SU YAYINLARI Behçet Cantürk'ün Anıları (BECO) Soner YALÇIN ISBN 975 - 6709 -11 -1 Yedinci Baskı : Kasım 2000 Kapak

Tasarımı : Hayalgücü Tasarımevi Baskı ve Cilt : Mart Matbaacılık Sanatları Tel: (0212) 212 03 39 Pbx Bu kitabın yayın hakları Su Yayınları'na aittir. Su Yayınları Dağıtım: Cağaloğlu Yokuşu Evren Han No: 29 / 53 Cağaloğlu İstanbul Telefax: (0212)5121668 Ankara Büro : Sağlık l Sokak No: 10/9 Sıhhiye - Ankara Tel-.(0312)4306017 Soner YALÇIN BECO Behçet Cantürk'ün Anıları

ÖNSÖZ Yıl 1990. 2000'e Doğru Genel Yayın Yönetmeni Doğu Perinçek, çantasından çıkardığı mektubu, "Soner, şunu okur musun" diyerek uzattı. Mektup Kayseri'de askerliğini yapan Nafiz Obay isimli birisinden geliyordu. O bay Mektubunda, Almanya'da uyuşturucu mafyasının içinde yer aldığını; eroin sattığını belirtiyordu. Dergiye açıklamalarda bulunmak istediğini yazıyordu. Telefonla Obay’ a ulaştım. Randevulaştık. Kayseri'de bir parkla buluştuk. 40 yaşında, uzun boylu, candan bir adam. 18 yıl kaldığı Almanya'da, 8 yılını cezaevinde geçirmiş ve ardından sınır dışı edilmişti. Türkiye ile Avrupa arasındaki eroin trafiğini saatlerce konuştuk... Uyuşturucu ticaretinin merkezinde bulunmuş bir canlı tanıkla ilk kez görüşüyordum. Ve yeraltı

dünyasına böyle girdim!.. Anlattıklarına şaşmamak elde değildi. İş ve siyaset dünyasının, spor çevrelerinin pek çok ünlü ismi, uyuşturucu ticaretinin içinde ve hattâ başındaydı. Nafiz Obay önemli bilgiler vermişti. Ancak bunların araştırılması ve belgelendirilmesi gerekiyordu. Bu iş tam iki yıl sürdü. 9 Ağustos 1992 tarihli 2000' e Doğruda haberi kapaktan verdik: "Mafyanın merkezindeki adam anlatıyor!" Kapak büyük yankı yarattı. Çeşitli gazete ve dergiler haberden alıntı yaptı. Bu arada, yazıda adı geçen bazı kişiler tarafından dava edildim. Belgeleri mahkemeye sundum. Beraat ettim. Yeraltı dünyasını takip etmeyi bırakmadım. Bu camianın önde gelen bazı isimleriyle tanışma olanağı buldum. Yıllar geçtikçe konuyla ilgili geniş bir arşive sahip oldum. Arşivin neredeyse yarısı bir kişiye ilişkindi: Behçet Cantürk! Nihayetinde, bilgilerin belli bir olgunlaşma noktasında, Behçet Cantürk'ün yaşamının başlı başına bir kitaba konu olabileceğine karar verdim. Çalışmalarımı bu hedefe yönelttim. Ancak bu kitap salt bir "Baba" nın biyografisi olarak yazılmadı. Kanımca, Lice'den yola çıkıp, dünya çapında bir isim haline gelen Behçet Cantürk'ün serüveni, aynı zamanda Türkiye'nin son 50 yılının toplumsal tarihi ile örtüşüyor. Toplumsal ilişkilerin, siyasal ve ahlâki değerlerin yakın tarihimizdeki dönüşümünü Cantürk ekseninde anlatmaya çalıştım. Bazı çevreler Behçet Cantürk'ü sadece yeraltı dünyasının bir patronu olarak tanır. Ama pek çoklarının gözünde Cantürk, âdeta siyasal bir kişilik ve neredeyse bir "Kürt Robin Hood'u" dur! O da herkes gibi farklı kimliklerin bir bileşimiydi: Uyuşturucu kaçakçısı, başarılı işadamı, sosyal demokrat, Ermeni kökenli, Kürt milliyetçisi, "Aile" reisi, Türkiyeli... Bu çalışmada bütünün fotoğrafını sunmak istedim... "BECO/Behçet Cantürk'ün Anıları" ülkemizin, ekonomik ve sosyal yapısını anlamaya yönelik çabalara bir katkı amacıyla kaleme alınmıştır. Kitabın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ede rim... Soner Yalçın Haziran 1996 Ankara

BABA REŞİT CANTÜRK Hava zifiri karanlıktı. Mekkareci Reşit Cantürk korkuyordu. Karanlıktan değildi korkusu, onu, ilk kez gittiği bu yol ürkütüyordu. Oysa kaç kez gitmişti Suriye'ye. O yolları ezbere biliyordu... Soğuktu ama terlediğini hissetti. Mendilini çıkarmayı düşündü, alnını silmek için. Vazgeçti, beyaz mendili jandarmalar görebilirdi. Canı sıkıldı, heyecanına engel olamıyordu. Fakat yüreğinin neden hızlı hızlı attığını biliyordu: Hem yola, hem de ilk kez taşıdığı bu mala yabancıydı. Yeni malın riski fazlaydı. Ancak parası çok iyiydi. Belki kazandığı bu para ile doktora gidip sık sık tutulduğu öksürük nöbetlerinden kurtulabilirdi... İlçesi Lice'de dikilecek, ekilecek toprağı yoktu.Taşımacılık-la geçiniyordu. İlk başlarda Van, Muş, Malazgirt, Solhan, Kar-kova'ya mal getirip götürüyordu. Ancak mekkarecilikte fazla para yoktu. Yiyecek ekmek bile bulamadığı zamanlar oluyordu. Mekkareci Reşit Cantürk oy vermemişti ama, iktidara gelen Demokrat Parti Türkiye'nin komşuları ile ilişkilerini düzeltmişti: Sınırlar eskisi gibi sıkı korunmuyordu. Bu nedenle sınır ticareti hızla gelişiyordu. Mekkareci Reşit'in Suriye'ye mal taşıması böyle başlamıştı. Kiraladığı katırlarla defalarca Suriye'ye çay, şeker, yağ gibi yiyecek maddeleri götürmüş; gelirken ev aletleri, sigara kâğıdı, halı ve elbiselik malzemeler getirmişti. Suriyeliler özellikle yağları yüksek bir para karşılığında alıyorlardı. İş tatlıydı, fakat Mekkareci Reşit, başkalarının mallarını taşıdığı için iyi para kazanamıyordu. Ancak bu yeni güzergâh ve yeni mal, ona oldukça iyi bir kazanç kapısı açacaktı. Hemşehrisi, Liceli Bahri(1) sayesinde cebi para görecekti. Liceli Bahri, yoksul ilçenin kaderini değiştirecek ilişkiyi, tesadüf sonucu kurmuştu. Bir akşam Diyarbakır'da içki içerken, müşteri kalabalığı yüzünden aynı masayı paylaşmak zorunda kaldığı Malatyalı Vahdet'le tanıştı. Kısa zamanda dost oldular. Liceli Bahri ile Malatyalı Vahdet birkaç akşam daha beraber oldular. Bahri yeni arkadaşını Lice'ye davet etti. Oğlu Nizamet-tin'i sünnet ettirecekti, kirvesi olmasını istedi. Vahdet şaşırmıştı. "Seve seve yaparım ama bilmende yarar var, ben Aleviyim" dedi. O yıllarda Aleviler hâlâ Osmanlı korkusunu üzerlerinden atamadıklarından kimliklerini saklıyorlardı. Bahri sevinmişti: "Ne fark eder, ben de Zaza'yım!" Aleviler ile Zazalar birbirlerine çok yakındı. Özellikle Tunceli bölgesindeki Zazaların büyük çoğunluğu Aleviydi. Zaza Bahri ile Alevi Vahdet rakı kadehlerini Kürtler ve Türkler için kaldırdılar...

Vahdet, Lice'ye gidip arkadaşının yoksulluğunu görünce ona ortaklık teklif etti. Kuşkusuz bu ortaklık teklifinin, zamanla Liceli'yi dünyaya tanıtacağını bilmiyordu! Malatyalılar, İran'a kaçak yollardan afyon ve hint keneviri götürüyorlardı. Malatyalı Vahdet, arkadaşı Bahri'ye malların nakliyesinde taşıyıcılara ihtiyaçları olduğunu söyledi. İş oldukça kazançlıydı. Liceli Bahri düşünmeden kabul etti. İRAN'DA İLGİNÇ GELİŞME Tahran hükümeti, 1955 yılında İran toprakları üzerinde haşhaş ekimini yasaklamıştı. Büyük çapta afyon üretilen İran, aynı zamanda bu uyuşturucu maddenin büyük miktarda tüketildiği bir ülkeydi! İranlı afyonkeşler günde 2 ton afyon tüketiyordu. O yıllarda Türkiye'de uyuşturucu alışkanlığı hiç yoktu. Bu nedenle komşu İran'ın durumu oldukça şaşırtıcıydı. Bu durumun iki nedeni vardı: İran, 19'uncu yüzyılda Avrupa'dan mal ithal etmek amacıyla, dövize olan ihtiyacını gidermek için afyon satmaya başlamıştı. En iyi alıcısı ise Hindistan'dı. Afyonun iyi para etmesi üzerine, İran'da haşhaş yetiştirenlerin sayısında patlama oldu. Afyonla "yakından" tanışanlar, bitkiyi kullanmayı da alışkanlık haline getirdiler. İkinci bir neden ise; İran'da hemen hemen hiç doktor yoktu. Bu ülkede ilk tıp olculu 1850 yılında açıldı. Afyon, her türdeki hastalığa karşı ilaç olarak kullanılıyordu. İranlılar, ilaç olarak kullandıkları bu uyuşturucunun ileride alışkanlık yaratacağını bilmiyorlardı. Her iki nedenle, İran halkının büyük bir bölümü afyonkeş olmuştu. Öyle ki, İran hükümeti 1931'de "afyon çekme evleri" kurdu; salgın ülkeyi sarmıştı. Küçük köylerde bile en az 10'u aşkın afyon çekme evi vardı. Bu durum İran hükümetini kaygılandırıyordu. Sonunda afyonun ekimini ve içimini yasakladılar. Afyonkeşler ihtiyaç duydukları malı karaborsadan ve kaçakçılardan sağlamaya başladılar. Türkiye, Pakistan ve Afganistan'daki kaçakçılar hiç vakit geçirmeden İran'a afyon ve hint keneviri "ihraç etmeye" başladılar... LİCELİLERİN EKMEK KAPISI Hava ağarmaya başladı. Ne Mekkareci Reşit Cantürk, ne de katırları dinlenmiş; bütün geceyi yürüyerek geçirmişlerdi. Öksürük nöbeti başlamıştı. "Hay aksi" deyip bir küfür savurdu. Bir ağacın altında mola verdi. Birden aklına Bahri geldi. Aynı ilçeden olmanın ötesinde, birbirlerine çok yakındılar. Bu işi ona Bahri teklif etmişti. Eline, Suriye'ye götürdüğü malların değerinden bile daha fazla para geçecekti. "Ben de kısa zamanda Bahri kadar kazanabilir miyim acaba?" diye düşündü. Yıllar geçip Bahri'nin oğulları ile kendi çocuklarının bu "iş" yüzünden rekabet edeceklerini aklına bile getirmemişti... Lice küçük yerdi. Herkes Bahri'nin birden bire çok para kazanmasına anlam verememişti. Bahri bir ara kayboluyor, sonra ceplerini altınla doldurup geliyordu. Liceliler birbirlerine soruyorlardı:

hakaret ediliyordu. Ne yapabilirdi İd? Cantürkler ilçenin belalı ailelerinden biriydi. Beş kızı vardı: Ofsana. Onu hep aşağılıyor. Hatun bir türlü kocasına sevindirici haberi veremiyordu. Reşit Cantürk'ün gönlünü çalan güzel kızın adı Harun'du. bu güzel Ermeni kızını kıskanmaya başladı. Üç yıl sonra kızları İkram doğdu. gönlünü almaya çalışıyordu. Kalktı yola koyuldu. Ailesi çok yoksuldu. Çok kızı vardı. o yıllarda henüz çok eşlilik töresini yıkamamıştı.Ayşe Karakoç kızı Hayriye ile 1940 yılında resmi nikâhla evlendi. Fikriye. Bir gece sevdiği kızı zorla kaçırıp Kelvan mahallesindeki evine getirdi. Önceleri yatan il ve ilçelerle başlayan taşıma işi.Bahri nereden alıyor bu altınları?. Mekkareci Reşit Cantürk. Eşi Hayriye. Günlerce ağladı. Hatun'a tek üzülen. İranlılar. Ancak Azet'in doğumundan bir yıl sonra. Bir yıl sonra bir erkek çocuktan oldu. Dört erkek. Genç karısı ile çok yakından ilgileniyor. bazen de dövüyordu. Ahmet. Ahmet. İlk karısı Hayriye. Genç Türkiye Cumhuriyeti yasaları. Adını Abdülbaki koydular. 17 yaşında. Reşit Cantürk 1923 Lice doğumluydu. ilk malı teslim ettiğinde anladı. CANTURKLER Mustafa ile Havva Cantürk'ün beş çocuğu vardı. akrabalarının isteği üzerine Bingöl'den Lice'ye göçmüştü. Daha geçen yıl Sağır ailesi ile silahlı çatışmaya girip. Katır sırtında mal taşıyorlardı. Reşit Cantürk. Üçüncü çocuğu Azet 1948 yılında doğdu. binlerce yıllık yurtlarından göçüp gitmişlerdi.. Hayriye şanslıydı. Güzel kızının evli ve yabancı (Ermeni olmayan) bir adamın karısı olmasına çok kederlenmişti. Ayakkabı tamircisi Bagos Demirciyan. daha sonra Suriye ve İran'a kaçak mal taşımaya kadar gitti. Elinden birşey gelmiyordu. kocasına müjdeyi verdi: Hamileydi. Bahri'nin altınları nereden bulduğunu. Yıl 1946.. . İmam nikâhı kıydı. iki kişiyi öldürmüşlerdi. Bu nedenle çoğu akrabası. annesi İncik'di. Şato. Yine hamile kalmıştı. Hacı Mehmet. Üstelik o yıllarda Ermenilere hep kötü gözle bakılıyor.. üzerine kuma getirilmesine fazla ses çıkarmadı.. Mekkareci Reşit gönlünü bir Ermeni kızına kaptırdı. Süslü ve Hatun.. Kızın babası Bagos Demirciyan da evladının zorla kaçırılmasına tepki göstermedi. 1949 yılında Hatun'un ilk çocuğu gözlerini dünyaya açtı: Nizamettin. ikinci karısı Hatun'u Müslüman yaptı. ödemeyi altınla yapıyorlardı. Reşit ve Amine. bir kız: Hüseyin.

Hatun'un oğluna ise Behçet ismini verdiler. Hayriye de. bölgede olduğu gibi.. Hayriye'nin çocuğunun adını Sabit koydular. Liceli Fehmi Bilal vardı. Atın solunda Şeyh Sait'in sekreteri. Mekkareci Reşit Cantürk için. Ayaklanma bütün hızıyla sürüyordu. çocukların devlet okullarına gönderilmesiydi. Hatun da 1950 yılında yine hamile kaldılar.Tesadüf. Şeyh Sait'e tezahürat yapıyorlar ve atını öpmek için birbirleriyle yanşıyorlardı... merdivenlerden düşerek genç yaşta vefat etti. Beyaz bir at üzerinde dimdik duruyordu Şeyh Sait. Çocuklarına ekmek kapısını ancak devlet okullarının açacağını düşünüyordu... Liceliler salavat çekiyorlar. (2) Annelerinden çocuklarına bir tek "miras" kaldı: Nizamettin ve Behçet küçüklüklerinden başlayarak. 1957 yılında doğan Tarık'la birlikte. Bu iki minik çocuk. Güvenilir olmanın en önemli göstergelerinden biri. çocuklarını okula göndermenin bir başka nedeni daha vardı: Yoksuldu. kimi cezaevine. Yıl 1951.. başkent Ankara'ya bağlılık yarışına girişti. İlçeye girişte protokol sırasında yer alan. Nizamettin ve Behçet zamanla annelerinden utanır hale geldiler. Ancak ona hep Beco dediler.. evdeki çocuk sayısı yediye yükselmişti. 1937 yılında Dersim hareketinin de yerle bir edilerek bastırılması. kimi sürgüne gönderildi. Kısa bir süre sonra Şeyh Sait isyanı bastırıldı. GAZI İLKOKULU Tarih: 21 Şubat 1925. Kimi asıldı. annelerinin Ermeni olması nedeniyle Cantürk ailesinde hep "ikinci sınıf insan" muamelesi gördüler.. Lice ele geçiriliyordu. Şark İstiklal Mahkemesi. Nizamettin ve Behçet öksüz kaldılar. Anneleri Hatun. Atın başını Lice Müftüsü Abdulhamid'in oğlu Sait Hoca çekiyordu. Sırasıyla hepsini okula . isyana katılanlara ağır cezalar verdi. Liceli Molla Mustafa. yaşamlarının her aşamasında "Ermeni dönmesi" aşağılamasına rnaruz kaldılar. Ve 1950 yılında Cantürk ailesine iki erkek çocuk daha katıldı. Bölgedeki herkes. Lice'de de korkunun hakim olmasına neden oldu. Lice beylerinden Hakkı ve Hüseyin at üstünde hemşehrilerine gülüm-süyorlardı.

. 1964/65 öğrenim yılında ilkokulu bitirdi.. Sevmediği. Artık bir cinayeti vardı! Behçet. henüz ortao-kul birinci sınıf öğrencisi iken. Kendinden beş yaş büyük Nevzat Hocaoğlu'nu. Diyarbakır'da fazla kalmadı. Arkadaşları konuşmalarına dikkat etmeliydi. Diğer çocuklarını ortaokula yazdırmamıştı.. Bu nedenle devlet ilçeye bir de ortaokul binası yapmıştı. Dağların Kurdu Koçero. 1965 yılında gerçekleşen bu olayın gerçek nedeni bilinemedi. Ders yılının ikinci yarısında naklini tekrar Lice'ye yaptırdılar. bölgedeki kültürün bir parçasıydı. Diyarbakır Bağlar Ortaokulu'nun ikinci sınıfından devam etti.. Behçet'ten umutluydu. Reşit Cantürk. kendisine "dönme" dediği için mi öldürmüştü? Mahkemede. "Dönme" olarak tanınmaktan nefret ediyordu. Okuyacaktı. Şanslıydı.. Bireysel şiddet yoluyla "onur" kazanmak. On Korkusuz Adam ve Kara Şahin filmlerinin etkisinden günlerce kurtulamamıştı. ağabeylerinin ve ablasının okuduğu Gazi ilkokuluna 1959 yılında dokuz yaşında başladı.. Yılmaz Güney gibi yürüyor. Behçet. her türlü hakaretin öcünü alabilecek kuvvette biri oluğunu. Tavırları değişmişti. Öğrenimine. .gönderdi. Bir tek tutkusu vardı: Silah. onun gibi bakıyordu. 15 yaşında ispatlamıştı. tabancayla vurarak öldürdü.. Arkadaşı Nevzat'ı.. YILMAZ GÜNEY HAYRANLIĞI Yılmaz Güney'e hayrandı. Behçet. 1966 yılında çıkarılan af ile özgürlüğüne kavuşÖldürdüğü kişinin yakınları.. Çünkü hiç başarılı değillerdi. oğlu Behçet'i ortaokula kaydettirdi. Ancak. "kazara vurdum" diye ifade verdi. Kamalı Zeybek.. sonra okumayı ve saymayı öğrendi. Ergenlik çağına gelen Behçet. Okulu sevdi. Yılmadı. okuldan soğumaya başlamıştı. Üstelik aileler çocuklarının okumasını istiyorlardı. İlk "fırsatı" 15 yaşında yakaladı.. zayıflığı ve savunmasızlığı bağışlamıyordu!. arkadaşlarının ona sık sık "dönme" demeleriydi. Lice'de okula giden öğrenci sayısı oldukça fazlaydı. Önce Türkçeyi.. Onun doğduğu toplum.. "Güvenlik nedeniyle" akrabalarının yanına Diyarbakır'a gönderildi. Behçet'ten intikam alabilirdi. korkulan ve saygı duyulan biri olmak istiyordu.

1969 yılında Bingöl Lisesi'ne kaydedildi. Sonuçta korkulan oluyor: Silahlar patlıyor. 100 kişilik partili grubuyla Cantürkler ziyaret etmek için Lice'ye gelmişti. Dağa çıkan. çocukları içinde en zeki olanı Behçet'ti. "güvenlikleri için". Nadir Vuran. 1969 genel seçimleri öncesi Diyarbakır'da liste belirlemesi yüzünden tartışmalar çıkmıştı. Babası Resife yalvarıyordu. tutuklama karan olmadığı halde. Mehmet Özsucu. Behçet Cantürk firar edip. Behçet Cantürk. okuyup büyük adam olacaktı. Yıllarca sürecek bu kan davasının başlama nedeni siyasiydi. "Bingöl'deki akrabaların yanında emniyette olur" diye düşündüler. Nadir Harman. İlk günlerde Cantürkler'in evlerine sık sık baskın yapan jandarmalar da artık gelmemeye başlamıştı. Halit Mısırlıoğlu taraftan Körtükler. lise öğrencisi Behçet Cantürk de vardı. Gerginlik tırmanmış ve tetiklere basılmıştı. onlarla sohbet etmelerine çok bozulmuşlardı. Ramazan Alacabayır. bu partiyi Diyarbakır'da ikiye bölmüştü. aileden bu dokuz kişinin teslim olmasına razı olmamışlardı. . Lice'de lise yoktu. Diyarbakırlı bazı CHP'liler partiye oy vermeyeceklerini söylüyorlardı. Abdullah Cantürk ve Halim Karagöz'e. Zaten başlarında yeni bir bela vardı. hiç sınıfta kalmadan 1968 yılında bitirdi. Sıddık Deniz. Süleyman Özkalkan. Küçük bir çete kurmuşlardı! Kan davasının sadece Behçet'e bir yaran olmuştu. Güçsüz duruma düşen aileye Körtükler saldırabilirlerdi. Lice Cumhuriyet Savcılığı. Cantürkler. Okumak istemiyordu. dağdakiler de yaşamlarından memnundular. Mehmet Taşkaya. Ramazan ve Mehmet Han Gelirakan ise yaralanmıştı. Halim Alacabayır. Hanifi Vuran. Babası onu dinlemiyordu. dağa kaçan dokuz kişiden biriydi. CHP'nin. Tutuklanacak kişiler arasında. her an silahların patlamasından endişe ediyorlardı. Cantürkler'den. "Güvenli olmaz" diye vazgeçtiler. Cantürkler'in AP'lileri evlerinde kabul edip. O. Körtük aşireti ile araları çok kötüydü. Gıyasettin Fidan. Körtükler'den Halim Aydın vurularak öldürülmüştü. Halit Mısırlıoğlu'nu kontenjana koyması. liseye göndermesin diye.. Kızgın CHP'liler arasında Cantürkler de vardı.. Gıyasettin Deniz. Cantürkler de.47 kişi hakkında tutuklama kararı çıkardı. 19 yaşında okulu bırakıp. Osman Hanezay ve Mehmet Fidan da katılmışlardı. Cindi Hanezay. Behçet'i yine Diyarbakır'daki akrabaların yanma göndermeyi düşündüler. Fırsattan yararlanan AP'li Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Refet Sezgin. dağlara çıkmıştı. Abdülbaki Cantürk. Dokuz kişi teslim olmadı.Ortaokulu. Liceliler.

1971 yılı Cantürkler için hiç de iyi geçmiyordu. ÇETE BÖLÜNÜYOR Dağdaki grup arasında ikilik çıkmıştı. Abdülbaki Cantürk ve Behçet Cantürk'e sitem etmeye başladılar. Çatışma çıktı. Cantürklerin tabancalarından çıkan mermilerin ilk hedefi Gıyasettin Deniz oldu. Şubat ayında kardeşleri Tarık'ı kaybetmişlerdi. Sabit ve Behçet kardeşlere pusu kurdular. Sabit Cantürk'ün Lice'ye geldiği. Ancak Behçet Cantürk'ün pes etmeye niyeti yoktu. Hayat. 21 Şubat günü Lice'nin kenar mahallelerinden birinde. Amca çocukları Gıyasettin Deniz ile Sıddık Deniz afyon paralan yüzünden. kardeşi Behçet'le birlikte dağların yolunu tuttu. 7.65 mm çaplı Astra tabanca ile Fahrettin Bakır'ı öldüren Sabit Cantürk de. Gıyasettin Deniz'in. 13 Eylül 1971.Dağda bulunan firariler boş durmuyorlardı. Deniz ailesi tarafından öğrenilmişti. güvenlik için Sabit'in yanına Behçet'i verdiler. 21 Şubat'taki olay nedeniyle cezaevinde bulunan ağabeyi Azet Cantürk'ü ziyaret etmek istiyordu. Bu olay nedeniyle de. . Cantürkler. Silah seslerini duyan aileler olay yerine koştular. Güzel de para kazanıyorlardı. İki kişinin ölümüyle sonuçlanan bu olayla ilgili olarak. Olayın daha da büyümemesi için jandarmalar havaya ateş açtılar. jandarmaların dur ihtarına uymayan Cantürkler'in en küçüğü 13 yaşındaki Tank Cantürk canından oldu. silahlar konuşunca dağdaki ekibin bir bölümü teslim oldu. Aile büyüklerinin tahminleri doğru çıktı. Diyarbakır ikinci Ağır Ceza Mahkemesi. Cantürkler ile Denizler silahlı çatışmaya girdiler. Grup arasında ihtilaf çıkıp. Bu 10 kişiden biri yine Behçet Cantürk'tü. Sık sık öksürük nöbetlerine tutulan Mekkareci Reşit vereme yenik düşmüştü. 21 Şubat 1971 gününe kadar sakin sürdü. Bu arada. Cantürkler paralarını vermiyorlardı. Suriye'ye afyon götürüyorlardı. "kanını yerde bırakmak istemeyen" Deniz ailesi. İzmir Narlıdere'de askerliğini yapan Sabit Cantürk izine gelmişti. İran'a. Üstelik olay unutulmuş görünüyordu. Mayıs'ta babaları Reşit Cantürk'ü yitirdiler. Behçet Cantürk hakkında üçüncü kez yakalama emri çıkarıldı. Artık ilçeye ziyarete bile gelmeye başlamışlardı. Suç ortakları arasındaki gerilim fazla uzun sürmedi. Cantürk ve Deniz ailesinden toplam 10 kişi hakkında tutuklama karan verdi.

kendisine "koşulsuz bağlı müttefiki" ile uğraşıyordu. Jandarmalar dağlarda kendilerine rahat vermiyorlardı. Teslim olan Cantürkler yargılamalar sonucu beraat etmeye başladılar. 10 kilo eroin sağlarken. Toprak Mahsûlleri Ofisi'ne.15 kilo "ürün" elde ediliyordu. Türkiye önemli bir döviz kapısını kapatıyordu. Diğer ülkeler 100 kilo afyondan. Amerikan Narkotik Büro şefi M. Pakistan. Anadolu'da üretilen afyon. John Cuzacks. Türkiye'ye karşı yıpratma savaşı başlatıldı.. 90 bin aile haşhaş ekimi ile geçiniyordu.. Çünkü. Bu aileler. Sarılık hastalığına yakalandı. galip her zaman güçlüydü ve korkusuzdu. Amerika'nın gücü.Aksilikler Behçet Cantürk'ün yakasını bir türlü bırakmıyordu.. Burma) yetiyordu. galip çıkanın yanında olmak. Önce afyon ekilen illerin sayısı azaltıldı. 1967'de 119 ton. 13. Vietnam Savaşı'ndan dönen askerlerinin ve hayata yabancılaşan gençliğinin neden uyuşturucu kullandığıyla değil. Türk afyonu çok kaliteliydi. İlginçtir. 1969 yılında topraklarında haşhaş tarımının tekrar yapılmasına izin vermişti. 1969'da 128. Tayland. hem de uyuşturucu piyasasında çok iyi para ediyor. . çatışmalardan zaferle çıkanın yanındaydı. bu kez Türkiye haşhaş ekimini yasaklıyordu.. Milyonlarca dolarlık geliri vardı. Halk. Afyon üretiminde dünya üçüncüsüydü. Üstelik "işler" de karışmıştı. Sürekli saklanmak ve kaçmak zorunda kalmışlardı. ne "eroinin başkenti" Marsilya'daki eroin laboratuvarlarının yok edilmesine. Amerika.. Altın Hilal (İran. Cezaevlerinden çıkan yakınları. HAŞHAŞ EKİMİ YASAKLANIYOR Behçet Cantürk'ün tabancasından çıkan mermiler kaç kişinin yaşamına son vermişti? Bu cinayetleri niçin işlemişti? Bu soruların önemi yoktu! Doğu toplumlarının geleneği değil miydi: Çatışmaların gerçek nedenleri üzerinde durulmaksızın." Yani. Türk afyonundan. Ancak şans yine ondan yanaydı. Ayrıca. 1968'de 125 ton. Hastalığı kolay atlattı. ailelerinin can güvenliklerini sağlayabilirlerdi. Türkiye'de haşhaş ekimi yasaklanmalıydı! Amerika kamuoyunda Türkiye aleyhtarı bir hava oluşturuldu. Behçet Cantürk umutlandı. hem dünya ilaç pazarında. şöyle diyordu: "Amerika'da tüketilen eroinin yüzde 80'i ülkemize Fransa'dan sokulmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri'nden gelmişti. ne de afyon kaçakçılarının merkezi. Bu eroinler ise Türkiye'deki haşhaş tarlalarından elde edilen afyondan yapılmaktadır.. Afganistan) ve Altın Üçgen'e (Laos. 12 Mart askeri darbesi nedeniyle sıkıyönetim ilan edilmişti. Amerika'nın isteğine karşı koyamıyordu. "Esmer altın" afyon için. kapış kapış gidiyordu. tehlike sinyalleri Anadolu'ya çok uzak bir yerden. 1970'de 63 ve 1971 yılında da 149 ton afyon satmışlardı. Türkiye. İran.

Kuşkusuz. Şansı hep yanındaydı. 9 ay 10 gün sonra karara vardı. Türkiye'de afyon üretiminin yasaklanması.. Başbakan Demirel. Maliye Bakanı Mesut Erez Kü-tahyalı'ydı. Ve 12 Mart askeri darbesinin Başbakanı Nihat Erim. Sabit Cantürk'se. Olaylar Behçet'in peşini bırakmıyor." Başbakan Demirel Ispartalı. Beco'nun sesini duyan Liceliler. hoparlörden herkesi sakin olmaya çağırdı. Başkan Ni-xon'ın tek umudu. 1972 yazının sıcağı her yanı kasıp kavuruyordu. 15 Ocak 1972 tarihinde cezaevine gönderildi. "iki arada bir derede kalmıştı. Behçet Cantürk. Ancak Diyarbakır Cezaevi'ndeki havanın sıcaklığı mevsimden kaynaklanmıyordu. Ali oğlu Fahrettin Bakır'ın ölümü ile sonuçlanan olayda Behçet Cantürk'ün suçlu olduğunu gösteren bir belge yoktu.1961'de ekim yapılan il sayısı 35 iken. Ancak bunun ne önemi vardı. Yaşlı bir mahkûmun ölümü isyana dönüşmüştü. Halim Aydın ile Gıyasettin Deniz'in ölümleri ile sonuçlanan olayların davaları ise sürüyordu. Uşak ve Burdur illeri. Amerika'da seçimler yaklaşıyordu. Anadolu'nun binlerce yıllık geleneksel bitkisi afyonun ekimini yasaklayan karan ilan etti. Denizli. Afyon. 1970'de bu sayı 7 ile sınırlandırıldı. TESLİM OLUYOR Cantürk aile meclisi toplandı. siyah gözlü genç adam cezaevinin önemli konuklarından biri olmuştu. En çok haşhaş üretilen İsparta. onu cezaevinde de buluyordu. Çevresinde Liceliler pervane oluyordu. 1. Önemli olan Nixon'a seçim kazandıracak bir şovdu!. İsyan bastırıldı. Evde bulunan Behçet ve Sabit'i kelepçeleyip götürdüler. Tek istekleri vardı Cantürkler'in: Çocuklarının teslim olduğunu kimse duymayacaktı. . aynı zamanda AP'nin oy depo-suydu. dünyada gitgide yayılan eroin tutkusunu azaltmadı. 29 Aralık 1971 gecesi. Sadece yakalandıkları duyulacaktı. Çünkü cezaevinde bulunan tutuklu ve mahkûmların büyük bir bölümü Lice'liydi.. Behçet Cantürk.. Demirel. Önce durum Lice İlçe Jandarma Komutanı Cafer Bay'a anlatıldı. Diyarbakır İkinci Ağır Ceza Mahkemesi. Sorgulaması bitip mahkemeye çıkarılan Behçet ve Sabit Cantürk.. jandarmalar sessizce Cantürkler'in evine geldiler. Kütahya. yasaklamaya karşı direniyordu. buğday tenli. kardeşi Sabit ile birlikte teslim olacaktı. 6 yıl 8 aya mahkûm oldu.. Plan yapıldı. Başbakan Süleyman Demirel'e yoğun baskılar vardı. "Amerikan gençliğini uyuşturucudan koruma" propagandasıydı.. Cezaevinin müdürü olayların bastırılması için Behçet Cantürk'ten yardım istedi. cezaevinde duruma el koydular. Kan dökülmesi an meselesiydi. Öte yandan. Başta Diyarbakır olmak üzere bölgenin önde gelen "tüccarlarıyla" tanışma fırsatını buldu. Cezaevi onun için iyi bir okul oldu.80 boyundaki.

resmi nikâhla evlendi. Adını Mehmet koydular. Bu nedenle kendi otobüslerini Erzurum'dan kesip Malatya güzergâhına gönderdi. Cezaevinden çıkar çıkmaz görücü usulüyle. Canpolat ailesi ve Erşenel ailesi. Behçet Cantürk teklifi kabul etti. 1973 yılında iki mutluluğu bir arada yaşadı.. Akan Otobüs İşletmesi sahipleri İhsan Güzel ve Yılmaz Turgut Uğur. 23 yaşındaki Behçet Cantürk otobüs işini çok sevdi. PTT müdürü bile bu işlere girmişti. Özdiyar-bakır firmasına otobüs vererek ortak oldular. Girişimciydi. Arkasından. Diyarbakır. Zeynel Cantürk'ün diğer kızı Süreyya'yı ise ağabeyi Nizamettin'e münasip görmüşlerdi. Dadaş Turizm'in şubesini açtı. Laçin ailesi ile birlikte Hazar Turizm Seyahat Acentası'nı kurdular. Avrupa'ya paketler halinde.. 9 ay 10 gün sonra Behçet. Cantürk ailesi ona uygun bir kız bulmuştu: Amcası Hüseyin'in oğlu Zeynel Cantürk'ün kızı Erdem. .16 Ekim 1973 tarihinde nakti kefaletle serbest bırakıldı.. Çalışkandı.. Elazığ'da yeni kurulan Murat Turizm Otobüs firmasının yetkilileri ile anlaştı. Adana'ya gidip Gazanfer Bilge'yi buldu. Delidere ailesi. Liceli bazı aileler arka arkaya otobüs alıp şirketlere ortak oluyorlardı. O şirketin de Diyarbakır şubesini aldı. Lice'de "nakliyatçılık" o kadar yaygınlaşmıştı ki. 1973 yılında cezaevinden çıktığında. daha "içerideydiler. hem de bozulan işlerini sevk ve idare etmesini istediler. otobüs alıp Kamil Koç firması ile birlikte çalışmaya başladı.Elazığ. Kayseri üzerinden Ankara. Ancak Gazanfer Bilge ile hep ihtilafa düştü. Diyarbakır-Erzurum arası yolcu taşıyorlardı. Diyarbakır Cezaevi'ndeki "koğuş ağalığı" nın sonucunu kısa zamanda gördü. 26 Nisan'da "1974 affı" çıktı." Behçet Cantürk'ten. Otobüs şirketleri. Şanlıurfa ve Adana'ya seferler düzenlemeye başladı.İstanbul'a yolcu taşımaya başladı. O yıllarda "mekkarecilik" artık tarihe karışıyordu. Birgün atlayıp Erzurum'a gitti. Sadece Cantürkler değildi otobüs işine girenler. İkna etti. Katırlar yerlerini motorlu taşıtlara bırakıyordu. firmalarına hem ortak olmasını. Dadaş Tu-rizm'in sahibi Bünyamin Bey'le anlaştı.. MEKKARECİLİK TARİHE KARIŞIYOR Behçet 'Cantürk. Ayrıldılar. Gaziantep.Erdem çiftinin bir oğulları oldu.. dosyaları düştü. Hemen kolları sıvadı.... "posta posta" mal gidiyordu!. Hırslıydı. Ekmekçi ailesi. Diyarbakır'a. Akan Otobüs İşletmesi'nin üçüncü ortağı oldu.

dağ yamacında kurulu olduğu için daha önce.. Dünyanın her tarafından gelen yardımlar ilçeye gönderiliyordu. LİCE YÜRÜYÜŞÜ 8 şiddetindeki depremde. Yürüyüş kortejinin önünde büyük bir pankart vardı: "Depremden ölenlerin katilleri iktidardır. Resul Gelirakar. * Kürdistan Ulusal Kurtuluşçuları (KUK).. Ancak bu kez evleri dağ yutmuştu! Deprem Lice'yi yok etmişti. Deprem yardımlarının yetersizliğini protesto etmek için Lice'den Diyarbakır'a yürüme fikri ortaya atıldı. "hükümetin manevi şahsiyetini alenen . Licelilere yardım göndermeyerek. * Kürdistan Kurtuluş Partisi (Rızgari)." Katılımcılar sık sık "Kahrolsun İktidar" diye slogan atıyorlardı. Yürüyüşe katılımın fazla olması için öğretmenleri. Liceli acısını unutmuş. En acı ayrılığı ise. Bu nedenle APMSP ve MHP'den oluşan 1. işçileri. oğlu Mehmet'i. MC hükümeti. Karısını. Ankara'daki hükümet. kaya parçalarının düşmesi ile sık sık yıkılıyordu. O günlerde bir dedikodu kulaktan kulağa yayılıyordu: "Lice halkı solcuydu. ağabeyi Abdülbaki'yi ve 15 yakın akrabasını Lice depreminde kaybetti. köylüleri organize etme görevi verildi. Behçet Cantürk. aynı yılın 6 Eylül'ünde yaşadı. 20 Kasım 1975 günü yürüyüş yapıldı. Liceli'nin çığlığını duymuyordu. kışı düşünmeye başlamıştı. bir kısmı battaniyelerle kışı karşılamaya hazırlanıyordu. Lice'nin bir kısmı çadırda. Evlerinin yeniden inşası için Başkent'ten yardım istiyordu. Geniş bir katılım oldu. Kış yaklaşıyordu. İlk günlerde yoğun bir biçimde gelen yardımların arkası kısa zamanda kesildi. Aziz Akşahin. 8 bin 159 konut ve bina yıkılmıştı. Protesto yürüyüşünü dört örgüt organize ediyordu : * İlerici Gençler Derneği (İGD). Tahsin Erdoğan. Komite görev bölümü yaptı. Aydın Ergün. Nazif Sanman. * Özgürlük Yolu (Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi). Osman Ağın örgütleyecekti.1975 yılında bir ayrılığı da ortaklarıyla oldu. Behçet Cantürk'e.. gençliği. 35 kişilik yürüyüş komitesine.Diyarbakır yürüyüşünü organize edenler hakkında. İGD'yi tem-silen girdi. cezalandırıyordu!" Lice'de bıçak kemiğe dayanmıştı. Mekin Balaban ve Abdulbaki Kaymak. Türkiye yasa bürünmüştü. 2 bin 385 kişi yaşamını yitirmişti.. Lice'deki evler. Lice.

on yıl sonra 17 Ocak 1985 tarihinde kararını verdi: Beraat." aksine kendi ulusal kimliklerini gizlemeksizin Kürt sorununu dile getirmeye başlamışlardı. Emin Kotan. * 27 Mayıs 1960: Silahlı kuvvetler yönetime el koydu. Musa Anter. Sait Elçi. rekor bir sürede. yıllar sonra yeniden toplumsal mücadele sahnesine çıkıyorlardı. Ömer Turan.69: TİP iki yıl boyunca "Doğu mitingleri" düzenledi. Batı Anadolu'ya iki yıllık sürgüne gönderildi. Canip Yıldırım. Medet Serhat. Sait Elçi. sekreterya görevini yürütecekti. Kürtler. * 12 Mart 1971: Askerler yönetime el koydu.tahkir ve tezyif etmekten dava açıldı. Dava açılanlar arasında Behçet Cantürk yoktu. Nurettin Yılmaz ve Cezmi Balkaş'ın da içinde bulunduğu "49'lar" olarak bilinen Kürt aydınları yargılandı. Kürtlerin de büyük desteğini alarak seçimleri kazandı. Behçet Cantürk'ün. ilk örgütsel faaliyetlerde bulunmasının nedeni. Mahkeme.. * 19 Ekim 1960: Sürgün Yasası çıkartılarak. TİP'in "ırgatlar ve marabalar"ın partisi olduğunu açıklaması. "devletin Lice depremine karşı umursamaz tutumu" olarak açıklanabilir mi? Kuşkusuz hayır. 485 kişiden. Yaşar Kaya. Liceli Tarık Ziya Ekinci. İsyanların bastırılmasından sonra. Kürtlerden büyük destek gördü. 55 ağa ve aşiret ileri geleni. * 1967. Naci Kut lay.KDP'yi illegal olarak kurdular. TİP'in miting yaptığı 12 miting merkezinden biri Lice'ydi (24 Ağustos 1969). * 14 Mayıs 1969: Çoğunluğunu üniversiteli Kürt öğrencilerinin oluşturduğu Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO) kuruldu. Sorunu ifade edebilecekleri tek platform olarak Türkiye İşçi Partisi'ni görüyorlardı. TİP.. . Aralarında Faik Bucak. Irak'ta kurulacak KDP. "güvenilir olmanın koşulu olarak" okullara gönderilen Kürt çocuklarının bir bölümü "asimile olmamış. "siyasallaşmasının" nedenini öğrenebilmek için. Suriye ve Türkiye topraklarında faaliyet gösterecek. Behçet Cantürk'ün yürüyüş tertip komitesinde yer almasının. Geleneksel yapının çatırdamaya başladığı Kürt toplumunda. yakın ta-rihdeki siyasi gelişmelere bakmak gerekiyor : * 14 Mayıs 1950: Demokrat Parti. İran. Sait Kır-mızıtoprak'ın bulunduğu Kürtler. Irak. * l Haziran 1960: 485 Kürt gözaltına alınarak Sivas'ta bir kampa getirildi. * 22 Eylül 1959: Aralarında Ziya Şerefhanoğlu. merkezi bir Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) kurulması çalışmalarını başlattı. Kürt aydınlarının da partisi olmuştu. * 24 Ocak 1965: Mustafa Barzani ve Celal Talabani. Türkiye. * 13 Şubat 1961: Türkiye İşçi Partisi kuruldu. TİP"in genel sekreterliğine kadar yükselmişti.

* 20 Temmuz 1971: TİP 4'üncü kongresinde, "Türkiye'nin Doğu'sunda Kürt halkı yaşamaktadır. Kürt halkı üzerinde baştan beri, hakim sınıfların, faşist iktidarların, zaman zaman kanlızulüm hareketleri niteliğine bürünen, baskı, terör ve asimilasyon politikası uygulanmıştır" diye karar alması, partinin askerler tarafından kapatılmasına neden oldu. * Nisan 1973: Ankara'da Abdullah Öcalan ve arkadaşları, Kürt sosyalistlerinin ayrı örgütlenmesini savunan ayrı bir grup oluşturmaya başladılar. * 28 Kasım 1974: Kürt öğrencileri, kapatılan DDKO yerine, Devrimci Demokratik Kültür Dernekleri'ni (DDKD) kurdular. DDKO tutuklamaları sırasında yurtdışına kaçan Kemal Bur-kay, "74 affı" ile tekrar Türkiye'ye döndü. Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi'ni kurdu. 1975 Haziran ayında Özgürlük Yolu adlı dergiyi çıkardı. Tıpkı Türkiye sosyalistleri gibi, Kürtler de, 70'li yıllarda hızlı bir bölünme sürecine girdiler. Kürtlerin örgütleri şunlardı: Rızgari, Kawa, KİP (daha sonra adını PPKK olarak değiştirdi), KUK, Denge Kawa, Tekoşin, Ala Rızgari, UKO (sonra PKK ismini aldı), KUK- SE, Kürdistan Halk Partisi, Pekanin... AĞALIK BEHÇET'TE Babaları Reşit ölünce, Cantürkler'in başına Abdülbaki geçmişti. Cantürkler, Lice depreminde ağabeylerini kaybedince, ailenin başına hiç tartışmasız Behçet Cantürk'ü getirdiler. Doğu toplumlarında, aile içinde hiyerarşi nasıl kurulmuş olursa olsun, en güçlü olanın üstünlüğü belirleyici oluyordu. En güçlü olan; en yaşlı aile bireyi olduğu gibi, en saldırgan ve istekli kişi de olabiliyordu. "Ağalık" için, yalnızca düşmanlarım ortadan kaldıran, güçlü ve yetenekli biri olmak yetmiyordu. Ayni zamanda herkesin babası, ağabeyi, koruyucusu, danışmanı olabilmek ve bir otorite simgesi de olmak gerekiyordu. Alçakgönüllü bir tavırla konuşan ve dinleyen, kudretini gizleyen biri olmalıydı. Yönetme sanatını bilmeliydi. Ailesine kol kanat germeliydi... Behçet Cantürk'te bu özellikler vardı... . Önce evlendi. Lice depreminde eşi ve oğlunu kaybedince, "bir daha evlenmeyeceğim" diye yemin etmişti. 5 ay sonra evlendi. Aziz- Dilber kızı, 15 Nisan 1956 doğumlu Hidayet Kaşan hemşehrisiydi. Okuma- yazması yoktu. Behçet Cantürk ikinci eşiyle görücü usulüyle evlendi. Resmi nikâh yapmadı. Hasımlarından ailesini korumak ve onların geçimlerini sağlamak için askerlik işini halletti. Para karşılığı Konya Askeri Hastanesi'nden çürük raporu aldı!

Askerlik sorunu ortadan kalkınca, bütün gücüyle tekrar ticarete atıldı. Otobüs firması ortaklığından ayrıldığı dönemde, kendine yeni bir iş alanı daha bulmuştu: Lice çevresindeki tütün ürününü köylüden peşin parayla alıp Tekel'e satıyordu. Ancak dikili alanlar da depremden nasiplerini almışlardı. Tütün ticaretini bıraktı. Yılmadı. Deprem konutlarının yapımı işine girdi. Kardeşleri Nizamettin, Sabit ve Azet'i de yanına aldı. Önce taşeronluk yaptılar. Müteahhit Maksut Yıldız'dan 250 konutluk bir iş aldılar. Aynı yıl bitirdiler. Behçet Cantürk, tek başına müteahhitlik yapabilecek karneye sahip oldu. 1976 yılında, Lice PTT binasının yapımını teklif usulü ile aldı. Aynı yıl, ilçesine yapılacak 1600 konutun altyapı inşaatlarının ihalesini kazandı. Hepsini bir yılda bitirdi. Lice depremi, Cantürkler için çok trajik olmuştu. Yakınlarım, evlerim ve işyerleri kaybetmişlerdi. Fakat bir yıl sonra "deprem nedeniyle" para kazanmaya başlamışlardı! Behçet Cantürk, 1976 yılında, Lice'ye bağlı, Oyuklu Köyü' nün 110, Kabakaya Köyü'nün 200 konutluk inşaat ihalesini aldı. Bir yıl içinde 310 prefabrik ev yapıp teslim etti. Ankaralı Murtaza Dinçer'le, Lice'nin kanalizasyonu, Laz Osman'la (Osman Kılıç), Lice'nin adliye binası inşaatlarını yaptı. TEYZELERİYLE TANIŞIYOR! 1976 yılı, Behçet Cantürk için oldukça hareketli geçiyordu. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nden 2 yıl süreli turist pasaportu aldı. Bir yıl sonra Diyarbakırlı müteahhit Yaşar Benice ve Diyarbakır Afet İşleri Bölge Müdürü Göksel Öztürk ile birlikte, Yaşar Benice'nin Mercedes otomobiliyle Suriye'ye gitti. Nusaybin Hudut Kapısı'ndan çıkarak Suriye'nin Kamışlı ilçesine ulaştı. İki teyzesi Suriye'ye göçmüştü. Anneannesi İncik Demirciyan'dan teyzesi Süslü Nalbant-çı'nın telefonunu almıştı. Kaldığı otelden teyzesini aradı. Süs-lü'nün kocası Samo (Samuel Nalbantçı) gelip Behçet Cantürk'ü evine götürdü. Burada Behçet Cantürk'ü bir sürpriz bekliyordu. Evde, yine Kamışlı'da oturan bir diğer teyzesi Şato Palancıyan vardı. Odada duygusal bir hava oluştu. Çünkü Behçet Cantürk, teyzesi Sato'yu ilk kez görüyordu. Birkaç dakika kimse konuşmadı. Söze, Sato'nun taksi şoförlüğü yapan kocası Garo Palancıyan başladı. Depremi duyduklarında çok üzüldüklerini söyleyip. geçmiş olsun dileğinde bulundu.

Sonra Behçet Cantürk'e yeğenlerini tanıştırdı. Kamışlı'da ilk gecelerini, arkadaşları otelde, kendisi teyzesinin evinde geçirdi. Ertesi gün karayolu ile Halep'e hareket ettiler. Ekibe teyzesinin eşi Samo da katılmıştı. Ancak Samo'nun Halep'te özel işleri vardı. Halep'te iki gün kalıp Şam'a gittiler. Hediyeler aldılar. Behçet Cantürk, sedef bir tavla aldı. Burada iki gün kalıp, Ürdün'ün başkenti Amman'a geçtiler. Dönerken Kamışlı'ya uğrayıp, teyzelerinde yemek yeyip Türkiye'ye döndüler. İŞLER BÜYÜYOR Van depremi de, Cantürkler'e yeni iş alanları yarattı. Teklif usulü ile iş aldılar. Van- ErcişKozluca köyler grubundan 210 konut ve Van- Muradiye- Çaldıran grubundan 450 konutluk inşaat ihalesi aldı. Behçet Cantürk, kazandığı paralarla, 1975 yılında Lice Seyran Tepe'de 400 metrekarelik arsa ile, 1976 yılında Diyarbakır merkezde ortaklarıyla birlikte bir işhanı satın aldı. Daha sonra ortakları; Kazım Kalkan, Kamil Dakman, akrabası Mehmet Han Kozat, kardeşleri Nizamettin, Sabit ve Azet'in ortaklık paylarını da satın alarak, işhanının tek başına sahibi oldu. Adını "Cantürk İşhanı" koydu. İnşaatlarda kullanmak üzere, 3 adet BMC marka damperli kamyon, l adet Ford marka kamyon, 2 adet Fergison marka traktör ve 2 adet Mercedes otomobil satın aldı. Yatırım yapmaktan hiç çekinmiyordu. Ortak inşaat yaptıkları Trabzonlu müteahhit Mustafa Çelik ile birlikte istihkaklarını almak için Ankara'ya gittiler. Ankara Gençlik Parkı karşısındaki İller Oteli'ni bir yıllığına kiraladılar. Toprağı seviyordu. 1977 yılında yine Ankara'da Sincan bölgesinde, yaklaşık 14 dönüm (13750 m2) yer ve 1978'de Diyarbakır merkez Kaynarca Köyü'nden 44 dönümlük toprak aldı. 1978 yılında kardeşleri Nizamettin ve Azet'le birlikte Diyarbakır Demir Oteli'ni Mehmet Demir'den satın aldı. Burada ilginç bir rastlantıdan bahsetmek gerekiyor. İtalya'da, hükümet kuruluşu olan "AntiMafya Komisyonu" nun yaptığı bir araştırmaya göre, İtalyan mafyası sermaye birikimini inşaat sektöründen sağlamıştı!.. SİLAH KAÇAKÇILIĞI Anadolu, 1972'den sonra, haşhaş üretiminde önceleri sahip olduğu merkezi önemi zamanla yitirdi. Dünyadaki büyük artışa rağmen, Türkiye'de yasadışı üretim ve pazarlamada büyük düşüş yaşandı. Bu nedenle kaçakçılık zorunlu olarak şekil değiştirdi. Uyuşturucunun yerini silah aldı! Kaçakçılığın güzergâhı da değişti. Eskiden Doğu'dan Batı'ya gidiyordu. Bu kez Batı'dan Doğu'ya mal sevkıyatı yapılmaya başlandı. Genellikle Bulgaristan'dan Karadeniz kıyılarına getirilen silahlar, Türkiye üzerinden

Irak, İran ve Suriye'ye gönderiliyordu. Silahların bir bölümü de Türkiye " iç pazarında" alıcı buluyordu. Ancak asıl büyük piyasa, İran ve Irak'tı. İran'da Şah aleyhtarı gösteriler zamanla yerini silahlı çatışmalara bırakmıştı. İran halkı silahlanıyordu. Irak'ta silahların alıcısı Kürt gruplardı. Suriye'de ise, silahın bir bölümü radikal İslamcılara, bir diğer bölümü de Filistinlilere gidiyordu. Ortadoğu kaynıyordu. Ve silahlar "peynir ekmek gibi gidiyordu!" "Nakliyecilik" olur da, Liceliler olmaz mı? Silah kaçakçılığını önceleri "parası az" diye küçümsemişler-di. Ancak Ortadoğu'daki gelişmeler sonucu silahın değeri artıp, sevkıyat fazlalaşınca bu işe de girdiler. Önce küçük çapta iş yaptılar. Lice depremi sonrasında, inşaat yapmaya gelen Karadenizli müteahhitlerin yardımıyla, "Karadeniz Mafyası" ile tanıştılar. Büyük sevkıyatlara girdiler. Behçet Cantürk, kardeşleriyle birlikte bir yandan müteahhitlik yaparken, diğer yandan silah kaçakçılığı işlerine "hisseli" olarak girmeye başladı. Yani doğrudan işin içine girmiyor, belli bir oranda para veriyordu. Sonuçta hissesine düşen kân alıyordu. Malın yakalanma riski vardı. Bu nedenle kaçakçılar, "hisseye yazılan" adamların güvenilir olmasına dikkat ediyorlardı. Mal yakalanınca "hisse sahibinin" de parası gidiyordu. Örneğin, 5 Mayıs 1977 tarihinde Diyarbakır- Silvan yolu üzerinde Süleyman Kökarar yönetimindeki Fiat marka bir kamyonda patates ve ev eşyaları arasında (300 bin adet 7.65 Geco marka mermi, 9 bin adet 38 kalibre Smith Wesson mermi, 190 adet 7.65 Lama marka tabanca, 70 adet Belçika 14'lü tabanca, 50 adet Arjantin 14'lü tabanca ve 18 adet Ünik Fransız onlusu) ele geçirildi. Silah işinde Behçet Cantürk'ün de hissesi vardı. 5 milyon TL kaybetti. (1977 yılında, l dolar 19 TL idi.) Ancak bir sonraki, 7 bin adet Lama marka tabanca sevkıyatında 10 milyon TL kazandı. Zararını çıkarıp kâra bile geçmişti! Cantürkler iyi para kazanmaya başlamışlardı. Ancak Behçet Cantürk dışındaki kardeşler huzursuzdu. Çünkü ailenin lideri, kazanılan parayı adil bölüştürmüyordu. Yüzde 80'ini kendine lıyor; kalan yüzde 20'yi üç kardeşine pay ediyordu. Behçet Cantürk, "egoist" olmakla suçlanıyordu. Daha fazla tatsızlık Çıkmaması için ortaklığı dağıttılar. Azet Cantürk'e, Diyarbakır'da beyaz eşya satan bir mağaza açtılar. Sonny, Philips, Grundig'in bölge bayiliğini aldılar. Sabit Cantürk'e, Demir Oteli'nin işletilmesi görevini verdiler. Ancak Nizamettin Cantürk, öz kardeşini yalnız bırakmadı... DDKD'YE GİRİŞ Behçet Cantürk, hemşehrisi Zerruh Vakıfahmetoğlu'nun teklifi ile Devrimci Demokratik Kültür Dernekleri'ne üye oldu. Liceli, bir tapu müdürünün oğlu olan Zerruh Vakıfahmetoğ-lu, Behçet Cantürk'ün bilinçlenmesinde önemli bir rol oynadı. Zerruh, DDKD İstanbul şubesinin yönetimindeydi. Başında bulunduğu Yönetim Yayınları'ndan çıkan kitap ve broşürleri Behçet Cantürk'e

27 Kasım 1978 tarihinde. bağımsızlıkla sağlanacaktır.. İSTANBUL'LA TANIŞIYOR Yıl 1979. "Apocular" olarak bilinen. ağabeyi Nizamettin'in CHP'den Belediye Başkanlığı'na aday olmasını istiyordu. Seçimlerde herhangi bir olay olmadı. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk. 600 milyon liralık iş yapabilecek "B grubu müteahhitlik karnesi" vardı. ekonomik durumu iyi olduğu için. Kürt halkının kurtuluşu otonomi ya da özerklik değil. Kürt sosyalistleri. birleşik ve sosyalist bir Kürdistan "dır" görüşünü savunuyorlardı. silahlı Kürt örgütleri Bucak aşiretini darmadağın etmişlerdi. üyesi bulunduğu DDKD'ye para yardımında bulunuyordu. Aşiretlerin. Behçet Cantürk. Artık. CHP'li olarak biliniyordu. illegal Türkiye Kürdistan Demokrat Parti'nin yasal organı sayılan DDKD'ye girmişti?.. bu nedenle DDKD'ye üye oluvermişti! Behçet Cantürk. . Nizamettin Cantürk CHP'den aday oldu. Türk sosyalistleri ile birlikte değil. Genel Sekreteri ise Abdullah Öcalan'dı.gönderiyordu. 1978 yılında Lice'de yerel seçim vardı. Behçet Cantürk. Nizamettin Cantürk çekiniyordu. Cantürkler'e karşı birleşmiş. Lice'nin Fis Köyü'nde birinci kongresini yaparak partileşme kararı alıyordu. Behçet Cantürk diretti. Ulusal Kurtuluş Ordusu. Benzer bir olay Siverek'te de olmuş. Çünkü hasımları aşiretler. Kürt örgütleri karşısında giderek güç kaybettiğini gören Behçet Cantürk. Partiya Karkeran Kurdistan (PKK).. Seçimi DDKD adayı Orman Mühendisi Halit Nazmi Balkaş kazandı. Neden. Çünkü. bağımsız. "Kuzey Kürdistan (Doğu ve Güneydoğu Anadolu) Türkiye'nin sö-mürgesidir.. Eylül 1977 tarihinde Diyarbakır'da şube açmıştı. ayrı örgütlenmelidir.. Öte yandan Kürt toplumunun geleneksel yapısı da çatırdı-yordu. Kürt örgütlerine karşı çıkmak cesaret ve güç istiyordu. yaşamım etkileyecek bir başka Kürt örgütünün yanı başına kadar geldiğinden habersizdi. DDKD. Hedef. Behçet Cantürk bir yıl sonra demeğe üye oldu. Partinin adı. DDKD'nin bağımsız adayını destekleme kararı almışlardı.. Behçet Cantürk müteahhitliğe devam ediyordu. DDKD'ye üye olmuştu.

Esnaf ve Sanatkârlar Birliği'ne bağlı. . Ben sana adam ve kanal bulurum. Diyarbakırlı işadamı Şahin Cizrelioğlu ile karşılaştı. İlk kez İstanbul'a gelen Behçet Cantürk için. Behçet Cantürk yardımcı olmayı kabul edince.. AP azınlık hükümeti. '79 yılının bir sonbahar günü.. Behçet Cantürk'ten aracı olmasını istiyordu. Sarıyer'de Altınkum Tesisleri'ni satın almıştı. Hemşehrisi. Liceli işçilerle arasında ihtilaf çıkmıştı.. Behçet Cantürk İstanbul'da bazı arkadaşlarını ziyaret etti. maddi olarak en büyük sensin. Ayrıca malların İstanbul'a kadar getirilmesinden de sorumlu olacaktı.. Bu görüşmelerin birinde. Arkadaşları. İstanbul'dan malları alacak kişi ise "Sarı Avni" ydi. inşaatların yapımı-nı iptal etti. Boynundaki benleri aldırdı. "Sarı Avni" adını ilk kez duyuyordu. İş bölümü yapıldı: Bazmorfini Behçet Cantürk temin edecekti.. Diyarbakır Şoförler ve Otomobilciler Derne-ği'ne. Ancak Lice'ye geri dönmek istiyorlardı. yapacağımız işten sana da iyi hisse düşer. Şoförler ve Otomobilciler Derneği lokalinde. yaşamını altüst edecek bir teklifle karşılaştı. uyuşturucu kaçakçılığıydı! Behçet Cantürk teklifi kabul etti. Behçet Cantürk'ün "huzuruna" getirildiler. Hani merkez konut inşaatlarının ihalesini teklif usulüyle aldı.. Senin nakilin çok fazla. ekmek parası kazanmak için İstanbul'a gelmişlerdi. Bu arada. Benlerin izini.." Hemşehrisinin. Cizrelioğlu İstanbul'a taşınmış. Telaşlandı. Sorun çözüldü. Hepsini. boynunun sol tarafında siyah benler çıkmaya başlamıştı. Yer teslimini "üe almasına rağmen.. Elimizden hiçbir iş gelmiyor. Eğer kabul edersen. Ancak doktor operasyonu iyi yapamamıştı. İşyerinde çalıştırdığı Licelilerden yakınmaya başladı.Lice ilçesinin Yaprak Köyü. bu benlerin kanser belirtisi olabileceğini söylediler. Depremden sonra.. Kanser değildi.. 6276 sıra numarasıyla üye oldu. uçağa atlayıp İstanbul'a gittiler. Ertesi gün Liceliler. Ne iş yapacağına karar veremiyordu. Fiziki görünümüne çok önem veriyordu. Şahin Cizrelioğlu. Herkesi tek tek dinledi.. Cidde Oteli'nden yer ayrılmıştı. Doktora gitti. Behçet Cantürk'ü lokalde görünce hemen yanına oturdu. ölünceye kadar hep boynunda taşıdı. Kulp Narin Köyü. Behçet Cantürk'e yakınıyordu: "Bizim Lice'de. Fakat biz bu gurbet ellerinde işsiz dolaşıyoruz.. O da müteahhitliğe ara verdi. Korktuğu olmadı. "bu iş" dediği. deprem konutlarına yerleştirme sözü verdi. Behçet Cantürk.

hem de çevrenden yararlanmak istiyoruz. Adapazarlı Musa'nın tanıştırdığı Liceli Mehmet Deniz geldi. İki dakika sonra telefona çıkan Feto'dan. Fakat çıkış yolunu buldu. Mehmet Deniz'le uçakla Diyarbakır'a gittiler. Beykoz'daki Gümüşsüyü Sultaniye Üstü 115 no'lu evde yaşamaya başladılar. Sarı Avni hemen söze girdi: "Mehmet'le bazı işler yaptık." Behçet Cantürk düşündü: Sarı Avni'yi tanımıyordu. Evet dersen. Ancak ikisi de bunu unutmuştu.. İLK SEVKIYAT '79 Kasım ayının yazdan kalan bir günü: Liceli Mehmet. Biz senin hem parandan. Fatma ve Ebru. Yaşar. Behçet Cantürk'e ortaklık önerisinin nedeni. Sarı Avni'nin bu iş teklifiydi.AVNİ KARADURMUŞ Avni Karadurmuş. hile yok. Ancak bu iş için de nakit para ve çevre gerekiyordu. telefonla Van'daki Bayram Oteli'ni aradılar. Silah kaçakçılığı yapıyordu. baz-morfin veya eroinle yapacaktı. sözümüz senettir. Mehmet'in kardeşi Terzi Cemal'in dükkânından. Seni bana Mehmet önerdi. geçim zorluğu çeken Avni Karadurmuş İstanbul'a taşındı. Teklifi kabul ettiğini söyledi. İtalyanlar ve Amerikalılar bazmorfin istiyor. benim bazmorfin işine girecek ne nakit param. Nurten. Açık konuşuyorum. 1978 yılında ekonomik olarak çok sıkışmıştı. Resepsiyon görevlisinden. Behçet Cantürk ile Sarı Avni'yi yan yana getirdi. Döviz bulamıyordu.. 1973. Ancak hemşehrisi Mehmet Deniz ile aralarında daha önce kan davası vardı. 6 çocuğu vardı: Miyaser. Adıyamanlı İbrahim'in kahvesinde. Bir araya geldiler.. Aklına. Zaten piyasada asıl parayı bu iş yapıyordu.. Uyuşturucu konusunda Liceliler'in ününü duymuştu. hemen Diyarbakır'a gelmesini istedi. Sarı Avni'yle tokalaştılar. Rize'nin Çayeli İlçesi'ne bağlı Yenihisar Köyü'nde. Biz de yalan. Bilirsin. Yurtdışında talebi de çoktu. Yapmak istediği işi anlattı. Silah ve mermilerin ederini dövizle ödüyordu. Aile nüfusunun fazlalığı nedeniyle. Haber gönderdi. biz de çok para kazanım.79 yılları arasında yurda yüzbinlerce mermi ve silah sokmuştu. ne de çevrem var. O beni sana anlatsın. Liceli Mehmet Deniz'in. Ödemeyi dövizle değil. Bir gemi satın alacak kadar para kazanmıştı. . Ayşe. l Ocak 1942'de doğmuştu.. "İranlı Ertoşlu Feto'yu bağlamasını" istedi. İranlı Ertoşlu Feto'nun gerçek adını kimse bilmiyordu.. Çay alım yerlerinde eksper olarak çalışıyordu. Benim bir gemim var. Hemşehrileri sayesinde kısa zamanda iş alanını belirledi: Kaçakçılık. Bir silah işinde birlikte çalışmışlardı.Avni Karadurmuş çiftinin.. 5 kız l erkek. sen de. Hatice.

Durumu tek tek anlattım. Plan yaptık. Behçet Cantürk. Birlikte çalışmak istediğimi söyledim. Bayram-1 ve Bayram. Pakistan'da Peştular. Ertoşlu Feto Diyarbakır'a geldi.2 olmak üzere iki otel vardı. İran ile Türkiye arasındaki uyuşturucu trafiği ve kaçakçılığı. Kilosuna 175 bin lira (3 bin 723 dolar) verecekti. Bunun üzerine İstanbul'a gidip. Bu işten henüz Nizamettin'in haberi yoktu. Feto. eroin getiren Ertoşlu Feto bunlardan biriydi. "Ayrıntıları patronlarımla konuşmam lazım" dedi ve gitti. Van'a gitmişler. "Ben Lice'de iken mala ortak olduğum Mehmet Deniz ile akrabam Mehmet Han Kozat. Kendisini Malkoç Oteli'ne çağırdım. 40 kilo baz-morfine ihtiyaçları olduğunu söyledi. senet yerine geçiyordu.Behçet Cantürk. "Bu olaydan iki gün sonra. Kabul etti. Malın hazır olduğunu söyledi. iki ülkede de bulunan Kürtler tarafından yapılıyordu. Benim gibi eşini depremde kaybetmiş. Birkaç gün sonra İstanbul'a geldiğimi duyan Avni Karadurmuş yanıma geldi. Türkiye'de ise Kürtler'di. 'Mal 75 kilo olacak' demişler.(3) Van'da. Benden habersiz Feto ile buluşup. Nakliye parası satıcılara ait olacaktı. Sohbet ettik. Diyarbakır'da Mehmet Deniz ile buluştuk. PLAN YAPILIYOR Bundan sonraki gelişmeleri Behçet Cantürk şöyle anlatı yor:(5) "Bu işlerde güvenilir insanlara ihtiyaç vardır.5 milyon lira (74 bin 468 dolar) idi. siyasal ve ekonomik bakımdan bir tarafa itilmiş etnik azınlıklardan oluşuyordu. Aradan iki gün geçti.. Feto. Bu işi meslek edinenler. Behçet Cantürk.l ve Afyon.. Afyon. Malkoç Oteli'nde buluştular.(4) Malın toplam değeri 160 bin dolar-ı! Kaparo olarak ödediği para miktarı ise 3. Burada malı Mehmet Han Kozat ile ağabeyim Nizamettin Cantürk teslim alacaktı. Liceli akrabam Mehmet Han Ko-zat'ın bu konularda tecrübesi vardı. İranlı olan Hacı Reşit Zigari. ortak etnik kökenleriydi... Van'dan Lice'ye Ertoşlu Feto tarafından getirilecekti.2 adını vermişti!. Vanlılar bu iki otele. Hacı Reşit Zigari'nin adamıydı. Hacı Reşit Zigari ile Behçet Cantürk'ü biraraya getiren. İran'dan Türkiye'ye afyon. Senet filan istemedi. Bayram Oteli'nin sahibi Mehmet Sıddık Bayram'dı. Lice'ye gidip anlatacaktım. 40 kilo bazmorfin. kurduğu bu ilişkiler sayesinde temin edeceğini düşünüyordu. İran'da Beluciler. Sarı Avni'nin istediği 40 kilo baz-morfini.. Van depremi sonrasında inşaat yapmak üzere gittiği bu şehirde hep Bayram Oteli'nde kalmıştı. Afganistan'da Tacikler. Van'da inşaat yaparken çevresini de oldukça geliştirmişti. Sheraton Oteli'ne yerleştim.. . aynı zamanda Kurttu. Çabuk kavramıştı: "Bu piyasada" söz. Uyuşturucu dünyası.

Kalanını Mehmet Han Kozat ile Nizamettin paylaşmıştı. Jonas. piyasada "dönüştürme" işini en iyi yapan "Profesör" lakaplı İzzet Gündüz Sarıyar ile anlaşmıştı. Kabul ettim. Sarı Avni cebinden kese kâğıdına sarılı 18 milyon lira (382 bin 978 dolar) çıkarıp. Mehmet Han Kozat ile ağabeyim Nizamettin'in teslim aldıklarını söyledi. Zamanla polis. Malı. 35 kilo bazmorfin fazlalığını anlattı. Şoföre 300 bin lira verilmişti. "Bu konuşmamızdan 2 gün sonra Mehmet Deniz yanıma geldi.. şifreli olarak malzemelerin hazır olduğunu ve yakında İstanbul'da olacağını söyledi. 4 Mart 1957 tarihinde Ankara. Bakkaldı. Adı. 40 kilo bazmorfini Dragos semtinde Sarı Avni'ye teslim ettiklerini söyledi. O da "malı" İzzet Gündüz Sarıyar'dan aldığını söyledi. Paraları diğer ortaklara pay ettim." bazen bir gruptan diğerine." Türkiye'nin "medarı iftarı" olmuştu! Bazmorfini eroine dönüştüren. Kârın en önemli parçasını. bana 100 kilo bazmorfin bul' dedi. başkent Ankara'da. 10 Ekim 1974 tarihinde. sana itimadım sonsuz.. eroin imal eden Avusturyalı Rudolf Jonas suçüstü yakalandı. İzzet Gündüz Sarıyar. Damadın yanına gittim. Şoför olarak. Aldığı dolarları damadı Korkmaz'a veriyordu. "hayat mektebinden" yetişen "kimyagerler. 'Behçet." PROFESÖR Behçet Cantürk'ten habersiz alınan 35 kilo bazmorfin. sattığı bazmorfinin karşılığında dolar alıyordu. Mehmet Han Kozat. malı İzzet Gündüz Sarıyar'ın yaptığını anlar hale gelmişti.Konya yolunda 8 bin 880 mavzer mermisi ve 9 kilo 625 gram afyonla yakalandı. Ünlenmişti. Mehmet Deniz paranın bir bölümünü DDKD'ye verecekti. . Sarı Avni'nin damadı Korkmaz Göldağı'nın Kapalıçarşı'da mağazası vardı. Bu arada canımı sıkan. Uslanmadı. yüksek paralar karşılığında transfer oluyorlardı!. Sheraton Ote-li'nde yatağımın üzerine koydu. 1931 Amasya/Merzifon'da doğmuştu. 12 milyon lirayı (255 bin 319 dolar) Korkmaz Göl-dağı'ndan aldım. Bu konuşmamızın arkasından uçağa atlayıp yanıma geldi. Üstelik bu 35 kilo bazmorfıne birkaç kişi de hisse vererek ortak olmuşlardı. Yattı. Sarı Avni. Bu işten benim kazancım 3 milyon lira (63 bin 829 dolar) olmuştu. Pakistanlı Seyd Münir Alam. 5 milyon lirayı hemşehrim Mehmet Deniz almıştı. iş arkadaşının adını polise verdi: İzzet Gündüz Sarıyar. O da dolarları Kapalıçarşı'da Türk lirasına çevirip bana ve Sarı Avni'ye veriyordu. yakaladığı eroinin kalitesinden. Çok kızdım. "Aradan birkaç ay geçti."Üç. Almanya'nın Münih kentinde l kilo 700 gram eroinle yakalanmıştı. "Sarı Avni ile kilo başına 300 bin liraya (6 bin 382 dolar) anlaşmıştık. "Profesör. "Profesör'ün laboratuvarından" çıkan eroinleri tercih ediyordu. Avrupalı öncelikle." yüksek ücret karşılığında çalıştırılıyorlardı. İnterpol dosyalarına girdi. Paranın bir bölümünü peşin veriyorum. kamyonu olan Liceli Halil Hocaoğlu'yla anlaşmışlardı. Aradan 15 gün geçti. Kaldığı otele dönmesini. Lice'de eroine dönüştürülecekti. Piyasanın en iyi "kimyagerleri. çıktı.dört gün sonra Mehmet Deniz telefon etti. mal geldiğinde Sarı Avni'ye teslim ettikten sonra yanıma uğramasını söyledim. Avusturyalı'nın ifadesi yetmezmiş gibi. Odama çıktık.

2 kilo asetikanhidrit. üç kez karıştırıp ateşten indirdi. Almanya'da "imalat" sırasında suç ortaklığından yakalandı. filitre kâğıdı. Kapağı sıkıca kapatmalarının nedeni. Çünkü kullanıcıydı. Ateş üzerindeki çinko kabın içine l kilo bazmorfin. Tek. filitreden geçirilmiş sıvıya. işe girişti. büyük bir süzgeç. eroin dibe çoksun diye 15 dakika bekletti. 750 gram eroine dönüşmesi için. çorba kaşığı ile tekrar sodyum karbonat ekledi. 1977 yılında tanışmışlardı. Filitrenin üzerinde kalan bazmorfinin pisliğini attı. Dört saat sonra tepsiler üzerindeki eroin kurudu. Abdulcebbar Doğru'ya. bir saat kaynayan çinko kabı. Ekibin anlaştığı bir diğer isim Abdulcebbar Doğru. Dibe çöken eroinin üstünde kalan sıvıyı dikkatli bir şekilde döktü.. Gerekli olan malzemeleri hazırladılar: Bir çinko tencere. Keten bez üzerinde kalan maddeleri alıp. keten bezden süzdü. Çinkoda oluşan sıvıyı. 18 Kasım 1977'de. tepsiler üzerine koyarak kurumaya bıraktı. İçlerinde en heyecanlı olanı Abdulcebbar'dı. sızan buharların ateş alması sonucu patlama meydana gelmesiydi. Lice'nin Nergizi Mezrası.Liceli Mehmet Han Kozat'ın. Abdulcebbar.. Bu işi kendisine o öğretmişti. Çinkonun dibinde kalan maddeden karbonatın ayrılması için üzerine sıcak su dökerek. Ateşi de ayarlı yakmak gerekiyordu. Bir kilo bazmorfinin. "Piyasa"nın tanıdığı bir isimdi: 15 Haziran 1976 tarihinde l kilo 800 gram bazmorfıni yakalatınca Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nce fişlenmişti (1976/69). kollarını sıvadı. Merzifonlu İzzet Gündüz Sarıyar'la anlaştığı ücret. "Profesör"ün asistanlığını yapıyordu. "Profesör" sakindi. içine filitre kâğıdı konulmuş süzgeçten geçirdi. Fazla ateş de patlama nedeniydi. . Kod ismi İzzet Altınmeşe'ydi. sınır dışı edildi. Yayık yapılmış koyu süt şeklindeki sıvıyı. l kilo sodyum karbonat ve 15 litre su koyup çinkonun kapağını sıkıca kapattılar. İzzet Gündüz Sarıyar dışında hepsi titriyordu. bir büyük çanak. "Profesör". "Doktor" diye hitap ediyorlardı. Suyu eroinden ayırmak için. "Profesör" her parti için 60 bin lira (Bin 276 dolar) alacaktı. Bir ara Almanya'ya gitti. 1948 Lice doğumluydu. Aynı zamanda Lice İdman Yurdu futbol takımının teknik direktörüydü!. bir kilo sodyum karbonat ve 15 litre suya ihtiyaç vardı. Laboratuvarın yeri de belli olmuştu. Açık havada ateş yakıp üzerine çinko kabı koydular. Eroini hemen tatmak istiyordu. iki kilo asetikanhidrit. piyasanın oldukça altındaydı. bir keten bez.. Çoban Mehmet gözcülük yapıyordu.

iki Ermeni arkadaşları daha katılmıştı. malın birkaç gün sonra eline ulaşacağını söyledi. Üstelik bu mavi. Behçet Cantürk. 13. kendisinin de gelmesini rica etti. "Herhalde bir daha olmaz" diye vazgeçti. İKİNCİ PARTİ Sarı Avni'nin istediği 100 kilo bazmorfin için. Mehmet Han Kozat ile Mehmet Deniz yine Behçet Cantürk'ten habersiz. şeffaf olmalıydı. birer ve yarımşar kiloluk bezden yapılmış torbalara koyarak. eşi Hidayet'in yanına gitti. "Profesör" maharetini göstermişti: 35 kilo bazmor-finden. 13. Eroinin yüksek değerde olması için. Feto gelince ilk partiden kalan 3. İstanbul'a gidip She-raton Oteli'ne yerleşti. Eroini tepsilerden toplayıp. "Yeni parti" için anlaşma yapan Behçet Cantürk Lice'ye. ANTALYA KAÇAMAĞI Sarı Avni birgün Behçet Cantürk'ü telefonla arayarak. Sarı Avni ve Behçet Cantürk'le birlikte. 100 kilo bazmorfin için pazarlığa başladılar. Feto. sıvının sarıya ya da kırmızıya çalan mavi renkte olması gerekiyordu. Behçet Cantürk'e bir sürpriz yapmıştı. kaparo olarak 11 milyon 500 bin lira (244 bin 680 dolar) verdi. Lice'de üç gün kalan Behçet Cantürk.. başarılı olmuşlardı."Profesör" eroinin kalitesini ölçmek için kontrol yaptı: Limon asidi ve su karışımı ile elde edilen sıvıya bir parça eroin atıp karıştırdı. "Bir daha benden habersiz böyle ek işler olmasın" diye sitem etmeyi düşündü.5 milyon lirayı (574 bin 468 dolar) nakit olarak verdiler. İstanbul'a götürüp Aksaray'daki Laleli Oteli'nde satmıştı. Telefonla Sarı Avni'yi arayıp. Behçet. İstanbul'da gazino ve balık lokantası sahibi Uğurcan Elmas ile Bedri İstanbullu.5 kilo Cantürk-ler'e . 35 kilo bazmorfin daha verdiğini hatırlattı. Rengi tam tutturamamışlardı. İlk işlerinde. 50 kilo baz-morfin daha istediler. tarttılar. 7. . Bu arada kızdığı olay tekerrür etti. Behçet Can-türk ve Mehmet Deniz yine Diyarbakır'a gittiler. 30 kilo eroin elde etmişlerdi! Eroin paylaştırıldı. Antalya gezisine. Malkoç Oteli'nden telefon ederek İranlı Feto'yu Diyarbakır'a çağırdılar. Antalya'da Talya Oteli'nde olduğunu. Behçet Cantürk'ün hissesine 4 milyon lira (85 bin 106 dolar) düşmüştü. 9 kilo Mehmet Deniz'e. Nizamettin Cantürk'ün eşi Süreyya'nın diktiği. kahverengi Mercedesine atlayıp Antalya'ya gitti. iple bağladılar. rengi tam tutturamamalarına rağmen. Kısa bir tatilin iyi olacağını düşünen Behçet Cantürk. Sarı Avni.. Feto'dan 100 kilo bazmorfine ek olarak.5 kilo Abdulcebbar'a. Kilo başına 200 bin liraya (4 bin 255 dolar) anlaştılar. 6 milyon 125 bin lirayı (130 bin 319 dolar) çıkarıp Fe-to'ya verdi.5 kilo eroini Mehmet Han Kozat.

Akşam. 5 milyon lirasını da DDKD örgütüne vermişti. Verdikleri malın 100 kilo değil. Gölgende üç. o benim akrabam. "Merak etmeyin. affettim. Döndüler. Paranın ilk taksidini peşin almıştı. Sarı Avni tebessüm ederek. Mehmet Deniz'in aklına birşey takılmıştı. Yüzünü görmek istemiyorum.. Kapalıçarşı'daki otoparkta bir çanta içinde Korkmaz Göldağı'ndan aldı.beş kuruş kazanıyorduk. ORTAĞINI KOVUYOR "Hadi bir kere yaptın. İranlı Hacı Reşit Zigari ve Feto da İstanbul'a gelip Çınar Oteli'ne yerleşmişlerdi. kız kardeşimin kocası Albay Ali İhsan Cesur'dur" dedi. Ama artık bardağı taşırdın. Birlikte yat gezisine çıktılar.. toplam 35 milyon liradan (744 bin 680 dolar).5 milyonu çıkarıp verdi. Malların teslimi.. Mehmet Deniz malı Sarı Avni'ye teslim ettikten sonra. Ahu Tuğba. Senin kredinden yararlanmak için bunu yaptık. bir daha yapmayacağım. Git kendine başka finansör bul. magazin dünyasının renkli isimleri. Behçet Cantürk'ten. Mehmet Deniz'e böyle bağırıyordu. İranlı-lar'ın istedikleri toplam para 30 milyon liraydı (638 bin 297 dolar). Sarı Avni'den alınan. İkinci taksidin miktarı olan 17 milyon lirayı (361 bin 702 dolar). ilk sevkıyatta olduğu gibi gerçekleşti. Sheraton Oteli'ne Behçet Cantürk'ün yanına geldi. Buluştular. askeri bir cemse.. paylarına 15 milyon lira (319 bin 148 dolar) düşmüştü. Oya Aydoğan. hemşehrisinin kendisini affetmesi için yalvarıyordu: "Hata ettim. Müjdeyi verdi: İş tamamdı. 150 kilo olduğunu söyleyerek. ikinci sevkıyatı yapmak için İstanbul'a döndüler. Paralarını almak için. Sarı Avni ile kilosunu 350 bin liraya (7 bin 446 dolar) anlaşmışlardı.. Bize hisse çok az düşüyordu. durumu ona da anlattılar. Mehmet Deniz. İstedikleri 18." . Artık seninle iş yapmayacağım.(6) Kendisine de 5 milyon lira kalmıştı.Kaldıkları Talya Oteli'nde. 11 milyon 500 bin lirayı kaparo olarak vermişti.. 18 milyon 500 bin lira (393 bin 617 dolar) daha istediler. Sarı Avni. Beyhan Baysal vardı. Deniz çok dalgalı olduğu için gezileri fazla uzun sürmedi. 200 kilo bazmorfin daha sipariş etti. Behçet Can-türk. Sanatçılardan sonra birkaç gün daha Antalya'da kalan Sarı Avni ve Behçet Cantürk... odalarına çekildiler. Balıkçı lokantasında sabaha kadar içki içip eğlenen grup. Tanıştırıldı. Bu önemli iş ortaklarını kaybetmek istemiyordu." Behçet Cantürk. Sevkıyat yapılan yerin az ilerisinde. İstanbul'da görüşmek üzere ayrıldılar. Bunun 5 milyon lirasını (106 bin 382 dolar) Mehmet Deniz'e. "Baba'nın Yeri" olarak bilinen ünlü balıkçı lokantasında buluşmaya karar verip. onları izlemişti! Sarı Avni otele gelince.

Mahkeme 30 Ocak 1980 günü. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk'ten aldığı malları. Sheraton Oteli'nden ayrılıp Hil-ton'a geçti.. Cebelitarık Boğazı'nı geçtikten sonra Sicilyalılara verdiğini söyledi. Ortaklığı bitirdi. Behçet Cantürk'e çok güveniyordu. İstanbul teslimi. Feto'nun. Malı riske atıp. Behçet Cantürk'ten yardım istediler. oradan Lice'ye gitti. Geçen yıl. 200 kilo bazmorfin anlaşmasını yaptığında. İsteği kabul edildi: Disiplinsiz davranan. "Kızın ismi Hazal olsun" dedi. Mehmet Deniz ve Ertoşlu Fe-to'dan kurtulmuştu. ortaklarıyla iş yaptığını söyleyerek. İranlı Zigari ile kilosu 225 bin liraya (4 bin 787 dolar). kilosu l milyon ikaya (21 bin 276 dolar) anlaştılar. Sarı Avni. 5 Şubat 1980 gününün Behçet Cantürk için bir başka önemi vardı. İlk iş-de elde ettikleri başarıyı gösterememişler. Behçet Cantürk rahatlamıştı. alıp alamayacağını sordu. KARADURMUŞ OLDU MUSULLULU! Behçet Cantürk. gemilerde kurdukları laboratuvarlarda eroine dönüştürüyorlardı! Gece alemlerinin birinde. Lice'den. bir daha yapmayacağına dair söz veriyordu.. bazmorfini. Karar no: 980/831) . Sicilyalılar ise bazmorfini genellikle ABD'ye gönderiyorlardı. Töre gereği kızını kucağına alamadı. Gözleri doldu. Sarı Avni. Behçet Cantürk'ten habersiz alınan 50 kilo baz-morfin yine aynı ekip tarafından eroine dönüştürülmüştü. Kızı olmuştu. 39 kilo eroin elde etmislerdi. Sık sık ortağı Sarı Avni ile buluşup. soyadını değiştirdiğini söyledi. ceketinin iç cebindeki nüfus cüzdanını çıkarıp ortağı Behçet Cantürk'e göstererek. İstanbul'dan kalkan ilk uçakla Diyarbakır'a. Mal sorunsuz bir şekilde Sarı Avni'ye ulaştırıldı ve parası alındı. 1980 yılının soğuk Ocak ayı geride kalmıştı. Bu arada. 1980 yılının Nisan ayında İstanbul'a gittiğinde kaldığı oteli değiştirdi. Ancak Behçet Cantürk sözünü geri almadı. Sarı Avni ilgileneceğini söyledi. Sarı Avni'yi telefonla arayarak. İş sırrını açmakta bir sakınca görmedi. Eşi Hidayet doğum yapmıştı.Liceli Mehmet Deniz. Yaşar Avni Musullulu olarak değiştirilmesine karar vermişti! (Esas no: 980/212. elinde eroin olduğunu. İstanbul gecelerinin tadını çıkarıyorlardı. Avrupa'da Sicilyalılarla işbirliği yapmadan kimse at oynatamazdı. Zigari'den yardımcısını devre dışı bırakmasını istedi. İstanbul 20. yakalatmak istemiyorlardı. Amerikalılar. Avni Karadurmuş adının. Karısına altın takarken. Aklına Lice depreminde kaybettiği oğlu Mehmet geldi. banyoya gidip yüzünü yıkadı. Kimse anlamasın diye. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne soyadını değiştirmek için dava açmıştı. Hacı Reşit Zigari'yi Sheraton Oteli'ne çağırdı. kendi direktifleri dışında.

Behçet Cantürk'ün. Sarı Avni'ye uzattı. Behçet. malların nerede. artık Feto'nun işlerini bu arkadaş yapacak. Behçet Cantürk. Gerçekten de avukatının soyadı. Anormal bir durum yoktu. Akile Dilek Alev'di. Osmanbey semtindeki Koket mağazasında Çalışmaya başlamıştı. Sarı Avni şen şakrak biriydi. Sarı Avni ile Behçet Cantürk'ün iş ortaklığına uygundu: Nihat AFYONOĞLU!. kime teslim edileceğini soruyordu. Meraklanmıştı. avukatının soyadını espri konusu yapmıştı. "Behçet Bey. Ortağı umduğundan daha uyanıktı. Evlerine misafirliğe gidiyorlardı. birşeyler bulmak için yapraklı evlilik cüzdanını dikkatli dikkatli karıştırmaya başladı. Aşktan başının döndüğü o günlerde. Sarı Avni. Zigari'nin yanında bir başka İranlı daha vardı. 1978 yılında evlenmiş. Zigari. yanına geleyim" dedi. İstanbulluydu. asık suratlı Behçet Cantürk'e sık sık kahkahalar attırıyordu. Genç yaşta. yeni yardımcısını tanıştırdı. İranlı Hacı Reşit Ziga-ri'den telefon aldı. Zigari. 20 Ocak 1979 tarihinde. Sarı Avni'nin işlerini artık adamı Ağa Koç yapacaktı.. Ancak. Cebinden evlenme cüzdanını çıkarıp. Hacı Reşit Zigari'nin adamı Seli ile Sarı Avni'nin adamı Ağa Koç'u tanıştırdı. arkadaşı aracığıyla tanıştığı yirmi yaşındaki. Türkiye'ye dönünce. Behçet Cantürk. Sarı Avni cüzdanı aldı. Birlikte Sarı Avni'nin davetlerine katılıyorlardı. Mallar hazırdı. kocası Akdoğan Büyükateş ile birlikte İsveç'e gitmişlerdi.5 yıl moda ve kadın giyimi üzerine dersler almıştı. Behçet Cantürk'le aynı evi paylaşmadan önce bir süre flört ettiler. SSK'dan emekli babası vefat etmişti. Üç gün sonra sevkıyat yapılacaktı. "Telefonda olmaz. Behçet Cantürk ile Hidayet Kaşan evli gözüküyordu. Annesiyle yaşıyordu. İsveç'te 1. "Bu gariplik yok da" dedi. Lice Evlendirme Memurluğu'ndan alınan. Sayfaların birinde. sarışın kadına aşık oldu. "kocasının akli dengesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle" boşanmıştı. İLK AŞK Ve Behçet Cantürk. Yaptığı esprilerle. Adı. 1979/2 numara ile nüfus sicil defterine kayıtlı gözüken cüzdanda. Adı Seli" deyip. 20 Mart 1979 tarihinde nüfus müdürlüğünden evli olduğuna dair evrak aldığını okudu. "sahtedir" deyip ekledi: "Bize mahkeme karan filan gerekmez!" Şaşırma sırası Sarı Avni'deydi. . Çınar Oteli'ne gitti. Laz şivesiyle. Hilton Oteli'nde.Sarı Avni'de "kimlik" çoktu: Bir de kod ismi Atilla Öksüz adına düzenlenmiş pasaportu vardı! Sürpriz sırası Behçet Cantürk'teydi. O gece. hafif sarkık bıyıklarının altından tebessüm ederek. Malın tesliminden bir gün önce.

tarihi eser kaçakçılığını öğrenmedi. Sarı Avni. Paul'den. "Birşeyler" olacağını anladı. yani ordunun yönetime el koyacağını. Babası. Net kârı. Mallar açık denizdeki gemiye. küçük motorla götürülmüştü. 10 milyonunu da DDKD örgütüne verdi. İş. bu kez zahmetli olmuştu. Ağustos 1977 ile Ağustos 1979 yıllarını cezaevinde geçirdi. Bu kez aksilik çıkmış. bazmorfinin kilosunu 400 bin liraya (8 bin 510 dolar) anlaşmışlardı. (531 bin 914 dolar). Hakkında polise ihbarlar gidiyordu. İngilizce ve Türkçe bilen arkadaşı Paul yardımcı oluyordu. Paul Waridel. 45'ini malın sahibi İranlı Zigari'ye. o yıllarda "çiçeği burnunda" bir kaçakçıydı. silah kaçakçılığının ve uyuşturucu ticaretinin yollarını anlattı. Kırık dökük heykellerin. 6 dil bilen Paul Eduard Waridel kimdi? 7 Şubat 1941 yılında İstanbul'da doğmuştu. Annesi ev hanı mıydı. 25 milyon liraydı. İtalyanca. Ancak Paul'e.. köylüden topladığı sebze ve meyveyi Avrupa'ya satıyordu. Rumca. malı Sarı Avni'nin gemisine yükleyememişlerdi. Sarı Avni'nin kulağına fısıldamıştı! Sarı Avni İsviçre'ye yerleşti. Daha önceki sevkıyatlar. Behçet Cantürk. Sarı Avni. Sarı Avni. Behçet Cantürk'e 45 milyon lira (957 bin 446 dolar) ulaştırdı. Paul'ü 1972 yılında İzmir'de bir arkadaşı aracılığıyla tanıdı.Bodrum arasındaki açık denizde yapmışlardı. sahte para basıp piyasaya sürmenin. kiremitten testilerin kaç para ettiğini henüz bilmiyordu! Sarı Avni. Ancak vazgeçmemişler.Rosario Spatola kardeşler. alıp satıyordu.. (l milyon 702 bin 127 dolar). Waridel ailesi. Almanca. ordunun üst kademesinde bulunan "orgeneral" arkadaşı. Marmara sahillerinde oluyordu. Böylece Behçet Cantürk'ün eline geçen toplam para. Nunzio La Mattina. 80 milyonun. 1969 yılında. damadı Korkmaz Göldağı aracılığıyla. sevkıyatı Antalya.. İtalya'da 3 kilo eroinle yakalandı. Cic-cio La . Sarı Avni daha önce de 35 milyon lira kaparo vermişti. İspanyolca. yasadışı yollardan sanat yapıtlarını ve arkeolojik eserleri Yunanistan dışına çıkarmaktan 13 ay hapse mahkûm olmuştu. Bir diğer iddiaya göre ise. Babasından miras mıdır bilinmez. Paul. tarihi eserlere meraklıydı. Türkçe'den başka dil bilmeyen Sarı Avni'ye. 1963 yılında Türkiye'den ayrılmışlardı. Vincenzo. kaçakçılık dünyasında çok popüler olmuştu. PAUL EDUARD WARİDEL Sarı Avni. İstanbul teslimi.. 80 milyon liraydı. "birşeyler" olacağını.Üçüncü sevkıyatta problemler çıkmıştı. Burada.

lüks otellerde kalmak. Sarı Avni'nin adamları karşıladı. burada yanyana iki daire vardı. ipek tüylü kâğıtlarla kaplıydı. Telefonla Behçet Cantürk'ü kaldığı Hilton Oteli'nde buldu. İstanbullu sarışın kadını önce pek kabullenmediler. "Birgün beni Zürih'teki yazıhanesine götürdü. Henüz yeni aldığı villasına (Alto Lanostrasse No: 140 8700 Kusnacht Zürih) taşınmamıştı. bu nedenle çekiniyordu. adı "Altın Halkalı Adam"a çıktı!. kan dökülmemesi için iki dostu arasında arabuluculuk yaptı. Saygın biri olmanın koşulları. . beynini ve zekâsını kullananların lehine işliyordu. Çünkü Avni dansözlü eğlenceleri çok seviyordu. Artık öğrenmişti: Geleneksel "Baba" kültürü sona eriyordu. Israrla İsviçre'ye gelmesini rica etti. İsviçre günlerini şöyle anlatıyor: "Zürih'te beni. Devir imaj devriydi. Apartmanın ikinci katına çıktık. 11 milyon dolar alacağı vardı! Paul Waridel. eskiden kalma taş bir binanın içindeydi. Dil bilmiyordu.. Biri Lice'de. Cantürkler. Bu gittiğimiz yerler genelde dansözlü gazinolardı. La Mattina borcunu ödemeyi kabul etti. darbenin ikinci haftasında Hilton Ote-li'nden ayrıldı.. Bu kapı ile yan daireye geçiliyordu.. diğeri İstanbul'da. Sevgilisi Akile Dilek Alev ile birlikte oturmak için Suadiye'de bir daire kiraladı. perçinlendi. aileden biri değildi. gösterişli arabalara binmek ve moda merkezlerinden giyinmekti. hiç Avrupa'ya gitmemişti. Sicilya mafyasının önde gelen isimlerini tanıdı. Türkiye'deki iş ortağım unutmadı. Cezaevinden çıktıktan sonra da bunlarla dostluklarını sürdürdü. BEHÇET CANTÜRK İSVİÇRE'DE Sarı Avni İsviçre'ye gidince.. "Biz seni havaalanında karşılarız" deyince. Odasına geçip oturduk. Nunzio La Mattina'dan. Ancak biraz zaman istedi. Schwizerhof adlı bir otele yerleştirdiler.. Avni'nin bulunduğu odada özel bir kapı vardı. Kendisi ile sekreterinin bulunduğu daireye ayrı kapıdan giriliyordu. teklifi kabul etti. Avni de benimle aynı otelde kalıyordu. en pahalı lokantalara gitmek.Nigro gibi. ASKERLER ÜLKE YÖNETİMİNDE 1980 yılının 12 Eylül'ünde askeri darbe gerçekleşti. Behçet Cantürk. ayağından başladı: O yıllarda. Kasların ve silahların geçerli olduğu devir gerilerde kalmıştı. Sarı Avni ile Paul Waridel'in dostlukları." Behçet Cantürk. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk de yeni yaşam tarzına ayak uydurmaya... Yazıhanesi. İsviçre'de "görgüsünü" artırdı. Zaman. Artık iki eşi vardı. İtalyan ayakkabılarının üzerine mutlaka bir altın koydurması nedeniyle. Duvarlar bej renkli. Sarı Avni. Çünkü yabancıydı. Çok lüks döşenmişti. İçlerine ilk kez bir yabancı kadın giriyordu. Behçet Cantürk. Sarı Avni'nin "bazmorfin ticareti" nedeniyle. Beni hergün değişik eğlence yerlerine götürdü. Bu olay nedeniyle.

ikinci İsviçre seyahatinde. Ancak bu kez canını. Çaylar içilip. Behçet Cantürk. 100 kilo bazmorfine ihtiyaç vardı. mal karşılığı Sicilyalılar'dan dolar alıyordu. . Bunu Türk ikasına çevirip Behçet Cantürk'e ulaştırmak çok zahmetli ve riskliydi. Sarı Avni. Dönüşte Behçet Cantürk'ü Zürih'e. İsviçre vatandaşı olan bu kişinin adının Paul Waridel olduğunu. Sarı Avni'nin yazıhanesinde buluştular. "Askerlerin bizim işe bir zararları yok. Zürih'te. Sarı Avni'ye. Paul'ü. o iş kolay. Behçet Cantürk. PQ 88533 nolu hesabı açtırdı. Şunun bir çaresi yok mu?" diye sordu. Bir çaresine bakarız. Norsum. hal. "Behçet Cantürk" adına bir bankada hesap açtırmaktı. İsviçre'ye gelirken havaalanında çok zorluk çıkarıyorlar. Bol bol sohbet ettiler. gelişmeleri izlemeyi tercih etti. Paul Wa-ridel özel otosuyla getirdi. Behçet Cantürk.. Bu nedenle. sarışın adam. Behçet Cantürk. İlk gittiği dönemdeki çekingenliği yoktu. Behçet Cantürk'ün İsviçre'ye rahat gelmesi değildi. Tüm kaçakçılar gibi onlar da. Sarı Avni'nin çevresini yakından tanıma olanağını buldu. İsviçre'de ithalatihracat işleriyle meşgul bir Türk işadamıydı artık! Hesabın açılmasının tek nedeni. döviz işlerine bakan ortağı Yaşar Kısacık ile birlikte Zürih İsviçre Bank'a (Zürih SBS) gidip. Sarı Avni de. yarım milyon insanın gözaltına alındığı o günlerde. sonradan öğrendi. vize işlemleri ve havaalanındaki kontroller sıkıyordu. Sunny Beach. Çok iyi Türkçe konuşan. ikinci eşi ile birlikte yaşamaya başladı. İngilizce bildiği için Sarı Avni'nin. Sarı Avni. Gerisi kolay oldu. Behçet Cantürk'ü Zürih'e çağırıyordu. Gemideki güzel kızlarla birlikte üç gün Akdeniz'in güzel koylarını gezdiler. Legal bir iş de bulmuştu: Oto alım satımı yapıyordu! Bir süre bekleyip.hatır sorulduktan sonra.G. Behçet Cantürk'ün İsviçre'ye rahat girmesi için yapılacak ilk iş. tütün eksperi Sarı Avni'nin İsviçre'de iki şirketi daha vardı: Orexim ve Viaggi Sultan. Dört geminin bağlı olduğu Oden Shiping A. işin pratik yönünü bulmuşlardı: Behçet Cantürk malı gönderecek. Sarı Avni'nin.Behçet Cantürk. "Seni Zürih'te iş yapan bir işadamı olarak gösterecek belgeleri en kısa sürede hazırlarız" sözünü verdi.. bir milyon dolar yatırarak. Sarı Avni ile Sicilyalıların ilişkisinde kilit rolü oynuyordu. Asıl benim senden bir ricam olacak. parası İsviçre bankasına dolar olarak yatırılacaktı! Behçet Cantürk. Ocak ayı sonlarında Sarı Avni'den telefon geldi. fazla dikkat çekmemek için Hilton Oteli'nden ayrılıp. yeni aldığı gemiyi göstermek için kendilerini davet ettiğinde yakından tanıdı. Yeni gelen yılla. Beklemesi fazla uzun sürmedi. şirketi de Sarı Avni'nindi! Çayelili. İsviçre'yi tanımıştı. bu dördüncü gemisini eski turizm bakanlarından Erol Yılmaz Akçal'dan(7) almıştı. eski işlerine geri döndü. uzun boylu. iş konuşmaya başladılar. Dask ve Bamburi adlı gemiler Panama bandıralıydı.

İstanbul. O gün akşam eve . eğer beğenirsem oteli satın alabileceğimi söyledim. Sevkıyat İzmir'de yapılacaktı. Adamı Abdullah'a 60 milyon tutarında döviz verdim. göndereceğini düşünmeye başladı. İsviçre'ye Emin Görpe'ye telefon açarak. Hissesine. Aksaray'da Topkapı Oteli'nin ortaklarındandı. satın almak istediğimi söyledim. malın yakalanması sonucu adımın ortaya çıkacağını düşünerek. Yakında Türkiye'ye döneceğimi. Behçet Cantürk. Gaziantepli Emin Görpe' ye. 100 kilo bazmorfinin temini için İstanbul'a çağırdığı Hacı Reşit Zigari ile Hilton Oteli'nde buluştular. Bir hafta sonra 100 kilo bazmorfin Ağa Koç'a teslim edildi. halen firari olduğunu söyledi. ucuza bir otel aldığını düşünürken. Parasal yönden de çok sıkıntıda bulunduğunu anladım. satışı askıya alıp. İsviçre'de ne yaptığını sordum. Uygun gördü. Oteli gezdim. oteli beğendiğimi. 100 milyon lira (1981 yılında l dolar 98 TL olmuştu. SEVKIYATTA SORUN ÇIKIYOR Sarı Avni'nin istediği malları nasıl bulup. lobide bir tanıdığı ile karşılaştı: Emin Görpe. devir işlemlerini durdurmuşlardı. Türkiye'de polis tarafından arandığını. Çok sevindi. SY) verdim. beğendim. İstanbul Bü-yükada açıklarında malın yüklenmesinin gerçekleştirilemediği-ni söyledi. Satın almaya karar verdim. Ancak malların sevkıyatında sorun çıkmıştı.. amcamın çocuğu Halis Cantürk'ü ve hem akrabamız hem de ortağımız Mehmet Han Kozat'ı. Peşinat olarak 60 milyon verebileceğimi. İsviçre'ye kaçak olarak geldiğini. Oteli satın alacağını öğrenen Görpe'nin akrabaları. Kilosunu 600 bin liraya anlaştı. malları yakında teslim edeceğini söyledi. Anlaşmamızda bu husus olmamasına rağmen. Emin Görpe'nin adamı olduğunu söyleyen Abdulaziz Haluk Dericioğlu isimli kişi ile birlikte Topkapı Oteli'ne gittik.Behçet Cantürk kaldığı Schweizerhof Oteli'ne döndüğünde. geriye kalan 40 milyonu da otelin tapu ve devir teslim işlemleri bittikten sonra ödeyeceğimi söyledim. Topkapı Oteli canım sıkmıştı. Birkaç gün sonra Sarı Avni'nin adamı Ağa Koç ziyaretine geldi. Türkiye'ye döndüm. Bana satabileceğini söyledi. "Sarı Avni İsviçre'den telefonla beni arayarak. Benden yardım istiyordu. Sarı Avni'nin adamlarıyla buluşmaları için İzmir'e gönderdim.. gelişmeler moralini bozdu. yardım etmeye karar verdim." Behçet Cantürk... Bazmorfinin kilosunu 300 bin ikadan (3 bin 61 dolar) anlaştılar. "Nizamettin'i. Gelişmeler hakkında bilgi sahibi olmak istiyordu. TOPKAPI OTELİ "Döviz kaçakçısı olarak tanıdığım.

isterse kendisini de götüreceğimi söyledim. Nizamettin'le birlikte fırsat beklediklerini söyledi. Ayteklerin Şemo mezrasında. Yatta yedik içtik. İsviçre'deki bankasına yattı!. Birlikte. Şah'ın bu uygulamasını devam ettirdiler. İran'daki gelişmelerden sonra." Behçet Cantürk'ün bu sevkıyattan alacağı para. Lice'de arka arkaya laboraru-varlar kurulmaya başlandı. Mehmet Han Kozat ile Halis Cantürk.00. İran'ın "eroin laboratuvarları" Türkiye'ye taşındı.gittiğimde. eşim Dilek'e İzmir'e gitmem gerektiğini. Halis Cantürk ve Tahsin Bekir Saçaklı. Yine buluşup Seferihisar'a gittik. Ne şekilde yükleme yapılacağını ve önlem alınacağını planladık. Sarı Av-ni'nin yatından. Mollalar. Özyıldızların Kocmar mezrasında. zaman doldurduk.. Ancak cezaları çok daha ağır-laştırdılar.00'de yeni aldığım Mercedes'le yola çıktık.22. Şah Rıza Pehlevi İran'ı terk ederken. malı Seferihisar açıklarında gemiye vereceklerini. Yemeğimizi yedik. Sevişlerin Diyarbakır Merkez Köy'de. Zengoların Engül mezrasında. otele gelerek beni buldular. Sasur gibi dünyaca ünlü "eroin laboratuvarları" tek tek kapandı. Cantürklerin Nergiz mezrası ve Hani ilçesinin Feritbey Köyü'nde laboratuvarları vardı! . Kordon üzerindeki Mangal lokantasına gittik. Gelişmeleri izlemek için Bursa'da bir gece kaldık. satmanın. Etap Oteli'ne yerleştik. Tahsin ve babası önceden gelmişlerdi. Sevkıyatı akşam. İRAN'DAN HEDİYE: EROİN 14 Ocak 1979 tarihinde. Halis ve Tahsin ile birlikte Ağa Koç i}e Nizamettin'in yanına gittik. Kısa zamanda eroin imalatında da söz sahibi oldular. Uyuşturucu kullanmanın. mesleği öğrendiler. yatla gemiye yaklaştık. Rızaiye. Ancak Humeyni yönetimi. sabah 08. Tahsin. açıkta bekliyordu. Mehmet Han Kozat. otele döndüm. ancak eşim ve Tahsin'in babası masada olduğu için iş konuşmadık. Bekleyecektik. bu nedenle Ağa Koç'un başında olduğu bir ekibin. Nakliyatçılıkta ustalaşan Liceliler. Hoy. taşımanın cezası idamdı(9) İran'da bulunan Tebriz. Henüz Sarı Avni'nin gemisi gelmemişti. Şah döneminde uyuşturucu ticareti yasaktı. Gemi gelmişti. solcuların "stratejik" hatalarından yararlanıp iktidara el koyuyordu. gemisine yapacaktık. dördümüz bir araya gelip sevkıyat hakkında detaylı konuştuk. Üstelik eroin daha fazla para kazandırıyordu. "Beklememiz sürüyordu. 100 kilo bazmorfini bizzat ellerimizle gemiye yükledik. Daha sonra ben eşimi otele bırakınca.00 sularında. Gece geç saatlerde eşimin yanına. Efes Oteli'nde kalan Mehmet. Gece 21. Durumu tartıştık. Ertesi gün İzmir'e gidip. "Akşam yemeği için Sarı Avni'nin adamı Tahsin Bekir Saçaklı beni ve Dilek'i yemeğe davet etti. kimse yönetimin tamamen mollaların eline geçeceğini tahmin etmiyordu. "Birgün sonra eşimi otelde bırakarak. en iyi kimyagerleri "transfer" edip.

yoksa ailesini zengin etmek için mi yapıyordu? Bilinmiyor. diğer Licelilerle de işbirliği yaptığı için kendisini devreden çıkardık. Mehmet Gözen. Behçet Cantürk. eroinin imalatından bir ay sonra gönderdi: "Kıbrıs pazarının hakimi Liceli Özyıldız-lar'di.. "kimyagerliği" öğrenen Abdülcebbar Doğru. Kıbrıs'ta devletin ileri gelenlerinden birinin oğlu. Hemşehrimiz Mehmet Gözen. Behçet Cantürk de İranlı Zigari'den. Kilosunu 500 bin liraya mal ettiğimiz eroinleri 2 milyon ikadan Mehmet Gözen'e veriyorduk. "Taş" gibi sağlam olan bu genç adam. Licelilerin bir bölümü Kıbrıs piyasasını öğrenmişlerdi.. eroine dönüştürdü. Zigari'den alınan 50 kilo baz-morfini. Mersin'de malı. '80'li yıllarda uyuşturucu trafiğinde patlama yaşadı. Alman malı Ford Taunus marka otomobiliyle Mersin'e götürdü. Cantürklere rakip olup. . Ağabeyim Nizamettin'i ilişkiler kurması için Kıbrıs'a gönderdik. KIBRIS VE SURİYE Ne Sarı Avni sadece Behçet Cantürk'le çalışıyordu. SURİYE PAZARI Cantürkler bu telsiz bilgisinden habersiz bir başka pazar kapısını açmak için çaba sarfediyorlardı: Suriye. Sağda solda yaptığımız işleri anlatıyordu. sadece Sarı Avni'ye gönderilmek üzere bazmorfin almıyordu. Kıbrıs'a ilk partiyi. "Kıbrıs'a. okur yazar olmamasına rağmen. Ancak bir ilişki kuramamıştık.. Ayrıca kendisi çok gevezeydi. Kıbrıs'ta geniş bir çevre yapmıştı. Ancak Mehmet Gözen.yorgan içine. bir tek Sarı Avni ile iş yapıyordu.. her biri 5 kilo olmak üzere. Liceli Bahri'nin oğlu. toplam 15 kilodan oluşan üç sevkıyat yaptık.. Türkiye. yeraltı ticaretinin en önemli gelir kapısının tekrar uyuşturucu olmasına neden oldu. çalışmamaya karar verdik. 42 kilo eroin elde ettiler. silah kaçakçılığını önlemeye yönelik tedbirleri artırması. Tedirgin olduk. Licelilerden aldığı eroinleri İngiltere'ye gönderiyordu. Bilinen çok para kazandığı. Kıbrıs'a ilk parti eroini 1981 yılı Haziran ayında göndermişti. 1981 yılının Mayıs ayında. daha düşük fiyata Sarı Avni'ye bazmorfin satıyordu. Kendisinin Kıbrıs'a girişi. yatak. uyuşturucu ticaretini devlet politikası gereği mi. Ne de Behçet Cantürk. portakal kutularına veya hediyelik eşyalar arasına koyup feribotla Kıbrıs'a gönderdi. 090681 "Şifre Yıldırım Telsizi" ile 6 ilin valiliğine. adı 400 milyonluk bir kaçakçılık olayına karıştığı için yasaklanmıştı. "Behçet Cantürk ve akrabalarının uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı konusunda duyumlar alındığını" bildiriyordu. 4 Haziran 1981 tarihinde İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü.İran'daki gelişmeler ve Türkiye'deki askeri yönetimin. "hocası" İzzet Gündüz Sarıyar'dan. 5 kiloluk ilk partiyi. Başarısız sayılmazdı. Bu nedenle gönderdiği eroinlerin parasını bizim adamımız Hüsnü Güler gidip alıyordu. Aynı günlerde." Behçet Cantürk.. Örneğin.

Mal.. İddiaya göre. Behçet Cantürk de iyi müşteri sayılırdı. Kamışlı'da teslim ediliyor ve parası alınıyordu. "İthalat ve ihracat işleriyle meşgul. bu örgüt sayesinde Suriye kapısını açabilmişti.. yani aynı gün bu kez 750 bin dolar çekmiş.Q. * 6 Ekim 1981 'de 35 bin dolar çekmişti.. Ermeni örgütü ASALA ile ilişkileri vardı. Behçet Cantürk'ün akrabalarının. yeğenlerinin Suriye piyasasına girmesinde aracı olmuşlardı. * 8 Eylül 1981 'de. havaalanında hiçbir zorlukla karşılaşmadı. Bankaları ile ünlü İsviçre.5 milyondu. Ancak Kıbrıs'a gönderilenden ucuzdu: Kilosu 1. Muhaberat içinde Behçet Cantürk'ün Ermeni akrabaları da vardı. Behçet Cantürk. 88533 nolu hesabı oldukça hareketliydi: * 8 Eylül 1981'de 200 bin dolar çekmiş. * 25 Eylül 1981'de 150 bin dolar çekmiş.Suriye'de uyuşturucu piyasası Ermenilerden soruluyordu. (1981 yılında l dolar 132 TL) . ülkesinin kapılarını sonuna kadar açıyordu. mesleği ne olursa olsun. bankalarına para yatıran her kişiye. Lice ile İstanbul arasındaki buzlan eritti. ne iş yaparsa yapsın. Bir diğer iddiaya göre ise. İstanbullu Akile Dilek Alev. Zürih İsviçre Bank (Zürih SBS) P. Behçet Cantürk. DOLARLARIN OLUŞTURDUĞU KÜMELER Behçet Cantürk 1982 yılının Mart ayında yine İsviçre'ye gitti. * 10 Eylül 198l'de 889 bin 119 dolar yatırmış. Kuşkusuz Suriye istihbarat örgütü Muhaberat'ın bu ticaretten haberi vardı. Hava karardıktan sonra katır sırtında sınır geçiliyordu.. Cantürklere bir kız evlat vermişti. Behçet Cantürk'ün net kazancı 20 milyondu! Behçet Cantürk'ün. 1981 yılındaki en büyük bir başka kazancı. Suriye'ye ilk gönderilen eroin 20 kiloydu. milyarder işadamı" Behçet Cantürk. Lice'den karayolu ile Nusaybin'e getiriliyordu. kızı Neval oldu. * 14 Eylül 1981'de 250 bin dolar yatırmış. 30 milyonluk bu partiden. yeni doğan kızına Neval ismini koydu. Onlar. Eroin. Neval Cantürk'ün doğumu. Lice'deki kızı Hazal'la kafiyeli olsun diye.

bir sevkıyat sırasında cemse içinde görülen. Albay Ali İhsan Cesur ile Sarı Avni'nin birlikteliği. Albay'ın oğlu Meriç Cesur. Verdiği 60 milyonu faizi ile birlikte geri istedi. Sarı Avni'nin işleri iyiydi! Behçet Cantürk'ten. paraların boyu şu duvarın yansına kadar geliyordu. Bu parayı da Hotel Alexander'ın park yerinde Carlo Rotolo'dan. İyi de para kazanmışlardı. Önce Sarı Avni'ye uğraması gerekiyordu. Behçet Cantürk'ün İsviçre'de yapacağı bir tek işi kalmıştı. Sarı Avni'nin yanında. Behçet Cantürk'ün Zürih ziyaretinin iki önemli amacı vardı. 11 milyon dolarlık borcunun taksitlerini ödemeye başlamıştı. Eski milletvekili Balcı. Geriye kalan para ise çek ile ödenecekti. bavullara doldurmuş ve. İnanır mısın. kendisinin bir suçu olmadığını belirtti. Behçet Cantürk'ün verdiği 60 milyon lira ile "hah ihraç" etmişlerdi. Türkiye'ye dönünce ilk işi. . "halı ihracaatı" işinde çok para olduğunu. Sarı Avni'yi bürosunda oldukça keyifli buldu. ortağına veda edip ayrıldı. Sarı Avni ve adamları yazıhanede.100'lük dolardan desteler yapıp. kaç kilo bulabilirse o kadar bazmorfin göndermesini" istiyordu. adamı Carlo (Antonino) Rotolo ile Sarı Avni'ye göndermişti. Sarı Avni'ye aynı şekilde 3 milyon dolar daha gönderdi.. Anlaşmalarına göre. paralardan oluşan bu yığın karşısındaki şaşkınlığını anlatıyordu. Zürih kentim tanımıştı. Albay Ali İhsan Cesur da vardı. Topkapı Oteli'nin sahiplerinden Emin Görpe'yi Zürih'te buldu. akraba yakınlığından çıkıp iş ilişkisine dönmüştü.10-20. Albay'ın. eski milletvekili İsmet Hilmi Balcı'yı bulmak oldu. Behçet Cantürk'ün. 5. Hilton Oteli'nde buluştular. Emin Görpe ile konuştuklarını anlatarak. sevinç sarhoşluğu ile anlatmaya başladı: "Küme küme dizdik.. Türkiye'de bulunan ortağı AP eski milletvekili İsmet Hilmi Balcı ile görüşürse. kendisine misafirliğe gelmesinden dolayı değildi. paraları saymak için bavullardan çıkarıp. Behçet Cantürk'e. Behçet Cantürk. Safi Avni. İsviçre'de bulunduğu 15 günlük dönemde La Mattina. Emin Görpe. faizi ile birlikte 100 milyon lirasını istedi. parasını faizi ile birlikte alacağını söyledi." La Mattina. "400. kalan taksitlerden 2 milyon dolar iki ay sonra verilecekti.Böyle bir müşteriye İsviçre'de kapı açılırdı!. ortak olması halinde çok para kazanacağım söyledi. borcunun ilk taksidi olan 5 milyon doları. oteli akrabalarının sattırmadığını. yine Paul Waridel teslim aldı. "Dönünce kolayına bakarız" diyen Behçet Cantürk. Parayı Sarı Avni'nin adamı Paul Waridel.. Sarı Avni'nin neşesi. Sarı Avni'nin gemilerinde çalışıyordu. duvarın kenarına küme küme dizmişlerdi. Roberto Vito Palaz-zolo adlı bir Sicilyalı'nın bürosunda teslim almıştı. Sicilyalı Nunzio La Mattina.500. Ağzının sıkılığı ile bilinen Sarı Avni çok güvendiği ortağı Behçet Cantürk'e.

Çok istekli oluşum. Bu nedenle İranlı Zi-gari'nin istediği kilo başına 500 bin lirayı kabul ettim. Para konusunda sorunumuz yoktu. Ne yaptıklarını anlattı: Ankara'da iki şirketleri vardı: RAM Dış Ticaret A. ve RE-MAN A. İranlı Zigari ile görüşmek için Çınar Oteli aradım. Yapılan iş. 625 bin dolar) kazandı. Kararımı sonra bildireceğimi belirtip Çınar Oteli'nden ayrıldım(9) "Sarı Avni'nin İstanbul'daki adamı Ağa Koç'un. "300 tane" bazmorfinleri olduğunu söylediler. daha önce istemiş olduğum 400 kilo baz morfini yakında teslim edebileceğini söyledi. Aldığım . ellerinde ne kadar bazmorfin varsa alabileceğimi söyledim.Ş. "Durumu Sarı Avni'ye ilettim. malı teslim alacak kişi ile adamının nasıl buluşacağını sordu. RAM ve REMAN ihracaatçı iki firma olduğu için. İranlı Zigari. Hilton'dan telefonla.Eski milletvekilinin ağzı iyi laf yapıyordu. iki sefer büyük partiler halinde bazmorfin işi yaptıktan sonra. Bir yıllık ortaklığı boyunca. İstanbul teslimi. Zigari'ye. Hemen İranlı Zigari'yi aradım. Aradan bir hafta geçti. Sohbet sırasında. bu işi bırakacağını söylemişti. YÜZLERCE KİLO BAZMORFİN "Sarı Avni'nin istediği malları bulabilmek için İranlı Hacı Reşit Zigari'yi her zaman kaldığı Çınar Oteli'nden aradım. "Aradan 10 gün geçti. Sarı Avni'nin adamları aldıkları 300 kilo bazmorfini İstanbul'un Adalar mevkiinde bekleyen gemiye küçük bir motorla götürüp yüklemişlerdi. Tıpkı diğer partilerde olduğu gibi mal yine Dra-gos'ta teslim edildi. O da kendisini arayacağını. kilosunu 900 bin ikadan verebileceğimi söyledim. 300 kilo anlamına gelen. sanki yabancı bir şirketmiş gibi. telefonla arayarak. devletten vergi iadesi alıyordu! Behçet Cantürk işi anladı. malın teslim edileceği yeri görmeye gittiler. Kilosunu yine 900 bin liradan anlaştık. Ankara'daki iki şirketten halı alıyordu. yanına gelip bir kahve içmek istediğimi söyledim. Çınar Oteli'nde olduğunu belirtti. Sarı Avni'nin yanıtını beklemeden hemen anlaştım. 300 kilo bazmorfin temin ettiğimi. Zigari telefonla beni arayarak. Behçet Cantürk toplam 170 milyon lira (1983'te l dolar 272 liraydı. Elazığlı Mehmet Süleyman'ı Hilton Oteli'ne çağırdım. İstanbul teslimi. "Sonradan öğrendiğime göre. Elazığlı Mehmet Süleyman'ı. Oradan Avni'nin gemisine yüklendi. Çünkü Avni. ölmeden(10) önce tanıştırdığı.Ş. teslimat Dragos'ta olmuştu. Yanında yardımcısı İranlı Seli de vardı. kilosuna 400 bin lira istiyorlardı. Sohbet sırasında. Tekliflerini kabul ettiğimi bildirdim. Anlaştık. Zürih'te bulunan bu iki şirket. Ortak oldu. "1982 yılının Temmuz ayıydı. bulduğu zaman beni telefonla arattıracağını söyledi. sohbet ettik. fiyat artırmalarına neden olmuştu. Gittim. İsviçre'de bana. Van'ı arayıp Mehmet Sıddık Bayram'a sordum. kilosuna 500 bin lira istiyordu.(8) İsviçre'de de iki şirketleri vardı. Yoktu. Gittim. İranlı Seli ile Hilton Oteli'nde buluşturdum. hayali ihracattı. Bu kez. İranlılar artık Türkiye'den fazla ayrılmıyorlardı. İkisi arabaya binip.

Bu arada yurtdışından da kaçak külçe altın getirip satıyordu. dayısı Bedros'u. kaçak altın işine de hisseli olarak girmek istedi. Korktuğum olmadı. Adresini. İsviçre'den kaçak . İranlılar kilosuna 500 bin. İki işyerine de kızı Sibel'in adını koymuştu. kendisine "dayı" diye hitap ediyordu. Daha önceden tanıdığım Sarı Avni'nin adamı Elazığlı Mehmet Süleyman ile Laz Ahmet yanıma geldiler. ALTIN TOTO Bedros Demirciyan. Behçet Cantürk. Birkaç hafta beklememiz gerekiyordu. Behçet Cantürk. Kapalıçarşı girişinde Sibel Spor Mağazası ve Beyazıt Çarşı girişinde Sibel Büfesi'nin sahibiydi. 1982 yılının son sevkıyatını da şöyle anlatıyor: "Kasım ayıydı.. Liceli Bülent Caner. Hepsinin. Liceli Ermenilerin çoğu. Behcet Cantürk. Behçet Cantürk'ün annesinin amca çocuğuydu. İranlı Zigari ile konuştum. Behçet Cantürk. Laz Ahmet. İstanbul Tekel'de memurluk yapan Burhan Beskisiz'i. Bir hafta müsaade istedim. Behçet Cantürk. 1965 yılında İstanbul'a göç etmişti. Ellerinde hazır mal yoktu. Kürtlerin Ermeni-ler'e. Bunlar arasında Behçet Cantürk'ün hemşehrileri de vardı. Behçet Cantürk. Sevkıyat yapıldı. Sarı Avni telefonla beni arayarak. Yeğenini. 1980 yılında Behçet Cantürk'ü "toy sanıp" dolandırmaya kalkmıştı. Biz de paramızı aldık. ben de bir milyon istedim. Sarı Avni ile çok dost olduklarını vs.) İranlı Hacı Reşit Zigari'ye para hemen teslim edilmiyordu. Sevkıyat olacağı gün. Ancak Behçet Cantürk'ü sevmişti. Mallar hazırdı. Diyarbakır buğday pazarında terzilik yaparken. "Benim gözüm Laz Ahmet'i tutmamıştı. Türkler'den daha çok zulmettiğine ve katlettiğine inanıyordu. Bedros Demirciyan Kürtleri sevmiyordu. Bu arada Laz Ahmet sık sık yanıma gelip. malın sağlam teslim edilmesi için görevlendirdim." (1982'de dolar 185 lira. Sözünün sonunda benden 250 kilo bazmorfin rica etti. Behçet Cantürk ile dostluğu vardı. 10 milyon lira verdi. Laz Ahmet kabul etti. Behçet Cantürk 1982 yılı içerisinde Suriye'ye de dört sevkıyatta toplam 45 kilo eroin göndermişti. İstanbul'da birçok Ermeni ile tanıştırdı. anneannesi İncik Demirciyan'dan almıştı. Ancak Kapalıçarşı.toplam 360 milyon Uranın 210 milyonunu İranlı Zigari'ye verdim. İstanbul'da kuyumculuk yapıyordu. Hemşehrisi Bülent Caner kabul etti. 1979 yılında İstanbul'a geldiğinde tanıdı. anlatmaya başladı. Kapalıçarşı'da kuyumculuk yapıyordu. paranın yattığını öğrendikten sonra İranlı Zigari'ye ödeme yapıyordu.. malı ne zaman teslim edeceğimizi soruyordu. bu nedenle akrabam Asiye ile evli. Aradan birkaç gün geçti. Sonunda Zigari'den yanıt geldi." Bu arada. Sarı Avni bazmorfinleri Sicilyalılar'a sattıktan sonra aldığı paradan Behçet Cantürk'ün hissesine düşeni Yaşar Kısacık aracılığıyla Behçet Cantürk'ün hesabına yatırıyordu. yanıma Laz Ahmet adında bir arkadaşını göndereceğini söyledi. biraz beklemesi gerektiğini belirttim. Bu işlerin eskisi gibi kolay olmadığını.

Ancak bu. Keyifli geçen tatilden sonra. Üçüncü çocuğuna. Avusturya'nın Grossav.5 kilo eroin nedeniyle. hamile olan Dilek doğum yaptı. amcaoğlu nedeniyle ifade vermesi için İstanbul Narkotik Şube'ye getirildi. sadece şoför değil. Amcasının çocuğu Abdullah Cantürk. Behçet Cantürk. Yaşar Demirel. "Behçet Cantürk koruması olmadan dışarıya adım atmıyor" anlamına gelmiyordu. 28 Aralık'ta yine yakalandı. Aranmasından yaklaşık 7 ay sonra. iki eş. belgeyi taşıyan. Yine firar etti. 21 Aralık 1982 tarihinde yakayı Diyarbakır'da ele verdi. kısa zamanda Behçet'in güvenini kazandı. altın fiyatları düştüğü zaman altın alıp...Lover şehrinde Urallar şirketine ait 34 RH 502 plakalı kamyonda yakalanan 13. kendi kullandığı kırmızı spor Mercedesi ile tatile götürmüştü..20 pay alıyordu. Sonuç alamayınca Bülent Caner'in çocuğunu kaçırmaya teşebbüs etti. Behçet'in korumasını üstlenmişlerdi. Kapalıçarşı esnafı ile sadece döviz ilişkisi yoktu. Birkaç kez istedi. Hazal ve Neval'i. kârdan yüzde 15. Amcasının çocukları Halis ve Fettah Cantürk de. kân ile birlikte 15 milyon lira aldı. Kapalıçarşı'yı tanıması ve altın piyasasından haberdar olması nedeniyle. Örneğin. Jandarma eşliğinde askere gönderilirken firar etti. eroin kullandığı iddiasıyla gözaltına alınmıştı. İkinci kez yakalandığında. 5 Haziran 1982 tarihinde. dayısına çok güveniyordu. Kapalıçarşı onu tanımıştı. kârdan dayısına yüzde 10 veriyordu. Kapalıçarşı'daki hemşehrileri ile ilişkisini hep iyi tutuyordu. çocukları. Arat Kundura'nın sahibi Ermeni Yaşar Arat girdi.. Araya. Abdullah Cantürk'ün polisle başının derde girmesi ilk değildi. Behçet Cantürk'ün sevinci uzun sürmedi. "Zelal" adım verdi. Sorgusu yapılan Behçet Cantürk salıverildi. 1982 yılının yazında. Hidayet ile Dilek'i. asker kaçağı olduğu ortaya çıktı. satıldı. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk'ün bir kızı daha olmuştu.altınlar getirilip. Bu kez başı İnterpol'le belaya girmişti. her türlü gizli bilgiyi. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk. daha sonra İstanbul'a gelerek taksi şoförlüğü yapan Liceli Yaşar Demirel. dayı. yükseldiği zaman satıyorlardı. Dayısı Bedros Demirciyan'ın.. gerektiği zaman Behçet Cantürk'ün fedailiğini yapan biriydi. Askerliğini bitirdi. Behçet Cantürk'ün parası ve kârı ödenmedi. Bu arada Behçet Cantürk de. Ermeni Yaşar Demirel'i yanına şoför olarak aldı. Çünkü İsviçre'den getirdiği dövizleri burada bozduruyordu. gözaltında . 17 Hazi-ran'da yakalandı. Suç dosyası kabarıktı: 25 Ocak 1980 ve 14 Nisan 1981 tarihlerinde. Bu nedenle Bedros Demirciyan'ın yeğeni.. uluslararası polis örgütü İnterpol tarafından aranmaya başlandı. Nezarethaneden çıkarken. 1980 yılında tanıştığı Mardinli Sait Koç'un "ithal ettiği" pırlanta işine hisse verip. Bir süre Hollanda'da çalışan.yeğen. ismi ablalarıyla uyumlu olsun diye. Günler geçti.

* Demir Oteli karşısında bulunan bir han. Ferzande Cantürk. * Diyarbakır Cantürk Otel... eroin kaçakçılığı iddiasıyla Almanya'da tutuklandı. eroin kaçakçılığından hüküm giydi. * İstanbul Erenköy'de daire. Yine aynı yıl. 30 yaşında servet sahibi olmasının bir tek amacı vardı: Saygı kazanmak! Kısa zamanda büyük bir servet sahibi olmuştu: * Diyarbakır Demir Otel.. * Ankara Sincan'da 14 dönüm arsa. Adam yaralamaktan hüküm giyen Yusuf Cantürk tahliye edilmişti. Dayılarının damadı Ali Seviş. 15 yaşında tetiğe basmasının. Tek sevindirici haber Diyarbakır Cezaevi'nden geldi.. damatları Halim Malkaç. * Diyarbakır'da iki daire. Behçet Cantürk'ün. * Ankara Karmen Otel inşaatı. adam öldürmek iddiasıyla cezaevine girdi.bulunanlara cebindeki tüm paraları verdi. servet ve şöhret sahibi olmaktan geçiyordu. en temel kolektif değerlerden bile uzaklaşılıyordu. Yeğenini kurtarmak için de 150 bin lira kefalet ödedi. TEFECİLİK Toplum hızla dönüşüyor. * Diyarbakır Cantürk İşhanı... * İstanbul Bakırköy'de daire. * Diyarbakır'da 45 dönümlük arsa. ekonomik başarıydı! Saygın bir konum edinmenin tek yolu. 1982 yılı.. Cantürk ailesi için hiç de iyi geçmiyordu. * Diyarbakır'da iki katlı bina. * Diyarbakır'da üç dükkân. * Lice Kumluca Köyü'nde bağ arazisi. . Artık bireyin varolmasının salt nedeni..

Yalnız. Diyarbakırlı işadamı Doğan Cizrelioğlu'na verilen 60 milyon karşılığında alınan senetler ise aynı bankanın Taksim şubesine konuldu. Ömer Haşhaş borçlarını zamanında ödeyemedi. şoförü Yaşar Demirel. "önce bir araştırma yapayım" dedi. tayini Ergani'ye çıkınca memurluğu bırakan Abdulkadir Takan adına da senet düzenliyordu. Yani tefecilik yapıyordu! Herko İplik Fabrikası ile Maltepe İplik Fabrikası'nın sahibi ve şarkıcı Semiha Yankı'nın kocası Ömer Haşhaş. Haşhaş'ın borcu 400 milyon liraya çıktı.Semahat Cömert. * Yerli ve yabancı bankalarda para. Keçeli ailesi de zor duruma düşmüştü. yeniden senet düzenlediler.Dış Ticaret ve Sanayi A.Ş. * Diyarbakır Nasnavar Köyü'nde tarla.. Senetlerin tamamı Behçet Cantürk adına yapılmıyordu. Yamsan Besicilik İç. Behçet Cantürk. Gümrük ve Tekel eski Bakanı Tuncay Mata-racı'nın "iş ortağı" olduğu için 18 aya mahkûm edilmişti.* Diyarbakır Kavasınar Köyü'nde bağ arazisi. * Deniz motoru. 10 milyon faiz verecekti. Hemen anlaştılar. Biri 55 milyon. Cezasını çekip. Karşılığında 225 milyon liralık senet verdi. Yamsan A. Yusuf. diğeri 45 milyon olmak üzere iki çek aldı. Borçlarını ödeyemediler. 100 milyon lira nakit verip zaman istedi. Behçet Cantürk'e. Ancak şirketinin acilen paraya ihtiyacı vardı. Yamsan A. zor duruma düşenlere.. Behçet Can-türk'den 170 milyon lira borç aldı. Bitmedi Behçet Cantürk. 20 milyona. Behçet Cantürk kabul etti. çıkmıştı.Ş. Hikmet Keçeli'nin. el altından yüksek faizle ödünç para veriyordu. Cezaevi'nde tanıdığı Uğurcan Elmas'tan yardım istedi. Behçet Cantürk. Beh-çet Cantürk'le tanıştırıldı. Yusuf Yaman. Behçet Cantürk'ten istediği para çok değildi. Yaptığı hiçbir iş yoktu. şirketi satın almasını teklif ettiler. Behçet Cantürk. Hikmet Keçeli'nin senetlerini İstanbul Yapı ve Kredi Bankası Mecidi-yeköy şubesindeki gizli kasasına koydu. * Mercedes 350 spor araba. bir aile şirketiydi.'nin sadece adı vardı. Ortakları Sedat. Sadece kredi için devlete başvuruda bulunulmuştu...Ş'nin de ortakları arasında bulunduğu bir başka şirket daha .Sefa Yaman ve Nusret Gerden'in acilen paraya ihtiyaçları vardı. büroda çaycı olarak çalışan 17 yaşındaki İlameddin Dakman ve bir yıl öncesine kadar Lice Nüfus Müdürlüğü'nde çalışırken.

'nin sahibi. vekilliğine Mehmet Han Kozat ve üyeliğe Akile Dilek Alev getirildi. önce Yaman-lar'ın 34 L 7666 plakalı 280 S Mercedesi'ni. Yamsan A. İdari Meclis Başkanlığına Behçet Cantürk. 540 dönümlük bir yerinin olmasıydı. Ali Alkan. Nusret Gerdan'ın B grubu 240 hissesini. aynı zamanda Sarıyer Kulübü'nün Başkanı Erdal Aksoy ile anlaştılar. 8 tonluk büyük gemisine ihtiyacı olduğunu. .Ş'nin A grubu bin 440 hissesini 7 mil-yon 200 bin liraya. bir milyon 200 bin liraya Hidayet Kaşan. Bursa Boru ve Profil A. Mehmet Han Kozat ve Akile Dilek Alev'in katılımıyla toplandı. Sefa Yaman'ın B grubu 240 hissesini. İtalya'dan mallar geldi. Cansan şirketinin ilk yaptığı iş başarısızlıkla sonuçlandı. Bursa Boru ve Profil Sanayi A.. Depo bulunamadığı için. Yusuf Yaman'ın Bursa Boru ve Profil Sanayi A. Behçet Cantürk aynı günlerde bir şirket daha satın aldı: Çamsan Kimya ve Tekstil Ürünleri A. Behçet Cantürk. 3 milyon 600 bin liraya Nizamettin Cantürk. ağabeyini. İmza yetkisi sadece Behçet Cantürk'deydi. Yönetim Kurulu 10 Mayıs 1983 tarihinde. malın değeri oldukça düşmüştü. Yamsan ailesi bu şirketi yeraltı dünyasının ünlü ismi Abuzer Uğurlu'dan satın almıştı.Ş.Ş. bu işin nakliyesini Cansan adına aldı. 8 milyon 400 bin liraya satın aldı. Behçet Cantürk.Ş'nin diğer hisselerini ise ailenin diğer fertleri almıştı: Sefa Yaman'ın A grubu 720 hissesini. Behçet Cantürk bu şirketine de. Seçim yapıldı. 20 Nisan 1983 tarihinde şirketin hisseleri paylaştırıldı. bir milyon 200 bin liraya Akile Dilek Alev satın alıyordu. Behçet Cantürk'ü asıl sevindiren ise şirketin Orhangazi'de..Ş'yi servetine kattı. İlginçtir. Aksoy. Behçet Cantürk. Hidayet Kaşan ve Akile Dilek Alev'i ortak etmişti. İstanbul'da sabun ve zeytinyağı fabrikaları bulunan Ali Alkan ve kardeşleri. Sedat Cömert'in B grubu 240 hissesini. Malların taşınması için.Ş'deki A grubu bin 680 hissesini de.vardı: Bursa Boru ve Profil Anonim Şirketi. Betaş Gemicilik A. bir milyon 200 bin liraya Mehmet Han Kozat. Behçet Cantürk. Semahat Cömert'in B grubu 240 hissesini. Ancak küçük gemi daha önce mazot taşıdığı için. iki karısını ve kendine en yakın bulduğu akrabasını şirkete ortak etmişti. kardeşleri. sutkostik-ler bir süre Erdal Aksoy'un gemisinde kaldı. Nizamettin. daha sonra da Bursa Boru ve Profil Sanayi A.Ş. Behçet Cantürk alacaklarına karşılık. İtalya'dan 3 bin 500 ton Sutkostik maddesi için izin almışlardı. malları buradan alıp küçük gemisine yükleyeceğini söyledi. Azet ve Sabit Cantürk ile eşleri. . bir milyon 200 bin liraya yine Hidayet Kaşan.

İlameddin Dakman ve Halis Cantürk adına da bankalara hesap açtırmıştı. (500 bin dolar) * 18 Haziran 1982. (510 bin 204 dolar) * 27 Mayıs 1982. BANKALARDAKİ MİLYONLAR Behçet Cantürk'ün elinde çok fazla nakit parası vardı.Ş'ye 45 milyona sattılar.bozulan malları almayacağını söylüyordu. taşıma şirketinin sahibi Erdal Aksoy ile Behçet Cantürk mahkemelik oldular. Bu arada. Yapı Kredi Bankası İstanbul/Beyazıt 235 milyon 50 bin TL (l milyon 567 bin dolar) * 27 Ekim 1982. şirketlerinin zarar ettiği iddiasında bulunuyordu. Yaşar Demirel. yine İstanbul'daki Marshal Boya A. Fakat Behçet Cantürk. Vakıflar Bankası İstanbul/Aksaray 71 milyon TL. amcazadesi CHP Diyarbakır milletvekili Halil Akgül aracılığıyla 1980 yılında tanıştığı Medet Serhat yapıyordu. "zararı karşılarım" sözünü verince malları aldı. Vakıflar Bankası İstanbul/Aksaray 62 milyon 500 bin TL (416 bin 666 dolar) * 4 Ekim 1982. Abdülkadir Takan. Sadece kendi hesabındaki paraların öğrenilmesi bile dikkatlerin üzerine çevrilmesi için yeterliydi. İstanbul Üğütücüler A. Yanında çalıştırdığı. İkisi de. Bunların hepsini kendi adına bankalara yatırmıyordu. (473 bin 333 dolar) * 2 Temmuz 1982. Behçet Cantürk'ün çeşitli bankalarda yer alan sırdaş hesapları vardı: * 25 Temmuz 1981. Yapı Kredi Bankası İstanbul /Beyazıt 125 milyon 400 bin TL (836 bin dolar) . Cansan'ın her işi bu kadar problem yaratmıyordu. Bu işten Cansan'ın net kârı 15 milyon lira (55 bin 147 dolar) oldu. Behçet Cantürk'ün avukatlığını. Osmanlı Bankası Ankara/ Merkez 75 mil yon TL. Türk Ticaret Bankası İstanbul/ Altınbakkal 50 milyon TL.Ş'den 30 milyon liraya aldıkları boya hammaddesini.

* 16 Aralık 1982. ama isterse hemen 250 kilo bazmorfini verebileceğimi söyledim. "Ellerinde 250 kilo mal olduğunu. benim adamım Burhan Beskisiz teslim alıp. Yanında Seli yoktu. Van'daki Bayram Oteli'ni arayarak. Sarı Avni'nin 500 kilo bazmorfin istediğini söyledi. istersem hemen verebileceklerini söylediler. Yapı kredi Bankası İstanbul/Beyazıt 80 milyon TL (533 bin 333 dolar) * 4 Ocak 1983.. Ben de onların. malı nereden bulduklarını merak etmezdim!. 2 bin 205 dolar) anlaştık. biri Şubat ayında. SEVKIYATA DEVAM "1983 Mayıs ayı başında Laz Ahmet'le Hilton Oteli'nde buluştuk. 1982. İranlılar bu malları ne yaptığım konusunda bana hiç soru sormazlardı. Türk Ticaret Bankası İstanbul/Altınbakkal 100 milyon TL (666-bin 666 dolar). Önceki fiyatta Seli'yle de." 1983 yılında Behçet Cantürk. kilosu 600 bin liraya (1983 yılında dolar 272 TL oldu.83 yıllarındaki vergi beyannamesinde 5 milyon lira kazandığını belirtti!. İstediğim diğer 250 kiloluk malı bulmak için sanıyorum İran'a gitmişti. "Haziran ayında İranlı Seli İstanbul'a gelerek. "Laz Ahmet'le tekrar buluştuk.. Kazandığım 360 milyon liranın (l milyon 323 bin 529 dolar). Sevindi. Elazığlı Mehmet Süleyman. Bu arada şunu da hatırlatmam gerekiyor. Behçet Cantürk. Zigari ya da Se-li'nin benimle temasa geçmesini istedim. 500 kilo mal bulamadığımı. Zigari'nin getirdiği malları. "Mayıs ayı içinde Zigari. İstanbul teslimi. 300 kilo malın hazır olduğunu söyledi. İranlılar İstanbul'a gelerek beni buldular. . diğeri Nisan ayında olmak üzere toplam 20 kilo eroini de. Suriye'ye şevketti. Kilosu l milyon 200 bin liradan (4 bin 411 dolar) anlaştık. Bir hafta sonra.. Vakıflar Bankası İstanbul/Aksaray 80 mil yon TL (533 bin 333 dolar) * l Eylül 1983. Sevkıyatı aynı kişiler yaptı. 180 milyon lirasını İranlı Seli'ye verdim. Ben de şu anda mal olmadığını. 500 kilo mala ihtiyacım olduğunu söyledim. Laz Ahmet'le de anlaştım. şevkettiler. Yapı Kredi Bankası İstanbul/Beyazıt 63 milyon 500 bin TL (423 bin 333 dolar) * 30 Aralık 1982. malı İstanbul'a getirdi. araştırıp kendisine bildireceğimi belirttim.

"kimyagerin. Çünkü eroin imalatı gözleri tahriş ediyordu. Çünkü Behçet Cantürk fabrikaya haciz koydurmuştu. Müdürü Sami Akdağ hemen İstanbul'a gelmesini istiyordu. Daha sonra "kimyagerliği" kim yapmıştı? Kimse öğrenemedi. Ancak "Doktor" Doğru. ürettiği malın kalitesini ölçe ölçe eroinman olmuştu! Üstelik çok gevezeydi. 30 kilo da eroine ihtiyacı olduğunu söyledi.. Yaşamı boyunca acılar yanından hiç eksik olmadı!. Eğer bulabilirsem birinci sevkıyattan hemen sonra. Oteli görmek için. Ağabeyi Nizamettin ile eşi Süreyya'yı da davet ettiler. "Zavallı anneme çok eziyet etmişler" deyip. Behçet Cantürk. direksiyona sıkışan sağ kolu kırılmıştı. üniversitede okuyan Kürt öğrencilerine el altodan maddi yardımda bulunuyordu. Sarhoş araba kullanmanın cezasını kaza yaparak ödedi. Duygusal bir yapısı vardı. Otelin yeri.Eroinleri. 34 S 2666 plakalı mercedes otosuyla kaza yaptı. Murat Balcı Alanya'da inşaatı devam eden otelini. Alanya Kalesi'ne çıkış yolu üzerindeydi. Ancak Nizamettin Cantürk. kara paranın turizme yönelmesi! VE SON SEVKIYAT "Sarı Avni. için için ağlardı. Tatile gitmeyi seviyordu. Anlaşamadılar. Tedavisi yapıldı. İstanbul'daki yoksul Ermenilere. şifreli konuşarak. 1983 yılında İstanbul Ömür Hastanesi'nde gözlerini tedavi ettirince. Hemen hastaneye kaldırılan Behçet Cantürk'ün. O yıllarda daha yeni başlamıştı. Behçet Cantürk'e satmak istiyordu. Bir anlaşmazlığı da eski milletvekili İsmet Hilmi Balcı'nın oğlu Murat ile oldu. Ağabeyinden sonra Behçet Cantürk de hastanelik oldu! Ekim ayında. 130 kilo bazmorfin. Ancak işler onu Antalya'da da rahat bırakmadı. "Doktor" un kovulmasını emretti. . "Doktor" lakaplı Abdülcebbar Doğru yapıyordu. Her sarhoş olduğunda annesini hatırlardı. doktorlar üzücü haberi verdiler: Yaşamı boyunca sağ kolunu çok fazla kullanamayacaktı. Toplantıya katılmak için tatilini yarıda kesip İstanbul'a döndü. Ancak. "Denize uzak" diye almaktan vazgeçti. Eşi Dilek'i yanına alıp Antalya'ya gitti. Haşhaşlar'in iplik fabrikasına talip olmuştu. Behçet Cantürk ile borçları konuşmak istiyorlardı. beni 1416536 numaralı telefonumla arayıp. Talya Oteli'ne yerleştiler. Okumuş Holding. "Profesör" İzzet Gündüz Sarıyar'ın asistanlığını yapan. Yardımseverdi." O olduğu şeklinde dedikodular çıktı. sekizinci partiden sonra. avukatı Cevdet Yardım'la Alanya'ya gittiler. Bebek Belediye Park Gazinosu'nda arkadaşlarıyla eğlenip sarhoş olmuştu.

İşler karışıyordu. şoför Yaşar De-mirel gözaltına alındı. Cumhuriyet Caddesi Merkez Han 163/8 Elmadağ adresindeki yazıhanesine polisler baskın yaptılar. benden 50 milyon lira kaparo istediler. İzzettin Zingil. kilosu 800 bin liraya anlaştık. İranlı Zigari ile İstanbul teslimi. uyuşturucuyu Liceli. evde. Mali Şube'ye getirmişlerdi! Olay anlaşıldı. Narkotik'e değil. Sakin olmam gerekiyordu. Çünkü kendilerini. Sabırsızlanmaya başladım. Ancak bazmorfin satın alabilmek için. Büroda bulunan. 217 kilo eroin yakalanmasının nedeni de jandarmalara yapılan ihbardı. Çünkü dedikodusu çoktu. Bu işlerle uğraşan Yugoslavya göçmeni İbrahim Çalışkan ve Urfalı Reşit Alpan'ı buldum. Yamsan şirketinin müdürü Sami Akdağ. "Doktor" lakaplı Abdülcebbar Doğru'dan aldığını itiraf etmişti. Smith Wesson bir tabanca ile 9 adet mermi buldular. Sarı Avni'nin gemisine Büyükada yakınlarında yüklendi. Sarı Av-ni'nin gemisine. kendi ekibimle hemen temasa geçtim. Tekin Kaymaz iş üzerinde yakalanmışlardı.. Eroinleri bekliyorlardı. zengin ve ünlü olmuştu. Mallar yakalanmıştı.. "Birgün önce jandarmalar tarafından. "130 kilo bazmorfin için. Minibüse doldurulanlar. Çember daralıyordu. Lice'ye telefon ettim. hemen hareket etmesi gerektiğini bildirdim. Erhan." Behçet Cantürk. Diyarbakır'da Abdurrahman Erhan'ın evinde l kilo eroin yakalanıyordu. Eroinin İstanbul teslimine 2 milyon lira vereceğimi belirttim. "Doktor" gözaltına alınmıştı. muhasebeci Ülkü Varol. arkasından da 150 kilo daha eroin talep edeceğimi söyledim. Rıza Zin-gil. eroinin kilosunu ise 3 milyon liradan anlaştık. Behçet Cantürk. Çünkü öğrenecek zamanı kalmamıştı. Polis "Doktor" un evine baskın yapıp. Büyükada açıklarında bekleyen. "20 Ekim'de sevkıyatı yapacaktık. Mehmet Han Özer. Kendilerine acilen 30 kilo eroine ihtiyacım olduğunu. Bazı hemşehrileri kendisini kıskanıyordu. Anhazap mezrasında 217 kilo eroin ele geçirilmişti. 130 kilo bazmorfin. . Bu arada eroinlerin benim adıma yapıldığının da kesinlikle söylenmemesini istedim. 300 gram eroin bulmuştu. Bazmorfinin kilosunu l milyon 300 bin liradan..150 kilo daha eroin göndermemi istedi. Verdim. Behçet Cantürk'ün. Kaçakçılık'a. Eroin işine direk girmek istemiyordum. Ecza dolabının arkasına. duvar kazılarak yapılmış gizli bölmede. SÜRPRİZ GÖZALTI Beklenen gerçekleşiyor. Anlaştık. sekreter Betül Ayyüce. İranlı Zigari malı İstanbul'a zamanında getirdi. 25 Ekim'de de.. Halil Arıkboğan. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldüklerinde çok şaşırdılar. 10 Kasım günü. ihbarın kimler tarafından yapıldığım hiç öğrenemedi.

yardımcıları Abdülkadir Takan ve Fettah Cantürk ile birlikte. benim bir ilgim olup olmadığımı sorarsa. O günlerde döviz işlemleri çok sıkı kontrol ediliyordu! Korktu. 21 Kasım'da teslim oldu. Tehdit olayının ise abartıldığını. hallederiz" güvencesini alan Behçet Cantürk. Ödünç para verme kanununa muhalefet. Yaşar Demirel. Sorgusu tam 46 gün sürdü. Şakin olmaya çalışıyordu. Behçet Cantürk gözaltından hemen çıkacağını düşünüyordu. Halim Civelek'in evinde de bir tabanca bulundu. Emniyetteki dostlarından. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne kocasını ziyaret için gelen. Bedros Demirciyan. Behçet Cantürk'e yöneltilen soruların niteliği de değişmişti: Sarı Avni'yi. sonra da Mali Şube'ye yansımıştı. 8 Eylül günü İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik şubesince düzenlenen bir operasyonla. İstanbul Üniversitesi Diş Fakültesi Dekanı Profesör Gürbüz Öztürk'e. "Önemli bir mesele değil. Gürbüz Öztürk) döviz işleriyle ilgili olarak polis. Fuat Buluttekin adındaki şahıs 3 kilo esrarla yakalanmış ve uyuşturucuyu Behçet Cantürk. başı yine 1567 sayılı kanunla (döviz suçu) derde girecekti. Ermeni örgütü ASALA'yı ve DDKD'yi soruyorlardı! Şaşırmıştı. Fettah . Halim Civelek'in eşi Yasemin ile birlikte. 5 Ocak 1984 tarihinde mahkeme önüne çıktı. silahın dedesine ait olduğunu. Halim Civelek. kesinlikle yok deyin. Konu önce basına. Behçet Cantürk. İsviçre'de göz ameliyatı olması için 5 milyon TL karşılığında 50 bin frank vermişti. Üstelik." İş büyüyordu. Kartal Küçükyalı Tren İstasyonu'nun tam karşısında bulunan Yalı Restaurant'ta. Sarı Avni ile sadece arkadaşlık ilişkisi. Silah ruhsatı sahte çıkmıştı. Bu da duyulursa. Behçet Cantürk'ün adamı Halim Civelek ve Bedros Demirciyan'ın evlerine operasyon düzenledi. silah bulundurma kanuna muhalefet. örgütlerle ise hiçbir yakınlığı olmadığını söyledi. Arkasından 306545 nolu silahın ruhsatını gösterdi. Olayın ucu Emin Görpe'ye verdiği 100 milyon TL tutarındaki marklara kadar ulaşmıştı. Yaşar Demirel. Polis. Avukat Saffan Mindivanlı aracılığıyla. Yanıldı. Abdülkadir Takan'dan aldığını söylemişti. adamlarının Haşhaş'tan 400 milyon lira alacaklarını istemeye gittiklerini söyledi. avukat Mindivanlı'ya not gönderdi: "Hocanın (Prof. Fettah Cantürk. evrakta sahtecilik. Abdülkadir Takan. Lice depremi sonrasında enkaz altından çıkardıklarını anlattı. Behçet Cantürk polise. Fettah Cantürk tarafından tehdit edilmişti. İkisi de gözaltına alındı. Türk parasının kıymetini koruma kanuna muhalefet ve en önemlisi uyuşturucu madde kaçakçılığıyla suçlanıyordu.Herko İplik Fabrikası ile Maltepe İplik Fabrikası sahibi Ömer Haşhaş 400 milyon tutarındaki borcunu ödeyemeyince.

Türkiye'deki bütün Ermeniler ASALA militanıydı! Bagos ve İncik'in torunu.Cantürk ve Halim Civelek'in avukatlığını Medet Serhat yapıyordu. Yaşamında üçüncü kez. Fettah Cantürk. Mamak Askeri Cezaevi'nde fazla kalmadı. İstanbul Sıkıyönetim Komutanına verildiği dedikoduları kulaktan kulağa yayılıyordu. İki bin beş yüz yıllık Anadolulu Ermeni. "medya terörüne" maruz kalıyordu. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı. Behçet Cantürk 17 Şubat 1984 tarihinde tahliye edildi. 50 gün sonra saçları kesilmiş. "Baba" lığını göstermişti. poliste bulunan raporlarının her sayfasına milyonlar veriyordu! Gözaltına alındığında. Behçet Cantürk'le çekilmiş fotoğrafları basında yer alıyordu. uyuşturucu madde kaçakçılığının nasıl ve ne surette yapıldığının bilgisi ve delili olmadığı için soruşturma dosyasını İstanbul Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı'na gönderiyordu. Kolordu İstihkam Şube Müdürlüğü'nde. Basın. Cezaevinden çıkarken de cebine 50 bin lira koymuştu. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı. Narkotik Şube Müdürü Uğur Gür'ün (Daha sonra Bolu Emniyet Müdürü). serbest bırakılması için MİT'e l milyon lira. Borç olayının boyutları kısa bir sürede çok büyümüştü. Birkaç saat içinde serbest bırakılacağını düşünen Behçet Cantürk. Hatun'un oğlu. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Ermenilere saldırıyordu. Ancak. Askeri Savcılık.. ASALA'nın terör eylemleri nedeniyle. Onun sayesinde 1981 yılında.355 sayılı soruşturma emri ile sanıkların davasına. Bir kısım basına göre. hakimlere ise 3.5 milyon lira rüşvet vermişti! .. Fettah Cantürk. Fettah Cantürk ve Halim Civelek. Albay Ali İhsan Cesur'un komutasında rahat bir askerlik yapmıştı. Behçet Cantürk. 13 Ocak 1984 tarihinde görevsizlik kararı verdi. 1983/KAÇ. Behçet Cantürk'e karşı kendini hep borçlu hissediyordu. tabancanın kendisine ait olduğunu söyleyince. 3. tek tip cezaevi kıyafetiyle Mamak Askeri Cezaevi'nin yolunu tutmuştu. İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Balâ'yla birlikte Çekilmiş fotoğraflarının. Avukatlarının iyi savunmasına rağmen tutuklanmaktan kurtulamamışlardı. "Devletin Siyasi veya Mali veya İktisadi veya Askeri veya İdari güvenliğini bozacak nitelikte" suçlar işlediklerini ileri sürerek. üzerine demir parmaklıklar kapatılıyordu. 30 Aralık 1983 gün ve AD. davaya Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi'nin bakması gerektiğini belirtti. Ankara Mamak Askeri Cezaevi'ne gönderildiler. MÜŞ. Askerliği bitince de hemen yanına alarak. Neler yazılıyordu neler: Behçet Cantürk. Behçet Cantürk de bu "medya teröründen" nasibini alıyordu.

Sonra hemşehrileri Abdülcebbar Doğru ile çalışmaya başladılar.Adının geçtiği her haberde. "Profesör" ün ürünü eroinleri. Arazimiz vardı. Hocasından ders aldı: "Kimyagerliği" öğrendi.. ayrıntılı bir ifade verdi: "1943 yılında Lice'de doğdum. "Behçet Cantürk. Ankara'ya getirilerek. Ancak kimse ağızını açıp birşey demedi. Abdülcebbar Doğru. Laleli'ye taşındı. Günlerce süren bu işkenceler sonucu. Güneş. Ve teslim olur olmaz işkenceye alındı. SELAHATTİN TESLİM OLUYOR Osman Nuri Mutlu. babam tarımla uğraşırdı. incik. Geçinemedi. Terziydi. Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek'ten işkence yapılmayacağı güvencesini aldılar. 40 günlük iken annem Emine vefat etmiş. 1975 yılında Sultanahmet'deki evinde çıkan yangında eşini ve 16 yaşındaki tazını kaybetti. Başından geçen herşeyi en ince ayrıntılarına kadar anlattı. Birkaç gün sonra Yaşar'ı telefonla arayıp. 11 Şubat 1984 tarihinde yakalandı.65 mm çaplı Astra marka tabancasıyla öldürmüştü! Öfkelenmişti. "Nasıldı numaram. "Profesör" İzzet Gündüz Sarıyar ile tanıştı.. Diyarbakır'dan aldığı bir haber canını iyice sıktı. Diyarbakır'a göçtü. Selahattin Delidere 20 Şubat 1984 günü teslim oldu. 1935 Kastamonu Tosya doğumlu. 1964 yılında eşim Mesude Yeltekin ile evlendim. 1958 yılından 1961'e kadar Diyarbakır'ın değişik semtlerindeki fırınlarda çalıştım. İstanbul'a taşındı. boncuk . senin yüzünden herkes beni de Ermeni sanıyor. Tedirgindi. Diyarbakır pazarında kaçak elbise. Babam bir yıl sonra Fahriye Yeltekin ile evlendi. tekzibi yayımlamayınca gazeteyi satın almaya kalkıştı!. Ben Türk'üm Türk" diye bağırıp. Diyarbakır Renk Pavyon'da tartıştığı garsonu. bunun hesabını kesin" dedi. Bu nedenle yaptığı hareketin ne kadar hatalı olduğunu bilmiyordu: Hemşehrisi Selahattin Delidere'den teslim olmasını istiyordu. Önceden eroinlerini ben ve İzzet Gündüz Sarıyar yapıyorduk. Bürodaki herkes şaşırmıştı. Avukatı Medet Serhat aracılığıyla Güneş Gazetesi'ne tekzip gönderdi. Yazıhanesine gitti. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı ekiplerince sorgulandı. "Sen Ermenisin." Diyarbakır Cezaevi'nde bulunan Abdülcebbar Doğru. Ermeni olduğu mutlaka belirtiliyordu. 1979 yılından 1981 yılına kadar. Cantürklere. kızgın bir halde müdürüne dönerek. Şoförü Yaşar Demirel'e.. Türkiye'nin en büyük sevkıyatını yapar. turistlere satmaya başladı. Acısını unutmak için çevre değiştirdi. beğendin mi" deyip gönlünü aldı. toplam 8 parti iş yaptığını itiraf etti! Behçet Cantürk'ün bu sorgulamalardan haberi yoktu. Ri'zeli Sarı Avni'ye gönderir. Malları İranlılar'dan alır. Kardeşi Sabit Cantürk. "Sami Bey. 7.

20 adet eroin paketini cemseye yükledik. Bu işe birçok kişi hisse vermişti. 1976 yılında uyuşturucu kaçakçılığına başlamıştı. Hacı Fikri Canpolat'ın Ankara'da tanıştırdığı Samsunlu Fahri Bank aracılığıyla. "Mehmet Han Kozat ile ticari bir taksiye binerek eroin bulunan kamyonun yanına Küçükköy'e gittik. Tahmini saat 21. Cemsenin şoför mahallinde asker giyimli iki kişi vardı. Ondan sonra Mardinli kaçakçılardan aldığım halıları ve ev eşyalarını satmaya başladım.00 idi. işi anladım. 5 Mayıs 1977 tarihinde binlerce mermi ve tabancalarla yakalanan. Maddi durumları benden kötüydü. O sırada yanımıza askeri cemse yaklaştı. sorgu yön değiştirdi. İfadesine göre. Bulgaristan'dan gelen. Mehmet Han Kozat bizden ayrılıp Karaburun tarafına gitti.65 mm çaplı Çek ve Lama marka tabancaları. Bazı aileler kaçakçılıktan zengin olunca herkes yapmaya başladı. Ancak hemşehrilerim sakindi. 5 kiloluk ilk torbanın askeri branda ile kapalı cemsenin arka kasasına konmasıyla. 'Küçükköy semtine kamyon içinde mal gelecek. Liceliler'de çe-kememezlik vardır.İran ve Suriye'ye götürüyordu. Aradan kısa bir zaman geçti. Zaten beni İstanbul Taksim'deki Divan Oteli'nde Behçet Cantürk ile Mehmet buluşturdu. Behçet Cantürk. bin Çek ve Lama marka tabancayı aynı şekilde alıp sattığını söylüyordu. 285 bin tabanca mermisi. Behçet Cantürk adını duyunca. 10 dakika sonra döndü. uzaktan akrabam Hacı Fikri Canpolat'la yaptım. 'Malları çıkaralım' dedi. 1964 yılında Konya'dan askerliğe elverişli değildir raporu aldım. Hemşehrisi olmam ve daha önce birlikte birkaç kez silah kaçakçılığı yapmamız nedeniyle. memleketten tanıdığım Halil Hocaoğlu yapıyordu. 600 bin lira karşılığında satın aldık. "Firarda olduğum 1982 yılında İstanbul'da Mehmet Han Kozat ile karşılaştım. O da silahları Irak. Mehmet'le birlikte indirin' dedi. Ford marka kırmızı kamyonun şoförlüğünü. Kendisi Behçet Cantürk'ün uyuşturucu madde kaçakçılığı olaylarında yanında ve adamı pozisyonunda çalışmaktadır. Behçet Cantürk kaçakçılık işlerine 1979 yılında girdi. bana güveni sonsuzdu. Müteahhitlik yapıyorlardı. dondum kaldım. "1979 yılında Cantürkler orta halli kişilerdi. Behçet Cantürk'ün hisse verdiği kaçakçılık olayının baş mimarı Selahattin Delidere'ydi. silah ve mermi kaçakçılığından arandığımı. . Polisler. Samsunlu Ali Açmak ve Trabzonlu Ziya Çavdar'la tanıştım." Selahattin Delidere sayfalar tutan ifadesinde. Çok korktum. maddi olarak kötü bir durumda olduğumu söyledim. 1973 yılında 250 bin tabanca mermisi. denizyolu ile Samsun kıyılarına çıkartılan 150 adet 7. Şoför Hocaoğlu karoserin altındaki zulalı çekmeceyi çekti.satıyordum." SUBAY GİYİMLİ BİRİ "Behçet Cantürk'e. Beni yanına aldı. 1974 yılında. Selahattin Delidere'ye Cantürkler'i sormaya başladılar. Ben silah işlerine baktığım için onlarla fazla bir yakınlığım yoktu. bin Lama marka tabanca. Silahları Nusaybin'de Hacı Ahmet Kop'a sattık. "İlk silah kaçakçılığımı 1972 yılında.

Baybaşin gelişmeler hakkında bilgi verecekti. Baybaşin ile tanıştırdım. Biz de yine Mehmet Han Kozat ile birlikte taksi tutup Topkapı semtine geldik. Mahkemelerim hakkında bilgi vermek için beni Ankara'ya çağırdı. Emin Baybaşin teklifi kabul etti. Mehmet devam etti. Suçumun ağır olduğunu söyleyen bazı Emniyet yetkilileri ile benim kaçmam gerektiğine karar verdik. 'Böyle soruların ne kadar gereksiz .4 kez geçti. Bana sert bir şekilde. daha önceden uyuşturucu madde kaçakçılığı ile uğraşan. Sarı Avni aracılığıyla Sicilyalılar'a satılan 100 kilo maldan benim payıma 7 milyon lira düştü. Beraber Fındıkzade'deki Karagül İşhanı'ndaki kahvede İbrahim Çalışkan ve Reşit Alpan'ı. Hacı Kasım. çünkü ajanlık yaptığımı sanabilirdi. Diyarbakır Postanesi'ne bir bekçi ile gittik. Mehmet Emin Baybaşin'den öğrendim. Bana 5 milyon TL verdi."Sevkıyat esnasında Behçet Cantürk kül rengi Mercedesi ile bulunduğumuz yerden yavaş bir hızla 3. Atlayıp gittim. Van'dan alınıp. 30 kilo eroine ihtiyaçları olduğunu söylediler. Bulabileceğimi söyledim. "Silah kaçakçılığında beraber çalıştığım Ali Açmak ve grubu yakalanınca hakkımda ifade verdiler. 17 Temmuz 1981 tarihinde Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne giderek teslim oldum. askeri cemse Karaburun istikametine doğru hareket etti. Uçağa binip Diyarbakır'a gitti. "Askeri cemsenin ne olduğunu Mehmet Han Kozat'a sordum. Hemen Diyarbakır'daki Özdiyarbakır Seyahati arayarak bilgi aldım. firar ettim. Bu kez ben 2 milyon da hisse vermiştim. Mehmet Emin Baybaşin'e telefon ettim. . 'Göçmen' lakabı ile bilinen İbrahim Çalışkan ve Urfalı Reşit Alpan beni bularak. Aranmaya başladım. Lice'de 200 kilo eroin yakalandığını radyodan dinlediğini. Yakalanan mallar içinde. Topkapı'da. Aynı gün Urfa'ya avukatım Lami'ye telefon ettim. Ankara'dan gelen soruşturma dosyamı almak bahanesiyle. Bir ay sonra Behçet Cantürk ile Divan Ote-li'nde buluştuk. Özdiyarbakır Seya-hat'ta buluştuk. Liceli Abdulvahap Çarık ve Rıza Zingil. bizim 30 kilo eroinin de olduğunu söyledi. Eroinin imal doktorları Rıza Zingil ile Mehmet Han Özer'mis. ben ise 100 bin kazanacaktım. Behçet Cantürk'e cesaret edip hiç soramazdım. l Ağustos günü. "İstanbul'dan Diyarbakır'a. heyecanlı heyecanlı anlattı. Aradan bir hafta geçti. "1983 yılının onuncu ayında. "Ankara'da Özdiyarbakır firmasına uğradığımda Hacı Kasım Cantürk ile karşılaştım. Hemen İstanbul'a gelmesini söyledim. olduğunu hâlâ öğrenemedin mi" dedi. "M. O da birgün sonra uçakla İstanbul'a geldi. Ankara'dan silah kaçakçılığı ile ilgili dosyam istendi. Ben taksiden indim. "Behçet Cantürk ile 1982 yılında son bir iş daha yaptık. 5 milyon lira da kaparo verdim. "Ankara'da bulunan Mehmet Emin Baybaşin'in yanına gittim. bazmorfini İran'dan almışlar. Kilo başına Mehmet Emin 200 bin. Ancak Diyarbakır'dan bir türlü telefon gelmedi. Asitanhidrit maddesini Şehmuz Büzük Gaziantep'ten alıp Lice'ye getirmiş. Daha sonra planladığımız gibi bekçinin yanından ayrılıp. Yanında subay giyimli biri vardı! "Yükleme işi biter bitmez. Yakalanan malların büyük bölümünün Behçet Cantürk'e ait olduğunu.

Kent Oteli'nde Behçet Can-türk ve avukat Tahsin Ekinci ile yemek yedik.30'ta teslim oldum" Selahattin Delidere'nin sorgusu 25 gün sonra. Savcılığa.. kendisine çok benzeyen bir Bulgar yüzbaşısı öldürüldü! Apar topar Türkiye'ye döndü. Teslim olmaya karar verdim. 1940 yılında. teslim olmam gerektiğini söyledi. Daha sonra akrabam Nizamettin Laçin. bana yardım edeceklerini söylediler. Polis ifadesinin altına parmak bastı. sıkıyönetim ve kaçakçılık dairesi yetkilileri ile temas kurduğunu. 6 Ocak 1983 tarihinde Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) bünyesinde "Kaçakçılık İstihbarat Dairesi" kurulmuştu. İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Faik Türün'ün emrinde çalıştılar. Mehmet Eymür. MHP'lileri bu kez Ermenilere karşı tetikçi olarak kullanmaya başladı.. İşkencelerden kurtulmuştu.. Kaçakçılık dairesine teslim olacaktım. . 1975 yılında. Avukat Ekinci. Hiram Abas "kan davası" için görevlendirildi. Ziverbey Köşk'ündeki işkenceli sorgulamalara. Behçet Cantürk de teslim olmamın iyi olacağını belirtti. 2 ay sonra cezaevinden alınıp tekrar işkenceli bir sorgulamadan geçirileceğini. Ankara'da MİT Bölge Daire Başkanlığı Takip Şube Müdürü oldu. hiç düşünmemişti. Ankara Maarif Koleji'ni ve İktisadi ve Ticari İlimler Yüksekokulunu bitirdi. Bu arada. oradan cezaevine gönderilirken. 1938'te Dersim isyanının bastırılmasında aktif bir görev aldı. kendini ispatlamaya kalkışacaktı. 17 Mart 1984 tarihinde bitti. Kimdi Mehmet Eymür? Babası Mazhar. 1980 yılında Bulgaristan'a gönderildi. Ben de 20 Şubat günü saat 09. "Allah'ım sana şükürler olsun" dedi. Bulgaristan'da Türk kaçakçıların içine sızdı. 1943 yılında İstanbul'da doğdu. Ermeniler üst üste Türkiye'nin dış temsilciliklerinde görevli memurları öldürüyorlardı. Onlar da emniyette tanıdıkları olduğunu. oradan hemen savcılığa gönderilecektim. ANKARA HAREKETLİ Behçet Cantürk Ankara'daki gelişmelerden habersizdi. Ancak "Türk casusu" olduğu ortaya çıktı.. İlk görevi takip ve gözetlemeydi. Zaten çevremde herkes teslim olmamı istiyordu.. Şansı yardım etti.. Devlet. damadı MİT görevlisi Erkan Gürvit aracılığıyla Hiram Abas'ı Köşk'e çağırdı. amirim" dediği Hiram Abas'la birlikte. Ulaş Bardakçı'nın öldürüldüğü Fındıkzade ve Mahir Cayan ile arkadaşlarının katledildiği Kızıldere operasyonlarına katıldı. dönemin istihbarat teşkilatı Milli Emniyet Hizmeti'ne girdi. Karşılığı verilmeliydi. muhabere subayıydı. ağabeyim. Öldürülecekti. Mehmet Eymür. İlk başlarda pasif kalan daire. 1982'de Kenan Evren. hemşehrim müteahhit Vekin Aktan ile Maltepe'de bir lokantada buluştuk. 18 şubat 1984 günü Ankara'ya geldim. 23 yaşında MİT'e girdi. Mehmet Eymür'ün birimin başına gelmesiyle. 12 Mart 1971'den sonra "dostum. Mardin'de MİT Bölge Müdürlüğü görevine getirildi."3 yıl sonra artık kaçmaktan bıkmıştım.

Mehmet Eymür. Başkan Yardımcısı oldu.. MİT ile polis teşkilatı ilişkisi hiç bir dönemde iyi olmamıştı. Emir bir türlü yerine getirilemiyordu. Behçet Cantürk ve Abuzer Uğurlu'nun MİT tarafından sorgulanması için izin istedi. İşl.84 SYNT. İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı ve İstanbul Valiliği'ne özel emir vererek. 7130102. sadece Başkan Yardımcılığı makamı vardı. Mehmet Eymür beklediği fırsatı buldu. İstanbul polisinin başında bulunan Şükrü Balcı. Kısa bir süre sonra terfi etti. Birbirlerini hiç sevmiyorlardı.. Ünal Erkan. Şoförü Yaşar Demirel.152711 sayılı yazısı.02.. telefonu kapadı. İstanbul'a karşı MİT ile ittifak halindeydi. Türkiye Cumhuriyeti'nin 45'inci hükümetini kuran Başbakan Turgut Özal'a kendini göstermek istiyordu. birkaç saat önce Diyarbakır'dan. Bu nedenle Eymür. havaalanından alıp eve götürmüştü. Özellikle son yıllarda Hiram Abas.Mehmet Eymür ekibi. Haber gönderdi: "Yaşar yanıma gelsin" diye. Fazla birşey söylemedi. Sekreter Betül Ayyüce'nin sesi titriyordu. (MiT'in.254/214177.10. Tayyar Seven. Genelkurmay Başkanlığı'na başvurarak. Ankara'da Kontrespiyonaj Dairesi bünyesinde kurulan. Dündar Kılıç'ın infaz işleminin yapılmasını emrediyordu. "Kaçakçılık İstihbarat Şube Müdürlüğü"ne tayin oldu. Koor. "kuması" Dilek'e misafirliğe gelen Hidayet'i. birimin başına geçti.) Abuzer Uğurlu Mamak Askeri Cezaevi'ndeydi. Dündar Kılıç. Daire Başkanlığı'nın henüz başkanı yoktu. Ancak sağlık raporu alıp Adli Tıbba onaylatarak cezaevine girmekten kurtuluyordu. Cevdet Saral.Ancak bu görevinde fazla kalmadı. Hilton Oteli'ndeydi. Mehmet Eymür. Üstelik Ankara polisi de.. 9 Şubat 1984 tarih ve 01. Bulunması kolay oldu! Dündar Kılıç ve Behçet Cantürk'ün yakalanması için İstanbul polisine haber bile verilmedi. sayılı yazısı. Cumhurbaşkanlığı.11. Telefonla büroyu aradı. . Yoktu. (20 Şubat 1984 tarih ve İsth. Svl.) MİT'in isteği Genelkurmay Başkanlığınca uygun bulundu. Arkasından Behçet Cantürk'ü. Önce Dündar Kılıç'ı gözaltına alıp Ankara'ya getirdiler. Dündar Kılıç'ın yıllar önce aldığı bir mahkûmiyet kararı vardı. BÜRODA İNTİHAR Tarih 30 Nisan 1984. "Arayan var mı?"diye sordu. Orhan Uzeller ile amansız bir çekişme halindeydi. Mehmet Ağar. "harekete geçmek için en uygun zaman" diye düşünüp. Ankara'dan özel bir ekip İstanbul'a gitti.

eğer içeride polisler varsa." Medet Serhat. oteldeyim. Birlikte büronun bulunduğu sokağa gideceğiz. Hidayet Kaşan'ı da emniyete gelmesi için davet ettiler. Dilek ve Hidayet mutfakta akşam yemeğini hazırlıyorlardı. Karşısında hiç tanımadığı 10. Mutfakta. Suzi'nin sözünü kapı zili kesti. İki saat sonra kapı çalındı. ödeyemiyorlardı. "Behçet Bey evde mi" diye sordu. Ama Suzi çok ısrar ediyordu. Hızla fırlayıp telefonu açtı. Çocuklarla oynamaya başladı. Sen yazıhaneye gireceksin. bana hemen haber ver. 141 07 92 numarayı çevirdi. eve gelip kendisiyle görüşmek istediğini söyledi. Ancak aldıkları paranın faizi çok artmıştı. Behçet Cantürk avukatının telefonu üzerine rahatladı.11 kişi vardı. Elmadağ'daki büronun 141 65 36 numarası meşgul çıkınca. . Sormasıyla birlikte hepsi içeri doluştu. ortalığın sakin olduğunu söyledi. En öndeki kimliğini gösterip. Sami Akdağ ile konuştuklarını aktardı. Eşi. Kasetleri de gözaltına aldılar. elini başının üzerine koyacaksın. Otele döndü. Tabii tek başına değil. Kısa konuştu. kızı Hazal'ı kucağına aldı. Medet Serhat. "Yaşar.Yaklaşık iki saat sonra Yaşar Demirel Hilton Oteli'ne geldi. Gelen Suzi Saraçyan'dı. "Medet. Yanına beş polis bırakarak.. Behçet'ten anahtarı isteyip 34 L 7666 plakalı Mercedesi de aradılar. camın kenarına gelip. Borçlanarak araba parçaları almıştı. Suzi hemen konuya girdi. Akile Dilek Alev'i evde bıraktılar." Büronun bulunduğu Elmadağ'a geldiler. Büroyu ara. Bu arada evi aramaya başladılar. Birşey anlamadı.. büroda tuhaf bir durum var. Uyuşturucu bulduklarını düşünerek termosa ve şişeye el koydular. Şirketin Müdürü Sami Akdağ telefona çıktı. Dinledikleri kasetlerden birinin sözlerini anlamamışlardı. Gelmesini istemiyordu. Yaşar Demirel arabadan indi. Avustralya'ya yerleşen teyzesi Ofsana'nın kızı Suzi Saraçyan. Behçet Cantürk'e. termos içinde 12 adet Lupidon GSC yazılı ampuller ile bir adet. Hidayet'e "hoş geldin" deyip. "Peki gel" dedi. Medet Serhat'a büroda merak edecek birşey olmadığını. Şaşırdı. eve "karakol" kurulmuştu. üzerinde Chemitank yazılı içinde sıvı bulunan şişe çok dikkatlerini çekti. Teyze kızını salona aldı. "Behçet Bey. Telefon çaldı. Sekreteri Betül'ün sesi tuhafına gitmişti. Behçet Cantürk'ün kendilerine maddi olarak yardım etmesini istiyordu. bir konuyla ilgili olarak bizimle geleceksiniz" dediler. büroda garip şeyler oluyor. polis olduklarını belirterek. Aradan yarım saat geçti ancak Yaşar Demirel pencereden gözükmedi. Eve gitti. oto tamirciliği yapıyordu. Avukatı Medet Serhat'ın. diğerini. Dilek kapıyı açtı. Sultanahmet'teki bürosunun numarasını çevirdi. Salona girip.

tek kişilik bir hücreye hapsedildi. Tam kapıdan çıkarlarken. Yaşadıkları Behçet Cantürk'ü hiç şaşırtmadı. Başkent'e giderken Behçet Cantürk'ün yüzü çok asıktı. Otomobil Ankara plakalıydı! Elmadağ'daki büroya gittiler.) Diyarbakır Töbank Şubesine ait 2 milyon değerinde 093078 numaralı Behçet Cantürk adına çek. Üzgündü. Behçet Cantürk'ten izin isteyip büroda arama yaptılar. Hidayet Hanım. Behçet. Siyah renkli Renault marka otomobile bindirilirken. İstanbul Emniyet Müdürlüğü 1. ayakkabı bağını aldılar. Ancak ilk iki rakamı dikkatini çekmişti: 06. "Ne zaman dönerler" diye sordu. Polisler çok kibar davranıyorlardı. Saatler 23. . eşi ve sekreteri. 284 bin lira nakit para. Behçet Cantürk ceketini ve pardösüsünü giydi. altı polisle birlikte büroda bırakıldı. Polisler. Hidayet. İşyerine de "karakol" kurulmuştu. Müdür Sa mi Akdağ. Behçet Cantürk'ün sekreteri Betül Ayyüce de Emniyet'e davet edildi. Büroda. apar topar Ankara'ya götürüldü. 8'inci kattan atlayarak intihar etmişti!. "Merak etmeyin hanımefendi birkaç saate kadar dönerler" dedi. Hidayet Kaşan ve Betül Ayyüce de ayrı ayrı hücrelere kondular.(11) Polisler bürodan sadece çekleri almadılar. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Hareket Daire Başkanlığı Mali Şube Müdürü Faruk Metin. Betül. Behçet Cantürk. 5 Nisan 1985 tarihli 2 milyon 100 bin lira değerinde bono. müdür Sami Akdağ ile sekreter Betül Ayyüce de vardı. Şubeye götürüldü.. Borçlu Zeynel Dündar tarafından Behçet Cantürk adına verilen. Arama tutanağına aldıklarını kaydettiler: * Bir adet Türk Ticaret Bankası Fethiye Şubesine ait 57 bin 300 lira değerinde 828541 numaralı hamiline çek. evde "karakol" kurulacağının daha farkına varmayan Akile Dilek Alev polislere. Ancak kendisini gözaltına alan bu polisleri daha önce hiç görmemişti. Zaten şubedeki polislerin çoğunu tanıyordu. Kravatını. Tam okuyamadı. Fakat Ankara'dan gelecek bir ekibin kendisini gözaltına alacağını hiç hesaba katmamıştı. büroda "karakol" kurmuş polisleri görünce. kemerini.Evde arama bitmişti. Behçet Cantürk ve eşini aşağıya indirdiler. kocasının yanında Emniyet'e gitmek için hazırlandı. İstanbul ili Yapı Kredi bankası Şubesine ait 5 milyon lira değerinde 394532 numaralı hamiline çek. Başkomiser Ahmet Geçer ve 11 polis eşliğinde. Kendini düşünmüyordu. Arkadaşı Burhan Beskisiz. Üzerinden çı kanları zimmete kaydettiler. 2 Nisan 1984 tarihinden beri aranıyordu. "Buyrun gidelim Behçet Bey" dediler. Behçet Cantürk. kızı Hazal'ı eve bırakıp. Behçet Cantürk'ün gözleri arabanın plakasını takıldı. (1984'de l dolar ortalama 350 TL idi.00'ü gösterirken. Ancak İstanbul'da rahattı. Üzerinde deri mont olan sivil polis.

Bunu sakla ve kimseye de bu konuda birşey söyleme" diye tembihledi. Karısının ve çocuklarının göremeyeceği bir yere. Behçet Cantürk. 1. Paketi vererek. 6 kardeştiler. arka arkaya sıralanan bu sorulan so-ğukkanlıkla yanıtladı: "Nizamettin Bey. ne oldu. Haydarpaşa Numune Hastanesi'nde diş protez teknisyeni olarak çalışıyordu. yine aynı yerine koydu...5 yıl önceydi. merak etmiş paketi açmış. Aldığı yanıt karşısında dondu kaldı. "ANKARA POLİSİNİN İŞİ" Nizamettin Cantürk telefonda heyecanlı heyecanlı soruyordu: "Medet Bey. endişeye kapıldı. kütüphanesinin üst rafına paketi koydu. Meraklanmıştı: Pakette ne vardı? Evde eşinin ve çocuklarının olmadığı birgün paketi açtı. Burhan Beskisiz'in cenazesinde bir araya geldiler. üzerinde İngilizce yazılar bulunan. Beco'yu kim gözaltına aldı? Beni de soruyorlarmış. Birkaç gün geçti. Abdulbaki Maltaş eve döndü. "bunu iyi sakla. Koşa koşa akrabası Mehmet Tahir Canpolat'ın Tuzla'daki konfeksiyon mağazasına gitti. Neler oluyor Medet Bey?" Avukat Medet Serhat. Polislerin evine gelip evrakları bulacağından korktu. İstanbul polisine de birşey söylemeden. Birşey anlamadı. Maltaş. senden daha sonra alacağım" dedi. gidip Behçet Beyi gözaltına almışlar. akrabası olan Abdulbaki Maltaş'ı yanına çağırdı Abdulbaki Maltaş'a.. 7 Mayıs 1984. birinci hamur kâğıda basılmış. İstanbul Emniyet Müdür Muavini Tayyar Sever'in yanına gittim. Ablası Asiye. Abdulbaki Maltaş ile Mehmet Tahir Canpolat. Mehmet Tahir Canpolat. Valla onlar da merak ediyor. Eniştesi Burhan Beskisiz'in intihar ettiğini öğrenen Abdulbaki Maltaş. 60 adet kâğıt vardı. . "Behçet Cantürk" adını görünce korkuya kapılıp.. Onların da fazla bilgisi yok. Uçuk pembe renkli. kâğıda sarılarak rulo yapılmış bir paket verdi "Burada benim için çok önemli evraklar var. Bana söylediği. "Paketi iyi bir yere saklandın mı" diye sordu. "Behçet Cantürk" yazısıydı. Birgün sonra. Burhan Beskisiz ile evliydi. polislerin Ankara'dan geldiği. evrakları banyo kazanında yakmıştı!. Telaşla evine gidip paketi aldı. Aynı soruları ben de sordum.BELGELER YAKILIYOR 36 yaşındaki Abdulbaki Maltaş Silvanlı'ydı. Üzerlerinde İngilizce yazılı değerli kâğıtlardan tek okuyabildiği. Evrakları paketleyip.

Behçet Cantürk'ün Bağdat Caddesi Erenköy Zincirli Köşk Sokak 310/13 adresindeki evine. * l adet pırlanta ve beyaz altınla işlenmiş gerdanlık. Banka yetkilileri kasayı açıp içinde bulunanları beyaz bir çanta ile getirdiler. * 30 adet 18 ayar tel bilezik. * 22 ayar beş bilezikten oluşan Adana yapısı burma bilezik. Tesbite geçildi: * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait 111149 sayılı 50 milyon liralık." Nizamettin Cantürk. içindekilere el konularak.Oturup beklemekten başka yapacağımız birşey yok. Aşağıya inildi. Sonra misafirleri kayıplara karıştı. * 22 ayar. Zeki Kirpi masum olduğunu ancak üç ayda anlatabildi! ALTINLAR. Zeki Kirpi bunlardan sadece biriydi. Konukları üç gün kaldı. Polislerin elinde.. Ev sahibi Canpolatlar da korku içindeydiler.. * Neval isimli ayan belli olmayan altın çocuk künyesi. Behçet Cantürk'ün yanında çalışan Halim Civelek'e. Polisler. banka nezaretinde bir başka kasaya konulmasını isteyen savcılık belgesi vardı. bir parmak kalınlığında birbirine geçmiş iki şerit halinde bilezik. Akile Dilek Alev'in. * Top şeklinde altından bir çift küpe. Büroda bulunan sivil polisler tarafından gözaltına alındı. . aynı binanın alt katında bulunan Ziraat Bankası'nda 2591 sayılı şahsi kasası vardı. kasanın açılmasını. MÜCEVHERLER. Gerçi evrakları yakmışlardı ama şimdi evlerinde. Bu arada Behçet Cantürk'ün Elmadağ'daki bürosundaki "karakol" her geleni gözaltına alıyordu. İstanbul Paşakapı Cezaevi'nde gardiyandı. Zeki Kirpi.. * Zelal isimli 14 ayarlı altın çocuk künyesi. 6 Haziran 1984 tarihine kadar 3 ay vadeli tasarruf cüzdanı. evraklardan daha tehlikeli kişiler vardı. l adet aynı özellikte yüzük ve l adet aynı özellikte bilezik. Mehmet Han Kozat ve Kamil Dakman ile birlikte Mehmet Tabir Canpolat'ın evinde saklanıyordu. Elmadağ'daki büroda verilmek üzere cezaevi arkadaşı Fuat Şaşmaz'dan mektup getirmişti. 4 Mayıs 1984 tarihinde birkez daha geldiler. * 2 adet 22 ayar çocuk bileziği.

l adet çeyrek yansı altın. 2550 nolu Behçet Cantürk'e ait 236 milyon 47 bin 500 lira bakiyeli hesap cüzdanı. * Osmanlı Bankası Ankara Şubesine ait. 20659 hesaptan 426111 sayılı 47 milyon liralık 15 Şubat 1983 tarihli çek. hesap cüzdanları da vardı: * Şekerbank Beşiktaş Şubesine ait. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait. 75 milyon liralık hesap cüzdanı. Bitmedi. * Yapı Kredi Bankası Beyazıt Şubesine ait. 8960 Gelişim kimyevi maddeler kaşeli 193199 çeke ait. 42. seri A/1 No: 2590'dan 2600'e kadar 11 yapraklı 108326 hesaba ait çek karnesi. 086845 numaradan 086850 numara ya kadar 6 yapraklı çek karnesi. * Şekerbank Beşiktaş Şubesine ait. * 2 metre 18 ayar bakla zincir.* 5 adet çeyrek altın. 12 milyon 750 bin liralık hesap cüzdanı. senetler. * Ziraat Bankası Harbiye Şubesine ait. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait. Kasada çekler.2 mevduat 817. 5 milyon 300 bin liralık 10 Mayıs 1984 vadeli çek yaprağı.007. 11115/7 hesaptan K 017457 numaradan K 017475 numaraya kadar 19 adet çek karnesi.. pırlanta ve siyah taşlı küpe. * Osmanlı Bankası Ankara Şubesinin 640. 120 milyon 200 bin liralık hesap cüzdanı.3 Abdülkadir Takan'a ait. 360028'den 360050'ye kadar 23 yapraklı çek karnesi.4 sayılı Behçet Cantürk'e ait.9 sayılı hesaba ait. * Töbank Diyarbakır şubesine ait. 085151 numaradan 085175 numaraya kadar 25 yapraklı çek karnesi. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait 111/5591.569/4 no'lu hesabına ait. * Bir çift beyaz altın üzerine. 42. 640/569. 20659 hesaptan 426110 sayılı 40 milyon liralık 11 Şubat 1983 tarihli çek. * Uluslararası Endüstri ve Ticaret Bankası Karaköy Şubesine ait. . * Akbank İstanbul Şubesine ait.7 hesaba ait. 630/15779 sayılı Behçet Cantürk'e ait. * l adet tura kolye.003.l mevduat 5593. l adet yarım altın..

085204 tarihsiz ve miktarsız çek yaprağı. Akatlar Cebeci Sokak Mutlu Apartmanı 5/1 adresine gittiler. * Anadolu Bankası Çapa Şubesine ait.3731 hesaptan 688855 liralık. * Yüksel Bağdaş ödemeli. 5697/8 nolu hesaptan. başka bir yerde ziynet eşyası olup olmadığını sordular. * Yamsan Besicilik ödemeli bila tarihli. AYLA HANIMIN EVİ Polisler. 1547/9 sayılı hesap tan Seri A 026303 nolu 7 milyon 500 bin liralık. Behçet Cantürk adına tanzim edilen 15 şubat 1984 tarihli 500 bin liralık senet. 1602/15. * İmar Bankası Bakırköy Şubesine ait. Behçet Cantürk emrine tanzim edilen 20 Ocak 1984 tarihli vadeli 3 milyon liralık senet. bila tarihli cirosuz 9 milyonluk senet. * M. 3732/1602. *Yamsan Besicilik ödemeli. 1632. "Bir miktar da annemde var" deyince.9 hesap688663 nolu 2 milyon liralık çek yaprağı. * Yamsan Besicilik ödemeli. 15 Kasım 1983 tarihli çek yaprağı. 28 Mart 1984 vadeli Abdülkadir Takan emrine tanzim edilen 20 milyon liralık protestolu senet.* Garanti Bankası İzmir Şubesine ait. 10422 hesaptan 140270 nolu 6 milyon liralık. çek nolu 8 milyon sayılı 3 milyon 500 bin * Yapı Kredi Bankası Beşiktaş Şubesine ait. * Yüksel Bağdaş ödemeli. * Yamsan Besicilik ödemeli. hep birlikte annesinin oturduğu. * Garanti Bankası İzmir Şubesine ait.15 nolu 688856 liralık. 26 Haziran 1983 tarihli çek yaprağı. 26 Mayıs 1983 tarihli çek yaprağı. Akile Dilek Alev'e banka dışında.. 15 Aralık 1984 tarihli çek yaprağı. . Yusuf Yaman cirolu 60'şar milyonluk üç adet senet.. * Mustafa Elik ödemeli. Behçet Cantürk alacaklı 3 Kasım 1984 tarihli 7 milyon 135 bin liralık senet. Behçet Cantürk alacaklı 85 milyon liralık ayrı ayrı dört adet ipotek belgesi. * Türkiye Emlak Kredi Bankası Malatya Şubesine ait. 2 Nisan 1984 tarihli vadeli Abdülkadir Takan emrine tanzim edilen 20 milyon liralık protestolu senet. Şirin Cantürk Diyarbakır ödemeli.

* Üzerinde pırlanta işlemeli. Evde kimsenin olmadığını tahmin etmişlerdi. Nizamettin'in ise 19'du. * l adet siyah taşlı altın erkek yüzüğü. * l adet altın bayan kol saati ve altın kordonu.. bir adeti Zümrüt pırlantalı altın karışımı ve bir adeti Yakut pırlanta lı altın karışımı) köşeli bilezik. Ofis semtinin Kooperatifler mahallesindeki Avukatlar apartmanında oturuyorlardı. Yanıt gelmemesine şaşırmadılar. evraklara ve paralara ihtiyati tedbir konuldu. DİYARBAKIR'DAKİ EVLER DE ARANIYOR Polisler. Gidiş nedeni ziyaret değildi. * l adet üzerinde "BC" yazılı altın pırlanta işlemeli kravat iğnesi. Diyarbakır Sıkıyönetim Komutanlığı 2 No'lu Askeri Mahkemesi 'nden izin aldılar. Daire numaraları. Bunlar da kaydedildi: * Üzerinde Behçet Cantürk yazılı 14 ayar altın anahtarlık. * 3 adet pırlantalı (bir adeti Zafir pırlantalı altın karışımı. polislerle birlikte İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün yolunu tuttu. * l adet altın erkek kol saati ve altın kordonu. Demir Oteli'nin müdürü Osman Tan. . Behçet Cantürk'e ait İstanbul'daki yerlerin aramalarını bitkince." 5 Mayıs günü kalktı. Dilek Hanım. Polisler. ziynet eşyalarım getirerek polislere verdi. Gözaltına alınmıştı!. üzerinde yine altın ve pırlanta işlemeli "BC" yazılı Mercedes forslu anahtarlık. aranmaya başladığında. büyük harflerle "BC" yazılı 34 S 2666 oto plakası.. * 2 adet üzerinde "BC" yazılı altın kol düğmesi. Evrakları ve mücevherleri teslim eden Akile Dilek Alev'in evindeki "karakol. Diyarbakır'daki evlerinde de araştırma yapmak için.Ayla Alev. mahalle muhtarı Hüsnü İpekçi ve çilingir Aziz Işık ile birlikte. ziynet eşyalarının bir bölümünü "kayınvalidesine" bırakmıştı. Mücevherlere. Behçet'in 18. 7 Mayıs 1984 günü. Behçet ve Nizamettin Cantürk. * l adet pırlanta gerdanlık ve aynı gerdanlığa ait pırlanta 2 adet küpe. Behçet Can-türk. kızının isteği üzerine "Madler" yazılı bir torba içinde. önce Behçet Cantürk'ün kapısını çaldılar..

bir banka şubesinde emanete alınacaktı. kapıyı açmasını söylediler. İçinde mücevherler ve kıymetli evraklar vardı. Kayıplara karışmıştı! Evde Behçet'in eniştesi İbrahim Fidanay ve oğlu Turgut vardı. ABLANIN EVİNE BASKIN Polis ihbar aldı.. Ses yoktu. Kapı ziline bastılar. Turgut Fidanay babası ile aynı evde oturuyordu. Nizamettin'in eşi Süreyya. Turgut Fidanay. "suç teşkil edecek bir alete ve kıymetli eşyaya rastlanmadığı" tutanağa geçirildi. * 3 şişe cin. * 2 şişe kanyak. Nizamettin Cantürk'ün konutu. Diyarbakır'daki "ev operasyonları" hemen bitmedi. yatak odasındaki elbise dolabının üzerindeki kırmızı çanta polislerin dikkatini çekti. çantayı en güvenilir kişi olarak bildiği. kardeşinin evi gibi "masum" değildi! Evde. . Evde İkram Fidanay yoktu.. * l adet safir yüzük. İçindekiler Hidayet Kaşan'a aitti. Lice depreminde ölen Abdulbaki Cantürk'ün kızı Mukaddes ile evliydi. Kırmızı çanta açıldı. Turgut-Mukaddes çiftinin. Birkaç dakika sonra çilingir kapıyı açtı. 16 Mayıs 1984 günü Behçet Cantürk'ün ablası İkram Fida-nay'ın evine baskın yaptı. * l şişe martini. "suç teşkil eden bazı tehlikeli mallara" el konuldu: * 7 şişe viski. l tuvalet ve l banyodan oluşan dairede yapılan aramada. Mücevheratların listesi şöyleydi: * Bir çift safir küpe. Behçet Cantürk yakalanınca. l salon. Sonra Nizamettin Cantürk'ün evine geçtiler.Çilingir Aziz Işık'a. Kırmızı çanta içinde bulunanlar. * l şişe Arap rakısı. Nizamettin Cantürk ve eşi Süreyya firar etmişlerdi. 4 oda. Zaten. İkram Ablasına getirip teslim etmişti.

* 14 ayar. * l adet altın zincir ve üzerine Arapça yazılı altından künye. ortası safir l adet yüzük. * Bir çift pırlanta küpe. * 3 çift inciden kolye. bir adet kravat iğnesi. * l adet safir bilezik. * l adet üzerinde çeyrek ve yarım altın olan 18 ayar paralı bilezik. * 2 metre 22 ayar altın zincir kordon.* l adet safir taşlı gerdanlık. * 2 adet yarım reşat altın. * 22 ayar diş kaplama altını. * Pırlantalı iki sıra taşlı. * l adet 18 ayar altından bayan kol saati. * 50 cm. * l adet çeyrek reşat altın. Behçet Cantürk adına düzenlenmiş çekler: . * l adet altın kaplama sigara ağızlığı. * l adet incili pırlantalı altın anahtarlık. * 21 adet. * l adet altın kaplama çakmak. yazıhanedeki biblo köpeğin boynuna takılıyordu!. uzunluğunda burma tipi altın zincir.. (Behçet Cantürk'e ait bu altın zincir. * l adet kişnişli 14 ayar kolye. * l adet siyah beyaz incili pırlantalı altın bilezik. * 7 adet büyüklü küçüklü kadife kaplı çeşitli mücevher kutusu.) Behçet Cantürk'ün eşi Hidayet'in çantasında değerli "kâğıtlar" da vardı: * 4 adet Diyarbakır İli Töbank Şubesine ait. 22 ayar altın bilezik.

Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek imzasıyla tüm illere. Arkasından. Sendeledi.. "Ermeni dönmesi.Süreyya Cantürk çiftinin yakalanması için.. Tekme ve tokatlarla üzerine çullandılar. 128 ada. Birkaç saniye önceki hava değişmişti. İbrahim Fidanay ve oğlunu gözaltına aldılar. Anlamadı... Hissettiği. Noterden tasdikli. hesap numarası 6411050. 25 pafta. Diyarbakır 1. yıldırım telgraf çekildi.. Nizamettin. ... parsel no 3 olan 962 m2 olan arsa tapusu..9 hesap numaralı 10 milyon değerinde Behçet Cantürk adına düzenlenmiş hesap cüzdanı. "Yapmayın. Kaba dayağa son verdiler. 26 Mayıs 1983 tarihli.. 111/5593. * Behçet Cantürk adına düzenlenmiş Lice Cumhuriyet Savcılığı'nca onaylı. GÖLBAŞI Gözleri bağlanmıştı.. 10 Ağustos 1984 gün 093080 seri numaralı 2 milyon değerinde çek.. 10 Temmuz 1984 gün 093079 seri numaralı 2 milyon lira değerinde çek. tek külotu ile kaldı. şiddetli bir tokat hissetti yüzünde.. * Hidayet Kaşan adına düzenlenmiş.. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesi. * Ziraat Bankası Adapazarı Şubesince Behçet Cantürk adına verilen. 9 Ekim 1984 gün ve 093081 seri numaralı l milyon 900 bin değerinde çek. piç. Polisler. "Yani çırılçıplak soyun!" Mahcup bir ifadeyle gülümsedi. "Adem ol" dediler.10 Haziran 1984 tarih 093076 numaralı 2 milyon değerinde çek. Onu da çıkarmasını emrettiler. vurmayın" bile demedi. Cantürkler'in ablası İkram Fidanay için "Firar" notu düşüldü." Hiç sesini çıkarmadı. 17389 numaralı sabıkasızlık belgesi. çek numarası 278456'dan başlayıp 278475'e kadar devam eden kullanılmamış çek defteri. Çıkardı. Acı duymadı. Karakoldaki tutanağa.. Soyundu. Güldüler. Döverken küfür ediyorlardı. yanına gelip tokat atan kişinin içki kokuşuydu. Diyarbakır Yenişehir semtinde 106 kütük no. Soyunmasını istediler.

Biyografisini. Diyarbakırlıdır. * Mehmet Akça: 50 yaşlarındadır. Söyledi: * Vekin Aktan: 50 yaşlarındadır. Ankara'da Özcan İthalat. "Sizi öldürmeden karımın koynuna girmeyeceğim" diye bağırdı. * Ağa Ceylan: 55 yaşlarındadır. İstanbul'da ihracaat ithalat işleriyle uğraşır. * Şehmuz Tatlıcı: 55. Fakat Hidayet ve Dilek'i. herşeyi anlatacağım" diyerek konuşmaya başladı. Müteahhitlik ve otelcilik yapar.. Diyarbakırlıdır.Üşüyordu. "Tamam. . Ankara Gölbaşı'ndaki polis eğitim merkezinde bir ay işkence yaptılar. kardeşlerini. müteahhitlik yapar. Diyarbakırlıdır.. 30 Mayıs 1984 günü. önce umursamadı. Ankara'da Anıt Oteli'ni çalıştırır. * Mehmet Cizrelioğlu: 35 yaşlarında Ankara'da müteahhitlik yapar. Suyu cinsel organına sıkmaya başladılar.İhracat firmasının Genel Müdürlüğünü yapar. İktisatçıdır. 60 sayfalık ifadesinin altına imzasını attı. "Yapmayın.. Köşk Gazinosu'nun üzerinde yazıhanesini vardır. Müteahhitlik yapar. Licelidir. İlk kez bağırdı. Diyarbakırlıdır. Ankara Maltepe'de işyeri vardır." Artık sesini duymuyorlardı. Gözaltındaki süresi uzatılıp duruyordu. Müteahhitlik yapar.60 yaşlarındadır. Aniden tüm vücuduna gelen tazyikli su ile irkildi Yere yatırdılar. Diyarbakırlıdır.. Ankara'da da yazıhanesi vardır. * Akif Yılmaz: 45 yaşlarındadır. * Doğan Cizrelioğlu: 45 yaşlarındadır.... ne isterseniz veririm!. Müteahhitlik de yapar. karşısına getirip soymaya başladıklarında. şoke oldu. Birgün hiç beklemediği bir olay başına geldi: "Karılarını buraya getirip çırılçıplak soyarız" tehdidini duyunca. Yakın arkadaşlarını sordular. İşkenceye karşı oldukça dayanıklıydı. Diyarbakırlıdır.. * Hikmet Çetin: 45.. Dayanaklı olmasına polisler bile şaşırmıştı. Diyarbakırlıdır. Müteahhitlik yapar. İstanbul'da oturur. Ankara'da oturur.50 yaşlarındadır. Behçet Cantürk'e. akrabalarını bir bir anlattı. Eski Devlet Bakanıdır.

Mehmet Deniz vasıtasıyla tanıdım. * Mehmet Deniz: 45. Kadıköy Bağlarbaşı'nda oturur. Benim avukatımdır. * Recai İskenderoğlu: Eski Bayındır ve İskan Bakanı. Avukatlık yapar. Mües-ser ise Beykozsporlu biriyle evlidir.Çankaya son durakta süpermarketi var. Bebek'te oturur. Çocukları vardır. Ankara'da müteahhitlik yapar Çankaya'da oturur. Ermenidir. bana yardımcı olmasını istemiştim. Kendisi ile Lice'den tanışırız.60 yaşlarındadır. * Yaşar Demirel: 45 yaşlarında şoförlük yapar. Liceli'dir. evli. * Ali Özcan: 40 yaşlarındadır. * Murtaza Dinçer: 55. Kendisini uyuşturucu kaçakçısı hemşehrim Mehmet Deniz vasıtasıyla tanıdım. kaç çocuğu olduğunu bilmiyorum. Bağlarbaşı'nda ikamet eder. Diyarbakırlıdır.* Recep Tacer: 50 yaşlarındadır. Diyarbakırlıdır. Alevidir. Sarı Avni lakabı ile bilinir. bazmorfin kaçakçılığı yaptık. Yazıhaneme sık sık gelir. Daha önce Sarı Avni ile birlikte silah kaçakçılığı yapmış olduk larını biliyorum. Dayım olur. Annemin amcaoğludur. Anadolu Kulübü'nde görüşürüz. çocukudur. Birlikte eroin. * Mehmet İçkale: 40 yaşlarında. Beykoz'daki evlerine bir kez gitmiştim. Mülkiyeti kendisine aittir. Gözaltına alındığımda kendisi ne pusula göndermiş. Pusula eline ulaştı mı bilmiyorum? Erzincanlıdır. müteahhitlik yapar. Ayşe isminde karısı vardır. * Medet Serhat: 50 yaşlarındadır. * Halim Civelek: 35 yaşlarında boşta gezer. Gemicilik ve kaçakçılık işleri ile uğraşır. Ankara'da İzmir Caddesi'nde avukatlık bürosu var. Beni Atilla Öksüz kod adıyla arar. * İskender Çolak: Kulüpçüdür. Uyuşturucu madde kaçakçılığı işlerinin satış ve sevkıyatını yaptığımızdan dolayı tanırım. MiT'ten birisini bularak. Diyarbakır'da oturur. müteahhitlik yapar. Spor ayakkabısı satar. Evlidir. * Mahmut Uyanık: Eski CHP milletvekilidir. Fırat reklamın sahibidir. Yazıhanesi Çankaya'dadır. Ankara'da oturur. . İstanbul Çarşıkapı'da Beyazıt'ta yerleri vardır.50 yaşlarında Diyarbakır'da Uçak Palas adında oteli vardır. sık sık telefonlaşırız. Karslıdır. Ermenidir. İsviçre'nin Zürih kentinde yaşıyor. Evli. Rizelidir. Korkmaz Göldağı adlı biriyle. Müteahhittir. * Avni Karadurmuş (Musullulu): 45 yaşlarında. Bitlislidir. Kendisi ile görüşür. Evlidir. Suadiye'de oturur. İstanbul Mecidiyeköy'de yazıhanesi vardır. * Bedros Demirciyan: 40. Ayşe ve Müesser adlı kızları nı biliyorum. Daha çok devletten ihale alarak müteahhitlik yapar. Evlidir. Bir yıl benim şoförlüğümü yaptı.45 yaşlarında. Kızı Ayşe. * Yasin Barut: 50 yaşlarındadır. Erzurumludur. bir çocuğu vardır.

gazinoculuk yapar. Uyuşturucu kaçakçılığı yapar. Eski Diyarbakırspor Başkanıdır. Misafir olarak Türkiye'ye gelir. Gece kulübü çalıştırır. İstanbul'da oturur. Evli.50 yaşlarında Diyarbakır'da ikamet eder. Gazinolarda çalışır. İranlı Hacı Reşit Zigari. Vanlı mı bil miyorum. Yazıhaneme gelir giderdi. Diyarbakır'da köy sahibidir. * İbrahim Tatlıses: 35 yaşlarında ses sanatçısıdır. Uyuşturucu madde kaçakçılığı yapar. Bana uyuşturucu madde temin ederdi. Evli. evli.40 yaşlarındadır. Lice'den tanışırız. Adanalıdır. Elazığlıdır. Müşterek kaçak çılığımızdan tanırım.* Hüseyin Macit: 40 yaşlarında. * Ağa Koç: 45. İstanbul'da sanatçı organizatörlüğü yapar. çocukludur. İran uyrukludur. Beni. * Hacı Reşit Zigari: 40 yaşlarında. Ermenidir. Diyarbakırlıdır.50 yaşlarındadır. * İzzet Altınmeşe: 37 yaşındadır. * Mehmet Macit: 45. Birlikte iş yaptık. İstanbul'da ikamet eder. Türkiye'ye geldiğinde Mehmet Sıddık Bayram'ın otelinde kalır. İstanbul Dragos'ta oturur. Ses sanatçısıdır. Sarı Avni'ye sattığım uyuşturucu maddeyi temin ederdi. Tüccardır. Sık sık görüşürüz. Kendisiyle samimiyiz. İstanbul'da ve Diyarbakır'da devamlı görüşürüz. uyuşturucu madde kaçakçılığı yapar. Hacı Reşit Zigari ve Seli'nin yakın adamıdır. * Ali İhsan Cesur: 50 yaşlarında. * Seli (Salih): 45. İstanbul'da lokantacılık. * Mehmet Süleyman: 40 yaşlarındadır. Vefat etti. * Hasan Bora: 35. aracılık yapar. İstanbul'da oturur. Kendisi ile fazla samimi değilimdir. Gelişlerinde Mehmet Sıddık Bayram'ın Van'daki otelin de kalır. Pek samimi değilim. * Bedri Ayseli: 35 yaşlarında İstanbul'da ikamet eder. * Mehmet Emin Ekinci: 45 yaşlarında. Hacı Reşit Zigari ile birlikte çalışırlar. * Ertuşlu Feto: 40 yaşlarındadır. * Uğurcan Elmas: 50 yaşlarında. evlidir. İstanbul'da sanatçı organizatörüdür. Seli (Salih) ve Ertuşlu Feto gibi uyuşturucu madde kaçakçıları ile tanıştırdı. gider. Koyun ticareti ve TIR taşımacılığı da yapar. Vanlıdır. çocukludur. Mal temin eder. Diyarbakırlıdır. * Mehmet Sıddık Bayram: 60 yaşlarında Van'da otelcilik yapar. İstanbul'da oturur. Evli ve . İran uyrukludur. Kaçakçılık yapar. çocukludur. İstanbulludur. Diyarbakırlıdır. Samimiyizdir.50 yaşlarındadır. İranlı mı. Uyuşturucu taşır. Albay rütbesinden emeklidir. çocukludur. Urfalıdır. Kendisiyle samimiyizdir.

Anlaşırlarsa. Narkotik'ten Uğur Gür. Cantürkler'in bir bölümü gözaltına alınıp. Abdullah Keskiner. İstanbul'da oturur. Mahmut Uyanık. Telefon fihristinde. gönderdiği 100 bin lira ilgili tek soru sormadılar. Kulüpçülük yapar. Necdet Ulucan. O kişiyi. Behçet Cantürk'e gözaltına alındığında gönderdiği bir not nedeniyle. Üstelik Behçet Cantürk'e. Kemal Kumkumoğlu. Yaşar Keçeli. Behçet Cantürk'ün küçük kızlarına Akile Dilek'in annesi. ben de paketi yine bürodan gelecek şahsa iade ederim. sık sık evi arıyorlardı. istenen paketi gelip bana emanete bırakır. Nurettin Yılmaz. kendisini yağdan kıl çeker gibi polisten kurtarabiliriz. Orhan Keçeli. Hacı Ali Demirel. Mehmet Moğultay. İbrahim Cevahir. Ahu Tuğba.. Sadettin Tantan. * Hüseyin Cevahiroğlu: 50 yaşlarındadır. Canan Barlas. Ancak tüm paralara. Kalkavanlar.. İstediği takdirde. Medet Serhat'a.. Ayrıca Medet Serhat'in telefon fihristindeki isimler de dikkatlerini çekmişti: Tahsin Şahinkaya. Ayla Hanım bakmaya başladı. avukatı ile Behçet Cantürk'ün ilişkisiydi. Onların merakı. genelevi çalıştırdıklarını. Süleyman Takkeci. kaçakçılık yaptıklarını duymuştum. İsmet Hilmi Balcı. bürosundan bir yetkili benimle muhatap olsun. İsim ve telefon numarası aynen şu şekilde yazılıydı: . Avukat Mindivanlı. Behçet'in işi halledilirse paketi karşı tarafa veririm. altın kaplama banyo takımını satan mağaza sahipleri de. Eğer Behçet'in işi olmazsa. "Behçet Beyi karakolda görürsen söyle. Kumar oynattıklarını. eşi Yurdanur hanımla birlikte 100 bin lira gönderdi." Avukat Saffan Mindivanlı 12 Mayıs'ta. Gözaltına alınan bir diğer avukat ise Medet Serhat'tı. Mehmet Ağar. İdris Özbir. Gözaltına alındığında Behçet Cantürk'ün ceketinin iç cebinde telefon fihristi çıkmıştı. Ankara'da ve İstanbul'da çok yüksek rütbeli. Recai İskenderoğlu.. Yasemin Ayşe Civelek ise 19 Mayıs'ta gözaltına alındılar. Kemal Kayacan. Sorgucu. mücevherlere el konulduğu için dul kadının hiç parası kalmamıştı. diğerleri de firar edince. Çayelilidir. Ergun Gürsoy. 40 gün gözaltında kaldı.. Şayet bu teklifimi kabul ederse. Durumu öğrenen avukat Medet Serhat. Ahmet Türk.çocukludur. Rizeli. Trabzonludur. Ali Fethi Esener. nüfuzlu general arkadaşlarım var. Şehmuz Tatlıcı. İlginç isimler vardı: Hikmet Çetin. Hacı Şakir. karşı tarafla yanyana getiririm. YARDIMA GÖZALTI Avukat Saffan Mindivanlı. Behçet Cantürk'ün fedailiğini yapan Halim Civelek'in eşine. bir ismin karşısında birçok rakam vardı. Fazla samimi değilim.. Arap Nasri. Sonuçta Medet Serhat yardımının karşılığını gördü: 40 gün gözaltı! Polisler. fihristteki 320 telefon numarasını tek tek sordu.

Attila: 994112114472994119100359????? SORUŞTURMANIN BAŞI Atilla Aytek. 109 . Narkotik alanında göreve başladı. Mehmet Sıddık Bayram. O günlerde Atilla Aytek'in adı. Çünkü bir süre Diyarbakır'da narkotik şubenin başında bulunmuştu. 1944 yılında İstanbul'da doğdu. bir yıl sonra da başına getirildi. Aytek. Silah Kaçakçılığı Şubesine Fahrettin Metin'i. Ayrıca MiT'in Kaçakçılık İstihbarat Şubesi'nin başında bulunan Mehmet Eymür'le de diyalogları çok iyiydi. Kamil Dakman. ifadesini alan Halil Sultar'ı da. Yahya De-mirel'e. Atilla Aytek. Bedros Demirciyan. Atilla Aytek. Mehmet Han Kozat. Uğurcan Elmas. Amerikalıların çok ısrarlı olduğu iddia edildi. Komiser Muavini olarak. İzzet Gündüz Sarıyar. Behçet Cantürk bu şanssızlığın acısını çok çekti. saklanacak mekân aramaya başladılar: Nizamettin Cantürk. sadece Behçet Cantürk ile değil. Hacı Reşit Zigari.. Mali Şubeye Faruk Metin'i. Narkotik Şubeye Sami Soydan'ı. Nergizi Mezrasında çobanlık yapan Mehmet ve "zamanında" yurtdışına kaçan Avni Yaşar Musullulu. birçok Diyarbakırlı ile samimiydi. uyuşturucu konusunda ABD'de eğitim gören ilk Türk polisiydi. Üç kardeştiler. İstihbaratın başına ise Halil Sultar'ı getirmişti. dönemin Başbakanı Süleyman De-mirel'in koruması oldu. Babası tapu kadastro memuruydu. Behçet Cantürk ile Atilla Aytek. İkram (Cantürk) Fida-nay. mesleğe ilk adımını attı. Halim Civelek. Diyarbakır'dan tanıyordu.. "Yeğen Yahya Demirel Olayı"nda da geçmişti. "akıl hocalığı" yapıyordu. Ertoşlu Feto. Kolejden sonra. Abdulkadir Takan ve eşi Muhlise Takan. 108 1980 yılında Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı kuruldu. Seli. Yaşar Demirel. Çocukluğu İstanbul ve Eskişehir'de geçti. Bu göreve getirilmesinde. Bir süre. Behçet Cantürk. Abdullah Cantürk. Polis Enstitüsü'nü bitirdi. Ancak birbirlerini hiç sevmiyorlardı. 1977 yılında tanıştılar. SAYI ARTIYOR Selahattin Delidere'nin ifadesi nedeniyle. diğeri ayağında olmak üzere iki mermiyi hâlâ vücudunda taşıyor. Behçet Cantürk'ün gözaltına alındığını duyanlar. Ancak bu iddia ispatlanamadı ve dedikodu olarak kaldı. Süreyya Cantürk. Biri kolunda. Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı bünyesinde iyi bir ekip kurmuştu. Birçok operasyona katıldı. İddiaya göre. Korkmaz Göldağı. Halis Cantürk. 1960 yılında Ankara Polis Koleji'ne girdi. Azet Cantürk.

Zeki Suna ve Erol Suna kardeşler. beyaz taşlı altın yüzüğünü. "işadamları" Yafes Öztürk. altın kaplama saatini taktı. General Vehbi Parlar. pavyonda garson vurduğu için Diyarbakır cezaevindeydi. ünlü polis şefleri Mehmet Ağar. Hüsamettin Cindoruk. Emekli Albay Ali İhsan Cesur da gözaltına alındı. Emniyet Müdürü Lütfi Tom-buş.(12) ne de telefon fihristinde çıkan. Yazıhanede çaycılık yapan İlameddin Dakman 5 Mayıs'ta.. Mustafa Deniz. Sadettin Tantan. Gölbaşı'na götürülmesine.. kardeşi Yaşar Demirel yüzünden gözaltına alınmıştı! Suna Kardeşler ve Mehmet Demirel'in gözaltına alınmalarının bir başka nedeni daha vardı: Ermeniydiler! ASALA üyesi olabilirlerdi!. ablalarının kocası Bedros Demirciyan yakalanamadığı için Gölbaşı'na getirilmişlerdi! Mehmet Demirel ise.Turgut Fidanay 16 Mayıs'ta. 18 Mayıs'ta. Sabit Cantürk de "Başkent'e gidiyorum" diye hazırlık yaptı! Altın zincirli kolyesini. Abdulbaki Maltaç ile Mehmet Tahir Canpolat "Kıymetli Kâğıtlar"ı yakmışlardı ama yine de gözaltına alınmaktan kurtulamadılar.. Abdulcebbar Doğru ve Fettah Cantürk de cezaevinden Göl-başı'na getirilenlerdendi. Ali Fethi Esener. İbrahim. işkenceye alınıyordu. Enişteleri yüzünden gözaltına alınanlar da vardı. Osman Ayanoğlu ve sanat güneşi Zeki Müren'in adı engel olabildi! Gölbaşı'na gelen direkt. General Kemal Kayacan. ne evinin duvarına astığı Süleyman Demi-rel ile birlikte çektirdiği fotoğraf.Şoför Halil Hocaoğlu 4 Mayıs'ta. Saffan Mindivanlı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılıyordu. Cebine de 201 bin lira koydu. Askeri 110 Hakim Süleyman Takkeci. İfadesinin alınması için Ankara'ya getirilmesi istendi. . Sorgulamalarda durumu ağırlaşan Fettah Cantürk. Sabit Cantürk. Bedri İstanbullu ele geçirildi. Behçet Cantürk'ü Sarı Av-ni ile tanıştıran Mehmet Deniz 7 Mayıs'ta yakalandı.. 25 Mayıs günü Gölbaşı'nda "hoşgeldin seansına" alındı!. 19 Mayıs'ta. Mustafa Deniz Trafik Hastanesi'ne. babaları bulunamayınca Mehmet S iddik Bay-ram'ın iki oğlu Sinan ve Fikret. Sabit Cantürk. Demir Oteli'nin sorumlusu Felemez Cantürk ise 17 Mayıs'ta Diyarbakır'da yakalanarak gözaltına alındılar. Erol Suna Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne.

bir radyo ve bir adet tuşlu el telefonu kaybolmuştu!. Denizhamamı Sokağı. Gazeteler artık..30 Mayıs günü Ankara'dan bir ekip. Zurih 211 08 44 . İbrahim Fidanay. kontrol için eve bakmaya gelmişlerdi. Diyarbakır'a götürüldü. Sarı Avni'nin uluslararası çapta "iş" yaptığını gösteriyordu: * Thomassricker. bir renkli televizyon. "Altın kabzalı tabanca" bilgisi basına sızdırıldı. Behçet Cantürk'e ait olduğunu öğrenince. Daha önce gelinen Behçet Cantürk'ün evinde. "Delil bulunabilir" diye telefon fihristini aldılar. Hidayet'in ağzından kaçırdığı suç aletleri bulundu: Bir adet Tüpgaz ve iki adet baklava tepsisi! Öyle ya. Behçet Cantürk sorgularda söylememişti ama altın kabzalı tabancayı Sarı Avni hediye etmişti. sorgusunda. Polisler evde arama yaptılar. Ve üzerinde büyük harflerle "BC" yazılıydı. Hidayet Kaşan (Cantürk) sorgusunda ağzından önemli bir bilgi kaçırmıştı.. Çengelköy Havuzbaşı Durağı.. yine Diyarbakır'a gitti. Sarı Avni'nin kızı Miyaser Sak ve eşi futbolcu Muammer Sak. Arzu Apartmanı No: 1/5 adresindeki dairesini boşaltmamıştı. Behçet Cantürk'ten "Altın Tabancalı Adam" diye bahsetmeye başladılar... 111 KİLİT ISIM Soruşturmanın kilit ismi Sarı Avni. Sarı Avni'nin kızı ve damadını gözaltına aldılar. Sarı Avni'nin Kabataş Setüstü'nde bulunan yazıhanesinde de arama yaptılar. Söylediği gibi dükkânında bir tabanca bulundu. Nizamettin Cantürk'ün eşi Süreyya'nın kendilerine sadece çanta bırakmadığını. Polisler 8 Haziran günü eve baskın yaptılar. Polisler aramalardan elleri boş dönmüyordu. Telefon fihristindeki isimler. Behçet Cantürk ile ilgili hemen her eve ve işyerine operasyon düzenliyordu. Ancak bu baskın sonunda şirkete ait. Polisler. Ancak İstanbul Beykoz'daki. Browning marka 20 çaplı 83756 numaralı av tüfeği ile 24 adet dolu av fişeğinden başka delil sayılabilecek birşey bulamadılar. Kötü tesadüf.. Cansan Tekstil ve Kimyasal Ürünler Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin. bunlarla eroin yapılmış olabilirdi! Polis. İsviçre'de yaşıyordu. Aramalarda suç unsuru bulunamadı. İbrahim Fidanay. şirkete baskın yaptılar. bir kez daha arama yapıldı. saklamaları için bir de tabanca verdiğini söyledi. Tabancanın kabzası altındı.

Didonakis: 4173993 Pire/Yunanistan * Hoffman Yoram: 659446 Tel. Devon Shire: 01. 1602/456578 * Aleksandr TOTEV: Sofya 833227/84.E. Porson: 471188 Cenevre * Behgt W. Claessom: 875786 Lagos * Giyam Franco Salvadori: 0586/27363.J.HAROV: Varna 2.32005 Livorno/İtalya * I. Gran C. 4810505 Londra * Silvaga Meranda: 422733 Ravenna * Samir G.366833 Roterdam/Hollanda * Mauruzio Tricoli: 23816/88074 Crotono * Tirsode Molina: 2752007 Madrid * G. Berger: 010. Richa: 512888 Malta * Frans Van't Hooft: 484714 112 * Peter H.Aviv/İsrail * Nick Paterimos: 4175/962 Pire/Yunanistan . Anan Shezıfı: Haifa İsrael 04.530041.* Aldo Cam Paner: 441608 * Çadmoz Zuadeç Poogeç: Las Palmas 268400 * G.2 * Agha Ali İmam: 433174 * John L.H. 4810505 Londra * C.A. Bonsor: 01.P.41 * Anny Apostoloff: Sofya 882436 * J.A.

İstanbul Yeşilköy Havaalanı'ndan kalkıp Ankara Esenboğa Havaalanına indiğinde. "TK 158" sefer sayılı uçağı..84 Uyuşturucu Sezonu" hiç iyi gitmiyordu! Behçet Cantürk. ne gemiyi ne de aldığı kaparoyu bir türlü geri vermedi.. Uçaktan inen. Kaparo olarak 466 bin dolar aldı.. Sonuçta Sicilyalılar'dan dayak yedi. Dusk adlı gemisini. Liste uzayıp gidiyordu. uçağın arka kısmına yaklaştı. otomobillerden birine binip hızla pistten uzaklaştılar. iki çekici kadın ve kadınsı hareketleriyle dikkati çeken bir erkek. 55 milyon dolar karşılığında.73022 Kummerfeld * Neilimosal Dabell: John Laing (Management) Ltd... "piyasanın" tanınmış isimlerinden birine sattı. Otomobillerden ikisi. Öteki iki otomobil. iki ton bazmorfin sattığı Sicilyalı Nunzio La Mattina öldürülmüştü. saatler 18..... Yine sözünde durmadı. sorgulanıyordu.. Aynı anda. hızla hareket eden 4 otomobil de uçağa yanaştı. Frank: 03/2387970 Antwerpen/Hollanda * Mattıni: 099/93856 Taranto * Carlos Merzlanovits: 04101. Sicilyalılar'dan 400 bin dolar daha aldı. 113 ŞÖHRETLER GÖZALTINDA Yolları Ankara'da kesişenler de vardı. Ancak birkaç ay geçti.. Tek bir kare fotoğraf bile çekememişlerdi. Sicilyalı Cavad-duzzu (Giuseppe Ferrera) adında. Yolları ayrıldı. . Paraya ihtiyacı vardı.. İç hatlar terminalinde bekleyen gazeteciler. Bu arada.* Frits E. Sarı Avni ikinci bir dayağı da Paul Waridel'den yedi. Gazeteciler donakaldılar. terminalin çıkışına doğru koşmaya başladılar.35'i gösteriyordu. dönemin Başbakanı Turgut Özal'ın eşi Semra Özal ve eşyaları için gelmişti.. Sarı Avni'nin. 50543 Bermuda. "1983. gemiyi en kısa zamanda teslim edeceğini söyleyip. Türk Hava Yolları'nın 18 Haziran 1984 tarihli..

114 "Mustafa Ulusoy'la hep gece kulüplerine giderdik. İlk filmimin adı Seylan'dı. Süzer Otobüs firmasının sahibinin oğlu Hüseyin Süzer ile nişanlandım.. Maksim Gazinosu'nda çalışmaya başladım. 16 yaşında başladı. Film çevirme teklifi yaptı. İki yıl onunla birlikte olduk. Mehmet Aşıcıoğlu ile tanıştırdı. "Burada öğrendiğime göre. Beyoğlu'nda gezerken. Havuz başında otururken Ermeni uyruklu olduğunu bildiğim.. İlk önce Ahu Tuğba'nın sorgusu yapıldı.72. Boyun: 1. Sonra gazinocu Osman Kavran'ın oğlu Mahmut Kavran ile flört ettim. Ulusoy Ailesi'nin beni istememesi yüzünden iki yıl sonra eşimle ayrıldık. uluslararası uyuşturucu madde ve silah kaçakçısı olan Behçet Cantürk ve Avni Musullulu ile yaptığımız Antalya gezisini anlatmam isteniyordu. Fransa'ya gittim. Kilon: 59. Maçka İlkokulu'nu. Armatör Osman Ayanoğlu polislerin beni aradığını söyleyince. Deli dolu biri olduğu için Mehmet'ten ayrıldım. Babam ile annem ayrıldı. Hayat Hikâyen: "13 Ağustos 1959 yılında İstanbul Yeşilköy'de dünyaya geldim. Zaten ayrılmam için Dündar Kılıç'ın adamları beni hep tehdit ediyorlardı. Şakir beni. Adınız soyadınız: Canan Tuğba Çetin. Talya Oteli'ne yerleştik. Nişan yüzüğünü atarak onunla evlendim. Alametlerin: Sağ kolda kesik izler. Döndüğümde Ankara Başkent Gazinosu'nda çalışmaya başladım. Beraber olduk. Ten rengin: Kumral. Atatürk Kız Ortaokulu'nu bitirdim. önemsemedim. Yani onu erkeklere satıyordu. ben de menajerim Şakir Şener ile gittim. "Mustafa Ulusoy'dan ayrıldıktan sonra Şakir Şener beni Nafiz Kavi ile tanıştırdı. Bu arada çocukluk arkadaşım Ulusoy Firması sahibinin oğlu Mustafa Ulusoy ile yakınlaştık. Oya Aydoğan ve Şakir Şener sorgulanmak üzere. Göz rengin: Yeşil. Amerikan Kız Koleji'ni terk ettim. yönetmen Metin Erksan beni görmüş ve beğenmiş. İkinci filmim Anter'i çevirirken.Ahu Tuğba.. Kendisi Mine Mutlu'nun menajeriydi. "Olay şöyle oldu: O zaman birlikte olduğum Nafiz Kavi ile Antalya'ya gitmeyi istedik. İlk artistliğe heves etmem. Ankara Karanfil Sokak'taki merkezine getirildiler. Bir ara ABD'de doktorluk yapan ağabeyim Yekdağ Ergun'un yanına gittim. Sarıyer'de balık lokantası ve gazinosu olan Uğurcan Elmas'ı gördüm. Bu nedenle birkaç kez intihara kalkıştım. Saç rengin: Sarı.. kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı'nın. Mete Has ile birlikte oldum. Arkadaşlarıyla yat gezisine çıkacaklarını söyleyip bizim de . Burada homoseksüel Şakir Şener ile tanıştım. Döndüğümde Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığına bağlı Narkotik Şube elemanlarınca İstanbul'da gözaltına alınıp buraya getirildim. 6 yaşıma kadar burada oturduk. Ancak Nafiz'in işi çıkınca.

beraber olduk. Birgün Şakir Şener. onunla olmam için büyük vaadlerde bulundu." . Şa-kir Şener. Bizi yata göstermelik olarak alıp. "Avni Musullulu ile. "Bana söylemiş olduğunuz gibi. Behçet Cantürk ve Avni Musullulu bana yatta ve lokantada hep kur yaptılar. Daha önce gelip Talya Oteli'ne yerleşen Beyhan Baysal da bizimle beraberdi. 2. benimle olmak istediğini söyledi. Ondan sonra kendisini hiç görmedim. Bir116 likte Hilton Oteli'nde ayırtmış olduğu odaya çıktık. Ancak teklifini kabul etmedim. Behçet Cantürk ise aşiret reisi olduğunu. solist olarak çıktığım gazinolara geliyor. müteahhit. Beyhan Baysal. Odada içki içtik. Kabul ettik. eğer kabul edersem yatı bana vereceğini söylüyordu. Onu da çağırdık. Kabul ettim.3 saat dolaştık. Öğleyin Şakir Şener beni almaya odaya geldi. konser vermek için gittiğimiz Zürih'te bir akşam yemeği yedik. Avni. bu şahısların uyuşturucu madde kaçakçıları olduklarını bilmiyordum. "Antalya'dan ayrıldıktan sonra Behçet Cantürk. uyuşturucu kaçakçısı olduklarını gözaltına alındığımda polislerden öğrendim. "Behçet Cantürk ve Avni Musullulu'nun. demir tüccarı olarak tanıtırlar. Hep red cevabı veriyordum. armatör. Çünkü tipim değildi. Buluştuk. müteahhitlik yaptığını anlattı." Oya Aydoğan ve Şakir Şener de.. Ancak 19 Haziran günü İzmir'de yakalanan Beyhan Baysal'ın ifadesi biraz farklıydı: "(. Şakir Şener de kabul etmem için ısrar ediyordu. Yata bindiğimizde Behçet Cantürk.katılmamızı istedi. Şakir. Ben de Behçet Cantürk'ü. Bu arada. benim Antalya'da olduğumu 115 öğrenen Oya Aydoğan Talya Oteli'ne geldi. 30 gemisinin olduğunu. Behçet Cantürk. yattan bir başka gemiye uyuşturucu yüklediklerini görmedim. Bu tür insanlar İstanbul gece hayatında kendilerini.. Behçet Cantürk ve ben Astorya Kulübü'ne gittik. Ahu Tuğba'nın benzeri ifadeyi verdiler. Şakir'e de 30 bin lira vermişti. çantama 100 bin lira koyup gitmişti. Bana yine kur yaptı. Onu da akşam yemeğine götürdüm. toprak ağası ve müteahhit olarak duymuş ve tanımıştım. ihracatçı. Bir kez de benim gala geceme çiçek göndermişti.) Gülüzar Gazinosu'nda sahneye çıkıyordum. ithalatçı. Bizi akşam yemeğine davet ettiler. Avni Musullulu ve Bedri İstanbullu ile tanıştırıldık. ben ve isminin Serpil olduğunu bildiğim bir bayanla lokantaya gittik. bana kur yapıyordu. Avni. Oya Aydoğan. Antalya'da birlikte yat gezisi yaptığımız Behçet Can-türk'ün. Eğlendik. Hattâ Şakir Şener'e.

Biz çocuklarımızı. bunu ben biliyorum. su ile yoğrul-dum. O günler. unutmayacağız. Oya Aydoğan. Ahu Tuğba. Ermeni anne yapılıvermişti! Akile Dilek Alev ise." Polis. bize yapılanları görmeyenler bile hissederdi. İnsanların hakkı hukuku vardır. titiz ve "illegaliteyi". Kürdistan'ın Hamido Köyü'nde kendi makamımızda. Kürtçeye acımasızca karşı çıkılan 12 Eylül'ün dönemiydi. Allahsızlar. Ankara'ya götürüldü. 1922.24'lerde yapılan zulmü unutmadık. 117 "Ey akılsız sen kendi başına geleceği biliyor musun? Ben. Biz öyle bir milletiz ki aslımız belli. Vicdanın için söyle. bu yapılanları hiçbir zaman unutmazdın.. Güngör Bayrak gibi sanatçıların da ifadesini alacaktı! Ancak savcılık. kendi mahkememizde Allah'a ne cevap vereceğiz. Polisin sızdırdığı yalan yanlış bilgiler.. gizli örgüt mensuplarından daha iyi bilen ve yaşayan biri. Behçet Cantürk'ün otomobilinde bulduğu Kürtçe ka-sedi 21 Mayıs'ta tercüme ettirdi. düşmanların elinde ezilsin diye yetiştirmedik. Ondan "Altın Tabancalı Adam" diye bahsediyorlardı. Sarı Avni'nin kızı ve Behçet Cantürk'ün dördüncü karısıydı! "BU ZULMÜ UNUTMAZDIN" "Kardeşim.. aziz biraderim. dergiler kapak haberlerini. kaseti doldurduğu iddia edilen.. 20 yaşındaki Faruk.23. Şeyh Sait babası Ali Rıza için mağaralarda ateşle. Şöhretli isimlerin Ankara'ya getirilerek sorgulanması. böyle bir kaseti arabasında nasıl bulundurmuştu? Üstelik her an polisin nefesi ensesindeydi. çocuklarımızı bile kesip et diye kasaplara sattılar.Polis.. okuyuculara haber diye sunuluyordu: Artistleri kullanarak eroin kaçırmışlardı!. Behçet Can-türk'e ayırmışlardı. tarihimiz belli. Behçet Cantürk'ü Türkiye'nin bir numaralı gündem maddesi yaptı! Gazeteler manşetlerini. Nil Burak. . Kasette söylenenlerin Türkçe-sini öğrenince. Okulda yakalanıp. Maddi hatalar da yapılıyordu: Amcaoğlu Abdullah Cantürk. Abdulkadir Takan ve intihar eden Burhan Beskisiz'in oğlu Faruk Beskisiz'i aramaya başladı. Behçet Cantürk'ün ağabeyi. Beyhan Baysal ve Şakir Şener hakkında takipsizlik karan verince vazgeçti. Behçet Cantürk gibi dikkatli. erkek kardeş Azet Cantürk. neslimiz çoğaldıkça. böyle günlerce aç susuz. sen de Kürtsün. Doğmuş doğacak çocukların haklarını nasıl anlatacağız. Garpda şarkta böyle bir zulüm olmamıştır. çoluk çocuk perişanlığımızı anlat. Farzet ki. sınıf öğrencisiydi. İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu 2.

157602) yazısıyla. Behçet Cantürk'ün evinde termos içinde ele geçirdiği maddeleri. 22 Mayıs 1984 tarihinde "Çok Gizli" ibareli (Sayı: 01. Başbakanlığa. Sadece emniyet teşkilatı değildi Behçet Cantürk aleyhine delil arayan. Behçet Cantürk içkili bir dost sofrasında dinlediği kaseti beğenip arabasına almıştı. Bir diğer delilden ise daha umutluydu: Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı'na bağlı Narkotik Şube Müdürlüğü. Kasedi arabaya koyanlar büyük ihtimalle yeğenleriydi. Mercedes'ten öylesine aldığı kasetten ummadığı bir delil yakalamıştı. MİT CANTÜRK'Ü İSTİYOR Milli İstihbarat Teşkilatı. deri altına enjeksiyon yapmak sureti ile kullanılır. Genelkurmay Başkanlığı'na. Tıpta kullanma alanı Herpes denilen deri hastalıklarında.10. Vinci Kolordu Komutanlığı'na ve Genelkurmay Adli Müşavirliği'ne şu bilgiyi veriyordu: "Halen silah kaçakçısı Selahattin Delidere'nin ifadesine istinaden gözaltına alınan ve Ankara'da sorgusu devam eden Behçet Cantürk'ün.. kaseti daha sonra arabada unutmuştu!. Yanıt 10 gün sonra geldi.. "500 ml.02254/214860.İşin aslı.. Bu sıvı madde enjeksiyon süspansiyonu olarak Herpes Simplex virüsü ihtiva etmektedir. KUK. Merkez Polis Laboratuvarı'na gönderdi. adı geçenin Suriye Ka-mışlı'da. kasetten Behçet Cantürk'ün haberi yoktu. 118 "Lupidon GSC ampulü içindeki sıvı maddenin uyuşturucu madde ihtiva etmediği belirlenmiştir. alınan ilk ifadelerinden. Ancak. sıvı maddenin Sodyum Hidroksit (NaOH) olduğu. çok önem verdiği delilden umduğunu bulamamıştı." Narkotik Şube. Polisin gözüne çarpmasın diye.lik renksiz şişe üzerinde Chemitank yazılı etikette belirtildiği gibi. . İçişleri Ba-kanlığı'na. PİK (Kürt İslam Partisi) gibi Kürtçü örgütlerle ve muhtemelen Ermeni terör örgütleri ile ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. içindeki 440 ml.11. İkinci bir olasılık. 26 Mayıs 1984 günü. Polis. Suriye İstihbaratından (Muhaberat) görevli Ermeni kökenli yakın akrabalarının bulunduğu. uyuşturucu madde ihtiva etmediği tesbit edilmiştir. otomobilini de kullanmıyordu. 4'üncü Kolordu Komutanlığı'na. PKK ve HİZBUL TAHRİRİ İSLAM. adı geçen ve yakınlarının DDKD.

İlameddin Dakman. Hepsi. "Behçet Cantürk'ün polis sorgusu bittikten sonra. yurtdışı bağlantılı diğer faaliyetleri ile alâkalı teşkilatımızca sorgulanması ve kendisinin ile yakınlarının 1402 sayılı kanunun ek 4'üncü maddesinde belirtilen nitelikte de olabileceği düşünülen faaliyetlerinin geniş kapsamlı olarak meydana çıkarılması uygun mütalaa edilmektedir. Fettah Cantürk yüzleştirildi. Erol Suna. Halil Hocaoğlu. Kasım Faruk Beskisiz. saatler 24. hepsinin sağlam olduğu "hekimler" tarafından tespit edildi! . ifadelerinin doğru olduğunu söyleyip tutanağı imzaladılar. polis sorgusunda söylediklerinin doğru olduğunu belirttiler. Ancak. tarafımızdan yapılan sorgulamasında Cantürkler'le ilgili yukarıdaki bilgileri teyid eden bilgiler alınmıştır. Türkiye'ye İran'dan illegal yollarla giren ve kaçakçılık suçu ile yargılanan ve bilahare 3'ü Irak'a teslim edilen 14 kişi ile görüşmüştür. Ali İhsan Cesur. 2 Haziran günü.30'da bu kez şu isimler yüzleştirildi: Behçet Cantürk. 120 POLİS FEZLEKESİ Gölbaşı'ndaki sorgulamalar bittikten sonra yüzleştirmeler başladı. Yasemin Ayşe Civelek.. Selahattin Delidere. Turgut Fidanay. tutuklanması sağlansın ve teşkilatımıza verilsin!" Bakalım hukuki süreç. Sıtkı Yusuf. Felemez Cantürk. Behçet Can-türk'ün planlı ve sistemli bir şekilde sorgulanması gerektiği düşünülmektedir."Diyarbakır Sıkıyönetim Komutanlığı'nca gözaltına alınan ve yurdumuza 8 kez." Özetle MİT diyor ki. Medet Serhat. MİT in isteği gibi işleyecek mi?. Abdulbaki Maltaş. adı geçenlerle temasta bulunmuş.00'e yaklaşırken Behçet Cantürk. adı geçenin 30 günlük gözaltı süresi içinde silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığı ile ilgili faaliyetlerinin ortaya çıkarılarak delillendirilmesi ve aynı zamanda son derece şümullü olduğu zannedilen yurtdışı bağlantılı yıkıcı faaliyetlerinin yeterli seviyede meydana çıkarılması mümkün görülmemektedir. Dört gün sonra. Sabit Cantürk. Abdulcebbar Doğru. "Bu bakımdan Behçet Cantürk'ün. Aydın Demirel. 8 Haziran günü sorgular bitti. 6 Haziran günü saat 17. Saffan Mindivanlı. Zeki Suna. İbrahim Fida-nay. Rafeh Ben Hadi Al. Bedri İstanbullu. öncelikle silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığı ile ilgili olarak sorgulanarak tevkif edilmesinin sağlanmasından sonra. Miyaser Sak. "Yukarıda arzedilen durum muvacehesinde. Sanıklar. ayrıca Hakkari ilimize giderek burada.Krokoui ismi ve sahte Tunus pasaportu ile giren Irak Ordusu'ndan firari Yüzbaşı ve Hizbul Tahrir İslami partisi Halep Askeri Sorumlusu Sıtkı Yusuf'un da. Mehmet Tahir Canpolat. Artin Hacıköylü. Mehmet Deniz. "Gözaltı sanık çıkış doktor ra-poru"nda. Türkiye'ye aralıklarla her gelişinde Diyarbakır'da Cantürk-ler'e ait otelde kalmış.

maddi menfaat temin etmek. Yasemin Ayşe Civelek. Zeynel Cantürk. Diğerleri firar etmişti. Hacı Reşit Zigari. pırlanta ve döviz kaçakçılığı yapmak. Sinan Bayram. sahte tanzim edilen evlenme cüzdanı ve nüfus cüzdanı. Mehmet Ali Altınbaş. Felemez Cantürk. Turgut Fidanay. Uğurcan Elmas. Ancak sadece 40 şahsın ifadesi alınabilmişti.Polis 11 Haziran günü. Mehmet Ölmez. Selahattin Deli-dere. Hidayet Kaşan. Ahmet Arıkboğa. Abdulcebbar Doğru. altın. Abdulkadir Takan. Mehmet Han Sağır. Abdulbaki Maltaş. 2 adet tepsi). Betül Ayyüce. Fettah Halitoğlu. Azet Cantürk. Avni Musul- . Remzi Sağır. evrak ve dokümanlar. Mehmet (Çoban Mehmet). Zeki Kirpi.10. İfadelerden birkaç pasaj sunalım: "Sanık Behçet Cantürk. Mustafa Çapan. Aydın Demirel. kaçakçılığın men ve takibine dair kanuna muhalefet. Aziz Cantürk. altın tabanca kabzaları. Ali İhsan Cesur. Bedri İstanbullu. Muhlise Takan. Nedim Baybaşin. Artin Hacıköylü. İzzet Gündüz Sarıyar. Süreyya Cantürk. Kasım Faruk Beskisiz.1983 tari121 hinde Diyarbakır ili Lice ilçesi Ankazap mezrasında ele geçirilen 217 kilo eroin maddesi olayı. "Sanıklar: Behçet Cantürk. Zeynel Ekmekçi. bazmorfin. Saffan Mindivanlı. Abdurrahman Sağır." 66 kişi hakkında soruşturma başlatılmıştı. Mehmet Han Kozat. Fikret Bayram. Ertoşlu Feto. Sabit Cantürk. Abdullah Cantürk. Halis Cantürk. Ağa Koç (ölü). Korkmaz Göldağı. aile şirketi halinde uluslararası uyuşturucu madde bazmorfin ve eroin imal etmek. 39 sayfalık bir fezleke hazırladı: "Suçun Nevi: Teşekkül vücuda getirerek. Abdulvahap Çarık.Lower şehrinde Urallar şirketine ait kamyon içerisinde ele geçirilen 13 kilo 700 gram eroin maddesi olayı. Halil Hocaoğlu. Mehmet Deniz. Miyaser Sak. İbrahim Fidanay. İkram Fidanay. sağlamak. Mehmet Tahir Canpolat. Mustafa Deniz. teşekkül vücuda getirerek aile şirketi halinde uluslararası uyuştum madde. İla-meddin Dakman. altın ve mücevherler ile sanıkların samimi itirafları. "Firarda bulunan sanıklar: Nizamettin Cantürk. "Suçun Tarihi: 1979 ve sonraki yıllar.. silah kanununa muhalefet.eroin ticaretini.KUK örgütleri ve yurtdışı örgütleri ile işbirliği yapmak.1982 tarihinde Avusturya'nın Gros-sau. Erol Suna. sahte evrak tanzim etmek. Seli (Salih). 690 sayılı kanuna muhalefet. Zeki Suna. Diyarbakır ili Lice ilçesi Ner-gizi Gömünde yapılan eroin maddesi ile ilgili Behçet Can-türk'ün evinde bulunan ve eroin imalinde kullanılan malzemeler (l adet tüp. yaptığı tüm soruşturmaları özetleyerek. Yaşar Avni Musullulu. Akile Dilek Alev. "Suçun Subut Delili: 6.7.. Mehmet Süleyman. Yaşar Demirel. Fettah Cantürk. 30 Mayıs 1984 tarihinde 60 sayfalık ifadesinde. 19. Halim Civelek. Medet Serhat. Ermeni örgütleri ile DDKD. Kamil Dakman.

Süreyya'nın devamlı çantasında silah taşıdığını. bir kısmını da Türkiye'de sattıkları. Behçet Cantürk'ün . ayrıca İran'dan getirtmiş olduğu bazmorfin maddesini Diyarbakır ili Lice ilçesi Ner-gizi mezrasında 385 kilo bazmorfin maddesini 255 kilo İran işi eroin maddesine dönüştürmek suretiyle bir kısmını Avrupa ülkelerine. bugüne kadar yurtdışına 1. Sarı Avni'nin is123 mini duyduğunu. Uğurcan Elmas'ın Behçet'e. Süreyya ve Abdulcabbar Doğru. uyuşturucu madde işinde çalıştıklarını. Abdul-kadir Takan'ın karısı Muhlise Takan'ın da yardım ettiğini. Ermeni kökenli olduğu. bu görüşmeler esnasında Albay Ali İhsan Cesur'un da İsviçre'de hazır bulunduğu. Nizamettin Cantürk. ayrıca Ermeni kökenli bazı akrabalarının da İstanbul ilinde yerleştikleri.122 lulu ile birlikte yaptıkları. kendisinin defalarca İsviçre'ye giderek uluslararası kaçakçı gıyabi tevkif müzekkeresi bulunan Avni Karadurmuş (Musullulu) ile yakın ilişkiye girdiği. aynı zamanda İtalya'dan Cebelitarık Boğazı üzerinden Amerika'ya gönderdiği. bilahare nereye sakladıklarını bilmediğini. bu yere at ile gittiklerini. birlikte Karton Oteli'nde yemeğe gittiklerinde Sarı Avni'yi orada tanıdığını. "Sanık Hidayet Kaşan ifadesinde. Behçet'in cezaevinden çıktıktan sonra bir tomar evrakı yaktığım. Cantürk ailesinde cezaevine girmeyen kalmadığını.KUK ve yurtdışı örgütleri ile işbirliği yapmak ve maddi. kendisinin gayri meşru yaşadığı her iki hanıma da sahte evlenme cüzdanı tanzim ettirdiği.5 tona yakın bazmorfin maddesini İran. Felemez Cantürk'ün ise örgüt işi ile uğraştığım. akrabalarının Suriye İstihbarat Teşkilatında Avrupa'nın birçok yerlerine dağılmış vaziyette görev yaptıkları. yakalandığı takdirde herşeyi konuşacağını. bazen de kendi evlerinde uyuşturucu madde yani eroin imali işini Lice'ye yakın dağlık bir bölgede yaptıklarını bildiğini. Ermeni olan ve ASALA ile yakın ilişkiler içerisinde bulunan yakın akrabası Bedros Demirciyan'ın da Ermeni kökenli şahıslarla ilgilendiği. Behçet Cantürk'ün gayrı meşru karısı olduğunu. bir adet kılıf içerisinde uzun bir kamalarının olduğunu. bir araya gelerek bazen Nizamettin'in evinde. "Sanık Akile Dilek Alev ifadesinde. Türkiye. bazı şeylere dayanamam dediğini duyduğunu. altın ve döviz kaçakçılığı yapmak. Süreyya Cantürk'ün beyaz patiska bezden uyuşturucu madde için bir hayli torba diktiğini. Behçet. .manevi menfaat sağlamak. kocasının Fettan ve Halis'e çok güvendiğini. bu işleri Cantürk-ler ailesi adına yapıp elde edilen kân eşit miktarda ailece paylaştıkları. ayrıca eroin imal etmek. bir tencere dolusu mermilerinin ve kırmızı renkli el bombalarının.gayri meşru karısı olduğunu. Ermeni örgütleri ile DDKD. İtalya ve İsviçre ülkelerine. Behçet'in zaman zaman eve yabancı para getirdiğini beyan etmiştir. 4 kardeşin de birer adet kalaşnikof silahlarının bulunduğunu. yakalanan her iki silaha da para mukabilinde suçunu üstlenen kiralık adam bulduğunu beyan etmiştir. sahte evrak tanzim etmek. uyuşturucu maddeyi bu şahsa gönderdiklerini bildiğini.

"Sanık Miyaser Sak ifadesinde.5 sefer mal gönderdiğini. Mehmet Han Kozat. silah. gezi görünümü vererek açık denizlerde uyuşturucu maddeleri gemilere aktardıklarını. Muammer Sak ile ikinci evliliğini yaptığını. Behçet Cantürk'ün 1979 yılında evlerine misafir olarak geldiğini. Nizamettin Cantürk'ün eroin imalinden gözlerinin bozulduğunu. beyan etmiştir. Behçet'in fotoğrafları yapıştırılmış sahte nüfus cüzdanlarının bulunduğunu. kendisinin Halep'te bir kampta eğitildiğini tahmin ettiğini. Mehmet Han Kozat ile karşılaştığım. zaman zaman Kür-distan Devleti'ni kuracaklarını. bunları bir subay arkadaşı marifetiyle getirttiğini. gözlüklü. kendilerinin devamlı Kürtçe konuştuklarını. Behçet. Behçet'in 'biz bu işi önceden biliyoruz' dediğini. 12 Eylül harekâtından sonra 4. âdeta bir silahşor gibi silah taşıdığını. birlikte uluslararası uyuşturucu madde. İran'da çektirilmiş bir fotoğrafı göstererek. konuşmalarında tehlikeli bir olay yaşadıklarını.Behçet'in Uğurcan Elmas'la gayrı meşru işler yaptığını. İstanbul Kapalıçarşı'ya ASALA mensupları tarafından bomba atıldığını. bilâhare Nizamettin Cantürk'ün de orada olduğunu. Ermenilerle işbirliği içinde olduklarını. kendisinin Türk Devleti'nin temeline dinamit koyacak kadar Türk düşmanı olduğunu. orada Halis Cantürk. Behçet'in kendisine vermiş olduğu iki adet el telsizini bankadaki kasasında sakladığını. fotoğrafdaki şahsın uyuşturucu madde kaçakçılığından yakalandığını ve tuvalette gırtlağını keserek intihar ettiğini. esmer. evliliğinin ikinci ayında İzmir'e Etap Oteli'ne gittiklerini. İnce Mehmet (Candaş) namı ile tanınan şahısla birlikte babasının İspanya'dan satın aldığı evde buluştuklarım. Sü-rayya'nın eroin torbalarını diktiğini. eniştesi Kormaz Göldağı ile yakın akrabası Hayrettin Yağcı'nın silah ve uyuşturucu madde kaçakçısı olduklarını ve 125 . Yaşar Avni Karadurmuş'un kızı olduğunu. birlikte Sarı Avni'den bahsettiklerini. hattâ sivil giyinmiş bir paşa ile yemek yerken çektirdiği bir fotoğrafının olduğunu. zaman zaman eve telefon açarak babasını sorduğunu. en son Behçet'in Ameri124 kadan getirtmiş olduğu iki adet çelik yeleğinin olduğunu. İstanbul'daki polislerin onun adamları olduğunu. Anayasa oylamasında da hayır oyu kullandığını bildiğini. Tahsin isminde bir şahısla yemek yediklerini bilâhare Tahsin'in babasını kendisine İsveçli olarak tanıttıklarını. Behçet'in konuşmaları arasında üst düzeyde Askeri kanatta adamlarının olduğunu. Çanakkale tarafında 1982 yılında birkaç kez eroin sevk ettiklerini bildiğini. Nizamettin. Beyhan Baysal ve soy ismini bilmediği Oya ile birlikte Antalya'da uzun bir müddet kaldıklarını. Sarı Avni ile telefonda konuştuklarını. Azade isimli gayri meşru yaşadığı bir hanımının olduğunu. Arap ülkelerine giriş ve çıkış yaptığını pasaportunda gördüğünü. babasının Kabataş Setüstünde Deniz Nakliyat Şirketi'nin bulunduğunu ve burayı paravan olarak kullandığını. Sarı Avni ile birlikte Ahu Tuğba. orada çirkin. televizyonda İstiklal Marşı çalarken televizyonu kapattırdığını. Behçet'in. Behçet'in bu olaya çok üzüldüğünü.'Behçet'in İsviçre'ye gittiğini. Behçet Cantürk'e ait Abdulcabbar Doğru ve Mehmet Taşkaya adına düzenlenmiş. bilahare Nizamettin Cantürk'ün istemesi ile telsizleri verdiğini. Cumhurbaşkanımız Kenan Evren'i sevmediğini. altın ve döviz transfer işleriyle ilgilerinin olduğunu.

Sarı Avni Türkiye'de iken Behçet'le birlikte yemek yediklerini. bilâhare kendisini İsviçre'ye davet etmesi üzerine emekli olmadan Bakanlıktan izin almak kaydıyla İsviçre'ye gittiğini. kendi yanına alıp şoför olarak vazife yapmasını istediğini. Avni Karadurmuş'un döviz transferini kuyumcu olan Korkmaz Göldağı'nın yaptığını.Zürih şehrinden devamlı olarak kendisini aradığını. bu kadınla Sarı Avni'nin tanışıp gay-rimeşru hayat yaşadıklarını. bu tanışmadan sonra Sarı Avni ile birçok kereler buluşup yemek ve içki içtiklerini. Avni ile arkadaşlığının uyuşturucu madde ve silah kaçakçılığından yurtdışına kaçışına kadar devam ettiğini. Behçet Cantürk ile Avni Karadurmuş'un uyuşturucu madde. 1979 senesinde Behçet Cantürk ile tekrar Hilton Oteli'nde karşılaştıklarını. 1949 yılında Ankara Kara Harp Okulu'ndan mezun olduğunu. Avni Karadurmuş'un kendisine telefon ederek 126 Behçet Cantürk'ün amcasının oğlu Fettan Cantürk'ün taburun Ayazağa'da inşaat yapan bölümünde asker olduğunu. kadınlı içkili alemler tertiplediklerini. bilâhare bilmediği sebeplerden dolayı mesul müdürlükten ayrıldığını. silah. "Sanık Ali İhsan Cesur alınan ifadesinde.babası ile bağlantılı olduklarını. Nizam Doğan'ın babasını telefonla aradığını. yemesinin içmesinin Sarı Avni tarafından karşılandığını. yol masraflarının. bu şahsın İsviçre'ye ayda bir sefer gidip geldiğini. Uğurcan Elmas. babasının altın kabzalı bir tabanca ile ruhsatlı bir tabancasının olduğunu. Söyledikleri özetle bir cümleydi: "Behçet Cantürk'ün yurtdışına uyuşturucu kaçırmasına yardım ve yataklık ettik. kendisinin Edirne'den tanımış olduğu Azade Özaksoy ile birlikte yemek yiyip içki içtiklerini. Sarı Avni'nin yurtdışına kaçmasından sonra İsviçre. İnce Mehmet namı ile tanınan Mehmet Candaş ve ağabeyi. oğlunun Sarı Avni'nin gemilerinde bir yıl tayfalık yaptığını beyan etmiştir. İsviçre'de lüks bir lokantada Sarı Avni ve Behçet Cantürk ile yemek yediğini. evinde misafir olarak kaldığını. Albay rütbesi ile emekli olduğunu. Hayrettin Yağcı ve Behçet Cantürk'ün birbirlerinden ayrılmayan şahıslar olduğunu." MAHKEME BAŞLIYOR . içki içtiklerini. Behçet'in otelde kendisinin ise Sarı Avni'nin evinde misafir olarak kaldığını. Behçet Cantürk'ün en son yakalandığında babasının İsviçre'den telefon ederek Behçet'in yakalandığını bildirdiğini beyan etmiştir. ikinci kez yine Sarı Avni'nin misafiri olarak İsviçre'ye gittiğini.. 1983 yılının Ağustos ayına kadar İstanbul'da çalıştığını.. Fettan Cantürk'ü yanına alarak bir müddet şoförü ve bahçıvanı olarak çalıştırdığını. gizli yollardan Türkiye'de kurmuş olduğu Belkam Deniz Nakliyat Şirketi'ni damadı olan Muammer Sak'ın yaptığını. bundan bir oğlunun olduğunu. Bedri İstanbullu ile ilişkiler içerisinde olduğunu. 'Kaptan' namı ile tanınan Nurettin Candaş ve babası ile yurtdışında bağlantı kurduklarını. halasının kocası Albay Ali İhsan Cesur'u tanıdığını. altın ve döviz kaçakçılığı yaptıklarını bildiğini. garsoniyer olarak kullandıkları evde." Sanıkların hepsi polise verdikleri ifadelerinde suçlu olduklarını kabul ettiler. Beykoz'da oturması ye Beykozlu olması nedeni ile Avni Karadurmuş (Musullulu) ile tanışdığını ve olayların içerisine girmiş bulunduğunu. aynı doğrultuda Avni'nin yanında çalışan mesul müdürü tarafından bu isteğin tekrar iletildiğini.

22 Haziran günü saat 10. Polisler Bayram Oteli'nin sahibi Mehmet Sıddık Bayram'ın adını vermemi istediler. Diyarbakır Cezaevi'nde oldukları için Abdulcebbar ve Sabit Cantürk dışındaki 41 sanık mahkeme salonuna alındı.Sıkıyönetim Komutanlığı'nın 11 Haziran 1984 gün ve 1984/KAÇ. sanıkların hepsi "Emniyette işkence altında ifade verdik. Otomobili bile. Polisler bazmorfini kime verdiğimi sorup. Ardından sorguya geçildi. eroin ile ilgili olayları. Hazırladığım senaryoyu polislere anlattım. Bu örgüt ile ilişkisini dayısı Bedros Demirciyan aracılığıyla kuruyordu. döviz kaçakçılığı. daha önceden tanıdığım Avni Karadur-muş'a verdiğimi söylemek zorunda kaldım.5.5. Ahu Tuğba. Bu nedenle onun ismini söyledim. Eşi. Benim adıma da bankalara para yatırdı. akrabası Halis Cantürk adına kayıtlıdır. Bu.-98 ile 12 Haziran 1984 gün ve 1984/ KAÇ. DDKD ve ASALA örgütleri ile ilişkilidir." Behçet Cantürk.1984 ve 5. Sıkıyönetim Askeri Savcılığı'nın 19 Haziran 1984 gün ve 1984/356 kararı ile Behçet Cantürk ve 43 arkadaşının yargılanmasına. Beni gözaltına aldıklarında görevliler. Behçet Cantürk. Polis ifadeyi kendi hazırlayıp zorla bana imza ettirdi. 127 Hakim Binbaşı Basri Özgenç. 'Ya öleceksin. eşi Akile Dilek Alev'in mahkemede söylediklerini şaşkınlıkla dinledi. bana hazırlanmış bir komplodur. yasadışı örgütlere maddi yardımda bulunmak suçlarını işlemedim. önce kimlik tesbiti yaptı.00'da Sıkıyönetim Komutanlığı Ankara 4 numaralı Askeri Mahkemesi'nde duruş-masız olarak başlandı. altın kaçakçılığı.1984 tarihli ifadelerimi aynen kabul ediyorum. ASALA örgütüne 10 milyon lira verdi.1984 ile 17. Albay Ali İhsan Cesur ve Akile Dilek Alev dışında. polis ifadesini aynen tekrarlıyordu: "Emniyette verdiğim 3. Ancak elinde vekaleti olduğu için istediği zaman çekiyordu. kafamdan uydurdum. 60 sayfadan ibaret ifademde bazmorfın. Huzurunuzda da tekrarlıyorum. "Bankalara kendi adına para yatırmazdı. Beyhan Baysal gibi kadınlarla Antalya'ya gidip yattan açık denizde bekleyen gemiye uyuşturucu 128 . Polise verdiğim ifadem doğru değildir" dediler. Ben de işkenceden kurtulmak için. sıkıştırınca. ya da ifade vereceksin' dediler.5. sahte evrak tanzimi. En uzun konuşmayı Behçet Cantürk yaptı: "Şahsıma isnat edilen uyuşturucu madde kaçakçılığı.-98 sayılı yazıları.

Üzülenler ve sevinen-kr dışında bir de belirsiz durumda olanlar vardı: Firariler!. yasadışı örgütlere yardım etmek uçlarından sanıklar.. Mustafa Deniz. Behçet Cantürk tek tip elbise giydirilerek birkaç ay önce Çıktığı Mamak Askeri Cezaevi'ne birkez daha kondu. savcıya çıktığınızda herşeyi inkâr edin. Abdulvahap Çarık. Medet Serhat. Nedim Baybaşin. Mehmet Deniz. Hidayet Kaşan. Enver Erşener. İlameddin Dakman. Felemez Cantürk. Mehmet Tahir Canpolat. Remzi Sağır. silah bulundurma kanununa muhalefet. polis korkusunu daha üzerinden atamamıştı! Mahkeme.[yüklediklerini bana kendisi söylemişti. eroin imali. Akile Dilek Alev. emniyette işkence yaptılar deyin' diye öğüt verdi. Yaklaşık 500 metreden konuşulabilen iki telsizi vardı. Abdulbaki Maltaş. Selahattin Delidere ve Behçet Cantürk'ün vicahen tutuklanmasına. ürkek bakışlarıyla kendisini de tedirgin eden konuklarına. Aziz Cantürk. Fikret Bayram. Erol Suna. Fettah Cantürk. dayısı Bedros Demirciyan ve son anda korkup büronun kapısından geri dönen şoför Yaşar Demirel. avukat Medet Serhat'a "akıl danışıyorlardı. Sinan Bayram. Miyaser Sak. Abdulcebbar Doğru ile Sabit Cantürk'ün de gıyaben tutuklanmasına karar verdi. Halil Hocaoğlu. sahte evrak tanzimi." . İbrahim Fidanay. altın kaçakçılığı. Yakalandığımızda emniyette beklerken. Mahkeme. yurtdışına çıkış önerisinde bulunuyordu. Aydın Demirel. Abdurrahman Sağır. Nizamettin Cantürk. polislerin yanında biz kadınlara 'sakın birşey söylemeyin. Size söylediğim gibi emniyette ve savcılıkta söylediklerimi mahkemeniz huzurunda da tekrarlıyorum. Fettah Halitoğlu ve Zeynel Cantürk hakkında beraat kararı verdi. Mehmet Alptekin. Kâbustan kurtulanlar çok sevinçliydi. Zeki Suna. Betül Ayyüce. Saffan Mindivanlı. Yasemin Ayşe Civelek. Uçak hosteslerinin uyuşturucu işinde kullanıldığını da anlatmıştı. Artin Ha-cıköylü. Zeynel Ekmekçi. Bedri İstanbullu." Akile Dilek Alev. Zeki Kirpi. uyuşturucu madde kaçakçılığı. Turgut Fidanay. Mehmet Han Sağır. Kasım Faruk Beskisiz. Ali İhsan Cesur. 129 t» 'YURTDIŞINA KAÇIN! "Size benim söyleyeceğim birtek şey var: Yurtdışına kaçın!" 40 gün süren işkenceli sorgulamadan sonra serbest bırakılan avukat Medet Serhat. Bu sözlerini polisler duydu ama birşey yapmadılar.

Cevdet Yardım. merakı bir kat daha arttı.Avukat Medet Serhat geçirdiği günlerin izlerini daha üzerinden atamamıştı. Her sorduğumuza .. Maruz kaldığı işkenceleri avukatına bir bir anlattı. Cevdet Yardım. Behçet Cantürk işkenceli sorgulardan kurtulduğu için seviniyordu. üzülsün mü anlayamadı. 6 Temmuz 1984 tarihli yazısında. "BİZ POLİSE BENZEMEYİZ!" "Burada herkese 'komutanım' diye hitap edeceksin." Firariler. İnsan olan biri düşmanının bile oralara gitmesini ve aşağılık hareketlere maruz kalmasını istemez. "hazırlan" dediklerinde. 26 Haziran 1984 günü müvekkili Behçet Cantürk ile Mamak Askeri Cezaevi'nde görüştü. 4'üncü Kolordu ve Ankara Sıkıyönetim Komutanı Korgeneral Sabri Yirmibeşoğlu. Avukat M. Koğuş kendisine evi gibi gelmişti! Yaralarını tedavi etmeye çalışıyordu. kulelerde askerlerin nöbet tuttuğu.. Fırsatını bulursam hemen yurtdışına gideceğim. Yarım saat sonra askeri cemse. ne oldu?" sorularına yanıt alamadı. Koğuşuna dönerken hâlâ ayağı sekiyordu. Kaçın. 130 MİT'in. 54 günlük gözaltı Behçet Cantürk'ü çok yıpratmıştı. geldikleri gibi tekrar kalabalıklara karıştılar.. Jandarmalar eşliğinde askeri cemseye bindirildi. Avukat M. "Nereye. etrafı duvarla çevrili. Behçet Cantürk. Sadece şaşırdı. MİT'in 22 Mayıs 1984 tarihli isteğine yanıt verdi. İşkenceleri yanlarına bırakmayın" dedi. görüşmeden bir gün sonra Sıkıyönetim Savcılığı'na bir dilekçe yazarak durumu anlattı. sevinsin mi. ürkütücü yere hızla girdi. "Size bütün samimiyetimle söylüyorum. Avukatına "akıl danışan" bir diğer kişi ise Behçet Can-türk'tü. "Elinizden ne geliyorsa yapın. Biz polise benzemeyiz. avukat Medet Serhat'a teşekkür edip.gardiyanların koğuşa gelip. büyük bir dış kapısı olan. Mamak Askeri Cezaevi nizamiyesinden Samsun asfaltına çıkınca. Barış Demeği yüzünden benim yine gözaltına alınacağım söyleniyor. Dış kapı kapandı. 30 günlük bir süre için MİT'e teslim edilecekti! 6 Temmuz 1984 günü asker.. Siz de gidin. nereye gidecekseniz gidin. Mamak'ta kaçakçılık sanıkları için yeni bir koğuş açılmıştı. kendisini sorgulamak için istediğinden haberi yoktu.

131 "Bizi tek ilgilendiren. annen.. .Bu mitingin amacı neydi? . Eğer yalan söylersen....Depreme yardımdı. yakın akrabaların. "Elinde kara kaplı defter olan" Mehmet Eymür'dü. kara kaplı defterin aksine şeyler söylersen. durumun Gölbaşı'ndan beter olur!" Örgütsel faaliyetlerini anlatmasını istiyorlardı. Anladın mı?" Gözleri yine bağlıydı.(13) Mehmet Eymür sordu.. net yanıt vereceksin.. örgütlerle olan ilişkindir. Behçet Cantürk yanıtladı. ne 'evet'i.Üye oldum. "Evet" dedi..doğru bir şekilde.Bir de köylü kesimini organize etmişsin. Senin hakkında bütün bilgiler. soyadın. kardeşlerin. komitedeydim. . "Ulan sinirlendirme adamı. -Ne kadar? . . fiziki tarifin. ama amacının dışına çıkıldı. . bu kara kaplı kitapta yazılı. . seni Mamak'tan' tereyağından kıl çeker gibi' kurtarırız. gizli video çekimi yaptılar. para yardımında bulundum. Bu konuda yardım edersen.1975 yılında. eşin. ne olacağını az çok tahmin edersin. 'emret komutanım' diyeceksin!" Önce klasik sorulan yönelttiler: Adın. arkadaşların.Evet. adresin.70 bin lira sanıyorum.. Eğer.. baban. İGD'nin tertiplediği Diyarbakır Lice protesto yürüyüşünde senin rolün neydi? .. Bu arada MİT elemanları da.Hangi örgütler katılmıştı? .

.. . Her örgütün silahlı adamları vardı. Dibek Köyü'nden çiftçi Deli Ali.Kimlerin silahı vardı? . mesela Barzani ile Talabani ile ilişkisi var mıdır? -Vardı..Başka Kürtçü.. Baki Kaynak. öğret men Seyithan Çetin.Tanımıyorum. işçi Tahsin Erdoğan. .Silahların temininde herhangi birşey var mıydı? . Sezai Eşel..Mekin Balaban.Kürdistan Demokratik Partisi..Öğretmen Nazif Saruhan. Molla Mehmet Emin Baybaşin. öğretmen Mehmet Han Gelirakan. (. Rızgari. . 132 .. Özgürlük Yolu. Hafız Uzun. .Kimlerle işbirliği vardı bu DDKD'nin? . . . Abdurrahman Ayaz.Organize edenlerin isimlerini hatırlıyor musun? .Benim bildiğim Apocularla işbirliği vardır.... Fahri Karakoç....) .İran Kürt Demokrasi Partisi ile..Herhangi bir olay çıkmadı.Bu DDKD nedir? .Aslında İGD. • .

.Girdikten sonra ne kadar yardımda bulundun? .Celal Talabani'den.Kimden? . .Girdikten sonra.Nereleri kapsıyor? .. Adana.Bu vilayetler dahil olmak üzere Doğu bölgesi.100 bin lira. Kars. .Kim soktu? . para? .En çok yardım nereden geliyor.Antep. Urfa. .. silah. Mardin. Kahramanmaraş. . Diyarbakır. Erzurum.Bağımsız bir Kürt devleti.Peki DDKD'ye girmeden önce ve sonra yardımda bulunu yor muydun? .Ne zaman üye oldun? . Sivas'a kadar geliyor.50 bin. Tunceli.Doğu'da.1978 yılı sonu. mühimmat. Malatya. . .. .Suriye'den. Bu paraları Zerruh Vakıfahmetoğlu'na .Nerde kurulacak bu? . .Amcamın oğlu Abdullah Cantürk ile Liceli Zerruh Vakıfahmetoğlu. .Doğu bölgesi..Amacı nedir bu DDKD'nin? ..

. Rızgaricilerin silah yönünden.O tarihlerde Avni Karadurmuş'u tanıyor muydun? . .İstanbul'a gelmiştim..Daha önce? . (.Uyuşturucu kaçakçılığına ne zaman başladın? . (.Tanıştıktan sonra mı birlikte iş yaptınız? Evet. Zerruh Vakıfahmetoğlu beni buldu. bu uyuşturucu madde kaçakçılığı? . . .) . si lah almak istediklerini söyledi.) .Nerede söyledi? .Daha önce kaçak işlere hisseli giriyordum...Peki nasıl oldu... Apocuların. para yönünden çok iyi olduklarını söyledi..Liceli Mehmet Deniz.. Mehmet Emin. .) 133 . Adını bile duymamıştım. İstanbul'a geldiğimde başladım.Hayır tanımıyordum. .1979'da. Maddi yönden ihtiyaçları olduğunu.İstanbul'da bir otelde söyledi. (.Kim tanıştırdı? . Mehmet Deniz'le birlikte iş yapmaya karar verdik.verirdim.

Avni'nin yurtdışında iş ortakları vardı. . (.) . . -Yakalanmaları mümkün değil.Sen İranlılar'dan İstanbul teslimi alıyordun.Bu esasen iyi bir usul. açık denizde kotralarla yanaşılıp yükleniyor...Mehmet Sıddık Bayram'ın ne rolü oluyor? .Bu Avrupa kanalında kimlerle müştereken yapıyordunuz bu işi? . . .ABD'nin gemileri.Cebelitarık Boğazı'ndan Amerika'ya sevk ediliyor eroinler değil mi? .. ..Bunlar Amerika kıtasındaki başka ülkelerin gemileri mi. 134 .Limanda değil.. ancak öyle yakalarsın.Peki bu gemilere nasıl sevk ediliyor? . Sonra İtalya'ya gönderiyorduk. havadan paraşütle atlayacaksın.Peki Türkiye'de bu işi yapan senin adamların kimler.İranlılar'dan alıyorum. Amerikalılar giderken gemilerde eroin imal ediyorlar. . içinde herşey var. yoksa ABD'lilerin mi? ..Evet. .Bunlar büyük Amerikan gemileri.Evet. .. .İyi bir usul.

Herhangi birşey veriyor muydunuz? . İstanbul teslimi ne kadar? . ufak işler. . ..Evet.Bir milyon lira.l0 bin dolar. yukarıda Allah var.Mesela Dündar Kılıç Hollanda üzerinden çalışıyor. (..Niye. ... (.Peki siz İran'dan yüksek fiyatla aldınız. .Ufak çapta çalışıyor.Doğrusu hiç bir rolü yoktur. .) . sadece adamları bulmak için arardık.Peki Hollanda'ya satmıyor musunuz? -Yok.Bir milyona bazmorfin alındı.Ufak çapta çalışıyor öyle mi? ... .) . . . İtalya'da ne kadar ediyor? ..Girebiliriz de doyurucu değil. sizin sahanıza girmiyor mu? -Yok.Yani siz onların sahasına giremezsiniz öyle mi? .Hiç birşey vermiyorduk.

kaça aldınız? . .. .. . Malta ve Sicilya yakınlarında eroine çevrildi.Amerika'da eroine çevrilirse? 50 ile 75 bin dolar arasında. fiyatı ne oluyor? .Bu Kintexs denen firmanın rolü nedir?(14) . . . 10 bin lira verdik tanesine. .Toptan diyelim.35. (.40 bin dolar arasında değişir.Satışına göre değişir.Evet.Bin adet..İstanbul'a mı? . .30 bin dolar.Neylen geldi bu silahlar? .Hikmet Sevcan vasıtasıyla 1979 ve 1980 yıllarında Bulga ristan'dan silah aldınız. 500. .Silahlar bu şirket üzerinden geliyor.) . .500 iki parti aldık.135 . .Peki bazmorfinin Amerika'ya teslimi.İki sefer aldık.Peki bu bazmorfin.TIR'la.. .

136 . . .Diğer 500'lük partiyi kime verdiniz? .Evet orda Mehmet Gözen var. bu işle görevlendirilmiştir..Kim getirdi? . Rauf Denktaş'ın oğ lu ile birlikte iş yapıyorlardı. Sait Aydoğmuş.) . Zerruh Vakıfahmetoğlu. .Hikmet Sevcan'ın.Türkiye içpazarına perakende olarak sattı..Sen bir de Kıbrıs'a eroin gönderiyormuşsun? .Hayır Batman'a teslim edildi.Ne yaptı aldığı silahları? . Suriyeli kaçakçılar Şaban ve Gazi Vezir kardeşler vasıtasıyla geldi.Kim teslim aldı? .Kilis yakınlarında galiba. . . (. Ömer Çetin.Şu anda nerede olduğunu bilmiyorum.Nerede oturuyor bu? . Silahları alınca bayağı rahatladıklarını bana aktarmışlardı .Nerede bu Mehmet Gözen şimdi? .Hacı Salih ile bağlantılıydı.DDKD'liler teslim aldı..

kendileriyle konuş. "Zerruh. 'Oraya gidelim. MİT'e göre Behçet Cantürk..-Raif? .. eroin vereceğini söyle yeter. kaçakçılarla siyasi örgütlerin içli dışlı olduğuna inanıyordu. Amaç bilgi almak değil. Zerruh. daha önce Suriye'ye gidip Filistin kamplarında kalmıştır. . Suriye'ye kaçak yollardan gittiğini biliyorum. İngiltere'ye sevk ediyormuş. Abdullah Cantürk ile birlikte Kamışlı'da bulunan teyzemin oğlu Ohannes Palancıyan ve diğer ilgililerle görüştüğünü. benim ifademden sonra mı tutuklandı? Hayır senin ifadenle ilgili değil. biz de onlardan faydalanıp.. Türkiye'de aranan militanların Suriye'de barınmalarına ve yerleşmelerine yardımcı olma konusunda anlaştıklarını. Sorularını hep bu amaçla soruyordu. sadece annesinin Ermeni olması nedeniyle. Ermeni örgütleri ile Kürt örgütlerinin ilişkisini sağlayan. ancak ASALA'nın maddi yönden desteğe gereksinimi olduğunu. Ken137 disi 2. Bana. ayrıca eroin konusunda bana ihtiyaçları bulunduğunu söyledi. onlara finans sağlayan biriydi! Behçet Cantürk'e.Mehmet Gözen tutuklandı. bu şahısların Avrupa ve Amerika'da birçok adamı bulunduğunu.) "ASALA'YI ANLAT" MİT. Avrupa ve Amerika'nın birçok ülkesine rahatlıkla sokabilecek organizasyon içinde bulunduklarım söyleyerek. İlişkisinin bulunmadığını. İnanmadılar. O da. spekülasyon yaratmaktı.. ASALA militanı olarak gösterilmek istendiğini söyledi. . benim sevk edeceğim eroin maddesini. (. . "doğru.3 aydır Suriye'de idi.Evet Raif Denktaş. ayrıca Avrupa'da eylem birliği yapacaklarını. DDKD ile ASALA arasında işbirliği tesis ettiklerini.Tutuklandı mı. bu amaçla benim de. ASALA'yı anlatması için baskı yapılmaya başlandı.yanlış" aklına ne geldiyse anlatmaya başladı: "1981 yılının ilkbahar ayında Diyarbakır'da Demir Ote-li'nde iken Zerruh Vakıfahmetoğlu Suriye'den bana geldi. Suriye'ye kendileriyle gidip bu konuda ASALA yetkilileriyle konuşmamı. böylece işbirliğimizi geliştiririz' dedi.

"DDKD'nin rehberliğini yapan soyadını hatırlamadığım Ha-mit isimli. "BİZİ KARŞILADILAR" "Karşıya geçişte Ohannes Palancıyan. Geçtiğimiz saattin nöbetçilerin değiştiği bir saat olması lazım. Türkiye'ye giriş yaptığı yoldan Kamışlı'ya gelin. Yatsı namazına doğru Nusaybin'e vakıf olduk. Hamit ile şoför Ali samimi arkadaştırlar. örgüte ait TS tipi yeşil renkli bir Renault ile akşama doğru Nusaybin'e doğru hareket ettik. İkinci gün uçakla Diyarbakır'a geldi."Amcamın oğlu Abdullah Cantürk. Pikabın önüne 4 kişi. saçları önden dökük şahsın.3 km. Hiç asker görmedim. aslen Nusaybin'li 34. Abdullah. Yanlarında büyük Amerikan Dodge bir pikap vardı. iri yarı. Kamışlı'da bulunan teyzem ve teyzemin oğlu Ohannes Palancıyan ile görüştüm. Onları verdim. Abdullah Cantürk. Arabayı orada bırakıp yaya olarak şehrin doğusuna doğru. muhtemelen soyadı Pamukçu olan kişinin kullandığı Diyarbakır plakalı. Anlaşmalı geçtiğimizi sanıyorum. Bedros da çoktan beri akrabalarını görmemişti. Ben de Suriye istihbaratı ile münasebeti olduğunu daha önceden duymuştum. Diğerleri otele gittiler. Nusaybin kapısında babası Garo ile sık sık görülen bir kimsedir. Zerruh ile birlikte geleceğimizi söyledik. Kararlaştırdığımız gün ben. "Telefonda Ohannes Palancıyan'a. Zerruh'un ifadesine göre. Geçtiğimiz yolda herhalde mayın yoktu veya temizlenmişti. tahminen 2. Görüşmemizden birkaç gün sonra. Kamışlı'da. ben. yürüdükten sonra sınırdan geçtik. ASALA için yeterli değildi. şehrin doğusuna düşmektedir. hal hatır sorduk. Biz şehirde kendilerinden ayrılarak. Ben orada karşılarım' dedi. Evleri Kamışlı çarşısına yakın olup. Geçiş yaptığımız yerde tel örgüler yoktu veyahut kesiktiler. Halep'teki arkadaşlarını buraya çağırmaya vakit bulamadığını. 139 "Ohannes. yanında iki kişi olduğu halde bizi bekliyordu. Türkiye'den Suriye'ye . Kendilerine giderken hediyelik olarak kumaş almıştım. Ancak anladığım kadarıyla bu. Rıfat Esad'a bağlı olarak Suriye istihbaratında çalışan ASALA'nın Kamışlı temsilcisi imiş ve Türkiye ile ilgili faaliyetleri yürütü-yormuş. Zerruh ve Bedros teyzemlerin evine gittik. Tarihini kararlaştırdık. Nusaybin'in doğusunda kenarda kalan mahallede iki katlı evine gittik. Evde teyzemin kocası Garo ile konuştuk. Bedros Demirciyan ve Derikli Şer lakaplı Mahmut Pamuk-çu'nun akrabası yine Derikli Ali. birşeyler yedik. 'Zerruh'a söyle. Bana cevaben. "Ohannes Palancıyan. Neticede ben İstanbul'da bulunan Bed138 ros Demirciyan'ı arayarak kendisini çağırdım. diğerleri de arkasına bindi.35 yaşlarında sarışın. Zerruh. zaten kendilerine bu konuda ufak çapta yardımcı oluyormuş.

benimle bu işe girmek arzusunda olduklarını. Biz teyzem ve kocası Samuel Nalbantçı (kendisine Sami ve Samo da denilir) ile oturup sohbet ettik ve yemek yedik. ancak bunun gerek kalite bakımından düşük olması gerekse herkesle bu işi yapmak istemedikleri cihetle. Ben de zaten dışarıya çıkmak istemediğimi söyledim. İşlerin ne şekilde geliştiğini sordular. "Akşam birlikte konuşmamız sırasında Ohannes Palancıyan. ayrıca kendilerinin de hatırı olduğunu belirttim. Kemal Güzel ismiyle de tanınır. Ben uyuşturucu işine Ermeniler'le gireceğimi. "Eniştemin bahsettiği Setro Samisliyan ve Aram Basmacı-yan aslen Lice'li Ermeniler'dendir. hem benim kazanabileceğimi hem de kendilerinin de maddi bakımdan aynı zamanda güçleneceklerini. Bu Türkçe bilgileriyle de Suriye istihbaratına yardımcı olurlar. ASALA'nın finansmanını üstlenmiş zenginlerden biridir. bu bakımdan Kamışlı'da istenmeyen kişilerle karşılaşmanın mümkün olduğunu söyledi. benim kendilerine devamlı eroin temin edip sevketmem halinde. Samuel Nalbantçı. fakat para yönünden zayıf olduklarını. babasının bütün servetini bu örgüte harcadığını. yani teyzemin kocası Garo Palancıyan. Oğlu ise konuşmalarıyla ve Ermeniler'den gördüğü saygınlıktan anlıyorum ki. Ertesi günü Kamışlı'da geçirip bilâhare Halep'e gitmeyi planladık. otele Abdullah ve Zerruh'un yanına döndü.60 yaşlarında olup. Setro Sarnisliyan ile Aram Basmacıyan'ın da uyuşturucu işiyle meşgul olan ASALA'ya mensup kişiler olduklarını. insanın bazen kendi öz karısından dahi şüphe ettiğini. . Ohannes. 50. Rıfat Esad'a bağlı olarak çalıştıklarım belirtti. "Ertesi gün hep birlikte bazı görüşmeler yapmak için Halep'e gittik. beni teyzem Süslü'ye bıraktıktan sonra. silah eğitim kampı gibi birçok imkânlarının olduğunu. ayrıca Hafız Esad ve kardeşinin en güvendiği adamlarını Ermeniler'den oluşturduğu. kendileri dışındaki Ermeniler'in daha önceden gelip buralara yerleştiğini ve şu anda hepsinin de zengin kişiler olduğunu. Setro Sarnisliyan kuyumculuk yapar. Ermeniler'in yüzde 90'ının istihbarat işlerinde kullanıldığım.birçok kaçağın geldiğini. kendilerine karşı olanları derhal ortadan kaldırdıklarını ifade etti. militan. kendisinin de istihbarat işleriyle meşgul olduğunu. Hafız Esad'ın geniş bir casusluk teşkilatı kurduğunu. 140 Fazla kâr da istemeyeceğimi söyledim. Kendisi Suriye istihbaratı yani muhaberat tabir edilen yerle ilişkilidir. Eniştem burada her vilayetteki Ermeniler'in birleştiğini. İyi Türkçe bilirler. onun yaptığı kaçakçılığın hem çok uğraştırıcı hem de az kârlı olduğunu. Kendileri bizim ne sebeple geldiğimizi bilmiyorlardı. ismi Misag Samisliyan olan bu gencin aynı zamanda babasıyla birlikte kuyumculuk da yaptığını. riskine karşılık fazla kâr bırakmadığını söyledi. "Ohannes Palancıyan'ın babası Garo. mühendis olarak mezun olduğunu. kendisinin Amerika'da tahsil görüp. herkesin kendi adamlarına yardım ettiğini. diğer taraftan Kamış-lı'daki teyzem Sato'nun kızıyla da evli olduğunu söyledi. Her ikisi de Suriye'de bulunan Diyarbakırlı Ermenilerin Büyüğü sayılırlar.. Setro Samisliyan'ın oğlunun ASALA'nın başlarından bir kimse olduğunu. zaten buraya bu iş için geldiğimi. DDKD'nin buradaki ve Avrupa'daki adamlarına daha etkili bir şekilde yardımcı olabileceklerini söyledi. Ohannes bu arada Abdullah'a. kendilerinin esasında eroin temin edebildiklerini. Konuşma sırasında eniştem.

Ohannes Palancıyan kendilerine çeki düzen vererek toparlandılar. Halep. Senin yardımın halinde senin arkadaşların nerede kalmak isterlerse onlara bakarız. Nerede isterlerse orada kalabilirler. Kendisiyle tanıştım. "BİZ SENİNLE AKRABAYIZ" "Konuşmalar devam ederken. İki araba halinde teyzemlere gittik. Bizim sana ihtiyacımız var. Onlarda bizi bekliyor141 lardı. "Yazıhane takriben otelden l km. herşeyle-rini örgütsel faaliyete yatırdığını ifade ederek.) Yazıhanesi binanın birinci katında idi ve katın tamamı kendisine aitti. Bilâhare eniştem ve Bedros ile birlikte diğerlerinin bulunduğu otele gittik. oğlu Misag Sarnisliyan da büroya geldi. Kuyumcu dükkânında fazla oturmadığını. Bedros'u ise uzun süreden beri gitmemesine rağmen tanıdı. Onun gelmesi ile birlikte orada bulunan Ermeni-ler'in hepsi. İlk arabayı Ohannes. Konuşmalarımız sırasında benim DDKD ile işbirliği içinde olup olmadığımı sordu. diğerini yani kahverengi 280 model Suriye . Kahvaltılarımızı yaptık. Kendisi bana bu hususa sevindiğini. hattâ Avrupa'da bile hakkımızda bahsedildiğini söyledi. yani babası. Bizi tanıştırdılar. Çay içmemizden sonra hep birlikte kendi yazıhanesine gittik. Daha sonra Ohannes Palancıyan yanımızdan ayrılarak Setro Sarnisliyan'a gitti.. daha çok burada ithalat. kendisinin de yarın Halep'e geleceğini ve bu konuları ertesi günü hep birlikte konuşmanın yararlı olduğunu söylediler. Onlara da bu suretle hem iş yaptırır. Beni ilk kez görüyordu. Kamışlı. "Daha sonra Şam'dan Aram Basmacıyan'ı da çağırdıklarını. Kıbrıs ve Yunanistan'da yerlerimiz var. Avrupa'da bir142 çok adamımız mevcut. 'bu masraflara çeşme olsa dayanamaz' dedi. İş yaptırmaktan kastı kaçakçılık yaptırmaktı.(. DDKD'yi para yönünden desteklediğimi söyledim. hem de geçimlerini temin ederiz" dedi. evde yemek hazırladıklarım belirterek bizi hep birlikte yemeğe davet etti. uzaklıkta ve otelin önünden geçen ana cadde üzerinde idi. benim büyük çapta eroin işi yaptığımı duyduğunu. Beyrut. bizim Şam. "O akşamı yemek ve sohbetle geçirdikten sonra sabah kalktık. teyzemin kocası Samuel. ayrıca senin arkadaşların ve mensup olduğun örgütle de beraberiz. Ve bir müddet sonra birlikte geri döndüler.ASALA'nın üst düzeyde bir yetkilisiydi. Eniştem Samuel. Aslen Liceli olan diğer kişi yani Aram Basmacıyan da Ermeniler arasında saygı gören kişilerden biridir. Vaktini bu yazıhanede geçirdiğini ve gelen gideni misafir ettiğini belirtti.ihracaat işleri yaptığını söyledi. Aynı zamanda uyuşturucu trafiğini de idare eder. Daha sonra Şam'a Aram Basma-cıyan'a telefon ederek onu Halep'e çağırdı. 'Biz senin ile zaten akrabayız. Görüşmemiz sırasında oğlunun para yönünden çok masraf yaptığını..

Kendileriyle irtibatı Abdullah Cantürk'ün sağlayacağını söyledim. ASALA'ya da yardım ediyoruz' dediler. adamlarım vasıtasıyla Kamışlı'ya kadar teslim etmek ve orada parayı almaktı. O akşam Ohannes.. öğle yemeğimizi dışarıda değil yazıhanede yiyelim diye kararlaştırdık. saçları dökülmüş bir adamdı. Akşam yemeği için Setro Sarnisliyan bizi yemeğe davet etti. Ancak benden istedikleri hem kaliteli eroin. Bu anlaşmaya göre benim görevim eroini temin edip. esmer tenli. Biz ise teyzemlerde bir müddet kaldıktan sonra. Zerruh ve Abdullah'ı almaya niyetimiz vardı.. ilgileniyoruz. Kendisi 50 yaşlarında. Ayrıca mücadelelerine devam edeceğini. kendilerini bazı yandaş ülkelerin de desteklediğini söyledi. 'Biz Diyarbakır'dan kim geliyorsa meşgul oluyor.. Bana. 'senin zaten misafirin geliyor. kendilerinin de paramı göndereceklerini söylediler. Hep beraber Setro Sar-nisliyan'ın evine gittik. büyük bir haksızlığa maruz kaldıklarını söyledi. O geceyi evde geçirdikten sonra sabahleyin yine otele arkadaşların yanına gittik.) 143 "Gündüz içki içmeyeceğimize göre. Akşam yemeğimizi yedik. Ancak. Ve yürüyerek otele gittik. Misag Sarnisliyanlar'a yani kızkardeşinin evine gitti. Abdullah ve Zerruh'u otellerine götürüp bıraktı. yarın senin misafirin olurlar' dedi. görmek istiyorum' demiştim. Eniştem ise. hem de bunun normal bir fiyatla kendilerine devredil-mesiydi. Türkiye'de hiçbir zaman huzur olmayacağını. Abdullah ve Zerruh otele gideceklerini söyleyerek ayrıldılar. Bu arada Zerruh. 'bu ticaretten DDKD'lilere birşey verilecek midir?' diye sordu. içtik.. Bu nedenle kendisini . "Bana eroin yollamamın karşılığında. isteyecekleri miktarda eroini Ka-mışlı'da kendilerine teslim edeceğimi belirttim. bugün benim misafirlerime karışma. hem de iş konuştuk.. 'senin de bize bu katkın olsun' dediler. Öğle yemeğini yedikten sonra kahvelerimizi içtik. Tekliflerini kabul ettiğimi belirterek. Uyuşturucuyu Kamışlı'ya teslime kadar sorumluluk üstlendiğimi de belirttim.) "Akşam üstü kalkıp Bedros ve eniştem ile birlikte otele gittik. Talabani'yi sorduğunu ve Şam'da olmadığını söyledi. Hep birlikte babasının yazıhanesine gittik. Bu suretle yemeğimiz yazıhaneye geldi ve hep beraber yedik. Misag da gelmişti.) "Halep'ten gelirken yolda Zerruh'a. sabahleyin erken kalktığını. Uzun bir bekleyişten sonra geldiler. Yemeklerimizi yedik. Aram Samancıyan da orada idi. Daha sonra teyzemin kocası. 'Şam'a gittiğimizde beni Celal Talabani ile tanıştır. Halep'i zaten bildikleri için gezmeye çıkmışlardı. Otelde bir müddet dinledikten sonra akşama doğru lobide toplandık. Kabul etti ve oğlu ile birlikte evden ayrıldılar. Daha sonra bir müddet daha oturup nasıl olsa akşam yemeğinde beraber olacağımızdan. onları da alarak teyzemin küçük kızının evine misafirliğe gittik. (. dinlenmek için izin istedik. Ancak dışarıda olduklarını öğrendik ve bir süre kendilerini bekledik. ondan sonra hem içkimizi içip.plakalı Mercedes'i Misag Sarnisliyan kullanıyordu. (. Öğleye doğru uykudan uyandım. Ben Mi-sag'ın arabasıyla gittim. 'tabiatıyla verilecektir' dedi.. eroini en kısa zamanda paraya çevirmelerini istedim. Misag da bizi almaya gelmişti. Misag. belden kambur yani eğik. Misag burada kendilerinin öldürüldüklerini. Daha sonra Ohannes. (. Gençlerimize de. Onları da alarak birlikte teyzemlere gittik. Burada konuşmalar yine siyasete döndü. memleketlerinden sürüldüklerini. uzun yüzlü. Lobiye indiğimde Zerruh.

30 günlük süreye ek 15 gün daha istediler. hazır lokma bekleyen tipler olduklarını söyledi. hepsi Türk'müş! Zaten Abdullah Cantürk'ü toplantıya çağırmamışlar. 145 BABALAR TOPLANTISI Behçet Cantürk'ten bu kez. ASALA'nın Kapalıçarşı eylemini nasıl gerçekleştirdiğini anlatmasını istediler. teyzesinin çocuğu Ohannes Palancıyan.. Aram'a ait çok lüks yazıhanesine gittik.. Konuşmalar sırasında yeğeni Haya. çok memnundu. 144 "Zerruh'la. Samuel Nalbantçı. saçlarını arkaya doğru taramış.(. kendisini ölüme atmalıdır ki. "Aram Basmacıyan esasında döviz kaçakçısıdır.. Ancak parayı Şam'da vermeyeceğini. gür bıyıklı biriydi. Suriye. Adının Haya Basmacıyan olduğunu söyledi. Başladı anlatmaya: "12 Eylül harekâtından üç. teyzelerinin kocaları Garo Palan-cıyan. sarışın. Onun bana anlattığına göre. Türklerden başka. 'kendisi ile artık çok birlikte olacağız' dedi.. MİT. sesini duyursun' şeklinde konuştu. Bizim gelişimizden haberi vardı. Çok fazla miktarda gayrimenkul sahibidir. 25 yaşlarında. Anlattı. Kürtlerin gevşek davrandıklarını. İtalyan uyruklu kaçakçılar da varmış. . 'Bir millet. kuzenlerinin kocaları Misag Sarnisliyan ve soyadını bilmediği Agop. Bütün akrabalarını. Ayrıca Bulgaristan'da kaçakçılık yapan bazı şirket yöneticileri de toplantıda hazır bulunmuşlar. "Toplantıda. toplantıya katılanlardan Fikri Kocakerim ile Doğan Çelik bu toplantıyı bana anlattılar. anlattı. 1981 yılında İsviçre'ye yapmış olduğum gezi sırasında. Ka-mışlı'da Garo Palancıyan'a havale çıkaracağını. toplantıya davetli olmadığı halde.dört ay sonra Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da Vitoşa Oteli'nde "Babalar toplantısı" yapıldı. Bütün malzemeleri İtalyan ve Fransız malıydı. Zira Zerruh Suriye'de kalacağını kendilerine belirtmişti.tanımak istediğim halde bu imkâna sahip olmadım. Biz yazıhaneye gittiğimizde birkaç genç oturuyordu. Zer-ruh'u göstererek. kalan diğer kısmını ise sonra ödeyeceğini söyledi. uzun boylu. Ayrıca amcaoğlu Abdullah Cantürk. Kendisi eroin ile ilgili olarak bana 10 milyon lira vereceğini. Binanın giriş katı yazıhane haline getirilmişti. Arnavutluk.)" Behçet Cantürk ara vermeden hergün konuştu. toplantıya katılanların çoğunluğu Karadenizli olmak üzere. içinin çok lüks olması insanı şaşırtıyordu. Enis Karaduman'ın misafiri olarak Sofya'ya gitti. Bunlardan biri Aram'ın kardeşinin oğluydu. annesinin amcaoğlu Bedros Demirciyan'ı ASALA militanı yaptı!. Anladığım kadarıyla Halep'te yaptığımız konuşmaları da biliyordu. anlattı. Dıştan farkedilmemekle birlikte. Garo'nun bunu Türk parasına çevirip bize vereceğini söyledi.

* Suphi Aşçıoğlu: Döviz ve kimyevi madde kaçakçısıdır. Oflu İsmail'in yakın adamıdır. En son duyduğuma göre pırlanta işine girmiş. * Hikmet Sevcan: Silah ve eroin işine bakar. Oflu İsmail'in eroin satış bölgesi Hollanda'dır. * Şaban Vezir: Suriyeli büyük kaçakçıdır. Silah kaçakçısıdır. Karadeniz bölgesi sorumlu sudur. * Bekir Çelenk: Tanınmış kaçakçıdır. uyuşturucu madde kaçakçısıdır. Amcaoğlu Abdullah Cantürk ile birlikte çalışırlar. * Ahmet Uğurlu: Toplantıya Uğurlu ailesi adına katılmış. Türkiye'de adam vurmaktan aran maktadır. Bulgaristan'da . Daha önce silah kaçakçılığı yapardı. "Toplantıya şu şahıslar katılmış. * Enis Karaduman: Eroin işine bakar. * Ali Açmak: Silah kaçakçısıdır. Silah kaçakçısıdır. Kardeşi İsmail Çelik ile birlikte çalışır. * Fikri Kocakerirn: Uğurlu ailesinin adamıdır. * Hasan Conkara: Topal Hasan diye bilinir. Oflu lakabıyla tanınan İsmail Hacısüleymanoğlu yönetmiş. * Hikmet Uzun: Osman Cevahiroğlu'nun kaçakçılık ortağı dır. Trafiği o yönetir. İstanbul Londra asfaltında Sevcan tesislerinin sahibidir. Silah kaçakçısı dır. 146 * Doğan Çelik: Karadenizlidir. Karadenizli. * İlhan Sağlamer: Samsunludur. Yani Hollanda'ya giden uyuşturucu trafiğini idare eder.Toplantıyı.

bunlara destek olunmasını. 1981 yılı Zürih seyahatim sırasında Sarı Avni bu olayı bana anlattı. Oflu İsmail'in adamları Zürih'te Sarı Avni'nin yemek yediği lokantaya giderek kasıtlı olay çıkarıyorlar. toplantıya çağrılmış ama gitmemiştir. Bulgaristan'ı terletmişler. Esas gayenin.3 gün sürmüş. ancak toplantı bittikten sonra. Kartal/Maltepe'de oturur. Ama gün gelir tek başına kalır' demiş. Bu kez toplantıya az kişi katılmış. 'Kendisini çağırdık. Bulgarlar'ın bütün kaçakçıları bünyesinde toplayarak. ancak davete uymadı. Dündar Kılıç'ın ortağıdır. Rahat para kazandığı için kimseyi düşünmüyor. * Ayrıca Antepli Sayar ve Çil ailesinden de bir temsilci top lantıya katılmıştır. olayın yanlışlıkla meydana geldiğini. Ayrıca Türkiye'den kaçıp Avrupa ülkelerinde perişan olan. Amaçlarının bizim işlerimizden hisse almak olduğunu söyledi. Oflu İsmail'in Bulgaristan'ın bir aske147 ri gibi hareket ettiğini anlamış. telefonla Sarı Avni'yi arayarak. Malte-peli Doğan. Irak ve diğer Ortadoğu ülkelerinde pazar bulunması konusu ele alınmış. kimyevi madde kaçakçılığına dönülmesi teklif edilmiş. birçok kaçakçının bulunduğunu. Dündar Kılıç'ın adamlarından dır. "Aslında toplantı Bulgaristan hükümetinin isteği üzerine olmuş. Ayrıca İran. kendisinden ve benden özür dilemiş. bir yanlış anlaşılma olduğunu söylemiş. İstanbul piyasasını elinde tutar. orada kalmak isteyenler bile. dünya çapında bir kaçakçılık organizasyonu kurmak olduğunu anlamışlar. Ön plana Oflu İsmail'i çıkarmışlar. Malatyalı Hüseyin Gencer. Sarı Avni'ye yaptıklarının aynısını kendilerine yaptım. kolektif olarak yönetmeyi önermiş. tüm işleri tek merkezden. Kendilerine hakarette bulunarak. aslen Trabzonludur. paralarını Bulgar bankalarına yatırmalarını. Çünkü herkes. Zaten Oflu İsmail toplantıda Bulgaristan hükümetinin temsilcisi gibi konuşmuş. birlikte hareket etmek gerektiğini söylemiş. Avni'nin ağzına silah namlusu sokuyorlar. Bu olayı yapanlar Enis Karaduman ile İstanbul'da Klüp 33 cinayetinin faili olarak aranan Erzurumlu Oktay Yıldırımer. Erdoğan Aslan. "Bu toplantıdan bir müddet sonra. Oflu İsmail (Hacısü-leymanoğlu). "1982 ve 83 yılında Bulgaristan'da yine Babalar toplantısı olmuş. Türkiye'ye dönüşümde bu şahısları bir gece kulübünde buldum. Türkiye'ye gelen sigaraların baş bayisidir. Bilâhare Oflu İsmail. * Avni Karadurmuş. .ikamet eder. Tüm kaçakçıların Bulgaristan'a yerleşmelerini. Dündar Kılıç. "Toplantı 2. Kaçak sigarayı deniz yoluyla getirir. Sarı Avni'yi örnek göstermiş.Türkiye'de askeri harekât olduğu için dikkatli olunması gerektiği. "Toplantıda babalar hemfikir görünmüşler. kendisine Kasımpaşalı Erdoğan denir.

kendilerinden pırlanta almaya mecbur bırakmışlar. Kapalıçarşı esnafını. Daha sonra. "Ayrıca Kapalıçarşı'ya el atılması. altın işinin Yahudiler'den. biz Behçet Cantürk'ün "anlatımlarına" dönelim: 148 KAPALIÇARŞI ESNAFINA TEHDİT "Son toplantıda. kendisine ortak olmak istediğimi söyledim. Bu tarihten sonra Sait Koç'un yaptığı işlere Para vermek suretiyle hisseli girdim. kendi güçlerince para vermek suretiyle altın ve pırlanta kaçakçılığına katılırlar. Kendisinin altın ve pırlanta kaçakçılığı yaptığını duymuştum.82 yılları arasında Bulgaristan'da görev yaptı. Ayrıca Şehmuz Tatlıcı da bu konuyu anlatmış. Hüseyin Gencer oğluna kuyumcu dükkânı açtırmıştı. Oflu İsmail biliyorsunuzdur. Türkiye'deki sigara işinin tekellerine alınması. Maltepeli Doğan ve Kasımpaşalı Erdoğan Aslan sigara işine el atıp. Türkiye'ye gelen sigaraları idare ettiler. Dündar Kılıç'ın kızkardeşi ile evlidir." Araya girip bir anımsatma yapmakta yarar var. Kaçakçıların içine kadar sızdı. Teklifimi kabul etti. 1980. "Sait Koç'u 1980 yılından beri tanırım. Midyatlı Süryaniler. Diyarbakır ve Mardin grubunun Kapalıçarşı'daki en büyük kaçakçısı ve temsilcisi Sait Koç'tur. "Kapalıçarşı'da pırlanta ve altın kaçakçılığını üç grup elinde tutmaktadır: Kilisliler. Behçet Can-türk'ü sorgulayan MİT görevlisi Mehmet Eymür. Tanışmamızı Diyarbakırlı Ali Kahraman sağladı. yoksa sorguda öğrendikleri miydi? Neyse.Sigaralar Bulgaristan'dan Oflu İsmail tarafından yollanır. 1981 yılında Sait Koç ile görüşüp. "Türkiye'ye dönüşlerinde. Ancak 1981 yılında kendisiyle samimiyetimiz olmuştur. Diyarbakırlı Şehmuz Tatlıcı vasıtasıyla samimi olduk. Kendi ihtiyaçları altın 149 . bazı kişileri tehdit etmeye başladılar. Mardinli. Dündar Kılıç ve Hüseyin Gencer ise Kapalıçarşı'da faaliyet göstererek. beraber iş yaptıklarını söylemişti. Behçet Cantürk'ün kendi bilgileri mi. Ermeniler'den ve Kilisliler'den alınması konuşulmuş. "Sait Koç'a. Kapalıçarşı'da bulunan Mardin/Midyat ve Diyarbakırlı kuyumcular. Diyarbakırlı Ermeniler ve Yahudiler. Süryaniler ile Ermeniler ortak iş yaparlar. sigara kaçakçılığının başkaları tarafından yapılması halinde o kişilere gereken kötülüklerin yapılması karan alınmış. Anlatılanlar. Kapalıçarşı'da pırlanta.

. O anda Faruk da yazıhanemde bulunuyordu. Hep birlikte yazıhanemin karşısındaki ve Divan Oteli'nin yanındaki Suvis Pub'a "Yemekten sonra Bedros. kıvırcık saçlı. Sait Koç'a adamlarını göndererek. "Sait Koç Avrupa ülkeleri ile çalışır. Dündar Kılıç'ın yaptığı tüm baskıları anlattı. Bunlar Türkiye'ye zulalı otobüslerle sokulur.. "Kalyon Oteli'ndeki bu görüşme. Ben ve Sait Koç bunu uygun gördük.(. o da . Faruk'un. Kapalıçarşı eyleminden tam bir ay önceydi. tahminen 25 yaşlarında. ince bıyıklı. Bedros da beni arayarak. sokanı duydukları takdirde öldüreceklerini söylediğini aktardı. yakında bir misafiri Türkiye'ye göndereceğini söylediğini ve misafirin daha sonra Faruk ile buluşturulacağım belirtti. Behçet'e söyle. bu durumu tanıdığım bazı arkadaşlara anlatmış. yazıhaneye döndüm. Ertesi günü yine aynı kişilerle. Sait Koç hisseleri dağıttıktan sonra. Eylemden önce. Ben Kapalıçarşı'daki esnafı koruyan ve onları himaye eden bir kişiyim. O tarihlerde. Faruk ve misafir birlikte Kapalı-çarşı'ya gittiler. Kapalıçarşı esnafının otobüsleri de vardır. 'DDKD ve ASALA. Şişli Osmanbey'de Nar Pastanesi ile Çarşaf İş Mağazası arasında bir apartmanın sekizinci katını bu işler için kullanıyorlardı. Sait Koç. "Dündar Kılıç.) Kapalı-çarşı eyleminden 3 gün kadar önce. Kapalıçarşı'daki gayrimüslimleri korumak için bir eylem yapacak' bilgisinin. Faruk. Zaman öğle saatiydi. Durum bana intikal etti. Avrupa'ya çalışan otobüs firmaları içinde. atletik yapılı ve spor giyimli bir gençti.) "Olay sabahı Faruk. Dündar Kılıç'ın bu tehdidini duyan. Burada Sait Koç. Tanışmamızda adının Nubar Sivasyan olduğunu söyledi. Bir süre sonra Bedros ve misafir taksiyle geldiler. Bu eylemi Kapa-lıçarşı'da yaptıralım' dedi. Düzgün Türkçe konuşuyordu.(. hiçbir gayrimüslimin Kapalıçarşı'ya iğne dahi sokamayacağını. Nubar Sivasyan'ı nereye götürdüğünü bilmiyorum. işleyip kendi dükkânında satar. Bedros'a uğramış ve 'Bugün Kapalıçar-şı' ya gitme. öğleyin Kalyon Oteli'nde buluştuk. Gelen misafir esmer.. Türkiye'de ortak bir eylem yapacaktı. misafirin geldiğim ve bana getireceğini söyledi. caddede. Örgüt evine götürdüğünü tahmin ediyorum. bundan böyle Kapalıçarşı'ya pırlanta ve altınların kendileri tarafından verileceğini söylemiş. Türkiye'ye ne zaman geldiğini bilmiyorum. Faruk Vakıfahmetoğlu lafa girdi. eylemin Kapalıçarşı'da yapılacağı sözünü verdiklerini söyle150 "Eylemden bir hafta kadar önce Bedros Demirciyan yazıha-neme geldi. gerekli kişilerle görüştüğünü. Zerruh'un gönderdiği misafir. Kendisini yurtdışından Zerruh'un aradığını. Taşları Belçika'dan alır. Dündar Kı-lıç'ın.ve pırlantayı maliyetine alırlar. diğer taşları. Bedros ve misafiri beklemeye başladık. Dündar Kılıç'ın kulağına gitmesinin de yararlı olacağını konuştuk. Bu sebeble Sait Koç'a yapılmış bir tehdit bana yapılmış demektir. uzun boylu. Bedros'un dükkânına gelerek Bedros'u bulmuş. kalan kısmın bir bölümünü piyasaya sürer. bundan böyle kendisinden habersiz. "Toplantıya benim çağırdığım DDKD'li Faruk Vakıfahme-toğlu ve Sait Koç ile birlikte Kalyon Oteli'ne gittik.. 'ASALA ile DDKD. Ben gitmedim. Büronun kalabalık oluşu nedeniyle aşağı kapıya inerek. İsviçre ve İngiltere'den altın temin eder. Yine Belçika.

Ben de atladım. Mehmet Baykara'nın düşüncesi ise. Behçet Cantürk. Zerruh Vakıfahmetoğlu'nün kardeşi olmam ve DDKD'nin üst düzey yöneticisi olmam nedeniyle beni tercih etti sanıyorum. Bu kez. Bu arada benim de büyük miktarda para kazanabileceğimi. Yazıhanesine çağırdı. Bürosuna gittik. Bana Kapalıçarşı'da bulunan Sait Koç'tan ve ona yapılan baskılardan bahsetti. İFADELER BENZİYOR! Faruk Vakıfahmetoğlu işkence altında şu ifadeyi verdi: "Behçet Cantürk birgün bana telefon etti. Kapalıçarşı eylemini . Sait Koç. Kapalıçarşı'da bana kuyumcu dükkânı bile açacağını belirtti. Mardin Nakliyat'tan kiralanan. Behçet gelince hep birlikte Kalyon Oteli'ne gittik.) Daha sonra Sait Koç ile dükkânında buluştuk... O gün(15) olay meydana geldi. olayın kendi dükkânlarının aşağısında olmasını istemiş. ama iyi bilen bir arkadaşımın olduğunu söyledim. Otomobili Behçet Cantürk'ün şoförü kullanıyordu. Bilâhare buradan Suriye'ye kaçırılacaktı.. DDKD/KİP örgütünün varlığını sürdürdüğünü kamuoyuna duyurmaktı. çarşının tek patronunun kendisi olacağını. olaya siyasi bir anlam vermek. Eylemden bir gün sonra ise. Eğer Kapalıçarşı'daki kuyumculara gözdağı verilirse." Behçet Cantürk'ün. MiT'te söylediklerinin ne kadarı doğruydu? Bunu. İstanbul'u iyi bilmediğimi. Bu tanıdığım kişi avukat Mehmet Celal Baykara idi. daha sonra yargılanacağı mahkemeler ortaya çıkaracaktı. siyasi bir kazanç sağlamaktı. Behçet Cantürk'ün davası ise. Böyle bir eylem olacağını aklıma bile getirmemiştim. soygunvari ufak tefek bir faaliyet yapılacak zannetmiştim.(. ev eşyası yüklü bir kamyonla Mardin'e gönderilecekti. "Ben eylem yapacaklarından kasıt olarak. yanına gittim. Hülya isimli kuyumcu dükkânının sahibi Diyarbakırlı Sait Koç. Gedikpaşa istikametine doğru kaçacaktı. (. Kapıkule'deki bir kaçakçılık olayı nedeniyle daha önce gözaltında alınmıştı.)" Kapalıçarşı'da. Nubar Sivasyan. Bedros gelip bana durumu anlattı. Sait Koç yolda arabadan indi. yazıhanede Mehmet Baykara ile uzun uzun konuştu.gitmesin' demiş. Aslında ben ola152 ya menfaat açısından bakmıştım. bu sayede örgütün de maddi olarak her imkâna sahip olacağını söyledi. İstanbul'da bir numaralı baba olmaktı. Ancak Behçet Cantürk'ün ifadelerinden sonra Faruk Vakıfahmetoğlu da gözaltına alındı. Mehmet Baykara olaya sadece babalar davası nedeniyle yardım edemeyeceğini söyledi. "Benden düşüncemi sordular.. Eğer kaçması mümkün olsaydı. yakalanacağını anlayınca el bombasının pimini çekip intihar etmiş. Beyazıt'ın Sultanahmet'e giden kapısından çarşıyı terk edip. Dündar Kılıç'ın etkisini silmekti.

Yani Faruk'u ciddiye almadım. Kendisinin örgütsel bir yönü olduğunu bilmiyordum. kendilerinin kabadayı olmalarına rağmen böyle işleri çevireme-diklerini ve benim (Sait Koç'un) nasıl böyle bir iş yapabildiğimi toplantıda söylemiş. Halaoğlu Yılmaz. İbrahim'e söyledin' deyip başından geçenleri anlattı. Yılmaz'ın bunu bana bildirmesi üzerine.... Dündar Kılıç'ın pırlanta kaçakçılığı konusunda bir toplantı yaptığını. 'Niye sana anlattıklarımı. Dündar Kılıç Kapalıçarşı'ya girerse. MİT FEZLEKESİ . Faruk Vakı-fahmetoğlu. 'Beni teselli etmek ve kendilerini büyük göstermek için böyle konuşuyorlar' diye düşündüm. İbrahim'in de içkide bulunduğu Dündar Kılıç'ın bir ekibi tarafından Harami-dere'ye götürülmüş. Sonra Behçet geldi. Ciddiydiler. Ya kavga ederler veya birkaç el silah atarlar' sandım.. İşin aslını sordum. küçücük bir paketin 5. Yılmaz benim yanıma gelerek. (. "Ben bu gelişmelerden rahatsız oldum. Hep birlikte 153 Kalyon Oteli'ne gittik.anlatması istendi. 'Gerekirse Kapalıçarşı'da eylem yaparız' dedi.. Ben kendi kendime. Anlattı: "Bana birgün halamın oğlu Yılmaz Özboyacı gelerek. astsubaylıktan ayrılma İbrahim isimli bir şahıs da katılmış. Sait Koç. bu işe hakim olacağız ve çarşıdan payımıza düşeni alacağız' şeklinde konuşmuş. Vekin Aktan'a ve Bozo İsmail'e konuyu açtım. O anda böyle bir olayın yapılacağını ciddiye almadım. Günlerce süren ızdıraplı günlerin sonuna gelinmişti. Sonra olaydan Behçet Cantürk'ün de haberi olmuş. telefonla İbrahim'i aradım. 'Böyle bir olay kesinlikle yok' dedi.) 19 Ağustos 1984 günü Behçet Cantürk ile Sait Koç. 13 Ekim 1984 tarihinde ise Behçet Cantürk. dükkânıma çağırdım. Hem yemek yiyip hem konuştuk. Yaşar Demirel ve Mehmet Celal Baykara MiT'te yüzleştirildiler. Hattâ bir de tokat atmışlar.. Ertesi gün Kalyon Oteli'nde yine buluştuk. Sanıyorum Behçet Cantürk göndermişti. MİT aldığı ifadeleri toparlayarak bir fezleke hazırladı.. 'Çarşıya girip. Behçet'in adamları ona karşı eylem yaparlar. Bu toplantıya halaoğlu Yılmaz'ın arkadaşı. Şehmuz Tatlıcı'ya. benim olayı anlatmam üzerine. Kendisini daha önceden tanıyordum ama fazla bir münasebetimiz yoktu. toplantıda. Söylediklerinin doğru olduğunu belirttiler. Meğer çok büyük bir eylem düşünmüşler.10 milyon lira ettiğini. 'Merak etme biz konuyla ilgileneceğiz' dedi. Ben Faruk'un önemli biri olduğunu tahmin etmeyip. Faruk. 'Herhalde. Orada kendisini tehdit edip yüzüne tükür-müşler. Telefonla beni aradı. "Faruk o gün benim dükkânıma geldi.. "Aradan birkaç gün geçti. ASALA veya DDKD gibi bir örgütten bahsedildiğini ben duymadım. konuyu hep Behçet'e anlattım.

02. 8 Temmuz 1980 tarihinde çekilmiş bir fotoğrafta.11. Behçet Cantürk ve yandaşlarının faaliyeti.10. ideolojik yanı ağır basan organize bir harekettir. Türkiye'yi parçalamayı amaçlayan.02254/215246. yurdumuzun güvenliğini tehlikeye atacak nitelikte illegal faaliyetler içine girmişlerdir. İstanbul.160563 sayılı) yazısı ile Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'ndan yardım istiyordu: "Behçet Cantürk'ün ifadesinde belirttiği hususlarla ilgili olarak. Behçet Cantürk ve diğerlerinin suçlu olduğudur. 24 Tem-muz'da ise Lice'deki eroin faaliyetlerini yazmıştı! MiT'in bir başka delili ise. "Mahalli güvenlik kuvvetlerimizin. mahalli güvenlik kuvvetleri ile koordineli olarak operas-yonel çalışmalara başlanması hususunda gerekli talimat verilmiştir. ASALA bağlantısını. 13 Ağustos 1984 tarihli (01.160839) "Behçet Cantürk ve diğer sanıklar. Behçet Cantürk'ün 17 Temmuz 1984 tarihinde kendi el yazısı ile kaleme aldığı kaçakçıların isim listesi ve yaptıkları işlerin anlatıldığı ifade vardı. MiT'in. Behçet Cantürk'e (yıllar geçse de hiç değişmeyecek) bakışını ortaya koyuyordu: ( Sayı: 01. Behçet Cantürk'ü 47 gün sorguluyor..254/215313. çeşitli zamanlarda gizli olarak çektiği Behçet Cantürk fotoğraflarıydı.Mehmet Eymür imzasıyla hazırlanan fezleke. Ortaya suçlu olduğuna dair işkencede alınan ifadeler dışında bir tek kanıt çıkaramıyor. Ankara ve Diyarbakır Bölge Daire Başkanlıklarımıza. Ancak soruşturmayı yapanların kesin kanaati. yalın bir kaçakçılık olayının çok üstünde olup.11." MİT. DELİL ARANIYOR MİT Müsteşarı Korgeneral Burhanettin Bigalı.." Mehmet Eymür hazırladığı fezlekede. 22 Temmuz 1984 tarihindeki Suriye gezisini. bundan sonra ne gibi gelişmeler olacağını sanki bilmektedir: 154 "Sanık Behçet Cantürk ve suç ortakları adli safhada bazı hukuki imkânları ve geniş maddi güçlerini kullanacaklardır. Sarı Avni. Behçet Cantürk ve Albay Ali İhsan Cesur birlikte görülüyordu.10. Behçet Cantürk. Mahkemeye sunduğu tek delil. "MİT elemanlarının düşüncesi!" Deliller arasında. yine kendi el yazısı ile. Bölge Daire Başkanlıklarımızla koordineli bir şekilde operasyonel çalışmalara geçe155 .

AĞABEY YAKALANIYOR Tarih 30 Eylül 1984. olduğu ve bu Apt.bilmesi için gerekli emirlerin verilmesini takdirlerinize arz ederim. "Uyuşturucu madde kaçakçılığından yakalanan ve halen Ankara Mamak Askeri Cezaevi'nde tutuklu bulunan Behçet Can-türk'ün. suç teşkil edecek herhangi bir eşyaya veya maddeye rastlanılmamıştır.) "Operasyon Büro Amiri Başkomiser Ahmet Geçer'in. metal arama dedektörü ile ayrıca kazmak suretiyle iyi bir şekilde arama yapıldı. 16 Ağustos 1984 günü tespit edilerek. Daire 8'de Diyarbakır Lice Sermez Köyü nüfusuna kayıtlı Tahir oğlu 1943 yılında Maile'den olma Hamit Mazıcıyan isimli Türk tebalı Ermeni şahısların oturdukları tespit edilmiş. Sermez Köyü nüfusuna kayıtlı Sardun oğlu 1937 yılında Asiye'den olma Nuri Mazıcıyan. . Ankara'dan. "Behçet Cantürk'ün kendisine ait elde kalan bazmorfin ve eroinin Lice ilçesi Nergizi mezrasında Mehmet Ölmez'e (Özsu-cu) ait gömde sakladığı ve basit kroki ile belirtildiği yerde. Sonunda Nizamet-tin Cantürk'ü de ele geçirdi." Komiser Yardımcısı A. Suç teşkil edecek herhangi bir eşyaya rastlanılmadı. Kemal Bozlar amirliğinde bir ekip. 20 Ağustos 1984 tarihli rapor ile Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Daire Harekât Başkanlığı'na bağlı Narkotik Şube Mü-dürlüğü'ne verdi.. topladığı delilleri.nın tüm katlarında. kendisine ait silahların Kamil Dakman isimli şahıs tarafından saklandığını belirttiği. 156 Mısırlı Mahallesi Köprülü Sokak 4 sayılı Apt. Cantürklerin peşini bırakmıyordu. Diyarbakır ili Lice ilçesi ve çevresinde arama yapması için bölgeye gönderildi. 14 Ağustos 1984 günü saat 10. Daire 3'te Diyarbakır ili Lice ilçesi nüfusuna kayıtlı Tabir ve Nable'den 1947'de olma Kamil Mazıcı-yan. Daire 7'de Diyarbakır Lice.) şüphe edilen yerler ve mezranın 500 metrelik civarında. Behçet Cantürk gözaltına almalı tam beş ay oldu." Polis. yöreye götürülmemiş"ti.. Şirin Özsucu ile tarlada çalıştırdığı Aziz Bozkuş ve Mehmet Çelik isimli şahıslardan istifade edilerek.. Mehmet Özsucu'nun oğlu M. 06 A 1343 plakalı Wolkswagen minibüs ile Diyarbakır çevresinde araştırma yapan ekip. Lice ilçesi Tepe Köyü'nün Dak-manlara ait mezrasında (. Nizamettin ve Azet Cantürk isimli şahısların saklandıkları yer. aynı gün saat 01. kazma. aramalar sonucu aranan kişilere ve suç teşkil edecek herhangi bir eşyaya rastlanılmamıştır.00 sıralarında verdiği telefon notu ve talimatları gereğince. metal arama dedektörü ile işaretlenen yerler ile 2 bin metrekare kadar arazi üzerinde yapılan aramada.. (. "güvenlik açısından sakıncalı görüldüğünden.00 den sonra yapılan soruşturma ve aramada. Behçet Cantürk.

Telefon açıp tehdit ettim. kırıp içeri girdiler. polislerin apartmana girdiğini gördüm. bizim aleyhimize ifade vermişti. Çok yüksekti. 'Yine asılsız ihbar" deyip giderlerken. O günlerde gözaltına alınan bazı kişiler serbest bırakılmıştı. Cantürkler'e layık bir şekilde yaşamasını tembih ettim. "Hergün ayrı bir akrabamın evinde saklanmaya başlamıştım..30'da Turistik Caddesi üzerindeki Eyüpoğlu apartmanına baskın düzenlediler. Eşim Süreyya da benim gibi firari idi. Ancak Behçet silah yakalatıp gözaltına alındığında. Aslında Bed-ros Demirciyan'ı hiç sevmem. Ergani'de indim. onun koyu kahverengi Murat otomobili ile gezerdik. Yurtdışına gitmeyi planlıyorduk. Beni görünce tanıdı ve içeri aldı. Orada bir ticari taksi tutup kayınpederim. saat 22. 'Sizin yüzünüzden içeri alındım. konuşmadı bile. Türkmen Oteli'nin sahibinin yanına gidiyordum. Ancak ben onun Diyarbakır'da olduğunu biliyordum. polislerden biri şüphelenip karşıdaki 7 nolu dairenin ziline bastı. İstanbul'da çok kalmıştım. Yanıt alamadılar. Birgün büroya benim gibi firari olan dayım Bedros Demirciyan da gelmişti. Kapıyı Mehmet Sıddık Dere açtı. "Galiba evde kimse yok" diye düşündüler. Biraz da para gönderdim. Kapı açılmayınca. Mersin'e. İşimiz iyi olunca bizimle ilgilenip. Başıma bu belayı siz sardınız' demiş.. Behçet'in eşi Akile Dilek Alev. Orada çok kötü bir tavır alıp Behçet'e. Kapı çalmaya başladı. aynı zamanda amcaoğlu Zeynel Cantürk'ün evine gittim. Ailem Diyarbakır'daydı. Ancak tam o sırada içeriden bir gürültü geldi. konuşmaya başladı. Fazıl ile birlikte hemen hergün yazıhaneye gidiyorduk. Nizamettin Cantürk bu evde saklanıyordu. Sonra İstanbul'a gittim. Şüphelendiler. "Bir akşam balkonda otururken. Ancak 158 . Biz İstanbul'a geldiğimizde bizimle hiç ilgilenmedi. Bir süre Türkmen Oteli'nde kaldım. Arama yaptılar. Evde bulunanlara seslerini çıkarmamalarını istedim. Nizamettin Cantürk'ün kayınpederi Zeynel Cantürk'ün dairesiydi. "Avukatımız Medet Serhat'in yanında çalışan Fazıl Çetin'in. Bedros Demirciyan da bürodaymış onu da gözaltına almışlar. İçki içerdik. Önce balkondan aşağıya atlamak istedim. Zile bir daha bastılar. Hedefleri. Karşı dairede oturan Mehmet Sıddık Dere'nin ziline bastım. ben Adana'da Sürmeli Oteli'nde idim. Buluşup. Ev sahibi gıda toptancısı Mehmet Sıddık Dere ve "misafiri" ellerini kaldırarak teslim oldular. İhbar almışlardı. kaçış öyküsünü şöyle anlattı: "Behçet'i güvenlik güçleri yakaladığında.Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polisler. Aradan kısa bir zaman geçti. Yoktu. 157 "Misafir" Nizamettin Cantürk. Küskünlüğü unuttum. Bahçelievler'deki dairesinde kalıyordum. Topkapı'dan otobüse bindim. Fakat şimdi ikimiz de kaçaktık.

polisler zili çalmakta ısrar ediyorlardı. Sonunda kapıyı kırıp içeri girdiler..." Nizamettin Cantürk hemen Ankara'ya, Gölbaşı'na götürüldü. "Adem Ol"mayı öğrendi!.. 16 gün işkence gördü... İfadesi 28 sayfa tuttu... Söyledikleri kardeşi Behçet Cantürk'ten farklı değildi... Bu arada, günlerce süren sorgular Behçet Cantürk'ün ruhsal yapısını çok bozmuştu. Yine işkenceye alınacağından korkuyordu. Koğuş arkadaşlarına, "eğer bir daha işkenceye götürülürsem, kesin intihar edeceğim" diyordu. Korktuğu gerçekleşti. 16 Ekim 1984 günü gelip koğuşundan aldılar. Sivil polisleri karşısında görünce şoke oldu. Otomobile bindirdiler. Sivil plakalı Renault, "Samsun asfaltına" çıktı. "Mamak'ın şirin gecekondu evlerini" arkada bırakıp, 10 dakikada Emniyet Genel Müdürlüğü'ne geldi. Behçet Cantürk, yeni bir "işkence seansına" kendini hazırlarken, götürüldüğü odada ağabeyi Nizamettin Cantürk'ü görünce çok şaşırdı. Birden 100 gündür çektiği acılar aklına geldi. Duygulandı, ağlamamak için kendini zor tuttu... İki kardeş yüzleştirildi. İkisi de polis ifadelerinin doğru olduğu söyledi... Nizamettin Cantürk, 22 Ekim'de savcı, dört gün sonra 26 Ekim 1984 günü hakim karşısına çıktı. Emniyette işkence altında sorgulandığını, ifadesini kabul etmediğini söyledi. Tutuklandı. Şoför Yaşar Demirel 10 Ekim 1984 günü yakalanmıştı. O da aynı günkü duruşmasız mahkemede tutuklandı. Mehmet Sıddık Dere ve Zeynel Cantürk salıverildi... Bu arada, işkence yapılarak alınan ifadeler sonucunda, birçok kişi ASALA, DDKD üyesi olmak iddiasıyla gözaltına alınıyordu. Ancak bunların hemen hepsi, ilk mahkeme serbest bırakılıyordu. Fakat özgürlüğe kavuşanlar, tek kişilik unutamayacakları "acı anılarla" çıkıyorlardı... hücrelerden, yaşamla-rının sonuna kadar

TRAJİK BİR OLAY İşkence, bazen kişilerin yaşamında çok trajik olaylara neden oluyordu... İbrahim Nurdoğan, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı, Silah Kaçakçılık Şube Müdürlüğü bünyesinde çalışıyordu. Komiserdi. 1984 yılında Behçet Cantürk'ün de içinde yer aldığı kaçakçılarla ilgili olayların soruşturulmasında görev yaptı. Birçok ünlü silah kaçakçısının ifadesini aldı. Enver Sahan, Gaziantepli'ydi. Silah kaçakçılığı yaptığı iddiasıyla sorgulanmak için Gölbaşı'na getirildi. Sağ çıkamadı, vücudu işkence tezgâhında kaldı. Komiser İbrahim Nurdoğan, Gaziantepli Enver Şahan'ı işkence sonucu öldürdüğü iddiasıyla yargılandı. Mahkeme sürerken, komiser Nurdoğan, İsviçre'ye, koruma görevlisi olarak gönderildi. İki yıl sonra beraat etti. Türkiye'ye döndü. Adıyaman Emniyet Müdürlüğü'nde Narkotik Şube Müdürü oldu. Birgün bir operasyon için alıcı kılığında, kaçakçılarla ilişki kurdu. Eroini Gaziantep'ten alacaktı. Bu arada malı alırken suçüstü yapacaktı. Giydiği köylü kıyafeti ile Gaziantep'e gitti. Eroini alacağı kişiler, "Mal mezarlıkta teslim edilecek" dediler. Mezarlığa gitti. Bir süre sonra eroini getirecek üç kişi de mezarlığa geldi. Komiser Nurdoğan'a yaklaşıp,"bizi takip et" dediler. Mezarlığın içine doğru yürümeye başladılar. Bir mezarın başında durdular. "Oku" deyip, elleriyle mezarı gösterdiler. Komiser İbrahim Nurdoğan'ın okuduğu mezar taşında, "Enver Sahan" yazılıydı. Aynı anda kesik namlulu çifteler ateşlendi. Komiser İbrahim Nurdoğan, Enver Şahan'ın mezarının üzerine yığıldı kaldı...

İbrahim Nurdoğan'ın öldürülmesi ile meslektaşları çok fazla ilgilenmedi. Polisler o dönemde, Ankara polisi- İstanbul polisi diye ikiye ayrılmışlardı. Birbirlerini "yemekle" meşguldüler! Behçet Cantürk, l Ağustos 1984 tarihinde, MİT'e verdiği ifadesinde bazı emniyet görevlileri ile ilişkisinden bahsetmişti. 10 Ağustos 1984 tarihinde, bu kez "muhbir sıfatıyla" ifadesine başvuruldu. Behçet Cantürk'ün "yeni sorgucuları", Mülkiye Müfettişleri Erol Arıkan ve Neşet Kanyılmaz ile yeminli kâtip Habip Çol-pan'dı. Mülkiye Müfettişleri, Behçet Cantürk'ün polislerle nasıl bir ilişki kurduğunu merak ediyorlardı. Müfettişler sordu, Behçet Cantürk yanıtladı: "İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Şube Müdür Muavini Orhan Özerler'i, 1983 yılında gözaltına alındığımda tanıdım. Kendisine para vermedim. Kendisiyle özel hiçbir görüşme yapmadım... "Gösterdiğiniz resimle, soyadının Şen olduğunu öğrendiğim Başkomiser veya komiser olup olmadığını kesin olarak bilmediğim Mehmet Ali Şen'i de, yine gözaltına alındığım 1983 yılında

tanıdım. Mali Şube'de gözaltına tutulduktan sonra Mamak Askeri Cezaevi'ne sevkedilirken, Mehmet Ali Şen'in sorumluluğunda bir ekiple Ankara'ya götürüldük. Yolculuğu uçakla yapmıştık. Ankara'ya indiğimizde kamımız acıkmıştı. Cezae-vi'ne gitmeden önce yemek yiyelim teklifinde bulunmuştum. Hep birlikte Çubuk Barajı'ndaki bir lokantaya gittik. Yemek yerken, kardeşim Nizamettin Cantürk ve amcazademiz CHP Diyarbakır eski milletvekili Halit Akgül geldiler. Hep beraber oturup sohbet ettik. Herhangi bir şekilde Mehmet Ali Şen'e para vermedik... "Narkotik Şube Müdürü Uğur Gür ile 1981 yılında, müşterek terzimiz, sosyete terzisi, Nişantaşı'nda mağazası bulunan

soyadını hatırlamadığım, Ermeni asıllı Erhan'ın dükkânında tanıştık. Tarihini tam hatırlamıyorum; Mehmet Cizrelioğlu, Selim Azizoğlu, ses sanatçıları İzzet Altınmeşe, Bedri Ayseli ve isimlerini hatırlamadığım birkaç arkadaş ile Semiramis Gazinosu'na gidecektik. Uğur Gür'ü de davet ettik. Böyle tanıştık. Benim karşı çıkmama rağmen gazinoda fotoğrafımızı çektiler. Kendisine, amcaoğlu Abdullah Cantürk'ün gözaltından kurtarılması için kesinlikle para vermedim... "Bana gösterdiğiniz fotoğraftan, soyadının Türkmen olduğunu öğrendiğim İstanbul Narkotik Şube Emniyet Amiri İsmet Türkmen ile 1983 yılında gözaltına alındığımda tanıştım. Benim İsmet Türkmen'e, beni kurtarması karşılığında 3 milyon lira teklif etmem konusunda aramızda herhangi bir konuşma geçmedi. İsmet Türkmen hiçbir zaman beni Hilton Oteli'nde ziyaret etmedi... "Ben, eski İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Balcı'yı tanımam ve hiçbir şekilde de görüşmemiz olmamıştır. Emniyet amiri İsmet Türkmen Hilton Oteli'ne gelip, benden Şükrü Balcı için para istemedi... "Polis memuru Nurettin Günay'ı 1975 yılında Diyarbakır'da tanıdım. İstanbul'da da görüştük. Tarihini tam hatırlayamadığım bir gün, Sarıyer'de Altınkum Plajları'ndaki lokantada yemek yedik. Bana Uğurcan Elmas ile Bedri İstanbullu'nun Narkotik Şube tarafından gözaltına alınacağını söyledi. Kendisine hiçbir şekilde para vermedim. Başkalarının da verdiğine tanık olmadım... "Başkomiser Akın Küçükbarak ile Diyarbakır'da görev yaptığı dönemde tanıştık. Kendisine maddi menfaat sağlamadım. 1984 Şubat ayında Mamak Askeri Cezaevi'nden tahliye olduğumda beni karşılamaya gelmişti. Kendisi beni karşılamaya hangi araba ile geldi bilmiyorum... "Necmettin Dede'yle hiç tanışmadık...

"Emniyet Amiri Muhsin Çelik'e, Avni Karadurmuş'un para verip vermediğini bilmiyorum...

"Başkomiser Kemal İsmailoğlu'yla herhangi bir ilişkim olmamıştır. Hiçbir surette kendisine para vermedim... "Komiser Savaş Sümer'e hiçbir surette para vermedim... "Eminönü Ekipler Amiri olarak kendisini tanıtan Asım Peh-livanlı'ya hiçbir şekilde para vermedim... "Başkomiser Recai Köse'yi Lice Emniyet Amirliği'nden tanırım. Kardeşim Sabit Cantürk tarafından evine hediyeler alındığını ve harçlık verildiğini duymadım... "Kemal Hasman ile 1982 yılında İstanbul Narkotik Şube-si'ne, tanık olarak gittiğim gün tanıştık. Kendisinin ve misafirlerinin Diyarbakır'daki otellerimizde para vermeden kaldığını duymadım... "Nejat Güngör, Diyarbakır İkinci Şube Müdürü olduğu dönemde, ben Mamak Askeri Cezaevi'nde idim. Cantürk Ote-li'nin Nejat Güngör tarafından kasten kapatıldığı bilgisi gelmişti. Tahliye olduğumda Diyarbakır'a gittiğimde Nejat Güngör geçmiş olsuna geldi. Ben cezaevinde iken hakkında bir cinayet soruşturması yapılan kardeşim Sabit Cantürk'ün soruşturması ile ilgili bilgiler verdi. Kardeşimin haksızlığa uğradığını, suçsuz olduğu halde suçlu gösterildiğini söyledi. Bunu da Diyarbakır Narkotik Şube Müdürü Halil Sultar'ın yaptığını belirtti. Bunun dışında görüşmedik. Bana tayininin başka bir yere yapılması için ricaya gelmedi. Kendisine herhangi bir yardımım olmadı... "Polis memuru Kemal Kara'yı İstanbul Mali Şube Müdürlüğü'nde gözaltında bulunduğum sırada tanıdım. Bana Dündar Kılıç'ın selamını getirdi ve Dündar Kılıç'ın herhangi bir şekilde yardım yapılıp yapılmayacağını sorduğunu söyledi. Ben de kendisiyle Dündar Kılıç'a teşekkür ettiğim mesajını gönderdim. Bunun dışında kendisiyle bir görüşmemiz olmadı. Para vermedim... "Komiser Ahmet Akkurt'u 1976- 77 yıllarında Ankara'da tanıdım. Kendisine hiçbir şekilde para vermedim. Para vermem gereken bir durum olmadı... 163

"Salih Zeki Yiğit'i Diyarbakır 1. Şube Müdürü olduğu 1980-82 yılları arasında tanıdım. Otelde yemek yedik. Hesabı kendisi ödedi. Biz Diyarbakır'da oteller aldığımızda emniyet görevlileri sık sık gelip kalırdı. Ancak ben, 'polislerden hesap almayın veya az alın' diye, çalışanlara birşey söylemedim... "Mehmet Ahmet Yemenicioğlu'nu Diyarbakır'da 2. Şube Müdürlüğü yaptığında tanımıştım. Kendisi otel hesaplarını mutlaka öderdi... "1977- 78 yıllarında ruhsatlı tabancamın dosyasının Emniyet Genel Müdürlüğü'nce istendiğini öğrendim. Bunun üzerine Emniyet Genel Müdürlügü'ne giderek, Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Yiğit ile görüştüm. Ankara'da, daha sonra Diyarbakır'dan tanıdığım Atilla Aytek'i

yüksek meblağlar ödediler! Behçet Cantürk. 1983 yılında anlamadığı ticaret hukuku nedeniyle cezaevine girmişti. MİT'te söylediklerinin tam tersiydi. Daha sonra Tayyar Bey ile İstanbul'un çeşitli gazino ve eğlence kulüplerinde karşılaştık. hakkında çeşitli dedikodular çıkıyor.. Bilgisinden çok. Atilla Aytek. Ticaret hukukundan anlamıyorlardı. 'İnşallah senin dediğin gibidir. çevresinden yararlanmak istedikleri avukatlara.. Tecrübe sahibi oldukları. bana. Toplam 101 gün gözaltında bulundu. Ruh sağlığı bozulmuştu.. Cezaevlerine yabancı biri değildi. 'Sen genç adamsın. Fakat Behçet Cantürk'ün MİT'te söyledikleri. Ertesi gün lokantaya gittiğimizde bizi bekliyordu. Daha birkaç ay önce yine aynı koğuşlarda kalmıştı.. yarın misafirimiz olmasını rica ettim. Karşılıklı ikramlarda bulunduk. Ben de kendisine bir viski gönderdim. Cevdet Yardım. bazı kapıları açacak avukatlara ihtiyaç duydular. Son gözaltı ve tutuklanmadan sonra.164 AVUKATIN ÇEVRESİNDEN YARARLANILIR! Gangster görünümü topluma itici geliyordu. 1984 yılının Şubat ayında cezaevinden çıktıktan sonra Tayyar Bey ile. eğer bu işleri yapıyorsan senin kulağını çekeriz' dedi. Ben ve Atilla (Aytek) seni severiz. ceza davalarını ise kavramak giderek zorlaşıyordu..ziyarete gittim. Tedirgindi. iki avukat daha tuttu: İhsan Öcal ve Selahattin Deniz. Karşı karşıya bulunduğu tehlikeler büyüdükçe. Gelip . Levent'te üyesi olduğu bir lokantaya davet etti. Bana uzaktan geçmiş olsun dedi. Kabul etmedi. yeni "suç çeşitleri" ortaya çıkmıştı." Behçet Cantürk'ün emniyet görevlileri hakkında Mülkiye Müfettişlerine anlatıkları. Üstelik tanığı olmayan. iki "zırh" buldu: Avukat Medet Serhat ve Avukat M. Sonra masasına giderek. 4 yıl sonra Türkiye'nin gündemine bomba gibi düşecekti. Ancak bu kez durum değişikti. "zırh" sayısını artırdı. Çeşitli işkencelere maruz kaldı. yasalara karşı kendini koruyacak. yazılan bir raporla. Ben de hepsinin uydurma olduğunu söyledim. Tanıkları sindirerek dava kazanma dönemi bitmişti. Kendisi beni ve Refik'i. O da bana. arkadaşım Refik Bulutçu'nun sahip olduğu Ro-jin adlı gece kulübünde karşılaştık. Yeni çağa ayak uydurmak zorunda kaldılar: "İşadamı" oldular! Bu yeni "işadamları". beni İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Tayyar Seven ile tanıştırdı. Oturduk. Rüyalarında kabus görüyor. bağırarak uyanıyordu. Ancak sakın yanlış yapma' diye öğüt verdi.

Sıkıyönetim Askeri Savcılığı adına. Artık vekilleriyle Askeri Savcı huzurunda sadece 15 dakika görüşecekti. avukat da sanığa bu konuda soru yöneltmemiştir. büyük meblağları olan ha166 . 31 Ekim 1984 tarihli Askeri Savcılık tutanağıydı: "Sanık vekillerinden Avukat Selahattin Deniz. cezaevi görevlilerinin de hazır bulunduğu odada. (Bunun üzerine) Behçet Cantürk avukata ayaklarındaki yaradan şikâyette bulunmamış.83 yıllarında gayrimenkulleriniz artarken. 'Ayağında yara izi var mı. kendisine sadece hukuki yardım konusunda görüşme yapabileceği. 31 Ekim 1984 günü saat 16. 28 Ağustos 1984 tarihinde avukatı ile ikinci kez bir araya geldi." HESAP UZMANLARI "SORGULUYOR" Avukatlarıyla yarım saat bile görüşemeyen Behçet Cantürk'ü. Bu hesaplarda. Hesap Uzmanı Mehmet Arıoğlu ve Hesap Uzmanı Tarık Boy-nueğri sorular yöneltti. "Sorgu" tutanağa geçirildi: "(.81-82. Avukatıyla. Bu görüşmelerin nasıl gerçekleştiğine en güzel örnek. Askeri Savcılığımıza müracaatla müvekkili ile görüşmek istediğini beyan etmesi üzerine. Behçet Cantürk'ün avukatları ile görüşmesi biraz sorunlu oldu. görüşmeye başlanılmıştır. Behçet Cantürk'ü ihtilattan men etti. Avukatı müvekkilinin işkence gördüğünü Sıkıyönetim Komutanlığı'na bildirdi.15'te savcı huzurunda.. Hayatını kurtarmak için herşeyi kabul ettiğini söyledi. ilk kez 26 Haziran 1984 günü görüşmüştü. Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Mahkemesi. Maliye ve Gümrük Bakanlığı'ndan gelen hesap uzmanları saatlerce "sorguladılar. bu tür işlemlerin yerinin burası olmadığı ihtar edilmiştir.kendisini tekrar sorgulayacaklarından korkuyordu. çok sayıda adınıza ya da yakınlarınız adına kayıtlı banka hesaplarınız oluşmuş.. Avukat Selahattin Deniz sanığa. İki ay bir hafta sonra.) Soru: 1980." Lice Vergi Dairesi'nin Ga 266 Hesap nolu gelir vergisi mükellefi Behçet Cantürk'e. Sonra MİT'e alınıp günlerce sorgulanmıştı. gördüğü çok ağır ve insanlık dışı işkenceleri anlattı. yok mu' diye sormaya başlayınca. İkazımız üzerine bu tür görüşme gerçekleştirilmemiştir. 165 Bu olaydan sonra. hukuki yardım konusunda görüşebilecekleri bildirilerek. Avukat M. Cevdet Yardım'a.

Soru: Alacaklı olduğunuzu söylediğiniz firma ya da kişiler kimlerdir? Alacak ilişkiniz ne zaman ve nasıl doğdu? Verdiğiniz paraya karşılık ne aldınız? Cevap: Alacaklı olduğum söz konusu firma ve kişiler Herko İplik Fabrikası ile Maltepe İplik Fabrikası'nın sahipleri olan Ali Hassas ve Ömer Haşşaş'tır. daha yüksek faiz elde edersiniz" dedi. Yaşar Demirel benim şoförümdü. kendisine verdim. Hesap hareketlerine gelince. İlameddin Dakman ile hemşeriyiz. kendi adıma satın aldım. Cevap: Daha öncede belirttiğim gibi Akile Dilek Alev'in parası elli milyon değil. bağışlamadım. Bunu nasıl açıklıyorsunuz? Cevap: Akile Dilek Alev 4 yıllık imam nikâhlı eşimdir. Kendisi ev hanımıdır. bu para benimdir. Bu elli milyonu da direkt bana vermişlerdir.18 yaşlarında bir gençtir. sizin adınıza çok sayıda banka hesabı olduğu ve yakınlarınızdan Akile Dilek Alev. Yirmi milyon kendisine nerden kaldı bilmem. onun adına kayıtlı paranın elli milyon lirası babası Salih Dakman. çok kanaldan. İlameddin Dakman 17. Bu nedenle İlameddin Dakman adına vadeli olarak yatırdım.çıkışlar görülmektedir. bunlar faizler ve şu anda isimlerini hatırlayamadığım kişilerden almış olduğum borç paralar ve kendi paralarımdan oluşmaktadır. İlameddin Dakman. büyük tutarları itibariyle hesaplara rastlanmıştır. ticari faaliyetlerimle kazandığım paralardır. çok sayıda alacak ismiyle iflas masasında hak sahibi olmaktır. Yaşar Demirel adlarına da. Herhangi bir kimse adına gayrimenkul almadım. Soru: Ellişer milyonları olduğunu söylediğiniz Akile Dilek Alev ve İlameddin Dakman ne iş yaparlar? Kendilerine kimlerden servet intikal etmiştir. Alacaklarımı çok kişi üzerinde gösterip. Abdulkadir Takan adına kayıtlı hesaplara gelince. İlameddin Dakman parayı bankaya götürdüğü zaman. Ancak servet affından önce olduğu için. banka müdürü beni telefonla aradı ve "bu parayı senin ticari hesaba vadeli yatıra-lım. Abdulkadir Takan. yirmi milyon liradır. köy sahibi olan babası ve amcasınındır. kendi adıma yatırmıyordum. Bu nedenle kendilerinden ilk başta 125 milyon liralık borç senedi almıştım.reketler. çok banka şubesinde alacaklı olduğum firmaların üzerine gidebilmek ve o firmanın iflası sıra- sında. Ayrıca 1982 yılı içinde 100 milyon lira alacağımı da . Benim adıma kayıtlı olan elli milyon lira kendi parasıdır Kendisi bana 1981 yılında umumi vekaletname vermiştir. . Adına hesap açtırmamın nedeni. 1982 yılı içinde toplam olarak 175 milyon lira vermiştim. Ben bunu ticaret ve banka faizleriyle elli milyona yükselttim. ilgili banka şubesi yazıhaneme yakındı. Ben bunlara elyaf hammaddesi ithal etmeleri için. Evlendiğimiz de kendisi bana yirmi milyon lira vermişti. yüzde 50'sini bana vereceklerdi. Yakın akrabamdır. elli milyonu ise amcası Kamil Dakman'a aittir ve elli milyonu da benimdir. Fabrikanın çalışması sonucunda oluşacak kârdan. Bu hesaplardan hemen hepsinden sizin çekme hakkınız olduğu ka-yıtlıdır. Para. İlameddin Dakman söz konusu paraya el sürmemiştir. Bankadaki paralar. Soru: Banka Şubelerine yazdığımız yazılarda. girişler. Bunları nasıl açıklıyorsunuz? Cevap: Gayrimenkulleri kendi paramla.

(. karapara diye tanımlanan.6. Ancak 100 milyon lira tahsil etmeme rağmen senetlerini iade etmedim. Hanım (eşim) Diyarbakır'a gittiği zaman. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava devam etmektedir. servet ve faaliyet unsurlarından elde edilen parayı ortaya çıkaramamam nedeniyle eksik beyan edilmiştir. 5 milyon lira dolayında bir tutarı beyan etmişsiniz? Beyan dışı bıraktığınız gelir için ayrıca ek bir beyanda bulundunuz mu? Cevap: 1982 yılı geliri. 1982 yılı içinde 150 milyon lira olarak kendilerine geri ödedim.. Kardeşim Sabit Cantürk eski iş ortağımdır. bizzat kendim kaldığım gibi gelen yakınlarımızda . Daha sonra 1983 servet affı ile servetim için ek beyanda bulundum. Salih Takman'dan 35 milyon olmak üzere Akile Dilek Alev ve diğer yakınlarımdan toplam 100 milyon lira kadar para almıştım. elimdeki senetlerin tutan 400 milyona ulaştı. Şu anda mahkemededir. Bana göre eksik kayıt edilmemiş olması gerekir. Bu konuda ne diyorsunuz? Cevap: Konuyu muhasebecim daha iyi bilir. Kendilerinden ayrıca.1984 günü düzenlenen tutanağa göre.. bakiye alacağım için yeni senetler aldım..) Soru: Otelcilik faaliyetinize ilişkin olarak Diyarbakır'da bulunan Demir Oteli'nin hesapları tarafımızdan incelenmiştir. 22. (. Sözkonusu pahalı otellerde çeşitli tarihlerde kalmanızın nedeni nedir? Cevap: İstanbul'da evim var.) Soru: Büyük çaplı ticari faaliyetiniz ve mevduat faizi geliriniz olduğu halde.nakden tahsil ettim.25 milyon..) Soru: 'Akrabalarımdan aldım' dediğiniz paraların toplamı ne kadardır? Size para veren akrabalarınız ne iş yapıyorlar? Kazançları nedir? Neden size para verdiler? 168 Cevap: Kardeşim Sabit Cantürk'den 20. Yeni aldığım 1982 sonu veya 1983 yılındaki senetlerle. kayıt edilen hasılat ile gerçekleşen müşteri kapasitesi hasılatı.. Diğer bir deyişle otelcilik hasılatının eksik kayıt edildiği anlaşılmıştır. Soru: İstanbul'da bulunan Sheraton ve Hilton otellerinde uzun süreli kalışlarınız ve büyük tutarlarda hesap ödemeleriniz tespit edilmiştir. Bu paraları 1981 ve 1982 yılları içinde almıştım.. 1982 ve 1983 takvim yılları geliri olarak. Kendisi halen Cantürk Otelinin yüzde 50 paylı sahibidir. (. farklı olmuştur. Bu senetleri tahsil edemediğimiz için iflas masasına kayıt ettirdim.

Korkmaz'ı okutmadılar. "Bu işler göründüğü gibi kolay değildir. Sarı Avni. dünyanın sayılı kaçakçılarından biri olan Sarı Avni. İlkokulu bitirdiği yıl İstanbul'a göçtüler. Hayrettin Yağcı. İsviçre gidip "ben de bu işi yapmak istiyorum" dedi. o da Kapalıçarşı'da Türk lirasına çeviriyordu. Daha sonra nüfus kütüklerini İslahiye'ye götürdüler! Babası önce berberlik. Sarı Avni'nin 18 yaşındaki kızı Ayşe idi. Kendisi gibi. kızını resmi nikâhla değil. Aslen Gaziantep Kilisli. Korkmaz Göldağı'nın ablası Serpil ile evliydi. Askere gitti. Kayınpederi kendine döviz gönderiyor. imam nikahıyla evlendiriyordu! Damat Korkmaz Göldağı. Kapalıçarşı'da "çekirdekten" yetişen Mehmet Yıldız ile birlikte ortak iş yapmaya başladılar. 170 O günlerde milyonlarca liraya hükmeden. Korkmaz Göldağı 1953 yılında doğdu. 1978 yılında imam nikâhı kıyarak evlendiği eşi. Sheraton Oteli'nde 1980 yıllarından sonra hiç kalmadım. 5 kardeştiler. Asker dönüşü evlendi. Ayşe Karadurmuş. Sarı Avni'nin damadı Korkmaz Göldağı'nın teslim olup. "Paranın üstünü eksik getirdi" diye ilk işinden kovuldu. daha sonra lokantacılık yaptı. . mektup içinde evleneceği kızın fotoğrafını gönderdi. Gözü açık. Bu otellerde kalmamın bir başka nedeni güvenliğim açısından elverişli oluşlarıdır." Behçet Cantürk hesap uzmanlarının sorularını yanıtlarken. evlendikten sonra da Kapalıçar-şı'da döviz işleriyle ilgilenmeye başladı. Çünkü otelin devamlı ve tanınan müşterisi olduğum için. girişken biriydi. Kapalıçarşı. ben yer ayırtıyor ve ücretini de ödüyor-dum. DAMAT TESLİM OLUYOR Adı Korkmaz Göldağı. Babasının iş ortağı Hayrettin Yağcı(16) aracılığıyla Göldağı ailesi ile tanışmıştı. Ancak istediği kadar para kazanamıyordu. Ev kızıydı. dönemin "döviz borsasıydı!" Çarşının "inceliklerini" öğrendi. Ailesi. Kayınpederinin uyuşturucu kaçakçısı olduğunu öğrenince. Sen baz-morfin bulabilir misin" diye sordu. Döviz karaborsacılığı yapmaya başladı. Zengin olmak istiyordu. Kapalıçarşı'da kuyumculuk yapan Yusuf Şerefoğlu'nun yanına çırak olarak verdiler.169 benim adıma kalmışlardır. ilkokulu dışarıdan bitirmişti. ifade verdiğinden habersizdi.

Ancak ben. İstanbul'a döndük. bir iki güne kadar işin ne zaman yapılacağını söylerim' dedi. 'Biz hazırız' dedi. ben ve Mehmet. kilosu 400 bin liradan anlaştık. gösterdiği yere mallarla birlikte gelmemizi istedi. Kayınpederime para göndermesini söyledim. Tahsin. 'Siz malı hazırlayın. "Ertesi gün.) "Kayınpederime. "Türkiye'ye döndüm. sonra kabul etti. Nizamettin hemen uçakla Diyarbakır'a gitti. Böylece 1981 yılında uyuşturucu işine girmiş oldum. 'Tahsin Saçaklı'yı çağır. ben ve ortağım Mehmet Yıldız yüzde 15'şer alacaktık. . "200 kilo bazmorfini. 'yarın burada buluşalım. Üç gün sonra. sağa döndük. Büroda. teslim yerini sordum. 'bu yolun sonunda sevkıyat yapılacaktır' dedi. (Dolar 98 lira. Yol bizi sahile çıkarıyordu. Tahsin bizden ayrı. "Gemi Kıbrıs'tan gelecekti. Uçakla geri döndü. Murat otomobilimizle Yalova üzerinden Çanakkale'nin Ezine ilçesine gittik. Orada harabeler ve kaplıca gibi bir yer vardı. Mal sahibi Nizamettin yüzde 15. Tamam dedik. "Yarın akşam hava karardıktan sonra. "Nizamettin ile malın yansı peşin diye anlaşmıştık. Sevkıyattan önce Nizamettin Bayramoğlu. Önce vermek istemedi. malı sevkıyat yerine getirmemizi istedi. Kayınpederime. Tahsin Saçaklı'yı Karaköy'deki yazıhaneden çağırdım. Malı iki kamyona yüklemişler. O da bana. Zürih'e telefon açarak durumu anlattım. Döviz kaçakçılığı yapan Kilisli Nihat Sünlüoğlu'nu buldum. Nizamettin. ben sizi sevkıyatın olacağı yere götüreceğim' dedi. ben ve ortağım Mehmet Yıldız vardı. Kapalıçarşı'da adamı İrfan Parlak vardı. Oradan sahil tarafına doğru ilerlemeye başladık. o anlatır' dedi. Yolu unutmayalım diye aynı yere bir daha gittik. Mehmet Yıldız ve ben. Nihat'tan 10 milyon alarak Nizamettin'e 35 milyon lira verdim. Tahsin. Odun deposunu geçip sola döndük. bin dolar da aracı için kesileceğini söyledi. Beni. "İki gün sonra Tahsin Saçaklı ile buluştuk. Tahsin. prensip olarak anlaştık. Tahsin. Konuştuk. Yanında iki kişi daha vardı. Liceli Nizamettin Bayramoğlu(17) ile tanıştırdı. Kamyonlar ancak iki gün sonra Çanakkale'de olacaktı. Ezine'de bir otelde kalıyordu. Fındıkzade'deki garajın üzerindeki büroda oturup konuştuk. güvenilir olması için Nizamettin'in de. Durumu anlattım. Ondan 25 milyon lira. Ben size. Tahsin. Bu nedenle. ortak olması şartı ile anlaşmaya varacağımı söyledim. Çanakkale Bakır Oteli'ne yerleştik. Nizamettin Bayramoğlu. Üçümüz de yeri beğendik. hemen yola çıkmalarım kararlaştırdık."Bulurum" dedi. Nihat Sünlüoğlu yüzde 10. Kabul etti. Kayınpederim bin dolar gemi için.

Ford marka iki kamyon orada idi. Ara sıra gidip. ileride yol ikiye ayrılıyordu. "O sırada. "Sahile doğru gitmeye başladık. Bir kiloluk 173 paketler halindeki malları saydığımızda. Arabayı hareket ettirip önüne çıktım. Hamamı geçtik. O sırada kamyonlar gözüktüler. Bir türlü gözükmediler. Yanıma geldi. Nizamettin kamyonların şehrin girişinde durup. Kalanları arka koltuğa koyduk. Ezine girişinde kamyonları beklemeye başladık. Sola . Biraz bekledikten sonra malları otomobilden indirdik. otomobilden inip kamyonlara doğru gittiler. yolda otomobilin lastiği patladı. çobanın şüphelendiğini söyledim. Ağır ağır Ezine'ye tekrar gitmeye başladık. Şoförler arıyordu. Nizamettin '185 olması lâzımdı' dedi. Bilmediğimi söyledim. Şoförlere talimat verdik. 'Ezine girişinde buluşalım' diye. Nizamettin ve şoförler. biz sola saptık ve az ileride durduk. "Ezine'nin girişinden sağa saptık ve sahile doğru ilerlemeye başladık. Mehmet. Bir benzinciye girip."Nizamettin Bayramoğlu malı getirecek şoförlere. Bu sırada kamyonlar hareket ettiler. Tamir edip yola devam ettik. Ben de otomobilden çıkıp etrafa bakmaya başladım. Aksilik. Herhalde bir paket kamyonda kalmıştı. Bizim gideceğimiz yer sağda idi. Bu nedenle otelden fazla ayrılmıyorduk. oda görevlisi. Otomobilin arkasını açıp patlak lastiği önüne attım. sayarak çuvallara koyuyorlardı. Aceleyle Murat otomobile 172 binip şehrin girişine gittik. otomobili yıkattık. Bagajdaki lastiği çıkarıp malları koymaya başladık. Kaplıca olup olmadığını vb. Hâlâ malı saymaya çalışıyorlardı. Hemen yola çıktık. "Havanın kararmasını bekliyorduk. Kamyonların şoför mahallini ön tarafa doğru indirmişlerdi. Bagaj hepsini almadı. Dikkat çekmemek için kamyonlar kafa kafaya vermişlerdi. Farları yakmadan gitmek çok güçtü. Bu nedenle tekrar farları yaktım. Mehmet ve Nizamettin. Otomobile atlayıp. ortağım Mehmet'in adım ve kaldığımız otelin ismini vermişti. "Otel odasında otururken. Odun deposunun yanından sola dönüp harabelerin içine girdik. Otomobili ben kullanıyordum. Saymaya başladık. soruları arka arkaya sıraladım. Saymayı bırakmalarını. Ezine'yi çıktıktan 2 km. Geriye dönüş yaptık. 'Bu kamyonların yanındaki adamlar ne yapıyor' diye sordu. kamyonların gelip gelmediklerini kontrol ediyorduk. Nizamettin ile Mehmet'in yanına gittim. malı kamyonların zula-sından çıkarıp. farları yakmadan sahile doğru gitmeye başladık. Bir saat sonra karardı. bir çoban koyunları ile kamyonlara doğru gidiyordu. 'Bu lastiği nerede yaptırabilirim' diye sordum. denize doğru gitmeye başladık. Otomobile binerek. Mehmet'e telefon olduğunu söyledi. Çobanın gözü kamyonlardaydı. 184 tane olduğunu gördük. Bazmorfini oradan boşaltıyorlardı. İlgisini kamyonlardan uzaklaştırmak istiyordum. bizi bekleyeceklerini söylemişti.

Bizim bulunduğumuz yerden geminin ışıkları görülüyordu. Duruşmasız mahkemeye çıkarıldı. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı'na teslim oldu. isteğine kavuşmuş. 'Bu kadar temin edebildik' dedim.. tekneye binip gittiler. Hep birlikte çuvalları ufak motorlu bir sandala koyduk. Yanımıza geldiler. Kilyos'ta 36 dönüm tarlaya. Ödemeleri zamanında yapmıyordu. Aileler arasındaki kavga her geçen gün büyüdü. Bazen eksik para gönderiyordu. . Sahile yaklaşınca arabayı durdurduk. "184 kilo mal getirdiğimizi söyledim. 9 Ekim 1984 tarihli bir mektup geldi. kayınpederi Sarı Avni'ye 4 sevkıyat sonunda toplam 988 kilo. "işkence görmemek için polise değil. 280 S Mercedes'e. aradan bir müddet geçtikten sonra İstanbul Narkotik Şubesi'nde basit bir sorgulama ile geçiştirildi.dönen yola gelince farları söndürdüm. Behçet Cantürk'ün polise nasıl ifade verdiğini biliyordu! Kenan Evren'in damadı MİT görevlisi Erkan Gürvit'in sorgulamalarda bizzat bulunduğunu da biliyordu.. Mamak Askeri Cezaevi'ne gönderildi. Tutuklanmaktan kurtulamadı. Korkmaz Göldağı. yani yaklaşık bir ton bazmorfin göndermişti! Ancak kayınpederi para konusunda fazla güvenilir biri değildi. İddiaları reddetti. Çünkü çok kısa bir zamanda. isim ve telefonlarını yazmıştım. Mamak Askeri Cezaevi'ne konulduktan sonra. Onlardı. Size yazdığım mektubun neticesi. Otomobilden inip sahilde dolaşmaya başladık." Korkmaz Göldağı. Daktilo ile yazılan mektup bir sayfaydı(18) "Bundan bir müddet önce Atilla Aytek Bey'e bir mektup göndermiştim. ikisi Mersin'de üç daireye ve Cihangir'de bir apartmana sahip olmuştu. Çünkü mektup Erkan Gürvit ile Atilla Aytek'e hitaben yazılmıştı. Tahsin ve yanındaki iki kişi. Bu kişiler. biri Taksim'de. biri Yeniköy'de. 174 İLGİNÇ MEKTUP Korkmaz Göldağı. diğeri Karaköy'de iki iş-hanına. Bu durum Göldağı ailesinde de huzursuzluğa neden oluyordu. Bir eroin kaçakçısı örgütün. Mektup ilginçti. Korkmaz Göldağı açılan boşanma davasını fazla umursamadı. 13 Aralık 1983 tarihinde boşanma davası açtı.. Tahsin' diye bağırdık. Neden 200 kilo olmadığını belirtti. zengin olmuştu: İstanbul/Taksim'deki Kennedy Oteli ile Gümüşsuyu'ndaki Star Oteli'nin yarısına. Avşa'da bir arsaya. 26 Eylül 1984 tarihinde. Bir karartı gördük. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı ile Sıkıyönetim Komutanlığı'na "Artin Güçlü" imzalı. Sonunda Sarı Avni'nin kızı Ayşe Göldağı.

ne söyledi bilmiyorum. "Savcılık soruşturmasında. kaçar kilolar halinde. Herhalde Kormaz Göldağı. Komutanlığı'ndan Korkmaz Göldağı'nı sorgulamak için izin istedi. Korkmaz Göldağı'nın bu işlerdeki önemini anlatmış. polise "emanet" edildi! Korkmaz Göldağı. İsviçre'nin Zürih kentinde de hareketlilik vardı. bu eroin işlerini nasıl ve kimlerle yaptığı. Avni Karadurmuş'un damadı olan Korkmaz Göldağı ile beraber yönetir. kara nakli ve malın temini Nizamettin Bayramoğlu ve Mehmet Yıldız. iki önemli kişiden biri Behçet Cantürk'tür. Bu çetenin önemli kişileri. Nizamettin Bayramoğlu bu işi. Bu kişilerin eroin işinde en büyükler olduğunu görürdünüz.. "Bu örgüt. hangi gemilerle gittiği. Behçet Cantürk sorgusunda. Mektupta yazılanları doğruladı. gün ışığına çıkardı. İstanbul ve Ankara emniyetini uygun bulmayarak. Takdir ve bilgilerinize. Avni Karadurmuş yönetimindeki kişilerden oluşmaktadır. 20 gün sorgulandı. savcılığı yumuşak bulduğu için oraya teslim oldu. Başkent Ankara'da sorgular bütün hızıyla sürerken.sizlerin sorgulamasından geçse idi. Korkmaz Göldağı sık sık Avrupa'ya giderek kayınpe175 deri olan Avni Karadurmuş ile iş bağlantısı gerçekleştirir.. 19 Kasım 1984 günü Korkmaz Göldağı. beş bin kilo eroinin.. Bu arada Nizamettin Bayramoğlu da. gemi nakli Tahsin Saçaklı'dır. Askeri savcılığa teslim olmuştur. 176 Ankara Sıkıyönetim TELEKS YAZIŞMALARI Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek imzalı. Ankara Sıkıyönetim Savcılığı'nca tevkif karan alınmıştı. O hapiste olduğu için şimdi eroini Niza-mettin Bayramoğlu temin eder. 55 sayfalık ifade verdi. Bu durum İstanbul emniyetine bildirilmiş. bu durumu fark eden Korkmaz Göldağı.. Behçet Cantürk hakkında ." Bu ihbar mektubundan sonra Emniyet Genel Müdürlüğü. 17 Aralık 1984 tarihinde sorgulanmak üzere Gölbaşı'na götürüldü. Eğer sizlerin sorgulamasından geçse idi. Korkmaz Göldağı'nın pasaportu incelenirse gittiği ülkeler aydınlanır. birçok gerçek gözler önüne serilecekti. Bu nedenle size bilgi veremiyorum. Bu örgüte eroini temin eden.

kahverengi gözlü. (. Teleks no: 3651. "Ermeni asıllı Behçet Cantürk'ün. Oden Shipping AG.1982 seneleri arasında. 1983 yılında kendi gemilerini tescil ettirmemiş. Ali ve Hatice (kızlık soyadı Şimşek) oğlu. Daha önce iki kez teleksle yazışma olmuştu. Zürih'te oturan Avni Musullulu'nun yazıhanesinde çalışan. Türkiye'ye gönderdi: "İsviçre'de ikamet eden ve şüpheli görülen şahıslar hakkında yapılan ön tahkikatlar. 8700 Küs-nacht. Özel Dairesi'nde görevli uz177 man dedektif Weber Urs. Dusk. 1773 sayılı. adının Paul olduğu. . kahverengi saçlı. "Karadurmuş Avni: 3 Ocak 1980 tarihli dilekçesiyle. "8001 Zürih. beynelmilel bir terör şebekesinin elemanlarından olduğu. Nurten (kızlık soyadı Kurtuluş) ile evli. 1. fakat Bamburi.İnterpol'e yazılan. İran Türk sınırı yakınında oturan İranlı Hacı Reşit Zigari'den ve Selo ile Ertoşlu Feto'dan temin ettiği bazmorfini. Van'da oturan Bayram Oteli sahibi Sıddık Bayramla ortak olarak. Teleks no: 3328. Tarih 24 Temmuz 1984. Nollenstrasse 17. 20 Ağustos 1984 tarihli "gizli" bilgilerin yer aldığı teleksin içeriği şöyleydi: "30.. iyi Türkçe konuşan bir İsviçreli'nin pazarlama yaptığı. Manesse str. Atilla Aytek imzasıyla İnterpol'e gönderilen ilk teleks notu değildi.75.) İsviçre'nin Zürih kentinde sinemacılık da yapan Paul'ün kumral. Behçet Cantürk'ün 1979. Uyuşturucu Madde Suçları 2.1. halen Zü-rih'te oturan Sultan Turizm sahibi Avni Karadurmuş'un (Avni Musullulu) gemileri ile İtalya'ya ve Amerika'ya sevk ettikleri. atletik yapılı ve çok zengin biri olduğu ortaya çıkarılmıştır. 9050 Appen-zell (bildirimde bulunmuştur) ve Alte Landstr. Tarih 5 Temmuz 1984. Doğum yeri Rize/Çayeli/Türkiye. sportif yapılı.. doğum tarihi 1942. 29 Ağustos 1984 tarihinde hazırladığı raporu. Halen sorgulanması devam etmektir. Paul adlı bu şahıs büyük bir olasılıkla aşağıdaki şahısla aynı kişidir. 140. 10 adresinde bulunan Sultan Reisen (Sultan Seyahat) AG firmasının hissedarıdır. Tüccar. sorgulanmasında kendi ifadesinden anlaşılmıştır.4. "Paul: Kestane/kahverengi gözlü. İkametgâh adresi. 23 Ağustos 1984 tarihinde gönderilen son teleksten (no: 4094) sonra. Bahnhofplatz 4 adresinde bulunan Oden Ship-ping AG firmasının sahibi ve 8004 Zürih." Bu bilgiler.80 boylarında. İsviçre'den yanıt geldi. Norsun ve Sunny Be-ach gemilerinin yönetimini elinde bulunduruyordu.1984 tarihinde uyuşturucu madde kaçakçılığı yaptığı tesbit edilerek yakalanan Behçet Cantürk'ün yapılan sorgulama neticesinde. İsviçreli Paul ile Avni Karadurmuş'un sevkıyatlardan yüzde 25 hisse aldıkları.

Musullulu yıllardan beri kendi gemilerini bazmorfin nakliyatı için kullanmakta ve Waridel de Sicilya/İtalya'da fazla tanıdığı olması nedeniyle. Musullulu/Oden Shipping firması. Göldağı'nın. Bu şahıs hakkında bugüne kadar kanuni . teslim yeri ve gemi isimleri gibi somut bilgileri."Waridel Paul. bildirimde bulunmadan Bernhof str. * Göldağı Korkmaz. telefonla veya şahsen bağlantı kurduğu tespit edilmiştir. "Waridel Paul. daha önce belirtilen şahıslarla olan bağlantısı ispat edilebilir. bazen İsviçre'de ikamet etmekte ve sık sık da Türkiye ile İtalya'da kalmaktadır. 1977 yılında Roma'da 2700 gram eroine el konması olayıyla ilgili olarak tutuklanmıştır. Bu şahıslar. 1956 İtalya. yukarıda adı geçen kişiler aracılığıyla da bağlantı kurulmuştur. Bu tür uyuşturucu sevkıyatlarının yıllardan beri yapıldığı düşünülmektedir. tüccar. Güvenilir bir kaynaktan edinilen bilgiye göre. Bu bağlantıların hangi nedenlerle kurulduğu bugüne kadar açıklanamamıştır. Bilindiği kadarıyla bu şahıs. kanuni açıdan geçerli deliller elde edilemediği için. Waridel ve diğerleriyle birlikte uyuşturucu işlerini yürüttüğü konusunda çok kuvvetli şüphe mevcuttur. Onun burada bulunduğu sıralarda tahkikatlar daha da yoğunlaştırılmaktadır. doğum tarihi 23.1941 Prahina/VD. Fakat uluslararası uyuşturucu ticaretinin finansmanı ve organizasyonuyla hiç de çelişkili değildir. "İlişkiler/Bilgiler: Yapılan tahkikatlar sonucunda Musullu-lu'nun şahsen ve firmalarla birlikte.1954 Türkiye. * Saçaklı Tahsin Bekir.12. bu malın İtalya'ya nakli görevini üstlenmektedir. doğum tarihi 10. Adı geçen şahsın sabit bir ikamet yeri yoktur. ne yazık ki öğrenememiş bulunuyoruz. * Cantaş Mehmet. Göldağı her yıl yaklaşık iki ay Zürih otellerinde kalmaktadır. zamanın etkin şebeke üyeleriyle ve ayrıca yukarıda bahsettiğimiz kişilerle.1946 Türkiye. Prahina/VD vatandaşı. tedarik yeri. "Yıllardan beri Zürih'te Musullulu ve Waridel hakkında kuvvetli şüphe mevcut olmasına rağmen. adı geçen iki şahıs hakkında ceza davası açılamamaktadır.10. * Priolo Salvatore. 1953 Türkiye. "5 Temmuz 1984 tarih ve 3328 nolu teleksinizde adı geçen Göldağı Korkmaz'ın.2.1936 Kabataş/Türkiye. doğum tarihi 16. doğum tarihi 12. 5. doğum tarihi 7 Aralık 1941. doğum tarihi 7. doğum tarihi 29. bazen Yunanistan'da. * Parlak Mustafa İrfan.6. * Waridel Paul. 8134 Adlis-wil adresinde karısının yanında ikamet ediyor. 178 "Aynı zamanda Waridel Paul ile diğer şahıslar arasında.4. Tarih.2.

Ticino Kantonu Cumhuriyet Savcısı Paolo Berlasconi. Sarı Avni Bulgaristan'a gitti! O günlerde.. doğum tarihi l Şubat 1950. bir sene içerisinde otel idaresince geçerliliğini kaybettiğinden. "Cantürk Behçet. ayrıca İsviçre'de ikamet eden diğer şahıslar hakkında. Paul Eduard Waridel." Yazışmalar sürdü gitti. Waridel ve Göldağı. sizinle birlikte yürüteceğimiz işbirliğine ihtiyacımız vardır. Adı geçenin 24 Şubat 1982 tarihinde Zürih'teki Schweizerhof adlı otelde kaldığını göstermiştir. soruşturma yargıcı tarafından yapılmış sorgulamalara gereksinim duyulmaktadır. İsviçre. tüccar.00. Adı geçen otelde yapılan tahkikatlar sürmektedir. telefon ettiği numaralar tes179 pit edilmiştir ve bu numaralarla ilgili tahkikatlar sürmektedir. sayısız telefon görüşmesi yapmıştır... ikametgâh adresi." sacayağı gibi genellikle üç ülkede ikamet ediyorlardı: Türkiye. İsviçre'nin Kloten kentinde yakalanıyor! 29 Nisan 1985. İstanbul/Türkiye.. "kaçakçılar. Paul Waridel'in ifadesini alıyor. Sarı Avni'yi İsviçre'den resmen istedi. Bugüne kadar yapılan tahkikatlar sonucunda Cantürk'ün. Bu nedenle telefon numaraları ile ilgili tahkikat yapılamamıştır. Adı geçen. "Musullulu. Aynı şekilde Cantürk'ün bağlantı kurduğu şahıslar ve kendisini ziyaret edenlerle ilgili tahkikatlar da bu nedenle yapılamamıştır. Otel masrafı 5 bin 774 Frank'tır.açıdan geçerli sayılacak delil elde edilememiştir. Bu davanın açılabilmesi için ayrıntılı ve kurumsal açıdan inandırıcı. Saat 16. PAUL WARİDEL AJAN MI? 27 Nisan 1985. kayıtları silinmiştir. 24 Şubat'tan 24 Mart 1982 tarihine kadar Schweizerhof Oteli'nde kaldığını anlıyoruz. Zürih'teki çeşitli otellerde kaldığı süreler içerisinde. Federal Uyuşturucu Maddeler Kanunu'na aykırı hareket etmekten dolayı ceza davası açabilmemiz ve bunu başarıyla sonuçlandırabilmemiz için. İsviçre. Bulgaristan. Fakat bu şahsın. bu kovuşturmada uluslararası uyuşturucu madde kaçakçılığı işine karışmış olmakla suçlanmakta olduğumu ve bu nedenle tutuklanmış . Bu arada Türkiye. iadeyi yavaştan alınca. "Hakkımda bir ceza kovuşturması açıldığım. Bu telefon görüşmeleri.

. Sicilyalı Greco ailesi vardı.. Ben Musullulu'yu yıllar önce Türkiye'den tanıyorum.. Musullu181 lu. Musullulu'ya yaklaşık 11 milyon dolarlık borçlarını ödeyeceklerdi. İsviçre'de kalmasını bir şekilde ona borçluydu. Amerika ve İtalya da Avni Musullulu'nun tutuklanmasını isteyince. Avni Musullulu. (.(. Ben De Lugano'ya giderek. 1939 doğumlu Muhammed Şekerci. Birçok önemli kişi ile tanıştım. Sarı Avni'ye İsviçre'de ikamet etmesini Kopp'ların hukuk bürosu sağlamıştı. Ben de cezaevinden çıkınca Musullulu ile Zürih'te ilişkiye geçtim. Zerringerstrasse 12. La Mattina'nın adamı Carlo'dan 5 milyon 200 bin doları nakit olarak aldım.. Başından beri bu yazıhane.) "Hikâyemi. Muhammed Şekerci'nin dostu olmakla her zaman övünüyordu. Türkiye'nin Sarı Avni'nin iadesini resmen istediği evrakın üzerine. Bunlardan Nunzio La Mattina. Musullulu ise kilosu 13 bin dolardan. La Mattina'nın adamı Carlo (Antonino Rotolo) ile Mu-sullulu'nun anlaşmaya vardığı görüşmenin tercümanlığını ben yaptım. Kopp ise.." Shakarchi Trading SA şirketinin sahibi Irak/Musul doğumlu Muhammed Şekerci'ydi. Yazıhaneyi önce Bahnhofstrasse'ye. La Mattina. Bu firma. adresinde bir yazıhanesi vardı.. aklayıcılarından biri olarak tanınıyordu. Şekerci'nin. 1977 yılında Roma'da uyuşturucu işi nedeniyle tutuklandığım günden başlatabilirim. 400 kilo bazmorfin sağlayacaktı. nasıl bilmiyorum. Nasıl mı? Elisabeth Kopp. Aslında İsviçre'yi Nazım Hikmet'ten daha güzel anlatan yoktu: .. sorun çıktığını söyledi. Zürih'teki adresini verdi. Roma'da üç yıl cezaevinde kaldım. bana Musullulu ile birlikte uyuşturucu madde ticareti yaptığım söyledi. Kopp'ların hukuk bürosu Sarı Avni'ye. çok iyi bir maaş karşılığında Shakarchi Trading SA'nın Başkan yardımcılığı görevini yürütüyordu. En iyi müşterisi ise Avni Musullulu'ydu.) "La Mattina'nın arkasında.. Bulgaristan'a gitmesinin zamanı geldiğini söylediler. armatörlük şirketi adına kayıtlıydı. Musullulu ile bazı kapanmamış hesaplarının olduğunu. Giyom Tell'in ülkesi İsviçre'de ne karışık işler oluyordu. paralarını Shakarchi Trading SA'ya yatırıyordu. "tutuklanmayacak" notu düşüyordu. İstanbul Kapalı-çarşı "esnafı" ile çok yakın ilişkisi vardı. Dünyanın en büyük kara para. Adalet Bakanı Bayan Kopp'un emrindeki Konfederasyon savcısı. İş büyüyüp. uzun yıllar Beyrut'ta yaşadıktan sonra Lübnan'da içsavaş çıkınca İsviçre'ye yerleşmişti. Kopp Ailesi'nin aynı zamanda bir hukuk bürosu vardı. Kocası Hans W. sanıyorum paraları Musullulu'nun istediği yere aktarıyordu. daha sonra Bahnhofplatz'a taşıdı. Ama nereye. İsviçre'nin Adalet Bakanı'ydı. sanıyorum. Bu mal birkaç ay sonra Sicilya'da teslim edildi. çıkınca Musullulu ile temasa geçmemi istedi.bulunduğumu sayın Savcı bana açıkladılar.

Amerikalı eroini bırakıp kokain kullanmaya başlamıştı. uyuşturucu kaçakçılığına son vermeyi planlamış olduğunu anladım."İsviçre'ye bilirsin gülüm/dilsiz kasası derler. Cantürk adlı bu kişi ha len Türkiye'de.) "Ben 1982/83 yıllarında Musullulu ile Carlo arasında ilişki kurma görevini yürüttüm.) "Ve rahat karlı gecelerinde İsviçre'nin/yıldızları biraz da/gözyaşlarımızla yıkanıp yanmıyor mu?"(19) 182 AMERİKA KOKAİN İSTİYOR 1980'li yılların başından itibaren Amerika'da eroin talebi azaldı. son kez aldığı paranın karşılığında. Son zamanlarda Musullulu.) Musullulu'nun. Bana belirli ve kesin sorular soracak olursanız." . Kendisi Kürt'tü. "Musullulu'ya. Öylesine gürültü koparıldı ki. (. İsviçre'de yapmış olduğum şeylerin hiçbirini saklamaya çalışmadım. Behçet Cantürk gibi yakın arkadaşlarına "bazmorfin işini bırakacağını" söylemişti. diğer Türkler gibi bu ikisine de borç takınca. "Şunu söylemek isterim ki. iki milyon dolar kadar borcu vardı. büyük bir telaş içindeydi. Musullulu. kendileriyle yapmış olduğum işbirliğinin sorulmasını isterim. işbirliği isteği taşıdığımın görülmüş olduğunu tahmin ederim. bazmorfin vermemişti. Söylemediklerim ya da kesin belirtmediklerim varsa. belirli ve kesin yanıtlar verebilirim. Musullulu'nun kızının kocası Korkmaz adlı kişiyle birlikte tutukludur. Musullulu'nun. Sarı Avni gibi bazmorfin ticareti yapanların eski havası kalmamıştı. iyi niyet göstermediğim için de183 ğil.. Türk polisi de durumdan haberdar oldu. hepsi onun peşine düştüler... sadece hafızamın kusurundandır. Zaten Sarı Avni de. Paul Waridel İsviçre'deki ifadesinde Sarı Avni'nin son günlerini şöyle anlatıyor: "Musullulu ile Sicilyalılar arasındaki bazmorfin ticareti 1983 yılında sona erdi.. bir şeylerden kaçırılan paraların. Musullulu kendisine uyuşturucu sağlayan. Gelen kişilerden birinin adı Cantürk'tü.. (. /bir yerlerden. La Mattina'ya yaklaşık 40 milyon dolarlık bazmorfin sağlamış olduğunu duydum. kendisine uyuşturucu sağlayan kişilere azami borç takarak. Zürih polisinden.(. Pakistan ile yapılan büyük bir uyuşturucu madde kaçakçılığı konusunda.. Hattâ Carlo'ya. Çünkü Carlo mal bedelim peşin öderdi. Sicilyalılara sattığı bazmorfini sağlayan iki kişinin Zürih'e gelmiş olduğunu hatırlıyorum. Bu" ilk sorgulamada yaptığım açıklamalarla.

(. Bu iki kişinin.) Musullulu.. Benim bildiğim kadarıyla bu Cantürk çok önemli bir kişiydi. gerekse şirket adına sahip olduğu. evimin bahçesine gömülmüş. sorgularında çok ilginç olayları aydınlığa çıkaracaktı.Paul Waridel.. Cantürk. İtalyan polisi baskın yapıp uyuşturucuyu buldu ve beni tutukladı. Bana nereden uyuşturucu bulunabileceğini sordu.. Mercedesini de satmış.." . ev. Waridel. İsviçre'de Atilla Öksüz adını kullanıyordu. son cümlesi ile "ajan" olduğunu ima ediyordu. arazi ve apartman yoktu.45'te yeniden başladı: "1977 yılında yaz tatilimi Roma yakınlarındaki Fregene'de. (. Yunanlı Konstantino'ya ait bir gezinti gemisiyle Fiumicino limanına getirildi. Öğrendiğime göre Eylül 1984'te. ikisi de tutuklanmıştı. Musullulu. Paul Waridel'in anlattıkları uyuşturucu trafiğinin Avrupa boyutunu gözler önüne getiriyordu: 184 "Carlo'nun adamları.. Antika ticareti yapan Yunanlı Blioumis Konstantino adlı arkadaşım beni. Musullulu Zürih'ten gittikten sonra bu ikisini bir daha görmedim. Musullulu isteğimi kabul etti ve bana. yani Musullulu Zü-rih'ten gitmeden önce.. (. Cantürk'ü iki kez." Musullulu'nun gönderdiği. Türkiye'de bulunan. Carlo da ona Atilla diyordu.. Bu ajanın şimdi adını hatırlamıyorum ama hep birşey-ler yapıp göze girmek isteyen biriydi. Kork-maz'ı üç kez Zürih'te gördüm. "Türk gazetelerinde.. Sonra açık denizde gemiye yaklaşıp bazmorfini alıyorlardı. Musullulu'ya bazmorfin sağladıklarını anlamıştım. Daha sonra Türk gazetelerinden öğrendiğime göre. bunun eski bir hikâye olduğunu söylemişti. Musullulu'nun sattığı bazmorfin miktarı o kadar büyüktü ki ancak gemilerle taşınabiliyordu. DEA ajanına verilecek 3 kilo eroini İtalyan polisi yakalıyor! Kimin eli kimin cebinde belli değil..) "Bildiğim kadarı ile Musullulu'nun İsviçre'de gerek kendi adına. Musullulu'nun Panama bandıralı gemileriyle telsiz ile temas kuruyorlardı. Ben Musullulu'nun silah kaçakçılığı yaptığını ne gördüm ne de biliyorum. Türkler arasında benim adım ise Pol idi. Ermeni terör örgütü ASALA'ya yardım eden bir Kürt aşiretinin başıymış. Uyuşturucu madde. Atina'da çalıştığını söylediği DEA (ABD'nin Uyuşturucu ile Mücadele Örgütü) ajanı ile tanıştırdı. ailemle geçiriyordum.. Musullulu'nun tabanca ve tüfek gibi ateşli silahların kaçakçılığını yapmakla suçlandığını da okudum.) "1981 yılından 1983 yılına kadar. o zaman adı Kara-durmuş olan Musullulu'ya telefon ettim. Atilla Öksüz adına pasaportu vardı. içinde 3 kilo eroin bulunan bir otomobil gönderdi. Bu arada benim haberim olmadan 3 kilo eroin. ESRARENGİZ OLAYLAR Paul Waridel'in Ticino Kantonu Cumhuriyet Savcılığı'ndaki sorgulaması ertesi gün saat 14.

Musullulu parayı almış olmasına rağmen. bilmediğim nedenlerden ötürü gemiyi teslim etmeyi geciktiriyordu. hattâ işkence gördüğünü gazetelerden öğrendim. uyuşturucu madde işinde Musullulu ile birlikte olabilir ama ben bunu bilmiyorum. Behçet Cantürk'ün Türkiye'de verdiği ifadenin.İTALYANLAR WARIDEL'İN İFADESİNİ ALIYOR 17 Mayıs 1985 tarihinde İtalya'dan gelen Palermo Sorgu Yargıcı Dr." Sorgu Yargıcı Dr. Çünkü anlaşma yapıldığında hep birlikte bir lokantada idik.) "Behçet Cantürk adlı Türk'ü tanırım. Sonunda Ferrera bu işten sıkılıp. Wari-del sinirlendi: "Söylediklerinin hepsi uydurmadır. Kendisini Zürih'te Musullulu'nun yanında iki kez gördüm. büyük para ödemesine rağmen işin peşini bıraktı. Musullulu banka hesap numarasını ha-tırlayamadı. uyuşturucu madde kaçakçılığına suç ortaklığı ve uyuşturucu madde kaçakçılığı için kurulmuş örgüte girmek iddiasıyla dava açılmıştı. Kendisi. Çünkü önemli bir mafya kuruluşunun başıdır." Palermo Ceza Mahkemesi 11 Haziran 1985 gün ve 179/85 sayılı yazısıyla.. Bir gece gemide kalıp eğlendik. Osman adlı bir Türk aracılığıyla Musullulu ile tanıştığını. 185 Palermo sorgu yargıcı Dr.. Paul Wariderden. İsviçre ve İtalya'dan sonra Amerika Birleşik Devletleri'ni de kapsayacak kadar büyüyordu. Birlikte Musullulu'nun aldığı gemiyi görmeye gittik. benim hesabıma gönderildi. bu nedenle benim hesabıma yatırıldı.. İtalya'da Paul Waridel hakkında. Paul Waridel ile ilgili bölümünü okudu. Giovanni Falcone de.. 186 . Musullulu'nun Dusk adlı gemisini satın almak istediğini ve önpara olarak da 466 bin dolar verdiklerini biliyorum. Olayın boyutları. Falcone. (. Para doğrudan doğruya Musullulu'nun hesabına değil. Bunun dışında söylediklerinin tümü yalandır. Bu adamın ne yolda ifade vermiş olduğunu ve ifadesinin beni ne derece ilgilendirdiğini bilmiyorum. "Ferrera çok saygı gören biridir. İtalya'ya 5 ton bazmorfın gönderdikleri için tevkif müzekkeresi çıkardı. Türkiye. Bu kişinin Türkiye'de tutuklanmış olduğunu. Falcone. Mu-sullulu ile İtalya'nın ünlü mafya babalarından Pipo Ferrera'nın ilişkisini öğrenmek istiyordu. Paul Waridel'i sorguladı. Türkiye'de tutuklu bulunan Behçet Cantürk ve Korkmaz Göldağı hakkında.

Saat 14. Paul Waridel'in yeni "konukları" ABD'den gelmişlerdi! Amerika Birleşik Devletleri.Size söylemek zorundayız. 149 sayfa tutan ifadesinde. hatıralarınızı ta zeler mi? .Bay Waridel son bir yıl içinde DEA ajanı gibi.Bay Passic veya bir başka Amerikan ajanı. aynı mahkemenin Savcısı Rudolph W.Ajanın ismini hatırlıyor musunuz? . Robert Boylan ve John Arterberry'den oluşan.Evet. . Sanıyorum hiçbir kanun.00. Savcı Yardımcıları Louis Freeh.İlk ismini anımsıyorum.Uyarınız için teşekkür ederim. her iki ülkede .AMERİKALILAR DA SORGULUYOR 14 Haziran 1985. yeraltı dünyası ile istihbarat örgütlerinin ne kadar içli dışlı olduğunu anlatıyordu: . buradaki ifadelerinizden dolayı ABD'de yargılanabilirsiniz. aynı suçtan dolayı beni. hiçbir Amerikan istihbarat elemanıyla konuştunuz mu? .Bay Passic'i tanıyordum. "Yemin etmeyeceğini" belirterek konuşmasına başlayan Paul Waridel. kalabalık "ABD heyeti" İsviçre Ticino Kantonu Mahkemesi'nde Paul Waridel'in ifadesini almak için hazırdılar. 'ABD'de yargılanmayacaksınız' gibi bir söz verdi mi? . Palmer. Robert Bucknam ve ABD Adalet Bakanlığı temsilcileri Robert Stewart. . New York Güney Bölge Hakimi Edmund L. İsviçre'de yargılanıyorum. buradaki açıkla malarınız hakkında.Hayır. . Giulani. .Adının Greg Passic olduğunu söylersem. .

Çünkü ben de. . Yanılıyor veya haklı olabilirsiniz.Bay Musullulu ile Batı Almanya'da bir iş yaptınız mı? . Bulgaristan'la sık sık te lefon konuşması yapardı.Bay Waridel. Başka bir ismi daha vardı: Atilla Öksüz.Bay Musullulu'yu başka bir isim ile tanıyor musunuz? . tanıyorum. 1976 yı lından beri biliyorum ki. o da Türk lokantalarında yemek yiyorduk. arada sırada görürdüm.) .Bay Waridel Yaşar Musullulu adlı şahsı tanıyor musunuz? ..Evet. . Musullulu'nun Bulgaristan'la büyük teması vardı. Orada birçok arkadaşı vardı. Bulgaristan'daki şir ketlerin yöneticileri ile çok samimi idi. İki kere cezalandırılacağımı sanmıyorum. DEA ajanı Passic ile Ocak 1985 yılında yap tığınız görüşme talebi kimden geldi? .Tanışdığım zaman adı Avni Karadurmuş'tu. (.Kendisini Münih'te.187 ayrı ayrı yargılamayacaktır. Amerikalılar'a da uzun uzun anlattı... Ancak ilk kez istihbarat örgütleri ile ilişkilerinden ayrıntılı bir biçimde bahsediyordu: (. Bulgaristan gümrü ğüne uyuşturucu maddelerinin takıldığını söylemişti. İsviçre ve İtalyan savcılarına söylediklerini..) ." YUNAN GİZLİ SERVİSİ Paul Waridel.

hiçbir istihbarat elemanı ile konuş tunuz mu? 188 . . Bir Yunanlı arkadaşıma söyledim. gerek İsviçre'de.İsviçre polisinden tanıdığım bir arkadaşıma. yüksek miktarda bazmorfin kaçı ran kişilerin yakalanması için mi söylediniz? . Yunan polisine veya Yunan Gizli Servisi'nden pek çok memura. yurtdışında büyük bir uyuşturucu madde ticaretinin organize edildiğini söy ledim. Örneğin. gerekse bir başka ülkede.Bu bilgileri arkadaşınıza. bize anlattıklarınız dışında. Bay Musullulu'nun bürosunda yaptığınız tercümelerden hiçbir istihbarat görevlisine veya polise bahsediyor muydunuz? .Bay Waridel. .Arkadaşınız Yunan hükümetinin memuru muydu? . 'günaydın' veya 'iyi akşamlar' demem gerekiyordu. Yunanistan'da. . . Eşim. .Bay Waridel ne demek isteğimizi biliyorsunuz. yüksek seviyeli memurların olduğu bir Yunan ailesinden gelir. çok eski gelenekleri olan. uluslararası alanda müdahale edebilecek bir Amerikan ajanına söylemem gerektiğini belirtti.. Kendisi de bu gerçekleri.Evet.Evet.Kesin cevap vermem zor. Zira çok genel bir soru.Evet.

Amerikalı savcılara. Kendisi.Peki başka sorulara geçelim. Bay Musullulu'ya karşı hiç polis harekâtı yapıldı mı? . İsviçreli halcimin uyarısından sonra.Bu Yunanlı arkadaşınız bir polis memuru muydu? ." Araya İsviçreli hakim Giordano Zeli giriyor. ne yapacağını sordunuz mu? . Şimdilik bu konuda konuş mayacağım. kendisine yapılacak her operasyonu anında öğreniyordu.Yunan memuru ve onu takip eden diğer temaslarım hakkın da. Bir soruşturma talebinde daha bulunabilirsiniz. burada konuşmak istemiyorum. biliyorsunuz bu sorgu celsesi bittiği zaman size başka soru sorma şansımız olmayacak.Yunan Gizli Servisi. her zaman Türkiye polisinden bilgi alıyordu. açıklığa kavuşturulduğu za man kendilerine yanıt vereceğim. . olayları daima ön . Ayrıca Bay Waridel. . Benim Yunanlılar'la ve İs viçre makamlarıyla olan bağlantım.Musullulu.Yunan Gizli Servisi ile olan ilişkilerimi. Waridel şöyle konuşuyor: . "Bunun doğru olmadığını belirtmem gerekiyor. polis harekâtları konusunda. 189 .Bay Waridel. Türk polisinden. temaslarımı İsviç re makamlarına anlatacağım. Yüksek seviyede biriydi.. KYP'dendi.Kendisine bilgi verdikten sonra. istediği soruya cevap vermeyi reddedebilir" diyor. Bu konuyla ilgili olarak sizin so rularınızı yanıtlamayacağım.

. örneğin Bay Musullulu'nun üzerine benzin attınız mı? . . mücadele de olmuş.Hayır.Siz La Mattina'dan aldığınız 5 milyon doları Bay Musullu lu'ya verirken. polis operasyonlarının sizin dediğiniz gibi. üzerine benzin döküp yaktığınızı söy . . . sizi izleyen herhangi bir gizli ajan var mıydı? .ceden biliyordu. . .ABD hükümetinden herhangi bir kişiye.Peki beyefendi. Neden baskın yapmadı? . anlamıyorum. bir çuval paraya el koy' şeklinde yürüdüğü nü tahmin etmiyorum.Bay Waridel sandığım kadarıyla siz. Bay Musullulu hakkında sohbet ederken.Evet.Bilemem.Parayı almaya gidip geldiğinizde.Söz münakaşasından başka. 1984 Haziran veya Temmuz ayında Bay Musullulu ile tartışmışsınız.Bu tip meselelerde.Kendisine bir tokat attım ancak alev alıp almadığını bilmi yorum! . polisin bilgisi vardı. 'git parayı al. o paranın herhangi bir kısmına herhangi bir hükümet ajanı tarafından el konulduğunu biliyor musunuz? . Benim ona söylediklerim ve onun bana 'hamamböce ği' demesinin ne manası var. Genel usulün öyle olduğunu sanmıyo rum.

.Hayır Fransızlar'la da.Bay Passic dışında Amerikalı başka bir yetkili ile konuştunuz mu? . Ajan Passic sanırım yanlış anlamış. 190 .ABD Hükümetinin İsviçre'de temsilcisi olarak sadece Bay Passic'i biliyorum.İlk kez sizden duyuyorum.Fransızlar ve İspanyollar ile buluşma teklifi kimden geldi? .Bu kişiler. Ancak onların ABD Hükümetinin temsilcisi olup olmadıklarını bilmi yorum. Ancak Bay Passic'in duydukla rım ülkesine rapor ettiğini tahmin edebilirim. Başka Amerikalılar'la da konuştum.Bay Passic'in.Bütün bu toplantıları. sizin Bay Musullulu'yu yakma girişiminiz den bahseden bir teleksi ABD'ye gönderdiğini biliyor muydu nuz? . . .Hep Amerikalılarca mı konuştunuz? .Bana ne sormak istediğinizi anladım.lediniz mi? . İsviçre/Zürih'teki polis arkadaşım .Evet. . İspanyollar'la da konuştum. polis tipi faaliyetlerde bulunan kişiler miydi? . Onun Almancası. benim de İngilizcem çok kö tüydü.

istihbarat örgütleriyle ilişkisi konusunda bundan sonraki sorulara yanıt vermedi. İsviçre.. Roma Gümrük Polisi'nden Yüzbaşı Gaetano Casagrande. .)" Paul Waridel'in kimliği ve ne iş yaptığı konusunda.organize ediyordu.Evet.Her iki ülkenin ajanları ile burada konuştuklarımız üzerine mi görüştünüz? . Ama görsem tanırım. Mutlaka buraya gelsin. Ona malı veren kişi ise İtalyan Antoni adında biriydi. benimle konuşsun.Peki diğer uyuşturucu grubunun içine ne zaman girdiniz? . . Ayrıca Alberto adında bir İtalyan daha vardı.. bir başka uyuşturucu grubu vardı. Waridel'i yeniden sorgulamak istediler.Bay Musullulu ile ayrıldıktan sonra mı? . Paul Waridel ile süren sorgulamalar sonucunda İtalya'da 706 kişi .Hayır.)" Behçet Cantürk ile başlayan. Bu konularda İsviçre polisinin kesin raporları var dır.1984." 15 Ağustos 1984 tarihinde Behçet Cantürk'ün... Paul Waridel. Bizim gönderdiğimiz uyuşturucuları alan Amerikalıların başında Corc isminde. Giovanni Falcone. New York'ta oturan yaşlı birinin olduğunu duymuştum. Behçet Cantürk daha önceki ifadelerinden farklı birşey söylemiyordu: "Avni Karadurmuş. (. kaçakçılık faaliyetleri ile ilgili ifadesi tekrar alındı. Amerikalılar'ın kafası karışmıştı. Bu işlerden benim hissem yüzde 25'tir. İtalyanlar'a. "Ailemin ve benim can güvenliğim sağlanmadan artık konuşmayacağım" dedi. De Cesare. Waridel. Palermo Emniyet Müdürlüğü'nden Komiser yardımcısı Antonio Cassara. 191 18 Haziran 1985 tarihinde. Herşey günü gününe zapta geçirilmiştir. Soyadlarını bilmiyorum. Bu arada bir isteğini de iletti: "Roma'daki DEA ajanı Franciosa Jerry ile konuşmak istiyorum. İsviçreli Paul'ün aracılığıyla Amerika'ya bazmorfin gönderiyordu.İtalya ve ABD ile bağlantılı. Onlar hakkında sohbet ettik. İtalya/Palermo Mahkemesi Sorgu Yargıcı Dr. İsviçreli hakim de duruşmayı bir sonraki güne bıraktı. (. Paul Waridel ertesi gün sadece Sicilyalılar'la ilgili soruları yanıtladı. . Roma Mahkemesi Sorgu Yargıcı Dr.

Türkiye'de haşhaş ekiminin yasaklanması için. Bu ülkede "uyuşturucunun ticari hacmi" 50 milyar doları geçti. insanı yıkıma uğratan uyuşturucu karşısında çaresiz kalıyordu.. İhtiyacı olduğu zaman da çekiyordu. yılgın Amerikalılar. çoğunluğu Sicilyalı 336 kişi yakalanıp. Yatırılan ve çekilen para öyle "üç. 193 . ABD'de. Cezaevine konanlar arasında Giovanni Abbate gibi ünlü mafya babaları da vardı Cantürk ve Waridel'in açıklamaları ABD'de 138 sayfalık bir iddianamenin hazırlanmasına neden olmuştu. mutluluğu uyuşturucuda arıyordu... İtalyan göçmeni Salvatore Catalano'nun. bu küçük pizza dükkânının hesaplarına akıl erdirememişti. silah ticaretinden sonra ikinci sırayı uyuşturucu alıyordu. cezaevine konmuştu. uluslararası petrol sanayiinin tüm kârından fazlaydı. Kârlılıkta.. IBM. ABD'yi bir baş-tan diğer başa kuşatan pizza dükkânlarında. RCA gibi dev şirketlerden daha fazlaydı! Dünyadaki yasadışı uyuşturucu ticaretinin değeri ise yılda 500 milyar dolar! Bu rakam. nakdi para değişimi yapılıyordu. ABD'nin Federal Soruşturma Bürosu (FBI). Ford Motor. ITT. umutsuz. General Electric. 11 milyon kişi sürekli uyuşturucu kullanıyor. siyasi ve ekonomik tüm gücünü kullandığı 1972 yılında.beş kuruş" değildi. ülkesinde uyuşturucu kullananların sayısı 500 bin kişiydi. Chrysler.. Bugün bu rakam 20 katını aştı. Amerika Birleşik Devletleri'nde. İnanılmayacak boyutta. uyuşturucu satılıyordu.tutuklandı. Doğaya. ABD sistemi. tarihlerinin en büyük uyuşturucu davasıydı. insana ve mesleğine yabancılaşan. Uyuşturucu mafyası ABD'yi "bir örümcek ağı" gibi sarmıştı. Salvatore Catalano pizza dükkânından kazandıklarını İsviçre ve İtalyan bankalarına yatırıyordu. bu. Mafyanın kazancı. General Motors. Sonunda paraların nereden geldiği anlaşıldı.. New York'ta şirin görünüşlü küçük bir pizza dükkânı vardı. 192 PIZZA OPERASYONU ABD. Amerikalılar'a göre.

Aynı zamanda dünyaca ünlü bir "kimyagerdi. Paul Waridel'i tanıyordu." O da. Luciano Ligio'nun ünü ve etkisi adada giderek artıyordu. Havaalanında yakalandı. Brezilya'ya yapılan sevkıyatlara zorluk çıkarıyordu. Mafya arasında kanlı çatışmalar başladı. bildiklerinin hepsini anlattı. "Musullu-lu'nun Dusk adlı gemisinden. genellikle 500'er kiloluk balyalarla yollanan bazmorfini. Estetik ameliyat yaptırdı.. İsviçre'den götürdüğü 6 milyon dolar nakit para ile Bulgaristan'a gitmişti.Yunan. Buscetta. Yenilmişti. 1984 yılında İtalya'da yakalanıp cezaevine konanlar arasındaydı. Tekrar Brezilya'ya döndü. 1984 yılının Haziran ayında Brezilya'ya gelen Palermo Savcı Yardımcısı Vincenzo Geraci'ye. Türkiye'ye girebilmek için bir MİT görevlisine 750 bin dolar rüşvet teklif etmişti. Brezilya'dan ABD'ye uyuşturucu göndermeye başladı. iki oğlunu. İşleri yoluna koydu. Musullulu. Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Ümit Erdal. Sarı Avni. İtalya'da Dattilo Sebastiano ve Türkiye'de Behçet Cantürk'ün ifadeleri.Sicilya mafyasının nasıl işbirliği yaptığı konusunda detaylı bilgiler verdi. Türk. Sıkıyönetim 4 nolu Askeri Mahkemesi'ni bilgilendiriyordu: . Okyanus ötesinde işler iyiydi ama Sicilya'da karışıktı. 1923 Mısır/İskenderiye doğumluydu. Ancak Sicilya mafyasının önde gelen isimlerinden.. Sicilya'dan 70 mil uzaklıktaki bölgelere kadar teslim etme garantisi ile gönderiyordu. Brezilya'da Tommaso Buscetta. ABD'nin "Pizza Operasyonu'na başlaması için yeterliydi. Cezaevinden kaçtı.. Yunanlı armatör Franco Pal-mos'un gemisi Alexandros'a nasıl bazmorfın aktardıkları"nı anlattı. Pizza Operasyonu sonucunda Amerikalılar ilginç bilgilere ulaştılar: "Dünyanın önde gelen eroin şebekesi 'Pizza Connecti-on'a en fazla bazmorfini Türk Yaşar Avni Musullulu ve örgütü 194 sağlıyor.Fikrin yaratıcısı. Hücresinde intihara teşebbüs ederken ölümden kıl payı kurtarıldı. "Pizza Operasyonu" nun başlamasında en büyük katkıyı kendisinin yaptığını düşünüyordu. Palermo Mafyasının önemli "Babalarından" Tommaso Buscetta'ydı. Sicilya üzerinden geliyordu. Yıllarca Sicilyalıların uyuşturucu yüklü gemilerinde kaptanlık yapmıştı. "Baba" Buscetta Brezilya'da yakalandı. İsviçre'de Paul Waridel. Cezaevine kondu. Avni Musullulu'yu. Brezilya'ya yerleşti." ABD Narkotik Bürosu tarafından hazırlanan rapora göre. Buscetta'ya uyuşturucu. Tommaso Buscetta gizlice İtalya'ya geldi. kardeşini. Bu arada Türkiye. Dattilo Sebastiano. yeğenini ve üç yakın adamını kaybetti. Sarı Avni'nin kime rüşvet teklif ettiği açıklanmadı. diğer ülkelerdeki gelişmelerden. Ülkesi İtalya'ya iade edildi. Tutuklu bulunduğu İtalya/Palliano Cezaevi'nde bildiklerini anlattı..

. Hidayet Kaşan. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı'na suç duyurusunda bulunuyordu: "(. İsviçre ve ABD'de PİZZA OPERASYONU diye adlandırılan bir seri operasyonlara başlandığı. avukat M." Pizza Operasyonunun "kahramanları" Mamak Askeri Ceza-evi'nde boş durmuyorlardı."Teşekkül vücuda getirerek milletlerarası uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak suçundan sanık Behçet Cantürk ve arkadaşlarının diğer ülkelerdeki suç ortaklarının yakalanması için 20. vekilleri aracılığıyla. Sıkıyönetim Komutanlığı'na yayının durdurulmasını isteyen yazısını göndermişti bile. 21 Eylül 1984 tarihinde saat 15... Mahkeme Behçet Cantürk. Mahkeme.10. Behçet Cantürk'ün polis ve MİT ifadelerinin yer aldığı bu diziye ilk tepki." Behçet Cantürk'ün vekili. ceza almamak için sürekli dilekçe veriyorlardı. şimdilik bu konuda herhangi bir karara varmamıştır. Savcılık...00'te yine duruşmasız olarak toplandı. daha Askeri Savcılığa dilekçesini vermeden.8. Mehmet Tahir Canpolat. Cevdet Yardım'dan geldi. Ancak savcılığın . Bedri İstanbullu. Fettah Cantürk.1984 tarihinde ilgili İnterpollere bilgi verilmesi üzerine. 7 Kasım 1984 tarihinde "İhanet Dosyası" adlı bir dizi yayına başladı. 26. Ancak bir başka "mahkeme. Avukat Yardım." idam cezasını çoktan vermişti. Mehmet Han Kozat. en azından soruşturmanın özel maksatla yapıldığının kanıtıdır. Cantürkler'in "iplerini" çoktan çekmişti: Hürriyet gazetesi. Aziz Cantürk ve Faruk Beskisiz'in tutukluluk halinin kaldırılması hususunda avukatlarının taleplerini karara bağladı. kim tarafından ve ne maksat ve hakla. Nizamettin Cantürk ve Abdulkadir Takan'ın emniyetçe geçici olarak zapt altına alınan menkul ve gayrimenkulleri hakkında şu görüşünü bildirdi: Savcılık mütalaasında hangi eşyaların hangi sanığa ait olduğu ve hangi sebeplerden dolayı zaptının istendiği hususu belirtilmediğinden. Behçet Cantürk. Bütün paralarına ve gayrimenkullerine geçici olarak elko-nulduğu için Cantürkler geçim sıkıntısı çekiyorlardı. ilgili gazeteye soruşturmayı etkileyecek. Mah-keme. karar organlarını şüpheye düşürecek ve halkın husumetini tevhit edecek şekilde bir yayım başlatmak.1984 günü Nizamettin Cantürk için toplandı.) Biz savunma görevlisi olarak. Basın. Abdulbaki Maltaş. SUİKAST İHBARI Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 numaralı Askeri Mahkemesi. Cantürkler. yasal nedenlerle dosyayı tetkik imkanına sahip bulunmadığımız halde. Bir ay önce gıyabi tutuklama kararı verilen Nizamettin Can-türk'ün tutuklama kararı bu kez vicahiye çevrildi. 195 Mahkeme. Behçet Cantürk ve arkadaşlarının kurmuş oldukları şebekenin diğer elemanlarının yakalandığı bildirilmiştir. Akile Dilek Alev.. sanıkları sevindirecek bir karar almadı. dört gün sonra ise.

yayının durdurulmasını istemesinin başka nedeni vardı: "(...) Bu soruşturmaların devamı olan operasyonlar yürütülmektedir. Soruşturmanın, hazırlık soruşturmasının gizliliği esasları içinde yürütülmesi gerektiğinden başka, bu soruşturmaya has delillerin 196

karartılmasını önlemek, soruşturmanın saptırılmasını engellemek ve soruşturmayı yapacak kişi ve kurumları etkileme çabasını önlemek bakımından, soruşturma konularının tümünü kapsayacak şekilde yayın yasağı konmasını, bir günlük gazetede başlatılan ve devam edeceği anlaşılan yayımın derhal durdurulmasını emirlerinize arz ederim." 4'üncü Kolordu ve Ankara Sıkıyönetim Komutanı Korgeneral İbrahim Türkgenci'nin emri ile yayın durduruldu. Korgeneral Türkgenci, gazetelere "unuttukları" 5680 sayılı Basın Kanu-nu'nun 30'uncu maddesinin birinci fıkrasını hatırlatıyordu: "Ceza kovuşturmalarına ait talep ve iddianamelerle kararların ve diğer her türlü vesika ve evrakın, aleni duruşmada okunmasından, hazırlık ve ilk soruşturmalarda takipsizlik veya yargılamanın men'i, tatili veya düşmesi kararı verilmesinden önce yayımlanması yasaktır." Basın, özellikle askeri darbeler döneminde bu kanunu hep gör-memezlikten geliyordu. Medyaya, yasayı askerler anımsatıyordu! Behçet Cantürk'ün ifadesini Hürriyet gazetesine MİT 'in sızdırdığı iddia ediliyordu. O günlerde, Cantürkler ile ilgili haberler, sadece Türkiye basınında yer almıyordu. Almanya'nın ünlü Quick dergisinin kapak fotoğrafı ilginçti: 06 RT 999 plakalı lacivert Mercedesin ön tamponuna ayağını dayamış, gri takım elbiseli, beyaz dik çizgileri bulunan siyah gömleğinin üç düğmesini açmış, beyaz çoraplı, siyah ayakkabılı, elinde Malboro sigarası bulunan genç adamın adı Nizamettin Cantürk'tü. Quick dergisi, Türkiye'den Almanya'ya gelen uyuşturucu konusunda bir araştırma yapmıştı. Düseldorf Kaçakçılık Savcısı Hans Heliman, dergiye şu açıklamayı yapıyordu: "Türkler bizim için 1977 yılından beri dert oldu. Gün geçtikçe sayıları artıyor. Son günlerde yakalananların hepsinin Lice'den geldiği saptandı. Bu yüzden yakalanmaları da kolay olmaya başladı. Bizce Lice, mükemmel eroin laboratuvarları olan bir yer." 197

Sıkıyönetim Komutanlığı yurtdışındaki yayınları engelleyemedi. Ancak bir başka önemli olay önlenmişti: "Mamak Özel Askeri Ceza ve Tutukevinden çıkarılarak, ortaya çıkan yeni bir suçu nedeniyle Genel Müdürlüğünüz mensuplarına teslim edilen Korkmaz Göldağı ile Behçet Cantürk'ün yüzleştirilmesinin yapılabilmesi için, 2 gün süreli teslimi, ilgili yazı ile talep edilmekte ise de;

alınan istihbari bilgi ve dokümanlardan, adı geçenin, kaçma, kaçırılma ve bilhassa yaşamına son verilebileceği konusunda duyumlar alındığından; yüzleştirme işleminin Mamak Özel Askeri Ceza ve Tutukevi Müdürlüğü içerisinde yapılmasını ve bilgi edinilmesini rica ederim." Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 Aralık 1984 yazısı ile Emniyet Genel Müdürlüğü'nü, Behçet Cantürk'e yapılacak bir suikast için uyarıyordu. İDAMI İSTENİYOR 52 sanıklı davanın iddianamesi, 7 Şubat 1985 tarihinde Sıkıyönetim Askeri Savcı Yardımcısı Metin Ölmez tarafından hazırlandı. (Evrak no: 1984/356 Esas no: 1984/356 İdd. no: 1985/38) Behçet Cantürk'ün bir numaralı sanık olduğu davanın iddianamesi 13 sayfa tutmuştu. Uyuşturucu ile silah kaçakçılarının davası birleştirilmişti. "Salt ticari kazanç amacıyla uyuşturucu madde kaçakçılığını meslek haline getirmiş olan bu suç failleri, kaçakçılığın icrasını kolaylaştırmak, yüksek kazanç sağlayan bu faaliyeti tekelleştirmek maksadıyla, 1978- 80 yılları arasında Türkiye'de faaliyet gösteren terör odakları ile de sıkı bir işbirliği içerisine girmişlerdir. "Uyuşturucu madde kaçakçılığı yolu ile sağlanan gelirler, başka yasadışı faaliyetlere kaynak yapılmış, ayrıca yine yüksek ka198

zanç getiren diğer yollara, bu kazancın büyük bir kısmı, örneğin silah, altın, döviz kaçakçılığına yatırılmış, terör örgütleri beslenerek ülkenin siyasi, ekonomik çıkarlarına uyuşturucu kaçakçılarının şahsi ticari menfaatleri tercih edilmiştir. Bu ticari kazançlar yasal ticari şirket faaliyetleri gibi gösterilmeye çalışılmış ise de, aile şirketi olarak kurulan bu kuruluşların ticari faaliyetlerinin murakabelerinde, sanıklarda tesbit edilen mal varlıkları ve yüksek servetleri yaratacak nitelikte olmadığı görülmüştür. "Örnek olarak Behçet Cantürk ve akrabalarına ait Bursa Boru ve Profil Sanayi Anonim Şirketi'nin sadece kuruluşu bulunup, bu şahıslara geçtikten sonra herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı, keza aynı şahıslara ait CAN- SAN Kimya ve Sanayi Ürünleri A.Ş.'nin de sadece, başkası tarafından ithal edilen kos-tik maddesinin satışını sağlamak suretiyle iş yaptığı, komisyon niteliğindeki işlerinden başka, herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı saptanmıştır.Oysa sermayedarların tesbit edilen şahsi servetlerinin bu yolla kazanılmasının mümkün olmayacağı gibi, yasal bir kaynağa bağlı olduğu da ispat edilememiştir. "Hiçbir yasal kaynağı bulunmayan, uyuşturucu madde ticaretinden elde edilen bu gelirler; gizlenmesi amacıyla başka ticari işletmelere ya borç verilmiş, ya da başka şahıslar adına bankalara yatırılmıştır. Yine örnek vermek gerekirse, sanık Behçet Can-türk'ün yanında çalışan çaycısı İlameddin Dakman adına 100 milyon Türk lirası para yatırıldığı, banka hesapları ile tesbit edilmiştir. Yine tesbitlere göre Herko Yün Fabrikasına yaklaşık 500 milyon civarında, YANŞAN

şirketine 300 milyon civarında kısa sürelerle yüksek meblağlarda para borç olarak verilmiştir..." Askeri Savcılık iddianamede, "Behçet Cantürk ve arkadaşlarının gerçekleştirmiş oldukları kaçakçılık faaliyetlerinden" bahsederek kararını açıklıyordu: İfadesi alınan 52 sanıktan 19'unun ceza istemiyle yargılanması isteniyordu. 33 sanık hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti. 199

Behçet Cantürk, Selahattin Delidere, Abdülcebbar Doğru, Sabit Cantürk, Mehmet Deniz, Nizamettin Cantürk, Nizamettin Bayramoğlu, Korkmaz Göldağı, Fettah Cantürk, Halil Hocaoğlu, Enver Erşener (Baybaşin grubundan. SY), Yusuf Delidere, Mehmet Gözen'in TCK 403/1, 2, 6'ıncı maddeleri gereğince ölümle cezalandırılmaları talep ediliyordu. Diğer sanıklar; Bedri İstanbullu, Abdülbaki Maltaş, Mehmet Tahir Canpolat, Mehmet Sıddık Dere ve Zeynel Cantürk'ün 2 ile 16 yıl arasında değişen hapis cezalarıyla yargılanması isteniyordu. Haklarında takipsizlik kararı verilen 33 kişi ise şu isimlerden oluşuyordu: Ali İhsan Cesur, Miyaser Sak, Zeki Kirpi, Remzi Sağır, Mehmet Ali Altınbaş, Sinan Bayram, Fikret Bayram, Medet Serhat, Nedim Baybaşin, Abdurrahman Sağır, Mehmet Han Sağır, Mustafa Deniz, Artin Hacıköylü, Fettah Halitoğlu, Saffan Mindivanlı, Turgut Fidanay, İbrahim Fidanay, İlameddin Dakman, Felemez Cantürk, Yasemin Ayşe Civelek, Akile Dilek Alev, Hidayet Kaşan, Betül Ayyüce, Zeynel Ekmekçi, Mehmet Cantürk, Yusuf Yaman. Aralarında Dündar Kılıç'ın da bulunduğu 6 kişi; İlhami Sağ-lamer, Ali Açmak, Mehmet Açmak, Hikmet Uzun, Erdoğan Aslan hakkında da "kovuşturmaya yer olmadığı karan" veriliyordu. Ancak bu sanıklar başka davalardan da yargılandıkları için tahliye edilmiyorlardı. Askeri Savcılık, haklarında gıyabi tutuklama kararı bulunan bazı sanıkların derhal yakalanmasını istiyordu: Yaşar Avni Mu-sullulu, Halis Cantürk, Abdullah Cantürk, Azet Cantürk, Halim Civelek, Uğurcan Elmas, Mustafa Çapan, Hüsrev Akın. Bir de kimlikleri açıkça tespit edilememiş ve haklarında gıyabi tutuklama kararı çıkarılamamış, ancak yakalanması istenen kişiler vardı: Reşit Alpan, İbrahim Çalışkan, Bedros Demirci-yan, Süreyya Cantürk, İkram Fidanay, Mehmet Han Kozat, Ab-dülkadir Takan, Muhlise Takan, Kamil Dakman, Mehmet Sü200

leyman, Ertoşlu Feto, Seli, Hacı Reşit Zigari, Mehmet Ölmez Mehmet Vural ve İzzet Gündüz Sarıyar.

Askeri Savcılık, "sanık Behçet Cantürk'ün gayri resmi eşleri olan Akile Dilek Alev ve Hidayet Kaşan'da ele geçirilen para ve ziynet eşyalarının, Behçet Cantürk'e ait olduğu anlaşıldığından müsaderesine" karar verilmesini istiyordu. 1985 yılı da Cantürklere şans getirmemişti!.. "HALİL SULTAR'IN SENARYOSU" 10 Nisan 1985. Behçet Cantürk ve arkadaşlarının duruşması, Ankara Sıkıyönetim 4 nolu Askeri Mahkemesi'nde başladı. Tek tip giydirilmiş, saçları "üç numaraya vurulmuş" sanıklar yerlerini aldılar. Behçet Cantürk, ağabeyi Nizamettin Cantürk ve yeğeni Fettah Cantürk ile birlikte ön sırada oturuyordu. Basın mensupları duruşmaya yoğun ilgi göstermişlerdi. Foto muhabirleri mahkeme başlamadan önce, bir kare daha fazla fotoğraf çekebilmek için birbirleriyle yarışıyorlardı... Savcı ve hakimlerin gelip yerlerini almalarıyla dava başladı. Sanıkların kimlik tesbiti yapıldı. Sonra, Askeri Savcı iddianamesini okudu. İddianamenin okunmasından sonra ilk sözü Behçet Cantürk aldı. "Artık ben yaşasam da, yaşamasam da bunun bir önemi yok. Bugünü bekliyordum" diyerek konuşmasına başlayan Behçet Cantürk sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu iddianame, hayali bir mafya çetesinin oluşturulması için polisin yazdığı bir senaryodur. Ekonomik ve siyasi yönden güçlenmemi istemeyen kan düşmanlarım ve egemen güçler, bu oyunun tezgâhlanmasında başrolü oynadılar..." 201

Askeri hakim araya girerek, "egemen güçlerden ne kastediyorsunuz" diye sordu. Behçet Cantürk, "bazı politikacıları ve Diyarbakır'ın önde gelen bazı ailelerini" diye yanıtladı. Savunmasına, yaşam hikâyesi ve iş hayatını anlatarak devam eden Behçet Cantürk, "hedef adam" seçilmesinin nedenini; genç yaşta büyük başarılar sağlamasına ve annesi ile teyzelerinin Ermeni olmasına bağlıyordu. Behçet Cantürk, "kendisini idam sehpasına götürecek senaryoların kimler tarafından hazırlandığını" da örnekler vererek açıklıyordu: "Bana bu oyunu oynayanlar Diyarbakır Narkotik Şube Müdürü Halil Sultar ile Herko İplik Fabrikası'nın başında bulunan emekli general Ragıp Cengiz'dir. Ragıp Cengiz, borç verdiğim paraların üzerine yatmak istiyor. Halil Sultar ise kirli çamaşırlarını ortaya dökeceğimden

korkuyor. "Halil Sultar, bizden rüşvet istemiştir. Vermediğimiz için bizim aileye düşman olmuştur. Diyarbakır'da bir gazinoda işlenen cinayetten sonra kardeşim gözaltına alındı. Cinayet masası olayın tahkikatını yaparken, bu olay, Cinayet Şubesi'nden alınıp Narkotik Şube'ye, Halil Sultar'ın isteği ile veriliyor. Amaç bizi mahkûm ettirmek. Halil Sultar, daha önce bizim akrabalarımıza da işkence yapmıştı. Ben de kendisini İçişleri Bakanlığı'na şikâyet etmiştim. Ergani'de iki polisi dövdüğü için dava açılmıştı. Mardin ilinde iki kişinin işkence ile öldürülmesinde de yine Halil Sultar'ın adı geçmişti. Kendisinin Yenişehir'de bulunan bir eğlence yerinde, garsonlarla irtibat kurarak rüşvet aldığım tespit ettirdim. Benim kendisini araştırdığımı bildiği için, bana işkence ile yazdığı senaryoları kabul ettirdi. Bunun hesabını Halil Sultar'dan bizzat soracağım. Kendisinden davacıyım..." Duruşma salonunda "hukuk trajedisi" sahneleniyordu: İşkence tezgâhlarında alınan ifadelerin dışında, hakkında hiçbir delil bulunamamış bir sanık, mahkeme salonunda elinde tek kanıt olmadan bir emniyet görevlisini suçluyordu... Kısasa kısas! 202

"SODEP'Lİ OLDUĞUM İÇİN..." Behçet Cantürk tahliyesini istediği duruşmada sözlerini şöyle bitirdi: "Annem Ermeniydi. Babam kaçırdı, Müslüman ve Türk yaptı. İftihar edilecek bir olay. Herkes benim babam gibi yapsaydı, Ermeni sorunu kalmazdı. "Annem Ermeni olduğu için ASALA köpekleriyle bur tutuluyorum. ASALA köpekleriyle hiçbir zaman işbirliği yapmadım. Bu polisin bir senaryosudur. Günlerce işkence yaptılar. Erkeklik uzvumda sigara söndürdüler. Çırılçıplak askıya astılar. Ailemi karşıma getirdiler; 'Konuşmazsan aynısını yapacağız' dediler. İki eşimin yanında bana işkence yaptılar. "Benim CHP'li olmam ve CHP İlçe Başkanlığı yapmış olmam nedeniyle, polis bana daha da fazla işkence yaptı. SO-DEP'e yardım ettiğim yolundaki iddiaları kabul ettirmek istediler. SODEP'e 10- 15 milyon lira verdiğimi, Diyarbakır örgütünün benim yardımlarımla kurulduğunu kabul ettirmeye çalıştılar. Benim politik geleceğimi yok etmek istediler.." Behçet Cantürk'ün savunması uzun sürünce, mahkeme, sorgulara devam etmek üzere davayı 12 Nisan Cuma gününe erteledi. 12 Nisan günü Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi'nde yapılan duruşmada Behçet Cantürk'ün emniyetteki ifadesi okundu. Behçet Cantürk, okunan ifadeyi kendisinin vermediğini, yüzleştirilmelerin gözü kapalı yapıldığını söyledi. Tutanakların altındaki imzaların kendisine ait olduğunu belirten Behçet Cantürk, "Polisler bana boş kâğıt imzalattırmışlardı" dedi.

O da gidip Halil Sul-tar'a söylemiş. Benden. 203 İki numaralı sanık Nizamettin Cantürk. kimlere rüşvet verdiğini söyleyecek' demesinden ötürü Diyarbakır'a teslim olmadım. işkenceye başladı. Ayrıca Emniyet Müdürü Yahya Soy ile Mali Şube Müdürü İrfan Çe-tin'e rüşvet verdiğimi söylememi istedi. Atilla Aytek gelince teslim oldum. Pasaportum vardı. Halil Sultar bana işkence yaparak bazı kişilerin kaçakçılık yaptırdığını zorla kabul ettirdi. 'Yalnız.. 16 Nisan 1984 tarihinde aldığı bir karar. 'gelsin teslim olsun. 204 Behçet Cantürk'ün kardeşi Sabit Cantürk. Buradan mutfak eşyaları getirip sattım. Suriye'nin Kamışlı ilçesine gidip geldim. Behçet Cantürk'ün adını bu olaylara karıştırmamı istiyordu. Mamak Askeri Cezaevi'nde 20 gün kaldım.. Dönüşte beni arayın' demesi üzerine dönüşünü bekledik. Canlı hayvan ticareti ve otobüs işletmeciliği yaptım.. Mamak Askeri Cezaevi'nde bulunan Cantürkle-rin direnme güçlerini azalttı. Sabit Cantürk." İfadeler uzayınca mahkeme davayı 22 Nisan gününe bıraktı. Tek kabul ettiği... Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi'nde de yargılanıyordu. Halil Sultar. Sonra polisler gelip beni Diyarbakır'a götürdüler.. "En son Diyarbakır Lice Mezrası'nda 217 kilo eroinin yakalandığını ve buna adımın karıştırıldığını duydum. "poliste işkence yapılarak ifadesinin alındığını" belirtti. Diyarbakır 2. "Ankara'da Atilla Aytek'e haber gönderdik. Küfür ederek. Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'ndeki davalar sürerken. Mülkiye Müfettişlerine verdiği ifadeydi. sorgulamanın işkence altında yapıldığını söyleyerek. kardeşinin söylediklerini tekrarlayarak. dövmeyeceğim' demiş. Sahte nüfus kâğıdı tanzim etmedim. Ağır Ceza Mahkemesi'nin. adam öldürme ve silah bulundurma suçlarından toplam 25 yıl 6 ay ağır hapis cezasına mahkûm olmuştu. benim kendisine teslim olmadığıma çok kızmıştı. Halil Sultar'ı suçluyordu: "Ben silah kaçakçılığı yapmadım. . Behçet Cantürk. 'Şimdi İtalya'ya gidiyorum. İlk gözaltına alınan ve ifadesi sonucu birçok kişiyi yakalatan Selahattin Delidere de. Halil Sultar. Polisin beni aradığını duyunca Diyarbakır'da teslim olmak istedim. Arkadaşım Nizamettin Laçin'e durumu bildirdim.Bu kez MiT'te verdiği ifadeler okundu. bu ifadeyi de kabul etmedi.

Diğer sanıkların tutukluluk halleri ise devam edecekti. askeri savcılıktan. örgütün ileri gelenlerinden olan ve halen İsveç tarafından iltica istemi kabul edilmiş ve yurtdışında . sorgularının işkence altında yapıldığını belirterek suçsuz olduklarını iddia ettiler. Behçet Cantürk." İfadelerin alınması bitti. 4 nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi. Askeri Savcı Yardımcısı Serdar Özgüldür tarafından. Sanıkların tümü. "işkence gördüğünü iddia eden Behçet Cantürk'ün. 6 Mart 1985 tarihinde hazırlanan iddianamede. sanıkların şu suçları işledikleri öne sürülüyordu: ''Yasadışı bölücü Kürdistan İşçi Partisi (KİP) ve Kürdistan Öncü İşçi Partisi örgütü mensubu olmak... bir başka davadan daha yargılanıyordu. doktorların her muayeneden sonra "sağlamdır" raporu düzenlediklerinden haberleri yoktu! 205 KOMÜNİZM PROPAGANDASI Behçet Cantürk bir tek. 1978 yılından itibaren Kürdistan İşçi Partisi'ne yakınlık duyduğu. silah bulundurma yasasına muhalefet ve pasaport kanununa muhalefet etmek. örgüt üyelerine yardımcı olmak. Duruşma Hakimi. komünizm propagandası yapmak ve sahte kimlik düzenle-mek. benden kişisel intikam almak amacıyla senaryolar uydurup işkence ile imzalattı. 26 Nisan günü yapılan mahkemede. Yapılan muayeneler sonucunda. Behçet Cantürk. dönemin Narkotik Şube Müdürü Orhan Taşanlar ile çalışıp.22 Nisan 1984 tarihinde tekrar toplanan. Abdulbaki Maltaş ve Mehmet Tahir Canpolat tahliye edildiler. birkaç küçük sıyrık dışında vücutta darp izi görülmemişti! Behçet Cantürk ve avukatlarının. Cantürkler'in eroinlerini Kıbrıs'a götürdüğü iddia edilen Mehmet Gözen de bir başka emniyet görevlisini suçluyordu: "Komiser Duran Aygün. sevk edildiği heyet kurulundan alınan raporların mahkemeye sunulmasını" talep etti. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı l nolu Askeri Mahkemesi'nde.. bazı kişileri yakalattırmamı içine sindiremediği için. 38 arkadaşıyla birlikte. bu örgüt adına faaliyetlerde bulunmak. dört gün boyunca ifadeleri almaya devam etti. Behçet Cantürk ve avukatlarının isteğini uygun bularak. no: 1985/ 80) Savcılığın. kendisi ile değil de. sanıklardan Bedri İstanbullu.. 11 Haziran 1984/14 Haziran 1984/23 Ağustos 1984/10 Eylül 1984/11 Ekim 1984 ve 12 Kasım 1984 tarihlerinde. askeri doktorlara muayeneye götürülmüştü. "teşekkül vücuda getirerek uluslararası uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak ve eroin imal etmek" suçundan yargılanmıyordu."(Evrak no: 1984/ 602 Esas no: 1984/ 602 İdd. soruşturma sonunda Behçet Cantürk aleyhinde elde ettiği kanıtlar şunlardı: "Sanık Behçet Cantürk'ün.

(Evrak no: 1985/180 Esas no: 1985/180 İdd. Mehmet Celal Baykara. PIRLANTA VE DÖVİZ KAÇAKÇILIĞI Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses'in. Ubeydullah Kaplan. bu şekilde 1978 yılı başlarından 1983 yılına kadar örgüte pay olarak 100 milyon Türk ikası civarında para verdiği. Abdulgani Sungur. Yaşar Gültekin. Hatip Dicle. Diğer sanıklar. Mehmet Sözer. Mehmet Şahin. 9 Mayıs 1985 tarihinde hazırladığı iddianamenin konusu. "Sanığın yine Zerruh'un istek ve talebi üzerine. Kamil Taylan. Osman Tokiloz. Behçet Can-türk. örgüt adına sanığın Zerruh Vakıfahmetoğlu'na her iş sonunda pay verdiği. Mustafa Mencütek. Hüseyin Kiy hakkında 8 ile 15 yıl arasında değişen ağır hapis cezaları istiyordu.) anlaşılmıştır. Mehmet Vural. Zerruh'un. örgüte daha fazla maddi kaynak sağlanması için birlikte uyuşturucu kaçakçılığı yapma yolundaki teklifini kabul ettiği. .. 1983 yılı Şubat. bu doğrultuda muhtelif defalar uyuşturucuyu halen yurtdışında bulanan Avni Musullu-lu.oturmakta olan Zerruh Vakı-fahmetoğlu ile yakın ilişki kurduğu. başlangıçta zaman zaman yüzbin ile beşyüz bin lira arasında örgüte verilmek üzere kendisine maddi yardımda bulunduğu. Hüseyin Udum. Hüseyin Geçit. Cuma Ali Gökalp. Nihat Nadir Kelekçi. örgütlenme ve eylem çalışmalarında fiilen rol almadığı (.Mart ve Haziran aylarında yaptığı. Kenan Alhas. Ahmet Erincik. "Teşekkül meydana getirerek düzenli ve periyodik bir şekilde pırlanta kaçakçılığı fiilini gerçekleştirmiş olmak"tı. Aysel Cingöz. Hayrettin Atabay. Nurettin Kızılkan. Mehmet Sait Vakıfahmetoğlu (Faruk Vakıfahmetoğlu). Fahri Pamukçu. Hüseyin Tayfun. Ali Çetin. 54 sayfalık iddianamesinde. Nizamettin Cantürk. Aslan Kut." Askeri Savcılık. Ömer Çetin. Turan Seyfioğlu.Karadurmuş (Sarı Avni) vasıtasıyla ihraç ettiği. böylelikle örgütün en büyük finansörü olduğu.. Ekrem Karahan. no: 1985/141) 207 Bu kez davanın sanık sayısı fazla değildi: Behçet Cantürk. Kasım Faruk Beskisiz. Abdullah Pertev Işık. Ali Ekrem Atalay ve İsmet Elçi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar veriliyordu. Mehmet Şakir Ebem. 206 "Yaptığı uyuşturucu işinden. bu ödemelerden 25 milyon lirasını Zerruh'un kardeşi Mehmet Sait (Faruk) Vakıfahmetoğlu' na. Mehmet Şerif Müştak. Sait Koç ve Yaşar Demirel yargılanıyordu. İzzet Oğuz Kandemir. Rıfat İlhan. 1979 sonlarında DDKD yasal kisvesi altındaki örgüte Bulgaristan'dan TIR ile getirdiği 500 adet Kalaşnikof otomatik tüfeği Batman yakınlarında teslim ettiği. Ancak sanığın örgütün propaganda.

Behçet Cantürk için istediği ceza idamdı. Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses. Zeki Suna. no: 1985/140) 6 sanık yargılanıyordu: Behçet Cantürk. "Sait Koç'un bu işleri gerçekleştirmesi için.. Mehmet Yıldız. (Evrak no: 1984/494 Esas no: 1984/494 İdd.. Bu davanın 10 sanığı vardı: Behçet Cantürk. Sait Koç. Yaşar Demirel. Bedri İstanbullu. Sait Koç'un gerçekleştirdiği kaçakçılık eylemleri ile Sait Koç'un koruyuculuğunu yaptığı. Sait Koç. sanığın Sait Koç'a 1981 yılında 50 milyon. ASALA ÜYELİĞİ Behçet Cantürk'ün yargılandığı davalar saymakla bitmiyor! 17 Mayıs 1985 tarihinde Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses'in." Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses. Hayık Atamıyan Ataman. Mehmet Güzel (Garabet Ohannes Arakel). Korkmaz Göldağı.no: 1985/151) Özetle. Mehmet Celal Baykara ve Yaşar Demirel için idam. Mehmet Sait Vakıfahmetoğlu. Yaşar De-mirel. bu örgütleri arkasına almak suretiyle. . yine aynı gün. Behçet Cantürk'ün işlediği suç şöyle tanımlanıyordu: TC Devleti hakimiyeti altında bulunan toprakların bir kısmını. 1981 yılında Sait Koç'la anlaşıp sermaye vermek suretiyle kaçakçılıktan elde edilecek kâra ortak olduğu. ASALA ve Kürdistan İşçi Partisi gibi yasadışı örgütlerle de irtibatı olan sanığın. bu fiili işlemek için kurulmuş silahlı çeteye barınacak yer göstermek. devlet idaresinden ayırmak amacı 208 ile düzenlenen eylemlere iştirak. bu kez döviz kaçakçılığı için hazırladığı iddianameyi mahkemeye sundu. ASALA'ya üye olmak ve örgüt militanlarına yardım etmek. Aydın Demirel. 1982 yılında 100 milyon ve 1983 yılında 50 milyon lira vererek kaçakçılıktan elde edilen kârdan yüzde 15 ile yüzde 20 arasında değişen miktarda kâr aldığı ve bu suretle müsnet suçu işlediği anlaşılmıştır. 9 Mayıs 1985 tarihinde. Aydın Kahraman. (Evrak no: 1984/517 Esas no: 1984/517 İdd. Sait Koç'un gerçekleştirdiği kaçakçılık fiilleri hakkında bilgi sahibi olduğu. diğer sanıklar için ise 3 ile 5 yıl arasında değişen cezalar talep etmekteydi. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı l nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'ne sunuları iddianamede. yardım etmek ve hareketlerini kolaylaştırmak. Mehmet Sait Vakıfahmetoğlu. Mehmet Celal Baykara. sadece Behçet Cantürk için değil.İddianamede Behçet Cantürk'ün işlediği suçlar şöyle sıralanıyordu: "Sanığın Sait Koç'la 1980 yılında tanıştığı.

Hazar Denizi'ndeki gemilerle Milano'ya mı götürülüyor?" Hadi.. ifade tutanağına geçirilmesine ne denmeliydi? Liceli Aziz Cantürk. Ama bir savcının.. o kadar reddetmesine rağmen. iki örgütü isim benzerliği nedeniyle birbirlerine karıştırması doğal karşılanabilir. sanıkların idamlarını talep ediyordu. hazırladığı iddianamede çok ağır ithamlarda bulunup. sanıkların hangi örgütün üyesi olduğunu bilmiyordu. bu sorgulamalarda genellikle Dündar Kılıç'a. Behçet Cantürk'ün polis sorgusu ise. hukuk fakültelerinde "örnek dava" olarak öğrencilere anlatılmalıdır.. Askeri Savcı. "devleti koruyan kişilerin bilgisizliğini ortaya çıkaracağı" için acilen "yakılmalıdır'!. aynı zamanda "hukuk skandalları" yaşanıyordu. Behçet Cantürk davası. Çünkü örgütleri birbirine karıştırmıştı! Savcı. Hem Liceli olacaksın. 209 Emniyet görevlisi Behçet Cantürk'e soruyor: "Uyuşturucu. Behçet Cantürk'ün akrabası olduğu işkence zoru ile kabul ettiriliyordu. Behçet Cantürk'ün akrabası olmadığını söyleyeceksin! Polis yanılır mı? Ama yanılıyordu. soruyu yönelten emniyet görevlisi. birbirlerine karşı bazen şiddete varacak kadar sert muhalefet yapan iki Kürt örgütünü birleştirivermişti! Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi çizgisini savunan (Şıvancılar) ile. hem de soyadın Cantürk olacak ve sen çıkıp.. Başkanlığını Abdullah Öcalan'ın yaptığı Kürdistan İşçi Parti-si'ni (PKK) birbirine karıştırıyordu. Aziz Cantürk'e.Abdi İpekçi'nin. Milano'nun ise kıyıdan 500 km içeride olduğunu bilmiyordu. Sıradan bir kişinin. doğrusu affedilir gibi değildi. sonunda işkenceye dayanamayıp. Semiramis Pekkan ile iliş . "tamam. Ancak. kabul ediyorum" dedi. Peki bu sorunun. tanınmış işadamı ve sanatçıların yatak odalarıyla ilgili sorular yönelttiler : . akrabası değildi! MİT sorgulanmasından da bir örnek vermek gerekiyor: Dündar Kılıç.Duruşmalarda sadece "hukuk trajedisi" değil. Emel Sayın'la. idam istediği bir davada. iki örgütü birbirine karıştırması...25 Mart 1984 tarihleri arasında MiT'te. MİT elemanları. l. 25 teyp kaseti tutan ifade verdi.. Hazar Denizi'nin dünyanın en büyük gölü olduğunu.

no: 1985/141 Altın ve Pırlanta ka çakçılığı. bu polis tutanaklarını okuyarak iddianame hazırlıyordu! 210 AÇIK GÖRÜŞ Behçet Cantürk hakkında beş ayrı iddianame vardı. "delilden zanlıya gitme yerine. işkence ile alınmış ifade dışında hiçbir delil olmuyordu! Savcı da. kaçakçılık davalarının görüldüğü Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın 4 nolu Askeri Mahkemesi bakıyordu: * Esas no: 1984/356 İdd no: 1985/38 Uyuşturucu ve silah kaçakçılığı. Çekiyor zanlıyı işkence tezgâhına. * Esas no: 1984/180 İdd. .Valla hiç duymadım. zanlıdan delile gitme yi" tercih ediyordu.Hümeyra'nın kocası Fikret Hakan bu ilişkiyi öğrenmiş. . no: 1985/140 Döviz kaçakçılığı. Sen de emir verip öldürtmüşsün! Aman efendim. Bunlardan haberin var mı? . Sonra Hümeyra ile aşk yaşamaya başladı. öyle şey olur mu? Kim çıkarıyor bunları? Aslında tüm bu "trajikomik" olayların bir açıklaması vardı: Polis. * Esas no: 1984/494 İdd. Abdi İpekçi'nin öldürülmesini istemiş. alıyor bilgiyi! Genellikle elinde.kisi vardı. veriyor elektriği. Bunların üçüne. Sa na gelerek.

. Duruşma sonunda Behçet Cantürk'ün yazılı savunmasını Mahkeme Başkanından istedik. poliste ve MiT'te işkence gördüklerini söyleyerek iddiaları reddediyorlardı. no: 1985/80 Kürdistan İşçi Partisi üyeliği. * Esas no: 1984/517 İdd. müvekkillerinin tahliye edilmelerini talep ediyorlardı. almayın' dedi. Silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığından yargılanan Behçet Cantürk ve elli iki (52) arkadaşının davasının başladığı görüldü. gerek l nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nin. "Mahkeme Başkanının ve sanıkların konuşmalarının iyi duyulmaması üzerine istediğimiz gibi teferruatlı not alamadık. no: 1985/151 ASALA örgütüne yardım. "Behçet Cantürk ifadesinde.30'da yerini alıyor.Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın l nolu Askeri Mahkemesi'nde ise siyasi davalar görülüyordu: * Esas no: 1984/602 İdd. Tutuldu sanıklar ifadelerinin işkence sonucu alındığını belirttiler.1985 günü saat 09... Sanıkların ifadesine geçiliyordu. Daha sonra bize. ne yaptığını "Duruşma Tutanağı"na geçiriyordu: "8. polisi ve MİT Müsteşarlığını işkence ve yalancılıkla suçladı. vs. mahkemede kimin ne 211 söylediğini. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın. vs. Biz cevaben. dairemizde çalışan arkadaşımız Duran Aygün'ü de suçladı. Yoklama yapılıyor. 'Efendim biz görevliyiz.30 da Synt 4 Nolu Askeri Mahkemesine gidildi. Özellikle sanıklardan Behçet Cantürk verdiği yazılı uzun savunmasında.. Sanıklardan Mehmet Gözen de Halil Sultar müdürümüze hakaret etmeye başlar başlamaz. gerekse 4 nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nin her duruşmasında aynı olaylar tekrarlanıyordu: Mahkeme heyeti saat 09. Mahkeme Başkanı önce 'evet' dedi. Bu arada salonun bir köşesine oturmuş sivil polisler. Kendisini Diyarbakır'da yakalayıp sorgulayan ve o zamanın Diyarbakır Narkotik Şb. Bütün . saçları "üç numaraya vurulmuş" sanıklar. Avukatlar. bu evrakın gizliliğine dikkat ediyoruz. Askeri savcı ve avukatlar karşılıklı olarak oturuyorlar. Bu konuda endişeniz olmasın' dedik. Müdürü Halil Sultar müdürümüzü suçlayıcı cümleler kullandı.11. İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne verilmek üzere. Tek tip giysili. Fakat herşeye rağmen verilmemesinde ısrar etti. Celse açılıyor. Mahkeme Başkanı hemen onu susturdu. 'Yerin kulağı vardır.

Mamak'ta. Gazeteciler. "komutanlarına" yaşlı kadının sadece Kürtçe konuşabildiğini söylediler. Yaşadığı bir olay. bu tutanakları yazmaya devam ettiler. Yanıt kısaydı: "Yasak!" Ve Hayriye Cantürk.. Duruşmayı bir veya iki gazeteci izliyordu.. yaşına ve hastalığına aldırmadan. Umutla beklenen bir başka özlem daha vardı: Açık görüş! Behçet Cantürk'ün moral kaynağı kızlarıydı. Behçet ve Nizamettin. Mahkeme Başkanı Hakim. Duruşmanın 6 Aralık 1985 günü saat 09. Mamak Askeri Cezaevi'nin nizamiye kapısına. gelini ve torunları değildi. Görüşme süresi bitene kadar. Ama Behçet ve Nizamettin'i karşısında görünce dayanamadı. Davaya. Heyecanlanmıştı. bir sonraki dava büyük umutla beklenmeye başlanıyordu. çocukları ile tek kelime konuşamadan.30'a ertelenmesine karar verdi... çocuklarını kucağından indirmiyordu. davayı ileri bir tarihe erteliyordu. kimlik kontrolü yapıldıktan sonra otobüslere bindirildiler.savunma ve tahliye istemlerine rağmen mahkeme tahliyeleri reddetti. 213 . Diğer tutuklu yakınlarıyla birlikte. Tan yeri ağarmaya başladığında varmıştı. nasıl olduklarını bile soramadan Diyarbakır'a geri döndü. Sohbete başlamalarıyla birlikte askerler müdahele etti: "Türkçe konuşun!. ilk günlerdeki gibi ilgi göstermiyorlardı. o günlerde cezaevlerinde yatan birçok Kürt'ün başına gelenden farklı değildi. Üvey anneleri Hayriye Cantürk. sanıkları dinledikten sonra. Hayriye Hanım Türkçe bilmiyordu.... 212 Sanıklar cezaevi arabalarına doldurulup Mamak'a götürülü-yorlardı. polisler kadar meraklı değildi.. "Ağlayarak morallerini bozmayacağım" diye kendine söz vermişti." Sivil polisler hiçbir davayı kaçırmadan. tek kendisi. Bilgilerinize arz ederim.. Sabahın erken saatinde Mamak'ın nizamiye kapısına gelen. sarıldı ve ağladı. 22 saat süren bir yolculuktan sonra Diyarbakır'dan Ankara'ya gelmişti. çocukları Behçet ve Niza-mettin'i görmek için.

) Türkiye'nin bir askeri mahkemesi. Bu söylenenlere .. anlayamadım.DDKD ilişkisi. Bu video nerede çekilmiştir. ne idüğü belirsiz bir kaçakçının. Gazeteler ASALA. "Ermeniler ve ASALA ile ilişkisini. Biz Kıbrıs'a üç seferde 15 kilo şevkettik. Duruşmada izlenen videoda Behçet Cantürk. Dingin hava 6 Aralık 1985 tarihinde değişti. MiT'teki video çekiminin de işkence yapılarak gerçekleştiğini söyledi... KKTC ile Türkiye arasında ilk kez bir diplomatik kriz yaşanacaktı. "Behçet Cantürk Davası" gazete ve dergilerde artık hiç yer almıyordu. Behçet Cantürk her duruşmada. duruşma salonunda videodan duyduklarını haber yapınca. ne de ünlü avukat Uğur Alacakaptan'ın Behçet Cantürk'ün vekili olması basını ilgilendiriyordu. videoya aldığı Behçet Cantürk sorgusunun bantlarını mahkemeye verdi. başta Hürriyet ve Günaydın gazetesi olmak üzere. Behçet Cantürk. mahkemeye ve gazetelere şu açıklamayı gönderiyordu: "(. O haberler artık "prim" yapmıyordu. basının gündeminde yine "Behçet Cantürk Davası" vardı..." 214 Gazeteciler. işkence yapılmadığını ispat etmek için. Suriye gezisini. Hisseme 36 milyon düştü. polis ve MiT'teki ifadesini işkence altında verdiğini söylüyordu. Raif Denktaş da İngiltere'ye eroin sev-kediyormuş. Manşetlerini. Ertesi gün.VİDEOLU DURUŞMA 1985 yılının son ayına girildiğinde. bir Ermeni'nin videodan ihbarlarını dinliyor.. Kapalıçarşı eylemini ve Kıbrıs'a gönderdiği eroinleri" anlatıyordu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın oğlu Raif Denktaş'a ayırmışlardı! Behçet Cantürk videoda şunları söylüyordu: "Kıbrıs'a Mehmet Gözen denilen kişiyle eroin sevkıyatı yaptık. Cumhurbaşkanlığı Siyasi İşler Özel Danışmanı Raif Denk-taş. Ne Nizamettin Bayramoğlu'nun mahkemeye pişmanlık yasasından yararlanmak için verdiği dilekçe. Mehmet Gö-zen'in. Milli İstihbarat Teşkilatı. yaza yaza bıkmışlardı. Kapalıçarşı eylemi vb. Bunlarla birçok iş yaptı. Rauf Denktaş'ın oğlu Raif Denktaş'la ilişkisi vardı.

"Yine video benzeri birşey-ler çıkar" diye düşünmüşlerdi." Bir sonraki duruşmanın tarihi.. neden KKTC Ankara Temsilciliği'ne veya TC Lefkoşe Bü-yükelçiliği'ne veya KKTC Başsavcılığına ya da KKTC polisine. birkaç koğuşun tamiratı düşmüştü. Mahkeme Başkanı da davayı bir başka tarihe bırakıyordu. Ona. cezaevinin ihtiyaçlarını karşılıyordu. yarın Rum. Palermo Mahkemesi'nden Yargıç Dr. 11 Haziran 1985 tarihinde Avni Musullulu. Avukatlar müvekkillerinin tahliyelerini istiyorlar. mesnet arayıp bulmadan. Çünkü. Korkmaz Göldağı ve Behçet Cantürk hakkında. İtalya'da da uyuşturucu kaçakçılığı ile ilgili mahkemeler hâlâ sürüyordu.. Gelmelerinin nedeni Behçet Cantürk'ün ifadesini almaktı. 215 KONUK İTALYANLAR Behçet Cantürk.. KKTC aleyhine kullanabilecek bir konuyu.. . Mamak Askeri Cezaevi'nde. Paul Waridel 13 yıl ağır hapis ve 150 bin frank para cezasına çaptırılmıştı! İsviçre. basına aktaranların kimler olduğu. mahkemeyi hemen bitirmişti. Behçet Cantürk. gelecek duruşmayla ilgili hazırlıklar yapıyordu..Yunan propaganda mekanizması tarafından. "uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak amacıyla örgüt oluşturmak ve büyük miktarda uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak nedeni" ile tutuklama müzekkeresi çıkarmışlardı. Türkiye gibi yapmamış. Ancak mahkeme tekrar eski rutinine dönmüştü: Sanıklar ifadelerinin işkence ile alındığını söylüyorlar.inananlar.. 18 Aralık 1985 'ti. Bu arada Mamak'ta bulunan bazı "Babalar" gibi. Basının ilgisi oldukça fazlaydı. hakkımda araştırma istememiştir? Neden bu konuda kimse bana birşey sormamıştır? "Neden askeri bir mahkeme. 25 Şubat 1986 tarihindeki duruşmanın yabancı konukları vardı. Büyük bir oyun oynandığım hissediyorum... l Ekim 1985 tarihinde sonuçlanan bir mahkemenin kararını 1986 başında öğrendi. İtalya'dan gelmişlerdi. basına kaseti izlettirmekte bir sakınca görmemiştir? "İfadeleri alanların. güvenlik güçlerine başvuruda bulunup. TC ilgili makamları tarafından iyice incelenmeli ve milli kuruluşlara sızma olup olmadığına bakılmalı. Giovanni Falcone ve Savcı Fusto Sciachittano. Yunan Gizli Servislerinin bu olayda ne gibi bir rolü olduğu araştırılmalıdır.

Damadı Korkmaz Göldağı'yı mahkemelerde yargılanırken tanıdım. Waridel serbest iradesiyle böyle bir şeyi niçin söylesin?" Behçet Cantürk'ün. yurtdışındaki gazetelerde de çıktı. Cosa Nostra(20) isimli mafya teşkilatından haberim yoktur. Eğer sizin Avni 216 Karadurmuş ile uyuşturucu ilişkiniz yoksa. La Nigro Frances-co. İfadesini siyasi bir amaç için vermiştir. görmemiş ve tanımamıştı: "Paul Waridel'i tanımam. İtalyan yargıca şu yanıtı verdi: "Paul Waridel Yunan Gizli Servisi'nin elemanıdır. Amerika Birleşik Devletleri'ne giden uyuşturucunun Türkiye'den gönderildiğini söyleyerek.Sayın Waridel'i tanımadığınızı söylüyorsunuz ama polis ifadenizde söylediğiniz tarif tam Paul Waridel'e uyuyor. Falcone araya girip sordu: "Paul Waridel. Bunu nasıl açıklıyorsunuz? . tercüman aracılığıyla karşılıklı tartışıyorlardı: . Ben kumral dedim. Priolo Salvatore.80 oldu ğunu söyledim.1. Adımı gazetelerden öğrenmiş olabilir. Laz Ahmet'i tanımam.Benim tarif ettiğim Paul ile gazetede gördüğüm Paul Waridel birbirlerine hiç benzemiyor. İsviçre'de hiçbir baskı ve şiddete tabi olmadan hakim huzurunda. Avni Karadurmuş'un adamları Ağa Koç. Paul Waridel poliste kafamdan uydurduğum tipe . İtalyan Yargıç Dr. Benim tüm ifademi. ABD'nin ülkemize yolladığı yardımların kesilmesini istemiştir! Benim davam yurtiçinde olduğu kadar. polis kendisine gelen ihbar mektuplarından derlemiş ve bana zorla imzalattırmıştır. gazetedeki fotoğrafta sarışındı. sizinle ilgili biraz önce okumuş olduğumuz ifadeyi verdi." Behçet Cantürk bilinen ifadelerini tekrarlayınca.90'a yak laşıyor.75. Ben boyunun 1. Falcone ile Behçet Cantürk.Behçet Cantürk duruşmalarda söylediklerini İtalyan hukuk heyetine de tekrarlıyordu: Duymamış. An layacağınız. Tahsin Bekir Saçaklı. Antonino Rotolo (Carlo) isimlerini hiç duymadım. Halbuki gazetedeki fotoğrafta boyu 1." İtalyan yargıç Dr. Avni Karadurmuş'a Türkiye'den bazmorfin göndermedim. Nunzio La Mattina. Mehmet Süleyman. İnterpol'ün Emniyet Genel Müdürlü-ğü'ne gönderdiği "gizli" yazışmalardan bile haberi vardı.

Acaba sayın Waridel. Benzese bile zaten onu bana zorla polis yazdırmıştı. İtalyan hukuk heyetinin her sorusuna benzer yanıtlar verdi.bile benzemiyor.Tanımadım. 5 Mayıs 1985 tarihinde 4 nolu Askeri Mahkeme Başkanlı-ğı'na. Sonra Paul is mini polisin yazdırdığını söylüyorsunuz. Polis bana zorla yazdırdı. 217 . Behçet Cantürk. sadece duruşmalarda değil.Biraz önce Yunan komplosundan bahsettiniz. Sicilya'yı suçlamak için bir komplo düzenlediğini bile mem. Paul Waridel'in İtal ya'yı. renk aynen sayın Waridel'e benziyor. el yazısı ile yazıp verdiği 20 sayfalık dilekçesinde ilginç bir konuya değiniyordu: "(. sizin emniyette söyledikleriniz boy. biraz önce Paul Waridel'in kendinizin ifadesindeki Paul'e benzemediğini söylüyorsunuz. Hiç bir iddiayı kabul etmiyordu. kilo. Suçsuz olduğunu tekrarlıyordu... . . bırakın tahmin yapmayı. .Ben Türkiye üzerine konuşuyorum.Sayın Cantürk.Sayın Cantürk. 30 Kasım 1983 tarihinde Milli İstihbarat Teşkilatı'na 7 sayfalık bir ifade veriyor." Behçet Cantürk. siz hiç Paul diye birini tanımadınız mı? . ABD'nin İtalya'ya da ambargo koymasını mı istiyor? .Ben Paul diye birini de tanımıyorum. cezaevinde yazdığı dilekçelerle de suçsuz olduğunu ispat etmeye çalışıyordu. . Hangisi doğru.) Diyarbakır doğumlu Suriye'de oturan Yaşar Vikan Ayana adlı Ermeni bir şahıs yakalanıyor. Sayın Waridel ifadelerinde birçok İtalya'nın da ismini veriyor.

Bulgaristan gibi kaçakçıları himaye eden bir ülke gibi görmektedir.İfadesinde Suriye'nin Kamışlı ilçesi gümrük kapısında taksicilik yapan Garo isimli şahsın adını vererek. 2 Eylül 1985/17 Ocak 1986/5 Mayıs 1986/10 Kasım 1986 tarihinde verdiği dilekçelerde hep aynı soruyu tekrarlıyordu: "Neden tahliye edilmiyorum?" 218 DÖRT DAVADAN BERAAT Behçet Cantürk 1987 yılını da. 22 Ocak 1987 tarihli duruşmada. 3 bin ton uyuşturucu gönderdiğimi söylüyorlar. Artık "ifademi işkence altında verdim" cümlelerini de unutmaya başlamıştı.. Bu kadar uyuşturucu ancak devlet himayesinde olur. Şimdi ben onlarla işbirliği mi yaptım? Polis ülkemizin itibarını çok kötü etkilemiştir... Behçet Cantürk'ün şansı hep yanındaydı. Bu arada Yaşar Vikan Ayana. Mamak Askeri Cezaevi'nde karşıladı. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın l nolu Askeri Mahke-mesi'nde yargılandığı. ASALA ve Kürdistan İşçi Partisi (KİP)/DDKD ile ilgili davalardan beraat etmişti. ASALA ile birlikte uyuşturucu kaçakçılığı yaptığını söyleyen bir Ermeni neden serbest bırakılıyor?" Behçet Cantürk. bir başka nedenle Mahkeme Heyetine şikâyet ediyordu: "Polis ifademi aldıktan sonra bunları İnterpol aracılığıyla Avrupa ülkelerine gönderdi. yasada yapılan değişiklik sonucu beraat etmişti.. Avrupa devletleri artık Türkiye'yi. Polis bu ifadeleri göndererek. İddianameleri okuya okuya. 1979. "Garo adlı şahısın benim teyzemin kocası Kemal Güzel olduğu öğrenilince. emniyet görevlilerini bu kez.çıka. 219 . Fakat Behçet Cantürk. duruşmalara gire. ASALA ile ilişkili olduğum. bu kişinin ASALA ile işbirliği yaptığını belirtiyor. MİT görevlileri tarafından serbest bırakılıyor.83 yılları arasında CHP. Ayrıca ASALA'nın eroin kaçakçılığı yaptığını. Behçet Cantürk. Ancak uyuşturucu ve silah kaçakçılığı duruşmaları uzadıkça uzuyordu.. onlarla uyuşturucu işi yaptığım iddia ediliyor. beklediği tahliyeye bir türlü kavuşamıyordu. kendisinin de eroin işine karıştığını söylüyor. Türkiye'yi suçlu göstermiştir. hukuk bilgisini epey artırmıştı. silah ve uyuşturucu kaçakçılığı davasının duruşmaları birbirini izliyor. Devletimizi böylece töhmet altına soktu.AP ve Bülent Ulusu hükümetleri geldi geçti. İki suçundan da Başbakan Turgut Özal kurtarmıştı: Döviz ve pırlanta kaçakçılığı yaptığı iddiası ile yargılandığı davalardan. Günler geçiyor.

emlakçilik. Ayrıca ithalat. Vittorio Russo. "Bizim İsviçre'de edindiğimiz bilgilere göre.500 bin dolar para için. Polisin bana işkence yaparak aldığı ifadeler sonucu. Zürih'te bir bankada hesap açtırmamım nedeni bu ülkeye rahat girip çıkmaktır. anlayamıyorum. Türk ikası olarak 45." Rahatlamıştı.ihracat işi yapıyorduk. binlerce dolarlık giriş ve çıkış olmuş. 7 Nisan 1987 tarihinde yapılan duruşma. Yanılıyorsunuz. Duruşmanın yeni konukları yine İtalyanlar'dı.ihracat ile uğraşan bir kişiyim." İtalyanlar. Banka. sevincini aldı götürdü. oto alım satımı. İsviçre'de 400. bunu açıklar mısınız" sorusunu yönelttiler. sizin hesabınıza 8 Ağustos 1981 tarihi itibariyle. Bu paranın kaynağını merak ediyorlardı. İki otelim. 400. İstediğim 400. Ancak istedikleri yanıtları alamıyorlardı. İsviçre'deki bankalarda 400.Bunu niye yapmıştır. Tekrar ediyorum. Polisin bana dikte ettirdiklerini söyledim.500 bin dolar geldi. Yaşar Kısacık'la başka bir ilişkim de yoktur. benim İsviçre'de l milyon dolarlık hesabım yoktur. Bu kez Palermo'dan değil Torino'dan bir hukuk heyeti gelmişti: Torino Mahkemesi Ceza Tahkikat Hakimliği'nden Marse Vanudano. Belki bankada bir miktar para bırakmış olabilirim. Onunla gidip hesap açtırdım. Bu ithalat. O da bana. Dr.ihracat işleri nedeniyle İsviçre'ye döviz transfer etmek gerekiyordu. "Böyle bir durumdan benim haberim yok. bunları ben işkencede ölmemek için uydurdum. 220 "Yıllarca müteahhitlik. Avni Musullulu'nun bürosunda çalışan Yaşar Kısacık İngilizce biliyordu. Marilinda Mineccia ve Dr. "Avni Musullulu ve şebekesi ile herhangi bir ilişkim yoktur. İtalyanlar Behçet Cantürk'ün İsviçre bankalarındaki hesapları ile ilgiliydiler. İtalyanlar gelip bana sorular yöneltiyorlar. Bu hesabın İtalya'daki alışverişlerle filan ilişkisi yoktur. Belki bana para isabet etmiş olabilir. Zürih'te bulunduğumda. Türkiye'ye telefon ettim.50 milyonu bulan parayı Fikri Koca-kerim'e verdi. evdeki tahvilleri paraya çevirdi.500 bin dolar olarak geri verdi. bir nevi altın piyangosu gibi birşey düzenliyordu." İtalyanlar bu kez. Bunlar sizin ifadenizle çelişiyor. l milyon dolar olduğunu söylediler.500 bin dolar değil.. Mantığım bunu kabul etmiyor. gayrimenkullerim.. Sevindirici gelişmeler de oluyordu." . devlet tahvillerim var. "1981 yılında İsviçre'de Emin Görpe ve eski milletvekillerinden İsmet Hilmi Balcı ile birlikte ithalat. idam edileceği korkusunu üzerinden atmıştı. bacanağım olan Hüseyin Azizoğlu'na telefon ettim. Eşi Hidayet Kaşan'ın ziynet eşyaları 30 Mart 1987 tarihinde geri verilmişti. ithalat-ihracat yaptım.

Behçet Cantürk'ün. Bu hususun resmen araştırılmasını istiyoruz" dedi. istenilen belgeleri göndermedikleri halde. İtalya. mahkemeye göndermişlerdi. İtalyanlar. 4 Nisan 1986 tarihinde. hesap çizelgelerini mahkemeye sunarak ülkelerine döndüler. ben farkında olmadan bana bankadan para yatırma ve çekme yetkisine dair bir belge imzalattırdığını öğrendim. 221 Behçet Cantürk'ün avukatı Uğur Alacakaptan..Behçet Cantürk şaka yapmıyordu. İsviçre bankasındaki hesabımla ilgili tüm yetkileri devrettiğime dair herhangi bir yetki vermedim ve bir belgeye de imza atmadım" dedi. İki yıl hesaba para yatırıp çektim. İtalyanlar.. Paul Waridel'in itiraflarından sonra. Cevdet Yardım. 31 Ağustos 1981 tarihli belgeyi bile bulmuşlardı. Kısacık'ı resmen istemişti. Cantürk'ün diğer avukatı M. Behçet Cantürk. "Yaşar Kısacık'a. orada ikamet etme şartının bulunması gerekli olabilir. Örneğin. İtalyanlar. adli mercilere vermeyeceğini sanıyordu. İki yıl sonra İsviçre'ye git-tiğimde. İtalyan adli makamlarını. banka dekontlarını. PQ 88533 nolu hesaba "para yatırma ve çekme yetkisini" gösteren. Behçet Cantürk'e bir yardım da koğuş arkadaşı Korkmaz Göldağı'ndan geldi: "Ben de İsviçre'de hesap açtırırken. Yaşar Kısacık ortadan kayboluvermişti! 222 . İtalyanlar'ın bizim emniyet görevlileri gibi. "Mahkemenizce. Korkmaz Göldağı ve Sarı Avni'nin gemisinde kaptanlık yapan Engin Mehmet ile ilgili belgeleri. Yaşar Kısacık İsviçre'de gözaltına alınmıştı. "İsviçre bankalarında hesap açılabilmesi için. Yaşar Kısacık. Bunları ciddi ciddi anlatıyordu. İtalya'daki Türkiye Büyükelçisi aracılığıyla (Yazı no: 000926). Avukat Uğur Alacakaptan şikâyet etmekte haklı değildi. Bu belgeyi hemen iptal ettirdim!" İtalyanlar'ın. Türkiye'ye gelmelerinin birincil nedeni. İtalyanlar. gelip kendileri Türkiye'den delil toplayabiliyorlar" diyerek Mahkeme Başkanına şikâyet ediyordu. Yaşar Kısacık'ın.Yaşar Kısacık'ın nerede olduğunu öğrenmekti. İsviçre Federal Mahkemesi iade edip etmemeyi tartışırken. Sicilya Mafyası'na eroin tedarik eden en önemli isimlerden biriydi. bana da yardımcı olmuştu. Belki müvekkilim mahkemenizde ifade verirken bu hususu zuhulen unutmuş olabilir. bankaların hesaplarıyla filan fazla ilgilenmeyeceğini düşünüyordu. yabancı dil bilmesi nedeniyle Yaşar Kısacık. PQ 88533 nolu hesabın tüm cetvellerini mahkemenin huzuruna getirince Behçet Cantürk çok şaşırdı. Onlara göre. açtığı gizli hesabı. Behçet Can-türk. İsviçre bankalarının. Yaşar Kısacık'a verdiği. İkincisi. ellerinden geldiği kadarıyla Türkiye'ye bilgi ve belge gönderiyordu. Aslında böyle ifade vermesinin iki nedeni vardı.

"8 Mayıs 1985 tarihinde Milano kentinde yakalanan. "Uyuşturucu ticareti yapan Sicilyalılar'dan. İtalya'da uyuşturucu madde kaçakçılığı şüphesi altındadır.." İtalyanlar birçok isim sıralıyor ancak. Türkiye'ye gelip araştırmalar yapması." "Peki İsviçre'de herhangi bir bankada hesabınız var mı? Hiç banka müdürü tanıdınız mı?" sorusunu da kızarak yanıtlıyordu: 223 "İsviçre'de bir hesabım olup olmadığı İtalyanları ilgilendirmez. sertçe yanıt veriyor: "Bunları bana niçin soruyorsunuz. mahkemelere girip sanıklara sorular yöneltmesi. İtalyan adli heyetinin. Vito Piglionica. tanıdığı isimleri söylemesini" istiyorlar.. Fotoğraflar gösteriyorlar ancak Behçet Cantürk'ten yine olumlu yanıt alamıyorlardı. sesini yükselterek. Behçet Cantürk'ü ve avukatlarını rahatsız ediyordu. 10 kilo. Gabriella Apitanio ve Mali Polis Binbaşı Matteo Rabiti. . Bu soruları neden bana yönelttiklerini öğrenmek istiyorum." İtalyan hukuk heyetlerinin. Bunu bana ancak Türk mali makamları sorabilir. "kendisi. tercüman Buruna Pari aracılığıyla. anlamış değilim. Size açık ve net söylüyorum. ben İtalya'da kimseyi tanımıyorum. 2 Aralık 1986. ilk sorusu. Behçet Cantürk'e bazı sorular yöneltmek için gelmişlerdi." Behçet Cantürk araya girerek. Hakkında İtalya'da çıkarılmış bir tutuklama müzekkeresi vardır. Ben uyuşturucu kaçakçısı mıyım. neden bana soruyorsunuz?" Sinirlenme sırası İtalyanlara gelmişti.. Behçet Cantürk.. Dr. "Siz bunları benim işkence zoruyla emniyetteki ifadelerime dayanarak yaptınız. Milano Hukuk ve Ağır Ceza Mahkemesi Tahkikat Hakimli-ği'nden. Behçet Cantürk hiç birini tanımadığını söylüyordu. Ben sorularınıza yanıt vermiyorum. İtalyanlar. soruya çok sinirlendi: "Milano'daki olayla ilgili olarak neden ifadem alınıyor. 232 gram eroin ile 17 gram esrar ve 2 gram kokainle bir ilginiz var mı?" oldu. Tutuklanma müzekkeresinin nedeni bu ifadelerdir. Behçet Cantürk.YARGIÇ FALCONE ÖLDÜRÜLÜYOR İtalyanlar pes etmiyor.

karısı ve üç korumasıyla birlikte mafya tarafından. 23 Mayıs 1992 yılında öldürülecekti. "Altın kaçakçılığını bırak.. Giovanni Falcone gibi yeraltı dünyası ile mücadele ederek adını simgeleştirmiş yargıç. Giovanni Falcone. mafyaya karşı hukuk savaşı başlatmışlardı. ne de Dick Marty gibi mesleğinin onuru için istifa eden savcı vardı. Köşk'ün istihbarat biriminde görevli damadı. Eymür. çok sevdiği mesleğini bırakıyordu. 10 Kasım 1987 tarihinde bir rapor haline getirdi. MİT ve polis birbirinin altını oyuyor. MİT'İ. Birkaç istisna dışında Türkiye'de. götürüp dosyayı verdi! Hiram Abas raporu okudu. MİT görevlisi Erkan Gürvit'e verdi..iki değişiklik yapıp. .. Gazeteci Taştemur okuduklarına inanamamıştı. emniyeti.. başta Behçet Cantürk ve Dündar Kılıç olmak üzere. Bizde.. magazin ve iş dünyasını yakından tanıyan sanıkların sorgusunda bulunmuştu.duman. bana akşama kadar neler olduğunu anlat. Mehmet Eymür'ü odasına çağırarak. iyi olmuş" deyip. ne Dr. Öyle ki. Topladığı bilgileri. "Tahterevallinin bir ucuna çıkan Hiram Abas"a. Federal Hükümetin kendisine yaptığı baskıları protesto eden Savcı Dick Marty ise. şuna bak" diyerek. 1984 yılında. dönünce kapanalım bir odaya. küçük bir. "eline sağlık.. diğer ucunda Nuri Gündeş. Mehmet Eymür hazırladığı dosyayı çok beğenmiş olmalı ki. MİT Müsteşarı Korgeneral Hayri Ündül.. Teşkilatlar gruplara ayrılmış. bir o çıkıyor. hazırladığı dosyayı gösterdi. O günlerde altın kaçakçılığı ile ilgili bir haber hazırlayan Hürriyet gazetesi muhabiri İrfan Taştemur. "belden aşağı vuran" raporlar vardı!. emretti : "Ortalık toz. Şimdi ben yurtdışına gidiyorum. Mehmet Eymür'den kendisine yardımcı olmasını istedi.. bir nüshasını da Kenan Evren'in." 224 Mehmet Eymür. Türkiye'ye gelip Behçet Cantürk'ün ifadesini alan Palermo Yargıcı Dr. Kimdir bu ekipler? Tahterevallinin bir ucunda Hiram. dosyayı geri verdi. "Gruplar üstü" Mehmet Eymür. yola döşenen bir ton dinamitin patlatılmasıyla.İtalyan hukuk adamlarından rahatsız olan başkaları da vardı: İtalyan hakim ve savcıları bugüne kadar "çizme"nin tanık olmadığı bir mücadeleyle. İsviçre'deki soruşturmanın daha ileri gitmemesi için. MİT RAPORU 1987 yılının bir sonbahar günü. bir diğeri. Müsteşarı Ündül'ü aydınlatmak için.

Hüsamettin Cindoruk ve Dündar Kılıç'la yakın irtibatı bulunmaktadır. kamuoyu günlerce bu raporu konuşmuştu. Cengiz Abanoğlu aynı zamanda. İrfan Taştemur bu "hastalığa" yakalanmıştı. Banker Bako olayı. Şehmuz Tatlıcı'nın Kadı . Nuri Gündeş. yayımlata-mamak bir gazeteci için "yüktü. zaman zaman MiT'in imkânlarıy la. yazamamak. Mehmet Eymür. mesleki bir hastalıktı. Sonra geri adım atılıp. Gazeteci Taştemur haberi Milliyet'e götürdü. Bu.Hürriyet Gazetesi. 225 Önce yalanlandı. bir başka olayın peşinde koşması çok zordu. kabullenildi. Gazeteci Taştemur. Nuri Gündeş ile bir likte. Nokta dergisine gitti. Dündar Kılıç ve Yaşar Yamak'la (Topal Yaşar) ilişkilerin den dolayı MiT'ten ayrılmaya mecbur edilen ve MİT'te iken kaçakçılık konularına bakan Cengiz Abanoğlu da çalışmaktadır. çok iyi bir haber yakaladığının farkındaydı. 7 Şubat 1988 tarihinde "MİT Raporu" nü haber yaptı. polis ve kamu görevlilerinin ilişkileri başlıkları altında kaleme aldığı 23 sayfalık raporda. Emin Can kurtaran'in yanında çalışmaya başlamıştır. yakaladığı haberden "kurtulamadığı" sürece. Aynı yanıtı aldı. inanılması zor iddialara yer vermişti: * Dönemin MİT İstanbul Daire Başkanı olan Nuri Gündeş'in. Hüsamettin Cindoruk'un özel korumasını yaptırtmıştır. Atlatma bir haber yakalayıp da. polis içindeki çekişme. * Nuri Gündeş MiT'ten emekli olduktan sonra. Mehmet Eymür ne yazmıştı ki. raporu haber yapmaya çekindi. Ortalık karıştı. Onlar da yayımlayamaya-caklarını söylediler. Peki. yeraltı." Gazetecinin. "Haberde sınırın ötesi" ilkesiyle yayın hayatına giren 2000'e Doğru dergisi.

bu borcun senedi Yapı Kredi BankasıMecidiyeköy Şubesinde muhafaza edilmiştir. İstanbul'daki yeraltı dünyası ile yakın ilişki içindedir. Sarı Avni (Avni Musullulu. * Yeraltı dünyasından DYP'ye sızma ve destek. Hikmet Keçeli. gözaltına alınan ve ifadelerden. Behçet Can-türk'iin uyuşturucu kaçakçılığına askeri kamyonlarla destek sağladığı anlaşılan Emekli Albay Ali İhsan Cesur. CANTÜRK İLİŞKİSİ * Tahsin Şahinkaya. o parti yö neticileriyle (mafya) ilişkilerinin fazlalığı nedeniyle daha çok olmuştur. uyuşturucu ve silah kaçakçısı Behçet Cantürk ile yakın irtibatları vardır. bütün dünyaca aranan Sarı Avni (Avni Karadurmuş) ile dünürdür. bilâhare bundan vazgeçmiştir. borç almış. Bu ilişkinin en büyük koordinatörü. eski tarihlerde Behçet Cantürk'ten 300 milyon TL. Ahmet Ateşli l Kasım seçimlerinde DYP'den aday olmuş.Karadur . Mehmet Ağar da DYP'den milletvekili olmayı düşünür ken. Ermeni asıllı anneden doğma. Buna misal.köy'deki ŞETAT isimli bir kuruluşunda da görevlidir. partiye Fatih'ten kaydolan Emekli İstan bul Mali Şube Müdürü Cevdet Saral'ın yanı sıra Emekli İstih kam Albay Ali İhsan Cesur gösterilebilir. TAHSİN ŞAHİNKAYA. Li celi uyuşturucu ve silah kaçakçısı Behçet Cantürk'ün ifadeleri226 ne istinaden. * Kaçakçı armatör Ziya ve Halis Kalkavan'ların. * Ünal Erkan başkanlığındaki İstanbul Emniyet Müdürlüğü üst düzey kadrosu. emekli Cinayet Masası Şefi Ahmet Ateşli ve Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar'dır. * 1984 yılında yakalanan. altın kaçakçısı Nasrullah Ayan'ın.

Tahsin Şahin kaya'ya yurtdışında bir villa aldığından bahsedilmektedir. * Polislikten gelme Nevzat Ayaz. Tahsin Şahinkaya'nın akrabası olduğu söylenmektedir. * Genelkurmay eski başkanı Necdet Üruğ. Behçet Cantürk. el bise temizliği dahil her nevii özel işleriyle uğraşmaktadır. Ayrı ca Dündar Kılıç'ın avukatlığım yapmış olan Mümin Kavalalı'nın. Nuri Gündeş'i devamlı himaye etmiş ve Şükrü Balcı'yı âdeta kahraman gibi empoze ederek. Şükrü 227 Balcı ile ilgili yolsuzluk soruşturmalarının da kapatılmasını sağlayan N. kahvehane ve benzeri yerlerin ruhsatlarının verilmesinde Fah . D. Üruğ' dur. Dündar Kılıç ve Fahrettin Aslan mafya sıyla ilişkilidir. Selahattin Delidere isimli bir silah ve uyuşturucu madde kaçakçısının konuştuğu (Diyarbakır'da) bu teyp bandında. Şahinkaya'nın bu alandaki ilişkilerine ait Anka ra Sıkıyönetim 4 nolu Askeri Mahkeme Başkanlığında ifadeler. Tah sin Şahinkaya'nın istanbul Emniyet Müdür Muavini Mehmet Ağar ile yakın irtibatı olup. Bşk. teyp tapeleri ve teyp bantları bulunmaktadır. Başkomiser olduğu tarihte İstanbul Emniyet tescil amirliğine bakmış. Sayın Cumhur başkanımız tarafından mükâfatlandırılmasını sağlamıştır. Sarı Avni'nin. yolsuzluktan ka muoyuna aksetmiş olan Şükrü Balcı'yı ve eski İstanbul MİT Blg.muş). bu sebeple gazino. Mehmet Ağar adı geçenin terzi.

Şahlan ve Aslan Nakliyat firma larının genel koordinatörü Süleymancı lider Kemal Kaçar'dır.III adlı gemileri olduğu bilinmektedir. eski Genelkurmay Başkanı Üruğ'un.rettin Aslan ve diğer yeraltı adamlarıyla ilişkiler kurmuştur. * Şükrü Balâ'nın gayrimüslimlerden baskı suretiyle para top lama işinde de adı geçen Vali Ayaz'ın. Deniz Ticareti ile iştigal etmektedir. F. Şükrü Balcı. Birçok olayın arkasında olan Vali Ayaz. 150 TIR'a sahip bulunmaktadır. Fahrettin Aslan'la ilgili uyuşturucu madde kaçakçılığı soruşturmasının sürdüğü tarihte. İbrahim Aslan'a ait Aslan Nakliyat. Mahmut Şahin'e ait Şahlan Nakliyat. Fahrettin Aslan'a plaket vermek ve bunu basın aracılığı ile yansıtarak. Süleymancı Kemal Kaçar'ın koordinatörlük yaptığı şirketin sahipleri İbra him Arslan ve Mahmut Şahin ile yakın temas halinde olup. Şükrü Balcı ile sınıf ar kadaşı ve yakın dosttur. * Mehmet Ağar. Sa yın Cumhurbaşkanımıza müspet empozeleri ile bugüne kadar yerini muhafaza etmiştir. Hira I. TIR taşımacılığı yapmaktadır. Aslan'ı onurlandırmak suretiyle himaye eden de yine Vali Ayaz'dır.II. bu şahıslara gizli kalması icab eden soruşturma ve tahkikatlarla il gili bilgi vermektedir. kendisini bu görevden al mak istediğini bildiği Turgut Özal Hükümeti'ne sempatisi yoktur. İbra him Arslan. * Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar. Malatya Valisinin makam şoförlüğü sırasında uyuş turucu ve silah ticareti yapmıştır. Fındık Kralı diye bilinen Lokman Kundak- .

bu tapuların üzerinde gözükmesinden rahatsızdır. faali yetini legalize etmektedir. * Mehmet Ağar. 228 * Yeraltı dünyasını. dayısı Yıl maz Akçadağ'ın boşanmış olan eşi Şükran Akçadağ'ın üzerin dedir. Nec det Ulucan gibi ünlü isimleri üst düzey bürokratlarla ve hattâ Bakanlarla tanıştırarak. bu şahıslar da paraları büyük işadamlarına verererek faiz al maktadırlar. Dayısının eski eşi.çı'yı bir yeraltı grubuna dövdürmek ve sonra himayesine almak suretiyle Lokman'la yakınlık kurmuş. Nihat Camadan. keza hayali ihracatın bü yük isimlerinden Turan Çevik'e de baskı kurdurarak aynı yakın lığı sağlamıştır. . İsmail Taşkafa. kısa zamanda demir ticareti ve faizcilikle milyarder olan Ekrem Gocay ve ortağı Yılmaz Akçadağ'ın Kabataş Setüstü'nde yazıhaneleri vardır. Perşembe Pazarı'nda otomobil yıkayıcılığı yapar ken. Fevzi Öz. Ziver Öktem ve Necati Altuntaş'ın gayrimeşru paraları Mehmet Ağar'ın dayısı Yılmaz Akçadağ ve ortağı Ekrem Gocay'a verilmekte. bağlantılarını sağlamlaştırmakta. * Mehmet Ağar'a ait 18 adet ev ve arsa tapusu. Ankara'daki üst düzey bürokratlara da Mehmet Ağar empoze etmekte ve Turan Çevik.

olup. Lunaparkçı Oman Kavran '86 Yılbaşında 5 229 adet beşibiryerde ve Aşıcıoğlu Grubunun adamı. özellikle. parası Behçet Cantürk tarafından öden mektedir.* Ünal Erkan ve Mehmet Ağar'ın gizli ve önemli buluşma larını yaptıkları. Mehmet Ağar'ın eşi Emel'e RENO. * Mehmet Ağar İstanbul'da 131 19 10 nolu telefonda bulu nan Pınar isimli bir kadını.Bostan cı'da iki ev vardır. kaçakçı ve kuyumcu Cavit de. * Mehmet Ağar'ın. * Turan Çevik 3 yıl kadar önce Mehmet Ağar'a 5 milyon değerinde bir saat. Etiler Ulus Mahallesi'nde ve Kadıköy. * Mehmet Ağar Ankara'ya geldiğinde Yonca Yücel ile 127 58 82 telefonlu konsomatris Nur'un evinde buluşmakta ve kalmak tadır. Burak Sağman ve bazı bü . Yonca Yücel'in İstanbul adresi: Teşvikiye Caddesi 66/8 Celal Apt. Telefonu 141 70 08'dir. Turan Çevik. Arap ülkelerinde dansözlük yapan dostu Yonca Yücel yürüt mektedir. Emniyet Genel Müdürlüğü'nde üst rütbede bir kişiye sürmüş ve bu şahsın Pınar ile olan ilişkileri ve fotoğrafları İstanbul Emniyeti'nce şantaj olarak kullanılmış tır. Ulus mahallesindeki ev Diyarbakırlı Vekin Aktan'ın üzerine olup. * Mehmet Ağar'ın yurtdışı bazı bağlantılarını.5 almıştır.

Kıbrıs'ta Con Aziz adıyla bilinen yeraltı dünyasına mensup Aziz Mehmet Kent'in adamıdır ve Oflu Osman (Osman Cevahiroğlu) ile irtibatlıdır. Bülent Gökben. Necdet'in. Kulüpçülük ve uyuşturucu kaçakçılığı yapan Halil Peril. 10 kilo 230 gram eroinle yakalanmışlardır. Kaçakçılık Daire Başkanlığı. Londra 360 44 84 no.) * Mehmet Ağar'ı bu telefonlardan arayanlardan bir diğer şa hıs ise. bu telefonların nerelere ait olduğunu İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden sormuş.rokratlarla ortak hayali ihracat işleri vardır. yakalananların üzerinde bulunan telefon numaralan be yanında İstanbul 528 28 14 ve 172 08 08 telefonlarını vermiş lerdir. hakkındaki söylentilerin açığa çıkması karşısında. (Sirkeci ve Gayrette pe'deki. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ise genel bir cevap ile olayı geçiştirmiştir. Ankara'ya sık sık gelip giden şoförü polis memuru Necdet takip etmektedir. Mehmet Ağar'ın bu işlerini. * 5 Ağustos 1985 tarihinde Milano'da. İtalya Polisi. Mehmet Serdar Alpan. Esasında her iki telefon da İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar'ın makam telefonlarıdır. Fikri Parparoğlu. 230 . Fahrettin Özdemir isimli şahıslar.lu telefonda bulunan Halil Peril'dir. yakın tarihte polislikten ayrıldığı ve Ayvalık'ta Belediyeye ait 160 yataklı oteli kiraladığı belirtil mektedir.

Atilla Aytek ve MİT'e karşı yapılacak yayımları planlamakta dırlar. Orhan Uzeler'in Mali Şube sindeki odasında. * Yeni Mali Şube Müdürü Orhan Uzeler. (Böyle bir toplantı 3 Kasım 1987 günü akşamüstü meş kûr yerde yapılmıştır. kanuni görevlerinin ifası sırasında zaman zaman çeşitli teknik dinleme yoluna başvurduğu bilin . Emniyet Müdür Muavini Mehmet Ağar ve Gazeteci Rauf Tamer de yakın ilişki içindedirler. Orhan Uzeler. Şükrü Balcı yargılandı ğında lehinde de tanıklık yapmıştır. Orhan Uzeler. Tayyar Seven.. Dündar Kılıç'ın kızı ve damadı Uğur (her ikisi de Uğur) ile yakın ilişkileri mevcuttur. Elazığlı olan Orhan Uzeler'in hemşehrisi Mehmet Ağar ve Emniyet Müdürü Ünal Erkan müfettişlere karşı himaye etmişler ve ak lanmasını sağlamışlardır. Terzi Mualla ve Canan'la. Terzi Mualla'nın. 3 yıldan beri Dündar Kılıç'ın dostu (gayrimeşru karısı) ile birlikte ortak konfeksiyon işi yapmaktadır. Cevdet Saral. aktör Ka dir İnanır'la uzun zamandan beri birlikte yaşayan kızı Canan Özbek'in. gazeteci İrfan Ülkü ve Kasım Gence toplanarak. daha önce Behçet Cantürk'ten rüşvet almaktan soruşturma geçirmiştir." * Kamu kesiminde birçok kişinin tanıdığı Terzi Mualla.. Şarkıcı Hülya Süer.) * Güvenlik kuvvetlerinin. Şükrü Balcı."BEHÇET CANTÜRK'ÜN RÜŞVET VERDİĞİ.

Mehmet Eymür ve emekli Yarbay Korkut Eken'in çektiği ekip. Ancak özellikle İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ndeki dinlemelere ilişkin uygulamaların görevin ifasından çok. BAKAN KARAEVLİ'NİN BASKISI Mehmet Eymür yeni iddialar ortaya atıyordu: "Banker Bako olayı. Araştırma Planlama Kurumu (APK) uzmanlığına atandılar. ki şisel amaçlarla kullanıldığına ilişkin duyumlar intikal etmekte dir.. Eymür ve Eken pasif görevlere. Teşkilat dışındaki bazı elemanlardan bu konuda bilgiler intikal etmişti. Ricalarını kırmayarak bu konuda görüşmek üzere Sayın Emniyet Genel Müdürü Saffet Arıkan Be-dük'e gittim. Mehmet Eymür öyle kolay pes etmek istemiyordu. Üçü de istifa etti... Hiram Abas. Necati Altuntaş... basında bir hayli güncel vaziyetteydi. Bu durumun çeşitli açılardan komplikasyonlara yol açacağı izahtan varestedir.. sızması ve içerdiği bilgiler" başlığıyla 19 sayfalık bir rapor daha yazdı. MİT içinde başını." Mehmet Eymür'ün yazdıkları doğru muydu? 231 Doğru olduğunu iddia ediyordu. Başbakan Turgut Özal'a çok bağlıydı. Ozal'ın rakibi DYP'yi. harcatıldığını düşünüyor ve haksız yere cezalandırılacağından korkuyordu. Başbakan Özal. Zaten rapor. muhtelif görüşmelerimizde olayların perde arkası ile ilgili bilgiler vermişti. gelen tepkilere fazla karşı koyamadı. bir oyuna getirildiğini. Emniyet Genel Müdürlüğü ilgili birimlerinin ve İstan bul Emniyet Müdürlüğü'nün telefon dinleme çalışmaları yaptı ğı. bu amaçla belirli bir organizasyonda bulunduğu bilinen hu suslardandır. Kendisine Necati Altuntaş'ın anlattıklarını . Abas. 8 Mart 1988 tarihinde. Keza bu olayla ilgili olarak Urfa Emniyet Müdür Yardımcılığına tayin edilen İstanbul Çevik Kuvvet Şube Müdürü Necati Altuntaş da.mektedir. "emanetçi" Cindoruk'u ve "Bir Bilen" Demirel'i yıpratmak için yazılmıştı. "MİT Raporu şeklinde adlandırılan etüdün hazırlanması.

Antalya'da yakalanan bir gemi olayının kapatılması için Bakan Karaevli'nin kendisine baskı yaptığını söyledi. Bulgaristan'dan getirilen silahlarla terörün tırmanmasını sağlayan kaçakçılardan rüşvet almasının. O tarihlerde bu şahısların ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda.ilettim. nasıl bir milliyetçilik . mektuplarını. Bülent Öztürkmen ve Bakan Ahmet Karaevli'nin hayali ihracatçılarla ilişkilerinden bahsetti. Şükrü Balcı ile ilgili gelişmeleri anlattık. "KOMUTANLARA KADIN SUNULUYORDU" "Zamanın Sıkıyönetim Komutanı Faik Türün. birgün soruşturmayı yürüten kişilerin başındakileri makamına çağırdı. o tarihteki İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Faik Türün'ün planladığı bir faaliyet üzerine. yeraltı dünyasının ünlülerinin toplanması. böyle bir konunun mahkemeye intikali halinde. aşırı solun yıpratıcı propagandasına maruz kalınacağını. teşkilatımdan birkaç MİT mensubu arkadaşımla birlikte 'Babalar Operasyonu' denilen. mahkemeye verilmesi işlerinde görevlendirildim. henüz İstanbul Emniyet Müdür Muavinliğine getirilmiş olan Şükrü Balcı'nın 1. toplantı ve yemek gibi işleri parasız organize etmek suretiyle yöneticilerle yeraltı dünyasının ilişkisini sıcak tuttuğunu öğrendim. Bezal. "Ben teröre karşı mücadele ile şöhret yapmış bir Emniyet Müdürünün. Kendisinin gerekli idari soruşturmayı yapıp cezasını vereceğini söyledi. kartvizitlerini buldum. 232 "Etüdün dayandığı kaynakların bilinmesi için eski tarihlere dönüp bazı olayları anlatmak istiyorum: "1973 yılında görevli iken. Polislerce ifade edildiğine göre adı geçenin hem kadın satışından. Zihni İpek'i ve diğer birçok uyuşturucu ile silah kaçakçısını topladım. yanındaki güzel bir hanımla Faik Türün'ün yanından çıkıyordu. bizi ilgi ile karşıladı ve gelişmeleri sordu. Bunun üzerine Şükrü Balcı'nın. sorgulanması. Mirza ailelerinin fertlerini. hem de homoseksüellikten fişi vardı. birçok üst düzeydeki bürokrat ve subayın gece kulüplerinde. "Yine o tarihlerde tespit edip ifade ve fezlekeye geçirdiğimiz bir husus. sola ve teröre karşı mücadelesi ile tanınmış milliyetçi bir kimse olduğunu. O tarihlerde Fahrettin Aslan'ın yeraltı dünyası ile üst düzey yöneticiler arasında irtibat görevi yaptığını. düğün. 233 "Faik Türün Paşa. 'Gazinocular Kralı' Fahrettin Aslan. Babalarla birlikte çekilmiş fotoğraflarını. Biz makamına girerken. bu hususu ifade ve fezlekelerden çıkarmamızı rica etti. Bulgaristan üzerinden silah kaçakçılığı yapan Uğurlu ailesi reisi Hüseyin Uğurlu'dan rüşvet aldığı konusuydu. Şube Müdürlüğü yaptığı tarihte. Uğurlu. Birgün Başkent Gazinosu'nda eğlenirlerken. güzel kadınları peşkeş çektiğini. Bu görüşme sırasında Saffet Arıkan Bedük.

Sıkıyönetim ve Merkez Komutanları ile ne ilişkisi bulunabileceğini sordum. "Aradan yıllar geçti. Anlattıkları arasında. "Fahrettin Aslan'ı. İstanbul teşkilatında çalışan memurlardan Cengiz Abaoğlu. "Bu hususların ortaya çıkmasıyla birlikte teşkilatın en üst kademelerinde. Kürtçülük faaliyetlerinin içinde olan. Konsey Üyesi Tahsin Şahinkaya'nın. yine yanında güzel bir kadınla Merkez Komutanının makamından çıkarken de görmüştüm. teşkilatın bilgisi haricinde menfaat ilişkileri içinde bulunduğunu öğrendik. 1984 yılında Dündar Kılıç ilk sorguya alındığında kendinden çok emin ve âdeta birkaç gün sonra serbest kalacağına inanmış bir haldeydi. Dündar Kılıç'ın söylediklerini ilettim. Bana. Şükrü Balcı'nın tüm faaliyetlerini. İstanbul MİT Daire Başkanı ve Merkez Komutanı'nın bilgisi dahilinde yaptığını be234 lirtiyor. Tepki gösterdi ve Dündar Kılıç'a küfür etti. . Paşalardan size bir talimat verilmedi mi' diye soruyordu. Beşiktaş'daki sarışın sevgilisinin oğluveya kızı ile Fahrettin Aslan'ın yeğeninin evlendirildiği ve böylece yakınlık kurulduğu gibi hususlar da vardı. hayretini belirtti. uyuşturucu ve silah kaçakçısı Behçet Cantürk'ü sorguya aldık. bir çok kişi olayı bir kaçakçılık faaliyeti şeklinde ele alıp. İstanbul Sıkıyönetim Komutanı. Keza aynı şahsın verdiği bilgilerden Kürtçülük ve Ermeni faaliyeti ile ilgili birçok operasyonlar yapıldı. küstah ve tehditkâr bir hava ile konuşuyordu. Allah. Bana. devlet memurluğunu. 'en üst kademelerden. Behçet Cantürk'ün sorgusunda alınan bilgilerdi. Şükrü Balcı o tarihten sonrada suistimal ve rüşvet olaylarına karışmasına rağmen. İstanbul Valisi. "Dündar Kılıç. "İstanbul Daire Başkanı Nuri Gündeş. Mustafa Ercan ve Ankara Daire Başkanlığı memurlarından Nuri Gündeş'in akrabası Hacı Ah Arslan'ın Dündar Kılıç'la. terfi etmek suretiyle muhafaza etti. o tarihlerde bir konu için gittiğimiz İstanbul Merkez Komutanlığı'nda. Bu operasyonları çok daha geniş tutmak mümkün iken. ABD'de yapılan son yılların en büyük mafya tevkifatı ile İsviçre ve İtalya'da yapılan önemli mafya tevkifatlarının ilk çıkış noktaları. Sedat Semerci Paşaya. Kendi kendime. Sorguyu yapanlara karşı. KAÇAKÇILIK ÜNİTELERİ KAPATILIYOR "Dündar Kılıç'tan sonra. Nuri Gündeş konusunda Dündar Kılıç'tan bir şey sorulmaması hususundaki (MİT) Müsteşar Burhanettin Bigalı Paşa'nın emirleri iletildi. bana karşı menfi bir tutum hissetmeye başladım. 'Beni iyi tanıması lazım. maalesef başta teşkilatımızdaki ilgililer olmak üzere.duygusu olduğunu anlayamamıştım. Allah demek talimat vermedi' diyerek. Haluk Akder. ideolojik yönüne gerekli ağırlığı vermedi. İstanbul'da bu güçlerin birbirinden habersiz adım atamayacaklarını iddia ediyordu. Üstelik bu olaydan sonra Nuri Gündeş terfi alarak Ankara'ya Dış İstihbarat Başkanlığına getirildi. Behçet Cantürk Ermeni bir annedendi. poliste her türlü ahlâksızlıktan fişi bulunan bu şahsın. (MİT) Müsteşar Yardımcısı Sedat Semerci'nin adını vererek.

Behçet Cantürk ve arkadaşlarının dosyası. Müsteşarlığın bilgisi dahilinde. Ben gerek kaçakçılık ünitelerinin kapatılacağını.. Neticede ailevi durumum gözönüne alınarak karargâhdaki MİT okuluna tayin ettiler. Eşref Anyık ve Necmi Öner bu eylemlerini Diyarbakır Cezaevi'nin E Blok 33'üncü koğuşunda . bilâhare 1988 başında Ankara'daki Merkez Ünite kapatıldı. elde edilen neticelerden belli idi.80'li yıllarda "Karadeniz mafyası" ile "Kürt mafyası" biribirine düşmandı. Şahinkaya Paşa'nın bazı mü-teahitler ile yakın ilişkisinden bahsediliyordu. Diyarbakır'daki görevliler çekinmiş ve bu hususları ifadeye sokmamışlardı.235 "Behçet Cantürk'ün sorgusunda da. Ferhat Kuntay. Bu ihalelerden komisyon aldığı iddia ediliyordu. Her iki grupta da önplana çıkan iki isim vardı: Dündar Kılıç ve Behçet Cantürk. 70'li. birçok kamu görevlisi ile ilgili bilgiler alındı. Selahattin Delidere. eski Emniyet Genel Müdürü Fahri Görgülü ve Tahsin Şahinkaya. Tahsin Şahinkaya'yla sık sık telefonda konuştuklarını ve Behçet Cantürk'ün çantayla Tahsin Şahinkaya'ya para götürdüğünü ifade ediyordu. insanlık tarihine. banta da alınan sorgusunda. Diyarbakır 7'inci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'ne gönderildi. Eylemleriyle hemen hergün basının gündeminde yer alan bu iki "Medyatik Baba. Yurtiçi ünitelerinin kapatılmasından bir ay sonra benim Adana'ya tayinim çıktı. Buna rağmen 1985 ortalarında yurtiçindeki üniteler. aylarca önce kaçakçı çevrelerinden gelen haberlerden duymuştum. Erkan Gürvit de tayinimin durdurulması için Bigalı Paşa'yla konuştu. Kaçakçılık ve İstihbarat Ünitele-ri'nin devletin yararına faaliyet gösterdiği.." 236 DİYARBAKIR CEZAEVİ Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi lağvedildi. Bu konudaki en önemli bilgilerden biri de Tahsin Şahinkaya ile ilgiliydi. Avrupa'da yaşayan günümüzün en büyük uyuşturucu ve silah kaçakçılarından Sarı Avni (Avni Musullulu. Müsteşar Burhanettin Bigalı'dan tayin gerekçemi sordum. Ben bu bantın bir kopyasını. Mahmut Zengin. Sarı Avni ile Behçet'in. direnişin sembolleri olarak adlarını yazdıran. gerekse benim tayinimin çıkacağını. Sarı Av-ni'nin Tahsin Şahinkaya'ya yurtdışında villa aldığını. Bir ceza gibi nitelediğim tayinime tepki gösterdim. Dilekçeyle ve sözlü olarak müracaat ederek. resmi bir yazıyla mahkemenin yapıldığı Ankara Sıkıyönetim Komutanlığına yolladım. Selahattin Delidere'nin Diyarbakır'da gözaltında olduğu sırada.Avni Karadurmuş) ve ortağı Behçet Cantürk'ün en yakın adamlarıydı. Cezaevi'ndeki işkenceleri protesto etmek için. 18 Mayıs 1982 tarihinde kendilerini yakarak. "Behçet Cantürk'ün ortaklık yaptığı Selahattin Delidere isimli diğer bir silah ve uyuşturucu kaçakçısının iddia ettiği hususlar ise daha ilginçti. Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde de aynı koğuşu paylaştılar. "Başında bulunduğum." Mamak Askeri Cezaevi'nden sonra.

. Bunun için bize siyasi suç yüklediler. Bu koğuşta şimdi 40 tane"Baba" kalıyordu. Benim yazıhaneme gittiniz mi? Atatürk'ün. "kesinlikle para almayacaksınız" direktifini vermişti. holding sahipleri var. bizi suçlamak için kullandılar. yok ona suikast yapılacaktı. Tümünden beraat ettim. Koğuş kıdemlisi Behçet Cantürk'tü. Dündar Kılıç.. bu adam vatan haini. nefretini çeken ASALA ile ilişkisi var dediler. Dündar Kılıç'ı ziyaret etmek için Diyarbakır'a gelenler. Sizin gibi gazetecileri." Behçet Cantürk ise İtalyanlara kızıyordu: "Polisi suçlamıyorum.. Avrupa'ya.. Onları çektiniz mi? Dediniz mi. Buradaki 40 kişiden 35'inin ceket alacak parası yok. Bizim Lice'de kaçakçılık olayları olmuştur..gerçekleştirmişlerdi. Behçet Cantürk otel yönetimine. Yıllardır süren duruşmalar sonunda. Cantürkler'in Demir Oteli'nde kalıyorlardı.. yargılananların sayısı oldukça azalmıştı. Polis. halkın sevdiği insanları topladılar. Dündar Kılıç'la düşmanlığı unutmuşlardı. Ev-ren'in ve Fatih Sultan Mehmet'in ikişer metre boyundaki resimleri vardır.. Babaları bilmiyor muydu? Hileye dayalı ihbar mektupları ile. İkisi de günlerini okuyarak geçiriyorlar-dı. Liceli zenginlerin hepsine kaçakçılık yoluyla servet edinmiş gözüyle bakıyor." Behçet Cantürk duruşmalarının gereksiz şekilde uzatıldığından yakınıyordu. "Biz kendi mıntıkamızda sevilen sayılan kişiyiz. örgütlerle ilişkim olduğunu iddia ettiler. Nizamet-tin Bayramoğlu ve Mehmet Yıldız tahliye edilmişlerdi. Yeraltı dünyasının iki önemli ismi cezaevinde sıkı dost olmuşlardı. devlet düşmanı olamaz diye. yapanlar da cezalarını almışlardır. İtalyanların oyununa geliniyor. 1987 yılının son duruşmasında da. Amaçları bu suçları Türkiye'ye yüklemek. Birbirlerinden kitap değiştokuşu yapıyorlardı. Halkın en fazla tepkisini. Genelkurmay Başkanlığı'ndan özel izinle gelen gazetecilere birlikte demeç veriyorlardı. yok ASALA üyesi diye. yok buna suikast yapılacaktı. Bugün Türkiye genelinde Liceli çok zengin var. Amerika'ya eroin sevkıyatını İtalyan-lar'ın yaptığı belirlendi. 237 Bunlar mı Baba? Atilla Aytek. Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek'i suçluyordu: "Burada 40 Baba'nın olduğunu söylüyorlar.

Behçet Cantürk. işkencelerde alınan sanık ifadeleridir. Aynı iddialar ile mahkeme karşısına çıkan Paul Waridel'e işkence yapılmamıştı. İsviçre Mahkemesi Paul Waridel'i 13 yıl hapse mahkûm etmişti. Rıza Tekin. Azet Cantürk de tahliye edilenler arasındaydı. İzzettin Zingil. 238 Ancak bu sayı kısa bir süre sonra 13'e çıkacaktı. Ahmet Arıkboğan. İnfaz Yasası sonucu. ortada kanıt adına hiç bir şey kalmıyordu. nasıl tahliye oluyordu? Bunun birinci nedeni. Abdülcebbar Doğru. başta Abuzer Uğurlu ve Hüseyin Çil olmak üzere yeraltı dünyasının ünlüleri teker teker tahliye ediliyordu. Korkmaz Göldağı.Jacques Rousseau'nun şu sözü açıklıyor: Zengin. 239 MİT RAPORU'NA YANIT . Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde sadece 12 kişi kalmıştı: Behçet Cantürk. 1988 yılına umutlu girdi. mahkemede bu ifadeleri reddedince. Jean. Mehmet Han Özer. Yıllardır aranan Behçet Cantürk'ün ağabeyi Azet. Selahattin Delidere. Rıza Zingil. Rıza Tekin. 9 Mayıs 1988.. Behçet Cantürk.1987 yılı da geride kalırken. İsviçre Hükümeti'nin. Selahattin Delidere.. Tekin Kaymaz. Diyarbakır Askeri Mahkemesi kararını açıkladı: Behçet Cantürk. "Behçet Cantürk Davası" sanıklarından. Tekin Kaymaz tahliye edildiler. Tek delil. yasayı para kesesinde taşır!. sonunda Diyarbakır'da yakalanmış ve kardeşlerinin yanına gönderilmişti. Sanık. olayın üzerine çok fazla gidilmemesi için polis ve savcıları uyarmasına rağmen. Behçet Cantürk'ün tahliye edilmesinin ikinci bir nedenini de. Nizamettin Cantürk. Tekin Kaymaz.. İzzettin Zingil ve Abdülcebbar Doğru. Mehmet Gözen. Mehmet Han Özer. Korkmaz Göldağı. Türkiye'de polis ve savcılık sorgusunun çok ilkel olmasıdır. Peki. Ahmet Arıkboğan... Mehmet Gözen. Behçet Cantürk davasında mahkemeye sunulan deliller yetersizdi. Nizamettin Cantürk.

. Dosyasında eksik bulunan evrakın. geçmiş olsun dileklerini kabul etti. mahkemenin kararından sonra hemen tahliye edilmedi. MİT Raporu'nda sizin de adınız ge çiyor. Bu arada eşi Hidayet ile hasret giderdi. Sevincin ürünü bir yıl sonra ortaya çıkacak ve Behçet Cantürk dördüncü kızına Heval adını koyacaktı!. Türkiye'ye iade edilmesini önlemek için.. Ancak fazla karşı koyamadı. Behçet Cantürk'ü çok endişelendirdi. özgürlüğe ilk adımı attı.. 21 Mayıs 1988 tarihinde.. Ankara'dan gelmesi için tam 11 gün beklemesi gerekti. Birkaç gün. Bunlar ba . Kürdistan İşçi Partisi. yakınlarının sevinç gösterileri arasında Diyarbakır Cezaevi'nden. Hollanda'ya sahte pasaport ile girerken yakalanmıştı. Kamuoyu bu konuda aydınlatılmalıdır. Bu bence demokrasinin de bir gereğidir. iki gün önce Amsterdam Schipol Havaalanı'nda. Behçet Cantürk'ü rahatlattı. DDKD üyesi olduğunu belirtip Hollanda'dan sığınma hakkı istemesi.Sayın Behçet Cantürk. Amcaoğlu Abdullah Cantürk. Abdullah Cantürk'ün. Sevinci kısa sürdü: 17 Ağustos 1988 tarihinde aldığı bir haber. o nedenle polislerin bana söylediklerini mahkemede tekrarladım" diyerek. Hakkımda raporda veya rapor dışında ileri sürülen suçlamalar doğru değildir. Diyarbakır'da fazla kalmadı.MİT Raporu açıklandığı günden beri kamuoyunun günde minde kalmıştır. Öte yandan Behçet Cantürk basından sürekli kaçıyordu. Birçok suçla suçlanıyorsunuz. İstanbul'a gitti. "Çok korkmuştum. Behçet Cantürk'ün kalbini yeniden kazanmıştı. İlk demecini 4 Eylül 1988 tarihinde Nokta dergisine verdi: 240 . Eşi Akile Dilek Alev ile ilişkileri düzelmişti. İlk duruşmasında sürpriz ifadeler veren Akile Dilek Alev daha sonraki duruşmalarda. Nihayet 4 yıl 20 gün sonra. 23 Ağustos 1988 tarihinde "eksik soruşturma" nedeniyle beraat etti.Behçet Cantürk.

. . düşmanım olan ve de bana suç yüklemesi için özellikle seçilip kullanılmış bir başka kişi tarafından ortaya atılmıştır. . Kendisi ile ilişkim de. Mesele. MİT'te sorgulandığım zaman polisi. Özellikle şunu belirtmek istiyorum. İddiaların devletin güven lik birimleri arasındaki sürtüşmeden kaynaklandığı düşüncesin deyim. benim tarafımdan değil. Dikkat ederseniz. daha önce de söylediğim gibi birimler arasındaki çelişkidendir. Bu konudaki iddia.Aynı şekilde şimdi Edirne Valisi olan İstanbul eski Emni yet Müdürü Ünal Erkan'a ev aldığınız da raporda yer alıyordu. . . İstanbul'da sorgulandığım zaman Ankara'yı suçlamamı. bağlı olduğu. Kendisine ev almam tamamen yalandır. Mesele u kadar basittir. tanışıklığım da yoktur. O halde sorun onların ara sındadır ve bizler bu hesaplaşmada kullanılmak istenmişizdir. Ünal Erkan'ı İstanbullu bir vatandaş nasıl tanıyorsa. Bu duruma şaşmamak elde değil. emir aldığı birimin başındaki kişiyi uçlamamı istemiştir. Ankara'da sorgulandığımda İstanbul'u suçlamamı. hattâ daha da ileri giderek aynı birimin bir I alt görevlisi.Raporda sizin Tahsin Şahinkaya ile yakın ilişkiler içinde olduğunuz ileri sürülüyor. Şayet bu soruşturma sırasında ifademe başvururlarsa söyleye ceklerim bunlar olacaktır. İfadelerimde de öyle birşey yoktur.Raporda buna benzer 50 tane şey vardır. .Uzun zaman içeride kaldınız ve birçok şeyle suçlandınız.Sayın Şahinkaya'yı sokaktaki insan nasıl tanıyorsa ben de öyle tanıyorum.na zorla kabul ettirilmek istenmiştir. ben de öyle tanıyorum. suçlananlar da devletin bir birimidir. iddia sahibi de devletin bir birimidir.

Dündar Kılıç. Turan Çevik. Abuzer Uğurlu gibi yeraltı dünyasının önde gelen isimlerinin cezaevine girmesiyle.. hakkında açılan 4 idam davasından beraat etmiş biriyim. Siyah ceketinin içinde beyaz ipek gömleği. çift silah taşıyan. İdris Özbir kuşağı. Özal dönemi. "Ülkücü Mafya değneksiz köy bulmuş dolaşıp duruyor" diye tepkisini gösteriyordu. kahvesi veya kumarhanesi olan. 242 . İstanbul'a geldiğini öğrenince hemen yanına gidip geçmiş olsun dileklerini bildirdiler. Dündar Kılıç.Ben şu anda tüm bunları unutmuş. Kendimi hayata yeni atılmış. Yeni "mafya babalarından" Elazığlı Necdet Ulucan da Behçet Cantürk'e dostluğunu bildirenler arasındaydı. kendi yeraltı dünyasını yaratmıştı!. Mustafa Süzer. sert bakışlı. DEĞİŞİM YILLARI Dört yılda Türkiye'de çok şey değişmişti.. gazinolarda eğlenen. 20 yaşında genç bir işadamı gibi hissediyorum. Nihat Akgün. Kürşat Yılmaz gibi Ülkücü Mafyaya kalmıştı. Alaattin Çakıcı. siyah ayakkabısı. Ali Yasak. Kemal Horzum. assolistlerle flört eden. omuzlarında asılı duran paltosu. Mehmet Saruhan.Şimdi ise bu davalardan beraat etmiş biri olarak yaşamınızı sürdürüyorsunuz. cahil ama terbiyeli kabadayılar artık tarihe karışmıştı. Ertan Sert gibi hayali ihracatçılarla. Nurettin Güven. Behçet Cantürk. Kürt İdris (Özbir). Feridun Öncel." Ülkücü Mafya"dan hiç hoşlanmıyorlardı. Meydan. tüm olanları nasıl değerlendiriyorsunuz? ... Turan Çevik. "boşluğu .. Hasbi Menteşoğlu. uğradığı iftiralardan kurtulmuş.. Nurettin Güven gibi "Doğulular" kendilerini Behçet Cantürk'e yakın hissediyorlardı.(21) Aslında "Ülkücü Mafya" 80'li yılların ikinci yansından sonra. Behçet Cantürk. altın yüzüğü ve elindeki teşbihi ile salına salına yürüyen ancak hiç yalnız dolaşmayan.

243 Nokta dergisi. İstanbul'da "Doğulular"ın lideri olarak tanınan Behçet Cantürk. Belek'teki otelin adını da. Tatillerini ailesi ile birlikte Bodrum'daki bu otelinde geçirmeye başladı. "Demir Otel. KİK/DDKD yerini PKK'ye bırakmıştı! Anladı. Cantürk'le ilk akşam yemeğimiz beş kişilik. İddia aynıydı. bir süre sessiz kalmayı düşündü. İbrahim Tatlıses'in menajeri Hasan Bora'nın Bodrum Belek'teki oteline el koydu. 4 Ekim 1992 tarihli sayısında "PKK Babalar-la ortak" haberinde yine Behçet Cantürk'ün "eski dosyasını" yazmıştı. Demir Oteli için önce 3 milyar lira. Oteli. Uygun mekân olarak ev yemeğine karar veriyoruz. Basın dünyasından arkadaş edinmeye çalıştı. ev yemeğine davet ettiler. Bilinen iş ilişkilerini askıya almaya karar verdi. İşin püf noktasını anlamıştı. Behçet Cantürk'ü evine yemeğe davet eden bir gazeteci o akşamı şöyle anlatıyordu:(23) "Sohbetin biraz özel olması dileğindeyiz.(22) Polis ve basın eski defterleri açmaktan usanmıyordu. Onlarla ilişkileri geliştirmek için kolları sıvadı. Samimi olduğu gazeteciler de onu.. Dönemin İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu ile Diyarbakırlılar gecesinde karşılaşıp toka yapması. Sadece örgüt ismi değişmişti. üç yıldızdan beş yıldıza çıkarttı. Türk siyasi yaşamına yeni politikacılar katılmıştı. Turizm Bakanlığı'ndan.doldurması" için devlet desteğiyle ortaya çıkartılmıştı. Gazetecilerden kaçarak bu-nun önüne geçemeyecekti. Cezaevine girmeden önce. CHP'li Mahmut Uyanık gibi arkadaşlarının yeniden seçilebilmeleri için elinden gelen maddi ve manevi yardımı yaptı. ne yapsa haber olacaktı. arkasından 2 milyar 200 milyon liralık kredi aldı. kendi hayatımızdan tanık olmadığımız bir serüvenle başlıyor. 'Babalarla sarmaş dolaş bir bakan" haberine neden oldu. Arkadaş olduğu gazetecileri gösterişli lokantalarda ağırladı. "Yemek. O da öyle yaptı. Önce Cantürk'ün . ertesi günü gazetelerde.. Zaten eski iş bağlantıları darmadağın olmuştu.2" koydu. Gazetecilerle iyi geçinmek gerekiyordu. Diyarbakır milletvekilleri Abdulkadir Aksu ve Nurettin Dilek ile yakın ilişkiler kurdu. Üstelik takip ediliyordu. Alacaklarına karşılık. Bu konuda en büyük desteği yine bir başka "Doğulu" dan aldı: Turizm Bakam İlhan Aküzüm. Kendisine bulaşılmadığı sürece kimseyle ilgilenmeyecekti.

Ancak "Behçet Cantürk" adını dünya basını hiç unutmuyordu. çizilmiş ama kendi ağzından ilk kez duyuyoruz. Önemli ortaklıklarından. Biz heyecanla. O günlerde adı hayli öne çıkmış bir işadamından söz ediyor. "İspanya'da Mafya'nın On Yılı. "Baba" değil. Davidoff takıntısı var. balkondan her şeyin yolunda olduğu sinyali veriliyor. Sigarası Davidoff. Bize soruyor: 'Hangi modeli alayım?' Giyip giyip çıkarıyor. İspanyol gazeteciler Jordi Borgas ve Eduardo Martin'in yazdığı 600 sayfalık. Estetiğe müthiş düşkün. Bülent Ersoy can yoldaşı. İçinden yirminin üstünde süet mont çıkıyor. Ancak 'Doğulu' bir geleneğe uygun bir biçimde çayımızı. Bu arada bir valiz geliyor odasına. Kitapta. Sade bir model öneriyoruz. Heyecanlanıyoruz. Cantürk. bir süre adını unutturdu. ayakkabıdan kravatına kadar Fransız malı. parfümü Davidoff. "Gazetecilerle hiçbir şekilde konuşmuyor. Babalar dünya244 sını konuşuyoruz. Ona göre basının yazıp çizdiği isimlerin çoğu.Cosa Nos-tra" adlı kitabın 15 bölümü Türk mafyasına ayrılmıştı. Hiçbir demeci çıkmıyor.adamları sokağı kolaçan ediyorlar.. "Karşımızda kendi deyimi ile bir kabadayı yok. "Sohbet gecenin üçünü buluyor. Hepsi Pierre Cardin imzalı. basında çıkan Mamak Cezaevi fotoğraflarından. Behçet Cantürk'ten koruma anlamında destek istiyor.. valizde ne kadar uyuşturucu olduğunu anlamaya çalışırken. Giydiği her şey.. Biliyorum yanıtlamayacak. Polisi bağlamış gibi imaj sunanların hepsi. Eve girdikten sonra da köşe başlarında bekleyen adamlarına. o da derhal aynı tavrı gösteriyor. Sohbetin koyulaştığı bölümlerde. Tersine. bu Kürt kimliği radikal bir milliyetçiliğe doğru kayıyor. Turan Çevik'ten ayrıldıktan sonra. . aslında kendileri polise bağlı ve bu bağlılığın sürmesi için enteresan tavizlerle ayakta duruyorlar. purosu Davidoff. Basında yazılmış. Nefret ediyor. bir generalle birlikte aldıkları villadan bahsediyor. Çok zeki bir Kürt var. kahvemizi ikram ediyor. O artık yeni bir imaj kurmak istiyor. Diğer konuklar ikinci kadehi almayınca. "Magazin dünyasına düşkün olduğu yazılıyor. Fotoğraflardaki cezaevi ifadelerini beğenmiyor. kabadayı. valizi açıyor." Türkiye'deki basınla ilişkileri düzeltti. Cantürk daha sonra geliyor. dönemin en pahalı Mercedesi ile. Beş rengini birden alıyor.. Yemeğe oturuyoruz. magazin dünyası ona düşkün. Ama hergün birkaç gazeteci onunla röportaj yapmak için randevu istiyor. Kabadayılıkla gerçek babalık arasındaki farkı anlatıyor. Sarı Avni ve ekibine geniş bir yer ayrılmıştı. bizi hayretlere düşüren çok özel ilişkileri anlatıyor." Bu kez Behçet Cantürk'ün bürosundalar: "Basında çıkan bazı haberlerle ilgili sorularımız olacaktı. Nazan Şoray.

. Herkes onu. Daha sonra Mayıs. Behçet Cantürk. 11 kez gözaltına alındı. Bu tür takımların buluştukları yer İsviçre'ydi. Ancak "küçük bir kusur" vardı: Beyannamelerde "ceviz kaplama" olarak belirtilen mobilyalar. Adı Enis Karaduman. Zonguldak'ın Ereğli limanına Uğur adlı bir gemi yanaşıyor. ülkelerine giren uyuşturucunun en önemli kaynağı olarak Avni Musullulu ve Behçet Cantürk'ü gösteriyordu(25) Behçet Cantürk ise artık Sarı Avni'yi unutmak istiyordu. Yahya Demirel İsviçre'ye kaçtı. 31 Aralık 1991 tarihli raporunda. . İlk dosyası 21 Ağustos 1974 yılında. Türk mafyasının İsviçre günlerini anlatıyordu. MİT adına ajanlık yaptığı-nı söylüyordu.Avni Mu-sullulu ekibi gibi. Vatan Konserveleri'nin sahibi Mahmut Karaduman'ın oğlu. Abdullah Cantürk'ün gönderdiği uyuşturucuyu Avrupa'da pazarladı. 25 yaşındaki genç ihracaatçı Yahya Demirel'e. suntaydı! 246 Hayali ihracaat davası. Fransız "L'Express" dergisi gibi Avrupa'nın birçok yayın or-ganında Sarı Avni.. bu kez Cantürk ailesinin PKK adına uyuşturucu madde kaçakçılığı yaptığını açıklıyordu. Tarih 12 Nisan 1973. 24 yaşındayken ruhsatsız silah taşımak ve adam yaralamaktan açıldı." 1974 yılının Şubat ayında. Mahkeme tutuklama karan çıkardı. 20. "İsviçre Daha Beyaz Yıkar" adlı kitabında.Enis Karaduman ikilisi de bir grup oluşturmuşlardı. dönemin Başbakanı Süleyman Demirel'in kardeşi Hacı Ali Demirel'in oğlu olduğu için "yeğen" olarak tanıyor... YAHYA DEMİREL Adı Yahya Demirel. Abdullah Cantürk.245 Sarı Avni'nin ilişkilerini anlatan bir kitap da İsviçre'de ya-zıldı.Behçet Cantürk ilişkisi konu ediliyordu (24) İtalyan Maliye Bakanlığı. İtalya polis teşkilatı. Karadeniz Ereğli Sulh Ceza Mahkemesi'nde açıldı. 1976 yılının Şubat ayında. hazırladığı üç bin sayfalık raporla. Jean Ziegler adlı yazar. yine mobilya takımı yükleniyor. Gemiye 185 adet yatak odası takımı yükleniyor. Temmuz ve Kasım aylarında da limana gelen gemiye.5 milyon lira vergi iadesi verildi. Sa-rı Avni'nin estetik ameliyat yaptırıp. Ferit Melen Hükümeti 78/6270 sayılı bir kararname çıkarıyor: "Her türlü mobilya ihracatı için yüzde 25 oranında vergi iadesi verilecektir.

Enis Karaduman'ın Türkiye'deki eşi Nevval Karaduman. Ahmet Sarı aracılığıyla. Ltd aracılığıyla. Yahya Demirel ve Behçet Cantürk iyi bir ekip oluş-turmuşlardı! Behçet Cantürk. Enis Karaduman serbest bırakıldı.Textile Bank). Yakın arkadaşı Yahya Demirel'e fikir danıştı.Behçet Cantürk dostluğu İsviçre'de başlamıştı. 10 milyar sermayeli. banka işlerinden anlamı-yordu. Şeref Has. Abdullah Okumuş (Everest Bank). Enis Karaduman. Türkiye'ye getirilen dünyaca ünlü pop yıldızı Michael Jackson'ın sponsorluğunu. Yahya Demirel'in annesi. yeraltı dünyasının ünlü isimlerini İsviçre günlerinde tanıdı. 247 Hasan Bora. Edip Özaltın (Özbank). Birlikte çok eğlendiler. İddiaya göre.Yahya Demi-rel. DEP milletvekili Sedat Yurtdaş'a. kocasının kefalet ücreti olan 300 bin frankı toplayıp. İsmet Alver (The Euro. Şefika Demirel adına KKTC'de. Ltd.yaralama olmuş. Mete Has ve Selahattin Tanrıverdi'den. Gönlünü al-mak için Kıbrıs'ta "kelepir" fiyata bir banka bulduğunu. Yavuz Demir. Sadece banka kurmakla kalma-dılar. "yerden mantar çıkar" gibi arka arkaya bankalar kuruluyordu: Atilla Uras (Middle East Union Bank). İsviçre Cenevre'de "adam alıkoymak" iddiasıyla gözaltına alındı. Cyprus United Trade and Investment Bank. Bir de kumarhane açtılar. Bülent Şemiler (Akdeniz Garanti . Uzanlar. Mustafa Süzer (Atlas Bank). Ancak Yahya Demirel. aldığı 720 bin doları geri veremeyince Enis Karaduman tarafından kaçırıldı. "Cyprus United Trade and Investment Bank. Kıbrıs'ta. Ancak araya dört yıllık cezaevi engeli girince görüşeme-mişlerdi. 1990'lı yıllarda KKTC'de. Ne öldürme.2 ilişkilerinden dolayı Behçet Cantürk'ün kendisine küstüğünü biliyordu. ne de "tuhaf fotoğraflar" basına yansımıştı. Behçet Cantürk'ün özgürlüğe kavuşması ile iki eski dost yeniden biraraya geldiler. Bodrum Demir Oteli. Kemal ve Cem Uzan da İmar Bank.Yahya Demirel. Bu arada Enis Karaduman. Muzaffer Atılgan (Eurobank). Şehmuz Tatlıcı. Uzanlarla birlikte üstlendiğini" söylüyordu. İsviçre'ye gönderdi. Ahmet Özal (Lapis şirketi aracılığıyla TYT Bank). Ticari işler de yaptılar." Araya Behçet Cantürk gibi sayılan isimler girince iş tatlıya bağlanmıştı." bankasını kurdular. ortak ol-mak istediğini söyledi. ya da fotoğrafları basına veririm. Behçet Cantürk ve Hasan Bora ortak olmaya karar verdiler. Behçet Cantürk. Yahya Demirel.Rumeli Bankası şubesini açmışlardı. "Yeğen Yahya" nın uygunsuz fotoğraflarını çekip Hacı Ali Demirel'e göndermiş ve tehdit etmişti: "Ya paramı gönderirsiniz.

Behçet Cantürk Türkiye'nin en büyük kredi kullanma imkânına sahipti. Behçet Cantürk'ün yaptığı tüm gayrimeşru işlerden Demireller'in haberi vardır. küçük KKTC için çok fazla değil miydi? Niçin kuruluyordu? Tüm bu soruların yanıtını.Bankası). 248 "Yahya Demirel haftanın belli günlerini Behçet Cantürk'ün Mecidiyeköy'deki yazıhanesinde geçiriyordu. Artık İstanbullu olmuşlardı: Başta Behçet Cantürk'ün eşi Hidayet Kaşan ve ablası İkram Fidanay olmak üzere birçok Cantürk İstanbul'a taşındı." 5. kişiliğinden yararlanıyordu. Bazı emniyet mensubu çocuklarının okul taksitlerini ödüyordu. Lice'nin ünlü Baybaşin ailesinden. Behçet Cantürk. "İsviçre'de iken. O bankadaki hesaplar. Yahya Demirel. Yani Cantürk'ün saygınlığından. Daha sonra ısrar ettiler. kara paraları aklama hesabıdır. Üst düzeyde bir emniyet görevlisinin çocuğuna özel arabasını tahsis ediyordu. Peki bu bankalar. "Yahya Demirel'in Kıbrıs'taki bankasında hesap açtırayım diye Behçet Cantürk'ü aracı yaptılar.. Benzer birçok olaya maruz kalınca. Behçet Cantürk ile yakınlık kurdu. muhatap olmadım. Kendisine yeni bir de sevgili bulmuştu: Bir dönem Yeşil-çam'ın "vamp kadını" Suzan Avcı'nın kızı.5 TON MAL Behçet Cantürk. Oradaki hesaplar. herşeyi kendine doğru çekmeye çalıştığından. uyuşturucu trafiğinden elde edilmiştir. Enis Karaduman kendisine zorla. Ünlü iki emniyet görevlisinin elbise giderlerini karşılıyordu. yeraltı dünyası ile ilişkilerini sürdürebilmek için Behçet Cantürk'ü kullanıyordu.. 249 . Behçet Cantürk'e politikacılar güvenirdi. yüksek miktarda senet imzalattı ve parayı aldı. Çok politikacı dostu vardı. en gösterişli evlere taşındılar. Binnaz Avcı. eşleri Hidayet Kaşan ile Akile Dilek Alev'e karşılıklı iki daire aldı. Hepsi de en zengin semtlere. 1989 yılından itibaren eski ilişkilerini yeniden kurmaya başladı. uyuşturucu piyasasının önemli isimlerinden Hüseyin Baybaşin açıklıyor(26) "Behçet Cantürk ne iş yapıyor ise Yahya Demirel ile ortaktı.

Kalaycı Mehmet'e çaktırmadan. sen de rahat et. Mehmet Han Kozat'ın ani ölümü Behçet Cantürk'ü çok sarsmıştı.. kabuklarını ayıkladıktan sonra. Bağdat Caddesi üzerindeki "Yıldırım Mobil Petrol"ü Diyar-bakırlı Kemal Yıldırım'dan kiraladı. aralarında sert tartışmalar çıktı. ben de' demiş!" Fıkra bitince. Behçet Cantürk'ün ikinci bürosu. Nizamettin Cantürk.. ayıklıyor. yakın dostu bir fıkra ile açıklamaya çalıştı: "Birgün Diyarbakır'da Zeynel Ağa ile Kalaycı Mehmet. Avrupa'dan banka satın alınıyor veya Kıbrıs gibi küçük ülkelerde "kıyı bankacılığı" kuruluyordu. Zeynel Ağa bir cebinden fıstığı çıkarıyor. Bu böyle on dakika sürmüş. kabuklarını da yine büyük bir gizlilik içinde öteki cebine koyuyormuş. Behçet Cantürk 1990'ın başında "start" verdi. kahvede çay içip sohbet ediyorlarmış. Konuşurlarken. Bugünkü değeri 5 milyon dolar olarak ölçülen benzin istasyonu çok komplikeydi: Süpermarketten. Neden bu tür ithamlara maruz kaldığını Behçet Cantürk'e.. Yine iyi para kazanmaya başlamıştı. Paralar. Kalaycı Mehmet dayanamamış. ağabeyi Nizamettin Cantürk'ün İstanbul'a mesine hep karşı çıktı. İstanbul'a gel-mek istediğini her söylediğinde. Doğrusu Behçet Cantürk herkese iyilik yapan biri değildi. Oğlu gibi sevdiği Kozat'ın oğluna. kabuklarını da öteki cebine 'çaktırmadan' atıyormuş. "piyasanın çömezlerine" kazık atıyordu! Yıllar önce inşaat yaparken kardeşleri tarafından "bencillikle" suçlandığı gibi yine aynı ithamlarla karşılaşıyordu. cebinden bir Gaziantep fıstığı çıkarıp. benzin istasyonunun ikinci katındaydı. "Kardeşimden bile daha yakınım" dediği Mehmet Han Kozat'ın vefatına günlerce üzülmüştü.. benzin istasyonundaki otoparkın sorumluluğunu verdi. İran'dan getirdiği "ham malı" ona veriyordu. Yeğeninin kocası aracılığıyla 5.Behçet Cantürk. "Piyasaya yeni düşen biri" Behçet Cantürk'ün adını bilip.5 ton "ham malı" İstanbul'a getirdi. kahkahayı basıyordu. fıstığı ağzına. 'Zeynel Ağam. Olmazsa döviz büroları açılıyor ya da borsada oynu-yorlardı!»?) . Söylenenlere göre. mesajı anlayan Behçet Cantürk. Zeynel Ağa. otoparka kadar birçok ünite vardı. fıstığın içini 250 ağzına. bankalara yatırılmıyordu. Hepsini "iç pazara" sattı. Artık ABD'den. şu cebine doldurduğun fıstıktan üç tane de bana ver. Günlerinin büyük bir bölümünü burada geçiriyordu. eskisi gibi yakınlarının adına hesap açtırılarak.

kendi bildiği "tefecilik" işine devam ediyordu. piyasanın yeni koşullarına tam ayak uyduramamıştı. 90'lı yıllarda da. l ton 387 kilo bazmorfinle Sarp Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yaparken yakalandı. Güney Kıbrıs'ın 55 mil açıklarında battı. Üstelik ufak bir kıvılcım aralarında büyük bir çatışmaya neden olabilirdi. Ancak borç verilen paranın geri dönmeme riski fazlaydı. yayın hayatına başladığı günden itibaren "PKK'nin yayın organı" ithamlarıyla karşılaşan Özgür Gündem gazetesini çıkaran Ülkem Basın ve Yayıncılık Sanayi Ticaret Ltd. Gürcistan.. Yeraltı dünyasında güçlü gözükmek en önemli silahtı..Behçet Cantürk. 251 Çok ince politikalar yürütecek bir zekâya sahipti. SEKA'dan kâğıt alına-bilmesi için yazlığını ipotek ettirdi. şirketinin beş ortağından biri oldu. Zaten bunu bilen bazı çevreler "Ülkücü Çek Senet Mafyası" aracılığıyla paralarını geri alabiliyorlardı. 15 Aralık 1992 tarihinde. .Afganistan. Sonra.. Yine mensubu bulunduğu dünyanın "bir numarası" olmayı hedefliyordu. Gaziantep'den makarna götürüp dönüşte Afganistan'dan aldıkları.Azerbaycan. Behçet Cantürk tıpkı 70'li yıllarda olduğu gibi.. 34 T 0264 ve 34 FN 042 plakalı TIR'lar. Yusuf Demirelli ve Mehmet Şahin adlı şoförler şu güzergâhı kullanmışlardı: Giderken.1 ton bazmorfin Akdeniz'in dibini boyladı. Kazakistan'a. Behçet Cantürk eski "havasını" bulmuştu. Maksim Gazino-su'nda "Ülkücü Baba" Alaattin Çakıcı'yı azarlıyordu. Yeğeni Abdullah Cantürk'ün ayağına silah sıktıran.. Ancak 3. Diyarbakır Kervansaray'ın sahibi Mehmet İpek'ten intikamını bir akrabasını vurdurarak alıyordu.. 30 Aralık 1992 tarihinde. "arkamda örgüt var" mesajını İstanbul'a yaymaya başladı.. ev sahibi olarak gelen misafirleri ağırladı. Behçet Cantürk.. Mürettebat kurtarıldı. 30 Mayıs 1992 tarihinde.Kazakistan. O yine. Birbirlerine düşmandılar. Derya Ayanoğlu'na ait Onur Turizm Denizcilik şirketine bağlı Kısmetim l gemisi. Özgür Gündem'in Pera Palas'taki kuruluş kokteylinde.Türkmenis-tanÖzbekistan. Behçet Cantürk'ün "yeni yetme" bu çetelerle çalışması düşünülemezdi.(28) TÜRK MAFYASI ÖNE ÇIKARILIYOR 1992 sonu ve 1993 başında yapılan operasyonlar yeraltı dün-ısını çok şaşırttı: Önce.

Peki gemiler nereye gidiyordu? Neden mal boşaltılırken operasyon yapılmamıştı? Bu sorular yanıt bulamadı. İranlı aracıları ortadan çıkararak. Türkiye'deki terörle de irtibatı vardır. sen boş adam değilsin diye.. 'Sık sık biraraya gelirlerdi' diyen eski bir MİT görevlisi. operasyonun Başbakan Süleyman Demirel. geminin zu-lalarına saklanmış 15 ton bazmorfin bulunuyordu. Gemi sadece Türkiye'ye geliyor değil. AzerbaycanTürkmenistan yolu Hazar Denizi üzerinden feribotla geçilmişti. Hint Okyanusu. gemilerle sev-kediliyordu. 'Osman Ayanoğlu'nu 253 öldüren ülkücü baba Kürşat Yılmaz'a. arma-tör . Türkiye'deki terörün finansmanı ile irtibatı vardır. Burada yapılan aramada. MİT Raporu'nun intikamını aldı" başlığı ile verdiği haberde. daha sonra ise kamyonlarla taşınan uyuşturucu artık TIR'larla. Şevket Çubuk'a ait Panama bandıralı. İki gemi de bazmorfinleri. Biri Akdeniz'de battı. Bunlar önümüzdeki günlerde açıklığa kavuşacaktır. Bu arada.. Afganistan. öldürdüğün adam Meh-met Eymür'ün adamı. Lucky S adlı gemi.. Katırlarla. Gayrette-pe'de dansöz elbisesi giydirip oynattılar.Gürcis-tan. Ancak bir konu daha aydınlığa kavuşmuştu: Türkiye mafyası. "Demirel.Dönüşte.. Süveyş kanalı güzergâhını takip ederek Akdeniz'e girmişti.Azerbaycan. Yeni uyuşturucu güzergâhı da ortaya çıkarılıyordu: Türki Cum-huriyetler! 252 11 Ocak 1993 tarihinde ise." 2000'e Doğru dergisi ise 17 Ocak 1993 tarihinde. Devlet Bakanı Ca-vit Çağlar. bir süre önce öldürülen babası Osman Ayanoğlu'nun.3 ton uyuşturucu ele geçirilmiyordu. demir aldığı Pakistan'ın Karaçi limanından itibaren uydu kanalı ile takip edilip. Afganistan ve Pakistan'la da "alışverişe" başlamıştı. Akdeniz'de yakalanıyor ve Marmaris'te Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na ait Ak-saz limanına çekiliyordu. TIR'lardaki ve gemilerdeki mallar kime aitti? Dönemin Başbakanı Süleyman Demire şu açıklamayı yapıyordu: "Yakalanan uyuşturucuların.Türkmenistan. İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu ve İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir'in bilgisi dahilinde yapıldığını iddia ediyordu: "Kısmetim l gemisinin sahibi Derya Ayanoğlu'nun. Bu iki TIR'da sadece 1. diğeri Akdeniz'de yakalandı. Altın Hilal'in diğer iki ülkesi. 'Mehmet Eymür ve Hiram Abas'ın adamı' olduğu belirtiliyor. sonra küçük motorlu araçlarla. Pakistan'ın Karaçi Limanı'ndan almıştı. Kürşat Yılmaz.

topla batırıldı. Bizi normal yoldan değil. adının yazılmaması koşuluyla. Behçet Cantürk. Ancak istihbarat birimleriyle ilişkili ise girer. dışarı çıkarmaya 12 yıl hapis cezası hükmünü getirdi. Kürt Abdulkadir Aksu ile rahatlıkla tokalaşabili-yordu. Başbakan Süleyman Demirel'in yanıtlaması için meclise yazılı soru önergesi veriyordu: "İçişleri Bakanı İsmet Sezgin'in İstanbul'da Mavi Marmara Et Lokanta-sı'nda bulunan özel köşkte. Bize gelen bilgilere göre. Yeşil pasaportu vardı. geminin içindeki mal alındıktan sonra muhripler tarafından batırıldığı şeklinde. Özal malı dışarıya çıkarmayı teşvik etti. Kürt işadamları hedef almıyor. ANAP İstanbul milletvekili Halit Dumankaya. aslen Rizeli. İçeride yakalatmaya 24 yıl. Öldüğünde üzerinde bulunan tabanca MİT tarafından verilmişti. Yakında metropollerde de büyük operasyonlar olacak. Biz hem kaba güç. burada çoğunluğunu Gaziantepliler'in oluşturduğu "Babalara" hitaben yaptığı konuşmada. Operasyon aslında Turgut Özal'ı hedef alıyor. kimse tek başına girmez. Osman Ayanoğlu da MİT'çi. hem de sermaye olarak onlarla boy ölçüşecek durumdayız. hangi yöreden olduğu önemliydi. "Kilis Mafyası"nın tekrar önünün açılmak istendiğine dikkat çekiyordu. Valilerin ve İçişleri Bakanlarının "hangi etnik" yapıdan". dışarıya çıkarmanın cezası ise idamdı. Geminin (Kısmetim 1) telsizcisi MİT'çi. Yine öldürülen Şehmuz Daş da MİT'in adamıydı. . Bu zayıflatma operasyonunu Cavit Çağlar yürütüyor. Malın sa-hibi bunlar değildir. Ruhsatını MİT Müsteşarı aracılığıyla almıştı. sahibi bulunduğu İstanbul Mavi Marmara Et Lokantası'nda İçişleri Bakanı İsmet Sezgin ile bazı "Babaları" yanyana getirmişti. Eskiden malın içeride yakalanmasının cezası 12 yıl. Emniyet Müdürlerinin. basında suçlu gösterilenler hep Kürtler. Bu kadar büyük finansa. "PKK'ye değil devlete yardım edin" demişti. adli sicili bozuk bazı şahıslarla yemek yediği iddia edilmektedir. 254 Sezgin. Sayın Sezgin bu lokantada kimlerle buluşmuş ve yemek yemiştir? Bu gibi kişilerle yemek yiyen bir DYP mensubunun. Kısmetim l gemisi mürettebat tarafından değil." Behçet Cantürk açıklamalarını şöyle sürdürüyor: "Dikkat edin. Çünkü TBMM Kanunlar Müdürlüğü. İçişleri Bakanı olmasını doğru bulu-yormusunuz? Sayın Sezgin'in İçişleri Bakanı olmasını size kim tavsiye etti?" Başbakan Demirel bu soruları yanıtlamadı.Kayhan Güvelioğlu'nu da aynı gerekçe ile öldürdü' diyor. karanlık dünyanın adamı olarak suçlayarak zayıflatmaya çalışıyorlar. Başbakan'a bu tür soruların sorulamayacağına karar vermişti." Behçet Cantürk. konuyla ilgi-li olarak 2000'e Doğru'ya şu açıklamayı yapıyordu: "Operasyonun başından sonuna kadar MİT işin içindeydi. Eğer mal bir tonu aşıyorsa kesinlikte çok ortaklıdır. Gaziantepli Yafes Öztürk." Behçet Cantürk. Toplantı basma yansıyınca. Gerek Daş. gerekse Ayanoğlu ailesi taşıyıcıdır.

T. "PKK'ye karşı top-yekun ve kesintisiz savaş" karan alındı. İstanbul'da her ay milyarlarca lira bağış topluyordu.5 trilyon TL.Ç.Ancak İsmet Sezgin'le samimi olamıyordu. Kürt işadamları çok zengin olmuşlardı. (.. Sayda gibi limanlardan deniz yoluyla Avrupa ülkelerine sevkederken.. Türkiye'nin en zengin 100 işadamının yarısı Kürttü.. Lübnan.) "PKK'nin uyuşturucu ticaretinden yılda yaklaşık 2. "PKK bir yandan Lübnan..Bekaa'daki PKK'nin kampları üzerinde.(29) Devletin önemli köşebaşla-rında Kürtler bulunuyordu. Karara göre.. 5 Temmuz 1993 tarihli bir rapor.Avrupa hattında bir uyuşturucu ticaretine yöneldiği gözlenmektedir. İran'da PKK tarafından imal edilen eroini.N. güvenlik güçlerinin silahlı mücadelesi kesintisiz olarak sürecek ve aynı zamanda "PKK'nin maddi gelir kapısının" kapatılması için 'Devletin tüm imkânları seferber edilecek"ti.D. "Van ilinde bir aşiret reisinin. . "Babalar" kendilerine yakın devlet görevlilerinin. gelir sağladığı. "Suriye devleti ile sürdürülen güvenlik işbirliği çerçevesinde. ve Ş. diğer yandan Afganistan sınırındaki bölgede yerleşik olan Beludicilerden elde ettiği uyuşturucuları Türkiye üzerinden Avrupa'ya göndermektedir. PKK de giderek büyüyordu. MGK Genel Sekreterliği'ne sunulan. Mecliste 100'ü aşkın Kürt milletvekili vardı. önemli makamlara gelmeleri için kıyasıya mücadele veriyorlardı. (. Beyrut.Türkiye. MGK KARARI "Kürt Mafyası" Turgut Özal döneminde çok büyümüştü. İstanbul bağlantılı olarak Avrupa'ya sevkettiği bilinmektedir. devletin bu kararı neden aldığını aydınlatıyor: "PKK'nin Türkiye'de silahlı eylemlerini yoğunlaştırmasıyla birlikte militan kadrolarının silah ve diğer lojistik ihtiyaçlarını temin için uluslararası uyuşturucu şebekeleri ile temasa geçerek Ortadoğu. elde ettiği bu paralarla örgütün silah ihtiyacını karşılamaya çalıştığı anlaşılmaktadır. baskı uygulanması nedeniyle örgüte mali açıdan önemli kayıplar verdirilmiştir. 255 1993 yılında Milli Güvenlik Kurulu'nda.) "1990 yılında İstanbul'da 231 kilo bazmorfin ile yakalanan İran uyruklu V.. adlı şahıslar ifadelerinde. bazmorfin satışından elde edilecek paranın büyük bir bölümünün PKK'ya verileceğini belirtmişlerdir.Bekaa'da kamp yerleri üzerindeki tarlalarda haşhaş ekimi yaparak elde ettiği (Baalbek ve Her-men) uyuşturucu maddeleri Tripoli.

"1990 yılında Antalya ili Gazipaşa civarında Lübnan bandıralı bir gemide 5 tonun üzerinde esrar maddesi ele geçirilmiştir. "1989 yılında Almanya'da bir TIR aracında ele geçirilen 70 kilo eroin olayının sanığı Avusturya uyruklu Helmut F. (. Bu uyuşturucunun Lübnan Minya Limanı'ndan yüklendiği ve PKK ile bağlantılı olduğu ortaya çıkarılmıştır. örgüte önemli miktarda yardım yaptığı bilinmektedir.. (. Baybaşin.) "Avrupa'da ortaya çıkarılan ve ülkemiz yoluyla gerçekleşen büyük uyuşturucu madde olaylarının organizatörlerinin bu aile gruplarına ait olduğu ve PKK terör örgütü ile işbirliği içerisinde faaliyet gösterdikleri anlaşılmıştır. (. Kocakaya ve Cantürk aileleri bunlardan birkaçıdır.G'nin PKK örgütü üyesi olduğu.S..A adlı şahsın PKK ile irtibatlı olduğu.. Bu imalathanelerin sahibi olarak Behçet Cantürk bilinmektedir. kardeşi C. "çiçeği burnunda" Başbakan Tansu Çiller'e veriliyordu.. Hazırlanan 940 memuru kapsayan liste. PKK örgütünün Türkiye üzerinden Avrupa'ya uyuşturucu madde kaçırdığı ve Behçet Cantürk'ün de PKK adına uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı belirtilmektedir.. Polat. Aksoy. Yıldırım.256 "Son yıllarda Avrupa ülkelerinde uluslararası uyuşturucu kaçakçısı olarak bilinen. bu eroin gelirinin Hollanda'daki Kürt örgütüne verileceğini söylemiştir. Bilindiği gibi 1980'li yıllarda Doğu Anadolu'da bir eroin imalathanesine yapılan baskında. "1991 yılında Hollanda Arnhem şehrinde ele geçen 48 kilo eroin davası sanıklarından Tunceli doğumlu K. Ortadoğu'nun en büyük imalathanelerinden biri ortaya çıkarılmıştır..) "PKK'ya uyuşturucu ticareti faaliyetlerinde en önemli desteği sağlayanlar arasında Ermeni asıllı Varujan Kumdagezer ile yine Ermeni asıllı Behçet Cantürk'ün yer aldığı dikkatleri çekmektedir." Listede 67 Kürt işadamının olduğu iddia ediliyordu.G'nin ise bir jandarma üsteğmen ve iki erimizin şehit edilmesi olayından dolayı tutuklandığı tespit edilmiştir.) "1992 yılında İtalyan Polis Teşkilatı tarafından hazırlanan bir raporda. . Bu arada bir liste daha hazırlanmıştı: "PKK'ye yardım eden Kürt işadamları. Avrupa polisince de aranan ve 1988'de İstanbul'da yakalanan N." 257 İSİM LİSTELERİ Milli Güvenlik Kurulu toplantısından bir süre sonra devlet kadroları arasında "PKK'li memur operasyonu" başlatılıyordu. Koylan.

Akrabam 5 kişi. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal bile ilçeye sokulmamıştı. "Ağırlığınızı koyun. Mehmet Eymür'e destek çıkıyordu. "Tahterevallinin diğer ucunda oturan" Nuri Gündeş'i ise." ..Başbakan Çiller. Başbakanlığı döneminde Süleyman Demirel. "Tahtereval258 linin bir ucunda oturan" Hiram Abas. eve sığınan 2 kişi açılan ateş sonucu ölmüşlerdir.. bir suikast sonucu 26 Eylül 1990 tarihinde öldürülecekti. MİT bünyesinde operasyon yapma yetkisine de sahip. "Devletin bekası için bir tuğlaya ihtiyaç varsa. Eymür köşesine çekilsin" diye tepki gösterdiler. Ünal Erkan Olağanüstü Hal Bölge Valisi olmuştu. Mehmet Eymür'ün MİT'e tekrar dönmesi üzerine bazı DYP'liler Hüsamettin Cindoruk'a giderek." 1993 yılında ilginç gelişmeler oluyordu: İstifa ettikten sonra Antalya'ya gidip buz fabrikası sahibi olan Mehmet Eymür.. Turgut Özal'ın kadrolarına sahip çıkıyorlardı. Yarbay Korkut Eken ise Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bağlı özel timlerin eğitimi ile ilgilenecekti. Başbakan Tansu Çiller'in eşi Özer Çil-ler'le kurduğu samimi ilişki sonrasında. tuğlayı kırmam" yanıtını vererek. Behçet Cantürk 25 Ekim 1993'te Özgür Gündem gazetesine şu demeci veriyordu: "Evimiz özel olarak hedef alınıp ateş edilmiş. 4 Kasım 1993 tarihinde. danışmanlık kadrosu ile Emniyet Genel Müdürlüğü'nde çalışmaya başlıyordu.. tekrar MİT'e dönüyordu. Mehmet Eymür. İlçeye giriş çıkışlar yasaklanmıştı. İstanbul'daki Ho-liday Inn Oteli'nde şu açıklamayı yapıyordu: "Türkiye. Cindoruk gelenlere... özel güvenlik danışmanı olarak yanına almıştı. milis hareketi niteliğine dönüşmüş ve yaygınlaşmış bir terör hareketiyle karşı karşıyadır. hesap soracağız. Çillerler. Raporda itham ettikleri isimler. Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı. PKK'nın haraç aldığı işadamları ve sanatçıların isimlerini biliyoruz.terör" biriminin başına getirildi. SAKAL BIRAKIP SAKLANIYOR 21 Ekim 1993 tarihinde Lice'de yaşananlar bir mesaj mıydı? Güvenlik güçleri Lice'de üç gün süren bir operasyon gerçekleştirmişlerdi. Hüsamettin Cindoruk TBMM Başkam. Nevzat Ayaz Milli Eğitim Bakanı. özel timlerin bağlı bulunduğu "Kontr. Mehmet Eymür'ün yakın adamı emekli Yarbay Korkut Eken de. o tuğlanın konmasına ben de yardımcı olurum. Mehmet Ağar Emniyet Genel Müdürü.

"sırtım güçlü bir yere dayayacaksın. Onlar da İranlı'ydı. dikkatli ol. Ancak arkadaşının eşi Nadire İçkale. arkadaşının işleriyle bir süre Behçet Cantürk ilgilendi. diğer Kürt işadamlarından para alınmasını orga-nize ediyor.Lice. televizyon ekranlarına çıkan bir kişi korkusuzca açıklamalarda bulunuyordu. Behçet Can-türk'ü uyarıyordu: "Behçet. PKK'nın Diyarbakır Cezaevi sorumlusu Abdülha-kim Güven'di.. Lazo ve Simko'nun. Bu kişi. İtirafçı olmayı seçen eski PKK militanı Abdül-hakim Güven'in açıklamaları. kısa zamanda toparlanarak işlerin başına geçti. Liceli Mehmet İçkale. İran'dan getirdikleri bazmorfinleri İstan-bul'da satıyorlardı. İranlıların ihbarı sonucu yakalandı. Son parti olarak 9 ton getirip satmışlardı. 259 1993 yılının bir sonbahar günü Nadire İçkale. İtirafçı Güven. Mahsun Korkmaz Akademisi'ne yardım için.. Gözaltına alınan Osman Tim. sırtını devlete dayadığı iddia ediliyordu. Lazo ve Simko. Bu arada evleri yakılıp yıkılanlara el altından maddi yardımda bulunuyordu. gazetecilerin ilçeye gidip olup biteni görmesi için araç tahsis ediyordu. Behçet Cantürk. Başbakanın elinde bir liste varmış. onlara da kısaca Lazo ve Simko diyorlardı. kimlerden bağış . operasyon sonucu harabeye dönmüştü. Lazem Nazım İsmaili. Bir süredir sakal bırakıp Ege'de dolaşıyordu.. Ancak bunların kimlikleri biliniyordu: Lazo'nun gerçek adı.. TRT 2 ve HBB televizyo-nunda birkaç gün arka arkaya yayınlanıyordu." Güçlü olmayanların malına el konuluyordu. en başında sen bulunuyormuşsun!" Behçet Cantürk aynı uyarıyı Yahya Demirel'den de alıyor-du "Dikkat et. İstanbul piyasasında oldukça popüler olmaya başlamışlardı. Behçet Cantürk'ün ortalıkta görünmekten çekindiği 1993'ün son günlerinde. Oyunun en birinci kuralı. TRT l. Aynı zamanda Kürt'tüler. içeriden senin kelleni istiyorlar!" Behçet Cantürk eşini ve çocuklarını yanına alarak Çırağan Oteli'ne yerleşti. Lazo ve Simko'dan bağış almaya gittiğinde. PKK'nın İstanbul kadrolarını ele veriyor.Mehmet İçkale 29 Temmuz 1992 tarihinde geçirdiği trafik kazasında vefat edince. Ankara'da İçkale Oteli'nin sahibi olan. PKK adına para işletiyor. Behçet Cantürk'ün en yakın arkadaşıydı. Simko'nun ise Asker Simko'ydu. 260 PKK Marmara Sorumlusu Osman Tim. Yeraltı dünyası acımasızdı." Bir itirafçı da İstanbul'dan çıkıyordu: Tıpkı Ertoşlu Feto ve Selo gibi. direkt Behçet Cantürk'ü hedef alan şu açıkla-mayı yapıyordu: "Behçet Cantürk PKK'ye kendi servetinden pay vermiyor ama örgütün mutemetliğini üstleniyor.

3 Ocak 1994 günü "pırlanta gibi gençler" dediği. Ne olduğunu soranlara. Bağdat Caddesi'ne çıktılar. siyah renkli arabayı çalıştırdı. İstanbul'a döndü." BİR SAATLİK GÖZALTI Sıkılmıştı.. İki saat kadar bekletilen Behçet Cantürk serbest bırakıldı. Bağdat Caddesi'nde bulunan benzin İstasyo-nu'ndaki yazıhanesinden evi aradı. Eşi Hidayet'in. Yüksekovalı Savaş Buldan ve hemşehrisi Liceli Adnan Yıldırım'ı. Sohbet sırasında. otomobille 10 dakika. Onların ifadesi alındı... Saat 18. Ford Taunus 20 GTS model. bu nedenle eve erken geleceğini söyledi. Behçet Cantürk ve adamlarını Kadıköy Emniyet Amirliği'ne götürdü.. Nadire İçkale ile Yahya Demirel'in kendisine söylediklerini aktardı.(30) Aydınlık Gazetesi.. çelik zırhlı.. Ancak. Sadece 150 milyonumu aldılar" diyordu. Behçet Cantürk. Son gelişmeleri tahlil etmeye çalıştılar.. Sakalını kesti. . Yazıhane ile ev arası..20. Adamlarını kurtarmak için 150 milyon rüşvet vermişti. misafirlerini polisler gelmeden yanaklarından öpüp uğurladı.topladıklarım tek tek itiraf ediyordu. "Beni İstanbul ve Ankara emniyetinden kimsenin öldürmeyeceğine eminim" diyordu.. en sevdiği yemek kaburga dolması hazırladığını öğrenince. kurşun geçirmez. Ancak gençlerin olup bitenden haberleri vardı. büroya polislerin geleceği haberini aldılar.. "ihbar var" deyip büroya öylesine bir göz attı. 261 soru bile sormadılar. Behçet Cantürk. bir an önce eve gitmek için şoförü Recep Kuzucu'ya arabayı hazır etmesini söyledi. Aradan 10 gün geçti. Onlara. 14 Ocak 1994. Behçet Cantürk de onları uyardı. Behçet Cantürk'e tek soru sorulmuyordu. Cuma günü trafiğin çok karışık olduğunu. "Güvenilir kaynaklardan" teminat almıştı. Polisler. Mecidi-yeköy' deki camları kurşun geçirmez yazıhanesine davet etti. 30 Aralık 1993 tarihinde manşetten bir haberi duyuruyordu: "Ülkücülerden Kürt patronlara saldırı hazırlığı. Şoför Recep Kuzucu. "Birşey anlamadım. Osman Tim'in ifadesinde Behçet Cantürk'ün adı var mıydı? Vardı. Behçet Cantürk'ün iki adamında ruhsatsız silah çıkmıştı. Behçet Cantürk binince hareket edip. Tekrar ortalıkta gözükmeye başladı.

. göğsünden 5 kurşun almıştı. ne de Behçet Cantürk'ün kısa mesafeli el telefonu cevap veriyordu. diğerleri ise cesedin bulunduğu su tahliye kanalının içindeydi.. ikisi yolun kenarında. hemşehrileri Hikmet Çetin'e ulaşmaya çalıştılar. ancak kurşunlara yakalanmıştı.. Ulusoy şirketine ihale edilmiş. Recep Kuzucu'nun kullandığı 34 HLP 08 plakalı otomobilden haber alınamıyordu. Ne otomobilin mobil telefonu. 15 Ocak 1994.. çok pahalı bir takım elbise vardı. Kovanların ikisi park yolunun ortasında. Kolundaki bir milyar liralık Pierre Cardine marka altın saat ve cebindeki purolardan. 4'ü Luger yapımı.. Cantürkler telaşlandı.. ancak henüz inşaat onarım çalışmalarına başlanmamış. Ceset üzerinde yaptıkları aramada cüzdan.00 sıralarında yaptığı otopside... kimlik ve para bulamamışlardı. özellikle cesetlerden birinin sıradan bir kişi olmadığını hemen anlamışlardı.. İkinci cesedin çevresinde.. Anlaşılan şoför Recep Kuzucu kaçmaya çalışmış. Kafasından 2. Behçet Cantürk'ün içinde bulunduğu.. dinlenme tesislerinin yakınında iki erkek cesedi bulundu. Dışişleri Bakanı. Sabaha kadar uyumayıp. Saat 11. Behçet Cantürk'ü aradılar. Kartvizitlerin üzerinde bir tek isim yazılıydı: Behçet Cantürk. Sabaha kadar uyuyamadılar. 262 Olay yerine gelen polisler. vücudun katılığına göre. haber gönderdiler.45 yaşlarındaki maktulün üzerinde. 13 adet 9 milimetrelik boş kovan ve 2 adet 9 milimetrelik mermi çekirdeği vardı. cesetin kimliği konusunda bilgi veriyordu. Gidebileceği her yeri aradılar. Behçet Cantürk ve Recep Kuzucu'nun cesetlerine ilk müdahaleyi Sapanca Sağlık Ocağı'ndan pratisyen bir doktor yaptı. hepsi alınmıştı. Kimse Behçet Cantürk'ün nerede olduğunu bilmiyordu. cinayetin 10-12 saat önce işlenmiş olabileceğini belirtti. Ceketinin iç cebinde buldukları kartvizitler. Cesetlere başkaca ayrıntılı bir otopsi yapılmadı. Tanıdık emniyet görevlilerini devreye soktular.. zengin biri olduğu anlaşılıyordu. .Aradan saatler geçti. Saat 15.. 9'u MKE.... Sakarya'nın Sapanca ilçesi Kırkpınar kasabası yakınlarında. 40.30. Şakağına sıkılan tek kurşunla öldürülen.

Aralarında ünlü isimler göze çarpıyor-du: İbrahim Tatlıses. "Şehitler Ölmez". Karacaahmet Mezarlığı morgundan alınan naaş cenaze arabasına konularak İlahiyat Fakültesi camisine getirildi. Cenaze arabası hareket etti. babalarının tabutuna sarılıp. Savaş Buldan.Behçet Cantürk ve Recep Kuzucu. amcasını teşhis etti. cenaze .. Diyarbakır'a götürülmeyecekti. Azet Cantürk'ün oğlu Ağa Cantürk. Üzerinde.. Cantürkler cenazenin nerede defnedileceği konusunda anlaştılar. 16 Ocak 1994. İkindi namazından sonra kılınacağı açıklanan cenaze namazı erkene alınarak öğle namazının hemen ardından kılındı. 263 Diyarbakır'da oturan Nizamettin Cantürk. Nurettin Güven. 50 araçlık konvoyla.00'de Karacaahmet Mezarlığı'nın gasilha-nesine getirildi. Na-mazdan sonra... "Behçetler Ölmez" diye slogan atmaya başladı. Medet Serhat. İstanbul'da ve Diyarbakır'da geniş güvenlik önlemleri almıştı. Ferhat Tunç.. Kadıköy'deki Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde kılınacak ikindi namazından sonra. Necdet Ulucan. Vekin Aktan. Emniyet güçleri Sakarya'da. Sakarya'ya geldiler.kırmızı ve yeşil renklerden oluşan simli altın bir örtüye sarılmıştı. Sadık Gürbüz. Orhan Doğan. polisin uyarısına rağmen. sa-rı kırmızı ve yeşil çiçekler vardı.. sarı. Sakarya Devlet Hastanesi morgundan alınıp ambulansa konan cesetler. İstanbul'daki Cantürkler'e haber verildi. İdris Özbir. Bu arada camide bulunan kalabalık. Behçet Cantürk'ün kızları cenaze arabasına çıkarak. Tabut. Adnan Yıldırım. Kürtlerin geleneksel renkleri. Kemal Parlak. Nizamettin Cantürk'ün kızı Hatun ile evli. Rahmi Saltuk. 3 bin kişilik kalabalık. "Bizi bırakma" diye ağlıyorlardı. Sakarya Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Mehmet Ali Eren. Cami av-lusu oldukça kalabalıktı. Tarık Ziya Ekinci. Yaşar Ka-ya. saat 02. Recep Kuzucu'nun tabutu ise yeşil bir kumaşla örtülmüştü. eller üzerine alınan tabutlar cenaze arabasına kondu. Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verilecekti. haberi alır almaz uçakla İstanbul'a geldi. Ahmet Kaya.

henüz hizmete açılmamış dinlenme tesislerine geldiler. hemen gösterebileceğini söyledi. "Arama yapıyoruz" bahanesiyle.. biri hariç. kafasını sertçe öne doğru eğdiklerinde anladı. Behçet Cantürk'ün şakağına tek kurşun sıktılar.. 265 . Sonra.. aniden koluna girerek kendi otomobillerine götürdüler. silahın ruhsatlı olduğunu. Bağdat Caddesi'ne iki araba ile gelmişlerdi. Otomobiller. Karacaahmet Mezarlı-ğı'na gelindiğinde gerginlik yerini sessizliğe bırakmıştı. Behçet Cantürk alkışlarla defnedildi. olay yerini terketti. yaşamının en büyük hatasını yaptı: Kurşun geçirmez. KİM OLDURDU? 8 kişiydiler... Bu arada. daha önce planladıkları yere.arabasının arkasından mezarlığa doğru sessizce yürümeye başladı.. Behçet Cantürk'ü sorgulayıp. İki saat sonra. Üzerini aradılar... Arabadan hiç inmeyen 8'inci kişi. Kaçırılanlar tedirgin. Kortejde bulunanlarla polis-ler arasında yer yer tartışmalar yaşandı. birkaç araçla birlikte.. Sapanca/ Kırkpınar kasabasına yakın. TEM otoyolunu takip ederek Ankara istikametine doğru gidiyordu.... Behçet Cantürk'ün "gözaltına alındığını" görünce. Önde Behçet Cantürk'le birlikte beş kişi. "ifadesini" aldılar.. emniyete davet ettiler. ellerinde otomatik kısa namlulu makinalı silahları ve telsizleri vardı. Behçet Can-türk'ün içinde olduğu 34 HLP 08 plakalı arabanın geldiğini görünce. arkada Recep Ku-zucu"yla birlikte dört kişi. silah buldular. kaçıranlar ise sinirliydi. hepsi otomobillerden indiler. Aynı anda diğer üç kişi Behçet Cantürk'ün aracına bindiler. ellerini arkadan kelepçeleyip. iki araç yola çıktılar.. Behçet Cantürk neler olacağını. Behçet Cantürk'ten otomobilden inmesini rica ettiler. Behçet Cantürk. Yol trafiğe kapanmıştı. Dinlemediler. dışarıdan kesinlikle açılamaz otomobilinden indi. Üzerlerinde "Polis" yazan yelekleri. onları da durdurdular. Ve Behçet Cantürk.

Geldikleri gibi. Behçet Cantürk ve Recep Kuzucu'nun kimliklerini ve para-larını aldılar.. 8 KİŞİLİK EKİP 28 Mart 1994. Hendek gişelerine bir kilometre kala. İstanbul/Aksaray'da oto galerisi sahibi Liceli. kendileri-ni otomobil içinde bekleyen arkadaşları ile buluştular. sözkonusu telefonun Savaş Buldan adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.. . "karakola" gitmekte bir sakınca görmüyorlar. "Arama var" deyip herkesin ayağa kalkmasını istiyorlar. yazıhanede konuklarıyla sohbet ediyorlardı. Behçet Cantürk ile Fevzi Aslan'ı öldüren silahın aynı olduğunu açıkladı.. Yüksekovalı. kalbine üç kurşun sıkılmış.Bayramoğlu turnikelerin-den Ankara yönüne doğru ilk girişteki TIR parkında. 42 yaşındaki Fevzi Aslan ve 32 yaşındaki yeğeni Salih Aslan. gözleri bağlı Salih Aslan'ın cesedi bulundu. Uyuşturucu kaçakçısı olduğu iddialarıyla birkaç kez gözaltına alınıp yargılanan. Gebze. Kınalı. Adı: Savaş Buldan. 32 yaşında. otomatik silahları ve telsizleriyle 8 kişi girdi. şakağına sıkılan tek kurşunla öldürülen Fevzi Aslan ile.Patronunun öldürüldüğünü gören şoför Recep Kuzucu. Behçet Cantürk'ün arabasını TIR parkına bırakıp. Ertesi gün.. İstanbul Emniyet Müdürlüğü balistik muayene sonucunda. Kimlik kontrolü ve arama bittikten sonra Fevzi Aslan ve Salih Aslan'a. Behçet Cantürk'ün otomobilini de alarak tekrar otobana çıktılar. İtalya'da uyuşturucu madde kaçakçılığı faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen bir organizasyonun yurtdışı bağlantılarından sorumlu elemanları tarafından ülkemizdeki telefonunun defalarca arandığı. Fevzi Aslan ve yeğeni. "Polis" yazan yelekleri. 266 3 Haziran 1994. Arka arkaya silah-lar patladı. Birden içeriye. karanlığa karıştılar. Fevzi ve Salih Aslan. Recep Kuzucu ancak 20 metre uzağa gidebildi!. yazıhanedeki konukların gözlerinin önünde alınıp götürüldü...Sakarya TEM otoyolunda. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı Narkotik Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan Şubat/1994 raporunda adı geçiyor: "1992 tarihinde Savaş Buldan'ın ikametinde ve iş yerinde yapılan aramalarda yasadışı örgütsel dokümanlar ve 2 adet silah ele geçirildiği. can havliyle ellerinden kurtulup kaçmaya çalıştı.. "bizimle emniyete geleceksiniz" diyorlar.

Otelin kapısına doğru geldikleri bir sırada. Adnan Yıldırım. Bu sırada devamlı müşterilerimiz olan Savaş Buldan. İtalya ve İngiltere'de ele geçirilen 279 kilo eroinin sanıkları Paquale Marando.. arkadaşı Kasım Çakım ile gözaltına alındı. hatırla-yabildiğim kadarıyla 34 CK 420 plakalı koyu renkli Mercedese zorla bindirdiler. Haziran 1994 günü saat 23. emniyet görevlileri Savaş Buldan'ı yakın takibe almışlardı. Saat 04. Diş dolgusunda kullanılan maddelerin kokain sanılması (!) üzerine. otele geldiği bir sırada.8 kişi tarafından duvara dayatılarak üzerlerinin arandığını gördüm.30 sıralarında. Tahminen 25 metre gittiler. Üst araması yapan kişiler. Arama yaptıkları bir sırada içle-rinden bir şahsın. Savaş Buldan'la birlikte Oramar aşiretine mensup.00 sırasında Casi-nodan çıktılar. Yüksekovalı.. yukarıda isimlerini verdiğim şahısları kendi otolarına bindirdiler ve hareket ettiler. Liceli. Ticari taksimle müşteri beklediğim bir sırada üç kişi Casinodan çıkıp." Anlaşılan. 3 Haziran 1994 günü saat 07. Bu sırada tahminen 7.30 ile 05. Bu üzerlerini arayan kişilerin hepsi tek tip yelek giymişlerdi. 'ifadenizi alıp bırakacağız' dediğini duydum.. nere-den geldiklerini görmediğim 6. Savaş Buldan. Mercedesin kapısını kapatan şahıs spor bir arabaya binip Mercedesi takip etti. Hemen aka-binde Adnan ve Savaş isimli şahısları hızlı bir şekilde. yine otelin park yerinde bulunan .." Hüseyin Kılıç: "Çınar Oteli'nde güvenlik görevlisi olarak çalışırım. görgü tanıklarının anlatımıyla aktaralım: 267 Sebahattin Uz: Çınar Oteli'nde dormen olarak çalışıyorum. Gözaltına alınmasına anlam verememişti. Hacı ve Savaş adlı şahısların saat 24. Mayıs ayı başında İstanbul Yeşilköy'de arabası şüphe üzerine durduruldu. PKK adına uyuşturucu madde kaçakçılığı yapan Şehmus Daş ile Savaş Buldan'ı telefonla aradıkları tespit edilmiştir.00'ten..00 sıralarında otelden çıkarak Casino kısmına geçtiklerini gördüm. Hepsinin elinde silah bulunuyordu. hemşehrisi Hacı Karay ve yakın arkadaşı Adnan Yıldırım'ın 3 Haziran gecesini nasıl geçirdiklerini. 'Biz polisiz' dediğini duydum. Üçüncü şahsın otoya bindirildiğini görmedim. Hacı Karay ve Savaş Buldan'ı otelin duvarına dayayıp aradıklarını gördüm. 36 yaşında. Casinodan müşteriler dağılmak üzereydi. Michele Franco'nun.7 kişi iki ayrı otodan indiler. Birkaç saat sonra serbest bırakıldı. Casinodan çıktılar. Hacı Karay: 36 yaşında." Serdar Özdemir: "Çınar Oteli taksi durağında çalışıyorum. Hacı Karay ve Adnan Yıldırım ve yanlarında bulunan bir şahıs. Adı: Adnan Yıldırım. Otelin müşterisi olan ve ismen bildiğim Adnan. Olay günü saat 04.. dışarıda bulunduğum bir sırada.00'ye kadar otelin kapısında dormen olarak görev yaptım. Bu arada Mercedesin kapısını kapatan şahsın. Mercedes hızla olay yerinden uzaklaştı. Mercedes'te 3 ruhsatlı Winchester marka tüfek bulundu."8 Kasım 1993 ve 18 Kasım 1993 tarihinde yapılan operasyonlar sonucu.

Hattâ üç aracın arka arkaya gitmesinden şüphelendim ancak plakasını alamadım. Benim bulunduğum yere gelince yavaşladı. O da iki otoyu takip etti. ellerinde otomatik silahları ve telsizleri bulunan kişiler yine İstanbulAnkara Tem otoyoluna çıktılar. Güzergâhları ve amaçları aynıydı." Üzerlerinde yelekleri. Bu şahısları duvara dayayıp. Köyümüzün Yedigöller yolunun kenarındaki Ka-zım Özcan'ın evinin önünde oturuyordum. 'Köylerin birinde cenaze vardır." Şevket Öztürk: "Bolu ili. üzerlerim aradılar. Araçlardan . saat 07. bu şahısların üzerlerine yürüdü.. Sonra Yedigöller istikame-tine hızla uzaklaştılar. Ben. köye tahminen l km. Yığılca ilçesi Hoşafoğlu Köyü'nde oturuyorum. Yığılca ilçesi. Melen Deresi istikametinden yankılı birtakım sesler geldi. silah sesini duyunca korktum. nımda kimse yoktu.. Kendilerinin polis olduğunu belli etmek için giymişlerdi. Köye dön-düm. Üzerlerinde hepsinin yelek vardı.268 iki otodan çıkan tahminen 7. Bu sırada yanımda aynı köyden Muzaffer Yıldız ve yolun karşısında kardeşim Yu-nus Öztürk bulunuyordu. Hacılar Köyü'nde oturmaktayım. siyah renkli 300 Sel marka Mercedes ile vişne çürüğü Hundayi markaydı.00 sıralarında köyümüzün 269 Doğu tarafına düşen Hatip değirmeni mevkiinde bulunan bah-çemdeki biberleri sulamak üzere tek başıma bahçeye gittim. Ancak bunların silah sesi olabileceğini de düşündüm... Sabah saat 08.30 sıralarında önde kırmızı renkli Mazda. ona gidiyorlardır' diye kendi kendime söylendim.3009. Hacılar Köyü'nde oturuyorum. Yığılca ilçesi. Hacılar Köyü Taşlı Melen istikametinde gittiğini gördüm. Ben bu şahısları ilk önce polis sandım.8 kişi. Daha sonra hareket ettiler. kadar mesafededir.30 sıralarında Yığılca istikametinden iki adet taksi(otomobil) köye girdi.30 sıralarında her zaman olduğu gibi arılarıma bakım yapıyordum. Köyde arıcılık yaparım. Ben. Ayrıca bu iki otonun dışında bir spor araba daha vardı. Ardından hemen otoya bindirdiler. dere boyunda ağaç yıkıyorlar sandım. köyümüzün Taşlık Melen mevkiinden iki el silah sesi duydum. Yığılca ilçesi. Saat tahminen 09. Ayşe Uzun: "Bolu ili. Evimden saat 08. Plakalarını göremedim. arkasında açık yeşil Mazda ile arkasında da bej renginde tahminen Mazda olan araçların ilçe içerisinden. Ancak sırtları bana dönük olduğu için yüzlerini göremedim. Yaylatepe Köyü'nde oturuyorum. Evimin balkonundan okula gönderdiğim kızımın arkasından bakarken. Aramızdaki mesafe 10 metre kadardı." Ayşe Araç: "Bolu ili. Bu otolar. Arılarım köyümüzün güney tarafında." İsmail Taşcan: "Bolu ili.

Ben de evet dedim." İrfan Kurşuncu: "Bolu ili. Hacılar Köyü'nde oturuyorum.. Şahıslardan biri şoför. Hendek. Sakalsız.45 sıralarında amcam İsmail ile birlikte ağlarımızı alarak devamlı balık tuttuğumuz Melen Deresi'nin Taşlık Melen mevkiine gittik. * 30 Eylül 1993: Ankara Altındağ Nüfus Müdürü. Motoru stop edeceğim sırada.. burada birkaç kişi daha yatıyor. toprak rengindeydi.. balık tutmak için motorumla gittim. İki-si önde. bir adet WCC marka. Bana Yedigölleri soran şahıs kısa saç-lı. Ancak araçta kaç kişi oldukları görülebiliyordu. gök mavişiydi. Bu iki araç bizi geçtikten birkaç dakika sonra.önde olanı koyu kırmızı.15 filandı. Ayrıca üçüne de işkence yapılmıştı." Savaş Buldan'ın vücuduna iki. Konuşması efendi. 'Bak şurada çukurda adam yatıyor. beş adet boş kovan. 'Bunlar ölü. Şahıslardan biri arkaya. Oraya vardığımızda saat 20. diğer ikisi öne oturmuştu. Bu araç da Yedigöller istikametine gitti. ince bıyıklıydı. Her iki aracın plakası da 34 ile başlıyordu. Sadece paralara el konulmuştu! 9 mm Parabellum tipi.. Bu aracın rengi açık mavi. Hacı Karay'ın vücuduna ve başına birer kurşun sıkılmıştı. Yüzü hafif uzundu. diğer bölgelerde de infazlar yapılıyordu. olayda kullanılan tabancalar daha önce meydana gelen faili meçhul olaylarda kullanılmamıştı. diğeri şoför mahallinde oturuyordu. Bu araç bizi görünce hafif ya-vaşladı.. bor-doya benziyordu. Şahısların yüzünü tam ola-rak hatırlamıyorum. Yüzüklere de dokunulmamıştı. üçüncü bir taksi (otomobil) köye girdi. Bu aracın da camları kapalı ve renkli idi. sarhoş olabilir' dedi. Bu aracın hemen arkasında bulunan araç krem. Adnan Yıldı-rım'ın başına bir. modern idi. burdan gidelim' dedi. Sapanca "Ölüm Üçgeni"nden başka. Aynı köyde oturduğumuz amcam İsmail Taşcan'ın 270 yanına. Adnan Yıldırım'ın kolunda bulunan altın saat alınmamıştı. başına bir. Yığılca jandarmasına haber verdik. Bunun üzerine motoru çalıştırarak. üç ayrı tabancadan atılmıştı. * 25 Ocak 1994: Liceli Sefa Erciyes Ankara'da kaçırılıp öl .. Saat 19. biri arkada oturuyordu. Yükseko valı Mecit Baskın kaçırılıp öldürüldü. Aracın içinde üç kişi vardı. Motordan inip çukurdaki şahsa baktığında. Yığılca ilçesi. Aracı kullanan camı yarım şekilde açarak bana. dört adet SB Luger marka. Balistik inceleme sonucuna göre. Üçüncü şahısın kullandığı aracın plakası 06 ile başlıyordu. Markasını kesin bilmemekle birlikte Merce-dese benziyordu. hemen arkamda oturan amcam. Adapazarı. alnı hafif açıktı. Aracın tüm camları kapalı ve renkli idi. İkinci aracın içinde üç kişi vardı. 'Yedi-göller bu tarafta mı?' diye sordu. İçinde iki şahıs vardı.

* 10 Mayıs 1994: Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Hakkarili Namık Erdoğan Ankara'da kaçırılıp öldü rüldü. * 29 Ocak 1995: İranlı Lazo (Lazem Nazım İsmaili) ve Simko (Asker Simko) İstanbul'da kaçırılarak. Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesi yakınlarındaki ormanlık arazide öldürüldü.. otomobile açılan çapraz ateş sonucu öldürüldü..dürüldü. * 14 Aralık 1994: Avukat Faik Candan Ankara'da kaçırılıp öldürüldü. 271 * 6 Temmuz 1994: Savaş Buldan'ın Oramar aşiretinden Recep Yaşar ve Behçet Yaşar kaçırılıp Şemdinli'de öldürüldü. * 25 Şubat 1994: Liceli avukat Yusuf Ekinci Ankara'da ka çırılarak öldürüldü. * 11 Kasım 1994: Behçet Cantürk'ün avukatı Medet Serhat ve şoförü İsmail Karaalioğlu.(31) Bu kişilerin kaçırılmasını ve öldürülmesini gören hiçbir ta-nık yoktu. Behçet Cantürk ve benzer cinayetleri kimin işlediğini anla-yabilmek için. TÜRKİYE: FAİLİ MEÇHULLER MEZARLIĞI Türkiye'de işlenen faili meçhul cinayetler konusunda bilerek veya bilmeyerek kafa karıştırılıyor. daha önce gerçekleştirilen faili meçhul cinayetle-rin bir "sınıflandırmasını" yapmak gerekiyor: Mafya Cinayetleri: .

* 4 Haziran 1991: Kenan Anca. * 6 Ekim 1993: Erol Öztürk. * 29 Ekim 1990: Abdülrezzak Bulut. * 27 Ağustos 1993: Celal Duman.1990 itibariyle öldürülen yeraltı dünyasına mensup kişiler şunlardı: * 29 Haziran 1990: Cemal Sincar.Metin Aydın- Bülent Çetinkaya. * 7 Temmuz 1992: Celal Aydın. * 5 Aralık 1993: Mehmet Nabi İnciler (İnci baba). * 31 Aralık 1992: Osman Ayanoğlu. . 1993: Tahir Deniz Düzenci.Halil Akçan.Eshabil Karataş. * 14 Şubat * 31 Mart * l Nisan 1993: Cihat Kaplan.Mustafa Taner. 1993: Ramazan Aydın. * 72 24 Temmuz 1992: Ahmet Parlak. * 6 Ocak 1994: Hüseyin Temurtaş-Çetin Temurtaş.Ahmet Çakır. * 19 Şubat 1992: İzzet Avni Öztürk. * 6 Mayıs 1992: Ümit Ölmez. * 27 Temmuz 1993: Mahmut Sulban. * 26 Aralık 1992: Şehmuz Daş.

sadece bir başka dış ülkenin organize ettiğini söylemek tam doğru değildir. 12 Eylül 1980 öncesi işlenen cinayetler buna örnek gösterilebilir.. Bu cinayetler özellikle bir ülkenin. "yeni yönetime" destek vermelerini sağlamaktır. kültürel) karıştırmak.* 19 Ocak 1994: Hikmet Tanık. değişiklikleri için böyle cina-yetler gerçekleştirebilir. Savaş Buldan. * 19 Ocak 1995: Uğur Kılıç. Adnan Yıldırım ve Hacı Karay cinayetlerinde niçin hiçbir ilerleme kaydedemiyordu?. ekonomik. terörden bıkan kitlelerin. provokasyondur. *24 Ocak 1994: Enis Karaduman. kahvehane ve pastanenin silahlarla taranması olayı da buraya eklenebilir. Emniyet görevlileri. sistem.. hükümet vb. diğer bir ülkenin içişlerini (siyasal. Bahriye Üçok. Fevzi Aslan. O halde. 24 Ocak 1993: Uğur Mumcu. istikrarsızlaştırma. 6 Ekim 1990: Prof.. * 9 Ocak 1996: Özdemir Sabancı. Salih Aslan. bütün bu cinayetlerin faillerini yakaladı. ülkeyi güçsüz duruma düşürmek vb. 1990 yılından sonra başlayan bu tür cinayetler şunlardı: * * * 31 Ocak 1990: Prof. *12 Mart 1995: İstanbul Gaziosmanpaşa'daki 30 vatandaşın katledilmesine neden olan. Amaç. Örneğin. Devletin içinde bulunan gizli 273 örgütler de. Polis son yıllarda elindeki teknolojik araçlarla küçücük bir delili bile değerlendirip katili yakalıyor. istihbarat örgütü aracılığıyla gerçekleştirdiği cinayetlerdir. Bu tür cinayetleri. amaçlarla. Servis Cinayetleri: . suikast değil. maktullerin ailelerine neden bir tek soru sorulmamıştı? Destabilizasyon Cinayetleri: Destebilizasyon yani. Çözülemez denen olayların faillerini bile en fazla bir hafta sonra ortaya çıkarıyor. Bu cinayetlerin de hepsi faili meçhul olarak kalmıştır. İşlenen cinayetlerin amacı. Muammer Aksoy. Behçet Cantürk.

1985: İranlı muhalif Albay Hadi Aziz Muradi. * 4 Haziran 1992: İranlı muhalif Ali Ekber Gorbani. * 24 Temmuz 1985: Ürdün Büyükelçiliği Birinci Katibi Ziad Sati. * 26 Mart 1990: Irak Büyükelçiliği Ticari Ataşesi Ali Faysal Hüseyin.Şiravi... * 21 Mart 1991: ABD'li Yarbay John Gandy.. * .. 23 Yahudi vatandaşın öldürülmesi. 274 * 9 Mart 1991: İsrail Büyükelçiliği Güvenlik Amiri Ehud Sadan. * 28 Ağustos 1993 İranlı muhalif (İKDP üyesi) Behram . * 25 Ekim 1988: Suudi Arabistan Büyükelçiliği İkinci Sek reteri Abdülgani Bedevi. Türkiye'de işlenen veya tetikçi bulunarak işlettirilen cinayetlerdir: * . * 28 Şubat 1991: ABD'li Yarbay Alin Macke. * 6 Eylül 1986: İstanbul/Neve Şalom Sinagogu'na yapılan silahlı saldın sonucu.Yabancı ülke istihbarat elemanlarınca. 1983: İranlı muhalif Azerbaycanlı lider Hacı Muhammed Yalfani. * 16 Ekim 1989: Suudi Arabistan Büyükelçiliği Muhasebe Müdürü Abdurrahman Ahmet El.

Güneydoğu'da bulunan Hizbullah (İlimciler) örgütünün işlediği ilk cina yetti. * 31 Aralık 1994: Onat Kutlar. Sadece 1992 yı lında 267 vatandaşı öldürdüler. İbra him Sanca işyerine giderken. * 4 Eylül 1990: Turan Dursun.Yasemin Cebenoyan. * 25 Temmuzl995: Gümüşhane Barosu Başkanı Ali Günday. * 6 Haziran 1989: Ali Gül adlı vatandaş bağlı bulunduğu ta rikatça. İslami Terör: * 3 Mayıs 1987: Van 100. islami kurallara uygun yaşamadığı için öldürüldü.. öldürecekleri kişiyi (kişileri) kaçırmak: * 18 Haziran 1991: Sosyalist Parti Sımak İl yöneticisi.Kontra" deniliyordu. * 3 Aralık 1991: İdil'de öldürülen Mikail Bayro.(32) * 2 Temmuz 1993: Sivas Madımak Oteli vahşeti. Kullandığı taktiklerden biri de 'Polisiz' deyip. laiklik yanlısı vaazlar verdiği için öldürüldü. * 14 Mart 1989: Kocamustafapaşa Seyitömer Cami imamı Kazım Üstün. "Hizbul.Azadfer. Bölgedeki güvenlik güçlerinden yardım görmeleri nede niyle bu örgüte. * 7 Mart 1990: Çetin Emeç. Yıl Üniversitesi öğrencisi Şirin Tekin oruç tutmadığı için öldürüldü. Kontgerilla Cinayetleri: Kontgerilla çeşitli şekillerde cinayet işliyor. "polisiz" diyen kişilerce yakala275 .

Sonra sıra.nıp sivil plakalı minibüse bindirilerek kaçırıldı. * 21 Şubat 1993: Avukat Metin Can... tetiği çeken PKK itirafçılarının isimlerini açıkladığı için. * 5 Haziran 1993: ANAP Varto İlçe Başkanı Kerim Geldi. önce Kürt sorununa duyarlı yerel politikacıların. 'polis' olduklarını söyleyen kişilerce kaçırılıp öldürüldü. *28 Temmuz 1993: Özgür Gündem Bitlis muhabiri Ferhat Tepe kaçırılıp. gazetecilerin. * l Kasım 1994: Emekli Binbaşı Ahmet Cem Ersever ve ar kadaşları Mustafa Deniz ve Neval Boz kaçırılıp öldürüldü.. aydınların öldürülmesi ile başladı... kaçırılıp öldürüldü. Sonra ceseti bulundu. İki kurşun sıkılmış cesedi evinin yakınında bulundu.. "arkadaşları" tarafından öldürüldü. Kontgerilla insanları kaçırıp öldürüyor. * 5 Temmuz 1991: HEP Diyarbakır İl başkam Vedat Aydın. PKK itirafçılarına çektiriyorlar! Emekli Binbaşı Ahmet Cem Ersever. "polisiz" diyen kişilerce evinden alınıp götürüldü. işkence edilerek öldürüldü. . * 25 Ocak 1993: ÖZDEP Erzincan İl Başkanı Cemal Akar. Doktor Hasan Kaya kaçırılarak öldürüldü.. "Kürt işadamlarına" geldi.. Bu tür cinayetler. * 16 Ocak 1992: HEP Siirt İl Başkanı Mehmet Demir kaçırı lıp öldürüldü. Peki tetiği kim çekiyor? Tetiği.

. 24 Aralık 1995 seçimlerinde ANAP listesinden Van Milletvekili olarak Meclis'e giren. uyuşturucu kaçakçısı olarak birkaç kez mahkeme önüne çı kartılmıştır. "Binbaşı Ersever'in İtirafları" kitabını okuyabilir. 276 NOTLAR: 1) Liceli Bahri'nin gerçek kimliğini. bayağı haberler de çıktı. "eroin tadarken öldü" gibi. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı'ndaki ifadelerinden. haber kaynağıma söz verdiğim için yazamıyorum. Mustafa Bayram.. 4) Okuyucunun bugün ile karşılaştırma yapabilmesi için. daha sonra Refah Partisi'ne transfer olan Mustafa Bayram'ın yakın akrabasıdır. Türk lirası.. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi ve Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı l nolu Askeri Mahkemesi'nin duruşma tutanakları ile haber kaynaklarının anlatım larından derlenmiştir. Dolar'a çevrilmiştir. 2) Hatun Cantürk. bu soruya yanıt vermekti!. 1979 yılında bir dolar ortalama 47 Türk li rasıydı.Bizim için tetiği çekenlerin hiçbir önemi yok. Merak edenler. Ayrıca gazetelerde. Asıl soru: Tetiği çektiren kim? İşte bu kitabın yazılma amaçlarından biri de.. 3) Mehmet Sıddık Bayram. 5) Behçet Cantürk'ün anlatımları. bir diğer iddiaya göre veremden öldü.

bir gazeteci arkadaş da yeraltı dünyası ile siyasi par-ılerin ve örgütlerin ilişkisini kaleme alır. ekono mik durumu iyi olan birçok kişiden yardım alındığını. 9) İslam Devriminin sıcak günleri geride kalınca. İran'ın yeni yönetimi uyuşturucu ihraç edip. Behçet Cantürk'ten kesinlikle para almadıklarını söylediler.. ülkücü gençlerle nasıl iş yaptığını ayrıntılı bir şekilde anlatıyordu. Görüştüğüm bazı DDKD'liler.. Yeraltı dünyası. Dündar Kılıç'ın evine. Yaşar Aktürk. Suphi Aşıcıoğlu gibi. 277 Belki bir gün.. Rizeli.6) Behçet Cantürk "ün DDKD'ye para (bağış) verdiğine ilişkin iki farklı bilgi var. silah almaya başladı! 10) Ağa Koç. 12 Mart 1971 darbesinden sonra cezaevlerinde tanıdı. Abuzer Uğurlu polis ifadesinde. "Dur" ihtarına uyma . 8) RAM şirketi 1982 yılında 366 milyon 6 bin 300 liralık. 1985 yılında İsviçre'ye gittiğinde. Emin Görpe. siyasi örgüt militanlarını ilk kez. 70'li yılların sonlarına doğru ise.sol" olarak ikiye ayrılmıştı. Sadece bir DDKD'li. "Alpaslan Tür-keş ile görüştü" diye "solcular" tarafından bomba atılıyordu. Ayrıca bazı örgütlerle. cezaevine girmemek için Türkiye'den kaçıp Zürih'te yaşayan işadamları ile toplantı yaptı. 7) ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın amca çocuğu. Behçet Can türk'ten de "aidat" alınmış olabileceğini söyledi. Başbakan Turgut Özal. yeraltı dünyası "sağ. 31 Temmuz 1982 tarihinde. "Piyasada" güçlü olmak isteyen her "Baba" sırtını bir örgüte dayama ihtiyacını hissetti.. "silah kaçakçılığı" gibi "ticari" işleri de ortak yapıyorlardı. REMAN şirketi ise aynı yıl 405 milyon 522 bin 202 liralık haksız teşvik aldılar. Buradaki ayrılık ideolojik nedenlerden dolayı değildi.

(Engin Bilginer. Babalar Senfonisi.. Mimaroğlu yaptı. 11) Dönemin gazete ve dergileri Behçet Cantürk'ün kasasından 2 milyar nakit para çıktığını yazıyorlar. çok daha akıllı. 16) Kural mıdır bilinmez. (Tekin Yayınevi. "MiT'te sorgulanan Behçet Cantürk'ün. yıl lar sonra. Süleyman Demirel ile birlikte çektirdikleri fotoğraf.5 tipi otomatik silahla çarşıda bulunanların üzerine rastgele ateş açtı. Sayfa 196) 14) Bulgaristan'dan gelen silahlar ve Kintex şirketiyle ilgili daha geniş bilgi sahibi olmak isteyenler. Sarı Avni'nin "iş ortağı" Hayri Yağcı da. MİT Raporu'nun "görsel malzemesi" olarak ra pora eklenmişti. 13) Dündar Kılıç'ın sorgusunda da bulunan Mehmet Eymür. ağırbaşlı. Uğur Mumcu'nun "Silah Kaçakçı lığı ve Terör" kitabına bakabilirler. 21 kişi yaralandı. 12) Albay Ali İhsan Cesur'un. üzerindeki el bombasını patlatarak intihar etti. Adının Mıgırdıç Madaryan olduğu açıklanan ASALA mensubu militan. soyadını değiştirip. 278 . mert ve cesur biri olduğunu söyleye bilirim" diyordu. Yakalanacağını anlayan Mıgırdıç Madar yan..dığı için güvenlik güçlerince vurularak öldürüldü.) 15) Kapalıçarşı eylemi 15 Haziran 1983 tarihinde gerçekleştiril di. Dündar Kılıç'a kı yasla. yeraltı dünyasının bazı isimleri gibi. Cep Kitapları. MP. 45 yaşındaki Yusuf Alper ve 13 yaşındaki Murat Alpte kin öldü.

Tempo Dergisi. 23) 23 Ocak 1994. "İsviçre'den Geçerken" Yeni Şiirler kitabın dan. aslına sadık kalı narak düzeltilmiştir. vergi alınmaz! 28) Türkiye'nin acı gerçeğidir. (Adam Yayınları) 20) Cosa Mostra: Mensuplarının birbirlerine karşılıklı sadakat ve yardımlaşma üzerine kutsal yeminlerle bağlı olduktan. 22) 27 Temmuz 1990. Görüşmeyi yapan Ayşe Önal.. gizlilik esastır. hiyerarşik bir mafya örgütü. L'Express Dergisi. DEP Milletvekili Mehmet Sincar. Behçet Cantürk. 21) 9 Temmuz 1988. İlk soyadı Yaşlı idi. 26) 14 Temmuz 1994. Güneş Gazetesi. Nokta Dergisi. Musa Anter. Milliyet Gazetesi. o kokteyle katılan isimlerden. 25) 23 Aralık 1989. 27) Kıyı Bankacılığı: Bir ülkede bankacılık sektörü için düzen lenmiş yasa ve yönetmeliklerin kapsamı dışında kalan serbest banka cılık olarak tanımlanabilir. Savaş . 18) Çok bozuk bir Türkçe ile yazılan mektup. 24) 30 Kasım 1992. Kıyı Bankacılığının en önemli özellikleri. döviz hesaplarında herhangi bir sınırlama yoktur. gizli.17) Nizamettin Bayramoğlu soyadını değiştirenlerden. Aktüel Dergisi. 19) Nazım Hikmet.

"Hizbul. Yalım Erez. İsviçre Daha Beyaz Yıkar. Cep Kitapları.. 1990 . 30) Osman Tim. Halis Toprak.Pino Arlacchi.. İletişim Yayınları.Gazeteci Ünal İnanç'ın Özel Arşivi. Afa Yayınları.Uğur Mumcu. Silah Kaçakçılığı ve Terör. itiraflarından sonra cezaevinde şişlenerek öldü rüldü. 32) 1993 'den sonra bölgede kimin kimi öldürdüğü tam tespit edi lemediği için. Tekin Yayınevi. Gazeteci Hafız Akdemir gibi bir çok isim daha sonraki tarih lerde öldürüldü!. . 279 YARARLANILAN KAYNAKLAR . 986 . .Öğretim Görevlisi Melih Aktaş'ın Özel Arşivi. Lazo ve Simko'yu kendisinin öldürdüğünü açıkladı.Buldan.Kontra" nın kaç yurttaşı öldürdüğü tespit edi lememiştir. Kürt Dosyası. . 1991 . 29) Kürt işadamlarına birkaç örnek vermek gerekiyorsa. Cem Yayınevi. Şehmus Tatlıcı.Engin Bilginer. Babalar Senfonisi. Selahattin Beyazıt. Lazo ve Simko "çok şey bildikleri" için devlet içindeki güçler tarafından öldürüldü. 31) PKK. 1991.Jean Ziegler. Mafya Ahlakı.Rafet Ballı. 990 . Bir başka iddiaya göre.

Gü venlik ve Yargı Muhabirleri Derneği Yayınları. Milliyetçilik ve Kadın Tartışmaları-2 Faik Bulut/ İslam Ekonomisinin Eleştirisi (Tarikat Sermayesi-1) .Tuncay Özkan.Catherine Lamour.Murat Çulcu.Bilal Çetin. 1973 . Ben Tarihim Bay Başkan. Kıyamet Mahkemesi. Sarmal Yayınevi. Milliyet Yayınları.Halil Nebiler. Eroin Dosyası. 1988 . 1993 SU YAYINLARI KİTAPLARI Bakır Çağlar/ Bir Anayasacının Seyir Defteri Cüneyt Özdemir/ Reytingsiz Sohbetler Faik Bulut/ Ebu Müslim Horasani Faik Bulut/ Din.Ansiklopedik Siyasi Terimler ve Örgütler Sözcüğü. Analiz. ı989 . Kastaş Yayınları. Ümit Yayıncıık. Milliyet Yayınları. . Mafia. Soygun.. 1991 . Milliyet Yayınları. 3 Cilt. Bilgi Yayınevi.Fenton Breşler. Milliyetçilik ve Kadın Tartışmaları-1 Faik Bulut/ Din. İnterpol. Bilgi Yayınevi.1993 . 1992 .Michel Lamberti.Mehmet Eymür.995 . 1993 . Mafyanın Ekonomi Politiği.Erbil Tuşalp.

Faik Bulut/ Yeşil Sermaye Nereye? (Tarikat Sermayesi-2) İsmet Berkan/ "Birden Farkettim Benim Bir de Hayatım Vardı." Melih Pekdemir/ Anne Bak Kral Çıplak! Melih Pekdemir/ Meğer Melih Pekdemir/ Sıradan ve Sahici Melih Pekdemir/ Kemalistler Ülkesinde Cumh. ve Diktatörlük-1 Melih Pekdemir/ Kemalistler Ülkesinde Cumh. ve Diktatörlük-2 Melih Pekdemir/ Öçalan Devlet mi? Metin Yeğin/ Marcos'la On Gün (Adları ve Yüzleri Olmayanlar) Nuray Pekdemir/ Gen-etik Devri'm Soner Yalçın/ Beco (Behçet Cantürk'ün Anıları) Soner Yalçın/ Hangi Erbakan? Soner Yalçın-Doğan Yurdakul/ Reis (Gladio'nun Türk Tetikçisi) Taner Akçam/ Ermeni Tabusu Aranırken Turhan Feyizoğlu/ Mahir Turhan Feyizoğlu/ Deniz .

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful