SU YAYINLARI Behçet Cantürk'ün Anıları (BECO) Soner YALÇIN ISBN 975 - 6709 -11 -1 Yedinci Baskı : Kasım 2000 Kapak

Tasarımı : Hayalgücü Tasarımevi Baskı ve Cilt : Mart Matbaacılık Sanatları Tel: (0212) 212 03 39 Pbx Bu kitabın yayın hakları Su Yayınları'na aittir. Su Yayınları Dağıtım: Cağaloğlu Yokuşu Evren Han No: 29 / 53 Cağaloğlu İstanbul Telefax: (0212)5121668 Ankara Büro : Sağlık l Sokak No: 10/9 Sıhhiye - Ankara Tel-.(0312)4306017 Soner YALÇIN BECO Behçet Cantürk'ün Anıları

ÖNSÖZ Yıl 1990. 2000'e Doğru Genel Yayın Yönetmeni Doğu Perinçek, çantasından çıkardığı mektubu, "Soner, şunu okur musun" diyerek uzattı. Mektup Kayseri'de askerliğini yapan Nafiz Obay isimli birisinden geliyordu. O bay Mektubunda, Almanya'da uyuşturucu mafyasının içinde yer aldığını; eroin sattığını belirtiyordu. Dergiye açıklamalarda bulunmak istediğini yazıyordu. Telefonla Obay’ a ulaştım. Randevulaştık. Kayseri'de bir parkla buluştuk. 40 yaşında, uzun boylu, candan bir adam. 18 yıl kaldığı Almanya'da, 8 yılını cezaevinde geçirmiş ve ardından sınır dışı edilmişti. Türkiye ile Avrupa arasındaki eroin trafiğini saatlerce konuştuk... Uyuşturucu ticaretinin merkezinde bulunmuş bir canlı tanıkla ilk kez görüşüyordum. Ve yeraltı

dünyasına böyle girdim!.. Anlattıklarına şaşmamak elde değildi. İş ve siyaset dünyasının, spor çevrelerinin pek çok ünlü ismi, uyuşturucu ticaretinin içinde ve hattâ başındaydı. Nafiz Obay önemli bilgiler vermişti. Ancak bunların araştırılması ve belgelendirilmesi gerekiyordu. Bu iş tam iki yıl sürdü. 9 Ağustos 1992 tarihli 2000' e Doğruda haberi kapaktan verdik: "Mafyanın merkezindeki adam anlatıyor!" Kapak büyük yankı yarattı. Çeşitli gazete ve dergiler haberden alıntı yaptı. Bu arada, yazıda adı geçen bazı kişiler tarafından dava edildim. Belgeleri mahkemeye sundum. Beraat ettim. Yeraltı dünyasını takip etmeyi bırakmadım. Bu camianın önde gelen bazı isimleriyle tanışma olanağı buldum. Yıllar geçtikçe konuyla ilgili geniş bir arşive sahip oldum. Arşivin neredeyse yarısı bir kişiye ilişkindi: Behçet Cantürk! Nihayetinde, bilgilerin belli bir olgunlaşma noktasında, Behçet Cantürk'ün yaşamının başlı başına bir kitaba konu olabileceğine karar verdim. Çalışmalarımı bu hedefe yönelttim. Ancak bu kitap salt bir "Baba" nın biyografisi olarak yazılmadı. Kanımca, Lice'den yola çıkıp, dünya çapında bir isim haline gelen Behçet Cantürk'ün serüveni, aynı zamanda Türkiye'nin son 50 yılının toplumsal tarihi ile örtüşüyor. Toplumsal ilişkilerin, siyasal ve ahlâki değerlerin yakın tarihimizdeki dönüşümünü Cantürk ekseninde anlatmaya çalıştım. Bazı çevreler Behçet Cantürk'ü sadece yeraltı dünyasının bir patronu olarak tanır. Ama pek çoklarının gözünde Cantürk, âdeta siyasal bir kişilik ve neredeyse bir "Kürt Robin Hood'u" dur! O da herkes gibi farklı kimliklerin bir bileşimiydi: Uyuşturucu kaçakçısı, başarılı işadamı, sosyal demokrat, Ermeni kökenli, Kürt milliyetçisi, "Aile" reisi, Türkiyeli... Bu çalışmada bütünün fotoğrafını sunmak istedim... "BECO/Behçet Cantürk'ün Anıları" ülkemizin, ekonomik ve sosyal yapısını anlamaya yönelik çabalara bir katkı amacıyla kaleme alınmıştır. Kitabın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ede rim... Soner Yalçın Haziran 1996 Ankara

BABA REŞİT CANTÜRK Hava zifiri karanlıktı. Mekkareci Reşit Cantürk korkuyordu. Karanlıktan değildi korkusu, onu, ilk kez gittiği bu yol ürkütüyordu. Oysa kaç kez gitmişti Suriye'ye. O yolları ezbere biliyordu... Soğuktu ama terlediğini hissetti. Mendilini çıkarmayı düşündü, alnını silmek için. Vazgeçti, beyaz mendili jandarmalar görebilirdi. Canı sıkıldı, heyecanına engel olamıyordu. Fakat yüreğinin neden hızlı hızlı attığını biliyordu: Hem yola, hem de ilk kez taşıdığı bu mala yabancıydı. Yeni malın riski fazlaydı. Ancak parası çok iyiydi. Belki kazandığı bu para ile doktora gidip sık sık tutulduğu öksürük nöbetlerinden kurtulabilirdi... İlçesi Lice'de dikilecek, ekilecek toprağı yoktu.Taşımacılık-la geçiniyordu. İlk başlarda Van, Muş, Malazgirt, Solhan, Kar-kova'ya mal getirip götürüyordu. Ancak mekkarecilikte fazla para yoktu. Yiyecek ekmek bile bulamadığı zamanlar oluyordu. Mekkareci Reşit Cantürk oy vermemişti ama, iktidara gelen Demokrat Parti Türkiye'nin komşuları ile ilişkilerini düzeltmişti: Sınırlar eskisi gibi sıkı korunmuyordu. Bu nedenle sınır ticareti hızla gelişiyordu. Mekkareci Reşit'in Suriye'ye mal taşıması böyle başlamıştı. Kiraladığı katırlarla defalarca Suriye'ye çay, şeker, yağ gibi yiyecek maddeleri götürmüş; gelirken ev aletleri, sigara kâğıdı, halı ve elbiselik malzemeler getirmişti. Suriyeliler özellikle yağları yüksek bir para karşılığında alıyorlardı. İş tatlıydı, fakat Mekkareci Reşit, başkalarının mallarını taşıdığı için iyi para kazanamıyordu. Ancak bu yeni güzergâh ve yeni mal, ona oldukça iyi bir kazanç kapısı açacaktı. Hemşehrisi, Liceli Bahri(1) sayesinde cebi para görecekti. Liceli Bahri, yoksul ilçenin kaderini değiştirecek ilişkiyi, tesadüf sonucu kurmuştu. Bir akşam Diyarbakır'da içki içerken, müşteri kalabalığı yüzünden aynı masayı paylaşmak zorunda kaldığı Malatyalı Vahdet'le tanıştı. Kısa zamanda dost oldular. Liceli Bahri ile Malatyalı Vahdet birkaç akşam daha beraber oldular. Bahri yeni arkadaşını Lice'ye davet etti. Oğlu Nizamet-tin'i sünnet ettirecekti, kirvesi olmasını istedi. Vahdet şaşırmıştı. "Seve seve yaparım ama bilmende yarar var, ben Aleviyim" dedi. O yıllarda Aleviler hâlâ Osmanlı korkusunu üzerlerinden atamadıklarından kimliklerini saklıyorlardı. Bahri sevinmişti: "Ne fark eder, ben de Zaza'yım!" Aleviler ile Zazalar birbirlerine çok yakındı. Özellikle Tunceli bölgesindeki Zazaların büyük çoğunluğu Aleviydi. Zaza Bahri ile Alevi Vahdet rakı kadehlerini Kürtler ve Türkler için kaldırdılar...

Vahdet, Lice'ye gidip arkadaşının yoksulluğunu görünce ona ortaklık teklif etti. Kuşkusuz bu ortaklık teklifinin, zamanla Liceli'yi dünyaya tanıtacağını bilmiyordu! Malatyalılar, İran'a kaçak yollardan afyon ve hint keneviri götürüyorlardı. Malatyalı Vahdet, arkadaşı Bahri'ye malların nakliyesinde taşıyıcılara ihtiyaçları olduğunu söyledi. İş oldukça kazançlıydı. Liceli Bahri düşünmeden kabul etti. İRAN'DA İLGİNÇ GELİŞME Tahran hükümeti, 1955 yılında İran toprakları üzerinde haşhaş ekimini yasaklamıştı. Büyük çapta afyon üretilen İran, aynı zamanda bu uyuşturucu maddenin büyük miktarda tüketildiği bir ülkeydi! İranlı afyonkeşler günde 2 ton afyon tüketiyordu. O yıllarda Türkiye'de uyuşturucu alışkanlığı hiç yoktu. Bu nedenle komşu İran'ın durumu oldukça şaşırtıcıydı. Bu durumun iki nedeni vardı: İran, 19'uncu yüzyılda Avrupa'dan mal ithal etmek amacıyla, dövize olan ihtiyacını gidermek için afyon satmaya başlamıştı. En iyi alıcısı ise Hindistan'dı. Afyonun iyi para etmesi üzerine, İran'da haşhaş yetiştirenlerin sayısında patlama oldu. Afyonla "yakından" tanışanlar, bitkiyi kullanmayı da alışkanlık haline getirdiler. İkinci bir neden ise; İran'da hemen hemen hiç doktor yoktu. Bu ülkede ilk tıp olculu 1850 yılında açıldı. Afyon, her türdeki hastalığa karşı ilaç olarak kullanılıyordu. İranlılar, ilaç olarak kullandıkları bu uyuşturucunun ileride alışkanlık yaratacağını bilmiyorlardı. Her iki nedenle, İran halkının büyük bir bölümü afyonkeş olmuştu. Öyle ki, İran hükümeti 1931'de "afyon çekme evleri" kurdu; salgın ülkeyi sarmıştı. Küçük köylerde bile en az 10'u aşkın afyon çekme evi vardı. Bu durum İran hükümetini kaygılandırıyordu. Sonunda afyonun ekimini ve içimini yasakladılar. Afyonkeşler ihtiyaç duydukları malı karaborsadan ve kaçakçılardan sağlamaya başladılar. Türkiye, Pakistan ve Afganistan'daki kaçakçılar hiç vakit geçirmeden İran'a afyon ve hint keneviri "ihraç etmeye" başladılar... LİCELİLERİN EKMEK KAPISI Hava ağarmaya başladı. Ne Mekkareci Reşit Cantürk, ne de katırları dinlenmiş; bütün geceyi yürüyerek geçirmişlerdi. Öksürük nöbeti başlamıştı. "Hay aksi" deyip bir küfür savurdu. Bir ağacın altında mola verdi. Birden aklına Bahri geldi. Aynı ilçeden olmanın ötesinde, birbirlerine çok yakındılar. Bu işi ona Bahri teklif etmişti. Eline, Suriye'ye götürdüğü malların değerinden bile daha fazla para geçecekti. "Ben de kısa zamanda Bahri kadar kazanabilir miyim acaba?" diye düşündü. Yıllar geçip Bahri'nin oğulları ile kendi çocuklarının bu "iş" yüzünden rekabet edeceklerini aklına bile getirmemişti... Lice küçük yerdi. Herkes Bahri'nin birden bire çok para kazanmasına anlam verememişti. Bahri bir ara kayboluyor, sonra ceplerini altınla doldurup geliyordu. Liceliler birbirlerine soruyorlardı:

İranlılar. Bir gece sevdiği kızı zorla kaçırıp Kelvan mahallesindeki evine getirdi.. Ailesi çok yoksuldu. akrabalarının isteği üzerine Bingöl'den Lice'ye göçmüştü. Reşit Cantürk 1923 Lice doğumluydu. Ahmet.. Elinden birşey gelmiyordu. 1949 yılında Hatun'un ilk çocuğu gözlerini dünyaya açtı: Nizamettin. İmam nikâhı kıydı. Adını Abdülbaki koydular. Üç yıl sonra kızları İkram doğdu. daha sonra Suriye ve İran'a kaçak mal taşımaya kadar gitti. Eşi Hayriye. İlk karısı Hayriye. Üçüncü çocuğu Azet 1948 yılında doğdu.Ayşe Karakoç kızı Hayriye ile 1940 yılında resmi nikâhla evlendi. Şato. Mekkareci Reşit Cantürk. Mekkareci Reşit gönlünü bir Ermeni kızına kaptırdı. üzerine kuma getirilmesine fazla ses çıkarmadı. Önceleri yatan il ve ilçelerle başlayan taşıma işi. hakaret ediliyordu. bir kız: Hüseyin. iki kişiyi öldürmüşlerdi. Reşit ve Amine. Ancak Azet'in doğumundan bir yıl sonra.. Üstelik o yıllarda Ermenilere hep kötü gözle bakılıyor. Onu hep aşağılıyor.. bu güzel Ermeni kızını kıskanmaya başladı. Ahmet. Günlerce ağladı.Bahri nereden alıyor bu altınları?. Hacı Mehmet. annesi İncik'di. ilk malı teslim ettiğinde anladı. Güzel kızının evli ve yabancı (Ermeni olmayan) bir adamın karısı olmasına çok kederlenmişti. Bir yıl sonra bir erkek çocuktan oldu. 17 yaşında. o yıllarda henüz çok eşlilik töresini yıkamamıştı. Yine hamile kalmıştı. kocasına müjdeyi verdi: Hamileydi. Reşit Cantürk. Genç Türkiye Cumhuriyeti yasaları. . gönlünü almaya çalışıyordu. Süslü ve Hatun. Daha geçen yıl Sağır ailesi ile silahlı çatışmaya girip.. Hayriye şanslıydı. ödemeyi altınla yapıyorlardı. Ne yapabilirdi İd? Cantürkler ilçenin belalı ailelerinden biriydi. Ayakkabı tamircisi Bagos Demirciyan. Katır sırtında mal taşıyorlardı. Hatun'a tek üzülen. Bu nedenle çoğu akrabası. ikinci karısı Hatun'u Müslüman yaptı. Beş kızı vardı: Ofsana. CANTURKLER Mustafa ile Havva Cantürk'ün beş çocuğu vardı. bazen de dövüyordu. binlerce yıllık yurtlarından göçüp gitmişlerdi. Reşit Cantürk'ün gönlünü çalan güzel kızın adı Harun'du. Fikriye. Kalktı yola koyuldu. Hatun bir türlü kocasına sevindirici haberi veremiyordu. Dört erkek. Yıl 1946. Bahri'nin altınları nereden bulduğunu. Çok kızı vardı. Genç karısı ile çok yakından ilgileniyor. Kızın babası Bagos Demirciyan da evladının zorla kaçırılmasına tepki göstermedi.

Hatun da 1950 yılında yine hamile kaldılar. Kısa bir süre sonra Şeyh Sait isyanı bastırıldı. Yıl 1951. Atın başını Lice Müftüsü Abdulhamid'in oğlu Sait Hoca çekiyordu. kimi sürgüne gönderildi. Beyaz bir at üzerinde dimdik duruyordu Şeyh Sait. 1957 yılında doğan Tarık'la birlikte. Şark İstiklal Mahkemesi. Ancak ona hep Beco dediler.. Ve 1950 yılında Cantürk ailesine iki erkek çocuk daha katıldı. isyana katılanlara ağır cezalar verdi.. Atın solunda Şeyh Sait'in sekreteri. Kimi asıldı. çocuklarını okula göndermenin bir başka nedeni daha vardı: Yoksuldu.. GAZI İLKOKULU Tarih: 21 Şubat 1925. evdeki çocuk sayısı yediye yükselmişti. Lice ele geçiriliyordu. Anneleri Hatun. Nizamettin ve Behçet öksüz kaldılar. Bu iki minik çocuk. merdivenlerden düşerek genç yaşta vefat etti. Hatun'un oğluna ise Behçet ismini verdiler. Liceli Fehmi Bilal vardı. Güvenilir olmanın en önemli göstergelerinden biri. Ayaklanma bütün hızıyla sürüyordu. başkent Ankara'ya bağlılık yarışına girişti. Hayriye'nin çocuğunun adını Sabit koydular. çocukların devlet okullarına gönderilmesiydi. Mekkareci Reşit Cantürk için. kimi cezaevine.. Liceliler salavat çekiyorlar. İlçeye girişte protokol sırasında yer alan. Bölgedeki herkes. annelerinin Ermeni olması nedeniyle Cantürk ailesinde hep "ikinci sınıf insan" muamelesi gördüler. Sırasıyla hepsini okula .Tesadüf. yaşamlarının her aşamasında "Ermeni dönmesi" aşağılamasına rnaruz kaldılar.. Lice'de de korkunun hakim olmasına neden oldu. Çocuklarına ekmek kapısını ancak devlet okullarının açacağını düşünüyordu. Nizamettin ve Behçet zamanla annelerinden utanır hale geldiler. Şeyh Sait'e tezahürat yapıyorlar ve atını öpmek için birbirleriyle yanşıyorlardı. Hayriye de.. Liceli Molla Mustafa.. bölgede olduğu gibi. (2) Annelerinden çocuklarına bir tek "miras" kaldı: Nizamettin ve Behçet küçüklüklerinden başlayarak.. 1937 yılında Dersim hareketinin de yerle bir edilerek bastırılması. Lice beylerinden Hakkı ve Hüseyin at üstünde hemşehrilerine gülüm-süyorlardı.

Kamalı Zeybek. Bir tek tutkusu vardı: Silah. Ancak. henüz ortao-kul birinci sınıf öğrencisi iken. ağabeylerinin ve ablasının okuduğu Gazi ilkokuluna 1959 yılında dokuz yaşında başladı. Diyarbakır Bağlar Ortaokulu'nun ikinci sınıfından devam etti. 1964/65 öğrenim yılında ilkokulu bitirdi. 1966 yılında çıkarılan af ile özgürlüğüne kavuşÖldürdüğü kişinin yakınları. . YILMAZ GÜNEY HAYRANLIĞI Yılmaz Güney'e hayrandı. Ergenlik çağına gelen Behçet. zayıflığı ve savunmasızlığı bağışlamıyordu!. tabancayla vurarak öldürdü.. Üstelik aileler çocuklarının okumasını istiyorlardı. Artık bir cinayeti vardı! Behçet. "kazara vurdum" diye ifade verdi. her türlü hakaretin öcünü alabilecek kuvvette biri oluğunu.. "Dönme" olarak tanınmaktan nefret ediyordu. okuldan soğumaya başlamıştı. kendisine "dönme" dediği için mi öldürmüştü? Mahkemede. Behçet'ten intikam alabilirdi. Ders yılının ikinci yarısında naklini tekrar Lice'ye yaptırdılar. Dağların Kurdu Koçero. sonra okumayı ve saymayı öğrendi.. 15 yaşında ispatlamıştı. Behçet. Öğrenimine. Bireysel şiddet yoluyla "onur" kazanmak. Bu nedenle devlet ilçeye bir de ortaokul binası yapmıştı. 1965 yılında gerçekleşen bu olayın gerçek nedeni bilinemedi. Yılmadı. "Güvenlik nedeniyle" akrabalarının yanına Diyarbakır'a gönderildi. arkadaşlarının ona sık sık "dönme" demeleriydi.. On Korkusuz Adam ve Kara Şahin filmlerinin etkisinden günlerce kurtulamamıştı.. Diyarbakır'da fazla kalmadı. Çünkü hiç başarılı değillerdi. Onun doğduğu toplum.. Arkadaşları konuşmalarına dikkat etmeliydi. Tavırları değişmişti. Okulu sevdi. Arkadaşı Nevzat'ı.. Önce Türkçeyi.. Yılmaz Güney gibi yürüyor. Behçet'ten umutluydu. İlk "fırsatı" 15 yaşında yakaladı. Behçet. Lice'de okula giden öğrenci sayısı oldukça fazlaydı.. Reşit Cantürk. Şanslıydı. Sevmediği. korkulan ve saygı duyulan biri olmak istiyordu. oğlu Behçet'i ortaokula kaydettirdi.. Kendinden beş yaş büyük Nevzat Hocaoğlu'nu. Okuyacaktı. Diğer çocuklarını ortaokula yazdırmamıştı.. onun gibi bakıyordu.gönderdi... bölgedeki kültürün bir parçasıydı.

Körtükler'den Halim Aydın vurularak öldürülmüştü. Nadir Vuran. Gıyasettin Deniz. Okumak istemiyordu. Cantürkler de. 100 kişilik partili grubuyla Cantürkler ziyaret etmek için Lice'ye gelmişti. İlk günlerde Cantürkler'in evlerine sık sık baskın yapan jandarmalar da artık gelmemeye başlamıştı. çocukları içinde en zeki olanı Behçet'ti. Yıllarca sürecek bu kan davasının başlama nedeni siyasiydi. O. 1969 genel seçimleri öncesi Diyarbakır'da liste belirlemesi yüzünden tartışmalar çıkmıştı. Dağa çıkan. Abdülbaki Cantürk. Babası Resife yalvarıyordu. onlarla sohbet etmelerine çok bozulmuşlardı. Küçük bir çete kurmuşlardı! Kan davasının sadece Behçet'e bir yaran olmuştu. CHP'nin. Halit Mısırlıoğlu'nu kontenjana koyması. Halit Mısırlıoğlu taraftan Körtükler. Lice Cumhuriyet Savcılığı. Abdullah Cantürk ve Halim Karagöz'e. Mehmet Taşkaya. Osman Hanezay ve Mehmet Fidan da katılmışlardı. Kızgın CHP'liler arasında Cantürkler de vardı. Gerginlik tırmanmış ve tetiklere basılmıştı. Sıddık Deniz. "Bingöl'deki akrabaların yanında emniyette olur" diye düşündüler. Nadir Harman. her an silahların patlamasından endişe ediyorlardı. Behçet'i yine Diyarbakır'daki akrabaların yanma göndermeyi düşündüler. "Güvenli olmaz" diye vazgeçtiler. Cindi Hanezay. Dokuz kişi teslim olmadı. Liceliler. lise öğrencisi Behçet Cantürk de vardı. Babası onu dinlemiyordu. aileden bu dokuz kişinin teslim olmasına razı olmamışlardı. Zaten başlarında yeni bir bela vardı. Süleyman Özkalkan. Tutuklanacak kişiler arasında. Cantürkler'den. Ramazan ve Mehmet Han Gelirakan ise yaralanmıştı. dağdakiler de yaşamlarından memnundular. Sonuçta korkulan oluyor: Silahlar patlıyor. Körtük aşireti ile araları çok kötüydü. Behçet Cantürk firar edip. okuyup büyük adam olacaktı. Cantürkler'in AP'lileri evlerinde kabul edip. "güvenlikleri için". Hanifi Vuran. Behçet Cantürk. bu partiyi Diyarbakır'da ikiye bölmüştü. Gıyasettin Fidan. Halim Alacabayır. Ramazan Alacabayır.47 kişi hakkında tutuklama kararı çıkardı. Cantürkler. . Mehmet Özsucu. Fırsattan yararlanan AP'li Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Refet Sezgin.Ortaokulu. dağa kaçan dokuz kişiden biriydi. liseye göndermesin diye... dağlara çıkmıştı. Lice'de lise yoktu. 19 yaşında okulu bırakıp. tutuklama karan olmadığı halde. 1969 yılında Bingöl Lisesi'ne kaydedildi. hiç sınıfta kalmadan 1968 yılında bitirdi. Güçsüz duruma düşen aileye Körtükler saldırabilirlerdi. Diyarbakırlı bazı CHP'liler partiye oy vermeyeceklerini söylüyorlardı.

Cantürk ve Deniz ailesinden toplam 10 kişi hakkında tutuklama karan verdi. İran'a. Sabit Cantürk'ün Lice'ye geldiği. Artık ilçeye ziyarete bile gelmeye başlamışlardı. Üstelik olay unutulmuş görünüyordu. Deniz ailesi tarafından öğrenilmişti.Dağda bulunan firariler boş durmuyorlardı. Grup arasında ihtilaf çıkıp. Bu 10 kişiden biri yine Behçet Cantürk'tü. 21 Şubat 1971 gününe kadar sakin sürdü. Hayat. Behçet Cantürk hakkında üçüncü kez yakalama emri çıkarıldı. Amca çocukları Gıyasettin Deniz ile Sıddık Deniz afyon paralan yüzünden. 21 Şubat günü Lice'nin kenar mahallelerinden birinde. Abdülbaki Cantürk ve Behçet Cantürk'e sitem etmeye başladılar. Sabit ve Behçet kardeşlere pusu kurdular. Diyarbakır ikinci Ağır Ceza Mahkemesi. İki kişinin ölümüyle sonuçlanan bu olayla ilgili olarak. "kanını yerde bırakmak istemeyen" Deniz ailesi. Silah seslerini duyan aileler olay yerine koştular. 21 Şubat'taki olay nedeniyle cezaevinde bulunan ağabeyi Azet Cantürk'ü ziyaret etmek istiyordu. 1971 yılı Cantürkler için hiç de iyi geçmiyordu. Çatışma çıktı. ÇETE BÖLÜNÜYOR Dağdaki grup arasında ikilik çıkmıştı. Şubat ayında kardeşleri Tarık'ı kaybetmişlerdi. Gıyasettin Deniz'in. İzmir Narlıdere'de askerliğini yapan Sabit Cantürk izine gelmişti. Aile büyüklerinin tahminleri doğru çıktı. Cantürkler. Suriye'ye afyon götürüyorlardı. Bu olay nedeniyle de.65 mm çaplı Astra tabanca ile Fahrettin Bakır'ı öldüren Sabit Cantürk de. Ancak Behçet Cantürk'ün pes etmeye niyeti yoktu. Suç ortakları arasındaki gerilim fazla uzun sürmedi. 13 Eylül 1971. Güzel de para kazanıyorlardı. kardeşi Behçet'le birlikte dağların yolunu tuttu. Cantürklerin tabancalarından çıkan mermilerin ilk hedefi Gıyasettin Deniz oldu. Olayın daha da büyümemesi için jandarmalar havaya ateş açtılar. Sık sık öksürük nöbetlerine tutulan Mekkareci Reşit vereme yenik düşmüştü. Bu arada. Mayıs'ta babaları Reşit Cantürk'ü yitirdiler. . güvenlik için Sabit'in yanına Behçet'i verdiler. jandarmaların dur ihtarına uymayan Cantürkler'in en küçüğü 13 yaşındaki Tank Cantürk canından oldu. Cantürkler paralarını vermiyorlardı. Cantürkler ile Denizler silahlı çatışmaya girdiler. silahlar konuşunca dağdaki ekibin bir bölümü teslim oldu. 7.

şöyle diyordu: "Amerika'da tüketilen eroinin yüzde 80'i ülkemize Fransa'dan sokulmaktadır. 90 bin aile haşhaş ekimi ile geçiniyordu. 1970'de 63 ve 1971 yılında da 149 ton afyon satmışlardı. Çünkü. bu kez Türkiye haşhaş ekimini yasaklıyordu. Türk afyonundan.. Milyonlarca dolarlık geliri vardı. John Cuzacks. Üstelik "işler" de karışmıştı. 12 Mart askeri darbesi nedeniyle sıkıyönetim ilan edilmişti. hem dünya ilaç pazarında.. Amerika'nın isteğine karşı koyamıyordu. Altın Hilal (İran.15 kilo "ürün" elde ediliyordu.Aksilikler Behçet Cantürk'ün yakasını bir türlü bırakmıyordu. . ne "eroinin başkenti" Marsilya'daki eroin laboratuvarlarının yok edilmesine. galip her zaman güçlüydü ve korkusuzdu. Ancak şans yine ondan yanaydı. Cezaevlerinden çıkan yakınları. kendisine "koşulsuz bağlı müttefiki" ile uğraşıyordu. 13. 1967'de 119 ton. Diğer ülkeler 100 kilo afyondan. 1969'da 128. Türkiye'de haşhaş ekimi yasaklanmalıydı! Amerika kamuoyunda Türkiye aleyhtarı bir hava oluşturuldu. Jandarmalar dağlarda kendilerine rahat vermiyorlardı. Hastalığı kolay atlattı. İlginçtir. Önce afyon ekilen illerin sayısı azaltıldı. Teslim olan Cantürkler yargılamalar sonucu beraat etmeye başladılar. Pakistan. galip çıkanın yanında olmak. hem de uyuşturucu piyasasında çok iyi para ediyor. ne de afyon kaçakçılarının merkezi. 1969 yılında topraklarında haşhaş tarımının tekrar yapılmasına izin vermişti. Sarılık hastalığına yakalandı. tehlike sinyalleri Anadolu'ya çok uzak bir yerden.. HAŞHAŞ EKİMİ YASAKLANIYOR Behçet Cantürk'ün tabancasından çıkan mermiler kaç kişinin yaşamına son vermişti? Bu cinayetleri niçin işlemişti? Bu soruların önemi yoktu! Doğu toplumlarının geleneği değil miydi: Çatışmaların gerçek nedenleri üzerinde durulmaksızın. Behçet Cantürk umutlandı. Bu aileler. Tayland. Anadolu'da üretilen afyon. Sürekli saklanmak ve kaçmak zorunda kalmışlardı.. Türkiye önemli bir döviz kapısını kapatıyordu. "Esmer altın" afyon için. Amerikan Narkotik Büro şefi M. Amerika'nın gücü. çatışmalardan zaferle çıkanın yanındaydı. Burma) yetiyordu. Afyon üretiminde dünya üçüncüsüydü. Türk afyonu çok kaliteliydi. 1968'de 125 ton. Türkiye." Yani. 10 kilo eroin sağlarken. Vietnam Savaşı'ndan dönen askerlerinin ve hayata yabancılaşan gençliğinin neden uyuşturucu kullandığıyla değil. Toprak Mahsûlleri Ofisi'ne.. Amerika. ailelerinin can güvenliklerini sağlayabilirlerdi. İran. kapış kapış gidiyordu. Türkiye'ye karşı yıpratma savaşı başlatıldı. Bu eroinler ise Türkiye'deki haşhaş tarlalarından elde edilen afyondan yapılmaktadır. Halk.. Ayrıca. Amerika Birleşik Devletleri'nden gelmişti. Afganistan) ve Altın Üçgen'e (Laos.

Amerika'da seçimler yaklaşıyordu." Başbakan Demirel Ispartalı. Diyarbakır İkinci Ağır Ceza Mahkemesi. cezaevinde duruma el koydular. siyah gözlü genç adam cezaevinin önemli konuklarından biri olmuştu. "Amerikan gençliğini uyuşturucudan koruma" propagandasıydı. Ali oğlu Fahrettin Bakır'ın ölümü ile sonuçlanan olayda Behçet Cantürk'ün suçlu olduğunu gösteren bir belge yoktu. dünyada gitgide yayılan eroin tutkusunu azaltmadı. İsyan bastırıldı. yasaklamaya karşı direniyordu. 9 ay 10 gün sonra karara vardı. Önce durum Lice İlçe Jandarma Komutanı Cafer Bay'a anlatıldı. 15 Ocak 1972 tarihinde cezaevine gönderildi.1961'de ekim yapılan il sayısı 35 iken. Afyon. "iki arada bir derede kalmıştı. Önemli olan Nixon'a seçim kazandıracak bir şovdu!. Halim Aydın ile Gıyasettin Deniz'in ölümleri ile sonuçlanan olayların davaları ise sürüyordu. Behçet Cantürk. Sabit Cantürk'se. Ancak bunun ne önemi vardı. Ancak Diyarbakır Cezaevi'ndeki havanın sıcaklığı mevsimden kaynaklanmıyordu. Olaylar Behçet'in peşini bırakmıyor.. onu cezaevinde de buluyordu. Sorgulaması bitip mahkemeye çıkarılan Behçet ve Sabit Cantürk. Şansı hep yanındaydı. Başbakan Demirel. Başta Diyarbakır olmak üzere bölgenin önde gelen "tüccarlarıyla" tanışma fırsatını buldu. Behçet Cantürk.. Sadece yakalandıkları duyulacaktı. aynı zamanda AP'nin oy depo-suydu. Türkiye'de afyon üretiminin yasaklanması. Demirel. 29 Aralık 1971 gecesi. En çok haşhaş üretilen İsparta.. 1970'de bu sayı 7 ile sınırlandırıldı. Tek istekleri vardı Cantürkler'in: Çocuklarının teslim olduğunu kimse duymayacaktı. Öte yandan. Yaşlı bir mahkûmun ölümü isyana dönüşmüştü. Kan dökülmesi an meselesiydi. 1972 yazının sıcağı her yanı kasıp kavuruyordu. Maliye Bakanı Mesut Erez Kü-tahyalı'ydı. Plan yapıldı. Beco'nun sesini duyan Liceliler. kardeşi Sabit ile birlikte teslim olacaktı. hoparlörden herkesi sakin olmaya çağırdı. Uşak ve Burdur illeri.. Başkan Ni-xon'ın tek umudu. Çevresinde Liceliler pervane oluyordu. Başbakan Süleyman Demirel'e yoğun baskılar vardı. Ve 12 Mart askeri darbesinin Başbakanı Nihat Erim. Kütahya. Cezaevinin müdürü olayların bastırılması için Behçet Cantürk'ten yardım istedi. Denizli. Çünkü cezaevinde bulunan tutuklu ve mahkûmların büyük bir bölümü Lice'liydi. Cezaevi onun için iyi bir okul oldu. .. buğday tenli.. Anadolu'nun binlerce yıllık geleneksel bitkisi afyonun ekimini yasaklayan karan ilan etti.80 boyundaki. 6 yıl 8 aya mahkûm oldu. Evde bulunan Behçet ve Sabit'i kelepçeleyip götürdüler. jandarmalar sessizce Cantürkler'in evine geldiler. 1. Kuşkusuz. TESLİM OLUYOR Cantürk aile meclisi toplandı.

. PTT müdürü bile bu işlere girmişti. Özdiyar-bakır firmasına otobüs vererek ortak oldular. Dadaş Tu-rizm'in sahibi Bünyamin Bey'le anlaştı. daha "içerideydiler. Birgün atlayıp Erzurum'a gitti. resmi nikâhla evlendi. Bu nedenle kendi otobüslerini Erzurum'dan kesip Malatya güzergâhına gönderdi. Liceli bazı aileler arka arkaya otobüs alıp şirketlere ortak oluyorlardı. Sadece Cantürkler değildi otobüs işine girenler. Otobüs şirketleri.. Diyarbakır-Erzurum arası yolcu taşıyorlardı. "posta posta" mal gidiyordu!. Ancak Gazanfer Bilge ile hep ihtilafa düştü. Cezaevinden çıkar çıkmaz görücü usulüyle. 1973 yılında cezaevinden çıktığında. Katırlar yerlerini motorlu taşıtlara bırakıyordu.Erdem çiftinin bir oğulları oldu.. Diyarbakır'a. Şanlıurfa ve Adana'ya seferler düzenlemeye başladı. Adını Mehmet koydular. Delidere ailesi... Diyarbakır.16 Ekim 1973 tarihinde nakti kefaletle serbest bırakıldı. 9 ay 10 gün sonra Behçet. 26 Nisan'da "1974 affı" çıktı. hem de bozulan işlerini sevk ve idare etmesini istediler. Canpolat ailesi ve Erşenel ailesi. Zeynel Cantürk'ün diğer kızı Süreyya'yı ise ağabeyi Nizamettin'e münasip görmüşlerdi. Arkasından. Elazığ'da yeni kurulan Murat Turizm Otobüs firmasının yetkilileri ile anlaştı. Girişimciydi. Cantürk ailesi ona uygun bir kız bulmuştu: Amcası Hüseyin'in oğlu Zeynel Cantürk'ün kızı Erdem. otobüs alıp Kamil Koç firması ile birlikte çalışmaya başladı. Gaziantep. Behçet Cantürk teklifi kabul etti. Diyarbakır Cezaevi'ndeki "koğuş ağalığı" nın sonucunu kısa zamanda gördü. Lice'de "nakliyatçılık" o kadar yaygınlaşmıştı ki. Hemen kolları sıvadı.Elazığ... 23 yaşındaki Behçet Cantürk otobüs işini çok sevdi.. . firmalarına hem ortak olmasını. MEKKARECİLİK TARİHE KARIŞIYOR Behçet 'Cantürk. 1973 yılında iki mutluluğu bir arada yaşadı. Kayseri üzerinden Ankara.. Adana'ya gidip Gazanfer Bilge'yi buldu. Hırslıydı. Ekmekçi ailesi. Dadaş Turizm'in şubesini açtı. Akan Otobüs İşletmesi'nin üçüncü ortağı oldu. Çalışkandı." Behçet Cantürk'ten. O yıllarda "mekkarecilik" artık tarihe karışıyordu. Ayrıldılar. dosyaları düştü.İstanbul'a yolcu taşımaya başladı. Akan Otobüs İşletmesi sahipleri İhsan Güzel ve Yılmaz Turgut Uğur. O şirketin de Diyarbakır şubesini aldı. Laçin ailesi ile birlikte Hazar Turizm Seyahat Acentası'nı kurdular. Avrupa'ya paketler halinde. İkna etti.

oğlu Mehmet'i. işçileri. bir kısmı battaniyelerle kışı karşılamaya hazırlanıyordu. Ancak bu kez evleri dağ yutmuştu! Deprem Lice'yi yok etmişti. 20 Kasım 1975 günü yürüyüş yapıldı. ağabeyi Abdülbaki'yi ve 15 yakın akrabasını Lice depreminde kaybetti. Yürüyüşe katılımın fazla olması için öğretmenleri. Bu nedenle APMSP ve MHP'den oluşan 1. İlk günlerde yoğun bir biçimde gelen yardımların arkası kısa zamanda kesildi. Tahsin Erdoğan. Nazif Sanman. Aziz Akşahin. Mekin Balaban ve Abdulbaki Kaymak. Komite görev bölümü yaptı. aynı yılın 6 Eylül'ünde yaşadı. Lice. Evlerinin yeniden inşası için Başkent'ten yardım istiyordu. En acı ayrılığı ise. Geniş bir katılım oldu. cezalandırıyordu!" Lice'de bıçak kemiğe dayanmıştı. Dünyanın her tarafından gelen yardımlar ilçeye gönderiliyordu. Resul Gelirakar. kışı düşünmeye başlamıştı. * Kürdistan Ulusal Kurtuluşçuları (KUK). Behçet Cantürk. gençliği. Deprem yardımlarının yetersizliğini protesto etmek için Lice'den Diyarbakır'a yürüme fikri ortaya atıldı. Ankara'daki hükümet. * Özgürlük Yolu (Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi). O günlerde bir dedikodu kulaktan kulağa yayılıyordu: "Lice halkı solcuydu.. LİCE YÜRÜYÜŞÜ 8 şiddetindeki depremde.. Türkiye yasa bürünmüştü. 2 bin 385 kişi yaşamını yitirmişti. Lice'nin bir kısmı çadırda. İGD'yi tem-silen girdi. Protesto yürüyüşünü dört örgüt organize ediyordu : * İlerici Gençler Derneği (İGD). köylüleri organize etme görevi verildi. MC hükümeti. Liceli'nin çığlığını duymuyordu. "hükümetin manevi şahsiyetini alenen . dağ yamacında kurulu olduğu için daha önce. Kış yaklaşıyordu. Behçet Cantürk'e. 8 bin 159 konut ve bina yıkılmıştı.. Liceli acısını unutmuş. Licelilere yardım göndermeyerek. * Kürdistan Kurtuluş Partisi (Rızgari). Karısını. Aydın Ergün. kaya parçalarının düşmesi ile sık sık yıkılıyordu." Katılımcılar sık sık "Kahrolsun İktidar" diye slogan atıyorlardı. 35 kişilik yürüyüş komitesine. Osman Ağın örgütleyecekti.Diyarbakır yürüyüşünü organize edenler hakkında. Lice'deki evler. Yürüyüş kortejinin önünde büyük bir pankart vardı: "Depremden ölenlerin katilleri iktidardır.1975 yılında bir ayrılığı da ortaklarıyla oldu..

* 1967. Behçet Cantürk'ün. Sorunu ifade edebilecekleri tek platform olarak Türkiye İşçi Partisi'ni görüyorlardı. * 12 Mart 1971: Askerler yönetime el koydu. Naci Kut lay. 485 kişiden. * 14 Mayıs 1969: Çoğunluğunu üniversiteli Kürt öğrencilerinin oluşturduğu Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO) kuruldu. Sait Elçi. Kürt aydınlarının da partisi olmuştu. merkezi bir Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) kurulması çalışmalarını başlattı. on yıl sonra 17 Ocak 1985 tarihinde kararını verdi: Beraat. Irak'ta kurulacak KDP.. Musa Anter. İsyanların bastırılmasından sonra. TİP"in genel sekreterliğine kadar yükselmişti.. yıllar sonra yeniden toplumsal mücadele sahnesine çıkıyorlardı. Geleneksel yapının çatırdamaya başladığı Kürt toplumunda. Mahkeme.69: TİP iki yıl boyunca "Doğu mitingleri" düzenledi. Batı Anadolu'ya iki yıllık sürgüne gönderildi. Suriye ve Türkiye topraklarında faaliyet gösterecek. * 27 Mayıs 1960: Silahlı kuvvetler yönetime el koydu. 55 ağa ve aşiret ileri geleni. Emin Kotan. "devletin Lice depremine karşı umursamaz tutumu" olarak açıklanabilir mi? Kuşkusuz hayır. Dava açılanlar arasında Behçet Cantürk yoktu. * 13 Şubat 1961: Türkiye İşçi Partisi kuruldu. İran. Yaşar Kaya. Medet Serhat. Kürtlerden büyük destek gördü. Ömer Turan. Sait Kır-mızıtoprak'ın bulunduğu Kürtler. Kürtler. ilk örgütsel faaliyetlerde bulunmasının nedeni." aksine kendi ulusal kimliklerini gizlemeksizin Kürt sorununu dile getirmeye başlamışlardı. * 24 Ocak 1965: Mustafa Barzani ve Celal Talabani. * 22 Eylül 1959: Aralarında Ziya Şerefhanoğlu. "güvenilir olmanın koşulu olarak" okullara gönderilen Kürt çocuklarının bir bölümü "asimile olmamış. Liceli Tarık Ziya Ekinci.KDP'yi illegal olarak kurdular. Kürtlerin de büyük desteğini alarak seçimleri kazandı. "siyasallaşmasının" nedenini öğrenebilmek için. TİP'in "ırgatlar ve marabalar"ın partisi olduğunu açıklaması. Nurettin Yılmaz ve Cezmi Balkaş'ın da içinde bulunduğu "49'lar" olarak bilinen Kürt aydınları yargılandı. sekreterya görevini yürütecekti. Irak. Behçet Cantürk'ün yürüyüş tertip komitesinde yer almasının. Aralarında Faik Bucak. rekor bir sürede. Canip Yıldırım. TİP'in miting yaptığı 12 miting merkezinden biri Lice'ydi (24 Ağustos 1969). * 19 Ekim 1960: Sürgün Yasası çıkartılarak. Türkiye. * l Haziran 1960: 485 Kürt gözaltına alınarak Sivas'ta bir kampa getirildi. TİP.tahkir ve tezyif etmekten dava açıldı. . Sait Elçi. yakın ta-rihdeki siyasi gelişmelere bakmak gerekiyor : * 14 Mayıs 1950: Demokrat Parti.

* 20 Temmuz 1971: TİP 4'üncü kongresinde, "Türkiye'nin Doğu'sunda Kürt halkı yaşamaktadır. Kürt halkı üzerinde baştan beri, hakim sınıfların, faşist iktidarların, zaman zaman kanlızulüm hareketleri niteliğine bürünen, baskı, terör ve asimilasyon politikası uygulanmıştır" diye karar alması, partinin askerler tarafından kapatılmasına neden oldu. * Nisan 1973: Ankara'da Abdullah Öcalan ve arkadaşları, Kürt sosyalistlerinin ayrı örgütlenmesini savunan ayrı bir grup oluşturmaya başladılar. * 28 Kasım 1974: Kürt öğrencileri, kapatılan DDKO yerine, Devrimci Demokratik Kültür Dernekleri'ni (DDKD) kurdular. DDKO tutuklamaları sırasında yurtdışına kaçan Kemal Bur-kay, "74 affı" ile tekrar Türkiye'ye döndü. Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi'ni kurdu. 1975 Haziran ayında Özgürlük Yolu adlı dergiyi çıkardı. Tıpkı Türkiye sosyalistleri gibi, Kürtler de, 70'li yıllarda hızlı bir bölünme sürecine girdiler. Kürtlerin örgütleri şunlardı: Rızgari, Kawa, KİP (daha sonra adını PPKK olarak değiştirdi), KUK, Denge Kawa, Tekoşin, Ala Rızgari, UKO (sonra PKK ismini aldı), KUK- SE, Kürdistan Halk Partisi, Pekanin... AĞALIK BEHÇET'TE Babaları Reşit ölünce, Cantürkler'in başına Abdülbaki geçmişti. Cantürkler, Lice depreminde ağabeylerini kaybedince, ailenin başına hiç tartışmasız Behçet Cantürk'ü getirdiler. Doğu toplumlarında, aile içinde hiyerarşi nasıl kurulmuş olursa olsun, en güçlü olanın üstünlüğü belirleyici oluyordu. En güçlü olan; en yaşlı aile bireyi olduğu gibi, en saldırgan ve istekli kişi de olabiliyordu. "Ağalık" için, yalnızca düşmanlarım ortadan kaldıran, güçlü ve yetenekli biri olmak yetmiyordu. Ayni zamanda herkesin babası, ağabeyi, koruyucusu, danışmanı olabilmek ve bir otorite simgesi de olmak gerekiyordu. Alçakgönüllü bir tavırla konuşan ve dinleyen, kudretini gizleyen biri olmalıydı. Yönetme sanatını bilmeliydi. Ailesine kol kanat germeliydi... Behçet Cantürk'te bu özellikler vardı... . Önce evlendi. Lice depreminde eşi ve oğlunu kaybedince, "bir daha evlenmeyeceğim" diye yemin etmişti. 5 ay sonra evlendi. Aziz- Dilber kızı, 15 Nisan 1956 doğumlu Hidayet Kaşan hemşehrisiydi. Okuma- yazması yoktu. Behçet Cantürk ikinci eşiyle görücü usulüyle evlendi. Resmi nikâh yapmadı. Hasımlarından ailesini korumak ve onların geçimlerini sağlamak için askerlik işini halletti. Para karşılığı Konya Askeri Hastanesi'nden çürük raporu aldı!

Askerlik sorunu ortadan kalkınca, bütün gücüyle tekrar ticarete atıldı. Otobüs firması ortaklığından ayrıldığı dönemde, kendine yeni bir iş alanı daha bulmuştu: Lice çevresindeki tütün ürününü köylüden peşin parayla alıp Tekel'e satıyordu. Ancak dikili alanlar da depremden nasiplerini almışlardı. Tütün ticaretini bıraktı. Yılmadı. Deprem konutlarının yapımı işine girdi. Kardeşleri Nizamettin, Sabit ve Azet'i de yanına aldı. Önce taşeronluk yaptılar. Müteahhit Maksut Yıldız'dan 250 konutluk bir iş aldılar. Aynı yıl bitirdiler. Behçet Cantürk, tek başına müteahhitlik yapabilecek karneye sahip oldu. 1976 yılında, Lice PTT binasının yapımını teklif usulü ile aldı. Aynı yıl, ilçesine yapılacak 1600 konutun altyapı inşaatlarının ihalesini kazandı. Hepsini bir yılda bitirdi. Lice depremi, Cantürkler için çok trajik olmuştu. Yakınlarım, evlerim ve işyerleri kaybetmişlerdi. Fakat bir yıl sonra "deprem nedeniyle" para kazanmaya başlamışlardı! Behçet Cantürk, 1976 yılında, Lice'ye bağlı, Oyuklu Köyü' nün 110, Kabakaya Köyü'nün 200 konutluk inşaat ihalesini aldı. Bir yıl içinde 310 prefabrik ev yapıp teslim etti. Ankaralı Murtaza Dinçer'le, Lice'nin kanalizasyonu, Laz Osman'la (Osman Kılıç), Lice'nin adliye binası inşaatlarını yaptı. TEYZELERİYLE TANIŞIYOR! 1976 yılı, Behçet Cantürk için oldukça hareketli geçiyordu. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nden 2 yıl süreli turist pasaportu aldı. Bir yıl sonra Diyarbakırlı müteahhit Yaşar Benice ve Diyarbakır Afet İşleri Bölge Müdürü Göksel Öztürk ile birlikte, Yaşar Benice'nin Mercedes otomobiliyle Suriye'ye gitti. Nusaybin Hudut Kapısı'ndan çıkarak Suriye'nin Kamışlı ilçesine ulaştı. İki teyzesi Suriye'ye göçmüştü. Anneannesi İncik Demirciyan'dan teyzesi Süslü Nalbant-çı'nın telefonunu almıştı. Kaldığı otelden teyzesini aradı. Süs-lü'nün kocası Samo (Samuel Nalbantçı) gelip Behçet Cantürk'ü evine götürdü. Burada Behçet Cantürk'ü bir sürpriz bekliyordu. Evde, yine Kamışlı'da oturan bir diğer teyzesi Şato Palancıyan vardı. Odada duygusal bir hava oluştu. Çünkü Behçet Cantürk, teyzesi Sato'yu ilk kez görüyordu. Birkaç dakika kimse konuşmadı. Söze, Sato'nun taksi şoförlüğü yapan kocası Garo Palancıyan başladı. Depremi duyduklarında çok üzüldüklerini söyleyip. geçmiş olsun dileğinde bulundu.

Sonra Behçet Cantürk'e yeğenlerini tanıştırdı. Kamışlı'da ilk gecelerini, arkadaşları otelde, kendisi teyzesinin evinde geçirdi. Ertesi gün karayolu ile Halep'e hareket ettiler. Ekibe teyzesinin eşi Samo da katılmıştı. Ancak Samo'nun Halep'te özel işleri vardı. Halep'te iki gün kalıp Şam'a gittiler. Hediyeler aldılar. Behçet Cantürk, sedef bir tavla aldı. Burada iki gün kalıp, Ürdün'ün başkenti Amman'a geçtiler. Dönerken Kamışlı'ya uğrayıp, teyzelerinde yemek yeyip Türkiye'ye döndüler. İŞLER BÜYÜYOR Van depremi de, Cantürkler'e yeni iş alanları yarattı. Teklif usulü ile iş aldılar. Van- ErcişKozluca köyler grubundan 210 konut ve Van- Muradiye- Çaldıran grubundan 450 konutluk inşaat ihalesi aldı. Behçet Cantürk, kazandığı paralarla, 1975 yılında Lice Seyran Tepe'de 400 metrekarelik arsa ile, 1976 yılında Diyarbakır merkezde ortaklarıyla birlikte bir işhanı satın aldı. Daha sonra ortakları; Kazım Kalkan, Kamil Dakman, akrabası Mehmet Han Kozat, kardeşleri Nizamettin, Sabit ve Azet'in ortaklık paylarını da satın alarak, işhanının tek başına sahibi oldu. Adını "Cantürk İşhanı" koydu. İnşaatlarda kullanmak üzere, 3 adet BMC marka damperli kamyon, l adet Ford marka kamyon, 2 adet Fergison marka traktör ve 2 adet Mercedes otomobil satın aldı. Yatırım yapmaktan hiç çekinmiyordu. Ortak inşaat yaptıkları Trabzonlu müteahhit Mustafa Çelik ile birlikte istihkaklarını almak için Ankara'ya gittiler. Ankara Gençlik Parkı karşısındaki İller Oteli'ni bir yıllığına kiraladılar. Toprağı seviyordu. 1977 yılında yine Ankara'da Sincan bölgesinde, yaklaşık 14 dönüm (13750 m2) yer ve 1978'de Diyarbakır merkez Kaynarca Köyü'nden 44 dönümlük toprak aldı. 1978 yılında kardeşleri Nizamettin ve Azet'le birlikte Diyarbakır Demir Oteli'ni Mehmet Demir'den satın aldı. Burada ilginç bir rastlantıdan bahsetmek gerekiyor. İtalya'da, hükümet kuruluşu olan "AntiMafya Komisyonu" nun yaptığı bir araştırmaya göre, İtalyan mafyası sermaye birikimini inşaat sektöründen sağlamıştı!.. SİLAH KAÇAKÇILIĞI Anadolu, 1972'den sonra, haşhaş üretiminde önceleri sahip olduğu merkezi önemi zamanla yitirdi. Dünyadaki büyük artışa rağmen, Türkiye'de yasadışı üretim ve pazarlamada büyük düşüş yaşandı. Bu nedenle kaçakçılık zorunlu olarak şekil değiştirdi. Uyuşturucunun yerini silah aldı! Kaçakçılığın güzergâhı da değişti. Eskiden Doğu'dan Batı'ya gidiyordu. Bu kez Batı'dan Doğu'ya mal sevkıyatı yapılmaya başlandı. Genellikle Bulgaristan'dan Karadeniz kıyılarına getirilen silahlar, Türkiye üzerinden

Irak, İran ve Suriye'ye gönderiliyordu. Silahların bir bölümü de Türkiye " iç pazarında" alıcı buluyordu. Ancak asıl büyük piyasa, İran ve Irak'tı. İran'da Şah aleyhtarı gösteriler zamanla yerini silahlı çatışmalara bırakmıştı. İran halkı silahlanıyordu. Irak'ta silahların alıcısı Kürt gruplardı. Suriye'de ise, silahın bir bölümü radikal İslamcılara, bir diğer bölümü de Filistinlilere gidiyordu. Ortadoğu kaynıyordu. Ve silahlar "peynir ekmek gibi gidiyordu!" "Nakliyecilik" olur da, Liceliler olmaz mı? Silah kaçakçılığını önceleri "parası az" diye küçümsemişler-di. Ancak Ortadoğu'daki gelişmeler sonucu silahın değeri artıp, sevkıyat fazlalaşınca bu işe de girdiler. Önce küçük çapta iş yaptılar. Lice depremi sonrasında, inşaat yapmaya gelen Karadenizli müteahhitlerin yardımıyla, "Karadeniz Mafyası" ile tanıştılar. Büyük sevkıyatlara girdiler. Behçet Cantürk, kardeşleriyle birlikte bir yandan müteahhitlik yaparken, diğer yandan silah kaçakçılığı işlerine "hisseli" olarak girmeye başladı. Yani doğrudan işin içine girmiyor, belli bir oranda para veriyordu. Sonuçta hissesine düşen kân alıyordu. Malın yakalanma riski vardı. Bu nedenle kaçakçılar, "hisseye yazılan" adamların güvenilir olmasına dikkat ediyorlardı. Mal yakalanınca "hisse sahibinin" de parası gidiyordu. Örneğin, 5 Mayıs 1977 tarihinde Diyarbakır- Silvan yolu üzerinde Süleyman Kökarar yönetimindeki Fiat marka bir kamyonda patates ve ev eşyaları arasında (300 bin adet 7.65 Geco marka mermi, 9 bin adet 38 kalibre Smith Wesson mermi, 190 adet 7.65 Lama marka tabanca, 70 adet Belçika 14'lü tabanca, 50 adet Arjantin 14'lü tabanca ve 18 adet Ünik Fransız onlusu) ele geçirildi. Silah işinde Behçet Cantürk'ün de hissesi vardı. 5 milyon TL kaybetti. (1977 yılında, l dolar 19 TL idi.) Ancak bir sonraki, 7 bin adet Lama marka tabanca sevkıyatında 10 milyon TL kazandı. Zararını çıkarıp kâra bile geçmişti! Cantürkler iyi para kazanmaya başlamışlardı. Ancak Behçet Cantürk dışındaki kardeşler huzursuzdu. Çünkü ailenin lideri, kazanılan parayı adil bölüştürmüyordu. Yüzde 80'ini kendine lıyor; kalan yüzde 20'yi üç kardeşine pay ediyordu. Behçet Cantürk, "egoist" olmakla suçlanıyordu. Daha fazla tatsızlık Çıkmaması için ortaklığı dağıttılar. Azet Cantürk'e, Diyarbakır'da beyaz eşya satan bir mağaza açtılar. Sonny, Philips, Grundig'in bölge bayiliğini aldılar. Sabit Cantürk'e, Demir Oteli'nin işletilmesi görevini verdiler. Ancak Nizamettin Cantürk, öz kardeşini yalnız bırakmadı... DDKD'YE GİRİŞ Behçet Cantürk, hemşehrisi Zerruh Vakıfahmetoğlu'nun teklifi ile Devrimci Demokratik Kültür Dernekleri'ne üye oldu. Liceli, bir tapu müdürünün oğlu olan Zerruh Vakıfahmetoğ-lu, Behçet Cantürk'ün bilinçlenmesinde önemli bir rol oynadı. Zerruh, DDKD İstanbul şubesinin yönetimindeydi. Başında bulunduğu Yönetim Yayınları'ndan çıkan kitap ve broşürleri Behçet Cantürk'e

27 Kasım 1978 tarihinde. bağımsız. illegal Türkiye Kürdistan Demokrat Parti'nin yasal organı sayılan DDKD'ye girmişti?. üyesi bulunduğu DDKD'ye para yardımında bulunuyordu. Behçet Cantürk diretti. "Apocular" olarak bilinen. DDKD'ye üye olmuştu. CHP'li olarak biliniyordu. Nizamettin Cantürk CHP'den aday oldu. DDKD'nin bağımsız adayını destekleme kararı almışlardı.. 600 milyon liralık iş yapabilecek "B grubu müteahhitlik karnesi" vardı. Seçimlerde herhangi bir olay olmadı. Neden. "Kuzey Kürdistan (Doğu ve Güneydoğu Anadolu) Türkiye'nin sö-mürgesidir. Behçet Cantürk müteahhitliğe devam ediyordu. Behçet Cantürk. ağabeyi Nizamettin'in CHP'den Belediye Başkanlığı'na aday olmasını istiyordu.. Kürt sosyalistleri. bu nedenle DDKD'ye üye oluvermişti! Behçet Cantürk. Aşiretlerin. yaşamım etkileyecek bir başka Kürt örgütünün yanı başına kadar geldiğinden habersizdi. Türk sosyalistleri ile birlikte değil. Behçet Cantürk bir yıl sonra demeğe üye oldu. Çünkü. silahlı Kürt örgütleri Bucak aşiretini darmadağın etmişlerdi. Nizamettin Cantürk çekiniyordu. Behçet Cantürk. Öte yandan Kürt toplumunun geleneksel yapısı da çatırdı-yordu. Çünkü hasımları aşiretler. Benzer bir olay Siverek'te de olmuş. 1978 yılında Lice'de yerel seçim vardı. Behçet Cantürk. Eylül 1977 tarihinde Diyarbakır'da şube açmıştı. ekonomik durumu iyi olduğu için. Kürt halkının kurtuluşu otonomi ya da özerklik değil. Partinin adı. İSTANBUL'LA TANIŞIYOR Yıl 1979. DDKD. bağımsızlıkla sağlanacaktır. Lice'nin Fis Köyü'nde birinci kongresini yaparak partileşme kararı alıyordu. Ulusal Kurtuluş Ordusu. Seçimi DDKD adayı Orman Mühendisi Halit Nazmi Balkaş kazandı.. Kürt örgütleri karşısında giderek güç kaybettiğini gören Behçet Cantürk. ayrı örgütlenmelidir. Artık.gönderiyordu. Kürt örgütlerine karşı çıkmak cesaret ve güç istiyordu. Hedef. . Behçet Cantürk. Cantürkler'e karşı birleşmiş... birleşik ve sosyalist bir Kürdistan "dır" görüşünü savunuyorlardı.. Genel Sekreteri ise Abdullah Öcalan'dı. Partiya Karkeran Kurdistan (PKK).

uçağa atlayıp İstanbul'a gittiler.. Senin nakilin çok fazla. Behçet Cantürk yardımcı olmayı kabul edince. Yer teslimini "üe almasına rağmen. Behçet Cantürk'ün "huzuruna" getirildiler. maddi olarak en büyük sensin.. "bu iş" dediği. İş bölümü yapıldı: Bazmorfini Behçet Cantürk temin edecekti. boynunun sol tarafında siyah benler çıkmaya başlamıştı. uyuşturucu kaçakçılığıydı! Behçet Cantürk teklifi kabul etti. Benlerin izini. 6276 sıra numarasıyla üye oldu. Herkesi tek tek dinledi.. Diyarbakırlı işadamı Şahin Cizrelioğlu ile karşılaştı. Telaşlandı. Behçet Cantürk'ü lokalde görünce hemen yanına oturdu.. Şahin Cizrelioğlu. İlk kez İstanbul'a gelen Behçet Cantürk için. bu benlerin kanser belirtisi olabileceğini söylediler. Sorun çözüldü. Ancak doktor operasyonu iyi yapamamıştı. ölünceye kadar hep boynunda taşıdı. Behçet Cantürk'ten aracı olmasını istiyordu.. AP azınlık hükümeti.. Korktuğu olmadı. "Sarı Avni" adını ilk kez duyuyordu. Elimizden hiçbir iş gelmiyor. inşaatların yapımı-nı iptal etti. Kanser değildi. '79 yılının bir sonbahar günü. Hani merkez konut inşaatlarının ihalesini teklif usulüyle aldı. Cizrelioğlu İstanbul'a taşınmış. yaşamını altüst edecek bir teklifle karşılaştı. Ne iş yapacağına karar veremiyordu. Ayrıca malların İstanbul'a kadar getirilmesinden de sorumlu olacaktı. Fiziki görünümüne çok önem veriyordu. Doktora gitti. Behçet Cantürk'e yakınıyordu: "Bizim Lice'de. Ertesi gün Liceliler. Eğer kabul edersen. İstanbul'dan malları alacak kişi ise "Sarı Avni" ydi.. Hepsini.. Depremden sonra.. Hemşehrisi. deprem konutlarına yerleştirme sözü verdi. Bu arada. O da müteahhitliğe ara verdi. Boynundaki benleri aldırdı. İşyerinde çalıştırdığı Licelilerden yakınmaya başladı. Diyarbakır Şoförler ve Otomobilciler Derne-ği'ne.. Behçet Cantürk İstanbul'da bazı arkadaşlarını ziyaret etti. Esnaf ve Sanatkârlar Birliği'ne bağlı. Ben sana adam ve kanal bulurum." Hemşehrisinin. yapacağımız işten sana da iyi hisse düşer. ekmek parası kazanmak için İstanbul'a gelmişlerdi. Arkadaşları. Sarıyer'de Altınkum Tesisleri'ni satın almıştı. Kulp Narin Köyü.. Behçet Cantürk. Ancak Lice'ye geri dönmek istiyorlardı. Cidde Oteli'nden yer ayrılmıştı. Bu görüşmelerin birinde. Liceli işçilerle arasında ihtilaf çıkmıştı. Şoförler ve Otomobilciler Derneği lokalinde. Fakat biz bu gurbet ellerinde işsiz dolaşıyoruz. ..Lice ilçesinin Yaprak Köyü.

Silah ve mermilerin ederini dövizle ödüyordu. Adapazarlı Musa'nın tanıştırdığı Liceli Mehmet Deniz geldi. 1973. Zaten piyasada asıl parayı bu iş yapıyordu.. Evet dersen. İLK SEVKIYAT '79 Kasım ayının yazdan kalan bir günü: Liceli Mehmet. Haber gönderdi." Behçet Cantürk düşündü: Sarı Avni'yi tanımıyordu. sözümüz senettir. baz-morfin veya eroinle yapacaktı. Ancak hemşehrisi Mehmet Deniz ile aralarında daha önce kan davası vardı. İranlı Ertoşlu Feto'nun gerçek adını kimse bilmiyordu. Mehmet'in kardeşi Terzi Cemal'in dükkânından. Bilirsin. Aile nüfusunun fazlalığı nedeniyle. Adıyamanlı İbrahim'in kahvesinde. hile yok. 5 kız l erkek. Rize'nin Çayeli İlçesi'ne bağlı Yenihisar Köyü'nde... Mehmet Deniz'le uçakla Diyarbakır'a gittiler. "İranlı Ertoşlu Feto'yu bağlamasını" istedi.Avni Karadurmuş çiftinin. Silah kaçakçılığı yapıyordu. Behçet Cantürk ile Sarı Avni'yi yan yana getirdi. . Fatma ve Ebru. Biz senin hem parandan. sen de. biz de çok para kazanım. Resepsiyon görevlisinden. Teklifi kabul ettiğini söyledi. Sarı Avni'yle tokalaştılar. Bir silah işinde birlikte çalışmışlardı. geçim zorluğu çeken Avni Karadurmuş İstanbul'a taşındı. İtalyanlar ve Amerikalılar bazmorfin istiyor. Ödemeyi dövizle değil.79 yılları arasında yurda yüzbinlerce mermi ve silah sokmuştu. Uyuşturucu konusunda Liceliler'in ününü duymuştu... Sarı Avni hemen söze girdi: "Mehmet'le bazı işler yaptık. Yapmak istediği işi anlattı. Yaşar. Biz de yalan. Ancak ikisi de bunu unutmuştu. Çay alım yerlerinde eksper olarak çalışıyordu. Açık konuşuyorum. Fakat çıkış yolunu buldu. 6 çocuğu vardı: Miyaser. hem de çevrenden yararlanmak istiyoruz. Aklına. Ancak bu iş için de nakit para ve çevre gerekiyordu. Seni bana Mehmet önerdi. Nurten. İki dakika sonra telefona çıkan Feto'dan. Döviz bulamıyordu..AVNİ KARADURMUŞ Avni Karadurmuş. Sarı Avni'nin bu iş teklifiydi. Yurtdışında talebi de çoktu. Liceli Mehmet Deniz'in. benim bazmorfin işine girecek ne nakit param. Behçet Cantürk'e ortaklık önerisinin nedeni. Bir araya geldiler. hemen Diyarbakır'a gelmesini istedi. ne de çevrem var. Hatice. 1978 yılında ekonomik olarak çok sıkışmıştı. Hemşehrileri sayesinde kısa zamanda iş alanını belirledi: Kaçakçılık. telefonla Van'daki Bayram Oteli'ni aradılar.. O beni sana anlatsın. Ayşe. Beykoz'daki Gümüşsüyü Sultaniye Üstü 115 no'lu evde yaşamaya başladılar. l Ocak 1942'de doğmuştu. Bir gemi satın alacak kadar para kazanmıştı. Benim bir gemim var.

'Mal 75 kilo olacak' demişler. Diyarbakır'da Mehmet Deniz ile buluştuk. Afyon. Afganistan'da Tacikler. Türkiye'de ise Kürtler'di. İranlı olan Hacı Reşit Zigari. siyasal ve ekonomik bakımdan bir tarafa itilmiş etnik azınlıklardan oluşuyordu.2 adını vermişti!. 40 kilo bazmorfin. Uyuşturucu dünyası. Van depremi sonrasında inşaat yapmak üzere gittiği bu şehirde hep Bayram Oteli'nde kalmıştı.5 milyon lira (74 bin 468 dolar) idi. Sohbet ettik. Benim gibi eşini depremde kaybetmiş.2 olmak üzere iki otel vardı. Bunun üzerine İstanbul'a gidip. iki ülkede de bulunan Kürtler tarafından yapılıyordu. İran'dan Türkiye'ye afyon. "Ayrıntıları patronlarımla konuşmam lazım" dedi ve gitti... Bayram-1 ve Bayram.l ve Afyon. Hacı Reşit Zigari'nin adamıydı. Ertoşlu Feto Diyarbakır'a geldi. Van'da inşaat yaparken çevresini de oldukça geliştirmişti. Kilosuna 175 bin lira (3 bin 723 dolar) verecekti. Malın hazır olduğunu söyledi.. Behçet Cantürk. "Ben Lice'de iken mala ortak olduğum Mehmet Deniz ile akrabam Mehmet Han Kozat. Durumu tek tek anlattım. Bu işi meslek edinenler. Senet filan istemedi. aynı zamanda Kurttu. İran'da Beluciler.. . Bu işten henüz Nizamettin'in haberi yoktu. PLAN YAPILIYOR Bundan sonraki gelişmeleri Behçet Cantürk şöyle anlatı yor:(5) "Bu işlerde güvenilir insanlara ihtiyaç vardır.Behçet Cantürk. Sheraton Oteli'ne yerleştim. Benden habersiz Feto ile buluşup. Kendisini Malkoç Oteli'ne çağırdım.. Lice'ye gidip anlatacaktım.(4) Malın toplam değeri 160 bin dolar-ı! Kaparo olarak ödediği para miktarı ise 3. Malkoç Oteli'nde buluştular. İran ile Türkiye arasındaki uyuşturucu trafiği ve kaçakçılığı. Birlikte çalışmak istediğimi söyledim. Birkaç gün sonra İstanbul'a geldiğimi duyan Avni Karadurmuş yanıma geldi. "Bu olaydan iki gün sonra. Plan yaptık. Vanlılar bu iki otele. kurduğu bu ilişkiler sayesinde temin edeceğini düşünüyordu. Kabul etti. Burada malı Mehmet Han Kozat ile ağabeyim Nizamettin Cantürk teslim alacaktı. Feto. senet yerine geçiyordu. Pakistan'da Peştular. Nakliye parası satıcılara ait olacaktı. 40 kilo baz-morfine ihtiyaçları olduğunu söyledi.(3) Van'da. Hacı Reşit Zigari ile Behçet Cantürk'ü biraraya getiren. Liceli akrabam Mehmet Han Ko-zat'ın bu konularda tecrübesi vardı. eroin getiren Ertoşlu Feto bunlardan biriydi. ortak etnik kökenleriydi.. Aradan iki gün geçti. Van'dan Lice'ye Ertoşlu Feto tarafından getirilecekti. Van'a gitmişler. Behçet Cantürk. Feto. Bayram Oteli'nin sahibi Mehmet Sıddık Bayram'dı. Sarı Avni'nin istediği 40 kilo baz-morfini. Çabuk kavramıştı: "Bu piyasada" söz.

Pakistanlı Seyd Münir Alam. Mehmet Deniz paranın bir bölümünü DDKD'ye verecekti. Yattı. Şoför olarak. kamyonu olan Liceli Halil Hocaoğlu'yla anlaşmışlardı.. Avusturyalı'nın ifadesi yetmezmiş gibi. Kaldığı otele dönmesini. Bakkaldı. Ünlenmişti. piyasada "dönüştürme" işini en iyi yapan "Profesör" lakaplı İzzet Gündüz Sarıyar ile anlaşmıştı. Piyasanın en iyi "kimyagerleri. Üstelik bu 35 kilo bazmorfıne birkaç kişi de hisse vererek ortak olmuşlardı. yüksek paralar karşılığında transfer oluyorlardı!." yüksek ücret karşılığında çalıştırılıyorlardı. Sarı Avni. İnterpol dosyalarına girdi. şifreli olarak malzemelerin hazır olduğunu ve yakında İstanbul'da olacağını söyledi. malı İzzet Gündüz Sarıyar'ın yaptığını anlar hale gelmişti. yakaladığı eroinin kalitesinden.. "Sarı Avni ile kilo başına 300 bin liraya (6 bin 382 dolar) anlaşmıştık. Adı. Şoföre 300 bin lira verilmişti. 1931 Amasya/Merzifon'da doğmuştu. Mehmet Han Kozat ile ağabeyim Nizamettin'in teslim aldıklarını söyledi. 40 kilo bazmorfini Dragos semtinde Sarı Avni'ye teslim ettiklerini söyledi. Bu konuşmamızın arkasından uçağa atlayıp yanıma geldi. Bu işten benim kazancım 3 milyon lira (63 bin 829 dolar) olmuştu. Lice'de eroine dönüştürülecekti. Kârın en önemli parçasını. sana itimadım sonsuz. Avrupalı öncelikle." Türkiye'nin "medarı iftarı" olmuştu! Bazmorfini eroine dönüştüren." PROFESÖR Behçet Cantürk'ten habersiz alınan 35 kilo bazmorfin. O da dolarları Kapalıçarşı'da Türk lirasına çevirip bana ve Sarı Avni'ye veriyordu. çıktı. Sarı Avni cebinden kese kâğıdına sarılı 18 milyon lira (382 bin 978 dolar) çıkarıp. 10 Ekim 1974 tarihinde. Mehmet Han Kozat. Malı. Paranın bir bölümünü peşin veriyorum. Çok kızdım. . İzzet Gündüz Sarıyar."Üç. iş arkadaşının adını polise verdi: İzzet Gündüz Sarıyar. Kabul ettim. Odama çıktık. mal geldiğinde Sarı Avni'ye teslim ettikten sonra yanıma uğramasını söyledim. Damadın yanına gittim. Aldığı dolarları damadı Korkmaz'a veriyordu.dört gün sonra Mehmet Deniz telefon etti. 35 kilo bazmorfin fazlalığını anlattı. "Profesör'ün laboratuvarından" çıkan eroinleri tercih ediyordu." bazen bir gruptan diğerine. Almanya'nın Münih kentinde l kilo 700 gram eroinle yakalanmıştı. 5 milyon lirayı hemşehrim Mehmet Deniz almıştı. "Bu konuşmamızdan 2 gün sonra Mehmet Deniz yanıma geldi. O da "malı" İzzet Gündüz Sarıyar'dan aldığını söyledi. Zamanla polis. Uslanmadı. eroin imal eden Avusturyalı Rudolf Jonas suçüstü yakalandı. Bu arada canımı sıkan. Kalanını Mehmet Han Kozat ile Nizamettin paylaşmıştı. 12 milyon lirayı (255 bin 319 dolar) Korkmaz Göl-dağı'ndan aldım. Sarı Avni'nin damadı Korkmaz Göldağı'nın Kapalıçarşı'da mağazası vardı. Sheraton Ote-li'nde yatağımın üzerine koydu. Paraları diğer ortaklara pay ettim. Aradan 15 gün geçti. Jonas.Konya yolunda 8 bin 880 mavzer mermisi ve 9 kilo 625 gram afyonla yakalandı. bana 100 kilo bazmorfin bul' dedi. 4 Mart 1957 tarihinde Ankara. sattığı bazmorfinin karşılığında dolar alıyordu. "Aradan birkaç ay geçti. başkent Ankara'da. "Profesör. 'Behçet. "hayat mektebinden" yetişen "kimyagerler.

Kod ismi İzzet Altınmeşe'ydi.. Çoban Mehmet gözcülük yapıyordu. İçlerinde en heyecanlı olanı Abdulcebbar'dı. Yayık yapılmış koyu süt şeklindeki sıvıyı. Açık havada ateş yakıp üzerine çinko kabı koydular. Lice'nin Nergizi Mezrası. 18 Kasım 1977'de.. Dibe çöken eroinin üstünde kalan sıvıyı dikkatli bir şekilde döktü. "Profesör"ün asistanlığını yapıyordu. "Piyasa"nın tanıdığı bir isimdi: 15 Haziran 1976 tarihinde l kilo 800 gram bazmorfıni yakalatınca Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nce fişlenmişti (1976/69). iki kilo asetikanhidrit. filitre kâğıdı.Liceli Mehmet Han Kozat'ın. l kilo sodyum karbonat ve 15 litre su koyup çinkonun kapağını sıkıca kapattılar. Aynı zamanda Lice İdman Yurdu futbol takımının teknik direktörüydü!. "Doktor" diye hitap ediyorlardı. Filitrenin üzerinde kalan bazmorfinin pisliğini attı. Çinkoda oluşan sıvıyı. işe girişti. tepsiler üzerine koyarak kurumaya bıraktı. filitreden geçirilmiş sıvıya. İzzet Gündüz Sarıyar dışında hepsi titriyordu. Çinkonun dibinde kalan maddeden karbonatın ayrılması için üzerine sıcak su dökerek. . Eroini hemen tatmak istiyordu. üç kez karıştırıp ateşten indirdi. Bir ara Almanya'ya gitti. Tek. Bir kilo bazmorfinin. Gerekli olan malzemeleri hazırladılar: Bir çinko tencere. Ateşi de ayarlı yakmak gerekiyordu. kollarını sıvadı. "Profesör" sakindi. piyasanın oldukça altındaydı. 1977 yılında tanışmışlardı. bir büyük çanak. 750 gram eroine dönüşmesi için. Merzifonlu İzzet Gündüz Sarıyar'la anlaştığı ücret. Almanya'da "imalat" sırasında suç ortaklığından yakalandı. keten bezden süzdü. büyük bir süzgeç. içine filitre kâğıdı konulmuş süzgeçten geçirdi. Dört saat sonra tepsiler üzerindeki eroin kurudu. 2 kilo asetikanhidrit. Keten bez üzerinde kalan maddeleri alıp. sınır dışı edildi. bir saat kaynayan çinko kabı. Abdulcebbar. "Profesör" her parti için 60 bin lira (Bin 276 dolar) alacaktı.. "Profesör". Laboratuvarın yeri de belli olmuştu. Çünkü kullanıcıydı. 1948 Lice doğumluydu. sızan buharların ateş alması sonucu patlama meydana gelmesiydi. Ateş üzerindeki çinko kabın içine l kilo bazmorfin. Kapağı sıkıca kapatmalarının nedeni. Suyu eroinden ayırmak için. çorba kaşığı ile tekrar sodyum karbonat ekledi. bir kilo sodyum karbonat ve 15 litre suya ihtiyaç vardı. Bu işi kendisine o öğretmişti. Ekibin anlaştığı bir diğer isim Abdulcebbar Doğru. bir keten bez. eroin dibe çoksun diye 15 dakika bekletti. Abdulcebbar Doğru'ya. Fazla ateş de patlama nedeniydi.

Mehmet Han Kozat ile Mehmet Deniz yine Behçet Cantürk'ten habersiz. 13. "Bir daha benden habersiz böyle ek işler olmasın" diye sitem etmeyi düşündü. Feto.5 kilo eroini Mehmet Han Kozat. Behçet Cantürk'ün hissesine 4 milyon lira (85 bin 106 dolar) düşmüştü. Behçet. Eroinin yüksek değerde olması için. İstanbul'a gidip She-raton Oteli'ne yerleşti. kahverengi Mercedesine atlayıp Antalya'ya gitti. rengi tam tutturamamalarına rağmen.5 kilo Cantürk-ler'e . Malkoç Oteli'nden telefon ederek İranlı Feto'yu Diyarbakır'a çağırdılar. Lice'de üç gün kalan Behçet Cantürk. Kilo başına 200 bin liraya (4 bin 255 dolar) anlaştılar. . İstanbul'a götürüp Aksaray'daki Laleli Oteli'nde satmıştı. Telefonla Sarı Avni'yi arayıp. 35 kilo bazmorfin daha verdiğini hatırlattı. Nizamettin Cantürk'ün eşi Süreyya'nın diktiği. 6 milyon 125 bin lirayı (130 bin 319 dolar) çıkarıp Fe-to'ya verdi. İKİNCİ PARTİ Sarı Avni'nin istediği 100 kilo bazmorfin için."Profesör" eroinin kalitesini ölçmek için kontrol yaptı: Limon asidi ve su karışımı ile elde edilen sıvıya bir parça eroin atıp karıştırdı. şeffaf olmalıydı. Üstelik bu mavi. Behçet Can-türk ve Mehmet Deniz yine Diyarbakır'a gittiler. Sarı Avni ve Behçet Cantürk'le birlikte.. iki Ermeni arkadaşları daha katılmıştı. Antalya'da Talya Oteli'nde olduğunu. 9 kilo Mehmet Deniz'e. birer ve yarımşar kiloluk bezden yapılmış torbalara koyarak. 50 kilo baz-morfin daha istediler. 30 kilo eroin elde etmişlerdi! Eroin paylaştırıldı. İstanbul'da gazino ve balık lokantası sahibi Uğurcan Elmas ile Bedri İstanbullu. iple bağladılar. Eroini tepsilerden toplayıp. 7. tarttılar. Antalya gezisine. "Herhalde bir daha olmaz" diye vazgeçti.5 milyon lirayı (574 bin 468 dolar) nakit olarak verdiler. 100 kilo bazmorfin için pazarlığa başladılar.. kaparo olarak 11 milyon 500 bin lira (244 bin 680 dolar) verdi. Feto'dan 100 kilo bazmorfine ek olarak. Behçet Cantürk. 13. eşi Hidayet'in yanına gitti. "Profesör" maharetini göstermişti: 35 kilo bazmor-finden. Kısa bir tatilin iyi olacağını düşünen Behçet Cantürk. İlk işlerinde. Behçet Cantürk'e bir sürpriz yapmıştı. kendisinin de gelmesini rica etti. Bu arada kızdığı olay tekerrür etti. Rengi tam tutturamamışlardı. "Yeni parti" için anlaşma yapan Behçet Cantürk Lice'ye. Sarı Avni. başarılı olmuşlardı. sıvının sarıya ya da kırmızıya çalan mavi renkte olması gerekiyordu. ANTALYA KAÇAMAĞI Sarı Avni birgün Behçet Cantürk'ü telefonla arayarak.5 kilo Abdulcebbar'a. malın birkaç gün sonra eline ulaşacağını söyledi. Feto gelince ilk partiden kalan 3.

Sarı Avni tebessüm ederek. Ahu Tuğba. İstanbul'da görüşmek üzere ayrıldılar. Sarı Avni. Bu önemli iş ortaklarını kaybetmek istemiyordu. Git kendine başka finansör bul. onları izlemişti! Sarı Avni otele gelince. Sarı Avni ile kilosunu 350 bin liraya (7 bin 446 dolar) anlaşmışlardı. İranlı Hacı Reşit Zigari ve Feto da İstanbul'a gelip Çınar Oteli'ne yerleşmişlerdi.Kaldıkları Talya Oteli'nde. Birlikte yat gezisine çıktılar. 200 kilo bazmorfin daha sipariş etti. Sheraton Oteli'ne Behçet Cantürk'ün yanına geldi. durumu ona da anlattılar. "Merak etmeyin. Tanıştırıldı. ORTAĞINI KOVUYOR "Hadi bir kere yaptın. Beyhan Baysal vardı. Akşam. hemşehrisinin kendisini affetmesi için yalvarıyordu: "Hata ettim.5 milyonu çıkarıp verdi. Bunun 5 milyon lirasını (106 bin 382 dolar) Mehmet Deniz'e. Sarı Avni'den alınan. 18 milyon 500 bin lira (393 bin 617 dolar) daha istediler. Ama artık bardağı taşırdın. Paranın ilk taksidini peşin almıştı. Kapalıçarşı'daki otoparkta bir çanta içinde Korkmaz Göldağı'ndan aldı. 11 milyon 500 bin lirayı kaparo olarak vermişti. Yüzünü görmek istemiyorum. Deniz çok dalgalı olduğu için gezileri fazla uzun sürmedi. Buluştular. paylarına 15 milyon lira (319 bin 148 dolar) düşmüştü.. Mehmet Deniz'in aklına birşey takılmıştı. Döndüler. Mehmet Deniz malı Sarı Avni'ye teslim ettikten sonra. İstedikleri 18. Balıkçı lokantasında sabaha kadar içki içip eğlenen grup. Behçet Cantürk'ten. Müjdeyi verdi: İş tamamdı. magazin dünyasının renkli isimleri. Behçet Can-türk.(6) Kendisine de 5 milyon lira kalmıştı. Verdikleri malın 100 kilo değil. Bize hisse çok az düşüyordu.. Paralarını almak için.. Senin kredinden yararlanmak için bunu yaptık.. kız kardeşimin kocası Albay Ali İhsan Cesur'dur" dedi." . askeri bir cemse. Oya Aydoğan. Sanatçılardan sonra birkaç gün daha Antalya'da kalan Sarı Avni ve Behçet Cantürk. "Baba'nın Yeri" olarak bilinen ünlü balıkçı lokantasında buluşmaya karar verip. Mehmet Deniz'e böyle bağırıyordu. ikinci sevkıyatı yapmak için İstanbul'a döndüler. Sevkıyat yapılan yerin az ilerisinde. odalarına çekildiler. ilk sevkıyatta olduğu gibi gerçekleşti. 150 kilo olduğunu söyleyerek. Malların teslimi." Behçet Cantürk. İkinci taksidin miktarı olan 17 milyon lirayı (361 bin 702 dolar). 5 milyon lirasını da DDKD örgütüne vermişti. affettim. bir daha yapmayacağım.. Artık seninle iş yapmayacağım.beş kuruş kazanıyorduk. o benim akrabam. toplam 35 milyon liradan (744 bin 680 dolar)... Gölgende üç. Mehmet Deniz.. İranlı-lar'ın istedikleri toplam para 30 milyon liraydı (638 bin 297 dolar).

Gözleri doldu. Sarı Avni'yi telefonla arayarak. İstanbul teslimi. ortaklarıyla iş yaptığını söyleyerek. Bu arada. İlk iş-de elde ettikleri başarıyı gösterememişler. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne soyadını değiştirmek için dava açmıştı.. Sarı Avni. Yaşar Avni Musullulu olarak değiştirilmesine karar vermişti! (Esas no: 980/212. "Kızın ismi Hazal olsun" dedi. Ortaklığı bitirdi. kendi direktifleri dışında. Lice'den. Behçet Cantürk'e çok güveniyordu. bir daha yapmayacağına dair söz veriyordu. Mahkeme 30 Ocak 1980 günü. Feto'nun. Malı riske atıp. Kimse anlamasın diye. Hacı Reşit Zigari'yi Sheraton Oteli'ne çağırdı. 1980 yılının Nisan ayında İstanbul'a gittiğinde kaldığı oteli değiştirdi. gemilerde kurdukları laboratuvarlarda eroine dönüştürüyorlardı! Gece alemlerinin birinde. Sarı Avni ilgileneceğini söyledi. Cebelitarık Boğazı'nı geçtikten sonra Sicilyalılara verdiğini söyledi. Mal sorunsuz bir şekilde Sarı Avni'ye ulaştırıldı ve parası alındı. 5 Şubat 1980 gününün Behçet Cantürk için bir başka önemi vardı. alıp alamayacağını sordu. yakalatmak istemiyorlardı. Behçet Cantürk rahatlamıştı. bazmorfini. Aklına Lice depreminde kaybettiği oğlu Mehmet geldi. Behçet Cantürk'ten habersiz alınan 50 kilo baz-morfin yine aynı ekip tarafından eroine dönüştürülmüştü. İranlı Zigari ile kilosu 225 bin liraya (4 bin 787 dolar).Liceli Mehmet Deniz. Sarı Avni. Sheraton Oteli'nden ayrılıp Hil-ton'a geçti. Ancak Behçet Cantürk sözünü geri almadı. 200 kilo bazmorfin anlaşmasını yaptığında. 39 kilo eroin elde etmislerdi. Töre gereği kızını kucağına alamadı. 1980 yılının soğuk Ocak ayı geride kalmıştı. Geçen yıl. İstanbul 20. kilosu l milyon ikaya (21 bin 276 dolar) anlaştılar. İstanbul'dan kalkan ilk uçakla Diyarbakır'a. İş sırrını açmakta bir sakınca görmedi. banyoya gidip yüzünü yıkadı. elinde eroin olduğunu. ceketinin iç cebindeki nüfus cüzdanını çıkarıp ortağı Behçet Cantürk'e göstererek. Avni Karadurmuş adının. Amerikalılar. Kızı olmuştu. Sık sık ortağı Sarı Avni ile buluşup. Avrupa'da Sicilyalılarla işbirliği yapmadan kimse at oynatamazdı. KARADURMUŞ OLDU MUSULLULU! Behçet Cantürk. oradan Lice'ye gitti. Sicilyalılar ise bazmorfini genellikle ABD'ye gönderiyorlardı. Mehmet Deniz ve Ertoşlu Fe-to'dan kurtulmuştu. Eşi Hidayet doğum yapmıştı. Zigari'den yardımcısını devre dışı bırakmasını istedi. soyadını değiştirdiğini söyledi. İsteği kabul edildi: Disiplinsiz davranan.. Behçet Cantürk'ten aldığı malları. Karısına altın takarken. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk'ten yardım istediler. İstanbul gecelerinin tadını çıkarıyorlardı. Karar no: 980/831) .

Ortağı umduğundan daha uyanıktı. Zigari. sarışın kadına aşık oldu. Zigari. 1979/2 numara ile nüfus sicil defterine kayıtlı gözüken cüzdanda. 1978 yılında evlenmiş. 20 Ocak 1979 tarihinde. kocası Akdoğan Büyükateş ile birlikte İsveç'e gitmişlerdi. Türkiye'ye dönünce. . Behçet.Sarı Avni'de "kimlik" çoktu: Bir de kod ismi Atilla Öksüz adına düzenlenmiş pasaportu vardı! Sürpriz sırası Behçet Cantürk'teydi. Annesiyle yaşıyordu. Sarı Avni'nin işlerini artık adamı Ağa Koç yapacaktı. Yaptığı esprilerle. "Telefonda olmaz. Lice Evlendirme Memurluğu'ndan alınan. artık Feto'nun işlerini bu arkadaş yapacak. Birlikte Sarı Avni'nin davetlerine katılıyorlardı. "kocasının akli dengesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle" boşanmıştı. Adı. Sarı Avni. Sarı Avni ile Behçet Cantürk'ün iş ortaklığına uygundu: Nihat AFYONOĞLU!. Aşktan başının döndüğü o günlerde. kime teslim edileceğini soruyordu. Behçet Cantürk'ün. Evlerine misafirliğe gidiyorlardı. Çınar Oteli'ne gitti. Hacı Reşit Zigari'nin adamı Seli ile Sarı Avni'nin adamı Ağa Koç'u tanıştırdı. Laz şivesiyle. Meraklanmıştı. Zigari'nin yanında bir başka İranlı daha vardı. Adı Seli" deyip. Sarı Avni şen şakrak biriydi. yanına geleyim" dedi. Malın tesliminden bir gün önce. Mallar hazırdı. malların nerede. İranlı Hacı Reşit Ziga-ri'den telefon aldı. hafif sarkık bıyıklarının altından tebessüm ederek. birşeyler bulmak için yapraklı evlilik cüzdanını dikkatli dikkatli karıştırmaya başladı. İsveç'te 1. O gece. "sahtedir" deyip ekledi: "Bize mahkeme karan filan gerekmez!" Şaşırma sırası Sarı Avni'deydi. Akile Dilek Alev'di. Behçet Cantürk ile Hidayet Kaşan evli gözüküyordu. "Bu gariplik yok da" dedi. Osmanbey semtindeki Koket mağazasında Çalışmaya başlamıştı. Hilton Oteli'nde. Üç gün sonra sevkıyat yapılacaktı. Anormal bir durum yoktu. SSK'dan emekli babası vefat etmişti. Behçet Cantürk'le aynı evi paylaşmadan önce bir süre flört ettiler. "Behçet Bey. Sarı Avni cüzdanı aldı. Gerçekten de avukatının soyadı. 20 Mart 1979 tarihinde nüfus müdürlüğünden evli olduğuna dair evrak aldığını okudu. Sarı Avni'ye uzattı. yeni yardımcısını tanıştırdı.5 yıl moda ve kadın giyimi üzerine dersler almıştı. İstanbulluydu. Cebinden evlenme cüzdanını çıkarıp. Behçet Cantürk. avukatının soyadını espri konusu yapmıştı. Sayfaların birinde. Ancak. asık suratlı Behçet Cantürk'e sık sık kahkahalar attırıyordu.. Behçet Cantürk. İLK AŞK Ve Behçet Cantürk. arkadaşı aracığıyla tanıştığı yirmi yaşındaki. Genç yaşta.

yani ordunun yönetime el koyacağını. Behçet Cantürk'e 45 milyon lira (957 bin 446 dolar) ulaştırdı. Mallar açık denizdeki gemiye. Paul'ü 1972 yılında İzmir'de bir arkadaşı aracılığıyla tanıdı. Paul. Vincenzo.Bodrum arasındaki açık denizde yapmışlardı. Behçet Cantürk. Ancak Paul'e. ordunun üst kademesinde bulunan "orgeneral" arkadaşı.Rosario Spatola kardeşler. Bu kez aksilik çıkmış. Waridel ailesi. İtalya'da 3 kilo eroinle yakalandı. Marmara sahillerinde oluyordu. Burada.Üçüncü sevkıyatta problemler çıkmıştı. Hakkında polise ihbarlar gidiyordu. "Birşeyler" olacağını anladı. Annesi ev hanı mıydı. malı Sarı Avni'nin gemisine yükleyememişlerdi. bu kez zahmetli olmuştu. tarihi eserlere meraklıydı. (l milyon 702 bin 127 dolar). Almanca. yasadışı yollardan sanat yapıtlarını ve arkeolojik eserleri Yunanistan dışına çıkarmaktan 13 ay hapse mahkûm olmuştu. Net kârı. küçük motorla götürülmüştü. bazmorfinin kilosunu 400 bin liraya (8 bin 510 dolar) anlaşmışlardı. 1963 yılında Türkiye'den ayrılmışlardı. sahte para basıp piyasaya sürmenin. İtalyanca. sevkıyatı Antalya. 80 milyon liraydı. Kırık dökük heykellerin. alıp satıyordu. 10 milyonunu da DDKD örgütüne verdi. Babası. Paul Waridel. Sarı Avni daha önce de 35 milyon lira kaparo vermişti. Cic-cio La . 25 milyon liraydı. tarihi eser kaçakçılığını öğrenmedi. Sarı Avni'nin kulağına fısıldamıştı! Sarı Avni İsviçre'ye yerleşti. Türkçe'den başka dil bilmeyen Sarı Avni'ye. İngilizce ve Türkçe bilen arkadaşı Paul yardımcı oluyordu. Babasından miras mıdır bilinmez. 80 milyonun. Nunzio La Mattina. Böylece Behçet Cantürk'ün eline geçen toplam para. 45'ini malın sahibi İranlı Zigari'ye. Bir diğer iddiaya göre ise. Ağustos 1977 ile Ağustos 1979 yıllarını cezaevinde geçirdi.. Ancak vazgeçmemişler. "birşeyler" olacağını. kiremitten testilerin kaç para ettiğini henüz bilmiyordu! Sarı Avni.. Daha önceki sevkıyatlar. (531 bin 914 dolar). Sarı Avni. damadı Korkmaz Göldağı aracılığıyla. 6 dil bilen Paul Eduard Waridel kimdi? 7 Şubat 1941 yılında İstanbul'da doğmuştu.. o yıllarda "çiçeği burnunda" bir kaçakçıydı. İstanbul teslimi. İspanyolca. Paul'den. Rumca. kaçakçılık dünyasında çok popüler olmuştu.. silah kaçakçılığının ve uyuşturucu ticaretinin yollarını anlattı. PAUL EDUARD WARİDEL Sarı Avni. 1969 yılında. Sarı Avni. Sarı Avni. köylüden topladığı sebze ve meyveyi Avrupa'ya satıyordu. İş.

Sicilya mafyasının önde gelen isimlerini tanıdı. Artık iki eşi vardı. perçinlendi. en pahalı lokantalara gitmek. Çünkü yabancıydı. darbenin ikinci haftasında Hilton Ote-li'nden ayrıldı. Sarı Avni'nin adamları karşıladı... Kasların ve silahların geçerli olduğu devir gerilerde kalmıştı. Avni'nin bulunduğu odada özel bir kapı vardı. Behçet Cantürk. 11 milyon dolar alacağı vardı! Paul Waridel. Israrla İsviçre'ye gelmesini rica etti. Nunzio La Mattina'dan. adı "Altın Halkalı Adam"a çıktı!.. Zaman. Apartmanın ikinci katına çıktık.. Çünkü Avni dansözlü eğlenceleri çok seviyordu. Kendisi ile sekreterinin bulunduğu daireye ayrı kapıdan giriliyordu. Henüz yeni aldığı villasına (Alto Lanostrasse No: 140 8700 Kusnacht Zürih) taşınmamıştı. gösterişli arabalara binmek ve moda merkezlerinden giyinmekti. "Birgün beni Zürih'teki yazıhanesine götürdü. kan dökülmemesi için iki dostu arasında arabuluculuk yaptı. Behçet Cantürk. La Mattina borcunu ödemeyi kabul etti. teklifi kabul etti.Nigro gibi." Behçet Cantürk. Yazıhanesi. aileden biri değildi. Sevgilisi Akile Dilek Alev ile birlikte oturmak için Suadiye'de bir daire kiraladı. İsviçre'de "görgüsünü" artırdı. Sarı Avni ile Paul Waridel'in dostlukları. Saygın biri olmanın koşulları. diğeri İstanbul'da. Sarı Avni'nin "bazmorfin ticareti" nedeniyle. Telefonla Behçet Cantürk'ü kaldığı Hilton Oteli'nde buldu. Odasına geçip oturduk. Ancak biraz zaman istedi. Bu gittiğimiz yerler genelde dansözlü gazinolardı. Sarı Avni. Çok lüks döşenmişti. "Biz seni havaalanında karşılarız" deyince. Artık öğrenmişti: Geleneksel "Baba" kültürü sona eriyordu. bu nedenle çekiniyordu. ayağından başladı: O yıllarda. hiç Avrupa'ya gitmemişti.. BEHÇET CANTÜRK İSVİÇRE'DE Sarı Avni İsviçre'ye gidince. Duvarlar bej renkli. beynini ve zekâsını kullananların lehine işliyordu. Devir imaj devriydi. Türkiye'deki iş ortağım unutmadı. İçlerine ilk kez bir yabancı kadın giriyordu. Behçet Cantürk. . burada yanyana iki daire vardı. Bu kapı ile yan daireye geçiliyordu.. ASKERLER ÜLKE YÖNETİMİNDE 1980 yılının 12 Eylül'ünde askeri darbe gerçekleşti. Beni hergün değişik eğlence yerlerine götürdü. Cezaevinden çıktıktan sonra da bunlarla dostluklarını sürdürdü. lüks otellerde kalmak. Biri Lice'de. eskiden kalma taş bir binanın içindeydi. İtalyan ayakkabılarının üzerine mutlaka bir altın koydurması nedeniyle. İsviçre günlerini şöyle anlatıyor: "Zürih'te beni. Behçet Cantürk de yeni yaşam tarzına ayak uydurmaya. İstanbullu sarışın kadını önce pek kabullenmediler. Avni de benimle aynı otelde kalıyordu. Dil bilmiyordu. Schwizerhof adlı bir otele yerleştirdiler.. Cantürkler. Bu olay nedeniyle. ipek tüylü kâğıtlarla kaplıydı.

şirketi de Sarı Avni'nindi! Çayelili. Legal bir iş de bulmuştu: Oto alım satımı yapıyordu! Bir süre bekleyip.G. Dönüşte Behçet Cantürk'ü Zürih'e. o iş kolay. Sarı Avni'nin çevresini yakından tanıma olanağını buldu. Bir çaresine bakarız. bir milyon dolar yatırarak. Dask ve Bamburi adlı gemiler Panama bandıralıydı. Sarı Avni. Behçet Cantürk. parası İsviçre bankasına dolar olarak yatırılacaktı! Behçet Cantürk. Ancak bu kez canını. Çok iyi Türkçe konuşan. sonradan öğrendi. İlk gittiği dönemdeki çekingenliği yoktu. vize işlemleri ve havaalanındaki kontroller sıkıyordu. İsviçre'ye gelirken havaalanında çok zorluk çıkarıyorlar. Gerisi kolay oldu. sarışın adam. İsviçre'yi tanımıştı. 100 kilo bazmorfine ihtiyaç vardı. Behçet Cantürk'ün İsviçre'ye rahat girmesi için yapılacak ilk iş. Beklemesi fazla uzun sürmedi.Behçet Cantürk. Gemideki güzel kızlarla birlikte üç gün Akdeniz'in güzel koylarını gezdiler. işin pratik yönünü bulmuşlardı: Behçet Cantürk malı gönderecek. Sarı Avni. Sarı Avni'nin. Sarı Avni'nin yazıhanesinde buluştular. Sarı Avni ile Sicilyalıların ilişkisinde kilit rolü oynuyordu. ikinci İsviçre seyahatinde. hal. Paul Wa-ridel özel otosuyla getirdi. İsviçre'de ithalatihracat işleriyle meşgul bir Türk işadamıydı artık! Hesabın açılmasının tek nedeni. "Behçet Cantürk" adına bir bankada hesap açtırmaktı. iş konuşmaya başladılar. mal karşılığı Sicilyalılar'dan dolar alıyordu. "Seni Zürih'te iş yapan bir işadamı olarak gösterecek belgeleri en kısa sürede hazırlarız" sözünü verdi. Çaylar içilip. Asıl benim senden bir ricam olacak. Şunun bir çaresi yok mu?" diye sordu. yeni aldığı gemiyi göstermek için kendilerini davet ettiğinde yakından tanıdı. Bol bol sohbet ettiler. Sarı Avni de.. İngilizce bildiği için Sarı Avni'nin. Behçet Cantürk. uzun boylu. Bu nedenle. Yeni gelen yılla. Ocak ayı sonlarında Sarı Avni'den telefon geldi. fazla dikkat çekmemek için Hilton Oteli'nden ayrılıp. eski işlerine geri döndü. Sunny Beach. Zürih'te. Behçet Cantürk. bu dördüncü gemisini eski turizm bakanlarından Erol Yılmaz Akçal'dan(7) almıştı. PQ 88533 nolu hesabı açtırdı. Tüm kaçakçılar gibi onlar da. Bunu Türk ikasına çevirip Behçet Cantürk'e ulaştırmak çok zahmetli ve riskliydi. ikinci eşi ile birlikte yaşamaya başladı. Dört geminin bağlı olduğu Oden Shiping A. Behçet Cantürk.hatır sorulduktan sonra. yarım milyon insanın gözaltına alındığı o günlerde. Norsum. "Askerlerin bizim işe bir zararları yok. gelişmeleri izlemeyi tercih etti. Behçet Cantürk'ü Zürih'e çağırıyordu. İsviçre vatandaşı olan bu kişinin adının Paul Waridel olduğunu. döviz işlerine bakan ortağı Yaşar Kısacık ile birlikte Zürih İsviçre Bank'a (Zürih SBS) gidip.. . Paul'ü. Behçet Cantürk'ün İsviçre'ye rahat gelmesi değildi. tütün eksperi Sarı Avni'nin İsviçre'de iki şirketi daha vardı: Orexim ve Viaggi Sultan. Sarı Avni'ye.

O gün akşam eve .Behçet Cantürk kaldığı Schweizerhof Oteli'ne döndüğünde. Bir hafta sonra 100 kilo bazmorfin Ağa Koç'a teslim edildi. satışı askıya alıp. amcamın çocuğu Halis Cantürk'ü ve hem akrabamız hem de ortağımız Mehmet Han Kozat'ı.. Benden yardım istiyordu. Gelişmeler hakkında bilgi sahibi olmak istiyordu. geriye kalan 40 milyonu da otelin tapu ve devir teslim işlemleri bittikten sonra ödeyeceğimi söyledim. Sarı Avni'nin adamlarıyla buluşmaları için İzmir'e gönderdim. Kilosunu 600 bin liraya anlaştı.. ucuza bir otel aldığını düşünürken. "Nizamettin'i. Birkaç gün sonra Sarı Avni'nin adamı Ağa Koç ziyaretine geldi. Oteli satın alacağını öğrenen Görpe'nin akrabaları. lobide bir tanıdığı ile karşılaştı: Emin Görpe. Türkiye'ye döndüm. halen firari olduğunu söyledi. Emin Görpe'nin adamı olduğunu söyleyen Abdulaziz Haluk Dericioğlu isimli kişi ile birlikte Topkapı Oteli'ne gittik. İsviçre'ye Emin Görpe'ye telefon açarak. "Sarı Avni İsviçre'den telefonla beni arayarak. oteli beğendiğimi. satın almak istediğimi söyledim. TOPKAPI OTELİ "Döviz kaçakçısı olarak tanıdığım. malın yakalanması sonucu adımın ortaya çıkacağını düşünerek. Yakında Türkiye'ye döneceğimi. malları yakında teslim edeceğini söyledi. İstanbul Bü-yükada açıklarında malın yüklenmesinin gerçekleştirilemediği-ni söyledi. Sevkıyat İzmir'de yapılacaktı." Behçet Cantürk. Uygun gördü. beğendim. SY) verdim. Behçet Cantürk. Bazmorfinin kilosunu 300 bin ikadan (3 bin 61 dolar) anlaştılar. Çok sevindi. Ancak malların sevkıyatında sorun çıkmıştı. Anlaşmamızda bu husus olmamasına rağmen. devir işlemlerini durdurmuşlardı. 100 milyon lira (1981 yılında l dolar 98 TL olmuştu. Parasal yönden de çok sıkıntıda bulunduğunu anladım. gelişmeler moralini bozdu. Satın almaya karar verdim. SEVKIYATTA SORUN ÇIKIYOR Sarı Avni'nin istediği malları nasıl bulup. 100 kilo bazmorfinin temini için İstanbul'a çağırdığı Hacı Reşit Zigari ile Hilton Oteli'nde buluştular. İsviçre'de ne yaptığını sordum.. Hissesine. Topkapı Oteli canım sıkmıştı. İstanbul.. Adamı Abdullah'a 60 milyon tutarında döviz verdim. Oteli gezdim. Türkiye'de polis tarafından arandığını. eğer beğenirsem oteli satın alabileceğimi söyledim. Peşinat olarak 60 milyon verebileceğimi. göndereceğini düşünmeye başladı. Aksaray'da Topkapı Oteli'nin ortaklarındandı. yardım etmeye karar verdim. Gaziantepli Emin Görpe' ye. İsviçre'ye kaçak olarak geldiğini. Bana satabileceğini söyledi.

eşim Dilek'e İzmir'e gitmem gerektiğini. Efes Oteli'nde kalan Mehmet. Gece geç saatlerde eşimin yanına. Ertesi gün İzmir'e gidip. Mehmet Han Kozat. Henüz Sarı Avni'nin gemisi gelmemişti. "Beklememiz sürüyordu. "Birgün sonra eşimi otelde bırakarak. mesleği öğrendiler. Gece 21. Şah döneminde uyuşturucu ticareti yasaktı. Şah'ın bu uygulamasını devam ettirdiler. yatla gemiye yaklaştık. gemisine yapacaktık.00 sularında. İran'daki gelişmelerden sonra. Uyuşturucu kullanmanın. kimse yönetimin tamamen mollaların eline geçeceğini tahmin etmiyordu. Etap Oteli'ne yerleştik. Özyıldızların Kocmar mezrasında. sabah 08. Lice'de arka arkaya laboraru-varlar kurulmaya başlandı. İsviçre'deki bankasına yattı!. İran'ın "eroin laboratuvarları" Türkiye'ye taşındı. Sasur gibi dünyaca ünlü "eroin laboratuvarları" tek tek kapandı. Ne şekilde yükleme yapılacağını ve önlem alınacağını planladık. İRAN'DAN HEDİYE: EROİN 14 Ocak 1979 tarihinde. Halis Cantürk ve Tahsin Bekir Saçaklı. Birlikte.. Mollalar.22. Tahsin. otele döndüm. Cantürklerin Nergiz mezrası ve Hani ilçesinin Feritbey Köyü'nde laboratuvarları vardı! . Daha sonra ben eşimi otele bırakınca. Sevişlerin Diyarbakır Merkez Köy'de. Halis ve Tahsin ile birlikte Ağa Koç i}e Nizamettin'in yanına gittik. otele gelerek beni buldular. Ancak Humeyni yönetimi.00'de yeni aldığım Mercedes'le yola çıktık. Kordon üzerindeki Mangal lokantasına gittik.00." Behçet Cantürk'ün bu sevkıyattan alacağı para. Ayteklerin Şemo mezrasında. solcuların "stratejik" hatalarından yararlanıp iktidara el koyuyordu. Zengoların Engül mezrasında. açıkta bekliyordu. Nizamettin'le birlikte fırsat beklediklerini söyledi. Bekleyecektik. Sevkıyatı akşam. ancak eşim ve Tahsin'in babası masada olduğu için iş konuşmadık. bu nedenle Ağa Koç'un başında olduğu bir ekibin. Hoy. Üstelik eroin daha fazla para kazandırıyordu. zaman doldurduk. dördümüz bir araya gelip sevkıyat hakkında detaylı konuştuk. Tahsin ve babası önceden gelmişlerdi. Kısa zamanda eroin imalatında da söz sahibi oldular. Durumu tartıştık. Ancak cezaları çok daha ağır-laştırdılar. Yine buluşup Seferihisar'a gittik. Gelişmeleri izlemek için Bursa'da bir gece kaldık. Mehmet Han Kozat ile Halis Cantürk. Yemeğimizi yedik. Şah Rıza Pehlevi İran'ı terk ederken. Gemi gelmişti. Rızaiye. "Akşam yemeği için Sarı Avni'nin adamı Tahsin Bekir Saçaklı beni ve Dilek'i yemeğe davet etti. malı Seferihisar açıklarında gemiye vereceklerini.gittiğimde. satmanın. isterse kendisini de götüreceğimi söyledim. taşımanın cezası idamdı(9) İran'da bulunan Tebriz. Sarı Av-ni'nin yatından. en iyi kimyagerleri "transfer" edip. 100 kilo bazmorfini bizzat ellerimizle gemiye yükledik. Nakliyatçılıkta ustalaşan Liceliler. Yatta yedik içtik.

4 Haziran 1981 tarihinde İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü. Ayrıca kendisi çok gevezeydi. "Behçet Cantürk ve akrabalarının uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı konusunda duyumlar alındığını" bildiriyordu. Liceli Bahri'nin oğlu. "Kıbrıs'a. yatak. her biri 5 kilo olmak üzere. eroine dönüştürdü. eroinin imalatından bir ay sonra gönderdi: "Kıbrıs pazarının hakimi Liceli Özyıldız-lar'di. Kilosunu 500 bin liraya mal ettiğimiz eroinleri 2 milyon ikadan Mehmet Gözen'e veriyorduk..yorgan içine. '80'li yıllarda uyuşturucu trafiğinde patlama yaşadı. 090681 "Şifre Yıldırım Telsizi" ile 6 ilin valiliğine. Tedirgin olduk. yeraltı ticaretinin en önemli gelir kapısının tekrar uyuşturucu olmasına neden oldu. Mehmet Gözen. Cantürklere rakip olup." Behçet Cantürk. 5 kiloluk ilk partiyi. Başarısız sayılmazdı. 1981 yılının Mayıs ayında. Kıbrıs'ta geniş bir çevre yapmıştı. Licelilerden aldığı eroinleri İngiltere'ye gönderiyordu. KIBRIS VE SURİYE Ne Sarı Avni sadece Behçet Cantürk'le çalışıyordu. Behçet Cantürk de İranlı Zigari'den. Sağda solda yaptığımız işleri anlatıyordu. Licelilerin bir bölümü Kıbrıs piyasasını öğrenmişlerdi. SURİYE PAZARI Cantürkler bu telsiz bilgisinden habersiz bir başka pazar kapısını açmak için çaba sarfediyorlardı: Suriye.. Zigari'den alınan 50 kilo baz-morfini. Ağabeyim Nizamettin'i ilişkiler kurması için Kıbrıs'a gönderdik. Ancak bir ilişki kuramamıştık. diğer Licelilerle de işbirliği yaptığı için kendisini devreden çıkardık. . 42 kilo eroin elde ettiler. Bilinen çok para kazandığı. Kıbrıs'a ilk partiyi. silah kaçakçılığını önlemeye yönelik tedbirleri artırması.. Türkiye. "hocası" İzzet Gündüz Sarıyar'dan. toplam 15 kilodan oluşan üç sevkıyat yaptık. Alman malı Ford Taunus marka otomobiliyle Mersin'e götürdü. bir tek Sarı Avni ile iş yapıyordu. Ancak Mehmet Gözen. uyuşturucu ticaretini devlet politikası gereği mi.. sadece Sarı Avni'ye gönderilmek üzere bazmorfin almıyordu. Hemşehrimiz Mehmet Gözen. portakal kutularına veya hediyelik eşyalar arasına koyup feribotla Kıbrıs'a gönderdi.İran'daki gelişmeler ve Türkiye'deki askeri yönetimin.. Bu nedenle gönderdiği eroinlerin parasını bizim adamımız Hüsnü Güler gidip alıyordu. daha düşük fiyata Sarı Avni'ye bazmorfin satıyordu. çalışmamaya karar verdik. Kendisinin Kıbrıs'a girişi. Ne de Behçet Cantürk. Behçet Cantürk. Kıbrıs'ta devletin ileri gelenlerinden birinin oğlu. Aynı günlerde. Örneğin. Mersin'de malı.. adı 400 milyonluk bir kaçakçılık olayına karıştığı için yasaklanmıştı. Kıbrıs'a ilk parti eroini 1981 yılı Haziran ayında göndermişti. "Taş" gibi sağlam olan bu genç adam. yoksa ailesini zengin etmek için mi yapıyordu? Bilinmiyor. "kimyagerliği" öğrenen Abdülcebbar Doğru. okur yazar olmamasına rağmen.

. Suriye'ye ilk gönderilen eroin 20 kiloydu. Ermeni örgütü ASALA ile ilişkileri vardı. İddiaya göre. Bir diğer iddiaya göre ise. * 10 Eylül 198l'de 889 bin 119 dolar yatırmış. Onlar. İstanbullu Akile Dilek Alev. havaalanında hiçbir zorlukla karşılaşmadı. * 14 Eylül 1981'de 250 bin dolar yatırmış. milyarder işadamı" Behçet Cantürk. Bankaları ile ünlü İsviçre. Zürih İsviçre Bank (Zürih SBS) P. ülkesinin kapılarını sonuna kadar açıyordu. Hava karardıktan sonra katır sırtında sınır geçiliyordu. Ancak Kıbrıs'a gönderilenden ucuzdu: Kilosu 1. 1981 yılındaki en büyük bir başka kazancı. yani aynı gün bu kez 750 bin dolar çekmiş. 30 milyonluk bu partiden. (1981 yılında l dolar 132 TL) ..Q. Kuşkusuz Suriye istihbarat örgütü Muhaberat'ın bu ticaretten haberi vardı. Eroin. Behçet Cantürk de iyi müşteri sayılırdı. Muhaberat içinde Behçet Cantürk'ün Ermeni akrabaları da vardı. ne iş yaparsa yapsın. yeni doğan kızına Neval ismini koydu.Suriye'de uyuşturucu piyasası Ermenilerden soruluyordu. * 25 Eylül 1981'de 150 bin dolar çekmiş. * 6 Ekim 1981 'de 35 bin dolar çekmişti. Behçet Cantürk. mesleği ne olursa olsun. Cantürklere bir kız evlat vermişti. Mal. Kamışlı'da teslim ediliyor ve parası alınıyordu. bu örgüt sayesinde Suriye kapısını açabilmişti. Behçet Cantürk. Lice'deki kızı Hazal'la kafiyeli olsun diye. "İthalat ve ihracat işleriyle meşgul. 88533 nolu hesabı oldukça hareketliydi: * 8 Eylül 1981'de 200 bin dolar çekmiş. kızı Neval oldu..5 milyondu. Behçet Cantürk'ün akrabalarının. Neval Cantürk'ün doğumu. Lice'den karayolu ile Nusaybin'e getiriliyordu. bankalarına para yatıran her kişiye. Lice ile İstanbul arasındaki buzlan eritti. yeğenlerinin Suriye piyasasına girmesinde aracı olmuşlardı. * 8 Eylül 1981 'de. DOLARLARIN OLUŞTURDUĞU KÜMELER Behçet Cantürk 1982 yılının Mart ayında yine İsviçre'ye gitti. Behçet Cantürk'ün net kazancı 20 milyondu! Behçet Cantürk'ün..

Behçet Cantürk'e. Albay Ali İhsan Cesur da vardı. ortağına veda edip ayrıldı. "Dönünce kolayına bakarız" diyen Behçet Cantürk. Sarı Avni'ye aynı şekilde 3 milyon dolar daha gönderdi. paralardan oluşan bu yığın karşısındaki şaşkınlığını anlatıyordu. 11 milyon dolarlık borcunun taksitlerini ödemeye başlamıştı. Türkiye'de bulunan ortağı AP eski milletvekili İsmet Hilmi Balcı ile görüşürse. Sicilyalı Nunzio La Mattina. Sarı Avni'nin gemilerinde çalışıyordu. İnanır mısın. Albay'ın oğlu Meriç Cesur. Emin Görpe..500. faizi ile birlikte 100 milyon lirasını istedi. adamı Carlo (Antonino) Rotolo ile Sarı Avni'ye göndermişti. Ağzının sıkılığı ile bilinen Sarı Avni çok güvendiği ortağı Behçet Cantürk'e. Behçet Cantürk. eski milletvekili İsmet Hilmi Balcı'yı bulmak oldu. bavullara doldurmuş ve. Sarı Avni'yi bürosunda oldukça keyifli buldu. Türkiye'ye dönünce ilk işi. parasını faizi ile birlikte alacağını söyledi. Zürih kentim tanımıştı. sevinç sarhoşluğu ile anlatmaya başladı: "Küme küme dizdik. Bu parayı da Hotel Alexander'ın park yerinde Carlo Rotolo'dan. duvarın kenarına küme küme dizmişlerdi. kaç kilo bulabilirse o kadar bazmorfin göndermesini" istiyordu. Roberto Vito Palaz-zolo adlı bir Sicilyalı'nın bürosunda teslim almıştı. Behçet Cantürk'ün. Sarı Avni ve adamları yazıhanede. Safi Avni. "400." La Mattina. bir sevkıyat sırasında cemse içinde görülen. Geriye kalan para ise çek ile ödenecekti. Verdiği 60 milyonu faizi ile birlikte geri istedi. Sarı Avni'nin neşesi. Eski milletvekili Balcı.10-20. borcunun ilk taksidi olan 5 milyon doları. Albay Ali İhsan Cesur ile Sarı Avni'nin birlikteliği. yine Paul Waridel teslim aldı. oteli akrabalarının sattırmadığını. kalan taksitlerden 2 milyon dolar iki ay sonra verilecekti. Sarı Avni'nin yanında. paraları saymak için bavullardan çıkarıp. akraba yakınlığından çıkıp iş ilişkisine dönmüştü. Hilton Oteli'nde buluştular. Behçet Cantürk'ün verdiği 60 milyon lira ile "hah ihraç" etmişlerdi. . Emin Görpe ile konuştuklarını anlatarak. Sarı Avni'nin işleri iyiydi! Behçet Cantürk'ten. Parayı Sarı Avni'nin adamı Paul Waridel. 5. kendisinin bir suçu olmadığını belirtti. Behçet Cantürk'ün Zürih ziyaretinin iki önemli amacı vardı. İsviçre'de bulunduğu 15 günlük dönemde La Mattina.. Topkapı Oteli'nin sahiplerinden Emin Görpe'yi Zürih'te buldu.Böyle bir müşteriye İsviçre'de kapı açılırdı!. ortak olması halinde çok para kazanacağım söyledi. İyi de para kazanmışlardı.. "halı ihracaatı" işinde çok para olduğunu. paraların boyu şu duvarın yansına kadar geliyordu.100'lük dolardan desteler yapıp. Behçet Cantürk'ün İsviçre'de yapacağı bir tek işi kalmıştı. Albay'ın. kendisine misafirliğe gelmesinden dolayı değildi. Anlaşmalarına göre. Önce Sarı Avni'ye uğraması gerekiyordu.

Çünkü Avni. devletten vergi iadesi alıyordu! Behçet Cantürk işi anladı. ve RE-MAN A. İranlılar artık Türkiye'den fazla ayrılmıyorlardı. Zürih'te bulunan bu iki şirket. Bu nedenle İranlı Zi-gari'nin istediği kilo başına 500 bin lirayı kabul ettim. İsviçre'de bana. YÜZLERCE KİLO BAZMORFİN "Sarı Avni'nin istediği malları bulabilmek için İranlı Hacı Reşit Zigari'yi her zaman kaldığı Çınar Oteli'nden aradım. "1982 yılının Temmuz ayıydı.Ş. Kararımı sonra bildireceğimi belirtip Çınar Oteli'nden ayrıldım(9) "Sarı Avni'nin İstanbul'daki adamı Ağa Koç'un. Sarı Avni'nin adamları aldıkları 300 kilo bazmorfini İstanbul'un Adalar mevkiinde bekleyen gemiye küçük bir motorla götürüp yüklemişlerdi. bulduğu zaman beni telefonla arattıracağını söyledi. Oradan Avni'nin gemisine yüklendi. Zigari'ye.Eski milletvekilinin ağzı iyi laf yapıyordu. 625 bin dolar) kazandı. Sarı Avni'nin yanıtını beklemeden hemen anlaştım. Yapılan iş. Anlaştık. kilosuna 400 bin lira istiyorlardı. ellerinde ne kadar bazmorfin varsa alabileceğimi söyledim. malı teslim alacak kişi ile adamının nasıl buluşacağını sordu. Elazığlı Mehmet Süleyman'ı Hilton Oteli'ne çağırdım. Yanında yardımcısı İranlı Seli de vardı. Behçet Cantürk toplam 170 milyon lira (1983'te l dolar 272 liraydı. Hilton'dan telefonla. İranlı Seli ile Hilton Oteli'nde buluşturdum. Tıpkı diğer partilerde olduğu gibi mal yine Dra-gos'ta teslim edildi. Aldığım . iki sefer büyük partiler halinde bazmorfin işi yaptıktan sonra. Kilosunu yine 900 bin liradan anlaştık. fiyat artırmalarına neden olmuştu. Van'ı arayıp Mehmet Sıddık Bayram'a sordum. İkisi arabaya binip. Sohbet sırasında. 300 kilo bazmorfin temin ettiğimi. Yoktu. İstanbul teslimi. kilosuna 500 bin lira istiyordu.(8) İsviçre'de de iki şirketleri vardı. kilosunu 900 bin ikadan verebileceğimi söyledim. İstanbul teslimi. Hemen İranlı Zigari'yi aradım. Gittim. Çok istekli oluşum. "300 tane" bazmorfinleri olduğunu söylediler. Elazığlı Mehmet Süleyman'ı. Zigari telefonla beni arayarak. Çınar Oteli'nde olduğunu belirtti. bu işi bırakacağını söylemişti. "Aradan 10 gün geçti. yanına gelip bir kahve içmek istediğimi söyledim. hayali ihracattı. RAM ve REMAN ihracaatçı iki firma olduğu için. O da kendisini arayacağını. "Sonradan öğrendiğime göre. İranlı Zigari. teslimat Dragos'ta olmuştu. daha önce istemiş olduğum 400 kilo baz morfini yakında teslim edebileceğini söyledi. Ortak oldu. telefonla arayarak. ölmeden(10) önce tanıştırdığı. malın teslim edileceği yeri görmeye gittiler.Ş. Para konusunda sorunumuz yoktu. Bir yıllık ortaklığı boyunca. Gittim. Sohbet sırasında. Tekliflerini kabul ettiğimi bildirdim. Aradan bir hafta geçti. İranlı Zigari ile görüşmek için Çınar Oteli aradım. sanki yabancı bir şirketmiş gibi. "Durumu Sarı Avni'ye ilettim. Ankara'daki iki şirketten halı alıyordu. 300 kilo anlamına gelen. Bu kez. sohbet ettik. Ne yaptıklarını anlattı: Ankara'da iki şirketleri vardı: RAM Dış Ticaret A.

kendisine "dayı" diye hitap ediyordu. Kürtlerin Ermeni-ler'e. Ancak Kapalıçarşı. ben de bir milyon istedim. Yeğenini." (1982'de dolar 185 lira. Hepsinin.) İranlı Hacı Reşit Zigari'ye para hemen teslim edilmiyordu. kaçak altın işine de hisseli olarak girmek istedi. Bedros Demirciyan Kürtleri sevmiyordu. paranın yattığını öğrendikten sonra İranlı Zigari'ye ödeme yapıyordu. Behçet Cantürk'ün annesinin amca çocuğuydu. Bunlar arasında Behçet Cantürk'ün hemşehrileri de vardı. 1979 yılında İstanbul'a geldiğinde tanıdı. anlatmaya başladı. Birkaç hafta beklememiz gerekiyordu.toplam 360 milyon Uranın 210 milyonunu İranlı Zigari'ye verdim. ALTIN TOTO Bedros Demirciyan. Aradan birkaç gün geçti. Behçet Cantürk. Ellerinde hazır mal yoktu. bu nedenle akrabam Asiye ile evli. Behçet Cantürk. Sonunda Zigari'den yanıt geldi. Bir hafta müsaade istedim. Sarı Avni bazmorfinleri Sicilyalılar'a sattıktan sonra aldığı paradan Behçet Cantürk'ün hissesine düşeni Yaşar Kısacık aracılığıyla Behçet Cantürk'ün hesabına yatırıyordu. Türkler'den daha çok zulmettiğine ve katlettiğine inanıyordu. Laz Ahmet. Behcet Cantürk. Behçet Cantürk. "Benim gözüm Laz Ahmet'i tutmamıştı. Bu işlerin eskisi gibi kolay olmadığını. İki işyerine de kızı Sibel'in adını koymuştu. 1982 yılının son sevkıyatını da şöyle anlatıyor: "Kasım ayıydı. Kapalıçarşı'da kuyumculuk yapıyordu. Bu arada Laz Ahmet sık sık yanıma gelip. İranlı Zigari ile konuştum. anneannesi İncik Demirciyan'dan almıştı. Diyarbakır buğday pazarında terzilik yaparken. İranlılar kilosuna 500 bin. İstanbul'da kuyumculuk yapıyordu. malı ne zaman teslim edeceğimizi soruyordu. 1980 yılında Behçet Cantürk'ü "toy sanıp" dolandırmaya kalkmıştı. İstanbul Tekel'de memurluk yapan Burhan Beskisiz'i. Bu arada yurtdışından da kaçak külçe altın getirip satıyordu. malın sağlam teslim edilmesi için görevlendirdim. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk. Korktuğum olmadı. Sarı Avni telefonla beni arayarak. 10 milyon lira verdi. Behçet Cantürk 1982 yılı içerisinde Suriye'ye de dört sevkıyatta toplam 45 kilo eroin göndermişti. Sözünün sonunda benden 250 kilo bazmorfin rica etti. Hemşehrisi Bülent Caner kabul etti. Sevkıyat yapıldı. Liceli Bülent Caner. Ancak Behçet Cantürk'ü sevmişti. Biz de paramızı aldık. Mallar hazırdı. biraz beklemesi gerektiğini belirttim. Sarı Avni ile çok dost olduklarını vs.. Adresini. Daha önceden tanıdığım Sarı Avni'nin adamı Elazığlı Mehmet Süleyman ile Laz Ahmet yanıma geldiler. İstanbul'da birçok Ermeni ile tanıştırdı." Bu arada. yanıma Laz Ahmet adında bir arkadaşını göndereceğini söyledi. Behçet Cantürk ile dostluğu vardı. Liceli Ermenilerin çoğu. 1965 yılında İstanbul'a göç etmişti. dayısı Bedros'u. İsviçre'den kaçak . Sevkıyat olacağı gün.. Kapalıçarşı girişinde Sibel Spor Mağazası ve Beyazıt Çarşı girişinde Sibel Büfesi'nin sahibiydi. Laz Ahmet kabul etti.

Behçet Cantürk'ün parası ve kârı ödenmedi. kân ile birlikte 15 milyon lira aldı. yükseldiği zaman satıyorlardı. Behçet Cantürk'ün sevinci uzun sürmedi. kendi kullandığı kırmızı spor Mercedesi ile tatile götürmüştü. Avusturya'nın Grossav. çocukları.. Askerliğini bitirdi.. Kapalıçarşı'yı tanıması ve altın piyasasından haberdar olması nedeniyle. belgeyi taşıyan.yeğen. kârdan yüzde 15. hamile olan Dilek doğum yaptı.. Jandarma eşliğinde askere gönderilirken firar etti. eroin kullandığı iddiasıyla gözaltına alınmıştı. Kapalıçarşı onu tanımıştı. altın fiyatları düştüğü zaman altın alıp. Günler geçti. dayı.. kârdan dayısına yüzde 10 veriyordu. Araya. "Behçet Cantürk koruması olmadan dışarıya adım atmıyor" anlamına gelmiyordu. 28 Aralık'ta yine yakalandı. Behçet Cantürk.5 kilo eroin nedeniyle. Aranmasından yaklaşık 7 ay sonra.. Sonuç alamayınca Bülent Caner'in çocuğunu kaçırmaya teşebbüs etti. her türlü gizli bilgiyi. Kapalıçarşı esnafı ile sadece döviz ilişkisi yoktu. Suç dosyası kabarıktı: 25 Ocak 1980 ve 14 Nisan 1981 tarihlerinde. Bu nedenle Bedros Demirciyan'ın yeğeni. Nezarethaneden çıkarken. 5 Haziran 1982 tarihinde.altınlar getirilip. amcaoğlu nedeniyle ifade vermesi için İstanbul Narkotik Şube'ye getirildi. kısa zamanda Behçet'in güvenini kazandı. Keyifli geçen tatilden sonra. Abdullah Cantürk'ün polisle başının derde girmesi ilk değildi. Bu arada Behçet Cantürk de.. uluslararası polis örgütü İnterpol tarafından aranmaya başlandı. Behçet'in korumasını üstlenmişlerdi. Örneğin. Ancak bu. Yine firar etti. 21 Aralık 1982 tarihinde yakayı Diyarbakır'da ele verdi. asker kaçağı olduğu ortaya çıktı. Behçet Cantürk. Üçüncü çocuğuna. dayısına çok güveniyordu. Amcasının çocuğu Abdullah Cantürk. Hazal ve Neval'i. Yaşar Demirel. 1980 yılında tanıştığı Mardinli Sait Koç'un "ithal ettiği" pırlanta işine hisse verip. Behçet Cantürk. ismi ablalarıyla uyumlu olsun diye. sadece şoför değil. İkinci kez yakalandığında. Arat Kundura'nın sahibi Ermeni Yaşar Arat girdi.20 pay alıyordu. Amcasının çocukları Halis ve Fettah Cantürk de. Sorgusu yapılan Behçet Cantürk salıverildi. gözaltında . Dayısı Bedros Demirciyan'ın. 17 Hazi-ran'da yakalandı. Bu kez başı İnterpol'le belaya girmişti. 1982 yılının yazında. "Zelal" adım verdi. Birkaç kez istedi. daha sonra İstanbul'a gelerek taksi şoförlüğü yapan Liceli Yaşar Demirel. satıldı.Lover şehrinde Urallar şirketine ait 34 RH 502 plakalı kamyonda yakalanan 13. gerektiği zaman Behçet Cantürk'ün fedailiğini yapan biriydi. Bir süre Hollanda'da çalışan. Ermeni Yaşar Demirel'i yanına şoför olarak aldı. Behçet Cantürk'ün bir kızı daha olmuştu. Kapalıçarşı'daki hemşehrileri ile ilişkisini hep iyi tutuyordu. Behçet Cantürk. Hidayet ile Dilek'i. iki eş. Çünkü İsviçre'den getirdiği dövizleri burada bozduruyordu.

.. Ferzande Cantürk. .. * İstanbul Bakırköy'de daire. 15 yaşında tetiğe basmasının. * Diyarbakır'da iki daire. Yeğenini kurtarmak için de 150 bin lira kefalet ödedi. Cantürk ailesi için hiç de iyi geçmiyordu. * Demir Oteli karşısında bulunan bir han. adam öldürmek iddiasıyla cezaevine girdi. eroin kaçakçılığı iddiasıyla Almanya'da tutuklandı. * İstanbul Erenköy'de daire. servet ve şöhret sahibi olmaktan geçiyordu. TEFECİLİK Toplum hızla dönüşüyor. * Ankara Karmen Otel inşaatı. Dayılarının damadı Ali Seviş.. Artık bireyin varolmasının salt nedeni. 1982 yılı.. * Ankara Sincan'da 14 dönüm arsa. eroin kaçakçılığından hüküm giydi. Yine aynı yıl.. Behçet Cantürk'ün. * Diyarbakır'da üç dükkân. Adam yaralamaktan hüküm giyen Yusuf Cantürk tahliye edilmişti. * Diyarbakır Cantürk İşhanı. * Diyarbakır'da iki katlı bina. 30 yaşında servet sahibi olmasının bir tek amacı vardı: Saygı kazanmak! Kısa zamanda büyük bir servet sahibi olmuştu: * Diyarbakır Demir Otel. ekonomik başarıydı! Saygın bir konum edinmenin tek yolu. en temel kolektif değerlerden bile uzaklaşılıyordu.. Tek sevindirici haber Diyarbakır Cezaevi'nden geldi.. * Diyarbakır'da 45 dönümlük arsa.bulunanlara cebindeki tüm paraları verdi. * Lice Kumluca Köyü'nde bağ arazisi. * Diyarbakır Cantürk Otel. damatları Halim Malkaç.

Cezasını çekip. 100 milyon lira nakit verip zaman istedi.Ş. * Mercedes 350 spor araba. büroda çaycı olarak çalışan 17 yaşındaki İlameddin Dakman ve bir yıl öncesine kadar Lice Nüfus Müdürlüğü'nde çalışırken. Hikmet Keçeli'nin. * Deniz motoru. Yusuf. Yalnız. el altından yüksek faizle ödünç para veriyordu.'nin sadece adı vardı. zor duruma düşenlere. Gümrük ve Tekel eski Bakanı Tuncay Mata-racı'nın "iş ortağı" olduğu için 18 aya mahkûm edilmişti. Behçet Cantürk kabul etti.. Hemen anlaştılar. Behçet Cantürk'ten istediği para çok değildi. Behçet Can-türk'den 170 milyon lira borç aldı. * Diyarbakır Nasnavar Köyü'nde tarla. Beh-çet Cantürk'le tanıştırıldı. bir aile şirketiydi. Karşılığında 225 milyon liralık senet verdi. tayini Ergani'ye çıkınca memurluğu bırakan Abdulkadir Takan adına da senet düzenliyordu. Ancak şirketinin acilen paraya ihtiyacı vardı.. şirketi satın almasını teklif ettiler. Borçlarını ödeyemediler. Yusuf Yaman.. "önce bir araştırma yapayım" dedi. Ömer Haşhaş borçlarını zamanında ödeyemedi. Cezaevi'nde tanıdığı Uğurcan Elmas'tan yardım istedi. Yaptığı hiçbir iş yoktu. Bitmedi Behçet Cantürk. * Yerli ve yabancı bankalarda para.* Diyarbakır Kavasınar Köyü'nde bağ arazisi. Behçet Cantürk'e.Semahat Cömert. 20 milyona. Ortakları Sedat. Behçet Cantürk.Ş. Yamsan A. Keçeli ailesi de zor duruma düşmüştü. Behçet Cantürk. Biri 55 milyon. Behçet Cantürk. şoförü Yaşar Demirel. Diyarbakırlı işadamı Doğan Cizrelioğlu'na verilen 60 milyon karşılığında alınan senetler ise aynı bankanın Taksim şubesine konuldu. Yamsan A. 10 milyon faiz verecekti. Sadece kredi için devlete başvuruda bulunulmuştu. Yani tefecilik yapıyordu! Herko İplik Fabrikası ile Maltepe İplik Fabrikası'nın sahibi ve şarkıcı Semiha Yankı'nın kocası Ömer Haşhaş. diğeri 45 milyon olmak üzere iki çek aldı..Dış Ticaret ve Sanayi A. Yamsan Besicilik İç.Ş'nin de ortakları arasında bulunduğu bir başka şirket daha . çıkmıştı. Senetlerin tamamı Behçet Cantürk adına yapılmıyordu. yeniden senet düzenlediler.Sefa Yaman ve Nusret Gerden'in acilen paraya ihtiyaçları vardı. Hikmet Keçeli'nin senetlerini İstanbul Yapı ve Kredi Bankası Mecidi-yeköy şubesindeki gizli kasasına koydu. Haşhaş'ın borcu 400 milyon liraya çıktı.

8 tonluk büyük gemisine ihtiyacı olduğunu.. bir milyon 200 bin liraya yine Hidayet Kaşan. 20 Nisan 1983 tarihinde şirketin hisseleri paylaştırıldı. Yamsan A. bir milyon 200 bin liraya Hidayet Kaşan. önce Yaman-lar'ın 34 L 7666 plakalı 280 S Mercedesi'ni. Bursa Boru ve Profil Sanayi A. Mehmet Han Kozat ve Akile Dilek Alev'in katılımıyla toplandı.Ş'yi servetine kattı. Aksoy. 8 milyon 400 bin liraya satın aldı. bir milyon 200 bin liraya Mehmet Han Kozat. İtalya'dan mallar geldi. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk. sutkostik-ler bir süre Erdal Aksoy'un gemisinde kaldı. Yönetim Kurulu 10 Mayıs 1983 tarihinde. Ali Alkan. Nizamettin.vardı: Bursa Boru ve Profil Anonim Şirketi. Yamsan ailesi bu şirketi yeraltı dünyasının ünlü ismi Abuzer Uğurlu'dan satın almıştı. malın değeri oldukça düşmüştü. Betaş Gemicilik A. Semahat Cömert'in B grubu 240 hissesini. Nusret Gerdan'ın B grubu 240 hissesini. bu işin nakliyesini Cansan adına aldı. kardeşleri. Seçim yapıldı. İlginçtir.Ş'nin diğer hisselerini ise ailenin diğer fertleri almıştı: Sefa Yaman'ın A grubu 720 hissesini. 3 milyon 600 bin liraya Nizamettin Cantürk. Behçet Cantürk. bir milyon 200 bin liraya Akile Dilek Alev satın alıyordu. . Ancak küçük gemi daha önce mazot taşıdığı için. iki karısını ve kendine en yakın bulduğu akrabasını şirkete ortak etmişti. İmza yetkisi sadece Behçet Cantürk'deydi. .Ş. Behçet Cantürk'ü asıl sevindiren ise şirketin Orhangazi'de. Behçet Cantürk bu şirketine de. aynı zamanda Sarıyer Kulübü'nün Başkanı Erdal Aksoy ile anlaştılar. 540 dönümlük bir yerinin olmasıydı. Behçet Cantürk.. Bursa Boru ve Profil A. Azet ve Sabit Cantürk ile eşleri. Malların taşınması için. Behçet Cantürk alacaklarına karşılık. malları buradan alıp küçük gemisine yükleyeceğini söyledi. İtalya'dan 3 bin 500 ton Sutkostik maddesi için izin almışlardı. Depo bulunamadığı için.Ş. Yusuf Yaman'ın Bursa Boru ve Profil Sanayi A. vekilliğine Mehmet Han Kozat ve üyeliğe Akile Dilek Alev getirildi.'nin sahibi. Sedat Cömert'in B grubu 240 hissesini. İstanbul'da sabun ve zeytinyağı fabrikaları bulunan Ali Alkan ve kardeşleri.Ş'nin A grubu bin 440 hissesini 7 mil-yon 200 bin liraya. Hidayet Kaşan ve Akile Dilek Alev'i ortak etmişti. Sefa Yaman'ın B grubu 240 hissesini. İdari Meclis Başkanlığına Behçet Cantürk. Behçet Cantürk aynı günlerde bir şirket daha satın aldı: Çamsan Kimya ve Tekstil Ürünleri A. daha sonra da Bursa Boru ve Profil Sanayi A.Ş'deki A grubu bin 680 hissesini de. ağabeyini. Cansan şirketinin ilk yaptığı iş başarısızlıkla sonuçlandı.Ş.

İlameddin Dakman ve Halis Cantürk adına da bankalara hesap açtırmıştı. yine İstanbul'daki Marshal Boya A. İstanbul Üğütücüler A. Behçet Cantürk'ün çeşitli bankalarda yer alan sırdaş hesapları vardı: * 25 Temmuz 1981. Vakıflar Bankası İstanbul/Aksaray 71 milyon TL. Türk Ticaret Bankası İstanbul/ Altınbakkal 50 milyon TL. Bu işten Cansan'ın net kârı 15 milyon lira (55 bin 147 dolar) oldu. Bu arada. Abdülkadir Takan.bozulan malları almayacağını söylüyordu. Yapı Kredi Bankası İstanbul/Beyazıt 235 milyon 50 bin TL (l milyon 567 bin dolar) * 27 Ekim 1982.Ş'den 30 milyon liraya aldıkları boya hammaddesini. BANKALARDAKİ MİLYONLAR Behçet Cantürk'ün elinde çok fazla nakit parası vardı.Ş'ye 45 milyona sattılar. Fakat Behçet Cantürk. Behçet Cantürk'ün avukatlığını. Yanında çalıştırdığı. (473 bin 333 dolar) * 2 Temmuz 1982. Bunların hepsini kendi adına bankalara yatırmıyordu. Yapı Kredi Bankası İstanbul /Beyazıt 125 milyon 400 bin TL (836 bin dolar) . Vakıflar Bankası İstanbul/Aksaray 62 milyon 500 bin TL (416 bin 666 dolar) * 4 Ekim 1982. "zararı karşılarım" sözünü verince malları aldı. amcazadesi CHP Diyarbakır milletvekili Halil Akgül aracılığıyla 1980 yılında tanıştığı Medet Serhat yapıyordu. Sadece kendi hesabındaki paraların öğrenilmesi bile dikkatlerin üzerine çevrilmesi için yeterliydi. (500 bin dolar) * 18 Haziran 1982. taşıma şirketinin sahibi Erdal Aksoy ile Behçet Cantürk mahkemelik oldular. şirketlerinin zarar ettiği iddiasında bulunuyordu. Cansan'ın her işi bu kadar problem yaratmıyordu. (510 bin 204 dolar) * 27 Mayıs 1982. Osmanlı Bankası Ankara/ Merkez 75 mil yon TL. Yaşar Demirel. İkisi de.

diğeri Nisan ayında olmak üzere toplam 20 kilo eroini de. Türk Ticaret Bankası İstanbul/Altınbakkal 100 milyon TL (666-bin 666 dolar). Ben de onların. ama isterse hemen 250 kilo bazmorfini verebileceğimi söyledim. Behçet Cantürk. Kilosu l milyon 200 bin liradan (4 bin 411 dolar) anlaştık.. "Mayıs ayı içinde Zigari. Zigari ya da Se-li'nin benimle temasa geçmesini istedim. İstanbul teslimi. İranlılar bu malları ne yaptığım konusunda bana hiç soru sormazlardı. Yapı Kredi Bankası İstanbul/Beyazıt 63 milyon 500 bin TL (423 bin 333 dolar) * 30 Aralık 1982. 300 kilo malın hazır olduğunu söyledi. Elazığlı Mehmet Süleyman. Önceki fiyatta Seli'yle de. "Laz Ahmet'le tekrar buluştuk. Van'daki Bayram Oteli'ni arayarak. biri Şubat ayında.83 yıllarındaki vergi beyannamesinde 5 milyon lira kazandığını belirtti!. istersem hemen verebileceklerini söylediler. benim adamım Burhan Beskisiz teslim alıp. "Haziran ayında İranlı Seli İstanbul'a gelerek. SEVKIYATA DEVAM "1983 Mayıs ayı başında Laz Ahmet'le Hilton Oteli'nde buluştuk. Laz Ahmet'le de anlaştım. kilosu 600 bin liraya (1983 yılında dolar 272 TL oldu. Ben de şu anda mal olmadığını.* 16 Aralık 1982. Bu arada şunu da hatırlatmam gerekiyor. şevkettiler... Zigari'nin getirdiği malları. 2 bin 205 dolar) anlaştık. Vakıflar Bankası İstanbul/Aksaray 80 mil yon TL (533 bin 333 dolar) * l Eylül 1983. . Sarı Avni'nin 500 kilo bazmorfin istediğini söyledi. Sevkıyatı aynı kişiler yaptı. 180 milyon lirasını İranlı Seli'ye verdim." 1983 yılında Behçet Cantürk. Sevindi. malı nereden bulduklarını merak etmezdim!. Kazandığım 360 milyon liranın (l milyon 323 bin 529 dolar). Suriye'ye şevketti. 500 kilo mal bulamadığımı. İstediğim diğer 250 kiloluk malı bulmak için sanıyorum İran'a gitmişti. araştırıp kendisine bildireceğimi belirttim. İranlılar İstanbul'a gelerek beni buldular. Bir hafta sonra. malı İstanbul'a getirdi. Yanında Seli yoktu. 500 kilo mala ihtiyacım olduğunu söyledim. Yapı kredi Bankası İstanbul/Beyazıt 80 milyon TL (533 bin 333 dolar) * 4 Ocak 1983. "Ellerinde 250 kilo mal olduğunu. 1982.

O yıllarda daha yeni başlamıştı. Otelin yeri. şifreli konuşarak. 1983 yılında İstanbul Ömür Hastanesi'nde gözlerini tedavi ettirince. Murat Balcı Alanya'da inşaatı devam eden otelini. Ağabeyinden sonra Behçet Cantürk de hastanelik oldu! Ekim ayında. Anlaşamadılar. Çünkü eroin imalatı gözleri tahriş ediyordu. "Profesör" İzzet Gündüz Sarıyar'ın asistanlığını yapan. "Doktor" lakaplı Abdülcebbar Doğru yapıyordu. Bebek Belediye Park Gazinosu'nda arkadaşlarıyla eğlenip sarhoş olmuştu. Daha sonra "kimyagerliği" kim yapmıştı? Kimse öğrenemedi. Çünkü Behçet Cantürk fabrikaya haciz koydurmuştu.. Behçet Cantürk. avukatı Cevdet Yardım'la Alanya'ya gittiler. Ancak "Doktor" Doğru. üniversitede okuyan Kürt öğrencilerine el altodan maddi yardımda bulunuyordu. Tatile gitmeyi seviyordu. doktorlar üzücü haberi verdiler: Yaşamı boyunca sağ kolunu çok fazla kullanamayacaktı. Yardımseverdi. . için için ağlardı. Ancak. Alanya Kalesi'ne çıkış yolu üzerindeydi. Toplantıya katılmak için tatilini yarıda kesip İstanbul'a döndü. Behçet Cantürk'e satmak istiyordu. "Doktor" un kovulmasını emretti. İstanbul'daki yoksul Ermenilere. "Denize uzak" diye almaktan vazgeçti." O olduğu şeklinde dedikodular çıktı. kara paranın turizme yönelmesi! VE SON SEVKIYAT "Sarı Avni. 30 kilo da eroine ihtiyacı olduğunu söyledi. direksiyona sıkışan sağ kolu kırılmıştı.Eroinleri. Ancak Nizamettin Cantürk. Her sarhoş olduğunda annesini hatırlardı. Oteli görmek için. 34 S 2666 plakalı mercedes otosuyla kaza yaptı. sekizinci partiden sonra. Eğer bulabilirsem birinci sevkıyattan hemen sonra. "Zavallı anneme çok eziyet etmişler" deyip. Ancak işler onu Antalya'da da rahat bırakmadı. Behçet Cantürk ile borçları konuşmak istiyorlardı. Talya Oteli'ne yerleştiler. Hemen hastaneye kaldırılan Behçet Cantürk'ün. Müdürü Sami Akdağ hemen İstanbul'a gelmesini istiyordu. 130 kilo bazmorfin. Ağabeyi Nizamettin ile eşi Süreyya'yı da davet ettiler. beni 1416536 numaralı telefonumla arayıp. Bir anlaşmazlığı da eski milletvekili İsmet Hilmi Balcı'nın oğlu Murat ile oldu. Haşhaşlar'in iplik fabrikasına talip olmuştu. Duygusal bir yapısı vardı. Tedavisi yapıldı. Yaşamı boyunca acılar yanından hiç eksik olmadı!. ürettiği malın kalitesini ölçe ölçe eroinman olmuştu! Üstelik çok gevezeydi. Eşi Dilek'i yanına alıp Antalya'ya gitti. "kimyagerin. Sarhoş araba kullanmanın cezasını kaza yaparak ödedi. Okumuş Holding.

. Çünkü kendilerini. Halil Arıkboğan." Behçet Cantürk. İranlı Zigari ile İstanbul teslimi. duvar kazılarak yapılmış gizli bölmede.. Sabırsızlanmaya başladım. "130 kilo bazmorfin için. kendi ekibimle hemen temasa geçtim. 25 Ekim'de de. Polis "Doktor" un evine baskın yapıp. Sarı Avni'nin gemisine Büyükada yakınlarında yüklendi. "Doktor" gözaltına alınmıştı. Kaçakçılık'a. Erhan.. şoför Yaşar De-mirel gözaltına alındı. benden 50 milyon lira kaparo istediler. Bu arada eroinlerin benim adıma yapıldığının da kesinlikle söylenmemesini istedim. Anhazap mezrasında 217 kilo eroin ele geçirilmişti. evde. İzzettin Zingil. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldüklerinde çok şaşırdılar. Mali Şube'ye getirmişlerdi! Olay anlaşıldı. SÜRPRİZ GÖZALTI Beklenen gerçekleşiyor. Sakin olmam gerekiyordu. Anlaştık. zengin ve ünlü olmuştu. Smith Wesson bir tabanca ile 9 adet mermi buldular. Mallar yakalanmıştı.. "Birgün önce jandarmalar tarafından. Ancak bazmorfin satın alabilmek için. sekreter Betül Ayyüce. Bazı hemşehrileri kendisini kıskanıyordu. ihbarın kimler tarafından yapıldığım hiç öğrenemedi. Ecza dolabının arkasına. Büyükada açıklarında bekleyen. Cumhuriyet Caddesi Merkez Han 163/8 Elmadağ adresindeki yazıhanesine polisler baskın yaptılar. 300 gram eroin bulmuştu. Minibüse doldurulanlar. "Doktor" lakaplı Abdülcebbar Doğru'dan aldığını itiraf etmişti. Behçet Cantürk. Eroinin İstanbul teslimine 2 milyon lira vereceğimi belirttim.150 kilo daha eroin göndermemi istedi. Yamsan şirketinin müdürü Sami Akdağ. muhasebeci Ülkü Varol. arkasından da 150 kilo daha eroin talep edeceğimi söyledim. Narkotik'e değil. Eroin işine direk girmek istemiyordum. Tekin Kaymaz iş üzerinde yakalanmışlardı. Kendilerine acilen 30 kilo eroine ihtiyacım olduğunu. hemen hareket etmesi gerektiğini bildirdim. Sarı Av-ni'nin gemisine. Behçet Cantürk'ün. eroinin kilosunu ise 3 milyon liradan anlaştık. "20 Ekim'de sevkıyatı yapacaktık. 130 kilo bazmorfin. Eroinleri bekliyorlardı. Verdim. 10 Kasım günü. Rıza Zin-gil. Çember daralıyordu. Büroda bulunan. Bu işlerle uğraşan Yugoslavya göçmeni İbrahim Çalışkan ve Urfalı Reşit Alpan'ı buldum. Bazmorfinin kilosunu l milyon 300 bin liradan. 217 kilo eroin yakalanmasının nedeni de jandarmalara yapılan ihbardı. Lice'ye telefon ettim. İşler karışıyordu.. Çünkü dedikodusu çoktu. Mehmet Han Özer. İranlı Zigari malı İstanbul'a zamanında getirdi. kilosu 800 bin liraya anlaştık. Diyarbakır'da Abdurrahman Erhan'ın evinde l kilo eroin yakalanıyordu. uyuşturucuyu Liceli. Çünkü öğrenecek zamanı kalmamıştı.

Herko İplik Fabrikası ile Maltepe İplik Fabrikası sahibi Ömer Haşhaş 400 milyon tutarındaki borcunu ödeyemeyince. yardımcıları Abdülkadir Takan ve Fettah Cantürk ile birlikte. Şakin olmaya çalışıyordu. Sorgusu tam 46 gün sürdü. Lice depremi sonrasında enkaz altından çıkardıklarını anlattı. hallederiz" güvencesini alan Behçet Cantürk. Fettah Cantürk. Arkasından 306545 nolu silahın ruhsatını gösterdi. İkisi de gözaltına alındı. kesinlikle yok deyin. 21 Kasım'da teslim oldu. silah bulundurma kanuna muhalefet. 8 Eylül günü İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik şubesince düzenlenen bir operasyonla. Abdülkadir Takan. O günlerde döviz işlemleri çok sıkı kontrol ediliyordu! Korktu. Avukat Saffan Mindivanlı aracılığıyla. Yanıldı. Gürbüz Öztürk) döviz işleriyle ilgili olarak polis. Abdülkadir Takan'dan aldığını söylemişti. adamlarının Haşhaş'tan 400 milyon lira alacaklarını istemeye gittiklerini söyledi. Behçet Cantürk'e yöneltilen soruların niteliği de değişmişti: Sarı Avni'yi. evrakta sahtecilik. Üstelik. Türk parasının kıymetini koruma kanuna muhalefet ve en önemlisi uyuşturucu madde kaçakçılığıyla suçlanıyordu. Emniyetteki dostlarından. Fettah . İstanbul Üniversitesi Diş Fakültesi Dekanı Profesör Gürbüz Öztürk'e. Yaşar Demirel. Behçet Cantürk gözaltından hemen çıkacağını düşünüyordu. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne kocasını ziyaret için gelen. İsviçre'de göz ameliyatı olması için 5 milyon TL karşılığında 50 bin frank vermişti. 5 Ocak 1984 tarihinde mahkeme önüne çıktı. Behçet Cantürk polise." İş büyüyordu. örgütlerle ise hiçbir yakınlığı olmadığını söyledi. Olayın ucu Emin Görpe'ye verdiği 100 milyon TL tutarındaki marklara kadar ulaşmıştı. sonra da Mali Şube'ye yansımıştı. Sarı Avni ile sadece arkadaşlık ilişkisi. Kartal Küçükyalı Tren İstasyonu'nun tam karşısında bulunan Yalı Restaurant'ta. Bu da duyulursa. avukat Mindivanlı'ya not gönderdi: "Hocanın (Prof. Polis. benim bir ilgim olup olmadığımı sorarsa. Fettah Cantürk tarafından tehdit edilmişti. silahın dedesine ait olduğunu. Behçet Cantürk. Yaşar Demirel. Ermeni örgütü ASALA'yı ve DDKD'yi soruyorlardı! Şaşırmıştı. Halim Civelek'in evinde de bir tabanca bulundu. "Önemli bir mesele değil. Halim Civelek. Ödünç para verme kanununa muhalefet. başı yine 1567 sayılı kanunla (döviz suçu) derde girecekti. Halim Civelek'in eşi Yasemin ile birlikte. Konu önce basına. Bedros Demirciyan. Tehdit olayının ise abartıldığını. Fuat Buluttekin adındaki şahıs 3 kilo esrarla yakalanmış ve uyuşturucuyu Behçet Cantürk. Silah ruhsatı sahte çıkmıştı. Behçet Cantürk'ün adamı Halim Civelek ve Bedros Demirciyan'ın evlerine operasyon düzenledi.

ASALA'nın terör eylemleri nedeniyle. hakimlere ise 3. tabancanın kendisine ait olduğunu söyleyince. 13 Ocak 1984 tarihinde görevsizlik kararı verdi. davaya Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi'nin bakması gerektiğini belirtti. Mamak Askeri Cezaevi'nde fazla kalmadı. Yaşamında üçüncü kez. Avukatlarının iyi savunmasına rağmen tutuklanmaktan kurtulamamışlardı. İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Balâ'yla birlikte Çekilmiş fotoğraflarının. üzerine demir parmaklıklar kapatılıyordu. Basın. Cezaevinden çıkarken de cebine 50 bin lira koymuştu. Behçet Cantürk'e karşı kendini hep borçlu hissediyordu. Borç olayının boyutları kısa bir sürede çok büyümüştü. Neler yazılıyordu neler: Behçet Cantürk. serbest bırakılması için MİT'e l milyon lira. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Ermenilere saldırıyordu. 30 Aralık 1983 gün ve AD.Cantürk ve Halim Civelek'in avukatlığını Medet Serhat yapıyordu. Askeri Savcılık. 1983/KAÇ. Ankara Mamak Askeri Cezaevi'ne gönderildiler. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı. Bir kısım basına göre. Behçet Cantürk'le çekilmiş fotoğrafları basında yer alıyordu. "Baba" lığını göstermişti. Behçet Cantürk de bu "medya teröründen" nasibini alıyordu. Fettah Cantürk. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı. Birkaç saat içinde serbest bırakılacağını düşünen Behçet Cantürk. Albay Ali İhsan Cesur'un komutasında rahat bir askerlik yapmıştı. Türkiye'deki bütün Ermeniler ASALA militanıydı! Bagos ve İncik'in torunu. "Devletin Siyasi veya Mali veya İktisadi veya Askeri veya İdari güvenliğini bozacak nitelikte" suçlar işlediklerini ileri sürerek. İki bin beş yüz yıllık Anadolulu Ermeni. İstanbul Sıkıyönetim Komutanına verildiği dedikoduları kulaktan kulağa yayılıyordu. Behçet Cantürk. uyuşturucu madde kaçakçılığının nasıl ve ne surette yapıldığının bilgisi ve delili olmadığı için soruşturma dosyasını İstanbul Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı'na gönderiyordu. Behçet Cantürk 17 Şubat 1984 tarihinde tahliye edildi. Hatun'un oğlu. Onun sayesinde 1981 yılında. tek tip cezaevi kıyafetiyle Mamak Askeri Cezaevi'nin yolunu tutmuştu. 50 gün sonra saçları kesilmiş. "medya terörüne" maruz kalıyordu. Fettah Cantürk ve Halim Civelek. Kolordu İstihkam Şube Müdürlüğü'nde. 3..355 sayılı soruşturma emri ile sanıkların davasına. poliste bulunan raporlarının her sayfasına milyonlar veriyordu! Gözaltına alındığında. MÜŞ.5 milyon lira rüşvet vermişti! . Narkotik Şube Müdürü Uğur Gür'ün (Daha sonra Bolu Emniyet Müdürü). Askerliği bitince de hemen yanına alarak. Ancak.. Fettah Cantürk.

Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek'ten işkence yapılmayacağı güvencesini aldılar. "Behçet Cantürk. Acısını unutmak için çevre değiştirdi. Hocasından ders aldı: "Kimyagerliği" öğrendi. Diyarbakır pazarında kaçak elbise. 7. Selahattin Delidere 20 Şubat 1984 günü teslim oldu.65 mm çaplı Astra marka tabancasıyla öldürmüştü! Öfkelenmişti. Bürodaki herkes şaşırmıştı. Önceden eroinlerini ben ve İzzet Gündüz Sarıyar yapıyorduk. 40 günlük iken annem Emine vefat etmiş. Birkaç gün sonra Yaşar'ı telefonla arayıp. 1958 yılından 1961'e kadar Diyarbakır'ın değişik semtlerindeki fırınlarda çalıştım. Ermeni olduğu mutlaka belirtiliyordu. Yazıhanesine gitti. 1975 yılında Sultanahmet'deki evinde çıkan yangında eşini ve 16 yaşındaki tazını kaybetti. senin yüzünden herkes beni de Ermeni sanıyor. Terziydi. tekzibi yayımlamayınca gazeteyi satın almaya kalkıştı!. Ve teslim olur olmaz işkenceye alındı. Diyarbakır'dan aldığı bir haber canını iyice sıktı. Günlerce süren bu işkenceler sonucu. 1935 Kastamonu Tosya doğumlu. Bu nedenle yaptığı hareketin ne kadar hatalı olduğunu bilmiyordu: Hemşehrisi Selahattin Delidere'den teslim olmasını istiyordu. bunun hesabını kesin" dedi. 11 Şubat 1984 tarihinde yakalandı. toplam 8 parti iş yaptığını itiraf etti! Behçet Cantürk'ün bu sorgulamalardan haberi yoktu. Ben Türk'üm Türk" diye bağırıp. Geçinemedi. Malları İranlılar'dan alır. 1964 yılında eşim Mesude Yeltekin ile evlendim.Adının geçtiği her haberde. "Profesör" ün ürünü eroinleri. turistlere satmaya başladı. Şoförü Yaşar Demirel'e. Avukatı Medet Serhat aracılığıyla Güneş Gazetesi'ne tekzip gönderdi. kızgın bir halde müdürüne dönerek. İstanbul'a taşındı. Laleli'ye taşındı. Türkiye'nin en büyük sevkıyatını yapar. Diyarbakır'a göçtü.. Sonra hemşehrileri Abdülcebbar Doğru ile çalışmaya başladılar. ayrıntılı bir ifade verdi: "1943 yılında Lice'de doğdum. SELAHATTİN TESLİM OLUYOR Osman Nuri Mutlu. beğendin mi" deyip gönlünü aldı. boncuk . 1979 yılından 1981 yılına kadar. Abdülcebbar Doğru. Ri'zeli Sarı Avni'ye gönderir. "Profesör" İzzet Gündüz Sarıyar ile tanıştı.. Kardeşi Sabit Cantürk. babam tarımla uğraşırdı. Ancak kimse ağızını açıp birşey demedi. incik. Güneş. Cantürklere." Diyarbakır Cezaevi'nde bulunan Abdülcebbar Doğru. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı ekiplerince sorgulandı. Arazimiz vardı. Başından geçen herşeyi en ince ayrıntılarına kadar anlattı. "Nasıldı numaram. Ankara'ya getirilerek. "Sami Bey. Tedirgindi. "Sen Ermenisin.. Babam bir yıl sonra Fahriye Yeltekin ile evlendi. Diyarbakır Renk Pavyon'da tartıştığı garsonu.

İfadesine göre. Cemsenin şoför mahallinde asker giyimli iki kişi vardı. dondum kaldım. "Mehmet Han Kozat ile ticari bir taksiye binerek eroin bulunan kamyonun yanına Küçükköy'e gittik. 5 kiloluk ilk torbanın askeri branda ile kapalı cemsenin arka kasasına konmasıyla. Müteahhitlik yapıyorlardı. Beni yanına aldı. 'Malları çıkaralım' dedi. Liceliler'de çe-kememezlik vardır. bin Lama marka tabanca. 'Küçükköy semtine kamyon içinde mal gelecek. "1979 yılında Cantürkler orta halli kişilerdi. sorgu yön değiştirdi. uzaktan akrabam Hacı Fikri Canpolat'la yaptım. Bazı aileler kaçakçılıktan zengin olunca herkes yapmaya başladı. Mehmet Han Kozat bizden ayrılıp Karaburun tarafına gitti. 1976 yılında uyuşturucu kaçakçılığına başlamıştı. Hacı Fikri Canpolat'ın Ankara'da tanıştırdığı Samsunlu Fahri Bank aracılığıyla. işi anladım.65 mm çaplı Çek ve Lama marka tabancaları. 1973 yılında 250 bin tabanca mermisi. Ben silah işlerine baktığım için onlarla fazla bir yakınlığım yoktu. Mehmet'le birlikte indirin' dedi. Behçet Cantürk kaçakçılık işlerine 1979 yılında girdi. O da silahları Irak. Bu işe birçok kişi hisse vermişti. 5 Mayıs 1977 tarihinde binlerce mermi ve tabancalarla yakalanan. Silahları Nusaybin'de Hacı Ahmet Kop'a sattık. Aradan kısa bir zaman geçti. Ondan sonra Mardinli kaçakçılardan aldığım halıları ve ev eşyalarını satmaya başladım. Selahattin Delidere'ye Cantürkler'i sormaya başladılar. Şoför Hocaoğlu karoserin altındaki zulalı çekmeceyi çekti. bana güveni sonsuzdu. "İlk silah kaçakçılığımı 1972 yılında. maddi olarak kötü bir durumda olduğumu söyledim. Bulgaristan'dan gelen.satıyordum. O sırada yanımıza askeri cemse yaklaştı. Behçet Cantürk'ün hisse verdiği kaçakçılık olayının baş mimarı Selahattin Delidere'ydi. 285 bin tabanca mermisi. memleketten tanıdığım Halil Hocaoğlu yapıyordu. "Firarda olduğum 1982 yılında İstanbul'da Mehmet Han Kozat ile karşılaştım. Ancak hemşehrilerim sakindi." Selahattin Delidere sayfalar tutan ifadesinde. Ford marka kırmızı kamyonun şoförlüğünü. Maddi durumları benden kötüydü. Tahmini saat 21. silah ve mermi kaçakçılığından arandığımı. Polisler. denizyolu ile Samsun kıyılarına çıkartılan 150 adet 7. Kendisi Behçet Cantürk'ün uyuşturucu madde kaçakçılığı olaylarında yanında ve adamı pozisyonunda çalışmaktadır. Samsunlu Ali Açmak ve Trabzonlu Ziya Çavdar'la tanıştım. Behçet Cantürk adını duyunca. Hemşehrisi olmam ve daha önce birlikte birkaç kez silah kaçakçılığı yapmamız nedeniyle. Behçet Cantürk. 600 bin lira karşılığında satın aldık. Çok korktum.00 idi." SUBAY GİYİMLİ BİRİ "Behçet Cantürk'e. 1974 yılında. 1964 yılında Konya'dan askerliğe elverişli değildir raporu aldım.İran ve Suriye'ye götürüyordu. Zaten beni İstanbul Taksim'deki Divan Oteli'nde Behçet Cantürk ile Mehmet buluşturdu. 20 adet eroin paketini cemseye yükledik. bin Çek ve Lama marka tabancayı aynı şekilde alıp sattığını söylüyordu. . 10 dakika sonra döndü.

"M. Bir ay sonra Behçet Cantürk ile Divan Ote-li'nde buluştuk. Hacı Kasım. Mehmet Emin Baybaşin'e telefon ettim. Bu kez ben 2 milyon da hisse vermiştim. "1983 yılının onuncu ayında. Ancak Diyarbakır'dan bir türlü telefon gelmedi. Mehmet Emin Baybaşin'den öğrendim. Aranmaya başladım. Van'dan alınıp. Eroinin imal doktorları Rıza Zingil ile Mehmet Han Özer'mis. 'Göçmen' lakabı ile bilinen İbrahim Çalışkan ve Urfalı Reşit Alpan beni bularak. O da birgün sonra uçakla İstanbul'a geldi. Bulabileceğimi söyledim. bazmorfini İran'dan almışlar. Bana 5 milyon TL verdi. "Ankara'da bulunan Mehmet Emin Baybaşin'in yanına gittim. 17 Temmuz 1981 tarihinde Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne giderek teslim oldum. çünkü ajanlık yaptığımı sanabilirdi. Emin Baybaşin teklifi kabul etti. Hemen İstanbul'a gelmesini söyledim. askeri cemse Karaburun istikametine doğru hareket etti. 30 kilo eroine ihtiyaçları olduğunu söylediler. Ankara'dan gelen soruşturma dosyamı almak bahanesiyle. Biz de yine Mehmet Han Kozat ile birlikte taksi tutup Topkapı semtine geldik. Kilo başına Mehmet Emin 200 bin. Asitanhidrit maddesini Şehmuz Büzük Gaziantep'ten alıp Lice'ye getirmiş. Diyarbakır Postanesi'ne bir bekçi ile gittik. l Ağustos günü. bizim 30 kilo eroinin de olduğunu söyledi. daha önceden uyuşturucu madde kaçakçılığı ile uğraşan. Liceli Abdulvahap Çarık ve Rıza Zingil. heyecanlı heyecanlı anlattı."Sevkıyat esnasında Behçet Cantürk kül rengi Mercedesi ile bulunduğumuz yerden yavaş bir hızla 3. Topkapı'da. "İstanbul'dan Diyarbakır'a. 'Böyle soruların ne kadar gereksiz . "Behçet Cantürk ile 1982 yılında son bir iş daha yaptık. Hemen Diyarbakır'daki Özdiyarbakır Seyahati arayarak bilgi aldım. firar ettim. Aynı gün Urfa'ya avukatım Lami'ye telefon ettim. Uçağa binip Diyarbakır'a gitti. Bana sert bir şekilde. Daha sonra planladığımız gibi bekçinin yanından ayrılıp. ben ise 100 bin kazanacaktım. Yakalanan mallar içinde. Beraber Fındıkzade'deki Karagül İşhanı'ndaki kahvede İbrahim Çalışkan ve Reşit Alpan'ı. Atlayıp gittim. . Yakalanan malların büyük bölümünün Behçet Cantürk'e ait olduğunu. "Silah kaçakçılığında beraber çalıştığım Ali Açmak ve grubu yakalanınca hakkımda ifade verdiler. Suçumun ağır olduğunu söyleyen bazı Emniyet yetkilileri ile benim kaçmam gerektiğine karar verdik. Yanında subay giyimli biri vardı! "Yükleme işi biter bitmez. "Ankara'da Özdiyarbakır firmasına uğradığımda Hacı Kasım Cantürk ile karşılaştım. olduğunu hâlâ öğrenemedin mi" dedi. 5 milyon lira da kaparo verdim. Özdiyarbakır Seya-hat'ta buluştuk. Ankara'dan silah kaçakçılığı ile ilgili dosyam istendi. Baybaşin ile tanıştırdım. "Askeri cemsenin ne olduğunu Mehmet Han Kozat'a sordum. Ben taksiden indim. Lice'de 200 kilo eroin yakalandığını radyodan dinlediğini. Mehmet devam etti. Baybaşin gelişmeler hakkında bilgi verecekti. Mahkemelerim hakkında bilgi vermek için beni Ankara'ya çağırdı. Behçet Cantürk'e cesaret edip hiç soramazdım.4 kez geçti. Sarı Avni aracılığıyla Sicilyalılar'a satılan 100 kilo maldan benim payıma 7 milyon lira düştü. Aradan bir hafta geçti.

Behçet Cantürk de teslim olmamın iyi olacağını belirtti. 18 şubat 1984 günü Ankara'ya geldim."3 yıl sonra artık kaçmaktan bıkmıştım. kendisine çok benzeyen bir Bulgar yüzbaşısı öldürüldü! Apar topar Türkiye'ye döndü. Ben de 20 Şubat günü saat 09. hiç düşünmemişti. bana yardım edeceklerini söylediler. 1980 yılında Bulgaristan'a gönderildi. dönemin istihbarat teşkilatı Milli Emniyet Hizmeti'ne girdi. amirim" dediği Hiram Abas'la birlikte. İlk başlarda pasif kalan daire.. kendini ispatlamaya kalkışacaktı. 12 Mart 1971'den sonra "dostum. oradan hemen savcılığa gönderilecektim.30'ta teslim oldum" Selahattin Delidere'nin sorgusu 25 gün sonra. "Allah'ım sana şükürler olsun" dedi. Bu arada. Kent Oteli'nde Behçet Can-türk ve avukat Tahsin Ekinci ile yemek yedik. 23 yaşında MİT'e girdi. Onlar da emniyette tanıdıkları olduğunu. Kaçakçılık dairesine teslim olacaktım. Savcılığa. Ziverbey Köşk'ündeki işkenceli sorgulamalara.. Karşılığı verilmeliydi. MHP'lileri bu kez Ermenilere karşı tetikçi olarak kullanmaya başladı. sıkıyönetim ve kaçakçılık dairesi yetkilileri ile temas kurduğunu. 1940 yılında. Mehmet Eymür. Mardin'de MİT Bölge Müdürlüğü görevine getirildi. Ermeniler üst üste Türkiye'nin dış temsilciliklerinde görevli memurları öldürüyorlardı. Mehmet Eymür'ün birimin başına gelmesiyle. Şansı yardım etti. 2 ay sonra cezaevinden alınıp tekrar işkenceli bir sorgulamadan geçirileceğini. Ancak "Türk casusu" olduğu ortaya çıktı. İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Faik Türün'ün emrinde çalıştılar. Kimdi Mehmet Eymür? Babası Mazhar. Teslim olmaya karar verdim. İşkencelerden kurtulmuştu.. İlk görevi takip ve gözetlemeydi. oradan cezaevine gönderilirken. 1982'de Kenan Evren. . 1943 yılında İstanbul'da doğdu. muhabere subayıydı. Devlet. 1975 yılında. teslim olmam gerektiğini söyledi. damadı MİT görevlisi Erkan Gürvit aracılığıyla Hiram Abas'ı Köşk'e çağırdı. Bulgaristan'da Türk kaçakçıların içine sızdı. Ankara Maarif Koleji'ni ve İktisadi ve Ticari İlimler Yüksekokulunu bitirdi. ağabeyim. 1938'te Dersim isyanının bastırılmasında aktif bir görev aldı. Mehmet Eymür. Hiram Abas "kan davası" için görevlendirildi. Öldürülecekti.. Ankara'da MİT Bölge Daire Başkanlığı Takip Şube Müdürü oldu. Zaten çevremde herkes teslim olmamı istiyordu. Daha sonra akrabam Nizamettin Laçin.. Polis ifadesinin altına parmak bastı. Ulaş Bardakçı'nın öldürüldüğü Fındıkzade ve Mahir Cayan ile arkadaşlarının katledildiği Kızıldere operasyonlarına katıldı. Avukat Ekinci. ANKARA HAREKETLİ Behçet Cantürk Ankara'daki gelişmelerden habersizdi. hemşehrim müteahhit Vekin Aktan ile Maltepe'de bir lokantada buluştuk. 17 Mart 1984 tarihinde bitti.. 6 Ocak 1983 tarihinde Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) bünyesinde "Kaçakçılık İstihbarat Dairesi" kurulmuştu.

84 SYNT. Kısa bir süre sonra terfi etti.) MİT'in isteği Genelkurmay Başkanlığınca uygun bulundu. Dündar Kılıç.Ancak bu görevinde fazla kalmadı. Koor. İstanbul polisinin başında bulunan Şükrü Balcı.10. Üstelik Ankara polisi de. sadece Başkan Yardımcılığı makamı vardı. 7130102. Tayyar Seven. Yoktu.254/214177.. BÜRODA İNTİHAR Tarih 30 Nisan 1984. Genelkurmay Başkanlığı'na başvurarak. Cevdet Saral. Emir bir türlü yerine getirilemiyordu. birimin başına geçti. Mehmet Eymür beklediği fırsatı buldu. Türkiye Cumhuriyeti'nin 45'inci hükümetini kuran Başbakan Turgut Özal'a kendini göstermek istiyordu.. Hilton Oteli'ndeydi. Ancak sağlık raporu alıp Adli Tıbba onaylatarak cezaevine girmekten kurtuluyordu. (20 Şubat 1984 tarih ve İsth. Mehmet Ağar.152711 sayılı yazısı. Haber gönderdi: "Yaşar yanıma gelsin" diye. İşl. Sekreter Betül Ayyüce'nin sesi titriyordu.. Daire Başkanlığı'nın henüz başkanı yoktu. . sayılı yazısı. Birbirlerini hiç sevmiyorlardı. "Kaçakçılık İstihbarat Şube Müdürlüğü"ne tayin oldu. Dündar Kılıç'ın infaz işleminin yapılmasını emrediyordu. havaalanından alıp eve götürmüştü. Özellikle son yıllarda Hiram Abas. Bu nedenle Eymür. Cumhurbaşkanlığı. Arkasından Behçet Cantürk'ü.11. Orhan Uzeller ile amansız bir çekişme halindeydi. Svl.Mehmet Eymür ekibi. Başkan Yardımcısı oldu. "Arayan var mı?"diye sordu. Ankara'da Kontrespiyonaj Dairesi bünyesinde kurulan. Ankara'dan özel bir ekip İstanbul'a gitti. İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı ve İstanbul Valiliği'ne özel emir vererek. "harekete geçmek için en uygun zaman" diye düşünüp.) Abuzer Uğurlu Mamak Askeri Cezaevi'ndeydi. Telefonla büroyu aradı.02. Mehmet Eymür. Fazla birşey söylemedi. Şoförü Yaşar Demirel. İstanbul'a karşı MİT ile ittifak halindeydi. Bulunması kolay oldu! Dündar Kılıç ve Behçet Cantürk'ün yakalanması için İstanbul polisine haber bile verilmedi. birkaç saat önce Diyarbakır'dan. 9 Şubat 1984 tarih ve 01. telefonu kapadı. Önce Dündar Kılıç'ı gözaltına alıp Ankara'ya getirdiler. (MiT'in. Mehmet Eymür. "kuması" Dilek'e misafirliğe gelen Hidayet'i. Ünal Erkan. Dündar Kılıç'ın yıllar önce aldığı bir mahkûmiyet kararı vardı.. Behçet Cantürk ve Abuzer Uğurlu'nun MİT tarafından sorgulanması için izin istedi. MİT ile polis teşkilatı ilişkisi hiç bir dönemde iyi olmamıştı.

Tabii tek başına değil. Dilek kapıyı açtı. ortalığın sakin olduğunu söyledi. Gelmesini istemiyordu. diğerini." Medet Serhat. Ancak aldıkları paranın faizi çok artmıştı. Sultanahmet'teki bürosunun numarasını çevirdi. Hidayet'e "hoş geldin" deyip. Hidayet Kaşan'ı da emniyete gelmesi için davet ettiler. "Behçet Bey evde mi" diye sordu. Medet Serhat. Behçet Cantürk'e. 141 07 92 numarayı çevirdi. Yaşar Demirel arabadan indi. İki saat sonra kapı çalındı. Kısa konuştu. Gelen Suzi Saraçyan'dı. oto tamirciliği yapıyordu. Behçet Cantürk'ün kendilerine maddi olarak yardım etmesini istiyordu. Suzi'nin sözünü kapı zili kesti. termos içinde 12 adet Lupidon GSC yazılı ampuller ile bir adet. Ama Suzi çok ısrar ediyordu. Behçet Cantürk avukatının telefonu üzerine rahatladı. Aradan yarım saat geçti ancak Yaşar Demirel pencereden gözükmedi. En öndeki kimliğini gösterip. Yanına beş polis bırakarak. Avukatı Medet Serhat'ın. Mutfakta.11 kişi vardı. Eşi. Sami Akdağ ile konuştuklarını aktardı. ödeyemiyorlardı. Medet Serhat'a büroda merak edecek birşey olmadığını.. Telefon çaldı. "Medet. Sormasıyla birlikte hepsi içeri doluştu. Birlikte büronun bulunduğu sokağa gideceğiz. Kasetleri de gözaltına aldılar. . Sen yazıhaneye gireceksin. Elmadağ'daki büronun 141 65 36 numarası meşgul çıkınca. Akile Dilek Alev'i evde bıraktılar. üzerinde Chemitank yazılı içinde sıvı bulunan şişe çok dikkatlerini çekti. Şirketin Müdürü Sami Akdağ telefona çıktı. polis olduklarını belirterek. Sekreteri Betül'ün sesi tuhafına gitmişti. büroda tuhaf bir durum var. Otele döndü. "Behçet Bey." Büronun bulunduğu Elmadağ'a geldiler. Şaşırdı. Hızla fırlayıp telefonu açtı. kızı Hazal'ı kucağına aldı. eve gelip kendisiyle görüşmek istediğini söyledi. Avustralya'ya yerleşen teyzesi Ofsana'nın kızı Suzi Saraçyan. Behçet'ten anahtarı isteyip 34 L 7666 plakalı Mercedesi de aradılar. büroda garip şeyler oluyor. oteldeyim. Karşısında hiç tanımadığı 10. Teyze kızını salona aldı. Borçlanarak araba parçaları almıştı. elini başının üzerine koyacaksın. "Peki gel" dedi. eğer içeride polisler varsa. Dilek ve Hidayet mutfakta akşam yemeğini hazırlıyorlardı. Bu arada evi aramaya başladılar. Dinledikleri kasetlerden birinin sözlerini anlamamışlardı.Yaklaşık iki saat sonra Yaşar Demirel Hilton Oteli'ne geldi. eve "karakol" kurulmuştu. Büroyu ara. bir konuyla ilgili olarak bizimle geleceksiniz" dediler.. Birşey anlamadı. bana hemen haber ver. Çocuklarla oynamaya başladı. Uyuşturucu bulduklarını düşünerek termosa ve şişeye el koydular. Suzi hemen konuya girdi. Salona girip. camın kenarına gelip. Eve gitti. "Yaşar.

Saatler 23. Üzerinde deri mont olan sivil polis. İşyerine de "karakol" kurulmuştu. Kendini düşünmüyordu. Kravatını. Polisler çok kibar davranıyorlardı. kemerini. Borçlu Zeynel Dündar tarafından Behçet Cantürk adına verilen. altı polisle birlikte büroda bırakıldı. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk ve eşini aşağıya indirdiler. Behçet Cantürk. Yaşadıkları Behçet Cantürk'ü hiç şaşırtmadı. Hidayet Hanım.(11) Polisler bürodan sadece çekleri almadılar. Behçet Cantürk'ün gözleri arabanın plakasını takıldı. Behçet.Evde arama bitmişti. İstanbul ili Yapı Kredi bankası Şubesine ait 5 milyon lira değerinde 394532 numaralı hamiline çek.00'ü gösterirken. Betül. Ancak kendisini gözaltına alan bu polisleri daha önce hiç görmemişti. apar topar Ankara'ya götürüldü. Şubeye götürüldü. (1984'de l dolar ortalama 350 TL idi. Polisler. "Buyrun gidelim Behçet Bey" dediler. Behçet Cantürk ceketini ve pardösüsünü giydi. tek kişilik bir hücreye hapsedildi. Başkomiser Ahmet Geçer ve 11 polis eşliğinde.. İstanbul Emniyet Müdürlüğü 1. kocasının yanında Emniyet'e gitmek için hazırlandı. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Hareket Daire Başkanlığı Mali Şube Müdürü Faruk Metin. kızı Hazal'ı eve bırakıp. büroda "karakol" kurmuş polisleri görünce. Ancak İstanbul'da rahattı. müdür Sami Akdağ ile sekreter Betül Ayyüce de vardı. Büroda. Hidayet Kaşan ve Betül Ayyüce de ayrı ayrı hücrelere kondular. Tam okuyamadı. ayakkabı bağını aldılar. Zaten şubedeki polislerin çoğunu tanıyordu. Üzgündü. "Merak etmeyin hanımefendi birkaç saate kadar dönerler" dedi. Fakat Ankara'dan gelecek bir ekibin kendisini gözaltına alacağını hiç hesaba katmamıştı. Hidayet. Otomobil Ankara plakalıydı! Elmadağ'daki büroya gittiler. Müdür Sa mi Akdağ. Arkadaşı Burhan Beskisiz. 5 Nisan 1985 tarihli 2 milyon 100 bin lira değerinde bono. "Ne zaman dönerler" diye sordu. . Behçet Cantürk'ten izin isteyip büroda arama yaptılar. Başkent'e giderken Behçet Cantürk'ün yüzü çok asıktı. Üzerinden çı kanları zimmete kaydettiler. Behçet Cantürk'ün sekreteri Betül Ayyüce de Emniyet'e davet edildi. 2 Nisan 1984 tarihinden beri aranıyordu. Ancak ilk iki rakamı dikkatini çekmişti: 06.) Diyarbakır Töbank Şubesine ait 2 milyon değerinde 093078 numaralı Behçet Cantürk adına çek. eşi ve sekreteri. 284 bin lira nakit para. Tam kapıdan çıkarlarken. Arama tutanağına aldıklarını kaydettiler: * Bir adet Türk Ticaret Bankası Fethiye Şubesine ait 57 bin 300 lira değerinde 828541 numaralı hamiline çek. 8'inci kattan atlayarak intihar etmişti!. evde "karakol" kurulacağının daha farkına varmayan Akile Dilek Alev polislere. Siyah renkli Renault marka otomobile bindirilirken.

Birşey anlamadı. Polislerin evine gelip evrakları bulacağından korktu. Meraklanmıştı: Pakette ne vardı? Evde eşinin ve çocuklarının olmadığı birgün paketi açtı. merak etmiş paketi açmış.. . endişeye kapıldı. "Behçet Cantürk" adını görünce korkuya kapılıp. Maltaş. Burhan Beskisiz ile evliydi. Mehmet Tahir Canpolat. Neler oluyor Medet Bey?" Avukat Medet Serhat.. 7 Mayıs 1984. Bana söylediği. "ANKARA POLİSİNİN İŞİ" Nizamettin Cantürk telefonda heyecanlı heyecanlı soruyordu: "Medet Bey. Üzerlerinde İngilizce yazılı değerli kâğıtlardan tek okuyabildiği. Birgün sonra. Abdulbaki Maltaş eve döndü. Uçuk pembe renkli. Abdulbaki Maltaş ile Mehmet Tahir Canpolat. gidip Behçet Beyi gözaltına almışlar. Karısının ve çocuklarının göremeyeceği bir yere. Aynı soruları ben de sordum. arka arkaya sıralanan bu sorulan so-ğukkanlıkla yanıtladı: "Nizamettin Bey... Bunu sakla ve kimseye de bu konuda birşey söyleme" diye tembihledi. İstanbul polisine de birşey söylemeden. 6 kardeştiler. Telaşla evine gidip paketi aldı. Koşa koşa akrabası Mehmet Tahir Canpolat'ın Tuzla'daki konfeksiyon mağazasına gitti. üzerinde İngilizce yazılar bulunan. polislerin Ankara'dan geldiği. Haydarpaşa Numune Hastanesi'nde diş protez teknisyeni olarak çalışıyordu. Valla onlar da merak ediyor. Ablası Asiye. Aldığı yanıt karşısında dondu kaldı. kâğıda sarılarak rulo yapılmış bir paket verdi "Burada benim için çok önemli evraklar var. yine aynı yerine koydu. senden daha sonra alacağım" dedi. Beco'yu kim gözaltına aldı? Beni de soruyorlarmış. birinci hamur kâğıda basılmış. ne oldu. Birkaç gün geçti. "Behçet Cantürk" yazısıydı. Paketi vererek. Eniştesi Burhan Beskisiz'in intihar ettiğini öğrenen Abdulbaki Maltaş. "bunu iyi sakla. Behçet Cantürk.5 yıl önceydi. evrakları banyo kazanında yakmıştı!. akrabası olan Abdulbaki Maltaş'ı yanına çağırdı Abdulbaki Maltaş'a. Burhan Beskisiz'in cenazesinde bir araya geldiler. 60 adet kâğıt vardı. kütüphanesinin üst rafına paketi koydu. Evrakları paketleyip. İstanbul Emniyet Müdür Muavini Tayyar Sever'in yanına gittim.BELGELER YAKILIYOR 36 yaşındaki Abdulbaki Maltaş Silvanlı'ydı. 1. "Paketi iyi bir yere saklandın mı" diye sordu. Onların da fazla bilgisi yok.

Behçet Cantürk'ün Bağdat Caddesi Erenköy Zincirli Köşk Sokak 310/13 adresindeki evine. Gerçi evrakları yakmışlardı ama şimdi evlerinde. Polislerin elinde. içindekilere el konularak. * Neval isimli ayan belli olmayan altın çocuk künyesi.. Aşağıya inildi. Elmadağ'daki büroda verilmek üzere cezaevi arkadaşı Fuat Şaşmaz'dan mektup getirmişti. evraklardan daha tehlikeli kişiler vardı. * Top şeklinde altından bir çift küpe. Polisler. l adet aynı özellikte yüzük ve l adet aynı özellikte bilezik. * l adet pırlanta ve beyaz altınla işlenmiş gerdanlık. aynı binanın alt katında bulunan Ziraat Bankası'nda 2591 sayılı şahsi kasası vardı. Tesbite geçildi: * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait 111149 sayılı 50 milyon liralık. . Konukları üç gün kaldı. Büroda bulunan sivil polisler tarafından gözaltına alındı. Behçet Cantürk'ün yanında çalışan Halim Civelek'e. Zeki Kirpi bunlardan sadece biriydi. * 2 adet 22 ayar çocuk bileziği. Akile Dilek Alev'in. Zeki Kirpi masum olduğunu ancak üç ayda anlatabildi! ALTINLAR.. kasanın açılmasını. bir parmak kalınlığında birbirine geçmiş iki şerit halinde bilezik. * 22 ayar beş bilezikten oluşan Adana yapısı burma bilezik. MÜCEVHERLER. * 22 ayar. Bu arada Behçet Cantürk'ün Elmadağ'daki bürosundaki "karakol" her geleni gözaltına alıyordu. Sonra misafirleri kayıplara karıştı..Oturup beklemekten başka yapacağımız birşey yok. * 30 adet 18 ayar tel bilezik. İstanbul Paşakapı Cezaevi'nde gardiyandı. 4 Mayıs 1984 tarihinde birkez daha geldiler. Mehmet Han Kozat ve Kamil Dakman ile birlikte Mehmet Tabir Canpolat'ın evinde saklanıyordu. Banka yetkilileri kasayı açıp içinde bulunanları beyaz bir çanta ile getirdiler. banka nezaretinde bir başka kasaya konulmasını isteyen savcılık belgesi vardı. 6 Haziran 1984 tarihine kadar 3 ay vadeli tasarruf cüzdanı. * Zelal isimli 14 ayarlı altın çocuk künyesi. Ev sahibi Canpolatlar da korku içindeydiler. Zeki Kirpi." Nizamettin Cantürk.

l mevduat 5593.003. 20659 hesaptan 426110 sayılı 40 milyon liralık 11 Şubat 1983 tarihli çek.3 Abdülkadir Takan'a ait. 11115/7 hesaptan K 017457 numaradan K 017475 numaraya kadar 19 adet çek karnesi. * Şekerbank Beşiktaş Şubesine ait. * l adet tura kolye. 360028'den 360050'ye kadar 23 yapraklı çek karnesi.007.. 2550 nolu Behçet Cantürk'e ait 236 milyon 47 bin 500 lira bakiyeli hesap cüzdanı. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait.7 hesaba ait. 75 milyon liralık hesap cüzdanı.9 sayılı hesaba ait.. * Ziraat Bankası Harbiye Şubesine ait. * Osmanlı Bankası Ankara Şubesine ait. * Osmanlı Bankası Ankara Şubesinin 640. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait 111/5591. Kasada çekler. 640/569. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait. hesap cüzdanları da vardı: * Şekerbank Beşiktaş Şubesine ait. 5 milyon 300 bin liralık 10 Mayıs 1984 vadeli çek yaprağı.4 sayılı Behçet Cantürk'e ait.2 mevduat 817. pırlanta ve siyah taşlı küpe. * Akbank İstanbul Şubesine ait. 8960 Gelişim kimyevi maddeler kaşeli 193199 çeke ait. 630/15779 sayılı Behçet Cantürk'e ait. * 2 metre 18 ayar bakla zincir. 086845 numaradan 086850 numara ya kadar 6 yapraklı çek karnesi. seri A/1 No: 2590'dan 2600'e kadar 11 yapraklı 108326 hesaba ait çek karnesi. 12 milyon 750 bin liralık hesap cüzdanı.* 5 adet çeyrek altın. Bitmedi. 42. . * Töbank Diyarbakır şubesine ait. 085151 numaradan 085175 numaraya kadar 25 yapraklı çek karnesi. l adet çeyrek yansı altın. 42.569/4 no'lu hesabına ait. 20659 hesaptan 426111 sayılı 47 milyon liralık 15 Şubat 1983 tarihli çek. * Yapı Kredi Bankası Beyazıt Şubesine ait. l adet yarım altın. senetler. * Bir çift beyaz altın üzerine. * Uluslararası Endüstri ve Ticaret Bankası Karaköy Şubesine ait. 120 milyon 200 bin liralık hesap cüzdanı.

15 nolu 688856 liralık. Akile Dilek Alev'e banka dışında. hep birlikte annesinin oturduğu. . *Yamsan Besicilik ödemeli. 15 Aralık 1984 tarihli çek yaprağı. 1547/9 sayılı hesap tan Seri A 026303 nolu 7 milyon 500 bin liralık. * Anadolu Bankası Çapa Şubesine ait. * Yamsan Besicilik ödemeli. 28 Mart 1984 vadeli Abdülkadir Takan emrine tanzim edilen 20 milyon liralık protestolu senet.* Garanti Bankası İzmir Şubesine ait. çek nolu 8 milyon sayılı 3 milyon 500 bin * Yapı Kredi Bankası Beşiktaş Şubesine ait. * Yüksel Bağdaş ödemeli. 15 Kasım 1983 tarihli çek yaprağı. * Yamsan Besicilik ödemeli bila tarihli. 1632. bila tarihli cirosuz 9 milyonluk senet. * İmar Bankası Bakırköy Şubesine ait. * Yamsan Besicilik ödemeli. Behçet Cantürk alacaklı 85 milyon liralık ayrı ayrı dört adet ipotek belgesi. Yusuf Yaman cirolu 60'şar milyonluk üç adet senet. 085204 tarihsiz ve miktarsız çek yaprağı. 5697/8 nolu hesaptan. * Mustafa Elik ödemeli. * Türkiye Emlak Kredi Bankası Malatya Şubesine ait.3731 hesaptan 688855 liralık. başka bir yerde ziynet eşyası olup olmadığını sordular.. 10422 hesaptan 140270 nolu 6 milyon liralık. Şirin Cantürk Diyarbakır ödemeli. 1602/15. Akatlar Cebeci Sokak Mutlu Apartmanı 5/1 adresine gittiler. Behçet Cantürk alacaklı 3 Kasım 1984 tarihli 7 milyon 135 bin liralık senet. 2 Nisan 1984 tarihli vadeli Abdülkadir Takan emrine tanzim edilen 20 milyon liralık protestolu senet. 3732/1602. * Yüksel Bağdaş ödemeli. "Bir miktar da annemde var" deyince. 26 Mayıs 1983 tarihli çek yaprağı. * Garanti Bankası İzmir Şubesine ait. Behçet Cantürk adına tanzim edilen 15 şubat 1984 tarihli 500 bin liralık senet.9 hesap688663 nolu 2 milyon liralık çek yaprağı. * M. AYLA HANIMIN EVİ Polisler.. Behçet Cantürk emrine tanzim edilen 20 Ocak 1984 tarihli vadeli 3 milyon liralık senet. 26 Haziran 1983 tarihli çek yaprağı.

Polisler. üzerinde yine altın ve pırlanta işlemeli "BC" yazılı Mercedes forslu anahtarlık.Ayla Alev. Mücevherlere. Gözaltına alınmıştı!.. Behçet Cantürk'e ait İstanbul'daki yerlerin aramalarını bitkince. 7 Mayıs 1984 günü. Diyarbakır Sıkıyönetim Komutanlığı 2 No'lu Askeri Mahkemesi 'nden izin aldılar. Daire numaraları.. Behçet'in 18. mahalle muhtarı Hüsnü İpekçi ve çilingir Aziz Işık ile birlikte. Bunlar da kaydedildi: * Üzerinde Behçet Cantürk yazılı 14 ayar altın anahtarlık. * l adet siyah taşlı altın erkek yüzüğü. * 2 adet üzerinde "BC" yazılı altın kol düğmesi. . * l adet altın erkek kol saati ve altın kordonu. büyük harflerle "BC" yazılı 34 S 2666 oto plakası. * l adet üzerinde "BC" yazılı altın pırlanta işlemeli kravat iğnesi. Behçet ve Nizamettin Cantürk. * l adet altın bayan kol saati ve altın kordonu. Ofis semtinin Kooperatifler mahallesindeki Avukatlar apartmanında oturuyorlardı. Behçet Can-türk. * 3 adet pırlantalı (bir adeti Zafir pırlantalı altın karışımı. Evrakları ve mücevherleri teslim eden Akile Dilek Alev'in evindeki "karakol. Demir Oteli'nin müdürü Osman Tan. aranmaya başladığında. önce Behçet Cantürk'ün kapısını çaldılar. Dilek Hanım. Yanıt gelmemesine şaşırmadılar. Diyarbakır'daki evlerinde de araştırma yapmak için. Gidiş nedeni ziyaret değildi.. ziynet eşyalarım getirerek polislere verdi. * Üzerinde pırlanta işlemeli. Nizamettin'in ise 19'du. Evde kimsenin olmadığını tahmin etmişlerdi. bir adeti Zümrüt pırlantalı altın karışımı ve bir adeti Yakut pırlanta lı altın karışımı) köşeli bilezik. polislerle birlikte İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün yolunu tuttu. ziynet eşyalarının bir bölümünü "kayınvalidesine" bırakmıştı. evraklara ve paralara ihtiyati tedbir konuldu." 5 Mayıs günü kalktı. kızının isteği üzerine "Madler" yazılı bir torba içinde. * l adet pırlanta gerdanlık ve aynı gerdanlığa ait pırlanta 2 adet küpe. DİYARBAKIR'DAKİ EVLER DE ARANIYOR Polisler.

Nizamettin Cantürk'ün konutu. Mücevheratların listesi şöyleydi: * Bir çift safir küpe. Nizamettin Cantürk ve eşi Süreyya firar etmişlerdi. l salon. "suç teşkil edecek bir alete ve kıymetli eşyaya rastlanmadığı" tutanağa geçirildi. Evde İkram Fidanay yoktu. "suç teşkil eden bazı tehlikeli mallara" el konuldu: * 7 şişe viski. 16 Mayıs 1984 günü Behçet Cantürk'ün ablası İkram Fida-nay'ın evine baskın yaptı. Zaten.. * 3 şişe cin. İçinde mücevherler ve kıymetli evraklar vardı. . Ses yoktu. Kırmızı çanta açıldı. Behçet Cantürk yakalanınca. * l adet safir yüzük.Çilingir Aziz Işık'a. Turgut Fidanay. ABLANIN EVİNE BASKIN Polis ihbar aldı.. * l şişe martini. Kırmızı çanta içinde bulunanlar. çantayı en güvenilir kişi olarak bildiği. Nizamettin'in eşi Süreyya. bir banka şubesinde emanete alınacaktı. kardeşinin evi gibi "masum" değildi! Evde. * l şişe Arap rakısı. kapıyı açmasını söylediler. Sonra Nizamettin Cantürk'ün evine geçtiler. Diyarbakır'daki "ev operasyonları" hemen bitmedi. Turgut Fidanay babası ile aynı evde oturuyordu. İçindekiler Hidayet Kaşan'a aitti. Turgut-Mukaddes çiftinin. Kapı ziline bastılar. Birkaç dakika sonra çilingir kapıyı açtı. İkram Ablasına getirip teslim etmişti. Lice depreminde ölen Abdulbaki Cantürk'ün kızı Mukaddes ile evliydi. yatak odasındaki elbise dolabının üzerindeki kırmızı çanta polislerin dikkatini çekti. l tuvalet ve l banyodan oluşan dairede yapılan aramada. * 2 şişe kanyak. 4 oda. Kayıplara karışmıştı! Evde Behçet'in eniştesi İbrahim Fidanay ve oğlu Turgut vardı.

* l adet çeyrek reşat altın. * 2 adet yarım reşat altın.) Behçet Cantürk'ün eşi Hidayet'in çantasında değerli "kâğıtlar" da vardı: * 4 adet Diyarbakır İli Töbank Şubesine ait. * 2 metre 22 ayar altın zincir kordon. ortası safir l adet yüzük. * l adet altın kaplama sigara ağızlığı.. * 14 ayar. * 22 ayar diş kaplama altını. * l adet 18 ayar altından bayan kol saati. * 7 adet büyüklü küçüklü kadife kaplı çeşitli mücevher kutusu. * Bir çift pırlanta küpe. yazıhanedeki biblo köpeğin boynuna takılıyordu!. uzunluğunda burma tipi altın zincir. * l adet kişnişli 14 ayar kolye. Behçet Cantürk adına düzenlenmiş çekler: . * Pırlantalı iki sıra taşlı.* l adet safir taşlı gerdanlık. * l adet altın zincir ve üzerine Arapça yazılı altından künye. (Behçet Cantürk'e ait bu altın zincir. bir adet kravat iğnesi. * 3 çift inciden kolye. * 21 adet. * l adet üzerinde çeyrek ve yarım altın olan 18 ayar paralı bilezik. * l adet safir bilezik. * l adet siyah beyaz incili pırlantalı altın bilezik. * l adet incili pırlantalı altın anahtarlık. * 50 cm. 22 ayar altın bilezik. * l adet altın kaplama çakmak.

hesap numarası 6411050. Tekme ve tokatlarla üzerine çullandılar. Güldüler. Döverken küfür ediyorlardı. Cantürkler'in ablası İkram Fidanay için "Firar" notu düşüldü.. "Ermeni dönmesi. Diyarbakır Yenişehir semtinde 106 kütük no.... Kaba dayağa son verdiler. Birkaç saniye önceki hava değişmişti. 17389 numaralı sabıkasızlık belgesi. 111/5593.. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek imzasıyla tüm illere.10 Haziran 1984 tarih 093076 numaralı 2 milyon değerinde çek. * Ziraat Bankası Adapazarı Şubesince Behçet Cantürk adına verilen. Acı duymadı. Soyunmasını istediler. "Yapmayın. Sendeledi. Hissettiği. parsel no 3 olan 962 m2 olan arsa tapusu... Nizamettin. 26 Mayıs 1983 tarihli.Süreyya Cantürk çiftinin yakalanması için.. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesi. GÖLBAŞI Gözleri bağlanmıştı. Anlamadı. vurmayın" bile demedi. * Behçet Cantürk adına düzenlenmiş Lice Cumhuriyet Savcılığı'nca onaylı. İbrahim Fidanay ve oğlunu gözaltına aldılar.. Arkasından.. 25 pafta. Çıkardı." Hiç sesini çıkarmadı. "Yani çırılçıplak soyun!" Mahcup bir ifadeyle gülümsedi.. çek numarası 278456'dan başlayıp 278475'e kadar devam eden kullanılmamış çek defteri. Polisler.. yanına gelip tokat atan kişinin içki kokuşuydu. piç. yıldırım telgraf çekildi.. Onu da çıkarmasını emrettiler. * Hidayet Kaşan adına düzenlenmiş. Soyundu. 9 Ekim 1984 gün ve 093081 seri numaralı l milyon 900 bin değerinde çek. Diyarbakır 1.9 hesap numaralı 10 milyon değerinde Behçet Cantürk adına düzenlenmiş hesap cüzdanı. 128 ada. tek külotu ile kaldı. Noterden tasdikli. 10 Temmuz 1984 gün 093079 seri numaralı 2 milyon lira değerinde çek. Karakoldaki tutanağa. şiddetli bir tokat hissetti yüzünde. 10 Ağustos 1984 gün 093080 seri numaralı 2 milyon değerinde çek. "Adem ol" dediler.. .

.60 yaşlarındadır. Söyledi: * Vekin Aktan: 50 yaşlarındadır. karşısına getirip soymaya başladıklarında. Behçet Cantürk'e. "Sizi öldürmeden karımın koynuna girmeyeceğim" diye bağırdı.Üşüyordu. İlk kez bağırdı.50 yaşlarındadır. Müteahhitlik ve otelcilik yapar. İktisatçıdır. ne isterseniz veririm!.. Suyu cinsel organına sıkmaya başladılar. Diyarbakırlıdır. Aniden tüm vücuduna gelen tazyikli su ile irkildi Yere yatırdılar. Ankara Maltepe'de işyeri vardır." Artık sesini duymuyorlardı.. * Akif Yılmaz: 45 yaşlarındadır. Müteahhitlik de yapar. Ankara'da da yazıhanesi vardır... * Hikmet Çetin: 45. Biyografisini. * Mehmet Akça: 50 yaşlarındadır.. Yakın arkadaşlarını sordular. akrabalarını bir bir anlattı. müteahhitlik yapar. Müteahhitlik yapar. 60 sayfalık ifadesinin altına imzasını attı. Licelidir..İhracat firmasının Genel Müdürlüğünü yapar. * Doğan Cizrelioğlu: 45 yaşlarındadır. Ankara'da Özcan İthalat. Diyarbakırlıdır. herşeyi anlatacağım" diyerek konuşmaya başladı. Fakat Hidayet ve Dilek'i. Ankara'da oturur.. İstanbul'da ihracaat ithalat işleriyle uğraşır.. Eski Devlet Bakanıdır. şoke oldu. Müteahhitlik yapar. Birgün hiç beklemediği bir olay başına geldi: "Karılarını buraya getirip çırılçıplak soyarız" tehdidini duyunca. Ankara'da Anıt Oteli'ni çalıştırır. İstanbul'da oturur. Diyarbakırlıdır. Köşk Gazinosu'nun üzerinde yazıhanesini vardır. önce umursamadı. Gözaltındaki süresi uzatılıp duruyordu. Dayanaklı olmasına polisler bile şaşırmıştı. Diyarbakırlıdır. * Şehmuz Tatlıcı: 55. "Tamam. kardeşlerini. Müteahhitlik yapar. Diyarbakırlıdır. Ankara Gölbaşı'ndaki polis eğitim merkezinde bir ay işkence yaptılar. * Ağa Ceylan: 55 yaşlarındadır. * Mehmet Cizrelioğlu: 35 yaşlarında Ankara'da müteahhitlik yapar. İşkenceye karşı oldukça dayanıklıydı.. 30 Mayıs 1984 günü. Diyarbakırlıdır. Diyarbakırlıdır. "Yapmayın.

* Yaşar Demirel: 45 yaşlarında şoförlük yapar. Daha çok devletten ihale alarak müteahhitlik yapar. müteahhitlik yapar. Sarı Avni lakabı ile bilinir.45 yaşlarında. Evlidir. Evlidir. Gözaltına alındığımda kendisi ne pusula göndermiş. Ermenidir. Dayım olur. * İskender Çolak: Kulüpçüdür. Erzurumludur. Mehmet Deniz vasıtasıyla tanıdım. bazmorfin kaçakçılığı yaptık. * Mahmut Uyanık: Eski CHP milletvekilidir. Ermenidir. Evli. Bitlislidir. Diyarbakırlıdır. kaç çocuğu olduğunu bilmiyorum. İstanbul Mecidiyeköy'de yazıhanesi vardır. Daha önce Sarı Avni ile birlikte silah kaçakçılığı yapmış olduk larını biliyorum. Beykoz'daki evlerine bir kez gitmiştim. Spor ayakkabısı satar. Diyarbakır'da oturur. müteahhitlik yapar. Kızı Ayşe. Beni Atilla Öksüz kod adıyla arar. Yazıhanesi Çankaya'dadır. İsviçre'nin Zürih kentinde yaşıyor.50 yaşlarında Diyarbakır'da Uçak Palas adında oteli vardır. evli. Ayşe ve Müesser adlı kızları nı biliyorum. * Ali Özcan: 40 yaşlarındadır. Pusula eline ulaştı mı bilmiyorum? Erzincanlıdır. Fırat reklamın sahibidir. Diyarbakırlıdır. Kendisi ile görüşür. MiT'ten birisini bularak. * Mehmet Deniz: 45.60 yaşlarındadır. Kendisini uyuşturucu kaçakçısı hemşehrim Mehmet Deniz vasıtasıyla tanıdım. Liceli'dir. Mülkiyeti kendisine aittir. Gemicilik ve kaçakçılık işleri ile uğraşır. bana yardımcı olmasını istemiştim. Birlikte eroin. Uyuşturucu madde kaçakçılığı işlerinin satış ve sevkıyatını yaptığımızdan dolayı tanırım. Avukatlık yapar. Mües-ser ise Beykozsporlu biriyle evlidir. Korkmaz Göldağı adlı biriyle. * Avni Karadurmuş (Musullulu): 45 yaşlarında. * Recai İskenderoğlu: Eski Bayındır ve İskan Bakanı.* Recep Tacer: 50 yaşlarındadır. Rizelidir. Ayşe isminde karısı vardır. Annemin amcaoğludur. Müteahhittir. Çocukları vardır. Alevidir. Evlidir. Kadıköy Bağlarbaşı'nda oturur. Ankara'da İzmir Caddesi'nde avukatlık bürosu var. Benim avukatımdır. Ankara'da müteahhitlik yapar Çankaya'da oturur. * Mehmet İçkale: 40 yaşlarında. çocukudur. Bağlarbaşı'nda ikamet eder. sık sık telefonlaşırız. Anadolu Kulübü'nde görüşürüz. Karslıdır. Kendisi ile Lice'den tanışırız. bir çocuğu vardır. Bebek'te oturur. . * Bedros Demirciyan: 40. Bir yıl benim şoförlüğümü yaptı. Suadiye'de oturur. * Halim Civelek: 35 yaşlarında boşta gezer. Ankara'da oturur. * Yasin Barut: 50 yaşlarındadır. * Medet Serhat: 50 yaşlarındadır. Yazıhaneme sık sık gelir.Çankaya son durakta süpermarketi var. * Murtaza Dinçer: 55. İstanbul Çarşıkapı'da Beyazıt'ta yerleri vardır.

Albay rütbesinden emeklidir. Misafir olarak Türkiye'ye gelir.50 yaşlarında Diyarbakır'da ikamet eder. Urfalıdır. * Ağa Koç: 45. * Hacı Reşit Zigari: 40 yaşlarında. uyuşturucu madde kaçakçılığı yapar. İranlı mı. Kendisiyle samimiyiz. Tüccardır. Kendisiyle samimiyizdir. Eski Diyarbakırspor Başkanıdır.* Hüseyin Macit: 40 yaşlarında. İstanbul'da oturur. * Mehmet Emin Ekinci: 45 yaşlarında. Lice'den tanışırız. İstanbul'da oturur. Bana uyuşturucu madde temin ederdi. Gelişlerinde Mehmet Sıddık Bayram'ın Van'daki otelin de kalır. Vefat etti. Türkiye'ye geldiğinde Mehmet Sıddık Bayram'ın otelinde kalır. İstanbul'da oturur. Uyuşturucu kaçakçılığı yapar. Uyuşturucu taşır. Adanalıdır. * Mehmet Süleyman: 40 yaşlarındadır. İran uyrukludur. Evli. Uyuşturucu madde kaçakçılığı yapar. İstanbul'da lokantacılık. Beni. Vanlı mı bil miyorum. * Seli (Salih): 45. Samimiyizdir. Yazıhaneme gelir giderdi. Ses sanatçısıdır. Hacı Reşit Zigari ve Seli'nin yakın adamıdır. çocukludur. aracılık yapar. çocukludur. Evli. İstanbul'da sanatçı organizatörüdür. İstanbul'da ve Diyarbakır'da devamlı görüşürüz. Diyarbakır'da köy sahibidir. * Uğurcan Elmas: 50 yaşlarında. evlidir. * Bedri Ayseli: 35 yaşlarında İstanbul'da ikamet eder. Diyarbakırlıdır. Ermenidir. Diyarbakırlıdır. Kendisi ile fazla samimi değilimdir. Diyarbakırlıdır. * Ali İhsan Cesur: 50 yaşlarında. Gece kulübü çalıştırır. evli.50 yaşlarındadır.40 yaşlarındadır. * İzzet Altınmeşe: 37 yaşındadır. Seli (Salih) ve Ertuşlu Feto gibi uyuşturucu madde kaçakçıları ile tanıştırdı. Mal temin eder. İstanbul'da ikamet eder. Koyun ticareti ve TIR taşımacılığı da yapar. Elazığlıdır. Evli ve . Kaçakçılık yapar. Vanlıdır. İstanbul'da sanatçı organizatörlüğü yapar. Gazinolarda çalışır.50 yaşlarındadır. * Mehmet Sıddık Bayram: 60 yaşlarında Van'da otelcilik yapar. Hacı Reşit Zigari ile birlikte çalışırlar. İran uyrukludur. gazinoculuk yapar. Sarı Avni'ye sattığım uyuşturucu maddeyi temin ederdi. * Ertuşlu Feto: 40 yaşlarındadır. * Mehmet Macit: 45. çocukludur. gider. İstanbulludur. Sık sık görüşürüz. Pek samimi değilim. İranlı Hacı Reşit Zigari. çocukludur. Müşterek kaçak çılığımızdan tanırım. Birlikte iş yaptık. İstanbul Dragos'ta oturur. * İbrahim Tatlıses: 35 yaşlarında ses sanatçısıdır. * Hasan Bora: 35.

İstanbul'da oturur. fihristteki 320 telefon numarasını tek tek sordu.çocukludur. Anlaşırlarsa. İlginç isimler vardı: Hikmet Çetin. Ahmet Türk.. Gözaltına alınan bir diğer avukat ise Medet Serhat'tı. Behçet Cantürk'ün fedailiğini yapan Halim Civelek'in eşine. Sadettin Tantan. bir ismin karşısında birçok rakam vardı. Mehmet Moğultay. "Behçet Beyi karakolda görürsen söyle. Sorgucu. Mehmet Ağar. Hacı Şakir. Durumu öğrenen avukat Medet Serhat.. İdris Özbir. Arap Nasri. Narkotik'ten Uğur Gür. altın kaplama banyo takımını satan mağaza sahipleri de. Sonuçta Medet Serhat yardımının karşılığını gördü: 40 gün gözaltı! Polisler. genelevi çalıştırdıklarını. mücevherlere el konulduğu için dul kadının hiç parası kalmamıştı. Hacı Ali Demirel. Ayrıca Medet Serhat'in telefon fihristindeki isimler de dikkatlerini çekmişti: Tahsin Şahinkaya. * Hüseyin Cevahiroğlu: 50 yaşlarındadır. avukatı ile Behçet Cantürk'ün ilişkisiydi. İbrahim Cevahir. O kişiyi. eşi Yurdanur hanımla birlikte 100 bin lira gönderdi. Ahu Tuğba. Eğer Behçet'in işi olmazsa. Kulüpçülük yapar. bürosundan bir yetkili benimle muhatap olsun.. Avukat Mindivanlı. Ankara'da ve İstanbul'da çok yüksek rütbeli. Canan Barlas. Ergun Gürsoy. Behçet'in işi halledilirse paketi karşı tarafa veririm. Fazla samimi değilim. Gözaltına alındığında Behçet Cantürk'ün ceketinin iç cebinde telefon fihristi çıkmıştı. Behçet Cantürk'e gözaltına alındığında gönderdiği bir not nedeniyle. istenen paketi gelip bana emanete bırakır. Recai İskenderoğlu. Şehmuz Tatlıcı. Yaşar Keçeli. 40 gün gözaltında kaldı. Abdullah Keskiner. Necdet Ulucan. Telefon fihristinde. Medet Serhat'a. Kalkavanlar. Cantürkler'in bir bölümü gözaltına alınıp. diğerleri de firar edince.. Rizeli. sık sık evi arıyorlardı. Süleyman Takkeci. İsmet Hilmi Balcı. Nurettin Yılmaz. YARDIMA GÖZALTI Avukat Saffan Mindivanlı. gönderdiği 100 bin lira ilgili tek soru sormadılar. kendisini yağdan kıl çeker gibi polisten kurtarabiliriz. Çayelilidir. ben de paketi yine bürodan gelecek şahsa iade ederim. Kemal Kumkumoğlu. Üstelik Behçet Cantürk'e. karşı tarafla yanyana getiririm.. İstediği takdirde. Mahmut Uyanık. Orhan Keçeli. Kemal Kayacan. Ayla Hanım bakmaya başladı. Onların merakı. Behçet Cantürk'ün küçük kızlarına Akile Dilek'in annesi. İsim ve telefon numarası aynen şu şekilde yazılıydı: . Şayet bu teklifimi kabul ederse.. nüfuzlu general arkadaşlarım var. Kumar oynattıklarını. Yasemin Ayşe Civelek ise 19 Mayıs'ta gözaltına alındılar. Trabzonludur." Avukat Saffan Mindivanlı 12 Mayıs'ta. kaçakçılık yaptıklarını duymuştum. Ali Fethi Esener. Ancak tüm paralara.

Diyarbakır'dan tanıyordu. Silah Kaçakçılığı Şubesine Fahrettin Metin'i. sadece Behçet Cantürk ile değil. Korkmaz Göldağı. İstihbaratın başına ise Halil Sultar'ı getirmişti. birçok Diyarbakırlı ile samimiydi. Ertoşlu Feto. Halim Civelek. Kamil Dakman. Halis Cantürk. Çocukluğu İstanbul ve Eskişehir'de geçti. Yaşar Demirel. Behçet Cantürk bu şanssızlığın acısını çok çekti. İddiaya göre. Seli. Bir süre. Birçok operasyona katıldı. Çünkü bir süre Diyarbakır'da narkotik şubenin başında bulunmuştu. Uğurcan Elmas. 1944 yılında İstanbul'da doğdu. 108 1980 yılında Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı kuruldu. "akıl hocalığı" yapıyordu. Biri kolunda. Amerikalıların çok ısrarlı olduğu iddia edildi. Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı bünyesinde iyi bir ekip kurmuştu. 1977 yılında tanıştılar. Üç kardeştiler. Ayrıca MiT'in Kaçakçılık İstihbarat Şubesi'nin başında bulunan Mehmet Eymür'le de diyalogları çok iyiydi. O günlerde Atilla Aytek'in adı. Ancak birbirlerini hiç sevmiyorlardı. Abdulkadir Takan ve eşi Muhlise Takan. Yahya De-mirel'e. Süreyya Cantürk.Attila: 994112114472994119100359????? SORUŞTURMANIN BAŞI Atilla Aytek. Mali Şubeye Faruk Metin'i. Behçet Cantürk. mesleğe ilk adımını attı.. Komiser Muavini olarak. saklanacak mekân aramaya başladılar: Nizamettin Cantürk. Abdullah Cantürk. SAYI ARTIYOR Selahattin Delidere'nin ifadesi nedeniyle. İzzet Gündüz Sarıyar. Nergizi Mezrasında çobanlık yapan Mehmet ve "zamanında" yurtdışına kaçan Avni Yaşar Musullulu. bir yıl sonra da başına getirildi. Narkotik alanında göreve başladı. Mehmet Sıddık Bayram. Hacı Reşit Zigari. Polis Enstitüsü'nü bitirdi. Atilla Aytek. Mehmet Han Kozat. diğeri ayağında olmak üzere iki mermiyi hâlâ vücudunda taşıyor. "Yeğen Yahya Demirel Olayı"nda da geçmişti. Atilla Aytek. Bedros Demirciyan. Ancak bu iddia ispatlanamadı ve dedikodu olarak kaldı. ifadesini alan Halil Sultar'ı da. Kolejden sonra. Narkotik Şubeye Sami Soydan'ı. 109 . uyuşturucu konusunda ABD'de eğitim gören ilk Türk polisiydi. Aytek. 1960 yılında Ankara Polis Koleji'ne girdi. Behçet Cantürk'ün gözaltına alındığını duyanlar. İkram (Cantürk) Fida-nay. Babası tapu kadastro memuruydu.. Bu göreve getirilmesinde. Behçet Cantürk ile Atilla Aytek. dönemin Başbakanı Süleyman De-mirel'in koruması oldu. Azet Cantürk.

Turgut Fidanay 16 Mayıs'ta. Enişteleri yüzünden gözaltına alınanlar da vardı. Emekli Albay Ali İhsan Cesur da gözaltına alındı. 18 Mayıs'ta. Mustafa Deniz Trafik Hastanesi'ne. ünlü polis şefleri Mehmet Ağar. Abdulcebbar Doğru ve Fettah Cantürk de cezaevinden Göl-başı'na getirilenlerdendi. Sabit Cantürk de "Başkent'e gidiyorum" diye hazırlık yaptı! Altın zincirli kolyesini. .. ne evinin duvarına astığı Süleyman Demi-rel ile birlikte çektirdiği fotoğraf.(12) ne de telefon fihristinde çıkan. Gölbaşı'na götürülmesine. Bedri İstanbullu ele geçirildi. işkenceye alınıyordu. 25 Mayıs günü Gölbaşı'nda "hoşgeldin seansına" alındı!. pavyonda garson vurduğu için Diyarbakır cezaevindeydi. Emniyet Müdürü Lütfi Tom-buş... Yazıhanede çaycılık yapan İlameddin Dakman 5 Mayıs'ta. Cebine de 201 bin lira koydu. Ali Fethi Esener. "işadamları" Yafes Öztürk. Askeri 110 Hakim Süleyman Takkeci. Demir Oteli'nin sorumlusu Felemez Cantürk ise 17 Mayıs'ta Diyarbakır'da yakalanarak gözaltına alındılar.. babaları bulunamayınca Mehmet S iddik Bay-ram'ın iki oğlu Sinan ve Fikret. General Kemal Kayacan. Sadettin Tantan. altın kaplama saatini taktı. Behçet Cantürk'ü Sarı Av-ni ile tanıştıran Mehmet Deniz 7 Mayıs'ta yakalandı. ablalarının kocası Bedros Demirciyan yakalanamadığı için Gölbaşı'na getirilmişlerdi! Mehmet Demirel ise. Mustafa Deniz. beyaz taşlı altın yüzüğünü. Sabit Cantürk. Erol Suna Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne. Saffan Mindivanlı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılıyordu. Sorgulamalarda durumu ağırlaşan Fettah Cantürk. General Vehbi Parlar. Abdulbaki Maltaç ile Mehmet Tahir Canpolat "Kıymetli Kâğıtlar"ı yakmışlardı ama yine de gözaltına alınmaktan kurtulamadılar. Osman Ayanoğlu ve sanat güneşi Zeki Müren'in adı engel olabildi! Gölbaşı'na gelen direkt. Zeki Suna ve Erol Suna kardeşler. kardeşi Yaşar Demirel yüzünden gözaltına alınmıştı! Suna Kardeşler ve Mehmet Demirel'in gözaltına alınmalarının bir başka nedeni daha vardı: Ermeniydiler! ASALA üyesi olabilirlerdi!. Sabit Cantürk. İbrahim. 19 Mayıs'ta. İfadesinin alınması için Ankara'ya getirilmesi istendi.Şoför Halil Hocaoğlu 4 Mayıs'ta. Hüsamettin Cindoruk.

Behçet Cantürk sorgularda söylememişti ama altın kabzalı tabancayı Sarı Avni hediye etmişti. yine Diyarbakır'a gitti. Sarı Avni'nin kızı Miyaser Sak ve eşi futbolcu Muammer Sak. Behçet Cantürk'e ait olduğunu öğrenince. Telefon fihristindeki isimler. Polisler evde arama yaptılar. 111 KİLİT ISIM Soruşturmanın kilit ismi Sarı Avni. Browning marka 20 çaplı 83756 numaralı av tüfeği ile 24 adet dolu av fişeğinden başka delil sayılabilecek birşey bulamadılar. "Delil bulunabilir" diye telefon fihristini aldılar. Söylediği gibi dükkânında bir tabanca bulundu. Nizamettin Cantürk'ün eşi Süreyya'nın kendilerine sadece çanta bırakmadığını. Aramalarda suç unsuru bulunamadı. Denizhamamı Sokağı. bir kez daha arama yapıldı. saklamaları için bir de tabanca verdiğini söyledi. Sarı Avni'nin uluslararası çapta "iş" yaptığını gösteriyordu: * Thomassricker. Behçet Cantürk'ten "Altın Tabancalı Adam" diye bahsetmeye başladılar.30 Mayıs günü Ankara'dan bir ekip. bir renkli televizyon. Polisler aramalardan elleri boş dönmüyordu. Tabancanın kabzası altındı. Cansan Tekstil ve Kimyasal Ürünler Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin. İbrahim Fidanay. kontrol için eve bakmaya gelmişlerdi. sorgusunda. Sarı Avni'nin Kabataş Setüstü'nde bulunan yazıhanesinde de arama yaptılar. Hidayet Kaşan (Cantürk) sorgusunda ağzından önemli bir bilgi kaçırmıştı. şirkete baskın yaptılar. Behçet Cantürk ile ilgili hemen her eve ve işyerine operasyon düzenliyordu. Çengelköy Havuzbaşı Durağı. Kötü tesadüf. Ancak bu baskın sonunda şirkete ait. Gazeteler artık. İsviçre'de yaşıyordu. Hidayet'in ağzından kaçırdığı suç aletleri bulundu: Bir adet Tüpgaz ve iki adet baklava tepsisi! Öyle ya... Sarı Avni'nin kızı ve damadını gözaltına aldılar. Polisler.. Arzu Apartmanı No: 1/5 adresindeki dairesini boşaltmamıştı. "Altın kabzalı tabanca" bilgisi basına sızdırıldı.. bunlarla eroin yapılmış olabilirdi! Polis. Zurih 211 08 44 . Ve üzerinde büyük harflerle "BC" yazılıydı.. Diyarbakır'a götürüldü. İbrahim Fidanay. bir radyo ve bir adet tuşlu el telefonu kaybolmuştu!.. Polisler 8 Haziran günü eve baskın yaptılar. Ancak İstanbul Beykoz'daki. Daha önce gelinen Behçet Cantürk'ün evinde.

Berger: 010.32005 Livorno/İtalya * I.A.A.* Aldo Cam Paner: 441608 * Çadmoz Zuadeç Poogeç: Las Palmas 268400 * G. 1602/456578 * Aleksandr TOTEV: Sofya 833227/84.2 * Agha Ali İmam: 433174 * John L. Gran C.HAROV: Varna 2. Devon Shire: 01. Richa: 512888 Malta * Frans Van't Hooft: 484714 112 * Peter H. Didonakis: 4173993 Pire/Yunanistan * Hoffman Yoram: 659446 Tel.530041. 4810505 Londra * C.366833 Roterdam/Hollanda * Mauruzio Tricoli: 23816/88074 Crotono * Tirsode Molina: 2752007 Madrid * G.H.41 * Anny Apostoloff: Sofya 882436 * J.J. Porson: 471188 Cenevre * Behgt W.E.P.Aviv/İsrail * Nick Paterimos: 4175/962 Pire/Yunanistan . 4810505 Londra * Silvaga Meranda: 422733 Ravenna * Samir G. Claessom: 875786 Lagos * Giyam Franco Salvadori: 0586/27363. Bonsor: 01. Anan Shezıfı: Haifa İsrael 04.

Kaparo olarak 466 bin dolar aldı. Türk Hava Yolları'nın 18 Haziran 1984 tarihli.. iki ton bazmorfin sattığı Sicilyalı Nunzio La Mattina öldürülmüştü. otomobillerden birine binip hızla pistten uzaklaştılar. 50543 Bermuda. ne gemiyi ne de aldığı kaparoyu bir türlü geri vermedi. İstanbul Yeşilköy Havaalanı'ndan kalkıp Ankara Esenboğa Havaalanına indiğinde. "piyasanın" tanınmış isimlerinden birine sattı.. Dusk adlı gemisini.. Sarı Avni ikinci bir dayağı da Paul Waridel'den yedi. Öteki iki otomobil.. Ancak birkaç ay geçti...84 Uyuşturucu Sezonu" hiç iyi gitmiyordu! Behçet Cantürk..73022 Kummerfeld * Neilimosal Dabell: John Laing (Management) Ltd. terminalin çıkışına doğru koşmaya başladılar. uçağın arka kısmına yaklaştı. Sarı Avni'nin. Aynı anda. .. gemiyi en kısa zamanda teslim edeceğini söyleyip. Sicilyalılar'dan 400 bin dolar daha aldı. "1983. 113 ŞÖHRETLER GÖZALTINDA Yolları Ankara'da kesişenler de vardı. Bu arada. sorgulanıyordu. hızla hareket eden 4 otomobil de uçağa yanaştı.. Sonuçta Sicilyalılar'dan dayak yedi. iki çekici kadın ve kadınsı hareketleriyle dikkati çeken bir erkek. "TK 158" sefer sayılı uçağı. Gazeteciler donakaldılar. Yine sözünde durmadı.. Liste uzayıp gidiyordu. dönemin Başbakanı Turgut Özal'ın eşi Semra Özal ve eşyaları için gelmişti. Yolları ayrıldı. Sicilyalı Cavad-duzzu (Giuseppe Ferrera) adında..35'i gösteriyordu. Otomobillerden ikisi. 55 milyon dolar karşılığında. İç hatlar terminalinde bekleyen gazeteciler.. Paraya ihtiyacı vardı...* Frits E. Tek bir kare fotoğraf bile çekememişlerdi. Uçaktan inen. saatler 18. Frank: 03/2387970 Antwerpen/Hollanda * Mattıni: 099/93856 Taranto * Carlos Merzlanovits: 04101.

Göz rengin: Yeşil. Bu nedenle birkaç kez intihara kalkıştım. 114 "Mustafa Ulusoy'la hep gece kulüplerine giderdik. Kendisi Mine Mutlu'nun menajeriydi. Oya Aydoğan ve Şakir Şener sorgulanmak üzere.. Maçka İlkokulu'nu. Burada homoseksüel Şakir Şener ile tanıştım. Kilon: 59. "Olay şöyle oldu: O zaman birlikte olduğum Nafiz Kavi ile Antalya'ya gitmeyi istedik. Maksim Gazinosu'nda çalışmaya başladım. Mehmet Aşıcıoğlu ile tanıştırdı. Adınız soyadınız: Canan Tuğba Çetin. Döndüğümde Ankara Başkent Gazinosu'nda çalışmaya başladım. Talya Oteli'ne yerleştik.. Film çevirme teklifi yaptı. Beraber olduk. 6 yaşıma kadar burada oturduk. Arkadaşlarıyla yat gezisine çıkacaklarını söyleyip bizim de . Bu arada çocukluk arkadaşım Ulusoy Firması sahibinin oğlu Mustafa Ulusoy ile yakınlaştık. Ten rengin: Kumral. Sonra gazinocu Osman Kavran'ın oğlu Mahmut Kavran ile flört ettim. Ulusoy Ailesi'nin beni istememesi yüzünden iki yıl sonra eşimle ayrıldık. Şakir beni. Havuz başında otururken Ermeni uyruklu olduğunu bildiğim. Sarıyer'de balık lokantası ve gazinosu olan Uğurcan Elmas'ı gördüm. Nişan yüzüğünü atarak onunla evlendim. Ancak Nafiz'in işi çıkınca. Deli dolu biri olduğu için Mehmet'ten ayrıldım. Armatör Osman Ayanoğlu polislerin beni aradığını söyleyince. Ankara Karanfil Sokak'taki merkezine getirildiler. Yani onu erkeklere satıyordu. Amerikan Kız Koleji'ni terk ettim.. İlk filmimin adı Seylan'dı. uluslararası uyuşturucu madde ve silah kaçakçısı olan Behçet Cantürk ve Avni Musullulu ile yaptığımız Antalya gezisini anlatmam isteniyordu. yönetmen Metin Erksan beni görmüş ve beğenmiş. İkinci filmim Anter'i çevirirken. Alametlerin: Sağ kolda kesik izler. Mete Has ile birlikte oldum. İlk önce Ahu Tuğba'nın sorgusu yapıldı. "Burada öğrendiğime göre. 16 yaşında başladı. Bir ara ABD'de doktorluk yapan ağabeyim Yekdağ Ergun'un yanına gittim. Beyoğlu'nda gezerken. Atatürk Kız Ortaokulu'nu bitirdim. Hayat Hikâyen: "13 Ağustos 1959 yılında İstanbul Yeşilköy'de dünyaya geldim. önemsemedim. "Mustafa Ulusoy'dan ayrıldıktan sonra Şakir Şener beni Nafiz Kavi ile tanıştırdı.Ahu Tuğba.72. Zaten ayrılmam için Dündar Kılıç'ın adamları beni hep tehdit ediyorlardı. Süzer Otobüs firmasının sahibinin oğlu Hüseyin Süzer ile nişanlandım. İlk artistliğe heves etmem. Saç rengin: Sarı. İki yıl onunla birlikte olduk. kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı'nın. ben de menajerim Şakir Şener ile gittim. Boyun: 1. Döndüğümde Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığına bağlı Narkotik Şube elemanlarınca İstanbul'da gözaltına alınıp buraya getirildim. Babam ile annem ayrıldı.. Fransa'ya gittim.

çantama 100 bin lira koyup gitmişti. Hep red cevabı veriyordum. ben ve isminin Serpil olduğunu bildiğim bir bayanla lokantaya gittik. Ahu Tuğba'nın benzeri ifadeyi verdiler. müteahhitlik yaptığını anlattı. demir tüccarı olarak tanıtırlar. Onu da akşam yemeğine götürdüm. "Behçet Cantürk ve Avni Musullulu'nun. Çünkü tipim değildi.) Gülüzar Gazinosu'nda sahneye çıkıyordum. benimle olmak istediğini söyledi. Antalya'da birlikte yat gezisi yaptığımız Behçet Can-türk'ün. Birgün Şakir Şener. Bana yine kur yaptı." Oya Aydoğan ve Şakir Şener de.katılmamızı istedi. onunla olmam için büyük vaadlerde bulundu. yattan bir başka gemiye uyuşturucu yüklediklerini görmedim. Onu da çağırdık. Bizi akşam yemeğine davet ettiler. Öğleyin Şakir Şener beni almaya odaya geldi. Eğlendik." . Ondan sonra kendisini hiç görmedim. Şakir'e de 30 bin lira vermişti. Kabul ettim. Yata bindiğimizde Behçet Cantürk. Avni Musullulu ve Bedri İstanbullu ile tanıştırıldık. Behçet Cantürk ve ben Astorya Kulübü'ne gittik. toprak ağası ve müteahhit olarak duymuş ve tanımıştım. Ben de Behçet Cantürk'ü. "Antalya'dan ayrıldıktan sonra Behçet Cantürk. ithalatçı. Bir kez de benim gala geceme çiçek göndermişti. uyuşturucu kaçakçısı olduklarını gözaltına alındığımda polislerden öğrendim. Avni. Avni.3 saat dolaştık. Odada içki içtik. Daha önce gelip Talya Oteli'ne yerleşen Beyhan Baysal da bizimle beraberdi. müteahhit. "Avni Musullulu ile. Bu tür insanlar İstanbul gece hayatında kendilerini. benim Antalya'da olduğumu 115 öğrenen Oya Aydoğan Talya Oteli'ne geldi. bu şahısların uyuşturucu madde kaçakçıları olduklarını bilmiyordum. 30 gemisinin olduğunu. eğer kabul edersem yatı bana vereceğini söylüyordu. Ancak teklifini kabul etmedim. Behçet Cantürk ise aşiret reisi olduğunu. solist olarak çıktığım gazinolara geliyor. Şakir Şener de kabul etmem için ısrar ediyordu. 2.. Behçet Cantürk.. armatör. Kabul ettik. beraber olduk. "Bana söylemiş olduğunuz gibi. Behçet Cantürk ve Avni Musullulu bana yatta ve lokantada hep kur yaptılar. Buluştuk. Bizi yata göstermelik olarak alıp. Bu arada. Şakir. Ancak 19 Haziran günü İzmir'de yakalanan Beyhan Baysal'ın ifadesi biraz farklıydı: "(. Bir116 likte Hilton Oteli'nde ayırtmış olduğu odaya çıktık. bana kur yapıyordu. ihracatçı. Hattâ Şakir Şener'e. Oya Aydoğan. konser vermek için gittiğimiz Zürih'te bir akşam yemeği yedik. Şa-kir Şener. Beyhan Baysal.

düşmanların elinde ezilsin diye yetiştirmedik. 117 "Ey akılsız sen kendi başına geleceği biliyor musun? Ben. su ile yoğrul-dum. Ondan "Altın Tabancalı Adam" diye bahsediyorlardı.. böyle bir kaseti arabasında nasıl bulundurmuştu? Üstelik her an polisin nefesi ensesindeydi. neslimiz çoğaldıkça. tarihimiz belli. böyle günlerce aç susuz. Kürtçeye acımasızca karşı çıkılan 12 Eylül'ün dönemiydi. bunu ben biliyorum. Farzet ki. titiz ve "illegaliteyi". Vicdanın için söyle. kaseti doldurduğu iddia edilen.. sen de Kürtsün. Allahsızlar. sınıf öğrencisiydi. Behçet Cantürk gibi dikkatli. Güngör Bayrak gibi sanatçıların da ifadesini alacaktı! Ancak savcılık. bize yapılanları görmeyenler bile hissederdi. çocuklarımızı bile kesip et diye kasaplara sattılar. Biz çocuklarımızı. Biz öyle bir milletiz ki aslımız belli. Ankara'ya götürüldü. Abdulkadir Takan ve intihar eden Burhan Beskisiz'in oğlu Faruk Beskisiz'i aramaya başladı. gizli örgüt mensuplarından daha iyi bilen ve yaşayan biri. Ahu Tuğba. aziz biraderim.. O günler. kendi mahkememizde Allah'a ne cevap vereceğiz. Şöhretli isimlerin Ankara'ya getirilerek sorgulanması.24'lerde yapılan zulmü unutmadık. 1922. Oya Aydoğan.23. Behçet Cantürk'ü Türkiye'nin bir numaralı gündem maddesi yaptı! Gazeteler manşetlerini. 20 yaşındaki Faruk. Ermeni anne yapılıvermişti! Akile Dilek Alev ise. Doğmuş doğacak çocukların haklarını nasıl anlatacağız. Okulda yakalanıp." Polis. Behçet Can-türk'e ayırmışlardı. okuyuculara haber diye sunuluyordu: Artistleri kullanarak eroin kaçırmışlardı!. Beyhan Baysal ve Şakir Şener hakkında takipsizlik karan verince vazgeçti. çoluk çocuk perişanlığımızı anlat. Polisin sızdırdığı yalan yanlış bilgiler. unutmayacağız. bu yapılanları hiçbir zaman unutmazdın. İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu 2. Behçet Cantürk'ün otomobilinde bulduğu Kürtçe ka-sedi 21 Mayıs'ta tercüme ettirdi. erkek kardeş Azet Cantürk. . İnsanların hakkı hukuku vardır.. Behçet Cantürk'ün ağabeyi. Garpda şarkta böyle bir zulüm olmamıştır. Sarı Avni'nin kızı ve Behçet Cantürk'ün dördüncü karısıydı! "BU ZULMÜ UNUTMAZDIN" "Kardeşim.. Kasette söylenenlerin Türkçe-sini öğrenince. Kürdistan'ın Hamido Köyü'nde kendi makamımızda. Şeyh Sait babası Ali Rıza için mağaralarda ateşle. Maddi hatalar da yapılıyordu: Amcaoğlu Abdullah Cantürk. Nil Burak. dergiler kapak haberlerini.Polis.

Bir diğer delilden ise daha umutluydu: Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı'na bağlı Narkotik Şube Müdürlüğü.02254/214860. Suriye İstihbaratından (Muhaberat) görevli Ermeni kökenli yakın akrabalarının bulunduğu. Merkez Polis Laboratuvarı'na gönderdi. 22 Mayıs 1984 tarihinde "Çok Gizli" ibareli (Sayı: 01. Başbakanlığa. İçişleri Ba-kanlığı'na. 4'üncü Kolordu Komutanlığı'na. "500 ml. .lik renksiz şişe üzerinde Chemitank yazılı etikette belirtildiği gibi.10. sıvı maddenin Sodyum Hidroksit (NaOH) olduğu. adı geçenin Suriye Ka-mışlı'da. Sadece emniyet teşkilatı değildi Behçet Cantürk aleyhine delil arayan. Yanıt 10 gün sonra geldi. PİK (Kürt İslam Partisi) gibi Kürtçü örgütlerle ve muhtemelen Ermeni terör örgütleri ile ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.. KUK. PKK ve HİZBUL TAHRİRİ İSLAM.. Behçet Cantürk içkili bir dost sofrasında dinlediği kaseti beğenip arabasına almıştı. kasetten Behçet Cantürk'ün haberi yoktu.11. Kasedi arabaya koyanlar büyük ihtimalle yeğenleriydi. 118 "Lupidon GSC ampulü içindeki sıvı maddenin uyuşturucu madde ihtiva etmediği belirlenmiştir. kaseti daha sonra arabada unutmuştu!." Narkotik Şube. İkinci bir olasılık.. MİT CANTÜRK'Ü İSTİYOR Milli İstihbarat Teşkilatı.İşin aslı. çok önem verdiği delilden umduğunu bulamamıştı. adı geçen ve yakınlarının DDKD. alınan ilk ifadelerinden. Polisin gözüne çarpmasın diye. otomobilini de kullanmıyordu. Mercedes'ten öylesine aldığı kasetten ummadığı bir delil yakalamıştı. Tıpta kullanma alanı Herpes denilen deri hastalıklarında. uyuşturucu madde ihtiva etmediği tesbit edilmiştir. Behçet Cantürk'ün evinde termos içinde ele geçirdiği maddeleri. Bu sıvı madde enjeksiyon süspansiyonu olarak Herpes Simplex virüsü ihtiva etmektedir. içindeki 440 ml. Polis. 26 Mayıs 1984 günü. Genelkurmay Başkanlığı'na. Vinci Kolordu Komutanlığı'na ve Genelkurmay Adli Müşavirliği'ne şu bilgiyi veriyordu: "Halen silah kaçakçısı Selahattin Delidere'nin ifadesine istinaden gözaltına alınan ve Ankara'da sorgusu devam eden Behçet Cantürk'ün. deri altına enjeksiyon yapmak sureti ile kullanılır. Ancak.157602) yazısıyla.

"Yukarıda arzedilen durum muvacehesinde. Medet Serhat. ayrıca Hakkari ilimize giderek burada. "Behçet Cantürk'ün polis sorgusu bittikten sonra. Erol Suna. Dört gün sonra. "Bu bakımdan Behçet Cantürk'ün. Ali İhsan Cesur." Özetle MİT diyor ki. 8 Haziran günü sorgular bitti. Yasemin Ayşe Civelek. 120 POLİS FEZLEKESİ Gölbaşı'ndaki sorgulamalar bittikten sonra yüzleştirmeler başladı. Fettah Cantürk yüzleştirildi. "Gözaltı sanık çıkış doktor ra-poru"nda. Miyaser Sak. Bedri İstanbullu. Turgut Fidanay. Halil Hocaoğlu. saatler 24. ifadelerinin doğru olduğunu söyleyip tutanağı imzaladılar. Türkiye'ye aralıklarla her gelişinde Diyarbakır'da Cantürk-ler'e ait otelde kalmış.00'e yaklaşırken Behçet Cantürk. 2 Haziran günü. Sıtkı Yusuf. Hepsi. Ancak. Sanıklar. adı geçenlerle temasta bulunmuş. tutuklanması sağlansın ve teşkilatımıza verilsin!" Bakalım hukuki süreç. Behçet Can-türk'ün planlı ve sistemli bir şekilde sorgulanması gerektiği düşünülmektedir. adı geçenin 30 günlük gözaltı süresi içinde silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığı ile ilgili faaliyetlerinin ortaya çıkarılarak delillendirilmesi ve aynı zamanda son derece şümullü olduğu zannedilen yurtdışı bağlantılı yıkıcı faaliyetlerinin yeterli seviyede meydana çıkarılması mümkün görülmemektedir.. İlameddin Dakman. 6 Haziran günü saat 17. Felemez Cantürk."Diyarbakır Sıkıyönetim Komutanlığı'nca gözaltına alınan ve yurdumuza 8 kez. öncelikle silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığı ile ilgili olarak sorgulanarak tevkif edilmesinin sağlanmasından sonra. Türkiye'ye İran'dan illegal yollarla giren ve kaçakçılık suçu ile yargılanan ve bilahare 3'ü Irak'a teslim edilen 14 kişi ile görüşmüştür. hepsinin sağlam olduğu "hekimler" tarafından tespit edildi! . Artin Hacıköylü. Zeki Suna.Krokoui ismi ve sahte Tunus pasaportu ile giren Irak Ordusu'ndan firari Yüzbaşı ve Hizbul Tahrir İslami partisi Halep Askeri Sorumlusu Sıtkı Yusuf'un da. Abdulcebbar Doğru. Kasım Faruk Beskisiz. Saffan Mindivanlı. Rafeh Ben Hadi Al. Aydın Demirel.30'da bu kez şu isimler yüzleştirildi: Behçet Cantürk. Abdulbaki Maltaş. Mehmet Deniz. İbrahim Fida-nay. Selahattin Delidere. tarafımızdan yapılan sorgulamasında Cantürkler'le ilgili yukarıdaki bilgileri teyid eden bilgiler alınmıştır. polis sorgusunda söylediklerinin doğru olduğunu belirttiler. Mehmet Tahir Canpolat. yurtdışı bağlantılı diğer faaliyetleri ile alâkalı teşkilatımızca sorgulanması ve kendisinin ile yakınlarının 1402 sayılı kanunun ek 4'üncü maddesinde belirtilen nitelikte de olabileceği düşünülen faaliyetlerinin geniş kapsamlı olarak meydana çıkarılması uygun mütalaa edilmektedir. MİT in isteği gibi işleyecek mi?. Sabit Cantürk.

bazmorfin. yaptığı tüm soruşturmaları özetleyerek. Ertoşlu Feto. Mustafa Çapan. "Suçun Subut Delili: 6. altın. Fikret Bayram. Zeynel Cantürk.10. "Suçun Tarihi: 1979 ve sonraki yıllar. Medet Serhat. Abdullah Cantürk. Yaşar Demirel. Uğurcan Elmas. Halis Cantürk. Azet Cantürk. pırlanta ve döviz kaçakçılığı yapmak. 2 adet tepsi). Abdurrahman Sağır. Bedri İstanbullu. evrak ve dokümanlar. 690 sayılı kanuna muhalefet. "Firarda bulunan sanıklar: Nizamettin Cantürk.KUK örgütleri ve yurtdışı örgütleri ile işbirliği yapmak. Kamil Dakman. İfadelerden birkaç pasaj sunalım: "Sanık Behçet Cantürk. sağlamak. Diğerleri firar etmişti. Mehmet Ölmez. Mehmet Han Sağır. Hidayet Kaşan.7. Seli (Salih). Ağa Koç (ölü). Avni Musul- . İkram Fidanay. Fettah Halitoğlu. altın tabanca kabzaları. Muhlise Takan. altın ve mücevherler ile sanıkların samimi itirafları. Ermeni örgütleri ile DDKD. Remzi Sağır.Polis 11 Haziran günü. Mehmet Ali Altınbaş. Mehmet Deniz. 39 sayfalık bir fezleke hazırladı: "Suçun Nevi: Teşekkül vücuda getirerek." 66 kişi hakkında soruşturma başlatılmıştı. Korkmaz Göldağı.. Halil Hocaoğlu. Sinan Bayram. maddi menfaat temin etmek. Mehmet Süleyman. teşekkül vücuda getirerek aile şirketi halinde uluslararası uyuştum madde. silah kanununa muhalefet.. Artin Hacıköylü. Abdulkadir Takan. İla-meddin Dakman. Mehmet Han Kozat. sahte evrak tanzim etmek. Ali İhsan Cesur. Halim Civelek. Abdulvahap Çarık. 30 Mayıs 1984 tarihinde 60 sayfalık ifadesinde. Kasım Faruk Beskisiz. aile şirketi halinde uluslararası uyuşturucu madde bazmorfin ve eroin imal etmek. Akile Dilek Alev. Ancak sadece 40 şahsın ifadesi alınabilmişti.1982 tarihinde Avusturya'nın Gros-sau. Zeynel Ekmekçi. Hacı Reşit Zigari. Saffan Mindivanlı. Zeki Suna. "Sanıklar: Behçet Cantürk. Ahmet Arıkboğa. Zeki Kirpi. Selahattin Deli-dere. Süreyya Cantürk. Abdulcebbar Doğru. kaçakçılığın men ve takibine dair kanuna muhalefet.Lower şehrinde Urallar şirketine ait kamyon içerisinde ele geçirilen 13 kilo 700 gram eroin maddesi olayı. Fettah Cantürk. Felemez Cantürk. Yasemin Ayşe Civelek. Betül Ayyüce. Mustafa Deniz. İbrahim Fidanay. Aziz Cantürk. Turgut Fidanay. Nedim Baybaşin. Aydın Demirel. Yaşar Avni Musullulu. Diyarbakır ili Lice ilçesi Ner-gizi Gömünde yapılan eroin maddesi ile ilgili Behçet Can-türk'ün evinde bulunan ve eroin imalinde kullanılan malzemeler (l adet tüp. Abdulbaki Maltaş. Mehmet Tahir Canpolat.1983 tari121 hinde Diyarbakır ili Lice ilçesi Ankazap mezrasında ele geçirilen 217 kilo eroin maddesi olayı. İzzet Gündüz Sarıyar. Miyaser Sak. 19. sahte tanzim edilen evlenme cüzdanı ve nüfus cüzdanı. Sabit Cantürk.eroin ticaretini. Erol Suna. Mehmet (Çoban Mehmet).

uyuşturucu maddeyi bu şahsa gönderdiklerini bildiğini. bazen de kendi evlerinde uyuşturucu madde yani eroin imali işini Lice'ye yakın dağlık bir bölgede yaptıklarını bildiğini. aynı zamanda İtalya'dan Cebelitarık Boğazı üzerinden Amerika'ya gönderdiği. bazı şeylere dayanamam dediğini duyduğunu. kendisinin gayri meşru yaşadığı her iki hanıma da sahte evlenme cüzdanı tanzim ettirdiği.5 tona yakın bazmorfin maddesini İran. ayrıca İran'dan getirtmiş olduğu bazmorfin maddesini Diyarbakır ili Lice ilçesi Ner-gizi mezrasında 385 kilo bazmorfin maddesini 255 kilo İran işi eroin maddesine dönüştürmek suretiyle bir kısmını Avrupa ülkelerine. bu yere at ile gittiklerini. Türkiye. Behçet'in cezaevinden çıktıktan sonra bir tomar evrakı yaktığım.122 lulu ile birlikte yaptıkları. uyuşturucu madde işinde çalıştıklarını. bir araya gelerek bazen Nizamettin'in evinde. Behçet'in zaman zaman eve yabancı para getirdiğini beyan etmiştir. bugüne kadar yurtdışına 1. Ermeni örgütleri ile DDKD.KUK ve yurtdışı örgütleri ile işbirliği yapmak ve maddi. ayrıca Ermeni kökenli bazı akrabalarının da İstanbul ilinde yerleştikleri. "Sanık Akile Dilek Alev ifadesinde.manevi menfaat sağlamak.gayri meşru karısı olduğunu. sahte evrak tanzim etmek. kendisinin defalarca İsviçre'ye giderek uluslararası kaçakçı gıyabi tevkif müzekkeresi bulunan Avni Karadurmuş (Musullulu) ile yakın ilişkiye girdiği. Süreyya'nın devamlı çantasında silah taşıdığını. Ermeni olan ve ASALA ile yakın ilişkiler içerisinde bulunan yakın akrabası Bedros Demirciyan'ın da Ermeni kökenli şahıslarla ilgilendiği. 4 kardeşin de birer adet kalaşnikof silahlarının bulunduğunu. Abdul-kadir Takan'ın karısı Muhlise Takan'ın da yardım ettiğini. İtalya ve İsviçre ülkelerine. kocasının Fettan ve Halis'e çok güvendiğini. Sarı Avni'nin is123 mini duyduğunu. bu görüşmeler esnasında Albay Ali İhsan Cesur'un da İsviçre'de hazır bulunduğu. . Behçet. Uğurcan Elmas'ın Behçet'e. altın ve döviz kaçakçılığı yapmak. Ermeni kökenli olduğu. Cantürk ailesinde cezaevine girmeyen kalmadığını. akrabalarının Suriye İstihbarat Teşkilatında Avrupa'nın birçok yerlerine dağılmış vaziyette görev yaptıkları. yakalandığı takdirde herşeyi konuşacağını. bu işleri Cantürk-ler ailesi adına yapıp elde edilen kân eşit miktarda ailece paylaştıkları. Nizamettin Cantürk. bilahare nereye sakladıklarını bilmediğini. birlikte Karton Oteli'nde yemeğe gittiklerinde Sarı Avni'yi orada tanıdığını. bir kısmını da Türkiye'de sattıkları. Behçet Cantürk'ün gayrı meşru karısı olduğunu. "Sanık Hidayet Kaşan ifadesinde. ayrıca eroin imal etmek. Süreyya Cantürk'ün beyaz patiska bezden uyuşturucu madde için bir hayli torba diktiğini. yakalanan her iki silaha da para mukabilinde suçunu üstlenen kiralık adam bulduğunu beyan etmiştir. bir adet kılıf içerisinde uzun bir kamalarının olduğunu. Süreyya ve Abdulcabbar Doğru. bir tencere dolusu mermilerinin ve kırmızı renkli el bombalarının. Felemez Cantürk'ün ise örgüt işi ile uğraştığım. Behçet Cantürk'ün .

İstanbul Kapalıçarşı'ya ASALA mensupları tarafından bomba atıldığını. Ermenilerle işbirliği içinde olduklarını. hattâ sivil giyinmiş bir paşa ile yemek yerken çektirdiği bir fotoğrafının olduğunu. evliliğinin ikinci ayında İzmir'e Etap Oteli'ne gittiklerini. en son Behçet'in Ameri124 kadan getirtmiş olduğu iki adet çelik yeleğinin olduğunu. silah. Nizamettin Cantürk'ün eroin imalinden gözlerinin bozulduğunu. Muammer Sak ile ikinci evliliğini yaptığını. Sarı Avni ile birlikte Ahu Tuğba. Behçet'in fotoğrafları yapıştırılmış sahte nüfus cüzdanlarının bulunduğunu. 12 Eylül harekâtından sonra 4. televizyonda İstiklal Marşı çalarken televizyonu kapattırdığını. Azade isimli gayri meşru yaşadığı bir hanımının olduğunu. Behçet'in 'biz bu işi önceden biliyoruz' dediğini. Behçet'in kendisine vermiş olduğu iki adet el telsizini bankadaki kasasında sakladığını. konuşmalarında tehlikeli bir olay yaşadıklarını. zaman zaman Kür-distan Devleti'ni kuracaklarını. Beyhan Baysal ve soy ismini bilmediği Oya ile birlikte Antalya'da uzun bir müddet kaldıklarını. Behçet'in.5 sefer mal gönderdiğini. altın ve döviz transfer işleriyle ilgilerinin olduğunu. fotoğrafdaki şahsın uyuşturucu madde kaçakçılığından yakalandığını ve tuvalette gırtlağını keserek intihar ettiğini. İran'da çektirilmiş bir fotoğrafı göstererek. Yaşar Avni Karadurmuş'un kızı olduğunu. Mehmet Han Kozat ile karşılaştığım. bilahare Nizamettin Cantürk'ün istemesi ile telsizleri verdiğini. eniştesi Kormaz Göldağı ile yakın akrabası Hayrettin Yağcı'nın silah ve uyuşturucu madde kaçakçısı olduklarını ve 125 . gözlüklü. Çanakkale tarafında 1982 yılında birkaç kez eroin sevk ettiklerini bildiğini. Nizamettin. kendilerinin devamlı Kürtçe konuştuklarını. Tahsin isminde bir şahısla yemek yediklerini bilâhare Tahsin'in babasını kendisine İsveçli olarak tanıttıklarını. Behçet'in bu olaya çok üzüldüğünü. esmer. Arap ülkelerine giriş ve çıkış yaptığını pasaportunda gördüğünü. Sü-rayya'nın eroin torbalarını diktiğini. bunları bir subay arkadaşı marifetiyle getirttiğini. âdeta bir silahşor gibi silah taşıdığını. beyan etmiştir.Behçet'in Uğurcan Elmas'la gayrı meşru işler yaptığını. orada çirkin.'Behçet'in İsviçre'ye gittiğini. kendisinin Türk Devleti'nin temeline dinamit koyacak kadar Türk düşmanı olduğunu. Anayasa oylamasında da hayır oyu kullandığını bildiğini. gezi görünümü vererek açık denizlerde uyuşturucu maddeleri gemilere aktardıklarını. zaman zaman eve telefon açarak babasını sorduğunu. İnce Mehmet (Candaş) namı ile tanınan şahısla birlikte babasının İspanya'dan satın aldığı evde buluştuklarım. Behçet Cantürk'e ait Abdulcabbar Doğru ve Mehmet Taşkaya adına düzenlenmiş. babasının Kabataş Setüstünde Deniz Nakliyat Şirketi'nin bulunduğunu ve burayı paravan olarak kullandığını. Sarı Avni ile telefonda konuştuklarını. Cumhurbaşkanımız Kenan Evren'i sevmediğini. bilâhare Nizamettin Cantürk'ün de orada olduğunu. İstanbul'daki polislerin onun adamları olduğunu. orada Halis Cantürk. birlikte Sarı Avni'den bahsettiklerini. Mehmet Han Kozat. birlikte uluslararası uyuşturucu madde. "Sanık Miyaser Sak ifadesinde. Behçet. Behçet Cantürk'ün 1979 yılında evlerine misafir olarak geldiğini. kendisinin Halep'te bir kampta eğitildiğini tahmin ettiğini. Behçet'in konuşmaları arasında üst düzeyde Askeri kanatta adamlarının olduğunu.

1949 yılında Ankara Kara Harp Okulu'ndan mezun olduğunu. bu şahsın İsviçre'ye ayda bir sefer gidip geldiğini. 1983 yılının Ağustos ayına kadar İstanbul'da çalıştığını. babasının altın kabzalı bir tabanca ile ruhsatlı bir tabancasının olduğunu. İsviçre'de lüks bir lokantada Sarı Avni ve Behçet Cantürk ile yemek yediğini. kendisinin Edirne'den tanımış olduğu Azade Özaksoy ile birlikte yemek yiyip içki içtiklerini. bu kadınla Sarı Avni'nin tanışıp gay-rimeşru hayat yaşadıklarını. altın ve döviz kaçakçılığı yaptıklarını bildiğini. bilâhare bilmediği sebeplerden dolayı mesul müdürlükten ayrıldığını. Fettan Cantürk'ü yanına alarak bir müddet şoförü ve bahçıvanı olarak çalıştırdığını. garsoniyer olarak kullandıkları evde. Avni ile arkadaşlığının uyuşturucu madde ve silah kaçakçılığından yurtdışına kaçışına kadar devam ettiğini. 'Kaptan' namı ile tanınan Nurettin Candaş ve babası ile yurtdışında bağlantı kurduklarını." MAHKEME BAŞLIYOR . yemesinin içmesinin Sarı Avni tarafından karşılandığını. bilâhare kendisini İsviçre'ye davet etmesi üzerine emekli olmadan Bakanlıktan izin almak kaydıyla İsviçre'ye gittiğini. bu tanışmadan sonra Sarı Avni ile birçok kereler buluşup yemek ve içki içtiklerini.. Söyledikleri özetle bir cümleydi: "Behçet Cantürk'ün yurtdışına uyuşturucu kaçırmasına yardım ve yataklık ettik. gizli yollardan Türkiye'de kurmuş olduğu Belkam Deniz Nakliyat Şirketi'ni damadı olan Muammer Sak'ın yaptığını.babası ile bağlantılı olduklarını. İnce Mehmet namı ile tanınan Mehmet Candaş ve ağabeyi. silah. evinde misafir olarak kaldığını.. Behçet Cantürk ile Avni Karadurmuş'un uyuşturucu madde. Beykoz'da oturması ye Beykozlu olması nedeni ile Avni Karadurmuş (Musullulu) ile tanışdığını ve olayların içerisine girmiş bulunduğunu. Nizam Doğan'ın babasını telefonla aradığını. Avni Karadurmuş'un döviz transferini kuyumcu olan Korkmaz Göldağı'nın yaptığını. aynı doğrultuda Avni'nin yanında çalışan mesul müdürü tarafından bu isteğin tekrar iletildiğini. Behçet'in otelde kendisinin ise Sarı Avni'nin evinde misafir olarak kaldığını. bundan bir oğlunun olduğunu. Sarı Avni Türkiye'de iken Behçet'le birlikte yemek yediklerini. ikinci kez yine Sarı Avni'nin misafiri olarak İsviçre'ye gittiğini. oğlunun Sarı Avni'nin gemilerinde bir yıl tayfalık yaptığını beyan etmiştir. Sarı Avni'nin yurtdışına kaçmasından sonra İsviçre. Avni Karadurmuş'un kendisine telefon ederek 126 Behçet Cantürk'ün amcasının oğlu Fettan Cantürk'ün taburun Ayazağa'da inşaat yapan bölümünde asker olduğunu. "Sanık Ali İhsan Cesur alınan ifadesinde. içki içtiklerini. Uğurcan Elmas. kadınlı içkili alemler tertiplediklerini. halasının kocası Albay Ali İhsan Cesur'u tanıdığını. Hayrettin Yağcı ve Behçet Cantürk'ün birbirlerinden ayrılmayan şahıslar olduğunu. 1979 senesinde Behçet Cantürk ile tekrar Hilton Oteli'nde karşılaştıklarını. Bedri İstanbullu ile ilişkiler içerisinde olduğunu. Albay rütbesi ile emekli olduğunu. yol masraflarının." Sanıkların hepsi polise verdikleri ifadelerinde suçlu olduklarını kabul ettiler. Behçet Cantürk'ün en son yakalandığında babasının İsviçre'den telefon ederek Behçet'in yakalandığını bildirdiğini beyan etmiştir.Zürih şehrinden devamlı olarak kendisini aradığını. kendi yanına alıp şoför olarak vazife yapmasını istediğini.

En uzun konuşmayı Behçet Cantürk yaptı: "Şahsıma isnat edilen uyuşturucu madde kaçakçılığı. "Bankalara kendi adına para yatırmazdı. Ahu Tuğba. Polise verdiğim ifadem doğru değildir" dediler. döviz kaçakçılığı. önce kimlik tesbiti yaptı.00'da Sıkıyönetim Komutanlığı Ankara 4 numaralı Askeri Mahkemesi'nde duruş-masız olarak başlandı. Polisler bazmorfini kime verdiğimi sorup. Eşi. altın kaçakçılığı. Sıkıyönetim Askeri Savcılığı'nın 19 Haziran 1984 gün ve 1984/356 kararı ile Behçet Cantürk ve 43 arkadaşının yargılanmasına. Ardından sorguya geçildi. kafamdan uydurdum. Albay Ali İhsan Cesur ve Akile Dilek Alev dışında. yasadışı örgütlere maddi yardımda bulunmak suçlarını işlemedim.1984 ile 17.1984 ve 5. Benim adıma da bankalara para yatırdı.-98 ile 12 Haziran 1984 gün ve 1984/ KAÇ. akrabası Halis Cantürk adına kayıtlıdır." Behçet Cantürk. sıkıştırınca.5. Bu. sahte evrak tanzimi. Beni gözaltına aldıklarında görevliler. Polisler Bayram Oteli'nin sahibi Mehmet Sıddık Bayram'ın adını vermemi istediler. bana hazırlanmış bir komplodur.5. ASALA örgütüne 10 milyon lira verdi. 127 Hakim Binbaşı Basri Özgenç. Hazırladığım senaryoyu polislere anlattım.Sıkıyönetim Komutanlığı'nın 11 Haziran 1984 gün ve 1984/KAÇ.-98 sayılı yazıları. ya da ifade vereceksin' dediler. Bu nedenle onun ismini söyledim. Otomobili bile. eroin ile ilgili olayları.1984 tarihli ifadelerimi aynen kabul ediyorum. Bu örgüt ile ilişkisini dayısı Bedros Demirciyan aracılığıyla kuruyordu. Polis ifadeyi kendi hazırlayıp zorla bana imza ettirdi. Behçet Cantürk. sanıkların hepsi "Emniyette işkence altında ifade verdik. daha önceden tanıdığım Avni Karadur-muş'a verdiğimi söylemek zorunda kaldım. eşi Akile Dilek Alev'in mahkemede söylediklerini şaşkınlıkla dinledi. Ancak elinde vekaleti olduğu için istediği zaman çekiyordu. Beyhan Baysal gibi kadınlarla Antalya'ya gidip yattan açık denizde bekleyen gemiye uyuşturucu 128 . Ben de işkenceden kurtulmak için. Huzurunuzda da tekrarlıyorum. Diyarbakır Cezaevi'nde oldukları için Abdulcebbar ve Sabit Cantürk dışındaki 41 sanık mahkeme salonuna alındı. 60 sayfadan ibaret ifademde bazmorfın. 'Ya öleceksin.5. DDKD ve ASALA örgütleri ile ilişkilidir. polis ifadesini aynen tekrarlıyordu: "Emniyette verdiğim 3. 22 Haziran günü saat 10.

Kâbustan kurtulanlar çok sevinçliydi. Mehmet Deniz. Behçet Cantürk tek tip elbise giydirilerek birkaç ay önce Çıktığı Mamak Askeri Cezaevi'ne birkez daha kondu. Felemez Cantürk. 129 t» 'YURTDIŞINA KAÇIN! "Size benim söyleyeceğim birtek şey var: Yurtdışına kaçın!" 40 gün süren işkenceli sorgulamadan sonra serbest bırakılan avukat Medet Serhat. Enver Erşener.[yüklediklerini bana kendisi söylemişti. Mehmet Alptekin. Abdurrahman Sağır. Akile Dilek Alev. Uçak hosteslerinin uyuşturucu işinde kullanıldığını da anlatmıştı. Nizamettin Cantürk. avukat Medet Serhat'a "akıl danışıyorlardı. Abdulvahap Çarık. Remzi Sağır. Mustafa Deniz. Hidayet Kaşan. Üzülenler ve sevinen-kr dışında bir de belirsiz durumda olanlar vardı: Firariler!." . Mehmet Tahir Canpolat. polislerin yanında biz kadınlara 'sakın birşey söylemeyin. Bedri İstanbullu. İbrahim Fidanay. polis korkusunu daha üzerinden atamamıştı! Mahkeme. altın kaçakçılığı. uyuşturucu madde kaçakçılığı. Aziz Cantürk. Betül Ayyüce. Yasemin Ayşe Civelek. İlameddin Dakman." Akile Dilek Alev. Yakalandığımızda emniyette beklerken. Miyaser Sak. emniyette işkence yaptılar deyin' diye öğüt verdi. Zeynel Ekmekçi. sahte evrak tanzimi. Aydın Demirel. savcıya çıktığınızda herşeyi inkâr edin. Artin Ha-cıköylü. eroin imali. Erol Suna. Kasım Faruk Beskisiz. Fettah Cantürk.. Saffan Mindivanlı. Abdulcebbar Doğru ile Sabit Cantürk'ün de gıyaben tutuklanmasına karar verdi. Bu sözlerini polisler duydu ama birşey yapmadılar. Size söylediğim gibi emniyette ve savcılıkta söylediklerimi mahkemeniz huzurunda da tekrarlıyorum. yasadışı örgütlere yardım etmek uçlarından sanıklar. Medet Serhat. Selahattin Delidere ve Behçet Cantürk'ün vicahen tutuklanmasına. silah bulundurma kanununa muhalefet. Fikret Bayram. Turgut Fidanay. yurtdışına çıkış önerisinde bulunuyordu. Mahkeme. Zeki Suna. Sinan Bayram. Yaklaşık 500 metreden konuşulabilen iki telsizi vardı. Zeki Kirpi. dayısı Bedros Demirciyan ve son anda korkup büronun kapısından geri dönen şoför Yaşar Demirel. Fettah Halitoğlu ve Zeynel Cantürk hakkında beraat kararı verdi. Nedim Baybaşin. Mehmet Han Sağır. Ali İhsan Cesur. ürkek bakışlarıyla kendisini de tedirgin eden konuklarına. Halil Hocaoğlu. Abdulbaki Maltaş.

geldikleri gibi tekrar kalabalıklara karıştılar. MİT'in 22 Mayıs 1984 tarihli isteğine yanıt verdi. Maruz kaldığı işkenceleri avukatına bir bir anlattı. Avukat M. 30 günlük bir süre için MİT'e teslim edilecekti! 6 Temmuz 1984 günü asker. İşkenceleri yanlarına bırakmayın" dedi. 6 Temmuz 1984 tarihli yazısında. Cevdet Yardım. Mamak Askeri Cezaevi nizamiyesinden Samsun asfaltına çıkınca. "Elinizden ne geliyorsa yapın. ürkütücü yere hızla girdi. Siz de gidin. "Nereye." Firariler. sevinsin mi. Yarım saat sonra askeri cemse. Dış kapı kapandı. 26 Haziran 1984 günü müvekkili Behçet Cantürk ile Mamak Askeri Cezaevi'nde görüştü. etrafı duvarla çevrili. Barış Demeği yüzünden benim yine gözaltına alınacağım söyleniyor.. 54 günlük gözaltı Behçet Cantürk'ü çok yıpratmıştı. Kaçın. Biz polise benzemeyiz. Fırsatını bulursam hemen yurtdışına gideceğim. İnsan olan biri düşmanının bile oralara gitmesini ve aşağılık hareketlere maruz kalmasını istemez. Koğuş kendisine evi gibi gelmişti! Yaralarını tedavi etmeye çalışıyordu. Avukatına "akıl danışan" bir diğer kişi ise Behçet Can-türk'tü. Avukat M. görüşmeden bir gün sonra Sıkıyönetim Savcılığı'na bir dilekçe yazarak durumu anlattı. kulelerde askerlerin nöbet tuttuğu.. "BİZ POLİSE BENZEMEYİZ!" "Burada herkese 'komutanım' diye hitap edeceksin. Koğuşuna dönerken hâlâ ayağı sekiyordu. Behçet Cantürk işkenceli sorgulardan kurtulduğu için seviniyordu. Sadece şaşırdı. Her sorduğumuza . Mamak'ta kaçakçılık sanıkları için yeni bir koğuş açılmıştı. üzülsün mü anlayamadı. avukat Medet Serhat'a teşekkür edip. "Size bütün samimiyetimle söylüyorum.gardiyanların koğuşa gelip.Avukat Medet Serhat geçirdiği günlerin izlerini daha üzerinden atamamıştı. 4'üncü Kolordu ve Ankara Sıkıyönetim Komutanı Korgeneral Sabri Yirmibeşoğlu. Behçet Cantürk. büyük bir dış kapısı olan. ne oldu?" sorularına yanıt alamadı. merakı bir kat daha arttı. kendisini sorgulamak için istediğinden haberi yoktu. Jandarmalar eşliğinde askeri cemseye bindirildi. 130 MİT'in. "hazırlan" dediklerinde.. nereye gidecekseniz gidin.. Cevdet Yardım.

'emret komutanım' diyeceksin!" Önce klasik sorulan yönelttiler: Adın.. "Elinde kara kaplı defter olan" Mehmet Eymür'dü. Eğer yalan söylersen. Bu arada MİT elemanları da.Bu mitingin amacı neydi? . Senin hakkında bütün bilgiler.Evet. net yanıt vereceksin. Anladın mı?" Gözleri yine bağlıydı. eşin.Depreme yardımdı.. ama amacının dışına çıkıldı.1975 yılında. . ne 'evet'i. . Behçet Cantürk yanıtladı.Üye oldum. kardeşlerin. -Ne kadar? . arkadaşların. annen. seni Mamak'tan' tereyağından kıl çeker gibi' kurtarırız. "Ulan sinirlendirme adamı... . Eğer..Bir de köylü kesimini organize etmişsin.doğru bir şekilde. Bu konuda yardım edersen..70 bin lira sanıyorum.. komitedeydim. durumun Gölbaşı'ndan beter olur!" Örgütsel faaliyetlerini anlatmasını istiyorlardı.... 131 "Bizi tek ilgilendiren. ne olacağını az çok tahmin edersin. para yardımında bulundum.(13) Mehmet Eymür sordu. bu kara kaplı kitapta yazılı.Hangi örgütler katılmıştı? . fiziki tarifin. "Evet" dedi. soyadın. adresin. baban. kara kaplı defterin aksine şeyler söylersen. İGD'nin tertiplediği Diyarbakır Lice protesto yürüyüşünde senin rolün neydi? . gizli video çekimi yaptılar. yakın akrabaların. . . örgütlerle olan ilişkindir.

.Benim bildiğim Apocularla işbirliği vardır.) .Herhangi bir olay çıkmadı..Tanımıyorum.Başka Kürtçü. Sezai Eşel. . öğret men Seyithan Çetin.. ..Öğretmen Nazif Saruhan.. Fahri Karakoç.. 132 . • .. Hafız Uzun..Mekin Balaban. Dibek Köyü'nden çiftçi Deli Ali.İran Kürt Demokrasi Partisi ile. öğretmen Mehmet Han Gelirakan..Silahların temininde herhangi birşey var mıydı? . Her örgütün silahlı adamları vardı. (. Özgürlük Yolu. işçi Tahsin Erdoğan. Abdurrahman Ayaz. . .Bu DDKD nedir? ..Kürdistan Demokratik Partisi. Molla Mehmet Emin Baybaşin.Kimlerin silahı vardı? . Baki Kaynak... mesela Barzani ile Talabani ile ilişkisi var mıdır? -Vardı.Organize edenlerin isimlerini hatırlıyor musun? .. .Kimlerle işbirliği vardı bu DDKD'nin? . . Rızgari..Aslında İGD.

Urfa. . Bu paraları Zerruh Vakıfahmetoğlu'na .Doğu bölgesi.Antep. Kars.Kimden? . .Nereleri kapsıyor? . .Amcamın oğlu Abdullah Cantürk ile Liceli Zerruh Vakıfahmetoğlu. Kahramanmaraş. silah.Girdikten sonra.. Adana. .50 bin.Peki DDKD'ye girmeden önce ve sonra yardımda bulunu yor muydun? . Erzurum. Mardin. .Amacı nedir bu DDKD'nin? .Suriye'den..100 bin lira. Sivas'a kadar geliyor. .En çok yardım nereden geliyor.Ne zaman üye oldun? . Tunceli.Nerde kurulacak bu? .. .Bu vilayetler dahil olmak üzere Doğu bölgesi...1978 yılı sonu. .Doğu'da.Kim soktu? . Malatya. para? . mühimmat. .Bağımsız bir Kürt devleti.Celal Talabani'den. Diyarbakır. .Girdikten sonra ne kadar yardımda bulundun? .

) 133 .Liceli Mehmet Deniz.verirdim...İstanbul'a gelmiştim.. Adını bile duymamıştım. .O tarihlerde Avni Karadurmuş'u tanıyor muydun? . bu uyuşturucu madde kaçakçılığı? . Maddi yönden ihtiyaçları olduğunu.Kim tanıştırdı? . Apocuların. si lah almak istediklerini söyledi. .Daha önce? .Hayır tanımıyordum... (.Uyuşturucu kaçakçılığına ne zaman başladın? . Zerruh Vakıfahmetoğlu beni buldu. Mehmet Emin.Peki nasıl oldu. Rızgaricilerin silah yönünden. . İstanbul'a geldiğimde başladım. ..) . para yönünden çok iyi olduklarını söyledi.1979'da.Tanıştıktan sonra mı birlikte iş yaptınız? Evet.) ... . (.Daha önce kaçak işlere hisseli giriyordum.Nerede söyledi? . Mehmet Deniz'le birlikte iş yapmaya karar verdik.İstanbul'da bir otelde söyledi. (.

. ...İranlılar'dan alıyorum. Sonra İtalya'ya gönderiyorduk. .Sen İranlılar'dan İstanbul teslimi alıyordun.. havadan paraşütle atlayacaksın.Bu esasen iyi bir usul.. Amerikalılar giderken gemilerde eroin imal ediyorlar. .) .İyi bir usul.Cebelitarık Boğazı'ndan Amerika'ya sevk ediliyor eroinler değil mi? . açık denizde kotralarla yanaşılıp yükleniyor.Avni'nin yurtdışında iş ortakları vardı.Mehmet Sıddık Bayram'ın ne rolü oluyor? .Bunlar büyük Amerikan gemileri. içinde herşey var. ancak öyle yakalarsın.Limanda değil.. . . -Yakalanmaları mümkün değil. (. yoksa ABD'lilerin mi? .Evet. .Peki bu gemilere nasıl sevk ediliyor? .Bunlar Amerika kıtasındaki başka ülkelerin gemileri mi.ABD'nin gemileri..Evet. . . .Peki Türkiye'de bu işi yapan senin adamların kimler. 134 .Bu Avrupa kanalında kimlerle müştereken yapıyordunuz bu işi? .

. . . (.Ufak çapta çalışıyor. . İstanbul teslimi ne kadar? .) .l0 bin dolar.Peki Hollanda'ya satmıyor musunuz? -Yok. . İtalya'da ne kadar ediyor? .Evet.Ufak çapta çalışıyor öyle mi? .. sadece adamları bulmak için arardık.. ufak işler.Peki siz İran'dan yüksek fiyatla aldınız..Doğrusu hiç bir rolü yoktur.Niye..) . . .Mesela Dündar Kılıç Hollanda üzerinden çalışıyor. .Herhangi birşey veriyor muydunuz? .Yani siz onların sahasına giremezsiniz öyle mi? ..Girebiliriz de doyurucu değil.Bir milyona bazmorfin alındı.. (.Bir milyon lira. sizin sahanıza girmiyor mu? -Yok. yukarıda Allah var. .Hiç birşey vermiyorduk.

TIR'la.Peki bazmorfinin Amerika'ya teslimi.Hikmet Sevcan vasıtasıyla 1979 ve 1980 yıllarında Bulga ristan'dan silah aldınız. .. kaça aldınız? .40 bin dolar arasında değişir.Toptan diyelim. 500. .Neylen geldi bu silahlar? .İstanbul'a mı? . 10 bin lira verdik tanesine. .Bin adet..35.30 bin dolar.İki sefer aldık.Satışına göre değişir. .Amerika'da eroine çevrilirse? 50 ile 75 bin dolar arasında.500 iki parti aldık. (. .Evet.Silahlar bu şirket üzerinden geliyor.. .Bu Kintexs denen firmanın rolü nedir?(14) .. . . .Peki bu bazmorfin. . . Malta ve Sicilya yakınlarında eroine çevrildi.) . fiyatı ne oluyor? .135 .

Kim getirdi? . Ömer Çetin. Rauf Denktaş'ın oğ lu ile birlikte iş yapıyorlardı. Sait Aydoğmuş. . .Kilis yakınlarında galiba.) ..Nerede oturuyor bu? . Suriyeli kaçakçılar Şaban ve Gazi Vezir kardeşler vasıtasıyla geldi.Ne yaptı aldığı silahları? .Diğer 500'lük partiyi kime verdiniz? . bu işle görevlendirilmiştir. Zerruh Vakıfahmetoğlu. .Hayır Batman'a teslim edildi.Şu anda nerede olduğunu bilmiyorum.Hikmet Sevcan'ın.DDKD'liler teslim aldı.Nerede bu Mehmet Gözen şimdi? . .Türkiye içpazarına perakende olarak sattı.Kim teslim aldı? .Sen bir de Kıbrıs'a eroin gönderiyormuşsun? . Silahları alınca bayağı rahatladıklarını bana aktarmışlardı . 136 ..Hacı Salih ile bağlantılıydı. (.Evet orda Mehmet Gözen var.. .

O da. Amaç bilgi almak değil.) "ASALA'YI ANLAT" MİT. Bana. sadece annesinin Ermeni olması nedeniyle. Türkiye'de aranan militanların Suriye'de barınmalarına ve yerleşmelerine yardımcı olma konusunda anlaştıklarını. ASALA militanı olarak gösterilmek istendiğini söyledi. kendileriyle konuş.. onlara finans sağlayan biriydi! Behçet Cantürk'e. Abdullah Cantürk ile birlikte Kamışlı'da bulunan teyzemin oğlu Ohannes Palancıyan ve diğer ilgililerle görüştüğünü. . bu amaçla benim de. spekülasyon yaratmaktı... eroin vereceğini söyle yeter. "Zerruh. ASALA'yı anlatması için baskı yapılmaya başlandı. Suriye'ye kendileriyle gidip bu konuda ASALA yetkilileriyle konuşmamı. İngiltere'ye sevk ediyormuş. ayrıca eroin konusunda bana ihtiyaçları bulunduğunu söyledi. kaçakçılarla siyasi örgütlerin içli dışlı olduğuna inanıyordu.3 aydır Suriye'de idi. böylece işbirliğimizi geliştiririz' dedi. İnanmadılar. Zerruh. ayrıca Avrupa'da eylem birliği yapacaklarını. ancak ASALA'nın maddi yönden desteğe gereksinimi olduğunu. (. bu şahısların Avrupa ve Amerika'da birçok adamı bulunduğunu. DDKD ile ASALA arasında işbirliği tesis ettiklerini.yanlış" aklına ne geldiyse anlatmaya başladı: "1981 yılının ilkbahar ayında Diyarbakır'da Demir Ote-li'nde iken Zerruh Vakıfahmetoğlu Suriye'den bana geldi. . daha önce Suriye'ye gidip Filistin kamplarında kalmıştır. Sorularını hep bu amaçla soruyordu.Evet Raif Denktaş.-Raif? . MİT'e göre Behçet Cantürk. Ken137 disi 2. benim sevk edeceğim eroin maddesini. biz de onlardan faydalanıp. Suriye'ye kaçak yollardan gittiğini biliyorum. Ermeni örgütleri ile Kürt örgütlerinin ilişkisini sağlayan. . İlişkisinin bulunmadığını. 'Oraya gidelim.Tutuklandı mı.. "doğru. benim ifademden sonra mı tutuklandı? Hayır senin ifadenle ilgili değil.Mehmet Gözen tutuklandı. Avrupa ve Amerika'nın birçok ülkesine rahatlıkla sokabilecek organizasyon içinde bulunduklarım söyleyerek.

Zerruh ile birlikte geleceğimizi söyledik. ben. Kamışlı'da bulunan teyzem ve teyzemin oğlu Ohannes Palancıyan ile görüştüm. iri yarı. Rıfat Esad'a bağlı olarak Suriye istihbaratında çalışan ASALA'nın Kamışlı temsilcisi imiş ve Türkiye ile ilgili faaliyetleri yürütü-yormuş. Abdullah. ASALA için yeterli değildi.3 km. Halep'teki arkadaşlarını buraya çağırmaya vakit bulamadığını. birşeyler yedik. Evleri Kamışlı çarşısına yakın olup. Bedros da çoktan beri akrabalarını görmemişti. Hamit ile şoför Ali samimi arkadaştırlar. 'Zerruh'a söyle. Görüşmemizden birkaç gün sonra. Nusaybin'in doğusunda kenarda kalan mahallede iki katlı evine gittik. Ben orada karşılarım' dedi. Bedros Demirciyan ve Derikli Şer lakaplı Mahmut Pamuk-çu'nun akrabası yine Derikli Ali. Ancak anladığım kadarıyla bu. Biz şehirde kendilerinden ayrılarak. Kendilerine giderken hediyelik olarak kumaş almıştım. Kamışlı'da. örgüte ait TS tipi yeşil renkli bir Renault ile akşama doğru Nusaybin'e doğru hareket ettik. Anlaşmalı geçtiğimizi sanıyorum. Yanlarında büyük Amerikan Dodge bir pikap vardı. hal hatır sorduk. şehrin doğusuna düşmektedir. diğerleri de arkasına bindi.35 yaşlarında sarışın. tahminen 2."Amcamın oğlu Abdullah Cantürk. Yatsı namazına doğru Nusaybin'e vakıf olduk. Nusaybin kapısında babası Garo ile sık sık görülen bir kimsedir. Geçiş yaptığımız yerde tel örgüler yoktu veyahut kesiktiler. Türkiye'ye giriş yaptığı yoldan Kamışlı'ya gelin. "BİZİ KARŞILADILAR" "Karşıya geçişte Ohannes Palancıyan. Neticede ben İstanbul'da bulunan Bed138 ros Demirciyan'ı arayarak kendisini çağırdım. Pikabın önüne 4 kişi. Kararlaştırdığımız gün ben. 139 "Ohannes. Arabayı orada bırakıp yaya olarak şehrin doğusuna doğru. "Telefonda Ohannes Palancıyan'a. Hiç asker görmedim. Bana cevaben. saçları önden dökük şahsın. yürüdükten sonra sınırdan geçtik. Zerruh'un ifadesine göre. Zerruh. yanında iki kişi olduğu halde bizi bekliyordu. Onları verdim. Ben de Suriye istihbaratı ile münasebeti olduğunu daha önceden duymuştum. Abdullah Cantürk. Geçtiğimiz saattin nöbetçilerin değiştiği bir saat olması lazım. Evde teyzemin kocası Garo ile konuştuk. zaten kendilerine bu konuda ufak çapta yardımcı oluyormuş. Tarihini kararlaştırdık. muhtemelen soyadı Pamukçu olan kişinin kullandığı Diyarbakır plakalı. aslen Nusaybin'li 34. "Ohannes Palancıyan. Geçtiğimiz yolda herhalde mayın yoktu veya temizlenmişti. "DDKD'nin rehberliğini yapan soyadını hatırlamadığım Ha-mit isimli. Türkiye'den Suriye'ye . Zerruh ve Bedros teyzemlerin evine gittik. Diğerleri otele gittiler. İkinci gün uçakla Diyarbakır'a geldi.

militan. Bu Türkçe bilgileriyle de Suriye istihbaratına yardımcı olurlar. kendisinin Amerika'da tahsil görüp. herkesin kendi adamlarına yardım ettiğini. kendisinin de istihbarat işleriyle meşgul olduğunu. benim kendilerine devamlı eroin temin edip sevketmem halinde. babasının bütün servetini bu örgüte harcadığını. Eniştem burada her vilayetteki Ermeniler'in birleştiğini. Biz teyzem ve kocası Samuel Nalbantçı (kendisine Sami ve Samo da denilir) ile oturup sohbet ettik ve yemek yedik. ASALA'nın finansmanını üstlenmiş zenginlerden biridir. Ben de zaten dışarıya çıkmak istemediğimi söyledim. 140 Fazla kâr da istemeyeceğimi söyledim. "Ertesi gün hep birlikte bazı görüşmeler yapmak için Halep'e gittik. Kemal Güzel ismiyle de tanınır. Kendileri bizim ne sebeple geldiğimizi bilmiyorlardı.birçok kaçağın geldiğini. "Ohannes Palancıyan'ın babası Garo. ayrıca Hafız Esad ve kardeşinin en güvendiği adamlarını Ermeniler'den oluşturduğu. Setro Samisliyan'ın oğlunun ASALA'nın başlarından bir kimse olduğunu. kendilerine karşı olanları derhal ortadan kaldırdıklarını ifade etti. yani teyzemin kocası Garo Palancıyan.. mühendis olarak mezun olduğunu. ancak bunun gerek kalite bakımından düşük olması gerekse herkesle bu işi yapmak istemedikleri cihetle. Oğlu ise konuşmalarıyla ve Ermeniler'den gördüğü saygınlıktan anlıyorum ki. İyi Türkçe bilirler. ayrıca kendilerinin de hatırı olduğunu belirttim. Samuel Nalbantçı. Hafız Esad'ın geniş bir casusluk teşkilatı kurduğunu. benimle bu işe girmek arzusunda olduklarını. hem benim kazanabileceğimi hem de kendilerinin de maddi bakımdan aynı zamanda güçleneceklerini. beni teyzem Süslü'ye bıraktıktan sonra. zaten buraya bu iş için geldiğimi. silah eğitim kampı gibi birçok imkânlarının olduğunu. Kendisi Suriye istihbaratı yani muhaberat tabir edilen yerle ilişkilidir. Rıfat Esad'a bağlı olarak çalıştıklarım belirtti. İşlerin ne şekilde geliştiğini sordular. Ohannes. Ermeniler'in yüzde 90'ının istihbarat işlerinde kullanıldığım. kendilerinin esasında eroin temin edebildiklerini. onun yaptığı kaçakçılığın hem çok uğraştırıcı hem de az kârlı olduğunu. DDKD'nin buradaki ve Avrupa'daki adamlarına daha etkili bir şekilde yardımcı olabileceklerini söyledi. ismi Misag Samisliyan olan bu gencin aynı zamanda babasıyla birlikte kuyumculuk da yaptığını. riskine karşılık fazla kâr bırakmadığını söyledi. 50.60 yaşlarında olup. otele Abdullah ve Zerruh'un yanına döndü. kendileri dışındaki Ermeniler'in daha önceden gelip buralara yerleştiğini ve şu anda hepsinin de zengin kişiler olduğunu. . "Eniştemin bahsettiği Setro Samisliyan ve Aram Basmacı-yan aslen Lice'li Ermeniler'dendir. Ben uyuşturucu işine Ermeniler'le gireceğimi. Ohannes bu arada Abdullah'a. fakat para yönünden zayıf olduklarını. Her ikisi de Suriye'de bulunan Diyarbakırlı Ermenilerin Büyüğü sayılırlar. "Akşam birlikte konuşmamız sırasında Ohannes Palancıyan. diğer taraftan Kamış-lı'daki teyzem Sato'nun kızıyla da evli olduğunu söyledi. Konuşma sırasında eniştem. Ertesi günü Kamışlı'da geçirip bilâhare Halep'e gitmeyi planladık. Setro Sarnisliyan kuyumculuk yapar. bu bakımdan Kamışlı'da istenmeyen kişilerle karşılaşmanın mümkün olduğunu söyledi. insanın bazen kendi öz karısından dahi şüphe ettiğini. Setro Sarnisliyan ile Aram Basmacıyan'ın da uyuşturucu işiyle meşgul olan ASALA'ya mensup kişiler olduklarını.

Ohannes Palancıyan kendilerine çeki düzen vererek toparlandılar. yani babası. Halep. Kendisiyle tanıştım. Ve bir müddet sonra birlikte geri döndüler. 'bu masraflara çeşme olsa dayanamaz' dedi. İş yaptırmaktan kastı kaçakçılık yaptırmaktı. Onlarda bizi bekliyor141 lardı. İki araba halinde teyzemlere gittik. herşeyle-rini örgütsel faaliyete yatırdığını ifade ederek. diğerini yani kahverengi 280 model Suriye .) Yazıhanesi binanın birinci katında idi ve katın tamamı kendisine aitti.ASALA'nın üst düzeyde bir yetkilisiydi. Aslen Liceli olan diğer kişi yani Aram Basmacıyan da Ermeniler arasında saygı gören kişilerden biridir. Senin yardımın halinde senin arkadaşların nerede kalmak isterlerse onlara bakarız. Vaktini bu yazıhanede geçirdiğini ve gelen gideni misafir ettiğini belirtti. Onun gelmesi ile birlikte orada bulunan Ermeni-ler'in hepsi. uzaklıkta ve otelin önünden geçen ana cadde üzerinde idi. Bizi tanıştırdılar. "Daha sonra Şam'dan Aram Basmacıyan'ı da çağırdıklarını. "O akşamı yemek ve sohbetle geçirdikten sonra sabah kalktık. Görüşmemiz sırasında oğlunun para yönünden çok masraf yaptığını. Kahvaltılarımızı yaptık. daha çok burada ithalat. Kamışlı. hem de geçimlerini temin ederiz" dedi. Bilâhare eniştem ve Bedros ile birlikte diğerlerinin bulunduğu otele gittik. bizim Şam. ayrıca senin arkadaşların ve mensup olduğun örgütle de beraberiz. Onlara da bu suretle hem iş yaptırır. Avrupa'da bir142 çok adamımız mevcut. Daha sonra Şam'a Aram Basma-cıyan'a telefon ederek onu Halep'e çağırdı. Nerede isterlerse orada kalabilirler. hattâ Avrupa'da bile hakkımızda bahsedildiğini söyledi.. Eniştem Samuel. Beyrut. Kuyumcu dükkânında fazla oturmadığını. Çay içmemizden sonra hep birlikte kendi yazıhanesine gittik. Kendisi bana bu hususa sevindiğini. Aynı zamanda uyuşturucu trafiğini de idare eder. "BİZ SENİNLE AKRABAYIZ" "Konuşmalar devam ederken. DDKD'yi para yönünden desteklediğimi söyledim.(. kendisinin de yarın Halep'e geleceğini ve bu konuları ertesi günü hep birlikte konuşmanın yararlı olduğunu söylediler. "Yazıhane takriben otelden l km. Bizim sana ihtiyacımız var.. Beni ilk kez görüyordu. Daha sonra Ohannes Palancıyan yanımızdan ayrılarak Setro Sarnisliyan'a gitti. Konuşmalarımız sırasında benim DDKD ile işbirliği içinde olup olmadığımı sordu. teyzemin kocası Samuel. Kıbrıs ve Yunanistan'da yerlerimiz var. oğlu Misag Sarnisliyan da büroya geldi.ihracaat işleri yaptığını söyledi. evde yemek hazırladıklarım belirterek bizi hep birlikte yemeğe davet etti. Bedros'u ise uzun süreden beri gitmemesine rağmen tanıdı. benim büyük çapta eroin işi yaptığımı duyduğunu. İlk arabayı Ohannes. 'Biz senin ile zaten akrabayız.

sabahleyin erken kalktığını. 'Şam'a gittiğimizde beni Celal Talabani ile tanıştır. Kendisi 50 yaşlarında. Ve yürüyerek otele gittik. Daha sonra bir müddet daha oturup nasıl olsa akşam yemeğinde beraber olacağımızdan.. öğle yemeğimizi dışarıda değil yazıhanede yiyelim diye kararlaştırdık.. Türkiye'de hiçbir zaman huzur olmayacağını. Ayrıca mücadelelerine devam edeceğini. Hep beraber Setro Sar-nisliyan'ın evine gittik. hem de bunun normal bir fiyatla kendilerine devredil-mesiydi. esmer tenli. adamlarım vasıtasıyla Kamışlı'ya kadar teslim etmek ve orada parayı almaktı. Öğleye doğru uykudan uyandım. 'tabiatıyla verilecektir' dedi. Aram Samancıyan da orada idi. memleketlerinden sürüldüklerini. saçları dökülmüş bir adamdı.. Abdullah ve Zerruh otele gideceklerini söyleyerek ayrıldılar. 'senin zaten misafirin geliyor.) "Akşam üstü kalkıp Bedros ve eniştem ile birlikte otele gittik. Lobiye indiğimde Zerruh. Bu anlaşmaya göre benim görevim eroini temin edip. Gençlerimize de.. Misag da bizi almaya gelmişti. Misag da gelmişti. belden kambur yani eğik. Bu suretle yemeğimiz yazıhaneye geldi ve hep beraber yedik. Tekliflerini kabul ettiğimi belirterek. eroini en kısa zamanda paraya çevirmelerini istedim. yarın senin misafirin olurlar' dedi. Bu arada Zerruh. (. Eniştem ise. 'senin de bize bu katkın olsun' dediler. Bu nedenle kendisini . isteyecekleri miktarda eroini Ka-mışlı'da kendilerine teslim edeceğimi belirttim. ondan sonra hem içkimizi içip. Onları da alarak birlikte teyzemlere gittik. Abdullah ve Zerruh'u otellerine götürüp bıraktı. içtik. Otelde bir müddet dinledikten sonra akşama doğru lobide toplandık. Ancak. 'Biz Diyarbakır'dan kim geliyorsa meşgul oluyor. Kendileriyle irtibatı Abdullah Cantürk'ün sağlayacağını söyledim. görmek istiyorum' demiştim. Daha sonra teyzemin kocası. Kabul etti ve oğlu ile birlikte evden ayrıldılar. Yemeklerimizi yedik.. 'bu ticaretten DDKD'lilere birşey verilecek midir?' diye sordu.plakalı Mercedes'i Misag Sarnisliyan kullanıyordu. Bana. (. Daha sonra Ohannes. O akşam Ohannes. Halep'i zaten bildikleri için gezmeye çıkmışlardı. Misag Sarnisliyanlar'a yani kızkardeşinin evine gitti. Öğle yemeğini yedikten sonra kahvelerimizi içtik. Biz ise teyzemlerde bir müddet kaldıktan sonra. Misag. hem de iş konuştuk. (. Hep birlikte babasının yazıhanesine gittik. Zerruh ve Abdullah'ı almaya niyetimiz vardı. dinlenmek için izin istedik. O geceyi evde geçirdikten sonra sabahleyin yine otele arkadaşların yanına gittik. onları da alarak teyzemin küçük kızının evine misafirliğe gittik. Akşam yemeği için Setro Sarnisliyan bizi yemeğe davet etti. ASALA'ya da yardım ediyoruz' dediler. kendilerinin de paramı göndereceklerini söylediler. büyük bir haksızlığa maruz kaldıklarını söyledi. uzun yüzlü. Burada konuşmalar yine siyasete döndü. Ancak dışarıda olduklarını öğrendik ve bir süre kendilerini bekledik. Misag burada kendilerinin öldürüldüklerini.. kendilerini bazı yandaş ülkelerin de desteklediğini söyledi. Akşam yemeğimizi yedik. Talabani'yi sorduğunu ve Şam'da olmadığını söyledi. "Bana eroin yollamamın karşılığında. Ben Mi-sag'ın arabasıyla gittim. Uyuşturucuyu Kamışlı'ya teslime kadar sorumluluk üstlendiğimi de belirttim.) "Halep'ten gelirken yolda Zerruh'a. bugün benim misafirlerime karışma.) 143 "Gündüz içki içmeyeceğimize göre. Ancak benden istedikleri hem kaliteli eroin. Uzun bir bekleyişten sonra geldiler. ilgileniyoruz.

. Garo'nun bunu Türk parasına çevirip bize vereceğini söyledi. Anladığım kadarıyla Halep'te yaptığımız konuşmaları da biliyordu. 25 yaşlarında. çok memnundu.dört ay sonra Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da Vitoşa Oteli'nde "Babalar toplantısı" yapıldı.. sarışın. teyzesinin çocuğu Ohannes Palancıyan.(. annesinin amcaoğlu Bedros Demirciyan'ı ASALA militanı yaptı!. uzun boylu. kuzenlerinin kocaları Misag Sarnisliyan ve soyadını bilmediği Agop. Aram'a ait çok lüks yazıhanesine gittik. Konuşmalar sırasında yeğeni Haya. toplantıya katılanlardan Fikri Kocakerim ile Doğan Çelik bu toplantıyı bana anlattılar. Başladı anlatmaya: "12 Eylül harekâtından üç. Enis Karaduman'ın misafiri olarak Sofya'ya gitti. Ayrıca Bulgaristan'da kaçakçılık yapan bazı şirket yöneticileri de toplantıda hazır bulunmuşlar. 144 "Zerruh'la. ASALA'nın Kapalıçarşı eylemini nasıl gerçekleştirdiğini anlatmasını istediler. Bunlardan biri Aram'ın kardeşinin oğluydu. kendisini ölüme atmalıdır ki.. MİT.tanımak istediğim halde bu imkâna sahip olmadım. kalan diğer kısmını ise sonra ödeyeceğini söyledi. Ayrıca amcaoğlu Abdullah Cantürk. Bizim gelişimizden haberi vardı. saçlarını arkaya doğru taramış. Kendisi eroin ile ilgili olarak bana 10 milyon lira vereceğini. Biz yazıhaneye gittiğimizde birkaç genç oturuyordu. 30 günlük süreye ek 15 gün daha istediler. Samuel Nalbantçı. Zira Zerruh Suriye'de kalacağını kendilerine belirtmişti. gür bıyıklı biriydi. Dıştan farkedilmemekle birlikte. 'Bir millet. "Toplantıda. 'kendisi ile artık çok birlikte olacağız' dedi.. Zer-ruh'u göstererek. Adının Haya Basmacıyan olduğunu söyledi. . Çok fazla miktarda gayrimenkul sahibidir. Binanın giriş katı yazıhane haline getirilmişti. içinin çok lüks olması insanı şaşırtıyordu. Bütün akrabalarını. Suriye. toplantıya davetli olmadığı halde. 1981 yılında İsviçre'ye yapmış olduğum gezi sırasında. hepsi Türk'müş! Zaten Abdullah Cantürk'ü toplantıya çağırmamışlar. Ka-mışlı'da Garo Palancıyan'a havale çıkaracağını. Bütün malzemeleri İtalyan ve Fransız malıydı. 145 BABALAR TOPLANTISI Behçet Cantürk'ten bu kez. hazır lokma bekleyen tipler olduklarını söyledi. anlattı. Kürtlerin gevşek davrandıklarını. İtalyan uyruklu kaçakçılar da varmış.)" Behçet Cantürk ara vermeden hergün konuştu. Ancak parayı Şam'da vermeyeceğini. Türklerden başka. Anlattı. "Aram Basmacıyan esasında döviz kaçakçısıdır. teyzelerinin kocaları Garo Palan-cıyan. sesini duyursun' şeklinde konuştu. toplantıya katılanların çoğunluğu Karadenizli olmak üzere. Onun bana anlattığına göre. Arnavutluk. anlattı.

Karadeniz bölgesi sorumlu sudur. Oflu lakabıyla tanınan İsmail Hacısüleymanoğlu yönetmiş. İstanbul Londra asfaltında Sevcan tesislerinin sahibidir. Oflu İsmail'in eroin satış bölgesi Hollanda'dır. En son duyduğuma göre pırlanta işine girmiş. * Hikmet Uzun: Osman Cevahiroğlu'nun kaçakçılık ortağı dır. "Toplantıya şu şahıslar katılmış. * İlhan Sağlamer: Samsunludur. * Suphi Aşçıoğlu: Döviz ve kimyevi madde kaçakçısıdır. Silah kaçakçısıdır. * Ali Açmak: Silah kaçakçısıdır.Toplantıyı. * Şaban Vezir: Suriyeli büyük kaçakçıdır. Silah kaçakçısıdır. Daha önce silah kaçakçılığı yapardı. Oflu İsmail'in yakın adamıdır. * Hikmet Sevcan: Silah ve eroin işine bakar. Yani Hollanda'ya giden uyuşturucu trafiğini idare eder. * Hasan Conkara: Topal Hasan diye bilinir. * Ahmet Uğurlu: Toplantıya Uğurlu ailesi adına katılmış. Türkiye'de adam vurmaktan aran maktadır. Trafiği o yönetir. * Bekir Çelenk: Tanınmış kaçakçıdır. * Fikri Kocakerirn: Uğurlu ailesinin adamıdır. Silah kaçakçısı dır. Bulgaristan'da . * Enis Karaduman: Eroin işine bakar. uyuşturucu madde kaçakçısıdır. Karadenizli. Kardeşi İsmail Çelik ile birlikte çalışır. Amcaoğlu Abdullah Cantürk ile birlikte çalışırlar. 146 * Doğan Çelik: Karadenizlidir.

Esas gayenin. "Toplantıda babalar hemfikir görünmüşler. 1981 yılı Zürih seyahatim sırasında Sarı Avni bu olayı bana anlattı.3 gün sürmüş. Bilâhare Oflu İsmail. Tüm kaçakçıların Bulgaristan'a yerleşmelerini. İstanbul piyasasını elinde tutar. Türkiye'ye gelen sigaraların baş bayisidir. Bu kez toplantıya az kişi katılmış. Oflu İsmail (Hacısü-leymanoğlu). "1982 ve 83 yılında Bulgaristan'da yine Babalar toplantısı olmuş. 'Kendisini çağırdık. Çünkü herkes. kimyevi madde kaçakçılığına dönülmesi teklif edilmiş. bunlara destek olunmasını. Türkiye'ye dönüşümde bu şahısları bir gece kulübünde buldum. * Ayrıca Antepli Sayar ve Çil ailesinden de bir temsilci top lantıya katılmıştır. Dündar Kılıç. bir yanlış anlaşılma olduğunu söylemiş. "Aslında toplantı Bulgaristan hükümetinin isteği üzerine olmuş. Ama gün gelir tek başına kalır' demiş. Amaçlarının bizim işlerimizden hisse almak olduğunu söyledi. Kaçak sigarayı deniz yoluyla getirir.Türkiye'de askeri harekât olduğu için dikkatli olunması gerektiği. Bu olayı yapanlar Enis Karaduman ile İstanbul'da Klüp 33 cinayetinin faili olarak aranan Erzurumlu Oktay Yıldırımer. "Toplantı 2. birçok kaçakçının bulunduğunu. * Avni Karadurmuş. orada kalmak isteyenler bile. toplantıya çağrılmış ama gitmemiştir. aslen Trabzonludur. Rahat para kazandığı için kimseyi düşünmüyor. Dündar Kılıç'ın ortağıdır. Bulgaristan'ı terletmişler. ancak davete uymadı. Oflu İsmail'in adamları Zürih'te Sarı Avni'nin yemek yediği lokantaya giderek kasıtlı olay çıkarıyorlar. kolektif olarak yönetmeyi önermiş. Avni'nin ağzına silah namlusu sokuyorlar. tüm işleri tek merkezden. Ayrıca Türkiye'den kaçıp Avrupa ülkelerinde perişan olan. Zaten Oflu İsmail toplantıda Bulgaristan hükümetinin temsilcisi gibi konuşmuş. telefonla Sarı Avni'yi arayarak. Malatyalı Hüseyin Gencer. birlikte hareket etmek gerektiğini söylemiş. kendisine Kasımpaşalı Erdoğan denir. "Bu toplantıdan bir müddet sonra. Sarı Avni'ye yaptıklarının aynısını kendilerine yaptım. Dündar Kılıç'ın adamlarından dır. ancak toplantı bittikten sonra.ikamet eder. Kartal/Maltepe'de oturur. Oflu İsmail'in Bulgaristan'ın bir aske147 ri gibi hareket ettiğini anlamış. olayın yanlışlıkla meydana geldiğini. Kendilerine hakarette bulunarak. Malte-peli Doğan. Erdoğan Aslan. kendisinden ve benden özür dilemiş. paralarını Bulgar bankalarına yatırmalarını. dünya çapında bir kaçakçılık organizasyonu kurmak olduğunu anlamışlar. . Ön plana Oflu İsmail'i çıkarmışlar. Sarı Avni'yi örnek göstermiş. Ayrıca İran. Irak ve diğer Ortadoğu ülkelerinde pazar bulunması konusu ele alınmış. Bulgarlar'ın bütün kaçakçıları bünyesinde toplayarak.

kendilerinden pırlanta almaya mecbur bırakmışlar. kendi güçlerince para vermek suretiyle altın ve pırlanta kaçakçılığına katılırlar. kendisine ortak olmak istediğimi söyledim. Behçet Cantürk'ün kendi bilgileri mi. Ayrıca Şehmuz Tatlıcı da bu konuyu anlatmış. "Kapalıçarşı'da pırlanta ve altın kaçakçılığını üç grup elinde tutmaktadır: Kilisliler. Teklifimi kabul etti. altın işinin Yahudiler'den. Süryaniler ile Ermeniler ortak iş yaparlar. Oflu İsmail biliyorsunuzdur. Türkiye'deki sigara işinin tekellerine alınması. "Sait Koç'a. "Ayrıca Kapalıçarşı'ya el atılması. sigara kaçakçılığının başkaları tarafından yapılması halinde o kişilere gereken kötülüklerin yapılması karan alınmış. beraber iş yaptıklarını söylemişti. Kapalıçarşı esnafını. Diyarbakır ve Mardin grubunun Kapalıçarşı'daki en büyük kaçakçısı ve temsilcisi Sait Koç'tur. Midyatlı Süryaniler. "Türkiye'ye dönüşlerinde. Mardinli. Kaçakçıların içine kadar sızdı.82 yılları arasında Bulgaristan'da görev yaptı. Kapalıçarşı'da bulunan Mardin/Midyat ve Diyarbakırlı kuyumcular. biz Behçet Cantürk'ün "anlatımlarına" dönelim: 148 KAPALIÇARŞI ESNAFINA TEHDİT "Son toplantıda. yoksa sorguda öğrendikleri miydi? Neyse. Kendi ihtiyaçları altın 149 . Maltepeli Doğan ve Kasımpaşalı Erdoğan Aslan sigara işine el atıp. Dündar Kılıç ve Hüseyin Gencer ise Kapalıçarşı'da faaliyet göstererek. Behçet Can-türk'ü sorgulayan MİT görevlisi Mehmet Eymür. Ermeniler'den ve Kilisliler'den alınması konuşulmuş. 1981 yılında Sait Koç ile görüşüp. Türkiye'ye gelen sigaraları idare ettiler. Tanışmamızı Diyarbakırlı Ali Kahraman sağladı. Kapalıçarşı'da pırlanta.Sigaralar Bulgaristan'dan Oflu İsmail tarafından yollanır." Araya girip bir anımsatma yapmakta yarar var. bazı kişileri tehdit etmeye başladılar. Diyarbakırlı Ermeniler ve Yahudiler. Dündar Kılıç'ın kızkardeşi ile evlidir. "Sait Koç'u 1980 yılından beri tanırım. 1980. Ancak 1981 yılında kendisiyle samimiyetimiz olmuştur. Bu tarihten sonra Sait Koç'un yaptığı işlere Para vermek suretiyle hisseli girdim. Anlatılanlar. Kendisinin altın ve pırlanta kaçakçılığı yaptığını duymuştum. Daha sonra. Diyarbakırlı Şehmuz Tatlıcı vasıtasıyla samimi olduk. Hüseyin Gencer oğluna kuyumcu dükkânı açtırmıştı.

kalan kısmın bir bölümünü piyasaya sürer. Bedros da beni arayarak. Ertesi günü yine aynı kişilerle. Kapalıçarşı'daki gayrimüslimleri korumak için bir eylem yapacak' bilgisinin. Kapalıçarşı esnafının otobüsleri de vardır. Sait Koç. Kendisini yurtdışından Zerruh'un aradığını. diğer taşları. Ben Kapalıçarşı'daki esnafı koruyan ve onları himaye eden bir kişiyim. Düzgün Türkçe konuşuyordu. Şişli Osmanbey'de Nar Pastanesi ile Çarşaf İş Mağazası arasında bir apartmanın sekizinci katını bu işler için kullanıyorlardı.(. Ben ve Sait Koç bunu uygun gördük. Türkiye'ye ne zaman geldiğini bilmiyorum.ve pırlantayı maliyetine alırlar. bundan böyle Kapalıçarşı'ya pırlanta ve altınların kendileri tarafından verileceğini söylemiş. bundan böyle kendisinden habersiz.) "Olay sabahı Faruk. ince bıyıklı. Faruk ve misafir birlikte Kapalı-çarşı'ya gittiler. işleyip kendi dükkânında satar. yazıhaneye döndüm. 'ASALA ile DDKD. caddede. Dündar Kılıç'ın yaptığı tüm baskıları anlattı. "Dündar Kılıç. Gelen misafir esmer. Faruk. Zerruh'un gönderdiği misafir. Bunlar Türkiye'ye zulalı otobüslerle sokulur. "Toplantıya benim çağırdığım DDKD'li Faruk Vakıfahme-toğlu ve Sait Koç ile birlikte Kalyon Oteli'ne gittik. Behçet'e söyle... Dündar Kılıç'ın bu tehdidini duyan. Bedros ve misafiri beklemeye başladık. "Kalyon Oteli'ndeki bu görüşme. O anda Faruk da yazıhanemde bulunuyordu. Durum bana intikal etti. sokanı duydukları takdirde öldüreceklerini söylediğini aktardı. Bu eylemi Kapa-lıçarşı'da yaptıralım' dedi. Sait Koç'a adamlarını göndererek. gerekli kişilerle görüştüğünü. misafirin geldiğim ve bana getireceğini söyledi. Eylemden önce. yakında bir misafiri Türkiye'ye göndereceğini söylediğini ve misafirin daha sonra Faruk ile buluşturulacağım belirtti. Bedros'un dükkânına gelerek Bedros'u bulmuş. Sait Koç hisseleri dağıttıktan sonra. Hep birlikte yazıhanemin karşısındaki ve Divan Oteli'nin yanındaki Suvis Pub'a "Yemekten sonra Bedros. uzun boylu. Tanışmamızda adının Nubar Sivasyan olduğunu söyledi. O tarihlerde. Nubar Sivasyan'ı nereye götürdüğünü bilmiyorum. 'DDKD ve ASALA.. Taşları Belçika'dan alır. Avrupa'ya çalışan otobüs firmaları içinde. tahminen 25 yaşlarında. Ben gitmedim.) Kapalı-çarşı eyleminden 3 gün kadar önce.(. "Sait Koç Avrupa ülkeleri ile çalışır. hiçbir gayrimüslimin Kapalıçarşı'ya iğne dahi sokamayacağını. o da . bu durumu tanıdığım bazı arkadaşlara anlatmış. Türkiye'de ortak bir eylem yapacaktı. eylemin Kapalıçarşı'da yapılacağı sözünü verdiklerini söyle150 "Eylemden bir hafta kadar önce Bedros Demirciyan yazıha-neme geldi. Bedros'a uğramış ve 'Bugün Kapalıçar-şı' ya gitme. İsviçre ve İngiltere'den altın temin eder. Örgüt evine götürdüğünü tahmin ediyorum. Bu sebeble Sait Koç'a yapılmış bir tehdit bana yapılmış demektir. Bir süre sonra Bedros ve misafir taksiyle geldiler. Dündar Kı-lıç'ın. Zaman öğle saatiydi. atletik yapılı ve spor giyimli bir gençti. Faruk'un. Burada Sait Koç. kıvırcık saçlı. öğleyin Kalyon Oteli'nde buluştuk.. Büronun kalabalık oluşu nedeniyle aşağı kapıya inerek. Kapalıçarşı eyleminden tam bir ay önceydi. Dündar Kılıç'ın kulağına gitmesinin de yararlı olacağını konuştuk. Faruk Vakıfahmetoğlu lafa girdi. Yine Belçika.

Beyazıt'ın Sultanahmet'e giden kapısından çarşıyı terk edip. daha sonra yargılanacağı mahkemeler ortaya çıkaracaktı. Behçet gelince hep birlikte Kalyon Oteli'ne gittik. ama iyi bilen bir arkadaşımın olduğunu söyledim. İstanbul'u iyi bilmediğimi. olayın kendi dükkânlarının aşağısında olmasını istemiş. Bu arada benim de büyük miktarda para kazanabileceğimi. Behçet Cantürk'ün davası ise.(. Yazıhanesine çağırdı. Behçet Cantürk. çarşının tek patronunun kendisi olacağını. İFADELER BENZİYOR! Faruk Vakıfahmetoğlu işkence altında şu ifadeyi verdi: "Behçet Cantürk birgün bana telefon etti. Bu kez.. Kapalıçarşı'da bana kuyumcu dükkânı bile açacağını belirtti. yanına gittim. Ben de atladım. Nubar Sivasyan. Aslında ben ola152 ya menfaat açısından bakmıştım. (.)" Kapalıçarşı'da. O gün(15) olay meydana geldi. Otomobili Behçet Cantürk'ün şoförü kullanıyordu. Dündar Kılıç'ın etkisini silmekti. Ancak Behçet Cantürk'ün ifadelerinden sonra Faruk Vakıfahmetoğlu da gözaltına alındı.. bu sayede örgütün de maddi olarak her imkâna sahip olacağını söyledi. Eylemden bir gün sonra ise.. siyasi bir kazanç sağlamaktı. Kapıkule'deki bir kaçakçılık olayı nedeniyle daha önce gözaltında alınmıştı. ev eşyası yüklü bir kamyonla Mardin'e gönderilecekti. DDKD/KİP örgütünün varlığını sürdürdüğünü kamuoyuna duyurmaktı. Sait Koç. "Ben eylem yapacaklarından kasıt olarak. Kapalıçarşı eylemini ." Behçet Cantürk'ün. Eğer kaçması mümkün olsaydı. Bürosuna gittik. Mehmet Baykara'nın düşüncesi ise.gitmesin' demiş.) Daha sonra Sait Koç ile dükkânında buluştuk. "Benden düşüncemi sordular. İstanbul'da bir numaralı baba olmaktı. olaya siyasi bir anlam vermek. Bana Kapalıçarşı'da bulunan Sait Koç'tan ve ona yapılan baskılardan bahsetti. Zerruh Vakıfahmetoğlu'nün kardeşi olmam ve DDKD'nin üst düzey yöneticisi olmam nedeniyle beni tercih etti sanıyorum. Bilâhare buradan Suriye'ye kaçırılacaktı. Böyle bir eylem olacağını aklıma bile getirmemiştim. soygunvari ufak tefek bir faaliyet yapılacak zannetmiştim. Eğer Kapalıçarşı'daki kuyumculara gözdağı verilirse. Sait Koç yolda arabadan indi. Mehmet Baykara olaya sadece babalar davası nedeniyle yardım edemeyeceğini söyledi. yakalanacağını anlayınca el bombasının pimini çekip intihar etmiş. Gedikpaşa istikametine doğru kaçacaktı. Mardin Nakliyat'tan kiralanan. yazıhanede Mehmet Baykara ile uzun uzun konuştu.. Bedros gelip bana durumu anlattı. MiT'te söylediklerinin ne kadarı doğruydu? Bunu. Hülya isimli kuyumcu dükkânının sahibi Diyarbakırlı Sait Koç. Bu tanıdığım kişi avukat Mehmet Celal Baykara idi.

astsubaylıktan ayrılma İbrahim isimli bir şahıs da katılmış.. Faruk Vakı-fahmetoğlu. Hattâ bir de tokat atmışlar. Telefonla beni aradı. 'Herhalde. O anda böyle bir olayın yapılacağını ciddiye almadım. Yani Faruk'u ciddiye almadım. Behçet'in adamları ona karşı eylem yaparlar.anlatması istendi. dükkânıma çağırdım. Ben kendi kendime.. "Ben bu gelişmelerden rahatsız oldum. konuyu hep Behçet'e anlattım. Hem yemek yiyip hem konuştuk. 'Böyle bir olay kesinlikle yok' dedi. 'Beni teselli etmek ve kendilerini büyük göstermek için böyle konuşuyorlar' diye düşündüm. 'Niye sana anlattıklarımı. ASALA veya DDKD gibi bir örgütten bahsedildiğini ben duymadım. "Faruk o gün benim dükkânıma geldi. Şehmuz Tatlıcı'ya. Meğer çok büyük bir eylem düşünmüşler. Orada kendisini tehdit edip yüzüne tükür-müşler. Dündar Kılıç'ın pırlanta kaçakçılığı konusunda bir toplantı yaptığını. Halaoğlu Yılmaz. MİT aldığı ifadeleri toparlayarak bir fezleke hazırladı. benim olayı anlatmam üzerine. Sanıyorum Behçet Cantürk göndermişti. telefonla İbrahim'i aradım. Ya kavga ederler veya birkaç el silah atarlar' sandım. Hep birlikte 153 Kalyon Oteli'ne gittik. Bu toplantıya halaoğlu Yılmaz'ın arkadaşı. Faruk. bu işe hakim olacağız ve çarşıdan payımıza düşeni alacağız' şeklinde konuşmuş. MİT FEZLEKESİ . Kendisini daha önceden tanıyordum ama fazla bir münasebetimiz yoktu. 13 Ekim 1984 tarihinde ise Behçet Cantürk.. (. Sonra olaydan Behçet Cantürk'ün de haberi olmuş.. "Aradan birkaç gün geçti.10 milyon lira ettiğini. Yılmaz'ın bunu bana bildirmesi üzerine. İbrahim'in de içkide bulunduğu Dündar Kılıç'ın bir ekibi tarafından Harami-dere'ye götürülmüş. 'Merak etme biz konuyla ilgileneceğiz' dedi. 'Çarşıya girip. Ben Faruk'un önemli biri olduğunu tahmin etmeyip. Kendisinin örgütsel bir yönü olduğunu bilmiyordum. Yaşar Demirel ve Mehmet Celal Baykara MiT'te yüzleştirildiler. Günlerce süren ızdıraplı günlerin sonuna gelinmişti. İbrahim'e söyledin' deyip başından geçenleri anlattı.. kendilerinin kabadayı olmalarına rağmen böyle işleri çevireme-diklerini ve benim (Sait Koç'un) nasıl böyle bir iş yapabildiğimi toplantıda söylemiş. Ciddiydiler. Sonra Behçet geldi. toplantıda. Söylediklerinin doğru olduğunu belirttiler.. Dündar Kılıç Kapalıçarşı'ya girerse.. küçücük bir paketin 5. Sait Koç. İşin aslını sordum.) 19 Ağustos 1984 günü Behçet Cantürk ile Sait Koç. Vekin Aktan'a ve Bozo İsmail'e konuyu açtım. Ertesi gün Kalyon Oteli'nde yine buluştuk.. Yılmaz benim yanıma gelerek. Anlattı: "Bana birgün halamın oğlu Yılmaz Özboyacı gelerek. 'Gerekirse Kapalıçarşı'da eylem yaparız' dedi.

MiT'in. 8 Temmuz 1980 tarihinde çekilmiş bir fotoğrafta. çeşitli zamanlarda gizli olarak çektiği Behçet Cantürk fotoğraflarıydı. İstanbul. Behçet Cantürk'ü 47 gün sorguluyor." MİT. 13 Ağustos 1984 tarihli (01.. Behçet Cantürk ve yandaşlarının faaliyeti. Ortaya suçlu olduğuna dair işkencede alınan ifadeler dışında bir tek kanıt çıkaramıyor.160839) "Behçet Cantürk ve diğer sanıklar.02254/215246.Mehmet Eymür imzasıyla hazırlanan fezleke. Ancak soruşturmayı yapanların kesin kanaati.11. Ankara ve Diyarbakır Bölge Daire Başkanlıklarımıza. yurdumuzun güvenliğini tehlikeye atacak nitelikte illegal faaliyetler içine girmişlerdir. mahalli güvenlik kuvvetleri ile koordineli olarak operas-yonel çalışmalara başlanması hususunda gerekli talimat verilmiştir. Mahkemeye sunduğu tek delil. DELİL ARANIYOR MİT Müsteşarı Korgeneral Burhanettin Bigalı. Behçet Cantürk'e (yıllar geçse de hiç değişmeyecek) bakışını ortaya koyuyordu: ( Sayı: 01.160563 sayılı) yazısı ile Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'ndan yardım istiyordu: "Behçet Cantürk'ün ifadesinde belirttiği hususlarla ilgili olarak. "Mahalli güvenlik kuvvetlerimizin. bundan sonra ne gibi gelişmeler olacağını sanki bilmektedir: 154 "Sanık Behçet Cantürk ve suç ortakları adli safhada bazı hukuki imkânları ve geniş maddi güçlerini kullanacaklardır. Behçet Cantürk'ün 17 Temmuz 1984 tarihinde kendi el yazısı ile kaleme aldığı kaçakçıların isim listesi ve yaptıkları işlerin anlatıldığı ifade vardı. 22 Temmuz 1984 tarihindeki Suriye gezisini. Bölge Daire Başkanlıklarımızla koordineli bir şekilde operasyonel çalışmalara geçe155 . yine kendi el yazısı ile." Mehmet Eymür hazırladığı fezlekede.02. ASALA bağlantısını. Türkiye'yi parçalamayı amaçlayan. 24 Tem-muz'da ise Lice'deki eroin faaliyetlerini yazmıştı! MiT'in bir başka delili ise.10. Behçet Cantürk ve Albay Ali İhsan Cesur birlikte görülüyordu.11. Behçet Cantürk ve diğerlerinin suçlu olduğudur. yalın bir kaçakçılık olayının çok üstünde olup. ideolojik yanı ağır basan organize bir harekettir. Behçet Cantürk.. "MİT elemanlarının düşüncesi!" Deliller arasında. Sarı Avni.10.254/215313.

Mehmet Özsucu'nun oğlu M. AĞABEY YAKALANIYOR Tarih 30 Eylül 1984. Şirin Özsucu ile tarlada çalıştırdığı Aziz Bozkuş ve Mehmet Çelik isimli şahıslardan istifade edilerek. (.) "Operasyon Büro Amiri Başkomiser Ahmet Geçer'in. Ankara'dan. olduğu ve bu Apt. Cantürklerin peşini bırakmıyordu. Nizamettin ve Azet Cantürk isimli şahısların saklandıkları yer. 20 Ağustos 1984 tarihli rapor ile Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Daire Harekât Başkanlığı'na bağlı Narkotik Şube Mü-dürlüğü'ne verdi. kendisine ait silahların Kamil Dakman isimli şahıs tarafından saklandığını belirttiği. Daire 3'te Diyarbakır ili Lice ilçesi nüfusuna kayıtlı Tabir ve Nable'den 1947'de olma Kamil Mazıcı-yan. Behçet Cantürk." Komiser Yardımcısı A. "güvenlik açısından sakıncalı görüldüğünden. metal arama dedektörü ile işaretlenen yerler ile 2 bin metrekare kadar arazi üzerinde yapılan aramada. 16 Ağustos 1984 günü tespit edilerek. suç teşkil edecek herhangi bir eşyaya veya maddeye rastlanılmamıştır. yöreye götürülmemiş"ti.00 den sonra yapılan soruşturma ve aramada..nın tüm katlarında.. Diyarbakır ili Lice ilçesi ve çevresinde arama yapması için bölgeye gönderildi. Daire 8'de Diyarbakır Lice Sermez Köyü nüfusuna kayıtlı Tahir oğlu 1943 yılında Maile'den olma Hamit Mazıcıyan isimli Türk tebalı Ermeni şahısların oturdukları tespit edilmiş. Lice ilçesi Tepe Köyü'nün Dak-manlara ait mezrasında (. topladığı delilleri. 14 Ağustos 1984 günü saat 10. Kemal Bozlar amirliğinde bir ekip. aramalar sonucu aranan kişilere ve suç teşkil edecek herhangi bir eşyaya rastlanılmamıştır. kazma. Behçet Cantürk gözaltına almalı tam beş ay oldu. Daire 7'de Diyarbakır Lice. 156 Mısırlı Mahallesi Köprülü Sokak 4 sayılı Apt. .) şüphe edilen yerler ve mezranın 500 metrelik civarında.00 sıralarında verdiği telefon notu ve talimatları gereğince... aynı gün saat 01.bilmesi için gerekli emirlerin verilmesini takdirlerinize arz ederim. Sonunda Nizamet-tin Cantürk'ü de ele geçirdi. metal arama dedektörü ile ayrıca kazmak suretiyle iyi bir şekilde arama yapıldı. "Uyuşturucu madde kaçakçılığından yakalanan ve halen Ankara Mamak Askeri Cezaevi'nde tutuklu bulunan Behçet Can-türk'ün." Polis. Sermez Köyü nüfusuna kayıtlı Sardun oğlu 1937 yılında Asiye'den olma Nuri Mazıcıyan. Suç teşkil edecek herhangi bir eşyaya rastlanılmadı. 06 A 1343 plakalı Wolkswagen minibüs ile Diyarbakır çevresinde araştırma yapan ekip. "Behçet Cantürk'ün kendisine ait elde kalan bazmorfin ve eroinin Lice ilçesi Nergizi mezrasında Mehmet Ölmez'e (Özsu-cu) ait gömde sakladığı ve basit kroki ile belirtildiği yerde.

30'da Turistik Caddesi üzerindeki Eyüpoğlu apartmanına baskın düzenlediler. polislerin apartmana girdiğini gördüm. Cantürkler'e layık bir şekilde yaşamasını tembih ettim. Zile bir daha bastılar. Arama yaptılar. Başıma bu belayı siz sardınız' demiş. Ancak tam o sırada içeriden bir gürültü geldi. 'Yine asılsız ihbar" deyip giderlerken. Evde bulunanlara seslerini çıkarmamalarını istedim. Fakat şimdi ikimiz de kaçaktık. Ergani'de indim. Kapı açılmayınca. Behçet'in eşi Akile Dilek Alev. Türkmen Oteli'nin sahibinin yanına gidiyordum. Karşı dairede oturan Mehmet Sıddık Dere'nin ziline bastım. aynı zamanda amcaoğlu Zeynel Cantürk'ün evine gittim. Kapı çalmaya başladı. Ancak ben onun Diyarbakır'da olduğunu biliyordum. O günlerde gözaltına alınan bazı kişiler serbest bırakılmıştı. Birgün büroya benim gibi firari olan dayım Bedros Demirciyan da gelmişti. Yurtdışına gitmeyi planlıyorduk. Nizamettin Cantürk'ün kayınpederi Zeynel Cantürk'ün dairesiydi. Aslında Bed-ros Demirciyan'ı hiç sevmem. kaçış öyküsünü şöyle anlattı: "Behçet'i güvenlik güçleri yakaladığında. Fazıl ile birlikte hemen hergün yazıhaneye gidiyorduk. Sonra İstanbul'a gittim. İstanbul'da çok kalmıştım. Çok yüksekti.. onun koyu kahverengi Murat otomobili ile gezerdik. İhbar almışlardı. Yoktu. Orada çok kötü bir tavır alıp Behçet'e. Önce balkondan aşağıya atlamak istedim. Bedros Demirciyan da bürodaymış onu da gözaltına almışlar. Telefon açıp tehdit ettim. Yanıt alamadılar. Topkapı'dan otobüse bindim. polislerden biri şüphelenip karşıdaki 7 nolu dairenin ziline bastı. Ev sahibi gıda toptancısı Mehmet Sıddık Dere ve "misafiri" ellerini kaldırarak teslim oldular. Küskünlüğü unuttum. İşimiz iyi olunca bizimle ilgilenip.Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polisler. Bir süre Türkmen Oteli'nde kaldım. Orada bir ticari taksi tutup kayınpederim. "Hergün ayrı bir akrabamın evinde saklanmaya başlamıştım. Aradan kısa bir zaman geçti. Hedefleri. "Avukatımız Medet Serhat'in yanında çalışan Fazıl Çetin'in. Kapıyı Mehmet Sıddık Dere açtı. Nizamettin Cantürk bu evde saklanıyordu. konuşmadı bile. saat 22. Beni görünce tanıdı ve içeri aldı. Eşim Süreyya da benim gibi firari idi.. kırıp içeri girdiler. Biraz da para gönderdim. 'Sizin yüzünüzden içeri alındım. Şüphelendiler. bizim aleyhimize ifade vermişti. Biz İstanbul'a geldiğimizde bizimle hiç ilgilenmedi. Ancak Behçet silah yakalatıp gözaltına alındığında. Mersin'e. konuşmaya başladı. "Bir akşam balkonda otururken. İçki içerdik. Ancak 158 . "Galiba evde kimse yok" diye düşündüler. 157 "Misafir" Nizamettin Cantürk. ben Adana'da Sürmeli Oteli'nde idim. Ailem Diyarbakır'daydı. Buluşup. Bahçelievler'deki dairesinde kalıyordum.

polisler zili çalmakta ısrar ediyorlardı. Sonunda kapıyı kırıp içeri girdiler..." Nizamettin Cantürk hemen Ankara'ya, Gölbaşı'na götürüldü. "Adem Ol"mayı öğrendi!.. 16 gün işkence gördü... İfadesi 28 sayfa tuttu... Söyledikleri kardeşi Behçet Cantürk'ten farklı değildi... Bu arada, günlerce süren sorgular Behçet Cantürk'ün ruhsal yapısını çok bozmuştu. Yine işkenceye alınacağından korkuyordu. Koğuş arkadaşlarına, "eğer bir daha işkenceye götürülürsem, kesin intihar edeceğim" diyordu. Korktuğu gerçekleşti. 16 Ekim 1984 günü gelip koğuşundan aldılar. Sivil polisleri karşısında görünce şoke oldu. Otomobile bindirdiler. Sivil plakalı Renault, "Samsun asfaltına" çıktı. "Mamak'ın şirin gecekondu evlerini" arkada bırakıp, 10 dakikada Emniyet Genel Müdürlüğü'ne geldi. Behçet Cantürk, yeni bir "işkence seansına" kendini hazırlarken, götürüldüğü odada ağabeyi Nizamettin Cantürk'ü görünce çok şaşırdı. Birden 100 gündür çektiği acılar aklına geldi. Duygulandı, ağlamamak için kendini zor tuttu... İki kardeş yüzleştirildi. İkisi de polis ifadelerinin doğru olduğu söyledi... Nizamettin Cantürk, 22 Ekim'de savcı, dört gün sonra 26 Ekim 1984 günü hakim karşısına çıktı. Emniyette işkence altında sorgulandığını, ifadesini kabul etmediğini söyledi. Tutuklandı. Şoför Yaşar Demirel 10 Ekim 1984 günü yakalanmıştı. O da aynı günkü duruşmasız mahkemede tutuklandı. Mehmet Sıddık Dere ve Zeynel Cantürk salıverildi... Bu arada, işkence yapılarak alınan ifadeler sonucunda, birçok kişi ASALA, DDKD üyesi olmak iddiasıyla gözaltına alınıyordu. Ancak bunların hemen hepsi, ilk mahkeme serbest bırakılıyordu. Fakat özgürlüğe kavuşanlar, tek kişilik unutamayacakları "acı anılarla" çıkıyorlardı... hücrelerden, yaşamla-rının sonuna kadar

TRAJİK BİR OLAY İşkence, bazen kişilerin yaşamında çok trajik olaylara neden oluyordu... İbrahim Nurdoğan, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı, Silah Kaçakçılık Şube Müdürlüğü bünyesinde çalışıyordu. Komiserdi. 1984 yılında Behçet Cantürk'ün de içinde yer aldığı kaçakçılarla ilgili olayların soruşturulmasında görev yaptı. Birçok ünlü silah kaçakçısının ifadesini aldı. Enver Sahan, Gaziantepli'ydi. Silah kaçakçılığı yaptığı iddiasıyla sorgulanmak için Gölbaşı'na getirildi. Sağ çıkamadı, vücudu işkence tezgâhında kaldı. Komiser İbrahim Nurdoğan, Gaziantepli Enver Şahan'ı işkence sonucu öldürdüğü iddiasıyla yargılandı. Mahkeme sürerken, komiser Nurdoğan, İsviçre'ye, koruma görevlisi olarak gönderildi. İki yıl sonra beraat etti. Türkiye'ye döndü. Adıyaman Emniyet Müdürlüğü'nde Narkotik Şube Müdürü oldu. Birgün bir operasyon için alıcı kılığında, kaçakçılarla ilişki kurdu. Eroini Gaziantep'ten alacaktı. Bu arada malı alırken suçüstü yapacaktı. Giydiği köylü kıyafeti ile Gaziantep'e gitti. Eroini alacağı kişiler, "Mal mezarlıkta teslim edilecek" dediler. Mezarlığa gitti. Bir süre sonra eroini getirecek üç kişi de mezarlığa geldi. Komiser Nurdoğan'a yaklaşıp,"bizi takip et" dediler. Mezarlığın içine doğru yürümeye başladılar. Bir mezarın başında durdular. "Oku" deyip, elleriyle mezarı gösterdiler. Komiser İbrahim Nurdoğan'ın okuduğu mezar taşında, "Enver Sahan" yazılıydı. Aynı anda kesik namlulu çifteler ateşlendi. Komiser İbrahim Nurdoğan, Enver Şahan'ın mezarının üzerine yığıldı kaldı...

İbrahim Nurdoğan'ın öldürülmesi ile meslektaşları çok fazla ilgilenmedi. Polisler o dönemde, Ankara polisi- İstanbul polisi diye ikiye ayrılmışlardı. Birbirlerini "yemekle" meşguldüler! Behçet Cantürk, l Ağustos 1984 tarihinde, MİT'e verdiği ifadesinde bazı emniyet görevlileri ile ilişkisinden bahsetmişti. 10 Ağustos 1984 tarihinde, bu kez "muhbir sıfatıyla" ifadesine başvuruldu. Behçet Cantürk'ün "yeni sorgucuları", Mülkiye Müfettişleri Erol Arıkan ve Neşet Kanyılmaz ile yeminli kâtip Habip Çol-pan'dı. Mülkiye Müfettişleri, Behçet Cantürk'ün polislerle nasıl bir ilişki kurduğunu merak ediyorlardı. Müfettişler sordu, Behçet Cantürk yanıtladı: "İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Şube Müdür Muavini Orhan Özerler'i, 1983 yılında gözaltına alındığımda tanıdım. Kendisine para vermedim. Kendisiyle özel hiçbir görüşme yapmadım... "Gösterdiğiniz resimle, soyadının Şen olduğunu öğrendiğim Başkomiser veya komiser olup olmadığını kesin olarak bilmediğim Mehmet Ali Şen'i de, yine gözaltına alındığım 1983 yılında

tanıdım. Mali Şube'de gözaltına tutulduktan sonra Mamak Askeri Cezaevi'ne sevkedilirken, Mehmet Ali Şen'in sorumluluğunda bir ekiple Ankara'ya götürüldük. Yolculuğu uçakla yapmıştık. Ankara'ya indiğimizde kamımız acıkmıştı. Cezae-vi'ne gitmeden önce yemek yiyelim teklifinde bulunmuştum. Hep birlikte Çubuk Barajı'ndaki bir lokantaya gittik. Yemek yerken, kardeşim Nizamettin Cantürk ve amcazademiz CHP Diyarbakır eski milletvekili Halit Akgül geldiler. Hep beraber oturup sohbet ettik. Herhangi bir şekilde Mehmet Ali Şen'e para vermedik... "Narkotik Şube Müdürü Uğur Gür ile 1981 yılında, müşterek terzimiz, sosyete terzisi, Nişantaşı'nda mağazası bulunan

soyadını hatırlamadığım, Ermeni asıllı Erhan'ın dükkânında tanıştık. Tarihini tam hatırlamıyorum; Mehmet Cizrelioğlu, Selim Azizoğlu, ses sanatçıları İzzet Altınmeşe, Bedri Ayseli ve isimlerini hatırlamadığım birkaç arkadaş ile Semiramis Gazinosu'na gidecektik. Uğur Gür'ü de davet ettik. Böyle tanıştık. Benim karşı çıkmama rağmen gazinoda fotoğrafımızı çektiler. Kendisine, amcaoğlu Abdullah Cantürk'ün gözaltından kurtarılması için kesinlikle para vermedim... "Bana gösterdiğiniz fotoğraftan, soyadının Türkmen olduğunu öğrendiğim İstanbul Narkotik Şube Emniyet Amiri İsmet Türkmen ile 1983 yılında gözaltına alındığımda tanıştım. Benim İsmet Türkmen'e, beni kurtarması karşılığında 3 milyon lira teklif etmem konusunda aramızda herhangi bir konuşma geçmedi. İsmet Türkmen hiçbir zaman beni Hilton Oteli'nde ziyaret etmedi... "Ben, eski İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Balcı'yı tanımam ve hiçbir şekilde de görüşmemiz olmamıştır. Emniyet amiri İsmet Türkmen Hilton Oteli'ne gelip, benden Şükrü Balcı için para istemedi... "Polis memuru Nurettin Günay'ı 1975 yılında Diyarbakır'da tanıdım. İstanbul'da da görüştük. Tarihini tam hatırlayamadığım bir gün, Sarıyer'de Altınkum Plajları'ndaki lokantada yemek yedik. Bana Uğurcan Elmas ile Bedri İstanbullu'nun Narkotik Şube tarafından gözaltına alınacağını söyledi. Kendisine hiçbir şekilde para vermedim. Başkalarının da verdiğine tanık olmadım... "Başkomiser Akın Küçükbarak ile Diyarbakır'da görev yaptığı dönemde tanıştık. Kendisine maddi menfaat sağlamadım. 1984 Şubat ayında Mamak Askeri Cezaevi'nden tahliye olduğumda beni karşılamaya gelmişti. Kendisi beni karşılamaya hangi araba ile geldi bilmiyorum... "Necmettin Dede'yle hiç tanışmadık...

"Emniyet Amiri Muhsin Çelik'e, Avni Karadurmuş'un para verip vermediğini bilmiyorum...

"Başkomiser Kemal İsmailoğlu'yla herhangi bir ilişkim olmamıştır. Hiçbir surette kendisine para vermedim... "Komiser Savaş Sümer'e hiçbir surette para vermedim... "Eminönü Ekipler Amiri olarak kendisini tanıtan Asım Peh-livanlı'ya hiçbir şekilde para vermedim... "Başkomiser Recai Köse'yi Lice Emniyet Amirliği'nden tanırım. Kardeşim Sabit Cantürk tarafından evine hediyeler alındığını ve harçlık verildiğini duymadım... "Kemal Hasman ile 1982 yılında İstanbul Narkotik Şube-si'ne, tanık olarak gittiğim gün tanıştık. Kendisinin ve misafirlerinin Diyarbakır'daki otellerimizde para vermeden kaldığını duymadım... "Nejat Güngör, Diyarbakır İkinci Şube Müdürü olduğu dönemde, ben Mamak Askeri Cezaevi'nde idim. Cantürk Ote-li'nin Nejat Güngör tarafından kasten kapatıldığı bilgisi gelmişti. Tahliye olduğumda Diyarbakır'a gittiğimde Nejat Güngör geçmiş olsuna geldi. Ben cezaevinde iken hakkında bir cinayet soruşturması yapılan kardeşim Sabit Cantürk'ün soruşturması ile ilgili bilgiler verdi. Kardeşimin haksızlığa uğradığını, suçsuz olduğu halde suçlu gösterildiğini söyledi. Bunu da Diyarbakır Narkotik Şube Müdürü Halil Sultar'ın yaptığını belirtti. Bunun dışında görüşmedik. Bana tayininin başka bir yere yapılması için ricaya gelmedi. Kendisine herhangi bir yardımım olmadı... "Polis memuru Kemal Kara'yı İstanbul Mali Şube Müdürlüğü'nde gözaltında bulunduğum sırada tanıdım. Bana Dündar Kılıç'ın selamını getirdi ve Dündar Kılıç'ın herhangi bir şekilde yardım yapılıp yapılmayacağını sorduğunu söyledi. Ben de kendisiyle Dündar Kılıç'a teşekkür ettiğim mesajını gönderdim. Bunun dışında kendisiyle bir görüşmemiz olmadı. Para vermedim... "Komiser Ahmet Akkurt'u 1976- 77 yıllarında Ankara'da tanıdım. Kendisine hiçbir şekilde para vermedim. Para vermem gereken bir durum olmadı... 163

"Salih Zeki Yiğit'i Diyarbakır 1. Şube Müdürü olduğu 1980-82 yılları arasında tanıdım. Otelde yemek yedik. Hesabı kendisi ödedi. Biz Diyarbakır'da oteller aldığımızda emniyet görevlileri sık sık gelip kalırdı. Ancak ben, 'polislerden hesap almayın veya az alın' diye, çalışanlara birşey söylemedim... "Mehmet Ahmet Yemenicioğlu'nu Diyarbakır'da 2. Şube Müdürlüğü yaptığında tanımıştım. Kendisi otel hesaplarını mutlaka öderdi... "1977- 78 yıllarında ruhsatlı tabancamın dosyasının Emniyet Genel Müdürlüğü'nce istendiğini öğrendim. Bunun üzerine Emniyet Genel Müdürlügü'ne giderek, Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Yiğit ile görüştüm. Ankara'da, daha sonra Diyarbakır'dan tanıdığım Atilla Aytek'i

bağırarak uyanıyordu. Ticaret hukukundan anlamıyorlardı. Kendisi beni ve Refik'i. yasalara karşı kendini koruyacak. Ancak sakın yanlış yapma' diye öğüt verdi. hakkında çeşitli dedikodular çıkıyor. Daha birkaç ay önce yine aynı koğuşlarda kalmıştı.164 AVUKATIN ÇEVRESİNDEN YARARLANILIR! Gangster görünümü topluma itici geliyordu. Sonra masasına giderek. Bilgisinden çok. 'Sen genç adamsın." Behçet Cantürk'ün emniyet görevlileri hakkında Mülkiye Müfettişlerine anlatıkları.. iki avukat daha tuttu: İhsan Öcal ve Selahattin Deniz. yarın misafirimiz olmasını rica ettim. Yeni çağa ayak uydurmak zorunda kaldılar: "İşadamı" oldular! Bu yeni "işadamları". Kabul etmedi. Ancak bu kez durum değişikti. Karşılıklı ikramlarda bulunduk. iki "zırh" buldu: Avukat Medet Serhat ve Avukat M. Ertesi gün lokantaya gittiğimizde bizi bekliyordu.. Ben ve Atilla (Aytek) seni severiz. O da bana. "zırh" sayısını artırdı... ceza davalarını ise kavramak giderek zorlaşıyordu. eğer bu işleri yapıyorsan senin kulağını çekeriz' dedi. Daha sonra Tayyar Bey ile İstanbul'un çeşitli gazino ve eğlence kulüplerinde karşılaştık. Oturduk. çevresinden yararlanmak istedikleri avukatlara. Son gözaltı ve tutuklanmadan sonra. bana. Gelip . 1983 yılında anlamadığı ticaret hukuku nedeniyle cezaevine girmişti. Çeşitli işkencelere maruz kaldı. yeni "suç çeşitleri" ortaya çıkmıştı. MİT'te söylediklerinin tam tersiydi. Atilla Aytek. Tanıkları sindirerek dava kazanma dönemi bitmişti. Cevdet Yardım. yazılan bir raporla. 1984 yılının Şubat ayında cezaevinden çıktıktan sonra Tayyar Bey ile. arkadaşım Refik Bulutçu'nun sahip olduğu Ro-jin adlı gece kulübünde karşılaştık. bazı kapıları açacak avukatlara ihtiyaç duydular. 'İnşallah senin dediğin gibidir. yüksek meblağlar ödediler! Behçet Cantürk. Tedirgindi. Ben de kendisine bir viski gönderdim. Karşı karşıya bulunduğu tehlikeler büyüdükçe. Rüyalarında kabus görüyor.ziyarete gittim. Toplam 101 gün gözaltında bulundu. beni İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Tayyar Seven ile tanıştırdı. Ben de hepsinin uydurma olduğunu söyledim. Üstelik tanığı olmayan. Cezaevlerine yabancı biri değildi. 4 yıl sonra Türkiye'nin gündemine bomba gibi düşecekti. Levent'te üyesi olduğu bir lokantaya davet etti. Tecrübe sahibi oldukları. Bana uzaktan geçmiş olsun dedi.. Fakat Behçet Cantürk'ün MİT'te söyledikleri. Ruh sağlığı bozulmuştu.

avukat da sanığa bu konuda soru yöneltmemiştir. Cevdet Yardım'a.83 yıllarında gayrimenkulleriniz artarken. (Bunun üzerine) Behçet Cantürk avukata ayaklarındaki yaradan şikâyette bulunmamış. Hayatını kurtarmak için herşeyi kabul ettiğini söyledi. Sonra MİT'e alınıp günlerce sorgulanmıştı. Behçet Cantürk'ü ihtilattan men etti. 31 Ekim 1984 günü saat 16. Behçet Cantürk'ün avukatları ile görüşmesi biraz sorunlu oldu. Avukatı müvekkilinin işkence gördüğünü Sıkıyönetim Komutanlığı'na bildirdi.81-82. kendisine sadece hukuki yardım konusunda görüşme yapabileceği. yok mu' diye sormaya başlayınca.kendisini tekrar sorgulayacaklarından korkuyordu. Hesap Uzmanı Mehmet Arıoğlu ve Hesap Uzmanı Tarık Boy-nueğri sorular yöneltti. 165 Bu olaydan sonra. Bu görüşmelerin nasıl gerçekleştiğine en güzel örnek. gördüğü çok ağır ve insanlık dışı işkenceleri anlattı. cezaevi görevlilerinin de hazır bulunduğu odada.15'te savcı huzurunda. 28 Ağustos 1984 tarihinde avukatı ile ikinci kez bir araya geldi. büyük meblağları olan ha166 . 31 Ekim 1984 tarihli Askeri Savcılık tutanağıydı: "Sanık vekillerinden Avukat Selahattin Deniz. Avukatıyla. ilk kez 26 Haziran 1984 günü görüşmüştü." HESAP UZMANLARI "SORGULUYOR" Avukatlarıyla yarım saat bile görüşemeyen Behçet Cantürk'ü. çok sayıda adınıza ya da yakınlarınız adına kayıtlı banka hesaplarınız oluşmuş.) Soru: 1980. Artık vekilleriyle Askeri Savcı huzurunda sadece 15 dakika görüşecekti. Avukat Selahattin Deniz sanığa. 'Ayağında yara izi var mı." Lice Vergi Dairesi'nin Ga 266 Hesap nolu gelir vergisi mükellefi Behçet Cantürk'e. Sıkıyönetim Askeri Savcılığı adına. Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Mahkemesi.. hukuki yardım konusunda görüşebilecekleri bildirilerek. görüşmeye başlanılmıştır. Maliye ve Gümrük Bakanlığı'ndan gelen hesap uzmanları saatlerce "sorguladılar. Askeri Savcılığımıza müracaatla müvekkili ile görüşmek istediğini beyan etmesi üzerine. İki ay bir hafta sonra. İkazımız üzerine bu tür görüşme gerçekleştirilmemiştir. "Sorgu" tutanağa geçirildi: "(.. Bu hesaplarda. bu tür işlemlerin yerinin burası olmadığı ihtar edilmiştir. Avukat M.

Cevap: Daha öncede belirttiğim gibi Akile Dilek Alev'in parası elli milyon değil. Soru: Alacaklı olduğunuzu söylediğiniz firma ya da kişiler kimlerdir? Alacak ilişkiniz ne zaman ve nasıl doğdu? Verdiğiniz paraya karşılık ne aldınız? Cevap: Alacaklı olduğum söz konusu firma ve kişiler Herko İplik Fabrikası ile Maltepe İplik Fabrikası'nın sahipleri olan Ali Hassas ve Ömer Haşşaş'tır. köy sahibi olan babası ve amcasınındır. Yaşar Demirel adlarına da. onun adına kayıtlı paranın elli milyon lirası babası Salih Dakman.reketler. Ben bunlara elyaf hammaddesi ithal etmeleri için. bağışlamadım. daha yüksek faiz elde edersiniz" dedi. Ayrıca 1982 yılı içinde 100 milyon lira alacağımı da . Bu hesaplardan hemen hepsinden sizin çekme hakkınız olduğu ka-yıtlıdır. 1982 yılı içinde toplam olarak 175 milyon lira vermiştim. Hesap hareketlerine gelince. kendisine verdim. Abdulkadir Takan adına kayıtlı hesaplara gelince. Yakın akrabamdır. Abdulkadir Takan. bu para benimdir. Soru: Ellişer milyonları olduğunu söylediğiniz Akile Dilek Alev ve İlameddin Dakman ne iş yaparlar? Kendilerine kimlerden servet intikal etmiştir. büyük tutarları itibariyle hesaplara rastlanmıştır. Bunu nasıl açıklıyorsunuz? Cevap: Akile Dilek Alev 4 yıllık imam nikâhlı eşimdir. Adına hesap açtırmamın nedeni. çok sayıda alacak ismiyle iflas masasında hak sahibi olmaktır. İlameddin Dakman 17. Bunları nasıl açıklıyorsunuz? Cevap: Gayrimenkulleri kendi paramla. Herhangi bir kimse adına gayrimenkul almadım. Alacaklarımı çok kişi üzerinde gösterip. Bu nedenle kendilerinden ilk başta 125 milyon liralık borç senedi almıştım. Kendisi ev hanımıdır. Benim adıma kayıtlı olan elli milyon lira kendi parasıdır Kendisi bana 1981 yılında umumi vekaletname vermiştir. kendi adıma satın aldım. girişler. kendi adıma yatırmıyordum. Ben bunu ticaret ve banka faizleriyle elli milyona yükselttim. Evlendiğimiz de kendisi bana yirmi milyon lira vermişti.çıkışlar görülmektedir. Yirmi milyon kendisine nerden kaldı bilmem. elli milyonu ise amcası Kamil Dakman'a aittir ve elli milyonu da benimdir. . ticari faaliyetlerimle kazandığım paralardır. Soru: Banka Şubelerine yazdığımız yazılarda. çok banka şubesinde alacaklı olduğum firmaların üzerine gidebilmek ve o firmanın iflası sıra- sında. İlameddin Dakman söz konusu paraya el sürmemiştir. Bu nedenle İlameddin Dakman adına vadeli olarak yatırdım. bunlar faizler ve şu anda isimlerini hatırlayamadığım kişilerden almış olduğum borç paralar ve kendi paralarımdan oluşmaktadır.18 yaşlarında bir gençtir. yüzde 50'sini bana vereceklerdi. İlameddin Dakman. İlameddin Dakman parayı bankaya götürdüğü zaman. Ancak servet affından önce olduğu için. çok kanaldan. sizin adınıza çok sayıda banka hesabı olduğu ve yakınlarınızdan Akile Dilek Alev. Para. yirmi milyon liradır. Fabrikanın çalışması sonucunda oluşacak kârdan. banka müdürü beni telefonla aradı ve "bu parayı senin ticari hesaba vadeli yatıra-lım. Yaşar Demirel benim şoförümdü. Bu elli milyonu da direkt bana vermişlerdir. İlameddin Dakman ile hemşeriyiz. Bankadaki paralar. ilgili banka şubesi yazıhaneme yakındı.

Daha sonra 1983 servet affı ile servetim için ek beyanda bulundum.) Soru: 'Akrabalarımdan aldım' dediğiniz paraların toplamı ne kadardır? Size para veren akrabalarınız ne iş yapıyorlar? Kazançları nedir? Neden size para verdiler? 168 Cevap: Kardeşim Sabit Cantürk'den 20.) Soru: Büyük çaplı ticari faaliyetiniz ve mevduat faizi geliriniz olduğu halde. Hanım (eşim) Diyarbakır'a gittiği zaman. 22. 5 milyon lira dolayında bir tutarı beyan etmişsiniz? Beyan dışı bıraktığınız gelir için ayrıca ek bir beyanda bulundunuz mu? Cevap: 1982 yılı geliri. karapara diye tanımlanan. Soru: İstanbul'da bulunan Sheraton ve Hilton otellerinde uzun süreli kalışlarınız ve büyük tutarlarda hesap ödemeleriniz tespit edilmiştir. farklı olmuştur. Bana göre eksik kayıt edilmemiş olması gerekir. Kendilerinden ayrıca.nakden tahsil ettim. Bu konuda ne diyorsunuz? Cevap: Konuyu muhasebecim daha iyi bilir. 1982 yılı içinde 150 milyon lira olarak kendilerine geri ödedim. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava devam etmektedir. Diğer bir deyişle otelcilik hasılatının eksik kayıt edildiği anlaşılmıştır.. Bu paraları 1981 ve 1982 yılları içinde almıştım. servet ve faaliyet unsurlarından elde edilen parayı ortaya çıkaramamam nedeniyle eksik beyan edilmiştir. Kendisi halen Cantürk Otelinin yüzde 50 paylı sahibidir. kayıt edilen hasılat ile gerçekleşen müşteri kapasitesi hasılatı.6. Ancak 100 milyon lira tahsil etmeme rağmen senetlerini iade etmedim.. (. Kardeşim Sabit Cantürk eski iş ortağımdır. bizzat kendim kaldığım gibi gelen yakınlarımızda ..25 milyon. (.. Salih Takman'dan 35 milyon olmak üzere Akile Dilek Alev ve diğer yakınlarımdan toplam 100 milyon lira kadar para almıştım. 1982 ve 1983 takvim yılları geliri olarak..1984 günü düzenlenen tutanağa göre. Sözkonusu pahalı otellerde çeşitli tarihlerde kalmanızın nedeni nedir? Cevap: İstanbul'da evim var. (.) Soru: Otelcilik faaliyetinize ilişkin olarak Diyarbakır'da bulunan Demir Oteli'nin hesapları tarafımızdan incelenmiştir. bakiye alacağım için yeni senetler aldım. elimdeki senetlerin tutan 400 milyona ulaştı. Şu anda mahkemededir.. Bu senetleri tahsil edemediğimiz için iflas masasına kayıt ettirdim. Yeni aldığım 1982 sonu veya 1983 yılındaki senetlerle.

Sarı Avni'nin damadı Korkmaz Göldağı'nın teslim olup. Babasının iş ortağı Hayrettin Yağcı(16) aracılığıyla Göldağı ailesi ile tanışmıştı. Kayınpederinin uyuşturucu kaçakçısı olduğunu öğrenince. Korkmaz'ı okutmadılar. Korkmaz Göldağı'nın ablası Serpil ile evliydi. 5 kardeştiler. Zengin olmak istiyordu. 1978 yılında imam nikâhı kıyarak evlendiği eşi. kızını resmi nikâhla değil." Behçet Cantürk hesap uzmanlarının sorularını yanıtlarken. 170 O günlerde milyonlarca liraya hükmeden. ilkokulu dışarıdan bitirmişti. Kapalıçarşı'da kuyumculuk yapan Yusuf Şerefoğlu'nun yanına çırak olarak verdiler. Çünkü otelin devamlı ve tanınan müşterisi olduğum için. dönemin "döviz borsasıydı!" Çarşının "inceliklerini" öğrendi. Kayınpederi kendine döviz gönderiyor. imam nikahıyla evlendiriyordu! Damat Korkmaz Göldağı. Ev kızıydı. Daha sonra nüfus kütüklerini İslahiye'ye götürdüler! Babası önce berberlik. Korkmaz Göldağı 1953 yılında doğdu. Bu otellerde kalmamın bir başka nedeni güvenliğim açısından elverişli oluşlarıdır. İsviçre gidip "ben de bu işi yapmak istiyorum" dedi. Kapalıçarşı. o da Kapalıçarşı'da Türk lirasına çeviriyordu. Ancak istediği kadar para kazanamıyordu. Kendisi gibi. Hayrettin Yağcı. girişken biriydi. Döviz karaborsacılığı yapmaya başladı. İlkokulu bitirdiği yıl İstanbul'a göçtüler.169 benim adıma kalmışlardır. "Paranın üstünü eksik getirdi" diye ilk işinden kovuldu. Kapalıçarşı'da "çekirdekten" yetişen Mehmet Yıldız ile birlikte ortak iş yapmaya başladılar. dünyanın sayılı kaçakçılarından biri olan Sarı Avni. Sheraton Oteli'nde 1980 yıllarından sonra hiç kalmadım. "Bu işler göründüğü gibi kolay değildir. Aslen Gaziantep Kilisli. daha sonra lokantacılık yaptı. Asker dönüşü evlendi. Gözü açık. Sen baz-morfin bulabilir misin" diye sordu. DAMAT TESLİM OLUYOR Adı Korkmaz Göldağı. ben yer ayırtıyor ve ücretini de ödüyor-dum. Sarı Avni. . ifade verdiğinden habersizdi. Ayşe Karadurmuş. Askere gitti. evlendikten sonra da Kapalıçar-şı'da döviz işleriyle ilgilenmeye başladı. Sarı Avni'nin 18 yaşındaki kızı Ayşe idi. mektup içinde evleneceği kızın fotoğrafını gönderdi. Ailesi.

Ben size. 'yarın burada buluşalım. güvenilir olması için Nizamettin'in de. "Ertesi gün. Kayınpederime para göndermesini söyledim. kilosu 400 bin liradan anlaştık. Beni. Uçakla geri döndü. Kayınpederime. Sevkıyattan önce Nizamettin Bayramoğlu. Nizamettin hemen uçakla Diyarbakır'a gitti. Malı iki kamyona yüklemişler. teslim yerini sordum. Üçümüz de yeri beğendik. ortak olması şartı ile anlaşmaya varacağımı söyledim. Fındıkzade'deki garajın üzerindeki büroda oturup konuştuk. "İki gün sonra Tahsin Saçaklı ile buluştuk. Tahsin. "Nizamettin ile malın yansı peşin diye anlaşmıştık. Mehmet Yıldız ve ben. Büroda. 'Siz malı hazırlayın. "Yarın akşam hava karardıktan sonra. sağa döndük. Durumu anlattım. Tahsin bizden ayrı. 'Biz hazırız' dedi. 'Tahsin Saçaklı'yı çağır. "Türkiye'ye döndüm. Ondan 25 milyon lira. Tahsin. Tahsin. Orada harabeler ve kaplıca gibi bir yer vardı. Nizamettin Bayramoğlu. Ezine'de bir otelde kalıyordu. Zürih'e telefon açarak durumu anlattım."Bulurum" dedi. Nihat Sünlüoğlu yüzde 10. prensip olarak anlaştık. Kamyonlar ancak iki gün sonra Çanakkale'de olacaktı. "Gemi Kıbrıs'tan gelecekti. ben ve ortağım Mehmet Yıldız vardı. Tahsin Saçaklı'yı Karaköy'deki yazıhaneden çağırdım. 'bu yolun sonunda sevkıyat yapılacaktır' dedi. bir iki güne kadar işin ne zaman yapılacağını söylerim' dedi. bin dolar da aracı için kesileceğini söyledi. Konuştuk. Yolu unutmayalım diye aynı yere bir daha gittik. Liceli Nizamettin Bayramoğlu(17) ile tanıştırdı. Tahsin. "200 kilo bazmorfini. gösterdiği yere mallarla birlikte gelmemizi istedi. .) "Kayınpederime. ben sizi sevkıyatın olacağı yere götüreceğim' dedi. malı sevkıyat yerine getirmemizi istedi. Nihat'tan 10 milyon alarak Nizamettin'e 35 milyon lira verdim. Kabul etti. Önce vermek istemedi. Odun deposunu geçip sola döndük. Murat otomobilimizle Yalova üzerinden Çanakkale'nin Ezine ilçesine gittik. O da bana. o anlatır' dedi. Tahsin. sonra kabul etti. Ancak ben. Böylece 1981 yılında uyuşturucu işine girmiş oldum. ben ve ortağım Mehmet Yıldız yüzde 15'şer alacaktık. İstanbul'a döndük. Yol bizi sahile çıkarıyordu. hemen yola çıkmalarım kararlaştırdık. Kayınpederim bin dolar gemi için. Tamam dedik. Kapalıçarşı'da adamı İrfan Parlak vardı. (Dolar 98 lira. Nizamettin. Yanında iki kişi daha vardı. Üç gün sonra. Döviz kaçakçılığı yapan Kilisli Nihat Sünlüoğlu'nu buldum. ben ve Mehmet. Mal sahibi Nizamettin yüzde 15. Çanakkale Bakır Oteli'ne yerleştik. Bu nedenle. Oradan sahil tarafına doğru ilerlemeye başladık.

Otomobile binerek. "Ezine'nin girişinden sağa saptık ve sahile doğru ilerlemeye başladık. Otomobile atlayıp. bizi bekleyeceklerini söylemişti. Bir türlü gözükmediler. Sola . Hâlâ malı saymaya çalışıyorlardı. Dikkat çekmemek için kamyonlar kafa kafaya vermişlerdi. Kalanları arka koltuğa koyduk."Nizamettin Bayramoğlu malı getirecek şoförlere. Otomobili ben kullanıyordum. yolda otomobilin lastiği patladı. O sırada kamyonlar gözüktüler. Bizim gideceğimiz yer sağda idi. 'Bu kamyonların yanındaki adamlar ne yapıyor' diye sordu. Bu nedenle otelden fazla ayrılmıyorduk. Ağır ağır Ezine'ye tekrar gitmeye başladık. Farları yakmadan gitmek çok güçtü. Bir benzinciye girip. Nizamettin '185 olması lâzımdı' dedi. Nizamettin ve şoförler. Hemen yola çıktık. Nizamettin kamyonların şehrin girişinde durup. Bazmorfini oradan boşaltıyorlardı. malı kamyonların zula-sından çıkarıp. Kamyonların şoför mahallini ön tarafa doğru indirmişlerdi. Ben de otomobilden çıkıp etrafa bakmaya başladım. denize doğru gitmeye başladık. 184 tane olduğunu gördük. Nizamettin ile Mehmet'in yanına gittim. bir çoban koyunları ile kamyonlara doğru gidiyordu. Saymaya başladık. farları yakmadan sahile doğru gitmeye başladık. Mehmet ve Nizamettin. sayarak çuvallara koyuyorlardı. Biraz bekledikten sonra malları otomobilden indirdik. Bilmediğimi söyledim. Saymayı bırakmalarını. Çobanın gözü kamyonlardaydı. "Sahile doğru gitmeye başladık. Bu nedenle tekrar farları yaktım. Ford marka iki kamyon orada idi. Aceleyle Murat otomobile 172 binip şehrin girişine gittik. Ara sıra gidip. "O sırada. Bir saat sonra karardı. Bagajdaki lastiği çıkarıp malları koymaya başladık. Yanıma geldi. Tamir edip yola devam ettik. Otomobilin arkasını açıp patlak lastiği önüne attım. "Havanın kararmasını bekliyorduk. Herhalde bir paket kamyonda kalmıştı. Bagaj hepsini almadı. Arabayı hareket ettirip önüne çıktım. Bir kiloluk 173 paketler halindeki malları saydığımızda. otomobili yıkattık. Şoförlere talimat verdik. Şoförler arıyordu. İlgisini kamyonlardan uzaklaştırmak istiyordum. "Otel odasında otururken. Ezine girişinde kamyonları beklemeye başladık. çobanın şüphelendiğini söyledim. ileride yol ikiye ayrılıyordu. Mehmet. otomobilden inip kamyonlara doğru gittiler. ortağım Mehmet'in adım ve kaldığımız otelin ismini vermişti. Odun deposunun yanından sola dönüp harabelerin içine girdik. Ezine'yi çıktıktan 2 km. Aksilik. Hamamı geçtik. Kaplıca olup olmadığını vb. 'Bu lastiği nerede yaptırabilirim' diye sordum. soruları arka arkaya sıraladım. oda görevlisi. 'Ezine girişinde buluşalım' diye. Geriye dönüş yaptık. biz sola saptık ve az ileride durduk. Bu sırada kamyonlar hareket ettiler. kamyonların gelip gelmediklerini kontrol ediyorduk. Mehmet'e telefon olduğunu söyledi.

Mektup ilginçti. isteğine kavuşmuş. Size yazdığım mektubun neticesi. Avşa'da bir arsaya. Kilyos'ta 36 dönüm tarlaya. Behçet Cantürk'ün polise nasıl ifade verdiğini biliyordu! Kenan Evren'in damadı MİT görevlisi Erkan Gürvit'in sorgulamalarda bizzat bulunduğunu da biliyordu. Çünkü mektup Erkan Gürvit ile Atilla Aytek'e hitaben yazılmıştı." Korkmaz Göldağı. diğeri Karaköy'de iki iş-hanına. Sonunda Sarı Avni'nin kızı Ayşe Göldağı. 'Bu kadar temin edebildik' dedim. 26 Eylül 1984 tarihinde. Neden 200 kilo olmadığını belirtti. Duruşmasız mahkemeye çıkarıldı. Ödemeleri zamanında yapmıyordu. biri Taksim'de. İddiaları reddetti. Tahsin ve yanındaki iki kişi. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı ile Sıkıyönetim Komutanlığı'na "Artin Güçlü" imzalı. Bir karartı gördük. biri Yeniköy'de.. Otomobilden inip sahilde dolaşmaya başladık. isim ve telefonlarını yazmıştım. Mamak Askeri Cezaevi'ne gönderildi. Hep birlikte çuvalları ufak motorlu bir sandala koyduk. Çünkü çok kısa bir zamanda. yani yaklaşık bir ton bazmorfin göndermişti! Ancak kayınpederi para konusunda fazla güvenilir biri değildi. Bu kişiler. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı'na teslim oldu. Aileler arasındaki kavga her geçen gün büyüdü. Yanımıza geldiler. "işkence görmemek için polise değil. . 13 Aralık 1983 tarihinde boşanma davası açtı. Daktilo ile yazılan mektup bir sayfaydı(18) "Bundan bir müddet önce Atilla Aytek Bey'e bir mektup göndermiştim. 280 S Mercedes'e. aradan bir müddet geçtikten sonra İstanbul Narkotik Şubesi'nde basit bir sorgulama ile geçiştirildi. Korkmaz Göldağı. Onlardı. Sahile yaklaşınca arabayı durdurduk. Tahsin' diye bağırdık. Mamak Askeri Cezaevi'ne konulduktan sonra. Bir eroin kaçakçısı örgütün. ikisi Mersin'de üç daireye ve Cihangir'de bir apartmana sahip olmuştu. Bu durum Göldağı ailesinde de huzursuzluğa neden oluyordu. "184 kilo mal getirdiğimizi söyledim. 9 Ekim 1984 tarihli bir mektup geldi.. tekneye binip gittiler. Tutuklanmaktan kurtulamadı. 174 İLGİNÇ MEKTUP Korkmaz Göldağı. Korkmaz Göldağı açılan boşanma davasını fazla umursamadı. Bazen eksik para gönderiyordu.dönen yola gelince farları söndürdüm. kayınpederi Sarı Avni'ye 4 sevkıyat sonunda toplam 988 kilo.. zengin olmuştu: İstanbul/Taksim'deki Kennedy Oteli ile Gümüşsuyu'ndaki Star Oteli'nin yarısına. Bizim bulunduğumuz yerden geminin ışıkları görülüyordu.

Bu nedenle size bilgi veremiyorum. Behçet Cantürk sorgusunda.sizlerin sorgulamasından geçse idi. iki önemli kişiden biri Behçet Cantürk'tür. gün ışığına çıkardı. Başkent Ankara'da sorgular bütün hızıyla sürerken. Korkmaz Göldağı'nın pasaportu incelenirse gittiği ülkeler aydınlanır.. 17 Aralık 1984 tarihinde sorgulanmak üzere Gölbaşı'na götürüldü. "Bu örgüt. Avni Karadurmuş'un damadı olan Korkmaz Göldağı ile beraber yönetir. Behçet Cantürk hakkında . bu eroin işlerini nasıl ve kimlerle yaptığı. 19 Kasım 1984 günü Korkmaz Göldağı. Herhalde Kormaz Göldağı. Askeri savcılığa teslim olmuştur. Avni Karadurmuş yönetimindeki kişilerden oluşmaktadır. Bu örgüte eroini temin eden. Komutanlığı'ndan Korkmaz Göldağı'nı sorgulamak için izin istedi. birçok gerçek gözler önüne serilecekti. Mektupta yazılanları doğruladı. gemi nakli Tahsin Saçaklı'dır. Eğer sizlerin sorgulamasından geçse idi. Nizamettin Bayramoğlu bu işi. Takdir ve bilgilerinize. 20 gün sorgulandı. Bu arada Nizamettin Bayramoğlu da. ne söyledi bilmiyorum. kaçar kilolar halinde. Korkmaz Göldağı'nın bu işlerdeki önemini anlatmış. bu durumu fark eden Korkmaz Göldağı.. Korkmaz Göldağı sık sık Avrupa'ya giderek kayınpe175 deri olan Avni Karadurmuş ile iş bağlantısı gerçekleştirir.. O hapiste olduğu için şimdi eroini Niza-mettin Bayramoğlu temin eder. Ankara Sıkıyönetim Savcılığı'nca tevkif karan alınmıştı. polise "emanet" edildi! Korkmaz Göldağı. hangi gemilerle gittiği. 55 sayfalık ifade verdi.. savcılığı yumuşak bulduğu için oraya teslim oldu." Bu ihbar mektubundan sonra Emniyet Genel Müdürlüğü. kara nakli ve malın temini Nizamettin Bayramoğlu ve Mehmet Yıldız. İstanbul ve Ankara emniyetini uygun bulmayarak. İsviçre'nin Zürih kentinde de hareketlilik vardı. Bu çetenin önemli kişileri. "Savcılık soruşturmasında. beş bin kilo eroinin. 176 Ankara Sıkıyönetim TELEKS YAZIŞMALARI Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek imzalı. Bu durum İstanbul emniyetine bildirilmiş. Bu kişilerin eroin işinde en büyükler olduğunu görürdünüz.

4.80 boylarında. halen Zü-rih'te oturan Sultan Turizm sahibi Avni Karadurmuş'un (Avni Musullulu) gemileri ile İtalya'ya ve Amerika'ya sevk ettikleri. (. Behçet Cantürk'ün 1979. "Karadurmuş Avni: 3 Ocak 1980 tarihli dilekçesiyle. Tarih 24 Temmuz 1984.1982 seneleri arasında. 29 Ağustos 1984 tarihinde hazırladığı raporu.) İsviçre'nin Zürih kentinde sinemacılık da yapan Paul'ün kumral. Uyuşturucu Madde Suçları 2. Manesse str. Tarih 5 Temmuz 1984. İkametgâh adresi. Nurten (kızlık soyadı Kurtuluş) ile evli. "Paul: Kestane/kahverengi gözlü. "8001 Zürih. Doğum yeri Rize/Çayeli/Türkiye. fakat Bamburi. 8700 Küs-nacht.1984 tarihinde uyuşturucu madde kaçakçılığı yaptığı tesbit edilerek yakalanan Behçet Cantürk'ün yapılan sorgulama neticesinde.. 9050 Appen-zell (bildirimde bulunmuştur) ve Alte Landstr. 23 Ağustos 1984 tarihinde gönderilen son teleksten (no: 4094) sonra." Bu bilgiler. 20 Ağustos 1984 tarihli "gizli" bilgilerin yer aldığı teleksin içeriği şöyleydi: "30. Nollenstrasse 17. Zürih'te oturan Avni Musullulu'nun yazıhanesinde çalışan. kahverengi gözlü.1. Atilla Aytek imzasıyla İnterpol'e gönderilen ilk teleks notu değildi. Halen sorgulanması devam etmektir.. Van'da oturan Bayram Oteli sahibi Sıddık Bayramla ortak olarak.75. İsviçre'den yanıt geldi. sportif yapılı. atletik yapılı ve çok zengin biri olduğu ortaya çıkarılmıştır. Daha önce iki kez teleksle yazışma olmuştu. beynelmilel bir terör şebekesinin elemanlarından olduğu. sorgulanmasında kendi ifadesinden anlaşılmıştır. kahverengi saçlı. Teleks no: 3651. 10 adresinde bulunan Sultan Reisen (Sultan Seyahat) AG firmasının hissedarıdır.İnterpol'e yazılan. İran Türk sınırı yakınında oturan İranlı Hacı Reşit Zigari'den ve Selo ile Ertoşlu Feto'dan temin ettiği bazmorfini. Oden Shipping AG. Türkiye'ye gönderdi: "İsviçre'de ikamet eden ve şüpheli görülen şahıslar hakkında yapılan ön tahkikatlar. Dusk. Bahnhofplatz 4 adresinde bulunan Oden Ship-ping AG firmasının sahibi ve 8004 Zürih. Paul adlı bu şahıs büyük bir olasılıkla aşağıdaki şahısla aynı kişidir. iyi Türkçe konuşan bir İsviçreli'nin pazarlama yaptığı. "Ermeni asıllı Behçet Cantürk'ün. 1. . Ali ve Hatice (kızlık soyadı Şimşek) oğlu. adının Paul olduğu. 1773 sayılı. Teleks no: 3328. Tüccar. İsviçreli Paul ile Avni Karadurmuş'un sevkıyatlardan yüzde 25 hisse aldıkları. Norsun ve Sunny Be-ach gemilerinin yönetimini elinde bulunduruyordu. Özel Dairesi'nde görevli uz177 man dedektif Weber Urs. 1983 yılında kendi gemilerini tescil ettirmemiş. 140. doğum tarihi 1942.

doğum tarihi 12.6. doğum tarihi 7 Aralık 1941.1954 Türkiye. yukarıda adı geçen kişiler aracılığıyla da bağlantı kurulmuştur. doğum tarihi 7. zamanın etkin şebeke üyeleriyle ve ayrıca yukarıda bahsettiğimiz kişilerle. Waridel ve diğerleriyle birlikte uyuşturucu işlerini yürüttüğü konusunda çok kuvvetli şüphe mevcuttur. teslim yeri ve gemi isimleri gibi somut bilgileri. Güvenilir bir kaynaktan edinilen bilgiye göre. Musullulu yıllardan beri kendi gemilerini bazmorfin nakliyatı için kullanmakta ve Waridel de Sicilya/İtalya'da fazla tanıdığı olması nedeniyle.12.1946 Türkiye. bazen İsviçre'de ikamet etmekte ve sık sık da Türkiye ile İtalya'da kalmaktadır. doğum tarihi 29. * Waridel Paul. Bu tür uyuşturucu sevkıyatlarının yıllardan beri yapıldığı düşünülmektedir. * Saçaklı Tahsin Bekir. bazen Yunanistan'da.4.1936 Kabataş/Türkiye. "İlişkiler/Bilgiler: Yapılan tahkikatlar sonucunda Musullu-lu'nun şahsen ve firmalarla birlikte. "Waridel Paul. Bu bağlantıların hangi nedenlerle kurulduğu bugüne kadar açıklanamamıştır. bildirimde bulunmadan Bernhof str. daha önce belirtilen şahıslarla olan bağlantısı ispat edilebilir. Tarih.1941 Prahina/VD. Fakat uluslararası uyuşturucu ticaretinin finansmanı ve organizasyonuyla hiç de çelişkili değildir. * Cantaş Mehmet. Göldağı'nın. * Priolo Salvatore. tüccar. kanuni açıdan geçerli deliller elde edilemediği için. Bilindiği kadarıyla bu şahıs."Waridel Paul. 8134 Adlis-wil adresinde karısının yanında ikamet ediyor. 1953 Türkiye. Musullulu/Oden Shipping firması. 178 "Aynı zamanda Waridel Paul ile diğer şahıslar arasında. Bu şahıs hakkında bugüne kadar kanuni . "5 Temmuz 1984 tarih ve 3328 nolu teleksinizde adı geçen Göldağı Korkmaz'ın. Bu şahıslar. * Parlak Mustafa İrfan. "Yıllardan beri Zürih'te Musullulu ve Waridel hakkında kuvvetli şüphe mevcut olmasına rağmen. adı geçen iki şahıs hakkında ceza davası açılamamaktadır. bu malın İtalya'ya nakli görevini üstlenmektedir. Prahina/VD vatandaşı. Onun burada bulunduğu sıralarda tahkikatlar daha da yoğunlaştırılmaktadır. Adı geçen şahsın sabit bir ikamet yeri yoktur. doğum tarihi 16. 1977 yılında Roma'da 2700 gram eroine el konması olayıyla ilgili olarak tutuklanmıştır. tedarik yeri.2. telefonla veya şahsen bağlantı kurduğu tespit edilmiştir. doğum tarihi 10.2.10. doğum tarihi 23. 1956 İtalya. ne yazık ki öğrenememiş bulunuyoruz. * Göldağı Korkmaz. 5. Göldağı her yıl yaklaşık iki ay Zürih otellerinde kalmaktadır.

" Yazışmalar sürdü gitti. doğum tarihi l Şubat 1950.00.. bir sene içerisinde otel idaresince geçerliliğini kaybettiğinden. Otel masrafı 5 bin 774 Frank'tır. bu kovuşturmada uluslararası uyuşturucu madde kaçakçılığı işine karışmış olmakla suçlanmakta olduğumu ve bu nedenle tutuklanmış . Fakat bu şahsın.açıdan geçerli sayılacak delil elde edilememiştir. Bu nedenle telefon numaraları ile ilgili tahkikat yapılamamıştır. Bu davanın açılabilmesi için ayrıntılı ve kurumsal açıdan inandırıcı. Aynı şekilde Cantürk'ün bağlantı kurduğu şahıslar ve kendisini ziyaret edenlerle ilgili tahkikatlar da bu nedenle yapılamamıştır. sizinle birlikte yürüteceğimiz işbirliğine ihtiyacımız vardır. Zürih'teki çeşitli otellerde kaldığı süreler içerisinde. Sarı Avni Bulgaristan'a gitti! O günlerde. tüccar. Sarı Avni'yi İsviçre'den resmen istedi." sacayağı gibi genellikle üç ülkede ikamet ediyorlardı: Türkiye. Saat 16. 24 Şubat'tan 24 Mart 1982 tarihine kadar Schweizerhof Oteli'nde kaldığını anlıyoruz. PAUL WARİDEL AJAN MI? 27 Nisan 1985. Adı geçenin 24 Şubat 1982 tarihinde Zürih'teki Schweizerhof adlı otelde kaldığını göstermiştir. Ticino Kantonu Cumhuriyet Savcısı Paolo Berlasconi. Adı geçen.. Bulgaristan.. "Hakkımda bir ceza kovuşturması açıldığım. Adı geçen otelde yapılan tahkikatlar sürmektedir. "Musullulu. Bu telefon görüşmeleri. kayıtları silinmiştir. İsviçre. ikametgâh adresi. Waridel ve Göldağı. Bu arada Türkiye. İsviçre. Paul Eduard Waridel. İstanbul/Türkiye. Bugüne kadar yapılan tahkikatlar sonucunda Cantürk'ün. soruşturma yargıcı tarafından yapılmış sorgulamalara gereksinim duyulmaktadır. telefon ettiği numaralar tes179 pit edilmiştir ve bu numaralarla ilgili tahkikatlar sürmektedir. Paul Waridel'in ifadesini alıyor. iadeyi yavaştan alınca. sayısız telefon görüşmesi yapmıştır. "Cantürk Behçet. "kaçakçılar. Federal Uyuşturucu Maddeler Kanunu'na aykırı hareket etmekten dolayı ceza davası açabilmemiz ve bunu başarıyla sonuçlandırabilmemiz için. İsviçre'nin Kloten kentinde yakalanıyor! 29 Nisan 1985.. ayrıca İsviçre'de ikamet eden diğer şahıslar hakkında.

Bu firma. Dünyanın en büyük kara para. sanıyorum. 1939 doğumlu Muhammed Şekerci. Nasıl mı? Elisabeth Kopp. aklayıcılarından biri olarak tanınıyordu.) "La Mattina'nın arkasında. İsviçre'nin Adalet Bakanı'ydı." Shakarchi Trading SA şirketinin sahibi Irak/Musul doğumlu Muhammed Şekerci'ydi. İsviçre'de kalmasını bir şekilde ona borçluydu. (. Musullulu ise kilosu 13 bin dolardan. Şekerci'nin. Musullu181 lu.(. daha sonra Bahnhofplatz'a taşıdı. Başından beri bu yazıhane. bana Musullulu ile birlikte uyuşturucu madde ticareti yaptığım söyledi. Zerringerstrasse 12. La Mattina'nın adamı Carlo (Antonino Rotolo) ile Mu-sullulu'nun anlaşmaya vardığı görüşmenin tercümanlığını ben yaptım. Yazıhaneyi önce Bahnhofstrasse'ye. sanıyorum paraları Musullulu'nun istediği yere aktarıyordu.. Kocası Hans W. Giyom Tell'in ülkesi İsviçre'de ne karışık işler oluyordu. 1977 yılında Roma'da uyuşturucu işi nedeniyle tutuklandığım günden başlatabilirim. La Mattina'nın adamı Carlo'dan 5 milyon 200 bin doları nakit olarak aldım. Kopp ise. Sicilyalı Greco ailesi vardı. paralarını Shakarchi Trading SA'ya yatırıyordu. Ben De Lugano'ya giderek. "tutuklanmayacak" notu düşüyordu.. Türkiye'nin Sarı Avni'nin iadesini resmen istediği evrakın üzerine. Amerika ve İtalya da Avni Musullulu'nun tutuklanmasını isteyince. sorun çıktığını söyledi. Zürih'teki adresini verdi. Adalet Bakanı Bayan Kopp'un emrindeki Konfederasyon savcısı. Kopp Ailesi'nin aynı zamanda bir hukuk bürosu vardı. çok iyi bir maaş karşılığında Shakarchi Trading SA'nın Başkan yardımcılığı görevini yürütüyordu. İstanbul Kapalı-çarşı "esnafı" ile çok yakın ilişkisi vardı. İş büyüyüp... Bu mal birkaç ay sonra Sicilya'da teslim edildi. 400 kilo bazmorfin sağlayacaktı.. armatörlük şirketi adına kayıtlıydı. Sarı Avni'ye İsviçre'de ikamet etmesini Kopp'ların hukuk bürosu sağlamıştı. Ama nereye. Birçok önemli kişi ile tanıştım. La Mattina. Bulgaristan'a gitmesinin zamanı geldiğini söylediler. Aslında İsviçre'yi Nazım Hikmet'ten daha güzel anlatan yoktu: . Bunlardan Nunzio La Mattina. Ben de cezaevinden çıkınca Musullulu ile Zürih'te ilişkiye geçtim. Muhammed Şekerci'nin dostu olmakla her zaman övünüyordu. Roma'da üç yıl cezaevinde kaldım. En iyi müşterisi ise Avni Musullulu'ydu.. Musullulu ile bazı kapanmamış hesaplarının olduğunu. nasıl bilmiyorum. uzun yıllar Beyrut'ta yaşadıktan sonra Lübnan'da içsavaş çıkınca İsviçre'ye yerleşmişti. Avni Musullulu.. Ben Musullulu'yu yıllar önce Türkiye'den tanıyorum. Musullulu'ya yaklaşık 11 milyon dolarlık borçlarını ödeyeceklerdi. adresinde bir yazıhanesi vardı.bulunduğumu sayın Savcı bana açıkladılar.) "Hikâyemi. Kopp'ların hukuk bürosu Sarı Avni'ye. çıkınca Musullulu ile temasa geçmemi istedi..

kendileriyle yapmış olduğum işbirliğinin sorulmasını isterim. Kendisi Kürt'tü. hepsi onun peşine düştüler. Söylemediklerim ya da kesin belirtmediklerim varsa. iyi niyet göstermediğim için de183 ğil. (.. Zaten Sarı Avni de. Hattâ Carlo'ya. bir şeylerden kaçırılan paraların. sadece hafızamın kusurundandır.. bazmorfin vermemişti. Paul Waridel İsviçre'deki ifadesinde Sarı Avni'nin son günlerini şöyle anlatıyor: "Musullulu ile Sicilyalılar arasındaki bazmorfin ticareti 1983 yılında sona erdi. "Musullulu'ya. Musullulu'nun. La Mattina'ya yaklaşık 40 milyon dolarlık bazmorfin sağlamış olduğunu duydum.. Musullulu kendisine uyuşturucu sağlayan. diğer Türkler gibi bu ikisine de borç takınca. İsviçre'de yapmış olduğum şeylerin hiçbirini saklamaya çalışmadım." . iki milyon dolar kadar borcu vardı. kendisine uyuşturucu sağlayan kişilere azami borç takarak. Gelen kişilerden birinin adı Cantürk'tü. Sarı Avni gibi bazmorfin ticareti yapanların eski havası kalmamıştı. /bir yerlerden.. son kez aldığı paranın karşılığında. Çünkü Carlo mal bedelim peşin öderdi. Son zamanlarda Musullulu. Musullulu'nun kızının kocası Korkmaz adlı kişiyle birlikte tutukludur.) "Ve rahat karlı gecelerinde İsviçre'nin/yıldızları biraz da/gözyaşlarımızla yıkanıp yanmıyor mu?"(19) 182 AMERİKA KOKAİN İSTİYOR 1980'li yılların başından itibaren Amerika'da eroin talebi azaldı. Sicilyalılara sattığı bazmorfini sağlayan iki kişinin Zürih'e gelmiş olduğunu hatırlıyorum. "Şunu söylemek isterim ki.. (.. büyük bir telaş içindeydi. belirli ve kesin yanıtlar verebilirim. işbirliği isteği taşıdığımın görülmüş olduğunu tahmin ederim. Behçet Cantürk gibi yakın arkadaşlarına "bazmorfin işini bırakacağını" söylemişti. Öylesine gürültü koparıldı ki.) "Ben 1982/83 yıllarında Musullulu ile Carlo arasında ilişki kurma görevini yürüttüm. Zürih polisinden. Pakistan ile yapılan büyük bir uyuşturucu madde kaçakçılığı konusunda.) Musullulu'nun."İsviçre'ye bilirsin gülüm/dilsiz kasası derler. Amerikalı eroini bırakıp kokain kullanmaya başlamıştı. Bu" ilk sorgulamada yaptığım açıklamalarla. uyuşturucu kaçakçılığına son vermeyi planlamış olduğunu anladım. Türk polisi de durumdan haberdar oldu.(. Bana belirli ve kesin sorular soracak olursanız. Cantürk adlı bu kişi ha len Türkiye'de. Musullulu.

"Türk gazetelerinde.... Musullulu'nun Panama bandıralı gemileriyle telsiz ile temas kuruyorlardı. Cantürk'ü iki kez.. ikisi de tutuklanmıştı. Atilla Öksüz adına pasaportu vardı. ev. yani Musullulu Zü-rih'ten gitmeden önce. DEA ajanına verilecek 3 kilo eroini İtalyan polisi yakalıyor! Kimin eli kimin cebinde belli değil. Paul Waridel'in anlattıkları uyuşturucu trafiğinin Avrupa boyutunu gözler önüne getiriyordu: 184 "Carlo'nun adamları. evimin bahçesine gömülmüş. Sonra açık denizde gemiye yaklaşıp bazmorfini alıyorlardı. Ermeni terör örgütü ASALA'ya yardım eden bir Kürt aşiretinin başıymış. ailemle geçiriyordum. Musullulu'nun sattığı bazmorfin miktarı o kadar büyüktü ki ancak gemilerle taşınabiliyordu. o zaman adı Kara-durmuş olan Musullulu'ya telefon ettim. Türkiye'de bulunan. Mercedesini de satmış. ESRARENGİZ OLAYLAR Paul Waridel'in Ticino Kantonu Cumhuriyet Savcılığı'ndaki sorgulaması ertesi gün saat 14. Türkler arasında benim adım ise Pol idi. İtalyan polisi baskın yapıp uyuşturucuyu buldu ve beni tutukladı. bunun eski bir hikâye olduğunu söylemişti. sorgularında çok ilginç olayları aydınlığa çıkaracaktı. arazi ve apartman yoktu. Bana nereden uyuşturucu bulunabileceğini sordu.45'te yeniden başladı: "1977 yılında yaz tatilimi Roma yakınlarındaki Fregene'de. (. Uyuşturucu madde. Öğrendiğime göre Eylül 1984'te. Bu arada benim haberim olmadan 3 kilo eroin. (. Benim bildiğim kadarıyla bu Cantürk çok önemli bir kişiydi.. Atina'da çalıştığını söylediği DEA (ABD'nin Uyuşturucu ile Mücadele Örgütü) ajanı ile tanıştırdı." Musullulu'nun gönderdiği. Kork-maz'ı üç kez Zürih'te gördüm. (.) "Bildiğim kadarı ile Musullulu'nun İsviçre'de gerek kendi adına.. Waridel. İsviçre'de Atilla Öksüz adını kullanıyordu. Antika ticareti yapan Yunanlı Blioumis Konstantino adlı arkadaşım beni. Cantürk.Paul Waridel.) "1981 yılından 1983 yılına kadar. son cümlesi ile "ajan" olduğunu ima ediyordu. Carlo da ona Atilla diyordu. içinde 3 kilo eroin bulunan bir otomobil gönderdi. Musullulu'nun tabanca ve tüfek gibi ateşli silahların kaçakçılığını yapmakla suçlandığını da okudum. Bu ajanın şimdi adını hatırlamıyorum ama hep birşey-ler yapıp göze girmek isteyen biriydi. Musullulu." . gerekse şirket adına sahip olduğu. Musullulu isteğimi kabul etti ve bana... Yunanlı Konstantino'ya ait bir gezinti gemisiyle Fiumicino limanına getirildi. Daha sonra Türk gazetelerinden öğrendiğime göre. Bu iki kişinin. Musullulu'ya bazmorfin sağladıklarını anlamıştım.) Musullulu.. Musullulu Zürih'ten gittikten sonra bu ikisini bir daha görmedim.. Ben Musullulu'nun silah kaçakçılığı yaptığını ne gördüm ne de biliyorum.

İtalya'ya 5 ton bazmorfın gönderdikleri için tevkif müzekkeresi çıkardı.) "Behçet Cantürk adlı Türk'ü tanırım. bilmediğim nedenlerden ötürü gemiyi teslim etmeyi geciktiriyordu. Paul Wariderden. İtalya'da Paul Waridel hakkında. uyuşturucu madde işinde Musullulu ile birlikte olabilir ama ben bunu bilmiyorum. Kendisini Zürih'te Musullulu'nun yanında iki kez gördüm." Sorgu Yargıcı Dr. Mu-sullulu ile İtalya'nın ünlü mafya babalarından Pipo Ferrera'nın ilişkisini öğrenmek istiyordu. hattâ işkence gördüğünü gazetelerden öğrendim. Osman adlı bir Türk aracılığıyla Musullulu ile tanıştığını.. Falcone. 186 . "Ferrera çok saygı gören biridir. Paul Waridel'i sorguladı. Kendisi. Falcone. Bir gece gemide kalıp eğlendik. Türkiye'de tutuklu bulunan Behçet Cantürk ve Korkmaz Göldağı hakkında. Türkiye. Bu adamın ne yolda ifade vermiş olduğunu ve ifadesinin beni ne derece ilgilendirdiğini bilmiyorum. uyuşturucu madde kaçakçılığına suç ortaklığı ve uyuşturucu madde kaçakçılığı için kurulmuş örgüte girmek iddiasıyla dava açılmıştı. (.İTALYANLAR WARIDEL'İN İFADESİNİ ALIYOR 17 Mayıs 1985 tarihinde İtalya'dan gelen Palermo Sorgu Yargıcı Dr. Olayın boyutları." Palermo Ceza Mahkemesi 11 Haziran 1985 gün ve 179/85 sayılı yazısıyla. Bu kişinin Türkiye'de tutuklanmış olduğunu. İsviçre ve İtalya'dan sonra Amerika Birleşik Devletleri'ni de kapsayacak kadar büyüyordu. Bunun dışında söylediklerinin tümü yalandır.. büyük para ödemesine rağmen işin peşini bıraktı.. Musullulu'nun Dusk adlı gemisini satın almak istediğini ve önpara olarak da 466 bin dolar verdiklerini biliyorum. Çünkü önemli bir mafya kuruluşunun başıdır. Wari-del sinirlendi: "Söylediklerinin hepsi uydurmadır. Musullulu banka hesap numarasını ha-tırlayamadı. Birlikte Musullulu'nun aldığı gemiyi görmeye gittik. bu nedenle benim hesabıma yatırıldı. Giovanni Falcone de. Para doğrudan doğruya Musullulu'nun hesabına değil. Paul Waridel ile ilgili bölümünü okudu. Musullulu parayı almış olmasına rağmen. Sonunda Ferrera bu işten sıkılıp. Behçet Cantürk'ün Türkiye'de verdiği ifadenin. 185 Palermo sorgu yargıcı Dr.. Çünkü anlaşma yapıldığında hep birlikte bir lokantada idik. benim hesabıma gönderildi.

Bay Waridel son bir yıl içinde DEA ajanı gibi. aynı mahkemenin Savcısı Rudolph W.Adının Greg Passic olduğunu söylersem. . New York Güney Bölge Hakimi Edmund L. "Yemin etmeyeceğini" belirterek konuşmasına başlayan Paul Waridel. yeraltı dünyası ile istihbarat örgütlerinin ne kadar içli dışlı olduğunu anlatıyordu: .Bay Passic'i tanıyordum. 'ABD'de yargılanmayacaksınız' gibi bir söz verdi mi? . Palmer. Saat 14. Sanıyorum hiçbir kanun.Hayır.Evet. buradaki açıkla malarınız hakkında. Robert Bucknam ve ABD Adalet Bakanlığı temsilcileri Robert Stewart.Uyarınız için teşekkür ederim. kalabalık "ABD heyeti" İsviçre Ticino Kantonu Mahkemesi'nde Paul Waridel'in ifadesini almak için hazırdılar. hiçbir Amerikan istihbarat elemanıyla konuştunuz mu? .Bay Passic veya bir başka Amerikan ajanı.İlk ismini anımsıyorum. . İsviçre'de yargılanıyorum. her iki ülkede . 149 sayfa tutan ifadesinde. Savcı Yardımcıları Louis Freeh.00. aynı suçtan dolayı beni. Robert Boylan ve John Arterberry'den oluşan.Ajanın ismini hatırlıyor musunuz? .Size söylemek zorundayız. . buradaki ifadelerinizden dolayı ABD'de yargılanabilirsiniz. hatıralarınızı ta zeler mi? . Giulani. .AMERİKALILAR DA SORGULUYOR 14 Haziran 1985. Paul Waridel'in yeni "konukları" ABD'den gelmişlerdi! Amerika Birleşik Devletleri. .

.Bay Musullulu ile Batı Almanya'da bir iş yaptınız mı? . Yanılıyor veya haklı olabilirsiniz.Tanışdığım zaman adı Avni Karadurmuş'tu. Amerikalılar'a da uzun uzun anlattı.. Musullulu'nun Bulgaristan'la büyük teması vardı. o da Türk lokantalarında yemek yiyorduk." YUNAN GİZLİ SERVİSİ Paul Waridel.) .Bay Waridel. arada sırada görürdüm.) .Kendisini Münih'te.Evet.. Bulgaristan'daki şir ketlerin yöneticileri ile çok samimi idi. (..187 ayrı ayrı yargılamayacaktır. DEA ajanı Passic ile Ocak 1985 yılında yap tığınız görüşme talebi kimden geldi? . . Bulgaristan gümrü ğüne uyuşturucu maddelerinin takıldığını söylemişti.Bay Waridel Yaşar Musullulu adlı şahsı tanıyor musunuz? . Başka bir ismi daha vardı: Atilla Öksüz. Çünkü ben de. 1976 yı lından beri biliyorum ki. Orada birçok arkadaşı vardı..Bay Musullulu'yu başka bir isim ile tanıyor musunuz? . İki kere cezalandırılacağımı sanmıyorum. İsviçre ve İtalyan savcılarına söylediklerini. Bulgaristan'la sık sık te lefon konuşması yapardı. Ancak ilk kez istihbarat örgütleri ile ilişkilerinden ayrıntılı bir biçimde bahsediyordu: (. tanıyorum.

Kesin cevap vermem zor. 'günaydın' veya 'iyi akşamlar' demem gerekiyordu.Evet. . bize anlattıklarınız dışında. . hiçbir istihbarat elemanı ile konuş tunuz mu? 188 .Bay Waridel ne demek isteğimizi biliyorsunuz. Bay Musullulu'nun bürosunda yaptığınız tercümelerden hiçbir istihbarat görevlisine veya polise bahsediyor muydunuz? . . Bir Yunanlı arkadaşıma söyledim. gerekse bir başka ülkede. çok eski gelenekleri olan. yüksek miktarda bazmorfin kaçı ran kişilerin yakalanması için mi söylediniz? . Yunanistan'da. gerek İsviçre'de.Arkadaşınız Yunan hükümetinin memuru muydu? . Kendisi de bu gerçekleri. . . Eşim.Evet.Bay Waridel. yurtdışında büyük bir uyuşturucu madde ticaretinin organize edildiğini söy ledim. Örneğin.İsviçre polisinden tanıdığım bir arkadaşıma. Yunan polisine veya Yunan Gizli Servisi'nden pek çok memura. uluslararası alanda müdahale edebilecek bir Amerikan ajanına söylemem gerektiğini belirtti.Bu bilgileri arkadaşınıza.Evet.. Zira çok genel bir soru. yüksek seviyeli memurların olduğu bir Yunan ailesinden gelir.

Bu konuyla ilgili olarak sizin so rularınızı yanıtlamayacağım.. Kendisi." Araya İsviçreli hakim Giordano Zeli giriyor. polis harekâtları konusunda. Yüksek seviyede biriydi. İsviçreli halcimin uyarısından sonra. Waridel şöyle konuşuyor: . Bay Musullulu'ya karşı hiç polis harekâtı yapıldı mı? . "Bunun doğru olmadığını belirtmem gerekiyor. ne yapacağını sordunuz mu? . Şimdilik bu konuda konuş mayacağım.Peki başka sorulara geçelim. açıklığa kavuşturulduğu za man kendilerine yanıt vereceğim.Yunan memuru ve onu takip eden diğer temaslarım hakkın da.Bu Yunanlı arkadaşınız bir polis memuru muydu? . 189 . Türk polisinden.Kendisine bilgi verdikten sonra.Yunan Gizli Servisi. KYP'dendi. olayları daima ön . Bir soruşturma talebinde daha bulunabilirsiniz. Benim Yunanlılar'la ve İs viçre makamlarıyla olan bağlantım.Bay Waridel. temaslarımı İsviç re makamlarına anlatacağım. . biliyorsunuz bu sorgu celsesi bittiği zaman size başka soru sorma şansımız olmayacak. Amerikalı savcılara.Musullulu. her zaman Türkiye polisinden bilgi alıyordu. Ayrıca Bay Waridel. istediği soruya cevap vermeyi reddedebilir" diyor. . kendisine yapılacak her operasyonu anında öğreniyordu.Yunan Gizli Servisi ile olan ilişkilerimi. burada konuşmak istemiyorum.

o paranın herhangi bir kısmına herhangi bir hükümet ajanı tarafından el konulduğunu biliyor musunuz? . .Siz La Mattina'dan aldığınız 5 milyon doları Bay Musullu lu'ya verirken.Bay Waridel sandığım kadarıyla siz.Bu tip meselelerde. 1984 Haziran veya Temmuz ayında Bay Musullulu ile tartışmışsınız.Evet. Bay Musullulu hakkında sohbet ederken. 'git parayı al. sizi izleyen herhangi bir gizli ajan var mıydı? . polisin bilgisi vardı.ABD hükümetinden herhangi bir kişiye.Bilemem. anlamıyorum.Kendisine bir tokat attım ancak alev alıp almadığını bilmi yorum! .Parayı almaya gidip geldiğinizde. Genel usulün öyle olduğunu sanmıyo rum. .Hayır. mücadele de olmuş. . bir çuval paraya el koy' şeklinde yürüdüğü nü tahmin etmiyorum. . örneğin Bay Musullulu'nun üzerine benzin attınız mı? . Benim ona söylediklerim ve onun bana 'hamamböce ği' demesinin ne manası var. . .Söz münakaşasından başka. Neden baskın yapmadı? .ceden biliyordu. polis operasyonlarının sizin dediğiniz gibi.Peki beyefendi. üzerine benzin döküp yaktığınızı söy .

Fransızlar ve İspanyollar ile buluşma teklifi kimden geldi? . Onun Almancası. .Bay Passic dışında Amerikalı başka bir yetkili ile konuştunuz mu? . benim de İngilizcem çok kö tüydü. Başka Amerikalılar'la da konuştum.Bana ne sormak istediğinizi anladım. 190 . İsviçre/Zürih'teki polis arkadaşım .Hep Amerikalılarca mı konuştunuz? .Hayır Fransızlar'la da. Ajan Passic sanırım yanlış anlamış. sizin Bay Musullulu'yu yakma girişiminiz den bahseden bir teleksi ABD'ye gönderdiğini biliyor muydu nuz? . Ancak onların ABD Hükümetinin temsilcisi olup olmadıklarını bilmi yorum.ABD Hükümetinin İsviçre'de temsilcisi olarak sadece Bay Passic'i biliyorum.İlk kez sizden duyuyorum.lediniz mi? . . polis tipi faaliyetlerde bulunan kişiler miydi? .Bu kişiler. Ancak Bay Passic'in duydukla rım ülkesine rapor ettiğini tahmin edebilirim. .Bay Passic'in. İspanyollar'la da konuştum.Evet.Bütün bu toplantıları. .

Waridel'i yeniden sorgulamak istediler.. Waridel. Roma Mahkemesi Sorgu Yargıcı Dr. Roma Gümrük Polisi'nden Yüzbaşı Gaetano Casagrande. Ona malı veren kişi ise İtalyan Antoni adında biriydi.1984..Hayır. Soyadlarını bilmiyorum. Bizim gönderdiğimiz uyuşturucuları alan Amerikalıların başında Corc isminde. Amerikalılar'ın kafası karışmıştı.Peki diğer uyuşturucu grubunun içine ne zaman girdiniz? . Bu işlerden benim hissem yüzde 25'tir. İtalya/Palermo Mahkemesi Sorgu Yargıcı Dr. Mutlaka buraya gelsin. . "Ailemin ve benim can güvenliğim sağlanmadan artık konuşmayacağım" dedi. Ama görsem tanırım. Paul Waridel.İtalya ve ABD ile bağlantılı. benimle konuşsun. Ayrıca Alberto adında bir İtalyan daha vardı. Paul Waridel ile süren sorgulamalar sonucunda İtalya'da 706 kişi .. Giovanni Falcone. istihbarat örgütleriyle ilişkisi konusunda bundan sonraki sorulara yanıt vermedi.Her iki ülkenin ajanları ile burada konuştuklarımız üzerine mi görüştünüz? . İsviçre. bir başka uyuşturucu grubu vardı.. Behçet Cantürk daha önceki ifadelerinden farklı birşey söylemiyordu: "Avni Karadurmuş.)" Behçet Cantürk ile başlayan. İtalyanlar'a. ." 15 Ağustos 1984 tarihinde Behçet Cantürk'ün. İsviçreli hakim de duruşmayı bir sonraki güne bıraktı. De Cesare.Evet. İsviçreli Paul'ün aracılığıyla Amerika'ya bazmorfin gönderiyordu. (. New York'ta oturan yaşlı birinin olduğunu duymuştum. Paul Waridel ertesi gün sadece Sicilyalılar'la ilgili soruları yanıtladı. Bu arada bir isteğini de iletti: "Roma'daki DEA ajanı Franciosa Jerry ile konuşmak istiyorum. (.organize ediyordu.Bay Musullulu ile ayrıldıktan sonra mı? . 191 18 Haziran 1985 tarihinde. . Herşey günü gününe zapta geçirilmiştir. Palermo Emniyet Müdürlüğü'nden Komiser yardımcısı Antonio Cassara.)" Paul Waridel'in kimliği ve ne iş yaptığı konusunda. Bu konularda İsviçre polisinin kesin raporları var dır. kaçakçılık faaliyetleri ile ilgili ifadesi tekrar alındı. Onlar hakkında sohbet ettik.

İtalyan göçmeni Salvatore Catalano'nun. mutluluğu uyuşturucuda arıyordu. RCA gibi dev şirketlerden daha fazlaydı! Dünyadaki yasadışı uyuşturucu ticaretinin değeri ise yılda 500 milyar dolar! Bu rakam. IBM. Cezaevine konanlar arasında Giovanni Abbate gibi ünlü mafya babaları da vardı Cantürk ve Waridel'in açıklamaları ABD'de 138 sayfalık bir iddianamenin hazırlanmasına neden olmuştu. ABD'de. ITT. çoğunluğu Sicilyalı 336 kişi yakalanıp. Amerika Birleşik Devletleri'nde. bu. Amerikalılar'a göre. Mafyanın kazancı. insana ve mesleğine yabancılaşan. yılgın Amerikalılar. silah ticaretinden sonra ikinci sırayı uyuşturucu alıyordu. Yatırılan ve çekilen para öyle "üç. General Electric.. Bugün bu rakam 20 katını aştı. 193 . Uyuşturucu mafyası ABD'yi "bir örümcek ağı" gibi sarmıştı. ABD'yi bir baş-tan diğer başa kuşatan pizza dükkânlarında. İhtiyacı olduğu zaman da çekiyordu. ABD'nin Federal Soruşturma Bürosu (FBI). nakdi para değişimi yapılıyordu. siyasi ve ekonomik tüm gücünü kullandığı 1972 yılında. tarihlerinin en büyük uyuşturucu davasıydı. General Motors. uluslararası petrol sanayiinin tüm kârından fazlaydı. insanı yıkıma uğratan uyuşturucu karşısında çaresiz kalıyordu. umutsuz. Türkiye'de haşhaş ekiminin yasaklanması için. New York'ta şirin görünüşlü küçük bir pizza dükkânı vardı. cezaevine konmuştu. İnanılmayacak boyutta.tutuklandı. Doğaya. Salvatore Catalano pizza dükkânından kazandıklarını İsviçre ve İtalyan bankalarına yatırıyordu. uyuşturucu satılıyordu. 192 PIZZA OPERASYONU ABD. Kârlılıkta.. 11 milyon kişi sürekli uyuşturucu kullanıyor.... ABD sistemi.beş kuruş" değildi. ülkesinde uyuşturucu kullananların sayısı 500 bin kişiydi. Ford Motor. Chrysler. Bu ülkede "uyuşturucunun ticari hacmi" 50 milyar doları geçti.. Sonunda paraların nereden geldiği anlaşıldı. bu küçük pizza dükkânının hesaplarına akıl erdirememişti.

Tommaso Buscetta gizlice İtalya'ya geldi.. Pizza Operasyonu sonucunda Amerikalılar ilginç bilgilere ulaştılar: "Dünyanın önde gelen eroin şebekesi 'Pizza Connecti-on'a en fazla bazmorfini Türk Yaşar Avni Musullulu ve örgütü 194 sağlıyor. "Pizza Operasyonu" nun başlamasında en büyük katkıyı kendisinin yaptığını düşünüyordu. Dattilo Sebastiano. Yunanlı armatör Franco Pal-mos'un gemisi Alexandros'a nasıl bazmorfın aktardıkları"nı anlattı.Sicilya mafyasının nasıl işbirliği yaptığı konusunda detaylı bilgiler verdi." O da. Ancak Sicilya mafyasının önde gelen isimlerinden. Tutuklu bulunduğu İtalya/Palliano Cezaevi'nde bildiklerini anlattı. Havaalanında yakalandı.. kardeşini.. Estetik ameliyat yaptırdı. Bu arada Türkiye. Sicilya üzerinden geliyordu. Türkiye'ye girebilmek için bir MİT görevlisine 750 bin dolar rüşvet teklif etmişti. "Musullu-lu'nun Dusk adlı gemisinden." ABD Narkotik Bürosu tarafından hazırlanan rapora göre. Brezilya'ya yapılan sevkıyatlara zorluk çıkarıyordu. Brezilya'da Tommaso Buscetta. İtalya'da Dattilo Sebastiano ve Türkiye'de Behçet Cantürk'ün ifadeleri. bildiklerinin hepsini anlattı. İşleri yoluna koydu. Okyanus ötesinde işler iyiydi ama Sicilya'da karışıktı. "Baba" Buscetta Brezilya'da yakalandı. Buscetta'ya uyuşturucu. Yıllarca Sicilyalıların uyuşturucu yüklü gemilerinde kaptanlık yapmıştı. Paul Waridel'i tanıyordu. 1984 yılının Haziran ayında Brezilya'ya gelen Palermo Savcı Yardımcısı Vincenzo Geraci'ye. Buscetta. Tekrar Brezilya'ya döndü. Sarı Avni'nin kime rüşvet teklif ettiği açıklanmadı. Aynı zamanda dünyaca ünlü bir "kimyagerdi. genellikle 500'er kiloluk balyalarla yollanan bazmorfini. Ülkesi İtalya'ya iade edildi.Fikrin yaratıcısı. ABD'nin "Pizza Operasyonu'na başlaması için yeterliydi. Hücresinde intihara teşebbüs ederken ölümden kıl payı kurtarıldı. Luciano Ligio'nun ünü ve etkisi adada giderek artıyordu. Türk. Mafya arasında kanlı çatışmalar başladı. yeğenini ve üç yakın adamını kaybetti. Cezaevine kondu. Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Ümit Erdal. 1984 yılında İtalya'da yakalanıp cezaevine konanlar arasındaydı. Sıkıyönetim 4 nolu Askeri Mahkemesi'ni bilgilendiriyordu: . İsviçre'de Paul Waridel. iki oğlunu. Avni Musullulu'yu. Sicilya'dan 70 mil uzaklıktaki bölgelere kadar teslim etme garantisi ile gönderiyordu. Yenilmişti. Musullulu.Yunan. Cezaevinden kaçtı. Palermo Mafyasının önemli "Babalarından" Tommaso Buscetta'ydı. 1923 Mısır/İskenderiye doğumluydu.. diğer ülkelerdeki gelişmelerden. İsviçre'den götürdüğü 6 milyon dolar nakit para ile Bulgaristan'a gitmişti. Brezilya'ya yerleşti. Sarı Avni. Brezilya'dan ABD'ye uyuşturucu göndermeye başladı.

1984 tarihinde ilgili İnterpollere bilgi verilmesi üzerine. SUİKAST İHBARI Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 numaralı Askeri Mahkemesi.. Akile Dilek Alev. daha Askeri Savcılığa dilekçesini vermeden. Cevdet Yardım'dan geldi." Behçet Cantürk'ün vekili. Behçet Cantürk. Aziz Cantürk ve Faruk Beskisiz'in tutukluluk halinin kaldırılması hususunda avukatlarının taleplerini karara bağladı. avukat M. 7 Kasım 1984 tarihinde "İhanet Dosyası" adlı bir dizi yayına başladı. Mah-keme." Pizza Operasyonunun "kahramanları" Mamak Askeri Ceza-evi'nde boş durmuyorlardı. Avukat Yardım. 26.8."Teşekkül vücuda getirerek milletlerarası uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak suçundan sanık Behçet Cantürk ve arkadaşlarının diğer ülkelerdeki suç ortaklarının yakalanması için 20. 195 Mahkeme. Sıkıyönetim Komutanlığı'na yayının durdurulmasını isteyen yazısını göndermişti bile. Ancak bir başka "mahkeme.. Mehmet Han Kozat. karar organlarını şüpheye düşürecek ve halkın husumetini tevhit edecek şekilde bir yayım başlatmak. Cantürkler. Abdulbaki Maltaş. en azından soruşturmanın özel maksatla yapıldığının kanıtıdır. Hidayet Kaşan. Behçet Cantürk ve arkadaşlarının kurmuş oldukları şebekenin diğer elemanlarının yakalandığı bildirilmiştir. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı'na suç duyurusunda bulunuyordu: "(.. sanıkları sevindirecek bir karar almadı.. Mahkeme Behçet Cantürk. Nizamettin Cantürk ve Abdulkadir Takan'ın emniyetçe geçici olarak zapt altına alınan menkul ve gayrimenkulleri hakkında şu görüşünü bildirdi: Savcılık mütalaasında hangi eşyaların hangi sanığa ait olduğu ve hangi sebeplerden dolayı zaptının istendiği hususu belirtilmediğinden. Mahkeme.. ceza almamak için sürekli dilekçe veriyorlardı. Bedri İstanbullu. Cantürkler'in "iplerini" çoktan çekmişti: Hürriyet gazetesi.) Biz savunma görevlisi olarak. kim tarafından ve ne maksat ve hakla. Mehmet Tahir Canpolat.1984 günü Nizamettin Cantürk için toplandı. Savcılık." idam cezasını çoktan vermişti. yasal nedenlerle dosyayı tetkik imkanına sahip bulunmadığımız halde. vekilleri aracılığıyla. Bütün paralarına ve gayrimenkullerine geçici olarak elko-nulduğu için Cantürkler geçim sıkıntısı çekiyorlardı. şimdilik bu konuda herhangi bir karara varmamıştır. dört gün sonra ise. Fettah Cantürk.10.00'te yine duruşmasız olarak toplandı. ilgili gazeteye soruşturmayı etkileyecek. Ancak savcılığın . Behçet Cantürk'ün polis ve MİT ifadelerinin yer aldığı bu diziye ilk tepki. Basın.. 21 Eylül 1984 tarihinde saat 15. Bir ay önce gıyabi tutuklama kararı verilen Nizamettin Can-türk'ün tutuklama kararı bu kez vicahiye çevrildi. İsviçre ve ABD'de PİZZA OPERASYONU diye adlandırılan bir seri operasyonlara başlandığı.

yayının durdurulmasını istemesinin başka nedeni vardı: "(...) Bu soruşturmaların devamı olan operasyonlar yürütülmektedir. Soruşturmanın, hazırlık soruşturmasının gizliliği esasları içinde yürütülmesi gerektiğinden başka, bu soruşturmaya has delillerin 196

karartılmasını önlemek, soruşturmanın saptırılmasını engellemek ve soruşturmayı yapacak kişi ve kurumları etkileme çabasını önlemek bakımından, soruşturma konularının tümünü kapsayacak şekilde yayın yasağı konmasını, bir günlük gazetede başlatılan ve devam edeceği anlaşılan yayımın derhal durdurulmasını emirlerinize arz ederim." 4'üncü Kolordu ve Ankara Sıkıyönetim Komutanı Korgeneral İbrahim Türkgenci'nin emri ile yayın durduruldu. Korgeneral Türkgenci, gazetelere "unuttukları" 5680 sayılı Basın Kanu-nu'nun 30'uncu maddesinin birinci fıkrasını hatırlatıyordu: "Ceza kovuşturmalarına ait talep ve iddianamelerle kararların ve diğer her türlü vesika ve evrakın, aleni duruşmada okunmasından, hazırlık ve ilk soruşturmalarda takipsizlik veya yargılamanın men'i, tatili veya düşmesi kararı verilmesinden önce yayımlanması yasaktır." Basın, özellikle askeri darbeler döneminde bu kanunu hep gör-memezlikten geliyordu. Medyaya, yasayı askerler anımsatıyordu! Behçet Cantürk'ün ifadesini Hürriyet gazetesine MİT 'in sızdırdığı iddia ediliyordu. O günlerde, Cantürkler ile ilgili haberler, sadece Türkiye basınında yer almıyordu. Almanya'nın ünlü Quick dergisinin kapak fotoğrafı ilginçti: 06 RT 999 plakalı lacivert Mercedesin ön tamponuna ayağını dayamış, gri takım elbiseli, beyaz dik çizgileri bulunan siyah gömleğinin üç düğmesini açmış, beyaz çoraplı, siyah ayakkabılı, elinde Malboro sigarası bulunan genç adamın adı Nizamettin Cantürk'tü. Quick dergisi, Türkiye'den Almanya'ya gelen uyuşturucu konusunda bir araştırma yapmıştı. Düseldorf Kaçakçılık Savcısı Hans Heliman, dergiye şu açıklamayı yapıyordu: "Türkler bizim için 1977 yılından beri dert oldu. Gün geçtikçe sayıları artıyor. Son günlerde yakalananların hepsinin Lice'den geldiği saptandı. Bu yüzden yakalanmaları da kolay olmaya başladı. Bizce Lice, mükemmel eroin laboratuvarları olan bir yer." 197

Sıkıyönetim Komutanlığı yurtdışındaki yayınları engelleyemedi. Ancak bir başka önemli olay önlenmişti: "Mamak Özel Askeri Ceza ve Tutukevinden çıkarılarak, ortaya çıkan yeni bir suçu nedeniyle Genel Müdürlüğünüz mensuplarına teslim edilen Korkmaz Göldağı ile Behçet Cantürk'ün yüzleştirilmesinin yapılabilmesi için, 2 gün süreli teslimi, ilgili yazı ile talep edilmekte ise de;

alınan istihbari bilgi ve dokümanlardan, adı geçenin, kaçma, kaçırılma ve bilhassa yaşamına son verilebileceği konusunda duyumlar alındığından; yüzleştirme işleminin Mamak Özel Askeri Ceza ve Tutukevi Müdürlüğü içerisinde yapılmasını ve bilgi edinilmesini rica ederim." Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 Aralık 1984 yazısı ile Emniyet Genel Müdürlüğü'nü, Behçet Cantürk'e yapılacak bir suikast için uyarıyordu. İDAMI İSTENİYOR 52 sanıklı davanın iddianamesi, 7 Şubat 1985 tarihinde Sıkıyönetim Askeri Savcı Yardımcısı Metin Ölmez tarafından hazırlandı. (Evrak no: 1984/356 Esas no: 1984/356 İdd. no: 1985/38) Behçet Cantürk'ün bir numaralı sanık olduğu davanın iddianamesi 13 sayfa tutmuştu. Uyuşturucu ile silah kaçakçılarının davası birleştirilmişti. "Salt ticari kazanç amacıyla uyuşturucu madde kaçakçılığını meslek haline getirmiş olan bu suç failleri, kaçakçılığın icrasını kolaylaştırmak, yüksek kazanç sağlayan bu faaliyeti tekelleştirmek maksadıyla, 1978- 80 yılları arasında Türkiye'de faaliyet gösteren terör odakları ile de sıkı bir işbirliği içerisine girmişlerdir. "Uyuşturucu madde kaçakçılığı yolu ile sağlanan gelirler, başka yasadışı faaliyetlere kaynak yapılmış, ayrıca yine yüksek ka198

zanç getiren diğer yollara, bu kazancın büyük bir kısmı, örneğin silah, altın, döviz kaçakçılığına yatırılmış, terör örgütleri beslenerek ülkenin siyasi, ekonomik çıkarlarına uyuşturucu kaçakçılarının şahsi ticari menfaatleri tercih edilmiştir. Bu ticari kazançlar yasal ticari şirket faaliyetleri gibi gösterilmeye çalışılmış ise de, aile şirketi olarak kurulan bu kuruluşların ticari faaliyetlerinin murakabelerinde, sanıklarda tesbit edilen mal varlıkları ve yüksek servetleri yaratacak nitelikte olmadığı görülmüştür. "Örnek olarak Behçet Cantürk ve akrabalarına ait Bursa Boru ve Profil Sanayi Anonim Şirketi'nin sadece kuruluşu bulunup, bu şahıslara geçtikten sonra herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı, keza aynı şahıslara ait CAN- SAN Kimya ve Sanayi Ürünleri A.Ş.'nin de sadece, başkası tarafından ithal edilen kos-tik maddesinin satışını sağlamak suretiyle iş yaptığı, komisyon niteliğindeki işlerinden başka, herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı saptanmıştır.Oysa sermayedarların tesbit edilen şahsi servetlerinin bu yolla kazanılmasının mümkün olmayacağı gibi, yasal bir kaynağa bağlı olduğu da ispat edilememiştir. "Hiçbir yasal kaynağı bulunmayan, uyuşturucu madde ticaretinden elde edilen bu gelirler; gizlenmesi amacıyla başka ticari işletmelere ya borç verilmiş, ya da başka şahıslar adına bankalara yatırılmıştır. Yine örnek vermek gerekirse, sanık Behçet Can-türk'ün yanında çalışan çaycısı İlameddin Dakman adına 100 milyon Türk lirası para yatırıldığı, banka hesapları ile tesbit edilmiştir. Yine tesbitlere göre Herko Yün Fabrikasına yaklaşık 500 milyon civarında, YANŞAN

şirketine 300 milyon civarında kısa sürelerle yüksek meblağlarda para borç olarak verilmiştir..." Askeri Savcılık iddianamede, "Behçet Cantürk ve arkadaşlarının gerçekleştirmiş oldukları kaçakçılık faaliyetlerinden" bahsederek kararını açıklıyordu: İfadesi alınan 52 sanıktan 19'unun ceza istemiyle yargılanması isteniyordu. 33 sanık hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti. 199

Behçet Cantürk, Selahattin Delidere, Abdülcebbar Doğru, Sabit Cantürk, Mehmet Deniz, Nizamettin Cantürk, Nizamettin Bayramoğlu, Korkmaz Göldağı, Fettah Cantürk, Halil Hocaoğlu, Enver Erşener (Baybaşin grubundan. SY), Yusuf Delidere, Mehmet Gözen'in TCK 403/1, 2, 6'ıncı maddeleri gereğince ölümle cezalandırılmaları talep ediliyordu. Diğer sanıklar; Bedri İstanbullu, Abdülbaki Maltaş, Mehmet Tahir Canpolat, Mehmet Sıddık Dere ve Zeynel Cantürk'ün 2 ile 16 yıl arasında değişen hapis cezalarıyla yargılanması isteniyordu. Haklarında takipsizlik kararı verilen 33 kişi ise şu isimlerden oluşuyordu: Ali İhsan Cesur, Miyaser Sak, Zeki Kirpi, Remzi Sağır, Mehmet Ali Altınbaş, Sinan Bayram, Fikret Bayram, Medet Serhat, Nedim Baybaşin, Abdurrahman Sağır, Mehmet Han Sağır, Mustafa Deniz, Artin Hacıköylü, Fettah Halitoğlu, Saffan Mindivanlı, Turgut Fidanay, İbrahim Fidanay, İlameddin Dakman, Felemez Cantürk, Yasemin Ayşe Civelek, Akile Dilek Alev, Hidayet Kaşan, Betül Ayyüce, Zeynel Ekmekçi, Mehmet Cantürk, Yusuf Yaman. Aralarında Dündar Kılıç'ın da bulunduğu 6 kişi; İlhami Sağ-lamer, Ali Açmak, Mehmet Açmak, Hikmet Uzun, Erdoğan Aslan hakkında da "kovuşturmaya yer olmadığı karan" veriliyordu. Ancak bu sanıklar başka davalardan da yargılandıkları için tahliye edilmiyorlardı. Askeri Savcılık, haklarında gıyabi tutuklama kararı bulunan bazı sanıkların derhal yakalanmasını istiyordu: Yaşar Avni Mu-sullulu, Halis Cantürk, Abdullah Cantürk, Azet Cantürk, Halim Civelek, Uğurcan Elmas, Mustafa Çapan, Hüsrev Akın. Bir de kimlikleri açıkça tespit edilememiş ve haklarında gıyabi tutuklama kararı çıkarılamamış, ancak yakalanması istenen kişiler vardı: Reşit Alpan, İbrahim Çalışkan, Bedros Demirci-yan, Süreyya Cantürk, İkram Fidanay, Mehmet Han Kozat, Ab-dülkadir Takan, Muhlise Takan, Kamil Dakman, Mehmet Sü200

leyman, Ertoşlu Feto, Seli, Hacı Reşit Zigari, Mehmet Ölmez Mehmet Vural ve İzzet Gündüz Sarıyar.

Askeri Savcılık, "sanık Behçet Cantürk'ün gayri resmi eşleri olan Akile Dilek Alev ve Hidayet Kaşan'da ele geçirilen para ve ziynet eşyalarının, Behçet Cantürk'e ait olduğu anlaşıldığından müsaderesine" karar verilmesini istiyordu. 1985 yılı da Cantürklere şans getirmemişti!.. "HALİL SULTAR'IN SENARYOSU" 10 Nisan 1985. Behçet Cantürk ve arkadaşlarının duruşması, Ankara Sıkıyönetim 4 nolu Askeri Mahkemesi'nde başladı. Tek tip giydirilmiş, saçları "üç numaraya vurulmuş" sanıklar yerlerini aldılar. Behçet Cantürk, ağabeyi Nizamettin Cantürk ve yeğeni Fettah Cantürk ile birlikte ön sırada oturuyordu. Basın mensupları duruşmaya yoğun ilgi göstermişlerdi. Foto muhabirleri mahkeme başlamadan önce, bir kare daha fazla fotoğraf çekebilmek için birbirleriyle yarışıyorlardı... Savcı ve hakimlerin gelip yerlerini almalarıyla dava başladı. Sanıkların kimlik tesbiti yapıldı. Sonra, Askeri Savcı iddianamesini okudu. İddianamenin okunmasından sonra ilk sözü Behçet Cantürk aldı. "Artık ben yaşasam da, yaşamasam da bunun bir önemi yok. Bugünü bekliyordum" diyerek konuşmasına başlayan Behçet Cantürk sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu iddianame, hayali bir mafya çetesinin oluşturulması için polisin yazdığı bir senaryodur. Ekonomik ve siyasi yönden güçlenmemi istemeyen kan düşmanlarım ve egemen güçler, bu oyunun tezgâhlanmasında başrolü oynadılar..." 201

Askeri hakim araya girerek, "egemen güçlerden ne kastediyorsunuz" diye sordu. Behçet Cantürk, "bazı politikacıları ve Diyarbakır'ın önde gelen bazı ailelerini" diye yanıtladı. Savunmasına, yaşam hikâyesi ve iş hayatını anlatarak devam eden Behçet Cantürk, "hedef adam" seçilmesinin nedenini; genç yaşta büyük başarılar sağlamasına ve annesi ile teyzelerinin Ermeni olmasına bağlıyordu. Behçet Cantürk, "kendisini idam sehpasına götürecek senaryoların kimler tarafından hazırlandığını" da örnekler vererek açıklıyordu: "Bana bu oyunu oynayanlar Diyarbakır Narkotik Şube Müdürü Halil Sultar ile Herko İplik Fabrikası'nın başında bulunan emekli general Ragıp Cengiz'dir. Ragıp Cengiz, borç verdiğim paraların üzerine yatmak istiyor. Halil Sultar ise kirli çamaşırlarını ortaya dökeceğimden

korkuyor. "Halil Sultar, bizden rüşvet istemiştir. Vermediğimiz için bizim aileye düşman olmuştur. Diyarbakır'da bir gazinoda işlenen cinayetten sonra kardeşim gözaltına alındı. Cinayet masası olayın tahkikatını yaparken, bu olay, Cinayet Şubesi'nden alınıp Narkotik Şube'ye, Halil Sultar'ın isteği ile veriliyor. Amaç bizi mahkûm ettirmek. Halil Sultar, daha önce bizim akrabalarımıza da işkence yapmıştı. Ben de kendisini İçişleri Bakanlığı'na şikâyet etmiştim. Ergani'de iki polisi dövdüğü için dava açılmıştı. Mardin ilinde iki kişinin işkence ile öldürülmesinde de yine Halil Sultar'ın adı geçmişti. Kendisinin Yenişehir'de bulunan bir eğlence yerinde, garsonlarla irtibat kurarak rüşvet aldığım tespit ettirdim. Benim kendisini araştırdığımı bildiği için, bana işkence ile yazdığı senaryoları kabul ettirdi. Bunun hesabını Halil Sultar'dan bizzat soracağım. Kendisinden davacıyım..." Duruşma salonunda "hukuk trajedisi" sahneleniyordu: İşkence tezgâhlarında alınan ifadelerin dışında, hakkında hiçbir delil bulunamamış bir sanık, mahkeme salonunda elinde tek kanıt olmadan bir emniyet görevlisini suçluyordu... Kısasa kısas! 202

"SODEP'Lİ OLDUĞUM İÇİN..." Behçet Cantürk tahliyesini istediği duruşmada sözlerini şöyle bitirdi: "Annem Ermeniydi. Babam kaçırdı, Müslüman ve Türk yaptı. İftihar edilecek bir olay. Herkes benim babam gibi yapsaydı, Ermeni sorunu kalmazdı. "Annem Ermeni olduğu için ASALA köpekleriyle bur tutuluyorum. ASALA köpekleriyle hiçbir zaman işbirliği yapmadım. Bu polisin bir senaryosudur. Günlerce işkence yaptılar. Erkeklik uzvumda sigara söndürdüler. Çırılçıplak askıya astılar. Ailemi karşıma getirdiler; 'Konuşmazsan aynısını yapacağız' dediler. İki eşimin yanında bana işkence yaptılar. "Benim CHP'li olmam ve CHP İlçe Başkanlığı yapmış olmam nedeniyle, polis bana daha da fazla işkence yaptı. SO-DEP'e yardım ettiğim yolundaki iddiaları kabul ettirmek istediler. SODEP'e 10- 15 milyon lira verdiğimi, Diyarbakır örgütünün benim yardımlarımla kurulduğunu kabul ettirmeye çalıştılar. Benim politik geleceğimi yok etmek istediler.." Behçet Cantürk'ün savunması uzun sürünce, mahkeme, sorgulara devam etmek üzere davayı 12 Nisan Cuma gününe erteledi. 12 Nisan günü Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi'nde yapılan duruşmada Behçet Cantürk'ün emniyetteki ifadesi okundu. Behçet Cantürk, okunan ifadeyi kendisinin vermediğini, yüzleştirilmelerin gözü kapalı yapıldığını söyledi. Tutanakların altındaki imzaların kendisine ait olduğunu belirten Behçet Cantürk, "Polisler bana boş kâğıt imzalattırmışlardı" dedi.

Küfür ederek. Pasaportum vardı. Arkadaşım Nizamettin Laçin'e durumu bildirdim. 16 Nisan 1984 tarihinde aldığı bir karar. Halil Sultar'ı suçluyordu: "Ben silah kaçakçılığı yapmadım. kardeşinin söylediklerini tekrarlayarak. Sonra polisler gelip beni Diyarbakır'a götürdüler.Bu kez MiT'te verdiği ifadeler okundu. Benden." İfadeler uzayınca mahkeme davayı 22 Nisan gününe bıraktı. "En son Diyarbakır Lice Mezrası'nda 217 kilo eroinin yakalandığını ve buna adımın karıştırıldığını duydum. Mamak Askeri Cezaevi'nde bulunan Cantürkle-rin direnme güçlerini azalttı. Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'ndeki davalar sürerken. Sahte nüfus kâğıdı tanzim etmedim. Suriye'nin Kamışlı ilçesine gidip geldim. 'Yalnız. İlk gözaltına alınan ve ifadesi sonucu birçok kişiyi yakalatan Selahattin Delidere de. "Ankara'da Atilla Aytek'e haber gönderdik.. Sabit Cantürk. Tek kabul ettiği. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi'nde de yargılanıyordu. Mamak Askeri Cezaevi'nde 20 gün kaldım. Canlı hayvan ticareti ve otobüs işletmeciliği yaptım. Behçet Cantürk. benim kendisine teslim olmadığıma çok kızmıştı. Behçet Cantürk'ün adını bu olaylara karıştırmamı istiyordu. Halil Sultar bana işkence yaparak bazı kişilerin kaçakçılık yaptırdığını zorla kabul ettirdi. kimlere rüşvet verdiğini söyleyecek' demesinden ötürü Diyarbakır'a teslim olmadım. Halil Sultar. 203 İki numaralı sanık Nizamettin Cantürk. 'gelsin teslim olsun.. adam öldürme ve silah bulundurma suçlarından toplam 25 yıl 6 ay ağır hapis cezasına mahkûm olmuştu. Atilla Aytek gelince teslim oldum. dövmeyeceğim' demiş.. 204 Behçet Cantürk'ün kardeşi Sabit Cantürk.... bu ifadeyi de kabul etmedi. işkenceye başladı. Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin. "poliste işkence yapılarak ifadesinin alındığını" belirtti. O da gidip Halil Sul-tar'a söylemiş. 'Şimdi İtalya'ya gidiyorum. Dönüşte beni arayın' demesi üzerine dönüşünü bekledik. Mülkiye Müfettişlerine verdiği ifadeydi. Polisin beni aradığını duyunca Diyarbakır'da teslim olmak istedim. Buradan mutfak eşyaları getirip sattım. . sorgulamanın işkence altında yapıldığını söyleyerek. Ayrıca Emniyet Müdürü Yahya Soy ile Mali Şube Müdürü İrfan Çe-tin'e rüşvet verdiğimi söylememi istedi. Halil Sultar.

6 Mart 1985 tarihinde hazırlanan iddianamede. Cantürkler'in eroinlerini Kıbrıs'a götürdüğü iddia edilen Mehmet Gözen de bir başka emniyet görevlisini suçluyordu: "Komiser Duran Aygün. 11 Haziran 1984/14 Haziran 1984/23 Ağustos 1984/10 Eylül 1984/11 Ekim 1984 ve 12 Kasım 1984 tarihlerinde. Diğer sanıkların tutukluluk halleri ise devam edecekti. dört gün boyunca ifadeleri almaya devam etti. "teşekkül vücuda getirerek uluslararası uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak ve eroin imal etmek" suçundan yargılanmıyordu. no: 1985/ 80) Savcılığın.. sevk edildiği heyet kurulundan alınan raporların mahkemeye sunulmasını" talep etti.. Sanıkların tümü. Behçet Cantürk ve avukatlarının isteğini uygun bularak."(Evrak no: 1984/ 602 Esas no: 1984/ 602 İdd. kendisi ile değil de. askeri doktorlara muayeneye götürülmüştü. dönemin Narkotik Şube Müdürü Orhan Taşanlar ile çalışıp. doktorların her muayeneden sonra "sağlamdır" raporu düzenlediklerinden haberleri yoktu! 205 KOMÜNİZM PROPAGANDASI Behçet Cantürk bir tek. Yapılan muayeneler sonucunda. Askeri Savcı Yardımcısı Serdar Özgüldür tarafından. bu örgüt adına faaliyetlerde bulunmak. Behçet Cantürk. 38 arkadaşıyla birlikte. birkaç küçük sıyrık dışında vücutta darp izi görülmemişti! Behçet Cantürk ve avukatlarının. sorgularının işkence altında yapıldığını belirterek suçsuz olduklarını iddia ettiler. sanıklardan Bedri İstanbullu. benden kişisel intikam almak amacıyla senaryolar uydurup işkence ile imzalattı. silah bulundurma yasasına muhalefet ve pasaport kanununa muhalefet etmek. Duruşma Hakimi. Abdulbaki Maltaş ve Mehmet Tahir Canpolat tahliye edildiler. örgütün ileri gelenlerinden olan ve halen İsveç tarafından iltica istemi kabul edilmiş ve yurtdışında . "işkence gördüğünü iddia eden Behçet Cantürk'ün. askeri savcılıktan.22 Nisan 1984 tarihinde tekrar toplanan. 4 nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi." İfadelerin alınması bitti. bir başka davadan daha yargılanıyordu. sanıkların şu suçları işledikleri öne sürülüyordu: ''Yasadışı bölücü Kürdistan İşçi Partisi (KİP) ve Kürdistan Öncü İşçi Partisi örgütü mensubu olmak. örgüt üyelerine yardımcı olmak.. soruşturma sonunda Behçet Cantürk aleyhinde elde ettiği kanıtlar şunlardı: "Sanık Behçet Cantürk'ün. bazı kişileri yakalattırmamı içine sindiremediği için.. 1978 yılından itibaren Kürdistan İşçi Partisi'ne yakınlık duyduğu. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı l nolu Askeri Mahkemesi'nde. Behçet Cantürk. 26 Nisan günü yapılan mahkemede. komünizm propagandası yapmak ve sahte kimlik düzenle-mek.

Aslan Kut. 206 "Yaptığı uyuşturucu işinden. Mehmet Şakir Ebem. İzzet Oğuz Kandemir. (Evrak no: 1985/180 Esas no: 1985/180 İdd. no: 1985/141) 207 Bu kez davanın sanık sayısı fazla değildi: Behçet Cantürk. Cuma Ali Gökalp. . bu şekilde 1978 yılı başlarından 1983 yılına kadar örgüte pay olarak 100 milyon Türk ikası civarında para verdiği. "Sanığın yine Zerruh'un istek ve talebi üzerine. Kamil Taylan. Fahri Pamukçu. Sait Koç ve Yaşar Demirel yargılanıyordu. Nizamettin Cantürk. Abdullah Pertev Işık. Yaşar Gültekin. örgüte daha fazla maddi kaynak sağlanması için birlikte uyuşturucu kaçakçılığı yapma yolundaki teklifini kabul ettiği. Ubeydullah Kaplan. Nurettin Kızılkan. Turan Seyfioğlu." Askeri Savcılık. Diğer sanıklar. Mehmet Sözer. örgüt adına sanığın Zerruh Vakıfahmetoğlu'na her iş sonunda pay verdiği. Rıfat İlhan.. örgütlenme ve eylem çalışmalarında fiilen rol almadığı (. Hüseyin Geçit. Aysel Cingöz.) anlaşılmıştır.Karadurmuş (Sarı Avni) vasıtasıyla ihraç ettiği. Mustafa Mencütek. Mehmet Vural. PIRLANTA VE DÖVİZ KAÇAKÇILIĞI Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses'in. Mehmet Celal Baykara. bu ödemelerden 25 milyon lirasını Zerruh'un kardeşi Mehmet Sait (Faruk) Vakıfahmetoğlu' na. Ekrem Karahan. 1983 yılı Şubat. Kenan Alhas. bu doğrultuda muhtelif defalar uyuşturucuyu halen yurtdışında bulanan Avni Musullu-lu. Ancak sanığın örgütün propaganda. Ali Ekrem Atalay ve İsmet Elçi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar veriliyordu. Zerruh'un.. "Teşekkül meydana getirerek düzenli ve periyodik bir şekilde pırlanta kaçakçılığı fiilini gerçekleştirmiş olmak"tı. Ali Çetin. Hüseyin Tayfun. Kasım Faruk Beskisiz. Hüseyin Udum. 54 sayfalık iddianamesinde. Mehmet Şerif Müştak. Mehmet Sait Vakıfahmetoğlu (Faruk Vakıfahmetoğlu). başlangıçta zaman zaman yüzbin ile beşyüz bin lira arasında örgüte verilmek üzere kendisine maddi yardımda bulunduğu. 9 Mayıs 1985 tarihinde hazırladığı iddianamenin konusu.oturmakta olan Zerruh Vakı-fahmetoğlu ile yakın ilişki kurduğu. Ahmet Erincik. Nihat Nadir Kelekçi. böylelikle örgütün en büyük finansörü olduğu. Behçet Can-türk. Hüseyin Kiy hakkında 8 ile 15 yıl arasında değişen ağır hapis cezaları istiyordu. 1979 sonlarında DDKD yasal kisvesi altındaki örgüte Bulgaristan'dan TIR ile getirdiği 500 adet Kalaşnikof otomatik tüfeği Batman yakınlarında teslim ettiği. Hayrettin Atabay. Ömer Çetin. Hatip Dicle. Osman Tokiloz. Abdulgani Sungur.Mart ve Haziran aylarında yaptığı. Mehmet Şahin.

Sait Koç'un gerçekleştirdiği kaçakçılık eylemleri ile Sait Koç'un koruyuculuğunu yaptığı. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı l nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'ne sunuları iddianamede. Sait Koç'un gerçekleştirdiği kaçakçılık fiilleri hakkında bilgi sahibi olduğu. 1982 yılında 100 milyon ve 1983 yılında 50 milyon lira vererek kaçakçılıktan elde edilen kârdan yüzde 15 ile yüzde 20 arasında değişen miktarda kâr aldığı ve bu suretle müsnet suçu işlediği anlaşılmıştır. "Sait Koç'un bu işleri gerçekleştirmesi için. yardım etmek ve hareketlerini kolaylaştırmak. Bu davanın 10 sanığı vardı: Behçet Cantürk." Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses. Mehmet Celal Baykara.İddianamede Behçet Cantürk'ün işlediği suçlar şöyle sıralanıyordu: "Sanığın Sait Koç'la 1980 yılında tanıştığı.. 1981 yılında Sait Koç'la anlaşıp sermaye vermek suretiyle kaçakçılıktan elde edilecek kâra ortak olduğu. Behçet Cantürk için istediği ceza idamdı. yine aynı gün. diğer sanıklar için ise 3 ile 5 yıl arasında değişen cezalar talep etmekteydi. Aydın Demirel. Mehmet Yıldız. 9 Mayıs 1985 tarihinde. Mehmet Güzel (Garabet Ohannes Arakel). Sait Koç. (Evrak no: 1984/517 Esas no: 1984/517 İdd. ASALA ÜYELİĞİ Behçet Cantürk'ün yargılandığı davalar saymakla bitmiyor! 17 Mayıs 1985 tarihinde Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses'in. Hayık Atamıyan Ataman. no: 1985/140) 6 sanık yargılanıyordu: Behçet Cantürk.. Mehmet Celal Baykara ve Yaşar Demirel için idam. Korkmaz Göldağı.no: 1985/151) Özetle. Zeki Suna. Mehmet Sait Vakıfahmetoğlu. Sait Koç. Yaşar Demirel. devlet idaresinden ayırmak amacı 208 ile düzenlenen eylemlere iştirak. sadece Behçet Cantürk için değil. Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses. bu fiili işlemek için kurulmuş silahlı çeteye barınacak yer göstermek. bu kez döviz kaçakçılığı için hazırladığı iddianameyi mahkemeye sundu. Yaşar De-mirel. ASALA'ya üye olmak ve örgüt militanlarına yardım etmek. sanığın Sait Koç'a 1981 yılında 50 milyon. Aydın Kahraman. (Evrak no: 1984/494 Esas no: 1984/494 İdd. ASALA ve Kürdistan İşçi Partisi gibi yasadışı örgütlerle de irtibatı olan sanığın. Behçet Cantürk'ün işlediği suç şöyle tanımlanıyordu: TC Devleti hakimiyeti altında bulunan toprakların bir kısmını. bu örgütleri arkasına almak suretiyle. Bedri İstanbullu. . Mehmet Sait Vakıfahmetoğlu.

birbirlerine karşı bazen şiddete varacak kadar sert muhalefet yapan iki Kürt örgütünü birleştirivermişti! Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi çizgisini savunan (Şıvancılar) ile. Aziz Cantürk'e. Semiramis Pekkan ile iliş . sanıkların idamlarını talep ediyordu.. Emel Sayın'la. kabul ediyorum" dedi. "devleti koruyan kişilerin bilgisizliğini ortaya çıkaracağı" için acilen "yakılmalıdır'!. Ancak. "tamam. MİT elemanları.25 Mart 1984 tarihleri arasında MiT'te. Behçet Cantürk davası. Behçet Cantürk'ün akrabası olduğu işkence zoru ile kabul ettiriliyordu. Ama bir savcının. sanıkların hangi örgütün üyesi olduğunu bilmiyordu. Sıradan bir kişinin. Başkanlığını Abdullah Öcalan'ın yaptığı Kürdistan İşçi Parti-si'ni (PKK) birbirine karıştırıyordu. Askeri Savcı. tanınmış işadamı ve sanatçıların yatak odalarıyla ilgili sorular yönelttiler : .. idam istediği bir davada.. 209 Emniyet görevlisi Behçet Cantürk'e soruyor: "Uyuşturucu. hem de soyadın Cantürk olacak ve sen çıkıp. doğrusu affedilir gibi değildi.. ifade tutanağına geçirilmesine ne denmeliydi? Liceli Aziz Cantürk. 25 teyp kaseti tutan ifade verdi. bu sorgulamalarda genellikle Dündar Kılıç'a. aynı zamanda "hukuk skandalları" yaşanıyordu. Peki bu sorunun. Hazar Denizi'ndeki gemilerle Milano'ya mı götürülüyor?" Hadi. l. iki örgütü isim benzerliği nedeniyle birbirlerine karıştırması doğal karşılanabilir. akrabası değildi! MİT sorgulanmasından da bir örnek vermek gerekiyor: Dündar Kılıç. Behçet Cantürk'ün polis sorgusu ise.Abdi İpekçi'nin. soruyu yönelten emniyet görevlisi. Hem Liceli olacaksın. Behçet Cantürk'ün akrabası olmadığını söyleyeceksin! Polis yanılır mı? Ama yanılıyordu..Duruşmalarda sadece "hukuk trajedisi" değil.. o kadar reddetmesine rağmen. hukuk fakültelerinde "örnek dava" olarak öğrencilere anlatılmalıdır. sonunda işkenceye dayanamayıp. hazırladığı iddianamede çok ağır ithamlarda bulunup. iki örgütü birbirine karıştırması. Milano'nun ise kıyıdan 500 km içeride olduğunu bilmiyordu. Çünkü örgütleri birbirine karıştırmıştı! Savcı. Hazar Denizi'nin dünyanın en büyük gölü olduğunu..

Hümeyra'nın kocası Fikret Hakan bu ilişkiyi öğrenmiş. kaçakçılık davalarının görüldüğü Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın 4 nolu Askeri Mahkemesi bakıyordu: * Esas no: 1984/356 İdd no: 1985/38 Uyuşturucu ve silah kaçakçılığı.Valla hiç duymadım. . "delilden zanlıya gitme yerine. işkence ile alınmış ifade dışında hiçbir delil olmuyordu! Savcı da. Bunlardan haberin var mı? . no: 1985/141 Altın ve Pırlanta ka çakçılığı.kisi vardı. bu polis tutanaklarını okuyarak iddianame hazırlıyordu! 210 AÇIK GÖRÜŞ Behçet Cantürk hakkında beş ayrı iddianame vardı. veriyor elektriği. * Esas no: 1984/180 İdd. öyle şey olur mu? Kim çıkarıyor bunları? Aslında tüm bu "trajikomik" olayların bir açıklaması vardı: Polis. Bunların üçüne. Sen de emir verip öldürtmüşsün! Aman efendim. zanlıdan delile gitme yi" tercih ediyordu. no: 1985/140 Döviz kaçakçılığı. alıyor bilgiyi! Genellikle elinde. Abdi İpekçi'nin öldürülmesini istemiş. Sa na gelerek. Sonra Hümeyra ile aşk yaşamaya başladı. . Çekiyor zanlıyı işkence tezgâhına. * Esas no: 1984/494 İdd.

1985 günü saat 09. Bu konuda endişeniz olmasın' dedik.. Tek tip giysili. Biz cevaben. saçları "üç numaraya vurulmuş" sanıklar. Daha sonra bize.. 'Efendim biz görevliyiz. Kendisini Diyarbakır'da yakalayıp sorgulayan ve o zamanın Diyarbakır Narkotik Şb. Celse açılıyor. poliste ve MiT'te işkence gördüklerini söyleyerek iddiaları reddediyorlardı. no: 1985/80 Kürdistan İşçi Partisi üyeliği. Silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığından yargılanan Behçet Cantürk ve elli iki (52) arkadaşının davasının başladığı görüldü. almayın' dedi. Mahkeme Başkanı önce 'evet' dedi. Sanıklardan Mehmet Gözen de Halil Sultar müdürümüze hakaret etmeye başlar başlamaz. polisi ve MİT Müsteşarlığını işkence ve yalancılıkla suçladı. vs.30 da Synt 4 Nolu Askeri Mahkemesine gidildi. vs. "Behçet Cantürk ifadesinde. Bu arada salonun bir köşesine oturmuş sivil polisler. Duruşma sonunda Behçet Cantürk'ün yazılı savunmasını Mahkeme Başkanından istedik. müvekkillerinin tahliye edilmelerini talep ediyorlardı. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın. gerekse 4 nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nin her duruşmasında aynı olaylar tekrarlanıyordu: Mahkeme heyeti saat 09.Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın l nolu Askeri Mahkemesi'nde ise siyasi davalar görülüyordu: * Esas no: 1984/602 İdd. bu evrakın gizliliğine dikkat ediyoruz. Mahkeme Başkanı hemen onu susturdu.11. İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne verilmek üzere.. Fakat herşeye rağmen verilmemesinde ısrar etti. Bütün . mahkemede kimin ne 211 söylediğini. no: 1985/151 ASALA örgütüne yardım. gerek l nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nin. Tutuldu sanıklar ifadelerinin işkence sonucu alındığını belirttiler.. Sanıkların ifadesine geçiliyordu.30'da yerini alıyor. * Esas no: 1984/517 İdd. 'Yerin kulağı vardır. Askeri savcı ve avukatlar karşılıklı olarak oturuyorlar. Avukatlar. dairemizde çalışan arkadaşımız Duran Aygün'ü de suçladı. Müdürü Halil Sultar müdürümüzü suçlayıcı cümleler kullandı. Yoklama yapılıyor. "Mahkeme Başkanının ve sanıkların konuşmalarının iyi duyulmaması üzerine istediğimiz gibi teferruatlı not alamadık. Özellikle sanıklardan Behçet Cantürk verdiği yazılı uzun savunmasında. ne yaptığını "Duruşma Tutanağı"na geçiriyordu: "8.

Mahkeme Başkanı Hakim.. Hayriye Hanım Türkçe bilmiyordu. Diğer tutuklu yakınlarıyla birlikte. Bilgilerinize arz ederim. 22 saat süren bir yolculuktan sonra Diyarbakır'dan Ankara'ya gelmişti.. kimlik kontrolü yapıldıktan sonra otobüslere bindirildiler. "Ağlayarak morallerini bozmayacağım" diye kendine söz vermişti. o günlerde cezaevlerinde yatan birçok Kürt'ün başına gelenden farklı değildi. gelini ve torunları değildi. 212 Sanıklar cezaevi arabalarına doldurulup Mamak'a götürülü-yorlardı. Gazeteciler. Sohbete başlamalarıyla birlikte askerler müdahele etti: "Türkçe konuşun!. Behçet ve Nizamettin... Mamak Askeri Cezaevi'nin nizamiye kapısına.30'a ertelenmesine karar verdi. "komutanlarına" yaşlı kadının sadece Kürtçe konuşabildiğini söylediler. Sabahın erken saatinde Mamak'ın nizamiye kapısına gelen. çocukları ile tek kelime konuşamadan. tek kendisi. bu tutanakları yazmaya devam ettiler. Duruşmayı bir veya iki gazeteci izliyordu... Ama Behçet ve Nizamettin'i karşısında görünce dayanamadı. bir sonraki dava büyük umutla beklenmeye başlanıyordu. nasıl olduklarını bile soramadan Diyarbakır'a geri döndü." Sivil polisler hiçbir davayı kaçırmadan.. Heyecanlanmıştı. sanıkları dinledikten sonra. 213 . Yanıt kısaydı: "Yasak!" Ve Hayriye Cantürk. Umutla beklenen bir başka özlem daha vardı: Açık görüş! Behçet Cantürk'ün moral kaynağı kızlarıydı. Yaşadığı bir olay.savunma ve tahliye istemlerine rağmen mahkeme tahliyeleri reddetti. Mamak'ta. davayı ileri bir tarihe erteliyordu. çocuklarını kucağından indirmiyordu. yaşına ve hastalığına aldırmadan. Görüşme süresi bitene kadar. Üvey anneleri Hayriye Cantürk. Davaya. Tan yeri ağarmaya başladığında varmıştı. Duruşmanın 6 Aralık 1985 günü saat 09. sarıldı ve ağladı.. çocukları Behçet ve Niza-mettin'i görmek için.. ilk günlerdeki gibi ilgi göstermiyorlardı. polisler kadar meraklı değildi.

.. Behçet Cantürk her duruşmada. duruşma salonunda videodan duyduklarını haber yapınca.VİDEOLU DURUŞMA 1985 yılının son ayına girildiğinde. Cumhurbaşkanlığı Siyasi İşler Özel Danışmanı Raif Denk-taş. KKTC ile Türkiye arasında ilk kez bir diplomatik kriz yaşanacaktı.. Bu video nerede çekilmiştir. Milli İstihbarat Teşkilatı. Rauf Denktaş'ın oğlu Raif Denktaş'la ilişkisi vardı. O haberler artık "prim" yapmıyordu. basının gündeminde yine "Behçet Cantürk Davası" vardı. bir Ermeni'nin videodan ihbarlarını dinliyor." 214 Gazeteciler. Dingin hava 6 Aralık 1985 tarihinde değişti. Ertesi gün. Kapalıçarşı eylemini ve Kıbrıs'a gönderdiği eroinleri" anlatıyordu. polis ve MiT'teki ifadesini işkence altında verdiğini söylüyordu. mahkemeye ve gazetelere şu açıklamayı gönderiyordu: "(. Biz Kıbrıs'a üç seferde 15 kilo şevkettik. Ne Nizamettin Bayramoğlu'nun mahkemeye pişmanlık yasasından yararlanmak için verdiği dilekçe. Gazeteler ASALA. ne de ünlü avukat Uğur Alacakaptan'ın Behçet Cantürk'ün vekili olması basını ilgilendiriyordu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın oğlu Raif Denktaş'a ayırmışlardı! Behçet Cantürk videoda şunları söylüyordu: "Kıbrıs'a Mehmet Gözen denilen kişiyle eroin sevkıyatı yaptık. anlayamadım. Duruşmada izlenen videoda Behçet Cantürk. Hisseme 36 milyon düştü. Mehmet Gö-zen'in. Bu söylenenlere . işkence yapılmadığını ispat etmek için. Suriye gezisini.. başta Hürriyet ve Günaydın gazetesi olmak üzere. Raif Denktaş da İngiltere'ye eroin sev-kediyormuş. MiT'teki video çekiminin de işkence yapılarak gerçekleştiğini söyledi.. "Behçet Cantürk Davası" gazete ve dergilerde artık hiç yer almıyordu. Behçet Cantürk. Bunlarla birçok iş yaptı. "Ermeniler ve ASALA ile ilişkisini. videoya aldığı Behçet Cantürk sorgusunun bantlarını mahkemeye verdi. Kapalıçarşı eylemi vb. ne idüğü belirsiz bir kaçakçının. yaza yaza bıkmışlardı.) Türkiye'nin bir askeri mahkemesi..DDKD ilişkisi. Manşetlerini.

18 Aralık 1985 'ti. Yunan Gizli Servislerinin bu olayda ne gibi bir rolü olduğu araştırılmalıdır.. "Yine video benzeri birşey-ler çıkar" diye düşünmüşlerdi. 25 Şubat 1986 tarihindeki duruşmanın yabancı konukları vardı. İtalya'da da uyuşturucu kaçakçılığı ile ilgili mahkemeler hâlâ sürüyordu. basına kaseti izlettirmekte bir sakınca görmemiştir? "İfadeleri alanların. l Ekim 1985 tarihinde sonuçlanan bir mahkemenin kararını 1986 başında öğrendi. Giovanni Falcone ve Savcı Fusto Sciachittano. KKTC aleyhine kullanabilecek bir konuyu.. Paul Waridel 13 yıl ağır hapis ve 150 bin frank para cezasına çaptırılmıştı! İsviçre.. İtalya'dan gelmişlerdi. . birkaç koğuşun tamiratı düşmüştü. Mamak Askeri Cezaevi'nde." Bir sonraki duruşmanın tarihi. Behçet Cantürk. Palermo Mahkemesi'nden Yargıç Dr. "uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak amacıyla örgüt oluşturmak ve büyük miktarda uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak nedeni" ile tutuklama müzekkeresi çıkarmışlardı... neden KKTC Ankara Temsilciliği'ne veya TC Lefkoşe Bü-yükelçiliği'ne veya KKTC Başsavcılığına ya da KKTC polisine. 215 KONUK İTALYANLAR Behçet Cantürk. mesnet arayıp bulmadan. Korkmaz Göldağı ve Behçet Cantürk hakkında. Türkiye gibi yapmamış. Ancak mahkeme tekrar eski rutinine dönmüştü: Sanıklar ifadelerinin işkence ile alındığını söylüyorlar.. mahkemeyi hemen bitirmişti. gelecek duruşmayla ilgili hazırlıklar yapıyordu...Yunan propaganda mekanizması tarafından. güvenlik güçlerine başvuruda bulunup. Basının ilgisi oldukça fazlaydı. Bu arada Mamak'ta bulunan bazı "Babalar" gibi. Çünkü. Avukatlar müvekkillerinin tahliyelerini istiyorlar. hakkımda araştırma istememiştir? Neden bu konuda kimse bana birşey sormamıştır? "Neden askeri bir mahkeme. Mahkeme Başkanı da davayı bir başka tarihe bırakıyordu. 11 Haziran 1985 tarihinde Avni Musullulu. Büyük bir oyun oynandığım hissediyorum.inananlar. cezaevinin ihtiyaçlarını karşılıyordu. yarın Rum. Gelmelerinin nedeni Behçet Cantürk'ün ifadesini almaktı. TC ilgili makamları tarafından iyice incelenmeli ve milli kuruluşlara sızma olup olmadığına bakılmalı. Ona. basına aktaranların kimler olduğu.

ABD'nin ülkemize yolladığı yardımların kesilmesini istemiştir! Benim davam yurtiçinde olduğu kadar. Damadı Korkmaz Göldağı'yı mahkemelerde yargılanırken tanıdım. İnterpol'ün Emniyet Genel Müdürlü-ğü'ne gönderdiği "gizli" yazışmalardan bile haberi vardı. Paul Waridel poliste kafamdan uydurduğum tipe . sizinle ilgili biraz önce okumuş olduğumuz ifadeyi verdi. görmemiş ve tanımamıştı: "Paul Waridel'i tanımam. Mehmet Süleyman. Laz Ahmet'i tanımam. Nunzio La Mattina. Avni Karadurmuş'a Türkiye'den bazmorfin göndermedim. polis kendisine gelen ihbar mektuplarından derlemiş ve bana zorla imzalattırmıştır. gazetedeki fotoğrafta sarışındı. İtalyan Yargıç Dr. Avni Karadurmuş'un adamları Ağa Koç. Waridel serbest iradesiyle böyle bir şeyi niçin söylesin?" Behçet Cantürk'ün. tercüman aracılığıyla karşılıklı tartışıyorlardı: . Tahsin Bekir Saçaklı. Amerika Birleşik Devletleri'ne giden uyuşturucunun Türkiye'den gönderildiğini söyleyerek. An layacağınız. Cosa Nostra(20) isimli mafya teşkilatından haberim yoktur. Benim tüm ifademi. Antonino Rotolo (Carlo) isimlerini hiç duymadım. Eğer sizin Avni 216 Karadurmuş ile uyuşturucu ilişkiniz yoksa. İsviçre'de hiçbir baskı ve şiddete tabi olmadan hakim huzurunda. yurtdışındaki gazetelerde de çıktı. İfadesini siyasi bir amaç için vermiştir. Bunu nasıl açıklıyorsunuz? .Behçet Cantürk duruşmalarda söylediklerini İtalyan hukuk heyetine de tekrarlıyordu: Duymamış. Priolo Salvatore.1. Ben kumral dedim.75. İtalyan yargıca şu yanıtı verdi: "Paul Waridel Yunan Gizli Servisi'nin elemanıdır. Ben boyunun 1." İtalyan yargıç Dr. Falcone ile Behçet Cantürk.Benim tarif ettiğim Paul ile gazetede gördüğüm Paul Waridel birbirlerine hiç benzemiyor. La Nigro Frances-co.Sayın Waridel'i tanımadığınızı söylüyorsunuz ama polis ifadenizde söylediğiniz tarif tam Paul Waridel'e uyuyor. Falcone araya girip sordu: "Paul Waridel. Adımı gazetelerden öğrenmiş olabilir. Halbuki gazetedeki fotoğrafta boyu 1." Behçet Cantürk bilinen ifadelerini tekrarlayınca.80 oldu ğunu söyledim.90'a yak laşıyor.

sadece duruşmalarda değil. .. 30 Kasım 1983 tarihinde Milli İstihbarat Teşkilatı'na 7 sayfalık bir ifade veriyor. Suçsuz olduğunu tekrarlıyordu.Sayın Cantürk. Polis bana zorla yazdırdı.. Behçet Cantürk. el yazısı ile yazıp verdiği 20 sayfalık dilekçesinde ilginç bir konuya değiniyordu: "(. İtalyan hukuk heyetinin her sorusuna benzer yanıtlar verdi. ABD'nin İtalya'ya da ambargo koymasını mı istiyor? . Sayın Waridel ifadelerinde birçok İtalya'nın da ismini veriyor. Sonra Paul is mini polisin yazdırdığını söylüyorsunuz. Sicilya'yı suçlamak için bir komplo düzenlediğini bile mem." Behçet Cantürk.Sayın Cantürk.Ben Paul diye birini de tanımıyorum.Tanımadım.Ben Türkiye üzerine konuşuyorum.) Diyarbakır doğumlu Suriye'de oturan Yaşar Vikan Ayana adlı Ermeni bir şahıs yakalanıyor. siz hiç Paul diye birini tanımadınız mı? . biraz önce Paul Waridel'in kendinizin ifadesindeki Paul'e benzemediğini söylüyorsunuz. 217 . Acaba sayın Waridel. cezaevinde yazdığı dilekçelerle de suçsuz olduğunu ispat etmeye çalışıyordu. bırakın tahmin yapmayı. kilo.bile benzemiyor. . renk aynen sayın Waridel'e benziyor. Hiç bir iddiayı kabul etmiyordu. .Biraz önce Yunan komplosundan bahsettiniz. Paul Waridel'in İtal ya'yı. 5 Mayıs 1985 tarihinde 4 nolu Askeri Mahkeme Başkanlı-ğı'na. Hangisi doğru. Benzese bile zaten onu bana zorla polis yazdırmıştı. . sizin emniyette söyledikleriniz boy.

ASALA ve Kürdistan İşçi Partisi (KİP)/DDKD ile ilgili davalardan beraat etmişti. MİT görevlileri tarafından serbest bırakılıyor. ASALA ile birlikte uyuşturucu kaçakçılığı yaptığını söyleyen bir Ermeni neden serbest bırakılıyor?" Behçet Cantürk. Ayrıca ASALA'nın eroin kaçakçılığı yaptığını. yasada yapılan değişiklik sonucu beraat etmişti.. Devletimizi böylece töhmet altına soktu. Bu arada Yaşar Vikan Ayana. kendisinin de eroin işine karıştığını söylüyor.. Artık "ifademi işkence altında verdim" cümlelerini de unutmaya başlamıştı. 22 Ocak 1987 tarihli duruşmada.. Avrupa devletleri artık Türkiye'yi.. duruşmalara gire. beklediği tahliyeye bir türlü kavuşamıyordu. emniyet görevlilerini bu kez. Behçet Cantürk. Türkiye'yi suçlu göstermiştir. bu kişinin ASALA ile işbirliği yaptığını belirtiyor. Polis bu ifadeleri göndererek. onlarla uyuşturucu işi yaptığım iddia ediliyor. 2 Eylül 1985/17 Ocak 1986/5 Mayıs 1986/10 Kasım 1986 tarihinde verdiği dilekçelerde hep aynı soruyu tekrarlıyordu: "Neden tahliye edilmiyorum?" 218 DÖRT DAVADAN BERAAT Behçet Cantürk 1987 yılını da. İddianameleri okuya okuya.. Fakat Behçet Cantürk. 219 . Mamak Askeri Cezaevi'nde karşıladı. Bu kadar uyuşturucu ancak devlet himayesinde olur. bir başka nedenle Mahkeme Heyetine şikâyet ediyordu: "Polis ifademi aldıktan sonra bunları İnterpol aracılığıyla Avrupa ülkelerine gönderdi. "Garo adlı şahısın benim teyzemin kocası Kemal Güzel olduğu öğrenilince. hukuk bilgisini epey artırmıştı. Günler geçiyor. İki suçundan da Başbakan Turgut Özal kurtarmıştı: Döviz ve pırlanta kaçakçılığı yaptığı iddiası ile yargılandığı davalardan.çıka. Behçet Cantürk'ün şansı hep yanındaydı. Şimdi ben onlarla işbirliği mi yaptım? Polis ülkemizin itibarını çok kötü etkilemiştir. 3 bin ton uyuşturucu gönderdiğimi söylüyorlar.AP ve Bülent Ulusu hükümetleri geldi geçti. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın l nolu Askeri Mahke-mesi'nde yargılandığı.83 yılları arasında CHP. silah ve uyuşturucu kaçakçılığı davasının duruşmaları birbirini izliyor.İfadesinde Suriye'nin Kamışlı ilçesi gümrük kapısında taksicilik yapan Garo isimli şahsın adını vererek. Bulgaristan gibi kaçakçıları himaye eden bir ülke gibi görmektedir. 1979. Ancak uyuşturucu ve silah kaçakçılığı duruşmaları uzadıkça uzuyordu. ASALA ile ilişkili olduğum.

"Avni Musullulu ve şebekesi ile herhangi bir ilişkim yoktur. İtalyanlar gelip bana sorular yöneltiyorlar. Belki bankada bir miktar para bırakmış olabilirim. "Bizim İsviçre'de edindiğimiz bilgilere göre. Marilinda Mineccia ve Dr. Bu kez Palermo'dan değil Torino'dan bir hukuk heyeti gelmişti: Torino Mahkemesi Ceza Tahkikat Hakimliği'nden Marse Vanudano. İsviçre'deki bankalarda 400. l milyon dolar olduğunu söylediler.. "1981 yılında İsviçre'de Emin Görpe ve eski milletvekillerinden İsmet Hilmi Balcı ile birlikte ithalat. bir nevi altın piyangosu gibi birşey düzenliyordu." İtalyanlar bu kez. binlerce dolarlık giriş ve çıkış olmuş. Mantığım bunu kabul etmiyor. Yaşar Kısacık'la başka bir ilişkim de yoktur. Ancak istedikleri yanıtları alamıyorlardı. bunları ben işkencede ölmemek için uydurdum.. Yanılıyorsunuz. Bu ithalat. Belki bana para isabet etmiş olabilir. Tekrar ediyorum.500 bin dolar değil. Eşi Hidayet Kaşan'ın ziynet eşyaları 30 Mart 1987 tarihinde geri verilmişti. oto alım satımı. Bu hesabın İtalya'daki alışverişlerle filan ilişkisi yoktur. anlayamıyorum. Zürih'te bulunduğumda." İtalyanlar. sizin hesabınıza 8 Ağustos 1981 tarihi itibariyle. Polisin bana dikte ettirdiklerini söyledim. ithalat-ihracat yaptım. Duruşmanın yeni konukları yine İtalyanlar'dı.Bunu niye yapmıştır. Banka. sevincini aldı götürdü." . idam edileceği korkusunu üzerinden atmıştı.500 bin dolar para için. evdeki tahvilleri paraya çevirdi. Ayrıca ithalat.500 bin dolar geldi. İstediğim 400. Zürih'te bir bankada hesap açtırmamım nedeni bu ülkeye rahat girip çıkmaktır. gayrimenkullerim.50 milyonu bulan parayı Fikri Koca-kerim'e verdi. İsviçre'de 400. Bunlar sizin ifadenizle çelişiyor. Vittorio Russo. 220 "Yıllarca müteahhitlik. Sevindirici gelişmeler de oluyordu. İtalyanlar Behçet Cantürk'ün İsviçre bankalarındaki hesapları ile ilgiliydiler. 400. Türkiye'ye telefon ettim. bunu açıklar mısınız" sorusunu yönelttiler. "Böyle bir durumdan benim haberim yok. O da bana.ihracat ile uğraşan bir kişiyim. İki otelim. Avni Musullulu'nun bürosunda çalışan Yaşar Kısacık İngilizce biliyordu. Dr. bacanağım olan Hüseyin Azizoğlu'na telefon ettim.ihracat işleri nedeniyle İsviçre'ye döviz transfer etmek gerekiyordu. Bu paranın kaynağını merak ediyorlardı. Polisin bana işkence yaparak aldığı ifadeler sonucu. emlakçilik. Onunla gidip hesap açtırdım. devlet tahvillerim var." Rahatlamıştı.ihracat işi yapıyorduk. 7 Nisan 1987 tarihinde yapılan duruşma.500 bin dolar olarak geri verdi. Türk ikası olarak 45. benim İsviçre'de l milyon dolarlık hesabım yoktur.

bana da yardımcı olmuştu. istenilen belgeleri göndermedikleri halde. Korkmaz Göldağı ve Sarı Avni'nin gemisinde kaptanlık yapan Engin Mehmet ile ilgili belgeleri. açtığı gizli hesabı. Belki müvekkilim mahkemenizde ifade verirken bu hususu zuhulen unutmuş olabilir. Cantürk'ün diğer avukatı M. Behçet Cantürk. Onlara göre. Yaşar Kısacık'a verdiği. "Yaşar Kısacık'a. orada ikamet etme şartının bulunması gerekli olabilir. Yaşar Kısacık'ın. İtalyanlar'ın bizim emniyet görevlileri gibi. "İsviçre bankalarında hesap açılabilmesi için. Cevdet Yardım. gelip kendileri Türkiye'den delil toplayabiliyorlar" diyerek Mahkeme Başkanına şikâyet ediyordu. Örneğin. Bu hususun resmen araştırılmasını istiyoruz" dedi. Yaşar Kısacık. İtalyanlar. hesap çizelgelerini mahkemeye sunarak ülkelerine döndüler. bankaların hesaplarıyla filan fazla ilgilenmeyeceğini düşünüyordu.Behçet Cantürk şaka yapmıyordu. ben farkında olmadan bana bankadan para yatırma ve çekme yetkisine dair bir belge imzalattırdığını öğrendim. İtalyanlar. PQ 88533 nolu hesaba "para yatırma ve çekme yetkisini" gösteren.. Sicilya Mafyası'na eroin tedarik eden en önemli isimlerden biriydi. İtalya'daki Türkiye Büyükelçisi aracılığıyla (Yazı no: 000926). PQ 88533 nolu hesabın tüm cetvellerini mahkemenin huzuruna getirince Behçet Cantürk çok şaşırdı. yabancı dil bilmesi nedeniyle Yaşar Kısacık. Bu belgeyi hemen iptal ettirdim!" İtalyanlar'ın. Behçet Cantürk'ün. İki yıl hesaba para yatırıp çektim. Behçet Cantürk'e bir yardım da koğuş arkadaşı Korkmaz Göldağı'ndan geldi: "Ben de İsviçre'de hesap açtırırken. Avukat Uğur Alacakaptan şikâyet etmekte haklı değildi. Yaşar Kısacık İsviçre'de gözaltına alınmıştı. İkincisi. Paul Waridel'in itiraflarından sonra. İtalyanlar. 31 Ağustos 1981 tarihli belgeyi bile bulmuşlardı. Behçet Can-türk.Yaşar Kısacık'ın nerede olduğunu öğrenmekti. İsviçre bankasındaki hesabımla ilgili tüm yetkileri devrettiğime dair herhangi bir yetki vermedim ve bir belgeye de imza atmadım" dedi.. adli mercilere vermeyeceğini sanıyordu. İtalyanlar. 221 Behçet Cantürk'ün avukatı Uğur Alacakaptan. İsviçre bankalarının. Bunları ciddi ciddi anlatıyordu. mahkemeye göndermişlerdi. ellerinden geldiği kadarıyla Türkiye'ye bilgi ve belge gönderiyordu. 4 Nisan 1986 tarihinde. Yaşar Kısacık ortadan kayboluvermişti! 222 . Aslında böyle ifade vermesinin iki nedeni vardı. Kısacık'ı resmen istemişti. İki yıl sonra İsviçre'ye git-tiğimde. İtalyan adli makamlarını. banka dekontlarını. İtalya. "Mahkemenizce. İsviçre Federal Mahkemesi iade edip etmemeyi tartışırken. Türkiye'ye gelmelerinin birincil nedeni.

"Uyuşturucu ticareti yapan Sicilyalılar'dan. Behçet Cantürk hiç birini tanımadığını söylüyordu. Ben uyuşturucu kaçakçısı mıyım. Tutuklanma müzekkeresinin nedeni bu ifadelerdir. sertçe yanıt veriyor: "Bunları bana niçin soruyorsunuz. tercüman Buruna Pari aracılığıyla. Size açık ve net söylüyorum. Bu soruları neden bana yönelttiklerini öğrenmek istiyorum." Behçet Cantürk araya girerek. anlamış değilim. 232 gram eroin ile 17 gram esrar ve 2 gram kokainle bir ilginiz var mı?" oldu. 2 Aralık 1986. Behçet Cantürk. tanıdığı isimleri söylemesini" istiyorlar. mahkemelere girip sanıklara sorular yöneltmesi." "Peki İsviçre'de herhangi bir bankada hesabınız var mı? Hiç banka müdürü tanıdınız mı?" sorusunu da kızarak yanıtlıyordu: 223 "İsviçre'de bir hesabım olup olmadığı İtalyanları ilgilendirmez. "8 Mayıs 1985 tarihinde Milano kentinde yakalanan. 10 kilo. "kendisi. .. Türkiye'ye gelip araştırmalar yapması. sesini yükselterek. İtalya'da uyuşturucu madde kaçakçılığı şüphesi altındadır. ilk sorusu. İtalyan adli heyetinin. Milano Hukuk ve Ağır Ceza Mahkemesi Tahkikat Hakimli-ği'nden. Behçet Cantürk'e bazı sorular yöneltmek için gelmişlerdi. İtalyanlar. Fotoğraflar gösteriyorlar ancak Behçet Cantürk'ten yine olumlu yanıt alamıyorlardı. soruya çok sinirlendi: "Milano'daki olayla ilgili olarak neden ifadem alınıyor." İtalyan hukuk heyetlerinin. Behçet Cantürk'ü ve avukatlarını rahatsız ediyordu. "Siz bunları benim işkence zoruyla emniyetteki ifadelerime dayanarak yaptınız.YARGIÇ FALCONE ÖLDÜRÜLÜYOR İtalyanlar pes etmiyor. neden bana soruyorsunuz?" Sinirlenme sırası İtalyanlara gelmişti.. Ben sorularınıza yanıt vermiyorum. Gabriella Apitanio ve Mali Polis Binbaşı Matteo Rabiti." İtalyanlar birçok isim sıralıyor ancak. Hakkında İtalya'da çıkarılmış bir tutuklama müzekkeresi vardır. Bunu bana ancak Türk mali makamları sorabilir. Vito Piglionica. ben İtalya'da kimseyi tanımıyorum. Behçet Cantürk. Dr...

dosyayı geri verdi. Şimdi ben yurtdışına gidiyorum.duman. emniyeti. Türkiye'ye gelip Behçet Cantürk'ün ifadesini alan Palermo Yargıcı Dr. başta Behçet Cantürk ve Dündar Kılıç olmak üzere.. Gazeteci Taştemur okuduklarına inanamamıştı. Mehmet Eymür'ü odasına çağırarak. bana akşama kadar neler olduğunu anlat. Mehmet Eymür hazırladığı dosyayı çok beğenmiş olmalı ki. Teşkilatlar gruplara ayrılmış. 23 Mayıs 1992 yılında öldürülecekti.iki değişiklik yapıp. küçük bir. 10 Kasım 1987 tarihinde bir rapor haline getirdi. İsviçre'deki soruşturmanın daha ileri gitmemesi için.. iyi olmuş" deyip. MİT Müsteşarı Korgeneral Hayri Ündül. çok sevdiği mesleğini bırakıyordu. "Altın kaçakçılığını bırak. ne de Dick Marty gibi mesleğinin onuru için istifa eden savcı vardı. Giovanni Falcone. MİT RAPORU 1987 yılının bir sonbahar günü. ne Dr. Öyle ki. Topladığı bilgileri.... Müsteşarı Ündül'ü aydınlatmak için. Birkaç istisna dışında Türkiye'de.. MİT ve polis birbirinin altını oyuyor. Köşk'ün istihbarat biriminde görevli damadı. magazin ve iş dünyasını yakından tanıyan sanıkların sorgusunda bulunmuştu. bir diğeri. Bizde. bir o çıkıyor. "Gruplar üstü" Mehmet Eymür. . "belden aşağı vuran" raporlar vardı!. MİT görevlisi Erkan Gürvit'e verdi. yola döşenen bir ton dinamitin patlatılmasıyla. şuna bak" diyerek. dönünce kapanalım bir odaya.İtalyan hukuk adamlarından rahatsız olan başkaları da vardı: İtalyan hakim ve savcıları bugüne kadar "çizme"nin tanık olmadığı bir mücadeleyle.. MİT'İ. "eline sağlık. götürüp dosyayı verdi! Hiram Abas raporu okudu. Giovanni Falcone gibi yeraltı dünyası ile mücadele ederek adını simgeleştirmiş yargıç. Kimdir bu ekipler? Tahterevallinin bir ucunda Hiram. Federal Hükümetin kendisine yaptığı baskıları protesto eden Savcı Dick Marty ise. O günlerde altın kaçakçılığı ile ilgili bir haber hazırlayan Hürriyet gazetesi muhabiri İrfan Taştemur." 224 Mehmet Eymür. Mehmet Eymür'den kendisine yardımcı olmasını istedi. mafyaya karşı hukuk savaşı başlatmışlardı. karısı ve üç korumasıyla birlikte mafya tarafından. bir nüshasını da Kenan Evren'in. "Tahterevallinin bir ucuna çıkan Hiram Abas"a. diğer ucunda Nuri Gündeş.. Eymür. 1984 yılında. emretti : "Ortalık toz. hazırladığı dosyayı gösterdi.

225 Önce yalanlandı. Nuri Gündeş ile bir likte. Peki. yeraltı. yayımlata-mamak bir gazeteci için "yüktü. Cengiz Abanoğlu aynı zamanda. İrfan Taştemur bu "hastalığa" yakalanmıştı. Onlar da yayımlayamaya-caklarını söylediler. "Haberde sınırın ötesi" ilkesiyle yayın hayatına giren 2000'e Doğru dergisi. Bu. Banker Bako olayı. yazamamak. polis ve kamu görevlilerinin ilişkileri başlıkları altında kaleme aldığı 23 sayfalık raporda. * Nuri Gündeş MiT'ten emekli olduktan sonra. kamuoyu günlerce bu raporu konuşmuştu." Gazetecinin. yakaladığı haberden "kurtulamadığı" sürece. 7 Şubat 1988 tarihinde "MİT Raporu" nü haber yaptı. kabullenildi. zaman zaman MiT'in imkânlarıy la.Hürriyet Gazetesi. Sonra geri adım atılıp. mesleki bir hastalıktı. inanılması zor iddialara yer vermişti: * Dönemin MİT İstanbul Daire Başkanı olan Nuri Gündeş'in. Mehmet Eymür ne yazmıştı ki. Dündar Kılıç ve Yaşar Yamak'la (Topal Yaşar) ilişkilerin den dolayı MiT'ten ayrılmaya mecbur edilen ve MİT'te iken kaçakçılık konularına bakan Cengiz Abanoğlu da çalışmaktadır. Hüsamettin Cindoruk'un özel korumasını yaptırtmıştır. raporu haber yapmaya çekindi. Ortalık karıştı. polis içindeki çekişme. Gazeteci Taştemur haberi Milliyet'e götürdü. Hüsamettin Cindoruk ve Dündar Kılıç'la yakın irtibatı bulunmaktadır. Şehmuz Tatlıcı'nın Kadı . bir başka olayın peşinde koşması çok zordu. Nuri Gündeş. Gazeteci Taştemur. çok iyi bir haber yakaladığının farkındaydı. Emin Can kurtaran'in yanında çalışmaya başlamıştır. Mehmet Eymür. Atlatma bir haber yakalayıp da. Nokta dergisine gitti. Aynı yanıtı aldı.

gözaltına alınan ve ifadelerden.köy'deki ŞETAT isimli bir kuruluşunda da görevlidir. o parti yö neticileriyle (mafya) ilişkilerinin fazlalığı nedeniyle daha çok olmuştur. Ahmet Ateşli l Kasım seçimlerinde DYP'den aday olmuş. Ermeni asıllı anneden doğma. Bu ilişkinin en büyük koordinatörü. Behçet Can-türk'iin uyuşturucu kaçakçılığına askeri kamyonlarla destek sağladığı anlaşılan Emekli Albay Ali İhsan Cesur. * Kaçakçı armatör Ziya ve Halis Kalkavan'ların. * 1984 yılında yakalanan. partiye Fatih'ten kaydolan Emekli İstan bul Mali Şube Müdürü Cevdet Saral'ın yanı sıra Emekli İstih kam Albay Ali İhsan Cesur gösterilebilir. * Ünal Erkan başkanlığındaki İstanbul Emniyet Müdürlüğü üst düzey kadrosu. emekli Cinayet Masası Şefi Ahmet Ateşli ve Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar'dır. TAHSİN ŞAHİNKAYA. eski tarihlerde Behçet Cantürk'ten 300 milyon TL. CANTÜRK İLİŞKİSİ * Tahsin Şahinkaya. altın kaçakçısı Nasrullah Ayan'ın. bilâhare bundan vazgeçmiştir. Buna misal. Mehmet Ağar da DYP'den milletvekili olmayı düşünür ken. bütün dünyaca aranan Sarı Avni (Avni Karadurmuş) ile dünürdür. Hikmet Keçeli. Li celi uyuşturucu ve silah kaçakçısı Behçet Cantürk'ün ifadeleri226 ne istinaden. İstanbul'daki yeraltı dünyası ile yakın ilişki içindedir.Karadur . Sarı Avni (Avni Musullulu. borç almış. * Yeraltı dünyasından DYP'ye sızma ve destek. uyuşturucu ve silah kaçakçısı Behçet Cantürk ile yakın irtibatları vardır. bu borcun senedi Yapı Kredi BankasıMecidiyeköy Şubesinde muhafaza edilmiştir.

Tah sin Şahinkaya'nın istanbul Emniyet Müdür Muavini Mehmet Ağar ile yakın irtibatı olup. bu sebeple gazino. Dündar Kılıç ve Fahrettin Aslan mafya sıyla ilişkilidir. el bise temizliği dahil her nevii özel işleriyle uğraşmaktadır. Mehmet Ağar adı geçenin terzi. Nuri Gündeş'i devamlı himaye etmiş ve Şükrü Balcı'yı âdeta kahraman gibi empoze ederek. Tahsin Şahin kaya'ya yurtdışında bir villa aldığından bahsedilmektedir. Başkomiser olduğu tarihte İstanbul Emniyet tescil amirliğine bakmış. kahvehane ve benzeri yerlerin ruhsatlarının verilmesinde Fah . yolsuzluktan ka muoyuna aksetmiş olan Şükrü Balcı'yı ve eski İstanbul MİT Blg. Ayrı ca Dündar Kılıç'ın avukatlığım yapmış olan Mümin Kavalalı'nın. * Polislikten gelme Nevzat Ayaz. Bşk. Selahattin Delidere isimli bir silah ve uyuşturucu madde kaçakçısının konuştuğu (Diyarbakır'da) bu teyp bandında. D. Behçet Cantürk.muş). Şahinkaya'nın bu alandaki ilişkilerine ait Anka ra Sıkıyönetim 4 nolu Askeri Mahkeme Başkanlığında ifadeler. teyp tapeleri ve teyp bantları bulunmaktadır. Üruğ' dur. Şükrü 227 Balcı ile ilgili yolsuzluk soruşturmalarının da kapatılmasını sağlayan N. Sarı Avni'nin. * Genelkurmay eski başkanı Necdet Üruğ. Sayın Cumhur başkanımız tarafından mükâfatlandırılmasını sağlamıştır. Tahsin Şahinkaya'nın akrabası olduğu söylenmektedir.

III adlı gemileri olduğu bilinmektedir. Aslan'ı onurlandırmak suretiyle himaye eden de yine Vali Ayaz'dır. İbrahim Aslan'a ait Aslan Nakliyat. eski Genelkurmay Başkanı Üruğ'un. Süleymancı Kemal Kaçar'ın koordinatörlük yaptığı şirketin sahipleri İbra him Arslan ve Mahmut Şahin ile yakın temas halinde olup. Şükrü Balcı. Şükrü Balcı ile sınıf ar kadaşı ve yakın dosttur. F. Fahrettin Aslan'la ilgili uyuşturucu madde kaçakçılığı soruşturmasının sürdüğü tarihte. Fahrettin Aslan'a plaket vermek ve bunu basın aracılığı ile yansıtarak.rettin Aslan ve diğer yeraltı adamlarıyla ilişkiler kurmuştur. * Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar. Deniz Ticareti ile iştigal etmektedir. bu şahıslara gizli kalması icab eden soruşturma ve tahkikatlarla il gili bilgi vermektedir. kendisini bu görevden al mak istediğini bildiği Turgut Özal Hükümeti'ne sempatisi yoktur. Fındık Kralı diye bilinen Lokman Kundak- . Sa yın Cumhurbaşkanımıza müspet empozeleri ile bugüne kadar yerini muhafaza etmiştir. İbra him Arslan. Şahlan ve Aslan Nakliyat firma larının genel koordinatörü Süleymancı lider Kemal Kaçar'dır. 150 TIR'a sahip bulunmaktadır. Malatya Valisinin makam şoförlüğü sırasında uyuş turucu ve silah ticareti yapmıştır. Mahmut Şahin'e ait Şahlan Nakliyat.II. Hira I. Birçok olayın arkasında olan Vali Ayaz. TIR taşımacılığı yapmaktadır. * Mehmet Ağar. * Şükrü Balâ'nın gayrimüslimlerden baskı suretiyle para top lama işinde de adı geçen Vali Ayaz'ın.

bu tapuların üzerinde gözükmesinden rahatsızdır. Ziver Öktem ve Necati Altuntaş'ın gayrimeşru paraları Mehmet Ağar'ın dayısı Yılmaz Akçadağ ve ortağı Ekrem Gocay'a verilmekte.çı'yı bir yeraltı grubuna dövdürmek ve sonra himayesine almak suretiyle Lokman'la yakınlık kurmuş. İsmail Taşkafa. 228 * Yeraltı dünyasını. . keza hayali ihracatın bü yük isimlerinden Turan Çevik'e de baskı kurdurarak aynı yakın lığı sağlamıştır. Dayısının eski eşi. kısa zamanda demir ticareti ve faizcilikle milyarder olan Ekrem Gocay ve ortağı Yılmaz Akçadağ'ın Kabataş Setüstü'nde yazıhaneleri vardır. bağlantılarını sağlamlaştırmakta. bu şahıslar da paraları büyük işadamlarına verererek faiz al maktadırlar. * Mehmet Ağar. dayısı Yıl maz Akçadağ'ın boşanmış olan eşi Şükran Akçadağ'ın üzerin dedir. * Mehmet Ağar'a ait 18 adet ev ve arsa tapusu. faali yetini legalize etmektedir. Ankara'daki üst düzey bürokratlara da Mehmet Ağar empoze etmekte ve Turan Çevik. Perşembe Pazarı'nda otomobil yıkayıcılığı yapar ken. Nec det Ulucan gibi ünlü isimleri üst düzey bürokratlarla ve hattâ Bakanlarla tanıştırarak. Nihat Camadan. Fevzi Öz.

Arap ülkelerinde dansözlük yapan dostu Yonca Yücel yürüt mektedir. Yonca Yücel'in İstanbul adresi: Teşvikiye Caddesi 66/8 Celal Apt. * Mehmet Ağar İstanbul'da 131 19 10 nolu telefonda bulu nan Pınar isimli bir kadını. olup. özellikle. * Mehmet Ağar'ın yurtdışı bazı bağlantılarını. parası Behçet Cantürk tarafından öden mektedir. * Turan Çevik 3 yıl kadar önce Mehmet Ağar'a 5 milyon değerinde bir saat. Ulus mahallesindeki ev Diyarbakırlı Vekin Aktan'ın üzerine olup. Telefonu 141 70 08'dir.* Ünal Erkan ve Mehmet Ağar'ın gizli ve önemli buluşma larını yaptıkları. Burak Sağman ve bazı bü . Mehmet Ağar'ın eşi Emel'e RENO. Lunaparkçı Oman Kavran '86 Yılbaşında 5 229 adet beşibiryerde ve Aşıcıoğlu Grubunun adamı. * Mehmet Ağar'ın.5 almıştır. Turan Çevik. Etiler Ulus Mahallesi'nde ve Kadıköy. * Mehmet Ağar Ankara'ya geldiğinde Yonca Yücel ile 127 58 82 telefonlu konsomatris Nur'un evinde buluşmakta ve kalmak tadır. Emniyet Genel Müdürlüğü'nde üst rütbede bir kişiye sürmüş ve bu şahsın Pınar ile olan ilişkileri ve fotoğrafları İstanbul Emniyeti'nce şantaj olarak kullanılmış tır. kaçakçı ve kuyumcu Cavit de.Bostan cı'da iki ev vardır.

lu telefonda bulunan Halil Peril'dir. Necdet'in. Fahrettin Özdemir isimli şahıslar. Fikri Parparoğlu. * 5 Ağustos 1985 tarihinde Milano'da. yakın tarihte polislikten ayrıldığı ve Ayvalık'ta Belediyeye ait 160 yataklı oteli kiraladığı belirtil mektedir. hakkındaki söylentilerin açığa çıkması karşısında. 10 kilo 230 gram eroinle yakalanmışlardır. bu telefonların nerelere ait olduğunu İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden sormuş. Esasında her iki telefon da İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar'ın makam telefonlarıdır. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ise genel bir cevap ile olayı geçiştirmiştir. Londra 360 44 84 no.rokratlarla ortak hayali ihracat işleri vardır. Kaçakçılık Daire Başkanlığı. Mehmet Ağar'ın bu işlerini. (Sirkeci ve Gayrette pe'deki. Mehmet Serdar Alpan. Ankara'ya sık sık gelip giden şoförü polis memuru Necdet takip etmektedir. yakalananların üzerinde bulunan telefon numaralan be yanında İstanbul 528 28 14 ve 172 08 08 telefonlarını vermiş lerdir. Kıbrıs'ta Con Aziz adıyla bilinen yeraltı dünyasına mensup Aziz Mehmet Kent'in adamıdır ve Oflu Osman (Osman Cevahiroğlu) ile irtibatlıdır. 230 .) * Mehmet Ağar'ı bu telefonlardan arayanlardan bir diğer şa hıs ise. İtalya Polisi. Bülent Gökben. Kulüpçülük ve uyuşturucu kaçakçılığı yapan Halil Peril.

Terzi Mualla'nın. Şükrü Balcı yargılandı ğında lehinde de tanıklık yapmıştır. Terzi Mualla ve Canan'la. Şükrü Balcı." * Kamu kesiminde birçok kişinin tanıdığı Terzi Mualla. Cevdet Saral. Dündar Kılıç'ın kızı ve damadı Uğur (her ikisi de Uğur) ile yakın ilişkileri mevcuttur. * Yeni Mali Şube Müdürü Orhan Uzeler. Atilla Aytek ve MİT'e karşı yapılacak yayımları planlamakta dırlar. daha önce Behçet Cantürk'ten rüşvet almaktan soruşturma geçirmiştir.. Tayyar Seven.. (Böyle bir toplantı 3 Kasım 1987 günü akşamüstü meş kûr yerde yapılmıştır. Orhan Uzeler'in Mali Şube sindeki odasında.) * Güvenlik kuvvetlerinin. Şarkıcı Hülya Süer."BEHÇET CANTÜRK'ÜN RÜŞVET VERDİĞİ. kanuni görevlerinin ifası sırasında zaman zaman çeşitli teknik dinleme yoluna başvurduğu bilin . Elazığlı olan Orhan Uzeler'in hemşehrisi Mehmet Ağar ve Emniyet Müdürü Ünal Erkan müfettişlere karşı himaye etmişler ve ak lanmasını sağlamışlardır. aktör Ka dir İnanır'la uzun zamandan beri birlikte yaşayan kızı Canan Özbek'in. gazeteci İrfan Ülkü ve Kasım Gence toplanarak. Emniyet Müdür Muavini Mehmet Ağar ve Gazeteci Rauf Tamer de yakın ilişki içindedirler. Orhan Uzeler. Orhan Uzeler. 3 yıldan beri Dündar Kılıç'ın dostu (gayrimeşru karısı) ile birlikte ortak konfeksiyon işi yapmaktadır.

harcatıldığını düşünüyor ve haksız yere cezalandırılacağından korkuyordu. Emniyet Genel Müdürlüğü ilgili birimlerinin ve İstan bul Emniyet Müdürlüğü'nün telefon dinleme çalışmaları yaptı ğı. 8 Mart 1988 tarihinde. Teşkilat dışındaki bazı elemanlardan bu konuda bilgiler intikal etmişti.. ki şisel amaçlarla kullanıldığına ilişkin duyumlar intikal etmekte dir. "MİT Raporu şeklinde adlandırılan etüdün hazırlanması. "emanetçi" Cindoruk'u ve "Bir Bilen" Demirel'i yıpratmak için yazılmıştı. Ricalarını kırmayarak bu konuda görüşmek üzere Sayın Emniyet Genel Müdürü Saffet Arıkan Be-dük'e gittim. Bu durumun çeşitli açılardan komplikasyonlara yol açacağı izahtan varestedir. Keza bu olayla ilgili olarak Urfa Emniyet Müdür Yardımcılığına tayin edilen İstanbul Çevik Kuvvet Şube Müdürü Necati Altuntaş da. sızması ve içerdiği bilgiler" başlığıyla 19 sayfalık bir rapor daha yazdı. Başbakan Özal. Ozal'ın rakibi DYP'yi. Mehmet Eymür öyle kolay pes etmek istemiyordu. Necati Altuntaş. Hiram Abas. gelen tepkilere fazla karşı koyamadı. BAKAN KARAEVLİ'NİN BASKISI Mehmet Eymür yeni iddialar ortaya atıyordu: "Banker Bako olayı. Ancak özellikle İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ndeki dinlemelere ilişkin uygulamaların görevin ifasından çok. Zaten rapor." Mehmet Eymür'ün yazdıkları doğru muydu? 231 Doğru olduğunu iddia ediyordu. MİT içinde başını. Kendisine Necati Altuntaş'ın anlattıklarını . Araştırma Planlama Kurumu (APK) uzmanlığına atandılar. Abas.. Başbakan Turgut Özal'a çok bağlıydı.. Mehmet Eymür ve emekli Yarbay Korkut Eken'in çektiği ekip. Eymür ve Eken pasif görevlere. basında bir hayli güncel vaziyetteydi. Üçü de istifa etti.. muhtelif görüşmelerimizde olayların perde arkası ile ilgili bilgiler vermişti. bir oyuna getirildiğini. bu amaçla belirli bir organizasyonda bulunduğu bilinen hu suslardandır...mektedir.

yeraltı dünyasının ünlülerinin toplanması. Bezal. mektuplarını. Birgün Başkent Gazinosu'nda eğlenirlerken. birçok üst düzeydeki bürokrat ve subayın gece kulüplerinde. O tarihlerde bu şahısların ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda. nasıl bir milliyetçilik . hem de homoseksüellikten fişi vardı. yanındaki güzel bir hanımla Faik Türün'ün yanından çıkıyordu. henüz İstanbul Emniyet Müdür Muavinliğine getirilmiş olan Şükrü Balcı'nın 1. teşkilatımdan birkaç MİT mensubu arkadaşımla birlikte 'Babalar Operasyonu' denilen. bizi ilgi ile karşıladı ve gelişmeleri sordu.ilettim. sorgulanması. Bunun üzerine Şükrü Balcı'nın. Bulgaristan'dan getirilen silahlarla terörün tırmanmasını sağlayan kaçakçılardan rüşvet almasının. Bu görüşme sırasında Saffet Arıkan Bedük. bu hususu ifade ve fezlekelerden çıkarmamızı rica etti. Antalya'da yakalanan bir gemi olayının kapatılması için Bakan Karaevli'nin kendisine baskı yaptığını söyledi. "Yine o tarihlerde tespit edip ifade ve fezlekeye geçirdiğimiz bir husus. Babalarla birlikte çekilmiş fotoğraflarını. Bulgaristan üzerinden silah kaçakçılığı yapan Uğurlu ailesi reisi Hüseyin Uğurlu'dan rüşvet aldığı konusuydu. Kendisinin gerekli idari soruşturmayı yapıp cezasını vereceğini söyledi. 232 "Etüdün dayandığı kaynakların bilinmesi için eski tarihlere dönüp bazı olayları anlatmak istiyorum: "1973 yılında görevli iken. 233 "Faik Türün Paşa. O tarihlerde Fahrettin Aslan'ın yeraltı dünyası ile üst düzey yöneticiler arasında irtibat görevi yaptığını. Şube Müdürlüğü yaptığı tarihte. Bülent Öztürkmen ve Bakan Ahmet Karaevli'nin hayali ihracatçılarla ilişkilerinden bahsetti. güzel kadınları peşkeş çektiğini. birgün soruşturmayı yürüten kişilerin başındakileri makamına çağırdı. aşırı solun yıpratıcı propagandasına maruz kalınacağını. böyle bir konunun mahkemeye intikali halinde. düğün. Şükrü Balcı ile ilgili gelişmeleri anlattık. Biz makamına girerken. 'Gazinocular Kralı' Fahrettin Aslan. "KOMUTANLARA KADIN SUNULUYORDU" "Zamanın Sıkıyönetim Komutanı Faik Türün. kartvizitlerini buldum. toplantı ve yemek gibi işleri parasız organize etmek suretiyle yöneticilerle yeraltı dünyasının ilişkisini sıcak tuttuğunu öğrendim. Polislerce ifade edildiğine göre adı geçenin hem kadın satışından. sola ve teröre karşı mücadelesi ile tanınmış milliyetçi bir kimse olduğunu. Uğurlu. "Ben teröre karşı mücadele ile şöhret yapmış bir Emniyet Müdürünün. Mirza ailelerinin fertlerini. o tarihteki İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Faik Türün'ün planladığı bir faaliyet üzerine. Zihni İpek'i ve diğer birçok uyuşturucu ile silah kaçakçısını topladım. mahkemeye verilmesi işlerinde görevlendirildim.

o tarihlerde bir konu için gittiğimiz İstanbul Merkez Komutanlığı'nda. "İstanbul Daire Başkanı Nuri Gündeş. Behçet Cantürk Ermeni bir annedendi. Bana. devlet memurluğunu. İstanbul Valisi. Haluk Akder. "Dündar Kılıç. küstah ve tehditkâr bir hava ile konuşuyordu. Konsey Üyesi Tahsin Şahinkaya'nın. . Bana. terfi etmek suretiyle muhafaza etti. ABD'de yapılan son yılların en büyük mafya tevkifatı ile İsviçre ve İtalya'da yapılan önemli mafya tevkifatlarının ilk çıkış noktaları. İstanbul teşkilatında çalışan memurlardan Cengiz Abaoğlu. bir çok kişi olayı bir kaçakçılık faaliyeti şeklinde ele alıp. Mustafa Ercan ve Ankara Daire Başkanlığı memurlarından Nuri Gündeş'in akrabası Hacı Ah Arslan'ın Dündar Kılıç'la. Tepki gösterdi ve Dündar Kılıç'a küfür etti. İstanbul Sıkıyönetim Komutanı. Üstelik bu olaydan sonra Nuri Gündeş terfi alarak Ankara'ya Dış İstihbarat Başkanlığına getirildi. İstanbul'da bu güçlerin birbirinden habersiz adım atamayacaklarını iddia ediyordu. Şükrü Balcı o tarihten sonrada suistimal ve rüşvet olaylarına karışmasına rağmen. Kürtçülük faaliyetlerinin içinde olan. "Fahrettin Aslan'ı. Sorguyu yapanlara karşı. 'en üst kademelerden. uyuşturucu ve silah kaçakçısı Behçet Cantürk'ü sorguya aldık. Nuri Gündeş konusunda Dündar Kılıç'tan bir şey sorulmaması hususundaki (MİT) Müsteşar Burhanettin Bigalı Paşa'nın emirleri iletildi. Kendi kendime. Sıkıyönetim ve Merkez Komutanları ile ne ilişkisi bulunabileceğini sordum. 1984 yılında Dündar Kılıç ilk sorguya alındığında kendinden çok emin ve âdeta birkaç gün sonra serbest kalacağına inanmış bir haldeydi. 'Beni iyi tanıması lazım. Keza aynı şahsın verdiği bilgilerden Kürtçülük ve Ermeni faaliyeti ile ilgili birçok operasyonlar yapıldı. teşkilatın bilgisi haricinde menfaat ilişkileri içinde bulunduğunu öğrendik. Allah demek talimat vermedi' diyerek.duygusu olduğunu anlayamamıştım. Allah. Beşiktaş'daki sarışın sevgilisinin oğluveya kızı ile Fahrettin Aslan'ın yeğeninin evlendirildiği ve böylece yakınlık kurulduğu gibi hususlar da vardı. Behçet Cantürk'ün sorgusunda alınan bilgilerdi. Dündar Kılıç'ın söylediklerini ilettim. Paşalardan size bir talimat verilmedi mi' diye soruyordu. poliste her türlü ahlâksızlıktan fişi bulunan bu şahsın. "Bu hususların ortaya çıkmasıyla birlikte teşkilatın en üst kademelerinde. maalesef başta teşkilatımızdaki ilgililer olmak üzere. ideolojik yönüne gerekli ağırlığı vermedi. yine yanında güzel bir kadınla Merkez Komutanının makamından çıkarken de görmüştüm. hayretini belirtti. "Aradan yıllar geçti. (MİT) Müsteşar Yardımcısı Sedat Semerci'nin adını vererek. Anlattıkları arasında. Bu operasyonları çok daha geniş tutmak mümkün iken. bana karşı menfi bir tutum hissetmeye başladım. İstanbul MİT Daire Başkanı ve Merkez Komutanı'nın bilgisi dahilinde yaptığını be234 lirtiyor. Şükrü Balcı'nın tüm faaliyetlerini. Sedat Semerci Paşaya. KAÇAKÇILIK ÜNİTELERİ KAPATILIYOR "Dündar Kılıç'tan sonra.

"Behçet Cantürk'ün ortaklık yaptığı Selahattin Delidere isimli diğer bir silah ve uyuşturucu kaçakçısının iddia ettiği hususlar ise daha ilginçti. Ben gerek kaçakçılık ünitelerinin kapatılacağını. Bir ceza gibi nitelediğim tayinime tepki gösterdim. elde edilen neticelerden belli idi. Ferhat Kuntay. Cezaevi'ndeki işkenceleri protesto etmek için. birçok kamu görevlisi ile ilgili bilgiler alındı.80'li yıllarda "Karadeniz mafyası" ile "Kürt mafyası" biribirine düşmandı. Neticede ailevi durumum gözönüne alınarak karargâhdaki MİT okuluna tayin ettiler. Diyarbakır 7'inci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'ne gönderildi. 70'li. Diyarbakır'daki görevliler çekinmiş ve bu hususları ifadeye sokmamışlardı. Kaçakçılık ve İstihbarat Ünitele-ri'nin devletin yararına faaliyet gösterdiği. Selahattin Delidere'nin Diyarbakır'da gözaltında olduğu sırada. Eylemleriyle hemen hergün basının gündeminde yer alan bu iki "Medyatik Baba. aylarca önce kaçakçı çevrelerinden gelen haberlerden duymuştum. banta da alınan sorgusunda. Sarı Av-ni'nin Tahsin Şahinkaya'ya yurtdışında villa aldığını.Avni Karadurmuş) ve ortağı Behçet Cantürk'ün en yakın adamlarıydı. resmi bir yazıyla mahkemenin yapıldığı Ankara Sıkıyönetim Komutanlığına yolladım.. Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde de aynı koğuşu paylaştılar. Dilekçeyle ve sözlü olarak müracaat ederek. "Başında bulunduğum." Mamak Askeri Cezaevi'nden sonra. Müsteşar Burhanettin Bigalı'dan tayin gerekçemi sordum. Her iki grupta da önplana çıkan iki isim vardı: Dündar Kılıç ve Behçet Cantürk. Selahattin Delidere.. Bu ihalelerden komisyon aldığı iddia ediliyordu. bilâhare 1988 başında Ankara'daki Merkez Ünite kapatıldı. Sarı Avni ile Behçet'in.235 "Behçet Cantürk'ün sorgusunda da. Tahsin Şahinkaya'yla sık sık telefonda konuştuklarını ve Behçet Cantürk'ün çantayla Tahsin Şahinkaya'ya para götürdüğünü ifade ediyordu. Avrupa'da yaşayan günümüzün en büyük uyuşturucu ve silah kaçakçılarından Sarı Avni (Avni Musullulu. Ben bu bantın bir kopyasını." 236 DİYARBAKIR CEZAEVİ Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi lağvedildi. gerekse benim tayinimin çıkacağını. Mahmut Zengin. Buna rağmen 1985 ortalarında yurtiçindeki üniteler. Şahinkaya Paşa'nın bazı mü-teahitler ile yakın ilişkisinden bahsediliyordu. direnişin sembolleri olarak adlarını yazdıran. Erkan Gürvit de tayinimin durdurulması için Bigalı Paşa'yla konuştu. insanlık tarihine. Bu konudaki en önemli bilgilerden biri de Tahsin Şahinkaya ile ilgiliydi. Eşref Anyık ve Necmi Öner bu eylemlerini Diyarbakır Cezaevi'nin E Blok 33'üncü koğuşunda . Yurtiçi ünitelerinin kapatılmasından bir ay sonra benim Adana'ya tayinim çıktı. eski Emniyet Genel Müdürü Fahri Görgülü ve Tahsin Şahinkaya. Behçet Cantürk ve arkadaşlarının dosyası. 18 Mayıs 1982 tarihinde kendilerini yakarak. Müsteşarlığın bilgisi dahilinde.

Dündar Kılıç'ı ziyaret etmek için Diyarbakır'a gelenler. . Babaları bilmiyor muydu? Hileye dayalı ihbar mektupları ile.. Amerika'ya eroin sevkıyatını İtalyan-lar'ın yaptığı belirlendi. Bu koğuşta şimdi 40 tane"Baba" kalıyordu." Behçet Cantürk duruşmalarının gereksiz şekilde uzatıldığından yakınıyordu. devlet düşmanı olamaz diye. nefretini çeken ASALA ile ilişkisi var dediler. Dündar Kılıç'la düşmanlığı unutmuşlardı. Onları çektiniz mi? Dediniz mi. Birbirlerinden kitap değiştokuşu yapıyorlardı. Bizim Lice'de kaçakçılık olayları olmuştur. Yıllardır süren duruşmalar sonunda. İkisi de günlerini okuyarak geçiriyorlar-dı. Sizin gibi gazetecileri. 237 Bunlar mı Baba? Atilla Aytek. Liceli zenginlerin hepsine kaçakçılık yoluyla servet edinmiş gözüyle bakıyor.. Koğuş kıdemlisi Behçet Cantürk'tü. holding sahipleri var. Ev-ren'in ve Fatih Sultan Mehmet'in ikişer metre boyundaki resimleri vardır. Yeraltı dünyasının iki önemli ismi cezaevinde sıkı dost olmuşlardı. Behçet Cantürk otel yönetimine." Behçet Cantürk ise İtalyanlara kızıyordu: "Polisi suçlamıyorum. Tümünden beraat ettim. Dündar Kılıç. yok ASALA üyesi diye. yok buna suikast yapılacaktı. yok ona suikast yapılacaktı. Bugün Türkiye genelinde Liceli çok zengin var. halkın sevdiği insanları topladılar.. "Biz kendi mıntıkamızda sevilen sayılan kişiyiz. bizi suçlamak için kullandılar. "kesinlikle para almayacaksınız" direktifini vermişti. yargılananların sayısı oldukça azalmıştı. 1987 yılının son duruşmasında da. Bunun için bize siyasi suç yüklediler. Halkın en fazla tepkisini. bu adam vatan haini. yapanlar da cezalarını almışlardır.. Amaçları bu suçları Türkiye'ye yüklemek. Avrupa'ya.. örgütlerle ilişkim olduğunu iddia ettiler. Buradaki 40 kişiden 35'inin ceket alacak parası yok.gerçekleştirmişlerdi.. Polis. Nizamet-tin Bayramoğlu ve Mehmet Yıldız tahliye edilmişlerdi. İtalyanların oyununa geliniyor. Benim yazıhaneme gittiniz mi? Atatürk'ün. Genelkurmay Başkanlığı'ndan özel izinle gelen gazetecilere birlikte demeç veriyorlardı. Cantürkler'in Demir Oteli'nde kalıyorlardı. Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek'i suçluyordu: "Burada 40 Baba'nın olduğunu söylüyorlar.

Peki. nasıl tahliye oluyordu? Bunun birinci nedeni. Abdülcebbar Doğru. 238 Ancak bu sayı kısa bir süre sonra 13'e çıkacaktı.1987 yılı da geride kalırken. Aynı iddialar ile mahkeme karşısına çıkan Paul Waridel'e işkence yapılmamıştı. ortada kanıt adına hiç bir şey kalmıyordu. Rıza Zingil. Rıza Tekin.. Ahmet Arıkboğan. Tekin Kaymaz tahliye edildiler. Behçet Cantürk davasında mahkemeye sunulan deliller yetersizdi. Mehmet Han Özer. İsviçre Hükümeti'nin. Selahattin Delidere. 239 MİT RAPORU'NA YANIT . olayın üzerine çok fazla gidilmemesi için polis ve savcıları uyarmasına rağmen. "Behçet Cantürk Davası" sanıklarından. Behçet Cantürk'ün tahliye edilmesinin ikinci bir nedenini de. Nizamettin Cantürk. Jean. Azet Cantürk de tahliye edilenler arasındaydı. İzzettin Zingil. Korkmaz Göldağı. Tekin Kaymaz. başta Abuzer Uğurlu ve Hüseyin Çil olmak üzere yeraltı dünyasının ünlüleri teker teker tahliye ediliyordu. Ahmet Arıkboğan. Behçet Cantürk. 9 Mayıs 1988. yasayı para kesesinde taşır!. Tekin Kaymaz.. İsviçre Mahkemesi Paul Waridel'i 13 yıl hapse mahkûm etmişti. Rıza Tekin. Sanık. Korkmaz Göldağı. sonunda Diyarbakır'da yakalanmış ve kardeşlerinin yanına gönderilmişti. 1988 yılına umutlu girdi. işkencelerde alınan sanık ifadeleridir.. Mehmet Han Özer. Selahattin Delidere.. mahkemede bu ifadeleri reddedince. İzzettin Zingil ve Abdülcebbar Doğru. Nizamettin Cantürk. Yıllardır aranan Behçet Cantürk'ün ağabeyi Azet. İnfaz Yasası sonucu. Tek delil. Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde sadece 12 kişi kalmıştı: Behçet Cantürk.Jacques Rousseau'nun şu sözü açıklıyor: Zengin. Diyarbakır Askeri Mahkemesi kararını açıkladı: Behçet Cantürk.. Behçet Cantürk. Mehmet Gözen. Türkiye'de polis ve savcılık sorgusunun çok ilkel olmasıdır. Mehmet Gözen.

MİT Raporu açıklandığı günden beri kamuoyunun günde minde kalmıştır. Behçet Cantürk'ün kalbini yeniden kazanmıştı. Eşi Akile Dilek Alev ile ilişkileri düzelmişti. Türkiye'ye iade edilmesini önlemek için. Öte yandan Behçet Cantürk basından sürekli kaçıyordu. yakınlarının sevinç gösterileri arasında Diyarbakır Cezaevi'nden. Hollanda'ya sahte pasaport ile girerken yakalanmıştı.Behçet Cantürk. Bu bence demokrasinin de bir gereğidir. Diyarbakır'da fazla kalmadı.. . Birçok suçla suçlanıyorsunuz. geçmiş olsun dileklerini kabul etti. İstanbul'a gitti. özgürlüğe ilk adımı attı.. Ancak fazla karşı koyamadı. Hakkımda raporda veya rapor dışında ileri sürülen suçlamalar doğru değildir. Sevinci kısa sürdü: 17 Ağustos 1988 tarihinde aldığı bir haber. "Çok korkmuştum. Kamuoyu bu konuda aydınlatılmalıdır. Abdullah Cantürk'ün. Behçet Cantürk'ü çok endişelendirdi. mahkemenin kararından sonra hemen tahliye edilmedi. Behçet Cantürk'ü rahatlattı. 23 Ağustos 1988 tarihinde "eksik soruşturma" nedeniyle beraat etti. iki gün önce Amsterdam Schipol Havaalanı'nda. Nihayet 4 yıl 20 gün sonra. Ankara'dan gelmesi için tam 11 gün beklemesi gerekti..Sayın Behçet Cantürk. Bunlar ba . Kürdistan İşçi Partisi. Amcaoğlu Abdullah Cantürk. o nedenle polislerin bana söylediklerini mahkemede tekrarladım" diyerek. Birkaç gün. İlk demecini 4 Eylül 1988 tarihinde Nokta dergisine verdi: 240 . Bu arada eşi Hidayet ile hasret giderdi. 21 Mayıs 1988 tarihinde. İlk duruşmasında sürpriz ifadeler veren Akile Dilek Alev daha sonraki duruşmalarda. MİT Raporu'nda sizin de adınız ge çiyor. Sevincin ürünü bir yıl sonra ortaya çıkacak ve Behçet Cantürk dördüncü kızına Heval adını koyacaktı!. DDKD üyesi olduğunu belirtip Hollanda'dan sığınma hakkı istemesi. Dosyasında eksik bulunan evrakın.

. benim tarafımdan değil. iddia sahibi de devletin bir birimidir. Mesele u kadar basittir. daha önce de söylediğim gibi birimler arasındaki çelişkidendir.Uzun zaman içeride kaldınız ve birçok şeyle suçlandınız.Raporda buna benzer 50 tane şey vardır. Kendisi ile ilişkim de. Bu konudaki iddia. Mesele. . emir aldığı birimin başındaki kişiyi uçlamamı istemiştir. O halde sorun onların ara sındadır ve bizler bu hesaplaşmada kullanılmak istenmişizdir.Sayın Şahinkaya'yı sokaktaki insan nasıl tanıyorsa ben de öyle tanıyorum. ben de öyle tanıyorum. İstanbul'da sorgulandığım zaman Ankara'yı suçlamamı. Ankara'da sorgulandığımda İstanbul'u suçlamamı.Raporda sizin Tahsin Şahinkaya ile yakın ilişkiler içinde olduğunuz ileri sürülüyor. . Ünal Erkan'ı İstanbullu bir vatandaş nasıl tanıyorsa. tanışıklığım da yoktur. hattâ daha da ileri giderek aynı birimin bir I alt görevlisi. bağlı olduğu. Özellikle şunu belirtmek istiyorum. suçlananlar da devletin bir birimidir.Aynı şekilde şimdi Edirne Valisi olan İstanbul eski Emni yet Müdürü Ünal Erkan'a ev aldığınız da raporda yer alıyordu. . Bu duruma şaşmamak elde değil. Şayet bu soruşturma sırasında ifademe başvururlarsa söyleye ceklerim bunlar olacaktır. Kendisine ev almam tamamen yalandır. MİT'te sorgulandığım zaman polisi. Dikkat ederseniz. . .na zorla kabul ettirilmek istenmiştir. İddiaların devletin güven lik birimleri arasındaki sürtüşmeden kaynaklandığı düşüncesin deyim. İfadelerimde de öyle birşey yoktur. düşmanım olan ve de bana suç yüklemesi için özellikle seçilip kullanılmış bir başka kişi tarafından ortaya atılmıştır.

Nihat Akgün. Kürşat Yılmaz gibi Ülkücü Mafyaya kalmıştı. çift silah taşıyan. assolistlerle flört eden. Kemal Horzum. Hasbi Menteşoğlu. cahil ama terbiyeli kabadayılar artık tarihe karışmıştı. İdris Özbir kuşağı. kahvesi veya kumarhanesi olan. Ertan Sert gibi hayali ihracatçılarla. Siyah ceketinin içinde beyaz ipek gömleği.Şimdi ise bu davalardan beraat etmiş biri olarak yaşamınızı sürdürüyorsunuz.. Abuzer Uğurlu gibi yeraltı dünyasının önde gelen isimlerinin cezaevine girmesiyle. Nurettin Güven.. Behçet Cantürk. sert bakışlı.. "boşluğu .Ben şu anda tüm bunları unutmuş.. "Ülkücü Mafya değneksiz köy bulmuş dolaşıp duruyor" diye tepkisini gösteriyordu. Mehmet Saruhan. Yeni "mafya babalarından" Elazığlı Necdet Ulucan da Behçet Cantürk'e dostluğunu bildirenler arasındaydı. hakkında açılan 4 idam davasından beraat etmiş biriyim. Meydan. Ali Yasak. Mustafa Süzer. Feridun Öncel. Özal dönemi. DEĞİŞİM YILLARI Dört yılda Türkiye'de çok şey değişmişti. Nurettin Güven gibi "Doğulular" kendilerini Behçet Cantürk'e yakın hissediyorlardı. kendi yeraltı dünyasını yaratmıştı!.(21) Aslında "Ülkücü Mafya" 80'li yılların ikinci yansından sonra. uğradığı iftiralardan kurtulmuş. siyah ayakkabısı.. Turan Çevik.. İstanbul'a geldiğini öğrenince hemen yanına gidip geçmiş olsun dileklerini bildirdiler. Kürt İdris (Özbir). Dündar Kılıç. 242 . Kendimi hayata yeni atılmış. Behçet Cantürk. Dündar Kılıç. tüm olanları nasıl değerlendiriyorsunuz? . altın yüzüğü ve elindeki teşbihi ile salına salına yürüyen ancak hiç yalnız dolaşmayan. omuzlarında asılı duran paltosu. 20 yaşında genç bir işadamı gibi hissediyorum." Ülkücü Mafya"dan hiç hoşlanmıyorlardı. Turan Çevik. Alaattin Çakıcı. gazinolarda eğlenen.

. Zaten eski iş bağlantıları darmadağın olmuştu. bir süre sessiz kalmayı düşündü. Cezaevine girmeden önce. Arkadaş olduğu gazetecileri gösterişli lokantalarda ağırladı. 4 Ekim 1992 tarihli sayısında "PKK Babalar-la ortak" haberinde yine Behçet Cantürk'ün "eski dosyasını" yazmıştı. Basın dünyasından arkadaş edinmeye çalıştı. 'Babalarla sarmaş dolaş bir bakan" haberine neden oldu. arkasından 2 milyar 200 milyon liralık kredi aldı. ertesi günü gazetelerde. Cantürk'le ilk akşam yemeğimiz beş kişilik. Samimi olduğu gazeteciler de onu. 243 Nokta dergisi. Uygun mekân olarak ev yemeğine karar veriyoruz. Turizm Bakanlığı'ndan. ne yapsa haber olacaktı. Behçet Cantürk'ü evine yemeğe davet eden bir gazeteci o akşamı şöyle anlatıyordu:(23) "Sohbetin biraz özel olması dileğindeyiz. Oteli. Alacaklarına karşılık.2" koydu. Önce Cantürk'ün . Üstelik takip ediliyordu. İddia aynıydı. İbrahim Tatlıses'in menajeri Hasan Bora'nın Bodrum Belek'teki oteline el koydu. üç yıldızdan beş yıldıza çıkarttı. Belek'teki otelin adını da. Tatillerini ailesi ile birlikte Bodrum'daki bu otelinde geçirmeye başladı. Dönemin İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu ile Diyarbakırlılar gecesinde karşılaşıp toka yapması. KİK/DDKD yerini PKK'ye bırakmıştı! Anladı.doldurması" için devlet desteğiyle ortaya çıkartılmıştı.(22) Polis ve basın eski defterleri açmaktan usanmıyordu. Bu konuda en büyük desteği yine bir başka "Doğulu" dan aldı: Turizm Bakam İlhan Aküzüm. Gazetecilerden kaçarak bu-nun önüne geçemeyecekti. CHP'li Mahmut Uyanık gibi arkadaşlarının yeniden seçilebilmeleri için elinden gelen maddi ve manevi yardımı yaptı. ev yemeğine davet ettiler. Kendisine bulaşılmadığı sürece kimseyle ilgilenmeyecekti. "Demir Otel. İşin püf noktasını anlamıştı. Diyarbakır milletvekilleri Abdulkadir Aksu ve Nurettin Dilek ile yakın ilişkiler kurdu. kendi hayatımızdan tanık olmadığımız bir serüvenle başlıyor. Gazetecilerle iyi geçinmek gerekiyordu. Sadece örgüt ismi değişmişti. "Yemek. Bilinen iş ilişkilerini askıya almaya karar verdi. Demir Oteli için önce 3 milyar lira. O da öyle yaptı.. İstanbul'da "Doğulular"ın lideri olarak tanınan Behçet Cantürk. Onlarla ilişkileri geliştirmek için kolları sıvadı. Türk siyasi yaşamına yeni politikacılar katılmıştı.

Nazan Şoray. parfümü Davidoff. Biz heyecanla. Eve girdikten sonra da köşe başlarında bekleyen adamlarına. Basında yazılmış. Kabadayılıkla gerçek babalık arasındaki farkı anlatıyor. o da derhal aynı tavrı gösteriyor. Önemli ortaklıklarından. Diğer konuklar ikinci kadehi almayınca. Hiçbir demeci çıkmıyor. Fotoğraflardaki cezaevi ifadelerini beğenmiyor. purosu Davidoff. aslında kendileri polise bağlı ve bu bağlılığın sürmesi için enteresan tavizlerle ayakta duruyorlar. bu Kürt kimliği radikal bir milliyetçiliğe doğru kayıyor.adamları sokağı kolaçan ediyorlar. ayakkabıdan kravatına kadar Fransız malı.. Ancak 'Doğulu' bir geleneğe uygun bir biçimde çayımızı. Polisi bağlamış gibi imaj sunanların hepsi. çizilmiş ama kendi ağzından ilk kez duyuyoruz. Behçet Cantürk'ten koruma anlamında destek istiyor. kabadayı. Ancak "Behçet Cantürk" adını dünya basını hiç unutmuyordu. "İspanya'da Mafya'nın On Yılı. valizde ne kadar uyuşturucu olduğunu anlamaya çalışırken. Heyecanlanıyoruz. Estetiğe müthiş düşkün. valizi açıyor. "Magazin dünyasına düşkün olduğu yazılıyor. Sigarası Davidoff. magazin dünyası ona düşkün.. Beş rengini birden alıyor. Çok zeki bir Kürt var. Ama hergün birkaç gazeteci onunla röportaj yapmak için randevu istiyor. basında çıkan Mamak Cezaevi fotoğraflarından. "Baba" değil." Bu kez Behçet Cantürk'ün bürosundalar: "Basında çıkan bazı haberlerle ilgili sorularımız olacaktı. O artık yeni bir imaj kurmak istiyor. Bülent Ersoy can yoldaşı. Yemeğe oturuyoruz. Nefret ediyor." Türkiye'deki basınla ilişkileri düzeltti. O günlerde adı hayli öne çıkmış bir işadamından söz ediyor. Hepsi Pierre Cardin imzalı. Giydiği her şey. İçinden yirminin üstünde süet mont çıkıyor. Tersine. Biliyorum yanıtlamayacak. "Gazetecilerle hiçbir şekilde konuşmuyor. Babalar dünya244 sını konuşuyoruz. Ona göre basının yazıp çizdiği isimlerin çoğu. Kitapta.. bizi hayretlere düşüren çok özel ilişkileri anlatıyor. Sade bir model öneriyoruz. Cantürk. Sohbetin koyulaştığı bölümlerde. kahvemizi ikram ediyor. Sarı Avni ve ekibine geniş bir yer ayrılmıştı. balkondan her şeyin yolunda olduğu sinyali veriliyor. İspanyol gazeteciler Jordi Borgas ve Eduardo Martin'in yazdığı 600 sayfalık. Bize soruyor: 'Hangi modeli alayım?' Giyip giyip çıkarıyor. .. Turan Çevik'ten ayrıldıktan sonra. bir generalle birlikte aldıkları villadan bahsediyor. Bu arada bir valiz geliyor odasına. Cantürk daha sonra geliyor. dönemin en pahalı Mercedesi ile. Davidoff takıntısı var. "Sohbet gecenin üçünü buluyor. bir süre adını unutturdu. "Karşımızda kendi deyimi ile bir kabadayı yok.Cosa Nos-tra" adlı kitabın 15 bölümü Türk mafyasına ayrılmıştı.

Karadeniz Ereğli Sulh Ceza Mahkemesi'nde açıldı. Ferit Melen Hükümeti 78/6270 sayılı bir kararname çıkarıyor: "Her türlü mobilya ihracatı için yüzde 25 oranında vergi iadesi verilecektir. Abdullah Cantürk'ün gönderdiği uyuşturucuyu Avrupa'da pazarladı. 31 Aralık 1991 tarihli raporunda.Behçet Cantürk ilişkisi konu ediliyordu (24) İtalyan Maliye Bakanlığı.245 Sarı Avni'nin ilişkilerini anlatan bir kitap da İsviçre'de ya-zıldı. dönemin Başbakanı Süleyman Demirel'in kardeşi Hacı Ali Demirel'in oğlu olduğu için "yeğen" olarak tanıyor. 24 yaşındayken ruhsatsız silah taşımak ve adam yaralamaktan açıldı. yine mobilya takımı yükleniyor. hazırladığı üç bin sayfalık raporla. 25 yaşındaki genç ihracaatçı Yahya Demirel'e.Enis Karaduman ikilisi de bir grup oluşturmuşlardı." 1974 yılının Şubat ayında. Behçet Cantürk. "İsviçre Daha Beyaz Yıkar" adlı kitabında.5 milyon lira vergi iadesi verildi. 20. Herkes onu. MİT adına ajanlık yaptığı-nı söylüyordu. Türk mafyasının İsviçre günlerini anlatıyordu. 11 kez gözaltına alındı.. Vatan Konserveleri'nin sahibi Mahmut Karaduman'ın oğlu.. 1976 yılının Şubat ayında. Tarih 12 Nisan 1973. suntaydı! 246 Hayali ihracaat davası. Fransız "L'Express" dergisi gibi Avrupa'nın birçok yayın or-ganında Sarı Avni. Zonguldak'ın Ereğli limanına Uğur adlı bir gemi yanaşıyor. Bu tür takımların buluştukları yer İsviçre'ydi. Yahya Demirel İsviçre'ye kaçtı. ülkelerine giren uyuşturucunun en önemli kaynağı olarak Avni Musullulu ve Behçet Cantürk'ü gösteriyordu(25) Behçet Cantürk ise artık Sarı Avni'yi unutmak istiyordu. Temmuz ve Kasım aylarında da limana gelen gemiye. Daha sonra Mayıs.. Mahkeme tutuklama karan çıkardı. Sa-rı Avni'nin estetik ameliyat yaptırıp. Adı Enis Karaduman. İtalya polis teşkilatı. Jean Ziegler adlı yazar. Abdullah Cantürk. İlk dosyası 21 Ağustos 1974 yılında. bu kez Cantürk ailesinin PKK adına uyuşturucu madde kaçakçılığı yaptığını açıklıyordu. Gemiye 185 adet yatak odası takımı yükleniyor. YAHYA DEMİREL Adı Yahya Demirel. Ancak "küçük bir kusur" vardı: Beyannamelerde "ceviz kaplama" olarak belirtilen mobilyalar.. .Avni Mu-sullulu ekibi gibi.

" bankasını kurdular. Yahya Demirel ve Behçet Cantürk iyi bir ekip oluş-turmuşlardı! Behçet Cantürk. Türkiye'ye getirilen dünyaca ünlü pop yıldızı Michael Jackson'ın sponsorluğunu. Behçet Cantürk ve Hasan Bora ortak olmaya karar verdiler. Bu arada Enis Karaduman. Yahya Demirel. Edip Özaltın (Özbank). Muzaffer Atılgan (Eurobank). Behçet Cantürk. Yahya Demirel'in annesi. Ahmet Özal (Lapis şirketi aracılığıyla TYT Bank). Enis Karaduman'ın Türkiye'deki eşi Nevval Karaduman. ne de "tuhaf fotoğraflar" basına yansımıştı. Mustafa Süzer (Atlas Bank). Ltd. Birlikte çok eğlendiler. kocasının kefalet ücreti olan 300 bin frankı toplayıp. DEP milletvekili Sedat Yurtdaş'a. Ahmet Sarı aracılığıyla. Enis Karaduman. 10 milyar sermayeli. İddiaya göre.2 ilişkilerinden dolayı Behçet Cantürk'ün kendisine küstüğünü biliyordu. yeraltı dünyasının ünlü isimlerini İsviçre günlerinde tanıdı. Mete Has ve Selahattin Tanrıverdi'den. 1990'lı yıllarda KKTC'de. banka işlerinden anlamı-yordu.Textile Bank). İsviçre'ye gönderdi.Yahya Demi-rel. Kıbrıs'ta. Şeref Has. Abdullah Okumuş (Everest Bank). Enis Karaduman serbest bırakıldı. Ltd aracılığıyla.Behçet Cantürk dostluğu İsviçre'de başlamıştı. Bülent Şemiler (Akdeniz Garanti . Ne öldürme. "Yeğen Yahya" nın uygunsuz fotoğraflarını çekip Hacı Ali Demirel'e göndermiş ve tehdit etmişti: "Ya paramı gönderirsiniz. Şefika Demirel adına KKTC'de. Yakın arkadaşı Yahya Demirel'e fikir danıştı.yaralama olmuş." Araya Behçet Cantürk gibi sayılan isimler girince iş tatlıya bağlanmıştı. Uzanlar. Sadece banka kurmakla kalma-dılar. "yerden mantar çıkar" gibi arka arkaya bankalar kuruluyordu: Atilla Uras (Middle East Union Bank). Bodrum Demir Oteli.Rumeli Bankası şubesini açmışlardı. Gönlünü al-mak için Kıbrıs'ta "kelepir" fiyata bir banka bulduğunu. Kemal ve Cem Uzan da İmar Bank. İsmet Alver (The Euro. "Cyprus United Trade and Investment Bank. Bir de kumarhane açtılar. Ancak Yahya Demirel. Ancak araya dört yıllık cezaevi engeli girince görüşeme-mişlerdi. ortak ol-mak istediğini söyledi. ya da fotoğrafları basına veririm. 247 Hasan Bora. Uzanlarla birlikte üstlendiğini" söylüyordu. Yavuz Demir. aldığı 720 bin doları geri veremeyince Enis Karaduman tarafından kaçırıldı. Cyprus United Trade and Investment Bank. Ticari işler de yaptılar.Yahya Demirel. İsviçre Cenevre'de "adam alıkoymak" iddiasıyla gözaltına alındı. Behçet Cantürk'ün özgürlüğe kavuşması ile iki eski dost yeniden biraraya geldiler. Şehmuz Tatlıcı.

5 TON MAL Behçet Cantürk. uyuşturucu piyasasının önemli isimlerinden Hüseyin Baybaşin açıklıyor(26) "Behçet Cantürk ne iş yapıyor ise Yahya Demirel ile ortaktı. Behçet Cantürk'ün yaptığı tüm gayrimeşru işlerden Demireller'in haberi vardır. Oradaki hesaplar. Binnaz Avcı. Ünlü iki emniyet görevlisinin elbise giderlerini karşılıyordu.Bankası). "Yahya Demirel'in Kıbrıs'taki bankasında hesap açtırayım diye Behçet Cantürk'ü aracı yaptılar. uyuşturucu trafiğinden elde edilmiştir. muhatap olmadım. Yahya Demirel. Behçet Cantürk. kişiliğinden yararlanıyordu. Bazı emniyet mensubu çocuklarının okul taksitlerini ödüyordu. küçük KKTC için çok fazla değil miydi? Niçin kuruluyordu? Tüm bu soruların yanıtını. Behçet Cantürk'e politikacılar güvenirdi. 249 . Behçet Cantürk ile yakınlık kurdu. yeraltı dünyası ile ilişkilerini sürdürebilmek için Behçet Cantürk'ü kullanıyordu. Benzer birçok olaya maruz kalınca. 1989 yılından itibaren eski ilişkilerini yeniden kurmaya başladı.." 5. Çok politikacı dostu vardı. O bankadaki hesaplar. en gösterişli evlere taşındılar. Enis Karaduman kendisine zorla. Behçet Cantürk Türkiye'nin en büyük kredi kullanma imkânına sahipti. 248 "Yahya Demirel haftanın belli günlerini Behçet Cantürk'ün Mecidiyeköy'deki yazıhanesinde geçiriyordu. Lice'nin ünlü Baybaşin ailesinden. Kendisine yeni bir de sevgili bulmuştu: Bir dönem Yeşil-çam'ın "vamp kadını" Suzan Avcı'nın kızı. kara paraları aklama hesabıdır. Üst düzeyde bir emniyet görevlisinin çocuğuna özel arabasını tahsis ediyordu. Daha sonra ısrar ettiler. Yani Cantürk'ün saygınlığından. yüksek miktarda senet imzalattı ve parayı aldı. "İsviçre'de iken.. Hepsi de en zengin semtlere. herşeyi kendine doğru çekmeye çalıştığından. Artık İstanbullu olmuşlardı: Başta Behçet Cantürk'ün eşi Hidayet Kaşan ve ablası İkram Fidanay olmak üzere birçok Cantürk İstanbul'a taşındı. Peki bu bankalar. eşleri Hidayet Kaşan ile Akile Dilek Alev'e karşılıklı iki daire aldı.

Avrupa'dan banka satın alınıyor veya Kıbrıs gibi küçük ülkelerde "kıyı bankacılığı" kuruluyordu. fıstığın içini 250 ağzına. Kalaycı Mehmet dayanamamış. aralarında sert tartışmalar çıktı.5 ton "ham malı" İstanbul'a getirdi. Bugünkü değeri 5 milyon dolar olarak ölçülen benzin istasyonu çok komplikeydi: Süpermarketten. Zeynel Ağa. Behçet Cantürk'ün ikinci bürosu. Yine iyi para kazanmaya başlamıştı. Hepsini "iç pazara" sattı. yakın dostu bir fıkra ile açıklamaya çalıştı: "Birgün Diyarbakır'da Zeynel Ağa ile Kalaycı Mehmet. kabuklarını da öteki cebine 'çaktırmadan' atıyormuş. Nizamettin Cantürk. Söylenenlere göre. kabuklarını ayıkladıktan sonra. İran'dan getirdiği "ham malı" ona veriyordu. bankalara yatırılmıyordu. "piyasanın çömezlerine" kazık atıyordu! Yıllar önce inşaat yaparken kardeşleri tarafından "bencillikle" suçlandığı gibi yine aynı ithamlarla karşılaşıyordu. İstanbul'a gel-mek istediğini her söylediğinde. eskisi gibi yakınlarının adına hesap açtırılarak. kahvede çay içip sohbet ediyorlarmış. Olmazsa döviz büroları açılıyor ya da borsada oynu-yorlardı!»?) . Bağdat Caddesi üzerindeki "Yıldırım Mobil Petrol"ü Diyar-bakırlı Kemal Yıldırım'dan kiraladı. "Kardeşimden bile daha yakınım" dediği Mehmet Han Kozat'ın vefatına günlerce üzülmüştü.. Oğlu gibi sevdiği Kozat'ın oğluna. şu cebine doldurduğun fıstıktan üç tane de bana ver.. sen de rahat et. Yeğeninin kocası aracılığıyla 5. ben de' demiş!" Fıkra bitince. fıstığı ağzına. ağabeyi Nizamettin Cantürk'ün İstanbul'a mesine hep karşı çıktı. kahkahayı basıyordu. ayıklıyor. kabuklarını da yine büyük bir gizlilik içinde öteki cebine koyuyormuş. Doğrusu Behçet Cantürk herkese iyilik yapan biri değildi. mesajı anlayan Behçet Cantürk. Kalaycı Mehmet'e çaktırmadan.. benzin istasyonunun ikinci katındaydı. Konuşurlarken. Paralar. Neden bu tür ithamlara maruz kaldığını Behçet Cantürk'e. Behçet Cantürk 1990'ın başında "start" verdi. Zeynel Ağa bir cebinden fıstığı çıkarıyor.Behçet Cantürk. "Piyasaya yeni düşen biri" Behçet Cantürk'ün adını bilip. otoparka kadar birçok ünite vardı. Artık ABD'den. 'Zeynel Ağam. cebinden bir Gaziantep fıstığı çıkarıp. Mehmet Han Kozat'ın ani ölümü Behçet Cantürk'ü çok sarsmıştı. Günlerinin büyük bir bölümünü burada geçiriyordu.. benzin istasyonundaki otoparkın sorumluluğunu verdi. Bu böyle on dakika sürmüş.

(28) TÜRK MAFYASI ÖNE ÇIKARILIYOR 1992 sonu ve 1993 başında yapılan operasyonlar yeraltı dün-ısını çok şaşırttı: Önce. Behçet Cantürk tıpkı 70'li yıllarda olduğu gibi. ev sahibi olarak gelen misafirleri ağırladı. piyasanın yeni koşullarına tam ayak uyduramamıştı. l ton 387 kilo bazmorfinle Sarp Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yaparken yakalandı. Maksim Gazino-su'nda "Ülkücü Baba" Alaattin Çakıcı'yı azarlıyordu. Yeğeni Abdullah Cantürk'ün ayağına silah sıktıran. Yeraltı dünyasında güçlü gözükmek en önemli silahtı. Mürettebat kurtarıldı. 30 Aralık 1992 tarihinde.. Sonra. . 90'lı yıllarda da. 30 Mayıs 1992 tarihinde. O yine. Diyarbakır Kervansaray'ın sahibi Mehmet İpek'ten intikamını bir akrabasını vurdurarak alıyordu.. kendi bildiği "tefecilik" işine devam ediyordu. Ancak borç verilen paranın geri dönmeme riski fazlaydı. Yusuf Demirelli ve Mehmet Şahin adlı şoförler şu güzergâhı kullanmışlardı: Giderken.. şirketinin beş ortağından biri oldu.Behçet Cantürk. Behçet Cantürk eski "havasını" bulmuştu. 251 Çok ince politikalar yürütecek bir zekâya sahipti.. Zaten bunu bilen bazı çevreler "Ülkücü Çek Senet Mafyası" aracılığıyla paralarını geri alabiliyorlardı. Gaziantep'den makarna götürüp dönüşte Afganistan'dan aldıkları.Azerbaycan. 15 Aralık 1992 tarihinde. Gürcistan.. "arkamda örgüt var" mesajını İstanbul'a yaymaya başladı. Özgür Gündem'in Pera Palas'taki kuruluş kokteylinde. 34 T 0264 ve 34 FN 042 plakalı TIR'lar.Türkmenis-tanÖzbekistan.1 ton bazmorfin Akdeniz'in dibini boyladı. Üstelik ufak bir kıvılcım aralarında büyük bir çatışmaya neden olabilirdi.Afganistan. Yine mensubu bulunduğu dünyanın "bir numarası" olmayı hedefliyordu..Kazakistan. yayın hayatına başladığı günden itibaren "PKK'nin yayın organı" ithamlarıyla karşılaşan Özgür Gündem gazetesini çıkaran Ülkem Basın ve Yayıncılık Sanayi Ticaret Ltd. Ancak 3... Birbirlerine düşmandılar. Derya Ayanoğlu'na ait Onur Turizm Denizcilik şirketine bağlı Kısmetim l gemisi. Kazakistan'a. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk'ün "yeni yetme" bu çetelerle çalışması düşünülemezdi. Güney Kıbrıs'ın 55 mil açıklarında battı. SEKA'dan kâğıt alına-bilmesi için yazlığını ipotek ettirdi.

Hint Okyanusu. İki gemi de bazmorfinleri.. Altın Hilal'in diğer iki ülkesi.3 ton uyuşturucu ele geçirilmiyordu. Akdeniz'de yakalanıyor ve Marmaris'te Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na ait Ak-saz limanına çekiliyordu. 'Mehmet Eymür ve Hiram Abas'ın adamı' olduğu belirtiliyor. sen boş adam değilsin diye. daha sonra ise kamyonlarla taşınan uyuşturucu artık TIR'larla. Pakistan'ın Karaçi Limanı'ndan almıştı. Afganistan ve Pakistan'la da "alışverişe" başlamıştı. demir aldığı Pakistan'ın Karaçi limanından itibaren uydu kanalı ile takip edilip. Afganistan. 'Osman Ayanoğlu'nu 253 öldüren ülkücü baba Kürşat Yılmaz'a. TIR'lardaki ve gemilerdeki mallar kime aitti? Dönemin Başbakanı Süleyman Demire şu açıklamayı yapıyordu: "Yakalanan uyuşturucuların.Türkmenistan. Kürşat Yılmaz. Katırlarla.Azerbaycan. Yeni uyuşturucu güzergâhı da ortaya çıkarılıyordu: Türki Cum-huriyetler! 252 11 Ocak 1993 tarihinde ise. Süveyş kanalı güzergâhını takip ederek Akdeniz'e girmişti. Lucky S adlı gemi.. Burada yapılan aramada. Gemi sadece Türkiye'ye geliyor değil. Türkiye'deki terörün finansmanı ile irtibatı vardır. Devlet Bakanı Ca-vit Çağlar. Bu arada. Peki gemiler nereye gidiyordu? Neden mal boşaltılırken operasyon yapılmamıştı? Bu sorular yanıt bulamadı. arma-tör ." 2000'e Doğru dergisi ise 17 Ocak 1993 tarihinde. bir süre önce öldürülen babası Osman Ayanoğlu'nun. Bu iki TIR'da sadece 1.Gürcis-tan. AzerbaycanTürkmenistan yolu Hazar Denizi üzerinden feribotla geçilmişti. Ancak bir konu daha aydınlığa kavuşmuştu: Türkiye mafyası. Türkiye'deki terörle de irtibatı vardır. Biri Akdeniz'de battı.. diğeri Akdeniz'de yakalandı. Bunlar önümüzdeki günlerde açıklığa kavuşacaktır. 'Sık sık biraraya gelirlerdi' diyen eski bir MİT görevlisi. İranlı aracıları ortadan çıkararak. geminin zu-lalarına saklanmış 15 ton bazmorfin bulunuyordu. gemilerle sev-kediliyordu. operasyonun Başbakan Süleyman Demirel. sonra küçük motorlu araçlarla. Gayrette-pe'de dansöz elbisesi giydirip oynattılar. öldürdüğün adam Meh-met Eymür'ün adamı.Dönüşte. İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu ve İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir'in bilgisi dahilinde yapıldığını iddia ediyordu: "Kısmetim l gemisinin sahibi Derya Ayanoğlu'nun. Şevket Çubuk'a ait Panama bandıralı. "Demirel.. MİT Raporu'nun intikamını aldı" başlığı ile verdiği haberde.

adının yazılmaması koşuluyla." Behçet Cantürk. adli sicili bozuk bazı şahıslarla yemek yediği iddia edilmektedir." Behçet Cantürk. Biz hem kaba güç. dışarıya çıkarmanın cezası ise idamdı. Eskiden malın içeride yakalanmasının cezası 12 yıl. Kısmetim l gemisi mürettebat tarafından değil." Behçet Cantürk açıklamalarını şöyle sürdürüyor: "Dikkat edin. Ruhsatını MİT Müsteşarı aracılığıyla almıştı. Özal malı dışarıya çıkarmayı teşvik etti. Yeşil pasaportu vardı. Emniyet Müdürlerinin. kimse tek başına girmez. ANAP İstanbul milletvekili Halit Dumankaya. Operasyon aslında Turgut Özal'ı hedef alıyor. karanlık dünyanın adamı olarak suçlayarak zayıflatmaya çalışıyorlar. Gerek Daş. hangi yöreden olduğu önemliydi. Malın sa-hibi bunlar değildir. Yakında metropollerde de büyük operasyonlar olacak. Kürt Abdulkadir Aksu ile rahatlıkla tokalaşabili-yordu. aslen Rizeli. gerekse Ayanoğlu ailesi taşıyıcıdır. Toplantı basma yansıyınca. sahibi bulunduğu İstanbul Mavi Marmara Et Lokantası'nda İçişleri Bakanı İsmet Sezgin ile bazı "Babaları" yanyana getirmişti. Öldüğünde üzerinde bulunan tabanca MİT tarafından verilmişti. konuyla ilgi-li olarak 2000'e Doğru'ya şu açıklamayı yapıyordu: "Operasyonun başından sonuna kadar MİT işin içindeydi. İçişleri Bakanı olmasını doğru bulu-yormusunuz? Sayın Sezgin'in İçişleri Bakanı olmasını size kim tavsiye etti?" Başbakan Demirel bu soruları yanıtlamadı. Kürt işadamları hedef almıyor. basında suçlu gösterilenler hep Kürtler. Başbakan'a bu tür soruların sorulamayacağına karar vermişti. Bizi normal yoldan değil. Sayın Sezgin bu lokantada kimlerle buluşmuş ve yemek yemiştir? Bu gibi kişilerle yemek yiyen bir DYP mensubunun. geminin içindeki mal alındıktan sonra muhripler tarafından batırıldığı şeklinde. burada çoğunluğunu Gaziantepliler'in oluşturduğu "Babalara" hitaben yaptığı konuşmada. Osman Ayanoğlu da MİT'çi. Behçet Cantürk. hem de sermaye olarak onlarla boy ölçüşecek durumdayız. dışarı çıkarmaya 12 yıl hapis cezası hükmünü getirdi. Geminin (Kısmetim 1) telsizcisi MİT'çi.Kayhan Güvelioğlu'nu da aynı gerekçe ile öldürdü' diyor. Bize gelen bilgilere göre. Başbakan Süleyman Demirel'in yanıtlaması için meclise yazılı soru önergesi veriyordu: "İçişleri Bakanı İsmet Sezgin'in İstanbul'da Mavi Marmara Et Lokanta-sı'nda bulunan özel köşkte. Gaziantepli Yafes Öztürk. Ancak istihbarat birimleriyle ilişkili ise girer. topla batırıldı. İçeride yakalatmaya 24 yıl. Çünkü TBMM Kanunlar Müdürlüğü. Yine öldürülen Şehmuz Daş da MİT'in adamıydı. Valilerin ve İçişleri Bakanlarının "hangi etnik" yapıdan". . "Kilis Mafyası"nın tekrar önünün açılmak istendiğine dikkat çekiyordu. "PKK'ye değil devlete yardım edin" demişti. Bu zayıflatma operasyonunu Cavit Çağlar yürütüyor. Eğer mal bir tonu aşıyorsa kesinlikte çok ortaklıdır. Bu kadar büyük finansa. 254 Sezgin.

İstanbul'da her ay milyarlarca lira bağış topluyordu.Ancak İsmet Sezgin'le samimi olamıyordu. .. elde ettiği bu paralarla örgütün silah ihtiyacını karşılamaya çalıştığı anlaşılmaktadır.T. bazmorfin satışından elde edilecek paranın büyük bir bölümünün PKK'ya verileceğini belirtmişlerdir. Kürt işadamları çok zengin olmuşlardı.. devletin bu kararı neden aldığını aydınlatıyor: "PKK'nin Türkiye'de silahlı eylemlerini yoğunlaştırmasıyla birlikte militan kadrolarının silah ve diğer lojistik ihtiyaçlarını temin için uluslararası uyuşturucu şebekeleri ile temasa geçerek Ortadoğu. "Babalar" kendilerine yakın devlet görevlilerinin. (. Beyrut. MGK KARARI "Kürt Mafyası" Turgut Özal döneminde çok büyümüştü... Sayda gibi limanlardan deniz yoluyla Avrupa ülkelerine sevkederken. "Suriye devleti ile sürdürülen güvenlik işbirliği çerçevesinde. "PKK'ye karşı top-yekun ve kesintisiz savaş" karan alındı. 255 1993 yılında Milli Güvenlik Kurulu'nda. baskı uygulanması nedeniyle örgüte mali açıdan önemli kayıplar verdirilmiştir..Avrupa hattında bir uyuşturucu ticaretine yöneldiği gözlenmektedir.Ç. önemli makamlara gelmeleri için kıyasıya mücadele veriyorlardı. "PKK bir yandan Lübnan. Karara göre. 5 Temmuz 1993 tarihli bir rapor.Bekaa'daki PKK'nin kampları üzerinde. Türkiye'nin en zengin 100 işadamının yarısı Kürttü. ve Ş. güvenlik güçlerinin silahlı mücadelesi kesintisiz olarak sürecek ve aynı zamanda "PKK'nin maddi gelir kapısının" kapatılması için 'Devletin tüm imkânları seferber edilecek"ti.(29) Devletin önemli köşebaşla-rında Kürtler bulunuyordu.5 trilyon TL. PKK de giderek büyüyordu. İran'da PKK tarafından imal edilen eroini..Bekaa'da kamp yerleri üzerindeki tarlalarda haşhaş ekimi yaparak elde ettiği (Baalbek ve Her-men) uyuşturucu maddeleri Tripoli. (.Türkiye. diğer yandan Afganistan sınırındaki bölgede yerleşik olan Beludicilerden elde ettiği uyuşturucuları Türkiye üzerinden Avrupa'ya göndermektedir.) "PKK'nin uyuşturucu ticaretinden yılda yaklaşık 2. adlı şahıslar ifadelerinde.N. Mecliste 100'ü aşkın Kürt milletvekili vardı.) "1990 yılında İstanbul'da 231 kilo bazmorfin ile yakalanan İran uyruklu V. Lübnan. İstanbul bağlantılı olarak Avrupa'ya sevkettiği bilinmektedir. gelir sağladığı. MGK Genel Sekreterliği'ne sunulan. "Van ilinde bir aşiret reisinin.D.

) "PKK'ya uyuşturucu ticareti faaliyetlerinde en önemli desteği sağlayanlar arasında Ermeni asıllı Varujan Kumdagezer ile yine Ermeni asıllı Behçet Cantürk'ün yer aldığı dikkatleri çekmektedir.256 "Son yıllarda Avrupa ülkelerinde uluslararası uyuşturucu kaçakçısı olarak bilinen." Listede 67 Kürt işadamının olduğu iddia ediliyordu.. Polat. Yıldırım. bu eroin gelirinin Hollanda'daki Kürt örgütüne verileceğini söylemiştir. Bu uyuşturucunun Lübnan Minya Limanı'ndan yüklendiği ve PKK ile bağlantılı olduğu ortaya çıkarılmıştır. Baybaşin. "1991 yılında Hollanda Arnhem şehrinde ele geçen 48 kilo eroin davası sanıklarından Tunceli doğumlu K. PKK örgütünün Türkiye üzerinden Avrupa'ya uyuşturucu madde kaçırdığı ve Behçet Cantürk'ün de PKK adına uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı belirtilmektedir.) "1992 yılında İtalyan Polis Teşkilatı tarafından hazırlanan bir raporda. (. (.. Ortadoğu'nun en büyük imalathanelerinden biri ortaya çıkarılmıştır. örgüte önemli miktarda yardım yaptığı bilinmektedir. "1990 yılında Antalya ili Gazipaşa civarında Lübnan bandıralı bir gemide 5 tonun üzerinde esrar maddesi ele geçirilmiştir.G'nin ise bir jandarma üsteğmen ve iki erimizin şehit edilmesi olayından dolayı tutuklandığı tespit edilmiştir. .S.. Bilindiği gibi 1980'li yıllarda Doğu Anadolu'da bir eroin imalathanesine yapılan baskında. Hazırlanan 940 memuru kapsayan liste. Bu arada bir liste daha hazırlanmıştı: "PKK'ye yardım eden Kürt işadamları. Avrupa polisince de aranan ve 1988'de İstanbul'da yakalanan N." 257 İSİM LİSTELERİ Milli Güvenlik Kurulu toplantısından bir süre sonra devlet kadroları arasında "PKK'li memur operasyonu" başlatılıyordu. Koylan. Kocakaya ve Cantürk aileleri bunlardan birkaçıdır...A adlı şahsın PKK ile irtibatlı olduğu. kardeşi C.) "Avrupa'da ortaya çıkarılan ve ülkemiz yoluyla gerçekleşen büyük uyuşturucu madde olaylarının organizatörlerinin bu aile gruplarına ait olduğu ve PKK terör örgütü ile işbirliği içerisinde faaliyet gösterdikleri anlaşılmıştır. "çiçeği burnunda" Başbakan Tansu Çiller'e veriliyordu. "1989 yılında Almanya'da bir TIR aracında ele geçirilen 70 kilo eroin olayının sanığı Avusturya uyruklu Helmut F. Aksoy. Bu imalathanelerin sahibi olarak Behçet Cantürk bilinmektedir.. (.G'nin PKK örgütü üyesi olduğu.

Ünal Erkan Olağanüstü Hal Bölge Valisi olmuştu. "Ağırlığınızı koyun. Yarbay Korkut Eken ise Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bağlı özel timlerin eğitimi ile ilgilenecekti. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal bile ilçeye sokulmamıştı. Akrabam 5 kişi. Cindoruk gelenlere.Başbakan Çiller. Mehmet Eymür'ün MİT'e tekrar dönmesi üzerine bazı DYP'liler Hüsamettin Cindoruk'a giderek." 1993 yılında ilginç gelişmeler oluyordu: İstifa ettikten sonra Antalya'ya gidip buz fabrikası sahibi olan Mehmet Eymür. 4 Kasım 1993 tarihinde. "Tahterevallinin diğer ucunda oturan" Nuri Gündeş'i ise. o tuğlanın konmasına ben de yardımcı olurum.. danışmanlık kadrosu ile Emniyet Genel Müdürlüğü'nde çalışmaya başlıyordu.terör" biriminin başına getirildi. SAKAL BIRAKIP SAKLANIYOR 21 Ekim 1993 tarihinde Lice'de yaşananlar bir mesaj mıydı? Güvenlik güçleri Lice'de üç gün süren bir operasyon gerçekleştirmişlerdi. MİT bünyesinde operasyon yapma yetkisine de sahip. Behçet Cantürk 25 Ekim 1993'te Özgür Gündem gazetesine şu demeci veriyordu: "Evimiz özel olarak hedef alınıp ateş edilmiş. bir suikast sonucu 26 Eylül 1990 tarihinde öldürülecekti. İstanbul'daki Ho-liday Inn Oteli'nde şu açıklamayı yapıyordu: "Türkiye. özel timlerin bağlı bulunduğu "Kontr. Mehmet Eymür'e destek çıkıyordu. milis hareketi niteliğine dönüşmüş ve yaygınlaşmış bir terör hareketiyle karşı karşıyadır. Eymür köşesine çekilsin" diye tepki gösterdiler. Mehmet Eymür'ün yakın adamı emekli Yarbay Korkut Eken de. özel güvenlik danışmanı olarak yanına almıştı. Mehmet Ağar Emniyet Genel Müdürü. tekrar MİT'e dönüyordu. İlçeye giriş çıkışlar yasaklanmıştı.. Turgut Özal'ın kadrolarına sahip çıkıyorlardı. "Tahtereval258 linin bir ucunda oturan" Hiram Abas. PKK'nın haraç aldığı işadamları ve sanatçıların isimlerini biliyoruz. tuğlayı kırmam" yanıtını vererek. Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı. Mehmet Eymür.." .. Başbakan Tansu Çiller'in eşi Özer Çil-ler'le kurduğu samimi ilişki sonrasında. "Devletin bekası için bir tuğlaya ihtiyaç varsa. Raporda itham ettikleri isimler. eve sığınan 2 kişi açılan ateş sonucu ölmüşlerdir. Nevzat Ayaz Milli Eğitim Bakanı... Başbakanlığı döneminde Süleyman Demirel. Çillerler. hesap soracağız. Hüsamettin Cindoruk TBMM Başkam.

Ancak arkadaşının eşi Nadire İçkale. Onlar da İranlı'ydı. "sırtım güçlü bir yere dayayacaksın. dikkatli ol.. Bir süredir sakal bırakıp Ege'de dolaşıyordu. Ancak bunların kimlikleri biliniyordu: Lazo'nun gerçek adı. Oyunun en birinci kuralı.. kısa zamanda toparlanarak işlerin başına geçti. Behçet Cantürk'ün ortalıkta görünmekten çekindiği 1993'ün son günlerinde.. Aynı zamanda Kürt'tüler. İstanbul piyasasında oldukça popüler olmaya başlamışlardı. Mahsun Korkmaz Akademisi'ne yardım için. TRT 2 ve HBB televizyo-nunda birkaç gün arka arkaya yayınlanıyordu. gazetecilerin ilçeye gidip olup biteni görmesi için araç tahsis ediyordu. Yeraltı dünyası acımasızdı. Lazo ve Simko'dan bağış almaya gittiğinde. en başında sen bulunuyormuşsun!" Behçet Cantürk aynı uyarıyı Yahya Demirel'den de alıyor-du "Dikkat et. Simko'nun ise Asker Simko'ydu.Mehmet İçkale 29 Temmuz 1992 tarihinde geçirdiği trafik kazasında vefat edince. direkt Behçet Cantürk'ü hedef alan şu açıkla-mayı yapıyordu: "Behçet Cantürk PKK'ye kendi servetinden pay vermiyor ama örgütün mutemetliğini üstleniyor. Behçet Cantürk'ün en yakın arkadaşıydı. onlara da kısaca Lazo ve Simko diyorlardı. Gözaltına alınan Osman Tim. Lazo ve Simko. PKK'nın Diyarbakır Cezaevi sorumlusu Abdülha-kim Güven'di. Son parti olarak 9 ton getirip satmışlardı." Güçlü olmayanların malına el konuluyordu. Bu arada evleri yakılıp yıkılanlara el altından maddi yardımda bulunuyordu. PKK adına para işletiyor. İtirafçı olmayı seçen eski PKK militanı Abdül-hakim Güven'in açıklamaları. sırtını devlete dayadığı iddia ediliyordu. 260 PKK Marmara Sorumlusu Osman Tim. Bu kişi. arkadaşının işleriyle bir süre Behçet Cantürk ilgilendi. diğer Kürt işadamlarından para alınmasını orga-nize ediyor. Lazo ve Simko'nun. Başbakanın elinde bir liste varmış. televizyon ekranlarına çıkan bir kişi korkusuzca açıklamalarda bulunuyordu." Bir itirafçı da İstanbul'dan çıkıyordu: Tıpkı Ertoşlu Feto ve Selo gibi. TRT l.Lice. PKK'nın İstanbul kadrolarını ele veriyor. Behçet Can-türk'ü uyarıyordu: "Behçet.. İran'dan getirdikleri bazmorfinleri İstan-bul'da satıyorlardı. 259 1993 yılının bir sonbahar günü Nadire İçkale. içeriden senin kelleni istiyorlar!" Behçet Cantürk eşini ve çocuklarını yanına alarak Çırağan Oteli'ne yerleşti. Ankara'da İçkale Oteli'nin sahibi olan. operasyon sonucu harabeye dönmüştü. İtirafçı Güven. kimlerden bağış . İranlıların ihbarı sonucu yakalandı. Behçet Cantürk. Liceli Mehmet İçkale. Lazem Nazım İsmaili.

Ancak. Onların ifadesi alındı. Behçet Cantürk de onları uyardı. İstanbul'a döndü. siyah renkli arabayı çalıştırdı. misafirlerini polisler gelmeden yanaklarından öpüp uğurladı. Ford Taunus 20 GTS model. kurşun geçirmez. Yüksekovalı Savaş Buldan ve hemşehrisi Liceli Adnan Yıldırım'ı. Cuma günü trafiğin çok karışık olduğunu. Adamlarını kurtarmak için 150 milyon rüşvet vermişti..topladıklarım tek tek itiraf ediyordu. Behçet Cantürk.(30) Aydınlık Gazetesi." BİR SAATLİK GÖZALTI Sıkılmıştı... Şoför Recep Kuzucu.. Tekrar ortalıkta gözükmeye başladı. Sohbet sırasında. Behçet Cantürk ve adamlarını Kadıköy Emniyet Amirliği'ne götürdü. "ihbar var" deyip büroya öylesine bir göz attı. çelik zırhlı. Nadire İçkale ile Yahya Demirel'in kendisine söylediklerini aktardı. Behçet Cantürk'e tek soru sorulmuyordu. Eşi Hidayet'in. bu nedenle eve erken geleceğini söyledi. Polisler. "Beni İstanbul ve Ankara emniyetinden kimsenin öldürmeyeceğine eminim" diyordu. Behçet Cantürk binince hareket edip. Ancak gençlerin olup bitenden haberleri vardı. Behçet Cantürk'ün iki adamında ruhsatsız silah çıkmıştı. Son gelişmeleri tahlil etmeye çalıştılar. bir an önce eve gitmek için şoförü Recep Kuzucu'ya arabayı hazır etmesini söyledi. Bağdat Caddesi'ne çıktılar.. Sakalını kesti. Aradan 10 gün geçti. . otomobille 10 dakika. Bağdat Caddesi'nde bulunan benzin İstasyo-nu'ndaki yazıhanesinden evi aradı. en sevdiği yemek kaburga dolması hazırladığını öğrenince. Mecidi-yeköy' deki camları kurşun geçirmez yazıhanesine davet etti. 261 soru bile sormadılar. Osman Tim'in ifadesinde Behçet Cantürk'ün adı var mıydı? Vardı. 3 Ocak 1994 günü "pırlanta gibi gençler" dediği..20. Saat 18. Onlara. "Güvenilir kaynaklardan" teminat almıştı. 14 Ocak 1994. İki saat kadar bekletilen Behçet Cantürk serbest bırakıldı. 30 Aralık 1993 tarihinde manşetten bir haberi duyuruyordu: "Ülkücülerden Kürt patronlara saldırı hazırlığı. Ne olduğunu soranlara... "Birşey anlamadım. Behçet Cantürk.. Sadece 150 milyonumu aldılar" diyordu. büroya polislerin geleceği haberini aldılar.. Yazıhane ile ev arası.

dinlenme tesislerinin yakınında iki erkek cesedi bulundu. Kimse Behçet Cantürk'ün nerede olduğunu bilmiyordu. özellikle cesetlerden birinin sıradan bir kişi olmadığını hemen anlamışlardı. Ceketinin iç cebinde buldukları kartvizitler... ne de Behçet Cantürk'ün kısa mesafeli el telefonu cevap veriyordu.. 262 Olay yerine gelen polisler.. cesetin kimliği konusunda bilgi veriyordu. Tanıdık emniyet görevlilerini devreye soktular. Ne otomobilin mobil telefonu. .. hepsi alınmıştı. İkinci cesedin çevresinde. Anlaşılan şoför Recep Kuzucu kaçmaya çalışmış. cinayetin 10-12 saat önce işlenmiş olabileceğini belirtti. 13 adet 9 milimetrelik boş kovan ve 2 adet 9 milimetrelik mermi çekirdeği vardı. Şakağına sıkılan tek kurşunla öldürülen. kimlik ve para bulamamışlardı. Saat 11.00 sıralarında yaptığı otopside... Cantürkler telaşlandı. Sabaha kadar uyumayıp. göğsünden 5 kurşun almıştı.. 15 Ocak 1994. 40.45 yaşlarındaki maktulün üzerinde.. Kafasından 2.. Ceset üzerinde yaptıkları aramada cüzdan.. Sakarya'nın Sapanca ilçesi Kırkpınar kasabası yakınlarında. ancak kurşunlara yakalanmıştı. 9'u MKE..Aradan saatler geçti. 4'ü Luger yapımı. Kolundaki bir milyar liralık Pierre Cardine marka altın saat ve cebindeki purolardan. Behçet Cantürk'ün içinde bulunduğu.30. Gidebileceği her yeri aradılar. Dışişleri Bakanı.. vücudun katılığına göre. diğerleri ise cesedin bulunduğu su tahliye kanalının içindeydi.. Kartvizitlerin üzerinde bir tek isim yazılıydı: Behçet Cantürk. çok pahalı bir takım elbise vardı. ancak henüz inşaat onarım çalışmalarına başlanmamış.. Ulusoy şirketine ihale edilmiş. haber gönderdiler. Sabaha kadar uyuyamadılar. Behçet Cantürk'ü aradılar. zengin biri olduğu anlaşılıyordu. Behçet Cantürk ve Recep Kuzucu'nun cesetlerine ilk müdahaleyi Sapanca Sağlık Ocağı'ndan pratisyen bir doktor yaptı. hemşehrileri Hikmet Çetin'e ulaşmaya çalıştılar. Cesetlere başkaca ayrıntılı bir otopsi yapılmadı. Kovanların ikisi park yolunun ortasında. Recep Kuzucu'nun kullandığı 34 HLP 08 plakalı otomobilden haber alınamıyordu. Saat 15.. ikisi yolun kenarında.

Savaş Buldan.. Azet Cantürk'ün oğlu Ağa Cantürk. Tabut. Ahmet Kaya. Na-mazdan sonra. Cenaze arabası hareket etti. haberi alır almaz uçakla İstanbul'a geldi.. "Behçetler Ölmez" diye slogan atmaya başladı. Cantürkler cenazenin nerede defnedileceği konusunda anlaştılar. Ferhat Tunç. Mehmet Ali Eren. polisin uyarısına rağmen. Yaşar Ka-ya. Üzerinde. eller üzerine alınan tabutlar cenaze arabasına kondu. Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verilecekti. cenaze . Nurettin Güven. 3 bin kişilik kalabalık. Aralarında ünlü isimler göze çarpıyor-du: İbrahim Tatlıses. sa-rı kırmızı ve yeşil çiçekler vardı. Sakarya'ya geldiler. İstanbul'daki Cantürkler'e haber verildi. Diyarbakır'a götürülmeyecekti. Necdet Ulucan. sarı. İdris Özbir... Vekin Aktan. İstanbul'da ve Diyarbakır'da geniş güvenlik önlemleri almıştı. Sadık Gürbüz. Sakarya Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Orhan Doğan.kırmızı ve yeşil renklerden oluşan simli altın bir örtüye sarılmıştı. Cami av-lusu oldukça kalabalıktı. babalarının tabutuna sarılıp. Sakarya Devlet Hastanesi morgundan alınıp ambulansa konan cesetler. 16 Ocak 1994. Tarık Ziya Ekinci. Medet Serhat.. Emniyet güçleri Sakarya'da. "Bizi bırakma" diye ağlıyorlardı. Kürtlerin geleneksel renkleri.. saat 02. Rahmi Saltuk. 50 araçlık konvoyla. Kadıköy'deki Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde kılınacak ikindi namazından sonra. Recep Kuzucu'nun tabutu ise yeşil bir kumaşla örtülmüştü. "Şehitler Ölmez". Behçet Cantürk'ün kızları cenaze arabasına çıkarak. Bu arada camide bulunan kalabalık. İkindi namazından sonra kılınacağı açıklanan cenaze namazı erkene alınarak öğle namazının hemen ardından kılındı. Karacaahmet Mezarlığı morgundan alınan naaş cenaze arabasına konularak İlahiyat Fakültesi camisine getirildi. 263 Diyarbakır'da oturan Nizamettin Cantürk.Behçet Cantürk ve Recep Kuzucu. Adnan Yıldırım. Kemal Parlak. Nizamettin Cantürk'ün kızı Hatun ile evli.00'de Karacaahmet Mezarlığı'nın gasilha-nesine getirildi. amcasını teşhis etti.

ellerinde otomatik kısa namlulu makinalı silahları ve telsizleri vardı. kafasını sertçe öne doğru eğdiklerinde anladı.. hepsi otomobillerden indiler. Ve Behçet Cantürk. silah buldular. ellerini arkadan kelepçeleyip. Aynı anda diğer üç kişi Behçet Cantürk'ün aracına bindiler. yaşamının en büyük hatasını yaptı: Kurşun geçirmez. Behçet Cantürk neler olacağını. kaçıranlar ise sinirliydi. Behçet Cantürk. Önde Behçet Cantürk'le birlikte beş kişi.. daha önce planladıkları yere. biri hariç. arkada Recep Ku-zucu"yla birlikte dört kişi.. olay yerini terketti.. dışarıdan kesinlikle açılamaz otomobilinden indi. 265 . "ifadesini" aldılar. aniden koluna girerek kendi otomobillerine götürdüler. Arabadan hiç inmeyen 8'inci kişi.. Sapanca/ Kırkpınar kasabasına yakın. emniyete davet ettiler. silahın ruhsatlı olduğunu. iki araç yola çıktılar. Karacaahmet Mezarlı-ğı'na gelindiğinde gerginlik yerini sessizliğe bırakmıştı..arabasının arkasından mezarlığa doğru sessizce yürümeye başladı. Dinlemediler. TEM otoyolunu takip ederek Ankara istikametine doğru gidiyordu. Behçet Cantürk'ü sorgulayıp. KİM OLDURDU? 8 kişiydiler.. Yol trafiğe kapanmıştı.. Üzerini aradılar. Bağdat Caddesi'ne iki araba ile gelmişlerdi. "Arama yapıyoruz" bahanesiyle. Behçet Cantürk'ün şakağına tek kurşun sıktılar.. Behçet Can-türk'ün içinde olduğu 34 HLP 08 plakalı arabanın geldiğini görünce. hemen gösterebileceğini söyledi. Behçet Cantürk alkışlarla defnedildi.. Behçet Cantürk'ün "gözaltına alındığını" görünce. Bu arada. Kaçırılanlar tedirgin. onları da durdurdular. henüz hizmete açılmamış dinlenme tesislerine geldiler. İki saat sonra. Otomobiller... Kortejde bulunanlarla polis-ler arasında yer yer tartışmalar yaşandı.. birkaç araçla birlikte.. Behçet Cantürk'ten otomobilden inmesini rica ettiler. Üzerlerinde "Polis" yazan yelekleri. Sonra.

Hendek gişelerine bir kilometre kala. Kınalı. Ertesi gün. Behçet Cantürk'ün arabasını TIR parkına bırakıp. otomatik silahları ve telsizleriyle 8 kişi girdi. 8 KİŞİLİK EKİP 28 Mart 1994.. "bizimle emniyete geleceksiniz" diyorlar. Kimlik kontrolü ve arama bittikten sonra Fevzi Aslan ve Salih Aslan'a. kalbine üç kurşun sıkılmış. "Polis" yazan yelekleri. Adı: Savaş Buldan. Birden içeriye... 266 3 Haziran 1994.Patronunun öldürüldüğünü gören şoför Recep Kuzucu. Fevzi ve Salih Aslan. yazıhanedeki konukların gözlerinin önünde alınıp götürüldü. "Arama var" deyip herkesin ayağa kalkmasını istiyorlar.. Yüksekovalı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü balistik muayene sonucunda. Recep Kuzucu ancak 20 metre uzağa gidebildi!. kendileri-ni otomobil içinde bekleyen arkadaşları ile buluştular... İstanbul/Aksaray'da oto galerisi sahibi Liceli. Arka arkaya silah-lar patladı. gözleri bağlı Salih Aslan'ın cesedi bulundu. "karakola" gitmekte bir sakınca görmüyorlar. İtalya'da uyuşturucu madde kaçakçılığı faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen bir organizasyonun yurtdışı bağlantılarından sorumlu elemanları tarafından ülkemizdeki telefonunun defalarca arandığı.Bayramoğlu turnikelerin-den Ankara yönüne doğru ilk girişteki TIR parkında. karanlığa karıştılar. Uyuşturucu kaçakçısı olduğu iddialarıyla birkaç kez gözaltına alınıp yargılanan. sözkonusu telefonun Savaş Buldan adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. yazıhanede konuklarıyla sohbet ediyorlardı. Gebze. Geldikleri gibi. Behçet Cantürk ve Recep Kuzucu'nun kimliklerini ve para-larını aldılar. . Behçet Cantürk ile Fevzi Aslan'ı öldüren silahın aynı olduğunu açıkladı.Sakarya TEM otoyolunda.. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı Narkotik Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan Şubat/1994 raporunda adı geçiyor: "1992 tarihinde Savaş Buldan'ın ikametinde ve iş yerinde yapılan aramalarda yasadışı örgütsel dokümanlar ve 2 adet silah ele geçirildiği. Behçet Cantürk'ün otomobilini de alarak tekrar otobana çıktılar. 42 yaşındaki Fevzi Aslan ve 32 yaşındaki yeğeni Salih Aslan. Fevzi Aslan ve yeğeni. şakağına sıkılan tek kurşunla öldürülen Fevzi Aslan ile. can havliyle ellerinden kurtulup kaçmaya çalıştı. 32 yaşında.

yine otelin park yerinde bulunan .00 sıralarında otelden çıkarak Casino kısmına geçtiklerini gördüm. Gözaltına alınmasına anlam verememişti. Mayıs ayı başında İstanbul Yeşilköy'de arabası şüphe üzerine durduruldu. Birkaç saat sonra serbest bırakıldı. 36 yaşında. İtalya ve İngiltere'de ele geçirilen 279 kilo eroinin sanıkları Paquale Marando.. Hacı ve Savaş adlı şahısların saat 24. 'Biz polisiz' dediğini duydum.00'ten. Michele Franco'nun.. Casinodan müşteriler dağılmak üzereydi. Bu sırada devamlı müşterilerimiz olan Savaş Buldan. Adnan Yıldırım. Hacı Karay: 36 yaşında. Otelin müşterisi olan ve ismen bildiğim Adnan. Liceli. Diş dolgusunda kullanılan maddelerin kokain sanılması (!) üzerine. Arama yaptıkları bir sırada içle-rinden bir şahsın. Yüksekovalı. 3 Haziran 1994 günü saat 07. Tahminen 25 metre gittiler. Bu arada Mercedesin kapısını kapatan şahsın. Bu üzerlerini arayan kişilerin hepsi tek tip yelek giymişlerdi. Mercedesin kapısını kapatan şahıs spor bir arabaya binip Mercedesi takip etti. Haziran 1994 günü saat 23.. Ticari taksimle müşteri beklediğim bir sırada üç kişi Casinodan çıkıp. görgü tanıklarının anlatımıyla aktaralım: 267 Sebahattin Uz: Çınar Oteli'nde dormen olarak çalışıyorum. Üst araması yapan kişiler. Mercedes'te 3 ruhsatlı Winchester marka tüfek bulundu.8 kişi tarafından duvara dayatılarak üzerlerinin arandığını gördüm." Serdar Özdemir: "Çınar Oteli taksi durağında çalışıyorum.." Anlaşılan. Saat 04. emniyet görevlileri Savaş Buldan'ı yakın takibe almışlardı. dışarıda bulunduğum bir sırada. Casinodan çıktılar.30 ile 05. Savaş Buldan. 'ifadenizi alıp bırakacağız' dediğini duydum. Otelin kapısına doğru geldikleri bir sırada."8 Kasım 1993 ve 18 Kasım 1993 tarihinde yapılan operasyonlar sonucu.00'ye kadar otelin kapısında dormen olarak görev yaptım. Mercedes hızla olay yerinden uzaklaştı. Üçüncü şahsın otoya bindirildiğini görmedim. nere-den geldiklerini görmediğim 6. arkadaşı Kasım Çakım ile gözaltına alındı.7 kişi iki ayrı otodan indiler. Adı: Adnan Yıldırım. yukarıda isimlerini verdiğim şahısları kendi otolarına bindirdiler ve hareket ettiler. otele geldiği bir sırada. PKK adına uyuşturucu madde kaçakçılığı yapan Şehmus Daş ile Savaş Buldan'ı telefonla aradıkları tespit edilmiştir. Olay günü saat 04. Hacı Karay ve Adnan Yıldırım ve yanlarında bulunan bir şahıs. Hacı Karay ve Savaş Buldan'ı otelin duvarına dayayıp aradıklarını gördüm. Hepsinin elinde silah bulunuyordu. hemşehrisi Hacı Karay ve yakın arkadaşı Adnan Yıldırım'ın 3 Haziran gecesini nasıl geçirdiklerini...00 sırasında Casi-nodan çıktılar.30 sıralarında. hatırla-yabildiğim kadarıyla 34 CK 420 plakalı koyu renkli Mercedese zorla bindirdiler." Hüseyin Kılıç: "Çınar Oteli'nde güvenlik görevlisi olarak çalışırım. Bu sırada tahminen 7. Savaş Buldan'la birlikte Oramar aşiretine mensup. Hemen aka-binde Adnan ve Savaş isimli şahısları hızlı bir şekilde.

8 kişi. Bu sırada yanımda aynı köyden Muzaffer Yıldız ve yolun karşısında kardeşim Yu-nus Öztürk bulunuyordu. bu şahısların üzerlerine yürüdü. arkasında açık yeşil Mazda ile arkasında da bej renginde tahminen Mazda olan araçların ilçe içerisinden. Yığılca ilçesi Hoşafoğlu Köyü'nde oturuyorum. Aramızdaki mesafe 10 metre kadardı. siyah renkli 300 Sel marka Mercedes ile vişne çürüğü Hundayi markaydı. Evimin balkonundan okula gönderdiğim kızımın arkasından bakarken.3009." Şevket Öztürk: "Bolu ili. köyümüzün Taşlık Melen mevkiinden iki el silah sesi duydum. Güzergâhları ve amaçları aynıydı. Yığılca ilçesi. Bu otolar.30 sıralarında her zaman olduğu gibi arılarıma bakım yapıyordum. 'Köylerin birinde cenaze vardır. ellerinde otomatik silahları ve telsizleri bulunan kişiler yine İstanbulAnkara Tem otoyoluna çıktılar. silah sesini duyunca korktum. Arılarım köyümüzün güney tarafında. Ancak sırtları bana dönük olduğu için yüzlerini göremedim.." İsmail Taşcan: "Bolu ili. Ardından hemen otoya bindirdiler.. Ayşe Uzun: "Bolu ili. Plakalarını göremedim. Yığılca ilçesi. kadar mesafededir. Köyde arıcılık yaparım. Araçlardan . Kendilerinin polis olduğunu belli etmek için giymişlerdi. Benim bulunduğum yere gelince yavaşladı. nımda kimse yoktu. Ben. Ben. Hacılar Köyü'nde oturmaktayım. Ayrıca bu iki otonun dışında bir spor araba daha vardı. Hattâ üç aracın arka arkaya gitmesinden şüphelendim ancak plakasını alamadım.30 sıralarında Yığılca istikametinden iki adet taksi(otomobil) köye girdi..30 sıralarında önde kırmızı renkli Mazda. Hacılar Köyü'nde oturuyorum. Bu şahısları duvara dayayıp. Saat tahminen 09. Hacılar Köyü Taşlı Melen istikametinde gittiğini gördüm.. Üzerlerinde hepsinin yelek vardı. Melen Deresi istikametinden yankılı birtakım sesler geldi. Ancak bunların silah sesi olabileceğini de düşündüm. ona gidiyorlardır' diye kendi kendime söylendim." Ayşe Araç: "Bolu ili. O da iki otoyu takip etti. üzerlerim aradılar.268 iki otodan çıkan tahminen 7. Köye dön-düm. köye tahminen l km. Köyümüzün Yedigöller yolunun kenarındaki Ka-zım Özcan'ın evinin önünde oturuyordum. Sabah saat 08. Yaylatepe Köyü'nde oturuyorum. Daha sonra hareket ettiler. saat 07. Yığılca ilçesi. dere boyunda ağaç yıkıyorlar sandım. Ben bu şahısları ilk önce polis sandım." Üzerlerinde yelekleri. Sonra Yedigöller istikame-tine hızla uzaklaştılar. Evimden saat 08.00 sıralarında köyümüzün 269 Doğu tarafına düşen Hatip değirmeni mevkiinde bulunan bah-çemdeki biberleri sulamak üzere tek başıma bahçeye gittim.

* 30 Eylül 1993: Ankara Altındağ Nüfus Müdürü. Bu iki araç bizi geçtikten birkaç dakika sonra. Konuşması efendi. Yükseko valı Mecit Baskın kaçırılıp öldürüldü.. burada birkaç kişi daha yatıyor.. toprak rengindeydi. hemen arkamda oturan amcam. İki-si önde. Ancak araçta kaç kişi oldukları görülebiliyordu. Aracın içinde üç kişi vardı. Aynı köyde oturduğumuz amcam İsmail Taşcan'ın 270 yanına. beş adet boş kovan. Şahıslardan biri şoför.önde olanı koyu kırmızı. Hacı Karay'ın vücuduna ve başına birer kurşun sıkılmıştı.. başına bir. biri arkada oturuyordu.. Bunun üzerine motoru çalıştırarak." Savaş Buldan'ın vücuduna iki. 'Bunlar ölü. Şahıslardan biri arkaya. Aracın tüm camları kapalı ve renkli idi. balık tutmak için motorumla gittim. modern idi. Yığılca ilçesi. 'Bak şurada çukurda adam yatıyor.45 sıralarında amcam İsmail ile birlikte ağlarımızı alarak devamlı balık tuttuğumuz Melen Deresi'nin Taşlık Melen mevkiine gittik. Adapazarı. üç ayrı tabancadan atılmıştı. Bu araç bizi görünce hafif ya-vaşladı. Aracı kullanan camı yarım şekilde açarak bana. diğer bölgelerde de infazlar yapılıyordu. Üçüncü şahısın kullandığı aracın plakası 06 ile başlıyordu. dört adet SB Luger marka. olayda kullanılan tabancalar daha önce meydana gelen faili meçhul olaylarda kullanılmamıştı. Adnan Yıldırım'ın kolunda bulunan altın saat alınmamıştı. İkinci aracın içinde üç kişi vardı. Yığılca jandarmasına haber verdik. Bu araç da Yedigöller istikametine gitti. Hacılar Köyü'nde oturuyorum. gök mavişiydi. ince bıyıklıydı. Sakalsız. Adnan Yıldı-rım'ın başına bir. Bu aracın da camları kapalı ve renkli idi. Yüzü hafif uzundu. Bu aracın rengi açık mavi. Oraya vardığımızda saat 20. alnı hafif açıktı. Sadece paralara el konulmuştu! 9 mm Parabellum tipi. Bu aracın hemen arkasında bulunan araç krem. 'Yedi-göller bu tarafta mı?' diye sordu. Motordan inip çukurdaki şahsa baktığında. üçüncü bir taksi (otomobil) köye girdi.. Markasını kesin bilmemekle birlikte Merce-dese benziyordu. sarhoş olabilir' dedi. Şahısların yüzünü tam ola-rak hatırlamıyorum. Balistik inceleme sonucuna göre. Sapanca "Ölüm Üçgeni"nden başka. bir adet WCC marka. Hendek. Bana Yedigölleri soran şahıs kısa saç-lı. Ben de evet dedim. Yüzüklere de dokunulmamıştı. bor-doya benziyordu. burdan gidelim' dedi. * 25 Ocak 1994: Liceli Sefa Erciyes Ankara'da kaçırılıp öl . diğeri şoför mahallinde oturuyordu..15 filandı. Motoru stop edeceğim sırada. diğer ikisi öne oturmuştu. İçinde iki şahıs vardı. Ayrıca üçüne de işkence yapılmıştı. Saat 19." İrfan Kurşuncu: "Bolu ili. Her iki aracın plakası da 34 ile başlıyordu.

dürüldü. * 14 Aralık 1994: Avukat Faik Candan Ankara'da kaçırılıp öldürüldü. Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesi yakınlarındaki ormanlık arazide öldürüldü. TÜRKİYE: FAİLİ MEÇHULLER MEZARLIĞI Türkiye'de işlenen faili meçhul cinayetler konusunda bilerek veya bilmeyerek kafa karıştırılıyor. * 10 Mayıs 1994: Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Hakkarili Namık Erdoğan Ankara'da kaçırılıp öldü rüldü.. daha önce gerçekleştirilen faili meçhul cinayetle-rin bir "sınıflandırmasını" yapmak gerekiyor: Mafya Cinayetleri: . otomobile açılan çapraz ateş sonucu öldürüldü. 271 * 6 Temmuz 1994: Savaş Buldan'ın Oramar aşiretinden Recep Yaşar ve Behçet Yaşar kaçırılıp Şemdinli'de öldürüldü. Behçet Cantürk ve benzer cinayetleri kimin işlediğini anla-yabilmek için. * 11 Kasım 1994: Behçet Cantürk'ün avukatı Medet Serhat ve şoförü İsmail Karaalioğlu..(31) Bu kişilerin kaçırılmasını ve öldürülmesini gören hiçbir ta-nık yoktu. * 25 Şubat 1994: Liceli avukat Yusuf Ekinci Ankara'da ka çırılarak öldürüldü. * 29 Ocak 1995: İranlı Lazo (Lazem Nazım İsmaili) ve Simko (Asker Simko) İstanbul'da kaçırılarak.

* 27 Ağustos 1993: Celal Duman. * 72 24 Temmuz 1992: Ahmet Parlak.Metin Aydın- Bülent Çetinkaya. * 31 Aralık 1992: Osman Ayanoğlu. * 4 Haziran 1991: Kenan Anca. * 29 Ekim 1990: Abdülrezzak Bulut. * 27 Temmuz 1993: Mahmut Sulban. 1993: Ramazan Aydın.1990 itibariyle öldürülen yeraltı dünyasına mensup kişiler şunlardı: * 29 Haziran 1990: Cemal Sincar.Eshabil Karataş. .Ahmet Çakır. * 14 Şubat * 31 Mart * l Nisan 1993: Cihat Kaplan.Halil Akçan.Mustafa Taner. * 7 Temmuz 1992: Celal Aydın. * 19 Şubat 1992: İzzet Avni Öztürk. * 6 Mayıs 1992: Ümit Ölmez. * 6 Ocak 1994: Hüseyin Temurtaş-Çetin Temurtaş. * 5 Aralık 1993: Mehmet Nabi İnciler (İnci baba). 1993: Tahir Deniz Düzenci. * 6 Ekim 1993: Erol Öztürk. * 26 Aralık 1992: Şehmuz Daş.

Bu cinayetler özellikle bir ülkenin. Fevzi Aslan. 1990 yılından sonra başlayan bu tür cinayetler şunlardı: * * * 31 Ocak 1990: Prof. *12 Mart 1995: İstanbul Gaziosmanpaşa'daki 30 vatandaşın katledilmesine neden olan. Amaç. Bu tür cinayetleri. 24 Ocak 1993: Uğur Mumcu. istihbarat örgütü aracılığıyla gerçekleştirdiği cinayetlerdir.* 19 Ocak 1994: Hikmet Tanık. Devletin içinde bulunan gizli 273 örgütler de. Emniyet görevlileri. kahvehane ve pastanenin silahlarla taranması olayı da buraya eklenebilir. ekonomik. 12 Eylül 1980 öncesi işlenen cinayetler buna örnek gösterilebilir. İşlenen cinayetlerin amacı. provokasyondur.. Çözülemez denen olayların faillerini bile en fazla bir hafta sonra ortaya çıkarıyor. sistem. * 19 Ocak 1995: Uğur Kılıç. Polis son yıllarda elindeki teknolojik araçlarla küçücük bir delili bile değerlendirip katili yakalıyor. bütün bu cinayetlerin faillerini yakaladı. * 9 Ocak 1996: Özdemir Sabancı. hükümet vb. Örneğin. "yeni yönetime" destek vermelerini sağlamaktır. Behçet Cantürk. maktullerin ailelerine neden bir tek soru sorulmamıştı? Destabilizasyon Cinayetleri: Destebilizasyon yani. sadece bir başka dış ülkenin organize ettiğini söylemek tam doğru değildir. istikrarsızlaştırma. 6 Ekim 1990: Prof. Adnan Yıldırım ve Hacı Karay cinayetlerinde niçin hiçbir ilerleme kaydedemiyordu?.. ülkeyi güçsüz duruma düşürmek vb. Muammer Aksoy. Bahriye Üçok. diğer bir ülkenin içişlerini (siyasal. Salih Aslan.. *24 Ocak 1994: Enis Karaduman. suikast değil. Servis Cinayetleri: . Savaş Buldan. Bu cinayetlerin de hepsi faili meçhul olarak kalmıştır. O halde. kültürel) karıştırmak. terörden bıkan kitlelerin. amaçlarla. değişiklikleri için böyle cina-yetler gerçekleştirebilir.

* . * 21 Mart 1991: ABD'li Yarbay John Gandy. * 26 Mart 1990: Irak Büyükelçiliği Ticari Ataşesi Ali Faysal Hüseyin. 1985: İranlı muhalif Albay Hadi Aziz Muradi.. * 25 Ekim 1988: Suudi Arabistan Büyükelçiliği İkinci Sek reteri Abdülgani Bedevi. 274 * 9 Mart 1991: İsrail Büyükelçiliği Güvenlik Amiri Ehud Sadan. * 24 Temmuz 1985: Ürdün Büyükelçiliği Birinci Katibi Ziad Sati. 23 Yahudi vatandaşın öldürülmesi... * 6 Eylül 1986: İstanbul/Neve Şalom Sinagogu'na yapılan silahlı saldın sonucu. Türkiye'de işlenen veya tetikçi bulunarak işlettirilen cinayetlerdir: * . * 4 Haziran 1992: İranlı muhalif Ali Ekber Gorbani. 1983: İranlı muhalif Azerbaycanlı lider Hacı Muhammed Yalfani. * 28 Şubat 1991: ABD'li Yarbay Alin Macke.Şiravi. * 28 Ağustos 1993 İranlı muhalif (İKDP üyesi) Behram . * 16 Ekim 1989: Suudi Arabistan Büyükelçiliği Muhasebe Müdürü Abdurrahman Ahmet El.Yabancı ülke istihbarat elemanlarınca..

"polisiz" diyen kişilerce yakala275 . * 31 Aralık 1994: Onat Kutlar. * 14 Mart 1989: Kocamustafapaşa Seyitömer Cami imamı Kazım Üstün.(32) * 2 Temmuz 1993: Sivas Madımak Oteli vahşeti. * 4 Eylül 1990: Turan Dursun.Yasemin Cebenoyan. * 3 Aralık 1991: İdil'de öldürülen Mikail Bayro. Güneydoğu'da bulunan Hizbullah (İlimciler) örgütünün işlediği ilk cina yetti. * 6 Haziran 1989: Ali Gül adlı vatandaş bağlı bulunduğu ta rikatça.Kontra" deniliyordu. Kullandığı taktiklerden biri de 'Polisiz' deyip. * 25 Temmuzl995: Gümüşhane Barosu Başkanı Ali Günday. İslami Terör: * 3 Mayıs 1987: Van 100. Sadece 1992 yı lında 267 vatandaşı öldürdüler. Kontgerilla Cinayetleri: Kontgerilla çeşitli şekillerde cinayet işliyor. Bölgedeki güvenlik güçlerinden yardım görmeleri nede niyle bu örgüte. öldürecekleri kişiyi (kişileri) kaçırmak: * 18 Haziran 1991: Sosyalist Parti Sımak İl yöneticisi. islami kurallara uygun yaşamadığı için öldürüldü.. İbra him Sanca işyerine giderken.Azadfer. * 7 Mart 1990: Çetin Emeç. laiklik yanlısı vaazlar verdiği için öldürüldü. "Hizbul. Yıl Üniversitesi öğrencisi Şirin Tekin oruç tutmadığı için öldürüldü.

önce Kürt sorununa duyarlı yerel politikacıların.. * 16 Ocak 1992: HEP Siirt İl Başkanı Mehmet Demir kaçırı lıp öldürüldü.nıp sivil plakalı minibüse bindirilerek kaçırıldı. Sonra ceseti bulundu. "polisiz" diyen kişilerce evinden alınıp götürüldü. Sonra sıra. 'polis' olduklarını söyleyen kişilerce kaçırılıp öldürüldü. Peki tetiği kim çekiyor? Tetiği. *28 Temmuz 1993: Özgür Gündem Bitlis muhabiri Ferhat Tepe kaçırılıp. Kontgerilla insanları kaçırıp öldürüyor. * 5 Haziran 1993: ANAP Varto İlçe Başkanı Kerim Geldi. . PKK itirafçılarına çektiriyorlar! Emekli Binbaşı Ahmet Cem Ersever. kaçırılıp öldürüldü. Doktor Hasan Kaya kaçırılarak öldürüldü... * 5 Temmuz 1991: HEP Diyarbakır İl başkam Vedat Aydın. * l Kasım 1994: Emekli Binbaşı Ahmet Cem Ersever ve ar kadaşları Mustafa Deniz ve Neval Boz kaçırılıp öldürüldü. Bu tür cinayetler. * 25 Ocak 1993: ÖZDEP Erzincan İl Başkanı Cemal Akar.. * 21 Şubat 1993: Avukat Metin Can. aydınların öldürülmesi ile başladı. gazetecilerin. "arkadaşları" tarafından öldürüldü. tetiği çeken PKK itirafçılarının isimlerini açıkladığı için. "Kürt işadamlarına" geldi.... İki kurşun sıkılmış cesedi evinin yakınında bulundu.. işkence edilerek öldürüldü.

4) Okuyucunun bugün ile karşılaştırma yapabilmesi için. Mustafa Bayram. Asıl soru: Tetiği çektiren kim? İşte bu kitabın yazılma amaçlarından biri de. 3) Mehmet Sıddık Bayram. 276 NOTLAR: 1) Liceli Bahri'nin gerçek kimliğini. Türk lirası. Ayrıca gazetelerde. haber kaynağıma söz verdiğim için yazamıyorum.. "eroin tadarken öldü" gibi. Merak edenler. 24 Aralık 1995 seçimlerinde ANAP listesinden Van Milletvekili olarak Meclis'e giren. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi ve Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı l nolu Askeri Mahkemesi'nin duruşma tutanakları ile haber kaynaklarının anlatım larından derlenmiştir..Bizim için tetiği çekenlerin hiçbir önemi yok. "Binbaşı Ersever'in İtirafları" kitabını okuyabilir. daha sonra Refah Partisi'ne transfer olan Mustafa Bayram'ın yakın akrabasıdır. 2) Hatun Cantürk. . bayağı haberler de çıktı. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı'ndaki ifadelerinden. bu soruya yanıt vermekti!. 1979 yılında bir dolar ortalama 47 Türk li rasıydı.. 5) Behçet Cantürk'ün anlatımları. Dolar'a çevrilmiştir. bir diğer iddiaya göre veremden öldü. uyuşturucu kaçakçısı olarak birkaç kez mahkeme önüne çı kartılmıştır.

7) ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın amca çocuğu. ülkücü gençlerle nasıl iş yaptığını ayrıntılı bir şekilde anlatıyordu. 8) RAM şirketi 1982 yılında 366 milyon 6 bin 300 liralık. REMAN şirketi ise aynı yıl 405 milyon 522 bin 202 liralık haksız teşvik aldılar. ekono mik durumu iyi olan birçok kişiden yardım alındığını. cezaevine girmemek için Türkiye'den kaçıp Zürih'te yaşayan işadamları ile toplantı yaptı. Sadece bir DDKD'li. Suphi Aşıcıoğlu gibi. Emin Görpe. Yeraltı dünyası. 70'li yılların sonlarına doğru ise. Behçet Cantürk'ten kesinlikle para almadıklarını söylediler. "Alpaslan Tür-keş ile görüştü" diye "solcular" tarafından bomba atılıyordu. Dündar Kılıç'ın evine. 9) İslam Devriminin sıcak günleri geride kalınca..sol" olarak ikiye ayrılmıştı. Buradaki ayrılık ideolojik nedenlerden dolayı değildi. 277 Belki bir gün.6) Behçet Cantürk "ün DDKD'ye para (bağış) verdiğine ilişkin iki farklı bilgi var. "silah kaçakçılığı" gibi "ticari" işleri de ortak yapıyorlardı. Yaşar Aktürk. 12 Mart 1971 darbesinden sonra cezaevlerinde tanıdı.. bir gazeteci arkadaş da yeraltı dünyası ile siyasi par-ılerin ve örgütlerin ilişkisini kaleme alır. Başbakan Turgut Özal. "Piyasada" güçlü olmak isteyen her "Baba" sırtını bir örgüte dayama ihtiyacını hissetti. Behçet Can türk'ten de "aidat" alınmış olabileceğini söyledi. yeraltı dünyası "sağ. 31 Temmuz 1982 tarihinde. Abuzer Uğurlu polis ifadesinde. İran'ın yeni yönetimi uyuşturucu ihraç edip. silah almaya başladı! 10) Ağa Koç. 1985 yılında İsviçre'ye gittiğinde. Görüştüğüm bazı DDKD'liler. Ayrıca bazı örgütlerle. siyasi örgüt militanlarını ilk kez.. Rizeli. "Dur" ihtarına uyma ..

Cep Kitapları. 21 kişi yaralandı. yıl lar sonra. Adının Mıgırdıç Madaryan olduğu açıklanan ASALA mensubu militan.dığı için güvenlik güçlerince vurularak öldürüldü. (Engin Bilginer.) 15) Kapalıçarşı eylemi 15 Haziran 1983 tarihinde gerçekleştiril di. 12) Albay Ali İhsan Cesur'un. üzerindeki el bombasını patlatarak intihar etti. ağırbaşlı. mert ve cesur biri olduğunu söyleye bilirim" diyordu. çok daha akıllı.. Yakalanacağını anlayan Mıgırdıç Madar yan. Sayfa 196) 14) Bulgaristan'dan gelen silahlar ve Kintex şirketiyle ilgili daha geniş bilgi sahibi olmak isteyenler..5 tipi otomatik silahla çarşıda bulunanların üzerine rastgele ateş açtı. yeraltı dünyasının bazı isimleri gibi. 278 . Dündar Kılıç'a kı yasla. (Tekin Yayınevi. Sarı Avni'nin "iş ortağı" Hayri Yağcı da. MİT Raporu'nun "görsel malzemesi" olarak ra pora eklenmişti. Mimaroğlu yaptı. 45 yaşındaki Yusuf Alper ve 13 yaşındaki Murat Alpte kin öldü. MP. soyadını değiştirip. "MiT'te sorgulanan Behçet Cantürk'ün. 11) Dönemin gazete ve dergileri Behçet Cantürk'ün kasasından 2 milyar nakit para çıktığını yazıyorlar. Süleyman Demirel ile birlikte çektirdikleri fotoğraf. 13) Dündar Kılıç'ın sorgusunda da bulunan Mehmet Eymür. 16) Kural mıdır bilinmez. Uğur Mumcu'nun "Silah Kaçakçı lığı ve Terör" kitabına bakabilirler. Babalar Senfonisi.

vergi alınmaz! 28) Türkiye'nin acı gerçeğidir. 18) Çok bozuk bir Türkçe ile yazılan mektup. Kıyı Bankacılığının en önemli özellikleri. Tempo Dergisi. 26) 14 Temmuz 1994. hiyerarşik bir mafya örgütü. Nokta Dergisi. döviz hesaplarında herhangi bir sınırlama yoktur. Savaş . 24) 30 Kasım 1992. 23) 23 Ocak 1994. 27) Kıyı Bankacılığı: Bir ülkede bankacılık sektörü için düzen lenmiş yasa ve yönetmeliklerin kapsamı dışında kalan serbest banka cılık olarak tanımlanabilir. 25) 23 Aralık 1989.. Güneş Gazetesi. Görüşmeyi yapan Ayşe Önal. Behçet Cantürk. o kokteyle katılan isimlerden. 22) 27 Temmuz 1990. gizli. 19) Nazım Hikmet. "İsviçre'den Geçerken" Yeni Şiirler kitabın dan. İlk soyadı Yaşlı idi. aslına sadık kalı narak düzeltilmiştir. 21) 9 Temmuz 1988. gizlilik esastır. Milliyet Gazetesi. Musa Anter.17) Nizamettin Bayramoğlu soyadını değiştirenlerden. DEP Milletvekili Mehmet Sincar. Aktüel Dergisi. L'Express Dergisi. (Adam Yayınları) 20) Cosa Mostra: Mensuplarının birbirlerine karşılıklı sadakat ve yardımlaşma üzerine kutsal yeminlerle bağlı olduktan.

Kürt Dosyası. Mafya Ahlakı. Bir başka iddiaya göre. Selahattin Beyazıt. 986 . .Rafet Ballı. Yalım Erez. 279 YARARLANILAN KAYNAKLAR . Şehmus Tatlıcı. 30) Osman Tim..Buldan. 1991. 32) 1993 'den sonra bölgede kimin kimi öldürdüğü tam tespit edi lemediği için.. Cep Kitapları. 1990 . Lazo ve Simko "çok şey bildikleri" için devlet içindeki güçler tarafından öldürüldü. Tekin Yayınevi. Babalar Senfonisi. 31) PKK.Kontra" nın kaç yurttaşı öldürdüğü tespit edi lememiştir. 1991 . Halis Toprak.Öğretim Görevlisi Melih Aktaş'ın Özel Arşivi. 29) Kürt işadamlarına birkaç örnek vermek gerekiyorsa.Jean Ziegler.Pino Arlacchi. itiraflarından sonra cezaevinde şişlenerek öldü rüldü. İsviçre Daha Beyaz Yıkar.Uğur Mumcu. "Hizbul.Engin Bilginer. Lazo ve Simko'yu kendisinin öldürdüğünü açıkladı. Afa Yayınları. Gazeteci Hafız Akdemir gibi bir çok isim daha sonraki tarih lerde öldürüldü!.Gazeteci Ünal İnanç'ın Özel Arşivi. İletişim Yayınları. Cem Yayınevi. . . 990 . Silah Kaçakçılığı ve Terör.

Ansiklopedik Siyasi Terimler ve Örgütler Sözcüğü.Catherine Lamour. İnterpol. 3 Cilt. Ben Tarihim Bay Başkan. Eroin Dosyası. Ümit Yayıncıık. Gü venlik ve Yargı Muhabirleri Derneği Yayınları. Soygun. 1992 .Fenton Breşler. 1973 . Mafyanın Ekonomi Politiği.Michel Lamberti. Kıyamet Mahkemesi. ı989 .Erbil Tuşalp. Sarmal Yayınevi.Halil Nebiler. 1993 SU YAYINLARI KİTAPLARI Bakır Çağlar/ Bir Anayasacının Seyir Defteri Cüneyt Özdemir/ Reytingsiz Sohbetler Faik Bulut/ Ebu Müslim Horasani Faik Bulut/ Din. Milliyet Yayınları.Murat Çulcu. Mafia. Milliyet Yayınları.1993 . 1993 .Bilal Çetin. Milliyetçilik ve Kadın Tartışmaları-2 Faik Bulut/ İslam Ekonomisinin Eleştirisi (Tarikat Sermayesi-1) . Milliyetçilik ve Kadın Tartışmaları-1 Faik Bulut/ Din.. Milliyet Yayınları. Analiz. 1991 . 1988 . . Kastaş Yayınları. Bilgi Yayınevi.Tuncay Özkan.Mehmet Eymür. Bilgi Yayınevi.995 .

ve Diktatörlük-2 Melih Pekdemir/ Öçalan Devlet mi? Metin Yeğin/ Marcos'la On Gün (Adları ve Yüzleri Olmayanlar) Nuray Pekdemir/ Gen-etik Devri'm Soner Yalçın/ Beco (Behçet Cantürk'ün Anıları) Soner Yalçın/ Hangi Erbakan? Soner Yalçın-Doğan Yurdakul/ Reis (Gladio'nun Türk Tetikçisi) Taner Akçam/ Ermeni Tabusu Aranırken Turhan Feyizoğlu/ Mahir Turhan Feyizoğlu/ Deniz .Faik Bulut/ Yeşil Sermaye Nereye? (Tarikat Sermayesi-2) İsmet Berkan/ "Birden Farkettim Benim Bir de Hayatım Vardı. ve Diktatörlük-1 Melih Pekdemir/ Kemalistler Ülkesinde Cumh." Melih Pekdemir/ Anne Bak Kral Çıplak! Melih Pekdemir/ Meğer Melih Pekdemir/ Sıradan ve Sahici Melih Pekdemir/ Kemalistler Ülkesinde Cumh.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful