SU YAYINLARI Behçet Cantürk'ün Anıları (BECO) Soner YALÇIN ISBN 975 - 6709 -11 -1 Yedinci Baskı : Kasım 2000 Kapak

Tasarımı : Hayalgücü Tasarımevi Baskı ve Cilt : Mart Matbaacılık Sanatları Tel: (0212) 212 03 39 Pbx Bu kitabın yayın hakları Su Yayınları'na aittir. Su Yayınları Dağıtım: Cağaloğlu Yokuşu Evren Han No: 29 / 53 Cağaloğlu İstanbul Telefax: (0212)5121668 Ankara Büro : Sağlık l Sokak No: 10/9 Sıhhiye - Ankara Tel-.(0312)4306017 Soner YALÇIN BECO Behçet Cantürk'ün Anıları

ÖNSÖZ Yıl 1990. 2000'e Doğru Genel Yayın Yönetmeni Doğu Perinçek, çantasından çıkardığı mektubu, "Soner, şunu okur musun" diyerek uzattı. Mektup Kayseri'de askerliğini yapan Nafiz Obay isimli birisinden geliyordu. O bay Mektubunda, Almanya'da uyuşturucu mafyasının içinde yer aldığını; eroin sattığını belirtiyordu. Dergiye açıklamalarda bulunmak istediğini yazıyordu. Telefonla Obay’ a ulaştım. Randevulaştık. Kayseri'de bir parkla buluştuk. 40 yaşında, uzun boylu, candan bir adam. 18 yıl kaldığı Almanya'da, 8 yılını cezaevinde geçirmiş ve ardından sınır dışı edilmişti. Türkiye ile Avrupa arasındaki eroin trafiğini saatlerce konuştuk... Uyuşturucu ticaretinin merkezinde bulunmuş bir canlı tanıkla ilk kez görüşüyordum. Ve yeraltı

dünyasına böyle girdim!.. Anlattıklarına şaşmamak elde değildi. İş ve siyaset dünyasının, spor çevrelerinin pek çok ünlü ismi, uyuşturucu ticaretinin içinde ve hattâ başındaydı. Nafiz Obay önemli bilgiler vermişti. Ancak bunların araştırılması ve belgelendirilmesi gerekiyordu. Bu iş tam iki yıl sürdü. 9 Ağustos 1992 tarihli 2000' e Doğruda haberi kapaktan verdik: "Mafyanın merkezindeki adam anlatıyor!" Kapak büyük yankı yarattı. Çeşitli gazete ve dergiler haberden alıntı yaptı. Bu arada, yazıda adı geçen bazı kişiler tarafından dava edildim. Belgeleri mahkemeye sundum. Beraat ettim. Yeraltı dünyasını takip etmeyi bırakmadım. Bu camianın önde gelen bazı isimleriyle tanışma olanağı buldum. Yıllar geçtikçe konuyla ilgili geniş bir arşive sahip oldum. Arşivin neredeyse yarısı bir kişiye ilişkindi: Behçet Cantürk! Nihayetinde, bilgilerin belli bir olgunlaşma noktasında, Behçet Cantürk'ün yaşamının başlı başına bir kitaba konu olabileceğine karar verdim. Çalışmalarımı bu hedefe yönelttim. Ancak bu kitap salt bir "Baba" nın biyografisi olarak yazılmadı. Kanımca, Lice'den yola çıkıp, dünya çapında bir isim haline gelen Behçet Cantürk'ün serüveni, aynı zamanda Türkiye'nin son 50 yılının toplumsal tarihi ile örtüşüyor. Toplumsal ilişkilerin, siyasal ve ahlâki değerlerin yakın tarihimizdeki dönüşümünü Cantürk ekseninde anlatmaya çalıştım. Bazı çevreler Behçet Cantürk'ü sadece yeraltı dünyasının bir patronu olarak tanır. Ama pek çoklarının gözünde Cantürk, âdeta siyasal bir kişilik ve neredeyse bir "Kürt Robin Hood'u" dur! O da herkes gibi farklı kimliklerin bir bileşimiydi: Uyuşturucu kaçakçısı, başarılı işadamı, sosyal demokrat, Ermeni kökenli, Kürt milliyetçisi, "Aile" reisi, Türkiyeli... Bu çalışmada bütünün fotoğrafını sunmak istedim... "BECO/Behçet Cantürk'ün Anıları" ülkemizin, ekonomik ve sosyal yapısını anlamaya yönelik çabalara bir katkı amacıyla kaleme alınmıştır. Kitabın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ede rim... Soner Yalçın Haziran 1996 Ankara

BABA REŞİT CANTÜRK Hava zifiri karanlıktı. Mekkareci Reşit Cantürk korkuyordu. Karanlıktan değildi korkusu, onu, ilk kez gittiği bu yol ürkütüyordu. Oysa kaç kez gitmişti Suriye'ye. O yolları ezbere biliyordu... Soğuktu ama terlediğini hissetti. Mendilini çıkarmayı düşündü, alnını silmek için. Vazgeçti, beyaz mendili jandarmalar görebilirdi. Canı sıkıldı, heyecanına engel olamıyordu. Fakat yüreğinin neden hızlı hızlı attığını biliyordu: Hem yola, hem de ilk kez taşıdığı bu mala yabancıydı. Yeni malın riski fazlaydı. Ancak parası çok iyiydi. Belki kazandığı bu para ile doktora gidip sık sık tutulduğu öksürük nöbetlerinden kurtulabilirdi... İlçesi Lice'de dikilecek, ekilecek toprağı yoktu.Taşımacılık-la geçiniyordu. İlk başlarda Van, Muş, Malazgirt, Solhan, Kar-kova'ya mal getirip götürüyordu. Ancak mekkarecilikte fazla para yoktu. Yiyecek ekmek bile bulamadığı zamanlar oluyordu. Mekkareci Reşit Cantürk oy vermemişti ama, iktidara gelen Demokrat Parti Türkiye'nin komşuları ile ilişkilerini düzeltmişti: Sınırlar eskisi gibi sıkı korunmuyordu. Bu nedenle sınır ticareti hızla gelişiyordu. Mekkareci Reşit'in Suriye'ye mal taşıması böyle başlamıştı. Kiraladığı katırlarla defalarca Suriye'ye çay, şeker, yağ gibi yiyecek maddeleri götürmüş; gelirken ev aletleri, sigara kâğıdı, halı ve elbiselik malzemeler getirmişti. Suriyeliler özellikle yağları yüksek bir para karşılığında alıyorlardı. İş tatlıydı, fakat Mekkareci Reşit, başkalarının mallarını taşıdığı için iyi para kazanamıyordu. Ancak bu yeni güzergâh ve yeni mal, ona oldukça iyi bir kazanç kapısı açacaktı. Hemşehrisi, Liceli Bahri(1) sayesinde cebi para görecekti. Liceli Bahri, yoksul ilçenin kaderini değiştirecek ilişkiyi, tesadüf sonucu kurmuştu. Bir akşam Diyarbakır'da içki içerken, müşteri kalabalığı yüzünden aynı masayı paylaşmak zorunda kaldığı Malatyalı Vahdet'le tanıştı. Kısa zamanda dost oldular. Liceli Bahri ile Malatyalı Vahdet birkaç akşam daha beraber oldular. Bahri yeni arkadaşını Lice'ye davet etti. Oğlu Nizamet-tin'i sünnet ettirecekti, kirvesi olmasını istedi. Vahdet şaşırmıştı. "Seve seve yaparım ama bilmende yarar var, ben Aleviyim" dedi. O yıllarda Aleviler hâlâ Osmanlı korkusunu üzerlerinden atamadıklarından kimliklerini saklıyorlardı. Bahri sevinmişti: "Ne fark eder, ben de Zaza'yım!" Aleviler ile Zazalar birbirlerine çok yakındı. Özellikle Tunceli bölgesindeki Zazaların büyük çoğunluğu Aleviydi. Zaza Bahri ile Alevi Vahdet rakı kadehlerini Kürtler ve Türkler için kaldırdılar...

Vahdet, Lice'ye gidip arkadaşının yoksulluğunu görünce ona ortaklık teklif etti. Kuşkusuz bu ortaklık teklifinin, zamanla Liceli'yi dünyaya tanıtacağını bilmiyordu! Malatyalılar, İran'a kaçak yollardan afyon ve hint keneviri götürüyorlardı. Malatyalı Vahdet, arkadaşı Bahri'ye malların nakliyesinde taşıyıcılara ihtiyaçları olduğunu söyledi. İş oldukça kazançlıydı. Liceli Bahri düşünmeden kabul etti. İRAN'DA İLGİNÇ GELİŞME Tahran hükümeti, 1955 yılında İran toprakları üzerinde haşhaş ekimini yasaklamıştı. Büyük çapta afyon üretilen İran, aynı zamanda bu uyuşturucu maddenin büyük miktarda tüketildiği bir ülkeydi! İranlı afyonkeşler günde 2 ton afyon tüketiyordu. O yıllarda Türkiye'de uyuşturucu alışkanlığı hiç yoktu. Bu nedenle komşu İran'ın durumu oldukça şaşırtıcıydı. Bu durumun iki nedeni vardı: İran, 19'uncu yüzyılda Avrupa'dan mal ithal etmek amacıyla, dövize olan ihtiyacını gidermek için afyon satmaya başlamıştı. En iyi alıcısı ise Hindistan'dı. Afyonun iyi para etmesi üzerine, İran'da haşhaş yetiştirenlerin sayısında patlama oldu. Afyonla "yakından" tanışanlar, bitkiyi kullanmayı da alışkanlık haline getirdiler. İkinci bir neden ise; İran'da hemen hemen hiç doktor yoktu. Bu ülkede ilk tıp olculu 1850 yılında açıldı. Afyon, her türdeki hastalığa karşı ilaç olarak kullanılıyordu. İranlılar, ilaç olarak kullandıkları bu uyuşturucunun ileride alışkanlık yaratacağını bilmiyorlardı. Her iki nedenle, İran halkının büyük bir bölümü afyonkeş olmuştu. Öyle ki, İran hükümeti 1931'de "afyon çekme evleri" kurdu; salgın ülkeyi sarmıştı. Küçük köylerde bile en az 10'u aşkın afyon çekme evi vardı. Bu durum İran hükümetini kaygılandırıyordu. Sonunda afyonun ekimini ve içimini yasakladılar. Afyonkeşler ihtiyaç duydukları malı karaborsadan ve kaçakçılardan sağlamaya başladılar. Türkiye, Pakistan ve Afganistan'daki kaçakçılar hiç vakit geçirmeden İran'a afyon ve hint keneviri "ihraç etmeye" başladılar... LİCELİLERİN EKMEK KAPISI Hava ağarmaya başladı. Ne Mekkareci Reşit Cantürk, ne de katırları dinlenmiş; bütün geceyi yürüyerek geçirmişlerdi. Öksürük nöbeti başlamıştı. "Hay aksi" deyip bir küfür savurdu. Bir ağacın altında mola verdi. Birden aklına Bahri geldi. Aynı ilçeden olmanın ötesinde, birbirlerine çok yakındılar. Bu işi ona Bahri teklif etmişti. Eline, Suriye'ye götürdüğü malların değerinden bile daha fazla para geçecekti. "Ben de kısa zamanda Bahri kadar kazanabilir miyim acaba?" diye düşündü. Yıllar geçip Bahri'nin oğulları ile kendi çocuklarının bu "iş" yüzünden rekabet edeceklerini aklına bile getirmemişti... Lice küçük yerdi. Herkes Bahri'nin birden bire çok para kazanmasına anlam verememişti. Bahri bir ara kayboluyor, sonra ceplerini altınla doldurup geliyordu. Liceliler birbirlerine soruyorlardı:

. Günlerce ağladı. bazen de dövüyordu. Ahmet.. Bu nedenle çoğu akrabası. . Yıl 1946. bir kız: Hüseyin. Daha geçen yıl Sağır ailesi ile silahlı çatışmaya girip. daha sonra Suriye ve İran'a kaçak mal taşımaya kadar gitti..Ayşe Karakoç kızı Hayriye ile 1940 yılında resmi nikâhla evlendi. Bahri'nin altınları nereden bulduğunu. Ailesi çok yoksuldu.. ikinci karısı Hatun'u Müslüman yaptı. Hatun'a tek üzülen. iki kişiyi öldürmüşlerdi. Üç yıl sonra kızları İkram doğdu. Reşit ve Amine. Ne yapabilirdi İd? Cantürkler ilçenin belalı ailelerinden biriydi.Bahri nereden alıyor bu altınları?. annesi İncik'di. 17 yaşında. Reşit Cantürk 1923 Lice doğumluydu. Katır sırtında mal taşıyorlardı. Bir yıl sonra bir erkek çocuktan oldu. 1949 yılında Hatun'un ilk çocuğu gözlerini dünyaya açtı: Nizamettin. Hacı Mehmet. Reşit Cantürk'ün gönlünü çalan güzel kızın adı Harun'du. ödemeyi altınla yapıyorlardı. Ahmet. Şato. ilk malı teslim ettiğinde anladı. Ayakkabı tamircisi Bagos Demirciyan. Beş kızı vardı: Ofsana.. Kızın babası Bagos Demirciyan da evladının zorla kaçırılmasına tepki göstermedi. Adını Abdülbaki koydular. İranlılar. Elinden birşey gelmiyordu. Mekkareci Reşit Cantürk. kocasına müjdeyi verdi: Hamileydi. Hayriye şanslıydı. Üçüncü çocuğu Azet 1948 yılında doğdu. Yine hamile kalmıştı. İlk karısı Hayriye. Dört erkek. Güzel kızının evli ve yabancı (Ermeni olmayan) bir adamın karısı olmasına çok kederlenmişti. Onu hep aşağılıyor. İmam nikâhı kıydı. Genç Türkiye Cumhuriyeti yasaları. Reşit Cantürk. Önceleri yatan il ve ilçelerle başlayan taşıma işi. Çok kızı vardı. Mekkareci Reşit gönlünü bir Ermeni kızına kaptırdı. bu güzel Ermeni kızını kıskanmaya başladı. gönlünü almaya çalışıyordu. binlerce yıllık yurtlarından göçüp gitmişlerdi. Bir gece sevdiği kızı zorla kaçırıp Kelvan mahallesindeki evine getirdi. Hatun bir türlü kocasına sevindirici haberi veremiyordu. Fikriye. Süslü ve Hatun. Genç karısı ile çok yakından ilgileniyor. akrabalarının isteği üzerine Bingöl'den Lice'ye göçmüştü. o yıllarda henüz çok eşlilik töresini yıkamamıştı. CANTURKLER Mustafa ile Havva Cantürk'ün beş çocuğu vardı. Kalktı yola koyuldu. Ancak Azet'in doğumundan bir yıl sonra. Eşi Hayriye. üzerine kuma getirilmesine fazla ses çıkarmadı. Üstelik o yıllarda Ermenilere hep kötü gözle bakılıyor. hakaret ediliyordu.

Lice ele geçiriliyordu. Bölgedeki herkes. başkent Ankara'ya bağlılık yarışına girişti. GAZI İLKOKULU Tarih: 21 Şubat 1925. annelerinin Ermeni olması nedeniyle Cantürk ailesinde hep "ikinci sınıf insan" muamelesi gördüler. (2) Annelerinden çocuklarına bir tek "miras" kaldı: Nizamettin ve Behçet küçüklüklerinden başlayarak. Liceliler salavat çekiyorlar. Kısa bir süre sonra Şeyh Sait isyanı bastırıldı... kimi sürgüne gönderildi.Tesadüf. Anneleri Hatun. çocukların devlet okullarına gönderilmesiydi. kimi cezaevine. bölgede olduğu gibi. Hayriye'nin çocuğunun adını Sabit koydular. Atın solunda Şeyh Sait'in sekreteri. Çocuklarına ekmek kapısını ancak devlet okullarının açacağını düşünüyordu. 1937 yılında Dersim hareketinin de yerle bir edilerek bastırılması. Beyaz bir at üzerinde dimdik duruyordu Şeyh Sait. Lice'de de korkunun hakim olmasına neden oldu... Lice beylerinden Hakkı ve Hüseyin at üstünde hemşehrilerine gülüm-süyorlardı. evdeki çocuk sayısı yediye yükselmişti. Ve 1950 yılında Cantürk ailesine iki erkek çocuk daha katıldı. çocuklarını okula göndermenin bir başka nedeni daha vardı: Yoksuldu.. Bu iki minik çocuk. Şeyh Sait'e tezahürat yapıyorlar ve atını öpmek için birbirleriyle yanşıyorlardı. Güvenilir olmanın en önemli göstergelerinden biri. Kimi asıldı. Atın başını Lice Müftüsü Abdulhamid'in oğlu Sait Hoca çekiyordu. Sırasıyla hepsini okula . merdivenlerden düşerek genç yaşta vefat etti. Mekkareci Reşit Cantürk için. 1957 yılında doğan Tarık'la birlikte.. Hayriye de.. Liceli Fehmi Bilal vardı. Nizamettin ve Behçet öksüz kaldılar. Ayaklanma bütün hızıyla sürüyordu. Hatun'un oğluna ise Behçet ismini verdiler. Hatun da 1950 yılında yine hamile kaldılar. Nizamettin ve Behçet zamanla annelerinden utanır hale geldiler. Şark İstiklal Mahkemesi. Yıl 1951. Liceli Molla Mustafa. İlçeye girişte protokol sırasında yer alan. yaşamlarının her aşamasında "Ermeni dönmesi" aşağılamasına rnaruz kaldılar.. isyana katılanlara ağır cezalar verdi. Ancak ona hep Beco dediler.

. Reşit Cantürk. YILMAZ GÜNEY HAYRANLIĞI Yılmaz Güney'e hayrandı... Arkadaşları konuşmalarına dikkat etmeliydi. Sevmediği. Tavırları değişmişti. Yılmaz Güney gibi yürüyor. İlk "fırsatı" 15 yaşında yakaladı. tabancayla vurarak öldürdü. her türlü hakaretin öcünü alabilecek kuvvette biri oluğunu.. Onun doğduğu toplum. Kendinden beş yaş büyük Nevzat Hocaoğlu'nu. Şanslıydı. Ergenlik çağına gelen Behçet.. zayıflığı ve savunmasızlığı bağışlamıyordu!. arkadaşlarının ona sık sık "dönme" demeleriydi. . 1964/65 öğrenim yılında ilkokulu bitirdi. "kazara vurdum" diye ifade verdi. Bireysel şiddet yoluyla "onur" kazanmak. ağabeylerinin ve ablasının okuduğu Gazi ilkokuluna 1959 yılında dokuz yaşında başladı. Behçet.. Ancak. Bir tek tutkusu vardı: Silah.. 15 yaşında ispatlamıştı. Okuyacaktı. Behçet. Behçet'ten umutluydu. Lice'de okula giden öğrenci sayısı oldukça fazlaydı. 1966 yılında çıkarılan af ile özgürlüğüne kavuşÖldürdüğü kişinin yakınları. Yılmadı. On Korkusuz Adam ve Kara Şahin filmlerinin etkisinden günlerce kurtulamamıştı. oğlu Behçet'i ortaokula kaydettirdi.gönderdi. Kamalı Zeybek. onun gibi bakıyordu. Okulu sevdi. Arkadaşı Nevzat'ı. 1965 yılında gerçekleşen bu olayın gerçek nedeni bilinemedi. Ders yılının ikinci yarısında naklini tekrar Lice'ye yaptırdılar. okuldan soğumaya başlamıştı. kendisine "dönme" dediği için mi öldürmüştü? Mahkemede. Önce Türkçeyi.. "Dönme" olarak tanınmaktan nefret ediyordu. Çünkü hiç başarılı değillerdi. sonra okumayı ve saymayı öğrendi. Artık bir cinayeti vardı! Behçet. Bu nedenle devlet ilçeye bir de ortaokul binası yapmıştı. Dağların Kurdu Koçero. "Güvenlik nedeniyle" akrabalarının yanına Diyarbakır'a gönderildi..... korkulan ve saygı duyulan biri olmak istiyordu. Diğer çocuklarını ortaokula yazdırmamıştı. henüz ortao-kul birinci sınıf öğrencisi iken. Öğrenimine.. bölgedeki kültürün bir parçasıydı. Diyarbakır'da fazla kalmadı. Behçet'ten intikam alabilirdi. Diyarbakır Bağlar Ortaokulu'nun ikinci sınıfından devam etti. Üstelik aileler çocuklarının okumasını istiyorlardı.

Ramazan Alacabayır. Cantürkler de. aileden bu dokuz kişinin teslim olmasına razı olmamışlardı. "Bingöl'deki akrabaların yanında emniyette olur" diye düşündüler. lise öğrencisi Behçet Cantürk de vardı. "güvenlikleri için". dağdakiler de yaşamlarından memnundular. Gıyasettin Fidan. Sıddık Deniz. liseye göndermesin diye. Fırsattan yararlanan AP'li Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Refet Sezgin. Diyarbakırlı bazı CHP'liler partiye oy vermeyeceklerini söylüyorlardı.. Babası onu dinlemiyordu. Cantürkler'in AP'lileri evlerinde kabul edip. Liceliler. Behçet Cantürk firar edip. Lice'de lise yoktu. Dokuz kişi teslim olmadı. Dağa çıkan.Ortaokulu. Behçet Cantürk. Cantürkler. Gıyasettin Deniz. tutuklama karan olmadığı halde. 1969 yılında Bingöl Lisesi'ne kaydedildi. Ramazan ve Mehmet Han Gelirakan ise yaralanmıştı. Kızgın CHP'liler arasında Cantürkler de vardı. bu partiyi Diyarbakır'da ikiye bölmüştü. Halit Mısırlıoğlu'nu kontenjana koyması. Körtükler'den Halim Aydın vurularak öldürülmüştü. Küçük bir çete kurmuşlardı! Kan davasının sadece Behçet'e bir yaran olmuştu. Zaten başlarında yeni bir bela vardı. Halim Alacabayır. . Mehmet Özsucu. Tutuklanacak kişiler arasında. Nadir Vuran. Sonuçta korkulan oluyor: Silahlar patlıyor. onlarla sohbet etmelerine çok bozulmuşlardı. Güçsüz duruma düşen aileye Körtükler saldırabilirlerdi. 1969 genel seçimleri öncesi Diyarbakır'da liste belirlemesi yüzünden tartışmalar çıkmıştı. Okumak istemiyordu. okuyup büyük adam olacaktı. "Güvenli olmaz" diye vazgeçtiler. Yıllarca sürecek bu kan davasının başlama nedeni siyasiydi. hiç sınıfta kalmadan 1968 yılında bitirdi. Behçet'i yine Diyarbakır'daki akrabaların yanma göndermeyi düşündüler. Gerginlik tırmanmış ve tetiklere basılmıştı.47 kişi hakkında tutuklama kararı çıkardı. Nadir Harman. dağa kaçan dokuz kişiden biriydi. her an silahların patlamasından endişe ediyorlardı. Cantürkler'den. Halit Mısırlıoğlu taraftan Körtükler. O. CHP'nin. Mehmet Taşkaya. Süleyman Özkalkan. 100 kişilik partili grubuyla Cantürkler ziyaret etmek için Lice'ye gelmişti. Lice Cumhuriyet Savcılığı. Körtük aşireti ile araları çok kötüydü. dağlara çıkmıştı. Abdülbaki Cantürk. Cindi Hanezay. Osman Hanezay ve Mehmet Fidan da katılmışlardı. Babası Resife yalvarıyordu. Hanifi Vuran. çocukları içinde en zeki olanı Behçet'ti. İlk günlerde Cantürkler'in evlerine sık sık baskın yapan jandarmalar da artık gelmemeye başlamıştı. Abdullah Cantürk ve Halim Karagöz'e. 19 yaşında okulu bırakıp..

21 Şubat günü Lice'nin kenar mahallelerinden birinde. İki kişinin ölümüyle sonuçlanan bu olayla ilgili olarak. silahlar konuşunca dağdaki ekibin bir bölümü teslim oldu. Suriye'ye afyon götürüyorlardı. kardeşi Behçet'le birlikte dağların yolunu tuttu. Çatışma çıktı. Bu 10 kişiden biri yine Behçet Cantürk'tü. "kanını yerde bırakmak istemeyen" Deniz ailesi. Amca çocukları Gıyasettin Deniz ile Sıddık Deniz afyon paralan yüzünden. Cantürkler ile Denizler silahlı çatışmaya girdiler. Grup arasında ihtilaf çıkıp. Deniz ailesi tarafından öğrenilmişti. 21 Şubat'taki olay nedeniyle cezaevinde bulunan ağabeyi Azet Cantürk'ü ziyaret etmek istiyordu. Hayat. güvenlik için Sabit'in yanına Behçet'i verdiler. Cantürkler. Cantürklerin tabancalarından çıkan mermilerin ilk hedefi Gıyasettin Deniz oldu. Silah seslerini duyan aileler olay yerine koştular. Sabit Cantürk'ün Lice'ye geldiği. Diyarbakır ikinci Ağır Ceza Mahkemesi. 21 Şubat 1971 gününe kadar sakin sürdü. İran'a. Suç ortakları arasındaki gerilim fazla uzun sürmedi. 1971 yılı Cantürkler için hiç de iyi geçmiyordu. Güzel de para kazanıyorlardı. Mayıs'ta babaları Reşit Cantürk'ü yitirdiler. Üstelik olay unutulmuş görünüyordu. Bu arada. Cantürk ve Deniz ailesinden toplam 10 kişi hakkında tutuklama karan verdi. Behçet Cantürk hakkında üçüncü kez yakalama emri çıkarıldı. . Olayın daha da büyümemesi için jandarmalar havaya ateş açtılar. Bu olay nedeniyle de. Artık ilçeye ziyarete bile gelmeye başlamışlardı. Sabit ve Behçet kardeşlere pusu kurdular. 7. 13 Eylül 1971. jandarmaların dur ihtarına uymayan Cantürkler'in en küçüğü 13 yaşındaki Tank Cantürk canından oldu.65 mm çaplı Astra tabanca ile Fahrettin Bakır'ı öldüren Sabit Cantürk de. Aile büyüklerinin tahminleri doğru çıktı. ÇETE BÖLÜNÜYOR Dağdaki grup arasında ikilik çıkmıştı. Şubat ayında kardeşleri Tarık'ı kaybetmişlerdi. İzmir Narlıdere'de askerliğini yapan Sabit Cantürk izine gelmişti. Abdülbaki Cantürk ve Behçet Cantürk'e sitem etmeye başladılar. Gıyasettin Deniz'in. Sık sık öksürük nöbetlerine tutulan Mekkareci Reşit vereme yenik düşmüştü. Ancak Behçet Cantürk'ün pes etmeye niyeti yoktu.Dağda bulunan firariler boş durmuyorlardı. Cantürkler paralarını vermiyorlardı.

. ne "eroinin başkenti" Marsilya'daki eroin laboratuvarlarının yok edilmesine. İlginçtir. Çünkü. 1970'de 63 ve 1971 yılında da 149 ton afyon satmışlardı.. Üstelik "işler" de karışmıştı. "Esmer altın" afyon için.. Türkiye önemli bir döviz kapısını kapatıyordu. Amerika'nın gücü. Amerika Birleşik Devletleri'nden gelmişti. 1967'de 119 ton. Afganistan) ve Altın Üçgen'e (Laos. kapış kapış gidiyordu. John Cuzacks. ailelerinin can güvenliklerini sağlayabilirlerdi. Tayland. 1968'de 125 ton. tehlike sinyalleri Anadolu'ya çok uzak bir yerden. 10 kilo eroin sağlarken.. Amerika. Vietnam Savaşı'ndan dönen askerlerinin ve hayata yabancılaşan gençliğinin neden uyuşturucu kullandığıyla değil. Ayrıca. Toprak Mahsûlleri Ofisi'ne... 1969 yılında topraklarında haşhaş tarımının tekrar yapılmasına izin vermişti. . bu kez Türkiye haşhaş ekimini yasaklıyordu. 12 Mart askeri darbesi nedeniyle sıkıyönetim ilan edilmişti. Behçet Cantürk umutlandı. şöyle diyordu: "Amerika'da tüketilen eroinin yüzde 80'i ülkemize Fransa'dan sokulmaktadır. Hastalığı kolay atlattı. Türkiye. Ancak şans yine ondan yanaydı. Altın Hilal (İran. galip her zaman güçlüydü ve korkusuzdu. kendisine "koşulsuz bağlı müttefiki" ile uğraşıyordu. 90 bin aile haşhaş ekimi ile geçiniyordu. HAŞHAŞ EKİMİ YASAKLANIYOR Behçet Cantürk'ün tabancasından çıkan mermiler kaç kişinin yaşamına son vermişti? Bu cinayetleri niçin işlemişti? Bu soruların önemi yoktu! Doğu toplumlarının geleneği değil miydi: Çatışmaların gerçek nedenleri üzerinde durulmaksızın. çatışmalardan zaferle çıkanın yanındaydı. Halk. hem de uyuşturucu piyasasında çok iyi para ediyor. Sarılık hastalığına yakalandı. Türkiye'ye karşı yıpratma savaşı başlatıldı. Teslim olan Cantürkler yargılamalar sonucu beraat etmeye başladılar. Pakistan. Cezaevlerinden çıkan yakınları. İran. Amerikan Narkotik Büro şefi M." Yani. Sürekli saklanmak ve kaçmak zorunda kalmışlardı. Türk afyonu çok kaliteliydi. 13.Aksilikler Behçet Cantürk'ün yakasını bir türlü bırakmıyordu. hem dünya ilaç pazarında. Afyon üretiminde dünya üçüncüsüydü. ne de afyon kaçakçılarının merkezi. Bu eroinler ise Türkiye'deki haşhaş tarlalarından elde edilen afyondan yapılmaktadır. Anadolu'da üretilen afyon.15 kilo "ürün" elde ediliyordu. Diğer ülkeler 100 kilo afyondan. Milyonlarca dolarlık geliri vardı. galip çıkanın yanında olmak. Türk afyonundan. Bu aileler. Önce afyon ekilen illerin sayısı azaltıldı. Amerika'nın isteğine karşı koyamıyordu. Burma) yetiyordu. Jandarmalar dağlarda kendilerine rahat vermiyorlardı. 1969'da 128. Türkiye'de haşhaş ekimi yasaklanmalıydı! Amerika kamuoyunda Türkiye aleyhtarı bir hava oluşturuldu.

Başbakan Demirel. Ancak bunun ne önemi vardı. İsyan bastırıldı.. 29 Aralık 1971 gecesi. 1. Çünkü cezaevinde bulunan tutuklu ve mahkûmların büyük bir bölümü Lice'liydi. "Amerikan gençliğini uyuşturucudan koruma" propagandasıydı. 1970'de bu sayı 7 ile sınırlandırıldı. dünyada gitgide yayılan eroin tutkusunu azaltmadı. Diyarbakır İkinci Ağır Ceza Mahkemesi. Önemli olan Nixon'a seçim kazandıracak bir şovdu!. Cezaevinin müdürü olayların bastırılması için Behçet Cantürk'ten yardım istedi. Plan yapıldı. 15 Ocak 1972 tarihinde cezaevine gönderildi." Başbakan Demirel Ispartalı. Öte yandan. Amerika'da seçimler yaklaşıyordu. jandarmalar sessizce Cantürkler'in evine geldiler. Sadece yakalandıkları duyulacaktı. 6 yıl 8 aya mahkûm oldu.. hoparlörden herkesi sakin olmaya çağırdı. Başbakan Süleyman Demirel'e yoğun baskılar vardı. Kan dökülmesi an meselesiydi. Behçet Cantürk. Başta Diyarbakır olmak üzere bölgenin önde gelen "tüccarlarıyla" tanışma fırsatını buldu. buğday tenli. Maliye Bakanı Mesut Erez Kü-tahyalı'ydı. Beco'nun sesini duyan Liceliler. Afyon.. Evde bulunan Behçet ve Sabit'i kelepçeleyip götürdüler. Kuşkusuz. Behçet Cantürk. 1972 yazının sıcağı her yanı kasıp kavuruyordu. cezaevinde duruma el koydular. Önce durum Lice İlçe Jandarma Komutanı Cafer Bay'a anlatıldı. Ali oğlu Fahrettin Bakır'ın ölümü ile sonuçlanan olayda Behçet Cantürk'ün suçlu olduğunu gösteren bir belge yoktu. Uşak ve Burdur illeri. Sabit Cantürk'se. Çevresinde Liceliler pervane oluyordu.80 boyundaki. Cezaevi onun için iyi bir okul oldu. "iki arada bir derede kalmıştı. Şansı hep yanındaydı. TESLİM OLUYOR Cantürk aile meclisi toplandı. Ve 12 Mart askeri darbesinin Başbakanı Nihat Erim. Anadolu'nun binlerce yıllık geleneksel bitkisi afyonun ekimini yasaklayan karan ilan etti..1961'de ekim yapılan il sayısı 35 iken. yasaklamaya karşı direniyordu. siyah gözlü genç adam cezaevinin önemli konuklarından biri olmuştu. Halim Aydın ile Gıyasettin Deniz'in ölümleri ile sonuçlanan olayların davaları ise sürüyordu. Yaşlı bir mahkûmun ölümü isyana dönüşmüştü. Tek istekleri vardı Cantürkler'in: Çocuklarının teslim olduğunu kimse duymayacaktı. onu cezaevinde de buluyordu... aynı zamanda AP'nin oy depo-suydu. . Demirel. Ancak Diyarbakır Cezaevi'ndeki havanın sıcaklığı mevsimden kaynaklanmıyordu. Sorgulaması bitip mahkemeye çıkarılan Behçet ve Sabit Cantürk. Denizli. Kütahya. En çok haşhaş üretilen İsparta. Türkiye'de afyon üretiminin yasaklanması. Olaylar Behçet'in peşini bırakmıyor. Başkan Ni-xon'ın tek umudu. 9 ay 10 gün sonra karara vardı. kardeşi Sabit ile birlikte teslim olacaktı.

Cantürk ailesi ona uygun bir kız bulmuştu: Amcası Hüseyin'in oğlu Zeynel Cantürk'ün kızı Erdem. daha "içerideydiler. Girişimciydi. 26 Nisan'da "1974 affı" çıktı. Şanlıurfa ve Adana'ya seferler düzenlemeye başladı. Diyarbakır'a. Hemen kolları sıvadı. Lice'de "nakliyatçılık" o kadar yaygınlaşmıştı ki. PTT müdürü bile bu işlere girmişti.Erdem çiftinin bir oğulları oldu.. Ancak Gazanfer Bilge ile hep ihtilafa düştü. Liceli bazı aileler arka arkaya otobüs alıp şirketlere ortak oluyorlardı. Diyarbakır. Arkasından.. . hem de bozulan işlerini sevk ve idare etmesini istediler.. Ayrıldılar. firmalarına hem ortak olmasını. 1973 yılında iki mutluluğu bir arada yaşadı. Canpolat ailesi ve Erşenel ailesi. Otobüs şirketleri. Hırslıydı.. Ekmekçi ailesi. Elazığ'da yeni kurulan Murat Turizm Otobüs firmasının yetkilileri ile anlaştı. 9 ay 10 gün sonra Behçet. Adını Mehmet koydular. Sadece Cantürkler değildi otobüs işine girenler. Delidere ailesi.. Akan Otobüs İşletmesi sahipleri İhsan Güzel ve Yılmaz Turgut Uğur. Çalışkandı. Zeynel Cantürk'ün diğer kızı Süreyya'yı ise ağabeyi Nizamettin'e münasip görmüşlerdi.. dosyaları düştü." Behçet Cantürk'ten. Gaziantep. otobüs alıp Kamil Koç firması ile birlikte çalışmaya başladı.. İkna etti.Elazığ. Laçin ailesi ile birlikte Hazar Turizm Seyahat Acentası'nı kurdular. O yıllarda "mekkarecilik" artık tarihe karışıyordu. Birgün atlayıp Erzurum'a gitti. O şirketin de Diyarbakır şubesini aldı. Behçet Cantürk teklifi kabul etti.16 Ekim 1973 tarihinde nakti kefaletle serbest bırakıldı.. Özdiyar-bakır firmasına otobüs vererek ortak oldular. Cezaevinden çıkar çıkmaz görücü usulüyle. Bu nedenle kendi otobüslerini Erzurum'dan kesip Malatya güzergâhına gönderdi. Dadaş Tu-rizm'in sahibi Bünyamin Bey'le anlaştı. "posta posta" mal gidiyordu!. Akan Otobüs İşletmesi'nin üçüncü ortağı oldu. resmi nikâhla evlendi. Avrupa'ya paketler halinde.İstanbul'a yolcu taşımaya başladı. Adana'ya gidip Gazanfer Bilge'yi buldu. Dadaş Turizm'in şubesini açtı.. Diyarbakır Cezaevi'ndeki "koğuş ağalığı" nın sonucunu kısa zamanda gördü. Kayseri üzerinden Ankara. MEKKARECİLİK TARİHE KARIŞIYOR Behçet 'Cantürk. 23 yaşındaki Behçet Cantürk otobüs işini çok sevdi. 1973 yılında cezaevinden çıktığında. Diyarbakır-Erzurum arası yolcu taşıyorlardı. Katırlar yerlerini motorlu taşıtlara bırakıyordu.

Geniş bir katılım oldu. Liceli'nin çığlığını duymuyordu.. Karısını. Tahsin Erdoğan. "hükümetin manevi şahsiyetini alenen . En acı ayrılığı ise. * Özgürlük Yolu (Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi). cezalandırıyordu!" Lice'de bıçak kemiğe dayanmıştı.1975 yılında bir ayrılığı da ortaklarıyla oldu. Komite görev bölümü yaptı. Dünyanın her tarafından gelen yardımlar ilçeye gönderiliyordu.. MC hükümeti. 35 kişilik yürüyüş komitesine. 2 bin 385 kişi yaşamını yitirmişti. Lice'nin bir kısmı çadırda. dağ yamacında kurulu olduğu için daha önce. * Kürdistan Ulusal Kurtuluşçuları (KUK). Yürüyüşe katılımın fazla olması için öğretmenleri. Resul Gelirakar. Behçet Cantürk'e. kaya parçalarının düşmesi ile sık sık yıkılıyordu. Evlerinin yeniden inşası için Başkent'ten yardım istiyordu.Diyarbakır yürüyüşünü organize edenler hakkında. Türkiye yasa bürünmüştü. gençliği. Ankara'daki hükümet. Lice'deki evler.. Ancak bu kez evleri dağ yutmuştu! Deprem Lice'yi yok etmişti. * Kürdistan Kurtuluş Partisi (Rızgari). Lice. İGD'yi tem-silen girdi. O günlerde bir dedikodu kulaktan kulağa yayılıyordu: "Lice halkı solcuydu. oğlu Mehmet'i. Deprem yardımlarının yetersizliğini protesto etmek için Lice'den Diyarbakır'a yürüme fikri ortaya atıldı. Yürüyüş kortejinin önünde büyük bir pankart vardı: "Depremden ölenlerin katilleri iktidardır. Osman Ağın örgütleyecekti. köylüleri organize etme görevi verildi. bir kısmı battaniyelerle kışı karşılamaya hazırlanıyordu. Kış yaklaşıyordu. Liceli acısını unutmuş. Aziz Akşahin. Mekin Balaban ve Abdulbaki Kaymak.." Katılımcılar sık sık "Kahrolsun İktidar" diye slogan atıyorlardı. ağabeyi Abdülbaki'yi ve 15 yakın akrabasını Lice depreminde kaybetti. Aydın Ergün. 20 Kasım 1975 günü yürüyüş yapıldı. Protesto yürüyüşünü dört örgüt organize ediyordu : * İlerici Gençler Derneği (İGD). İlk günlerde yoğun bir biçimde gelen yardımların arkası kısa zamanda kesildi. işçileri. kışı düşünmeye başlamıştı. Licelilere yardım göndermeyerek. Behçet Cantürk. 8 bin 159 konut ve bina yıkılmıştı. LİCE YÜRÜYÜŞÜ 8 şiddetindeki depremde. Nazif Sanman. Bu nedenle APMSP ve MHP'den oluşan 1. aynı yılın 6 Eylül'ünde yaşadı.

Naci Kut lay. * 12 Mart 1971: Askerler yönetime el koydu. TİP'in "ırgatlar ve marabalar"ın partisi olduğunu açıklaması. yakın ta-rihdeki siyasi gelişmelere bakmak gerekiyor : * 14 Mayıs 1950: Demokrat Parti. Türkiye. Kürt aydınlarının da partisi olmuştu. Yaşar Kaya.69: TİP iki yıl boyunca "Doğu mitingleri" düzenledi." aksine kendi ulusal kimliklerini gizlemeksizin Kürt sorununu dile getirmeye başlamışlardı. * 1967. "devletin Lice depremine karşı umursamaz tutumu" olarak açıklanabilir mi? Kuşkusuz hayır. Canip Yıldırım. Irak'ta kurulacak KDP. * 13 Şubat 1961: Türkiye İşçi Partisi kuruldu.tahkir ve tezyif etmekten dava açıldı. Aralarında Faik Bucak. 55 ağa ve aşiret ileri geleni. "siyasallaşmasının" nedenini öğrenebilmek için. Emin Kotan. on yıl sonra 17 Ocak 1985 tarihinde kararını verdi: Beraat. Dava açılanlar arasında Behçet Cantürk yoktu. Sait Elçi. Geleneksel yapının çatırdamaya başladığı Kürt toplumunda. Sorunu ifade edebilecekleri tek platform olarak Türkiye İşçi Partisi'ni görüyorlardı. Behçet Cantürk'ün. merkezi bir Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) kurulması çalışmalarını başlattı.. Sait Elçi. * l Haziran 1960: 485 Kürt gözaltına alınarak Sivas'ta bir kampa getirildi. Irak. "güvenilir olmanın koşulu olarak" okullara gönderilen Kürt çocuklarının bir bölümü "asimile olmamış. Nurettin Yılmaz ve Cezmi Balkaş'ın da içinde bulunduğu "49'lar" olarak bilinen Kürt aydınları yargılandı. TİP. yıllar sonra yeniden toplumsal mücadele sahnesine çıkıyorlardı. rekor bir sürede. İsyanların bastırılmasından sonra. Musa Anter. ilk örgütsel faaliyetlerde bulunmasının nedeni. 485 kişiden. * 24 Ocak 1965: Mustafa Barzani ve Celal Talabani. sekreterya görevini yürütecekti. Behçet Cantürk'ün yürüyüş tertip komitesinde yer almasının. TİP"in genel sekreterliğine kadar yükselmişti. * 14 Mayıs 1969: Çoğunluğunu üniversiteli Kürt öğrencilerinin oluşturduğu Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO) kuruldu. Ömer Turan. Kürtler. .KDP'yi illegal olarak kurdular. Kürtlerden büyük destek gördü. * 19 Ekim 1960: Sürgün Yasası çıkartılarak. Medet Serhat. Kürtlerin de büyük desteğini alarak seçimleri kazandı. * 27 Mayıs 1960: Silahlı kuvvetler yönetime el koydu. Batı Anadolu'ya iki yıllık sürgüne gönderildi. TİP'in miting yaptığı 12 miting merkezinden biri Lice'ydi (24 Ağustos 1969). Liceli Tarık Ziya Ekinci.. İran. * 22 Eylül 1959: Aralarında Ziya Şerefhanoğlu. Sait Kır-mızıtoprak'ın bulunduğu Kürtler. Suriye ve Türkiye topraklarında faaliyet gösterecek. Mahkeme.

* 20 Temmuz 1971: TİP 4'üncü kongresinde, "Türkiye'nin Doğu'sunda Kürt halkı yaşamaktadır. Kürt halkı üzerinde baştan beri, hakim sınıfların, faşist iktidarların, zaman zaman kanlızulüm hareketleri niteliğine bürünen, baskı, terör ve asimilasyon politikası uygulanmıştır" diye karar alması, partinin askerler tarafından kapatılmasına neden oldu. * Nisan 1973: Ankara'da Abdullah Öcalan ve arkadaşları, Kürt sosyalistlerinin ayrı örgütlenmesini savunan ayrı bir grup oluşturmaya başladılar. * 28 Kasım 1974: Kürt öğrencileri, kapatılan DDKO yerine, Devrimci Demokratik Kültür Dernekleri'ni (DDKD) kurdular. DDKO tutuklamaları sırasında yurtdışına kaçan Kemal Bur-kay, "74 affı" ile tekrar Türkiye'ye döndü. Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi'ni kurdu. 1975 Haziran ayında Özgürlük Yolu adlı dergiyi çıkardı. Tıpkı Türkiye sosyalistleri gibi, Kürtler de, 70'li yıllarda hızlı bir bölünme sürecine girdiler. Kürtlerin örgütleri şunlardı: Rızgari, Kawa, KİP (daha sonra adını PPKK olarak değiştirdi), KUK, Denge Kawa, Tekoşin, Ala Rızgari, UKO (sonra PKK ismini aldı), KUK- SE, Kürdistan Halk Partisi, Pekanin... AĞALIK BEHÇET'TE Babaları Reşit ölünce, Cantürkler'in başına Abdülbaki geçmişti. Cantürkler, Lice depreminde ağabeylerini kaybedince, ailenin başına hiç tartışmasız Behçet Cantürk'ü getirdiler. Doğu toplumlarında, aile içinde hiyerarşi nasıl kurulmuş olursa olsun, en güçlü olanın üstünlüğü belirleyici oluyordu. En güçlü olan; en yaşlı aile bireyi olduğu gibi, en saldırgan ve istekli kişi de olabiliyordu. "Ağalık" için, yalnızca düşmanlarım ortadan kaldıran, güçlü ve yetenekli biri olmak yetmiyordu. Ayni zamanda herkesin babası, ağabeyi, koruyucusu, danışmanı olabilmek ve bir otorite simgesi de olmak gerekiyordu. Alçakgönüllü bir tavırla konuşan ve dinleyen, kudretini gizleyen biri olmalıydı. Yönetme sanatını bilmeliydi. Ailesine kol kanat germeliydi... Behçet Cantürk'te bu özellikler vardı... . Önce evlendi. Lice depreminde eşi ve oğlunu kaybedince, "bir daha evlenmeyeceğim" diye yemin etmişti. 5 ay sonra evlendi. Aziz- Dilber kızı, 15 Nisan 1956 doğumlu Hidayet Kaşan hemşehrisiydi. Okuma- yazması yoktu. Behçet Cantürk ikinci eşiyle görücü usulüyle evlendi. Resmi nikâh yapmadı. Hasımlarından ailesini korumak ve onların geçimlerini sağlamak için askerlik işini halletti. Para karşılığı Konya Askeri Hastanesi'nden çürük raporu aldı!

Askerlik sorunu ortadan kalkınca, bütün gücüyle tekrar ticarete atıldı. Otobüs firması ortaklığından ayrıldığı dönemde, kendine yeni bir iş alanı daha bulmuştu: Lice çevresindeki tütün ürününü köylüden peşin parayla alıp Tekel'e satıyordu. Ancak dikili alanlar da depremden nasiplerini almışlardı. Tütün ticaretini bıraktı. Yılmadı. Deprem konutlarının yapımı işine girdi. Kardeşleri Nizamettin, Sabit ve Azet'i de yanına aldı. Önce taşeronluk yaptılar. Müteahhit Maksut Yıldız'dan 250 konutluk bir iş aldılar. Aynı yıl bitirdiler. Behçet Cantürk, tek başına müteahhitlik yapabilecek karneye sahip oldu. 1976 yılında, Lice PTT binasının yapımını teklif usulü ile aldı. Aynı yıl, ilçesine yapılacak 1600 konutun altyapı inşaatlarının ihalesini kazandı. Hepsini bir yılda bitirdi. Lice depremi, Cantürkler için çok trajik olmuştu. Yakınlarım, evlerim ve işyerleri kaybetmişlerdi. Fakat bir yıl sonra "deprem nedeniyle" para kazanmaya başlamışlardı! Behçet Cantürk, 1976 yılında, Lice'ye bağlı, Oyuklu Köyü' nün 110, Kabakaya Köyü'nün 200 konutluk inşaat ihalesini aldı. Bir yıl içinde 310 prefabrik ev yapıp teslim etti. Ankaralı Murtaza Dinçer'le, Lice'nin kanalizasyonu, Laz Osman'la (Osman Kılıç), Lice'nin adliye binası inşaatlarını yaptı. TEYZELERİYLE TANIŞIYOR! 1976 yılı, Behçet Cantürk için oldukça hareketli geçiyordu. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nden 2 yıl süreli turist pasaportu aldı. Bir yıl sonra Diyarbakırlı müteahhit Yaşar Benice ve Diyarbakır Afet İşleri Bölge Müdürü Göksel Öztürk ile birlikte, Yaşar Benice'nin Mercedes otomobiliyle Suriye'ye gitti. Nusaybin Hudut Kapısı'ndan çıkarak Suriye'nin Kamışlı ilçesine ulaştı. İki teyzesi Suriye'ye göçmüştü. Anneannesi İncik Demirciyan'dan teyzesi Süslü Nalbant-çı'nın telefonunu almıştı. Kaldığı otelden teyzesini aradı. Süs-lü'nün kocası Samo (Samuel Nalbantçı) gelip Behçet Cantürk'ü evine götürdü. Burada Behçet Cantürk'ü bir sürpriz bekliyordu. Evde, yine Kamışlı'da oturan bir diğer teyzesi Şato Palancıyan vardı. Odada duygusal bir hava oluştu. Çünkü Behçet Cantürk, teyzesi Sato'yu ilk kez görüyordu. Birkaç dakika kimse konuşmadı. Söze, Sato'nun taksi şoförlüğü yapan kocası Garo Palancıyan başladı. Depremi duyduklarında çok üzüldüklerini söyleyip. geçmiş olsun dileğinde bulundu.

Sonra Behçet Cantürk'e yeğenlerini tanıştırdı. Kamışlı'da ilk gecelerini, arkadaşları otelde, kendisi teyzesinin evinde geçirdi. Ertesi gün karayolu ile Halep'e hareket ettiler. Ekibe teyzesinin eşi Samo da katılmıştı. Ancak Samo'nun Halep'te özel işleri vardı. Halep'te iki gün kalıp Şam'a gittiler. Hediyeler aldılar. Behçet Cantürk, sedef bir tavla aldı. Burada iki gün kalıp, Ürdün'ün başkenti Amman'a geçtiler. Dönerken Kamışlı'ya uğrayıp, teyzelerinde yemek yeyip Türkiye'ye döndüler. İŞLER BÜYÜYOR Van depremi de, Cantürkler'e yeni iş alanları yarattı. Teklif usulü ile iş aldılar. Van- ErcişKozluca köyler grubundan 210 konut ve Van- Muradiye- Çaldıran grubundan 450 konutluk inşaat ihalesi aldı. Behçet Cantürk, kazandığı paralarla, 1975 yılında Lice Seyran Tepe'de 400 metrekarelik arsa ile, 1976 yılında Diyarbakır merkezde ortaklarıyla birlikte bir işhanı satın aldı. Daha sonra ortakları; Kazım Kalkan, Kamil Dakman, akrabası Mehmet Han Kozat, kardeşleri Nizamettin, Sabit ve Azet'in ortaklık paylarını da satın alarak, işhanının tek başına sahibi oldu. Adını "Cantürk İşhanı" koydu. İnşaatlarda kullanmak üzere, 3 adet BMC marka damperli kamyon, l adet Ford marka kamyon, 2 adet Fergison marka traktör ve 2 adet Mercedes otomobil satın aldı. Yatırım yapmaktan hiç çekinmiyordu. Ortak inşaat yaptıkları Trabzonlu müteahhit Mustafa Çelik ile birlikte istihkaklarını almak için Ankara'ya gittiler. Ankara Gençlik Parkı karşısındaki İller Oteli'ni bir yıllığına kiraladılar. Toprağı seviyordu. 1977 yılında yine Ankara'da Sincan bölgesinde, yaklaşık 14 dönüm (13750 m2) yer ve 1978'de Diyarbakır merkez Kaynarca Köyü'nden 44 dönümlük toprak aldı. 1978 yılında kardeşleri Nizamettin ve Azet'le birlikte Diyarbakır Demir Oteli'ni Mehmet Demir'den satın aldı. Burada ilginç bir rastlantıdan bahsetmek gerekiyor. İtalya'da, hükümet kuruluşu olan "AntiMafya Komisyonu" nun yaptığı bir araştırmaya göre, İtalyan mafyası sermaye birikimini inşaat sektöründen sağlamıştı!.. SİLAH KAÇAKÇILIĞI Anadolu, 1972'den sonra, haşhaş üretiminde önceleri sahip olduğu merkezi önemi zamanla yitirdi. Dünyadaki büyük artışa rağmen, Türkiye'de yasadışı üretim ve pazarlamada büyük düşüş yaşandı. Bu nedenle kaçakçılık zorunlu olarak şekil değiştirdi. Uyuşturucunun yerini silah aldı! Kaçakçılığın güzergâhı da değişti. Eskiden Doğu'dan Batı'ya gidiyordu. Bu kez Batı'dan Doğu'ya mal sevkıyatı yapılmaya başlandı. Genellikle Bulgaristan'dan Karadeniz kıyılarına getirilen silahlar, Türkiye üzerinden

Irak, İran ve Suriye'ye gönderiliyordu. Silahların bir bölümü de Türkiye " iç pazarında" alıcı buluyordu. Ancak asıl büyük piyasa, İran ve Irak'tı. İran'da Şah aleyhtarı gösteriler zamanla yerini silahlı çatışmalara bırakmıştı. İran halkı silahlanıyordu. Irak'ta silahların alıcısı Kürt gruplardı. Suriye'de ise, silahın bir bölümü radikal İslamcılara, bir diğer bölümü de Filistinlilere gidiyordu. Ortadoğu kaynıyordu. Ve silahlar "peynir ekmek gibi gidiyordu!" "Nakliyecilik" olur da, Liceliler olmaz mı? Silah kaçakçılığını önceleri "parası az" diye küçümsemişler-di. Ancak Ortadoğu'daki gelişmeler sonucu silahın değeri artıp, sevkıyat fazlalaşınca bu işe de girdiler. Önce küçük çapta iş yaptılar. Lice depremi sonrasında, inşaat yapmaya gelen Karadenizli müteahhitlerin yardımıyla, "Karadeniz Mafyası" ile tanıştılar. Büyük sevkıyatlara girdiler. Behçet Cantürk, kardeşleriyle birlikte bir yandan müteahhitlik yaparken, diğer yandan silah kaçakçılığı işlerine "hisseli" olarak girmeye başladı. Yani doğrudan işin içine girmiyor, belli bir oranda para veriyordu. Sonuçta hissesine düşen kân alıyordu. Malın yakalanma riski vardı. Bu nedenle kaçakçılar, "hisseye yazılan" adamların güvenilir olmasına dikkat ediyorlardı. Mal yakalanınca "hisse sahibinin" de parası gidiyordu. Örneğin, 5 Mayıs 1977 tarihinde Diyarbakır- Silvan yolu üzerinde Süleyman Kökarar yönetimindeki Fiat marka bir kamyonda patates ve ev eşyaları arasında (300 bin adet 7.65 Geco marka mermi, 9 bin adet 38 kalibre Smith Wesson mermi, 190 adet 7.65 Lama marka tabanca, 70 adet Belçika 14'lü tabanca, 50 adet Arjantin 14'lü tabanca ve 18 adet Ünik Fransız onlusu) ele geçirildi. Silah işinde Behçet Cantürk'ün de hissesi vardı. 5 milyon TL kaybetti. (1977 yılında, l dolar 19 TL idi.) Ancak bir sonraki, 7 bin adet Lama marka tabanca sevkıyatında 10 milyon TL kazandı. Zararını çıkarıp kâra bile geçmişti! Cantürkler iyi para kazanmaya başlamışlardı. Ancak Behçet Cantürk dışındaki kardeşler huzursuzdu. Çünkü ailenin lideri, kazanılan parayı adil bölüştürmüyordu. Yüzde 80'ini kendine lıyor; kalan yüzde 20'yi üç kardeşine pay ediyordu. Behçet Cantürk, "egoist" olmakla suçlanıyordu. Daha fazla tatsızlık Çıkmaması için ortaklığı dağıttılar. Azet Cantürk'e, Diyarbakır'da beyaz eşya satan bir mağaza açtılar. Sonny, Philips, Grundig'in bölge bayiliğini aldılar. Sabit Cantürk'e, Demir Oteli'nin işletilmesi görevini verdiler. Ancak Nizamettin Cantürk, öz kardeşini yalnız bırakmadı... DDKD'YE GİRİŞ Behçet Cantürk, hemşehrisi Zerruh Vakıfahmetoğlu'nun teklifi ile Devrimci Demokratik Kültür Dernekleri'ne üye oldu. Liceli, bir tapu müdürünün oğlu olan Zerruh Vakıfahmetoğ-lu, Behçet Cantürk'ün bilinçlenmesinde önemli bir rol oynadı. Zerruh, DDKD İstanbul şubesinin yönetimindeydi. Başında bulunduğu Yönetim Yayınları'ndan çıkan kitap ve broşürleri Behçet Cantürk'e

. Kürt örgütleri karşısında giderek güç kaybettiğini gören Behçet Cantürk. Behçet Cantürk diretti. Çünkü. Neden. Behçet Cantürk. DDKD. İSTANBUL'LA TANIŞIYOR Yıl 1979. üyesi bulunduğu DDKD'ye para yardımında bulunuyordu. Türk sosyalistleri ile birlikte değil. illegal Türkiye Kürdistan Demokrat Parti'nin yasal organı sayılan DDKD'ye girmişti?. Lice'nin Fis Köyü'nde birinci kongresini yaparak partileşme kararı alıyordu.. bağımsızlıkla sağlanacaktır. Öte yandan Kürt toplumunun geleneksel yapısı da çatırdı-yordu. Nizamettin Cantürk çekiniyordu. Artık. 1978 yılında Lice'de yerel seçim vardı. 27 Kasım 1978 tarihinde. Genel Sekreteri ise Abdullah Öcalan'dı. ekonomik durumu iyi olduğu için. Çünkü hasımları aşiretler. Behçet Cantürk müteahhitliğe devam ediyordu. Partinin adı. bu nedenle DDKD'ye üye oluvermişti! Behçet Cantürk. Hedef. 600 milyon liralık iş yapabilecek "B grubu müteahhitlik karnesi" vardı. CHP'li olarak biliniyordu. Ulusal Kurtuluş Ordusu. Seçimlerde herhangi bir olay olmadı. Kürt örgütlerine karşı çıkmak cesaret ve güç istiyordu. Kürt sosyalistleri. Kürt halkının kurtuluşu otonomi ya da özerklik değil.. birleşik ve sosyalist bir Kürdistan "dır" görüşünü savunuyorlardı.. Partiya Karkeran Kurdistan (PKK). Behçet Cantürk bir yıl sonra demeğe üye oldu.. yaşamım etkileyecek bir başka Kürt örgütünün yanı başına kadar geldiğinden habersizdi. Seçimi DDKD adayı Orman Mühendisi Halit Nazmi Balkaş kazandı. ağabeyi Nizamettin'in CHP'den Belediye Başkanlığı'na aday olmasını istiyordu.. ayrı örgütlenmelidir. Benzer bir olay Siverek'te de olmuş. bağımsız. "Kuzey Kürdistan (Doğu ve Güneydoğu Anadolu) Türkiye'nin sö-mürgesidir. Aşiretlerin. DDKD'ye üye olmuştu. DDKD'nin bağımsız adayını destekleme kararı almışlardı. Behçet Cantürk. Eylül 1977 tarihinde Diyarbakır'da şube açmıştı. silahlı Kürt örgütleri Bucak aşiretini darmadağın etmişlerdi. Behçet Cantürk. Nizamettin Cantürk CHP'den aday oldu. "Apocular" olarak bilinen. . Behçet Cantürk. Cantürkler'e karşı birleşmiş.gönderiyordu.

... İstanbul'dan malları alacak kişi ise "Sarı Avni" ydi.. O da müteahhitliğe ara verdi. İlk kez İstanbul'a gelen Behçet Cantürk için. "Sarı Avni" adını ilk kez duyuyordu. Cidde Oteli'nden yer ayrılmıştı. Esnaf ve Sanatkârlar Birliği'ne bağlı. ekmek parası kazanmak için İstanbul'a gelmişlerdi. inşaatların yapımı-nı iptal etti. deprem konutlarına yerleştirme sözü verdi. Hemşehrisi. Behçet Cantürk İstanbul'da bazı arkadaşlarını ziyaret etti. Bu arada. Herkesi tek tek dinledi. Cizrelioğlu İstanbul'a taşınmış. Doktora gitti. Behçet Cantürk yardımcı olmayı kabul edince.. bu benlerin kanser belirtisi olabileceğini söylediler. Diyarbakır Şoförler ve Otomobilciler Derne-ği'ne.Lice ilçesinin Yaprak Köyü. Fakat biz bu gurbet ellerinde işsiz dolaşıyoruz. Şoförler ve Otomobilciler Derneği lokalinde. Behçet Cantürk'e yakınıyordu: "Bizim Lice'de." Hemşehrisinin. Elimizden hiçbir iş gelmiyor. Senin nakilin çok fazla. boynunun sol tarafında siyah benler çıkmaya başlamıştı. AP azınlık hükümeti. uyuşturucu kaçakçılığıydı! Behçet Cantürk teklifi kabul etti.. Depremden sonra. Kulp Narin Köyü. Behçet Cantürk. . Ayrıca malların İstanbul'a kadar getirilmesinden de sorumlu olacaktı. Benlerin izini. İşyerinde çalıştırdığı Licelilerden yakınmaya başladı. Liceli işçilerle arasında ihtilaf çıkmıştı... maddi olarak en büyük sensin. Bu görüşmelerin birinde. Yer teslimini "üe almasına rağmen.. Sarıyer'de Altınkum Tesisleri'ni satın almıştı.. "bu iş" dediği. Ancak doktor operasyonu iyi yapamamıştı. uçağa atlayıp İstanbul'a gittiler. ölünceye kadar hep boynunda taşıdı. Kanser değildi.. Diyarbakırlı işadamı Şahin Cizrelioğlu ile karşılaştı. Şahin Cizrelioğlu. yapacağımız işten sana da iyi hisse düşer. Ancak Lice'ye geri dönmek istiyorlardı. Ne iş yapacağına karar veremiyordu. Hani merkez konut inşaatlarının ihalesini teklif usulüyle aldı. Sorun çözüldü. yaşamını altüst edecek bir teklifle karşılaştı. Behçet Cantürk'ü lokalde görünce hemen yanına oturdu. Hepsini. Ben sana adam ve kanal bulurum.. Boynundaki benleri aldırdı. '79 yılının bir sonbahar günü. Fiziki görünümüne çok önem veriyordu. Arkadaşları. Telaşlandı. 6276 sıra numarasıyla üye oldu. İş bölümü yapıldı: Bazmorfini Behçet Cantürk temin edecekti. Behçet Cantürk'ten aracı olmasını istiyordu. Behçet Cantürk'ün "huzuruna" getirildiler. Eğer kabul edersen. Ertesi gün Liceliler. Korktuğu olmadı.

Açık konuşuyorum. geçim zorluğu çeken Avni Karadurmuş İstanbul'a taşındı.. Mehmet Deniz'le uçakla Diyarbakır'a gittiler..79 yılları arasında yurda yüzbinlerce mermi ve silah sokmuştu. Aklına. benim bazmorfin işine girecek ne nakit param. O beni sana anlatsın. İranlı Ertoşlu Feto'nun gerçek adını kimse bilmiyordu.. Biz de yalan. İtalyanlar ve Amerikalılar bazmorfin istiyor. telefonla Van'daki Bayram Oteli'ni aradılar. Bir gemi satın alacak kadar para kazanmıştı. Haber gönderdi. İLK SEVKIYAT '79 Kasım ayının yazdan kalan bir günü: Liceli Mehmet. Biz senin hem parandan. Sarı Avni'nin bu iş teklifiydi. l Ocak 1942'de doğmuştu. Yapmak istediği işi anlattı. sözümüz senettir. Sarı Avni hemen söze girdi: "Mehmet'le bazı işler yaptık. Fakat çıkış yolunu buldu. Hemşehrileri sayesinde kısa zamanda iş alanını belirledi: Kaçakçılık. İki dakika sonra telefona çıkan Feto'dan. Adıyamanlı İbrahim'in kahvesinde. Sarı Avni'yle tokalaştılar. hile yok. "İranlı Ertoşlu Feto'yu bağlamasını" istedi. Beykoz'daki Gümüşsüyü Sultaniye Üstü 115 no'lu evde yaşamaya başladılar. sen de. Ancak ikisi de bunu unutmuştu. 1973. Nurten. baz-morfin veya eroinle yapacaktı. Resepsiyon görevlisinden. Silah kaçakçılığı yapıyordu. ne de çevrem var.. Hatice. 6 çocuğu vardı: Miyaser. Bir araya geldiler. Ancak bu iş için de nakit para ve çevre gerekiyordu. Fatma ve Ebru.. Benim bir gemim var. Behçet Cantürk ile Sarı Avni'yi yan yana getirdi. Uyuşturucu konusunda Liceliler'in ününü duymuştu. Yurtdışında talebi de çoktu. hem de çevrenden yararlanmak istiyoruz. . Yaşar. Teklifi kabul ettiğini söyledi.. Çay alım yerlerinde eksper olarak çalışıyordu." Behçet Cantürk düşündü: Sarı Avni'yi tanımıyordu. hemen Diyarbakır'a gelmesini istedi. 1978 yılında ekonomik olarak çok sıkışmıştı. 5 kız l erkek. Ayşe. Rize'nin Çayeli İlçesi'ne bağlı Yenihisar Köyü'nde. Liceli Mehmet Deniz'in. Bilirsin. Zaten piyasada asıl parayı bu iş yapıyordu. Döviz bulamıyordu. Evet dersen. Adapazarlı Musa'nın tanıştırdığı Liceli Mehmet Deniz geldi. Mehmet'in kardeşi Terzi Cemal'in dükkânından.Avni Karadurmuş çiftinin.AVNİ KARADURMUŞ Avni Karadurmuş. Seni bana Mehmet önerdi. Bir silah işinde birlikte çalışmışlardı. Aile nüfusunun fazlalığı nedeniyle. Silah ve mermilerin ederini dövizle ödüyordu. Ancak hemşehrisi Mehmet Deniz ile aralarında daha önce kan davası vardı. biz de çok para kazanım. Ödemeyi dövizle değil.. Behçet Cantürk'e ortaklık önerisinin nedeni.

Afyon. Malkoç Oteli'nde buluştular. Benden habersiz Feto ile buluşup. Behçet Cantürk. Uyuşturucu dünyası. Birkaç gün sonra İstanbul'a geldiğimi duyan Avni Karadurmuş yanıma geldi. Çabuk kavramıştı: "Bu piyasada" söz. Malın hazır olduğunu söyledi. Birlikte çalışmak istediğimi söyledim. 40 kilo baz-morfine ihtiyaçları olduğunu söyledi.. İran'da Beluciler. Sarı Avni'nin istediği 40 kilo baz-morfini. Pakistan'da Peştular.Behçet Cantürk. Van'a gitmişler. 'Mal 75 kilo olacak' demişler. Bayram-1 ve Bayram. Bu işi meslek edinenler.2 olmak üzere iki otel vardı. Kendisini Malkoç Oteli'ne çağırdım. "Ben Lice'de iken mala ortak olduğum Mehmet Deniz ile akrabam Mehmet Han Kozat. "Ayrıntıları patronlarımla konuşmam lazım" dedi ve gitti.l ve Afyon. Diyarbakır'da Mehmet Deniz ile buluştuk. Bu işten henüz Nizamettin'in haberi yoktu. Afganistan'da Tacikler. .. siyasal ve ekonomik bakımdan bir tarafa itilmiş etnik azınlıklardan oluşuyordu. Kabul etti. Behçet Cantürk. İran ile Türkiye arasındaki uyuşturucu trafiği ve kaçakçılığı. iki ülkede de bulunan Kürtler tarafından yapılıyordu. kurduğu bu ilişkiler sayesinde temin edeceğini düşünüyordu. PLAN YAPILIYOR Bundan sonraki gelişmeleri Behçet Cantürk şöyle anlatı yor:(5) "Bu işlerde güvenilir insanlara ihtiyaç vardır. İranlı olan Hacı Reşit Zigari. Aradan iki gün geçti. Lice'ye gidip anlatacaktım. Nakliye parası satıcılara ait olacaktı. Hacı Reşit Zigari'nin adamıydı.. Plan yaptık. Benim gibi eşini depremde kaybetmiş. senet yerine geçiyordu.5 milyon lira (74 bin 468 dolar) idi. 40 kilo bazmorfin. aynı zamanda Kurttu. Bayram Oteli'nin sahibi Mehmet Sıddık Bayram'dı. Van'da inşaat yaparken çevresini de oldukça geliştirmişti.(4) Malın toplam değeri 160 bin dolar-ı! Kaparo olarak ödediği para miktarı ise 3. ortak etnik kökenleriydi. Sohbet ettik. Ertoşlu Feto Diyarbakır'a geldi.2 adını vermişti!. Feto. eroin getiren Ertoşlu Feto bunlardan biriydi. Durumu tek tek anlattım. Liceli akrabam Mehmet Han Ko-zat'ın bu konularda tecrübesi vardı. Bunun üzerine İstanbul'a gidip.(3) Van'da. Burada malı Mehmet Han Kozat ile ağabeyim Nizamettin Cantürk teslim alacaktı. Feto. Van'dan Lice'ye Ertoşlu Feto tarafından getirilecekti. Van depremi sonrasında inşaat yapmak üzere gittiği bu şehirde hep Bayram Oteli'nde kalmıştı. Sheraton Oteli'ne yerleştim. Senet filan istemedi. Hacı Reşit Zigari ile Behçet Cantürk'ü biraraya getiren... İran'dan Türkiye'ye afyon. Kilosuna 175 bin lira (3 bin 723 dolar) verecekti. Vanlılar bu iki otele. "Bu olaydan iki gün sonra. Türkiye'de ise Kürtler'di..

mal geldiğinde Sarı Avni'ye teslim ettikten sonra yanıma uğramasını söyledim." Türkiye'nin "medarı iftarı" olmuştu! Bazmorfini eroine dönüştüren. 12 milyon lirayı (255 bin 319 dolar) Korkmaz Göl-dağı'ndan aldım. "Sarı Avni ile kilo başına 300 bin liraya (6 bin 382 dolar) anlaşmıştık. Pakistanlı Seyd Münir Alam. Sarı Avni. malı İzzet Gündüz Sarıyar'ın yaptığını anlar hale gelmişti. Mehmet Han Kozat. Odama çıktık. Şoföre 300 bin lira verilmişti. kamyonu olan Liceli Halil Hocaoğlu'yla anlaşmışlardı. "Aradan birkaç ay geçti. 4 Mart 1957 tarihinde Ankara. başkent Ankara'da."Üç. Paranın bir bölümünü peşin veriyorum. Kalanını Mehmet Han Kozat ile Nizamettin paylaşmıştı. Almanya'nın Münih kentinde l kilo 700 gram eroinle yakalanmıştı. O da "malı" İzzet Gündüz Sarıyar'dan aldığını söyledi. . Avrupalı öncelikle.Konya yolunda 8 bin 880 mavzer mermisi ve 9 kilo 625 gram afyonla yakalandı. 1931 Amasya/Merzifon'da doğmuştu. Bu konuşmamızın arkasından uçağa atlayıp yanıma geldi. Üstelik bu 35 kilo bazmorfıne birkaç kişi de hisse vererek ortak olmuşlardı. Mehmet Deniz paranın bir bölümünü DDKD'ye verecekti. Damadın yanına gittim. Şoför olarak. yüksek paralar karşılığında transfer oluyorlardı!. Zamanla polis. Avusturyalı'nın ifadesi yetmezmiş gibi. Yattı. Jonas. Aradan 15 gün geçti.. sattığı bazmorfinin karşılığında dolar alıyordu. Çok kızdım. sana itimadım sonsuz. piyasada "dönüştürme" işini en iyi yapan "Profesör" lakaplı İzzet Gündüz Sarıyar ile anlaşmıştı. Paraları diğer ortaklara pay ettim. Kârın en önemli parçasını.. "Profesör'ün laboratuvarından" çıkan eroinleri tercih ediyordu." PROFESÖR Behçet Cantürk'ten habersiz alınan 35 kilo bazmorfin. "Profesör. Piyasanın en iyi "kimyagerleri. Bakkaldı. Mehmet Han Kozat ile ağabeyim Nizamettin'in teslim aldıklarını söyledi. Kabul ettim. Kaldığı otele dönmesini. 10 Ekim 1974 tarihinde. 35 kilo bazmorfin fazlalığını anlattı. 'Behçet." bazen bir gruptan diğerine. Sheraton Ote-li'nde yatağımın üzerine koydu. O da dolarları Kapalıçarşı'da Türk lirasına çevirip bana ve Sarı Avni'ye veriyordu. Sarı Avni cebinden kese kâğıdına sarılı 18 milyon lira (382 bin 978 dolar) çıkarıp. Aldığı dolarları damadı Korkmaz'a veriyordu. bana 100 kilo bazmorfin bul' dedi. yakaladığı eroinin kalitesinden. İnterpol dosyalarına girdi." yüksek ücret karşılığında çalıştırılıyorlardı. Bu arada canımı sıkan. 5 milyon lirayı hemşehrim Mehmet Deniz almıştı.dört gün sonra Mehmet Deniz telefon etti. çıktı. Adı. "Bu konuşmamızdan 2 gün sonra Mehmet Deniz yanıma geldi. şifreli olarak malzemelerin hazır olduğunu ve yakında İstanbul'da olacağını söyledi. Ünlenmişti. Bu işten benim kazancım 3 milyon lira (63 bin 829 dolar) olmuştu. eroin imal eden Avusturyalı Rudolf Jonas suçüstü yakalandı. "hayat mektebinden" yetişen "kimyagerler. Sarı Avni'nin damadı Korkmaz Göldağı'nın Kapalıçarşı'da mağazası vardı. Uslanmadı. 40 kilo bazmorfini Dragos semtinde Sarı Avni'ye teslim ettiklerini söyledi. İzzet Gündüz Sarıyar. Malı. iş arkadaşının adını polise verdi: İzzet Gündüz Sarıyar. Lice'de eroine dönüştürülecekti.

. bir keten bez. "Profesör". keten bezden süzdü. Kod ismi İzzet Altınmeşe'ydi. Almanya'da "imalat" sırasında suç ortaklığından yakalandı. sınır dışı edildi. Merzifonlu İzzet Gündüz Sarıyar'la anlaştığı ücret. 18 Kasım 1977'de. bir büyük çanak.. Çinkonun dibinde kalan maddeden karbonatın ayrılması için üzerine sıcak su dökerek. Açık havada ateş yakıp üzerine çinko kabı koydular. Lice'nin Nergizi Mezrası. Tek. içine filitre kâğıdı konulmuş süzgeçten geçirdi. kollarını sıvadı. bir kilo sodyum karbonat ve 15 litre suya ihtiyaç vardı. Gerekli olan malzemeleri hazırladılar: Bir çinko tencere. Bu işi kendisine o öğretmişti. tepsiler üzerine koyarak kurumaya bıraktı. sızan buharların ateş alması sonucu patlama meydana gelmesiydi. İçlerinde en heyecanlı olanı Abdulcebbar'dı. çorba kaşığı ile tekrar sodyum karbonat ekledi. 1977 yılında tanışmışlardı. Çoban Mehmet gözcülük yapıyordu. Fazla ateş de patlama nedeniydi. Eroini hemen tatmak istiyordu. Çinkoda oluşan sıvıyı. işe girişti. filitre kâğıdı. Abdulcebbar Doğru'ya. eroin dibe çoksun diye 15 dakika bekletti. 2 kilo asetikanhidrit. "Doktor" diye hitap ediyorlardı. Aynı zamanda Lice İdman Yurdu futbol takımının teknik direktörüydü!. Kapağı sıkıca kapatmalarının nedeni. Ateşi de ayarlı yakmak gerekiyordu. "Profesör"ün asistanlığını yapıyordu. İzzet Gündüz Sarıyar dışında hepsi titriyordu. bir saat kaynayan çinko kabı. piyasanın oldukça altındaydı. 750 gram eroine dönüşmesi için. Suyu eroinden ayırmak için. Filitrenin üzerinde kalan bazmorfinin pisliğini attı. Çünkü kullanıcıydı. filitreden geçirilmiş sıvıya. Laboratuvarın yeri de belli olmuştu. Dibe çöken eroinin üstünde kalan sıvıyı dikkatli bir şekilde döktü. Bir ara Almanya'ya gitti. "Piyasa"nın tanıdığı bir isimdi: 15 Haziran 1976 tarihinde l kilo 800 gram bazmorfıni yakalatınca Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nce fişlenmişti (1976/69). Abdulcebbar. 1948 Lice doğumluydu. Yayık yapılmış koyu süt şeklindeki sıvıyı. büyük bir süzgeç. Bir kilo bazmorfinin. Dört saat sonra tepsiler üzerindeki eroin kurudu.Liceli Mehmet Han Kozat'ın. l kilo sodyum karbonat ve 15 litre su koyup çinkonun kapağını sıkıca kapattılar. Ateş üzerindeki çinko kabın içine l kilo bazmorfin... "Profesör" her parti için 60 bin lira (Bin 276 dolar) alacaktı. Keten bez üzerinde kalan maddeleri alıp. Ekibin anlaştığı bir diğer isim Abdulcebbar Doğru. iki kilo asetikanhidrit. üç kez karıştırıp ateşten indirdi. "Profesör" sakindi.

Behçet Cantürk'e bir sürpriz yapmıştı. Telefonla Sarı Avni'yi arayıp. 7. Kilo başına 200 bin liraya (4 bin 255 dolar) anlaştılar. birer ve yarımşar kiloluk bezden yapılmış torbalara koyarak. 13. eşi Hidayet'in yanına gitti. . Eroini tepsilerden toplayıp. 30 kilo eroin elde etmişlerdi! Eroin paylaştırıldı. İstanbul'a gidip She-raton Oteli'ne yerleşti. İKİNCİ PARTİ Sarı Avni'nin istediği 100 kilo bazmorfin için. ANTALYA KAÇAMAĞI Sarı Avni birgün Behçet Cantürk'ü telefonla arayarak. 50 kilo baz-morfin daha istediler. sıvının sarıya ya da kırmızıya çalan mavi renkte olması gerekiyordu. kaparo olarak 11 milyon 500 bin lira (244 bin 680 dolar) verdi. "Bir daha benden habersiz böyle ek işler olmasın" diye sitem etmeyi düşündü.. Kısa bir tatilin iyi olacağını düşünen Behçet Cantürk. Antalya gezisine. İlk işlerinde. 13. Behçet Cantürk. Malkoç Oteli'nden telefon ederek İranlı Feto'yu Diyarbakır'a çağırdılar. Nizamettin Cantürk'ün eşi Süreyya'nın diktiği. Antalya'da Talya Oteli'nde olduğunu.. İstanbul'da gazino ve balık lokantası sahibi Uğurcan Elmas ile Bedri İstanbullu. kendisinin de gelmesini rica etti.5 kilo eroini Mehmet Han Kozat. 6 milyon 125 bin lirayı (130 bin 319 dolar) çıkarıp Fe-to'ya verdi. tarttılar.5 milyon lirayı (574 bin 468 dolar) nakit olarak verdiler. Sarı Avni ve Behçet Cantürk'le birlikte. Üstelik bu mavi. İstanbul'a götürüp Aksaray'daki Laleli Oteli'nde satmıştı. Feto gelince ilk partiden kalan 3. Behçet Can-türk ve Mehmet Deniz yine Diyarbakır'a gittiler.5 kilo Cantürk-ler'e . Sarı Avni. malın birkaç gün sonra eline ulaşacağını söyledi."Profesör" eroinin kalitesini ölçmek için kontrol yaptı: Limon asidi ve su karışımı ile elde edilen sıvıya bir parça eroin atıp karıştırdı. iple bağladılar. şeffaf olmalıydı. Bu arada kızdığı olay tekerrür etti. Behçet Cantürk'ün hissesine 4 milyon lira (85 bin 106 dolar) düşmüştü. Rengi tam tutturamamışlardı. "Yeni parti" için anlaşma yapan Behçet Cantürk Lice'ye. iki Ermeni arkadaşları daha katılmıştı. 9 kilo Mehmet Deniz'e. "Herhalde bir daha olmaz" diye vazgeçti. kahverengi Mercedesine atlayıp Antalya'ya gitti. Feto'dan 100 kilo bazmorfine ek olarak. Feto. Eroinin yüksek değerde olması için.5 kilo Abdulcebbar'a. Behçet. başarılı olmuşlardı. Mehmet Han Kozat ile Mehmet Deniz yine Behçet Cantürk'ten habersiz. 100 kilo bazmorfin için pazarlığa başladılar. "Profesör" maharetini göstermişti: 35 kilo bazmor-finden. 35 kilo bazmorfin daha verdiğini hatırlattı. rengi tam tutturamamalarına rağmen. Lice'de üç gün kalan Behçet Cantürk.

Mehmet Deniz. toplam 35 milyon liradan (744 bin 680 dolar).(6) Kendisine de 5 milyon lira kalmıştı. Döndüler. Mehmet Deniz malı Sarı Avni'ye teslim ettikten sonra. Sarı Avni tebessüm ederek. Git kendine başka finansör bul.. ikinci sevkıyatı yapmak için İstanbul'a döndüler. İstanbul'da görüşmek üzere ayrıldılar. "Baba'nın Yeri" olarak bilinen ünlü balıkçı lokantasında buluşmaya karar verip. Mehmet Deniz'in aklına birşey takılmıştı. hemşehrisinin kendisini affetmesi için yalvarıyordu: "Hata ettim.. onları izlemişti! Sarı Avni otele gelince. o benim akrabam.. "Merak etmeyin. İranlı-lar'ın istedikleri toplam para 30 milyon liraydı (638 bin 297 dolar). affettim. Müjdeyi verdi: İş tamamdı.. Gölgende üç. Ama artık bardağı taşırdın. Behçet Can-türk.Kaldıkları Talya Oteli'nde. Paranın ilk taksidini peşin almıştı. 150 kilo olduğunu söyleyerek. Sarı Avni...beş kuruş kazanıyorduk. 200 kilo bazmorfin daha sipariş etti. odalarına çekildiler. Artık seninle iş yapmayacağım. Senin kredinden yararlanmak için bunu yaptık. Sheraton Oteli'ne Behçet Cantürk'ün yanına geldi. Sevkıyat yapılan yerin az ilerisinde. paylarına 15 milyon lira (319 bin 148 dolar) düşmüştü. Bize hisse çok az düşüyordu. Sarı Avni ile kilosunu 350 bin liraya (7 bin 446 dolar) anlaşmışlardı. Beyhan Baysal vardı. Bunun 5 milyon lirasını (106 bin 382 dolar) Mehmet Deniz'e. 18 milyon 500 bin lira (393 bin 617 dolar) daha istediler. Behçet Cantürk'ten. Buluştular. İstedikleri 18. Oya Aydoğan." . ilk sevkıyatta olduğu gibi gerçekleşti. Yüzünü görmek istemiyorum.5 milyonu çıkarıp verdi. İkinci taksidin miktarı olan 17 milyon lirayı (361 bin 702 dolar). magazin dünyasının renkli isimleri. 11 milyon 500 bin lirayı kaparo olarak vermişti." Behçet Cantürk. Bu önemli iş ortaklarını kaybetmek istemiyordu. askeri bir cemse. durumu ona da anlattılar. Paralarını almak için. 5 milyon lirasını da DDKD örgütüne vermişti. Malların teslimi. Ahu Tuğba.. Kapalıçarşı'daki otoparkta bir çanta içinde Korkmaz Göldağı'ndan aldı. Tanıştırıldı. ORTAĞINI KOVUYOR "Hadi bir kere yaptın. Mehmet Deniz'e böyle bağırıyordu. bir daha yapmayacağım. Birlikte yat gezisine çıktılar. İranlı Hacı Reşit Zigari ve Feto da İstanbul'a gelip Çınar Oteli'ne yerleşmişlerdi. Akşam. Sarı Avni'den alınan.. Sanatçılardan sonra birkaç gün daha Antalya'da kalan Sarı Avni ve Behçet Cantürk. Balıkçı lokantasında sabaha kadar içki içip eğlenen grup. kız kardeşimin kocası Albay Ali İhsan Cesur'dur" dedi. Deniz çok dalgalı olduğu için gezileri fazla uzun sürmedi. Verdikleri malın 100 kilo değil.

soyadını değiştirdiğini söyledi. Malı riske atıp. Amerikalılar. Behçet Cantürk'e çok güveniyordu.Liceli Mehmet Deniz. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne soyadını değiştirmek için dava açmıştı. Eşi Hidayet doğum yapmıştı. KARADURMUŞ OLDU MUSULLULU! Behçet Cantürk. Geçen yıl. Hacı Reşit Zigari'yi Sheraton Oteli'ne çağırdı. yakalatmak istemiyorlardı.. Sheraton Oteli'nden ayrılıp Hil-ton'a geçti. ortaklarıyla iş yaptığını söyleyerek. Sarı Avni. oradan Lice'ye gitti. İranlı Zigari ile kilosu 225 bin liraya (4 bin 787 dolar). İsteği kabul edildi: Disiplinsiz davranan. Kimse anlamasın diye. Cebelitarık Boğazı'nı geçtikten sonra Sicilyalılara verdiğini söyledi. Gözleri doldu. İstanbul 20. İstanbul gecelerinin tadını çıkarıyorlardı. Lice'den. İstanbul teslimi.. "Kızın ismi Hazal olsun" dedi. 1980 yılının soğuk Ocak ayı geride kalmıştı. Mehmet Deniz ve Ertoşlu Fe-to'dan kurtulmuştu. kendi direktifleri dışında. Mahkeme 30 Ocak 1980 günü. Avni Karadurmuş adının. 39 kilo eroin elde etmislerdi. İş sırrını açmakta bir sakınca görmedi. Mal sorunsuz bir şekilde Sarı Avni'ye ulaştırıldı ve parası alındı. Sarı Avni ilgileneceğini söyledi. 5 Şubat 1980 gününün Behçet Cantürk için bir başka önemi vardı. Ortaklığı bitirdi. Sarı Avni. ceketinin iç cebindeki nüfus cüzdanını çıkarıp ortağı Behçet Cantürk'e göstererek. Ancak Behçet Cantürk sözünü geri almadı. Behçet Cantürk'ten habersiz alınan 50 kilo baz-morfin yine aynı ekip tarafından eroine dönüştürülmüştü. Töre gereği kızını kucağına alamadı. Kızı olmuştu. Sık sık ortağı Sarı Avni ile buluşup. Behçet Cantürk rahatlamıştı. İlk iş-de elde ettikleri başarıyı gösterememişler. Feto'nun. Zigari'den yardımcısını devre dışı bırakmasını istedi. Karar no: 980/831) . İstanbul'dan kalkan ilk uçakla Diyarbakır'a. bir daha yapmayacağına dair söz veriyordu. 200 kilo bazmorfin anlaşmasını yaptığında. Bu arada. Avrupa'da Sicilyalılarla işbirliği yapmadan kimse at oynatamazdı. Behçet Cantürk'ten aldığı malları. 1980 yılının Nisan ayında İstanbul'a gittiğinde kaldığı oteli değiştirdi. elinde eroin olduğunu. alıp alamayacağını sordu. gemilerde kurdukları laboratuvarlarda eroine dönüştürüyorlardı! Gece alemlerinin birinde. bazmorfini. Sicilyalılar ise bazmorfini genellikle ABD'ye gönderiyorlardı. kilosu l milyon ikaya (21 bin 276 dolar) anlaştılar. Yaşar Avni Musullulu olarak değiştirilmesine karar vermişti! (Esas no: 980/212. Behçet Cantürk. Karısına altın takarken. Aklına Lice depreminde kaybettiği oğlu Mehmet geldi. banyoya gidip yüzünü yıkadı. Behçet Cantürk'ten yardım istediler. Sarı Avni'yi telefonla arayarak.

Sarı Avni'nin işlerini artık adamı Ağa Koç yapacaktı. "Bu gariplik yok da" dedi. "Telefonda olmaz. Çınar Oteli'ne gitti. Meraklanmıştı. Osmanbey semtindeki Koket mağazasında Çalışmaya başlamıştı. Sarı Avni şen şakrak biriydi. Sarı Avni cüzdanı aldı. "Behçet Bey. Behçet Cantürk. malların nerede. Ortağı umduğundan daha uyanıktı. "sahtedir" deyip ekledi: "Bize mahkeme karan filan gerekmez!" Şaşırma sırası Sarı Avni'deydi. asık suratlı Behçet Cantürk'e sık sık kahkahalar attırıyordu. Evlerine misafirliğe gidiyorlardı. Sarı Avni'ye uzattı. birşeyler bulmak için yapraklı evlilik cüzdanını dikkatli dikkatli karıştırmaya başladı. Ancak. Cebinden evlenme cüzdanını çıkarıp. Adı. İLK AŞK Ve Behçet Cantürk. artık Feto'nun işlerini bu arkadaş yapacak. Annesiyle yaşıyordu. Akile Dilek Alev'di. Gerçekten de avukatının soyadı. İstanbulluydu. 1978 yılında evlenmiş. Türkiye'ye dönünce. Behçet Cantürk ile Hidayet Kaşan evli gözüküyordu. Hilton Oteli'nde. Zigari. Adı Seli" deyip. arkadaşı aracığıyla tanıştığı yirmi yaşındaki. Behçet Cantürk'ün. 20 Ocak 1979 tarihinde. Behçet. Behçet Cantürk'le aynı evi paylaşmadan önce bir süre flört ettiler. Behçet Cantürk. Lice Evlendirme Memurluğu'ndan alınan. yeni yardımcısını tanıştırdı. yanına geleyim" dedi. Hacı Reşit Zigari'nin adamı Seli ile Sarı Avni'nin adamı Ağa Koç'u tanıştırdı. Yaptığı esprilerle.5 yıl moda ve kadın giyimi üzerine dersler almıştı. hafif sarkık bıyıklarının altından tebessüm ederek. 1979/2 numara ile nüfus sicil defterine kayıtlı gözüken cüzdanda. avukatının soyadını espri konusu yapmıştı. . Mallar hazırdı. kime teslim edileceğini soruyordu. O gece. Laz şivesiyle. Üç gün sonra sevkıyat yapılacaktı. Aşktan başının döndüğü o günlerde. Zigari. sarışın kadına aşık oldu. İsveç'te 1. kocası Akdoğan Büyükateş ile birlikte İsveç'e gitmişlerdi. Malın tesliminden bir gün önce. SSK'dan emekli babası vefat etmişti. 20 Mart 1979 tarihinde nüfus müdürlüğünden evli olduğuna dair evrak aldığını okudu. Sarı Avni. Birlikte Sarı Avni'nin davetlerine katılıyorlardı. Zigari'nin yanında bir başka İranlı daha vardı. Sayfaların birinde.. Genç yaşta. "kocasının akli dengesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle" boşanmıştı. Sarı Avni ile Behçet Cantürk'ün iş ortaklığına uygundu: Nihat AFYONOĞLU!. İranlı Hacı Reşit Ziga-ri'den telefon aldı.Sarı Avni'de "kimlik" çoktu: Bir de kod ismi Atilla Öksüz adına düzenlenmiş pasaportu vardı! Sürpriz sırası Behçet Cantürk'teydi. Anormal bir durum yoktu.

tarihi eserlere meraklıydı. İtalyanca. Türkçe'den başka dil bilmeyen Sarı Avni'ye. Behçet Cantürk'e 45 milyon lira (957 bin 446 dolar) ulaştırdı. Annesi ev hanı mıydı. silah kaçakçılığının ve uyuşturucu ticaretinin yollarını anlattı. Sarı Avni. Bir diğer iddiaya göre ise. 1963 yılında Türkiye'den ayrılmışlardı. ordunun üst kademesinde bulunan "orgeneral" arkadaşı. Ağustos 1977 ile Ağustos 1979 yıllarını cezaevinde geçirdi. Babasından miras mıdır bilinmez. sahte para basıp piyasaya sürmenin. 1969 yılında. yani ordunun yönetime el koyacağını. malı Sarı Avni'nin gemisine yükleyememişlerdi. Paul. Marmara sahillerinde oluyordu. Almanca. 80 milyon liraydı. İngilizce ve Türkçe bilen arkadaşı Paul yardımcı oluyordu. Burada. Böylece Behçet Cantürk'ün eline geçen toplam para. sevkıyatı Antalya. Nunzio La Mattina. (531 bin 914 dolar). bazmorfinin kilosunu 400 bin liraya (8 bin 510 dolar) anlaşmışlardı. Waridel ailesi. Babası. damadı Korkmaz Göldağı aracılığıyla. Paul Waridel. yasadışı yollardan sanat yapıtlarını ve arkeolojik eserleri Yunanistan dışına çıkarmaktan 13 ay hapse mahkûm olmuştu. Behçet Cantürk. 45'ini malın sahibi İranlı Zigari'ye. Hakkında polise ihbarlar gidiyordu. Kırık dökük heykellerin. (l milyon 702 bin 127 dolar). kaçakçılık dünyasında çok popüler olmuştu. İstanbul teslimi. İtalya'da 3 kilo eroinle yakalandı. Net kârı. Ancak Paul'e. "Birşeyler" olacağını anladı. Rumca.Rosario Spatola kardeşler. PAUL EDUARD WARİDEL Sarı Avni. Sarı Avni.. 80 milyonun. Mallar açık denizdeki gemiye.. Ancak vazgeçmemişler. tarihi eser kaçakçılığını öğrenmedi.Üçüncü sevkıyatta problemler çıkmıştı. İspanyolca. Paul'den. Sarı Avni. Sarı Avni'nin kulağına fısıldamıştı! Sarı Avni İsviçre'ye yerleşti. o yıllarda "çiçeği burnunda" bir kaçakçıydı. Cic-cio La . Bu kez aksilik çıkmış. 6 dil bilen Paul Eduard Waridel kimdi? 7 Şubat 1941 yılında İstanbul'da doğmuştu. Daha önceki sevkıyatlar.. Paul'ü 1972 yılında İzmir'de bir arkadaşı aracılığıyla tanıdı. kiremitten testilerin kaç para ettiğini henüz bilmiyordu! Sarı Avni. "birşeyler" olacağını. bu kez zahmetli olmuştu. Sarı Avni daha önce de 35 milyon lira kaparo vermişti. 10 milyonunu da DDKD örgütüne verdi. köylüden topladığı sebze ve meyveyi Avrupa'ya satıyordu. Vincenzo.Bodrum arasındaki açık denizde yapmışlardı. 25 milyon liraydı. alıp satıyordu. küçük motorla götürülmüştü.. İş.

"Birgün beni Zürih'teki yazıhanesine götürdü. perçinlendi.. Zaman. Yazıhanesi. "Biz seni havaalanında karşılarız" deyince. burada yanyana iki daire vardı. Duvarlar bej renkli. .Nigro gibi. lüks otellerde kalmak. teklifi kabul etti. İstanbullu sarışın kadını önce pek kabullenmediler. Devir imaj devriydi. Avni'nin bulunduğu odada özel bir kapı vardı. ayağından başladı: O yıllarda. İçlerine ilk kez bir yabancı kadın giriyordu. diğeri İstanbul'da. Sicilya mafyasının önde gelen isimlerini tanıdı.. Nunzio La Mattina'dan. en pahalı lokantalara gitmek." Behçet Cantürk. Henüz yeni aldığı villasına (Alto Lanostrasse No: 140 8700 Kusnacht Zürih) taşınmamıştı. Schwizerhof adlı bir otele yerleştirdiler. Dil bilmiyordu. beynini ve zekâsını kullananların lehine işliyordu. Odasına geçip oturduk. ASKERLER ÜLKE YÖNETİMİNDE 1980 yılının 12 Eylül'ünde askeri darbe gerçekleşti. Sarı Avni. Çünkü Avni dansözlü eğlenceleri çok seviyordu. kan dökülmemesi için iki dostu arasında arabuluculuk yaptı. Artık iki eşi vardı. Behçet Cantürk. Ancak biraz zaman istedi. Saygın biri olmanın koşulları. La Mattina borcunu ödemeyi kabul etti. gösterişli arabalara binmek ve moda merkezlerinden giyinmekti. Sarı Avni'nin "bazmorfin ticareti" nedeniyle. bu nedenle çekiniyordu. adı "Altın Halkalı Adam"a çıktı!. Sarı Avni ile Paul Waridel'in dostlukları.. Cezaevinden çıktıktan sonra da bunlarla dostluklarını sürdürdü. Sevgilisi Akile Dilek Alev ile birlikte oturmak için Suadiye'de bir daire kiraladı. Apartmanın ikinci katına çıktık. Cantürkler.. BEHÇET CANTÜRK İSVİÇRE'DE Sarı Avni İsviçre'ye gidince. Çünkü yabancıydı. Türkiye'deki iş ortağım unutmadı. eskiden kalma taş bir binanın içindeydi. Biri Lice'de. Kendisi ile sekreterinin bulunduğu daireye ayrı kapıdan giriliyordu. İsviçre'de "görgüsünü" artırdı. Bu gittiğimiz yerler genelde dansözlü gazinolardı. Bu kapı ile yan daireye geçiliyordu. Beni hergün değişik eğlence yerlerine götürdü. Sarı Avni'nin adamları karşıladı. darbenin ikinci haftasında Hilton Ote-li'nden ayrıldı. Telefonla Behçet Cantürk'ü kaldığı Hilton Oteli'nde buldu. Bu olay nedeniyle. Artık öğrenmişti: Geleneksel "Baba" kültürü sona eriyordu. Çok lüks döşenmişti. Israrla İsviçre'ye gelmesini rica etti. Avni de benimle aynı otelde kalıyordu. Kasların ve silahların geçerli olduğu devir gerilerde kalmıştı. 11 milyon dolar alacağı vardı! Paul Waridel. Behçet Cantürk de yeni yaşam tarzına ayak uydurmaya.. İsviçre günlerini şöyle anlatıyor: "Zürih'te beni. İtalyan ayakkabılarının üzerine mutlaka bir altın koydurması nedeniyle. Behçet Cantürk.. Behçet Cantürk. aileden biri değildi. hiç Avrupa'ya gitmemişti. ipek tüylü kâğıtlarla kaplıydı..

Behçet Cantürk. Gemideki güzel kızlarla birlikte üç gün Akdeniz'in güzel koylarını gezdiler. Behçet Cantürk'ü Zürih'e çağırıyordu. Bir çaresine bakarız. Bu nedenle. 100 kilo bazmorfine ihtiyaç vardı. yarım milyon insanın gözaltına alındığı o günlerde. Gerisi kolay oldu. Dask ve Bamburi adlı gemiler Panama bandıralıydı. iş konuşmaya başladılar. bu dördüncü gemisini eski turizm bakanlarından Erol Yılmaz Akçal'dan(7) almıştı. Paul'ü. Behçet Cantürk'ün İsviçre'ye rahat girmesi için yapılacak ilk iş. Sarı Avni de. tütün eksperi Sarı Avni'nin İsviçre'de iki şirketi daha vardı: Orexim ve Viaggi Sultan. Yeni gelen yılla. gelişmeleri izlemeyi tercih etti. parası İsviçre bankasına dolar olarak yatırılacaktı! Behçet Cantürk. şirketi de Sarı Avni'nindi! Çayelili. hal. Asıl benim senden bir ricam olacak. Behçet Cantürk'ün İsviçre'ye rahat gelmesi değildi.. Legal bir iş de bulmuştu: Oto alım satımı yapıyordu! Bir süre bekleyip.hatır sorulduktan sonra. fazla dikkat çekmemek için Hilton Oteli'nden ayrılıp. İlk gittiği dönemdeki çekingenliği yoktu. Şunun bir çaresi yok mu?" diye sordu. "Askerlerin bizim işe bir zararları yok. Sarı Avni'nin yazıhanesinde buluştular. işin pratik yönünü bulmuşlardı: Behçet Cantürk malı gönderecek. Sarı Avni'nin. Sunny Beach. İsviçre vatandaşı olan bu kişinin adının Paul Waridel olduğunu. Zürih'te. Sarı Avni'nin çevresini yakından tanıma olanağını buldu. Sarı Avni ile Sicilyalıların ilişkisinde kilit rolü oynuyordu.. Dönüşte Behçet Cantürk'ü Zürih'e. vize işlemleri ve havaalanındaki kontroller sıkıyordu. Çaylar içilip. PQ 88533 nolu hesabı açtırdı. yeni aldığı gemiyi göstermek için kendilerini davet ettiğinde yakından tanıdı. Paul Wa-ridel özel otosuyla getirdi. sonradan öğrendi. Tüm kaçakçılar gibi onlar da.G. "Behçet Cantürk" adına bir bankada hesap açtırmaktı. Beklemesi fazla uzun sürmedi. Dört geminin bağlı olduğu Oden Shiping A. Behçet Cantürk. İsviçre'ye gelirken havaalanında çok zorluk çıkarıyorlar. Behçet Cantürk. Çok iyi Türkçe konuşan. Ancak bu kez canını. İngilizce bildiği için Sarı Avni'nin. ikinci İsviçre seyahatinde. bir milyon dolar yatırarak. döviz işlerine bakan ortağı Yaşar Kısacık ile birlikte Zürih İsviçre Bank'a (Zürih SBS) gidip. "Seni Zürih'te iş yapan bir işadamı olarak gösterecek belgeleri en kısa sürede hazırlarız" sözünü verdi.Behçet Cantürk. . uzun boylu. Bunu Türk ikasına çevirip Behçet Cantürk'e ulaştırmak çok zahmetli ve riskliydi. İsviçre'de ithalatihracat işleriyle meşgul bir Türk işadamıydı artık! Hesabın açılmasının tek nedeni. Bol bol sohbet ettiler. o iş kolay. Sarı Avni. eski işlerine geri döndü. ikinci eşi ile birlikte yaşamaya başladı. Sarı Avni. Ocak ayı sonlarında Sarı Avni'den telefon geldi. Behçet Cantürk. Norsum. mal karşılığı Sicilyalılar'dan dolar alıyordu. Sarı Avni'ye. sarışın adam. İsviçre'yi tanımıştı.

devir işlemlerini durdurmuşlardı. lobide bir tanıdığı ile karşılaştı: Emin Görpe.. yardım etmeye karar verdim. "Sarı Avni İsviçre'den telefonla beni arayarak. SEVKIYATTA SORUN ÇIKIYOR Sarı Avni'nin istediği malları nasıl bulup. 100 milyon lira (1981 yılında l dolar 98 TL olmuştu. beğendim. İsviçre'ye Emin Görpe'ye telefon açarak. Bana satabileceğini söyledi. Yakında Türkiye'ye döneceğimi. Uygun gördü. geriye kalan 40 milyonu da otelin tapu ve devir teslim işlemleri bittikten sonra ödeyeceğimi söyledim. İsviçre'ye kaçak olarak geldiğini. Ancak malların sevkıyatında sorun çıkmıştı. Satın almaya karar verdim. Oteli gezdim.. Anlaşmamızda bu husus olmamasına rağmen. gelişmeler moralini bozdu. Adamı Abdullah'a 60 milyon tutarında döviz verdim. "Nizamettin'i. Aksaray'da Topkapı Oteli'nin ortaklarındandı. satın almak istediğimi söyledim. Çok sevindi. TOPKAPI OTELİ "Döviz kaçakçısı olarak tanıdığım. satışı askıya alıp. malları yakında teslim edeceğini söyledi.Behçet Cantürk kaldığı Schweizerhof Oteli'ne döndüğünde. amcamın çocuğu Halis Cantürk'ü ve hem akrabamız hem de ortağımız Mehmet Han Kozat'ı. Peşinat olarak 60 milyon verebileceğimi. İstanbul Bü-yükada açıklarında malın yüklenmesinin gerçekleştirilemediği-ni söyledi. Hissesine. Parasal yönden de çok sıkıntıda bulunduğunu anladım.. Gelişmeler hakkında bilgi sahibi olmak istiyordu. oteli beğendiğimi. Sarı Avni'nin adamlarıyla buluşmaları için İzmir'e gönderdim. 100 kilo bazmorfinin temini için İstanbul'a çağırdığı Hacı Reşit Zigari ile Hilton Oteli'nde buluştular. Kilosunu 600 bin liraya anlaştı. Gaziantepli Emin Görpe' ye.. halen firari olduğunu söyledi. malın yakalanması sonucu adımın ortaya çıkacağını düşünerek. Bazmorfinin kilosunu 300 bin ikadan (3 bin 61 dolar) anlaştılar. Türkiye'ye döndüm. Emin Görpe'nin adamı olduğunu söyleyen Abdulaziz Haluk Dericioğlu isimli kişi ile birlikte Topkapı Oteli'ne gittik. ucuza bir otel aldığını düşünürken. eğer beğenirsem oteli satın alabileceğimi söyledim. O gün akşam eve . Behçet Cantürk. Birkaç gün sonra Sarı Avni'nin adamı Ağa Koç ziyaretine geldi. İstanbul. Türkiye'de polis tarafından arandığını. Topkapı Oteli canım sıkmıştı. Oteli satın alacağını öğrenen Görpe'nin akrabaları." Behçet Cantürk. Sevkıyat İzmir'de yapılacaktı. Bir hafta sonra 100 kilo bazmorfin Ağa Koç'a teslim edildi. Benden yardım istiyordu. SY) verdim. göndereceğini düşünmeye başladı. İsviçre'de ne yaptığını sordum.

Yine buluşup Seferihisar'a gittik. yatla gemiye yaklaştık. Daha sonra ben eşimi otele bırakınca. Gece 21. en iyi kimyagerleri "transfer" edip. Ertesi gün İzmir'e gidip. Efes Oteli'nde kalan Mehmet. İRAN'DAN HEDİYE: EROİN 14 Ocak 1979 tarihinde. ancak eşim ve Tahsin'in babası masada olduğu için iş konuşmadık. 100 kilo bazmorfini bizzat ellerimizle gemiye yükledik.00. Ancak cezaları çok daha ağır-laştırdılar. açıkta bekliyordu. Sevkıyatı akşam. Şah'ın bu uygulamasını devam ettirdiler. Ayteklerin Şemo mezrasında. İsviçre'deki bankasına yattı!." Behçet Cantürk'ün bu sevkıyattan alacağı para.gittiğimde. Lice'de arka arkaya laboraru-varlar kurulmaya başlandı. Cantürklerin Nergiz mezrası ve Hani ilçesinin Feritbey Köyü'nde laboratuvarları vardı! . Gelişmeleri izlemek için Bursa'da bir gece kaldık. Birlikte. Ancak Humeyni yönetimi. Bekleyecektik. Sasur gibi dünyaca ünlü "eroin laboratuvarları" tek tek kapandı. otele gelerek beni buldular. Nizamettin'le birlikte fırsat beklediklerini söyledi. Sevişlerin Diyarbakır Merkez Köy'de. Hoy. bu nedenle Ağa Koç'un başında olduğu bir ekibin. Henüz Sarı Avni'nin gemisi gelmemişti. "Beklememiz sürüyordu. Halis ve Tahsin ile birlikte Ağa Koç i}e Nizamettin'in yanına gittik. Etap Oteli'ne yerleştik. Zengoların Engül mezrasında. Mollalar. Nakliyatçılıkta ustalaşan Liceliler. gemisine yapacaktık. Halis Cantürk ve Tahsin Bekir Saçaklı. Şah döneminde uyuşturucu ticareti yasaktı.00'de yeni aldığım Mercedes'le yola çıktık. Rızaiye. Mehmet Han Kozat ile Halis Cantürk. Gece geç saatlerde eşimin yanına. Gemi gelmişti..00 sularında. Yatta yedik içtik. Özyıldızların Kocmar mezrasında. Kısa zamanda eroin imalatında da söz sahibi oldular. Üstelik eroin daha fazla para kazandırıyordu. satmanın. isterse kendisini de götüreceğimi söyledim. Şah Rıza Pehlevi İran'ı terk ederken. mesleği öğrendiler. Yemeğimizi yedik. sabah 08. dördümüz bir araya gelip sevkıyat hakkında detaylı konuştuk. zaman doldurduk. Sarı Av-ni'nin yatından. İran'daki gelişmelerden sonra. "Akşam yemeği için Sarı Avni'nin adamı Tahsin Bekir Saçaklı beni ve Dilek'i yemeğe davet etti. solcuların "stratejik" hatalarından yararlanıp iktidara el koyuyordu. taşımanın cezası idamdı(9) İran'da bulunan Tebriz. Kordon üzerindeki Mangal lokantasına gittik. Tahsin. İran'ın "eroin laboratuvarları" Türkiye'ye taşındı. Mehmet Han Kozat. malı Seferihisar açıklarında gemiye vereceklerini. otele döndüm. Uyuşturucu kullanmanın. eşim Dilek'e İzmir'e gitmem gerektiğini. Ne şekilde yükleme yapılacağını ve önlem alınacağını planladık. Durumu tartıştık. Tahsin ve babası önceden gelmişlerdi.22. "Birgün sonra eşimi otelde bırakarak. kimse yönetimin tamamen mollaların eline geçeceğini tahmin etmiyordu.

Örneğin. Aynı günlerde.. bir tek Sarı Avni ile iş yapıyordu. yatak. Tedirgin olduk. "Kıbrıs'a. Kıbrıs'a ilk partiyi. Liceli Bahri'nin oğlu. Alman malı Ford Taunus marka otomobiliyle Mersin'e götürdü. Behçet Cantürk de İranlı Zigari'den. Behçet Cantürk. Licelilerin bir bölümü Kıbrıs piyasasını öğrenmişlerdi. 1981 yılının Mayıs ayında.. diğer Licelilerle de işbirliği yaptığı için kendisini devreden çıkardık. "Behçet Cantürk ve akrabalarının uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı konusunda duyumlar alındığını" bildiriyordu. 5 kiloluk ilk partiyi. yoksa ailesini zengin etmek için mi yapıyordu? Bilinmiyor.İran'daki gelişmeler ve Türkiye'deki askeri yönetimin. KIBRIS VE SURİYE Ne Sarı Avni sadece Behçet Cantürk'le çalışıyordu. daha düşük fiyata Sarı Avni'ye bazmorfin satıyordu. Kıbrıs'ta devletin ileri gelenlerinden birinin oğlu. Cantürklere rakip olup. eroine dönüştürdü. yeraltı ticaretinin en önemli gelir kapısının tekrar uyuşturucu olmasına neden oldu. çalışmamaya karar verdik. 090681 "Şifre Yıldırım Telsizi" ile 6 ilin valiliğine. Ayrıca kendisi çok gevezeydi. Ne de Behçet Cantürk. Sağda solda yaptığımız işleri anlatıyordu. eroinin imalatından bir ay sonra gönderdi: "Kıbrıs pazarının hakimi Liceli Özyıldız-lar'di. Zigari'den alınan 50 kilo baz-morfini. Hemşehrimiz Mehmet Gözen. portakal kutularına veya hediyelik eşyalar arasına koyup feribotla Kıbrıs'a gönderdi.. Ancak bir ilişki kuramamıştık. adı 400 milyonluk bir kaçakçılık olayına karıştığı için yasaklanmıştı. Kilosunu 500 bin liraya mal ettiğimiz eroinleri 2 milyon ikadan Mehmet Gözen'e veriyorduk.. "hocası" İzzet Gündüz Sarıyar'dan. Kıbrıs'ta geniş bir çevre yapmıştı. 42 kilo eroin elde ettiler. SURİYE PAZARI Cantürkler bu telsiz bilgisinden habersiz bir başka pazar kapısını açmak için çaba sarfediyorlardı: Suriye." Behçet Cantürk. sadece Sarı Avni'ye gönderilmek üzere bazmorfin almıyordu.. . Türkiye. Kıbrıs'a ilk parti eroini 1981 yılı Haziran ayında göndermişti. Mehmet Gözen. Kendisinin Kıbrıs'a girişi. "kimyagerliği" öğrenen Abdülcebbar Doğru. Bilinen çok para kazandığı. okur yazar olmamasına rağmen. silah kaçakçılığını önlemeye yönelik tedbirleri artırması.. uyuşturucu ticaretini devlet politikası gereği mi. Licelilerden aldığı eroinleri İngiltere'ye gönderiyordu. Ancak Mehmet Gözen.yorgan içine. Ağabeyim Nizamettin'i ilişkiler kurması için Kıbrıs'a gönderdik. Mersin'de malı. "Taş" gibi sağlam olan bu genç adam. '80'li yıllarda uyuşturucu trafiğinde patlama yaşadı. 4 Haziran 1981 tarihinde İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü. Başarısız sayılmazdı. toplam 15 kilodan oluşan üç sevkıyat yaptık. her biri 5 kilo olmak üzere. Bu nedenle gönderdiği eroinlerin parasını bizim adamımız Hüsnü Güler gidip alıyordu.

İddiaya göre. Hava karardıktan sonra katır sırtında sınır geçiliyordu. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk. Cantürklere bir kız evlat vermişti. Behçet Cantürk'ün akrabalarının. Bankaları ile ünlü İsviçre. (1981 yılında l dolar 132 TL) . ülkesinin kapılarını sonuna kadar açıyordu. DOLARLARIN OLUŞTURDUĞU KÜMELER Behçet Cantürk 1982 yılının Mart ayında yine İsviçre'ye gitti. yeni doğan kızına Neval ismini koydu. Kamışlı'da teslim ediliyor ve parası alınıyordu. * 8 Eylül 1981 'de. Zürih İsviçre Bank (Zürih SBS) P. Muhaberat içinde Behçet Cantürk'ün Ermeni akrabaları da vardı. Kuşkusuz Suriye istihbarat örgütü Muhaberat'ın bu ticaretten haberi vardı. Neval Cantürk'ün doğumu.Suriye'de uyuşturucu piyasası Ermenilerden soruluyordu.. "İthalat ve ihracat işleriyle meşgul. Ermeni örgütü ASALA ile ilişkileri vardı. havaalanında hiçbir zorlukla karşılaşmadı. milyarder işadamı" Behçet Cantürk. Onlar. yani aynı gün bu kez 750 bin dolar çekmiş. 88533 nolu hesabı oldukça hareketliydi: * 8 Eylül 1981'de 200 bin dolar çekmiş. 1981 yılındaki en büyük bir başka kazancı. Mal. ne iş yaparsa yapsın. Ancak Kıbrıs'a gönderilenden ucuzdu: Kilosu 1.. Lice'deki kızı Hazal'la kafiyeli olsun diye. mesleği ne olursa olsun. yeğenlerinin Suriye piyasasına girmesinde aracı olmuşlardı. Bir diğer iddiaya göre ise. bu örgüt sayesinde Suriye kapısını açabilmişti. Eroin.Q. kızı Neval oldu. * 10 Eylül 198l'de 889 bin 119 dolar yatırmış.. Behçet Cantürk de iyi müşteri sayılırdı. Suriye'ye ilk gönderilen eroin 20 kiloydu. * 25 Eylül 1981'de 150 bin dolar çekmiş. * 14 Eylül 1981'de 250 bin dolar yatırmış. * 6 Ekim 1981 'de 35 bin dolar çekmişti. Behçet Cantürk'ün net kazancı 20 milyondu! Behçet Cantürk'ün. 30 milyonluk bu partiden. İstanbullu Akile Dilek Alev. Lice'den karayolu ile Nusaybin'e getiriliyordu. bankalarına para yatıran her kişiye. Lice ile İstanbul arasındaki buzlan eritti..5 milyondu.

duvarın kenarına küme küme dizmişlerdi. Albay Ali İhsan Cesur ile Sarı Avni'nin birlikteliği. parasını faizi ile birlikte alacağını söyledi. Eski milletvekili Balcı." La Mattina. Emin Görpe. 5. kaç kilo bulabilirse o kadar bazmorfin göndermesini" istiyordu. Behçet Cantürk'ün İsviçre'de yapacağı bir tek işi kalmıştı. yine Paul Waridel teslim aldı. kendisinin bir suçu olmadığını belirtti. Ağzının sıkılığı ile bilinen Sarı Avni çok güvendiği ortağı Behçet Cantürk'e. Sarı Avni'nin gemilerinde çalışıyordu. Sarı Avni'nin neşesi. sevinç sarhoşluğu ile anlatmaya başladı: "Küme küme dizdik. kalan taksitlerden 2 milyon dolar iki ay sonra verilecekti. Anlaşmalarına göre. paralardan oluşan bu yığın karşısındaki şaşkınlığını anlatıyordu. Türkiye'ye dönünce ilk işi. "400. Geriye kalan para ise çek ile ödenecekti.. Sarı Avni ve adamları yazıhanede.100'lük dolardan desteler yapıp. ortağına veda edip ayrıldı.. İsviçre'de bulunduğu 15 günlük dönemde La Mattina.500. Roberto Vito Palaz-zolo adlı bir Sicilyalı'nın bürosunda teslim almıştı. Önce Sarı Avni'ye uğraması gerekiyordu. Türkiye'de bulunan ortağı AP eski milletvekili İsmet Hilmi Balcı ile görüşürse. Sarı Avni'nin yanında. Verdiği 60 milyonu faizi ile birlikte geri istedi. İyi de para kazanmışlardı. İnanır mısın. paraların boyu şu duvarın yansına kadar geliyordu.. Albay'ın oğlu Meriç Cesur. Hilton Oteli'nde buluştular. eski milletvekili İsmet Hilmi Balcı'yı bulmak oldu. Bu parayı da Hotel Alexander'ın park yerinde Carlo Rotolo'dan.Böyle bir müşteriye İsviçre'de kapı açılırdı!. Behçet Cantürk'ün Zürih ziyaretinin iki önemli amacı vardı. Sarı Avni'nin işleri iyiydi! Behçet Cantürk'ten. Albay Ali İhsan Cesur da vardı. Zürih kentim tanımıştı. kendisine misafirliğe gelmesinden dolayı değildi. "halı ihracaatı" işinde çok para olduğunu. akraba yakınlığından çıkıp iş ilişkisine dönmüştü. bavullara doldurmuş ve. ortak olması halinde çok para kazanacağım söyledi. Behçet Cantürk'ün. Sarı Avni'ye aynı şekilde 3 milyon dolar daha gönderdi. adamı Carlo (Antonino) Rotolo ile Sarı Avni'ye göndermişti. Sicilyalı Nunzio La Mattina. Topkapı Oteli'nin sahiplerinden Emin Görpe'yi Zürih'te buldu. Behçet Cantürk'e. paraları saymak için bavullardan çıkarıp. borcunun ilk taksidi olan 5 milyon doları. 11 milyon dolarlık borcunun taksitlerini ödemeye başlamıştı. Emin Görpe ile konuştuklarını anlatarak. Safi Avni. Behçet Cantürk'ün verdiği 60 milyon lira ile "hah ihraç" etmişlerdi. Parayı Sarı Avni'nin adamı Paul Waridel. "Dönünce kolayına bakarız" diyen Behçet Cantürk. . oteli akrabalarının sattırmadığını. Sarı Avni'yi bürosunda oldukça keyifli buldu. faizi ile birlikte 100 milyon lirasını istedi. Albay'ın. bir sevkıyat sırasında cemse içinde görülen.10-20. Behçet Cantürk.

"Durumu Sarı Avni'ye ilettim. "Aradan 10 gün geçti. Elazığlı Mehmet Süleyman'ı. Kararımı sonra bildireceğimi belirtip Çınar Oteli'nden ayrıldım(9) "Sarı Avni'nin İstanbul'daki adamı Ağa Koç'un. Zigari telefonla beni arayarak. sanki yabancı bir şirketmiş gibi. Yanında yardımcısı İranlı Seli de vardı. Çok istekli oluşum. Anlaştık.Eski milletvekilinin ağzı iyi laf yapıyordu. 300 kilo bazmorfin temin ettiğimi.Ş. Gittim. bu işi bırakacağını söylemişti. Elazığlı Mehmet Süleyman'ı Hilton Oteli'ne çağırdım. İsviçre'de bana. Yapılan iş. İstanbul teslimi. ellerinde ne kadar bazmorfin varsa alabileceğimi söyledim. Sarı Avni'nin adamları aldıkları 300 kilo bazmorfini İstanbul'un Adalar mevkiinde bekleyen gemiye küçük bir motorla götürüp yüklemişlerdi. Bu kez. Oradan Avni'nin gemisine yüklendi. iki sefer büyük partiler halinde bazmorfin işi yaptıktan sonra. Ankara'daki iki şirketten halı alıyordu. Gittim. Behçet Cantürk toplam 170 milyon lira (1983'te l dolar 272 liraydı. hayali ihracattı. telefonla arayarak. Yoktu. Para konusunda sorunumuz yoktu. 625 bin dolar) kazandı. Ortak oldu. daha önce istemiş olduğum 400 kilo baz morfini yakında teslim edebileceğini söyledi. İranlılar artık Türkiye'den fazla ayrılmıyorlardı. fiyat artırmalarına neden olmuştu. Zigari'ye. teslimat Dragos'ta olmuştu. İranlı Zigari ile görüşmek için Çınar Oteli aradım.Ş. İkisi arabaya binip. İstanbul teslimi. 300 kilo anlamına gelen.(8) İsviçre'de de iki şirketleri vardı. Çünkü Avni. devletten vergi iadesi alıyordu! Behçet Cantürk işi anladı. Hemen İranlı Zigari'yi aradım. Aradan bir hafta geçti. yanına gelip bir kahve içmek istediğimi söyledim. Ne yaptıklarını anlattı: Ankara'da iki şirketleri vardı: RAM Dış Ticaret A. İranlı Seli ile Hilton Oteli'nde buluşturdum. kilosuna 500 bin lira istiyordu. ve RE-MAN A. Van'ı arayıp Mehmet Sıddık Bayram'a sordum. Tekliflerini kabul ettiğimi bildirdim. "Sonradan öğrendiğime göre. ölmeden(10) önce tanıştırdığı. Tıpkı diğer partilerde olduğu gibi mal yine Dra-gos'ta teslim edildi. Sohbet sırasında. Bir yıllık ortaklığı boyunca. RAM ve REMAN ihracaatçı iki firma olduğu için. Kilosunu yine 900 bin liradan anlaştık. O da kendisini arayacağını. kilosunu 900 bin ikadan verebileceğimi söyledim. İranlı Zigari. Aldığım . malın teslim edileceği yeri görmeye gittiler. YÜZLERCE KİLO BAZMORFİN "Sarı Avni'nin istediği malları bulabilmek için İranlı Hacı Reşit Zigari'yi her zaman kaldığı Çınar Oteli'nden aradım. Hilton'dan telefonla. Bu nedenle İranlı Zi-gari'nin istediği kilo başına 500 bin lirayı kabul ettim. Zürih'te bulunan bu iki şirket. Sarı Avni'nin yanıtını beklemeden hemen anlaştım. Çınar Oteli'nde olduğunu belirtti. "300 tane" bazmorfinleri olduğunu söylediler. malı teslim alacak kişi ile adamının nasıl buluşacağını sordu. bulduğu zaman beni telefonla arattıracağını söyledi. kilosuna 400 bin lira istiyorlardı. Sohbet sırasında. "1982 yılının Temmuz ayıydı. sohbet ettik.

malın sağlam teslim edilmesi için görevlendirdim. Daha önceden tanıdığım Sarı Avni'nin adamı Elazığlı Mehmet Süleyman ile Laz Ahmet yanıma geldiler. Sarı Avni ile çok dost olduklarını vs. Aradan birkaç gün geçti. Behçet Cantürk. Sevkıyat olacağı gün. Sevkıyat yapıldı.toplam 360 milyon Uranın 210 milyonunu İranlı Zigari'ye verdim. 1980 yılında Behçet Cantürk'ü "toy sanıp" dolandırmaya kalkmıştı. Sonunda Zigari'den yanıt geldi. paranın yattığını öğrendikten sonra İranlı Zigari'ye ödeme yapıyordu. bu nedenle akrabam Asiye ile evli. Diyarbakır buğday pazarında terzilik yaparken. Adresini. ben de bir milyon istedim. ALTIN TOTO Bedros Demirciyan. Liceli Ermenilerin çoğu. Behçet Cantürk. dayısı Bedros'u." Bu arada. kendisine "dayı" diye hitap ediyordu. Mallar hazırdı. İki işyerine de kızı Sibel'in adını koymuştu. Laz Ahmet kabul etti. Ancak Kapalıçarşı. İstanbul'da kuyumculuk yapıyordu. Sözünün sonunda benden 250 kilo bazmorfin rica etti. Türkler'den daha çok zulmettiğine ve katlettiğine inanıyordu. Bedros Demirciyan Kürtleri sevmiyordu. Behçet Cantürk'ün annesinin amca çocuğuydu. biraz beklemesi gerektiğini belirttim. Bu işlerin eskisi gibi kolay olmadığını. "Benim gözüm Laz Ahmet'i tutmamıştı. Laz Ahmet. Behcet Cantürk. İstanbul Tekel'de memurluk yapan Burhan Beskisiz'i. Kapalıçarşı'da kuyumculuk yapıyordu. İranlılar kilosuna 500 bin.. Bu arada yurtdışından da kaçak külçe altın getirip satıyordu. Bir hafta müsaade istedim. Hepsinin. Sarı Avni bazmorfinleri Sicilyalılar'a sattıktan sonra aldığı paradan Behçet Cantürk'ün hissesine düşeni Yaşar Kısacık aracılığıyla Behçet Cantürk'ün hesabına yatırıyordu. malı ne zaman teslim edeceğimizi soruyordu. Kapalıçarşı girişinde Sibel Spor Mağazası ve Beyazıt Çarşı girişinde Sibel Büfesi'nin sahibiydi. Yeğenini. Behçet Cantürk ile dostluğu vardı. Liceli Bülent Caner. anneannesi İncik Demirciyan'dan almıştı. 1965 yılında İstanbul'a göç etmişti. Ancak Behçet Cantürk'ü sevmişti. İranlı Zigari ile konuştum. Biz de paramızı aldık. 1982 yılının son sevkıyatını da şöyle anlatıyor: "Kasım ayıydı. 1979 yılında İstanbul'a geldiğinde tanıdı. Ellerinde hazır mal yoktu. İsviçre'den kaçak .. Behçet Cantürk 1982 yılı içerisinde Suriye'ye de dört sevkıyatta toplam 45 kilo eroin göndermişti.) İranlı Hacı Reşit Zigari'ye para hemen teslim edilmiyordu. yanıma Laz Ahmet adında bir arkadaşını göndereceğini söyledi. Behçet Cantürk. Kürtlerin Ermeni-ler'e. Korktuğum olmadı. 10 milyon lira verdi." (1982'de dolar 185 lira. Bunlar arasında Behçet Cantürk'ün hemşehrileri de vardı. Birkaç hafta beklememiz gerekiyordu. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk. İstanbul'da birçok Ermeni ile tanıştırdı. Hemşehrisi Bülent Caner kabul etti. anlatmaya başladı. kaçak altın işine de hisseli olarak girmek istedi. Bu arada Laz Ahmet sık sık yanıma gelip. Sarı Avni telefonla beni arayarak.

Behçet Cantürk'ün parası ve kârı ödenmedi. belgeyi taşıyan. İkinci kez yakalandığında.yeğen. çocukları. Bu nedenle Bedros Demirciyan'ın yeğeni. Sorgusu yapılan Behçet Cantürk salıverildi. "Zelal" adım verdi. "Behçet Cantürk koruması olmadan dışarıya adım atmıyor" anlamına gelmiyordu. Ancak bu. Abdullah Cantürk'ün polisle başının derde girmesi ilk değildi. daha sonra İstanbul'a gelerek taksi şoförlüğü yapan Liceli Yaşar Demirel. hamile olan Dilek doğum yaptı. 28 Aralık'ta yine yakalandı. satıldı. her türlü gizli bilgiyi. Hazal ve Neval'i. Kapalıçarşı esnafı ile sadece döviz ilişkisi yoktu. Behçet Cantürk'ün sevinci uzun sürmedi. kârdan yüzde 15. Askerliğini bitirdi. Kapalıçarşı'yı tanıması ve altın piyasasından haberdar olması nedeniyle.. Hidayet ile Dilek'i. Araya. Aranmasından yaklaşık 7 ay sonra.5 kilo eroin nedeniyle. Dayısı Bedros Demirciyan'ın. 1980 yılında tanıştığı Mardinli Sait Koç'un "ithal ettiği" pırlanta işine hisse verip. Behçet Cantürk. Kapalıçarşı onu tanımıştı. amcaoğlu nedeniyle ifade vermesi için İstanbul Narkotik Şube'ye getirildi. asker kaçağı olduğu ortaya çıktı. Jandarma eşliğinde askere gönderilirken firar etti. Ermeni Yaşar Demirel'i yanına şoför olarak aldı. uluslararası polis örgütü İnterpol tarafından aranmaya başlandı. Behçet Cantürk.. kârdan dayısına yüzde 10 veriyordu. Nezarethaneden çıkarken. dayı. gerektiği zaman Behçet Cantürk'ün fedailiğini yapan biriydi.. Keyifli geçen tatilden sonra. Sonuç alamayınca Bülent Caner'in çocuğunu kaçırmaya teşebbüs etti. Amcasının çocuğu Abdullah Cantürk. kendi kullandığı kırmızı spor Mercedesi ile tatile götürmüştü. Arat Kundura'nın sahibi Ermeni Yaşar Arat girdi. altın fiyatları düştüğü zaman altın alıp. Üçüncü çocuğuna. gözaltında . Behçet'in korumasını üstlenmişlerdi. Bir süre Hollanda'da çalışan. eroin kullandığı iddiasıyla gözaltına alınmıştı.Lover şehrinde Urallar şirketine ait 34 RH 502 plakalı kamyonda yakalanan 13. Yaşar Demirel.altınlar getirilip. ismi ablalarıyla uyumlu olsun diye.20 pay alıyordu. Kapalıçarşı'daki hemşehrileri ile ilişkisini hep iyi tutuyordu. 1982 yılının yazında.. Örneğin. Çünkü İsviçre'den getirdiği dövizleri burada bozduruyordu.. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk. Günler geçti. sadece şoför değil. Bu kez başı İnterpol'le belaya girmişti. kân ile birlikte 15 milyon lira aldı. Yine firar etti. Avusturya'nın Grossav. 17 Hazi-ran'da yakalandı. dayısına çok güveniyordu. yükseldiği zaman satıyorlardı. 5 Haziran 1982 tarihinde. Behçet Cantürk'ün bir kızı daha olmuştu. Suç dosyası kabarıktı: 25 Ocak 1980 ve 14 Nisan 1981 tarihlerinde. Amcasının çocukları Halis ve Fettah Cantürk de. iki eş. 21 Aralık 1982 tarihinde yakayı Diyarbakır'da ele verdi. Bu arada Behçet Cantürk de. kısa zamanda Behçet'in güvenini kazandı.. Birkaç kez istedi.

. servet ve şöhret sahibi olmaktan geçiyordu. * Ankara Karmen Otel inşaatı. * Diyarbakır'da üç dükkân. eroin kaçakçılığı iddiasıyla Almanya'da tutuklandı. Dayılarının damadı Ali Seviş. * Lice Kumluca Köyü'nde bağ arazisi. Behçet Cantürk'ün. * Ankara Sincan'da 14 dönüm arsa. 15 yaşında tetiğe basmasının. adam öldürmek iddiasıyla cezaevine girdi. * Diyarbakır'da 45 dönümlük arsa. . * İstanbul Bakırköy'de daire. Ferzande Cantürk. ekonomik başarıydı! Saygın bir konum edinmenin tek yolu.. * İstanbul Erenköy'de daire.. eroin kaçakçılığından hüküm giydi. 30 yaşında servet sahibi olmasının bir tek amacı vardı: Saygı kazanmak! Kısa zamanda büyük bir servet sahibi olmuştu: * Diyarbakır Demir Otel. Cantürk ailesi için hiç de iyi geçmiyordu. Adam yaralamaktan hüküm giyen Yusuf Cantürk tahliye edilmişti. Artık bireyin varolmasının salt nedeni.. Yeğenini kurtarmak için de 150 bin lira kefalet ödedi.. damatları Halim Malkaç. Yine aynı yıl. TEFECİLİK Toplum hızla dönüşüyor. * Diyarbakır Cantürk İşhanı. en temel kolektif değerlerden bile uzaklaşılıyordu. * Diyarbakır Cantürk Otel.. * Diyarbakır'da iki katlı bina. * Demir Oteli karşısında bulunan bir han.. * Diyarbakır'da iki daire.bulunanlara cebindeki tüm paraları verdi. 1982 yılı.. Tek sevindirici haber Diyarbakır Cezaevi'nden geldi.

Yamsan Besicilik İç. Hemen anlaştılar. "önce bir araştırma yapayım" dedi. yeniden senet düzenlediler. Cezasını çekip. * Mercedes 350 spor araba. zor duruma düşenlere. Yani tefecilik yapıyordu! Herko İplik Fabrikası ile Maltepe İplik Fabrikası'nın sahibi ve şarkıcı Semiha Yankı'nın kocası Ömer Haşhaş. Beh-çet Cantürk'le tanıştırıldı.. Yaptığı hiçbir iş yoktu. Yusuf Yaman. diğeri 45 milyon olmak üzere iki çek aldı. Ancak şirketinin acilen paraya ihtiyacı vardı. Behçet Cantürk kabul etti. Karşılığında 225 milyon liralık senet verdi. bir aile şirketiydi. Behçet Cantürk. Bitmedi Behçet Cantürk. Yalnız. şoförü Yaşar Demirel.Ş. * Yerli ve yabancı bankalarda para. şirketi satın almasını teklif ettiler. Haşhaş'ın borcu 400 milyon liraya çıktı.'nin sadece adı vardı. Ömer Haşhaş borçlarını zamanında ödeyemedi.Semahat Cömert. Senetlerin tamamı Behçet Cantürk adına yapılmıyordu. Behçet Cantürk. Keçeli ailesi de zor duruma düşmüştü. Ortakları Sedat. Sadece kredi için devlete başvuruda bulunulmuştu. tayini Ergani'ye çıkınca memurluğu bırakan Abdulkadir Takan adına da senet düzenliyordu. Yamsan A. Behçet Cantürk'ten istediği para çok değildi.Ş. Behçet Cantürk.Sefa Yaman ve Nusret Gerden'in acilen paraya ihtiyaçları vardı. Cezaevi'nde tanıdığı Uğurcan Elmas'tan yardım istedi. Yamsan A. 10 milyon faiz verecekti. Behçet Can-türk'den 170 milyon lira borç aldı. Borçlarını ödeyemediler.. Behçet Cantürk'e. Gümrük ve Tekel eski Bakanı Tuncay Mata-racı'nın "iş ortağı" olduğu için 18 aya mahkûm edilmişti. * Deniz motoru. Hikmet Keçeli'nin. el altından yüksek faizle ödünç para veriyordu.Dış Ticaret ve Sanayi A. Biri 55 milyon. çıkmıştı.Ş'nin de ortakları arasında bulunduğu bir başka şirket daha . Diyarbakırlı işadamı Doğan Cizrelioğlu'na verilen 60 milyon karşılığında alınan senetler ise aynı bankanın Taksim şubesine konuldu. 100 milyon lira nakit verip zaman istedi. Yusuf. * Diyarbakır Nasnavar Köyü'nde tarla.. 20 milyona..* Diyarbakır Kavasınar Köyü'nde bağ arazisi. Hikmet Keçeli'nin senetlerini İstanbul Yapı ve Kredi Bankası Mecidi-yeköy şubesindeki gizli kasasına koydu. büroda çaycı olarak çalışan 17 yaşındaki İlameddin Dakman ve bir yıl öncesine kadar Lice Nüfus Müdürlüğü'nde çalışırken.

Ş. İmza yetkisi sadece Behçet Cantürk'deydi. bir milyon 200 bin liraya Akile Dilek Alev satın alıyordu. bir milyon 200 bin liraya Hidayet Kaşan. İtalya'dan 3 bin 500 ton Sutkostik maddesi için izin almışlardı. İstanbul'da sabun ve zeytinyağı fabrikaları bulunan Ali Alkan ve kardeşleri. Cansan şirketinin ilk yaptığı iş başarısızlıkla sonuçlandı.Ş. .. Nizamettin. 540 dönümlük bir yerinin olmasıydı.Ş. Yamsan A. bu işin nakliyesini Cansan adına aldı. Ancak küçük gemi daha önce mazot taşıdığı için.'nin sahibi. iki karısını ve kendine en yakın bulduğu akrabasını şirkete ortak etmişti. vekilliğine Mehmet Han Kozat ve üyeliğe Akile Dilek Alev getirildi. Depo bulunamadığı için. 3 milyon 600 bin liraya Nizamettin Cantürk. Semahat Cömert'in B grubu 240 hissesini. Behçet Cantürk.Ş'deki A grubu bin 680 hissesini de. 8 tonluk büyük gemisine ihtiyacı olduğunu. kardeşleri. 20 Nisan 1983 tarihinde şirketin hisseleri paylaştırıldı. Yönetim Kurulu 10 Mayıs 1983 tarihinde.Ş'nin diğer hisselerini ise ailenin diğer fertleri almıştı: Sefa Yaman'ın A grubu 720 hissesini. Bursa Boru ve Profil Sanayi A. Sefa Yaman'ın B grubu 240 hissesini. Ali Alkan. Yusuf Yaman'ın Bursa Boru ve Profil Sanayi A. Bursa Boru ve Profil A. aynı zamanda Sarıyer Kulübü'nün Başkanı Erdal Aksoy ile anlaştılar. Behçet Cantürk alacaklarına karşılık. 8 milyon 400 bin liraya satın aldı. Behçet Cantürk bu şirketine de. Azet ve Sabit Cantürk ile eşleri. Aksoy. Nusret Gerdan'ın B grubu 240 hissesini. Behçet Cantürk. malın değeri oldukça düşmüştü. Betaş Gemicilik A. malları buradan alıp küçük gemisine yükleyeceğini söyledi.vardı: Bursa Boru ve Profil Anonim Şirketi.Ş'nin A grubu bin 440 hissesini 7 mil-yon 200 bin liraya. Behçet Cantürk aynı günlerde bir şirket daha satın aldı: Çamsan Kimya ve Tekstil Ürünleri A. Sedat Cömert'in B grubu 240 hissesini. Hidayet Kaşan ve Akile Dilek Alev'i ortak etmişti. İtalya'dan mallar geldi. ağabeyini. bir milyon 200 bin liraya Mehmet Han Kozat. İdari Meclis Başkanlığına Behçet Cantürk.Ş'yi servetine kattı. önce Yaman-lar'ın 34 L 7666 plakalı 280 S Mercedesi'ni. Behçet Cantürk. bir milyon 200 bin liraya yine Hidayet Kaşan. Behçet Cantürk. Yamsan ailesi bu şirketi yeraltı dünyasının ünlü ismi Abuzer Uğurlu'dan satın almıştı. Seçim yapıldı. Mehmet Han Kozat ve Akile Dilek Alev'in katılımıyla toplandı. İlginçtir. daha sonra da Bursa Boru ve Profil Sanayi A. Malların taşınması için.. Behçet Cantürk'ü asıl sevindiren ise şirketin Orhangazi'de. sutkostik-ler bir süre Erdal Aksoy'un gemisinde kaldı. .

Yanında çalıştırdığı. İstanbul Üğütücüler A. Sadece kendi hesabındaki paraların öğrenilmesi bile dikkatlerin üzerine çevrilmesi için yeterliydi.Ş'ye 45 milyona sattılar. Vakıflar Bankası İstanbul/Aksaray 71 milyon TL.Ş'den 30 milyon liraya aldıkları boya hammaddesini. Bu işten Cansan'ın net kârı 15 milyon lira (55 bin 147 dolar) oldu. şirketlerinin zarar ettiği iddiasında bulunuyordu.bozulan malları almayacağını söylüyordu. BANKALARDAKİ MİLYONLAR Behçet Cantürk'ün elinde çok fazla nakit parası vardı. taşıma şirketinin sahibi Erdal Aksoy ile Behçet Cantürk mahkemelik oldular. İkisi de. (473 bin 333 dolar) * 2 Temmuz 1982. "zararı karşılarım" sözünü verince malları aldı. Yapı Kredi Bankası İstanbul /Beyazıt 125 milyon 400 bin TL (836 bin dolar) . Behçet Cantürk'ün avukatlığını. Behçet Cantürk'ün çeşitli bankalarda yer alan sırdaş hesapları vardı: * 25 Temmuz 1981. (510 bin 204 dolar) * 27 Mayıs 1982. Yaşar Demirel. Osmanlı Bankası Ankara/ Merkez 75 mil yon TL. Bunların hepsini kendi adına bankalara yatırmıyordu. İlameddin Dakman ve Halis Cantürk adına da bankalara hesap açtırmıştı. amcazadesi CHP Diyarbakır milletvekili Halil Akgül aracılığıyla 1980 yılında tanıştığı Medet Serhat yapıyordu. Vakıflar Bankası İstanbul/Aksaray 62 milyon 500 bin TL (416 bin 666 dolar) * 4 Ekim 1982. Türk Ticaret Bankası İstanbul/ Altınbakkal 50 milyon TL. Fakat Behçet Cantürk. (500 bin dolar) * 18 Haziran 1982. yine İstanbul'daki Marshal Boya A. Cansan'ın her işi bu kadar problem yaratmıyordu. Bu arada. Yapı Kredi Bankası İstanbul/Beyazıt 235 milyon 50 bin TL (l milyon 567 bin dolar) * 27 Ekim 1982. Abdülkadir Takan.

şevkettiler. Sevindi. "Ellerinde 250 kilo mal olduğunu. 500 kilo mala ihtiyacım olduğunu söyledim. Behçet Cantürk. Suriye'ye şevketti. İranlılar bu malları ne yaptığım konusunda bana hiç soru sormazlardı. "Mayıs ayı içinde Zigari.83 yıllarındaki vergi beyannamesinde 5 milyon lira kazandığını belirtti!. Yanında Seli yoktu. Yapı Kredi Bankası İstanbul/Beyazıt 63 milyon 500 bin TL (423 bin 333 dolar) * 30 Aralık 1982. 500 kilo mal bulamadığımı. malı İstanbul'a getirdi. Sarı Avni'nin 500 kilo bazmorfin istediğini söyledi. Laz Ahmet'le de anlaştım. 180 milyon lirasını İranlı Seli'ye verdim. Bu arada şunu da hatırlatmam gerekiyor. diğeri Nisan ayında olmak üzere toplam 20 kilo eroini de. Türk Ticaret Bankası İstanbul/Altınbakkal 100 milyon TL (666-bin 666 dolar). İstediğim diğer 250 kiloluk malı bulmak için sanıyorum İran'a gitmişti. Sevkıyatı aynı kişiler yaptı. SEVKIYATA DEVAM "1983 Mayıs ayı başında Laz Ahmet'le Hilton Oteli'nde buluştuk. 300 kilo malın hazır olduğunu söyledi. 2 bin 205 dolar) anlaştık. Yapı kredi Bankası İstanbul/Beyazıt 80 milyon TL (533 bin 333 dolar) * 4 Ocak 1983. benim adamım Burhan Beskisiz teslim alıp. "Haziran ayında İranlı Seli İstanbul'a gelerek. Ben de şu anda mal olmadığını. Bir hafta sonra. istersem hemen verebileceklerini söylediler. "Laz Ahmet'le tekrar buluştuk. Kilosu l milyon 200 bin liradan (4 bin 411 dolar) anlaştık. İstanbul teslimi. Van'daki Bayram Oteli'ni arayarak.* 16 Aralık 1982. Elazığlı Mehmet Süleyman. araştırıp kendisine bildireceğimi belirttim. ama isterse hemen 250 kilo bazmorfini verebileceğimi söyledim. Zigari'nin getirdiği malları.. Zigari ya da Se-li'nin benimle temasa geçmesini istedim. . 1982. kilosu 600 bin liraya (1983 yılında dolar 272 TL oldu. biri Şubat ayında. malı nereden bulduklarını merak etmezdim!.. Kazandığım 360 milyon liranın (l milyon 323 bin 529 dolar). Ben de onların. İranlılar İstanbul'a gelerek beni buldular.. Önceki fiyatta Seli'yle de." 1983 yılında Behçet Cantürk. Vakıflar Bankası İstanbul/Aksaray 80 mil yon TL (533 bin 333 dolar) * l Eylül 1983.

üniversitede okuyan Kürt öğrencilerine el altodan maddi yardımda bulunuyordu. O yıllarda daha yeni başlamıştı. Her sarhoş olduğunda annesini hatırlardı. 130 kilo bazmorfin. şifreli konuşarak. "Doktor" un kovulmasını emretti. Anlaşamadılar. Ağabeyi Nizamettin ile eşi Süreyya'yı da davet ettiler. Behçet Cantürk. "Zavallı anneme çok eziyet etmişler" deyip. Oteli görmek için. ürettiği malın kalitesini ölçe ölçe eroinman olmuştu! Üstelik çok gevezeydi. Behçet Cantürk'e satmak istiyordu.. Çünkü eroin imalatı gözleri tahriş ediyordu. 30 kilo da eroine ihtiyacı olduğunu söyledi. Ancak. Eşi Dilek'i yanına alıp Antalya'ya gitti. Yaşamı boyunca acılar yanından hiç eksik olmadı!. Ancak Nizamettin Cantürk. 34 S 2666 plakalı mercedes otosuyla kaza yaptı. direksiyona sıkışan sağ kolu kırılmıştı." O olduğu şeklinde dedikodular çıktı. Murat Balcı Alanya'da inşaatı devam eden otelini. "Doktor" lakaplı Abdülcebbar Doğru yapıyordu. "Profesör" İzzet Gündüz Sarıyar'ın asistanlığını yapan. Hemen hastaneye kaldırılan Behçet Cantürk'ün. doktorlar üzücü haberi verdiler: Yaşamı boyunca sağ kolunu çok fazla kullanamayacaktı. . Ancak "Doktor" Doğru. Alanya Kalesi'ne çıkış yolu üzerindeydi. Duygusal bir yapısı vardı. Tatile gitmeyi seviyordu. Bebek Belediye Park Gazinosu'nda arkadaşlarıyla eğlenip sarhoş olmuştu. avukatı Cevdet Yardım'la Alanya'ya gittiler. Bir anlaşmazlığı da eski milletvekili İsmet Hilmi Balcı'nın oğlu Murat ile oldu. Ancak işler onu Antalya'da da rahat bırakmadı. Haşhaşlar'in iplik fabrikasına talip olmuştu. İstanbul'daki yoksul Ermenilere. Yardımseverdi. kara paranın turizme yönelmesi! VE SON SEVKIYAT "Sarı Avni. Otelin yeri. Çünkü Behçet Cantürk fabrikaya haciz koydurmuştu. Daha sonra "kimyagerliği" kim yapmıştı? Kimse öğrenemedi. için için ağlardı. "Denize uzak" diye almaktan vazgeçti. Okumuş Holding. Behçet Cantürk ile borçları konuşmak istiyorlardı. Talya Oteli'ne yerleştiler. 1983 yılında İstanbul Ömür Hastanesi'nde gözlerini tedavi ettirince. "kimyagerin. Eğer bulabilirsem birinci sevkıyattan hemen sonra. beni 1416536 numaralı telefonumla arayıp. Ağabeyinden sonra Behçet Cantürk de hastanelik oldu! Ekim ayında. Toplantıya katılmak için tatilini yarıda kesip İstanbul'a döndü. Sarhoş araba kullanmanın cezasını kaza yaparak ödedi. Tedavisi yapıldı. sekizinci partiden sonra. Müdürü Sami Akdağ hemen İstanbul'a gelmesini istiyordu.Eroinleri.

" Behçet Cantürk. Diyarbakır'da Abdurrahman Erhan'ın evinde l kilo eroin yakalanıyordu. Mehmet Han Özer. Rıza Zin-gil. Erhan. "20 Ekim'de sevkıyatı yapacaktık. 25 Ekim'de de. şoför Yaşar De-mirel gözaltına alındı. Çember daralıyordu. İzzettin Zingil. Bu işlerle uğraşan Yugoslavya göçmeni İbrahim Çalışkan ve Urfalı Reşit Alpan'ı buldum. Narkotik'e değil. Eroinin İstanbul teslimine 2 milyon lira vereceğimi belirttim. 300 gram eroin bulmuştu. Çünkü dedikodusu çoktu. Sarı Av-ni'nin gemisine. "Doktor" lakaplı Abdülcebbar Doğru'dan aldığını itiraf etmişti. evde. Anlaştık. "130 kilo bazmorfin için. uyuşturucuyu Liceli. Sarı Avni'nin gemisine Büyükada yakınlarında yüklendi. İranlı Zigari ile İstanbul teslimi. 130 kilo bazmorfin... Halil Arıkboğan. hemen hareket etmesi gerektiğini bildirdim. Sabırsızlanmaya başladım. İşler karışıyordu. Tekin Kaymaz iş üzerinde yakalanmışlardı. SÜRPRİZ GÖZALTI Beklenen gerçekleşiyor. Eroinleri bekliyorlardı.. kendi ekibimle hemen temasa geçtim. Ecza dolabının arkasına. Ancak bazmorfin satın alabilmek için. Bu arada eroinlerin benim adıma yapıldığının da kesinlikle söylenmemesini istedim. Büyükada açıklarında bekleyen. Kaçakçılık'a.150 kilo daha eroin göndermemi istedi. arkasından da 150 kilo daha eroin talep edeceğimi söyledim. Eroin işine direk girmek istemiyordum. . Polis "Doktor" un evine baskın yapıp. Çünkü öğrenecek zamanı kalmamıştı. Kendilerine acilen 30 kilo eroine ihtiyacım olduğunu. muhasebeci Ülkü Varol. Verdim. Sakin olmam gerekiyordu. İranlı Zigari malı İstanbul'a zamanında getirdi. Anhazap mezrasında 217 kilo eroin ele geçirilmişti. Minibüse doldurulanlar. "Doktor" gözaltına alınmıştı. benden 50 milyon lira kaparo istediler. duvar kazılarak yapılmış gizli bölmede. eroinin kilosunu ise 3 milyon liradan anlaştık. Mallar yakalanmıştı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldüklerinde çok şaşırdılar. Behçet Cantürk. Bazı hemşehrileri kendisini kıskanıyordu.. "Birgün önce jandarmalar tarafından. ihbarın kimler tarafından yapıldığım hiç öğrenemedi. sekreter Betül Ayyüce. Çünkü kendilerini. Cumhuriyet Caddesi Merkez Han 163/8 Elmadağ adresindeki yazıhanesine polisler baskın yaptılar. Mali Şube'ye getirmişlerdi! Olay anlaşıldı. 10 Kasım günü. Büroda bulunan. Behçet Cantürk'ün. Lice'ye telefon ettim. Smith Wesson bir tabanca ile 9 adet mermi buldular. kilosu 800 bin liraya anlaştık. Yamsan şirketinin müdürü Sami Akdağ. 217 kilo eroin yakalanmasının nedeni de jandarmalara yapılan ihbardı. Bazmorfinin kilosunu l milyon 300 bin liradan. zengin ve ünlü olmuştu.

kesinlikle yok deyin. Fettah . Abdülkadir Takan. Konu önce basına. adamlarının Haşhaş'tan 400 milyon lira alacaklarını istemeye gittiklerini söyledi. Silah ruhsatı sahte çıkmıştı. Şakin olmaya çalışıyordu. Behçet Cantürk. "Önemli bir mesele değil. O günlerde döviz işlemleri çok sıkı kontrol ediliyordu! Korktu. Halim Civelek. Olayın ucu Emin Görpe'ye verdiği 100 milyon TL tutarındaki marklara kadar ulaşmıştı. yardımcıları Abdülkadir Takan ve Fettah Cantürk ile birlikte. İstanbul Üniversitesi Diş Fakültesi Dekanı Profesör Gürbüz Öztürk'e. Fuat Buluttekin adındaki şahıs 3 kilo esrarla yakalanmış ve uyuşturucuyu Behçet Cantürk.Herko İplik Fabrikası ile Maltepe İplik Fabrikası sahibi Ömer Haşhaş 400 milyon tutarındaki borcunu ödeyemeyince. Fettah Cantürk tarafından tehdit edilmişti. benim bir ilgim olup olmadığımı sorarsa. Sorgusu tam 46 gün sürdü. Üstelik. örgütlerle ise hiçbir yakınlığı olmadığını söyledi. İkisi de gözaltına alındı. silahın dedesine ait olduğunu. Avukat Saffan Mindivanlı aracılığıyla. Abdülkadir Takan'dan aldığını söylemişti. Gürbüz Öztürk) döviz işleriyle ilgili olarak polis. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne kocasını ziyaret için gelen. Yanıldı. Polis. İsviçre'de göz ameliyatı olması için 5 milyon TL karşılığında 50 bin frank vermişti. Lice depremi sonrasında enkaz altından çıkardıklarını anlattı. sonra da Mali Şube'ye yansımıştı. 5 Ocak 1984 tarihinde mahkeme önüne çıktı. Behçet Cantürk'e yöneltilen soruların niteliği de değişmişti: Sarı Avni'yi. Behçet Cantürk'ün adamı Halim Civelek ve Bedros Demirciyan'ın evlerine operasyon düzenledi. 8 Eylül günü İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik şubesince düzenlenen bir operasyonla." İş büyüyordu. Türk parasının kıymetini koruma kanuna muhalefet ve en önemlisi uyuşturucu madde kaçakçılığıyla suçlanıyordu. Sarı Avni ile sadece arkadaşlık ilişkisi. 21 Kasım'da teslim oldu. Ermeni örgütü ASALA'yı ve DDKD'yi soruyorlardı! Şaşırmıştı. başı yine 1567 sayılı kanunla (döviz suçu) derde girecekti. Fettah Cantürk. Bu da duyulursa. silah bulundurma kanuna muhalefet. Emniyetteki dostlarından. Behçet Cantürk polise. Halim Civelek'in eşi Yasemin ile birlikte. Tehdit olayının ise abartıldığını. Behçet Cantürk gözaltından hemen çıkacağını düşünüyordu. Arkasından 306545 nolu silahın ruhsatını gösterdi. evrakta sahtecilik. Bedros Demirciyan. Ödünç para verme kanununa muhalefet. Yaşar Demirel. hallederiz" güvencesini alan Behçet Cantürk. Yaşar Demirel. Kartal Küçükyalı Tren İstasyonu'nun tam karşısında bulunan Yalı Restaurant'ta. Halim Civelek'in evinde de bir tabanca bulundu. avukat Mindivanlı'ya not gönderdi: "Hocanın (Prof.

"medya terörüne" maruz kalıyordu. hakimlere ise 3. tabancanın kendisine ait olduğunu söyleyince. Behçet Cantürk. Borç olayının boyutları kısa bir sürede çok büyümüştü. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı. Türkiye'deki bütün Ermeniler ASALA militanıydı! Bagos ve İncik'in torunu. Kolordu İstihkam Şube Müdürlüğü'nde. 13 Ocak 1984 tarihinde görevsizlik kararı verdi. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Ermenilere saldırıyordu. Fettah Cantürk ve Halim Civelek. Behçet Cantürk'le çekilmiş fotoğrafları basında yer alıyordu. Birkaç saat içinde serbest bırakılacağını düşünen Behçet Cantürk. Fettah Cantürk.Cantürk ve Halim Civelek'in avukatlığını Medet Serhat yapıyordu. Bir kısım basına göre. İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Balâ'yla birlikte Çekilmiş fotoğraflarının. ASALA'nın terör eylemleri nedeniyle. 1983/KAÇ. Avukatlarının iyi savunmasına rağmen tutuklanmaktan kurtulamamışlardı. İki bin beş yüz yıllık Anadolulu Ermeni. "Devletin Siyasi veya Mali veya İktisadi veya Askeri veya İdari güvenliğini bozacak nitelikte" suçlar işlediklerini ileri sürerek.5 milyon lira rüşvet vermişti! . İstanbul Sıkıyönetim Komutanına verildiği dedikoduları kulaktan kulağa yayılıyordu.. üzerine demir parmaklıklar kapatılıyordu. Neler yazılıyordu neler: Behçet Cantürk. Behçet Cantürk 17 Şubat 1984 tarihinde tahliye edildi. Ancak.. Askeri Savcılık. 30 Aralık 1983 gün ve AD. "Baba" lığını göstermişti. Mamak Askeri Cezaevi'nde fazla kalmadı. Yaşamında üçüncü kez.355 sayılı soruşturma emri ile sanıkların davasına. Behçet Cantürk de bu "medya teröründen" nasibini alıyordu. Fettah Cantürk. Basın. 50 gün sonra saçları kesilmiş. Askerliği bitince de hemen yanına alarak. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı. Ankara Mamak Askeri Cezaevi'ne gönderildiler. Behçet Cantürk'e karşı kendini hep borçlu hissediyordu. Albay Ali İhsan Cesur'un komutasında rahat bir askerlik yapmıştı. Onun sayesinde 1981 yılında. Hatun'un oğlu. Narkotik Şube Müdürü Uğur Gür'ün (Daha sonra Bolu Emniyet Müdürü). Cezaevinden çıkarken de cebine 50 bin lira koymuştu. serbest bırakılması için MİT'e l milyon lira. 3. davaya Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi'nin bakması gerektiğini belirtti. MÜŞ. tek tip cezaevi kıyafetiyle Mamak Askeri Cezaevi'nin yolunu tutmuştu. uyuşturucu madde kaçakçılığının nasıl ve ne surette yapıldığının bilgisi ve delili olmadığı için soruşturma dosyasını İstanbul Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı'na gönderiyordu. poliste bulunan raporlarının her sayfasına milyonlar veriyordu! Gözaltına alındığında.

Ankara'ya getirilerek. Cantürklere. Güneş. ayrıntılı bir ifade verdi: "1943 yılında Lice'de doğdum." Diyarbakır Cezaevi'nde bulunan Abdülcebbar Doğru. Selahattin Delidere 20 Şubat 1984 günü teslim oldu. Ve teslim olur olmaz işkenceye alındı. "Sen Ermenisin. tekzibi yayımlamayınca gazeteyi satın almaya kalkıştı!. kızgın bir halde müdürüne dönerek. Şoförü Yaşar Demirel'e. Malları İranlılar'dan alır. Arazimiz vardı. 1979 yılından 1981 yılına kadar. Kardeşi Sabit Cantürk. Başından geçen herşeyi en ince ayrıntılarına kadar anlattı. 11 Şubat 1984 tarihinde yakalandı. Hocasından ders aldı: "Kimyagerliği" öğrendi. Diyarbakır'a göçtü.. Sonra hemşehrileri Abdülcebbar Doğru ile çalışmaya başladılar. Abdülcebbar Doğru. babam tarımla uğraşırdı. Geçinemedi. Ancak kimse ağızını açıp birşey demedi. Tedirgindi. 1975 yılında Sultanahmet'deki evinde çıkan yangında eşini ve 16 yaşındaki tazını kaybetti.. Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek'ten işkence yapılmayacağı güvencesini aldılar. incik. "Behçet Cantürk. Ri'zeli Sarı Avni'ye gönderir. Laleli'ye taşındı. boncuk . Birkaç gün sonra Yaşar'ı telefonla arayıp.. Terziydi. senin yüzünden herkes beni de Ermeni sanıyor. SELAHATTİN TESLİM OLUYOR Osman Nuri Mutlu. Bu nedenle yaptığı hareketin ne kadar hatalı olduğunu bilmiyordu: Hemşehrisi Selahattin Delidere'den teslim olmasını istiyordu. "Profesör" ün ürünü eroinleri. Günlerce süren bu işkenceler sonucu. Diyarbakır Renk Pavyon'da tartıştığı garsonu. Önceden eroinlerini ben ve İzzet Gündüz Sarıyar yapıyorduk. Ermeni olduğu mutlaka belirtiliyordu. Yazıhanesine gitti. 40 günlük iken annem Emine vefat etmiş. beğendin mi" deyip gönlünü aldı. Avukatı Medet Serhat aracılığıyla Güneş Gazetesi'ne tekzip gönderdi. bunun hesabını kesin" dedi. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı ekiplerince sorgulandı. toplam 8 parti iş yaptığını itiraf etti! Behçet Cantürk'ün bu sorgulamalardan haberi yoktu. Türkiye'nin en büyük sevkıyatını yapar. Ben Türk'üm Türk" diye bağırıp. 1935 Kastamonu Tosya doğumlu. 1964 yılında eşim Mesude Yeltekin ile evlendim. 1958 yılından 1961'e kadar Diyarbakır'ın değişik semtlerindeki fırınlarda çalıştım. 7. Bürodaki herkes şaşırmıştı. İstanbul'a taşındı. turistlere satmaya başladı. Diyarbakır'dan aldığı bir haber canını iyice sıktı. Acısını unutmak için çevre değiştirdi. Babam bir yıl sonra Fahriye Yeltekin ile evlendi. "Profesör" İzzet Gündüz Sarıyar ile tanıştı. "Sami Bey. Diyarbakır pazarında kaçak elbise.Adının geçtiği her haberde. "Nasıldı numaram.65 mm çaplı Astra marka tabancasıyla öldürmüştü! Öfkelenmişti.

"1979 yılında Cantürkler orta halli kişilerdi. 20 adet eroin paketini cemseye yükledik. Hacı Fikri Canpolat'ın Ankara'da tanıştırdığı Samsunlu Fahri Bank aracılığıyla. Ondan sonra Mardinli kaçakçılardan aldığım halıları ve ev eşyalarını satmaya başladım. işi anladım. 5 Mayıs 1977 tarihinde binlerce mermi ve tabancalarla yakalanan.satıyordum. Behçet Cantürk. "İlk silah kaçakçılığımı 1972 yılında. Şoför Hocaoğlu karoserin altındaki zulalı çekmeceyi çekti. Çok korktum. Kendisi Behçet Cantürk'ün uyuşturucu madde kaçakçılığı olaylarında yanında ve adamı pozisyonunda çalışmaktadır.İran ve Suriye'ye götürüyordu." SUBAY GİYİMLİ BİRİ "Behçet Cantürk'e.65 mm çaplı Çek ve Lama marka tabancaları. Samsunlu Ali Açmak ve Trabzonlu Ziya Çavdar'la tanıştım. silah ve mermi kaçakçılığından arandığımı. Ancak hemşehrilerim sakindi. Selahattin Delidere'ye Cantürkler'i sormaya başladılar. O sırada yanımıza askeri cemse yaklaştı. bana güveni sonsuzdu. . "Firarda olduğum 1982 yılında İstanbul'da Mehmet Han Kozat ile karşılaştım. Cemsenin şoför mahallinde asker giyimli iki kişi vardı. 1974 yılında. Behçet Cantürk'ün hisse verdiği kaçakçılık olayının baş mimarı Selahattin Delidere'ydi. 'Malları çıkaralım' dedi. Silahları Nusaybin'de Hacı Ahmet Kop'a sattık. sorgu yön değiştirdi. uzaktan akrabam Hacı Fikri Canpolat'la yaptım. 'Küçükköy semtine kamyon içinde mal gelecek. "Mehmet Han Kozat ile ticari bir taksiye binerek eroin bulunan kamyonun yanına Küçükköy'e gittik. Bulgaristan'dan gelen. Beni yanına aldı.00 idi. Polisler. Behçet Cantürk adını duyunca. O da silahları Irak. Bu işe birçok kişi hisse vermişti. Ben silah işlerine baktığım için onlarla fazla bir yakınlığım yoktu. 600 bin lira karşılığında satın aldık. maddi olarak kötü bir durumda olduğumu söyledim. dondum kaldım. 1964 yılında Konya'dan askerliğe elverişli değildir raporu aldım. Liceliler'de çe-kememezlik vardır. denizyolu ile Samsun kıyılarına çıkartılan 150 adet 7. Mehmet Han Kozat bizden ayrılıp Karaburun tarafına gitti. Müteahhitlik yapıyorlardı. bin Lama marka tabanca. 1976 yılında uyuşturucu kaçakçılığına başlamıştı. Tahmini saat 21. Aradan kısa bir zaman geçti. Mehmet'le birlikte indirin' dedi. İfadesine göre. Maddi durumları benden kötüydü. 5 kiloluk ilk torbanın askeri branda ile kapalı cemsenin arka kasasına konmasıyla. Ford marka kırmızı kamyonun şoförlüğünü. bin Çek ve Lama marka tabancayı aynı şekilde alıp sattığını söylüyordu. 285 bin tabanca mermisi. 1973 yılında 250 bin tabanca mermisi. memleketten tanıdığım Halil Hocaoğlu yapıyordu. Bazı aileler kaçakçılıktan zengin olunca herkes yapmaya başladı. Hemşehrisi olmam ve daha önce birlikte birkaç kez silah kaçakçılığı yapmamız nedeniyle. 10 dakika sonra döndü." Selahattin Delidere sayfalar tutan ifadesinde. Behçet Cantürk kaçakçılık işlerine 1979 yılında girdi. Zaten beni İstanbul Taksim'deki Divan Oteli'nde Behçet Cantürk ile Mehmet buluşturdu.

Özdiyarbakır Seya-hat'ta buluştuk. Bir ay sonra Behçet Cantürk ile Divan Ote-li'nde buluştuk. 30 kilo eroine ihtiyaçları olduğunu söylediler. "Askeri cemsenin ne olduğunu Mehmet Han Kozat'a sordum. Diyarbakır Postanesi'ne bir bekçi ile gittik. O da birgün sonra uçakla İstanbul'a geldi. 17 Temmuz 1981 tarihinde Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne giderek teslim oldum. Lice'de 200 kilo eroin yakalandığını radyodan dinlediğini. Behçet Cantürk'e cesaret edip hiç soramazdım. Liceli Abdulvahap Çarık ve Rıza Zingil. Biz de yine Mehmet Han Kozat ile birlikte taksi tutup Topkapı semtine geldik. Hemen İstanbul'a gelmesini söyledim. "İstanbul'dan Diyarbakır'a. heyecanlı heyecanlı anlattı. "Ankara'da bulunan Mehmet Emin Baybaşin'in yanına gittim. Yakalanan mallar içinde. firar ettim. Bana 5 milyon TL verdi. "M. Ancak Diyarbakır'dan bir türlü telefon gelmedi. "Silah kaçakçılığında beraber çalıştığım Ali Açmak ve grubu yakalanınca hakkımda ifade verdiler. Mahkemelerim hakkında bilgi vermek için beni Ankara'ya çağırdı. Eroinin imal doktorları Rıza Zingil ile Mehmet Han Özer'mis. Kilo başına Mehmet Emin 200 bin. çünkü ajanlık yaptığımı sanabilirdi. "Ankara'da Özdiyarbakır firmasına uğradığımda Hacı Kasım Cantürk ile karşılaştım. Hacı Kasım. olduğunu hâlâ öğrenemedin mi" dedi. Ankara'dan silah kaçakçılığı ile ilgili dosyam istendi. Daha sonra planladığımız gibi bekçinin yanından ayrılıp. Beraber Fındıkzade'deki Karagül İşhanı'ndaki kahvede İbrahim Çalışkan ve Reşit Alpan'ı. Bulabileceğimi söyledim. Emin Baybaşin teklifi kabul etti. Yakalanan malların büyük bölümünün Behçet Cantürk'e ait olduğunu. Sarı Avni aracılığıyla Sicilyalılar'a satılan 100 kilo maldan benim payıma 7 milyon lira düştü. 5 milyon lira da kaparo verdim. Bu kez ben 2 milyon da hisse vermiştim. Atlayıp gittim. "1983 yılının onuncu ayında. 'Böyle soruların ne kadar gereksiz . Mehmet Emin Baybaşin'e telefon ettim."Sevkıyat esnasında Behçet Cantürk kül rengi Mercedesi ile bulunduğumuz yerden yavaş bir hızla 3. Mehmet devam etti. Uçağa binip Diyarbakır'a gitti. bizim 30 kilo eroinin de olduğunu söyledi. Baybaşin gelişmeler hakkında bilgi verecekti. bazmorfini İran'dan almışlar. Van'dan alınıp. "Behçet Cantürk ile 1982 yılında son bir iş daha yaptık. askeri cemse Karaburun istikametine doğru hareket etti. Aranmaya başladım. Asitanhidrit maddesini Şehmuz Büzük Gaziantep'ten alıp Lice'ye getirmiş. Ankara'dan gelen soruşturma dosyamı almak bahanesiyle. Baybaşin ile tanıştırdım. Suçumun ağır olduğunu söyleyen bazı Emniyet yetkilileri ile benim kaçmam gerektiğine karar verdik. Hemen Diyarbakır'daki Özdiyarbakır Seyahati arayarak bilgi aldım. Mehmet Emin Baybaşin'den öğrendim. Bana sert bir şekilde. l Ağustos günü. Aradan bir hafta geçti.4 kez geçti. Yanında subay giyimli biri vardı! "Yükleme işi biter bitmez. . ben ise 100 bin kazanacaktım. 'Göçmen' lakabı ile bilinen İbrahim Çalışkan ve Urfalı Reşit Alpan beni bularak. Ben taksiden indim. Topkapı'da. daha önceden uyuşturucu madde kaçakçılığı ile uğraşan. Aynı gün Urfa'ya avukatım Lami'ye telefon ettim.

Mardin'de MİT Bölge Müdürlüğü görevine getirildi. İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Faik Türün'ün emrinde çalıştılar. muhabere subayıydı. hiç düşünmemişti. hemşehrim müteahhit Vekin Aktan ile Maltepe'de bir lokantada buluştuk.. İşkencelerden kurtulmuştu. 1980 yılında Bulgaristan'a gönderildi. 17 Mart 1984 tarihinde bitti. Avukat Ekinci. amirim" dediği Hiram Abas'la birlikte. 1975 yılında. Mehmet Eymür. 1938'te Dersim isyanının bastırılmasında aktif bir görev aldı. Ziverbey Köşk'ündeki işkenceli sorgulamalara. 1940 yılında. 1943 yılında İstanbul'da doğdu. Şansı yardım etti. Kent Oteli'nde Behçet Can-türk ve avukat Tahsin Ekinci ile yemek yedik. Bu arada.. bana yardım edeceklerini söylediler. Ankara Maarif Koleji'ni ve İktisadi ve Ticari İlimler Yüksekokulunu bitirdi.. Ben de 20 Şubat günü saat 09. Onlar da emniyette tanıdıkları olduğunu. Hiram Abas "kan davası" için görevlendirildi. kendini ispatlamaya kalkışacaktı. ağabeyim. Behçet Cantürk de teslim olmamın iyi olacağını belirtti. sıkıyönetim ve kaçakçılık dairesi yetkilileri ile temas kurduğunu. oradan cezaevine gönderilirken. Öldürülecekti. 6 Ocak 1983 tarihinde Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) bünyesinde "Kaçakçılık İstihbarat Dairesi" kurulmuştu. kendisine çok benzeyen bir Bulgar yüzbaşısı öldürüldü! Apar topar Türkiye'ye döndü. MHP'lileri bu kez Ermenilere karşı tetikçi olarak kullanmaya başladı. teslim olmam gerektiğini söyledi. damadı MİT görevlisi Erkan Gürvit aracılığıyla Hiram Abas'ı Köşk'e çağırdı. .30'ta teslim oldum" Selahattin Delidere'nin sorgusu 25 gün sonra. ANKARA HAREKETLİ Behçet Cantürk Ankara'daki gelişmelerden habersizdi. 2 ay sonra cezaevinden alınıp tekrar işkenceli bir sorgulamadan geçirileceğini.. Kaçakçılık dairesine teslim olacaktım. Ulaş Bardakçı'nın öldürüldüğü Fındıkzade ve Mahir Cayan ile arkadaşlarının katledildiği Kızıldere operasyonlarına katıldı. Ancak "Türk casusu" olduğu ortaya çıktı. Kimdi Mehmet Eymür? Babası Mazhar. İlk başlarda pasif kalan daire.. İlk görevi takip ve gözetlemeydi. dönemin istihbarat teşkilatı Milli Emniyet Hizmeti'ne girdi. 18 şubat 1984 günü Ankara'ya geldim.. Polis ifadesinin altına parmak bastı. Mehmet Eymür. Bulgaristan'da Türk kaçakçıların içine sızdı. Ankara'da MİT Bölge Daire Başkanlığı Takip Şube Müdürü oldu. "Allah'ım sana şükürler olsun" dedi. Teslim olmaya karar verdim."3 yıl sonra artık kaçmaktan bıkmıştım. oradan hemen savcılığa gönderilecektim. Devlet. Savcılığa. Karşılığı verilmeliydi. 1982'de Kenan Evren. Ermeniler üst üste Türkiye'nin dış temsilciliklerinde görevli memurları öldürüyorlardı. Mehmet Eymür'ün birimin başına gelmesiyle. Daha sonra akrabam Nizamettin Laçin. 23 yaşında MİT'e girdi. Zaten çevremde herkes teslim olmamı istiyordu. 12 Mart 1971'den sonra "dostum.

Üstelik Ankara polisi de. MİT ile polis teşkilatı ilişkisi hiç bir dönemde iyi olmamıştı.Mehmet Eymür ekibi. .) Abuzer Uğurlu Mamak Askeri Cezaevi'ndeydi.152711 sayılı yazısı. sadece Başkan Yardımcılığı makamı vardı.84 SYNT. Kısa bir süre sonra terfi etti. Bulunması kolay oldu! Dündar Kılıç ve Behçet Cantürk'ün yakalanması için İstanbul polisine haber bile verilmedi. Bu nedenle Eymür. İşl. 9 Şubat 1984 tarih ve 01. sayılı yazısı. İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı ve İstanbul Valiliği'ne özel emir vererek. Mehmet Eymür beklediği fırsatı buldu. "harekete geçmek için en uygun zaman" diye düşünüp. Daire Başkanlığı'nın henüz başkanı yoktu. Telefonla büroyu aradı. İstanbul'a karşı MİT ile ittifak halindeydi. Mehmet Eymür. Sekreter Betül Ayyüce'nin sesi titriyordu. Birbirlerini hiç sevmiyorlardı. Ankara'dan özel bir ekip İstanbul'a gitti. Arkasından Behçet Cantürk'ü. Ünal Erkan. "Kaçakçılık İstihbarat Şube Müdürlüğü"ne tayin oldu.. telefonu kapadı. Türkiye Cumhuriyeti'nin 45'inci hükümetini kuran Başbakan Turgut Özal'a kendini göstermek istiyordu.Ancak bu görevinde fazla kalmadı. Ancak sağlık raporu alıp Adli Tıbba onaylatarak cezaevine girmekten kurtuluyordu. Hilton Oteli'ndeydi. Behçet Cantürk ve Abuzer Uğurlu'nun MİT tarafından sorgulanması için izin istedi.. 7130102.10. Özellikle son yıllarda Hiram Abas.02. Önce Dündar Kılıç'ı gözaltına alıp Ankara'ya getirdiler. birkaç saat önce Diyarbakır'dan. (MiT'in. BÜRODA İNTİHAR Tarih 30 Nisan 1984. Yoktu. havaalanından alıp eve götürmüştü. Koor. Mehmet Ağar. Tayyar Seven.. Dündar Kılıç'ın infaz işleminin yapılmasını emrediyordu. İstanbul polisinin başında bulunan Şükrü Balcı. birimin başına geçti. Dündar Kılıç.) MİT'in isteği Genelkurmay Başkanlığınca uygun bulundu. (20 Şubat 1984 tarih ve İsth.11. Emir bir türlü yerine getirilemiyordu. "kuması" Dilek'e misafirliğe gelen Hidayet'i. "Arayan var mı?"diye sordu. Haber gönderdi: "Yaşar yanıma gelsin" diye. Dündar Kılıç'ın yıllar önce aldığı bir mahkûmiyet kararı vardı. Genelkurmay Başkanlığı'na başvurarak. Şoförü Yaşar Demirel. Svl. Ankara'da Kontrespiyonaj Dairesi bünyesinde kurulan. Orhan Uzeller ile amansız bir çekişme halindeydi. Cevdet Saral. Mehmet Eymür..254/214177. Başkan Yardımcısı oldu. Fazla birşey söylemedi. Cumhurbaşkanlığı.

üzerinde Chemitank yazılı içinde sıvı bulunan şişe çok dikkatlerini çekti. Sekreteri Betül'ün sesi tuhafına gitmişti. Salona girip. Borçlanarak araba parçaları almıştı.. Gelen Suzi Saraçyan'dı. Behçet Cantürk avukatının telefonu üzerine rahatladı. kızı Hazal'ı kucağına aldı. camın kenarına gelip. Medet Serhat'a büroda merak edecek birşey olmadığını. Behçet'ten anahtarı isteyip 34 L 7666 plakalı Mercedesi de aradılar." Medet Serhat. oto tamirciliği yapıyordu. Mutfakta. Hidayet'e "hoş geldin" deyip. Birşey anlamadı. bana hemen haber ver. elini başının üzerine koyacaksın. Şaşırdı. Kısa konuştu. eğer içeride polisler varsa. Dilek kapıyı açtı. polis olduklarını belirterek. "Medet. Avukatı Medet Serhat'ın. Suzi hemen konuya girdi. İki saat sonra kapı çalındı. Birlikte büronun bulunduğu sokağa gideceğiz. Kasetleri de gözaltına aldılar. diğerini. Eve gitti. büroda garip şeyler oluyor. eve gelip kendisiyle görüşmek istediğini söyledi. büroda tuhaf bir durum var. Yaşar Demirel arabadan indi. oteldeyim. Akile Dilek Alev'i evde bıraktılar. Sultanahmet'teki bürosunun numarasını çevirdi. Behçet Cantürk'ün kendilerine maddi olarak yardım etmesini istiyordu. "Yaşar. Hidayet Kaşan'ı da emniyete gelmesi için davet ettiler. Sen yazıhaneye gireceksin. Karşısında hiç tanımadığı 10. Teyze kızını salona aldı.Yaklaşık iki saat sonra Yaşar Demirel Hilton Oteli'ne geldi. "Peki gel" dedi. Sormasıyla birlikte hepsi içeri doluştu. Sami Akdağ ile konuştuklarını aktardı. Hızla fırlayıp telefonu açtı. Çocuklarla oynamaya başladı. Tabii tek başına değil. Büroyu ara. Uyuşturucu bulduklarını düşünerek termosa ve şişeye el koydular. En öndeki kimliğini gösterip. Otele döndü.11 kişi vardı. Şirketin Müdürü Sami Akdağ telefona çıktı. bir konuyla ilgili olarak bizimle geleceksiniz" dediler." Büronun bulunduğu Elmadağ'a geldiler. eve "karakol" kurulmuştu. Ancak aldıkları paranın faizi çok artmıştı. Yanına beş polis bırakarak. Telefon çaldı. Medet Serhat. termos içinde 12 adet Lupidon GSC yazılı ampuller ile bir adet. "Behçet Bey. Aradan yarım saat geçti ancak Yaşar Demirel pencereden gözükmedi. Behçet Cantürk'e. 141 07 92 numarayı çevirdi. Ama Suzi çok ısrar ediyordu. . Dinledikleri kasetlerden birinin sözlerini anlamamışlardı. Avustralya'ya yerleşen teyzesi Ofsana'nın kızı Suzi Saraçyan. Dilek ve Hidayet mutfakta akşam yemeğini hazırlıyorlardı.. ortalığın sakin olduğunu söyledi. "Behçet Bey evde mi" diye sordu. Gelmesini istemiyordu. ödeyemiyorlardı. Bu arada evi aramaya başladılar. Suzi'nin sözünü kapı zili kesti. Elmadağ'daki büronun 141 65 36 numarası meşgul çıkınca. Eşi.

Kendini düşünmüyordu. büroda "karakol" kurmuş polisleri görünce. Ancak ilk iki rakamı dikkatini çekmişti: 06. Müdür Sa mi Akdağ. "Merak etmeyin hanımefendi birkaç saate kadar dönerler" dedi. Arkadaşı Burhan Beskisiz. 2 Nisan 1984 tarihinden beri aranıyordu. müdür Sami Akdağ ile sekreter Betül Ayyüce de vardı. Fakat Ankara'dan gelecek bir ekibin kendisini gözaltına alacağını hiç hesaba katmamıştı. 5 Nisan 1985 tarihli 2 milyon 100 bin lira değerinde bono. Behçet Cantürk'ün sekreteri Betül Ayyüce de Emniyet'e davet edildi. altı polisle birlikte büroda bırakıldı. Başkomiser Ahmet Geçer ve 11 polis eşliğinde. Üzerinden çı kanları zimmete kaydettiler. Hidayet Hanım. Yaşadıkları Behçet Cantürk'ü hiç şaşırtmadı. Ancak kendisini gözaltına alan bu polisleri daha önce hiç görmemişti. İstanbul ili Yapı Kredi bankası Şubesine ait 5 milyon lira değerinde 394532 numaralı hamiline çek. evde "karakol" kurulacağının daha farkına varmayan Akile Dilek Alev polislere. 284 bin lira nakit para. Behçet Cantürk'ten izin isteyip büroda arama yaptılar. Ancak İstanbul'da rahattı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü 1. eşi ve sekreteri. Polisler. tek kişilik bir hücreye hapsedildi. .(11) Polisler bürodan sadece çekleri almadılar. Hidayet. Şubeye götürüldü. Betül. İşyerine de "karakol" kurulmuştu. Hidayet Kaşan ve Betül Ayyüce de ayrı ayrı hücrelere kondular. Behçet Cantürk. apar topar Ankara'ya götürüldü. ayakkabı bağını aldılar. Behçet Cantürk ve eşini aşağıya indirdiler. "Buyrun gidelim Behçet Bey" dediler. Üzerinde deri mont olan sivil polis. Arama tutanağına aldıklarını kaydettiler: * Bir adet Türk Ticaret Bankası Fethiye Şubesine ait 57 bin 300 lira değerinde 828541 numaralı hamiline çek. Tam kapıdan çıkarlarken. Başkent'e giderken Behçet Cantürk'ün yüzü çok asıktı. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Hareket Daire Başkanlığı Mali Şube Müdürü Faruk Metin. Zaten şubedeki polislerin çoğunu tanıyordu. "Ne zaman dönerler" diye sordu.00'ü gösterirken. Siyah renkli Renault marka otomobile bindirilirken.. Otomobil Ankara plakalıydı! Elmadağ'daki büroya gittiler. Behçet. kocasının yanında Emniyet'e gitmek için hazırlandı.) Diyarbakır Töbank Şubesine ait 2 milyon değerinde 093078 numaralı Behçet Cantürk adına çek. 8'inci kattan atlayarak intihar etmişti!. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk'ün gözleri arabanın plakasını takıldı. Üzgündü. Saatler 23. Polisler çok kibar davranıyorlardı. kemerini. (1984'de l dolar ortalama 350 TL idi. Kravatını. Tam okuyamadı. Behçet Cantürk ceketini ve pardösüsünü giydi. Borçlu Zeynel Dündar tarafından Behçet Cantürk adına verilen. Büroda. kızı Hazal'ı eve bırakıp.Evde arama bitmişti.

"Behçet Cantürk" yazısıydı. Birşey anlamadı. Haydarpaşa Numune Hastanesi'nde diş protez teknisyeni olarak çalışıyordu. birinci hamur kâğıda basılmış. senden daha sonra alacağım" dedi. "Paketi iyi bir yere saklandın mı" diye sordu. Uçuk pembe renkli. üzerinde İngilizce yazılar bulunan. Polislerin evine gelip evrakları bulacağından korktu. arka arkaya sıralanan bu sorulan so-ğukkanlıkla yanıtladı: "Nizamettin Bey. 60 adet kâğıt vardı. Burhan Beskisiz'in cenazesinde bir araya geldiler.. Eniştesi Burhan Beskisiz'in intihar ettiğini öğrenen Abdulbaki Maltaş. Aynı soruları ben de sordum.. Evrakları paketleyip. Abdulbaki Maltaş eve döndü. İstanbul Emniyet Müdür Muavini Tayyar Sever'in yanına gittim. Mehmet Tahir Canpolat... merak etmiş paketi açmış. Abdulbaki Maltaş ile Mehmet Tahir Canpolat. Telaşla evine gidip paketi aldı. Beco'yu kim gözaltına aldı? Beni de soruyorlarmış. Behçet Cantürk. Bana söylediği. akrabası olan Abdulbaki Maltaş'ı yanına çağırdı Abdulbaki Maltaş'a. . Üzerlerinde İngilizce yazılı değerli kâğıtlardan tek okuyabildiği. Aldığı yanıt karşısında dondu kaldı.5 yıl önceydi. Karısının ve çocuklarının göremeyeceği bir yere. 7 Mayıs 1984. 1. Burhan Beskisiz ile evliydi. yine aynı yerine koydu. "Behçet Cantürk" adını görünce korkuya kapılıp.BELGELER YAKILIYOR 36 yaşındaki Abdulbaki Maltaş Silvanlı'ydı. İstanbul polisine de birşey söylemeden. evrakları banyo kazanında yakmıştı!. Birkaç gün geçti. Meraklanmıştı: Pakette ne vardı? Evde eşinin ve çocuklarının olmadığı birgün paketi açtı. ne oldu. Ablası Asiye. "bunu iyi sakla. Bunu sakla ve kimseye de bu konuda birşey söyleme" diye tembihledi. Paketi vererek. Valla onlar da merak ediyor. gidip Behçet Beyi gözaltına almışlar. Birgün sonra. Koşa koşa akrabası Mehmet Tahir Canpolat'ın Tuzla'daki konfeksiyon mağazasına gitti. polislerin Ankara'dan geldiği. 6 kardeştiler. kâğıda sarılarak rulo yapılmış bir paket verdi "Burada benim için çok önemli evraklar var. Maltaş. Neler oluyor Medet Bey?" Avukat Medet Serhat. endişeye kapıldı. kütüphanesinin üst rafına paketi koydu. Onların da fazla bilgisi yok. "ANKARA POLİSİNİN İŞİ" Nizamettin Cantürk telefonda heyecanlı heyecanlı soruyordu: "Medet Bey.

Polisler. * l adet pırlanta ve beyaz altınla işlenmiş gerdanlık.. Polislerin elinde. Akile Dilek Alev'in. * 22 ayar beş bilezikten oluşan Adana yapısı burma bilezik. 4 Mayıs 1984 tarihinde birkez daha geldiler. * Top şeklinde altından bir çift küpe. Gerçi evrakları yakmışlardı ama şimdi evlerinde. İstanbul Paşakapı Cezaevi'nde gardiyandı. Büroda bulunan sivil polisler tarafından gözaltına alındı.. MÜCEVHERLER. Bu arada Behçet Cantürk'ün Elmadağ'daki bürosundaki "karakol" her geleni gözaltına alıyordu. l adet aynı özellikte yüzük ve l adet aynı özellikte bilezik. aynı binanın alt katında bulunan Ziraat Bankası'nda 2591 sayılı şahsi kasası vardı. . 6 Haziran 1984 tarihine kadar 3 ay vadeli tasarruf cüzdanı. Sonra misafirleri kayıplara karıştı. Aşağıya inildi." Nizamettin Cantürk. Behçet Cantürk'ün yanında çalışan Halim Civelek'e.Oturup beklemekten başka yapacağımız birşey yok. Banka yetkilileri kasayı açıp içinde bulunanları beyaz bir çanta ile getirdiler. Elmadağ'daki büroda verilmek üzere cezaevi arkadaşı Fuat Şaşmaz'dan mektup getirmişti.. bir parmak kalınlığında birbirine geçmiş iki şerit halinde bilezik. Ev sahibi Canpolatlar da korku içindeydiler. kasanın açılmasını. evraklardan daha tehlikeli kişiler vardı. Konukları üç gün kaldı. * 2 adet 22 ayar çocuk bileziği. içindekilere el konularak. * Neval isimli ayan belli olmayan altın çocuk künyesi. Behçet Cantürk'ün Bağdat Caddesi Erenköy Zincirli Köşk Sokak 310/13 adresindeki evine. Mehmet Han Kozat ve Kamil Dakman ile birlikte Mehmet Tabir Canpolat'ın evinde saklanıyordu. Zeki Kirpi. Tesbite geçildi: * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait 111149 sayılı 50 milyon liralık. Zeki Kirpi masum olduğunu ancak üç ayda anlatabildi! ALTINLAR. Zeki Kirpi bunlardan sadece biriydi. * 30 adet 18 ayar tel bilezik. * Zelal isimli 14 ayarlı altın çocuk künyesi. banka nezaretinde bir başka kasaya konulmasını isteyen savcılık belgesi vardı. * 22 ayar.

2 mevduat 817. 20659 hesaptan 426111 sayılı 47 milyon liralık 15 Şubat 1983 tarihli çek. * Bir çift beyaz altın üzerine. * Osmanlı Bankası Ankara Şubesine ait. 75 milyon liralık hesap cüzdanı.7 hesaba ait. 42. * Uluslararası Endüstri ve Ticaret Bankası Karaköy Şubesine ait.007. * Töbank Diyarbakır şubesine ait. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait. 20659 hesaptan 426110 sayılı 40 milyon liralık 11 Şubat 1983 tarihli çek.3 Abdülkadir Takan'a ait.. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait. * 2 metre 18 ayar bakla zincir.l mevduat 5593. . l adet çeyrek yansı altın. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait 111/5591. 360028'den 360050'ye kadar 23 yapraklı çek karnesi. 8960 Gelişim kimyevi maddeler kaşeli 193199 çeke ait. * Osmanlı Bankası Ankara Şubesinin 640.003. * Akbank İstanbul Şubesine ait. 640/569. pırlanta ve siyah taşlı küpe. seri A/1 No: 2590'dan 2600'e kadar 11 yapraklı 108326 hesaba ait çek karnesi. 42. 085151 numaradan 085175 numaraya kadar 25 yapraklı çek karnesi.4 sayılı Behçet Cantürk'e ait. 630/15779 sayılı Behçet Cantürk'e ait. senetler. 5 milyon 300 bin liralık 10 Mayıs 1984 vadeli çek yaprağı. * Yapı Kredi Bankası Beyazıt Şubesine ait. l adet yarım altın. * Ziraat Bankası Harbiye Şubesine ait. 11115/7 hesaptan K 017457 numaradan K 017475 numaraya kadar 19 adet çek karnesi. 12 milyon 750 bin liralık hesap cüzdanı.. Bitmedi. 120 milyon 200 bin liralık hesap cüzdanı. * l adet tura kolye. 086845 numaradan 086850 numara ya kadar 6 yapraklı çek karnesi.* 5 adet çeyrek altın. Kasada çekler.569/4 no'lu hesabına ait. * Şekerbank Beşiktaş Şubesine ait. hesap cüzdanları da vardı: * Şekerbank Beşiktaş Şubesine ait.9 sayılı hesaba ait. 2550 nolu Behçet Cantürk'e ait 236 milyon 47 bin 500 lira bakiyeli hesap cüzdanı.

. 1632. 28 Mart 1984 vadeli Abdülkadir Takan emrine tanzim edilen 20 milyon liralık protestolu senet. Yusuf Yaman cirolu 60'şar milyonluk üç adet senet. . 10422 hesaptan 140270 nolu 6 milyon liralık. Behçet Cantürk alacaklı 85 milyon liralık ayrı ayrı dört adet ipotek belgesi. bila tarihli cirosuz 9 milyonluk senet. 1547/9 sayılı hesap tan Seri A 026303 nolu 7 milyon 500 bin liralık. AYLA HANIMIN EVİ Polisler. Akile Dilek Alev'e banka dışında. 26 Haziran 1983 tarihli çek yaprağı. Akatlar Cebeci Sokak Mutlu Apartmanı 5/1 adresine gittiler. *Yamsan Besicilik ödemeli. "Bir miktar da annemde var" deyince. * İmar Bankası Bakırköy Şubesine ait. 26 Mayıs 1983 tarihli çek yaprağı. * Yamsan Besicilik ödemeli bila tarihli. 1602/15. * Türkiye Emlak Kredi Bankası Malatya Şubesine ait.* Garanti Bankası İzmir Şubesine ait. Behçet Cantürk emrine tanzim edilen 20 Ocak 1984 tarihli vadeli 3 milyon liralık senet. * Mustafa Elik ödemeli. * Anadolu Bankası Çapa Şubesine ait. başka bir yerde ziynet eşyası olup olmadığını sordular. 2 Nisan 1984 tarihli vadeli Abdülkadir Takan emrine tanzim edilen 20 milyon liralık protestolu senet.9 hesap688663 nolu 2 milyon liralık çek yaprağı. hep birlikte annesinin oturduğu. 15 Kasım 1983 tarihli çek yaprağı. Şirin Cantürk Diyarbakır ödemeli. * Yamsan Besicilik ödemeli. 5697/8 nolu hesaptan. * Garanti Bankası İzmir Şubesine ait. 3732/1602. * Yamsan Besicilik ödemeli. * M. Behçet Cantürk adına tanzim edilen 15 şubat 1984 tarihli 500 bin liralık senet. 15 Aralık 1984 tarihli çek yaprağı. Behçet Cantürk alacaklı 3 Kasım 1984 tarihli 7 milyon 135 bin liralık senet.15 nolu 688856 liralık. çek nolu 8 milyon sayılı 3 milyon 500 bin * Yapı Kredi Bankası Beşiktaş Şubesine ait. * Yüksel Bağdaş ödemeli. * Yüksel Bağdaş ödemeli. 085204 tarihsiz ve miktarsız çek yaprağı..3731 hesaptan 688855 liralık.

7 Mayıs 1984 günü. * Üzerinde pırlanta işlemeli. Behçet ve Nizamettin Cantürk. kızının isteği üzerine "Madler" yazılı bir torba içinde. Diyarbakır'daki evlerinde de araştırma yapmak için. evraklara ve paralara ihtiyati tedbir konuldu. . Evde kimsenin olmadığını tahmin etmişlerdi. Yanıt gelmemesine şaşırmadılar. Gözaltına alınmıştı!. Gidiş nedeni ziyaret değildi. Daire numaraları. * l adet altın erkek kol saati ve altın kordonu. * 2 adet üzerinde "BC" yazılı altın kol düğmesi. * l adet pırlanta gerdanlık ve aynı gerdanlığa ait pırlanta 2 adet küpe. Diyarbakır Sıkıyönetim Komutanlığı 2 No'lu Askeri Mahkemesi 'nden izin aldılar. üzerinde yine altın ve pırlanta işlemeli "BC" yazılı Mercedes forslu anahtarlık. Behçet'in 18." 5 Mayıs günü kalktı. Polisler. * l adet üzerinde "BC" yazılı altın pırlanta işlemeli kravat iğnesi. Evrakları ve mücevherleri teslim eden Akile Dilek Alev'in evindeki "karakol. mahalle muhtarı Hüsnü İpekçi ve çilingir Aziz Işık ile birlikte.. önce Behçet Cantürk'ün kapısını çaldılar. aranmaya başladığında. Demir Oteli'nin müdürü Osman Tan.. Dilek Hanım. * 3 adet pırlantalı (bir adeti Zafir pırlantalı altın karışımı.Ayla Alev. büyük harflerle "BC" yazılı 34 S 2666 oto plakası. ziynet eşyalarım getirerek polislere verdi. * l adet siyah taşlı altın erkek yüzüğü. Ofis semtinin Kooperatifler mahallesindeki Avukatlar apartmanında oturuyorlardı. polislerle birlikte İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün yolunu tuttu. bir adeti Zümrüt pırlantalı altın karışımı ve bir adeti Yakut pırlanta lı altın karışımı) köşeli bilezik. Behçet Cantürk'e ait İstanbul'daki yerlerin aramalarını bitkince. Mücevherlere. Bunlar da kaydedildi: * Üzerinde Behçet Cantürk yazılı 14 ayar altın anahtarlık. DİYARBAKIR'DAKİ EVLER DE ARANIYOR Polisler.. * l adet altın bayan kol saati ve altın kordonu. Nizamettin'in ise 19'du. ziynet eşyalarının bir bölümünü "kayınvalidesine" bırakmıştı. Behçet Can-türk.

Nizamettin Cantürk'ün konutu. İkram Ablasına getirip teslim etmişti. Turgut Fidanay.. Nizamettin Cantürk ve eşi Süreyya firar etmişlerdi. ABLANIN EVİNE BASKIN Polis ihbar aldı. l tuvalet ve l banyodan oluşan dairede yapılan aramada. Lice depreminde ölen Abdulbaki Cantürk'ün kızı Mukaddes ile evliydi. Birkaç dakika sonra çilingir kapıyı açtı. İçindekiler Hidayet Kaşan'a aitti. * l şişe martini. yatak odasındaki elbise dolabının üzerindeki kırmızı çanta polislerin dikkatini çekti. kapıyı açmasını söylediler. Ses yoktu. * l şişe Arap rakısı. Evde İkram Fidanay yoktu.. kardeşinin evi gibi "masum" değildi! Evde. 4 oda. Kırmızı çanta açıldı. Zaten. Sonra Nizamettin Cantürk'ün evine geçtiler. 16 Mayıs 1984 günü Behçet Cantürk'ün ablası İkram Fida-nay'ın evine baskın yaptı. Turgut Fidanay babası ile aynı evde oturuyordu. * l adet safir yüzük. bir banka şubesinde emanete alınacaktı. Kayıplara karışmıştı! Evde Behçet'in eniştesi İbrahim Fidanay ve oğlu Turgut vardı. Turgut-Mukaddes çiftinin. Kapı ziline bastılar. . Diyarbakır'daki "ev operasyonları" hemen bitmedi. İçinde mücevherler ve kıymetli evraklar vardı. "suç teşkil eden bazı tehlikeli mallara" el konuldu: * 7 şişe viski.Çilingir Aziz Işık'a. Behçet Cantürk yakalanınca. Mücevheratların listesi şöyleydi: * Bir çift safir küpe. çantayı en güvenilir kişi olarak bildiği. Kırmızı çanta içinde bulunanlar. Nizamettin'in eşi Süreyya. l salon. * 2 şişe kanyak. "suç teşkil edecek bir alete ve kıymetli eşyaya rastlanmadığı" tutanağa geçirildi. * 3 şişe cin.

bir adet kravat iğnesi. * l adet 18 ayar altından bayan kol saati. * Pırlantalı iki sıra taşlı. * 50 cm.) Behçet Cantürk'ün eşi Hidayet'in çantasında değerli "kâğıtlar" da vardı: * 4 adet Diyarbakır İli Töbank Şubesine ait. * 2 adet yarım reşat altın.. * l adet siyah beyaz incili pırlantalı altın bilezik. * l adet altın zincir ve üzerine Arapça yazılı altından künye.* l adet safir taşlı gerdanlık. 22 ayar altın bilezik. * l adet altın kaplama sigara ağızlığı. * l adet safir bilezik. * l adet altın kaplama çakmak. * l adet üzerinde çeyrek ve yarım altın olan 18 ayar paralı bilezik. * l adet kişnişli 14 ayar kolye. ortası safir l adet yüzük. * 7 adet büyüklü küçüklü kadife kaplı çeşitli mücevher kutusu. yazıhanedeki biblo köpeğin boynuna takılıyordu!. * l adet çeyrek reşat altın. * 3 çift inciden kolye. * l adet incili pırlantalı altın anahtarlık. (Behçet Cantürk'e ait bu altın zincir. * Bir çift pırlanta küpe. * 21 adet. * 22 ayar diş kaplama altını. * 14 ayar. * 2 metre 22 ayar altın zincir kordon. uzunluğunda burma tipi altın zincir. Behçet Cantürk adına düzenlenmiş çekler: .

Hissettiği. İbrahim Fidanay ve oğlunu gözaltına aldılar. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesi. Güldüler.Süreyya Cantürk çiftinin yakalanması için. . "Ermeni dönmesi. Soyunmasını istediler. 10 Ağustos 1984 gün 093080 seri numaralı 2 milyon değerinde çek. yanına gelip tokat atan kişinin içki kokuşuydu. Anlamadı. "Yapmayın. 128 ada. vurmayın" bile demedi.. Diyarbakır 1.. * Ziraat Bankası Adapazarı Şubesince Behçet Cantürk adına verilen. Nizamettin. 26 Mayıs 1983 tarihli. * Hidayet Kaşan adına düzenlenmiş. Kaba dayağa son verdiler. * Behçet Cantürk adına düzenlenmiş Lice Cumhuriyet Savcılığı'nca onaylı. Noterden tasdikli. Onu da çıkarmasını emrettiler.. Birkaç saniye önceki hava değişmişti. tek külotu ile kaldı. Karakoldaki tutanağa.9 hesap numaralı 10 milyon değerinde Behçet Cantürk adına düzenlenmiş hesap cüzdanı. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek imzasıyla tüm illere.. 111/5593.10 Haziran 1984 tarih 093076 numaralı 2 milyon değerinde çek... "Yani çırılçıplak soyun!" Mahcup bir ifadeyle gülümsedi." Hiç sesini çıkarmadı. parsel no 3 olan 962 m2 olan arsa tapusu.. GÖLBAŞI Gözleri bağlanmıştı. hesap numarası 6411050.. Sendeledi. piç. şiddetli bir tokat hissetti yüzünde. 9 Ekim 1984 gün ve 093081 seri numaralı l milyon 900 bin değerinde çek. Arkasından.. Acı duymadı. Çıkardı. 25 pafta. Diyarbakır Yenişehir semtinde 106 kütük no. 17389 numaralı sabıkasızlık belgesi. Döverken küfür ediyorlardı. Polisler. "Adem ol" dediler. Soyundu... Tekme ve tokatlarla üzerine çullandılar.... 10 Temmuz 1984 gün 093079 seri numaralı 2 milyon lira değerinde çek. çek numarası 278456'dan başlayıp 278475'e kadar devam eden kullanılmamış çek defteri. Cantürkler'in ablası İkram Fidanay için "Firar" notu düşüldü. yıldırım telgraf çekildi.

herşeyi anlatacağım" diyerek konuşmaya başladı. ne isterseniz veririm!..50 yaşlarındadır. önce umursamadı. * Mehmet Cizrelioğlu: 35 yaşlarında Ankara'da müteahhitlik yapar. Birgün hiç beklemediği bir olay başına geldi: "Karılarını buraya getirip çırılçıplak soyarız" tehdidini duyunca. * Ağa Ceylan: 55 yaşlarındadır. Ankara'da oturur. . Diyarbakırlıdır.. Licelidir. Diyarbakırlıdır.. * Hikmet Çetin: 45. * Doğan Cizrelioğlu: 45 yaşlarındadır. İstanbul'da oturur. Diyarbakırlıdır. Ankara'da Anıt Oteli'ni çalıştırır. Diyarbakırlıdır.. Aniden tüm vücuduna gelen tazyikli su ile irkildi Yere yatırdılar. Biyografisini.İhracat firmasının Genel Müdürlüğünü yapar. Ankara'da da yazıhanesi vardır.. Müteahhitlik yapar. Ankara Maltepe'de işyeri vardır. akrabalarını bir bir anlattı. Yakın arkadaşlarını sordular." Artık sesini duymuyorlardı. Dayanaklı olmasına polisler bile şaşırmıştı. "Yapmayın. * Mehmet Akça: 50 yaşlarındadır. 60 sayfalık ifadesinin altına imzasını attı. şoke oldu. Ankara Gölbaşı'ndaki polis eğitim merkezinde bir ay işkence yaptılar. kardeşlerini. "Tamam. * Şehmuz Tatlıcı: 55. Eski Devlet Bakanıdır. Müteahhitlik yapar. Behçet Cantürk'e. 30 Mayıs 1984 günü. karşısına getirip soymaya başladıklarında. Diyarbakırlıdır. İşkenceye karşı oldukça dayanıklıydı.60 yaşlarındadır. İlk kez bağırdı. müteahhitlik yapar. Gözaltındaki süresi uzatılıp duruyordu. * Akif Yılmaz: 45 yaşlarındadır.Üşüyordu. "Sizi öldürmeden karımın koynuna girmeyeceğim" diye bağırdı. Müteahhitlik ve otelcilik yapar. Müteahhitlik de yapar.. Müteahhitlik yapar.. Köşk Gazinosu'nun üzerinde yazıhanesini vardır. Diyarbakırlıdır. Diyarbakırlıdır. Ankara'da Özcan İthalat. İktisatçıdır... Fakat Hidayet ve Dilek'i. Söyledi: * Vekin Aktan: 50 yaşlarındadır. Suyu cinsel organına sıkmaya başladılar. İstanbul'da ihracaat ithalat işleriyle uğraşır.

* Murtaza Dinçer: 55. Yazıhanesi Çankaya'dadır. Fırat reklamın sahibidir. . Müteahhittir. Kendisi ile Lice'den tanışırız. çocukudur.45 yaşlarında. * Ali Özcan: 40 yaşlarındadır. Kızı Ayşe. Beni Atilla Öksüz kod adıyla arar. Kendisi ile görüşür. MiT'ten birisini bularak. * Mehmet Deniz: 45. * Avni Karadurmuş (Musullulu): 45 yaşlarında. Uyuşturucu madde kaçakçılığı işlerinin satış ve sevkıyatını yaptığımızdan dolayı tanırım. Kadıköy Bağlarbaşı'nda oturur. Mehmet Deniz vasıtasıyla tanıdım. Beykoz'daki evlerine bir kez gitmiştim. Çocukları vardır. * Yaşar Demirel: 45 yaşlarında şoförlük yapar. Birlikte eroin.* Recep Tacer: 50 yaşlarındadır.Çankaya son durakta süpermarketi var. * Recai İskenderoğlu: Eski Bayındır ve İskan Bakanı. Bir yıl benim şoförlüğümü yaptı. Anadolu Kulübü'nde görüşürüz. İsviçre'nin Zürih kentinde yaşıyor. Diyarbakırlıdır. Evlidir. * Mahmut Uyanık: Eski CHP milletvekilidir. Ayşe isminde karısı vardır. Evlidir. bana yardımcı olmasını istemiştim. Karslıdır. İstanbul Çarşıkapı'da Beyazıt'ta yerleri vardır. Ankara'da oturur. Rizelidir. Erzurumludur. bir çocuğu vardır. * Medet Serhat: 50 yaşlarındadır. Diyarbakırlıdır. Sarı Avni lakabı ile bilinir. Yazıhaneme sık sık gelir. kaç çocuğu olduğunu bilmiyorum. Suadiye'de oturur. Bağlarbaşı'nda ikamet eder. * Yasin Barut: 50 yaşlarındadır. Daha çok devletten ihale alarak müteahhitlik yapar.60 yaşlarındadır. Mülkiyeti kendisine aittir. Liceli'dir. Diyarbakır'da oturur. Korkmaz Göldağı adlı biriyle. Ermenidir. Mües-ser ise Beykozsporlu biriyle evlidir. Spor ayakkabısı satar. Bitlislidir.50 yaşlarında Diyarbakır'da Uçak Palas adında oteli vardır. İstanbul Mecidiyeköy'de yazıhanesi vardır. Gemicilik ve kaçakçılık işleri ile uğraşır. Avukatlık yapar. Pusula eline ulaştı mı bilmiyorum? Erzincanlıdır. sık sık telefonlaşırız. Ermenidir. * Halim Civelek: 35 yaşlarında boşta gezer. Daha önce Sarı Avni ile birlikte silah kaçakçılığı yapmış olduk larını biliyorum. evli. Dayım olur. Ayşe ve Müesser adlı kızları nı biliyorum. Bebek'te oturur. Ankara'da müteahhitlik yapar Çankaya'da oturur. müteahhitlik yapar. Gözaltına alındığımda kendisi ne pusula göndermiş. * İskender Çolak: Kulüpçüdür. Alevidir. Annemin amcaoğludur. Evli. * Mehmet İçkale: 40 yaşlarında. Ankara'da İzmir Caddesi'nde avukatlık bürosu var. müteahhitlik yapar. bazmorfin kaçakçılığı yaptık. Benim avukatımdır. Evlidir. * Bedros Demirciyan: 40. Kendisini uyuşturucu kaçakçısı hemşehrim Mehmet Deniz vasıtasıyla tanıdım.

Diyarbakırlıdır. Uyuşturucu kaçakçılığı yapar. İstanbul'da sanatçı organizatörlüğü yapar.40 yaşlarındadır. İstanbul'da ve Diyarbakır'da devamlı görüşürüz. Tüccardır. Gelişlerinde Mehmet Sıddık Bayram'ın Van'daki otelin de kalır. aracılık yapar. * Ali İhsan Cesur: 50 yaşlarında. Eski Diyarbakırspor Başkanıdır. * Ağa Koç: 45. gider. Uyuşturucu madde kaçakçılığı yapar. gazinoculuk yapar. Kendisiyle samimiyizdir. Sarı Avni'ye sattığım uyuşturucu maddeyi temin ederdi. Evli ve . * Mehmet Emin Ekinci: 45 yaşlarında.* Hüseyin Macit: 40 yaşlarında.50 yaşlarındadır. uyuşturucu madde kaçakçılığı yapar. Evli.50 yaşlarındadır. Ermenidir. * Ertuşlu Feto: 40 yaşlarındadır. Samimiyizdir. * Bedri Ayseli: 35 yaşlarında İstanbul'da ikamet eder. Ses sanatçısıdır. evlidir. İstanbulludur. Kaçakçılık yapar. Hacı Reşit Zigari ile birlikte çalışırlar. Evli. Lice'den tanışırız. çocukludur. Gece kulübü çalıştırır. Kendisiyle samimiyiz. İran uyrukludur. Vanlıdır. * Mehmet Macit: 45. Pek samimi değilim. Mal temin eder. * Mehmet Sıddık Bayram: 60 yaşlarında Van'da otelcilik yapar. Adanalıdır.50 yaşlarında Diyarbakır'da ikamet eder. Türkiye'ye geldiğinde Mehmet Sıddık Bayram'ın otelinde kalır. Diyarbakır'da köy sahibidir. çocukludur. Diyarbakırlıdır. * Uğurcan Elmas: 50 yaşlarında. çocukludur. İranlı mı. Koyun ticareti ve TIR taşımacılığı da yapar. * Seli (Salih): 45. Vefat etti. İranlı Hacı Reşit Zigari. Vanlı mı bil miyorum. Urfalıdır. Beni. Sık sık görüşürüz. Diyarbakırlıdır. Albay rütbesinden emeklidir. İstanbul'da oturur. İstanbul Dragos'ta oturur. İstanbul'da ikamet eder. İstanbul'da oturur. Hacı Reşit Zigari ve Seli'nin yakın adamıdır. İstanbul'da sanatçı organizatörüdür. Yazıhaneme gelir giderdi. Gazinolarda çalışır. İstanbul'da oturur. İran uyrukludur. İstanbul'da lokantacılık. * Mehmet Süleyman: 40 yaşlarındadır. * Hasan Bora: 35. * İbrahim Tatlıses: 35 yaşlarında ses sanatçısıdır. Uyuşturucu taşır. evli. Bana uyuşturucu madde temin ederdi. Kendisi ile fazla samimi değilimdir. Misafir olarak Türkiye'ye gelir. çocukludur. Seli (Salih) ve Ertuşlu Feto gibi uyuşturucu madde kaçakçıları ile tanıştırdı. Müşterek kaçak çılığımızdan tanırım. * Hacı Reşit Zigari: 40 yaşlarında. Birlikte iş yaptık. Elazığlıdır. * İzzet Altınmeşe: 37 yaşındadır.

Abdullah Keskiner. Eğer Behçet'in işi olmazsa. "Behçet Beyi karakolda görürsen söyle. Canan Barlas. nüfuzlu general arkadaşlarım var. kendisini yağdan kıl çeker gibi polisten kurtarabiliriz. 40 gün gözaltında kaldı. gönderdiği 100 bin lira ilgili tek soru sormadılar. Mehmet Ağar. Gözaltına alınan bir diğer avukat ise Medet Serhat'tı. sık sık evi arıyorlardı. Ali Fethi Esener. İstanbul'da oturur. Sadettin Tantan. Arap Nasri. * Hüseyin Cevahiroğlu: 50 yaşlarındadır. Mehmet Moğultay. İsim ve telefon numarası aynen şu şekilde yazılıydı: . genelevi çalıştırdıklarını. Avukat Mindivanlı. Ankara'da ve İstanbul'da çok yüksek rütbeli. ben de paketi yine bürodan gelecek şahsa iade ederim. Medet Serhat'a. eşi Yurdanur hanımla birlikte 100 bin lira gönderdi. Yasemin Ayşe Civelek ise 19 Mayıs'ta gözaltına alındılar.. Hacı Şakir. Kemal Kumkumoğlu. fihristteki 320 telefon numarasını tek tek sordu. Telefon fihristinde. Recai İskenderoğlu. Rizeli. Onların merakı. Yaşar Keçeli. İbrahim Cevahir. Üstelik Behçet Cantürk'e. diğerleri de firar edince. Sonuçta Medet Serhat yardımının karşılığını gördü: 40 gün gözaltı! Polisler. Ahu Tuğba. Anlaşırlarsa. Fazla samimi değilim. avukatı ile Behçet Cantürk'ün ilişkisiydi. karşı tarafla yanyana getiririm. Çayelilidir. kaçakçılık yaptıklarını duymuştum. Ancak tüm paralara. bürosundan bir yetkili benimle muhatap olsun. Necdet Ulucan. Mahmut Uyanık. Durumu öğrenen avukat Medet Serhat. Ayrıca Medet Serhat'in telefon fihristindeki isimler de dikkatlerini çekmişti: Tahsin Şahinkaya. İstediği takdirde. İdris Özbir. bir ismin karşısında birçok rakam vardı. Süleyman Takkeci... Kalkavanlar. Ayla Hanım bakmaya başladı. Sorgucu. Şayet bu teklifimi kabul ederse. Kulüpçülük yapar. Cantürkler'in bir bölümü gözaltına alınıp. Gözaltına alındığında Behçet Cantürk'ün ceketinin iç cebinde telefon fihristi çıkmıştı.. Orhan Keçeli. İlginç isimler vardı: Hikmet Çetin." Avukat Saffan Mindivanlı 12 Mayıs'ta. İsmet Hilmi Balcı. istenen paketi gelip bana emanete bırakır. Narkotik'ten Uğur Gür. altın kaplama banyo takımını satan mağaza sahipleri de. Behçet Cantürk'e gözaltına alındığında gönderdiği bir not nedeniyle. Nurettin Yılmaz. Behçet Cantürk'ün küçük kızlarına Akile Dilek'in annesi. Hacı Ali Demirel. Ahmet Türk. Kumar oynattıklarını. mücevherlere el konulduğu için dul kadının hiç parası kalmamıştı.çocukludur.. YARDIMA GÖZALTI Avukat Saffan Mindivanlı. Behçet'in işi halledilirse paketi karşı tarafa veririm. Behçet Cantürk'ün fedailiğini yapan Halim Civelek'in eşine. Şehmuz Tatlıcı. Kemal Kayacan. Ergun Gürsoy. O kişiyi. Trabzonludur..

"Yeğen Yahya Demirel Olayı"nda da geçmişti. Uğurcan Elmas. Narkotik Şubeye Sami Soydan'ı. mesleğe ilk adımını attı. 108 1980 yılında Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı kuruldu. Yaşar Demirel. Bir süre. İkram (Cantürk) Fida-nay. Atilla Aytek. Bedros Demirciyan. 109 . SAYI ARTIYOR Selahattin Delidere'nin ifadesi nedeniyle. Komiser Muavini olarak. İstihbaratın başına ise Halil Sultar'ı getirmişti. Bu göreve getirilmesinde. Atilla Aytek. Ancak birbirlerini hiç sevmiyorlardı. "akıl hocalığı" yapıyordu. 1977 yılında tanıştılar. Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı bünyesinde iyi bir ekip kurmuştu. Korkmaz Göldağı. Halis Cantürk.. 1960 yılında Ankara Polis Koleji'ne girdi. saklanacak mekân aramaya başladılar: Nizamettin Cantürk..Attila: 994112114472994119100359????? SORUŞTURMANIN BAŞI Atilla Aytek. Biri kolunda. Behçet Cantürk bu şanssızlığın acısını çok çekti. dönemin Başbakanı Süleyman De-mirel'in koruması oldu. Abdulkadir Takan ve eşi Muhlise Takan. birçok Diyarbakırlı ile samimiydi. Silah Kaçakçılığı Şubesine Fahrettin Metin'i. Çünkü bir süre Diyarbakır'da narkotik şubenin başında bulunmuştu. Halim Civelek. Hacı Reşit Zigari. Babası tapu kadastro memuruydu. Abdullah Cantürk. Mehmet Han Kozat. Behçet Cantürk ile Atilla Aytek. Mehmet Sıddık Bayram. Ancak bu iddia ispatlanamadı ve dedikodu olarak kaldı. Aytek. Diyarbakır'dan tanıyordu. Kolejden sonra. ifadesini alan Halil Sultar'ı da. Ayrıca MiT'in Kaçakçılık İstihbarat Şubesi'nin başında bulunan Mehmet Eymür'le de diyalogları çok iyiydi. uyuşturucu konusunda ABD'de eğitim gören ilk Türk polisiydi. Azet Cantürk. İddiaya göre. Nergizi Mezrasında çobanlık yapan Mehmet ve "zamanında" yurtdışına kaçan Avni Yaşar Musullulu. bir yıl sonra da başına getirildi. O günlerde Atilla Aytek'in adı. Seli. İzzet Gündüz Sarıyar. Yahya De-mirel'e. Üç kardeştiler. 1944 yılında İstanbul'da doğdu. Polis Enstitüsü'nü bitirdi. Mali Şubeye Faruk Metin'i. Çocukluğu İstanbul ve Eskişehir'de geçti. Birçok operasyona katıldı. Kamil Dakman. Behçet Cantürk. diğeri ayağında olmak üzere iki mermiyi hâlâ vücudunda taşıyor. Ertoşlu Feto. sadece Behçet Cantürk ile değil. Amerikalıların çok ısrarlı olduğu iddia edildi. Narkotik alanında göreve başladı. Behçet Cantürk'ün gözaltına alındığını duyanlar. Süreyya Cantürk.

Erol Suna Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne. İfadesinin alınması için Ankara'ya getirilmesi istendi. "işadamları" Yafes Öztürk. . ünlü polis şefleri Mehmet Ağar. General Vehbi Parlar. Bedri İstanbullu ele geçirildi.. Mustafa Deniz. ne evinin duvarına astığı Süleyman Demi-rel ile birlikte çektirdiği fotoğraf.. Enişteleri yüzünden gözaltına alınanlar da vardı. Saffan Mindivanlı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılıyordu. kardeşi Yaşar Demirel yüzünden gözaltına alınmıştı! Suna Kardeşler ve Mehmet Demirel'in gözaltına alınmalarının bir başka nedeni daha vardı: Ermeniydiler! ASALA üyesi olabilirlerdi!. işkenceye alınıyordu. Abdulbaki Maltaç ile Mehmet Tahir Canpolat "Kıymetli Kâğıtlar"ı yakmışlardı ama yine de gözaltına alınmaktan kurtulamadılar.. Sadettin Tantan. babaları bulunamayınca Mehmet S iddik Bay-ram'ın iki oğlu Sinan ve Fikret.Şoför Halil Hocaoğlu 4 Mayıs'ta. 25 Mayıs günü Gölbaşı'nda "hoşgeldin seansına" alındı!. Osman Ayanoğlu ve sanat güneşi Zeki Müren'in adı engel olabildi! Gölbaşı'na gelen direkt. altın kaplama saatini taktı. Hüsamettin Cindoruk. Yazıhanede çaycılık yapan İlameddin Dakman 5 Mayıs'ta. Ali Fethi Esener. Demir Oteli'nin sorumlusu Felemez Cantürk ise 17 Mayıs'ta Diyarbakır'da yakalanarak gözaltına alındılar.. Cebine de 201 bin lira koydu.Turgut Fidanay 16 Mayıs'ta. 19 Mayıs'ta. Behçet Cantürk'ü Sarı Av-ni ile tanıştıran Mehmet Deniz 7 Mayıs'ta yakalandı. General Kemal Kayacan. Gölbaşı'na götürülmesine. Sorgulamalarda durumu ağırlaşan Fettah Cantürk. Emniyet Müdürü Lütfi Tom-buş. Sabit Cantürk de "Başkent'e gidiyorum" diye hazırlık yaptı! Altın zincirli kolyesini. Zeki Suna ve Erol Suna kardeşler. Askeri 110 Hakim Süleyman Takkeci. Sabit Cantürk. pavyonda garson vurduğu için Diyarbakır cezaevindeydi. Sabit Cantürk. Mustafa Deniz Trafik Hastanesi'ne. 18 Mayıs'ta. beyaz taşlı altın yüzüğünü.(12) ne de telefon fihristinde çıkan. Abdulcebbar Doğru ve Fettah Cantürk de cezaevinden Göl-başı'na getirilenlerdendi. ablalarının kocası Bedros Demirciyan yakalanamadığı için Gölbaşı'na getirilmişlerdi! Mehmet Demirel ise. Emekli Albay Ali İhsan Cesur da gözaltına alındı. İbrahim.

. İsviçre'de yaşıyordu. Gazeteler artık. Behçet Cantürk sorgularda söylememişti ama altın kabzalı tabancayı Sarı Avni hediye etmişti. Diyarbakır'a götürüldü. Daha önce gelinen Behçet Cantürk'ün evinde.. Nizamettin Cantürk'ün eşi Süreyya'nın kendilerine sadece çanta bırakmadığını. saklamaları için bir de tabanca verdiğini söyledi. "Delil bulunabilir" diye telefon fihristini aldılar. yine Diyarbakır'a gitti. Ancak bu baskın sonunda şirkete ait.. Sarı Avni'nin uluslararası çapta "iş" yaptığını gösteriyordu: * Thomassricker. Kötü tesadüf.. bir renkli televizyon. Polisler. Polisler 8 Haziran günü eve baskın yaptılar. şirkete baskın yaptılar. Sarı Avni'nin Kabataş Setüstü'nde bulunan yazıhanesinde de arama yaptılar. kontrol için eve bakmaya gelmişlerdi..30 Mayıs günü Ankara'dan bir ekip. Polisler aramalardan elleri boş dönmüyordu. Arzu Apartmanı No: 1/5 adresindeki dairesini boşaltmamıştı. Tabancanın kabzası altındı. Aramalarda suç unsuru bulunamadı. "Altın kabzalı tabanca" bilgisi basına sızdırıldı. bir radyo ve bir adet tuşlu el telefonu kaybolmuştu!. Cansan Tekstil ve Kimyasal Ürünler Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin. Zurih 211 08 44 . Behçet Cantürk ile ilgili hemen her eve ve işyerine operasyon düzenliyordu. İbrahim Fidanay. Hidayet Kaşan (Cantürk) sorgusunda ağzından önemli bir bilgi kaçırmıştı. Behçet Cantürk'e ait olduğunu öğrenince. Denizhamamı Sokağı. sorgusunda. Çengelköy Havuzbaşı Durağı. Sarı Avni'nin kızı ve damadını gözaltına aldılar. bir kez daha arama yapıldı.. Söylediği gibi dükkânında bir tabanca bulundu. Ve üzerinde büyük harflerle "BC" yazılıydı. Sarı Avni'nin kızı Miyaser Sak ve eşi futbolcu Muammer Sak. 111 KİLİT ISIM Soruşturmanın kilit ismi Sarı Avni. Telefon fihristindeki isimler. İbrahim Fidanay. Hidayet'in ağzından kaçırdığı suç aletleri bulundu: Bir adet Tüpgaz ve iki adet baklava tepsisi! Öyle ya. bunlarla eroin yapılmış olabilirdi! Polis. Ancak İstanbul Beykoz'daki. Polisler evde arama yaptılar. Browning marka 20 çaplı 83756 numaralı av tüfeği ile 24 adet dolu av fişeğinden başka delil sayılabilecek birşey bulamadılar. Behçet Cantürk'ten "Altın Tabancalı Adam" diye bahsetmeye başladılar.

41 * Anny Apostoloff: Sofya 882436 * J.J.E.2 * Agha Ali İmam: 433174 * John L. Richa: 512888 Malta * Frans Van't Hooft: 484714 112 * Peter H. Bonsor: 01. 1602/456578 * Aleksandr TOTEV: Sofya 833227/84.A.A.530041.Aviv/İsrail * Nick Paterimos: 4175/962 Pire/Yunanistan .HAROV: Varna 2. 4810505 Londra * C. Didonakis: 4173993 Pire/Yunanistan * Hoffman Yoram: 659446 Tel. 4810505 Londra * Silvaga Meranda: 422733 Ravenna * Samir G. Gran C. Anan Shezıfı: Haifa İsrael 04. Devon Shire: 01. Porson: 471188 Cenevre * Behgt W.32005 Livorno/İtalya * I.366833 Roterdam/Hollanda * Mauruzio Tricoli: 23816/88074 Crotono * Tirsode Molina: 2752007 Madrid * G. Claessom: 875786 Lagos * Giyam Franco Salvadori: 0586/27363.H.P. Berger: 010.* Aldo Cam Paner: 441608 * Çadmoz Zuadeç Poogeç: Las Palmas 268400 * G.

... Bu arada.. "TK 158" sefer sayılı uçağı. 50543 Bermuda. Paraya ihtiyacı vardı. uçağın arka kısmına yaklaştı.73022 Kummerfeld * Neilimosal Dabell: John Laing (Management) Ltd. terminalin çıkışına doğru koşmaya başladılar. İstanbul Yeşilköy Havaalanı'ndan kalkıp Ankara Esenboğa Havaalanına indiğinde. saatler 18.. Sicilyalı Cavad-duzzu (Giuseppe Ferrera) adında. sorgulanıyordu..* Frits E. Dusk adlı gemisini. Ancak birkaç ay geçti... Frank: 03/2387970 Antwerpen/Hollanda * Mattıni: 099/93856 Taranto * Carlos Merzlanovits: 04101. Türk Hava Yolları'nın 18 Haziran 1984 tarihli. otomobillerden birine binip hızla pistten uzaklaştılar. Öteki iki otomobil. "1983.35'i gösteriyordu. gemiyi en kısa zamanda teslim edeceğini söyleyip. Sarı Avni ikinci bir dayağı da Paul Waridel'den yedi. Tek bir kare fotoğraf bile çekememişlerdi. iki ton bazmorfin sattığı Sicilyalı Nunzio La Mattina öldürülmüştü. Kaparo olarak 466 bin dolar aldı. Gazeteciler donakaldılar.. Uçaktan inen. Yolları ayrıldı. 55 milyon dolar karşılığında. dönemin Başbakanı Turgut Özal'ın eşi Semra Özal ve eşyaları için gelmişti. 113 ŞÖHRETLER GÖZALTINDA Yolları Ankara'da kesişenler de vardı.. Sarı Avni'nin. Aynı anda..84 Uyuşturucu Sezonu" hiç iyi gitmiyordu! Behçet Cantürk. . hızla hareket eden 4 otomobil de uçağa yanaştı. Otomobillerden ikisi. İç hatlar terminalinde bekleyen gazeteciler. Liste uzayıp gidiyordu. "piyasanın" tanınmış isimlerinden birine sattı. iki çekici kadın ve kadınsı hareketleriyle dikkati çeken bir erkek. Sonuçta Sicilyalılar'dan dayak yedi. ne gemiyi ne de aldığı kaparoyu bir türlü geri vermedi. Yine sözünde durmadı. Sicilyalılar'dan 400 bin dolar daha aldı....

Amerikan Kız Koleji'ni terk ettim. Bu nedenle birkaç kez intihara kalkıştım. önemsemedim. Oya Aydoğan ve Şakir Şener sorgulanmak üzere. Döndüğümde Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığına bağlı Narkotik Şube elemanlarınca İstanbul'da gözaltına alınıp buraya getirildim. Göz rengin: Yeşil. Zaten ayrılmam için Dündar Kılıç'ın adamları beni hep tehdit ediyorlardı. Ten rengin: Kumral. Kilon: 59. Film çevirme teklifi yaptı. Ancak Nafiz'in işi çıkınca. 114 "Mustafa Ulusoy'la hep gece kulüplerine giderdik. Maçka İlkokulu'nu. Arkadaşlarıyla yat gezisine çıkacaklarını söyleyip bizim de . Nişan yüzüğünü atarak onunla evlendim. kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı'nın. Süzer Otobüs firmasının sahibinin oğlu Hüseyin Süzer ile nişanlandım. Sarıyer'de balık lokantası ve gazinosu olan Uğurcan Elmas'ı gördüm. Kendisi Mine Mutlu'nun menajeriydi. Fransa'ya gittim. uluslararası uyuşturucu madde ve silah kaçakçısı olan Behçet Cantürk ve Avni Musullulu ile yaptığımız Antalya gezisini anlatmam isteniyordu. Sonra gazinocu Osman Kavran'ın oğlu Mahmut Kavran ile flört ettim. Babam ile annem ayrıldı. Mete Has ile birlikte oldum. Deli dolu biri olduğu için Mehmet'ten ayrıldım. Ulusoy Ailesi'nin beni istememesi yüzünden iki yıl sonra eşimle ayrıldık. Havuz başında otururken Ermeni uyruklu olduğunu bildiğim. İlk filmimin adı Seylan'dı. Boyun: 1.. Burada homoseksüel Şakir Şener ile tanıştım. İkinci filmim Anter'i çevirirken. İki yıl onunla birlikte olduk. Beraber olduk. Talya Oteli'ne yerleştik. Saç rengin: Sarı. Alametlerin: Sağ kolda kesik izler. Mehmet Aşıcıoğlu ile tanıştırdı.. Atatürk Kız Ortaokulu'nu bitirdim. 6 yaşıma kadar burada oturduk.. Döndüğümde Ankara Başkent Gazinosu'nda çalışmaya başladım. "Olay şöyle oldu: O zaman birlikte olduğum Nafiz Kavi ile Antalya'ya gitmeyi istedik. yönetmen Metin Erksan beni görmüş ve beğenmiş. Armatör Osman Ayanoğlu polislerin beni aradığını söyleyince. Ankara Karanfil Sokak'taki merkezine getirildiler. İlk artistliğe heves etmem. Beyoğlu'nda gezerken. "Mustafa Ulusoy'dan ayrıldıktan sonra Şakir Şener beni Nafiz Kavi ile tanıştırdı.Ahu Tuğba.. "Burada öğrendiğime göre.72. Adınız soyadınız: Canan Tuğba Çetin. İlk önce Ahu Tuğba'nın sorgusu yapıldı. 16 yaşında başladı. Bir ara ABD'de doktorluk yapan ağabeyim Yekdağ Ergun'un yanına gittim. Maksim Gazinosu'nda çalışmaya başladım. ben de menajerim Şakir Şener ile gittim. Yani onu erkeklere satıyordu. Şakir beni. Hayat Hikâyen: "13 Ağustos 1959 yılında İstanbul Yeşilköy'de dünyaya geldim. Bu arada çocukluk arkadaşım Ulusoy Firması sahibinin oğlu Mustafa Ulusoy ile yakınlaştık.

Bizi yata göstermelik olarak alıp. Şakir'e de 30 bin lira vermişti. onunla olmam için büyük vaadlerde bulundu.) Gülüzar Gazinosu'nda sahneye çıkıyordum." Oya Aydoğan ve Şakir Şener de. Behçet Cantürk. müteahhitlik yaptığını anlattı. Ahu Tuğba'nın benzeri ifadeyi verdiler. bana kur yapıyordu. Beyhan Baysal. Bir116 likte Hilton Oteli'nde ayırtmış olduğu odaya çıktık.. Yata bindiğimizde Behçet Cantürk. Bir kez de benim gala geceme çiçek göndermişti.3 saat dolaştık.katılmamızı istedi. "Behçet Cantürk ve Avni Musullulu'nun. "Avni Musullulu ile. Buluştuk. toprak ağası ve müteahhit olarak duymuş ve tanımıştım. uyuşturucu kaçakçısı olduklarını gözaltına alındığımda polislerden öğrendim. Öğleyin Şakir Şener beni almaya odaya geldi. Birgün Şakir Şener. Behçet Cantürk ve ben Astorya Kulübü'ne gittik. benim Antalya'da olduğumu 115 öğrenen Oya Aydoğan Talya Oteli'ne geldi. Odada içki içtik. 2. Kabul ettim. solist olarak çıktığım gazinolara geliyor. Eğlendik. çantama 100 bin lira koyup gitmişti. Behçet Cantürk ve Avni Musullulu bana yatta ve lokantada hep kur yaptılar. Antalya'da birlikte yat gezisi yaptığımız Behçet Can-türk'ün. Avni.. Behçet Cantürk ise aşiret reisi olduğunu. Oya Aydoğan. ihracatçı. Ancak 19 Haziran günü İzmir'de yakalanan Beyhan Baysal'ın ifadesi biraz farklıydı: "(. müteahhit. Avni. 30 gemisinin olduğunu. Ben de Behçet Cantürk'ü. yattan bir başka gemiye uyuşturucu yüklediklerini görmedim. bu şahısların uyuşturucu madde kaçakçıları olduklarını bilmiyordum. ben ve isminin Serpil olduğunu bildiğim bir bayanla lokantaya gittik. Avni Musullulu ve Bedri İstanbullu ile tanıştırıldık. Daha önce gelip Talya Oteli'ne yerleşen Beyhan Baysal da bizimle beraberdi. ithalatçı. "Antalya'dan ayrıldıktan sonra Behçet Cantürk. armatör. demir tüccarı olarak tanıtırlar. Hep red cevabı veriyordum. Bizi akşam yemeğine davet ettiler. Şakir. Çünkü tipim değildi. Onu da akşam yemeğine götürdüm. Ancak teklifini kabul etmedim. Bu tür insanlar İstanbul gece hayatında kendilerini. Ondan sonra kendisini hiç görmedim. Onu da çağırdık. konser vermek için gittiğimiz Zürih'te bir akşam yemeği yedik. Şa-kir Şener. Şakir Şener de kabul etmem için ısrar ediyordu. eğer kabul edersem yatı bana vereceğini söylüyordu." . Bu arada. benimle olmak istediğini söyledi. beraber olduk. Kabul ettik. Bana yine kur yaptı. "Bana söylemiş olduğunuz gibi. Hattâ Şakir Şener'e.

Beyhan Baysal ve Şakir Şener hakkında takipsizlik karan verince vazgeçti.. okuyuculara haber diye sunuluyordu: Artistleri kullanarak eroin kaçırmışlardı!. Behçet Cantürk'ün otomobilinde bulduğu Kürtçe ka-sedi 21 Mayıs'ta tercüme ettirdi. bize yapılanları görmeyenler bile hissederdi. kendi mahkememizde Allah'a ne cevap vereceğiz. 20 yaşındaki Faruk. Doğmuş doğacak çocukların haklarını nasıl anlatacağız. İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu 2. 1922. böyle günlerce aç susuz. tarihimiz belli. Ankara'ya götürüldü.23. erkek kardeş Azet Cantürk. Farzet ki. düşmanların elinde ezilsin diye yetiştirmedik. Kasette söylenenlerin Türkçe-sini öğrenince." Polis. gizli örgüt mensuplarından daha iyi bilen ve yaşayan biri. bunu ben biliyorum. Behçet Can-türk'e ayırmışlardı. Allahsızlar. 117 "Ey akılsız sen kendi başına geleceği biliyor musun? Ben. dergiler kapak haberlerini. Abdulkadir Takan ve intihar eden Burhan Beskisiz'in oğlu Faruk Beskisiz'i aramaya başladı. unutmayacağız. Ermeni anne yapılıvermişti! Akile Dilek Alev ise. İnsanların hakkı hukuku vardır. Behçet Cantürk gibi dikkatli. Oya Aydoğan. Sarı Avni'nin kızı ve Behçet Cantürk'ün dördüncü karısıydı! "BU ZULMÜ UNUTMAZDIN" "Kardeşim. Güngör Bayrak gibi sanatçıların da ifadesini alacaktı! Ancak savcılık. Ondan "Altın Tabancalı Adam" diye bahsediyorlardı. Biz öyle bir milletiz ki aslımız belli.. Okulda yakalanıp. aziz biraderim. böyle bir kaseti arabasında nasıl bulundurmuştu? Üstelik her an polisin nefesi ensesindeydi. Garpda şarkta böyle bir zulüm olmamıştır. Ahu Tuğba.. Nil Burak.24'lerde yapılan zulmü unutmadık. Vicdanın için söyle. çocuklarımızı bile kesip et diye kasaplara sattılar. Şeyh Sait babası Ali Rıza için mağaralarda ateşle. bu yapılanları hiçbir zaman unutmazdın. Behçet Cantürk'ü Türkiye'nin bir numaralı gündem maddesi yaptı! Gazeteler manşetlerini. Behçet Cantürk'ün ağabeyi. kaseti doldurduğu iddia edilen. Biz çocuklarımızı. Polisin sızdırdığı yalan yanlış bilgiler. .Polis. O günler. su ile yoğrul-dum. sınıf öğrencisiydi. sen de Kürtsün. neslimiz çoğaldıkça.. Şöhretli isimlerin Ankara'ya getirilerek sorgulanması.. Kürdistan'ın Hamido Köyü'nde kendi makamımızda. çoluk çocuk perişanlığımızı anlat. Maddi hatalar da yapılıyordu: Amcaoğlu Abdullah Cantürk. Kürtçeye acımasızca karşı çıkılan 12 Eylül'ün dönemiydi. titiz ve "illegaliteyi".

kasetten Behçet Cantürk'ün haberi yoktu. Behçet Cantürk içkili bir dost sofrasında dinlediği kaseti beğenip arabasına almıştı.. 118 "Lupidon GSC ampulü içindeki sıvı maddenin uyuşturucu madde ihtiva etmediği belirlenmiştir. Merkez Polis Laboratuvarı'na gönderdi.lik renksiz şişe üzerinde Chemitank yazılı etikette belirtildiği gibi. Suriye İstihbaratından (Muhaberat) görevli Ermeni kökenli yakın akrabalarının bulunduğu. . Ancak. Vinci Kolordu Komutanlığı'na ve Genelkurmay Adli Müşavirliği'ne şu bilgiyi veriyordu: "Halen silah kaçakçısı Selahattin Delidere'nin ifadesine istinaden gözaltına alınan ve Ankara'da sorgusu devam eden Behçet Cantürk'ün. Behçet Cantürk'ün evinde termos içinde ele geçirdiği maddeleri. Yanıt 10 gün sonra geldi. İçişleri Ba-kanlığı'na. Polis. Bir diğer delilden ise daha umutluydu: Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı'na bağlı Narkotik Şube Müdürlüğü. deri altına enjeksiyon yapmak sureti ile kullanılır. Sadece emniyet teşkilatı değildi Behçet Cantürk aleyhine delil arayan.11. otomobilini de kullanmıyordu. "500 ml.İşin aslı. Kasedi arabaya koyanlar büyük ihtimalle yeğenleriydi. çok önem verdiği delilden umduğunu bulamamıştı. adı geçenin Suriye Ka-mışlı'da. KUK. uyuşturucu madde ihtiva etmediği tesbit edilmiştir. 4'üncü Kolordu Komutanlığı'na." Narkotik Şube. 26 Mayıs 1984 günü. PİK (Kürt İslam Partisi) gibi Kürtçü örgütlerle ve muhtemelen Ermeni terör örgütleri ile ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. Genelkurmay Başkanlığı'na. adı geçen ve yakınlarının DDKD. Mercedes'ten öylesine aldığı kasetten ummadığı bir delil yakalamıştı. alınan ilk ifadelerinden. kaseti daha sonra arabada unutmuştu!.10. MİT CANTÜRK'Ü İSTİYOR Milli İstihbarat Teşkilatı. Bu sıvı madde enjeksiyon süspansiyonu olarak Herpes Simplex virüsü ihtiva etmektedir. İkinci bir olasılık.157602) yazısıyla. Polisin gözüne çarpmasın diye. PKK ve HİZBUL TAHRİRİ İSLAM.. içindeki 440 ml.. Tıpta kullanma alanı Herpes denilen deri hastalıklarında.02254/214860. Başbakanlığa. 22 Mayıs 1984 tarihinde "Çok Gizli" ibareli (Sayı: 01. sıvı maddenin Sodyum Hidroksit (NaOH) olduğu.

Halil Hocaoğlu. Ancak. Medet Serhat. Turgut Fidanay. Kasım Faruk Beskisiz. polis sorgusunda söylediklerinin doğru olduğunu belirttiler. ayrıca Hakkari ilimize giderek burada. Miyaser Sak. MİT in isteği gibi işleyecek mi?. İbrahim Fida-nay. İlameddin Dakman. Abdulcebbar Doğru. "Yukarıda arzedilen durum muvacehesinde. "Behçet Cantürk'ün polis sorgusu bittikten sonra. Artin Hacıköylü. Erol Suna. Aydın Demirel. Mehmet Tahir Canpolat. 8 Haziran günü sorgular bitti. Saffan Mindivanlı. Behçet Can-türk'ün planlı ve sistemli bir şekilde sorgulanması gerektiği düşünülmektedir. 2 Haziran günü. Yasemin Ayşe Civelek.. hepsinin sağlam olduğu "hekimler" tarafından tespit edildi! . Ali İhsan Cesur. Felemez Cantürk. tutuklanması sağlansın ve teşkilatımıza verilsin!" Bakalım hukuki süreç.Krokoui ismi ve sahte Tunus pasaportu ile giren Irak Ordusu'ndan firari Yüzbaşı ve Hizbul Tahrir İslami partisi Halep Askeri Sorumlusu Sıtkı Yusuf'un da. Hepsi. Zeki Suna."Diyarbakır Sıkıyönetim Komutanlığı'nca gözaltına alınan ve yurdumuza 8 kez. Rafeh Ben Hadi Al. Türkiye'ye İran'dan illegal yollarla giren ve kaçakçılık suçu ile yargılanan ve bilahare 3'ü Irak'a teslim edilen 14 kişi ile görüşmüştür. Abdulbaki Maltaş. Sabit Cantürk. Fettah Cantürk yüzleştirildi. 6 Haziran günü saat 17.00'e yaklaşırken Behçet Cantürk. adı geçenin 30 günlük gözaltı süresi içinde silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığı ile ilgili faaliyetlerinin ortaya çıkarılarak delillendirilmesi ve aynı zamanda son derece şümullü olduğu zannedilen yurtdışı bağlantılı yıkıcı faaliyetlerinin yeterli seviyede meydana çıkarılması mümkün görülmemektedir. Türkiye'ye aralıklarla her gelişinde Diyarbakır'da Cantürk-ler'e ait otelde kalmış. Dört gün sonra. 120 POLİS FEZLEKESİ Gölbaşı'ndaki sorgulamalar bittikten sonra yüzleştirmeler başladı. Bedri İstanbullu. öncelikle silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığı ile ilgili olarak sorgulanarak tevkif edilmesinin sağlanmasından sonra. tarafımızdan yapılan sorgulamasında Cantürkler'le ilgili yukarıdaki bilgileri teyid eden bilgiler alınmıştır.30'da bu kez şu isimler yüzleştirildi: Behçet Cantürk. yurtdışı bağlantılı diğer faaliyetleri ile alâkalı teşkilatımızca sorgulanması ve kendisinin ile yakınlarının 1402 sayılı kanunun ek 4'üncü maddesinde belirtilen nitelikte de olabileceği düşünülen faaliyetlerinin geniş kapsamlı olarak meydana çıkarılması uygun mütalaa edilmektedir." Özetle MİT diyor ki. Sıtkı Yusuf. "Gözaltı sanık çıkış doktor ra-poru"nda. Sanıklar. ifadelerinin doğru olduğunu söyleyip tutanağı imzaladılar. adı geçenlerle temasta bulunmuş. Selahattin Delidere. Mehmet Deniz. saatler 24. "Bu bakımdan Behçet Cantürk'ün.

kaçakçılığın men ve takibine dair kanuna muhalefet. sağlamak. Selahattin Deli-dere. Mehmet Deniz.eroin ticaretini. Uğurcan Elmas. Akile Dilek Alev. Mehmet Tahir Canpolat. İbrahim Fidanay. Fikret Bayram. Zeynel Ekmekçi. "Suçun Tarihi: 1979 ve sonraki yıllar. Ali İhsan Cesur. Felemez Cantürk. sahte tanzim edilen evlenme cüzdanı ve nüfus cüzdanı. İzzet Gündüz Sarıyar. Ağa Koç (ölü).7. altın tabanca kabzaları. pırlanta ve döviz kaçakçılığı yapmak. Abdulkadir Takan. Hidayet Kaşan. teşekkül vücuda getirerek aile şirketi halinde uluslararası uyuştum madde. Abdulcebbar Doğru. Mehmet Han Sağır. Aziz Cantürk. Kasım Faruk Beskisiz. Sinan Bayram. "Firarda bulunan sanıklar: Nizamettin Cantürk. Aydın Demirel. 19. İkram Fidanay. Mehmet (Çoban Mehmet). Zeynel Cantürk. İla-meddin Dakman. Saffan Mindivanlı. Mustafa Deniz. Avni Musul- .Lower şehrinde Urallar şirketine ait kamyon içerisinde ele geçirilen 13 kilo 700 gram eroin maddesi olayı. Yaşar Demirel. Halis Cantürk. Seli (Salih). Turgut Fidanay.Polis 11 Haziran günü.10. Betül Ayyüce. Kamil Dakman. Abdulvahap Çarık. sahte evrak tanzim etmek. Bedri İstanbullu. Muhlise Takan. Fettah Cantürk. Mustafa Çapan. Mehmet Han Kozat. maddi menfaat temin etmek.1983 tari121 hinde Diyarbakır ili Lice ilçesi Ankazap mezrasında ele geçirilen 217 kilo eroin maddesi olayı. Ancak sadece 40 şahsın ifadesi alınabilmişti.1982 tarihinde Avusturya'nın Gros-sau. Azet Cantürk. Diyarbakır ili Lice ilçesi Ner-gizi Gömünde yapılan eroin maddesi ile ilgili Behçet Can-türk'ün evinde bulunan ve eroin imalinde kullanılan malzemeler (l adet tüp.KUK örgütleri ve yurtdışı örgütleri ile işbirliği yapmak. silah kanununa muhalefet. altın ve mücevherler ile sanıkların samimi itirafları. Hacı Reşit Zigari. Abdurrahman Sağır. Ermeni örgütleri ile DDKD. Miyaser Sak. Mehmet Süleyman. Abdulbaki Maltaş. altın. İfadelerden birkaç pasaj sunalım: "Sanık Behçet Cantürk. bazmorfin. Halil Hocaoğlu.. 690 sayılı kanuna muhalefet. yaptığı tüm soruşturmaları özetleyerek. Sabit Cantürk. Nedim Baybaşin. Remzi Sağır. Süreyya Cantürk. Fettah Halitoğlu. Erol Suna. Korkmaz Göldağı. Yasemin Ayşe Civelek. Halim Civelek. "Sanıklar: Behçet Cantürk. Ahmet Arıkboğa. Yaşar Avni Musullulu. Medet Serhat.. Mehmet Ölmez. Zeki Suna. Zeki Kirpi. Abdullah Cantürk. Ertoşlu Feto." 66 kişi hakkında soruşturma başlatılmıştı. 30 Mayıs 1984 tarihinde 60 sayfalık ifadesinde. Mehmet Ali Altınbaş. 39 sayfalık bir fezleke hazırladı: "Suçun Nevi: Teşekkül vücuda getirerek. Artin Hacıköylü. "Suçun Subut Delili: 6. Diğerleri firar etmişti. 2 adet tepsi). evrak ve dokümanlar. aile şirketi halinde uluslararası uyuşturucu madde bazmorfin ve eroin imal etmek.

Süreyya ve Abdulcabbar Doğru. bu işleri Cantürk-ler ailesi adına yapıp elde edilen kân eşit miktarda ailece paylaştıkları. kocasının Fettan ve Halis'e çok güvendiğini. bir adet kılıf içerisinde uzun bir kamalarının olduğunu. akrabalarının Suriye İstihbarat Teşkilatında Avrupa'nın birçok yerlerine dağılmış vaziyette görev yaptıkları. Behçet. Behçet Cantürk'ün . bilahare nereye sakladıklarını bilmediğini.KUK ve yurtdışı örgütleri ile işbirliği yapmak ve maddi. uyuşturucu maddeyi bu şahsa gönderdiklerini bildiğini. kendisinin gayri meşru yaşadığı her iki hanıma da sahte evlenme cüzdanı tanzim ettirdiği. uyuşturucu madde işinde çalıştıklarını. İtalya ve İsviçre ülkelerine. Türkiye.gayri meşru karısı olduğunu. Behçet'in zaman zaman eve yabancı para getirdiğini beyan etmiştir. Ermeni olan ve ASALA ile yakın ilişkiler içerisinde bulunan yakın akrabası Bedros Demirciyan'ın da Ermeni kökenli şahıslarla ilgilendiği. aynı zamanda İtalya'dan Cebelitarık Boğazı üzerinden Amerika'ya gönderdiği.122 lulu ile birlikte yaptıkları. bir kısmını da Türkiye'de sattıkları. yakalandığı takdirde herşeyi konuşacağını. "Sanık Akile Dilek Alev ifadesinde. ayrıca İran'dan getirtmiş olduğu bazmorfin maddesini Diyarbakır ili Lice ilçesi Ner-gizi mezrasında 385 kilo bazmorfin maddesini 255 kilo İran işi eroin maddesine dönüştürmek suretiyle bir kısmını Avrupa ülkelerine. ayrıca eroin imal etmek. Felemez Cantürk'ün ise örgüt işi ile uğraştığım. bu yere at ile gittiklerini. Süreyya'nın devamlı çantasında silah taşıdığını. Süreyya Cantürk'ün beyaz patiska bezden uyuşturucu madde için bir hayli torba diktiğini. Ermeni örgütleri ile DDKD. 4 kardeşin de birer adet kalaşnikof silahlarının bulunduğunu. sahte evrak tanzim etmek. bu görüşmeler esnasında Albay Ali İhsan Cesur'un da İsviçre'de hazır bulunduğu.5 tona yakın bazmorfin maddesini İran. Ermeni kökenli olduğu. Nizamettin Cantürk. "Sanık Hidayet Kaşan ifadesinde. Behçet'in cezaevinden çıktıktan sonra bir tomar evrakı yaktığım.manevi menfaat sağlamak. altın ve döviz kaçakçılığı yapmak. Behçet Cantürk'ün gayrı meşru karısı olduğunu. Uğurcan Elmas'ın Behçet'e. birlikte Karton Oteli'nde yemeğe gittiklerinde Sarı Avni'yi orada tanıdığını. . Sarı Avni'nin is123 mini duyduğunu. bazı şeylere dayanamam dediğini duyduğunu. ayrıca Ermeni kökenli bazı akrabalarının da İstanbul ilinde yerleştikleri. bir tencere dolusu mermilerinin ve kırmızı renkli el bombalarının. Abdul-kadir Takan'ın karısı Muhlise Takan'ın da yardım ettiğini. bazen de kendi evlerinde uyuşturucu madde yani eroin imali işini Lice'ye yakın dağlık bir bölgede yaptıklarını bildiğini. yakalanan her iki silaha da para mukabilinde suçunu üstlenen kiralık adam bulduğunu beyan etmiştir. bir araya gelerek bazen Nizamettin'in evinde. Cantürk ailesinde cezaevine girmeyen kalmadığını. kendisinin defalarca İsviçre'ye giderek uluslararası kaçakçı gıyabi tevkif müzekkeresi bulunan Avni Karadurmuş (Musullulu) ile yakın ilişkiye girdiği. bugüne kadar yurtdışına 1.

en son Behçet'in Ameri124 kadan getirtmiş olduğu iki adet çelik yeleğinin olduğunu. 12 Eylül harekâtından sonra 4. silah. Ermenilerle işbirliği içinde olduklarını. orada Halis Cantürk. kendilerinin devamlı Kürtçe konuştuklarını. Çanakkale tarafında 1982 yılında birkaç kez eroin sevk ettiklerini bildiğini. Arap ülkelerine giriş ve çıkış yaptığını pasaportunda gördüğünü. birlikte uluslararası uyuşturucu madde. Sarı Avni ile telefonda konuştuklarını. televizyonda İstiklal Marşı çalarken televizyonu kapattırdığını. Muammer Sak ile ikinci evliliğini yaptığını. Mehmet Han Kozat ile karşılaştığım. Behçet Cantürk'ün 1979 yılında evlerine misafir olarak geldiğini. Behçet'in konuşmaları arasında üst düzeyde Askeri kanatta adamlarının olduğunu. bilâhare Nizamettin Cantürk'ün de orada olduğunu. âdeta bir silahşor gibi silah taşıdığını. Behçet Cantürk'e ait Abdulcabbar Doğru ve Mehmet Taşkaya adına düzenlenmiş. hattâ sivil giyinmiş bir paşa ile yemek yerken çektirdiği bir fotoğrafının olduğunu. "Sanık Miyaser Sak ifadesinde. bunları bir subay arkadaşı marifetiyle getirttiğini. Yaşar Avni Karadurmuş'un kızı olduğunu. Behçet'in fotoğrafları yapıştırılmış sahte nüfus cüzdanlarının bulunduğunu. esmer. fotoğrafdaki şahsın uyuşturucu madde kaçakçılığından yakalandığını ve tuvalette gırtlağını keserek intihar ettiğini. Mehmet Han Kozat. İstanbul'daki polislerin onun adamları olduğunu. zaman zaman eve telefon açarak babasını sorduğunu. Nizamettin. Behçet'in bu olaya çok üzüldüğünü. orada çirkin. Cumhurbaşkanımız Kenan Evren'i sevmediğini. Anayasa oylamasında da hayır oyu kullandığını bildiğini. kendisinin Halep'te bir kampta eğitildiğini tahmin ettiğini. bilahare Nizamettin Cantürk'ün istemesi ile telsizleri verdiğini. gezi görünümü vererek açık denizlerde uyuşturucu maddeleri gemilere aktardıklarını. kendisinin Türk Devleti'nin temeline dinamit koyacak kadar Türk düşmanı olduğunu.5 sefer mal gönderdiğini. altın ve döviz transfer işleriyle ilgilerinin olduğunu. İnce Mehmet (Candaş) namı ile tanınan şahısla birlikte babasının İspanya'dan satın aldığı evde buluştuklarım. konuşmalarında tehlikeli bir olay yaşadıklarını. Tahsin isminde bir şahısla yemek yediklerini bilâhare Tahsin'in babasını kendisine İsveçli olarak tanıttıklarını. evliliğinin ikinci ayında İzmir'e Etap Oteli'ne gittiklerini. Nizamettin Cantürk'ün eroin imalinden gözlerinin bozulduğunu. babasının Kabataş Setüstünde Deniz Nakliyat Şirketi'nin bulunduğunu ve burayı paravan olarak kullandığını. beyan etmiştir. Sarı Avni ile birlikte Ahu Tuğba. Behçet. Behçet'in. Behçet'in 'biz bu işi önceden biliyoruz' dediğini. İran'da çektirilmiş bir fotoğrafı göstererek. Azade isimli gayri meşru yaşadığı bir hanımının olduğunu.'Behçet'in İsviçre'ye gittiğini. İstanbul Kapalıçarşı'ya ASALA mensupları tarafından bomba atıldığını. gözlüklü. zaman zaman Kür-distan Devleti'ni kuracaklarını. eniştesi Kormaz Göldağı ile yakın akrabası Hayrettin Yağcı'nın silah ve uyuşturucu madde kaçakçısı olduklarını ve 125 . birlikte Sarı Avni'den bahsettiklerini. Sü-rayya'nın eroin torbalarını diktiğini. Behçet'in kendisine vermiş olduğu iki adet el telsizini bankadaki kasasında sakladığını.Behçet'in Uğurcan Elmas'la gayrı meşru işler yaptığını. Beyhan Baysal ve soy ismini bilmediği Oya ile birlikte Antalya'da uzun bir müddet kaldıklarını.

Bedri İstanbullu ile ilişkiler içerisinde olduğunu. gizli yollardan Türkiye'de kurmuş olduğu Belkam Deniz Nakliyat Şirketi'ni damadı olan Muammer Sak'ın yaptığını. "Sanık Ali İhsan Cesur alınan ifadesinde. Behçet Cantürk ile Avni Karadurmuş'un uyuşturucu madde. yemesinin içmesinin Sarı Avni tarafından karşılandığını. bilâhare kendisini İsviçre'ye davet etmesi üzerine emekli olmadan Bakanlıktan izin almak kaydıyla İsviçre'ye gittiğini. halasının kocası Albay Ali İhsan Cesur'u tanıdığını. silah. 1983 yılının Ağustos ayına kadar İstanbul'da çalıştığını. bundan bir oğlunun olduğunu. Hayrettin Yağcı ve Behçet Cantürk'ün birbirlerinden ayrılmayan şahıslar olduğunu. içki içtiklerini. yol masraflarının. bu tanışmadan sonra Sarı Avni ile birçok kereler buluşup yemek ve içki içtiklerini. 'Kaptan' namı ile tanınan Nurettin Candaş ve babası ile yurtdışında bağlantı kurduklarını. kendisinin Edirne'den tanımış olduğu Azade Özaksoy ile birlikte yemek yiyip içki içtiklerini. Fettan Cantürk'ü yanına alarak bir müddet şoförü ve bahçıvanı olarak çalıştırdığını. Beykoz'da oturması ye Beykozlu olması nedeni ile Avni Karadurmuş (Musullulu) ile tanışdığını ve olayların içerisine girmiş bulunduğunu." Sanıkların hepsi polise verdikleri ifadelerinde suçlu olduklarını kabul ettiler.. Behçet'in otelde kendisinin ise Sarı Avni'nin evinde misafir olarak kaldığını. 1979 senesinde Behçet Cantürk ile tekrar Hilton Oteli'nde karşılaştıklarını. altın ve döviz kaçakçılığı yaptıklarını bildiğini. Sarı Avni'nin yurtdışına kaçmasından sonra İsviçre. Behçet Cantürk'ün en son yakalandığında babasının İsviçre'den telefon ederek Behçet'in yakalandığını bildirdiğini beyan etmiştir. babasının altın kabzalı bir tabanca ile ruhsatlı bir tabancasının olduğunu. Uğurcan Elmas. Avni ile arkadaşlığının uyuşturucu madde ve silah kaçakçılığından yurtdışına kaçışına kadar devam ettiğini. İsviçre'de lüks bir lokantada Sarı Avni ve Behçet Cantürk ile yemek yediğini. Sarı Avni Türkiye'de iken Behçet'le birlikte yemek yediklerini.. Avni Karadurmuş'un kendisine telefon ederek 126 Behçet Cantürk'ün amcasının oğlu Fettan Cantürk'ün taburun Ayazağa'da inşaat yapan bölümünde asker olduğunu. oğlunun Sarı Avni'nin gemilerinde bir yıl tayfalık yaptığını beyan etmiştir. İnce Mehmet namı ile tanınan Mehmet Candaş ve ağabeyi. Söyledikleri özetle bir cümleydi: "Behçet Cantürk'ün yurtdışına uyuşturucu kaçırmasına yardım ve yataklık ettik. Albay rütbesi ile emekli olduğunu. evinde misafir olarak kaldığını. Nizam Doğan'ın babasını telefonla aradığını. garsoniyer olarak kullandıkları evde. Avni Karadurmuş'un döviz transferini kuyumcu olan Korkmaz Göldağı'nın yaptığını. 1949 yılında Ankara Kara Harp Okulu'ndan mezun olduğunu. kendi yanına alıp şoför olarak vazife yapmasını istediğini. aynı doğrultuda Avni'nin yanında çalışan mesul müdürü tarafından bu isteğin tekrar iletildiğini. kadınlı içkili alemler tertiplediklerini.Zürih şehrinden devamlı olarak kendisini aradığını." MAHKEME BAŞLIYOR . bu kadınla Sarı Avni'nin tanışıp gay-rimeşru hayat yaşadıklarını.babası ile bağlantılı olduklarını. bilâhare bilmediği sebeplerden dolayı mesul müdürlükten ayrıldığını. ikinci kez yine Sarı Avni'nin misafiri olarak İsviçre'ye gittiğini. bu şahsın İsviçre'ye ayda bir sefer gidip geldiğini.

Otomobili bile. sanıkların hepsi "Emniyette işkence altında ifade verdik. akrabası Halis Cantürk adına kayıtlıdır. DDKD ve ASALA örgütleri ile ilişkilidir. Bu. Ardından sorguya geçildi. Ben de işkenceden kurtulmak için. 22 Haziran günü saat 10. Behçet Cantürk. Sıkıyönetim Askeri Savcılığı'nın 19 Haziran 1984 gün ve 1984/356 kararı ile Behçet Cantürk ve 43 arkadaşının yargılanmasına. Polisler Bayram Oteli'nin sahibi Mehmet Sıddık Bayram'ın adını vermemi istediler. Ancak elinde vekaleti olduğu için istediği zaman çekiyordu. Hazırladığım senaryoyu polislere anlattım.5. Ahu Tuğba. önce kimlik tesbiti yaptı. sahte evrak tanzimi. Benim adıma da bankalara para yatırdı. kafamdan uydurdum.Sıkıyönetim Komutanlığı'nın 11 Haziran 1984 gün ve 1984/KAÇ. Bu örgüt ile ilişkisini dayısı Bedros Demirciyan aracılığıyla kuruyordu. döviz kaçakçılığı. Polise verdiğim ifadem doğru değildir" dediler. Albay Ali İhsan Cesur ve Akile Dilek Alev dışında.5. "Bankalara kendi adına para yatırmazdı. Bu nedenle onun ismini söyledim. ASALA örgütüne 10 milyon lira verdi. yasadışı örgütlere maddi yardımda bulunmak suçlarını işlemedim.-98 ile 12 Haziran 1984 gün ve 1984/ KAÇ." Behçet Cantürk. Polis ifadeyi kendi hazırlayıp zorla bana imza ettirdi. ya da ifade vereceksin' dediler. Beni gözaltına aldıklarında görevliler. sıkıştırınca. Eşi.00'da Sıkıyönetim Komutanlığı Ankara 4 numaralı Askeri Mahkemesi'nde duruş-masız olarak başlandı.1984 tarihli ifadelerimi aynen kabul ediyorum. 60 sayfadan ibaret ifademde bazmorfın. eroin ile ilgili olayları. daha önceden tanıdığım Avni Karadur-muş'a verdiğimi söylemek zorunda kaldım.-98 sayılı yazıları. 127 Hakim Binbaşı Basri Özgenç. Diyarbakır Cezaevi'nde oldukları için Abdulcebbar ve Sabit Cantürk dışındaki 41 sanık mahkeme salonuna alındı. eşi Akile Dilek Alev'in mahkemede söylediklerini şaşkınlıkla dinledi.5. 'Ya öleceksin. bana hazırlanmış bir komplodur.1984 ve 5. polis ifadesini aynen tekrarlıyordu: "Emniyette verdiğim 3. En uzun konuşmayı Behçet Cantürk yaptı: "Şahsıma isnat edilen uyuşturucu madde kaçakçılığı.1984 ile 17. altın kaçakçılığı. Huzurunuzda da tekrarlıyorum. Beyhan Baysal gibi kadınlarla Antalya'ya gidip yattan açık denizde bekleyen gemiye uyuşturucu 128 . Polisler bazmorfini kime verdiğimi sorup.

Betül Ayyüce. Bedri İstanbullu. Ali İhsan Cesur. Mehmet Deniz." Akile Dilek Alev. Zeki Suna. Yaklaşık 500 metreden konuşulabilen iki telsizi vardı. Miyaser Sak. Fikret Bayram. Mehmet Han Sağır. savcıya çıktığınızda herşeyi inkâr edin. İlameddin Dakman.[yüklediklerini bana kendisi söylemişti. Kasım Faruk Beskisiz. sahte evrak tanzimi. Fettah Halitoğlu ve Zeynel Cantürk hakkında beraat kararı verdi. Abdulbaki Maltaş. Artin Ha-cıköylü. Akile Dilek Alev. eroin imali. Remzi Sağır. altın kaçakçılığı. Abdurrahman Sağır. Erol Suna. polis korkusunu daha üzerinden atamamıştı! Mahkeme. Sinan Bayram. Yasemin Ayşe Civelek. Nedim Baybaşin. Mehmet Alptekin. Abdulvahap Çarık. yurtdışına çıkış önerisinde bulunuyordu. Medet Serhat. Yakalandığımızda emniyette beklerken. Aydın Demirel. 129 t» 'YURTDIŞINA KAÇIN! "Size benim söyleyeceğim birtek şey var: Yurtdışına kaçın!" 40 gün süren işkenceli sorgulamadan sonra serbest bırakılan avukat Medet Serhat. Mehmet Tahir Canpolat. Selahattin Delidere ve Behçet Cantürk'ün vicahen tutuklanmasına." . Zeki Kirpi. Hidayet Kaşan. Zeynel Ekmekçi. emniyette işkence yaptılar deyin' diye öğüt verdi. avukat Medet Serhat'a "akıl danışıyorlardı. uyuşturucu madde kaçakçılığı. Uçak hosteslerinin uyuşturucu işinde kullanıldığını da anlatmıştı. Halil Hocaoğlu. ürkek bakışlarıyla kendisini de tedirgin eden konuklarına. Mustafa Deniz. Enver Erşener.. dayısı Bedros Demirciyan ve son anda korkup büronun kapısından geri dönen şoför Yaşar Demirel. yasadışı örgütlere yardım etmek uçlarından sanıklar. Mahkeme. Felemez Cantürk. Bu sözlerini polisler duydu ama birşey yapmadılar. Turgut Fidanay. Kâbustan kurtulanlar çok sevinçliydi. Nizamettin Cantürk. silah bulundurma kanununa muhalefet. polislerin yanında biz kadınlara 'sakın birşey söylemeyin. Aziz Cantürk. Üzülenler ve sevinen-kr dışında bir de belirsiz durumda olanlar vardı: Firariler!. Abdulcebbar Doğru ile Sabit Cantürk'ün de gıyaben tutuklanmasına karar verdi. Saffan Mindivanlı. Behçet Cantürk tek tip elbise giydirilerek birkaç ay önce Çıktığı Mamak Askeri Cezaevi'ne birkez daha kondu. Fettah Cantürk. Size söylediğim gibi emniyette ve savcılıkta söylediklerimi mahkemeniz huzurunda da tekrarlıyorum. İbrahim Fidanay.

" Firariler. 6 Temmuz 1984 tarihli yazısında. Mamak Askeri Cezaevi nizamiyesinden Samsun asfaltına çıkınca. İşkenceleri yanlarına bırakmayın" dedi. Biz polise benzemeyiz. merakı bir kat daha arttı.. ne oldu?" sorularına yanıt alamadı. 26 Haziran 1984 günü müvekkili Behçet Cantürk ile Mamak Askeri Cezaevi'nde görüştü.gardiyanların koğuşa gelip.. Koğuşuna dönerken hâlâ ayağı sekiyordu. 54 günlük gözaltı Behçet Cantürk'ü çok yıpratmıştı. Cevdet Yardım. Sadece şaşırdı. kulelerde askerlerin nöbet tuttuğu. İnsan olan biri düşmanının bile oralara gitmesini ve aşağılık hareketlere maruz kalmasını istemez. Avukat M. Siz de gidin. "Elinizden ne geliyorsa yapın. 130 MİT'in. 30 günlük bir süre için MİT'e teslim edilecekti! 6 Temmuz 1984 günü asker. "Size bütün samimiyetimle söylüyorum. Behçet Cantürk. geldikleri gibi tekrar kalabalıklara karıştılar. Cevdet Yardım. etrafı duvarla çevrili. Avukat M. Koğuş kendisine evi gibi gelmişti! Yaralarını tedavi etmeye çalışıyordu. sevinsin mi. Dış kapı kapandı. avukat Medet Serhat'a teşekkür edip. Maruz kaldığı işkenceleri avukatına bir bir anlattı. "Nereye.Avukat Medet Serhat geçirdiği günlerin izlerini daha üzerinden atamamıştı. Barış Demeği yüzünden benim yine gözaltına alınacağım söyleniyor. ürkütücü yere hızla girdi. büyük bir dış kapısı olan. "BİZ POLİSE BENZEMEYİZ!" "Burada herkese 'komutanım' diye hitap edeceksin. 4'üncü Kolordu ve Ankara Sıkıyönetim Komutanı Korgeneral Sabri Yirmibeşoğlu. Her sorduğumuza . Jandarmalar eşliğinde askeri cemseye bindirildi. Yarım saat sonra askeri cemse. görüşmeden bir gün sonra Sıkıyönetim Savcılığı'na bir dilekçe yazarak durumu anlattı. kendisini sorgulamak için istediğinden haberi yoktu. Avukatına "akıl danışan" bir diğer kişi ise Behçet Can-türk'tü. "hazırlan" dediklerinde. Mamak'ta kaçakçılık sanıkları için yeni bir koğuş açılmıştı. Fırsatını bulursam hemen yurtdışına gideceğim. Kaçın. Behçet Cantürk işkenceli sorgulardan kurtulduğu için seviniyordu.. MİT'in 22 Mayıs 1984 tarihli isteğine yanıt verdi. üzülsün mü anlayamadı. nereye gidecekseniz gidin..

... . .70 bin lira sanıyorum. Eğer. Eğer yalan söylersen.Hangi örgütler katılmıştı? . Bu arada MİT elemanları da. fiziki tarifin..Bu mitingin amacı neydi? . 131 "Bizi tek ilgilendiren. 'emret komutanım' diyeceksin!" Önce klasik sorulan yönelttiler: Adın. gizli video çekimi yaptılar. . ne olacağını az çok tahmin edersin.. seni Mamak'tan' tereyağından kıl çeker gibi' kurtarırız.. Senin hakkında bütün bilgiler. kardeşlerin. net yanıt vereceksin. baban. soyadın. yakın akrabaların. -Ne kadar? . arkadaşların. .. komitedeydim. Behçet Cantürk yanıtladı. ne 'evet'i. "Elinde kara kaplı defter olan" Mehmet Eymür'dü.(13) Mehmet Eymür sordu.1975 yılında.Depreme yardımdı. para yardımında bulundum. örgütlerle olan ilişkindir. bu kara kaplı kitapta yazılı..Bir de köylü kesimini organize etmişsin.Üye oldum. durumun Gölbaşı'ndan beter olur!" Örgütsel faaliyetlerini anlatmasını istiyorlardı. Anladın mı?" Gözleri yine bağlıydı. "Evet" dedi. Bu konuda yardım edersen. . İGD'nin tertiplediği Diyarbakır Lice protesto yürüyüşünde senin rolün neydi? .. annen. kara kaplı defterin aksine şeyler söylersen.. ama amacının dışına çıkıldı. eşin.Evet.doğru bir şekilde. adresin. "Ulan sinirlendirme adamı.

. . ... Hafız Uzun.Kimlerle işbirliği vardı bu DDKD'nin? ..Öğretmen Nazif Saruhan.İran Kürt Demokrasi Partisi ile. ..Başka Kürtçü.Bu DDKD nedir? . . Özgürlük Yolu. işçi Tahsin Erdoğan. Baki Kaynak.Aslında İGD.Kürdistan Demokratik Partisi.Benim bildiğim Apocularla işbirliği vardır.. mesela Barzani ile Talabani ile ilişkisi var mıdır? -Vardı. .. Molla Mehmet Emin Baybaşin.Silahların temininde herhangi birşey var mıydı? . (. Fahri Karakoç. Dibek Köyü'nden çiftçi Deli Ali.) . Rızgari.Tanımıyorum.Organize edenlerin isimlerini hatırlıyor musun? ..... Sezai Eşel... Abdurrahman Ayaz.Herhangi bir olay çıkmadı.. öğret men Seyithan Çetin. Her örgütün silahlı adamları vardı. öğretmen Mehmet Han Gelirakan.. 132 . • .Kimlerin silahı vardı? .Mekin Balaban.

. Bu paraları Zerruh Vakıfahmetoğlu'na .1978 yılı sonu. . silah. Malatya. Mardin. ..Suriye'den. Diyarbakır.Girdikten sonra ne kadar yardımda bulundun? .100 bin lira. .Amacı nedir bu DDKD'nin? .Doğu bölgesi..Bağımsız bir Kürt devleti.. Sivas'a kadar geliyor.Nereleri kapsıyor? . .Ne zaman üye oldun? . . .Peki DDKD'ye girmeden önce ve sonra yardımda bulunu yor muydun? . . Kahramanmaraş.50 bin. Urfa.Girdikten sonra.Bu vilayetler dahil olmak üzere Doğu bölgesi. . mühimmat.Kimden? . Tunceli.Doğu'da. .Celal Talabani'den. Kars.Nerde kurulacak bu? . .En çok yardım nereden geliyor. Erzurum..Kim soktu? .Antep.Amcamın oğlu Abdullah Cantürk ile Liceli Zerruh Vakıfahmetoğlu. para? . Adana.

Kim tanıştırdı? .) 133 .verirdim. Zerruh Vakıfahmetoğlu beni buldu... Apocuların. para yönünden çok iyi olduklarını söyledi.Daha önce kaçak işlere hisseli giriyordum. (.Liceli Mehmet Deniz..İstanbul'da bir otelde söyledi. Rızgaricilerin silah yönünden. (. İstanbul'a geldiğimde başladım.. Mehmet Deniz'le birlikte iş yapmaya karar verdik. Mehmet Emin. (.O tarihlerde Avni Karadurmuş'u tanıyor muydun? .. .Hayır tanımıyordum. Maddi yönden ihtiyaçları olduğunu. bu uyuşturucu madde kaçakçılığı? .Uyuşturucu kaçakçılığına ne zaman başladın? .Peki nasıl oldu.İstanbul'a gelmiştim.Daha önce? .Nerede söyledi? .1979'da.) . ..) .Tanıştıktan sonra mı birlikte iş yaptınız? Evet. .. .. . si lah almak istediklerini söyledi. Adını bile duymamıştım.

) .Sen İranlılar'dan İstanbul teslimi alıyordun.Evet. .Limanda değil. ..Evet. yoksa ABD'lilerin mi? . ... Amerikalılar giderken gemilerde eroin imal ediyorlar. Sonra İtalya'ya gönderiyorduk. . . ..Peki Türkiye'de bu işi yapan senin adamların kimler.. . ancak öyle yakalarsın.Avni'nin yurtdışında iş ortakları vardı.Bunlar büyük Amerikan gemileri.ABD'nin gemileri.Bu esasen iyi bir usul.Bunlar Amerika kıtasındaki başka ülkelerin gemileri mi. havadan paraşütle atlayacaksın. -Yakalanmaları mümkün değil. 134 .İyi bir usul.İranlılar'dan alıyorum. . .Peki bu gemilere nasıl sevk ediliyor? . (.Cebelitarık Boğazı'ndan Amerika'ya sevk ediliyor eroinler değil mi? . açık denizde kotralarla yanaşılıp yükleniyor..Mehmet Sıddık Bayram'ın ne rolü oluyor? .. içinde herşey var.Bu Avrupa kanalında kimlerle müştereken yapıyordunuz bu işi? .

Herhangi birşey veriyor muydunuz? . İtalya'da ne kadar ediyor? .Peki Hollanda'ya satmıyor musunuz? -Yok. ..Girebiliriz de doyurucu değil.Evet.Bir milyona bazmorfin alındı.Peki siz İran'dan yüksek fiyatla aldınız.. İstanbul teslimi ne kadar? .. .Ufak çapta çalışıyor öyle mi? . . .Doğrusu hiç bir rolü yoktur. (.) .) .Niye.. ufak işler.Yani siz onların sahasına giremezsiniz öyle mi? . sizin sahanıza girmiyor mu? -Yok. sadece adamları bulmak için arardık..Hiç birşey vermiyorduk..Ufak çapta çalışıyor. . (. .. .Mesela Dündar Kılıç Hollanda üzerinden çalışıyor.Bir milyon lira. .l0 bin dolar. yukarıda Allah var.

Silahlar bu şirket üzerinden geliyor.Peki bu bazmorfin.. .Bin adet.500 iki parti aldık. (.) . . . ..Satışına göre değişir. .. .Neylen geldi bu silahlar? ..35.Amerika'da eroine çevrilirse? 50 ile 75 bin dolar arasında.Bu Kintexs denen firmanın rolü nedir?(14) . kaça aldınız? .Evet. fiyatı ne oluyor? . 500. .İki sefer aldık.İstanbul'a mı? .TIR'la. .Toptan diyelim. 10 bin lira verdik tanesine. Malta ve Sicilya yakınlarında eroine çevrildi.Peki bazmorfinin Amerika'ya teslimi.Hikmet Sevcan vasıtasıyla 1979 ve 1980 yıllarında Bulga ristan'dan silah aldınız. .40 bin dolar arasında değişir. . .135 .30 bin dolar.

Hikmet Sevcan'ın. Suriyeli kaçakçılar Şaban ve Gazi Vezir kardeşler vasıtasıyla geldi..Ne yaptı aldığı silahları? . Sait Aydoğmuş.Hayır Batman'a teslim edildi. . .Hacı Salih ile bağlantılıydı.DDKD'liler teslim aldı.Kim getirdi? .Şu anda nerede olduğunu bilmiyorum. Ömer Çetin.Türkiye içpazarına perakende olarak sattı.. Silahları alınca bayağı rahatladıklarını bana aktarmışlardı . 136 .Diğer 500'lük partiyi kime verdiniz? . .Kilis yakınlarında galiba. Rauf Denktaş'ın oğ lu ile birlikte iş yapıyorlardı.Sen bir de Kıbrıs'a eroin gönderiyormuşsun? . .Kim teslim aldı? ..Evet orda Mehmet Gözen var.Nerede oturuyor bu? .) . bu işle görevlendirilmiştir. Zerruh Vakıfahmetoğlu. .Nerede bu Mehmet Gözen şimdi? . (.

Türkiye'de aranan militanların Suriye'de barınmalarına ve yerleşmelerine yardımcı olma konusunda anlaştıklarını.3 aydır Suriye'de idi. 'Oraya gidelim..Mehmet Gözen tutuklandı. daha önce Suriye'ye gidip Filistin kamplarında kalmıştır. ancak ASALA'nın maddi yönden desteğe gereksinimi olduğunu.) "ASALA'YI ANLAT" MİT. "Zerruh. ayrıca Avrupa'da eylem birliği yapacaklarını. eroin vereceğini söyle yeter. ASALA'yı anlatması için baskı yapılmaya başlandı. kaçakçılarla siyasi örgütlerin içli dışlı olduğuna inanıyordu.. benim ifademden sonra mı tutuklandı? Hayır senin ifadenle ilgili değil. Ken137 disi 2. biz de onlardan faydalanıp. İnanmadılar. Bana. sadece annesinin Ermeni olması nedeniyle.-Raif? . "doğru.. ayrıca eroin konusunda bana ihtiyaçları bulunduğunu söyledi.. Zerruh. ASALA militanı olarak gösterilmek istendiğini söyledi. Suriye'ye kendileriyle gidip bu konuda ASALA yetkilileriyle konuşmamı. . . . onlara finans sağlayan biriydi! Behçet Cantürk'e. Ermeni örgütleri ile Kürt örgütlerinin ilişkisini sağlayan.Tutuklandı mı. bu amaçla benim de. MİT'e göre Behçet Cantürk.yanlış" aklına ne geldiyse anlatmaya başladı: "1981 yılının ilkbahar ayında Diyarbakır'da Demir Ote-li'nde iken Zerruh Vakıfahmetoğlu Suriye'den bana geldi. İlişkisinin bulunmadığını.Evet Raif Denktaş. Abdullah Cantürk ile birlikte Kamışlı'da bulunan teyzemin oğlu Ohannes Palancıyan ve diğer ilgililerle görüştüğünü. O da. Sorularını hep bu amaçla soruyordu. kendileriyle konuş. benim sevk edeceğim eroin maddesini. Suriye'ye kaçak yollardan gittiğini biliyorum. (. Amaç bilgi almak değil. bu şahısların Avrupa ve Amerika'da birçok adamı bulunduğunu. İngiltere'ye sevk ediyormuş. spekülasyon yaratmaktı. Avrupa ve Amerika'nın birçok ülkesine rahatlıkla sokabilecek organizasyon içinde bulunduklarım söyleyerek. böylece işbirliğimizi geliştiririz' dedi. DDKD ile ASALA arasında işbirliği tesis ettiklerini.

Bedros Demirciyan ve Derikli Şer lakaplı Mahmut Pamuk-çu'nun akrabası yine Derikli Ali. Nusaybin'in doğusunda kenarda kalan mahallede iki katlı evine gittik. Bedros da çoktan beri akrabalarını görmemişti."Amcamın oğlu Abdullah Cantürk. Nusaybin kapısında babası Garo ile sık sık görülen bir kimsedir. Arabayı orada bırakıp yaya olarak şehrin doğusuna doğru. Bana cevaben. Diğerleri otele gittiler. Zerruh ile birlikte geleceğimizi söyledik. hal hatır sorduk. Onları verdim. Hamit ile şoför Ali samimi arkadaştırlar. ben. "Telefonda Ohannes Palancıyan'a. Türkiye'den Suriye'ye . yürüdükten sonra sınırdan geçtik. Abdullah Cantürk. Zerruh. tahminen 2. Zerruh'un ifadesine göre. Evde teyzemin kocası Garo ile konuştuk. Anlaşmalı geçtiğimizi sanıyorum. Neticede ben İstanbul'da bulunan Bed138 ros Demirciyan'ı arayarak kendisini çağırdım. 'Zerruh'a söyle. ASALA için yeterli değildi. Abdullah. Tarihini kararlaştırdık. saçları önden dökük şahsın. 139 "Ohannes. Biz şehirde kendilerinden ayrılarak. Geçiş yaptığımız yerde tel örgüler yoktu veyahut kesiktiler. Geçtiğimiz yolda herhalde mayın yoktu veya temizlenmişti. aslen Nusaybin'li 34. Halep'teki arkadaşlarını buraya çağırmaya vakit bulamadığını. Yanlarında büyük Amerikan Dodge bir pikap vardı. "Ohannes Palancıyan. diğerleri de arkasına bindi. Ben de Suriye istihbaratı ile münasebeti olduğunu daha önceden duymuştum. Hiç asker görmedim. birşeyler yedik. Ancak anladığım kadarıyla bu. Zerruh ve Bedros teyzemlerin evine gittik.3 km. Rıfat Esad'a bağlı olarak Suriye istihbaratında çalışan ASALA'nın Kamışlı temsilcisi imiş ve Türkiye ile ilgili faaliyetleri yürütü-yormuş. Pikabın önüne 4 kişi. "BİZİ KARŞILADILAR" "Karşıya geçişte Ohannes Palancıyan. Ben orada karşılarım' dedi. örgüte ait TS tipi yeşil renkli bir Renault ile akşama doğru Nusaybin'e doğru hareket ettik. zaten kendilerine bu konuda ufak çapta yardımcı oluyormuş. yanında iki kişi olduğu halde bizi bekliyordu. İkinci gün uçakla Diyarbakır'a geldi. Kamışlı'da. Kendilerine giderken hediyelik olarak kumaş almıştım. Geçtiğimiz saattin nöbetçilerin değiştiği bir saat olması lazım. muhtemelen soyadı Pamukçu olan kişinin kullandığı Diyarbakır plakalı. Evleri Kamışlı çarşısına yakın olup. Türkiye'ye giriş yaptığı yoldan Kamışlı'ya gelin. "DDKD'nin rehberliğini yapan soyadını hatırlamadığım Ha-mit isimli. Kararlaştırdığımız gün ben. Yatsı namazına doğru Nusaybin'e vakıf olduk. Görüşmemizden birkaç gün sonra. Kamışlı'da bulunan teyzem ve teyzemin oğlu Ohannes Palancıyan ile görüştüm.35 yaşlarında sarışın. şehrin doğusuna düşmektedir. iri yarı.

riskine karşılık fazla kâr bırakmadığını söyledi. Oğlu ise konuşmalarıyla ve Ermeniler'den gördüğü saygınlıktan anlıyorum ki. yani teyzemin kocası Garo Palancıyan.60 yaşlarında olup. diğer taraftan Kamış-lı'daki teyzem Sato'nun kızıyla da evli olduğunu söyledi. mühendis olarak mezun olduğunu. Ertesi günü Kamışlı'da geçirip bilâhare Halep'e gitmeyi planladık. hem benim kazanabileceğimi hem de kendilerinin de maddi bakımdan aynı zamanda güçleneceklerini. Biz teyzem ve kocası Samuel Nalbantçı (kendisine Sami ve Samo da denilir) ile oturup sohbet ettik ve yemek yedik. ayrıca kendilerinin de hatırı olduğunu belirttim. benimle bu işe girmek arzusunda olduklarını. Samuel Nalbantçı. Kemal Güzel ismiyle de tanınır. kendilerine karşı olanları derhal ortadan kaldırdıklarını ifade etti. Rıfat Esad'a bağlı olarak çalıştıklarım belirtti. . bu bakımdan Kamışlı'da istenmeyen kişilerle karşılaşmanın mümkün olduğunu söyledi. 140 Fazla kâr da istemeyeceğimi söyledim. kendileri dışındaki Ermeniler'in daha önceden gelip buralara yerleştiğini ve şu anda hepsinin de zengin kişiler olduğunu. ayrıca Hafız Esad ve kardeşinin en güvendiği adamlarını Ermeniler'den oluşturduğu. Bu Türkçe bilgileriyle de Suriye istihbaratına yardımcı olurlar. "Akşam birlikte konuşmamız sırasında Ohannes Palancıyan. Konuşma sırasında eniştem. otele Abdullah ve Zerruh'un yanına döndü. ASALA'nın finansmanını üstlenmiş zenginlerden biridir. onun yaptığı kaçakçılığın hem çok uğraştırıcı hem de az kârlı olduğunu. beni teyzem Süslü'ye bıraktıktan sonra. İşlerin ne şekilde geliştiğini sordular. Setro Sarnisliyan kuyumculuk yapar. Ermeniler'in yüzde 90'ının istihbarat işlerinde kullanıldığım.birçok kaçağın geldiğini. Her ikisi de Suriye'de bulunan Diyarbakırlı Ermenilerin Büyüğü sayılırlar. ancak bunun gerek kalite bakımından düşük olması gerekse herkesle bu işi yapmak istemedikleri cihetle. babasının bütün servetini bu örgüte harcadığını. Setro Samisliyan'ın oğlunun ASALA'nın başlarından bir kimse olduğunu. benim kendilerine devamlı eroin temin edip sevketmem halinde. Ben uyuşturucu işine Ermeniler'le gireceğimi. Eniştem burada her vilayetteki Ermeniler'in birleştiğini. silah eğitim kampı gibi birçok imkânlarının olduğunu. İyi Türkçe bilirler. militan.. herkesin kendi adamlarına yardım ettiğini. "Ertesi gün hep birlikte bazı görüşmeler yapmak için Halep'e gittik. "Ohannes Palancıyan'ın babası Garo. kendilerinin esasında eroin temin edebildiklerini. Kendisi Suriye istihbaratı yani muhaberat tabir edilen yerle ilişkilidir. ismi Misag Samisliyan olan bu gencin aynı zamanda babasıyla birlikte kuyumculuk da yaptığını. DDKD'nin buradaki ve Avrupa'daki adamlarına daha etkili bir şekilde yardımcı olabileceklerini söyledi. 50. Ben de zaten dışarıya çıkmak istemediğimi söyledim. insanın bazen kendi öz karısından dahi şüphe ettiğini. Ohannes. Hafız Esad'ın geniş bir casusluk teşkilatı kurduğunu. kendisinin Amerika'da tahsil görüp. fakat para yönünden zayıf olduklarını. Kendileri bizim ne sebeple geldiğimizi bilmiyorlardı. Setro Sarnisliyan ile Aram Basmacıyan'ın da uyuşturucu işiyle meşgul olan ASALA'ya mensup kişiler olduklarını. kendisinin de istihbarat işleriyle meşgul olduğunu. zaten buraya bu iş için geldiğimi. Ohannes bu arada Abdullah'a. "Eniştemin bahsettiği Setro Samisliyan ve Aram Basmacı-yan aslen Lice'li Ermeniler'dendir.

İş yaptırmaktan kastı kaçakçılık yaptırmaktı. evde yemek hazırladıklarım belirterek bizi hep birlikte yemeğe davet etti. Nerede isterlerse orada kalabilirler. Kendisiyle tanıştım. Halep.. "O akşamı yemek ve sohbetle geçirdikten sonra sabah kalktık. Vaktini bu yazıhanede geçirdiğini ve gelen gideni misafir ettiğini belirtti. hem de geçimlerini temin ederiz" dedi. Görüşmemiz sırasında oğlunun para yönünden çok masraf yaptığını. benim büyük çapta eroin işi yaptığımı duyduğunu. Eniştem Samuel. Ohannes Palancıyan kendilerine çeki düzen vererek toparlandılar. herşeyle-rini örgütsel faaliyete yatırdığını ifade ederek. Senin yardımın halinde senin arkadaşların nerede kalmak isterlerse onlara bakarız. 'Biz senin ile zaten akrabayız. Aslen Liceli olan diğer kişi yani Aram Basmacıyan da Ermeniler arasında saygı gören kişilerden biridir. Kahvaltılarımızı yaptık. Kamışlı. Onlarda bizi bekliyor141 lardı.ASALA'nın üst düzeyde bir yetkilisiydi. DDKD'yi para yönünden desteklediğimi söyledim. bizim Şam. Onun gelmesi ile birlikte orada bulunan Ermeni-ler'in hepsi. Daha sonra Ohannes Palancıyan yanımızdan ayrılarak Setro Sarnisliyan'a gitti. Kıbrıs ve Yunanistan'da yerlerimiz var.. teyzemin kocası Samuel. daha çok burada ithalat. Beyrut. Bilâhare eniştem ve Bedros ile birlikte diğerlerinin bulunduğu otele gittik. İki araba halinde teyzemlere gittik. Beni ilk kez görüyordu.) Yazıhanesi binanın birinci katında idi ve katın tamamı kendisine aitti. ayrıca senin arkadaşların ve mensup olduğun örgütle de beraberiz. kendisinin de yarın Halep'e geleceğini ve bu konuları ertesi günü hep birlikte konuşmanın yararlı olduğunu söylediler. yani babası. 'bu masraflara çeşme olsa dayanamaz' dedi. Onlara da bu suretle hem iş yaptırır. hattâ Avrupa'da bile hakkımızda bahsedildiğini söyledi. İlk arabayı Ohannes. Bizim sana ihtiyacımız var. "Daha sonra Şam'dan Aram Basmacıyan'ı da çağırdıklarını.(.ihracaat işleri yaptığını söyledi. Daha sonra Şam'a Aram Basma-cıyan'a telefon ederek onu Halep'e çağırdı. "BİZ SENİNLE AKRABAYIZ" "Konuşmalar devam ederken. uzaklıkta ve otelin önünden geçen ana cadde üzerinde idi. Bizi tanıştırdılar. Konuşmalarımız sırasında benim DDKD ile işbirliği içinde olup olmadığımı sordu. "Yazıhane takriben otelden l km. Aynı zamanda uyuşturucu trafiğini de idare eder. oğlu Misag Sarnisliyan da büroya geldi. Çay içmemizden sonra hep birlikte kendi yazıhanesine gittik. Ve bir müddet sonra birlikte geri döndüler. Bedros'u ise uzun süreden beri gitmemesine rağmen tanıdı. Avrupa'da bir142 çok adamımız mevcut. diğerini yani kahverengi 280 model Suriye . Kuyumcu dükkânında fazla oturmadığını. Kendisi bana bu hususa sevindiğini.

Yemeklerimizi yedik. Abdullah ve Zerruh otele gideceklerini söyleyerek ayrıldılar. Misag burada kendilerinin öldürüldüklerini.. Misag da gelmişti. 'senin zaten misafirin geliyor. dinlenmek için izin istedik. 'Biz Diyarbakır'dan kim geliyorsa meşgul oluyor. Kabul etti ve oğlu ile birlikte evden ayrıldılar. Onları da alarak birlikte teyzemlere gittik. onları da alarak teyzemin küçük kızının evine misafirliğe gittik. hem de bunun normal bir fiyatla kendilerine devredil-mesiydi. Misag Sarnisliyanlar'a yani kızkardeşinin evine gitti. Bu nedenle kendisini . görmek istiyorum' demiştim. Lobiye indiğimde Zerruh. bugün benim misafirlerime karışma. O geceyi evde geçirdikten sonra sabahleyin yine otele arkadaşların yanına gittik. Hep birlikte babasının yazıhanesine gittik.. O akşam Ohannes. Ancak benden istedikleri hem kaliteli eroin.. sabahleyin erken kalktığını. Uzun bir bekleyişten sonra geldiler. kendilerini bazı yandaş ülkelerin de desteklediğini söyledi. Burada konuşmalar yine siyasete döndü. ondan sonra hem içkimizi içip. 'Şam'a gittiğimizde beni Celal Talabani ile tanıştır. Eniştem ise.) "Akşam üstü kalkıp Bedros ve eniştem ile birlikte otele gittik. Ve yürüyerek otele gittik. Misag da bizi almaya gelmişti. esmer tenli.. hem de iş konuştuk. öğle yemeğimizi dışarıda değil yazıhanede yiyelim diye kararlaştırdık. Misag. Kendileriyle irtibatı Abdullah Cantürk'ün sağlayacağını söyledim.) 143 "Gündüz içki içmeyeceğimize göre. Bu suretle yemeğimiz yazıhaneye geldi ve hep beraber yedik. Zerruh ve Abdullah'ı almaya niyetimiz vardı. "Bana eroin yollamamın karşılığında. ASALA'ya da yardım ediyoruz' dediler. memleketlerinden sürüldüklerini. saçları dökülmüş bir adamdı. belden kambur yani eğik. Daha sonra teyzemin kocası. Uyuşturucuyu Kamışlı'ya teslime kadar sorumluluk üstlendiğimi de belirttim. Kendisi 50 yaşlarında. Türkiye'de hiçbir zaman huzur olmayacağını. yarın senin misafirin olurlar' dedi. Biz ise teyzemlerde bir müddet kaldıktan sonra. (. kendilerinin de paramı göndereceklerini söylediler. ilgileniyoruz. Halep'i zaten bildikleri için gezmeye çıkmışlardı.plakalı Mercedes'i Misag Sarnisliyan kullanıyordu. büyük bir haksızlığa maruz kaldıklarını söyledi. Öğle yemeğini yedikten sonra kahvelerimizi içtik. Otelde bir müddet dinledikten sonra akşama doğru lobide toplandık. Tekliflerini kabul ettiğimi belirterek. Gençlerimize de. (. Aram Samancıyan da orada idi. Talabani'yi sorduğunu ve Şam'da olmadığını söyledi. 'bu ticaretten DDKD'lilere birşey verilecek midir?' diye sordu. Bu arada Zerruh. Bana. Abdullah ve Zerruh'u otellerine götürüp bıraktı. isteyecekleri miktarda eroini Ka-mışlı'da kendilerine teslim edeceğimi belirttim.) "Halep'ten gelirken yolda Zerruh'a. içtik.. uzun yüzlü. Akşam yemeğimizi yedik. 'tabiatıyla verilecektir' dedi. Ayrıca mücadelelerine devam edeceğini. adamlarım vasıtasıyla Kamışlı'ya kadar teslim etmek ve orada parayı almaktı. Daha sonra bir müddet daha oturup nasıl olsa akşam yemeğinde beraber olacağımızdan.. Ancak dışarıda olduklarını öğrendik ve bir süre kendilerini bekledik. Akşam yemeği için Setro Sarnisliyan bizi yemeğe davet etti. 'senin de bize bu katkın olsun' dediler. (. Öğleye doğru uykudan uyandım. Bu anlaşmaya göre benim görevim eroini temin edip. Ancak. Daha sonra Ohannes. eroini en kısa zamanda paraya çevirmelerini istedim. Ben Mi-sag'ın arabasıyla gittim. Hep beraber Setro Sar-nisliyan'ın evine gittik.

içinin çok lüks olması insanı şaşırtıyordu.)" Behçet Cantürk ara vermeden hergün konuştu. Bunlardan biri Aram'ın kardeşinin oğluydu. Biz yazıhaneye gittiğimizde birkaç genç oturuyordu. İtalyan uyruklu kaçakçılar da varmış. 25 yaşlarında. Kendisi eroin ile ilgili olarak bana 10 milyon lira vereceğini. teyzesinin çocuğu Ohannes Palancıyan. Ayrıca Bulgaristan'da kaçakçılık yapan bazı şirket yöneticileri de toplantıda hazır bulunmuşlar. Çok fazla miktarda gayrimenkul sahibidir. 1981 yılında İsviçre'ye yapmış olduğum gezi sırasında. anlattı. saçlarını arkaya doğru taramış. kuzenlerinin kocaları Misag Sarnisliyan ve soyadını bilmediği Agop. Garo'nun bunu Türk parasına çevirip bize vereceğini söyledi. Aram'a ait çok lüks yazıhanesine gittik. Zer-ruh'u göstererek. Ayrıca amcaoğlu Abdullah Cantürk. 145 BABALAR TOPLANTISI Behçet Cantürk'ten bu kez. Zira Zerruh Suriye'de kalacağını kendilerine belirtmişti. "Aram Basmacıyan esasında döviz kaçakçısıdır. Binanın giriş katı yazıhane haline getirilmişti. MİT. toplantıya katılanlardan Fikri Kocakerim ile Doğan Çelik bu toplantıyı bana anlattılar. çok memnundu. 30 günlük süreye ek 15 gün daha istediler. Adının Haya Basmacıyan olduğunu söyledi. Konuşmalar sırasında yeğeni Haya.dört ay sonra Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da Vitoşa Oteli'nde "Babalar toplantısı" yapıldı. hazır lokma bekleyen tipler olduklarını söyledi. "Toplantıda. teyzelerinin kocaları Garo Palan-cıyan. 144 "Zerruh'la.tanımak istediğim halde bu imkâna sahip olmadım. anlattı. Başladı anlatmaya: "12 Eylül harekâtından üç. Dıştan farkedilmemekle birlikte. gür bıyıklı biriydi. Samuel Nalbantçı. Ka-mışlı'da Garo Palancıyan'a havale çıkaracağını. Anlattı. Enis Karaduman'ın misafiri olarak Sofya'ya gitti.. hepsi Türk'müş! Zaten Abdullah Cantürk'ü toplantıya çağırmamışlar. Bütün malzemeleri İtalyan ve Fransız malıydı. sesini duyursun' şeklinde konuştu. Onun bana anlattığına göre. Arnavutluk. toplantıya katılanların çoğunluğu Karadenizli olmak üzere. toplantıya davetli olmadığı halde. 'kendisi ile artık çok birlikte olacağız' dedi. 'Bir millet. .. Türklerden başka. sarışın. kendisini ölüme atmalıdır ki. Bizim gelişimizden haberi vardı. ASALA'nın Kapalıçarşı eylemini nasıl gerçekleştirdiğini anlatmasını istediler. Ancak parayı Şam'da vermeyeceğini. annesinin amcaoğlu Bedros Demirciyan'ı ASALA militanı yaptı!. Anladığım kadarıyla Halep'te yaptığımız konuşmaları da biliyordu. uzun boylu. kalan diğer kısmını ise sonra ödeyeceğini söyledi. Kürtlerin gevşek davrandıklarını. Bütün akrabalarını.(.. Suriye..

* İlhan Sağlamer: Samsunludur. İstanbul Londra asfaltında Sevcan tesislerinin sahibidir. * Ali Açmak: Silah kaçakçısıdır. En son duyduğuma göre pırlanta işine girmiş. Silah kaçakçısı dır. * Hikmet Uzun: Osman Cevahiroğlu'nun kaçakçılık ortağı dır. * Ahmet Uğurlu: Toplantıya Uğurlu ailesi adına katılmış. Oflu İsmail'in yakın adamıdır. Oflu lakabıyla tanınan İsmail Hacısüleymanoğlu yönetmiş. * Enis Karaduman: Eroin işine bakar. Yani Hollanda'ya giden uyuşturucu trafiğini idare eder. Silah kaçakçısıdır. * Bekir Çelenk: Tanınmış kaçakçıdır. Silah kaçakçısıdır. * Hasan Conkara: Topal Hasan diye bilinir. * Fikri Kocakerirn: Uğurlu ailesinin adamıdır. Trafiği o yönetir. uyuşturucu madde kaçakçısıdır. Bulgaristan'da . * Hikmet Sevcan: Silah ve eroin işine bakar. Kardeşi İsmail Çelik ile birlikte çalışır. * Suphi Aşçıoğlu: Döviz ve kimyevi madde kaçakçısıdır. * Şaban Vezir: Suriyeli büyük kaçakçıdır. Daha önce silah kaçakçılığı yapardı. 146 * Doğan Çelik: Karadenizlidir. Karadenizli. Karadeniz bölgesi sorumlu sudur. Türkiye'de adam vurmaktan aran maktadır. Amcaoğlu Abdullah Cantürk ile birlikte çalışırlar.Toplantıyı. Oflu İsmail'in eroin satış bölgesi Hollanda'dır. "Toplantıya şu şahıslar katılmış.

* Avni Karadurmuş. Kendilerine hakarette bulunarak. Irak ve diğer Ortadoğu ülkelerinde pazar bulunması konusu ele alınmış. birçok kaçakçının bulunduğunu. Rahat para kazandığı için kimseyi düşünmüyor. telefonla Sarı Avni'yi arayarak.Türkiye'de askeri harekât olduğu için dikkatli olunması gerektiği. ancak davete uymadı. birlikte hareket etmek gerektiğini söylemiş. Bulgarlar'ın bütün kaçakçıları bünyesinde toplayarak.3 gün sürmüş. Bulgaristan'ı terletmişler. * Ayrıca Antepli Sayar ve Çil ailesinden de bir temsilci top lantıya katılmıştır. Amaçlarının bizim işlerimizden hisse almak olduğunu söyledi. Ayrıca Türkiye'den kaçıp Avrupa ülkelerinde perişan olan. "Toplantı 2. 'Kendisini çağırdık. "Aslında toplantı Bulgaristan hükümetinin isteği üzerine olmuş. Çünkü herkes. Zaten Oflu İsmail toplantıda Bulgaristan hükümetinin temsilcisi gibi konuşmuş. Ayrıca İran. Türkiye'ye gelen sigaraların baş bayisidir. paralarını Bulgar bankalarına yatırmalarını. Malatyalı Hüseyin Gencer. Bu olayı yapanlar Enis Karaduman ile İstanbul'da Klüp 33 cinayetinin faili olarak aranan Erzurumlu Oktay Yıldırımer. Sarı Avni'yi örnek göstermiş. orada kalmak isteyenler bile. Ön plana Oflu İsmail'i çıkarmışlar. Dündar Kılıç'ın adamlarından dır. Tüm kaçakçıların Bulgaristan'a yerleşmelerini. Dündar Kılıç. olayın yanlışlıkla meydana geldiğini. Türkiye'ye dönüşümde bu şahısları bir gece kulübünde buldum. dünya çapında bir kaçakçılık organizasyonu kurmak olduğunu anlamışlar. bir yanlış anlaşılma olduğunu söylemiş. Esas gayenin. Sarı Avni'ye yaptıklarının aynısını kendilerine yaptım. tüm işleri tek merkezden. Oflu İsmail'in adamları Zürih'te Sarı Avni'nin yemek yediği lokantaya giderek kasıtlı olay çıkarıyorlar. Avni'nin ağzına silah namlusu sokuyorlar.ikamet eder. kendisinden ve benden özür dilemiş. Bilâhare Oflu İsmail. Oflu İsmail'in Bulgaristan'ın bir aske147 ri gibi hareket ettiğini anlamış. Dündar Kılıç'ın ortağıdır. "1982 ve 83 yılında Bulgaristan'da yine Babalar toplantısı olmuş. Oflu İsmail (Hacısü-leymanoğlu). . 1981 yılı Zürih seyahatim sırasında Sarı Avni bu olayı bana anlattı. İstanbul piyasasını elinde tutar. Kaçak sigarayı deniz yoluyla getirir. Bu kez toplantıya az kişi katılmış. Erdoğan Aslan. Ama gün gelir tek başına kalır' demiş. "Bu toplantıdan bir müddet sonra. toplantıya çağrılmış ama gitmemiştir. aslen Trabzonludur. kendisine Kasımpaşalı Erdoğan denir. kolektif olarak yönetmeyi önermiş. Malte-peli Doğan. kimyevi madde kaçakçılığına dönülmesi teklif edilmiş. ancak toplantı bittikten sonra. bunlara destek olunmasını. "Toplantıda babalar hemfikir görünmüşler. Kartal/Maltepe'de oturur.

bazı kişileri tehdit etmeye başladılar. Ayrıca Şehmuz Tatlıcı da bu konuyu anlatmış. Bu tarihten sonra Sait Koç'un yaptığı işlere Para vermek suretiyle hisseli girdim. Oflu İsmail biliyorsunuzdur. Kendi ihtiyaçları altın 149 . Kendisinin altın ve pırlanta kaçakçılığı yaptığını duymuştum. Daha sonra. biz Behçet Cantürk'ün "anlatımlarına" dönelim: 148 KAPALIÇARŞI ESNAFINA TEHDİT "Son toplantıda. Hüseyin Gencer oğluna kuyumcu dükkânı açtırmıştı. Behçet Can-türk'ü sorgulayan MİT görevlisi Mehmet Eymür. sigara kaçakçılığının başkaları tarafından yapılması halinde o kişilere gereken kötülüklerin yapılması karan alınmış. kendi güçlerince para vermek suretiyle altın ve pırlanta kaçakçılığına katılırlar. Anlatılanlar. Türkiye'ye gelen sigaraları idare ettiler. Diyarbakırlı Şehmuz Tatlıcı vasıtasıyla samimi olduk. yoksa sorguda öğrendikleri miydi? Neyse. 1980.Sigaralar Bulgaristan'dan Oflu İsmail tarafından yollanır. Behçet Cantürk'ün kendi bilgileri mi. "Ayrıca Kapalıçarşı'ya el atılması. Mardinli. "Kapalıçarşı'da pırlanta ve altın kaçakçılığını üç grup elinde tutmaktadır: Kilisliler.82 yılları arasında Bulgaristan'da görev yaptı. 1981 yılında Sait Koç ile görüşüp. Maltepeli Doğan ve Kasımpaşalı Erdoğan Aslan sigara işine el atıp. "Sait Koç'a. Diyarbakırlı Ermeniler ve Yahudiler. Ermeniler'den ve Kilisliler'den alınması konuşulmuş. "Türkiye'ye dönüşlerinde. Kapalıçarşı'da pırlanta. kendisine ortak olmak istediğimi söyledim. Dündar Kılıç ve Hüseyin Gencer ise Kapalıçarşı'da faaliyet göstererek. Kapalıçarşı esnafını. "Sait Koç'u 1980 yılından beri tanırım. Dündar Kılıç'ın kızkardeşi ile evlidir. Kaçakçıların içine kadar sızdı." Araya girip bir anımsatma yapmakta yarar var. beraber iş yaptıklarını söylemişti. altın işinin Yahudiler'den. Tanışmamızı Diyarbakırlı Ali Kahraman sağladı. Ancak 1981 yılında kendisiyle samimiyetimiz olmuştur. Teklifimi kabul etti. Süryaniler ile Ermeniler ortak iş yaparlar. Midyatlı Süryaniler. Türkiye'deki sigara işinin tekellerine alınması. Kapalıçarşı'da bulunan Mardin/Midyat ve Diyarbakırlı kuyumcular. Diyarbakır ve Mardin grubunun Kapalıçarşı'daki en büyük kaçakçısı ve temsilcisi Sait Koç'tur. kendilerinden pırlanta almaya mecbur bırakmışlar.

Zerruh'un gönderdiği misafir. Dündar Kılıç'ın bu tehdidini duyan. Bedros'a uğramış ve 'Bugün Kapalıçar-şı' ya gitme. Bir süre sonra Bedros ve misafir taksiyle geldiler. gerekli kişilerle görüştüğünü. Bunlar Türkiye'ye zulalı otobüslerle sokulur.. sokanı duydukları takdirde öldüreceklerini söylediğini aktardı. Kapalıçarşı esnafının otobüsleri de vardır. kıvırcık saçlı. bundan böyle Kapalıçarşı'ya pırlanta ve altınların kendileri tarafından verileceğini söylemiş. Avrupa'ya çalışan otobüs firmaları içinde. Bu sebeble Sait Koç'a yapılmış bir tehdit bana yapılmış demektir. Bedros da beni arayarak. O anda Faruk da yazıhanemde bulunuyordu. Bu eylemi Kapa-lıçarşı'da yaptıralım' dedi. Sait Koç'a adamlarını göndererek. Faruk Vakıfahmetoğlu lafa girdi. öğleyin Kalyon Oteli'nde buluştuk. Düzgün Türkçe konuşuyordu. 'ASALA ile DDKD. Bedros'un dükkânına gelerek Bedros'u bulmuş. Burada Sait Koç. bu durumu tanıdığım bazı arkadaşlara anlatmış. Yine Belçika. uzun boylu. o da . Behçet'e söyle. O tarihlerde. işleyip kendi dükkânında satar.. İsviçre ve İngiltere'den altın temin eder. yazıhaneye döndüm. Hep birlikte yazıhanemin karşısındaki ve Divan Oteli'nin yanındaki Suvis Pub'a "Yemekten sonra Bedros. Faruk ve misafir birlikte Kapalı-çarşı'ya gittiler. Faruk. yakında bir misafiri Türkiye'ye göndereceğini söylediğini ve misafirin daha sonra Faruk ile buluşturulacağım belirtti.(. Kendisini yurtdışından Zerruh'un aradığını. eylemin Kapalıçarşı'da yapılacağı sözünü verdiklerini söyle150 "Eylemden bir hafta kadar önce Bedros Demirciyan yazıha-neme geldi. Sait Koç. Ben gitmedim. Dündar Kılıç'ın kulağına gitmesinin de yararlı olacağını konuştuk. hiçbir gayrimüslimin Kapalıçarşı'ya iğne dahi sokamayacağını. Türkiye'ye ne zaman geldiğini bilmiyorum. tahminen 25 yaşlarında. Dündar Kı-lıç'ın. Bedros ve misafiri beklemeye başladık. Dündar Kılıç'ın yaptığı tüm baskıları anlattı. Durum bana intikal etti. Faruk'un. ince bıyıklı. Örgüt evine götürdüğünü tahmin ediyorum.. Ertesi günü yine aynı kişilerle. Ben Kapalıçarşı'daki esnafı koruyan ve onları himaye eden bir kişiyim.(. caddede. 'DDKD ve ASALA. kalan kısmın bir bölümünü piyasaya sürer. Eylemden önce. Taşları Belçika'dan alır. Türkiye'de ortak bir eylem yapacaktı. Nubar Sivasyan'ı nereye götürdüğünü bilmiyorum. "Dündar Kılıç.. "Sait Koç Avrupa ülkeleri ile çalışır. diğer taşları.) Kapalı-çarşı eyleminden 3 gün kadar önce. Sait Koç hisseleri dağıttıktan sonra. atletik yapılı ve spor giyimli bir gençti. "Toplantıya benim çağırdığım DDKD'li Faruk Vakıfahme-toğlu ve Sait Koç ile birlikte Kalyon Oteli'ne gittik. Kapalıçarşı'daki gayrimüslimleri korumak için bir eylem yapacak' bilgisinin.ve pırlantayı maliyetine alırlar. Zaman öğle saatiydi.) "Olay sabahı Faruk. Şişli Osmanbey'de Nar Pastanesi ile Çarşaf İş Mağazası arasında bir apartmanın sekizinci katını bu işler için kullanıyorlardı. Tanışmamızda adının Nubar Sivasyan olduğunu söyledi. Kapalıçarşı eyleminden tam bir ay önceydi. misafirin geldiğim ve bana getireceğini söyledi. Gelen misafir esmer. Büronun kalabalık oluşu nedeniyle aşağı kapıya inerek. Ben ve Sait Koç bunu uygun gördük. "Kalyon Oteli'ndeki bu görüşme. bundan böyle kendisinden habersiz.

Beyazıt'ın Sultanahmet'e giden kapısından çarşıyı terk edip.. Hülya isimli kuyumcu dükkânının sahibi Diyarbakırlı Sait Koç. Mehmet Baykara olaya sadece babalar davası nedeniyle yardım edemeyeceğini söyledi. MiT'te söylediklerinin ne kadarı doğruydu? Bunu.. çarşının tek patronunun kendisi olacağını.)" Kapalıçarşı'da. Bilâhare buradan Suriye'ye kaçırılacaktı. yazıhanede Mehmet Baykara ile uzun uzun konuştu. siyasi bir kazanç sağlamaktı. Behçet Cantürk. Zerruh Vakıfahmetoğlu'nün kardeşi olmam ve DDKD'nin üst düzey yöneticisi olmam nedeniyle beni tercih etti sanıyorum. Böyle bir eylem olacağını aklıma bile getirmemiştim. Bürosuna gittik.. Yazıhanesine çağırdı. olaya siyasi bir anlam vermek. Sait Koç yolda arabadan indi. Ben de atladım. Bana Kapalıçarşı'da bulunan Sait Koç'tan ve ona yapılan baskılardan bahsetti.. Eğer kaçması mümkün olsaydı. (. İstanbul'u iyi bilmediğimi." Behçet Cantürk'ün. yakalanacağını anlayınca el bombasının pimini çekip intihar etmiş. Mehmet Baykara'nın düşüncesi ise. Kapalıçarşı'da bana kuyumcu dükkânı bile açacağını belirtti. bu sayede örgütün de maddi olarak her imkâna sahip olacağını söyledi. "Benden düşüncemi sordular. Eğer Kapalıçarşı'daki kuyumculara gözdağı verilirse. İstanbul'da bir numaralı baba olmaktı. ama iyi bilen bir arkadaşımın olduğunu söyledim. ev eşyası yüklü bir kamyonla Mardin'e gönderilecekti. Kapalıçarşı eylemini . İFADELER BENZİYOR! Faruk Vakıfahmetoğlu işkence altında şu ifadeyi verdi: "Behçet Cantürk birgün bana telefon etti. Eylemden bir gün sonra ise. Bu kez. yanına gittim. Sait Koç.(. "Ben eylem yapacaklarından kasıt olarak. olayın kendi dükkânlarının aşağısında olmasını istemiş. soygunvari ufak tefek bir faaliyet yapılacak zannetmiştim.gitmesin' demiş. Gedikpaşa istikametine doğru kaçacaktı. Otomobili Behçet Cantürk'ün şoförü kullanıyordu. Bu tanıdığım kişi avukat Mehmet Celal Baykara idi. Nubar Sivasyan.) Daha sonra Sait Koç ile dükkânında buluştuk. Aslında ben ola152 ya menfaat açısından bakmıştım. O gün(15) olay meydana geldi. Ancak Behçet Cantürk'ün ifadelerinden sonra Faruk Vakıfahmetoğlu da gözaltına alındı. Kapıkule'deki bir kaçakçılık olayı nedeniyle daha önce gözaltında alınmıştı. daha sonra yargılanacağı mahkemeler ortaya çıkaracaktı. Behçet Cantürk'ün davası ise. Behçet gelince hep birlikte Kalyon Oteli'ne gittik. DDKD/KİP örgütünün varlığını sürdürdüğünü kamuoyuna duyurmaktı. Dündar Kılıç'ın etkisini silmekti. Bedros gelip bana durumu anlattı. Mardin Nakliyat'tan kiralanan. Bu arada benim de büyük miktarda para kazanabileceğimi.

Sanıyorum Behçet Cantürk göndermişti. Halaoğlu Yılmaz. Ben kendi kendime. Yaşar Demirel ve Mehmet Celal Baykara MiT'te yüzleştirildiler. O anda böyle bir olayın yapılacağını ciddiye almadım. bu işe hakim olacağız ve çarşıdan payımıza düşeni alacağız' şeklinde konuşmuş. Orada kendisini tehdit edip yüzüne tükür-müşler. küçücük bir paketin 5. "Aradan birkaç gün geçti. dükkânıma çağırdım.. Telefonla beni aradı.) 19 Ağustos 1984 günü Behçet Cantürk ile Sait Koç.. Behçet'in adamları ona karşı eylem yaparlar. MİT FEZLEKESİ . 'Çarşıya girip.. Ciddiydiler. İşin aslını sordum. 'Beni teselli etmek ve kendilerini büyük göstermek için böyle konuşuyorlar' diye düşündüm. İbrahim'e söyledin' deyip başından geçenleri anlattı. Kendisinin örgütsel bir yönü olduğunu bilmiyordum.. Bu toplantıya halaoğlu Yılmaz'ın arkadaşı. Hattâ bir de tokat atmışlar. Dündar Kılıç'ın pırlanta kaçakçılığı konusunda bir toplantı yaptığını. Dündar Kılıç Kapalıçarşı'ya girerse. Yılmaz benim yanıma gelerek. Sonra olaydan Behçet Cantürk'ün de haberi olmuş. 'Merak etme biz konuyla ilgileneceğiz' dedi. Şehmuz Tatlıcı'ya. 13 Ekim 1984 tarihinde ise Behçet Cantürk. Hem yemek yiyip hem konuştuk.anlatması istendi. Meğer çok büyük bir eylem düşünmüşler. Yılmaz'ın bunu bana bildirmesi üzerine. 'Böyle bir olay kesinlikle yok' dedi. Ya kavga ederler veya birkaç el silah atarlar' sandım. toplantıda. Faruk. (. Ben Faruk'un önemli biri olduğunu tahmin etmeyip. Sonra Behçet geldi. Ertesi gün Kalyon Oteli'nde yine buluştuk. Günlerce süren ızdıraplı günlerin sonuna gelinmişti. benim olayı anlatmam üzerine. kendilerinin kabadayı olmalarına rağmen böyle işleri çevireme-diklerini ve benim (Sait Koç'un) nasıl böyle bir iş yapabildiğimi toplantıda söylemiş..10 milyon lira ettiğini. 'Gerekirse Kapalıçarşı'da eylem yaparız' dedi. "Ben bu gelişmelerden rahatsız oldum. konuyu hep Behçet'e anlattım. Sait Koç. astsubaylıktan ayrılma İbrahim isimli bir şahıs da katılmış. 'Niye sana anlattıklarımı. Vekin Aktan'a ve Bozo İsmail'e konuyu açtım. ASALA veya DDKD gibi bir örgütten bahsedildiğini ben duymadım. 'Herhalde.. İbrahim'in de içkide bulunduğu Dündar Kılıç'ın bir ekibi tarafından Harami-dere'ye götürülmüş. MİT aldığı ifadeleri toparlayarak bir fezleke hazırladı. Söylediklerinin doğru olduğunu belirttiler. Anlattı: "Bana birgün halamın oğlu Yılmaz Özboyacı gelerek. telefonla İbrahim'i aradım. "Faruk o gün benim dükkânıma geldi. Faruk Vakı-fahmetoğlu. Kendisini daha önceden tanıyordum ama fazla bir münasebetimiz yoktu. Yani Faruk'u ciddiye almadım... Hep birlikte 153 Kalyon Oteli'ne gittik.

mahalli güvenlik kuvvetleri ile koordineli olarak operas-yonel çalışmalara başlanması hususunda gerekli talimat verilmiştir. Bölge Daire Başkanlıklarımızla koordineli bir şekilde operasyonel çalışmalara geçe155 . Sarı Avni. bundan sonra ne gibi gelişmeler olacağını sanki bilmektedir: 154 "Sanık Behçet Cantürk ve suç ortakları adli safhada bazı hukuki imkânları ve geniş maddi güçlerini kullanacaklardır. 8 Temmuz 1980 tarihinde çekilmiş bir fotoğrafta. "MİT elemanlarının düşüncesi!" Deliller arasında. ASALA bağlantısını. çeşitli zamanlarda gizli olarak çektiği Behçet Cantürk fotoğraflarıydı." Mehmet Eymür hazırladığı fezlekede. MiT'in.160839) "Behçet Cantürk ve diğer sanıklar.02. 22 Temmuz 1984 tarihindeki Suriye gezisini. Behçet Cantürk'e (yıllar geçse de hiç değişmeyecek) bakışını ortaya koyuyordu: ( Sayı: 01.11. Türkiye'yi parçalamayı amaçlayan.10.254/215313.. 13 Ağustos 1984 tarihli (01.160563 sayılı) yazısı ile Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'ndan yardım istiyordu: "Behçet Cantürk'ün ifadesinde belirttiği hususlarla ilgili olarak. Ancak soruşturmayı yapanların kesin kanaati. 24 Tem-muz'da ise Lice'deki eroin faaliyetlerini yazmıştı! MiT'in bir başka delili ise. Mahkemeye sunduğu tek delil. yalın bir kaçakçılık olayının çok üstünde olup. Behçet Cantürk ve diğerlerinin suçlu olduğudur. ideolojik yanı ağır basan organize bir harekettir.Mehmet Eymür imzasıyla hazırlanan fezleke. yurdumuzun güvenliğini tehlikeye atacak nitelikte illegal faaliyetler içine girmişlerdir. Behçet Cantürk ve Albay Ali İhsan Cesur birlikte görülüyordu. DELİL ARANIYOR MİT Müsteşarı Korgeneral Burhanettin Bigalı. Ankara ve Diyarbakır Bölge Daire Başkanlıklarımıza. "Mahalli güvenlik kuvvetlerimizin. Ortaya suçlu olduğuna dair işkencede alınan ifadeler dışında bir tek kanıt çıkaramıyor. Behçet Cantürk. yine kendi el yazısı ile. Behçet Cantürk'ü 47 gün sorguluyor. Behçet Cantürk ve yandaşlarının faaliyeti. Behçet Cantürk'ün 17 Temmuz 1984 tarihinde kendi el yazısı ile kaleme aldığı kaçakçıların isim listesi ve yaptıkları işlerin anlatıldığı ifade vardı." MİT..10.02254/215246. İstanbul.11.

.) "Operasyon Büro Amiri Başkomiser Ahmet Geçer'in.00 den sonra yapılan soruşturma ve aramada. kazma. yöreye götürülmemiş"ti. kendisine ait silahların Kamil Dakman isimli şahıs tarafından saklandığını belirttiği." Polis. 20 Ağustos 1984 tarihli rapor ile Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Daire Harekât Başkanlığı'na bağlı Narkotik Şube Mü-dürlüğü'ne verdi. metal arama dedektörü ile ayrıca kazmak suretiyle iyi bir şekilde arama yapıldı. "güvenlik açısından sakıncalı görüldüğünden. Behçet Cantürk gözaltına almalı tam beş ay oldu. Daire 7'de Diyarbakır Lice. Daire 3'te Diyarbakır ili Lice ilçesi nüfusuna kayıtlı Tabir ve Nable'den 1947'de olma Kamil Mazıcı-yan. 06 A 1343 plakalı Wolkswagen minibüs ile Diyarbakır çevresinde araştırma yapan ekip.. Lice ilçesi Tepe Köyü'nün Dak-manlara ait mezrasında (. topladığı delilleri. aynı gün saat 01. . 14 Ağustos 1984 günü saat 10.bilmesi için gerekli emirlerin verilmesini takdirlerinize arz ederim. suç teşkil edecek herhangi bir eşyaya veya maddeye rastlanılmamıştır. 156 Mısırlı Mahallesi Köprülü Sokak 4 sayılı Apt. Daire 8'de Diyarbakır Lice Sermez Köyü nüfusuna kayıtlı Tahir oğlu 1943 yılında Maile'den olma Hamit Mazıcıyan isimli Türk tebalı Ermeni şahısların oturdukları tespit edilmiş.nın tüm katlarında. "Behçet Cantürk'ün kendisine ait elde kalan bazmorfin ve eroinin Lice ilçesi Nergizi mezrasında Mehmet Ölmez'e (Özsu-cu) ait gömde sakladığı ve basit kroki ile belirtildiği yerde. Şirin Özsucu ile tarlada çalıştırdığı Aziz Bozkuş ve Mehmet Çelik isimli şahıslardan istifade edilerek. aramalar sonucu aranan kişilere ve suç teşkil edecek herhangi bir eşyaya rastlanılmamıştır. Suç teşkil edecek herhangi bir eşyaya rastlanılmadı." Komiser Yardımcısı A. Sermez Köyü nüfusuna kayıtlı Sardun oğlu 1937 yılında Asiye'den olma Nuri Mazıcıyan. Kemal Bozlar amirliğinde bir ekip. Mehmet Özsucu'nun oğlu M. Nizamettin ve Azet Cantürk isimli şahısların saklandıkları yer. Cantürklerin peşini bırakmıyordu... AĞABEY YAKALANIYOR Tarih 30 Eylül 1984. Ankara'dan. Diyarbakır ili Lice ilçesi ve çevresinde arama yapması için bölgeye gönderildi. olduğu ve bu Apt. Behçet Cantürk. 16 Ağustos 1984 günü tespit edilerek.00 sıralarında verdiği telefon notu ve talimatları gereğince. (. metal arama dedektörü ile işaretlenen yerler ile 2 bin metrekare kadar arazi üzerinde yapılan aramada. Sonunda Nizamet-tin Cantürk'ü de ele geçirdi. "Uyuşturucu madde kaçakçılığından yakalanan ve halen Ankara Mamak Askeri Cezaevi'nde tutuklu bulunan Behçet Can-türk'ün.) şüphe edilen yerler ve mezranın 500 metrelik civarında.

Bir süre Türkmen Oteli'nde kaldım. 157 "Misafir" Nizamettin Cantürk. Topkapı'dan otobüse bindim. konuşmadı bile. İhbar almışlardı. Kapı çalmaya başladı. Çok yüksekti. O günlerde gözaltına alınan bazı kişiler serbest bırakılmıştı. Nizamettin Cantürk bu evde saklanıyordu. "Hergün ayrı bir akrabamın evinde saklanmaya başlamıştım. Biz İstanbul'a geldiğimizde bizimle hiç ilgilenmedi. İstanbul'da çok kalmıştım. polislerin apartmana girdiğini gördüm. Orada bir ticari taksi tutup kayınpederim. Mersin'e. Bahçelievler'deki dairesinde kalıyordum.. Hedefleri. aynı zamanda amcaoğlu Zeynel Cantürk'ün evine gittim. kırıp içeri girdiler. Cantürkler'e layık bir şekilde yaşamasını tembih ettim. Arama yaptılar.Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polisler. saat 22. Beni görünce tanıdı ve içeri aldı. bizim aleyhimize ifade vermişti. Aradan kısa bir zaman geçti. Kapıyı Mehmet Sıddık Dere açtı. Ancak 158 . Ancak ben onun Diyarbakır'da olduğunu biliyordum. polislerden biri şüphelenip karşıdaki 7 nolu dairenin ziline bastı. Ergani'de indim. Ancak Behçet silah yakalatıp gözaltına alındığında. Şüphelendiler.. İşimiz iyi olunca bizimle ilgilenip. Ev sahibi gıda toptancısı Mehmet Sıddık Dere ve "misafiri" ellerini kaldırarak teslim oldular. Birgün büroya benim gibi firari olan dayım Bedros Demirciyan da gelmişti. Yurtdışına gitmeyi planlıyorduk. Sonra İstanbul'a gittim. Biraz da para gönderdim. "Galiba evde kimse yok" diye düşündüler. Önce balkondan aşağıya atlamak istedim. Nizamettin Cantürk'ün kayınpederi Zeynel Cantürk'ün dairesiydi. kaçış öyküsünü şöyle anlattı: "Behçet'i güvenlik güçleri yakaladığında. Kapı açılmayınca. Buluşup. "Avukatımız Medet Serhat'in yanında çalışan Fazıl Çetin'in. Türkmen Oteli'nin sahibinin yanına gidiyordum. Evde bulunanlara seslerini çıkarmamalarını istedim. onun koyu kahverengi Murat otomobili ile gezerdik. Orada çok kötü bir tavır alıp Behçet'e. "Bir akşam balkonda otururken. Yanıt alamadılar. 'Sizin yüzünüzden içeri alındım. Bedros Demirciyan da bürodaymış onu da gözaltına almışlar. konuşmaya başladı. Başıma bu belayı siz sardınız' demiş. Küskünlüğü unuttum. Behçet'in eşi Akile Dilek Alev. İçki içerdik.30'da Turistik Caddesi üzerindeki Eyüpoğlu apartmanına baskın düzenlediler. Fazıl ile birlikte hemen hergün yazıhaneye gidiyorduk. Eşim Süreyya da benim gibi firari idi. Fakat şimdi ikimiz de kaçaktık. Ancak tam o sırada içeriden bir gürültü geldi. Yoktu. Karşı dairede oturan Mehmet Sıddık Dere'nin ziline bastım. ben Adana'da Sürmeli Oteli'nde idim. Aslında Bed-ros Demirciyan'ı hiç sevmem. Zile bir daha bastılar. 'Yine asılsız ihbar" deyip giderlerken. Ailem Diyarbakır'daydı. Telefon açıp tehdit ettim.

polisler zili çalmakta ısrar ediyorlardı. Sonunda kapıyı kırıp içeri girdiler..." Nizamettin Cantürk hemen Ankara'ya, Gölbaşı'na götürüldü. "Adem Ol"mayı öğrendi!.. 16 gün işkence gördü... İfadesi 28 sayfa tuttu... Söyledikleri kardeşi Behçet Cantürk'ten farklı değildi... Bu arada, günlerce süren sorgular Behçet Cantürk'ün ruhsal yapısını çok bozmuştu. Yine işkenceye alınacağından korkuyordu. Koğuş arkadaşlarına, "eğer bir daha işkenceye götürülürsem, kesin intihar edeceğim" diyordu. Korktuğu gerçekleşti. 16 Ekim 1984 günü gelip koğuşundan aldılar. Sivil polisleri karşısında görünce şoke oldu. Otomobile bindirdiler. Sivil plakalı Renault, "Samsun asfaltına" çıktı. "Mamak'ın şirin gecekondu evlerini" arkada bırakıp, 10 dakikada Emniyet Genel Müdürlüğü'ne geldi. Behçet Cantürk, yeni bir "işkence seansına" kendini hazırlarken, götürüldüğü odada ağabeyi Nizamettin Cantürk'ü görünce çok şaşırdı. Birden 100 gündür çektiği acılar aklına geldi. Duygulandı, ağlamamak için kendini zor tuttu... İki kardeş yüzleştirildi. İkisi de polis ifadelerinin doğru olduğu söyledi... Nizamettin Cantürk, 22 Ekim'de savcı, dört gün sonra 26 Ekim 1984 günü hakim karşısına çıktı. Emniyette işkence altında sorgulandığını, ifadesini kabul etmediğini söyledi. Tutuklandı. Şoför Yaşar Demirel 10 Ekim 1984 günü yakalanmıştı. O da aynı günkü duruşmasız mahkemede tutuklandı. Mehmet Sıddık Dere ve Zeynel Cantürk salıverildi... Bu arada, işkence yapılarak alınan ifadeler sonucunda, birçok kişi ASALA, DDKD üyesi olmak iddiasıyla gözaltına alınıyordu. Ancak bunların hemen hepsi, ilk mahkeme serbest bırakılıyordu. Fakat özgürlüğe kavuşanlar, tek kişilik unutamayacakları "acı anılarla" çıkıyorlardı... hücrelerden, yaşamla-rının sonuna kadar

TRAJİK BİR OLAY İşkence, bazen kişilerin yaşamında çok trajik olaylara neden oluyordu... İbrahim Nurdoğan, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı, Silah Kaçakçılık Şube Müdürlüğü bünyesinde çalışıyordu. Komiserdi. 1984 yılında Behçet Cantürk'ün de içinde yer aldığı kaçakçılarla ilgili olayların soruşturulmasında görev yaptı. Birçok ünlü silah kaçakçısının ifadesini aldı. Enver Sahan, Gaziantepli'ydi. Silah kaçakçılığı yaptığı iddiasıyla sorgulanmak için Gölbaşı'na getirildi. Sağ çıkamadı, vücudu işkence tezgâhında kaldı. Komiser İbrahim Nurdoğan, Gaziantepli Enver Şahan'ı işkence sonucu öldürdüğü iddiasıyla yargılandı. Mahkeme sürerken, komiser Nurdoğan, İsviçre'ye, koruma görevlisi olarak gönderildi. İki yıl sonra beraat etti. Türkiye'ye döndü. Adıyaman Emniyet Müdürlüğü'nde Narkotik Şube Müdürü oldu. Birgün bir operasyon için alıcı kılığında, kaçakçılarla ilişki kurdu. Eroini Gaziantep'ten alacaktı. Bu arada malı alırken suçüstü yapacaktı. Giydiği köylü kıyafeti ile Gaziantep'e gitti. Eroini alacağı kişiler, "Mal mezarlıkta teslim edilecek" dediler. Mezarlığa gitti. Bir süre sonra eroini getirecek üç kişi de mezarlığa geldi. Komiser Nurdoğan'a yaklaşıp,"bizi takip et" dediler. Mezarlığın içine doğru yürümeye başladılar. Bir mezarın başında durdular. "Oku" deyip, elleriyle mezarı gösterdiler. Komiser İbrahim Nurdoğan'ın okuduğu mezar taşında, "Enver Sahan" yazılıydı. Aynı anda kesik namlulu çifteler ateşlendi. Komiser İbrahim Nurdoğan, Enver Şahan'ın mezarının üzerine yığıldı kaldı...

İbrahim Nurdoğan'ın öldürülmesi ile meslektaşları çok fazla ilgilenmedi. Polisler o dönemde, Ankara polisi- İstanbul polisi diye ikiye ayrılmışlardı. Birbirlerini "yemekle" meşguldüler! Behçet Cantürk, l Ağustos 1984 tarihinde, MİT'e verdiği ifadesinde bazı emniyet görevlileri ile ilişkisinden bahsetmişti. 10 Ağustos 1984 tarihinde, bu kez "muhbir sıfatıyla" ifadesine başvuruldu. Behçet Cantürk'ün "yeni sorgucuları", Mülkiye Müfettişleri Erol Arıkan ve Neşet Kanyılmaz ile yeminli kâtip Habip Çol-pan'dı. Mülkiye Müfettişleri, Behçet Cantürk'ün polislerle nasıl bir ilişki kurduğunu merak ediyorlardı. Müfettişler sordu, Behçet Cantürk yanıtladı: "İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Şube Müdür Muavini Orhan Özerler'i, 1983 yılında gözaltına alındığımda tanıdım. Kendisine para vermedim. Kendisiyle özel hiçbir görüşme yapmadım... "Gösterdiğiniz resimle, soyadının Şen olduğunu öğrendiğim Başkomiser veya komiser olup olmadığını kesin olarak bilmediğim Mehmet Ali Şen'i de, yine gözaltına alındığım 1983 yılında

tanıdım. Mali Şube'de gözaltına tutulduktan sonra Mamak Askeri Cezaevi'ne sevkedilirken, Mehmet Ali Şen'in sorumluluğunda bir ekiple Ankara'ya götürüldük. Yolculuğu uçakla yapmıştık. Ankara'ya indiğimizde kamımız acıkmıştı. Cezae-vi'ne gitmeden önce yemek yiyelim teklifinde bulunmuştum. Hep birlikte Çubuk Barajı'ndaki bir lokantaya gittik. Yemek yerken, kardeşim Nizamettin Cantürk ve amcazademiz CHP Diyarbakır eski milletvekili Halit Akgül geldiler. Hep beraber oturup sohbet ettik. Herhangi bir şekilde Mehmet Ali Şen'e para vermedik... "Narkotik Şube Müdürü Uğur Gür ile 1981 yılında, müşterek terzimiz, sosyete terzisi, Nişantaşı'nda mağazası bulunan

soyadını hatırlamadığım, Ermeni asıllı Erhan'ın dükkânında tanıştık. Tarihini tam hatırlamıyorum; Mehmet Cizrelioğlu, Selim Azizoğlu, ses sanatçıları İzzet Altınmeşe, Bedri Ayseli ve isimlerini hatırlamadığım birkaç arkadaş ile Semiramis Gazinosu'na gidecektik. Uğur Gür'ü de davet ettik. Böyle tanıştık. Benim karşı çıkmama rağmen gazinoda fotoğrafımızı çektiler. Kendisine, amcaoğlu Abdullah Cantürk'ün gözaltından kurtarılması için kesinlikle para vermedim... "Bana gösterdiğiniz fotoğraftan, soyadının Türkmen olduğunu öğrendiğim İstanbul Narkotik Şube Emniyet Amiri İsmet Türkmen ile 1983 yılında gözaltına alındığımda tanıştım. Benim İsmet Türkmen'e, beni kurtarması karşılığında 3 milyon lira teklif etmem konusunda aramızda herhangi bir konuşma geçmedi. İsmet Türkmen hiçbir zaman beni Hilton Oteli'nde ziyaret etmedi... "Ben, eski İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Balcı'yı tanımam ve hiçbir şekilde de görüşmemiz olmamıştır. Emniyet amiri İsmet Türkmen Hilton Oteli'ne gelip, benden Şükrü Balcı için para istemedi... "Polis memuru Nurettin Günay'ı 1975 yılında Diyarbakır'da tanıdım. İstanbul'da da görüştük. Tarihini tam hatırlayamadığım bir gün, Sarıyer'de Altınkum Plajları'ndaki lokantada yemek yedik. Bana Uğurcan Elmas ile Bedri İstanbullu'nun Narkotik Şube tarafından gözaltına alınacağını söyledi. Kendisine hiçbir şekilde para vermedim. Başkalarının da verdiğine tanık olmadım... "Başkomiser Akın Küçükbarak ile Diyarbakır'da görev yaptığı dönemde tanıştık. Kendisine maddi menfaat sağlamadım. 1984 Şubat ayında Mamak Askeri Cezaevi'nden tahliye olduğumda beni karşılamaya gelmişti. Kendisi beni karşılamaya hangi araba ile geldi bilmiyorum... "Necmettin Dede'yle hiç tanışmadık...

"Emniyet Amiri Muhsin Çelik'e, Avni Karadurmuş'un para verip vermediğini bilmiyorum...

"Başkomiser Kemal İsmailoğlu'yla herhangi bir ilişkim olmamıştır. Hiçbir surette kendisine para vermedim... "Komiser Savaş Sümer'e hiçbir surette para vermedim... "Eminönü Ekipler Amiri olarak kendisini tanıtan Asım Peh-livanlı'ya hiçbir şekilde para vermedim... "Başkomiser Recai Köse'yi Lice Emniyet Amirliği'nden tanırım. Kardeşim Sabit Cantürk tarafından evine hediyeler alındığını ve harçlık verildiğini duymadım... "Kemal Hasman ile 1982 yılında İstanbul Narkotik Şube-si'ne, tanık olarak gittiğim gün tanıştık. Kendisinin ve misafirlerinin Diyarbakır'daki otellerimizde para vermeden kaldığını duymadım... "Nejat Güngör, Diyarbakır İkinci Şube Müdürü olduğu dönemde, ben Mamak Askeri Cezaevi'nde idim. Cantürk Ote-li'nin Nejat Güngör tarafından kasten kapatıldığı bilgisi gelmişti. Tahliye olduğumda Diyarbakır'a gittiğimde Nejat Güngör geçmiş olsuna geldi. Ben cezaevinde iken hakkında bir cinayet soruşturması yapılan kardeşim Sabit Cantürk'ün soruşturması ile ilgili bilgiler verdi. Kardeşimin haksızlığa uğradığını, suçsuz olduğu halde suçlu gösterildiğini söyledi. Bunu da Diyarbakır Narkotik Şube Müdürü Halil Sultar'ın yaptığını belirtti. Bunun dışında görüşmedik. Bana tayininin başka bir yere yapılması için ricaya gelmedi. Kendisine herhangi bir yardımım olmadı... "Polis memuru Kemal Kara'yı İstanbul Mali Şube Müdürlüğü'nde gözaltında bulunduğum sırada tanıdım. Bana Dündar Kılıç'ın selamını getirdi ve Dündar Kılıç'ın herhangi bir şekilde yardım yapılıp yapılmayacağını sorduğunu söyledi. Ben de kendisiyle Dündar Kılıç'a teşekkür ettiğim mesajını gönderdim. Bunun dışında kendisiyle bir görüşmemiz olmadı. Para vermedim... "Komiser Ahmet Akkurt'u 1976- 77 yıllarında Ankara'da tanıdım. Kendisine hiçbir şekilde para vermedim. Para vermem gereken bir durum olmadı... 163

"Salih Zeki Yiğit'i Diyarbakır 1. Şube Müdürü olduğu 1980-82 yılları arasında tanıdım. Otelde yemek yedik. Hesabı kendisi ödedi. Biz Diyarbakır'da oteller aldığımızda emniyet görevlileri sık sık gelip kalırdı. Ancak ben, 'polislerden hesap almayın veya az alın' diye, çalışanlara birşey söylemedim... "Mehmet Ahmet Yemenicioğlu'nu Diyarbakır'da 2. Şube Müdürlüğü yaptığında tanımıştım. Kendisi otel hesaplarını mutlaka öderdi... "1977- 78 yıllarında ruhsatlı tabancamın dosyasının Emniyet Genel Müdürlüğü'nce istendiğini öğrendim. Bunun üzerine Emniyet Genel Müdürlügü'ne giderek, Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Yiğit ile görüştüm. Ankara'da, daha sonra Diyarbakır'dan tanıdığım Atilla Aytek'i

Kendisi beni ve Refik'i. Rüyalarında kabus görüyor. Ertesi gün lokantaya gittiğimizde bizi bekliyordu. Daha sonra Tayyar Bey ile İstanbul'un çeşitli gazino ve eğlence kulüplerinde karşılaştık. Ruh sağlığı bozulmuştu. "zırh" sayısını artırdı. Çeşitli işkencelere maruz kaldı. eğer bu işleri yapıyorsan senin kulağını çekeriz' dedi. bana. 'İnşallah senin dediğin gibidir. Ticaret hukukundan anlamıyorlardı. Yeni çağa ayak uydurmak zorunda kaldılar: "İşadamı" oldular! Bu yeni "işadamları". Cezaevlerine yabancı biri değildi. Son gözaltı ve tutuklanmadan sonra. Fakat Behçet Cantürk'ün MİT'te söyledikleri. yazılan bir raporla.ziyarete gittim. Ben ve Atilla (Aytek) seni severiz. Ben de kendisine bir viski gönderdim. Tanıkları sindirerek dava kazanma dönemi bitmişti... yasalara karşı kendini koruyacak. iki avukat daha tuttu: İhsan Öcal ve Selahattin Deniz. 'Sen genç adamsın. MİT'te söylediklerinin tam tersiydi. beni İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Tayyar Seven ile tanıştırdı. yüksek meblağlar ödediler! Behçet Cantürk.. Oturduk. Cevdet Yardım. yarın misafirimiz olmasını rica ettim. 1983 yılında anlamadığı ticaret hukuku nedeniyle cezaevine girmişti. Karşı karşıya bulunduğu tehlikeler büyüdükçe. çevresinden yararlanmak istedikleri avukatlara. 1984 yılının Şubat ayında cezaevinden çıktıktan sonra Tayyar Bey ile. Ben de hepsinin uydurma olduğunu söyledim. arkadaşım Refik Bulutçu'nun sahip olduğu Ro-jin adlı gece kulübünde karşılaştık.164 AVUKATIN ÇEVRESİNDEN YARARLANILIR! Gangster görünümü topluma itici geliyordu. bağırarak uyanıyordu. iki "zırh" buldu: Avukat Medet Serhat ve Avukat M. Ancak bu kez durum değişikti. Ancak sakın yanlış yapma' diye öğüt verdi. Levent'te üyesi olduğu bir lokantaya davet etti. Karşılıklı ikramlarda bulunduk. 4 yıl sonra Türkiye'nin gündemine bomba gibi düşecekti. Bana uzaktan geçmiş olsun dedi." Behçet Cantürk'ün emniyet görevlileri hakkında Mülkiye Müfettişlerine anlatıkları. Tedirgindi. Kabul etmedi.. Atilla Aytek. Tecrübe sahibi oldukları. Sonra masasına giderek.. Daha birkaç ay önce yine aynı koğuşlarda kalmıştı. hakkında çeşitli dedikodular çıkıyor. Bilgisinden çok. ceza davalarını ise kavramak giderek zorlaşıyordu. yeni "suç çeşitleri" ortaya çıkmıştı. Gelip . Toplam 101 gün gözaltında bulundu. Üstelik tanığı olmayan. O da bana. bazı kapıları açacak avukatlara ihtiyaç duydular.

Maliye ve Gümrük Bakanlığı'ndan gelen hesap uzmanları saatlerce "sorguladılar. 165 Bu olaydan sonra. Cevdet Yardım'a. Bu görüşmelerin nasıl gerçekleştiğine en güzel örnek.15'te savcı huzurunda. yok mu' diye sormaya başlayınca. Hayatını kurtarmak için herşeyi kabul ettiğini söyledi.) Soru: 1980. "Sorgu" tutanağa geçirildi: "(. görüşmeye başlanılmıştır. Behçet Cantürk'ün avukatları ile görüşmesi biraz sorunlu oldu. çok sayıda adınıza ya da yakınlarınız adına kayıtlı banka hesaplarınız oluşmuş. (Bunun üzerine) Behçet Cantürk avukata ayaklarındaki yaradan şikâyette bulunmamış. 31 Ekim 1984 tarihli Askeri Savcılık tutanağıydı: "Sanık vekillerinden Avukat Selahattin Deniz. Avukat Selahattin Deniz sanığa. ilk kez 26 Haziran 1984 günü görüşmüştü. kendisine sadece hukuki yardım konusunda görüşme yapabileceği.. bu tür işlemlerin yerinin burası olmadığı ihtar edilmiştir. Sıkıyönetim Askeri Savcılığı adına. büyük meblağları olan ha166 . 'Ayağında yara izi var mı. Avukatıyla. gördüğü çok ağır ve insanlık dışı işkenceleri anlattı. Avukatı müvekkilinin işkence gördüğünü Sıkıyönetim Komutanlığı'na bildirdi. Behçet Cantürk'ü ihtilattan men etti.83 yıllarında gayrimenkulleriniz artarken. 31 Ekim 1984 günü saat 16. Avukat M. hukuki yardım konusunda görüşebilecekleri bildirilerek..81-82." HESAP UZMANLARI "SORGULUYOR" Avukatlarıyla yarım saat bile görüşemeyen Behçet Cantürk'ü. Askeri Savcılığımıza müracaatla müvekkili ile görüşmek istediğini beyan etmesi üzerine. Bu hesaplarda.kendisini tekrar sorgulayacaklarından korkuyordu." Lice Vergi Dairesi'nin Ga 266 Hesap nolu gelir vergisi mükellefi Behçet Cantürk'e. Sonra MİT'e alınıp günlerce sorgulanmıştı. Artık vekilleriyle Askeri Savcı huzurunda sadece 15 dakika görüşecekti. cezaevi görevlilerinin de hazır bulunduğu odada. 28 Ağustos 1984 tarihinde avukatı ile ikinci kez bir araya geldi. Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Mahkemesi. İki ay bir hafta sonra. avukat da sanığa bu konuda soru yöneltmemiştir. Hesap Uzmanı Mehmet Arıoğlu ve Hesap Uzmanı Tarık Boy-nueğri sorular yöneltti. İkazımız üzerine bu tür görüşme gerçekleştirilmemiştir.

Bunu nasıl açıklıyorsunuz? Cevap: Akile Dilek Alev 4 yıllık imam nikâhlı eşimdir. İlameddin Dakman parayı bankaya götürdüğü zaman. daha yüksek faiz elde edersiniz" dedi. köy sahibi olan babası ve amcasınındır. ilgili banka şubesi yazıhaneme yakındı. Adına hesap açtırmamın nedeni. Yirmi milyon kendisine nerden kaldı bilmem. kendi adıma yatırmıyordum. çok kanaldan. yirmi milyon liradır. büyük tutarları itibariyle hesaplara rastlanmıştır. İlameddin Dakman söz konusu paraya el sürmemiştir. banka müdürü beni telefonla aradı ve "bu parayı senin ticari hesaba vadeli yatıra-lım. Bu nedenle kendilerinden ilk başta 125 milyon liralık borç senedi almıştım. Cevap: Daha öncede belirttiğim gibi Akile Dilek Alev'in parası elli milyon değil. ticari faaliyetlerimle kazandığım paralardır. Bu hesaplardan hemen hepsinden sizin çekme hakkınız olduğu ka-yıtlıdır. Yakın akrabamdır. Yaşar Demirel adlarına da. Hesap hareketlerine gelince. Ben bunlara elyaf hammaddesi ithal etmeleri için. Soru: Alacaklı olduğunuzu söylediğiniz firma ya da kişiler kimlerdir? Alacak ilişkiniz ne zaman ve nasıl doğdu? Verdiğiniz paraya karşılık ne aldınız? Cevap: Alacaklı olduğum söz konusu firma ve kişiler Herko İplik Fabrikası ile Maltepe İplik Fabrikası'nın sahipleri olan Ali Hassas ve Ömer Haşşaş'tır. Abdulkadir Takan adına kayıtlı hesaplara gelince. Evlendiğimiz de kendisi bana yirmi milyon lira vermişti. Ancak servet affından önce olduğu için.çıkışlar görülmektedir.18 yaşlarında bir gençtir. bunlar faizler ve şu anda isimlerini hatırlayamadığım kişilerden almış olduğum borç paralar ve kendi paralarımdan oluşmaktadır. sizin adınıza çok sayıda banka hesabı olduğu ve yakınlarınızdan Akile Dilek Alev. Fabrikanın çalışması sonucunda oluşacak kârdan. Bankadaki paralar. İlameddin Dakman ile hemşeriyiz. Soru: Ellişer milyonları olduğunu söylediğiniz Akile Dilek Alev ve İlameddin Dakman ne iş yaparlar? Kendilerine kimlerden servet intikal etmiştir. Soru: Banka Şubelerine yazdığımız yazılarda. Ayrıca 1982 yılı içinde 100 milyon lira alacağımı da . Ben bunu ticaret ve banka faizleriyle elli milyona yükselttim. Bu elli milyonu da direkt bana vermişlerdir. kendisine verdim. 1982 yılı içinde toplam olarak 175 milyon lira vermiştim. Para. Bunları nasıl açıklıyorsunuz? Cevap: Gayrimenkulleri kendi paramla. çok banka şubesinde alacaklı olduğum firmaların üzerine gidebilmek ve o firmanın iflası sıra- sında. onun adına kayıtlı paranın elli milyon lirası babası Salih Dakman. kendi adıma satın aldım. Bu nedenle İlameddin Dakman adına vadeli olarak yatırdım. Benim adıma kayıtlı olan elli milyon lira kendi parasıdır Kendisi bana 1981 yılında umumi vekaletname vermiştir. elli milyonu ise amcası Kamil Dakman'a aittir ve elli milyonu da benimdir. Herhangi bir kimse adına gayrimenkul almadım. Kendisi ev hanımıdır. Yaşar Demirel benim şoförümdü. Abdulkadir Takan. çok sayıda alacak ismiyle iflas masasında hak sahibi olmaktır. İlameddin Dakman. bağışlamadım. Alacaklarımı çok kişi üzerinde gösterip.reketler. yüzde 50'sini bana vereceklerdi. bu para benimdir. girişler. . İlameddin Dakman 17.

Bu senetleri tahsil edemediğimiz için iflas masasına kayıt ettirdim. Bana göre eksik kayıt edilmemiş olması gerekir.25 milyon. bakiye alacağım için yeni senetler aldım. karapara diye tanımlanan. Bu konuda ne diyorsunuz? Cevap: Konuyu muhasebecim daha iyi bilir. Yeni aldığım 1982 sonu veya 1983 yılındaki senetlerle. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava devam etmektedir. (.6. Kardeşim Sabit Cantürk eski iş ortağımdır. kayıt edilen hasılat ile gerçekleşen müşteri kapasitesi hasılatı. servet ve faaliyet unsurlarından elde edilen parayı ortaya çıkaramamam nedeniyle eksik beyan edilmiştir.) Soru: Otelcilik faaliyetinize ilişkin olarak Diyarbakır'da bulunan Demir Oteli'nin hesapları tarafımızdan incelenmiştir. Soru: İstanbul'da bulunan Sheraton ve Hilton otellerinde uzun süreli kalışlarınız ve büyük tutarlarda hesap ödemeleriniz tespit edilmiştir. (. farklı olmuştur.) Soru: 'Akrabalarımdan aldım' dediğiniz paraların toplamı ne kadardır? Size para veren akrabalarınız ne iş yapıyorlar? Kazançları nedir? Neden size para verdiler? 168 Cevap: Kardeşim Sabit Cantürk'den 20.. 22. Salih Takman'dan 35 milyon olmak üzere Akile Dilek Alev ve diğer yakınlarımdan toplam 100 milyon lira kadar para almıştım.. (. 1982 yılı içinde 150 milyon lira olarak kendilerine geri ödedim.nakden tahsil ettim. elimdeki senetlerin tutan 400 milyona ulaştı. Ancak 100 milyon lira tahsil etmeme rağmen senetlerini iade etmedim. Kendisi halen Cantürk Otelinin yüzde 50 paylı sahibidir. Daha sonra 1983 servet affı ile servetim için ek beyanda bulundum. 5 milyon lira dolayında bir tutarı beyan etmişsiniz? Beyan dışı bıraktığınız gelir için ayrıca ek bir beyanda bulundunuz mu? Cevap: 1982 yılı geliri.) Soru: Büyük çaplı ticari faaliyetiniz ve mevduat faizi geliriniz olduğu halde. Bu paraları 1981 ve 1982 yılları içinde almıştım. bizzat kendim kaldığım gibi gelen yakınlarımızda .. Kendilerinden ayrıca. Sözkonusu pahalı otellerde çeşitli tarihlerde kalmanızın nedeni nedir? Cevap: İstanbul'da evim var.1984 günü düzenlenen tutanağa göre. Hanım (eşim) Diyarbakır'a gittiği zaman.. 1982 ve 1983 takvim yılları geliri olarak.. Diğer bir deyişle otelcilik hasılatının eksik kayıt edildiği anlaşılmıştır. Şu anda mahkemededir..

DAMAT TESLİM OLUYOR Adı Korkmaz Göldağı. ilkokulu dışarıdan bitirmişti. Kapalıçarşı'da kuyumculuk yapan Yusuf Şerefoğlu'nun yanına çırak olarak verdiler. 1978 yılında imam nikâhı kıyarak evlendiği eşi. 5 kardeştiler. Aslen Gaziantep Kilisli. ben yer ayırtıyor ve ücretini de ödüyor-dum. Sarı Avni'nin 18 yaşındaki kızı Ayşe idi. Bu otellerde kalmamın bir başka nedeni güvenliğim açısından elverişli oluşlarıdır. İsviçre gidip "ben de bu işi yapmak istiyorum" dedi. o da Kapalıçarşı'da Türk lirasına çeviriyordu. ifade verdiğinden habersizdi. Korkmaz'ı okutmadılar. Daha sonra nüfus kütüklerini İslahiye'ye götürdüler! Babası önce berberlik. evlendikten sonra da Kapalıçar-şı'da döviz işleriyle ilgilenmeye başladı. Hayrettin Yağcı. Sheraton Oteli'nde 1980 yıllarından sonra hiç kalmadım. Asker dönüşü evlendi. Döviz karaborsacılığı yapmaya başladı. "Bu işler göründüğü gibi kolay değildir. dönemin "döviz borsasıydı!" Çarşının "inceliklerini" öğrendi. Korkmaz Göldağı 1953 yılında doğdu. Ev kızıydı. imam nikahıyla evlendiriyordu! Damat Korkmaz Göldağı. Kapalıçarşı'da "çekirdekten" yetişen Mehmet Yıldız ile birlikte ortak iş yapmaya başladılar. kızını resmi nikâhla değil. "Paranın üstünü eksik getirdi" diye ilk işinden kovuldu. Ayşe Karadurmuş. İlkokulu bitirdiği yıl İstanbul'a göçtüler. Korkmaz Göldağı'nın ablası Serpil ile evliydi. Sarı Avni'nin damadı Korkmaz Göldağı'nın teslim olup. Kayınpederinin uyuşturucu kaçakçısı olduğunu öğrenince. Çünkü otelin devamlı ve tanınan müşterisi olduğum için. 170 O günlerde milyonlarca liraya hükmeden. Kapalıçarşı. daha sonra lokantacılık yaptı. . Sarı Avni. mektup içinde evleneceği kızın fotoğrafını gönderdi. girişken biriydi. Kendisi gibi. Babasının iş ortağı Hayrettin Yağcı(16) aracılığıyla Göldağı ailesi ile tanışmıştı. Ailesi. Ancak istediği kadar para kazanamıyordu. Gözü açık. Kayınpederi kendine döviz gönderiyor. Sen baz-morfin bulabilir misin" diye sordu. Askere gitti." Behçet Cantürk hesap uzmanlarının sorularını yanıtlarken. dünyanın sayılı kaçakçılarından biri olan Sarı Avni. Zengin olmak istiyordu.169 benim adıma kalmışlardır.

"200 kilo bazmorfini. hemen yola çıkmalarım kararlaştırdık. Tahsin Saçaklı'yı Karaköy'deki yazıhaneden çağırdım. Nihat'tan 10 milyon alarak Nizamettin'e 35 milyon lira verdim. Uçakla geri döndü. Malı iki kamyona yüklemişler. 'Biz hazırız' dedi. "Ertesi gün. Tahsin. 'yarın burada buluşalım. ortak olması şartı ile anlaşmaya varacağımı söyledim. Yol bizi sahile çıkarıyordu. Beni. Kayınpederim bin dolar gemi için. Odun deposunu geçip sola döndük. bin dolar da aracı için kesileceğini söyledi. Mal sahibi Nizamettin yüzde 15. "Yarın akşam hava karardıktan sonra. Oradan sahil tarafına doğru ilerlemeye başladık. Önce vermek istemedi. Üçümüz de yeri beğendik. güvenilir olması için Nizamettin'in de. "Gemi Kıbrıs'tan gelecekti. Ondan 25 milyon lira. Nizamettin Bayramoğlu. sağa döndük. Ezine'de bir otelde kalıyordu. "İki gün sonra Tahsin Saçaklı ile buluştuk. prensip olarak anlaştık. 'Tahsin Saçaklı'yı çağır. Tahsin. "Nizamettin ile malın yansı peşin diye anlaşmıştık. bir iki güne kadar işin ne zaman yapılacağını söylerim' dedi. o anlatır' dedi. Tamam dedik. Nizamettin. Yolu unutmayalım diye aynı yere bir daha gittik. Tahsin. ben ve ortağım Mehmet Yıldız yüzde 15'şer alacaktık. Kayınpederime. İstanbul'a döndük. kilosu 400 bin liradan anlaştık. Ancak ben. ben sizi sevkıyatın olacağı yere götüreceğim' dedi. Orada harabeler ve kaplıca gibi bir yer vardı. Durumu anlattım. Mehmet Yıldız ve ben. Bu nedenle. Ben size. sonra kabul etti. Zürih'e telefon açarak durumu anlattım.) "Kayınpederime. ben ve ortağım Mehmet Yıldız vardı. Murat otomobilimizle Yalova üzerinden Çanakkale'nin Ezine ilçesine gittik. Döviz kaçakçılığı yapan Kilisli Nihat Sünlüoğlu'nu buldum. ben ve Mehmet. Kabul etti. Üç gün sonra. malı sevkıyat yerine getirmemizi istedi. Böylece 1981 yılında uyuşturucu işine girmiş oldum. Kapalıçarşı'da adamı İrfan Parlak vardı. Kamyonlar ancak iki gün sonra Çanakkale'de olacaktı. teslim yerini sordum."Bulurum" dedi. Tahsin. Kayınpederime para göndermesini söyledim. Çanakkale Bakır Oteli'ne yerleştik. Nihat Sünlüoğlu yüzde 10. 'bu yolun sonunda sevkıyat yapılacaktır' dedi. O da bana. 'Siz malı hazırlayın. "Türkiye'ye döndüm. (Dolar 98 lira. Fındıkzade'deki garajın üzerindeki büroda oturup konuştuk. Konuştuk. Büroda. Nizamettin hemen uçakla Diyarbakır'a gitti. . Sevkıyattan önce Nizamettin Bayramoğlu. Yanında iki kişi daha vardı. Tahsin bizden ayrı. Tahsin. Liceli Nizamettin Bayramoğlu(17) ile tanıştırdı. gösterdiği yere mallarla birlikte gelmemizi istedi.

"O sırada. Mehmet. İlgisini kamyonlardan uzaklaştırmak istiyordum. ileride yol ikiye ayrılıyordu. oda görevlisi. farları yakmadan sahile doğru gitmeye başladık. Herhalde bir paket kamyonda kalmıştı. Bazmorfini oradan boşaltıyorlardı. Kalanları arka koltuğa koyduk. Çobanın gözü kamyonlardaydı. Hemen yola çıktık. Bu nedenle otelden fazla ayrılmıyorduk. biz sola saptık ve az ileride durduk. ortağım Mehmet'in adım ve kaldığımız otelin ismini vermişti. 'Bu kamyonların yanındaki adamlar ne yapıyor' diye sordu. "Havanın kararmasını bekliyorduk. Şoförler arıyordu. Ara sıra gidip. "Otel odasında otururken. Tamir edip yola devam ettik. O sırada kamyonlar gözüktüler. denize doğru gitmeye başladık. Otomobile atlayıp. Saymaya başladık. Sola . soruları arka arkaya sıraladım. 184 tane olduğunu gördük. Nizamettin kamyonların şehrin girişinde durup. Ezine girişinde kamyonları beklemeye başladık. Nizamettin '185 olması lâzımdı' dedi. Kaplıca olup olmadığını vb. Nizamettin ve şoförler. Ağır ağır Ezine'ye tekrar gitmeye başladık. Ezine'yi çıktıktan 2 km. Nizamettin ile Mehmet'in yanına gittim. sayarak çuvallara koyuyorlardı. Bagajdaki lastiği çıkarıp malları koymaya başladık. Geriye dönüş yaptık. bir çoban koyunları ile kamyonlara doğru gidiyordu. Otomobili ben kullanıyordum. Ford marka iki kamyon orada idi. kamyonların gelip gelmediklerini kontrol ediyorduk. malı kamyonların zula-sından çıkarıp. Ben de otomobilden çıkıp etrafa bakmaya başladım. çobanın şüphelendiğini söyledim. Bir saat sonra karardı. 'Bu lastiği nerede yaptırabilirim' diye sordum. Odun deposunun yanından sola dönüp harabelerin içine girdik. Mehmet'e telefon olduğunu söyledi. Saymayı bırakmalarını. Dikkat çekmemek için kamyonlar kafa kafaya vermişlerdi. Arabayı hareket ettirip önüne çıktım."Nizamettin Bayramoğlu malı getirecek şoförlere. Bir türlü gözükmediler. "Ezine'nin girişinden sağa saptık ve sahile doğru ilerlemeye başladık. bizi bekleyeceklerini söylemişti. Otomobilin arkasını açıp patlak lastiği önüne attım. Farları yakmadan gitmek çok güçtü. Otomobile binerek. Aksilik. otomobili yıkattık. Bu nedenle tekrar farları yaktım. Bizim gideceğimiz yer sağda idi. Biraz bekledikten sonra malları otomobilden indirdik. Bir kiloluk 173 paketler halindeki malları saydığımızda. 'Ezine girişinde buluşalım' diye. Aceleyle Murat otomobile 172 binip şehrin girişine gittik. Bu sırada kamyonlar hareket ettiler. Hamamı geçtik. Hâlâ malı saymaya çalışıyorlardı. Şoförlere talimat verdik. "Sahile doğru gitmeye başladık. Bagaj hepsini almadı. Yanıma geldi. Kamyonların şoför mahallini ön tarafa doğru indirmişlerdi. Bilmediğimi söyledim. otomobilden inip kamyonlara doğru gittiler. yolda otomobilin lastiği patladı. Mehmet ve Nizamettin. Bir benzinciye girip.

Sonunda Sarı Avni'nin kızı Ayşe Göldağı. Tahsin ve yanındaki iki kişi. Behçet Cantürk'ün polise nasıl ifade verdiğini biliyordu! Kenan Evren'in damadı MİT görevlisi Erkan Gürvit'in sorgulamalarda bizzat bulunduğunu da biliyordu. diğeri Karaköy'de iki iş-hanına. biri Yeniköy'de. "184 kilo mal getirdiğimizi söyledim. kayınpederi Sarı Avni'ye 4 sevkıyat sonunda toplam 988 kilo. Bu durum Göldağı ailesinde de huzursuzluğa neden oluyordu. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı'na teslim oldu. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı ile Sıkıyönetim Komutanlığı'na "Artin Güçlü" imzalı. Kilyos'ta 36 dönüm tarlaya. Korkmaz Göldağı. 13 Aralık 1983 tarihinde boşanma davası açtı. Otomobilden inip sahilde dolaşmaya başladık. Onlardı. Neden 200 kilo olmadığını belirtti.dönen yola gelince farları söndürdüm. Yanımıza geldiler. Ödemeleri zamanında yapmıyordu. Hep birlikte çuvalları ufak motorlu bir sandala koyduk. Bizim bulunduğumuz yerden geminin ışıkları görülüyordu.. Çünkü mektup Erkan Gürvit ile Atilla Aytek'e hitaben yazılmıştı. 9 Ekim 1984 tarihli bir mektup geldi. 174 İLGİNÇ MEKTUP Korkmaz Göldağı. Aileler arasındaki kavga her geçen gün büyüdü. 'Bu kadar temin edebildik' dedim. Çünkü çok kısa bir zamanda. Tutuklanmaktan kurtulamadı. Mektup ilginçti.. Mamak Askeri Cezaevi'ne gönderildi." Korkmaz Göldağı. İddiaları reddetti. 26 Eylül 1984 tarihinde. Size yazdığım mektubun neticesi. Avşa'da bir arsaya. Korkmaz Göldağı açılan boşanma davasını fazla umursamadı. Bir eroin kaçakçısı örgütün. Bir karartı gördük. Duruşmasız mahkemeye çıkarıldı. isteğine kavuşmuş.. "işkence görmemek için polise değil. yani yaklaşık bir ton bazmorfin göndermişti! Ancak kayınpederi para konusunda fazla güvenilir biri değildi. biri Taksim'de. ikisi Mersin'de üç daireye ve Cihangir'de bir apartmana sahip olmuştu. Tahsin' diye bağırdık. tekneye binip gittiler. zengin olmuştu: İstanbul/Taksim'deki Kennedy Oteli ile Gümüşsuyu'ndaki Star Oteli'nin yarısına. Daktilo ile yazılan mektup bir sayfaydı(18) "Bundan bir müddet önce Atilla Aytek Bey'e bir mektup göndermiştim. isim ve telefonlarını yazmıştım. Bu kişiler. Sahile yaklaşınca arabayı durdurduk. aradan bir müddet geçtikten sonra İstanbul Narkotik Şubesi'nde basit bir sorgulama ile geçiştirildi. Mamak Askeri Cezaevi'ne konulduktan sonra. . 280 S Mercedes'e. Bazen eksik para gönderiyordu.

gün ışığına çıkardı. ne söyledi bilmiyorum. Bu çetenin önemli kişileri. Nizamettin Bayramoğlu bu işi. Bu durum İstanbul emniyetine bildirilmiş." Bu ihbar mektubundan sonra Emniyet Genel Müdürlüğü.. bu eroin işlerini nasıl ve kimlerle yaptığı. 176 Ankara Sıkıyönetim TELEKS YAZIŞMALARI Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek imzalı. Bu nedenle size bilgi veremiyorum. kara nakli ve malın temini Nizamettin Bayramoğlu ve Mehmet Yıldız. "Savcılık soruşturmasında. Bu kişilerin eroin işinde en büyükler olduğunu görürdünüz. kaçar kilolar halinde. O hapiste olduğu için şimdi eroini Niza-mettin Bayramoğlu temin eder. Herhalde Kormaz Göldağı. Avni Karadurmuş yönetimindeki kişilerden oluşmaktadır. gemi nakli Tahsin Saçaklı'dır. İsviçre'nin Zürih kentinde de hareketlilik vardı. Korkmaz Göldağı'nın bu işlerdeki önemini anlatmış. "Bu örgüt. Komutanlığı'ndan Korkmaz Göldağı'nı sorgulamak için izin istedi.. Korkmaz Göldağı'nın pasaportu incelenirse gittiği ülkeler aydınlanır.sizlerin sorgulamasından geçse idi. polise "emanet" edildi! Korkmaz Göldağı. Behçet Cantürk sorgusunda. 17 Aralık 1984 tarihinde sorgulanmak üzere Gölbaşı'na götürüldü. bu durumu fark eden Korkmaz Göldağı. Askeri savcılığa teslim olmuştur. Bu örgüte eroini temin eden. Avni Karadurmuş'un damadı olan Korkmaz Göldağı ile beraber yönetir. Takdir ve bilgilerinize. 20 gün sorgulandı. birçok gerçek gözler önüne serilecekti. 55 sayfalık ifade verdi. 19 Kasım 1984 günü Korkmaz Göldağı. İstanbul ve Ankara emniyetini uygun bulmayarak. Başkent Ankara'da sorgular bütün hızıyla sürerken. hangi gemilerle gittiği. Ankara Sıkıyönetim Savcılığı'nca tevkif karan alınmıştı. Korkmaz Göldağı sık sık Avrupa'ya giderek kayınpe175 deri olan Avni Karadurmuş ile iş bağlantısı gerçekleştirir. Mektupta yazılanları doğruladı.. Bu arada Nizamettin Bayramoğlu da.. Behçet Cantürk hakkında . beş bin kilo eroinin. Eğer sizlerin sorgulamasından geçse idi. iki önemli kişiden biri Behçet Cantürk'tür. savcılığı yumuşak bulduğu için oraya teslim oldu.

Daha önce iki kez teleksle yazışma olmuştu. iyi Türkçe konuşan bir İsviçreli'nin pazarlama yaptığı. Doğum yeri Rize/Çayeli/Türkiye. İsviçre'den yanıt geldi.80 boylarında.. Nurten (kızlık soyadı Kurtuluş) ile evli. İran Türk sınırı yakınında oturan İranlı Hacı Reşit Zigari'den ve Selo ile Ertoşlu Feto'dan temin ettiği bazmorfini. beynelmilel bir terör şebekesinin elemanlarından olduğu. Norsun ve Sunny Be-ach gemilerinin yönetimini elinde bulunduruyordu. Oden Shipping AG. 1. atletik yapılı ve çok zengin biri olduğu ortaya çıkarılmıştır. Nollenstrasse 17. Tarih 5 Temmuz 1984. 140. Bahnhofplatz 4 adresinde bulunan Oden Ship-ping AG firmasının sahibi ve 8004 Zürih. Atilla Aytek imzasıyla İnterpol'e gönderilen ilk teleks notu değildi. . "Ermeni asıllı Behçet Cantürk'ün. kahverengi saçlı. "8001 Zürih." Bu bilgiler. kahverengi gözlü. halen Zü-rih'te oturan Sultan Turizm sahibi Avni Karadurmuş'un (Avni Musullulu) gemileri ile İtalya'ya ve Amerika'ya sevk ettikleri. Türkiye'ye gönderdi: "İsviçre'de ikamet eden ve şüpheli görülen şahıslar hakkında yapılan ön tahkikatlar. Paul adlı bu şahıs büyük bir olasılıkla aşağıdaki şahısla aynı kişidir.4. Manesse str. 1983 yılında kendi gemilerini tescil ettirmemiş. Tarih 24 Temmuz 1984. doğum tarihi 1942. İsviçreli Paul ile Avni Karadurmuş'un sevkıyatlardan yüzde 25 hisse aldıkları. 9050 Appen-zell (bildirimde bulunmuştur) ve Alte Landstr.75. Teleks no: 3328. Dusk. Zürih'te oturan Avni Musullulu'nun yazıhanesinde çalışan. Behçet Cantürk'ün 1979. sorgulanmasında kendi ifadesinden anlaşılmıştır. Van'da oturan Bayram Oteli sahibi Sıddık Bayramla ortak olarak. Özel Dairesi'nde görevli uz177 man dedektif Weber Urs. adının Paul olduğu. Tüccar. fakat Bamburi. "Paul: Kestane/kahverengi gözlü. "Karadurmuş Avni: 3 Ocak 1980 tarihli dilekçesiyle. sportif yapılı.1982 seneleri arasında.İnterpol'e yazılan.) İsviçre'nin Zürih kentinde sinemacılık da yapan Paul'ün kumral. 1773 sayılı. 23 Ağustos 1984 tarihinde gönderilen son teleksten (no: 4094) sonra. Ali ve Hatice (kızlık soyadı Şimşek) oğlu. 8700 Küs-nacht. (. 29 Ağustos 1984 tarihinde hazırladığı raporu. Uyuşturucu Madde Suçları 2. 10 adresinde bulunan Sultan Reisen (Sultan Seyahat) AG firmasının hissedarıdır.. Teleks no: 3651.1. Halen sorgulanması devam etmektir.1984 tarihinde uyuşturucu madde kaçakçılığı yaptığı tesbit edilerek yakalanan Behçet Cantürk'ün yapılan sorgulama neticesinde. İkametgâh adresi. 20 Ağustos 1984 tarihli "gizli" bilgilerin yer aldığı teleksin içeriği şöyleydi: "30.

Prahina/VD vatandaşı. tüccar. tedarik yeri. ne yazık ki öğrenememiş bulunuyoruz.12. doğum tarihi 23. doğum tarihi 7 Aralık 1941. bu malın İtalya'ya nakli görevini üstlenmektedir. doğum tarihi 16.1941 Prahina/VD.2. 1977 yılında Roma'da 2700 gram eroine el konması olayıyla ilgili olarak tutuklanmıştır. Musullulu/Oden Shipping firması. bazen Yunanistan'da.1936 Kabataş/Türkiye. 1953 Türkiye. 5.10. Fakat uluslararası uyuşturucu ticaretinin finansmanı ve organizasyonuyla hiç de çelişkili değildir. * Parlak Mustafa İrfan. adı geçen iki şahıs hakkında ceza davası açılamamaktadır. yukarıda adı geçen kişiler aracılığıyla da bağlantı kurulmuştur. Göldağı'nın. Bilindiği kadarıyla bu şahıs."Waridel Paul. 178 "Aynı zamanda Waridel Paul ile diğer şahıslar arasında. * Cantaş Mehmet. Onun burada bulunduğu sıralarda tahkikatlar daha da yoğunlaştırılmaktadır. Güvenilir bir kaynaktan edinilen bilgiye göre. zamanın etkin şebeke üyeleriyle ve ayrıca yukarıda bahsettiğimiz kişilerle. Musullulu yıllardan beri kendi gemilerini bazmorfin nakliyatı için kullanmakta ve Waridel de Sicilya/İtalya'da fazla tanıdığı olması nedeniyle. telefonla veya şahsen bağlantı kurduğu tespit edilmiştir.1954 Türkiye. "5 Temmuz 1984 tarih ve 3328 nolu teleksinizde adı geçen Göldağı Korkmaz'ın. Tarih.1946 Türkiye. Bu bağlantıların hangi nedenlerle kurulduğu bugüne kadar açıklanamamıştır. doğum tarihi 10. "Waridel Paul. 1956 İtalya. * Waridel Paul. "Yıllardan beri Zürih'te Musullulu ve Waridel hakkında kuvvetli şüphe mevcut olmasına rağmen. Bu şahıslar. * Göldağı Korkmaz. * Priolo Salvatore. Bu şahıs hakkında bugüne kadar kanuni . doğum tarihi 7. Bu tür uyuşturucu sevkıyatlarının yıllardan beri yapıldığı düşünülmektedir. Adı geçen şahsın sabit bir ikamet yeri yoktur. teslim yeri ve gemi isimleri gibi somut bilgileri. doğum tarihi 29. kanuni açıdan geçerli deliller elde edilemediği için. "İlişkiler/Bilgiler: Yapılan tahkikatlar sonucunda Musullu-lu'nun şahsen ve firmalarla birlikte.2.4.6. doğum tarihi 12. Göldağı her yıl yaklaşık iki ay Zürih otellerinde kalmaktadır. * Saçaklı Tahsin Bekir. Waridel ve diğerleriyle birlikte uyuşturucu işlerini yürüttüğü konusunda çok kuvvetli şüphe mevcuttur. bildirimde bulunmadan Bernhof str. bazen İsviçre'de ikamet etmekte ve sık sık da Türkiye ile İtalya'da kalmaktadır. 8134 Adlis-wil adresinde karısının yanında ikamet ediyor. daha önce belirtilen şahıslarla olan bağlantısı ispat edilebilir.

telefon ettiği numaralar tes179 pit edilmiştir ve bu numaralarla ilgili tahkikatlar sürmektedir. "Cantürk Behçet. kayıtları silinmiştir. iadeyi yavaştan alınca. ikametgâh adresi. İsviçre. tüccar. soruşturma yargıcı tarafından yapılmış sorgulamalara gereksinim duyulmaktadır. sayısız telefon görüşmesi yapmıştır. Bugüne kadar yapılan tahkikatlar sonucunda Cantürk'ün. İsviçre. bu kovuşturmada uluslararası uyuşturucu madde kaçakçılığı işine karışmış olmakla suçlanmakta olduğumu ve bu nedenle tutuklanmış . Adı geçenin 24 Şubat 1982 tarihinde Zürih'teki Schweizerhof adlı otelde kaldığını göstermiştir.. "Musullulu. Aynı şekilde Cantürk'ün bağlantı kurduğu şahıslar ve kendisini ziyaret edenlerle ilgili tahkikatlar da bu nedenle yapılamamıştır. Federal Uyuşturucu Maddeler Kanunu'na aykırı hareket etmekten dolayı ceza davası açabilmemiz ve bunu başarıyla sonuçlandırabilmemiz için. sizinle birlikte yürüteceğimiz işbirliğine ihtiyacımız vardır. PAUL WARİDEL AJAN MI? 27 Nisan 1985. Saat 16. İsviçre'nin Kloten kentinde yakalanıyor! 29 Nisan 1985. Bulgaristan. Sarı Avni'yi İsviçre'den resmen istedi.. Paul Waridel'in ifadesini alıyor. ayrıca İsviçre'de ikamet eden diğer şahıslar hakkında.. İstanbul/Türkiye. Bu davanın açılabilmesi için ayrıntılı ve kurumsal açıdan inandırıcı. Sarı Avni Bulgaristan'a gitti! O günlerde. "kaçakçılar. Bu telefon görüşmeleri. Bu nedenle telefon numaraları ile ilgili tahkikat yapılamamıştır." sacayağı gibi genellikle üç ülkede ikamet ediyorlardı: Türkiye.. Zürih'teki çeşitli otellerde kaldığı süreler içerisinde. Adı geçen otelde yapılan tahkikatlar sürmektedir. Ticino Kantonu Cumhuriyet Savcısı Paolo Berlasconi.açıdan geçerli sayılacak delil elde edilememiştir. "Hakkımda bir ceza kovuşturması açıldığım. doğum tarihi l Şubat 1950. bir sene içerisinde otel idaresince geçerliliğini kaybettiğinden. Bu arada Türkiye.00. Waridel ve Göldağı. 24 Şubat'tan 24 Mart 1982 tarihine kadar Schweizerhof Oteli'nde kaldığını anlıyoruz." Yazışmalar sürdü gitti. Fakat bu şahsın. Paul Eduard Waridel. Otel masrafı 5 bin 774 Frank'tır. Adı geçen.

. Aslında İsviçre'yi Nazım Hikmet'ten daha güzel anlatan yoktu: . uzun yıllar Beyrut'ta yaşadıktan sonra Lübnan'da içsavaş çıkınca İsviçre'ye yerleşmişti. İş büyüyüp. adresinde bir yazıhanesi vardı. Kopp ise. Dünyanın en büyük kara para. La Mattina'nın adamı Carlo (Antonino Rotolo) ile Mu-sullulu'nun anlaşmaya vardığı görüşmenin tercümanlığını ben yaptım.. Avni Musullulu. Ben de cezaevinden çıkınca Musullulu ile Zürih'te ilişkiye geçtim. Başından beri bu yazıhane. Roma'da üç yıl cezaevinde kaldım. daha sonra Bahnhofplatz'a taşıdı. sorun çıktığını söyledi. sanıyorum paraları Musullulu'nun istediği yere aktarıyordu. Ben De Lugano'ya giderek. Musullulu ise kilosu 13 bin dolardan.(. nasıl bilmiyorum. aklayıcılarından biri olarak tanınıyordu. İsviçre'de kalmasını bir şekilde ona borçluydu. Adalet Bakanı Bayan Kopp'un emrindeki Konfederasyon savcısı. (. "tutuklanmayacak" notu düşüyordu. Bulgaristan'a gitmesinin zamanı geldiğini söylediler. Türkiye'nin Sarı Avni'nin iadesini resmen istediği evrakın üzerine. İstanbul Kapalı-çarşı "esnafı" ile çok yakın ilişkisi vardı. Kopp Ailesi'nin aynı zamanda bir hukuk bürosu vardı. Sarı Avni'ye İsviçre'de ikamet etmesini Kopp'ların hukuk bürosu sağlamıştı.. Yazıhaneyi önce Bahnhofstrasse'ye.. Musullulu ile bazı kapanmamış hesaplarının olduğunu.. Musullu181 lu. En iyi müşterisi ise Avni Musullulu'ydu. Kopp'ların hukuk bürosu Sarı Avni'ye. La Mattina'nın adamı Carlo'dan 5 milyon 200 bin doları nakit olarak aldım. Musullulu'ya yaklaşık 11 milyon dolarlık borçlarını ödeyeceklerdi. çok iyi bir maaş karşılığında Shakarchi Trading SA'nın Başkan yardımcılığı görevini yürütüyordu.) "La Mattina'nın arkasında. bana Musullulu ile birlikte uyuşturucu madde ticareti yaptığım söyledi. 1977 yılında Roma'da uyuşturucu işi nedeniyle tutuklandığım günden başlatabilirim. Bu mal birkaç ay sonra Sicilya'da teslim edildi.) "Hikâyemi. Muhammed Şekerci'nin dostu olmakla her zaman övünüyordu. Şekerci'nin.. Ama nereye." Shakarchi Trading SA şirketinin sahibi Irak/Musul doğumlu Muhammed Şekerci'ydi.. Kocası Hans W. Zerringerstrasse 12. Birçok önemli kişi ile tanıştım. armatörlük şirketi adına kayıtlıydı. Zürih'teki adresini verdi. Sicilyalı Greco ailesi vardı. Ben Musullulu'yu yıllar önce Türkiye'den tanıyorum.. çıkınca Musullulu ile temasa geçmemi istedi. sanıyorum. La Mattina.bulunduğumu sayın Savcı bana açıkladılar. İsviçre'nin Adalet Bakanı'ydı. Nasıl mı? Elisabeth Kopp. Giyom Tell'in ülkesi İsviçre'de ne karışık işler oluyordu. 1939 doğumlu Muhammed Şekerci. paralarını Shakarchi Trading SA'ya yatırıyordu. Amerika ve İtalya da Avni Musullulu'nun tutuklanmasını isteyince. 400 kilo bazmorfin sağlayacaktı. Bu firma. Bunlardan Nunzio La Mattina.

) "Ve rahat karlı gecelerinde İsviçre'nin/yıldızları biraz da/gözyaşlarımızla yıkanıp yanmıyor mu?"(19) 182 AMERİKA KOKAİN İSTİYOR 1980'li yılların başından itibaren Amerika'da eroin talebi azaldı. Amerikalı eroini bırakıp kokain kullanmaya başlamıştı." . iyi niyet göstermediğim için de183 ğil. Öylesine gürültü koparıldı ki. "Musullulu'ya.. Bu" ilk sorgulamada yaptığım açıklamalarla. belirli ve kesin yanıtlar verebilirim. Sarı Avni gibi bazmorfin ticareti yapanların eski havası kalmamıştı. (. Musullulu'nun. "Şunu söylemek isterim ki. Söylemediklerim ya da kesin belirtmediklerim varsa. Çünkü Carlo mal bedelim peşin öderdi.) "Ben 1982/83 yıllarında Musullulu ile Carlo arasında ilişki kurma görevini yürüttüm. Sicilyalılara sattığı bazmorfini sağlayan iki kişinin Zürih'e gelmiş olduğunu hatırlıyorum. kendisine uyuşturucu sağlayan kişilere azami borç takarak. kendileriyle yapmış olduğum işbirliğinin sorulmasını isterim. Hattâ Carlo'ya. Pakistan ile yapılan büyük bir uyuşturucu madde kaçakçılığı konusunda. Bana belirli ve kesin sorular soracak olursanız. bir şeylerden kaçırılan paraların.. İsviçre'de yapmış olduğum şeylerin hiçbirini saklamaya çalışmadım. son kez aldığı paranın karşılığında. /bir yerlerden. bazmorfin vermemişti. Behçet Cantürk gibi yakın arkadaşlarına "bazmorfin işini bırakacağını" söylemişti. Kendisi Kürt'tü..) Musullulu'nun. Son zamanlarda Musullulu. Zürih polisinden."İsviçre'ye bilirsin gülüm/dilsiz kasası derler. Musullulu'nun kızının kocası Korkmaz adlı kişiyle birlikte tutukludur. (. Musullulu. büyük bir telaş içindeydi.(. Cantürk adlı bu kişi ha len Türkiye'de. hepsi onun peşine düştüler. Gelen kişilerden birinin adı Cantürk'tü. sadece hafızamın kusurundandır. Paul Waridel İsviçre'deki ifadesinde Sarı Avni'nin son günlerini şöyle anlatıyor: "Musullulu ile Sicilyalılar arasındaki bazmorfin ticareti 1983 yılında sona erdi.. Zaten Sarı Avni de. La Mattina'ya yaklaşık 40 milyon dolarlık bazmorfin sağlamış olduğunu duydum. diğer Türkler gibi bu ikisine de borç takınca. Musullulu kendisine uyuşturucu sağlayan. işbirliği isteği taşıdığımın görülmüş olduğunu tahmin ederim. uyuşturucu kaçakçılığına son vermeyi planlamış olduğunu anladım.. iki milyon dolar kadar borcu vardı. Türk polisi de durumdan haberdar oldu..

evimin bahçesine gömülmüş. Musullulu. gerekse şirket adına sahip olduğu. o zaman adı Kara-durmuş olan Musullulu'ya telefon ettim... Musullulu isteğimi kabul etti ve bana. arazi ve apartman yoktu. (. Musullulu Zürih'ten gittikten sonra bu ikisini bir daha görmedim.) "Bildiğim kadarı ile Musullulu'nun İsviçre'de gerek kendi adına. Antika ticareti yapan Yunanlı Blioumis Konstantino adlı arkadaşım beni. Bu arada benim haberim olmadan 3 kilo eroin." Musullulu'nun gönderdiği. (. Bana nereden uyuşturucu bulunabileceğini sordu... sorgularında çok ilginç olayları aydınlığa çıkaracaktı. Mercedesini de satmış. Türkiye'de bulunan.. Waridel.. son cümlesi ile "ajan" olduğunu ima ediyordu. Carlo da ona Atilla diyordu. Musullulu'nun sattığı bazmorfin miktarı o kadar büyüktü ki ancak gemilerle taşınabiliyordu.. "Türk gazetelerinde. (. ailemle geçiriyordum. Musullulu'ya bazmorfin sağladıklarını anlamıştım. Benim bildiğim kadarıyla bu Cantürk çok önemli bir kişiydi. Daha sonra Türk gazetelerinden öğrendiğime göre. Öğrendiğime göre Eylül 1984'te. ev.) Musullulu. Ermeni terör örgütü ASALA'ya yardım eden bir Kürt aşiretinin başıymış. Ben Musullulu'nun silah kaçakçılığı yaptığını ne gördüm ne de biliyorum. yani Musullulu Zü-rih'ten gitmeden önce. Sonra açık denizde gemiye yaklaşıp bazmorfini alıyorlardı. DEA ajanına verilecek 3 kilo eroini İtalyan polisi yakalıyor! Kimin eli kimin cebinde belli değil.. Paul Waridel'in anlattıkları uyuşturucu trafiğinin Avrupa boyutunu gözler önüne getiriyordu: 184 "Carlo'nun adamları.45'te yeniden başladı: "1977 yılında yaz tatilimi Roma yakınlarındaki Fregene'de. Musullulu'nun Panama bandıralı gemileriyle telsiz ile temas kuruyorlardı..) "1981 yılından 1983 yılına kadar. içinde 3 kilo eroin bulunan bir otomobil gönderdi. İsviçre'de Atilla Öksüz adını kullanıyordu." . Musullulu'nun tabanca ve tüfek gibi ateşli silahların kaçakçılığını yapmakla suçlandığını da okudum. Bu ajanın şimdi adını hatırlamıyorum ama hep birşey-ler yapıp göze girmek isteyen biriydi. Cantürk. Atina'da çalıştığını söylediği DEA (ABD'nin Uyuşturucu ile Mücadele Örgütü) ajanı ile tanıştırdı. Cantürk'ü iki kez. Uyuşturucu madde. ikisi de tutuklanmıştı.Paul Waridel. bunun eski bir hikâye olduğunu söylemişti. ESRARENGİZ OLAYLAR Paul Waridel'in Ticino Kantonu Cumhuriyet Savcılığı'ndaki sorgulaması ertesi gün saat 14.. Türkler arasında benim adım ise Pol idi. Kork-maz'ı üç kez Zürih'te gördüm. Yunanlı Konstantino'ya ait bir gezinti gemisiyle Fiumicino limanına getirildi. Bu iki kişinin. Atilla Öksüz adına pasaportu vardı. İtalyan polisi baskın yapıp uyuşturucuyu buldu ve beni tutukladı.

Behçet Cantürk'ün Türkiye'de verdiği ifadenin. Musullulu'nun Dusk adlı gemisini satın almak istediğini ve önpara olarak da 466 bin dolar verdiklerini biliyorum. bu nedenle benim hesabıma yatırıldı. Bu kişinin Türkiye'de tutuklanmış olduğunu." Palermo Ceza Mahkemesi 11 Haziran 1985 gün ve 179/85 sayılı yazısıyla. benim hesabıma gönderildi. İtalya'da Paul Waridel hakkında. Musullulu parayı almış olmasına rağmen. Wari-del sinirlendi: "Söylediklerinin hepsi uydurmadır. Paul Waridel ile ilgili bölümünü okudu. uyuşturucu madde kaçakçılığına suç ortaklığı ve uyuşturucu madde kaçakçılığı için kurulmuş örgüte girmek iddiasıyla dava açılmıştı. İtalya'ya 5 ton bazmorfın gönderdikleri için tevkif müzekkeresi çıkardı." Sorgu Yargıcı Dr. Türkiye'de tutuklu bulunan Behçet Cantürk ve Korkmaz Göldağı hakkında. İsviçre ve İtalya'dan sonra Amerika Birleşik Devletleri'ni de kapsayacak kadar büyüyordu. Bu adamın ne yolda ifade vermiş olduğunu ve ifadesinin beni ne derece ilgilendirdiğini bilmiyorum. 185 Palermo sorgu yargıcı Dr.. Kendisi. Çünkü anlaşma yapıldığında hep birlikte bir lokantada idik. Çünkü önemli bir mafya kuruluşunun başıdır. Kendisini Zürih'te Musullulu'nun yanında iki kez gördüm. 186 . (. uyuşturucu madde işinde Musullulu ile birlikte olabilir ama ben bunu bilmiyorum. Paul Waridel'i sorguladı. Mu-sullulu ile İtalya'nın ünlü mafya babalarından Pipo Ferrera'nın ilişkisini öğrenmek istiyordu. Bunun dışında söylediklerinin tümü yalandır. Olayın boyutları. Türkiye. Bir gece gemide kalıp eğlendik. Sonunda Ferrera bu işten sıkılıp. Birlikte Musullulu'nun aldığı gemiyi görmeye gittik. Osman adlı bir Türk aracılığıyla Musullulu ile tanıştığını. bilmediğim nedenlerden ötürü gemiyi teslim etmeyi geciktiriyordu. Musullulu banka hesap numarasını ha-tırlayamadı.) "Behçet Cantürk adlı Türk'ü tanırım. Falcone.. büyük para ödemesine rağmen işin peşini bıraktı. Falcone.. hattâ işkence gördüğünü gazetelerden öğrendim. Giovanni Falcone de.İTALYANLAR WARIDEL'İN İFADESİNİ ALIYOR 17 Mayıs 1985 tarihinde İtalya'dan gelen Palermo Sorgu Yargıcı Dr. "Ferrera çok saygı gören biridir. Para doğrudan doğruya Musullulu'nun hesabına değil. Paul Wariderden..

Robert Bucknam ve ABD Adalet Bakanlığı temsilcileri Robert Stewart. aynı mahkemenin Savcısı Rudolph W. Savcı Yardımcıları Louis Freeh. .Bay Passic'i tanıyordum. .00. buradaki ifadelerinizden dolayı ABD'de yargılanabilirsiniz. Paul Waridel'in yeni "konukları" ABD'den gelmişlerdi! Amerika Birleşik Devletleri. buradaki açıkla malarınız hakkında. Sanıyorum hiçbir kanun. .Size söylemek zorundayız. kalabalık "ABD heyeti" İsviçre Ticino Kantonu Mahkemesi'nde Paul Waridel'in ifadesini almak için hazırdılar.Uyarınız için teşekkür ederim.İlk ismini anımsıyorum.Evet. İsviçre'de yargılanıyorum. 149 sayfa tutan ifadesinde. her iki ülkede . hiçbir Amerikan istihbarat elemanıyla konuştunuz mu? . yeraltı dünyası ile istihbarat örgütlerinin ne kadar içli dışlı olduğunu anlatıyordu: . Robert Boylan ve John Arterberry'den oluşan. "Yemin etmeyeceğini" belirterek konuşmasına başlayan Paul Waridel.Ajanın ismini hatırlıyor musunuz? .Adının Greg Passic olduğunu söylersem. .Bay Waridel son bir yıl içinde DEA ajanı gibi. Giulani. New York Güney Bölge Hakimi Edmund L. aynı suçtan dolayı beni. Palmer. hatıralarınızı ta zeler mi? .Bay Passic veya bir başka Amerikan ajanı. Saat 14. 'ABD'de yargılanmayacaksınız' gibi bir söz verdi mi? .AMERİKALILAR DA SORGULUYOR 14 Haziran 1985. .Hayır.

Bay Waridel Yaşar Musullulu adlı şahsı tanıyor musunuz? . tanıyorum. Bulgaristan'la sık sık te lefon konuşması yapardı..) . Ancak ilk kez istihbarat örgütleri ile ilişkilerinden ayrıntılı bir biçimde bahsediyordu: (. Musullulu'nun Bulgaristan'la büyük teması vardı. arada sırada görürdüm. (..Tanışdığım zaman adı Avni Karadurmuş'tu...) .187 ayrı ayrı yargılamayacaktır. İsviçre ve İtalyan savcılarına söylediklerini.Bay Waridel. Amerikalılar'a da uzun uzun anlattı. İki kere cezalandırılacağımı sanmıyorum.Bay Musullulu'yu başka bir isim ile tanıyor musunuz? . Yanılıyor veya haklı olabilirsiniz. Orada birçok arkadaşı vardı. Bulgaristan gümrü ğüne uyuşturucu maddelerinin takıldığını söylemişti.Evet." YUNAN GİZLİ SERVİSİ Paul Waridel. Çünkü ben de. . Başka bir ismi daha vardı: Atilla Öksüz. Bulgaristan'daki şir ketlerin yöneticileri ile çok samimi idi. DEA ajanı Passic ile Ocak 1985 yılında yap tığınız görüşme talebi kimden geldi? .Kendisini Münih'te. 1976 yı lından beri biliyorum ki. o da Türk lokantalarında yemek yiyorduk. .Bay Musullulu ile Batı Almanya'da bir iş yaptınız mı? .

Kesin cevap vermem zor.İsviçre polisinden tanıdığım bir arkadaşıma.Bay Waridel ne demek isteğimizi biliyorsunuz.Bu bilgileri arkadaşınıza. gerekse bir başka ülkede. Kendisi de bu gerçekleri. Yunan polisine veya Yunan Gizli Servisi'nden pek çok memura. .Evet. uluslararası alanda müdahale edebilecek bir Amerikan ajanına söylemem gerektiğini belirtti. 'günaydın' veya 'iyi akşamlar' demem gerekiyordu. yüksek seviyeli memurların olduğu bir Yunan ailesinden gelir. . yüksek miktarda bazmorfin kaçı ran kişilerin yakalanması için mi söylediniz? . . Zira çok genel bir soru.Arkadaşınız Yunan hükümetinin memuru muydu? .Evet. Eşim. yurtdışında büyük bir uyuşturucu madde ticaretinin organize edildiğini söy ledim. gerek İsviçre'de.Evet. hiçbir istihbarat elemanı ile konuş tunuz mu? 188 . . Yunanistan'da. Bay Musullulu'nun bürosunda yaptığınız tercümelerden hiçbir istihbarat görevlisine veya polise bahsediyor muydunuz? . Bir Yunanlı arkadaşıma söyledim.Bay Waridel. Örneğin. çok eski gelenekleri olan. bize anlattıklarınız dışında. ..

açıklığa kavuşturulduğu za man kendilerine yanıt vereceğim.Yunan Gizli Servisi ile olan ilişkilerimi. olayları daima ön . İsviçreli halcimin uyarısından sonra. . Yüksek seviyede biriydi. ne yapacağını sordunuz mu? . Kendisi. Benim Yunanlılar'la ve İs viçre makamlarıyla olan bağlantım. Waridel şöyle konuşuyor: . Şimdilik bu konuda konuş mayacağım.Yunan memuru ve onu takip eden diğer temaslarım hakkın da. "Bunun doğru olmadığını belirtmem gerekiyor. Bir soruşturma talebinde daha bulunabilirsiniz. her zaman Türkiye polisinden bilgi alıyordu. Bu konuyla ilgili olarak sizin so rularınızı yanıtlamayacağım.Kendisine bilgi verdikten sonra." Araya İsviçreli hakim Giordano Zeli giriyor. polis harekâtları konusunda.Yunan Gizli Servisi..Musullulu. KYP'dendi. biliyorsunuz bu sorgu celsesi bittiği zaman size başka soru sorma şansımız olmayacak. Bay Musullulu'ya karşı hiç polis harekâtı yapıldı mı? .Peki başka sorulara geçelim. Ayrıca Bay Waridel. burada konuşmak istemiyorum. istediği soruya cevap vermeyi reddedebilir" diyor.Bay Waridel. . kendisine yapılacak her operasyonu anında öğreniyordu. Amerikalı savcılara.Bu Yunanlı arkadaşınız bir polis memuru muydu? . 189 . temaslarımı İsviç re makamlarına anlatacağım. Türk polisinden.

Hayır. 'git parayı al. üzerine benzin döküp yaktığınızı söy . polisin bilgisi vardı. .Siz La Mattina'dan aldığınız 5 milyon doları Bay Musullu lu'ya verirken. bir çuval paraya el koy' şeklinde yürüdüğü nü tahmin etmiyorum. .Parayı almaya gidip geldiğinizde. polis operasyonlarının sizin dediğiniz gibi.Bay Waridel sandığım kadarıyla siz. mücadele de olmuş. . Benim ona söylediklerim ve onun bana 'hamamböce ği' demesinin ne manası var.Bu tip meselelerde. anlamıyorum.ceden biliyordu.Kendisine bir tokat attım ancak alev alıp almadığını bilmi yorum! . sizi izleyen herhangi bir gizli ajan var mıydı? . örneğin Bay Musullulu'nun üzerine benzin attınız mı? .ABD hükümetinden herhangi bir kişiye. 1984 Haziran veya Temmuz ayında Bay Musullulu ile tartışmışsınız. . Neden baskın yapmadı? . Bay Musullulu hakkında sohbet ederken. .Evet.Bilemem. Genel usulün öyle olduğunu sanmıyo rum. . o paranın herhangi bir kısmına herhangi bir hükümet ajanı tarafından el konulduğunu biliyor musunuz? .Söz münakaşasından başka.Peki beyefendi.

Ancak Bay Passic'in duydukla rım ülkesine rapor ettiğini tahmin edebilirim.Hayır Fransızlar'la da.İlk kez sizden duyuyorum.Fransızlar ve İspanyollar ile buluşma teklifi kimden geldi? .Evet.Bütün bu toplantıları. Ajan Passic sanırım yanlış anlamış. sizin Bay Musullulu'yu yakma girişiminiz den bahseden bir teleksi ABD'ye gönderdiğini biliyor muydu nuz? . 190 .Bay Passic dışında Amerikalı başka bir yetkili ile konuştunuz mu? . . Onun Almancası.Hep Amerikalılarca mı konuştunuz? . İsviçre/Zürih'teki polis arkadaşım . İspanyollar'la da konuştum.ABD Hükümetinin İsviçre'de temsilcisi olarak sadece Bay Passic'i biliyorum.Bu kişiler. Ancak onların ABD Hükümetinin temsilcisi olup olmadıklarını bilmi yorum.Bay Passic'in.lediniz mi? . Başka Amerikalılar'la da konuştum. . benim de İngilizcem çok kö tüydü.Bana ne sormak istediğinizi anladım. . polis tipi faaliyetlerde bulunan kişiler miydi? . .

De Cesare. İtalya/Palermo Mahkemesi Sorgu Yargıcı Dr. Waridel. . Ona malı veren kişi ise İtalyan Antoni adında biriydi. İtalyanlar'a.. Waridel'i yeniden sorgulamak istediler.)" Paul Waridel'in kimliği ve ne iş yaptığı konusunda.)" Behçet Cantürk ile başlayan. kaçakçılık faaliyetleri ile ilgili ifadesi tekrar alındı. Ama görsem tanırım. Bu arada bir isteğini de iletti: "Roma'daki DEA ajanı Franciosa Jerry ile konuşmak istiyorum. Onlar hakkında sohbet ettik. Bu işlerden benim hissem yüzde 25'tir. Ayrıca Alberto adında bir İtalyan daha vardı. benimle konuşsun. Paul Waridel ile süren sorgulamalar sonucunda İtalya'da 706 kişi . Roma Mahkemesi Sorgu Yargıcı Dr..Her iki ülkenin ajanları ile burada konuştuklarımız üzerine mi görüştünüz? .. istihbarat örgütleriyle ilişkisi konusunda bundan sonraki sorulara yanıt vermedi.Peki diğer uyuşturucu grubunun içine ne zaman girdiniz? . Bizim gönderdiğimiz uyuşturucuları alan Amerikalıların başında Corc isminde. Mutlaka buraya gelsin. New York'ta oturan yaşlı birinin olduğunu duymuştum.1984.Evet. "Ailemin ve benim can güvenliğim sağlanmadan artık konuşmayacağım" dedi. İsviçreli Paul'ün aracılığıyla Amerika'ya bazmorfin gönderiyordu.Bay Musullulu ile ayrıldıktan sonra mı? . Herşey günü gününe zapta geçirilmiştir. Giovanni Falcone.İtalya ve ABD ile bağlantılı. . Bu konularda İsviçre polisinin kesin raporları var dır. İsviçre." 15 Ağustos 1984 tarihinde Behçet Cantürk'ün. Paul Waridel. İsviçreli hakim de duruşmayı bir sonraki güne bıraktı. Soyadlarını bilmiyorum.organize ediyordu. Behçet Cantürk daha önceki ifadelerinden farklı birşey söylemiyordu: "Avni Karadurmuş. Palermo Emniyet Müdürlüğü'nden Komiser yardımcısı Antonio Cassara. (. (. Amerikalılar'ın kafası karışmıştı. Roma Gümrük Polisi'nden Yüzbaşı Gaetano Casagrande. Paul Waridel ertesi gün sadece Sicilyalılar'la ilgili soruları yanıtladı. bir başka uyuşturucu grubu vardı.Hayır. 191 18 Haziran 1985 tarihinde.. .

insanı yıkıma uğratan uyuşturucu karşısında çaresiz kalıyordu. ABD'nin Federal Soruşturma Bürosu (FBI).. General Motors. Mafyanın kazancı. nakdi para değişimi yapılıyordu. silah ticaretinden sonra ikinci sırayı uyuşturucu alıyordu. Uyuşturucu mafyası ABD'yi "bir örümcek ağı" gibi sarmıştı. siyasi ve ekonomik tüm gücünü kullandığı 1972 yılında.tutuklandı. ABD'de. RCA gibi dev şirketlerden daha fazlaydı! Dünyadaki yasadışı uyuşturucu ticaretinin değeri ise yılda 500 milyar dolar! Bu rakam.. 193 . General Electric. uluslararası petrol sanayiinin tüm kârından fazlaydı. Sonunda paraların nereden geldiği anlaşıldı. ABD'yi bir baş-tan diğer başa kuşatan pizza dükkânlarında. Doğaya. İhtiyacı olduğu zaman da çekiyordu. tarihlerinin en büyük uyuşturucu davasıydı.. uyuşturucu satılıyordu. IBM. New York'ta şirin görünüşlü küçük bir pizza dükkânı vardı. yılgın Amerikalılar. 192 PIZZA OPERASYONU ABD. Amerikalılar'a göre. İtalyan göçmeni Salvatore Catalano'nun. bu. çoğunluğu Sicilyalı 336 kişi yakalanıp..beş kuruş" değildi. Kârlılıkta. ülkesinde uyuşturucu kullananların sayısı 500 bin kişiydi. umutsuz. Bugün bu rakam 20 katını aştı. cezaevine konmuştu. bu küçük pizza dükkânının hesaplarına akıl erdirememişti. mutluluğu uyuşturucuda arıyordu. Ford Motor. ABD sistemi.. İnanılmayacak boyutta. Salvatore Catalano pizza dükkânından kazandıklarını İsviçre ve İtalyan bankalarına yatırıyordu. 11 milyon kişi sürekli uyuşturucu kullanıyor. ITT. Bu ülkede "uyuşturucunun ticari hacmi" 50 milyar doları geçti. Yatırılan ve çekilen para öyle "üç. insana ve mesleğine yabancılaşan. Türkiye'de haşhaş ekiminin yasaklanması için. Amerika Birleşik Devletleri'nde.. Cezaevine konanlar arasında Giovanni Abbate gibi ünlü mafya babaları da vardı Cantürk ve Waridel'in açıklamaları ABD'de 138 sayfalık bir iddianamenin hazırlanmasına neden olmuştu. Chrysler.

1923 Mısır/İskenderiye doğumluydu." ABD Narkotik Bürosu tarafından hazırlanan rapora göre. Paul Waridel'i tanıyordu. Bu arada Türkiye. Türkiye'ye girebilmek için bir MİT görevlisine 750 bin dolar rüşvet teklif etmişti. Sarı Avni'nin kime rüşvet teklif ettiği açıklanmadı. Pizza Operasyonu sonucunda Amerikalılar ilginç bilgilere ulaştılar: "Dünyanın önde gelen eroin şebekesi 'Pizza Connecti-on'a en fazla bazmorfini Türk Yaşar Avni Musullulu ve örgütü 194 sağlıyor. Brezilya'ya yerleşti. Mafya arasında kanlı çatışmalar başladı. Dattilo Sebastiano. Brezilya'dan ABD'ye uyuşturucu göndermeye başladı. Yunanlı armatör Franco Pal-mos'un gemisi Alexandros'a nasıl bazmorfın aktardıkları"nı anlattı. Sarı Avni. İşleri yoluna koydu. Okyanus ötesinde işler iyiydi ama Sicilya'da karışıktı." O da. Buscetta. "Pizza Operasyonu" nun başlamasında en büyük katkıyı kendisinin yaptığını düşünüyordu. İsviçre'den götürdüğü 6 milyon dolar nakit para ile Bulgaristan'a gitmişti. Cezaevine kondu. Brezilya'ya yapılan sevkıyatlara zorluk çıkarıyordu. diğer ülkelerdeki gelişmelerden. Türk. Yıllarca Sicilyalıların uyuşturucu yüklü gemilerinde kaptanlık yapmıştı. Hücresinde intihara teşebbüs ederken ölümden kıl payı kurtarıldı. Avni Musullulu'yu. 1984 yılında İtalya'da yakalanıp cezaevine konanlar arasındaydı. Cezaevinden kaçtı. Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Ümit Erdal. Sicilya'dan 70 mil uzaklıktaki bölgelere kadar teslim etme garantisi ile gönderiyordu. Tekrar Brezilya'ya döndü. Tutuklu bulunduğu İtalya/Palliano Cezaevi'nde bildiklerini anlattı.. Brezilya'da Tommaso Buscetta.Sicilya mafyasının nasıl işbirliği yaptığı konusunda detaylı bilgiler verdi. iki oğlunu. kardeşini. Tommaso Buscetta gizlice İtalya'ya geldi. yeğenini ve üç yakın adamını kaybetti. Yenilmişti.. İsviçre'de Paul Waridel. ABD'nin "Pizza Operasyonu'na başlaması için yeterliydi. Estetik ameliyat yaptırdı. "Baba" Buscetta Brezilya'da yakalandı. Sıkıyönetim 4 nolu Askeri Mahkemesi'ni bilgilendiriyordu: . 1984 yılının Haziran ayında Brezilya'ya gelen Palermo Savcı Yardımcısı Vincenzo Geraci'ye. Sicilya üzerinden geliyordu. Ülkesi İtalya'ya iade edildi.. bildiklerinin hepsini anlattı. Buscetta'ya uyuşturucu. Musullulu. "Musullu-lu'nun Dusk adlı gemisinden.Yunan. genellikle 500'er kiloluk balyalarla yollanan bazmorfini.Fikrin yaratıcısı. Ancak Sicilya mafyasının önde gelen isimlerinden. Palermo Mafyasının önemli "Babalarından" Tommaso Buscetta'ydı. Havaalanında yakalandı. Aynı zamanda dünyaca ünlü bir "kimyagerdi. İtalya'da Dattilo Sebastiano ve Türkiye'de Behçet Cantürk'ün ifadeleri.. Luciano Ligio'nun ünü ve etkisi adada giderek artıyordu.

Ancak savcılığın . Aziz Cantürk ve Faruk Beskisiz'in tutukluluk halinin kaldırılması hususunda avukatlarının taleplerini karara bağladı. Hidayet Kaşan." idam cezasını çoktan vermişti. kim tarafından ve ne maksat ve hakla.) Biz savunma görevlisi olarak. ilgili gazeteye soruşturmayı etkileyecek. dört gün sonra ise. avukat M. 195 Mahkeme. 26. karar organlarını şüpheye düşürecek ve halkın husumetini tevhit edecek şekilde bir yayım başlatmak. Cantürkler'in "iplerini" çoktan çekmişti: Hürriyet gazetesi. şimdilik bu konuda herhangi bir karara varmamıştır. 7 Kasım 1984 tarihinde "İhanet Dosyası" adlı bir dizi yayına başladı. sanıkları sevindirecek bir karar almadı. Basın. Behçet Cantürk."Teşekkül vücuda getirerek milletlerarası uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak suçundan sanık Behçet Cantürk ve arkadaşlarının diğer ülkelerdeki suç ortaklarının yakalanması için 20. SUİKAST İHBARI Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 numaralı Askeri Mahkemesi.. 21 Eylül 1984 tarihinde saat 15..1984 günü Nizamettin Cantürk için toplandı. vekilleri aracılığıyla." Pizza Operasyonunun "kahramanları" Mamak Askeri Ceza-evi'nde boş durmuyorlardı. Sıkıyönetim Komutanlığı'na yayının durdurulmasını isteyen yazısını göndermişti bile.10. Savcılık. Cantürkler. Ancak bir başka "mahkeme. Bütün paralarına ve gayrimenkullerine geçici olarak elko-nulduğu için Cantürkler geçim sıkıntısı çekiyorlardı. daha Askeri Savcılığa dilekçesini vermeden.00'te yine duruşmasız olarak toplandı. yasal nedenlerle dosyayı tetkik imkanına sahip bulunmadığımız halde.. Nizamettin Cantürk ve Abdulkadir Takan'ın emniyetçe geçici olarak zapt altına alınan menkul ve gayrimenkulleri hakkında şu görüşünü bildirdi: Savcılık mütalaasında hangi eşyaların hangi sanığa ait olduğu ve hangi sebeplerden dolayı zaptının istendiği hususu belirtilmediğinden. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı'na suç duyurusunda bulunuyordu: "(. Akile Dilek Alev. Mah-keme. Avukat Yardım. Mehmet Han Kozat. Mehmet Tahir Canpolat. Bir ay önce gıyabi tutuklama kararı verilen Nizamettin Can-türk'ün tutuklama kararı bu kez vicahiye çevrildi. Fettah Cantürk. Behçet Cantürk'ün polis ve MİT ifadelerinin yer aldığı bu diziye ilk tepki..1984 tarihinde ilgili İnterpollere bilgi verilmesi üzerine.. en azından soruşturmanın özel maksatla yapıldığının kanıtıdır. ceza almamak için sürekli dilekçe veriyorlardı. Bedri İstanbullu. Cevdet Yardım'dan geldi. Mahkeme Behçet Cantürk. Mahkeme. Abdulbaki Maltaş.8." Behçet Cantürk'ün vekili. Behçet Cantürk ve arkadaşlarının kurmuş oldukları şebekenin diğer elemanlarının yakalandığı bildirilmiştir. İsviçre ve ABD'de PİZZA OPERASYONU diye adlandırılan bir seri operasyonlara başlandığı..

yayının durdurulmasını istemesinin başka nedeni vardı: "(...) Bu soruşturmaların devamı olan operasyonlar yürütülmektedir. Soruşturmanın, hazırlık soruşturmasının gizliliği esasları içinde yürütülmesi gerektiğinden başka, bu soruşturmaya has delillerin 196

karartılmasını önlemek, soruşturmanın saptırılmasını engellemek ve soruşturmayı yapacak kişi ve kurumları etkileme çabasını önlemek bakımından, soruşturma konularının tümünü kapsayacak şekilde yayın yasağı konmasını, bir günlük gazetede başlatılan ve devam edeceği anlaşılan yayımın derhal durdurulmasını emirlerinize arz ederim." 4'üncü Kolordu ve Ankara Sıkıyönetim Komutanı Korgeneral İbrahim Türkgenci'nin emri ile yayın durduruldu. Korgeneral Türkgenci, gazetelere "unuttukları" 5680 sayılı Basın Kanu-nu'nun 30'uncu maddesinin birinci fıkrasını hatırlatıyordu: "Ceza kovuşturmalarına ait talep ve iddianamelerle kararların ve diğer her türlü vesika ve evrakın, aleni duruşmada okunmasından, hazırlık ve ilk soruşturmalarda takipsizlik veya yargılamanın men'i, tatili veya düşmesi kararı verilmesinden önce yayımlanması yasaktır." Basın, özellikle askeri darbeler döneminde bu kanunu hep gör-memezlikten geliyordu. Medyaya, yasayı askerler anımsatıyordu! Behçet Cantürk'ün ifadesini Hürriyet gazetesine MİT 'in sızdırdığı iddia ediliyordu. O günlerde, Cantürkler ile ilgili haberler, sadece Türkiye basınında yer almıyordu. Almanya'nın ünlü Quick dergisinin kapak fotoğrafı ilginçti: 06 RT 999 plakalı lacivert Mercedesin ön tamponuna ayağını dayamış, gri takım elbiseli, beyaz dik çizgileri bulunan siyah gömleğinin üç düğmesini açmış, beyaz çoraplı, siyah ayakkabılı, elinde Malboro sigarası bulunan genç adamın adı Nizamettin Cantürk'tü. Quick dergisi, Türkiye'den Almanya'ya gelen uyuşturucu konusunda bir araştırma yapmıştı. Düseldorf Kaçakçılık Savcısı Hans Heliman, dergiye şu açıklamayı yapıyordu: "Türkler bizim için 1977 yılından beri dert oldu. Gün geçtikçe sayıları artıyor. Son günlerde yakalananların hepsinin Lice'den geldiği saptandı. Bu yüzden yakalanmaları da kolay olmaya başladı. Bizce Lice, mükemmel eroin laboratuvarları olan bir yer." 197

Sıkıyönetim Komutanlığı yurtdışındaki yayınları engelleyemedi. Ancak bir başka önemli olay önlenmişti: "Mamak Özel Askeri Ceza ve Tutukevinden çıkarılarak, ortaya çıkan yeni bir suçu nedeniyle Genel Müdürlüğünüz mensuplarına teslim edilen Korkmaz Göldağı ile Behçet Cantürk'ün yüzleştirilmesinin yapılabilmesi için, 2 gün süreli teslimi, ilgili yazı ile talep edilmekte ise de;

alınan istihbari bilgi ve dokümanlardan, adı geçenin, kaçma, kaçırılma ve bilhassa yaşamına son verilebileceği konusunda duyumlar alındığından; yüzleştirme işleminin Mamak Özel Askeri Ceza ve Tutukevi Müdürlüğü içerisinde yapılmasını ve bilgi edinilmesini rica ederim." Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 Aralık 1984 yazısı ile Emniyet Genel Müdürlüğü'nü, Behçet Cantürk'e yapılacak bir suikast için uyarıyordu. İDAMI İSTENİYOR 52 sanıklı davanın iddianamesi, 7 Şubat 1985 tarihinde Sıkıyönetim Askeri Savcı Yardımcısı Metin Ölmez tarafından hazırlandı. (Evrak no: 1984/356 Esas no: 1984/356 İdd. no: 1985/38) Behçet Cantürk'ün bir numaralı sanık olduğu davanın iddianamesi 13 sayfa tutmuştu. Uyuşturucu ile silah kaçakçılarının davası birleştirilmişti. "Salt ticari kazanç amacıyla uyuşturucu madde kaçakçılığını meslek haline getirmiş olan bu suç failleri, kaçakçılığın icrasını kolaylaştırmak, yüksek kazanç sağlayan bu faaliyeti tekelleştirmek maksadıyla, 1978- 80 yılları arasında Türkiye'de faaliyet gösteren terör odakları ile de sıkı bir işbirliği içerisine girmişlerdir. "Uyuşturucu madde kaçakçılığı yolu ile sağlanan gelirler, başka yasadışı faaliyetlere kaynak yapılmış, ayrıca yine yüksek ka198

zanç getiren diğer yollara, bu kazancın büyük bir kısmı, örneğin silah, altın, döviz kaçakçılığına yatırılmış, terör örgütleri beslenerek ülkenin siyasi, ekonomik çıkarlarına uyuşturucu kaçakçılarının şahsi ticari menfaatleri tercih edilmiştir. Bu ticari kazançlar yasal ticari şirket faaliyetleri gibi gösterilmeye çalışılmış ise de, aile şirketi olarak kurulan bu kuruluşların ticari faaliyetlerinin murakabelerinde, sanıklarda tesbit edilen mal varlıkları ve yüksek servetleri yaratacak nitelikte olmadığı görülmüştür. "Örnek olarak Behçet Cantürk ve akrabalarına ait Bursa Boru ve Profil Sanayi Anonim Şirketi'nin sadece kuruluşu bulunup, bu şahıslara geçtikten sonra herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı, keza aynı şahıslara ait CAN- SAN Kimya ve Sanayi Ürünleri A.Ş.'nin de sadece, başkası tarafından ithal edilen kos-tik maddesinin satışını sağlamak suretiyle iş yaptığı, komisyon niteliğindeki işlerinden başka, herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı saptanmıştır.Oysa sermayedarların tesbit edilen şahsi servetlerinin bu yolla kazanılmasının mümkün olmayacağı gibi, yasal bir kaynağa bağlı olduğu da ispat edilememiştir. "Hiçbir yasal kaynağı bulunmayan, uyuşturucu madde ticaretinden elde edilen bu gelirler; gizlenmesi amacıyla başka ticari işletmelere ya borç verilmiş, ya da başka şahıslar adına bankalara yatırılmıştır. Yine örnek vermek gerekirse, sanık Behçet Can-türk'ün yanında çalışan çaycısı İlameddin Dakman adına 100 milyon Türk lirası para yatırıldığı, banka hesapları ile tesbit edilmiştir. Yine tesbitlere göre Herko Yün Fabrikasına yaklaşık 500 milyon civarında, YANŞAN

şirketine 300 milyon civarında kısa sürelerle yüksek meblağlarda para borç olarak verilmiştir..." Askeri Savcılık iddianamede, "Behçet Cantürk ve arkadaşlarının gerçekleştirmiş oldukları kaçakçılık faaliyetlerinden" bahsederek kararını açıklıyordu: İfadesi alınan 52 sanıktan 19'unun ceza istemiyle yargılanması isteniyordu. 33 sanık hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti. 199

Behçet Cantürk, Selahattin Delidere, Abdülcebbar Doğru, Sabit Cantürk, Mehmet Deniz, Nizamettin Cantürk, Nizamettin Bayramoğlu, Korkmaz Göldağı, Fettah Cantürk, Halil Hocaoğlu, Enver Erşener (Baybaşin grubundan. SY), Yusuf Delidere, Mehmet Gözen'in TCK 403/1, 2, 6'ıncı maddeleri gereğince ölümle cezalandırılmaları talep ediliyordu. Diğer sanıklar; Bedri İstanbullu, Abdülbaki Maltaş, Mehmet Tahir Canpolat, Mehmet Sıddık Dere ve Zeynel Cantürk'ün 2 ile 16 yıl arasında değişen hapis cezalarıyla yargılanması isteniyordu. Haklarında takipsizlik kararı verilen 33 kişi ise şu isimlerden oluşuyordu: Ali İhsan Cesur, Miyaser Sak, Zeki Kirpi, Remzi Sağır, Mehmet Ali Altınbaş, Sinan Bayram, Fikret Bayram, Medet Serhat, Nedim Baybaşin, Abdurrahman Sağır, Mehmet Han Sağır, Mustafa Deniz, Artin Hacıköylü, Fettah Halitoğlu, Saffan Mindivanlı, Turgut Fidanay, İbrahim Fidanay, İlameddin Dakman, Felemez Cantürk, Yasemin Ayşe Civelek, Akile Dilek Alev, Hidayet Kaşan, Betül Ayyüce, Zeynel Ekmekçi, Mehmet Cantürk, Yusuf Yaman. Aralarında Dündar Kılıç'ın da bulunduğu 6 kişi; İlhami Sağ-lamer, Ali Açmak, Mehmet Açmak, Hikmet Uzun, Erdoğan Aslan hakkında da "kovuşturmaya yer olmadığı karan" veriliyordu. Ancak bu sanıklar başka davalardan da yargılandıkları için tahliye edilmiyorlardı. Askeri Savcılık, haklarında gıyabi tutuklama kararı bulunan bazı sanıkların derhal yakalanmasını istiyordu: Yaşar Avni Mu-sullulu, Halis Cantürk, Abdullah Cantürk, Azet Cantürk, Halim Civelek, Uğurcan Elmas, Mustafa Çapan, Hüsrev Akın. Bir de kimlikleri açıkça tespit edilememiş ve haklarında gıyabi tutuklama kararı çıkarılamamış, ancak yakalanması istenen kişiler vardı: Reşit Alpan, İbrahim Çalışkan, Bedros Demirci-yan, Süreyya Cantürk, İkram Fidanay, Mehmet Han Kozat, Ab-dülkadir Takan, Muhlise Takan, Kamil Dakman, Mehmet Sü200

leyman, Ertoşlu Feto, Seli, Hacı Reşit Zigari, Mehmet Ölmez Mehmet Vural ve İzzet Gündüz Sarıyar.

Askeri Savcılık, "sanık Behçet Cantürk'ün gayri resmi eşleri olan Akile Dilek Alev ve Hidayet Kaşan'da ele geçirilen para ve ziynet eşyalarının, Behçet Cantürk'e ait olduğu anlaşıldığından müsaderesine" karar verilmesini istiyordu. 1985 yılı da Cantürklere şans getirmemişti!.. "HALİL SULTAR'IN SENARYOSU" 10 Nisan 1985. Behçet Cantürk ve arkadaşlarının duruşması, Ankara Sıkıyönetim 4 nolu Askeri Mahkemesi'nde başladı. Tek tip giydirilmiş, saçları "üç numaraya vurulmuş" sanıklar yerlerini aldılar. Behçet Cantürk, ağabeyi Nizamettin Cantürk ve yeğeni Fettah Cantürk ile birlikte ön sırada oturuyordu. Basın mensupları duruşmaya yoğun ilgi göstermişlerdi. Foto muhabirleri mahkeme başlamadan önce, bir kare daha fazla fotoğraf çekebilmek için birbirleriyle yarışıyorlardı... Savcı ve hakimlerin gelip yerlerini almalarıyla dava başladı. Sanıkların kimlik tesbiti yapıldı. Sonra, Askeri Savcı iddianamesini okudu. İddianamenin okunmasından sonra ilk sözü Behçet Cantürk aldı. "Artık ben yaşasam da, yaşamasam da bunun bir önemi yok. Bugünü bekliyordum" diyerek konuşmasına başlayan Behçet Cantürk sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu iddianame, hayali bir mafya çetesinin oluşturulması için polisin yazdığı bir senaryodur. Ekonomik ve siyasi yönden güçlenmemi istemeyen kan düşmanlarım ve egemen güçler, bu oyunun tezgâhlanmasında başrolü oynadılar..." 201

Askeri hakim araya girerek, "egemen güçlerden ne kastediyorsunuz" diye sordu. Behçet Cantürk, "bazı politikacıları ve Diyarbakır'ın önde gelen bazı ailelerini" diye yanıtladı. Savunmasına, yaşam hikâyesi ve iş hayatını anlatarak devam eden Behçet Cantürk, "hedef adam" seçilmesinin nedenini; genç yaşta büyük başarılar sağlamasına ve annesi ile teyzelerinin Ermeni olmasına bağlıyordu. Behçet Cantürk, "kendisini idam sehpasına götürecek senaryoların kimler tarafından hazırlandığını" da örnekler vererek açıklıyordu: "Bana bu oyunu oynayanlar Diyarbakır Narkotik Şube Müdürü Halil Sultar ile Herko İplik Fabrikası'nın başında bulunan emekli general Ragıp Cengiz'dir. Ragıp Cengiz, borç verdiğim paraların üzerine yatmak istiyor. Halil Sultar ise kirli çamaşırlarını ortaya dökeceğimden

korkuyor. "Halil Sultar, bizden rüşvet istemiştir. Vermediğimiz için bizim aileye düşman olmuştur. Diyarbakır'da bir gazinoda işlenen cinayetten sonra kardeşim gözaltına alındı. Cinayet masası olayın tahkikatını yaparken, bu olay, Cinayet Şubesi'nden alınıp Narkotik Şube'ye, Halil Sultar'ın isteği ile veriliyor. Amaç bizi mahkûm ettirmek. Halil Sultar, daha önce bizim akrabalarımıza da işkence yapmıştı. Ben de kendisini İçişleri Bakanlığı'na şikâyet etmiştim. Ergani'de iki polisi dövdüğü için dava açılmıştı. Mardin ilinde iki kişinin işkence ile öldürülmesinde de yine Halil Sultar'ın adı geçmişti. Kendisinin Yenişehir'de bulunan bir eğlence yerinde, garsonlarla irtibat kurarak rüşvet aldığım tespit ettirdim. Benim kendisini araştırdığımı bildiği için, bana işkence ile yazdığı senaryoları kabul ettirdi. Bunun hesabını Halil Sultar'dan bizzat soracağım. Kendisinden davacıyım..." Duruşma salonunda "hukuk trajedisi" sahneleniyordu: İşkence tezgâhlarında alınan ifadelerin dışında, hakkında hiçbir delil bulunamamış bir sanık, mahkeme salonunda elinde tek kanıt olmadan bir emniyet görevlisini suçluyordu... Kısasa kısas! 202

"SODEP'Lİ OLDUĞUM İÇİN..." Behçet Cantürk tahliyesini istediği duruşmada sözlerini şöyle bitirdi: "Annem Ermeniydi. Babam kaçırdı, Müslüman ve Türk yaptı. İftihar edilecek bir olay. Herkes benim babam gibi yapsaydı, Ermeni sorunu kalmazdı. "Annem Ermeni olduğu için ASALA köpekleriyle bur tutuluyorum. ASALA köpekleriyle hiçbir zaman işbirliği yapmadım. Bu polisin bir senaryosudur. Günlerce işkence yaptılar. Erkeklik uzvumda sigara söndürdüler. Çırılçıplak askıya astılar. Ailemi karşıma getirdiler; 'Konuşmazsan aynısını yapacağız' dediler. İki eşimin yanında bana işkence yaptılar. "Benim CHP'li olmam ve CHP İlçe Başkanlığı yapmış olmam nedeniyle, polis bana daha da fazla işkence yaptı. SO-DEP'e yardım ettiğim yolundaki iddiaları kabul ettirmek istediler. SODEP'e 10- 15 milyon lira verdiğimi, Diyarbakır örgütünün benim yardımlarımla kurulduğunu kabul ettirmeye çalıştılar. Benim politik geleceğimi yok etmek istediler.." Behçet Cantürk'ün savunması uzun sürünce, mahkeme, sorgulara devam etmek üzere davayı 12 Nisan Cuma gününe erteledi. 12 Nisan günü Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi'nde yapılan duruşmada Behçet Cantürk'ün emniyetteki ifadesi okundu. Behçet Cantürk, okunan ifadeyi kendisinin vermediğini, yüzleştirilmelerin gözü kapalı yapıldığını söyledi. Tutanakların altındaki imzaların kendisine ait olduğunu belirten Behçet Cantürk, "Polisler bana boş kâğıt imzalattırmışlardı" dedi.

Canlı hayvan ticareti ve otobüs işletmeciliği yaptım. bu ifadeyi de kabul etmedi. "poliste işkence yapılarak ifadesinin alındığını" belirtti. Mülkiye Müfettişlerine verdiği ifadeydi.Bu kez MiT'te verdiği ifadeler okundu. 204 Behçet Cantürk'ün kardeşi Sabit Cantürk. Sonra polisler gelip beni Diyarbakır'a götürdüler. dövmeyeceğim' demiş. Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'ndeki davalar sürerken. 16 Nisan 1984 tarihinde aldığı bir karar. Halil Sultar bana işkence yaparak bazı kişilerin kaçakçılık yaptırdığını zorla kabul ettirdi. .." İfadeler uzayınca mahkeme davayı 22 Nisan gününe bıraktı. Buradan mutfak eşyaları getirip sattım. Benden. Mamak Askeri Cezaevi'nde 20 gün kaldım. Pasaportum vardı. Ağır Ceza Mahkemesi'nin.. Sabit Cantürk. O da gidip Halil Sul-tar'a söylemiş. Halil Sultar. işkenceye başladı. Suriye'nin Kamışlı ilçesine gidip geldim. Diyarbakır 2. 'Yalnız. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi'nde de yargılanıyordu. Polisin beni aradığını duyunca Diyarbakır'da teslim olmak istedim. sorgulamanın işkence altında yapıldığını söyleyerek. Behçet Cantürk.. adam öldürme ve silah bulundurma suçlarından toplam 25 yıl 6 ay ağır hapis cezasına mahkûm olmuştu. Arkadaşım Nizamettin Laçin'e durumu bildirdim. 203 İki numaralı sanık Nizamettin Cantürk. Atilla Aytek gelince teslim oldum. Sahte nüfus kâğıdı tanzim etmedim. Tek kabul ettiği. Dönüşte beni arayın' demesi üzerine dönüşünü bekledik.. Mamak Askeri Cezaevi'nde bulunan Cantürkle-rin direnme güçlerini azalttı. 'Şimdi İtalya'ya gidiyorum. Behçet Cantürk'ün adını bu olaylara karıştırmamı istiyordu.. Halil Sultar. kimlere rüşvet verdiğini söyleyecek' demesinden ötürü Diyarbakır'a teslim olmadım. İlk gözaltına alınan ve ifadesi sonucu birçok kişiyi yakalatan Selahattin Delidere de. "Ankara'da Atilla Aytek'e haber gönderdik. kardeşinin söylediklerini tekrarlayarak. Halil Sultar'ı suçluyordu: "Ben silah kaçakçılığı yapmadım. Küfür ederek. 'gelsin teslim olsun. "En son Diyarbakır Lice Mezrası'nda 217 kilo eroinin yakalandığını ve buna adımın karıştırıldığını duydum. benim kendisine teslim olmadığıma çok kızmıştı.. Ayrıca Emniyet Müdürü Yahya Soy ile Mali Şube Müdürü İrfan Çe-tin'e rüşvet verdiğimi söylememi istedi.

. silah bulundurma yasasına muhalefet ve pasaport kanununa muhalefet etmek. komünizm propagandası yapmak ve sahte kimlik düzenle-mek. bu örgüt adına faaliyetlerde bulunmak. bir başka davadan daha yargılanıyordu. sevk edildiği heyet kurulundan alınan raporların mahkemeye sunulmasını" talep etti."(Evrak no: 1984/ 602 Esas no: 1984/ 602 İdd.." İfadelerin alınması bitti. birkaç küçük sıyrık dışında vücutta darp izi görülmemişti! Behçet Cantürk ve avukatlarının. dört gün boyunca ifadeleri almaya devam etti. 38 arkadaşıyla birlikte. 6 Mart 1985 tarihinde hazırlanan iddianamede. kendisi ile değil de. 1978 yılından itibaren Kürdistan İşçi Partisi'ne yakınlık duyduğu. 26 Nisan günü yapılan mahkemede. sanıkların şu suçları işledikleri öne sürülüyordu: ''Yasadışı bölücü Kürdistan İşçi Partisi (KİP) ve Kürdistan Öncü İşçi Partisi örgütü mensubu olmak. dönemin Narkotik Şube Müdürü Orhan Taşanlar ile çalışıp.. Abdulbaki Maltaş ve Mehmet Tahir Canpolat tahliye edildiler. Duruşma Hakimi. soruşturma sonunda Behçet Cantürk aleyhinde elde ettiği kanıtlar şunlardı: "Sanık Behçet Cantürk'ün. askeri savcılıktan. Cantürkler'in eroinlerini Kıbrıs'a götürdüğü iddia edilen Mehmet Gözen de bir başka emniyet görevlisini suçluyordu: "Komiser Duran Aygün. Askeri Savcı Yardımcısı Serdar Özgüldür tarafından. sanıklardan Bedri İstanbullu. Diğer sanıkların tutukluluk halleri ise devam edecekti. 4 nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi. 11 Haziran 1984/14 Haziran 1984/23 Ağustos 1984/10 Eylül 1984/11 Ekim 1984 ve 12 Kasım 1984 tarihlerinde. örgütün ileri gelenlerinden olan ve halen İsveç tarafından iltica istemi kabul edilmiş ve yurtdışında . sorgularının işkence altında yapıldığını belirterek suçsuz olduklarını iddia ettiler. benden kişisel intikam almak amacıyla senaryolar uydurup işkence ile imzalattı. askeri doktorlara muayeneye götürülmüştü. Behçet Cantürk. "işkence gördüğünü iddia eden Behçet Cantürk'ün. bazı kişileri yakalattırmamı içine sindiremediği için. no: 1985/ 80) Savcılığın. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı l nolu Askeri Mahkemesi'nde. örgüt üyelerine yardımcı olmak.. Sanıkların tümü. doktorların her muayeneden sonra "sağlamdır" raporu düzenlediklerinden haberleri yoktu! 205 KOMÜNİZM PROPAGANDASI Behçet Cantürk bir tek.22 Nisan 1984 tarihinde tekrar toplanan. Yapılan muayeneler sonucunda. Behçet Cantürk ve avukatlarının isteğini uygun bularak. "teşekkül vücuda getirerek uluslararası uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak ve eroin imal etmek" suçundan yargılanmıyordu. Behçet Cantürk.

" Askeri Savcılık. bu şekilde 1978 yılı başlarından 1983 yılına kadar örgüte pay olarak 100 milyon Türk ikası civarında para verdiği. 1979 sonlarında DDKD yasal kisvesi altındaki örgüte Bulgaristan'dan TIR ile getirdiği 500 adet Kalaşnikof otomatik tüfeği Batman yakınlarında teslim ettiği. Mehmet Şakir Ebem. bu ödemelerden 25 milyon lirasını Zerruh'un kardeşi Mehmet Sait (Faruk) Vakıfahmetoğlu' na. "Sanığın yine Zerruh'un istek ve talebi üzerine. Kasım Faruk Beskisiz. örgütlenme ve eylem çalışmalarında fiilen rol almadığı (. Nihat Nadir Kelekçi. Mehmet Sait Vakıfahmetoğlu (Faruk Vakıfahmetoğlu). İzzet Oğuz Kandemir. örgüte daha fazla maddi kaynak sağlanması için birlikte uyuşturucu kaçakçılığı yapma yolundaki teklifini kabul ettiği. no: 1985/141) 207 Bu kez davanın sanık sayısı fazla değildi: Behçet Cantürk. 54 sayfalık iddianamesinde. Cuma Ali Gökalp.Karadurmuş (Sarı Avni) vasıtasıyla ihraç ettiği. Mehmet Celal Baykara. Mehmet Sözer. Fahri Pamukçu. Kenan Alhas. Ali Ekrem Atalay ve İsmet Elçi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar veriliyordu. Zerruh'un. Kamil Taylan. Hüseyin Geçit. Ekrem Karahan. Turan Seyfioğlu. Rıfat İlhan. 9 Mayıs 1985 tarihinde hazırladığı iddianamenin konusu. Ancak sanığın örgütün propaganda. "Teşekkül meydana getirerek düzenli ve periyodik bir şekilde pırlanta kaçakçılığı fiilini gerçekleştirmiş olmak"tı. Mustafa Mencütek. 1983 yılı Şubat. böylelikle örgütün en büyük finansörü olduğu. Hüseyin Tayfun. Hayrettin Atabay. Ömer Çetin. Mehmet Şerif Müştak. Ubeydullah Kaplan.oturmakta olan Zerruh Vakı-fahmetoğlu ile yakın ilişki kurduğu. örgüt adına sanığın Zerruh Vakıfahmetoğlu'na her iş sonunda pay verdiği. Aysel Cingöz. Nurettin Kızılkan. Ahmet Erincik. . Mehmet Vural. Diğer sanıklar.. 206 "Yaptığı uyuşturucu işinden. PIRLANTA VE DÖVİZ KAÇAKÇILIĞI Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses'in. Abdulgani Sungur. bu doğrultuda muhtelif defalar uyuşturucuyu halen yurtdışında bulanan Avni Musullu-lu. başlangıçta zaman zaman yüzbin ile beşyüz bin lira arasında örgüte verilmek üzere kendisine maddi yardımda bulunduğu..) anlaşılmıştır. Ali Çetin. Behçet Can-türk. Yaşar Gültekin. (Evrak no: 1985/180 Esas no: 1985/180 İdd. Hatip Dicle.Mart ve Haziran aylarında yaptığı. Osman Tokiloz. Hüseyin Kiy hakkında 8 ile 15 yıl arasında değişen ağır hapis cezaları istiyordu. Mehmet Şahin. Abdullah Pertev Işık. Sait Koç ve Yaşar Demirel yargılanıyordu. Hüseyin Udum. Aslan Kut. Nizamettin Cantürk.

diğer sanıklar için ise 3 ile 5 yıl arasında değişen cezalar talep etmekteydi. Hayık Atamıyan Ataman. Korkmaz Göldağı.. Sait Koç'un gerçekleştirdiği kaçakçılık fiilleri hakkında bilgi sahibi olduğu.İddianamede Behçet Cantürk'ün işlediği suçlar şöyle sıralanıyordu: "Sanığın Sait Koç'la 1980 yılında tanıştığı. Zeki Suna. Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses.. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı l nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'ne sunuları iddianamede. Yaşar Demirel. Mehmet Sait Vakıfahmetoğlu. "Sait Koç'un bu işleri gerçekleştirmesi için. yine aynı gün. 9 Mayıs 1985 tarihinde. Yaşar De-mirel. bu fiili işlemek için kurulmuş silahlı çeteye barınacak yer göstermek. sanığın Sait Koç'a 1981 yılında 50 milyon. 1981 yılında Sait Koç'la anlaşıp sermaye vermek suretiyle kaçakçılıktan elde edilecek kâra ortak olduğu. Behçet Cantürk'ün işlediği suç şöyle tanımlanıyordu: TC Devleti hakimiyeti altında bulunan toprakların bir kısmını. devlet idaresinden ayırmak amacı 208 ile düzenlenen eylemlere iştirak. Mehmet Celal Baykara. Sait Koç. yardım etmek ve hareketlerini kolaylaştırmak. Sait Koç'un gerçekleştirdiği kaçakçılık eylemleri ile Sait Koç'un koruyuculuğunu yaptığı.no: 1985/151) Özetle. Aydın Kahraman. Behçet Cantürk için istediği ceza idamdı. 1982 yılında 100 milyon ve 1983 yılında 50 milyon lira vererek kaçakçılıktan elde edilen kârdan yüzde 15 ile yüzde 20 arasında değişen miktarda kâr aldığı ve bu suretle müsnet suçu işlediği anlaşılmıştır. ASALA ÜYELİĞİ Behçet Cantürk'ün yargılandığı davalar saymakla bitmiyor! 17 Mayıs 1985 tarihinde Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses'in. Mehmet Güzel (Garabet Ohannes Arakel). Mehmet Celal Baykara ve Yaşar Demirel için idam. Mehmet Sait Vakıfahmetoğlu. Sait Koç. ASALA ve Kürdistan İşçi Partisi gibi yasadışı örgütlerle de irtibatı olan sanığın. Bedri İstanbullu. (Evrak no: 1984/517 Esas no: 1984/517 İdd. . sadece Behçet Cantürk için değil. Bu davanın 10 sanığı vardı: Behçet Cantürk. Aydın Demirel. Mehmet Yıldız. ASALA'ya üye olmak ve örgüt militanlarına yardım etmek. bu kez döviz kaçakçılığı için hazırladığı iddianameyi mahkemeye sundu. no: 1985/140) 6 sanık yargılanıyordu: Behçet Cantürk. bu örgütleri arkasına almak suretiyle." Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses. (Evrak no: 1984/494 Esas no: 1984/494 İdd.

Peki bu sorunun. MİT elemanları. "tamam. Behçet Cantürk'ün polis sorgusu ise. Başkanlığını Abdullah Öcalan'ın yaptığı Kürdistan İşçi Parti-si'ni (PKK) birbirine karıştırıyordu. Askeri Savcı. doğrusu affedilir gibi değildi. Aziz Cantürk'e. Behçet Cantürk davası.Duruşmalarda sadece "hukuk trajedisi" değil. Çünkü örgütleri birbirine karıştırmıştı! Savcı.25 Mart 1984 tarihleri arasında MiT'te. Semiramis Pekkan ile iliş . "devleti koruyan kişilerin bilgisizliğini ortaya çıkaracağı" için acilen "yakılmalıdır'!. tanınmış işadamı ve sanatçıların yatak odalarıyla ilgili sorular yönelttiler : .. Milano'nun ise kıyıdan 500 km içeride olduğunu bilmiyordu. ifade tutanağına geçirilmesine ne denmeliydi? Liceli Aziz Cantürk. soruyu yönelten emniyet görevlisi.. iki örgütü isim benzerliği nedeniyle birbirlerine karıştırması doğal karşılanabilir.. l. sanıkların idamlarını talep ediyordu. sanıkların hangi örgütün üyesi olduğunu bilmiyordu.. birbirlerine karşı bazen şiddete varacak kadar sert muhalefet yapan iki Kürt örgütünü birleştirivermişti! Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi çizgisini savunan (Şıvancılar) ile. Ancak. Behçet Cantürk'ün akrabası olmadığını söyleyeceksin! Polis yanılır mı? Ama yanılıyordu. hem de soyadın Cantürk olacak ve sen çıkıp. o kadar reddetmesine rağmen. hazırladığı iddianamede çok ağır ithamlarda bulunup. Emel Sayın'la. akrabası değildi! MİT sorgulanmasından da bir örnek vermek gerekiyor: Dündar Kılıç. aynı zamanda "hukuk skandalları" yaşanıyordu. Behçet Cantürk'ün akrabası olduğu işkence zoru ile kabul ettiriliyordu. Hazar Denizi'nin dünyanın en büyük gölü olduğunu. idam istediği bir davada.Abdi İpekçi'nin... Ama bir savcının. Sıradan bir kişinin. kabul ediyorum" dedi. sonunda işkenceye dayanamayıp. 209 Emniyet görevlisi Behçet Cantürk'e soruyor: "Uyuşturucu. hukuk fakültelerinde "örnek dava" olarak öğrencilere anlatılmalıdır. bu sorgulamalarda genellikle Dündar Kılıç'a. Hazar Denizi'ndeki gemilerle Milano'ya mı götürülüyor?" Hadi.. 25 teyp kaseti tutan ifade verdi. iki örgütü birbirine karıştırması. Hem Liceli olacaksın.

* Esas no: 1984/180 İdd. Çekiyor zanlıyı işkence tezgâhına. no: 1985/140 Döviz kaçakçılığı. "delilden zanlıya gitme yerine. Bunlardan haberin var mı? . alıyor bilgiyi! Genellikle elinde. kaçakçılık davalarının görüldüğü Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın 4 nolu Askeri Mahkemesi bakıyordu: * Esas no: 1984/356 İdd no: 1985/38 Uyuşturucu ve silah kaçakçılığı. Sa na gelerek. öyle şey olur mu? Kim çıkarıyor bunları? Aslında tüm bu "trajikomik" olayların bir açıklaması vardı: Polis. zanlıdan delile gitme yi" tercih ediyordu.Valla hiç duymadım. no: 1985/141 Altın ve Pırlanta ka çakçılığı. Sen de emir verip öldürtmüşsün! Aman efendim. işkence ile alınmış ifade dışında hiçbir delil olmuyordu! Savcı da.kisi vardı. veriyor elektriği. Abdi İpekçi'nin öldürülmesini istemiş. . Sonra Hümeyra ile aşk yaşamaya başladı. * Esas no: 1984/494 İdd. bu polis tutanaklarını okuyarak iddianame hazırlıyordu! 210 AÇIK GÖRÜŞ Behçet Cantürk hakkında beş ayrı iddianame vardı. . Bunların üçüne.Hümeyra'nın kocası Fikret Hakan bu ilişkiyi öğrenmiş.

30 da Synt 4 Nolu Askeri Mahkemesine gidildi.. Silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığından yargılanan Behçet Cantürk ve elli iki (52) arkadaşının davasının başladığı görüldü. Biz cevaben. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın.30'da yerini alıyor. Daha sonra bize. Mahkeme Başkanı hemen onu susturdu. no: 1985/151 ASALA örgütüne yardım. Kendisini Diyarbakır'da yakalayıp sorgulayan ve o zamanın Diyarbakır Narkotik Şb. poliste ve MiT'te işkence gördüklerini söyleyerek iddiaları reddediyorlardı. no: 1985/80 Kürdistan İşçi Partisi üyeliği. * Esas no: 1984/517 İdd. Sanıklardan Mehmet Gözen de Halil Sultar müdürümüze hakaret etmeye başlar başlamaz. bu evrakın gizliliğine dikkat ediyoruz. dairemizde çalışan arkadaşımız Duran Aygün'ü de suçladı.1985 günü saat 09. almayın' dedi. Askeri savcı ve avukatlar karşılıklı olarak oturuyorlar. gerek l nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nin. saçları "üç numaraya vurulmuş" sanıklar.. vs. Celse açılıyor. müvekkillerinin tahliye edilmelerini talep ediyorlardı. Bu arada salonun bir köşesine oturmuş sivil polisler. Bu konuda endişeniz olmasın' dedik. Mahkeme Başkanı önce 'evet' dedi. Özellikle sanıklardan Behçet Cantürk verdiği yazılı uzun savunmasında. Duruşma sonunda Behçet Cantürk'ün yazılı savunmasını Mahkeme Başkanından istedik. Müdürü Halil Sultar müdürümüzü suçlayıcı cümleler kullandı.Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın l nolu Askeri Mahkemesi'nde ise siyasi davalar görülüyordu: * Esas no: 1984/602 İdd. Tek tip giysili.. "Mahkeme Başkanının ve sanıkların konuşmalarının iyi duyulmaması üzerine istediğimiz gibi teferruatlı not alamadık. 'Yerin kulağı vardır. ne yaptığını "Duruşma Tutanağı"na geçiriyordu: "8. Bütün . polisi ve MİT Müsteşarlığını işkence ve yalancılıkla suçladı. Yoklama yapılıyor. 'Efendim biz görevliyiz. mahkemede kimin ne 211 söylediğini. İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne verilmek üzere. Avukatlar. Tutuldu sanıklar ifadelerinin işkence sonucu alındığını belirttiler.. "Behçet Cantürk ifadesinde. Sanıkların ifadesine geçiliyordu.11. vs. Fakat herşeye rağmen verilmemesinde ısrar etti. gerekse 4 nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nin her duruşmasında aynı olaylar tekrarlanıyordu: Mahkeme heyeti saat 09.

. ilk günlerdeki gibi ilgi göstermiyorlardı. "komutanlarına" yaşlı kadının sadece Kürtçe konuşabildiğini söylediler. Görüşme süresi bitene kadar. Mamak'ta. Umutla beklenen bir başka özlem daha vardı: Açık görüş! Behçet Cantürk'ün moral kaynağı kızlarıydı. sanıkları dinledikten sonra. Mahkeme Başkanı Hakim. Duruşmayı bir veya iki gazeteci izliyordu." Sivil polisler hiçbir davayı kaçırmadan. Gazeteciler. kimlik kontrolü yapıldıktan sonra otobüslere bindirildiler. Davaya.savunma ve tahliye istemlerine rağmen mahkeme tahliyeleri reddetti. davayı ileri bir tarihe erteliyordu. Behçet ve Nizamettin.. 22 saat süren bir yolculuktan sonra Diyarbakır'dan Ankara'ya gelmişti. 213 . polisler kadar meraklı değildi. Heyecanlanmıştı. sarıldı ve ağladı. çocuklarını kucağından indirmiyordu. Sohbete başlamalarıyla birlikte askerler müdahele etti: "Türkçe konuşun!. Yaşadığı bir olay. gelini ve torunları değildi. Hayriye Hanım Türkçe bilmiyordu. çocukları ile tek kelime konuşamadan. Tan yeri ağarmaya başladığında varmıştı.. bu tutanakları yazmaya devam ettiler... Duruşmanın 6 Aralık 1985 günü saat 09. Sabahın erken saatinde Mamak'ın nizamiye kapısına gelen. Mamak Askeri Cezaevi'nin nizamiye kapısına. çocukları Behçet ve Niza-mettin'i görmek için. Diğer tutuklu yakınlarıyla birlikte.. yaşına ve hastalığına aldırmadan.. "Ağlayarak morallerini bozmayacağım" diye kendine söz vermişti. Yanıt kısaydı: "Yasak!" Ve Hayriye Cantürk.30'a ertelenmesine karar verdi. Ama Behçet ve Nizamettin'i karşısında görünce dayanamadı. tek kendisi. Üvey anneleri Hayriye Cantürk. 212 Sanıklar cezaevi arabalarına doldurulup Mamak'a götürülü-yorlardı. nasıl olduklarını bile soramadan Diyarbakır'a geri döndü.. o günlerde cezaevlerinde yatan birçok Kürt'ün başına gelenden farklı değildi. bir sonraki dava büyük umutla beklenmeye başlanıyordu. Bilgilerinize arz ederim..

yaza yaza bıkmışlardı.. Duruşmada izlenen videoda Behçet Cantürk. Suriye gezisini. Manşetlerini. Bu söylenenlere .. duruşma salonunda videodan duyduklarını haber yapınca. Ertesi gün. Rauf Denktaş'ın oğlu Raif Denktaş'la ilişkisi vardı.. ne idüğü belirsiz bir kaçakçının." 214 Gazeteciler. Bu video nerede çekilmiştir. Mehmet Gö-zen'in. başta Hürriyet ve Günaydın gazetesi olmak üzere. "Ermeniler ve ASALA ile ilişkisini. Milli İstihbarat Teşkilatı. Hisseme 36 milyon düştü. KKTC ile Türkiye arasında ilk kez bir diplomatik kriz yaşanacaktı.DDKD ilişkisi. Behçet Cantürk her duruşmada. Gazeteler ASALA. "Behçet Cantürk Davası" gazete ve dergilerde artık hiç yer almıyordu. mahkemeye ve gazetelere şu açıklamayı gönderiyordu: "(.. ne de ünlü avukat Uğur Alacakaptan'ın Behçet Cantürk'ün vekili olması basını ilgilendiriyordu. işkence yapılmadığını ispat etmek için. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın oğlu Raif Denktaş'a ayırmışlardı! Behçet Cantürk videoda şunları söylüyordu: "Kıbrıs'a Mehmet Gözen denilen kişiyle eroin sevkıyatı yaptık. videoya aldığı Behçet Cantürk sorgusunun bantlarını mahkemeye verdi. Kapalıçarşı eylemini ve Kıbrıs'a gönderdiği eroinleri" anlatıyordu. O haberler artık "prim" yapmıyordu. Dingin hava 6 Aralık 1985 tarihinde değişti.VİDEOLU DURUŞMA 1985 yılının son ayına girildiğinde. basının gündeminde yine "Behçet Cantürk Davası" vardı. Bunlarla birçok iş yaptı. bir Ermeni'nin videodan ihbarlarını dinliyor. Biz Kıbrıs'a üç seferde 15 kilo şevkettik.) Türkiye'nin bir askeri mahkemesi. Ne Nizamettin Bayramoğlu'nun mahkemeye pişmanlık yasasından yararlanmak için verdiği dilekçe. Kapalıçarşı eylemi vb. Cumhurbaşkanlığı Siyasi İşler Özel Danışmanı Raif Denk-taş. polis ve MiT'teki ifadesini işkence altında verdiğini söylüyordu. MiT'teki video çekiminin de işkence yapılarak gerçekleştiğini söyledi. anlayamadım.. Behçet Cantürk. Raif Denktaş da İngiltere'ye eroin sev-kediyormuş..

basına aktaranların kimler olduğu. Ancak mahkeme tekrar eski rutinine dönmüştü: Sanıklar ifadelerinin işkence ile alındığını söylüyorlar.. Paul Waridel 13 yıl ağır hapis ve 150 bin frank para cezasına çaptırılmıştı! İsviçre.. KKTC aleyhine kullanabilecek bir konuyu. 215 KONUK İTALYANLAR Behçet Cantürk. gelecek duruşmayla ilgili hazırlıklar yapıyordu. TC ilgili makamları tarafından iyice incelenmeli ve milli kuruluşlara sızma olup olmadığına bakılmalı. Behçet Cantürk. Basının ilgisi oldukça fazlaydı.inananlar. 18 Aralık 1985 'ti." Bir sonraki duruşmanın tarihi.. Mamak Askeri Cezaevi'nde. Palermo Mahkemesi'nden Yargıç Dr. Avukatlar müvekkillerinin tahliyelerini istiyorlar. 25 Şubat 1986 tarihindeki duruşmanın yabancı konukları vardı.. neden KKTC Ankara Temsilciliği'ne veya TC Lefkoşe Bü-yükelçiliği'ne veya KKTC Başsavcılığına ya da KKTC polisine.. Ona. Çünkü.Yunan propaganda mekanizması tarafından.. Bu arada Mamak'ta bulunan bazı "Babalar" gibi. Korkmaz Göldağı ve Behçet Cantürk hakkında. basına kaseti izlettirmekte bir sakınca görmemiştir? "İfadeleri alanların. "Yine video benzeri birşey-ler çıkar" diye düşünmüşlerdi. İtalya'dan gelmişlerdi. "uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak amacıyla örgüt oluşturmak ve büyük miktarda uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak nedeni" ile tutuklama müzekkeresi çıkarmışlardı. Türkiye gibi yapmamış. yarın Rum. Gelmelerinin nedeni Behçet Cantürk'ün ifadesini almaktı. birkaç koğuşun tamiratı düşmüştü. Yunan Gizli Servislerinin bu olayda ne gibi bir rolü olduğu araştırılmalıdır. Mahkeme Başkanı da davayı bir başka tarihe bırakıyordu. mesnet arayıp bulmadan... 11 Haziran 1985 tarihinde Avni Musullulu. Giovanni Falcone ve Savcı Fusto Sciachittano. güvenlik güçlerine başvuruda bulunup. cezaevinin ihtiyaçlarını karşılıyordu. . İtalya'da da uyuşturucu kaçakçılığı ile ilgili mahkemeler hâlâ sürüyordu. l Ekim 1985 tarihinde sonuçlanan bir mahkemenin kararını 1986 başında öğrendi. Büyük bir oyun oynandığım hissediyorum. mahkemeyi hemen bitirmişti. hakkımda araştırma istememiştir? Neden bu konuda kimse bana birşey sormamıştır? "Neden askeri bir mahkeme.

Mehmet Süleyman. Cosa Nostra(20) isimli mafya teşkilatından haberim yoktur. gazetedeki fotoğrafta sarışındı. Adımı gazetelerden öğrenmiş olabilir. İnterpol'ün Emniyet Genel Müdürlü-ğü'ne gönderdiği "gizli" yazışmalardan bile haberi vardı.Benim tarif ettiğim Paul ile gazetede gördüğüm Paul Waridel birbirlerine hiç benzemiyor." İtalyan yargıç Dr. An layacağınız." Behçet Cantürk bilinen ifadelerini tekrarlayınca. Eğer sizin Avni 216 Karadurmuş ile uyuşturucu ilişkiniz yoksa.1.80 oldu ğunu söyledim. Benim tüm ifademi. Amerika Birleşik Devletleri'ne giden uyuşturucunun Türkiye'den gönderildiğini söyleyerek. İsviçre'de hiçbir baskı ve şiddete tabi olmadan hakim huzurunda. La Nigro Frances-co.75. sizinle ilgili biraz önce okumuş olduğumuz ifadeyi verdi. Bunu nasıl açıklıyorsunuz? .Behçet Cantürk duruşmalarda söylediklerini İtalyan hukuk heyetine de tekrarlıyordu: Duymamış. tercüman aracılığıyla karşılıklı tartışıyorlardı: . Waridel serbest iradesiyle böyle bir şeyi niçin söylesin?" Behçet Cantürk'ün. Ben kumral dedim. yurtdışındaki gazetelerde de çıktı. Avni Karadurmuş'un adamları Ağa Koç.Sayın Waridel'i tanımadığınızı söylüyorsunuz ama polis ifadenizde söylediğiniz tarif tam Paul Waridel'e uyuyor. Priolo Salvatore. İtalyan yargıca şu yanıtı verdi: "Paul Waridel Yunan Gizli Servisi'nin elemanıdır. polis kendisine gelen ihbar mektuplarından derlemiş ve bana zorla imzalattırmıştır. ABD'nin ülkemize yolladığı yardımların kesilmesini istemiştir! Benim davam yurtiçinde olduğu kadar. İtalyan Yargıç Dr. görmemiş ve tanımamıştı: "Paul Waridel'i tanımam. Halbuki gazetedeki fotoğrafta boyu 1. Falcone araya girip sordu: "Paul Waridel. Nunzio La Mattina. Tahsin Bekir Saçaklı. Ben boyunun 1. Laz Ahmet'i tanımam. Avni Karadurmuş'a Türkiye'den bazmorfin göndermedim. İfadesini siyasi bir amaç için vermiştir. Paul Waridel poliste kafamdan uydurduğum tipe . Damadı Korkmaz Göldağı'yı mahkemelerde yargılanırken tanıdım. Antonino Rotolo (Carlo) isimlerini hiç duymadım.90'a yak laşıyor. Falcone ile Behçet Cantürk.

.. Benzese bile zaten onu bana zorla polis yazdırmıştı. sadece duruşmalarda değil.Tanımadım. bırakın tahmin yapmayı. İtalyan hukuk heyetinin her sorusuna benzer yanıtlar verdi. 5 Mayıs 1985 tarihinde 4 nolu Askeri Mahkeme Başkanlı-ğı'na.Ben Türkiye üzerine konuşuyorum. Sayın Waridel ifadelerinde birçok İtalya'nın da ismini veriyor.Ben Paul diye birini de tanımıyorum. kilo. renk aynen sayın Waridel'e benziyor. . el yazısı ile yazıp verdiği 20 sayfalık dilekçesinde ilginç bir konuya değiniyordu: "(. Sicilya'yı suçlamak için bir komplo düzenlediğini bile mem." Behçet Cantürk. ABD'nin İtalya'ya da ambargo koymasını mı istiyor? .) Diyarbakır doğumlu Suriye'de oturan Yaşar Vikan Ayana adlı Ermeni bir şahıs yakalanıyor. Acaba sayın Waridel. cezaevinde yazdığı dilekçelerle de suçsuz olduğunu ispat etmeye çalışıyordu.. . Paul Waridel'in İtal ya'yı. Suçsuz olduğunu tekrarlıyordu. 30 Kasım 1983 tarihinde Milli İstihbarat Teşkilatı'na 7 sayfalık bir ifade veriyor. siz hiç Paul diye birini tanımadınız mı? . Hangisi doğru. Polis bana zorla yazdırdı.Sayın Cantürk. Hiç bir iddiayı kabul etmiyordu. 217 . . Behçet Cantürk. sizin emniyette söyledikleriniz boy. Sonra Paul is mini polisin yazdırdığını söylüyorsunuz.Sayın Cantürk.Biraz önce Yunan komplosundan bahsettiniz.bile benzemiyor. biraz önce Paul Waridel'in kendinizin ifadesindeki Paul'e benzemediğini söylüyorsunuz.

kendisinin de eroin işine karıştığını söylüyor. İki suçundan da Başbakan Turgut Özal kurtarmıştı: Döviz ve pırlanta kaçakçılığı yaptığı iddiası ile yargılandığı davalardan.. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın l nolu Askeri Mahke-mesi'nde yargılandığı. MİT görevlileri tarafından serbest bırakılıyor. Şimdi ben onlarla işbirliği mi yaptım? Polis ülkemizin itibarını çok kötü etkilemiştir. hukuk bilgisini epey artırmıştı. 219 . beklediği tahliyeye bir türlü kavuşamıyordu. "Garo adlı şahısın benim teyzemin kocası Kemal Güzel olduğu öğrenilince.83 yılları arasında CHP. Devletimizi böylece töhmet altına soktu. 3 bin ton uyuşturucu gönderdiğimi söylüyorlar. 1979.AP ve Bülent Ulusu hükümetleri geldi geçti. onlarla uyuşturucu işi yaptığım iddia ediliyor. bu kişinin ASALA ile işbirliği yaptığını belirtiyor. Artık "ifademi işkence altında verdim" cümlelerini de unutmaya başlamıştı.. 2 Eylül 1985/17 Ocak 1986/5 Mayıs 1986/10 Kasım 1986 tarihinde verdiği dilekçelerde hep aynı soruyu tekrarlıyordu: "Neden tahliye edilmiyorum?" 218 DÖRT DAVADAN BERAAT Behçet Cantürk 1987 yılını da... Bu kadar uyuşturucu ancak devlet himayesinde olur.. Behçet Cantürk. Mamak Askeri Cezaevi'nde karşıladı. Bu arada Yaşar Vikan Ayana. Ancak uyuşturucu ve silah kaçakçılığı duruşmaları uzadıkça uzuyordu. ASALA ile ilişkili olduğum. ASALA ile birlikte uyuşturucu kaçakçılığı yaptığını söyleyen bir Ermeni neden serbest bırakılıyor?" Behçet Cantürk. Avrupa devletleri artık Türkiye'yi. İddianameleri okuya okuya. bir başka nedenle Mahkeme Heyetine şikâyet ediyordu: "Polis ifademi aldıktan sonra bunları İnterpol aracılığıyla Avrupa ülkelerine gönderdi. Polis bu ifadeleri göndererek. Ayrıca ASALA'nın eroin kaçakçılığı yaptığını. yasada yapılan değişiklik sonucu beraat etmişti.çıka. emniyet görevlilerini bu kez. Fakat Behçet Cantürk. ASALA ve Kürdistan İşçi Partisi (KİP)/DDKD ile ilgili davalardan beraat etmişti. Günler geçiyor. Türkiye'yi suçlu göstermiştir. Bulgaristan gibi kaçakçıları himaye eden bir ülke gibi görmektedir. duruşmalara gire.İfadesinde Suriye'nin Kamışlı ilçesi gümrük kapısında taksicilik yapan Garo isimli şahsın adını vererek. Behçet Cantürk'ün şansı hep yanındaydı. silah ve uyuşturucu kaçakçılığı davasının duruşmaları birbirini izliyor. 22 Ocak 1987 tarihli duruşmada.

400. Belki bankada bir miktar para bırakmış olabilirim. ithalat-ihracat yaptım. Avni Musullulu'nun bürosunda çalışan Yaşar Kısacık İngilizce biliyordu.Bunu niye yapmıştır. bunları ben işkencede ölmemek için uydurdum. sizin hesabınıza 8 Ağustos 1981 tarihi itibariyle. Sevindirici gelişmeler de oluyordu." Rahatlamıştı. Marilinda Mineccia ve Dr. "Böyle bir durumdan benim haberim yok. idam edileceği korkusunu üzerinden atmıştı. Zürih'te bulunduğumda." .ihracat işleri nedeniyle İsviçre'ye döviz transfer etmek gerekiyordu. Vittorio Russo. Ancak istedikleri yanıtları alamıyorlardı. Bu ithalat. Polisin bana işkence yaparak aldığı ifadeler sonucu. oto alım satımı. "Avni Musullulu ve şebekesi ile herhangi bir ilişkim yoktur. Banka. 7 Nisan 1987 tarihinde yapılan duruşma. İsviçre'de 400. Eşi Hidayet Kaşan'ın ziynet eşyaları 30 Mart 1987 tarihinde geri verilmişti. l milyon dolar olduğunu söylediler. devlet tahvillerim var. Duruşmanın yeni konukları yine İtalyanlar'dı. Ayrıca ithalat. Türk ikası olarak 45. Bu paranın kaynağını merak ediyorlardı.. İtalyanlar gelip bana sorular yöneltiyorlar. gayrimenkullerim. Dr. anlayamıyorum. "Bizim İsviçre'de edindiğimiz bilgilere göre. İtalyanlar Behçet Cantürk'ün İsviçre bankalarındaki hesapları ile ilgiliydiler. Yanılıyorsunuz. Bu hesabın İtalya'daki alışverişlerle filan ilişkisi yoktur. bunu açıklar mısınız" sorusunu yönelttiler.500 bin dolar olarak geri verdi. benim İsviçre'de l milyon dolarlık hesabım yoktur. Belki bana para isabet etmiş olabilir. İstediğim 400. Zürih'te bir bankada hesap açtırmamım nedeni bu ülkeye rahat girip çıkmaktır. Türkiye'ye telefon ettim.. bacanağım olan Hüseyin Azizoğlu'na telefon ettim. 220 "Yıllarca müteahhitlik. Bunlar sizin ifadenizle çelişiyor.ihracat işi yapıyorduk.50 milyonu bulan parayı Fikri Koca-kerim'e verdi. evdeki tahvilleri paraya çevirdi.500 bin dolar para için. Yaşar Kısacık'la başka bir ilişkim de yoktur. İki otelim. binlerce dolarlık giriş ve çıkış olmuş. O da bana. bir nevi altın piyangosu gibi birşey düzenliyordu.ihracat ile uğraşan bir kişiyim. emlakçilik.500 bin dolar geldi." İtalyanlar bu kez. İsviçre'deki bankalarda 400. Tekrar ediyorum. Onunla gidip hesap açtırdım." İtalyanlar. Mantığım bunu kabul etmiyor. sevincini aldı götürdü. "1981 yılında İsviçre'de Emin Görpe ve eski milletvekillerinden İsmet Hilmi Balcı ile birlikte ithalat. Polisin bana dikte ettirdiklerini söyledim.500 bin dolar değil. Bu kez Palermo'dan değil Torino'dan bir hukuk heyeti gelmişti: Torino Mahkemesi Ceza Tahkikat Hakimliği'nden Marse Vanudano.

Türkiye'ye gelmelerinin birincil nedeni. mahkemeye göndermişlerdi. İtalya. ben farkında olmadan bana bankadan para yatırma ve çekme yetkisine dair bir belge imzalattırdığını öğrendim. Aslında böyle ifade vermesinin iki nedeni vardı. Paul Waridel'in itiraflarından sonra. İtalyanlar. orada ikamet etme şartının bulunması gerekli olabilir. Bu hususun resmen araştırılmasını istiyoruz" dedi.Behçet Cantürk şaka yapmıyordu. yabancı dil bilmesi nedeniyle Yaşar Kısacık. PQ 88533 nolu hesabın tüm cetvellerini mahkemenin huzuruna getirince Behçet Cantürk çok şaşırdı. Korkmaz Göldağı ve Sarı Avni'nin gemisinde kaptanlık yapan Engin Mehmet ile ilgili belgeleri. Onlara göre. "Mahkemenizce. Yaşar Kısacık. Behçet Can-türk. İtalyan adli makamlarını. Sicilya Mafyası'na eroin tedarik eden en önemli isimlerden biriydi. adli mercilere vermeyeceğini sanıyordu.Yaşar Kısacık'ın nerede olduğunu öğrenmekti. Avukat Uğur Alacakaptan şikâyet etmekte haklı değildi. "Yaşar Kısacık'a. İtalyanlar. Cevdet Yardım. Belki müvekkilim mahkemenizde ifade verirken bu hususu zuhulen unutmuş olabilir. 221 Behçet Cantürk'ün avukatı Uğur Alacakaptan. açtığı gizli hesabı. Yaşar Kısacık İsviçre'de gözaltına alınmıştı. İtalyanlar. PQ 88533 nolu hesaba "para yatırma ve çekme yetkisini" gösteren. İki yıl hesaba para yatırıp çektim. İsviçre bankasındaki hesabımla ilgili tüm yetkileri devrettiğime dair herhangi bir yetki vermedim ve bir belgeye de imza atmadım" dedi. Kısacık'ı resmen istemişti. Behçet Cantürk. bana da yardımcı olmuştu.. ellerinden geldiği kadarıyla Türkiye'ye bilgi ve belge gönderiyordu. gelip kendileri Türkiye'den delil toplayabiliyorlar" diyerek Mahkeme Başkanına şikâyet ediyordu. Yaşar Kısacık'a verdiği. 31 Ağustos 1981 tarihli belgeyi bile bulmuşlardı. Yaşar Kısacık'ın. banka dekontlarını. İtalyanlar'ın bizim emniyet görevlileri gibi. İsviçre bankalarının. Yaşar Kısacık ortadan kayboluvermişti! 222 . Cantürk'ün diğer avukatı M. Behçet Cantürk'e bir yardım da koğuş arkadaşı Korkmaz Göldağı'ndan geldi: "Ben de İsviçre'de hesap açtırırken. İtalya'daki Türkiye Büyükelçisi aracılığıyla (Yazı no: 000926). İsviçre Federal Mahkemesi iade edip etmemeyi tartışırken. Bunları ciddi ciddi anlatıyordu. Örneğin. hesap çizelgelerini mahkemeye sunarak ülkelerine döndüler. İki yıl sonra İsviçre'ye git-tiğimde. "İsviçre bankalarında hesap açılabilmesi için. İtalyanlar. 4 Nisan 1986 tarihinde. Bu belgeyi hemen iptal ettirdim!" İtalyanlar'ın. Behçet Cantürk'ün. bankaların hesaplarıyla filan fazla ilgilenmeyeceğini düşünüyordu.. İkincisi. istenilen belgeleri göndermedikleri halde.

neden bana soruyorsunuz?" Sinirlenme sırası İtalyanlara gelmişti. "8 Mayıs 1985 tarihinde Milano kentinde yakalanan. tercüman Buruna Pari aracılığıyla. Türkiye'ye gelip araştırmalar yapması.. tanıdığı isimleri söylemesini" istiyorlar. 10 kilo. ben İtalya'da kimseyi tanımıyorum. soruya çok sinirlendi: "Milano'daki olayla ilgili olarak neden ifadem alınıyor." İtalyanlar birçok isim sıralıyor ancak. "Uyuşturucu ticareti yapan Sicilyalılar'dan. Bunu bana ancak Türk mali makamları sorabilir. anlamış değilim.. Behçet Cantürk. Vito Piglionica. Gabriella Apitanio ve Mali Polis Binbaşı Matteo Rabiti. İtalyan adli heyetinin. Dr. Fotoğraflar gösteriyorlar ancak Behçet Cantürk'ten yine olumlu yanıt alamıyorlardı." "Peki İsviçre'de herhangi bir bankada hesabınız var mı? Hiç banka müdürü tanıdınız mı?" sorusunu da kızarak yanıtlıyordu: 223 "İsviçre'de bir hesabım olup olmadığı İtalyanları ilgilendirmez.YARGIÇ FALCONE ÖLDÜRÜLÜYOR İtalyanlar pes etmiyor. İtalya'da uyuşturucu madde kaçakçılığı şüphesi altındadır. Ben uyuşturucu kaçakçısı mıyım. Behçet Cantürk.. "Siz bunları benim işkence zoruyla emniyetteki ifadelerime dayanarak yaptınız. Tutuklanma müzekkeresinin nedeni bu ifadelerdir." Behçet Cantürk araya girerek. Bu soruları neden bana yönelttiklerini öğrenmek istiyorum. sertçe yanıt veriyor: "Bunları bana niçin soruyorsunuz. Behçet Cantürk hiç birini tanımadığını söylüyordu. Ben sorularınıza yanıt vermiyorum.. 2 Aralık 1986. İtalyanlar. Milano Hukuk ve Ağır Ceza Mahkemesi Tahkikat Hakimli-ği'nden. 232 gram eroin ile 17 gram esrar ve 2 gram kokainle bir ilginiz var mı?" oldu. Behçet Cantürk'e bazı sorular yöneltmek için gelmişlerdi. Behçet Cantürk'ü ve avukatlarını rahatsız ediyordu. "kendisi. . ilk sorusu. Hakkında İtalya'da çıkarılmış bir tutuklama müzekkeresi vardır." İtalyan hukuk heyetlerinin. sesini yükselterek. mahkemelere girip sanıklara sorular yöneltmesi. Size açık ve net söylüyorum.

Öyle ki. Federal Hükümetin kendisine yaptığı baskıları protesto eden Savcı Dick Marty ise.İtalyan hukuk adamlarından rahatsız olan başkaları da vardı: İtalyan hakim ve savcıları bugüne kadar "çizme"nin tanık olmadığı bir mücadeleyle. emretti : "Ortalık toz.. dosyayı geri verdi. Giovanni Falcone gibi yeraltı dünyası ile mücadele ederek adını simgeleştirmiş yargıç.duman.. Kimdir bu ekipler? Tahterevallinin bir ucunda Hiram." 224 Mehmet Eymür. iyi olmuş" deyip. emniyeti. "belden aşağı vuran" raporlar vardı!. dönünce kapanalım bir odaya. şuna bak" diyerek.. Gazeteci Taştemur okuduklarına inanamamıştı. Türkiye'ye gelip Behçet Cantürk'ün ifadesini alan Palermo Yargıcı Dr. götürüp dosyayı verdi! Hiram Abas raporu okudu. Teşkilatlar gruplara ayrılmış. Mehmet Eymür'den kendisine yardımcı olmasını istedi. MİT ve polis birbirinin altını oyuyor.. 23 Mayıs 1992 yılında öldürülecekti.. başta Behçet Cantürk ve Dündar Kılıç olmak üzere. Eymür. Giovanni Falcone. mafyaya karşı hukuk savaşı başlatmışlardı. O günlerde altın kaçakçılığı ile ilgili bir haber hazırlayan Hürriyet gazetesi muhabiri İrfan Taştemur. Köşk'ün istihbarat biriminde görevli damadı. MİT görevlisi Erkan Gürvit'e verdi. küçük bir. MİT Müsteşarı Korgeneral Hayri Ündül. bana akşama kadar neler olduğunu anlat.. İsviçre'deki soruşturmanın daha ileri gitmemesi için. "Tahterevallinin bir ucuna çıkan Hiram Abas"a. Mehmet Eymür'ü odasına çağırarak.. çok sevdiği mesleğini bırakıyordu. Topladığı bilgileri. "Gruplar üstü" Mehmet Eymür. MİT'İ. Şimdi ben yurtdışına gidiyorum. bir nüshasını da Kenan Evren'in. yola döşenen bir ton dinamitin patlatılmasıyla. hazırladığı dosyayı gösterdi. karısı ve üç korumasıyla birlikte mafya tarafından. . ne de Dick Marty gibi mesleğinin onuru için istifa eden savcı vardı. ne Dr. "eline sağlık. 10 Kasım 1987 tarihinde bir rapor haline getirdi. Birkaç istisna dışında Türkiye'de. "Altın kaçakçılığını bırak.iki değişiklik yapıp.. 1984 yılında. magazin ve iş dünyasını yakından tanıyan sanıkların sorgusunda bulunmuştu. diğer ucunda Nuri Gündeş. Mehmet Eymür hazırladığı dosyayı çok beğenmiş olmalı ki. bir diğeri. MİT RAPORU 1987 yılının bir sonbahar günü. Bizde. bir o çıkıyor. Müsteşarı Ündül'ü aydınlatmak için.

Nuri Gündeş. bir başka olayın peşinde koşması çok zordu. 225 Önce yalanlandı. polis içindeki çekişme.Hürriyet Gazetesi. Atlatma bir haber yakalayıp da. inanılması zor iddialara yer vermişti: * Dönemin MİT İstanbul Daire Başkanı olan Nuri Gündeş'in. Aynı yanıtı aldı. kamuoyu günlerce bu raporu konuşmuştu. Ortalık karıştı. * Nuri Gündeş MiT'ten emekli olduktan sonra. Banker Bako olayı. yeraltı. Nuri Gündeş ile bir likte. yazamamak." Gazetecinin. Şehmuz Tatlıcı'nın Kadı . yakaladığı haberden "kurtulamadığı" sürece. Sonra geri adım atılıp. Peki. zaman zaman MiT'in imkânlarıy la. Cengiz Abanoğlu aynı zamanda. yayımlata-mamak bir gazeteci için "yüktü. Hüsamettin Cindoruk ve Dündar Kılıç'la yakın irtibatı bulunmaktadır. mesleki bir hastalıktı. kabullenildi. Gazeteci Taştemur. polis ve kamu görevlilerinin ilişkileri başlıkları altında kaleme aldığı 23 sayfalık raporda. raporu haber yapmaya çekindi. Nokta dergisine gitti. "Haberde sınırın ötesi" ilkesiyle yayın hayatına giren 2000'e Doğru dergisi. Bu. Hüsamettin Cindoruk'un özel korumasını yaptırtmıştır. Onlar da yayımlayamaya-caklarını söylediler. İrfan Taştemur bu "hastalığa" yakalanmıştı. Dündar Kılıç ve Yaşar Yamak'la (Topal Yaşar) ilişkilerin den dolayı MiT'ten ayrılmaya mecbur edilen ve MİT'te iken kaçakçılık konularına bakan Cengiz Abanoğlu da çalışmaktadır. Mehmet Eymür ne yazmıştı ki. 7 Şubat 1988 tarihinde "MİT Raporu" nü haber yaptı. Emin Can kurtaran'in yanında çalışmaya başlamıştır. Gazeteci Taştemur haberi Milliyet'e götürdü. Mehmet Eymür. çok iyi bir haber yakaladığının farkındaydı.

Bu ilişkinin en büyük koordinatörü. Hikmet Keçeli. Behçet Can-türk'iin uyuşturucu kaçakçılığına askeri kamyonlarla destek sağladığı anlaşılan Emekli Albay Ali İhsan Cesur. borç almış. * Ünal Erkan başkanlığındaki İstanbul Emniyet Müdürlüğü üst düzey kadrosu. bilâhare bundan vazgeçmiştir. gözaltına alınan ve ifadelerden. eski tarihlerde Behçet Cantürk'ten 300 milyon TL. * Kaçakçı armatör Ziya ve Halis Kalkavan'ların. emekli Cinayet Masası Şefi Ahmet Ateşli ve Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar'dır. Ahmet Ateşli l Kasım seçimlerinde DYP'den aday olmuş. partiye Fatih'ten kaydolan Emekli İstan bul Mali Şube Müdürü Cevdet Saral'ın yanı sıra Emekli İstih kam Albay Ali İhsan Cesur gösterilebilir. İstanbul'daki yeraltı dünyası ile yakın ilişki içindedir. * 1984 yılında yakalanan. Li celi uyuşturucu ve silah kaçakçısı Behçet Cantürk'ün ifadeleri226 ne istinaden. Ermeni asıllı anneden doğma. bu borcun senedi Yapı Kredi BankasıMecidiyeköy Şubesinde muhafaza edilmiştir.köy'deki ŞETAT isimli bir kuruluşunda da görevlidir. CANTÜRK İLİŞKİSİ * Tahsin Şahinkaya. o parti yö neticileriyle (mafya) ilişkilerinin fazlalığı nedeniyle daha çok olmuştur. uyuşturucu ve silah kaçakçısı Behçet Cantürk ile yakın irtibatları vardır. Sarı Avni (Avni Musullulu. altın kaçakçısı Nasrullah Ayan'ın. Mehmet Ağar da DYP'den milletvekili olmayı düşünür ken. TAHSİN ŞAHİNKAYA.Karadur . * Yeraltı dünyasından DYP'ye sızma ve destek. Buna misal. bütün dünyaca aranan Sarı Avni (Avni Karadurmuş) ile dünürdür.

Şükrü 227 Balcı ile ilgili yolsuzluk soruşturmalarının da kapatılmasını sağlayan N. kahvehane ve benzeri yerlerin ruhsatlarının verilmesinde Fah . * Polislikten gelme Nevzat Ayaz. Şahinkaya'nın bu alandaki ilişkilerine ait Anka ra Sıkıyönetim 4 nolu Askeri Mahkeme Başkanlığında ifadeler. Behçet Cantürk. D. Bşk. yolsuzluktan ka muoyuna aksetmiş olan Şükrü Balcı'yı ve eski İstanbul MİT Blg.muş). Sarı Avni'nin. bu sebeple gazino. Ayrı ca Dündar Kılıç'ın avukatlığım yapmış olan Mümin Kavalalı'nın. Selahattin Delidere isimli bir silah ve uyuşturucu madde kaçakçısının konuştuğu (Diyarbakır'da) bu teyp bandında. Üruğ' dur. Başkomiser olduğu tarihte İstanbul Emniyet tescil amirliğine bakmış. * Genelkurmay eski başkanı Necdet Üruğ. Tah sin Şahinkaya'nın istanbul Emniyet Müdür Muavini Mehmet Ağar ile yakın irtibatı olup. Dündar Kılıç ve Fahrettin Aslan mafya sıyla ilişkilidir. Tahsin Şahin kaya'ya yurtdışında bir villa aldığından bahsedilmektedir. Tahsin Şahinkaya'nın akrabası olduğu söylenmektedir. Mehmet Ağar adı geçenin terzi. Nuri Gündeş'i devamlı himaye etmiş ve Şükrü Balcı'yı âdeta kahraman gibi empoze ederek. Sayın Cumhur başkanımız tarafından mükâfatlandırılmasını sağlamıştır. teyp tapeleri ve teyp bantları bulunmaktadır. el bise temizliği dahil her nevii özel işleriyle uğraşmaktadır.

Aslan'ı onurlandırmak suretiyle himaye eden de yine Vali Ayaz'dır. F. Fındık Kralı diye bilinen Lokman Kundak- . İbra him Arslan.rettin Aslan ve diğer yeraltı adamlarıyla ilişkiler kurmuştur. 150 TIR'a sahip bulunmaktadır. * Şükrü Balâ'nın gayrimüslimlerden baskı suretiyle para top lama işinde de adı geçen Vali Ayaz'ın. Birçok olayın arkasında olan Vali Ayaz. * Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar. TIR taşımacılığı yapmaktadır. Süleymancı Kemal Kaçar'ın koordinatörlük yaptığı şirketin sahipleri İbra him Arslan ve Mahmut Şahin ile yakın temas halinde olup. Şükrü Balcı. Hira I. İbrahim Aslan'a ait Aslan Nakliyat. eski Genelkurmay Başkanı Üruğ'un. Fahrettin Aslan'la ilgili uyuşturucu madde kaçakçılığı soruşturmasının sürdüğü tarihte. Malatya Valisinin makam şoförlüğü sırasında uyuş turucu ve silah ticareti yapmıştır. * Mehmet Ağar.III adlı gemileri olduğu bilinmektedir. bu şahıslara gizli kalması icab eden soruşturma ve tahkikatlarla il gili bilgi vermektedir. Şükrü Balcı ile sınıf ar kadaşı ve yakın dosttur.II. kendisini bu görevden al mak istediğini bildiği Turgut Özal Hükümeti'ne sempatisi yoktur. Şahlan ve Aslan Nakliyat firma larının genel koordinatörü Süleymancı lider Kemal Kaçar'dır. Sa yın Cumhurbaşkanımıza müspet empozeleri ile bugüne kadar yerini muhafaza etmiştir. Deniz Ticareti ile iştigal etmektedir. Mahmut Şahin'e ait Şahlan Nakliyat. Fahrettin Aslan'a plaket vermek ve bunu basın aracılığı ile yansıtarak.

228 * Yeraltı dünyasını. Perşembe Pazarı'nda otomobil yıkayıcılığı yapar ken. * Mehmet Ağar. kısa zamanda demir ticareti ve faizcilikle milyarder olan Ekrem Gocay ve ortağı Yılmaz Akçadağ'ın Kabataş Setüstü'nde yazıhaneleri vardır. Ziver Öktem ve Necati Altuntaş'ın gayrimeşru paraları Mehmet Ağar'ın dayısı Yılmaz Akçadağ ve ortağı Ekrem Gocay'a verilmekte. Ankara'daki üst düzey bürokratlara da Mehmet Ağar empoze etmekte ve Turan Çevik. bağlantılarını sağlamlaştırmakta. İsmail Taşkafa. Dayısının eski eşi. Nihat Camadan. faali yetini legalize etmektedir. keza hayali ihracatın bü yük isimlerinden Turan Çevik'e de baskı kurdurarak aynı yakın lığı sağlamıştır. bu şahıslar da paraları büyük işadamlarına verererek faiz al maktadırlar. bu tapuların üzerinde gözükmesinden rahatsızdır. . dayısı Yıl maz Akçadağ'ın boşanmış olan eşi Şükran Akçadağ'ın üzerin dedir. Nec det Ulucan gibi ünlü isimleri üst düzey bürokratlarla ve hattâ Bakanlarla tanıştırarak. Fevzi Öz. * Mehmet Ağar'a ait 18 adet ev ve arsa tapusu.çı'yı bir yeraltı grubuna dövdürmek ve sonra himayesine almak suretiyle Lokman'la yakınlık kurmuş.

Emniyet Genel Müdürlüğü'nde üst rütbede bir kişiye sürmüş ve bu şahsın Pınar ile olan ilişkileri ve fotoğrafları İstanbul Emniyeti'nce şantaj olarak kullanılmış tır. Lunaparkçı Oman Kavran '86 Yılbaşında 5 229 adet beşibiryerde ve Aşıcıoğlu Grubunun adamı. Ulus mahallesindeki ev Diyarbakırlı Vekin Aktan'ın üzerine olup.* Ünal Erkan ve Mehmet Ağar'ın gizli ve önemli buluşma larını yaptıkları.5 almıştır. Burak Sağman ve bazı bü . Telefonu 141 70 08'dir. Etiler Ulus Mahallesi'nde ve Kadıköy. parası Behçet Cantürk tarafından öden mektedir. * Mehmet Ağar'ın. * Mehmet Ağar'ın yurtdışı bazı bağlantılarını. Arap ülkelerinde dansözlük yapan dostu Yonca Yücel yürüt mektedir. Turan Çevik. * Mehmet Ağar İstanbul'da 131 19 10 nolu telefonda bulu nan Pınar isimli bir kadını. özellikle. Mehmet Ağar'ın eşi Emel'e RENO. kaçakçı ve kuyumcu Cavit de. Yonca Yücel'in İstanbul adresi: Teşvikiye Caddesi 66/8 Celal Apt. olup.Bostan cı'da iki ev vardır. * Turan Çevik 3 yıl kadar önce Mehmet Ağar'a 5 milyon değerinde bir saat. * Mehmet Ağar Ankara'ya geldiğinde Yonca Yücel ile 127 58 82 telefonlu konsomatris Nur'un evinde buluşmakta ve kalmak tadır.

yakalananların üzerinde bulunan telefon numaralan be yanında İstanbul 528 28 14 ve 172 08 08 telefonlarını vermiş lerdir. 230 . Kaçakçılık Daire Başkanlığı. Ankara'ya sık sık gelip giden şoförü polis memuru Necdet takip etmektedir. Fikri Parparoğlu. Necdet'in. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ise genel bir cevap ile olayı geçiştirmiştir. Londra 360 44 84 no.rokratlarla ortak hayali ihracat işleri vardır. (Sirkeci ve Gayrette pe'deki. 10 kilo 230 gram eroinle yakalanmışlardır. Kulüpçülük ve uyuşturucu kaçakçılığı yapan Halil Peril. Mehmet Ağar'ın bu işlerini.lu telefonda bulunan Halil Peril'dir. * 5 Ağustos 1985 tarihinde Milano'da. Esasında her iki telefon da İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar'ın makam telefonlarıdır.) * Mehmet Ağar'ı bu telefonlardan arayanlardan bir diğer şa hıs ise. Mehmet Serdar Alpan. hakkındaki söylentilerin açığa çıkması karşısında. Bülent Gökben. bu telefonların nerelere ait olduğunu İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden sormuş. yakın tarihte polislikten ayrıldığı ve Ayvalık'ta Belediyeye ait 160 yataklı oteli kiraladığı belirtil mektedir. Fahrettin Özdemir isimli şahıslar. İtalya Polisi. Kıbrıs'ta Con Aziz adıyla bilinen yeraltı dünyasına mensup Aziz Mehmet Kent'in adamıdır ve Oflu Osman (Osman Cevahiroğlu) ile irtibatlıdır.

. Terzi Mualla'nın. Dündar Kılıç'ın kızı ve damadı Uğur (her ikisi de Uğur) ile yakın ilişkileri mevcuttur. Atilla Aytek ve MİT'e karşı yapılacak yayımları planlamakta dırlar. Elazığlı olan Orhan Uzeler'in hemşehrisi Mehmet Ağar ve Emniyet Müdürü Ünal Erkan müfettişlere karşı himaye etmişler ve ak lanmasını sağlamışlardır. * Yeni Mali Şube Müdürü Orhan Uzeler. kanuni görevlerinin ifası sırasında zaman zaman çeşitli teknik dinleme yoluna başvurduğu bilin . daha önce Behçet Cantürk'ten rüşvet almaktan soruşturma geçirmiştir. gazeteci İrfan Ülkü ve Kasım Gence toplanarak. Orhan Uzeler'in Mali Şube sindeki odasında. Terzi Mualla ve Canan'la. Emniyet Müdür Muavini Mehmet Ağar ve Gazeteci Rauf Tamer de yakın ilişki içindedirler. Tayyar Seven. Şarkıcı Hülya Süer. Orhan Uzeler.) * Güvenlik kuvvetlerinin. Şükrü Balcı. Cevdet Saral.. (Böyle bir toplantı 3 Kasım 1987 günü akşamüstü meş kûr yerde yapılmıştır."BEHÇET CANTÜRK'ÜN RÜŞVET VERDİĞİ. aktör Ka dir İnanır'la uzun zamandan beri birlikte yaşayan kızı Canan Özbek'in." * Kamu kesiminde birçok kişinin tanıdığı Terzi Mualla. 3 yıldan beri Dündar Kılıç'ın dostu (gayrimeşru karısı) ile birlikte ortak konfeksiyon işi yapmaktadır. Orhan Uzeler. Şükrü Balcı yargılandı ğında lehinde de tanıklık yapmıştır.

Bu durumun çeşitli açılardan komplikasyonlara yol açacağı izahtan varestedir. "MİT Raporu şeklinde adlandırılan etüdün hazırlanması. ki şisel amaçlarla kullanıldığına ilişkin duyumlar intikal etmekte dir. Başbakan Özal. Hiram Abas. basında bir hayli güncel vaziyetteydi. bu amaçla belirli bir organizasyonda bulunduğu bilinen hu suslardandır. Ozal'ın rakibi DYP'yi. Ancak özellikle İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ndeki dinlemelere ilişkin uygulamaların görevin ifasından çok. muhtelif görüşmelerimizde olayların perde arkası ile ilgili bilgiler vermişti. Araştırma Planlama Kurumu (APK) uzmanlığına atandılar... Abas. Üçü de istifa etti. bir oyuna getirildiğini. 8 Mart 1988 tarihinde. Emniyet Genel Müdürlüğü ilgili birimlerinin ve İstan bul Emniyet Müdürlüğü'nün telefon dinleme çalışmaları yaptı ğı.mektedir.. Keza bu olayla ilgili olarak Urfa Emniyet Müdür Yardımcılığına tayin edilen İstanbul Çevik Kuvvet Şube Müdürü Necati Altuntaş da. "emanetçi" Cindoruk'u ve "Bir Bilen" Demirel'i yıpratmak için yazılmıştı. gelen tepkilere fazla karşı koyamadı." Mehmet Eymür'ün yazdıkları doğru muydu? 231 Doğru olduğunu iddia ediyordu. Ricalarını kırmayarak bu konuda görüşmek üzere Sayın Emniyet Genel Müdürü Saffet Arıkan Be-dük'e gittim. harcatıldığını düşünüyor ve haksız yere cezalandırılacağından korkuyordu. Teşkilat dışındaki bazı elemanlardan bu konuda bilgiler intikal etmişti.. sızması ve içerdiği bilgiler" başlığıyla 19 sayfalık bir rapor daha yazdı.. BAKAN KARAEVLİ'NİN BASKISI Mehmet Eymür yeni iddialar ortaya atıyordu: "Banker Bako olayı. Başbakan Turgut Özal'a çok bağlıydı.. Mehmet Eymür öyle kolay pes etmek istemiyordu. MİT içinde başını. Eymür ve Eken pasif görevlere. Necati Altuntaş. Zaten rapor. Kendisine Necati Altuntaş'ın anlattıklarını . Mehmet Eymür ve emekli Yarbay Korkut Eken'in çektiği ekip.

Mirza ailelerinin fertlerini. "Yine o tarihlerde tespit edip ifade ve fezlekeye geçirdiğimiz bir husus. 'Gazinocular Kralı' Fahrettin Aslan. böyle bir konunun mahkemeye intikali halinde. Zihni İpek'i ve diğer birçok uyuşturucu ile silah kaçakçısını topladım. sorgulanması. O tarihlerde bu şahısların ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda. Bulgaristan'dan getirilen silahlarla terörün tırmanmasını sağlayan kaçakçılardan rüşvet almasının. Biz makamına girerken. toplantı ve yemek gibi işleri parasız organize etmek suretiyle yöneticilerle yeraltı dünyasının ilişkisini sıcak tuttuğunu öğrendim. Babalarla birlikte çekilmiş fotoğraflarını. bu hususu ifade ve fezlekelerden çıkarmamızı rica etti. mektuplarını. yeraltı dünyasının ünlülerinin toplanması. hem de homoseksüellikten fişi vardı. Uğurlu. 233 "Faik Türün Paşa. "KOMUTANLARA KADIN SUNULUYORDU" "Zamanın Sıkıyönetim Komutanı Faik Türün. Polislerce ifade edildiğine göre adı geçenin hem kadın satışından. Şube Müdürlüğü yaptığı tarihte. birgün soruşturmayı yürüten kişilerin başındakileri makamına çağırdı. "Ben teröre karşı mücadele ile şöhret yapmış bir Emniyet Müdürünün. güzel kadınları peşkeş çektiğini. bizi ilgi ile karşıladı ve gelişmeleri sordu. mahkemeye verilmesi işlerinde görevlendirildim. kartvizitlerini buldum. henüz İstanbul Emniyet Müdür Muavinliğine getirilmiş olan Şükrü Balcı'nın 1. nasıl bir milliyetçilik . Kendisinin gerekli idari soruşturmayı yapıp cezasını vereceğini söyledi. Bulgaristan üzerinden silah kaçakçılığı yapan Uğurlu ailesi reisi Hüseyin Uğurlu'dan rüşvet aldığı konusuydu. Birgün Başkent Gazinosu'nda eğlenirlerken. Bunun üzerine Şükrü Balcı'nın. teşkilatımdan birkaç MİT mensubu arkadaşımla birlikte 'Babalar Operasyonu' denilen. O tarihlerde Fahrettin Aslan'ın yeraltı dünyası ile üst düzey yöneticiler arasında irtibat görevi yaptığını. Bülent Öztürkmen ve Bakan Ahmet Karaevli'nin hayali ihracatçılarla ilişkilerinden bahsetti.ilettim. Şükrü Balcı ile ilgili gelişmeleri anlattık. düğün. birçok üst düzeydeki bürokrat ve subayın gece kulüplerinde. aşırı solun yıpratıcı propagandasına maruz kalınacağını. Bu görüşme sırasında Saffet Arıkan Bedük. 232 "Etüdün dayandığı kaynakların bilinmesi için eski tarihlere dönüp bazı olayları anlatmak istiyorum: "1973 yılında görevli iken. Bezal. yanındaki güzel bir hanımla Faik Türün'ün yanından çıkıyordu. o tarihteki İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Faik Türün'ün planladığı bir faaliyet üzerine. sola ve teröre karşı mücadelesi ile tanınmış milliyetçi bir kimse olduğunu. Antalya'da yakalanan bir gemi olayının kapatılması için Bakan Karaevli'nin kendisine baskı yaptığını söyledi.

İstanbul'da bu güçlerin birbirinden habersiz adım atamayacaklarını iddia ediyordu. Sıkıyönetim ve Merkez Komutanları ile ne ilişkisi bulunabileceğini sordum. "Aradan yıllar geçti. Keza aynı şahsın verdiği bilgilerden Kürtçülük ve Ermeni faaliyeti ile ilgili birçok operasyonlar yapıldı. Sedat Semerci Paşaya. Paşalardan size bir talimat verilmedi mi' diye soruyordu. Kendi kendime. Kürtçülük faaliyetlerinin içinde olan. Dündar Kılıç'ın söylediklerini ilettim. 'Beni iyi tanıması lazım. Behçet Cantürk'ün sorgusunda alınan bilgilerdi. Allah. İstanbul Valisi. Behçet Cantürk Ermeni bir annedendi. Haluk Akder. İstanbul Sıkıyönetim Komutanı. Üstelik bu olaydan sonra Nuri Gündeş terfi alarak Ankara'ya Dış İstihbarat Başkanlığına getirildi. bir çok kişi olayı bir kaçakçılık faaliyeti şeklinde ele alıp. Beşiktaş'daki sarışın sevgilisinin oğluveya kızı ile Fahrettin Aslan'ın yeğeninin evlendirildiği ve böylece yakınlık kurulduğu gibi hususlar da vardı. 'en üst kademelerden. bana karşı menfi bir tutum hissetmeye başladım. . ideolojik yönüne gerekli ağırlığı vermedi. KAÇAKÇILIK ÜNİTELERİ KAPATILIYOR "Dündar Kılıç'tan sonra. Bana. Bu operasyonları çok daha geniş tutmak mümkün iken. yine yanında güzel bir kadınla Merkez Komutanının makamından çıkarken de görmüştüm. İstanbul teşkilatında çalışan memurlardan Cengiz Abaoğlu. Tepki gösterdi ve Dündar Kılıç'a küfür etti. İstanbul MİT Daire Başkanı ve Merkez Komutanı'nın bilgisi dahilinde yaptığını be234 lirtiyor. "Dündar Kılıç. "Bu hususların ortaya çıkmasıyla birlikte teşkilatın en üst kademelerinde. ABD'de yapılan son yılların en büyük mafya tevkifatı ile İsviçre ve İtalya'da yapılan önemli mafya tevkifatlarının ilk çıkış noktaları. o tarihlerde bir konu için gittiğimiz İstanbul Merkez Komutanlığı'nda. Şükrü Balcı o tarihten sonrada suistimal ve rüşvet olaylarına karışmasına rağmen. devlet memurluğunu. (MİT) Müsteşar Yardımcısı Sedat Semerci'nin adını vererek. poliste her türlü ahlâksızlıktan fişi bulunan bu şahsın. terfi etmek suretiyle muhafaza etti. Konsey Üyesi Tahsin Şahinkaya'nın. maalesef başta teşkilatımızdaki ilgililer olmak üzere. Bana. Anlattıkları arasında. "Fahrettin Aslan'ı. 1984 yılında Dündar Kılıç ilk sorguya alındığında kendinden çok emin ve âdeta birkaç gün sonra serbest kalacağına inanmış bir haldeydi. "İstanbul Daire Başkanı Nuri Gündeş. hayretini belirtti. Şükrü Balcı'nın tüm faaliyetlerini. teşkilatın bilgisi haricinde menfaat ilişkileri içinde bulunduğunu öğrendik. Allah demek talimat vermedi' diyerek. Nuri Gündeş konusunda Dündar Kılıç'tan bir şey sorulmaması hususundaki (MİT) Müsteşar Burhanettin Bigalı Paşa'nın emirleri iletildi. Sorguyu yapanlara karşı. küstah ve tehditkâr bir hava ile konuşuyordu.duygusu olduğunu anlayamamıştım. uyuşturucu ve silah kaçakçısı Behçet Cantürk'ü sorguya aldık. Mustafa Ercan ve Ankara Daire Başkanlığı memurlarından Nuri Gündeş'in akrabası Hacı Ah Arslan'ın Dündar Kılıç'la.

Müsteşar Burhanettin Bigalı'dan tayin gerekçemi sordum. birçok kamu görevlisi ile ilgili bilgiler alındı. resmi bir yazıyla mahkemenin yapıldığı Ankara Sıkıyönetim Komutanlığına yolladım. Bu konudaki en önemli bilgilerden biri de Tahsin Şahinkaya ile ilgiliydi. Her iki grupta da önplana çıkan iki isim vardı: Dündar Kılıç ve Behçet Cantürk." 236 DİYARBAKIR CEZAEVİ Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi lağvedildi." Mamak Askeri Cezaevi'nden sonra. direnişin sembolleri olarak adlarını yazdıran. Diyarbakır'daki görevliler çekinmiş ve bu hususları ifadeye sokmamışlardı. Kaçakçılık ve İstihbarat Ünitele-ri'nin devletin yararına faaliyet gösterdiği. insanlık tarihine. 70'li. 18 Mayıs 1982 tarihinde kendilerini yakarak. Müsteşarlığın bilgisi dahilinde. elde edilen neticelerden belli idi. "Başında bulunduğum. Diyarbakır 7'inci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'ne gönderildi. Ben gerek kaçakçılık ünitelerinin kapatılacağını.. Bu ihalelerden komisyon aldığı iddia ediliyordu. Eşref Anyık ve Necmi Öner bu eylemlerini Diyarbakır Cezaevi'nin E Blok 33'üncü koğuşunda .235 "Behçet Cantürk'ün sorgusunda da. Buna rağmen 1985 ortalarında yurtiçindeki üniteler. Selahattin Delidere'nin Diyarbakır'da gözaltında olduğu sırada. Eylemleriyle hemen hergün basının gündeminde yer alan bu iki "Medyatik Baba. Sarı Avni ile Behçet'in. aylarca önce kaçakçı çevrelerinden gelen haberlerden duymuştum. "Behçet Cantürk'ün ortaklık yaptığı Selahattin Delidere isimli diğer bir silah ve uyuşturucu kaçakçısının iddia ettiği hususlar ise daha ilginçti. Ferhat Kuntay. Selahattin Delidere. Cezaevi'ndeki işkenceleri protesto etmek için. Ben bu bantın bir kopyasını. Şahinkaya Paşa'nın bazı mü-teahitler ile yakın ilişkisinden bahsediliyordu. Dilekçeyle ve sözlü olarak müracaat ederek. Behçet Cantürk ve arkadaşlarının dosyası.Avni Karadurmuş) ve ortağı Behçet Cantürk'ün en yakın adamlarıydı.80'li yıllarda "Karadeniz mafyası" ile "Kürt mafyası" biribirine düşmandı. banta da alınan sorgusunda. Avrupa'da yaşayan günümüzün en büyük uyuşturucu ve silah kaçakçılarından Sarı Avni (Avni Musullulu. Erkan Gürvit de tayinimin durdurulması için Bigalı Paşa'yla konuştu. Neticede ailevi durumum gözönüne alınarak karargâhdaki MİT okuluna tayin ettiler. gerekse benim tayinimin çıkacağını. Yurtiçi ünitelerinin kapatılmasından bir ay sonra benim Adana'ya tayinim çıktı. Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde de aynı koğuşu paylaştılar. bilâhare 1988 başında Ankara'daki Merkez Ünite kapatıldı.. Bir ceza gibi nitelediğim tayinime tepki gösterdim. Mahmut Zengin. eski Emniyet Genel Müdürü Fahri Görgülü ve Tahsin Şahinkaya. Tahsin Şahinkaya'yla sık sık telefonda konuştuklarını ve Behçet Cantürk'ün çantayla Tahsin Şahinkaya'ya para götürdüğünü ifade ediyordu. Sarı Av-ni'nin Tahsin Şahinkaya'ya yurtdışında villa aldığını.

Dündar Kılıç'la düşmanlığı unutmuşlardı. Bunun için bize siyasi suç yüklediler. yapanlar da cezalarını almışlardır.gerçekleştirmişlerdi. nefretini çeken ASALA ile ilişkisi var dediler. Nizamet-tin Bayramoğlu ve Mehmet Yıldız tahliye edilmişlerdi. yok ona suikast yapılacaktı. Behçet Cantürk otel yönetimine. "Biz kendi mıntıkamızda sevilen sayılan kişiyiz.. Dündar Kılıç'ı ziyaret etmek için Diyarbakır'a gelenler... devlet düşmanı olamaz diye. Tümünden beraat ettim. Buradaki 40 kişiden 35'inin ceket alacak parası yok. Bu koğuşta şimdi 40 tane"Baba" kalıyordu.. Genelkurmay Başkanlığı'ndan özel izinle gelen gazetecilere birlikte demeç veriyorlardı.. Halkın en fazla tepkisini. 237 Bunlar mı Baba? Atilla Aytek. Ev-ren'in ve Fatih Sultan Mehmet'in ikişer metre boyundaki resimleri vardır. Koğuş kıdemlisi Behçet Cantürk'tü. Onları çektiniz mi? Dediniz mi. Amaçları bu suçları Türkiye'ye yüklemek. . İtalyanların oyununa geliniyor. Avrupa'ya. Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek'i suçluyordu: "Burada 40 Baba'nın olduğunu söylüyorlar. Polis. Sizin gibi gazetecileri. örgütlerle ilişkim olduğunu iddia ettiler. Dündar Kılıç. Yeraltı dünyasının iki önemli ismi cezaevinde sıkı dost olmuşlardı. Amerika'ya eroin sevkıyatını İtalyan-lar'ın yaptığı belirlendi. bizi suçlamak için kullandılar. Yıllardır süren duruşmalar sonunda. halkın sevdiği insanları topladılar. Babaları bilmiyor muydu? Hileye dayalı ihbar mektupları ile. Cantürkler'in Demir Oteli'nde kalıyorlardı." Behçet Cantürk duruşmalarının gereksiz şekilde uzatıldığından yakınıyordu." Behçet Cantürk ise İtalyanlara kızıyordu: "Polisi suçlamıyorum. Liceli zenginlerin hepsine kaçakçılık yoluyla servet edinmiş gözüyle bakıyor. yok buna suikast yapılacaktı. bu adam vatan haini. Bizim Lice'de kaçakçılık olayları olmuştur. Birbirlerinden kitap değiştokuşu yapıyorlardı. "kesinlikle para almayacaksınız" direktifini vermişti. Bugün Türkiye genelinde Liceli çok zengin var. 1987 yılının son duruşmasında da. holding sahipleri var. yargılananların sayısı oldukça azalmıştı.. Benim yazıhaneme gittiniz mi? Atatürk'ün. İkisi de günlerini okuyarak geçiriyorlar-dı. yok ASALA üyesi diye.

Tek delil. Tekin Kaymaz. Diyarbakır Askeri Mahkemesi kararını açıkladı: Behçet Cantürk.1987 yılı da geride kalırken. İzzettin Zingil. Mehmet Gözen. Selahattin Delidere.. 238 Ancak bu sayı kısa bir süre sonra 13'e çıkacaktı. Mehmet Gözen. Sanık.. İsviçre Hükümeti'nin.. İsviçre Mahkemesi Paul Waridel'i 13 yıl hapse mahkûm etmişti. Tekin Kaymaz.. Ahmet Arıkboğan. 9 Mayıs 1988. ortada kanıt adına hiç bir şey kalmıyordu. 239 MİT RAPORU'NA YANIT . Azet Cantürk de tahliye edilenler arasındaydı. Behçet Cantürk davasında mahkemeye sunulan deliller yetersizdi. mahkemede bu ifadeleri reddedince. Peki. Rıza Zingil. Türkiye'de polis ve savcılık sorgusunun çok ilkel olmasıdır. İnfaz Yasası sonucu. Rıza Tekin. yasayı para kesesinde taşır!. Nizamettin Cantürk. Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde sadece 12 kişi kalmıştı: Behçet Cantürk. olayın üzerine çok fazla gidilmemesi için polis ve savcıları uyarmasına rağmen. 1988 yılına umutlu girdi. Rıza Tekin. Ahmet Arıkboğan. İzzettin Zingil ve Abdülcebbar Doğru. Korkmaz Göldağı. "Behçet Cantürk Davası" sanıklarından. Abdülcebbar Doğru. Tekin Kaymaz tahliye edildiler. işkencelerde alınan sanık ifadeleridir. Korkmaz Göldağı. Nizamettin Cantürk. Behçet Cantürk.Jacques Rousseau'nun şu sözü açıklıyor: Zengin. sonunda Diyarbakır'da yakalanmış ve kardeşlerinin yanına gönderilmişti. Mehmet Han Özer. Selahattin Delidere. başta Abuzer Uğurlu ve Hüseyin Çil olmak üzere yeraltı dünyasının ünlüleri teker teker tahliye ediliyordu. Behçet Cantürk. Mehmet Han Özer. Jean.. Aynı iddialar ile mahkeme karşısına çıkan Paul Waridel'e işkence yapılmamıştı. Behçet Cantürk'ün tahliye edilmesinin ikinci bir nedenini de. Yıllardır aranan Behçet Cantürk'ün ağabeyi Azet. nasıl tahliye oluyordu? Bunun birinci nedeni.

özgürlüğe ilk adımı attı. MİT Raporu'nda sizin de adınız ge çiyor. Birkaç gün. iki gün önce Amsterdam Schipol Havaalanı'nda. Amcaoğlu Abdullah Cantürk. Kamuoyu bu konuda aydınlatılmalıdır. Bunlar ba . 21 Mayıs 1988 tarihinde. Behçet Cantürk'ün kalbini yeniden kazanmıştı. Bu arada eşi Hidayet ile hasret giderdi. Hakkımda raporda veya rapor dışında ileri sürülen suçlamalar doğru değildir. İlk demecini 4 Eylül 1988 tarihinde Nokta dergisine verdi: 240 .Behçet Cantürk. Behçet Cantürk'ü çok endişelendirdi. Behçet Cantürk'ü rahatlattı. Ancak fazla karşı koyamadı. Hollanda'ya sahte pasaport ile girerken yakalanmıştı. Abdullah Cantürk'ün. Eşi Akile Dilek Alev ile ilişkileri düzelmişti. Dosyasında eksik bulunan evrakın. .MİT Raporu açıklandığı günden beri kamuoyunun günde minde kalmıştır. "Çok korkmuştum.. geçmiş olsun dileklerini kabul etti. İlk duruşmasında sürpriz ifadeler veren Akile Dilek Alev daha sonraki duruşmalarda. Ankara'dan gelmesi için tam 11 gün beklemesi gerekti. 23 Ağustos 1988 tarihinde "eksik soruşturma" nedeniyle beraat etti. mahkemenin kararından sonra hemen tahliye edilmedi. Birçok suçla suçlanıyorsunuz.Sayın Behçet Cantürk.. Diyarbakır'da fazla kalmadı. Türkiye'ye iade edilmesini önlemek için. Sevincin ürünü bir yıl sonra ortaya çıkacak ve Behçet Cantürk dördüncü kızına Heval adını koyacaktı!. Kürdistan İşçi Partisi. Sevinci kısa sürdü: 17 Ağustos 1988 tarihinde aldığı bir haber. yakınlarının sevinç gösterileri arasında Diyarbakır Cezaevi'nden. Nihayet 4 yıl 20 gün sonra. DDKD üyesi olduğunu belirtip Hollanda'dan sığınma hakkı istemesi. o nedenle polislerin bana söylediklerini mahkemede tekrarladım" diyerek.. İstanbul'a gitti. Öte yandan Behçet Cantürk basından sürekli kaçıyordu. Bu bence demokrasinin de bir gereğidir.

İfadelerimde de öyle birşey yoktur.Sayın Şahinkaya'yı sokaktaki insan nasıl tanıyorsa ben de öyle tanıyorum. . emir aldığı birimin başındaki kişiyi uçlamamı istemiştir.Raporda sizin Tahsin Şahinkaya ile yakın ilişkiler içinde olduğunuz ileri sürülüyor. ben de öyle tanıyorum. daha önce de söylediğim gibi birimler arasındaki çelişkidendir.na zorla kabul ettirilmek istenmiştir. benim tarafımdan değil. düşmanım olan ve de bana suç yüklemesi için özellikle seçilip kullanılmış bir başka kişi tarafından ortaya atılmıştır. Dikkat ederseniz. tanışıklığım da yoktur. . İstanbul'da sorgulandığım zaman Ankara'yı suçlamamı. . Özellikle şunu belirtmek istiyorum. . O halde sorun onların ara sındadır ve bizler bu hesaplaşmada kullanılmak istenmişizdir. Bu konudaki iddia.Aynı şekilde şimdi Edirne Valisi olan İstanbul eski Emni yet Müdürü Ünal Erkan'a ev aldığınız da raporda yer alıyordu.Raporda buna benzer 50 tane şey vardır. Kendisi ile ilişkim de. Bu duruma şaşmamak elde değil. İddiaların devletin güven lik birimleri arasındaki sürtüşmeden kaynaklandığı düşüncesin deyim.Uzun zaman içeride kaldınız ve birçok şeyle suçlandınız. MİT'te sorgulandığım zaman polisi. suçlananlar da devletin bir birimidir. Şayet bu soruşturma sırasında ifademe başvururlarsa söyleye ceklerim bunlar olacaktır. Ünal Erkan'ı İstanbullu bir vatandaş nasıl tanıyorsa. iddia sahibi de devletin bir birimidir. Mesele. Mesele u kadar basittir. Ankara'da sorgulandığımda İstanbul'u suçlamamı. . Kendisine ev almam tamamen yalandır. . bağlı olduğu. hattâ daha da ileri giderek aynı birimin bir I alt görevlisi.

Mehmet Saruhan.Ben şu anda tüm bunları unutmuş. "Ülkücü Mafya değneksiz köy bulmuş dolaşıp duruyor" diye tepkisini gösteriyordu. Yeni "mafya babalarından" Elazığlı Necdet Ulucan da Behçet Cantürk'e dostluğunu bildirenler arasındaydı.. Siyah ceketinin içinde beyaz ipek gömleği. Özal dönemi. Meydan. assolistlerle flört eden. Turan Çevik. Nurettin Güven gibi "Doğulular" kendilerini Behçet Cantürk'e yakın hissediyorlardı. siyah ayakkabısı. Turan Çevik. kendi yeraltı dünyasını yaratmıştı!. Mustafa Süzer.. Nihat Akgün. Ertan Sert gibi hayali ihracatçılarla. Feridun Öncel. "boşluğu .(21) Aslında "Ülkücü Mafya" 80'li yılların ikinci yansından sonra. İdris Özbir kuşağı. kahvesi veya kumarhanesi olan. İstanbul'a geldiğini öğrenince hemen yanına gidip geçmiş olsun dileklerini bildirdiler. Ali Yasak.Şimdi ise bu davalardan beraat etmiş biri olarak yaşamınızı sürdürüyorsunuz. Kürt İdris (Özbir). Dündar Kılıç. Kürşat Yılmaz gibi Ülkücü Mafyaya kalmıştı. çift silah taşıyan. Dündar Kılıç. hakkında açılan 4 idam davasından beraat etmiş biriyim. tüm olanları nasıl değerlendiriyorsunuz? . sert bakışlı. Behçet Cantürk." Ülkücü Mafya"dan hiç hoşlanmıyorlardı. DEĞİŞİM YILLARI Dört yılda Türkiye'de çok şey değişmişti. Behçet Cantürk.. Hasbi Menteşoğlu. omuzlarında asılı duran paltosu.. Abuzer Uğurlu gibi yeraltı dünyasının önde gelen isimlerinin cezaevine girmesiyle... Kendimi hayata yeni atılmış. uğradığı iftiralardan kurtulmuş. 242 . Kemal Horzum. Alaattin Çakıcı. 20 yaşında genç bir işadamı gibi hissediyorum. cahil ama terbiyeli kabadayılar artık tarihe karışmıştı. Nurettin Güven. gazinolarda eğlenen. altın yüzüğü ve elindeki teşbihi ile salına salına yürüyen ancak hiç yalnız dolaşmayan.

O da öyle yaptı. Turizm Bakanlığı'ndan. Demir Oteli için önce 3 milyar lira. 'Babalarla sarmaş dolaş bir bakan" haberine neden oldu. Belek'teki otelin adını da. kendi hayatımızdan tanık olmadığımız bir serüvenle başlıyor. Bu konuda en büyük desteği yine bir başka "Doğulu" dan aldı: Turizm Bakam İlhan Aküzüm. Alacaklarına karşılık. KİK/DDKD yerini PKK'ye bırakmıştı! Anladı. Cantürk'le ilk akşam yemeğimiz beş kişilik. Bilinen iş ilişkilerini askıya almaya karar verdi. CHP'li Mahmut Uyanık gibi arkadaşlarının yeniden seçilebilmeleri için elinden gelen maddi ve manevi yardımı yaptı. üç yıldızdan beş yıldıza çıkarttı. "Demir Otel. Dönemin İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu ile Diyarbakırlılar gecesinde karşılaşıp toka yapması. Gazetecilerden kaçarak bu-nun önüne geçemeyecekti. ev yemeğine davet ettiler. Kendisine bulaşılmadığı sürece kimseyle ilgilenmeyecekti. Diyarbakır milletvekilleri Abdulkadir Aksu ve Nurettin Dilek ile yakın ilişkiler kurdu. ne yapsa haber olacaktı. Zaten eski iş bağlantıları darmadağın olmuştu. İstanbul'da "Doğulular"ın lideri olarak tanınan Behçet Cantürk. Onlarla ilişkileri geliştirmek için kolları sıvadı. arkasından 2 milyar 200 milyon liralık kredi aldı. İddia aynıydı. Arkadaş olduğu gazetecileri gösterişli lokantalarda ağırladı. Cezaevine girmeden önce. İşin püf noktasını anlamıştı. Türk siyasi yaşamına yeni politikacılar katılmıştı. Önce Cantürk'ün . Oteli. 243 Nokta dergisi. Üstelik takip ediliyordu.(22) Polis ve basın eski defterleri açmaktan usanmıyordu.doldurması" için devlet desteğiyle ortaya çıkartılmıştı. Tatillerini ailesi ile birlikte Bodrum'daki bu otelinde geçirmeye başladı. İbrahim Tatlıses'in menajeri Hasan Bora'nın Bodrum Belek'teki oteline el koydu..2" koydu. Samimi olduğu gazeteciler de onu. Uygun mekân olarak ev yemeğine karar veriyoruz.. ertesi günü gazetelerde. Gazetecilerle iyi geçinmek gerekiyordu. Behçet Cantürk'ü evine yemeğe davet eden bir gazeteci o akşamı şöyle anlatıyordu:(23) "Sohbetin biraz özel olması dileğindeyiz. Basın dünyasından arkadaş edinmeye çalıştı. Sadece örgüt ismi değişmişti. "Yemek. 4 Ekim 1992 tarihli sayısında "PKK Babalar-la ortak" haberinde yine Behçet Cantürk'ün "eski dosyasını" yazmıştı. bir süre sessiz kalmayı düşündü.

İspanyol gazeteciler Jordi Borgas ve Eduardo Martin'in yazdığı 600 sayfalık. Nefret ediyor. bir generalle birlikte aldıkları villadan bahsediyor. Sigarası Davidoff. Biliyorum yanıtlamayacak.Cosa Nos-tra" adlı kitabın 15 bölümü Türk mafyasına ayrılmıştı. valizde ne kadar uyuşturucu olduğunu anlamaya çalışırken. Bize soruyor: 'Hangi modeli alayım?' Giyip giyip çıkarıyor. Yemeğe oturuyoruz. Önemli ortaklıklarından. Ama hergün birkaç gazeteci onunla röportaj yapmak için randevu istiyor. O günlerde adı hayli öne çıkmış bir işadamından söz ediyor. parfümü Davidoff. Eve girdikten sonra da köşe başlarında bekleyen adamlarına. Biz heyecanla. Estetiğe müthiş düşkün. Turan Çevik'ten ayrıldıktan sonra. Sade bir model öneriyoruz. bir süre adını unutturdu. ayakkabıdan kravatına kadar Fransız malı. Çok zeki bir Kürt var. İçinden yirminin üstünde süet mont çıkıyor. Hepsi Pierre Cardin imzalı. aslında kendileri polise bağlı ve bu bağlılığın sürmesi için enteresan tavizlerle ayakta duruyorlar. Cantürk. Kabadayılıkla gerçek babalık arasındaki farkı anlatıyor. "Baba" değil. kabadayı. Heyecanlanıyoruz. Fotoğraflardaki cezaevi ifadelerini beğenmiyor. Cantürk daha sonra geliyor. magazin dünyası ona düşkün. O artık yeni bir imaj kurmak istiyor.. basında çıkan Mamak Cezaevi fotoğraflarından. Ancak "Behçet Cantürk" adını dünya basını hiç unutmuyordu. valizi açıyor.." Türkiye'deki basınla ilişkileri düzeltti. çizilmiş ama kendi ağzından ilk kez duyuyoruz. Beş rengini birden alıyor. o da derhal aynı tavrı gösteriyor. Polisi bağlamış gibi imaj sunanların hepsi. Sarı Avni ve ekibine geniş bir yer ayrılmıştı. "Magazin dünyasına düşkün olduğu yazılıyor. "İspanya'da Mafya'nın On Yılı. . Ona göre basının yazıp çizdiği isimlerin çoğu. balkondan her şeyin yolunda olduğu sinyali veriliyor. Bülent Ersoy can yoldaşı. Sohbetin koyulaştığı bölümlerde. Hiçbir demeci çıkmıyor. Tersine.adamları sokağı kolaçan ediyorlar. "Gazetecilerle hiçbir şekilde konuşmuyor. Nazan Şoray. Kitapta. Basında yazılmış. "Sohbet gecenin üçünü buluyor. Ancak 'Doğulu' bir geleneğe uygun bir biçimde çayımızı.. "Karşımızda kendi deyimi ile bir kabadayı yok. bizi hayretlere düşüren çok özel ilişkileri anlatıyor.. Behçet Cantürk'ten koruma anlamında destek istiyor. bu Kürt kimliği radikal bir milliyetçiliğe doğru kayıyor. kahvemizi ikram ediyor." Bu kez Behçet Cantürk'ün bürosundalar: "Basında çıkan bazı haberlerle ilgili sorularımız olacaktı. dönemin en pahalı Mercedesi ile. Davidoff takıntısı var. purosu Davidoff. Bu arada bir valiz geliyor odasına. Babalar dünya244 sını konuşuyoruz. Diğer konuklar ikinci kadehi almayınca. Giydiği her şey.

. suntaydı! 246 Hayali ihracaat davası. 24 yaşındayken ruhsatsız silah taşımak ve adam yaralamaktan açıldı. Ancak "küçük bir kusur" vardı: Beyannamelerde "ceviz kaplama" olarak belirtilen mobilyalar. yine mobilya takımı yükleniyor. Ferit Melen Hükümeti 78/6270 sayılı bir kararname çıkarıyor: "Her türlü mobilya ihracatı için yüzde 25 oranında vergi iadesi verilecektir. 20. Abdullah Cantürk..Enis Karaduman ikilisi de bir grup oluşturmuşlardı. 11 kez gözaltına alındı.245 Sarı Avni'nin ilişkilerini anlatan bir kitap da İsviçre'de ya-zıldı. Yahya Demirel İsviçre'ye kaçtı. dönemin Başbakanı Süleyman Demirel'in kardeşi Hacı Ali Demirel'in oğlu olduğu için "yeğen" olarak tanıyor. Fransız "L'Express" dergisi gibi Avrupa'nın birçok yayın or-ganında Sarı Avni. YAHYA DEMİREL Adı Yahya Demirel. MİT adına ajanlık yaptığı-nı söylüyordu.Avni Mu-sullulu ekibi gibi. ." 1974 yılının Şubat ayında. Bu tür takımların buluştukları yer İsviçre'ydi. ülkelerine giren uyuşturucunun en önemli kaynağı olarak Avni Musullulu ve Behçet Cantürk'ü gösteriyordu(25) Behçet Cantürk ise artık Sarı Avni'yi unutmak istiyordu. bu kez Cantürk ailesinin PKK adına uyuşturucu madde kaçakçılığı yaptığını açıklıyordu.. Gemiye 185 adet yatak odası takımı yükleniyor. Sa-rı Avni'nin estetik ameliyat yaptırıp. Abdullah Cantürk'ün gönderdiği uyuşturucuyu Avrupa'da pazarladı. Karadeniz Ereğli Sulh Ceza Mahkemesi'nde açıldı.. Herkes onu. hazırladığı üç bin sayfalık raporla. Tarih 12 Nisan 1973.5 milyon lira vergi iadesi verildi. 31 Aralık 1991 tarihli raporunda. 1976 yılının Şubat ayında. Zonguldak'ın Ereğli limanına Uğur adlı bir gemi yanaşıyor. 25 yaşındaki genç ihracaatçı Yahya Demirel'e. Vatan Konserveleri'nin sahibi Mahmut Karaduman'ın oğlu. İlk dosyası 21 Ağustos 1974 yılında. Mahkeme tutuklama karan çıkardı. Behçet Cantürk. İtalya polis teşkilatı. Türk mafyasının İsviçre günlerini anlatıyordu. Daha sonra Mayıs. Adı Enis Karaduman. Temmuz ve Kasım aylarında da limana gelen gemiye.Behçet Cantürk ilişkisi konu ediliyordu (24) İtalyan Maliye Bakanlığı. Jean Ziegler adlı yazar. "İsviçre Daha Beyaz Yıkar" adlı kitabında.

banka işlerinden anlamı-yordu." bankasını kurdular. Yahya Demirel ve Behçet Cantürk iyi bir ekip oluş-turmuşlardı! Behçet Cantürk. İsviçre Cenevre'de "adam alıkoymak" iddiasıyla gözaltına alındı. Yahya Demirel. yeraltı dünyasının ünlü isimlerini İsviçre günlerinde tanıdı. Bülent Şemiler (Akdeniz Garanti . kocasının kefalet ücreti olan 300 bin frankı toplayıp. Ahmet Özal (Lapis şirketi aracılığıyla TYT Bank)." Araya Behçet Cantürk gibi sayılan isimler girince iş tatlıya bağlanmıştı. İddiaya göre. Yahya Demirel'in annesi. Şehmuz Tatlıcı. Enis Karaduman serbest bırakıldı. Ne öldürme. Ltd aracılığıyla. aldığı 720 bin doları geri veremeyince Enis Karaduman tarafından kaçırıldı.Textile Bank). Ahmet Sarı aracılığıyla. Bodrum Demir Oteli. 10 milyar sermayeli. ya da fotoğrafları basına veririm. Bu arada Enis Karaduman. Uzanlarla birlikte üstlendiğini" söylüyordu. Enis Karaduman. İsmet Alver (The Euro. İsviçre'ye gönderdi.Behçet Cantürk dostluğu İsviçre'de başlamıştı. Behçet Cantürk ve Hasan Bora ortak olmaya karar verdiler. Behçet Cantürk. Ltd. DEP milletvekili Sedat Yurtdaş'a. Şeref Has.yaralama olmuş. Ancak Yahya Demirel. Behçet Cantürk'ün özgürlüğe kavuşması ile iki eski dost yeniden biraraya geldiler. Kıbrıs'ta. "Yeğen Yahya" nın uygunsuz fotoğraflarını çekip Hacı Ali Demirel'e göndermiş ve tehdit etmişti: "Ya paramı gönderirsiniz. Muzaffer Atılgan (Eurobank). Şefika Demirel adına KKTC'de. "Cyprus United Trade and Investment Bank. Bir de kumarhane açtılar. "yerden mantar çıkar" gibi arka arkaya bankalar kuruluyordu: Atilla Uras (Middle East Union Bank). 247 Hasan Bora. Abdullah Okumuş (Everest Bank). Yakın arkadaşı Yahya Demirel'e fikir danıştı. Yavuz Demir. Gönlünü al-mak için Kıbrıs'ta "kelepir" fiyata bir banka bulduğunu. Ancak araya dört yıllık cezaevi engeli girince görüşeme-mişlerdi. ne de "tuhaf fotoğraflar" basına yansımıştı. ortak ol-mak istediğini söyledi.Yahya Demirel. Uzanlar. Ticari işler de yaptılar.Yahya Demi-rel. Mustafa Süzer (Atlas Bank). Kemal ve Cem Uzan da İmar Bank. Türkiye'ye getirilen dünyaca ünlü pop yıldızı Michael Jackson'ın sponsorluğunu. Edip Özaltın (Özbank). Enis Karaduman'ın Türkiye'deki eşi Nevval Karaduman. Sadece banka kurmakla kalma-dılar. Mete Has ve Selahattin Tanrıverdi'den.2 ilişkilerinden dolayı Behçet Cantürk'ün kendisine küstüğünü biliyordu. Birlikte çok eğlendiler.Rumeli Bankası şubesini açmışlardı. Cyprus United Trade and Investment Bank. 1990'lı yıllarda KKTC'de.

küçük KKTC için çok fazla değil miydi? Niçin kuruluyordu? Tüm bu soruların yanıtını. 249 . 248 "Yahya Demirel haftanın belli günlerini Behçet Cantürk'ün Mecidiyeköy'deki yazıhanesinde geçiriyordu. uyuşturucu piyasasının önemli isimlerinden Hüseyin Baybaşin açıklıyor(26) "Behçet Cantürk ne iş yapıyor ise Yahya Demirel ile ortaktı. Oradaki hesaplar. "İsviçre'de iken. kara paraları aklama hesabıdır. Behçet Cantürk. Ünlü iki emniyet görevlisinin elbise giderlerini karşılıyordu. Daha sonra ısrar ettiler. uyuşturucu trafiğinden elde edilmiştir. yeraltı dünyası ile ilişkilerini sürdürebilmek için Behçet Cantürk'ü kullanıyordu. Behçet Cantürk Türkiye'nin en büyük kredi kullanma imkânına sahipti. Behçet Cantürk ile yakınlık kurdu. Yahya Demirel. eşleri Hidayet Kaşan ile Akile Dilek Alev'e karşılıklı iki daire aldı. yüksek miktarda senet imzalattı ve parayı aldı. Lice'nin ünlü Baybaşin ailesinden. O bankadaki hesaplar. Binnaz Avcı. kişiliğinden yararlanıyordu. Behçet Cantürk'ün yaptığı tüm gayrimeşru işlerden Demireller'in haberi vardır.Bankası). Peki bu bankalar. Üst düzeyde bir emniyet görevlisinin çocuğuna özel arabasını tahsis ediyordu. herşeyi kendine doğru çekmeye çalıştığından. "Yahya Demirel'in Kıbrıs'taki bankasında hesap açtırayım diye Behçet Cantürk'ü aracı yaptılar. 1989 yılından itibaren eski ilişkilerini yeniden kurmaya başladı." 5. Çok politikacı dostu vardı. Bazı emniyet mensubu çocuklarının okul taksitlerini ödüyordu. Artık İstanbullu olmuşlardı: Başta Behçet Cantürk'ün eşi Hidayet Kaşan ve ablası İkram Fidanay olmak üzere birçok Cantürk İstanbul'a taşındı.. muhatap olmadım. Benzer birçok olaya maruz kalınca. Kendisine yeni bir de sevgili bulmuştu: Bir dönem Yeşil-çam'ın "vamp kadını" Suzan Avcı'nın kızı. en gösterişli evlere taşındılar. Hepsi de en zengin semtlere. Behçet Cantürk'e politikacılar güvenirdi.5 TON MAL Behçet Cantürk.. Yani Cantürk'ün saygınlığından. Enis Karaduman kendisine zorla.

kabuklarını ayıkladıktan sonra. kahkahayı basıyordu. eskisi gibi yakınlarının adına hesap açtırılarak.5 ton "ham malı" İstanbul'a getirdi. sen de rahat et. Zeynel Ağa bir cebinden fıstığı çıkarıyor. Avrupa'dan banka satın alınıyor veya Kıbrıs gibi küçük ülkelerde "kıyı bankacılığı" kuruluyordu.. Zeynel Ağa. benzin istasyonunun ikinci katındaydı.Behçet Cantürk. Bağdat Caddesi üzerindeki "Yıldırım Mobil Petrol"ü Diyar-bakırlı Kemal Yıldırım'dan kiraladı. Oğlu gibi sevdiği Kozat'ın oğluna. Kalaycı Mehmet dayanamamış. Bu böyle on dakika sürmüş. benzin istasyonundaki otoparkın sorumluluğunu verdi.. kahvede çay içip sohbet ediyorlarmış. İstanbul'a gel-mek istediğini her söylediğinde. Yeğeninin kocası aracılığıyla 5. İran'dan getirdiği "ham malı" ona veriyordu. "piyasanın çömezlerine" kazık atıyordu! Yıllar önce inşaat yaparken kardeşleri tarafından "bencillikle" suçlandığı gibi yine aynı ithamlarla karşılaşıyordu. kabuklarını da öteki cebine 'çaktırmadan' atıyormuş. bankalara yatırılmıyordu. Behçet Cantürk'ün ikinci bürosu. şu cebine doldurduğun fıstıktan üç tane de bana ver. Mehmet Han Kozat'ın ani ölümü Behçet Cantürk'ü çok sarsmıştı. Günlerinin büyük bir bölümünü burada geçiriyordu. kabuklarını da yine büyük bir gizlilik içinde öteki cebine koyuyormuş. Yine iyi para kazanmaya başlamıştı. Hepsini "iç pazara" sattı. Artık ABD'den. Konuşurlarken. ağabeyi Nizamettin Cantürk'ün İstanbul'a mesine hep karşı çıktı. Bugünkü değeri 5 milyon dolar olarak ölçülen benzin istasyonu çok komplikeydi: Süpermarketten. Kalaycı Mehmet'e çaktırmadan. Paralar. ayıklıyor. Söylenenlere göre. "Piyasaya yeni düşen biri" Behçet Cantürk'ün adını bilip. Olmazsa döviz büroları açılıyor ya da borsada oynu-yorlardı!»?) . 'Zeynel Ağam. mesajı anlayan Behçet Cantürk. cebinden bir Gaziantep fıstığı çıkarıp. Neden bu tür ithamlara maruz kaldığını Behçet Cantürk'e. aralarında sert tartışmalar çıktı. ben de' demiş!" Fıkra bitince. Nizamettin Cantürk. otoparka kadar birçok ünite vardı.. Behçet Cantürk 1990'ın başında "start" verdi. fıstığın içini 250 ağzına.. yakın dostu bir fıkra ile açıklamaya çalıştı: "Birgün Diyarbakır'da Zeynel Ağa ile Kalaycı Mehmet. Doğrusu Behçet Cantürk herkese iyilik yapan biri değildi. "Kardeşimden bile daha yakınım" dediği Mehmet Han Kozat'ın vefatına günlerce üzülmüştü. fıstığı ağzına.

şirketinin beş ortağından biri oldu.1 ton bazmorfin Akdeniz'in dibini boyladı..Afganistan. 30 Mayıs 1992 tarihinde. "arkamda örgüt var" mesajını İstanbul'a yaymaya başladı. 15 Aralık 1992 tarihinde. Sonra. 34 T 0264 ve 34 FN 042 plakalı TIR'lar.Türkmenis-tanÖzbekistan. Diyarbakır Kervansaray'ın sahibi Mehmet İpek'ten intikamını bir akrabasını vurdurarak alıyordu. Yeğeni Abdullah Cantürk'ün ayağına silah sıktıran... . Güney Kıbrıs'ın 55 mil açıklarında battı. 30 Aralık 1992 tarihinde. Yusuf Demirelli ve Mehmet Şahin adlı şoförler şu güzergâhı kullanmışlardı: Giderken. Gürcistan. kendi bildiği "tefecilik" işine devam ediyordu. Derya Ayanoğlu'na ait Onur Turizm Denizcilik şirketine bağlı Kısmetim l gemisi.. Zaten bunu bilen bazı çevreler "Ülkücü Çek Senet Mafyası" aracılığıyla paralarını geri alabiliyorlardı. Özgür Gündem'in Pera Palas'taki kuruluş kokteylinde. Behçet Cantürk. Maksim Gazino-su'nda "Ülkücü Baba" Alaattin Çakıcı'yı azarlıyordu. Birbirlerine düşmandılar. Behçet Cantürk'ün "yeni yetme" bu çetelerle çalışması düşünülemezdi. Ancak 3. SEKA'dan kâğıt alına-bilmesi için yazlığını ipotek ettirdi. Behçet Cantürk tıpkı 70'li yıllarda olduğu gibi.Azerbaycan. yayın hayatına başladığı günden itibaren "PKK'nin yayın organı" ithamlarıyla karşılaşan Özgür Gündem gazetesini çıkaran Ülkem Basın ve Yayıncılık Sanayi Ticaret Ltd.Kazakistan. Ancak borç verilen paranın geri dönmeme riski fazlaydı. 251 Çok ince politikalar yürütecek bir zekâya sahipti. l ton 387 kilo bazmorfinle Sarp Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yaparken yakalandı.. Gaziantep'den makarna götürüp dönüşte Afganistan'dan aldıkları.. O yine. Yine mensubu bulunduğu dünyanın "bir numarası" olmayı hedefliyordu. Mürettebat kurtarıldı. Yeraltı dünyasında güçlü gözükmek en önemli silahtı. 90'lı yıllarda da. ev sahibi olarak gelen misafirleri ağırladı. Behçet Cantürk eski "havasını" bulmuştu..Behçet Cantürk..(28) TÜRK MAFYASI ÖNE ÇIKARILIYOR 1992 sonu ve 1993 başında yapılan operasyonlar yeraltı dün-ısını çok şaşırttı: Önce. Kazakistan'a. piyasanın yeni koşullarına tam ayak uyduramamıştı. Üstelik ufak bir kıvılcım aralarında büyük bir çatışmaya neden olabilirdi.

" 2000'e Doğru dergisi ise 17 Ocak 1993 tarihinde. gemilerle sev-kediliyordu.3 ton uyuşturucu ele geçirilmiyordu. Bu iki TIR'da sadece 1. operasyonun Başbakan Süleyman Demirel. arma-tör . Gayrette-pe'de dansöz elbisesi giydirip oynattılar. sen boş adam değilsin diye. 'Sık sık biraraya gelirlerdi' diyen eski bir MİT görevlisi. Gemi sadece Türkiye'ye geliyor değil.. Biri Akdeniz'de battı.Gürcis-tan. Hint Okyanusu. sonra küçük motorlu araçlarla. Altın Hilal'in diğer iki ülkesi. Şevket Çubuk'a ait Panama bandıralı. Kürşat Yılmaz. İki gemi de bazmorfinleri. Ancak bir konu daha aydınlığa kavuşmuştu: Türkiye mafyası. Türkiye'deki terörün finansmanı ile irtibatı vardır. "Demirel. 'Mehmet Eymür ve Hiram Abas'ın adamı' olduğu belirtiliyor. İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu ve İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir'in bilgisi dahilinde yapıldığını iddia ediyordu: "Kısmetim l gemisinin sahibi Derya Ayanoğlu'nun. öldürdüğün adam Meh-met Eymür'ün adamı. demir aldığı Pakistan'ın Karaçi limanından itibaren uydu kanalı ile takip edilip. Süveyş kanalı güzergâhını takip ederek Akdeniz'e girmişti. Bu arada..Türkmenistan. İranlı aracıları ortadan çıkararak. Burada yapılan aramada. bir süre önce öldürülen babası Osman Ayanoğlu'nun. Afganistan ve Pakistan'la da "alışverişe" başlamıştı. Afganistan. 'Osman Ayanoğlu'nu 253 öldüren ülkücü baba Kürşat Yılmaz'a. Devlet Bakanı Ca-vit Çağlar. Akdeniz'de yakalanıyor ve Marmaris'te Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na ait Ak-saz limanına çekiliyordu.. AzerbaycanTürkmenistan yolu Hazar Denizi üzerinden feribotla geçilmişti.Dönüşte. MİT Raporu'nun intikamını aldı" başlığı ile verdiği haberde.Azerbaycan. Lucky S adlı gemi. Peki gemiler nereye gidiyordu? Neden mal boşaltılırken operasyon yapılmamıştı? Bu sorular yanıt bulamadı. Yeni uyuşturucu güzergâhı da ortaya çıkarılıyordu: Türki Cum-huriyetler! 252 11 Ocak 1993 tarihinde ise. TIR'lardaki ve gemilerdeki mallar kime aitti? Dönemin Başbakanı Süleyman Demire şu açıklamayı yapıyordu: "Yakalanan uyuşturucuların. Türkiye'deki terörle de irtibatı vardır. Katırlarla. Pakistan'ın Karaçi Limanı'ndan almıştı.. geminin zu-lalarına saklanmış 15 ton bazmorfin bulunuyordu. daha sonra ise kamyonlarla taşınan uyuşturucu artık TIR'larla. Bunlar önümüzdeki günlerde açıklığa kavuşacaktır. diğeri Akdeniz'de yakalandı.

aslen Rizeli." Behçet Cantürk açıklamalarını şöyle sürdürüyor: "Dikkat edin. . Kısmetim l gemisi mürettebat tarafından değil. Özal malı dışarıya çıkarmayı teşvik etti. Eskiden malın içeride yakalanmasının cezası 12 yıl. "Kilis Mafyası"nın tekrar önünün açılmak istendiğine dikkat çekiyordu. Gerek Daş. adli sicili bozuk bazı şahıslarla yemek yediği iddia edilmektedir. hangi yöreden olduğu önemliydi. İçişleri Bakanı olmasını doğru bulu-yormusunuz? Sayın Sezgin'in İçişleri Bakanı olmasını size kim tavsiye etti?" Başbakan Demirel bu soruları yanıtlamadı. karanlık dünyanın adamı olarak suçlayarak zayıflatmaya çalışıyorlar. dışarıya çıkarmanın cezası ise idamdı. 254 Sezgin. Emniyet Müdürlerinin. geminin içindeki mal alındıktan sonra muhripler tarafından batırıldığı şeklinde. Biz hem kaba güç. ANAP İstanbul milletvekili Halit Dumankaya. Çünkü TBMM Kanunlar Müdürlüğü. Operasyon aslında Turgut Özal'ı hedef alıyor. Malın sa-hibi bunlar değildir. gerekse Ayanoğlu ailesi taşıyıcıdır. Toplantı basma yansıyınca. Yakında metropollerde de büyük operasyonlar olacak. Kürt Abdulkadir Aksu ile rahatlıkla tokalaşabili-yordu. burada çoğunluğunu Gaziantepliler'in oluşturduğu "Babalara" hitaben yaptığı konuşmada. konuyla ilgi-li olarak 2000'e Doğru'ya şu açıklamayı yapıyordu: "Operasyonun başından sonuna kadar MİT işin içindeydi. Gaziantepli Yafes Öztürk. "PKK'ye değil devlete yardım edin" demişti. Başbakan Süleyman Demirel'in yanıtlaması için meclise yazılı soru önergesi veriyordu: "İçişleri Bakanı İsmet Sezgin'in İstanbul'da Mavi Marmara Et Lokanta-sı'nda bulunan özel köşkte. Kürt işadamları hedef almıyor. Ruhsatını MİT Müsteşarı aracılığıyla almıştı. hem de sermaye olarak onlarla boy ölçüşecek durumdayız. Valilerin ve İçişleri Bakanlarının "hangi etnik" yapıdan". Bu zayıflatma operasyonunu Cavit Çağlar yürütüyor. Sayın Sezgin bu lokantada kimlerle buluşmuş ve yemek yemiştir? Bu gibi kişilerle yemek yiyen bir DYP mensubunun. Bu kadar büyük finansa. Eğer mal bir tonu aşıyorsa kesinlikte çok ortaklıdır. Yine öldürülen Şehmuz Daş da MİT'in adamıydı. Öldüğünde üzerinde bulunan tabanca MİT tarafından verilmişti. İçeride yakalatmaya 24 yıl. basında suçlu gösterilenler hep Kürtler. kimse tek başına girmez." Behçet Cantürk. Bizi normal yoldan değil. Başbakan'a bu tür soruların sorulamayacağına karar vermişti. Ancak istihbarat birimleriyle ilişkili ise girer." Behçet Cantürk. Behçet Cantürk. Geminin (Kısmetim 1) telsizcisi MİT'çi. dışarı çıkarmaya 12 yıl hapis cezası hükmünü getirdi. topla batırıldı.Kayhan Güvelioğlu'nu da aynı gerekçe ile öldürdü' diyor. Yeşil pasaportu vardı. adının yazılmaması koşuluyla. Bize gelen bilgilere göre. sahibi bulunduğu İstanbul Mavi Marmara Et Lokantası'nda İçişleri Bakanı İsmet Sezgin ile bazı "Babaları" yanyana getirmişti. Osman Ayanoğlu da MİT'çi.

ve Ş.Türkiye. bazmorfin satışından elde edilecek paranın büyük bir bölümünün PKK'ya verileceğini belirtmişlerdir.5 trilyon TL.. İran'da PKK tarafından imal edilen eroini. Sayda gibi limanlardan deniz yoluyla Avrupa ülkelerine sevkederken. güvenlik güçlerinin silahlı mücadelesi kesintisiz olarak sürecek ve aynı zamanda "PKK'nin maddi gelir kapısının" kapatılması için 'Devletin tüm imkânları seferber edilecek"ti. "PKK bir yandan Lübnan. Karara göre. devletin bu kararı neden aldığını aydınlatıyor: "PKK'nin Türkiye'de silahlı eylemlerini yoğunlaştırmasıyla birlikte militan kadrolarının silah ve diğer lojistik ihtiyaçlarını temin için uluslararası uyuşturucu şebekeleri ile temasa geçerek Ortadoğu. 255 1993 yılında Milli Güvenlik Kurulu'nda.. "Babalar" kendilerine yakın devlet görevlilerinin.N.) "PKK'nin uyuşturucu ticaretinden yılda yaklaşık 2.T. diğer yandan Afganistan sınırındaki bölgede yerleşik olan Beludicilerden elde ettiği uyuşturucuları Türkiye üzerinden Avrupa'ya göndermektedir. Lübnan.) "1990 yılında İstanbul'da 231 kilo bazmorfin ile yakalanan İran uyruklu V. Mecliste 100'ü aşkın Kürt milletvekili vardı.. İstanbul'da her ay milyarlarca lira bağış topluyordu. Türkiye'nin en zengin 100 işadamının yarısı Kürttü. MGK Genel Sekreterliği'ne sunulan. 5 Temmuz 1993 tarihli bir rapor.Bekaa'daki PKK'nin kampları üzerinde.. İstanbul bağlantılı olarak Avrupa'ya sevkettiği bilinmektedir.D.Bekaa'da kamp yerleri üzerindeki tarlalarda haşhaş ekimi yaparak elde ettiği (Baalbek ve Her-men) uyuşturucu maddeleri Tripoli. Beyrut. baskı uygulanması nedeniyle örgüte mali açıdan önemli kayıplar verdirilmiştir. (..Ç. adlı şahıslar ifadelerinde.. MGK KARARI "Kürt Mafyası" Turgut Özal döneminde çok büyümüştü. gelir sağladığı.(29) Devletin önemli köşebaşla-rında Kürtler bulunuyordu. önemli makamlara gelmeleri için kıyasıya mücadele veriyorlardı. PKK de giderek büyüyordu.Ancak İsmet Sezgin'le samimi olamıyordu. . Kürt işadamları çok zengin olmuşlardı. "PKK'ye karşı top-yekun ve kesintisiz savaş" karan alındı. elde ettiği bu paralarla örgütün silah ihtiyacını karşılamaya çalıştığı anlaşılmaktadır. (. "Suriye devleti ile sürdürülen güvenlik işbirliği çerçevesinde.Avrupa hattında bir uyuşturucu ticaretine yöneldiği gözlenmektedir. "Van ilinde bir aşiret reisinin.

Bilindiği gibi 1980'li yıllarda Doğu Anadolu'da bir eroin imalathanesine yapılan baskında. Aksoy. örgüte önemli miktarda yardım yaptığı bilinmektedir. Yıldırım. (. "1990 yılında Antalya ili Gazipaşa civarında Lübnan bandıralı bir gemide 5 tonun üzerinde esrar maddesi ele geçirilmiştir. Hazırlanan 940 memuru kapsayan liste.) "Avrupa'da ortaya çıkarılan ve ülkemiz yoluyla gerçekleşen büyük uyuşturucu madde olaylarının organizatörlerinin bu aile gruplarına ait olduğu ve PKK terör örgütü ile işbirliği içerisinde faaliyet gösterdikleri anlaşılmıştır.) "1992 yılında İtalyan Polis Teşkilatı tarafından hazırlanan bir raporda.256 "Son yıllarda Avrupa ülkelerinde uluslararası uyuşturucu kaçakçısı olarak bilinen. "1989 yılında Almanya'da bir TIR aracında ele geçirilen 70 kilo eroin olayının sanığı Avusturya uyruklu Helmut F. Baybaşin." Listede 67 Kürt işadamının olduğu iddia ediliyordu. (. "1991 yılında Hollanda Arnhem şehrinde ele geçen 48 kilo eroin davası sanıklarından Tunceli doğumlu K. Kocakaya ve Cantürk aileleri bunlardan birkaçıdır.. .. Bu imalathanelerin sahibi olarak Behçet Cantürk bilinmektedir. bu eroin gelirinin Hollanda'daki Kürt örgütüne verileceğini söylemiştir. Bu uyuşturucunun Lübnan Minya Limanı'ndan yüklendiği ve PKK ile bağlantılı olduğu ortaya çıkarılmıştır.. Bu arada bir liste daha hazırlanmıştı: "PKK'ye yardım eden Kürt işadamları.) "PKK'ya uyuşturucu ticareti faaliyetlerinde en önemli desteği sağlayanlar arasında Ermeni asıllı Varujan Kumdagezer ile yine Ermeni asıllı Behçet Cantürk'ün yer aldığı dikkatleri çekmektedir. "çiçeği burnunda" Başbakan Tansu Çiller'e veriliyordu.A adlı şahsın PKK ile irtibatlı olduğu... Avrupa polisince de aranan ve 1988'de İstanbul'da yakalanan N. kardeşi C.S.G'nin PKK örgütü üyesi olduğu. Ortadoğu'nun en büyük imalathanelerinden biri ortaya çıkarılmıştır.G'nin ise bir jandarma üsteğmen ve iki erimizin şehit edilmesi olayından dolayı tutuklandığı tespit edilmiştir. PKK örgütünün Türkiye üzerinden Avrupa'ya uyuşturucu madde kaçırdığı ve Behçet Cantürk'ün de PKK adına uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı belirtilmektedir. Koylan." 257 İSİM LİSTELERİ Milli Güvenlik Kurulu toplantısından bir süre sonra devlet kadroları arasında "PKK'li memur operasyonu" başlatılıyordu. (.. Polat.

Eymür köşesine çekilsin" diye tepki gösterdiler. Cindoruk gelenlere. Mehmet Eymür'e destek çıkıyordu... eve sığınan 2 kişi açılan ateş sonucu ölmüşlerdir. Mehmet Eymür. İstanbul'daki Ho-liday Inn Oteli'nde şu açıklamayı yapıyordu: "Türkiye. SAKAL BIRAKIP SAKLANIYOR 21 Ekim 1993 tarihinde Lice'de yaşananlar bir mesaj mıydı? Güvenlik güçleri Lice'de üç gün süren bir operasyon gerçekleştirmişlerdi. Mehmet Eymür'ün yakın adamı emekli Yarbay Korkut Eken de. özel timlerin bağlı bulunduğu "Kontr.. Nevzat Ayaz Milli Eğitim Bakanı. Akrabam 5 kişi. özel güvenlik danışmanı olarak yanına almıştı. MİT bünyesinde operasyon yapma yetkisine de sahip. Çillerler.. tekrar MİT'e dönüyordu. Turgut Özal'ın kadrolarına sahip çıkıyorlardı. Hüsamettin Cindoruk TBMM Başkam. PKK'nın haraç aldığı işadamları ve sanatçıların isimlerini biliyoruz." . Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı. "Tahterevallinin diğer ucunda oturan" Nuri Gündeş'i ise. hesap soracağız. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal bile ilçeye sokulmamıştı. İlçeye giriş çıkışlar yasaklanmıştı. o tuğlanın konmasına ben de yardımcı olurum... Behçet Cantürk 25 Ekim 1993'te Özgür Gündem gazetesine şu demeci veriyordu: "Evimiz özel olarak hedef alınıp ateş edilmiş. bir suikast sonucu 26 Eylül 1990 tarihinde öldürülecekti." 1993 yılında ilginç gelişmeler oluyordu: İstifa ettikten sonra Antalya'ya gidip buz fabrikası sahibi olan Mehmet Eymür. "Tahtereval258 linin bir ucunda oturan" Hiram Abas. milis hareketi niteliğine dönüşmüş ve yaygınlaşmış bir terör hareketiyle karşı karşıyadır. Başbakanlığı döneminde Süleyman Demirel. 4 Kasım 1993 tarihinde. tuğlayı kırmam" yanıtını vererek. Ünal Erkan Olağanüstü Hal Bölge Valisi olmuştu. Mehmet Ağar Emniyet Genel Müdürü. "Ağırlığınızı koyun.terör" biriminin başına getirildi.Başbakan Çiller. Başbakan Tansu Çiller'in eşi Özer Çil-ler'le kurduğu samimi ilişki sonrasında. "Devletin bekası için bir tuğlaya ihtiyaç varsa. Yarbay Korkut Eken ise Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bağlı özel timlerin eğitimi ile ilgilenecekti. Raporda itham ettikleri isimler. danışmanlık kadrosu ile Emniyet Genel Müdürlüğü'nde çalışmaya başlıyordu. Mehmet Eymür'ün MİT'e tekrar dönmesi üzerine bazı DYP'liler Hüsamettin Cindoruk'a giderek.

PKK'nın İstanbul kadrolarını ele veriyor. Lazo ve Simko. sırtını devlete dayadığı iddia ediliyordu. operasyon sonucu harabeye dönmüştü. İran'dan getirdikleri bazmorfinleri İstan-bul'da satıyorlardı. Ancak bunların kimlikleri biliniyordu: Lazo'nun gerçek adı. Yeraltı dünyası acımasızdı. PKK'nın Diyarbakır Cezaevi sorumlusu Abdülha-kim Güven'di. kısa zamanda toparlanarak işlerin başına geçti. Oyunun en birinci kuralı. "sırtım güçlü bir yere dayayacaksın.Lice. Behçet Cantürk'ün en yakın arkadaşıydı. gazetecilerin ilçeye gidip olup biteni görmesi için araç tahsis ediyordu. kimlerden bağış .. onlara da kısaca Lazo ve Simko diyorlardı. dikkatli ol. Aynı zamanda Kürt'tüler. arkadaşının işleriyle bir süre Behçet Cantürk ilgilendi. Onlar da İranlı'ydı. Lazem Nazım İsmaili.Mehmet İçkale 29 Temmuz 1992 tarihinde geçirdiği trafik kazasında vefat edince. Lazo ve Simko'nun.. Behçet Cantürk. PKK adına para işletiyor. en başında sen bulunuyormuşsun!" Behçet Cantürk aynı uyarıyı Yahya Demirel'den de alıyor-du "Dikkat et." Güçlü olmayanların malına el konuluyordu. Liceli Mehmet İçkale. TRT 2 ve HBB televizyo-nunda birkaç gün arka arkaya yayınlanıyordu. İstanbul piyasasında oldukça popüler olmaya başlamışlardı. Bu arada evleri yakılıp yıkılanlara el altından maddi yardımda bulunuyordu.. Simko'nun ise Asker Simko'ydu. İtirafçı olmayı seçen eski PKK militanı Abdül-hakim Güven'in açıklamaları. içeriden senin kelleni istiyorlar!" Behçet Cantürk eşini ve çocuklarını yanına alarak Çırağan Oteli'ne yerleşti. Gözaltına alınan Osman Tim. Bu kişi. TRT l." Bir itirafçı da İstanbul'dan çıkıyordu: Tıpkı Ertoşlu Feto ve Selo gibi. Ankara'da İçkale Oteli'nin sahibi olan. 260 PKK Marmara Sorumlusu Osman Tim. Bir süredir sakal bırakıp Ege'de dolaşıyordu. Lazo ve Simko'dan bağış almaya gittiğinde. 259 1993 yılının bir sonbahar günü Nadire İçkale. diğer Kürt işadamlarından para alınmasını orga-nize ediyor. İranlıların ihbarı sonucu yakalandı.. İtirafçı Güven. Son parti olarak 9 ton getirip satmışlardı. Mahsun Korkmaz Akademisi'ne yardım için. Behçet Cantürk'ün ortalıkta görünmekten çekindiği 1993'ün son günlerinde. Behçet Can-türk'ü uyarıyordu: "Behçet. Başbakanın elinde bir liste varmış. direkt Behçet Cantürk'ü hedef alan şu açıkla-mayı yapıyordu: "Behçet Cantürk PKK'ye kendi servetinden pay vermiyor ama örgütün mutemetliğini üstleniyor. televizyon ekranlarına çıkan bir kişi korkusuzca açıklamalarda bulunuyordu. Ancak arkadaşının eşi Nadire İçkale.

Ancak gençlerin olup bitenden haberleri vardı.. misafirlerini polisler gelmeden yanaklarından öpüp uğurladı.20.." BİR SAATLİK GÖZALTI Sıkılmıştı. Cuma günü trafiğin çok karışık olduğunu.. Aradan 10 gün geçti. İstanbul'a döndü. Yazıhane ile ev arası. siyah renkli arabayı çalıştırdı. Adamlarını kurtarmak için 150 milyon rüşvet vermişti.. Bağdat Caddesi'nde bulunan benzin İstasyo-nu'ndaki yazıhanesinden evi aradı. Behçet Cantürk'ün iki adamında ruhsatsız silah çıkmıştı. "Beni İstanbul ve Ankara emniyetinden kimsenin öldürmeyeceğine eminim" diyordu. . otomobille 10 dakika. İki saat kadar bekletilen Behçet Cantürk serbest bırakıldı. bir an önce eve gitmek için şoförü Recep Kuzucu'ya arabayı hazır etmesini söyledi. Eşi Hidayet'in. Ford Taunus 20 GTS model. Ne olduğunu soranlara.. "Güvenilir kaynaklardan" teminat almıştı. Behçet Cantürk binince hareket edip.topladıklarım tek tek itiraf ediyordu. Behçet Cantürk. Onlara. Osman Tim'in ifadesinde Behçet Cantürk'ün adı var mıydı? Vardı. Saat 18. 30 Aralık 1993 tarihinde manşetten bir haberi duyuruyordu: "Ülkücülerden Kürt patronlara saldırı hazırlığı. Bağdat Caddesi'ne çıktılar. Nadire İçkale ile Yahya Demirel'in kendisine söylediklerini aktardı.. 14 Ocak 1994.. Mecidi-yeköy' deki camları kurşun geçirmez yazıhanesine davet etti. Tekrar ortalıkta gözükmeye başladı.. Sohbet sırasında. Şoför Recep Kuzucu. Behçet Cantürk ve adamlarını Kadıköy Emniyet Amirliği'ne götürdü. Sakalını kesti. kurşun geçirmez..(30) Aydınlık Gazetesi.. Onların ifadesi alındı. Son gelişmeleri tahlil etmeye çalıştılar. çelik zırhlı. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk de onları uyardı. en sevdiği yemek kaburga dolması hazırladığını öğrenince. Ancak. Yüksekovalı Savaş Buldan ve hemşehrisi Liceli Adnan Yıldırım'ı. "ihbar var" deyip büroya öylesine bir göz attı. 261 soru bile sormadılar. Sadece 150 milyonumu aldılar" diyordu. Behçet Cantürk'e tek soru sorulmuyordu. 3 Ocak 1994 günü "pırlanta gibi gençler" dediği. bu nedenle eve erken geleceğini söyledi. Polisler. büroya polislerin geleceği haberini aldılar. "Birşey anlamadım.

262 Olay yerine gelen polisler.. Sabaha kadar uyumayıp.. cesetin kimliği konusunda bilgi veriyordu.... Kartvizitlerin üzerinde bir tek isim yazılıydı: Behçet Cantürk. vücudun katılığına göre. Sabaha kadar uyuyamadılar.. Ceketinin iç cebinde buldukları kartvizitler. Anlaşılan şoför Recep Kuzucu kaçmaya çalışmış.. 13 adet 9 milimetrelik boş kovan ve 2 adet 9 milimetrelik mermi çekirdeği vardı. cinayetin 10-12 saat önce işlenmiş olabileceğini belirtti. ancak henüz inşaat onarım çalışmalarına başlanmamış. Dışişleri Bakanı. 15 Ocak 1994. Recep Kuzucu'nun kullandığı 34 HLP 08 plakalı otomobilden haber alınamıyordu. Behçet Cantürk'ü aradılar. ikisi yolun kenarında. diğerleri ise cesedin bulunduğu su tahliye kanalının içindeydi.Aradan saatler geçti. özellikle cesetlerden birinin sıradan bir kişi olmadığını hemen anlamışlardı. haber gönderdiler. ne de Behçet Cantürk'ün kısa mesafeli el telefonu cevap veriyordu. Saat 11. Ceset üzerinde yaptıkları aramada cüzdan.30. Ulusoy şirketine ihale edilmiş.. Kimse Behçet Cantürk'ün nerede olduğunu bilmiyordu. Saat 15.. Sakarya'nın Sapanca ilçesi Kırkpınar kasabası yakınlarında. Gidebileceği her yeri aradılar. . hepsi alınmıştı. zengin biri olduğu anlaşılıyordu.. Cantürkler telaşlandı. 4'ü Luger yapımı. çok pahalı bir takım elbise vardı. Kolundaki bir milyar liralık Pierre Cardine marka altın saat ve cebindeki purolardan. Kovanların ikisi park yolunun ortasında... göğsünden 5 kurşun almıştı. 9'u MKE. İkinci cesedin çevresinde.. dinlenme tesislerinin yakınında iki erkek cesedi bulundu. Şakağına sıkılan tek kurşunla öldürülen. 40.. hemşehrileri Hikmet Çetin'e ulaşmaya çalıştılar. kimlik ve para bulamamışlardı. Behçet Cantürk'ün içinde bulunduğu.00 sıralarında yaptığı otopside. Kafasından 2.. Behçet Cantürk ve Recep Kuzucu'nun cesetlerine ilk müdahaleyi Sapanca Sağlık Ocağı'ndan pratisyen bir doktor yaptı. Ne otomobilin mobil telefonu. Cesetlere başkaca ayrıntılı bir otopsi yapılmadı.45 yaşlarındaki maktulün üzerinde. ancak kurşunlara yakalanmıştı.. Tanıdık emniyet görevlilerini devreye soktular.

Nizamettin Cantürk'ün kızı Hatun ile evli. 16 Ocak 1994. sarı. Emniyet güçleri Sakarya'da. Mehmet Ali Eren.. Recep Kuzucu'nun tabutu ise yeşil bir kumaşla örtülmüştü. Aralarında ünlü isimler göze çarpıyor-du: İbrahim Tatlıses. 50 araçlık konvoyla. Ferhat Tunç. Ahmet Kaya. Tabut.. Azet Cantürk'ün oğlu Ağa Cantürk. Orhan Doğan. İkindi namazından sonra kılınacağı açıklanan cenaze namazı erkene alınarak öğle namazının hemen ardından kılındı. Cami av-lusu oldukça kalabalıktı. Adnan Yıldırım. saat 02. Rahmi Saltuk. Sakarya'ya geldiler. Na-mazdan sonra. Tarık Ziya Ekinci. Savaş Buldan. İstanbul'daki Cantürkler'e haber verildi. Vekin Aktan. "Behçetler Ölmez" diye slogan atmaya başladı. haberi alır almaz uçakla İstanbul'a geldi. Nurettin Güven. 263 Diyarbakır'da oturan Nizamettin Cantürk.. sa-rı kırmızı ve yeşil çiçekler vardı.. Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verilecekti. Kemal Parlak. İstanbul'da ve Diyarbakır'da geniş güvenlik önlemleri almıştı. Sakarya Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. 3 bin kişilik kalabalık. Behçet Cantürk'ün kızları cenaze arabasına çıkarak. Sakarya Devlet Hastanesi morgundan alınıp ambulansa konan cesetler.. Sadık Gürbüz. Necdet Ulucan. eller üzerine alınan tabutlar cenaze arabasına kondu. babalarının tabutuna sarılıp. polisin uyarısına rağmen. Kürtlerin geleneksel renkleri. Cenaze arabası hareket etti.kırmızı ve yeşil renklerden oluşan simli altın bir örtüye sarılmıştı. Medet Serhat. Karacaahmet Mezarlığı morgundan alınan naaş cenaze arabasına konularak İlahiyat Fakültesi camisine getirildi. Üzerinde. "Bizi bırakma" diye ağlıyorlardı. Cantürkler cenazenin nerede defnedileceği konusunda anlaştılar. Kadıköy'deki Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde kılınacak ikindi namazından sonra. "Şehitler Ölmez".00'de Karacaahmet Mezarlığı'nın gasilha-nesine getirildi. amcasını teşhis etti. İdris Özbir. Diyarbakır'a götürülmeyecekti.. cenaze . Yaşar Ka-ya.Behçet Cantürk ve Recep Kuzucu. Bu arada camide bulunan kalabalık.

Behçet Can-türk'ün içinde olduğu 34 HLP 08 plakalı arabanın geldiğini görünce. Üzerini aradılar. Yol trafiğe kapanmıştı. Sonra. Behçet Cantürk alkışlarla defnedildi.. dışarıdan kesinlikle açılamaz otomobilinden indi. iki araç yola çıktılar. aniden koluna girerek kendi otomobillerine götürdüler. emniyete davet ettiler. Üzerlerinde "Polis" yazan yelekleri.. Aynı anda diğer üç kişi Behçet Cantürk'ün aracına bindiler. arkada Recep Ku-zucu"yla birlikte dört kişi. yaşamının en büyük hatasını yaptı: Kurşun geçirmez.. Karacaahmet Mezarlı-ğı'na gelindiğinde gerginlik yerini sessizliğe bırakmıştı. Sapanca/ Kırkpınar kasabasına yakın. hepsi otomobillerden indiler. Behçet Cantürk neler olacağını...arabasının arkasından mezarlığa doğru sessizce yürümeye başladı. kafasını sertçe öne doğru eğdiklerinde anladı. Dinlemediler. 265 . Kaçırılanlar tedirgin. Behçet Cantürk. birkaç araçla birlikte. daha önce planladıkları yere. ellerini arkadan kelepçeleyip. Behçet Cantürk'ü sorgulayıp. onları da durdurdular.. Behçet Cantürk'ten otomobilden inmesini rica ettiler. silahın ruhsatlı olduğunu. biri hariç. "ifadesini" aldılar. silah buldular. Behçet Cantürk'ün şakağına tek kurşun sıktılar.. Ve Behçet Cantürk. Bağdat Caddesi'ne iki araba ile gelmişlerdi.. olay yerini terketti. ellerinde otomatik kısa namlulu makinalı silahları ve telsizleri vardı. hemen gösterebileceğini söyledi.. Arabadan hiç inmeyen 8'inci kişi. Otomobiller.. KİM OLDURDU? 8 kişiydiler.. kaçıranlar ise sinirliydi. "Arama yapıyoruz" bahanesiyle.. henüz hizmete açılmamış dinlenme tesislerine geldiler. Bu arada. TEM otoyolunu takip ederek Ankara istikametine doğru gidiyordu.. Kortejde bulunanlarla polis-ler arasında yer yer tartışmalar yaşandı. İki saat sonra.. Behçet Cantürk'ün "gözaltına alındığını" görünce. Önde Behçet Cantürk'le birlikte beş kişi.

can havliyle ellerinden kurtulup kaçmaya çalıştı. şakağına sıkılan tek kurşunla öldürülen Fevzi Aslan ile. otomatik silahları ve telsizleriyle 8 kişi girdi.. Behçet Cantürk ve Recep Kuzucu'nun kimliklerini ve para-larını aldılar. karanlığa karıştılar. 32 yaşında. Kınalı. "Polis" yazan yelekleri.. yazıhanede konuklarıyla sohbet ediyorlardı.. İstanbul/Aksaray'da oto galerisi sahibi Liceli. Arka arkaya silah-lar patladı. gözleri bağlı Salih Aslan'ın cesedi bulundu. Gebze. Behçet Cantürk'ün otomobilini de alarak tekrar otobana çıktılar. Hendek gişelerine bir kilometre kala. Uyuşturucu kaçakçısı olduğu iddialarıyla birkaç kez gözaltına alınıp yargılanan. kalbine üç kurşun sıkılmış. Geldikleri gibi. 42 yaşındaki Fevzi Aslan ve 32 yaşındaki yeğeni Salih Aslan. Ertesi gün. sözkonusu telefonun Savaş Buldan adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. . "Arama var" deyip herkesin ayağa kalkmasını istiyorlar. yazıhanedeki konukların gözlerinin önünde alınıp götürüldü.. İtalya'da uyuşturucu madde kaçakçılığı faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen bir organizasyonun yurtdışı bağlantılarından sorumlu elemanları tarafından ülkemizdeki telefonunun defalarca arandığı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü balistik muayene sonucunda. Birden içeriye.Bayramoğlu turnikelerin-den Ankara yönüne doğru ilk girişteki TIR parkında. Recep Kuzucu ancak 20 metre uzağa gidebildi!. "bizimle emniyete geleceksiniz" diyorlar. Adı: Savaş Buldan. 8 KİŞİLİK EKİP 28 Mart 1994. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı Narkotik Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan Şubat/1994 raporunda adı geçiyor: "1992 tarihinde Savaş Buldan'ın ikametinde ve iş yerinde yapılan aramalarda yasadışı örgütsel dokümanlar ve 2 adet silah ele geçirildiği..Sakarya TEM otoyolunda. Fevzi ve Salih Aslan. kendileri-ni otomobil içinde bekleyen arkadaşları ile buluştular..Patronunun öldürüldüğünü gören şoför Recep Kuzucu. Kimlik kontrolü ve arama bittikten sonra Fevzi Aslan ve Salih Aslan'a. Behçet Cantürk ile Fevzi Aslan'ı öldüren silahın aynı olduğunu açıkladı.. "karakola" gitmekte bir sakınca görmüyorlar. Yüksekovalı. Behçet Cantürk'ün arabasını TIR parkına bırakıp. Fevzi Aslan ve yeğeni. 266 3 Haziran 1994.

Bu sırada tahminen 7. hemşehrisi Hacı Karay ve yakın arkadaşı Adnan Yıldırım'ın 3 Haziran gecesini nasıl geçirdiklerini. Tahminen 25 metre gittiler.00 sırasında Casi-nodan çıktılar.. Bu arada Mercedesin kapısını kapatan şahsın.00 sıralarında otelden çıkarak Casino kısmına geçtiklerini gördüm. 'Biz polisiz' dediğini duydum. Otelin müşterisi olan ve ismen bildiğim Adnan. Ticari taksimle müşteri beklediğim bir sırada üç kişi Casinodan çıkıp. Hacı Karay ve Savaş Buldan'ı otelin duvarına dayayıp aradıklarını gördüm. Bu üzerlerini arayan kişilerin hepsi tek tip yelek giymişlerdi. Üst araması yapan kişiler. Otelin kapısına doğru geldikleri bir sırada. yukarıda isimlerini verdiğim şahısları kendi otolarına bindirdiler ve hareket ettiler. Casinodan müşteriler dağılmak üzereydi. Diş dolgusunda kullanılan maddelerin kokain sanılması (!) üzerine. Mayıs ayı başında İstanbul Yeşilköy'de arabası şüphe üzerine durduruldu.7 kişi iki ayrı otodan indiler. Saat 04. Liceli. Hacı ve Savaş adlı şahısların saat 24." Serdar Özdemir: "Çınar Oteli taksi durağında çalışıyorum. PKK adına uyuşturucu madde kaçakçılığı yapan Şehmus Daş ile Savaş Buldan'ı telefonla aradıkları tespit edilmiştir. Haziran 1994 günü saat 23.. Gözaltına alınmasına anlam verememişti.."8 Kasım 1993 ve 18 Kasım 1993 tarihinde yapılan operasyonlar sonucu. Hemen aka-binde Adnan ve Savaş isimli şahısları hızlı bir şekilde. otele geldiği bir sırada.00'ten. Olay günü saat 04. nere-den geldiklerini görmediğim 6.30 ile 05.. Mercedesin kapısını kapatan şahıs spor bir arabaya binip Mercedesi takip etti. Casinodan çıktılar.. Mercedes'te 3 ruhsatlı Winchester marka tüfek bulundu. Savaş Buldan. emniyet görevlileri Savaş Buldan'ı yakın takibe almışlardı. yine otelin park yerinde bulunan . görgü tanıklarının anlatımıyla aktaralım: 267 Sebahattin Uz: Çınar Oteli'nde dormen olarak çalışıyorum. 36 yaşında. Hacı Karay: 36 yaşında." Anlaşılan. Üçüncü şahsın otoya bindirildiğini görmedim.8 kişi tarafından duvara dayatılarak üzerlerinin arandığını gördüm. Bu sırada devamlı müşterilerimiz olan Savaş Buldan.30 sıralarında." Hüseyin Kılıç: "Çınar Oteli'nde güvenlik görevlisi olarak çalışırım. Adnan Yıldırım. Yüksekovalı. Savaş Buldan'la birlikte Oramar aşiretine mensup. 'ifadenizi alıp bırakacağız' dediğini duydum. Hepsinin elinde silah bulunuyordu. Hacı Karay ve Adnan Yıldırım ve yanlarında bulunan bir şahıs. hatırla-yabildiğim kadarıyla 34 CK 420 plakalı koyu renkli Mercedese zorla bindirdiler. Adı: Adnan Yıldırım.00'ye kadar otelin kapısında dormen olarak görev yaptım. 3 Haziran 1994 günü saat 07. dışarıda bulunduğum bir sırada.. Birkaç saat sonra serbest bırakıldı. Arama yaptıkları bir sırada içle-rinden bir şahsın. Mercedes hızla olay yerinden uzaklaştı. Michele Franco'nun. arkadaşı Kasım Çakım ile gözaltına alındı. İtalya ve İngiltere'de ele geçirilen 279 kilo eroinin sanıkları Paquale Marando.

Arılarım köyümüzün güney tarafında. üzerlerim aradılar. ona gidiyorlardır' diye kendi kendime söylendim. Hacılar Köyü'nde oturmaktayım. O da iki otoyu takip etti. Sabah saat 08. Plakalarını göremedim. Ardından hemen otoya bindirdiler. siyah renkli 300 Sel marka Mercedes ile vişne çürüğü Hundayi markaydı. Ayşe Uzun: "Bolu ili. 'Köylerin birinde cenaze vardır..8 kişi. Evimin balkonundan okula gönderdiğim kızımın arkasından bakarken.00 sıralarında köyümüzün 269 Doğu tarafına düşen Hatip değirmeni mevkiinde bulunan bah-çemdeki biberleri sulamak üzere tek başıma bahçeye gittim. Aramızdaki mesafe 10 metre kadardı. Ben. Hacılar Köyü Taşlı Melen istikametinde gittiğini gördüm.30 sıralarında önde kırmızı renkli Mazda. Saat tahminen 09. Yığılca ilçesi Hoşafoğlu Köyü'nde oturuyorum.." Şevket Öztürk: "Bolu ili. Bu sırada yanımda aynı köyden Muzaffer Yıldız ve yolun karşısında kardeşim Yu-nus Öztürk bulunuyordu. kadar mesafededir.30 sıralarında Yığılca istikametinden iki adet taksi(otomobil) köye girdi. Yığılca ilçesi." Üzerlerinde yelekleri. arkasında açık yeşil Mazda ile arkasında da bej renginde tahminen Mazda olan araçların ilçe içerisinden. Köye dön-düm. Melen Deresi istikametinden yankılı birtakım sesler geldi. nımda kimse yoktu. Köyümüzün Yedigöller yolunun kenarındaki Ka-zım Özcan'ın evinin önünde oturuyordum. bu şahısların üzerlerine yürüdü. dere boyunda ağaç yıkıyorlar sandım. Köyde arıcılık yaparım. Ancak bunların silah sesi olabileceğini de düşündüm.. Ancak sırtları bana dönük olduğu için yüzlerini göremedim. Ben. Araçlardan . Sonra Yedigöller istikame-tine hızla uzaklaştılar.268 iki otodan çıkan tahminen 7. Yığılca ilçesi. Benim bulunduğum yere gelince yavaşladı. Yaylatepe Köyü'nde oturuyorum. ellerinde otomatik silahları ve telsizleri bulunan kişiler yine İstanbulAnkara Tem otoyoluna çıktılar.30 sıralarında her zaman olduğu gibi arılarıma bakım yapıyordum. silah sesini duyunca korktum.3009. Bu otolar. Evimden saat 08. Yığılca ilçesi. Ayrıca bu iki otonun dışında bir spor araba daha vardı. Hacılar Köyü'nde oturuyorum. saat 07." İsmail Taşcan: "Bolu ili. Kendilerinin polis olduğunu belli etmek için giymişlerdi. Daha sonra hareket ettiler. Bu şahısları duvara dayayıp.. köyümüzün Taşlık Melen mevkiinden iki el silah sesi duydum. Ben bu şahısları ilk önce polis sandım. Güzergâhları ve amaçları aynıydı. Hattâ üç aracın arka arkaya gitmesinden şüphelendim ancak plakasını alamadım." Ayşe Araç: "Bolu ili. Üzerlerinde hepsinin yelek vardı. köye tahminen l km.

üçüncü bir taksi (otomobil) köye girdi. Bu iki araç bizi geçtikten birkaç dakika sonra. Aynı köyde oturduğumuz amcam İsmail Taşcan'ın 270 yanına. Aracın tüm camları kapalı ve renkli idi.. Bu araç da Yedigöller istikametine gitti. * 25 Ocak 1994: Liceli Sefa Erciyes Ankara'da kaçırılıp öl ..önde olanı koyu kırmızı. Bu aracın hemen arkasında bulunan araç krem. Sadece paralara el konulmuştu! 9 mm Parabellum tipi. beş adet boş kovan. modern idi. Oraya vardığımızda saat 20. 'Yedi-göller bu tarafta mı?' diye sordu. Markasını kesin bilmemekle birlikte Merce-dese benziyordu. dört adet SB Luger marka. Ancak araçta kaç kişi oldukları görülebiliyordu. Bu aracın rengi açık mavi. Adnan Yıldı-rım'ın başına bir. İkinci aracın içinde üç kişi vardı. balık tutmak için motorumla gittim. toprak rengindeydi. bor-doya benziyordu." İrfan Kurşuncu: "Bolu ili. Ben de evet dedim. Yığılca jandarmasına haber verdik. Hacılar Köyü'nde oturuyorum. * 30 Eylül 1993: Ankara Altındağ Nüfus Müdürü. bir adet WCC marka. Konuşması efendi. Şahıslardan biri arkaya... diğer bölgelerde de infazlar yapılıyordu. Aracı kullanan camı yarım şekilde açarak bana. ince bıyıklıydı. Hendek. Sapanca "Ölüm Üçgeni"nden başka. Üçüncü şahısın kullandığı aracın plakası 06 ile başlıyordu. Yüzüklere de dokunulmamıştı. Bunun üzerine motoru çalıştırarak. alnı hafif açıktı. Aracın içinde üç kişi vardı. Saat 19. Ayrıca üçüne de işkence yapılmıştı. Her iki aracın plakası da 34 ile başlıyordu. başına bir. Balistik inceleme sonucuna göre. burdan gidelim' dedi. burada birkaç kişi daha yatıyor. Yüzü hafif uzundu. Motordan inip çukurdaki şahsa baktığında. Yığılca ilçesi.45 sıralarında amcam İsmail ile birlikte ağlarımızı alarak devamlı balık tuttuğumuz Melen Deresi'nin Taşlık Melen mevkiine gittik. Adapazarı. Sakalsız." Savaş Buldan'ın vücuduna iki.. hemen arkamda oturan amcam.15 filandı. gök mavişiydi. 'Bunlar ölü. 'Bak şurada çukurda adam yatıyor. Bu aracın da camları kapalı ve renkli idi. İçinde iki şahıs vardı. Adnan Yıldırım'ın kolunda bulunan altın saat alınmamıştı. Yükseko valı Mecit Baskın kaçırılıp öldürüldü. Bu araç bizi görünce hafif ya-vaşladı. biri arkada oturuyordu. Bana Yedigölleri soran şahıs kısa saç-lı. diğer ikisi öne oturmuştu. sarhoş olabilir' dedi. Şahısların yüzünü tam ola-rak hatırlamıyorum. Hacı Karay'ın vücuduna ve başına birer kurşun sıkılmıştı. Motoru stop edeceğim sırada. Şahıslardan biri şoför. İki-si önde. diğeri şoför mahallinde oturuyordu. üç ayrı tabancadan atılmıştı. olayda kullanılan tabancalar daha önce meydana gelen faili meçhul olaylarda kullanılmamıştı..

* 14 Aralık 1994: Avukat Faik Candan Ankara'da kaçırılıp öldürüldü. 271 * 6 Temmuz 1994: Savaş Buldan'ın Oramar aşiretinden Recep Yaşar ve Behçet Yaşar kaçırılıp Şemdinli'de öldürüldü. * 10 Mayıs 1994: Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Hakkarili Namık Erdoğan Ankara'da kaçırılıp öldü rüldü. daha önce gerçekleştirilen faili meçhul cinayetle-rin bir "sınıflandırmasını" yapmak gerekiyor: Mafya Cinayetleri: . * 29 Ocak 1995: İranlı Lazo (Lazem Nazım İsmaili) ve Simko (Asker Simko) İstanbul'da kaçırılarak. Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesi yakınlarındaki ormanlık arazide öldürüldü. TÜRKİYE: FAİLİ MEÇHULLER MEZARLIĞI Türkiye'de işlenen faili meçhul cinayetler konusunda bilerek veya bilmeyerek kafa karıştırılıyor. otomobile açılan çapraz ateş sonucu öldürüldü.. Behçet Cantürk ve benzer cinayetleri kimin işlediğini anla-yabilmek için.(31) Bu kişilerin kaçırılmasını ve öldürülmesini gören hiçbir ta-nık yoktu. * 25 Şubat 1994: Liceli avukat Yusuf Ekinci Ankara'da ka çırılarak öldürüldü. * 11 Kasım 1994: Behçet Cantürk'ün avukatı Medet Serhat ve şoförü İsmail Karaalioğlu..dürüldü.

1990 itibariyle öldürülen yeraltı dünyasına mensup kişiler şunlardı: * 29 Haziran 1990: Cemal Sincar. * 7 Temmuz 1992: Celal Aydın. * 6 Ocak 1994: Hüseyin Temurtaş-Çetin Temurtaş. * 5 Aralık 1993: Mehmet Nabi İnciler (İnci baba). * 6 Mayıs 1992: Ümit Ölmez.Mustafa Taner.Eshabil Karataş.Metin Aydın- Bülent Çetinkaya. * 19 Şubat 1992: İzzet Avni Öztürk. * 4 Haziran 1991: Kenan Anca.Ahmet Çakır. . * 29 Ekim 1990: Abdülrezzak Bulut. * 72 24 Temmuz 1992: Ahmet Parlak. * 26 Aralık 1992: Şehmuz Daş. * 14 Şubat * 31 Mart * l Nisan 1993: Cihat Kaplan. 1993: Ramazan Aydın. * 27 Temmuz 1993: Mahmut Sulban. * 6 Ekim 1993: Erol Öztürk. * 31 Aralık 1992: Osman Ayanoğlu. 1993: Tahir Deniz Düzenci. * 27 Ağustos 1993: Celal Duman.Halil Akçan.

Devletin içinde bulunan gizli 273 örgütler de. kültürel) karıştırmak. amaçlarla. Fevzi Aslan. O halde. Bu tür cinayetleri. *12 Mart 1995: İstanbul Gaziosmanpaşa'daki 30 vatandaşın katledilmesine neden olan. ülkeyi güçsüz duruma düşürmek vb. istihbarat örgütü aracılığıyla gerçekleştirdiği cinayetlerdir. provokasyondur. Örneğin. Muammer Aksoy. Amaç. suikast değil. İşlenen cinayetlerin amacı. Bu cinayetlerin de hepsi faili meçhul olarak kalmıştır. 6 Ekim 1990: Prof.* 19 Ocak 1994: Hikmet Tanık. * 19 Ocak 1995: Uğur Kılıç. Emniyet görevlileri. değişiklikleri için böyle cina-yetler gerçekleştirebilir. Adnan Yıldırım ve Hacı Karay cinayetlerinde niçin hiçbir ilerleme kaydedemiyordu?.. * 9 Ocak 1996: Özdemir Sabancı. ekonomik. Savaş Buldan.. sadece bir başka dış ülkenin organize ettiğini söylemek tam doğru değildir. 12 Eylül 1980 öncesi işlenen cinayetler buna örnek gösterilebilir. 1990 yılından sonra başlayan bu tür cinayetler şunlardı: * * * 31 Ocak 1990: Prof. terörden bıkan kitlelerin. Salih Aslan.. *24 Ocak 1994: Enis Karaduman. maktullerin ailelerine neden bir tek soru sorulmamıştı? Destabilizasyon Cinayetleri: Destebilizasyon yani. sistem. bütün bu cinayetlerin faillerini yakaladı. Bahriye Üçok. 24 Ocak 1993: Uğur Mumcu. Polis son yıllarda elindeki teknolojik araçlarla küçücük bir delili bile değerlendirip katili yakalıyor. "yeni yönetime" destek vermelerini sağlamaktır. hükümet vb. Bu cinayetler özellikle bir ülkenin. Çözülemez denen olayların faillerini bile en fazla bir hafta sonra ortaya çıkarıyor. istikrarsızlaştırma. Behçet Cantürk. Servis Cinayetleri: . kahvehane ve pastanenin silahlarla taranması olayı da buraya eklenebilir. diğer bir ülkenin içişlerini (siyasal.

* 6 Eylül 1986: İstanbul/Neve Şalom Sinagogu'na yapılan silahlı saldın sonucu. 1985: İranlı muhalif Albay Hadi Aziz Muradi. * 28 Ağustos 1993 İranlı muhalif (İKDP üyesi) Behram . 23 Yahudi vatandaşın öldürülmesi.. * 28 Şubat 1991: ABD'li Yarbay Alin Macke. * . * 16 Ekim 1989: Suudi Arabistan Büyükelçiliği Muhasebe Müdürü Abdurrahman Ahmet El.Yabancı ülke istihbarat elemanlarınca.. * 24 Temmuz 1985: Ürdün Büyükelçiliği Birinci Katibi Ziad Sati. 274 * 9 Mart 1991: İsrail Büyükelçiliği Güvenlik Amiri Ehud Sadan. * 26 Mart 1990: Irak Büyükelçiliği Ticari Ataşesi Ali Faysal Hüseyin. 1983: İranlı muhalif Azerbaycanlı lider Hacı Muhammed Yalfani. * 25 Ekim 1988: Suudi Arabistan Büyükelçiliği İkinci Sek reteri Abdülgani Bedevi. * 4 Haziran 1992: İranlı muhalif Ali Ekber Gorbani. * 21 Mart 1991: ABD'li Yarbay John Gandy.Şiravi... Türkiye'de işlenen veya tetikçi bulunarak işlettirilen cinayetlerdir: * .

"polisiz" diyen kişilerce yakala275 . Yıl Üniversitesi öğrencisi Şirin Tekin oruç tutmadığı için öldürüldü.(32) * 2 Temmuz 1993: Sivas Madımak Oteli vahşeti.Yasemin Cebenoyan.. * 7 Mart 1990: Çetin Emeç. İslami Terör: * 3 Mayıs 1987: Van 100. * 31 Aralık 1994: Onat Kutlar. İbra him Sanca işyerine giderken.Kontra" deniliyordu. Sadece 1992 yı lında 267 vatandaşı öldürdüler. "Hizbul. * 14 Mart 1989: Kocamustafapaşa Seyitömer Cami imamı Kazım Üstün. * 3 Aralık 1991: İdil'de öldürülen Mikail Bayro. Kullandığı taktiklerden biri de 'Polisiz' deyip. Kontgerilla Cinayetleri: Kontgerilla çeşitli şekillerde cinayet işliyor. * 6 Haziran 1989: Ali Gül adlı vatandaş bağlı bulunduğu ta rikatça. * 25 Temmuzl995: Gümüşhane Barosu Başkanı Ali Günday. Bölgedeki güvenlik güçlerinden yardım görmeleri nede niyle bu örgüte. Güneydoğu'da bulunan Hizbullah (İlimciler) örgütünün işlediği ilk cina yetti. öldürecekleri kişiyi (kişileri) kaçırmak: * 18 Haziran 1991: Sosyalist Parti Sımak İl yöneticisi.Azadfer. laiklik yanlısı vaazlar verdiği için öldürüldü. islami kurallara uygun yaşamadığı için öldürüldü. * 4 Eylül 1990: Turan Dursun.

"polisiz" diyen kişilerce evinden alınıp götürüldü. "Kürt işadamlarına" geldi. tetiği çeken PKK itirafçılarının isimlerini açıkladığı için.. "arkadaşları" tarafından öldürüldü. Kontgerilla insanları kaçırıp öldürüyor.. *28 Temmuz 1993: Özgür Gündem Bitlis muhabiri Ferhat Tepe kaçırılıp... işkence edilerek öldürüldü. .. Sonra sıra. Sonra ceseti bulundu. 'polis' olduklarını söyleyen kişilerce kaçırılıp öldürüldü. * l Kasım 1994: Emekli Binbaşı Ahmet Cem Ersever ve ar kadaşları Mustafa Deniz ve Neval Boz kaçırılıp öldürüldü. önce Kürt sorununa duyarlı yerel politikacıların. * 25 Ocak 1993: ÖZDEP Erzincan İl Başkanı Cemal Akar.nıp sivil plakalı minibüse bindirilerek kaçırıldı. Peki tetiği kim çekiyor? Tetiği. Bu tür cinayetler. * 5 Haziran 1993: ANAP Varto İlçe Başkanı Kerim Geldi. * 16 Ocak 1992: HEP Siirt İl Başkanı Mehmet Demir kaçırı lıp öldürüldü. * 21 Şubat 1993: Avukat Metin Can. aydınların öldürülmesi ile başladı. * 5 Temmuz 1991: HEP Diyarbakır İl başkam Vedat Aydın. Doktor Hasan Kaya kaçırılarak öldürüldü... kaçırılıp öldürüldü.. gazetecilerin. İki kurşun sıkılmış cesedi evinin yakınında bulundu. PKK itirafçılarına çektiriyorlar! Emekli Binbaşı Ahmet Cem Ersever.

24 Aralık 1995 seçimlerinde ANAP listesinden Van Milletvekili olarak Meclis'e giren. 3) Mehmet Sıddık Bayram. bir diğer iddiaya göre veremden öldü. 5) Behçet Cantürk'ün anlatımları. bu soruya yanıt vermekti!. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı'ndaki ifadelerinden. bayağı haberler de çıktı. Ayrıca gazetelerde. Merak edenler. Asıl soru: Tetiği çektiren kim? İşte bu kitabın yazılma amaçlarından biri de. 276 NOTLAR: 1) Liceli Bahri'nin gerçek kimliğini. daha sonra Refah Partisi'ne transfer olan Mustafa Bayram'ın yakın akrabasıdır. .Bizim için tetiği çekenlerin hiçbir önemi yok.. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi ve Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı l nolu Askeri Mahkemesi'nin duruşma tutanakları ile haber kaynaklarının anlatım larından derlenmiştir. "eroin tadarken öldü" gibi. haber kaynağıma söz verdiğim için yazamıyorum. Mustafa Bayram.. Türk lirası. Dolar'a çevrilmiştir. uyuşturucu kaçakçısı olarak birkaç kez mahkeme önüne çı kartılmıştır. 4) Okuyucunun bugün ile karşılaştırma yapabilmesi için. 2) Hatun Cantürk. 1979 yılında bir dolar ortalama 47 Türk li rasıydı.. "Binbaşı Ersever'in İtirafları" kitabını okuyabilir.

9) İslam Devriminin sıcak günleri geride kalınca. REMAN şirketi ise aynı yıl 405 milyon 522 bin 202 liralık haksız teşvik aldılar. "Dur" ihtarına uyma . Rizeli.sol" olarak ikiye ayrılmıştı. Başbakan Turgut Özal. 8) RAM şirketi 1982 yılında 366 milyon 6 bin 300 liralık. 31 Temmuz 1982 tarihinde. Behçet Cantürk'ten kesinlikle para almadıklarını söylediler. 12 Mart 1971 darbesinden sonra cezaevlerinde tanıdı. "silah kaçakçılığı" gibi "ticari" işleri de ortak yapıyorlardı. 277 Belki bir gün. Ayrıca bazı örgütlerle.. İran'ın yeni yönetimi uyuşturucu ihraç edip. Yeraltı dünyası. "Alpaslan Tür-keş ile görüştü" diye "solcular" tarafından bomba atılıyordu. Görüştüğüm bazı DDKD'liler. Sadece bir DDKD'li... Yaşar Aktürk. ekono mik durumu iyi olan birçok kişiden yardım alındığını. 70'li yılların sonlarına doğru ise. 7) ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın amca çocuğu. siyasi örgüt militanlarını ilk kez. Behçet Can türk'ten de "aidat" alınmış olabileceğini söyledi. Dündar Kılıç'ın evine. "Piyasada" güçlü olmak isteyen her "Baba" sırtını bir örgüte dayama ihtiyacını hissetti. 1985 yılında İsviçre'ye gittiğinde.6) Behçet Cantürk "ün DDKD'ye para (bağış) verdiğine ilişkin iki farklı bilgi var. bir gazeteci arkadaş da yeraltı dünyası ile siyasi par-ılerin ve örgütlerin ilişkisini kaleme alır. Buradaki ayrılık ideolojik nedenlerden dolayı değildi. Emin Görpe. silah almaya başladı! 10) Ağa Koç. Suphi Aşıcıoğlu gibi.. Abuzer Uğurlu polis ifadesinde. cezaevine girmemek için Türkiye'den kaçıp Zürih'te yaşayan işadamları ile toplantı yaptı. yeraltı dünyası "sağ. ülkücü gençlerle nasıl iş yaptığını ayrıntılı bir şekilde anlatıyordu.

Yakalanacağını anlayan Mıgırdıç Madar yan.. Babalar Senfonisi. yıl lar sonra. Sarı Avni'nin "iş ortağı" Hayri Yağcı da. 45 yaşındaki Yusuf Alper ve 13 yaşındaki Murat Alpte kin öldü. (Tekin Yayınevi. "MiT'te sorgulanan Behçet Cantürk'ün. (Engin Bilginer.) 15) Kapalıçarşı eylemi 15 Haziran 1983 tarihinde gerçekleştiril di. Uğur Mumcu'nun "Silah Kaçakçı lığı ve Terör" kitabına bakabilirler. 16) Kural mıdır bilinmez. MİT Raporu'nun "görsel malzemesi" olarak ra pora eklenmişti. Cep Kitapları. soyadını değiştirip.. 13) Dündar Kılıç'ın sorgusunda da bulunan Mehmet Eymür. 278 . Süleyman Demirel ile birlikte çektirdikleri fotoğraf. 21 kişi yaralandı. 12) Albay Ali İhsan Cesur'un. Dündar Kılıç'a kı yasla. üzerindeki el bombasını patlatarak intihar etti. Adının Mıgırdıç Madaryan olduğu açıklanan ASALA mensubu militan. yeraltı dünyasının bazı isimleri gibi. 11) Dönemin gazete ve dergileri Behçet Cantürk'ün kasasından 2 milyar nakit para çıktığını yazıyorlar. ağırbaşlı. çok daha akıllı. Mimaroğlu yaptı. Sayfa 196) 14) Bulgaristan'dan gelen silahlar ve Kintex şirketiyle ilgili daha geniş bilgi sahibi olmak isteyenler.5 tipi otomatik silahla çarşıda bulunanların üzerine rastgele ateş açtı. MP.dığı için güvenlik güçlerince vurularak öldürüldü. mert ve cesur biri olduğunu söyleye bilirim" diyordu.

21) 9 Temmuz 1988. o kokteyle katılan isimlerden.17) Nizamettin Bayramoğlu soyadını değiştirenlerden. (Adam Yayınları) 20) Cosa Mostra: Mensuplarının birbirlerine karşılıklı sadakat ve yardımlaşma üzerine kutsal yeminlerle bağlı olduktan. Milliyet Gazetesi. 24) 30 Kasım 1992. Aktüel Dergisi. aslına sadık kalı narak düzeltilmiştir. Kıyı Bankacılığının en önemli özellikleri. L'Express Dergisi. Tempo Dergisi. 19) Nazım Hikmet. hiyerarşik bir mafya örgütü. gizli. Güneş Gazetesi. Savaş . Musa Anter. döviz hesaplarında herhangi bir sınırlama yoktur. Görüşmeyi yapan Ayşe Önal. gizlilik esastır. 18) Çok bozuk bir Türkçe ile yazılan mektup. 25) 23 Aralık 1989.. 22) 27 Temmuz 1990. İlk soyadı Yaşlı idi. DEP Milletvekili Mehmet Sincar. "İsviçre'den Geçerken" Yeni Şiirler kitabın dan. 27) Kıyı Bankacılığı: Bir ülkede bankacılık sektörü için düzen lenmiş yasa ve yönetmeliklerin kapsamı dışında kalan serbest banka cılık olarak tanımlanabilir. 23) 23 Ocak 1994. Behçet Cantürk. Nokta Dergisi. vergi alınmaz! 28) Türkiye'nin acı gerçeğidir. 26) 14 Temmuz 1994.

Cem Yayınevi..Engin Bilginer. 990 . Selahattin Beyazıt. 32) 1993 'den sonra bölgede kimin kimi öldürdüğü tam tespit edi lemediği için.Öğretim Görevlisi Melih Aktaş'ın Özel Arşivi. "Hizbul. itiraflarından sonra cezaevinde şişlenerek öldü rüldü. . 31) PKK.Pino Arlacchi. Lazo ve Simko'yu kendisinin öldürdüğünü açıkladı.Buldan. Kürt Dosyası. Şehmus Tatlıcı. 1991 . İsviçre Daha Beyaz Yıkar. Bir başka iddiaya göre.Uğur Mumcu. 29) Kürt işadamlarına birkaç örnek vermek gerekiyorsa. 30) Osman Tim. Tekin Yayınevi.. Cep Kitapları. Mafya Ahlakı. 1990 .Jean Ziegler.Kontra" nın kaç yurttaşı öldürdüğü tespit edi lememiştir. . Babalar Senfonisi. Yalım Erez. 1991.Gazeteci Ünal İnanç'ın Özel Arşivi. İletişim Yayınları. 986 . . Silah Kaçakçılığı ve Terör. 279 YARARLANILAN KAYNAKLAR . Lazo ve Simko "çok şey bildikleri" için devlet içindeki güçler tarafından öldürüldü. Gazeteci Hafız Akdemir gibi bir çok isim daha sonraki tarih lerde öldürüldü!.Rafet Ballı. Afa Yayınları. Halis Toprak.

1973 . 1991 .Murat Çulcu. Bilgi Yayınevi. Ben Tarihim Bay Başkan.Fenton Breşler. Milliyet Yayınları. Ümit Yayıncıık. 1993 . Kastaş Yayınları. Milliyetçilik ve Kadın Tartışmaları-2 Faik Bulut/ İslam Ekonomisinin Eleştirisi (Tarikat Sermayesi-1) . Gü venlik ve Yargı Muhabirleri Derneği Yayınları. Milliyetçilik ve Kadın Tartışmaları-1 Faik Bulut/ Din.Mehmet Eymür. Milliyet Yayınları.Michel Lamberti. Bilgi Yayınevi. 3 Cilt.Catherine Lamour. ı989 . Mafia.Tuncay Özkan. 1992 .995 . . 1988 .Erbil Tuşalp.Ansiklopedik Siyasi Terimler ve Örgütler Sözcüğü.Bilal Çetin. Soygun. 1993 SU YAYINLARI KİTAPLARI Bakır Çağlar/ Bir Anayasacının Seyir Defteri Cüneyt Özdemir/ Reytingsiz Sohbetler Faik Bulut/ Ebu Müslim Horasani Faik Bulut/ Din. Milliyet Yayınları.Halil Nebiler.1993 . İnterpol. Analiz. Eroin Dosyası. Kıyamet Mahkemesi.. Sarmal Yayınevi. Mafyanın Ekonomi Politiği.

ve Diktatörlük-2 Melih Pekdemir/ Öçalan Devlet mi? Metin Yeğin/ Marcos'la On Gün (Adları ve Yüzleri Olmayanlar) Nuray Pekdemir/ Gen-etik Devri'm Soner Yalçın/ Beco (Behçet Cantürk'ün Anıları) Soner Yalçın/ Hangi Erbakan? Soner Yalçın-Doğan Yurdakul/ Reis (Gladio'nun Türk Tetikçisi) Taner Akçam/ Ermeni Tabusu Aranırken Turhan Feyizoğlu/ Mahir Turhan Feyizoğlu/ Deniz ." Melih Pekdemir/ Anne Bak Kral Çıplak! Melih Pekdemir/ Meğer Melih Pekdemir/ Sıradan ve Sahici Melih Pekdemir/ Kemalistler Ülkesinde Cumh. ve Diktatörlük-1 Melih Pekdemir/ Kemalistler Ülkesinde Cumh.Faik Bulut/ Yeşil Sermaye Nereye? (Tarikat Sermayesi-2) İsmet Berkan/ "Birden Farkettim Benim Bir de Hayatım Vardı.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful