P. 1
Soner Yalçın - Behçet Cantürk'ün Anıları

Soner Yalçın - Behçet Cantürk'ün Anıları

|Views: 75|Likes:

More info:

Published by: Sosyalizm Kütüphanesi on Feb 21, 2013
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

09/07/2013

pdf

text

original

SU YAYINLARI Behçet Cantürk'ün Anıları (BECO) Soner YALÇIN ISBN 975 - 6709 -11 -1 Yedinci Baskı : Kasım 2000 Kapak

Tasarımı : Hayalgücü Tasarımevi Baskı ve Cilt : Mart Matbaacılık Sanatları Tel: (0212) 212 03 39 Pbx Bu kitabın yayın hakları Su Yayınları'na aittir. Su Yayınları Dağıtım: Cağaloğlu Yokuşu Evren Han No: 29 / 53 Cağaloğlu İstanbul Telefax: (0212)5121668 Ankara Büro : Sağlık l Sokak No: 10/9 Sıhhiye - Ankara Tel-.(0312)4306017 Soner YALÇIN BECO Behçet Cantürk'ün Anıları

ÖNSÖZ Yıl 1990. 2000'e Doğru Genel Yayın Yönetmeni Doğu Perinçek, çantasından çıkardığı mektubu, "Soner, şunu okur musun" diyerek uzattı. Mektup Kayseri'de askerliğini yapan Nafiz Obay isimli birisinden geliyordu. O bay Mektubunda, Almanya'da uyuşturucu mafyasının içinde yer aldığını; eroin sattığını belirtiyordu. Dergiye açıklamalarda bulunmak istediğini yazıyordu. Telefonla Obay’ a ulaştım. Randevulaştık. Kayseri'de bir parkla buluştuk. 40 yaşında, uzun boylu, candan bir adam. 18 yıl kaldığı Almanya'da, 8 yılını cezaevinde geçirmiş ve ardından sınır dışı edilmişti. Türkiye ile Avrupa arasındaki eroin trafiğini saatlerce konuştuk... Uyuşturucu ticaretinin merkezinde bulunmuş bir canlı tanıkla ilk kez görüşüyordum. Ve yeraltı

dünyasına böyle girdim!.. Anlattıklarına şaşmamak elde değildi. İş ve siyaset dünyasının, spor çevrelerinin pek çok ünlü ismi, uyuşturucu ticaretinin içinde ve hattâ başındaydı. Nafiz Obay önemli bilgiler vermişti. Ancak bunların araştırılması ve belgelendirilmesi gerekiyordu. Bu iş tam iki yıl sürdü. 9 Ağustos 1992 tarihli 2000' e Doğruda haberi kapaktan verdik: "Mafyanın merkezindeki adam anlatıyor!" Kapak büyük yankı yarattı. Çeşitli gazete ve dergiler haberden alıntı yaptı. Bu arada, yazıda adı geçen bazı kişiler tarafından dava edildim. Belgeleri mahkemeye sundum. Beraat ettim. Yeraltı dünyasını takip etmeyi bırakmadım. Bu camianın önde gelen bazı isimleriyle tanışma olanağı buldum. Yıllar geçtikçe konuyla ilgili geniş bir arşive sahip oldum. Arşivin neredeyse yarısı bir kişiye ilişkindi: Behçet Cantürk! Nihayetinde, bilgilerin belli bir olgunlaşma noktasında, Behçet Cantürk'ün yaşamının başlı başına bir kitaba konu olabileceğine karar verdim. Çalışmalarımı bu hedefe yönelttim. Ancak bu kitap salt bir "Baba" nın biyografisi olarak yazılmadı. Kanımca, Lice'den yola çıkıp, dünya çapında bir isim haline gelen Behçet Cantürk'ün serüveni, aynı zamanda Türkiye'nin son 50 yılının toplumsal tarihi ile örtüşüyor. Toplumsal ilişkilerin, siyasal ve ahlâki değerlerin yakın tarihimizdeki dönüşümünü Cantürk ekseninde anlatmaya çalıştım. Bazı çevreler Behçet Cantürk'ü sadece yeraltı dünyasının bir patronu olarak tanır. Ama pek çoklarının gözünde Cantürk, âdeta siyasal bir kişilik ve neredeyse bir "Kürt Robin Hood'u" dur! O da herkes gibi farklı kimliklerin bir bileşimiydi: Uyuşturucu kaçakçısı, başarılı işadamı, sosyal demokrat, Ermeni kökenli, Kürt milliyetçisi, "Aile" reisi, Türkiyeli... Bu çalışmada bütünün fotoğrafını sunmak istedim... "BECO/Behçet Cantürk'ün Anıları" ülkemizin, ekonomik ve sosyal yapısını anlamaya yönelik çabalara bir katkı amacıyla kaleme alınmıştır. Kitabın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ede rim... Soner Yalçın Haziran 1996 Ankara

BABA REŞİT CANTÜRK Hava zifiri karanlıktı. Mekkareci Reşit Cantürk korkuyordu. Karanlıktan değildi korkusu, onu, ilk kez gittiği bu yol ürkütüyordu. Oysa kaç kez gitmişti Suriye'ye. O yolları ezbere biliyordu... Soğuktu ama terlediğini hissetti. Mendilini çıkarmayı düşündü, alnını silmek için. Vazgeçti, beyaz mendili jandarmalar görebilirdi. Canı sıkıldı, heyecanına engel olamıyordu. Fakat yüreğinin neden hızlı hızlı attığını biliyordu: Hem yola, hem de ilk kez taşıdığı bu mala yabancıydı. Yeni malın riski fazlaydı. Ancak parası çok iyiydi. Belki kazandığı bu para ile doktora gidip sık sık tutulduğu öksürük nöbetlerinden kurtulabilirdi... İlçesi Lice'de dikilecek, ekilecek toprağı yoktu.Taşımacılık-la geçiniyordu. İlk başlarda Van, Muş, Malazgirt, Solhan, Kar-kova'ya mal getirip götürüyordu. Ancak mekkarecilikte fazla para yoktu. Yiyecek ekmek bile bulamadığı zamanlar oluyordu. Mekkareci Reşit Cantürk oy vermemişti ama, iktidara gelen Demokrat Parti Türkiye'nin komşuları ile ilişkilerini düzeltmişti: Sınırlar eskisi gibi sıkı korunmuyordu. Bu nedenle sınır ticareti hızla gelişiyordu. Mekkareci Reşit'in Suriye'ye mal taşıması böyle başlamıştı. Kiraladığı katırlarla defalarca Suriye'ye çay, şeker, yağ gibi yiyecek maddeleri götürmüş; gelirken ev aletleri, sigara kâğıdı, halı ve elbiselik malzemeler getirmişti. Suriyeliler özellikle yağları yüksek bir para karşılığında alıyorlardı. İş tatlıydı, fakat Mekkareci Reşit, başkalarının mallarını taşıdığı için iyi para kazanamıyordu. Ancak bu yeni güzergâh ve yeni mal, ona oldukça iyi bir kazanç kapısı açacaktı. Hemşehrisi, Liceli Bahri(1) sayesinde cebi para görecekti. Liceli Bahri, yoksul ilçenin kaderini değiştirecek ilişkiyi, tesadüf sonucu kurmuştu. Bir akşam Diyarbakır'da içki içerken, müşteri kalabalığı yüzünden aynı masayı paylaşmak zorunda kaldığı Malatyalı Vahdet'le tanıştı. Kısa zamanda dost oldular. Liceli Bahri ile Malatyalı Vahdet birkaç akşam daha beraber oldular. Bahri yeni arkadaşını Lice'ye davet etti. Oğlu Nizamet-tin'i sünnet ettirecekti, kirvesi olmasını istedi. Vahdet şaşırmıştı. "Seve seve yaparım ama bilmende yarar var, ben Aleviyim" dedi. O yıllarda Aleviler hâlâ Osmanlı korkusunu üzerlerinden atamadıklarından kimliklerini saklıyorlardı. Bahri sevinmişti: "Ne fark eder, ben de Zaza'yım!" Aleviler ile Zazalar birbirlerine çok yakındı. Özellikle Tunceli bölgesindeki Zazaların büyük çoğunluğu Aleviydi. Zaza Bahri ile Alevi Vahdet rakı kadehlerini Kürtler ve Türkler için kaldırdılar...

Vahdet, Lice'ye gidip arkadaşının yoksulluğunu görünce ona ortaklık teklif etti. Kuşkusuz bu ortaklık teklifinin, zamanla Liceli'yi dünyaya tanıtacağını bilmiyordu! Malatyalılar, İran'a kaçak yollardan afyon ve hint keneviri götürüyorlardı. Malatyalı Vahdet, arkadaşı Bahri'ye malların nakliyesinde taşıyıcılara ihtiyaçları olduğunu söyledi. İş oldukça kazançlıydı. Liceli Bahri düşünmeden kabul etti. İRAN'DA İLGİNÇ GELİŞME Tahran hükümeti, 1955 yılında İran toprakları üzerinde haşhaş ekimini yasaklamıştı. Büyük çapta afyon üretilen İran, aynı zamanda bu uyuşturucu maddenin büyük miktarda tüketildiği bir ülkeydi! İranlı afyonkeşler günde 2 ton afyon tüketiyordu. O yıllarda Türkiye'de uyuşturucu alışkanlığı hiç yoktu. Bu nedenle komşu İran'ın durumu oldukça şaşırtıcıydı. Bu durumun iki nedeni vardı: İran, 19'uncu yüzyılda Avrupa'dan mal ithal etmek amacıyla, dövize olan ihtiyacını gidermek için afyon satmaya başlamıştı. En iyi alıcısı ise Hindistan'dı. Afyonun iyi para etmesi üzerine, İran'da haşhaş yetiştirenlerin sayısında patlama oldu. Afyonla "yakından" tanışanlar, bitkiyi kullanmayı da alışkanlık haline getirdiler. İkinci bir neden ise; İran'da hemen hemen hiç doktor yoktu. Bu ülkede ilk tıp olculu 1850 yılında açıldı. Afyon, her türdeki hastalığa karşı ilaç olarak kullanılıyordu. İranlılar, ilaç olarak kullandıkları bu uyuşturucunun ileride alışkanlık yaratacağını bilmiyorlardı. Her iki nedenle, İran halkının büyük bir bölümü afyonkeş olmuştu. Öyle ki, İran hükümeti 1931'de "afyon çekme evleri" kurdu; salgın ülkeyi sarmıştı. Küçük köylerde bile en az 10'u aşkın afyon çekme evi vardı. Bu durum İran hükümetini kaygılandırıyordu. Sonunda afyonun ekimini ve içimini yasakladılar. Afyonkeşler ihtiyaç duydukları malı karaborsadan ve kaçakçılardan sağlamaya başladılar. Türkiye, Pakistan ve Afganistan'daki kaçakçılar hiç vakit geçirmeden İran'a afyon ve hint keneviri "ihraç etmeye" başladılar... LİCELİLERİN EKMEK KAPISI Hava ağarmaya başladı. Ne Mekkareci Reşit Cantürk, ne de katırları dinlenmiş; bütün geceyi yürüyerek geçirmişlerdi. Öksürük nöbeti başlamıştı. "Hay aksi" deyip bir küfür savurdu. Bir ağacın altında mola verdi. Birden aklına Bahri geldi. Aynı ilçeden olmanın ötesinde, birbirlerine çok yakındılar. Bu işi ona Bahri teklif etmişti. Eline, Suriye'ye götürdüğü malların değerinden bile daha fazla para geçecekti. "Ben de kısa zamanda Bahri kadar kazanabilir miyim acaba?" diye düşündü. Yıllar geçip Bahri'nin oğulları ile kendi çocuklarının bu "iş" yüzünden rekabet edeceklerini aklına bile getirmemişti... Lice küçük yerdi. Herkes Bahri'nin birden bire çok para kazanmasına anlam verememişti. Bahri bir ara kayboluyor, sonra ceplerini altınla doldurup geliyordu. Liceliler birbirlerine soruyorlardı:

Mekkareci Reşit gönlünü bir Ermeni kızına kaptırdı.Bahri nereden alıyor bu altınları?. Bir gece sevdiği kızı zorla kaçırıp Kelvan mahallesindeki evine getirdi.. o yıllarda henüz çok eşlilik töresini yıkamamıştı. ilk malı teslim ettiğinde anladı. bir kız: Hüseyin. iki kişiyi öldürmüşlerdi. ikinci karısı Hatun'u Müslüman yaptı. bu güzel Ermeni kızını kıskanmaya başladı. Çok kızı vardı. Kızın babası Bagos Demirciyan da evladının zorla kaçırılmasına tepki göstermedi. hakaret ediliyordu. Fikriye. akrabalarının isteği üzerine Bingöl'den Lice'ye göçmüştü. Üçüncü çocuğu Azet 1948 yılında doğdu. Şato. Mekkareci Reşit Cantürk... . Daha geçen yıl Sağır ailesi ile silahlı çatışmaya girip.. Reşit Cantürk 1923 Lice doğumluydu. Katır sırtında mal taşıyorlardı. Ahmet. Beş kızı vardı: Ofsana. İranlılar. Onu hep aşağılıyor. Reşit Cantürk. Adını Abdülbaki koydular. binlerce yıllık yurtlarından göçüp gitmişlerdi. Bahri'nin altınları nereden bulduğunu. CANTURKLER Mustafa ile Havva Cantürk'ün beş çocuğu vardı. Ayakkabı tamircisi Bagos Demirciyan. gönlünü almaya çalışıyordu. Ancak Azet'in doğumundan bir yıl sonra. Hatun'a tek üzülen. Önceleri yatan il ve ilçelerle başlayan taşıma işi. üzerine kuma getirilmesine fazla ses çıkarmadı. Hacı Mehmet. Yıl 1946. Hatun bir türlü kocasına sevindirici haberi veremiyordu.. Bir yıl sonra bir erkek çocuktan oldu. Ailesi çok yoksuldu. Güzel kızının evli ve yabancı (Ermeni olmayan) bir adamın karısı olmasına çok kederlenmişti. Eşi Hayriye. Dört erkek. kocasına müjdeyi verdi: Hamileydi. Hayriye şanslıydı. Yine hamile kalmıştı. Reşit Cantürk'ün gönlünü çalan güzel kızın adı Harun'du. Bu nedenle çoğu akrabası. Genç Türkiye Cumhuriyeti yasaları.Ayşe Karakoç kızı Hayriye ile 1940 yılında resmi nikâhla evlendi. 17 yaşında. Ahmet. Elinden birşey gelmiyordu. Üstelik o yıllarda Ermenilere hep kötü gözle bakılıyor. Reşit ve Amine. Kalktı yola koyuldu. Üç yıl sonra kızları İkram doğdu. daha sonra Suriye ve İran'a kaçak mal taşımaya kadar gitti. Günlerce ağladı. Süslü ve Hatun. Ne yapabilirdi İd? Cantürkler ilçenin belalı ailelerinden biriydi. 1949 yılında Hatun'un ilk çocuğu gözlerini dünyaya açtı: Nizamettin. annesi İncik'di. bazen de dövüyordu. İmam nikâhı kıydı. ödemeyi altınla yapıyorlardı. İlk karısı Hayriye. Genç karısı ile çok yakından ilgileniyor.

Nizamettin ve Behçet öksüz kaldılar.. Lice ele geçiriliyordu. yaşamlarının her aşamasında "Ermeni dönmesi" aşağılamasına rnaruz kaldılar. çocukların devlet okullarına gönderilmesiydi. (2) Annelerinden çocuklarına bir tek "miras" kaldı: Nizamettin ve Behçet küçüklüklerinden başlayarak... GAZI İLKOKULU Tarih: 21 Şubat 1925. çocuklarını okula göndermenin bir başka nedeni daha vardı: Yoksuldu. Şeyh Sait'e tezahürat yapıyorlar ve atını öpmek için birbirleriyle yanşıyorlardı. kimi cezaevine. evdeki çocuk sayısı yediye yükselmişti. Lice beylerinden Hakkı ve Hüseyin at üstünde hemşehrilerine gülüm-süyorlardı. Liceli Fehmi Bilal vardı. Ancak ona hep Beco dediler.. merdivenlerden düşerek genç yaşta vefat etti. Sırasıyla hepsini okula . Nizamettin ve Behçet zamanla annelerinden utanır hale geldiler. İlçeye girişte protokol sırasında yer alan.. Beyaz bir at üzerinde dimdik duruyordu Şeyh Sait. kimi sürgüne gönderildi. Liceliler salavat çekiyorlar. 1937 yılında Dersim hareketinin de yerle bir edilerek bastırılması. bölgede olduğu gibi. Ve 1950 yılında Cantürk ailesine iki erkek çocuk daha katıldı.. Bölgedeki herkes. Şark İstiklal Mahkemesi. Liceli Molla Mustafa. Atın solunda Şeyh Sait'in sekreteri. Hayriye de. 1957 yılında doğan Tarık'la birlikte. Anneleri Hatun. Atın başını Lice Müftüsü Abdulhamid'in oğlu Sait Hoca çekiyordu. Kısa bir süre sonra Şeyh Sait isyanı bastırıldı.Tesadüf. annelerinin Ermeni olması nedeniyle Cantürk ailesinde hep "ikinci sınıf insan" muamelesi gördüler.. Mekkareci Reşit Cantürk için. Hatun'un oğluna ise Behçet ismini verdiler. Kimi asıldı. isyana katılanlara ağır cezalar verdi. Lice'de de korkunun hakim olmasına neden oldu. Yıl 1951. Bu iki minik çocuk. Ayaklanma bütün hızıyla sürüyordu. başkent Ankara'ya bağlılık yarışına girişti. Güvenilir olmanın en önemli göstergelerinden biri. Hayriye'nin çocuğunun adını Sabit koydular. Hatun da 1950 yılında yine hamile kaldılar.. Çocuklarına ekmek kapısını ancak devlet okullarının açacağını düşünüyordu.

Artık bir cinayeti vardı! Behçet.. YILMAZ GÜNEY HAYRANLIĞI Yılmaz Güney'e hayrandı.. kendisine "dönme" dediği için mi öldürmüştü? Mahkemede. Çünkü hiç başarılı değillerdi. sonra okumayı ve saymayı öğrendi. Arkadaşları konuşmalarına dikkat etmeliydi. Arkadaşı Nevzat'ı. Önce Türkçeyi. Bu nedenle devlet ilçeye bir de ortaokul binası yapmıştı. Bireysel şiddet yoluyla "onur" kazanmak. . "Güvenlik nedeniyle" akrabalarının yanına Diyarbakır'a gönderildi. Onun doğduğu toplum. Ders yılının ikinci yarısında naklini tekrar Lice'ye yaptırdılar. 1964/65 öğrenim yılında ilkokulu bitirdi. Bir tek tutkusu vardı: Silah. ağabeylerinin ve ablasının okuduğu Gazi ilkokuluna 1959 yılında dokuz yaşında başladı. bölgedeki kültürün bir parçasıydı.. Ergenlik çağına gelen Behçet. Reşit Cantürk.. 1965 yılında gerçekleşen bu olayın gerçek nedeni bilinemedi. Okulu sevdi. Yılmadı. Sevmediği. oğlu Behçet'i ortaokula kaydettirdi. korkulan ve saygı duyulan biri olmak istiyordu. Kendinden beş yaş büyük Nevzat Hocaoğlu'nu. İlk "fırsatı" 15 yaşında yakaladı. her türlü hakaretin öcünü alabilecek kuvvette biri oluğunu. 1966 yılında çıkarılan af ile özgürlüğüne kavuşÖldürdüğü kişinin yakınları. Kamalı Zeybek. arkadaşlarının ona sık sık "dönme" demeleriydi... onun gibi bakıyordu. Ancak. Diyarbakır Bağlar Ortaokulu'nun ikinci sınıfından devam etti. On Korkusuz Adam ve Kara Şahin filmlerinin etkisinden günlerce kurtulamamıştı. henüz ortao-kul birinci sınıf öğrencisi iken. Yılmaz Güney gibi yürüyor. "Dönme" olarak tanınmaktan nefret ediyordu.gönderdi. "kazara vurdum" diye ifade verdi. Diyarbakır'da fazla kalmadı. Dağların Kurdu Koçero.. Diğer çocuklarını ortaokula yazdırmamıştı.. Behçet'ten umutluydu. Tavırları değişmişti. Behçet. tabancayla vurarak öldürdü. Öğrenimine. Okuyacaktı.. Behçet'ten intikam alabilirdi. Behçet. okuldan soğumaya başlamıştı.. Lice'de okula giden öğrenci sayısı oldukça fazlaydı.. Şanslıydı. 15 yaşında ispatlamıştı. Üstelik aileler çocuklarının okumasını istiyorlardı. zayıflığı ve savunmasızlığı bağışlamıyordu!...

Diyarbakırlı bazı CHP'liler partiye oy vermeyeceklerini söylüyorlardı. Gıyasettin Fidan. Halit Mısırlıoğlu'nu kontenjana koyması. Süleyman Özkalkan. Abdullah Cantürk ve Halim Karagöz'e. 1969 genel seçimleri öncesi Diyarbakır'da liste belirlemesi yüzünden tartışmalar çıkmıştı. Behçet'i yine Diyarbakır'daki akrabaların yanma göndermeyi düşündüler. Behçet Cantürk. lise öğrencisi Behçet Cantürk de vardı. Okumak istemiyordu. onlarla sohbet etmelerine çok bozulmuşlardı. Babası Resife yalvarıyordu. Sonuçta korkulan oluyor: Silahlar patlıyor. tutuklama karan olmadığı halde. Nadir Vuran. Halim Alacabayır. dağlara çıkmıştı. Yıllarca sürecek bu kan davasının başlama nedeni siyasiydi. Sıddık Deniz. Liceliler. Küçük bir çete kurmuşlardı! Kan davasının sadece Behçet'e bir yaran olmuştu. Gerginlik tırmanmış ve tetiklere basılmıştı. Güçsüz duruma düşen aileye Körtükler saldırabilirlerdi. İlk günlerde Cantürkler'in evlerine sık sık baskın yapan jandarmalar da artık gelmemeye başlamıştı. Osman Hanezay ve Mehmet Fidan da katılmışlardı. Gıyasettin Deniz. Lice Cumhuriyet Savcılığı. Cantürkler'in AP'lileri evlerinde kabul edip. bu partiyi Diyarbakır'da ikiye bölmüştü. "Bingöl'deki akrabaların yanında emniyette olur" diye düşündüler. dağa kaçan dokuz kişiden biriydi. Mehmet Özsucu. Cantürkler. okuyup büyük adam olacaktı. Hanifi Vuran. Babası onu dinlemiyordu. Cindi Hanezay. dağdakiler de yaşamlarından memnundular. Kızgın CHP'liler arasında Cantürkler de vardı. aileden bu dokuz kişinin teslim olmasına razı olmamışlardı. Behçet Cantürk firar edip. "güvenlikleri için"..47 kişi hakkında tutuklama kararı çıkardı. Ramazan Alacabayır. O. Körtükler'den Halim Aydın vurularak öldürülmüştü.. Dokuz kişi teslim olmadı. Ramazan ve Mehmet Han Gelirakan ise yaralanmıştı. 100 kişilik partili grubuyla Cantürkler ziyaret etmek için Lice'ye gelmişti. Mehmet Taşkaya. Halit Mısırlıoğlu taraftan Körtükler. 1969 yılında Bingöl Lisesi'ne kaydedildi. Abdülbaki Cantürk. Dağa çıkan. Körtük aşireti ile araları çok kötüydü. çocukları içinde en zeki olanı Behçet'ti. 19 yaşında okulu bırakıp. . Tutuklanacak kişiler arasında. Lice'de lise yoktu. "Güvenli olmaz" diye vazgeçtiler. Nadir Harman. her an silahların patlamasından endişe ediyorlardı.Ortaokulu. liseye göndermesin diye. Zaten başlarında yeni bir bela vardı. Fırsattan yararlanan AP'li Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Refet Sezgin. Cantürkler de. hiç sınıfta kalmadan 1968 yılında bitirdi. CHP'nin. Cantürkler'den.

Deniz ailesi tarafından öğrenilmişti. Üstelik olay unutulmuş görünüyordu. Gıyasettin Deniz'in. Cantürkler paralarını vermiyorlardı. Suriye'ye afyon götürüyorlardı. kardeşi Behçet'le birlikte dağların yolunu tuttu. Silah seslerini duyan aileler olay yerine koştular. silahlar konuşunca dağdaki ekibin bir bölümü teslim oldu. Mayıs'ta babaları Reşit Cantürk'ü yitirdiler. Artık ilçeye ziyarete bile gelmeye başlamışlardı. 1971 yılı Cantürkler için hiç de iyi geçmiyordu. Diyarbakır ikinci Ağır Ceza Mahkemesi. Güzel de para kazanıyorlardı. Suç ortakları arasındaki gerilim fazla uzun sürmedi. Aile büyüklerinin tahminleri doğru çıktı. jandarmaların dur ihtarına uymayan Cantürkler'in en küçüğü 13 yaşındaki Tank Cantürk canından oldu. Sabit ve Behçet kardeşlere pusu kurdular. güvenlik için Sabit'in yanına Behçet'i verdiler. Cantürkler. Cantürklerin tabancalarından çıkan mermilerin ilk hedefi Gıyasettin Deniz oldu. Cantürk ve Deniz ailesinden toplam 10 kişi hakkında tutuklama karan verdi. İzmir Narlıdere'de askerliğini yapan Sabit Cantürk izine gelmişti. 7. Behçet Cantürk hakkında üçüncü kez yakalama emri çıkarıldı. ÇETE BÖLÜNÜYOR Dağdaki grup arasında ikilik çıkmıştı. İran'a. 21 Şubat 1971 gününe kadar sakin sürdü.65 mm çaplı Astra tabanca ile Fahrettin Bakır'ı öldüren Sabit Cantürk de. Sabit Cantürk'ün Lice'ye geldiği. Cantürkler ile Denizler silahlı çatışmaya girdiler. Bu arada. Hayat. Bu olay nedeniyle de. Sık sık öksürük nöbetlerine tutulan Mekkareci Reşit vereme yenik düşmüştü. Grup arasında ihtilaf çıkıp. 21 Şubat'taki olay nedeniyle cezaevinde bulunan ağabeyi Azet Cantürk'ü ziyaret etmek istiyordu. 21 Şubat günü Lice'nin kenar mahallelerinden birinde. Ancak Behçet Cantürk'ün pes etmeye niyeti yoktu. Amca çocukları Gıyasettin Deniz ile Sıddık Deniz afyon paralan yüzünden. 13 Eylül 1971. Abdülbaki Cantürk ve Behçet Cantürk'e sitem etmeye başladılar. Çatışma çıktı. Bu 10 kişiden biri yine Behçet Cantürk'tü. İki kişinin ölümüyle sonuçlanan bu olayla ilgili olarak. "kanını yerde bırakmak istemeyen" Deniz ailesi. . Olayın daha da büyümemesi için jandarmalar havaya ateş açtılar. Şubat ayında kardeşleri Tarık'ı kaybetmişlerdi.Dağda bulunan firariler boş durmuyorlardı.

Türkiye önemli bir döviz kapısını kapatıyordu. 1967'de 119 ton. 1969'da 128. Ayrıca. Sürekli saklanmak ve kaçmak zorunda kalmışlardı. Önce afyon ekilen illerin sayısı azaltıldı. Türk afyonundan.Aksilikler Behçet Cantürk'ün yakasını bir türlü bırakmıyordu. bu kez Türkiye haşhaş ekimini yasaklıyordu. galip her zaman güçlüydü ve korkusuzdu. İlginçtir. Vietnam Savaşı'ndan dönen askerlerinin ve hayata yabancılaşan gençliğinin neden uyuşturucu kullandığıyla değil. çatışmalardan zaferle çıkanın yanındaydı. 1968'de 125 ton. 13. Amerika. ne "eroinin başkenti" Marsilya'daki eroin laboratuvarlarının yok edilmesine. Bu eroinler ise Türkiye'deki haşhaş tarlalarından elde edilen afyondan yapılmaktadır. Altın Hilal (İran. "Esmer altın" afyon için. Çünkü." Yani. Tayland. 12 Mart askeri darbesi nedeniyle sıkıyönetim ilan edilmişti. John Cuzacks. hem de uyuşturucu piyasasında çok iyi para ediyor. . İran. Amerika'nın gücü. Türkiye. ne de afyon kaçakçılarının merkezi.. galip çıkanın yanında olmak.. Üstelik "işler" de karışmıştı. Hastalığı kolay atlattı. Afyon üretiminde dünya üçüncüsüydü. Türk afyonu çok kaliteliydi. Amerika'nın isteğine karşı koyamıyordu. Milyonlarca dolarlık geliri vardı. Anadolu'da üretilen afyon. HAŞHAŞ EKİMİ YASAKLANIYOR Behçet Cantürk'ün tabancasından çıkan mermiler kaç kişinin yaşamına son vermişti? Bu cinayetleri niçin işlemişti? Bu soruların önemi yoktu! Doğu toplumlarının geleneği değil miydi: Çatışmaların gerçek nedenleri üzerinde durulmaksızın. tehlike sinyalleri Anadolu'ya çok uzak bir yerden. 10 kilo eroin sağlarken. Afganistan) ve Altın Üçgen'e (Laos. 1970'de 63 ve 1971 yılında da 149 ton afyon satmışlardı. hem dünya ilaç pazarında. Burma) yetiyordu.15 kilo "ürün" elde ediliyordu.. kendisine "koşulsuz bağlı müttefiki" ile uğraşıyordu. Pakistan. Amerikan Narkotik Büro şefi M. 1969 yılında topraklarında haşhaş tarımının tekrar yapılmasına izin vermişti. Behçet Cantürk umutlandı.. Bu aileler. Sarılık hastalığına yakalandı. Cezaevlerinden çıkan yakınları.. Teslim olan Cantürkler yargılamalar sonucu beraat etmeye başladılar. kapış kapış gidiyordu. Türkiye'ye karşı yıpratma savaşı başlatıldı. 90 bin aile haşhaş ekimi ile geçiniyordu.. Halk. Jandarmalar dağlarda kendilerine rahat vermiyorlardı. Ancak şans yine ondan yanaydı. ailelerinin can güvenliklerini sağlayabilirlerdi. Diğer ülkeler 100 kilo afyondan. Amerika Birleşik Devletleri'nden gelmişti. Türkiye'de haşhaş ekimi yasaklanmalıydı! Amerika kamuoyunda Türkiye aleyhtarı bir hava oluşturuldu. Toprak Mahsûlleri Ofisi'ne. şöyle diyordu: "Amerika'da tüketilen eroinin yüzde 80'i ülkemize Fransa'dan sokulmaktadır.

1961'de ekim yapılan il sayısı 35 iken.. Sorgulaması bitip mahkemeye çıkarılan Behçet ve Sabit Cantürk. Evde bulunan Behçet ve Sabit'i kelepçeleyip götürdüler. Anadolu'nun binlerce yıllık geleneksel bitkisi afyonun ekimini yasaklayan karan ilan etti. Plan yapıldı. Öte yandan. Ali oğlu Fahrettin Bakır'ın ölümü ile sonuçlanan olayda Behçet Cantürk'ün suçlu olduğunu gösteren bir belge yoktu. Cezaevi onun için iyi bir okul oldu. Önce durum Lice İlçe Jandarma Komutanı Cafer Bay'a anlatıldı.. Behçet Cantürk. aynı zamanda AP'nin oy depo-suydu. Türkiye'de afyon üretiminin yasaklanması. buğday tenli.. Kuşkusuz. Amerika'da seçimler yaklaşıyordu. 9 ay 10 gün sonra karara vardı. onu cezaevinde de buluyordu. Demirel. TESLİM OLUYOR Cantürk aile meclisi toplandı. 29 Aralık 1971 gecesi. Ancak Diyarbakır Cezaevi'ndeki havanın sıcaklığı mevsimden kaynaklanmıyordu. Başkan Ni-xon'ın tek umudu. Şansı hep yanındaydı. hoparlörden herkesi sakin olmaya çağırdı. Kan dökülmesi an meselesiydi. En çok haşhaş üretilen İsparta. 1. İsyan bastırıldı. Ancak bunun ne önemi vardı. Behçet Cantürk. 6 yıl 8 aya mahkûm oldu. Maliye Bakanı Mesut Erez Kü-tahyalı'ydı. Halim Aydın ile Gıyasettin Deniz'in ölümleri ile sonuçlanan olayların davaları ise sürüyordu.80 boyundaki. Afyon. Beco'nun sesini duyan Liceliler. Uşak ve Burdur illeri. yasaklamaya karşı direniyordu. Diyarbakır İkinci Ağır Ceza Mahkemesi.. Yaşlı bir mahkûmun ölümü isyana dönüşmüştü. Çevresinde Liceliler pervane oluyordu. Ve 12 Mart askeri darbesinin Başbakanı Nihat Erim. Sabit Cantürk'se. Çünkü cezaevinde bulunan tutuklu ve mahkûmların büyük bir bölümü Lice'liydi. 15 Ocak 1972 tarihinde cezaevine gönderildi. Denizli. jandarmalar sessizce Cantürkler'in evine geldiler." Başbakan Demirel Ispartalı. Başbakan Demirel.. kardeşi Sabit ile birlikte teslim olacaktı. 1972 yazının sıcağı her yanı kasıp kavuruyordu. Başbakan Süleyman Demirel'e yoğun baskılar vardı. Tek istekleri vardı Cantürkler'in: Çocuklarının teslim olduğunu kimse duymayacaktı. Cezaevinin müdürü olayların bastırılması için Behçet Cantürk'ten yardım istedi.. 1970'de bu sayı 7 ile sınırlandırıldı. Sadece yakalandıkları duyulacaktı. Önemli olan Nixon'a seçim kazandıracak bir şovdu!. Olaylar Behçet'in peşini bırakmıyor. cezaevinde duruma el koydular. Başta Diyarbakır olmak üzere bölgenin önde gelen "tüccarlarıyla" tanışma fırsatını buldu. . "Amerikan gençliğini uyuşturucudan koruma" propagandasıydı. dünyada gitgide yayılan eroin tutkusunu azaltmadı. Kütahya. "iki arada bir derede kalmıştı. siyah gözlü genç adam cezaevinin önemli konuklarından biri olmuştu.

PTT müdürü bile bu işlere girmişti. Dadaş Turizm'in şubesini açtı.. Laçin ailesi ile birlikte Hazar Turizm Seyahat Acentası'nı kurdular. Birgün atlayıp Erzurum'a gitti.. 9 ay 10 gün sonra Behçet. Arkasından. Diyarbakır-Erzurum arası yolcu taşıyorlardı. Avrupa'ya paketler halinde. Behçet Cantürk teklifi kabul etti. Kayseri üzerinden Ankara.. O şirketin de Diyarbakır şubesini aldı. Liceli bazı aileler arka arkaya otobüs alıp şirketlere ortak oluyorlardı. otobüs alıp Kamil Koç firması ile birlikte çalışmaya başladı... hem de bozulan işlerini sevk ve idare etmesini istediler. Ancak Gazanfer Bilge ile hep ihtilafa düştü." Behçet Cantürk'ten. 1973 yılında iki mutluluğu bir arada yaşadı. Elazığ'da yeni kurulan Murat Turizm Otobüs firmasının yetkilileri ile anlaştı.. firmalarına hem ortak olmasını. Diyarbakır'a.Elazığ. "posta posta" mal gidiyordu!. Cezaevinden çıkar çıkmaz görücü usulüyle. Bu nedenle kendi otobüslerini Erzurum'dan kesip Malatya güzergâhına gönderdi. Çalışkandı. 26 Nisan'da "1974 affı" çıktı. İkna etti. Adını Mehmet koydular. Cantürk ailesi ona uygun bir kız bulmuştu: Amcası Hüseyin'in oğlu Zeynel Cantürk'ün kızı Erdem. 23 yaşındaki Behçet Cantürk otobüs işini çok sevdi. Gaziantep. Girişimciydi. Adana'ya gidip Gazanfer Bilge'yi buldu.16 Ekim 1973 tarihinde nakti kefaletle serbest bırakıldı. Otobüs şirketleri. Hırslıydı. Dadaş Tu-rizm'in sahibi Bünyamin Bey'le anlaştı.. .. Ekmekçi ailesi. Özdiyar-bakır firmasına otobüs vererek ortak oldular. Akan Otobüs İşletmesi sahipleri İhsan Güzel ve Yılmaz Turgut Uğur. Canpolat ailesi ve Erşenel ailesi. Sadece Cantürkler değildi otobüs işine girenler. Lice'de "nakliyatçılık" o kadar yaygınlaşmıştı ki. resmi nikâhla evlendi. Diyarbakır Cezaevi'ndeki "koğuş ağalığı" nın sonucunu kısa zamanda gördü.İstanbul'a yolcu taşımaya başladı. MEKKARECİLİK TARİHE KARIŞIYOR Behçet 'Cantürk. O yıllarda "mekkarecilik" artık tarihe karışıyordu. Akan Otobüs İşletmesi'nin üçüncü ortağı oldu. Ayrıldılar. Diyarbakır. Zeynel Cantürk'ün diğer kızı Süreyya'yı ise ağabeyi Nizamettin'e münasip görmüşlerdi. Delidere ailesi. daha "içerideydiler. 1973 yılında cezaevinden çıktığında. dosyaları düştü. Şanlıurfa ve Adana'ya seferler düzenlemeye başladı.Erdem çiftinin bir oğulları oldu. Katırlar yerlerini motorlu taşıtlara bırakıyordu.. Hemen kolları sıvadı.

Komite görev bölümü yaptı. Protesto yürüyüşünü dört örgüt organize ediyordu : * İlerici Gençler Derneği (İGD). Liceli acısını unutmuş. MC hükümeti. * Kürdistan Kurtuluş Partisi (Rızgari). Tahsin Erdoğan. Behçet Cantürk. Lice'nin bir kısmı çadırda. En acı ayrılığı ise. Nazif Sanman. Türkiye yasa bürünmüştü. dağ yamacında kurulu olduğu için daha önce. Lice'deki evler. * Özgürlük Yolu (Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi)." Katılımcılar sık sık "Kahrolsun İktidar" diye slogan atıyorlardı. "hükümetin manevi şahsiyetini alenen .Diyarbakır yürüyüşünü organize edenler hakkında. Ankara'daki hükümet. Deprem yardımlarının yetersizliğini protesto etmek için Lice'den Diyarbakır'a yürüme fikri ortaya atıldı. Yürüyüşe katılımın fazla olması için öğretmenleri. Lice. aynı yılın 6 Eylül'ünde yaşadı. Dünyanın her tarafından gelen yardımlar ilçeye gönderiliyordu. Evlerinin yeniden inşası için Başkent'ten yardım istiyordu. 35 kişilik yürüyüş komitesine. kaya parçalarının düşmesi ile sık sık yıkılıyordu. 20 Kasım 1975 günü yürüyüş yapıldı. kışı düşünmeye başlamıştı.. köylüleri organize etme görevi verildi. işçileri. Kış yaklaşıyordu. Osman Ağın örgütleyecekti. Geniş bir katılım oldu. Karısını. Aziz Akşahin. İlk günlerde yoğun bir biçimde gelen yardımların arkası kısa zamanda kesildi.. 8 bin 159 konut ve bina yıkılmıştı. Resul Gelirakar. gençliği. bir kısmı battaniyelerle kışı karşılamaya hazırlanıyordu. İGD'yi tem-silen girdi. Yürüyüş kortejinin önünde büyük bir pankart vardı: "Depremden ölenlerin katilleri iktidardır. Ancak bu kez evleri dağ yutmuştu! Deprem Lice'yi yok etmişti. O günlerde bir dedikodu kulaktan kulağa yayılıyordu: "Lice halkı solcuydu. Licelilere yardım göndermeyerek. 2 bin 385 kişi yaşamını yitirmişti. Liceli'nin çığlığını duymuyordu.. Bu nedenle APMSP ve MHP'den oluşan 1.1975 yılında bir ayrılığı da ortaklarıyla oldu. cezalandırıyordu!" Lice'de bıçak kemiğe dayanmıştı. Mekin Balaban ve Abdulbaki Kaymak. oğlu Mehmet'i. * Kürdistan Ulusal Kurtuluşçuları (KUK).. Aydın Ergün. ağabeyi Abdülbaki'yi ve 15 yakın akrabasını Lice depreminde kaybetti. Behçet Cantürk'e. LİCE YÜRÜYÜŞÜ 8 şiddetindeki depremde.

. * 1967. Liceli Tarık Ziya Ekinci. Naci Kut lay. 485 kişiden. Sait Elçi. Ömer Turan. Irak'ta kurulacak KDP. Musa Anter. İsyanların bastırılmasından sonra. yakın ta-rihdeki siyasi gelişmelere bakmak gerekiyor : * 14 Mayıs 1950: Demokrat Parti. Dava açılanlar arasında Behçet Cantürk yoktu. Geleneksel yapının çatırdamaya başladığı Kürt toplumunda. * 12 Mart 1971: Askerler yönetime el koydu. TİP'in miting yaptığı 12 miting merkezinden biri Lice'ydi (24 Ağustos 1969).69: TİP iki yıl boyunca "Doğu mitingleri" düzenledi. ilk örgütsel faaliyetlerde bulunmasının nedeni. on yıl sonra 17 Ocak 1985 tarihinde kararını verdi: Beraat. * 19 Ekim 1960: Sürgün Yasası çıkartılarak. Kürtler. Behçet Cantürk'ün. yıllar sonra yeniden toplumsal mücadele sahnesine çıkıyorlardı. TİP'in "ırgatlar ve marabalar"ın partisi olduğunu açıklaması. Emin Kotan. rekor bir sürede. Sorunu ifade edebilecekleri tek platform olarak Türkiye İşçi Partisi'ni görüyorlardı. Irak. İran.KDP'yi illegal olarak kurdular. "güvenilir olmanın koşulu olarak" okullara gönderilen Kürt çocuklarının bir bölümü "asimile olmamış. Sait Kır-mızıtoprak'ın bulunduğu Kürtler. 55 ağa ve aşiret ileri geleni.tahkir ve tezyif etmekten dava açıldı. * 27 Mayıs 1960: Silahlı kuvvetler yönetime el koydu. Suriye ve Türkiye topraklarında faaliyet gösterecek. * 13 Şubat 1961: Türkiye İşçi Partisi kuruldu. Mahkeme. "devletin Lice depremine karşı umursamaz tutumu" olarak açıklanabilir mi? Kuşkusuz hayır. Medet Serhat. TİP. * l Haziran 1960: 485 Kürt gözaltına alınarak Sivas'ta bir kampa getirildi. Yaşar Kaya. Türkiye. Kürtlerin de büyük desteğini alarak seçimleri kazandı. Aralarında Faik Bucak.. merkezi bir Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) kurulması çalışmalarını başlattı. Behçet Cantürk'ün yürüyüş tertip komitesinde yer almasının. Batı Anadolu'ya iki yıllık sürgüne gönderildi. Kürtlerden büyük destek gördü. * 22 Eylül 1959: Aralarında Ziya Şerefhanoğlu. sekreterya görevini yürütecekti. * 24 Ocak 1965: Mustafa Barzani ve Celal Talabani. Sait Elçi. TİP"in genel sekreterliğine kadar yükselmişti. Kürt aydınlarının da partisi olmuştu. Canip Yıldırım. . "siyasallaşmasının" nedenini öğrenebilmek için. * 14 Mayıs 1969: Çoğunluğunu üniversiteli Kürt öğrencilerinin oluşturduğu Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO) kuruldu. Nurettin Yılmaz ve Cezmi Balkaş'ın da içinde bulunduğu "49'lar" olarak bilinen Kürt aydınları yargılandı." aksine kendi ulusal kimliklerini gizlemeksizin Kürt sorununu dile getirmeye başlamışlardı.

* 20 Temmuz 1971: TİP 4'üncü kongresinde, "Türkiye'nin Doğu'sunda Kürt halkı yaşamaktadır. Kürt halkı üzerinde baştan beri, hakim sınıfların, faşist iktidarların, zaman zaman kanlızulüm hareketleri niteliğine bürünen, baskı, terör ve asimilasyon politikası uygulanmıştır" diye karar alması, partinin askerler tarafından kapatılmasına neden oldu. * Nisan 1973: Ankara'da Abdullah Öcalan ve arkadaşları, Kürt sosyalistlerinin ayrı örgütlenmesini savunan ayrı bir grup oluşturmaya başladılar. * 28 Kasım 1974: Kürt öğrencileri, kapatılan DDKO yerine, Devrimci Demokratik Kültür Dernekleri'ni (DDKD) kurdular. DDKO tutuklamaları sırasında yurtdışına kaçan Kemal Bur-kay, "74 affı" ile tekrar Türkiye'ye döndü. Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi'ni kurdu. 1975 Haziran ayında Özgürlük Yolu adlı dergiyi çıkardı. Tıpkı Türkiye sosyalistleri gibi, Kürtler de, 70'li yıllarda hızlı bir bölünme sürecine girdiler. Kürtlerin örgütleri şunlardı: Rızgari, Kawa, KİP (daha sonra adını PPKK olarak değiştirdi), KUK, Denge Kawa, Tekoşin, Ala Rızgari, UKO (sonra PKK ismini aldı), KUK- SE, Kürdistan Halk Partisi, Pekanin... AĞALIK BEHÇET'TE Babaları Reşit ölünce, Cantürkler'in başına Abdülbaki geçmişti. Cantürkler, Lice depreminde ağabeylerini kaybedince, ailenin başına hiç tartışmasız Behçet Cantürk'ü getirdiler. Doğu toplumlarında, aile içinde hiyerarşi nasıl kurulmuş olursa olsun, en güçlü olanın üstünlüğü belirleyici oluyordu. En güçlü olan; en yaşlı aile bireyi olduğu gibi, en saldırgan ve istekli kişi de olabiliyordu. "Ağalık" için, yalnızca düşmanlarım ortadan kaldıran, güçlü ve yetenekli biri olmak yetmiyordu. Ayni zamanda herkesin babası, ağabeyi, koruyucusu, danışmanı olabilmek ve bir otorite simgesi de olmak gerekiyordu. Alçakgönüllü bir tavırla konuşan ve dinleyen, kudretini gizleyen biri olmalıydı. Yönetme sanatını bilmeliydi. Ailesine kol kanat germeliydi... Behçet Cantürk'te bu özellikler vardı... . Önce evlendi. Lice depreminde eşi ve oğlunu kaybedince, "bir daha evlenmeyeceğim" diye yemin etmişti. 5 ay sonra evlendi. Aziz- Dilber kızı, 15 Nisan 1956 doğumlu Hidayet Kaşan hemşehrisiydi. Okuma- yazması yoktu. Behçet Cantürk ikinci eşiyle görücü usulüyle evlendi. Resmi nikâh yapmadı. Hasımlarından ailesini korumak ve onların geçimlerini sağlamak için askerlik işini halletti. Para karşılığı Konya Askeri Hastanesi'nden çürük raporu aldı!

Askerlik sorunu ortadan kalkınca, bütün gücüyle tekrar ticarete atıldı. Otobüs firması ortaklığından ayrıldığı dönemde, kendine yeni bir iş alanı daha bulmuştu: Lice çevresindeki tütün ürününü köylüden peşin parayla alıp Tekel'e satıyordu. Ancak dikili alanlar da depremden nasiplerini almışlardı. Tütün ticaretini bıraktı. Yılmadı. Deprem konutlarının yapımı işine girdi. Kardeşleri Nizamettin, Sabit ve Azet'i de yanına aldı. Önce taşeronluk yaptılar. Müteahhit Maksut Yıldız'dan 250 konutluk bir iş aldılar. Aynı yıl bitirdiler. Behçet Cantürk, tek başına müteahhitlik yapabilecek karneye sahip oldu. 1976 yılında, Lice PTT binasının yapımını teklif usulü ile aldı. Aynı yıl, ilçesine yapılacak 1600 konutun altyapı inşaatlarının ihalesini kazandı. Hepsini bir yılda bitirdi. Lice depremi, Cantürkler için çok trajik olmuştu. Yakınlarım, evlerim ve işyerleri kaybetmişlerdi. Fakat bir yıl sonra "deprem nedeniyle" para kazanmaya başlamışlardı! Behçet Cantürk, 1976 yılında, Lice'ye bağlı, Oyuklu Köyü' nün 110, Kabakaya Köyü'nün 200 konutluk inşaat ihalesini aldı. Bir yıl içinde 310 prefabrik ev yapıp teslim etti. Ankaralı Murtaza Dinçer'le, Lice'nin kanalizasyonu, Laz Osman'la (Osman Kılıç), Lice'nin adliye binası inşaatlarını yaptı. TEYZELERİYLE TANIŞIYOR! 1976 yılı, Behçet Cantürk için oldukça hareketli geçiyordu. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nden 2 yıl süreli turist pasaportu aldı. Bir yıl sonra Diyarbakırlı müteahhit Yaşar Benice ve Diyarbakır Afet İşleri Bölge Müdürü Göksel Öztürk ile birlikte, Yaşar Benice'nin Mercedes otomobiliyle Suriye'ye gitti. Nusaybin Hudut Kapısı'ndan çıkarak Suriye'nin Kamışlı ilçesine ulaştı. İki teyzesi Suriye'ye göçmüştü. Anneannesi İncik Demirciyan'dan teyzesi Süslü Nalbant-çı'nın telefonunu almıştı. Kaldığı otelden teyzesini aradı. Süs-lü'nün kocası Samo (Samuel Nalbantçı) gelip Behçet Cantürk'ü evine götürdü. Burada Behçet Cantürk'ü bir sürpriz bekliyordu. Evde, yine Kamışlı'da oturan bir diğer teyzesi Şato Palancıyan vardı. Odada duygusal bir hava oluştu. Çünkü Behçet Cantürk, teyzesi Sato'yu ilk kez görüyordu. Birkaç dakika kimse konuşmadı. Söze, Sato'nun taksi şoförlüğü yapan kocası Garo Palancıyan başladı. Depremi duyduklarında çok üzüldüklerini söyleyip. geçmiş olsun dileğinde bulundu.

Sonra Behçet Cantürk'e yeğenlerini tanıştırdı. Kamışlı'da ilk gecelerini, arkadaşları otelde, kendisi teyzesinin evinde geçirdi. Ertesi gün karayolu ile Halep'e hareket ettiler. Ekibe teyzesinin eşi Samo da katılmıştı. Ancak Samo'nun Halep'te özel işleri vardı. Halep'te iki gün kalıp Şam'a gittiler. Hediyeler aldılar. Behçet Cantürk, sedef bir tavla aldı. Burada iki gün kalıp, Ürdün'ün başkenti Amman'a geçtiler. Dönerken Kamışlı'ya uğrayıp, teyzelerinde yemek yeyip Türkiye'ye döndüler. İŞLER BÜYÜYOR Van depremi de, Cantürkler'e yeni iş alanları yarattı. Teklif usulü ile iş aldılar. Van- ErcişKozluca köyler grubundan 210 konut ve Van- Muradiye- Çaldıran grubundan 450 konutluk inşaat ihalesi aldı. Behçet Cantürk, kazandığı paralarla, 1975 yılında Lice Seyran Tepe'de 400 metrekarelik arsa ile, 1976 yılında Diyarbakır merkezde ortaklarıyla birlikte bir işhanı satın aldı. Daha sonra ortakları; Kazım Kalkan, Kamil Dakman, akrabası Mehmet Han Kozat, kardeşleri Nizamettin, Sabit ve Azet'in ortaklık paylarını da satın alarak, işhanının tek başına sahibi oldu. Adını "Cantürk İşhanı" koydu. İnşaatlarda kullanmak üzere, 3 adet BMC marka damperli kamyon, l adet Ford marka kamyon, 2 adet Fergison marka traktör ve 2 adet Mercedes otomobil satın aldı. Yatırım yapmaktan hiç çekinmiyordu. Ortak inşaat yaptıkları Trabzonlu müteahhit Mustafa Çelik ile birlikte istihkaklarını almak için Ankara'ya gittiler. Ankara Gençlik Parkı karşısındaki İller Oteli'ni bir yıllığına kiraladılar. Toprağı seviyordu. 1977 yılında yine Ankara'da Sincan bölgesinde, yaklaşık 14 dönüm (13750 m2) yer ve 1978'de Diyarbakır merkez Kaynarca Köyü'nden 44 dönümlük toprak aldı. 1978 yılında kardeşleri Nizamettin ve Azet'le birlikte Diyarbakır Demir Oteli'ni Mehmet Demir'den satın aldı. Burada ilginç bir rastlantıdan bahsetmek gerekiyor. İtalya'da, hükümet kuruluşu olan "AntiMafya Komisyonu" nun yaptığı bir araştırmaya göre, İtalyan mafyası sermaye birikimini inşaat sektöründen sağlamıştı!.. SİLAH KAÇAKÇILIĞI Anadolu, 1972'den sonra, haşhaş üretiminde önceleri sahip olduğu merkezi önemi zamanla yitirdi. Dünyadaki büyük artışa rağmen, Türkiye'de yasadışı üretim ve pazarlamada büyük düşüş yaşandı. Bu nedenle kaçakçılık zorunlu olarak şekil değiştirdi. Uyuşturucunun yerini silah aldı! Kaçakçılığın güzergâhı da değişti. Eskiden Doğu'dan Batı'ya gidiyordu. Bu kez Batı'dan Doğu'ya mal sevkıyatı yapılmaya başlandı. Genellikle Bulgaristan'dan Karadeniz kıyılarına getirilen silahlar, Türkiye üzerinden

Irak, İran ve Suriye'ye gönderiliyordu. Silahların bir bölümü de Türkiye " iç pazarında" alıcı buluyordu. Ancak asıl büyük piyasa, İran ve Irak'tı. İran'da Şah aleyhtarı gösteriler zamanla yerini silahlı çatışmalara bırakmıştı. İran halkı silahlanıyordu. Irak'ta silahların alıcısı Kürt gruplardı. Suriye'de ise, silahın bir bölümü radikal İslamcılara, bir diğer bölümü de Filistinlilere gidiyordu. Ortadoğu kaynıyordu. Ve silahlar "peynir ekmek gibi gidiyordu!" "Nakliyecilik" olur da, Liceliler olmaz mı? Silah kaçakçılığını önceleri "parası az" diye küçümsemişler-di. Ancak Ortadoğu'daki gelişmeler sonucu silahın değeri artıp, sevkıyat fazlalaşınca bu işe de girdiler. Önce küçük çapta iş yaptılar. Lice depremi sonrasında, inşaat yapmaya gelen Karadenizli müteahhitlerin yardımıyla, "Karadeniz Mafyası" ile tanıştılar. Büyük sevkıyatlara girdiler. Behçet Cantürk, kardeşleriyle birlikte bir yandan müteahhitlik yaparken, diğer yandan silah kaçakçılığı işlerine "hisseli" olarak girmeye başladı. Yani doğrudan işin içine girmiyor, belli bir oranda para veriyordu. Sonuçta hissesine düşen kân alıyordu. Malın yakalanma riski vardı. Bu nedenle kaçakçılar, "hisseye yazılan" adamların güvenilir olmasına dikkat ediyorlardı. Mal yakalanınca "hisse sahibinin" de parası gidiyordu. Örneğin, 5 Mayıs 1977 tarihinde Diyarbakır- Silvan yolu üzerinde Süleyman Kökarar yönetimindeki Fiat marka bir kamyonda patates ve ev eşyaları arasında (300 bin adet 7.65 Geco marka mermi, 9 bin adet 38 kalibre Smith Wesson mermi, 190 adet 7.65 Lama marka tabanca, 70 adet Belçika 14'lü tabanca, 50 adet Arjantin 14'lü tabanca ve 18 adet Ünik Fransız onlusu) ele geçirildi. Silah işinde Behçet Cantürk'ün de hissesi vardı. 5 milyon TL kaybetti. (1977 yılında, l dolar 19 TL idi.) Ancak bir sonraki, 7 bin adet Lama marka tabanca sevkıyatında 10 milyon TL kazandı. Zararını çıkarıp kâra bile geçmişti! Cantürkler iyi para kazanmaya başlamışlardı. Ancak Behçet Cantürk dışındaki kardeşler huzursuzdu. Çünkü ailenin lideri, kazanılan parayı adil bölüştürmüyordu. Yüzde 80'ini kendine lıyor; kalan yüzde 20'yi üç kardeşine pay ediyordu. Behçet Cantürk, "egoist" olmakla suçlanıyordu. Daha fazla tatsızlık Çıkmaması için ortaklığı dağıttılar. Azet Cantürk'e, Diyarbakır'da beyaz eşya satan bir mağaza açtılar. Sonny, Philips, Grundig'in bölge bayiliğini aldılar. Sabit Cantürk'e, Demir Oteli'nin işletilmesi görevini verdiler. Ancak Nizamettin Cantürk, öz kardeşini yalnız bırakmadı... DDKD'YE GİRİŞ Behçet Cantürk, hemşehrisi Zerruh Vakıfahmetoğlu'nun teklifi ile Devrimci Demokratik Kültür Dernekleri'ne üye oldu. Liceli, bir tapu müdürünün oğlu olan Zerruh Vakıfahmetoğ-lu, Behçet Cantürk'ün bilinçlenmesinde önemli bir rol oynadı. Zerruh, DDKD İstanbul şubesinin yönetimindeydi. Başında bulunduğu Yönetim Yayınları'ndan çıkan kitap ve broşürleri Behçet Cantürk'e

CHP'li olarak biliniyordu. Seçimlerde herhangi bir olay olmadı. Behçet Cantürk bir yıl sonra demeğe üye oldu.gönderiyordu. Nizamettin Cantürk çekiniyordu. "Apocular" olarak bilinen. Hedef. Behçet Cantürk.. Lice'nin Fis Köyü'nde birinci kongresini yaparak partileşme kararı alıyordu. Kürt örgütleri karşısında giderek güç kaybettiğini gören Behçet Cantürk. . "Kuzey Kürdistan (Doğu ve Güneydoğu Anadolu) Türkiye'nin sö-mürgesidir. Aşiretlerin. Ulusal Kurtuluş Ordusu. üyesi bulunduğu DDKD'ye para yardımında bulunuyordu. Partinin adı. 27 Kasım 1978 tarihinde. Cantürkler'e karşı birleşmiş. bu nedenle DDKD'ye üye oluvermişti! Behçet Cantürk. Kürt halkının kurtuluşu otonomi ya da özerklik değil.. DDKD'nin bağımsız adayını destekleme kararı almışlardı. DDKD'ye üye olmuştu. bağımsız. silahlı Kürt örgütleri Bucak aşiretini darmadağın etmişlerdi. Behçet Cantürk. 1978 yılında Lice'de yerel seçim vardı. Kürt örgütlerine karşı çıkmak cesaret ve güç istiyordu.. Behçet Cantürk diretti.. birleşik ve sosyalist bir Kürdistan "dır" görüşünü savunuyorlardı. Kürt sosyalistleri. ağabeyi Nizamettin'in CHP'den Belediye Başkanlığı'na aday olmasını istiyordu. Eylül 1977 tarihinde Diyarbakır'da şube açmıştı. Artık. Behçet Cantürk. illegal Türkiye Kürdistan Demokrat Parti'nin yasal organı sayılan DDKD'ye girmişti?. İSTANBUL'LA TANIŞIYOR Yıl 1979. Çünkü hasımları aşiretler.. Seçimi DDKD adayı Orman Mühendisi Halit Nazmi Balkaş kazandı. Nizamettin Cantürk CHP'den aday oldu. Neden. Çünkü. bağımsızlıkla sağlanacaktır. DDKD. Öte yandan Kürt toplumunun geleneksel yapısı da çatırdı-yordu. Genel Sekreteri ise Abdullah Öcalan'dı. Behçet Cantürk. Türk sosyalistleri ile birlikte değil. 600 milyon liralık iş yapabilecek "B grubu müteahhitlik karnesi" vardı.. ayrı örgütlenmelidir. yaşamım etkileyecek bir başka Kürt örgütünün yanı başına kadar geldiğinden habersizdi. Benzer bir olay Siverek'te de olmuş. Behçet Cantürk müteahhitliğe devam ediyordu. ekonomik durumu iyi olduğu için. Partiya Karkeran Kurdistan (PKK).

Bu görüşmelerin birinde. inşaatların yapımı-nı iptal etti.. Telaşlandı. bu benlerin kanser belirtisi olabileceğini söylediler. Hepsini. Behçet Cantürk'e yakınıyordu: "Bizim Lice'de.. Korktuğu olmadı. Ne iş yapacağına karar veremiyordu. Bu arada. Sorun çözüldü. Behçet Cantürk. Ben sana adam ve kanal bulurum.. "Sarı Avni" adını ilk kez duyuyordu. . Fakat biz bu gurbet ellerinde işsiz dolaşıyoruz. Depremden sonra. deprem konutlarına yerleştirme sözü verdi. Diyarbakır Şoförler ve Otomobilciler Derne-ği'ne. Şoförler ve Otomobilciler Derneği lokalinde.. O da müteahhitliğe ara verdi. Boynundaki benleri aldırdı.Lice ilçesinin Yaprak Köyü. Cizrelioğlu İstanbul'a taşınmış. uyuşturucu kaçakçılığıydı! Behçet Cantürk teklifi kabul etti.. Arkadaşları. Behçet Cantürk'ten aracı olmasını istiyordu. Elimizden hiçbir iş gelmiyor. uçağa atlayıp İstanbul'a gittiler. "bu iş" dediği. Cidde Oteli'nden yer ayrılmıştı. Ancak Lice'ye geri dönmek istiyorlardı. Hani merkez konut inşaatlarının ihalesini teklif usulüyle aldı. Senin nakilin çok fazla. Doktora gitti. Ertesi gün Liceliler. Behçet Cantürk'ün "huzuruna" getirildiler. İş bölümü yapıldı: Bazmorfini Behçet Cantürk temin edecekti. İstanbul'dan malları alacak kişi ise "Sarı Avni" ydi. Esnaf ve Sanatkârlar Birliği'ne bağlı. 6276 sıra numarasıyla üye oldu. maddi olarak en büyük sensin. Sarıyer'de Altınkum Tesisleri'ni satın almıştı. Fiziki görünümüne çok önem veriyordu. Yer teslimini "üe almasına rağmen... Benlerin izini. Kanser değildi.... boynunun sol tarafında siyah benler çıkmaya başlamıştı. Eğer kabul edersen. Hemşehrisi. Behçet Cantürk'ü lokalde görünce hemen yanına oturdu. yapacağımız işten sana da iyi hisse düşer. Kulp Narin Köyü. Herkesi tek tek dinledi. AP azınlık hükümeti. '79 yılının bir sonbahar günü. Şahin Cizrelioğlu.. İşyerinde çalıştırdığı Licelilerden yakınmaya başladı. Behçet Cantürk İstanbul'da bazı arkadaşlarını ziyaret etti. Ayrıca malların İstanbul'a kadar getirilmesinden de sorumlu olacaktı. Liceli işçilerle arasında ihtilaf çıkmıştı. Diyarbakırlı işadamı Şahin Cizrelioğlu ile karşılaştı.. İlk kez İstanbul'a gelen Behçet Cantürk için. Ancak doktor operasyonu iyi yapamamıştı." Hemşehrisinin. ekmek parası kazanmak için İstanbul'a gelmişlerdi. yaşamını altüst edecek bir teklifle karşılaştı. Behçet Cantürk yardımcı olmayı kabul edince. ölünceye kadar hep boynunda taşıdı.

Uyuşturucu konusunda Liceliler'in ününü duymuştu. Bir silah işinde birlikte çalışmışlardı. Beykoz'daki Gümüşsüyü Sultaniye Üstü 115 no'lu evde yaşamaya başladılar. geçim zorluğu çeken Avni Karadurmuş İstanbul'a taşındı. Benim bir gemim var. Yapmak istediği işi anlattı. hile yok. Ayşe. Sarı Avni hemen söze girdi: "Mehmet'le bazı işler yaptık. benim bazmorfin işine girecek ne nakit param. biz de çok para kazanım. Ödemeyi dövizle değil.. O beni sana anlatsın. Bilirsin. Aklına. Yaşar. telefonla Van'daki Bayram Oteli'ni aradılar.79 yılları arasında yurda yüzbinlerce mermi ve silah sokmuştu. Sarı Avni'yle tokalaştılar. Bir araya geldiler. 1978 yılında ekonomik olarak çok sıkışmıştı. sen de. Haber gönderdi.Avni Karadurmuş çiftinin.. Silah kaçakçılığı yapıyordu. Biz de yalan. Adıyamanlı İbrahim'in kahvesinde. Yurtdışında talebi de çoktu. Açık konuşuyorum. Silah ve mermilerin ederini dövizle ödüyordu. Fatma ve Ebru. ne de çevrem var. Liceli Mehmet Deniz'in. İtalyanlar ve Amerikalılar bazmorfin istiyor. Biz senin hem parandan. Adapazarlı Musa'nın tanıştırdığı Liceli Mehmet Deniz geldi. baz-morfin veya eroinle yapacaktı. 1973. Ancak bu iş için de nakit para ve çevre gerekiyordu. Behçet Cantürk ile Sarı Avni'yi yan yana getirdi. Hemşehrileri sayesinde kısa zamanda iş alanını belirledi: Kaçakçılık. Sarı Avni'nin bu iş teklifiydi. Çay alım yerlerinde eksper olarak çalışıyordu.AVNİ KARADURMUŞ Avni Karadurmuş. İranlı Ertoşlu Feto'nun gerçek adını kimse bilmiyordu." Behçet Cantürk düşündü: Sarı Avni'yi tanımıyordu.. Seni bana Mehmet önerdi. İLK SEVKIYAT '79 Kasım ayının yazdan kalan bir günü: Liceli Mehmet. 6 çocuğu vardı: Miyaser. .. l Ocak 1942'de doğmuştu. Teklifi kabul ettiğini söyledi. Bir gemi satın alacak kadar para kazanmıştı. Fakat çıkış yolunu buldu. Nurten. hemen Diyarbakır'a gelmesini istedi. Resepsiyon görevlisinden. Behçet Cantürk'e ortaklık önerisinin nedeni. Döviz bulamıyordu. Zaten piyasada asıl parayı bu iş yapıyordu. sözümüz senettir. Ancak hemşehrisi Mehmet Deniz ile aralarında daha önce kan davası vardı. hem de çevrenden yararlanmak istiyoruz... İki dakika sonra telefona çıkan Feto'dan. Aile nüfusunun fazlalığı nedeniyle. "İranlı Ertoşlu Feto'yu bağlamasını" istedi. Mehmet Deniz'le uçakla Diyarbakır'a gittiler. Rize'nin Çayeli İlçesi'ne bağlı Yenihisar Köyü'nde. Evet dersen. Ancak ikisi de bunu unutmuştu. 5 kız l erkek. Hatice. Mehmet'in kardeşi Terzi Cemal'in dükkânından..

eroin getiren Ertoşlu Feto bunlardan biriydi. Bunun üzerine İstanbul'a gidip. Aradan iki gün geçti. aynı zamanda Kurttu. Feto.. İran'da Beluciler. Pakistan'da Peştular. Van depremi sonrasında inşaat yapmak üzere gittiği bu şehirde hep Bayram Oteli'nde kalmıştı. Birlikte çalışmak istediğimi söyledim. ortak etnik kökenleriydi.. Nakliye parası satıcılara ait olacaktı. Sheraton Oteli'ne yerleştim. Kendisini Malkoç Oteli'ne çağırdım. kurduğu bu ilişkiler sayesinde temin edeceğini düşünüyordu.. Sohbet ettik. Vanlılar bu iki otele. Burada malı Mehmet Han Kozat ile ağabeyim Nizamettin Cantürk teslim alacaktı. 'Mal 75 kilo olacak' demişler. Afyon. "Bu olaydan iki gün sonra. Kabul etti. İran ile Türkiye arasındaki uyuşturucu trafiği ve kaçakçılığı. İran'dan Türkiye'ye afyon. Sarı Avni'nin istediği 40 kilo baz-morfini. Malkoç Oteli'nde buluştular. Lice'ye gidip anlatacaktım. "Ayrıntıları patronlarımla konuşmam lazım" dedi ve gitti. Birkaç gün sonra İstanbul'a geldiğimi duyan Avni Karadurmuş yanıma geldi. Senet filan istemedi.. Bu işten henüz Nizamettin'in haberi yoktu. Behçet Cantürk. Çabuk kavramıştı: "Bu piyasada" söz. Bu işi meslek edinenler. "Ben Lice'de iken mala ortak olduğum Mehmet Deniz ile akrabam Mehmet Han Kozat. Diyarbakır'da Mehmet Deniz ile buluştuk. Türkiye'de ise Kürtler'di. Uyuşturucu dünyası. Van'da inşaat yaparken çevresini de oldukça geliştirmişti. Afganistan'da Tacikler. Durumu tek tek anlattım. PLAN YAPILIYOR Bundan sonraki gelişmeleri Behçet Cantürk şöyle anlatı yor:(5) "Bu işlerde güvenilir insanlara ihtiyaç vardır. . Plan yaptık. Benden habersiz Feto ile buluşup. Bayram-1 ve Bayram. Feto.(4) Malın toplam değeri 160 bin dolar-ı! Kaparo olarak ödediği para miktarı ise 3. Hacı Reşit Zigari'nin adamıydı.. Behçet Cantürk. Benim gibi eşini depremde kaybetmiş.l ve Afyon.Behçet Cantürk. Van'a gitmişler. Hacı Reşit Zigari ile Behçet Cantürk'ü biraraya getiren.. İranlı olan Hacı Reşit Zigari. Bayram Oteli'nin sahibi Mehmet Sıddık Bayram'dı. 40 kilo bazmorfin.2 adını vermişti!.5 milyon lira (74 bin 468 dolar) idi. Van'dan Lice'ye Ertoşlu Feto tarafından getirilecekti. Kilosuna 175 bin lira (3 bin 723 dolar) verecekti.2 olmak üzere iki otel vardı. Malın hazır olduğunu söyledi.(3) Van'da. siyasal ve ekonomik bakımdan bir tarafa itilmiş etnik azınlıklardan oluşuyordu. 40 kilo baz-morfine ihtiyaçları olduğunu söyledi. Ertoşlu Feto Diyarbakır'a geldi. senet yerine geçiyordu. iki ülkede de bulunan Kürtler tarafından yapılıyordu. Liceli akrabam Mehmet Han Ko-zat'ın bu konularda tecrübesi vardı.

Almanya'nın Münih kentinde l kilo 700 gram eroinle yakalanmıştı. Malı. 35 kilo bazmorfin fazlalığını anlattı. Sarı Avni'nin damadı Korkmaz Göldağı'nın Kapalıçarşı'da mağazası vardı. malı İzzet Gündüz Sarıyar'ın yaptığını anlar hale gelmişti. eroin imal eden Avusturyalı Rudolf Jonas suçüstü yakalandı. ." yüksek ücret karşılığında çalıştırılıyorlardı. Mehmet Han Kozat. Odama çıktık. şifreli olarak malzemelerin hazır olduğunu ve yakında İstanbul'da olacağını söyledi. Uslanmadı. Ünlenmişti. Kârın en önemli parçasını. Yattı." PROFESÖR Behçet Cantürk'ten habersiz alınan 35 kilo bazmorfin. Bu arada canımı sıkan. Mehmet Han Kozat ile ağabeyim Nizamettin'in teslim aldıklarını söyledi. Şoföre 300 bin lira verilmişti. kamyonu olan Liceli Halil Hocaoğlu'yla anlaşmışlardı. Sheraton Ote-li'nde yatağımın üzerine koydu. piyasada "dönüştürme" işini en iyi yapan "Profesör" lakaplı İzzet Gündüz Sarıyar ile anlaşmıştı. bana 100 kilo bazmorfin bul' dedi. Çok kızdım. Piyasanın en iyi "kimyagerleri. Şoför olarak. "hayat mektebinden" yetişen "kimyagerler. İzzet Gündüz Sarıyar. Aldığı dolarları damadı Korkmaz'a veriyordu. "Profesör. Mehmet Deniz paranın bir bölümünü DDKD'ye verecekti. Adı. çıktı. Lice'de eroine dönüştürülecekti. Zamanla polis. O da "malı" İzzet Gündüz Sarıyar'dan aldığını söyledi. Sarı Avni cebinden kese kâğıdına sarılı 18 milyon lira (382 bin 978 dolar) çıkarıp. 4 Mart 1957 tarihinde Ankara. Aradan 15 gün geçti. yakaladığı eroinin kalitesinden. Sarı Avni. Pakistanlı Seyd Münir Alam. "Sarı Avni ile kilo başına 300 bin liraya (6 bin 382 dolar) anlaşmıştık. Kalanını Mehmet Han Kozat ile Nizamettin paylaşmıştı. sattığı bazmorfinin karşılığında dolar alıyordu. 12 milyon lirayı (255 bin 319 dolar) Korkmaz Göl-dağı'ndan aldım.. 1931 Amasya/Merzifon'da doğmuştu."Üç. Paraları diğer ortaklara pay ettim. İnterpol dosyalarına girdi.. Bu işten benim kazancım 3 milyon lira (63 bin 829 dolar) olmuştu. başkent Ankara'da. mal geldiğinde Sarı Avni'ye teslim ettikten sonra yanıma uğramasını söyledim. yüksek paralar karşılığında transfer oluyorlardı!. Bakkaldı. 5 milyon lirayı hemşehrim Mehmet Deniz almıştı.Konya yolunda 8 bin 880 mavzer mermisi ve 9 kilo 625 gram afyonla yakalandı. O da dolarları Kapalıçarşı'da Türk lirasına çevirip bana ve Sarı Avni'ye veriyordu. Kabul ettim. Avrupalı öncelikle. Kaldığı otele dönmesini. "Profesör'ün laboratuvarından" çıkan eroinleri tercih ediyordu. sana itimadım sonsuz. Bu konuşmamızın arkasından uçağa atlayıp yanıma geldi. Damadın yanına gittim. 'Behçet.dört gün sonra Mehmet Deniz telefon etti. 40 kilo bazmorfini Dragos semtinde Sarı Avni'ye teslim ettiklerini söyledi. "Aradan birkaç ay geçti." bazen bir gruptan diğerine." Türkiye'nin "medarı iftarı" olmuştu! Bazmorfini eroine dönüştüren. Avusturyalı'nın ifadesi yetmezmiş gibi. iş arkadaşının adını polise verdi: İzzet Gündüz Sarıyar. Üstelik bu 35 kilo bazmorfıne birkaç kişi de hisse vererek ortak olmuşlardı. 10 Ekim 1974 tarihinde. Jonas. Paranın bir bölümünü peşin veriyorum. "Bu konuşmamızdan 2 gün sonra Mehmet Deniz yanıma geldi.

içine filitre kâğıdı konulmuş süzgeçten geçirdi. Tek. Bir ara Almanya'ya gitti. Suyu eroinden ayırmak için. Laboratuvarın yeri de belli olmuştu. kollarını sıvadı. Keten bez üzerinde kalan maddeleri alıp. Açık havada ateş yakıp üzerine çinko kabı koydular. "Profesör"ün asistanlığını yapıyordu. Kapağı sıkıca kapatmalarının nedeni. bir kilo sodyum karbonat ve 15 litre suya ihtiyaç vardı. bir büyük çanak. Çoban Mehmet gözcülük yapıyordu. 1948 Lice doğumluydu. keten bezden süzdü. Lice'nin Nergizi Mezrası. filitreden geçirilmiş sıvıya. Eroini hemen tatmak istiyordu. 18 Kasım 1977'de. Ekibin anlaştığı bir diğer isim Abdulcebbar Doğru. Dibe çöken eroinin üstünde kalan sıvıyı dikkatli bir şekilde döktü. "Piyasa"nın tanıdığı bir isimdi: 15 Haziran 1976 tarihinde l kilo 800 gram bazmorfıni yakalatınca Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nce fişlenmişti (1976/69).. 2 kilo asetikanhidrit. sınır dışı edildi. 1977 yılında tanışmışlardı. Kod ismi İzzet Altınmeşe'ydi. filitre kâğıdı. Almanya'da "imalat" sırasında suç ortaklığından yakalandı. Abdulcebbar. iki kilo asetikanhidrit. Bir kilo bazmorfinin. . Çinkonun dibinde kalan maddeden karbonatın ayrılması için üzerine sıcak su dökerek. bir saat kaynayan çinko kabı. İzzet Gündüz Sarıyar dışında hepsi titriyordu.. "Profesör" sakindi. 750 gram eroine dönüşmesi için. Yayık yapılmış koyu süt şeklindeki sıvıyı. çorba kaşığı ile tekrar sodyum karbonat ekledi. Ateş üzerindeki çinko kabın içine l kilo bazmorfin. bir keten bez. Dört saat sonra tepsiler üzerindeki eroin kurudu. Fazla ateş de patlama nedeniydi.. Çünkü kullanıcıydı. Merzifonlu İzzet Gündüz Sarıyar'la anlaştığı ücret. "Profesör" her parti için 60 bin lira (Bin 276 dolar) alacaktı. Çinkoda oluşan sıvıyı. Filitrenin üzerinde kalan bazmorfinin pisliğini attı. "Profesör".Liceli Mehmet Han Kozat'ın. "Doktor" diye hitap ediyorlardı. sızan buharların ateş alması sonucu patlama meydana gelmesiydi. Ateşi de ayarlı yakmak gerekiyordu. büyük bir süzgeç. Aynı zamanda Lice İdman Yurdu futbol takımının teknik direktörüydü!. piyasanın oldukça altındaydı. İçlerinde en heyecanlı olanı Abdulcebbar'dı. l kilo sodyum karbonat ve 15 litre su koyup çinkonun kapağını sıkıca kapattılar. üç kez karıştırıp ateşten indirdi. Abdulcebbar Doğru'ya. tepsiler üzerine koyarak kurumaya bıraktı. Bu işi kendisine o öğretmişti. işe girişti. eroin dibe çoksun diye 15 dakika bekletti. Gerekli olan malzemeleri hazırladılar: Bir çinko tencere.

İKİNCİ PARTİ Sarı Avni'nin istediği 100 kilo bazmorfin için. Feto'dan 100 kilo bazmorfine ek olarak.5 kilo eroini Mehmet Han Kozat. Behçet Cantürk. Kısa bir tatilin iyi olacağını düşünen Behçet Cantürk. 6 milyon 125 bin lirayı (130 bin 319 dolar) çıkarıp Fe-to'ya verdi. 100 kilo bazmorfin için pazarlığa başladılar. eşi Hidayet'in yanına gitti. şeffaf olmalıydı. Mehmet Han Kozat ile Mehmet Deniz yine Behçet Cantürk'ten habersiz. Rengi tam tutturamamışlardı. kahverengi Mercedesine atlayıp Antalya'ya gitti. başarılı olmuşlardı. "Yeni parti" için anlaşma yapan Behçet Cantürk Lice'ye. Eroini tepsilerden toplayıp. iple bağladılar. rengi tam tutturamamalarına rağmen. kaparo olarak 11 milyon 500 bin lira (244 bin 680 dolar) verdi.. Bu arada kızdığı olay tekerrür etti. Eroinin yüksek değerde olması için. İstanbul'a götürüp Aksaray'daki Laleli Oteli'nde satmıştı. Behçet Can-türk ve Mehmet Deniz yine Diyarbakır'a gittiler. 9 kilo Mehmet Deniz'e. sıvının sarıya ya da kırmızıya çalan mavi renkte olması gerekiyordu. Kilo başına 200 bin liraya (4 bin 255 dolar) anlaştılar. 50 kilo baz-morfin daha istediler. İstanbul'da gazino ve balık lokantası sahibi Uğurcan Elmas ile Bedri İstanbullu. 35 kilo bazmorfin daha verdiğini hatırlattı. birer ve yarımşar kiloluk bezden yapılmış torbalara koyarak. 7.5 kilo Abdulcebbar'a. "Herhalde bir daha olmaz" diye vazgeçti. Üstelik bu mavi. "Profesör" maharetini göstermişti: 35 kilo bazmor-finden. tarttılar. Antalya gezisine. ANTALYA KAÇAMAĞI Sarı Avni birgün Behçet Cantürk'ü telefonla arayarak.5 milyon lirayı (574 bin 468 dolar) nakit olarak verdiler. . İlk işlerinde. Lice'de üç gün kalan Behçet Cantürk. Behçet. Antalya'da Talya Oteli'nde olduğunu. 13..5 kilo Cantürk-ler'e . Telefonla Sarı Avni'yi arayıp. 30 kilo eroin elde etmişlerdi! Eroin paylaştırıldı. Sarı Avni ve Behçet Cantürk'le birlikte. kendisinin de gelmesini rica etti. malın birkaç gün sonra eline ulaşacağını söyledi. Feto. Nizamettin Cantürk'ün eşi Süreyya'nın diktiği. iki Ermeni arkadaşları daha katılmıştı. 13. Behçet Cantürk'ün hissesine 4 milyon lira (85 bin 106 dolar) düşmüştü. "Bir daha benden habersiz böyle ek işler olmasın" diye sitem etmeyi düşündü. İstanbul'a gidip She-raton Oteli'ne yerleşti. Feto gelince ilk partiden kalan 3. Behçet Cantürk'e bir sürpriz yapmıştı."Profesör" eroinin kalitesini ölçmek için kontrol yaptı: Limon asidi ve su karışımı ile elde edilen sıvıya bir parça eroin atıp karıştırdı. Sarı Avni. Malkoç Oteli'nden telefon ederek İranlı Feto'yu Diyarbakır'a çağırdılar.

. Mehmet Deniz. Bu önemli iş ortaklarını kaybetmek istemiyordu. ORTAĞINI KOVUYOR "Hadi bir kere yaptın. Behçet Cantürk'ten. İstanbul'da görüşmek üzere ayrıldılar. askeri bir cemse. Bize hisse çok az düşüyordu. bir daha yapmayacağım. "Baba'nın Yeri" olarak bilinen ünlü balıkçı lokantasında buluşmaya karar verip. o benim akrabam. Oya Aydoğan. Birlikte yat gezisine çıktılar. magazin dünyasının renkli isimleri. Bunun 5 milyon lirasını (106 bin 382 dolar) Mehmet Deniz'e. hemşehrisinin kendisini affetmesi için yalvarıyordu: "Hata ettim. affettim. İstedikleri 18." . Malların teslimi. Sarı Avni ile kilosunu 350 bin liraya (7 bin 446 dolar) anlaşmışlardı. Git kendine başka finansör bul. Müjdeyi verdi: İş tamamdı. Deniz çok dalgalı olduğu için gezileri fazla uzun sürmedi.5 milyonu çıkarıp verdi. Sheraton Oteli'ne Behçet Cantürk'ün yanına geldi. Ama artık bardağı taşırdın.. Mehmet Deniz'in aklına birşey takılmıştı. İkinci taksidin miktarı olan 17 milyon lirayı (361 bin 702 dolar). Artık seninle iş yapmayacağım. Tanıştırıldı. Paranın ilk taksidini peşin almıştı. Sanatçılardan sonra birkaç gün daha Antalya'da kalan Sarı Avni ve Behçet Cantürk. ikinci sevkıyatı yapmak için İstanbul'a döndüler. Ahu Tuğba. Mehmet Deniz malı Sarı Avni'ye teslim ettikten sonra. Behçet Can-türk. Döndüler. Senin kredinden yararlanmak için bunu yaptık. 150 kilo olduğunu söyleyerek.beş kuruş kazanıyorduk.." Behçet Cantürk. paylarına 15 milyon lira (319 bin 148 dolar) düşmüştü. Kapalıçarşı'daki otoparkta bir çanta içinde Korkmaz Göldağı'ndan aldı. 18 milyon 500 bin lira (393 bin 617 dolar) daha istediler.. kız kardeşimin kocası Albay Ali İhsan Cesur'dur" dedi. Mehmet Deniz'e böyle bağırıyordu. 11 milyon 500 bin lirayı kaparo olarak vermişti. Sarı Avni'den alınan. Sevkıyat yapılan yerin az ilerisinde. Beyhan Baysal vardı. 5 milyon lirasını da DDKD örgütüne vermişti. "Merak etmeyin.. Balıkçı lokantasında sabaha kadar içki içip eğlenen grup. Verdikleri malın 100 kilo değil. 200 kilo bazmorfin daha sipariş etti. Yüzünü görmek istemiyorum. Gölgende üç. odalarına çekildiler.. Buluştular. Sarı Avni tebessüm ederek.(6) Kendisine de 5 milyon lira kalmıştı. onları izlemişti! Sarı Avni otele gelince.Kaldıkları Talya Oteli'nde. İranlı Hacı Reşit Zigari ve Feto da İstanbul'a gelip Çınar Oteli'ne yerleşmişlerdi.. Sarı Avni. İranlı-lar'ın istedikleri toplam para 30 milyon liraydı (638 bin 297 dolar). durumu ona da anlattılar. Akşam. Paralarını almak için. toplam 35 milyon liradan (744 bin 680 dolar).. ilk sevkıyatta olduğu gibi gerçekleşti.

İstanbul gecelerinin tadını çıkarıyorlardı. İş sırrını açmakta bir sakınca görmedi. Zigari'den yardımcısını devre dışı bırakmasını istedi. alıp alamayacağını sordu. İstanbul teslimi. Behçet Cantürk'ten yardım istediler. ortaklarıyla iş yaptığını söyleyerek. gemilerde kurdukları laboratuvarlarda eroine dönüştürüyorlardı! Gece alemlerinin birinde. Hacı Reşit Zigari'yi Sheraton Oteli'ne çağırdı.Liceli Mehmet Deniz. Amerikalılar. Sarı Avni. Sheraton Oteli'nden ayrılıp Hil-ton'a geçti. Sık sık ortağı Sarı Avni ile buluşup. Kimse anlamasın diye. bazmorfini. bir daha yapmayacağına dair söz veriyordu. soyadını değiştirdiğini söyledi. Ortaklığı bitirdi. Eşi Hidayet doğum yapmıştı. Aklına Lice depreminde kaybettiği oğlu Mehmet geldi. Avrupa'da Sicilyalılarla işbirliği yapmadan kimse at oynatamazdı. Gözleri doldu. İstanbul'dan kalkan ilk uçakla Diyarbakır'a. Lice'den. Geçen yıl. Cebelitarık Boğazı'nı geçtikten sonra Sicilyalılara verdiğini söyledi. 5 Şubat 1980 gününün Behçet Cantürk için bir başka önemi vardı. Karısına altın takarken. Ancak Behçet Cantürk sözünü geri almadı. 200 kilo bazmorfin anlaşmasını yaptığında. Malı riske atıp. İlk iş-de elde ettikleri başarıyı gösterememişler. Sicilyalılar ise bazmorfini genellikle ABD'ye gönderiyorlardı. 1980 yılının soğuk Ocak ayı geride kalmıştı. İstanbul 20. İranlı Zigari ile kilosu 225 bin liraya (4 bin 787 dolar). kilosu l milyon ikaya (21 bin 276 dolar) anlaştılar. İsteği kabul edildi: Disiplinsiz davranan. Behçet Cantürk. Avni Karadurmuş adının. Mal sorunsuz bir şekilde Sarı Avni'ye ulaştırıldı ve parası alındı. Behçet Cantürk'ten habersiz alınan 50 kilo baz-morfin yine aynı ekip tarafından eroine dönüştürülmüştü. Sarı Avni. Yaşar Avni Musullulu olarak değiştirilmesine karar vermişti! (Esas no: 980/212. Bu arada. yakalatmak istemiyorlardı. Karar no: 980/831) . Sarı Avni ilgileneceğini söyledi.. Sarı Avni'yi telefonla arayarak. Behçet Cantürk'e çok güveniyordu. 1980 yılının Nisan ayında İstanbul'a gittiğinde kaldığı oteli değiştirdi. 39 kilo eroin elde etmislerdi. "Kızın ismi Hazal olsun" dedi. KARADURMUŞ OLDU MUSULLULU! Behçet Cantürk. Feto'nun. Behçet Cantürk rahatlamıştı. Mehmet Deniz ve Ertoşlu Fe-to'dan kurtulmuştu. Kızı olmuştu. elinde eroin olduğunu. oradan Lice'ye gitti. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne soyadını değiştirmek için dava açmıştı.. ceketinin iç cebindeki nüfus cüzdanını çıkarıp ortağı Behçet Cantürk'e göstererek. kendi direktifleri dışında. Behçet Cantürk'ten aldığı malları. banyoya gidip yüzünü yıkadı. Töre gereği kızını kucağına alamadı. Mahkeme 30 Ocak 1980 günü.

Yaptığı esprilerle. Akile Dilek Alev'di. artık Feto'nun işlerini bu arkadaş yapacak. 20 Ocak 1979 tarihinde. "Behçet Bey. Zigari. Üç gün sonra sevkıyat yapılacaktı.. Lice Evlendirme Memurluğu'ndan alınan. Ancak. asık suratlı Behçet Cantürk'e sık sık kahkahalar attırıyordu. Laz şivesiyle. Behçet Cantürk. O gece. "Bu gariplik yok da" dedi. "sahtedir" deyip ekledi: "Bize mahkeme karan filan gerekmez!" Şaşırma sırası Sarı Avni'deydi. Mallar hazırdı. Zigari'nin yanında bir başka İranlı daha vardı. hafif sarkık bıyıklarının altından tebessüm ederek. Sarı Avni cüzdanı aldı. arkadaşı aracığıyla tanıştığı yirmi yaşındaki. 20 Mart 1979 tarihinde nüfus müdürlüğünden evli olduğuna dair evrak aldığını okudu. 1978 yılında evlenmiş. İLK AŞK Ve Behçet Cantürk. birşeyler bulmak için yapraklı evlilik cüzdanını dikkatli dikkatli karıştırmaya başladı. Behçet Cantürk'ün. avukatının soyadını espri konusu yapmıştı. Meraklanmıştı.5 yıl moda ve kadın giyimi üzerine dersler almıştı. Sarı Avni şen şakrak biriydi. Sarı Avni. malların nerede. Genç yaşta. Behçet Cantürk'le aynı evi paylaşmadan önce bir süre flört ettiler. Behçet Cantürk ile Hidayet Kaşan evli gözüküyordu. Malın tesliminden bir gün önce. Zigari. yeni yardımcısını tanıştırdı. İsveç'te 1. Gerçekten de avukatının soyadı. kime teslim edileceğini soruyordu. Adı Seli" deyip. Ortağı umduğundan daha uyanıktı. Evlerine misafirliğe gidiyorlardı. Behçet. Hacı Reşit Zigari'nin adamı Seli ile Sarı Avni'nin adamı Ağa Koç'u tanıştırdı. Annesiyle yaşıyordu. Osmanbey semtindeki Koket mağazasında Çalışmaya başlamıştı. İstanbulluydu.Sarı Avni'de "kimlik" çoktu: Bir de kod ismi Atilla Öksüz adına düzenlenmiş pasaportu vardı! Sürpriz sırası Behçet Cantürk'teydi. Aşktan başının döndüğü o günlerde. Sayfaların birinde. Behçet Cantürk. Sarı Avni ile Behçet Cantürk'ün iş ortaklığına uygundu: Nihat AFYONOĞLU!. "Telefonda olmaz. Türkiye'ye dönünce. "kocasının akli dengesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle" boşanmıştı. kocası Akdoğan Büyükateş ile birlikte İsveç'e gitmişlerdi. Adı. SSK'dan emekli babası vefat etmişti. yanına geleyim" dedi. İranlı Hacı Reşit Ziga-ri'den telefon aldı. sarışın kadına aşık oldu. Çınar Oteli'ne gitti. Hilton Oteli'nde. 1979/2 numara ile nüfus sicil defterine kayıtlı gözüken cüzdanda. Cebinden evlenme cüzdanını çıkarıp. Sarı Avni'nin işlerini artık adamı Ağa Koç yapacaktı. Sarı Avni'ye uzattı. . Birlikte Sarı Avni'nin davetlerine katılıyorlardı. Anormal bir durum yoktu.

Bu kez aksilik çıkmış.. Nunzio La Mattina. İtalya'da 3 kilo eroinle yakalandı. 6 dil bilen Paul Eduard Waridel kimdi? 7 Şubat 1941 yılında İstanbul'da doğmuştu.Üçüncü sevkıyatta problemler çıkmıştı. Böylece Behçet Cantürk'ün eline geçen toplam para. ordunun üst kademesinde bulunan "orgeneral" arkadaşı. Waridel ailesi. kiremitten testilerin kaç para ettiğini henüz bilmiyordu! Sarı Avni. bazmorfinin kilosunu 400 bin liraya (8 bin 510 dolar) anlaşmışlardı. Paul Waridel. yani ordunun yönetime el koyacağını. Babası. silah kaçakçılığının ve uyuşturucu ticaretinin yollarını anlattı. "birşeyler" olacağını. Daha önceki sevkıyatlar. tarihi eser kaçakçılığını öğrenmedi. kaçakçılık dünyasında çok popüler olmuştu. Rumca. Mallar açık denizdeki gemiye. Net kârı. Ancak Paul'e.. tarihi eserlere meraklıydı. 25 milyon liraydı. 80 milyonun. sahte para basıp piyasaya sürmenin. Paul. Sarı Avni. 10 milyonunu da DDKD örgütüne verdi. malı Sarı Avni'nin gemisine yükleyememişlerdi. Behçet Cantürk. Sarı Avni. yasadışı yollardan sanat yapıtlarını ve arkeolojik eserleri Yunanistan dışına çıkarmaktan 13 ay hapse mahkûm olmuştu. İtalyanca. 45'ini malın sahibi İranlı Zigari'ye. İspanyolca. Behçet Cantürk'e 45 milyon lira (957 bin 446 dolar) ulaştırdı. alıp satıyordu. Babasından miras mıdır bilinmez.. PAUL EDUARD WARİDEL Sarı Avni. Sarı Avni daha önce de 35 milyon lira kaparo vermişti. 1963 yılında Türkiye'den ayrılmışlardı. Burada. Paul'den. "Birşeyler" olacağını anladı. Sarı Avni'nin kulağına fısıldamıştı! Sarı Avni İsviçre'ye yerleşti.. Türkçe'den başka dil bilmeyen Sarı Avni'ye. Ancak vazgeçmemişler. Vincenzo. Marmara sahillerinde oluyordu. (l milyon 702 bin 127 dolar). 1969 yılında. Bir diğer iddiaya göre ise. Ağustos 1977 ile Ağustos 1979 yıllarını cezaevinde geçirdi. Cic-cio La . Annesi ev hanı mıydı. bu kez zahmetli olmuştu. İş. İstanbul teslimi.Rosario Spatola kardeşler. köylüden topladığı sebze ve meyveyi Avrupa'ya satıyordu. Paul'ü 1972 yılında İzmir'de bir arkadaşı aracılığıyla tanıdı. sevkıyatı Antalya. (531 bin 914 dolar). küçük motorla götürülmüştü. 80 milyon liraydı. o yıllarda "çiçeği burnunda" bir kaçakçıydı. Almanca. Kırık dökük heykellerin. damadı Korkmaz Göldağı aracılığıyla. İngilizce ve Türkçe bilen arkadaşı Paul yardımcı oluyordu. Sarı Avni. Hakkında polise ihbarlar gidiyordu.Bodrum arasındaki açık denizde yapmışlardı.

Çok lüks döşenmişti. Yazıhanesi. Avni de benimle aynı otelde kalıyordu. Bu kapı ile yan daireye geçiliyordu. darbenin ikinci haftasında Hilton Ote-li'nden ayrıldı... Biri Lice'de. Kendisi ile sekreterinin bulunduğu daireye ayrı kapıdan giriliyordu.. Henüz yeni aldığı villasına (Alto Lanostrasse No: 140 8700 Kusnacht Zürih) taşınmamıştı.Nigro gibi. teklifi kabul etti. Behçet Cantürk.. Apartmanın ikinci katına çıktık.. Dil bilmiyordu. Behçet Cantürk. Beni hergün değişik eğlence yerlerine götürdü. Sevgilisi Akile Dilek Alev ile birlikte oturmak için Suadiye'de bir daire kiraladı." Behçet Cantürk. İsviçre'de "görgüsünü" artırdı. Ancak biraz zaman istedi. gösterişli arabalara binmek ve moda merkezlerinden giyinmekti. Kasların ve silahların geçerli olduğu devir gerilerde kalmıştı. Cezaevinden çıktıktan sonra da bunlarla dostluklarını sürdürdü. hiç Avrupa'ya gitmemişti. . ASKERLER ÜLKE YÖNETİMİNDE 1980 yılının 12 Eylül'ünde askeri darbe gerçekleşti. La Mattina borcunu ödemeyi kabul etti. Bu olay nedeniyle. İçlerine ilk kez bir yabancı kadın giriyordu. İstanbullu sarışın kadını önce pek kabullenmediler. perçinlendi. Behçet Cantürk de yeni yaşam tarzına ayak uydurmaya. İsviçre günlerini şöyle anlatıyor: "Zürih'te beni. BEHÇET CANTÜRK İSVİÇRE'DE Sarı Avni İsviçre'ye gidince. Artık öğrenmişti: Geleneksel "Baba" kültürü sona eriyordu.. Saygın biri olmanın koşulları. ayağından başladı: O yıllarda. Duvarlar bej renkli. Artık iki eşi vardı. Sarı Avni ile Paul Waridel'in dostlukları. adı "Altın Halkalı Adam"a çıktı!. Nunzio La Mattina'dan. "Biz seni havaalanında karşılarız" deyince. burada yanyana iki daire vardı. eskiden kalma taş bir binanın içindeydi. Bu gittiğimiz yerler genelde dansözlü gazinolardı. "Birgün beni Zürih'teki yazıhanesine götürdü. Sarı Avni'nin "bazmorfin ticareti" nedeniyle. bu nedenle çekiniyordu. Odasına geçip oturduk. ipek tüylü kâğıtlarla kaplıydı. lüks otellerde kalmak. 11 milyon dolar alacağı vardı! Paul Waridel. Sarı Avni. Cantürkler. diğeri İstanbul'da. Sicilya mafyasının önde gelen isimlerini tanıdı. en pahalı lokantalara gitmek. kan dökülmemesi için iki dostu arasında arabuluculuk yaptı. Çünkü yabancıydı. Sarı Avni'nin adamları karşıladı. Avni'nin bulunduğu odada özel bir kapı vardı. Çünkü Avni dansözlü eğlenceleri çok seviyordu. İtalyan ayakkabılarının üzerine mutlaka bir altın koydurması nedeniyle.. Schwizerhof adlı bir otele yerleştirdiler. Telefonla Behçet Cantürk'ü kaldığı Hilton Oteli'nde buldu. aileden biri değildi. Israrla İsviçre'ye gelmesini rica etti. beynini ve zekâsını kullananların lehine işliyordu. Türkiye'deki iş ortağım unutmadı. Behçet Cantürk. Zaman. Devir imaj devriydi.

Ocak ayı sonlarında Sarı Avni'den telefon geldi. İsviçre'de ithalatihracat işleriyle meşgul bir Türk işadamıydı artık! Hesabın açılmasının tek nedeni. Sarı Avni ile Sicilyalıların ilişkisinde kilit rolü oynuyordu. Bu nedenle. Bol bol sohbet ettiler. Sarı Avni'nin yazıhanesinde buluştular. tütün eksperi Sarı Avni'nin İsviçre'de iki şirketi daha vardı: Orexim ve Viaggi Sultan. Sarı Avni'nin. Yeni gelen yılla. ikinci eşi ile birlikte yaşamaya başladı. Norsum. Behçet Cantürk. "Behçet Cantürk" adına bir bankada hesap açtırmaktı. Beklemesi fazla uzun sürmedi. Dört geminin bağlı olduğu Oden Shiping A. Paul Wa-ridel özel otosuyla getirdi. eski işlerine geri döndü. iş konuşmaya başladılar. Tüm kaçakçılar gibi onlar da. Dönüşte Behçet Cantürk'ü Zürih'e. Behçet Cantürk'ü Zürih'e çağırıyordu. İsviçre'ye gelirken havaalanında çok zorluk çıkarıyorlar. yeni aldığı gemiyi göstermek için kendilerini davet ettiğinde yakından tanıdı. parası İsviçre bankasına dolar olarak yatırılacaktı! Behçet Cantürk. o iş kolay. Sarı Avni'ye. Ancak bu kez canını. Gerisi kolay oldu. Sarı Avni. . sarışın adam. hal. bu dördüncü gemisini eski turizm bakanlarından Erol Yılmaz Akçal'dan(7) almıştı.. gelişmeleri izlemeyi tercih etti. Behçet Cantürk'ün İsviçre'ye rahat girmesi için yapılacak ilk iş.. mal karşılığı Sicilyalılar'dan dolar alıyordu. "Seni Zürih'te iş yapan bir işadamı olarak gösterecek belgeleri en kısa sürede hazırlarız" sözünü verdi. işin pratik yönünü bulmuşlardı: Behçet Cantürk malı gönderecek. şirketi de Sarı Avni'nindi! Çayelili. bir milyon dolar yatırarak. Bunu Türk ikasına çevirip Behçet Cantürk'e ulaştırmak çok zahmetli ve riskliydi. Çok iyi Türkçe konuşan. Behçet Cantürk'ün İsviçre'ye rahat gelmesi değildi. vize işlemleri ve havaalanındaki kontroller sıkıyordu. 100 kilo bazmorfine ihtiyaç vardı. Behçet Cantürk.hatır sorulduktan sonra. PQ 88533 nolu hesabı açtırdı. Şunun bir çaresi yok mu?" diye sordu. Çaylar içilip. Behçet Cantürk. sonradan öğrendi. yarım milyon insanın gözaltına alındığı o günlerde. Sarı Avni'nin çevresini yakından tanıma olanağını buldu. döviz işlerine bakan ortağı Yaşar Kısacık ile birlikte Zürih İsviçre Bank'a (Zürih SBS) gidip.Behçet Cantürk.G. Legal bir iş de bulmuştu: Oto alım satımı yapıyordu! Bir süre bekleyip. İsviçre vatandaşı olan bu kişinin adının Paul Waridel olduğunu. fazla dikkat çekmemek için Hilton Oteli'nden ayrılıp. Dask ve Bamburi adlı gemiler Panama bandıralıydı. Gemideki güzel kızlarla birlikte üç gün Akdeniz'in güzel koylarını gezdiler. Bir çaresine bakarız. İlk gittiği dönemdeki çekingenliği yoktu. "Askerlerin bizim işe bir zararları yok. İngilizce bildiği için Sarı Avni'nin. Sunny Beach. İsviçre'yi tanımıştı. Zürih'te. ikinci İsviçre seyahatinde. uzun boylu. Asıl benim senden bir ricam olacak. Paul'ü. Sarı Avni. Behçet Cantürk. Sarı Avni de.

SY) verdim. "Nizamettin'i." Behçet Cantürk. oteli beğendiğimi. Anlaşmamızda bu husus olmamasına rağmen. Emin Görpe'nin adamı olduğunu söyleyen Abdulaziz Haluk Dericioğlu isimli kişi ile birlikte Topkapı Oteli'ne gittik. Türkiye'ye döndüm. yardım etmeye karar verdim.. gelişmeler moralini bozdu. malın yakalanması sonucu adımın ortaya çıkacağını düşünerek. ucuza bir otel aldığını düşünürken. O gün akşam eve . lobide bir tanıdığı ile karşılaştı: Emin Görpe. İsviçre'de ne yaptığını sordum. Sarı Avni'nin adamlarıyla buluşmaları için İzmir'e gönderdim. satışı askıya alıp. Çok sevindi. Sevkıyat İzmir'de yapılacaktı.. Birkaç gün sonra Sarı Avni'nin adamı Ağa Koç ziyaretine geldi. Bana satabileceğini söyledi. satın almak istediğimi söyledim. İsviçre'ye kaçak olarak geldiğini. İstanbul Bü-yükada açıklarında malın yüklenmesinin gerçekleştirilemediği-ni söyledi. göndereceğini düşünmeye başladı. halen firari olduğunu söyledi. Gaziantepli Emin Görpe' ye.. "Sarı Avni İsviçre'den telefonla beni arayarak. Kilosunu 600 bin liraya anlaştı. eğer beğenirsem oteli satın alabileceğimi söyledim. SEVKIYATTA SORUN ÇIKIYOR Sarı Avni'nin istediği malları nasıl bulup. Gelişmeler hakkında bilgi sahibi olmak istiyordu. TOPKAPI OTELİ "Döviz kaçakçısı olarak tanıdığım. devir işlemlerini durdurmuşlardı. Peşinat olarak 60 milyon verebileceğimi. Ancak malların sevkıyatında sorun çıkmıştı.. geriye kalan 40 milyonu da otelin tapu ve devir teslim işlemleri bittikten sonra ödeyeceğimi söyledim. İstanbul. Türkiye'de polis tarafından arandığını. Yakında Türkiye'ye döneceğimi. Parasal yönden de çok sıkıntıda bulunduğunu anladım. İsviçre'ye Emin Görpe'ye telefon açarak. Oteli gezdim. 100 kilo bazmorfinin temini için İstanbul'a çağırdığı Hacı Reşit Zigari ile Hilton Oteli'nde buluştular. Hissesine. beğendim. Uygun gördü. amcamın çocuğu Halis Cantürk'ü ve hem akrabamız hem de ortağımız Mehmet Han Kozat'ı. Bazmorfinin kilosunu 300 bin ikadan (3 bin 61 dolar) anlaştılar. Adamı Abdullah'a 60 milyon tutarında döviz verdim. malları yakında teslim edeceğini söyledi. Bir hafta sonra 100 kilo bazmorfin Ağa Koç'a teslim edildi. Oteli satın alacağını öğrenen Görpe'nin akrabaları.Behçet Cantürk kaldığı Schweizerhof Oteli'ne döndüğünde. Aksaray'da Topkapı Oteli'nin ortaklarındandı. Satın almaya karar verdim. Benden yardım istiyordu. Topkapı Oteli canım sıkmıştı. 100 milyon lira (1981 yılında l dolar 98 TL olmuştu. Behçet Cantürk.

açıkta bekliyordu. Birlikte.00'de yeni aldığım Mercedes'le yola çıktık. Ancak cezaları çok daha ağır-laştırdılar. Ne şekilde yükleme yapılacağını ve önlem alınacağını planladık. Mehmet Han Kozat. Sarı Av-ni'nin yatından. İsviçre'deki bankasına yattı!. Uyuşturucu kullanmanın. zaman doldurduk.00. Zengoların Engül mezrasında. Ertesi gün İzmir'e gidip. İran'daki gelişmelerden sonra. Sevkıyatı akşam. Tahsin ve babası önceden gelmişlerdi. isterse kendisini de götüreceğimi söyledim. Sasur gibi dünyaca ünlü "eroin laboratuvarları" tek tek kapandı. Şah Rıza Pehlevi İran'ı terk ederken. mesleği öğrendiler. Rızaiye. 100 kilo bazmorfini bizzat ellerimizle gemiye yükledik. Mollalar. "Akşam yemeği için Sarı Avni'nin adamı Tahsin Bekir Saçaklı beni ve Dilek'i yemeğe davet etti. Şah döneminde uyuşturucu ticareti yasaktı. Halis Cantürk ve Tahsin Bekir Saçaklı. Mehmet Han Kozat ile Halis Cantürk.gittiğimde. kimse yönetimin tamamen mollaların eline geçeceğini tahmin etmiyordu. otele gelerek beni buldular. Yemeğimizi yedik.. Yine buluşup Seferihisar'a gittik. en iyi kimyagerleri "transfer" edip. otele döndüm. dördümüz bir araya gelip sevkıyat hakkında detaylı konuştuk. taşımanın cezası idamdı(9) İran'da bulunan Tebriz. Kordon üzerindeki Mangal lokantasına gittik. ancak eşim ve Tahsin'in babası masada olduğu için iş konuşmadık. eşim Dilek'e İzmir'e gitmem gerektiğini. Hoy. Tahsin.22. Nakliyatçılıkta ustalaşan Liceliler. Yatta yedik içtik. Üstelik eroin daha fazla para kazandırıyordu. Sevişlerin Diyarbakır Merkez Köy'de. Henüz Sarı Avni'nin gemisi gelmemişti. Lice'de arka arkaya laboraru-varlar kurulmaya başlandı. Gece 21. Kısa zamanda eroin imalatında da söz sahibi oldular.00 sularında. Gelişmeleri izlemek için Bursa'da bir gece kaldık. Efes Oteli'nde kalan Mehmet. Şah'ın bu uygulamasını devam ettirdiler. Özyıldızların Kocmar mezrasında. Durumu tartıştık. Halis ve Tahsin ile birlikte Ağa Koç i}e Nizamettin'in yanına gittik. İran'ın "eroin laboratuvarları" Türkiye'ye taşındı. gemisine yapacaktık. İRAN'DAN HEDİYE: EROİN 14 Ocak 1979 tarihinde. Etap Oteli'ne yerleştik. Bekleyecektik. yatla gemiye yaklaştık." Behçet Cantürk'ün bu sevkıyattan alacağı para. "Beklememiz sürüyordu. Cantürklerin Nergiz mezrası ve Hani ilçesinin Feritbey Köyü'nde laboratuvarları vardı! . malı Seferihisar açıklarında gemiye vereceklerini. satmanın. Nizamettin'le birlikte fırsat beklediklerini söyledi. Gece geç saatlerde eşimin yanına. Ayteklerin Şemo mezrasında. sabah 08. Gemi gelmişti. solcuların "stratejik" hatalarından yararlanıp iktidara el koyuyordu. bu nedenle Ağa Koç'un başında olduğu bir ekibin. "Birgün sonra eşimi otelde bırakarak. Ancak Humeyni yönetimi. Daha sonra ben eşimi otele bırakınca.

42 kilo eroin elde ettiler. Sağda solda yaptığımız işleri anlatıyordu. "kimyagerliği" öğrenen Abdülcebbar Doğru. her biri 5 kilo olmak üzere. Başarısız sayılmazdı. Ne de Behçet Cantürk. Ancak Mehmet Gözen. okur yazar olmamasına rağmen." Behçet Cantürk. Licelilerin bir bölümü Kıbrıs piyasasını öğrenmişlerdi. diğer Licelilerle de işbirliği yaptığı için kendisini devreden çıkardık. toplam 15 kilodan oluşan üç sevkıyat yaptık. Mehmet Gözen. "Taş" gibi sağlam olan bu genç adam. Liceli Bahri'nin oğlu.. Ağabeyim Nizamettin'i ilişkiler kurması için Kıbrıs'a gönderdik.yorgan içine. çalışmamaya karar verdik. "Behçet Cantürk ve akrabalarının uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı konusunda duyumlar alındığını" bildiriyordu. Kendisinin Kıbrıs'a girişi. Mersin'de malı. Licelilerden aldığı eroinleri İngiltere'ye gönderiyordu. Zigari'den alınan 50 kilo baz-morfini.İran'daki gelişmeler ve Türkiye'deki askeri yönetimin. Kıbrıs'a ilk parti eroini 1981 yılı Haziran ayında göndermişti. adı 400 milyonluk bir kaçakçılık olayına karıştığı için yasaklanmıştı. Türkiye. Kıbrıs'ta geniş bir çevre yapmıştı. "Kıbrıs'a. silah kaçakçılığını önlemeye yönelik tedbirleri artırması. Behçet Cantürk de İranlı Zigari'den. eroine dönüştürdü. portakal kutularına veya hediyelik eşyalar arasına koyup feribotla Kıbrıs'a gönderdi. Bilinen çok para kazandığı. daha düşük fiyata Sarı Avni'ye bazmorfin satıyordu. uyuşturucu ticaretini devlet politikası gereği mi. Örneğin. Ayrıca kendisi çok gevezeydi. SURİYE PAZARI Cantürkler bu telsiz bilgisinden habersiz bir başka pazar kapısını açmak için çaba sarfediyorlardı: Suriye. sadece Sarı Avni'ye gönderilmek üzere bazmorfin almıyordu. eroinin imalatından bir ay sonra gönderdi: "Kıbrıs pazarının hakimi Liceli Özyıldız-lar'di. Cantürklere rakip olup. yatak. yoksa ailesini zengin etmek için mi yapıyordu? Bilinmiyor. 4 Haziran 1981 tarihinde İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü. bir tek Sarı Avni ile iş yapıyordu. yeraltı ticaretinin en önemli gelir kapısının tekrar uyuşturucu olmasına neden oldu. "hocası" İzzet Gündüz Sarıyar'dan. KIBRIS VE SURİYE Ne Sarı Avni sadece Behçet Cantürk'le çalışıyordu. Kıbrıs'a ilk partiyi. Ancak bir ilişki kuramamıştık. Tedirgin olduk. Alman malı Ford Taunus marka otomobiliyle Mersin'e götürdü. . 5 kiloluk ilk partiyi. Hemşehrimiz Mehmet Gözen. 090681 "Şifre Yıldırım Telsizi" ile 6 ilin valiliğine.. Aynı günlerde. Kıbrıs'ta devletin ileri gelenlerinden birinin oğlu.. Kilosunu 500 bin liraya mal ettiğimiz eroinleri 2 milyon ikadan Mehmet Gözen'e veriyorduk.. 1981 yılının Mayıs ayında. Behçet Cantürk. '80'li yıllarda uyuşturucu trafiğinde patlama yaşadı. Bu nedenle gönderdiği eroinlerin parasını bizim adamımız Hüsnü Güler gidip alıyordu...

* 10 Eylül 198l'de 889 bin 119 dolar yatırmış. Behçet Cantürk'ün net kazancı 20 milyondu! Behçet Cantürk'ün. Mal. 1981 yılındaki en büyük bir başka kazancı. mesleği ne olursa olsun. Bir diğer iddiaya göre ise. DOLARLARIN OLUŞTURDUĞU KÜMELER Behçet Cantürk 1982 yılının Mart ayında yine İsviçre'ye gitti. (1981 yılında l dolar 132 TL) . bankalarına para yatıran her kişiye.Q. * 14 Eylül 1981'de 250 bin dolar yatırmış. Lice'den karayolu ile Nusaybin'e getiriliyordu. yani aynı gün bu kez 750 bin dolar çekmiş. Kuşkusuz Suriye istihbarat örgütü Muhaberat'ın bu ticaretten haberi vardı. Hava karardıktan sonra katır sırtında sınır geçiliyordu. Zürih İsviçre Bank (Zürih SBS) P. ne iş yaparsa yapsın. İstanbullu Akile Dilek Alev. Ermeni örgütü ASALA ile ilişkileri vardı. Behçet Cantürk de iyi müşteri sayılırdı. Ancak Kıbrıs'a gönderilenden ucuzdu: Kilosu 1. Behçet Cantürk..Suriye'de uyuşturucu piyasası Ermenilerden soruluyordu. * 6 Ekim 1981 'de 35 bin dolar çekmişti. 30 milyonluk bu partiden. * 25 Eylül 1981'de 150 bin dolar çekmiş. Kamışlı'da teslim ediliyor ve parası alınıyordu. yeni doğan kızına Neval ismini koydu.. Muhaberat içinde Behçet Cantürk'ün Ermeni akrabaları da vardı. 88533 nolu hesabı oldukça hareketliydi: * 8 Eylül 1981'de 200 bin dolar çekmiş. havaalanında hiçbir zorlukla karşılaşmadı. Lice'deki kızı Hazal'la kafiyeli olsun diye. Bankaları ile ünlü İsviçre. Onlar. Suriye'ye ilk gönderilen eroin 20 kiloydu. Eroin. "İthalat ve ihracat işleriyle meşgul. Behçet Cantürk. milyarder işadamı" Behçet Cantürk. Lice ile İstanbul arasındaki buzlan eritti. kızı Neval oldu.5 milyondu. bu örgüt sayesinde Suriye kapısını açabilmişti. ülkesinin kapılarını sonuna kadar açıyordu. * 8 Eylül 1981 'de. yeğenlerinin Suriye piyasasına girmesinde aracı olmuşlardı. Cantürklere bir kız evlat vermişti. Neval Cantürk'ün doğumu... İddiaya göre. Behçet Cantürk'ün akrabalarının.

Albay Ali İhsan Cesur ile Sarı Avni'nin birlikteliği. Parayı Sarı Avni'nin adamı Paul Waridel. Behçet Cantürk'ün verdiği 60 milyon lira ile "hah ihraç" etmişlerdi. Ağzının sıkılığı ile bilinen Sarı Avni çok güvendiği ortağı Behçet Cantürk'e. Hilton Oteli'nde buluştular.500. 5. parasını faizi ile birlikte alacağını söyledi. duvarın kenarına küme küme dizmişlerdi.10-20. "400. Sarı Avni'nin işleri iyiydi! Behçet Cantürk'ten. paraları saymak için bavullardan çıkarıp. "Dönünce kolayına bakarız" diyen Behçet Cantürk. Safi Avni. Emin Görpe. İnanır mısın. Bu parayı da Hotel Alexander'ın park yerinde Carlo Rotolo'dan. Roberto Vito Palaz-zolo adlı bir Sicilyalı'nın bürosunda teslim almıştı. Türkiye'ye dönünce ilk işi. Behçet Cantürk.100'lük dolardan desteler yapıp. Sarı Avni'nin gemilerinde çalışıyordu." La Mattina. Topkapı Oteli'nin sahiplerinden Emin Görpe'yi Zürih'te buldu. Sarı Avni ve adamları yazıhanede. kendisine misafirliğe gelmesinden dolayı değildi. kaç kilo bulabilirse o kadar bazmorfin göndermesini" istiyordu. akraba yakınlığından çıkıp iş ilişkisine dönmüştü. adamı Carlo (Antonino) Rotolo ile Sarı Avni'ye göndermişti.. Behçet Cantürk'e. oteli akrabalarının sattırmadığını. faizi ile birlikte 100 milyon lirasını istedi. Albay'ın oğlu Meriç Cesur. Behçet Cantürk'ün İsviçre'de yapacağı bir tek işi kalmıştı. Sicilyalı Nunzio La Mattina. Behçet Cantürk'ün. kendisinin bir suçu olmadığını belirtti. bavullara doldurmuş ve. Zürih kentim tanımıştı. Albay Ali İhsan Cesur da vardı. eski milletvekili İsmet Hilmi Balcı'yı bulmak oldu. "halı ihracaatı" işinde çok para olduğunu. Behçet Cantürk'ün Zürih ziyaretinin iki önemli amacı vardı.. Eski milletvekili Balcı. Geriye kalan para ise çek ile ödenecekti. Önce Sarı Avni'ye uğraması gerekiyordu. İsviçre'de bulunduğu 15 günlük dönemde La Mattina. ortak olması halinde çok para kazanacağım söyledi. Sarı Avni'ye aynı şekilde 3 milyon dolar daha gönderdi. sevinç sarhoşluğu ile anlatmaya başladı: "Küme küme dizdik. borcunun ilk taksidi olan 5 milyon doları. paralardan oluşan bu yığın karşısındaki şaşkınlığını anlatıyordu. Verdiği 60 milyonu faizi ile birlikte geri istedi. 11 milyon dolarlık borcunun taksitlerini ödemeye başlamıştı. kalan taksitlerden 2 milyon dolar iki ay sonra verilecekti. Sarı Avni'nin yanında. ortağına veda edip ayrıldı. Sarı Avni'yi bürosunda oldukça keyifli buldu. İyi de para kazanmışlardı. paraların boyu şu duvarın yansına kadar geliyordu. Emin Görpe ile konuştuklarını anlatarak.Böyle bir müşteriye İsviçre'de kapı açılırdı!. Türkiye'de bulunan ortağı AP eski milletvekili İsmet Hilmi Balcı ile görüşürse.. Anlaşmalarına göre. bir sevkıyat sırasında cemse içinde görülen. Albay'ın. yine Paul Waridel teslim aldı. Sarı Avni'nin neşesi. .

Yanında yardımcısı İranlı Seli de vardı. "Durumu Sarı Avni'ye ilettim. Kararımı sonra bildireceğimi belirtip Çınar Oteli'nden ayrıldım(9) "Sarı Avni'nin İstanbul'daki adamı Ağa Koç'un. Zigari'ye. Ne yaptıklarını anlattı: Ankara'da iki şirketleri vardı: RAM Dış Ticaret A. daha önce istemiş olduğum 400 kilo baz morfini yakında teslim edebileceğini söyledi. teslimat Dragos'ta olmuştu. 300 kilo anlamına gelen.Ş. telefonla arayarak. hayali ihracattı. fiyat artırmalarına neden olmuştu. 300 kilo bazmorfin temin ettiğimi. Oradan Avni'nin gemisine yüklendi. Yoktu. İsviçre'de bana. Ortak oldu.Eski milletvekilinin ağzı iyi laf yapıyordu. kilosuna 500 bin lira istiyordu. yanına gelip bir kahve içmek istediğimi söyledim. Hemen İranlı Zigari'yi aradım. İstanbul teslimi. Sohbet sırasında. malın teslim edileceği yeri görmeye gittiler. Zigari telefonla beni arayarak. İranlı Zigari. iki sefer büyük partiler halinde bazmorfin işi yaptıktan sonra. ölmeden(10) önce tanıştırdığı. Hilton'dan telefonla.(8) İsviçre'de de iki şirketleri vardı. Çınar Oteli'nde olduğunu belirtti. kilosunu 900 bin ikadan verebileceğimi söyledim. "Sonradan öğrendiğime göre. Kilosunu yine 900 bin liradan anlaştık. Elazığlı Mehmet Süleyman'ı Hilton Oteli'ne çağırdım. Van'ı arayıp Mehmet Sıddık Bayram'a sordum. Sohbet sırasında. RAM ve REMAN ihracaatçı iki firma olduğu için. ve RE-MAN A. Sarı Avni'nin yanıtını beklemeden hemen anlaştım. YÜZLERCE KİLO BAZMORFİN "Sarı Avni'nin istediği malları bulabilmek için İranlı Hacı Reşit Zigari'yi her zaman kaldığı Çınar Oteli'nden aradım. 625 bin dolar) kazandı. Behçet Cantürk toplam 170 milyon lira (1983'te l dolar 272 liraydı. bulduğu zaman beni telefonla arattıracağını söyledi. Ankara'daki iki şirketten halı alıyordu. Bir yıllık ortaklığı boyunca. Yapılan iş. sanki yabancı bir şirketmiş gibi. Aradan bir hafta geçti. İranlı Seli ile Hilton Oteli'nde buluşturdum. Çok istekli oluşum. "300 tane" bazmorfinleri olduğunu söylediler. İkisi arabaya binip. devletten vergi iadesi alıyordu! Behçet Cantürk işi anladı. Zürih'te bulunan bu iki şirket. Gittim. kilosuna 400 bin lira istiyorlardı. İranlı Zigari ile görüşmek için Çınar Oteli aradım. Bu kez. Bu nedenle İranlı Zi-gari'nin istediği kilo başına 500 bin lirayı kabul ettim. Aldığım . sohbet ettik. Para konusunda sorunumuz yoktu. O da kendisini arayacağını. Anlaştık. İstanbul teslimi. ellerinde ne kadar bazmorfin varsa alabileceğimi söyledim. malı teslim alacak kişi ile adamının nasıl buluşacağını sordu. İranlılar artık Türkiye'den fazla ayrılmıyorlardı. Sarı Avni'nin adamları aldıkları 300 kilo bazmorfini İstanbul'un Adalar mevkiinde bekleyen gemiye küçük bir motorla götürüp yüklemişlerdi. Tıpkı diğer partilerde olduğu gibi mal yine Dra-gos'ta teslim edildi. "1982 yılının Temmuz ayıydı. bu işi bırakacağını söylemişti. "Aradan 10 gün geçti. Çünkü Avni. Tekliflerini kabul ettiğimi bildirdim.Ş. Gittim. Elazığlı Mehmet Süleyman'ı.

İsviçre'den kaçak .) İranlı Hacı Reşit Zigari'ye para hemen teslim edilmiyordu. Sarı Avni telefonla beni arayarak. İstanbul'da kuyumculuk yapıyordu. Biz de paramızı aldık. paranın yattığını öğrendikten sonra İranlı Zigari'ye ödeme yapıyordu. Sözünün sonunda benden 250 kilo bazmorfin rica etti. Bedros Demirciyan Kürtleri sevmiyordu. Bunlar arasında Behçet Cantürk'ün hemşehrileri de vardı. yanıma Laz Ahmet adında bir arkadaşını göndereceğini söyledi. Bu arada Laz Ahmet sık sık yanıma gelip. 1982 yılının son sevkıyatını da şöyle anlatıyor: "Kasım ayıydı. Yeğenini. Diyarbakır buğday pazarında terzilik yaparken. Hemşehrisi Bülent Caner kabul etti. ben de bir milyon istedim. ALTIN TOTO Bedros Demirciyan. kendisine "dayı" diye hitap ediyordu. Laz Ahmet. Sonunda Zigari'den yanıt geldi. Behcet Cantürk. biraz beklemesi gerektiğini belirttim. Ellerinde hazır mal yoktu. Sevkıyat olacağı gün. Sarı Avni bazmorfinleri Sicilyalılar'a sattıktan sonra aldığı paradan Behçet Cantürk'ün hissesine düşeni Yaşar Kısacık aracılığıyla Behçet Cantürk'ün hesabına yatırıyordu. Aradan birkaç gün geçti. Bu işlerin eskisi gibi kolay olmadığını. Ancak Kapalıçarşı. İranlı Zigari ile konuştum. bu nedenle akrabam Asiye ile evli. 10 milyon lira verdi. Bu arada yurtdışından da kaçak külçe altın getirip satıyordu. Behçet Cantürk 1982 yılı içerisinde Suriye'ye de dört sevkıyatta toplam 45 kilo eroin göndermişti. Behçet Cantürk. 1965 yılında İstanbul'a göç etmişti. malı ne zaman teslim edeceğimizi soruyordu. Adresini. Behçet Cantürk'ün annesinin amca çocuğuydu. "Benim gözüm Laz Ahmet'i tutmamıştı. Kapalıçarşı'da kuyumculuk yapıyordu.. Daha önceden tanıdığım Sarı Avni'nin adamı Elazığlı Mehmet Süleyman ile Laz Ahmet yanıma geldiler. Liceli Bülent Caner. Hepsinin. anneannesi İncik Demirciyan'dan almıştı. malın sağlam teslim edilmesi için görevlendirdim. Behçet Cantürk.toplam 360 milyon Uranın 210 milyonunu İranlı Zigari'ye verdim. İstanbul Tekel'de memurluk yapan Burhan Beskisiz'i. Kürtlerin Ermeni-ler'e. İstanbul'da birçok Ermeni ile tanıştırdı. dayısı Bedros'u. Bir hafta müsaade istedim." (1982'de dolar 185 lira. Mallar hazırdı. Behçet Cantürk. İki işyerine de kızı Sibel'in adını koymuştu. Liceli Ermenilerin çoğu. Sevkıyat yapıldı. kaçak altın işine de hisseli olarak girmek istedi." Bu arada. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk. Sarı Avni ile çok dost olduklarını vs. 1979 yılında İstanbul'a geldiğinde tanıdı. Behçet Cantürk ile dostluğu vardı. Korktuğum olmadı. Ancak Behçet Cantürk'ü sevmişti.. İranlılar kilosuna 500 bin. anlatmaya başladı. Kapalıçarşı girişinde Sibel Spor Mağazası ve Beyazıt Çarşı girişinde Sibel Büfesi'nin sahibiydi. Türkler'den daha çok zulmettiğine ve katlettiğine inanıyordu. Laz Ahmet kabul etti. Birkaç hafta beklememiz gerekiyordu. 1980 yılında Behçet Cantürk'ü "toy sanıp" dolandırmaya kalkmıştı.

altınlar getirilip. Kapalıçarşı'daki hemşehrileri ile ilişkisini hep iyi tutuyordu. 21 Aralık 1982 tarihinde yakayı Diyarbakır'da ele verdi. Behçet Cantürk'ün sevinci uzun sürmedi. 5 Haziran 1982 tarihinde.. Avusturya'nın Grossav. Behçet Cantürk. Ermeni Yaşar Demirel'i yanına şoför olarak aldı.. Behçet Cantürk'ün bir kızı daha olmuştu. İkinci kez yakalandığında. Hidayet ile Dilek'i. kân ile birlikte 15 milyon lira aldı. Hazal ve Neval'i. gözaltında . Birkaç kez istedi. Dayısı Bedros Demirciyan'ın. gerektiği zaman Behçet Cantürk'ün fedailiğini yapan biriydi. Sonuç alamayınca Bülent Caner'in çocuğunu kaçırmaya teşebbüs etti.Lover şehrinde Urallar şirketine ait 34 RH 502 plakalı kamyonda yakalanan 13. Keyifli geçen tatilden sonra. Yine firar etti. kârdan dayısına yüzde 10 veriyordu. Kapalıçarşı'yı tanıması ve altın piyasasından haberdar olması nedeniyle. her türlü gizli bilgiyi. Abdullah Cantürk'ün polisle başının derde girmesi ilk değildi. altın fiyatları düştüğü zaman altın alıp. Ancak bu. 17 Hazi-ran'da yakalandı. uluslararası polis örgütü İnterpol tarafından aranmaya başlandı.. "Behçet Cantürk koruması olmadan dışarıya adım atmıyor" anlamına gelmiyordu. Kapalıçarşı esnafı ile sadece döviz ilişkisi yoktu. çocukları. Yaşar Demirel. Bu nedenle Bedros Demirciyan'ın yeğeni. Araya. satıldı. belgeyi taşıyan. sadece şoför değil. Behçet'in korumasını üstlenmişlerdi. amcaoğlu nedeniyle ifade vermesi için İstanbul Narkotik Şube'ye getirildi. Suç dosyası kabarıktı: 25 Ocak 1980 ve 14 Nisan 1981 tarihlerinde. "Zelal" adım verdi. 28 Aralık'ta yine yakalandı. Örneğin. Askerliğini bitirdi. Bir süre Hollanda'da çalışan. Behçet Cantürk. 1980 yılında tanıştığı Mardinli Sait Koç'un "ithal ettiği" pırlanta işine hisse verip. kârdan yüzde 15. asker kaçağı olduğu ortaya çıktı. 1982 yılının yazında.. Bu arada Behçet Cantürk de. Behçet Cantürk. iki eş. dayısına çok güveniyordu. Bu kez başı İnterpol'le belaya girmişti.. Çünkü İsviçre'den getirdiği dövizleri burada bozduruyordu.yeğen. Jandarma eşliğinde askere gönderilirken firar etti. Günler geçti. Sorgusu yapılan Behçet Cantürk salıverildi. Amcasının çocuğu Abdullah Cantürk. Kapalıçarşı onu tanımıştı. Üçüncü çocuğuna. eroin kullandığı iddiasıyla gözaltına alınmıştı. daha sonra İstanbul'a gelerek taksi şoförlüğü yapan Liceli Yaşar Demirel. Aranmasından yaklaşık 7 ay sonra. dayı. ismi ablalarıyla uyumlu olsun diye. Arat Kundura'nın sahibi Ermeni Yaşar Arat girdi. yükseldiği zaman satıyorlardı. kendi kullandığı kırmızı spor Mercedesi ile tatile götürmüştü.20 pay alıyordu. Amcasının çocukları Halis ve Fettah Cantürk de.. kısa zamanda Behçet'in güvenini kazandı. Behçet Cantürk. hamile olan Dilek doğum yaptı.5 kilo eroin nedeniyle. Nezarethaneden çıkarken. Behçet Cantürk'ün parası ve kârı ödenmedi.

adam öldürmek iddiasıyla cezaevine girdi. Dayılarının damadı Ali Seviş. Behçet Cantürk'ün... * Diyarbakır'da iki katlı bina. en temel kolektif değerlerden bile uzaklaşılıyordu. * Demir Oteli karşısında bulunan bir han.bulunanlara cebindeki tüm paraları verdi. * Diyarbakır'da 45 dönümlük arsa. ekonomik başarıydı! Saygın bir konum edinmenin tek yolu. * İstanbul Erenköy'de daire. servet ve şöhret sahibi olmaktan geçiyordu. . Tek sevindirici haber Diyarbakır Cezaevi'nden geldi. 1982 yılı. 15 yaşında tetiğe basmasının. * Ankara Karmen Otel inşaatı. * Ankara Sincan'da 14 dönüm arsa. eroin kaçakçılığından hüküm giydi. * Diyarbakır'da iki daire. Adam yaralamaktan hüküm giyen Yusuf Cantürk tahliye edilmişti. * Diyarbakır Cantürk İşhanı.. Yeğenini kurtarmak için de 150 bin lira kefalet ödedi. * Diyarbakır Cantürk Otel. damatları Halim Malkaç.. * Lice Kumluca Köyü'nde bağ arazisi. Ferzande Cantürk..... TEFECİLİK Toplum hızla dönüşüyor. Yine aynı yıl. eroin kaçakçılığı iddiasıyla Almanya'da tutuklandı. 30 yaşında servet sahibi olmasının bir tek amacı vardı: Saygı kazanmak! Kısa zamanda büyük bir servet sahibi olmuştu: * Diyarbakır Demir Otel. * İstanbul Bakırköy'de daire. * Diyarbakır'da üç dükkân. Cantürk ailesi için hiç de iyi geçmiyordu. Artık bireyin varolmasının salt nedeni.

Haşhaş'ın borcu 400 milyon liraya çıktı. Diyarbakırlı işadamı Doğan Cizrelioğlu'na verilen 60 milyon karşılığında alınan senetler ise aynı bankanın Taksim şubesine konuldu. Yalnız. Ancak şirketinin acilen paraya ihtiyacı vardı.* Diyarbakır Kavasınar Köyü'nde bağ arazisi.Sefa Yaman ve Nusret Gerden'in acilen paraya ihtiyaçları vardı. Behçet Cantürk.. yeniden senet düzenlediler. * Yerli ve yabancı bankalarda para. zor duruma düşenlere. * Deniz motoru. Ortakları Sedat. 100 milyon lira nakit verip zaman istedi. Borçlarını ödeyemediler. Yusuf Yaman. Gümrük ve Tekel eski Bakanı Tuncay Mata-racı'nın "iş ortağı" olduğu için 18 aya mahkûm edilmişti. Biri 55 milyon. Beh-çet Cantürk'le tanıştırıldı. Keçeli ailesi de zor duruma düşmüştü. Behçet Cantürk'ten istediği para çok değildi.'nin sadece adı vardı. * Mercedes 350 spor araba. * Diyarbakır Nasnavar Köyü'nde tarla.. el altından yüksek faizle ödünç para veriyordu. Behçet Cantürk'e. şirketi satın almasını teklif ettiler. Cezaevi'nde tanıdığı Uğurcan Elmas'tan yardım istedi. Yaptığı hiçbir iş yoktu. tayini Ergani'ye çıkınca memurluğu bırakan Abdulkadir Takan adına da senet düzenliyordu. Behçet Cantürk.Semahat Cömert. şoförü Yaşar Demirel. Hemen anlaştılar. Yamsan A. Bitmedi Behçet Cantürk. büroda çaycı olarak çalışan 17 yaşındaki İlameddin Dakman ve bir yıl öncesine kadar Lice Nüfus Müdürlüğü'nde çalışırken... Cezasını çekip. "önce bir araştırma yapayım" dedi. Ömer Haşhaş borçlarını zamanında ödeyemedi. Yusuf. Senetlerin tamamı Behçet Cantürk adına yapılmıyordu. Behçet Cantürk kabul etti.Dış Ticaret ve Sanayi A. Behçet Can-türk'den 170 milyon lira borç aldı. Sadece kredi için devlete başvuruda bulunulmuştu.Ş. diğeri 45 milyon olmak üzere iki çek aldı. Karşılığında 225 milyon liralık senet verdi. Behçet Cantürk.Ş.Ş'nin de ortakları arasında bulunduğu bir başka şirket daha . Yani tefecilik yapıyordu! Herko İplik Fabrikası ile Maltepe İplik Fabrikası'nın sahibi ve şarkıcı Semiha Yankı'nın kocası Ömer Haşhaş. çıkmıştı. Hikmet Keçeli'nin senetlerini İstanbul Yapı ve Kredi Bankası Mecidi-yeköy şubesindeki gizli kasasına koydu. Yamsan Besicilik İç. bir aile şirketiydi. Yamsan A. 10 milyon faiz verecekti. 20 milyona. Hikmet Keçeli'nin.

Ş. 3 milyon 600 bin liraya Nizamettin Cantürk. bir milyon 200 bin liraya Mehmet Han Kozat. İmza yetkisi sadece Behçet Cantürk'deydi.. iki karısını ve kendine en yakın bulduğu akrabasını şirkete ortak etmişti. Behçet Cantürk alacaklarına karşılık. Nusret Gerdan'ın B grubu 240 hissesini. Behçet Cantürk. 20 Nisan 1983 tarihinde şirketin hisseleri paylaştırıldı.Ş. Bursa Boru ve Profil A. Yusuf Yaman'ın Bursa Boru ve Profil Sanayi A. Yamsan ailesi bu şirketi yeraltı dünyasının ünlü ismi Abuzer Uğurlu'dan satın almıştı. İtalya'dan mallar geldi. Behçet Cantürk. Seçim yapıldı. Behçet Cantürk.. Behçet Cantürk bu şirketine de.'nin sahibi. İdari Meclis Başkanlığına Behçet Cantürk. Azet ve Sabit Cantürk ile eşleri. Bursa Boru ve Profil Sanayi A. Behçet Cantürk. Depo bulunamadığı için. 8 tonluk büyük gemisine ihtiyacı olduğunu. Betaş Gemicilik A. Sefa Yaman'ın B grubu 240 hissesini. İstanbul'da sabun ve zeytinyağı fabrikaları bulunan Ali Alkan ve kardeşleri. Semahat Cömert'in B grubu 240 hissesini. 540 dönümlük bir yerinin olmasıydı. İlginçtir.Ş'yi servetine kattı. Hidayet Kaşan ve Akile Dilek Alev'i ortak etmişti. malları buradan alıp küçük gemisine yükleyeceğini söyledi. . Yamsan A. Behçet Cantürk aynı günlerde bir şirket daha satın aldı: Çamsan Kimya ve Tekstil Ürünleri A. bir milyon 200 bin liraya Hidayet Kaşan. İtalya'dan 3 bin 500 ton Sutkostik maddesi için izin almışlardı. Aksoy. Mehmet Han Kozat ve Akile Dilek Alev'in katılımıyla toplandı.Ş'deki A grubu bin 680 hissesini de. kardeşleri. Ali Alkan. Yönetim Kurulu 10 Mayıs 1983 tarihinde. bu işin nakliyesini Cansan adına aldı. Cansan şirketinin ilk yaptığı iş başarısızlıkla sonuçlandı. 8 milyon 400 bin liraya satın aldı. daha sonra da Bursa Boru ve Profil Sanayi A. Ancak küçük gemi daha önce mazot taşıdığı için. bir milyon 200 bin liraya yine Hidayet Kaşan. Sedat Cömert'in B grubu 240 hissesini. Malların taşınması için. vekilliğine Mehmet Han Kozat ve üyeliğe Akile Dilek Alev getirildi. Behçet Cantürk'ü asıl sevindiren ise şirketin Orhangazi'de. malın değeri oldukça düşmüştü.Ş'nin A grubu bin 440 hissesini 7 mil-yon 200 bin liraya.vardı: Bursa Boru ve Profil Anonim Şirketi.Ş. aynı zamanda Sarıyer Kulübü'nün Başkanı Erdal Aksoy ile anlaştılar. bir milyon 200 bin liraya Akile Dilek Alev satın alıyordu. önce Yaman-lar'ın 34 L 7666 plakalı 280 S Mercedesi'ni. sutkostik-ler bir süre Erdal Aksoy'un gemisinde kaldı. .Ş'nin diğer hisselerini ise ailenin diğer fertleri almıştı: Sefa Yaman'ın A grubu 720 hissesini. ağabeyini. Nizamettin.

BANKALARDAKİ MİLYONLAR Behçet Cantürk'ün elinde çok fazla nakit parası vardı. Vakıflar Bankası İstanbul/Aksaray 71 milyon TL.bozulan malları almayacağını söylüyordu. Osmanlı Bankası Ankara/ Merkez 75 mil yon TL. Behçet Cantürk'ün çeşitli bankalarda yer alan sırdaş hesapları vardı: * 25 Temmuz 1981. yine İstanbul'daki Marshal Boya A.Ş'den 30 milyon liraya aldıkları boya hammaddesini. Behçet Cantürk'ün avukatlığını. (473 bin 333 dolar) * 2 Temmuz 1982. İstanbul Üğütücüler A. Vakıflar Bankası İstanbul/Aksaray 62 milyon 500 bin TL (416 bin 666 dolar) * 4 Ekim 1982. (510 bin 204 dolar) * 27 Mayıs 1982. Bu arada. (500 bin dolar) * 18 Haziran 1982.Ş'ye 45 milyona sattılar. Bu işten Cansan'ın net kârı 15 milyon lira (55 bin 147 dolar) oldu. "zararı karşılarım" sözünü verince malları aldı. Abdülkadir Takan. şirketlerinin zarar ettiği iddiasında bulunuyordu. Yanında çalıştırdığı. İkisi de. İlameddin Dakman ve Halis Cantürk adına da bankalara hesap açtırmıştı. amcazadesi CHP Diyarbakır milletvekili Halil Akgül aracılığıyla 1980 yılında tanıştığı Medet Serhat yapıyordu. Bunların hepsini kendi adına bankalara yatırmıyordu. Sadece kendi hesabındaki paraların öğrenilmesi bile dikkatlerin üzerine çevrilmesi için yeterliydi. Fakat Behçet Cantürk. Cansan'ın her işi bu kadar problem yaratmıyordu. Yapı Kredi Bankası İstanbul /Beyazıt 125 milyon 400 bin TL (836 bin dolar) . Yapı Kredi Bankası İstanbul/Beyazıt 235 milyon 50 bin TL (l milyon 567 bin dolar) * 27 Ekim 1982. Yaşar Demirel. Türk Ticaret Bankası İstanbul/ Altınbakkal 50 milyon TL. taşıma şirketinin sahibi Erdal Aksoy ile Behçet Cantürk mahkemelik oldular.

"Mayıs ayı içinde Zigari. araştırıp kendisine bildireceğimi belirttim. malı nereden bulduklarını merak etmezdim!. Sarı Avni'nin 500 kilo bazmorfin istediğini söyledi. Ben de onların. Ben de şu anda mal olmadığını. "Laz Ahmet'le tekrar buluştuk. İranlılar İstanbul'a gelerek beni buldular. Bu arada şunu da hatırlatmam gerekiyor. ama isterse hemen 250 kilo bazmorfini verebileceğimi söyledim." 1983 yılında Behçet Cantürk. 500 kilo mala ihtiyacım olduğunu söyledim.. istersem hemen verebileceklerini söylediler. 2 bin 205 dolar) anlaştık. Behçet Cantürk. Laz Ahmet'le de anlaştım. Zigari ya da Se-li'nin benimle temasa geçmesini istedim.. 1982. Sevkıyatı aynı kişiler yaptı.* 16 Aralık 1982. İranlılar bu malları ne yaptığım konusunda bana hiç soru sormazlardı. Yapı Kredi Bankası İstanbul/Beyazıt 63 milyon 500 bin TL (423 bin 333 dolar) * 30 Aralık 1982. Vakıflar Bankası İstanbul/Aksaray 80 mil yon TL (533 bin 333 dolar) * l Eylül 1983. İstanbul teslimi. diğeri Nisan ayında olmak üzere toplam 20 kilo eroini de. "Haziran ayında İranlı Seli İstanbul'a gelerek. İstediğim diğer 250 kiloluk malı bulmak için sanıyorum İran'a gitmişti. Zigari'nin getirdiği malları. Kilosu l milyon 200 bin liradan (4 bin 411 dolar) anlaştık. 300 kilo malın hazır olduğunu söyledi. Van'daki Bayram Oteli'ni arayarak. 500 kilo mal bulamadığımı.83 yıllarındaki vergi beyannamesinde 5 milyon lira kazandığını belirtti!. biri Şubat ayında. Kazandığım 360 milyon liranın (l milyon 323 bin 529 dolar). Önceki fiyatta Seli'yle de.. şevkettiler. kilosu 600 bin liraya (1983 yılında dolar 272 TL oldu. Yapı kredi Bankası İstanbul/Beyazıt 80 milyon TL (533 bin 333 dolar) * 4 Ocak 1983. . Yanında Seli yoktu. malı İstanbul'a getirdi. SEVKIYATA DEVAM "1983 Mayıs ayı başında Laz Ahmet'le Hilton Oteli'nde buluştuk. Sevindi. "Ellerinde 250 kilo mal olduğunu. Türk Ticaret Bankası İstanbul/Altınbakkal 100 milyon TL (666-bin 666 dolar). Elazığlı Mehmet Süleyman. 180 milyon lirasını İranlı Seli'ye verdim. benim adamım Burhan Beskisiz teslim alıp. Bir hafta sonra. Suriye'ye şevketti.

Ağabeyi Nizamettin ile eşi Süreyya'yı da davet ettiler. "Zavallı anneme çok eziyet etmişler" deyip. Haşhaşlar'in iplik fabrikasına talip olmuştu. Çünkü Behçet Cantürk fabrikaya haciz koydurmuştu. Oteli görmek için. Otelin yeri.. Bir anlaşmazlığı da eski milletvekili İsmet Hilmi Balcı'nın oğlu Murat ile oldu. sekizinci partiden sonra. "Profesör" İzzet Gündüz Sarıyar'ın asistanlığını yapan. Tatile gitmeyi seviyordu. Ağabeyinden sonra Behçet Cantürk de hastanelik oldu! Ekim ayında. Ancak Nizamettin Cantürk. Sarhoş araba kullanmanın cezasını kaza yaparak ödedi. şifreli konuşarak. "Doktor" un kovulmasını emretti. Behçet Cantürk'e satmak istiyordu. avukatı Cevdet Yardım'la Alanya'ya gittiler. "Doktor" lakaplı Abdülcebbar Doğru yapıyordu. Yaşamı boyunca acılar yanından hiç eksik olmadı!. 130 kilo bazmorfin. Anlaşamadılar." O olduğu şeklinde dedikodular çıktı. ürettiği malın kalitesini ölçe ölçe eroinman olmuştu! Üstelik çok gevezeydi. Eğer bulabilirsem birinci sevkıyattan hemen sonra. Duygusal bir yapısı vardı. Ancak "Doktor" Doğru. Murat Balcı Alanya'da inşaatı devam eden otelini. İstanbul'daki yoksul Ermenilere. O yıllarda daha yeni başlamıştı. . "Denize uzak" diye almaktan vazgeçti. üniversitede okuyan Kürt öğrencilerine el altodan maddi yardımda bulunuyordu. kara paranın turizme yönelmesi! VE SON SEVKIYAT "Sarı Avni. Ancak. Talya Oteli'ne yerleştiler. Eşi Dilek'i yanına alıp Antalya'ya gitti. Çünkü eroin imalatı gözleri tahriş ediyordu. 30 kilo da eroine ihtiyacı olduğunu söyledi. Hemen hastaneye kaldırılan Behçet Cantürk'ün. 34 S 2666 plakalı mercedes otosuyla kaza yaptı. direksiyona sıkışan sağ kolu kırılmıştı. Behçet Cantürk ile borçları konuşmak istiyorlardı. Yardımseverdi. Toplantıya katılmak için tatilini yarıda kesip İstanbul'a döndü. Her sarhoş olduğunda annesini hatırlardı.Eroinleri. Tedavisi yapıldı. Behçet Cantürk. Bebek Belediye Park Gazinosu'nda arkadaşlarıyla eğlenip sarhoş olmuştu. Okumuş Holding. Müdürü Sami Akdağ hemen İstanbul'a gelmesini istiyordu. için için ağlardı. Daha sonra "kimyagerliği" kim yapmıştı? Kimse öğrenemedi. beni 1416536 numaralı telefonumla arayıp. 1983 yılında İstanbul Ömür Hastanesi'nde gözlerini tedavi ettirince. Alanya Kalesi'ne çıkış yolu üzerindeydi. "kimyagerin. doktorlar üzücü haberi verdiler: Yaşamı boyunca sağ kolunu çok fazla kullanamayacaktı. Ancak işler onu Antalya'da da rahat bırakmadı.

Smith Wesson bir tabanca ile 9 adet mermi buldular. Narkotik'e değil. İranlı Zigari ile İstanbul teslimi. İşler karışıyordu.150 kilo daha eroin göndermemi istedi. kilosu 800 bin liraya anlaştık. "Birgün önce jandarmalar tarafından. Büyükada açıklarında bekleyen. İzzettin Zingil. Tekin Kaymaz iş üzerinde yakalanmışlardı. Cumhuriyet Caddesi Merkez Han 163/8 Elmadağ adresindeki yazıhanesine polisler baskın yaptılar.. Erhan. Ancak bazmorfin satın alabilmek için. Mali Şube'ye getirmişlerdi! Olay anlaşıldı. SÜRPRİZ GÖZALTI Beklenen gerçekleşiyor. evde. Bazı hemşehrileri kendisini kıskanıyordu. Verdim. Eroinleri bekliyorlardı. Lice'ye telefon ettim. Halil Arıkboğan. Mallar yakalanmıştı. Sarı Avni'nin gemisine Büyükada yakınlarında yüklendi. Kendilerine acilen 30 kilo eroine ihtiyacım olduğunu. Çünkü dedikodusu çoktu. Anhazap mezrasında 217 kilo eroin ele geçirilmişti. sekreter Betül Ayyüce. 217 kilo eroin yakalanmasının nedeni de jandarmalara yapılan ihbardı. 300 gram eroin bulmuştu. Bazmorfinin kilosunu l milyon 300 bin liradan. Sakin olmam gerekiyordu. Rıza Zin-gil.. Çember daralıyordu. Ecza dolabının arkasına. "Doktor" lakaplı Abdülcebbar Doğru'dan aldığını itiraf etmişti. Diyarbakır'da Abdurrahman Erhan'ın evinde l kilo eroin yakalanıyordu. Anlaştık. Minibüse doldurulanlar. Behçet Cantürk'ün." Behçet Cantürk. . Büroda bulunan. Behçet Cantürk. uyuşturucuyu Liceli. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldüklerinde çok şaşırdılar. Kaçakçılık'a. Çünkü öğrenecek zamanı kalmamıştı. "Doktor" gözaltına alınmıştı. Sabırsızlanmaya başladım. şoför Yaşar De-mirel gözaltına alındı. Eroinin İstanbul teslimine 2 milyon lira vereceğimi belirttim. kendi ekibimle hemen temasa geçtim. duvar kazılarak yapılmış gizli bölmede. 25 Ekim'de de. Çünkü kendilerini. "20 Ekim'de sevkıyatı yapacaktık. hemen hareket etmesi gerektiğini bildirdim. İranlı Zigari malı İstanbul'a zamanında getirdi. Sarı Av-ni'nin gemisine. benden 50 milyon lira kaparo istediler. "130 kilo bazmorfin için. 10 Kasım günü. Polis "Doktor" un evine baskın yapıp. muhasebeci Ülkü Varol. Bu işlerle uğraşan Yugoslavya göçmeni İbrahim Çalışkan ve Urfalı Reşit Alpan'ı buldum. eroinin kilosunu ise 3 milyon liradan anlaştık. Bu arada eroinlerin benim adıma yapıldığının da kesinlikle söylenmemesini istedim. arkasından da 150 kilo daha eroin talep edeceğimi söyledim. 130 kilo bazmorfin. Eroin işine direk girmek istemiyordum.. Yamsan şirketinin müdürü Sami Akdağ.. Mehmet Han Özer. zengin ve ünlü olmuştu. ihbarın kimler tarafından yapıldığım hiç öğrenemedi.

hallederiz" güvencesini alan Behçet Cantürk. Halim Civelek. silah bulundurma kanuna muhalefet. Fuat Buluttekin adındaki şahıs 3 kilo esrarla yakalanmış ve uyuşturucuyu Behçet Cantürk. yardımcıları Abdülkadir Takan ve Fettah Cantürk ile birlikte. Behçet Cantürk. evrakta sahtecilik. Fettah Cantürk tarafından tehdit edilmişti. Türk parasının kıymetini koruma kanuna muhalefet ve en önemlisi uyuşturucu madde kaçakçılığıyla suçlanıyordu. başı yine 1567 sayılı kanunla (döviz suçu) derde girecekti. Abdülkadir Takan'dan aldığını söylemişti. Emniyetteki dostlarından. Bu da duyulursa. adamlarının Haşhaş'tan 400 milyon lira alacaklarını istemeye gittiklerini söyledi. kesinlikle yok deyin. Kartal Küçükyalı Tren İstasyonu'nun tam karşısında bulunan Yalı Restaurant'ta. Halim Civelek'in evinde de bir tabanca bulundu. Sarı Avni ile sadece arkadaşlık ilişkisi. İsviçre'de göz ameliyatı olması için 5 milyon TL karşılığında 50 bin frank vermişti. Fettah Cantürk. Behçet Cantürk polise. İstanbul Üniversitesi Diş Fakültesi Dekanı Profesör Gürbüz Öztürk'e. Lice depremi sonrasında enkaz altından çıkardıklarını anlattı. Üstelik. 8 Eylül günü İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik şubesince düzenlenen bir operasyonla. Abdülkadir Takan. Ermeni örgütü ASALA'yı ve DDKD'yi soruyorlardı! Şaşırmıştı. Bedros Demirciyan. sonra da Mali Şube'ye yansımıştı. Olayın ucu Emin Görpe'ye verdiği 100 milyon TL tutarındaki marklara kadar ulaşmıştı. Yaşar Demirel. Polis. Avukat Saffan Mindivanlı aracılığıyla. Yanıldı.Herko İplik Fabrikası ile Maltepe İplik Fabrikası sahibi Ömer Haşhaş 400 milyon tutarındaki borcunu ödeyemeyince. Sorgusu tam 46 gün sürdü. benim bir ilgim olup olmadığımı sorarsa. Konu önce basına. Şakin olmaya çalışıyordu. silahın dedesine ait olduğunu. 5 Ocak 1984 tarihinde mahkeme önüne çıktı. Behçet Cantürk gözaltından hemen çıkacağını düşünüyordu. Behçet Cantürk'e yöneltilen soruların niteliği de değişmişti: Sarı Avni'yi. Yaşar Demirel. Tehdit olayının ise abartıldığını. "Önemli bir mesele değil. Halim Civelek'in eşi Yasemin ile birlikte. O günlerde döviz işlemleri çok sıkı kontrol ediliyordu! Korktu. Silah ruhsatı sahte çıkmıştı. Arkasından 306545 nolu silahın ruhsatını gösterdi. 21 Kasım'da teslim oldu. Behçet Cantürk'ün adamı Halim Civelek ve Bedros Demirciyan'ın evlerine operasyon düzenledi. Fettah . İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne kocasını ziyaret için gelen. İkisi de gözaltına alındı. Gürbüz Öztürk) döviz işleriyle ilgili olarak polis. avukat Mindivanlı'ya not gönderdi: "Hocanın (Prof." İş büyüyordu. örgütlerle ise hiçbir yakınlığı olmadığını söyledi. Ödünç para verme kanununa muhalefet.

"medya terörüne" maruz kalıyordu. MÜŞ.. Hatun'un oğlu. Ankara Mamak Askeri Cezaevi'ne gönderildiler. Ancak. Behçet Cantürk. davaya Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi'nin bakması gerektiğini belirtti. Albay Ali İhsan Cesur'un komutasında rahat bir askerlik yapmıştı. uyuşturucu madde kaçakçılığının nasıl ve ne surette yapıldığının bilgisi ve delili olmadığı için soruşturma dosyasını İstanbul Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı'na gönderiyordu. Narkotik Şube Müdürü Uğur Gür'ün (Daha sonra Bolu Emniyet Müdürü). Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı. 3. ASALA'nın terör eylemleri nedeniyle. Mamak Askeri Cezaevi'nde fazla kalmadı. Behçet Cantürk 17 Şubat 1984 tarihinde tahliye edildi. İki bin beş yüz yıllık Anadolulu Ermeni.Cantürk ve Halim Civelek'in avukatlığını Medet Serhat yapıyordu. serbest bırakılması için MİT'e l milyon lira. Borç olayının boyutları kısa bir sürede çok büyümüştü. Avukatlarının iyi savunmasına rağmen tutuklanmaktan kurtulamamışlardı. Behçet Cantürk'le çekilmiş fotoğrafları basında yer alıyordu. 30 Aralık 1983 gün ve AD..5 milyon lira rüşvet vermişti! . Askeri Savcılık. Birkaç saat içinde serbest bırakılacağını düşünen Behçet Cantürk. 1983/KAÇ. Fettah Cantürk ve Halim Civelek. poliste bulunan raporlarının her sayfasına milyonlar veriyordu! Gözaltına alındığında. tek tip cezaevi kıyafetiyle Mamak Askeri Cezaevi'nin yolunu tutmuştu. Fettah Cantürk. Onun sayesinde 1981 yılında. Basın. Bir kısım basına göre. Neler yazılıyordu neler: Behçet Cantürk. "Devletin Siyasi veya Mali veya İktisadi veya Askeri veya İdari güvenliğini bozacak nitelikte" suçlar işlediklerini ileri sürerek. Yaşamında üçüncü kez. Fettah Cantürk. İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Balâ'yla birlikte Çekilmiş fotoğraflarının. 13 Ocak 1984 tarihinde görevsizlik kararı verdi. "Baba" lığını göstermişti. 50 gün sonra saçları kesilmiş. Askerliği bitince de hemen yanına alarak. Behçet Cantürk'e karşı kendini hep borçlu hissediyordu. üzerine demir parmaklıklar kapatılıyordu.355 sayılı soruşturma emri ile sanıkların davasına. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı. Cezaevinden çıkarken de cebine 50 bin lira koymuştu. hakimlere ise 3. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Ermenilere saldırıyordu. tabancanın kendisine ait olduğunu söyleyince. Behçet Cantürk de bu "medya teröründen" nasibini alıyordu. Türkiye'deki bütün Ermeniler ASALA militanıydı! Bagos ve İncik'in torunu. Kolordu İstihkam Şube Müdürlüğü'nde. İstanbul Sıkıyönetim Komutanına verildiği dedikoduları kulaktan kulağa yayılıyordu.

toplam 8 parti iş yaptığını itiraf etti! Behçet Cantürk'ün bu sorgulamalardan haberi yoktu. Tedirgindi. beğendin mi" deyip gönlünü aldı.. 1979 yılından 1981 yılına kadar. Ermeni olduğu mutlaka belirtiliyordu. tekzibi yayımlamayınca gazeteyi satın almaya kalkıştı!. İstanbul'a taşındı. incik. Ankara'ya getirilerek." Diyarbakır Cezaevi'nde bulunan Abdülcebbar Doğru. Kardeşi Sabit Cantürk. 7. kızgın bir halde müdürüne dönerek. Diyarbakır'dan aldığı bir haber canını iyice sıktı. Şoförü Yaşar Demirel'e. Önceden eroinlerini ben ve İzzet Gündüz Sarıyar yapıyorduk.Adının geçtiği her haberde. turistlere satmaya başladı. "Sami Bey. Güneş. 11 Şubat 1984 tarihinde yakalandı. "Profesör" İzzet Gündüz Sarıyar ile tanıştı.. "Sen Ermenisin. Avukatı Medet Serhat aracılığıyla Güneş Gazetesi'ne tekzip gönderdi. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı ekiplerince sorgulandı.. senin yüzünden herkes beni de Ermeni sanıyor. Terziydi. Babam bir yıl sonra Fahriye Yeltekin ile evlendi. boncuk . Başından geçen herşeyi en ince ayrıntılarına kadar anlattı. Selahattin Delidere 20 Şubat 1984 günü teslim oldu. Geçinemedi. Hocasından ders aldı: "Kimyagerliği" öğrendi. babam tarımla uğraşırdı. Diyarbakır Renk Pavyon'da tartıştığı garsonu. Ben Türk'üm Türk" diye bağırıp. Ri'zeli Sarı Avni'ye gönderir. 40 günlük iken annem Emine vefat etmiş. Bürodaki herkes şaşırmıştı. Ancak kimse ağızını açıp birşey demedi. Bu nedenle yaptığı hareketin ne kadar hatalı olduğunu bilmiyordu: Hemşehrisi Selahattin Delidere'den teslim olmasını istiyordu. Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek'ten işkence yapılmayacağı güvencesini aldılar. Laleli'ye taşındı. "Profesör" ün ürünü eroinleri. 1975 yılında Sultanahmet'deki evinde çıkan yangında eşini ve 16 yaşındaki tazını kaybetti. Cantürklere. bunun hesabını kesin" dedi. SELAHATTİN TESLİM OLUYOR Osman Nuri Mutlu. Diyarbakır'a göçtü. Birkaç gün sonra Yaşar'ı telefonla arayıp. Abdülcebbar Doğru. Türkiye'nin en büyük sevkıyatını yapar.65 mm çaplı Astra marka tabancasıyla öldürmüştü! Öfkelenmişti. 1958 yılından 1961'e kadar Diyarbakır'ın değişik semtlerindeki fırınlarda çalıştım. Günlerce süren bu işkenceler sonucu. "Behçet Cantürk. Arazimiz vardı. 1935 Kastamonu Tosya doğumlu. Malları İranlılar'dan alır. 1964 yılında eşim Mesude Yeltekin ile evlendim. ayrıntılı bir ifade verdi: "1943 yılında Lice'de doğdum. Sonra hemşehrileri Abdülcebbar Doğru ile çalışmaya başladılar. "Nasıldı numaram. Acısını unutmak için çevre değiştirdi. Ve teslim olur olmaz işkenceye alındı. Yazıhanesine gitti. Diyarbakır pazarında kaçak elbise.

285 bin tabanca mermisi.satıyordum. bin Çek ve Lama marka tabancayı aynı şekilde alıp sattığını söylüyordu. Zaten beni İstanbul Taksim'deki Divan Oteli'nde Behçet Cantürk ile Mehmet buluşturdu. Müteahhitlik yapıyorlardı. Şoför Hocaoğlu karoserin altındaki zulalı çekmeceyi çekti. "İlk silah kaçakçılığımı 1972 yılında. 'Küçükköy semtine kamyon içinde mal gelecek. Ancak hemşehrilerim sakindi. O sırada yanımıza askeri cemse yaklaştı. "Firarda olduğum 1982 yılında İstanbul'da Mehmet Han Kozat ile karşılaştım. uzaktan akrabam Hacı Fikri Canpolat'la yaptım. Liceliler'de çe-kememezlik vardır. 20 adet eroin paketini cemseye yükledik. Hemşehrisi olmam ve daha önce birlikte birkaç kez silah kaçakçılığı yapmamız nedeniyle. Behçet Cantürk kaçakçılık işlerine 1979 yılında girdi. dondum kaldım. 1976 yılında uyuşturucu kaçakçılığına başlamıştı.00 idi." Selahattin Delidere sayfalar tutan ifadesinde. Mehmet Han Kozat bizden ayrılıp Karaburun tarafına gitti. Silahları Nusaybin'de Hacı Ahmet Kop'a sattık. . Çok korktum. Ben silah işlerine baktığım için onlarla fazla bir yakınlığım yoktu. bin Lama marka tabanca. Bu işe birçok kişi hisse vermişti. işi anladım. Mehmet'le birlikte indirin' dedi. Beni yanına aldı. 5 Mayıs 1977 tarihinde binlerce mermi ve tabancalarla yakalanan." SUBAY GİYİMLİ BİRİ "Behçet Cantürk'e. Polisler. Tahmini saat 21. 1973 yılında 250 bin tabanca mermisi. 10 dakika sonra döndü. O da silahları Irak. maddi olarak kötü bir durumda olduğumu söyledim. 1974 yılında. Aradan kısa bir zaman geçti. 5 kiloluk ilk torbanın askeri branda ile kapalı cemsenin arka kasasına konmasıyla. "1979 yılında Cantürkler orta halli kişilerdi. Hacı Fikri Canpolat'ın Ankara'da tanıştırdığı Samsunlu Fahri Bank aracılığıyla.65 mm çaplı Çek ve Lama marka tabancaları. Cemsenin şoför mahallinde asker giyimli iki kişi vardı.İran ve Suriye'ye götürüyordu. 600 bin lira karşılığında satın aldık. 1964 yılında Konya'dan askerliğe elverişli değildir raporu aldım. Maddi durumları benden kötüydü. İfadesine göre. Kendisi Behçet Cantürk'ün uyuşturucu madde kaçakçılığı olaylarında yanında ve adamı pozisyonunda çalışmaktadır. sorgu yön değiştirdi. Bazı aileler kaçakçılıktan zengin olunca herkes yapmaya başladı. Bulgaristan'dan gelen. 'Malları çıkaralım' dedi. Selahattin Delidere'ye Cantürkler'i sormaya başladılar. denizyolu ile Samsun kıyılarına çıkartılan 150 adet 7. Behçet Cantürk adını duyunca. Ford marka kırmızı kamyonun şoförlüğünü. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk'ün hisse verdiği kaçakçılık olayının baş mimarı Selahattin Delidere'ydi. memleketten tanıdığım Halil Hocaoğlu yapıyordu. silah ve mermi kaçakçılığından arandığımı. "Mehmet Han Kozat ile ticari bir taksiye binerek eroin bulunan kamyonun yanına Küçükköy'e gittik. Ondan sonra Mardinli kaçakçılardan aldığım halıları ve ev eşyalarını satmaya başladım. bana güveni sonsuzdu. Samsunlu Ali Açmak ve Trabzonlu Ziya Çavdar'la tanıştım.

Asitanhidrit maddesini Şehmuz Büzük Gaziantep'ten alıp Lice'ye getirmiş. "Ankara'da bulunan Mehmet Emin Baybaşin'in yanına gittim. "İstanbul'dan Diyarbakır'a. Özdiyarbakır Seya-hat'ta buluştuk. "M. 'Böyle soruların ne kadar gereksiz . Kilo başına Mehmet Emin 200 bin. Yakalanan mallar içinde. Ankara'dan silah kaçakçılığı ile ilgili dosyam istendi. Suçumun ağır olduğunu söyleyen bazı Emniyet yetkilileri ile benim kaçmam gerektiğine karar verdik. "Askeri cemsenin ne olduğunu Mehmet Han Kozat'a sordum. Atlayıp gittim. Mehmet devam etti. olduğunu hâlâ öğrenemedin mi" dedi. Hemen Diyarbakır'daki Özdiyarbakır Seyahati arayarak bilgi aldım. 30 kilo eroine ihtiyaçları olduğunu söylediler. Beraber Fındıkzade'deki Karagül İşhanı'ndaki kahvede İbrahim Çalışkan ve Reşit Alpan'ı. Bu kez ben 2 milyon da hisse vermiştim. bazmorfini İran'dan almışlar. Lice'de 200 kilo eroin yakalandığını radyodan dinlediğini. Uçağa binip Diyarbakır'a gitti. Topkapı'da. Bana sert bir şekilde. askeri cemse Karaburun istikametine doğru hareket etti. daha önceden uyuşturucu madde kaçakçılığı ile uğraşan. Liceli Abdulvahap Çarık ve Rıza Zingil. Van'dan alınıp. bizim 30 kilo eroinin de olduğunu söyledi. "1983 yılının onuncu ayında. Aradan bir hafta geçti."Sevkıyat esnasında Behçet Cantürk kül rengi Mercedesi ile bulunduğumuz yerden yavaş bir hızla 3. Daha sonra planladığımız gibi bekçinin yanından ayrılıp. Hacı Kasım. firar ettim. "Ankara'da Özdiyarbakır firmasına uğradığımda Hacı Kasım Cantürk ile karşılaştım. Behçet Cantürk'e cesaret edip hiç soramazdım. çünkü ajanlık yaptığımı sanabilirdi. 'Göçmen' lakabı ile bilinen İbrahim Çalışkan ve Urfalı Reşit Alpan beni bularak. Yakalanan malların büyük bölümünün Behçet Cantürk'e ait olduğunu. ben ise 100 bin kazanacaktım. 5 milyon lira da kaparo verdim. Ben taksiden indim. Emin Baybaşin teklifi kabul etti. O da birgün sonra uçakla İstanbul'a geldi. 17 Temmuz 1981 tarihinde Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne giderek teslim oldum. "Silah kaçakçılığında beraber çalıştığım Ali Açmak ve grubu yakalanınca hakkımda ifade verdiler. l Ağustos günü. Eroinin imal doktorları Rıza Zingil ile Mehmet Han Özer'mis. Mahkemelerim hakkında bilgi vermek için beni Ankara'ya çağırdı. Diyarbakır Postanesi'ne bir bekçi ile gittik. Sarı Avni aracılığıyla Sicilyalılar'a satılan 100 kilo maldan benim payıma 7 milyon lira düştü. Hemen İstanbul'a gelmesini söyledim. Aynı gün Urfa'ya avukatım Lami'ye telefon ettim. Yanında subay giyimli biri vardı! "Yükleme işi biter bitmez. Mehmet Emin Baybaşin'e telefon ettim. "Behçet Cantürk ile 1982 yılında son bir iş daha yaptık. Baybaşin gelişmeler hakkında bilgi verecekti. Bir ay sonra Behçet Cantürk ile Divan Ote-li'nde buluştuk. Baybaşin ile tanıştırdım. Mehmet Emin Baybaşin'den öğrendim. .4 kez geçti. Bulabileceğimi söyledim. Ankara'dan gelen soruşturma dosyamı almak bahanesiyle. Bana 5 milyon TL verdi. Aranmaya başladım. heyecanlı heyecanlı anlattı. Ancak Diyarbakır'dan bir türlü telefon gelmedi. Biz de yine Mehmet Han Kozat ile birlikte taksi tutup Topkapı semtine geldik.

"3 yıl sonra artık kaçmaktan bıkmıştım. Daha sonra akrabam Nizamettin Laçin. kendini ispatlamaya kalkışacaktı. Polis ifadesinin altına parmak bastı. "Allah'ım sana şükürler olsun" dedi. Ben de 20 Şubat günü saat 09. 17 Mart 1984 tarihinde bitti. Savcılığa. hiç düşünmemişti. MHP'lileri bu kez Ermenilere karşı tetikçi olarak kullanmaya başladı. Behçet Cantürk de teslim olmamın iyi olacağını belirtti.. 1943 yılında İstanbul'da doğdu. İlk görevi takip ve gözetlemeydi. kendisine çok benzeyen bir Bulgar yüzbaşısı öldürüldü! Apar topar Türkiye'ye döndü. Ulaş Bardakçı'nın öldürüldüğü Fındıkzade ve Mahir Cayan ile arkadaşlarının katledildiği Kızıldere operasyonlarına katıldı. oradan cezaevine gönderilirken. Kaçakçılık dairesine teslim olacaktım. Mardin'de MİT Bölge Müdürlüğü görevine getirildi. hemşehrim müteahhit Vekin Aktan ile Maltepe'de bir lokantada buluştuk. 1938'te Dersim isyanının bastırılmasında aktif bir görev aldı. amirim" dediği Hiram Abas'la birlikte. Teslim olmaya karar verdim. Onlar da emniyette tanıdıkları olduğunu. Kent Oteli'nde Behçet Can-türk ve avukat Tahsin Ekinci ile yemek yedik. Ziverbey Köşk'ündeki işkenceli sorgulamalara. Ankara Maarif Koleji'ni ve İktisadi ve Ticari İlimler Yüksekokulunu bitirdi. Mehmet Eymür'ün birimin başına gelmesiyle.. Bulgaristan'da Türk kaçakçıların içine sızdı. . Ankara'da MİT Bölge Daire Başkanlığı Takip Şube Müdürü oldu. 1940 yılında. oradan hemen savcılığa gönderilecektim. Karşılığı verilmeliydi. İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Faik Türün'ün emrinde çalıştılar. Ermeniler üst üste Türkiye'nin dış temsilciliklerinde görevli memurları öldürüyorlardı. Bu arada. Kimdi Mehmet Eymür? Babası Mazhar. 1982'de Kenan Evren. Ancak "Türk casusu" olduğu ortaya çıktı. 18 şubat 1984 günü Ankara'ya geldim. ağabeyim. 23 yaşında MİT'e girdi. ANKARA HAREKETLİ Behçet Cantürk Ankara'daki gelişmelerden habersizdi. dönemin istihbarat teşkilatı Milli Emniyet Hizmeti'ne girdi. Devlet. İlk başlarda pasif kalan daire. Hiram Abas "kan davası" için görevlendirildi.. Şansı yardım etti. Zaten çevremde herkes teslim olmamı istiyordu. teslim olmam gerektiğini söyledi. Öldürülecekti. 1980 yılında Bulgaristan'a gönderildi. Mehmet Eymür. sıkıyönetim ve kaçakçılık dairesi yetkilileri ile temas kurduğunu. 1975 yılında. 6 Ocak 1983 tarihinde Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) bünyesinde "Kaçakçılık İstihbarat Dairesi" kurulmuştu. 12 Mart 1971'den sonra "dostum. İşkencelerden kurtulmuştu. Mehmet Eymür. muhabere subayıydı. 2 ay sonra cezaevinden alınıp tekrar işkenceli bir sorgulamadan geçirileceğini.30'ta teslim oldum" Selahattin Delidere'nin sorgusu 25 gün sonra... bana yardım edeceklerini söylediler. damadı MİT görevlisi Erkan Gürvit aracılığıyla Hiram Abas'ı Köşk'e çağırdı. Avukat Ekinci..

Mehmet Eymür ekibi. Haber gönderdi: "Yaşar yanıma gelsin" diye.) Abuzer Uğurlu Mamak Askeri Cezaevi'ndeydi. Bulunması kolay oldu! Dündar Kılıç ve Behçet Cantürk'ün yakalanması için İstanbul polisine haber bile verilmedi. Mehmet Eymür beklediği fırsatı buldu. Birbirlerini hiç sevmiyorlardı. Bu nedenle Eymür. telefonu kapadı.152711 sayılı yazısı. Orhan Uzeller ile amansız bir çekişme halindeydi.. havaalanından alıp eve götürmüştü. birkaç saat önce Diyarbakır'dan. Ünal Erkan. Sekreter Betül Ayyüce'nin sesi titriyordu. Dündar Kılıç'ın infaz işleminin yapılmasını emrediyordu.254/214177. (20 Şubat 1984 tarih ve İsth. Fazla birşey söylemedi. Önce Dündar Kılıç'ı gözaltına alıp Ankara'ya getirdiler. Başkan Yardımcısı oldu. "harekete geçmek için en uygun zaman" diye düşünüp. Genelkurmay Başkanlığı'na başvurarak. 9 Şubat 1984 tarih ve 01.) MİT'in isteği Genelkurmay Başkanlığınca uygun bulundu. "kuması" Dilek'e misafirliğe gelen Hidayet'i. İşl. Cumhurbaşkanlığı. Dündar Kılıç'ın yıllar önce aldığı bir mahkûmiyet kararı vardı. Dündar Kılıç. Behçet Cantürk ve Abuzer Uğurlu'nun MİT tarafından sorgulanması için izin istedi. .Ancak bu görevinde fazla kalmadı.11. 7130102. Cevdet Saral. BÜRODA İNTİHAR Tarih 30 Nisan 1984. Özellikle son yıllarda Hiram Abas. Türkiye Cumhuriyeti'nin 45'inci hükümetini kuran Başbakan Turgut Özal'a kendini göstermek istiyordu. Kısa bir süre sonra terfi etti. Daire Başkanlığı'nın henüz başkanı yoktu. Arkasından Behçet Cantürk'ü.02. Telefonla büroyu aradı. birimin başına geçti. Ankara'da Kontrespiyonaj Dairesi bünyesinde kurulan. Yoktu. Tayyar Seven. Emir bir türlü yerine getirilemiyordu.. Şoförü Yaşar Demirel. İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı ve İstanbul Valiliği'ne özel emir vererek. Ankara'dan özel bir ekip İstanbul'a gitti. Mehmet Eymür. sayılı yazısı. sadece Başkan Yardımcılığı makamı vardı. İstanbul'a karşı MİT ile ittifak halindeydi. İstanbul polisinin başında bulunan Şükrü Balcı. Svl. Koor. Mehmet Eymür. Üstelik Ankara polisi de. MİT ile polis teşkilatı ilişkisi hiç bir dönemde iyi olmamıştı.. Hilton Oteli'ndeydi.10. Ancak sağlık raporu alıp Adli Tıbba onaylatarak cezaevine girmekten kurtuluyordu.. "Arayan var mı?"diye sordu. (MiT'in. Mehmet Ağar. "Kaçakçılık İstihbarat Şube Müdürlüğü"ne tayin oldu.84 SYNT.

Medet Serhat. bir konuyla ilgili olarak bizimle geleceksiniz" dediler. Akile Dilek Alev'i evde bıraktılar. eğer içeride polisler varsa. Gelen Suzi Saraçyan'dı. Mutfakta. üzerinde Chemitank yazılı içinde sıvı bulunan şişe çok dikkatlerini çekti. diğerini. elini başının üzerine koyacaksın. Dinledikleri kasetlerden birinin sözlerini anlamamışlardı. "Yaşar. Çocuklarla oynamaya başladı. Behçet Cantürk'e. kızı Hazal'ı kucağına aldı. Borçlanarak araba parçaları almıştı. En öndeki kimliğini gösterip. Ancak aldıkları paranın faizi çok artmıştı. "Peki gel" dedi. Behçet'ten anahtarı isteyip 34 L 7666 plakalı Mercedesi de aradılar. Eşi." Medet Serhat. Dilek ve Hidayet mutfakta akşam yemeğini hazırlıyorlardı. bana hemen haber ver. Büroyu ara. Eve gitti. Kısa konuştu." Büronun bulunduğu Elmadağ'a geldiler. Bu arada evi aramaya başladılar. Avustralya'ya yerleşen teyzesi Ofsana'nın kızı Suzi Saraçyan. ödeyemiyorlardı. Dilek kapıyı açtı. eve "karakol" kurulmuştu. İki saat sonra kapı çalındı. Avukatı Medet Serhat'ın.Yaklaşık iki saat sonra Yaşar Demirel Hilton Oteli'ne geldi. termos içinde 12 adet Lupidon GSC yazılı ampuller ile bir adet. Suzi hemen konuya girdi. "Behçet Bey evde mi" diye sordu. Sekreteri Betül'ün sesi tuhafına gitmişti. Sen yazıhaneye gireceksin. büroda tuhaf bir durum var. Yaşar Demirel arabadan indi. Salona girip. camın kenarına gelip. Şaşırdı. 141 07 92 numarayı çevirdi. Tabii tek başına değil. Birşey anlamadı. Yanına beş polis bırakarak. polis olduklarını belirterek. . Karşısında hiç tanımadığı 10. büroda garip şeyler oluyor. oto tamirciliği yapıyordu. Gelmesini istemiyordu. oteldeyim. Telefon çaldı. Suzi'nin sözünü kapı zili kesti. Otele döndü. Hidayet Kaşan'ı da emniyete gelmesi için davet ettiler. ortalığın sakin olduğunu söyledi. Behçet Cantürk avukatının telefonu üzerine rahatladı.11 kişi vardı. Sormasıyla birlikte hepsi içeri doluştu. Aradan yarım saat geçti ancak Yaşar Demirel pencereden gözükmedi. Medet Serhat'a büroda merak edecek birşey olmadığını. Uyuşturucu bulduklarını düşünerek termosa ve şişeye el koydular. Ama Suzi çok ısrar ediyordu. Behçet Cantürk'ün kendilerine maddi olarak yardım etmesini istiyordu. eve gelip kendisiyle görüşmek istediğini söyledi. Hızla fırlayıp telefonu açtı.. Sami Akdağ ile konuştuklarını aktardı. Birlikte büronun bulunduğu sokağa gideceğiz. Elmadağ'daki büronun 141 65 36 numarası meşgul çıkınca. Sultanahmet'teki bürosunun numarasını çevirdi. Teyze kızını salona aldı. Hidayet'e "hoş geldin" deyip. Kasetleri de gözaltına aldılar.. "Behçet Bey. Şirketin Müdürü Sami Akdağ telefona çıktı. "Medet.

Behçet Cantürk. Müdür Sa mi Akdağ. Behçet Cantürk'ün gözleri arabanın plakasını takıldı. Zaten şubedeki polislerin çoğunu tanıyordu. 5 Nisan 1985 tarihli 2 milyon 100 bin lira değerinde bono. Şubeye götürüldü. Kravatını. eşi ve sekreteri. Üzerinden çı kanları zimmete kaydettiler.) Diyarbakır Töbank Şubesine ait 2 milyon değerinde 093078 numaralı Behçet Cantürk adına çek. Betül. tek kişilik bir hücreye hapsedildi. Polisler. 8'inci kattan atlayarak intihar etmişti!. İstanbul Emniyet Müdürlüğü 1. Başkent'e giderken Behçet Cantürk'ün yüzü çok asıktı. müdür Sami Akdağ ile sekreter Betül Ayyüce de vardı. (1984'de l dolar ortalama 350 TL idi. Siyah renkli Renault marka otomobile bindirilirken. Üzgündü. Saatler 23. Hidayet Hanım. Behçet. altı polisle birlikte büroda bırakıldı. Behçet Cantürk'ün sekreteri Betül Ayyüce de Emniyet'e davet edildi. Üzerinde deri mont olan sivil polis. Behçet Cantürk ceketini ve pardösüsünü giydi. evde "karakol" kurulacağının daha farkına varmayan Akile Dilek Alev polislere. Polisler çok kibar davranıyorlardı. Arkadaşı Burhan Beskisiz. "Merak etmeyin hanımefendi birkaç saate kadar dönerler" dedi. "Buyrun gidelim Behçet Bey" dediler. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Hareket Daire Başkanlığı Mali Şube Müdürü Faruk Metin. Yaşadıkları Behçet Cantürk'ü hiç şaşırtmadı.(11) Polisler bürodan sadece çekleri almadılar. apar topar Ankara'ya götürüldü. ayakkabı bağını aldılar. Behçet Cantürk ve eşini aşağıya indirdiler. Behçet Cantürk.. Ancak ilk iki rakamı dikkatini çekmişti: 06.Evde arama bitmişti. Ancak İstanbul'da rahattı. İstanbul ili Yapı Kredi bankası Şubesine ait 5 milyon lira değerinde 394532 numaralı hamiline çek. İşyerine de "karakol" kurulmuştu. 284 bin lira nakit para. kızı Hazal'ı eve bırakıp. Arama tutanağına aldıklarını kaydettiler: * Bir adet Türk Ticaret Bankası Fethiye Şubesine ait 57 bin 300 lira değerinde 828541 numaralı hamiline çek. Hidayet. Otomobil Ankara plakalıydı! Elmadağ'daki büroya gittiler. Kendini düşünmüyordu. 2 Nisan 1984 tarihinden beri aranıyordu. Ancak kendisini gözaltına alan bu polisleri daha önce hiç görmemişti. büroda "karakol" kurmuş polisleri görünce. Tam kapıdan çıkarlarken. Büroda. "Ne zaman dönerler" diye sordu. Borçlu Zeynel Dündar tarafından Behçet Cantürk adına verilen. . kemerini. Tam okuyamadı. Başkomiser Ahmet Geçer ve 11 polis eşliğinde. Behçet Cantürk'ten izin isteyip büroda arama yaptılar.00'ü gösterirken. kocasının yanında Emniyet'e gitmek için hazırlandı. Hidayet Kaşan ve Betül Ayyüce de ayrı ayrı hücrelere kondular. Fakat Ankara'dan gelecek bir ekibin kendisini gözaltına alacağını hiç hesaba katmamıştı.

İstanbul polisine de birşey söylemeden. kâğıda sarılarak rulo yapılmış bir paket verdi "Burada benim için çok önemli evraklar var. arka arkaya sıralanan bu sorulan so-ğukkanlıkla yanıtladı: "Nizamettin Bey. yine aynı yerine koydu. evrakları banyo kazanında yakmıştı!. Aynı soruları ben de sordum.BELGELER YAKILIYOR 36 yaşındaki Abdulbaki Maltaş Silvanlı'ydı. Mehmet Tahir Canpolat. polislerin Ankara'dan geldiği. Polislerin evine gelip evrakları bulacağından korktu... 1. 7 Mayıs 1984. senden daha sonra alacağım" dedi. "Behçet Cantürk" yazısıydı. Bunu sakla ve kimseye de bu konuda birşey söyleme" diye tembihledi. Abdulbaki Maltaş ile Mehmet Tahir Canpolat. Karısının ve çocuklarının göremeyeceği bir yere. Meraklanmıştı: Pakette ne vardı? Evde eşinin ve çocuklarının olmadığı birgün paketi açtı. akrabası olan Abdulbaki Maltaş'ı yanına çağırdı Abdulbaki Maltaş'a. Ablası Asiye. Birgün sonra. Burhan Beskisiz'in cenazesinde bir araya geldiler. Koşa koşa akrabası Mehmet Tahir Canpolat'ın Tuzla'daki konfeksiyon mağazasına gitti.5 yıl önceydi. İstanbul Emniyet Müdür Muavini Tayyar Sever'in yanına gittim. "Behçet Cantürk" adını görünce korkuya kapılıp. merak etmiş paketi açmış. Bana söylediği. Telaşla evine gidip paketi aldı. Uçuk pembe renkli. Onların da fazla bilgisi yok.. Beco'yu kim gözaltına aldı? Beni de soruyorlarmış. endişeye kapıldı. kütüphanesinin üst rafına paketi koydu. Maltaş. Neler oluyor Medet Bey?" Avukat Medet Serhat. üzerinde İngilizce yazılar bulunan. ne oldu. . Evrakları paketleyip. Eniştesi Burhan Beskisiz'in intihar ettiğini öğrenen Abdulbaki Maltaş. Birkaç gün geçti.. Behçet Cantürk. Aldığı yanıt karşısında dondu kaldı. Valla onlar da merak ediyor. 6 kardeştiler. 60 adet kâğıt vardı. gidip Behçet Beyi gözaltına almışlar. Haydarpaşa Numune Hastanesi'nde diş protez teknisyeni olarak çalışıyordu. Abdulbaki Maltaş eve döndü. "ANKARA POLİSİNİN İŞİ" Nizamettin Cantürk telefonda heyecanlı heyecanlı soruyordu: "Medet Bey. Üzerlerinde İngilizce yazılı değerli kâğıtlardan tek okuyabildiği. Burhan Beskisiz ile evliydi. birinci hamur kâğıda basılmış. "Paketi iyi bir yere saklandın mı" diye sordu. "bunu iyi sakla. Paketi vererek. Birşey anlamadı.

Tesbite geçildi: * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait 111149 sayılı 50 milyon liralık. l adet aynı özellikte yüzük ve l adet aynı özellikte bilezik. Ev sahibi Canpolatlar da korku içindeydiler.. * 22 ayar.Oturup beklemekten başka yapacağımız birşey yok. İstanbul Paşakapı Cezaevi'nde gardiyandı. Banka yetkilileri kasayı açıp içinde bulunanları beyaz bir çanta ile getirdiler." Nizamettin Cantürk. aynı binanın alt katında bulunan Ziraat Bankası'nda 2591 sayılı şahsi kasası vardı. Behçet Cantürk'ün Bağdat Caddesi Erenköy Zincirli Köşk Sokak 310/13 adresindeki evine. MÜCEVHERLER. Aşağıya inildi. Mehmet Han Kozat ve Kamil Dakman ile birlikte Mehmet Tabir Canpolat'ın evinde saklanıyordu. kasanın açılmasını. . Behçet Cantürk'ün yanında çalışan Halim Civelek'e. Konukları üç gün kaldı. Sonra misafirleri kayıplara karıştı. evraklardan daha tehlikeli kişiler vardı. * Zelal isimli 14 ayarlı altın çocuk künyesi. banka nezaretinde bir başka kasaya konulmasını isteyen savcılık belgesi vardı. Elmadağ'daki büroda verilmek üzere cezaevi arkadaşı Fuat Şaşmaz'dan mektup getirmişti. 4 Mayıs 1984 tarihinde birkez daha geldiler. Zeki Kirpi. * l adet pırlanta ve beyaz altınla işlenmiş gerdanlık. * 22 ayar beş bilezikten oluşan Adana yapısı burma bilezik. 6 Haziran 1984 tarihine kadar 3 ay vadeli tasarruf cüzdanı. Zeki Kirpi bunlardan sadece biriydi. Polislerin elinde. Polisler. Büroda bulunan sivil polisler tarafından gözaltına alındı. * 30 adet 18 ayar tel bilezik. bir parmak kalınlığında birbirine geçmiş iki şerit halinde bilezik. Bu arada Behçet Cantürk'ün Elmadağ'daki bürosundaki "karakol" her geleni gözaltına alıyordu. Zeki Kirpi masum olduğunu ancak üç ayda anlatabildi! ALTINLAR.. Akile Dilek Alev'in.. * Top şeklinde altından bir çift küpe. * 2 adet 22 ayar çocuk bileziği. içindekilere el konularak. Gerçi evrakları yakmışlardı ama şimdi evlerinde. * Neval isimli ayan belli olmayan altın çocuk künyesi.

120 milyon 200 bin liralık hesap cüzdanı. * l adet tura kolye.9 sayılı hesaba ait. 5 milyon 300 bin liralık 10 Mayıs 1984 vadeli çek yaprağı..* 5 adet çeyrek altın. * Osmanlı Bankası Ankara Şubesinin 640.4 sayılı Behçet Cantürk'e ait. .003.3 Abdülkadir Takan'a ait. * Ziraat Bankası Harbiye Şubesine ait. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait. 11115/7 hesaptan K 017457 numaradan K 017475 numaraya kadar 19 adet çek karnesi.7 hesaba ait. l adet yarım altın. 12 milyon 750 bin liralık hesap cüzdanı. 42. hesap cüzdanları da vardı: * Şekerbank Beşiktaş Şubesine ait.l mevduat 5593. * Akbank İstanbul Şubesine ait.2 mevduat 817. Bitmedi. * Osmanlı Bankası Ankara Şubesine ait. 75 milyon liralık hesap cüzdanı. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait.. pırlanta ve siyah taşlı küpe. 360028'den 360050'ye kadar 23 yapraklı çek karnesi. Kasada çekler. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait 111/5591. seri A/1 No: 2590'dan 2600'e kadar 11 yapraklı 108326 hesaba ait çek karnesi. * Uluslararası Endüstri ve Ticaret Bankası Karaköy Şubesine ait. 42. 640/569. * Töbank Diyarbakır şubesine ait. * Şekerbank Beşiktaş Şubesine ait.007. 20659 hesaptan 426111 sayılı 47 milyon liralık 15 Şubat 1983 tarihli çek. 086845 numaradan 086850 numara ya kadar 6 yapraklı çek karnesi. 20659 hesaptan 426110 sayılı 40 milyon liralık 11 Şubat 1983 tarihli çek. 2550 nolu Behçet Cantürk'e ait 236 milyon 47 bin 500 lira bakiyeli hesap cüzdanı. 630/15779 sayılı Behçet Cantürk'e ait.569/4 no'lu hesabına ait. senetler. 8960 Gelişim kimyevi maddeler kaşeli 193199 çeke ait. 085151 numaradan 085175 numaraya kadar 25 yapraklı çek karnesi. l adet çeyrek yansı altın. * Yapı Kredi Bankası Beyazıt Şubesine ait. * Bir çift beyaz altın üzerine. * 2 metre 18 ayar bakla zincir.

* Yamsan Besicilik ödemeli. * Garanti Bankası İzmir Şubesine ait. * Mustafa Elik ödemeli. Behçet Cantürk adına tanzim edilen 15 şubat 1984 tarihli 500 bin liralık senet. * M.* Garanti Bankası İzmir Şubesine ait. 085204 tarihsiz ve miktarsız çek yaprağı. 26 Haziran 1983 tarihli çek yaprağı. çek nolu 8 milyon sayılı 3 milyon 500 bin * Yapı Kredi Bankası Beşiktaş Şubesine ait. 5697/8 nolu hesaptan. Behçet Cantürk emrine tanzim edilen 20 Ocak 1984 tarihli vadeli 3 milyon liralık senet. "Bir miktar da annemde var" deyince. Şirin Cantürk Diyarbakır ödemeli. 26 Mayıs 1983 tarihli çek yaprağı. * Yamsan Besicilik ödemeli.. 10422 hesaptan 140270 nolu 6 milyon liralık.. başka bir yerde ziynet eşyası olup olmadığını sordular. 15 Aralık 1984 tarihli çek yaprağı. * Türkiye Emlak Kredi Bankası Malatya Şubesine ait. * Yüksel Bağdaş ödemeli. Akatlar Cebeci Sokak Mutlu Apartmanı 5/1 adresine gittiler.15 nolu 688856 liralık. * İmar Bankası Bakırköy Şubesine ait. * Yamsan Besicilik ödemeli bila tarihli. 2 Nisan 1984 tarihli vadeli Abdülkadir Takan emrine tanzim edilen 20 milyon liralık protestolu senet. Akile Dilek Alev'e banka dışında. *Yamsan Besicilik ödemeli. * Yüksel Bağdaş ödemeli. 3732/1602. Behçet Cantürk alacaklı 85 milyon liralık ayrı ayrı dört adet ipotek belgesi. .3731 hesaptan 688855 liralık. 1602/15. 28 Mart 1984 vadeli Abdülkadir Takan emrine tanzim edilen 20 milyon liralık protestolu senet. Yusuf Yaman cirolu 60'şar milyonluk üç adet senet. * Anadolu Bankası Çapa Şubesine ait. 15 Kasım 1983 tarihli çek yaprağı. bila tarihli cirosuz 9 milyonluk senet. hep birlikte annesinin oturduğu. 1547/9 sayılı hesap tan Seri A 026303 nolu 7 milyon 500 bin liralık.9 hesap688663 nolu 2 milyon liralık çek yaprağı. 1632. Behçet Cantürk alacaklı 3 Kasım 1984 tarihli 7 milyon 135 bin liralık senet. AYLA HANIMIN EVİ Polisler.

. Gidiş nedeni ziyaret değildi.. * l adet pırlanta gerdanlık ve aynı gerdanlığa ait pırlanta 2 adet küpe. Behçet ve Nizamettin Cantürk. Evde kimsenin olmadığını tahmin etmişlerdi. * Üzerinde pırlanta işlemeli. * l adet siyah taşlı altın erkek yüzüğü. Mücevherlere. Behçet'in 18. DİYARBAKIR'DAKİ EVLER DE ARANIYOR Polisler. Yanıt gelmemesine şaşırmadılar. * l adet altın erkek kol saati ve altın kordonu. Bunlar da kaydedildi: * Üzerinde Behçet Cantürk yazılı 14 ayar altın anahtarlık. Daire numaraları.Ayla Alev. Diyarbakır Sıkıyönetim Komutanlığı 2 No'lu Askeri Mahkemesi 'nden izin aldılar. Evrakları ve mücevherleri teslim eden Akile Dilek Alev'in evindeki "karakol.. üzerinde yine altın ve pırlanta işlemeli "BC" yazılı Mercedes forslu anahtarlık. Demir Oteli'nin müdürü Osman Tan. 7 Mayıs 1984 günü. Polisler. evraklara ve paralara ihtiyati tedbir konuldu. önce Behçet Cantürk'ün kapısını çaldılar.." 5 Mayıs günü kalktı. aranmaya başladığında. mahalle muhtarı Hüsnü İpekçi ve çilingir Aziz Işık ile birlikte. * l adet üzerinde "BC" yazılı altın pırlanta işlemeli kravat iğnesi. * l adet altın bayan kol saati ve altın kordonu. Ofis semtinin Kooperatifler mahallesindeki Avukatlar apartmanında oturuyorlardı. bir adeti Zümrüt pırlantalı altın karışımı ve bir adeti Yakut pırlanta lı altın karışımı) köşeli bilezik. ziynet eşyalarım getirerek polislere verdi. Dilek Hanım. Nizamettin'in ise 19'du. Behçet Can-türk. büyük harflerle "BC" yazılı 34 S 2666 oto plakası. * 2 adet üzerinde "BC" yazılı altın kol düğmesi. Behçet Cantürk'e ait İstanbul'daki yerlerin aramalarını bitkince. Gözaltına alınmıştı!. polislerle birlikte İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün yolunu tuttu. * 3 adet pırlantalı (bir adeti Zafir pırlantalı altın karışımı. Diyarbakır'daki evlerinde de araştırma yapmak için. kızının isteği üzerine "Madler" yazılı bir torba içinde. ziynet eşyalarının bir bölümünü "kayınvalidesine" bırakmıştı.

Kırmızı çanta içinde bulunanlar. Kapı ziline bastılar. Turgut Fidanay. Kayıplara karışmıştı! Evde Behçet'in eniştesi İbrahim Fidanay ve oğlu Turgut vardı. "suç teşkil eden bazı tehlikeli mallara" el konuldu: * 7 şişe viski. * l adet safir yüzük. yatak odasındaki elbise dolabının üzerindeki kırmızı çanta polislerin dikkatini çekti. Lice depreminde ölen Abdulbaki Cantürk'ün kızı Mukaddes ile evliydi.Çilingir Aziz Işık'a. İçinde mücevherler ve kıymetli evraklar vardı. Turgut-Mukaddes çiftinin. 16 Mayıs 1984 günü Behçet Cantürk'ün ablası İkram Fida-nay'ın evine baskın yaptı. İkram Ablasına getirip teslim etmişti. Nizamettin'in eşi Süreyya. Sonra Nizamettin Cantürk'ün evine geçtiler. ABLANIN EVİNE BASKIN Polis ihbar aldı. Behçet Cantürk yakalanınca. 4 oda. Diyarbakır'daki "ev operasyonları" hemen bitmedi. l salon. * 2 şişe kanyak. Birkaç dakika sonra çilingir kapıyı açtı. * l şişe Arap rakısı. Nizamettin Cantürk'ün konutu. İçindekiler Hidayet Kaşan'a aitti. l tuvalet ve l banyodan oluşan dairede yapılan aramada. . * 3 şişe cin. Mücevheratların listesi şöyleydi: * Bir çift safir küpe. * l şişe martini.. bir banka şubesinde emanete alınacaktı. kardeşinin evi gibi "masum" değildi! Evde. Ses yoktu. "suç teşkil edecek bir alete ve kıymetli eşyaya rastlanmadığı" tutanağa geçirildi. Nizamettin Cantürk ve eşi Süreyya firar etmişlerdi. kapıyı açmasını söylediler.. Turgut Fidanay babası ile aynı evde oturuyordu. Kırmızı çanta açıldı. Evde İkram Fidanay yoktu. Zaten. çantayı en güvenilir kişi olarak bildiği.

) Behçet Cantürk'ün eşi Hidayet'in çantasında değerli "kâğıtlar" da vardı: * 4 adet Diyarbakır İli Töbank Şubesine ait. (Behçet Cantürk'e ait bu altın zincir. * l adet siyah beyaz incili pırlantalı altın bilezik.. * Pırlantalı iki sıra taşlı. * 14 ayar. ortası safir l adet yüzük. * l adet çeyrek reşat altın.* l adet safir taşlı gerdanlık. * l adet safir bilezik. * 2 adet yarım reşat altın. * l adet altın kaplama sigara ağızlığı. * Bir çift pırlanta küpe. * l adet 18 ayar altından bayan kol saati. Behçet Cantürk adına düzenlenmiş çekler: . * 2 metre 22 ayar altın zincir kordon. uzunluğunda burma tipi altın zincir. * l adet altın kaplama çakmak. * 3 çift inciden kolye. yazıhanedeki biblo köpeğin boynuna takılıyordu!. * 50 cm. * 7 adet büyüklü küçüklü kadife kaplı çeşitli mücevher kutusu. bir adet kravat iğnesi. * 22 ayar diş kaplama altını. * l adet incili pırlantalı altın anahtarlık. * 21 adet. * l adet üzerinde çeyrek ve yarım altın olan 18 ayar paralı bilezik. * l adet altın zincir ve üzerine Arapça yazılı altından künye. * l adet kişnişli 14 ayar kolye. 22 ayar altın bilezik.

Kaba dayağa son verdiler. "Yapmayın. çek numarası 278456'dan başlayıp 278475'e kadar devam eden kullanılmamış çek defteri. yıldırım telgraf çekildi. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek imzasıyla tüm illere. 17389 numaralı sabıkasızlık belgesi. Noterden tasdikli. vurmayın" bile demedi. 111/5593. Soyundu.Süreyya Cantürk çiftinin yakalanması için. Birkaç saniye önceki hava değişmişti. .. Polisler.9 hesap numaralı 10 milyon değerinde Behçet Cantürk adına düzenlenmiş hesap cüzdanı. yanına gelip tokat atan kişinin içki kokuşuydu. parsel no 3 olan 962 m2 olan arsa tapusu..10 Haziran 1984 tarih 093076 numaralı 2 milyon değerinde çek. 10 Ağustos 1984 gün 093080 seri numaralı 2 milyon değerinde çek. Nizamettin. piç. şiddetli bir tokat hissetti yüzünde. Diyarbakır 1.. Döverken küfür ediyorlardı. Çıkardı. Tekme ve tokatlarla üzerine çullandılar. Onu da çıkarmasını emrettiler. Acı duymadı..." Hiç sesini çıkarmadı... "Adem ol" dediler. Sendeledi.. hesap numarası 6411050.. Cantürkler'in ablası İkram Fidanay için "Firar" notu düşüldü. 9 Ekim 1984 gün ve 093081 seri numaralı l milyon 900 bin değerinde çek. * Ziraat Bankası Adapazarı Şubesince Behçet Cantürk adına verilen.. Karakoldaki tutanağa.. Anlamadı. Diyarbakır Yenişehir semtinde 106 kütük no. "Yani çırılçıplak soyun!" Mahcup bir ifadeyle gülümsedi. 128 ada. Arkasından. Güldüler.. 25 pafta. GÖLBAŞI Gözleri bağlanmıştı.. "Ermeni dönmesi. 10 Temmuz 1984 gün 093079 seri numaralı 2 milyon lira değerinde çek. 26 Mayıs 1983 tarihli. * Behçet Cantürk adına düzenlenmiş Lice Cumhuriyet Savcılığı'nca onaylı. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesi. Hissettiği. İbrahim Fidanay ve oğlunu gözaltına aldılar.. * Hidayet Kaşan adına düzenlenmiş. tek külotu ile kaldı. Soyunmasını istediler.

... Müteahhitlik de yapar. * Doğan Cizrelioğlu: 45 yaşlarındadır. "Sizi öldürmeden karımın koynuna girmeyeceğim" diye bağırdı. İlk kez bağırdı.. 30 Mayıs 1984 günü. kardeşlerini. Söyledi: * Vekin Aktan: 50 yaşlarındadır. ne isterseniz veririm!. Diyarbakırlıdır. İktisatçıdır." Artık sesini duymuyorlardı. akrabalarını bir bir anlattı. Ankara Gölbaşı'ndaki polis eğitim merkezinde bir ay işkence yaptılar.. herşeyi anlatacağım" diyerek konuşmaya başladı. Müteahhitlik yapar. Ankara'da Özcan İthalat. "Yapmayın. İşkenceye karşı oldukça dayanıklıydı. Diyarbakırlıdır. Fakat Hidayet ve Dilek'i. Diyarbakırlıdır. * Hikmet Çetin: 45. Diyarbakırlıdır. * Mehmet Akça: 50 yaşlarındadır. Köşk Gazinosu'nun üzerinde yazıhanesini vardır. Diyarbakırlıdır. Yakın arkadaşlarını sordular. Gözaltındaki süresi uzatılıp duruyordu. Ankara'da da yazıhanesi vardır. Eski Devlet Bakanıdır. Müteahhitlik yapar. müteahhitlik yapar. Ankara Maltepe'de işyeri vardır.50 yaşlarındadır.İhracat firmasının Genel Müdürlüğünü yapar. Müteahhitlik ve otelcilik yapar. şoke oldu.. 60 sayfalık ifadesinin altına imzasını attı. Diyarbakırlıdır. Biyografisini. Ankara'da Anıt Oteli'ni çalıştırır.. Licelidir. Ankara'da oturur. Müteahhitlik yapar. Dayanaklı olmasına polisler bile şaşırmıştı. * Mehmet Cizrelioğlu: 35 yaşlarında Ankara'da müteahhitlik yapar. İstanbul'da oturur. Birgün hiç beklemediği bir olay başına geldi: "Karılarını buraya getirip çırılçıplak soyarız" tehdidini duyunca. Suyu cinsel organına sıkmaya başladılar. Diyarbakırlıdır. Aniden tüm vücuduna gelen tazyikli su ile irkildi Yere yatırdılar.. * Akif Yılmaz: 45 yaşlarındadır.. * Ağa Ceylan: 55 yaşlarındadır. "Tamam. karşısına getirip soymaya başladıklarında.Üşüyordu. önce umursamadı. * Şehmuz Tatlıcı: 55.60 yaşlarındadır. Behçet Cantürk'e. . İstanbul'da ihracaat ithalat işleriyle uğraşır.

Kadıköy Bağlarbaşı'nda oturur. Ayşe isminde karısı vardır. Korkmaz Göldağı adlı biriyle. Uyuşturucu madde kaçakçılığı işlerinin satış ve sevkıyatını yaptığımızdan dolayı tanırım. * Recai İskenderoğlu: Eski Bayındır ve İskan Bakanı. Karslıdır. Dayım olur.45 yaşlarında. Alevidir. Kendisi ile görüşür. Diyarbakırlıdır. . * Ali Özcan: 40 yaşlarındadır. İstanbul Mecidiyeköy'de yazıhanesi vardır. Benim avukatımdır. Anadolu Kulübü'nde görüşürüz. Çocukları vardır.50 yaşlarında Diyarbakır'da Uçak Palas adında oteli vardır. Diyarbakırlıdır. İsviçre'nin Zürih kentinde yaşıyor. Ankara'da müteahhitlik yapar Çankaya'da oturur. Ankara'da oturur. sık sık telefonlaşırız. Daha önce Sarı Avni ile birlikte silah kaçakçılığı yapmış olduk larını biliyorum. * Yasin Barut: 50 yaşlarındadır. Yazıhaneme sık sık gelir. Bağlarbaşı'nda ikamet eder. Bebek'te oturur. Evli. * Halim Civelek: 35 yaşlarında boşta gezer. bazmorfin kaçakçılığı yaptık. Kendisini uyuşturucu kaçakçısı hemşehrim Mehmet Deniz vasıtasıyla tanıdım. Birlikte eroin. müteahhitlik yapar. çocukudur. Kızı Ayşe. bana yardımcı olmasını istemiştim. * Mehmet Deniz: 45. Beni Atilla Öksüz kod adıyla arar. Evlidir. * Mehmet İçkale: 40 yaşlarında. Gözaltına alındığımda kendisi ne pusula göndermiş.Çankaya son durakta süpermarketi var. Spor ayakkabısı satar. Avukatlık yapar. MiT'ten birisini bularak. Beykoz'daki evlerine bir kez gitmiştim. bir çocuğu vardır. evli. * İskender Çolak: Kulüpçüdür. Gemicilik ve kaçakçılık işleri ile uğraşır. Sarı Avni lakabı ile bilinir. Müteahhittir. Annemin amcaoğludur. Pusula eline ulaştı mı bilmiyorum? Erzincanlıdır.* Recep Tacer: 50 yaşlarındadır. Ayşe ve Müesser adlı kızları nı biliyorum. Mülkiyeti kendisine aittir. Daha çok devletten ihale alarak müteahhitlik yapar. Ankara'da İzmir Caddesi'nde avukatlık bürosu var. Ermenidir.60 yaşlarındadır. * Avni Karadurmuş (Musullulu): 45 yaşlarında. * Yaşar Demirel: 45 yaşlarında şoförlük yapar. * Murtaza Dinçer: 55. Kendisi ile Lice'den tanışırız. Bir yıl benim şoförlüğümü yaptı. Bitlislidir. kaç çocuğu olduğunu bilmiyorum. müteahhitlik yapar. * Medet Serhat: 50 yaşlarındadır. * Mahmut Uyanık: Eski CHP milletvekilidir. İstanbul Çarşıkapı'da Beyazıt'ta yerleri vardır. Liceli'dir. Evlidir. Erzurumludur. Diyarbakır'da oturur. Fırat reklamın sahibidir. Yazıhanesi Çankaya'dadır. Mehmet Deniz vasıtasıyla tanıdım. Mües-ser ise Beykozsporlu biriyle evlidir. Ermenidir. * Bedros Demirciyan: 40. Evlidir. Suadiye'de oturur. Rizelidir.

* Mehmet Sıddık Bayram: 60 yaşlarında Van'da otelcilik yapar. Ermenidir. Kendisiyle samimiyizdir. Evli. İstanbul'da ikamet eder. İran uyrukludur. * Hasan Bora: 35. * Uğurcan Elmas: 50 yaşlarında. İran uyrukludur. aracılık yapar. Vanlıdır. Uyuşturucu taşır. Uyuşturucu madde kaçakçılığı yapar. Albay rütbesinden emeklidir.50 yaşlarındadır. Beni. Diyarbakır'da köy sahibidir.50 yaşlarındadır. çocukludur. Sık sık görüşürüz. Gelişlerinde Mehmet Sıddık Bayram'ın Van'daki otelin de kalır. * Mehmet Süleyman: 40 yaşlarındadır. İranlı mı. * İbrahim Tatlıses: 35 yaşlarında ses sanatçısıdır. Gece kulübü çalıştırır. Tüccardır. Kendisiyle samimiyiz. gider.50 yaşlarında Diyarbakır'da ikamet eder. Birlikte iş yaptık. Evli. Kendisi ile fazla samimi değilimdir. İstanbul'da oturur. Kaçakçılık yapar. Elazığlıdır. Eski Diyarbakırspor Başkanıdır. Vefat etti. Adanalıdır. * Ertuşlu Feto: 40 yaşlarındadır. çocukludur. Ses sanatçısıdır. Hacı Reşit Zigari ve Seli'nin yakın adamıdır. gazinoculuk yapar. İstanbul'da oturur. * Ali İhsan Cesur: 50 yaşlarında. Hacı Reşit Zigari ile birlikte çalışırlar. * Hacı Reşit Zigari: 40 yaşlarında. * Bedri Ayseli: 35 yaşlarında İstanbul'da ikamet eder. Türkiye'ye geldiğinde Mehmet Sıddık Bayram'ın otelinde kalır. çocukludur. * Mehmet Emin Ekinci: 45 yaşlarında. Müşterek kaçak çılığımızdan tanırım. Gazinolarda çalışır. Lice'den tanışırız. Uyuşturucu kaçakçılığı yapar. * İzzet Altınmeşe: 37 yaşındadır. Pek samimi değilim. İstanbul Dragos'ta oturur. * Ağa Koç: 45. Seli (Salih) ve Ertuşlu Feto gibi uyuşturucu madde kaçakçıları ile tanıştırdı. Samimiyizdir. İranlı Hacı Reşit Zigari. İstanbulludur.* Hüseyin Macit: 40 yaşlarında. Bana uyuşturucu madde temin ederdi. Mal temin eder. Diyarbakırlıdır. * Seli (Salih): 45. Diyarbakırlıdır. İstanbul'da sanatçı organizatörlüğü yapar. Evli ve . İstanbul'da sanatçı organizatörüdür. evlidir. çocukludur.40 yaşlarındadır. Yazıhaneme gelir giderdi. * Mehmet Macit: 45. Koyun ticareti ve TIR taşımacılığı da yapar. Misafir olarak Türkiye'ye gelir. Urfalıdır. evli. Vanlı mı bil miyorum. İstanbul'da oturur. İstanbul'da lokantacılık. Sarı Avni'ye sattığım uyuşturucu maddeyi temin ederdi. uyuşturucu madde kaçakçılığı yapar. Diyarbakırlıdır. İstanbul'da ve Diyarbakır'da devamlı görüşürüz.

Behçet'in işi halledilirse paketi karşı tarafa veririm. Kemal Kumkumoğlu. Mehmet Moğultay. Narkotik'ten Uğur Gür.. istenen paketi gelip bana emanete bırakır.. bürosundan bir yetkili benimle muhatap olsun. * Hüseyin Cevahiroğlu: 50 yaşlarındadır. Trabzonludur. Ayrıca Medet Serhat'in telefon fihristindeki isimler de dikkatlerini çekmişti: Tahsin Şahinkaya. Arap Nasri. Behçet Cantürk'ün küçük kızlarına Akile Dilek'in annesi. Nurettin Yılmaz. Üstelik Behçet Cantürk'e. Sorgucu. Avukat Mindivanlı. Behçet Cantürk'e gözaltına alındığında gönderdiği bir not nedeniyle. İsim ve telefon numarası aynen şu şekilde yazılıydı: . Ahu Tuğba. İlginç isimler vardı: Hikmet Çetin. Kemal Kayacan. Orhan Keçeli. Ergun Gürsoy. kendisini yağdan kıl çeker gibi polisten kurtarabiliriz. genelevi çalıştırdıklarını. Onların merakı. Sonuçta Medet Serhat yardımının karşılığını gördü: 40 gün gözaltı! Polisler. Sadettin Tantan. Kulüpçülük yapar. Ahmet Türk. eşi Yurdanur hanımla birlikte 100 bin lira gönderdi. karşı tarafla yanyana getiririm. İstanbul'da oturur. İstediği takdirde.çocukludur. İdris Özbir. Necdet Ulucan. Abdullah Keskiner. bir ismin karşısında birçok rakam vardı. avukatı ile Behçet Cantürk'ün ilişkisiydi.. Medet Serhat'a. Ankara'da ve İstanbul'da çok yüksek rütbeli. gönderdiği 100 bin lira ilgili tek soru sormadılar. Hacı Şakir. ben de paketi yine bürodan gelecek şahsa iade ederim. Yaşar Keçeli. Rizeli. O kişiyi. Şehmuz Tatlıcı. Cantürkler'in bir bölümü gözaltına alınıp. Behçet Cantürk'ün fedailiğini yapan Halim Civelek'in eşine. Fazla samimi değilim. YARDIMA GÖZALTI Avukat Saffan Mindivanlı. altın kaplama banyo takımını satan mağaza sahipleri de. nüfuzlu general arkadaşlarım var. Durumu öğrenen avukat Medet Serhat. Telefon fihristinde. Recai İskenderoğlu. Kalkavanlar. mücevherlere el konulduğu için dul kadının hiç parası kalmamıştı. Ayla Hanım bakmaya başladı. İsmet Hilmi Balcı. Ali Fethi Esener. Çayelilidir. İbrahim Cevahir. Canan Barlas. Yasemin Ayşe Civelek ise 19 Mayıs'ta gözaltına alındılar. 40 gün gözaltında kaldı. Gözaltına alındığında Behçet Cantürk'ün ceketinin iç cebinde telefon fihristi çıkmıştı.. Mehmet Ağar. diğerleri de firar edince. Ancak tüm paralara. kaçakçılık yaptıklarını duymuştum. Eğer Behçet'in işi olmazsa. sık sık evi arıyorlardı. Anlaşırlarsa.. Şayet bu teklifimi kabul ederse." Avukat Saffan Mindivanlı 12 Mayıs'ta.. fihristteki 320 telefon numarasını tek tek sordu. Mahmut Uyanık. Kumar oynattıklarını. Süleyman Takkeci. Hacı Ali Demirel. "Behçet Beyi karakolda görürsen söyle. Gözaltına alınan bir diğer avukat ise Medet Serhat'tı.

Seli. Mehmet Sıddık Bayram. 108 1980 yılında Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı kuruldu. Behçet Cantürk'ün gözaltına alındığını duyanlar. Kamil Dakman. bir yıl sonra da başına getirildi. diğeri ayağında olmak üzere iki mermiyi hâlâ vücudunda taşıyor. Kolejden sonra. Nergizi Mezrasında çobanlık yapan Mehmet ve "zamanında" yurtdışına kaçan Avni Yaşar Musullulu. Ayrıca MiT'in Kaçakçılık İstihbarat Şubesi'nin başında bulunan Mehmet Eymür'le de diyalogları çok iyiydi. Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı bünyesinde iyi bir ekip kurmuştu.Attila: 994112114472994119100359????? SORUŞTURMANIN BAŞI Atilla Aytek. "Yeğen Yahya Demirel Olayı"nda da geçmişti. İkram (Cantürk) Fida-nay. Ancak birbirlerini hiç sevmiyorlardı. saklanacak mekân aramaya başladılar: Nizamettin Cantürk. Komiser Muavini olarak. 1944 yılında İstanbul'da doğdu. Yaşar Demirel.. Atilla Aytek. Üç kardeştiler. İstihbaratın başına ise Halil Sultar'ı getirmişti. Bu göreve getirilmesinde. Silah Kaçakçılığı Şubesine Fahrettin Metin'i. Atilla Aytek. Yahya De-mirel'e. "akıl hocalığı" yapıyordu. ifadesini alan Halil Sultar'ı da. sadece Behçet Cantürk ile değil. Narkotik Şubeye Sami Soydan'ı. 109 . Babası tapu kadastro memuruydu. uyuşturucu konusunda ABD'de eğitim gören ilk Türk polisiydi. Narkotik alanında göreve başladı. birçok Diyarbakırlı ile samimiydi. Mali Şubeye Faruk Metin'i. Amerikalıların çok ısrarlı olduğu iddia edildi. Bedros Demirciyan. Aytek. O günlerde Atilla Aytek'in adı. Çünkü bir süre Diyarbakır'da narkotik şubenin başında bulunmuştu. Uğurcan Elmas. Polis Enstitüsü'nü bitirdi. İzzet Gündüz Sarıyar. SAYI ARTIYOR Selahattin Delidere'nin ifadesi nedeniyle. Bir süre. dönemin Başbakanı Süleyman De-mirel'in koruması oldu. Korkmaz Göldağı. Süreyya Cantürk. Halis Cantürk. mesleğe ilk adımını attı. 1960 yılında Ankara Polis Koleji'ne girdi. Hacı Reşit Zigari. Azet Cantürk. Ancak bu iddia ispatlanamadı ve dedikodu olarak kaldı. Behçet Cantürk ile Atilla Aytek. Ertoşlu Feto. Abdulkadir Takan ve eşi Muhlise Takan. Çocukluğu İstanbul ve Eskişehir'de geçti. Biri kolunda. Halim Civelek. Abdullah Cantürk.. Birçok operasyona katıldı. İddiaya göre. Behçet Cantürk bu şanssızlığın acısını çok çekti. Mehmet Han Kozat. Behçet Cantürk. Diyarbakır'dan tanıyordu. 1977 yılında tanıştılar.

19 Mayıs'ta. General Vehbi Parlar. İfadesinin alınması için Ankara'ya getirilmesi istendi. Sabit Cantürk. Erol Suna Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne. Emekli Albay Ali İhsan Cesur da gözaltına alındı. ünlü polis şefleri Mehmet Ağar. ne evinin duvarına astığı Süleyman Demi-rel ile birlikte çektirdiği fotoğraf.... kardeşi Yaşar Demirel yüzünden gözaltına alınmıştı! Suna Kardeşler ve Mehmet Demirel'in gözaltına alınmalarının bir başka nedeni daha vardı: Ermeniydiler! ASALA üyesi olabilirlerdi!. Hüsamettin Cindoruk. beyaz taşlı altın yüzüğünü. İbrahim.Turgut Fidanay 16 Mayıs'ta. Osman Ayanoğlu ve sanat güneşi Zeki Müren'in adı engel olabildi! Gölbaşı'na gelen direkt. pavyonda garson vurduğu için Diyarbakır cezaevindeydi. Ali Fethi Esener. Demir Oteli'nin sorumlusu Felemez Cantürk ise 17 Mayıs'ta Diyarbakır'da yakalanarak gözaltına alındılar. Emniyet Müdürü Lütfi Tom-buş. altın kaplama saatini taktı. Zeki Suna ve Erol Suna kardeşler. Gölbaşı'na götürülmesine. "işadamları" Yafes Öztürk. 18 Mayıs'ta. Sabit Cantürk. Askeri 110 Hakim Süleyman Takkeci. Yazıhanede çaycılık yapan İlameddin Dakman 5 Mayıs'ta. ablalarının kocası Bedros Demirciyan yakalanamadığı için Gölbaşı'na getirilmişlerdi! Mehmet Demirel ise. Saffan Mindivanlı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılıyordu.(12) ne de telefon fihristinde çıkan. Behçet Cantürk'ü Sarı Av-ni ile tanıştıran Mehmet Deniz 7 Mayıs'ta yakalandı. Sorgulamalarda durumu ağırlaşan Fettah Cantürk. Enişteleri yüzünden gözaltına alınanlar da vardı. . Mustafa Deniz Trafik Hastanesi'ne. Sadettin Tantan.. 25 Mayıs günü Gölbaşı'nda "hoşgeldin seansına" alındı!. Bedri İstanbullu ele geçirildi. Abdulcebbar Doğru ve Fettah Cantürk de cezaevinden Göl-başı'na getirilenlerdendi. Abdulbaki Maltaç ile Mehmet Tahir Canpolat "Kıymetli Kâğıtlar"ı yakmışlardı ama yine de gözaltına alınmaktan kurtulamadılar. babaları bulunamayınca Mehmet S iddik Bay-ram'ın iki oğlu Sinan ve Fikret. Sabit Cantürk de "Başkent'e gidiyorum" diye hazırlık yaptı! Altın zincirli kolyesini. Mustafa Deniz. işkenceye alınıyordu. Cebine de 201 bin lira koydu. General Kemal Kayacan.Şoför Halil Hocaoğlu 4 Mayıs'ta.

Browning marka 20 çaplı 83756 numaralı av tüfeği ile 24 adet dolu av fişeğinden başka delil sayılabilecek birşey bulamadılar. Arzu Apartmanı No: 1/5 adresindeki dairesini boşaltmamıştı. Polisler. Nizamettin Cantürk'ün eşi Süreyya'nın kendilerine sadece çanta bırakmadığını. Polisler evde arama yaptılar. Söylediği gibi dükkânında bir tabanca bulundu.. Telefon fihristindeki isimler. bunlarla eroin yapılmış olabilirdi! Polis. Sarı Avni'nin Kabataş Setüstü'nde bulunan yazıhanesinde de arama yaptılar. şirkete baskın yaptılar. Aramalarda suç unsuru bulunamadı. Gazeteler artık.30 Mayıs günü Ankara'dan bir ekip.. Hidayet'in ağzından kaçırdığı suç aletleri bulundu: Bir adet Tüpgaz ve iki adet baklava tepsisi! Öyle ya. Cansan Tekstil ve Kimyasal Ürünler Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin. İsviçre'de yaşıyordu. bir radyo ve bir adet tuşlu el telefonu kaybolmuştu!. Kötü tesadüf. Behçet Cantürk'e ait olduğunu öğrenince. Tabancanın kabzası altındı.. Çengelköy Havuzbaşı Durağı. sorgusunda. Diyarbakır'a götürüldü.. bir renkli televizyon. Zurih 211 08 44 .. Denizhamamı Sokağı. Sarı Avni'nin kızı Miyaser Sak ve eşi futbolcu Muammer Sak. Behçet Cantürk'ten "Altın Tabancalı Adam" diye bahsetmeye başladılar. Polisler aramalardan elleri boş dönmüyordu. Daha önce gelinen Behçet Cantürk'ün evinde. Hidayet Kaşan (Cantürk) sorgusunda ağzından önemli bir bilgi kaçırmıştı. İbrahim Fidanay. "Altın kabzalı tabanca" bilgisi basına sızdırıldı. Behçet Cantürk sorgularda söylememişti ama altın kabzalı tabancayı Sarı Avni hediye etmişti. 111 KİLİT ISIM Soruşturmanın kilit ismi Sarı Avni. Ancak bu baskın sonunda şirkete ait. yine Diyarbakır'a gitti. "Delil bulunabilir" diye telefon fihristini aldılar. İbrahim Fidanay. Sarı Avni'nin kızı ve damadını gözaltına aldılar. Ve üzerinde büyük harflerle "BC" yazılıydı. Sarı Avni'nin uluslararası çapta "iş" yaptığını gösteriyordu: * Thomassricker. Behçet Cantürk ile ilgili hemen her eve ve işyerine operasyon düzenliyordu. Ancak İstanbul Beykoz'daki. saklamaları için bir de tabanca verdiğini söyledi. bir kez daha arama yapıldı. kontrol için eve bakmaya gelmişlerdi.. Polisler 8 Haziran günü eve baskın yaptılar.

HAROV: Varna 2. 4810505 Londra * C.41 * Anny Apostoloff: Sofya 882436 * J.32005 Livorno/İtalya * I. Didonakis: 4173993 Pire/Yunanistan * Hoffman Yoram: 659446 Tel.H.J. 4810505 Londra * Silvaga Meranda: 422733 Ravenna * Samir G. Berger: 010.E. 1602/456578 * Aleksandr TOTEV: Sofya 833227/84.P. Claessom: 875786 Lagos * Giyam Franco Salvadori: 0586/27363.* Aldo Cam Paner: 441608 * Çadmoz Zuadeç Poogeç: Las Palmas 268400 * G.2 * Agha Ali İmam: 433174 * John L. Gran C.A.Aviv/İsrail * Nick Paterimos: 4175/962 Pire/Yunanistan . Porson: 471188 Cenevre * Behgt W.A.366833 Roterdam/Hollanda * Mauruzio Tricoli: 23816/88074 Crotono * Tirsode Molina: 2752007 Madrid * G.530041. Devon Shire: 01. Anan Shezıfı: Haifa İsrael 04. Bonsor: 01. Richa: 512888 Malta * Frans Van't Hooft: 484714 112 * Peter H.

Dusk adlı gemisini..73022 Kummerfeld * Neilimosal Dabell: John Laing (Management) Ltd. Sarı Avni ikinci bir dayağı da Paul Waridel'den yedi. ne gemiyi ne de aldığı kaparoyu bir türlü geri vermedi. Kaparo olarak 466 bin dolar aldı. Sicilyalı Cavad-duzzu (Giuseppe Ferrera) adında. Ancak birkaç ay geçti. dönemin Başbakanı Turgut Özal'ın eşi Semra Özal ve eşyaları için gelmişti. İstanbul Yeşilköy Havaalanı'ndan kalkıp Ankara Esenboğa Havaalanına indiğinde. Paraya ihtiyacı vardı... otomobillerden birine binip hızla pistten uzaklaştılar. 55 milyon dolar karşılığında. 50543 Bermuda.* Frits E. sorgulanıyordu. iki çekici kadın ve kadınsı hareketleriyle dikkati çeken bir erkek. Öteki iki otomobil..84 Uyuşturucu Sezonu" hiç iyi gitmiyordu! Behçet Cantürk. Sicilyalılar'dan 400 bin dolar daha aldı. Bu arada.. uçağın arka kısmına yaklaştı. Otomobillerden ikisi. Sonuçta Sicilyalılar'dan dayak yedi.. terminalin çıkışına doğru koşmaya başladılar... Aynı anda.. gemiyi en kısa zamanda teslim edeceğini söyleyip. "piyasanın" tanınmış isimlerinden birine sattı. Sarı Avni'nin... Gazeteciler donakaldılar. hızla hareket eden 4 otomobil de uçağa yanaştı. Yolları ayrıldı.. "TK 158" sefer sayılı uçağı. saatler 18. . Tek bir kare fotoğraf bile çekememişlerdi. İç hatlar terminalinde bekleyen gazeteciler. Uçaktan inen. Yine sözünde durmadı. iki ton bazmorfin sattığı Sicilyalı Nunzio La Mattina öldürülmüştü. "1983.35'i gösteriyordu. Liste uzayıp gidiyordu. Türk Hava Yolları'nın 18 Haziran 1984 tarihli. Frank: 03/2387970 Antwerpen/Hollanda * Mattıni: 099/93856 Taranto * Carlos Merzlanovits: 04101... 113 ŞÖHRETLER GÖZALTINDA Yolları Ankara'da kesişenler de vardı.

72. Saç rengin: Sarı. yönetmen Metin Erksan beni görmüş ve beğenmiş. kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı'nın. Döndüğümde Ankara Başkent Gazinosu'nda çalışmaya başladım. Döndüğümde Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığına bağlı Narkotik Şube elemanlarınca İstanbul'da gözaltına alınıp buraya getirildim. Burada homoseksüel Şakir Şener ile tanıştım. İlk artistliğe heves etmem. 114 "Mustafa Ulusoy'la hep gece kulüplerine giderdik. Fransa'ya gittim. Havuz başında otururken Ermeni uyruklu olduğunu bildiğim. Sarıyer'de balık lokantası ve gazinosu olan Uğurcan Elmas'ı gördüm. Deli dolu biri olduğu için Mehmet'ten ayrıldım. Bu arada çocukluk arkadaşım Ulusoy Firması sahibinin oğlu Mustafa Ulusoy ile yakınlaştık. Beraber olduk. Talya Oteli'ne yerleştik. 16 yaşında başladı. Maçka İlkokulu'nu. 6 yaşıma kadar burada oturduk.. İki yıl onunla birlikte olduk. Hayat Hikâyen: "13 Ağustos 1959 yılında İstanbul Yeşilköy'de dünyaya geldim. Maksim Gazinosu'nda çalışmaya başladım. Adınız soyadınız: Canan Tuğba Çetin. Armatör Osman Ayanoğlu polislerin beni aradığını söyleyince. Nişan yüzüğünü atarak onunla evlendim. Mehmet Aşıcıoğlu ile tanıştırdı. Babam ile annem ayrıldı. uluslararası uyuşturucu madde ve silah kaçakçısı olan Behçet Cantürk ve Avni Musullulu ile yaptığımız Antalya gezisini anlatmam isteniyordu. Süzer Otobüs firmasının sahibinin oğlu Hüseyin Süzer ile nişanlandım. Ten rengin: Kumral. "Mustafa Ulusoy'dan ayrıldıktan sonra Şakir Şener beni Nafiz Kavi ile tanıştırdı.. İkinci filmim Anter'i çevirirken. Göz rengin: Yeşil. Boyun: 1. Alametlerin: Sağ kolda kesik izler. Kendisi Mine Mutlu'nun menajeriydi. Atatürk Kız Ortaokulu'nu bitirdim. Bu nedenle birkaç kez intihara kalkıştım. Ulusoy Ailesi'nin beni istememesi yüzünden iki yıl sonra eşimle ayrıldık. Amerikan Kız Koleji'ni terk ettim. "Burada öğrendiğime göre. İlk önce Ahu Tuğba'nın sorgusu yapıldı. ben de menajerim Şakir Şener ile gittim. önemsemedim. Sonra gazinocu Osman Kavran'ın oğlu Mahmut Kavran ile flört ettim. Beyoğlu'nda gezerken. Oya Aydoğan ve Şakir Şener sorgulanmak üzere. Kilon: 59. Yani onu erkeklere satıyordu. Film çevirme teklifi yaptı. Zaten ayrılmam için Dündar Kılıç'ın adamları beni hep tehdit ediyorlardı. Ancak Nafiz'in işi çıkınca. "Olay şöyle oldu: O zaman birlikte olduğum Nafiz Kavi ile Antalya'ya gitmeyi istedik. Mete Has ile birlikte oldum. Ankara Karanfil Sokak'taki merkezine getirildiler. İlk filmimin adı Seylan'dı. Bir ara ABD'de doktorluk yapan ağabeyim Yekdağ Ergun'un yanına gittim.. Şakir beni. Arkadaşlarıyla yat gezisine çıkacaklarını söyleyip bizim de .Ahu Tuğba..

Çünkü tipim değildi. onunla olmam için büyük vaadlerde bulundu. Ahu Tuğba'nın benzeri ifadeyi verdiler. Yata bindiğimizde Behçet Cantürk. Ondan sonra kendisini hiç görmedim. 30 gemisinin olduğunu. Onu da akşam yemeğine götürdüm. Ancak 19 Haziran günü İzmir'de yakalanan Beyhan Baysal'ın ifadesi biraz farklıydı: "(. Şakir Şener de kabul etmem için ısrar ediyordu. benim Antalya'da olduğumu 115 öğrenen Oya Aydoğan Talya Oteli'ne geldi. Behçet Cantürk ve ben Astorya Kulübü'ne gittik. Şa-kir Şener. konser vermek için gittiğimiz Zürih'te bir akşam yemeği yedik. Hattâ Şakir Şener'e. Bizi akşam yemeğine davet ettiler. bu şahısların uyuşturucu madde kaçakçıları olduklarını bilmiyordum. ihracatçı. Bizi yata göstermelik olarak alıp. Şakir. çantama 100 bin lira koyup gitmişti. bana kur yapıyordu.katılmamızı istedi. "Avni Musullulu ile. ithalatçı. müteahhit. Şakir'e de 30 bin lira vermişti. Öğleyin Şakir Şener beni almaya odaya geldi.. "Antalya'dan ayrıldıktan sonra Behçet Cantürk. uyuşturucu kaçakçısı olduklarını gözaltına alındığımda polislerden öğrendim. Odada içki içtik. Bu tür insanlar İstanbul gece hayatında kendilerini. Bir kez de benim gala geceme çiçek göndermişti. Behçet Cantürk ise aşiret reisi olduğunu. Kabul ettim. solist olarak çıktığım gazinolara geliyor. Bir116 likte Hilton Oteli'nde ayırtmış olduğu odaya çıktık. armatör. Daha önce gelip Talya Oteli'ne yerleşen Beyhan Baysal da bizimle beraberdi. Onu da çağırdık.. 2. Beyhan Baysal. Oya Aydoğan. eğer kabul edersem yatı bana vereceğini söylüyordu. Antalya'da birlikte yat gezisi yaptığımız Behçet Can-türk'ün. Avni Musullulu ve Bedri İstanbullu ile tanıştırıldık. Bana yine kur yaptı. demir tüccarı olarak tanıtırlar. Behçet Cantürk ve Avni Musullulu bana yatta ve lokantada hep kur yaptılar.) Gülüzar Gazinosu'nda sahneye çıkıyordum. "Behçet Cantürk ve Avni Musullulu'nun." Oya Aydoğan ve Şakir Şener de.3 saat dolaştık. Buluştuk. Eğlendik. beraber olduk. Bu arada. Birgün Şakir Şener. Avni. müteahhitlik yaptığını anlattı." . Ben de Behçet Cantürk'ü. toprak ağası ve müteahhit olarak duymuş ve tanımıştım. Hep red cevabı veriyordum. "Bana söylemiş olduğunuz gibi. Avni. Ancak teklifini kabul etmedim. Behçet Cantürk. ben ve isminin Serpil olduğunu bildiğim bir bayanla lokantaya gittik. benimle olmak istediğini söyledi. Kabul ettik. yattan bir başka gemiye uyuşturucu yüklediklerini görmedim.

Kürtçeye acımasızca karşı çıkılan 12 Eylül'ün dönemiydi.. bunu ben biliyorum. Kürdistan'ın Hamido Köyü'nde kendi makamımızda. Behçet Cantürk'ü Türkiye'nin bir numaralı gündem maddesi yaptı! Gazeteler manşetlerini." Polis. Nil Burak. Oya Aydoğan. Biz çocuklarımızı. İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu 2. bu yapılanları hiçbir zaman unutmazdın. erkek kardeş Azet Cantürk. Abdulkadir Takan ve intihar eden Burhan Beskisiz'in oğlu Faruk Beskisiz'i aramaya başladı. çocuklarımızı bile kesip et diye kasaplara sattılar. gizli örgüt mensuplarından daha iyi bilen ve yaşayan biri. Maddi hatalar da yapılıyordu: Amcaoğlu Abdullah Cantürk. Garpda şarkta böyle bir zulüm olmamıştır. İnsanların hakkı hukuku vardır. Ankara'ya götürüldü. böyle günlerce aç susuz. dergiler kapak haberlerini. Vicdanın için söyle. su ile yoğrul-dum. Okulda yakalanıp. bize yapılanları görmeyenler bile hissederdi. aziz biraderim. Doğmuş doğacak çocukların haklarını nasıl anlatacağız. Behçet Cantürk gibi dikkatli. düşmanların elinde ezilsin diye yetiştirmedik. . okuyuculara haber diye sunuluyordu: Artistleri kullanarak eroin kaçırmışlardı!. kaseti doldurduğu iddia edilen. Şeyh Sait babası Ali Rıza için mağaralarda ateşle.24'lerde yapılan zulmü unutmadık. unutmayacağız. sınıf öğrencisiydi. Polisin sızdırdığı yalan yanlış bilgiler. Beyhan Baysal ve Şakir Şener hakkında takipsizlik karan verince vazgeçti. tarihimiz belli. 117 "Ey akılsız sen kendi başına geleceği biliyor musun? Ben.. sen de Kürtsün. Sarı Avni'nin kızı ve Behçet Cantürk'ün dördüncü karısıydı! "BU ZULMÜ UNUTMAZDIN" "Kardeşim. O günler. Farzet ki. Behçet Cantürk'ün ağabeyi.23. kendi mahkememizde Allah'a ne cevap vereceğiz... Güngör Bayrak gibi sanatçıların da ifadesini alacaktı! Ancak savcılık. Biz öyle bir milletiz ki aslımız belli. Kasette söylenenlerin Türkçe-sini öğrenince. Ahu Tuğba. Şöhretli isimlerin Ankara'ya getirilerek sorgulanması.Polis. 1922. neslimiz çoğaldıkça. Behçet Cantürk'ün otomobilinde bulduğu Kürtçe ka-sedi 21 Mayıs'ta tercüme ettirdi. 20 yaşındaki Faruk. Behçet Can-türk'e ayırmışlardı. çoluk çocuk perişanlığımızı anlat. Ondan "Altın Tabancalı Adam" diye bahsediyorlardı.. titiz ve "illegaliteyi". Ermeni anne yapılıvermişti! Akile Dilek Alev ise. Allahsızlar. böyle bir kaseti arabasında nasıl bulundurmuştu? Üstelik her an polisin nefesi ensesindeydi.

Behçet Cantürk içkili bir dost sofrasında dinlediği kaseti beğenip arabasına almıştı. 26 Mayıs 1984 günü.11. 118 "Lupidon GSC ampulü içindeki sıvı maddenin uyuşturucu madde ihtiva etmediği belirlenmiştir. PKK ve HİZBUL TAHRİRİ İSLAM." Narkotik Şube. Polis. otomobilini de kullanmıyordu. KUK.10. Polisin gözüne çarpmasın diye. Tıpta kullanma alanı Herpes denilen deri hastalıklarında. Başbakanlığa. Genelkurmay Başkanlığı'na. kasetten Behçet Cantürk'ün haberi yoktu. adı geçenin Suriye Ka-mışlı'da.. . Mercedes'ten öylesine aldığı kasetten ummadığı bir delil yakalamıştı. Ancak. adı geçen ve yakınlarının DDKD. "500 ml. kaseti daha sonra arabada unutmuştu!. MİT CANTÜRK'Ü İSTİYOR Milli İstihbarat Teşkilatı. Sadece emniyet teşkilatı değildi Behçet Cantürk aleyhine delil arayan. Suriye İstihbaratından (Muhaberat) görevli Ermeni kökenli yakın akrabalarının bulunduğu. çok önem verdiği delilden umduğunu bulamamıştı. Behçet Cantürk'ün evinde termos içinde ele geçirdiği maddeleri. PİK (Kürt İslam Partisi) gibi Kürtçü örgütlerle ve muhtemelen Ermeni terör örgütleri ile ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. 22 Mayıs 1984 tarihinde "Çok Gizli" ibareli (Sayı: 01. alınan ilk ifadelerinden. Vinci Kolordu Komutanlığı'na ve Genelkurmay Adli Müşavirliği'ne şu bilgiyi veriyordu: "Halen silah kaçakçısı Selahattin Delidere'nin ifadesine istinaden gözaltına alınan ve Ankara'da sorgusu devam eden Behçet Cantürk'ün. Yanıt 10 gün sonra geldi. deri altına enjeksiyon yapmak sureti ile kullanılır. Bu sıvı madde enjeksiyon süspansiyonu olarak Herpes Simplex virüsü ihtiva etmektedir.02254/214860.157602) yazısıyla... Merkez Polis Laboratuvarı'na gönderdi. sıvı maddenin Sodyum Hidroksit (NaOH) olduğu. İçişleri Ba-kanlığı'na. Kasedi arabaya koyanlar büyük ihtimalle yeğenleriydi.lik renksiz şişe üzerinde Chemitank yazılı etikette belirtildiği gibi. içindeki 440 ml. 4'üncü Kolordu Komutanlığı'na. İkinci bir olasılık. Bir diğer delilden ise daha umutluydu: Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı'na bağlı Narkotik Şube Müdürlüğü. uyuşturucu madde ihtiva etmediği tesbit edilmiştir.İşin aslı.

Felemez Cantürk. Rafeh Ben Hadi Al. Sanıklar. Abdulbaki Maltaş. yurtdışı bağlantılı diğer faaliyetleri ile alâkalı teşkilatımızca sorgulanması ve kendisinin ile yakınlarının 1402 sayılı kanunun ek 4'üncü maddesinde belirtilen nitelikte de olabileceği düşünülen faaliyetlerinin geniş kapsamlı olarak meydana çıkarılması uygun mütalaa edilmektedir. İbrahim Fida-nay. ayrıca Hakkari ilimize giderek burada. Dört gün sonra. tarafımızdan yapılan sorgulamasında Cantürkler'le ilgili yukarıdaki bilgileri teyid eden bilgiler alınmıştır. Miyaser Sak. "Gözaltı sanık çıkış doktor ra-poru"nda. Artin Hacıköylü. ifadelerinin doğru olduğunu söyleyip tutanağı imzaladılar. tutuklanması sağlansın ve teşkilatımıza verilsin!" Bakalım hukuki süreç. Bedri İstanbullu. hepsinin sağlam olduğu "hekimler" tarafından tespit edildi! . 6 Haziran günü saat 17. Türkiye'ye İran'dan illegal yollarla giren ve kaçakçılık suçu ile yargılanan ve bilahare 3'ü Irak'a teslim edilen 14 kişi ile görüşmüştür. Medet Serhat. Sabit Cantürk. polis sorgusunda söylediklerinin doğru olduğunu belirttiler. öncelikle silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığı ile ilgili olarak sorgulanarak tevkif edilmesinin sağlanmasından sonra." Özetle MİT diyor ki.. Behçet Can-türk'ün planlı ve sistemli bir şekilde sorgulanması gerektiği düşünülmektedir. Zeki Suna. "Yukarıda arzedilen durum muvacehesinde. adı geçenin 30 günlük gözaltı süresi içinde silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığı ile ilgili faaliyetlerinin ortaya çıkarılarak delillendirilmesi ve aynı zamanda son derece şümullü olduğu zannedilen yurtdışı bağlantılı yıkıcı faaliyetlerinin yeterli seviyede meydana çıkarılması mümkün görülmemektedir. Erol Suna. Kasım Faruk Beskisiz. adı geçenlerle temasta bulunmuş. 2 Haziran günü. Mehmet Deniz. Abdulcebbar Doğru. "Bu bakımdan Behçet Cantürk'ün. Mehmet Tahir Canpolat. Saffan Mindivanlı.00'e yaklaşırken Behçet Cantürk. 120 POLİS FEZLEKESİ Gölbaşı'ndaki sorgulamalar bittikten sonra yüzleştirmeler başladı.Krokoui ismi ve sahte Tunus pasaportu ile giren Irak Ordusu'ndan firari Yüzbaşı ve Hizbul Tahrir İslami partisi Halep Askeri Sorumlusu Sıtkı Yusuf'un da. Ancak. Fettah Cantürk yüzleştirildi. İlameddin Dakman. Sıtkı Yusuf. Aydın Demirel. Halil Hocaoğlu. Türkiye'ye aralıklarla her gelişinde Diyarbakır'da Cantürk-ler'e ait otelde kalmış. "Behçet Cantürk'ün polis sorgusu bittikten sonra. MİT in isteği gibi işleyecek mi?. Hepsi. Turgut Fidanay. 8 Haziran günü sorgular bitti. Yasemin Ayşe Civelek. Selahattin Delidere.30'da bu kez şu isimler yüzleştirildi: Behçet Cantürk. Ali İhsan Cesur. saatler 24."Diyarbakır Sıkıyönetim Komutanlığı'nca gözaltına alınan ve yurdumuza 8 kez.

Mehmet Ali Altınbaş. Sabit Cantürk.Lower şehrinde Urallar şirketine ait kamyon içerisinde ele geçirilen 13 kilo 700 gram eroin maddesi olayı. sahte tanzim edilen evlenme cüzdanı ve nüfus cüzdanı. "Sanıklar: Behçet Cantürk. Fettah Halitoğlu. Ağa Koç (ölü). Abdulbaki Maltaş. "Suçun Tarihi: 1979 ve sonraki yıllar.KUK örgütleri ve yurtdışı örgütleri ile işbirliği yapmak. Muhlise Takan. Abdulvahap Çarık. "Suçun Subut Delili: 6. Avni Musul- . İkram Fidanay. İfadelerden birkaç pasaj sunalım: "Sanık Behçet Cantürk.7. Mehmet Tahir Canpolat. Miyaser Sak. Abdurrahman Sağır. Ali İhsan Cesur. Medet Serhat. Uğurcan Elmas.. Akile Dilek Alev. Sinan Bayram. Mehmet Han Sağır. Zeki Kirpi. Halil Hocaoğlu. İbrahim Fidanay. Ahmet Arıkboğa. İla-meddin Dakman. Turgut Fidanay. Süreyya Cantürk. Ancak sadece 40 şahsın ifadesi alınabilmişti. 690 sayılı kanuna muhalefet. altın tabanca kabzaları. maddi menfaat temin etmek. Ermeni örgütleri ile DDKD. Korkmaz Göldağı. teşekkül vücuda getirerek aile şirketi halinde uluslararası uyuştum madde.eroin ticaretini. Mehmet Deniz. Fikret Bayram. silah kanununa muhalefet.Polis 11 Haziran günü. İzzet Gündüz Sarıyar. Artin Hacıköylü. Yaşar Demirel. Mehmet Süleyman. Mustafa Çapan. Felemez Cantürk. Erol Suna.1983 tari121 hinde Diyarbakır ili Lice ilçesi Ankazap mezrasında ele geçirilen 217 kilo eroin maddesi olayı. Mehmet Ölmez.1982 tarihinde Avusturya'nın Gros-sau. Hidayet Kaşan. Fettah Cantürk. altın. Azet Cantürk. Mehmet (Çoban Mehmet). Betül Ayyüce. Aziz Cantürk. Mehmet Han Kozat. Kasım Faruk Beskisiz. Hacı Reşit Zigari. Zeynel Ekmekçi. Ertoşlu Feto. evrak ve dokümanlar. aile şirketi halinde uluslararası uyuşturucu madde bazmorfin ve eroin imal etmek. "Firarda bulunan sanıklar: Nizamettin Cantürk. Kamil Dakman. Yasemin Ayşe Civelek. Remzi Sağır.. Abdullah Cantürk. Bedri İstanbullu. yaptığı tüm soruşturmaları özetleyerek. Halim Civelek. sağlamak. Yaşar Avni Musullulu. pırlanta ve döviz kaçakçılığı yapmak. Seli (Salih). kaçakçılığın men ve takibine dair kanuna muhalefet. Abdulkadir Takan. Halis Cantürk. bazmorfin. Mustafa Deniz. Zeki Suna. Selahattin Deli-dere. altın ve mücevherler ile sanıkların samimi itirafları. 19. 39 sayfalık bir fezleke hazırladı: "Suçun Nevi: Teşekkül vücuda getirerek. 2 adet tepsi). 30 Mayıs 1984 tarihinde 60 sayfalık ifadesinde." 66 kişi hakkında soruşturma başlatılmıştı. Zeynel Cantürk. Saffan Mindivanlı. sahte evrak tanzim etmek. Aydın Demirel. Diğerleri firar etmişti. Nedim Baybaşin.10. Abdulcebbar Doğru. Diyarbakır ili Lice ilçesi Ner-gizi Gömünde yapılan eroin maddesi ile ilgili Behçet Can-türk'ün evinde bulunan ve eroin imalinde kullanılan malzemeler (l adet tüp.

bazı şeylere dayanamam dediğini duyduğunu. Ermeni örgütleri ile DDKD. Süreyya'nın devamlı çantasında silah taşıdığını. uyuşturucu madde işinde çalıştıklarını. uyuşturucu maddeyi bu şahsa gönderdiklerini bildiğini. Nizamettin Cantürk. akrabalarının Suriye İstihbarat Teşkilatında Avrupa'nın birçok yerlerine dağılmış vaziyette görev yaptıkları. ayrıca Ermeni kökenli bazı akrabalarının da İstanbul ilinde yerleştikleri. kocasının Fettan ve Halis'e çok güvendiğini. bilahare nereye sakladıklarını bilmediğini.gayri meşru karısı olduğunu. bazen de kendi evlerinde uyuşturucu madde yani eroin imali işini Lice'ye yakın dağlık bir bölgede yaptıklarını bildiğini.122 lulu ile birlikte yaptıkları.manevi menfaat sağlamak. altın ve döviz kaçakçılığı yapmak. bu işleri Cantürk-ler ailesi adına yapıp elde edilen kân eşit miktarda ailece paylaştıkları. Uğurcan Elmas'ın Behçet'e. Felemez Cantürk'ün ise örgüt işi ile uğraştığım. kendisinin defalarca İsviçre'ye giderek uluslararası kaçakçı gıyabi tevkif müzekkeresi bulunan Avni Karadurmuş (Musullulu) ile yakın ilişkiye girdiği. ayrıca eroin imal etmek. bugüne kadar yurtdışına 1. Türkiye. Behçet Cantürk'ün gayrı meşru karısı olduğunu. bir araya gelerek bazen Nizamettin'in evinde. Behçet Cantürk'ün . Abdul-kadir Takan'ın karısı Muhlise Takan'ın da yardım ettiğini. Süreyya Cantürk'ün beyaz patiska bezden uyuşturucu madde için bir hayli torba diktiğini. sahte evrak tanzim etmek. "Sanık Akile Dilek Alev ifadesinde. yakalandığı takdirde herşeyi konuşacağını. aynı zamanda İtalya'dan Cebelitarık Boğazı üzerinden Amerika'ya gönderdiği. Cantürk ailesinde cezaevine girmeyen kalmadığını.5 tona yakın bazmorfin maddesini İran. bir kısmını da Türkiye'de sattıkları. bir tencere dolusu mermilerinin ve kırmızı renkli el bombalarının. ayrıca İran'dan getirtmiş olduğu bazmorfin maddesini Diyarbakır ili Lice ilçesi Ner-gizi mezrasında 385 kilo bazmorfin maddesini 255 kilo İran işi eroin maddesine dönüştürmek suretiyle bir kısmını Avrupa ülkelerine. bir adet kılıf içerisinde uzun bir kamalarının olduğunu. İtalya ve İsviçre ülkelerine. Ermeni kökenli olduğu. . birlikte Karton Oteli'nde yemeğe gittiklerinde Sarı Avni'yi orada tanıdığını. kendisinin gayri meşru yaşadığı her iki hanıma da sahte evlenme cüzdanı tanzim ettirdiği. Sarı Avni'nin is123 mini duyduğunu. Behçet. Ermeni olan ve ASALA ile yakın ilişkiler içerisinde bulunan yakın akrabası Bedros Demirciyan'ın da Ermeni kökenli şahıslarla ilgilendiği. 4 kardeşin de birer adet kalaşnikof silahlarının bulunduğunu.KUK ve yurtdışı örgütleri ile işbirliği yapmak ve maddi. Süreyya ve Abdulcabbar Doğru. "Sanık Hidayet Kaşan ifadesinde. bu görüşmeler esnasında Albay Ali İhsan Cesur'un da İsviçre'de hazır bulunduğu. Behçet'in cezaevinden çıktıktan sonra bir tomar evrakı yaktığım. bu yere at ile gittiklerini. yakalanan her iki silaha da para mukabilinde suçunu üstlenen kiralık adam bulduğunu beyan etmiştir. Behçet'in zaman zaman eve yabancı para getirdiğini beyan etmiştir.

Sarı Avni ile birlikte Ahu Tuğba. Beyhan Baysal ve soy ismini bilmediği Oya ile birlikte Antalya'da uzun bir müddet kaldıklarını. orada Halis Cantürk. kendilerinin devamlı Kürtçe konuştuklarını. beyan etmiştir. Behçet'in fotoğrafları yapıştırılmış sahte nüfus cüzdanlarının bulunduğunu. eniştesi Kormaz Göldağı ile yakın akrabası Hayrettin Yağcı'nın silah ve uyuşturucu madde kaçakçısı olduklarını ve 125 . gözlüklü. Nizamettin. Tahsin isminde bir şahısla yemek yediklerini bilâhare Tahsin'in babasını kendisine İsveçli olarak tanıttıklarını. Behçet'in bu olaya çok üzüldüğünü. "Sanık Miyaser Sak ifadesinde. İstanbul'daki polislerin onun adamları olduğunu. bilâhare Nizamettin Cantürk'ün de orada olduğunu. silah. Behçet'in konuşmaları arasında üst düzeyde Askeri kanatta adamlarının olduğunu. fotoğrafdaki şahsın uyuşturucu madde kaçakçılığından yakalandığını ve tuvalette gırtlağını keserek intihar ettiğini. birlikte Sarı Avni'den bahsettiklerini. birlikte uluslararası uyuşturucu madde. bunları bir subay arkadaşı marifetiyle getirttiğini. kendisinin Türk Devleti'nin temeline dinamit koyacak kadar Türk düşmanı olduğunu. zaman zaman eve telefon açarak babasını sorduğunu. Azade isimli gayri meşru yaşadığı bir hanımının olduğunu. en son Behçet'in Ameri124 kadan getirtmiş olduğu iki adet çelik yeleğinin olduğunu. altın ve döviz transfer işleriyle ilgilerinin olduğunu. Arap ülkelerine giriş ve çıkış yaptığını pasaportunda gördüğünü. gezi görünümü vererek açık denizlerde uyuşturucu maddeleri gemilere aktardıklarını. Ermenilerle işbirliği içinde olduklarını. 12 Eylül harekâtından sonra 4. Mehmet Han Kozat. zaman zaman Kür-distan Devleti'ni kuracaklarını. bilahare Nizamettin Cantürk'ün istemesi ile telsizleri verdiğini. Nizamettin Cantürk'ün eroin imalinden gözlerinin bozulduğunu. hattâ sivil giyinmiş bir paşa ile yemek yerken çektirdiği bir fotoğrafının olduğunu.5 sefer mal gönderdiğini.'Behçet'in İsviçre'ye gittiğini. Behçet Cantürk'e ait Abdulcabbar Doğru ve Mehmet Taşkaya adına düzenlenmiş. Behçet'in 'biz bu işi önceden biliyoruz' dediğini. konuşmalarında tehlikeli bir olay yaşadıklarını. Sü-rayya'nın eroin torbalarını diktiğini. Behçet'in. İnce Mehmet (Candaş) namı ile tanınan şahısla birlikte babasının İspanya'dan satın aldığı evde buluştuklarım. Çanakkale tarafında 1982 yılında birkaç kez eroin sevk ettiklerini bildiğini. Behçet Cantürk'ün 1979 yılında evlerine misafir olarak geldiğini. televizyonda İstiklal Marşı çalarken televizyonu kapattırdığını. kendisinin Halep'te bir kampta eğitildiğini tahmin ettiğini. âdeta bir silahşor gibi silah taşıdığını. İstanbul Kapalıçarşı'ya ASALA mensupları tarafından bomba atıldığını. Behçet'in kendisine vermiş olduğu iki adet el telsizini bankadaki kasasında sakladığını. babasının Kabataş Setüstünde Deniz Nakliyat Şirketi'nin bulunduğunu ve burayı paravan olarak kullandığını. Anayasa oylamasında da hayır oyu kullandığını bildiğini. Sarı Avni ile telefonda konuştuklarını. İran'da çektirilmiş bir fotoğrafı göstererek. Yaşar Avni Karadurmuş'un kızı olduğunu. Cumhurbaşkanımız Kenan Evren'i sevmediğini. Mehmet Han Kozat ile karşılaştığım. evliliğinin ikinci ayında İzmir'e Etap Oteli'ne gittiklerini. esmer. orada çirkin. Muammer Sak ile ikinci evliliğini yaptığını. Behçet.Behçet'in Uğurcan Elmas'la gayrı meşru işler yaptığını.

Albay rütbesi ile emekli olduğunu. kendisinin Edirne'den tanımış olduğu Azade Özaksoy ile birlikte yemek yiyip içki içtiklerini. aynı doğrultuda Avni'nin yanında çalışan mesul müdürü tarafından bu isteğin tekrar iletildiğini. garsoniyer olarak kullandıkları evde. evinde misafir olarak kaldığını. Nizam Doğan'ın babasını telefonla aradığını. yol masraflarının. Sarı Avni Türkiye'de iken Behçet'le birlikte yemek yediklerini.Zürih şehrinden devamlı olarak kendisini aradığını. bu şahsın İsviçre'ye ayda bir sefer gidip geldiğini. silah. ikinci kez yine Sarı Avni'nin misafiri olarak İsviçre'ye gittiğini.babası ile bağlantılı olduklarını. kendi yanına alıp şoför olarak vazife yapmasını istediğini. içki içtiklerini.." Sanıkların hepsi polise verdikleri ifadelerinde suçlu olduklarını kabul ettiler. altın ve döviz kaçakçılığı yaptıklarını bildiğini. yemesinin içmesinin Sarı Avni tarafından karşılandığını. gizli yollardan Türkiye'de kurmuş olduğu Belkam Deniz Nakliyat Şirketi'ni damadı olan Muammer Sak'ın yaptığını. 'Kaptan' namı ile tanınan Nurettin Candaş ve babası ile yurtdışında bağlantı kurduklarını. 1983 yılının Ağustos ayına kadar İstanbul'da çalıştığını. Behçet Cantürk ile Avni Karadurmuş'un uyuşturucu madde. Behçet'in otelde kendisinin ise Sarı Avni'nin evinde misafir olarak kaldığını. İsviçre'de lüks bir lokantada Sarı Avni ve Behçet Cantürk ile yemek yediğini. Behçet Cantürk'ün en son yakalandığında babasının İsviçre'den telefon ederek Behçet'in yakalandığını bildirdiğini beyan etmiştir. oğlunun Sarı Avni'nin gemilerinde bir yıl tayfalık yaptığını beyan etmiştir. "Sanık Ali İhsan Cesur alınan ifadesinde. Söyledikleri özetle bir cümleydi: "Behçet Cantürk'ün yurtdışına uyuşturucu kaçırmasına yardım ve yataklık ettik. Fettan Cantürk'ü yanına alarak bir müddet şoförü ve bahçıvanı olarak çalıştırdığını. kadınlı içkili alemler tertiplediklerini. 1979 senesinde Behçet Cantürk ile tekrar Hilton Oteli'nde karşılaştıklarını. Sarı Avni'nin yurtdışına kaçmasından sonra İsviçre. Beykoz'da oturması ye Beykozlu olması nedeni ile Avni Karadurmuş (Musullulu) ile tanışdığını ve olayların içerisine girmiş bulunduğunu.. halasının kocası Albay Ali İhsan Cesur'u tanıdığını. bu kadınla Sarı Avni'nin tanışıp gay-rimeşru hayat yaşadıklarını. 1949 yılında Ankara Kara Harp Okulu'ndan mezun olduğunu." MAHKEME BAŞLIYOR . bundan bir oğlunun olduğunu. babasının altın kabzalı bir tabanca ile ruhsatlı bir tabancasının olduğunu. Uğurcan Elmas. Avni ile arkadaşlığının uyuşturucu madde ve silah kaçakçılığından yurtdışına kaçışına kadar devam ettiğini. Hayrettin Yağcı ve Behçet Cantürk'ün birbirlerinden ayrılmayan şahıslar olduğunu. Bedri İstanbullu ile ilişkiler içerisinde olduğunu. bu tanışmadan sonra Sarı Avni ile birçok kereler buluşup yemek ve içki içtiklerini. Avni Karadurmuş'un döviz transferini kuyumcu olan Korkmaz Göldağı'nın yaptığını. İnce Mehmet namı ile tanınan Mehmet Candaş ve ağabeyi. bilâhare bilmediği sebeplerden dolayı mesul müdürlükten ayrıldığını. bilâhare kendisini İsviçre'ye davet etmesi üzerine emekli olmadan Bakanlıktan izin almak kaydıyla İsviçre'ye gittiğini. Avni Karadurmuş'un kendisine telefon ederek 126 Behçet Cantürk'ün amcasının oğlu Fettan Cantürk'ün taburun Ayazağa'da inşaat yapan bölümünde asker olduğunu.

Beyhan Baysal gibi kadınlarla Antalya'ya gidip yattan açık denizde bekleyen gemiye uyuşturucu 128 . Bu örgüt ile ilişkisini dayısı Bedros Demirciyan aracılığıyla kuruyordu.1984 ve 5. Bu nedenle onun ismini söyledim. sanıkların hepsi "Emniyette işkence altında ifade verdik. 127 Hakim Binbaşı Basri Özgenç. Polisler bazmorfini kime verdiğimi sorup. akrabası Halis Cantürk adına kayıtlıdır. Ardından sorguya geçildi. 60 sayfadan ibaret ifademde bazmorfın.5. Benim adıma da bankalara para yatırdı. En uzun konuşmayı Behçet Cantürk yaptı: "Şahsıma isnat edilen uyuşturucu madde kaçakçılığı. daha önceden tanıdığım Avni Karadur-muş'a verdiğimi söylemek zorunda kaldım. 'Ya öleceksin. eroin ile ilgili olayları. Diyarbakır Cezaevi'nde oldukları için Abdulcebbar ve Sabit Cantürk dışındaki 41 sanık mahkeme salonuna alındı. "Bankalara kendi adına para yatırmazdı.1984 tarihli ifadelerimi aynen kabul ediyorum. sıkıştırınca. ya da ifade vereceksin' dediler. Bu. polis ifadesini aynen tekrarlıyordu: "Emniyette verdiğim 3. Polisler Bayram Oteli'nin sahibi Mehmet Sıddık Bayram'ın adını vermemi istediler. altın kaçakçılığı. eşi Akile Dilek Alev'in mahkemede söylediklerini şaşkınlıkla dinledi. yasadışı örgütlere maddi yardımda bulunmak suçlarını işlemedim. bana hazırlanmış bir komplodur." Behçet Cantürk.5. sahte evrak tanzimi. Albay Ali İhsan Cesur ve Akile Dilek Alev dışında. ASALA örgütüne 10 milyon lira verdi. Beni gözaltına aldıklarında görevliler. Behçet Cantürk. Ancak elinde vekaleti olduğu için istediği zaman çekiyordu.5. Eşi.1984 ile 17. kafamdan uydurdum. döviz kaçakçılığı. Polise verdiğim ifadem doğru değildir" dediler.00'da Sıkıyönetim Komutanlığı Ankara 4 numaralı Askeri Mahkemesi'nde duruş-masız olarak başlandı. Sıkıyönetim Askeri Savcılığı'nın 19 Haziran 1984 gün ve 1984/356 kararı ile Behçet Cantürk ve 43 arkadaşının yargılanmasına. 22 Haziran günü saat 10. Huzurunuzda da tekrarlıyorum. DDKD ve ASALA örgütleri ile ilişkilidir. Ben de işkenceden kurtulmak için. Polis ifadeyi kendi hazırlayıp zorla bana imza ettirdi.-98 sayılı yazıları. Hazırladığım senaryoyu polislere anlattım. Otomobili bile. önce kimlik tesbiti yaptı.Sıkıyönetim Komutanlığı'nın 11 Haziran 1984 gün ve 1984/KAÇ.-98 ile 12 Haziran 1984 gün ve 1984/ KAÇ. Ahu Tuğba.

İlameddin Dakman. Erol Suna. Fettah Cantürk. Bu sözlerini polisler duydu ama birşey yapmadılar. uyuşturucu madde kaçakçılığı. yasadışı örgütlere yardım etmek uçlarından sanıklar. Bedri İstanbullu. Sinan Bayram. Mehmet Han Sağır. Miyaser Sak. Turgut Fidanay. Mehmet Alptekin. Abdulbaki Maltaş. Nedim Baybaşin. eroin imali. Abdulcebbar Doğru ile Sabit Cantürk'ün de gıyaben tutuklanmasına karar verdi. Hidayet Kaşan. 129 t» 'YURTDIŞINA KAÇIN! "Size benim söyleyeceğim birtek şey var: Yurtdışına kaçın!" 40 gün süren işkenceli sorgulamadan sonra serbest bırakılan avukat Medet Serhat. Enver Erşener. Uçak hosteslerinin uyuşturucu işinde kullanıldığını da anlatmıştı. silah bulundurma kanununa muhalefet. savcıya çıktığınızda herşeyi inkâr edin. avukat Medet Serhat'a "akıl danışıyorlardı. dayısı Bedros Demirciyan ve son anda korkup büronun kapısından geri dönen şoför Yaşar Demirel. Selahattin Delidere ve Behçet Cantürk'ün vicahen tutuklanmasına. Fettah Halitoğlu ve Zeynel Cantürk hakkında beraat kararı verdi." Akile Dilek Alev. Behçet Cantürk tek tip elbise giydirilerek birkaç ay önce Çıktığı Mamak Askeri Cezaevi'ne birkez daha kondu. Abdulvahap Çarık. sahte evrak tanzimi. Mehmet Deniz. Zeynel Ekmekçi. Felemez Cantürk. Zeki Suna.[yüklediklerini bana kendisi söylemişti. Mahkeme. Mustafa Deniz. Betül Ayyüce. Saffan Mindivanlı. Yakalandığımızda emniyette beklerken. Yaklaşık 500 metreden konuşulabilen iki telsizi vardı. Medet Serhat. polislerin yanında biz kadınlara 'sakın birşey söylemeyin. Mehmet Tahir Canpolat." . İbrahim Fidanay. Üzülenler ve sevinen-kr dışında bir de belirsiz durumda olanlar vardı: Firariler!.. Aydın Demirel. Size söylediğim gibi emniyette ve savcılıkta söylediklerimi mahkemeniz huzurunda da tekrarlıyorum. Abdurrahman Sağır. Yasemin Ayşe Civelek. Kasım Faruk Beskisiz. Fikret Bayram. ürkek bakışlarıyla kendisini de tedirgin eden konuklarına. Zeki Kirpi. altın kaçakçılığı. Halil Hocaoğlu. emniyette işkence yaptılar deyin' diye öğüt verdi. Remzi Sağır. Aziz Cantürk. Nizamettin Cantürk. yurtdışına çıkış önerisinde bulunuyordu. Artin Ha-cıköylü. Akile Dilek Alev. Ali İhsan Cesur. polis korkusunu daha üzerinden atamamıştı! Mahkeme. Kâbustan kurtulanlar çok sevinçliydi.

"hazırlan" dediklerinde. ne oldu?" sorularına yanıt alamadı... üzülsün mü anlayamadı. İnsan olan biri düşmanının bile oralara gitmesini ve aşağılık hareketlere maruz kalmasını istemez. etrafı duvarla çevrili. görüşmeden bir gün sonra Sıkıyönetim Savcılığı'na bir dilekçe yazarak durumu anlattı.gardiyanların koğuşa gelip. kulelerde askerlerin nöbet tuttuğu. 6 Temmuz 1984 tarihli yazısında. Cevdet Yardım. Siz de gidin. sevinsin mi. Avukat M. nereye gidecekseniz gidin. Biz polise benzemeyiz." Firariler. Sadece şaşırdı. büyük bir dış kapısı olan. Avukat M. merakı bir kat daha arttı. 130 MİT'in. Mamak'ta kaçakçılık sanıkları için yeni bir koğuş açılmıştı. 26 Haziran 1984 günü müvekkili Behçet Cantürk ile Mamak Askeri Cezaevi'nde görüştü. ürkütücü yere hızla girdi. Yarım saat sonra askeri cemse. kendisini sorgulamak için istediğinden haberi yoktu. Fırsatını bulursam hemen yurtdışına gideceğim. Barış Demeği yüzünden benim yine gözaltına alınacağım söyleniyor. "Elinizden ne geliyorsa yapın. Maruz kaldığı işkenceleri avukatına bir bir anlattı. Avukatına "akıl danışan" bir diğer kişi ise Behçet Can-türk'tü.. Kaçın. Dış kapı kapandı. Her sorduğumuza . Cevdet Yardım. Behçet Cantürk işkenceli sorgulardan kurtulduğu için seviniyordu. 30 günlük bir süre için MİT'e teslim edilecekti! 6 Temmuz 1984 günü asker. "Nereye. Koğuş kendisine evi gibi gelmişti! Yaralarını tedavi etmeye çalışıyordu.Avukat Medet Serhat geçirdiği günlerin izlerini daha üzerinden atamamıştı. geldikleri gibi tekrar kalabalıklara karıştılar.. Jandarmalar eşliğinde askeri cemseye bindirildi. avukat Medet Serhat'a teşekkür edip. MİT'in 22 Mayıs 1984 tarihli isteğine yanıt verdi. 54 günlük gözaltı Behçet Cantürk'ü çok yıpratmıştı. Behçet Cantürk. "Size bütün samimiyetimle söylüyorum. Mamak Askeri Cezaevi nizamiyesinden Samsun asfaltına çıkınca. İşkenceleri yanlarına bırakmayın" dedi. 4'üncü Kolordu ve Ankara Sıkıyönetim Komutanı Korgeneral Sabri Yirmibeşoğlu. "BİZ POLİSE BENZEMEYİZ!" "Burada herkese 'komutanım' diye hitap edeceksin. Koğuşuna dönerken hâlâ ayağı sekiyordu.

1975 yılında.. soyadın.. Eğer...Üye oldum. Bu arada MİT elemanları da.70 bin lira sanıyorum.. kara kaplı defterin aksine şeyler söylersen. para yardımında bulundum.Bu mitingin amacı neydi? . arkadaşların. . adresin. fiziki tarifin. annen. eşin. .. Bu konuda yardım edersen.(13) Mehmet Eymür sordu. "Ulan sinirlendirme adamı.. 'emret komutanım' diyeceksin!" Önce klasik sorulan yönelttiler: Adın. kardeşlerin. örgütlerle olan ilişkindir. . seni Mamak'tan' tereyağından kıl çeker gibi' kurtarırız.Hangi örgütler katılmıştı? . . . Eğer yalan söylersen.doğru bir şekilde. Behçet Cantürk yanıtladı. -Ne kadar? . ne olacağını az çok tahmin edersin. komitedeydim. bu kara kaplı kitapta yazılı. yakın akrabaların. net yanıt vereceksin. Anladın mı?" Gözleri yine bağlıydı. ne 'evet'i.Depreme yardımdı. ama amacının dışına çıkıldı. "Evet" dedi. "Elinde kara kaplı defter olan" Mehmet Eymür'dü.Bir de köylü kesimini organize etmişsin. 131 "Bizi tek ilgilendiren. baban.. gizli video çekimi yaptılar. durumun Gölbaşı'ndan beter olur!" Örgütsel faaliyetlerini anlatmasını istiyorlardı.Evet. Senin hakkında bütün bilgiler.. İGD'nin tertiplediği Diyarbakır Lice protesto yürüyüşünde senin rolün neydi? ..

Aslında İGD..Başka Kürtçü.Öğretmen Nazif Saruhan. Molla Mehmet Emin Baybaşin.Tanımıyorum.) . işçi Tahsin Erdoğan.Kimlerle işbirliği vardı bu DDKD'nin? . Dibek Köyü'nden çiftçi Deli Ali.. Hafız Uzun.Silahların temininde herhangi birşey var mıydı? . Sezai Eşel. Özgürlük Yolu... .. .Kimlerin silahı vardı? . Rızgari. öğretmen Mehmet Han Gelirakan.... • .Kürdistan Demokratik Partisi..Mekin Balaban. (..Herhangi bir olay çıkmadı. .. . öğret men Seyithan Çetin. .Organize edenlerin isimlerini hatırlıyor musun? . .Bu DDKD nedir? .. Abdurrahman Ayaz.. Fahri Karakoç.Benim bildiğim Apocularla işbirliği vardır. mesela Barzani ile Talabani ile ilişkisi var mıdır? -Vardı. Baki Kaynak. 132 ..İran Kürt Demokrasi Partisi ile. Her örgütün silahlı adamları vardı.

.Kim soktu? . . ..Nerde kurulacak bu? .Amacı nedir bu DDKD'nin? . . . mühimmat. Bu paraları Zerruh Vakıfahmetoğlu'na . Adana.Suriye'den.Doğu'da. .Antep. Malatya.Peki DDKD'ye girmeden önce ve sonra yardımda bulunu yor muydun? . Kahramanmaraş.Kimden? ..Amcamın oğlu Abdullah Cantürk ile Liceli Zerruh Vakıfahmetoğlu.. . para? . Diyarbakır.50 bin.Celal Talabani'den.Bu vilayetler dahil olmak üzere Doğu bölgesi.Nereleri kapsıyor? .Girdikten sonra.1978 yılı sonu.Ne zaman üye oldun? . .100 bin lira.. . .En çok yardım nereden geliyor. Urfa.Doğu bölgesi. Erzurum. Tunceli. Kars. Sivas'a kadar geliyor. silah.Girdikten sonra ne kadar yardımda bulundun? .Bağımsız bir Kürt devleti.. Mardin.

Tanıştıktan sonra mı birlikte iş yaptınız? Evet.O tarihlerde Avni Karadurmuş'u tanıyor muydun? . bu uyuşturucu madde kaçakçılığı? .) .İstanbul'da bir otelde söyledi.Uyuşturucu kaçakçılığına ne zaman başladın? . para yönünden çok iyi olduklarını söyledi. Mehmet Deniz'le birlikte iş yapmaya karar verdik.Hayır tanımıyordum.Peki nasıl oldu..) 133 . Maddi yönden ihtiyaçları olduğunu. Mehmet Emin.. si lah almak istediklerini söyledi. (.Kim tanıştırdı? .Liceli Mehmet Deniz. Apocuların..1979'da. Rızgaricilerin silah yönünden.Daha önce kaçak işlere hisseli giriyordum. İstanbul'a geldiğimde başladım...verirdim.. (. Zerruh Vakıfahmetoğlu beni buldu. ..Nerede söyledi? . . .) . . ..Daha önce? .İstanbul'a gelmiştim. (. Adını bile duymamıştım.

. .Evet. . Amerikalılar giderken gemilerde eroin imal ediyorlar.Peki Türkiye'de bu işi yapan senin adamların kimler..Bu Avrupa kanalında kimlerle müştereken yapıyordunuz bu işi? .İyi bir usul.. 134 . .Bunlar Amerika kıtasındaki başka ülkelerin gemileri mi.Bu esasen iyi bir usul.Avni'nin yurtdışında iş ortakları vardı. ancak öyle yakalarsın.Evet. . havadan paraşütle atlayacaksın. yoksa ABD'lilerin mi? ...ABD'nin gemileri.Peki bu gemilere nasıl sevk ediliyor? . . açık denizde kotralarla yanaşılıp yükleniyor. -Yakalanmaları mümkün değil... .Cebelitarık Boğazı'ndan Amerika'ya sevk ediliyor eroinler değil mi? .Limanda değil.Mehmet Sıddık Bayram'ın ne rolü oluyor? .İranlılar'dan alıyorum.Bunlar büyük Amerikan gemileri.) .Sen İranlılar'dan İstanbul teslimi alıyordun. (. . içinde herşey var. Sonra İtalya'ya gönderiyorduk. ..

.Peki siz İran'dan yüksek fiyatla aldınız. .Doğrusu hiç bir rolü yoktur.. sadece adamları bulmak için arardık.. yukarıda Allah var.Ufak çapta çalışıyor.) . .) . İtalya'da ne kadar ediyor? . . sizin sahanıza girmiyor mu? -Yok. (.Herhangi birşey veriyor muydunuz? ..Niye. ufak işler.Bir milyona bazmorfin alındı.Mesela Dündar Kılıç Hollanda üzerinden çalışıyor..Bir milyon lira.Evet.Hiç birşey vermiyorduk.. .. .Peki Hollanda'ya satmıyor musunuz? -Yok. . . (.Ufak çapta çalışıyor öyle mi? .l0 bin dolar.Yani siz onların sahasına giremezsiniz öyle mi? . İstanbul teslimi ne kadar? .Girebiliriz de doyurucu değil..

.. fiyatı ne oluyor? .Silahlar bu şirket üzerinden geliyor.) ..Hikmet Sevcan vasıtasıyla 1979 ve 1980 yıllarında Bulga ristan'dan silah aldınız. (. .500 iki parti aldık. . . Malta ve Sicilya yakınlarında eroine çevrildi. 10 bin lira verdik tanesine.Bin adet. . . .40 bin dolar arasında değişir.Amerika'da eroine çevrilirse? 50 ile 75 bin dolar arasında.Neylen geldi bu silahlar? .Peki bu bazmorfin. .Bu Kintexs denen firmanın rolü nedir?(14) . kaça aldınız? .135 . .Evet. .Toptan diyelim.TIR'la.35.Satışına göre değişir. ..İki sefer aldık.İstanbul'a mı? . 500.Peki bazmorfinin Amerika'ya teslimi.30 bin dolar. .

DDKD'liler teslim aldı. Sait Aydoğmuş.Kim teslim aldı? . Zerruh Vakıfahmetoğlu. . .Evet orda Mehmet Gözen var.Kim getirdi? . (.Hayır Batman'a teslim edildi..Sen bir de Kıbrıs'a eroin gönderiyormuşsun? . 136 .Türkiye içpazarına perakende olarak sattı..Kilis yakınlarında galiba. . Rauf Denktaş'ın oğ lu ile birlikte iş yapıyorlardı. Suriyeli kaçakçılar Şaban ve Gazi Vezir kardeşler vasıtasıyla geldi. Silahları alınca bayağı rahatladıklarını bana aktarmışlardı . bu işle görevlendirilmiştir. . Ömer Çetin.Ne yaptı aldığı silahları? .Nerede oturuyor bu? .Hacı Salih ile bağlantılıydı..Şu anda nerede olduğunu bilmiyorum.Hikmet Sevcan'ın.Diğer 500'lük partiyi kime verdiniz? . .) .Nerede bu Mehmet Gözen şimdi? .

(. ..-Raif? .3 aydır Suriye'de idi. eroin vereceğini söyle yeter. Sorularını hep bu amaçla soruyordu. ayrıca Avrupa'da eylem birliği yapacaklarını. benim ifademden sonra mı tutuklandı? Hayır senin ifadenle ilgili değil. İlişkisinin bulunmadığını.Tutuklandı mı. kaçakçılarla siyasi örgütlerin içli dışlı olduğuna inanıyordu. Avrupa ve Amerika'nın birçok ülkesine rahatlıkla sokabilecek organizasyon içinde bulunduklarım söyleyerek. bu şahısların Avrupa ve Amerika'da birçok adamı bulunduğunu. Abdullah Cantürk ile birlikte Kamışlı'da bulunan teyzemin oğlu Ohannes Palancıyan ve diğer ilgililerle görüştüğünü. kendileriyle konuş. ASALA'yı anlatması için baskı yapılmaya başlandı. biz de onlardan faydalanıp. ASALA militanı olarak gösterilmek istendiğini söyledi. . ayrıca eroin konusunda bana ihtiyaçları bulunduğunu söyledi. Suriye'ye kaçak yollardan gittiğini biliyorum. onlara finans sağlayan biriydi! Behçet Cantürk'e. MİT'e göre Behçet Cantürk. Ken137 disi 2. sadece annesinin Ermeni olması nedeniyle. DDKD ile ASALA arasında işbirliği tesis ettiklerini.Evet Raif Denktaş. "doğru. spekülasyon yaratmaktı. "Zerruh. O da..yanlış" aklına ne geldiyse anlatmaya başladı: "1981 yılının ilkbahar ayında Diyarbakır'da Demir Ote-li'nde iken Zerruh Vakıfahmetoğlu Suriye'den bana geldi. İnanmadılar.. bu amaçla benim de. Ermeni örgütleri ile Kürt örgütlerinin ilişkisini sağlayan. böylece işbirliğimizi geliştiririz' dedi.Mehmet Gözen tutuklandı. Suriye'ye kendileriyle gidip bu konuda ASALA yetkilileriyle konuşmamı. İngiltere'ye sevk ediyormuş. daha önce Suriye'ye gidip Filistin kamplarında kalmıştır.. Bana. Türkiye'de aranan militanların Suriye'de barınmalarına ve yerleşmelerine yardımcı olma konusunda anlaştıklarını. ancak ASALA'nın maddi yönden desteğe gereksinimi olduğunu.) "ASALA'YI ANLAT" MİT. benim sevk edeceğim eroin maddesini. Amaç bilgi almak değil. Zerruh. . 'Oraya gidelim.

Türkiye'den Suriye'ye . yanında iki kişi olduğu halde bizi bekliyordu. "Ohannes Palancıyan. hal hatır sorduk. şehrin doğusuna düşmektedir. yürüdükten sonra sınırdan geçtik. Türkiye'ye giriş yaptığı yoldan Kamışlı'ya gelin. Geçiş yaptığımız yerde tel örgüler yoktu veyahut kesiktiler. Ben de Suriye istihbaratı ile münasebeti olduğunu daha önceden duymuştum."Amcamın oğlu Abdullah Cantürk. saçları önden dökük şahsın. ASALA için yeterli değildi. diğerleri de arkasına bindi. Yanlarında büyük Amerikan Dodge bir pikap vardı. Ancak anladığım kadarıyla bu. örgüte ait TS tipi yeşil renkli bir Renault ile akşama doğru Nusaybin'e doğru hareket ettik. Abdullah Cantürk. Kamışlı'da bulunan teyzem ve teyzemin oğlu Ohannes Palancıyan ile görüştüm. Anlaşmalı geçtiğimizi sanıyorum. Kararlaştırdığımız gün ben. Zerruh'un ifadesine göre. "DDKD'nin rehberliğini yapan soyadını hatırlamadığım Ha-mit isimli. aslen Nusaybin'li 34. Halep'teki arkadaşlarını buraya çağırmaya vakit bulamadığını. Pikabın önüne 4 kişi. birşeyler yedik. Geçtiğimiz yolda herhalde mayın yoktu veya temizlenmişti. Biz şehirde kendilerinden ayrılarak. Rıfat Esad'a bağlı olarak Suriye istihbaratında çalışan ASALA'nın Kamışlı temsilcisi imiş ve Türkiye ile ilgili faaliyetleri yürütü-yormuş. tahminen 2. Abdullah. Bedros da çoktan beri akrabalarını görmemişti. Hiç asker görmedim. "BİZİ KARŞILADILAR" "Karşıya geçişte Ohannes Palancıyan. iri yarı. Kamışlı'da. Zerruh ile birlikte geleceğimizi söyledik. Evleri Kamışlı çarşısına yakın olup. Bana cevaben. ben. Zerruh ve Bedros teyzemlerin evine gittik.3 km. zaten kendilerine bu konuda ufak çapta yardımcı oluyormuş. Hamit ile şoför Ali samimi arkadaştırlar. Neticede ben İstanbul'da bulunan Bed138 ros Demirciyan'ı arayarak kendisini çağırdım. Görüşmemizden birkaç gün sonra. Ben orada karşılarım' dedi. Nusaybin'in doğusunda kenarda kalan mahallede iki katlı evine gittik. Yatsı namazına doğru Nusaybin'e vakıf olduk. Kendilerine giderken hediyelik olarak kumaş almıştım. Onları verdim. Geçtiğimiz saattin nöbetçilerin değiştiği bir saat olması lazım. Bedros Demirciyan ve Derikli Şer lakaplı Mahmut Pamuk-çu'nun akrabası yine Derikli Ali. muhtemelen soyadı Pamukçu olan kişinin kullandığı Diyarbakır plakalı. Nusaybin kapısında babası Garo ile sık sık görülen bir kimsedir. Tarihini kararlaştırdık.35 yaşlarında sarışın. Evde teyzemin kocası Garo ile konuştuk. "Telefonda Ohannes Palancıyan'a. Arabayı orada bırakıp yaya olarak şehrin doğusuna doğru. 139 "Ohannes. İkinci gün uçakla Diyarbakır'a geldi. 'Zerruh'a söyle. Zerruh. Diğerleri otele gittiler.

kendilerinin esasında eroin temin edebildiklerini. mühendis olarak mezun olduğunu. babasının bütün servetini bu örgüte harcadığını. fakat para yönünden zayıf olduklarını. kendisinin de istihbarat işleriyle meşgul olduğunu. Ben de zaten dışarıya çıkmak istemediğimi söyledim. ancak bunun gerek kalite bakımından düşük olması gerekse herkesle bu işi yapmak istemedikleri cihetle. Bu Türkçe bilgileriyle de Suriye istihbaratına yardımcı olurlar. İyi Türkçe bilirler. 140 Fazla kâr da istemeyeceğimi söyledim. Kemal Güzel ismiyle de tanınır. Kendileri bizim ne sebeple geldiğimizi bilmiyorlardı. hem benim kazanabileceğimi hem de kendilerinin de maddi bakımdan aynı zamanda güçleneceklerini. insanın bazen kendi öz karısından dahi şüphe ettiğini. Ohannes bu arada Abdullah'a. Setro Samisliyan'ın oğlunun ASALA'nın başlarından bir kimse olduğunu. "Ertesi gün hep birlikte bazı görüşmeler yapmak için Halep'e gittik. İşlerin ne şekilde geliştiğini sordular. Setro Sarnisliyan ile Aram Basmacıyan'ın da uyuşturucu işiyle meşgul olan ASALA'ya mensup kişiler olduklarını. benim kendilerine devamlı eroin temin edip sevketmem halinde. ayrıca kendilerinin de hatırı olduğunu belirttim. kendileri dışındaki Ermeniler'in daha önceden gelip buralara yerleştiğini ve şu anda hepsinin de zengin kişiler olduğunu. 50. kendilerine karşı olanları derhal ortadan kaldırdıklarını ifade etti. Ohannes.60 yaşlarında olup. diğer taraftan Kamış-lı'daki teyzem Sato'nun kızıyla da evli olduğunu söyledi.birçok kaçağın geldiğini. Rıfat Esad'a bağlı olarak çalıştıklarım belirtti. ASALA'nın finansmanını üstlenmiş zenginlerden biridir. Kendisi Suriye istihbaratı yani muhaberat tabir edilen yerle ilişkilidir. militan. riskine karşılık fazla kâr bırakmadığını söyledi. Eniştem burada her vilayetteki Ermeniler'in birleştiğini. onun yaptığı kaçakçılığın hem çok uğraştırıcı hem de az kârlı olduğunu. ismi Misag Samisliyan olan bu gencin aynı zamanda babasıyla birlikte kuyumculuk da yaptığını. Hafız Esad'ın geniş bir casusluk teşkilatı kurduğunu. "Eniştemin bahsettiği Setro Samisliyan ve Aram Basmacı-yan aslen Lice'li Ermeniler'dendir. bu bakımdan Kamışlı'da istenmeyen kişilerle karşılaşmanın mümkün olduğunu söyledi. Her ikisi de Suriye'de bulunan Diyarbakırlı Ermenilerin Büyüğü sayılırlar. herkesin kendi adamlarına yardım ettiğini. Ermeniler'in yüzde 90'ının istihbarat işlerinde kullanıldığım. . Biz teyzem ve kocası Samuel Nalbantçı (kendisine Sami ve Samo da denilir) ile oturup sohbet ettik ve yemek yedik. benimle bu işe girmek arzusunda olduklarını. DDKD'nin buradaki ve Avrupa'daki adamlarına daha etkili bir şekilde yardımcı olabileceklerini söyledi. yani teyzemin kocası Garo Palancıyan. ayrıca Hafız Esad ve kardeşinin en güvendiği adamlarını Ermeniler'den oluşturduğu. Ben uyuşturucu işine Ermeniler'le gireceğimi. zaten buraya bu iş için geldiğimi. kendisinin Amerika'da tahsil görüp. otele Abdullah ve Zerruh'un yanına döndü. Samuel Nalbantçı.. Oğlu ise konuşmalarıyla ve Ermeniler'den gördüğü saygınlıktan anlıyorum ki. beni teyzem Süslü'ye bıraktıktan sonra. "Akşam birlikte konuşmamız sırasında Ohannes Palancıyan. Setro Sarnisliyan kuyumculuk yapar. Ertesi günü Kamışlı'da geçirip bilâhare Halep'e gitmeyi planladık. "Ohannes Palancıyan'ın babası Garo. Konuşma sırasında eniştem. silah eğitim kampı gibi birçok imkânlarının olduğunu.

benim büyük çapta eroin işi yaptığımı duyduğunu. Onlarda bizi bekliyor141 lardı. Kıbrıs ve Yunanistan'da yerlerimiz var. Bedros'u ise uzun süreden beri gitmemesine rağmen tanıdı. Kuyumcu dükkânında fazla oturmadığını. 'bu masraflara çeşme olsa dayanamaz' dedi. "Yazıhane takriben otelden l km. Halep. Beyrut. 'Biz senin ile zaten akrabayız.ASALA'nın üst düzeyde bir yetkilisiydi. Daha sonra Şam'a Aram Basma-cıyan'a telefon ederek onu Halep'e çağırdı. DDKD'yi para yönünden desteklediğimi söyledim. Görüşmemiz sırasında oğlunun para yönünden çok masraf yaptığını. Ve bir müddet sonra birlikte geri döndüler.) Yazıhanesi binanın birinci katında idi ve katın tamamı kendisine aitti. evde yemek hazırladıklarım belirterek bizi hep birlikte yemeğe davet etti. Çay içmemizden sonra hep birlikte kendi yazıhanesine gittik. Beni ilk kez görüyordu. Vaktini bu yazıhanede geçirdiğini ve gelen gideni misafir ettiğini belirtti. Eniştem Samuel. Onun gelmesi ile birlikte orada bulunan Ermeni-ler'in hepsi. oğlu Misag Sarnisliyan da büroya geldi. İki araba halinde teyzemlere gittik. hattâ Avrupa'da bile hakkımızda bahsedildiğini söyledi. "BİZ SENİNLE AKRABAYIZ" "Konuşmalar devam ederken. Aslen Liceli olan diğer kişi yani Aram Basmacıyan da Ermeniler arasında saygı gören kişilerden biridir. Kahvaltılarımızı yaptık. Bizim sana ihtiyacımız var.ihracaat işleri yaptığını söyledi. teyzemin kocası Samuel. Nerede isterlerse orada kalabilirler. uzaklıkta ve otelin önünden geçen ana cadde üzerinde idi. Bilâhare eniştem ve Bedros ile birlikte diğerlerinin bulunduğu otele gittik. İş yaptırmaktan kastı kaçakçılık yaptırmaktı. "O akşamı yemek ve sohbetle geçirdikten sonra sabah kalktık. yani babası. hem de geçimlerini temin ederiz" dedi. Ohannes Palancıyan kendilerine çeki düzen vererek toparlandılar. "Daha sonra Şam'dan Aram Basmacıyan'ı da çağırdıklarını. kendisinin de yarın Halep'e geleceğini ve bu konuları ertesi günü hep birlikte konuşmanın yararlı olduğunu söylediler. Bizi tanıştırdılar. Avrupa'da bir142 çok adamımız mevcut. Aynı zamanda uyuşturucu trafiğini de idare eder. daha çok burada ithalat. bizim Şam. Daha sonra Ohannes Palancıyan yanımızdan ayrılarak Setro Sarnisliyan'a gitti. herşeyle-rini örgütsel faaliyete yatırdığını ifade ederek. Kendisi bana bu hususa sevindiğini. Konuşmalarımız sırasında benim DDKD ile işbirliği içinde olup olmadığımı sordu. diğerini yani kahverengi 280 model Suriye .. Onlara da bu suretle hem iş yaptırır. Kendisiyle tanıştım.(.. Senin yardımın halinde senin arkadaşların nerede kalmak isterlerse onlara bakarız. ayrıca senin arkadaşların ve mensup olduğun örgütle de beraberiz. İlk arabayı Ohannes. Kamışlı.

ondan sonra hem içkimizi içip. Aram Samancıyan da orada idi. Biz ise teyzemlerde bir müddet kaldıktan sonra.. Ancak. Kendisi 50 yaşlarında. Misag da gelmişti. kendilerinin de paramı göndereceklerini söylediler..plakalı Mercedes'i Misag Sarnisliyan kullanıyordu. eroini en kısa zamanda paraya çevirmelerini istedim. Akşam yemeği için Setro Sarnisliyan bizi yemeğe davet etti. Otelde bir müddet dinledikten sonra akşama doğru lobide toplandık. Ve yürüyerek otele gittik. görmek istiyorum' demiştim. Eniştem ise. Tekliflerini kabul ettiğimi belirterek.. saçları dökülmüş bir adamdı. dinlenmek için izin istedik. Hep birlikte babasının yazıhanesine gittik.) "Akşam üstü kalkıp Bedros ve eniştem ile birlikte otele gittik. "Bana eroin yollamamın karşılığında. Onları da alarak birlikte teyzemlere gittik. Bu suretle yemeğimiz yazıhaneye geldi ve hep beraber yedik. O geceyi evde geçirdikten sonra sabahleyin yine otele arkadaşların yanına gittik. sabahleyin erken kalktığını. uzun yüzlü. bugün benim misafirlerime karışma.) "Halep'ten gelirken yolda Zerruh'a. 'senin de bize bu katkın olsun' dediler. (. Uzun bir bekleyişten sonra geldiler.. 'tabiatıyla verilecektir' dedi. 'Şam'a gittiğimizde beni Celal Talabani ile tanıştır. Misag Sarnisliyanlar'a yani kızkardeşinin evine gitti. Ancak benden istedikleri hem kaliteli eroin. Yemeklerimizi yedik. (. kendilerini bazı yandaş ülkelerin de desteklediğini söyledi. Akşam yemeğimizi yedik. Daha sonra teyzemin kocası. 'Biz Diyarbakır'dan kim geliyorsa meşgul oluyor. Burada konuşmalar yine siyasete döndü. 'bu ticaretten DDKD'lilere birşey verilecek midir?' diye sordu. Öğle yemeğini yedikten sonra kahvelerimizi içtik.. Ancak dışarıda olduklarını öğrendik ve bir süre kendilerini bekledik. Misag burada kendilerinin öldürüldüklerini. memleketlerinden sürüldüklerini. büyük bir haksızlığa maruz kaldıklarını söyledi. Uyuşturucuyu Kamışlı'ya teslime kadar sorumluluk üstlendiğimi de belirttim. Bu nedenle kendisini . 'senin zaten misafirin geliyor. Gençlerimize de. Kabul etti ve oğlu ile birlikte evden ayrıldılar. Ayrıca mücadelelerine devam edeceğini. O akşam Ohannes. ASALA'ya da yardım ediyoruz' dediler. Türkiye'de hiçbir zaman huzur olmayacağını. öğle yemeğimizi dışarıda değil yazıhanede yiyelim diye kararlaştırdık. Misag da bizi almaya gelmişti. ilgileniyoruz. Daha sonra bir müddet daha oturup nasıl olsa akşam yemeğinde beraber olacağımızdan.) 143 "Gündüz içki içmeyeceğimize göre. Kendileriyle irtibatı Abdullah Cantürk'ün sağlayacağını söyledim. Daha sonra Ohannes. isteyecekleri miktarda eroini Ka-mışlı'da kendilerine teslim edeceğimi belirttim. hem de bunun normal bir fiyatla kendilerine devredil-mesiydi. Hep beraber Setro Sar-nisliyan'ın evine gittik. Bana. esmer tenli. Abdullah ve Zerruh otele gideceklerini söyleyerek ayrıldılar. onları da alarak teyzemin küçük kızının evine misafirliğe gittik. Bu arada Zerruh. Bu anlaşmaya göre benim görevim eroini temin edip. Misag. adamlarım vasıtasıyla Kamışlı'ya kadar teslim etmek ve orada parayı almaktı. Lobiye indiğimde Zerruh. Öğleye doğru uykudan uyandım. Abdullah ve Zerruh'u otellerine götürüp bıraktı. yarın senin misafirin olurlar' dedi. Zerruh ve Abdullah'ı almaya niyetimiz vardı. (. Ben Mi-sag'ın arabasıyla gittim. belden kambur yani eğik. Talabani'yi sorduğunu ve Şam'da olmadığını söyledi.. içtik. Halep'i zaten bildikleri için gezmeye çıkmışlardı. hem de iş konuştuk.

25 yaşlarında.. Garo'nun bunu Türk parasına çevirip bize vereceğini söyledi. Bütün malzemeleri İtalyan ve Fransız malıydı. Çok fazla miktarda gayrimenkul sahibidir. teyzelerinin kocaları Garo Palan-cıyan. anlattı. uzun boylu. Kürtlerin gevşek davrandıklarını.dört ay sonra Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da Vitoşa Oteli'nde "Babalar toplantısı" yapıldı. içinin çok lüks olması insanı şaşırtıyordu. 30 günlük süreye ek 15 gün daha istediler. Arnavutluk. Başladı anlatmaya: "12 Eylül harekâtından üç. Kendisi eroin ile ilgili olarak bana 10 milyon lira vereceğini. Ancak parayı Şam'da vermeyeceğini.(. Ayrıca amcaoğlu Abdullah Cantürk. Bütün akrabalarını. Ka-mışlı'da Garo Palancıyan'a havale çıkaracağını. toplantıya katılanların çoğunluğu Karadenizli olmak üzere. toplantıya katılanlardan Fikri Kocakerim ile Doğan Çelik bu toplantıyı bana anlattılar. kendisini ölüme atmalıdır ki. Biz yazıhaneye gittiğimizde birkaç genç oturuyordu. Samuel Nalbantçı. Dıştan farkedilmemekle birlikte. Zer-ruh'u göstererek. hazır lokma bekleyen tipler olduklarını söyledi. Adının Haya Basmacıyan olduğunu söyledi. ASALA'nın Kapalıçarşı eylemini nasıl gerçekleştirdiğini anlatmasını istediler. 145 BABALAR TOPLANTISI Behçet Cantürk'ten bu kez. Zira Zerruh Suriye'de kalacağını kendilerine belirtmişti. saçlarını arkaya doğru taramış. toplantıya davetli olmadığı halde. Aram'a ait çok lüks yazıhanesine gittik. 144 "Zerruh'la. Bunlardan biri Aram'ın kardeşinin oğluydu. çok memnundu. Bizim gelişimizden haberi vardı.. 1981 yılında İsviçre'ye yapmış olduğum gezi sırasında.. Türklerden başka.tanımak istediğim halde bu imkâna sahip olmadım. hepsi Türk'müş! Zaten Abdullah Cantürk'ü toplantıya çağırmamışlar. MİT.)" Behçet Cantürk ara vermeden hergün konuştu. sesini duyursun' şeklinde konuştu. Anladığım kadarıyla Halep'te yaptığımız konuşmaları da biliyordu. İtalyan uyruklu kaçakçılar da varmış. "Aram Basmacıyan esasında döviz kaçakçısıdır. Onun bana anlattığına göre. "Toplantıda. teyzesinin çocuğu Ohannes Palancıyan. . Anlattı. kuzenlerinin kocaları Misag Sarnisliyan ve soyadını bilmediği Agop. sarışın. Enis Karaduman'ın misafiri olarak Sofya'ya gitti. 'Bir millet. Binanın giriş katı yazıhane haline getirilmişti. Konuşmalar sırasında yeğeni Haya. anlattı. annesinin amcaoğlu Bedros Demirciyan'ı ASALA militanı yaptı!. kalan diğer kısmını ise sonra ödeyeceğini söyledi.. Ayrıca Bulgaristan'da kaçakçılık yapan bazı şirket yöneticileri de toplantıda hazır bulunmuşlar. 'kendisi ile artık çok birlikte olacağız' dedi. gür bıyıklı biriydi. Suriye.

Trafiği o yönetir. İstanbul Londra asfaltında Sevcan tesislerinin sahibidir. Kardeşi İsmail Çelik ile birlikte çalışır. Silah kaçakçısı dır. Karadenizli. Oflu İsmail'in eroin satış bölgesi Hollanda'dır. * Enis Karaduman: Eroin işine bakar. * Hikmet Uzun: Osman Cevahiroğlu'nun kaçakçılık ortağı dır. Türkiye'de adam vurmaktan aran maktadır. Yani Hollanda'ya giden uyuşturucu trafiğini idare eder. Oflu lakabıyla tanınan İsmail Hacısüleymanoğlu yönetmiş. uyuşturucu madde kaçakçısıdır. Daha önce silah kaçakçılığı yapardı. Silah kaçakçısıdır. Silah kaçakçısıdır. Oflu İsmail'in yakın adamıdır. * Ahmet Uğurlu: Toplantıya Uğurlu ailesi adına katılmış. * Suphi Aşçıoğlu: Döviz ve kimyevi madde kaçakçısıdır. Bulgaristan'da . * Hasan Conkara: Topal Hasan diye bilinir. Karadeniz bölgesi sorumlu sudur. En son duyduğuma göre pırlanta işine girmiş. * Fikri Kocakerirn: Uğurlu ailesinin adamıdır.Toplantıyı. * Hikmet Sevcan: Silah ve eroin işine bakar. * Şaban Vezir: Suriyeli büyük kaçakçıdır. * Bekir Çelenk: Tanınmış kaçakçıdır. * Ali Açmak: Silah kaçakçısıdır. Amcaoğlu Abdullah Cantürk ile birlikte çalışırlar. * İlhan Sağlamer: Samsunludur. 146 * Doğan Çelik: Karadenizlidir. "Toplantıya şu şahıslar katılmış.

Malte-peli Doğan. tüm işleri tek merkezden.3 gün sürmüş. Zaten Oflu İsmail toplantıda Bulgaristan hükümetinin temsilcisi gibi konuşmuş. Malatyalı Hüseyin Gencer. Rahat para kazandığı için kimseyi düşünmüyor. Kendilerine hakarette bulunarak. Bu kez toplantıya az kişi katılmış. İstanbul piyasasını elinde tutar. * Ayrıca Antepli Sayar ve Çil ailesinden de bir temsilci top lantıya katılmıştır. Bilâhare Oflu İsmail. kimyevi madde kaçakçılığına dönülmesi teklif edilmiş. Bu olayı yapanlar Enis Karaduman ile İstanbul'da Klüp 33 cinayetinin faili olarak aranan Erzurumlu Oktay Yıldırımer. orada kalmak isteyenler bile. Türkiye'ye dönüşümde bu şahısları bir gece kulübünde buldum. "Bu toplantıdan bir müddet sonra. . "Toplantıda babalar hemfikir görünmüşler. Dündar Kılıç'ın ortağıdır. dünya çapında bir kaçakçılık organizasyonu kurmak olduğunu anlamışlar.ikamet eder. "Aslında toplantı Bulgaristan hükümetinin isteği üzerine olmuş. 'Kendisini çağırdık. aslen Trabzonludur. kendisinden ve benden özür dilemiş. birçok kaçakçının bulunduğunu. bunlara destek olunmasını. Sarı Avni'ye yaptıklarının aynısını kendilerine yaptım. Dündar Kılıç. Oflu İsmail'in adamları Zürih'te Sarı Avni'nin yemek yediği lokantaya giderek kasıtlı olay çıkarıyorlar. Kartal/Maltepe'de oturur. ancak davete uymadı. Kaçak sigarayı deniz yoluyla getirir. Ön plana Oflu İsmail'i çıkarmışlar. Amaçlarının bizim işlerimizden hisse almak olduğunu söyledi.Türkiye'de askeri harekât olduğu için dikkatli olunması gerektiği. Tüm kaçakçıların Bulgaristan'a yerleşmelerini. birlikte hareket etmek gerektiğini söylemiş. Oflu İsmail (Hacısü-leymanoğlu). Esas gayenin. 1981 yılı Zürih seyahatim sırasında Sarı Avni bu olayı bana anlattı. kendisine Kasımpaşalı Erdoğan denir. Ama gün gelir tek başına kalır' demiş. ancak toplantı bittikten sonra. olayın yanlışlıkla meydana geldiğini. Çünkü herkes. Dündar Kılıç'ın adamlarından dır. * Avni Karadurmuş. bir yanlış anlaşılma olduğunu söylemiş. "Toplantı 2. Ayrıca Türkiye'den kaçıp Avrupa ülkelerinde perişan olan. telefonla Sarı Avni'yi arayarak. Avni'nin ağzına silah namlusu sokuyorlar. Oflu İsmail'in Bulgaristan'ın bir aske147 ri gibi hareket ettiğini anlamış. Bulgaristan'ı terletmişler. "1982 ve 83 yılında Bulgaristan'da yine Babalar toplantısı olmuş. toplantıya çağrılmış ama gitmemiştir. Ayrıca İran. Türkiye'ye gelen sigaraların baş bayisidir. Erdoğan Aslan. Sarı Avni'yi örnek göstermiş. Irak ve diğer Ortadoğu ülkelerinde pazar bulunması konusu ele alınmış. paralarını Bulgar bankalarına yatırmalarını. Bulgarlar'ın bütün kaçakçıları bünyesinde toplayarak. kolektif olarak yönetmeyi önermiş.

1980. Daha sonra. bazı kişileri tehdit etmeye başladılar. Türkiye'deki sigara işinin tekellerine alınması. Kaçakçıların içine kadar sızdı.Sigaralar Bulgaristan'dan Oflu İsmail tarafından yollanır. Kendisinin altın ve pırlanta kaçakçılığı yaptığını duymuştum. Oflu İsmail biliyorsunuzdur. Tanışmamızı Diyarbakırlı Ali Kahraman sağladı. Dündar Kılıç ve Hüseyin Gencer ise Kapalıçarşı'da faaliyet göstererek. Kapalıçarşı esnafını. "Türkiye'ye dönüşlerinde. Diyarbakır ve Mardin grubunun Kapalıçarşı'daki en büyük kaçakçısı ve temsilcisi Sait Koç'tur. Süryaniler ile Ermeniler ortak iş yaparlar. altın işinin Yahudiler'den. beraber iş yaptıklarını söylemişti. Diyarbakırlı Şehmuz Tatlıcı vasıtasıyla samimi olduk. Bu tarihten sonra Sait Koç'un yaptığı işlere Para vermek suretiyle hisseli girdim. kendi güçlerince para vermek suretiyle altın ve pırlanta kaçakçılığına katılırlar. Behçet Cantürk'ün kendi bilgileri mi." Araya girip bir anımsatma yapmakta yarar var. Ermeniler'den ve Kilisliler'den alınması konuşulmuş. Mardinli. kendilerinden pırlanta almaya mecbur bırakmışlar.82 yılları arasında Bulgaristan'da görev yaptı. Hüseyin Gencer oğluna kuyumcu dükkânı açtırmıştı. Kapalıçarşı'da pırlanta. Midyatlı Süryaniler. Ayrıca Şehmuz Tatlıcı da bu konuyu anlatmış. Diyarbakırlı Ermeniler ve Yahudiler. Dündar Kılıç'ın kızkardeşi ile evlidir. Kendi ihtiyaçları altın 149 . "Sait Koç'u 1980 yılından beri tanırım. Ancak 1981 yılında kendisiyle samimiyetimiz olmuştur. "Ayrıca Kapalıçarşı'ya el atılması. biz Behçet Cantürk'ün "anlatımlarına" dönelim: 148 KAPALIÇARŞI ESNAFINA TEHDİT "Son toplantıda. Türkiye'ye gelen sigaraları idare ettiler. yoksa sorguda öğrendikleri miydi? Neyse. Maltepeli Doğan ve Kasımpaşalı Erdoğan Aslan sigara işine el atıp. Kapalıçarşı'da bulunan Mardin/Midyat ve Diyarbakırlı kuyumcular. Anlatılanlar. sigara kaçakçılığının başkaları tarafından yapılması halinde o kişilere gereken kötülüklerin yapılması karan alınmış. kendisine ortak olmak istediğimi söyledim. Behçet Can-türk'ü sorgulayan MİT görevlisi Mehmet Eymür. 1981 yılında Sait Koç ile görüşüp. Teklifimi kabul etti. "Sait Koç'a. "Kapalıçarşı'da pırlanta ve altın kaçakçılığını üç grup elinde tutmaktadır: Kilisliler.

Ben Kapalıçarşı'daki esnafı koruyan ve onları himaye eden bir kişiyim. Hep birlikte yazıhanemin karşısındaki ve Divan Oteli'nin yanındaki Suvis Pub'a "Yemekten sonra Bedros. Dündar Kı-lıç'ın. Behçet'e söyle.. atletik yapılı ve spor giyimli bir gençti. eylemin Kapalıçarşı'da yapılacağı sözünü verdiklerini söyle150 "Eylemden bir hafta kadar önce Bedros Demirciyan yazıha-neme geldi. Ertesi günü yine aynı kişilerle. o da . 'ASALA ile DDKD. işleyip kendi dükkânında satar. Kendisini yurtdışından Zerruh'un aradığını. Dündar Kılıç'ın bu tehdidini duyan. Bedros'a uğramış ve 'Bugün Kapalıçar-şı' ya gitme. Nubar Sivasyan'ı nereye götürdüğünü bilmiyorum. Türkiye'de ortak bir eylem yapacaktı. Burada Sait Koç. "Toplantıya benim çağırdığım DDKD'li Faruk Vakıfahme-toğlu ve Sait Koç ile birlikte Kalyon Oteli'ne gittik. "Dündar Kılıç. uzun boylu. misafirin geldiğim ve bana getireceğini söyledi. Bedros'un dükkânına gelerek Bedros'u bulmuş.) "Olay sabahı Faruk. Sait Koç hisseleri dağıttıktan sonra. Dündar Kılıç'ın kulağına gitmesinin de yararlı olacağını konuştuk. "Sait Koç Avrupa ülkeleri ile çalışır. Kapalıçarşı esnafının otobüsleri de vardır. Bu sebeble Sait Koç'a yapılmış bir tehdit bana yapılmış demektir. ince bıyıklı. Faruk Vakıfahmetoğlu lafa girdi.(. Dündar Kılıç'ın yaptığı tüm baskıları anlattı. Gelen misafir esmer. Ben gitmedim. sokanı duydukları takdirde öldüreceklerini söylediğini aktardı. Örgüt evine götürdüğünü tahmin ediyorum. Zaman öğle saatiydi. Şişli Osmanbey'de Nar Pastanesi ile Çarşaf İş Mağazası arasında bir apartmanın sekizinci katını bu işler için kullanıyorlardı. Bu eylemi Kapa-lıçarşı'da yaptıralım' dedi. öğleyin Kalyon Oteli'nde buluştuk. caddede. Bir süre sonra Bedros ve misafir taksiyle geldiler. hiçbir gayrimüslimin Kapalıçarşı'ya iğne dahi sokamayacağını. Sait Koç. O tarihlerde. kalan kısmın bir bölümünü piyasaya sürer.(. İsviçre ve İngiltere'den altın temin eder. Taşları Belçika'dan alır. Bedros ve misafiri beklemeye başladık. O anda Faruk da yazıhanemde bulunuyordu. tahminen 25 yaşlarında. bu durumu tanıdığım bazı arkadaşlara anlatmış. Kapalıçarşı'daki gayrimüslimleri korumak için bir eylem yapacak' bilgisinin.) Kapalı-çarşı eyleminden 3 gün kadar önce. Zerruh'un gönderdiği misafir. Bunlar Türkiye'ye zulalı otobüslerle sokulur. Kapalıçarşı eyleminden tam bir ay önceydi. Yine Belçika. "Kalyon Oteli'ndeki bu görüşme. Faruk'un. yazıhaneye döndüm.. diğer taşları. 'DDKD ve ASALA.. Avrupa'ya çalışan otobüs firmaları içinde. bundan böyle kendisinden habersiz. Türkiye'ye ne zaman geldiğini bilmiyorum. Büronun kalabalık oluşu nedeniyle aşağı kapıya inerek. bundan böyle Kapalıçarşı'ya pırlanta ve altınların kendileri tarafından verileceğini söylemiş. kıvırcık saçlı. Faruk. Bedros da beni arayarak. gerekli kişilerle görüştüğünü.ve pırlantayı maliyetine alırlar. yakında bir misafiri Türkiye'ye göndereceğini söylediğini ve misafirin daha sonra Faruk ile buluşturulacağım belirtti. Durum bana intikal etti. Sait Koç'a adamlarını göndererek. Düzgün Türkçe konuşuyordu. Ben ve Sait Koç bunu uygun gördük. Tanışmamızda adının Nubar Sivasyan olduğunu söyledi.. Eylemden önce. Faruk ve misafir birlikte Kapalı-çarşı'ya gittiler.

Eylemden bir gün sonra ise. ama iyi bilen bir arkadaşımın olduğunu söyledim.. yakalanacağını anlayınca el bombasının pimini çekip intihar etmiş. Bu tanıdığım kişi avukat Mehmet Celal Baykara idi. İFADELER BENZİYOR! Faruk Vakıfahmetoğlu işkence altında şu ifadeyi verdi: "Behçet Cantürk birgün bana telefon etti. soygunvari ufak tefek bir faaliyet yapılacak zannetmiştim. olayın kendi dükkânlarının aşağısında olmasını istemiş. Kapıkule'deki bir kaçakçılık olayı nedeniyle daha önce gözaltında alınmıştı. Bana Kapalıçarşı'da bulunan Sait Koç'tan ve ona yapılan baskılardan bahsetti. Böyle bir eylem olacağını aklıma bile getirmemiştim. çarşının tek patronunun kendisi olacağını. Otomobili Behçet Cantürk'ün şoförü kullanıyordu. Behçet Cantürk. Eğer kaçması mümkün olsaydı. Dündar Kılıç'ın etkisini silmekti.)" Kapalıçarşı'da. Yazıhanesine çağırdı." Behçet Cantürk'ün.. Mehmet Baykara olaya sadece babalar davası nedeniyle yardım edemeyeceğini söyledi.(. (. siyasi bir kazanç sağlamaktı. Mehmet Baykara'nın düşüncesi ise. DDKD/KİP örgütünün varlığını sürdürdüğünü kamuoyuna duyurmaktı.gitmesin' demiş. Aslında ben ola152 ya menfaat açısından bakmıştım. ev eşyası yüklü bir kamyonla Mardin'e gönderilecekti. İstanbul'u iyi bilmediğimi. Kapalıçarşı eylemini . Bu arada benim de büyük miktarda para kazanabileceğimi. Ben de atladım. Beyazıt'ın Sultanahmet'e giden kapısından çarşıyı terk edip. Eğer Kapalıçarşı'daki kuyumculara gözdağı verilirse.) Daha sonra Sait Koç ile dükkânında buluştuk. İstanbul'da bir numaralı baba olmaktı. Ancak Behçet Cantürk'ün ifadelerinden sonra Faruk Vakıfahmetoğlu da gözaltına alındı. Gedikpaşa istikametine doğru kaçacaktı. Hülya isimli kuyumcu dükkânının sahibi Diyarbakırlı Sait Koç. yazıhanede Mehmet Baykara ile uzun uzun konuştu. olaya siyasi bir anlam vermek. Nubar Sivasyan. Bürosuna gittik. yanına gittim. Behçet Cantürk'ün davası ise.. daha sonra yargılanacağı mahkemeler ortaya çıkaracaktı. bu sayede örgütün de maddi olarak her imkâna sahip olacağını söyledi. Bilâhare buradan Suriye'ye kaçırılacaktı. "Ben eylem yapacaklarından kasıt olarak. Bedros gelip bana durumu anlattı. O gün(15) olay meydana geldi. "Benden düşüncemi sordular. Behçet gelince hep birlikte Kalyon Oteli'ne gittik. Kapalıçarşı'da bana kuyumcu dükkânı bile açacağını belirtti. Zerruh Vakıfahmetoğlu'nün kardeşi olmam ve DDKD'nin üst düzey yöneticisi olmam nedeniyle beni tercih etti sanıyorum. Sait Koç. Mardin Nakliyat'tan kiralanan. Bu kez. MiT'te söylediklerinin ne kadarı doğruydu? Bunu.. Sait Koç yolda arabadan indi.

. İşin aslını sordum. MİT aldığı ifadeleri toparlayarak bir fezleke hazırladı. Ya kavga ederler veya birkaç el silah atarlar' sandım. kendilerinin kabadayı olmalarına rağmen böyle işleri çevireme-diklerini ve benim (Sait Koç'un) nasıl böyle bir iş yapabildiğimi toplantıda söylemiş. Halaoğlu Yılmaz. 'Niye sana anlattıklarımı. MİT FEZLEKESİ . Hem yemek yiyip hem konuştuk. dükkânıma çağırdım.. Hep birlikte 153 Kalyon Oteli'ne gittik. Kendisinin örgütsel bir yönü olduğunu bilmiyordum. Şehmuz Tatlıcı'ya. Faruk Vakı-fahmetoğlu. 'Merak etme biz konuyla ilgileneceğiz' dedi. Ciddiydiler. İbrahim'e söyledin' deyip başından geçenleri anlattı..10 milyon lira ettiğini. İbrahim'in de içkide bulunduğu Dündar Kılıç'ın bir ekibi tarafından Harami-dere'ye götürülmüş. 13 Ekim 1984 tarihinde ise Behçet Cantürk. Sait Koç. ASALA veya DDKD gibi bir örgütten bahsedildiğini ben duymadım. bu işe hakim olacağız ve çarşıdan payımıza düşeni alacağız' şeklinde konuşmuş. Dündar Kılıç Kapalıçarşı'ya girerse.) 19 Ağustos 1984 günü Behçet Cantürk ile Sait Koç... Anlattı: "Bana birgün halamın oğlu Yılmaz Özboyacı gelerek. 'Beni teselli etmek ve kendilerini büyük göstermek için böyle konuşuyorlar' diye düşündüm. Sonra Behçet geldi. konuyu hep Behçet'e anlattım. Vekin Aktan'a ve Bozo İsmail'e konuyu açtım. O anda böyle bir olayın yapılacağını ciddiye almadım. 'Gerekirse Kapalıçarşı'da eylem yaparız' dedi. Sanıyorum Behçet Cantürk göndermişti. Kendisini daha önceden tanıyordum ama fazla bir münasebetimiz yoktu. Yaşar Demirel ve Mehmet Celal Baykara MiT'te yüzleştirildiler. Ben kendi kendime. "Aradan birkaç gün geçti. Meğer çok büyük bir eylem düşünmüşler. "Faruk o gün benim dükkânıma geldi. toplantıda. Yılmaz benim yanıma gelerek. 'Böyle bir olay kesinlikle yok' dedi. (. Söylediklerinin doğru olduğunu belirttiler. "Ben bu gelişmelerden rahatsız oldum. Ertesi gün Kalyon Oteli'nde yine buluştuk.. 'Herhalde. Behçet'in adamları ona karşı eylem yaparlar. Günlerce süren ızdıraplı günlerin sonuna gelinmişti.anlatması istendi. Faruk. 'Çarşıya girip. benim olayı anlatmam üzerine. Sonra olaydan Behçet Cantürk'ün de haberi olmuş. Yani Faruk'u ciddiye almadım... Dündar Kılıç'ın pırlanta kaçakçılığı konusunda bir toplantı yaptığını. astsubaylıktan ayrılma İbrahim isimli bir şahıs da katılmış. küçücük bir paketin 5. Hattâ bir de tokat atmışlar. telefonla İbrahim'i aradım. Yılmaz'ın bunu bana bildirmesi üzerine. Orada kendisini tehdit edip yüzüne tükür-müşler. Bu toplantıya halaoğlu Yılmaz'ın arkadaşı. Ben Faruk'un önemli biri olduğunu tahmin etmeyip. Telefonla beni aradı.

yine kendi el yazısı ile.11. Bölge Daire Başkanlıklarımızla koordineli bir şekilde operasyonel çalışmalara geçe155 . bundan sonra ne gibi gelişmeler olacağını sanki bilmektedir: 154 "Sanık Behçet Cantürk ve suç ortakları adli safhada bazı hukuki imkânları ve geniş maddi güçlerini kullanacaklardır. Ortaya suçlu olduğuna dair işkencede alınan ifadeler dışında bir tek kanıt çıkaramıyor. Behçet Cantürk ve diğerlerinin suçlu olduğudur. mahalli güvenlik kuvvetleri ile koordineli olarak operas-yonel çalışmalara başlanması hususunda gerekli talimat verilmiştir.11.160839) "Behçet Cantürk ve diğer sanıklar. yalın bir kaçakçılık olayının çok üstünde olup.. DELİL ARANIYOR MİT Müsteşarı Korgeneral Burhanettin Bigalı." Mehmet Eymür hazırladığı fezlekede.10. yurdumuzun güvenliğini tehlikeye atacak nitelikte illegal faaliyetler içine girmişlerdir." MİT. Behçet Cantürk.254/215313. çeşitli zamanlarda gizli olarak çektiği Behçet Cantürk fotoğraflarıydı. Mahkemeye sunduğu tek delil. Behçet Cantürk ve Albay Ali İhsan Cesur birlikte görülüyordu.02. ASALA bağlantısını. Türkiye'yi parçalamayı amaçlayan. MiT'in. "Mahalli güvenlik kuvvetlerimizin. Behçet Cantürk ve yandaşlarının faaliyeti. Behçet Cantürk'e (yıllar geçse de hiç değişmeyecek) bakışını ortaya koyuyordu: ( Sayı: 01. Ankara ve Diyarbakır Bölge Daire Başkanlıklarımıza.10.Mehmet Eymür imzasıyla hazırlanan fezleke.. 13 Ağustos 1984 tarihli (01. 24 Tem-muz'da ise Lice'deki eroin faaliyetlerini yazmıştı! MiT'in bir başka delili ise.160563 sayılı) yazısı ile Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'ndan yardım istiyordu: "Behçet Cantürk'ün ifadesinde belirttiği hususlarla ilgili olarak. 8 Temmuz 1980 tarihinde çekilmiş bir fotoğrafta. 22 Temmuz 1984 tarihindeki Suriye gezisini. İstanbul. "MİT elemanlarının düşüncesi!" Deliller arasında.02254/215246. Behçet Cantürk'ü 47 gün sorguluyor. ideolojik yanı ağır basan organize bir harekettir. Behçet Cantürk'ün 17 Temmuz 1984 tarihinde kendi el yazısı ile kaleme aldığı kaçakçıların isim listesi ve yaptıkları işlerin anlatıldığı ifade vardı. Sarı Avni. Ancak soruşturmayı yapanların kesin kanaati.

.bilmesi için gerekli emirlerin verilmesini takdirlerinize arz ederim.) "Operasyon Büro Amiri Başkomiser Ahmet Geçer'in. suç teşkil edecek herhangi bir eşyaya veya maddeye rastlanılmamıştır. Sermez Köyü nüfusuna kayıtlı Sardun oğlu 1937 yılında Asiye'den olma Nuri Mazıcıyan. Diyarbakır ili Lice ilçesi ve çevresinde arama yapması için bölgeye gönderildi. "Behçet Cantürk'ün kendisine ait elde kalan bazmorfin ve eroinin Lice ilçesi Nergizi mezrasında Mehmet Ölmez'e (Özsu-cu) ait gömde sakladığı ve basit kroki ile belirtildiği yerde. 14 Ağustos 1984 günü saat 10. aynı gün saat 01. olduğu ve bu Apt.) şüphe edilen yerler ve mezranın 500 metrelik civarında. metal arama dedektörü ile ayrıca kazmak suretiyle iyi bir şekilde arama yapıldı. Daire 7'de Diyarbakır Lice. "Uyuşturucu madde kaçakçılığından yakalanan ve halen Ankara Mamak Askeri Cezaevi'nde tutuklu bulunan Behçet Can-türk'ün. 156 Mısırlı Mahallesi Köprülü Sokak 4 sayılı Apt.00 den sonra yapılan soruşturma ve aramada. kazma. Mehmet Özsucu'nun oğlu M.nın tüm katlarında. yöreye götürülmemiş"ti. 20 Ağustos 1984 tarihli rapor ile Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Daire Harekât Başkanlığı'na bağlı Narkotik Şube Mü-dürlüğü'ne verdi. Cantürklerin peşini bırakmıyordu.. Daire 8'de Diyarbakır Lice Sermez Köyü nüfusuna kayıtlı Tahir oğlu 1943 yılında Maile'den olma Hamit Mazıcıyan isimli Türk tebalı Ermeni şahısların oturdukları tespit edilmiş. Sonunda Nizamet-tin Cantürk'ü de ele geçirdi. topladığı delilleri. Behçet Cantürk gözaltına almalı tam beş ay oldu. Ankara'dan. AĞABEY YAKALANIYOR Tarih 30 Eylül 1984. Behçet Cantürk.." Polis.." Komiser Yardımcısı A. metal arama dedektörü ile işaretlenen yerler ile 2 bin metrekare kadar arazi üzerinde yapılan aramada. Lice ilçesi Tepe Köyü'nün Dak-manlara ait mezrasında (. "güvenlik açısından sakıncalı görüldüğünden.. 06 A 1343 plakalı Wolkswagen minibüs ile Diyarbakır çevresinde araştırma yapan ekip. 16 Ağustos 1984 günü tespit edilerek.00 sıralarında verdiği telefon notu ve talimatları gereğince. (. kendisine ait silahların Kamil Dakman isimli şahıs tarafından saklandığını belirttiği. Şirin Özsucu ile tarlada çalıştırdığı Aziz Bozkuş ve Mehmet Çelik isimli şahıslardan istifade edilerek. Nizamettin ve Azet Cantürk isimli şahısların saklandıkları yer. aramalar sonucu aranan kişilere ve suç teşkil edecek herhangi bir eşyaya rastlanılmamıştır. Daire 3'te Diyarbakır ili Lice ilçesi nüfusuna kayıtlı Tabir ve Nable'den 1947'de olma Kamil Mazıcı-yan. Suç teşkil edecek herhangi bir eşyaya rastlanılmadı. Kemal Bozlar amirliğinde bir ekip.

Kapı açılmayınca. Birgün büroya benim gibi firari olan dayım Bedros Demirciyan da gelmişti. polislerin apartmana girdiğini gördüm. Cantürkler'e layık bir şekilde yaşamasını tembih ettim.. Nizamettin Cantürk bu evde saklanıyordu. Nizamettin Cantürk'ün kayınpederi Zeynel Cantürk'ün dairesiydi. Bedros Demirciyan da bürodaymış onu da gözaltına almışlar. Küskünlüğü unuttum. O günlerde gözaltına alınan bazı kişiler serbest bırakılmıştı. Hedefleri. Yoktu. Bahçelievler'deki dairesinde kalıyordum. konuşmadı bile. kaçış öyküsünü şöyle anlattı: "Behçet'i güvenlik güçleri yakaladığında. Yanıt alamadılar. İstanbul'da çok kalmıştım. Mersin'e. Ancak Behçet silah yakalatıp gözaltına alındığında. konuşmaya başladı. "Hergün ayrı bir akrabamın evinde saklanmaya başlamıştım. Topkapı'dan otobüse bindim. kırıp içeri girdiler. "Avukatımız Medet Serhat'in yanında çalışan Fazıl Çetin'in. Önce balkondan aşağıya atlamak istedim. "Galiba evde kimse yok" diye düşündüler.. Ancak 158 .30'da Turistik Caddesi üzerindeki Eyüpoğlu apartmanına baskın düzenlediler. saat 22. Şüphelendiler.Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polisler. İçki içerdik. Fakat şimdi ikimiz de kaçaktık. ben Adana'da Sürmeli Oteli'nde idim. Buluşup. Orada bir ticari taksi tutup kayınpederim. Bir süre Türkmen Oteli'nde kaldım. Ev sahibi gıda toptancısı Mehmet Sıddık Dere ve "misafiri" ellerini kaldırarak teslim oldular. Ergani'de indim. Aslında Bed-ros Demirciyan'ı hiç sevmem. Ailem Diyarbakır'daydı. Çok yüksekti. Aradan kısa bir zaman geçti. Türkmen Oteli'nin sahibinin yanına gidiyordum. Orada çok kötü bir tavır alıp Behçet'e. Zile bir daha bastılar. 'Yine asılsız ihbar" deyip giderlerken. Kapıyı Mehmet Sıddık Dere açtı. Behçet'in eşi Akile Dilek Alev. Beni görünce tanıdı ve içeri aldı. Biz İstanbul'a geldiğimizde bizimle hiç ilgilenmedi. Sonra İstanbul'a gittim. Karşı dairede oturan Mehmet Sıddık Dere'nin ziline bastım. polislerden biri şüphelenip karşıdaki 7 nolu dairenin ziline bastı. Fazıl ile birlikte hemen hergün yazıhaneye gidiyorduk. Telefon açıp tehdit ettim. Evde bulunanlara seslerini çıkarmamalarını istedim. Başıma bu belayı siz sardınız' demiş. Arama yaptılar. Biraz da para gönderdim. Ancak tam o sırada içeriden bir gürültü geldi. İşimiz iyi olunca bizimle ilgilenip. bizim aleyhimize ifade vermişti. aynı zamanda amcaoğlu Zeynel Cantürk'ün evine gittim. Ancak ben onun Diyarbakır'da olduğunu biliyordum. 'Sizin yüzünüzden içeri alındım. onun koyu kahverengi Murat otomobili ile gezerdik. Kapı çalmaya başladı. İhbar almışlardı. "Bir akşam balkonda otururken. Yurtdışına gitmeyi planlıyorduk. 157 "Misafir" Nizamettin Cantürk. Eşim Süreyya da benim gibi firari idi.

polisler zili çalmakta ısrar ediyorlardı. Sonunda kapıyı kırıp içeri girdiler..." Nizamettin Cantürk hemen Ankara'ya, Gölbaşı'na götürüldü. "Adem Ol"mayı öğrendi!.. 16 gün işkence gördü... İfadesi 28 sayfa tuttu... Söyledikleri kardeşi Behçet Cantürk'ten farklı değildi... Bu arada, günlerce süren sorgular Behçet Cantürk'ün ruhsal yapısını çok bozmuştu. Yine işkenceye alınacağından korkuyordu. Koğuş arkadaşlarına, "eğer bir daha işkenceye götürülürsem, kesin intihar edeceğim" diyordu. Korktuğu gerçekleşti. 16 Ekim 1984 günü gelip koğuşundan aldılar. Sivil polisleri karşısında görünce şoke oldu. Otomobile bindirdiler. Sivil plakalı Renault, "Samsun asfaltına" çıktı. "Mamak'ın şirin gecekondu evlerini" arkada bırakıp, 10 dakikada Emniyet Genel Müdürlüğü'ne geldi. Behçet Cantürk, yeni bir "işkence seansına" kendini hazırlarken, götürüldüğü odada ağabeyi Nizamettin Cantürk'ü görünce çok şaşırdı. Birden 100 gündür çektiği acılar aklına geldi. Duygulandı, ağlamamak için kendini zor tuttu... İki kardeş yüzleştirildi. İkisi de polis ifadelerinin doğru olduğu söyledi... Nizamettin Cantürk, 22 Ekim'de savcı, dört gün sonra 26 Ekim 1984 günü hakim karşısına çıktı. Emniyette işkence altında sorgulandığını, ifadesini kabul etmediğini söyledi. Tutuklandı. Şoför Yaşar Demirel 10 Ekim 1984 günü yakalanmıştı. O da aynı günkü duruşmasız mahkemede tutuklandı. Mehmet Sıddık Dere ve Zeynel Cantürk salıverildi... Bu arada, işkence yapılarak alınan ifadeler sonucunda, birçok kişi ASALA, DDKD üyesi olmak iddiasıyla gözaltına alınıyordu. Ancak bunların hemen hepsi, ilk mahkeme serbest bırakılıyordu. Fakat özgürlüğe kavuşanlar, tek kişilik unutamayacakları "acı anılarla" çıkıyorlardı... hücrelerden, yaşamla-rının sonuna kadar

TRAJİK BİR OLAY İşkence, bazen kişilerin yaşamında çok trajik olaylara neden oluyordu... İbrahim Nurdoğan, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı, Silah Kaçakçılık Şube Müdürlüğü bünyesinde çalışıyordu. Komiserdi. 1984 yılında Behçet Cantürk'ün de içinde yer aldığı kaçakçılarla ilgili olayların soruşturulmasında görev yaptı. Birçok ünlü silah kaçakçısının ifadesini aldı. Enver Sahan, Gaziantepli'ydi. Silah kaçakçılığı yaptığı iddiasıyla sorgulanmak için Gölbaşı'na getirildi. Sağ çıkamadı, vücudu işkence tezgâhında kaldı. Komiser İbrahim Nurdoğan, Gaziantepli Enver Şahan'ı işkence sonucu öldürdüğü iddiasıyla yargılandı. Mahkeme sürerken, komiser Nurdoğan, İsviçre'ye, koruma görevlisi olarak gönderildi. İki yıl sonra beraat etti. Türkiye'ye döndü. Adıyaman Emniyet Müdürlüğü'nde Narkotik Şube Müdürü oldu. Birgün bir operasyon için alıcı kılığında, kaçakçılarla ilişki kurdu. Eroini Gaziantep'ten alacaktı. Bu arada malı alırken suçüstü yapacaktı. Giydiği köylü kıyafeti ile Gaziantep'e gitti. Eroini alacağı kişiler, "Mal mezarlıkta teslim edilecek" dediler. Mezarlığa gitti. Bir süre sonra eroini getirecek üç kişi de mezarlığa geldi. Komiser Nurdoğan'a yaklaşıp,"bizi takip et" dediler. Mezarlığın içine doğru yürümeye başladılar. Bir mezarın başında durdular. "Oku" deyip, elleriyle mezarı gösterdiler. Komiser İbrahim Nurdoğan'ın okuduğu mezar taşında, "Enver Sahan" yazılıydı. Aynı anda kesik namlulu çifteler ateşlendi. Komiser İbrahim Nurdoğan, Enver Şahan'ın mezarının üzerine yığıldı kaldı...

İbrahim Nurdoğan'ın öldürülmesi ile meslektaşları çok fazla ilgilenmedi. Polisler o dönemde, Ankara polisi- İstanbul polisi diye ikiye ayrılmışlardı. Birbirlerini "yemekle" meşguldüler! Behçet Cantürk, l Ağustos 1984 tarihinde, MİT'e verdiği ifadesinde bazı emniyet görevlileri ile ilişkisinden bahsetmişti. 10 Ağustos 1984 tarihinde, bu kez "muhbir sıfatıyla" ifadesine başvuruldu. Behçet Cantürk'ün "yeni sorgucuları", Mülkiye Müfettişleri Erol Arıkan ve Neşet Kanyılmaz ile yeminli kâtip Habip Çol-pan'dı. Mülkiye Müfettişleri, Behçet Cantürk'ün polislerle nasıl bir ilişki kurduğunu merak ediyorlardı. Müfettişler sordu, Behçet Cantürk yanıtladı: "İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Şube Müdür Muavini Orhan Özerler'i, 1983 yılında gözaltına alındığımda tanıdım. Kendisine para vermedim. Kendisiyle özel hiçbir görüşme yapmadım... "Gösterdiğiniz resimle, soyadının Şen olduğunu öğrendiğim Başkomiser veya komiser olup olmadığını kesin olarak bilmediğim Mehmet Ali Şen'i de, yine gözaltına alındığım 1983 yılında

tanıdım. Mali Şube'de gözaltına tutulduktan sonra Mamak Askeri Cezaevi'ne sevkedilirken, Mehmet Ali Şen'in sorumluluğunda bir ekiple Ankara'ya götürüldük. Yolculuğu uçakla yapmıştık. Ankara'ya indiğimizde kamımız acıkmıştı. Cezae-vi'ne gitmeden önce yemek yiyelim teklifinde bulunmuştum. Hep birlikte Çubuk Barajı'ndaki bir lokantaya gittik. Yemek yerken, kardeşim Nizamettin Cantürk ve amcazademiz CHP Diyarbakır eski milletvekili Halit Akgül geldiler. Hep beraber oturup sohbet ettik. Herhangi bir şekilde Mehmet Ali Şen'e para vermedik... "Narkotik Şube Müdürü Uğur Gür ile 1981 yılında, müşterek terzimiz, sosyete terzisi, Nişantaşı'nda mağazası bulunan

soyadını hatırlamadığım, Ermeni asıllı Erhan'ın dükkânında tanıştık. Tarihini tam hatırlamıyorum; Mehmet Cizrelioğlu, Selim Azizoğlu, ses sanatçıları İzzet Altınmeşe, Bedri Ayseli ve isimlerini hatırlamadığım birkaç arkadaş ile Semiramis Gazinosu'na gidecektik. Uğur Gür'ü de davet ettik. Böyle tanıştık. Benim karşı çıkmama rağmen gazinoda fotoğrafımızı çektiler. Kendisine, amcaoğlu Abdullah Cantürk'ün gözaltından kurtarılması için kesinlikle para vermedim... "Bana gösterdiğiniz fotoğraftan, soyadının Türkmen olduğunu öğrendiğim İstanbul Narkotik Şube Emniyet Amiri İsmet Türkmen ile 1983 yılında gözaltına alındığımda tanıştım. Benim İsmet Türkmen'e, beni kurtarması karşılığında 3 milyon lira teklif etmem konusunda aramızda herhangi bir konuşma geçmedi. İsmet Türkmen hiçbir zaman beni Hilton Oteli'nde ziyaret etmedi... "Ben, eski İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Balcı'yı tanımam ve hiçbir şekilde de görüşmemiz olmamıştır. Emniyet amiri İsmet Türkmen Hilton Oteli'ne gelip, benden Şükrü Balcı için para istemedi... "Polis memuru Nurettin Günay'ı 1975 yılında Diyarbakır'da tanıdım. İstanbul'da da görüştük. Tarihini tam hatırlayamadığım bir gün, Sarıyer'de Altınkum Plajları'ndaki lokantada yemek yedik. Bana Uğurcan Elmas ile Bedri İstanbullu'nun Narkotik Şube tarafından gözaltına alınacağını söyledi. Kendisine hiçbir şekilde para vermedim. Başkalarının da verdiğine tanık olmadım... "Başkomiser Akın Küçükbarak ile Diyarbakır'da görev yaptığı dönemde tanıştık. Kendisine maddi menfaat sağlamadım. 1984 Şubat ayında Mamak Askeri Cezaevi'nden tahliye olduğumda beni karşılamaya gelmişti. Kendisi beni karşılamaya hangi araba ile geldi bilmiyorum... "Necmettin Dede'yle hiç tanışmadık...

"Emniyet Amiri Muhsin Çelik'e, Avni Karadurmuş'un para verip vermediğini bilmiyorum...

"Başkomiser Kemal İsmailoğlu'yla herhangi bir ilişkim olmamıştır. Hiçbir surette kendisine para vermedim... "Komiser Savaş Sümer'e hiçbir surette para vermedim... "Eminönü Ekipler Amiri olarak kendisini tanıtan Asım Peh-livanlı'ya hiçbir şekilde para vermedim... "Başkomiser Recai Köse'yi Lice Emniyet Amirliği'nden tanırım. Kardeşim Sabit Cantürk tarafından evine hediyeler alındığını ve harçlık verildiğini duymadım... "Kemal Hasman ile 1982 yılında İstanbul Narkotik Şube-si'ne, tanık olarak gittiğim gün tanıştık. Kendisinin ve misafirlerinin Diyarbakır'daki otellerimizde para vermeden kaldığını duymadım... "Nejat Güngör, Diyarbakır İkinci Şube Müdürü olduğu dönemde, ben Mamak Askeri Cezaevi'nde idim. Cantürk Ote-li'nin Nejat Güngör tarafından kasten kapatıldığı bilgisi gelmişti. Tahliye olduğumda Diyarbakır'a gittiğimde Nejat Güngör geçmiş olsuna geldi. Ben cezaevinde iken hakkında bir cinayet soruşturması yapılan kardeşim Sabit Cantürk'ün soruşturması ile ilgili bilgiler verdi. Kardeşimin haksızlığa uğradığını, suçsuz olduğu halde suçlu gösterildiğini söyledi. Bunu da Diyarbakır Narkotik Şube Müdürü Halil Sultar'ın yaptığını belirtti. Bunun dışında görüşmedik. Bana tayininin başka bir yere yapılması için ricaya gelmedi. Kendisine herhangi bir yardımım olmadı... "Polis memuru Kemal Kara'yı İstanbul Mali Şube Müdürlüğü'nde gözaltında bulunduğum sırada tanıdım. Bana Dündar Kılıç'ın selamını getirdi ve Dündar Kılıç'ın herhangi bir şekilde yardım yapılıp yapılmayacağını sorduğunu söyledi. Ben de kendisiyle Dündar Kılıç'a teşekkür ettiğim mesajını gönderdim. Bunun dışında kendisiyle bir görüşmemiz olmadı. Para vermedim... "Komiser Ahmet Akkurt'u 1976- 77 yıllarında Ankara'da tanıdım. Kendisine hiçbir şekilde para vermedim. Para vermem gereken bir durum olmadı... 163

"Salih Zeki Yiğit'i Diyarbakır 1. Şube Müdürü olduğu 1980-82 yılları arasında tanıdım. Otelde yemek yedik. Hesabı kendisi ödedi. Biz Diyarbakır'da oteller aldığımızda emniyet görevlileri sık sık gelip kalırdı. Ancak ben, 'polislerden hesap almayın veya az alın' diye, çalışanlara birşey söylemedim... "Mehmet Ahmet Yemenicioğlu'nu Diyarbakır'da 2. Şube Müdürlüğü yaptığında tanımıştım. Kendisi otel hesaplarını mutlaka öderdi... "1977- 78 yıllarında ruhsatlı tabancamın dosyasının Emniyet Genel Müdürlüğü'nce istendiğini öğrendim. Bunun üzerine Emniyet Genel Müdürlügü'ne giderek, Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Yiğit ile görüştüm. Ankara'da, daha sonra Diyarbakır'dan tanıdığım Atilla Aytek'i

'Sen genç adamsın.. yazılan bir raporla. yasalara karşı kendini koruyacak. iki "zırh" buldu: Avukat Medet Serhat ve Avukat M.. Atilla Aytek. yarın misafirimiz olmasını rica ettim. 'İnşallah senin dediğin gibidir. Tanıkları sindirerek dava kazanma dönemi bitmişti. 1984 yılının Şubat ayında cezaevinden çıktıktan sonra Tayyar Bey ile. beni İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Tayyar Seven ile tanıştırdı. Ben ve Atilla (Aytek) seni severiz." Behçet Cantürk'ün emniyet görevlileri hakkında Mülkiye Müfettişlerine anlatıkları. Toplam 101 gün gözaltında bulundu. Ertesi gün lokantaya gittiğimizde bizi bekliyordu. Daha birkaç ay önce yine aynı koğuşlarda kalmıştı. Ticaret hukukundan anlamıyorlardı. Cezaevlerine yabancı biri değildi. MİT'te söylediklerinin tam tersiydi. Tedirgindi. Oturduk. O da bana. Son gözaltı ve tutuklanmadan sonra. Ben de hepsinin uydurma olduğunu söyledim. Ancak bu kez durum değişikti. Rüyalarında kabus görüyor. bağırarak uyanıyordu. Daha sonra Tayyar Bey ile İstanbul'un çeşitli gazino ve eğlence kulüplerinde karşılaştık. Ancak sakın yanlış yapma' diye öğüt verdi. Tecrübe sahibi oldukları. iki avukat daha tuttu: İhsan Öcal ve Selahattin Deniz.164 AVUKATIN ÇEVRESİNDEN YARARLANILIR! Gangster görünümü topluma itici geliyordu. "zırh" sayısını artırdı. Sonra masasına giderek. Levent'te üyesi olduğu bir lokantaya davet etti. çevresinden yararlanmak istedikleri avukatlara. bana. 1983 yılında anlamadığı ticaret hukuku nedeniyle cezaevine girmişti. Ruh sağlığı bozulmuştu. Kendisi beni ve Refik'i. Gelip .. Fakat Behçet Cantürk'ün MİT'te söyledikleri. Bana uzaktan geçmiş olsun dedi. Bilgisinden çok. Kabul etmedi.. yeni "suç çeşitleri" ortaya çıkmıştı. 4 yıl sonra Türkiye'nin gündemine bomba gibi düşecekti. Üstelik tanığı olmayan. Cevdet Yardım. Çeşitli işkencelere maruz kaldı. yüksek meblağlar ödediler! Behçet Cantürk.. bazı kapıları açacak avukatlara ihtiyaç duydular. Yeni çağa ayak uydurmak zorunda kaldılar: "İşadamı" oldular! Bu yeni "işadamları". Karşılıklı ikramlarda bulunduk. arkadaşım Refik Bulutçu'nun sahip olduğu Ro-jin adlı gece kulübünde karşılaştık. Karşı karşıya bulunduğu tehlikeler büyüdükçe. Ben de kendisine bir viski gönderdim.ziyarete gittim. eğer bu işleri yapıyorsan senin kulağını çekeriz' dedi. ceza davalarını ise kavramak giderek zorlaşıyordu. hakkında çeşitli dedikodular çıkıyor.

" Lice Vergi Dairesi'nin Ga 266 Hesap nolu gelir vergisi mükellefi Behçet Cantürk'e. Behçet Cantürk'ü ihtilattan men etti. 28 Ağustos 1984 tarihinde avukatı ile ikinci kez bir araya geldi.. hukuki yardım konusunda görüşebilecekleri bildirilerek. Cevdet Yardım'a. Sıkıyönetim Askeri Savcılığı adına. İki ay bir hafta sonra. büyük meblağları olan ha166 .) Soru: 1980. Behçet Cantürk'ün avukatları ile görüşmesi biraz sorunlu oldu. görüşmeye başlanılmıştır. "Sorgu" tutanağa geçirildi: "(. çok sayıda adınıza ya da yakınlarınız adına kayıtlı banka hesaplarınız oluşmuş. avukat da sanığa bu konuda soru yöneltmemiştir. Avukatı müvekkilinin işkence gördüğünü Sıkıyönetim Komutanlığı'na bildirdi." HESAP UZMANLARI "SORGULUYOR" Avukatlarıyla yarım saat bile görüşemeyen Behçet Cantürk'ü. 31 Ekim 1984 tarihli Askeri Savcılık tutanağıydı: "Sanık vekillerinden Avukat Selahattin Deniz. yok mu' diye sormaya başlayınca. ilk kez 26 Haziran 1984 günü görüşmüştü.81-82. 165 Bu olaydan sonra.83 yıllarında gayrimenkulleriniz artarken. 31 Ekim 1984 günü saat 16. Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Mahkemesi. Artık vekilleriyle Askeri Savcı huzurunda sadece 15 dakika görüşecekti. Bu hesaplarda. gördüğü çok ağır ve insanlık dışı işkenceleri anlattı. 'Ayağında yara izi var mı. Askeri Savcılığımıza müracaatla müvekkili ile görüşmek istediğini beyan etmesi üzerine. Hesap Uzmanı Mehmet Arıoğlu ve Hesap Uzmanı Tarık Boy-nueğri sorular yöneltti.kendisini tekrar sorgulayacaklarından korkuyordu. İkazımız üzerine bu tür görüşme gerçekleştirilmemiştir. Avukat Selahattin Deniz sanığa. Bu görüşmelerin nasıl gerçekleştiğine en güzel örnek. Avukatıyla. Hayatını kurtarmak için herşeyi kabul ettiğini söyledi. bu tür işlemlerin yerinin burası olmadığı ihtar edilmiştir. cezaevi görevlilerinin de hazır bulunduğu odada. kendisine sadece hukuki yardım konusunda görüşme yapabileceği. Sonra MİT'e alınıp günlerce sorgulanmıştı.. (Bunun üzerine) Behçet Cantürk avukata ayaklarındaki yaradan şikâyette bulunmamış. Avukat M.15'te savcı huzurunda. Maliye ve Gümrük Bakanlığı'ndan gelen hesap uzmanları saatlerce "sorguladılar.

Hesap hareketlerine gelince. yüzde 50'sini bana vereceklerdi. kendi adıma satın aldım. Bu elli milyonu da direkt bana vermişlerdir. Benim adıma kayıtlı olan elli milyon lira kendi parasıdır Kendisi bana 1981 yılında umumi vekaletname vermiştir. elli milyonu ise amcası Kamil Dakman'a aittir ve elli milyonu da benimdir. Evlendiğimiz de kendisi bana yirmi milyon lira vermişti. Fabrikanın çalışması sonucunda oluşacak kârdan. kendi adıma yatırmıyordum.çıkışlar görülmektedir.reketler. Alacaklarımı çok kişi üzerinde gösterip. Abdulkadir Takan adına kayıtlı hesaplara gelince. Bu nedenle kendilerinden ilk başta 125 milyon liralık borç senedi almıştım. banka müdürü beni telefonla aradı ve "bu parayı senin ticari hesaba vadeli yatıra-lım. Soru: Ellişer milyonları olduğunu söylediğiniz Akile Dilek Alev ve İlameddin Dakman ne iş yaparlar? Kendilerine kimlerden servet intikal etmiştir. Abdulkadir Takan. ticari faaliyetlerimle kazandığım paralardır. Soru: Alacaklı olduğunuzu söylediğiniz firma ya da kişiler kimlerdir? Alacak ilişkiniz ne zaman ve nasıl doğdu? Verdiğiniz paraya karşılık ne aldınız? Cevap: Alacaklı olduğum söz konusu firma ve kişiler Herko İplik Fabrikası ile Maltepe İplik Fabrikası'nın sahipleri olan Ali Hassas ve Ömer Haşşaş'tır. Bunu nasıl açıklıyorsunuz? Cevap: Akile Dilek Alev 4 yıllık imam nikâhlı eşimdir. Yirmi milyon kendisine nerden kaldı bilmem. bu para benimdir. İlameddin Dakman söz konusu paraya el sürmemiştir. büyük tutarları itibariyle hesaplara rastlanmıştır. . Bunları nasıl açıklıyorsunuz? Cevap: Gayrimenkulleri kendi paramla. Ancak servet affından önce olduğu için. İlameddin Dakman parayı bankaya götürdüğü zaman. Bu nedenle İlameddin Dakman adına vadeli olarak yatırdım. bunlar faizler ve şu anda isimlerini hatırlayamadığım kişilerden almış olduğum borç paralar ve kendi paralarımdan oluşmaktadır. 1982 yılı içinde toplam olarak 175 milyon lira vermiştim. kendisine verdim. Adına hesap açtırmamın nedeni. Yaşar Demirel adlarına da. çok kanaldan. yirmi milyon liradır. Herhangi bir kimse adına gayrimenkul almadım. Cevap: Daha öncede belirttiğim gibi Akile Dilek Alev'in parası elli milyon değil. ilgili banka şubesi yazıhaneme yakındı. daha yüksek faiz elde edersiniz" dedi. Soru: Banka Şubelerine yazdığımız yazılarda. çok banka şubesinde alacaklı olduğum firmaların üzerine gidebilmek ve o firmanın iflası sıra- sında.18 yaşlarında bir gençtir. Para. Yakın akrabamdır. Ben bunlara elyaf hammaddesi ithal etmeleri için. Yaşar Demirel benim şoförümdü. çok sayıda alacak ismiyle iflas masasında hak sahibi olmaktır. İlameddin Dakman 17. İlameddin Dakman. bağışlamadım. İlameddin Dakman ile hemşeriyiz. girişler. Ayrıca 1982 yılı içinde 100 milyon lira alacağımı da . köy sahibi olan babası ve amcasınındır. onun adına kayıtlı paranın elli milyon lirası babası Salih Dakman. Kendisi ev hanımıdır. sizin adınıza çok sayıda banka hesabı olduğu ve yakınlarınızdan Akile Dilek Alev. Bankadaki paralar. Bu hesaplardan hemen hepsinden sizin çekme hakkınız olduğu ka-yıtlıdır. Ben bunu ticaret ve banka faizleriyle elli milyona yükselttim.

nakden tahsil ettim..) Soru: 'Akrabalarımdan aldım' dediğiniz paraların toplamı ne kadardır? Size para veren akrabalarınız ne iş yapıyorlar? Kazançları nedir? Neden size para verdiler? 168 Cevap: Kardeşim Sabit Cantürk'den 20. Sözkonusu pahalı otellerde çeşitli tarihlerde kalmanızın nedeni nedir? Cevap: İstanbul'da evim var.. (. (. kayıt edilen hasılat ile gerçekleşen müşteri kapasitesi hasılatı.25 milyon. Diğer bir deyişle otelcilik hasılatının eksik kayıt edildiği anlaşılmıştır. karapara diye tanımlanan. Hanım (eşim) Diyarbakır'a gittiği zaman. Bu konuda ne diyorsunuz? Cevap: Konuyu muhasebecim daha iyi bilir. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava devam etmektedir.6. (. servet ve faaliyet unsurlarından elde edilen parayı ortaya çıkaramamam nedeniyle eksik beyan edilmiştir. Bu senetleri tahsil edemediğimiz için iflas masasına kayıt ettirdim.1984 günü düzenlenen tutanağa göre. farklı olmuştur. 22. 1982 yılı içinde 150 milyon lira olarak kendilerine geri ödedim. 5 milyon lira dolayında bir tutarı beyan etmişsiniz? Beyan dışı bıraktığınız gelir için ayrıca ek bir beyanda bulundunuz mu? Cevap: 1982 yılı geliri. Kardeşim Sabit Cantürk eski iş ortağımdır.) Soru: Otelcilik faaliyetinize ilişkin olarak Diyarbakır'da bulunan Demir Oteli'nin hesapları tarafımızdan incelenmiştir. Yeni aldığım 1982 sonu veya 1983 yılındaki senetlerle. Bana göre eksik kayıt edilmemiş olması gerekir. elimdeki senetlerin tutan 400 milyona ulaştı. Şu anda mahkemededir. bakiye alacağım için yeni senetler aldım.. Ancak 100 milyon lira tahsil etmeme rağmen senetlerini iade etmedim.. Bu paraları 1981 ve 1982 yılları içinde almıştım. Soru: İstanbul'da bulunan Sheraton ve Hilton otellerinde uzun süreli kalışlarınız ve büyük tutarlarda hesap ödemeleriniz tespit edilmiştir. Kendisi halen Cantürk Otelinin yüzde 50 paylı sahibidir. bizzat kendim kaldığım gibi gelen yakınlarımızda . Daha sonra 1983 servet affı ile servetim için ek beyanda bulundum. 1982 ve 1983 takvim yılları geliri olarak... Salih Takman'dan 35 milyon olmak üzere Akile Dilek Alev ve diğer yakınlarımdan toplam 100 milyon lira kadar para almıştım. Kendilerinden ayrıca.) Soru: Büyük çaplı ticari faaliyetiniz ve mevduat faizi geliriniz olduğu halde.

kızını resmi nikâhla değil. Sen baz-morfin bulabilir misin" diye sordu. Kendisi gibi. Zengin olmak istiyordu. ifade verdiğinden habersizdi. dönemin "döviz borsasıydı!" Çarşının "inceliklerini" öğrendi. Babasının iş ortağı Hayrettin Yağcı(16) aracılığıyla Göldağı ailesi ile tanışmıştı. Kapalıçarşı. Gözü açık. ilkokulu dışarıdan bitirmişti. Sarı Avni. Sarı Avni'nin 18 yaşındaki kızı Ayşe idi. Korkmaz'ı okutmadılar. DAMAT TESLİM OLUYOR Adı Korkmaz Göldağı. Döviz karaborsacılığı yapmaya başladı. Ancak istediği kadar para kazanamıyordu. Kapalıçarşı'da "çekirdekten" yetişen Mehmet Yıldız ile birlikte ortak iş yapmaya başladılar. Daha sonra nüfus kütüklerini İslahiye'ye götürdüler! Babası önce berberlik." Behçet Cantürk hesap uzmanlarının sorularını yanıtlarken. dünyanın sayılı kaçakçılarından biri olan Sarı Avni. Sarı Avni'nin damadı Korkmaz Göldağı'nın teslim olup. Ev kızıydı. o da Kapalıçarşı'da Türk lirasına çeviriyordu. İsviçre gidip "ben de bu işi yapmak istiyorum" dedi. Korkmaz Göldağı'nın ablası Serpil ile evliydi. Asker dönüşü evlendi. girişken biriydi. ben yer ayırtıyor ve ücretini de ödüyor-dum. imam nikahıyla evlendiriyordu! Damat Korkmaz Göldağı. Kapalıçarşı'da kuyumculuk yapan Yusuf Şerefoğlu'nun yanına çırak olarak verdiler. 5 kardeştiler. İlkokulu bitirdiği yıl İstanbul'a göçtüler. Aslen Gaziantep Kilisli. "Bu işler göründüğü gibi kolay değildir. mektup içinde evleneceği kızın fotoğrafını gönderdi. daha sonra lokantacılık yaptı. Ayşe Karadurmuş. Çünkü otelin devamlı ve tanınan müşterisi olduğum için. 1978 yılında imam nikâhı kıyarak evlendiği eşi. evlendikten sonra da Kapalıçar-şı'da döviz işleriyle ilgilenmeye başladı. Ailesi. "Paranın üstünü eksik getirdi" diye ilk işinden kovuldu. Bu otellerde kalmamın bir başka nedeni güvenliğim açısından elverişli oluşlarıdır. Kayınpederinin uyuşturucu kaçakçısı olduğunu öğrenince. Korkmaz Göldağı 1953 yılında doğdu. Kayınpederi kendine döviz gönderiyor. Hayrettin Yağcı. Sheraton Oteli'nde 1980 yıllarından sonra hiç kalmadım.169 benim adıma kalmışlardır. 170 O günlerde milyonlarca liraya hükmeden. . Askere gitti.

'bu yolun sonunda sevkıyat yapılacaktır' dedi. Önce vermek istemedi. "Yarın akşam hava karardıktan sonra. Tahsin. Çanakkale Bakır Oteli'ne yerleştik. Mehmet Yıldız ve ben. prensip olarak anlaştık. Nihat Sünlüoğlu yüzde 10. ben ve ortağım Mehmet Yıldız yüzde 15'şer alacaktık. "Gemi Kıbrıs'tan gelecekti. Orada harabeler ve kaplıca gibi bir yer vardı. Kabul etti. Bu nedenle. kilosu 400 bin liradan anlaştık. Üçümüz de yeri beğendik. Malı iki kamyona yüklemişler. Konuştuk. gösterdiği yere mallarla birlikte gelmemizi istedi. . bir iki güne kadar işin ne zaman yapılacağını söylerim' dedi. Tahsin Saçaklı'yı Karaköy'deki yazıhaneden çağırdım. Ezine'de bir otelde kalıyordu. Ben size. Murat otomobilimizle Yalova üzerinden Çanakkale'nin Ezine ilçesine gittik. Tahsin. Kamyonlar ancak iki gün sonra Çanakkale'de olacaktı. Nizamettin hemen uçakla Diyarbakır'a gitti. Fındıkzade'deki garajın üzerindeki büroda oturup konuştuk. Sevkıyattan önce Nizamettin Bayramoğlu. "Ertesi gün. Tamam dedik. ben ve Mehmet. 'Biz hazırız' dedi. Nizamettin Bayramoğlu."Bulurum" dedi. 'Siz malı hazırlayın. Uçakla geri döndü. Yanında iki kişi daha vardı. ben ve ortağım Mehmet Yıldız vardı. "İki gün sonra Tahsin Saçaklı ile buluştuk. Yol bizi sahile çıkarıyordu. 'Tahsin Saçaklı'yı çağır. Beni. Döviz kaçakçılığı yapan Kilisli Nihat Sünlüoğlu'nu buldum. İstanbul'a döndük. güvenilir olması için Nizamettin'in de. "Türkiye'ye döndüm. Zürih'e telefon açarak durumu anlattım. Tahsin. bin dolar da aracı için kesileceğini söyledi. (Dolar 98 lira. hemen yola çıkmalarım kararlaştırdık. ben sizi sevkıyatın olacağı yere götüreceğim' dedi. Üç gün sonra. Odun deposunu geçip sola döndük. Nihat'tan 10 milyon alarak Nizamettin'e 35 milyon lira verdim. 'yarın burada buluşalım. sağa döndük. Kayınpederime para göndermesini söyledim. o anlatır' dedi. Ancak ben.) "Kayınpederime. Tahsin. malı sevkıyat yerine getirmemizi istedi. Büroda. Kayınpederim bin dolar gemi için. Kapalıçarşı'da adamı İrfan Parlak vardı. Kayınpederime. Ondan 25 milyon lira. teslim yerini sordum. Tahsin. Oradan sahil tarafına doğru ilerlemeye başladık. sonra kabul etti. Tahsin bizden ayrı. O da bana. Nizamettin. "200 kilo bazmorfini. Mal sahibi Nizamettin yüzde 15. ortak olması şartı ile anlaşmaya varacağımı söyledim. Yolu unutmayalım diye aynı yere bir daha gittik. Liceli Nizamettin Bayramoğlu(17) ile tanıştırdı. Böylece 1981 yılında uyuşturucu işine girmiş oldum. Durumu anlattım. "Nizamettin ile malın yansı peşin diye anlaşmıştık.

O sırada kamyonlar gözüktüler. Bu sırada kamyonlar hareket ettiler. Odun deposunun yanından sola dönüp harabelerin içine girdik. Bagaj hepsini almadı. "Otel odasında otururken. Bir türlü gözükmediler. Otomobilin arkasını açıp patlak lastiği önüne attım. Bu nedenle tekrar farları yaktım. Mehmet. Aksilik. Bir benzinciye girip. 'Bu lastiği nerede yaptırabilirim' diye sordum. oda görevlisi. Biraz bekledikten sonra malları otomobilden indirdik. Ezine'yi çıktıktan 2 km. ileride yol ikiye ayrılıyordu. bizi bekleyeceklerini söylemişti. Ben de otomobilden çıkıp etrafa bakmaya başladım. Otomobili ben kullanıyordum. Nizamettin ile Mehmet'in yanına gittim. denize doğru gitmeye başladık. Farları yakmadan gitmek çok güçtü. "O sırada. Otomobile binerek. biz sola saptık ve az ileride durduk. "Havanın kararmasını bekliyorduk. Saymayı bırakmalarını. Tamir edip yola devam ettik. Hamamı geçtik. "Sahile doğru gitmeye başladık. Ford marka iki kamyon orada idi. Şoförler arıyordu. Bilmediğimi söyledim. Arabayı hareket ettirip önüne çıktım. sayarak çuvallara koyuyorlardı."Nizamettin Bayramoğlu malı getirecek şoförlere. farları yakmadan sahile doğru gitmeye başladık. ortağım Mehmet'in adım ve kaldığımız otelin ismini vermişti. Geriye dönüş yaptık. malı kamyonların zula-sından çıkarıp. Ağır ağır Ezine'ye tekrar gitmeye başladık. Ara sıra gidip. Nizamettin '185 olması lâzımdı' dedi. Kaplıca olup olmadığını vb. Nizamettin kamyonların şehrin girişinde durup. Mehmet ve Nizamettin. Bazmorfini oradan boşaltıyorlardı. Bu nedenle otelden fazla ayrılmıyorduk. bir çoban koyunları ile kamyonlara doğru gidiyordu. Aceleyle Murat otomobile 172 binip şehrin girişine gittik. soruları arka arkaya sıraladım. Sola . otomobili yıkattık. çobanın şüphelendiğini söyledim. yolda otomobilin lastiği patladı. Hâlâ malı saymaya çalışıyorlardı. Bir saat sonra karardı. 184 tane olduğunu gördük. kamyonların gelip gelmediklerini kontrol ediyorduk. Saymaya başladık. Bagajdaki lastiği çıkarıp malları koymaya başladık. Yanıma geldi. Mehmet'e telefon olduğunu söyledi. Herhalde bir paket kamyonda kalmıştı. Ezine girişinde kamyonları beklemeye başladık. 'Bu kamyonların yanındaki adamlar ne yapıyor' diye sordu. İlgisini kamyonlardan uzaklaştırmak istiyordum. Dikkat çekmemek için kamyonlar kafa kafaya vermişlerdi. otomobilden inip kamyonlara doğru gittiler. Kamyonların şoför mahallini ön tarafa doğru indirmişlerdi. "Ezine'nin girişinden sağa saptık ve sahile doğru ilerlemeye başladık. Bir kiloluk 173 paketler halindeki malları saydığımızda. Hemen yola çıktık. Şoförlere talimat verdik. Bizim gideceğimiz yer sağda idi. Çobanın gözü kamyonlardaydı. Otomobile atlayıp. Kalanları arka koltuğa koyduk. Nizamettin ve şoförler. 'Ezine girişinde buluşalım' diye.

biri Yeniköy'de. Yanımıza geldiler. diğeri Karaköy'de iki iş-hanına. kayınpederi Sarı Avni'ye 4 sevkıyat sonunda toplam 988 kilo. ikisi Mersin'de üç daireye ve Cihangir'de bir apartmana sahip olmuştu. Avşa'da bir arsaya.. aradan bir müddet geçtikten sonra İstanbul Narkotik Şubesi'nde basit bir sorgulama ile geçiştirildi. 174 İLGİNÇ MEKTUP Korkmaz Göldağı. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı'na teslim oldu. Bizim bulunduğumuz yerden geminin ışıkları görülüyordu. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı ile Sıkıyönetim Komutanlığı'na "Artin Güçlü" imzalı. 13 Aralık 1983 tarihinde boşanma davası açtı. "işkence görmemek için polise değil. Ödemeleri zamanında yapmıyordu. Mektup ilginçti. biri Taksim'de. isteğine kavuşmuş. 'Bu kadar temin edebildik' dedim. Sahile yaklaşınca arabayı durdurduk. Bazen eksik para gönderiyordu. Korkmaz Göldağı. "184 kilo mal getirdiğimizi söyledim. Tahsin ve yanındaki iki kişi." Korkmaz Göldağı. Hep birlikte çuvalları ufak motorlu bir sandala koyduk. Çünkü çok kısa bir zamanda. zengin olmuştu: İstanbul/Taksim'deki Kennedy Oteli ile Gümüşsuyu'ndaki Star Oteli'nin yarısına. yani yaklaşık bir ton bazmorfin göndermişti! Ancak kayınpederi para konusunda fazla güvenilir biri değildi. İddiaları reddetti.. tekneye binip gittiler. Size yazdığım mektubun neticesi. Neden 200 kilo olmadığını belirtti. 280 S Mercedes'e. Mamak Askeri Cezaevi'ne konulduktan sonra. Daktilo ile yazılan mektup bir sayfaydı(18) "Bundan bir müddet önce Atilla Aytek Bey'e bir mektup göndermiştim. 26 Eylül 1984 tarihinde. isim ve telefonlarını yazmıştım. Behçet Cantürk'ün polise nasıl ifade verdiğini biliyordu! Kenan Evren'in damadı MİT görevlisi Erkan Gürvit'in sorgulamalarda bizzat bulunduğunu da biliyordu. Bu kişiler. Bir eroin kaçakçısı örgütün. Aileler arasındaki kavga her geçen gün büyüdü. Korkmaz Göldağı açılan boşanma davasını fazla umursamadı.dönen yola gelince farları söndürdüm. 9 Ekim 1984 tarihli bir mektup geldi.. Mamak Askeri Cezaevi'ne gönderildi. Onlardı. Çünkü mektup Erkan Gürvit ile Atilla Aytek'e hitaben yazılmıştı. Bir karartı gördük. Tahsin' diye bağırdık. . Otomobilden inip sahilde dolaşmaya başladık. Bu durum Göldağı ailesinde de huzursuzluğa neden oluyordu. Tutuklanmaktan kurtulamadı. Kilyos'ta 36 dönüm tarlaya. Duruşmasız mahkemeye çıkarıldı. Sonunda Sarı Avni'nin kızı Ayşe Göldağı.

.sizlerin sorgulamasından geçse idi. 176 Ankara Sıkıyönetim TELEKS YAZIŞMALARI Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek imzalı. Korkmaz Göldağı sık sık Avrupa'ya giderek kayınpe175 deri olan Avni Karadurmuş ile iş bağlantısı gerçekleştirir. Avni Karadurmuş'un damadı olan Korkmaz Göldağı ile beraber yönetir. O hapiste olduğu için şimdi eroini Niza-mettin Bayramoğlu temin eder. Başkent Ankara'da sorgular bütün hızıyla sürerken. Bu nedenle size bilgi veremiyorum. Komutanlığı'ndan Korkmaz Göldağı'nı sorgulamak için izin istedi. Nizamettin Bayramoğlu bu işi. hangi gemilerle gittiği. İstanbul ve Ankara emniyetini uygun bulmayarak. bu eroin işlerini nasıl ve kimlerle yaptığı. Mektupta yazılanları doğruladı. kaçar kilolar halinde. "Savcılık soruşturmasında. savcılığı yumuşak bulduğu için oraya teslim oldu. 17 Aralık 1984 tarihinde sorgulanmak üzere Gölbaşı'na götürüldü. polise "emanet" edildi! Korkmaz Göldağı. Bu kişilerin eroin işinde en büyükler olduğunu görürdünüz. Avni Karadurmuş yönetimindeki kişilerden oluşmaktadır. beş bin kilo eroinin. ne söyledi bilmiyorum. Bu arada Nizamettin Bayramoğlu da. bu durumu fark eden Korkmaz Göldağı. 19 Kasım 1984 günü Korkmaz Göldağı. Korkmaz Göldağı'nın bu işlerdeki önemini anlatmış.. Takdir ve bilgilerinize. Bu çetenin önemli kişileri. İsviçre'nin Zürih kentinde de hareketlilik vardı. gün ışığına çıkardı. Eğer sizlerin sorgulamasından geçse idi. birçok gerçek gözler önüne serilecekti. Bu durum İstanbul emniyetine bildirilmiş. 20 gün sorgulandı. iki önemli kişiden biri Behçet Cantürk'tür. Korkmaz Göldağı'nın pasaportu incelenirse gittiği ülkeler aydınlanır. Ankara Sıkıyönetim Savcılığı'nca tevkif karan alınmıştı... Herhalde Kormaz Göldağı. kara nakli ve malın temini Nizamettin Bayramoğlu ve Mehmet Yıldız. Behçet Cantürk sorgusunda." Bu ihbar mektubundan sonra Emniyet Genel Müdürlüğü. Bu örgüte eroini temin eden. Behçet Cantürk hakkında . "Bu örgüt. Askeri savcılığa teslim olmuştur. gemi nakli Tahsin Saçaklı'dır. 55 sayfalık ifade verdi.

Van'da oturan Bayram Oteli sahibi Sıddık Bayramla ortak olarak. "Ermeni asıllı Behçet Cantürk'ün.) İsviçre'nin Zürih kentinde sinemacılık da yapan Paul'ün kumral. 1. Tüccar. Uyuşturucu Madde Suçları 2. Halen sorgulanması devam etmektir. (.1982 seneleri arasında. "8001 Zürih. Özel Dairesi'nde görevli uz177 man dedektif Weber Urs. halen Zü-rih'te oturan Sultan Turizm sahibi Avni Karadurmuş'un (Avni Musullulu) gemileri ile İtalya'ya ve Amerika'ya sevk ettikleri. Norsun ve Sunny Be-ach gemilerinin yönetimini elinde bulunduruyordu. sportif yapılı. Doğum yeri Rize/Çayeli/Türkiye. "Karadurmuş Avni: 3 Ocak 1980 tarihli dilekçesiyle. 10 adresinde bulunan Sultan Reisen (Sultan Seyahat) AG firmasının hissedarıdır. Atilla Aytek imzasıyla İnterpol'e gönderilen ilk teleks notu değildi. İsviçre'den yanıt geldi. Dusk. Bahnhofplatz 4 adresinde bulunan Oden Ship-ping AG firmasının sahibi ve 8004 Zürih. Tarih 24 Temmuz 1984. Manesse str. beynelmilel bir terör şebekesinin elemanlarından olduğu. iyi Türkçe konuşan bir İsviçreli'nin pazarlama yaptığı. Teleks no: 3328. 23 Ağustos 1984 tarihinde gönderilen son teleksten (no: 4094) sonra. adının Paul olduğu." Bu bilgiler. Daha önce iki kez teleksle yazışma olmuştu. Zürih'te oturan Avni Musullulu'nun yazıhanesinde çalışan..80 boylarında. İsviçreli Paul ile Avni Karadurmuş'un sevkıyatlardan yüzde 25 hisse aldıkları.İnterpol'e yazılan. Tarih 5 Temmuz 1984. kahverengi gözlü.1984 tarihinde uyuşturucu madde kaçakçılığı yaptığı tesbit edilerek yakalanan Behçet Cantürk'ün yapılan sorgulama neticesinde. doğum tarihi 1942. kahverengi saçlı. İran Türk sınırı yakınında oturan İranlı Hacı Reşit Zigari'den ve Selo ile Ertoşlu Feto'dan temin ettiği bazmorfini. 1773 sayılı. İkametgâh adresi. Teleks no: 3651. Ali ve Hatice (kızlık soyadı Şimşek) oğlu. 29 Ağustos 1984 tarihinde hazırladığı raporu. fakat Bamburi. 20 Ağustos 1984 tarihli "gizli" bilgilerin yer aldığı teleksin içeriği şöyleydi: "30. Behçet Cantürk'ün 1979. 140. Nurten (kızlık soyadı Kurtuluş) ile evli. 9050 Appen-zell (bildirimde bulunmuştur) ve Alte Landstr. 8700 Küs-nacht. Oden Shipping AG. sorgulanmasında kendi ifadesinden anlaşılmıştır. Nollenstrasse 17.1. "Paul: Kestane/kahverengi gözlü. Türkiye'ye gönderdi: "İsviçre'de ikamet eden ve şüpheli görülen şahıslar hakkında yapılan ön tahkikatlar. 1983 yılında kendi gemilerini tescil ettirmemiş. .4..75. atletik yapılı ve çok zengin biri olduğu ortaya çıkarılmıştır. Paul adlı bu şahıs büyük bir olasılıkla aşağıdaki şahısla aynı kişidir.

6. kanuni açıdan geçerli deliller elde edilemediği için. doğum tarihi 10. 1977 yılında Roma'da 2700 gram eroine el konması olayıyla ilgili olarak tutuklanmıştır. daha önce belirtilen şahıslarla olan bağlantısı ispat edilebilir.4.1954 Türkiye. teslim yeri ve gemi isimleri gibi somut bilgileri. doğum tarihi 16. 1953 Türkiye. doğum tarihi 23. "Yıllardan beri Zürih'te Musullulu ve Waridel hakkında kuvvetli şüphe mevcut olmasına rağmen. * Saçaklı Tahsin Bekir. Güvenilir bir kaynaktan edinilen bilgiye göre.10. Bu şahıs hakkında bugüne kadar kanuni . Onun burada bulunduğu sıralarda tahkikatlar daha da yoğunlaştırılmaktadır. Adı geçen şahsın sabit bir ikamet yeri yoktur. Göldağı her yıl yaklaşık iki ay Zürih otellerinde kalmaktadır. * Waridel Paul. "İlişkiler/Bilgiler: Yapılan tahkikatlar sonucunda Musullu-lu'nun şahsen ve firmalarla birlikte. * Priolo Salvatore. * Göldağı Korkmaz. 178 "Aynı zamanda Waridel Paul ile diğer şahıslar arasında. * Parlak Mustafa İrfan. bazen İsviçre'de ikamet etmekte ve sık sık da Türkiye ile İtalya'da kalmaktadır. yukarıda adı geçen kişiler aracılığıyla da bağlantı kurulmuştur. "5 Temmuz 1984 tarih ve 3328 nolu teleksinizde adı geçen Göldağı Korkmaz'ın.2. bazen Yunanistan'da. 8134 Adlis-wil adresinde karısının yanında ikamet ediyor. Bilindiği kadarıyla bu şahıs. bildirimde bulunmadan Bernhof str. 5. Musullulu yıllardan beri kendi gemilerini bazmorfin nakliyatı için kullanmakta ve Waridel de Sicilya/İtalya'da fazla tanıdığı olması nedeniyle.1941 Prahina/VD."Waridel Paul. doğum tarihi 7. Tarih. adı geçen iki şahıs hakkında ceza davası açılamamaktadır. Waridel ve diğerleriyle birlikte uyuşturucu işlerini yürüttüğü konusunda çok kuvvetli şüphe mevcuttur. zamanın etkin şebeke üyeleriyle ve ayrıca yukarıda bahsettiğimiz kişilerle. Musullulu/Oden Shipping firması. telefonla veya şahsen bağlantı kurduğu tespit edilmiştir. Bu bağlantıların hangi nedenlerle kurulduğu bugüne kadar açıklanamamıştır. doğum tarihi 7 Aralık 1941.1946 Türkiye. bu malın İtalya'ya nakli görevini üstlenmektedir. doğum tarihi 29. Bu tür uyuşturucu sevkıyatlarının yıllardan beri yapıldığı düşünülmektedir. Göldağı'nın.2. Fakat uluslararası uyuşturucu ticaretinin finansmanı ve organizasyonuyla hiç de çelişkili değildir. 1956 İtalya. tüccar. "Waridel Paul. Bu şahıslar.12. * Cantaş Mehmet. Prahina/VD vatandaşı. tedarik yeri.1936 Kabataş/Türkiye. doğum tarihi 12. ne yazık ki öğrenememiş bulunuyoruz.

İstanbul/Türkiye.. bu kovuşturmada uluslararası uyuşturucu madde kaçakçılığı işine karışmış olmakla suçlanmakta olduğumu ve bu nedenle tutuklanmış . Otel masrafı 5 bin 774 Frank'tır. Ticino Kantonu Cumhuriyet Savcısı Paolo Berlasconi. Bu telefon görüşmeleri. Paul Eduard Waridel. İsviçre'nin Kloten kentinde yakalanıyor! 29 Nisan 1985... Adı geçenin 24 Şubat 1982 tarihinde Zürih'teki Schweizerhof adlı otelde kaldığını göstermiştir. Zürih'teki çeşitli otellerde kaldığı süreler içerisinde. Bu nedenle telefon numaraları ile ilgili tahkikat yapılamamıştır. "kaçakçılar. ikametgâh adresi. Bulgaristan. Sarı Avni Bulgaristan'a gitti! O günlerde. Fakat bu şahsın. Bugüne kadar yapılan tahkikatlar sonucunda Cantürk'ün." sacayağı gibi genellikle üç ülkede ikamet ediyorlardı: Türkiye. Sarı Avni'yi İsviçre'den resmen istedi. soruşturma yargıcı tarafından yapılmış sorgulamalara gereksinim duyulmaktadır. iadeyi yavaştan alınca..açıdan geçerli sayılacak delil elde edilememiştir. Federal Uyuşturucu Maddeler Kanunu'na aykırı hareket etmekten dolayı ceza davası açabilmemiz ve bunu başarıyla sonuçlandırabilmemiz için. Bu arada Türkiye. Adı geçen. PAUL WARİDEL AJAN MI? 27 Nisan 1985. "Musullulu. Waridel ve Göldağı. "Hakkımda bir ceza kovuşturması açıldığım. ayrıca İsviçre'de ikamet eden diğer şahıslar hakkında. telefon ettiği numaralar tes179 pit edilmiştir ve bu numaralarla ilgili tahkikatlar sürmektedir. sayısız telefon görüşmesi yapmıştır. Saat 16. Paul Waridel'in ifadesini alıyor. Aynı şekilde Cantürk'ün bağlantı kurduğu şahıslar ve kendisini ziyaret edenlerle ilgili tahkikatlar da bu nedenle yapılamamıştır. sizinle birlikte yürüteceğimiz işbirliğine ihtiyacımız vardır. tüccar. kayıtları silinmiştir. İsviçre. İsviçre.00. Adı geçen otelde yapılan tahkikatlar sürmektedir. "Cantürk Behçet. bir sene içerisinde otel idaresince geçerliliğini kaybettiğinden. doğum tarihi l Şubat 1950. 24 Şubat'tan 24 Mart 1982 tarihine kadar Schweizerhof Oteli'nde kaldığını anlıyoruz. Bu davanın açılabilmesi için ayrıntılı ve kurumsal açıdan inandırıcı." Yazışmalar sürdü gitti.

aklayıcılarından biri olarak tanınıyordu. armatörlük şirketi adına kayıtlıydı. Bulgaristan'a gitmesinin zamanı geldiğini söylediler. Aslında İsviçre'yi Nazım Hikmet'ten daha güzel anlatan yoktu: . çıkınca Musullulu ile temasa geçmemi istedi. İstanbul Kapalı-çarşı "esnafı" ile çok yakın ilişkisi vardı. sanıyorum paraları Musullulu'nun istediği yere aktarıyordu. paralarını Shakarchi Trading SA'ya yatırıyordu. Bu firma. Kocası Hans W. Musullulu ile bazı kapanmamış hesaplarının olduğunu. Amerika ve İtalya da Avni Musullulu'nun tutuklanmasını isteyince.. nasıl bilmiyorum. La Mattina'nın adamı Carlo (Antonino Rotolo) ile Mu-sullulu'nun anlaşmaya vardığı görüşmenin tercümanlığını ben yaptım.bulunduğumu sayın Savcı bana açıkladılar.. Sarı Avni'ye İsviçre'de ikamet etmesini Kopp'ların hukuk bürosu sağlamıştı. Dünyanın en büyük kara para. Şekerci'nin. adresinde bir yazıhanesi vardı.) "La Mattina'nın arkasında.. Avni Musullulu. Zerringerstrasse 12. Roma'da üç yıl cezaevinde kaldım. Adalet Bakanı Bayan Kopp'un emrindeki Konfederasyon savcısı. daha sonra Bahnhofplatz'a taşıdı. Giyom Tell'in ülkesi İsviçre'de ne karışık işler oluyordu... Sicilyalı Greco ailesi vardı. Kopp Ailesi'nin aynı zamanda bir hukuk bürosu vardı. uzun yıllar Beyrut'ta yaşadıktan sonra Lübnan'da içsavaş çıkınca İsviçre'ye yerleşmişti. İsviçre'nin Adalet Bakanı'ydı. Ben Musullulu'yu yıllar önce Türkiye'den tanıyorum. En iyi müşterisi ise Avni Musullulu'ydu. Zürih'teki adresini verdi. Kopp'ların hukuk bürosu Sarı Avni'ye.. Nasıl mı? Elisabeth Kopp. Kopp ise. La Mattina'nın adamı Carlo'dan 5 milyon 200 bin doları nakit olarak aldım. Türkiye'nin Sarı Avni'nin iadesini resmen istediği evrakın üzerine. sorun çıktığını söyledi." Shakarchi Trading SA şirketinin sahibi Irak/Musul doğumlu Muhammed Şekerci'ydi. Musullulu'ya yaklaşık 11 milyon dolarlık borçlarını ödeyeceklerdi. 1939 doğumlu Muhammed Şekerci. Yazıhaneyi önce Bahnhofstrasse'ye. Musullulu ise kilosu 13 bin dolardan. Birçok önemli kişi ile tanıştım. "tutuklanmayacak" notu düşüyordu. çok iyi bir maaş karşılığında Shakarchi Trading SA'nın Başkan yardımcılığı görevini yürütüyordu. Ben de cezaevinden çıkınca Musullulu ile Zürih'te ilişkiye geçtim. İş büyüyüp..) "Hikâyemi. Ama nereye. İsviçre'de kalmasını bir şekilde ona borçluydu. Bu mal birkaç ay sonra Sicilya'da teslim edildi. sanıyorum. 400 kilo bazmorfin sağlayacaktı.. Bunlardan Nunzio La Mattina. Musullu181 lu.(. La Mattina. 1977 yılında Roma'da uyuşturucu işi nedeniyle tutuklandığım günden başlatabilirim. Ben De Lugano'ya giderek. bana Musullulu ile birlikte uyuşturucu madde ticareti yaptığım söyledi. (. Başından beri bu yazıhane. Muhammed Şekerci'nin dostu olmakla her zaman övünüyordu.

Musullulu kendisine uyuşturucu sağlayan. Çünkü Carlo mal bedelim peşin öderdi. Behçet Cantürk gibi yakın arkadaşlarına "bazmorfin işini bırakacağını" söylemişti. Zürih polisinden. La Mattina'ya yaklaşık 40 milyon dolarlık bazmorfin sağlamış olduğunu duydum. bir şeylerden kaçırılan paraların. bazmorfin vermemişti. son kez aldığı paranın karşılığında. Bu" ilk sorgulamada yaptığım açıklamalarla. (." .. Amerikalı eroini bırakıp kokain kullanmaya başlamıştı... Zaten Sarı Avni de. Bana belirli ve kesin sorular soracak olursanız. İsviçre'de yapmış olduğum şeylerin hiçbirini saklamaya çalışmadım. Öylesine gürültü koparıldı ki. "Şunu söylemek isterim ki. uyuşturucu kaçakçılığına son vermeyi planlamış olduğunu anladım. /bir yerlerden.) Musullulu'nun. hepsi onun peşine düştüler. Söylemediklerim ya da kesin belirtmediklerim varsa. büyük bir telaş içindeydi. (.."İsviçre'ye bilirsin gülüm/dilsiz kasası derler.. Kendisi Kürt'tü. belirli ve kesin yanıtlar verebilirim.) "Ben 1982/83 yıllarında Musullulu ile Carlo arasında ilişki kurma görevini yürüttüm. Musullulu'nun. Hattâ Carlo'ya.. Gelen kişilerden birinin adı Cantürk'tü. Musullulu'nun kızının kocası Korkmaz adlı kişiyle birlikte tutukludur. diğer Türkler gibi bu ikisine de borç takınca.) "Ve rahat karlı gecelerinde İsviçre'nin/yıldızları biraz da/gözyaşlarımızla yıkanıp yanmıyor mu?"(19) 182 AMERİKA KOKAİN İSTİYOR 1980'li yılların başından itibaren Amerika'da eroin talebi azaldı. sadece hafızamın kusurundandır. Türk polisi de durumdan haberdar oldu. Sicilyalılara sattığı bazmorfini sağlayan iki kişinin Zürih'e gelmiş olduğunu hatırlıyorum.(. Cantürk adlı bu kişi ha len Türkiye'de. işbirliği isteği taşıdığımın görülmüş olduğunu tahmin ederim. kendisine uyuşturucu sağlayan kişilere azami borç takarak. "Musullulu'ya. iyi niyet göstermediğim için de183 ğil. Paul Waridel İsviçre'deki ifadesinde Sarı Avni'nin son günlerini şöyle anlatıyor: "Musullulu ile Sicilyalılar arasındaki bazmorfin ticareti 1983 yılında sona erdi. Sarı Avni gibi bazmorfin ticareti yapanların eski havası kalmamıştı. Musullulu. kendileriyle yapmış olduğum işbirliğinin sorulmasını isterim. iki milyon dolar kadar borcu vardı. Son zamanlarda Musullulu. Pakistan ile yapılan büyük bir uyuşturucu madde kaçakçılığı konusunda.

(. Öğrendiğime göre Eylül 1984'te. Sonra açık denizde gemiye yaklaşıp bazmorfini alıyorlardı. Carlo da ona Atilla diyordu. gerekse şirket adına sahip olduğu.. Musullulu Zürih'ten gittikten sonra bu ikisini bir daha görmedim.. arazi ve apartman yoktu.) "Bildiğim kadarı ile Musullulu'nun İsviçre'de gerek kendi adına. yani Musullulu Zü-rih'ten gitmeden önce. (.. Bu arada benim haberim olmadan 3 kilo eroin. Türkiye'de bulunan. Musullulu'nun tabanca ve tüfek gibi ateşli silahların kaçakçılığını yapmakla suçlandığını da okudum. ikisi de tutuklanmıştı. Daha sonra Türk gazetelerinden öğrendiğime göre. Musullulu'ya bazmorfin sağladıklarını anlamıştım.. Musullulu isteğimi kabul etti ve bana. Bu ajanın şimdi adını hatırlamıyorum ama hep birşey-ler yapıp göze girmek isteyen biriydi. (.) Musullulu. DEA ajanına verilecek 3 kilo eroini İtalyan polisi yakalıyor! Kimin eli kimin cebinde belli değil. Benim bildiğim kadarıyla bu Cantürk çok önemli bir kişiydi. Cantürk'ü iki kez. içinde 3 kilo eroin bulunan bir otomobil gönderdi. Waridel. İtalyan polisi baskın yapıp uyuşturucuyu buldu ve beni tutukladı.. son cümlesi ile "ajan" olduğunu ima ediyordu. Musullulu. Musullulu'nun Panama bandıralı gemileriyle telsiz ile temas kuruyorlardı.45'te yeniden başladı: "1977 yılında yaz tatilimi Roma yakınlarındaki Fregene'de. o zaman adı Kara-durmuş olan Musullulu'ya telefon ettim. Bana nereden uyuşturucu bulunabileceğini sordu... Uyuşturucu madde. ESRARENGİZ OLAYLAR Paul Waridel'in Ticino Kantonu Cumhuriyet Savcılığı'ndaki sorgulaması ertesi gün saat 14. sorgularında çok ilginç olayları aydınlığa çıkaracaktı. Musullulu'nun sattığı bazmorfin miktarı o kadar büyüktü ki ancak gemilerle taşınabiliyordu. bunun eski bir hikâye olduğunu söylemişti.Paul Waridel.. Kork-maz'ı üç kez Zürih'te gördüm. ev.. evimin bahçesine gömülmüş." Musullulu'nun gönderdiği. Bu iki kişinin. Ben Musullulu'nun silah kaçakçılığı yaptığını ne gördüm ne de biliyorum.) "1981 yılından 1983 yılına kadar. Cantürk. Atilla Öksüz adına pasaportu vardı. ailemle geçiriyordum. Türkler arasında benim adım ise Pol idi. Antika ticareti yapan Yunanlı Blioumis Konstantino adlı arkadaşım beni. Atina'da çalıştığını söylediği DEA (ABD'nin Uyuşturucu ile Mücadele Örgütü) ajanı ile tanıştırdı. İsviçre'de Atilla Öksüz adını kullanıyordu. Mercedesini de satmış. Paul Waridel'in anlattıkları uyuşturucu trafiğinin Avrupa boyutunu gözler önüne getiriyordu: 184 "Carlo'nun adamları. Ermeni terör örgütü ASALA'ya yardım eden bir Kürt aşiretinin başıymış." .. Yunanlı Konstantino'ya ait bir gezinti gemisiyle Fiumicino limanına getirildi. "Türk gazetelerinde.

. Birlikte Musullulu'nun aldığı gemiyi görmeye gittik. uyuşturucu madde işinde Musullulu ile birlikte olabilir ama ben bunu bilmiyorum. Türkiye. İtalya'ya 5 ton bazmorfın gönderdikleri için tevkif müzekkeresi çıkardı.. Bu adamın ne yolda ifade vermiş olduğunu ve ifadesinin beni ne derece ilgilendirdiğini bilmiyorum. 186 . hattâ işkence gördüğünü gazetelerden öğrendim. Sonunda Ferrera bu işten sıkılıp. İtalya'da Paul Waridel hakkında. Mu-sullulu ile İtalya'nın ünlü mafya babalarından Pipo Ferrera'nın ilişkisini öğrenmek istiyordu. Paul Waridel'i sorguladı. (. Olayın boyutları.) "Behçet Cantürk adlı Türk'ü tanırım. Bu kişinin Türkiye'de tutuklanmış olduğunu. Falcone." Palermo Ceza Mahkemesi 11 Haziran 1985 gün ve 179/85 sayılı yazısıyla. Paul Wariderden. Musullulu'nun Dusk adlı gemisini satın almak istediğini ve önpara olarak da 466 bin dolar verdiklerini biliyorum. Musullulu parayı almış olmasına rağmen. Behçet Cantürk'ün Türkiye'de verdiği ifadenin. Musullulu banka hesap numarasını ha-tırlayamadı. İsviçre ve İtalya'dan sonra Amerika Birleşik Devletleri'ni de kapsayacak kadar büyüyordu. Giovanni Falcone de." Sorgu Yargıcı Dr.. Kendisi. bilmediğim nedenlerden ötürü gemiyi teslim etmeyi geciktiriyordu. bu nedenle benim hesabıma yatırıldı. Wari-del sinirlendi: "Söylediklerinin hepsi uydurmadır. 185 Palermo sorgu yargıcı Dr. büyük para ödemesine rağmen işin peşini bıraktı. Türkiye'de tutuklu bulunan Behçet Cantürk ve Korkmaz Göldağı hakkında. Osman adlı bir Türk aracılığıyla Musullulu ile tanıştığını. uyuşturucu madde kaçakçılığına suç ortaklığı ve uyuşturucu madde kaçakçılığı için kurulmuş örgüte girmek iddiasıyla dava açılmıştı. Çünkü anlaşma yapıldığında hep birlikte bir lokantada idik. Bunun dışında söylediklerinin tümü yalandır. Kendisini Zürih'te Musullulu'nun yanında iki kez gördüm. Bir gece gemide kalıp eğlendik.İTALYANLAR WARIDEL'İN İFADESİNİ ALIYOR 17 Mayıs 1985 tarihinde İtalya'dan gelen Palermo Sorgu Yargıcı Dr.. Paul Waridel ile ilgili bölümünü okudu. Falcone. Çünkü önemli bir mafya kuruluşunun başıdır. "Ferrera çok saygı gören biridir. Para doğrudan doğruya Musullulu'nun hesabına değil. benim hesabıma gönderildi.

. 'ABD'de yargılanmayacaksınız' gibi bir söz verdi mi? .Bay Passic veya bir başka Amerikan ajanı.Adının Greg Passic olduğunu söylersem. Giulani. buradaki açıkla malarınız hakkında.AMERİKALILAR DA SORGULUYOR 14 Haziran 1985.Uyarınız için teşekkür ederim. .İlk ismini anımsıyorum.Bay Waridel son bir yıl içinde DEA ajanı gibi. her iki ülkede . Paul Waridel'in yeni "konukları" ABD'den gelmişlerdi! Amerika Birleşik Devletleri.Evet.Ajanın ismini hatırlıyor musunuz? . hatıralarınızı ta zeler mi? . Palmer. hiçbir Amerikan istihbarat elemanıyla konuştunuz mu? . Sanıyorum hiçbir kanun.Hayır. 149 sayfa tutan ifadesinde. "Yemin etmeyeceğini" belirterek konuşmasına başlayan Paul Waridel. aynı suçtan dolayı beni. Robert Bucknam ve ABD Adalet Bakanlığı temsilcileri Robert Stewart. Savcı Yardımcıları Louis Freeh. Saat 14. yeraltı dünyası ile istihbarat örgütlerinin ne kadar içli dışlı olduğunu anlatıyordu: . buradaki ifadelerinizden dolayı ABD'de yargılanabilirsiniz. . kalabalık "ABD heyeti" İsviçre Ticino Kantonu Mahkemesi'nde Paul Waridel'in ifadesini almak için hazırdılar. aynı mahkemenin Savcısı Rudolph W.Size söylemek zorundayız.Bay Passic'i tanıyordum.00. Robert Boylan ve John Arterberry'den oluşan. New York Güney Bölge Hakimi Edmund L. . İsviçre'de yargılanıyorum. .

arada sırada görürdüm..Bay Waridel.Tanışdığım zaman adı Avni Karadurmuş'tu. . tanıyorum.Bay Musullulu'yu başka bir isim ile tanıyor musunuz? . Başka bir ismi daha vardı: Atilla Öksüz.Kendisini Münih'te. 1976 yı lından beri biliyorum ki..Evet." YUNAN GİZLİ SERVİSİ Paul Waridel.. (.Bay Musullulu ile Batı Almanya'da bir iş yaptınız mı? . Bulgaristan'daki şir ketlerin yöneticileri ile çok samimi idi.) . o da Türk lokantalarında yemek yiyorduk. Çünkü ben de. .. Amerikalılar'a da uzun uzun anlattı. Ancak ilk kez istihbarat örgütleri ile ilişkilerinden ayrıntılı bir biçimde bahsediyordu: (. DEA ajanı Passic ile Ocak 1985 yılında yap tığınız görüşme talebi kimden geldi? . İki kere cezalandırılacağımı sanmıyorum.) . Bulgaristan gümrü ğüne uyuşturucu maddelerinin takıldığını söylemişti.187 ayrı ayrı yargılamayacaktır. Bulgaristan'la sık sık te lefon konuşması yapardı.Bay Waridel Yaşar Musullulu adlı şahsı tanıyor musunuz? . Orada birçok arkadaşı vardı. İsviçre ve İtalyan savcılarına söylediklerini. Yanılıyor veya haklı olabilirsiniz. Musullulu'nun Bulgaristan'la büyük teması vardı.

.Evet. uluslararası alanda müdahale edebilecek bir Amerikan ajanına söylemem gerektiğini belirtti. Zira çok genel bir soru.Arkadaşınız Yunan hükümetinin memuru muydu? . hiçbir istihbarat elemanı ile konuş tunuz mu? 188 . bize anlattıklarınız dışında. yurtdışında büyük bir uyuşturucu madde ticaretinin organize edildiğini söy ledim.Bay Waridel. gerekse bir başka ülkede.İsviçre polisinden tanıdığım bir arkadaşıma.. yüksek seviyeli memurların olduğu bir Yunan ailesinden gelir. . yüksek miktarda bazmorfin kaçı ran kişilerin yakalanması için mi söylediniz? . Yunanistan'da. çok eski gelenekleri olan. Yunan polisine veya Yunan Gizli Servisi'nden pek çok memura. gerek İsviçre'de. 'günaydın' veya 'iyi akşamlar' demem gerekiyordu. Bay Musullulu'nun bürosunda yaptığınız tercümelerden hiçbir istihbarat görevlisine veya polise bahsediyor muydunuz? .Evet. Bir Yunanlı arkadaşıma söyledim. Eşim.Evet.Kesin cevap vermem zor. . .Bay Waridel ne demek isteğimizi biliyorsunuz.Bu bilgileri arkadaşınıza. . Örneğin. Kendisi de bu gerçekleri.

Yunan memuru ve onu takip eden diğer temaslarım hakkın da. kendisine yapılacak her operasyonu anında öğreniyordu. Benim Yunanlılar'la ve İs viçre makamlarıyla olan bağlantım. polis harekâtları konusunda. olayları daima ön . Türk polisinden. "Bunun doğru olmadığını belirtmem gerekiyor. KYP'dendi. Şimdilik bu konuda konuş mayacağım.Kendisine bilgi verdikten sonra.Bu Yunanlı arkadaşınız bir polis memuru muydu? . Bay Musullulu'ya karşı hiç polis harekâtı yapıldı mı? .Yunan Gizli Servisi. ne yapacağını sordunuz mu? . burada konuşmak istemiyorum. her zaman Türkiye polisinden bilgi alıyordu. biliyorsunuz bu sorgu celsesi bittiği zaman size başka soru sorma şansımız olmayacak. Bu konuyla ilgili olarak sizin so rularınızı yanıtlamayacağım. .Yunan Gizli Servisi ile olan ilişkilerimi. Amerikalı savcılara. Ayrıca Bay Waridel. Kendisi. Waridel şöyle konuşuyor: .Musullulu. temaslarımı İsviç re makamlarına anlatacağım. . İsviçreli halcimin uyarısından sonra. 189 .Bay Waridel." Araya İsviçreli hakim Giordano Zeli giriyor.. Bir soruşturma talebinde daha bulunabilirsiniz.Peki başka sorulara geçelim. istediği soruya cevap vermeyi reddedebilir" diyor. açıklığa kavuşturulduğu za man kendilerine yanıt vereceğim. Yüksek seviyede biriydi.

mücadele de olmuş. . Neden baskın yapmadı? . 1984 Haziran veya Temmuz ayında Bay Musullulu ile tartışmışsınız.Evet. üzerine benzin döküp yaktığınızı söy . o paranın herhangi bir kısmına herhangi bir hükümet ajanı tarafından el konulduğunu biliyor musunuz? . 'git parayı al.ABD hükümetinden herhangi bir kişiye. bir çuval paraya el koy' şeklinde yürüdüğü nü tahmin etmiyorum.Siz La Mattina'dan aldığınız 5 milyon doları Bay Musullu lu'ya verirken. sizi izleyen herhangi bir gizli ajan var mıydı? .ceden biliyordu.Kendisine bir tokat attım ancak alev alıp almadığını bilmi yorum! . Genel usulün öyle olduğunu sanmıyo rum. anlamıyorum.Bu tip meselelerde. . Benim ona söylediklerim ve onun bana 'hamamböce ği' demesinin ne manası var.Bilemem. . Bay Musullulu hakkında sohbet ederken. polisin bilgisi vardı. örneğin Bay Musullulu'nun üzerine benzin attınız mı? .Peki beyefendi.Parayı almaya gidip geldiğinizde. . .Söz münakaşasından başka.Bay Waridel sandığım kadarıyla siz. . polis operasyonlarının sizin dediğiniz gibi.Hayır.

İsviçre/Zürih'teki polis arkadaşım . Onun Almancası. İspanyollar'la da konuştum.lediniz mi? . 190 .Fransızlar ve İspanyollar ile buluşma teklifi kimden geldi? .Evet.Bay Passic dışında Amerikalı başka bir yetkili ile konuştunuz mu? . .Hayır Fransızlar'la da. . Ajan Passic sanırım yanlış anlamış. Ancak Bay Passic'in duydukla rım ülkesine rapor ettiğini tahmin edebilirim. Ancak onların ABD Hükümetinin temsilcisi olup olmadıklarını bilmi yorum.Bay Passic'in. . .İlk kez sizden duyuyorum.Bana ne sormak istediğinizi anladım. polis tipi faaliyetlerde bulunan kişiler miydi? .Bütün bu toplantıları. benim de İngilizcem çok kö tüydü.Bu kişiler. sizin Bay Musullulu'yu yakma girişiminiz den bahseden bir teleksi ABD'ye gönderdiğini biliyor muydu nuz? .Hep Amerikalılarca mı konuştunuz? . Başka Amerikalılar'la da konuştum.ABD Hükümetinin İsviçre'de temsilcisi olarak sadece Bay Passic'i biliyorum.

İsviçreli Paul'ün aracılığıyla Amerika'ya bazmorfin gönderiyordu.)" Behçet Cantürk ile başlayan.. Roma Mahkemesi Sorgu Yargıcı Dr. Roma Gümrük Polisi'nden Yüzbaşı Gaetano Casagrande. Amerikalılar'ın kafası karışmıştı. Bu arada bir isteğini de iletti: "Roma'daki DEA ajanı Franciosa Jerry ile konuşmak istiyorum. (.Peki diğer uyuşturucu grubunun içine ne zaman girdiniz? . "Ailemin ve benim can güvenliğim sağlanmadan artık konuşmayacağım" dedi. Onlar hakkında sohbet ettik.. Ama görsem tanırım. Waridel'i yeniden sorgulamak istediler. Ayrıca Alberto adında bir İtalyan daha vardı. bir başka uyuşturucu grubu vardı. Waridel. Bu konularda İsviçre polisinin kesin raporları var dır. Ona malı veren kişi ise İtalyan Antoni adında biriydi." 15 Ağustos 1984 tarihinde Behçet Cantürk'ün. kaçakçılık faaliyetleri ile ilgili ifadesi tekrar alındı.Her iki ülkenin ajanları ile burada konuştuklarımız üzerine mi görüştünüz? ..organize ediyordu. Paul Waridel ile süren sorgulamalar sonucunda İtalya'da 706 kişi . Mutlaka buraya gelsin. İsviçre. Paul Waridel. . Bizim gönderdiğimiz uyuşturucuları alan Amerikalıların başında Corc isminde. istihbarat örgütleriyle ilişkisi konusunda bundan sonraki sorulara yanıt vermedi. New York'ta oturan yaşlı birinin olduğunu duymuştum. benimle konuşsun. Bu işlerden benim hissem yüzde 25'tir. İtalya/Palermo Mahkemesi Sorgu Yargıcı Dr. Paul Waridel ertesi gün sadece Sicilyalılar'la ilgili soruları yanıtladı.1984. . . Herşey günü gününe zapta geçirilmiştir.İtalya ve ABD ile bağlantılı. Palermo Emniyet Müdürlüğü'nden Komiser yardımcısı Antonio Cassara..)" Paul Waridel'in kimliği ve ne iş yaptığı konusunda. İsviçreli hakim de duruşmayı bir sonraki güne bıraktı.Bay Musullulu ile ayrıldıktan sonra mı? . Soyadlarını bilmiyorum. Behçet Cantürk daha önceki ifadelerinden farklı birşey söylemiyordu: "Avni Karadurmuş. Giovanni Falcone. De Cesare.Hayır. İtalyanlar'a. 191 18 Haziran 1985 tarihinde.Evet. (.

Türkiye'de haşhaş ekiminin yasaklanması için. nakdi para değişimi yapılıyordu. ITT. IBM. Cezaevine konanlar arasında Giovanni Abbate gibi ünlü mafya babaları da vardı Cantürk ve Waridel'in açıklamaları ABD'de 138 sayfalık bir iddianamenin hazırlanmasına neden olmuştu. İhtiyacı olduğu zaman da çekiyordu. bu. çoğunluğu Sicilyalı 336 kişi yakalanıp. İtalyan göçmeni Salvatore Catalano'nun. İnanılmayacak boyutta. Amerikalılar'a göre. yılgın Amerikalılar. ABD'yi bir baş-tan diğer başa kuşatan pizza dükkânlarında. Amerika Birleşik Devletleri'nde.. 193 . ülkesinde uyuşturucu kullananların sayısı 500 bin kişiydi. General Motors.. umutsuz. mutluluğu uyuşturucuda arıyordu. cezaevine konmuştu. silah ticaretinden sonra ikinci sırayı uyuşturucu alıyordu. 192 PIZZA OPERASYONU ABD. Sonunda paraların nereden geldiği anlaşıldı. Kârlılıkta.tutuklandı. insanı yıkıma uğratan uyuşturucu karşısında çaresiz kalıyordu. Bu ülkede "uyuşturucunun ticari hacmi" 50 milyar doları geçti.. Doğaya.. uluslararası petrol sanayiinin tüm kârından fazlaydı. 11 milyon kişi sürekli uyuşturucu kullanıyor. General Electric. tarihlerinin en büyük uyuşturucu davasıydı. Uyuşturucu mafyası ABD'yi "bir örümcek ağı" gibi sarmıştı.. ABD sistemi. Yatırılan ve çekilen para öyle "üç. bu küçük pizza dükkânının hesaplarına akıl erdirememişti. siyasi ve ekonomik tüm gücünü kullandığı 1972 yılında. Bugün bu rakam 20 katını aştı. uyuşturucu satılıyordu. insana ve mesleğine yabancılaşan. ABD'nin Federal Soruşturma Bürosu (FBI). New York'ta şirin görünüşlü küçük bir pizza dükkânı vardı. Chrysler. Ford Motor. Mafyanın kazancı. RCA gibi dev şirketlerden daha fazlaydı! Dünyadaki yasadışı uyuşturucu ticaretinin değeri ise yılda 500 milyar dolar! Bu rakam.. ABD'de. Salvatore Catalano pizza dükkânından kazandıklarını İsviçre ve İtalyan bankalarına yatırıyordu.beş kuruş" değildi.

Brezilya'ya yapılan sevkıyatlara zorluk çıkarıyordu. kardeşini. Sicilya üzerinden geliyordu. Cezaevine kondu. İsviçre'de Paul Waridel. Pizza Operasyonu sonucunda Amerikalılar ilginç bilgilere ulaştılar: "Dünyanın önde gelen eroin şebekesi 'Pizza Connecti-on'a en fazla bazmorfini Türk Yaşar Avni Musullulu ve örgütü 194 sağlıyor. Türkiye'ye girebilmek için bir MİT görevlisine 750 bin dolar rüşvet teklif etmişti. Dattilo Sebastiano. Tutuklu bulunduğu İtalya/Palliano Cezaevi'nde bildiklerini anlattı. Havaalanında yakalandı. Brezilya'ya yerleşti. Paul Waridel'i tanıyordu. ABD'nin "Pizza Operasyonu'na başlaması için yeterliydi. diğer ülkelerdeki gelişmelerden.. Brezilya'dan ABD'ye uyuşturucu göndermeye başladı. Bu arada Türkiye. iki oğlunu. Brezilya'da Tommaso Buscetta.Yunan. Tommaso Buscetta gizlice İtalya'ya geldi. 1923 Mısır/İskenderiye doğumluydu. Türk. Luciano Ligio'nun ünü ve etkisi adada giderek artıyordu. yeğenini ve üç yakın adamını kaybetti. İsviçre'den götürdüğü 6 milyon dolar nakit para ile Bulgaristan'a gitmişti. Musullulu. "Baba" Buscetta Brezilya'da yakalandı. Sicilya'dan 70 mil uzaklıktaki bölgelere kadar teslim etme garantisi ile gönderiyordu. Estetik ameliyat yaptırdı. "Pizza Operasyonu" nun başlamasında en büyük katkıyı kendisinin yaptığını düşünüyordu.Fikrin yaratıcısı. Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Ümit Erdal.. Hücresinde intihara teşebbüs ederken ölümden kıl payı kurtarıldı. Avni Musullulu'yu.Sicilya mafyasının nasıl işbirliği yaptığı konusunda detaylı bilgiler verdi. "Musullu-lu'nun Dusk adlı gemisinden." O da. Sarı Avni'nin kime rüşvet teklif ettiği açıklanmadı. Buscetta. Okyanus ötesinde işler iyiydi ama Sicilya'da karışıktı. Ancak Sicilya mafyasının önde gelen isimlerinden.." ABD Narkotik Bürosu tarafından hazırlanan rapora göre. Tekrar Brezilya'ya döndü. Ülkesi İtalya'ya iade edildi. Yıllarca Sicilyalıların uyuşturucu yüklü gemilerinde kaptanlık yapmıştı. Palermo Mafyasının önemli "Babalarından" Tommaso Buscetta'ydı. bildiklerinin hepsini anlattı. 1984 yılında İtalya'da yakalanıp cezaevine konanlar arasındaydı. Sıkıyönetim 4 nolu Askeri Mahkemesi'ni bilgilendiriyordu: . Aynı zamanda dünyaca ünlü bir "kimyagerdi. Cezaevinden kaçtı. Mafya arasında kanlı çatışmalar başladı. Buscetta'ya uyuşturucu. İşleri yoluna koydu. Yunanlı armatör Franco Pal-mos'un gemisi Alexandros'a nasıl bazmorfın aktardıkları"nı anlattı.. 1984 yılının Haziran ayında Brezilya'ya gelen Palermo Savcı Yardımcısı Vincenzo Geraci'ye. genellikle 500'er kiloluk balyalarla yollanan bazmorfini. Yenilmişti. İtalya'da Dattilo Sebastiano ve Türkiye'de Behçet Cantürk'ün ifadeleri. Sarı Avni.

"Teşekkül vücuda getirerek milletlerarası uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak suçundan sanık Behçet Cantürk ve arkadaşlarının diğer ülkelerdeki suç ortaklarının yakalanması için 20.8. Cantürkler. şimdilik bu konuda herhangi bir karara varmamıştır. Hidayet Kaşan. Cantürkler'in "iplerini" çoktan çekmişti: Hürriyet gazetesi.. karar organlarını şüpheye düşürecek ve halkın husumetini tevhit edecek şekilde bir yayım başlatmak. Behçet Cantürk'ün polis ve MİT ifadelerinin yer aldığı bu diziye ilk tepki.10. daha Askeri Savcılığa dilekçesini vermeden. Ancak bir başka "mahkeme. 21 Eylül 1984 tarihinde saat 15." Pizza Operasyonunun "kahramanları" Mamak Askeri Ceza-evi'nde boş durmuyorlardı. ilgili gazeteye soruşturmayı etkileyecek. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı'na suç duyurusunda bulunuyordu: "(. Savcılık. ceza almamak için sürekli dilekçe veriyorlardı. İsviçre ve ABD'de PİZZA OPERASYONU diye adlandırılan bir seri operasyonlara başlandığı. 195 Mahkeme. sanıkları sevindirecek bir karar almadı. Sıkıyönetim Komutanlığı'na yayının durdurulmasını isteyen yazısını göndermişti bile. Mehmet Tahir Canpolat. Mahkeme.) Biz savunma görevlisi olarak. Avukat Yardım. Nizamettin Cantürk ve Abdulkadir Takan'ın emniyetçe geçici olarak zapt altına alınan menkul ve gayrimenkulleri hakkında şu görüşünü bildirdi: Savcılık mütalaasında hangi eşyaların hangi sanığa ait olduğu ve hangi sebeplerden dolayı zaptının istendiği hususu belirtilmediğinden. Mah-keme. Akile Dilek Alev. Mehmet Han Kozat. Aziz Cantürk ve Faruk Beskisiz'in tutukluluk halinin kaldırılması hususunda avukatlarının taleplerini karara bağladı. avukat M... Behçet Cantürk.. Mahkeme Behçet Cantürk. Abdulbaki Maltaş. Cevdet Yardım'dan geldi. SUİKAST İHBARI Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 numaralı Askeri Mahkemesi.00'te yine duruşmasız olarak toplandı. vekilleri aracılığıyla. yasal nedenlerle dosyayı tetkik imkanına sahip bulunmadığımız halde. dört gün sonra ise. Bir ay önce gıyabi tutuklama kararı verilen Nizamettin Can-türk'ün tutuklama kararı bu kez vicahiye çevrildi.1984 tarihinde ilgili İnterpollere bilgi verilmesi üzerine.. Ancak savcılığın . Behçet Cantürk ve arkadaşlarının kurmuş oldukları şebekenin diğer elemanlarının yakalandığı bildirilmiştir. Bütün paralarına ve gayrimenkullerine geçici olarak elko-nulduğu için Cantürkler geçim sıkıntısı çekiyorlardı.. 7 Kasım 1984 tarihinde "İhanet Dosyası" adlı bir dizi yayına başladı. 26. Bedri İstanbullu." Behçet Cantürk'ün vekili." idam cezasını çoktan vermişti.1984 günü Nizamettin Cantürk için toplandı. Fettah Cantürk. en azından soruşturmanın özel maksatla yapıldığının kanıtıdır. Basın. kim tarafından ve ne maksat ve hakla.

yayının durdurulmasını istemesinin başka nedeni vardı: "(...) Bu soruşturmaların devamı olan operasyonlar yürütülmektedir. Soruşturmanın, hazırlık soruşturmasının gizliliği esasları içinde yürütülmesi gerektiğinden başka, bu soruşturmaya has delillerin 196

karartılmasını önlemek, soruşturmanın saptırılmasını engellemek ve soruşturmayı yapacak kişi ve kurumları etkileme çabasını önlemek bakımından, soruşturma konularının tümünü kapsayacak şekilde yayın yasağı konmasını, bir günlük gazetede başlatılan ve devam edeceği anlaşılan yayımın derhal durdurulmasını emirlerinize arz ederim." 4'üncü Kolordu ve Ankara Sıkıyönetim Komutanı Korgeneral İbrahim Türkgenci'nin emri ile yayın durduruldu. Korgeneral Türkgenci, gazetelere "unuttukları" 5680 sayılı Basın Kanu-nu'nun 30'uncu maddesinin birinci fıkrasını hatırlatıyordu: "Ceza kovuşturmalarına ait talep ve iddianamelerle kararların ve diğer her türlü vesika ve evrakın, aleni duruşmada okunmasından, hazırlık ve ilk soruşturmalarda takipsizlik veya yargılamanın men'i, tatili veya düşmesi kararı verilmesinden önce yayımlanması yasaktır." Basın, özellikle askeri darbeler döneminde bu kanunu hep gör-memezlikten geliyordu. Medyaya, yasayı askerler anımsatıyordu! Behçet Cantürk'ün ifadesini Hürriyet gazetesine MİT 'in sızdırdığı iddia ediliyordu. O günlerde, Cantürkler ile ilgili haberler, sadece Türkiye basınında yer almıyordu. Almanya'nın ünlü Quick dergisinin kapak fotoğrafı ilginçti: 06 RT 999 plakalı lacivert Mercedesin ön tamponuna ayağını dayamış, gri takım elbiseli, beyaz dik çizgileri bulunan siyah gömleğinin üç düğmesini açmış, beyaz çoraplı, siyah ayakkabılı, elinde Malboro sigarası bulunan genç adamın adı Nizamettin Cantürk'tü. Quick dergisi, Türkiye'den Almanya'ya gelen uyuşturucu konusunda bir araştırma yapmıştı. Düseldorf Kaçakçılık Savcısı Hans Heliman, dergiye şu açıklamayı yapıyordu: "Türkler bizim için 1977 yılından beri dert oldu. Gün geçtikçe sayıları artıyor. Son günlerde yakalananların hepsinin Lice'den geldiği saptandı. Bu yüzden yakalanmaları da kolay olmaya başladı. Bizce Lice, mükemmel eroin laboratuvarları olan bir yer." 197

Sıkıyönetim Komutanlığı yurtdışındaki yayınları engelleyemedi. Ancak bir başka önemli olay önlenmişti: "Mamak Özel Askeri Ceza ve Tutukevinden çıkarılarak, ortaya çıkan yeni bir suçu nedeniyle Genel Müdürlüğünüz mensuplarına teslim edilen Korkmaz Göldağı ile Behçet Cantürk'ün yüzleştirilmesinin yapılabilmesi için, 2 gün süreli teslimi, ilgili yazı ile talep edilmekte ise de;

alınan istihbari bilgi ve dokümanlardan, adı geçenin, kaçma, kaçırılma ve bilhassa yaşamına son verilebileceği konusunda duyumlar alındığından; yüzleştirme işleminin Mamak Özel Askeri Ceza ve Tutukevi Müdürlüğü içerisinde yapılmasını ve bilgi edinilmesini rica ederim." Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 Aralık 1984 yazısı ile Emniyet Genel Müdürlüğü'nü, Behçet Cantürk'e yapılacak bir suikast için uyarıyordu. İDAMI İSTENİYOR 52 sanıklı davanın iddianamesi, 7 Şubat 1985 tarihinde Sıkıyönetim Askeri Savcı Yardımcısı Metin Ölmez tarafından hazırlandı. (Evrak no: 1984/356 Esas no: 1984/356 İdd. no: 1985/38) Behçet Cantürk'ün bir numaralı sanık olduğu davanın iddianamesi 13 sayfa tutmuştu. Uyuşturucu ile silah kaçakçılarının davası birleştirilmişti. "Salt ticari kazanç amacıyla uyuşturucu madde kaçakçılığını meslek haline getirmiş olan bu suç failleri, kaçakçılığın icrasını kolaylaştırmak, yüksek kazanç sağlayan bu faaliyeti tekelleştirmek maksadıyla, 1978- 80 yılları arasında Türkiye'de faaliyet gösteren terör odakları ile de sıkı bir işbirliği içerisine girmişlerdir. "Uyuşturucu madde kaçakçılığı yolu ile sağlanan gelirler, başka yasadışı faaliyetlere kaynak yapılmış, ayrıca yine yüksek ka198

zanç getiren diğer yollara, bu kazancın büyük bir kısmı, örneğin silah, altın, döviz kaçakçılığına yatırılmış, terör örgütleri beslenerek ülkenin siyasi, ekonomik çıkarlarına uyuşturucu kaçakçılarının şahsi ticari menfaatleri tercih edilmiştir. Bu ticari kazançlar yasal ticari şirket faaliyetleri gibi gösterilmeye çalışılmış ise de, aile şirketi olarak kurulan bu kuruluşların ticari faaliyetlerinin murakabelerinde, sanıklarda tesbit edilen mal varlıkları ve yüksek servetleri yaratacak nitelikte olmadığı görülmüştür. "Örnek olarak Behçet Cantürk ve akrabalarına ait Bursa Boru ve Profil Sanayi Anonim Şirketi'nin sadece kuruluşu bulunup, bu şahıslara geçtikten sonra herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı, keza aynı şahıslara ait CAN- SAN Kimya ve Sanayi Ürünleri A.Ş.'nin de sadece, başkası tarafından ithal edilen kos-tik maddesinin satışını sağlamak suretiyle iş yaptığı, komisyon niteliğindeki işlerinden başka, herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı saptanmıştır.Oysa sermayedarların tesbit edilen şahsi servetlerinin bu yolla kazanılmasının mümkün olmayacağı gibi, yasal bir kaynağa bağlı olduğu da ispat edilememiştir. "Hiçbir yasal kaynağı bulunmayan, uyuşturucu madde ticaretinden elde edilen bu gelirler; gizlenmesi amacıyla başka ticari işletmelere ya borç verilmiş, ya da başka şahıslar adına bankalara yatırılmıştır. Yine örnek vermek gerekirse, sanık Behçet Can-türk'ün yanında çalışan çaycısı İlameddin Dakman adına 100 milyon Türk lirası para yatırıldığı, banka hesapları ile tesbit edilmiştir. Yine tesbitlere göre Herko Yün Fabrikasına yaklaşık 500 milyon civarında, YANŞAN

şirketine 300 milyon civarında kısa sürelerle yüksek meblağlarda para borç olarak verilmiştir..." Askeri Savcılık iddianamede, "Behçet Cantürk ve arkadaşlarının gerçekleştirmiş oldukları kaçakçılık faaliyetlerinden" bahsederek kararını açıklıyordu: İfadesi alınan 52 sanıktan 19'unun ceza istemiyle yargılanması isteniyordu. 33 sanık hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti. 199

Behçet Cantürk, Selahattin Delidere, Abdülcebbar Doğru, Sabit Cantürk, Mehmet Deniz, Nizamettin Cantürk, Nizamettin Bayramoğlu, Korkmaz Göldağı, Fettah Cantürk, Halil Hocaoğlu, Enver Erşener (Baybaşin grubundan. SY), Yusuf Delidere, Mehmet Gözen'in TCK 403/1, 2, 6'ıncı maddeleri gereğince ölümle cezalandırılmaları talep ediliyordu. Diğer sanıklar; Bedri İstanbullu, Abdülbaki Maltaş, Mehmet Tahir Canpolat, Mehmet Sıddık Dere ve Zeynel Cantürk'ün 2 ile 16 yıl arasında değişen hapis cezalarıyla yargılanması isteniyordu. Haklarında takipsizlik kararı verilen 33 kişi ise şu isimlerden oluşuyordu: Ali İhsan Cesur, Miyaser Sak, Zeki Kirpi, Remzi Sağır, Mehmet Ali Altınbaş, Sinan Bayram, Fikret Bayram, Medet Serhat, Nedim Baybaşin, Abdurrahman Sağır, Mehmet Han Sağır, Mustafa Deniz, Artin Hacıköylü, Fettah Halitoğlu, Saffan Mindivanlı, Turgut Fidanay, İbrahim Fidanay, İlameddin Dakman, Felemez Cantürk, Yasemin Ayşe Civelek, Akile Dilek Alev, Hidayet Kaşan, Betül Ayyüce, Zeynel Ekmekçi, Mehmet Cantürk, Yusuf Yaman. Aralarında Dündar Kılıç'ın da bulunduğu 6 kişi; İlhami Sağ-lamer, Ali Açmak, Mehmet Açmak, Hikmet Uzun, Erdoğan Aslan hakkında da "kovuşturmaya yer olmadığı karan" veriliyordu. Ancak bu sanıklar başka davalardan da yargılandıkları için tahliye edilmiyorlardı. Askeri Savcılık, haklarında gıyabi tutuklama kararı bulunan bazı sanıkların derhal yakalanmasını istiyordu: Yaşar Avni Mu-sullulu, Halis Cantürk, Abdullah Cantürk, Azet Cantürk, Halim Civelek, Uğurcan Elmas, Mustafa Çapan, Hüsrev Akın. Bir de kimlikleri açıkça tespit edilememiş ve haklarında gıyabi tutuklama kararı çıkarılamamış, ancak yakalanması istenen kişiler vardı: Reşit Alpan, İbrahim Çalışkan, Bedros Demirci-yan, Süreyya Cantürk, İkram Fidanay, Mehmet Han Kozat, Ab-dülkadir Takan, Muhlise Takan, Kamil Dakman, Mehmet Sü200

leyman, Ertoşlu Feto, Seli, Hacı Reşit Zigari, Mehmet Ölmez Mehmet Vural ve İzzet Gündüz Sarıyar.

Askeri Savcılık, "sanık Behçet Cantürk'ün gayri resmi eşleri olan Akile Dilek Alev ve Hidayet Kaşan'da ele geçirilen para ve ziynet eşyalarının, Behçet Cantürk'e ait olduğu anlaşıldığından müsaderesine" karar verilmesini istiyordu. 1985 yılı da Cantürklere şans getirmemişti!.. "HALİL SULTAR'IN SENARYOSU" 10 Nisan 1985. Behçet Cantürk ve arkadaşlarının duruşması, Ankara Sıkıyönetim 4 nolu Askeri Mahkemesi'nde başladı. Tek tip giydirilmiş, saçları "üç numaraya vurulmuş" sanıklar yerlerini aldılar. Behçet Cantürk, ağabeyi Nizamettin Cantürk ve yeğeni Fettah Cantürk ile birlikte ön sırada oturuyordu. Basın mensupları duruşmaya yoğun ilgi göstermişlerdi. Foto muhabirleri mahkeme başlamadan önce, bir kare daha fazla fotoğraf çekebilmek için birbirleriyle yarışıyorlardı... Savcı ve hakimlerin gelip yerlerini almalarıyla dava başladı. Sanıkların kimlik tesbiti yapıldı. Sonra, Askeri Savcı iddianamesini okudu. İddianamenin okunmasından sonra ilk sözü Behçet Cantürk aldı. "Artık ben yaşasam da, yaşamasam da bunun bir önemi yok. Bugünü bekliyordum" diyerek konuşmasına başlayan Behçet Cantürk sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu iddianame, hayali bir mafya çetesinin oluşturulması için polisin yazdığı bir senaryodur. Ekonomik ve siyasi yönden güçlenmemi istemeyen kan düşmanlarım ve egemen güçler, bu oyunun tezgâhlanmasında başrolü oynadılar..." 201

Askeri hakim araya girerek, "egemen güçlerden ne kastediyorsunuz" diye sordu. Behçet Cantürk, "bazı politikacıları ve Diyarbakır'ın önde gelen bazı ailelerini" diye yanıtladı. Savunmasına, yaşam hikâyesi ve iş hayatını anlatarak devam eden Behçet Cantürk, "hedef adam" seçilmesinin nedenini; genç yaşta büyük başarılar sağlamasına ve annesi ile teyzelerinin Ermeni olmasına bağlıyordu. Behçet Cantürk, "kendisini idam sehpasına götürecek senaryoların kimler tarafından hazırlandığını" da örnekler vererek açıklıyordu: "Bana bu oyunu oynayanlar Diyarbakır Narkotik Şube Müdürü Halil Sultar ile Herko İplik Fabrikası'nın başında bulunan emekli general Ragıp Cengiz'dir. Ragıp Cengiz, borç verdiğim paraların üzerine yatmak istiyor. Halil Sultar ise kirli çamaşırlarını ortaya dökeceğimden

korkuyor. "Halil Sultar, bizden rüşvet istemiştir. Vermediğimiz için bizim aileye düşman olmuştur. Diyarbakır'da bir gazinoda işlenen cinayetten sonra kardeşim gözaltına alındı. Cinayet masası olayın tahkikatını yaparken, bu olay, Cinayet Şubesi'nden alınıp Narkotik Şube'ye, Halil Sultar'ın isteği ile veriliyor. Amaç bizi mahkûm ettirmek. Halil Sultar, daha önce bizim akrabalarımıza da işkence yapmıştı. Ben de kendisini İçişleri Bakanlığı'na şikâyet etmiştim. Ergani'de iki polisi dövdüğü için dava açılmıştı. Mardin ilinde iki kişinin işkence ile öldürülmesinde de yine Halil Sultar'ın adı geçmişti. Kendisinin Yenişehir'de bulunan bir eğlence yerinde, garsonlarla irtibat kurarak rüşvet aldığım tespit ettirdim. Benim kendisini araştırdığımı bildiği için, bana işkence ile yazdığı senaryoları kabul ettirdi. Bunun hesabını Halil Sultar'dan bizzat soracağım. Kendisinden davacıyım..." Duruşma salonunda "hukuk trajedisi" sahneleniyordu: İşkence tezgâhlarında alınan ifadelerin dışında, hakkında hiçbir delil bulunamamış bir sanık, mahkeme salonunda elinde tek kanıt olmadan bir emniyet görevlisini suçluyordu... Kısasa kısas! 202

"SODEP'Lİ OLDUĞUM İÇİN..." Behçet Cantürk tahliyesini istediği duruşmada sözlerini şöyle bitirdi: "Annem Ermeniydi. Babam kaçırdı, Müslüman ve Türk yaptı. İftihar edilecek bir olay. Herkes benim babam gibi yapsaydı, Ermeni sorunu kalmazdı. "Annem Ermeni olduğu için ASALA köpekleriyle bur tutuluyorum. ASALA köpekleriyle hiçbir zaman işbirliği yapmadım. Bu polisin bir senaryosudur. Günlerce işkence yaptılar. Erkeklik uzvumda sigara söndürdüler. Çırılçıplak askıya astılar. Ailemi karşıma getirdiler; 'Konuşmazsan aynısını yapacağız' dediler. İki eşimin yanında bana işkence yaptılar. "Benim CHP'li olmam ve CHP İlçe Başkanlığı yapmış olmam nedeniyle, polis bana daha da fazla işkence yaptı. SO-DEP'e yardım ettiğim yolundaki iddiaları kabul ettirmek istediler. SODEP'e 10- 15 milyon lira verdiğimi, Diyarbakır örgütünün benim yardımlarımla kurulduğunu kabul ettirmeye çalıştılar. Benim politik geleceğimi yok etmek istediler.." Behçet Cantürk'ün savunması uzun sürünce, mahkeme, sorgulara devam etmek üzere davayı 12 Nisan Cuma gününe erteledi. 12 Nisan günü Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi'nde yapılan duruşmada Behçet Cantürk'ün emniyetteki ifadesi okundu. Behçet Cantürk, okunan ifadeyi kendisinin vermediğini, yüzleştirilmelerin gözü kapalı yapıldığını söyledi. Tutanakların altındaki imzaların kendisine ait olduğunu belirten Behçet Cantürk, "Polisler bana boş kâğıt imzalattırmışlardı" dedi.

Atilla Aytek gelince teslim oldum. Arkadaşım Nizamettin Laçin'e durumu bildirdim. İlk gözaltına alınan ve ifadesi sonucu birçok kişiyi yakalatan Selahattin Delidere de. işkenceye başladı. Behçet Cantürk'ün adını bu olaylara karıştırmamı istiyordu. Mamak Askeri Cezaevi'nde bulunan Cantürkle-rin direnme güçlerini azalttı. Buradan mutfak eşyaları getirip sattım. kardeşinin söylediklerini tekrarlayarak. Sonra polisler gelip beni Diyarbakır'a götürdüler. Suriye'nin Kamışlı ilçesine gidip geldim. bu ifadeyi de kabul etmedi.. Mülkiye Müfettişlerine verdiği ifadeydi." İfadeler uzayınca mahkeme davayı 22 Nisan gününe bıraktı. "poliste işkence yapılarak ifadesinin alındığını" belirtti. adam öldürme ve silah bulundurma suçlarından toplam 25 yıl 6 ay ağır hapis cezasına mahkûm olmuştu. 16 Nisan 1984 tarihinde aldığı bir karar. Polisin beni aradığını duyunca Diyarbakır'da teslim olmak istedim. 'Şimdi İtalya'ya gidiyorum. sorgulamanın işkence altında yapıldığını söyleyerek. 204 Behçet Cantürk'ün kardeşi Sabit Cantürk. Küfür ederek... Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi'nde de yargılanıyordu. Halil Sultar'ı suçluyordu: "Ben silah kaçakçılığı yapmadım. Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'ndeki davalar sürerken. O da gidip Halil Sul-tar'a söylemiş. 'Yalnız. Sabit Cantürk. . Sahte nüfus kâğıdı tanzim etmedim. Tek kabul ettiği. Mamak Askeri Cezaevi'nde 20 gün kaldım. 203 İki numaralı sanık Nizamettin Cantürk. kimlere rüşvet verdiğini söyleyecek' demesinden ötürü Diyarbakır'a teslim olmadım. Dönüşte beni arayın' demesi üzerine dönüşünü bekledik.Bu kez MiT'te verdiği ifadeler okundu. Benden. Behçet Cantürk.. Ayrıca Emniyet Müdürü Yahya Soy ile Mali Şube Müdürü İrfan Çe-tin'e rüşvet verdiğimi söylememi istedi. "En son Diyarbakır Lice Mezrası'nda 217 kilo eroinin yakalandığını ve buna adımın karıştırıldığını duydum. benim kendisine teslim olmadığıma çok kızmıştı. Halil Sultar. Ağır Ceza Mahkemesi'nin. "Ankara'da Atilla Aytek'e haber gönderdik. Pasaportum vardı. dövmeyeceğim' demiş.. Halil Sultar bana işkence yaparak bazı kişilerin kaçakçılık yaptırdığını zorla kabul ettirdi. 'gelsin teslim olsun. Halil Sultar. Diyarbakır 2. Canlı hayvan ticareti ve otobüs işletmeciliği yaptım..

4 nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi. Abdulbaki Maltaş ve Mehmet Tahir Canpolat tahliye edildiler. kendisi ile değil de. sorgularının işkence altında yapıldığını belirterek suçsuz olduklarını iddia ettiler. "işkence gördüğünü iddia eden Behçet Cantürk'ün. 26 Nisan günü yapılan mahkemede.22 Nisan 1984 tarihinde tekrar toplanan. sevk edildiği heyet kurulundan alınan raporların mahkemeye sunulmasını" talep etti.. 38 arkadaşıyla birlikte. dönemin Narkotik Şube Müdürü Orhan Taşanlar ile çalışıp. askeri doktorlara muayeneye götürülmüştü. Askeri Savcı Yardımcısı Serdar Özgüldür tarafından. 1978 yılından itibaren Kürdistan İşçi Partisi'ne yakınlık duyduğu. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı l nolu Askeri Mahkemesi'nde. örgütün ileri gelenlerinden olan ve halen İsveç tarafından iltica istemi kabul edilmiş ve yurtdışında .. bazı kişileri yakalattırmamı içine sindiremediği için. dört gün boyunca ifadeleri almaya devam etti. Behçet Cantürk. no: 1985/ 80) Savcılığın. bir başka davadan daha yargılanıyordu. 11 Haziran 1984/14 Haziran 1984/23 Ağustos 1984/10 Eylül 1984/11 Ekim 1984 ve 12 Kasım 1984 tarihlerinde. sanıkların şu suçları işledikleri öne sürülüyordu: ''Yasadışı bölücü Kürdistan İşçi Partisi (KİP) ve Kürdistan Öncü İşçi Partisi örgütü mensubu olmak. 6 Mart 1985 tarihinde hazırlanan iddianamede. Yapılan muayeneler sonucunda. sanıklardan Bedri İstanbullu."(Evrak no: 1984/ 602 Esas no: 1984/ 602 İdd. benden kişisel intikam almak amacıyla senaryolar uydurup işkence ile imzalattı." İfadelerin alınması bitti.. doktorların her muayeneden sonra "sağlamdır" raporu düzenlediklerinden haberleri yoktu! 205 KOMÜNİZM PROPAGANDASI Behçet Cantürk bir tek. komünizm propagandası yapmak ve sahte kimlik düzenle-mek. Behçet Cantürk. soruşturma sonunda Behçet Cantürk aleyhinde elde ettiği kanıtlar şunlardı: "Sanık Behçet Cantürk'ün. "teşekkül vücuda getirerek uluslararası uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak ve eroin imal etmek" suçundan yargılanmıyordu. Sanıkların tümü.. askeri savcılıktan. örgüt üyelerine yardımcı olmak. silah bulundurma yasasına muhalefet ve pasaport kanununa muhalefet etmek. Cantürkler'in eroinlerini Kıbrıs'a götürdüğü iddia edilen Mehmet Gözen de bir başka emniyet görevlisini suçluyordu: "Komiser Duran Aygün. bu örgüt adına faaliyetlerde bulunmak. birkaç küçük sıyrık dışında vücutta darp izi görülmemişti! Behçet Cantürk ve avukatlarının. Behçet Cantürk ve avukatlarının isteğini uygun bularak. Diğer sanıkların tutukluluk halleri ise devam edecekti. Duruşma Hakimi.

böylelikle örgütün en büyük finansörü olduğu. Abdulgani Sungur. Zerruh'un.. bu doğrultuda muhtelif defalar uyuşturucuyu halen yurtdışında bulanan Avni Musullu-lu. "Sanığın yine Zerruh'un istek ve talebi üzerine. örgüte daha fazla maddi kaynak sağlanması için birlikte uyuşturucu kaçakçılığı yapma yolundaki teklifini kabul ettiği. Kenan Alhas. Abdullah Pertev Işık. Ancak sanığın örgütün propaganda. Behçet Can-türk. Ömer Çetin." Askeri Savcılık. Mehmet Sait Vakıfahmetoğlu (Faruk Vakıfahmetoğlu). Turan Seyfioğlu. Hayrettin Atabay. Nurettin Kızılkan. örgütlenme ve eylem çalışmalarında fiilen rol almadığı (. "Teşekkül meydana getirerek düzenli ve periyodik bir şekilde pırlanta kaçakçılığı fiilini gerçekleştirmiş olmak"tı. Hüseyin Kiy hakkında 8 ile 15 yıl arasında değişen ağır hapis cezaları istiyordu. Nihat Nadir Kelekçi. Hüseyin Geçit. Yaşar Gültekin. örgüt adına sanığın Zerruh Vakıfahmetoğlu'na her iş sonunda pay verdiği. Aslan Kut. Kamil Taylan. Ahmet Erincik. Fahri Pamukçu. Ali Ekrem Atalay ve İsmet Elçi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar veriliyordu. Mehmet Celal Baykara. bu ödemelerden 25 milyon lirasını Zerruh'un kardeşi Mehmet Sait (Faruk) Vakıfahmetoğlu' na. 54 sayfalık iddianamesinde. Cuma Ali Gökalp. 1983 yılı Şubat. Mehmet Sözer. 206 "Yaptığı uyuşturucu işinden. Hüseyin Tayfun. (Evrak no: 1985/180 Esas no: 1985/180 İdd. Kasım Faruk Beskisiz. Osman Tokiloz. bu şekilde 1978 yılı başlarından 1983 yılına kadar örgüte pay olarak 100 milyon Türk ikası civarında para verdiği. Mehmet Şerif Müştak. Diğer sanıklar. Mehmet Şakir Ebem. Mehmet Vural. no: 1985/141) 207 Bu kez davanın sanık sayısı fazla değildi: Behçet Cantürk.oturmakta olan Zerruh Vakı-fahmetoğlu ile yakın ilişki kurduğu. başlangıçta zaman zaman yüzbin ile beşyüz bin lira arasında örgüte verilmek üzere kendisine maddi yardımda bulunduğu.Mart ve Haziran aylarında yaptığı. Ubeydullah Kaplan. PIRLANTA VE DÖVİZ KAÇAKÇILIĞI Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses'in. Ekrem Karahan. Aysel Cingöz. İzzet Oğuz Kandemir. Mehmet Şahin. Sait Koç ve Yaşar Demirel yargılanıyordu. Nizamettin Cantürk.Karadurmuş (Sarı Avni) vasıtasıyla ihraç ettiği. Hüseyin Udum. Mustafa Mencütek. 9 Mayıs 1985 tarihinde hazırladığı iddianamenin konusu.) anlaşılmıştır. Hatip Dicle. Rıfat İlhan. .. Ali Çetin. 1979 sonlarında DDKD yasal kisvesi altındaki örgüte Bulgaristan'dan TIR ile getirdiği 500 adet Kalaşnikof otomatik tüfeği Batman yakınlarında teslim ettiği.

Bu davanın 10 sanığı vardı: Behçet Cantürk. Aydın Demirel. Yaşar De-mirel. (Evrak no: 1984/494 Esas no: 1984/494 İdd. sanığın Sait Koç'a 1981 yılında 50 milyon. Sait Koç'un gerçekleştirdiği kaçakçılık eylemleri ile Sait Koç'un koruyuculuğunu yaptığı. Mehmet Celal Baykara. Mehmet Güzel (Garabet Ohannes Arakel). "Sait Koç'un bu işleri gerçekleştirmesi için. Bedri İstanbullu. Mehmet Sait Vakıfahmetoğlu. bu örgütleri arkasına almak suretiyle. (Evrak no: 1984/517 Esas no: 1984/517 İdd. 1982 yılında 100 milyon ve 1983 yılında 50 milyon lira vererek kaçakçılıktan elde edilen kârdan yüzde 15 ile yüzde 20 arasında değişen miktarda kâr aldığı ve bu suretle müsnet suçu işlediği anlaşılmıştır. Behçet Cantürk'ün işlediği suç şöyle tanımlanıyordu: TC Devleti hakimiyeti altında bulunan toprakların bir kısmını. Sait Koç'un gerçekleştirdiği kaçakçılık fiilleri hakkında bilgi sahibi olduğu. bu fiili işlemek için kurulmuş silahlı çeteye barınacak yer göstermek.. Yaşar Demirel.İddianamede Behçet Cantürk'ün işlediği suçlar şöyle sıralanıyordu: "Sanığın Sait Koç'la 1980 yılında tanıştığı. Aydın Kahraman. Mehmet Sait Vakıfahmetoğlu. ASALA ve Kürdistan İşçi Partisi gibi yasadışı örgütlerle de irtibatı olan sanığın. Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses. ASALA'ya üye olmak ve örgüt militanlarına yardım etmek.. Mehmet Yıldız. no: 1985/140) 6 sanık yargılanıyordu: Behçet Cantürk. 1981 yılında Sait Koç'la anlaşıp sermaye vermek suretiyle kaçakçılıktan elde edilecek kâra ortak olduğu.no: 1985/151) Özetle. ASALA ÜYELİĞİ Behçet Cantürk'ün yargılandığı davalar saymakla bitmiyor! 17 Mayıs 1985 tarihinde Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses'in. Sait Koç. Mehmet Celal Baykara ve Yaşar Demirel için idam. devlet idaresinden ayırmak amacı 208 ile düzenlenen eylemlere iştirak. bu kez döviz kaçakçılığı için hazırladığı iddianameyi mahkemeye sundu. Hayık Atamıyan Ataman. Behçet Cantürk için istediği ceza idamdı. Zeki Suna. yardım etmek ve hareketlerini kolaylaştırmak. yine aynı gün. . sadece Behçet Cantürk için değil. Korkmaz Göldağı. Sait Koç. 9 Mayıs 1985 tarihinde. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı l nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'ne sunuları iddianamede." Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses. diğer sanıklar için ise 3 ile 5 yıl arasında değişen cezalar talep etmekteydi.

MİT elemanları. sanıkların hangi örgütün üyesi olduğunu bilmiyordu.Duruşmalarda sadece "hukuk trajedisi" değil. Hazar Denizi'nin dünyanın en büyük gölü olduğunu. sanıkların idamlarını talep ediyordu. aynı zamanda "hukuk skandalları" yaşanıyordu. Peki bu sorunun. Ama bir savcının. hem de soyadın Cantürk olacak ve sen çıkıp. Behçet Cantürk'ün akrabası olmadığını söyleyeceksin! Polis yanılır mı? Ama yanılıyordu....25 Mart 1984 tarihleri arasında MiT'te. sonunda işkenceye dayanamayıp. Aziz Cantürk'e. kabul ediyorum" dedi. Behçet Cantürk'ün polis sorgusu ise.. Başkanlığını Abdullah Öcalan'ın yaptığı Kürdistan İşçi Parti-si'ni (PKK) birbirine karıştırıyordu. hukuk fakültelerinde "örnek dava" olarak öğrencilere anlatılmalıdır. idam istediği bir davada.. 209 Emniyet görevlisi Behçet Cantürk'e soruyor: "Uyuşturucu. ifade tutanağına geçirilmesine ne denmeliydi? Liceli Aziz Cantürk. l. Milano'nun ise kıyıdan 500 km içeride olduğunu bilmiyordu. iki örgütü birbirine karıştırması. Askeri Savcı. iki örgütü isim benzerliği nedeniyle birbirlerine karıştırması doğal karşılanabilir. bu sorgulamalarda genellikle Dündar Kılıç'a. birbirlerine karşı bazen şiddete varacak kadar sert muhalefet yapan iki Kürt örgütünü birleştirivermişti! Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi çizgisini savunan (Şıvancılar) ile. soruyu yönelten emniyet görevlisi. Semiramis Pekkan ile iliş . "tamam. Emel Sayın'la. Hazar Denizi'ndeki gemilerle Milano'ya mı götürülüyor?" Hadi.Abdi İpekçi'nin.. Hem Liceli olacaksın. Behçet Cantürk davası. "devleti koruyan kişilerin bilgisizliğini ortaya çıkaracağı" için acilen "yakılmalıdır'!. doğrusu affedilir gibi değildi. 25 teyp kaseti tutan ifade verdi. o kadar reddetmesine rağmen. akrabası değildi! MİT sorgulanmasından da bir örnek vermek gerekiyor: Dündar Kılıç. tanınmış işadamı ve sanatçıların yatak odalarıyla ilgili sorular yönelttiler : . Sıradan bir kişinin. hazırladığı iddianamede çok ağır ithamlarda bulunup. Behçet Cantürk'ün akrabası olduğu işkence zoru ile kabul ettiriliyordu. Çünkü örgütleri birbirine karıştırmıştı! Savcı. Ancak..

alıyor bilgiyi! Genellikle elinde. no: 1985/141 Altın ve Pırlanta ka çakçılığı. * Esas no: 1984/180 İdd.Valla hiç duymadım. Sa na gelerek. Çekiyor zanlıyı işkence tezgâhına. işkence ile alınmış ifade dışında hiçbir delil olmuyordu! Savcı da. * Esas no: 1984/494 İdd.kisi vardı. kaçakçılık davalarının görüldüğü Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın 4 nolu Askeri Mahkemesi bakıyordu: * Esas no: 1984/356 İdd no: 1985/38 Uyuşturucu ve silah kaçakçılığı. Bunların üçüne. "delilden zanlıya gitme yerine. zanlıdan delile gitme yi" tercih ediyordu. no: 1985/140 Döviz kaçakçılığı. bu polis tutanaklarını okuyarak iddianame hazırlıyordu! 210 AÇIK GÖRÜŞ Behçet Cantürk hakkında beş ayrı iddianame vardı. veriyor elektriği. öyle şey olur mu? Kim çıkarıyor bunları? Aslında tüm bu "trajikomik" olayların bir açıklaması vardı: Polis.Hümeyra'nın kocası Fikret Hakan bu ilişkiyi öğrenmiş. Sonra Hümeyra ile aşk yaşamaya başladı. Bunlardan haberin var mı? . . . Sen de emir verip öldürtmüşsün! Aman efendim. Abdi İpekçi'nin öldürülmesini istemiş.

bu evrakın gizliliğine dikkat ediyoruz. 'Efendim biz görevliyiz.. polisi ve MİT Müsteşarlığını işkence ve yalancılıkla suçladı. Mahkeme Başkanı önce 'evet' dedi. Yoklama yapılıyor. ne yaptığını "Duruşma Tutanağı"na geçiriyordu: "8. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın. no: 1985/80 Kürdistan İşçi Partisi üyeliği. 'Yerin kulağı vardır. vs. gerek l nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nin. Sanıklardan Mehmet Gözen de Halil Sultar müdürümüze hakaret etmeye başlar başlamaz. Tek tip giysili. müvekkillerinin tahliye edilmelerini talep ediyorlardı. Bütün . Mahkeme Başkanı hemen onu susturdu. İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne verilmek üzere.30 da Synt 4 Nolu Askeri Mahkemesine gidildi. "Mahkeme Başkanının ve sanıkların konuşmalarının iyi duyulmaması üzerine istediğimiz gibi teferruatlı not alamadık. poliste ve MiT'te işkence gördüklerini söyleyerek iddiaları reddediyorlardı. saçları "üç numaraya vurulmuş" sanıklar. Özellikle sanıklardan Behçet Cantürk verdiği yazılı uzun savunmasında. Celse açılıyor... Duruşma sonunda Behçet Cantürk'ün yazılı savunmasını Mahkeme Başkanından istedik. dairemizde çalışan arkadaşımız Duran Aygün'ü de suçladı. Bu konuda endişeniz olmasın' dedik. Askeri savcı ve avukatlar karşılıklı olarak oturuyorlar. Avukatlar. Biz cevaben. vs. Kendisini Diyarbakır'da yakalayıp sorgulayan ve o zamanın Diyarbakır Narkotik Şb. "Behçet Cantürk ifadesinde. almayın' dedi.Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın l nolu Askeri Mahkemesi'nde ise siyasi davalar görülüyordu: * Esas no: 1984/602 İdd. Daha sonra bize.11.30'da yerini alıyor. * Esas no: 1984/517 İdd. Müdürü Halil Sultar müdürümüzü suçlayıcı cümleler kullandı. Silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığından yargılanan Behçet Cantürk ve elli iki (52) arkadaşının davasının başladığı görüldü. Tutuldu sanıklar ifadelerinin işkence sonucu alındığını belirttiler. gerekse 4 nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nin her duruşmasında aynı olaylar tekrarlanıyordu: Mahkeme heyeti saat 09.1985 günü saat 09. Fakat herşeye rağmen verilmemesinde ısrar etti. Sanıkların ifadesine geçiliyordu. mahkemede kimin ne 211 söylediğini. no: 1985/151 ASALA örgütüne yardım.. Bu arada salonun bir köşesine oturmuş sivil polisler.

o günlerde cezaevlerinde yatan birçok Kürt'ün başına gelenden farklı değildi. sanıkları dinledikten sonra. Gazeteciler.. Tan yeri ağarmaya başladığında varmıştı. Sabahın erken saatinde Mamak'ın nizamiye kapısına gelen. Ama Behçet ve Nizamettin'i karşısında görünce dayanamadı. Behçet ve Nizamettin. gelini ve torunları değildi. sarıldı ve ağladı. Heyecanlanmıştı. ilk günlerdeki gibi ilgi göstermiyorlardı... nasıl olduklarını bile soramadan Diyarbakır'a geri döndü. Davaya. Mamak Askeri Cezaevi'nin nizamiye kapısına.savunma ve tahliye istemlerine rağmen mahkeme tahliyeleri reddetti. "komutanlarına" yaşlı kadının sadece Kürtçe konuşabildiğini söylediler. bir sonraki dava büyük umutla beklenmeye başlanıyordu. Yaşadığı bir olay. Görüşme süresi bitene kadar. "Ağlayarak morallerini bozmayacağım" diye kendine söz vermişti. Umutla beklenen bir başka özlem daha vardı: Açık görüş! Behçet Cantürk'ün moral kaynağı kızlarıydı. davayı ileri bir tarihe erteliyordu. Bilgilerinize arz ederim. çocuklarını kucağından indirmiyordu." Sivil polisler hiçbir davayı kaçırmadan.. tek kendisi.. Sohbete başlamalarıyla birlikte askerler müdahele etti: "Türkçe konuşun!.30'a ertelenmesine karar verdi. Mamak'ta. 212 Sanıklar cezaevi arabalarına doldurulup Mamak'a götürülü-yorlardı. Duruşmayı bir veya iki gazeteci izliyordu. Mahkeme Başkanı Hakim. Diğer tutuklu yakınlarıyla birlikte. polisler kadar meraklı değildi. Üvey anneleri Hayriye Cantürk. yaşına ve hastalığına aldırmadan. kimlik kontrolü yapıldıktan sonra otobüslere bindirildiler. 213 . çocukları Behçet ve Niza-mettin'i görmek için. Hayriye Hanım Türkçe bilmiyordu. bu tutanakları yazmaya devam ettiler.. Yanıt kısaydı: "Yasak!" Ve Hayriye Cantürk. 22 saat süren bir yolculuktan sonra Diyarbakır'dan Ankara'ya gelmişti. Duruşmanın 6 Aralık 1985 günü saat 09. çocukları ile tek kelime konuşamadan....

Manşetlerini.. Mehmet Gö-zen'in. "Ermeniler ve ASALA ile ilişkisini.) Türkiye'nin bir askeri mahkemesi. Ertesi gün. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın oğlu Raif Denktaş'a ayırmışlardı! Behçet Cantürk videoda şunları söylüyordu: "Kıbrıs'a Mehmet Gözen denilen kişiyle eroin sevkıyatı yaptık. Raif Denktaş da İngiltere'ye eroin sev-kediyormuş. Bunlarla birçok iş yaptı.VİDEOLU DURUŞMA 1985 yılının son ayına girildiğinde. anlayamadım. duruşma salonunda videodan duyduklarını haber yapınca. Ne Nizamettin Bayramoğlu'nun mahkemeye pişmanlık yasasından yararlanmak için verdiği dilekçe. "Behçet Cantürk Davası" gazete ve dergilerde artık hiç yer almıyordu. Rauf Denktaş'ın oğlu Raif Denktaş'la ilişkisi vardı.. KKTC ile Türkiye arasında ilk kez bir diplomatik kriz yaşanacaktı. MiT'teki video çekiminin de işkence yapılarak gerçekleştiğini söyledi. Suriye gezisini. ne idüğü belirsiz bir kaçakçının.. Bu söylenenlere . polis ve MiT'teki ifadesini işkence altında verdiğini söylüyordu." 214 Gazeteciler. Bu video nerede çekilmiştir. Gazeteler ASALA. basının gündeminde yine "Behçet Cantürk Davası" vardı. mahkemeye ve gazetelere şu açıklamayı gönderiyordu: "(. Behçet Cantürk her duruşmada. Kapalıçarşı eylemini ve Kıbrıs'a gönderdiği eroinleri" anlatıyordu. Kapalıçarşı eylemi vb. Dingin hava 6 Aralık 1985 tarihinde değişti. yaza yaza bıkmışlardı. Milli İstihbarat Teşkilatı. Cumhurbaşkanlığı Siyasi İşler Özel Danışmanı Raif Denk-taş. Biz Kıbrıs'a üç seferde 15 kilo şevkettik. videoya aldığı Behçet Cantürk sorgusunun bantlarını mahkemeye verdi. Behçet Cantürk... bir Ermeni'nin videodan ihbarlarını dinliyor. başta Hürriyet ve Günaydın gazetesi olmak üzere. O haberler artık "prim" yapmıyordu. işkence yapılmadığını ispat etmek için.. Hisseme 36 milyon düştü.DDKD ilişkisi. Duruşmada izlenen videoda Behçet Cantürk. ne de ünlü avukat Uğur Alacakaptan'ın Behçet Cantürk'ün vekili olması basını ilgilendiriyordu.

Ancak mahkeme tekrar eski rutinine dönmüştü: Sanıklar ifadelerinin işkence ile alındığını söylüyorlar.. neden KKTC Ankara Temsilciliği'ne veya TC Lefkoşe Bü-yükelçiliği'ne veya KKTC Başsavcılığına ya da KKTC polisine. gelecek duruşmayla ilgili hazırlıklar yapıyordu. basına aktaranların kimler olduğu. cezaevinin ihtiyaçlarını karşılıyordu.. Bu arada Mamak'ta bulunan bazı "Babalar" gibi. Basının ilgisi oldukça fazlaydı. Mamak Askeri Cezaevi'nde. İtalya'da da uyuşturucu kaçakçılığı ile ilgili mahkemeler hâlâ sürüyordu. İtalya'dan gelmişlerdi. 18 Aralık 1985 'ti. Mahkeme Başkanı da davayı bir başka tarihe bırakıyordu. Giovanni Falcone ve Savcı Fusto Sciachittano." Bir sonraki duruşmanın tarihi.. Çünkü. hakkımda araştırma istememiştir? Neden bu konuda kimse bana birşey sormamıştır? "Neden askeri bir mahkeme. basına kaseti izlettirmekte bir sakınca görmemiştir? "İfadeleri alanların. l Ekim 1985 tarihinde sonuçlanan bir mahkemenin kararını 1986 başında öğrendi. Paul Waridel 13 yıl ağır hapis ve 150 bin frank para cezasına çaptırılmıştı! İsviçre. Ona. Korkmaz Göldağı ve Behçet Cantürk hakkında.. 11 Haziran 1985 tarihinde Avni Musullulu..Yunan propaganda mekanizması tarafından.inananlar. KKTC aleyhine kullanabilecek bir konuyu. mahkemeyi hemen bitirmişti. Behçet Cantürk. Türkiye gibi yapmamış. "uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak amacıyla örgüt oluşturmak ve büyük miktarda uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak nedeni" ile tutuklama müzekkeresi çıkarmışlardı. TC ilgili makamları tarafından iyice incelenmeli ve milli kuruluşlara sızma olup olmadığına bakılmalı. Avukatlar müvekkillerinin tahliyelerini istiyorlar. güvenlik güçlerine başvuruda bulunup. Gelmelerinin nedeni Behçet Cantürk'ün ifadesini almaktı.. "Yine video benzeri birşey-ler çıkar" diye düşünmüşlerdi. 215 KONUK İTALYANLAR Behçet Cantürk. mesnet arayıp bulmadan. Yunan Gizli Servislerinin bu olayda ne gibi bir rolü olduğu araştırılmalıdır. Büyük bir oyun oynandığım hissediyorum... yarın Rum. 25 Şubat 1986 tarihindeki duruşmanın yabancı konukları vardı. birkaç koğuşun tamiratı düşmüştü. . Palermo Mahkemesi'nden Yargıç Dr.

Laz Ahmet'i tanımam. İnterpol'ün Emniyet Genel Müdürlü-ğü'ne gönderdiği "gizli" yazışmalardan bile haberi vardı. Mehmet Süleyman.Benim tarif ettiğim Paul ile gazetede gördüğüm Paul Waridel birbirlerine hiç benzemiyor.75. Ben boyunun 1.Behçet Cantürk duruşmalarda söylediklerini İtalyan hukuk heyetine de tekrarlıyordu: Duymamış. Amerika Birleşik Devletleri'ne giden uyuşturucunun Türkiye'den gönderildiğini söyleyerek. Falcone ile Behçet Cantürk. Priolo Salvatore. Nunzio La Mattina. İfadesini siyasi bir amaç için vermiştir. An layacağınız. İtalyan Yargıç Dr.1." Behçet Cantürk bilinen ifadelerini tekrarlayınca. Avni Karadurmuş'a Türkiye'den bazmorfin göndermedim. Falcone araya girip sordu: "Paul Waridel.90'a yak laşıyor. Paul Waridel poliste kafamdan uydurduğum tipe . gazetedeki fotoğrafta sarışındı. ABD'nin ülkemize yolladığı yardımların kesilmesini istemiştir! Benim davam yurtiçinde olduğu kadar.Sayın Waridel'i tanımadığınızı söylüyorsunuz ama polis ifadenizde söylediğiniz tarif tam Paul Waridel'e uyuyor. İsviçre'de hiçbir baskı ve şiddete tabi olmadan hakim huzurunda. Waridel serbest iradesiyle böyle bir şeyi niçin söylesin?" Behçet Cantürk'ün. La Nigro Frances-co. Ben kumral dedim. Adımı gazetelerden öğrenmiş olabilir. Bunu nasıl açıklıyorsunuz? ." İtalyan yargıç Dr. Halbuki gazetedeki fotoğrafta boyu 1. Tahsin Bekir Saçaklı. Damadı Korkmaz Göldağı'yı mahkemelerde yargılanırken tanıdım. Cosa Nostra(20) isimli mafya teşkilatından haberim yoktur. polis kendisine gelen ihbar mektuplarından derlemiş ve bana zorla imzalattırmıştır. Eğer sizin Avni 216 Karadurmuş ile uyuşturucu ilişkiniz yoksa. yurtdışındaki gazetelerde de çıktı. İtalyan yargıca şu yanıtı verdi: "Paul Waridel Yunan Gizli Servisi'nin elemanıdır.80 oldu ğunu söyledim. sizinle ilgili biraz önce okumuş olduğumuz ifadeyi verdi. Avni Karadurmuş'un adamları Ağa Koç. Benim tüm ifademi. Antonino Rotolo (Carlo) isimlerini hiç duymadım. görmemiş ve tanımamıştı: "Paul Waridel'i tanımam. tercüman aracılığıyla karşılıklı tartışıyorlardı: .

bırakın tahmin yapmayı.Biraz önce Yunan komplosundan bahsettiniz." Behçet Cantürk. ABD'nin İtalya'ya da ambargo koymasını mı istiyor? . Behçet Cantürk. Acaba sayın Waridel. Suçsuz olduğunu tekrarlıyordu.Ben Türkiye üzerine konuşuyorum. renk aynen sayın Waridel'e benziyor. Sicilya'yı suçlamak için bir komplo düzenlediğini bile mem. Sayın Waridel ifadelerinde birçok İtalya'nın da ismini veriyor. el yazısı ile yazıp verdiği 20 sayfalık dilekçesinde ilginç bir konuya değiniyordu: "(. Benzese bile zaten onu bana zorla polis yazdırmıştı. cezaevinde yazdığı dilekçelerle de suçsuz olduğunu ispat etmeye çalışıyordu. Sonra Paul is mini polisin yazdırdığını söylüyorsunuz. Hiç bir iddiayı kabul etmiyordu. Hangisi doğru. sizin emniyette söyledikleriniz boy. . İtalyan hukuk heyetinin her sorusuna benzer yanıtlar verdi. . kilo.. 5 Mayıs 1985 tarihinde 4 nolu Askeri Mahkeme Başkanlı-ğı'na. siz hiç Paul diye birini tanımadınız mı? . sadece duruşmalarda değil. 217 . .Sayın Cantürk.. biraz önce Paul Waridel'in kendinizin ifadesindeki Paul'e benzemediğini söylüyorsunuz. 30 Kasım 1983 tarihinde Milli İstihbarat Teşkilatı'na 7 sayfalık bir ifade veriyor. . Paul Waridel'in İtal ya'yı.) Diyarbakır doğumlu Suriye'de oturan Yaşar Vikan Ayana adlı Ermeni bir şahıs yakalanıyor.Ben Paul diye birini de tanımıyorum.Tanımadım.Sayın Cantürk. Polis bana zorla yazdırdı.bile benzemiyor.

Avrupa devletleri artık Türkiye'yi. Bulgaristan gibi kaçakçıları himaye eden bir ülke gibi görmektedir. ASALA ile birlikte uyuşturucu kaçakçılığı yaptığını söyleyen bir Ermeni neden serbest bırakılıyor?" Behçet Cantürk... 219 . Fakat Behçet Cantürk.. Devletimizi böylece töhmet altına soktu.. 1979. 2 Eylül 1985/17 Ocak 1986/5 Mayıs 1986/10 Kasım 1986 tarihinde verdiği dilekçelerde hep aynı soruyu tekrarlıyordu: "Neden tahliye edilmiyorum?" 218 DÖRT DAVADAN BERAAT Behçet Cantürk 1987 yılını da. MİT görevlileri tarafından serbest bırakılıyor. hukuk bilgisini epey artırmıştı. emniyet görevlilerini bu kez. Bu kadar uyuşturucu ancak devlet himayesinde olur. onlarla uyuşturucu işi yaptığım iddia ediliyor. Türkiye'yi suçlu göstermiştir. Ayrıca ASALA'nın eroin kaçakçılığı yaptığını. İki suçundan da Başbakan Turgut Özal kurtarmıştı: Döviz ve pırlanta kaçakçılığı yaptığı iddiası ile yargılandığı davalardan. Ancak uyuşturucu ve silah kaçakçılığı duruşmaları uzadıkça uzuyordu. Artık "ifademi işkence altında verdim" cümlelerini de unutmaya başlamıştı. 3 bin ton uyuşturucu gönderdiğimi söylüyorlar. Behçet Cantürk'ün şansı hep yanındaydı. 22 Ocak 1987 tarihli duruşmada.AP ve Bülent Ulusu hükümetleri geldi geçti. silah ve uyuşturucu kaçakçılığı davasının duruşmaları birbirini izliyor. duruşmalara gire. Bu arada Yaşar Vikan Ayana. ASALA ile ilişkili olduğum. beklediği tahliyeye bir türlü kavuşamıyordu. bu kişinin ASALA ile işbirliği yaptığını belirtiyor.83 yılları arasında CHP. bir başka nedenle Mahkeme Heyetine şikâyet ediyordu: "Polis ifademi aldıktan sonra bunları İnterpol aracılığıyla Avrupa ülkelerine gönderdi. ASALA ve Kürdistan İşçi Partisi (KİP)/DDKD ile ilgili davalardan beraat etmişti. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın l nolu Askeri Mahke-mesi'nde yargılandığı. Behçet Cantürk. "Garo adlı şahısın benim teyzemin kocası Kemal Güzel olduğu öğrenilince.İfadesinde Suriye'nin Kamışlı ilçesi gümrük kapısında taksicilik yapan Garo isimli şahsın adını vererek. Polis bu ifadeleri göndererek. yasada yapılan değişiklik sonucu beraat etmişti.. kendisinin de eroin işine karıştığını söylüyor. Mamak Askeri Cezaevi'nde karşıladı. İddianameleri okuya okuya.çıka. Şimdi ben onlarla işbirliği mi yaptım? Polis ülkemizin itibarını çok kötü etkilemiştir. Günler geçiyor.

ithalat-ihracat yaptım." . Zürih'te bir bankada hesap açtırmamım nedeni bu ülkeye rahat girip çıkmaktır.50 milyonu bulan parayı Fikri Koca-kerim'e verdi. Tekrar ediyorum. Vittorio Russo. Bu kez Palermo'dan değil Torino'dan bir hukuk heyeti gelmişti: Torino Mahkemesi Ceza Tahkikat Hakimliği'nden Marse Vanudano.500 bin dolar değil. l milyon dolar olduğunu söylediler. benim İsviçre'de l milyon dolarlık hesabım yoktur. Türkiye'ye telefon ettim. Zürih'te bulunduğumda. Banka. Marilinda Mineccia ve Dr.ihracat işi yapıyorduk. devlet tahvillerim var. evdeki tahvilleri paraya çevirdi. Bu hesabın İtalya'daki alışverişlerle filan ilişkisi yoktur. Avni Musullulu'nun bürosunda çalışan Yaşar Kısacık İngilizce biliyordu.ihracat işleri nedeniyle İsviçre'ye döviz transfer etmek gerekiyordu. Belki bana para isabet etmiş olabilir. Türk ikası olarak 45.500 bin dolar geldi. Dr. Yanılıyorsunuz. Bu ithalat. Duruşmanın yeni konukları yine İtalyanlar'dı. İsviçre'de 400. bacanağım olan Hüseyin Azizoğlu'na telefon ettim. 7 Nisan 1987 tarihinde yapılan duruşma. Ancak istedikleri yanıtları alamıyorlardı. idam edileceği korkusunu üzerinden atmıştı. İki otelim. Eşi Hidayet Kaşan'ın ziynet eşyaları 30 Mart 1987 tarihinde geri verilmişti. "Avni Musullulu ve şebekesi ile herhangi bir ilişkim yoktur." İtalyanlar. Sevindirici gelişmeler de oluyordu. Belki bankada bir miktar para bırakmış olabilirim. oto alım satımı." Rahatlamıştı. Mantığım bunu kabul etmiyor. Bunlar sizin ifadenizle çelişiyor. Ayrıca ithalat. sevincini aldı götürdü. Polisin bana işkence yaparak aldığı ifadeler sonucu. "1981 yılında İsviçre'de Emin Görpe ve eski milletvekillerinden İsmet Hilmi Balcı ile birlikte ithalat.500 bin dolar para için. İstediğim 400. İtalyanlar gelip bana sorular yöneltiyorlar. 400. "Böyle bir durumdan benim haberim yok. İtalyanlar Behçet Cantürk'ün İsviçre bankalarındaki hesapları ile ilgiliydiler. gayrimenkullerim.500 bin dolar olarak geri verdi. bunu açıklar mısınız" sorusunu yönelttiler. emlakçilik. Polisin bana dikte ettirdiklerini söyledim.ihracat ile uğraşan bir kişiyim. O da bana. Yaşar Kısacık'la başka bir ilişkim de yoktur. bir nevi altın piyangosu gibi birşey düzenliyordu. anlayamıyorum. Bu paranın kaynağını merak ediyorlardı." İtalyanlar bu kez. İsviçre'deki bankalarda 400.. "Bizim İsviçre'de edindiğimiz bilgilere göre. binlerce dolarlık giriş ve çıkış olmuş. 220 "Yıllarca müteahhitlik. bunları ben işkencede ölmemek için uydurdum. Onunla gidip hesap açtırdım. sizin hesabınıza 8 Ağustos 1981 tarihi itibariyle..Bunu niye yapmıştır.

Bunları ciddi ciddi anlatıyordu. Belki müvekkilim mahkemenizde ifade verirken bu hususu zuhulen unutmuş olabilir. "Mahkemenizce. Onlara göre. İtalya'daki Türkiye Büyükelçisi aracılığıyla (Yazı no: 000926). Bu hususun resmen araştırılmasını istiyoruz" dedi. Yaşar Kısacık'a verdiği. Behçet Cantürk'e bir yardım da koğuş arkadaşı Korkmaz Göldağı'ndan geldi: "Ben de İsviçre'de hesap açtırırken. Yaşar Kısacık. mahkemeye göndermişlerdi. bana da yardımcı olmuştu. bankaların hesaplarıyla filan fazla ilgilenmeyeceğini düşünüyordu. İsviçre bankasındaki hesabımla ilgili tüm yetkileri devrettiğime dair herhangi bir yetki vermedim ve bir belgeye de imza atmadım" dedi.Behçet Cantürk şaka yapmıyordu. adli mercilere vermeyeceğini sanıyordu. Örneğin. 4 Nisan 1986 tarihinde. Cevdet Yardım. 31 Ağustos 1981 tarihli belgeyi bile bulmuşlardı. İsviçre Federal Mahkemesi iade edip etmemeyi tartışırken. İtalyanlar. Behçet Can-türk.. Avukat Uğur Alacakaptan şikâyet etmekte haklı değildi. açtığı gizli hesabı. Paul Waridel'in itiraflarından sonra. ben farkında olmadan bana bankadan para yatırma ve çekme yetkisine dair bir belge imzalattırdığını öğrendim. orada ikamet etme şartının bulunması gerekli olabilir. İtalyanlar. İki yıl sonra İsviçre'ye git-tiğimde. İki yıl hesaba para yatırıp çektim. gelip kendileri Türkiye'den delil toplayabiliyorlar" diyerek Mahkeme Başkanına şikâyet ediyordu. İtalyanlar. 221 Behçet Cantürk'ün avukatı Uğur Alacakaptan. PQ 88533 nolu hesaba "para yatırma ve çekme yetkisini" gösteren. İtalya. Korkmaz Göldağı ve Sarı Avni'nin gemisinde kaptanlık yapan Engin Mehmet ile ilgili belgeleri. istenilen belgeleri göndermedikleri halde. Yaşar Kısacık İsviçre'de gözaltına alınmıştı. PQ 88533 nolu hesabın tüm cetvellerini mahkemenin huzuruna getirince Behçet Cantürk çok şaşırdı. Kısacık'ı resmen istemişti. Bu belgeyi hemen iptal ettirdim!" İtalyanlar'ın. İtalyan adli makamlarını. İtalyanlar'ın bizim emniyet görevlileri gibi. İtalyanlar.. Aslında böyle ifade vermesinin iki nedeni vardı. ellerinden geldiği kadarıyla Türkiye'ye bilgi ve belge gönderiyordu. hesap çizelgelerini mahkemeye sunarak ülkelerine döndüler.Yaşar Kısacık'ın nerede olduğunu öğrenmekti. "Yaşar Kısacık'a. Sicilya Mafyası'na eroin tedarik eden en önemli isimlerden biriydi. Behçet Cantürk. Yaşar Kısacık'ın. Türkiye'ye gelmelerinin birincil nedeni. Cantürk'ün diğer avukatı M. yabancı dil bilmesi nedeniyle Yaşar Kısacık. Behçet Cantürk'ün. İsviçre bankalarının. Yaşar Kısacık ortadan kayboluvermişti! 222 . İkincisi. "İsviçre bankalarında hesap açılabilmesi için. banka dekontlarını.

" Behçet Cantürk araya girerek. tercüman Buruna Pari aracılığıyla.YARGIÇ FALCONE ÖLDÜRÜLÜYOR İtalyanlar pes etmiyor. Milano Hukuk ve Ağır Ceza Mahkemesi Tahkikat Hakimli-ği'nden. neden bana soruyorsunuz?" Sinirlenme sırası İtalyanlara gelmişti. İtalyanlar. anlamış değilim. Behçet Cantürk hiç birini tanımadığını söylüyordu. Behçet Cantürk'ü ve avukatlarını rahatsız ediyordu. "Siz bunları benim işkence zoruyla emniyetteki ifadelerime dayanarak yaptınız. sesini yükselterek. Behçet Cantürk'e bazı sorular yöneltmek için gelmişlerdi." "Peki İsviçre'de herhangi bir bankada hesabınız var mı? Hiç banka müdürü tanıdınız mı?" sorusunu da kızarak yanıtlıyordu: 223 "İsviçre'de bir hesabım olup olmadığı İtalyanları ilgilendirmez. Behçet Cantürk. Türkiye'ye gelip araştırmalar yapması. "Uyuşturucu ticareti yapan Sicilyalılar'dan. Behçet Cantürk. Bunu bana ancak Türk mali makamları sorabilir. Hakkında İtalya'da çıkarılmış bir tutuklama müzekkeresi vardır. Gabriella Apitanio ve Mali Polis Binbaşı Matteo Rabiti.. ilk sorusu. Fotoğraflar gösteriyorlar ancak Behçet Cantürk'ten yine olumlu yanıt alamıyorlardı. Ben uyuşturucu kaçakçısı mıyım. 10 kilo." İtalyan hukuk heyetlerinin. "8 Mayıs 1985 tarihinde Milano kentinde yakalanan. 2 Aralık 1986. soruya çok sinirlendi: "Milano'daki olayla ilgili olarak neden ifadem alınıyor. 232 gram eroin ile 17 gram esrar ve 2 gram kokainle bir ilginiz var mı?" oldu. Size açık ve net söylüyorum. Vito Piglionica. İtalya'da uyuşturucu madde kaçakçılığı şüphesi altındadır. Ben sorularınıza yanıt vermiyorum. mahkemelere girip sanıklara sorular yöneltmesi... "kendisi. Tutuklanma müzekkeresinin nedeni bu ifadelerdir. ben İtalya'da kimseyi tanımıyorum. İtalyan adli heyetinin. sertçe yanıt veriyor: "Bunları bana niçin soruyorsunuz. tanıdığı isimleri söylemesini" istiyorlar." İtalyanlar birçok isim sıralıyor ancak. Dr. Bu soruları neden bana yönelttiklerini öğrenmek istiyorum.. .

dönünce kapanalım bir odaya. Kimdir bu ekipler? Tahterevallinin bir ucunda Hiram.duman.. Giovanni Falcone gibi yeraltı dünyası ile mücadele ederek adını simgeleştirmiş yargıç. Öyle ki. mafyaya karşı hukuk savaşı başlatmışlardı. bir o çıkıyor. emretti : "Ortalık toz.İtalyan hukuk adamlarından rahatsız olan başkaları da vardı: İtalyan hakim ve savcıları bugüne kadar "çizme"nin tanık olmadığı bir mücadeleyle. "eline sağlık. 23 Mayıs 1992 yılında öldürülecekti. küçük bir. Bizde. Mehmet Eymür hazırladığı dosyayı çok beğenmiş olmalı ki. çok sevdiği mesleğini bırakıyordu. MİT RAPORU 1987 yılının bir sonbahar günü. "belden aşağı vuran" raporlar vardı!. Topladığı bilgileri. emniyeti. magazin ve iş dünyasını yakından tanıyan sanıkların sorgusunda bulunmuştu. Birkaç istisna dışında Türkiye'de. "Tahterevallinin bir ucuna çıkan Hiram Abas"a. bana akşama kadar neler olduğunu anlat. MİT'İ. başta Behçet Cantürk ve Dündar Kılıç olmak üzere. İsviçre'deki soruşturmanın daha ileri gitmemesi için. şuna bak" diyerek. Gazeteci Taştemur okuduklarına inanamamıştı. MİT görevlisi Erkan Gürvit'e verdi. ne Dr. Teşkilatlar gruplara ayrılmış. karısı ve üç korumasıyla birlikte mafya tarafından. Giovanni Falcone. ne de Dick Marty gibi mesleğinin onuru için istifa eden savcı vardı.." 224 Mehmet Eymür. bir nüshasını da Kenan Evren'in. O günlerde altın kaçakçılığı ile ilgili bir haber hazırlayan Hürriyet gazetesi muhabiri İrfan Taştemur. iyi olmuş" deyip. Mehmet Eymür'ü odasına çağırarak. götürüp dosyayı verdi! Hiram Abas raporu okudu. 10 Kasım 1987 tarihinde bir rapor haline getirdi. Müsteşarı Ündül'ü aydınlatmak için.. Türkiye'ye gelip Behçet Cantürk'ün ifadesini alan Palermo Yargıcı Dr. Eymür. 1984 yılında. bir diğeri.... "Gruplar üstü" Mehmet Eymür. MİT Müsteşarı Korgeneral Hayri Ündül. diğer ucunda Nuri Gündeş. .iki değişiklik yapıp. Mehmet Eymür'den kendisine yardımcı olmasını istedi.. Köşk'ün istihbarat biriminde görevli damadı.. MİT ve polis birbirinin altını oyuyor. dosyayı geri verdi. Şimdi ben yurtdışına gidiyorum. Federal Hükümetin kendisine yaptığı baskıları protesto eden Savcı Dick Marty ise. "Altın kaçakçılığını bırak. yola döşenen bir ton dinamitin patlatılmasıyla. hazırladığı dosyayı gösterdi.

" Gazetecinin. kamuoyu günlerce bu raporu konuşmuştu. kabullenildi. inanılması zor iddialara yer vermişti: * Dönemin MİT İstanbul Daire Başkanı olan Nuri Gündeş'in. Peki. Emin Can kurtaran'in yanında çalışmaya başlamıştır. Onlar da yayımlayamaya-caklarını söylediler. 225 Önce yalanlandı. Nuri Gündeş. yayımlata-mamak bir gazeteci için "yüktü. Mehmet Eymür ne yazmıştı ki. İrfan Taştemur bu "hastalığa" yakalanmıştı. Gazeteci Taştemur. polis içindeki çekişme. "Haberde sınırın ötesi" ilkesiyle yayın hayatına giren 2000'e Doğru dergisi. bir başka olayın peşinde koşması çok zordu. Nokta dergisine gitti. 7 Şubat 1988 tarihinde "MİT Raporu" nü haber yaptı. Nuri Gündeş ile bir likte. polis ve kamu görevlilerinin ilişkileri başlıkları altında kaleme aldığı 23 sayfalık raporda. Mehmet Eymür. yazamamak.Hürriyet Gazetesi. Şehmuz Tatlıcı'nın Kadı . Dündar Kılıç ve Yaşar Yamak'la (Topal Yaşar) ilişkilerin den dolayı MiT'ten ayrılmaya mecbur edilen ve MİT'te iken kaçakçılık konularına bakan Cengiz Abanoğlu da çalışmaktadır. Hüsamettin Cindoruk ve Dündar Kılıç'la yakın irtibatı bulunmaktadır. Hüsamettin Cindoruk'un özel korumasını yaptırtmıştır. Banker Bako olayı. zaman zaman MiT'in imkânlarıy la. Atlatma bir haber yakalayıp da. Sonra geri adım atılıp. * Nuri Gündeş MiT'ten emekli olduktan sonra. çok iyi bir haber yakaladığının farkındaydı. mesleki bir hastalıktı. Gazeteci Taştemur haberi Milliyet'e götürdü. raporu haber yapmaya çekindi. Aynı yanıtı aldı. yeraltı. Ortalık karıştı. yakaladığı haberden "kurtulamadığı" sürece. Bu. Cengiz Abanoğlu aynı zamanda.

o parti yö neticileriyle (mafya) ilişkilerinin fazlalığı nedeniyle daha çok olmuştur.köy'deki ŞETAT isimli bir kuruluşunda da görevlidir. uyuşturucu ve silah kaçakçısı Behçet Cantürk ile yakın irtibatları vardır. borç almış. Bu ilişkinin en büyük koordinatörü. bilâhare bundan vazgeçmiştir. Ermeni asıllı anneden doğma. Li celi uyuşturucu ve silah kaçakçısı Behçet Cantürk'ün ifadeleri226 ne istinaden. altın kaçakçısı Nasrullah Ayan'ın. CANTÜRK İLİŞKİSİ * Tahsin Şahinkaya. bu borcun senedi Yapı Kredi BankasıMecidiyeköy Şubesinde muhafaza edilmiştir.Karadur . Buna misal. Hikmet Keçeli. partiye Fatih'ten kaydolan Emekli İstan bul Mali Şube Müdürü Cevdet Saral'ın yanı sıra Emekli İstih kam Albay Ali İhsan Cesur gösterilebilir. * 1984 yılında yakalanan. * Kaçakçı armatör Ziya ve Halis Kalkavan'ların. Ahmet Ateşli l Kasım seçimlerinde DYP'den aday olmuş. TAHSİN ŞAHİNKAYA. bütün dünyaca aranan Sarı Avni (Avni Karadurmuş) ile dünürdür. İstanbul'daki yeraltı dünyası ile yakın ilişki içindedir. * Yeraltı dünyasından DYP'ye sızma ve destek. Mehmet Ağar da DYP'den milletvekili olmayı düşünür ken. Behçet Can-türk'iin uyuşturucu kaçakçılığına askeri kamyonlarla destek sağladığı anlaşılan Emekli Albay Ali İhsan Cesur. Sarı Avni (Avni Musullulu. * Ünal Erkan başkanlığındaki İstanbul Emniyet Müdürlüğü üst düzey kadrosu. eski tarihlerde Behçet Cantürk'ten 300 milyon TL. emekli Cinayet Masası Şefi Ahmet Ateşli ve Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar'dır. gözaltına alınan ve ifadelerden.

Başkomiser olduğu tarihte İstanbul Emniyet tescil amirliğine bakmış. Sarı Avni'nin. kahvehane ve benzeri yerlerin ruhsatlarının verilmesinde Fah . Üruğ' dur. Mehmet Ağar adı geçenin terzi. teyp tapeleri ve teyp bantları bulunmaktadır. Bşk. * Genelkurmay eski başkanı Necdet Üruğ. bu sebeple gazino. yolsuzluktan ka muoyuna aksetmiş olan Şükrü Balcı'yı ve eski İstanbul MİT Blg. D. Selahattin Delidere isimli bir silah ve uyuşturucu madde kaçakçısının konuştuğu (Diyarbakır'da) bu teyp bandında. Ayrı ca Dündar Kılıç'ın avukatlığım yapmış olan Mümin Kavalalı'nın. el bise temizliği dahil her nevii özel işleriyle uğraşmaktadır. Tahsin Şahin kaya'ya yurtdışında bir villa aldığından bahsedilmektedir. * Polislikten gelme Nevzat Ayaz. Nuri Gündeş'i devamlı himaye etmiş ve Şükrü Balcı'yı âdeta kahraman gibi empoze ederek. Tahsin Şahinkaya'nın akrabası olduğu söylenmektedir. Dündar Kılıç ve Fahrettin Aslan mafya sıyla ilişkilidir. Şahinkaya'nın bu alandaki ilişkilerine ait Anka ra Sıkıyönetim 4 nolu Askeri Mahkeme Başkanlığında ifadeler. Sayın Cumhur başkanımız tarafından mükâfatlandırılmasını sağlamıştır.muş). Şükrü 227 Balcı ile ilgili yolsuzluk soruşturmalarının da kapatılmasını sağlayan N. Tah sin Şahinkaya'nın istanbul Emniyet Müdür Muavini Mehmet Ağar ile yakın irtibatı olup. Behçet Cantürk.

Sa yın Cumhurbaşkanımıza müspet empozeleri ile bugüne kadar yerini muhafaza etmiştir. bu şahıslara gizli kalması icab eden soruşturma ve tahkikatlarla il gili bilgi vermektedir.III adlı gemileri olduğu bilinmektedir. Deniz Ticareti ile iştigal etmektedir. Süleymancı Kemal Kaçar'ın koordinatörlük yaptığı şirketin sahipleri İbra him Arslan ve Mahmut Şahin ile yakın temas halinde olup. Şahlan ve Aslan Nakliyat firma larının genel koordinatörü Süleymancı lider Kemal Kaçar'dır. 150 TIR'a sahip bulunmaktadır. * Şükrü Balâ'nın gayrimüslimlerden baskı suretiyle para top lama işinde de adı geçen Vali Ayaz'ın. * Mehmet Ağar. Fahrettin Aslan'a plaket vermek ve bunu basın aracılığı ile yansıtarak. * Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar. Birçok olayın arkasında olan Vali Ayaz. Aslan'ı onurlandırmak suretiyle himaye eden de yine Vali Ayaz'dır. İbra him Arslan. Fındık Kralı diye bilinen Lokman Kundak- . Malatya Valisinin makam şoförlüğü sırasında uyuş turucu ve silah ticareti yapmıştır. F. İbrahim Aslan'a ait Aslan Nakliyat.rettin Aslan ve diğer yeraltı adamlarıyla ilişkiler kurmuştur. Hira I. TIR taşımacılığı yapmaktadır. Şükrü Balcı. eski Genelkurmay Başkanı Üruğ'un.II. kendisini bu görevden al mak istediğini bildiği Turgut Özal Hükümeti'ne sempatisi yoktur. Fahrettin Aslan'la ilgili uyuşturucu madde kaçakçılığı soruşturmasının sürdüğü tarihte. Mahmut Şahin'e ait Şahlan Nakliyat. Şükrü Balcı ile sınıf ar kadaşı ve yakın dosttur.

kısa zamanda demir ticareti ve faizcilikle milyarder olan Ekrem Gocay ve ortağı Yılmaz Akçadağ'ın Kabataş Setüstü'nde yazıhaneleri vardır. faali yetini legalize etmektedir. İsmail Taşkafa. Perşembe Pazarı'nda otomobil yıkayıcılığı yapar ken. keza hayali ihracatın bü yük isimlerinden Turan Çevik'e de baskı kurdurarak aynı yakın lığı sağlamıştır. . Dayısının eski eşi. bağlantılarını sağlamlaştırmakta. bu şahıslar da paraları büyük işadamlarına verererek faiz al maktadırlar.çı'yı bir yeraltı grubuna dövdürmek ve sonra himayesine almak suretiyle Lokman'la yakınlık kurmuş. Nihat Camadan. Ziver Öktem ve Necati Altuntaş'ın gayrimeşru paraları Mehmet Ağar'ın dayısı Yılmaz Akçadağ ve ortağı Ekrem Gocay'a verilmekte. * Mehmet Ağar. Fevzi Öz. * Mehmet Ağar'a ait 18 adet ev ve arsa tapusu. Ankara'daki üst düzey bürokratlara da Mehmet Ağar empoze etmekte ve Turan Çevik. Nec det Ulucan gibi ünlü isimleri üst düzey bürokratlarla ve hattâ Bakanlarla tanıştırarak. bu tapuların üzerinde gözükmesinden rahatsızdır. 228 * Yeraltı dünyasını. dayısı Yıl maz Akçadağ'ın boşanmış olan eşi Şükran Akçadağ'ın üzerin dedir.

* Mehmet Ağar İstanbul'da 131 19 10 nolu telefonda bulu nan Pınar isimli bir kadını.5 almıştır. * Mehmet Ağar'ın yurtdışı bazı bağlantılarını. Yonca Yücel'in İstanbul adresi: Teşvikiye Caddesi 66/8 Celal Apt. Mehmet Ağar'ın eşi Emel'e RENO. Burak Sağman ve bazı bü .* Ünal Erkan ve Mehmet Ağar'ın gizli ve önemli buluşma larını yaptıkları. * Mehmet Ağar Ankara'ya geldiğinde Yonca Yücel ile 127 58 82 telefonlu konsomatris Nur'un evinde buluşmakta ve kalmak tadır. * Turan Çevik 3 yıl kadar önce Mehmet Ağar'a 5 milyon değerinde bir saat. Telefonu 141 70 08'dir. Arap ülkelerinde dansözlük yapan dostu Yonca Yücel yürüt mektedir. Emniyet Genel Müdürlüğü'nde üst rütbede bir kişiye sürmüş ve bu şahsın Pınar ile olan ilişkileri ve fotoğrafları İstanbul Emniyeti'nce şantaj olarak kullanılmış tır. * Mehmet Ağar'ın. özellikle.Bostan cı'da iki ev vardır. Lunaparkçı Oman Kavran '86 Yılbaşında 5 229 adet beşibiryerde ve Aşıcıoğlu Grubunun adamı. parası Behçet Cantürk tarafından öden mektedir. Turan Çevik. Etiler Ulus Mahallesi'nde ve Kadıköy. kaçakçı ve kuyumcu Cavit de. olup. Ulus mahallesindeki ev Diyarbakırlı Vekin Aktan'ın üzerine olup.

Mehmet Serdar Alpan. Fikri Parparoğlu. 10 kilo 230 gram eroinle yakalanmışlardır. Kaçakçılık Daire Başkanlığı. Necdet'in. hakkındaki söylentilerin açığa çıkması karşısında. İtalya Polisi. Kıbrıs'ta Con Aziz adıyla bilinen yeraltı dünyasına mensup Aziz Mehmet Kent'in adamıdır ve Oflu Osman (Osman Cevahiroğlu) ile irtibatlıdır. bu telefonların nerelere ait olduğunu İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden sormuş. yakın tarihte polislikten ayrıldığı ve Ayvalık'ta Belediyeye ait 160 yataklı oteli kiraladığı belirtil mektedir. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ise genel bir cevap ile olayı geçiştirmiştir. 230 . yakalananların üzerinde bulunan telefon numaralan be yanında İstanbul 528 28 14 ve 172 08 08 telefonlarını vermiş lerdir.rokratlarla ortak hayali ihracat işleri vardır. Bülent Gökben. Ankara'ya sık sık gelip giden şoförü polis memuru Necdet takip etmektedir. (Sirkeci ve Gayrette pe'deki.) * Mehmet Ağar'ı bu telefonlardan arayanlardan bir diğer şa hıs ise. Fahrettin Özdemir isimli şahıslar. Kulüpçülük ve uyuşturucu kaçakçılığı yapan Halil Peril. * 5 Ağustos 1985 tarihinde Milano'da. Mehmet Ağar'ın bu işlerini. Esasında her iki telefon da İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar'ın makam telefonlarıdır. Londra 360 44 84 no.lu telefonda bulunan Halil Peril'dir.

Şarkıcı Hülya Süer. * Yeni Mali Şube Müdürü Orhan Uzeler. Şükrü Balcı yargılandı ğında lehinde de tanıklık yapmıştır. kanuni görevlerinin ifası sırasında zaman zaman çeşitli teknik dinleme yoluna başvurduğu bilin . Cevdet Saral. Elazığlı olan Orhan Uzeler'in hemşehrisi Mehmet Ağar ve Emniyet Müdürü Ünal Erkan müfettişlere karşı himaye etmişler ve ak lanmasını sağlamışlardır.. aktör Ka dir İnanır'la uzun zamandan beri birlikte yaşayan kızı Canan Özbek'in. Tayyar Seven. daha önce Behçet Cantürk'ten rüşvet almaktan soruşturma geçirmiştir." * Kamu kesiminde birçok kişinin tanıdığı Terzi Mualla. Orhan Uzeler'in Mali Şube sindeki odasında. gazeteci İrfan Ülkü ve Kasım Gence toplanarak. Terzi Mualla ve Canan'la. Emniyet Müdür Muavini Mehmet Ağar ve Gazeteci Rauf Tamer de yakın ilişki içindedirler.. Terzi Mualla'nın. Şükrü Balcı. Orhan Uzeler. Orhan Uzeler. 3 yıldan beri Dündar Kılıç'ın dostu (gayrimeşru karısı) ile birlikte ortak konfeksiyon işi yapmaktadır. Atilla Aytek ve MİT'e karşı yapılacak yayımları planlamakta dırlar. Dündar Kılıç'ın kızı ve damadı Uğur (her ikisi de Uğur) ile yakın ilişkileri mevcuttur.) * Güvenlik kuvvetlerinin. (Böyle bir toplantı 3 Kasım 1987 günü akşamüstü meş kûr yerde yapılmıştır."BEHÇET CANTÜRK'ÜN RÜŞVET VERDİĞİ.

ki şisel amaçlarla kullanıldığına ilişkin duyumlar intikal etmekte dir. gelen tepkilere fazla karşı koyamadı. Teşkilat dışındaki bazı elemanlardan bu konuda bilgiler intikal etmişti. Başbakan Turgut Özal'a çok bağlıydı. "emanetçi" Cindoruk'u ve "Bir Bilen" Demirel'i yıpratmak için yazılmıştı. Hiram Abas. harcatıldığını düşünüyor ve haksız yere cezalandırılacağından korkuyordu. BAKAN KARAEVLİ'NİN BASKISI Mehmet Eymür yeni iddialar ortaya atıyordu: "Banker Bako olayı. Başbakan Özal." Mehmet Eymür'ün yazdıkları doğru muydu? 231 Doğru olduğunu iddia ediyordu.. Abas. Üçü de istifa etti. Bu durumun çeşitli açılardan komplikasyonlara yol açacağı izahtan varestedir.. bu amaçla belirli bir organizasyonda bulunduğu bilinen hu suslardandır. Keza bu olayla ilgili olarak Urfa Emniyet Müdür Yardımcılığına tayin edilen İstanbul Çevik Kuvvet Şube Müdürü Necati Altuntaş da. Ozal'ın rakibi DYP'yi. Eymür ve Eken pasif görevlere. MİT içinde başını. Ancak özellikle İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ndeki dinlemelere ilişkin uygulamaların görevin ifasından çok. 8 Mart 1988 tarihinde. Araştırma Planlama Kurumu (APK) uzmanlığına atandılar. Kendisine Necati Altuntaş'ın anlattıklarını . "MİT Raporu şeklinde adlandırılan etüdün hazırlanması.mektedir. Necati Altuntaş. bir oyuna getirildiğini. Mehmet Eymür ve emekli Yarbay Korkut Eken'in çektiği ekip.. Ricalarını kırmayarak bu konuda görüşmek üzere Sayın Emniyet Genel Müdürü Saffet Arıkan Be-dük'e gittim.. basında bir hayli güncel vaziyetteydi. muhtelif görüşmelerimizde olayların perde arkası ile ilgili bilgiler vermişti. sızması ve içerdiği bilgiler" başlığıyla 19 sayfalık bir rapor daha yazdı. Zaten rapor. Emniyet Genel Müdürlüğü ilgili birimlerinin ve İstan bul Emniyet Müdürlüğü'nün telefon dinleme çalışmaları yaptı ğı... Mehmet Eymür öyle kolay pes etmek istemiyordu.

Babalarla birlikte çekilmiş fotoğraflarını. Şükrü Balcı ile ilgili gelişmeleri anlattık. O tarihlerde bu şahısların ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda. birgün soruşturmayı yürüten kişilerin başındakileri makamına çağırdı. Bu görüşme sırasında Saffet Arıkan Bedük. aşırı solun yıpratıcı propagandasına maruz kalınacağını. Bunun üzerine Şükrü Balcı'nın. henüz İstanbul Emniyet Müdür Muavinliğine getirilmiş olan Şükrü Balcı'nın 1. mektuplarını. güzel kadınları peşkeş çektiğini. bu hususu ifade ve fezlekelerden çıkarmamızı rica etti. "Yine o tarihlerde tespit edip ifade ve fezlekeye geçirdiğimiz bir husus. 232 "Etüdün dayandığı kaynakların bilinmesi için eski tarihlere dönüp bazı olayları anlatmak istiyorum: "1973 yılında görevli iken. Mirza ailelerinin fertlerini. o tarihteki İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Faik Türün'ün planladığı bir faaliyet üzerine. Kendisinin gerekli idari soruşturmayı yapıp cezasını vereceğini söyledi. Antalya'da yakalanan bir gemi olayının kapatılması için Bakan Karaevli'nin kendisine baskı yaptığını söyledi.ilettim. "KOMUTANLARA KADIN SUNULUYORDU" "Zamanın Sıkıyönetim Komutanı Faik Türün. Bezal. sorgulanması. 233 "Faik Türün Paşa. yeraltı dünyasının ünlülerinin toplanması. teşkilatımdan birkaç MİT mensubu arkadaşımla birlikte 'Babalar Operasyonu' denilen. 'Gazinocular Kralı' Fahrettin Aslan. Polislerce ifade edildiğine göre adı geçenin hem kadın satışından. Bulgaristan'dan getirilen silahlarla terörün tırmanmasını sağlayan kaçakçılardan rüşvet almasının. Bulgaristan üzerinden silah kaçakçılığı yapan Uğurlu ailesi reisi Hüseyin Uğurlu'dan rüşvet aldığı konusuydu. nasıl bir milliyetçilik . yanındaki güzel bir hanımla Faik Türün'ün yanından çıkıyordu. Şube Müdürlüğü yaptığı tarihte. bizi ilgi ile karşıladı ve gelişmeleri sordu. sola ve teröre karşı mücadelesi ile tanınmış milliyetçi bir kimse olduğunu. kartvizitlerini buldum. Biz makamına girerken. "Ben teröre karşı mücadele ile şöhret yapmış bir Emniyet Müdürünün. hem de homoseksüellikten fişi vardı. O tarihlerde Fahrettin Aslan'ın yeraltı dünyası ile üst düzey yöneticiler arasında irtibat görevi yaptığını. birçok üst düzeydeki bürokrat ve subayın gece kulüplerinde. Zihni İpek'i ve diğer birçok uyuşturucu ile silah kaçakçısını topladım. Birgün Başkent Gazinosu'nda eğlenirlerken. Uğurlu. böyle bir konunun mahkemeye intikali halinde. mahkemeye verilmesi işlerinde görevlendirildim. toplantı ve yemek gibi işleri parasız organize etmek suretiyle yöneticilerle yeraltı dünyasının ilişkisini sıcak tuttuğunu öğrendim. Bülent Öztürkmen ve Bakan Ahmet Karaevli'nin hayali ihracatçılarla ilişkilerinden bahsetti. düğün.

KAÇAKÇILIK ÜNİTELERİ KAPATILIYOR "Dündar Kılıç'tan sonra. küstah ve tehditkâr bir hava ile konuşuyordu. Tepki gösterdi ve Dündar Kılıç'a küfür etti. Kendi kendime. Bana. maalesef başta teşkilatımızdaki ilgililer olmak üzere. Sedat Semerci Paşaya. Haluk Akder. teşkilatın bilgisi haricinde menfaat ilişkileri içinde bulunduğunu öğrendik. "Aradan yıllar geçti. Sorguyu yapanlara karşı. Anlattıkları arasında. Allah. Behçet Cantürk'ün sorgusunda alınan bilgilerdi. Dündar Kılıç'ın söylediklerini ilettim. Sıkıyönetim ve Merkez Komutanları ile ne ilişkisi bulunabileceğini sordum. Paşalardan size bir talimat verilmedi mi' diye soruyordu. (MİT) Müsteşar Yardımcısı Sedat Semerci'nin adını vererek. poliste her türlü ahlâksızlıktan fişi bulunan bu şahsın. Nuri Gündeş konusunda Dündar Kılıç'tan bir şey sorulmaması hususundaki (MİT) Müsteşar Burhanettin Bigalı Paşa'nın emirleri iletildi. hayretini belirtti. Behçet Cantürk Ermeni bir annedendi. İstanbul teşkilatında çalışan memurlardan Cengiz Abaoğlu. . İstanbul Valisi. bir çok kişi olayı bir kaçakçılık faaliyeti şeklinde ele alıp. Beşiktaş'daki sarışın sevgilisinin oğluveya kızı ile Fahrettin Aslan'ın yeğeninin evlendirildiği ve böylece yakınlık kurulduğu gibi hususlar da vardı. devlet memurluğunu. terfi etmek suretiyle muhafaza etti. İstanbul'da bu güçlerin birbirinden habersiz adım atamayacaklarını iddia ediyordu. Şükrü Balcı o tarihten sonrada suistimal ve rüşvet olaylarına karışmasına rağmen. Mustafa Ercan ve Ankara Daire Başkanlığı memurlarından Nuri Gündeş'in akrabası Hacı Ah Arslan'ın Dündar Kılıç'la. Keza aynı şahsın verdiği bilgilerden Kürtçülük ve Ermeni faaliyeti ile ilgili birçok operasyonlar yapıldı. ideolojik yönüne gerekli ağırlığı vermedi. yine yanında güzel bir kadınla Merkez Komutanının makamından çıkarken de görmüştüm. "Bu hususların ortaya çıkmasıyla birlikte teşkilatın en üst kademelerinde. 'en üst kademelerden. 1984 yılında Dündar Kılıç ilk sorguya alındığında kendinden çok emin ve âdeta birkaç gün sonra serbest kalacağına inanmış bir haldeydi. İstanbul Sıkıyönetim Komutanı. "Dündar Kılıç.duygusu olduğunu anlayamamıştım. "Fahrettin Aslan'ı. bana karşı menfi bir tutum hissetmeye başladım. İstanbul MİT Daire Başkanı ve Merkez Komutanı'nın bilgisi dahilinde yaptığını be234 lirtiyor. 'Beni iyi tanıması lazım. Şükrü Balcı'nın tüm faaliyetlerini. Bana. Üstelik bu olaydan sonra Nuri Gündeş terfi alarak Ankara'ya Dış İstihbarat Başkanlığına getirildi. o tarihlerde bir konu için gittiğimiz İstanbul Merkez Komutanlığı'nda. "İstanbul Daire Başkanı Nuri Gündeş. uyuşturucu ve silah kaçakçısı Behçet Cantürk'ü sorguya aldık. Allah demek talimat vermedi' diyerek. Konsey Üyesi Tahsin Şahinkaya'nın. ABD'de yapılan son yılların en büyük mafya tevkifatı ile İsviçre ve İtalya'da yapılan önemli mafya tevkifatlarının ilk çıkış noktaları. Bu operasyonları çok daha geniş tutmak mümkün iken. Kürtçülük faaliyetlerinin içinde olan.

banta da alınan sorgusunda. Sarı Avni ile Behçet'in. Dilekçeyle ve sözlü olarak müracaat ederek. resmi bir yazıyla mahkemenin yapıldığı Ankara Sıkıyönetim Komutanlığına yolladım. Avrupa'da yaşayan günümüzün en büyük uyuşturucu ve silah kaçakçılarından Sarı Avni (Avni Musullulu. 18 Mayıs 1982 tarihinde kendilerini yakarak.Avni Karadurmuş) ve ortağı Behçet Cantürk'ün en yakın adamlarıydı. Müsteşar Burhanettin Bigalı'dan tayin gerekçemi sordum. Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde de aynı koğuşu paylaştılar. Cezaevi'ndeki işkenceleri protesto etmek için. elde edilen neticelerden belli idi. Her iki grupta da önplana çıkan iki isim vardı: Dündar Kılıç ve Behçet Cantürk. Eşref Anyık ve Necmi Öner bu eylemlerini Diyarbakır Cezaevi'nin E Blok 33'üncü koğuşunda . Kaçakçılık ve İstihbarat Ünitele-ri'nin devletin yararına faaliyet gösterdiği. Buna rağmen 1985 ortalarında yurtiçindeki üniteler. Ferhat Kuntay. Diyarbakır 7'inci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'ne gönderildi. Selahattin Delidere. eski Emniyet Genel Müdürü Fahri Görgülü ve Tahsin Şahinkaya. Erkan Gürvit de tayinimin durdurulması için Bigalı Paşa'yla konuştu. Bu konudaki en önemli bilgilerden biri de Tahsin Şahinkaya ile ilgiliydi. direnişin sembolleri olarak adlarını yazdıran.. Selahattin Delidere'nin Diyarbakır'da gözaltında olduğu sırada.80'li yıllarda "Karadeniz mafyası" ile "Kürt mafyası" biribirine düşmandı. "Behçet Cantürk'ün ortaklık yaptığı Selahattin Delidere isimli diğer bir silah ve uyuşturucu kaçakçısının iddia ettiği hususlar ise daha ilginçti. bilâhare 1988 başında Ankara'daki Merkez Ünite kapatıldı. Bu ihalelerden komisyon aldığı iddia ediliyordu. Tahsin Şahinkaya'yla sık sık telefonda konuştuklarını ve Behçet Cantürk'ün çantayla Tahsin Şahinkaya'ya para götürdüğünü ifade ediyordu." Mamak Askeri Cezaevi'nden sonra. birçok kamu görevlisi ile ilgili bilgiler alındı.235 "Behçet Cantürk'ün sorgusunda da. Neticede ailevi durumum gözönüne alınarak karargâhdaki MİT okuluna tayin ettiler. insanlık tarihine." 236 DİYARBAKIR CEZAEVİ Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi lağvedildi. aylarca önce kaçakçı çevrelerinden gelen haberlerden duymuştum. Eylemleriyle hemen hergün basının gündeminde yer alan bu iki "Medyatik Baba. Sarı Av-ni'nin Tahsin Şahinkaya'ya yurtdışında villa aldığını. Müsteşarlığın bilgisi dahilinde. Şahinkaya Paşa'nın bazı mü-teahitler ile yakın ilişkisinden bahsediliyordu. "Başında bulunduğum. Bir ceza gibi nitelediğim tayinime tepki gösterdim. 70'li. Behçet Cantürk ve arkadaşlarının dosyası. Ben bu bantın bir kopyasını. Diyarbakır'daki görevliler çekinmiş ve bu hususları ifadeye sokmamışlardı.. Ben gerek kaçakçılık ünitelerinin kapatılacağını. Mahmut Zengin. Yurtiçi ünitelerinin kapatılmasından bir ay sonra benim Adana'ya tayinim çıktı. gerekse benim tayinimin çıkacağını.

yapanlar da cezalarını almışlardır... Amerika'ya eroin sevkıyatını İtalyan-lar'ın yaptığı belirlendi. örgütlerle ilişkim olduğunu iddia ettiler. "kesinlikle para almayacaksınız" direktifini vermişti. yok ASALA üyesi diye. Avrupa'ya. Bu koğuşta şimdi 40 tane"Baba" kalıyordu. . 1987 yılının son duruşmasında da. Yıllardır süren duruşmalar sonunda. bu adam vatan haini. Benim yazıhaneme gittiniz mi? Atatürk'ün. Genelkurmay Başkanlığı'ndan özel izinle gelen gazetecilere birlikte demeç veriyorlardı. devlet düşmanı olamaz diye. Bunun için bize siyasi suç yüklediler. yargılananların sayısı oldukça azalmıştı. halkın sevdiği insanları topladılar. Ev-ren'in ve Fatih Sultan Mehmet'in ikişer metre boyundaki resimleri vardır. İkisi de günlerini okuyarak geçiriyorlar-dı. holding sahipleri var. Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek'i suçluyordu: "Burada 40 Baba'nın olduğunu söylüyorlar. Onları çektiniz mi? Dediniz mi. Liceli zenginlerin hepsine kaçakçılık yoluyla servet edinmiş gözüyle bakıyor. "Biz kendi mıntıkamızda sevilen sayılan kişiyiz. Dündar Kılıç'la düşmanlığı unutmuşlardı. Koğuş kıdemlisi Behçet Cantürk'tü. Nizamet-tin Bayramoğlu ve Mehmet Yıldız tahliye edilmişlerdi. Polis. Tümünden beraat ettim. Bugün Türkiye genelinde Liceli çok zengin var. İtalyanların oyununa geliniyor. Buradaki 40 kişiden 35'inin ceket alacak parası yok.." Behçet Cantürk ise İtalyanlara kızıyordu: "Polisi suçlamıyorum." Behçet Cantürk duruşmalarının gereksiz şekilde uzatıldığından yakınıyordu. Halkın en fazla tepkisini. bizi suçlamak için kullandılar. yok ona suikast yapılacaktı. Bizim Lice'de kaçakçılık olayları olmuştur. Dündar Kılıç'ı ziyaret etmek için Diyarbakır'a gelenler.. Yeraltı dünyasının iki önemli ismi cezaevinde sıkı dost olmuşlardı..gerçekleştirmişlerdi. Amaçları bu suçları Türkiye'ye yüklemek. Cantürkler'in Demir Oteli'nde kalıyorlardı. 237 Bunlar mı Baba? Atilla Aytek. Sizin gibi gazetecileri. nefretini çeken ASALA ile ilişkisi var dediler. Behçet Cantürk otel yönetimine. Dündar Kılıç. yok buna suikast yapılacaktı. Babaları bilmiyor muydu? Hileye dayalı ihbar mektupları ile. Birbirlerinden kitap değiştokuşu yapıyorlardı..

İzzettin Zingil ve Abdülcebbar Doğru. işkencelerde alınan sanık ifadeleridir. Behçet Cantürk. İsviçre Hükümeti'nin. mahkemede bu ifadeleri reddedince. İsviçre Mahkemesi Paul Waridel'i 13 yıl hapse mahkûm etmişti.1987 yılı da geride kalırken.. Mehmet Han Özer.. başta Abuzer Uğurlu ve Hüseyin Çil olmak üzere yeraltı dünyasının ünlüleri teker teker tahliye ediliyordu. olayın üzerine çok fazla gidilmemesi için polis ve savcıları uyarmasına rağmen. Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde sadece 12 kişi kalmıştı: Behçet Cantürk. Korkmaz Göldağı. Diyarbakır Askeri Mahkemesi kararını açıkladı: Behçet Cantürk. Mehmet Han Özer.. Selahattin Delidere. Nizamettin Cantürk. Mehmet Gözen. Selahattin Delidere.. Mehmet Gözen. Nizamettin Cantürk. nasıl tahliye oluyordu? Bunun birinci nedeni. İzzettin Zingil. "Behçet Cantürk Davası" sanıklarından. 238 Ancak bu sayı kısa bir süre sonra 13'e çıkacaktı. Behçet Cantürk'ün tahliye edilmesinin ikinci bir nedenini de. 239 MİT RAPORU'NA YANIT . ortada kanıt adına hiç bir şey kalmıyordu. Tekin Kaymaz. Ahmet Arıkboğan. Korkmaz Göldağı. Peki. Tekin Kaymaz tahliye edildiler. Rıza Zingil. Aynı iddialar ile mahkeme karşısına çıkan Paul Waridel'e işkence yapılmamıştı. Rıza Tekin. Tek delil. 1988 yılına umutlu girdi.Jacques Rousseau'nun şu sözü açıklıyor: Zengin. Jean. 9 Mayıs 1988. Tekin Kaymaz.. Azet Cantürk de tahliye edilenler arasındaydı. Türkiye'de polis ve savcılık sorgusunun çok ilkel olmasıdır. yasayı para kesesinde taşır!. Behçet Cantürk. sonunda Diyarbakır'da yakalanmış ve kardeşlerinin yanına gönderilmişti. Behçet Cantürk davasında mahkemeye sunulan deliller yetersizdi. Abdülcebbar Doğru. Ahmet Arıkboğan. Rıza Tekin. İnfaz Yasası sonucu. Yıllardır aranan Behçet Cantürk'ün ağabeyi Azet. Sanık.

. 21 Mayıs 1988 tarihinde. Sevinci kısa sürdü: 17 Ağustos 1988 tarihinde aldığı bir haber. Ancak fazla karşı koyamadı. Bu bence demokrasinin de bir gereğidir. Kürdistan İşçi Partisi. Ankara'dan gelmesi için tam 11 gün beklemesi gerekti. Amcaoğlu Abdullah Cantürk. yakınlarının sevinç gösterileri arasında Diyarbakır Cezaevi'nden.. DDKD üyesi olduğunu belirtip Hollanda'dan sığınma hakkı istemesi. Bu arada eşi Hidayet ile hasret giderdi. 23 Ağustos 1988 tarihinde "eksik soruşturma" nedeniyle beraat etti.MİT Raporu açıklandığı günden beri kamuoyunun günde minde kalmıştır. Birçok suçla suçlanıyorsunuz. . Birkaç gün. iki gün önce Amsterdam Schipol Havaalanı'nda. "Çok korkmuştum. Dosyasında eksik bulunan evrakın.Sayın Behçet Cantürk. Behçet Cantürk'ü çok endişelendirdi. Diyarbakır'da fazla kalmadı.. Hollanda'ya sahte pasaport ile girerken yakalanmıştı. Behçet Cantürk'ün kalbini yeniden kazanmıştı. İstanbul'a gitti. Abdullah Cantürk'ün. Türkiye'ye iade edilmesini önlemek için. Bunlar ba . Hakkımda raporda veya rapor dışında ileri sürülen suçlamalar doğru değildir. Kamuoyu bu konuda aydınlatılmalıdır.Behçet Cantürk. Behçet Cantürk'ü rahatlattı. mahkemenin kararından sonra hemen tahliye edilmedi. özgürlüğe ilk adımı attı. Öte yandan Behçet Cantürk basından sürekli kaçıyordu. MİT Raporu'nda sizin de adınız ge çiyor. Eşi Akile Dilek Alev ile ilişkileri düzelmişti. İlk demecini 4 Eylül 1988 tarihinde Nokta dergisine verdi: 240 . İlk duruşmasında sürpriz ifadeler veren Akile Dilek Alev daha sonraki duruşmalarda. geçmiş olsun dileklerini kabul etti. Nihayet 4 yıl 20 gün sonra. Sevincin ürünü bir yıl sonra ortaya çıkacak ve Behçet Cantürk dördüncü kızına Heval adını koyacaktı!. o nedenle polislerin bana söylediklerini mahkemede tekrarladım" diyerek.

ben de öyle tanıyorum. bağlı olduğu.Raporda sizin Tahsin Şahinkaya ile yakın ilişkiler içinde olduğunuz ileri sürülüyor. Ünal Erkan'ı İstanbullu bir vatandaş nasıl tanıyorsa.Aynı şekilde şimdi Edirne Valisi olan İstanbul eski Emni yet Müdürü Ünal Erkan'a ev aldığınız da raporda yer alıyordu. O halde sorun onların ara sındadır ve bizler bu hesaplaşmada kullanılmak istenmişizdir. İstanbul'da sorgulandığım zaman Ankara'yı suçlamamı.Sayın Şahinkaya'yı sokaktaki insan nasıl tanıyorsa ben de öyle tanıyorum. Özellikle şunu belirtmek istiyorum. İfadelerimde de öyle birşey yoktur. hattâ daha da ileri giderek aynı birimin bir I alt görevlisi.Uzun zaman içeride kaldınız ve birçok şeyle suçlandınız. Ankara'da sorgulandığımda İstanbul'u suçlamamı. . Bu duruma şaşmamak elde değil. İddiaların devletin güven lik birimleri arasındaki sürtüşmeden kaynaklandığı düşüncesin deyim. Kendisi ile ilişkim de. Mesele. . suçlananlar da devletin bir birimidir. . Kendisine ev almam tamamen yalandır.na zorla kabul ettirilmek istenmiştir. benim tarafımdan değil. Şayet bu soruşturma sırasında ifademe başvururlarsa söyleye ceklerim bunlar olacaktır. MİT'te sorgulandığım zaman polisi. . iddia sahibi de devletin bir birimidir. daha önce de söylediğim gibi birimler arasındaki çelişkidendir. tanışıklığım da yoktur. Bu konudaki iddia. Mesele u kadar basittir. düşmanım olan ve de bana suç yüklemesi için özellikle seçilip kullanılmış bir başka kişi tarafından ortaya atılmıştır. Dikkat ederseniz.Raporda buna benzer 50 tane şey vardır. emir aldığı birimin başındaki kişiyi uçlamamı istemiştir. . .

Meydan. Turan Çevik. Turan Çevik. kendi yeraltı dünyasını yaratmıştı!. assolistlerle flört eden. cahil ama terbiyeli kabadayılar artık tarihe karışmıştı. Feridun Öncel. Yeni "mafya babalarından" Elazığlı Necdet Ulucan da Behçet Cantürk'e dostluğunu bildirenler arasındaydı.. Ertan Sert gibi hayali ihracatçılarla. omuzlarında asılı duran paltosu." Ülkücü Mafya"dan hiç hoşlanmıyorlardı.. "Ülkücü Mafya değneksiz köy bulmuş dolaşıp duruyor" diye tepkisini gösteriyordu.(21) Aslında "Ülkücü Mafya" 80'li yılların ikinci yansından sonra. Kürt İdris (Özbir). Nihat Akgün.Ben şu anda tüm bunları unutmuş. Kürşat Yılmaz gibi Ülkücü Mafyaya kalmıştı. Alaattin Çakıcı. Nurettin Güven gibi "Doğulular" kendilerini Behçet Cantürk'e yakın hissediyorlardı. 20 yaşında genç bir işadamı gibi hissediyorum. İstanbul'a geldiğini öğrenince hemen yanına gidip geçmiş olsun dileklerini bildirdiler. DEĞİŞİM YILLARI Dört yılda Türkiye'de çok şey değişmişti. Mehmet Saruhan. Kemal Horzum. 242 .Şimdi ise bu davalardan beraat etmiş biri olarak yaşamınızı sürdürüyorsunuz. Nurettin Güven. Behçet Cantürk. Mustafa Süzer. Behçet Cantürk.. Hasbi Menteşoğlu. Abuzer Uğurlu gibi yeraltı dünyasının önde gelen isimlerinin cezaevine girmesiyle. İdris Özbir kuşağı. sert bakışlı. Dündar Kılıç. siyah ayakkabısı. Dündar Kılıç. "boşluğu ... Özal dönemi. uğradığı iftiralardan kurtulmuş.. Siyah ceketinin içinde beyaz ipek gömleği. tüm olanları nasıl değerlendiriyorsunuz? . çift silah taşıyan. gazinolarda eğlenen. altın yüzüğü ve elindeki teşbihi ile salına salına yürüyen ancak hiç yalnız dolaşmayan. Ali Yasak. hakkında açılan 4 idam davasından beraat etmiş biriyim. Kendimi hayata yeni atılmış. kahvesi veya kumarhanesi olan.

Türk siyasi yaşamına yeni politikacılar katılmıştı. Tatillerini ailesi ile birlikte Bodrum'daki bu otelinde geçirmeye başladı. Oteli. Gazetecilerle iyi geçinmek gerekiyordu. O da öyle yaptı. 4 Ekim 1992 tarihli sayısında "PKK Babalar-la ortak" haberinde yine Behçet Cantürk'ün "eski dosyasını" yazmıştı. İstanbul'da "Doğulular"ın lideri olarak tanınan Behçet Cantürk. Uygun mekân olarak ev yemeğine karar veriyoruz. Bu konuda en büyük desteği yine bir başka "Doğulu" dan aldı: Turizm Bakam İlhan Aküzüm. ertesi günü gazetelerde. Demir Oteli için önce 3 milyar lira. Sadece örgüt ismi değişmişti. ev yemeğine davet ettiler. "Yemek. Turizm Bakanlığı'ndan. üç yıldızdan beş yıldıza çıkarttı. Samimi olduğu gazeteciler de onu. Belek'teki otelin adını da. CHP'li Mahmut Uyanık gibi arkadaşlarının yeniden seçilebilmeleri için elinden gelen maddi ve manevi yardımı yaptı.doldurması" için devlet desteğiyle ortaya çıkartılmıştı. KİK/DDKD yerini PKK'ye bırakmıştı! Anladı. Alacaklarına karşılık. 243 Nokta dergisi. ne yapsa haber olacaktı. Cantürk'le ilk akşam yemeğimiz beş kişilik. arkasından 2 milyar 200 milyon liralık kredi aldı. Behçet Cantürk'ü evine yemeğe davet eden bir gazeteci o akşamı şöyle anlatıyordu:(23) "Sohbetin biraz özel olması dileğindeyiz. Üstelik takip ediliyordu.. Diyarbakır milletvekilleri Abdulkadir Aksu ve Nurettin Dilek ile yakın ilişkiler kurdu. kendi hayatımızdan tanık olmadığımız bir serüvenle başlıyor. 'Babalarla sarmaş dolaş bir bakan" haberine neden oldu. Önce Cantürk'ün . Basın dünyasından arkadaş edinmeye çalıştı. İşin püf noktasını anlamıştı. Gazetecilerden kaçarak bu-nun önüne geçemeyecekti. Arkadaş olduğu gazetecileri gösterişli lokantalarda ağırladı. İbrahim Tatlıses'in menajeri Hasan Bora'nın Bodrum Belek'teki oteline el koydu. bir süre sessiz kalmayı düşündü. İddia aynıydı.2" koydu. Zaten eski iş bağlantıları darmadağın olmuştu. Dönemin İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu ile Diyarbakırlılar gecesinde karşılaşıp toka yapması.. Cezaevine girmeden önce.(22) Polis ve basın eski defterleri açmaktan usanmıyordu. Onlarla ilişkileri geliştirmek için kolları sıvadı. "Demir Otel. Bilinen iş ilişkilerini askıya almaya karar verdi. Kendisine bulaşılmadığı sürece kimseyle ilgilenmeyecekti.

valizi açıyor. Eve girdikten sonra da köşe başlarında bekleyen adamlarına. Ancak "Behçet Cantürk" adını dünya basını hiç unutmuyordu. bir süre adını unutturdu. Estetiğe müthiş düşkün. balkondan her şeyin yolunda olduğu sinyali veriliyor. "İspanya'da Mafya'nın On Yılı. Bülent Ersoy can yoldaşı. Biliyorum yanıtlamayacak. Sarı Avni ve ekibine geniş bir yer ayrılmıştı. Önemli ortaklıklarından. Nefret ediyor. Kabadayılıkla gerçek babalık arasındaki farkı anlatıyor. O artık yeni bir imaj kurmak istiyor. aslında kendileri polise bağlı ve bu bağlılığın sürmesi için enteresan tavizlerle ayakta duruyorlar. Biz heyecanla. o da derhal aynı tavrı gösteriyor. çizilmiş ama kendi ağzından ilk kez duyuyoruz. Beş rengini birden alıyor. kabadayı. İçinden yirminin üstünde süet mont çıkıyor. ayakkabıdan kravatına kadar Fransız malı. Hepsi Pierre Cardin imzalı. O günlerde adı hayli öne çıkmış bir işadamından söz ediyor. bu Kürt kimliği radikal bir milliyetçiliğe doğru kayıyor. "Sohbet gecenin üçünü buluyor.adamları sokağı kolaçan ediyorlar. Çok zeki bir Kürt var. Ama hergün birkaç gazeteci onunla röportaj yapmak için randevu istiyor. Bu arada bir valiz geliyor odasına. "Karşımızda kendi deyimi ile bir kabadayı yok. Nazan Şoray. Basında yazılmış. "Gazetecilerle hiçbir şekilde konuşmuyor.. Kitapta.. Fotoğraflardaki cezaevi ifadelerini beğenmiyor. Sade bir model öneriyoruz. Sigarası Davidoff." Türkiye'deki basınla ilişkileri düzeltti. magazin dünyası ona düşkün. bir generalle birlikte aldıkları villadan bahsediyor. Giydiği her şey. Behçet Cantürk'ten koruma anlamında destek istiyor. dönemin en pahalı Mercedesi ile. Tersine. Turan Çevik'ten ayrıldıktan sonra. Cantürk daha sonra geliyor." Bu kez Behçet Cantürk'ün bürosundalar: "Basında çıkan bazı haberlerle ilgili sorularımız olacaktı... Ona göre basının yazıp çizdiği isimlerin çoğu. bizi hayretlere düşüren çok özel ilişkileri anlatıyor. Cantürk. Heyecanlanıyoruz. Polisi bağlamış gibi imaj sunanların hepsi. parfümü Davidoff. "Baba" değil. Davidoff takıntısı var. purosu Davidoff. Diğer konuklar ikinci kadehi almayınca. Babalar dünya244 sını konuşuyoruz. valizde ne kadar uyuşturucu olduğunu anlamaya çalışırken. İspanyol gazeteciler Jordi Borgas ve Eduardo Martin'in yazdığı 600 sayfalık. basında çıkan Mamak Cezaevi fotoğraflarından. Yemeğe oturuyoruz. Ancak 'Doğulu' bir geleneğe uygun bir biçimde çayımızı.Cosa Nos-tra" adlı kitabın 15 bölümü Türk mafyasına ayrılmıştı. "Magazin dünyasına düşkün olduğu yazılıyor. Hiçbir demeci çıkmıyor. Bize soruyor: 'Hangi modeli alayım?' Giyip giyip çıkarıyor. kahvemizi ikram ediyor. . Sohbetin koyulaştığı bölümlerde.

Mahkeme tutuklama karan çıkardı. 25 yaşındaki genç ihracaatçı Yahya Demirel'e. Ancak "küçük bir kusur" vardı: Beyannamelerde "ceviz kaplama" olarak belirtilen mobilyalar. İtalya polis teşkilatı. 20. Bu tür takımların buluştukları yer İsviçre'ydi. "İsviçre Daha Beyaz Yıkar" adlı kitabında.Enis Karaduman ikilisi de bir grup oluşturmuşlardı." 1974 yılının Şubat ayında. bu kez Cantürk ailesinin PKK adına uyuşturucu madde kaçakçılığı yaptığını açıklıyordu. YAHYA DEMİREL Adı Yahya Demirel. Vatan Konserveleri'nin sahibi Mahmut Karaduman'ın oğlu.Avni Mu-sullulu ekibi gibi.5 milyon lira vergi iadesi verildi. ülkelerine giren uyuşturucunun en önemli kaynağı olarak Avni Musullulu ve Behçet Cantürk'ü gösteriyordu(25) Behçet Cantürk ise artık Sarı Avni'yi unutmak istiyordu. Tarih 12 Nisan 1973. Ferit Melen Hükümeti 78/6270 sayılı bir kararname çıkarıyor: "Her türlü mobilya ihracatı için yüzde 25 oranında vergi iadesi verilecektir. Sa-rı Avni'nin estetik ameliyat yaptırıp.. hazırladığı üç bin sayfalık raporla. 11 kez gözaltına alındı. dönemin Başbakanı Süleyman Demirel'in kardeşi Hacı Ali Demirel'in oğlu olduğu için "yeğen" olarak tanıyor... Jean Ziegler adlı yazar. Temmuz ve Kasım aylarında da limana gelen gemiye. Gemiye 185 adet yatak odası takımı yükleniyor. İlk dosyası 21 Ağustos 1974 yılında. .. Abdullah Cantürk.Behçet Cantürk ilişkisi konu ediliyordu (24) İtalyan Maliye Bakanlığı. Adı Enis Karaduman. Abdullah Cantürk'ün gönderdiği uyuşturucuyu Avrupa'da pazarladı. Türk mafyasının İsviçre günlerini anlatıyordu. Fransız "L'Express" dergisi gibi Avrupa'nın birçok yayın or-ganında Sarı Avni. yine mobilya takımı yükleniyor. Behçet Cantürk. suntaydı! 246 Hayali ihracaat davası. Karadeniz Ereğli Sulh Ceza Mahkemesi'nde açıldı. Yahya Demirel İsviçre'ye kaçtı. 24 yaşındayken ruhsatsız silah taşımak ve adam yaralamaktan açıldı. Zonguldak'ın Ereğli limanına Uğur adlı bir gemi yanaşıyor. 31 Aralık 1991 tarihli raporunda. Herkes onu.245 Sarı Avni'nin ilişkilerini anlatan bir kitap da İsviçre'de ya-zıldı. MİT adına ajanlık yaptığı-nı söylüyordu. Daha sonra Mayıs. 1976 yılının Şubat ayında.

Behçet Cantürk'ün özgürlüğe kavuşması ile iki eski dost yeniden biraraya geldiler. İsmet Alver (The Euro. Yahya Demirel ve Behçet Cantürk iyi bir ekip oluş-turmuşlardı! Behçet Cantürk. Gönlünü al-mak için Kıbrıs'ta "kelepir" fiyata bir banka bulduğunu. Ancak araya dört yıllık cezaevi engeli girince görüşeme-mişlerdi.yaralama olmuş. 10 milyar sermayeli. Ticari işler de yaptılar. Bodrum Demir Oteli. yeraltı dünyasının ünlü isimlerini İsviçre günlerinde tanıdı. Türkiye'ye getirilen dünyaca ünlü pop yıldızı Michael Jackson'ın sponsorluğunu.Yahya Demi-rel. "Yeğen Yahya" nın uygunsuz fotoğraflarını çekip Hacı Ali Demirel'e göndermiş ve tehdit etmişti: "Ya paramı gönderirsiniz. Bir de kumarhane açtılar. Ne öldürme. Ancak Yahya Demirel. Birlikte çok eğlendiler. 1990'lı yıllarda KKTC'de.Rumeli Bankası şubesini açmışlardı. Sadece banka kurmakla kalma-dılar. Ahmet Özal (Lapis şirketi aracılığıyla TYT Bank)." Araya Behçet Cantürk gibi sayılan isimler girince iş tatlıya bağlanmıştı. banka işlerinden anlamı-yordu. Kemal ve Cem Uzan da İmar Bank.Yahya Demirel. ne de "tuhaf fotoğraflar" basına yansımıştı. DEP milletvekili Sedat Yurtdaş'a. Ltd. Enis Karaduman. Kıbrıs'ta. Edip Özaltın (Özbank). Yakın arkadaşı Yahya Demirel'e fikir danıştı. Şefika Demirel adına KKTC'de. Ltd aracılığıyla. Şehmuz Tatlıcı. Behçet Cantürk ve Hasan Bora ortak olmaya karar verdiler. ya da fotoğrafları basına veririm. Bu arada Enis Karaduman. Şeref Has. Yahya Demirel. Abdullah Okumuş (Everest Bank). İsviçre Cenevre'de "adam alıkoymak" iddiasıyla gözaltına alındı." bankasını kurdular. İsviçre'ye gönderdi. aldığı 720 bin doları geri veremeyince Enis Karaduman tarafından kaçırıldı. Uzanlar.2 ilişkilerinden dolayı Behçet Cantürk'ün kendisine küstüğünü biliyordu. kocasının kefalet ücreti olan 300 bin frankı toplayıp. Muzaffer Atılgan (Eurobank). Bülent Şemiler (Akdeniz Garanti . "yerden mantar çıkar" gibi arka arkaya bankalar kuruluyordu: Atilla Uras (Middle East Union Bank). Yavuz Demir. "Cyprus United Trade and Investment Bank. Behçet Cantürk. Mustafa Süzer (Atlas Bank). Mete Has ve Selahattin Tanrıverdi'den. Enis Karaduman serbest bırakıldı. Yahya Demirel'in annesi. ortak ol-mak istediğini söyledi. Enis Karaduman'ın Türkiye'deki eşi Nevval Karaduman. 247 Hasan Bora.Behçet Cantürk dostluğu İsviçre'de başlamıştı. İddiaya göre. Cyprus United Trade and Investment Bank.Textile Bank). Ahmet Sarı aracılığıyla. Uzanlarla birlikte üstlendiğini" söylüyordu.

Behçet Cantürk. "İsviçre'de iken. uyuşturucu piyasasının önemli isimlerinden Hüseyin Baybaşin açıklıyor(26) "Behçet Cantürk ne iş yapıyor ise Yahya Demirel ile ortaktı. Enis Karaduman kendisine zorla. Yahya Demirel. herşeyi kendine doğru çekmeye çalıştığından. eşleri Hidayet Kaşan ile Akile Dilek Alev'e karşılıklı iki daire aldı.. Binnaz Avcı. küçük KKTC için çok fazla değil miydi? Niçin kuruluyordu? Tüm bu soruların yanıtını. Yani Cantürk'ün saygınlığından. Behçet Cantürk'ün yaptığı tüm gayrimeşru işlerden Demireller'in haberi vardır. Üst düzeyde bir emniyet görevlisinin çocuğuna özel arabasını tahsis ediyordu. Daha sonra ısrar ettiler." 5. Oradaki hesaplar. 248 "Yahya Demirel haftanın belli günlerini Behçet Cantürk'ün Mecidiyeköy'deki yazıhanesinde geçiriyordu. Bazı emniyet mensubu çocuklarının okul taksitlerini ödüyordu. Hepsi de en zengin semtlere.5 TON MAL Behçet Cantürk. Peki bu bankalar. en gösterişli evlere taşındılar.Bankası). Artık İstanbullu olmuşlardı: Başta Behçet Cantürk'ün eşi Hidayet Kaşan ve ablası İkram Fidanay olmak üzere birçok Cantürk İstanbul'a taşındı. Çok politikacı dostu vardı. muhatap olmadım. kara paraları aklama hesabıdır. Benzer birçok olaya maruz kalınca. Behçet Cantürk'e politikacılar güvenirdi. Kendisine yeni bir de sevgili bulmuştu: Bir dönem Yeşil-çam'ın "vamp kadını" Suzan Avcı'nın kızı. 1989 yılından itibaren eski ilişkilerini yeniden kurmaya başladı.. yeraltı dünyası ile ilişkilerini sürdürebilmek için Behçet Cantürk'ü kullanıyordu. "Yahya Demirel'in Kıbrıs'taki bankasında hesap açtırayım diye Behçet Cantürk'ü aracı yaptılar. Ünlü iki emniyet görevlisinin elbise giderlerini karşılıyordu. O bankadaki hesaplar. uyuşturucu trafiğinden elde edilmiştir. Behçet Cantürk ile yakınlık kurdu. Lice'nin ünlü Baybaşin ailesinden. 249 . Behçet Cantürk Türkiye'nin en büyük kredi kullanma imkânına sahipti. kişiliğinden yararlanıyordu. yüksek miktarda senet imzalattı ve parayı aldı.

Oğlu gibi sevdiği Kozat'ın oğluna. Nizamettin Cantürk. İstanbul'a gel-mek istediğini her söylediğinde. Avrupa'dan banka satın alınıyor veya Kıbrıs gibi küçük ülkelerde "kıyı bankacılığı" kuruluyordu. Kalaycı Mehmet dayanamamış. aralarında sert tartışmalar çıktı. "piyasanın çömezlerine" kazık atıyordu! Yıllar önce inşaat yaparken kardeşleri tarafından "bencillikle" suçlandığı gibi yine aynı ithamlarla karşılaşıyordu. yakın dostu bir fıkra ile açıklamaya çalıştı: "Birgün Diyarbakır'da Zeynel Ağa ile Kalaycı Mehmet. ayıklıyor. Zeynel Ağa. Artık ABD'den. benzin istasyonunun ikinci katındaydı. ben de' demiş!" Fıkra bitince. Behçet Cantürk'ün ikinci bürosu. Doğrusu Behçet Cantürk herkese iyilik yapan biri değildi. kabuklarını da yine büyük bir gizlilik içinde öteki cebine koyuyormuş. Söylenenlere göre. "Kardeşimden bile daha yakınım" dediği Mehmet Han Kozat'ın vefatına günlerce üzülmüştü. Bugünkü değeri 5 milyon dolar olarak ölçülen benzin istasyonu çok komplikeydi: Süpermarketten.. Mehmet Han Kozat'ın ani ölümü Behçet Cantürk'ü çok sarsmıştı. İran'dan getirdiği "ham malı" ona veriyordu. fıstığın içini 250 ağzına. kahkahayı basıyordu. otoparka kadar birçok ünite vardı.. kabuklarını ayıkladıktan sonra. Hepsini "iç pazara" sattı. Yeğeninin kocası aracılığıyla 5.5 ton "ham malı" İstanbul'a getirdi. kahvede çay içip sohbet ediyorlarmış. Günlerinin büyük bir bölümünü burada geçiriyordu.Behçet Cantürk. Paralar. Neden bu tür ithamlara maruz kaldığını Behçet Cantürk'e.. Bağdat Caddesi üzerindeki "Yıldırım Mobil Petrol"ü Diyar-bakırlı Kemal Yıldırım'dan kiraladı. mesajı anlayan Behçet Cantürk. Kalaycı Mehmet'e çaktırmadan. bankalara yatırılmıyordu. Konuşurlarken. cebinden bir Gaziantep fıstığı çıkarıp. Zeynel Ağa bir cebinden fıstığı çıkarıyor. kabuklarını da öteki cebine 'çaktırmadan' atıyormuş. şu cebine doldurduğun fıstıktan üç tane de bana ver.. Yine iyi para kazanmaya başlamıştı. Olmazsa döviz büroları açılıyor ya da borsada oynu-yorlardı!»?) . Behçet Cantürk 1990'ın başında "start" verdi. ağabeyi Nizamettin Cantürk'ün İstanbul'a mesine hep karşı çıktı. 'Zeynel Ağam. "Piyasaya yeni düşen biri" Behçet Cantürk'ün adını bilip. Bu böyle on dakika sürmüş. sen de rahat et. fıstığı ağzına. benzin istasyonundaki otoparkın sorumluluğunu verdi. eskisi gibi yakınlarının adına hesap açtırılarak.

Gaziantep'den makarna götürüp dönüşte Afganistan'dan aldıkları. Ancak 3.Azerbaycan. piyasanın yeni koşullarına tam ayak uyduramamıştı. Özgür Gündem'in Pera Palas'taki kuruluş kokteylinde. Üstelik ufak bir kıvılcım aralarında büyük bir çatışmaya neden olabilirdi. Behçet Cantürk tıpkı 70'li yıllarda olduğu gibi. 90'lı yıllarda da. Behçet Cantürk'ün "yeni yetme" bu çetelerle çalışması düşünülemezdi. Ancak borç verilen paranın geri dönmeme riski fazlaydı. 30 Aralık 1992 tarihinde. şirketinin beş ortağından biri oldu. 15 Aralık 1992 tarihinde. Zaten bunu bilen bazı çevreler "Ülkücü Çek Senet Mafyası" aracılığıyla paralarını geri alabiliyorlardı. . Yeraltı dünyasında güçlü gözükmek en önemli silahtı. Birbirlerine düşmandılar. Behçet Cantürk eski "havasını" bulmuştu. Behçet Cantürk. "arkamda örgüt var" mesajını İstanbul'a yaymaya başladı. yayın hayatına başladığı günden itibaren "PKK'nin yayın organı" ithamlarıyla karşılaşan Özgür Gündem gazetesini çıkaran Ülkem Basın ve Yayıncılık Sanayi Ticaret Ltd.Türkmenis-tanÖzbekistan. l ton 387 kilo bazmorfinle Sarp Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yaparken yakalandı. 34 T 0264 ve 34 FN 042 plakalı TIR'lar. Yine mensubu bulunduğu dünyanın "bir numarası" olmayı hedefliyordu..Behçet Cantürk. ev sahibi olarak gelen misafirleri ağırladı.. Kazakistan'a.1 ton bazmorfin Akdeniz'in dibini boyladı. kendi bildiği "tefecilik" işine devam ediyordu. Yeğeni Abdullah Cantürk'ün ayağına silah sıktıran. Mürettebat kurtarıldı. Gürcistan.(28) TÜRK MAFYASI ÖNE ÇIKARILIYOR 1992 sonu ve 1993 başında yapılan operasyonlar yeraltı dün-ısını çok şaşırttı: Önce..Kazakistan. Yusuf Demirelli ve Mehmet Şahin adlı şoförler şu güzergâhı kullanmışlardı: Giderken.. Diyarbakır Kervansaray'ın sahibi Mehmet İpek'ten intikamını bir akrabasını vurdurarak alıyordu..Afganistan.. Maksim Gazino-su'nda "Ülkücü Baba" Alaattin Çakıcı'yı azarlıyordu. Sonra. 251 Çok ince politikalar yürütecek bir zekâya sahipti. Güney Kıbrıs'ın 55 mil açıklarında battı. Derya Ayanoğlu'na ait Onur Turizm Denizcilik şirketine bağlı Kısmetim l gemisi.. O yine.. 30 Mayıs 1992 tarihinde. SEKA'dan kâğıt alına-bilmesi için yazlığını ipotek ettirdi.

Dönüşte. Afganistan ve Pakistan'la da "alışverişe" başlamıştı. Akdeniz'de yakalanıyor ve Marmaris'te Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na ait Ak-saz limanına çekiliyordu.3 ton uyuşturucu ele geçirilmiyordu. Kürşat Yılmaz. Afganistan. AzerbaycanTürkmenistan yolu Hazar Denizi üzerinden feribotla geçilmişti. sonra küçük motorlu araçlarla. Katırlarla. Bunlar önümüzdeki günlerde açıklığa kavuşacaktır.Türkmenistan. Yeni uyuşturucu güzergâhı da ortaya çıkarılıyordu: Türki Cum-huriyetler! 252 11 Ocak 1993 tarihinde ise. Burada yapılan aramada. Türkiye'deki terörün finansmanı ile irtibatı vardır. MİT Raporu'nun intikamını aldı" başlığı ile verdiği haberde. Süveyş kanalı güzergâhını takip ederek Akdeniz'e girmişti. Türkiye'deki terörle de irtibatı vardır. "Demirel. operasyonun Başbakan Süleyman Demirel. arma-tör .. daha sonra ise kamyonlarla taşınan uyuşturucu artık TIR'larla. Peki gemiler nereye gidiyordu? Neden mal boşaltılırken operasyon yapılmamıştı? Bu sorular yanıt bulamadı. Devlet Bakanı Ca-vit Çağlar. sen boş adam değilsin diye.Gürcis-tan. 'Mehmet Eymür ve Hiram Abas'ın adamı' olduğu belirtiliyor.. Gayrette-pe'de dansöz elbisesi giydirip oynattılar. İranlı aracıları ortadan çıkararak. Bu arada.. Hint Okyanusu. Şevket Çubuk'a ait Panama bandıralı. gemilerle sev-kediliyordu. Bu iki TIR'da sadece 1. Pakistan'ın Karaçi Limanı'ndan almıştı. diğeri Akdeniz'de yakalandı. 'Sık sık biraraya gelirlerdi' diyen eski bir MİT görevlisi." 2000'e Doğru dergisi ise 17 Ocak 1993 tarihinde. Lucky S adlı gemi.Azerbaycan. İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu ve İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir'in bilgisi dahilinde yapıldığını iddia ediyordu: "Kısmetim l gemisinin sahibi Derya Ayanoğlu'nun. İki gemi de bazmorfinleri. Altın Hilal'in diğer iki ülkesi. Biri Akdeniz'de battı. TIR'lardaki ve gemilerdeki mallar kime aitti? Dönemin Başbakanı Süleyman Demire şu açıklamayı yapıyordu: "Yakalanan uyuşturucuların. demir aldığı Pakistan'ın Karaçi limanından itibaren uydu kanalı ile takip edilip. bir süre önce öldürülen babası Osman Ayanoğlu'nun. Gemi sadece Türkiye'ye geliyor değil.. geminin zu-lalarına saklanmış 15 ton bazmorfin bulunuyordu. Ancak bir konu daha aydınlığa kavuşmuştu: Türkiye mafyası. öldürdüğün adam Meh-met Eymür'ün adamı. 'Osman Ayanoğlu'nu 253 öldüren ülkücü baba Kürşat Yılmaz'a.

" Behçet Cantürk. kimse tek başına girmez. Başbakan'a bu tür soruların sorulamayacağına karar vermişti. Operasyon aslında Turgut Özal'ı hedef alıyor. sahibi bulunduğu İstanbul Mavi Marmara Et Lokantası'nda İçişleri Bakanı İsmet Sezgin ile bazı "Babaları" yanyana getirmişti. geminin içindeki mal alındıktan sonra muhripler tarafından batırıldığı şeklinde. İçeride yakalatmaya 24 yıl." Behçet Cantürk açıklamalarını şöyle sürdürüyor: "Dikkat edin. Ancak istihbarat birimleriyle ilişkili ise girer." Behçet Cantürk. basında suçlu gösterilenler hep Kürtler. Bu zayıflatma operasyonunu Cavit Çağlar yürütüyor. Geminin (Kısmetim 1) telsizcisi MİT'çi. Bu kadar büyük finansa. Öldüğünde üzerinde bulunan tabanca MİT tarafından verilmişti. Kürt Abdulkadir Aksu ile rahatlıkla tokalaşabili-yordu. adının yazılmaması koşuluyla. "PKK'ye değil devlete yardım edin" demişti. Valilerin ve İçişleri Bakanlarının "hangi etnik" yapıdan". Gaziantepli Yafes Öztürk. ANAP İstanbul milletvekili Halit Dumankaya. Yakında metropollerde de büyük operasyonlar olacak. karanlık dünyanın adamı olarak suçlayarak zayıflatmaya çalışıyorlar. Biz hem kaba güç. Ruhsatını MİT Müsteşarı aracılığıyla almıştı. dışarıya çıkarmanın cezası ise idamdı. Bizi normal yoldan değil. dışarı çıkarmaya 12 yıl hapis cezası hükmünü getirdi. konuyla ilgi-li olarak 2000'e Doğru'ya şu açıklamayı yapıyordu: "Operasyonun başından sonuna kadar MİT işin içindeydi. Emniyet Müdürlerinin. Eğer mal bir tonu aşıyorsa kesinlikte çok ortaklıdır. adli sicili bozuk bazı şahıslarla yemek yediği iddia edilmektedir. hem de sermaye olarak onlarla boy ölçüşecek durumdayız. 254 Sezgin. Gerek Daş. Toplantı basma yansıyınca. Yeşil pasaportu vardı. Özal malı dışarıya çıkarmayı teşvik etti. Osman Ayanoğlu da MİT'çi. Kürt işadamları hedef almıyor. . Başbakan Süleyman Demirel'in yanıtlaması için meclise yazılı soru önergesi veriyordu: "İçişleri Bakanı İsmet Sezgin'in İstanbul'da Mavi Marmara Et Lokanta-sı'nda bulunan özel köşkte. aslen Rizeli. gerekse Ayanoğlu ailesi taşıyıcıdır. burada çoğunluğunu Gaziantepliler'in oluşturduğu "Babalara" hitaben yaptığı konuşmada. Eskiden malın içeride yakalanmasının cezası 12 yıl. Malın sa-hibi bunlar değildir. Kısmetim l gemisi mürettebat tarafından değil. topla batırıldı. Çünkü TBMM Kanunlar Müdürlüğü. Bize gelen bilgilere göre.Kayhan Güvelioğlu'nu da aynı gerekçe ile öldürdü' diyor. Yine öldürülen Şehmuz Daş da MİT'in adamıydı. "Kilis Mafyası"nın tekrar önünün açılmak istendiğine dikkat çekiyordu. Behçet Cantürk. hangi yöreden olduğu önemliydi. İçişleri Bakanı olmasını doğru bulu-yormusunuz? Sayın Sezgin'in İçişleri Bakanı olmasını size kim tavsiye etti?" Başbakan Demirel bu soruları yanıtlamadı. Sayın Sezgin bu lokantada kimlerle buluşmuş ve yemek yemiştir? Bu gibi kişilerle yemek yiyen bir DYP mensubunun.

N.5 trilyon TL.Bekaa'da kamp yerleri üzerindeki tarlalarda haşhaş ekimi yaparak elde ettiği (Baalbek ve Her-men) uyuşturucu maddeleri Tripoli. İstanbul bağlantılı olarak Avrupa'ya sevkettiği bilinmektedir. (.Ancak İsmet Sezgin'le samimi olamıyordu.) "PKK'nin uyuşturucu ticaretinden yılda yaklaşık 2. Türkiye'nin en zengin 100 işadamının yarısı Kürttü. diğer yandan Afganistan sınırındaki bölgede yerleşik olan Beludicilerden elde ettiği uyuşturucuları Türkiye üzerinden Avrupa'ya göndermektedir. 5 Temmuz 1993 tarihli bir rapor. PKK de giderek büyüyordu. MGK KARARI "Kürt Mafyası" Turgut Özal döneminde çok büyümüştü.Bekaa'daki PKK'nin kampları üzerinde. MGK Genel Sekreterliği'ne sunulan. (. baskı uygulanması nedeniyle örgüte mali açıdan önemli kayıplar verdirilmiştir. "PKK'ye karşı top-yekun ve kesintisiz savaş" karan alındı.) "1990 yılında İstanbul'da 231 kilo bazmorfin ile yakalanan İran uyruklu V. adlı şahıslar ifadelerinde. "Suriye devleti ile sürdürülen güvenlik işbirliği çerçevesinde.....(29) Devletin önemli köşebaşla-rında Kürtler bulunuyordu. İstanbul'da her ay milyarlarca lira bağış topluyordu.T. Sayda gibi limanlardan deniz yoluyla Avrupa ülkelerine sevkederken. "Babalar" kendilerine yakın devlet görevlilerinin. 255 1993 yılında Milli Güvenlik Kurulu'nda. elde ettiği bu paralarla örgütün silah ihtiyacını karşılamaya çalıştığı anlaşılmaktadır. Karara göre. .Türkiye.Avrupa hattında bir uyuşturucu ticaretine yöneldiği gözlenmektedir. İran'da PKK tarafından imal edilen eroini. Beyrut.. ve Ş. "PKK bir yandan Lübnan. Lübnan. Mecliste 100'ü aşkın Kürt milletvekili vardı.D. "Van ilinde bir aşiret reisinin. Kürt işadamları çok zengin olmuşlardı. önemli makamlara gelmeleri için kıyasıya mücadele veriyorlardı. güvenlik güçlerinin silahlı mücadelesi kesintisiz olarak sürecek ve aynı zamanda "PKK'nin maddi gelir kapısının" kapatılması için 'Devletin tüm imkânları seferber edilecek"ti.. devletin bu kararı neden aldığını aydınlatıyor: "PKK'nin Türkiye'de silahlı eylemlerini yoğunlaştırmasıyla birlikte militan kadrolarının silah ve diğer lojistik ihtiyaçlarını temin için uluslararası uyuşturucu şebekeleri ile temasa geçerek Ortadoğu.Ç. bazmorfin satışından elde edilecek paranın büyük bir bölümünün PKK'ya verileceğini belirtmişlerdir. gelir sağladığı.

bu eroin gelirinin Hollanda'daki Kürt örgütüne verileceğini söylemiştir. . Ortadoğu'nun en büyük imalathanelerinden biri ortaya çıkarılmıştır. (. "1991 yılında Hollanda Arnhem şehrinde ele geçen 48 kilo eroin davası sanıklarından Tunceli doğumlu K.G'nin ise bir jandarma üsteğmen ve iki erimizin şehit edilmesi olayından dolayı tutuklandığı tespit edilmiştir. örgüte önemli miktarda yardım yaptığı bilinmektedir..256 "Son yıllarda Avrupa ülkelerinde uluslararası uyuşturucu kaçakçısı olarak bilinen.S. Kocakaya ve Cantürk aileleri bunlardan birkaçıdır.G'nin PKK örgütü üyesi olduğu.) "Avrupa'da ortaya çıkarılan ve ülkemiz yoluyla gerçekleşen büyük uyuşturucu madde olaylarının organizatörlerinin bu aile gruplarına ait olduğu ve PKK terör örgütü ile işbirliği içerisinde faaliyet gösterdikleri anlaşılmıştır. Bu uyuşturucunun Lübnan Minya Limanı'ndan yüklendiği ve PKK ile bağlantılı olduğu ortaya çıkarılmıştır. "1990 yılında Antalya ili Gazipaşa civarında Lübnan bandıralı bir gemide 5 tonun üzerinde esrar maddesi ele geçirilmiştir. Hazırlanan 940 memuru kapsayan liste. Baybaşin... Bilindiği gibi 1980'li yıllarda Doğu Anadolu'da bir eroin imalathanesine yapılan baskında." 257 İSİM LİSTELERİ Milli Güvenlik Kurulu toplantısından bir süre sonra devlet kadroları arasında "PKK'li memur operasyonu" başlatılıyordu. "1989 yılında Almanya'da bir TIR aracında ele geçirilen 70 kilo eroin olayının sanığı Avusturya uyruklu Helmut F. (." Listede 67 Kürt işadamının olduğu iddia ediliyordu.. Aksoy.A adlı şahsın PKK ile irtibatlı olduğu. (. Polat.) "1992 yılında İtalyan Polis Teşkilatı tarafından hazırlanan bir raporda..) "PKK'ya uyuşturucu ticareti faaliyetlerinde en önemli desteği sağlayanlar arasında Ermeni asıllı Varujan Kumdagezer ile yine Ermeni asıllı Behçet Cantürk'ün yer aldığı dikkatleri çekmektedir. Koylan. kardeşi C. Avrupa polisince de aranan ve 1988'de İstanbul'da yakalanan N. Bu imalathanelerin sahibi olarak Behçet Cantürk bilinmektedir. Bu arada bir liste daha hazırlanmıştı: "PKK'ye yardım eden Kürt işadamları. PKK örgütünün Türkiye üzerinden Avrupa'ya uyuşturucu madde kaçırdığı ve Behçet Cantürk'ün de PKK adına uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı belirtilmektedir.. Yıldırım. "çiçeği burnunda" Başbakan Tansu Çiller'e veriliyordu.

Cindoruk gelenlere. tekrar MİT'e dönüyordu. Ünal Erkan Olağanüstü Hal Bölge Valisi olmuştu." 1993 yılında ilginç gelişmeler oluyordu: İstifa ettikten sonra Antalya'ya gidip buz fabrikası sahibi olan Mehmet Eymür. "Devletin bekası için bir tuğlaya ihtiyaç varsa.. PKK'nın haraç aldığı işadamları ve sanatçıların isimlerini biliyoruz. "Tahterevallinin diğer ucunda oturan" Nuri Gündeş'i ise. hesap soracağız.. özel güvenlik danışmanı olarak yanına almıştı. Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı. eve sığınan 2 kişi açılan ateş sonucu ölmüşlerdir. tuğlayı kırmam" yanıtını vererek. Mehmet Eymür. Eymür köşesine çekilsin" diye tepki gösterdiler. milis hareketi niteliğine dönüşmüş ve yaygınlaşmış bir terör hareketiyle karşı karşıyadır. danışmanlık kadrosu ile Emniyet Genel Müdürlüğü'nde çalışmaya başlıyordu. Mehmet Eymür'ün MİT'e tekrar dönmesi üzerine bazı DYP'liler Hüsamettin Cindoruk'a giderek. Başbakanlığı döneminde Süleyman Demirel. özel timlerin bağlı bulunduğu "Kontr. "Ağırlığınızı koyun. Behçet Cantürk 25 Ekim 1993'te Özgür Gündem gazetesine şu demeci veriyordu: "Evimiz özel olarak hedef alınıp ateş edilmiş.. Mehmet Eymür'ün yakın adamı emekli Yarbay Korkut Eken de.Başbakan Çiller. Çillerler. MİT bünyesinde operasyon yapma yetkisine de sahip.. 4 Kasım 1993 tarihinde. Mehmet Ağar Emniyet Genel Müdürü. Nevzat Ayaz Milli Eğitim Bakanı. o tuğlanın konmasına ben de yardımcı olurum. Raporda itham ettikleri isimler. Başbakan Tansu Çiller'in eşi Özer Çil-ler'le kurduğu samimi ilişki sonrasında. Turgut Özal'ın kadrolarına sahip çıkıyorlardı. İlçeye giriş çıkışlar yasaklanmıştı. Mehmet Eymür'e destek çıkıyordu. "Tahtereval258 linin bir ucunda oturan" Hiram Abas.. Hüsamettin Cindoruk TBMM Başkam. SAKAL BIRAKIP SAKLANIYOR 21 Ekim 1993 tarihinde Lice'de yaşananlar bir mesaj mıydı? Güvenlik güçleri Lice'de üç gün süren bir operasyon gerçekleştirmişlerdi. bir suikast sonucu 26 Eylül 1990 tarihinde öldürülecekti. İstanbul'daki Ho-liday Inn Oteli'nde şu açıklamayı yapıyordu: "Türkiye. Yarbay Korkut Eken ise Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bağlı özel timlerin eğitimi ile ilgilenecekti." . CHP Genel Başkanı Deniz Baykal bile ilçeye sokulmamıştı.terör" biriminin başına getirildi. Akrabam 5 kişi..

PKK'nın İstanbul kadrolarını ele veriyor. Bu arada evleri yakılıp yıkılanlara el altından maddi yardımda bulunuyordu. televizyon ekranlarına çıkan bir kişi korkusuzca açıklamalarda bulunuyordu." Güçlü olmayanların malına el konuluyordu. Behçet Cantürk'ün en yakın arkadaşıydı. dikkatli ol.. İtirafçı olmayı seçen eski PKK militanı Abdül-hakim Güven'in açıklamaları. Ancak bunların kimlikleri biliniyordu: Lazo'nun gerçek adı. Lazo ve Simko. Mahsun Korkmaz Akademisi'ne yardım için." Bir itirafçı da İstanbul'dan çıkıyordu: Tıpkı Ertoşlu Feto ve Selo gibi.. arkadaşının işleriyle bir süre Behçet Cantürk ilgilendi. Lazo ve Simko'dan bağış almaya gittiğinde. 260 PKK Marmara Sorumlusu Osman Tim. direkt Behçet Cantürk'ü hedef alan şu açıkla-mayı yapıyordu: "Behçet Cantürk PKK'ye kendi servetinden pay vermiyor ama örgütün mutemetliğini üstleniyor. Behçet Cantürk. Yeraltı dünyası acımasızdı. Bir süredir sakal bırakıp Ege'de dolaşıyordu. Lazem Nazım İsmaili. 259 1993 yılının bir sonbahar günü Nadire İçkale. PKK'nın Diyarbakır Cezaevi sorumlusu Abdülha-kim Güven'di.. Aynı zamanda Kürt'tüler. PKK adına para işletiyor.. "sırtım güçlü bir yere dayayacaksın. içeriden senin kelleni istiyorlar!" Behçet Cantürk eşini ve çocuklarını yanına alarak Çırağan Oteli'ne yerleşti. Gözaltına alınan Osman Tim. kısa zamanda toparlanarak işlerin başına geçti. Ancak arkadaşının eşi Nadire İçkale. Başbakanın elinde bir liste varmış. kimlerden bağış . Liceli Mehmet İçkale. diğer Kürt işadamlarından para alınmasını orga-nize ediyor. Ankara'da İçkale Oteli'nin sahibi olan. Behçet Can-türk'ü uyarıyordu: "Behçet. Simko'nun ise Asker Simko'ydu. TRT 2 ve HBB televizyo-nunda birkaç gün arka arkaya yayınlanıyordu. Lazo ve Simko'nun. İstanbul piyasasında oldukça popüler olmaya başlamışlardı. Son parti olarak 9 ton getirip satmışlardı. Onlar da İranlı'ydı. İran'dan getirdikleri bazmorfinleri İstan-bul'da satıyorlardı. TRT l. İtirafçı Güven. operasyon sonucu harabeye dönmüştü. sırtını devlete dayadığı iddia ediliyordu. Bu kişi. en başında sen bulunuyormuşsun!" Behçet Cantürk aynı uyarıyı Yahya Demirel'den de alıyor-du "Dikkat et. Oyunun en birinci kuralı. İranlıların ihbarı sonucu yakalandı. gazetecilerin ilçeye gidip olup biteni görmesi için araç tahsis ediyordu. onlara da kısaca Lazo ve Simko diyorlardı.Lice.Mehmet İçkale 29 Temmuz 1992 tarihinde geçirdiği trafik kazasında vefat edince. Behçet Cantürk'ün ortalıkta görünmekten çekindiği 1993'ün son günlerinde.

Behçet Cantürk ve adamlarını Kadıköy Emniyet Amirliği'ne götürdü. İstanbul'a döndü.topladıklarım tek tek itiraf ediyordu. "Beni İstanbul ve Ankara emniyetinden kimsenin öldürmeyeceğine eminim" diyordu. Şoför Recep Kuzucu. 14 Ocak 1994. Tekrar ortalıkta gözükmeye başladı. Ford Taunus 20 GTS model. Onların ifadesi alındı. Eşi Hidayet'in. çelik zırhlı. "Güvenilir kaynaklardan" teminat almıştı. Behçet Cantürk. Cuma günü trafiğin çok karışık olduğunu. "ihbar var" deyip büroya öylesine bir göz attı. otomobille 10 dakika. Ne olduğunu soranlara. misafirlerini polisler gelmeden yanaklarından öpüp uğurladı. İki saat kadar bekletilen Behçet Cantürk serbest bırakıldı..20. 30 Aralık 1993 tarihinde manşetten bir haberi duyuruyordu: "Ülkücülerden Kürt patronlara saldırı hazırlığı.. Sakalını kesti. Sadece 150 milyonumu aldılar" diyordu.. bu nedenle eve erken geleceğini söyledi.. Yüksekovalı Savaş Buldan ve hemşehrisi Liceli Adnan Yıldırım'ı. Saat 18. Polisler. 261 soru bile sormadılar. Nadire İçkale ile Yahya Demirel'in kendisine söylediklerini aktardı. Behçet Cantürk de onları uyardı. Ancak. Osman Tim'in ifadesinde Behçet Cantürk'ün adı var mıydı? Vardı.. Behçet Cantürk binince hareket edip. 3 Ocak 1994 günü "pırlanta gibi gençler" dediği. bir an önce eve gitmek için şoförü Recep Kuzucu'ya arabayı hazır etmesini söyledi. kurşun geçirmez.(30) Aydınlık Gazetesi.. Son gelişmeleri tahlil etmeye çalıştılar. Aradan 10 gün geçti. Behçet Cantürk'ün iki adamında ruhsatsız silah çıkmıştı. Behçet Cantürk'e tek soru sorulmuyordu. siyah renkli arabayı çalıştırdı. Adamlarını kurtarmak için 150 milyon rüşvet vermişti... Mecidi-yeköy' deki camları kurşun geçirmez yazıhanesine davet etti. ... en sevdiği yemek kaburga dolması hazırladığını öğrenince. Behçet Cantürk. Onlara. Yazıhane ile ev arası. Ancak gençlerin olup bitenden haberleri vardı. büroya polislerin geleceği haberini aldılar. "Birşey anlamadım. Bağdat Caddesi'nde bulunan benzin İstasyo-nu'ndaki yazıhanesinden evi aradı." BİR SAATLİK GÖZALTI Sıkılmıştı. Sohbet sırasında. Bağdat Caddesi'ne çıktılar.

. cinayetin 10-12 saat önce işlenmiş olabileceğini belirtti.. Ceset üzerinde yaptıkları aramada cüzdan. özellikle cesetlerden birinin sıradan bir kişi olmadığını hemen anlamışlardı. zengin biri olduğu anlaşılıyordu. 262 Olay yerine gelen polisler. hepsi alınmıştı.. .. Ne otomobilin mobil telefonu.. ancak kurşunlara yakalanmıştı. Gidebileceği her yeri aradılar.00 sıralarında yaptığı otopside. hemşehrileri Hikmet Çetin'e ulaşmaya çalıştılar.. Sabaha kadar uyuyamadılar. diğerleri ise cesedin bulunduğu su tahliye kanalının içindeydi. çok pahalı bir takım elbise vardı.. dinlenme tesislerinin yakınında iki erkek cesedi bulundu. 15 Ocak 1994. Tanıdık emniyet görevlilerini devreye soktular. Sakarya'nın Sapanca ilçesi Kırkpınar kasabası yakınlarında. göğsünden 5 kurşun almıştı. Ceketinin iç cebinde buldukları kartvizitler. 9'u MKE. haber gönderdiler. Kimse Behçet Cantürk'ün nerede olduğunu bilmiyordu.. Kolundaki bir milyar liralık Pierre Cardine marka altın saat ve cebindeki purolardan.. Kartvizitlerin üzerinde bir tek isim yazılıydı: Behçet Cantürk. Şakağına sıkılan tek kurşunla öldürülen.45 yaşlarındaki maktulün üzerinde. Behçet Cantürk'ün içinde bulunduğu.. Anlaşılan şoför Recep Kuzucu kaçmaya çalışmış. Cesetlere başkaca ayrıntılı bir otopsi yapılmadı. Recep Kuzucu'nun kullandığı 34 HLP 08 plakalı otomobilden haber alınamıyordu. ancak henüz inşaat onarım çalışmalarına başlanmamış. Dışişleri Bakanı. ne de Behçet Cantürk'ün kısa mesafeli el telefonu cevap veriyordu. Behçet Cantürk ve Recep Kuzucu'nun cesetlerine ilk müdahaleyi Sapanca Sağlık Ocağı'ndan pratisyen bir doktor yaptı. İkinci cesedin çevresinde..30. ikisi yolun kenarında. 40. 4'ü Luger yapımı. Kovanların ikisi park yolunun ortasında. kimlik ve para bulamamışlardı. Sabaha kadar uyumayıp.. vücudun katılığına göre. 13 adet 9 milimetrelik boş kovan ve 2 adet 9 milimetrelik mermi çekirdeği vardı. Saat 15.Aradan saatler geçti. Behçet Cantürk'ü aradılar.. cesetin kimliği konusunda bilgi veriyordu.. Cantürkler telaşlandı. Ulusoy şirketine ihale edilmiş.. Kafasından 2.. Saat 11.

263 Diyarbakır'da oturan Nizamettin Cantürk. amcasını teşhis etti. İstanbul'daki Cantürkler'e haber verildi. Rahmi Saltuk. babalarının tabutuna sarılıp. Ahmet Kaya. cenaze .. sarı. "Şehitler Ölmez". Medet Serhat. Karacaahmet Mezarlığı morgundan alınan naaş cenaze arabasına konularak İlahiyat Fakültesi camisine getirildi.. Nurettin Güven. Aralarında ünlü isimler göze çarpıyor-du: İbrahim Tatlıses. Ferhat Tunç.kırmızı ve yeşil renklerden oluşan simli altın bir örtüye sarılmıştı. Sadık Gürbüz. Diyarbakır'a götürülmeyecekti. 3 bin kişilik kalabalık. eller üzerine alınan tabutlar cenaze arabasına kondu. İstanbul'da ve Diyarbakır'da geniş güvenlik önlemleri almıştı. Savaş Buldan. Orhan Doğan. Cami av-lusu oldukça kalabalıktı. Bu arada camide bulunan kalabalık. Azet Cantürk'ün oğlu Ağa Cantürk. Cenaze arabası hareket etti. sa-rı kırmızı ve yeşil çiçekler vardı. Nizamettin Cantürk'ün kızı Hatun ile evli. 50 araçlık konvoyla. İdris Özbir.Behçet Cantürk ve Recep Kuzucu.. Adnan Yıldırım. Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verilecekti. Kemal Parlak.. Tabut. polisin uyarısına rağmen. Sakarya Devlet Hastanesi morgundan alınıp ambulansa konan cesetler. haberi alır almaz uçakla İstanbul'a geldi. Emniyet güçleri Sakarya'da. İkindi namazından sonra kılınacağı açıklanan cenaze namazı erkene alınarak öğle namazının hemen ardından kılındı.. Yaşar Ka-ya.00'de Karacaahmet Mezarlığı'nın gasilha-nesine getirildi. "Behçetler Ölmez" diye slogan atmaya başladı. Tarık Ziya Ekinci.. "Bizi bırakma" diye ağlıyorlardı. Na-mazdan sonra. Üzerinde. Mehmet Ali Eren. saat 02. 16 Ocak 1994. Necdet Ulucan. Kürtlerin geleneksel renkleri. Recep Kuzucu'nun tabutu ise yeşil bir kumaşla örtülmüştü. Sakarya'ya geldiler. Kadıköy'deki Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde kılınacak ikindi namazından sonra. Behçet Cantürk'ün kızları cenaze arabasına çıkarak. Cantürkler cenazenin nerede defnedileceği konusunda anlaştılar. Vekin Aktan. Sakarya Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Behçet Cantürk. Aynı anda diğer üç kişi Behçet Cantürk'ün aracına bindiler. arkada Recep Ku-zucu"yla birlikte dört kişi. Ve Behçet Cantürk.. ellerini arkadan kelepçeleyip.. Kortejde bulunanlarla polis-ler arasında yer yer tartışmalar yaşandı. KİM OLDURDU? 8 kişiydiler. Dinlemediler. Behçet Cantürk'ün "gözaltına alındığını" görünce. Bağdat Caddesi'ne iki araba ile gelmişlerdi.. Arabadan hiç inmeyen 8'inci kişi. henüz hizmete açılmamış dinlenme tesislerine geldiler. kaçıranlar ise sinirliydi. Behçet Cantürk'ün şakağına tek kurşun sıktılar.. Otomobiller. hemen gösterebileceğini söyledi. Sonra. Üzerini aradılar. Behçet Can-türk'ün içinde olduğu 34 HLP 08 plakalı arabanın geldiğini görünce. dışarıdan kesinlikle açılamaz otomobilinden indi. İki saat sonra. iki araç yola çıktılar.. olay yerini terketti.. kafasını sertçe öne doğru eğdiklerinde anladı. aniden koluna girerek kendi otomobillerine götürdüler.. birkaç araçla birlikte. ellerinde otomatik kısa namlulu makinalı silahları ve telsizleri vardı. Behçet Cantürk'ü sorgulayıp.. "Arama yapıyoruz" bahanesiyle.. daha önce planladıkları yere. "ifadesini" aldılar. Yol trafiğe kapanmıştı.arabasının arkasından mezarlığa doğru sessizce yürümeye başladı. onları da durdurdular.. silah buldular. biri hariç. Behçet Cantürk'ten otomobilden inmesini rica ettiler. emniyete davet ettiler. TEM otoyolunu takip ederek Ankara istikametine doğru gidiyordu. Önde Behçet Cantürk'le birlikte beş kişi. Karacaahmet Mezarlı-ğı'na gelindiğinde gerginlik yerini sessizliğe bırakmıştı.. Behçet Cantürk neler olacağını. Sapanca/ Kırkpınar kasabasına yakın... 265 .. Behçet Cantürk alkışlarla defnedildi. yaşamının en büyük hatasını yaptı: Kurşun geçirmez. hepsi otomobillerden indiler. Üzerlerinde "Polis" yazan yelekleri. Kaçırılanlar tedirgin. Bu arada. silahın ruhsatlı olduğunu.

Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı Narkotik Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan Şubat/1994 raporunda adı geçiyor: "1992 tarihinde Savaş Buldan'ın ikametinde ve iş yerinde yapılan aramalarda yasadışı örgütsel dokümanlar ve 2 adet silah ele geçirildiği.. Kimlik kontrolü ve arama bittikten sonra Fevzi Aslan ve Salih Aslan'a. Uyuşturucu kaçakçısı olduğu iddialarıyla birkaç kez gözaltına alınıp yargılanan. Behçet Cantürk ve Recep Kuzucu'nun kimliklerini ve para-larını aldılar. İstanbul/Aksaray'da oto galerisi sahibi Liceli... "bizimle emniyete geleceksiniz" diyorlar. şakağına sıkılan tek kurşunla öldürülen Fevzi Aslan ile. Geldikleri gibi. Yüksekovalı. . can havliyle ellerinden kurtulup kaçmaya çalıştı. Birden içeriye.Sakarya TEM otoyolunda. Ertesi gün. "karakola" gitmekte bir sakınca görmüyorlar. Arka arkaya silah-lar patladı. kendileri-ni otomobil içinde bekleyen arkadaşları ile buluştular. İstanbul Emniyet Müdürlüğü balistik muayene sonucunda.Bayramoğlu turnikelerin-den Ankara yönüne doğru ilk girişteki TIR parkında. 32 yaşında. Behçet Cantürk'ün arabasını TIR parkına bırakıp. sözkonusu telefonun Savaş Buldan adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Fevzi Aslan ve yeğeni. yazıhanedeki konukların gözlerinin önünde alınıp götürüldü. "Arama var" deyip herkesin ayağa kalkmasını istiyorlar. kalbine üç kurşun sıkılmış. Gebze.Patronunun öldürüldüğünü gören şoför Recep Kuzucu. Hendek gişelerine bir kilometre kala. Kınalı. Adı: Savaş Buldan. Behçet Cantürk'ün otomobilini de alarak tekrar otobana çıktılar. İtalya'da uyuşturucu madde kaçakçılığı faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen bir organizasyonun yurtdışı bağlantılarından sorumlu elemanları tarafından ülkemizdeki telefonunun defalarca arandığı.. Recep Kuzucu ancak 20 metre uzağa gidebildi!.. 266 3 Haziran 1994. yazıhanede konuklarıyla sohbet ediyorlardı.. karanlığa karıştılar.. gözleri bağlı Salih Aslan'ın cesedi bulundu. 42 yaşındaki Fevzi Aslan ve 32 yaşındaki yeğeni Salih Aslan. 8 KİŞİLİK EKİP 28 Mart 1994. Behçet Cantürk ile Fevzi Aslan'ı öldüren silahın aynı olduğunu açıkladı. otomatik silahları ve telsizleriyle 8 kişi girdi. "Polis" yazan yelekleri. Fevzi ve Salih Aslan.

İtalya ve İngiltere'de ele geçirilen 279 kilo eroinin sanıkları Paquale Marando. Otelin kapısına doğru geldikleri bir sırada. Hacı Karay ve Adnan Yıldırım ve yanlarında bulunan bir şahıs. Otelin müşterisi olan ve ismen bildiğim Adnan. otele geldiği bir sırada. yine otelin park yerinde bulunan . 3 Haziran 1994 günü saat 07. PKK adına uyuşturucu madde kaçakçılığı yapan Şehmus Daş ile Savaş Buldan'ı telefonla aradıkları tespit edilmiştir. Üçüncü şahsın otoya bindirildiğini görmedim. Bu sırada tahminen 7. 'Biz polisiz' dediğini duydum.7 kişi iki ayrı otodan indiler. Hacı Karay: 36 yaşında. Mercedes'te 3 ruhsatlı Winchester marka tüfek bulundu. Bu arada Mercedesin kapısını kapatan şahsın. Arama yaptıkları bir sırada içle-rinden bir şahsın. Tahminen 25 metre gittiler. hatırla-yabildiğim kadarıyla 34 CK 420 plakalı koyu renkli Mercedese zorla bindirdiler.30 sıralarında. Mayıs ayı başında İstanbul Yeşilköy'de arabası şüphe üzerine durduruldu.00'ye kadar otelin kapısında dormen olarak görev yaptım." Anlaşılan. Bu sırada devamlı müşterilerimiz olan Savaş Buldan.00 sıralarında otelden çıkarak Casino kısmına geçtiklerini gördüm.. Diş dolgusunda kullanılan maddelerin kokain sanılması (!) üzerine. Savaş Buldan. Adnan Yıldırım. nere-den geldiklerini görmediğim 6. Savaş Buldan'la birlikte Oramar aşiretine mensup. 36 yaşında. 'ifadenizi alıp bırakacağız' dediğini duydum.8 kişi tarafından duvara dayatılarak üzerlerinin arandığını gördüm. arkadaşı Kasım Çakım ile gözaltına alındı..00 sırasında Casi-nodan çıktılar. Ticari taksimle müşteri beklediğim bir sırada üç kişi Casinodan çıkıp. Mercedesin kapısını kapatan şahıs spor bir arabaya binip Mercedesi takip etti. Gözaltına alınmasına anlam verememişti.00'ten. Hacı ve Savaş adlı şahısların saat 24. Saat 04. Haziran 1994 günü saat 23. Mercedes hızla olay yerinden uzaklaştı. Liceli. Yüksekovalı."8 Kasım 1993 ve 18 Kasım 1993 tarihinde yapılan operasyonlar sonucu. Üst araması yapan kişiler. dışarıda bulunduğum bir sırada. Casinodan müşteriler dağılmak üzereydi. Hacı Karay ve Savaş Buldan'ı otelin duvarına dayayıp aradıklarını gördüm.." Hüseyin Kılıç: "Çınar Oteli'nde güvenlik görevlisi olarak çalışırım. Bu üzerlerini arayan kişilerin hepsi tek tip yelek giymişlerdi.30 ile 05. Birkaç saat sonra serbest bırakıldı. Hepsinin elinde silah bulunuyordu. görgü tanıklarının anlatımıyla aktaralım: 267 Sebahattin Uz: Çınar Oteli'nde dormen olarak çalışıyorum. Adı: Adnan Yıldırım. yukarıda isimlerini verdiğim şahısları kendi otolarına bindirdiler ve hareket ettiler.." Serdar Özdemir: "Çınar Oteli taksi durağında çalışıyorum. Michele Franco'nun. Olay günü saat 04. hemşehrisi Hacı Karay ve yakın arkadaşı Adnan Yıldırım'ın 3 Haziran gecesini nasıl geçirdiklerini. Hemen aka-binde Adnan ve Savaş isimli şahısları hızlı bir şekilde... emniyet görevlileri Savaş Buldan'ı yakın takibe almışlardı. Casinodan çıktılar.

Kendilerinin polis olduğunu belli etmek için giymişlerdi. Evimden saat 08. Üzerlerinde hepsinin yelek vardı. Güzergâhları ve amaçları aynıydı.268 iki otodan çıkan tahminen 7. Ben. Hattâ üç aracın arka arkaya gitmesinden şüphelendim ancak plakasını alamadım. Köye dön-düm. Melen Deresi istikametinden yankılı birtakım sesler geldi. dere boyunda ağaç yıkıyorlar sandım.. Ben bu şahısları ilk önce polis sandım.8 kişi.. Aramızdaki mesafe 10 metre kadardı. Bu sırada yanımda aynı köyden Muzaffer Yıldız ve yolun karşısında kardeşim Yu-nus Öztürk bulunuyordu. köye tahminen l km.. Ayşe Uzun: "Bolu ili. Araçlardan . Köyde arıcılık yaparım. Sonra Yedigöller istikame-tine hızla uzaklaştılar. arkasında açık yeşil Mazda ile arkasında da bej renginde tahminen Mazda olan araçların ilçe içerisinden. nımda kimse yoktu. ellerinde otomatik silahları ve telsizleri bulunan kişiler yine İstanbulAnkara Tem otoyoluna çıktılar. ona gidiyorlardır' diye kendi kendime söylendim. Yığılca ilçesi Hoşafoğlu Köyü'nde oturuyorum. Ayrıca bu iki otonun dışında bir spor araba daha vardı.30 sıralarında her zaman olduğu gibi arılarıma bakım yapıyordum." Ayşe Araç: "Bolu ili. saat 07. silah sesini duyunca korktum. Ben. Yığılca ilçesi." Şevket Öztürk: "Bolu ili. 'Köylerin birinde cenaze vardır.30 sıralarında önde kırmızı renkli Mazda." Üzerlerinde yelekleri. Hacılar Köyü'nde oturuyorum.. kadar mesafededir." İsmail Taşcan: "Bolu ili. Yaylatepe Köyü'nde oturuyorum. siyah renkli 300 Sel marka Mercedes ile vişne çürüğü Hundayi markaydı. Arılarım köyümüzün güney tarafında. Saat tahminen 09. Sabah saat 08.3009. Yığılca ilçesi. üzerlerim aradılar. bu şahısların üzerlerine yürüdü. Evimin balkonundan okula gönderdiğim kızımın arkasından bakarken. Ancak sırtları bana dönük olduğu için yüzlerini göremedim. Hacılar Köyü'nde oturmaktayım. Bu şahısları duvara dayayıp. Bu otolar.30 sıralarında Yığılca istikametinden iki adet taksi(otomobil) köye girdi. Hacılar Köyü Taşlı Melen istikametinde gittiğini gördüm. O da iki otoyu takip etti. Plakalarını göremedim. Ardından hemen otoya bindirdiler. Yığılca ilçesi. köyümüzün Taşlık Melen mevkiinden iki el silah sesi duydum. Benim bulunduğum yere gelince yavaşladı.00 sıralarında köyümüzün 269 Doğu tarafına düşen Hatip değirmeni mevkiinde bulunan bah-çemdeki biberleri sulamak üzere tek başıma bahçeye gittim. Daha sonra hareket ettiler. Ancak bunların silah sesi olabileceğini de düşündüm. Köyümüzün Yedigöller yolunun kenarındaki Ka-zım Özcan'ın evinin önünde oturuyordum.

başına bir. Ben de evet dedim. gök mavişiydi. ince bıyıklıydı. Aynı köyde oturduğumuz amcam İsmail Taşcan'ın 270 yanına.15 filandı. burada birkaç kişi daha yatıyor. * 25 Ocak 1994: Liceli Sefa Erciyes Ankara'da kaçırılıp öl ." İrfan Kurşuncu: "Bolu ili. Şahısların yüzünü tam ola-rak hatırlamıyorum. Yüzüklere de dokunulmamıştı.. Yığılca jandarmasına haber verdik. burdan gidelim' dedi. üç ayrı tabancadan atılmıştı. Bunun üzerine motoru çalıştırarak. Markasını kesin bilmemekle birlikte Merce-dese benziyordu. bor-doya benziyordu. Bu araç bizi görünce hafif ya-vaşladı. * 30 Eylül 1993: Ankara Altındağ Nüfus Müdürü. İçinde iki şahıs vardı. Şahıslardan biri arkaya. balık tutmak için motorumla gittim. sarhoş olabilir' dedi.. Bu iki araç bizi geçtikten birkaç dakika sonra. modern idi. diğer bölgelerde de infazlar yapılıyordu. Sakalsız. alnı hafif açıktı. Bana Yedigölleri soran şahıs kısa saç-lı." Savaş Buldan'ın vücuduna iki. diğer ikisi öne oturmuştu. bir adet WCC marka. Hacı Karay'ın vücuduna ve başına birer kurşun sıkılmıştı. Sadece paralara el konulmuştu! 9 mm Parabellum tipi. Adnan Yıldı-rım'ın başına bir.önde olanı koyu kırmızı.45 sıralarında amcam İsmail ile birlikte ağlarımızı alarak devamlı balık tuttuğumuz Melen Deresi'nin Taşlık Melen mevkiine gittik. hemen arkamda oturan amcam. Motoru stop edeceğim sırada. Konuşması efendi. Ancak araçta kaç kişi oldukları görülebiliyordu. Üçüncü şahısın kullandığı aracın plakası 06 ile başlıyordu. Bu aracın da camları kapalı ve renkli idi. olayda kullanılan tabancalar daha önce meydana gelen faili meçhul olaylarda kullanılmamıştı. Motordan inip çukurdaki şahsa baktığında. Bu aracın hemen arkasında bulunan araç krem.. toprak rengindeydi. Yükseko valı Mecit Baskın kaçırılıp öldürüldü.. Şahıslardan biri şoför. biri arkada oturuyordu. Aracın tüm camları kapalı ve renkli idi. 'Bunlar ölü. Her iki aracın plakası da 34 ile başlıyordu. beş adet boş kovan. Balistik inceleme sonucuna göre. Bu araç da Yedigöller istikametine gitti. İki-si önde. Hacılar Köyü'nde oturuyorum. Ayrıca üçüne de işkence yapılmıştı. Aracı kullanan camı yarım şekilde açarak bana.. Hendek. üçüncü bir taksi (otomobil) köye girdi. Adapazarı. diğeri şoför mahallinde oturuyordu. Aracın içinde üç kişi vardı. Yığılca ilçesi. Yüzü hafif uzundu. Bu aracın rengi açık mavi. Adnan Yıldırım'ın kolunda bulunan altın saat alınmamıştı. İkinci aracın içinde üç kişi vardı.. 'Bak şurada çukurda adam yatıyor. 'Yedi-göller bu tarafta mı?' diye sordu. dört adet SB Luger marka. Saat 19. Oraya vardığımızda saat 20. Sapanca "Ölüm Üçgeni"nden başka.

. * 29 Ocak 1995: İranlı Lazo (Lazem Nazım İsmaili) ve Simko (Asker Simko) İstanbul'da kaçırılarak.. 271 * 6 Temmuz 1994: Savaş Buldan'ın Oramar aşiretinden Recep Yaşar ve Behçet Yaşar kaçırılıp Şemdinli'de öldürüldü. Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesi yakınlarındaki ormanlık arazide öldürüldü. * 11 Kasım 1994: Behçet Cantürk'ün avukatı Medet Serhat ve şoförü İsmail Karaalioğlu.dürüldü. * 25 Şubat 1994: Liceli avukat Yusuf Ekinci Ankara'da ka çırılarak öldürüldü.(31) Bu kişilerin kaçırılmasını ve öldürülmesini gören hiçbir ta-nık yoktu. * 10 Mayıs 1994: Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Hakkarili Namık Erdoğan Ankara'da kaçırılıp öldü rüldü. daha önce gerçekleştirilen faili meçhul cinayetle-rin bir "sınıflandırmasını" yapmak gerekiyor: Mafya Cinayetleri: . * 14 Aralık 1994: Avukat Faik Candan Ankara'da kaçırılıp öldürüldü. otomobile açılan çapraz ateş sonucu öldürüldü. Behçet Cantürk ve benzer cinayetleri kimin işlediğini anla-yabilmek için. TÜRKİYE: FAİLİ MEÇHULLER MEZARLIĞI Türkiye'de işlenen faili meçhul cinayetler konusunda bilerek veya bilmeyerek kafa karıştırılıyor.

Eshabil Karataş. * 19 Şubat 1992: İzzet Avni Öztürk. 1993: Ramazan Aydın.Mustafa Taner. * 72 24 Temmuz 1992: Ahmet Parlak. * 6 Ekim 1993: Erol Öztürk. 1993: Tahir Deniz Düzenci.1990 itibariyle öldürülen yeraltı dünyasına mensup kişiler şunlardı: * 29 Haziran 1990: Cemal Sincar. * 5 Aralık 1993: Mehmet Nabi İnciler (İnci baba). * 7 Temmuz 1992: Celal Aydın. * 27 Temmuz 1993: Mahmut Sulban. * 4 Haziran 1991: Kenan Anca.Ahmet Çakır.Halil Akçan. * 26 Aralık 1992: Şehmuz Daş.Metin Aydın- Bülent Çetinkaya. * 14 Şubat * 31 Mart * l Nisan 1993: Cihat Kaplan. . * 29 Ekim 1990: Abdülrezzak Bulut. * 27 Ağustos 1993: Celal Duman. * 31 Aralık 1992: Osman Ayanoğlu. * 6 Ocak 1994: Hüseyin Temurtaş-Çetin Temurtaş. * 6 Mayıs 1992: Ümit Ölmez.

suikast değil. istikrarsızlaştırma. 12 Eylül 1980 öncesi işlenen cinayetler buna örnek gösterilebilir. Salih Aslan. Muammer Aksoy. Amaç.. 1990 yılından sonra başlayan bu tür cinayetler şunlardı: * * * 31 Ocak 1990: Prof. İşlenen cinayetlerin amacı. Örneğin. provokasyondur. * 19 Ocak 1995: Uğur Kılıç. Bahriye Üçok. Polis son yıllarda elindeki teknolojik araçlarla küçücük bir delili bile değerlendirip katili yakalıyor.* 19 Ocak 1994: Hikmet Tanık. Bu cinayetlerin de hepsi faili meçhul olarak kalmıştır. Emniyet görevlileri. "yeni yönetime" destek vermelerini sağlamaktır. *24 Ocak 1994: Enis Karaduman. * 9 Ocak 1996: Özdemir Sabancı. terörden bıkan kitlelerin. diğer bir ülkenin içişlerini (siyasal. ekonomik. hükümet vb. Savaş Buldan. ülkeyi güçsüz duruma düşürmek vb. 6 Ekim 1990: Prof. kültürel) karıştırmak. maktullerin ailelerine neden bir tek soru sorulmamıştı? Destabilizasyon Cinayetleri: Destebilizasyon yani. *12 Mart 1995: İstanbul Gaziosmanpaşa'daki 30 vatandaşın katledilmesine neden olan. sistem. Bu tür cinayetleri. amaçlarla. Bu cinayetler özellikle bir ülkenin. Servis Cinayetleri: . kahvehane ve pastanenin silahlarla taranması olayı da buraya eklenebilir. Devletin içinde bulunan gizli 273 örgütler de. 24 Ocak 1993: Uğur Mumcu. değişiklikleri için böyle cina-yetler gerçekleştirebilir. Çözülemez denen olayların faillerini bile en fazla bir hafta sonra ortaya çıkarıyor.. Fevzi Aslan.. O halde. Behçet Cantürk. bütün bu cinayetlerin faillerini yakaladı. sadece bir başka dış ülkenin organize ettiğini söylemek tam doğru değildir. istihbarat örgütü aracılığıyla gerçekleştirdiği cinayetlerdir. Adnan Yıldırım ve Hacı Karay cinayetlerinde niçin hiçbir ilerleme kaydedemiyordu?.

* 26 Mart 1990: Irak Büyükelçiliği Ticari Ataşesi Ali Faysal Hüseyin. * 28 Şubat 1991: ABD'li Yarbay Alin Macke.... * 4 Haziran 1992: İranlı muhalif Ali Ekber Gorbani. * 28 Ağustos 1993 İranlı muhalif (İKDP üyesi) Behram . * 6 Eylül 1986: İstanbul/Neve Şalom Sinagogu'na yapılan silahlı saldın sonucu.. * . * 24 Temmuz 1985: Ürdün Büyükelçiliği Birinci Katibi Ziad Sati. 23 Yahudi vatandaşın öldürülmesi. * 25 Ekim 1988: Suudi Arabistan Büyükelçiliği İkinci Sek reteri Abdülgani Bedevi. * 16 Ekim 1989: Suudi Arabistan Büyükelçiliği Muhasebe Müdürü Abdurrahman Ahmet El. 1985: İranlı muhalif Albay Hadi Aziz Muradi. 1983: İranlı muhalif Azerbaycanlı lider Hacı Muhammed Yalfani.Yabancı ülke istihbarat elemanlarınca. Türkiye'de işlenen veya tetikçi bulunarak işlettirilen cinayetlerdir: * . 274 * 9 Mart 1991: İsrail Büyükelçiliği Güvenlik Amiri Ehud Sadan. * 21 Mart 1991: ABD'li Yarbay John Gandy.Şiravi.

öldürecekleri kişiyi (kişileri) kaçırmak: * 18 Haziran 1991: Sosyalist Parti Sımak İl yöneticisi. Bölgedeki güvenlik güçlerinden yardım görmeleri nede niyle bu örgüte. Kontgerilla Cinayetleri: Kontgerilla çeşitli şekillerde cinayet işliyor. * 31 Aralık 1994: Onat Kutlar. Sadece 1992 yı lında 267 vatandaşı öldürdüler.Azadfer. * 14 Mart 1989: Kocamustafapaşa Seyitömer Cami imamı Kazım Üstün. Yıl Üniversitesi öğrencisi Şirin Tekin oruç tutmadığı için öldürüldü. * 25 Temmuzl995: Gümüşhane Barosu Başkanı Ali Günday. * 7 Mart 1990: Çetin Emeç.Kontra" deniliyordu. * 4 Eylül 1990: Turan Dursun. Kullandığı taktiklerden biri de 'Polisiz' deyip. İslami Terör: * 3 Mayıs 1987: Van 100.Yasemin Cebenoyan. "Hizbul. * 6 Haziran 1989: Ali Gül adlı vatandaş bağlı bulunduğu ta rikatça. İbra him Sanca işyerine giderken.. laiklik yanlısı vaazlar verdiği için öldürüldü.(32) * 2 Temmuz 1993: Sivas Madımak Oteli vahşeti. "polisiz" diyen kişilerce yakala275 . Güneydoğu'da bulunan Hizbullah (İlimciler) örgütünün işlediği ilk cina yetti. * 3 Aralık 1991: İdil'de öldürülen Mikail Bayro. islami kurallara uygun yaşamadığı için öldürüldü.

. Kontgerilla insanları kaçırıp öldürüyor. "polisiz" diyen kişilerce evinden alınıp götürüldü. Peki tetiği kim çekiyor? Tetiği. Sonra sıra. Sonra ceseti bulundu. * 5 Haziran 1993: ANAP Varto İlçe Başkanı Kerim Geldi. aydınların öldürülmesi ile başladı. * 5 Temmuz 1991: HEP Diyarbakır İl başkam Vedat Aydın. * 21 Şubat 1993: Avukat Metin Can.. İki kurşun sıkılmış cesedi evinin yakınında bulundu. * 16 Ocak 1992: HEP Siirt İl Başkanı Mehmet Demir kaçırı lıp öldürüldü. *28 Temmuz 1993: Özgür Gündem Bitlis muhabiri Ferhat Tepe kaçırılıp... tetiği çeken PKK itirafçılarının isimlerini açıkladığı için.. PKK itirafçılarına çektiriyorlar! Emekli Binbaşı Ahmet Cem Ersever. * l Kasım 1994: Emekli Binbaşı Ahmet Cem Ersever ve ar kadaşları Mustafa Deniz ve Neval Boz kaçırılıp öldürüldü. önce Kürt sorununa duyarlı yerel politikacıların.nıp sivil plakalı minibüse bindirilerek kaçırıldı. kaçırılıp öldürüldü. Doktor Hasan Kaya kaçırılarak öldürüldü. "arkadaşları" tarafından öldürüldü. 'polis' olduklarını söyleyen kişilerce kaçırılıp öldürüldü. işkence edilerek öldürüldü. .. "Kürt işadamlarına" geldi. Bu tür cinayetler... * 25 Ocak 1993: ÖZDEP Erzincan İl Başkanı Cemal Akar. gazetecilerin.

haber kaynağıma söz verdiğim için yazamıyorum. 24 Aralık 1995 seçimlerinde ANAP listesinden Van Milletvekili olarak Meclis'e giren... Mustafa Bayram. bayağı haberler de çıktı. daha sonra Refah Partisi'ne transfer olan Mustafa Bayram'ın yakın akrabasıdır. 4) Okuyucunun bugün ile karşılaştırma yapabilmesi için. "Binbaşı Ersever'in İtirafları" kitabını okuyabilir. 3) Mehmet Sıddık Bayram. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi ve Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı l nolu Askeri Mahkemesi'nin duruşma tutanakları ile haber kaynaklarının anlatım larından derlenmiştir. Asıl soru: Tetiği çektiren kim? İşte bu kitabın yazılma amaçlarından biri de. Ayrıca gazetelerde. Merak edenler. "eroin tadarken öldü" gibi.Bizim için tetiği çekenlerin hiçbir önemi yok.. 276 NOTLAR: 1) Liceli Bahri'nin gerçek kimliğini. 5) Behçet Cantürk'ün anlatımları. uyuşturucu kaçakçısı olarak birkaç kez mahkeme önüne çı kartılmıştır. Türk lirası. Dolar'a çevrilmiştir. bir diğer iddiaya göre veremden öldü. 2) Hatun Cantürk. . bu soruya yanıt vermekti!. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı'ndaki ifadelerinden. 1979 yılında bir dolar ortalama 47 Türk li rasıydı.

. Yaşar Aktürk. silah almaya başladı! 10) Ağa Koç. Başbakan Turgut Özal. ekono mik durumu iyi olan birçok kişiden yardım alındığını. 1985 yılında İsviçre'ye gittiğinde. "Alpaslan Tür-keş ile görüştü" diye "solcular" tarafından bomba atılıyordu.sol" olarak ikiye ayrılmıştı. Behçet Cantürk'ten kesinlikle para almadıklarını söylediler. ülkücü gençlerle nasıl iş yaptığını ayrıntılı bir şekilde anlatıyordu. Rizeli. "Dur" ihtarına uyma . bir gazeteci arkadaş da yeraltı dünyası ile siyasi par-ılerin ve örgütlerin ilişkisini kaleme alır. 12 Mart 1971 darbesinden sonra cezaevlerinde tanıdı. Yeraltı dünyası. 31 Temmuz 1982 tarihinde. Emin Görpe. Ayrıca bazı örgütlerle. Abuzer Uğurlu polis ifadesinde. Dündar Kılıç'ın evine. yeraltı dünyası "sağ. Buradaki ayrılık ideolojik nedenlerden dolayı değildi. 9) İslam Devriminin sıcak günleri geride kalınca. 70'li yılların sonlarına doğru ise. Behçet Can türk'ten de "aidat" alınmış olabileceğini söyledi. 8) RAM şirketi 1982 yılında 366 milyon 6 bin 300 liralık.. siyasi örgüt militanlarını ilk kez. Görüştüğüm bazı DDKD'liler. Sadece bir DDKD'li. 7) ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın amca çocuğu.6) Behçet Cantürk "ün DDKD'ye para (bağış) verdiğine ilişkin iki farklı bilgi var.. "Piyasada" güçlü olmak isteyen her "Baba" sırtını bir örgüte dayama ihtiyacını hissetti. İran'ın yeni yönetimi uyuşturucu ihraç edip. "silah kaçakçılığı" gibi "ticari" işleri de ortak yapıyorlardı. 277 Belki bir gün. REMAN şirketi ise aynı yıl 405 milyon 522 bin 202 liralık haksız teşvik aldılar.. cezaevine girmemek için Türkiye'den kaçıp Zürih'te yaşayan işadamları ile toplantı yaptı. Suphi Aşıcıoğlu gibi.

yıl lar sonra. Dündar Kılıç'a kı yasla.. Sarı Avni'nin "iş ortağı" Hayri Yağcı da. soyadını değiştirip. 12) Albay Ali İhsan Cesur'un.dığı için güvenlik güçlerince vurularak öldürüldü. 21 kişi yaralandı. 45 yaşındaki Yusuf Alper ve 13 yaşındaki Murat Alpte kin öldü. Mimaroğlu yaptı. (Tekin Yayınevi. 13) Dündar Kılıç'ın sorgusunda da bulunan Mehmet Eymür. Adının Mıgırdıç Madaryan olduğu açıklanan ASALA mensubu militan. Babalar Senfonisi. 11) Dönemin gazete ve dergileri Behçet Cantürk'ün kasasından 2 milyar nakit para çıktığını yazıyorlar. Uğur Mumcu'nun "Silah Kaçakçı lığı ve Terör" kitabına bakabilirler. ağırbaşlı. çok daha akıllı. MİT Raporu'nun "görsel malzemesi" olarak ra pora eklenmişti. mert ve cesur biri olduğunu söyleye bilirim" diyordu. Sayfa 196) 14) Bulgaristan'dan gelen silahlar ve Kintex şirketiyle ilgili daha geniş bilgi sahibi olmak isteyenler.) 15) Kapalıçarşı eylemi 15 Haziran 1983 tarihinde gerçekleştiril di. "MiT'te sorgulanan Behçet Cantürk'ün. 16) Kural mıdır bilinmez. yeraltı dünyasının bazı isimleri gibi. üzerindeki el bombasını patlatarak intihar etti. Yakalanacağını anlayan Mıgırdıç Madar yan. Cep Kitapları.. MP. (Engin Bilginer.5 tipi otomatik silahla çarşıda bulunanların üzerine rastgele ateş açtı. 278 . Süleyman Demirel ile birlikte çektirdikleri fotoğraf.

17) Nizamettin Bayramoğlu soyadını değiştirenlerden. Görüşmeyi yapan Ayşe Önal. Milliyet Gazetesi. Tempo Dergisi. 24) 30 Kasım 1992. 22) 27 Temmuz 1990. o kokteyle katılan isimlerden. İlk soyadı Yaşlı idi. (Adam Yayınları) 20) Cosa Mostra: Mensuplarının birbirlerine karşılıklı sadakat ve yardımlaşma üzerine kutsal yeminlerle bağlı olduktan. "İsviçre'den Geçerken" Yeni Şiirler kitabın dan. Kıyı Bankacılığının en önemli özellikleri. gizlilik esastır. Nokta Dergisi. aslına sadık kalı narak düzeltilmiştir. 19) Nazım Hikmet. 25) 23 Aralık 1989. 18) Çok bozuk bir Türkçe ile yazılan mektup. Behçet Cantürk. DEP Milletvekili Mehmet Sincar.. hiyerarşik bir mafya örgütü. Aktüel Dergisi. döviz hesaplarında herhangi bir sınırlama yoktur. 21) 9 Temmuz 1988. vergi alınmaz! 28) Türkiye'nin acı gerçeğidir. Savaş . 27) Kıyı Bankacılığı: Bir ülkede bankacılık sektörü için düzen lenmiş yasa ve yönetmeliklerin kapsamı dışında kalan serbest banka cılık olarak tanımlanabilir. gizli. Güneş Gazetesi. 23) 23 Ocak 1994. Musa Anter. L'Express Dergisi. 26) 14 Temmuz 1994.

"Hizbul. 1991. 279 YARARLANILAN KAYNAKLAR .Uğur Mumcu. Babalar Senfonisi. Bir başka iddiaya göre. 31) PKK. Cep Kitapları.Jean Ziegler. . 986 .. 990 . İsviçre Daha Beyaz Yıkar. 30) Osman Tim. İletişim Yayınları. 1991 .Rafet Ballı. Mafya Ahlakı. Tekin Yayınevi. Lazo ve Simko'yu kendisinin öldürdüğünü açıkladı.. itiraflarından sonra cezaevinde şişlenerek öldü rüldü. . Gazeteci Hafız Akdemir gibi bir çok isim daha sonraki tarih lerde öldürüldü!. Şehmus Tatlıcı.Engin Bilginer.Kontra" nın kaç yurttaşı öldürdüğü tespit edi lememiştir. 29) Kürt işadamlarına birkaç örnek vermek gerekiyorsa. Cem Yayınevi. 32) 1993 'den sonra bölgede kimin kimi öldürdüğü tam tespit edi lemediği için.Buldan. Halis Toprak. Silah Kaçakçılığı ve Terör. Lazo ve Simko "çok şey bildikleri" için devlet içindeki güçler tarafından öldürüldü. Selahattin Beyazıt. Kürt Dosyası. 1990 .Gazeteci Ünal İnanç'ın Özel Arşivi. Yalım Erez.Pino Arlacchi. . Afa Yayınları.Öğretim Görevlisi Melih Aktaş'ın Özel Arşivi.

1991 .Erbil Tuşalp. Milliyetçilik ve Kadın Tartışmaları-2 Faik Bulut/ İslam Ekonomisinin Eleştirisi (Tarikat Sermayesi-1) .Bilal Çetin.. Milliyetçilik ve Kadın Tartışmaları-1 Faik Bulut/ Din.Fenton Breşler. Gü venlik ve Yargı Muhabirleri Derneği Yayınları. 3 Cilt. Mafyanın Ekonomi Politiği. Bilgi Yayınevi.Halil Nebiler.Ansiklopedik Siyasi Terimler ve Örgütler Sözcüğü. Kastaş Yayınları. . Sarmal Yayınevi. 1973 . 1993 . Bilgi Yayınevi.995 . Milliyet Yayınları. Milliyet Yayınları. Soygun. 1993 SU YAYINLARI KİTAPLARI Bakır Çağlar/ Bir Anayasacının Seyir Defteri Cüneyt Özdemir/ Reytingsiz Sohbetler Faik Bulut/ Ebu Müslim Horasani Faik Bulut/ Din. 1988 . İnterpol. 1992 .Murat Çulcu. Analiz. Ümit Yayıncıık.Michel Lamberti. Mafia.Catherine Lamour.1993 . ı989 .Mehmet Eymür. Milliyet Yayınları. Ben Tarihim Bay Başkan.Tuncay Özkan. Eroin Dosyası. Kıyamet Mahkemesi.

" Melih Pekdemir/ Anne Bak Kral Çıplak! Melih Pekdemir/ Meğer Melih Pekdemir/ Sıradan ve Sahici Melih Pekdemir/ Kemalistler Ülkesinde Cumh. ve Diktatörlük-2 Melih Pekdemir/ Öçalan Devlet mi? Metin Yeğin/ Marcos'la On Gün (Adları ve Yüzleri Olmayanlar) Nuray Pekdemir/ Gen-etik Devri'm Soner Yalçın/ Beco (Behçet Cantürk'ün Anıları) Soner Yalçın/ Hangi Erbakan? Soner Yalçın-Doğan Yurdakul/ Reis (Gladio'nun Türk Tetikçisi) Taner Akçam/ Ermeni Tabusu Aranırken Turhan Feyizoğlu/ Mahir Turhan Feyizoğlu/ Deniz .Faik Bulut/ Yeşil Sermaye Nereye? (Tarikat Sermayesi-2) İsmet Berkan/ "Birden Farkettim Benim Bir de Hayatım Vardı. ve Diktatörlük-1 Melih Pekdemir/ Kemalistler Ülkesinde Cumh.

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->