SU YAYINLARI Behçet Cantürk'ün Anıları (BECO) Soner YALÇIN ISBN 975 - 6709 -11 -1 Yedinci Baskı : Kasım 2000 Kapak

Tasarımı : Hayalgücü Tasarımevi Baskı ve Cilt : Mart Matbaacılık Sanatları Tel: (0212) 212 03 39 Pbx Bu kitabın yayın hakları Su Yayınları'na aittir. Su Yayınları Dağıtım: Cağaloğlu Yokuşu Evren Han No: 29 / 53 Cağaloğlu İstanbul Telefax: (0212)5121668 Ankara Büro : Sağlık l Sokak No: 10/9 Sıhhiye - Ankara Tel-.(0312)4306017 Soner YALÇIN BECO Behçet Cantürk'ün Anıları

ÖNSÖZ Yıl 1990. 2000'e Doğru Genel Yayın Yönetmeni Doğu Perinçek, çantasından çıkardığı mektubu, "Soner, şunu okur musun" diyerek uzattı. Mektup Kayseri'de askerliğini yapan Nafiz Obay isimli birisinden geliyordu. O bay Mektubunda, Almanya'da uyuşturucu mafyasının içinde yer aldığını; eroin sattığını belirtiyordu. Dergiye açıklamalarda bulunmak istediğini yazıyordu. Telefonla Obay’ a ulaştım. Randevulaştık. Kayseri'de bir parkla buluştuk. 40 yaşında, uzun boylu, candan bir adam. 18 yıl kaldığı Almanya'da, 8 yılını cezaevinde geçirmiş ve ardından sınır dışı edilmişti. Türkiye ile Avrupa arasındaki eroin trafiğini saatlerce konuştuk... Uyuşturucu ticaretinin merkezinde bulunmuş bir canlı tanıkla ilk kez görüşüyordum. Ve yeraltı

dünyasına böyle girdim!.. Anlattıklarına şaşmamak elde değildi. İş ve siyaset dünyasının, spor çevrelerinin pek çok ünlü ismi, uyuşturucu ticaretinin içinde ve hattâ başındaydı. Nafiz Obay önemli bilgiler vermişti. Ancak bunların araştırılması ve belgelendirilmesi gerekiyordu. Bu iş tam iki yıl sürdü. 9 Ağustos 1992 tarihli 2000' e Doğruda haberi kapaktan verdik: "Mafyanın merkezindeki adam anlatıyor!" Kapak büyük yankı yarattı. Çeşitli gazete ve dergiler haberden alıntı yaptı. Bu arada, yazıda adı geçen bazı kişiler tarafından dava edildim. Belgeleri mahkemeye sundum. Beraat ettim. Yeraltı dünyasını takip etmeyi bırakmadım. Bu camianın önde gelen bazı isimleriyle tanışma olanağı buldum. Yıllar geçtikçe konuyla ilgili geniş bir arşive sahip oldum. Arşivin neredeyse yarısı bir kişiye ilişkindi: Behçet Cantürk! Nihayetinde, bilgilerin belli bir olgunlaşma noktasında, Behçet Cantürk'ün yaşamının başlı başına bir kitaba konu olabileceğine karar verdim. Çalışmalarımı bu hedefe yönelttim. Ancak bu kitap salt bir "Baba" nın biyografisi olarak yazılmadı. Kanımca, Lice'den yola çıkıp, dünya çapında bir isim haline gelen Behçet Cantürk'ün serüveni, aynı zamanda Türkiye'nin son 50 yılının toplumsal tarihi ile örtüşüyor. Toplumsal ilişkilerin, siyasal ve ahlâki değerlerin yakın tarihimizdeki dönüşümünü Cantürk ekseninde anlatmaya çalıştım. Bazı çevreler Behçet Cantürk'ü sadece yeraltı dünyasının bir patronu olarak tanır. Ama pek çoklarının gözünde Cantürk, âdeta siyasal bir kişilik ve neredeyse bir "Kürt Robin Hood'u" dur! O da herkes gibi farklı kimliklerin bir bileşimiydi: Uyuşturucu kaçakçısı, başarılı işadamı, sosyal demokrat, Ermeni kökenli, Kürt milliyetçisi, "Aile" reisi, Türkiyeli... Bu çalışmada bütünün fotoğrafını sunmak istedim... "BECO/Behçet Cantürk'ün Anıları" ülkemizin, ekonomik ve sosyal yapısını anlamaya yönelik çabalara bir katkı amacıyla kaleme alınmıştır. Kitabın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ede rim... Soner Yalçın Haziran 1996 Ankara

BABA REŞİT CANTÜRK Hava zifiri karanlıktı. Mekkareci Reşit Cantürk korkuyordu. Karanlıktan değildi korkusu, onu, ilk kez gittiği bu yol ürkütüyordu. Oysa kaç kez gitmişti Suriye'ye. O yolları ezbere biliyordu... Soğuktu ama terlediğini hissetti. Mendilini çıkarmayı düşündü, alnını silmek için. Vazgeçti, beyaz mendili jandarmalar görebilirdi. Canı sıkıldı, heyecanına engel olamıyordu. Fakat yüreğinin neden hızlı hızlı attığını biliyordu: Hem yola, hem de ilk kez taşıdığı bu mala yabancıydı. Yeni malın riski fazlaydı. Ancak parası çok iyiydi. Belki kazandığı bu para ile doktora gidip sık sık tutulduğu öksürük nöbetlerinden kurtulabilirdi... İlçesi Lice'de dikilecek, ekilecek toprağı yoktu.Taşımacılık-la geçiniyordu. İlk başlarda Van, Muş, Malazgirt, Solhan, Kar-kova'ya mal getirip götürüyordu. Ancak mekkarecilikte fazla para yoktu. Yiyecek ekmek bile bulamadığı zamanlar oluyordu. Mekkareci Reşit Cantürk oy vermemişti ama, iktidara gelen Demokrat Parti Türkiye'nin komşuları ile ilişkilerini düzeltmişti: Sınırlar eskisi gibi sıkı korunmuyordu. Bu nedenle sınır ticareti hızla gelişiyordu. Mekkareci Reşit'in Suriye'ye mal taşıması böyle başlamıştı. Kiraladığı katırlarla defalarca Suriye'ye çay, şeker, yağ gibi yiyecek maddeleri götürmüş; gelirken ev aletleri, sigara kâğıdı, halı ve elbiselik malzemeler getirmişti. Suriyeliler özellikle yağları yüksek bir para karşılığında alıyorlardı. İş tatlıydı, fakat Mekkareci Reşit, başkalarının mallarını taşıdığı için iyi para kazanamıyordu. Ancak bu yeni güzergâh ve yeni mal, ona oldukça iyi bir kazanç kapısı açacaktı. Hemşehrisi, Liceli Bahri(1) sayesinde cebi para görecekti. Liceli Bahri, yoksul ilçenin kaderini değiştirecek ilişkiyi, tesadüf sonucu kurmuştu. Bir akşam Diyarbakır'da içki içerken, müşteri kalabalığı yüzünden aynı masayı paylaşmak zorunda kaldığı Malatyalı Vahdet'le tanıştı. Kısa zamanda dost oldular. Liceli Bahri ile Malatyalı Vahdet birkaç akşam daha beraber oldular. Bahri yeni arkadaşını Lice'ye davet etti. Oğlu Nizamet-tin'i sünnet ettirecekti, kirvesi olmasını istedi. Vahdet şaşırmıştı. "Seve seve yaparım ama bilmende yarar var, ben Aleviyim" dedi. O yıllarda Aleviler hâlâ Osmanlı korkusunu üzerlerinden atamadıklarından kimliklerini saklıyorlardı. Bahri sevinmişti: "Ne fark eder, ben de Zaza'yım!" Aleviler ile Zazalar birbirlerine çok yakındı. Özellikle Tunceli bölgesindeki Zazaların büyük çoğunluğu Aleviydi. Zaza Bahri ile Alevi Vahdet rakı kadehlerini Kürtler ve Türkler için kaldırdılar...

Vahdet, Lice'ye gidip arkadaşının yoksulluğunu görünce ona ortaklık teklif etti. Kuşkusuz bu ortaklık teklifinin, zamanla Liceli'yi dünyaya tanıtacağını bilmiyordu! Malatyalılar, İran'a kaçak yollardan afyon ve hint keneviri götürüyorlardı. Malatyalı Vahdet, arkadaşı Bahri'ye malların nakliyesinde taşıyıcılara ihtiyaçları olduğunu söyledi. İş oldukça kazançlıydı. Liceli Bahri düşünmeden kabul etti. İRAN'DA İLGİNÇ GELİŞME Tahran hükümeti, 1955 yılında İran toprakları üzerinde haşhaş ekimini yasaklamıştı. Büyük çapta afyon üretilen İran, aynı zamanda bu uyuşturucu maddenin büyük miktarda tüketildiği bir ülkeydi! İranlı afyonkeşler günde 2 ton afyon tüketiyordu. O yıllarda Türkiye'de uyuşturucu alışkanlığı hiç yoktu. Bu nedenle komşu İran'ın durumu oldukça şaşırtıcıydı. Bu durumun iki nedeni vardı: İran, 19'uncu yüzyılda Avrupa'dan mal ithal etmek amacıyla, dövize olan ihtiyacını gidermek için afyon satmaya başlamıştı. En iyi alıcısı ise Hindistan'dı. Afyonun iyi para etmesi üzerine, İran'da haşhaş yetiştirenlerin sayısında patlama oldu. Afyonla "yakından" tanışanlar, bitkiyi kullanmayı da alışkanlık haline getirdiler. İkinci bir neden ise; İran'da hemen hemen hiç doktor yoktu. Bu ülkede ilk tıp olculu 1850 yılında açıldı. Afyon, her türdeki hastalığa karşı ilaç olarak kullanılıyordu. İranlılar, ilaç olarak kullandıkları bu uyuşturucunun ileride alışkanlık yaratacağını bilmiyorlardı. Her iki nedenle, İran halkının büyük bir bölümü afyonkeş olmuştu. Öyle ki, İran hükümeti 1931'de "afyon çekme evleri" kurdu; salgın ülkeyi sarmıştı. Küçük köylerde bile en az 10'u aşkın afyon çekme evi vardı. Bu durum İran hükümetini kaygılandırıyordu. Sonunda afyonun ekimini ve içimini yasakladılar. Afyonkeşler ihtiyaç duydukları malı karaborsadan ve kaçakçılardan sağlamaya başladılar. Türkiye, Pakistan ve Afganistan'daki kaçakçılar hiç vakit geçirmeden İran'a afyon ve hint keneviri "ihraç etmeye" başladılar... LİCELİLERİN EKMEK KAPISI Hava ağarmaya başladı. Ne Mekkareci Reşit Cantürk, ne de katırları dinlenmiş; bütün geceyi yürüyerek geçirmişlerdi. Öksürük nöbeti başlamıştı. "Hay aksi" deyip bir küfür savurdu. Bir ağacın altında mola verdi. Birden aklına Bahri geldi. Aynı ilçeden olmanın ötesinde, birbirlerine çok yakındılar. Bu işi ona Bahri teklif etmişti. Eline, Suriye'ye götürdüğü malların değerinden bile daha fazla para geçecekti. "Ben de kısa zamanda Bahri kadar kazanabilir miyim acaba?" diye düşündü. Yıllar geçip Bahri'nin oğulları ile kendi çocuklarının bu "iş" yüzünden rekabet edeceklerini aklına bile getirmemişti... Lice küçük yerdi. Herkes Bahri'nin birden bire çok para kazanmasına anlam verememişti. Bahri bir ara kayboluyor, sonra ceplerini altınla doldurup geliyordu. Liceliler birbirlerine soruyorlardı:

CANTURKLER Mustafa ile Havva Cantürk'ün beş çocuğu vardı. İlk karısı Hayriye. Ayakkabı tamircisi Bagos Demirciyan. üzerine kuma getirilmesine fazla ses çıkarmadı. Üçüncü çocuğu Azet 1948 yılında doğdu. Mekkareci Reşit Cantürk. kocasına müjdeyi verdi: Hamileydi. Ahmet. Çok kızı vardı. daha sonra Suriye ve İran'a kaçak mal taşımaya kadar gitti. bu güzel Ermeni kızını kıskanmaya başladı. akrabalarının isteği üzerine Bingöl'den Lice'ye göçmüştü. Hayriye şanslıydı. Kızın babası Bagos Demirciyan da evladının zorla kaçırılmasına tepki göstermedi. Üstelik o yıllarda Ermenilere hep kötü gözle bakılıyor. Önceleri yatan il ve ilçelerle başlayan taşıma işi. . binlerce yıllık yurtlarından göçüp gitmişlerdi. Reşit ve Amine. İmam nikâhı kıydı. iki kişiyi öldürmüşlerdi. Genç karısı ile çok yakından ilgileniyor.Ayşe Karakoç kızı Hayriye ile 1940 yılında resmi nikâhla evlendi.. Yine hamile kalmıştı. Mekkareci Reşit gönlünü bir Ermeni kızına kaptırdı. bir kız: Hüseyin. Ahmet. Fikriye. Bu nedenle çoğu akrabası. Ailesi çok yoksuldu.. Yıl 1946.Bahri nereden alıyor bu altınları?.. gönlünü almaya çalışıyordu. Üç yıl sonra kızları İkram doğdu. Dört erkek. bazen de dövüyordu. 17 yaşında.. Bahri'nin altınları nereden bulduğunu. Reşit Cantürk. Hatun'a tek üzülen. Katır sırtında mal taşıyorlardı. Şato. Daha geçen yıl Sağır ailesi ile silahlı çatışmaya girip. Adını Abdülbaki koydular. ikinci karısı Hatun'u Müslüman yaptı. annesi İncik'di. Elinden birşey gelmiyordu. Onu hep aşağılıyor. Bir gece sevdiği kızı zorla kaçırıp Kelvan mahallesindeki evine getirdi. Ne yapabilirdi İd? Cantürkler ilçenin belalı ailelerinden biriydi. Ancak Azet'in doğumundan bir yıl sonra. 1949 yılında Hatun'un ilk çocuğu gözlerini dünyaya açtı: Nizamettin. ödemeyi altınla yapıyorlardı. Hacı Mehmet. Reşit Cantürk 1923 Lice doğumluydu. Süslü ve Hatun. Günlerce ağladı. Güzel kızının evli ve yabancı (Ermeni olmayan) bir adamın karısı olmasına çok kederlenmişti. Reşit Cantürk'ün gönlünü çalan güzel kızın adı Harun'du. ilk malı teslim ettiğinde anladı. Beş kızı vardı: Ofsana. Genç Türkiye Cumhuriyeti yasaları. Hatun bir türlü kocasına sevindirici haberi veremiyordu. Kalktı yola koyuldu. hakaret ediliyordu. Bir yıl sonra bir erkek çocuktan oldu. İranlılar.. o yıllarda henüz çok eşlilik töresini yıkamamıştı. Eşi Hayriye.

. Ayaklanma bütün hızıyla sürüyordu.. Mekkareci Reşit Cantürk için. Hatun'un oğluna ise Behçet ismini verdiler. bölgede olduğu gibi. GAZI İLKOKULU Tarih: 21 Şubat 1925. Bölgedeki herkes. çocukların devlet okullarına gönderilmesiydi. Anneleri Hatun. Sırasıyla hepsini okula .. Lice beylerinden Hakkı ve Hüseyin at üstünde hemşehrilerine gülüm-süyorlardı. Liceliler salavat çekiyorlar. 1957 yılında doğan Tarık'la birlikte. Hayriye de. Yıl 1951. Beyaz bir at üzerinde dimdik duruyordu Şeyh Sait. Nizamettin ve Behçet öksüz kaldılar. Lice ele geçiriliyordu. annelerinin Ermeni olması nedeniyle Cantürk ailesinde hep "ikinci sınıf insan" muamelesi gördüler. Güvenilir olmanın en önemli göstergelerinden biri. isyana katılanlara ağır cezalar verdi. kimi cezaevine. Ancak ona hep Beco dediler. Şark İstiklal Mahkemesi.. evdeki çocuk sayısı yediye yükselmişti. (2) Annelerinden çocuklarına bir tek "miras" kaldı: Nizamettin ve Behçet küçüklüklerinden başlayarak.. Çocuklarına ekmek kapısını ancak devlet okullarının açacağını düşünüyordu. Nizamettin ve Behçet zamanla annelerinden utanır hale geldiler. Hayriye'nin çocuğunun adını Sabit koydular. Ve 1950 yılında Cantürk ailesine iki erkek çocuk daha katıldı... Atın başını Lice Müftüsü Abdulhamid'in oğlu Sait Hoca çekiyordu. Hatun da 1950 yılında yine hamile kaldılar. İlçeye girişte protokol sırasında yer alan. çocuklarını okula göndermenin bir başka nedeni daha vardı: Yoksuldu. 1937 yılında Dersim hareketinin de yerle bir edilerek bastırılması. Bu iki minik çocuk.Tesadüf. Kısa bir süre sonra Şeyh Sait isyanı bastırıldı. Lice'de de korkunun hakim olmasına neden oldu. Liceli Molla Mustafa. Liceli Fehmi Bilal vardı. merdivenlerden düşerek genç yaşta vefat etti. Şeyh Sait'e tezahürat yapıyorlar ve atını öpmek için birbirleriyle yanşıyorlardı. kimi sürgüne gönderildi. yaşamlarının her aşamasında "Ermeni dönmesi" aşağılamasına rnaruz kaldılar. Atın solunda Şeyh Sait'in sekreteri. Kimi asıldı. başkent Ankara'ya bağlılık yarışına girişti..

Diyarbakır Bağlar Ortaokulu'nun ikinci sınıfından devam etti. Sevmediği.. sonra okumayı ve saymayı öğrendi. arkadaşlarının ona sık sık "dönme" demeleriydi. Ergenlik çağına gelen Behçet. Okulu sevdi.. Reşit Cantürk. "Dönme" olarak tanınmaktan nefret ediyordu.gönderdi.. Behçet'ten intikam alabilirdi. okuldan soğumaya başlamıştı. henüz ortao-kul birinci sınıf öğrencisi iken. Diğer çocuklarını ortaokula yazdırmamıştı. Kamalı Zeybek. Bireysel şiddet yoluyla "onur" kazanmak. Yılmaz Güney gibi yürüyor. Diyarbakır'da fazla kalmadı. Kendinden beş yaş büyük Nevzat Hocaoğlu'nu. bölgedeki kültürün bir parçasıydı. oğlu Behçet'i ortaokula kaydettirdi.. Ancak. Behçet. .. YILMAZ GÜNEY HAYRANLIĞI Yılmaz Güney'e hayrandı. Çünkü hiç başarılı değillerdi. 1964/65 öğrenim yılında ilkokulu bitirdi. Önce Türkçeyi. Dağların Kurdu Koçero.. Arkadaşı Nevzat'ı. Artık bir cinayeti vardı! Behçet. Öğrenimine. tabancayla vurarak öldürdü. onun gibi bakıyordu. ağabeylerinin ve ablasının okuduğu Gazi ilkokuluna 1959 yılında dokuz yaşında başladı.. "Güvenlik nedeniyle" akrabalarının yanına Diyarbakır'a gönderildi.. Bir tek tutkusu vardı: Silah. 1965 yılında gerçekleşen bu olayın gerçek nedeni bilinemedi. On Korkusuz Adam ve Kara Şahin filmlerinin etkisinden günlerce kurtulamamıştı. 15 yaşında ispatlamıştı. Arkadaşları konuşmalarına dikkat etmeliydi.. Onun doğduğu toplum. 1966 yılında çıkarılan af ile özgürlüğüne kavuşÖldürdüğü kişinin yakınları. İlk "fırsatı" 15 yaşında yakaladı. Okuyacaktı. "kazara vurdum" diye ifade verdi. Behçet. Lice'de okula giden öğrenci sayısı oldukça fazlaydı.. her türlü hakaretin öcünü alabilecek kuvvette biri oluğunu. Şanslıydı.. korkulan ve saygı duyulan biri olmak istiyordu. Behçet'ten umutluydu. Bu nedenle devlet ilçeye bir de ortaokul binası yapmıştı. zayıflığı ve savunmasızlığı bağışlamıyordu!.. Ders yılının ikinci yarısında naklini tekrar Lice'ye yaptırdılar. Üstelik aileler çocuklarının okumasını istiyorlardı. Tavırları değişmişti. Yılmadı. kendisine "dönme" dediği için mi öldürmüştü? Mahkemede..

dağa kaçan dokuz kişiden biriydi. onlarla sohbet etmelerine çok bozulmuşlardı. Cantürkler de. aileden bu dokuz kişinin teslim olmasına razı olmamışlardı. "Bingöl'deki akrabaların yanında emniyette olur" diye düşündüler. 100 kişilik partili grubuyla Cantürkler ziyaret etmek için Lice'ye gelmişti. dağdakiler de yaşamlarından memnundular. Osman Hanezay ve Mehmet Fidan da katılmışlardı. "güvenlikleri için". Mehmet Taşkaya. Yıllarca sürecek bu kan davasının başlama nedeni siyasiydi. Abdullah Cantürk ve Halim Karagöz'e. Okumak istemiyordu. Tutuklanacak kişiler arasında. . Cantürkler'den. dağlara çıkmıştı. Körtükler'den Halim Aydın vurularak öldürülmüştü. Behçet Cantürk. CHP'nin. okuyup büyük adam olacaktı. Dağa çıkan. Kızgın CHP'liler arasında Cantürkler de vardı. Hanifi Vuran. Cantürkler'in AP'lileri evlerinde kabul edip. Ramazan Alacabayır.. Babası Resife yalvarıyordu. Gıyasettin Deniz. Gıyasettin Fidan. Lice Cumhuriyet Savcılığı.47 kişi hakkında tutuklama kararı çıkardı. Nadir Harman. Güçsüz duruma düşen aileye Körtükler saldırabilirlerdi. Dokuz kişi teslim olmadı. 1969 yılında Bingöl Lisesi'ne kaydedildi. Liceliler. Halit Mısırlıoğlu taraftan Körtükler. tutuklama karan olmadığı halde. hiç sınıfta kalmadan 1968 yılında bitirdi. "Güvenli olmaz" diye vazgeçtiler. liseye göndermesin diye. Ramazan ve Mehmet Han Gelirakan ise yaralanmıştı. lise öğrencisi Behçet Cantürk de vardı. her an silahların patlamasından endişe ediyorlardı. Cindi Hanezay. Lice'de lise yoktu. Halit Mısırlıoğlu'nu kontenjana koyması. Fırsattan yararlanan AP'li Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Refet Sezgin. Sıddık Deniz. İlk günlerde Cantürkler'in evlerine sık sık baskın yapan jandarmalar da artık gelmemeye başlamıştı. 19 yaşında okulu bırakıp. bu partiyi Diyarbakır'da ikiye bölmüştü. Küçük bir çete kurmuşlardı! Kan davasının sadece Behçet'e bir yaran olmuştu. Diyarbakırlı bazı CHP'liler partiye oy vermeyeceklerini söylüyorlardı. O.Ortaokulu. Süleyman Özkalkan. Nadir Vuran.. 1969 genel seçimleri öncesi Diyarbakır'da liste belirlemesi yüzünden tartışmalar çıkmıştı. Körtük aşireti ile araları çok kötüydü. Babası onu dinlemiyordu. Behçet Cantürk firar edip. Sonuçta korkulan oluyor: Silahlar patlıyor. Behçet'i yine Diyarbakır'daki akrabaların yanma göndermeyi düşündüler. Cantürkler. Abdülbaki Cantürk. Halim Alacabayır. Mehmet Özsucu. Zaten başlarında yeni bir bela vardı. Gerginlik tırmanmış ve tetiklere basılmıştı. çocukları içinde en zeki olanı Behçet'ti.

jandarmaların dur ihtarına uymayan Cantürkler'in en küçüğü 13 yaşındaki Tank Cantürk canından oldu. İran'a. Mayıs'ta babaları Reşit Cantürk'ü yitirdiler. Cantürkler. Sabit ve Behçet kardeşlere pusu kurdular.65 mm çaplı Astra tabanca ile Fahrettin Bakır'ı öldüren Sabit Cantürk de. 21 Şubat'taki olay nedeniyle cezaevinde bulunan ağabeyi Azet Cantürk'ü ziyaret etmek istiyordu.Dağda bulunan firariler boş durmuyorlardı. Şubat ayında kardeşleri Tarık'ı kaybetmişlerdi. Abdülbaki Cantürk ve Behçet Cantürk'e sitem etmeye başladılar. 21 Şubat 1971 gününe kadar sakin sürdü. Deniz ailesi tarafından öğrenilmişti. Bu olay nedeniyle de. 7. Cantürkler ile Denizler silahlı çatışmaya girdiler. Güzel de para kazanıyorlardı. Bu arada. Ancak Behçet Cantürk'ün pes etmeye niyeti yoktu. kardeşi Behçet'le birlikte dağların yolunu tuttu. İzmir Narlıdere'de askerliğini yapan Sabit Cantürk izine gelmişti. Cantürk ve Deniz ailesinden toplam 10 kişi hakkında tutuklama karan verdi. Aile büyüklerinin tahminleri doğru çıktı. Olayın daha da büyümemesi için jandarmalar havaya ateş açtılar. 1971 yılı Cantürkler için hiç de iyi geçmiyordu. Suriye'ye afyon götürüyorlardı. Grup arasında ihtilaf çıkıp. Artık ilçeye ziyarete bile gelmeye başlamışlardı. silahlar konuşunca dağdaki ekibin bir bölümü teslim oldu. Behçet Cantürk hakkında üçüncü kez yakalama emri çıkarıldı. Cantürklerin tabancalarından çıkan mermilerin ilk hedefi Gıyasettin Deniz oldu. Gıyasettin Deniz'in. Bu 10 kişiden biri yine Behçet Cantürk'tü. . ÇETE BÖLÜNÜYOR Dağdaki grup arasında ikilik çıkmıştı. Sık sık öksürük nöbetlerine tutulan Mekkareci Reşit vereme yenik düşmüştü. Çatışma çıktı. güvenlik için Sabit'in yanına Behçet'i verdiler. "kanını yerde bırakmak istemeyen" Deniz ailesi. Diyarbakır ikinci Ağır Ceza Mahkemesi. Üstelik olay unutulmuş görünüyordu. Hayat. Sabit Cantürk'ün Lice'ye geldiği. İki kişinin ölümüyle sonuçlanan bu olayla ilgili olarak. Silah seslerini duyan aileler olay yerine koştular. 21 Şubat günü Lice'nin kenar mahallelerinden birinde. Cantürkler paralarını vermiyorlardı. 13 Eylül 1971. Amca çocukları Gıyasettin Deniz ile Sıddık Deniz afyon paralan yüzünden. Suç ortakları arasındaki gerilim fazla uzun sürmedi.

Burma) yetiyordu. Diğer ülkeler 100 kilo afyondan. Amerika Birleşik Devletleri'nden gelmişti. Türkiye'ye karşı yıpratma savaşı başlatıldı. Türk afyonundan. çatışmalardan zaferle çıkanın yanındaydı. galip çıkanın yanında olmak. galip her zaman güçlüydü ve korkusuzdu. 12 Mart askeri darbesi nedeniyle sıkıyönetim ilan edilmişti. Amerika'nın gücü. . Ancak şans yine ondan yanaydı.. İran. Milyonlarca dolarlık geliri vardı.Aksilikler Behçet Cantürk'ün yakasını bir türlü bırakmıyordu. "Esmer altın" afyon için. 90 bin aile haşhaş ekimi ile geçiniyordu..15 kilo "ürün" elde ediliyordu. Behçet Cantürk umutlandı. tehlike sinyalleri Anadolu'ya çok uzak bir yerden. kapış kapış gidiyordu.. Amerikan Narkotik Büro şefi M. Halk. bu kez Türkiye haşhaş ekimini yasaklıyordu. ne "eroinin başkenti" Marsilya'daki eroin laboratuvarlarının yok edilmesine. Amerika. Teslim olan Cantürkler yargılamalar sonucu beraat etmeye başladılar.. 1967'de 119 ton. ailelerinin can güvenliklerini sağlayabilirlerdi. hem dünya ilaç pazarında. 13. Amerika'nın isteğine karşı koyamıyordu. Jandarmalar dağlarda kendilerine rahat vermiyorlardı. Afganistan) ve Altın Üçgen'e (Laos. Sürekli saklanmak ve kaçmak zorunda kalmışlardı. Altın Hilal (İran. şöyle diyordu: "Amerika'da tüketilen eroinin yüzde 80'i ülkemize Fransa'dan sokulmaktadır. Türk afyonu çok kaliteliydi. Vietnam Savaşı'ndan dönen askerlerinin ve hayata yabancılaşan gençliğinin neden uyuşturucu kullandığıyla değil. 1970'de 63 ve 1971 yılında da 149 ton afyon satmışlardı. Türkiye'de haşhaş ekimi yasaklanmalıydı! Amerika kamuoyunda Türkiye aleyhtarı bir hava oluşturuldu. Üstelik "işler" de karışmıştı. Ayrıca. 1968'de 125 ton. Afyon üretiminde dünya üçüncüsüydü. hem de uyuşturucu piyasasında çok iyi para ediyor. Bu aileler." Yani. Pakistan. Sarılık hastalığına yakalandı. John Cuzacks.. Tayland. Anadolu'da üretilen afyon. 1969'da 128. kendisine "koşulsuz bağlı müttefiki" ile uğraşıyordu. Bu eroinler ise Türkiye'deki haşhaş tarlalarından elde edilen afyondan yapılmaktadır. 10 kilo eroin sağlarken. ne de afyon kaçakçılarının merkezi. Toprak Mahsûlleri Ofisi'ne.. HAŞHAŞ EKİMİ YASAKLANIYOR Behçet Cantürk'ün tabancasından çıkan mermiler kaç kişinin yaşamına son vermişti? Bu cinayetleri niçin işlemişti? Bu soruların önemi yoktu! Doğu toplumlarının geleneği değil miydi: Çatışmaların gerçek nedenleri üzerinde durulmaksızın. Cezaevlerinden çıkan yakınları. Türkiye. Çünkü. İlginçtir. Hastalığı kolay atlattı. Türkiye önemli bir döviz kapısını kapatıyordu. Önce afyon ekilen illerin sayısı azaltıldı. 1969 yılında topraklarında haşhaş tarımının tekrar yapılmasına izin vermişti.

. Türkiye'de afyon üretiminin yasaklanması.1961'de ekim yapılan il sayısı 35 iken. Cezaevi onun için iyi bir okul oldu. Evde bulunan Behçet ve Sabit'i kelepçeleyip götürdüler. . Afyon. Amerika'da seçimler yaklaşıyordu.. Şansı hep yanındaydı. siyah gözlü genç adam cezaevinin önemli konuklarından biri olmuştu. "iki arada bir derede kalmıştı. 1. aynı zamanda AP'nin oy depo-suydu. cezaevinde duruma el koydular. Çünkü cezaevinde bulunan tutuklu ve mahkûmların büyük bir bölümü Lice'liydi. Halim Aydın ile Gıyasettin Deniz'in ölümleri ile sonuçlanan olayların davaları ise sürüyordu. Tek istekleri vardı Cantürkler'in: Çocuklarının teslim olduğunu kimse duymayacaktı. yasaklamaya karşı direniyordu. Ancak bunun ne önemi vardı. Çevresinde Liceliler pervane oluyordu. Uşak ve Burdur illeri. 15 Ocak 1972 tarihinde cezaevine gönderildi. Sorgulaması bitip mahkemeye çıkarılan Behçet ve Sabit Cantürk. kardeşi Sabit ile birlikte teslim olacaktı. Demirel. En çok haşhaş üretilen İsparta. Sadece yakalandıkları duyulacaktı. 6 yıl 8 aya mahkûm oldu. Yaşlı bir mahkûmun ölümü isyana dönüşmüştü. Maliye Bakanı Mesut Erez Kü-tahyalı'ydı. Kütahya. "Amerikan gençliğini uyuşturucudan koruma" propagandasıydı. Denizli. Başbakan Süleyman Demirel'e yoğun baskılar vardı. Ancak Diyarbakır Cezaevi'ndeki havanın sıcaklığı mevsimden kaynaklanmıyordu. Ve 12 Mart askeri darbesinin Başbakanı Nihat Erim. Kuşkusuz.. buğday tenli. dünyada gitgide yayılan eroin tutkusunu azaltmadı. hoparlörden herkesi sakin olmaya çağırdı.. Başkan Ni-xon'ın tek umudu. 1972 yazının sıcağı her yanı kasıp kavuruyordu. Kan dökülmesi an meselesiydi. Sabit Cantürk'se. 9 ay 10 gün sonra karara vardı.80 boyundaki. Behçet Cantürk." Başbakan Demirel Ispartalı.. Behçet Cantürk. jandarmalar sessizce Cantürkler'in evine geldiler. 29 Aralık 1971 gecesi. İsyan bastırıldı. Diyarbakır İkinci Ağır Ceza Mahkemesi. TESLİM OLUYOR Cantürk aile meclisi toplandı. Önemli olan Nixon'a seçim kazandıracak bir şovdu!.. Başbakan Demirel. onu cezaevinde de buluyordu. Beco'nun sesini duyan Liceliler. Plan yapıldı. Cezaevinin müdürü olayların bastırılması için Behçet Cantürk'ten yardım istedi. Başta Diyarbakır olmak üzere bölgenin önde gelen "tüccarlarıyla" tanışma fırsatını buldu. Öte yandan. Olaylar Behçet'in peşini bırakmıyor. Ali oğlu Fahrettin Bakır'ın ölümü ile sonuçlanan olayda Behçet Cantürk'ün suçlu olduğunu gösteren bir belge yoktu. Önce durum Lice İlçe Jandarma Komutanı Cafer Bay'a anlatıldı. Anadolu'nun binlerce yıllık geleneksel bitkisi afyonun ekimini yasaklayan karan ilan etti. 1970'de bu sayı 7 ile sınırlandırıldı.

Zeynel Cantürk'ün diğer kızı Süreyya'yı ise ağabeyi Nizamettin'e münasip görmüşlerdi. Canpolat ailesi ve Erşenel ailesi. Behçet Cantürk teklifi kabul etti. O şirketin de Diyarbakır şubesini aldı." Behçet Cantürk'ten. Diyarbakır'a. "posta posta" mal gidiyordu!. Birgün atlayıp Erzurum'a gitti. Dadaş Tu-rizm'in sahibi Bünyamin Bey'le anlaştı. Cantürk ailesi ona uygun bir kız bulmuştu: Amcası Hüseyin'in oğlu Zeynel Cantürk'ün kızı Erdem. Ekmekçi ailesi. Çalışkandı.. otobüs alıp Kamil Koç firması ile birlikte çalışmaya başladı. Ayrıldılar. Özdiyar-bakır firmasına otobüs vererek ortak oldular. 23 yaşındaki Behçet Cantürk otobüs işini çok sevdi.. Otobüs şirketleri. Bu nedenle kendi otobüslerini Erzurum'dan kesip Malatya güzergâhına gönderdi. Akan Otobüs İşletmesi'nin üçüncü ortağı oldu. Dadaş Turizm'in şubesini açtı. MEKKARECİLİK TARİHE KARIŞIYOR Behçet 'Cantürk...İstanbul'a yolcu taşımaya başladı. PTT müdürü bile bu işlere girmişti. Hırslıydı. Diyarbakır Cezaevi'ndeki "koğuş ağalığı" nın sonucunu kısa zamanda gördü. Adana'ya gidip Gazanfer Bilge'yi buldu. . Elazığ'da yeni kurulan Murat Turizm Otobüs firmasının yetkilileri ile anlaştı.. O yıllarda "mekkarecilik" artık tarihe karışıyordu. Diyarbakır. Gaziantep. Katırlar yerlerini motorlu taşıtlara bırakıyordu. Laçin ailesi ile birlikte Hazar Turizm Seyahat Acentası'nı kurdular.. 9 ay 10 gün sonra Behçet. Cezaevinden çıkar çıkmaz görücü usulüyle. firmalarına hem ortak olmasını.Erdem çiftinin bir oğulları oldu. Lice'de "nakliyatçılık" o kadar yaygınlaşmıştı ki.. İkna etti. Kayseri üzerinden Ankara. dosyaları düştü. hem de bozulan işlerini sevk ve idare etmesini istediler.Elazığ.. Arkasından. Ancak Gazanfer Bilge ile hep ihtilafa düştü. Delidere ailesi. daha "içerideydiler. Akan Otobüs İşletmesi sahipleri İhsan Güzel ve Yılmaz Turgut Uğur. Liceli bazı aileler arka arkaya otobüs alıp şirketlere ortak oluyorlardı. Diyarbakır-Erzurum arası yolcu taşıyorlardı. Sadece Cantürkler değildi otobüs işine girenler. Avrupa'ya paketler halinde. Şanlıurfa ve Adana'ya seferler düzenlemeye başladı. 26 Nisan'da "1974 affı" çıktı. Girişimciydi.. 1973 yılında iki mutluluğu bir arada yaşadı. Adını Mehmet koydular. Hemen kolları sıvadı. resmi nikâhla evlendi.16 Ekim 1973 tarihinde nakti kefaletle serbest bırakıldı. 1973 yılında cezaevinden çıktığında.

. Lice'deki evler. Deprem yardımlarının yetersizliğini protesto etmek için Lice'den Diyarbakır'a yürüme fikri ortaya atıldı. köylüleri organize etme görevi verildi. Behçet Cantürk'e. İlk günlerde yoğun bir biçimde gelen yardımların arkası kısa zamanda kesildi. Nazif Sanman. Lice'nin bir kısmı çadırda. Geniş bir katılım oldu. Lice. Dünyanın her tarafından gelen yardımlar ilçeye gönderiliyordu. Protesto yürüyüşünü dört örgüt organize ediyordu : * İlerici Gençler Derneği (İGD). * Kürdistan Ulusal Kurtuluşçuları (KUK). bir kısmı battaniyelerle kışı karşılamaya hazırlanıyordu. Türkiye yasa bürünmüştü. İGD'yi tem-silen girdi. kışı düşünmeye başlamıştı. Evlerinin yeniden inşası için Başkent'ten yardım istiyordu. Osman Ağın örgütleyecekti. Yürüyüşe katılımın fazla olması için öğretmenleri. * Özgürlük Yolu (Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi). "hükümetin manevi şahsiyetini alenen . MC hükümeti. Aziz Akşahin. Ankara'daki hükümet. kaya parçalarının düşmesi ile sık sık yıkılıyordu. Licelilere yardım göndermeyerek. gençliği. oğlu Mehmet'i. Behçet Cantürk. ağabeyi Abdülbaki'yi ve 15 yakın akrabasını Lice depreminde kaybetti. Resul Gelirakar. 2 bin 385 kişi yaşamını yitirmişti. * Kürdistan Kurtuluş Partisi (Rızgari). işçileri. Aydın Ergün. 35 kişilik yürüyüş komitesine. LİCE YÜRÜYÜŞÜ 8 şiddetindeki depremde. Komite görev bölümü yaptı. Mekin Balaban ve Abdulbaki Kaymak. Kış yaklaşıyordu. Bu nedenle APMSP ve MHP'den oluşan 1. cezalandırıyordu!" Lice'de bıçak kemiğe dayanmıştı. Liceli acısını unutmuş.1975 yılında bir ayrılığı da ortaklarıyla oldu.. En acı ayrılığı ise." Katılımcılar sık sık "Kahrolsun İktidar" diye slogan atıyorlardı. dağ yamacında kurulu olduğu için daha önce. aynı yılın 6 Eylül'ünde yaşadı. 20 Kasım 1975 günü yürüyüş yapıldı. Karısını. Liceli'nin çığlığını duymuyordu. 8 bin 159 konut ve bina yıkılmıştı. O günlerde bir dedikodu kulaktan kulağa yayılıyordu: "Lice halkı solcuydu. Yürüyüş kortejinin önünde büyük bir pankart vardı: "Depremden ölenlerin katilleri iktidardır..Diyarbakır yürüyüşünü organize edenler hakkında. Tahsin Erdoğan.. Ancak bu kez evleri dağ yutmuştu! Deprem Lice'yi yok etmişti.

" aksine kendi ulusal kimliklerini gizlemeksizin Kürt sorununu dile getirmeye başlamışlardı.69: TİP iki yıl boyunca "Doğu mitingleri" düzenledi. Ömer Turan. sekreterya görevini yürütecekti. * 14 Mayıs 1969: Çoğunluğunu üniversiteli Kürt öğrencilerinin oluşturduğu Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO) kuruldu. * 13 Şubat 1961: Türkiye İşçi Partisi kuruldu. 55 ağa ve aşiret ileri geleni. Sorunu ifade edebilecekleri tek platform olarak Türkiye İşçi Partisi'ni görüyorlardı. on yıl sonra 17 Ocak 1985 tarihinde kararını verdi: Beraat. Irak. yıllar sonra yeniden toplumsal mücadele sahnesine çıkıyorlardı. TİP'in miting yaptığı 12 miting merkezinden biri Lice'ydi (24 Ağustos 1969). Liceli Tarık Ziya Ekinci. Medet Serhat. Behçet Cantürk'ün yürüyüş tertip komitesinde yer almasının. Kürtler. yakın ta-rihdeki siyasi gelişmelere bakmak gerekiyor : * 14 Mayıs 1950: Demokrat Parti. Kürt aydınlarının da partisi olmuştu. Aralarında Faik Bucak. TİP'in "ırgatlar ve marabalar"ın partisi olduğunu açıklaması. * 24 Ocak 1965: Mustafa Barzani ve Celal Talabani. Batı Anadolu'ya iki yıllık sürgüne gönderildi. rekor bir sürede. Kürtlerin de büyük desteğini alarak seçimleri kazandı. Nurettin Yılmaz ve Cezmi Balkaş'ın da içinde bulunduğu "49'lar" olarak bilinen Kürt aydınları yargılandı. * l Haziran 1960: 485 Kürt gözaltına alınarak Sivas'ta bir kampa getirildi. TİP"in genel sekreterliğine kadar yükselmişti. "güvenilir olmanın koşulu olarak" okullara gönderilen Kürt çocuklarının bir bölümü "asimile olmamış.. Emin Kotan.. 485 kişiden. Kürtlerden büyük destek gördü.KDP'yi illegal olarak kurdular. * 1967. Suriye ve Türkiye topraklarında faaliyet gösterecek. Mahkeme. * 19 Ekim 1960: Sürgün Yasası çıkartılarak. Naci Kut lay. Canip Yıldırım. merkezi bir Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) kurulması çalışmalarını başlattı.tahkir ve tezyif etmekten dava açıldı. Sait Elçi. . * 12 Mart 1971: Askerler yönetime el koydu. Geleneksel yapının çatırdamaya başladığı Kürt toplumunda. TİP. Behçet Cantürk'ün. Sait Elçi. * 22 Eylül 1959: Aralarında Ziya Şerefhanoğlu. "devletin Lice depremine karşı umursamaz tutumu" olarak açıklanabilir mi? Kuşkusuz hayır. Türkiye. * 27 Mayıs 1960: Silahlı kuvvetler yönetime el koydu. Dava açılanlar arasında Behçet Cantürk yoktu. Yaşar Kaya. Irak'ta kurulacak KDP. Musa Anter. İsyanların bastırılmasından sonra. İran. Sait Kır-mızıtoprak'ın bulunduğu Kürtler. ilk örgütsel faaliyetlerde bulunmasının nedeni. "siyasallaşmasının" nedenini öğrenebilmek için.

* 20 Temmuz 1971: TİP 4'üncü kongresinde, "Türkiye'nin Doğu'sunda Kürt halkı yaşamaktadır. Kürt halkı üzerinde baştan beri, hakim sınıfların, faşist iktidarların, zaman zaman kanlızulüm hareketleri niteliğine bürünen, baskı, terör ve asimilasyon politikası uygulanmıştır" diye karar alması, partinin askerler tarafından kapatılmasına neden oldu. * Nisan 1973: Ankara'da Abdullah Öcalan ve arkadaşları, Kürt sosyalistlerinin ayrı örgütlenmesini savunan ayrı bir grup oluşturmaya başladılar. * 28 Kasım 1974: Kürt öğrencileri, kapatılan DDKO yerine, Devrimci Demokratik Kültür Dernekleri'ni (DDKD) kurdular. DDKO tutuklamaları sırasında yurtdışına kaçan Kemal Bur-kay, "74 affı" ile tekrar Türkiye'ye döndü. Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi'ni kurdu. 1975 Haziran ayında Özgürlük Yolu adlı dergiyi çıkardı. Tıpkı Türkiye sosyalistleri gibi, Kürtler de, 70'li yıllarda hızlı bir bölünme sürecine girdiler. Kürtlerin örgütleri şunlardı: Rızgari, Kawa, KİP (daha sonra adını PPKK olarak değiştirdi), KUK, Denge Kawa, Tekoşin, Ala Rızgari, UKO (sonra PKK ismini aldı), KUK- SE, Kürdistan Halk Partisi, Pekanin... AĞALIK BEHÇET'TE Babaları Reşit ölünce, Cantürkler'in başına Abdülbaki geçmişti. Cantürkler, Lice depreminde ağabeylerini kaybedince, ailenin başına hiç tartışmasız Behçet Cantürk'ü getirdiler. Doğu toplumlarında, aile içinde hiyerarşi nasıl kurulmuş olursa olsun, en güçlü olanın üstünlüğü belirleyici oluyordu. En güçlü olan; en yaşlı aile bireyi olduğu gibi, en saldırgan ve istekli kişi de olabiliyordu. "Ağalık" için, yalnızca düşmanlarım ortadan kaldıran, güçlü ve yetenekli biri olmak yetmiyordu. Ayni zamanda herkesin babası, ağabeyi, koruyucusu, danışmanı olabilmek ve bir otorite simgesi de olmak gerekiyordu. Alçakgönüllü bir tavırla konuşan ve dinleyen, kudretini gizleyen biri olmalıydı. Yönetme sanatını bilmeliydi. Ailesine kol kanat germeliydi... Behçet Cantürk'te bu özellikler vardı... . Önce evlendi. Lice depreminde eşi ve oğlunu kaybedince, "bir daha evlenmeyeceğim" diye yemin etmişti. 5 ay sonra evlendi. Aziz- Dilber kızı, 15 Nisan 1956 doğumlu Hidayet Kaşan hemşehrisiydi. Okuma- yazması yoktu. Behçet Cantürk ikinci eşiyle görücü usulüyle evlendi. Resmi nikâh yapmadı. Hasımlarından ailesini korumak ve onların geçimlerini sağlamak için askerlik işini halletti. Para karşılığı Konya Askeri Hastanesi'nden çürük raporu aldı!

Askerlik sorunu ortadan kalkınca, bütün gücüyle tekrar ticarete atıldı. Otobüs firması ortaklığından ayrıldığı dönemde, kendine yeni bir iş alanı daha bulmuştu: Lice çevresindeki tütün ürününü köylüden peşin parayla alıp Tekel'e satıyordu. Ancak dikili alanlar da depremden nasiplerini almışlardı. Tütün ticaretini bıraktı. Yılmadı. Deprem konutlarının yapımı işine girdi. Kardeşleri Nizamettin, Sabit ve Azet'i de yanına aldı. Önce taşeronluk yaptılar. Müteahhit Maksut Yıldız'dan 250 konutluk bir iş aldılar. Aynı yıl bitirdiler. Behçet Cantürk, tek başına müteahhitlik yapabilecek karneye sahip oldu. 1976 yılında, Lice PTT binasının yapımını teklif usulü ile aldı. Aynı yıl, ilçesine yapılacak 1600 konutun altyapı inşaatlarının ihalesini kazandı. Hepsini bir yılda bitirdi. Lice depremi, Cantürkler için çok trajik olmuştu. Yakınlarım, evlerim ve işyerleri kaybetmişlerdi. Fakat bir yıl sonra "deprem nedeniyle" para kazanmaya başlamışlardı! Behçet Cantürk, 1976 yılında, Lice'ye bağlı, Oyuklu Köyü' nün 110, Kabakaya Köyü'nün 200 konutluk inşaat ihalesini aldı. Bir yıl içinde 310 prefabrik ev yapıp teslim etti. Ankaralı Murtaza Dinçer'le, Lice'nin kanalizasyonu, Laz Osman'la (Osman Kılıç), Lice'nin adliye binası inşaatlarını yaptı. TEYZELERİYLE TANIŞIYOR! 1976 yılı, Behçet Cantürk için oldukça hareketli geçiyordu. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nden 2 yıl süreli turist pasaportu aldı. Bir yıl sonra Diyarbakırlı müteahhit Yaşar Benice ve Diyarbakır Afet İşleri Bölge Müdürü Göksel Öztürk ile birlikte, Yaşar Benice'nin Mercedes otomobiliyle Suriye'ye gitti. Nusaybin Hudut Kapısı'ndan çıkarak Suriye'nin Kamışlı ilçesine ulaştı. İki teyzesi Suriye'ye göçmüştü. Anneannesi İncik Demirciyan'dan teyzesi Süslü Nalbant-çı'nın telefonunu almıştı. Kaldığı otelden teyzesini aradı. Süs-lü'nün kocası Samo (Samuel Nalbantçı) gelip Behçet Cantürk'ü evine götürdü. Burada Behçet Cantürk'ü bir sürpriz bekliyordu. Evde, yine Kamışlı'da oturan bir diğer teyzesi Şato Palancıyan vardı. Odada duygusal bir hava oluştu. Çünkü Behçet Cantürk, teyzesi Sato'yu ilk kez görüyordu. Birkaç dakika kimse konuşmadı. Söze, Sato'nun taksi şoförlüğü yapan kocası Garo Palancıyan başladı. Depremi duyduklarında çok üzüldüklerini söyleyip. geçmiş olsun dileğinde bulundu.

Sonra Behçet Cantürk'e yeğenlerini tanıştırdı. Kamışlı'da ilk gecelerini, arkadaşları otelde, kendisi teyzesinin evinde geçirdi. Ertesi gün karayolu ile Halep'e hareket ettiler. Ekibe teyzesinin eşi Samo da katılmıştı. Ancak Samo'nun Halep'te özel işleri vardı. Halep'te iki gün kalıp Şam'a gittiler. Hediyeler aldılar. Behçet Cantürk, sedef bir tavla aldı. Burada iki gün kalıp, Ürdün'ün başkenti Amman'a geçtiler. Dönerken Kamışlı'ya uğrayıp, teyzelerinde yemek yeyip Türkiye'ye döndüler. İŞLER BÜYÜYOR Van depremi de, Cantürkler'e yeni iş alanları yarattı. Teklif usulü ile iş aldılar. Van- ErcişKozluca köyler grubundan 210 konut ve Van- Muradiye- Çaldıran grubundan 450 konutluk inşaat ihalesi aldı. Behçet Cantürk, kazandığı paralarla, 1975 yılında Lice Seyran Tepe'de 400 metrekarelik arsa ile, 1976 yılında Diyarbakır merkezde ortaklarıyla birlikte bir işhanı satın aldı. Daha sonra ortakları; Kazım Kalkan, Kamil Dakman, akrabası Mehmet Han Kozat, kardeşleri Nizamettin, Sabit ve Azet'in ortaklık paylarını da satın alarak, işhanının tek başına sahibi oldu. Adını "Cantürk İşhanı" koydu. İnşaatlarda kullanmak üzere, 3 adet BMC marka damperli kamyon, l adet Ford marka kamyon, 2 adet Fergison marka traktör ve 2 adet Mercedes otomobil satın aldı. Yatırım yapmaktan hiç çekinmiyordu. Ortak inşaat yaptıkları Trabzonlu müteahhit Mustafa Çelik ile birlikte istihkaklarını almak için Ankara'ya gittiler. Ankara Gençlik Parkı karşısındaki İller Oteli'ni bir yıllığına kiraladılar. Toprağı seviyordu. 1977 yılında yine Ankara'da Sincan bölgesinde, yaklaşık 14 dönüm (13750 m2) yer ve 1978'de Diyarbakır merkez Kaynarca Köyü'nden 44 dönümlük toprak aldı. 1978 yılında kardeşleri Nizamettin ve Azet'le birlikte Diyarbakır Demir Oteli'ni Mehmet Demir'den satın aldı. Burada ilginç bir rastlantıdan bahsetmek gerekiyor. İtalya'da, hükümet kuruluşu olan "AntiMafya Komisyonu" nun yaptığı bir araştırmaya göre, İtalyan mafyası sermaye birikimini inşaat sektöründen sağlamıştı!.. SİLAH KAÇAKÇILIĞI Anadolu, 1972'den sonra, haşhaş üretiminde önceleri sahip olduğu merkezi önemi zamanla yitirdi. Dünyadaki büyük artışa rağmen, Türkiye'de yasadışı üretim ve pazarlamada büyük düşüş yaşandı. Bu nedenle kaçakçılık zorunlu olarak şekil değiştirdi. Uyuşturucunun yerini silah aldı! Kaçakçılığın güzergâhı da değişti. Eskiden Doğu'dan Batı'ya gidiyordu. Bu kez Batı'dan Doğu'ya mal sevkıyatı yapılmaya başlandı. Genellikle Bulgaristan'dan Karadeniz kıyılarına getirilen silahlar, Türkiye üzerinden

Irak, İran ve Suriye'ye gönderiliyordu. Silahların bir bölümü de Türkiye " iç pazarında" alıcı buluyordu. Ancak asıl büyük piyasa, İran ve Irak'tı. İran'da Şah aleyhtarı gösteriler zamanla yerini silahlı çatışmalara bırakmıştı. İran halkı silahlanıyordu. Irak'ta silahların alıcısı Kürt gruplardı. Suriye'de ise, silahın bir bölümü radikal İslamcılara, bir diğer bölümü de Filistinlilere gidiyordu. Ortadoğu kaynıyordu. Ve silahlar "peynir ekmek gibi gidiyordu!" "Nakliyecilik" olur da, Liceliler olmaz mı? Silah kaçakçılığını önceleri "parası az" diye küçümsemişler-di. Ancak Ortadoğu'daki gelişmeler sonucu silahın değeri artıp, sevkıyat fazlalaşınca bu işe de girdiler. Önce küçük çapta iş yaptılar. Lice depremi sonrasında, inşaat yapmaya gelen Karadenizli müteahhitlerin yardımıyla, "Karadeniz Mafyası" ile tanıştılar. Büyük sevkıyatlara girdiler. Behçet Cantürk, kardeşleriyle birlikte bir yandan müteahhitlik yaparken, diğer yandan silah kaçakçılığı işlerine "hisseli" olarak girmeye başladı. Yani doğrudan işin içine girmiyor, belli bir oranda para veriyordu. Sonuçta hissesine düşen kân alıyordu. Malın yakalanma riski vardı. Bu nedenle kaçakçılar, "hisseye yazılan" adamların güvenilir olmasına dikkat ediyorlardı. Mal yakalanınca "hisse sahibinin" de parası gidiyordu. Örneğin, 5 Mayıs 1977 tarihinde Diyarbakır- Silvan yolu üzerinde Süleyman Kökarar yönetimindeki Fiat marka bir kamyonda patates ve ev eşyaları arasında (300 bin adet 7.65 Geco marka mermi, 9 bin adet 38 kalibre Smith Wesson mermi, 190 adet 7.65 Lama marka tabanca, 70 adet Belçika 14'lü tabanca, 50 adet Arjantin 14'lü tabanca ve 18 adet Ünik Fransız onlusu) ele geçirildi. Silah işinde Behçet Cantürk'ün de hissesi vardı. 5 milyon TL kaybetti. (1977 yılında, l dolar 19 TL idi.) Ancak bir sonraki, 7 bin adet Lama marka tabanca sevkıyatında 10 milyon TL kazandı. Zararını çıkarıp kâra bile geçmişti! Cantürkler iyi para kazanmaya başlamışlardı. Ancak Behçet Cantürk dışındaki kardeşler huzursuzdu. Çünkü ailenin lideri, kazanılan parayı adil bölüştürmüyordu. Yüzde 80'ini kendine lıyor; kalan yüzde 20'yi üç kardeşine pay ediyordu. Behçet Cantürk, "egoist" olmakla suçlanıyordu. Daha fazla tatsızlık Çıkmaması için ortaklığı dağıttılar. Azet Cantürk'e, Diyarbakır'da beyaz eşya satan bir mağaza açtılar. Sonny, Philips, Grundig'in bölge bayiliğini aldılar. Sabit Cantürk'e, Demir Oteli'nin işletilmesi görevini verdiler. Ancak Nizamettin Cantürk, öz kardeşini yalnız bırakmadı... DDKD'YE GİRİŞ Behçet Cantürk, hemşehrisi Zerruh Vakıfahmetoğlu'nun teklifi ile Devrimci Demokratik Kültür Dernekleri'ne üye oldu. Liceli, bir tapu müdürünün oğlu olan Zerruh Vakıfahmetoğ-lu, Behçet Cantürk'ün bilinçlenmesinde önemli bir rol oynadı. Zerruh, DDKD İstanbul şubesinin yönetimindeydi. Başında bulunduğu Yönetim Yayınları'ndan çıkan kitap ve broşürleri Behçet Cantürk'e

Seçimi DDKD adayı Orman Mühendisi Halit Nazmi Balkaş kazandı. Behçet Cantürk bir yıl sonra demeğe üye oldu.gönderiyordu. bu nedenle DDKD'ye üye oluvermişti! Behçet Cantürk. İSTANBUL'LA TANIŞIYOR Yıl 1979. Çünkü. Behçet Cantürk. Kürt halkının kurtuluşu otonomi ya da özerklik değil. Çünkü hasımları aşiretler. Lice'nin Fis Köyü'nde birinci kongresini yaparak partileşme kararı alıyordu. Kürt örgütleri karşısında giderek güç kaybettiğini gören Behçet Cantürk. Partinin adı. Eylül 1977 tarihinde Diyarbakır'da şube açmıştı. Cantürkler'e karşı birleşmiş. üyesi bulunduğu DDKD'ye para yardımında bulunuyordu. Behçet Cantürk. ağabeyi Nizamettin'in CHP'den Belediye Başkanlığı'na aday olmasını istiyordu. 600 milyon liralık iş yapabilecek "B grubu müteahhitlik karnesi" vardı. Benzer bir olay Siverek'te de olmuş. Partiya Karkeran Kurdistan (PKK).. ayrı örgütlenmelidir. Behçet Cantürk. illegal Türkiye Kürdistan Demokrat Parti'nin yasal organı sayılan DDKD'ye girmişti?. birleşik ve sosyalist bir Kürdistan "dır" görüşünü savunuyorlardı. Öte yandan Kürt toplumunun geleneksel yapısı da çatırdı-yordu.. Genel Sekreteri ise Abdullah Öcalan'dı. DDKD'ye üye olmuştu. .. Behçet Cantürk. 1978 yılında Lice'de yerel seçim vardı. DDKD. Nizamettin Cantürk CHP'den aday oldu. Nizamettin Cantürk çekiniyordu. Kürt sosyalistleri. Hedef. Seçimlerde herhangi bir olay olmadı. Kürt örgütlerine karşı çıkmak cesaret ve güç istiyordu. ekonomik durumu iyi olduğu için.. yaşamım etkileyecek bir başka Kürt örgütünün yanı başına kadar geldiğinden habersizdi. Artık. bağımsızlıkla sağlanacaktır.. silahlı Kürt örgütleri Bucak aşiretini darmadağın etmişlerdi. bağımsız. "Apocular" olarak bilinen. CHP'li olarak biliniyordu.. 27 Kasım 1978 tarihinde. DDKD'nin bağımsız adayını destekleme kararı almışlardı. Ulusal Kurtuluş Ordusu. Neden. Aşiretlerin. Behçet Cantürk diretti. Behçet Cantürk müteahhitliğe devam ediyordu. "Kuzey Kürdistan (Doğu ve Güneydoğu Anadolu) Türkiye'nin sö-mürgesidir. Türk sosyalistleri ile birlikte değil.

Şahin Cizrelioğlu. Bu görüşmelerin birinde. Behçet Cantürk. Ancak doktor operasyonu iyi yapamamıştı. Arkadaşları. "Sarı Avni" adını ilk kez duyuyordu. Hani merkez konut inşaatlarının ihalesini teklif usulüyle aldı. Senin nakilin çok fazla.. Fiziki görünümüne çok önem veriyordu. maddi olarak en büyük sensin. Depremden sonra. uyuşturucu kaçakçılığıydı! Behçet Cantürk teklifi kabul etti. yaşamını altüst edecek bir teklifle karşılaştı. Benlerin izini. Behçet Cantürk yardımcı olmayı kabul edince. Sorun çözüldü.. Eğer kabul edersen. Ben sana adam ve kanal bulurum. deprem konutlarına yerleştirme sözü verdi. Yer teslimini "üe almasına rağmen. boynunun sol tarafında siyah benler çıkmaya başlamıştı.. AP azınlık hükümeti. İşyerinde çalıştırdığı Licelilerden yakınmaya başladı. Elimizden hiçbir iş gelmiyor. Diyarbakırlı işadamı Şahin Cizrelioğlu ile karşılaştı. Boynundaki benleri aldırdı. inşaatların yapımı-nı iptal etti. Kanser değildi. . Behçet Cantürk'ün "huzuruna" getirildiler.. Cidde Oteli'nden yer ayrılmıştı. "bu iş" dediği.. Diyarbakır Şoförler ve Otomobilciler Derne-ği'ne. Bu arada. 6276 sıra numarasıyla üye oldu. ölünceye kadar hep boynunda taşıdı. Herkesi tek tek dinledi. Fakat biz bu gurbet ellerinde işsiz dolaşıyoruz. Telaşlandı. bu benlerin kanser belirtisi olabileceğini söylediler. Hepsini... Ayrıca malların İstanbul'a kadar getirilmesinden de sorumlu olacaktı. Korktuğu olmadı.. Behçet Cantürk'ten aracı olmasını istiyordu. O da müteahhitliğe ara verdi. Behçet Cantürk İstanbul'da bazı arkadaşlarını ziyaret etti. Şoförler ve Otomobilciler Derneği lokalinde. uçağa atlayıp İstanbul'a gittiler. Doktora gitti. ekmek parası kazanmak için İstanbul'a gelmişlerdi.. Ne iş yapacağına karar veremiyordu.. Hemşehrisi. Ertesi gün Liceliler." Hemşehrisinin. Behçet Cantürk'e yakınıyordu: "Bizim Lice'de. İstanbul'dan malları alacak kişi ise "Sarı Avni" ydi. Esnaf ve Sanatkârlar Birliği'ne bağlı. yapacağımız işten sana da iyi hisse düşer. '79 yılının bir sonbahar günü.Lice ilçesinin Yaprak Köyü. İş bölümü yapıldı: Bazmorfini Behçet Cantürk temin edecekti. Cizrelioğlu İstanbul'a taşınmış.. İlk kez İstanbul'a gelen Behçet Cantürk için. Kulp Narin Köyü.. Ancak Lice'ye geri dönmek istiyorlardı. Behçet Cantürk'ü lokalde görünce hemen yanına oturdu. Sarıyer'de Altınkum Tesisleri'ni satın almıştı. Liceli işçilerle arasında ihtilaf çıkmıştı.

Biz senin hem parandan. Yurtdışında talebi de çoktu. Sarı Avni'yle tokalaştılar. 6 çocuğu vardı: Miyaser. Sarı Avni hemen söze girdi: "Mehmet'le bazı işler yaptık. Seni bana Mehmet önerdi. ne de çevrem var. biz de çok para kazanım. geçim zorluğu çeken Avni Karadurmuş İstanbul'a taşındı.. Ayşe. Fatma ve Ebru. Bir silah işinde birlikte çalışmışlardı. Resepsiyon görevlisinden. Fakat çıkış yolunu buldu. Behçet Cantürk ile Sarı Avni'yi yan yana getirdi. Aklına. Ancak ikisi de bunu unutmuştu. . Ancak bu iş için de nakit para ve çevre gerekiyordu. Haber gönderdi. Biz de yalan. Zaten piyasada asıl parayı bu iş yapıyordu. Nurten. Benim bir gemim var. hile yok. sözümüz senettir. Ancak hemşehrisi Mehmet Deniz ile aralarında daha önce kan davası vardı. Uyuşturucu konusunda Liceliler'in ününü duymuştu. Çay alım yerlerinde eksper olarak çalışıyordu. Sarı Avni'nin bu iş teklifiydi. Yaşar.Avni Karadurmuş çiftinin. Behçet Cantürk'e ortaklık önerisinin nedeni. İLK SEVKIYAT '79 Kasım ayının yazdan kalan bir günü: Liceli Mehmet. Teklifi kabul ettiğini söyledi. Adıyamanlı İbrahim'in kahvesinde.." Behçet Cantürk düşündü: Sarı Avni'yi tanımıyordu. O beni sana anlatsın. Adapazarlı Musa'nın tanıştırdığı Liceli Mehmet Deniz geldi.. 5 kız l erkek. 1973. Silah ve mermilerin ederini dövizle ödüyordu. benim bazmorfin işine girecek ne nakit param. Bilirsin. Evet dersen. "İranlı Ertoşlu Feto'yu bağlamasını" istedi. l Ocak 1942'de doğmuştu.AVNİ KARADURMUŞ Avni Karadurmuş. Silah kaçakçılığı yapıyordu. hemen Diyarbakır'a gelmesini istedi. Yapmak istediği işi anlattı. Bir araya geldiler.. Hemşehrileri sayesinde kısa zamanda iş alanını belirledi: Kaçakçılık. Mehmet Deniz'le uçakla Diyarbakır'a gittiler. Beykoz'daki Gümüşsüyü Sultaniye Üstü 115 no'lu evde yaşamaya başladılar. İranlı Ertoşlu Feto'nun gerçek adını kimse bilmiyordu.79 yılları arasında yurda yüzbinlerce mermi ve silah sokmuştu. Aile nüfusunun fazlalığı nedeniyle. Bir gemi satın alacak kadar para kazanmıştı.. telefonla Van'daki Bayram Oteli'ni aradılar. İki dakika sonra telefona çıkan Feto'dan. baz-morfin veya eroinle yapacaktı. İtalyanlar ve Amerikalılar bazmorfin istiyor. Mehmet'in kardeşi Terzi Cemal'in dükkânından. 1978 yılında ekonomik olarak çok sıkışmıştı.. hem de çevrenden yararlanmak istiyoruz. Rize'nin Çayeli İlçesi'ne bağlı Yenihisar Köyü'nde. Hatice. Açık konuşuyorum. Döviz bulamıyordu. Liceli Mehmet Deniz'in.. sen de. Ödemeyi dövizle değil.

'Mal 75 kilo olacak' demişler. aynı zamanda Kurttu.. Bunun üzerine İstanbul'a gidip. Kilosuna 175 bin lira (3 bin 723 dolar) verecekti. "Bu olaydan iki gün sonra. Ertoşlu Feto Diyarbakır'a geldi. iki ülkede de bulunan Kürtler tarafından yapılıyordu. Van depremi sonrasında inşaat yapmak üzere gittiği bu şehirde hep Bayram Oteli'nde kalmıştı.2 olmak üzere iki otel vardı. Vanlılar bu iki otele.(3) Van'da. Nakliye parası satıcılara ait olacaktı. "Ben Lice'de iken mala ortak olduğum Mehmet Deniz ile akrabam Mehmet Han Kozat. "Ayrıntıları patronlarımla konuşmam lazım" dedi ve gitti. Kabul etti. 40 kilo bazmorfin. Kendisini Malkoç Oteli'ne çağırdım.. Uyuşturucu dünyası. Senet filan istemedi.(4) Malın toplam değeri 160 bin dolar-ı! Kaparo olarak ödediği para miktarı ise 3. İranlı olan Hacı Reşit Zigari. Çabuk kavramıştı: "Bu piyasada" söz.l ve Afyon. Bayram Oteli'nin sahibi Mehmet Sıddık Bayram'dı. Benden habersiz Feto ile buluşup. 40 kilo baz-morfine ihtiyaçları olduğunu söyledi. eroin getiren Ertoşlu Feto bunlardan biriydi. Diyarbakır'da Mehmet Deniz ile buluştuk. Liceli akrabam Mehmet Han Ko-zat'ın bu konularda tecrübesi vardı. Van'da inşaat yaparken çevresini de oldukça geliştirmişti. Sohbet ettik. siyasal ve ekonomik bakımdan bir tarafa itilmiş etnik azınlıklardan oluşuyordu.2 adını vermişti!.. Malkoç Oteli'nde buluştular.5 milyon lira (74 bin 468 dolar) idi. Bayram-1 ve Bayram. Afyon. İran ile Türkiye arasındaki uyuşturucu trafiği ve kaçakçılığı. Plan yaptık. kurduğu bu ilişkiler sayesinde temin edeceğini düşünüyordu. Malın hazır olduğunu söyledi. Feto. Behçet Cantürk. Van'a gitmişler. Hacı Reşit Zigari ile Behçet Cantürk'ü biraraya getiren. Türkiye'de ise Kürtler'di. Burada malı Mehmet Han Kozat ile ağabeyim Nizamettin Cantürk teslim alacaktı. İran'dan Türkiye'ye afyon. Behçet Cantürk. Lice'ye gidip anlatacaktım. PLAN YAPILIYOR Bundan sonraki gelişmeleri Behçet Cantürk şöyle anlatı yor:(5) "Bu işlerde güvenilir insanlara ihtiyaç vardır. Birkaç gün sonra İstanbul'a geldiğimi duyan Avni Karadurmuş yanıma geldi. İran'da Beluciler. Durumu tek tek anlattım. Sarı Avni'nin istediği 40 kilo baz-morfini.. ortak etnik kökenleriydi. Afganistan'da Tacikler. Bu işi meslek edinenler. senet yerine geçiyordu. Pakistan'da Peştular. Bu işten henüz Nizamettin'in haberi yoktu. Sheraton Oteli'ne yerleştim.. Birlikte çalışmak istediğimi söyledim. . Aradan iki gün geçti.Behçet Cantürk.. Van'dan Lice'ye Ertoşlu Feto tarafından getirilecekti. Benim gibi eşini depremde kaybetmiş. Hacı Reşit Zigari'nin adamıydı. Feto.

Mehmet Han Kozat ile ağabeyim Nizamettin'in teslim aldıklarını söyledi. Adı." Türkiye'nin "medarı iftarı" olmuştu! Bazmorfini eroine dönüştüren. İnterpol dosyalarına girdi. eroin imal eden Avusturyalı Rudolf Jonas suçüstü yakalandı. O da dolarları Kapalıçarşı'da Türk lirasına çevirip bana ve Sarı Avni'ye veriyordu. Kabul ettim. yüksek paralar karşılığında transfer oluyorlardı!. . Uslanmadı. Kaldığı otele dönmesini. Aldığı dolarları damadı Korkmaz'a veriyordu. Bu arada canımı sıkan. Kalanını Mehmet Han Kozat ile Nizamettin paylaşmıştı. Almanya'nın Münih kentinde l kilo 700 gram eroinle yakalanmıştı. Odama çıktık. Piyasanın en iyi "kimyagerleri. Sarı Avni cebinden kese kâğıdına sarılı 18 milyon lira (382 bin 978 dolar) çıkarıp. Üstelik bu 35 kilo bazmorfıne birkaç kişi de hisse vererek ortak olmuşlardı. başkent Ankara'da. Yattı. Mehmet Han Kozat. Malı. 1931 Amasya/Merzifon'da doğmuştu. Şoför olarak. Kârın en önemli parçasını. "Bu konuşmamızdan 2 gün sonra Mehmet Deniz yanıma geldi. İzzet Gündüz Sarıyar. şifreli olarak malzemelerin hazır olduğunu ve yakında İstanbul'da olacağını söyledi. Pakistanlı Seyd Münir Alam. bana 100 kilo bazmorfin bul' dedi. Sarı Avni'nin damadı Korkmaz Göldağı'nın Kapalıçarşı'da mağazası vardı. "hayat mektebinden" yetişen "kimyagerler. 'Behçet." bazen bir gruptan diğerine.. Paraları diğer ortaklara pay ettim. Ünlenmişti. Sheraton Ote-li'nde yatağımın üzerine koydu. iş arkadaşının adını polise verdi: İzzet Gündüz Sarıyar. Damadın yanına gittim. Aradan 15 gün geçti. 10 Ekim 1974 tarihinde. kamyonu olan Liceli Halil Hocaoğlu'yla anlaşmışlardı. çıktı. Mehmet Deniz paranın bir bölümünü DDKD'ye verecekti. Bu işten benim kazancım 3 milyon lira (63 bin 829 dolar) olmuştu." yüksek ücret karşılığında çalıştırılıyorlardı. mal geldiğinde Sarı Avni'ye teslim ettikten sonra yanıma uğramasını söyledim. sattığı bazmorfinin karşılığında dolar alıyordu. "Profesör. Çok kızdım. "Sarı Avni ile kilo başına 300 bin liraya (6 bin 382 dolar) anlaşmıştık. Paranın bir bölümünü peşin veriyorum. "Aradan birkaç ay geçti. Bu konuşmamızın arkasından uçağa atlayıp yanıma geldi. 35 kilo bazmorfin fazlalığını anlattı. Şoföre 300 bin lira verilmişti."Üç. "Profesör'ün laboratuvarından" çıkan eroinleri tercih ediyordu.Konya yolunda 8 bin 880 mavzer mermisi ve 9 kilo 625 gram afyonla yakalandı. piyasada "dönüştürme" işini en iyi yapan "Profesör" lakaplı İzzet Gündüz Sarıyar ile anlaşmıştı. Avusturyalı'nın ifadesi yetmezmiş gibi.dört gün sonra Mehmet Deniz telefon etti. malı İzzet Gündüz Sarıyar'ın yaptığını anlar hale gelmişti. 40 kilo bazmorfini Dragos semtinde Sarı Avni'ye teslim ettiklerini söyledi. O da "malı" İzzet Gündüz Sarıyar'dan aldığını söyledi. 12 milyon lirayı (255 bin 319 dolar) Korkmaz Göl-dağı'ndan aldım. sana itimadım sonsuz. Jonas. yakaladığı eroinin kalitesinden. Bakkaldı." PROFESÖR Behçet Cantürk'ten habersiz alınan 35 kilo bazmorfin. Avrupalı öncelikle. Lice'de eroine dönüştürülecekti. Sarı Avni.. 4 Mart 1957 tarihinde Ankara. 5 milyon lirayı hemşehrim Mehmet Deniz almıştı. Zamanla polis.

işe girişti. "Doktor" diye hitap ediyorlardı. Kapağı sıkıca kapatmalarının nedeni. . bir saat kaynayan çinko kabı. tepsiler üzerine koyarak kurumaya bıraktı. Çinkoda oluşan sıvıyı. bir keten bez. Yayık yapılmış koyu süt şeklindeki sıvıyı. sınır dışı edildi. eroin dibe çoksun diye 15 dakika bekletti. Fazla ateş de patlama nedeniydi. Lice'nin Nergizi Mezrası. 2 kilo asetikanhidrit. Gerekli olan malzemeleri hazırladılar: Bir çinko tencere. Çünkü kullanıcıydı. Filitrenin üzerinde kalan bazmorfinin pisliğini attı. 750 gram eroine dönüşmesi için. Suyu eroinden ayırmak için. 1977 yılında tanışmışlardı. Kod ismi İzzet Altınmeşe'ydi. Laboratuvarın yeri de belli olmuştu. Eroini hemen tatmak istiyordu. kollarını sıvadı. "Piyasa"nın tanıdığı bir isimdi: 15 Haziran 1976 tarihinde l kilo 800 gram bazmorfıni yakalatınca Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nce fişlenmişti (1976/69). Bu işi kendisine o öğretmişti. Dört saat sonra tepsiler üzerindeki eroin kurudu. "Profesör". Abdulcebbar.. Abdulcebbar Doğru'ya.Liceli Mehmet Han Kozat'ın. Almanya'da "imalat" sırasında suç ortaklığından yakalandı. "Profesör"ün asistanlığını yapıyordu. 1948 Lice doğumluydu. İçlerinde en heyecanlı olanı Abdulcebbar'dı. Ateş üzerindeki çinko kabın içine l kilo bazmorfin. "Profesör" her parti için 60 bin lira (Bin 276 dolar) alacaktı. sızan buharların ateş alması sonucu patlama meydana gelmesiydi. Ateşi de ayarlı yakmak gerekiyordu. Çinkonun dibinde kalan maddeden karbonatın ayrılması için üzerine sıcak su dökerek. üç kez karıştırıp ateşten indirdi. iki kilo asetikanhidrit.. Aynı zamanda Lice İdman Yurdu futbol takımının teknik direktörüydü!. Tek. 18 Kasım 1977'de. Çoban Mehmet gözcülük yapıyordu. Dibe çöken eroinin üstünde kalan sıvıyı dikkatli bir şekilde döktü. Ekibin anlaştığı bir diğer isim Abdulcebbar Doğru. "Profesör" sakindi. Açık havada ateş yakıp üzerine çinko kabı koydular. filitre kâğıdı. içine filitre kâğıdı konulmuş süzgeçten geçirdi. büyük bir süzgeç. keten bezden süzdü. Bir ara Almanya'ya gitti. Keten bez üzerinde kalan maddeleri alıp. bir kilo sodyum karbonat ve 15 litre suya ihtiyaç vardı.. filitreden geçirilmiş sıvıya. piyasanın oldukça altındaydı. İzzet Gündüz Sarıyar dışında hepsi titriyordu. bir büyük çanak. Bir kilo bazmorfinin. Merzifonlu İzzet Gündüz Sarıyar'la anlaştığı ücret. l kilo sodyum karbonat ve 15 litre su koyup çinkonun kapağını sıkıca kapattılar. çorba kaşığı ile tekrar sodyum karbonat ekledi.

eşi Hidayet'in yanına gitti. Nizamettin Cantürk'ün eşi Süreyya'nın diktiği.. Eroini tepsilerden toplayıp.5 kilo eroini Mehmet Han Kozat. kahverengi Mercedesine atlayıp Antalya'ya gitti. "Profesör" maharetini göstermişti: 35 kilo bazmor-finden. İstanbul'a gidip She-raton Oteli'ne yerleşti. Eroinin yüksek değerde olması için. şeffaf olmalıydı. tarttılar. İlk işlerinde. Behçet Can-türk ve Mehmet Deniz yine Diyarbakır'a gittiler. Behçet Cantürk. Kısa bir tatilin iyi olacağını düşünen Behçet Cantürk. Feto'dan 100 kilo bazmorfine ek olarak. Malkoç Oteli'nden telefon ederek İranlı Feto'yu Diyarbakır'a çağırdılar. 35 kilo bazmorfin daha verdiğini hatırlattı. İstanbul'da gazino ve balık lokantası sahibi Uğurcan Elmas ile Bedri İstanbullu. Kilo başına 200 bin liraya (4 bin 255 dolar) anlaştılar. "Yeni parti" için anlaşma yapan Behçet Cantürk Lice'ye. Antalya gezisine. Sarı Avni ve Behçet Cantürk'le birlikte. 30 kilo eroin elde etmişlerdi! Eroin paylaştırıldı. Mehmet Han Kozat ile Mehmet Deniz yine Behçet Cantürk'ten habersiz. malın birkaç gün sonra eline ulaşacağını söyledi. 100 kilo bazmorfin için pazarlığa başladılar. Bu arada kızdığı olay tekerrür etti. Antalya'da Talya Oteli'nde olduğunu. "Bir daha benden habersiz böyle ek işler olmasın" diye sitem etmeyi düşündü. . iki Ermeni arkadaşları daha katılmıştı. 13. İKİNCİ PARTİ Sarı Avni'nin istediği 100 kilo bazmorfin için.. 13. Behçet. Rengi tam tutturamamışlardı. sıvının sarıya ya da kırmızıya çalan mavi renkte olması gerekiyordu. Üstelik bu mavi. ANTALYA KAÇAMAĞI Sarı Avni birgün Behçet Cantürk'ü telefonla arayarak. birer ve yarımşar kiloluk bezden yapılmış torbalara koyarak. Feto gelince ilk partiden kalan 3. Lice'de üç gün kalan Behçet Cantürk.5 milyon lirayı (574 bin 468 dolar) nakit olarak verdiler.5 kilo Abdulcebbar'a.5 kilo Cantürk-ler'e . 9 kilo Mehmet Deniz'e. rengi tam tutturamamalarına rağmen. "Herhalde bir daha olmaz" diye vazgeçti. kendisinin de gelmesini rica etti. iple bağladılar. 50 kilo baz-morfin daha istediler. 7. İstanbul'a götürüp Aksaray'daki Laleli Oteli'nde satmıştı. 6 milyon 125 bin lirayı (130 bin 319 dolar) çıkarıp Fe-to'ya verdi. Telefonla Sarı Avni'yi arayıp. kaparo olarak 11 milyon 500 bin lira (244 bin 680 dolar) verdi. Behçet Cantürk'ün hissesine 4 milyon lira (85 bin 106 dolar) düşmüştü. başarılı olmuşlardı. Behçet Cantürk'e bir sürpriz yapmıştı."Profesör" eroinin kalitesini ölçmek için kontrol yaptı: Limon asidi ve su karışımı ile elde edilen sıvıya bir parça eroin atıp karıştırdı. Feto. Sarı Avni.

hemşehrisinin kendisini affetmesi için yalvarıyordu: "Hata ettim. Sarı Avni. Malların teslimi. Buluştular. Bu önemli iş ortaklarını kaybetmek istemiyordu. Ahu Tuğba. Beyhan Baysal vardı. Sarı Avni'den alınan. 5 milyon lirasını da DDKD örgütüne vermişti. Git kendine başka finansör bul. durumu ona da anlattılar. Balıkçı lokantasında sabaha kadar içki içip eğlenen grup.. kız kardeşimin kocası Albay Ali İhsan Cesur'dur" dedi. Behçet Cantürk'ten. Sarı Avni tebessüm ederek." Behçet Cantürk. odalarına çekildiler.. 11 milyon 500 bin lirayı kaparo olarak vermişti. "Baba'nın Yeri" olarak bilinen ünlü balıkçı lokantasında buluşmaya karar verip. Senin kredinden yararlanmak için bunu yaptık. askeri bir cemse. Artık seninle iş yapmayacağım. magazin dünyasının renkli isimleri. ikinci sevkıyatı yapmak için İstanbul'a döndüler. o benim akrabam. toplam 35 milyon liradan (744 bin 680 dolar). İranlı-lar'ın istedikleri toplam para 30 milyon liraydı (638 bin 297 dolar). Mehmet Deniz'in aklına birşey takılmıştı. Verdikleri malın 100 kilo değil. Deniz çok dalgalı olduğu için gezileri fazla uzun sürmedi.. paylarına 15 milyon lira (319 bin 148 dolar) düşmüştü.beş kuruş kazanıyorduk. İstanbul'da görüşmek üzere ayrıldılar.. bir daha yapmayacağım. Sheraton Oteli'ne Behçet Cantürk'ün yanına geldi. Döndüler. Ama artık bardağı taşırdın. Kapalıçarşı'daki otoparkta bir çanta içinde Korkmaz Göldağı'ndan aldı. 18 milyon 500 bin lira (393 bin 617 dolar) daha istediler. 150 kilo olduğunu söyleyerek.Kaldıkları Talya Oteli'nde. Bunun 5 milyon lirasını (106 bin 382 dolar) Mehmet Deniz'e.. İstedikleri 18. Birlikte yat gezisine çıktılar. onları izlemişti! Sarı Avni otele gelince. Paralarını almak için. Müjdeyi verdi: İş tamamdı. Yüzünü görmek istemiyorum. Oya Aydoğan. affettim. 200 kilo bazmorfin daha sipariş etti. Akşam. Behçet Can-türk. ORTAĞINI KOVUYOR "Hadi bir kere yaptın. Sarı Avni ile kilosunu 350 bin liraya (7 bin 446 dolar) anlaşmışlardı. Bize hisse çok az düşüyordu. Mehmet Deniz.." . Gölgende üç. Paranın ilk taksidini peşin almıştı.(6) Kendisine de 5 milyon lira kalmıştı. Sanatçılardan sonra birkaç gün daha Antalya'da kalan Sarı Avni ve Behçet Cantürk. Mehmet Deniz malı Sarı Avni'ye teslim ettikten sonra. ilk sevkıyatta olduğu gibi gerçekleşti... Sevkıyat yapılan yerin az ilerisinde. İkinci taksidin miktarı olan 17 milyon lirayı (361 bin 702 dolar). Mehmet Deniz'e böyle bağırıyordu. Tanıştırıldı. İranlı Hacı Reşit Zigari ve Feto da İstanbul'a gelip Çınar Oteli'ne yerleşmişlerdi.5 milyonu çıkarıp verdi. "Merak etmeyin.

elinde eroin olduğunu. Ortaklığı bitirdi. Mahkeme 30 Ocak 1980 günü. Geçen yıl. İranlı Zigari ile kilosu 225 bin liraya (4 bin 787 dolar). Avrupa'da Sicilyalılarla işbirliği yapmadan kimse at oynatamazdı. 200 kilo bazmorfin anlaşmasını yaptığında. 39 kilo eroin elde etmislerdi. Eşi Hidayet doğum yapmıştı. Sarı Avni ilgileneceğini söyledi. Gözleri doldu.. Sicilyalılar ise bazmorfini genellikle ABD'ye gönderiyorlardı. KARADURMUŞ OLDU MUSULLULU! Behçet Cantürk. İlk iş-de elde ettikleri başarıyı gösterememişler. İş sırrını açmakta bir sakınca görmedi. Töre gereği kızını kucağına alamadı. banyoya gidip yüzünü yıkadı. Sık sık ortağı Sarı Avni ile buluşup. 1980 yılının soğuk Ocak ayı geride kalmıştı. Hacı Reşit Zigari'yi Sheraton Oteli'ne çağırdı. İstanbul 20. Sarı Avni. Kızı olmuştu. "Kızın ismi Hazal olsun" dedi. alıp alamayacağını sordu. Karar no: 980/831) . Feto'nun. İstanbul teslimi. oradan Lice'ye gitti. Sarı Avni. Behçet Cantürk'ten habersiz alınan 50 kilo baz-morfin yine aynı ekip tarafından eroine dönüştürülmüştü. 5 Şubat 1980 gününün Behçet Cantürk için bir başka önemi vardı. Behçet Cantürk'e çok güveniyordu. Mal sorunsuz bir şekilde Sarı Avni'ye ulaştırıldı ve parası alındı. soyadını değiştirdiğini söyledi. Avni Karadurmuş adının. bazmorfini. Malı riske atıp. Sheraton Oteli'nden ayrılıp Hil-ton'a geçti. kendi direktifleri dışında. İsteği kabul edildi: Disiplinsiz davranan. İstanbul gecelerinin tadını çıkarıyorlardı. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk'ten yardım istediler. Ancak Behçet Cantürk sözünü geri almadı. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne soyadını değiştirmek için dava açmıştı. ceketinin iç cebindeki nüfus cüzdanını çıkarıp ortağı Behçet Cantürk'e göstererek. Behçet Cantürk'ten aldığı malları. gemilerde kurdukları laboratuvarlarda eroine dönüştürüyorlardı! Gece alemlerinin birinde. Lice'den.Liceli Mehmet Deniz. Behçet Cantürk rahatlamıştı. kilosu l milyon ikaya (21 bin 276 dolar) anlaştılar. ortaklarıyla iş yaptığını söyleyerek. bir daha yapmayacağına dair söz veriyordu. yakalatmak istemiyorlardı. Kimse anlamasın diye. Bu arada. Karısına altın takarken. Sarı Avni'yi telefonla arayarak. İstanbul'dan kalkan ilk uçakla Diyarbakır'a. Yaşar Avni Musullulu olarak değiştirilmesine karar vermişti! (Esas no: 980/212.. Mehmet Deniz ve Ertoşlu Fe-to'dan kurtulmuştu. Aklına Lice depreminde kaybettiği oğlu Mehmet geldi. 1980 yılının Nisan ayında İstanbul'a gittiğinde kaldığı oteli değiştirdi. Cebelitarık Boğazı'nı geçtikten sonra Sicilyalılara verdiğini söyledi. Zigari'den yardımcısını devre dışı bırakmasını istedi. Amerikalılar.

Cebinden evlenme cüzdanını çıkarıp. avukatının soyadını espri konusu yapmıştı. malların nerede. 1979/2 numara ile nüfus sicil defterine kayıtlı gözüken cüzdanda. Zigari'nin yanında bir başka İranlı daha vardı. Sayfaların birinde. Behçet Cantürk. Ortağı umduğundan daha uyanıktı. Lice Evlendirme Memurluğu'ndan alınan. yanına geleyim" dedi. Genç yaşta. SSK'dan emekli babası vefat etmişti. Sarı Avni cüzdanı aldı. kocası Akdoğan Büyükateş ile birlikte İsveç'e gitmişlerdi. Behçet Cantürk. Aşktan başının döndüğü o günlerde. Akile Dilek Alev'di. Yaptığı esprilerle. sarışın kadına aşık oldu. birşeyler bulmak için yapraklı evlilik cüzdanını dikkatli dikkatli karıştırmaya başladı. "Behçet Bey. Behçet Cantürk ile Hidayet Kaşan evli gözüküyordu. Birlikte Sarı Avni'nin davetlerine katılıyorlardı. Çınar Oteli'ne gitti. Adı Seli" deyip. Üç gün sonra sevkıyat yapılacaktı. 1978 yılında evlenmiş. Mallar hazırdı. Zigari. . Behçet Cantürk'le aynı evi paylaşmadan önce bir süre flört ettiler. Annesiyle yaşıyordu. Sarı Avni şen şakrak biriydi. İLK AŞK Ve Behçet Cantürk. Behçet. Evlerine misafirliğe gidiyorlardı. yeni yardımcısını tanıştırdı. kime teslim edileceğini soruyordu. arkadaşı aracığıyla tanıştığı yirmi yaşındaki. Behçet Cantürk'ün. Hacı Reşit Zigari'nin adamı Seli ile Sarı Avni'nin adamı Ağa Koç'u tanıştırdı. Adı. Laz şivesiyle. "kocasının akli dengesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle" boşanmıştı. Anormal bir durum yoktu. "Telefonda olmaz. "Bu gariplik yok da" dedi. Ancak.. Gerçekten de avukatının soyadı. Sarı Avni'nin işlerini artık adamı Ağa Koç yapacaktı. "sahtedir" deyip ekledi: "Bize mahkeme karan filan gerekmez!" Şaşırma sırası Sarı Avni'deydi. 20 Mart 1979 tarihinde nüfus müdürlüğünden evli olduğuna dair evrak aldığını okudu. Sarı Avni ile Behçet Cantürk'ün iş ortaklığına uygundu: Nihat AFYONOĞLU!. Malın tesliminden bir gün önce. artık Feto'nun işlerini bu arkadaş yapacak. hafif sarkık bıyıklarının altından tebessüm ederek. Zigari. O gece. 20 Ocak 1979 tarihinde. Türkiye'ye dönünce. Sarı Avni'ye uzattı. Osmanbey semtindeki Koket mağazasında Çalışmaya başlamıştı. İstanbulluydu. Sarı Avni.Sarı Avni'de "kimlik" çoktu: Bir de kod ismi Atilla Öksüz adına düzenlenmiş pasaportu vardı! Sürpriz sırası Behçet Cantürk'teydi. İranlı Hacı Reşit Ziga-ri'den telefon aldı. asık suratlı Behçet Cantürk'e sık sık kahkahalar attırıyordu. Meraklanmıştı.5 yıl moda ve kadın giyimi üzerine dersler almıştı. İsveç'te 1. Hilton Oteli'nde.

İngilizce ve Türkçe bilen arkadaşı Paul yardımcı oluyordu. İspanyolca. "Birşeyler" olacağını anladı... Annesi ev hanı mıydı. küçük motorla götürülmüştü. PAUL EDUARD WARİDEL Sarı Avni. Sarı Avni daha önce de 35 milyon lira kaparo vermişti. İtalya'da 3 kilo eroinle yakalandı. Sarı Avni. 1969 yılında. damadı Korkmaz Göldağı aracılığıyla. Almanca. Vincenzo. Cic-cio La . 80 milyonun. Ancak vazgeçmemişler. Ancak Paul'e. 80 milyon liraydı. Kırık dökük heykellerin. yani ordunun yönetime el koyacağını. (531 bin 914 dolar). İş. Daha önceki sevkıyatlar.Üçüncü sevkıyatta problemler çıkmıştı. Waridel ailesi. Mallar açık denizdeki gemiye. Babasından miras mıdır bilinmez. tarihi eserlere meraklıydı. 6 dil bilen Paul Eduard Waridel kimdi? 7 Şubat 1941 yılında İstanbul'da doğmuştu. bazmorfinin kilosunu 400 bin liraya (8 bin 510 dolar) anlaşmışlardı. Marmara sahillerinde oluyordu. Sarı Avni. Ağustos 1977 ile Ağustos 1979 yıllarını cezaevinde geçirdi. (l milyon 702 bin 127 dolar). Paul Waridel. Hakkında polise ihbarlar gidiyordu.. ordunun üst kademesinde bulunan "orgeneral" arkadaşı. silah kaçakçılığının ve uyuşturucu ticaretinin yollarını anlattı. 10 milyonunu da DDKD örgütüne verdi. İstanbul teslimi. 25 milyon liraydı. Babası..Rosario Spatola kardeşler. kiremitten testilerin kaç para ettiğini henüz bilmiyordu! Sarı Avni. yasadışı yollardan sanat yapıtlarını ve arkeolojik eserleri Yunanistan dışına çıkarmaktan 13 ay hapse mahkûm olmuştu. bu kez zahmetli olmuştu. Burada. o yıllarda "çiçeği burnunda" bir kaçakçıydı.Bodrum arasındaki açık denizde yapmışlardı. Paul. malı Sarı Avni'nin gemisine yükleyememişlerdi. Paul'den. alıp satıyordu. Bir diğer iddiaya göre ise. Böylece Behçet Cantürk'ün eline geçen toplam para. Sarı Avni. köylüden topladığı sebze ve meyveyi Avrupa'ya satıyordu. tarihi eser kaçakçılığını öğrenmedi. Net kârı. 1963 yılında Türkiye'den ayrılmışlardı. İtalyanca. Türkçe'den başka dil bilmeyen Sarı Avni'ye. Behçet Cantürk'e 45 milyon lira (957 bin 446 dolar) ulaştırdı. 45'ini malın sahibi İranlı Zigari'ye. Behçet Cantürk. sevkıyatı Antalya. Bu kez aksilik çıkmış. Rumca. kaçakçılık dünyasında çok popüler olmuştu. sahte para basıp piyasaya sürmenin. "birşeyler" olacağını. Sarı Avni'nin kulağına fısıldamıştı! Sarı Avni İsviçre'ye yerleşti. Nunzio La Mattina. Paul'ü 1972 yılında İzmir'de bir arkadaşı aracılığıyla tanıdı.

Sarı Avni ile Paul Waridel'in dostlukları. 11 milyon dolar alacağı vardı! Paul Waridel. Odasına geçip oturduk. gösterişli arabalara binmek ve moda merkezlerinden giyinmekti. Cantürkler. Sarı Avni'nin "bazmorfin ticareti" nedeniyle. Behçet Cantürk. Zaman. Bu gittiğimiz yerler genelde dansözlü gazinolardı. Avni'nin bulunduğu odada özel bir kapı vardı.Nigro gibi. Ancak biraz zaman istedi. Çünkü Avni dansözlü eğlenceleri çok seviyordu. Bu kapı ile yan daireye geçiliyordu. Dil bilmiyordu. Türkiye'deki iş ortağım unutmadı. Kasların ve silahların geçerli olduğu devir gerilerde kalmıştı. Sevgilisi Akile Dilek Alev ile birlikte oturmak için Suadiye'de bir daire kiraladı. Behçet Cantürk. ayağından başladı: O yıllarda. Kendisi ile sekreterinin bulunduğu daireye ayrı kapıdan giriliyordu. İsviçre günlerini şöyle anlatıyor: "Zürih'te beni. "Birgün beni Zürih'teki yazıhanesine götürdü. La Mattina borcunu ödemeyi kabul etti. Avni de benimle aynı otelde kalıyordu. bu nedenle çekiniyordu. Çünkü yabancıydı. BEHÇET CANTÜRK İSVİÇRE'DE Sarı Avni İsviçre'ye gidince. Devir imaj devriydi.. İtalyan ayakkabılarının üzerine mutlaka bir altın koydurması nedeniyle. Yazıhanesi. Duvarlar bej renkli. adı "Altın Halkalı Adam"a çıktı!. Sarı Avni. İstanbullu sarışın kadını önce pek kabullenmediler. perçinlendi. teklifi kabul etti. Behçet Cantürk. Sicilya mafyasının önde gelen isimlerini tanıdı. Apartmanın ikinci katına çıktık. Artık öğrenmişti: Geleneksel "Baba" kültürü sona eriyordu. Henüz yeni aldığı villasına (Alto Lanostrasse No: 140 8700 Kusnacht Zürih) taşınmamıştı... diğeri İstanbul'da. Nunzio La Mattina'dan. ipek tüylü kâğıtlarla kaplıydı. Bu olay nedeniyle. Cezaevinden çıktıktan sonra da bunlarla dostluklarını sürdürdü. Beni hergün değişik eğlence yerlerine götürdü. Sarı Avni'nin adamları karşıladı.. Behçet Cantürk de yeni yaşam tarzına ayak uydurmaya. burada yanyana iki daire vardı. hiç Avrupa'ya gitmemişti. Biri Lice'de.." Behçet Cantürk. Telefonla Behçet Cantürk'ü kaldığı Hilton Oteli'nde buldu. kan dökülmemesi için iki dostu arasında arabuluculuk yaptı. . eskiden kalma taş bir binanın içindeydi. Artık iki eşi vardı. Saygın biri olmanın koşulları. Israrla İsviçre'ye gelmesini rica etti.. aileden biri değildi. Çok lüks döşenmişti. darbenin ikinci haftasında Hilton Ote-li'nden ayrıldı. Schwizerhof adlı bir otele yerleştirdiler. lüks otellerde kalmak. en pahalı lokantalara gitmek. İsviçre'de "görgüsünü" artırdı. ASKERLER ÜLKE YÖNETİMİNDE 1980 yılının 12 Eylül'ünde askeri darbe gerçekleşti.. "Biz seni havaalanında karşılarız" deyince. beynini ve zekâsını kullananların lehine işliyordu. İçlerine ilk kez bir yabancı kadın giriyordu.

Sunny Beach. Gemideki güzel kızlarla birlikte üç gün Akdeniz'in güzel koylarını gezdiler. Sarı Avni ile Sicilyalıların ilişkisinde kilit rolü oynuyordu. sarışın adam. Sarı Avni. "Behçet Cantürk" adına bir bankada hesap açtırmaktı. uzun boylu. Norsum. Paul Wa-ridel özel otosuyla getirdi. Tüm kaçakçılar gibi onlar da. fazla dikkat çekmemek için Hilton Oteli'nden ayrılıp. Yeni gelen yılla. İsviçre'ye gelirken havaalanında çok zorluk çıkarıyorlar. Behçet Cantürk. Bol bol sohbet ettiler. İngilizce bildiği için Sarı Avni'nin. Sarı Avni'nin yazıhanesinde buluştular. eski işlerine geri döndü. Sarı Avni. "Askerlerin bizim işe bir zararları yok. Dask ve Bamburi adlı gemiler Panama bandıralıydı. 100 kilo bazmorfine ihtiyaç vardı. Bir çaresine bakarız. gelişmeleri izlemeyi tercih etti. Beklemesi fazla uzun sürmedi. Bunu Türk ikasına çevirip Behçet Cantürk'e ulaştırmak çok zahmetli ve riskliydi. yeni aldığı gemiyi göstermek için kendilerini davet ettiğinde yakından tanıdı. Behçet Cantürk'ü Zürih'e çağırıyordu. hal. Behçet Cantürk. PQ 88533 nolu hesabı açtırdı. İlk gittiği dönemdeki çekingenliği yoktu. Dönüşte Behçet Cantürk'ü Zürih'e. Sarı Avni de.Behçet Cantürk. Sarı Avni'nin çevresini yakından tanıma olanağını buldu. döviz işlerine bakan ortağı Yaşar Kısacık ile birlikte Zürih İsviçre Bank'a (Zürih SBS) gidip. sonradan öğrendi. İsviçre vatandaşı olan bu kişinin adının Paul Waridel olduğunu. İsviçre'de ithalatihracat işleriyle meşgul bir Türk işadamıydı artık! Hesabın açılmasının tek nedeni. . işin pratik yönünü bulmuşlardı: Behçet Cantürk malı gönderecek. Behçet Cantürk'ün İsviçre'ye rahat gelmesi değildi. yarım milyon insanın gözaltına alındığı o günlerde. bu dördüncü gemisini eski turizm bakanlarından Erol Yılmaz Akçal'dan(7) almıştı. vize işlemleri ve havaalanındaki kontroller sıkıyordu. o iş kolay. Çaylar içilip. "Seni Zürih'te iş yapan bir işadamı olarak gösterecek belgeleri en kısa sürede hazırlarız" sözünü verdi. Behçet Cantürk.hatır sorulduktan sonra. Behçet Cantürk'ün İsviçre'ye rahat girmesi için yapılacak ilk iş. Zürih'te. Asıl benim senden bir ricam olacak. İsviçre'yi tanımıştı. Paul'ü. Dört geminin bağlı olduğu Oden Shiping A. Bu nedenle. Ocak ayı sonlarında Sarı Avni'den telefon geldi.G. bir milyon dolar yatırarak. Legal bir iş de bulmuştu: Oto alım satımı yapıyordu! Bir süre bekleyip. Sarı Avni'ye. ikinci İsviçre seyahatinde. Gerisi kolay oldu.. ikinci eşi ile birlikte yaşamaya başladı.. Behçet Cantürk. iş konuşmaya başladılar. parası İsviçre bankasına dolar olarak yatırılacaktı! Behçet Cantürk. şirketi de Sarı Avni'nindi! Çayelili. tütün eksperi Sarı Avni'nin İsviçre'de iki şirketi daha vardı: Orexim ve Viaggi Sultan. Şunun bir çaresi yok mu?" diye sordu. Çok iyi Türkçe konuşan. mal karşılığı Sicilyalılar'dan dolar alıyordu. Sarı Avni'nin. Ancak bu kez canını.

Yakında Türkiye'ye döneceğimi.. Benden yardım istiyordu. Ancak malların sevkıyatında sorun çıkmıştı. İstanbul. geriye kalan 40 milyonu da otelin tapu ve devir teslim işlemleri bittikten sonra ödeyeceğimi söyledim. halen firari olduğunu söyledi. İsviçre'ye kaçak olarak geldiğini. malları yakında teslim edeceğini söyledi. O gün akşam eve . Çok sevindi. amcamın çocuğu Halis Cantürk'ü ve hem akrabamız hem de ortağımız Mehmet Han Kozat'ı. Gaziantepli Emin Görpe' ye. TOPKAPI OTELİ "Döviz kaçakçısı olarak tanıdığım. devir işlemlerini durdurmuşlardı. Türkiye'ye döndüm.. İstanbul Bü-yükada açıklarında malın yüklenmesinin gerçekleştirilemediği-ni söyledi. Emin Görpe'nin adamı olduğunu söyleyen Abdulaziz Haluk Dericioğlu isimli kişi ile birlikte Topkapı Oteli'ne gittik. Behçet Cantürk. "Sarı Avni İsviçre'den telefonla beni arayarak. SY) verdim. Topkapı Oteli canım sıkmıştı. yardım etmeye karar verdim. satın almak istediğimi söyledim. lobide bir tanıdığı ile karşılaştı: Emin Görpe. Uygun gördü. eğer beğenirsem oteli satın alabileceğimi söyledim. Sevkıyat İzmir'de yapılacaktı. Peşinat olarak 60 milyon verebileceğimi. ucuza bir otel aldığını düşünürken. Oteli gezdim.. Satın almaya karar verdim. Parasal yönden de çok sıkıntıda bulunduğunu anladım. Türkiye'de polis tarafından arandığını.Behçet Cantürk kaldığı Schweizerhof Oteli'ne döndüğünde. Birkaç gün sonra Sarı Avni'nin adamı Ağa Koç ziyaretine geldi. satışı askıya alıp. Gelişmeler hakkında bilgi sahibi olmak istiyordu. Bazmorfinin kilosunu 300 bin ikadan (3 bin 61 dolar) anlaştılar. Aksaray'da Topkapı Oteli'nin ortaklarındandı. Anlaşmamızda bu husus olmamasına rağmen. İsviçre'ye Emin Görpe'ye telefon açarak. göndereceğini düşünmeye başladı. malın yakalanması sonucu adımın ortaya çıkacağını düşünerek. oteli beğendiğimi. Sarı Avni'nin adamlarıyla buluşmaları için İzmir'e gönderdim. İsviçre'de ne yaptığını sordum. gelişmeler moralini bozdu. Bir hafta sonra 100 kilo bazmorfin Ağa Koç'a teslim edildi. Bana satabileceğini söyledi." Behçet Cantürk. "Nizamettin'i. Hissesine. Kilosunu 600 bin liraya anlaştı. 100 kilo bazmorfinin temini için İstanbul'a çağırdığı Hacı Reşit Zigari ile Hilton Oteli'nde buluştular. Adamı Abdullah'a 60 milyon tutarında döviz verdim. SEVKIYATTA SORUN ÇIKIYOR Sarı Avni'nin istediği malları nasıl bulup. 100 milyon lira (1981 yılında l dolar 98 TL olmuştu. beğendim. Oteli satın alacağını öğrenen Görpe'nin akrabaları..

Bekleyecektik. 100 kilo bazmorfini bizzat ellerimizle gemiye yükledik. Şah döneminde uyuşturucu ticareti yasaktı. Ne şekilde yükleme yapılacağını ve önlem alınacağını planladık.00'de yeni aldığım Mercedes'le yola çıktık. İRAN'DAN HEDİYE: EROİN 14 Ocak 1979 tarihinde. otele gelerek beni buldular. otele döndüm. gemisine yapacaktık. Sevkıyatı akşam. açıkta bekliyordu. malı Seferihisar açıklarında gemiye vereceklerini. Hoy. Kısa zamanda eroin imalatında da söz sahibi oldular. Daha sonra ben eşimi otele bırakınca.gittiğimde. İsviçre'deki bankasına yattı!. Mehmet Han Kozat. Halis ve Tahsin ile birlikte Ağa Koç i}e Nizamettin'in yanına gittik. Yatta yedik içtik." Behçet Cantürk'ün bu sevkıyattan alacağı para. Mehmet Han Kozat ile Halis Cantürk. taşımanın cezası idamdı(9) İran'da bulunan Tebriz. Uyuşturucu kullanmanın. Gece 21.00. Henüz Sarı Avni'nin gemisi gelmemişti. satmanın. Mollalar. Etap Oteli'ne yerleştik. isterse kendisini de götüreceğimi söyledim. Ayteklerin Şemo mezrasında. en iyi kimyagerleri "transfer" edip.00 sularında. Yine buluşup Seferihisar'a gittik. ancak eşim ve Tahsin'in babası masada olduğu için iş konuşmadık. Şah'ın bu uygulamasını devam ettirdiler. zaman doldurduk. Gemi gelmişti. kimse yönetimin tamamen mollaların eline geçeceğini tahmin etmiyordu. Üstelik eroin daha fazla para kazandırıyordu. Nakliyatçılıkta ustalaşan Liceliler. dördümüz bir araya gelip sevkıyat hakkında detaylı konuştuk.22. bu nedenle Ağa Koç'un başında olduğu bir ekibin. Lice'de arka arkaya laboraru-varlar kurulmaya başlandı. Ancak cezaları çok daha ağır-laştırdılar. sabah 08. Birlikte. Sevişlerin Diyarbakır Merkez Köy'de. Özyıldızların Kocmar mezrasında. solcuların "stratejik" hatalarından yararlanıp iktidara el koyuyordu. Kordon üzerindeki Mangal lokantasına gittik. İran'daki gelişmelerden sonra. Durumu tartıştık. Rızaiye. Zengoların Engül mezrasında. mesleği öğrendiler. Efes Oteli'nde kalan Mehmet. Ertesi gün İzmir'e gidip. Yemeğimizi yedik. İran'ın "eroin laboratuvarları" Türkiye'ye taşındı. yatla gemiye yaklaştık. Halis Cantürk ve Tahsin Bekir Saçaklı. Gece geç saatlerde eşimin yanına. "Birgün sonra eşimi otelde bırakarak. "Beklememiz sürüyordu.. Sarı Av-ni'nin yatından. Ancak Humeyni yönetimi. Nizamettin'le birlikte fırsat beklediklerini söyledi. "Akşam yemeği için Sarı Avni'nin adamı Tahsin Bekir Saçaklı beni ve Dilek'i yemeğe davet etti. Tahsin. Cantürklerin Nergiz mezrası ve Hani ilçesinin Feritbey Köyü'nde laboratuvarları vardı! . Sasur gibi dünyaca ünlü "eroin laboratuvarları" tek tek kapandı. Gelişmeleri izlemek için Bursa'da bir gece kaldık. eşim Dilek'e İzmir'e gitmem gerektiğini. Şah Rıza Pehlevi İran'ı terk ederken. Tahsin ve babası önceden gelmişlerdi.

eroinin imalatından bir ay sonra gönderdi: "Kıbrıs pazarının hakimi Liceli Özyıldız-lar'di. Licelilerin bir bölümü Kıbrıs piyasasını öğrenmişlerdi. SURİYE PAZARI Cantürkler bu telsiz bilgisinden habersiz bir başka pazar kapısını açmak için çaba sarfediyorlardı: Suriye... Ancak Mehmet Gözen. Sağda solda yaptığımız işleri anlatıyordu. 42 kilo eroin elde ettiler. Ancak bir ilişki kuramamıştık. Mehmet Gözen. Mersin'de malı. diğer Licelilerle de işbirliği yaptığı için kendisini devreden çıkardık. silah kaçakçılığını önlemeye yönelik tedbirleri artırması. Kıbrıs'a ilk parti eroini 1981 yılı Haziran ayında göndermişti.İran'daki gelişmeler ve Türkiye'deki askeri yönetimin. Ne de Behçet Cantürk. 1981 yılının Mayıs ayında. eroine dönüştürdü. uyuşturucu ticaretini devlet politikası gereği mi.yorgan içine. KIBRIS VE SURİYE Ne Sarı Avni sadece Behçet Cantürk'le çalışıyordu. "kimyagerliği" öğrenen Abdülcebbar Doğru. yatak. Cantürklere rakip olup. Licelilerden aldığı eroinleri İngiltere'ye gönderiyordu. '80'li yıllarda uyuşturucu trafiğinde patlama yaşadı. Behçet Cantürk de İranlı Zigari'den. Kilosunu 500 bin liraya mal ettiğimiz eroinleri 2 milyon ikadan Mehmet Gözen'e veriyorduk. "Taş" gibi sağlam olan bu genç adam. Örneğin. 090681 "Şifre Yıldırım Telsizi" ile 6 ilin valiliğine. Ağabeyim Nizamettin'i ilişkiler kurması için Kıbrıs'a gönderdik. Kendisinin Kıbrıs'a girişi. .. yoksa ailesini zengin etmek için mi yapıyordu? Bilinmiyor. 4 Haziran 1981 tarihinde İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü. Kıbrıs'a ilk partiyi. Bilinen çok para kazandığı. Hemşehrimiz Mehmet Gözen. Başarısız sayılmazdı. sadece Sarı Avni'ye gönderilmek üzere bazmorfin almıyordu. "Kıbrıs'a. yeraltı ticaretinin en önemli gelir kapısının tekrar uyuşturucu olmasına neden oldu." Behçet Cantürk. okur yazar olmamasına rağmen. Ayrıca kendisi çok gevezeydi. Alman malı Ford Taunus marka otomobiliyle Mersin'e götürdü. Türkiye. bir tek Sarı Avni ile iş yapıyordu. Tedirgin olduk. çalışmamaya karar verdik.. "Behçet Cantürk ve akrabalarının uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı konusunda duyumlar alındığını" bildiriyordu. Kıbrıs'ta devletin ileri gelenlerinden birinin oğlu. her biri 5 kilo olmak üzere. daha düşük fiyata Sarı Avni'ye bazmorfin satıyordu. toplam 15 kilodan oluşan üç sevkıyat yaptık. Kıbrıs'ta geniş bir çevre yapmıştı. portakal kutularına veya hediyelik eşyalar arasına koyup feribotla Kıbrıs'a gönderdi. Zigari'den alınan 50 kilo baz-morfini. Bu nedenle gönderdiği eroinlerin parasını bizim adamımız Hüsnü Güler gidip alıyordu. adı 400 milyonluk bir kaçakçılık olayına karıştığı için yasaklanmıştı. "hocası" İzzet Gündüz Sarıyar'dan.. Behçet Cantürk.. Liceli Bahri'nin oğlu. 5 kiloluk ilk partiyi. Aynı günlerde.

Behçet Cantürk de iyi müşteri sayılırdı. Behçet Cantürk'ün net kazancı 20 milyondu! Behçet Cantürk'ün. Cantürklere bir kız evlat vermişti. mesleği ne olursa olsun. Onlar. Behçet Cantürk. Bir diğer iddiaya göre ise. Bankaları ile ünlü İsviçre. * 8 Eylül 1981 'de. Kamışlı'da teslim ediliyor ve parası alınıyordu.. * 25 Eylül 1981'de 150 bin dolar çekmiş. 88533 nolu hesabı oldukça hareketliydi: * 8 Eylül 1981'de 200 bin dolar çekmiş. yeğenlerinin Suriye piyasasına girmesinde aracı olmuşlardı. yani aynı gün bu kez 750 bin dolar çekmiş. * 10 Eylül 198l'de 889 bin 119 dolar yatırmış. Muhaberat içinde Behçet Cantürk'ün Ermeni akrabaları da vardı. "İthalat ve ihracat işleriyle meşgul. Suriye'ye ilk gönderilen eroin 20 kiloydu. bankalarına para yatıran her kişiye..5 milyondu. Eroin. kızı Neval oldu. * 6 Ekim 1981 'de 35 bin dolar çekmişti. Kuşkusuz Suriye istihbarat örgütü Muhaberat'ın bu ticaretten haberi vardı.Suriye'de uyuşturucu piyasası Ermenilerden soruluyordu. Behçet Cantürk'ün akrabalarının. Ermeni örgütü ASALA ile ilişkileri vardı.Q. Lice'deki kızı Hazal'la kafiyeli olsun diye. havaalanında hiçbir zorlukla karşılaşmadı. Mal. İstanbullu Akile Dilek Alev. İddiaya göre. Ancak Kıbrıs'a gönderilenden ucuzdu: Kilosu 1. Hava karardıktan sonra katır sırtında sınır geçiliyordu. (1981 yılında l dolar 132 TL) . ne iş yaparsa yapsın. 30 milyonluk bu partiden.. yeni doğan kızına Neval ismini koydu. 1981 yılındaki en büyük bir başka kazancı. Lice ile İstanbul arasındaki buzlan eritti.. Zürih İsviçre Bank (Zürih SBS) P. * 14 Eylül 1981'de 250 bin dolar yatırmış. bu örgüt sayesinde Suriye kapısını açabilmişti. DOLARLARIN OLUŞTURDUĞU KÜMELER Behçet Cantürk 1982 yılının Mart ayında yine İsviçre'ye gitti. Lice'den karayolu ile Nusaybin'e getiriliyordu. ülkesinin kapılarını sonuna kadar açıyordu. Behçet Cantürk. Neval Cantürk'ün doğumu. milyarder işadamı" Behçet Cantürk.

kalan taksitlerden 2 milyon dolar iki ay sonra verilecekti. paraların boyu şu duvarın yansına kadar geliyordu. Albay Ali İhsan Cesur ile Sarı Avni'nin birlikteliği. Roberto Vito Palaz-zolo adlı bir Sicilyalı'nın bürosunda teslim almıştı. Behçet Cantürk'ün Zürih ziyaretinin iki önemli amacı vardı. oteli akrabalarının sattırmadığını. yine Paul Waridel teslim aldı. Geriye kalan para ise çek ile ödenecekti." La Mattina.. paralardan oluşan bu yığın karşısındaki şaşkınlığını anlatıyordu. Verdiği 60 milyonu faizi ile birlikte geri istedi. Albay Ali İhsan Cesur da vardı. Topkapı Oteli'nin sahiplerinden Emin Görpe'yi Zürih'te buldu. bir sevkıyat sırasında cemse içinde görülen. faizi ile birlikte 100 milyon lirasını istedi. Sarı Avni'yi bürosunda oldukça keyifli buldu. Bu parayı da Hotel Alexander'ın park yerinde Carlo Rotolo'dan. Behçet Cantürk. kendisinin bir suçu olmadığını belirtti.. 5. paraları saymak için bavullardan çıkarıp. kaç kilo bulabilirse o kadar bazmorfin göndermesini" istiyordu. Safi Avni. Eski milletvekili Balcı. Sarı Avni'nin işleri iyiydi! Behçet Cantürk'ten.100'lük dolardan desteler yapıp. eski milletvekili İsmet Hilmi Balcı'yı bulmak oldu. duvarın kenarına küme küme dizmişlerdi. Sarı Avni'nin gemilerinde çalışıyordu. Sarı Avni'nin neşesi. Sarı Avni ve adamları yazıhanede. Behçet Cantürk'e. Emin Görpe ile konuştuklarını anlatarak. ortağına veda edip ayrıldı. Türkiye'de bulunan ortağı AP eski milletvekili İsmet Hilmi Balcı ile görüşürse. kendisine misafirliğe gelmesinden dolayı değildi. İyi de para kazanmışlardı.Böyle bir müşteriye İsviçre'de kapı açılırdı!. sevinç sarhoşluğu ile anlatmaya başladı: "Küme küme dizdik.500. Albay'ın. parasını faizi ile birlikte alacağını söyledi. Önce Sarı Avni'ye uğraması gerekiyordu. Anlaşmalarına göre. borcunun ilk taksidi olan 5 milyon doları. akraba yakınlığından çıkıp iş ilişkisine dönmüştü.. Sarı Avni'ye aynı şekilde 3 milyon dolar daha gönderdi. Hilton Oteli'nde buluştular. . "halı ihracaatı" işinde çok para olduğunu. "400. Sicilyalı Nunzio La Mattina. adamı Carlo (Antonino) Rotolo ile Sarı Avni'ye göndermişti. İsviçre'de bulunduğu 15 günlük dönemde La Mattina. Parayı Sarı Avni'nin adamı Paul Waridel. Behçet Cantürk'ün İsviçre'de yapacağı bir tek işi kalmıştı. ortak olması halinde çok para kazanacağım söyledi. Albay'ın oğlu Meriç Cesur. Sarı Avni'nin yanında. Türkiye'ye dönünce ilk işi. İnanır mısın. Ağzının sıkılığı ile bilinen Sarı Avni çok güvendiği ortağı Behçet Cantürk'e. 11 milyon dolarlık borcunun taksitlerini ödemeye başlamıştı. "Dönünce kolayına bakarız" diyen Behçet Cantürk. Behçet Cantürk'ün. Behçet Cantürk'ün verdiği 60 milyon lira ile "hah ihraç" etmişlerdi. Emin Görpe.10-20. Zürih kentim tanımıştı. bavullara doldurmuş ve.

(8) İsviçre'de de iki şirketleri vardı.Ş. bulduğu zaman beni telefonla arattıracağını söyledi. 300 kilo anlamına gelen.Eski milletvekilinin ağzı iyi laf yapıyordu. 300 kilo bazmorfin temin ettiğimi. Behçet Cantürk toplam 170 milyon lira (1983'te l dolar 272 liraydı. İsviçre'de bana. telefonla arayarak. "300 tane" bazmorfinleri olduğunu söylediler. İkisi arabaya binip. hayali ihracattı. devletten vergi iadesi alıyordu! Behçet Cantürk işi anladı. Hemen İranlı Zigari'yi aradım. ve RE-MAN A. Van'ı arayıp Mehmet Sıddık Bayram'a sordum. Yoktu. Oradan Avni'nin gemisine yüklendi. kilosuna 400 bin lira istiyorlardı. Bir yıllık ortaklığı boyunca. Aldığım . İranlı Zigari. ölmeden(10) önce tanıştırdığı. "Aradan 10 gün geçti. O da kendisini arayacağını. Sarı Avni'nin adamları aldıkları 300 kilo bazmorfini İstanbul'un Adalar mevkiinde bekleyen gemiye küçük bir motorla götürüp yüklemişlerdi. bu işi bırakacağını söylemişti.Ş. "Sonradan öğrendiğime göre. Kararımı sonra bildireceğimi belirtip Çınar Oteli'nden ayrıldım(9) "Sarı Avni'nin İstanbul'daki adamı Ağa Koç'un. Para konusunda sorunumuz yoktu. RAM ve REMAN ihracaatçı iki firma olduğu için. Bu kez. 625 bin dolar) kazandı. iki sefer büyük partiler halinde bazmorfin işi yaptıktan sonra. YÜZLERCE KİLO BAZMORFİN "Sarı Avni'nin istediği malları bulabilmek için İranlı Hacı Reşit Zigari'yi her zaman kaldığı Çınar Oteli'nden aradım. fiyat artırmalarına neden olmuştu. Ankara'daki iki şirketten halı alıyordu. Gittim. malın teslim edileceği yeri görmeye gittiler. Yanında yardımcısı İranlı Seli de vardı. Hilton'dan telefonla. Çınar Oteli'nde olduğunu belirtti. Zürih'te bulunan bu iki şirket. Ne yaptıklarını anlattı: Ankara'da iki şirketleri vardı: RAM Dış Ticaret A. İranlı Zigari ile görüşmek için Çınar Oteli aradım. Yapılan iş. Aradan bir hafta geçti. İranlılar artık Türkiye'den fazla ayrılmıyorlardı. Zigari telefonla beni arayarak. Zigari'ye. Tıpkı diğer partilerde olduğu gibi mal yine Dra-gos'ta teslim edildi. sohbet ettik. İstanbul teslimi. Elazığlı Mehmet Süleyman'ı Hilton Oteli'ne çağırdım. Çok istekli oluşum. Çünkü Avni. Anlaştık. Sohbet sırasında. kilosunu 900 bin ikadan verebileceğimi söyledim. İranlı Seli ile Hilton Oteli'nde buluşturdum. Elazığlı Mehmet Süleyman'ı. Gittim. daha önce istemiş olduğum 400 kilo baz morfini yakında teslim edebileceğini söyledi. Tekliflerini kabul ettiğimi bildirdim. kilosuna 500 bin lira istiyordu. "Durumu Sarı Avni'ye ilettim. yanına gelip bir kahve içmek istediğimi söyledim. ellerinde ne kadar bazmorfin varsa alabileceğimi söyledim. teslimat Dragos'ta olmuştu. Sarı Avni'nin yanıtını beklemeden hemen anlaştım. malı teslim alacak kişi ile adamının nasıl buluşacağını sordu. Kilosunu yine 900 bin liradan anlaştık. sanki yabancı bir şirketmiş gibi. Ortak oldu. "1982 yılının Temmuz ayıydı. Bu nedenle İranlı Zi-gari'nin istediği kilo başına 500 bin lirayı kabul ettim. İstanbul teslimi. Sohbet sırasında.

Ancak Kapalıçarşı. Sarı Avni bazmorfinleri Sicilyalılar'a sattıktan sonra aldığı paradan Behçet Cantürk'ün hissesine düşeni Yaşar Kısacık aracılığıyla Behçet Cantürk'ün hesabına yatırıyordu. Bedros Demirciyan Kürtleri sevmiyordu. İstanbul'da kuyumculuk yapıyordu. paranın yattığını öğrendikten sonra İranlı Zigari'ye ödeme yapıyordu. Liceli Bülent Caner.. ALTIN TOTO Bedros Demirciyan. Behçet Cantürk ile dostluğu vardı. Adresini. Behcet Cantürk. Ellerinde hazır mal yoktu. Sarı Avni telefonla beni arayarak. Sözünün sonunda benden 250 kilo bazmorfin rica etti. Behçet Cantürk. Birkaç hafta beklememiz gerekiyordu. kendisine "dayı" diye hitap ediyordu. 10 milyon lira verdi.) İranlı Hacı Reşit Zigari'ye para hemen teslim edilmiyordu. Korktuğum olmadı. Behçet Cantürk. Ancak Behçet Cantürk'ü sevmişti. İki işyerine de kızı Sibel'in adını koymuştu. Bu işlerin eskisi gibi kolay olmadığını. 1980 yılında Behçet Cantürk'ü "toy sanıp" dolandırmaya kalkmıştı. yanıma Laz Ahmet adında bir arkadaşını göndereceğini söyledi. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk 1982 yılı içerisinde Suriye'ye de dört sevkıyatta toplam 45 kilo eroin göndermişti." (1982'de dolar 185 lira. kaçak altın işine de hisseli olarak girmek istedi. Laz Ahmet kabul etti. Laz Ahmet. Aradan birkaç gün geçti. anneannesi İncik Demirciyan'dan almıştı. "Benim gözüm Laz Ahmet'i tutmamıştı. 1982 yılının son sevkıyatını da şöyle anlatıyor: "Kasım ayıydı. Behçet Cantürk'ün annesinin amca çocuğuydu. anlatmaya başladı. Biz de paramızı aldık. Türkler'den daha çok zulmettiğine ve katlettiğine inanıyordu. Kapalıçarşı'da kuyumculuk yapıyordu. Bu arada Laz Ahmet sık sık yanıma gelip. Daha önceden tanıdığım Sarı Avni'nin adamı Elazığlı Mehmet Süleyman ile Laz Ahmet yanıma geldiler. İranlılar kilosuna 500 bin. dayısı Bedros'u. 1979 yılında İstanbul'a geldiğinde tanıdı. biraz beklemesi gerektiğini belirttim. bu nedenle akrabam Asiye ile evli. Behçet Cantürk. Hepsinin. Liceli Ermenilerin çoğu. Kapalıçarşı girişinde Sibel Spor Mağazası ve Beyazıt Çarşı girişinde Sibel Büfesi'nin sahibiydi." Bu arada. Bunlar arasında Behçet Cantürk'ün hemşehrileri de vardı. İsviçre'den kaçak .. Hemşehrisi Bülent Caner kabul etti. 1965 yılında İstanbul'a göç etmişti. Kürtlerin Ermeni-ler'e. Diyarbakır buğday pazarında terzilik yaparken. İranlı Zigari ile konuştum. Sonunda Zigari'den yanıt geldi. malı ne zaman teslim edeceğimizi soruyordu. Mallar hazırdı. Bu arada yurtdışından da kaçak külçe altın getirip satıyordu. İstanbul'da birçok Ermeni ile tanıştırdı. Sarı Avni ile çok dost olduklarını vs. ben de bir milyon istedim. Behçet Cantürk. Sevkıyat yapıldı. Sevkıyat olacağı gün. malın sağlam teslim edilmesi için görevlendirdim.toplam 360 milyon Uranın 210 milyonunu İranlı Zigari'ye verdim. Yeğenini. Bir hafta müsaade istedim. İstanbul Tekel'de memurluk yapan Burhan Beskisiz'i.

Behçet Cantürk. Üçüncü çocuğuna. Kapalıçarşı'yı tanıması ve altın piyasasından haberdar olması nedeniyle. Behçet Cantürk'ün parası ve kârı ödenmedi. Kapalıçarşı'daki hemşehrileri ile ilişkisini hep iyi tutuyordu. Aranmasından yaklaşık 7 ay sonra. Kapalıçarşı onu tanımıştı.altınlar getirilip. Sorgusu yapılan Behçet Cantürk salıverildi. Çünkü İsviçre'den getirdiği dövizleri burada bozduruyordu. kendi kullandığı kırmızı spor Mercedesi ile tatile götürmüştü. amcaoğlu nedeniyle ifade vermesi için İstanbul Narkotik Şube'ye getirildi. kısa zamanda Behçet'in güvenini kazandı. ismi ablalarıyla uyumlu olsun diye. Hidayet ile Dilek'i. Amcasının çocukları Halis ve Fettah Cantürk de. Bu kez başı İnterpol'le belaya girmişti. 1980 yılında tanıştığı Mardinli Sait Koç'un "ithal ettiği" pırlanta işine hisse verip. Araya. Keyifli geçen tatilden sonra. Hazal ve Neval'i.. Avusturya'nın Grossav. gerektiği zaman Behçet Cantürk'ün fedailiğini yapan biriydi. Behçet Cantürk'ün sevinci uzun sürmedi. dayı. eroin kullandığı iddiasıyla gözaltına alınmıştı. Behçet'in korumasını üstlenmişlerdi. "Behçet Cantürk koruması olmadan dışarıya adım atmıyor" anlamına gelmiyordu. Bu arada Behçet Cantürk de. uluslararası polis örgütü İnterpol tarafından aranmaya başlandı. dayısına çok güveniyordu. Örneğin. 17 Hazi-ran'da yakalandı. Suç dosyası kabarıktı: 25 Ocak 1980 ve 14 Nisan 1981 tarihlerinde. kârdan dayısına yüzde 10 veriyordu. Askerliğini bitirdi. satıldı.20 pay alıyordu. Birkaç kez istedi. Bir süre Hollanda'da çalışan. hamile olan Dilek doğum yaptı. "Zelal" adım verdi. altın fiyatları düştüğü zaman altın alıp. asker kaçağı olduğu ortaya çıktı. Behçet Cantürk'ün bir kızı daha olmuştu. daha sonra İstanbul'a gelerek taksi şoförlüğü yapan Liceli Yaşar Demirel.5 kilo eroin nedeniyle. kârdan yüzde 15. İkinci kez yakalandığında. her türlü gizli bilgiyi. 5 Haziran 1982 tarihinde. Jandarma eşliğinde askere gönderilirken firar etti.. Ancak bu. yükseldiği zaman satıyorlardı. Yine firar etti. belgeyi taşıyan. Ermeni Yaşar Demirel'i yanına şoför olarak aldı... 1982 yılının yazında. Behçet Cantürk. Kapalıçarşı esnafı ile sadece döviz ilişkisi yoktu. Bu nedenle Bedros Demirciyan'ın yeğeni. Amcasının çocuğu Abdullah Cantürk. Arat Kundura'nın sahibi Ermeni Yaşar Arat girdi. sadece şoför değil.. çocukları. Sonuç alamayınca Bülent Caner'in çocuğunu kaçırmaya teşebbüs etti. gözaltında . 28 Aralık'ta yine yakalandı.Lover şehrinde Urallar şirketine ait 34 RH 502 plakalı kamyonda yakalanan 13. Yaşar Demirel. Nezarethaneden çıkarken. Abdullah Cantürk'ün polisle başının derde girmesi ilk değildi.yeğen. 21 Aralık 1982 tarihinde yakayı Diyarbakır'da ele verdi. iki eş. Dayısı Bedros Demirciyan'ın.. Behçet Cantürk. Günler geçti. kân ile birlikte 15 milyon lira aldı. Behçet Cantürk.

servet ve şöhret sahibi olmaktan geçiyordu. damatları Halim Malkaç. eroin kaçakçılığı iddiasıyla Almanya'da tutuklandı. * Ankara Karmen Otel inşaatı. * Lice Kumluca Köyü'nde bağ arazisi. * Diyarbakır'da 45 dönümlük arsa.bulunanlara cebindeki tüm paraları verdi.. 1982 yılı. . * İstanbul Erenköy'de daire... 15 yaşında tetiğe basmasının. TEFECİLİK Toplum hızla dönüşüyor. eroin kaçakçılığından hüküm giydi. 30 yaşında servet sahibi olmasının bir tek amacı vardı: Saygı kazanmak! Kısa zamanda büyük bir servet sahibi olmuştu: * Diyarbakır Demir Otel.. Dayılarının damadı Ali Seviş. Artık bireyin varolmasının salt nedeni. Ferzande Cantürk. Adam yaralamaktan hüküm giyen Yusuf Cantürk tahliye edilmişti.. * Diyarbakır'da iki katlı bina. ekonomik başarıydı! Saygın bir konum edinmenin tek yolu. Cantürk ailesi için hiç de iyi geçmiyordu. en temel kolektif değerlerden bile uzaklaşılıyordu. * Diyarbakır Cantürk İşhanı... Behçet Cantürk'ün. * Demir Oteli karşısında bulunan bir han. * Ankara Sincan'da 14 dönüm arsa. * İstanbul Bakırköy'de daire. * Diyarbakır Cantürk Otel. * Diyarbakır'da iki daire. adam öldürmek iddiasıyla cezaevine girdi. Tek sevindirici haber Diyarbakır Cezaevi'nden geldi. Yeğenini kurtarmak için de 150 bin lira kefalet ödedi.. Yine aynı yıl. * Diyarbakır'da üç dükkân.

Behçet Cantürk. 20 milyona. büroda çaycı olarak çalışan 17 yaşındaki İlameddin Dakman ve bir yıl öncesine kadar Lice Nüfus Müdürlüğü'nde çalışırken.. diğeri 45 milyon olmak üzere iki çek aldı. Senetlerin tamamı Behçet Cantürk adına yapılmıyordu. * Diyarbakır Nasnavar Köyü'nde tarla. Yalnız. Borçlarını ödeyemediler. Behçet Cantürk'ten istediği para çok değildi.Ş.Ş. * Mercedes 350 spor araba. Behçet Cantürk'e. Haşhaş'ın borcu 400 milyon liraya çıktı. Hikmet Keçeli'nin.Sefa Yaman ve Nusret Gerden'in acilen paraya ihtiyaçları vardı.. Sadece kredi için devlete başvuruda bulunulmuştu.Semahat Cömert. el altından yüksek faizle ödünç para veriyordu. Keçeli ailesi de zor duruma düşmüştü. Gümrük ve Tekel eski Bakanı Tuncay Mata-racı'nın "iş ortağı" olduğu için 18 aya mahkûm edilmişti.* Diyarbakır Kavasınar Köyü'nde bağ arazisi. Yaptığı hiçbir iş yoktu. şirketi satın almasını teklif ettiler. Yani tefecilik yapıyordu! Herko İplik Fabrikası ile Maltepe İplik Fabrikası'nın sahibi ve şarkıcı Semiha Yankı'nın kocası Ömer Haşhaş. Behçet Cantürk. şoförü Yaşar Demirel. Ortakları Sedat. Diyarbakırlı işadamı Doğan Cizrelioğlu'na verilen 60 milyon karşılığında alınan senetler ise aynı bankanın Taksim şubesine konuldu. Biri 55 milyon. Yusuf Yaman. yeniden senet düzenlediler. Cezasını çekip. * Deniz motoru.Dış Ticaret ve Sanayi A. zor duruma düşenlere. Bitmedi Behçet Cantürk. 10 milyon faiz verecekti.. Behçet Cantürk kabul etti.. Cezaevi'nde tanıdığı Uğurcan Elmas'tan yardım istedi. bir aile şirketiydi. Karşılığında 225 milyon liralık senet verdi. Beh-çet Cantürk'le tanıştırıldı. * Yerli ve yabancı bankalarda para.Ş'nin de ortakları arasında bulunduğu bir başka şirket daha . Behçet Cantürk. Hemen anlaştılar. Yamsan A. tayini Ergani'ye çıkınca memurluğu bırakan Abdulkadir Takan adına da senet düzenliyordu. Yamsan A. Yamsan Besicilik İç. Ancak şirketinin acilen paraya ihtiyacı vardı. Ömer Haşhaş borçlarını zamanında ödeyemedi. 100 milyon lira nakit verip zaman istedi. Behçet Can-türk'den 170 milyon lira borç aldı. Yusuf.'nin sadece adı vardı. çıkmıştı. "önce bir araştırma yapayım" dedi. Hikmet Keçeli'nin senetlerini İstanbul Yapı ve Kredi Bankası Mecidi-yeköy şubesindeki gizli kasasına koydu.

Nizamettin. Behçet Cantürk. Cansan şirketinin ilk yaptığı iş başarısızlıkla sonuçlandı. aynı zamanda Sarıyer Kulübü'nün Başkanı Erdal Aksoy ile anlaştılar.Ş. Behçet Cantürk aynı günlerde bir şirket daha satın aldı: Çamsan Kimya ve Tekstil Ürünleri A. bu işin nakliyesini Cansan adına aldı. Behçet Cantürk.Ş'deki A grubu bin 680 hissesini de. bir milyon 200 bin liraya Mehmet Han Kozat. Ali Alkan. ağabeyini. Yusuf Yaman'ın Bursa Boru ve Profil Sanayi A. 8 tonluk büyük gemisine ihtiyacı olduğunu. Bursa Boru ve Profil Sanayi A. önce Yaman-lar'ın 34 L 7666 plakalı 280 S Mercedesi'ni. Yamsan ailesi bu şirketi yeraltı dünyasının ünlü ismi Abuzer Uğurlu'dan satın almıştı. İstanbul'da sabun ve zeytinyağı fabrikaları bulunan Ali Alkan ve kardeşleri. iki karısını ve kendine en yakın bulduğu akrabasını şirkete ortak etmişti. Behçet Cantürk'ü asıl sevindiren ise şirketin Orhangazi'de. Behçet Cantürk.Ş. sutkostik-ler bir süre Erdal Aksoy'un gemisinde kaldı. Azet ve Sabit Cantürk ile eşleri. İdari Meclis Başkanlığına Behçet Cantürk. Bursa Boru ve Profil A... Yamsan A. .'nin sahibi. Seçim yapıldı. bir milyon 200 bin liraya yine Hidayet Kaşan. daha sonra da Bursa Boru ve Profil Sanayi A. Nusret Gerdan'ın B grubu 240 hissesini. Behçet Cantürk bu şirketine de. kardeşleri. Ancak küçük gemi daha önce mazot taşıdığı için.Ş'yi servetine kattı. Depo bulunamadığı için. 8 milyon 400 bin liraya satın aldı. İtalya'dan 3 bin 500 ton Sutkostik maddesi için izin almışlardı.Ş'nin A grubu bin 440 hissesini 7 mil-yon 200 bin liraya. vekilliğine Mehmet Han Kozat ve üyeliğe Akile Dilek Alev getirildi. Sedat Cömert'in B grubu 240 hissesini. 540 dönümlük bir yerinin olmasıydı.Ş. Aksoy. Hidayet Kaşan ve Akile Dilek Alev'i ortak etmişti. İlginçtir. Betaş Gemicilik A. Malların taşınması için.Ş'nin diğer hisselerini ise ailenin diğer fertleri almıştı: Sefa Yaman'ın A grubu 720 hissesini. İmza yetkisi sadece Behçet Cantürk'deydi. Yönetim Kurulu 10 Mayıs 1983 tarihinde. malları buradan alıp küçük gemisine yükleyeceğini söyledi. malın değeri oldukça düşmüştü. Mehmet Han Kozat ve Akile Dilek Alev'in katılımıyla toplandı. 20 Nisan 1983 tarihinde şirketin hisseleri paylaştırıldı. bir milyon 200 bin liraya Akile Dilek Alev satın alıyordu. Behçet Cantürk alacaklarına karşılık. 3 milyon 600 bin liraya Nizamettin Cantürk.vardı: Bursa Boru ve Profil Anonim Şirketi. İtalya'dan mallar geldi. Semahat Cömert'in B grubu 240 hissesini. . Behçet Cantürk. Sefa Yaman'ın B grubu 240 hissesini. bir milyon 200 bin liraya Hidayet Kaşan.

Abdülkadir Takan. (500 bin dolar) * 18 Haziran 1982. Bu işten Cansan'ın net kârı 15 milyon lira (55 bin 147 dolar) oldu. Osmanlı Bankası Ankara/ Merkez 75 mil yon TL. Yapı Kredi Bankası İstanbul/Beyazıt 235 milyon 50 bin TL (l milyon 567 bin dolar) * 27 Ekim 1982. "zararı karşılarım" sözünü verince malları aldı. yine İstanbul'daki Marshal Boya A. Sadece kendi hesabındaki paraların öğrenilmesi bile dikkatlerin üzerine çevrilmesi için yeterliydi.bozulan malları almayacağını söylüyordu. Bu arada. Behçet Cantürk'ün çeşitli bankalarda yer alan sırdaş hesapları vardı: * 25 Temmuz 1981. taşıma şirketinin sahibi Erdal Aksoy ile Behçet Cantürk mahkemelik oldular. Yanında çalıştırdığı.Ş'ye 45 milyona sattılar. şirketlerinin zarar ettiği iddiasında bulunuyordu. Vakıflar Bankası İstanbul/Aksaray 71 milyon TL. Türk Ticaret Bankası İstanbul/ Altınbakkal 50 milyon TL. (473 bin 333 dolar) * 2 Temmuz 1982. Vakıflar Bankası İstanbul/Aksaray 62 milyon 500 bin TL (416 bin 666 dolar) * 4 Ekim 1982. amcazadesi CHP Diyarbakır milletvekili Halil Akgül aracılığıyla 1980 yılında tanıştığı Medet Serhat yapıyordu. (510 bin 204 dolar) * 27 Mayıs 1982. Cansan'ın her işi bu kadar problem yaratmıyordu. Yapı Kredi Bankası İstanbul /Beyazıt 125 milyon 400 bin TL (836 bin dolar) . Bunların hepsini kendi adına bankalara yatırmıyordu.Ş'den 30 milyon liraya aldıkları boya hammaddesini. İlameddin Dakman ve Halis Cantürk adına da bankalara hesap açtırmıştı. Behçet Cantürk'ün avukatlığını. Fakat Behçet Cantürk. BANKALARDAKİ MİLYONLAR Behçet Cantürk'ün elinde çok fazla nakit parası vardı. İstanbul Üğütücüler A. Yaşar Demirel. İkisi de.

şevkettiler. Sevkıyatı aynı kişiler yaptı. kilosu 600 bin liraya (1983 yılında dolar 272 TL oldu. Behçet Cantürk. Zigari ya da Se-li'nin benimle temasa geçmesini istedim. araştırıp kendisine bildireceğimi belirttim. Kazandığım 360 milyon liranın (l milyon 323 bin 529 dolar). . "Haziran ayında İranlı Seli İstanbul'a gelerek. Kilosu l milyon 200 bin liradan (4 bin 411 dolar) anlaştık. 180 milyon lirasını İranlı Seli'ye verdim. İstanbul teslimi. Van'daki Bayram Oteli'ni arayarak. diğeri Nisan ayında olmak üzere toplam 20 kilo eroini de. İstediğim diğer 250 kiloluk malı bulmak için sanıyorum İran'a gitmişti. SEVKIYATA DEVAM "1983 Mayıs ayı başında Laz Ahmet'le Hilton Oteli'nde buluştuk.. Yapı Kredi Bankası İstanbul/Beyazıt 63 milyon 500 bin TL (423 bin 333 dolar) * 30 Aralık 1982. ama isterse hemen 250 kilo bazmorfini verebileceğimi söyledim. istersem hemen verebileceklerini söylediler. Ben de şu anda mal olmadığını. "Ellerinde 250 kilo mal olduğunu.* 16 Aralık 1982.83 yıllarındaki vergi beyannamesinde 5 milyon lira kazandığını belirtti!. malı İstanbul'a getirdi. 500 kilo mal bulamadığımı. "Laz Ahmet'le tekrar buluştuk. Türk Ticaret Bankası İstanbul/Altınbakkal 100 milyon TL (666-bin 666 dolar). 300 kilo malın hazır olduğunu söyledi. 2 bin 205 dolar) anlaştık." 1983 yılında Behçet Cantürk. Sarı Avni'nin 500 kilo bazmorfin istediğini söyledi. malı nereden bulduklarını merak etmezdim!. Yanında Seli yoktu. Elazığlı Mehmet Süleyman... Önceki fiyatta Seli'yle de. Suriye'ye şevketti. "Mayıs ayı içinde Zigari. Ben de onların. Sevindi. 500 kilo mala ihtiyacım olduğunu söyledim. Yapı kredi Bankası İstanbul/Beyazıt 80 milyon TL (533 bin 333 dolar) * 4 Ocak 1983. İranlılar İstanbul'a gelerek beni buldular. Laz Ahmet'le de anlaştım. 1982. biri Şubat ayında. Zigari'nin getirdiği malları. Bir hafta sonra. İranlılar bu malları ne yaptığım konusunda bana hiç soru sormazlardı. benim adamım Burhan Beskisiz teslim alıp. Vakıflar Bankası İstanbul/Aksaray 80 mil yon TL (533 bin 333 dolar) * l Eylül 1983. Bu arada şunu da hatırlatmam gerekiyor.

O yıllarda daha yeni başlamıştı. Haşhaşlar'in iplik fabrikasına talip olmuştu. Ancak "Doktor" Doğru. Her sarhoş olduğunda annesini hatırlardı. Ağabeyinden sonra Behçet Cantürk de hastanelik oldu! Ekim ayında. Talya Oteli'ne yerleştiler. kara paranın turizme yönelmesi! VE SON SEVKIYAT "Sarı Avni.. Ağabeyi Nizamettin ile eşi Süreyya'yı da davet ettiler. "Zavallı anneme çok eziyet etmişler" deyip. Toplantıya katılmak için tatilini yarıda kesip İstanbul'a döndü. . Murat Balcı Alanya'da inşaatı devam eden otelini. "Profesör" İzzet Gündüz Sarıyar'ın asistanlığını yapan. üniversitede okuyan Kürt öğrencilerine el altodan maddi yardımda bulunuyordu. 130 kilo bazmorfin. 34 S 2666 plakalı mercedes otosuyla kaza yaptı. doktorlar üzücü haberi verdiler: Yaşamı boyunca sağ kolunu çok fazla kullanamayacaktı. 30 kilo da eroine ihtiyacı olduğunu söyledi. Alanya Kalesi'ne çıkış yolu üzerindeydi. Daha sonra "kimyagerliği" kim yapmıştı? Kimse öğrenemedi. Müdürü Sami Akdağ hemen İstanbul'a gelmesini istiyordu. Ancak Nizamettin Cantürk. Bir anlaşmazlığı da eski milletvekili İsmet Hilmi Balcı'nın oğlu Murat ile oldu. beni 1416536 numaralı telefonumla arayıp. direksiyona sıkışan sağ kolu kırılmıştı. "Doktor" lakaplı Abdülcebbar Doğru yapıyordu. Ancak. "Denize uzak" diye almaktan vazgeçti. Behçet Cantürk. Duygusal bir yapısı vardı. Eşi Dilek'i yanına alıp Antalya'ya gitti. Oteli görmek için. Yaşamı boyunca acılar yanından hiç eksik olmadı!. 1983 yılında İstanbul Ömür Hastanesi'nde gözlerini tedavi ettirince. Çünkü Behçet Cantürk fabrikaya haciz koydurmuştu.Eroinleri. Otelin yeri. Okumuş Holding. Sarhoş araba kullanmanın cezasını kaza yaparak ödedi. "Doktor" un kovulmasını emretti. için için ağlardı. Tatile gitmeyi seviyordu. ürettiği malın kalitesini ölçe ölçe eroinman olmuştu! Üstelik çok gevezeydi. Hemen hastaneye kaldırılan Behçet Cantürk'ün. Behçet Cantürk ile borçları konuşmak istiyorlardı. Behçet Cantürk'e satmak istiyordu. şifreli konuşarak. Yardımseverdi. Bebek Belediye Park Gazinosu'nda arkadaşlarıyla eğlenip sarhoş olmuştu. Eğer bulabilirsem birinci sevkıyattan hemen sonra. avukatı Cevdet Yardım'la Alanya'ya gittiler. sekizinci partiden sonra. Anlaşamadılar. Çünkü eroin imalatı gözleri tahriş ediyordu. İstanbul'daki yoksul Ermenilere. Ancak işler onu Antalya'da da rahat bırakmadı. "kimyagerin." O olduğu şeklinde dedikodular çıktı. Tedavisi yapıldı.

Kendilerine acilen 30 kilo eroine ihtiyacım olduğunu. Polis "Doktor" un evine baskın yapıp. "Doktor" lakaplı Abdülcebbar Doğru'dan aldığını itiraf etmişti. Yamsan şirketinin müdürü Sami Akdağ. Cumhuriyet Caddesi Merkez Han 163/8 Elmadağ adresindeki yazıhanesine polisler baskın yaptılar. "130 kilo bazmorfin için. 217 kilo eroin yakalanmasının nedeni de jandarmalara yapılan ihbardı. Sarı Avni'nin gemisine Büyükada yakınlarında yüklendi. Minibüse doldurulanlar. Sabırsızlanmaya başladım. Diyarbakır'da Abdurrahman Erhan'ın evinde l kilo eroin yakalanıyordu. İzzettin Zingil. Behçet Cantürk'ün. hemen hareket etmesi gerektiğini bildirdim. Narkotik'e değil.150 kilo daha eroin göndermemi istedi. Rıza Zin-gil. şoför Yaşar De-mirel gözaltına alındı. duvar kazılarak yapılmış gizli bölmede. uyuşturucuyu Liceli. Verdim. Bazı hemşehrileri kendisini kıskanıyordu.. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldüklerinde çok şaşırdılar. İranlı Zigari malı İstanbul'a zamanında getirdi. arkasından da 150 kilo daha eroin talep edeceğimi söyledim. Büroda bulunan. 300 gram eroin bulmuştu. İranlı Zigari ile İstanbul teslimi. 10 Kasım günü. 130 kilo bazmorfin. kendi ekibimle hemen temasa geçtim. Kaçakçılık'a. Lice'ye telefon ettim. Çünkü kendilerini. Bu arada eroinlerin benim adıma yapıldığının da kesinlikle söylenmemesini istedim. Mehmet Han Özer. eroinin kilosunu ise 3 milyon liradan anlaştık. Smith Wesson bir tabanca ile 9 adet mermi buldular. SÜRPRİZ GÖZALTI Beklenen gerçekleşiyor. Çünkü öğrenecek zamanı kalmamıştı. . Behçet Cantürk. muhasebeci Ülkü Varol. Halil Arıkboğan.. benden 50 milyon lira kaparo istediler. İşler karışıyordu. Eroin işine direk girmek istemiyordum. 25 Ekim'de de. Erhan. Bu işlerle uğraşan Yugoslavya göçmeni İbrahim Çalışkan ve Urfalı Reşit Alpan'ı buldum.. ihbarın kimler tarafından yapıldığım hiç öğrenemedi. "Birgün önce jandarmalar tarafından. Çünkü dedikodusu çoktu. Tekin Kaymaz iş üzerinde yakalanmışlardı. Eroinin İstanbul teslimine 2 milyon lira vereceğimi belirttim. Ancak bazmorfin satın alabilmek için. Mali Şube'ye getirmişlerdi! Olay anlaşıldı. Anhazap mezrasında 217 kilo eroin ele geçirilmişti. Mallar yakalanmıştı. sekreter Betül Ayyüce. Eroinleri bekliyorlardı. Büyükada açıklarında bekleyen. Anlaştık. evde." Behçet Cantürk. "20 Ekim'de sevkıyatı yapacaktık. Bazmorfinin kilosunu l milyon 300 bin liradan. "Doktor" gözaltına alınmıştı.. Çember daralıyordu. kilosu 800 bin liraya anlaştık. Sakin olmam gerekiyordu. Sarı Av-ni'nin gemisine. zengin ve ünlü olmuştu. Ecza dolabının arkasına.

Kartal Küçükyalı Tren İstasyonu'nun tam karşısında bulunan Yalı Restaurant'ta. Gürbüz Öztürk) döviz işleriyle ilgili olarak polis. Bu da duyulursa. Fettah . Üstelik. Tehdit olayının ise abartıldığını. "Önemli bir mesele değil. evrakta sahtecilik. Behçet Cantürk. Yanıldı. Halim Civelek'in eşi Yasemin ile birlikte. Fettah Cantürk. yardımcıları Abdülkadir Takan ve Fettah Cantürk ile birlikte. İkisi de gözaltına alındı." İş büyüyordu. Polis.Herko İplik Fabrikası ile Maltepe İplik Fabrikası sahibi Ömer Haşhaş 400 milyon tutarındaki borcunu ödeyemeyince. Behçet Cantürk gözaltından hemen çıkacağını düşünüyordu. Behçet Cantürk'e yöneltilen soruların niteliği de değişmişti: Sarı Avni'yi. 21 Kasım'da teslim oldu. örgütlerle ise hiçbir yakınlığı olmadığını söyledi. Avukat Saffan Mindivanlı aracılığıyla. Behçet Cantürk polise. Bedros Demirciyan. silahın dedesine ait olduğunu. Yaşar Demirel. Abdülkadir Takan'dan aldığını söylemişti. Halim Civelek'in evinde de bir tabanca bulundu. Emniyetteki dostlarından. Halim Civelek. Konu önce basına. Silah ruhsatı sahte çıkmıştı. Ermeni örgütü ASALA'yı ve DDKD'yi soruyorlardı! Şaşırmıştı. sonra da Mali Şube'ye yansımıştı. Şakin olmaya çalışıyordu. Olayın ucu Emin Görpe'ye verdiği 100 milyon TL tutarındaki marklara kadar ulaşmıştı. O günlerde döviz işlemleri çok sıkı kontrol ediliyordu! Korktu. Behçet Cantürk'ün adamı Halim Civelek ve Bedros Demirciyan'ın evlerine operasyon düzenledi. Ödünç para verme kanununa muhalefet. Lice depremi sonrasında enkaz altından çıkardıklarını anlattı. Sorgusu tam 46 gün sürdü. Yaşar Demirel. Sarı Avni ile sadece arkadaşlık ilişkisi. 8 Eylül günü İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik şubesince düzenlenen bir operasyonla. benim bir ilgim olup olmadığımı sorarsa. İsviçre'de göz ameliyatı olması için 5 milyon TL karşılığında 50 bin frank vermişti. İstanbul Üniversitesi Diş Fakültesi Dekanı Profesör Gürbüz Öztürk'e. avukat Mindivanlı'ya not gönderdi: "Hocanın (Prof. kesinlikle yok deyin. Abdülkadir Takan. başı yine 1567 sayılı kanunla (döviz suçu) derde girecekti. Fettah Cantürk tarafından tehdit edilmişti. Türk parasının kıymetini koruma kanuna muhalefet ve en önemlisi uyuşturucu madde kaçakçılığıyla suçlanıyordu. silah bulundurma kanuna muhalefet. Fuat Buluttekin adındaki şahıs 3 kilo esrarla yakalanmış ve uyuşturucuyu Behçet Cantürk. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne kocasını ziyaret için gelen. adamlarının Haşhaş'tan 400 milyon lira alacaklarını istemeye gittiklerini söyledi. hallederiz" güvencesini alan Behçet Cantürk. Arkasından 306545 nolu silahın ruhsatını gösterdi. 5 Ocak 1984 tarihinde mahkeme önüne çıktı.

Behçet Cantürk'le çekilmiş fotoğrafları basında yer alıyordu. 1983/KAÇ. ASALA'nın terör eylemleri nedeniyle. Cezaevinden çıkarken de cebine 50 bin lira koymuştu. Ancak. Behçet Cantürk de bu "medya teröründen" nasibini alıyordu. poliste bulunan raporlarının her sayfasına milyonlar veriyordu! Gözaltına alındığında. Onun sayesinde 1981 yılında. 30 Aralık 1983 gün ve AD. Narkotik Şube Müdürü Uğur Gür'ün (Daha sonra Bolu Emniyet Müdürü). Neler yazılıyordu neler: Behçet Cantürk. tabancanın kendisine ait olduğunu söyleyince. Ankara Mamak Askeri Cezaevi'ne gönderildiler. Birkaç saat içinde serbest bırakılacağını düşünen Behçet Cantürk. Fettah Cantürk. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Ermenilere saldırıyordu. Mamak Askeri Cezaevi'nde fazla kalmadı. üzerine demir parmaklıklar kapatılıyordu. Bir kısım basına göre. MÜŞ. 13 Ocak 1984 tarihinde görevsizlik kararı verdi. Kolordu İstihkam Şube Müdürlüğü'nde. İstanbul Sıkıyönetim Komutanına verildiği dedikoduları kulaktan kulağa yayılıyordu. İki bin beş yüz yıllık Anadolulu Ermeni. İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Balâ'yla birlikte Çekilmiş fotoğraflarının. Basın. Askerliği bitince de hemen yanına alarak. Avukatlarının iyi savunmasına rağmen tutuklanmaktan kurtulamamışlardı. "Baba" lığını göstermişti. "medya terörüne" maruz kalıyordu. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı. uyuşturucu madde kaçakçılığının nasıl ve ne surette yapıldığının bilgisi ve delili olmadığı için soruşturma dosyasını İstanbul Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı'na gönderiyordu.. 3.355 sayılı soruşturma emri ile sanıkların davasına. hakimlere ise 3. serbest bırakılması için MİT'e l milyon lira. "Devletin Siyasi veya Mali veya İktisadi veya Askeri veya İdari güvenliğini bozacak nitelikte" suçlar işlediklerini ileri sürerek. Yaşamında üçüncü kez. Behçet Cantürk 17 Şubat 1984 tarihinde tahliye edildi. Askeri Savcılık. Türkiye'deki bütün Ermeniler ASALA militanıydı! Bagos ve İncik'in torunu. Fettah Cantürk. Fettah Cantürk ve Halim Civelek.5 milyon lira rüşvet vermişti! . Behçet Cantürk. 50 gün sonra saçları kesilmiş.Cantürk ve Halim Civelek'in avukatlığını Medet Serhat yapıyordu. Behçet Cantürk'e karşı kendini hep borçlu hissediyordu. davaya Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi'nin bakması gerektiğini belirtti. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı.. tek tip cezaevi kıyafetiyle Mamak Askeri Cezaevi'nin yolunu tutmuştu. Borç olayının boyutları kısa bir sürede çok büyümüştü. Albay Ali İhsan Cesur'un komutasında rahat bir askerlik yapmıştı. Hatun'un oğlu.

kızgın bir halde müdürüne dönerek. Kardeşi Sabit Cantürk.65 mm çaplı Astra marka tabancasıyla öldürmüştü! Öfkelenmişti. Önceden eroinlerini ben ve İzzet Gündüz Sarıyar yapıyorduk. Diyarbakır'a göçtü. "Nasıldı numaram. Bürodaki herkes şaşırmıştı.. Tedirgindi. "Behçet Cantürk. "Sen Ermenisin. 1979 yılından 1981 yılına kadar. Selahattin Delidere 20 Şubat 1984 günü teslim oldu. tekzibi yayımlamayınca gazeteyi satın almaya kalkıştı!. Diyarbakır'dan aldığı bir haber canını iyice sıktı. incik. boncuk . babam tarımla uğraşırdı. Yazıhanesine gitti. SELAHATTİN TESLİM OLUYOR Osman Nuri Mutlu.Adının geçtiği her haberde. Ve teslim olur olmaz işkenceye alındı.. Laleli'ye taşındı. Cantürklere. "Profesör" ün ürünü eroinleri. 40 günlük iken annem Emine vefat etmiş. Diyarbakır Renk Pavyon'da tartıştığı garsonu. Ben Türk'üm Türk" diye bağırıp. Ankara'ya getirilerek. 11 Şubat 1984 tarihinde yakalandı. Güneş." Diyarbakır Cezaevi'nde bulunan Abdülcebbar Doğru. Başından geçen herşeyi en ince ayrıntılarına kadar anlattı. Ri'zeli Sarı Avni'ye gönderir. 1935 Kastamonu Tosya doğumlu. Diyarbakır pazarında kaçak elbise. toplam 8 parti iş yaptığını itiraf etti! Behçet Cantürk'ün bu sorgulamalardan haberi yoktu.. Avukatı Medet Serhat aracılığıyla Güneş Gazetesi'ne tekzip gönderdi. senin yüzünden herkes beni de Ermeni sanıyor. Günlerce süren bu işkenceler sonucu. Ancak kimse ağızını açıp birşey demedi. Şoförü Yaşar Demirel'e. 1975 yılında Sultanahmet'deki evinde çıkan yangında eşini ve 16 yaşındaki tazını kaybetti. 1964 yılında eşim Mesude Yeltekin ile evlendim. bunun hesabını kesin" dedi. Babam bir yıl sonra Fahriye Yeltekin ile evlendi. "Profesör" İzzet Gündüz Sarıyar ile tanıştı. Terziydi. Abdülcebbar Doğru. İstanbul'a taşındı. Malları İranlılar'dan alır. Birkaç gün sonra Yaşar'ı telefonla arayıp. Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek'ten işkence yapılmayacağı güvencesini aldılar. Geçinemedi. 7. beğendin mi" deyip gönlünü aldı. 1958 yılından 1961'e kadar Diyarbakır'ın değişik semtlerindeki fırınlarda çalıştım. Arazimiz vardı. Hocasından ders aldı: "Kimyagerliği" öğrendi. Bu nedenle yaptığı hareketin ne kadar hatalı olduğunu bilmiyordu: Hemşehrisi Selahattin Delidere'den teslim olmasını istiyordu. ayrıntılı bir ifade verdi: "1943 yılında Lice'de doğdum. Ermeni olduğu mutlaka belirtiliyordu. Acısını unutmak için çevre değiştirdi. Sonra hemşehrileri Abdülcebbar Doğru ile çalışmaya başladılar. "Sami Bey. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı ekiplerince sorgulandı. turistlere satmaya başladı. Türkiye'nin en büyük sevkıyatını yapar.

"Mehmet Han Kozat ile ticari bir taksiye binerek eroin bulunan kamyonun yanına Küçükköy'e gittik. 285 bin tabanca mermisi. Selahattin Delidere'ye Cantürkler'i sormaya başladılar. Behçet Cantürk'ün hisse verdiği kaçakçılık olayının baş mimarı Selahattin Delidere'ydi. Samsunlu Ali Açmak ve Trabzonlu Ziya Çavdar'la tanıştım. Ondan sonra Mardinli kaçakçılardan aldığım halıları ve ev eşyalarını satmaya başladım. 'Malları çıkaralım' dedi. 1976 yılında uyuşturucu kaçakçılığına başlamıştı. maddi olarak kötü bir durumda olduğumu söyledim." Selahattin Delidere sayfalar tutan ifadesinde. Tahmini saat 21. 20 adet eroin paketini cemseye yükledik. . dondum kaldım. "Firarda olduğum 1982 yılında İstanbul'da Mehmet Han Kozat ile karşılaştım. uzaktan akrabam Hacı Fikri Canpolat'la yaptım. "1979 yılında Cantürkler orta halli kişilerdi. Bazı aileler kaçakçılıktan zengin olunca herkes yapmaya başladı. Şoför Hocaoğlu karoserin altındaki zulalı çekmeceyi çekti. 1964 yılında Konya'dan askerliğe elverişli değildir raporu aldım. bin Lama marka tabanca. Behçet Cantürk kaçakçılık işlerine 1979 yılında girdi. Ben silah işlerine baktığım için onlarla fazla bir yakınlığım yoktu. işi anladım. Bu işe birçok kişi hisse vermişti. Liceliler'de çe-kememezlik vardır. 5 kiloluk ilk torbanın askeri branda ile kapalı cemsenin arka kasasına konmasıyla. 600 bin lira karşılığında satın aldık.İran ve Suriye'ye götürüyordu." SUBAY GİYİMLİ BİRİ "Behçet Cantürk'e. 1973 yılında 250 bin tabanca mermisi. Beni yanına aldı. Behçet Cantürk adını duyunca. silah ve mermi kaçakçılığından arandığımı. Bulgaristan'dan gelen.00 idi. bana güveni sonsuzdu. O sırada yanımıza askeri cemse yaklaştı.65 mm çaplı Çek ve Lama marka tabancaları. O da silahları Irak. sorgu yön değiştirdi. Polisler. Mehmet'le birlikte indirin' dedi. 'Küçükköy semtine kamyon içinde mal gelecek. Zaten beni İstanbul Taksim'deki Divan Oteli'nde Behçet Cantürk ile Mehmet buluşturdu. Cemsenin şoför mahallinde asker giyimli iki kişi vardı. Maddi durumları benden kötüydü. Behçet Cantürk. Çok korktum. Mehmet Han Kozat bizden ayrılıp Karaburun tarafına gitti. 1974 yılında. 10 dakika sonra döndü. 5 Mayıs 1977 tarihinde binlerce mermi ve tabancalarla yakalanan. Ford marka kırmızı kamyonun şoförlüğünü.satıyordum. Müteahhitlik yapıyorlardı. "İlk silah kaçakçılığımı 1972 yılında. memleketten tanıdığım Halil Hocaoğlu yapıyordu. Hemşehrisi olmam ve daha önce birlikte birkaç kez silah kaçakçılığı yapmamız nedeniyle. Aradan kısa bir zaman geçti. Hacı Fikri Canpolat'ın Ankara'da tanıştırdığı Samsunlu Fahri Bank aracılığıyla. denizyolu ile Samsun kıyılarına çıkartılan 150 adet 7. Silahları Nusaybin'de Hacı Ahmet Kop'a sattık. İfadesine göre. Ancak hemşehrilerim sakindi. bin Çek ve Lama marka tabancayı aynı şekilde alıp sattığını söylüyordu. Kendisi Behçet Cantürk'ün uyuşturucu madde kaçakçılığı olaylarında yanında ve adamı pozisyonunda çalışmaktadır.

Yakalanan mallar içinde. "M. Baybaşin ile tanıştırdım. Kilo başına Mehmet Emin 200 bin. Liceli Abdulvahap Çarık ve Rıza Zingil. "Behçet Cantürk ile 1982 yılında son bir iş daha yaptık. Bulabileceğimi söyledim. Suçumun ağır olduğunu söyleyen bazı Emniyet yetkilileri ile benim kaçmam gerektiğine karar verdik.4 kez geçti. Uçağa binip Diyarbakır'a gitti. Lice'de 200 kilo eroin yakalandığını radyodan dinlediğini. Hacı Kasım. . askeri cemse Karaburun istikametine doğru hareket etti."Sevkıyat esnasında Behçet Cantürk kül rengi Mercedesi ile bulunduğumuz yerden yavaş bir hızla 3. ben ise 100 bin kazanacaktım. "Ankara'da Özdiyarbakır firmasına uğradığımda Hacı Kasım Cantürk ile karşılaştım. Atlayıp gittim. Özdiyarbakır Seya-hat'ta buluştuk. 30 kilo eroine ihtiyaçları olduğunu söylediler. firar ettim. Mahkemelerim hakkında bilgi vermek için beni Ankara'ya çağırdı. Bir ay sonra Behçet Cantürk ile Divan Ote-li'nde buluştuk. 'Göçmen' lakabı ile bilinen İbrahim Çalışkan ve Urfalı Reşit Alpan beni bularak. "Silah kaçakçılığında beraber çalıştığım Ali Açmak ve grubu yakalanınca hakkımda ifade verdiler. Yanında subay giyimli biri vardı! "Yükleme işi biter bitmez. l Ağustos günü. "1983 yılının onuncu ayında. 5 milyon lira da kaparo verdim. Ankara'dan gelen soruşturma dosyamı almak bahanesiyle. Van'dan alınıp. Emin Baybaşin teklifi kabul etti. Ancak Diyarbakır'dan bir türlü telefon gelmedi. Mehmet Emin Baybaşin'e telefon ettim. Baybaşin gelişmeler hakkında bilgi verecekti. Sarı Avni aracılığıyla Sicilyalılar'a satılan 100 kilo maldan benim payıma 7 milyon lira düştü. Ben taksiden indim. heyecanlı heyecanlı anlattı. Bana 5 milyon TL verdi. bazmorfini İran'dan almışlar. Behçet Cantürk'e cesaret edip hiç soramazdım. Diyarbakır Postanesi'ne bir bekçi ile gittik. Aradan bir hafta geçti. Eroinin imal doktorları Rıza Zingil ile Mehmet Han Özer'mis. Hemen Diyarbakır'daki Özdiyarbakır Seyahati arayarak bilgi aldım. olduğunu hâlâ öğrenemedin mi" dedi. Mehmet devam etti. 'Böyle soruların ne kadar gereksiz . Beraber Fındıkzade'deki Karagül İşhanı'ndaki kahvede İbrahim Çalışkan ve Reşit Alpan'ı. O da birgün sonra uçakla İstanbul'a geldi. Asitanhidrit maddesini Şehmuz Büzük Gaziantep'ten alıp Lice'ye getirmiş. Bu kez ben 2 milyon da hisse vermiştim. Topkapı'da. 17 Temmuz 1981 tarihinde Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne giderek teslim oldum. Biz de yine Mehmet Han Kozat ile birlikte taksi tutup Topkapı semtine geldik. çünkü ajanlık yaptığımı sanabilirdi. Hemen İstanbul'a gelmesini söyledim. Aranmaya başladım. Yakalanan malların büyük bölümünün Behçet Cantürk'e ait olduğunu. "İstanbul'dan Diyarbakır'a. Aynı gün Urfa'ya avukatım Lami'ye telefon ettim. "Askeri cemsenin ne olduğunu Mehmet Han Kozat'a sordum. daha önceden uyuşturucu madde kaçakçılığı ile uğraşan. Mehmet Emin Baybaşin'den öğrendim. Bana sert bir şekilde. bizim 30 kilo eroinin de olduğunu söyledi. Daha sonra planladığımız gibi bekçinin yanından ayrılıp. Ankara'dan silah kaçakçılığı ile ilgili dosyam istendi. "Ankara'da bulunan Mehmet Emin Baybaşin'in yanına gittim.

Ziverbey Köşk'ündeki işkenceli sorgulamalara. Mehmet Eymür. Behçet Cantürk de teslim olmamın iyi olacağını belirtti. teslim olmam gerektiğini söyledi. Savcılığa. 1980 yılında Bulgaristan'a gönderildi. muhabere subayıydı.. kendisine çok benzeyen bir Bulgar yüzbaşısı öldürüldü! Apar topar Türkiye'ye döndü. hiç düşünmemişti. Mardin'de MİT Bölge Müdürlüğü görevine getirildi. 18 şubat 1984 günü Ankara'ya geldim. Hiram Abas "kan davası" için görevlendirildi. oradan cezaevine gönderilirken. amirim" dediği Hiram Abas'la birlikte. 2 ay sonra cezaevinden alınıp tekrar işkenceli bir sorgulamadan geçirileceğini. ağabeyim. oradan hemen savcılığa gönderilecektim. Avukat Ekinci. dönemin istihbarat teşkilatı Milli Emniyet Hizmeti'ne girdi. Ankara Maarif Koleji'ni ve İktisadi ve Ticari İlimler Yüksekokulunu bitirdi."3 yıl sonra artık kaçmaktan bıkmıştım. 1975 yılında. Ankara'da MİT Bölge Daire Başkanlığı Takip Şube Müdürü oldu.... Daha sonra akrabam Nizamettin Laçin. Ancak "Türk casusu" olduğu ortaya çıktı. Bu arada. Şansı yardım etti. Kent Oteli'nde Behçet Can-türk ve avukat Tahsin Ekinci ile yemek yedik. Polis ifadesinin altına parmak bastı. ANKARA HAREKETLİ Behçet Cantürk Ankara'daki gelişmelerden habersizdi. İlk başlarda pasif kalan daire. Mehmet Eymür'ün birimin başına gelmesiyle. Ben de 20 Şubat günü saat 09. 1938'te Dersim isyanının bastırılmasında aktif bir görev aldı. Teslim olmaya karar verdim. 1982'de Kenan Evren. kendini ispatlamaya kalkışacaktı.30'ta teslim oldum" Selahattin Delidere'nin sorgusu 25 gün sonra.. . Kimdi Mehmet Eymür? Babası Mazhar. Ulaş Bardakçı'nın öldürüldüğü Fındıkzade ve Mahir Cayan ile arkadaşlarının katledildiği Kızıldere operasyonlarına katıldı. Ermeniler üst üste Türkiye'nin dış temsilciliklerinde görevli memurları öldürüyorlardı. Karşılığı verilmeliydi. MHP'lileri bu kez Ermenilere karşı tetikçi olarak kullanmaya başladı. Öldürülecekti. Kaçakçılık dairesine teslim olacaktım. Devlet. Onlar da emniyette tanıdıkları olduğunu. 1940 yılında.. İşkencelerden kurtulmuştu. hemşehrim müteahhit Vekin Aktan ile Maltepe'de bir lokantada buluştuk. İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Faik Türün'ün emrinde çalıştılar. Zaten çevremde herkes teslim olmamı istiyordu. 1943 yılında İstanbul'da doğdu. bana yardım edeceklerini söylediler. Mehmet Eymür. 23 yaşında MİT'e girdi. İlk görevi takip ve gözetlemeydi. 6 Ocak 1983 tarihinde Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) bünyesinde "Kaçakçılık İstihbarat Dairesi" kurulmuştu. sıkıyönetim ve kaçakçılık dairesi yetkilileri ile temas kurduğunu. 17 Mart 1984 tarihinde bitti. damadı MİT görevlisi Erkan Gürvit aracılığıyla Hiram Abas'ı Köşk'e çağırdı. Bulgaristan'da Türk kaçakçıların içine sızdı. "Allah'ım sana şükürler olsun" dedi. 12 Mart 1971'den sonra "dostum.

Cumhurbaşkanlığı. "kuması" Dilek'e misafirliğe gelen Hidayet'i.Mehmet Eymür ekibi. sayılı yazısı. Telefonla büroyu aradı. ..84 SYNT. Svl. Emir bir türlü yerine getirilemiyordu. Birbirlerini hiç sevmiyorlardı. Mehmet Ağar. (20 Şubat 1984 tarih ve İsth. telefonu kapadı. Orhan Uzeller ile amansız bir çekişme halindeydi. Tayyar Seven. Ancak sağlık raporu alıp Adli Tıbba onaylatarak cezaevine girmekten kurtuluyordu. Genelkurmay Başkanlığı'na başvurarak. "harekete geçmek için en uygun zaman" diye düşünüp. Mehmet Eymür beklediği fırsatı buldu. Daire Başkanlığı'nın henüz başkanı yoktu. İstanbul polisinin başında bulunan Şükrü Balcı.. İstanbul'a karşı MİT ile ittifak halindeydi. İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı ve İstanbul Valiliği'ne özel emir vererek. Dündar Kılıç'ın infaz işleminin yapılmasını emrediyordu. Koor. Arkasından Behçet Cantürk'ü. BÜRODA İNTİHAR Tarih 30 Nisan 1984. MİT ile polis teşkilatı ilişkisi hiç bir dönemde iyi olmamıştı. Önce Dündar Kılıç'ı gözaltına alıp Ankara'ya getirdiler. havaalanından alıp eve götürmüştü. Haber gönderdi: "Yaşar yanıma gelsin" diye. "Arayan var mı?"diye sordu. Dündar Kılıç. Ankara'dan özel bir ekip İstanbul'a gitti. "Kaçakçılık İstihbarat Şube Müdürlüğü"ne tayin oldu. Mehmet Eymür.Ancak bu görevinde fazla kalmadı. Bu nedenle Eymür.) MİT'in isteği Genelkurmay Başkanlığınca uygun bulundu. Başkan Yardımcısı oldu. birkaç saat önce Diyarbakır'dan. Sekreter Betül Ayyüce'nin sesi titriyordu.10. Türkiye Cumhuriyeti'nin 45'inci hükümetini kuran Başbakan Turgut Özal'a kendini göstermek istiyordu.152711 sayılı yazısı. 7130102.11. Behçet Cantürk ve Abuzer Uğurlu'nun MİT tarafından sorgulanması için izin istedi. Özellikle son yıllarda Hiram Abas. Dündar Kılıç'ın yıllar önce aldığı bir mahkûmiyet kararı vardı.. Hilton Oteli'ndeydi.. İşl. Cevdet Saral.02. Yoktu.254/214177. Üstelik Ankara polisi de.) Abuzer Uğurlu Mamak Askeri Cezaevi'ndeydi. Şoförü Yaşar Demirel. (MiT'in. Ankara'da Kontrespiyonaj Dairesi bünyesinde kurulan. 9 Şubat 1984 tarih ve 01. Kısa bir süre sonra terfi etti. Fazla birşey söylemedi. Mehmet Eymür. Ünal Erkan. sadece Başkan Yardımcılığı makamı vardı. Bulunması kolay oldu! Dündar Kılıç ve Behçet Cantürk'ün yakalanması için İstanbul polisine haber bile verilmedi. birimin başına geçti.

oto tamirciliği yapıyordu. "Behçet Bey." Büronun bulunduğu Elmadağ'a geldiler. üzerinde Chemitank yazılı içinde sıvı bulunan şişe çok dikkatlerini çekti. eve gelip kendisiyle görüşmek istediğini söyledi. Aradan yarım saat geçti ancak Yaşar Demirel pencereden gözükmedi. elini başının üzerine koyacaksın. Yanına beş polis bırakarak. En öndeki kimliğini gösterip. Hidayet Kaşan'ı da emniyete gelmesi için davet ettiler. Borçlanarak araba parçaları almıştı. oteldeyim. Dinledikleri kasetlerden birinin sözlerini anlamamışlardı. Telefon çaldı. Sultanahmet'teki bürosunun numarasını çevirdi. Bu arada evi aramaya başladılar. Sormasıyla birlikte hepsi içeri doluştu. 141 07 92 numarayı çevirdi. bana hemen haber ver. Uyuşturucu bulduklarını düşünerek termosa ve şişeye el koydular. Mutfakta. camın kenarına gelip. diğerini. Otele döndü. Sen yazıhaneye gireceksin. İki saat sonra kapı çalındı. Eve gitti. Dilek kapıyı açtı." Medet Serhat. Sami Akdağ ile konuştuklarını aktardı. Salona girip. Suzi hemen konuya girdi. Avustralya'ya yerleşen teyzesi Ofsana'nın kızı Suzi Saraçyan. Akile Dilek Alev'i evde bıraktılar. Şirketin Müdürü Sami Akdağ telefona çıktı. Avukatı Medet Serhat'ın. Birlikte büronun bulunduğu sokağa gideceğiz. büroda tuhaf bir durum var. Hızla fırlayıp telefonu açtı. Behçet'ten anahtarı isteyip 34 L 7666 plakalı Mercedesi de aradılar. Yaşar Demirel arabadan indi. termos içinde 12 adet Lupidon GSC yazılı ampuller ile bir adet. Elmadağ'daki büronun 141 65 36 numarası meşgul çıkınca. büroda garip şeyler oluyor. eve "karakol" kurulmuştu. Suzi'nin sözünü kapı zili kesti. Şaşırdı. "Behçet Bey evde mi" diye sordu. Karşısında hiç tanımadığı 10. Birşey anlamadı. eğer içeride polisler varsa. Gelen Suzi Saraçyan'dı. Eşi. Dilek ve Hidayet mutfakta akşam yemeğini hazırlıyorlardı. Teyze kızını salona aldı. Behçet Cantürk'e. polis olduklarını belirterek. "Medet.Yaklaşık iki saat sonra Yaşar Demirel Hilton Oteli'ne geldi.11 kişi vardı. Medet Serhat'a büroda merak edecek birşey olmadığını. ortalığın sakin olduğunu söyledi. Ancak aldıkları paranın faizi çok artmıştı. . bir konuyla ilgili olarak bizimle geleceksiniz" dediler. "Yaşar. "Peki gel" dedi. Çocuklarla oynamaya başladı. Hidayet'e "hoş geldin" deyip. Sekreteri Betül'ün sesi tuhafına gitmişti. kızı Hazal'ı kucağına aldı. ödeyemiyorlardı. Medet Serhat. Gelmesini istemiyordu.. Kasetleri de gözaltına aldılar.. Behçet Cantürk'ün kendilerine maddi olarak yardım etmesini istiyordu. Büroyu ara. Kısa konuştu. Behçet Cantürk avukatının telefonu üzerine rahatladı. Ama Suzi çok ısrar ediyordu. Tabii tek başına değil.

Evde arama bitmişti. kocasının yanında Emniyet'e gitmek için hazırlandı. kızı Hazal'ı eve bırakıp.. altı polisle birlikte büroda bırakıldı. Tam kapıdan çıkarlarken. apar topar Ankara'ya götürüldü. ayakkabı bağını aldılar. Betül. Polisler çok kibar davranıyorlardı. Yaşadıkları Behçet Cantürk'ü hiç şaşırtmadı. Üzgündü. Üzerinde deri mont olan sivil polis. Ancak kendisini gözaltına alan bu polisleri daha önce hiç görmemişti. İstanbul ili Yapı Kredi bankası Şubesine ait 5 milyon lira değerinde 394532 numaralı hamiline çek. Polisler. Ancak İstanbul'da rahattı. 284 bin lira nakit para. eşi ve sekreteri. Şubeye götürüldü. "Merak etmeyin hanımefendi birkaç saate kadar dönerler" dedi. Kendini düşünmüyordu. Tam okuyamadı. Behçet Cantürk ve eşini aşağıya indirdiler. Başkent'e giderken Behçet Cantürk'ün yüzü çok asıktı. müdür Sami Akdağ ile sekreter Betül Ayyüce de vardı. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Hareket Daire Başkanlığı Mali Şube Müdürü Faruk Metin. 8'inci kattan atlayarak intihar etmişti!. 5 Nisan 1985 tarihli 2 milyon 100 bin lira değerinde bono. İşyerine de "karakol" kurulmuştu. Kravatını.) Diyarbakır Töbank Şubesine ait 2 milyon değerinde 093078 numaralı Behçet Cantürk adına çek. Behçet Cantürk. tek kişilik bir hücreye hapsedildi. . Behçet Cantürk'ün gözleri arabanın plakasını takıldı.(11) Polisler bürodan sadece çekleri almadılar. "Buyrun gidelim Behçet Bey" dediler. Behçet Cantürk'ün sekreteri Betül Ayyüce de Emniyet'e davet edildi. Behçet. Borçlu Zeynel Dündar tarafından Behçet Cantürk adına verilen. İstanbul Emniyet Müdürlüğü 1. Behçet Cantürk. "Ne zaman dönerler" diye sordu. Ancak ilk iki rakamı dikkatini çekmişti: 06. Hidayet Hanım. Hidayet Kaşan ve Betül Ayyüce de ayrı ayrı hücrelere kondular. Fakat Ankara'dan gelecek bir ekibin kendisini gözaltına alacağını hiç hesaba katmamıştı.00'ü gösterirken. büroda "karakol" kurmuş polisleri görünce. Üzerinden çı kanları zimmete kaydettiler. Siyah renkli Renault marka otomobile bindirilirken. Hidayet. Başkomiser Ahmet Geçer ve 11 polis eşliğinde. Zaten şubedeki polislerin çoğunu tanıyordu. Büroda. Behçet Cantürk ceketini ve pardösüsünü giydi. Arkadaşı Burhan Beskisiz. Müdür Sa mi Akdağ. Saatler 23. 2 Nisan 1984 tarihinden beri aranıyordu. kemerini. evde "karakol" kurulacağının daha farkına varmayan Akile Dilek Alev polislere. Arama tutanağına aldıklarını kaydettiler: * Bir adet Türk Ticaret Bankası Fethiye Şubesine ait 57 bin 300 lira değerinde 828541 numaralı hamiline çek. (1984'de l dolar ortalama 350 TL idi. Otomobil Ankara plakalıydı! Elmadağ'daki büroya gittiler. Behçet Cantürk'ten izin isteyip büroda arama yaptılar.

. Abdulbaki Maltaş ile Mehmet Tahir Canpolat. İstanbul polisine de birşey söylemeden. Abdulbaki Maltaş eve döndü. Ablası Asiye. 6 kardeştiler. Burhan Beskisiz'in cenazesinde bir araya geldiler. merak etmiş paketi açmış.. kâğıda sarılarak rulo yapılmış bir paket verdi "Burada benim için çok önemli evraklar var. Valla onlar da merak ediyor.BELGELER YAKILIYOR 36 yaşındaki Abdulbaki Maltaş Silvanlı'ydı. 7 Mayıs 1984. Birgün sonra. endişeye kapıldı. evrakları banyo kazanında yakmıştı!. Meraklanmıştı: Pakette ne vardı? Evde eşinin ve çocuklarının olmadığı birgün paketi açtı. "Behçet Cantürk" adını görünce korkuya kapılıp. Karısının ve çocuklarının göremeyeceği bir yere.. Bana söylediği. akrabası olan Abdulbaki Maltaş'ı yanına çağırdı Abdulbaki Maltaş'a. Koşa koşa akrabası Mehmet Tahir Canpolat'ın Tuzla'daki konfeksiyon mağazasına gitti. Maltaş. kütüphanesinin üst rafına paketi koydu. İstanbul Emniyet Müdür Muavini Tayyar Sever'in yanına gittim. Aldığı yanıt karşısında dondu kaldı. "ANKARA POLİSİNİN İŞİ" Nizamettin Cantürk telefonda heyecanlı heyecanlı soruyordu: "Medet Bey. gidip Behçet Beyi gözaltına almışlar. Behçet Cantürk. . Bunu sakla ve kimseye de bu konuda birşey söyleme" diye tembihledi. polislerin Ankara'dan geldiği. Aynı soruları ben de sordum. 1. arka arkaya sıralanan bu sorulan so-ğukkanlıkla yanıtladı: "Nizamettin Bey. üzerinde İngilizce yazılar bulunan. Telaşla evine gidip paketi aldı. Neler oluyor Medet Bey?" Avukat Medet Serhat. "Behçet Cantürk" yazısıydı. Burhan Beskisiz ile evliydi. Mehmet Tahir Canpolat. Onların da fazla bilgisi yok. Haydarpaşa Numune Hastanesi'nde diş protez teknisyeni olarak çalışıyordu. yine aynı yerine koydu. "bunu iyi sakla. Beco'yu kim gözaltına aldı? Beni de soruyorlarmış. Üzerlerinde İngilizce yazılı değerli kâğıtlardan tek okuyabildiği. senden daha sonra alacağım" dedi. Evrakları paketleyip. birinci hamur kâğıda basılmış. ne oldu.. Polislerin evine gelip evrakları bulacağından korktu. Paketi vererek. Uçuk pembe renkli. 60 adet kâğıt vardı. "Paketi iyi bir yere saklandın mı" diye sordu. Birşey anlamadı. Eniştesi Burhan Beskisiz'in intihar ettiğini öğrenen Abdulbaki Maltaş. Birkaç gün geçti.5 yıl önceydi.

evraklardan daha tehlikeli kişiler vardı. kasanın açılmasını.Oturup beklemekten başka yapacağımız birşey yok. İstanbul Paşakapı Cezaevi'nde gardiyandı. MÜCEVHERLER. Polisler. Ev sahibi Canpolatlar da korku içindeydiler. Sonra misafirleri kayıplara karıştı. . * Neval isimli ayan belli olmayan altın çocuk künyesi.. Elmadağ'daki büroda verilmek üzere cezaevi arkadaşı Fuat Şaşmaz'dan mektup getirmişti. içindekilere el konularak. l adet aynı özellikte yüzük ve l adet aynı özellikte bilezik. * 22 ayar. * Zelal isimli 14 ayarlı altın çocuk künyesi. Tesbite geçildi: * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait 111149 sayılı 50 milyon liralık. * l adet pırlanta ve beyaz altınla işlenmiş gerdanlık. Konukları üç gün kaldı. Gerçi evrakları yakmışlardı ama şimdi evlerinde. Zeki Kirpi masum olduğunu ancak üç ayda anlatabildi! ALTINLAR. Behçet Cantürk'ün yanında çalışan Halim Civelek'e. Aşağıya inildi. * 30 adet 18 ayar tel bilezik." Nizamettin Cantürk. Akile Dilek Alev'in. Bu arada Behçet Cantürk'ün Elmadağ'daki bürosundaki "karakol" her geleni gözaltına alıyordu. 4 Mayıs 1984 tarihinde birkez daha geldiler. Büroda bulunan sivil polisler tarafından gözaltına alındı. banka nezaretinde bir başka kasaya konulmasını isteyen savcılık belgesi vardı.. * 2 adet 22 ayar çocuk bileziği. Polislerin elinde. Behçet Cantürk'ün Bağdat Caddesi Erenköy Zincirli Köşk Sokak 310/13 adresindeki evine. Zeki Kirpi. Mehmet Han Kozat ve Kamil Dakman ile birlikte Mehmet Tabir Canpolat'ın evinde saklanıyordu. Zeki Kirpi bunlardan sadece biriydi. bir parmak kalınlığında birbirine geçmiş iki şerit halinde bilezik. Banka yetkilileri kasayı açıp içinde bulunanları beyaz bir çanta ile getirdiler.. aynı binanın alt katında bulunan Ziraat Bankası'nda 2591 sayılı şahsi kasası vardı. * Top şeklinde altından bir çift küpe. 6 Haziran 1984 tarihine kadar 3 ay vadeli tasarruf cüzdanı. * 22 ayar beş bilezikten oluşan Adana yapısı burma bilezik.

003. l adet çeyrek yansı altın. * 2 metre 18 ayar bakla zincir. * Yapı Kredi Bankası Beyazıt Şubesine ait. senetler. Kasada çekler. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait. * Uluslararası Endüstri ve Ticaret Bankası Karaköy Şubesine ait. hesap cüzdanları da vardı: * Şekerbank Beşiktaş Şubesine ait. pırlanta ve siyah taşlı küpe. 640/569.007.. * Osmanlı Bankası Ankara Şubesine ait.3 Abdülkadir Takan'a ait.4 sayılı Behçet Cantürk'e ait. * Töbank Diyarbakır şubesine ait. 085151 numaradan 085175 numaraya kadar 25 yapraklı çek karnesi. 75 milyon liralık hesap cüzdanı. 120 milyon 200 bin liralık hesap cüzdanı. 42.2 mevduat 817. 20659 hesaptan 426110 sayılı 40 milyon liralık 11 Şubat 1983 tarihli çek. 20659 hesaptan 426111 sayılı 47 milyon liralık 15 Şubat 1983 tarihli çek.7 hesaba ait. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait 111/5591. 42. . seri A/1 No: 2590'dan 2600'e kadar 11 yapraklı 108326 hesaba ait çek karnesi. * Osmanlı Bankası Ankara Şubesinin 640.* 5 adet çeyrek altın. * Şekerbank Beşiktaş Şubesine ait. 5 milyon 300 bin liralık 10 Mayıs 1984 vadeli çek yaprağı.9 sayılı hesaba ait. 086845 numaradan 086850 numara ya kadar 6 yapraklı çek karnesi. * Bir çift beyaz altın üzerine.l mevduat 5593.. * Akbank İstanbul Şubesine ait. Bitmedi. 630/15779 sayılı Behçet Cantürk'e ait. * Ziraat Bankası Harbiye Şubesine ait. 8960 Gelişim kimyevi maddeler kaşeli 193199 çeke ait. 12 milyon 750 bin liralık hesap cüzdanı. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait. l adet yarım altın. 2550 nolu Behçet Cantürk'e ait 236 milyon 47 bin 500 lira bakiyeli hesap cüzdanı.569/4 no'lu hesabına ait. 11115/7 hesaptan K 017457 numaradan K 017475 numaraya kadar 19 adet çek karnesi. * l adet tura kolye. 360028'den 360050'ye kadar 23 yapraklı çek karnesi.

* Mustafa Elik ödemeli.3731 hesaptan 688855 liralık. * Yamsan Besicilik ödemeli. . başka bir yerde ziynet eşyası olup olmadığını sordular.15 nolu 688856 liralık. *Yamsan Besicilik ödemeli. "Bir miktar da annemde var" deyince. 28 Mart 1984 vadeli Abdülkadir Takan emrine tanzim edilen 20 milyon liralık protestolu senet. 3732/1602. 10422 hesaptan 140270 nolu 6 milyon liralık. Behçet Cantürk alacaklı 3 Kasım 1984 tarihli 7 milyon 135 bin liralık senet. Şirin Cantürk Diyarbakır ödemeli. * Garanti Bankası İzmir Şubesine ait. 1632. Yusuf Yaman cirolu 60'şar milyonluk üç adet senet.. Behçet Cantürk alacaklı 85 milyon liralık ayrı ayrı dört adet ipotek belgesi. Behçet Cantürk emrine tanzim edilen 20 Ocak 1984 tarihli vadeli 3 milyon liralık senet. çek nolu 8 milyon sayılı 3 milyon 500 bin * Yapı Kredi Bankası Beşiktaş Şubesine ait. * M. 15 Aralık 1984 tarihli çek yaprağı. 5697/8 nolu hesaptan. 15 Kasım 1983 tarihli çek yaprağı. 26 Haziran 1983 tarihli çek yaprağı. * Türkiye Emlak Kredi Bankası Malatya Şubesine ait. 1547/9 sayılı hesap tan Seri A 026303 nolu 7 milyon 500 bin liralık. * İmar Bankası Bakırköy Şubesine ait. 085204 tarihsiz ve miktarsız çek yaprağı. * Yüksel Bağdaş ödemeli. bila tarihli cirosuz 9 milyonluk senet. AYLA HANIMIN EVİ Polisler.* Garanti Bankası İzmir Şubesine ait. Akatlar Cebeci Sokak Mutlu Apartmanı 5/1 adresine gittiler. Akile Dilek Alev'e banka dışında. Behçet Cantürk adına tanzim edilen 15 şubat 1984 tarihli 500 bin liralık senet. * Anadolu Bankası Çapa Şubesine ait. * Yamsan Besicilik ödemeli. 1602/15. 26 Mayıs 1983 tarihli çek yaprağı. 2 Nisan 1984 tarihli vadeli Abdülkadir Takan emrine tanzim edilen 20 milyon liralık protestolu senet. * Yüksel Bağdaş ödemeli.9 hesap688663 nolu 2 milyon liralık çek yaprağı.. hep birlikte annesinin oturduğu. * Yamsan Besicilik ödemeli bila tarihli.

ziynet eşyalarım getirerek polislere verdi. önce Behçet Cantürk'ün kapısını çaldılar. DİYARBAKIR'DAKİ EVLER DE ARANIYOR Polisler. Evrakları ve mücevherleri teslim eden Akile Dilek Alev'in evindeki "karakol. ziynet eşyalarının bir bölümünü "kayınvalidesine" bırakmıştı. * Üzerinde pırlanta işlemeli. Evde kimsenin olmadığını tahmin etmişlerdi. mahalle muhtarı Hüsnü İpekçi ve çilingir Aziz Işık ile birlikte. büyük harflerle "BC" yazılı 34 S 2666 oto plakası. * 2 adet üzerinde "BC" yazılı altın kol düğmesi. Behçet Can-türk. Bunlar da kaydedildi: * Üzerinde Behçet Cantürk yazılı 14 ayar altın anahtarlık. Gidiş nedeni ziyaret değildi. Behçet ve Nizamettin Cantürk. polislerle birlikte İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün yolunu tuttu. * l adet siyah taşlı altın erkek yüzüğü. Demir Oteli'nin müdürü Osman Tan. Gözaltına alınmıştı!. Daire numaraları. * l adet altın bayan kol saati ve altın kordonu." 5 Mayıs günü kalktı. Behçet Cantürk'e ait İstanbul'daki yerlerin aramalarını bitkince. Dilek Hanım. üzerinde yine altın ve pırlanta işlemeli "BC" yazılı Mercedes forslu anahtarlık. Nizamettin'in ise 19'du.. Mücevherlere.Ayla Alev.. . * l adet altın erkek kol saati ve altın kordonu. bir adeti Zümrüt pırlantalı altın karışımı ve bir adeti Yakut pırlanta lı altın karışımı) köşeli bilezik. * l adet üzerinde "BC" yazılı altın pırlanta işlemeli kravat iğnesi. Yanıt gelmemesine şaşırmadılar. Behçet'in 18. Diyarbakır Sıkıyönetim Komutanlığı 2 No'lu Askeri Mahkemesi 'nden izin aldılar. * 3 adet pırlantalı (bir adeti Zafir pırlantalı altın karışımı. * l adet pırlanta gerdanlık ve aynı gerdanlığa ait pırlanta 2 adet küpe. Diyarbakır'daki evlerinde de araştırma yapmak için. Polisler.. Ofis semtinin Kooperatifler mahallesindeki Avukatlar apartmanında oturuyorlardı. aranmaya başladığında. kızının isteği üzerine "Madler" yazılı bir torba içinde. 7 Mayıs 1984 günü. evraklara ve paralara ihtiyati tedbir konuldu.

l salon. * l şişe Arap rakısı. Turgut-Mukaddes çiftinin. "suç teşkil eden bazı tehlikeli mallara" el konuldu: * 7 şişe viski. Diyarbakır'daki "ev operasyonları" hemen bitmedi. İçindekiler Hidayet Kaşan'a aitti. yatak odasındaki elbise dolabının üzerindeki kırmızı çanta polislerin dikkatini çekti. bir banka şubesinde emanete alınacaktı. Nizamettin Cantürk ve eşi Süreyya firar etmişlerdi. Mücevheratların listesi şöyleydi: * Bir çift safir küpe. Evde İkram Fidanay yoktu. Zaten. * l adet safir yüzük. İkram Ablasına getirip teslim etmişti. Nizamettin Cantürk'ün konutu. Kırmızı çanta içinde bulunanlar. * l şişe martini. Nizamettin'in eşi Süreyya. Turgut Fidanay.. kardeşinin evi gibi "masum" değildi! Evde. * 2 şişe kanyak. Turgut Fidanay babası ile aynı evde oturuyordu. Kırmızı çanta açıldı.Çilingir Aziz Işık'a. Kapı ziline bastılar. 16 Mayıs 1984 günü Behçet Cantürk'ün ablası İkram Fida-nay'ın evine baskın yaptı.. Ses yoktu. * 3 şişe cin. l tuvalet ve l banyodan oluşan dairede yapılan aramada. "suç teşkil edecek bir alete ve kıymetli eşyaya rastlanmadığı" tutanağa geçirildi. ABLANIN EVİNE BASKIN Polis ihbar aldı. Behçet Cantürk yakalanınca. . kapıyı açmasını söylediler. Birkaç dakika sonra çilingir kapıyı açtı. Kayıplara karışmıştı! Evde Behçet'in eniştesi İbrahim Fidanay ve oğlu Turgut vardı. 4 oda. Lice depreminde ölen Abdulbaki Cantürk'ün kızı Mukaddes ile evliydi. çantayı en güvenilir kişi olarak bildiği. Sonra Nizamettin Cantürk'ün evine geçtiler. İçinde mücevherler ve kıymetli evraklar vardı.

* l adet üzerinde çeyrek ve yarım altın olan 18 ayar paralı bilezik. * l adet kişnişli 14 ayar kolye. * 50 cm. * Pırlantalı iki sıra taşlı. * l adet incili pırlantalı altın anahtarlık. * 7 adet büyüklü küçüklü kadife kaplı çeşitli mücevher kutusu. * 21 adet. ortası safir l adet yüzük. * 14 ayar. bir adet kravat iğnesi. yazıhanedeki biblo köpeğin boynuna takılıyordu!. 22 ayar altın bilezik. * l adet altın kaplama sigara ağızlığı. * l adet 18 ayar altından bayan kol saati. * Bir çift pırlanta küpe.. * 2 adet yarım reşat altın. * l adet çeyrek reşat altın. (Behçet Cantürk'e ait bu altın zincir. * l adet altın kaplama çakmak. * 3 çift inciden kolye. * 22 ayar diş kaplama altını. * 2 metre 22 ayar altın zincir kordon. * l adet altın zincir ve üzerine Arapça yazılı altından künye. * l adet safir bilezik. Behçet Cantürk adına düzenlenmiş çekler: .* l adet safir taşlı gerdanlık.) Behçet Cantürk'ün eşi Hidayet'in çantasında değerli "kâğıtlar" da vardı: * 4 adet Diyarbakır İli Töbank Şubesine ait. uzunluğunda burma tipi altın zincir. * l adet siyah beyaz incili pırlantalı altın bilezik.

* Ziraat Bankası Adapazarı Şubesince Behçet Cantürk adına verilen. 10 Ağustos 1984 gün 093080 seri numaralı 2 milyon değerinde çek. İbrahim Fidanay ve oğlunu gözaltına aldılar. Sendeledi. yıldırım telgraf çekildi. tek külotu ile kaldı. "Ermeni dönmesi. "Yapmayın. 25 pafta. Hissettiği. hesap numarası 6411050.. 26 Mayıs 1983 tarihli. Çıkardı. Karakoldaki tutanağa. Kaba dayağa son verdiler. Diyarbakır 1. Tekme ve tokatlarla üzerine çullandılar. Soyunmasını istediler. Arkasından. Nizamettin.Süreyya Cantürk çiftinin yakalanması için. "Adem ol" dediler. Anlamadı. Polisler. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek imzasıyla tüm illere. çek numarası 278456'dan başlayıp 278475'e kadar devam eden kullanılmamış çek defteri. Diyarbakır Yenişehir semtinde 106 kütük no. Acı duymadı.. * Behçet Cantürk adına düzenlenmiş Lice Cumhuriyet Savcılığı'nca onaylı. piç... "Yani çırılçıplak soyun!" Mahcup bir ifadeyle gülümsedi. parsel no 3 olan 962 m2 olan arsa tapusu.. 111/5593. GÖLBAŞI Gözleri bağlanmıştı.." Hiç sesini çıkarmadı. Döverken küfür ediyorlardı. 128 ada. Soyundu. .. Cantürkler'in ablası İkram Fidanay için "Firar" notu düşüldü. 10 Temmuz 1984 gün 093079 seri numaralı 2 milyon lira değerinde çek.. Onu da çıkarmasını emrettiler.9 hesap numaralı 10 milyon değerinde Behçet Cantürk adına düzenlenmiş hesap cüzdanı. Birkaç saniye önceki hava değişmişti. yanına gelip tokat atan kişinin içki kokuşuydu..10 Haziran 1984 tarih 093076 numaralı 2 milyon değerinde çek.. Noterden tasdikli. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesi.... * Hidayet Kaşan adına düzenlenmiş. 9 Ekim 1984 gün ve 093081 seri numaralı l milyon 900 bin değerinde çek. Güldüler. vurmayın" bile demedi. 17389 numaralı sabıkasızlık belgesi. şiddetli bir tokat hissetti yüzünde..

Dayanaklı olmasına polisler bile şaşırmıştı. Ankara Maltepe'de işyeri vardır. Behçet Cantürk'e. Müteahhitlik yapar." Artık sesini duymuyorlardı. * Şehmuz Tatlıcı: 55. Birgün hiç beklemediği bir olay başına geldi: "Karılarını buraya getirip çırılçıplak soyarız" tehdidini duyunca. Diyarbakırlıdır. * Mehmet Akça: 50 yaşlarındadır.. Ankara'da da yazıhanesi vardır. "Tamam. İlk kez bağırdı.İhracat firmasının Genel Müdürlüğünü yapar. Biyografisini. önce umursamadı. Ankara'da Özcan İthalat. * Akif Yılmaz: 45 yaşlarındadır. Diyarbakırlıdır. şoke oldu. * Ağa Ceylan: 55 yaşlarındadır. Yakın arkadaşlarını sordular... * Doğan Cizrelioğlu: 45 yaşlarındadır. Ankara'da oturur. İşkenceye karşı oldukça dayanıklıydı. Gözaltındaki süresi uzatılıp duruyordu. "Yapmayın. Diyarbakırlıdır. Müteahhitlik de yapar.. ne isterseniz veririm!. Fakat Hidayet ve Dilek'i. kardeşlerini.. Diyarbakırlıdır. Licelidir.60 yaşlarındadır. Eski Devlet Bakanıdır... Ankara Gölbaşı'ndaki polis eğitim merkezinde bir ay işkence yaptılar. Müteahhitlik yapar. Köşk Gazinosu'nun üzerinde yazıhanesini vardır. müteahhitlik yapar.Üşüyordu. akrabalarını bir bir anlattı. Diyarbakırlıdır. Müteahhitlik yapar. 30 Mayıs 1984 günü. Müteahhitlik ve otelcilik yapar. Suyu cinsel organına sıkmaya başladılar. İstanbul'da ihracaat ithalat işleriyle uğraşır. * Hikmet Çetin: 45. Aniden tüm vücuduna gelen tazyikli su ile irkildi Yere yatırdılar. Söyledi: * Vekin Aktan: 50 yaşlarındadır. * Mehmet Cizrelioğlu: 35 yaşlarında Ankara'da müteahhitlik yapar.. Ankara'da Anıt Oteli'ni çalıştırır. herşeyi anlatacağım" diyerek konuşmaya başladı. karşısına getirip soymaya başladıklarında. Diyarbakırlıdır. İktisatçıdır. İstanbul'da oturur. "Sizi öldürmeden karımın koynuna girmeyeceğim" diye bağırdı. .50 yaşlarındadır. Diyarbakırlıdır.. 60 sayfalık ifadesinin altına imzasını attı.

Ayşe isminde karısı vardır. Avukatlık yapar. Korkmaz Göldağı adlı biriyle. MiT'ten birisini bularak. Ankara'da oturur. Evlidir. Kendisi ile Lice'den tanışırız. * Bedros Demirciyan: 40. çocukudur. Ankara'da İzmir Caddesi'nde avukatlık bürosu var. Evlidir. Mülkiyeti kendisine aittir. Yazıhanesi Çankaya'dadır. müteahhitlik yapar. evli.45 yaşlarında. Ermenidir. Bitlislidir. Müteahhittir. Ermenidir. Diyarbakır'da oturur. Daha önce Sarı Avni ile birlikte silah kaçakçılığı yapmış olduk larını biliyorum. * Ali Özcan: 40 yaşlarındadır. Evli. Annemin amcaoğludur. kaç çocuğu olduğunu bilmiyorum. * Mehmet İçkale: 40 yaşlarında. bazmorfin kaçakçılığı yaptık. Diyarbakırlıdır.Çankaya son durakta süpermarketi var. Kadıköy Bağlarbaşı'nda oturur. * Murtaza Dinçer: 55. Beni Atilla Öksüz kod adıyla arar. Kendisi ile görüşür. * Yasin Barut: 50 yaşlarındadır. bana yardımcı olmasını istemiştim. * Recai İskenderoğlu: Eski Bayındır ve İskan Bakanı. sık sık telefonlaşırız. Anadolu Kulübü'nde görüşürüz. Beykoz'daki evlerine bir kez gitmiştim. Ankara'da müteahhitlik yapar Çankaya'da oturur. Kızı Ayşe. * Mahmut Uyanık: Eski CHP milletvekilidir.60 yaşlarındadır. İstanbul Mecidiyeköy'de yazıhanesi vardır. Mües-ser ise Beykozsporlu biriyle evlidir. Daha çok devletten ihale alarak müteahhitlik yapar. Ayşe ve Müesser adlı kızları nı biliyorum. İsviçre'nin Zürih kentinde yaşıyor. * Avni Karadurmuş (Musullulu): 45 yaşlarında. Uyuşturucu madde kaçakçılığı işlerinin satış ve sevkıyatını yaptığımızdan dolayı tanırım. Gözaltına alındığımda kendisi ne pusula göndermiş. Bir yıl benim şoförlüğümü yaptı. Karslıdır. Çocukları vardır. Fırat reklamın sahibidir. * Yaşar Demirel: 45 yaşlarında şoförlük yapar. * Halim Civelek: 35 yaşlarında boşta gezer. Alevidir. Sarı Avni lakabı ile bilinir. Erzurumludur. Mehmet Deniz vasıtasıyla tanıdım. * İskender Çolak: Kulüpçüdür.50 yaşlarında Diyarbakır'da Uçak Palas adında oteli vardır. Evlidir. Spor ayakkabısı satar. Liceli'dir. Diyarbakırlıdır. .* Recep Tacer: 50 yaşlarındadır. Bağlarbaşı'nda ikamet eder. bir çocuğu vardır. Bebek'te oturur. Birlikte eroin. Kendisini uyuşturucu kaçakçısı hemşehrim Mehmet Deniz vasıtasıyla tanıdım. Gemicilik ve kaçakçılık işleri ile uğraşır. Rizelidir. * Medet Serhat: 50 yaşlarındadır. müteahhitlik yapar. Dayım olur. Suadiye'de oturur. Yazıhaneme sık sık gelir. * Mehmet Deniz: 45. İstanbul Çarşıkapı'da Beyazıt'ta yerleri vardır. Benim avukatımdır. Pusula eline ulaştı mı bilmiyorum? Erzincanlıdır.

Diyarbakırlıdır. Türkiye'ye geldiğinde Mehmet Sıddık Bayram'ın otelinde kalır.50 yaşlarındadır. Seli (Salih) ve Ertuşlu Feto gibi uyuşturucu madde kaçakçıları ile tanıştırdı. İstanbul'da sanatçı organizatörlüğü yapar. Yazıhaneme gelir giderdi. Mal temin eder. * Hasan Bora: 35. * Mehmet Macit: 45. * Seli (Salih): 45.50 yaşlarındadır. Kendisiyle samimiyizdir. çocukludur. İran uyrukludur. çocukludur. Ses sanatçısıdır. Vanlıdır. İstanbul'da ikamet eder. Urfalıdır. Diyarbakırlıdır. İstanbul'da oturur. Kendisi ile fazla samimi değilimdir. Misafir olarak Türkiye'ye gelir. Hacı Reşit Zigari ve Seli'nin yakın adamıdır. * Uğurcan Elmas: 50 yaşlarında. İstanbul'da ve Diyarbakır'da devamlı görüşürüz. * Mehmet Emin Ekinci: 45 yaşlarında. * Bedri Ayseli: 35 yaşlarında İstanbul'da ikamet eder. Elazığlıdır. Diyarbakır'da köy sahibidir. Albay rütbesinden emeklidir. aracılık yapar. Müşterek kaçak çılığımızdan tanırım. çocukludur. Gelişlerinde Mehmet Sıddık Bayram'ın Van'daki otelin de kalır. uyuşturucu madde kaçakçılığı yapar. İstanbul'da sanatçı organizatörüdür. Sarı Avni'ye sattığım uyuşturucu maddeyi temin ederdi. Ermenidir. Vefat etti. * Mehmet Süleyman: 40 yaşlarındadır. * Mehmet Sıddık Bayram: 60 yaşlarında Van'da otelcilik yapar. Evli ve . Uyuşturucu madde kaçakçılığı yapar. Eski Diyarbakırspor Başkanıdır. Birlikte iş yaptık.40 yaşlarındadır. gazinoculuk yapar. * Ağa Koç: 45. İran uyrukludur. Gece kulübü çalıştırır. evli. İstanbul'da oturur. Bana uyuşturucu madde temin ederdi. Hacı Reşit Zigari ile birlikte çalışırlar. İstanbulludur. * İzzet Altınmeşe: 37 yaşındadır.50 yaşlarında Diyarbakır'da ikamet eder. Vanlı mı bil miyorum. gider. evlidir. çocukludur. İranlı mı. Sık sık görüşürüz. Lice'den tanışırız. Gazinolarda çalışır. Beni. * Hacı Reşit Zigari: 40 yaşlarında. Samimiyizdir.* Hüseyin Macit: 40 yaşlarında. Koyun ticareti ve TIR taşımacılığı da yapar. Uyuşturucu kaçakçılığı yapar. Evli. * İbrahim Tatlıses: 35 yaşlarında ses sanatçısıdır. Pek samimi değilim. Uyuşturucu taşır. İstanbul'da oturur. Kendisiyle samimiyiz. Diyarbakırlıdır. İranlı Hacı Reşit Zigari. Kaçakçılık yapar. Evli. Adanalıdır. Tüccardır. * Ertuşlu Feto: 40 yaşlarındadır. İstanbul'da lokantacılık. * Ali İhsan Cesur: 50 yaşlarında. İstanbul Dragos'ta oturur.

Behçet Cantürk'e gözaltına alındığında gönderdiği bir not nedeniyle. İdris Özbir. Kemal Kayacan. Ankara'da ve İstanbul'da çok yüksek rütbeli. genelevi çalıştırdıklarını. sık sık evi arıyorlardı.. Avukat Mindivanlı. Onların merakı. Hacı Şakir. Kumar oynattıklarını. Anlaşırlarsa. fihristteki 320 telefon numarasını tek tek sordu. İstanbul'da oturur. gönderdiği 100 bin lira ilgili tek soru sormadılar. Şehmuz Tatlıcı. avukatı ile Behçet Cantürk'ün ilişkisiydi. bir ismin karşısında birçok rakam vardı. Eğer Behçet'in işi olmazsa. bürosundan bir yetkili benimle muhatap olsun. kaçakçılık yaptıklarını duymuştum. nüfuzlu general arkadaşlarım var. Behçet Cantürk'ün fedailiğini yapan Halim Civelek'in eşine. Nurettin Yılmaz. Behçet Cantürk'ün küçük kızlarına Akile Dilek'in annesi. Ahu Tuğba. Sorgucu. Ahmet Türk. 40 gün gözaltında kaldı. İlginç isimler vardı: Hikmet Çetin. Behçet'in işi halledilirse paketi karşı tarafa veririm. kendisini yağdan kıl çeker gibi polisten kurtarabiliriz. İbrahim Cevahir. "Behçet Beyi karakolda görürsen söyle. İsmet Hilmi Balcı. Narkotik'ten Uğur Gür. Cantürkler'in bir bölümü gözaltına alınıp. Recai İskenderoğlu. Yasemin Ayşe Civelek ise 19 Mayıs'ta gözaltına alındılar. Ancak tüm paralara. Durumu öğrenen avukat Medet Serhat. Mehmet Ağar. Fazla samimi değilim. Ayla Hanım bakmaya başladı. Canan Barlas.. Trabzonludur. * Hüseyin Cevahiroğlu: 50 yaşlarındadır. Üstelik Behçet Cantürk'e. İstediği takdirde.. eşi Yurdanur hanımla birlikte 100 bin lira gönderdi. O kişiyi. altın kaplama banyo takımını satan mağaza sahipleri de. Ali Fethi Esener. Gözaltına alınan bir diğer avukat ise Medet Serhat'tı. Abdullah Keskiner. Ergun Gürsoy. istenen paketi gelip bana emanete bırakır.çocukludur. İsim ve telefon numarası aynen şu şekilde yazılıydı: . Ayrıca Medet Serhat'in telefon fihristindeki isimler de dikkatlerini çekmişti: Tahsin Şahinkaya. mücevherlere el konulduğu için dul kadının hiç parası kalmamıştı. Arap Nasri. Gözaltına alındığında Behçet Cantürk'ün ceketinin iç cebinde telefon fihristi çıkmıştı. Medet Serhat'a. Kalkavanlar. Sadettin Tantan. diğerleri de firar edince.." Avukat Saffan Mindivanlı 12 Mayıs'ta. Yaşar Keçeli.. Telefon fihristinde. Sonuçta Medet Serhat yardımının karşılığını gördü: 40 gün gözaltı! Polisler. Mehmet Moğultay. Şayet bu teklifimi kabul ederse. Kulüpçülük yapar. Orhan Keçeli.. Süleyman Takkeci. karşı tarafla yanyana getiririm. Necdet Ulucan. Rizeli. YARDIMA GÖZALTI Avukat Saffan Mindivanlı. Mahmut Uyanık. Hacı Ali Demirel. Çayelilidir. Kemal Kumkumoğlu. ben de paketi yine bürodan gelecek şahsa iade ederim.

Çocukluğu İstanbul ve Eskişehir'de geçti. Ancak birbirlerini hiç sevmiyorlardı. Narkotik Şubeye Sami Soydan'ı. Halis Cantürk. İzzet Gündüz Sarıyar. Silah Kaçakçılığı Şubesine Fahrettin Metin'i. Behçet Cantürk ile Atilla Aytek. Ayrıca MiT'in Kaçakçılık İstihbarat Şubesi'nin başında bulunan Mehmet Eymür'le de diyalogları çok iyiydi. İstihbaratın başına ise Halil Sultar'ı getirmişti. mesleğe ilk adımını attı. 109 . 1977 yılında tanıştılar. O günlerde Atilla Aytek'in adı. Kolejden sonra. 1960 yılında Ankara Polis Koleji'ne girdi. Bir süre.. Yahya De-mirel'e. Nergizi Mezrasında çobanlık yapan Mehmet ve "zamanında" yurtdışına kaçan Avni Yaşar Musullulu. Narkotik alanında göreve başladı. Mehmet Han Kozat. Halim Civelek. diğeri ayağında olmak üzere iki mermiyi hâlâ vücudunda taşıyor. "akıl hocalığı" yapıyordu. Çünkü bir süre Diyarbakır'da narkotik şubenin başında bulunmuştu. Seli. Bu göreve getirilmesinde. Atilla Aytek. Atilla Aytek. saklanacak mekân aramaya başladılar: Nizamettin Cantürk. Mehmet Sıddık Bayram. 108 1980 yılında Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı kuruldu. Uğurcan Elmas. Abdulkadir Takan ve eşi Muhlise Takan. dönemin Başbakanı Süleyman De-mirel'in koruması oldu. Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı bünyesinde iyi bir ekip kurmuştu. Babası tapu kadastro memuruydu. Polis Enstitüsü'nü bitirdi. Bedros Demirciyan. SAYI ARTIYOR Selahattin Delidere'nin ifadesi nedeniyle. 1944 yılında İstanbul'da doğdu. Diyarbakır'dan tanıyordu. Kamil Dakman. Azet Cantürk. Abdullah Cantürk. Behçet Cantürk. Hacı Reşit Zigari. uyuşturucu konusunda ABD'de eğitim gören ilk Türk polisiydi. birçok Diyarbakırlı ile samimiydi. Aytek. ifadesini alan Halil Sultar'ı da. Ancak bu iddia ispatlanamadı ve dedikodu olarak kaldı. Süreyya Cantürk. Yaşar Demirel. İddiaya göre. "Yeğen Yahya Demirel Olayı"nda da geçmişti. Behçet Cantürk'ün gözaltına alındığını duyanlar. Üç kardeştiler. Ertoşlu Feto. Komiser Muavini olarak. Korkmaz Göldağı. İkram (Cantürk) Fida-nay. Amerikalıların çok ısrarlı olduğu iddia edildi. bir yıl sonra da başına getirildi. sadece Behçet Cantürk ile değil.. Biri kolunda.Attila: 994112114472994119100359????? SORUŞTURMANIN BAŞI Atilla Aytek. Behçet Cantürk bu şanssızlığın acısını çok çekti. Birçok operasyona katıldı. Mali Şubeye Faruk Metin'i.

Sabit Cantürk. Hüsamettin Cindoruk. Gölbaşı'na götürülmesine. . Demir Oteli'nin sorumlusu Felemez Cantürk ise 17 Mayıs'ta Diyarbakır'da yakalanarak gözaltına alındılar. General Vehbi Parlar.(12) ne de telefon fihristinde çıkan. Bedri İstanbullu ele geçirildi. Ali Fethi Esener. Sadettin Tantan. Sabit Cantürk. Yazıhanede çaycılık yapan İlameddin Dakman 5 Mayıs'ta. 18 Mayıs'ta. Erol Suna Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne. Abdulcebbar Doğru ve Fettah Cantürk de cezaevinden Göl-başı'na getirilenlerdendi. işkenceye alınıyordu. Emniyet Müdürü Lütfi Tom-buş.. babaları bulunamayınca Mehmet S iddik Bay-ram'ın iki oğlu Sinan ve Fikret.. ne evinin duvarına astığı Süleyman Demi-rel ile birlikte çektirdiği fotoğraf. İfadesinin alınması için Ankara'ya getirilmesi istendi. Behçet Cantürk'ü Sarı Av-ni ile tanıştıran Mehmet Deniz 7 Mayıs'ta yakalandı. Emekli Albay Ali İhsan Cesur da gözaltına alındı. ablalarının kocası Bedros Demirciyan yakalanamadığı için Gölbaşı'na getirilmişlerdi! Mehmet Demirel ise.Şoför Halil Hocaoğlu 4 Mayıs'ta. Sorgulamalarda durumu ağırlaşan Fettah Cantürk. Zeki Suna ve Erol Suna kardeşler. Osman Ayanoğlu ve sanat güneşi Zeki Müren'in adı engel olabildi! Gölbaşı'na gelen direkt.. 19 Mayıs'ta. Sabit Cantürk de "Başkent'e gidiyorum" diye hazırlık yaptı! Altın zincirli kolyesini.. Mustafa Deniz.Turgut Fidanay 16 Mayıs'ta. beyaz taşlı altın yüzüğünü. Enişteleri yüzünden gözaltına alınanlar da vardı. İbrahim. Abdulbaki Maltaç ile Mehmet Tahir Canpolat "Kıymetli Kâğıtlar"ı yakmışlardı ama yine de gözaltına alınmaktan kurtulamadılar. pavyonda garson vurduğu için Diyarbakır cezaevindeydi. kardeşi Yaşar Demirel yüzünden gözaltına alınmıştı! Suna Kardeşler ve Mehmet Demirel'in gözaltına alınmalarının bir başka nedeni daha vardı: Ermeniydiler! ASALA üyesi olabilirlerdi!. Mustafa Deniz Trafik Hastanesi'ne. Askeri 110 Hakim Süleyman Takkeci. Cebine de 201 bin lira koydu. Saffan Mindivanlı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılıyordu. altın kaplama saatini taktı. 25 Mayıs günü Gölbaşı'nda "hoşgeldin seansına" alındı!. ünlü polis şefleri Mehmet Ağar. General Kemal Kayacan. "işadamları" Yafes Öztürk.

sorgusunda. Hidayet'in ağzından kaçırdığı suç aletleri bulundu: Bir adet Tüpgaz ve iki adet baklava tepsisi! Öyle ya. Behçet Cantürk'ten "Altın Tabancalı Adam" diye bahsetmeye başladılar. Kötü tesadüf. Browning marka 20 çaplı 83756 numaralı av tüfeği ile 24 adet dolu av fişeğinden başka delil sayılabilecek birşey bulamadılar. Polisler. Ancak bu baskın sonunda şirkete ait. Telefon fihristindeki isimler. Cansan Tekstil ve Kimyasal Ürünler Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin. bir radyo ve bir adet tuşlu el telefonu kaybolmuştu!. Arzu Apartmanı No: 1/5 adresindeki dairesini boşaltmamıştı. Polisler 8 Haziran günü eve baskın yaptılar.. Diyarbakır'a götürüldü. Behçet Cantürk ile ilgili hemen her eve ve işyerine operasyon düzenliyordu.. Gazeteler artık. İsviçre'de yaşıyordu. Hidayet Kaşan (Cantürk) sorgusunda ağzından önemli bir bilgi kaçırmıştı. saklamaları için bir de tabanca verdiğini söyledi... Çengelköy Havuzbaşı Durağı.. Nizamettin Cantürk'ün eşi Süreyya'nın kendilerine sadece çanta bırakmadığını. Ancak İstanbul Beykoz'daki. Denizhamamı Sokağı. "Altın kabzalı tabanca" bilgisi basına sızdırıldı. bunlarla eroin yapılmış olabilirdi! Polis. Ve üzerinde büyük harflerle "BC" yazılıydı. Sarı Avni'nin kızı ve damadını gözaltına aldılar. Zurih 211 08 44 . İbrahim Fidanay. İbrahim Fidanay. Polisler evde arama yaptılar. kontrol için eve bakmaya gelmişlerdi. Sarı Avni'nin kızı Miyaser Sak ve eşi futbolcu Muammer Sak. şirkete baskın yaptılar. Tabancanın kabzası altındı. Sarı Avni'nin uluslararası çapta "iş" yaptığını gösteriyordu: * Thomassricker. Söylediği gibi dükkânında bir tabanca bulundu. Behçet Cantürk sorgularda söylememişti ama altın kabzalı tabancayı Sarı Avni hediye etmişti. "Delil bulunabilir" diye telefon fihristini aldılar. Daha önce gelinen Behçet Cantürk'ün evinde. Polisler aramalardan elleri boş dönmüyordu. Sarı Avni'nin Kabataş Setüstü'nde bulunan yazıhanesinde de arama yaptılar.. 111 KİLİT ISIM Soruşturmanın kilit ismi Sarı Avni. Aramalarda suç unsuru bulunamadı. bir kez daha arama yapıldı. Behçet Cantürk'e ait olduğunu öğrenince. bir renkli televizyon.30 Mayıs günü Ankara'dan bir ekip. yine Diyarbakır'a gitti.

P.HAROV: Varna 2. 4810505 Londra * Silvaga Meranda: 422733 Ravenna * Samir G. Claessom: 875786 Lagos * Giyam Franco Salvadori: 0586/27363.366833 Roterdam/Hollanda * Mauruzio Tricoli: 23816/88074 Crotono * Tirsode Molina: 2752007 Madrid * G. Berger: 010.* Aldo Cam Paner: 441608 * Çadmoz Zuadeç Poogeç: Las Palmas 268400 * G.A.A.41 * Anny Apostoloff: Sofya 882436 * J.J. Anan Shezıfı: Haifa İsrael 04.H.530041.E. Didonakis: 4173993 Pire/Yunanistan * Hoffman Yoram: 659446 Tel.Aviv/İsrail * Nick Paterimos: 4175/962 Pire/Yunanistan . Porson: 471188 Cenevre * Behgt W. Devon Shire: 01. 1602/456578 * Aleksandr TOTEV: Sofya 833227/84.32005 Livorno/İtalya * I.2 * Agha Ali İmam: 433174 * John L. Richa: 512888 Malta * Frans Van't Hooft: 484714 112 * Peter H. 4810505 Londra * C. Bonsor: 01. Gran C.

. dönemin Başbakanı Turgut Özal'ın eşi Semra Özal ve eşyaları için gelmişti. Sonuçta Sicilyalılar'dan dayak yedi.84 Uyuşturucu Sezonu" hiç iyi gitmiyordu! Behçet Cantürk.. sorgulanıyordu. İstanbul Yeşilköy Havaalanı'ndan kalkıp Ankara Esenboğa Havaalanına indiğinde. 113 ŞÖHRETLER GÖZALTINDA Yolları Ankara'da kesişenler de vardı..73022 Kummerfeld * Neilimosal Dabell: John Laing (Management) Ltd. iki ton bazmorfin sattığı Sicilyalı Nunzio La Mattina öldürülmüştü.. Türk Hava Yolları'nın 18 Haziran 1984 tarihli... Liste uzayıp gidiyordu. uçağın arka kısmına yaklaştı. "TK 158" sefer sayılı uçağı.35'i gösteriyordu. Sarı Avni ikinci bir dayağı da Paul Waridel'den yedi.. iki çekici kadın ve kadınsı hareketleriyle dikkati çeken bir erkek. 55 milyon dolar karşılığında. Frank: 03/2387970 Antwerpen/Hollanda * Mattıni: 099/93856 Taranto * Carlos Merzlanovits: 04101. ne gemiyi ne de aldığı kaparoyu bir türlü geri vermedi. saatler 18. Yine sözünde durmadı. "piyasanın" tanınmış isimlerinden birine sattı.. Kaparo olarak 466 bin dolar aldı. Dusk adlı gemisini. Sarı Avni'nin... Ancak birkaç ay geçti. Yolları ayrıldı.. "1983. Sicilyalı Cavad-duzzu (Giuseppe Ferrera) adında. hızla hareket eden 4 otomobil de uçağa yanaştı. Aynı anda. otomobillerden birine binip hızla pistten uzaklaştılar. İç hatlar terminalinde bekleyen gazeteciler. Otomobillerden ikisi.. 50543 Bermuda.* Frits E. Uçaktan inen. Paraya ihtiyacı vardı. Öteki iki otomobil.. .. Bu arada. terminalin çıkışına doğru koşmaya başladılar. gemiyi en kısa zamanda teslim edeceğini söyleyip. Tek bir kare fotoğraf bile çekememişlerdi. Sicilyalılar'dan 400 bin dolar daha aldı. Gazeteciler donakaldılar.

İlk artistliğe heves etmem. Sonra gazinocu Osman Kavran'ın oğlu Mahmut Kavran ile flört ettim. uluslararası uyuşturucu madde ve silah kaçakçısı olan Behçet Cantürk ve Avni Musullulu ile yaptığımız Antalya gezisini anlatmam isteniyordu. Kilon: 59. "Burada öğrendiğime göre. İki yıl onunla birlikte olduk.. Ten rengin: Kumral. Babam ile annem ayrıldı. Kendisi Mine Mutlu'nun menajeriydi. Ulusoy Ailesi'nin beni istememesi yüzünden iki yıl sonra eşimle ayrıldık.. ben de menajerim Şakir Şener ile gittim. Göz rengin: Yeşil. Yani onu erkeklere satıyordu. Şakir beni. Nişan yüzüğünü atarak onunla evlendim. "Mustafa Ulusoy'dan ayrıldıktan sonra Şakir Şener beni Nafiz Kavi ile tanıştırdı. Deli dolu biri olduğu için Mehmet'ten ayrıldım. Süzer Otobüs firmasının sahibinin oğlu Hüseyin Süzer ile nişanlandım. Adınız soyadınız: Canan Tuğba Çetin. İkinci filmim Anter'i çevirirken.72. yönetmen Metin Erksan beni görmüş ve beğenmiş.Ahu Tuğba. Zaten ayrılmam için Dündar Kılıç'ın adamları beni hep tehdit ediyorlardı. Havuz başında otururken Ermeni uyruklu olduğunu bildiğim. Ancak Nafiz'in işi çıkınca. Armatör Osman Ayanoğlu polislerin beni aradığını söyleyince. Beyoğlu'nda gezerken. Atatürk Kız Ortaokulu'nu bitirdim. Alametlerin: Sağ kolda kesik izler.. önemsemedim. Sarıyer'de balık lokantası ve gazinosu olan Uğurcan Elmas'ı gördüm. Bu arada çocukluk arkadaşım Ulusoy Firması sahibinin oğlu Mustafa Ulusoy ile yakınlaştık.. Maçka İlkokulu'nu. Film çevirme teklifi yaptı. Amerikan Kız Koleji'ni terk ettim. Döndüğümde Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığına bağlı Narkotik Şube elemanlarınca İstanbul'da gözaltına alınıp buraya getirildim. Burada homoseksüel Şakir Şener ile tanıştım. Fransa'ya gittim. Mehmet Aşıcıoğlu ile tanıştırdı. Saç rengin: Sarı. kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı'nın. Bu nedenle birkaç kez intihara kalkıştım. Beraber olduk. Bir ara ABD'de doktorluk yapan ağabeyim Yekdağ Ergun'un yanına gittim. 16 yaşında başladı. Mete Has ile birlikte oldum. Ankara Karanfil Sokak'taki merkezine getirildiler. İlk filmimin adı Seylan'dı. 6 yaşıma kadar burada oturduk. 114 "Mustafa Ulusoy'la hep gece kulüplerine giderdik. Talya Oteli'ne yerleştik. Oya Aydoğan ve Şakir Şener sorgulanmak üzere. Arkadaşlarıyla yat gezisine çıkacaklarını söyleyip bizim de . İlk önce Ahu Tuğba'nın sorgusu yapıldı. Hayat Hikâyen: "13 Ağustos 1959 yılında İstanbul Yeşilköy'de dünyaya geldim. "Olay şöyle oldu: O zaman birlikte olduğum Nafiz Kavi ile Antalya'ya gitmeyi istedik. Döndüğümde Ankara Başkent Gazinosu'nda çalışmaya başladım. Boyun: 1. Maksim Gazinosu'nda çalışmaya başladım.

Bizi yata göstermelik olarak alıp. Daha önce gelip Talya Oteli'ne yerleşen Beyhan Baysal da bizimle beraberdi. Avni. Bir kez de benim gala geceme çiçek göndermişti. Onu da akşam yemeğine götürdüm. benimle olmak istediğini söyledi. Kabul ettim..3 saat dolaştık. Bir116 likte Hilton Oteli'nde ayırtmış olduğu odaya çıktık. Behçet Cantürk ve ben Astorya Kulübü'ne gittik. Hep red cevabı veriyordum. Avni Musullulu ve Bedri İstanbullu ile tanıştırıldık. Şa-kir Şener. Öğleyin Şakir Şener beni almaya odaya geldi. ben ve isminin Serpil olduğunu bildiğim bir bayanla lokantaya gittik. Buluştuk. Ondan sonra kendisini hiç görmedim. Çünkü tipim değildi. "Antalya'dan ayrıldıktan sonra Behçet Cantürk. Şakir'e de 30 bin lira vermişti. Ben de Behçet Cantürk'ü. beraber olduk.katılmamızı istedi. Bu arada. Oya Aydoğan. bu şahısların uyuşturucu madde kaçakçıları olduklarını bilmiyordum.. Ancak teklifini kabul etmedim. demir tüccarı olarak tanıtırlar. toprak ağası ve müteahhit olarak duymuş ve tanımıştım. Bana yine kur yaptı.) Gülüzar Gazinosu'nda sahneye çıkıyordum." . müteahhitlik yaptığını anlattı. onunla olmam için büyük vaadlerde bulundu. Behçet Cantürk. Ancak 19 Haziran günü İzmir'de yakalanan Beyhan Baysal'ın ifadesi biraz farklıydı: "(. armatör. 2. Eğlendik. Antalya'da birlikte yat gezisi yaptığımız Behçet Can-türk'ün. Bu tür insanlar İstanbul gece hayatında kendilerini. ihracatçı. Onu da çağırdık. Şakir Şener de kabul etmem için ısrar ediyordu. Beyhan Baysal. Odada içki içtik. Hattâ Şakir Şener'e. solist olarak çıktığım gazinolara geliyor. ithalatçı. "Bana söylemiş olduğunuz gibi. Yata bindiğimizde Behçet Cantürk. "Avni Musullulu ile. Birgün Şakir Şener. Avni. Behçet Cantürk ve Avni Musullulu bana yatta ve lokantada hep kur yaptılar. bana kur yapıyordu. benim Antalya'da olduğumu 115 öğrenen Oya Aydoğan Talya Oteli'ne geldi. "Behçet Cantürk ve Avni Musullulu'nun. eğer kabul edersem yatı bana vereceğini söylüyordu. müteahhit. Ahu Tuğba'nın benzeri ifadeyi verdiler. Bizi akşam yemeğine davet ettiler." Oya Aydoğan ve Şakir Şener de. yattan bir başka gemiye uyuşturucu yüklediklerini görmedim. çantama 100 bin lira koyup gitmişti. Şakir. konser vermek için gittiğimiz Zürih'te bir akşam yemeği yedik. Behçet Cantürk ise aşiret reisi olduğunu. Kabul ettik. uyuşturucu kaçakçısı olduklarını gözaltına alındığımda polislerden öğrendim. 30 gemisinin olduğunu.

böyle bir kaseti arabasında nasıl bulundurmuştu? Üstelik her an polisin nefesi ensesindeydi. 117 "Ey akılsız sen kendi başına geleceği biliyor musun? Ben. Ondan "Altın Tabancalı Adam" diye bahsediyorlardı. Behçet Cantürk'ü Türkiye'nin bir numaralı gündem maddesi yaptı! Gazeteler manşetlerini. Biz çocuklarımızı. su ile yoğrul-dum. Behçet Cantürk'ün ağabeyi. Doğmuş doğacak çocukların haklarını nasıl anlatacağız. İnsanların hakkı hukuku vardır. Beyhan Baysal ve Şakir Şener hakkında takipsizlik karan verince vazgeçti. Şöhretli isimlerin Ankara'ya getirilerek sorgulanması. Behçet Cantürk gibi dikkatli. İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu 2.23. Vicdanın için söyle. dergiler kapak haberlerini. Kasette söylenenlerin Türkçe-sini öğrenince. kendi mahkememizde Allah'a ne cevap vereceğiz.. Nil Burak. Sarı Avni'nin kızı ve Behçet Cantürk'ün dördüncü karısıydı! "BU ZULMÜ UNUTMAZDIN" "Kardeşim. erkek kardeş Azet Cantürk. Oya Aydoğan. unutmayacağız. Kürdistan'ın Hamido Köyü'nde kendi makamımızda. tarihimiz belli. kaseti doldurduğu iddia edilen. 1922. aziz biraderim. Okulda yakalanıp. Ermeni anne yapılıvermişti! Akile Dilek Alev ise. Allahsızlar. Polisin sızdırdığı yalan yanlış bilgiler. Ankara'ya götürüldü. Garpda şarkta böyle bir zulüm olmamıştır. Behçet Cantürk'ün otomobilinde bulduğu Kürtçe ka-sedi 21 Mayıs'ta tercüme ettirdi. düşmanların elinde ezilsin diye yetiştirmedik. Biz öyle bir milletiz ki aslımız belli. sınıf öğrencisiydi. bu yapılanları hiçbir zaman unutmazdın.. O günler. Behçet Can-türk'e ayırmışlardı. Abdulkadir Takan ve intihar eden Burhan Beskisiz'in oğlu Faruk Beskisiz'i aramaya başladı.. çoluk çocuk perişanlığımızı anlat.Polis. sen de Kürtsün. Kürtçeye acımasızca karşı çıkılan 12 Eylül'ün dönemiydi. bunu ben biliyorum. okuyuculara haber diye sunuluyordu: Artistleri kullanarak eroin kaçırmışlardı!. Şeyh Sait babası Ali Rıza için mağaralarda ateşle. çocuklarımızı bile kesip et diye kasaplara sattılar. bize yapılanları görmeyenler bile hissederdi. böyle günlerce aç susuz. . Güngör Bayrak gibi sanatçıların da ifadesini alacaktı! Ancak savcılık. titiz ve "illegaliteyi". gizli örgüt mensuplarından daha iyi bilen ve yaşayan biri. Ahu Tuğba.. Maddi hatalar da yapılıyordu: Amcaoğlu Abdullah Cantürk. neslimiz çoğaldıkça." Polis. 20 yaşındaki Faruk. Farzet ki..24'lerde yapılan zulmü unutmadık.

İçişleri Ba-kanlığı'na. Suriye İstihbaratından (Muhaberat) görevli Ermeni kökenli yakın akrabalarının bulunduğu. Bir diğer delilden ise daha umutluydu: Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı'na bağlı Narkotik Şube Müdürlüğü. PKK ve HİZBUL TAHRİRİ İSLAM. Tıpta kullanma alanı Herpes denilen deri hastalıklarında. Behçet Cantürk içkili bir dost sofrasında dinlediği kaseti beğenip arabasına almıştı.. alınan ilk ifadelerinden.11. "500 ml. sıvı maddenin Sodyum Hidroksit (NaOH) olduğu.02254/214860. MİT CANTÜRK'Ü İSTİYOR Milli İstihbarat Teşkilatı." Narkotik Şube. 4'üncü Kolordu Komutanlığı'na. adı geçen ve yakınlarının DDKD. otomobilini de kullanmıyordu. Başbakanlığa. İkinci bir olasılık. 26 Mayıs 1984 günü. uyuşturucu madde ihtiva etmediği tesbit edilmiştir. Bu sıvı madde enjeksiyon süspansiyonu olarak Herpes Simplex virüsü ihtiva etmektedir. Mercedes'ten öylesine aldığı kasetten ummadığı bir delil yakalamıştı. Genelkurmay Başkanlığı'na. KUK.10. 118 "Lupidon GSC ampulü içindeki sıvı maddenin uyuşturucu madde ihtiva etmediği belirlenmiştir. Polisin gözüne çarpmasın diye. adı geçenin Suriye Ka-mışlı'da. Sadece emniyet teşkilatı değildi Behçet Cantürk aleyhine delil arayan. çok önem verdiği delilden umduğunu bulamamıştı.. Yanıt 10 gün sonra geldi. PİK (Kürt İslam Partisi) gibi Kürtçü örgütlerle ve muhtemelen Ermeni terör örgütleri ile ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. 22 Mayıs 1984 tarihinde "Çok Gizli" ibareli (Sayı: 01. deri altına enjeksiyon yapmak sureti ile kullanılır.. Behçet Cantürk'ün evinde termos içinde ele geçirdiği maddeleri.lik renksiz şişe üzerinde Chemitank yazılı etikette belirtildiği gibi. Merkez Polis Laboratuvarı'na gönderdi. içindeki 440 ml.157602) yazısıyla.İşin aslı. kaseti daha sonra arabada unutmuştu!. Polis. . kasetten Behçet Cantürk'ün haberi yoktu. Kasedi arabaya koyanlar büyük ihtimalle yeğenleriydi. Vinci Kolordu Komutanlığı'na ve Genelkurmay Adli Müşavirliği'ne şu bilgiyi veriyordu: "Halen silah kaçakçısı Selahattin Delidere'nin ifadesine istinaden gözaltına alınan ve Ankara'da sorgusu devam eden Behçet Cantürk'ün. Ancak.

adı geçenin 30 günlük gözaltı süresi içinde silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığı ile ilgili faaliyetlerinin ortaya çıkarılarak delillendirilmesi ve aynı zamanda son derece şümullü olduğu zannedilen yurtdışı bağlantılı yıkıcı faaliyetlerinin yeterli seviyede meydana çıkarılması mümkün görülmemektedir. Abdulcebbar Doğru. "Behçet Cantürk'ün polis sorgusu bittikten sonra. İlameddin Dakman. Selahattin Delidere. İbrahim Fida-nay. Mehmet Deniz. Kasım Faruk Beskisiz. Turgut Fidanay. Saffan Mindivanlı. Felemez Cantürk."Diyarbakır Sıkıyönetim Komutanlığı'nca gözaltına alınan ve yurdumuza 8 kez. tutuklanması sağlansın ve teşkilatımıza verilsin!" Bakalım hukuki süreç. MİT in isteği gibi işleyecek mi?. yurtdışı bağlantılı diğer faaliyetleri ile alâkalı teşkilatımızca sorgulanması ve kendisinin ile yakınlarının 1402 sayılı kanunun ek 4'üncü maddesinde belirtilen nitelikte de olabileceği düşünülen faaliyetlerinin geniş kapsamlı olarak meydana çıkarılması uygun mütalaa edilmektedir. Zeki Suna. Aydın Demirel. Abdulbaki Maltaş.Krokoui ismi ve sahte Tunus pasaportu ile giren Irak Ordusu'ndan firari Yüzbaşı ve Hizbul Tahrir İslami partisi Halep Askeri Sorumlusu Sıtkı Yusuf'un da. adı geçenlerle temasta bulunmuş. Sıtkı Yusuf. Halil Hocaoğlu. Hepsi. Medet Serhat. hepsinin sağlam olduğu "hekimler" tarafından tespit edildi! . Bedri İstanbullu. "Bu bakımdan Behçet Cantürk'ün. Türkiye'ye İran'dan illegal yollarla giren ve kaçakçılık suçu ile yargılanan ve bilahare 3'ü Irak'a teslim edilen 14 kişi ile görüşmüştür. Fettah Cantürk yüzleştirildi. Türkiye'ye aralıklarla her gelişinde Diyarbakır'da Cantürk-ler'e ait otelde kalmış. 2 Haziran günü. 120 POLİS FEZLEKESİ Gölbaşı'ndaki sorgulamalar bittikten sonra yüzleştirmeler başladı. Ancak. Artin Hacıköylü." Özetle MİT diyor ki. ayrıca Hakkari ilimize giderek burada. ifadelerinin doğru olduğunu söyleyip tutanağı imzaladılar. Yasemin Ayşe Civelek.. Dört gün sonra. Erol Suna. Rafeh Ben Hadi Al. Miyaser Sak.00'e yaklaşırken Behçet Cantürk. tarafımızdan yapılan sorgulamasında Cantürkler'le ilgili yukarıdaki bilgileri teyid eden bilgiler alınmıştır. öncelikle silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığı ile ilgili olarak sorgulanarak tevkif edilmesinin sağlanmasından sonra. polis sorgusunda söylediklerinin doğru olduğunu belirttiler. Behçet Can-türk'ün planlı ve sistemli bir şekilde sorgulanması gerektiği düşünülmektedir. "Gözaltı sanık çıkış doktor ra-poru"nda. saatler 24. "Yukarıda arzedilen durum muvacehesinde. 6 Haziran günü saat 17. Mehmet Tahir Canpolat. Sabit Cantürk. Sanıklar.30'da bu kez şu isimler yüzleştirildi: Behçet Cantürk. 8 Haziran günü sorgular bitti. Ali İhsan Cesur.

Zeki Kirpi.. Kasım Faruk Beskisiz. Mehmet Ölmez. İfadelerden birkaç pasaj sunalım: "Sanık Behçet Cantürk. Fettah Halitoğlu. Felemez Cantürk.eroin ticaretini. sahte tanzim edilen evlenme cüzdanı ve nüfus cüzdanı. Remzi Sağır. Abdurrahman Sağır. bazmorfin.1983 tari121 hinde Diyarbakır ili Lice ilçesi Ankazap mezrasında ele geçirilen 217 kilo eroin maddesi olayı. Fikret Bayram. Hacı Reşit Zigari. Diyarbakır ili Lice ilçesi Ner-gizi Gömünde yapılan eroin maddesi ile ilgili Behçet Can-türk'ün evinde bulunan ve eroin imalinde kullanılan malzemeler (l adet tüp. Abdulkadir Takan. maddi menfaat temin etmek. Bedri İstanbullu. Halim Civelek. Ancak sadece 40 şahsın ifadesi alınabilmişti. Ertoşlu Feto. Mustafa Deniz. Seli (Salih). evrak ve dokümanlar. Zeynel Cantürk.Polis 11 Haziran günü. Yaşar Demirel. 30 Mayıs 1984 tarihinde 60 sayfalık ifadesinde. "Sanıklar: Behçet Cantürk. Aziz Cantürk. Yasemin Ayşe Civelek. Zeynel Ekmekçi. Zeki Suna. Ali İhsan Cesur. Mehmet Han Kozat. Abdulcebbar Doğru. altın tabanca kabzaları. Medet Serhat. pırlanta ve döviz kaçakçılığı yapmak. Selahattin Deli-dere. Nedim Baybaşin. sahte evrak tanzim etmek. Halil Hocaoğlu. sağlamak. Betül Ayyüce. Abdullah Cantürk." 66 kişi hakkında soruşturma başlatılmıştı.Lower şehrinde Urallar şirketine ait kamyon içerisinde ele geçirilen 13 kilo 700 gram eroin maddesi olayı. Sabit Cantürk.KUK örgütleri ve yurtdışı örgütleri ile işbirliği yapmak. Aydın Demirel. Sinan Bayram. Mehmet Han Sağır. silah kanununa muhalefet. "Firarda bulunan sanıklar: Nizamettin Cantürk. İbrahim Fidanay. Halis Cantürk. İla-meddin Dakman. Fettah Cantürk. Abdulvahap Çarık. aile şirketi halinde uluslararası uyuşturucu madde bazmorfin ve eroin imal etmek.1982 tarihinde Avusturya'nın Gros-sau. Diğerleri firar etmişti. "Suçun Subut Delili: 6. yaptığı tüm soruşturmaları özetleyerek. Turgut Fidanay. Azet Cantürk. Mehmet Tahir Canpolat. Yaşar Avni Musullulu. Ermeni örgütleri ile DDKD.. 690 sayılı kanuna muhalefet. Muhlise Takan. 19. altın. Artin Hacıköylü. teşekkül vücuda getirerek aile şirketi halinde uluslararası uyuştum madde. Hidayet Kaşan. Avni Musul- . İkram Fidanay. Korkmaz Göldağı. Ahmet Arıkboğa. kaçakçılığın men ve takibine dair kanuna muhalefet. Saffan Mindivanlı. Mehmet Ali Altınbaş. Abdulbaki Maltaş. "Suçun Tarihi: 1979 ve sonraki yıllar. Miyaser Sak.7. Mehmet Süleyman. Mehmet (Çoban Mehmet). 2 adet tepsi). Süreyya Cantürk. İzzet Gündüz Sarıyar.10. Mustafa Çapan. altın ve mücevherler ile sanıkların samimi itirafları. Kamil Dakman. Ağa Koç (ölü). Mehmet Deniz. Erol Suna. Uğurcan Elmas. Akile Dilek Alev. 39 sayfalık bir fezleke hazırladı: "Suçun Nevi: Teşekkül vücuda getirerek.

bir tencere dolusu mermilerinin ve kırmızı renkli el bombalarının. "Sanık Hidayet Kaşan ifadesinde.5 tona yakın bazmorfin maddesini İran.gayri meşru karısı olduğunu. Ermeni olan ve ASALA ile yakın ilişkiler içerisinde bulunan yakın akrabası Bedros Demirciyan'ın da Ermeni kökenli şahıslarla ilgilendiği. bazen de kendi evlerinde uyuşturucu madde yani eroin imali işini Lice'ye yakın dağlık bir bölgede yaptıklarını bildiğini. altın ve döviz kaçakçılığı yapmak. Türkiye. Süreyya ve Abdulcabbar Doğru. bazı şeylere dayanamam dediğini duyduğunu. 4 kardeşin de birer adet kalaşnikof silahlarının bulunduğunu. Behçet Cantürk'ün . bu işleri Cantürk-ler ailesi adına yapıp elde edilen kân eşit miktarda ailece paylaştıkları. Cantürk ailesinde cezaevine girmeyen kalmadığını. Nizamettin Cantürk. uyuşturucu madde işinde çalıştıklarını. Abdul-kadir Takan'ın karısı Muhlise Takan'ın da yardım ettiğini. Ermeni örgütleri ile DDKD. ayrıca eroin imal etmek. bilahare nereye sakladıklarını bilmediğini. bugüne kadar yurtdışına 1. "Sanık Akile Dilek Alev ifadesinde. bu görüşmeler esnasında Albay Ali İhsan Cesur'un da İsviçre'de hazır bulunduğu. İtalya ve İsviçre ülkelerine. kendisinin gayri meşru yaşadığı her iki hanıma da sahte evlenme cüzdanı tanzim ettirdiği. birlikte Karton Oteli'nde yemeğe gittiklerinde Sarı Avni'yi orada tanıdığını. kendisinin defalarca İsviçre'ye giderek uluslararası kaçakçı gıyabi tevkif müzekkeresi bulunan Avni Karadurmuş (Musullulu) ile yakın ilişkiye girdiği. yakalandığı takdirde herşeyi konuşacağını. bir adet kılıf içerisinde uzun bir kamalarının olduğunu. Ermeni kökenli olduğu. yakalanan her iki silaha da para mukabilinde suçunu üstlenen kiralık adam bulduğunu beyan etmiştir. Behçet'in cezaevinden çıktıktan sonra bir tomar evrakı yaktığım. Felemez Cantürk'ün ise örgüt işi ile uğraştığım.KUK ve yurtdışı örgütleri ile işbirliği yapmak ve maddi. Behçet Cantürk'ün gayrı meşru karısı olduğunu. Uğurcan Elmas'ın Behçet'e.manevi menfaat sağlamak. sahte evrak tanzim etmek. kocasının Fettan ve Halis'e çok güvendiğini. Süreyya'nın devamlı çantasında silah taşıdığını. bir araya gelerek bazen Nizamettin'in evinde. ayrıca Ermeni kökenli bazı akrabalarının da İstanbul ilinde yerleştikleri. bir kısmını da Türkiye'de sattıkları. Sarı Avni'nin is123 mini duyduğunu. bu yere at ile gittiklerini. Behçet. . Behçet'in zaman zaman eve yabancı para getirdiğini beyan etmiştir.122 lulu ile birlikte yaptıkları. Süreyya Cantürk'ün beyaz patiska bezden uyuşturucu madde için bir hayli torba diktiğini. aynı zamanda İtalya'dan Cebelitarık Boğazı üzerinden Amerika'ya gönderdiği. ayrıca İran'dan getirtmiş olduğu bazmorfin maddesini Diyarbakır ili Lice ilçesi Ner-gizi mezrasında 385 kilo bazmorfin maddesini 255 kilo İran işi eroin maddesine dönüştürmek suretiyle bir kısmını Avrupa ülkelerine. uyuşturucu maddeyi bu şahsa gönderdiklerini bildiğini. akrabalarının Suriye İstihbarat Teşkilatında Avrupa'nın birçok yerlerine dağılmış vaziyette görev yaptıkları.

Behçet'in bu olaya çok üzüldüğünü. fotoğrafdaki şahsın uyuşturucu madde kaçakçılığından yakalandığını ve tuvalette gırtlağını keserek intihar ettiğini. bilahare Nizamettin Cantürk'ün istemesi ile telsizleri verdiğini. Çanakkale tarafında 1982 yılında birkaç kez eroin sevk ettiklerini bildiğini. birlikte Sarı Avni'den bahsettiklerini. Behçet'in konuşmaları arasında üst düzeyde Askeri kanatta adamlarının olduğunu. en son Behçet'in Ameri124 kadan getirtmiş olduğu iki adet çelik yeleğinin olduğunu. silah. Behçet'in. gezi görünümü vererek açık denizlerde uyuşturucu maddeleri gemilere aktardıklarını. İnce Mehmet (Candaş) namı ile tanınan şahısla birlikte babasının İspanya'dan satın aldığı evde buluştuklarım. evliliğinin ikinci ayında İzmir'e Etap Oteli'ne gittiklerini. Cumhurbaşkanımız Kenan Evren'i sevmediğini. zaman zaman Kür-distan Devleti'ni kuracaklarını. âdeta bir silahşor gibi silah taşıdığını. Muammer Sak ile ikinci evliliğini yaptığını. bilâhare Nizamettin Cantürk'ün de orada olduğunu. Sü-rayya'nın eroin torbalarını diktiğini. "Sanık Miyaser Sak ifadesinde.5 sefer mal gönderdiğini. Nizamettin Cantürk'ün eroin imalinden gözlerinin bozulduğunu. Behçet'in 'biz bu işi önceden biliyoruz' dediğini. Nizamettin. Behçet. hattâ sivil giyinmiş bir paşa ile yemek yerken çektirdiği bir fotoğrafının olduğunu. Behçet Cantürk'ün 1979 yılında evlerine misafir olarak geldiğini. Behçet'in fotoğrafları yapıştırılmış sahte nüfus cüzdanlarının bulunduğunu. altın ve döviz transfer işleriyle ilgilerinin olduğunu. Behçet'in kendisine vermiş olduğu iki adet el telsizini bankadaki kasasında sakladığını. eniştesi Kormaz Göldağı ile yakın akrabası Hayrettin Yağcı'nın silah ve uyuşturucu madde kaçakçısı olduklarını ve 125 . orada çirkin. Azade isimli gayri meşru yaşadığı bir hanımının olduğunu. Anayasa oylamasında da hayır oyu kullandığını bildiğini. kendisinin Halep'te bir kampta eğitildiğini tahmin ettiğini. Ermenilerle işbirliği içinde olduklarını. 12 Eylül harekâtından sonra 4. Mehmet Han Kozat ile karşılaştığım. Sarı Avni ile birlikte Ahu Tuğba. İstanbul Kapalıçarşı'ya ASALA mensupları tarafından bomba atıldığını. konuşmalarında tehlikeli bir olay yaşadıklarını. İran'da çektirilmiş bir fotoğrafı göstererek.Behçet'in Uğurcan Elmas'la gayrı meşru işler yaptığını. zaman zaman eve telefon açarak babasını sorduğunu. Beyhan Baysal ve soy ismini bilmediği Oya ile birlikte Antalya'da uzun bir müddet kaldıklarını. Yaşar Avni Karadurmuş'un kızı olduğunu. bunları bir subay arkadaşı marifetiyle getirttiğini. orada Halis Cantürk. babasının Kabataş Setüstünde Deniz Nakliyat Şirketi'nin bulunduğunu ve burayı paravan olarak kullandığını.'Behçet'in İsviçre'ye gittiğini. İstanbul'daki polislerin onun adamları olduğunu. kendilerinin devamlı Kürtçe konuştuklarını. beyan etmiştir. Mehmet Han Kozat. Sarı Avni ile telefonda konuştuklarını. gözlüklü. kendisinin Türk Devleti'nin temeline dinamit koyacak kadar Türk düşmanı olduğunu. Arap ülkelerine giriş ve çıkış yaptığını pasaportunda gördüğünü. esmer. birlikte uluslararası uyuşturucu madde. televizyonda İstiklal Marşı çalarken televizyonu kapattırdığını. Behçet Cantürk'e ait Abdulcabbar Doğru ve Mehmet Taşkaya adına düzenlenmiş. Tahsin isminde bir şahısla yemek yediklerini bilâhare Tahsin'in babasını kendisine İsveçli olarak tanıttıklarını.

altın ve döviz kaçakçılığı yaptıklarını bildiğini. Avni Karadurmuş'un döviz transferini kuyumcu olan Korkmaz Göldağı'nın yaptığını. aynı doğrultuda Avni'nin yanında çalışan mesul müdürü tarafından bu isteğin tekrar iletildiğini. Söyledikleri özetle bir cümleydi: "Behçet Cantürk'ün yurtdışına uyuşturucu kaçırmasına yardım ve yataklık ettik.babası ile bağlantılı olduklarını. 'Kaptan' namı ile tanınan Nurettin Candaş ve babası ile yurtdışında bağlantı kurduklarını. Bedri İstanbullu ile ilişkiler içerisinde olduğunu. yol masraflarının... "Sanık Ali İhsan Cesur alınan ifadesinde. evinde misafir olarak kaldığını. Albay rütbesi ile emekli olduğunu. kendi yanına alıp şoför olarak vazife yapmasını istediğini. Avni ile arkadaşlığının uyuşturucu madde ve silah kaçakçılığından yurtdışına kaçışına kadar devam ettiğini. kendisinin Edirne'den tanımış olduğu Azade Özaksoy ile birlikte yemek yiyip içki içtiklerini. silah. bu şahsın İsviçre'ye ayda bir sefer gidip geldiğini. yemesinin içmesinin Sarı Avni tarafından karşılandığını. bu kadınla Sarı Avni'nin tanışıp gay-rimeşru hayat yaşadıklarını. İnce Mehmet namı ile tanınan Mehmet Candaş ve ağabeyi. garsoniyer olarak kullandıkları evde. halasının kocası Albay Ali İhsan Cesur'u tanıdığını. Avni Karadurmuş'un kendisine telefon ederek 126 Behçet Cantürk'ün amcasının oğlu Fettan Cantürk'ün taburun Ayazağa'da inşaat yapan bölümünde asker olduğunu. 1949 yılında Ankara Kara Harp Okulu'ndan mezun olduğunu. kadınlı içkili alemler tertiplediklerini. Beykoz'da oturması ye Beykozlu olması nedeni ile Avni Karadurmuş (Musullulu) ile tanışdığını ve olayların içerisine girmiş bulunduğunu. bu tanışmadan sonra Sarı Avni ile birçok kereler buluşup yemek ve içki içtiklerini. Behçet Cantürk'ün en son yakalandığında babasının İsviçre'den telefon ederek Behçet'in yakalandığını bildirdiğini beyan etmiştir. babasının altın kabzalı bir tabanca ile ruhsatlı bir tabancasının olduğunu." MAHKEME BAŞLIYOR . İsviçre'de lüks bir lokantada Sarı Avni ve Behçet Cantürk ile yemek yediğini. Sarı Avni'nin yurtdışına kaçmasından sonra İsviçre. ikinci kez yine Sarı Avni'nin misafiri olarak İsviçre'ye gittiğini. Sarı Avni Türkiye'de iken Behçet'le birlikte yemek yediklerini. Behçet Cantürk ile Avni Karadurmuş'un uyuşturucu madde. gizli yollardan Türkiye'de kurmuş olduğu Belkam Deniz Nakliyat Şirketi'ni damadı olan Muammer Sak'ın yaptığını. Hayrettin Yağcı ve Behçet Cantürk'ün birbirlerinden ayrılmayan şahıslar olduğunu. oğlunun Sarı Avni'nin gemilerinde bir yıl tayfalık yaptığını beyan etmiştir. 1983 yılının Ağustos ayına kadar İstanbul'da çalıştığını. bundan bir oğlunun olduğunu. bilâhare kendisini İsviçre'ye davet etmesi üzerine emekli olmadan Bakanlıktan izin almak kaydıyla İsviçre'ye gittiğini. bilâhare bilmediği sebeplerden dolayı mesul müdürlükten ayrıldığını." Sanıkların hepsi polise verdikleri ifadelerinde suçlu olduklarını kabul ettiler. Uğurcan Elmas. Nizam Doğan'ın babasını telefonla aradığını. 1979 senesinde Behçet Cantürk ile tekrar Hilton Oteli'nde karşılaştıklarını. Behçet'in otelde kendisinin ise Sarı Avni'nin evinde misafir olarak kaldığını.Zürih şehrinden devamlı olarak kendisini aradığını. içki içtiklerini. Fettan Cantürk'ü yanına alarak bir müddet şoförü ve bahçıvanı olarak çalıştırdığını.

sahte evrak tanzimi. 22 Haziran günü saat 10.5. altın kaçakçılığı. Otomobili bile. polis ifadesini aynen tekrarlıyordu: "Emniyette verdiğim 3. bana hazırlanmış bir komplodur.1984 ve 5. yasadışı örgütlere maddi yardımda bulunmak suçlarını işlemedim. sanıkların hepsi "Emniyette işkence altında ifade verdik. Beni gözaltına aldıklarında görevliler. Beyhan Baysal gibi kadınlarla Antalya'ya gidip yattan açık denizde bekleyen gemiye uyuşturucu 128 . Bu. DDKD ve ASALA örgütleri ile ilişkilidir. Sıkıyönetim Askeri Savcılığı'nın 19 Haziran 1984 gün ve 1984/356 kararı ile Behçet Cantürk ve 43 arkadaşının yargılanmasına.5. Polisler Bayram Oteli'nin sahibi Mehmet Sıddık Bayram'ın adını vermemi istediler. Eşi. ya da ifade vereceksin' dediler. ASALA örgütüne 10 milyon lira verdi." Behçet Cantürk.5. önce kimlik tesbiti yaptı. 'Ya öleceksin. 127 Hakim Binbaşı Basri Özgenç. eroin ile ilgili olayları.1984 ile 17. Diyarbakır Cezaevi'nde oldukları için Abdulcebbar ve Sabit Cantürk dışındaki 41 sanık mahkeme salonuna alındı. "Bankalara kendi adına para yatırmazdı.00'da Sıkıyönetim Komutanlığı Ankara 4 numaralı Askeri Mahkemesi'nde duruş-masız olarak başlandı. eşi Akile Dilek Alev'in mahkemede söylediklerini şaşkınlıkla dinledi. Huzurunuzda da tekrarlıyorum. akrabası Halis Cantürk adına kayıtlıdır.-98 sayılı yazıları. Behçet Cantürk.1984 tarihli ifadelerimi aynen kabul ediyorum. 60 sayfadan ibaret ifademde bazmorfın. Hazırladığım senaryoyu polislere anlattım. Ancak elinde vekaleti olduğu için istediği zaman çekiyordu. Ahu Tuğba. kafamdan uydurdum. Benim adıma da bankalara para yatırdı. Bu örgüt ile ilişkisini dayısı Bedros Demirciyan aracılığıyla kuruyordu.Sıkıyönetim Komutanlığı'nın 11 Haziran 1984 gün ve 1984/KAÇ. daha önceden tanıdığım Avni Karadur-muş'a verdiğimi söylemek zorunda kaldım. Polise verdiğim ifadem doğru değildir" dediler. Polisler bazmorfini kime verdiğimi sorup. En uzun konuşmayı Behçet Cantürk yaptı: "Şahsıma isnat edilen uyuşturucu madde kaçakçılığı. Ardından sorguya geçildi. Polis ifadeyi kendi hazırlayıp zorla bana imza ettirdi. Albay Ali İhsan Cesur ve Akile Dilek Alev dışında. Ben de işkenceden kurtulmak için. sıkıştırınca.-98 ile 12 Haziran 1984 gün ve 1984/ KAÇ. Bu nedenle onun ismini söyledim. döviz kaçakçılığı.

Mehmet Han Sağır. Zeynel Ekmekçi. Abdulcebbar Doğru ile Sabit Cantürk'ün de gıyaben tutuklanmasına karar verdi. Mehmet Tahir Canpolat. Betül Ayyüce. Erol Suna. İbrahim Fidanay. Yasemin Ayşe Civelek. Bedri İstanbullu.. Bu sözlerini polisler duydu ama birşey yapmadılar. Mustafa Deniz. Akile Dilek Alev. Abdulbaki Maltaş. Yaklaşık 500 metreden konuşulabilen iki telsizi vardı. sahte evrak tanzimi. yurtdışına çıkış önerisinde bulunuyordu. polis korkusunu daha üzerinden atamamıştı! Mahkeme. Hidayet Kaşan." . uyuşturucu madde kaçakçılığı. Yakalandığımızda emniyette beklerken. Selahattin Delidere ve Behçet Cantürk'ün vicahen tutuklanmasına. Miyaser Sak. Zeki Kirpi. Nedim Baybaşin. savcıya çıktığınızda herşeyi inkâr edin. Behçet Cantürk tek tip elbise giydirilerek birkaç ay önce Çıktığı Mamak Askeri Cezaevi'ne birkez daha kondu. altın kaçakçılığı. Nizamettin Cantürk. 129 t» 'YURTDIŞINA KAÇIN! "Size benim söyleyeceğim birtek şey var: Yurtdışına kaçın!" 40 gün süren işkenceli sorgulamadan sonra serbest bırakılan avukat Medet Serhat. eroin imali. İlameddin Dakman. Kâbustan kurtulanlar çok sevinçliydi. Fettah Cantürk. Ali İhsan Cesur. Saffan Mindivanlı. Remzi Sağır.[yüklediklerini bana kendisi söylemişti. Abdurrahman Sağır. Mehmet Alptekin. Felemez Cantürk. Fettah Halitoğlu ve Zeynel Cantürk hakkında beraat kararı verdi. Aziz Cantürk. polislerin yanında biz kadınlara 'sakın birşey söylemeyin. Abdulvahap Çarık. Medet Serhat. Mahkeme. Üzülenler ve sevinen-kr dışında bir de belirsiz durumda olanlar vardı: Firariler!. avukat Medet Serhat'a "akıl danışıyorlardı. Uçak hosteslerinin uyuşturucu işinde kullanıldığını da anlatmıştı. Halil Hocaoğlu. Kasım Faruk Beskisiz. Turgut Fidanay. Fikret Bayram." Akile Dilek Alev. Enver Erşener. Sinan Bayram. Aydın Demirel. ürkek bakışlarıyla kendisini de tedirgin eden konuklarına. emniyette işkence yaptılar deyin' diye öğüt verdi. Mehmet Deniz. Size söylediğim gibi emniyette ve savcılıkta söylediklerimi mahkemeniz huzurunda da tekrarlıyorum. dayısı Bedros Demirciyan ve son anda korkup büronun kapısından geri dönen şoför Yaşar Demirel. Zeki Suna. Artin Ha-cıköylü. silah bulundurma kanununa muhalefet. yasadışı örgütlere yardım etmek uçlarından sanıklar.

büyük bir dış kapısı olan. Koğuş kendisine evi gibi gelmişti! Yaralarını tedavi etmeye çalışıyordu. Mamak'ta kaçakçılık sanıkları için yeni bir koğuş açılmıştı. kulelerde askerlerin nöbet tuttuğu. "BİZ POLİSE BENZEMEYİZ!" "Burada herkese 'komutanım' diye hitap edeceksin. "Size bütün samimiyetimle söylüyorum. Dış kapı kapandı. "hazırlan" dediklerinde. Cevdet Yardım.Avukat Medet Serhat geçirdiği günlerin izlerini daha üzerinden atamamıştı. merakı bir kat daha arttı.. "Elinizden ne geliyorsa yapın. Kaçın. geldikleri gibi tekrar kalabalıklara karıştılar. MİT'in 22 Mayıs 1984 tarihli isteğine yanıt verdi. Siz de gidin.. Mamak Askeri Cezaevi nizamiyesinden Samsun asfaltına çıkınca. Avukat M. Biz polise benzemeyiz." Firariler. 26 Haziran 1984 günü müvekkili Behçet Cantürk ile Mamak Askeri Cezaevi'nde görüştü. İnsan olan biri düşmanının bile oralara gitmesini ve aşağılık hareketlere maruz kalmasını istemez. sevinsin mi. Fırsatını bulursam hemen yurtdışına gideceğim. Yarım saat sonra askeri cemse. 6 Temmuz 1984 tarihli yazısında. ne oldu?" sorularına yanıt alamadı. Avukatına "akıl danışan" bir diğer kişi ise Behçet Can-türk'tü.. Koğuşuna dönerken hâlâ ayağı sekiyordu. Jandarmalar eşliğinde askeri cemseye bindirildi. "Nereye. Behçet Cantürk. 4'üncü Kolordu ve Ankara Sıkıyönetim Komutanı Korgeneral Sabri Yirmibeşoğlu. Maruz kaldığı işkenceleri avukatına bir bir anlattı. Barış Demeği yüzünden benim yine gözaltına alınacağım söyleniyor. Cevdet Yardım. Sadece şaşırdı. nereye gidecekseniz gidin. 54 günlük gözaltı Behçet Cantürk'ü çok yıpratmıştı. 30 günlük bir süre için MİT'e teslim edilecekti! 6 Temmuz 1984 günü asker. Avukat M. etrafı duvarla çevrili. görüşmeden bir gün sonra Sıkıyönetim Savcılığı'na bir dilekçe yazarak durumu anlattı. Her sorduğumuza .gardiyanların koğuşa gelip. Behçet Cantürk işkenceli sorgulardan kurtulduğu için seviniyordu. kendisini sorgulamak için istediğinden haberi yoktu.. İşkenceleri yanlarına bırakmayın" dedi. 130 MİT'in. ürkütücü yere hızla girdi. üzülsün mü anlayamadı. avukat Medet Serhat'a teşekkür edip.

soyadın.Evet. kardeşlerin. Bu arada MİT elemanları da. 'emret komutanım' diyeceksin!" Önce klasik sorulan yönelttiler: Adın. baban. Behçet Cantürk yanıtladı. Bu konuda yardım edersen. ne olacağını az çok tahmin edersin.Hangi örgütler katılmıştı? .1975 yılında. net yanıt vereceksin. ama amacının dışına çıkıldı. kara kaplı defterin aksine şeyler söylersen. annen.. Eğer. durumun Gölbaşı'ndan beter olur!" Örgütsel faaliyetlerini anlatmasını istiyorlardı. eşin. ne 'evet'i. para yardımında bulundum. komitedeydim.. Anladın mı?" Gözleri yine bağlıydı. .Bir de köylü kesimini organize etmişsin. .doğru bir şekilde.. İGD'nin tertiplediği Diyarbakır Lice protesto yürüyüşünde senin rolün neydi? .. arkadaşların. bu kara kaplı kitapta yazılı. seni Mamak'tan' tereyağından kıl çeker gibi' kurtarırız. -Ne kadar? . 131 "Bizi tek ilgilendiren..70 bin lira sanıyorum. "Ulan sinirlendirme adamı.(13) Mehmet Eymür sordu.. adresin. fiziki tarifin.Depreme yardımdı. .Üye oldum.Bu mitingin amacı neydi? . Eğer yalan söylersen.. örgütlerle olan ilişkindir.. Senin hakkında bütün bilgiler. . gizli video çekimi yaptılar. . "Elinde kara kaplı defter olan" Mehmet Eymür'dü.. yakın akrabaların. "Evet" dedi..

... Özgürlük Yolu.. .. ..Kimlerin silahı vardı? . öğretmen Mehmet Han Gelirakan. (.Aslında İGD.Tanımıyorum. Fahri Karakoç.Bu DDKD nedir? ..Silahların temininde herhangi birşey var mıydı? . mesela Barzani ile Talabani ile ilişkisi var mıdır? -Vardı.) . Her örgütün silahlı adamları vardı. Rızgari. Dibek Köyü'nden çiftçi Deli Ali..İran Kürt Demokrasi Partisi ile.. Molla Mehmet Emin Baybaşin.Başka Kürtçü..Öğretmen Nazif Saruhan. Abdurrahman Ayaz. işçi Tahsin Erdoğan.Kürdistan Demokratik Partisi.Mekin Balaban.Kimlerle işbirliği vardı bu DDKD'nin? ..Organize edenlerin isimlerini hatırlıyor musun? ... • .Herhangi bir olay çıkmadı. Sezai Eşel.. .. 132 . Hafız Uzun. . öğret men Seyithan Çetin. .Benim bildiğim Apocularla işbirliği vardır. Baki Kaynak.

Bu paraları Zerruh Vakıfahmetoğlu'na .. Tunceli. silah.Nereleri kapsıyor? . Urfa.Kimden? . .Ne zaman üye oldun? .. . Erzurum. Sivas'a kadar geliyor. .Peki DDKD'ye girmeden önce ve sonra yardımda bulunu yor muydun? .100 bin lira. .Doğu'da. Adana.Bu vilayetler dahil olmak üzere Doğu bölgesi.Kim soktu? . .1978 yılı sonu.Amcamın oğlu Abdullah Cantürk ile Liceli Zerruh Vakıfahmetoğlu. . .Amacı nedir bu DDKD'nin? . .Suriye'den.. para? . Mardin. Diyarbakır. . Kars. mühimmat. Malatya.Antep..Bağımsız bir Kürt devleti.En çok yardım nereden geliyor.Doğu bölgesi.Girdikten sonra. Kahramanmaraş.Celal Talabani'den.Nerde kurulacak bu? .Girdikten sonra ne kadar yardımda bulundun? . ..50 bin.

si lah almak istediklerini söyledi. Zerruh Vakıfahmetoğlu beni buldu. Rızgaricilerin silah yönünden.. ..Daha önce? . Apocuların.. (.Nerede söyledi? . Adını bile duymamıştım. .Liceli Mehmet Deniz.O tarihlerde Avni Karadurmuş'u tanıyor muydun? . Maddi yönden ihtiyaçları olduğunu.. İstanbul'a geldiğimde başladım.Hayır tanımıyordum. (.) 133 . Mehmet Emin. .Daha önce kaçak işlere hisseli giriyordum.Kim tanıştırdı? . bu uyuşturucu madde kaçakçılığı? .. Mehmet Deniz'le birlikte iş yapmaya karar verdik. .Tanıştıktan sonra mı birlikte iş yaptınız? Evet. para yönünden çok iyi olduklarını söyledi.1979'da.) . .) .İstanbul'a gelmiştim..İstanbul'da bir otelde söyledi..Uyuşturucu kaçakçılığına ne zaman başladın? . (..verirdim.Peki nasıl oldu.

Amerikalılar giderken gemilerde eroin imal ediyorlar.Limanda değil.. .İranlılar'dan alıyorum.Bunlar büyük Amerikan gemileri.Evet. yoksa ABD'lilerin mi? .Bunlar Amerika kıtasındaki başka ülkelerin gemileri mi..Peki Türkiye'de bu işi yapan senin adamların kimler.Sen İranlılar'dan İstanbul teslimi alıyordun. . -Yakalanmaları mümkün değil.Bu esasen iyi bir usul.Cebelitarık Boğazı'ndan Amerika'ya sevk ediliyor eroinler değil mi? .Bu Avrupa kanalında kimlerle müştereken yapıyordunuz bu işi? . . ancak öyle yakalarsın..Peki bu gemilere nasıl sevk ediliyor? .İyi bir usul. . .Mehmet Sıddık Bayram'ın ne rolü oluyor? . Sonra İtalya'ya gönderiyorduk.. havadan paraşütle atlayacaksın.Avni'nin yurtdışında iş ortakları vardı. 134 ... açık denizde kotralarla yanaşılıp yükleniyor. ..Evet. . (.ABD'nin gemileri. .) . . içinde herşey var.

.l0 bin dolar. . .Hiç birşey vermiyorduk..) ..Peki siz İran'dan yüksek fiyatla aldınız. sizin sahanıza girmiyor mu? -Yok.Girebiliriz de doyurucu değil. (. .) .Bir milyon lira.. İtalya'da ne kadar ediyor? .Yani siz onların sahasına giremezsiniz öyle mi? . İstanbul teslimi ne kadar? . .Ufak çapta çalışıyor öyle mi? .. sadece adamları bulmak için arardık. ufak işler.Evet.Bir milyona bazmorfin alındı.Peki Hollanda'ya satmıyor musunuz? -Yok. .Doğrusu hiç bir rolü yoktur.Niye.Mesela Dündar Kılıç Hollanda üzerinden çalışıyor. (..Herhangi birşey veriyor muydunuz? . yukarıda Allah var.Ufak çapta çalışıyor... . .

.TIR'la.İstanbul'a mı? .Evet.Peki bazmorfinin Amerika'ya teslimi. . .Satışına göre değişir. kaça aldınız? . . .Amerika'da eroine çevrilirse? 50 ile 75 bin dolar arasında.Toptan diyelim. . 10 bin lira verdik tanesine.İki sefer aldık.30 bin dolar.35.Peki bu bazmorfin.Neylen geldi bu silahlar? . (.Hikmet Sevcan vasıtasıyla 1979 ve 1980 yıllarında Bulga ristan'dan silah aldınız.135 . 500.Bin adet..... . . . Malta ve Sicilya yakınlarında eroine çevrildi.40 bin dolar arasında değişir.Bu Kintexs denen firmanın rolü nedir?(14) .Silahlar bu şirket üzerinden geliyor. . fiyatı ne oluyor? . .) .500 iki parti aldık.

(.Sen bir de Kıbrıs'a eroin gönderiyormuşsun? .Şu anda nerede olduğunu bilmiyorum. Suriyeli kaçakçılar Şaban ve Gazi Vezir kardeşler vasıtasıyla geldi.Hikmet Sevcan'ın.Hayır Batman'a teslim edildi.Türkiye içpazarına perakende olarak sattı. Silahları alınca bayağı rahatladıklarını bana aktarmışlardı .Kim teslim aldı? .Kilis yakınlarında galiba. . .Nerede oturuyor bu? .Diğer 500'lük partiyi kime verdiniz? .Ne yaptı aldığı silahları? . . Ömer Çetin..Hacı Salih ile bağlantılıydı. . bu işle görevlendirilmiştir. .Evet orda Mehmet Gözen var.. Rauf Denktaş'ın oğ lu ile birlikte iş yapıyorlardı. Sait Aydoğmuş.Nerede bu Mehmet Gözen şimdi? .DDKD'liler teslim aldı..) . Zerruh Vakıfahmetoğlu.Kim getirdi? . 136 .

.Evet Raif Denktaş. ancak ASALA'nın maddi yönden desteğe gereksinimi olduğunu. İlişkisinin bulunmadığını. Ermeni örgütleri ile Kürt örgütlerinin ilişkisini sağlayan. . Türkiye'de aranan militanların Suriye'de barınmalarına ve yerleşmelerine yardımcı olma konusunda anlaştıklarını. İngiltere'ye sevk ediyormuş. ayrıca eroin konusunda bana ihtiyaçları bulunduğunu söyledi.. biz de onlardan faydalanıp.) "ASALA'YI ANLAT" MİT. benim ifademden sonra mı tutuklandı? Hayır senin ifadenle ilgili değil.Tutuklandı mı. bu amaçla benim de. ASALA militanı olarak gösterilmek istendiğini söyledi. Bana.3 aydır Suriye'de idi.. Suriye'ye kendileriyle gidip bu konuda ASALA yetkilileriyle konuşmamı. daha önce Suriye'ye gidip Filistin kamplarında kalmıştır. Zerruh.-Raif? . böylece işbirliğimizi geliştiririz' dedi. Avrupa ve Amerika'nın birçok ülkesine rahatlıkla sokabilecek organizasyon içinde bulunduklarım söyleyerek.Mehmet Gözen tutuklandı. (. 'Oraya gidelim.yanlış" aklına ne geldiyse anlatmaya başladı: "1981 yılının ilkbahar ayında Diyarbakır'da Demir Ote-li'nde iken Zerruh Vakıfahmetoğlu Suriye'den bana geldi.. . Suriye'ye kaçak yollardan gittiğini biliyorum. Ken137 disi 2. eroin vereceğini söyle yeter. O da. Sorularını hep bu amaçla soruyordu. sadece annesinin Ermeni olması nedeniyle. kendileriyle konuş. İnanmadılar. spekülasyon yaratmaktı. bu şahısların Avrupa ve Amerika'da birçok adamı bulunduğunu. Abdullah Cantürk ile birlikte Kamışlı'da bulunan teyzemin oğlu Ohannes Palancıyan ve diğer ilgililerle görüştüğünü. MİT'e göre Behçet Cantürk. "Zerruh. onlara finans sağlayan biriydi! Behçet Cantürk'e. benim sevk edeceğim eroin maddesini. ayrıca Avrupa'da eylem birliği yapacaklarını. "doğru. ASALA'yı anlatması için baskı yapılmaya başlandı. kaçakçılarla siyasi örgütlerin içli dışlı olduğuna inanıyordu. DDKD ile ASALA arasında işbirliği tesis ettiklerini.. Amaç bilgi almak değil.

'Zerruh'a söyle. Geçtiğimiz yolda herhalde mayın yoktu veya temizlenmişti. Halep'teki arkadaşlarını buraya çağırmaya vakit bulamadığını. "Ohannes Palancıyan. Zerruh. Kamışlı'da bulunan teyzem ve teyzemin oğlu Ohannes Palancıyan ile görüştüm.3 km. Türkiye'ye giriş yaptığı yoldan Kamışlı'ya gelin. Biz şehirde kendilerinden ayrılarak.35 yaşlarında sarışın. 139 "Ohannes. aslen Nusaybin'li 34. Neticede ben İstanbul'da bulunan Bed138 ros Demirciyan'ı arayarak kendisini çağırdım. Hamit ile şoför Ali samimi arkadaştırlar. ben. "BİZİ KARŞILADILAR" "Karşıya geçişte Ohannes Palancıyan. Evde teyzemin kocası Garo ile konuştuk. Arabayı orada bırakıp yaya olarak şehrin doğusuna doğru. Yanlarında büyük Amerikan Dodge bir pikap vardı. Evleri Kamışlı çarşısına yakın olup. Zerruh ve Bedros teyzemlerin evine gittik. Kararlaştırdığımız gün ben. Görüşmemizden birkaç gün sonra. "DDKD'nin rehberliğini yapan soyadını hatırlamadığım Ha-mit isimli. saçları önden dökük şahsın. Ben de Suriye istihbaratı ile münasebeti olduğunu daha önceden duymuştum. Bana cevaben. Yatsı namazına doğru Nusaybin'e vakıf olduk. Kendilerine giderken hediyelik olarak kumaş almıştım. Rıfat Esad'a bağlı olarak Suriye istihbaratında çalışan ASALA'nın Kamışlı temsilcisi imiş ve Türkiye ile ilgili faaliyetleri yürütü-yormuş. yanında iki kişi olduğu halde bizi bekliyordu. Kamışlı'da. Diğerleri otele gittiler. şehrin doğusuna düşmektedir. Türkiye'den Suriye'ye . muhtemelen soyadı Pamukçu olan kişinin kullandığı Diyarbakır plakalı. Ancak anladığım kadarıyla bu. örgüte ait TS tipi yeşil renkli bir Renault ile akşama doğru Nusaybin'e doğru hareket ettik. Nusaybin kapısında babası Garo ile sık sık görülen bir kimsedir. Ben orada karşılarım' dedi. Geçiş yaptığımız yerde tel örgüler yoktu veyahut kesiktiler. "Telefonda Ohannes Palancıyan'a. tahminen 2. Abdullah Cantürk."Amcamın oğlu Abdullah Cantürk. birşeyler yedik. ASALA için yeterli değildi. Nusaybin'in doğusunda kenarda kalan mahallede iki katlı evine gittik. Hiç asker görmedim. Geçtiğimiz saattin nöbetçilerin değiştiği bir saat olması lazım. Zerruh'un ifadesine göre. diğerleri de arkasına bindi. yürüdükten sonra sınırdan geçtik. İkinci gün uçakla Diyarbakır'a geldi. Bedros da çoktan beri akrabalarını görmemişti. iri yarı. Bedros Demirciyan ve Derikli Şer lakaplı Mahmut Pamuk-çu'nun akrabası yine Derikli Ali. Pikabın önüne 4 kişi. zaten kendilerine bu konuda ufak çapta yardımcı oluyormuş. hal hatır sorduk. Anlaşmalı geçtiğimizi sanıyorum. Abdullah. Tarihini kararlaştırdık. Zerruh ile birlikte geleceğimizi söyledik. Onları verdim.

İşlerin ne şekilde geliştiğini sordular. Samuel Nalbantçı. babasının bütün servetini bu örgüte harcadığını. silah eğitim kampı gibi birçok imkânlarının olduğunu. Setro Sarnisliyan ile Aram Basmacıyan'ın da uyuşturucu işiyle meşgul olan ASALA'ya mensup kişiler olduklarını. "Akşam birlikte konuşmamız sırasında Ohannes Palancıyan. insanın bazen kendi öz karısından dahi şüphe ettiğini. Ohannes. mühendis olarak mezun olduğunu. kendilerinin esasında eroin temin edebildiklerini. Rıfat Esad'a bağlı olarak çalıştıklarım belirtti. herkesin kendi adamlarına yardım ettiğini. yani teyzemin kocası Garo Palancıyan. zaten buraya bu iş için geldiğimi. "Eniştemin bahsettiği Setro Samisliyan ve Aram Basmacı-yan aslen Lice'li Ermeniler'dendir. "Ertesi gün hep birlikte bazı görüşmeler yapmak için Halep'e gittik. . Ben uyuşturucu işine Ermeniler'le gireceğimi. benim kendilerine devamlı eroin temin edip sevketmem halinde. Hafız Esad'ın geniş bir casusluk teşkilatı kurduğunu. Ben de zaten dışarıya çıkmak istemediğimi söyledim. kendisinin de istihbarat işleriyle meşgul olduğunu. Oğlu ise konuşmalarıyla ve Ermeniler'den gördüğü saygınlıktan anlıyorum ki. Kendileri bizim ne sebeple geldiğimizi bilmiyorlardı. ASALA'nın finansmanını üstlenmiş zenginlerden biridir. Konuşma sırasında eniştem. Kemal Güzel ismiyle de tanınır. Ertesi günü Kamışlı'da geçirip bilâhare Halep'e gitmeyi planladık. ayrıca Hafız Esad ve kardeşinin en güvendiği adamlarını Ermeniler'den oluşturduğu. Her ikisi de Suriye'de bulunan Diyarbakırlı Ermenilerin Büyüğü sayılırlar. benimle bu işe girmek arzusunda olduklarını.60 yaşlarında olup. ayrıca kendilerinin de hatırı olduğunu belirttim. onun yaptığı kaçakçılığın hem çok uğraştırıcı hem de az kârlı olduğunu. "Ohannes Palancıyan'ın babası Garo.. fakat para yönünden zayıf olduklarını. Kendisi Suriye istihbaratı yani muhaberat tabir edilen yerle ilişkilidir. hem benim kazanabileceğimi hem de kendilerinin de maddi bakımdan aynı zamanda güçleneceklerini. kendileri dışındaki Ermeniler'in daha önceden gelip buralara yerleştiğini ve şu anda hepsinin de zengin kişiler olduğunu. DDKD'nin buradaki ve Avrupa'daki adamlarına daha etkili bir şekilde yardımcı olabileceklerini söyledi. ismi Misag Samisliyan olan bu gencin aynı zamanda babasıyla birlikte kuyumculuk da yaptığını. diğer taraftan Kamış-lı'daki teyzem Sato'nun kızıyla da evli olduğunu söyledi. ancak bunun gerek kalite bakımından düşük olması gerekse herkesle bu işi yapmak istemedikleri cihetle. Ohannes bu arada Abdullah'a. Setro Sarnisliyan kuyumculuk yapar. bu bakımdan Kamışlı'da istenmeyen kişilerle karşılaşmanın mümkün olduğunu söyledi. Bu Türkçe bilgileriyle de Suriye istihbaratına yardımcı olurlar. Eniştem burada her vilayetteki Ermeniler'in birleştiğini. 50. riskine karşılık fazla kâr bırakmadığını söyledi. İyi Türkçe bilirler.birçok kaçağın geldiğini. otele Abdullah ve Zerruh'un yanına döndü. 140 Fazla kâr da istemeyeceğimi söyledim. Biz teyzem ve kocası Samuel Nalbantçı (kendisine Sami ve Samo da denilir) ile oturup sohbet ettik ve yemek yedik. kendilerine karşı olanları derhal ortadan kaldırdıklarını ifade etti. Setro Samisliyan'ın oğlunun ASALA'nın başlarından bir kimse olduğunu. kendisinin Amerika'da tahsil görüp. militan. beni teyzem Süslü'ye bıraktıktan sonra. Ermeniler'in yüzde 90'ının istihbarat işlerinde kullanıldığım.

Halep. Bilâhare eniştem ve Bedros ile birlikte diğerlerinin bulunduğu otele gittik. Kahvaltılarımızı yaptık. Kuyumcu dükkânında fazla oturmadığını. uzaklıkta ve otelin önünden geçen ana cadde üzerinde idi. 'bu masraflara çeşme olsa dayanamaz' dedi. Kendisiyle tanıştım.(. Onun gelmesi ile birlikte orada bulunan Ermeni-ler'in hepsi. Nerede isterlerse orada kalabilirler. bizim Şam. Onlarda bizi bekliyor141 lardı. herşeyle-rini örgütsel faaliyete yatırdığını ifade ederek. Aynı zamanda uyuşturucu trafiğini de idare eder. kendisinin de yarın Halep'e geleceğini ve bu konuları ertesi günü hep birlikte konuşmanın yararlı olduğunu söylediler. Kıbrıs ve Yunanistan'da yerlerimiz var. Onlara da bu suretle hem iş yaptırır. teyzemin kocası Samuel. Kendisi bana bu hususa sevindiğini. "Yazıhane takriben otelden l km. hattâ Avrupa'da bile hakkımızda bahsedildiğini söyledi. evde yemek hazırladıklarım belirterek bizi hep birlikte yemeğe davet etti. Görüşmemiz sırasında oğlunun para yönünden çok masraf yaptığını. ayrıca senin arkadaşların ve mensup olduğun örgütle de beraberiz. Eniştem Samuel. Aslen Liceli olan diğer kişi yani Aram Basmacıyan da Ermeniler arasında saygı gören kişilerden biridir.) Yazıhanesi binanın birinci katında idi ve katın tamamı kendisine aitti. Bedros'u ise uzun süreden beri gitmemesine rağmen tanıdı. "O akşamı yemek ve sohbetle geçirdikten sonra sabah kalktık... Ohannes Palancıyan kendilerine çeki düzen vererek toparlandılar. Ve bir müddet sonra birlikte geri döndüler. "Daha sonra Şam'dan Aram Basmacıyan'ı da çağırdıklarını.ASALA'nın üst düzeyde bir yetkilisiydi. Çay içmemizden sonra hep birlikte kendi yazıhanesine gittik. Kamışlı. yani babası. Daha sonra Ohannes Palancıyan yanımızdan ayrılarak Setro Sarnisliyan'a gitti. Avrupa'da bir142 çok adamımız mevcut. İki araba halinde teyzemlere gittik. Bizim sana ihtiyacımız var. 'Biz senin ile zaten akrabayız. "BİZ SENİNLE AKRABAYIZ" "Konuşmalar devam ederken. Vaktini bu yazıhanede geçirdiğini ve gelen gideni misafir ettiğini belirtti. diğerini yani kahverengi 280 model Suriye . Senin yardımın halinde senin arkadaşların nerede kalmak isterlerse onlara bakarız. Beni ilk kez görüyordu. Konuşmalarımız sırasında benim DDKD ile işbirliği içinde olup olmadığımı sordu. DDKD'yi para yönünden desteklediğimi söyledim. oğlu Misag Sarnisliyan da büroya geldi. hem de geçimlerini temin ederiz" dedi. benim büyük çapta eroin işi yaptığımı duyduğunu. daha çok burada ithalat.ihracaat işleri yaptığını söyledi. İlk arabayı Ohannes. Bizi tanıştırdılar. İş yaptırmaktan kastı kaçakçılık yaptırmaktı. Beyrut. Daha sonra Şam'a Aram Basma-cıyan'a telefon ederek onu Halep'e çağırdı.

(. Zerruh ve Abdullah'ı almaya niyetimiz vardı. sabahleyin erken kalktığını. onları da alarak teyzemin küçük kızının evine misafirliğe gittik. Lobiye indiğimde Zerruh. hem de bunun normal bir fiyatla kendilerine devredil-mesiydi. Abdullah ve Zerruh'u otellerine götürüp bıraktı. Kendileriyle irtibatı Abdullah Cantürk'ün sağlayacağını söyledim. Bu suretle yemeğimiz yazıhaneye geldi ve hep beraber yedik. hem de iş konuştuk. Uyuşturucuyu Kamışlı'ya teslime kadar sorumluluk üstlendiğimi de belirttim. Ben Mi-sag'ın arabasıyla gittim..) "Halep'ten gelirken yolda Zerruh'a. Misag da bizi almaya gelmişti. Uzun bir bekleyişten sonra geldiler. eroini en kısa zamanda paraya çevirmelerini istedim. uzun yüzlü. Akşam yemeğimizi yedik. Ancak dışarıda olduklarını öğrendik ve bir süre kendilerini bekledik... ASALA'ya da yardım ediyoruz' dediler. Bu anlaşmaya göre benim görevim eroini temin edip. Halep'i zaten bildikleri için gezmeye çıkmışlardı. 'Şam'a gittiğimizde beni Celal Talabani ile tanıştır. "Bana eroin yollamamın karşılığında. Ve yürüyerek otele gittik. Misag burada kendilerinin öldürüldüklerini. Bana. Otelde bir müddet dinledikten sonra akşama doğru lobide toplandık. kendilerinin de paramı göndereceklerini söylediler. Misag. memleketlerinden sürüldüklerini. Tekliflerini kabul ettiğimi belirterek. ondan sonra hem içkimizi içip. içtik. isteyecekleri miktarda eroini Ka-mışlı'da kendilerine teslim edeceğimi belirttim. saçları dökülmüş bir adamdı. 'bu ticaretten DDKD'lilere birşey verilecek midir?' diye sordu. O akşam Ohannes. belden kambur yani eğik. Daha sonra Ohannes. 'senin zaten misafirin geliyor. Akşam yemeği için Setro Sarnisliyan bizi yemeğe davet etti. Bu nedenle kendisini . büyük bir haksızlığa maruz kaldıklarını söyledi. Hep birlikte babasının yazıhanesine gittik.. Aram Samancıyan da orada idi. Eniştem ise.) "Akşam üstü kalkıp Bedros ve eniştem ile birlikte otele gittik.plakalı Mercedes'i Misag Sarnisliyan kullanıyordu. Hep beraber Setro Sar-nisliyan'ın evine gittik. (. yarın senin misafirin olurlar' dedi. kendilerini bazı yandaş ülkelerin de desteklediğini söyledi. dinlenmek için izin istedik. öğle yemeğimizi dışarıda değil yazıhanede yiyelim diye kararlaştırdık. Yemeklerimizi yedik. Öğle yemeğini yedikten sonra kahvelerimizi içtik. adamlarım vasıtasıyla Kamışlı'ya kadar teslim etmek ve orada parayı almaktı. Ayrıca mücadelelerine devam edeceğini. 'tabiatıyla verilecektir' dedi. Daha sonra teyzemin kocası. esmer tenli. Kendisi 50 yaşlarında. Ancak benden istedikleri hem kaliteli eroin. Öğleye doğru uykudan uyandım. Bu arada Zerruh.) 143 "Gündüz içki içmeyeceğimize göre. görmek istiyorum' demiştim. bugün benim misafirlerime karışma. 'Biz Diyarbakır'dan kim geliyorsa meşgul oluyor. Talabani'yi sorduğunu ve Şam'da olmadığını söyledi. Abdullah ve Zerruh otele gideceklerini söyleyerek ayrıldılar. Biz ise teyzemlerde bir müddet kaldıktan sonra. Gençlerimize de. Ancak. Türkiye'de hiçbir zaman huzur olmayacağını. 'senin de bize bu katkın olsun' dediler. Kabul etti ve oğlu ile birlikte evden ayrıldılar. (. O geceyi evde geçirdikten sonra sabahleyin yine otele arkadaşların yanına gittik. Misag da gelmişti. Daha sonra bir müddet daha oturup nasıl olsa akşam yemeğinde beraber olacağımızdan.. Burada konuşmalar yine siyasete döndü. Onları da alarak birlikte teyzemlere gittik.. ilgileniyoruz. Misag Sarnisliyanlar'a yani kızkardeşinin evine gitti.

tanımak istediğim halde bu imkâna sahip olmadım. Biz yazıhaneye gittiğimizde birkaç genç oturuyordu. MİT. toplantıya katılanların çoğunluğu Karadenizli olmak üzere. Ancak parayı Şam'da vermeyeceğini.(. sarışın. ASALA'nın Kapalıçarşı eylemini nasıl gerçekleştirdiğini anlatmasını istediler. Başladı anlatmaya: "12 Eylül harekâtından üç. teyzelerinin kocaları Garo Palan-cıyan. Onun bana anlattığına göre. çok memnundu. içinin çok lüks olması insanı şaşırtıyordu. . Dıştan farkedilmemekle birlikte. Binanın giriş katı yazıhane haline getirilmişti. "Aram Basmacıyan esasında döviz kaçakçısıdır. annesinin amcaoğlu Bedros Demirciyan'ı ASALA militanı yaptı!. Bizim gelişimizden haberi vardı. 'kendisi ile artık çok birlikte olacağız' dedi. Kendisi eroin ile ilgili olarak bana 10 milyon lira vereceğini. Ayrıca amcaoğlu Abdullah Cantürk. Aram'a ait çok lüks yazıhanesine gittik. kuzenlerinin kocaları Misag Sarnisliyan ve soyadını bilmediği Agop. Bütün malzemeleri İtalyan ve Fransız malıydı. Adının Haya Basmacıyan olduğunu söyledi. Konuşmalar sırasında yeğeni Haya. Türklerden başka.dört ay sonra Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da Vitoşa Oteli'nde "Babalar toplantısı" yapıldı. Anladığım kadarıyla Halep'te yaptığımız konuşmaları da biliyordu. 145 BABALAR TOPLANTISI Behçet Cantürk'ten bu kez. teyzesinin çocuğu Ohannes Palancıyan. saçlarını arkaya doğru taramış. hazır lokma bekleyen tipler olduklarını söyledi. Enis Karaduman'ın misafiri olarak Sofya'ya gitti. Bunlardan biri Aram'ın kardeşinin oğluydu. Anlattı. Zer-ruh'u göstererek. 'Bir millet. 25 yaşlarında. kalan diğer kısmını ise sonra ödeyeceğini söyledi. Çok fazla miktarda gayrimenkul sahibidir. 1981 yılında İsviçre'ye yapmış olduğum gezi sırasında. Arnavutluk. toplantıya katılanlardan Fikri Kocakerim ile Doğan Çelik bu toplantıyı bana anlattılar. Garo'nun bunu Türk parasına çevirip bize vereceğini söyledi. 144 "Zerruh'la.)" Behçet Cantürk ara vermeden hergün konuştu. uzun boylu... Ayrıca Bulgaristan'da kaçakçılık yapan bazı şirket yöneticileri de toplantıda hazır bulunmuşlar. hepsi Türk'müş! Zaten Abdullah Cantürk'ü toplantıya çağırmamışlar. Kürtlerin gevşek davrandıklarını. "Toplantıda. Bütün akrabalarını.. Zira Zerruh Suriye'de kalacağını kendilerine belirtmişti. sesini duyursun' şeklinde konuştu. 30 günlük süreye ek 15 gün daha istediler. Samuel Nalbantçı. Suriye. anlattı. anlattı. kendisini ölüme atmalıdır ki. Ka-mışlı'da Garo Palancıyan'a havale çıkaracağını.. toplantıya davetli olmadığı halde. İtalyan uyruklu kaçakçılar da varmış. gür bıyıklı biriydi.

Yani Hollanda'ya giden uyuşturucu trafiğini idare eder. * Hikmet Sevcan: Silah ve eroin işine bakar. Silah kaçakçısıdır. Oflu İsmail'in eroin satış bölgesi Hollanda'dır. * Şaban Vezir: Suriyeli büyük kaçakçıdır. İstanbul Londra asfaltında Sevcan tesislerinin sahibidir. En son duyduğuma göre pırlanta işine girmiş.Toplantıyı. Silah kaçakçısıdır. uyuşturucu madde kaçakçısıdır. * Ahmet Uğurlu: Toplantıya Uğurlu ailesi adına katılmış. * Fikri Kocakerirn: Uğurlu ailesinin adamıdır. Daha önce silah kaçakçılığı yapardı. Amcaoğlu Abdullah Cantürk ile birlikte çalışırlar. Oflu lakabıyla tanınan İsmail Hacısüleymanoğlu yönetmiş. * Enis Karaduman: Eroin işine bakar. Karadeniz bölgesi sorumlu sudur. Kardeşi İsmail Çelik ile birlikte çalışır. * Hikmet Uzun: Osman Cevahiroğlu'nun kaçakçılık ortağı dır. * Bekir Çelenk: Tanınmış kaçakçıdır. Türkiye'de adam vurmaktan aran maktadır. Silah kaçakçısı dır. "Toplantıya şu şahıslar katılmış. 146 * Doğan Çelik: Karadenizlidir. * İlhan Sağlamer: Samsunludur. * Suphi Aşçıoğlu: Döviz ve kimyevi madde kaçakçısıdır. Oflu İsmail'in yakın adamıdır. Trafiği o yönetir. Karadenizli. * Ali Açmak: Silah kaçakçısıdır. Bulgaristan'da . * Hasan Conkara: Topal Hasan diye bilinir.

ancak toplantı bittikten sonra. dünya çapında bir kaçakçılık organizasyonu kurmak olduğunu anlamışlar. olayın yanlışlıkla meydana geldiğini. Dündar Kılıç'ın adamlarından dır. kolektif olarak yönetmeyi önermiş. bunlara destek olunmasını. Ayrıca İran. Türkiye'ye dönüşümde bu şahısları bir gece kulübünde buldum. Sarı Avni'yi örnek göstermiş. Ön plana Oflu İsmail'i çıkarmışlar. kendisinden ve benden özür dilemiş. Kartal/Maltepe'de oturur. Oflu İsmail (Hacısü-leymanoğlu). Sarı Avni'ye yaptıklarının aynısını kendilerine yaptım. Oflu İsmail'in Bulgaristan'ın bir aske147 ri gibi hareket ettiğini anlamış. kendisine Kasımpaşalı Erdoğan denir. orada kalmak isteyenler bile. * Ayrıca Antepli Sayar ve Çil ailesinden de bir temsilci top lantıya katılmıştır. aslen Trabzonludur. Dündar Kılıç. Oflu İsmail'in adamları Zürih'te Sarı Avni'nin yemek yediği lokantaya giderek kasıtlı olay çıkarıyorlar.ikamet eder. Esas gayenin. 'Kendisini çağırdık. . toplantıya çağrılmış ama gitmemiştir. 1981 yılı Zürih seyahatim sırasında Sarı Avni bu olayı bana anlattı. Çünkü herkes. birlikte hareket etmek gerektiğini söylemiş. "Aslında toplantı Bulgaristan hükümetinin isteği üzerine olmuş. "Toplantıda babalar hemfikir görünmüşler. Türkiye'ye gelen sigaraların baş bayisidir. Kendilerine hakarette bulunarak. Bulgarlar'ın bütün kaçakçıları bünyesinde toplayarak. Dündar Kılıç'ın ortağıdır. Bilâhare Oflu İsmail. Rahat para kazandığı için kimseyi düşünmüyor. Ama gün gelir tek başına kalır' demiş. "Bu toplantıdan bir müddet sonra. Bu kez toplantıya az kişi katılmış. Amaçlarının bizim işlerimizden hisse almak olduğunu söyledi. Malte-peli Doğan. Kaçak sigarayı deniz yoluyla getirir. ancak davete uymadı. Ayrıca Türkiye'den kaçıp Avrupa ülkelerinde perişan olan. Tüm kaçakçıların Bulgaristan'a yerleşmelerini. Irak ve diğer Ortadoğu ülkelerinde pazar bulunması konusu ele alınmış. Bu olayı yapanlar Enis Karaduman ile İstanbul'da Klüp 33 cinayetinin faili olarak aranan Erzurumlu Oktay Yıldırımer. İstanbul piyasasını elinde tutar. kimyevi madde kaçakçılığına dönülmesi teklif edilmiş. tüm işleri tek merkezden. Zaten Oflu İsmail toplantıda Bulgaristan hükümetinin temsilcisi gibi konuşmuş. paralarını Bulgar bankalarına yatırmalarını. * Avni Karadurmuş.Türkiye'de askeri harekât olduğu için dikkatli olunması gerektiği. birçok kaçakçının bulunduğunu. "Toplantı 2. bir yanlış anlaşılma olduğunu söylemiş. "1982 ve 83 yılında Bulgaristan'da yine Babalar toplantısı olmuş. Bulgaristan'ı terletmişler.3 gün sürmüş. telefonla Sarı Avni'yi arayarak. Avni'nin ağzına silah namlusu sokuyorlar. Malatyalı Hüseyin Gencer. Erdoğan Aslan.

Hüseyin Gencer oğluna kuyumcu dükkânı açtırmıştı. Kendi ihtiyaçları altın 149 . yoksa sorguda öğrendikleri miydi? Neyse. Maltepeli Doğan ve Kasımpaşalı Erdoğan Aslan sigara işine el atıp. Behçet Can-türk'ü sorgulayan MİT görevlisi Mehmet Eymür. sigara kaçakçılığının başkaları tarafından yapılması halinde o kişilere gereken kötülüklerin yapılması karan alınmış. Tanışmamızı Diyarbakırlı Ali Kahraman sağladı. Teklifimi kabul etti. Türkiye'ye gelen sigaraları idare ettiler. Ermeniler'den ve Kilisliler'den alınması konuşulmuş. kendisine ortak olmak istediğimi söyledim. 1981 yılında Sait Koç ile görüşüp. Kendisinin altın ve pırlanta kaçakçılığı yaptığını duymuştum. "Kapalıçarşı'da pırlanta ve altın kaçakçılığını üç grup elinde tutmaktadır: Kilisliler. Midyatlı Süryaniler. Dündar Kılıç'ın kızkardeşi ile evlidir. "Sait Koç'u 1980 yılından beri tanırım. Anlatılanlar. Kapalıçarşı'da pırlanta. Bu tarihten sonra Sait Koç'un yaptığı işlere Para vermek suretiyle hisseli girdim. Türkiye'deki sigara işinin tekellerine alınması. Oflu İsmail biliyorsunuzdur. "Sait Koç'a." Araya girip bir anımsatma yapmakta yarar var. kendi güçlerince para vermek suretiyle altın ve pırlanta kaçakçılığına katılırlar. Ayrıca Şehmuz Tatlıcı da bu konuyu anlatmış. 1980. beraber iş yaptıklarını söylemişti. Kapalıçarşı esnafını. bazı kişileri tehdit etmeye başladılar. Ancak 1981 yılında kendisiyle samimiyetimiz olmuştur. Süryaniler ile Ermeniler ortak iş yaparlar. Kaçakçıların içine kadar sızdı. "Türkiye'ye dönüşlerinde. Kapalıçarşı'da bulunan Mardin/Midyat ve Diyarbakırlı kuyumcular. "Ayrıca Kapalıçarşı'ya el atılması. kendilerinden pırlanta almaya mecbur bırakmışlar. Diyarbakırlı Şehmuz Tatlıcı vasıtasıyla samimi olduk. Behçet Cantürk'ün kendi bilgileri mi. Daha sonra. Mardinli. Diyarbakır ve Mardin grubunun Kapalıçarşı'daki en büyük kaçakçısı ve temsilcisi Sait Koç'tur. altın işinin Yahudiler'den. Dündar Kılıç ve Hüseyin Gencer ise Kapalıçarşı'da faaliyet göstererek.82 yılları arasında Bulgaristan'da görev yaptı.Sigaralar Bulgaristan'dan Oflu İsmail tarafından yollanır. Diyarbakırlı Ermeniler ve Yahudiler. biz Behçet Cantürk'ün "anlatımlarına" dönelim: 148 KAPALIÇARŞI ESNAFINA TEHDİT "Son toplantıda.

caddede. kalan kısmın bir bölümünü piyasaya sürer. Avrupa'ya çalışan otobüs firmaları içinde. Durum bana intikal etti. Taşları Belçika'dan alır. Bedros'un dükkânına gelerek Bedros'u bulmuş. Zerruh'un gönderdiği misafir. tahminen 25 yaşlarında. Ben ve Sait Koç bunu uygun gördük. İsviçre ve İngiltere'den altın temin eder. Dündar Kı-lıç'ın. Sait Koç'a adamlarını göndererek. Dündar Kılıç'ın bu tehdidini duyan. kıvırcık saçlı.) "Olay sabahı Faruk. Bu eylemi Kapa-lıçarşı'da yaptıralım' dedi..(. Tanışmamızda adının Nubar Sivasyan olduğunu söyledi. Eylemden önce. Burada Sait Koç. Büronun kalabalık oluşu nedeniyle aşağı kapıya inerek. Zaman öğle saatiydi. O anda Faruk da yazıhanemde bulunuyordu. Kapalıçarşı eyleminden tam bir ay önceydi. Faruk Vakıfahmetoğlu lafa girdi.ve pırlantayı maliyetine alırlar. bundan böyle Kapalıçarşı'ya pırlanta ve altınların kendileri tarafından verileceğini söylemiş. Faruk ve misafir birlikte Kapalı-çarşı'ya gittiler. yakında bir misafiri Türkiye'ye göndereceğini söylediğini ve misafirin daha sonra Faruk ile buluşturulacağım belirtti. Ben gitmedim. Bedros da beni arayarak. Ertesi günü yine aynı kişilerle. Dündar Kılıç'ın yaptığı tüm baskıları anlattı. Bedros ve misafiri beklemeye başladık. O tarihlerde. gerekli kişilerle görüştüğünü. Bedros'a uğramış ve 'Bugün Kapalıçar-şı' ya gitme. Kendisini yurtdışından Zerruh'un aradığını. Faruk'un. Ben Kapalıçarşı'daki esnafı koruyan ve onları himaye eden bir kişiyim. Türkiye'ye ne zaman geldiğini bilmiyorum. Türkiye'de ortak bir eylem yapacaktı. 'DDKD ve ASALA. Dündar Kılıç'ın kulağına gitmesinin de yararlı olacağını konuştuk.. hiçbir gayrimüslimin Kapalıçarşı'ya iğne dahi sokamayacağını. Nubar Sivasyan'ı nereye götürdüğünü bilmiyorum.) Kapalı-çarşı eyleminden 3 gün kadar önce. Şişli Osmanbey'de Nar Pastanesi ile Çarşaf İş Mağazası arasında bir apartmanın sekizinci katını bu işler için kullanıyorlardı. Hep birlikte yazıhanemin karşısındaki ve Divan Oteli'nin yanındaki Suvis Pub'a "Yemekten sonra Bedros. Düzgün Türkçe konuşuyordu. Örgüt evine götürdüğünü tahmin ediyorum. Bunlar Türkiye'ye zulalı otobüslerle sokulur. yazıhaneye döndüm. Gelen misafir esmer. Behçet'e söyle. Sait Koç. atletik yapılı ve spor giyimli bir gençti.. 'ASALA ile DDKD. ince bıyıklı. Bu sebeble Sait Koç'a yapılmış bir tehdit bana yapılmış demektir. diğer taşları. Sait Koç hisseleri dağıttıktan sonra. sokanı duydukları takdirde öldüreceklerini söylediğini aktardı. "Dündar Kılıç. bundan böyle kendisinden habersiz. işleyip kendi dükkânında satar. öğleyin Kalyon Oteli'nde buluştuk. Yine Belçika. bu durumu tanıdığım bazı arkadaşlara anlatmış. misafirin geldiğim ve bana getireceğini söyledi. eylemin Kapalıçarşı'da yapılacağı sözünü verdiklerini söyle150 "Eylemden bir hafta kadar önce Bedros Demirciyan yazıha-neme geldi. "Toplantıya benim çağırdığım DDKD'li Faruk Vakıfahme-toğlu ve Sait Koç ile birlikte Kalyon Oteli'ne gittik. Faruk.(.. uzun boylu. o da . Kapalıçarşı esnafının otobüsleri de vardır. Bir süre sonra Bedros ve misafir taksiyle geldiler. "Sait Koç Avrupa ülkeleri ile çalışır. "Kalyon Oteli'ndeki bu görüşme. Kapalıçarşı'daki gayrimüslimleri korumak için bir eylem yapacak' bilgisinin.

Ancak Behçet Cantürk'ün ifadelerinden sonra Faruk Vakıfahmetoğlu da gözaltına alındı. Dündar Kılıç'ın etkisini silmekti. Eğer kaçması mümkün olsaydı. yazıhanede Mehmet Baykara ile uzun uzun konuştu. bu sayede örgütün de maddi olarak her imkâna sahip olacağını söyledi. Sait Koç. Mehmet Baykara olaya sadece babalar davası nedeniyle yardım edemeyeceğini söyledi. (.gitmesin' demiş. Bilâhare buradan Suriye'ye kaçırılacaktı. yanına gittim. Otomobili Behçet Cantürk'ün şoförü kullanıyordu.. İstanbul'u iyi bilmediğimi. Mehmet Baykara'nın düşüncesi ise. Hülya isimli kuyumcu dükkânının sahibi Diyarbakırlı Sait Koç. daha sonra yargılanacağı mahkemeler ortaya çıkaracaktı. ev eşyası yüklü bir kamyonla Mardin'e gönderilecekti. Beyazıt'ın Sultanahmet'e giden kapısından çarşıyı terk edip. Bu kez. Sait Koç yolda arabadan indi. Kapıkule'deki bir kaçakçılık olayı nedeniyle daha önce gözaltında alınmıştı. İstanbul'da bir numaralı baba olmaktı. O gün(15) olay meydana geldi. ama iyi bilen bir arkadaşımın olduğunu söyledim. Aslında ben ola152 ya menfaat açısından bakmıştım. Kapalıçarşı'da bana kuyumcu dükkânı bile açacağını belirtti. Nubar Sivasyan. Bu arada benim de büyük miktarda para kazanabileceğimi. Bedros gelip bana durumu anlattı. Bürosuna gittik.(. "Ben eylem yapacaklarından kasıt olarak. Mardin Nakliyat'tan kiralanan. Yazıhanesine çağırdı. Ben de atladım.. Kapalıçarşı eylemini . Behçet Cantürk.)" Kapalıçarşı'da. olaya siyasi bir anlam vermek. MiT'te söylediklerinin ne kadarı doğruydu? Bunu.) Daha sonra Sait Koç ile dükkânında buluştuk." Behçet Cantürk'ün. Bu tanıdığım kişi avukat Mehmet Celal Baykara idi. yakalanacağını anlayınca el bombasının pimini çekip intihar etmiş. "Benden düşüncemi sordular. Böyle bir eylem olacağını aklıma bile getirmemiştim. siyasi bir kazanç sağlamaktı. soygunvari ufak tefek bir faaliyet yapılacak zannetmiştim. Zerruh Vakıfahmetoğlu'nün kardeşi olmam ve DDKD'nin üst düzey yöneticisi olmam nedeniyle beni tercih etti sanıyorum. Bana Kapalıçarşı'da bulunan Sait Koç'tan ve ona yapılan baskılardan bahsetti. İFADELER BENZİYOR! Faruk Vakıfahmetoğlu işkence altında şu ifadeyi verdi: "Behçet Cantürk birgün bana telefon etti. Behçet Cantürk'ün davası ise. Eylemden bir gün sonra ise. Gedikpaşa istikametine doğru kaçacaktı.. olayın kendi dükkânlarının aşağısında olmasını istemiş.. Eğer Kapalıçarşı'daki kuyumculara gözdağı verilirse. çarşının tek patronunun kendisi olacağını. Behçet gelince hep birlikte Kalyon Oteli'ne gittik. DDKD/KİP örgütünün varlığını sürdürdüğünü kamuoyuna duyurmaktı.

Meğer çok büyük bir eylem düşünmüşler. 'Böyle bir olay kesinlikle yok' dedi. MİT FEZLEKESİ . Telefonla beni aradı. ASALA veya DDKD gibi bir örgütten bahsedildiğini ben duymadım. O anda böyle bir olayın yapılacağını ciddiye almadım. Faruk Vakı-fahmetoğlu. Sait Koç. bu işe hakim olacağız ve çarşıdan payımıza düşeni alacağız' şeklinde konuşmuş. telefonla İbrahim'i aradım. Behçet'in adamları ona karşı eylem yaparlar. Kendisini daha önceden tanıyordum ama fazla bir münasebetimiz yoktu.. benim olayı anlatmam üzerine. Halaoğlu Yılmaz. toplantıda. Ben kendi kendime. Günlerce süren ızdıraplı günlerin sonuna gelinmişti. "Aradan birkaç gün geçti. Kendisinin örgütsel bir yönü olduğunu bilmiyordum. 'Niye sana anlattıklarımı. Dündar Kılıç Kapalıçarşı'ya girerse. "Faruk o gün benim dükkânıma geldi.) 19 Ağustos 1984 günü Behçet Cantürk ile Sait Koç. Yılmaz benim yanıma gelerek. Sonra olaydan Behçet Cantürk'ün de haberi olmuş. Hep birlikte 153 Kalyon Oteli'ne gittik. Söylediklerinin doğru olduğunu belirttiler. küçücük bir paketin 5. Sanıyorum Behçet Cantürk göndermişti. 'Herhalde.10 milyon lira ettiğini.. İbrahim'e söyledin' deyip başından geçenleri anlattı. Anlattı: "Bana birgün halamın oğlu Yılmaz Özboyacı gelerek.. Yaşar Demirel ve Mehmet Celal Baykara MiT'te yüzleştirildiler.. Ben Faruk'un önemli biri olduğunu tahmin etmeyip. Sonra Behçet geldi. Ciddiydiler. 13 Ekim 1984 tarihinde ise Behçet Cantürk. Ertesi gün Kalyon Oteli'nde yine buluştuk.. Yani Faruk'u ciddiye almadım.. Orada kendisini tehdit edip yüzüne tükür-müşler. 'Gerekirse Kapalıçarşı'da eylem yaparız' dedi. Hattâ bir de tokat atmışlar. Bu toplantıya halaoğlu Yılmaz'ın arkadaşı. kendilerinin kabadayı olmalarına rağmen böyle işleri çevireme-diklerini ve benim (Sait Koç'un) nasıl böyle bir iş yapabildiğimi toplantıda söylemiş. Şehmuz Tatlıcı'ya. konuyu hep Behçet'e anlattım. astsubaylıktan ayrılma İbrahim isimli bir şahıs da katılmış. Vekin Aktan'a ve Bozo İsmail'e konuyu açtım. 'Merak etme biz konuyla ilgileneceğiz' dedi. İşin aslını sordum. Dündar Kılıç'ın pırlanta kaçakçılığı konusunda bir toplantı yaptığını. dükkânıma çağırdım.. 'Beni teselli etmek ve kendilerini büyük göstermek için böyle konuşuyorlar' diye düşündüm. Yılmaz'ın bunu bana bildirmesi üzerine.anlatması istendi.. "Ben bu gelişmelerden rahatsız oldum. Faruk. Hem yemek yiyip hem konuştuk. (. Ya kavga ederler veya birkaç el silah atarlar' sandım. İbrahim'in de içkide bulunduğu Dündar Kılıç'ın bir ekibi tarafından Harami-dere'ye götürülmüş. 'Çarşıya girip. MİT aldığı ifadeleri toparlayarak bir fezleke hazırladı.

"Mahalli güvenlik kuvvetlerimizin. Sarı Avni. "MİT elemanlarının düşüncesi!" Deliller arasında. Behçet Cantürk ve Albay Ali İhsan Cesur birlikte görülüyordu..02." MİT. ideolojik yanı ağır basan organize bir harekettir. 24 Tem-muz'da ise Lice'deki eroin faaliyetlerini yazmıştı! MiT'in bir başka delili ise.02254/215246. Behçet Cantürk. Ancak soruşturmayı yapanların kesin kanaati. Behçet Cantürk'ün 17 Temmuz 1984 tarihinde kendi el yazısı ile kaleme aldığı kaçakçıların isim listesi ve yaptıkları işlerin anlatıldığı ifade vardı. yalın bir kaçakçılık olayının çok üstünde olup. Ortaya suçlu olduğuna dair işkencede alınan ifadeler dışında bir tek kanıt çıkaramıyor.Mehmet Eymür imzasıyla hazırlanan fezleke." Mehmet Eymür hazırladığı fezlekede. DELİL ARANIYOR MİT Müsteşarı Korgeneral Burhanettin Bigalı.10. 8 Temmuz 1980 tarihinde çekilmiş bir fotoğrafta.160839) "Behçet Cantürk ve diğer sanıklar. 22 Temmuz 1984 tarihindeki Suriye gezisini. İstanbul. Behçet Cantürk'ü 47 gün sorguluyor. Mahkemeye sunduğu tek delil. Türkiye'yi parçalamayı amaçlayan.11. ASALA bağlantısını. Bölge Daire Başkanlıklarımızla koordineli bir şekilde operasyonel çalışmalara geçe155 .254/215313. çeşitli zamanlarda gizli olarak çektiği Behçet Cantürk fotoğraflarıydı.10. yine kendi el yazısı ile. 13 Ağustos 1984 tarihli (01.11. Behçet Cantürk ve yandaşlarının faaliyeti. Ankara ve Diyarbakır Bölge Daire Başkanlıklarımıza. Behçet Cantürk'e (yıllar geçse de hiç değişmeyecek) bakışını ortaya koyuyordu: ( Sayı: 01.160563 sayılı) yazısı ile Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'ndan yardım istiyordu: "Behçet Cantürk'ün ifadesinde belirttiği hususlarla ilgili olarak. bundan sonra ne gibi gelişmeler olacağını sanki bilmektedir: 154 "Sanık Behçet Cantürk ve suç ortakları adli safhada bazı hukuki imkânları ve geniş maddi güçlerini kullanacaklardır. mahalli güvenlik kuvvetleri ile koordineli olarak operas-yonel çalışmalara başlanması hususunda gerekli talimat verilmiştir. MiT'in. yurdumuzun güvenliğini tehlikeye atacak nitelikte illegal faaliyetler içine girmişlerdir. Behçet Cantürk ve diğerlerinin suçlu olduğudur..

00 sıralarında verdiği telefon notu ve talimatları gereğince... 20 Ağustos 1984 tarihli rapor ile Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Daire Harekât Başkanlığı'na bağlı Narkotik Şube Mü-dürlüğü'ne verdi.. Behçet Cantürk gözaltına almalı tam beş ay oldu. Mehmet Özsucu'nun oğlu M. kendisine ait silahların Kamil Dakman isimli şahıs tarafından saklandığını belirttiği. Nizamettin ve Azet Cantürk isimli şahısların saklandıkları yer. olduğu ve bu Apt. Cantürklerin peşini bırakmıyordu. Sonunda Nizamet-tin Cantürk'ü de ele geçirdi. 16 Ağustos 1984 günü tespit edilerek.) şüphe edilen yerler ve mezranın 500 metrelik civarında.. aramalar sonucu aranan kişilere ve suç teşkil edecek herhangi bir eşyaya rastlanılmamıştır.bilmesi için gerekli emirlerin verilmesini takdirlerinize arz ederim. aynı gün saat 01.) "Operasyon Büro Amiri Başkomiser Ahmet Geçer'in. Diyarbakır ili Lice ilçesi ve çevresinde arama yapması için bölgeye gönderildi.nın tüm katlarında." Polis. (. 06 A 1343 plakalı Wolkswagen minibüs ile Diyarbakır çevresinde araştırma yapan ekip. AĞABEY YAKALANIYOR Tarih 30 Eylül 1984. Lice ilçesi Tepe Köyü'nün Dak-manlara ait mezrasında (. Suç teşkil edecek herhangi bir eşyaya rastlanılmadı. Behçet Cantürk. "Uyuşturucu madde kaçakçılığından yakalanan ve halen Ankara Mamak Askeri Cezaevi'nde tutuklu bulunan Behçet Can-türk'ün. Daire 8'de Diyarbakır Lice Sermez Köyü nüfusuna kayıtlı Tahir oğlu 1943 yılında Maile'den olma Hamit Mazıcıyan isimli Türk tebalı Ermeni şahısların oturdukları tespit edilmiş. metal arama dedektörü ile işaretlenen yerler ile 2 bin metrekare kadar arazi üzerinde yapılan aramada." Komiser Yardımcısı A. suç teşkil edecek herhangi bir eşyaya veya maddeye rastlanılmamıştır. . kazma. Daire 7'de Diyarbakır Lice. Sermez Köyü nüfusuna kayıtlı Sardun oğlu 1937 yılında Asiye'den olma Nuri Mazıcıyan. Şirin Özsucu ile tarlada çalıştırdığı Aziz Bozkuş ve Mehmet Çelik isimli şahıslardan istifade edilerek. 14 Ağustos 1984 günü saat 10. "güvenlik açısından sakıncalı görüldüğünden. 156 Mısırlı Mahallesi Köprülü Sokak 4 sayılı Apt. Kemal Bozlar amirliğinde bir ekip. Daire 3'te Diyarbakır ili Lice ilçesi nüfusuna kayıtlı Tabir ve Nable'den 1947'de olma Kamil Mazıcı-yan. yöreye götürülmemiş"ti. Ankara'dan. topladığı delilleri. metal arama dedektörü ile ayrıca kazmak suretiyle iyi bir şekilde arama yapıldı.00 den sonra yapılan soruşturma ve aramada. "Behçet Cantürk'ün kendisine ait elde kalan bazmorfin ve eroinin Lice ilçesi Nergizi mezrasında Mehmet Ölmez'e (Özsu-cu) ait gömde sakladığı ve basit kroki ile belirtildiği yerde.

Ergani'de indim. Önce balkondan aşağıya atlamak istedim. 157 "Misafir" Nizamettin Cantürk. Beni görünce tanıdı ve içeri aldı. saat 22. Zile bir daha bastılar. Aradan kısa bir zaman geçti. "Galiba evde kimse yok" diye düşündüler. Biraz da para gönderdim. Bahçelievler'deki dairesinde kalıyordum. Nizamettin Cantürk bu evde saklanıyordu. Kapıyı Mehmet Sıddık Dere açtı. Aslında Bed-ros Demirciyan'ı hiç sevmem. kaçış öyküsünü şöyle anlattı: "Behçet'i güvenlik güçleri yakaladığında. polislerin apartmana girdiğini gördüm. Ancak 158 . Kapı açılmayınca. Topkapı'dan otobüse bindim. Sonra İstanbul'a gittim.Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polisler.30'da Turistik Caddesi üzerindeki Eyüpoğlu apartmanına baskın düzenlediler. onun koyu kahverengi Murat otomobili ile gezerdik. O günlerde gözaltına alınan bazı kişiler serbest bırakılmıştı. Mersin'e. Ancak Behçet silah yakalatıp gözaltına alındığında. Türkmen Oteli'nin sahibinin yanına gidiyordum. İhbar almışlardı. "Bir akşam balkonda otururken. Başıma bu belayı siz sardınız' demiş. Yoktu. Yurtdışına gitmeyi planlıyorduk. Telefon açıp tehdit ettim. 'Sizin yüzünüzden içeri alındım. Küskünlüğü unuttum. kırıp içeri girdiler. İşimiz iyi olunca bizimle ilgilenip. Fazıl ile birlikte hemen hergün yazıhaneye gidiyorduk. "Avukatımız Medet Serhat'in yanında çalışan Fazıl Çetin'in. Fakat şimdi ikimiz de kaçaktık. Evde bulunanlara seslerini çıkarmamalarını istedim. Karşı dairede oturan Mehmet Sıddık Dere'nin ziline bastım. polislerden biri şüphelenip karşıdaki 7 nolu dairenin ziline bastı. Behçet'in eşi Akile Dilek Alev. İçki içerdik. Şüphelendiler... aynı zamanda amcaoğlu Zeynel Cantürk'ün evine gittim. Yanıt alamadılar. Cantürkler'e layık bir şekilde yaşamasını tembih ettim. Nizamettin Cantürk'ün kayınpederi Zeynel Cantürk'ün dairesiydi. Kapı çalmaya başladı. konuşmadı bile. 'Yine asılsız ihbar" deyip giderlerken. ben Adana'da Sürmeli Oteli'nde idim. konuşmaya başladı. Hedefleri. Bir süre Türkmen Oteli'nde kaldım. bizim aleyhimize ifade vermişti. Birgün büroya benim gibi firari olan dayım Bedros Demirciyan da gelmişti. "Hergün ayrı bir akrabamın evinde saklanmaya başlamıştım. İstanbul'da çok kalmıştım. Orada bir ticari taksi tutup kayınpederim. Eşim Süreyya da benim gibi firari idi. Arama yaptılar. Ancak tam o sırada içeriden bir gürültü geldi. Bedros Demirciyan da bürodaymış onu da gözaltına almışlar. Ev sahibi gıda toptancısı Mehmet Sıddık Dere ve "misafiri" ellerini kaldırarak teslim oldular. Orada çok kötü bir tavır alıp Behçet'e. Çok yüksekti. Buluşup. Ailem Diyarbakır'daydı. Ancak ben onun Diyarbakır'da olduğunu biliyordum. Biz İstanbul'a geldiğimizde bizimle hiç ilgilenmedi.

polisler zili çalmakta ısrar ediyorlardı. Sonunda kapıyı kırıp içeri girdiler..." Nizamettin Cantürk hemen Ankara'ya, Gölbaşı'na götürüldü. "Adem Ol"mayı öğrendi!.. 16 gün işkence gördü... İfadesi 28 sayfa tuttu... Söyledikleri kardeşi Behçet Cantürk'ten farklı değildi... Bu arada, günlerce süren sorgular Behçet Cantürk'ün ruhsal yapısını çok bozmuştu. Yine işkenceye alınacağından korkuyordu. Koğuş arkadaşlarına, "eğer bir daha işkenceye götürülürsem, kesin intihar edeceğim" diyordu. Korktuğu gerçekleşti. 16 Ekim 1984 günü gelip koğuşundan aldılar. Sivil polisleri karşısında görünce şoke oldu. Otomobile bindirdiler. Sivil plakalı Renault, "Samsun asfaltına" çıktı. "Mamak'ın şirin gecekondu evlerini" arkada bırakıp, 10 dakikada Emniyet Genel Müdürlüğü'ne geldi. Behçet Cantürk, yeni bir "işkence seansına" kendini hazırlarken, götürüldüğü odada ağabeyi Nizamettin Cantürk'ü görünce çok şaşırdı. Birden 100 gündür çektiği acılar aklına geldi. Duygulandı, ağlamamak için kendini zor tuttu... İki kardeş yüzleştirildi. İkisi de polis ifadelerinin doğru olduğu söyledi... Nizamettin Cantürk, 22 Ekim'de savcı, dört gün sonra 26 Ekim 1984 günü hakim karşısına çıktı. Emniyette işkence altında sorgulandığını, ifadesini kabul etmediğini söyledi. Tutuklandı. Şoför Yaşar Demirel 10 Ekim 1984 günü yakalanmıştı. O da aynı günkü duruşmasız mahkemede tutuklandı. Mehmet Sıddık Dere ve Zeynel Cantürk salıverildi... Bu arada, işkence yapılarak alınan ifadeler sonucunda, birçok kişi ASALA, DDKD üyesi olmak iddiasıyla gözaltına alınıyordu. Ancak bunların hemen hepsi, ilk mahkeme serbest bırakılıyordu. Fakat özgürlüğe kavuşanlar, tek kişilik unutamayacakları "acı anılarla" çıkıyorlardı... hücrelerden, yaşamla-rının sonuna kadar

TRAJİK BİR OLAY İşkence, bazen kişilerin yaşamında çok trajik olaylara neden oluyordu... İbrahim Nurdoğan, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı, Silah Kaçakçılık Şube Müdürlüğü bünyesinde çalışıyordu. Komiserdi. 1984 yılında Behçet Cantürk'ün de içinde yer aldığı kaçakçılarla ilgili olayların soruşturulmasında görev yaptı. Birçok ünlü silah kaçakçısının ifadesini aldı. Enver Sahan, Gaziantepli'ydi. Silah kaçakçılığı yaptığı iddiasıyla sorgulanmak için Gölbaşı'na getirildi. Sağ çıkamadı, vücudu işkence tezgâhında kaldı. Komiser İbrahim Nurdoğan, Gaziantepli Enver Şahan'ı işkence sonucu öldürdüğü iddiasıyla yargılandı. Mahkeme sürerken, komiser Nurdoğan, İsviçre'ye, koruma görevlisi olarak gönderildi. İki yıl sonra beraat etti. Türkiye'ye döndü. Adıyaman Emniyet Müdürlüğü'nde Narkotik Şube Müdürü oldu. Birgün bir operasyon için alıcı kılığında, kaçakçılarla ilişki kurdu. Eroini Gaziantep'ten alacaktı. Bu arada malı alırken suçüstü yapacaktı. Giydiği köylü kıyafeti ile Gaziantep'e gitti. Eroini alacağı kişiler, "Mal mezarlıkta teslim edilecek" dediler. Mezarlığa gitti. Bir süre sonra eroini getirecek üç kişi de mezarlığa geldi. Komiser Nurdoğan'a yaklaşıp,"bizi takip et" dediler. Mezarlığın içine doğru yürümeye başladılar. Bir mezarın başında durdular. "Oku" deyip, elleriyle mezarı gösterdiler. Komiser İbrahim Nurdoğan'ın okuduğu mezar taşında, "Enver Sahan" yazılıydı. Aynı anda kesik namlulu çifteler ateşlendi. Komiser İbrahim Nurdoğan, Enver Şahan'ın mezarının üzerine yığıldı kaldı...

İbrahim Nurdoğan'ın öldürülmesi ile meslektaşları çok fazla ilgilenmedi. Polisler o dönemde, Ankara polisi- İstanbul polisi diye ikiye ayrılmışlardı. Birbirlerini "yemekle" meşguldüler! Behçet Cantürk, l Ağustos 1984 tarihinde, MİT'e verdiği ifadesinde bazı emniyet görevlileri ile ilişkisinden bahsetmişti. 10 Ağustos 1984 tarihinde, bu kez "muhbir sıfatıyla" ifadesine başvuruldu. Behçet Cantürk'ün "yeni sorgucuları", Mülkiye Müfettişleri Erol Arıkan ve Neşet Kanyılmaz ile yeminli kâtip Habip Çol-pan'dı. Mülkiye Müfettişleri, Behçet Cantürk'ün polislerle nasıl bir ilişki kurduğunu merak ediyorlardı. Müfettişler sordu, Behçet Cantürk yanıtladı: "İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Şube Müdür Muavini Orhan Özerler'i, 1983 yılında gözaltına alındığımda tanıdım. Kendisine para vermedim. Kendisiyle özel hiçbir görüşme yapmadım... "Gösterdiğiniz resimle, soyadının Şen olduğunu öğrendiğim Başkomiser veya komiser olup olmadığını kesin olarak bilmediğim Mehmet Ali Şen'i de, yine gözaltına alındığım 1983 yılında

tanıdım. Mali Şube'de gözaltına tutulduktan sonra Mamak Askeri Cezaevi'ne sevkedilirken, Mehmet Ali Şen'in sorumluluğunda bir ekiple Ankara'ya götürüldük. Yolculuğu uçakla yapmıştık. Ankara'ya indiğimizde kamımız acıkmıştı. Cezae-vi'ne gitmeden önce yemek yiyelim teklifinde bulunmuştum. Hep birlikte Çubuk Barajı'ndaki bir lokantaya gittik. Yemek yerken, kardeşim Nizamettin Cantürk ve amcazademiz CHP Diyarbakır eski milletvekili Halit Akgül geldiler. Hep beraber oturup sohbet ettik. Herhangi bir şekilde Mehmet Ali Şen'e para vermedik... "Narkotik Şube Müdürü Uğur Gür ile 1981 yılında, müşterek terzimiz, sosyete terzisi, Nişantaşı'nda mağazası bulunan

soyadını hatırlamadığım, Ermeni asıllı Erhan'ın dükkânında tanıştık. Tarihini tam hatırlamıyorum; Mehmet Cizrelioğlu, Selim Azizoğlu, ses sanatçıları İzzet Altınmeşe, Bedri Ayseli ve isimlerini hatırlamadığım birkaç arkadaş ile Semiramis Gazinosu'na gidecektik. Uğur Gür'ü de davet ettik. Böyle tanıştık. Benim karşı çıkmama rağmen gazinoda fotoğrafımızı çektiler. Kendisine, amcaoğlu Abdullah Cantürk'ün gözaltından kurtarılması için kesinlikle para vermedim... "Bana gösterdiğiniz fotoğraftan, soyadının Türkmen olduğunu öğrendiğim İstanbul Narkotik Şube Emniyet Amiri İsmet Türkmen ile 1983 yılında gözaltına alındığımda tanıştım. Benim İsmet Türkmen'e, beni kurtarması karşılığında 3 milyon lira teklif etmem konusunda aramızda herhangi bir konuşma geçmedi. İsmet Türkmen hiçbir zaman beni Hilton Oteli'nde ziyaret etmedi... "Ben, eski İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Balcı'yı tanımam ve hiçbir şekilde de görüşmemiz olmamıştır. Emniyet amiri İsmet Türkmen Hilton Oteli'ne gelip, benden Şükrü Balcı için para istemedi... "Polis memuru Nurettin Günay'ı 1975 yılında Diyarbakır'da tanıdım. İstanbul'da da görüştük. Tarihini tam hatırlayamadığım bir gün, Sarıyer'de Altınkum Plajları'ndaki lokantada yemek yedik. Bana Uğurcan Elmas ile Bedri İstanbullu'nun Narkotik Şube tarafından gözaltına alınacağını söyledi. Kendisine hiçbir şekilde para vermedim. Başkalarının da verdiğine tanık olmadım... "Başkomiser Akın Küçükbarak ile Diyarbakır'da görev yaptığı dönemde tanıştık. Kendisine maddi menfaat sağlamadım. 1984 Şubat ayında Mamak Askeri Cezaevi'nden tahliye olduğumda beni karşılamaya gelmişti. Kendisi beni karşılamaya hangi araba ile geldi bilmiyorum... "Necmettin Dede'yle hiç tanışmadık...

"Emniyet Amiri Muhsin Çelik'e, Avni Karadurmuş'un para verip vermediğini bilmiyorum...

"Başkomiser Kemal İsmailoğlu'yla herhangi bir ilişkim olmamıştır. Hiçbir surette kendisine para vermedim... "Komiser Savaş Sümer'e hiçbir surette para vermedim... "Eminönü Ekipler Amiri olarak kendisini tanıtan Asım Peh-livanlı'ya hiçbir şekilde para vermedim... "Başkomiser Recai Köse'yi Lice Emniyet Amirliği'nden tanırım. Kardeşim Sabit Cantürk tarafından evine hediyeler alındığını ve harçlık verildiğini duymadım... "Kemal Hasman ile 1982 yılında İstanbul Narkotik Şube-si'ne, tanık olarak gittiğim gün tanıştık. Kendisinin ve misafirlerinin Diyarbakır'daki otellerimizde para vermeden kaldığını duymadım... "Nejat Güngör, Diyarbakır İkinci Şube Müdürü olduğu dönemde, ben Mamak Askeri Cezaevi'nde idim. Cantürk Ote-li'nin Nejat Güngör tarafından kasten kapatıldığı bilgisi gelmişti. Tahliye olduğumda Diyarbakır'a gittiğimde Nejat Güngör geçmiş olsuna geldi. Ben cezaevinde iken hakkında bir cinayet soruşturması yapılan kardeşim Sabit Cantürk'ün soruşturması ile ilgili bilgiler verdi. Kardeşimin haksızlığa uğradığını, suçsuz olduğu halde suçlu gösterildiğini söyledi. Bunu da Diyarbakır Narkotik Şube Müdürü Halil Sultar'ın yaptığını belirtti. Bunun dışında görüşmedik. Bana tayininin başka bir yere yapılması için ricaya gelmedi. Kendisine herhangi bir yardımım olmadı... "Polis memuru Kemal Kara'yı İstanbul Mali Şube Müdürlüğü'nde gözaltında bulunduğum sırada tanıdım. Bana Dündar Kılıç'ın selamını getirdi ve Dündar Kılıç'ın herhangi bir şekilde yardım yapılıp yapılmayacağını sorduğunu söyledi. Ben de kendisiyle Dündar Kılıç'a teşekkür ettiğim mesajını gönderdim. Bunun dışında kendisiyle bir görüşmemiz olmadı. Para vermedim... "Komiser Ahmet Akkurt'u 1976- 77 yıllarında Ankara'da tanıdım. Kendisine hiçbir şekilde para vermedim. Para vermem gereken bir durum olmadı... 163

"Salih Zeki Yiğit'i Diyarbakır 1. Şube Müdürü olduğu 1980-82 yılları arasında tanıdım. Otelde yemek yedik. Hesabı kendisi ödedi. Biz Diyarbakır'da oteller aldığımızda emniyet görevlileri sık sık gelip kalırdı. Ancak ben, 'polislerden hesap almayın veya az alın' diye, çalışanlara birşey söylemedim... "Mehmet Ahmet Yemenicioğlu'nu Diyarbakır'da 2. Şube Müdürlüğü yaptığında tanımıştım. Kendisi otel hesaplarını mutlaka öderdi... "1977- 78 yıllarında ruhsatlı tabancamın dosyasının Emniyet Genel Müdürlüğü'nce istendiğini öğrendim. Bunun üzerine Emniyet Genel Müdürlügü'ne giderek, Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Yiğit ile görüştüm. Ankara'da, daha sonra Diyarbakır'dan tanıdığım Atilla Aytek'i

Ben de hepsinin uydurma olduğunu söyledim. MİT'te söylediklerinin tam tersiydi. 1984 yılının Şubat ayında cezaevinden çıktıktan sonra Tayyar Bey ile. yüksek meblağlar ödediler! Behçet Cantürk. Kendisi beni ve Refik'i. iki avukat daha tuttu: İhsan Öcal ve Selahattin Deniz. Fakat Behçet Cantürk'ün MİT'te söyledikleri. Cezaevlerine yabancı biri değildi. Ben de kendisine bir viski gönderdim. bana.. ceza davalarını ise kavramak giderek zorlaşıyordu. Cevdet Yardım. Toplam 101 gün gözaltında bulundu. Bilgisinden çok. Gelip . iki "zırh" buldu: Avukat Medet Serhat ve Avukat M. 1983 yılında anlamadığı ticaret hukuku nedeniyle cezaevine girmişti. Daha sonra Tayyar Bey ile İstanbul'un çeşitli gazino ve eğlence kulüplerinde karşılaştık. Son gözaltı ve tutuklanmadan sonra. Levent'te üyesi olduğu bir lokantaya davet etti. Daha birkaç ay önce yine aynı koğuşlarda kalmıştı. eğer bu işleri yapıyorsan senin kulağını çekeriz' dedi.ziyarete gittim. çevresinden yararlanmak istedikleri avukatlara. arkadaşım Refik Bulutçu'nun sahip olduğu Ro-jin adlı gece kulübünde karşılaştık. Atilla Aytek.. Rüyalarında kabus görüyor." Behçet Cantürk'ün emniyet görevlileri hakkında Mülkiye Müfettişlerine anlatıkları. Tanıkları sindirerek dava kazanma dönemi bitmişti. Karşılıklı ikramlarda bulunduk. "zırh" sayısını artırdı. yazılan bir raporla. Oturduk. 4 yıl sonra Türkiye'nin gündemine bomba gibi düşecekti. Ben ve Atilla (Aytek) seni severiz.. Kabul etmedi. bağırarak uyanıyordu. Ruh sağlığı bozulmuştu. yarın misafirimiz olmasını rica ettim. yeni "suç çeşitleri" ortaya çıkmıştı. yasalara karşı kendini koruyacak. Tecrübe sahibi oldukları. Ertesi gün lokantaya gittiğimizde bizi bekliyordu. Sonra masasına giderek. Ancak bu kez durum değişikti. O da bana. 'Sen genç adamsın. Çeşitli işkencelere maruz kaldı. Tedirgindi. Karşı karşıya bulunduğu tehlikeler büyüdükçe. bazı kapıları açacak avukatlara ihtiyaç duydular. beni İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Tayyar Seven ile tanıştırdı.164 AVUKATIN ÇEVRESİNDEN YARARLANILIR! Gangster görünümü topluma itici geliyordu. Üstelik tanığı olmayan. Bana uzaktan geçmiş olsun dedi. hakkında çeşitli dedikodular çıkıyor.. Ancak sakın yanlış yapma' diye öğüt verdi.. Yeni çağa ayak uydurmak zorunda kaldılar: "İşadamı" oldular! Bu yeni "işadamları". Ticaret hukukundan anlamıyorlardı. 'İnşallah senin dediğin gibidir.

Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Mahkemesi. avukat da sanığa bu konuda soru yöneltmemiştir. ilk kez 26 Haziran 1984 günü görüşmüştü. gördüğü çok ağır ve insanlık dışı işkenceleri anlattı. 31 Ekim 1984 günü saat 16. Avukatı müvekkilinin işkence gördüğünü Sıkıyönetim Komutanlığı'na bildirdi. Cevdet Yardım'a. (Bunun üzerine) Behçet Cantürk avukata ayaklarındaki yaradan şikâyette bulunmamış.81-82.) Soru: 1980. görüşmeye başlanılmıştır. Bu hesaplarda. Bu görüşmelerin nasıl gerçekleştiğine en güzel örnek. Maliye ve Gümrük Bakanlığı'ndan gelen hesap uzmanları saatlerce "sorguladılar. Hayatını kurtarmak için herşeyi kabul ettiğini söyledi. Behçet Cantürk'ün avukatları ile görüşmesi biraz sorunlu oldu. İkazımız üzerine bu tür görüşme gerçekleştirilmemiştir.. bu tür işlemlerin yerinin burası olmadığı ihtar edilmiştir." HESAP UZMANLARI "SORGULUYOR" Avukatlarıyla yarım saat bile görüşemeyen Behçet Cantürk'ü.kendisini tekrar sorgulayacaklarından korkuyordu. 31 Ekim 1984 tarihli Askeri Savcılık tutanağıydı: "Sanık vekillerinden Avukat Selahattin Deniz. Sonra MİT'e alınıp günlerce sorgulanmıştı. Artık vekilleriyle Askeri Savcı huzurunda sadece 15 dakika görüşecekti.83 yıllarında gayrimenkulleriniz artarken. 165 Bu olaydan sonra. büyük meblağları olan ha166 . Behçet Cantürk'ü ihtilattan men etti. Askeri Savcılığımıza müracaatla müvekkili ile görüşmek istediğini beyan etmesi üzerine. kendisine sadece hukuki yardım konusunda görüşme yapabileceği. Sıkıyönetim Askeri Savcılığı adına. cezaevi görevlilerinin de hazır bulunduğu odada. "Sorgu" tutanağa geçirildi: "(. 'Ayağında yara izi var mı. hukuki yardım konusunda görüşebilecekleri bildirilerek." Lice Vergi Dairesi'nin Ga 266 Hesap nolu gelir vergisi mükellefi Behçet Cantürk'e. Hesap Uzmanı Mehmet Arıoğlu ve Hesap Uzmanı Tarık Boy-nueğri sorular yöneltti. 28 Ağustos 1984 tarihinde avukatı ile ikinci kez bir araya geldi. Avukatıyla. İki ay bir hafta sonra. yok mu' diye sormaya başlayınca. çok sayıda adınıza ya da yakınlarınız adına kayıtlı banka hesaplarınız oluşmuş.15'te savcı huzurunda. Avukat M. Avukat Selahattin Deniz sanığa..

bağışlamadım. Bu hesaplardan hemen hepsinden sizin çekme hakkınız olduğu ka-yıtlıdır. Evlendiğimiz de kendisi bana yirmi milyon lira vermişti. Yirmi milyon kendisine nerden kaldı bilmem. Alacaklarımı çok kişi üzerinde gösterip. 1982 yılı içinde toplam olarak 175 milyon lira vermiştim. büyük tutarları itibariyle hesaplara rastlanmıştır. Abdulkadir Takan. Bunu nasıl açıklıyorsunuz? Cevap: Akile Dilek Alev 4 yıllık imam nikâhlı eşimdir. kendisine verdim. Ayrıca 1982 yılı içinde 100 milyon lira alacağımı da . Herhangi bir kimse adına gayrimenkul almadım. girişler. Bu elli milyonu da direkt bana vermişlerdir. Yakın akrabamdır. çok sayıda alacak ismiyle iflas masasında hak sahibi olmaktır. kendi adıma yatırmıyordum. Soru: Ellişer milyonları olduğunu söylediğiniz Akile Dilek Alev ve İlameddin Dakman ne iş yaparlar? Kendilerine kimlerden servet intikal etmiştir. İlameddin Dakman. İlameddin Dakman ile hemşeriyiz. Bu nedenle kendilerinden ilk başta 125 milyon liralık borç senedi almıştım. Adına hesap açtırmamın nedeni. çok banka şubesinde alacaklı olduğum firmaların üzerine gidebilmek ve o firmanın iflası sıra- sında. Abdulkadir Takan adına kayıtlı hesaplara gelince. Soru: Banka Şubelerine yazdığımız yazılarda.18 yaşlarında bir gençtir. ilgili banka şubesi yazıhaneme yakındı. Kendisi ev hanımıdır. onun adına kayıtlı paranın elli milyon lirası babası Salih Dakman. Hesap hareketlerine gelince. Bankadaki paralar. ticari faaliyetlerimle kazandığım paralardır. Yaşar Demirel adlarına da. Ben bunlara elyaf hammaddesi ithal etmeleri için. Bunları nasıl açıklıyorsunuz? Cevap: Gayrimenkulleri kendi paramla. Cevap: Daha öncede belirttiğim gibi Akile Dilek Alev'in parası elli milyon değil. Ben bunu ticaret ve banka faizleriyle elli milyona yükselttim. Fabrikanın çalışması sonucunda oluşacak kârdan. Ancak servet affından önce olduğu için. köy sahibi olan babası ve amcasınındır. Soru: Alacaklı olduğunuzu söylediğiniz firma ya da kişiler kimlerdir? Alacak ilişkiniz ne zaman ve nasıl doğdu? Verdiğiniz paraya karşılık ne aldınız? Cevap: Alacaklı olduğum söz konusu firma ve kişiler Herko İplik Fabrikası ile Maltepe İplik Fabrikası'nın sahipleri olan Ali Hassas ve Ömer Haşşaş'tır. banka müdürü beni telefonla aradı ve "bu parayı senin ticari hesaba vadeli yatıra-lım.reketler. elli milyonu ise amcası Kamil Dakman'a aittir ve elli milyonu da benimdir. yüzde 50'sini bana vereceklerdi. sizin adınıza çok sayıda banka hesabı olduğu ve yakınlarınızdan Akile Dilek Alev. . Yaşar Demirel benim şoförümdü.çıkışlar görülmektedir. Bu nedenle İlameddin Dakman adına vadeli olarak yatırdım. bunlar faizler ve şu anda isimlerini hatırlayamadığım kişilerden almış olduğum borç paralar ve kendi paralarımdan oluşmaktadır. yirmi milyon liradır. kendi adıma satın aldım. İlameddin Dakman 17. İlameddin Dakman parayı bankaya götürdüğü zaman. çok kanaldan. İlameddin Dakman söz konusu paraya el sürmemiştir. bu para benimdir. Para. daha yüksek faiz elde edersiniz" dedi. Benim adıma kayıtlı olan elli milyon lira kendi parasıdır Kendisi bana 1981 yılında umumi vekaletname vermiştir.

Diğer bir deyişle otelcilik hasılatının eksik kayıt edildiği anlaşılmıştır. 1982 yılı içinde 150 milyon lira olarak kendilerine geri ödedim. Yeni aldığım 1982 sonu veya 1983 yılındaki senetlerle..) Soru: Büyük çaplı ticari faaliyetiniz ve mevduat faizi geliriniz olduğu halde. Hanım (eşim) Diyarbakır'a gittiği zaman. elimdeki senetlerin tutan 400 milyona ulaştı. Soru: İstanbul'da bulunan Sheraton ve Hilton otellerinde uzun süreli kalışlarınız ve büyük tutarlarda hesap ödemeleriniz tespit edilmiştir. Bu konuda ne diyorsunuz? Cevap: Konuyu muhasebecim daha iyi bilir. Bu senetleri tahsil edemediğimiz için iflas masasına kayıt ettirdim. Salih Takman'dan 35 milyon olmak üzere Akile Dilek Alev ve diğer yakınlarımdan toplam 100 milyon lira kadar para almıştım. Bu paraları 1981 ve 1982 yılları içinde almıştım. Şu anda mahkemededir. bakiye alacağım için yeni senetler aldım.) Soru: Otelcilik faaliyetinize ilişkin olarak Diyarbakır'da bulunan Demir Oteli'nin hesapları tarafımızdan incelenmiştir. (. Kardeşim Sabit Cantürk eski iş ortağımdır. karapara diye tanımlanan... Bana göre eksik kayıt edilmemiş olması gerekir. Kendisi halen Cantürk Otelinin yüzde 50 paylı sahibidir. kayıt edilen hasılat ile gerçekleşen müşteri kapasitesi hasılatı. Ancak 100 milyon lira tahsil etmeme rağmen senetlerini iade etmedim. 1982 ve 1983 takvim yılları geliri olarak.1984 günü düzenlenen tutanağa göre. 5 milyon lira dolayında bir tutarı beyan etmişsiniz? Beyan dışı bıraktığınız gelir için ayrıca ek bir beyanda bulundunuz mu? Cevap: 1982 yılı geliri. 22. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava devam etmektedir. bizzat kendim kaldığım gibi gelen yakınlarımızda . (. farklı olmuştur.) Soru: 'Akrabalarımdan aldım' dediğiniz paraların toplamı ne kadardır? Size para veren akrabalarınız ne iş yapıyorlar? Kazançları nedir? Neden size para verdiler? 168 Cevap: Kardeşim Sabit Cantürk'den 20.nakden tahsil ettim. (. Daha sonra 1983 servet affı ile servetim için ek beyanda bulundum.. servet ve faaliyet unsurlarından elde edilen parayı ortaya çıkaramamam nedeniyle eksik beyan edilmiştir. Kendilerinden ayrıca.25 milyon..6.. Sözkonusu pahalı otellerde çeşitli tarihlerde kalmanızın nedeni nedir? Cevap: İstanbul'da evim var.

daha sonra lokantacılık yaptı. evlendikten sonra da Kapalıçar-şı'da döviz işleriyle ilgilenmeye başladı. Asker dönüşü evlendi. o da Kapalıçarşı'da Türk lirasına çeviriyordu. Sarı Avni. Babasının iş ortağı Hayrettin Yağcı(16) aracılığıyla Göldağı ailesi ile tanışmıştı. Zengin olmak istiyordu.169 benim adıma kalmışlardır. Kendisi gibi. Hayrettin Yağcı. girişken biriydi. Askere gitti. İlkokulu bitirdiği yıl İstanbul'a göçtüler. Sarı Avni'nin damadı Korkmaz Göldağı'nın teslim olup. Sheraton Oteli'nde 1980 yıllarından sonra hiç kalmadım. ifade verdiğinden habersizdi. Kapalıçarşı'da "çekirdekten" yetişen Mehmet Yıldız ile birlikte ortak iş yapmaya başladılar. Kayınpederi kendine döviz gönderiyor. dönemin "döviz borsasıydı!" Çarşının "inceliklerini" öğrendi. Kapalıçarşı'da kuyumculuk yapan Yusuf Şerefoğlu'nun yanına çırak olarak verdiler. "Bu işler göründüğü gibi kolay değildir. Çünkü otelin devamlı ve tanınan müşterisi olduğum için. kızını resmi nikâhla değil. Kayınpederinin uyuşturucu kaçakçısı olduğunu öğrenince. Kapalıçarşı." Behçet Cantürk hesap uzmanlarının sorularını yanıtlarken. Ev kızıydı. 170 O günlerde milyonlarca liraya hükmeden. Ayşe Karadurmuş. Korkmaz Göldağı'nın ablası Serpil ile evliydi. İsviçre gidip "ben de bu işi yapmak istiyorum" dedi. DAMAT TESLİM OLUYOR Adı Korkmaz Göldağı. Döviz karaborsacılığı yapmaya başladı. Bu otellerde kalmamın bir başka nedeni güvenliğim açısından elverişli oluşlarıdır. Korkmaz Göldağı 1953 yılında doğdu. Gözü açık. 1978 yılında imam nikâhı kıyarak evlendiği eşi. "Paranın üstünü eksik getirdi" diye ilk işinden kovuldu. Aslen Gaziantep Kilisli. Sen baz-morfin bulabilir misin" diye sordu. Korkmaz'ı okutmadılar. Daha sonra nüfus kütüklerini İslahiye'ye götürdüler! Babası önce berberlik. dünyanın sayılı kaçakçılarından biri olan Sarı Avni. imam nikahıyla evlendiriyordu! Damat Korkmaz Göldağı. . Ailesi. mektup içinde evleneceği kızın fotoğrafını gönderdi. ben yer ayırtıyor ve ücretini de ödüyor-dum. 5 kardeştiler. Ancak istediği kadar para kazanamıyordu. ilkokulu dışarıdan bitirmişti. Sarı Avni'nin 18 yaşındaki kızı Ayşe idi.

Döviz kaçakçılığı yapan Kilisli Nihat Sünlüoğlu'nu buldum. "İki gün sonra Tahsin Saçaklı ile buluştuk. gösterdiği yere mallarla birlikte gelmemizi istedi. Ben size. Malı iki kamyona yüklemişler. Tahsin bizden ayrı. 'Tahsin Saçaklı'yı çağır. Tahsin. Orada harabeler ve kaplıca gibi bir yer vardı. Tahsin. ben ve ortağım Mehmet Yıldız yüzde 15'şer alacaktık. Kapalıçarşı'da adamı İrfan Parlak vardı. 'yarın burada buluşalım. ben ve ortağım Mehmet Yıldız vardı. Oradan sahil tarafına doğru ilerlemeye başladık. Zürih'e telefon açarak durumu anlattım. Odun deposunu geçip sola döndük. Nizamettin hemen uçakla Diyarbakır'a gitti. 'Biz hazırız' dedi. Konuştuk. teslim yerini sordum. 'bu yolun sonunda sevkıyat yapılacaktır' dedi. "Gemi Kıbrıs'tan gelecekti. Tahsin. Tahsin Saçaklı'yı Karaköy'deki yazıhaneden çağırdım. hemen yola çıkmalarım kararlaştırdık. bir iki güne kadar işin ne zaman yapılacağını söylerim' dedi. o anlatır' dedi. Tamam dedik. sonra kabul etti. Yanında iki kişi daha vardı. Sevkıyattan önce Nizamettin Bayramoğlu. Durumu anlattım."Bulurum" dedi. Tahsin. Mehmet Yıldız ve ben. "Yarın akşam hava karardıktan sonra. Nizamettin Bayramoğlu. Ezine'de bir otelde kalıyordu. Üç gün sonra. (Dolar 98 lira. Yol bizi sahile çıkarıyordu. Murat otomobilimizle Yalova üzerinden Çanakkale'nin Ezine ilçesine gittik. bin dolar da aracı için kesileceğini söyledi. Ondan 25 milyon lira. güvenilir olması için Nizamettin'in de. "Türkiye'ye döndüm.) "Kayınpederime. 'Siz malı hazırlayın. Kayınpederime para göndermesini söyledim. Liceli Nizamettin Bayramoğlu(17) ile tanıştırdı. Üçümüz de yeri beğendik. Mal sahibi Nizamettin yüzde 15. "Nizamettin ile malın yansı peşin diye anlaşmıştık. malı sevkıyat yerine getirmemizi istedi. İstanbul'a döndük. Kayınpederime. ben ve Mehmet. Büroda. Beni. Nihat'tan 10 milyon alarak Nizamettin'e 35 milyon lira verdim. Tahsin. sağa döndük. prensip olarak anlaştık. Uçakla geri döndü. "Ertesi gün. Fındıkzade'deki garajın üzerindeki büroda oturup konuştuk. ortak olması şartı ile anlaşmaya varacağımı söyledim. ben sizi sevkıyatın olacağı yere götüreceğim' dedi. Yolu unutmayalım diye aynı yere bir daha gittik. "200 kilo bazmorfini. . Ancak ben. kilosu 400 bin liradan anlaştık. Kamyonlar ancak iki gün sonra Çanakkale'de olacaktı. Böylece 1981 yılında uyuşturucu işine girmiş oldum. Kabul etti. Önce vermek istemedi. Kayınpederim bin dolar gemi için. Çanakkale Bakır Oteli'ne yerleştik. Nizamettin. Nihat Sünlüoğlu yüzde 10. O da bana. Bu nedenle.

oda görevlisi. Bagajdaki lastiği çıkarıp malları koymaya başladık. Ben de otomobilden çıkıp etrafa bakmaya başladım. Bir kiloluk 173 paketler halindeki malları saydığımızda. Tamir edip yola devam ettik. 'Bu lastiği nerede yaptırabilirim' diye sordum. 184 tane olduğunu gördük. Kamyonların şoför mahallini ön tarafa doğru indirmişlerdi. "Sahile doğru gitmeye başladık. Şoförler arıyordu. Nizamettin '185 olması lâzımdı' dedi. Bazmorfini oradan boşaltıyorlardı. Mehmet ve Nizamettin. O sırada kamyonlar gözüktüler. Saymaya başladık. Bir türlü gözükmediler. yolda otomobilin lastiği patladı. Ezine girişinde kamyonları beklemeye başladık. farları yakmadan sahile doğru gitmeye başladık. Biraz bekledikten sonra malları otomobilden indirdik. Otomobili ben kullanıyordum. Otomobile binerek. Arabayı hareket ettirip önüne çıktım. ileride yol ikiye ayrılıyordu. Şoförlere talimat verdik. Nizamettin ve şoförler. Bir benzinciye girip. ortağım Mehmet'in adım ve kaldığımız otelin ismini vermişti. sayarak çuvallara koyuyorlardı. Bilmediğimi söyledim. Geriye dönüş yaptık. Otomobile atlayıp. "O sırada. 'Ezine girişinde buluşalım' diye. Otomobilin arkasını açıp patlak lastiği önüne attım. Nizamettin ile Mehmet'in yanına gittim. kamyonların gelip gelmediklerini kontrol ediyorduk. malı kamyonların zula-sından çıkarıp. Hemen yola çıktık. Sola . Hamamı geçtik. bir çoban koyunları ile kamyonlara doğru gidiyordu. "Havanın kararmasını bekliyorduk. Dikkat çekmemek için kamyonlar kafa kafaya vermişlerdi. Bu sırada kamyonlar hareket ettiler. otomobilden inip kamyonlara doğru gittiler. Bizim gideceğimiz yer sağda idi. Kaplıca olup olmadığını vb. 'Bu kamyonların yanındaki adamlar ne yapıyor' diye sordu. "Ezine'nin girişinden sağa saptık ve sahile doğru ilerlemeye başladık. biz sola saptık ve az ileride durduk. Bir saat sonra karardı. çobanın şüphelendiğini söyledim. Farları yakmadan gitmek çok güçtü. Ezine'yi çıktıktan 2 km. Bu nedenle otelden fazla ayrılmıyorduk. Aceleyle Murat otomobile 172 binip şehrin girişine gittik. Saymayı bırakmalarını. Mehmet. soruları arka arkaya sıraladım. denize doğru gitmeye başladık. Odun deposunun yanından sola dönüp harabelerin içine girdik."Nizamettin Bayramoğlu malı getirecek şoförlere. Herhalde bir paket kamyonda kalmıştı. bizi bekleyeceklerini söylemişti. otomobili yıkattık. Yanıma geldi. Aksilik. Nizamettin kamyonların şehrin girişinde durup. "Otel odasında otururken. Bu nedenle tekrar farları yaktım. Bagaj hepsini almadı. Ford marka iki kamyon orada idi. Ara sıra gidip. İlgisini kamyonlardan uzaklaştırmak istiyordum. Ağır ağır Ezine'ye tekrar gitmeye başladık. Kalanları arka koltuğa koyduk. Hâlâ malı saymaya çalışıyorlardı. Çobanın gözü kamyonlardaydı. Mehmet'e telefon olduğunu söyledi.

Tahsin' diye bağırdık. Neden 200 kilo olmadığını belirtti. "işkence görmemek için polise değil. Mektup ilginçti. 280 S Mercedes'e. 13 Aralık 1983 tarihinde boşanma davası açtı. zengin olmuştu: İstanbul/Taksim'deki Kennedy Oteli ile Gümüşsuyu'ndaki Star Oteli'nin yarısına. 174 İLGİNÇ MEKTUP Korkmaz Göldağı. diğeri Karaköy'de iki iş-hanına. Tutuklanmaktan kurtulamadı. isteğine kavuşmuş. Çünkü çok kısa bir zamanda.. ikisi Mersin'de üç daireye ve Cihangir'de bir apartmana sahip olmuştu. Yanımıza geldiler. Mamak Askeri Cezaevi'ne gönderildi. Bir karartı gördük. Otomobilden inip sahilde dolaşmaya başladık. Behçet Cantürk'ün polise nasıl ifade verdiğini biliyordu! Kenan Evren'in damadı MİT görevlisi Erkan Gürvit'in sorgulamalarda bizzat bulunduğunu da biliyordu. "184 kilo mal getirdiğimizi söyledim. Duruşmasız mahkemeye çıkarıldı. 'Bu kadar temin edebildik' dedim. Daktilo ile yazılan mektup bir sayfaydı(18) "Bundan bir müddet önce Atilla Aytek Bey'e bir mektup göndermiştim. Bazen eksik para gönderiyordu. Mamak Askeri Cezaevi'ne konulduktan sonra. Tahsin ve yanındaki iki kişi. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı ile Sıkıyönetim Komutanlığı'na "Artin Güçlü" imzalı. biri Yeniköy'de. yani yaklaşık bir ton bazmorfin göndermişti! Ancak kayınpederi para konusunda fazla güvenilir biri değildi. aradan bir müddet geçtikten sonra İstanbul Narkotik Şubesi'nde basit bir sorgulama ile geçiştirildi. kayınpederi Sarı Avni'ye 4 sevkıyat sonunda toplam 988 kilo.. Onlardı. Bu kişiler. Ödemeleri zamanında yapmıyordu. İddiaları reddetti. Hep birlikte çuvalları ufak motorlu bir sandala koyduk. ." Korkmaz Göldağı.dönen yola gelince farları söndürdüm. isim ve telefonlarını yazmıştım. tekneye binip gittiler. Aileler arasındaki kavga her geçen gün büyüdü. Bu durum Göldağı ailesinde de huzursuzluğa neden oluyordu.. Korkmaz Göldağı açılan boşanma davasını fazla umursamadı. Bizim bulunduğumuz yerden geminin ışıkları görülüyordu. Sahile yaklaşınca arabayı durdurduk. biri Taksim'de. 9 Ekim 1984 tarihli bir mektup geldi. Sonunda Sarı Avni'nin kızı Ayşe Göldağı. Avşa'da bir arsaya. Kilyos'ta 36 dönüm tarlaya. Korkmaz Göldağı. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı'na teslim oldu. Bir eroin kaçakçısı örgütün. Size yazdığım mektubun neticesi. 26 Eylül 1984 tarihinde. Çünkü mektup Erkan Gürvit ile Atilla Aytek'e hitaben yazılmıştı.

Avni Karadurmuş'un damadı olan Korkmaz Göldağı ile beraber yönetir. İstanbul ve Ankara emniyetini uygun bulmayarak. Korkmaz Göldağı'nın pasaportu incelenirse gittiği ülkeler aydınlanır. Askeri savcılığa teslim olmuştur. bu durumu fark eden Korkmaz Göldağı. Eğer sizlerin sorgulamasından geçse idi. "Bu örgüt. gün ışığına çıkardı. Mektupta yazılanları doğruladı. Bu durum İstanbul emniyetine bildirilmiş. 17 Aralık 1984 tarihinde sorgulanmak üzere Gölbaşı'na götürüldü. İsviçre'nin Zürih kentinde de hareketlilik vardı. O hapiste olduğu için şimdi eroini Niza-mettin Bayramoğlu temin eder. Bu çetenin önemli kişileri. Bu örgüte eroini temin eden.. 20 gün sorgulandı. gemi nakli Tahsin Saçaklı'dır.. hangi gemilerle gittiği. bu eroin işlerini nasıl ve kimlerle yaptığı. Herhalde Kormaz Göldağı. beş bin kilo eroinin. Avni Karadurmuş yönetimindeki kişilerden oluşmaktadır." Bu ihbar mektubundan sonra Emniyet Genel Müdürlüğü.sizlerin sorgulamasından geçse idi. Bu arada Nizamettin Bayramoğlu da. kara nakli ve malın temini Nizamettin Bayramoğlu ve Mehmet Yıldız.. Bu kişilerin eroin işinde en büyükler olduğunu görürdünüz. kaçar kilolar halinde. Komutanlığı'ndan Korkmaz Göldağı'nı sorgulamak için izin istedi. Behçet Cantürk sorgusunda. "Savcılık soruşturmasında. 55 sayfalık ifade verdi. polise "emanet" edildi! Korkmaz Göldağı.. Nizamettin Bayramoğlu bu işi. 176 Ankara Sıkıyönetim TELEKS YAZIŞMALARI Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek imzalı. savcılığı yumuşak bulduğu için oraya teslim oldu. Ankara Sıkıyönetim Savcılığı'nca tevkif karan alınmıştı. birçok gerçek gözler önüne serilecekti. Korkmaz Göldağı sık sık Avrupa'ya giderek kayınpe175 deri olan Avni Karadurmuş ile iş bağlantısı gerçekleştirir. 19 Kasım 1984 günü Korkmaz Göldağı. Başkent Ankara'da sorgular bütün hızıyla sürerken. Bu nedenle size bilgi veremiyorum. iki önemli kişiden biri Behçet Cantürk'tür. Behçet Cantürk hakkında . ne söyledi bilmiyorum. Takdir ve bilgilerinize. Korkmaz Göldağı'nın bu işlerdeki önemini anlatmış.

beynelmilel bir terör şebekesinin elemanlarından olduğu. . Özel Dairesi'nde görevli uz177 man dedektif Weber Urs. İsviçreli Paul ile Avni Karadurmuş'un sevkıyatlardan yüzde 25 hisse aldıkları. 1773 sayılı. kahverengi gözlü. sportif yapılı. Nollenstrasse 17. adının Paul olduğu.80 boylarında. atletik yapılı ve çok zengin biri olduğu ortaya çıkarılmıştır. (. "Karadurmuş Avni: 3 Ocak 1980 tarihli dilekçesiyle. "Paul: Kestane/kahverengi gözlü. Paul adlı bu şahıs büyük bir olasılıkla aşağıdaki şahısla aynı kişidir. Daha önce iki kez teleksle yazışma olmuştu.) İsviçre'nin Zürih kentinde sinemacılık da yapan Paul'ün kumral. Zürih'te oturan Avni Musullulu'nun yazıhanesinde çalışan.. 29 Ağustos 1984 tarihinde hazırladığı raporu. fakat Bamburi." Bu bilgiler. Norsun ve Sunny Be-ach gemilerinin yönetimini elinde bulunduruyordu. "8001 Zürih. Atilla Aytek imzasıyla İnterpol'e gönderilen ilk teleks notu değildi. Teleks no: 3651. 8700 Küs-nacht. Van'da oturan Bayram Oteli sahibi Sıddık Bayramla ortak olarak.1982 seneleri arasında. Ali ve Hatice (kızlık soyadı Şimşek) oğlu. 1. iyi Türkçe konuşan bir İsviçreli'nin pazarlama yaptığı. kahverengi saçlı. Tarih 24 Temmuz 1984. Oden Shipping AG.1.4. Bahnhofplatz 4 adresinde bulunan Oden Ship-ping AG firmasının sahibi ve 8004 Zürih. İran Türk sınırı yakınında oturan İranlı Hacı Reşit Zigari'den ve Selo ile Ertoşlu Feto'dan temin ettiği bazmorfini.1984 tarihinde uyuşturucu madde kaçakçılığı yaptığı tesbit edilerek yakalanan Behçet Cantürk'ün yapılan sorgulama neticesinde. Tarih 5 Temmuz 1984. Tüccar. 9050 Appen-zell (bildirimde bulunmuştur) ve Alte Landstr. "Ermeni asıllı Behçet Cantürk'ün.75. İsviçre'den yanıt geldi. Nurten (kızlık soyadı Kurtuluş) ile evli. 1983 yılında kendi gemilerini tescil ettirmemiş.. Doğum yeri Rize/Çayeli/Türkiye. Dusk. halen Zü-rih'te oturan Sultan Turizm sahibi Avni Karadurmuş'un (Avni Musullulu) gemileri ile İtalya'ya ve Amerika'ya sevk ettikleri. 140. Halen sorgulanması devam etmektir. Türkiye'ye gönderdi: "İsviçre'de ikamet eden ve şüpheli görülen şahıslar hakkında yapılan ön tahkikatlar. Manesse str. Uyuşturucu Madde Suçları 2. 20 Ağustos 1984 tarihli "gizli" bilgilerin yer aldığı teleksin içeriği şöyleydi: "30. Teleks no: 3328.İnterpol'e yazılan. İkametgâh adresi. sorgulanmasında kendi ifadesinden anlaşılmıştır. Behçet Cantürk'ün 1979. 10 adresinde bulunan Sultan Reisen (Sultan Seyahat) AG firmasının hissedarıdır. doğum tarihi 1942. 23 Ağustos 1984 tarihinde gönderilen son teleksten (no: 4094) sonra.

Adı geçen şahsın sabit bir ikamet yeri yoktur. teslim yeri ve gemi isimleri gibi somut bilgileri. "İlişkiler/Bilgiler: Yapılan tahkikatlar sonucunda Musullu-lu'nun şahsen ve firmalarla birlikte. * Priolo Salvatore.2. doğum tarihi 7. Musullulu yıllardan beri kendi gemilerini bazmorfin nakliyatı için kullanmakta ve Waridel de Sicilya/İtalya'da fazla tanıdığı olması nedeniyle. doğum tarihi 16. * Göldağı Korkmaz. bazen Yunanistan'da.1946 Türkiye. "Waridel Paul. Prahina/VD vatandaşı. * Parlak Mustafa İrfan.2. "5 Temmuz 1984 tarih ve 3328 nolu teleksinizde adı geçen Göldağı Korkmaz'ın. adı geçen iki şahıs hakkında ceza davası açılamamaktadır. * Saçaklı Tahsin Bekir. kanuni açıdan geçerli deliller elde edilemediği için. "Yıllardan beri Zürih'te Musullulu ve Waridel hakkında kuvvetli şüphe mevcut olmasına rağmen. Tarih. Musullulu/Oden Shipping firması. Bu bağlantıların hangi nedenlerle kurulduğu bugüne kadar açıklanamamıştır. bazen İsviçre'de ikamet etmekte ve sık sık da Türkiye ile İtalya'da kalmaktadır. tüccar. 5. Bu şahıs hakkında bugüne kadar kanuni . Onun burada bulunduğu sıralarda tahkikatlar daha da yoğunlaştırılmaktadır. 8134 Adlis-wil adresinde karısının yanında ikamet ediyor.1936 Kabataş/Türkiye.4. Güvenilir bir kaynaktan edinilen bilgiye göre. Bilindiği kadarıyla bu şahıs.1941 Prahina/VD. doğum tarihi 10. daha önce belirtilen şahıslarla olan bağlantısı ispat edilebilir.10. doğum tarihi 7 Aralık 1941. Fakat uluslararası uyuşturucu ticaretinin finansmanı ve organizasyonuyla hiç de çelişkili değildir. Bu tür uyuşturucu sevkıyatlarının yıllardan beri yapıldığı düşünülmektedir. 1977 yılında Roma'da 2700 gram eroine el konması olayıyla ilgili olarak tutuklanmıştır. tedarik yeri. 1956 İtalya. Waridel ve diğerleriyle birlikte uyuşturucu işlerini yürüttüğü konusunda çok kuvvetli şüphe mevcuttur. Göldağı'nın. * Waridel Paul. * Cantaş Mehmet."Waridel Paul. Göldağı her yıl yaklaşık iki ay Zürih otellerinde kalmaktadır. bu malın İtalya'ya nakli görevini üstlenmektedir. 178 "Aynı zamanda Waridel Paul ile diğer şahıslar arasında. doğum tarihi 12.12. doğum tarihi 23.6. telefonla veya şahsen bağlantı kurduğu tespit edilmiştir. ne yazık ki öğrenememiş bulunuyoruz. doğum tarihi 29. bildirimde bulunmadan Bernhof str. Bu şahıslar. zamanın etkin şebeke üyeleriyle ve ayrıca yukarıda bahsettiğimiz kişilerle. yukarıda adı geçen kişiler aracılığıyla da bağlantı kurulmuştur.1954 Türkiye. 1953 Türkiye.

Adı geçenin 24 Şubat 1982 tarihinde Zürih'teki Schweizerhof adlı otelde kaldığını göstermiştir. ikametgâh adresi. iadeyi yavaştan alınca. Paul Eduard Waridel. İsviçre. soruşturma yargıcı tarafından yapılmış sorgulamalara gereksinim duyulmaktadır." Yazışmalar sürdü gitti.00. Bu davanın açılabilmesi için ayrıntılı ve kurumsal açıdan inandırıcı. Aynı şekilde Cantürk'ün bağlantı kurduğu şahıslar ve kendisini ziyaret edenlerle ilgili tahkikatlar da bu nedenle yapılamamıştır. "Musullulu. bir sene içerisinde otel idaresince geçerliliğini kaybettiğinden. Ticino Kantonu Cumhuriyet Savcısı Paolo Berlasconi. İsviçre'nin Kloten kentinde yakalanıyor! 29 Nisan 1985. telefon ettiği numaralar tes179 pit edilmiştir ve bu numaralarla ilgili tahkikatlar sürmektedir. Adı geçen. sizinle birlikte yürüteceğimiz işbirliğine ihtiyacımız vardır. Bu telefon görüşmeleri.. bu kovuşturmada uluslararası uyuşturucu madde kaçakçılığı işine karışmış olmakla suçlanmakta olduğumu ve bu nedenle tutuklanmış . Zürih'teki çeşitli otellerde kaldığı süreler içerisinde. Saat 16. Bugüne kadar yapılan tahkikatlar sonucunda Cantürk'ün. Bu nedenle telefon numaraları ile ilgili tahkikat yapılamamıştır. Bulgaristan. İstanbul/Türkiye.. sayısız telefon görüşmesi yapmıştır. Bu arada Türkiye. doğum tarihi l Şubat 1950.. ayrıca İsviçre'de ikamet eden diğer şahıslar hakkında. tüccar." sacayağı gibi genellikle üç ülkede ikamet ediyorlardı: Türkiye. "Cantürk Behçet. 24 Şubat'tan 24 Mart 1982 tarihine kadar Schweizerhof Oteli'nde kaldığını anlıyoruz. "kaçakçılar. İsviçre. Paul Waridel'in ifadesini alıyor. Fakat bu şahsın. PAUL WARİDEL AJAN MI? 27 Nisan 1985. Sarı Avni'yi İsviçre'den resmen istedi. Adı geçen otelde yapılan tahkikatlar sürmektedir. kayıtları silinmiştir. Federal Uyuşturucu Maddeler Kanunu'na aykırı hareket etmekten dolayı ceza davası açabilmemiz ve bunu başarıyla sonuçlandırabilmemiz için. "Hakkımda bir ceza kovuşturması açıldığım. Waridel ve Göldağı.. Sarı Avni Bulgaristan'a gitti! O günlerde. Otel masrafı 5 bin 774 Frank'tır.açıdan geçerli sayılacak delil elde edilememiştir.

(. Bunlardan Nunzio La Mattina.. En iyi müşterisi ise Avni Musullulu'ydu.. La Mattina'nın adamı Carlo (Antonino Rotolo) ile Mu-sullulu'nun anlaşmaya vardığı görüşmenin tercümanlığını ben yaptım.. Musullulu ise kilosu 13 bin dolardan. Şekerci'nin. Türkiye'nin Sarı Avni'nin iadesini resmen istediği evrakın üzerine. Kopp ise. Musullulu ile bazı kapanmamış hesaplarının olduğunu. 1977 yılında Roma'da uyuşturucu işi nedeniyle tutuklandığım günden başlatabilirim.. Birçok önemli kişi ile tanıştım. İsviçre'de kalmasını bir şekilde ona borçluydu. adresinde bir yazıhanesi vardı.) "Hikâyemi. Muhammed Şekerci'nin dostu olmakla her zaman övünüyordu. Başından beri bu yazıhane. "tutuklanmayacak" notu düşüyordu. Bu mal birkaç ay sonra Sicilya'da teslim edildi. 1939 doğumlu Muhammed Şekerci.. sanıyorum paraları Musullulu'nun istediği yere aktarıyordu. Adalet Bakanı Bayan Kopp'un emrindeki Konfederasyon savcısı. Amerika ve İtalya da Avni Musullulu'nun tutuklanmasını isteyince. Zürih'teki adresini verdi. çıkınca Musullulu ile temasa geçmemi istedi. Ben De Lugano'ya giderek. Musullulu'ya yaklaşık 11 milyon dolarlık borçlarını ödeyeceklerdi. Kocası Hans W. (. Avni Musullulu. uzun yıllar Beyrut'ta yaşadıktan sonra Lübnan'da içsavaş çıkınca İsviçre'ye yerleşmişti. Nasıl mı? Elisabeth Kopp.bulunduğumu sayın Savcı bana açıkladılar. daha sonra Bahnhofplatz'a taşıdı.. Bulgaristan'a gitmesinin zamanı geldiğini söylediler. Sicilyalı Greco ailesi vardı. Dünyanın en büyük kara para. Yazıhaneyi önce Bahnhofstrasse'ye. Bu firma. Sarı Avni'ye İsviçre'de ikamet etmesini Kopp'ların hukuk bürosu sağlamıştı. çok iyi bir maaş karşılığında Shakarchi Trading SA'nın Başkan yardımcılığı görevini yürütüyordu.) "La Mattina'nın arkasında. Roma'da üç yıl cezaevinde kaldım.. La Mattina'nın adamı Carlo'dan 5 milyon 200 bin doları nakit olarak aldım. Kopp Ailesi'nin aynı zamanda bir hukuk bürosu vardı. armatörlük şirketi adına kayıtlıydı. Zerringerstrasse 12. sorun çıktığını söyledi. 400 kilo bazmorfin sağlayacaktı. Aslında İsviçre'yi Nazım Hikmet'ten daha güzel anlatan yoktu: . İstanbul Kapalı-çarşı "esnafı" ile çok yakın ilişkisi vardı. Ama nereye." Shakarchi Trading SA şirketinin sahibi Irak/Musul doğumlu Muhammed Şekerci'ydi. sanıyorum. İş büyüyüp. bana Musullulu ile birlikte uyuşturucu madde ticareti yaptığım söyledi. aklayıcılarından biri olarak tanınıyordu. Musullu181 lu. Giyom Tell'in ülkesi İsviçre'de ne karışık işler oluyordu. İsviçre'nin Adalet Bakanı'ydı.. Kopp'ların hukuk bürosu Sarı Avni'ye. Ben de cezaevinden çıkınca Musullulu ile Zürih'te ilişkiye geçtim. Ben Musullulu'yu yıllar önce Türkiye'den tanıyorum. La Mattina. paralarını Shakarchi Trading SA'ya yatırıyordu. nasıl bilmiyorum.

Musullulu. Türk polisi de durumdan haberdar oldu. "Musullulu'ya.. Söylemediklerim ya da kesin belirtmediklerim varsa. (. Sarı Avni gibi bazmorfin ticareti yapanların eski havası kalmamıştı.. kendileriyle yapmış olduğum işbirliğinin sorulmasını isterim. Sicilyalılara sattığı bazmorfini sağlayan iki kişinin Zürih'e gelmiş olduğunu hatırlıyorum. Bana belirli ve kesin sorular soracak olursanız. diğer Türkler gibi bu ikisine de borç takınca. Zürih polisinden.) "Ben 1982/83 yıllarında Musullulu ile Carlo arasında ilişki kurma görevini yürüttüm. sadece hafızamın kusurundandır. Musullulu kendisine uyuşturucu sağlayan.. bazmorfin vermemişti. Amerikalı eroini bırakıp kokain kullanmaya başlamıştı. iyi niyet göstermediğim için de183 ğil. Gelen kişilerden birinin adı Cantürk'tü. Paul Waridel İsviçre'deki ifadesinde Sarı Avni'nin son günlerini şöyle anlatıyor: "Musullulu ile Sicilyalılar arasındaki bazmorfin ticareti 1983 yılında sona erdi. Pakistan ile yapılan büyük bir uyuşturucu madde kaçakçılığı konusunda. /bir yerlerden. hepsi onun peşine düştüler. Son zamanlarda Musullulu. (. Hattâ Carlo'ya.. İsviçre'de yapmış olduğum şeylerin hiçbirini saklamaya çalışmadım. belirli ve kesin yanıtlar verebilirim. bir şeylerden kaçırılan paraların. "Şunu söylemek isterim ki..) "Ve rahat karlı gecelerinde İsviçre'nin/yıldızları biraz da/gözyaşlarımızla yıkanıp yanmıyor mu?"(19) 182 AMERİKA KOKAİN İSTİYOR 1980'li yılların başından itibaren Amerika'da eroin talebi azaldı. Zaten Sarı Avni de. son kez aldığı paranın karşılığında. Cantürk adlı bu kişi ha len Türkiye'de.) Musullulu'nun. iki milyon dolar kadar borcu vardı." . Kendisi Kürt'tü. işbirliği isteği taşıdığımın görülmüş olduğunu tahmin ederim.. La Mattina'ya yaklaşık 40 milyon dolarlık bazmorfin sağlamış olduğunu duydum. büyük bir telaş içindeydi. Behçet Cantürk gibi yakın arkadaşlarına "bazmorfin işini bırakacağını" söylemişti. Musullulu'nun. Musullulu'nun kızının kocası Korkmaz adlı kişiyle birlikte tutukludur. Çünkü Carlo mal bedelim peşin öderdi."İsviçre'ye bilirsin gülüm/dilsiz kasası derler. uyuşturucu kaçakçılığına son vermeyi planlamış olduğunu anladım. Bu" ilk sorgulamada yaptığım açıklamalarla. Öylesine gürültü koparıldı ki.(. kendisine uyuşturucu sağlayan kişilere azami borç takarak.

Ben Musullulu'nun silah kaçakçılığı yaptığını ne gördüm ne de biliyorum... Uyuşturucu madde. Sonra açık denizde gemiye yaklaşıp bazmorfini alıyorlardı. Cantürk. bunun eski bir hikâye olduğunu söylemişti. (.. "Türk gazetelerinde. arazi ve apartman yoktu. gerekse şirket adına sahip olduğu.) Musullulu. Atina'da çalıştığını söylediği DEA (ABD'nin Uyuşturucu ile Mücadele Örgütü) ajanı ile tanıştırdı. Atilla Öksüz adına pasaportu vardı. Yunanlı Konstantino'ya ait bir gezinti gemisiyle Fiumicino limanına getirildi. ESRARENGİZ OLAYLAR Paul Waridel'in Ticino Kantonu Cumhuriyet Savcılığı'ndaki sorgulaması ertesi gün saat 14. Türkler arasında benim adım ise Pol idi.. Musullulu'nun Panama bandıralı gemileriyle telsiz ile temas kuruyorlardı. Daha sonra Türk gazetelerinden öğrendiğime göre. içinde 3 kilo eroin bulunan bir otomobil gönderdi. Bu iki kişinin. Antika ticareti yapan Yunanlı Blioumis Konstantino adlı arkadaşım beni. ikisi de tutuklanmıştı. Ermeni terör örgütü ASALA'ya yardım eden bir Kürt aşiretinin başıymış. Musullulu'nun sattığı bazmorfin miktarı o kadar büyüktü ki ancak gemilerle taşınabiliyordu. o zaman adı Kara-durmuş olan Musullulu'ya telefon ettim.. (." . ev. Waridel.. son cümlesi ile "ajan" olduğunu ima ediyordu.45'te yeniden başladı: "1977 yılında yaz tatilimi Roma yakınlarındaki Fregene'de. ailemle geçiriyordum. Türkiye'de bulunan.... Musullulu isteğimi kabul etti ve bana. Musullulu. evimin bahçesine gömülmüş. İsviçre'de Atilla Öksüz adını kullanıyordu. Carlo da ona Atilla diyordu. Kork-maz'ı üç kez Zürih'te gördüm. Cantürk'ü iki kez. Musullulu'ya bazmorfin sağladıklarını anlamıştım. Bana nereden uyuşturucu bulunabileceğini sordu. Mercedesini de satmış. Bu ajanın şimdi adını hatırlamıyorum ama hep birşey-ler yapıp göze girmek isteyen biriydi. DEA ajanına verilecek 3 kilo eroini İtalyan polisi yakalıyor! Kimin eli kimin cebinde belli değil.. (. Benim bildiğim kadarıyla bu Cantürk çok önemli bir kişiydi." Musullulu'nun gönderdiği. sorgularında çok ilginç olayları aydınlığa çıkaracaktı. Öğrendiğime göre Eylül 1984'te. Musullulu Zürih'ten gittikten sonra bu ikisini bir daha görmedim. Musullulu'nun tabanca ve tüfek gibi ateşli silahların kaçakçılığını yapmakla suçlandığını da okudum. yani Musullulu Zü-rih'ten gitmeden önce.) "Bildiğim kadarı ile Musullulu'nun İsviçre'de gerek kendi adına. Bu arada benim haberim olmadan 3 kilo eroin.Paul Waridel.) "1981 yılından 1983 yılına kadar. İtalyan polisi baskın yapıp uyuşturucuyu buldu ve beni tutukladı. Paul Waridel'in anlattıkları uyuşturucu trafiğinin Avrupa boyutunu gözler önüne getiriyordu: 184 "Carlo'nun adamları.

Falcone. Bu adamın ne yolda ifade vermiş olduğunu ve ifadesinin beni ne derece ilgilendirdiğini bilmiyorum. Behçet Cantürk'ün Türkiye'de verdiği ifadenin. 185 Palermo sorgu yargıcı Dr. Kendisini Zürih'te Musullulu'nun yanında iki kez gördüm. bilmediğim nedenlerden ötürü gemiyi teslim etmeyi geciktiriyordu. Türkiye'de tutuklu bulunan Behçet Cantürk ve Korkmaz Göldağı hakkında. Türkiye." Palermo Ceza Mahkemesi 11 Haziran 1985 gün ve 179/85 sayılı yazısıyla. Para doğrudan doğruya Musullulu'nun hesabına değil. Çünkü anlaşma yapıldığında hep birlikte bir lokantada idik. Bunun dışında söylediklerinin tümü yalandır. Bir gece gemide kalıp eğlendik. Musullulu parayı almış olmasına rağmen.. 186 . Bu kişinin Türkiye'de tutuklanmış olduğunu. Paul Waridel ile ilgili bölümünü okudu. hattâ işkence gördüğünü gazetelerden öğrendim. (. uyuşturucu madde işinde Musullulu ile birlikte olabilir ama ben bunu bilmiyorum. Mu-sullulu ile İtalya'nın ünlü mafya babalarından Pipo Ferrera'nın ilişkisini öğrenmek istiyordu. Musullulu'nun Dusk adlı gemisini satın almak istediğini ve önpara olarak da 466 bin dolar verdiklerini biliyorum. büyük para ödemesine rağmen işin peşini bıraktı." Sorgu Yargıcı Dr. Çünkü önemli bir mafya kuruluşunun başıdır.İTALYANLAR WARIDEL'İN İFADESİNİ ALIYOR 17 Mayıs 1985 tarihinde İtalya'dan gelen Palermo Sorgu Yargıcı Dr. Falcone. İtalya'ya 5 ton bazmorfın gönderdikleri için tevkif müzekkeresi çıkardı... Sonunda Ferrera bu işten sıkılıp. Paul Waridel'i sorguladı. Musullulu banka hesap numarasını ha-tırlayamadı. Giovanni Falcone de.) "Behçet Cantürk adlı Türk'ü tanırım. Osman adlı bir Türk aracılığıyla Musullulu ile tanıştığını. "Ferrera çok saygı gören biridir.. benim hesabıma gönderildi. Wari-del sinirlendi: "Söylediklerinin hepsi uydurmadır. Paul Wariderden. Kendisi. Birlikte Musullulu'nun aldığı gemiyi görmeye gittik. bu nedenle benim hesabıma yatırıldı. Olayın boyutları. İsviçre ve İtalya'dan sonra Amerika Birleşik Devletleri'ni de kapsayacak kadar büyüyordu. uyuşturucu madde kaçakçılığına suç ortaklığı ve uyuşturucu madde kaçakçılığı için kurulmuş örgüte girmek iddiasıyla dava açılmıştı. İtalya'da Paul Waridel hakkında.

'ABD'de yargılanmayacaksınız' gibi bir söz verdi mi? . . . Robert Bucknam ve ABD Adalet Bakanlığı temsilcileri Robert Stewart. Sanıyorum hiçbir kanun. hiçbir Amerikan istihbarat elemanıyla konuştunuz mu? . hatıralarınızı ta zeler mi? . kalabalık "ABD heyeti" İsviçre Ticino Kantonu Mahkemesi'nde Paul Waridel'in ifadesini almak için hazırdılar. aynı mahkemenin Savcısı Rudolph W. İsviçre'de yargılanıyorum.Hayır.Bay Passic'i tanıyordum. Palmer. 149 sayfa tutan ifadesinde.Uyarınız için teşekkür ederim. . New York Güney Bölge Hakimi Edmund L. aynı suçtan dolayı beni. buradaki ifadelerinizden dolayı ABD'de yargılanabilirsiniz. Robert Boylan ve John Arterberry'den oluşan. Savcı Yardımcıları Louis Freeh. "Yemin etmeyeceğini" belirterek konuşmasına başlayan Paul Waridel. buradaki açıkla malarınız hakkında.Size söylemek zorundayız.Adının Greg Passic olduğunu söylersem.Bay Passic veya bir başka Amerikan ajanı. her iki ülkede . yeraltı dünyası ile istihbarat örgütlerinin ne kadar içli dışlı olduğunu anlatıyordu: . . Paul Waridel'in yeni "konukları" ABD'den gelmişlerdi! Amerika Birleşik Devletleri. Giulani.AMERİKALILAR DA SORGULUYOR 14 Haziran 1985. .Ajanın ismini hatırlıyor musunuz? .İlk ismini anımsıyorum.00.Bay Waridel son bir yıl içinde DEA ajanı gibi. Saat 14.Evet.

Amerikalılar'a da uzun uzun anlattı." YUNAN GİZLİ SERVİSİ Paul Waridel. Yanılıyor veya haklı olabilirsiniz. o da Türk lokantalarında yemek yiyorduk.Evet.Bay Waridel. Bulgaristan'la sık sık te lefon konuşması yapardı. İki kere cezalandırılacağımı sanmıyorum. Bulgaristan'daki şir ketlerin yöneticileri ile çok samimi idi. DEA ajanı Passic ile Ocak 1985 yılında yap tığınız görüşme talebi kimden geldi? . Bulgaristan gümrü ğüne uyuşturucu maddelerinin takıldığını söylemişti.) .187 ayrı ayrı yargılamayacaktır. . Başka bir ismi daha vardı: Atilla Öksüz. tanıyorum. arada sırada görürdüm. Musullulu'nun Bulgaristan'la büyük teması vardı... .) . Orada birçok arkadaşı vardı.Kendisini Münih'te. (. 1976 yı lından beri biliyorum ki. Ancak ilk kez istihbarat örgütleri ile ilişkilerinden ayrıntılı bir biçimde bahsediyordu: (. İsviçre ve İtalyan savcılarına söylediklerini. Çünkü ben de.Tanışdığım zaman adı Avni Karadurmuş'tu.Bay Musullulu'yu başka bir isim ile tanıyor musunuz? ...Bay Musullulu ile Batı Almanya'da bir iş yaptınız mı? .Bay Waridel Yaşar Musullulu adlı şahsı tanıyor musunuz? .

. . Örneğin. gerekse bir başka ülkede.Evet. Yunan polisine veya Yunan Gizli Servisi'nden pek çok memura. Bay Musullulu'nun bürosunda yaptığınız tercümelerden hiçbir istihbarat görevlisine veya polise bahsediyor muydunuz? .İsviçre polisinden tanıdığım bir arkadaşıma. Zira çok genel bir soru. Yunanistan'da. Bir Yunanlı arkadaşıma söyledim. yüksek seviyeli memurların olduğu bir Yunan ailesinden gelir.Evet. bize anlattıklarınız dışında. uluslararası alanda müdahale edebilecek bir Amerikan ajanına söylemem gerektiğini belirtti. 'günaydın' veya 'iyi akşamlar' demem gerekiyordu. . gerek İsviçre'de. hiçbir istihbarat elemanı ile konuş tunuz mu? 188 .Arkadaşınız Yunan hükümetinin memuru muydu? . .Bay Waridel. yüksek miktarda bazmorfin kaçı ran kişilerin yakalanması için mi söylediniz? . Eşim.Evet. .Bu bilgileri arkadaşınıza. Kendisi de bu gerçekleri. yurtdışında büyük bir uyuşturucu madde ticaretinin organize edildiğini söy ledim. çok eski gelenekleri olan.Bay Waridel ne demek isteğimizi biliyorsunuz.Kesin cevap vermem zor. .

Peki başka sorulara geçelim.Musullulu. polis harekâtları konusunda.Bu Yunanlı arkadaşınız bir polis memuru muydu? .Yunan Gizli Servisi. Bu konuyla ilgili olarak sizin so rularınızı yanıtlamayacağım. Şimdilik bu konuda konuş mayacağım. Amerikalı savcılara. Yüksek seviyede biriydi. istediği soruya cevap vermeyi reddedebilir" diyor. Bay Musullulu'ya karşı hiç polis harekâtı yapıldı mı? . burada konuşmak istemiyorum. KYP'dendi. İsviçreli halcimin uyarısından sonra. 189 . Waridel şöyle konuşuyor: .." Araya İsviçreli hakim Giordano Zeli giriyor. Ayrıca Bay Waridel. Kendisi.Kendisine bilgi verdikten sonra.Yunan memuru ve onu takip eden diğer temaslarım hakkın da. Benim Yunanlılar'la ve İs viçre makamlarıyla olan bağlantım. .Yunan Gizli Servisi ile olan ilişkilerimi.Bay Waridel. ne yapacağını sordunuz mu? . olayları daima ön . temaslarımı İsviç re makamlarına anlatacağım. biliyorsunuz bu sorgu celsesi bittiği zaman size başka soru sorma şansımız olmayacak. "Bunun doğru olmadığını belirtmem gerekiyor. Türk polisinden. kendisine yapılacak her operasyonu anında öğreniyordu. her zaman Türkiye polisinden bilgi alıyordu. Bir soruşturma talebinde daha bulunabilirsiniz. . açıklığa kavuşturulduğu za man kendilerine yanıt vereceğim.

. .Hayır. 'git parayı al. polisin bilgisi vardı. Genel usulün öyle olduğunu sanmıyo rum. . mücadele de olmuş.Kendisine bir tokat attım ancak alev alıp almadığını bilmi yorum! .Bu tip meselelerde. sizi izleyen herhangi bir gizli ajan var mıydı? . .Peki beyefendi.Siz La Mattina'dan aldığınız 5 milyon doları Bay Musullu lu'ya verirken. 1984 Haziran veya Temmuz ayında Bay Musullulu ile tartışmışsınız.Söz münakaşasından başka. Benim ona söylediklerim ve onun bana 'hamamböce ği' demesinin ne manası var.ABD hükümetinden herhangi bir kişiye. .Bilemem. polis operasyonlarının sizin dediğiniz gibi. üzerine benzin döküp yaktığınızı söy .Evet. Neden baskın yapmadı? . o paranın herhangi bir kısmına herhangi bir hükümet ajanı tarafından el konulduğunu biliyor musunuz? .Parayı almaya gidip geldiğinizde. anlamıyorum. Bay Musullulu hakkında sohbet ederken.ceden biliyordu. örneğin Bay Musullulu'nun üzerine benzin attınız mı? . bir çuval paraya el koy' şeklinde yürüdüğü nü tahmin etmiyorum.Bay Waridel sandığım kadarıyla siz. .

lediniz mi? . Ancak Bay Passic'in duydukla rım ülkesine rapor ettiğini tahmin edebilirim.ABD Hükümetinin İsviçre'de temsilcisi olarak sadece Bay Passic'i biliyorum. Ajan Passic sanırım yanlış anlamış. . polis tipi faaliyetlerde bulunan kişiler miydi? . İspanyollar'la da konuştum. .Hep Amerikalılarca mı konuştunuz? .İlk kez sizden duyuyorum. Onun Almancası. 190 . benim de İngilizcem çok kö tüydü.Bana ne sormak istediğinizi anladım. . İsviçre/Zürih'teki polis arkadaşım . sizin Bay Musullulu'yu yakma girişiminiz den bahseden bir teleksi ABD'ye gönderdiğini biliyor muydu nuz? . .Fransızlar ve İspanyollar ile buluşma teklifi kimden geldi? .Bay Passic dışında Amerikalı başka bir yetkili ile konuştunuz mu? .Bu kişiler.Bütün bu toplantıları. Ancak onların ABD Hükümetinin temsilcisi olup olmadıklarını bilmi yorum.Evet.Bay Passic'in.Hayır Fransızlar'la da. Başka Amerikalılar'la da konuştum.

Bu arada bir isteğini de iletti: "Roma'daki DEA ajanı Franciosa Jerry ile konuşmak istiyorum. Ama görsem tanırım. . . İtalyanlar'a. Paul Waridel ile süren sorgulamalar sonucunda İtalya'da 706 kişi . De Cesare. (. "Ailemin ve benim can güvenliğim sağlanmadan artık konuşmayacağım" dedi. Bu işlerden benim hissem yüzde 25'tir. 191 18 Haziran 1985 tarihinde. İsviçreli Paul'ün aracılığıyla Amerika'ya bazmorfin gönderiyordu. Waridel'i yeniden sorgulamak istediler. İsviçre.)" Behçet Cantürk ile başlayan.Peki diğer uyuşturucu grubunun içine ne zaman girdiniz? ." 15 Ağustos 1984 tarihinde Behçet Cantürk'ün.İtalya ve ABD ile bağlantılı. New York'ta oturan yaşlı birinin olduğunu duymuştum.)" Paul Waridel'in kimliği ve ne iş yaptığı konusunda. benimle konuşsun. Palermo Emniyet Müdürlüğü'nden Komiser yardımcısı Antonio Cassara. Behçet Cantürk daha önceki ifadelerinden farklı birşey söylemiyordu: "Avni Karadurmuş.Her iki ülkenin ajanları ile burada konuştuklarımız üzerine mi görüştünüz? . Ayrıca Alberto adında bir İtalyan daha vardı. . istihbarat örgütleriyle ilişkisi konusunda bundan sonraki sorulara yanıt vermedi. Roma Gümrük Polisi'nden Yüzbaşı Gaetano Casagrande.. Giovanni Falcone. kaçakçılık faaliyetleri ile ilgili ifadesi tekrar alındı. Mutlaka buraya gelsin. Paul Waridel ertesi gün sadece Sicilyalılar'la ilgili soruları yanıtladı. Onlar hakkında sohbet ettik. Herşey günü gününe zapta geçirilmiştir.Hayır. (. bir başka uyuşturucu grubu vardı. İsviçreli hakim de duruşmayı bir sonraki güne bıraktı.. Bizim gönderdiğimiz uyuşturucuları alan Amerikalıların başında Corc isminde. Paul Waridel. Bu konularda İsviçre polisinin kesin raporları var dır. Ona malı veren kişi ise İtalyan Antoni adında biriydi..Evet. Waridel. Amerikalılar'ın kafası karışmıştı.. Soyadlarını bilmiyorum. Roma Mahkemesi Sorgu Yargıcı Dr.1984.Bay Musullulu ile ayrıldıktan sonra mı? . İtalya/Palermo Mahkemesi Sorgu Yargıcı Dr.organize ediyordu.

11 milyon kişi sürekli uyuşturucu kullanıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde. İnanılmayacak boyutta. ABD'yi bir baş-tan diğer başa kuşatan pizza dükkânlarında. Ford Motor. Chrysler. silah ticaretinden sonra ikinci sırayı uyuşturucu alıyordu. nakdi para değişimi yapılıyordu. ABD sistemi.. General Electric. Kârlılıkta. İtalyan göçmeni Salvatore Catalano'nun. Doğaya. Türkiye'de haşhaş ekiminin yasaklanması için. ITT. yılgın Amerikalılar. ABD'de. Yatırılan ve çekilen para öyle "üç. umutsuz. bu küçük pizza dükkânının hesaplarına akıl erdirememişti. Bugün bu rakam 20 katını aştı. Sonunda paraların nereden geldiği anlaşıldı.. insanı yıkıma uğratan uyuşturucu karşısında çaresiz kalıyordu. IBM.. ülkesinde uyuşturucu kullananların sayısı 500 bin kişiydi. 192 PIZZA OPERASYONU ABD. siyasi ve ekonomik tüm gücünü kullandığı 1972 yılında. mutluluğu uyuşturucuda arıyordu. Bu ülkede "uyuşturucunun ticari hacmi" 50 milyar doları geçti.. çoğunluğu Sicilyalı 336 kişi yakalanıp. ABD'nin Federal Soruşturma Bürosu (FBI). Salvatore Catalano pizza dükkânından kazandıklarını İsviçre ve İtalyan bankalarına yatırıyordu.tutuklandı. Amerikalılar'a göre. uyuşturucu satılıyordu. İhtiyacı olduğu zaman da çekiyordu. uluslararası petrol sanayiinin tüm kârından fazlaydı. tarihlerinin en büyük uyuşturucu davasıydı. General Motors. insana ve mesleğine yabancılaşan.beş kuruş" değildi. New York'ta şirin görünüşlü küçük bir pizza dükkânı vardı. RCA gibi dev şirketlerden daha fazlaydı! Dünyadaki yasadışı uyuşturucu ticaretinin değeri ise yılda 500 milyar dolar! Bu rakam. cezaevine konmuştu... Uyuşturucu mafyası ABD'yi "bir örümcek ağı" gibi sarmıştı. bu. 193 . Cezaevine konanlar arasında Giovanni Abbate gibi ünlü mafya babaları da vardı Cantürk ve Waridel'in açıklamaları ABD'de 138 sayfalık bir iddianamenin hazırlanmasına neden olmuştu. Mafyanın kazancı.

İtalya'da Dattilo Sebastiano ve Türkiye'de Behçet Cantürk'ün ifadeleri. Yenilmişti. "Baba" Buscetta Brezilya'da yakalandı. Tutuklu bulunduğu İtalya/Palliano Cezaevi'nde bildiklerini anlattı.. Avni Musullulu'yu. yeğenini ve üç yakın adamını kaybetti. Tekrar Brezilya'ya döndü. Ülkesi İtalya'ya iade edildi. Sarı Avni. İsviçre'de Paul Waridel. Sicilya'dan 70 mil uzaklıktaki bölgelere kadar teslim etme garantisi ile gönderiyordu. Aynı zamanda dünyaca ünlü bir "kimyagerdi. Cezaevinden kaçtı. Türk. Hücresinde intihara teşebbüs ederken ölümden kıl payı kurtarıldı." ABD Narkotik Bürosu tarafından hazırlanan rapora göre. İsviçre'den götürdüğü 6 milyon dolar nakit para ile Bulgaristan'a gitmişti. Buscetta'ya uyuşturucu. Türkiye'ye girebilmek için bir MİT görevlisine 750 bin dolar rüşvet teklif etmişti. Sarı Avni'nin kime rüşvet teklif ettiği açıklanmadı. Yıllarca Sicilyalıların uyuşturucu yüklü gemilerinde kaptanlık yapmıştı. Estetik ameliyat yaptırdı. Brezilya'ya yerleşti. genellikle 500'er kiloluk balyalarla yollanan bazmorfini. Sıkıyönetim 4 nolu Askeri Mahkemesi'ni bilgilendiriyordu: . ABD'nin "Pizza Operasyonu'na başlaması için yeterliydi.Fikrin yaratıcısı. Brezilya'da Tommaso Buscetta. 1984 yılında İtalya'da yakalanıp cezaevine konanlar arasındaydı. Musullulu. Luciano Ligio'nun ünü ve etkisi adada giderek artıyordu. 1923 Mısır/İskenderiye doğumluydu." O da. Mafya arasında kanlı çatışmalar başladı. Bu arada Türkiye. bildiklerinin hepsini anlattı.. Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Ümit Erdal.Sicilya mafyasının nasıl işbirliği yaptığı konusunda detaylı bilgiler verdi. Dattilo Sebastiano. 1984 yılının Haziran ayında Brezilya'ya gelen Palermo Savcı Yardımcısı Vincenzo Geraci'ye.Yunan. Sicilya üzerinden geliyordu. kardeşini. İşleri yoluna koydu. Brezilya'dan ABD'ye uyuşturucu göndermeye başladı. iki oğlunu. diğer ülkelerdeki gelişmelerden. "Musullu-lu'nun Dusk adlı gemisinden. Ancak Sicilya mafyasının önde gelen isimlerinden. Yunanlı armatör Franco Pal-mos'un gemisi Alexandros'a nasıl bazmorfın aktardıkları"nı anlattı. Brezilya'ya yapılan sevkıyatlara zorluk çıkarıyordu. Okyanus ötesinde işler iyiydi ama Sicilya'da karışıktı. Paul Waridel'i tanıyordu. Tommaso Buscetta gizlice İtalya'ya geldi. "Pizza Operasyonu" nun başlamasında en büyük katkıyı kendisinin yaptığını düşünüyordu. Pizza Operasyonu sonucunda Amerikalılar ilginç bilgilere ulaştılar: "Dünyanın önde gelen eroin şebekesi 'Pizza Connecti-on'a en fazla bazmorfini Türk Yaşar Avni Musullulu ve örgütü 194 sağlıyor. Havaalanında yakalandı. Palermo Mafyasının önemli "Babalarından" Tommaso Buscetta'ydı. Cezaevine kondu. Buscetta...

10. daha Askeri Savcılığa dilekçesini vermeden. Sıkıyönetim Komutanlığı'na yayının durdurulmasını isteyen yazısını göndermişti bile. Mehmet Tahir Canpolat. vekilleri aracılığıyla. ilgili gazeteye soruşturmayı etkileyecek. Ancak savcılığın . karar organlarını şüpheye düşürecek ve halkın husumetini tevhit edecek şekilde bir yayım başlatmak. ceza almamak için sürekli dilekçe veriyorlardı. Savcılık.. Behçet Cantürk ve arkadaşlarının kurmuş oldukları şebekenin diğer elemanlarının yakalandığı bildirilmiştir. Cantürkler'in "iplerini" çoktan çekmişti: Hürriyet gazetesi.00'te yine duruşmasız olarak toplandı. Bedri İstanbullu. Behçet Cantürk. Aziz Cantürk ve Faruk Beskisiz'in tutukluluk halinin kaldırılması hususunda avukatlarının taleplerini karara bağladı.1984 günü Nizamettin Cantürk için toplandı."Teşekkül vücuda getirerek milletlerarası uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak suçundan sanık Behçet Cantürk ve arkadaşlarının diğer ülkelerdeki suç ortaklarının yakalanması için 20. avukat M.. SUİKAST İHBARI Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 numaralı Askeri Mahkemesi.. İsviçre ve ABD'de PİZZA OPERASYONU diye adlandırılan bir seri operasyonlara başlandığı. 195 Mahkeme. Avukat Yardım.. Behçet Cantürk'ün polis ve MİT ifadelerinin yer aldığı bu diziye ilk tepki. Mah-keme. Nizamettin Cantürk ve Abdulkadir Takan'ın emniyetçe geçici olarak zapt altına alınan menkul ve gayrimenkulleri hakkında şu görüşünü bildirdi: Savcılık mütalaasında hangi eşyaların hangi sanığa ait olduğu ve hangi sebeplerden dolayı zaptının istendiği hususu belirtilmediğinden. Bir ay önce gıyabi tutuklama kararı verilen Nizamettin Can-türk'ün tutuklama kararı bu kez vicahiye çevrildi." Pizza Operasyonunun "kahramanları" Mamak Askeri Ceza-evi'nde boş durmuyorlardı.1984 tarihinde ilgili İnterpollere bilgi verilmesi üzerine. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı'na suç duyurusunda bulunuyordu: "(.) Biz savunma görevlisi olarak. Cevdet Yardım'dan geldi. yasal nedenlerle dosyayı tetkik imkanına sahip bulunmadığımız halde. sanıkları sevindirecek bir karar almadı. 7 Kasım 1984 tarihinde "İhanet Dosyası" adlı bir dizi yayına başladı." idam cezasını çoktan vermişti. dört gün sonra ise. Akile Dilek Alev. Mehmet Han Kozat. 26. en azından soruşturmanın özel maksatla yapıldığının kanıtıdır. Mahkeme Behçet Cantürk.. Mahkeme. Bütün paralarına ve gayrimenkullerine geçici olarak elko-nulduğu için Cantürkler geçim sıkıntısı çekiyorlardı. Basın. Ancak bir başka "mahkeme." Behçet Cantürk'ün vekili. şimdilik bu konuda herhangi bir karara varmamıştır. Hidayet Kaşan. Cantürkler. 21 Eylül 1984 tarihinde saat 15.. Fettah Cantürk. kim tarafından ve ne maksat ve hakla. Abdulbaki Maltaş.8.

yayının durdurulmasını istemesinin başka nedeni vardı: "(...) Bu soruşturmaların devamı olan operasyonlar yürütülmektedir. Soruşturmanın, hazırlık soruşturmasının gizliliği esasları içinde yürütülmesi gerektiğinden başka, bu soruşturmaya has delillerin 196

karartılmasını önlemek, soruşturmanın saptırılmasını engellemek ve soruşturmayı yapacak kişi ve kurumları etkileme çabasını önlemek bakımından, soruşturma konularının tümünü kapsayacak şekilde yayın yasağı konmasını, bir günlük gazetede başlatılan ve devam edeceği anlaşılan yayımın derhal durdurulmasını emirlerinize arz ederim." 4'üncü Kolordu ve Ankara Sıkıyönetim Komutanı Korgeneral İbrahim Türkgenci'nin emri ile yayın durduruldu. Korgeneral Türkgenci, gazetelere "unuttukları" 5680 sayılı Basın Kanu-nu'nun 30'uncu maddesinin birinci fıkrasını hatırlatıyordu: "Ceza kovuşturmalarına ait talep ve iddianamelerle kararların ve diğer her türlü vesika ve evrakın, aleni duruşmada okunmasından, hazırlık ve ilk soruşturmalarda takipsizlik veya yargılamanın men'i, tatili veya düşmesi kararı verilmesinden önce yayımlanması yasaktır." Basın, özellikle askeri darbeler döneminde bu kanunu hep gör-memezlikten geliyordu. Medyaya, yasayı askerler anımsatıyordu! Behçet Cantürk'ün ifadesini Hürriyet gazetesine MİT 'in sızdırdığı iddia ediliyordu. O günlerde, Cantürkler ile ilgili haberler, sadece Türkiye basınında yer almıyordu. Almanya'nın ünlü Quick dergisinin kapak fotoğrafı ilginçti: 06 RT 999 plakalı lacivert Mercedesin ön tamponuna ayağını dayamış, gri takım elbiseli, beyaz dik çizgileri bulunan siyah gömleğinin üç düğmesini açmış, beyaz çoraplı, siyah ayakkabılı, elinde Malboro sigarası bulunan genç adamın adı Nizamettin Cantürk'tü. Quick dergisi, Türkiye'den Almanya'ya gelen uyuşturucu konusunda bir araştırma yapmıştı. Düseldorf Kaçakçılık Savcısı Hans Heliman, dergiye şu açıklamayı yapıyordu: "Türkler bizim için 1977 yılından beri dert oldu. Gün geçtikçe sayıları artıyor. Son günlerde yakalananların hepsinin Lice'den geldiği saptandı. Bu yüzden yakalanmaları da kolay olmaya başladı. Bizce Lice, mükemmel eroin laboratuvarları olan bir yer." 197

Sıkıyönetim Komutanlığı yurtdışındaki yayınları engelleyemedi. Ancak bir başka önemli olay önlenmişti: "Mamak Özel Askeri Ceza ve Tutukevinden çıkarılarak, ortaya çıkan yeni bir suçu nedeniyle Genel Müdürlüğünüz mensuplarına teslim edilen Korkmaz Göldağı ile Behçet Cantürk'ün yüzleştirilmesinin yapılabilmesi için, 2 gün süreli teslimi, ilgili yazı ile talep edilmekte ise de;

alınan istihbari bilgi ve dokümanlardan, adı geçenin, kaçma, kaçırılma ve bilhassa yaşamına son verilebileceği konusunda duyumlar alındığından; yüzleştirme işleminin Mamak Özel Askeri Ceza ve Tutukevi Müdürlüğü içerisinde yapılmasını ve bilgi edinilmesini rica ederim." Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 Aralık 1984 yazısı ile Emniyet Genel Müdürlüğü'nü, Behçet Cantürk'e yapılacak bir suikast için uyarıyordu. İDAMI İSTENİYOR 52 sanıklı davanın iddianamesi, 7 Şubat 1985 tarihinde Sıkıyönetim Askeri Savcı Yardımcısı Metin Ölmez tarafından hazırlandı. (Evrak no: 1984/356 Esas no: 1984/356 İdd. no: 1985/38) Behçet Cantürk'ün bir numaralı sanık olduğu davanın iddianamesi 13 sayfa tutmuştu. Uyuşturucu ile silah kaçakçılarının davası birleştirilmişti. "Salt ticari kazanç amacıyla uyuşturucu madde kaçakçılığını meslek haline getirmiş olan bu suç failleri, kaçakçılığın icrasını kolaylaştırmak, yüksek kazanç sağlayan bu faaliyeti tekelleştirmek maksadıyla, 1978- 80 yılları arasında Türkiye'de faaliyet gösteren terör odakları ile de sıkı bir işbirliği içerisine girmişlerdir. "Uyuşturucu madde kaçakçılığı yolu ile sağlanan gelirler, başka yasadışı faaliyetlere kaynak yapılmış, ayrıca yine yüksek ka198

zanç getiren diğer yollara, bu kazancın büyük bir kısmı, örneğin silah, altın, döviz kaçakçılığına yatırılmış, terör örgütleri beslenerek ülkenin siyasi, ekonomik çıkarlarına uyuşturucu kaçakçılarının şahsi ticari menfaatleri tercih edilmiştir. Bu ticari kazançlar yasal ticari şirket faaliyetleri gibi gösterilmeye çalışılmış ise de, aile şirketi olarak kurulan bu kuruluşların ticari faaliyetlerinin murakabelerinde, sanıklarda tesbit edilen mal varlıkları ve yüksek servetleri yaratacak nitelikte olmadığı görülmüştür. "Örnek olarak Behçet Cantürk ve akrabalarına ait Bursa Boru ve Profil Sanayi Anonim Şirketi'nin sadece kuruluşu bulunup, bu şahıslara geçtikten sonra herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı, keza aynı şahıslara ait CAN- SAN Kimya ve Sanayi Ürünleri A.Ş.'nin de sadece, başkası tarafından ithal edilen kos-tik maddesinin satışını sağlamak suretiyle iş yaptığı, komisyon niteliğindeki işlerinden başka, herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı saptanmıştır.Oysa sermayedarların tesbit edilen şahsi servetlerinin bu yolla kazanılmasının mümkün olmayacağı gibi, yasal bir kaynağa bağlı olduğu da ispat edilememiştir. "Hiçbir yasal kaynağı bulunmayan, uyuşturucu madde ticaretinden elde edilen bu gelirler; gizlenmesi amacıyla başka ticari işletmelere ya borç verilmiş, ya da başka şahıslar adına bankalara yatırılmıştır. Yine örnek vermek gerekirse, sanık Behçet Can-türk'ün yanında çalışan çaycısı İlameddin Dakman adına 100 milyon Türk lirası para yatırıldığı, banka hesapları ile tesbit edilmiştir. Yine tesbitlere göre Herko Yün Fabrikasına yaklaşık 500 milyon civarında, YANŞAN

şirketine 300 milyon civarında kısa sürelerle yüksek meblağlarda para borç olarak verilmiştir..." Askeri Savcılık iddianamede, "Behçet Cantürk ve arkadaşlarının gerçekleştirmiş oldukları kaçakçılık faaliyetlerinden" bahsederek kararını açıklıyordu: İfadesi alınan 52 sanıktan 19'unun ceza istemiyle yargılanması isteniyordu. 33 sanık hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti. 199

Behçet Cantürk, Selahattin Delidere, Abdülcebbar Doğru, Sabit Cantürk, Mehmet Deniz, Nizamettin Cantürk, Nizamettin Bayramoğlu, Korkmaz Göldağı, Fettah Cantürk, Halil Hocaoğlu, Enver Erşener (Baybaşin grubundan. SY), Yusuf Delidere, Mehmet Gözen'in TCK 403/1, 2, 6'ıncı maddeleri gereğince ölümle cezalandırılmaları talep ediliyordu. Diğer sanıklar; Bedri İstanbullu, Abdülbaki Maltaş, Mehmet Tahir Canpolat, Mehmet Sıddık Dere ve Zeynel Cantürk'ün 2 ile 16 yıl arasında değişen hapis cezalarıyla yargılanması isteniyordu. Haklarında takipsizlik kararı verilen 33 kişi ise şu isimlerden oluşuyordu: Ali İhsan Cesur, Miyaser Sak, Zeki Kirpi, Remzi Sağır, Mehmet Ali Altınbaş, Sinan Bayram, Fikret Bayram, Medet Serhat, Nedim Baybaşin, Abdurrahman Sağır, Mehmet Han Sağır, Mustafa Deniz, Artin Hacıköylü, Fettah Halitoğlu, Saffan Mindivanlı, Turgut Fidanay, İbrahim Fidanay, İlameddin Dakman, Felemez Cantürk, Yasemin Ayşe Civelek, Akile Dilek Alev, Hidayet Kaşan, Betül Ayyüce, Zeynel Ekmekçi, Mehmet Cantürk, Yusuf Yaman. Aralarında Dündar Kılıç'ın da bulunduğu 6 kişi; İlhami Sağ-lamer, Ali Açmak, Mehmet Açmak, Hikmet Uzun, Erdoğan Aslan hakkında da "kovuşturmaya yer olmadığı karan" veriliyordu. Ancak bu sanıklar başka davalardan da yargılandıkları için tahliye edilmiyorlardı. Askeri Savcılık, haklarında gıyabi tutuklama kararı bulunan bazı sanıkların derhal yakalanmasını istiyordu: Yaşar Avni Mu-sullulu, Halis Cantürk, Abdullah Cantürk, Azet Cantürk, Halim Civelek, Uğurcan Elmas, Mustafa Çapan, Hüsrev Akın. Bir de kimlikleri açıkça tespit edilememiş ve haklarında gıyabi tutuklama kararı çıkarılamamış, ancak yakalanması istenen kişiler vardı: Reşit Alpan, İbrahim Çalışkan, Bedros Demirci-yan, Süreyya Cantürk, İkram Fidanay, Mehmet Han Kozat, Ab-dülkadir Takan, Muhlise Takan, Kamil Dakman, Mehmet Sü200

leyman, Ertoşlu Feto, Seli, Hacı Reşit Zigari, Mehmet Ölmez Mehmet Vural ve İzzet Gündüz Sarıyar.

Askeri Savcılık, "sanık Behçet Cantürk'ün gayri resmi eşleri olan Akile Dilek Alev ve Hidayet Kaşan'da ele geçirilen para ve ziynet eşyalarının, Behçet Cantürk'e ait olduğu anlaşıldığından müsaderesine" karar verilmesini istiyordu. 1985 yılı da Cantürklere şans getirmemişti!.. "HALİL SULTAR'IN SENARYOSU" 10 Nisan 1985. Behçet Cantürk ve arkadaşlarının duruşması, Ankara Sıkıyönetim 4 nolu Askeri Mahkemesi'nde başladı. Tek tip giydirilmiş, saçları "üç numaraya vurulmuş" sanıklar yerlerini aldılar. Behçet Cantürk, ağabeyi Nizamettin Cantürk ve yeğeni Fettah Cantürk ile birlikte ön sırada oturuyordu. Basın mensupları duruşmaya yoğun ilgi göstermişlerdi. Foto muhabirleri mahkeme başlamadan önce, bir kare daha fazla fotoğraf çekebilmek için birbirleriyle yarışıyorlardı... Savcı ve hakimlerin gelip yerlerini almalarıyla dava başladı. Sanıkların kimlik tesbiti yapıldı. Sonra, Askeri Savcı iddianamesini okudu. İddianamenin okunmasından sonra ilk sözü Behçet Cantürk aldı. "Artık ben yaşasam da, yaşamasam da bunun bir önemi yok. Bugünü bekliyordum" diyerek konuşmasına başlayan Behçet Cantürk sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu iddianame, hayali bir mafya çetesinin oluşturulması için polisin yazdığı bir senaryodur. Ekonomik ve siyasi yönden güçlenmemi istemeyen kan düşmanlarım ve egemen güçler, bu oyunun tezgâhlanmasında başrolü oynadılar..." 201

Askeri hakim araya girerek, "egemen güçlerden ne kastediyorsunuz" diye sordu. Behçet Cantürk, "bazı politikacıları ve Diyarbakır'ın önde gelen bazı ailelerini" diye yanıtladı. Savunmasına, yaşam hikâyesi ve iş hayatını anlatarak devam eden Behçet Cantürk, "hedef adam" seçilmesinin nedenini; genç yaşta büyük başarılar sağlamasına ve annesi ile teyzelerinin Ermeni olmasına bağlıyordu. Behçet Cantürk, "kendisini idam sehpasına götürecek senaryoların kimler tarafından hazırlandığını" da örnekler vererek açıklıyordu: "Bana bu oyunu oynayanlar Diyarbakır Narkotik Şube Müdürü Halil Sultar ile Herko İplik Fabrikası'nın başında bulunan emekli general Ragıp Cengiz'dir. Ragıp Cengiz, borç verdiğim paraların üzerine yatmak istiyor. Halil Sultar ise kirli çamaşırlarını ortaya dökeceğimden

korkuyor. "Halil Sultar, bizden rüşvet istemiştir. Vermediğimiz için bizim aileye düşman olmuştur. Diyarbakır'da bir gazinoda işlenen cinayetten sonra kardeşim gözaltına alındı. Cinayet masası olayın tahkikatını yaparken, bu olay, Cinayet Şubesi'nden alınıp Narkotik Şube'ye, Halil Sultar'ın isteği ile veriliyor. Amaç bizi mahkûm ettirmek. Halil Sultar, daha önce bizim akrabalarımıza da işkence yapmıştı. Ben de kendisini İçişleri Bakanlığı'na şikâyet etmiştim. Ergani'de iki polisi dövdüğü için dava açılmıştı. Mardin ilinde iki kişinin işkence ile öldürülmesinde de yine Halil Sultar'ın adı geçmişti. Kendisinin Yenişehir'de bulunan bir eğlence yerinde, garsonlarla irtibat kurarak rüşvet aldığım tespit ettirdim. Benim kendisini araştırdığımı bildiği için, bana işkence ile yazdığı senaryoları kabul ettirdi. Bunun hesabını Halil Sultar'dan bizzat soracağım. Kendisinden davacıyım..." Duruşma salonunda "hukuk trajedisi" sahneleniyordu: İşkence tezgâhlarında alınan ifadelerin dışında, hakkında hiçbir delil bulunamamış bir sanık, mahkeme salonunda elinde tek kanıt olmadan bir emniyet görevlisini suçluyordu... Kısasa kısas! 202

"SODEP'Lİ OLDUĞUM İÇİN..." Behçet Cantürk tahliyesini istediği duruşmada sözlerini şöyle bitirdi: "Annem Ermeniydi. Babam kaçırdı, Müslüman ve Türk yaptı. İftihar edilecek bir olay. Herkes benim babam gibi yapsaydı, Ermeni sorunu kalmazdı. "Annem Ermeni olduğu için ASALA köpekleriyle bur tutuluyorum. ASALA köpekleriyle hiçbir zaman işbirliği yapmadım. Bu polisin bir senaryosudur. Günlerce işkence yaptılar. Erkeklik uzvumda sigara söndürdüler. Çırılçıplak askıya astılar. Ailemi karşıma getirdiler; 'Konuşmazsan aynısını yapacağız' dediler. İki eşimin yanında bana işkence yaptılar. "Benim CHP'li olmam ve CHP İlçe Başkanlığı yapmış olmam nedeniyle, polis bana daha da fazla işkence yaptı. SO-DEP'e yardım ettiğim yolundaki iddiaları kabul ettirmek istediler. SODEP'e 10- 15 milyon lira verdiğimi, Diyarbakır örgütünün benim yardımlarımla kurulduğunu kabul ettirmeye çalıştılar. Benim politik geleceğimi yok etmek istediler.." Behçet Cantürk'ün savunması uzun sürünce, mahkeme, sorgulara devam etmek üzere davayı 12 Nisan Cuma gününe erteledi. 12 Nisan günü Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi'nde yapılan duruşmada Behçet Cantürk'ün emniyetteki ifadesi okundu. Behçet Cantürk, okunan ifadeyi kendisinin vermediğini, yüzleştirilmelerin gözü kapalı yapıldığını söyledi. Tutanakların altındaki imzaların kendisine ait olduğunu belirten Behçet Cantürk, "Polisler bana boş kâğıt imzalattırmışlardı" dedi.

"En son Diyarbakır Lice Mezrası'nda 217 kilo eroinin yakalandığını ve buna adımın karıştırıldığını duydum. İlk gözaltına alınan ve ifadesi sonucu birçok kişiyi yakalatan Selahattin Delidere de. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi'nde de yargılanıyordu. Behçet Cantürk'ün adını bu olaylara karıştırmamı istiyordu. Mamak Askeri Cezaevi'nde 20 gün kaldım. dövmeyeceğim' demiş. benim kendisine teslim olmadığıma çok kızmıştı. Halil Sultar. Halil Sultar bana işkence yaparak bazı kişilerin kaçakçılık yaptırdığını zorla kabul ettirdi.. Benden. Atilla Aytek gelince teslim oldum. 'Şimdi İtalya'ya gidiyorum. Suriye'nin Kamışlı ilçesine gidip geldim. bu ifadeyi de kabul etmedi. O da gidip Halil Sul-tar'a söylemiş. Canlı hayvan ticareti ve otobüs işletmeciliği yaptım. işkenceye başladı. kardeşinin söylediklerini tekrarlayarak. Buradan mutfak eşyaları getirip sattım.. Behçet Cantürk. Pasaportum vardı. Dönüşte beni arayın' demesi üzerine dönüşünü bekledik. Küfür ederek..." İfadeler uzayınca mahkeme davayı 22 Nisan gününe bıraktı. Ayrıca Emniyet Müdürü Yahya Soy ile Mali Şube Müdürü İrfan Çe-tin'e rüşvet verdiğimi söylememi istedi. Mülkiye Müfettişlerine verdiği ifadeydi. Halil Sultar'ı suçluyordu: "Ben silah kaçakçılığı yapmadım. adam öldürme ve silah bulundurma suçlarından toplam 25 yıl 6 ay ağır hapis cezasına mahkûm olmuştu. Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'ndeki davalar sürerken. Tek kabul ettiği. Arkadaşım Nizamettin Laçin'e durumu bildirdim. "poliste işkence yapılarak ifadesinin alındığını" belirtti.. Sonra polisler gelip beni Diyarbakır'a götürdüler. sorgulamanın işkence altında yapıldığını söyleyerek. 203 İki numaralı sanık Nizamettin Cantürk. Ağır Ceza Mahkemesi'nin. "Ankara'da Atilla Aytek'e haber gönderdik.Bu kez MiT'te verdiği ifadeler okundu.. kimlere rüşvet verdiğini söyleyecek' demesinden ötürü Diyarbakır'a teslim olmadım. . Mamak Askeri Cezaevi'nde bulunan Cantürkle-rin direnme güçlerini azalttı. 'gelsin teslim olsun. Diyarbakır 2. 'Yalnız. Sabit Cantürk. Polisin beni aradığını duyunca Diyarbakır'da teslim olmak istedim. 16 Nisan 1984 tarihinde aldığı bir karar. 204 Behçet Cantürk'ün kardeşi Sabit Cantürk. Sahte nüfus kâğıdı tanzim etmedim. Halil Sultar.

bazı kişileri yakalattırmamı içine sindiremediği için. "işkence gördüğünü iddia eden Behçet Cantürk'ün. Behçet Cantürk. no: 1985/ 80) Savcılığın. silah bulundurma yasasına muhalefet ve pasaport kanununa muhalefet etmek. Yapılan muayeneler sonucunda. 1978 yılından itibaren Kürdistan İşçi Partisi'ne yakınlık duyduğu. bu örgüt adına faaliyetlerde bulunmak. 4 nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi. sanıklardan Bedri İstanbullu."(Evrak no: 1984/ 602 Esas no: 1984/ 602 İdd. Abdulbaki Maltaş ve Mehmet Tahir Canpolat tahliye edildiler. Behçet Cantürk ve avukatlarının isteğini uygun bularak. Cantürkler'in eroinlerini Kıbrıs'a götürdüğü iddia edilen Mehmet Gözen de bir başka emniyet görevlisini suçluyordu: "Komiser Duran Aygün. Sanıkların tümü. sanıkların şu suçları işledikleri öne sürülüyordu: ''Yasadışı bölücü Kürdistan İşçi Partisi (KİP) ve Kürdistan Öncü İşçi Partisi örgütü mensubu olmak. birkaç küçük sıyrık dışında vücutta darp izi görülmemişti! Behçet Cantürk ve avukatlarının. 11 Haziran 1984/14 Haziran 1984/23 Ağustos 1984/10 Eylül 1984/11 Ekim 1984 ve 12 Kasım 1984 tarihlerinde. soruşturma sonunda Behçet Cantürk aleyhinde elde ettiği kanıtlar şunlardı: "Sanık Behçet Cantürk'ün.. benden kişisel intikam almak amacıyla senaryolar uydurup işkence ile imzalattı. örgüt üyelerine yardımcı olmak. Diğer sanıkların tutukluluk halleri ise devam edecekti. komünizm propagandası yapmak ve sahte kimlik düzenle-mek.. 26 Nisan günü yapılan mahkemede. Duruşma Hakimi." İfadelerin alınması bitti. dört gün boyunca ifadeleri almaya devam etti. "teşekkül vücuda getirerek uluslararası uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak ve eroin imal etmek" suçundan yargılanmıyordu. bir başka davadan daha yargılanıyordu. askeri doktorlara muayeneye götürülmüştü. askeri savcılıktan. kendisi ile değil de. Askeri Savcı Yardımcısı Serdar Özgüldür tarafından. doktorların her muayeneden sonra "sağlamdır" raporu düzenlediklerinden haberleri yoktu! 205 KOMÜNİZM PROPAGANDASI Behçet Cantürk bir tek.. Behçet Cantürk. 6 Mart 1985 tarihinde hazırlanan iddianamede. örgütün ileri gelenlerinden olan ve halen İsveç tarafından iltica istemi kabul edilmiş ve yurtdışında . 38 arkadaşıyla birlikte.22 Nisan 1984 tarihinde tekrar toplanan. dönemin Narkotik Şube Müdürü Orhan Taşanlar ile çalışıp. sorgularının işkence altında yapıldığını belirterek suçsuz olduklarını iddia ettiler.. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı l nolu Askeri Mahkemesi'nde. sevk edildiği heyet kurulundan alınan raporların mahkemeye sunulmasını" talep etti.

böylelikle örgütün en büyük finansörü olduğu.oturmakta olan Zerruh Vakı-fahmetoğlu ile yakın ilişki kurduğu. Nurettin Kızılkan. Nihat Nadir Kelekçi. Osman Tokiloz. . Mehmet Celal Baykara. 1983 yılı Şubat. Hüseyin Geçit. Mehmet Şahin. Abdullah Pertev Işık. örgütlenme ve eylem çalışmalarında fiilen rol almadığı (. Mustafa Mencütek. Kamil Taylan. Aysel Cingöz. 1979 sonlarında DDKD yasal kisvesi altındaki örgüte Bulgaristan'dan TIR ile getirdiği 500 adet Kalaşnikof otomatik tüfeği Batman yakınlarında teslim ettiği. Turan Seyfioğlu. Zerruh'un. Hayrettin Atabay. "Teşekkül meydana getirerek düzenli ve periyodik bir şekilde pırlanta kaçakçılığı fiilini gerçekleştirmiş olmak"tı. Abdulgani Sungur. Aslan Kut. örgüte daha fazla maddi kaynak sağlanması için birlikte uyuşturucu kaçakçılığı yapma yolundaki teklifini kabul ettiği. Ancak sanığın örgütün propaganda. Sait Koç ve Yaşar Demirel yargılanıyordu. Ömer Çetin. Mehmet Şakir Ebem. Ekrem Karahan. bu doğrultuda muhtelif defalar uyuşturucuyu halen yurtdışında bulanan Avni Musullu-lu. Nizamettin Cantürk. Hüseyin Tayfun. Ali Ekrem Atalay ve İsmet Elçi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar veriliyordu. Rıfat İlhan. Hüseyin Udum. 206 "Yaptığı uyuşturucu işinden. Ubeydullah Kaplan. Hüseyin Kiy hakkında 8 ile 15 yıl arasında değişen ağır hapis cezaları istiyordu. Hatip Dicle. örgüt adına sanığın Zerruh Vakıfahmetoğlu'na her iş sonunda pay verdiği. (Evrak no: 1985/180 Esas no: 1985/180 İdd." Askeri Savcılık. başlangıçta zaman zaman yüzbin ile beşyüz bin lira arasında örgüte verilmek üzere kendisine maddi yardımda bulunduğu.. Behçet Can-türk. no: 1985/141) 207 Bu kez davanın sanık sayısı fazla değildi: Behçet Cantürk. İzzet Oğuz Kandemir.) anlaşılmıştır. Mehmet Vural. Kasım Faruk Beskisiz. bu ödemelerden 25 milyon lirasını Zerruh'un kardeşi Mehmet Sait (Faruk) Vakıfahmetoğlu' na. Cuma Ali Gökalp. Mehmet Sözer.. Ali Çetin. Mehmet Sait Vakıfahmetoğlu (Faruk Vakıfahmetoğlu). Fahri Pamukçu. Diğer sanıklar. PIRLANTA VE DÖVİZ KAÇAKÇILIĞI Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses'in. Mehmet Şerif Müştak. 54 sayfalık iddianamesinde.Mart ve Haziran aylarında yaptığı. Ahmet Erincik. Yaşar Gültekin.Karadurmuş (Sarı Avni) vasıtasıyla ihraç ettiği. "Sanığın yine Zerruh'un istek ve talebi üzerine. 9 Mayıs 1985 tarihinde hazırladığı iddianamenin konusu. Kenan Alhas. bu şekilde 1978 yılı başlarından 1983 yılına kadar örgüte pay olarak 100 milyon Türk ikası civarında para verdiği.

Behçet Cantürk için istediği ceza idamdı. no: 1985/140) 6 sanık yargılanıyordu: Behçet Cantürk. yardım etmek ve hareketlerini kolaylaştırmak. ASALA'ya üye olmak ve örgüt militanlarına yardım etmek. Hayık Atamıyan Ataman. Mehmet Celal Baykara ve Yaşar Demirel için idam. ASALA ÜYELİĞİ Behçet Cantürk'ün yargılandığı davalar saymakla bitmiyor! 17 Mayıs 1985 tarihinde Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses'in. Aydın Demirel. Behçet Cantürk'ün işlediği suç şöyle tanımlanıyordu: TC Devleti hakimiyeti altında bulunan toprakların bir kısmını. Yaşar De-mirel. Mehmet Sait Vakıfahmetoğlu. sadece Behçet Cantürk için değil. Korkmaz Göldağı. 1981 yılında Sait Koç'la anlaşıp sermaye vermek suretiyle kaçakçılıktan elde edilecek kâra ortak olduğu.. Sait Koç'un gerçekleştirdiği kaçakçılık eylemleri ile Sait Koç'un koruyuculuğunu yaptığı. Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses. ASALA ve Kürdistan İşçi Partisi gibi yasadışı örgütlerle de irtibatı olan sanığın.İddianamede Behçet Cantürk'ün işlediği suçlar şöyle sıralanıyordu: "Sanığın Sait Koç'la 1980 yılında tanıştığı. Zeki Suna. 1982 yılında 100 milyon ve 1983 yılında 50 milyon lira vererek kaçakçılıktan elde edilen kârdan yüzde 15 ile yüzde 20 arasında değişen miktarda kâr aldığı ve bu suretle müsnet suçu işlediği anlaşılmıştır. "Sait Koç'un bu işleri gerçekleştirmesi için. bu fiili işlemek için kurulmuş silahlı çeteye barınacak yer göstermek. Sait Koç. Aydın Kahraman. (Evrak no: 1984/517 Esas no: 1984/517 İdd. yine aynı gün. devlet idaresinden ayırmak amacı 208 ile düzenlenen eylemlere iştirak. Bu davanın 10 sanığı vardı: Behçet Cantürk. bu örgütleri arkasına almak suretiyle. 9 Mayıs 1985 tarihinde. Mehmet Sait Vakıfahmetoğlu. diğer sanıklar için ise 3 ile 5 yıl arasında değişen cezalar talep etmekteydi. Mehmet Celal Baykara. Yaşar Demirel.. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı l nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'ne sunuları iddianamede. Bedri İstanbullu. bu kez döviz kaçakçılığı için hazırladığı iddianameyi mahkemeye sundu. sanığın Sait Koç'a 1981 yılında 50 milyon. Mehmet Güzel (Garabet Ohannes Arakel). Mehmet Yıldız. . Sait Koç.no: 1985/151) Özetle." Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses. (Evrak no: 1984/494 Esas no: 1984/494 İdd. Sait Koç'un gerçekleştirdiği kaçakçılık fiilleri hakkında bilgi sahibi olduğu.

MİT elemanları.. 25 teyp kaseti tutan ifade verdi.25 Mart 1984 tarihleri arasında MiT'te. sonunda işkenceye dayanamayıp. doğrusu affedilir gibi değildi.Abdi İpekçi'nin. Hem Liceli olacaksın. tanınmış işadamı ve sanatçıların yatak odalarıyla ilgili sorular yönelttiler : . hem de soyadın Cantürk olacak ve sen çıkıp. aynı zamanda "hukuk skandalları" yaşanıyordu. "tamam. sanıkların idamlarını talep ediyordu. Semiramis Pekkan ile iliş . Emel Sayın'la.. Sıradan bir kişinin. "devleti koruyan kişilerin bilgisizliğini ortaya çıkaracağı" için acilen "yakılmalıdır'!. Milano'nun ise kıyıdan 500 km içeride olduğunu bilmiyordu. Behçet Cantürk'ün polis sorgusu ise. birbirlerine karşı bazen şiddete varacak kadar sert muhalefet yapan iki Kürt örgütünü birleştirivermişti! Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi çizgisini savunan (Şıvancılar) ile. Ancak.. sanıkların hangi örgütün üyesi olduğunu bilmiyordu. idam istediği bir davada.. Peki bu sorunun. hazırladığı iddianamede çok ağır ithamlarda bulunup. kabul ediyorum" dedi. akrabası değildi! MİT sorgulanmasından da bir örnek vermek gerekiyor: Dündar Kılıç. Hazar Denizi'nin dünyanın en büyük gölü olduğunu.Duruşmalarda sadece "hukuk trajedisi" değil. hukuk fakültelerinde "örnek dava" olarak öğrencilere anlatılmalıdır. Askeri Savcı.. Başkanlığını Abdullah Öcalan'ın yaptığı Kürdistan İşçi Parti-si'ni (PKK) birbirine karıştırıyordu.. iki örgütü birbirine karıştırması. Behçet Cantürk'ün akrabası olmadığını söyleyeceksin! Polis yanılır mı? Ama yanılıyordu. iki örgütü isim benzerliği nedeniyle birbirlerine karıştırması doğal karşılanabilir. o kadar reddetmesine rağmen. Behçet Cantürk'ün akrabası olduğu işkence zoru ile kabul ettiriliyordu.. 209 Emniyet görevlisi Behçet Cantürk'e soruyor: "Uyuşturucu. Aziz Cantürk'e. Hazar Denizi'ndeki gemilerle Milano'ya mı götürülüyor?" Hadi. Ama bir savcının. ifade tutanağına geçirilmesine ne denmeliydi? Liceli Aziz Cantürk. soruyu yönelten emniyet görevlisi. l. bu sorgulamalarda genellikle Dündar Kılıç'a. Behçet Cantürk davası. Çünkü örgütleri birbirine karıştırmıştı! Savcı.

Valla hiç duymadım. Sa na gelerek.Hümeyra'nın kocası Fikret Hakan bu ilişkiyi öğrenmiş. no: 1985/140 Döviz kaçakçılığı. alıyor bilgiyi! Genellikle elinde. "delilden zanlıya gitme yerine. . * Esas no: 1984/180 İdd. bu polis tutanaklarını okuyarak iddianame hazırlıyordu! 210 AÇIK GÖRÜŞ Behçet Cantürk hakkında beş ayrı iddianame vardı. no: 1985/141 Altın ve Pırlanta ka çakçılığı. veriyor elektriği. Abdi İpekçi'nin öldürülmesini istemiş.kisi vardı. * Esas no: 1984/494 İdd. Çekiyor zanlıyı işkence tezgâhına. kaçakçılık davalarının görüldüğü Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın 4 nolu Askeri Mahkemesi bakıyordu: * Esas no: 1984/356 İdd no: 1985/38 Uyuşturucu ve silah kaçakçılığı. öyle şey olur mu? Kim çıkarıyor bunları? Aslında tüm bu "trajikomik" olayların bir açıklaması vardı: Polis. . işkence ile alınmış ifade dışında hiçbir delil olmuyordu! Savcı da. Bunlardan haberin var mı? . Sonra Hümeyra ile aşk yaşamaya başladı. zanlıdan delile gitme yi" tercih ediyordu. Sen de emir verip öldürtmüşsün! Aman efendim. Bunların üçüne.

gerek l nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nin. poliste ve MiT'te işkence gördüklerini söyleyerek iddiaları reddediyorlardı. * Esas no: 1984/517 İdd.. Bütün . 'Efendim biz görevliyiz. Yoklama yapılıyor. İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne verilmek üzere.. Bu arada salonun bir köşesine oturmuş sivil polisler. "Mahkeme Başkanının ve sanıkların konuşmalarının iyi duyulmaması üzerine istediğimiz gibi teferruatlı not alamadık.. mahkemede kimin ne 211 söylediğini. Müdürü Halil Sultar müdürümüzü suçlayıcı cümleler kullandı. saçları "üç numaraya vurulmuş" sanıklar. bu evrakın gizliliğine dikkat ediyoruz. Celse açılıyor. Daha sonra bize. Bu konuda endişeniz olmasın' dedik. dairemizde çalışan arkadaşımız Duran Aygün'ü de suçladı.30 da Synt 4 Nolu Askeri Mahkemesine gidildi. no: 1985/80 Kürdistan İşçi Partisi üyeliği.Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın l nolu Askeri Mahkemesi'nde ise siyasi davalar görülüyordu: * Esas no: 1984/602 İdd. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın. Özellikle sanıklardan Behçet Cantürk verdiği yazılı uzun savunmasında. "Behçet Cantürk ifadesinde. Mahkeme Başkanı hemen onu susturdu. vs. Sanıkların ifadesine geçiliyordu. Sanıklardan Mehmet Gözen de Halil Sultar müdürümüze hakaret etmeye başlar başlamaz. polisi ve MİT Müsteşarlığını işkence ve yalancılıkla suçladı. gerekse 4 nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nin her duruşmasında aynı olaylar tekrarlanıyordu: Mahkeme heyeti saat 09. Biz cevaben. 'Yerin kulağı vardır.. no: 1985/151 ASALA örgütüne yardım. Kendisini Diyarbakır'da yakalayıp sorgulayan ve o zamanın Diyarbakır Narkotik Şb. Fakat herşeye rağmen verilmemesinde ısrar etti. vs. Askeri savcı ve avukatlar karşılıklı olarak oturuyorlar. ne yaptığını "Duruşma Tutanağı"na geçiriyordu: "8. Tek tip giysili. almayın' dedi. Avukatlar.11. Mahkeme Başkanı önce 'evet' dedi. Duruşma sonunda Behçet Cantürk'ün yazılı savunmasını Mahkeme Başkanından istedik. müvekkillerinin tahliye edilmelerini talep ediyorlardı. Silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığından yargılanan Behçet Cantürk ve elli iki (52) arkadaşının davasının başladığı görüldü.1985 günü saat 09. Tutuldu sanıklar ifadelerinin işkence sonucu alındığını belirttiler.30'da yerini alıyor.

ilk günlerdeki gibi ilgi göstermiyorlardı..... Diğer tutuklu yakınlarıyla birlikte. Görüşme süresi bitene kadar. 213 . Üvey anneleri Hayriye Cantürk. Duruşmanın 6 Aralık 1985 günü saat 09. davayı ileri bir tarihe erteliyordu. Mamak'ta. bir sonraki dava büyük umutla beklenmeye başlanıyordu. 22 saat süren bir yolculuktan sonra Diyarbakır'dan Ankara'ya gelmişti. Umutla beklenen bir başka özlem daha vardı: Açık görüş! Behçet Cantürk'ün moral kaynağı kızlarıydı. Ama Behçet ve Nizamettin'i karşısında görünce dayanamadı. Sohbete başlamalarıyla birlikte askerler müdahele etti: "Türkçe konuşun!.30'a ertelenmesine karar verdi. kimlik kontrolü yapıldıktan sonra otobüslere bindirildiler... nasıl olduklarını bile soramadan Diyarbakır'a geri döndü. Yaşadığı bir olay. Heyecanlanmıştı. o günlerde cezaevlerinde yatan birçok Kürt'ün başına gelenden farklı değildi. çocukları ile tek kelime konuşamadan. Gazeteciler. çocuklarını kucağından indirmiyordu. Tan yeri ağarmaya başladığında varmıştı. "komutanlarına" yaşlı kadının sadece Kürtçe konuşabildiğini söylediler. sanıkları dinledikten sonra. tek kendisi. Hayriye Hanım Türkçe bilmiyordu. Bilgilerinize arz ederim. Sabahın erken saatinde Mamak'ın nizamiye kapısına gelen. Mamak Askeri Cezaevi'nin nizamiye kapısına. 212 Sanıklar cezaevi arabalarına doldurulup Mamak'a götürülü-yorlardı. gelini ve torunları değildi.savunma ve tahliye istemlerine rağmen mahkeme tahliyeleri reddetti.. Behçet ve Nizamettin. bu tutanakları yazmaya devam ettiler. "Ağlayarak morallerini bozmayacağım" diye kendine söz vermişti. polisler kadar meraklı değildi. Yanıt kısaydı: "Yasak!" Ve Hayriye Cantürk.. Mahkeme Başkanı Hakim. Davaya.. çocukları Behçet ve Niza-mettin'i görmek için. Duruşmayı bir veya iki gazeteci izliyordu." Sivil polisler hiçbir davayı kaçırmadan. sarıldı ve ağladı. yaşına ve hastalığına aldırmadan.

Dingin hava 6 Aralık 1985 tarihinde değişti. MiT'teki video çekiminin de işkence yapılarak gerçekleştiğini söyledi. Manşetlerini.DDKD ilişkisi.. Cumhurbaşkanlığı Siyasi İşler Özel Danışmanı Raif Denk-taş. Bu video nerede çekilmiştir." 214 Gazeteciler. bir Ermeni'nin videodan ihbarlarını dinliyor. Behçet Cantürk her duruşmada. KKTC ile Türkiye arasında ilk kez bir diplomatik kriz yaşanacaktı. "Ermeniler ve ASALA ile ilişkisini. Duruşmada izlenen videoda Behçet Cantürk.. işkence yapılmadığını ispat etmek için. Gazeteler ASALA. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın oğlu Raif Denktaş'a ayırmışlardı! Behçet Cantürk videoda şunları söylüyordu: "Kıbrıs'a Mehmet Gözen denilen kişiyle eroin sevkıyatı yaptık. Kapalıçarşı eylemi vb.. mahkemeye ve gazetelere şu açıklamayı gönderiyordu: "(. basının gündeminde yine "Behçet Cantürk Davası" vardı. Ertesi gün. videoya aldığı Behçet Cantürk sorgusunun bantlarını mahkemeye verdi. Kapalıçarşı eylemini ve Kıbrıs'a gönderdiği eroinleri" anlatıyordu.. Bu söylenenlere . polis ve MiT'teki ifadesini işkence altında verdiğini söylüyordu. anlayamadım. Milli İstihbarat Teşkilatı. Rauf Denktaş'ın oğlu Raif Denktaş'la ilişkisi vardı. duruşma salonunda videodan duyduklarını haber yapınca. Bunlarla birçok iş yaptı. başta Hürriyet ve Günaydın gazetesi olmak üzere. Suriye gezisini. O haberler artık "prim" yapmıyordu.. Mehmet Gö-zen'in. Ne Nizamettin Bayramoğlu'nun mahkemeye pişmanlık yasasından yararlanmak için verdiği dilekçe. ne idüğü belirsiz bir kaçakçının.. yaza yaza bıkmışlardı. ne de ünlü avukat Uğur Alacakaptan'ın Behçet Cantürk'ün vekili olması basını ilgilendiriyordu. Hisseme 36 milyon düştü. "Behçet Cantürk Davası" gazete ve dergilerde artık hiç yer almıyordu.) Türkiye'nin bir askeri mahkemesi.VİDEOLU DURUŞMA 1985 yılının son ayına girildiğinde. Raif Denktaş da İngiltere'ye eroin sev-kediyormuş. Behçet Cantürk. Biz Kıbrıs'a üç seferde 15 kilo şevkettik.

hakkımda araştırma istememiştir? Neden bu konuda kimse bana birşey sormamıştır? "Neden askeri bir mahkeme. cezaevinin ihtiyaçlarını karşılıyordu. Ancak mahkeme tekrar eski rutinine dönmüştü: Sanıklar ifadelerinin işkence ile alındığını söylüyorlar. Büyük bir oyun oynandığım hissediyorum. Yunan Gizli Servislerinin bu olayda ne gibi bir rolü olduğu araştırılmalıdır. neden KKTC Ankara Temsilciliği'ne veya TC Lefkoşe Bü-yükelçiliği'ne veya KKTC Başsavcılığına ya da KKTC polisine. KKTC aleyhine kullanabilecek bir konuyu.Yunan propaganda mekanizması tarafından. Korkmaz Göldağı ve Behçet Cantürk hakkında.. basına kaseti izlettirmekte bir sakınca görmemiştir? "İfadeleri alanların.. 25 Şubat 1986 tarihindeki duruşmanın yabancı konukları vardı. Paul Waridel 13 yıl ağır hapis ve 150 bin frank para cezasına çaptırılmıştı! İsviçre. 215 KONUK İTALYANLAR Behçet Cantürk." Bir sonraki duruşmanın tarihi. Gelmelerinin nedeni Behçet Cantürk'ün ifadesini almaktı. "Yine video benzeri birşey-ler çıkar" diye düşünmüşlerdi. "uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak amacıyla örgüt oluşturmak ve büyük miktarda uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak nedeni" ile tutuklama müzekkeresi çıkarmışlardı. Avukatlar müvekkillerinin tahliyelerini istiyorlar. Mahkeme Başkanı da davayı bir başka tarihe bırakıyordu. TC ilgili makamları tarafından iyice incelenmeli ve milli kuruluşlara sızma olup olmadığına bakılmalı. Türkiye gibi yapmamış.. Çünkü.. 18 Aralık 1985 'ti. mahkemeyi hemen bitirmişti. 11 Haziran 1985 tarihinde Avni Musullulu. Mamak Askeri Cezaevi'nde.inananlar. İtalya'dan gelmişlerdi. Basının ilgisi oldukça fazlaydı. Giovanni Falcone ve Savcı Fusto Sciachittano. . birkaç koğuşun tamiratı düşmüştü. İtalya'da da uyuşturucu kaçakçılığı ile ilgili mahkemeler hâlâ sürüyordu.. yarın Rum. güvenlik güçlerine başvuruda bulunup.. l Ekim 1985 tarihinde sonuçlanan bir mahkemenin kararını 1986 başında öğrendi. Palermo Mahkemesi'nden Yargıç Dr. Behçet Cantürk.. gelecek duruşmayla ilgili hazırlıklar yapıyordu.. basına aktaranların kimler olduğu. Bu arada Mamak'ta bulunan bazı "Babalar" gibi. Ona. mesnet arayıp bulmadan.

Mehmet Süleyman. sizinle ilgili biraz önce okumuş olduğumuz ifadeyi verdi. Priolo Salvatore. İfadesini siyasi bir amaç için vermiştir.75. gazetedeki fotoğrafta sarışındı. görmemiş ve tanımamıştı: "Paul Waridel'i tanımam. Amerika Birleşik Devletleri'ne giden uyuşturucunun Türkiye'den gönderildiğini söyleyerek. Damadı Korkmaz Göldağı'yı mahkemelerde yargılanırken tanıdım. Paul Waridel poliste kafamdan uydurduğum tipe . Falcone ile Behçet Cantürk. İsviçre'de hiçbir baskı ve şiddete tabi olmadan hakim huzurunda. Waridel serbest iradesiyle böyle bir şeyi niçin söylesin?" Behçet Cantürk'ün.Sayın Waridel'i tanımadığınızı söylüyorsunuz ama polis ifadenizde söylediğiniz tarif tam Paul Waridel'e uyuyor. Antonino Rotolo (Carlo) isimlerini hiç duymadım. Tahsin Bekir Saçaklı. La Nigro Frances-co. Ben kumral dedim." İtalyan yargıç Dr. Ben boyunun 1. Halbuki gazetedeki fotoğrafta boyu 1. yurtdışındaki gazetelerde de çıktı. tercüman aracılığıyla karşılıklı tartışıyorlardı: . İtalyan yargıca şu yanıtı verdi: "Paul Waridel Yunan Gizli Servisi'nin elemanıdır. ABD'nin ülkemize yolladığı yardımların kesilmesini istemiştir! Benim davam yurtiçinde olduğu kadar. Cosa Nostra(20) isimli mafya teşkilatından haberim yoktur. İnterpol'ün Emniyet Genel Müdürlü-ğü'ne gönderdiği "gizli" yazışmalardan bile haberi vardı. Avni Karadurmuş'a Türkiye'den bazmorfin göndermedim. Falcone araya girip sordu: "Paul Waridel. An layacağınız.Benim tarif ettiğim Paul ile gazetede gördüğüm Paul Waridel birbirlerine hiç benzemiyor. polis kendisine gelen ihbar mektuplarından derlemiş ve bana zorla imzalattırmıştır.80 oldu ğunu söyledim.1. Nunzio La Mattina. Bunu nasıl açıklıyorsunuz? .90'a yak laşıyor. Eğer sizin Avni 216 Karadurmuş ile uyuşturucu ilişkiniz yoksa. İtalyan Yargıç Dr. Laz Ahmet'i tanımam. Benim tüm ifademi. Adımı gazetelerden öğrenmiş olabilir." Behçet Cantürk bilinen ifadelerini tekrarlayınca.Behçet Cantürk duruşmalarda söylediklerini İtalyan hukuk heyetine de tekrarlıyordu: Duymamış. Avni Karadurmuş'un adamları Ağa Koç.

İtalyan hukuk heyetinin her sorusuna benzer yanıtlar verdi. sadece duruşmalarda değil. Hiç bir iddiayı kabul etmiyordu.Ben Paul diye birini de tanımıyorum. . ..Tanımadım.bile benzemiyor..Ben Türkiye üzerine konuşuyorum. 5 Mayıs 1985 tarihinde 4 nolu Askeri Mahkeme Başkanlı-ğı'na. 217 .Sayın Cantürk. Paul Waridel'in İtal ya'yı. Benzese bile zaten onu bana zorla polis yazdırmıştı. siz hiç Paul diye birini tanımadınız mı? . sizin emniyette söyledikleriniz boy. Acaba sayın Waridel.Sayın Cantürk. biraz önce Paul Waridel'in kendinizin ifadesindeki Paul'e benzemediğini söylüyorsunuz. Suçsuz olduğunu tekrarlıyordu. Hangisi doğru. bırakın tahmin yapmayı. .) Diyarbakır doğumlu Suriye'de oturan Yaşar Vikan Ayana adlı Ermeni bir şahıs yakalanıyor. . 30 Kasım 1983 tarihinde Milli İstihbarat Teşkilatı'na 7 sayfalık bir ifade veriyor. cezaevinde yazdığı dilekçelerle de suçsuz olduğunu ispat etmeye çalışıyordu. ABD'nin İtalya'ya da ambargo koymasını mı istiyor? .Biraz önce Yunan komplosundan bahsettiniz. Polis bana zorla yazdırdı. renk aynen sayın Waridel'e benziyor. el yazısı ile yazıp verdiği 20 sayfalık dilekçesinde ilginç bir konuya değiniyordu: "(. Behçet Cantürk. Sicilya'yı suçlamak için bir komplo düzenlediğini bile mem. Sonra Paul is mini polisin yazdırdığını söylüyorsunuz. kilo." Behçet Cantürk. Sayın Waridel ifadelerinde birçok İtalya'nın da ismini veriyor.

3 bin ton uyuşturucu gönderdiğimi söylüyorlar. MİT görevlileri tarafından serbest bırakılıyor. ASALA ile birlikte uyuşturucu kaçakçılığı yaptığını söyleyen bir Ermeni neden serbest bırakılıyor?" Behçet Cantürk. Artık "ifademi işkence altında verdim" cümlelerini de unutmaya başlamıştı.. Behçet Cantürk'ün şansı hep yanındaydı. hukuk bilgisini epey artırmıştı.83 yılları arasında CHP. Bu kadar uyuşturucu ancak devlet himayesinde olur. beklediği tahliyeye bir türlü kavuşamıyordu. 219 . Polis bu ifadeleri göndererek.. İki suçundan da Başbakan Turgut Özal kurtarmıştı: Döviz ve pırlanta kaçakçılığı yaptığı iddiası ile yargılandığı davalardan. ASALA ve Kürdistan İşçi Partisi (KİP)/DDKD ile ilgili davalardan beraat etmişti. bir başka nedenle Mahkeme Heyetine şikâyet ediyordu: "Polis ifademi aldıktan sonra bunları İnterpol aracılığıyla Avrupa ülkelerine gönderdi.çıka. Devletimizi böylece töhmet altına soktu. Şimdi ben onlarla işbirliği mi yaptım? Polis ülkemizin itibarını çok kötü etkilemiştir.AP ve Bülent Ulusu hükümetleri geldi geçti. Günler geçiyor. 1979. kendisinin de eroin işine karıştığını söylüyor. ASALA ile ilişkili olduğum. İddianameleri okuya okuya. duruşmalara gire. 2 Eylül 1985/17 Ocak 1986/5 Mayıs 1986/10 Kasım 1986 tarihinde verdiği dilekçelerde hep aynı soruyu tekrarlıyordu: "Neden tahliye edilmiyorum?" 218 DÖRT DAVADAN BERAAT Behçet Cantürk 1987 yılını da. Bulgaristan gibi kaçakçıları himaye eden bir ülke gibi görmektedir.. Avrupa devletleri artık Türkiye'yi. onlarla uyuşturucu işi yaptığım iddia ediliyor. Ayrıca ASALA'nın eroin kaçakçılığı yaptığını. "Garo adlı şahısın benim teyzemin kocası Kemal Güzel olduğu öğrenilince.. emniyet görevlilerini bu kez. bu kişinin ASALA ile işbirliği yaptığını belirtiyor. Behçet Cantürk. Mamak Askeri Cezaevi'nde karşıladı. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın l nolu Askeri Mahke-mesi'nde yargılandığı. Fakat Behçet Cantürk..İfadesinde Suriye'nin Kamışlı ilçesi gümrük kapısında taksicilik yapan Garo isimli şahsın adını vererek. yasada yapılan değişiklik sonucu beraat etmişti. Ancak uyuşturucu ve silah kaçakçılığı duruşmaları uzadıkça uzuyordu. silah ve uyuşturucu kaçakçılığı davasının duruşmaları birbirini izliyor. 22 Ocak 1987 tarihli duruşmada. Bu arada Yaşar Vikan Ayana. Türkiye'yi suçlu göstermiştir.

emlakçilik.50 milyonu bulan parayı Fikri Koca-kerim'e verdi. İtalyanlar gelip bana sorular yöneltiyorlar." ." İtalyanlar. 220 "Yıllarca müteahhitlik. anlayamıyorum. 7 Nisan 1987 tarihinde yapılan duruşma. idam edileceği korkusunu üzerinden atmıştı. Eşi Hidayet Kaşan'ın ziynet eşyaları 30 Mart 1987 tarihinde geri verilmişti. l milyon dolar olduğunu söylediler. Ayrıca ithalat. "Bizim İsviçre'de edindiğimiz bilgilere göre. Tekrar ediyorum. İtalyanlar Behçet Cantürk'ün İsviçre bankalarındaki hesapları ile ilgiliydiler. bir nevi altın piyangosu gibi birşey düzenliyordu. Duruşmanın yeni konukları yine İtalyanlar'dı. Yanılıyorsunuz. Türk ikası olarak 45. Avni Musullulu'nun bürosunda çalışan Yaşar Kısacık İngilizce biliyordu. Sevindirici gelişmeler de oluyordu. Onunla gidip hesap açtırdım. İki otelim. Ancak istedikleri yanıtları alamıyorlardı. sizin hesabınıza 8 Ağustos 1981 tarihi itibariyle. İsviçre'de 400. devlet tahvillerim var. benim İsviçre'de l milyon dolarlık hesabım yoktur. Vittorio Russo. O da bana. bunları ben işkencede ölmemek için uydurdum. evdeki tahvilleri paraya çevirdi.500 bin dolar para için.500 bin dolar olarak geri verdi. bacanağım olan Hüseyin Azizoğlu'na telefon ettim. Belki bana para isabet etmiş olabilir.ihracat işleri nedeniyle İsviçre'ye döviz transfer etmek gerekiyordu.. Marilinda Mineccia ve Dr. Dr. Yaşar Kısacık'la başka bir ilişkim de yoktur. İsviçre'deki bankalarda 400.ihracat işi yapıyorduk." Rahatlamıştı.Bunu niye yapmıştır. binlerce dolarlık giriş ve çıkış olmuş. "1981 yılında İsviçre'de Emin Görpe ve eski milletvekillerinden İsmet Hilmi Balcı ile birlikte ithalat.500 bin dolar değil. Bunlar sizin ifadenizle çelişiyor. Polisin bana işkence yaparak aldığı ifadeler sonucu. Zürih'te bulunduğumda. Mantığım bunu kabul etmiyor. ithalat-ihracat yaptım. Bu ithalat. "Avni Musullulu ve şebekesi ile herhangi bir ilişkim yoktur. Belki bankada bir miktar para bırakmış olabilirim. gayrimenkullerim. Bu kez Palermo'dan değil Torino'dan bir hukuk heyeti gelmişti: Torino Mahkemesi Ceza Tahkikat Hakimliği'nden Marse Vanudano. bunu açıklar mısınız" sorusunu yönelttiler.. Bu hesabın İtalya'daki alışverişlerle filan ilişkisi yoktur. 400. Türkiye'ye telefon ettim. Polisin bana dikte ettirdiklerini söyledim. oto alım satımı. Bu paranın kaynağını merak ediyorlardı. Zürih'te bir bankada hesap açtırmamım nedeni bu ülkeye rahat girip çıkmaktır." İtalyanlar bu kez.ihracat ile uğraşan bir kişiyim. Banka.500 bin dolar geldi. İstediğim 400. "Böyle bir durumdan benim haberim yok. sevincini aldı götürdü.

Behçet Cantürk şaka yapmıyordu. Korkmaz Göldağı ve Sarı Avni'nin gemisinde kaptanlık yapan Engin Mehmet ile ilgili belgeleri. 221 Behçet Cantürk'ün avukatı Uğur Alacakaptan. Behçet Cantürk'ün. İtalyanlar. Yaşar Kısacık'a verdiği. "Mahkemenizce. 31 Ağustos 1981 tarihli belgeyi bile bulmuşlardı. İki yıl hesaba para yatırıp çektim. İtalyanlar. Kısacık'ı resmen istemişti. Yaşar Kısacık ortadan kayboluvermişti! 222 . banka dekontlarını. İki yıl sonra İsviçre'ye git-tiğimde. açtığı gizli hesabı. adli mercilere vermeyeceğini sanıyordu. Behçet Cantürk'e bir yardım da koğuş arkadaşı Korkmaz Göldağı'ndan geldi: "Ben de İsviçre'de hesap açtırırken. PQ 88533 nolu hesabın tüm cetvellerini mahkemenin huzuruna getirince Behçet Cantürk çok şaşırdı. Behçet Cantürk. mahkemeye göndermişlerdi. Behçet Can-türk. Bunları ciddi ciddi anlatıyordu. yabancı dil bilmesi nedeniyle Yaşar Kısacık. gelip kendileri Türkiye'den delil toplayabiliyorlar" diyerek Mahkeme Başkanına şikâyet ediyordu. bana da yardımcı olmuştu. İtalya.. ben farkında olmadan bana bankadan para yatırma ve çekme yetkisine dair bir belge imzalattırdığını öğrendim.. "İsviçre bankalarında hesap açılabilmesi için.Yaşar Kısacık'ın nerede olduğunu öğrenmekti. Yaşar Kısacık'ın. İtalya'daki Türkiye Büyükelçisi aracılığıyla (Yazı no: 000926). Örneğin. İtalyanlar'ın bizim emniyet görevlileri gibi. Türkiye'ye gelmelerinin birincil nedeni. Avukat Uğur Alacakaptan şikâyet etmekte haklı değildi. "Yaşar Kısacık'a. İsviçre bankalarının. İsviçre bankasındaki hesabımla ilgili tüm yetkileri devrettiğime dair herhangi bir yetki vermedim ve bir belgeye de imza atmadım" dedi. ellerinden geldiği kadarıyla Türkiye'ye bilgi ve belge gönderiyordu. İtalyanlar. Cantürk'ün diğer avukatı M. Yaşar Kısacık. hesap çizelgelerini mahkemeye sunarak ülkelerine döndüler. Cevdet Yardım. bankaların hesaplarıyla filan fazla ilgilenmeyeceğini düşünüyordu. orada ikamet etme şartının bulunması gerekli olabilir. Paul Waridel'in itiraflarından sonra. İkincisi. Yaşar Kısacık İsviçre'de gözaltına alınmıştı. Belki müvekkilim mahkemenizde ifade verirken bu hususu zuhulen unutmuş olabilir. Bu belgeyi hemen iptal ettirdim!" İtalyanlar'ın. istenilen belgeleri göndermedikleri halde. İtalyanlar. 4 Nisan 1986 tarihinde. Onlara göre. İtalyan adli makamlarını. PQ 88533 nolu hesaba "para yatırma ve çekme yetkisini" gösteren. Sicilya Mafyası'na eroin tedarik eden en önemli isimlerden biriydi. İsviçre Federal Mahkemesi iade edip etmemeyi tartışırken. Bu hususun resmen araştırılmasını istiyoruz" dedi. Aslında böyle ifade vermesinin iki nedeni vardı.

Behçet Cantürk. Behçet Cantürk'e bazı sorular yöneltmek için gelmişlerdi. tanıdığı isimleri söylemesini" istiyorlar. Dr. neden bana soruyorsunuz?" Sinirlenme sırası İtalyanlara gelmişti. . "kendisi. İtalyan adli heyetinin. sesini yükselterek. 232 gram eroin ile 17 gram esrar ve 2 gram kokainle bir ilginiz var mı?" oldu. Milano Hukuk ve Ağır Ceza Mahkemesi Tahkikat Hakimli-ği'nden. Behçet Cantürk'ü ve avukatlarını rahatsız ediyordu. İtalya'da uyuşturucu madde kaçakçılığı şüphesi altındadır. Size açık ve net söylüyorum. Ben sorularınıza yanıt vermiyorum. Behçet Cantürk. Gabriella Apitanio ve Mali Polis Binbaşı Matteo Rabiti. "Siz bunları benim işkence zoruyla emniyetteki ifadelerime dayanarak yaptınız. mahkemelere girip sanıklara sorular yöneltmesi. 10 kilo. Bu soruları neden bana yönelttiklerini öğrenmek istiyorum. Hakkında İtalya'da çıkarılmış bir tutuklama müzekkeresi vardır.YARGIÇ FALCONE ÖLDÜRÜLÜYOR İtalyanlar pes etmiyor. "Uyuşturucu ticareti yapan Sicilyalılar'dan. Vito Piglionica. sertçe yanıt veriyor: "Bunları bana niçin soruyorsunuz. "8 Mayıs 1985 tarihinde Milano kentinde yakalanan. Fotoğraflar gösteriyorlar ancak Behçet Cantürk'ten yine olumlu yanıt alamıyorlardı." "Peki İsviçre'de herhangi bir bankada hesabınız var mı? Hiç banka müdürü tanıdınız mı?" sorusunu da kızarak yanıtlıyordu: 223 "İsviçre'de bir hesabım olup olmadığı İtalyanları ilgilendirmez. anlamış değilim.. Bunu bana ancak Türk mali makamları sorabilir." Behçet Cantürk araya girerek.. 2 Aralık 1986. İtalyanlar.." İtalyan hukuk heyetlerinin. ben İtalya'da kimseyi tanımıyorum. tercüman Buruna Pari aracılığıyla. ilk sorusu.." İtalyanlar birçok isim sıralıyor ancak. Türkiye'ye gelip araştırmalar yapması. Ben uyuşturucu kaçakçısı mıyım. soruya çok sinirlendi: "Milano'daki olayla ilgili olarak neden ifadem alınıyor. Tutuklanma müzekkeresinin nedeni bu ifadelerdir. Behçet Cantürk hiç birini tanımadığını söylüyordu.

başta Behçet Cantürk ve Dündar Kılıç olmak üzere. Gazeteci Taştemur okuduklarına inanamamıştı. bir diğeri. O günlerde altın kaçakçılığı ile ilgili bir haber hazırlayan Hürriyet gazetesi muhabiri İrfan Taştemur. ne de Dick Marty gibi mesleğinin onuru için istifa eden savcı vardı. Topladığı bilgileri.... Federal Hükümetin kendisine yaptığı baskıları protesto eden Savcı Dick Marty ise. şuna bak" diyerek. 1984 yılında.. bir o çıkıyor. emniyeti. diğer ucunda Nuri Gündeş.. Şimdi ben yurtdışına gidiyorum. Müsteşarı Ündül'ü aydınlatmak için. iyi olmuş" deyip.. Birkaç istisna dışında Türkiye'de. dosyayı geri verdi. emretti : "Ortalık toz. karısı ve üç korumasıyla birlikte mafya tarafından. hazırladığı dosyayı gösterdi.. 10 Kasım 1987 tarihinde bir rapor haline getirdi. Mehmet Eymür'ü odasına çağırarak. ne Dr. "Gruplar üstü" Mehmet Eymür. küçük bir. Teşkilatlar gruplara ayrılmış. dönünce kapanalım bir odaya. Kimdir bu ekipler? Tahterevallinin bir ucunda Hiram. magazin ve iş dünyasını yakından tanıyan sanıkların sorgusunda bulunmuştu. 23 Mayıs 1992 yılında öldürülecekti. Öyle ki. çok sevdiği mesleğini bırakıyordu. MİT görevlisi Erkan Gürvit'e verdi. "Tahterevallinin bir ucuna çıkan Hiram Abas"a. Eymür. Türkiye'ye gelip Behçet Cantürk'ün ifadesini alan Palermo Yargıcı Dr. Mehmet Eymür'den kendisine yardımcı olmasını istedi. bana akşama kadar neler olduğunu anlat. . "Altın kaçakçılığını bırak.iki değişiklik yapıp. "belden aşağı vuran" raporlar vardı!. MİT'İ. İsviçre'deki soruşturmanın daha ileri gitmemesi için. "eline sağlık. mafyaya karşı hukuk savaşı başlatmışlardı. Giovanni Falcone. MİT Müsteşarı Korgeneral Hayri Ündül. Giovanni Falcone gibi yeraltı dünyası ile mücadele ederek adını simgeleştirmiş yargıç. Köşk'ün istihbarat biriminde görevli damadı..duman. MİT ve polis birbirinin altını oyuyor.İtalyan hukuk adamlarından rahatsız olan başkaları da vardı: İtalyan hakim ve savcıları bugüne kadar "çizme"nin tanık olmadığı bir mücadeleyle. Bizde. MİT RAPORU 1987 yılının bir sonbahar günü. götürüp dosyayı verdi! Hiram Abas raporu okudu. Mehmet Eymür hazırladığı dosyayı çok beğenmiş olmalı ki. yola döşenen bir ton dinamitin patlatılmasıyla." 224 Mehmet Eymür. bir nüshasını da Kenan Evren'in.

Peki. Emin Can kurtaran'in yanında çalışmaya başlamıştır. Ortalık karıştı. Hüsamettin Cindoruk'un özel korumasını yaptırtmıştır. bir başka olayın peşinde koşması çok zordu. yazamamak. polis ve kamu görevlilerinin ilişkileri başlıkları altında kaleme aldığı 23 sayfalık raporda. raporu haber yapmaya çekindi. 7 Şubat 1988 tarihinde "MİT Raporu" nü haber yaptı. Onlar da yayımlayamaya-caklarını söylediler. Gazeteci Taştemur haberi Milliyet'e götürdü. Banker Bako olayı. zaman zaman MiT'in imkânlarıy la. Şehmuz Tatlıcı'nın Kadı . Gazeteci Taştemur. Aynı yanıtı aldı. "Haberde sınırın ötesi" ilkesiyle yayın hayatına giren 2000'e Doğru dergisi. kamuoyu günlerce bu raporu konuşmuştu. 225 Önce yalanlandı." Gazetecinin. Mehmet Eymür. yakaladığı haberden "kurtulamadığı" sürece. Nuri Gündeş. Mehmet Eymür ne yazmıştı ki. Nokta dergisine gitti. Cengiz Abanoğlu aynı zamanda.Hürriyet Gazetesi. Dündar Kılıç ve Yaşar Yamak'la (Topal Yaşar) ilişkilerin den dolayı MiT'ten ayrılmaya mecbur edilen ve MİT'te iken kaçakçılık konularına bakan Cengiz Abanoğlu da çalışmaktadır. * Nuri Gündeş MiT'ten emekli olduktan sonra. çok iyi bir haber yakaladığının farkındaydı. Bu. yayımlata-mamak bir gazeteci için "yüktü. kabullenildi. polis içindeki çekişme. Hüsamettin Cindoruk ve Dündar Kılıç'la yakın irtibatı bulunmaktadır. yeraltı. inanılması zor iddialara yer vermişti: * Dönemin MİT İstanbul Daire Başkanı olan Nuri Gündeş'in. mesleki bir hastalıktı. Sonra geri adım atılıp. İrfan Taştemur bu "hastalığa" yakalanmıştı. Atlatma bir haber yakalayıp da. Nuri Gündeş ile bir likte.

altın kaçakçısı Nasrullah Ayan'ın. TAHSİN ŞAHİNKAYA. o parti yö neticileriyle (mafya) ilişkilerinin fazlalığı nedeniyle daha çok olmuştur. partiye Fatih'ten kaydolan Emekli İstan bul Mali Şube Müdürü Cevdet Saral'ın yanı sıra Emekli İstih kam Albay Ali İhsan Cesur gösterilebilir. * Yeraltı dünyasından DYP'ye sızma ve destek. Ermeni asıllı anneden doğma. bu borcun senedi Yapı Kredi BankasıMecidiyeköy Şubesinde muhafaza edilmiştir. * Ünal Erkan başkanlığındaki İstanbul Emniyet Müdürlüğü üst düzey kadrosu. Li celi uyuşturucu ve silah kaçakçısı Behçet Cantürk'ün ifadeleri226 ne istinaden. Behçet Can-türk'iin uyuşturucu kaçakçılığına askeri kamyonlarla destek sağladığı anlaşılan Emekli Albay Ali İhsan Cesur. uyuşturucu ve silah kaçakçısı Behçet Cantürk ile yakın irtibatları vardır. borç almış. emekli Cinayet Masası Şefi Ahmet Ateşli ve Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar'dır. * Kaçakçı armatör Ziya ve Halis Kalkavan'ların. Hikmet Keçeli. Ahmet Ateşli l Kasım seçimlerinde DYP'den aday olmuş.köy'deki ŞETAT isimli bir kuruluşunda da görevlidir. Sarı Avni (Avni Musullulu. bütün dünyaca aranan Sarı Avni (Avni Karadurmuş) ile dünürdür. Mehmet Ağar da DYP'den milletvekili olmayı düşünür ken. CANTÜRK İLİŞKİSİ * Tahsin Şahinkaya.Karadur . bilâhare bundan vazgeçmiştir. İstanbul'daki yeraltı dünyası ile yakın ilişki içindedir. eski tarihlerde Behçet Cantürk'ten 300 milyon TL. Bu ilişkinin en büyük koordinatörü. gözaltına alınan ve ifadelerden. * 1984 yılında yakalanan. Buna misal.

Bşk. Sarı Avni'nin. Selahattin Delidere isimli bir silah ve uyuşturucu madde kaçakçısının konuştuğu (Diyarbakır'da) bu teyp bandında. Behçet Cantürk.muş). Üruğ' dur. Tahsin Şahinkaya'nın akrabası olduğu söylenmektedir. Şükrü 227 Balcı ile ilgili yolsuzluk soruşturmalarının da kapatılmasını sağlayan N. bu sebeple gazino. Şahinkaya'nın bu alandaki ilişkilerine ait Anka ra Sıkıyönetim 4 nolu Askeri Mahkeme Başkanlığında ifadeler. el bise temizliği dahil her nevii özel işleriyle uğraşmaktadır. yolsuzluktan ka muoyuna aksetmiş olan Şükrü Balcı'yı ve eski İstanbul MİT Blg. Ayrı ca Dündar Kılıç'ın avukatlığım yapmış olan Mümin Kavalalı'nın. Nuri Gündeş'i devamlı himaye etmiş ve Şükrü Balcı'yı âdeta kahraman gibi empoze ederek. * Polislikten gelme Nevzat Ayaz. Başkomiser olduğu tarihte İstanbul Emniyet tescil amirliğine bakmış. Tahsin Şahin kaya'ya yurtdışında bir villa aldığından bahsedilmektedir. Mehmet Ağar adı geçenin terzi. D. * Genelkurmay eski başkanı Necdet Üruğ. Sayın Cumhur başkanımız tarafından mükâfatlandırılmasını sağlamıştır. Tah sin Şahinkaya'nın istanbul Emniyet Müdür Muavini Mehmet Ağar ile yakın irtibatı olup. kahvehane ve benzeri yerlerin ruhsatlarının verilmesinde Fah . teyp tapeleri ve teyp bantları bulunmaktadır. Dündar Kılıç ve Fahrettin Aslan mafya sıyla ilişkilidir.

Mahmut Şahin'e ait Şahlan Nakliyat. * Şükrü Balâ'nın gayrimüslimlerden baskı suretiyle para top lama işinde de adı geçen Vali Ayaz'ın. TIR taşımacılığı yapmaktadır.II. eski Genelkurmay Başkanı Üruğ'un. Şahlan ve Aslan Nakliyat firma larının genel koordinatörü Süleymancı lider Kemal Kaçar'dır. * Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar. F. Aslan'ı onurlandırmak suretiyle himaye eden de yine Vali Ayaz'dır. Fındık Kralı diye bilinen Lokman Kundak- . İbrahim Aslan'a ait Aslan Nakliyat. Fahrettin Aslan'a plaket vermek ve bunu basın aracılığı ile yansıtarak. Şükrü Balcı ile sınıf ar kadaşı ve yakın dosttur. Sa yın Cumhurbaşkanımıza müspet empozeleri ile bugüne kadar yerini muhafaza etmiştir. Deniz Ticareti ile iştigal etmektedir. bu şahıslara gizli kalması icab eden soruşturma ve tahkikatlarla il gili bilgi vermektedir. 150 TIR'a sahip bulunmaktadır. Şükrü Balcı. Birçok olayın arkasında olan Vali Ayaz.rettin Aslan ve diğer yeraltı adamlarıyla ilişkiler kurmuştur.III adlı gemileri olduğu bilinmektedir. Malatya Valisinin makam şoförlüğü sırasında uyuş turucu ve silah ticareti yapmıştır. Fahrettin Aslan'la ilgili uyuşturucu madde kaçakçılığı soruşturmasının sürdüğü tarihte. kendisini bu görevden al mak istediğini bildiği Turgut Özal Hükümeti'ne sempatisi yoktur. Hira I. Süleymancı Kemal Kaçar'ın koordinatörlük yaptığı şirketin sahipleri İbra him Arslan ve Mahmut Şahin ile yakın temas halinde olup. İbra him Arslan. * Mehmet Ağar.

Fevzi Öz. kısa zamanda demir ticareti ve faizcilikle milyarder olan Ekrem Gocay ve ortağı Yılmaz Akçadağ'ın Kabataş Setüstü'nde yazıhaneleri vardır.çı'yı bir yeraltı grubuna dövdürmek ve sonra himayesine almak suretiyle Lokman'la yakınlık kurmuş. * Mehmet Ağar. Nec det Ulucan gibi ünlü isimleri üst düzey bürokratlarla ve hattâ Bakanlarla tanıştırarak. . Nihat Camadan. Perşembe Pazarı'nda otomobil yıkayıcılığı yapar ken. bağlantılarını sağlamlaştırmakta. 228 * Yeraltı dünyasını. bu tapuların üzerinde gözükmesinden rahatsızdır. Dayısının eski eşi. * Mehmet Ağar'a ait 18 adet ev ve arsa tapusu. bu şahıslar da paraları büyük işadamlarına verererek faiz al maktadırlar. faali yetini legalize etmektedir. Ziver Öktem ve Necati Altuntaş'ın gayrimeşru paraları Mehmet Ağar'ın dayısı Yılmaz Akçadağ ve ortağı Ekrem Gocay'a verilmekte. İsmail Taşkafa. Ankara'daki üst düzey bürokratlara da Mehmet Ağar empoze etmekte ve Turan Çevik. dayısı Yıl maz Akçadağ'ın boşanmış olan eşi Şükran Akçadağ'ın üzerin dedir. keza hayali ihracatın bü yük isimlerinden Turan Çevik'e de baskı kurdurarak aynı yakın lığı sağlamıştır.

parası Behçet Cantürk tarafından öden mektedir. Lunaparkçı Oman Kavran '86 Yılbaşında 5 229 adet beşibiryerde ve Aşıcıoğlu Grubunun adamı. kaçakçı ve kuyumcu Cavit de. Telefonu 141 70 08'dir. Ulus mahallesindeki ev Diyarbakırlı Vekin Aktan'ın üzerine olup. Yonca Yücel'in İstanbul adresi: Teşvikiye Caddesi 66/8 Celal Apt. Burak Sağman ve bazı bü . özellikle.5 almıştır. Arap ülkelerinde dansözlük yapan dostu Yonca Yücel yürüt mektedir. * Mehmet Ağar'ın yurtdışı bazı bağlantılarını.* Ünal Erkan ve Mehmet Ağar'ın gizli ve önemli buluşma larını yaptıkları.Bostan cı'da iki ev vardır. * Mehmet Ağar Ankara'ya geldiğinde Yonca Yücel ile 127 58 82 telefonlu konsomatris Nur'un evinde buluşmakta ve kalmak tadır. * Mehmet Ağar İstanbul'da 131 19 10 nolu telefonda bulu nan Pınar isimli bir kadını. Emniyet Genel Müdürlüğü'nde üst rütbede bir kişiye sürmüş ve bu şahsın Pınar ile olan ilişkileri ve fotoğrafları İstanbul Emniyeti'nce şantaj olarak kullanılmış tır. Etiler Ulus Mahallesi'nde ve Kadıköy. olup. Turan Çevik. Mehmet Ağar'ın eşi Emel'e RENO. * Mehmet Ağar'ın. * Turan Çevik 3 yıl kadar önce Mehmet Ağar'a 5 milyon değerinde bir saat.

Mehmet Serdar Alpan. Kulüpçülük ve uyuşturucu kaçakçılığı yapan Halil Peril. 230 . bu telefonların nerelere ait olduğunu İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden sormuş. Necdet'in. Londra 360 44 84 no. Fahrettin Özdemir isimli şahıslar. 10 kilo 230 gram eroinle yakalanmışlardır. Kaçakçılık Daire Başkanlığı. yakın tarihte polislikten ayrıldığı ve Ayvalık'ta Belediyeye ait 160 yataklı oteli kiraladığı belirtil mektedir. Mehmet Ağar'ın bu işlerini. yakalananların üzerinde bulunan telefon numaralan be yanında İstanbul 528 28 14 ve 172 08 08 telefonlarını vermiş lerdir. Esasında her iki telefon da İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar'ın makam telefonlarıdır. (Sirkeci ve Gayrette pe'deki. Kıbrıs'ta Con Aziz adıyla bilinen yeraltı dünyasına mensup Aziz Mehmet Kent'in adamıdır ve Oflu Osman (Osman Cevahiroğlu) ile irtibatlıdır. hakkındaki söylentilerin açığa çıkması karşısında. Bülent Gökben.rokratlarla ortak hayali ihracat işleri vardır. Ankara'ya sık sık gelip giden şoförü polis memuru Necdet takip etmektedir.lu telefonda bulunan Halil Peril'dir. * 5 Ağustos 1985 tarihinde Milano'da.) * Mehmet Ağar'ı bu telefonlardan arayanlardan bir diğer şa hıs ise. İtalya Polisi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ise genel bir cevap ile olayı geçiştirmiştir. Fikri Parparoğlu.

Dündar Kılıç'ın kızı ve damadı Uğur (her ikisi de Uğur) ile yakın ilişkileri mevcuttur."BEHÇET CANTÜRK'ÜN RÜŞVET VERDİĞİ." * Kamu kesiminde birçok kişinin tanıdığı Terzi Mualla. Atilla Aytek ve MİT'e karşı yapılacak yayımları planlamakta dırlar. Elazığlı olan Orhan Uzeler'in hemşehrisi Mehmet Ağar ve Emniyet Müdürü Ünal Erkan müfettişlere karşı himaye etmişler ve ak lanmasını sağlamışlardır. Tayyar Seven. kanuni görevlerinin ifası sırasında zaman zaman çeşitli teknik dinleme yoluna başvurduğu bilin . Şükrü Balcı. Terzi Mualla'nın. Orhan Uzeler. Cevdet Saral. Emniyet Müdür Muavini Mehmet Ağar ve Gazeteci Rauf Tamer de yakın ilişki içindedirler. Şükrü Balcı yargılandı ğında lehinde de tanıklık yapmıştır. Şarkıcı Hülya Süer. Orhan Uzeler'in Mali Şube sindeki odasında. daha önce Behçet Cantürk'ten rüşvet almaktan soruşturma geçirmiştir. Terzi Mualla ve Canan'la. 3 yıldan beri Dündar Kılıç'ın dostu (gayrimeşru karısı) ile birlikte ortak konfeksiyon işi yapmaktadır. aktör Ka dir İnanır'la uzun zamandan beri birlikte yaşayan kızı Canan Özbek'in.) * Güvenlik kuvvetlerinin. gazeteci İrfan Ülkü ve Kasım Gence toplanarak. * Yeni Mali Şube Müdürü Orhan Uzeler. (Böyle bir toplantı 3 Kasım 1987 günü akşamüstü meş kûr yerde yapılmıştır.. Orhan Uzeler..

Zaten rapor. gelen tepkilere fazla karşı koyamadı.. Keza bu olayla ilgili olarak Urfa Emniyet Müdür Yardımcılığına tayin edilen İstanbul Çevik Kuvvet Şube Müdürü Necati Altuntaş da. Bu durumun çeşitli açılardan komplikasyonlara yol açacağı izahtan varestedir.mektedir. bu amaçla belirli bir organizasyonda bulunduğu bilinen hu suslardandır. sızması ve içerdiği bilgiler" başlığıyla 19 sayfalık bir rapor daha yazdı. Teşkilat dışındaki bazı elemanlardan bu konuda bilgiler intikal etmişti. Hiram Abas. Ricalarını kırmayarak bu konuda görüşmek üzere Sayın Emniyet Genel Müdürü Saffet Arıkan Be-dük'e gittim. 8 Mart 1988 tarihinde. MİT içinde başını.. "MİT Raporu şeklinde adlandırılan etüdün hazırlanması. muhtelif görüşmelerimizde olayların perde arkası ile ilgili bilgiler vermişti. Necati Altuntaş. ki şisel amaçlarla kullanıldığına ilişkin duyumlar intikal etmekte dir. harcatıldığını düşünüyor ve haksız yere cezalandırılacağından korkuyordu. Araştırma Planlama Kurumu (APK) uzmanlığına atandılar. Üçü de istifa etti. Eymür ve Eken pasif görevlere. Ancak özellikle İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ndeki dinlemelere ilişkin uygulamaların görevin ifasından çok. Emniyet Genel Müdürlüğü ilgili birimlerinin ve İstan bul Emniyet Müdürlüğü'nün telefon dinleme çalışmaları yaptı ğı. Abas.. Başbakan Özal. BAKAN KARAEVLİ'NİN BASKISI Mehmet Eymür yeni iddialar ortaya atıyordu: "Banker Bako olayı.. "emanetçi" Cindoruk'u ve "Bir Bilen" Demirel'i yıpratmak için yazılmıştı. Başbakan Turgut Özal'a çok bağlıydı. Mehmet Eymür öyle kolay pes etmek istemiyordu. Mehmet Eymür ve emekli Yarbay Korkut Eken'in çektiği ekip.." Mehmet Eymür'ün yazdıkları doğru muydu? 231 Doğru olduğunu iddia ediyordu.. Kendisine Necati Altuntaş'ın anlattıklarını . basında bir hayli güncel vaziyetteydi. bir oyuna getirildiğini. Ozal'ın rakibi DYP'yi.

teşkilatımdan birkaç MİT mensubu arkadaşımla birlikte 'Babalar Operasyonu' denilen. toplantı ve yemek gibi işleri parasız organize etmek suretiyle yöneticilerle yeraltı dünyasının ilişkisini sıcak tuttuğunu öğrendim. aşırı solun yıpratıcı propagandasına maruz kalınacağını. Babalarla birlikte çekilmiş fotoğraflarını. Bunun üzerine Şükrü Balcı'nın. birçok üst düzeydeki bürokrat ve subayın gece kulüplerinde. nasıl bir milliyetçilik . güzel kadınları peşkeş çektiğini. Birgün Başkent Gazinosu'nda eğlenirlerken. Şükrü Balcı ile ilgili gelişmeleri anlattık. 'Gazinocular Kralı' Fahrettin Aslan. Biz makamına girerken. 232 "Etüdün dayandığı kaynakların bilinmesi için eski tarihlere dönüp bazı olayları anlatmak istiyorum: "1973 yılında görevli iken. hem de homoseksüellikten fişi vardı. Bu görüşme sırasında Saffet Arıkan Bedük. mektuplarını. "KOMUTANLARA KADIN SUNULUYORDU" "Zamanın Sıkıyönetim Komutanı Faik Türün. Bülent Öztürkmen ve Bakan Ahmet Karaevli'nin hayali ihracatçılarla ilişkilerinden bahsetti. Bulgaristan'dan getirilen silahlarla terörün tırmanmasını sağlayan kaçakçılardan rüşvet almasının. 233 "Faik Türün Paşa. Bezal. kartvizitlerini buldum.ilettim. Kendisinin gerekli idari soruşturmayı yapıp cezasını vereceğini söyledi. sorgulanması. "Ben teröre karşı mücadele ile şöhret yapmış bir Emniyet Müdürünün. birgün soruşturmayı yürüten kişilerin başındakileri makamına çağırdı. Antalya'da yakalanan bir gemi olayının kapatılması için Bakan Karaevli'nin kendisine baskı yaptığını söyledi. böyle bir konunun mahkemeye intikali halinde. henüz İstanbul Emniyet Müdür Muavinliğine getirilmiş olan Şükrü Balcı'nın 1. bu hususu ifade ve fezlekelerden çıkarmamızı rica etti. mahkemeye verilmesi işlerinde görevlendirildim. düğün. yeraltı dünyasının ünlülerinin toplanması. o tarihteki İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Faik Türün'ün planladığı bir faaliyet üzerine. sola ve teröre karşı mücadelesi ile tanınmış milliyetçi bir kimse olduğunu. O tarihlerde Fahrettin Aslan'ın yeraltı dünyası ile üst düzey yöneticiler arasında irtibat görevi yaptığını. Mirza ailelerinin fertlerini. Zihni İpek'i ve diğer birçok uyuşturucu ile silah kaçakçısını topladım. yanındaki güzel bir hanımla Faik Türün'ün yanından çıkıyordu. bizi ilgi ile karşıladı ve gelişmeleri sordu. Bulgaristan üzerinden silah kaçakçılığı yapan Uğurlu ailesi reisi Hüseyin Uğurlu'dan rüşvet aldığı konusuydu. Şube Müdürlüğü yaptığı tarihte. O tarihlerde bu şahısların ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda. Polislerce ifade edildiğine göre adı geçenin hem kadın satışından. "Yine o tarihlerde tespit edip ifade ve fezlekeye geçirdiğimiz bir husus. Uğurlu.

"İstanbul Daire Başkanı Nuri Gündeş. Tepki gösterdi ve Dündar Kılıç'a küfür etti. bir çok kişi olayı bir kaçakçılık faaliyeti şeklinde ele alıp. İstanbul teşkilatında çalışan memurlardan Cengiz Abaoğlu. Kendi kendime. Konsey Üyesi Tahsin Şahinkaya'nın. Kürtçülük faaliyetlerinin içinde olan. Üstelik bu olaydan sonra Nuri Gündeş terfi alarak Ankara'ya Dış İstihbarat Başkanlığına getirildi. Haluk Akder. 1984 yılında Dündar Kılıç ilk sorguya alındığında kendinden çok emin ve âdeta birkaç gün sonra serbest kalacağına inanmış bir haldeydi. İstanbul Valisi. o tarihlerde bir konu için gittiğimiz İstanbul Merkez Komutanlığı'nda. Sorguyu yapanlara karşı. Keza aynı şahsın verdiği bilgilerden Kürtçülük ve Ermeni faaliyeti ile ilgili birçok operasyonlar yapıldı. KAÇAKÇILIK ÜNİTELERİ KAPATILIYOR "Dündar Kılıç'tan sonra. Mustafa Ercan ve Ankara Daire Başkanlığı memurlarından Nuri Gündeş'in akrabası Hacı Ah Arslan'ın Dündar Kılıç'la. 'Beni iyi tanıması lazım. Sedat Semerci Paşaya. devlet memurluğunu. Behçet Cantürk'ün sorgusunda alınan bilgilerdi. hayretini belirtti. "Aradan yıllar geçti. Bana. Behçet Cantürk Ermeni bir annedendi. (MİT) Müsteşar Yardımcısı Sedat Semerci'nin adını vererek. İstanbul MİT Daire Başkanı ve Merkez Komutanı'nın bilgisi dahilinde yaptığını be234 lirtiyor. . Dündar Kılıç'ın söylediklerini ilettim. bana karşı menfi bir tutum hissetmeye başladım. Allah demek talimat vermedi' diyerek. Şükrü Balcı o tarihten sonrada suistimal ve rüşvet olaylarına karışmasına rağmen. Anlattıkları arasında. ideolojik yönüne gerekli ağırlığı vermedi. ABD'de yapılan son yılların en büyük mafya tevkifatı ile İsviçre ve İtalya'da yapılan önemli mafya tevkifatlarının ilk çıkış noktaları. maalesef başta teşkilatımızdaki ilgililer olmak üzere. uyuşturucu ve silah kaçakçısı Behçet Cantürk'ü sorguya aldık. Nuri Gündeş konusunda Dündar Kılıç'tan bir şey sorulmaması hususundaki (MİT) Müsteşar Burhanettin Bigalı Paşa'nın emirleri iletildi. "Bu hususların ortaya çıkmasıyla birlikte teşkilatın en üst kademelerinde. Şükrü Balcı'nın tüm faaliyetlerini. Bu operasyonları çok daha geniş tutmak mümkün iken. "Fahrettin Aslan'ı. Sıkıyönetim ve Merkez Komutanları ile ne ilişkisi bulunabileceğini sordum. Beşiktaş'daki sarışın sevgilisinin oğluveya kızı ile Fahrettin Aslan'ın yeğeninin evlendirildiği ve böylece yakınlık kurulduğu gibi hususlar da vardı. "Dündar Kılıç. poliste her türlü ahlâksızlıktan fişi bulunan bu şahsın.duygusu olduğunu anlayamamıştım. İstanbul'da bu güçlerin birbirinden habersiz adım atamayacaklarını iddia ediyordu. İstanbul Sıkıyönetim Komutanı. Allah. Paşalardan size bir talimat verilmedi mi' diye soruyordu. 'en üst kademelerden. Bana. teşkilatın bilgisi haricinde menfaat ilişkileri içinde bulunduğunu öğrendik. terfi etmek suretiyle muhafaza etti. yine yanında güzel bir kadınla Merkez Komutanının makamından çıkarken de görmüştüm. küstah ve tehditkâr bir hava ile konuşuyordu.

Diyarbakır 7'inci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'ne gönderildi. Erkan Gürvit de tayinimin durdurulması için Bigalı Paşa'yla konuştu.Avni Karadurmuş) ve ortağı Behçet Cantürk'ün en yakın adamlarıydı. Buna rağmen 1985 ortalarında yurtiçindeki üniteler. insanlık tarihine. Müsteşar Burhanettin Bigalı'dan tayin gerekçemi sordum. Dilekçeyle ve sözlü olarak müracaat ederek. Şahinkaya Paşa'nın bazı mü-teahitler ile yakın ilişkisinden bahsediliyordu. Sarı Avni ile Behçet'in. Selahattin Delidere'nin Diyarbakır'da gözaltında olduğu sırada. Ferhat Kuntay. Kaçakçılık ve İstihbarat Ünitele-ri'nin devletin yararına faaliyet gösterdiği. "Başında bulunduğum. Yurtiçi ünitelerinin kapatılmasından bir ay sonra benim Adana'ya tayinim çıktı. Behçet Cantürk ve arkadaşlarının dosyası. Ben gerek kaçakçılık ünitelerinin kapatılacağını. Mahmut Zengin. Bir ceza gibi nitelediğim tayinime tepki gösterdim. elde edilen neticelerden belli idi. direnişin sembolleri olarak adlarını yazdıran. Eylemleriyle hemen hergün basının gündeminde yer alan bu iki "Medyatik Baba. Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde de aynı koğuşu paylaştılar. "Behçet Cantürk'ün ortaklık yaptığı Selahattin Delidere isimli diğer bir silah ve uyuşturucu kaçakçısının iddia ettiği hususlar ise daha ilginçti. Selahattin Delidere. 70'li. Eşref Anyık ve Necmi Öner bu eylemlerini Diyarbakır Cezaevi'nin E Blok 33'üncü koğuşunda . Ben bu bantın bir kopyasını. Tahsin Şahinkaya'yla sık sık telefonda konuştuklarını ve Behçet Cantürk'ün çantayla Tahsin Şahinkaya'ya para götürdüğünü ifade ediyordu. Neticede ailevi durumum gözönüne alınarak karargâhdaki MİT okuluna tayin ettiler. birçok kamu görevlisi ile ilgili bilgiler alındı. resmi bir yazıyla mahkemenin yapıldığı Ankara Sıkıyönetim Komutanlığına yolladım.. Avrupa'da yaşayan günümüzün en büyük uyuşturucu ve silah kaçakçılarından Sarı Avni (Avni Musullulu. 18 Mayıs 1982 tarihinde kendilerini yakarak. Diyarbakır'daki görevliler çekinmiş ve bu hususları ifadeye sokmamışlardı. Her iki grupta da önplana çıkan iki isim vardı: Dündar Kılıç ve Behçet Cantürk. gerekse benim tayinimin çıkacağını. Bu ihalelerden komisyon aldığı iddia ediliyordu.235 "Behçet Cantürk'ün sorgusunda da. bilâhare 1988 başında Ankara'daki Merkez Ünite kapatıldı." Mamak Askeri Cezaevi'nden sonra.80'li yıllarda "Karadeniz mafyası" ile "Kürt mafyası" biribirine düşmandı." 236 DİYARBAKIR CEZAEVİ Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi lağvedildi. aylarca önce kaçakçı çevrelerinden gelen haberlerden duymuştum. Cezaevi'ndeki işkenceleri protesto etmek için.. eski Emniyet Genel Müdürü Fahri Görgülü ve Tahsin Şahinkaya. Sarı Av-ni'nin Tahsin Şahinkaya'ya yurtdışında villa aldığını. banta da alınan sorgusunda. Müsteşarlığın bilgisi dahilinde. Bu konudaki en önemli bilgilerden biri de Tahsin Şahinkaya ile ilgiliydi.

yok ASALA üyesi diye. yargılananların sayısı oldukça azalmıştı. yok ona suikast yapılacaktı." Behçet Cantürk ise İtalyanlara kızıyordu: "Polisi suçlamıyorum. Behçet Cantürk otel yönetimine. "kesinlikle para almayacaksınız" direktifini vermişti. Benim yazıhaneme gittiniz mi? Atatürk'ün. halkın sevdiği insanları topladılar. Babaları bilmiyor muydu? Hileye dayalı ihbar mektupları ile.. Koğuş kıdemlisi Behçet Cantürk'tü. Bunun için bize siyasi suç yüklediler. Genelkurmay Başkanlığı'ndan özel izinle gelen gazetecilere birlikte demeç veriyorlardı. devlet düşmanı olamaz diye. yapanlar da cezalarını almışlardır. Buradaki 40 kişiden 35'inin ceket alacak parası yok. Yıllardır süren duruşmalar sonunda. Onları çektiniz mi? Dediniz mi. örgütlerle ilişkim olduğunu iddia ettiler... Ev-ren'in ve Fatih Sultan Mehmet'in ikişer metre boyundaki resimleri vardır. Polis. ...gerçekleştirmişlerdi. Bu koğuşta şimdi 40 tane"Baba" kalıyordu. yok buna suikast yapılacaktı. Amaçları bu suçları Türkiye'ye yüklemek. holding sahipleri var.. Birbirlerinden kitap değiştokuşu yapıyorlardı. Yeraltı dünyasının iki önemli ismi cezaevinde sıkı dost olmuşlardı. Nizamet-tin Bayramoğlu ve Mehmet Yıldız tahliye edilmişlerdi. Liceli zenginlerin hepsine kaçakçılık yoluyla servet edinmiş gözüyle bakıyor. Bugün Türkiye genelinde Liceli çok zengin var. Amerika'ya eroin sevkıyatını İtalyan-lar'ın yaptığı belirlendi." Behçet Cantürk duruşmalarının gereksiz şekilde uzatıldığından yakınıyordu. Cantürkler'in Demir Oteli'nde kalıyorlardı. bu adam vatan haini. 237 Bunlar mı Baba? Atilla Aytek. İkisi de günlerini okuyarak geçiriyorlar-dı. "Biz kendi mıntıkamızda sevilen sayılan kişiyiz. Sizin gibi gazetecileri. Dündar Kılıç. bizi suçlamak için kullandılar. Dündar Kılıç'ı ziyaret etmek için Diyarbakır'a gelenler. Dündar Kılıç'la düşmanlığı unutmuşlardı. Avrupa'ya. Tümünden beraat ettim. Halkın en fazla tepkisini. İtalyanların oyununa geliniyor. Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek'i suçluyordu: "Burada 40 Baba'nın olduğunu söylüyorlar. 1987 yılının son duruşmasında da. Bizim Lice'de kaçakçılık olayları olmuştur. nefretini çeken ASALA ile ilişkisi var dediler.

Ahmet Arıkboğan. Yıllardır aranan Behçet Cantürk'ün ağabeyi Azet. başta Abuzer Uğurlu ve Hüseyin Çil olmak üzere yeraltı dünyasının ünlüleri teker teker tahliye ediliyordu. yasayı para kesesinde taşır!. Azet Cantürk de tahliye edilenler arasındaydı. nasıl tahliye oluyordu? Bunun birinci nedeni. mahkemede bu ifadeleri reddedince. İsviçre Mahkemesi Paul Waridel'i 13 yıl hapse mahkûm etmişti.. 9 Mayıs 1988. Korkmaz Göldağı. Tekin Kaymaz tahliye edildiler. ortada kanıt adına hiç bir şey kalmıyordu. Behçet Cantürk. Mehmet Gözen. Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde sadece 12 kişi kalmıştı: Behçet Cantürk. 1988 yılına umutlu girdi. Selahattin Delidere. İzzettin Zingil. işkencelerde alınan sanık ifadeleridir. Aynı iddialar ile mahkeme karşısına çıkan Paul Waridel'e işkence yapılmamıştı. Sanık.1987 yılı da geride kalırken. İnfaz Yasası sonucu. Peki. Tekin Kaymaz. Selahattin Delidere. Korkmaz Göldağı. olayın üzerine çok fazla gidilmemesi için polis ve savcıları uyarmasına rağmen. Mehmet Han Özer. Rıza Tekin. Tek delil. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk davasında mahkemeye sunulan deliller yetersizdi. Abdülcebbar Doğru. Diyarbakır Askeri Mahkemesi kararını açıkladı: Behçet Cantürk. Nizamettin Cantürk. "Behçet Cantürk Davası" sanıklarından. İzzettin Zingil ve Abdülcebbar Doğru. Ahmet Arıkboğan. Behçet Cantürk'ün tahliye edilmesinin ikinci bir nedenini de. Rıza Zingil. Nizamettin Cantürk. 239 MİT RAPORU'NA YANIT . Rıza Tekin.... Jean. Türkiye'de polis ve savcılık sorgusunun çok ilkel olmasıdır. 238 Ancak bu sayı kısa bir süre sonra 13'e çıkacaktı. sonunda Diyarbakır'da yakalanmış ve kardeşlerinin yanına gönderilmişti.Jacques Rousseau'nun şu sözü açıklıyor: Zengin.. Mehmet Gözen. Mehmet Han Özer. Tekin Kaymaz. İsviçre Hükümeti'nin.

İlk duruşmasında sürpriz ifadeler veren Akile Dilek Alev daha sonraki duruşmalarda.. İlk demecini 4 Eylül 1988 tarihinde Nokta dergisine verdi: 240 . Eşi Akile Dilek Alev ile ilişkileri düzelmişti. .Behçet Cantürk.. Kürdistan İşçi Partisi. MİT Raporu'nda sizin de adınız ge çiyor.MİT Raporu açıklandığı günden beri kamuoyunun günde minde kalmıştır. iki gün önce Amsterdam Schipol Havaalanı'nda. yakınlarının sevinç gösterileri arasında Diyarbakır Cezaevi'nden. "Çok korkmuştum. Bu bence demokrasinin de bir gereğidir. Hollanda'ya sahte pasaport ile girerken yakalanmıştı. Türkiye'ye iade edilmesini önlemek için. özgürlüğe ilk adımı attı. Behçet Cantürk'ü çok endişelendirdi. Nihayet 4 yıl 20 gün sonra. Behçet Cantürk'ü rahatlattı. Hakkımda raporda veya rapor dışında ileri sürülen suçlamalar doğru değildir. 21 Mayıs 1988 tarihinde. geçmiş olsun dileklerini kabul etti. Sevincin ürünü bir yıl sonra ortaya çıkacak ve Behçet Cantürk dördüncü kızına Heval adını koyacaktı!. İstanbul'a gitti. o nedenle polislerin bana söylediklerini mahkemede tekrarladım" diyerek. Abdullah Cantürk'ün. Diyarbakır'da fazla kalmadı. Dosyasında eksik bulunan evrakın. 23 Ağustos 1988 tarihinde "eksik soruşturma" nedeniyle beraat etti. mahkemenin kararından sonra hemen tahliye edilmedi.. Bu arada eşi Hidayet ile hasret giderdi. Öte yandan Behçet Cantürk basından sürekli kaçıyordu. Birkaç gün. Kamuoyu bu konuda aydınlatılmalıdır.Sayın Behçet Cantürk. Amcaoğlu Abdullah Cantürk. Birçok suçla suçlanıyorsunuz. Ancak fazla karşı koyamadı. DDKD üyesi olduğunu belirtip Hollanda'dan sığınma hakkı istemesi. Sevinci kısa sürdü: 17 Ağustos 1988 tarihinde aldığı bir haber. Behçet Cantürk'ün kalbini yeniden kazanmıştı. Ankara'dan gelmesi için tam 11 gün beklemesi gerekti. Bunlar ba .

Şayet bu soruşturma sırasında ifademe başvururlarsa söyleye ceklerim bunlar olacaktır.Uzun zaman içeride kaldınız ve birçok şeyle suçlandınız. Kendisi ile ilişkim de. benim tarafımdan değil.Aynı şekilde şimdi Edirne Valisi olan İstanbul eski Emni yet Müdürü Ünal Erkan'a ev aldığınız da raporda yer alıyordu. düşmanım olan ve de bana suç yüklemesi için özellikle seçilip kullanılmış bir başka kişi tarafından ortaya atılmıştır.na zorla kabul ettirilmek istenmiştir.Raporda sizin Tahsin Şahinkaya ile yakın ilişkiler içinde olduğunuz ileri sürülüyor. Ünal Erkan'ı İstanbullu bir vatandaş nasıl tanıyorsa. . tanışıklığım da yoktur. Ankara'da sorgulandığımda İstanbul'u suçlamamı. . . İfadelerimde de öyle birşey yoktur. Özellikle şunu belirtmek istiyorum. ben de öyle tanıyorum. daha önce de söylediğim gibi birimler arasındaki çelişkidendir. . Kendisine ev almam tamamen yalandır. suçlananlar da devletin bir birimidir. İstanbul'da sorgulandığım zaman Ankara'yı suçlamamı. . emir aldığı birimin başındaki kişiyi uçlamamı istemiştir. O halde sorun onların ara sındadır ve bizler bu hesaplaşmada kullanılmak istenmişizdir. Bu konudaki iddia.Sayın Şahinkaya'yı sokaktaki insan nasıl tanıyorsa ben de öyle tanıyorum. hattâ daha da ileri giderek aynı birimin bir I alt görevlisi. Dikkat ederseniz. . Mesele u kadar basittir. Bu duruma şaşmamak elde değil. Mesele.Raporda buna benzer 50 tane şey vardır. MİT'te sorgulandığım zaman polisi. bağlı olduğu. İddiaların devletin güven lik birimleri arasındaki sürtüşmeden kaynaklandığı düşüncesin deyim. iddia sahibi de devletin bir birimidir.

İdris Özbir kuşağı. Meydan.Şimdi ise bu davalardan beraat etmiş biri olarak yaşamınızı sürdürüyorsunuz. altın yüzüğü ve elindeki teşbihi ile salına salına yürüyen ancak hiç yalnız dolaşmayan. assolistlerle flört eden. cahil ama terbiyeli kabadayılar artık tarihe karışmıştı. "Ülkücü Mafya değneksiz köy bulmuş dolaşıp duruyor" diye tepkisini gösteriyordu. Behçet Cantürk. Turan Çevik. Kemal Horzum. Dündar Kılıç. siyah ayakkabısı. Alaattin Çakıcı. 20 yaşında genç bir işadamı gibi hissediyorum... Hasbi Menteşoğlu. 242 . "boşluğu . Ertan Sert gibi hayali ihracatçılarla. Behçet Cantürk. kendi yeraltı dünyasını yaratmıştı!. Mustafa Süzer. DEĞİŞİM YILLARI Dört yılda Türkiye'de çok şey değişmişti. Nurettin Güven. Özal dönemi.. Nurettin Güven gibi "Doğulular" kendilerini Behçet Cantürk'e yakın hissediyorlardı." Ülkücü Mafya"dan hiç hoşlanmıyorlardı. uğradığı iftiralardan kurtulmuş. İstanbul'a geldiğini öğrenince hemen yanına gidip geçmiş olsun dileklerini bildirdiler. Siyah ceketinin içinde beyaz ipek gömleği. sert bakışlı. Turan Çevik.. Yeni "mafya babalarından" Elazığlı Necdet Ulucan da Behçet Cantürk'e dostluğunu bildirenler arasındaydı. kahvesi veya kumarhanesi olan. Abuzer Uğurlu gibi yeraltı dünyasının önde gelen isimlerinin cezaevine girmesiyle.. omuzlarında asılı duran paltosu. tüm olanları nasıl değerlendiriyorsunuz? . Nihat Akgün.Ben şu anda tüm bunları unutmuş. Ali Yasak. Kürşat Yılmaz gibi Ülkücü Mafyaya kalmıştı. Dündar Kılıç.(21) Aslında "Ülkücü Mafya" 80'li yılların ikinci yansından sonra.. Kürt İdris (Özbir). gazinolarda eğlenen. hakkında açılan 4 idam davasından beraat etmiş biriyim. Mehmet Saruhan. çift silah taşıyan. Kendimi hayata yeni atılmış. Feridun Öncel.

Gazetecilerden kaçarak bu-nun önüne geçemeyecekti.doldurması" için devlet desteğiyle ortaya çıkartılmıştı.. KİK/DDKD yerini PKK'ye bırakmıştı! Anladı. Tatillerini ailesi ile birlikte Bodrum'daki bu otelinde geçirmeye başladı. Arkadaş olduğu gazetecileri gösterişli lokantalarda ağırladı. bir süre sessiz kalmayı düşündü. Bilinen iş ilişkilerini askıya almaya karar verdi. Dönemin İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu ile Diyarbakırlılar gecesinde karşılaşıp toka yapması.(22) Polis ve basın eski defterleri açmaktan usanmıyordu. İşin püf noktasını anlamıştı. İstanbul'da "Doğulular"ın lideri olarak tanınan Behçet Cantürk. Türk siyasi yaşamına yeni politikacılar katılmıştı. Alacaklarına karşılık. Diyarbakır milletvekilleri Abdulkadir Aksu ve Nurettin Dilek ile yakın ilişkiler kurdu. Belek'teki otelin adını da. CHP'li Mahmut Uyanık gibi arkadaşlarının yeniden seçilebilmeleri için elinden gelen maddi ve manevi yardımı yaptı. Oteli. Cezaevine girmeden önce.2" koydu. arkasından 2 milyar 200 milyon liralık kredi aldı. ne yapsa haber olacaktı. "Demir Otel. Gazetecilerle iyi geçinmek gerekiyordu. 243 Nokta dergisi. 'Babalarla sarmaş dolaş bir bakan" haberine neden oldu. 4 Ekim 1992 tarihli sayısında "PKK Babalar-la ortak" haberinde yine Behçet Cantürk'ün "eski dosyasını" yazmıştı. "Yemek. Zaten eski iş bağlantıları darmadağın olmuştu. Samimi olduğu gazeteciler de onu. ertesi günü gazetelerde.. üç yıldızdan beş yıldıza çıkarttı. Onlarla ilişkileri geliştirmek için kolları sıvadı. Kendisine bulaşılmadığı sürece kimseyle ilgilenmeyecekti. kendi hayatımızdan tanık olmadığımız bir serüvenle başlıyor. Demir Oteli için önce 3 milyar lira. Üstelik takip ediliyordu. Önce Cantürk'ün . Bu konuda en büyük desteği yine bir başka "Doğulu" dan aldı: Turizm Bakam İlhan Aküzüm. Uygun mekân olarak ev yemeğine karar veriyoruz. Behçet Cantürk'ü evine yemeğe davet eden bir gazeteci o akşamı şöyle anlatıyordu:(23) "Sohbetin biraz özel olması dileğindeyiz. Basın dünyasından arkadaş edinmeye çalıştı. Turizm Bakanlığı'ndan. Sadece örgüt ismi değişmişti. Cantürk'le ilk akşam yemeğimiz beş kişilik. İddia aynıydı. ev yemeğine davet ettiler. O da öyle yaptı. İbrahim Tatlıses'in menajeri Hasan Bora'nın Bodrum Belek'teki oteline el koydu.

. İspanyol gazeteciler Jordi Borgas ve Eduardo Martin'in yazdığı 600 sayfalık. Turan Çevik'ten ayrıldıktan sonra. İçinden yirminin üstünde süet mont çıkıyor. Cantürk.. . Fotoğraflardaki cezaevi ifadelerini beğenmiyor. Bülent Ersoy can yoldaşı. çizilmiş ama kendi ağzından ilk kez duyuyoruz. Hiçbir demeci çıkmıyor. Davidoff takıntısı var. Çok zeki bir Kürt var. ayakkabıdan kravatına kadar Fransız malı. kahvemizi ikram ediyor. Sade bir model öneriyoruz. Behçet Cantürk'ten koruma anlamında destek istiyor. Ancak 'Doğulu' bir geleneğe uygun bir biçimde çayımızı. O günlerde adı hayli öne çıkmış bir işadamından söz ediyor. kabadayı. "Baba" değil. Önemli ortaklıklarından. balkondan her şeyin yolunda olduğu sinyali veriliyor. Hepsi Pierre Cardin imzalı. O artık yeni bir imaj kurmak istiyor. Bu arada bir valiz geliyor odasına. Sigarası Davidoff. valizde ne kadar uyuşturucu olduğunu anlamaya çalışırken. "Karşımızda kendi deyimi ile bir kabadayı yok. Ancak "Behçet Cantürk" adını dünya basını hiç unutmuyordu. parfümü Davidoff. bir generalle birlikte aldıkları villadan bahsediyor. Kabadayılıkla gerçek babalık arasındaki farkı anlatıyor. valizi açıyor. "Magazin dünyasına düşkün olduğu yazılıyor. dönemin en pahalı Mercedesi ile.adamları sokağı kolaçan ediyorlar. Tersine. Basında yazılmış. bir süre adını unutturdu. Nazan Şoray. purosu Davidoff." Bu kez Behçet Cantürk'ün bürosundalar: "Basında çıkan bazı haberlerle ilgili sorularımız olacaktı. "Gazetecilerle hiçbir şekilde konuşmuyor. o da derhal aynı tavrı gösteriyor. Heyecanlanıyoruz.Cosa Nos-tra" adlı kitabın 15 bölümü Türk mafyasına ayrılmıştı. Diğer konuklar ikinci kadehi almayınca. basında çıkan Mamak Cezaevi fotoğraflarından. Beş rengini birden alıyor. Yemeğe oturuyoruz. Sarı Avni ve ekibine geniş bir yer ayrılmıştı. Cantürk daha sonra geliyor. Polisi bağlamış gibi imaj sunanların hepsi." Türkiye'deki basınla ilişkileri düzeltti. Ona göre basının yazıp çizdiği isimlerin çoğu. bizi hayretlere düşüren çok özel ilişkileri anlatıyor. "İspanya'da Mafya'nın On Yılı. "Sohbet gecenin üçünü buluyor. Estetiğe müthiş düşkün. Giydiği her şey. Biliyorum yanıtlamayacak. magazin dünyası ona düşkün. Eve girdikten sonra da köşe başlarında bekleyen adamlarına. Sohbetin koyulaştığı bölümlerde. Kitapta. Biz heyecanla. Bize soruyor: 'Hangi modeli alayım?' Giyip giyip çıkarıyor. bu Kürt kimliği radikal bir milliyetçiliğe doğru kayıyor. Babalar dünya244 sını konuşuyoruz.. Ama hergün birkaç gazeteci onunla röportaj yapmak için randevu istiyor. aslında kendileri polise bağlı ve bu bağlılığın sürmesi için enteresan tavizlerle ayakta duruyorlar.. Nefret ediyor.

İlk dosyası 21 Ağustos 1974 yılında. YAHYA DEMİREL Adı Yahya Demirel. Adı Enis Karaduman.Behçet Cantürk ilişkisi konu ediliyordu (24) İtalyan Maliye Bakanlığı. bu kez Cantürk ailesinin PKK adına uyuşturucu madde kaçakçılığı yaptığını açıklıyordu. Vatan Konserveleri'nin sahibi Mahmut Karaduman'ın oğlu. Behçet Cantürk. İtalya polis teşkilatı. . Gemiye 185 adet yatak odası takımı yükleniyor. MİT adına ajanlık yaptığı-nı söylüyordu. Abdullah Cantürk'ün gönderdiği uyuşturucuyu Avrupa'da pazarladı. Abdullah Cantürk. 11 kez gözaltına alındı.Avni Mu-sullulu ekibi gibi. Ancak "küçük bir kusur" vardı: Beyannamelerde "ceviz kaplama" olarak belirtilen mobilyalar. Jean Ziegler adlı yazar.. "İsviçre Daha Beyaz Yıkar" adlı kitabında. 24 yaşındayken ruhsatsız silah taşımak ve adam yaralamaktan açıldı. Yahya Demirel İsviçre'ye kaçtı. Daha sonra Mayıs. Ferit Melen Hükümeti 78/6270 sayılı bir kararname çıkarıyor: "Her türlü mobilya ihracatı için yüzde 25 oranında vergi iadesi verilecektir. suntaydı! 246 Hayali ihracaat davası. Temmuz ve Kasım aylarında da limana gelen gemiye. yine mobilya takımı yükleniyor. dönemin Başbakanı Süleyman Demirel'in kardeşi Hacı Ali Demirel'in oğlu olduğu için "yeğen" olarak tanıyor. 25 yaşındaki genç ihracaatçı Yahya Demirel'e. Fransız "L'Express" dergisi gibi Avrupa'nın birçok yayın or-ganında Sarı Avni. hazırladığı üç bin sayfalık raporla. Mahkeme tutuklama karan çıkardı. 20.5 milyon lira vergi iadesi verildi. Herkes onu.Enis Karaduman ikilisi de bir grup oluşturmuşlardı. Tarih 12 Nisan 1973.. Zonguldak'ın Ereğli limanına Uğur adlı bir gemi yanaşıyor. ülkelerine giren uyuşturucunun en önemli kaynağı olarak Avni Musullulu ve Behçet Cantürk'ü gösteriyordu(25) Behçet Cantürk ise artık Sarı Avni'yi unutmak istiyordu. Türk mafyasının İsviçre günlerini anlatıyordu. Bu tür takımların buluştukları yer İsviçre'ydi.. 1976 yılının Şubat ayında. Karadeniz Ereğli Sulh Ceza Mahkemesi'nde açıldı." 1974 yılının Şubat ayında. Sa-rı Avni'nin estetik ameliyat yaptırıp.245 Sarı Avni'nin ilişkilerini anlatan bir kitap da İsviçre'de ya-zıldı.. 31 Aralık 1991 tarihli raporunda.

ne de "tuhaf fotoğraflar" basına yansımıştı.Rumeli Bankası şubesini açmışlardı. Ticari işler de yaptılar. aldığı 720 bin doları geri veremeyince Enis Karaduman tarafından kaçırıldı. Ne öldürme.yaralama olmuş.2 ilişkilerinden dolayı Behçet Cantürk'ün kendisine küstüğünü biliyordu. İsviçre Cenevre'de "adam alıkoymak" iddiasıyla gözaltına alındı. 10 milyar sermayeli. Bülent Şemiler (Akdeniz Garanti . Behçet Cantürk. Yahya Demirel'in annesi. "Cyprus United Trade and Investment Bank.Yahya Demi-rel. Şefika Demirel adına KKTC'de. Enis Karaduman. Ancak Yahya Demirel. banka işlerinden anlamı-yordu. Kıbrıs'ta. Behçet Cantürk ve Hasan Bora ortak olmaya karar verdiler. Ahmet Özal (Lapis şirketi aracılığıyla TYT Bank). Kemal ve Cem Uzan da İmar Bank.Textile Bank). 1990'lı yıllarda KKTC'de. 247 Hasan Bora. Yahya Demirel. Bir de kumarhane açtılar. Ahmet Sarı aracılığıyla. Mete Has ve Selahattin Tanrıverdi'den. Edip Özaltın (Özbank). Enis Karaduman serbest bırakıldı. Gönlünü al-mak için Kıbrıs'ta "kelepir" fiyata bir banka bulduğunu. Birlikte çok eğlendiler. Sadece banka kurmakla kalma-dılar. Bu arada Enis Karaduman. Yakın arkadaşı Yahya Demirel'e fikir danıştı. Ancak araya dört yıllık cezaevi engeli girince görüşeme-mişlerdi. Behçet Cantürk'ün özgürlüğe kavuşması ile iki eski dost yeniden biraraya geldiler. Şeref Has. yeraltı dünyasının ünlü isimlerini İsviçre günlerinde tanıdı. ya da fotoğrafları basına veririm. İddiaya göre. Şehmuz Tatlıcı." bankasını kurdular. Ltd. Bodrum Demir Oteli. Uzanlar. "yerden mantar çıkar" gibi arka arkaya bankalar kuruluyordu: Atilla Uras (Middle East Union Bank). Muzaffer Atılgan (Eurobank).Yahya Demirel. Yavuz Demir. ortak ol-mak istediğini söyledi. Yahya Demirel ve Behçet Cantürk iyi bir ekip oluş-turmuşlardı! Behçet Cantürk. Abdullah Okumuş (Everest Bank).Behçet Cantürk dostluğu İsviçre'de başlamıştı. Cyprus United Trade and Investment Bank." Araya Behçet Cantürk gibi sayılan isimler girince iş tatlıya bağlanmıştı. Ltd aracılığıyla. İsmet Alver (The Euro. Enis Karaduman'ın Türkiye'deki eşi Nevval Karaduman. Mustafa Süzer (Atlas Bank). kocasının kefalet ücreti olan 300 bin frankı toplayıp. İsviçre'ye gönderdi. Uzanlarla birlikte üstlendiğini" söylüyordu. Türkiye'ye getirilen dünyaca ünlü pop yıldızı Michael Jackson'ın sponsorluğunu. "Yeğen Yahya" nın uygunsuz fotoğraflarını çekip Hacı Ali Demirel'e göndermiş ve tehdit etmişti: "Ya paramı gönderirsiniz. DEP milletvekili Sedat Yurtdaş'a.

Lice'nin ünlü Baybaşin ailesinden. yeraltı dünyası ile ilişkilerini sürdürebilmek için Behçet Cantürk'ü kullanıyordu. yüksek miktarda senet imzalattı ve parayı aldı.5 TON MAL Behçet Cantürk. eşleri Hidayet Kaşan ile Akile Dilek Alev'e karşılıklı iki daire aldı. Üst düzeyde bir emniyet görevlisinin çocuğuna özel arabasını tahsis ediyordu. Behçet Cantürk Türkiye'nin en büyük kredi kullanma imkânına sahipti. Behçet Cantürk'e politikacılar güvenirdi. 248 "Yahya Demirel haftanın belli günlerini Behçet Cantürk'ün Mecidiyeköy'deki yazıhanesinde geçiriyordu.Bankası). Daha sonra ısrar ettiler. kişiliğinden yararlanıyordu. Binnaz Avcı. Oradaki hesaplar. "İsviçre'de iken. Hepsi de en zengin semtlere.. en gösterişli evlere taşındılar. muhatap olmadım. uyuşturucu piyasasının önemli isimlerinden Hüseyin Baybaşin açıklıyor(26) "Behçet Cantürk ne iş yapıyor ise Yahya Demirel ile ortaktı. 249 . Yani Cantürk'ün saygınlığından. Çok politikacı dostu vardı. O bankadaki hesaplar. Bazı emniyet mensubu çocuklarının okul taksitlerini ödüyordu. küçük KKTC için çok fazla değil miydi? Niçin kuruluyordu? Tüm bu soruların yanıtını.. Yahya Demirel. "Yahya Demirel'in Kıbrıs'taki bankasında hesap açtırayım diye Behçet Cantürk'ü aracı yaptılar. uyuşturucu trafiğinden elde edilmiştir. Behçet Cantürk'ün yaptığı tüm gayrimeşru işlerden Demireller'in haberi vardır. Kendisine yeni bir de sevgili bulmuştu: Bir dönem Yeşil-çam'ın "vamp kadını" Suzan Avcı'nın kızı." 5. kara paraları aklama hesabıdır. herşeyi kendine doğru çekmeye çalıştığından. 1989 yılından itibaren eski ilişkilerini yeniden kurmaya başladı. Peki bu bankalar. Benzer birçok olaya maruz kalınca. Artık İstanbullu olmuşlardı: Başta Behçet Cantürk'ün eşi Hidayet Kaşan ve ablası İkram Fidanay olmak üzere birçok Cantürk İstanbul'a taşındı. Ünlü iki emniyet görevlisinin elbise giderlerini karşılıyordu. Enis Karaduman kendisine zorla. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk ile yakınlık kurdu.

eskisi gibi yakınlarının adına hesap açtırılarak. kahkahayı basıyordu. otoparka kadar birçok ünite vardı. Zeynel Ağa. Doğrusu Behçet Cantürk herkese iyilik yapan biri değildi. Olmazsa döviz büroları açılıyor ya da borsada oynu-yorlardı!»?) . 'Zeynel Ağam. Yeğeninin kocası aracılığıyla 5. "Kardeşimden bile daha yakınım" dediği Mehmet Han Kozat'ın vefatına günlerce üzülmüştü. Avrupa'dan banka satın alınıyor veya Kıbrıs gibi küçük ülkelerde "kıyı bankacılığı" kuruluyordu. "piyasanın çömezlerine" kazık atıyordu! Yıllar önce inşaat yaparken kardeşleri tarafından "bencillikle" suçlandığı gibi yine aynı ithamlarla karşılaşıyordu. benzin istasyonunun ikinci katındaydı. Bağdat Caddesi üzerindeki "Yıldırım Mobil Petrol"ü Diyar-bakırlı Kemal Yıldırım'dan kiraladı. ayıklıyor. kabuklarını da öteki cebine 'çaktırmadan' atıyormuş.. Kalaycı Mehmet dayanamamış. Artık ABD'den.. mesajı anlayan Behçet Cantürk. İran'dan getirdiği "ham malı" ona veriyordu. ben de' demiş!" Fıkra bitince. Behçet Cantürk 1990'ın başında "start" verdi. Kalaycı Mehmet'e çaktırmadan. benzin istasyonundaki otoparkın sorumluluğunu verdi. ağabeyi Nizamettin Cantürk'ün İstanbul'a mesine hep karşı çıktı.. Söylenenlere göre. cebinden bir Gaziantep fıstığı çıkarıp. yakın dostu bir fıkra ile açıklamaya çalıştı: "Birgün Diyarbakır'da Zeynel Ağa ile Kalaycı Mehmet. kabuklarını da yine büyük bir gizlilik içinde öteki cebine koyuyormuş.. Konuşurlarken. bankalara yatırılmıyordu. Bugünkü değeri 5 milyon dolar olarak ölçülen benzin istasyonu çok komplikeydi: Süpermarketten.5 ton "ham malı" İstanbul'a getirdi. kahvede çay içip sohbet ediyorlarmış. fıstığın içini 250 ağzına. fıstığı ağzına. Neden bu tür ithamlara maruz kaldığını Behçet Cantürk'e. Hepsini "iç pazara" sattı. Paralar. Nizamettin Cantürk. Behçet Cantürk'ün ikinci bürosu. "Piyasaya yeni düşen biri" Behçet Cantürk'ün adını bilip. şu cebine doldurduğun fıstıktan üç tane de bana ver. aralarında sert tartışmalar çıktı.Behçet Cantürk. Zeynel Ağa bir cebinden fıstığı çıkarıyor. Oğlu gibi sevdiği Kozat'ın oğluna. Bu böyle on dakika sürmüş. sen de rahat et. Mehmet Han Kozat'ın ani ölümü Behçet Cantürk'ü çok sarsmıştı. İstanbul'a gel-mek istediğini her söylediğinde. Yine iyi para kazanmaya başlamıştı. kabuklarını ayıkladıktan sonra. Günlerinin büyük bir bölümünü burada geçiriyordu.

Maksim Gazino-su'nda "Ülkücü Baba" Alaattin Çakıcı'yı azarlıyordu. Mürettebat kurtarıldı. Sonra.Behçet Cantürk.. Üstelik ufak bir kıvılcım aralarında büyük bir çatışmaya neden olabilirdi. O yine. Derya Ayanoğlu'na ait Onur Turizm Denizcilik şirketine bağlı Kısmetim l gemisi. Ancak borç verilen paranın geri dönmeme riski fazlaydı. Diyarbakır Kervansaray'ın sahibi Mehmet İpek'ten intikamını bir akrabasını vurdurarak alıyordu. Zaten bunu bilen bazı çevreler "Ülkücü Çek Senet Mafyası" aracılığıyla paralarını geri alabiliyorlardı. SEKA'dan kâğıt alına-bilmesi için yazlığını ipotek ettirdi. Gürcistan.. Behçet Cantürk..1 ton bazmorfin Akdeniz'in dibini boyladı. Yeraltı dünyasında güçlü gözükmek en önemli silahtı. l ton 387 kilo bazmorfinle Sarp Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yaparken yakalandı. 90'lı yıllarda da. kendi bildiği "tefecilik" işine devam ediyordu. 30 Mayıs 1992 tarihinde.Kazakistan. yayın hayatına başladığı günden itibaren "PKK'nin yayın organı" ithamlarıyla karşılaşan Özgür Gündem gazetesini çıkaran Ülkem Basın ve Yayıncılık Sanayi Ticaret Ltd..(28) TÜRK MAFYASI ÖNE ÇIKARILIYOR 1992 sonu ve 1993 başında yapılan operasyonlar yeraltı dün-ısını çok şaşırttı: Önce. 34 T 0264 ve 34 FN 042 plakalı TIR'lar. Behçet Cantürk eski "havasını" bulmuştu. Yeğeni Abdullah Cantürk'ün ayağına silah sıktıran.Afganistan. 30 Aralık 1992 tarihinde. 251 Çok ince politikalar yürütecek bir zekâya sahipti. Yusuf Demirelli ve Mehmet Şahin adlı şoförler şu güzergâhı kullanmışlardı: Giderken. ev sahibi olarak gelen misafirleri ağırladı. Gaziantep'den makarna götürüp dönüşte Afganistan'dan aldıkları.. Birbirlerine düşmandılar.. 15 Aralık 1992 tarihinde.Türkmenis-tanÖzbekistan. Behçet Cantürk'ün "yeni yetme" bu çetelerle çalışması düşünülemezdi. Ancak 3. Özgür Gündem'in Pera Palas'taki kuruluş kokteylinde. şirketinin beş ortağından biri oldu.. Kazakistan'a.Azerbaycan. "arkamda örgüt var" mesajını İstanbul'a yaymaya başladı. piyasanın yeni koşullarına tam ayak uyduramamıştı. .. Yine mensubu bulunduğu dünyanın "bir numarası" olmayı hedefliyordu. Güney Kıbrıs'ın 55 mil açıklarında battı. Behçet Cantürk tıpkı 70'li yıllarda olduğu gibi.

Bunlar önümüzdeki günlerde açıklığa kavuşacaktır. diğeri Akdeniz'de yakalandı.. sonra küçük motorlu araçlarla. TIR'lardaki ve gemilerdeki mallar kime aitti? Dönemin Başbakanı Süleyman Demire şu açıklamayı yapıyordu: "Yakalanan uyuşturucuların. Bu arada.. "Demirel. Kürşat Yılmaz.. Bu iki TIR'da sadece 1. Burada yapılan aramada. Gemi sadece Türkiye'ye geliyor değil. Süveyş kanalı güzergâhını takip ederek Akdeniz'e girmişti. Peki gemiler nereye gidiyordu? Neden mal boşaltılırken operasyon yapılmamıştı? Bu sorular yanıt bulamadı. İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu ve İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir'in bilgisi dahilinde yapıldığını iddia ediyordu: "Kısmetim l gemisinin sahibi Derya Ayanoğlu'nun. Ancak bir konu daha aydınlığa kavuşmuştu: Türkiye mafyası. Lucky S adlı gemi. bir süre önce öldürülen babası Osman Ayanoğlu'nun. Hint Okyanusu. Biri Akdeniz'de battı. Pakistan'ın Karaçi Limanı'ndan almıştı. Yeni uyuşturucu güzergâhı da ortaya çıkarılıyordu: Türki Cum-huriyetler! 252 11 Ocak 1993 tarihinde ise. İki gemi de bazmorfinleri.Gürcis-tan. MİT Raporu'nun intikamını aldı" başlığı ile verdiği haberde.Azerbaycan. öldürdüğün adam Meh-met Eymür'ün adamı. Türkiye'deki terörle de irtibatı vardır. Devlet Bakanı Ca-vit Çağlar. Gayrette-pe'de dansöz elbisesi giydirip oynattılar. Şevket Çubuk'a ait Panama bandıralı. 'Mehmet Eymür ve Hiram Abas'ın adamı' olduğu belirtiliyor. Altın Hilal'in diğer iki ülkesi. Katırlarla. arma-tör .3 ton uyuşturucu ele geçirilmiyordu. gemilerle sev-kediliyordu. demir aldığı Pakistan'ın Karaçi limanından itibaren uydu kanalı ile takip edilip. daha sonra ise kamyonlarla taşınan uyuşturucu artık TIR'larla." 2000'e Doğru dergisi ise 17 Ocak 1993 tarihinde. Afganistan ve Pakistan'la da "alışverişe" başlamıştı. Akdeniz'de yakalanıyor ve Marmaris'te Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na ait Ak-saz limanına çekiliyordu.. sen boş adam değilsin diye.Türkmenistan. 'Osman Ayanoğlu'nu 253 öldüren ülkücü baba Kürşat Yılmaz'a. Afganistan. operasyonun Başbakan Süleyman Demirel. geminin zu-lalarına saklanmış 15 ton bazmorfin bulunuyordu. AzerbaycanTürkmenistan yolu Hazar Denizi üzerinden feribotla geçilmişti. 'Sık sık biraraya gelirlerdi' diyen eski bir MİT görevlisi. İranlı aracıları ortadan çıkararak.Dönüşte. Türkiye'deki terörün finansmanı ile irtibatı vardır.

" Behçet Cantürk. . Ruhsatını MİT Müsteşarı aracılığıyla almıştı. Başbakan Süleyman Demirel'in yanıtlaması için meclise yazılı soru önergesi veriyordu: "İçişleri Bakanı İsmet Sezgin'in İstanbul'da Mavi Marmara Et Lokanta-sı'nda bulunan özel köşkte. Emniyet Müdürlerinin. Gerek Daş. dışarıya çıkarmanın cezası ise idamdı. Bu zayıflatma operasyonunu Cavit Çağlar yürütüyor. topla batırıldı. geminin içindeki mal alındıktan sonra muhripler tarafından batırıldığı şeklinde. Öldüğünde üzerinde bulunan tabanca MİT tarafından verilmişti. Yakında metropollerde de büyük operasyonlar olacak. İçeride yakalatmaya 24 yıl. gerekse Ayanoğlu ailesi taşıyıcıdır. Kısmetim l gemisi mürettebat tarafından değil. Başbakan'a bu tür soruların sorulamayacağına karar vermişti. ANAP İstanbul milletvekili Halit Dumankaya. Malın sa-hibi bunlar değildir. konuyla ilgi-li olarak 2000'e Doğru'ya şu açıklamayı yapıyordu: "Operasyonun başından sonuna kadar MİT işin içindeydi. Özal malı dışarıya çıkarmayı teşvik etti. Operasyon aslında Turgut Özal'ı hedef alıyor. Bizi normal yoldan değil. hangi yöreden olduğu önemliydi. Yine öldürülen Şehmuz Daş da MİT'in adamıydı. Bize gelen bilgilere göre. 254 Sezgin. Eskiden malın içeride yakalanmasının cezası 12 yıl. Sayın Sezgin bu lokantada kimlerle buluşmuş ve yemek yemiştir? Bu gibi kişilerle yemek yiyen bir DYP mensubunun. Gaziantepli Yafes Öztürk. Eğer mal bir tonu aşıyorsa kesinlikte çok ortaklıdır. Kürt Abdulkadir Aksu ile rahatlıkla tokalaşabili-yordu. adli sicili bozuk bazı şahıslarla yemek yediği iddia edilmektedir. karanlık dünyanın adamı olarak suçlayarak zayıflatmaya çalışıyorlar. burada çoğunluğunu Gaziantepliler'in oluşturduğu "Babalara" hitaben yaptığı konuşmada. "PKK'ye değil devlete yardım edin" demişti. Toplantı basma yansıyınca. İçişleri Bakanı olmasını doğru bulu-yormusunuz? Sayın Sezgin'in İçişleri Bakanı olmasını size kim tavsiye etti?" Başbakan Demirel bu soruları yanıtlamadı. Osman Ayanoğlu da MİT'çi. adının yazılmaması koşuluyla. basında suçlu gösterilenler hep Kürtler. Kürt işadamları hedef almıyor. Yeşil pasaportu vardı. "Kilis Mafyası"nın tekrar önünün açılmak istendiğine dikkat çekiyordu." Behçet Cantürk. Geminin (Kısmetim 1) telsizcisi MİT'çi. Ancak istihbarat birimleriyle ilişkili ise girer. Valilerin ve İçişleri Bakanlarının "hangi etnik" yapıdan". Çünkü TBMM Kanunlar Müdürlüğü. dışarı çıkarmaya 12 yıl hapis cezası hükmünü getirdi. Biz hem kaba güç." Behçet Cantürk açıklamalarını şöyle sürdürüyor: "Dikkat edin. sahibi bulunduğu İstanbul Mavi Marmara Et Lokantası'nda İçişleri Bakanı İsmet Sezgin ile bazı "Babaları" yanyana getirmişti. Bu kadar büyük finansa. Behçet Cantürk. aslen Rizeli. hem de sermaye olarak onlarla boy ölçüşecek durumdayız. kimse tek başına girmez.Kayhan Güvelioğlu'nu da aynı gerekçe ile öldürdü' diyor.

adlı şahıslar ifadelerinde..) "PKK'nin uyuşturucu ticaretinden yılda yaklaşık 2. Kürt işadamları çok zengin olmuşlardı. bazmorfin satışından elde edilecek paranın büyük bir bölümünün PKK'ya verileceğini belirtmişlerdir.D.Bekaa'daki PKK'nin kampları üzerinde.. (. baskı uygulanması nedeniyle örgüte mali açıdan önemli kayıplar verdirilmiştir. (.Bekaa'da kamp yerleri üzerindeki tarlalarda haşhaş ekimi yaparak elde ettiği (Baalbek ve Her-men) uyuşturucu maddeleri Tripoli.Ç. 255 1993 yılında Milli Güvenlik Kurulu'nda. Karara göre. Beyrut.Türkiye.. elde ettiği bu paralarla örgütün silah ihtiyacını karşılamaya çalıştığı anlaşılmaktadır..(29) Devletin önemli köşebaşla-rında Kürtler bulunuyordu.. güvenlik güçlerinin silahlı mücadelesi kesintisiz olarak sürecek ve aynı zamanda "PKK'nin maddi gelir kapısının" kapatılması için 'Devletin tüm imkânları seferber edilecek"ti. "Van ilinde bir aşiret reisinin.N. MGK Genel Sekreterliği'ne sunulan.Ancak İsmet Sezgin'le samimi olamıyordu. 5 Temmuz 1993 tarihli bir rapor. İstanbul'da her ay milyarlarca lira bağış topluyordu. Lübnan. "PKK bir yandan Lübnan. ve Ş. "Babalar" kendilerine yakın devlet görevlilerinin.Avrupa hattında bir uyuşturucu ticaretine yöneldiği gözlenmektedir. Mecliste 100'ü aşkın Kürt milletvekili vardı. İran'da PKK tarafından imal edilen eroini. diğer yandan Afganistan sınırındaki bölgede yerleşik olan Beludicilerden elde ettiği uyuşturucuları Türkiye üzerinden Avrupa'ya göndermektedir. İstanbul bağlantılı olarak Avrupa'ya sevkettiği bilinmektedir. Türkiye'nin en zengin 100 işadamının yarısı Kürttü. "Suriye devleti ile sürdürülen güvenlik işbirliği çerçevesinde.T. devletin bu kararı neden aldığını aydınlatıyor: "PKK'nin Türkiye'de silahlı eylemlerini yoğunlaştırmasıyla birlikte militan kadrolarının silah ve diğer lojistik ihtiyaçlarını temin için uluslararası uyuşturucu şebekeleri ile temasa geçerek Ortadoğu.) "1990 yılında İstanbul'da 231 kilo bazmorfin ile yakalanan İran uyruklu V. "PKK'ye karşı top-yekun ve kesintisiz savaş" karan alındı. . PKK de giderek büyüyordu.. Sayda gibi limanlardan deniz yoluyla Avrupa ülkelerine sevkederken.5 trilyon TL. MGK KARARI "Kürt Mafyası" Turgut Özal döneminde çok büyümüştü. önemli makamlara gelmeleri için kıyasıya mücadele veriyorlardı. gelir sağladığı.

bu eroin gelirinin Hollanda'daki Kürt örgütüne verileceğini söylemiştir. Ortadoğu'nun en büyük imalathanelerinden biri ortaya çıkarılmıştır. Baybaşin.. Avrupa polisince de aranan ve 1988'de İstanbul'da yakalanan N." Listede 67 Kürt işadamının olduğu iddia ediliyordu.G'nin ise bir jandarma üsteğmen ve iki erimizin şehit edilmesi olayından dolayı tutuklandığı tespit edilmiştir.S.A adlı şahsın PKK ile irtibatlı olduğu. .. Bilindiği gibi 1980'li yıllarda Doğu Anadolu'da bir eroin imalathanesine yapılan baskında..) "Avrupa'da ortaya çıkarılan ve ülkemiz yoluyla gerçekleşen büyük uyuşturucu madde olaylarının organizatörlerinin bu aile gruplarına ait olduğu ve PKK terör örgütü ile işbirliği içerisinde faaliyet gösterdikleri anlaşılmıştır. PKK örgütünün Türkiye üzerinden Avrupa'ya uyuşturucu madde kaçırdığı ve Behçet Cantürk'ün de PKK adına uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı belirtilmektedir. "çiçeği burnunda" Başbakan Tansu Çiller'e veriliyordu." 257 İSİM LİSTELERİ Milli Güvenlik Kurulu toplantısından bir süre sonra devlet kadroları arasında "PKK'li memur operasyonu" başlatılıyordu.) "1992 yılında İtalyan Polis Teşkilatı tarafından hazırlanan bir raporda. Koylan. örgüte önemli miktarda yardım yaptığı bilinmektedir. (. "1989 yılında Almanya'da bir TIR aracında ele geçirilen 70 kilo eroin olayının sanığı Avusturya uyruklu Helmut F.256 "Son yıllarda Avrupa ülkelerinde uluslararası uyuşturucu kaçakçısı olarak bilinen. Bu arada bir liste daha hazırlanmıştı: "PKK'ye yardım eden Kürt işadamları.. Polat.. Bu imalathanelerin sahibi olarak Behçet Cantürk bilinmektedir. "1990 yılında Antalya ili Gazipaşa civarında Lübnan bandıralı bir gemide 5 tonun üzerinde esrar maddesi ele geçirilmiştir.) "PKK'ya uyuşturucu ticareti faaliyetlerinde en önemli desteği sağlayanlar arasında Ermeni asıllı Varujan Kumdagezer ile yine Ermeni asıllı Behçet Cantürk'ün yer aldığı dikkatleri çekmektedir.G'nin PKK örgütü üyesi olduğu.. Aksoy. Yıldırım. kardeşi C. Hazırlanan 940 memuru kapsayan liste. (. (. Bu uyuşturucunun Lübnan Minya Limanı'ndan yüklendiği ve PKK ile bağlantılı olduğu ortaya çıkarılmıştır. "1991 yılında Hollanda Arnhem şehrinde ele geçen 48 kilo eroin davası sanıklarından Tunceli doğumlu K. Kocakaya ve Cantürk aileleri bunlardan birkaçıdır.

bir suikast sonucu 26 Eylül 1990 tarihinde öldürülecekti. Yarbay Korkut Eken ise Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bağlı özel timlerin eğitimi ile ilgilenecekti. Behçet Cantürk 25 Ekim 1993'te Özgür Gündem gazetesine şu demeci veriyordu: "Evimiz özel olarak hedef alınıp ateş edilmiş. Mehmet Eymür'ün yakın adamı emekli Yarbay Korkut Eken de. "Devletin bekası için bir tuğlaya ihtiyaç varsa. özel güvenlik danışmanı olarak yanına almıştı. milis hareketi niteliğine dönüşmüş ve yaygınlaşmış bir terör hareketiyle karşı karşıyadır. İstanbul'daki Ho-liday Inn Oteli'nde şu açıklamayı yapıyordu: "Türkiye. Nevzat Ayaz Milli Eğitim Bakanı. Turgut Özal'ın kadrolarına sahip çıkıyorlardı. Çillerler. danışmanlık kadrosu ile Emniyet Genel Müdürlüğü'nde çalışmaya başlıyordu. hesap soracağız. Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı. özel timlerin bağlı bulunduğu "Kontr." . "Tahtereval258 linin bir ucunda oturan" Hiram Abas.. Başbakan Tansu Çiller'in eşi Özer Çil-ler'le kurduğu samimi ilişki sonrasında. Akrabam 5 kişi.. Eymür köşesine çekilsin" diye tepki gösterdiler. o tuğlanın konmasına ben de yardımcı olurum. Ünal Erkan Olağanüstü Hal Bölge Valisi olmuştu. Mehmet Eymür. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal bile ilçeye sokulmamıştı. Cindoruk gelenlere.. Raporda itham ettikleri isimler. tekrar MİT'e dönüyordu... Başbakanlığı döneminde Süleyman Demirel. Mehmet Eymür'e destek çıkıyordu. "Ağırlığınızı koyun. Mehmet Eymür'ün MİT'e tekrar dönmesi üzerine bazı DYP'liler Hüsamettin Cindoruk'a giderek. Hüsamettin Cindoruk TBMM Başkam. İlçeye giriş çıkışlar yasaklanmıştı. PKK'nın haraç aldığı işadamları ve sanatçıların isimlerini biliyoruz." 1993 yılında ilginç gelişmeler oluyordu: İstifa ettikten sonra Antalya'ya gidip buz fabrikası sahibi olan Mehmet Eymür. 4 Kasım 1993 tarihinde.terör" biriminin başına getirildi. SAKAL BIRAKIP SAKLANIYOR 21 Ekim 1993 tarihinde Lice'de yaşananlar bir mesaj mıydı? Güvenlik güçleri Lice'de üç gün süren bir operasyon gerçekleştirmişlerdi.. MİT bünyesinde operasyon yapma yetkisine de sahip.Başbakan Çiller. tuğlayı kırmam" yanıtını vererek. Mehmet Ağar Emniyet Genel Müdürü. eve sığınan 2 kişi açılan ateş sonucu ölmüşlerdir. "Tahterevallinin diğer ucunda oturan" Nuri Gündeş'i ise.

Mahsun Korkmaz Akademisi'ne yardım için.. en başında sen bulunuyormuşsun!" Behçet Cantürk aynı uyarıyı Yahya Demirel'den de alıyor-du "Dikkat et." Bir itirafçı da İstanbul'dan çıkıyordu: Tıpkı Ertoşlu Feto ve Selo gibi. İstanbul piyasasında oldukça popüler olmaya başlamışlardı. Ancak arkadaşının eşi Nadire İçkale. Ancak bunların kimlikleri biliniyordu: Lazo'nun gerçek adı.. Lazem Nazım İsmaili. Behçet Cantürk'ün en yakın arkadaşıydı. İran'dan getirdikleri bazmorfinleri İstan-bul'da satıyorlardı. Son parti olarak 9 ton getirip satmışlardı. kimlerden bağış . Oyunun en birinci kuralı. Yeraltı dünyası acımasızdı. PKK'nın Diyarbakır Cezaevi sorumlusu Abdülha-kim Güven'di. Bu arada evleri yakılıp yıkılanlara el altından maddi yardımda bulunuyordu. 259 1993 yılının bir sonbahar günü Nadire İçkale. Ankara'da İçkale Oteli'nin sahibi olan. İtirafçı olmayı seçen eski PKK militanı Abdül-hakim Güven'in açıklamaları.Mehmet İçkale 29 Temmuz 1992 tarihinde geçirdiği trafik kazasında vefat edince. diğer Kürt işadamlarından para alınmasını orga-nize ediyor.Lice. arkadaşının işleriyle bir süre Behçet Cantürk ilgilendi. Bir süredir sakal bırakıp Ege'de dolaşıyordu. TRT l. TRT 2 ve HBB televizyo-nunda birkaç gün arka arkaya yayınlanıyordu. Behçet Cantürk'ün ortalıkta görünmekten çekindiği 1993'ün son günlerinde. Gözaltına alınan Osman Tim. Behçet Can-türk'ü uyarıyordu: "Behçet. PKK'nın İstanbul kadrolarını ele veriyor. PKK adına para işletiyor. içeriden senin kelleni istiyorlar!" Behçet Cantürk eşini ve çocuklarını yanına alarak Çırağan Oteli'ne yerleşti. "sırtım güçlü bir yere dayayacaksın. Bu kişi. kısa zamanda toparlanarak işlerin başına geçti." Güçlü olmayanların malına el konuluyordu. Behçet Cantürk. Simko'nun ise Asker Simko'ydu. direkt Behçet Cantürk'ü hedef alan şu açıkla-mayı yapıyordu: "Behçet Cantürk PKK'ye kendi servetinden pay vermiyor ama örgütün mutemetliğini üstleniyor. sırtını devlete dayadığı iddia ediliyordu. İranlıların ihbarı sonucu yakalandı. operasyon sonucu harabeye dönmüştü. 260 PKK Marmara Sorumlusu Osman Tim. Onlar da İranlı'ydı. onlara da kısaca Lazo ve Simko diyorlardı. Liceli Mehmet İçkale. gazetecilerin ilçeye gidip olup biteni görmesi için araç tahsis ediyordu... Başbakanın elinde bir liste varmış. dikkatli ol. Lazo ve Simko'dan bağış almaya gittiğinde. Lazo ve Simko'nun. Aynı zamanda Kürt'tüler. televizyon ekranlarına çıkan bir kişi korkusuzca açıklamalarda bulunuyordu. Lazo ve Simko. İtirafçı Güven.

Cuma günü trafiğin çok karışık olduğunu. Son gelişmeleri tahlil etmeye çalıştılar... Behçet Cantürk'e tek soru sorulmuyordu. kurşun geçirmez. Adamlarını kurtarmak için 150 milyon rüşvet vermişti. bir an önce eve gitmek için şoförü Recep Kuzucu'ya arabayı hazır etmesini söyledi. 261 soru bile sormadılar... 14 Ocak 1994. Behçet Cantürk de onları uyardı. Saat 18.. Onların ifadesi alındı. "ihbar var" deyip büroya öylesine bir göz attı.(30) Aydınlık Gazetesi. Şoför Recep Kuzucu. İstanbul'a döndü. Osman Tim'in ifadesinde Behçet Cantürk'ün adı var mıydı? Vardı.topladıklarım tek tek itiraf ediyordu. Ne olduğunu soranlara. "Birşey anlamadım. Yüksekovalı Savaş Buldan ve hemşehrisi Liceli Adnan Yıldırım'ı. Behçet Cantürk ve adamlarını Kadıköy Emniyet Amirliği'ne götürdü. . Nadire İçkale ile Yahya Demirel'in kendisine söylediklerini aktardı. Behçet Cantürk binince hareket edip. Bağdat Caddesi'nde bulunan benzin İstasyo-nu'ndaki yazıhanesinden evi aradı. Behçet Cantürk. 3 Ocak 1994 günü "pırlanta gibi gençler" dediği. Ancak gençlerin olup bitenden haberleri vardı. Ancak. Onlara. büroya polislerin geleceği haberini aldılar. misafirlerini polisler gelmeden yanaklarından öpüp uğurladı. Tekrar ortalıkta gözükmeye başladı. Polisler. Ford Taunus 20 GTS model. Behçet Cantürk'ün iki adamında ruhsatsız silah çıkmıştı. Mecidi-yeköy' deki camları kurşun geçirmez yazıhanesine davet etti. siyah renkli arabayı çalıştırdı.20. Sohbet sırasında. çelik zırhlı.. "Beni İstanbul ve Ankara emniyetinden kimsenin öldürmeyeceğine eminim" diyordu. İki saat kadar bekletilen Behçet Cantürk serbest bırakıldı. 30 Aralık 1993 tarihinde manşetten bir haberi duyuruyordu: "Ülkücülerden Kürt patronlara saldırı hazırlığı. Aradan 10 gün geçti. Yazıhane ile ev arası. Behçet Cantürk. en sevdiği yemek kaburga dolması hazırladığını öğrenince. Bağdat Caddesi'ne çıktılar.. "Güvenilir kaynaklardan" teminat almıştı. Sadece 150 milyonumu aldılar" diyordu. Eşi Hidayet'in.. bu nedenle eve erken geleceğini söyledi... otomobille 10 dakika." BİR SAATLİK GÖZALTI Sıkılmıştı. Sakalını kesti.

ikisi yolun kenarında. 262 Olay yerine gelen polisler. Sabaha kadar uyumayıp. zengin biri olduğu anlaşılıyordu. Recep Kuzucu'nun kullandığı 34 HLP 08 plakalı otomobilden haber alınamıyordu.. dinlenme tesislerinin yakınında iki erkek cesedi bulundu. Saat 11. Ceset üzerinde yaptıkları aramada cüzdan. İkinci cesedin çevresinde. Gidebileceği her yeri aradılar. kimlik ve para bulamamışlardı. Cantürkler telaşlandı.. vücudun katılığına göre. Cesetlere başkaca ayrıntılı bir otopsi yapılmadı.. Behçet Cantürk'ün içinde bulunduğu. diğerleri ise cesedin bulunduğu su tahliye kanalının içindeydi.. ne de Behçet Cantürk'ün kısa mesafeli el telefonu cevap veriyordu. Kolundaki bir milyar liralık Pierre Cardine marka altın saat ve cebindeki purolardan. hepsi alınmıştı. Behçet Cantürk ve Recep Kuzucu'nun cesetlerine ilk müdahaleyi Sapanca Sağlık Ocağı'ndan pratisyen bir doktor yaptı. haber gönderdiler. hemşehrileri Hikmet Çetin'e ulaşmaya çalıştılar. göğsünden 5 kurşun almıştı.30. Ne otomobilin mobil telefonu... Şakağına sıkılan tek kurşunla öldürülen. Kimse Behçet Cantürk'ün nerede olduğunu bilmiyordu.00 sıralarında yaptığı otopside. Behçet Cantürk'ü aradılar. ancak kurşunlara yakalanmıştı. Sakarya'nın Sapanca ilçesi Kırkpınar kasabası yakınlarında.. Anlaşılan şoför Recep Kuzucu kaçmaya çalışmış. cinayetin 10-12 saat önce işlenmiş olabileceğini belirtti. 40. 13 adet 9 milimetrelik boş kovan ve 2 adet 9 milimetrelik mermi çekirdeği vardı. Saat 15... Ceketinin iç cebinde buldukları kartvizitler. ancak henüz inşaat onarım çalışmalarına başlanmamış. Tanıdık emniyet görevlilerini devreye soktular... 4'ü Luger yapımı. 9'u MKE.. 15 Ocak 1994. Kartvizitlerin üzerinde bir tek isim yazılıydı: Behçet Cantürk. cesetin kimliği konusunda bilgi veriyordu. Ulusoy şirketine ihale edilmiş. özellikle cesetlerden birinin sıradan bir kişi olmadığını hemen anlamışlardı.. Kafasından 2. .45 yaşlarındaki maktulün üzerinde.. Dışişleri Bakanı. çok pahalı bir takım elbise vardı. Kovanların ikisi park yolunun ortasında..Aradan saatler geçti.. Sabaha kadar uyuyamadılar.

Cami av-lusu oldukça kalabalıktı. Tarık Ziya Ekinci.Behçet Cantürk ve Recep Kuzucu. Recep Kuzucu'nun tabutu ise yeşil bir kumaşla örtülmüştü. Azet Cantürk'ün oğlu Ağa Cantürk. Orhan Doğan. Savaş Buldan. Nurettin Güven.00'de Karacaahmet Mezarlığı'nın gasilha-nesine getirildi. cenaze .kırmızı ve yeşil renklerden oluşan simli altın bir örtüye sarılmıştı. Sakarya'ya geldiler. Kürtlerin geleneksel renkleri. Üzerinde. eller üzerine alınan tabutlar cenaze arabasına kondu.. Yaşar Ka-ya.. Ahmet Kaya. İkindi namazından sonra kılınacağı açıklanan cenaze namazı erkene alınarak öğle namazının hemen ardından kılındı. haberi alır almaz uçakla İstanbul'a geldi. Mehmet Ali Eren. Rahmi Saltuk. Kemal Parlak. Behçet Cantürk'ün kızları cenaze arabasına çıkarak.. Sakarya Devlet Hastanesi morgundan alınıp ambulansa konan cesetler. Adnan Yıldırım. Karacaahmet Mezarlığı morgundan alınan naaş cenaze arabasına konularak İlahiyat Fakültesi camisine getirildi. İstanbul'da ve Diyarbakır'da geniş güvenlik önlemleri almıştı.. sa-rı kırmızı ve yeşil çiçekler vardı.. Kadıköy'deki Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde kılınacak ikindi namazından sonra. Emniyet güçleri Sakarya'da. saat 02. 3 bin kişilik kalabalık. 263 Diyarbakır'da oturan Nizamettin Cantürk. Medet Serhat. Sadık Gürbüz. İdris Özbir. Necdet Ulucan. Nizamettin Cantürk'ün kızı Hatun ile evli. 50 araçlık konvoyla. "Şehitler Ölmez". Na-mazdan sonra. Cantürkler cenazenin nerede defnedileceği konusunda anlaştılar. Aralarında ünlü isimler göze çarpıyor-du: İbrahim Tatlıses. İstanbul'daki Cantürkler'e haber verildi.. amcasını teşhis etti. Ferhat Tunç. 16 Ocak 1994. Bu arada camide bulunan kalabalık. Sakarya Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Diyarbakır'a götürülmeyecekti. Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verilecekti. polisin uyarısına rağmen. Vekin Aktan. babalarının tabutuna sarılıp. Cenaze arabası hareket etti. "Bizi bırakma" diye ağlıyorlardı. "Behçetler Ölmez" diye slogan atmaya başladı. sarı. Tabut.

Yol trafiğe kapanmıştı. Behçet Cantürk'ten otomobilden inmesini rica ettiler.arabasının arkasından mezarlığa doğru sessizce yürümeye başladı. Behçet Cantürk'ün şakağına tek kurşun sıktılar. Arabadan hiç inmeyen 8'inci kişi. TEM otoyolunu takip ederek Ankara istikametine doğru gidiyordu.. Otomobiller. arkada Recep Ku-zucu"yla birlikte dört kişi. Aynı anda diğer üç kişi Behçet Cantürk'ün aracına bindiler. ellerinde otomatik kısa namlulu makinalı silahları ve telsizleri vardı. Sonra. Kortejde bulunanlarla polis-ler arasında yer yer tartışmalar yaşandı.. Behçet Cantürk'ün "gözaltına alındığını" görünce. Üzerlerinde "Polis" yazan yelekleri. olay yerini terketti.. silahın ruhsatlı olduğunu. yaşamının en büyük hatasını yaptı: Kurşun geçirmez. dışarıdan kesinlikle açılamaz otomobilinden indi. daha önce planladıkları yere.... Karacaahmet Mezarlı-ğı'na gelindiğinde gerginlik yerini sessizliğe bırakmıştı. hepsi otomobillerden indiler. aniden koluna girerek kendi otomobillerine götürdüler.. birkaç araçla birlikte. silah buldular. Bu arada. Üzerini aradılar. Ve Behçet Cantürk. kafasını sertçe öne doğru eğdiklerinde anladı. henüz hizmete açılmamış dinlenme tesislerine geldiler. Sapanca/ Kırkpınar kasabasına yakın. Kaçırılanlar tedirgin.. Bağdat Caddesi'ne iki araba ile gelmişlerdi... Behçet Cantürk'ü sorgulayıp. kaçıranlar ise sinirliydi. "ifadesini" aldılar. Behçet Cantürk neler olacağını. iki araç yola çıktılar. KİM OLDURDU? 8 kişiydiler. Behçet Cantürk.. onları da durdurdular. biri hariç. Behçet Can-türk'ün içinde olduğu 34 HLP 08 plakalı arabanın geldiğini görünce. 265 . hemen gösterebileceğini söyledi. ellerini arkadan kelepçeleyip.. Önde Behçet Cantürk'le birlikte beş kişi. İki saat sonra. Behçet Cantürk alkışlarla defnedildi.. "Arama yapıyoruz" bahanesiyle.. Dinlemediler. emniyete davet ettiler.

8 KİŞİLİK EKİP 28 Mart 1994. "karakola" gitmekte bir sakınca görmüyorlar.. Behçet Cantürk ve Recep Kuzucu'nun kimliklerini ve para-larını aldılar. . sözkonusu telefonun Savaş Buldan adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. İstanbul Emniyet Müdürlüğü balistik muayene sonucunda. Fevzi ve Salih Aslan. 32 yaşında. otomatik silahları ve telsizleriyle 8 kişi girdi.. gözleri bağlı Salih Aslan'ın cesedi bulundu. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı Narkotik Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan Şubat/1994 raporunda adı geçiyor: "1992 tarihinde Savaş Buldan'ın ikametinde ve iş yerinde yapılan aramalarda yasadışı örgütsel dokümanlar ve 2 adet silah ele geçirildiği.. İtalya'da uyuşturucu madde kaçakçılığı faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen bir organizasyonun yurtdışı bağlantılarından sorumlu elemanları tarafından ülkemizdeki telefonunun defalarca arandığı. yazıhanede konuklarıyla sohbet ediyorlardı. Fevzi Aslan ve yeğeni. kalbine üç kurşun sıkılmış. İstanbul/Aksaray'da oto galerisi sahibi Liceli. 266 3 Haziran 1994.Patronunun öldürüldüğünü gören şoför Recep Kuzucu. Gebze. yazıhanedeki konukların gözlerinin önünde alınıp götürüldü.Bayramoğlu turnikelerin-den Ankara yönüne doğru ilk girişteki TIR parkında. 42 yaşındaki Fevzi Aslan ve 32 yaşındaki yeğeni Salih Aslan. Uyuşturucu kaçakçısı olduğu iddialarıyla birkaç kez gözaltına alınıp yargılanan. şakağına sıkılan tek kurşunla öldürülen Fevzi Aslan ile. "Polis" yazan yelekleri. Hendek gişelerine bir kilometre kala.. karanlığa karıştılar. Behçet Cantürk'ün arabasını TIR parkına bırakıp.. Recep Kuzucu ancak 20 metre uzağa gidebildi!. Ertesi gün. can havliyle ellerinden kurtulup kaçmaya çalıştı.. "Arama var" deyip herkesin ayağa kalkmasını istiyorlar.Sakarya TEM otoyolunda. Behçet Cantürk ile Fevzi Aslan'ı öldüren silahın aynı olduğunu açıkladı. Geldikleri gibi.. Yüksekovalı. Kınalı. Arka arkaya silah-lar patladı. Behçet Cantürk'ün otomobilini de alarak tekrar otobana çıktılar. Birden içeriye. "bizimle emniyete geleceksiniz" diyorlar. kendileri-ni otomobil içinde bekleyen arkadaşları ile buluştular. Adı: Savaş Buldan. Kimlik kontrolü ve arama bittikten sonra Fevzi Aslan ve Salih Aslan'a.

" Anlaşılan. Bu arada Mercedesin kapısını kapatan şahsın. Üçüncü şahsın otoya bindirildiğini görmedim. 36 yaşında. yine otelin park yerinde bulunan . nere-den geldiklerini görmediğim 6. Mercedes hızla olay yerinden uzaklaştı. Arama yaptıkları bir sırada içle-rinden bir şahsın. hemşehrisi Hacı Karay ve yakın arkadaşı Adnan Yıldırım'ın 3 Haziran gecesini nasıl geçirdiklerini. otele geldiği bir sırada.. hatırla-yabildiğim kadarıyla 34 CK 420 plakalı koyu renkli Mercedese zorla bindirdiler. Haziran 1994 günü saat 23. Hacı Karay ve Adnan Yıldırım ve yanlarında bulunan bir şahıs.00 sırasında Casi-nodan çıktılar. Gözaltına alınmasına anlam verememişti." Serdar Özdemir: "Çınar Oteli taksi durağında çalışıyorum.00'ten. emniyet görevlileri Savaş Buldan'ı yakın takibe almışlardı.00 sıralarında otelden çıkarak Casino kısmına geçtiklerini gördüm. Hacı Karay: 36 yaşında. PKK adına uyuşturucu madde kaçakçılığı yapan Şehmus Daş ile Savaş Buldan'ı telefonla aradıkları tespit edilmiştir. Casinodan müşteriler dağılmak üzereydi. Saat 04. Liceli. görgü tanıklarının anlatımıyla aktaralım: 267 Sebahattin Uz: Çınar Oteli'nde dormen olarak çalışıyorum. Otelin kapısına doğru geldikleri bir sırada. 'Biz polisiz' dediğini duydum. Casinodan çıktılar. Hepsinin elinde silah bulunuyordu. Yüksekovalı.7 kişi iki ayrı otodan indiler. Michele Franco'nun. Adı: Adnan Yıldırım. Mercedesin kapısını kapatan şahıs spor bir arabaya binip Mercedesi takip etti.00'ye kadar otelin kapısında dormen olarak görev yaptım. Hacı Karay ve Savaş Buldan'ı otelin duvarına dayayıp aradıklarını gördüm. Üst araması yapan kişiler. Mayıs ayı başında İstanbul Yeşilköy'de arabası şüphe üzerine durduruldu.. Diş dolgusunda kullanılan maddelerin kokain sanılması (!) üzerine. Bu üzerlerini arayan kişilerin hepsi tek tip yelek giymişlerdi.. Adnan Yıldırım.8 kişi tarafından duvara dayatılarak üzerlerinin arandığını gördüm. Bu sırada tahminen 7.30 sıralarında. dışarıda bulunduğum bir sırada. Tahminen 25 metre gittiler."8 Kasım 1993 ve 18 Kasım 1993 tarihinde yapılan operasyonlar sonucu.. Hemen aka-binde Adnan ve Savaş isimli şahısları hızlı bir şekilde. Bu sırada devamlı müşterilerimiz olan Savaş Buldan." Hüseyin Kılıç: "Çınar Oteli'nde güvenlik görevlisi olarak çalışırım.. Birkaç saat sonra serbest bırakıldı. Ticari taksimle müşteri beklediğim bir sırada üç kişi Casinodan çıkıp. 'ifadenizi alıp bırakacağız' dediğini duydum. İtalya ve İngiltere'de ele geçirilen 279 kilo eroinin sanıkları Paquale Marando. Olay günü saat 04. Savaş Buldan'la birlikte Oramar aşiretine mensup.30 ile 05. arkadaşı Kasım Çakım ile gözaltına alındı.. Otelin müşterisi olan ve ismen bildiğim Adnan. 3 Haziran 1994 günü saat 07. yukarıda isimlerini verdiğim şahısları kendi otolarına bindirdiler ve hareket ettiler. Hacı ve Savaş adlı şahısların saat 24. Savaş Buldan. Mercedes'te 3 ruhsatlı Winchester marka tüfek bulundu.

Güzergâhları ve amaçları aynıydı. Melen Deresi istikametinden yankılı birtakım sesler geldi. Hacılar Köyü Taşlı Melen istikametinde gittiğini gördüm. köye tahminen l km." Ayşe Araç: "Bolu ili. Ancak sırtları bana dönük olduğu için yüzlerini göremedim. Köyde arıcılık yaparım. Köyümüzün Yedigöller yolunun kenarındaki Ka-zım Özcan'ın evinin önünde oturuyordum.3009. Kendilerinin polis olduğunu belli etmek için giymişlerdi. köyümüzün Taşlık Melen mevkiinden iki el silah sesi duydum. Hattâ üç aracın arka arkaya gitmesinden şüphelendim ancak plakasını alamadım. Ayşe Uzun: "Bolu ili. arkasında açık yeşil Mazda ile arkasında da bej renginde tahminen Mazda olan araçların ilçe içerisinden. Ben." Şevket Öztürk: "Bolu ili.268 iki otodan çıkan tahminen 7. Benim bulunduğum yere gelince yavaşladı. Yığılca ilçesi Hoşafoğlu Köyü'nde oturuyorum. Yaylatepe Köyü'nde oturuyorum. Bu şahısları duvara dayayıp. siyah renkli 300 Sel marka Mercedes ile vişne çürüğü Hundayi markaydı. Ayrıca bu iki otonun dışında bir spor araba daha vardı. Plakalarını göremedim. Yığılca ilçesi. Ben bu şahısları ilk önce polis sandım. Yığılca ilçesi. ellerinde otomatik silahları ve telsizleri bulunan kişiler yine İstanbulAnkara Tem otoyoluna çıktılar. Sabah saat 08.30 sıralarında her zaman olduğu gibi arılarıma bakım yapıyordum. Hacılar Köyü'nde oturmaktayım.8 kişi." İsmail Taşcan: "Bolu ili.. Yığılca ilçesi. O da iki otoyu takip etti. Ardından hemen otoya bindirdiler. Bu sırada yanımda aynı köyden Muzaffer Yıldız ve yolun karşısında kardeşim Yu-nus Öztürk bulunuyordu. Saat tahminen 09. nımda kimse yoktu. ona gidiyorlardır' diye kendi kendime söylendim.. Ben. Evimden saat 08. bu şahısların üzerlerine yürüdü.30 sıralarında önde kırmızı renkli Mazda.30 sıralarında Yığılca istikametinden iki adet taksi(otomobil) köye girdi. Araçlardan .. dere boyunda ağaç yıkıyorlar sandım. Sonra Yedigöller istikame-tine hızla uzaklaştılar. Daha sonra hareket ettiler. Bu otolar. saat 07." Üzerlerinde yelekleri. Evimin balkonundan okula gönderdiğim kızımın arkasından bakarken. kadar mesafededir. üzerlerim aradılar. Aramızdaki mesafe 10 metre kadardı. silah sesini duyunca korktum. Arılarım köyümüzün güney tarafında.00 sıralarında köyümüzün 269 Doğu tarafına düşen Hatip değirmeni mevkiinde bulunan bah-çemdeki biberleri sulamak üzere tek başıma bahçeye gittim. Ancak bunların silah sesi olabileceğini de düşündüm. Köye dön-düm. Üzerlerinde hepsinin yelek vardı.. 'Köylerin birinde cenaze vardır. Hacılar Köyü'nde oturuyorum.

Bunun üzerine motoru çalıştırarak. modern idi. Oraya vardığımızda saat 20. Motoru stop edeceğim sırada. İçinde iki şahıs vardı. Ayrıca üçüne de işkence yapılmıştı. Hacılar Köyü'nde oturuyorum. Yüzüklere de dokunulmamıştı.45 sıralarında amcam İsmail ile birlikte ağlarımızı alarak devamlı balık tuttuğumuz Melen Deresi'nin Taşlık Melen mevkiine gittik. Bu aracın hemen arkasında bulunan araç krem. Adnan Yıldırım'ın kolunda bulunan altın saat alınmamıştı.. Bu araç bizi görünce hafif ya-vaşladı. 'Bak şurada çukurda adam yatıyor. Yüzü hafif uzundu. Sadece paralara el konulmuştu! 9 mm Parabellum tipi. Yığılca jandarmasına haber verdik. bor-doya benziyordu. Adnan Yıldı-rım'ın başına bir. gök mavişiydi. Aracın içinde üç kişi vardı. * 30 Eylül 1993: Ankara Altındağ Nüfus Müdürü. balık tutmak için motorumla gittim.. burada birkaç kişi daha yatıyor. burdan gidelim' dedi. Balistik inceleme sonucuna göre. toprak rengindeydi.. Bu aracın rengi açık mavi. olayda kullanılan tabancalar daha önce meydana gelen faili meçhul olaylarda kullanılmamıştı. Bu araç da Yedigöller istikametine gitti. bir adet WCC marka.15 filandı. Yükseko valı Mecit Baskın kaçırılıp öldürüldü. Bana Yedigölleri soran şahıs kısa saç-lı. Aracı kullanan camı yarım şekilde açarak bana. üç ayrı tabancadan atılmıştı. Üçüncü şahısın kullandığı aracın plakası 06 ile başlıyordu. diğer bölgelerde de infazlar yapılıyordu.. diğeri şoför mahallinde oturuyordu. ince bıyıklıydı. üçüncü bir taksi (otomobil) köye girdi. beş adet boş kovan." Savaş Buldan'ın vücuduna iki. Saat 19. Şahısların yüzünü tam ola-rak hatırlamıyorum. Konuşması efendi. 'Yedi-göller bu tarafta mı?' diye sordu." İrfan Kurşuncu: "Bolu ili. Yığılca ilçesi. sarhoş olabilir' dedi. Motordan inip çukurdaki şahsa baktığında. İkinci aracın içinde üç kişi vardı. * 25 Ocak 1994: Liceli Sefa Erciyes Ankara'da kaçırılıp öl . dört adet SB Luger marka. Her iki aracın plakası da 34 ile başlıyordu. hemen arkamda oturan amcam. İki-si önde. biri arkada oturuyordu. Şahıslardan biri şoför. alnı hafif açıktı. diğer ikisi öne oturmuştu. Ben de evet dedim. Adapazarı. 'Bunlar ölü.. Aynı köyde oturduğumuz amcam İsmail Taşcan'ın 270 yanına. Hacı Karay'ın vücuduna ve başına birer kurşun sıkılmıştı. Bu aracın da camları kapalı ve renkli idi. Ancak araçta kaç kişi oldukları görülebiliyordu. Aracın tüm camları kapalı ve renkli idi.önde olanı koyu kırmızı. başına bir. Hendek. Markasını kesin bilmemekle birlikte Merce-dese benziyordu. Şahıslardan biri arkaya.. Sakalsız. Bu iki araç bizi geçtikten birkaç dakika sonra. Sapanca "Ölüm Üçgeni"nden başka.

Behçet Cantürk ve benzer cinayetleri kimin işlediğini anla-yabilmek için. TÜRKİYE: FAİLİ MEÇHULLER MEZARLIĞI Türkiye'de işlenen faili meçhul cinayetler konusunda bilerek veya bilmeyerek kafa karıştırılıyor. Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesi yakınlarındaki ormanlık arazide öldürüldü. * 11 Kasım 1994: Behçet Cantürk'ün avukatı Medet Serhat ve şoförü İsmail Karaalioğlu. * 29 Ocak 1995: İranlı Lazo (Lazem Nazım İsmaili) ve Simko (Asker Simko) İstanbul'da kaçırılarak. 271 * 6 Temmuz 1994: Savaş Buldan'ın Oramar aşiretinden Recep Yaşar ve Behçet Yaşar kaçırılıp Şemdinli'de öldürüldü. * 10 Mayıs 1994: Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Hakkarili Namık Erdoğan Ankara'da kaçırılıp öldü rüldü.dürüldü.. * 14 Aralık 1994: Avukat Faik Candan Ankara'da kaçırılıp öldürüldü.(31) Bu kişilerin kaçırılmasını ve öldürülmesini gören hiçbir ta-nık yoktu.. * 25 Şubat 1994: Liceli avukat Yusuf Ekinci Ankara'da ka çırılarak öldürüldü. otomobile açılan çapraz ateş sonucu öldürüldü. daha önce gerçekleştirilen faili meçhul cinayetle-rin bir "sınıflandırmasını" yapmak gerekiyor: Mafya Cinayetleri: .

* 19 Şubat 1992: İzzet Avni Öztürk. * 4 Haziran 1991: Kenan Anca. * 14 Şubat * 31 Mart * l Nisan 1993: Cihat Kaplan. 1993: Tahir Deniz Düzenci.Halil Akçan. * 27 Ağustos 1993: Celal Duman.Ahmet Çakır. . * 5 Aralık 1993: Mehmet Nabi İnciler (İnci baba). * 29 Ekim 1990: Abdülrezzak Bulut. * 31 Aralık 1992: Osman Ayanoğlu. * 6 Mayıs 1992: Ümit Ölmez. 1993: Ramazan Aydın. * 7 Temmuz 1992: Celal Aydın.Metin Aydın- Bülent Çetinkaya. * 72 24 Temmuz 1992: Ahmet Parlak. * 27 Temmuz 1993: Mahmut Sulban. * 6 Ekim 1993: Erol Öztürk.1990 itibariyle öldürülen yeraltı dünyasına mensup kişiler şunlardı: * 29 Haziran 1990: Cemal Sincar. * 26 Aralık 1992: Şehmuz Daş.Eshabil Karataş. * 6 Ocak 1994: Hüseyin Temurtaş-Çetin Temurtaş.Mustafa Taner.

ekonomik. İşlenen cinayetlerin amacı. kültürel) karıştırmak. değişiklikleri için böyle cina-yetler gerçekleştirebilir. Bu cinayetler özellikle bir ülkenin. 12 Eylül 1980 öncesi işlenen cinayetler buna örnek gösterilebilir. suikast değil. diğer bir ülkenin içişlerini (siyasal. istihbarat örgütü aracılığıyla gerçekleştirdiği cinayetlerdir. 1990 yılından sonra başlayan bu tür cinayetler şunlardı: * * * 31 Ocak 1990: Prof. * 9 Ocak 1996: Özdemir Sabancı. * 19 Ocak 1995: Uğur Kılıç. Bahriye Üçok. sistem. Çözülemez denen olayların faillerini bile en fazla bir hafta sonra ortaya çıkarıyor. sadece bir başka dış ülkenin organize ettiğini söylemek tam doğru değildir. 24 Ocak 1993: Uğur Mumcu. *12 Mart 1995: İstanbul Gaziosmanpaşa'daki 30 vatandaşın katledilmesine neden olan.. terörden bıkan kitlelerin. bütün bu cinayetlerin faillerini yakaladı. Polis son yıllarda elindeki teknolojik araçlarla küçücük bir delili bile değerlendirip katili yakalıyor. *24 Ocak 1994: Enis Karaduman. 6 Ekim 1990: Prof. Fevzi Aslan. Salih Aslan. ülkeyi güçsüz duruma düşürmek vb. amaçlarla..* 19 Ocak 1994: Hikmet Tanık. maktullerin ailelerine neden bir tek soru sorulmamıştı? Destabilizasyon Cinayetleri: Destebilizasyon yani. Amaç. Savaş Buldan. "yeni yönetime" destek vermelerini sağlamaktır. O halde. Muammer Aksoy. Örneğin. istikrarsızlaştırma. Emniyet görevlileri. provokasyondur. Behçet Cantürk. Devletin içinde bulunan gizli 273 örgütler de. hükümet vb. Bu cinayetlerin de hepsi faili meçhul olarak kalmıştır.. Adnan Yıldırım ve Hacı Karay cinayetlerinde niçin hiçbir ilerleme kaydedemiyordu?. Servis Cinayetleri: . kahvehane ve pastanenin silahlarla taranması olayı da buraya eklenebilir. Bu tür cinayetleri.

* . Türkiye'de işlenen veya tetikçi bulunarak işlettirilen cinayetlerdir: * . * 28 Şubat 1991: ABD'li Yarbay Alin Macke.Yabancı ülke istihbarat elemanlarınca. 1983: İranlı muhalif Azerbaycanlı lider Hacı Muhammed Yalfani. * 26 Mart 1990: Irak Büyükelçiliği Ticari Ataşesi Ali Faysal Hüseyin.. 274 * 9 Mart 1991: İsrail Büyükelçiliği Güvenlik Amiri Ehud Sadan.. * 24 Temmuz 1985: Ürdün Büyükelçiliği Birinci Katibi Ziad Sati. * 16 Ekim 1989: Suudi Arabistan Büyükelçiliği Muhasebe Müdürü Abdurrahman Ahmet El. 1985: İranlı muhalif Albay Hadi Aziz Muradi. * 28 Ağustos 1993 İranlı muhalif (İKDP üyesi) Behram .Şiravi.. * 25 Ekim 1988: Suudi Arabistan Büyükelçiliği İkinci Sek reteri Abdülgani Bedevi. * 4 Haziran 1992: İranlı muhalif Ali Ekber Gorbani. 23 Yahudi vatandaşın öldürülmesi. * 21 Mart 1991: ABD'li Yarbay John Gandy. * 6 Eylül 1986: İstanbul/Neve Şalom Sinagogu'na yapılan silahlı saldın sonucu..

Yasemin Cebenoyan..Azadfer.Kontra" deniliyordu. * 4 Eylül 1990: Turan Dursun. "Hizbul. * 7 Mart 1990: Çetin Emeç. * 6 Haziran 1989: Ali Gül adlı vatandaş bağlı bulunduğu ta rikatça. Kullandığı taktiklerden biri de 'Polisiz' deyip. * 3 Aralık 1991: İdil'de öldürülen Mikail Bayro. * 25 Temmuzl995: Gümüşhane Barosu Başkanı Ali Günday. laiklik yanlısı vaazlar verdiği için öldürüldü. Güneydoğu'da bulunan Hizbullah (İlimciler) örgütünün işlediği ilk cina yetti. "polisiz" diyen kişilerce yakala275 . islami kurallara uygun yaşamadığı için öldürüldü. İbra him Sanca işyerine giderken. * 31 Aralık 1994: Onat Kutlar. öldürecekleri kişiyi (kişileri) kaçırmak: * 18 Haziran 1991: Sosyalist Parti Sımak İl yöneticisi. Sadece 1992 yı lında 267 vatandaşı öldürdüler. Kontgerilla Cinayetleri: Kontgerilla çeşitli şekillerde cinayet işliyor. * 14 Mart 1989: Kocamustafapaşa Seyitömer Cami imamı Kazım Üstün. İslami Terör: * 3 Mayıs 1987: Van 100. Bölgedeki güvenlik güçlerinden yardım görmeleri nede niyle bu örgüte.(32) * 2 Temmuz 1993: Sivas Madımak Oteli vahşeti. Yıl Üniversitesi öğrencisi Şirin Tekin oruç tutmadığı için öldürüldü.

. önce Kürt sorununa duyarlı yerel politikacıların. kaçırılıp öldürüldü. * 21 Şubat 1993: Avukat Metin Can. Sonra ceseti bulundu. . Doktor Hasan Kaya kaçırılarak öldürüldü... * 5 Temmuz 1991: HEP Diyarbakır İl başkam Vedat Aydın.nıp sivil plakalı minibüse bindirilerek kaçırıldı. aydınların öldürülmesi ile başladı. Sonra sıra.. * 5 Haziran 1993: ANAP Varto İlçe Başkanı Kerim Geldi. *28 Temmuz 1993: Özgür Gündem Bitlis muhabiri Ferhat Tepe kaçırılıp. * 25 Ocak 1993: ÖZDEP Erzincan İl Başkanı Cemal Akar.. "polisiz" diyen kişilerce evinden alınıp götürüldü. * 16 Ocak 1992: HEP Siirt İl Başkanı Mehmet Demir kaçırı lıp öldürüldü. işkence edilerek öldürüldü. tetiği çeken PKK itirafçılarının isimlerini açıkladığı için. Bu tür cinayetler. gazetecilerin. "arkadaşları" tarafından öldürüldü. PKK itirafçılarına çektiriyorlar! Emekli Binbaşı Ahmet Cem Ersever.. "Kürt işadamlarına" geldi... 'polis' olduklarını söyleyen kişilerce kaçırılıp öldürüldü. İki kurşun sıkılmış cesedi evinin yakınında bulundu. Kontgerilla insanları kaçırıp öldürüyor. Peki tetiği kim çekiyor? Tetiği. * l Kasım 1994: Emekli Binbaşı Ahmet Cem Ersever ve ar kadaşları Mustafa Deniz ve Neval Boz kaçırılıp öldürüldü.

24 Aralık 1995 seçimlerinde ANAP listesinden Van Milletvekili olarak Meclis'e giren. 3) Mehmet Sıddık Bayram. 5) Behçet Cantürk'ün anlatımları. 4) Okuyucunun bugün ile karşılaştırma yapabilmesi için. . 276 NOTLAR: 1) Liceli Bahri'nin gerçek kimliğini. Mustafa Bayram. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı'ndaki ifadelerinden. Türk lirası. Merak edenler. bir diğer iddiaya göre veremden öldü. 2) Hatun Cantürk. Ayrıca gazetelerde. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi ve Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı l nolu Askeri Mahkemesi'nin duruşma tutanakları ile haber kaynaklarının anlatım larından derlenmiştir. bayağı haberler de çıktı. Asıl soru: Tetiği çektiren kim? İşte bu kitabın yazılma amaçlarından biri de. haber kaynağıma söz verdiğim için yazamıyorum.Bizim için tetiği çekenlerin hiçbir önemi yok.. 1979 yılında bir dolar ortalama 47 Türk li rasıydı. "Binbaşı Ersever'in İtirafları" kitabını okuyabilir. uyuşturucu kaçakçısı olarak birkaç kez mahkeme önüne çı kartılmıştır. daha sonra Refah Partisi'ne transfer olan Mustafa Bayram'ın yakın akrabasıdır... Dolar'a çevrilmiştir. bu soruya yanıt vermekti!. "eroin tadarken öldü" gibi.

"Dur" ihtarına uyma . Abuzer Uğurlu polis ifadesinde. 9) İslam Devriminin sıcak günleri geride kalınca. 277 Belki bir gün. ülkücü gençlerle nasıl iş yaptığını ayrıntılı bir şekilde anlatıyordu. bir gazeteci arkadaş da yeraltı dünyası ile siyasi par-ılerin ve örgütlerin ilişkisini kaleme alır.. Ayrıca bazı örgütlerle. İran'ın yeni yönetimi uyuşturucu ihraç edip. 31 Temmuz 1982 tarihinde. Suphi Aşıcıoğlu gibi. 12 Mart 1971 darbesinden sonra cezaevlerinde tanıdı. 70'li yılların sonlarına doğru ise.. Yaşar Aktürk. Rizeli. silah almaya başladı! 10) Ağa Koç.sol" olarak ikiye ayrılmıştı. cezaevine girmemek için Türkiye'den kaçıp Zürih'te yaşayan işadamları ile toplantı yaptı.. Sadece bir DDKD'li. Behçet Cantürk'ten kesinlikle para almadıklarını söylediler. "silah kaçakçılığı" gibi "ticari" işleri de ortak yapıyorlardı.. Başbakan Turgut Özal. yeraltı dünyası "sağ. Yeraltı dünyası. Buradaki ayrılık ideolojik nedenlerden dolayı değildi. ekono mik durumu iyi olan birçok kişiden yardım alındığını.6) Behçet Cantürk "ün DDKD'ye para (bağış) verdiğine ilişkin iki farklı bilgi var. siyasi örgüt militanlarını ilk kez. Behçet Can türk'ten de "aidat" alınmış olabileceğini söyledi. "Alpaslan Tür-keş ile görüştü" diye "solcular" tarafından bomba atılıyordu. 8) RAM şirketi 1982 yılında 366 milyon 6 bin 300 liralık. 1985 yılında İsviçre'ye gittiğinde. Emin Görpe. Görüştüğüm bazı DDKD'liler. 7) ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın amca çocuğu. Dündar Kılıç'ın evine. "Piyasada" güçlü olmak isteyen her "Baba" sırtını bir örgüte dayama ihtiyacını hissetti. REMAN şirketi ise aynı yıl 405 milyon 522 bin 202 liralık haksız teşvik aldılar.

dığı için güvenlik güçlerince vurularak öldürüldü. 45 yaşındaki Yusuf Alper ve 13 yaşındaki Murat Alpte kin öldü. Babalar Senfonisi. 13) Dündar Kılıç'ın sorgusunda da bulunan Mehmet Eymür.) 15) Kapalıçarşı eylemi 15 Haziran 1983 tarihinde gerçekleştiril di. yeraltı dünyasının bazı isimleri gibi. MP. 11) Dönemin gazete ve dergileri Behçet Cantürk'ün kasasından 2 milyar nakit para çıktığını yazıyorlar. MİT Raporu'nun "görsel malzemesi" olarak ra pora eklenmişti.5 tipi otomatik silahla çarşıda bulunanların üzerine rastgele ateş açtı. Cep Kitapları.. yıl lar sonra. Uğur Mumcu'nun "Silah Kaçakçı lığı ve Terör" kitabına bakabilirler. mert ve cesur biri olduğunu söyleye bilirim" diyordu. (Engin Bilginer. "MiT'te sorgulanan Behçet Cantürk'ün. Adının Mıgırdıç Madaryan olduğu açıklanan ASALA mensubu militan. Yakalanacağını anlayan Mıgırdıç Madar yan. 16) Kural mıdır bilinmez. üzerindeki el bombasını patlatarak intihar etti. ağırbaşlı. çok daha akıllı. Süleyman Demirel ile birlikte çektirdikleri fotoğraf. Sayfa 196) 14) Bulgaristan'dan gelen silahlar ve Kintex şirketiyle ilgili daha geniş bilgi sahibi olmak isteyenler. (Tekin Yayınevi. Sarı Avni'nin "iş ortağı" Hayri Yağcı da. 278 . soyadını değiştirip. Mimaroğlu yaptı.. Dündar Kılıç'a kı yasla. 21 kişi yaralandı. 12) Albay Ali İhsan Cesur'un.

(Adam Yayınları) 20) Cosa Mostra: Mensuplarının birbirlerine karşılıklı sadakat ve yardımlaşma üzerine kutsal yeminlerle bağlı olduktan. o kokteyle katılan isimlerden. Nokta Dergisi. 26) 14 Temmuz 1994. Görüşmeyi yapan Ayşe Önal. 19) Nazım Hikmet. Tempo Dergisi. 25) 23 Aralık 1989. gizlilik esastır. Güneş Gazetesi.. vergi alınmaz! 28) Türkiye'nin acı gerçeğidir. Aktüel Dergisi. Behçet Cantürk. 23) 23 Ocak 1994. Milliyet Gazetesi. gizli. 22) 27 Temmuz 1990. 21) 9 Temmuz 1988. "İsviçre'den Geçerken" Yeni Şiirler kitabın dan. aslına sadık kalı narak düzeltilmiştir. 24) 30 Kasım 1992. 18) Çok bozuk bir Türkçe ile yazılan mektup. L'Express Dergisi. Kıyı Bankacılığının en önemli özellikleri. Savaş . DEP Milletvekili Mehmet Sincar. Musa Anter. hiyerarşik bir mafya örgütü.17) Nizamettin Bayramoğlu soyadını değiştirenlerden. döviz hesaplarında herhangi bir sınırlama yoktur. İlk soyadı Yaşlı idi. 27) Kıyı Bankacılığı: Bir ülkede bankacılık sektörü için düzen lenmiş yasa ve yönetmeliklerin kapsamı dışında kalan serbest banka cılık olarak tanımlanabilir.

1991 . 1990 .Buldan. Bir başka iddiaya göre. Halis Toprak. 990 . 29) Kürt işadamlarına birkaç örnek vermek gerekiyorsa. . Yalım Erez. Gazeteci Hafız Akdemir gibi bir çok isim daha sonraki tarih lerde öldürüldü!. İletişim Yayınları.. "Hizbul. 986 . itiraflarından sonra cezaevinde şişlenerek öldü rüldü.Rafet Ballı. Lazo ve Simko'yu kendisinin öldürdüğünü açıkladı. Tekin Yayınevi. 30) Osman Tim.Jean Ziegler.Kontra" nın kaç yurttaşı öldürdüğü tespit edi lememiştir. Afa Yayınları. Selahattin Beyazıt. Babalar Senfonisi.Uğur Mumcu. . 1991. İsviçre Daha Beyaz Yıkar. 279 YARARLANILAN KAYNAKLAR . 32) 1993 'den sonra bölgede kimin kimi öldürdüğü tam tespit edi lemediği için. Şehmus Tatlıcı. Cep Kitapları.. 31) PKK. Cem Yayınevi. Lazo ve Simko "çok şey bildikleri" için devlet içindeki güçler tarafından öldürüldü. Mafya Ahlakı.Öğretim Görevlisi Melih Aktaş'ın Özel Arşivi. Silah Kaçakçılığı ve Terör.Gazeteci Ünal İnanç'ın Özel Arşivi.Engin Bilginer. . Kürt Dosyası.Pino Arlacchi.

Kastaş Yayınları. Ümit Yayıncıık. İnterpol. 1988 . 3 Cilt.Erbil Tuşalp.Bilal Çetin. Analiz. Bilgi Yayınevi.995 . 1993 SU YAYINLARI KİTAPLARI Bakır Çağlar/ Bir Anayasacının Seyir Defteri Cüneyt Özdemir/ Reytingsiz Sohbetler Faik Bulut/ Ebu Müslim Horasani Faik Bulut/ Din. Gü venlik ve Yargı Muhabirleri Derneği Yayınları. . Eroin Dosyası. Sarmal Yayınevi. 1973 .Mehmet Eymür. Mafia. Milliyet Yayınları.Fenton Breşler. Bilgi Yayınevi.Halil Nebiler.Catherine Lamour. 1991 . Mafyanın Ekonomi Politiği.Michel Lamberti. 1993 .Ansiklopedik Siyasi Terimler ve Örgütler Sözcüğü. ı989 .Tuncay Özkan. Soygun. Milliyetçilik ve Kadın Tartışmaları-2 Faik Bulut/ İslam Ekonomisinin Eleştirisi (Tarikat Sermayesi-1) . Ben Tarihim Bay Başkan.. Kıyamet Mahkemesi. Milliyet Yayınları. Milliyetçilik ve Kadın Tartışmaları-1 Faik Bulut/ Din. 1992 . Milliyet Yayınları.1993 .Murat Çulcu.

ve Diktatörlük-2 Melih Pekdemir/ Öçalan Devlet mi? Metin Yeğin/ Marcos'la On Gün (Adları ve Yüzleri Olmayanlar) Nuray Pekdemir/ Gen-etik Devri'm Soner Yalçın/ Beco (Behçet Cantürk'ün Anıları) Soner Yalçın/ Hangi Erbakan? Soner Yalçın-Doğan Yurdakul/ Reis (Gladio'nun Türk Tetikçisi) Taner Akçam/ Ermeni Tabusu Aranırken Turhan Feyizoğlu/ Mahir Turhan Feyizoğlu/ Deniz . ve Diktatörlük-1 Melih Pekdemir/ Kemalistler Ülkesinde Cumh." Melih Pekdemir/ Anne Bak Kral Çıplak! Melih Pekdemir/ Meğer Melih Pekdemir/ Sıradan ve Sahici Melih Pekdemir/ Kemalistler Ülkesinde Cumh.Faik Bulut/ Yeşil Sermaye Nereye? (Tarikat Sermayesi-2) İsmet Berkan/ "Birden Farkettim Benim Bir de Hayatım Vardı.