SU YAYINLARI Behçet Cantürk'ün Anıları (BECO) Soner YALÇIN ISBN 975 - 6709 -11 -1 Yedinci Baskı : Kasım 2000 Kapak

Tasarımı : Hayalgücü Tasarımevi Baskı ve Cilt : Mart Matbaacılık Sanatları Tel: (0212) 212 03 39 Pbx Bu kitabın yayın hakları Su Yayınları'na aittir. Su Yayınları Dağıtım: Cağaloğlu Yokuşu Evren Han No: 29 / 53 Cağaloğlu İstanbul Telefax: (0212)5121668 Ankara Büro : Sağlık l Sokak No: 10/9 Sıhhiye - Ankara Tel-.(0312)4306017 Soner YALÇIN BECO Behçet Cantürk'ün Anıları

ÖNSÖZ Yıl 1990. 2000'e Doğru Genel Yayın Yönetmeni Doğu Perinçek, çantasından çıkardığı mektubu, "Soner, şunu okur musun" diyerek uzattı. Mektup Kayseri'de askerliğini yapan Nafiz Obay isimli birisinden geliyordu. O bay Mektubunda, Almanya'da uyuşturucu mafyasının içinde yer aldığını; eroin sattığını belirtiyordu. Dergiye açıklamalarda bulunmak istediğini yazıyordu. Telefonla Obay’ a ulaştım. Randevulaştık. Kayseri'de bir parkla buluştuk. 40 yaşında, uzun boylu, candan bir adam. 18 yıl kaldığı Almanya'da, 8 yılını cezaevinde geçirmiş ve ardından sınır dışı edilmişti. Türkiye ile Avrupa arasındaki eroin trafiğini saatlerce konuştuk... Uyuşturucu ticaretinin merkezinde bulunmuş bir canlı tanıkla ilk kez görüşüyordum. Ve yeraltı

dünyasına böyle girdim!.. Anlattıklarına şaşmamak elde değildi. İş ve siyaset dünyasının, spor çevrelerinin pek çok ünlü ismi, uyuşturucu ticaretinin içinde ve hattâ başındaydı. Nafiz Obay önemli bilgiler vermişti. Ancak bunların araştırılması ve belgelendirilmesi gerekiyordu. Bu iş tam iki yıl sürdü. 9 Ağustos 1992 tarihli 2000' e Doğruda haberi kapaktan verdik: "Mafyanın merkezindeki adam anlatıyor!" Kapak büyük yankı yarattı. Çeşitli gazete ve dergiler haberden alıntı yaptı. Bu arada, yazıda adı geçen bazı kişiler tarafından dava edildim. Belgeleri mahkemeye sundum. Beraat ettim. Yeraltı dünyasını takip etmeyi bırakmadım. Bu camianın önde gelen bazı isimleriyle tanışma olanağı buldum. Yıllar geçtikçe konuyla ilgili geniş bir arşive sahip oldum. Arşivin neredeyse yarısı bir kişiye ilişkindi: Behçet Cantürk! Nihayetinde, bilgilerin belli bir olgunlaşma noktasında, Behçet Cantürk'ün yaşamının başlı başına bir kitaba konu olabileceğine karar verdim. Çalışmalarımı bu hedefe yönelttim. Ancak bu kitap salt bir "Baba" nın biyografisi olarak yazılmadı. Kanımca, Lice'den yola çıkıp, dünya çapında bir isim haline gelen Behçet Cantürk'ün serüveni, aynı zamanda Türkiye'nin son 50 yılının toplumsal tarihi ile örtüşüyor. Toplumsal ilişkilerin, siyasal ve ahlâki değerlerin yakın tarihimizdeki dönüşümünü Cantürk ekseninde anlatmaya çalıştım. Bazı çevreler Behçet Cantürk'ü sadece yeraltı dünyasının bir patronu olarak tanır. Ama pek çoklarının gözünde Cantürk, âdeta siyasal bir kişilik ve neredeyse bir "Kürt Robin Hood'u" dur! O da herkes gibi farklı kimliklerin bir bileşimiydi: Uyuşturucu kaçakçısı, başarılı işadamı, sosyal demokrat, Ermeni kökenli, Kürt milliyetçisi, "Aile" reisi, Türkiyeli... Bu çalışmada bütünün fotoğrafını sunmak istedim... "BECO/Behçet Cantürk'ün Anıları" ülkemizin, ekonomik ve sosyal yapısını anlamaya yönelik çabalara bir katkı amacıyla kaleme alınmıştır. Kitabın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ede rim... Soner Yalçın Haziran 1996 Ankara

BABA REŞİT CANTÜRK Hava zifiri karanlıktı. Mekkareci Reşit Cantürk korkuyordu. Karanlıktan değildi korkusu, onu, ilk kez gittiği bu yol ürkütüyordu. Oysa kaç kez gitmişti Suriye'ye. O yolları ezbere biliyordu... Soğuktu ama terlediğini hissetti. Mendilini çıkarmayı düşündü, alnını silmek için. Vazgeçti, beyaz mendili jandarmalar görebilirdi. Canı sıkıldı, heyecanına engel olamıyordu. Fakat yüreğinin neden hızlı hızlı attığını biliyordu: Hem yola, hem de ilk kez taşıdığı bu mala yabancıydı. Yeni malın riski fazlaydı. Ancak parası çok iyiydi. Belki kazandığı bu para ile doktora gidip sık sık tutulduğu öksürük nöbetlerinden kurtulabilirdi... İlçesi Lice'de dikilecek, ekilecek toprağı yoktu.Taşımacılık-la geçiniyordu. İlk başlarda Van, Muş, Malazgirt, Solhan, Kar-kova'ya mal getirip götürüyordu. Ancak mekkarecilikte fazla para yoktu. Yiyecek ekmek bile bulamadığı zamanlar oluyordu. Mekkareci Reşit Cantürk oy vermemişti ama, iktidara gelen Demokrat Parti Türkiye'nin komşuları ile ilişkilerini düzeltmişti: Sınırlar eskisi gibi sıkı korunmuyordu. Bu nedenle sınır ticareti hızla gelişiyordu. Mekkareci Reşit'in Suriye'ye mal taşıması böyle başlamıştı. Kiraladığı katırlarla defalarca Suriye'ye çay, şeker, yağ gibi yiyecek maddeleri götürmüş; gelirken ev aletleri, sigara kâğıdı, halı ve elbiselik malzemeler getirmişti. Suriyeliler özellikle yağları yüksek bir para karşılığında alıyorlardı. İş tatlıydı, fakat Mekkareci Reşit, başkalarının mallarını taşıdığı için iyi para kazanamıyordu. Ancak bu yeni güzergâh ve yeni mal, ona oldukça iyi bir kazanç kapısı açacaktı. Hemşehrisi, Liceli Bahri(1) sayesinde cebi para görecekti. Liceli Bahri, yoksul ilçenin kaderini değiştirecek ilişkiyi, tesadüf sonucu kurmuştu. Bir akşam Diyarbakır'da içki içerken, müşteri kalabalığı yüzünden aynı masayı paylaşmak zorunda kaldığı Malatyalı Vahdet'le tanıştı. Kısa zamanda dost oldular. Liceli Bahri ile Malatyalı Vahdet birkaç akşam daha beraber oldular. Bahri yeni arkadaşını Lice'ye davet etti. Oğlu Nizamet-tin'i sünnet ettirecekti, kirvesi olmasını istedi. Vahdet şaşırmıştı. "Seve seve yaparım ama bilmende yarar var, ben Aleviyim" dedi. O yıllarda Aleviler hâlâ Osmanlı korkusunu üzerlerinden atamadıklarından kimliklerini saklıyorlardı. Bahri sevinmişti: "Ne fark eder, ben de Zaza'yım!" Aleviler ile Zazalar birbirlerine çok yakındı. Özellikle Tunceli bölgesindeki Zazaların büyük çoğunluğu Aleviydi. Zaza Bahri ile Alevi Vahdet rakı kadehlerini Kürtler ve Türkler için kaldırdılar...

Vahdet, Lice'ye gidip arkadaşının yoksulluğunu görünce ona ortaklık teklif etti. Kuşkusuz bu ortaklık teklifinin, zamanla Liceli'yi dünyaya tanıtacağını bilmiyordu! Malatyalılar, İran'a kaçak yollardan afyon ve hint keneviri götürüyorlardı. Malatyalı Vahdet, arkadaşı Bahri'ye malların nakliyesinde taşıyıcılara ihtiyaçları olduğunu söyledi. İş oldukça kazançlıydı. Liceli Bahri düşünmeden kabul etti. İRAN'DA İLGİNÇ GELİŞME Tahran hükümeti, 1955 yılında İran toprakları üzerinde haşhaş ekimini yasaklamıştı. Büyük çapta afyon üretilen İran, aynı zamanda bu uyuşturucu maddenin büyük miktarda tüketildiği bir ülkeydi! İranlı afyonkeşler günde 2 ton afyon tüketiyordu. O yıllarda Türkiye'de uyuşturucu alışkanlığı hiç yoktu. Bu nedenle komşu İran'ın durumu oldukça şaşırtıcıydı. Bu durumun iki nedeni vardı: İran, 19'uncu yüzyılda Avrupa'dan mal ithal etmek amacıyla, dövize olan ihtiyacını gidermek için afyon satmaya başlamıştı. En iyi alıcısı ise Hindistan'dı. Afyonun iyi para etmesi üzerine, İran'da haşhaş yetiştirenlerin sayısında patlama oldu. Afyonla "yakından" tanışanlar, bitkiyi kullanmayı da alışkanlık haline getirdiler. İkinci bir neden ise; İran'da hemen hemen hiç doktor yoktu. Bu ülkede ilk tıp olculu 1850 yılında açıldı. Afyon, her türdeki hastalığa karşı ilaç olarak kullanılıyordu. İranlılar, ilaç olarak kullandıkları bu uyuşturucunun ileride alışkanlık yaratacağını bilmiyorlardı. Her iki nedenle, İran halkının büyük bir bölümü afyonkeş olmuştu. Öyle ki, İran hükümeti 1931'de "afyon çekme evleri" kurdu; salgın ülkeyi sarmıştı. Küçük köylerde bile en az 10'u aşkın afyon çekme evi vardı. Bu durum İran hükümetini kaygılandırıyordu. Sonunda afyonun ekimini ve içimini yasakladılar. Afyonkeşler ihtiyaç duydukları malı karaborsadan ve kaçakçılardan sağlamaya başladılar. Türkiye, Pakistan ve Afganistan'daki kaçakçılar hiç vakit geçirmeden İran'a afyon ve hint keneviri "ihraç etmeye" başladılar... LİCELİLERİN EKMEK KAPISI Hava ağarmaya başladı. Ne Mekkareci Reşit Cantürk, ne de katırları dinlenmiş; bütün geceyi yürüyerek geçirmişlerdi. Öksürük nöbeti başlamıştı. "Hay aksi" deyip bir küfür savurdu. Bir ağacın altında mola verdi. Birden aklına Bahri geldi. Aynı ilçeden olmanın ötesinde, birbirlerine çok yakındılar. Bu işi ona Bahri teklif etmişti. Eline, Suriye'ye götürdüğü malların değerinden bile daha fazla para geçecekti. "Ben de kısa zamanda Bahri kadar kazanabilir miyim acaba?" diye düşündü. Yıllar geçip Bahri'nin oğulları ile kendi çocuklarının bu "iş" yüzünden rekabet edeceklerini aklına bile getirmemişti... Lice küçük yerdi. Herkes Bahri'nin birden bire çok para kazanmasına anlam verememişti. Bahri bir ara kayboluyor, sonra ceplerini altınla doldurup geliyordu. Liceliler birbirlerine soruyorlardı:

. 17 yaşında. Dört erkek. kocasına müjdeyi verdi: Hamileydi. Katır sırtında mal taşıyorlardı. 1949 yılında Hatun'un ilk çocuğu gözlerini dünyaya açtı: Nizamettin. Önceleri yatan il ve ilçelerle başlayan taşıma işi. Üç yıl sonra kızları İkram doğdu. Şato. Ayakkabı tamircisi Bagos Demirciyan. Mekkareci Reşit Cantürk. ilk malı teslim ettiğinde anladı. bazen de dövüyordu. iki kişiyi öldürmüşlerdi. Bahri'nin altınları nereden bulduğunu. Üçüncü çocuğu Azet 1948 yılında doğdu. Reşit ve Amine. Genç Türkiye Cumhuriyeti yasaları.. Süslü ve Hatun. Ahmet. Mekkareci Reşit gönlünü bir Ermeni kızına kaptırdı. Üstelik o yıllarda Ermenilere hep kötü gözle bakılıyor.. Ancak Azet'in doğumundan bir yıl sonra. Ahmet. Hatun bir türlü kocasına sevindirici haberi veremiyordu. CANTURKLER Mustafa ile Havva Cantürk'ün beş çocuğu vardı... Bir gece sevdiği kızı zorla kaçırıp Kelvan mahallesindeki evine getirdi. Eşi Hayriye. gönlünü almaya çalışıyordu. Bu nedenle çoğu akrabası. Onu hep aşağılıyor. Kızın babası Bagos Demirciyan da evladının zorla kaçırılmasına tepki göstermedi. Reşit Cantürk'ün gönlünü çalan güzel kızın adı Harun'du. Yıl 1946.Ayşe Karakoç kızı Hayriye ile 1940 yılında resmi nikâhla evlendi. Elinden birşey gelmiyordu. üzerine kuma getirilmesine fazla ses çıkarmadı. Beş kızı vardı: Ofsana. Adını Abdülbaki koydular. annesi İncik'di. o yıllarda henüz çok eşlilik töresini yıkamamıştı. Reşit Cantürk 1923 Lice doğumluydu. İranlılar. daha sonra Suriye ve İran'a kaçak mal taşımaya kadar gitti. bu güzel Ermeni kızını kıskanmaya başladı. bir kız: Hüseyin. Güzel kızının evli ve yabancı (Ermeni olmayan) bir adamın karısı olmasına çok kederlenmişti. Kalktı yola koyuldu. akrabalarının isteği üzerine Bingöl'den Lice'ye göçmüştü. Ailesi çok yoksuldu. Bir yıl sonra bir erkek çocuktan oldu. ikinci karısı Hatun'u Müslüman yaptı. Hayriye şanslıydı. Hacı Mehmet. ödemeyi altınla yapıyorlardı. Ne yapabilirdi İd? Cantürkler ilçenin belalı ailelerinden biriydi.Bahri nereden alıyor bu altınları?. Daha geçen yıl Sağır ailesi ile silahlı çatışmaya girip. Çok kızı vardı. binlerce yıllık yurtlarından göçüp gitmişlerdi.. Yine hamile kalmıştı. İlk karısı Hayriye. İmam nikâhı kıydı. Genç karısı ile çok yakından ilgileniyor. hakaret ediliyordu. Hatun'a tek üzülen. Reşit Cantürk. Fikriye. Günlerce ağladı.

evdeki çocuk sayısı yediye yükselmişti. Mekkareci Reşit Cantürk için. Güvenilir olmanın en önemli göstergelerinden biri. Liceli Fehmi Bilal vardı.Tesadüf. Bu iki minik çocuk. Nizamettin ve Behçet zamanla annelerinden utanır hale geldiler. Nizamettin ve Behçet öksüz kaldılar. 1957 yılında doğan Tarık'la birlikte. çocukların devlet okullarına gönderilmesiydi. Bölgedeki herkes.. Liceliler salavat çekiyorlar. GAZI İLKOKULU Tarih: 21 Şubat 1925. Atın solunda Şeyh Sait'in sekreteri. Kısa bir süre sonra Şeyh Sait isyanı bastırıldı. kimi cezaevine. Atın başını Lice Müftüsü Abdulhamid'in oğlu Sait Hoca çekiyordu. annelerinin Ermeni olması nedeniyle Cantürk ailesinde hep "ikinci sınıf insan" muamelesi gördüler. Hatun'un oğluna ise Behçet ismini verdiler.. Hayriye'nin çocuğunun adını Sabit koydular. Şeyh Sait'e tezahürat yapıyorlar ve atını öpmek için birbirleriyle yanşıyorlardı. çocuklarını okula göndermenin bir başka nedeni daha vardı: Yoksuldu. 1937 yılında Dersim hareketinin de yerle bir edilerek bastırılması. Şark İstiklal Mahkemesi.. isyana katılanlara ağır cezalar verdi.. Çocuklarına ekmek kapısını ancak devlet okullarının açacağını düşünüyordu. (2) Annelerinden çocuklarına bir tek "miras" kaldı: Nizamettin ve Behçet küçüklüklerinden başlayarak. İlçeye girişte protokol sırasında yer alan.. Ve 1950 yılında Cantürk ailesine iki erkek çocuk daha katıldı. Beyaz bir at üzerinde dimdik duruyordu Şeyh Sait. Ayaklanma bütün hızıyla sürüyordu. yaşamlarının her aşamasında "Ermeni dönmesi" aşağılamasına rnaruz kaldılar.. Hatun da 1950 yılında yine hamile kaldılar. Liceli Molla Mustafa. merdivenlerden düşerek genç yaşta vefat etti. Yıl 1951. Lice ele geçiriliyordu. bölgede olduğu gibi... kimi sürgüne gönderildi. Sırasıyla hepsini okula . Anneleri Hatun. Lice beylerinden Hakkı ve Hüseyin at üstünde hemşehrilerine gülüm-süyorlardı. Hayriye de. Ancak ona hep Beco dediler. Lice'de de korkunun hakim olmasına neden oldu. Kimi asıldı. başkent Ankara'ya bağlılık yarışına girişti.

arkadaşlarının ona sık sık "dönme" demeleriydi. 1964/65 öğrenim yılında ilkokulu bitirdi. Ancak. Lice'de okula giden öğrenci sayısı oldukça fazlaydı. Behçet. bölgedeki kültürün bir parçasıydı. Diyarbakır Bağlar Ortaokulu'nun ikinci sınıfından devam etti. Arkadaşı Nevzat'ı.. Behçet'ten umutluydu. Öğrenimine.. Onun doğduğu toplum. ağabeylerinin ve ablasının okuduğu Gazi ilkokuluna 1959 yılında dokuz yaşında başladı. Okuyacaktı. korkulan ve saygı duyulan biri olmak istiyordu. Okulu sevdi. Tavırları değişmişti. "Dönme" olarak tanınmaktan nefret ediyordu. "kazara vurdum" diye ifade verdi.. Şanslıydı. On Korkusuz Adam ve Kara Şahin filmlerinin etkisinden günlerce kurtulamamıştı. Behçet. Bu nedenle devlet ilçeye bir de ortaokul binası yapmıştı. Çünkü hiç başarılı değillerdi. Dağların Kurdu Koçero. Kendinden beş yaş büyük Nevzat Hocaoğlu'nu. Ders yılının ikinci yarısında naklini tekrar Lice'ye yaptırdılar.gönderdi. sonra okumayı ve saymayı öğrendi. Ergenlik çağına gelen Behçet. tabancayla vurarak öldürdü. Bir tek tutkusu vardı: Silah. Yılmadı. henüz ortao-kul birinci sınıf öğrencisi iken. Yılmaz Güney gibi yürüyor. İlk "fırsatı" 15 yaşında yakaladı. 1965 yılında gerçekleşen bu olayın gerçek nedeni bilinemedi. zayıflığı ve savunmasızlığı bağışlamıyordu!...... onun gibi bakıyordu. 1966 yılında çıkarılan af ile özgürlüğüne kavuşÖldürdüğü kişinin yakınları. her türlü hakaretin öcünü alabilecek kuvvette biri oluğunu. Reşit Cantürk. Diğer çocuklarını ortaokula yazdırmamıştı. 15 yaşında ispatlamıştı. Diyarbakır'da fazla kalmadı. "Güvenlik nedeniyle" akrabalarının yanına Diyarbakır'a gönderildi.. kendisine "dönme" dediği için mi öldürmüştü? Mahkemede.. . Artık bir cinayeti vardı! Behçet. oğlu Behçet'i ortaokula kaydettirdi. Üstelik aileler çocuklarının okumasını istiyorlardı. okuldan soğumaya başlamıştı.. Behçet'ten intikam alabilirdi.. YILMAZ GÜNEY HAYRANLIĞI Yılmaz Güney'e hayrandı. Önce Türkçeyi.. Kamalı Zeybek. Bireysel şiddet yoluyla "onur" kazanmak. Sevmediği. Arkadaşları konuşmalarına dikkat etmeliydi.

Tutuklanacak kişiler arasında. Gıyasettin Fidan. Abdülbaki Cantürk. Ramazan ve Mehmet Han Gelirakan ise yaralanmıştı. Liceliler. Kızgın CHP'liler arasında Cantürkler de vardı. Ramazan Alacabayır. dağa kaçan dokuz kişiden biriydi. Babası Resife yalvarıyordu. Lice'de lise yoktu. O. Körtükler'den Halim Aydın vurularak öldürülmüştü. Sonuçta korkulan oluyor: Silahlar patlıyor. Cantürkler'den. aileden bu dokuz kişinin teslim olmasına razı olmamışlardı. dağlara çıkmıştı. Gıyasettin Deniz. Behçet Cantürk. Lice Cumhuriyet Savcılığı. Cantürkler de. .. Halit Mısırlıoğlu'nu kontenjana koyması. Dokuz kişi teslim olmadı. İlk günlerde Cantürkler'in evlerine sık sık baskın yapan jandarmalar da artık gelmemeye başlamıştı. Nadir Vuran. Mehmet Özsucu. Fırsattan yararlanan AP'li Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Refet Sezgin. liseye göndermesin diye. lise öğrencisi Behçet Cantürk de vardı. Zaten başlarında yeni bir bela vardı. Diyarbakırlı bazı CHP'liler partiye oy vermeyeceklerini söylüyorlardı. Hanifi Vuran. Küçük bir çete kurmuşlardı! Kan davasının sadece Behçet'e bir yaran olmuştu. Behçet Cantürk firar edip. Halit Mısırlıoğlu taraftan Körtükler. 100 kişilik partili grubuyla Cantürkler ziyaret etmek için Lice'ye gelmişti.. Halim Alacabayır. CHP'nin. Sıddık Deniz. dağdakiler de yaşamlarından memnundular. 1969 genel seçimleri öncesi Diyarbakır'da liste belirlemesi yüzünden tartışmalar çıkmıştı. Babası onu dinlemiyordu. Süleyman Özkalkan. Dağa çıkan. 1969 yılında Bingöl Lisesi'ne kaydedildi. Gerginlik tırmanmış ve tetiklere basılmıştı. onlarla sohbet etmelerine çok bozulmuşlardı. "Güvenli olmaz" diye vazgeçtiler. Abdullah Cantürk ve Halim Karagöz'e. Körtük aşireti ile araları çok kötüydü. tutuklama karan olmadığı halde. Cindi Hanezay. Nadir Harman. çocukları içinde en zeki olanı Behçet'ti. Cantürkler. Behçet'i yine Diyarbakır'daki akrabaların yanma göndermeyi düşündüler. Güçsüz duruma düşen aileye Körtükler saldırabilirlerdi. Okumak istemiyordu. bu partiyi Diyarbakır'da ikiye bölmüştü. hiç sınıfta kalmadan 1968 yılında bitirdi. okuyup büyük adam olacaktı. "güvenlikleri için". Yıllarca sürecek bu kan davasının başlama nedeni siyasiydi. Mehmet Taşkaya. her an silahların patlamasından endişe ediyorlardı. Cantürkler'in AP'lileri evlerinde kabul edip.Ortaokulu. "Bingöl'deki akrabaların yanında emniyette olur" diye düşündüler.47 kişi hakkında tutuklama kararı çıkardı. 19 yaşında okulu bırakıp. Osman Hanezay ve Mehmet Fidan da katılmışlardı.

güvenlik için Sabit'in yanına Behçet'i verdiler. Bu olay nedeniyle de. 21 Şubat günü Lice'nin kenar mahallelerinden birinde. Cantürkler paralarını vermiyorlardı. Artık ilçeye ziyarete bile gelmeye başlamışlardı. 21 Şubat'taki olay nedeniyle cezaevinde bulunan ağabeyi Azet Cantürk'ü ziyaret etmek istiyordu. silahlar konuşunca dağdaki ekibin bir bölümü teslim oldu. Grup arasında ihtilaf çıkıp. jandarmaların dur ihtarına uymayan Cantürkler'in en küçüğü 13 yaşındaki Tank Cantürk canından oldu. Suriye'ye afyon götürüyorlardı. Hayat. 21 Şubat 1971 gününe kadar sakin sürdü. . Ancak Behçet Cantürk'ün pes etmeye niyeti yoktu. 7. Diyarbakır ikinci Ağır Ceza Mahkemesi.Dağda bulunan firariler boş durmuyorlardı. Silah seslerini duyan aileler olay yerine koştular.65 mm çaplı Astra tabanca ile Fahrettin Bakır'ı öldüren Sabit Cantürk de. Amca çocukları Gıyasettin Deniz ile Sıddık Deniz afyon paralan yüzünden. Sabit Cantürk'ün Lice'ye geldiği. İzmir Narlıdere'de askerliğini yapan Sabit Cantürk izine gelmişti. Cantürkler. Abdülbaki Cantürk ve Behçet Cantürk'e sitem etmeye başladılar. Sık sık öksürük nöbetlerine tutulan Mekkareci Reşit vereme yenik düşmüştü. Behçet Cantürk hakkında üçüncü kez yakalama emri çıkarıldı. Cantürklerin tabancalarından çıkan mermilerin ilk hedefi Gıyasettin Deniz oldu. "kanını yerde bırakmak istemeyen" Deniz ailesi. Olayın daha da büyümemesi için jandarmalar havaya ateş açtılar. Deniz ailesi tarafından öğrenilmişti. Cantürk ve Deniz ailesinden toplam 10 kişi hakkında tutuklama karan verdi. Suç ortakları arasındaki gerilim fazla uzun sürmedi. Cantürkler ile Denizler silahlı çatışmaya girdiler. Üstelik olay unutulmuş görünüyordu. 1971 yılı Cantürkler için hiç de iyi geçmiyordu. Güzel de para kazanıyorlardı. Bu arada. kardeşi Behçet'le birlikte dağların yolunu tuttu. Çatışma çıktı. Mayıs'ta babaları Reşit Cantürk'ü yitirdiler. Sabit ve Behçet kardeşlere pusu kurdular. İran'a. Aile büyüklerinin tahminleri doğru çıktı. Şubat ayında kardeşleri Tarık'ı kaybetmişlerdi. ÇETE BÖLÜNÜYOR Dağdaki grup arasında ikilik çıkmıştı. 13 Eylül 1971. Gıyasettin Deniz'in. İki kişinin ölümüyle sonuçlanan bu olayla ilgili olarak. Bu 10 kişiden biri yine Behçet Cantürk'tü.

10 kilo eroin sağlarken. Türkiye önemli bir döviz kapısını kapatıyordu. John Cuzacks. 1970'de 63 ve 1971 yılında da 149 ton afyon satmışlardı. Hastalığı kolay atlattı. Burma) yetiyordu. 1968'de 125 ton. şöyle diyordu: "Amerika'da tüketilen eroinin yüzde 80'i ülkemize Fransa'dan sokulmaktadır. galip çıkanın yanında olmak.. İran. Vietnam Savaşı'ndan dönen askerlerinin ve hayata yabancılaşan gençliğinin neden uyuşturucu kullandığıyla değil. . ailelerinin can güvenliklerini sağlayabilirlerdi. Sürekli saklanmak ve kaçmak zorunda kalmışlardı. Ayrıca. Anadolu'da üretilen afyon. Diğer ülkeler 100 kilo afyondan. Türkiye'ye karşı yıpratma savaşı başlatıldı. bu kez Türkiye haşhaş ekimini yasaklıyordu. Altın Hilal (İran. Amerika'nın gücü.15 kilo "ürün" elde ediliyordu. hem de uyuşturucu piyasasında çok iyi para ediyor. galip her zaman güçlüydü ve korkusuzdu. Türkiye. kapış kapış gidiyordu. Bu eroinler ise Türkiye'deki haşhaş tarlalarından elde edilen afyondan yapılmaktadır. Cezaevlerinden çıkan yakınları. Amerika Birleşik Devletleri'nden gelmişti. 1967'de 119 ton. tehlike sinyalleri Anadolu'ya çok uzak bir yerden. hem dünya ilaç pazarında. ne de afyon kaçakçılarının merkezi. Milyonlarca dolarlık geliri vardı. Bu aileler. Sarılık hastalığına yakalandı. 1969'da 128. 1969 yılında topraklarında haşhaş tarımının tekrar yapılmasına izin vermişti.. Ancak şans yine ondan yanaydı. ne "eroinin başkenti" Marsilya'daki eroin laboratuvarlarının yok edilmesine. Çünkü. Afyon üretiminde dünya üçüncüsüydü... Üstelik "işler" de karışmıştı. Amerikan Narkotik Büro şefi M. Tayland. Türk afyonundan. kendisine "koşulsuz bağlı müttefiki" ile uğraşıyordu. Afganistan) ve Altın Üçgen'e (Laos. 13. Behçet Cantürk umutlandı. Pakistan. Türkiye'de haşhaş ekimi yasaklanmalıydı! Amerika kamuoyunda Türkiye aleyhtarı bir hava oluşturuldu. çatışmalardan zaferle çıkanın yanındaydı. "Esmer altın" afyon için. Önce afyon ekilen illerin sayısı azaltıldı. HAŞHAŞ EKİMİ YASAKLANIYOR Behçet Cantürk'ün tabancasından çıkan mermiler kaç kişinin yaşamına son vermişti? Bu cinayetleri niçin işlemişti? Bu soruların önemi yoktu! Doğu toplumlarının geleneği değil miydi: Çatışmaların gerçek nedenleri üzerinde durulmaksızın. Amerika'nın isteğine karşı koyamıyordu.. 12 Mart askeri darbesi nedeniyle sıkıyönetim ilan edilmişti. Türk afyonu çok kaliteliydi. 90 bin aile haşhaş ekimi ile geçiniyordu. Teslim olan Cantürkler yargılamalar sonucu beraat etmeye başladılar." Yani.Aksilikler Behçet Cantürk'ün yakasını bir türlü bırakmıyordu. Toprak Mahsûlleri Ofisi'ne. Halk.. Amerika. Jandarmalar dağlarda kendilerine rahat vermiyorlardı. İlginçtir.

Denizli. Evde bulunan Behçet ve Sabit'i kelepçeleyip götürdüler. buğday tenli. 6 yıl 8 aya mahkûm oldu. "Amerikan gençliğini uyuşturucudan koruma" propagandasıydı. 1970'de bu sayı 7 ile sınırlandırıldı. Maliye Bakanı Mesut Erez Kü-tahyalı'ydı. Önemli olan Nixon'a seçim kazandıracak bir şovdu!." Başbakan Demirel Ispartalı. Beco'nun sesini duyan Liceliler.1961'de ekim yapılan il sayısı 35 iken. Öte yandan. Başbakan Demirel. onu cezaevinde de buluyordu. Yaşlı bir mahkûmun ölümü isyana dönüşmüştü.80 boyundaki. "iki arada bir derede kalmıştı. Cezaevinin müdürü olayların bastırılması için Behçet Cantürk'ten yardım istedi. dünyada gitgide yayılan eroin tutkusunu azaltmadı. Plan yapıldı. Amerika'da seçimler yaklaşıyordu. yasaklamaya karşı direniyordu. Kütahya.. Türkiye'de afyon üretiminin yasaklanması. Behçet Cantürk. Başkan Ni-xon'ın tek umudu. Ali oğlu Fahrettin Bakır'ın ölümü ile sonuçlanan olayda Behçet Cantürk'ün suçlu olduğunu gösteren bir belge yoktu. Anadolu'nun binlerce yıllık geleneksel bitkisi afyonun ekimini yasaklayan karan ilan etti. Behçet Cantürk. cezaevinde duruma el koydular. aynı zamanda AP'nin oy depo-suydu. Ancak Diyarbakır Cezaevi'ndeki havanın sıcaklığı mevsimden kaynaklanmıyordu. Olaylar Behçet'in peşini bırakmıyor. Önce durum Lice İlçe Jandarma Komutanı Cafer Bay'a anlatıldı. Şansı hep yanındaydı. Sabit Cantürk'se. jandarmalar sessizce Cantürkler'in evine geldiler. Kan dökülmesi an meselesiydi. Ancak bunun ne önemi vardı. 9 ay 10 gün sonra karara vardı. .. siyah gözlü genç adam cezaevinin önemli konuklarından biri olmuştu. 29 Aralık 1971 gecesi. En çok haşhaş üretilen İsparta. 15 Ocak 1972 tarihinde cezaevine gönderildi. 1972 yazının sıcağı her yanı kasıp kavuruyordu. Ve 12 Mart askeri darbesinin Başbakanı Nihat Erim.. TESLİM OLUYOR Cantürk aile meclisi toplandı. Afyon. Kuşkusuz. Diyarbakır İkinci Ağır Ceza Mahkemesi. Çevresinde Liceliler pervane oluyordu. İsyan bastırıldı. Sorgulaması bitip mahkemeye çıkarılan Behçet ve Sabit Cantürk. Demirel. kardeşi Sabit ile birlikte teslim olacaktı. hoparlörden herkesi sakin olmaya çağırdı. Sadece yakalandıkları duyulacaktı.. Cezaevi onun için iyi bir okul oldu. Başbakan Süleyman Demirel'e yoğun baskılar vardı.. Uşak ve Burdur illeri. Çünkü cezaevinde bulunan tutuklu ve mahkûmların büyük bir bölümü Lice'liydi. 1.. Başta Diyarbakır olmak üzere bölgenin önde gelen "tüccarlarıyla" tanışma fırsatını buldu. Halim Aydın ile Gıyasettin Deniz'in ölümleri ile sonuçlanan olayların davaları ise sürüyordu. Tek istekleri vardı Cantürkler'in: Çocuklarının teslim olduğunu kimse duymayacaktı.

Delidere ailesi.İstanbul'a yolcu taşımaya başladı. Behçet Cantürk teklifi kabul etti. Diyarbakır-Erzurum arası yolcu taşıyorlardı. 23 yaşındaki Behçet Cantürk otobüs işini çok sevdi. Avrupa'ya paketler halinde. daha "içerideydiler. Birgün atlayıp Erzurum'a gitti. 1973 yılında iki mutluluğu bir arada yaşadı..Erdem çiftinin bir oğulları oldu. 1973 yılında cezaevinden çıktığında. Akan Otobüs İşletmesi'nin üçüncü ortağı oldu.. Lice'de "nakliyatçılık" o kadar yaygınlaşmıştı ki. "posta posta" mal gidiyordu!. dosyaları düştü.. Girişimciydi.. Sadece Cantürkler değildi otobüs işine girenler. Dadaş Tu-rizm'in sahibi Bünyamin Bey'le anlaştı.16 Ekim 1973 tarihinde nakti kefaletle serbest bırakıldı.. Laçin ailesi ile birlikte Hazar Turizm Seyahat Acentası'nı kurdular. O şirketin de Diyarbakır şubesini aldı. Diyarbakır. Canpolat ailesi ve Erşenel ailesi. İkna etti. hem de bozulan işlerini sevk ve idare etmesini istediler. Arkasından.. firmalarına hem ortak olmasını.. . Cantürk ailesi ona uygun bir kız bulmuştu: Amcası Hüseyin'in oğlu Zeynel Cantürk'ün kızı Erdem. Cezaevinden çıkar çıkmaz görücü usulüyle. Diyarbakır'a. Şanlıurfa ve Adana'ya seferler düzenlemeye başladı. Otobüs şirketleri. PTT müdürü bile bu işlere girmişti. 26 Nisan'da "1974 affı" çıktı. Ayrıldılar. Akan Otobüs İşletmesi sahipleri İhsan Güzel ve Yılmaz Turgut Uğur. Dadaş Turizm'in şubesini açtı. Ekmekçi ailesi.. Kayseri üzerinden Ankara. Adana'ya gidip Gazanfer Bilge'yi buldu." Behçet Cantürk'ten. Hırslıydı. Bu nedenle kendi otobüslerini Erzurum'dan kesip Malatya güzergâhına gönderdi. Katırlar yerlerini motorlu taşıtlara bırakıyordu. O yıllarda "mekkarecilik" artık tarihe karışıyordu. Zeynel Cantürk'ün diğer kızı Süreyya'yı ise ağabeyi Nizamettin'e münasip görmüşlerdi. Gaziantep. Elazığ'da yeni kurulan Murat Turizm Otobüs firmasının yetkilileri ile anlaştı. MEKKARECİLİK TARİHE KARIŞIYOR Behçet 'Cantürk. Hemen kolları sıvadı.Elazığ. Ancak Gazanfer Bilge ile hep ihtilafa düştü. Çalışkandı.. Özdiyar-bakır firmasına otobüs vererek ortak oldular. 9 ay 10 gün sonra Behçet. otobüs alıp Kamil Koç firması ile birlikte çalışmaya başladı. resmi nikâhla evlendi. Adını Mehmet koydular. Diyarbakır Cezaevi'ndeki "koğuş ağalığı" nın sonucunu kısa zamanda gördü. Liceli bazı aileler arka arkaya otobüs alıp şirketlere ortak oluyorlardı.

Licelilere yardım göndermeyerek. dağ yamacında kurulu olduğu için daha önce. "hükümetin manevi şahsiyetini alenen . Karısını. Aydın Ergün.. Lice'deki evler. * Kürdistan Ulusal Kurtuluşçuları (KUK). İGD'yi tem-silen girdi. Lice'nin bir kısmı çadırda. LİCE YÜRÜYÜŞÜ 8 şiddetindeki depremde.Diyarbakır yürüyüşünü organize edenler hakkında. Tahsin Erdoğan. bir kısmı battaniyelerle kışı karşılamaya hazırlanıyordu. cezalandırıyordu!" Lice'de bıçak kemiğe dayanmıştı. Behçet Cantürk'e. 35 kişilik yürüyüş komitesine. köylüleri organize etme görevi verildi. Komite görev bölümü yaptı. 20 Kasım 1975 günü yürüyüş yapıldı.. Bu nedenle APMSP ve MHP'den oluşan 1. işçileri. Mekin Balaban ve Abdulbaki Kaymak. kışı düşünmeye başlamıştı. Geniş bir katılım oldu. Yürüyüş kortejinin önünde büyük bir pankart vardı: "Depremden ölenlerin katilleri iktidardır. En acı ayrılığı ise. oğlu Mehmet'i. Behçet Cantürk. Nazif Sanman. Ankara'daki hükümet. aynı yılın 6 Eylül'ünde yaşadı. İlk günlerde yoğun bir biçimde gelen yardımların arkası kısa zamanda kesildi. kaya parçalarının düşmesi ile sık sık yıkılıyordu. Protesto yürüyüşünü dört örgüt organize ediyordu : * İlerici Gençler Derneği (İGD). * Kürdistan Kurtuluş Partisi (Rızgari). 8 bin 159 konut ve bina yıkılmıştı. ağabeyi Abdülbaki'yi ve 15 yakın akrabasını Lice depreminde kaybetti. O günlerde bir dedikodu kulaktan kulağa yayılıyordu: "Lice halkı solcuydu. Aziz Akşahin. Dünyanın her tarafından gelen yardımlar ilçeye gönderiliyordu. Deprem yardımlarının yetersizliğini protesto etmek için Lice'den Diyarbakır'a yürüme fikri ortaya atıldı. Resul Gelirakar. Ancak bu kez evleri dağ yutmuştu! Deprem Lice'yi yok etmişti. Liceli acısını unutmuş. 2 bin 385 kişi yaşamını yitirmişti. Lice.1975 yılında bir ayrılığı da ortaklarıyla oldu. MC hükümeti. Türkiye yasa bürünmüştü. Osman Ağın örgütleyecekti.. Kış yaklaşıyordu. gençliği. Evlerinin yeniden inşası için Başkent'ten yardım istiyordu." Katılımcılar sık sık "Kahrolsun İktidar" diye slogan atıyorlardı. Liceli'nin çığlığını duymuyordu.. * Özgürlük Yolu (Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi). Yürüyüşe katılımın fazla olması için öğretmenleri.

merkezi bir Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) kurulması çalışmalarını başlattı. * 13 Şubat 1961: Türkiye İşçi Partisi kuruldu. "siyasallaşmasının" nedenini öğrenebilmek için..tahkir ve tezyif etmekten dava açıldı. Kürtlerden büyük destek gördü. Behçet Cantürk'ün. Sait Kır-mızıtoprak'ın bulunduğu Kürtler. Sait Elçi.KDP'yi illegal olarak kurdular. Suriye ve Türkiye topraklarında faaliyet gösterecek. . TİP'in "ırgatlar ve marabalar"ın partisi olduğunu açıklaması. sekreterya görevini yürütecekti. Kürt aydınlarının da partisi olmuştu. yakın ta-rihdeki siyasi gelişmelere bakmak gerekiyor : * 14 Mayıs 1950: Demokrat Parti. Nurettin Yılmaz ve Cezmi Balkaş'ın da içinde bulunduğu "49'lar" olarak bilinen Kürt aydınları yargılandı. Naci Kut lay. "devletin Lice depremine karşı umursamaz tutumu" olarak açıklanabilir mi? Kuşkusuz hayır. * l Haziran 1960: 485 Kürt gözaltına alınarak Sivas'ta bir kampa getirildi. Mahkeme. Musa Anter. TİP"in genel sekreterliğine kadar yükselmişti. yıllar sonra yeniden toplumsal mücadele sahnesine çıkıyorlardı. Dava açılanlar arasında Behçet Cantürk yoktu. Sorunu ifade edebilecekleri tek platform olarak Türkiye İşçi Partisi'ni görüyorlardı. 485 kişiden. * 12 Mart 1971: Askerler yönetime el koydu. Irak'ta kurulacak KDP. Türkiye. Liceli Tarık Ziya Ekinci. Emin Kotan." aksine kendi ulusal kimliklerini gizlemeksizin Kürt sorununu dile getirmeye başlamışlardı. İran. TİP. Aralarında Faik Bucak.. * 14 Mayıs 1969: Çoğunluğunu üniversiteli Kürt öğrencilerinin oluşturduğu Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO) kuruldu. Batı Anadolu'ya iki yıllık sürgüne gönderildi. Behçet Cantürk'ün yürüyüş tertip komitesinde yer almasının. * 24 Ocak 1965: Mustafa Barzani ve Celal Talabani. TİP'in miting yaptığı 12 miting merkezinden biri Lice'ydi (24 Ağustos 1969). Ömer Turan. Sait Elçi.69: TİP iki yıl boyunca "Doğu mitingleri" düzenledi. * 27 Mayıs 1960: Silahlı kuvvetler yönetime el koydu. Kürtlerin de büyük desteğini alarak seçimleri kazandı. ilk örgütsel faaliyetlerde bulunmasının nedeni. * 19 Ekim 1960: Sürgün Yasası çıkartılarak. Yaşar Kaya. * 1967. Geleneksel yapının çatırdamaya başladığı Kürt toplumunda. Kürtler. * 22 Eylül 1959: Aralarında Ziya Şerefhanoğlu. Medet Serhat. rekor bir sürede. 55 ağa ve aşiret ileri geleni. İsyanların bastırılmasından sonra. Canip Yıldırım. "güvenilir olmanın koşulu olarak" okullara gönderilen Kürt çocuklarının bir bölümü "asimile olmamış. Irak. on yıl sonra 17 Ocak 1985 tarihinde kararını verdi: Beraat.

* 20 Temmuz 1971: TİP 4'üncü kongresinde, "Türkiye'nin Doğu'sunda Kürt halkı yaşamaktadır. Kürt halkı üzerinde baştan beri, hakim sınıfların, faşist iktidarların, zaman zaman kanlızulüm hareketleri niteliğine bürünen, baskı, terör ve asimilasyon politikası uygulanmıştır" diye karar alması, partinin askerler tarafından kapatılmasına neden oldu. * Nisan 1973: Ankara'da Abdullah Öcalan ve arkadaşları, Kürt sosyalistlerinin ayrı örgütlenmesini savunan ayrı bir grup oluşturmaya başladılar. * 28 Kasım 1974: Kürt öğrencileri, kapatılan DDKO yerine, Devrimci Demokratik Kültür Dernekleri'ni (DDKD) kurdular. DDKO tutuklamaları sırasında yurtdışına kaçan Kemal Bur-kay, "74 affı" ile tekrar Türkiye'ye döndü. Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi'ni kurdu. 1975 Haziran ayında Özgürlük Yolu adlı dergiyi çıkardı. Tıpkı Türkiye sosyalistleri gibi, Kürtler de, 70'li yıllarda hızlı bir bölünme sürecine girdiler. Kürtlerin örgütleri şunlardı: Rızgari, Kawa, KİP (daha sonra adını PPKK olarak değiştirdi), KUK, Denge Kawa, Tekoşin, Ala Rızgari, UKO (sonra PKK ismini aldı), KUK- SE, Kürdistan Halk Partisi, Pekanin... AĞALIK BEHÇET'TE Babaları Reşit ölünce, Cantürkler'in başına Abdülbaki geçmişti. Cantürkler, Lice depreminde ağabeylerini kaybedince, ailenin başına hiç tartışmasız Behçet Cantürk'ü getirdiler. Doğu toplumlarında, aile içinde hiyerarşi nasıl kurulmuş olursa olsun, en güçlü olanın üstünlüğü belirleyici oluyordu. En güçlü olan; en yaşlı aile bireyi olduğu gibi, en saldırgan ve istekli kişi de olabiliyordu. "Ağalık" için, yalnızca düşmanlarım ortadan kaldıran, güçlü ve yetenekli biri olmak yetmiyordu. Ayni zamanda herkesin babası, ağabeyi, koruyucusu, danışmanı olabilmek ve bir otorite simgesi de olmak gerekiyordu. Alçakgönüllü bir tavırla konuşan ve dinleyen, kudretini gizleyen biri olmalıydı. Yönetme sanatını bilmeliydi. Ailesine kol kanat germeliydi... Behçet Cantürk'te bu özellikler vardı... . Önce evlendi. Lice depreminde eşi ve oğlunu kaybedince, "bir daha evlenmeyeceğim" diye yemin etmişti. 5 ay sonra evlendi. Aziz- Dilber kızı, 15 Nisan 1956 doğumlu Hidayet Kaşan hemşehrisiydi. Okuma- yazması yoktu. Behçet Cantürk ikinci eşiyle görücü usulüyle evlendi. Resmi nikâh yapmadı. Hasımlarından ailesini korumak ve onların geçimlerini sağlamak için askerlik işini halletti. Para karşılığı Konya Askeri Hastanesi'nden çürük raporu aldı!

Askerlik sorunu ortadan kalkınca, bütün gücüyle tekrar ticarete atıldı. Otobüs firması ortaklığından ayrıldığı dönemde, kendine yeni bir iş alanı daha bulmuştu: Lice çevresindeki tütün ürününü köylüden peşin parayla alıp Tekel'e satıyordu. Ancak dikili alanlar da depremden nasiplerini almışlardı. Tütün ticaretini bıraktı. Yılmadı. Deprem konutlarının yapımı işine girdi. Kardeşleri Nizamettin, Sabit ve Azet'i de yanına aldı. Önce taşeronluk yaptılar. Müteahhit Maksut Yıldız'dan 250 konutluk bir iş aldılar. Aynı yıl bitirdiler. Behçet Cantürk, tek başına müteahhitlik yapabilecek karneye sahip oldu. 1976 yılında, Lice PTT binasının yapımını teklif usulü ile aldı. Aynı yıl, ilçesine yapılacak 1600 konutun altyapı inşaatlarının ihalesini kazandı. Hepsini bir yılda bitirdi. Lice depremi, Cantürkler için çok trajik olmuştu. Yakınlarım, evlerim ve işyerleri kaybetmişlerdi. Fakat bir yıl sonra "deprem nedeniyle" para kazanmaya başlamışlardı! Behçet Cantürk, 1976 yılında, Lice'ye bağlı, Oyuklu Köyü' nün 110, Kabakaya Köyü'nün 200 konutluk inşaat ihalesini aldı. Bir yıl içinde 310 prefabrik ev yapıp teslim etti. Ankaralı Murtaza Dinçer'le, Lice'nin kanalizasyonu, Laz Osman'la (Osman Kılıç), Lice'nin adliye binası inşaatlarını yaptı. TEYZELERİYLE TANIŞIYOR! 1976 yılı, Behçet Cantürk için oldukça hareketli geçiyordu. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nden 2 yıl süreli turist pasaportu aldı. Bir yıl sonra Diyarbakırlı müteahhit Yaşar Benice ve Diyarbakır Afet İşleri Bölge Müdürü Göksel Öztürk ile birlikte, Yaşar Benice'nin Mercedes otomobiliyle Suriye'ye gitti. Nusaybin Hudut Kapısı'ndan çıkarak Suriye'nin Kamışlı ilçesine ulaştı. İki teyzesi Suriye'ye göçmüştü. Anneannesi İncik Demirciyan'dan teyzesi Süslü Nalbant-çı'nın telefonunu almıştı. Kaldığı otelden teyzesini aradı. Süs-lü'nün kocası Samo (Samuel Nalbantçı) gelip Behçet Cantürk'ü evine götürdü. Burada Behçet Cantürk'ü bir sürpriz bekliyordu. Evde, yine Kamışlı'da oturan bir diğer teyzesi Şato Palancıyan vardı. Odada duygusal bir hava oluştu. Çünkü Behçet Cantürk, teyzesi Sato'yu ilk kez görüyordu. Birkaç dakika kimse konuşmadı. Söze, Sato'nun taksi şoförlüğü yapan kocası Garo Palancıyan başladı. Depremi duyduklarında çok üzüldüklerini söyleyip. geçmiş olsun dileğinde bulundu.

Sonra Behçet Cantürk'e yeğenlerini tanıştırdı. Kamışlı'da ilk gecelerini, arkadaşları otelde, kendisi teyzesinin evinde geçirdi. Ertesi gün karayolu ile Halep'e hareket ettiler. Ekibe teyzesinin eşi Samo da katılmıştı. Ancak Samo'nun Halep'te özel işleri vardı. Halep'te iki gün kalıp Şam'a gittiler. Hediyeler aldılar. Behçet Cantürk, sedef bir tavla aldı. Burada iki gün kalıp, Ürdün'ün başkenti Amman'a geçtiler. Dönerken Kamışlı'ya uğrayıp, teyzelerinde yemek yeyip Türkiye'ye döndüler. İŞLER BÜYÜYOR Van depremi de, Cantürkler'e yeni iş alanları yarattı. Teklif usulü ile iş aldılar. Van- ErcişKozluca köyler grubundan 210 konut ve Van- Muradiye- Çaldıran grubundan 450 konutluk inşaat ihalesi aldı. Behçet Cantürk, kazandığı paralarla, 1975 yılında Lice Seyran Tepe'de 400 metrekarelik arsa ile, 1976 yılında Diyarbakır merkezde ortaklarıyla birlikte bir işhanı satın aldı. Daha sonra ortakları; Kazım Kalkan, Kamil Dakman, akrabası Mehmet Han Kozat, kardeşleri Nizamettin, Sabit ve Azet'in ortaklık paylarını da satın alarak, işhanının tek başına sahibi oldu. Adını "Cantürk İşhanı" koydu. İnşaatlarda kullanmak üzere, 3 adet BMC marka damperli kamyon, l adet Ford marka kamyon, 2 adet Fergison marka traktör ve 2 adet Mercedes otomobil satın aldı. Yatırım yapmaktan hiç çekinmiyordu. Ortak inşaat yaptıkları Trabzonlu müteahhit Mustafa Çelik ile birlikte istihkaklarını almak için Ankara'ya gittiler. Ankara Gençlik Parkı karşısındaki İller Oteli'ni bir yıllığına kiraladılar. Toprağı seviyordu. 1977 yılında yine Ankara'da Sincan bölgesinde, yaklaşık 14 dönüm (13750 m2) yer ve 1978'de Diyarbakır merkez Kaynarca Köyü'nden 44 dönümlük toprak aldı. 1978 yılında kardeşleri Nizamettin ve Azet'le birlikte Diyarbakır Demir Oteli'ni Mehmet Demir'den satın aldı. Burada ilginç bir rastlantıdan bahsetmek gerekiyor. İtalya'da, hükümet kuruluşu olan "AntiMafya Komisyonu" nun yaptığı bir araştırmaya göre, İtalyan mafyası sermaye birikimini inşaat sektöründen sağlamıştı!.. SİLAH KAÇAKÇILIĞI Anadolu, 1972'den sonra, haşhaş üretiminde önceleri sahip olduğu merkezi önemi zamanla yitirdi. Dünyadaki büyük artışa rağmen, Türkiye'de yasadışı üretim ve pazarlamada büyük düşüş yaşandı. Bu nedenle kaçakçılık zorunlu olarak şekil değiştirdi. Uyuşturucunun yerini silah aldı! Kaçakçılığın güzergâhı da değişti. Eskiden Doğu'dan Batı'ya gidiyordu. Bu kez Batı'dan Doğu'ya mal sevkıyatı yapılmaya başlandı. Genellikle Bulgaristan'dan Karadeniz kıyılarına getirilen silahlar, Türkiye üzerinden

Irak, İran ve Suriye'ye gönderiliyordu. Silahların bir bölümü de Türkiye " iç pazarında" alıcı buluyordu. Ancak asıl büyük piyasa, İran ve Irak'tı. İran'da Şah aleyhtarı gösteriler zamanla yerini silahlı çatışmalara bırakmıştı. İran halkı silahlanıyordu. Irak'ta silahların alıcısı Kürt gruplardı. Suriye'de ise, silahın bir bölümü radikal İslamcılara, bir diğer bölümü de Filistinlilere gidiyordu. Ortadoğu kaynıyordu. Ve silahlar "peynir ekmek gibi gidiyordu!" "Nakliyecilik" olur da, Liceliler olmaz mı? Silah kaçakçılığını önceleri "parası az" diye küçümsemişler-di. Ancak Ortadoğu'daki gelişmeler sonucu silahın değeri artıp, sevkıyat fazlalaşınca bu işe de girdiler. Önce küçük çapta iş yaptılar. Lice depremi sonrasında, inşaat yapmaya gelen Karadenizli müteahhitlerin yardımıyla, "Karadeniz Mafyası" ile tanıştılar. Büyük sevkıyatlara girdiler. Behçet Cantürk, kardeşleriyle birlikte bir yandan müteahhitlik yaparken, diğer yandan silah kaçakçılığı işlerine "hisseli" olarak girmeye başladı. Yani doğrudan işin içine girmiyor, belli bir oranda para veriyordu. Sonuçta hissesine düşen kân alıyordu. Malın yakalanma riski vardı. Bu nedenle kaçakçılar, "hisseye yazılan" adamların güvenilir olmasına dikkat ediyorlardı. Mal yakalanınca "hisse sahibinin" de parası gidiyordu. Örneğin, 5 Mayıs 1977 tarihinde Diyarbakır- Silvan yolu üzerinde Süleyman Kökarar yönetimindeki Fiat marka bir kamyonda patates ve ev eşyaları arasında (300 bin adet 7.65 Geco marka mermi, 9 bin adet 38 kalibre Smith Wesson mermi, 190 adet 7.65 Lama marka tabanca, 70 adet Belçika 14'lü tabanca, 50 adet Arjantin 14'lü tabanca ve 18 adet Ünik Fransız onlusu) ele geçirildi. Silah işinde Behçet Cantürk'ün de hissesi vardı. 5 milyon TL kaybetti. (1977 yılında, l dolar 19 TL idi.) Ancak bir sonraki, 7 bin adet Lama marka tabanca sevkıyatında 10 milyon TL kazandı. Zararını çıkarıp kâra bile geçmişti! Cantürkler iyi para kazanmaya başlamışlardı. Ancak Behçet Cantürk dışındaki kardeşler huzursuzdu. Çünkü ailenin lideri, kazanılan parayı adil bölüştürmüyordu. Yüzde 80'ini kendine lıyor; kalan yüzde 20'yi üç kardeşine pay ediyordu. Behçet Cantürk, "egoist" olmakla suçlanıyordu. Daha fazla tatsızlık Çıkmaması için ortaklığı dağıttılar. Azet Cantürk'e, Diyarbakır'da beyaz eşya satan bir mağaza açtılar. Sonny, Philips, Grundig'in bölge bayiliğini aldılar. Sabit Cantürk'e, Demir Oteli'nin işletilmesi görevini verdiler. Ancak Nizamettin Cantürk, öz kardeşini yalnız bırakmadı... DDKD'YE GİRİŞ Behçet Cantürk, hemşehrisi Zerruh Vakıfahmetoğlu'nun teklifi ile Devrimci Demokratik Kültür Dernekleri'ne üye oldu. Liceli, bir tapu müdürünün oğlu olan Zerruh Vakıfahmetoğ-lu, Behçet Cantürk'ün bilinçlenmesinde önemli bir rol oynadı. Zerruh, DDKD İstanbul şubesinin yönetimindeydi. Başında bulunduğu Yönetim Yayınları'ndan çıkan kitap ve broşürleri Behçet Cantürk'e

1978 yılında Lice'de yerel seçim vardı. Benzer bir olay Siverek'te de olmuş. Lice'nin Fis Köyü'nde birinci kongresini yaparak partileşme kararı alıyordu. Genel Sekreteri ise Abdullah Öcalan'dı. Çünkü... Partiya Karkeran Kurdistan (PKK). CHP'li olarak biliniyordu. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk. 600 milyon liralık iş yapabilecek "B grubu müteahhitlik karnesi" vardı. Çünkü hasımları aşiretler. Ulusal Kurtuluş Ordusu. Kürt örgütlerine karşı çıkmak cesaret ve güç istiyordu. Nizamettin Cantürk CHP'den aday oldu. Cantürkler'e karşı birleşmiş. DDKD'ye üye olmuştu. Behçet Cantürk. bu nedenle DDKD'ye üye oluvermişti! Behçet Cantürk. "Apocular" olarak bilinen. Neden. Kürt halkının kurtuluşu otonomi ya da özerklik değil. birleşik ve sosyalist bir Kürdistan "dır" görüşünü savunuyorlardı. Behçet Cantürk müteahhitliğe devam ediyordu.. yaşamım etkileyecek bir başka Kürt örgütünün yanı başına kadar geldiğinden habersizdi. Behçet Cantürk diretti. illegal Türkiye Kürdistan Demokrat Parti'nin yasal organı sayılan DDKD'ye girmişti?. Behçet Cantürk bir yıl sonra demeğe üye oldu. Nizamettin Cantürk çekiniyordu. . ayrı örgütlenmelidir. Artık. Partinin adı. Eylül 1977 tarihinde Diyarbakır'da şube açmıştı. "Kuzey Kürdistan (Doğu ve Güneydoğu Anadolu) Türkiye'nin sö-mürgesidir. 27 Kasım 1978 tarihinde. Türk sosyalistleri ile birlikte değil. bağımsızlıkla sağlanacaktır. Hedef. bağımsız.. Aşiretlerin. silahlı Kürt örgütleri Bucak aşiretini darmadağın etmişlerdi. ekonomik durumu iyi olduğu için. Öte yandan Kürt toplumunun geleneksel yapısı da çatırdı-yordu. üyesi bulunduğu DDKD'ye para yardımında bulunuyordu. İSTANBUL'LA TANIŞIYOR Yıl 1979.. Seçimlerde herhangi bir olay olmadı. Kürt örgütleri karşısında giderek güç kaybettiğini gören Behçet Cantürk. DDKD. Kürt sosyalistleri. Seçimi DDKD adayı Orman Mühendisi Halit Nazmi Balkaş kazandı. Behçet Cantürk. DDKD'nin bağımsız adayını destekleme kararı almışlardı. ağabeyi Nizamettin'in CHP'den Belediye Başkanlığı'na aday olmasını istiyordu.gönderiyordu..

Diyarbakır Şoförler ve Otomobilciler Derne-ği'ne.. bu benlerin kanser belirtisi olabileceğini söylediler. deprem konutlarına yerleştirme sözü verdi. Ben sana adam ve kanal bulurum. Boynundaki benleri aldırdı. Arkadaşları. '79 yılının bir sonbahar günü.. Hepsini. Cizrelioğlu İstanbul'a taşınmış. Hani merkez konut inşaatlarının ihalesini teklif usulüyle aldı. İşyerinde çalıştırdığı Licelilerden yakınmaya başladı. Kulp Narin Köyü. uçağa atlayıp İstanbul'a gittiler. Senin nakilin çok fazla. Ayrıca malların İstanbul'a kadar getirilmesinden de sorumlu olacaktı... boynunun sol tarafında siyah benler çıkmaya başlamıştı. Eğer kabul edersen. yaşamını altüst edecek bir teklifle karşılaştı.. Ancak doktor operasyonu iyi yapamamıştı. Ancak Lice'ye geri dönmek istiyorlardı. . ekmek parası kazanmak için İstanbul'a gelmişlerdi. Korktuğu olmadı. Behçet Cantürk yardımcı olmayı kabul edince. Ertesi gün Liceliler. Yer teslimini "üe almasına rağmen. yapacağımız işten sana da iyi hisse düşer.. Esnaf ve Sanatkârlar Birliği'ne bağlı. Bu arada. Behçet Cantürk İstanbul'da bazı arkadaşlarını ziyaret etti. Depremden sonra. maddi olarak en büyük sensin.. uyuşturucu kaçakçılığıydı! Behçet Cantürk teklifi kabul etti.. Kanser değildi. İş bölümü yapıldı: Bazmorfini Behçet Cantürk temin edecekti. Ne iş yapacağına karar veremiyordu. 6276 sıra numarasıyla üye oldu.Lice ilçesinin Yaprak Köyü.. "bu iş" dediği." Hemşehrisinin. Behçet Cantürk'ü lokalde görünce hemen yanına oturdu. ölünceye kadar hep boynunda taşıdı. Elimizden hiçbir iş gelmiyor. Benlerin izini. Sorun çözüldü. Fiziki görünümüne çok önem veriyordu. Şahin Cizrelioğlu. Behçet Cantürk. O da müteahhitliğe ara verdi. inşaatların yapımı-nı iptal etti.. Behçet Cantürk'ün "huzuruna" getirildiler. Doktora gitti.. Herkesi tek tek dinledi. AP azınlık hükümeti. Cidde Oteli'nden yer ayrılmıştı. Şoförler ve Otomobilciler Derneği lokalinde. Diyarbakırlı işadamı Şahin Cizrelioğlu ile karşılaştı. "Sarı Avni" adını ilk kez duyuyordu.. Liceli işçilerle arasında ihtilaf çıkmıştı. Hemşehrisi. Telaşlandı. Fakat biz bu gurbet ellerinde işsiz dolaşıyoruz. Bu görüşmelerin birinde. Sarıyer'de Altınkum Tesisleri'ni satın almıştı. İlk kez İstanbul'a gelen Behçet Cantürk için. İstanbul'dan malları alacak kişi ise "Sarı Avni" ydi. Behçet Cantürk'e yakınıyordu: "Bizim Lice'de. Behçet Cantürk'ten aracı olmasını istiyordu.

Behçet Cantürk'e ortaklık önerisinin nedeni. "İranlı Ertoşlu Feto'yu bağlamasını" istedi. Biz de yalan. Çay alım yerlerinde eksper olarak çalışıyordu. Döviz bulamıyordu. baz-morfin veya eroinle yapacaktı. biz de çok para kazanım.. İtalyanlar ve Amerikalılar bazmorfin istiyor.. l Ocak 1942'de doğmuştu. Ancak hemşehrisi Mehmet Deniz ile aralarında daha önce kan davası vardı. Ödemeyi dövizle değil. sözümüz senettir. hem de çevrenden yararlanmak istiyoruz. Ancak bu iş için de nakit para ve çevre gerekiyordu. Mehmet'in kardeşi Terzi Cemal'in dükkânından. Silah kaçakçılığı yapıyordu. Silah ve mermilerin ederini dövizle ödüyordu. Bilirsin. . Ancak ikisi de bunu unutmuştu.AVNİ KARADURMUŞ Avni Karadurmuş.Avni Karadurmuş çiftinin." Behçet Cantürk düşündü: Sarı Avni'yi tanımıyordu. Adapazarlı Musa'nın tanıştırdığı Liceli Mehmet Deniz geldi. hemen Diyarbakır'a gelmesini istedi. Aile nüfusunun fazlalığı nedeniyle. Rize'nin Çayeli İlçesi'ne bağlı Yenihisar Köyü'nde. geçim zorluğu çeken Avni Karadurmuş İstanbul'a taşındı. İLK SEVKIYAT '79 Kasım ayının yazdan kalan bir günü: Liceli Mehmet. İki dakika sonra telefona çıkan Feto'dan. Seni bana Mehmet önerdi. Beykoz'daki Gümüşsüyü Sultaniye Üstü 115 no'lu evde yaşamaya başladılar. Hemşehrileri sayesinde kısa zamanda iş alanını belirledi: Kaçakçılık. Sarı Avni hemen söze girdi: "Mehmet'le bazı işler yaptık. hile yok. ne de çevrem var. telefonla Van'daki Bayram Oteli'ni aradılar. Açık konuşuyorum.79 yılları arasında yurda yüzbinlerce mermi ve silah sokmuştu. Fakat çıkış yolunu buldu. Aklına. Haber gönderdi.. Yapmak istediği işi anlattı. Ayşe. 6 çocuğu vardı: Miyaser. Hatice... Behçet Cantürk ile Sarı Avni'yi yan yana getirdi. Liceli Mehmet Deniz'in. benim bazmorfin işine girecek ne nakit param. Yaşar. 1973. Zaten piyasada asıl parayı bu iş yapıyordu.. Uyuşturucu konusunda Liceliler'in ününü duymuştu.. Sarı Avni'yle tokalaştılar. 5 kız l erkek. Teklifi kabul ettiğini söyledi. Nurten. Bir gemi satın alacak kadar para kazanmıştı. Fatma ve Ebru. Resepsiyon görevlisinden. Mehmet Deniz'le uçakla Diyarbakır'a gittiler. Yurtdışında talebi de çoktu. O beni sana anlatsın. Benim bir gemim var. sen de. İranlı Ertoşlu Feto'nun gerçek adını kimse bilmiyordu. Adıyamanlı İbrahim'in kahvesinde. 1978 yılında ekonomik olarak çok sıkışmıştı. Evet dersen. Bir silah işinde birlikte çalışmışlardı. Bir araya geldiler. Biz senin hem parandan. Sarı Avni'nin bu iş teklifiydi.

Diyarbakır'da Mehmet Deniz ile buluştuk. aynı zamanda Kurttu. Plan yaptık.5 milyon lira (74 bin 468 dolar) idi. Van'a gitmişler. Senet filan istemedi. Çabuk kavramıştı: "Bu piyasada" söz. 'Mal 75 kilo olacak' demişler. İran'da Beluciler. Nakliye parası satıcılara ait olacaktı. Afyon. Hacı Reşit Zigari'nin adamıydı. Bu işten henüz Nizamettin'in haberi yoktu.(3) Van'da. eroin getiren Ertoşlu Feto bunlardan biriydi. Van'dan Lice'ye Ertoşlu Feto tarafından getirilecekti..Behçet Cantürk. İran'dan Türkiye'ye afyon. Afganistan'da Tacikler. senet yerine geçiyordu. iki ülkede de bulunan Kürtler tarafından yapılıyordu. İran ile Türkiye arasındaki uyuşturucu trafiği ve kaçakçılığı. Durumu tek tek anlattım. Kabul etti. Pakistan'da Peştular. Aradan iki gün geçti.l ve Afyon. Uyuşturucu dünyası. Burada malı Mehmet Han Kozat ile ağabeyim Nizamettin Cantürk teslim alacaktı. Birlikte çalışmak istediğimi söyledim. 40 kilo baz-morfine ihtiyaçları olduğunu söyledi. Malın hazır olduğunu söyledi. Kilosuna 175 bin lira (3 bin 723 dolar) verecekti.2 olmak üzere iki otel vardı. Malkoç Oteli'nde buluştular. Hacı Reşit Zigari ile Behçet Cantürk'ü biraraya getiren. Sheraton Oteli'ne yerleştim. Bayram Oteli'nin sahibi Mehmet Sıddık Bayram'dı. Birkaç gün sonra İstanbul'a geldiğimi duyan Avni Karadurmuş yanıma geldi. Feto. ortak etnik kökenleriydi. "Ben Lice'de iken mala ortak olduğum Mehmet Deniz ile akrabam Mehmet Han Kozat.. PLAN YAPILIYOR Bundan sonraki gelişmeleri Behçet Cantürk şöyle anlatı yor:(5) "Bu işlerde güvenilir insanlara ihtiyaç vardır. Sarı Avni'nin istediği 40 kilo baz-morfini. . Van'da inşaat yaparken çevresini de oldukça geliştirmişti. Ertoşlu Feto Diyarbakır'a geldi. "Bu olaydan iki gün sonra. Benim gibi eşini depremde kaybetmiş. Türkiye'de ise Kürtler'di. 40 kilo bazmorfin. Liceli akrabam Mehmet Han Ko-zat'ın bu konularda tecrübesi vardı.. Behçet Cantürk. Bu işi meslek edinenler. Vanlılar bu iki otele. Feto.. Behçet Cantürk. Benden habersiz Feto ile buluşup. Bunun üzerine İstanbul'a gidip. Kendisini Malkoç Oteli'ne çağırdım. Lice'ye gidip anlatacaktım. siyasal ve ekonomik bakımdan bir tarafa itilmiş etnik azınlıklardan oluşuyordu.(4) Malın toplam değeri 160 bin dolar-ı! Kaparo olarak ödediği para miktarı ise 3.. Van depremi sonrasında inşaat yapmak üzere gittiği bu şehirde hep Bayram Oteli'nde kalmıştı. "Ayrıntıları patronlarımla konuşmam lazım" dedi ve gitti. İranlı olan Hacı Reşit Zigari.. Bayram-1 ve Bayram. kurduğu bu ilişkiler sayesinde temin edeceğini düşünüyordu. Sohbet ettik.2 adını vermişti!.

başkent Ankara'da. Bu işten benim kazancım 3 milyon lira (63 bin 829 dolar) olmuştu. Üstelik bu 35 kilo bazmorfıne birkaç kişi de hisse vererek ortak olmuşlardı. Kalanını Mehmet Han Kozat ile Nizamettin paylaşmıştı." PROFESÖR Behçet Cantürk'ten habersiz alınan 35 kilo bazmorfin. Şoför olarak. "Bu konuşmamızdan 2 gün sonra Mehmet Deniz yanıma geldi. Kaldığı otele dönmesini. Piyasanın en iyi "kimyagerleri. "hayat mektebinden" yetişen "kimyagerler. yakaladığı eroinin kalitesinden. "Profesör'ün laboratuvarından" çıkan eroinleri tercih ediyordu. 'Behçet. 35 kilo bazmorfin fazlalığını anlattı. sattığı bazmorfinin karşılığında dolar alıyordu. Şoföre 300 bin lira verilmişti. Paranın bir bölümünü peşin veriyorum. O da dolarları Kapalıçarşı'da Türk lirasına çevirip bana ve Sarı Avni'ye veriyordu. Odama çıktık. Kabul ettim. Damadın yanına gittim. Zamanla polis. Almanya'nın Münih kentinde l kilo 700 gram eroinle yakalanmıştı. yüksek paralar karşılığında transfer oluyorlardı!. 5 milyon lirayı hemşehrim Mehmet Deniz almıştı. çıktı. 40 kilo bazmorfini Dragos semtinde Sarı Avni'ye teslim ettiklerini söyledi. şifreli olarak malzemelerin hazır olduğunu ve yakında İstanbul'da olacağını söyledi. 10 Ekim 1974 tarihinde. Aldığı dolarları damadı Korkmaz'a veriyordu. Bakkaldı. Bu konuşmamızın arkasından uçağa atlayıp yanıma geldi. kamyonu olan Liceli Halil Hocaoğlu'yla anlaşmışlardı. Yattı. Kârın en önemli parçasını. mal geldiğinde Sarı Avni'ye teslim ettikten sonra yanıma uğramasını söyledim. O da "malı" İzzet Gündüz Sarıyar'dan aldığını söyledi. "Sarı Avni ile kilo başına 300 bin liraya (6 bin 382 dolar) anlaşmıştık. "Aradan birkaç ay geçti. Pakistanlı Seyd Münir Alam. Sarı Avni. 12 milyon lirayı (255 bin 319 dolar) Korkmaz Göl-dağı'ndan aldım. Paraları diğer ortaklara pay ettim." yüksek ücret karşılığında çalıştırılıyorlardı. Ünlenmişti. İzzet Gündüz Sarıyar. Lice'de eroine dönüştürülecekti. malı İzzet Gündüz Sarıyar'ın yaptığını anlar hale gelmişti." Türkiye'nin "medarı iftarı" olmuştu! Bazmorfini eroine dönüştüren. Adı.. Avrupalı öncelikle. "Profesör." bazen bir gruptan diğerine. eroin imal eden Avusturyalı Rudolf Jonas suçüstü yakalandı. Çok kızdım. Jonas. Sheraton Ote-li'nde yatağımın üzerine koydu. Bu arada canımı sıkan. iş arkadaşının adını polise verdi: İzzet Gündüz Sarıyar..dört gün sonra Mehmet Deniz telefon etti.Konya yolunda 8 bin 880 mavzer mermisi ve 9 kilo 625 gram afyonla yakalandı. Aradan 15 gün geçti. Sarı Avni cebinden kese kâğıdına sarılı 18 milyon lira (382 bin 978 dolar) çıkarıp. 4 Mart 1957 tarihinde Ankara. . Mehmet Han Kozat ile ağabeyim Nizamettin'in teslim aldıklarını söyledi. Avusturyalı'nın ifadesi yetmezmiş gibi. piyasada "dönüştürme" işini en iyi yapan "Profesör" lakaplı İzzet Gündüz Sarıyar ile anlaşmıştı. 1931 Amasya/Merzifon'da doğmuştu. Mehmet Deniz paranın bir bölümünü DDKD'ye verecekti. Uslanmadı. Mehmet Han Kozat. Sarı Avni'nin damadı Korkmaz Göldağı'nın Kapalıçarşı'da mağazası vardı. bana 100 kilo bazmorfin bul' dedi. sana itimadım sonsuz. İnterpol dosyalarına girdi. Malı."Üç.

Gerekli olan malzemeleri hazırladılar: Bir çinko tencere. filitre kâğıdı.Liceli Mehmet Han Kozat'ın. eroin dibe çoksun diye 15 dakika bekletti. çorba kaşığı ile tekrar sodyum karbonat ekledi. keten bezden süzdü. sınır dışı edildi. "Profesör" sakindi. Aynı zamanda Lice İdman Yurdu futbol takımının teknik direktörüydü!. Eroini hemen tatmak istiyordu. bir büyük çanak. Açık havada ateş yakıp üzerine çinko kabı koydular. büyük bir süzgeç. Dört saat sonra tepsiler üzerindeki eroin kurudu. Yayık yapılmış koyu süt şeklindeki sıvıyı. Çünkü kullanıcıydı. "Doktor" diye hitap ediyorlardı. tepsiler üzerine koyarak kurumaya bıraktı.. işe girişti. 2 kilo asetikanhidrit. bir keten bez. sızan buharların ateş alması sonucu patlama meydana gelmesiydi. "Profesör". Ekibin anlaştığı bir diğer isim Abdulcebbar Doğru. filitreden geçirilmiş sıvıya. bir kilo sodyum karbonat ve 15 litre suya ihtiyaç vardı. İçlerinde en heyecanlı olanı Abdulcebbar'dı. Çoban Mehmet gözcülük yapıyordu. piyasanın oldukça altındaydı. Fazla ateş de patlama nedeniydi. Bu işi kendisine o öğretmişti. Bir ara Almanya'ya gitti. Çinkoda oluşan sıvıyı. üç kez karıştırıp ateşten indirdi. 1948 Lice doğumluydu. Filitrenin üzerinde kalan bazmorfinin pisliğini attı. Keten bez üzerinde kalan maddeleri alıp. l kilo sodyum karbonat ve 15 litre su koyup çinkonun kapağını sıkıca kapattılar. Lice'nin Nergizi Mezrası. Laboratuvarın yeri de belli olmuştu. "Piyasa"nın tanıdığı bir isimdi: 15 Haziran 1976 tarihinde l kilo 800 gram bazmorfıni yakalatınca Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nce fişlenmişti (1976/69). Abdulcebbar Doğru'ya. .. Almanya'da "imalat" sırasında suç ortaklığından yakalandı. Ateş üzerindeki çinko kabın içine l kilo bazmorfin. kollarını sıvadı. Kapağı sıkıca kapatmalarının nedeni. İzzet Gündüz Sarıyar dışında hepsi titriyordu. Suyu eroinden ayırmak için. Dibe çöken eroinin üstünde kalan sıvıyı dikkatli bir şekilde döktü. "Profesör"ün asistanlığını yapıyordu. bir saat kaynayan çinko kabı. 750 gram eroine dönüşmesi için. Kod ismi İzzet Altınmeşe'ydi. "Profesör" her parti için 60 bin lira (Bin 276 dolar) alacaktı. iki kilo asetikanhidrit. içine filitre kâğıdı konulmuş süzgeçten geçirdi. Abdulcebbar. Bir kilo bazmorfinin.. Çinkonun dibinde kalan maddeden karbonatın ayrılması için üzerine sıcak su dökerek. Ateşi de ayarlı yakmak gerekiyordu. Merzifonlu İzzet Gündüz Sarıyar'la anlaştığı ücret. Tek. 1977 yılında tanışmışlardı. 18 Kasım 1977'de.

Feto'dan 100 kilo bazmorfine ek olarak. "Herhalde bir daha olmaz" diye vazgeçti. 9 kilo Mehmet Deniz'e. sıvının sarıya ya da kırmızıya çalan mavi renkte olması gerekiyordu. Nizamettin Cantürk'ün eşi Süreyya'nın diktiği. 30 kilo eroin elde etmişlerdi! Eroin paylaştırıldı. 7. 13. İstanbul'a götürüp Aksaray'daki Laleli Oteli'nde satmıştı. Antalya'da Talya Oteli'nde olduğunu.5 kilo Cantürk-ler'e . İKİNCİ PARTİ Sarı Avni'nin istediği 100 kilo bazmorfin için. İlk işlerinde. . kendisinin de gelmesini rica etti.5 kilo eroini Mehmet Han Kozat. ANTALYA KAÇAMAĞI Sarı Avni birgün Behçet Cantürk'ü telefonla arayarak. Malkoç Oteli'nden telefon ederek İranlı Feto'yu Diyarbakır'a çağırdılar. "Profesör" maharetini göstermişti: 35 kilo bazmor-finden. 13.. Lice'de üç gün kalan Behçet Cantürk. Sarı Avni ve Behçet Cantürk'le birlikte. Üstelik bu mavi. kaparo olarak 11 milyon 500 bin lira (244 bin 680 dolar) verdi. Feto gelince ilk partiden kalan 3. Behçet Cantürk. başarılı olmuşlardı. rengi tam tutturamamalarına rağmen. şeffaf olmalıydı. Behçet.5 kilo Abdulcebbar'a.5 milyon lirayı (574 bin 468 dolar) nakit olarak verdiler. Bu arada kızdığı olay tekerrür etti. 35 kilo bazmorfin daha verdiğini hatırlattı. "Bir daha benden habersiz böyle ek işler olmasın" diye sitem etmeyi düşündü. Kilo başına 200 bin liraya (4 bin 255 dolar) anlaştılar. "Yeni parti" için anlaşma yapan Behçet Cantürk Lice'ye. Rengi tam tutturamamışlardı. Mehmet Han Kozat ile Mehmet Deniz yine Behçet Cantürk'ten habersiz. Sarı Avni. iki Ermeni arkadaşları daha katılmıştı. Kısa bir tatilin iyi olacağını düşünen Behçet Cantürk."Profesör" eroinin kalitesini ölçmek için kontrol yaptı: Limon asidi ve su karışımı ile elde edilen sıvıya bir parça eroin atıp karıştırdı. birer ve yarımşar kiloluk bezden yapılmış torbalara koyarak. Eroinin yüksek değerde olması için. Eroini tepsilerden toplayıp. 50 kilo baz-morfin daha istediler. 6 milyon 125 bin lirayı (130 bin 319 dolar) çıkarıp Fe-to'ya verdi. Behçet Can-türk ve Mehmet Deniz yine Diyarbakır'a gittiler. Feto. 100 kilo bazmorfin için pazarlığa başladılar. iple bağladılar. eşi Hidayet'in yanına gitti. İstanbul'a gidip She-raton Oteli'ne yerleşti.. kahverengi Mercedesine atlayıp Antalya'ya gitti. tarttılar. Antalya gezisine. malın birkaç gün sonra eline ulaşacağını söyledi. Behçet Cantürk'e bir sürpriz yapmıştı. Behçet Cantürk'ün hissesine 4 milyon lira (85 bin 106 dolar) düşmüştü. İstanbul'da gazino ve balık lokantası sahibi Uğurcan Elmas ile Bedri İstanbullu. Telefonla Sarı Avni'yi arayıp.

" . Birlikte yat gezisine çıktılar. Paranın ilk taksidini peşin almıştı.Kaldıkları Talya Oteli'nde. Ama artık bardağı taşırdın. Malların teslimi. Sheraton Oteli'ne Behçet Cantürk'ün yanına geldi. 200 kilo bazmorfin daha sipariş etti. İranlı Hacı Reşit Zigari ve Feto da İstanbul'a gelip Çınar Oteli'ne yerleşmişlerdi. toplam 35 milyon liradan (744 bin 680 dolar). Döndüler..5 milyonu çıkarıp verdi. Senin kredinden yararlanmak için bunu yaptık. Sarı Avni'den alınan. Bize hisse çok az düşüyordu. 5 milyon lirasını da DDKD örgütüne vermişti. kız kardeşimin kocası Albay Ali İhsan Cesur'dur" dedi. durumu ona da anlattılar. bir daha yapmayacağım.(6) Kendisine de 5 milyon lira kalmıştı. Akşam. Mehmet Deniz. odalarına çekildiler. Sarı Avni. paylarına 15 milyon lira (319 bin 148 dolar) düşmüştü.. askeri bir cemse. Bunun 5 milyon lirasını (106 bin 382 dolar) Mehmet Deniz'e. Sarı Avni tebessüm ederek.beş kuruş kazanıyorduk. Mehmet Deniz malı Sarı Avni'ye teslim ettikten sonra. Artık seninle iş yapmayacağım. Verdikleri malın 100 kilo değil. hemşehrisinin kendisini affetmesi için yalvarıyordu: "Hata ettim. Tanıştırıldı. İstedikleri 18. İstanbul'da görüşmek üzere ayrıldılar. Paralarını almak için. İranlı-lar'ın istedikleri toplam para 30 milyon liraydı (638 bin 297 dolar). Bu önemli iş ortaklarını kaybetmek istemiyordu. 18 milyon 500 bin lira (393 bin 617 dolar) daha istediler. Ahu Tuğba." Behçet Cantürk. magazin dünyasının renkli isimleri. ORTAĞINI KOVUYOR "Hadi bir kere yaptın. Deniz çok dalgalı olduğu için gezileri fazla uzun sürmedi... affettim. Beyhan Baysal vardı. Müjdeyi verdi: İş tamamdı. İkinci taksidin miktarı olan 17 milyon lirayı (361 bin 702 dolar). Oya Aydoğan. Sanatçılardan sonra birkaç gün daha Antalya'da kalan Sarı Avni ve Behçet Cantürk. Sarı Avni ile kilosunu 350 bin liraya (7 bin 446 dolar) anlaşmışlardı. Kapalıçarşı'daki otoparkta bir çanta içinde Korkmaz Göldağı'ndan aldı.. Buluştular.. Behçet Can-türk. Sevkıyat yapılan yerin az ilerisinde. ikinci sevkıyatı yapmak için İstanbul'a döndüler. Mehmet Deniz'e böyle bağırıyordu. Git kendine başka finansör bul. "Baba'nın Yeri" olarak bilinen ünlü balıkçı lokantasında buluşmaya karar verip. Yüzünü görmek istemiyorum. Mehmet Deniz'in aklına birşey takılmıştı.. Balıkçı lokantasında sabaha kadar içki içip eğlenen grup. Behçet Cantürk'ten. Gölgende üç.. "Merak etmeyin. 150 kilo olduğunu söyleyerek. 11 milyon 500 bin lirayı kaparo olarak vermişti. o benim akrabam. onları izlemişti! Sarı Avni otele gelince. ilk sevkıyatta olduğu gibi gerçekleşti.

Töre gereği kızını kucağına alamadı. Sarı Avni. Behçet Cantürk'ten aldığı malları. Geçen yıl. Kimse anlamasın diye. Karar no: 980/831) . Amerikalılar. Mal sorunsuz bir şekilde Sarı Avni'ye ulaştırıldı ve parası alındı. İş sırrını açmakta bir sakınca görmedi. KARADURMUŞ OLDU MUSULLULU! Behçet Cantürk. ortaklarıyla iş yaptığını söyleyerek. Behçet Cantürk rahatlamıştı. ceketinin iç cebindeki nüfus cüzdanını çıkarıp ortağı Behçet Cantürk'e göstererek. Bu arada.. 39 kilo eroin elde etmislerdi. Eşi Hidayet doğum yapmıştı. Kızı olmuştu. Behçet Cantürk. Ancak Behçet Cantürk sözünü geri almadı. elinde eroin olduğunu. Hacı Reşit Zigari'yi Sheraton Oteli'ne çağırdı. Mahkeme 30 Ocak 1980 günü. 1980 yılının soğuk Ocak ayı geride kalmıştı. Zigari'den yardımcısını devre dışı bırakmasını istedi. Behçet Cantürk'ten habersiz alınan 50 kilo baz-morfin yine aynı ekip tarafından eroine dönüştürülmüştü. Gözleri doldu. Sicilyalılar ise bazmorfini genellikle ABD'ye gönderiyorlardı.Liceli Mehmet Deniz. İlk iş-de elde ettikleri başarıyı gösterememişler. kendi direktifleri dışında. 5 Şubat 1980 gününün Behçet Cantürk için bir başka önemi vardı. Behçet Cantürk'ten yardım istediler. Mehmet Deniz ve Ertoşlu Fe-to'dan kurtulmuştu. "Kızın ismi Hazal olsun" dedi. bir daha yapmayacağına dair söz veriyordu. Feto'nun. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne soyadını değiştirmek için dava açmıştı. İsteği kabul edildi: Disiplinsiz davranan.. Avrupa'da Sicilyalılarla işbirliği yapmadan kimse at oynatamazdı. oradan Lice'ye gitti. kilosu l milyon ikaya (21 bin 276 dolar) anlaştılar. Avni Karadurmuş adının. İstanbul 20. bazmorfini. 1980 yılının Nisan ayında İstanbul'a gittiğinde kaldığı oteli değiştirdi. İstanbul'dan kalkan ilk uçakla Diyarbakır'a. soyadını değiştirdiğini söyledi. İstanbul gecelerinin tadını çıkarıyorlardı. Aklına Lice depreminde kaybettiği oğlu Mehmet geldi. Karısına altın takarken. Sarı Avni ilgileneceğini söyledi. yakalatmak istemiyorlardı. Sarı Avni. Yaşar Avni Musullulu olarak değiştirilmesine karar vermişti! (Esas no: 980/212. Malı riske atıp. Sheraton Oteli'nden ayrılıp Hil-ton'a geçti. Sarı Avni'yi telefonla arayarak. alıp alamayacağını sordu. gemilerde kurdukları laboratuvarlarda eroine dönüştürüyorlardı! Gece alemlerinin birinde. İstanbul teslimi. 200 kilo bazmorfin anlaşmasını yaptığında. Sık sık ortağı Sarı Avni ile buluşup. Behçet Cantürk'e çok güveniyordu. banyoya gidip yüzünü yıkadı. Ortaklığı bitirdi. İranlı Zigari ile kilosu 225 bin liraya (4 bin 787 dolar). Cebelitarık Boğazı'nı geçtikten sonra Sicilyalılara verdiğini söyledi. Lice'den.

Adı. arkadaşı aracığıyla tanıştığı yirmi yaşındaki. Behçet Cantürk. asık suratlı Behçet Cantürk'e sık sık kahkahalar attırıyordu. sarışın kadına aşık oldu. Meraklanmıştı. Behçet. Laz şivesiyle. yanına geleyim" dedi. Behçet Cantürk. 20 Ocak 1979 tarihinde. hafif sarkık bıyıklarının altından tebessüm ederek. Sarı Avni şen şakrak biriydi. Zigari. Hacı Reşit Zigari'nin adamı Seli ile Sarı Avni'nin adamı Ağa Koç'u tanıştırdı. Gerçekten de avukatının soyadı. Malın tesliminden bir gün önce. SSK'dan emekli babası vefat etmişti. Behçet Cantürk'ün. O gece. Annesiyle yaşıyordu. . Zigari. yeni yardımcısını tanıştırdı. "Bu gariplik yok da" dedi. Anormal bir durum yoktu. Ortağı umduğundan daha uyanıktı. Çınar Oteli'ne gitti. Sarı Avni ile Behçet Cantürk'ün iş ortaklığına uygundu: Nihat AFYONOĞLU!. İLK AŞK Ve Behçet Cantürk. Aşktan başının döndüğü o günlerde.. kocası Akdoğan Büyükateş ile birlikte İsveç'e gitmişlerdi. Mallar hazırdı. Ancak. Sarı Avni'ye uzattı. Cebinden evlenme cüzdanını çıkarıp. Zigari'nin yanında bir başka İranlı daha vardı. Osmanbey semtindeki Koket mağazasında Çalışmaya başlamıştı. 1979/2 numara ile nüfus sicil defterine kayıtlı gözüken cüzdanda. Birlikte Sarı Avni'nin davetlerine katılıyorlardı. kime teslim edileceğini soruyordu. Yaptığı esprilerle. "Behçet Bey. İstanbulluydu. "kocasının akli dengesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle" boşanmıştı. Evlerine misafirliğe gidiyorlardı. Üç gün sonra sevkıyat yapılacaktı. avukatının soyadını espri konusu yapmıştı. malların nerede. Sayfaların birinde. Sarı Avni cüzdanı aldı.Sarı Avni'de "kimlik" çoktu: Bir de kod ismi Atilla Öksüz adına düzenlenmiş pasaportu vardı! Sürpriz sırası Behçet Cantürk'teydi. 1978 yılında evlenmiş. Behçet Cantürk'le aynı evi paylaşmadan önce bir süre flört ettiler. Akile Dilek Alev'di. Sarı Avni'nin işlerini artık adamı Ağa Koç yapacaktı. İsveç'te 1. Genç yaşta. Türkiye'ye dönünce. İranlı Hacı Reşit Ziga-ri'den telefon aldı. Behçet Cantürk ile Hidayet Kaşan evli gözüküyordu. "Telefonda olmaz. Hilton Oteli'nde. Sarı Avni. artık Feto'nun işlerini bu arkadaş yapacak. Lice Evlendirme Memurluğu'ndan alınan. "sahtedir" deyip ekledi: "Bize mahkeme karan filan gerekmez!" Şaşırma sırası Sarı Avni'deydi. 20 Mart 1979 tarihinde nüfus müdürlüğünden evli olduğuna dair evrak aldığını okudu. birşeyler bulmak için yapraklı evlilik cüzdanını dikkatli dikkatli karıştırmaya başladı.5 yıl moda ve kadın giyimi üzerine dersler almıştı. Adı Seli" deyip.

Paul. Ağustos 1977 ile Ağustos 1979 yıllarını cezaevinde geçirdi. 80 milyonun. bazmorfinin kilosunu 400 bin liraya (8 bin 510 dolar) anlaşmışlardı. PAUL EDUARD WARİDEL Sarı Avni.. köylüden topladığı sebze ve meyveyi Avrupa'ya satıyordu. İstanbul teslimi. (531 bin 914 dolar).. tarihi eserlere meraklıydı. damadı Korkmaz Göldağı aracılığıyla. Babasından miras mıdır bilinmez.Rosario Spatola kardeşler. Ancak Paul'e. Mallar açık denizdeki gemiye. Marmara sahillerinde oluyordu. Bu kez aksilik çıkmış. Sarı Avni'nin kulağına fısıldamıştı! Sarı Avni İsviçre'ye yerleşti. Almanca. İtalyanca. 25 milyon liraydı. Cic-cio La . kiremitten testilerin kaç para ettiğini henüz bilmiyordu! Sarı Avni. (l milyon 702 bin 127 dolar). Sarı Avni. o yıllarda "çiçeği burnunda" bir kaçakçıydı. Paul'den.Bodrum arasındaki açık denizde yapmışlardı.. sevkıyatı Antalya. 10 milyonunu da DDKD örgütüne verdi. Vincenzo.. Daha önceki sevkıyatlar. Paul Waridel. Waridel ailesi. Sarı Avni daha önce de 35 milyon lira kaparo vermişti. malı Sarı Avni'nin gemisine yükleyememişlerdi. küçük motorla götürülmüştü. İspanyolca. Türkçe'den başka dil bilmeyen Sarı Avni'ye. "birşeyler" olacağını. Rumca. yasadışı yollardan sanat yapıtlarını ve arkeolojik eserleri Yunanistan dışına çıkarmaktan 13 ay hapse mahkûm olmuştu. Böylece Behçet Cantürk'ün eline geçen toplam para. tarihi eser kaçakçılığını öğrenmedi. Babası. İş. Kırık dökük heykellerin. Annesi ev hanı mıydı. Hakkında polise ihbarlar gidiyordu. Ancak vazgeçmemişler. kaçakçılık dünyasında çok popüler olmuştu. 80 milyon liraydı. İtalya'da 3 kilo eroinle yakalandı. Paul'ü 1972 yılında İzmir'de bir arkadaşı aracılığıyla tanıdı. sahte para basıp piyasaya sürmenin. yani ordunun yönetime el koyacağını. Nunzio La Mattina. Behçet Cantürk'e 45 milyon lira (957 bin 446 dolar) ulaştırdı. silah kaçakçılığının ve uyuşturucu ticaretinin yollarını anlattı. İngilizce ve Türkçe bilen arkadaşı Paul yardımcı oluyordu. 1969 yılında. "Birşeyler" olacağını anladı. 45'ini malın sahibi İranlı Zigari'ye. Bir diğer iddiaya göre ise. bu kez zahmetli olmuştu. 6 dil bilen Paul Eduard Waridel kimdi? 7 Şubat 1941 yılında İstanbul'da doğmuştu.Üçüncü sevkıyatta problemler çıkmıştı. Behçet Cantürk. 1963 yılında Türkiye'den ayrılmışlardı. Burada. Sarı Avni. Net kârı. Sarı Avni. ordunun üst kademesinde bulunan "orgeneral" arkadaşı. alıp satıyordu.

Avni'nin bulunduğu odada özel bir kapı vardı. Israrla İsviçre'ye gelmesini rica etti. darbenin ikinci haftasında Hilton Ote-li'nden ayrıldı. Cantürkler. Odasına geçip oturduk. Biri Lice'de.. Bu olay nedeniyle. Sarı Avni'nin "bazmorfin ticareti" nedeniyle. gösterişli arabalara binmek ve moda merkezlerinden giyinmekti.. Avni de benimle aynı otelde kalıyordu. Telefonla Behçet Cantürk'ü kaldığı Hilton Oteli'nde buldu. İtalyan ayakkabılarının üzerine mutlaka bir altın koydurması nedeniyle. Kasların ve silahların geçerli olduğu devir gerilerde kalmıştı. adı "Altın Halkalı Adam"a çıktı!. aileden biri değildi. Behçet Cantürk de yeni yaşam tarzına ayak uydurmaya. Türkiye'deki iş ortağım unutmadı.. Schwizerhof adlı bir otele yerleştirdiler. Nunzio La Mattina'dan. "Birgün beni Zürih'teki yazıhanesine götürdü. Devir imaj devriydi... eskiden kalma taş bir binanın içindeydi. teklifi kabul etti. Çok lüks döşenmişti. Behçet Cantürk. bu nedenle çekiniyordu. Sicilya mafyasının önde gelen isimlerini tanıdı. Behçet Cantürk. Henüz yeni aldığı villasına (Alto Lanostrasse No: 140 8700 Kusnacht Zürih) taşınmamıştı. . 11 milyon dolar alacağı vardı! Paul Waridel. Çünkü yabancıydı. diğeri İstanbul'da. Apartmanın ikinci katına çıktık. ipek tüylü kâğıtlarla kaplıydı. beynini ve zekâsını kullananların lehine işliyordu. Çünkü Avni dansözlü eğlenceleri çok seviyordu. Bu kapı ile yan daireye geçiliyordu. Ancak biraz zaman istedi. lüks otellerde kalmak. Sarı Avni ile Paul Waridel'in dostlukları. Saygın biri olmanın koşulları. Artık öğrenmişti: Geleneksel "Baba" kültürü sona eriyordu." Behçet Cantürk. Zaman. İstanbullu sarışın kadını önce pek kabullenmediler. ayağından başladı: O yıllarda. Duvarlar bej renkli. Dil bilmiyordu. Artık iki eşi vardı. La Mattina borcunu ödemeyi kabul etti.. İsviçre'de "görgüsünü" artırdı.Nigro gibi. İsviçre günlerini şöyle anlatıyor: "Zürih'te beni. Sarı Avni. en pahalı lokantalara gitmek. ASKERLER ÜLKE YÖNETİMİNDE 1980 yılının 12 Eylül'ünde askeri darbe gerçekleşti.. Sevgilisi Akile Dilek Alev ile birlikte oturmak için Suadiye'de bir daire kiraladı. Sarı Avni'nin adamları karşıladı. Yazıhanesi. kan dökülmemesi için iki dostu arasında arabuluculuk yaptı. Behçet Cantürk. hiç Avrupa'ya gitmemişti. perçinlendi. İçlerine ilk kez bir yabancı kadın giriyordu. burada yanyana iki daire vardı. Kendisi ile sekreterinin bulunduğu daireye ayrı kapıdan giriliyordu. Bu gittiğimiz yerler genelde dansözlü gazinolardı. BEHÇET CANTÜRK İSVİÇRE'DE Sarı Avni İsviçre'ye gidince. Beni hergün değişik eğlence yerlerine götürdü. Cezaevinden çıktıktan sonra da bunlarla dostluklarını sürdürdü. "Biz seni havaalanında karşılarız" deyince.

Behçet Cantürk'ün İsviçre'ye rahat girmesi için yapılacak ilk iş. ikinci İsviçre seyahatinde. Behçet Cantürk'ü Zürih'e çağırıyordu. "Behçet Cantürk" adına bir bankada hesap açtırmaktı. fazla dikkat çekmemek için Hilton Oteli'nden ayrılıp. Asıl benim senden bir ricam olacak. Bu nedenle. Dönüşte Behçet Cantürk'ü Zürih'e. hal. Ancak bu kez canını. Dask ve Bamburi adlı gemiler Panama bandıralıydı. o iş kolay. Sarı Avni. uzun boylu. İsviçre vatandaşı olan bu kişinin adının Paul Waridel olduğunu. yarım milyon insanın gözaltına alındığı o günlerde. Gemideki güzel kızlarla birlikte üç gün Akdeniz'in güzel koylarını gezdiler.. döviz işlerine bakan ortağı Yaşar Kısacık ile birlikte Zürih İsviçre Bank'a (Zürih SBS) gidip. Sarı Avni'nin çevresini yakından tanıma olanağını buldu. Tüm kaçakçılar gibi onlar da. Behçet Cantürk. Norsum. işin pratik yönünü bulmuşlardı: Behçet Cantürk malı gönderecek. Sarı Avni'nin. Bir çaresine bakarız. Paul'ü. Sarı Avni. Ocak ayı sonlarında Sarı Avni'den telefon geldi. Çok iyi Türkçe konuşan. Behçet Cantürk. Sarı Avni de. bir milyon dolar yatırarak. Beklemesi fazla uzun sürmedi. tütün eksperi Sarı Avni'nin İsviçre'de iki şirketi daha vardı: Orexim ve Viaggi Sultan.hatır sorulduktan sonra.. eski işlerine geri döndü. sarışın adam.G. İsviçre'de ithalatihracat işleriyle meşgul bir Türk işadamıydı artık! Hesabın açılmasının tek nedeni. iş konuşmaya başladılar. Gerisi kolay oldu. yeni aldığı gemiyi göstermek için kendilerini davet ettiğinde yakından tanıdı. gelişmeleri izlemeyi tercih etti. İsviçre'yi tanımıştı. PQ 88533 nolu hesabı açtırdı. Behçet Cantürk. sonradan öğrendi. Çaylar içilip. Bunu Türk ikasına çevirip Behçet Cantürk'e ulaştırmak çok zahmetli ve riskliydi. Sunny Beach. Sarı Avni'ye. Bol bol sohbet ettiler. bu dördüncü gemisini eski turizm bakanlarından Erol Yılmaz Akçal'dan(7) almıştı. Şunun bir çaresi yok mu?" diye sordu. Yeni gelen yılla. "Askerlerin bizim işe bir zararları yok. parası İsviçre bankasına dolar olarak yatırılacaktı! Behçet Cantürk. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk'ün İsviçre'ye rahat gelmesi değildi. ikinci eşi ile birlikte yaşamaya başladı. mal karşılığı Sicilyalılar'dan dolar alıyordu. vize işlemleri ve havaalanındaki kontroller sıkıyordu. Zürih'te. Sarı Avni ile Sicilyalıların ilişkisinde kilit rolü oynuyordu. İngilizce bildiği için Sarı Avni'nin. şirketi de Sarı Avni'nindi! Çayelili. Sarı Avni'nin yazıhanesinde buluştular. Paul Wa-ridel özel otosuyla getirdi. 100 kilo bazmorfine ihtiyaç vardı. Dört geminin bağlı olduğu Oden Shiping A.Behçet Cantürk. "Seni Zürih'te iş yapan bir işadamı olarak gösterecek belgeleri en kısa sürede hazırlarız" sözünü verdi. . İsviçre'ye gelirken havaalanında çok zorluk çıkarıyorlar. Legal bir iş de bulmuştu: Oto alım satımı yapıyordu! Bir süre bekleyip. İlk gittiği dönemdeki çekingenliği yoktu.

Bazmorfinin kilosunu 300 bin ikadan (3 bin 61 dolar) anlaştılar. göndereceğini düşünmeye başladı. Behçet Cantürk. Bir hafta sonra 100 kilo bazmorfin Ağa Koç'a teslim edildi. yardım etmeye karar verdim. SY) verdim. Bana satabileceğini söyledi. eğer beğenirsem oteli satın alabileceğimi söyledim. 100 milyon lira (1981 yılında l dolar 98 TL olmuştu. Oteli satın alacağını öğrenen Görpe'nin akrabaları. Parasal yönden de çok sıkıntıda bulunduğunu anladım. Adamı Abdullah'a 60 milyon tutarında döviz verdim. Satın almaya karar verdim. İstanbul Bü-yükada açıklarında malın yüklenmesinin gerçekleştirilemediği-ni söyledi. Sarı Avni'nin adamlarıyla buluşmaları için İzmir'e gönderdim. Türkiye'ye döndüm. Birkaç gün sonra Sarı Avni'nin adamı Ağa Koç ziyaretine geldi. Uygun gördü. Yakında Türkiye'ye döneceğimi. Kilosunu 600 bin liraya anlaştı.." Behçet Cantürk. malları yakında teslim edeceğini söyledi. beğendim.. Oteli gezdim. satın almak istediğimi söyledim. Emin Görpe'nin adamı olduğunu söyleyen Abdulaziz Haluk Dericioğlu isimli kişi ile birlikte Topkapı Oteli'ne gittik. Türkiye'de polis tarafından arandığını. malın yakalanması sonucu adımın ortaya çıkacağını düşünerek. Ancak malların sevkıyatında sorun çıkmıştı. Anlaşmamızda bu husus olmamasına rağmen. Hissesine.Behçet Cantürk kaldığı Schweizerhof Oteli'ne döndüğünde. Aksaray'da Topkapı Oteli'nin ortaklarındandı. TOPKAPI OTELİ "Döviz kaçakçısı olarak tanıdığım. İsviçre'ye kaçak olarak geldiğini. İstanbul. gelişmeler moralini bozdu. İsviçre'de ne yaptığını sordum. geriye kalan 40 milyonu da otelin tapu ve devir teslim işlemleri bittikten sonra ödeyeceğimi söyledim. ucuza bir otel aldığını düşünürken. Çok sevindi. "Sarı Avni İsviçre'den telefonla beni arayarak. Gaziantepli Emin Görpe' ye. Benden yardım istiyordu. 100 kilo bazmorfinin temini için İstanbul'a çağırdığı Hacı Reşit Zigari ile Hilton Oteli'nde buluştular. halen firari olduğunu söyledi. İsviçre'ye Emin Görpe'ye telefon açarak. satışı askıya alıp. Peşinat olarak 60 milyon verebileceğimi. O gün akşam eve . devir işlemlerini durdurmuşlardı.. Gelişmeler hakkında bilgi sahibi olmak istiyordu. oteli beğendiğimi. amcamın çocuğu Halis Cantürk'ü ve hem akrabamız hem de ortağımız Mehmet Han Kozat'ı. "Nizamettin'i.. SEVKIYATTA SORUN ÇIKIYOR Sarı Avni'nin istediği malları nasıl bulup. Sevkıyat İzmir'de yapılacaktı. lobide bir tanıdığı ile karşılaştı: Emin Görpe. Topkapı Oteli canım sıkmıştı.

00. Ayteklerin Şemo mezrasında. sabah 08. Üstelik eroin daha fazla para kazandırıyordu. eşim Dilek'e İzmir'e gitmem gerektiğini. Durumu tartıştık. Mehmet Han Kozat ile Halis Cantürk. Uyuşturucu kullanmanın. Efes Oteli'nde kalan Mehmet. kimse yönetimin tamamen mollaların eline geçeceğini tahmin etmiyordu. Şah'ın bu uygulamasını devam ettirdiler. Sevkıyatı akşam. Nakliyatçılıkta ustalaşan Liceliler. otele döndüm. otele gelerek beni buldular. Gemi gelmişti.. Halis Cantürk ve Tahsin Bekir Saçaklı. İran'daki gelişmelerden sonra. Tahsin. Yatta yedik içtik. zaman doldurduk. malı Seferihisar açıklarında gemiye vereceklerini. Cantürklerin Nergiz mezrası ve Hani ilçesinin Feritbey Köyü'nde laboratuvarları vardı! . Yine buluşup Seferihisar'a gittik." Behçet Cantürk'ün bu sevkıyattan alacağı para. Özyıldızların Kocmar mezrasında. Lice'de arka arkaya laboraru-varlar kurulmaya başlandı. bu nedenle Ağa Koç'un başında olduğu bir ekibin. Nizamettin'le birlikte fırsat beklediklerini söyledi.00'de yeni aldığım Mercedes'le yola çıktık. "Birgün sonra eşimi otelde bırakarak. Mehmet Han Kozat. dördümüz bir araya gelip sevkıyat hakkında detaylı konuştuk. Rızaiye. ancak eşim ve Tahsin'in babası masada olduğu için iş konuşmadık. Ancak cezaları çok daha ağır-laştırdılar. Mollalar. İRAN'DAN HEDİYE: EROİN 14 Ocak 1979 tarihinde. Gelişmeleri izlemek için Bursa'da bir gece kaldık. "Akşam yemeği için Sarı Avni'nin adamı Tahsin Bekir Saçaklı beni ve Dilek'i yemeğe davet etti. gemisine yapacaktık. Henüz Sarı Avni'nin gemisi gelmemişti. Kordon üzerindeki Mangal lokantasına gittik. en iyi kimyagerleri "transfer" edip. yatla gemiye yaklaştık.22. Birlikte. Sevişlerin Diyarbakır Merkez Köy'de.00 sularında. "Beklememiz sürüyordu. 100 kilo bazmorfini bizzat ellerimizle gemiye yükledik. Hoy. Gece geç saatlerde eşimin yanına. mesleği öğrendiler. Daha sonra ben eşimi otele bırakınca. Halis ve Tahsin ile birlikte Ağa Koç i}e Nizamettin'in yanına gittik. Ertesi gün İzmir'e gidip. Zengoların Engül mezrasında.gittiğimde. Kısa zamanda eroin imalatında da söz sahibi oldular. Sarı Av-ni'nin yatından. Etap Oteli'ne yerleştik. açıkta bekliyordu. Ne şekilde yükleme yapılacağını ve önlem alınacağını planladık. solcuların "stratejik" hatalarından yararlanıp iktidara el koyuyordu. satmanın. isterse kendisini de götüreceğimi söyledim. İsviçre'deki bankasına yattı!. Tahsin ve babası önceden gelmişlerdi. Ancak Humeyni yönetimi. Gece 21. taşımanın cezası idamdı(9) İran'da bulunan Tebriz. Sasur gibi dünyaca ünlü "eroin laboratuvarları" tek tek kapandı. Yemeğimizi yedik. İran'ın "eroin laboratuvarları" Türkiye'ye taşındı. Bekleyecektik. Şah döneminde uyuşturucu ticareti yasaktı. Şah Rıza Pehlevi İran'ı terk ederken.

Ancak Mehmet Gözen. her biri 5 kilo olmak üzere. sadece Sarı Avni'ye gönderilmek üzere bazmorfin almıyordu.. Bu nedenle gönderdiği eroinlerin parasını bizim adamımız Hüsnü Güler gidip alıyordu. Tedirgin olduk. yatak. Türkiye. Kilosunu 500 bin liraya mal ettiğimiz eroinleri 2 milyon ikadan Mehmet Gözen'e veriyorduk.. yoksa ailesini zengin etmek için mi yapıyordu? Bilinmiyor. portakal kutularına veya hediyelik eşyalar arasına koyup feribotla Kıbrıs'a gönderdi.yorgan içine. Kıbrıs'ta devletin ileri gelenlerinden birinin oğlu. Sağda solda yaptığımız işleri anlatıyordu. Ne de Behçet Cantürk. KIBRIS VE SURİYE Ne Sarı Avni sadece Behçet Cantürk'le çalışıyordu. daha düşük fiyata Sarı Avni'ye bazmorfin satıyordu. Behçet Cantürk. eroine dönüştürdü. uyuşturucu ticaretini devlet politikası gereği mi. Bilinen çok para kazandığı.. yeraltı ticaretinin en önemli gelir kapısının tekrar uyuşturucu olmasına neden oldu. 5 kiloluk ilk partiyi. Aynı günlerde. Licelilerin bir bölümü Kıbrıs piyasasını öğrenmişlerdi. . adı 400 milyonluk bir kaçakçılık olayına karıştığı için yasaklanmıştı. "Taş" gibi sağlam olan bu genç adam.. eroinin imalatından bir ay sonra gönderdi: "Kıbrıs pazarının hakimi Liceli Özyıldız-lar'di. Licelilerden aldığı eroinleri İngiltere'ye gönderiyordu. Alman malı Ford Taunus marka otomobiliyle Mersin'e götürdü. 4 Haziran 1981 tarihinde İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü. 1981 yılının Mayıs ayında. Kıbrıs'a ilk partiyi.. Mehmet Gözen. Cantürklere rakip olup. Liceli Bahri'nin oğlu. toplam 15 kilodan oluşan üç sevkıyat yaptık. bir tek Sarı Avni ile iş yapıyordu. '80'li yıllarda uyuşturucu trafiğinde patlama yaşadı. 090681 "Şifre Yıldırım Telsizi" ile 6 ilin valiliğine. SURİYE PAZARI Cantürkler bu telsiz bilgisinden habersiz bir başka pazar kapısını açmak için çaba sarfediyorlardı: Suriye. 42 kilo eroin elde ettiler. Hemşehrimiz Mehmet Gözen. Behçet Cantürk de İranlı Zigari'den. Ayrıca kendisi çok gevezeydi. Kendisinin Kıbrıs'a girişi. "kimyagerliği" öğrenen Abdülcebbar Doğru. silah kaçakçılığını önlemeye yönelik tedbirleri artırması. Örneğin. "Behçet Cantürk ve akrabalarının uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı konusunda duyumlar alındığını" bildiriyordu. okur yazar olmamasına rağmen.İran'daki gelişmeler ve Türkiye'deki askeri yönetimin. Başarısız sayılmazdı. çalışmamaya karar verdik. diğer Licelilerle de işbirliği yaptığı için kendisini devreden çıkardık. Kıbrıs'a ilk parti eroini 1981 yılı Haziran ayında göndermişti. "hocası" İzzet Gündüz Sarıyar'dan. Zigari'den alınan 50 kilo baz-morfini. Mersin'de malı. Kıbrıs'ta geniş bir çevre yapmıştı. "Kıbrıs'a. Ağabeyim Nizamettin'i ilişkiler kurması için Kıbrıs'a gönderdik. Ancak bir ilişki kuramamıştık.." Behçet Cantürk.

5 milyondu. kızı Neval oldu. Kuşkusuz Suriye istihbarat örgütü Muhaberat'ın bu ticaretten haberi vardı. * 6 Ekim 1981 'de 35 bin dolar çekmişti. Onlar. "İthalat ve ihracat işleriyle meşgul. Behçet Cantürk'ün akrabalarının.. Lice'deki kızı Hazal'la kafiyeli olsun diye. yani aynı gün bu kez 750 bin dolar çekmiş.Q. Mal. Suriye'ye ilk gönderilen eroin 20 kiloydu. Ermeni örgütü ASALA ile ilişkileri vardı. 88533 nolu hesabı oldukça hareketliydi: * 8 Eylül 1981'de 200 bin dolar çekmiş. Bankaları ile ünlü İsviçre. Lice'den karayolu ile Nusaybin'e getiriliyordu. Eroin. DOLARLARIN OLUŞTURDUĞU KÜMELER Behçet Cantürk 1982 yılının Mart ayında yine İsviçre'ye gitti. 30 milyonluk bu partiden. İddiaya göre. Kamışlı'da teslim ediliyor ve parası alınıyordu. * 25 Eylül 1981'de 150 bin dolar çekmiş. milyarder işadamı" Behçet Cantürk. İstanbullu Akile Dilek Alev.. * 10 Eylül 198l'de 889 bin 119 dolar yatırmış. Lice ile İstanbul arasındaki buzlan eritti. Behçet Cantürk'ün net kazancı 20 milyondu! Behçet Cantürk'ün. Ancak Kıbrıs'a gönderilenden ucuzdu: Kilosu 1. 1981 yılındaki en büyük bir başka kazancı. mesleği ne olursa olsun. bankalarına para yatıran her kişiye. yeni doğan kızına Neval ismini koydu. bu örgüt sayesinde Suriye kapısını açabilmişti. (1981 yılında l dolar 132 TL) . * 14 Eylül 1981'de 250 bin dolar yatırmış. Zürih İsviçre Bank (Zürih SBS) P. Behçet Cantürk. ne iş yaparsa yapsın. ülkesinin kapılarını sonuna kadar açıyordu.. yeğenlerinin Suriye piyasasına girmesinde aracı olmuşlardı. * 8 Eylül 1981 'de. Cantürklere bir kız evlat vermişti. Behçet Cantürk. havaalanında hiçbir zorlukla karşılaşmadı. Neval Cantürk'ün doğumu.. Behçet Cantürk de iyi müşteri sayılırdı. Bir diğer iddiaya göre ise.Suriye'de uyuşturucu piyasası Ermenilerden soruluyordu. Muhaberat içinde Behçet Cantürk'ün Ermeni akrabaları da vardı. Hava karardıktan sonra katır sırtında sınır geçiliyordu.

500.Böyle bir müşteriye İsviçre'de kapı açılırdı!. Sicilyalı Nunzio La Mattina. Albay Ali İhsan Cesur da vardı. borcunun ilk taksidi olan 5 milyon doları. Sarı Avni'ye aynı şekilde 3 milyon dolar daha gönderdi. Sarı Avni'nin işleri iyiydi! Behçet Cantürk'ten. kalan taksitlerden 2 milyon dolar iki ay sonra verilecekti. kendisine misafirliğe gelmesinden dolayı değildi. Sarı Avni'nin yanında. Sarı Avni'yi bürosunda oldukça keyifli buldu. Geriye kalan para ise çek ile ödenecekti. duvarın kenarına küme küme dizmişlerdi. bir sevkıyat sırasında cemse içinde görülen. "Dönünce kolayına bakarız" diyen Behçet Cantürk..100'lük dolardan desteler yapıp. parasını faizi ile birlikte alacağını söyledi. bavullara doldurmuş ve. İsviçre'de bulunduğu 15 günlük dönemde La Mattina. paralardan oluşan bu yığın karşısındaki şaşkınlığını anlatıyordu. Ağzının sıkılığı ile bilinen Sarı Avni çok güvendiği ortağı Behçet Cantürk'e. Albay Ali İhsan Cesur ile Sarı Avni'nin birlikteliği. Albay'ın oğlu Meriç Cesur. paraların boyu şu duvarın yansına kadar geliyordu.. Sarı Avni'nin gemilerinde çalışıyordu.10-20. Safi Avni. ortak olması halinde çok para kazanacağım söyledi. İnanır mısın. 11 milyon dolarlık borcunun taksitlerini ödemeye başlamıştı. Behçet Cantürk'ün Zürih ziyaretinin iki önemli amacı vardı. Verdiği 60 milyonu faizi ile birlikte geri istedi." La Mattina. Anlaşmalarına göre. ortağına veda edip ayrıldı. Roberto Vito Palaz-zolo adlı bir Sicilyalı'nın bürosunda teslim almıştı. Behçet Cantürk. kaç kilo bulabilirse o kadar bazmorfin göndermesini" istiyordu. Albay'ın. "halı ihracaatı" işinde çok para olduğunu. Parayı Sarı Avni'nin adamı Paul Waridel. Türkiye'de bulunan ortağı AP eski milletvekili İsmet Hilmi Balcı ile görüşürse. Zürih kentim tanımıştı.. eski milletvekili İsmet Hilmi Balcı'yı bulmak oldu. Behçet Cantürk'e. Bu parayı da Hotel Alexander'ın park yerinde Carlo Rotolo'dan. 5. oteli akrabalarının sattırmadığını. kendisinin bir suçu olmadığını belirtti. faizi ile birlikte 100 milyon lirasını istedi. Behçet Cantürk'ün İsviçre'de yapacağı bir tek işi kalmıştı. Türkiye'ye dönünce ilk işi. Emin Görpe ile konuştuklarını anlatarak. Hilton Oteli'nde buluştular. İyi de para kazanmışlardı. Behçet Cantürk'ün. sevinç sarhoşluğu ile anlatmaya başladı: "Küme küme dizdik. Önce Sarı Avni'ye uğraması gerekiyordu. Sarı Avni ve adamları yazıhanede. akraba yakınlığından çıkıp iş ilişkisine dönmüştü. Emin Görpe. adamı Carlo (Antonino) Rotolo ile Sarı Avni'ye göndermişti. Sarı Avni'nin neşesi. Topkapı Oteli'nin sahiplerinden Emin Görpe'yi Zürih'te buldu. Eski milletvekili Balcı. "400. yine Paul Waridel teslim aldı. . paraları saymak için bavullardan çıkarıp. Behçet Cantürk'ün verdiği 60 milyon lira ile "hah ihraç" etmişlerdi.

Çünkü Avni. iki sefer büyük partiler halinde bazmorfin işi yaptıktan sonra. Anlaştık. Yapılan iş. Sohbet sırasında. Ankara'daki iki şirketten halı alıyordu. 300 kilo bazmorfin temin ettiğimi. İranlı Zigari.Eski milletvekilinin ağzı iyi laf yapıyordu. Aldığım . "Durumu Sarı Avni'ye ilettim. ölmeden(10) önce tanıştırdığı. O da kendisini arayacağını. hayali ihracattı. YÜZLERCE KİLO BAZMORFİN "Sarı Avni'nin istediği malları bulabilmek için İranlı Hacı Reşit Zigari'yi her zaman kaldığı Çınar Oteli'nden aradım. telefonla arayarak. kilosuna 500 bin lira istiyordu. Tıpkı diğer partilerde olduğu gibi mal yine Dra-gos'ta teslim edildi. İranlı Zigari ile görüşmek için Çınar Oteli aradım. Kararımı sonra bildireceğimi belirtip Çınar Oteli'nden ayrıldım(9) "Sarı Avni'nin İstanbul'daki adamı Ağa Koç'un. Yoktu. malı teslim alacak kişi ile adamının nasıl buluşacağını sordu. 300 kilo anlamına gelen. daha önce istemiş olduğum 400 kilo baz morfini yakında teslim edebileceğini söyledi. Gittim. sanki yabancı bir şirketmiş gibi. Elazığlı Mehmet Süleyman'ı. teslimat Dragos'ta olmuştu. kilosunu 900 bin ikadan verebileceğimi söyledim. Oradan Avni'nin gemisine yüklendi. İstanbul teslimi. malın teslim edileceği yeri görmeye gittiler. Aradan bir hafta geçti. Bir yıllık ortaklığı boyunca. İranlı Seli ile Hilton Oteli'nde buluşturdum. Çok istekli oluşum. yanına gelip bir kahve içmek istediğimi söyledim. Yanında yardımcısı İranlı Seli de vardı. ve RE-MAN A. İranlılar artık Türkiye'den fazla ayrılmıyorlardı.Ş. Elazığlı Mehmet Süleyman'ı Hilton Oteli'ne çağırdım. "Sonradan öğrendiğime göre. kilosuna 400 bin lira istiyorlardı. Sarı Avni'nin adamları aldıkları 300 kilo bazmorfini İstanbul'un Adalar mevkiinde bekleyen gemiye küçük bir motorla götürüp yüklemişlerdi. Bu kez. Sohbet sırasında. Gittim. Ne yaptıklarını anlattı: Ankara'da iki şirketleri vardı: RAM Dış Ticaret A. Van'ı arayıp Mehmet Sıddık Bayram'a sordum. İkisi arabaya binip. Zigari'ye. RAM ve REMAN ihracaatçı iki firma olduğu için. fiyat artırmalarına neden olmuştu. İsviçre'de bana.Ş. Tekliflerini kabul ettiğimi bildirdim. Ortak oldu. devletten vergi iadesi alıyordu! Behçet Cantürk işi anladı. Zigari telefonla beni arayarak. Çınar Oteli'nde olduğunu belirtti. Hilton'dan telefonla. sohbet ettik. Kilosunu yine 900 bin liradan anlaştık. bulduğu zaman beni telefonla arattıracağını söyledi. ellerinde ne kadar bazmorfin varsa alabileceğimi söyledim. Para konusunda sorunumuz yoktu. 625 bin dolar) kazandı. Sarı Avni'nin yanıtını beklemeden hemen anlaştım. Zürih'te bulunan bu iki şirket. Bu nedenle İranlı Zi-gari'nin istediği kilo başına 500 bin lirayı kabul ettim. Hemen İranlı Zigari'yi aradım. İstanbul teslimi. "1982 yılının Temmuz ayıydı. "Aradan 10 gün geçti. bu işi bırakacağını söylemişti.(8) İsviçre'de de iki şirketleri vardı. "300 tane" bazmorfinleri olduğunu söylediler. Behçet Cantürk toplam 170 milyon lira (1983'te l dolar 272 liraydı.

1982 yılının son sevkıyatını da şöyle anlatıyor: "Kasım ayıydı. anlatmaya başladı. Liceli Ermenilerin çoğu." (1982'de dolar 185 lira. malı ne zaman teslim edeceğimizi soruyordu. İranlı Zigari ile konuştum. 1965 yılında İstanbul'a göç etmişti. İsviçre'den kaçak . Bu arada yurtdışından da kaçak külçe altın getirip satıyordu. malın sağlam teslim edilmesi için görevlendirdim. İranlılar kilosuna 500 bin. Behçet Cantürk 1982 yılı içerisinde Suriye'ye de dört sevkıyatta toplam 45 kilo eroin göndermişti. Bedros Demirciyan Kürtleri sevmiyordu. Birkaç hafta beklememiz gerekiyordu. İstanbul'da birçok Ermeni ile tanıştırdı. Sarı Avni ile çok dost olduklarını vs. Ancak Behçet Cantürk'ü sevmişti. kaçak altın işine de hisseli olarak girmek istedi. Kapalıçarşı'da kuyumculuk yapıyordu. Behçet Cantürk. Bu arada Laz Ahmet sık sık yanıma gelip. 1979 yılında İstanbul'a geldiğinde tanıdı. Diyarbakır buğday pazarında terzilik yaparken. Adresini. Behçet Cantürk ile dostluğu vardı. Behçet Cantürk. Aradan birkaç gün geçti. Türkler'den daha çok zulmettiğine ve katlettiğine inanıyordu. Ancak Kapalıçarşı. Laz Ahmet kabul etti.toplam 360 milyon Uranın 210 milyonunu İranlı Zigari'ye verdim. ben de bir milyon istedim. paranın yattığını öğrendikten sonra İranlı Zigari'ye ödeme yapıyordu. Laz Ahmet. "Benim gözüm Laz Ahmet'i tutmamıştı. Hepsinin. Hemşehrisi Bülent Caner kabul etti.. 1980 yılında Behçet Cantürk'ü "toy sanıp" dolandırmaya kalkmıştı. Bir hafta müsaade istedim. Behçet Cantürk. Bu işlerin eskisi gibi kolay olmadığını. Kürtlerin Ermeni-ler'e. Korktuğum olmadı. Sarı Avni bazmorfinleri Sicilyalılar'a sattıktan sonra aldığı paradan Behçet Cantürk'ün hissesine düşeni Yaşar Kısacık aracılığıyla Behçet Cantürk'ün hesabına yatırıyordu. Behçet Cantürk. Sevkıyat yapıldı. Behcet Cantürk. Daha önceden tanıdığım Sarı Avni'nin adamı Elazığlı Mehmet Süleyman ile Laz Ahmet yanıma geldiler. Behçet Cantürk." Bu arada. yanıma Laz Ahmet adında bir arkadaşını göndereceğini söyledi. İki işyerine de kızı Sibel'in adını koymuştu. İstanbul Tekel'de memurluk yapan Burhan Beskisiz'i. biraz beklemesi gerektiğini belirttim. Mallar hazırdı. Bunlar arasında Behçet Cantürk'ün hemşehrileri de vardı. anneannesi İncik Demirciyan'dan almıştı. Liceli Bülent Caner. dayısı Bedros'u. Sonunda Zigari'den yanıt geldi.. Behçet Cantürk'ün annesinin amca çocuğuydu. Kapalıçarşı girişinde Sibel Spor Mağazası ve Beyazıt Çarşı girişinde Sibel Büfesi'nin sahibiydi. bu nedenle akrabam Asiye ile evli. 10 milyon lira verdi. Ellerinde hazır mal yoktu.) İranlı Hacı Reşit Zigari'ye para hemen teslim edilmiyordu. Sözünün sonunda benden 250 kilo bazmorfin rica etti. Sarı Avni telefonla beni arayarak. ALTIN TOTO Bedros Demirciyan. Biz de paramızı aldık. Yeğenini. Sevkıyat olacağı gün. İstanbul'da kuyumculuk yapıyordu. kendisine "dayı" diye hitap ediyordu.

28 Aralık'ta yine yakalandı. Behçet Cantürk'ün sevinci uzun sürmedi. Çünkü İsviçre'den getirdiği dövizleri burada bozduruyordu. Ermeni Yaşar Demirel'i yanına şoför olarak aldı. Askerliğini bitirdi. Kapalıçarşı'daki hemşehrileri ile ilişkisini hep iyi tutuyordu.. Arat Kundura'nın sahibi Ermeni Yaşar Arat girdi. Bu nedenle Bedros Demirciyan'ın yeğeni.altınlar getirilip. gerektiği zaman Behçet Cantürk'ün fedailiğini yapan biriydi. amcaoğlu nedeniyle ifade vermesi için İstanbul Narkotik Şube'ye getirildi. Sonuç alamayınca Bülent Caner'in çocuğunu kaçırmaya teşebbüs etti. Araya. iki eş. hamile olan Dilek doğum yaptı. uluslararası polis örgütü İnterpol tarafından aranmaya başlandı.5 kilo eroin nedeniyle. yükseldiği zaman satıyorlardı. 17 Hazi-ran'da yakalandı. Avusturya'nın Grossav.. Nezarethaneden çıkarken. her türlü gizli bilgiyi. Amcasının çocukları Halis ve Fettah Cantürk de. Bu kez başı İnterpol'le belaya girmişti.20 pay alıyordu. kân ile birlikte 15 milyon lira aldı.. Behçet Cantürk. Ancak bu. Abdullah Cantürk'ün polisle başının derde girmesi ilk değildi. satıldı.yeğen. Bir süre Hollanda'da çalışan. ismi ablalarıyla uyumlu olsun diye. altın fiyatları düştüğü zaman altın alıp. dayısına çok güveniyordu. "Behçet Cantürk koruması olmadan dışarıya adım atmıyor" anlamına gelmiyordu. 1982 yılının yazında. belgeyi taşıyan.. 21 Aralık 1982 tarihinde yakayı Diyarbakır'da ele verdi. Sorgusu yapılan Behçet Cantürk salıverildi. Hazal ve Neval'i. Aranmasından yaklaşık 7 ay sonra. Yaşar Demirel. Suç dosyası kabarıktı: 25 Ocak 1980 ve 14 Nisan 1981 tarihlerinde. Keyifli geçen tatilden sonra. eroin kullandığı iddiasıyla gözaltına alınmıştı. Behçet Cantürk'ün bir kızı daha olmuştu. Yine firar etti. "Zelal" adım verdi. Behçet Cantürk.. İkinci kez yakalandığında. Günler geçti. çocukları. Hidayet ile Dilek'i. asker kaçağı olduğu ortaya çıktı. 1980 yılında tanıştığı Mardinli Sait Koç'un "ithal ettiği" pırlanta işine hisse verip. Behçet'in korumasını üstlenmişlerdi. daha sonra İstanbul'a gelerek taksi şoförlüğü yapan Liceli Yaşar Demirel. kendi kullandığı kırmızı spor Mercedesi ile tatile götürmüştü. Kapalıçarşı esnafı ile sadece döviz ilişkisi yoktu. Jandarma eşliğinde askere gönderilirken firar etti. Behçet Cantürk'ün parası ve kârı ödenmedi. Dayısı Bedros Demirciyan'ın. Amcasının çocuğu Abdullah Cantürk. gözaltında . Bu arada Behçet Cantürk de. Üçüncü çocuğuna. sadece şoför değil. Birkaç kez istedi.. kârdan yüzde 15. Behçet Cantürk. 5 Haziran 1982 tarihinde. Behçet Cantürk. Örneğin. Kapalıçarşı onu tanımıştı. kârdan dayısına yüzde 10 veriyordu. Kapalıçarşı'yı tanıması ve altın piyasasından haberdar olması nedeniyle. kısa zamanda Behçet'in güvenini kazandı.Lover şehrinde Urallar şirketine ait 34 RH 502 plakalı kamyonda yakalanan 13. dayı.

Ferzande Cantürk. * Demir Oteli karşısında bulunan bir han..bulunanlara cebindeki tüm paraları verdi. * Lice Kumluca Köyü'nde bağ arazisi. * Diyarbakır Cantürk Otel. * Diyarbakır'da iki katlı bina. Adam yaralamaktan hüküm giyen Yusuf Cantürk tahliye edilmişti. ekonomik başarıydı! Saygın bir konum edinmenin tek yolu. . * Diyarbakır Cantürk İşhanı.... TEFECİLİK Toplum hızla dönüşüyor. Yeğenini kurtarmak için de 150 bin lira kefalet ödedi. Cantürk ailesi için hiç de iyi geçmiyordu... * Diyarbakır'da üç dükkân. 1982 yılı. Dayılarının damadı Ali Seviş. * Ankara Karmen Otel inşaatı. eroin kaçakçılığı iddiasıyla Almanya'da tutuklandı. Tek sevindirici haber Diyarbakır Cezaevi'nden geldi. Yine aynı yıl. en temel kolektif değerlerden bile uzaklaşılıyordu.. servet ve şöhret sahibi olmaktan geçiyordu. Artık bireyin varolmasının salt nedeni. adam öldürmek iddiasıyla cezaevine girdi. * İstanbul Bakırköy'de daire. * Diyarbakır'da iki daire. * Ankara Sincan'da 14 dönüm arsa. damatları Halim Malkaç. eroin kaçakçılığından hüküm giydi. * Diyarbakır'da 45 dönümlük arsa. 30 yaşında servet sahibi olmasının bir tek amacı vardı: Saygı kazanmak! Kısa zamanda büyük bir servet sahibi olmuştu: * Diyarbakır Demir Otel. 15 yaşında tetiğe basmasının. * İstanbul Erenköy'de daire.. Behçet Cantürk'ün.

şoförü Yaşar Demirel.Ş. Gümrük ve Tekel eski Bakanı Tuncay Mata-racı'nın "iş ortağı" olduğu için 18 aya mahkûm edilmişti. Cezasını çekip. Behçet Cantürk.* Diyarbakır Kavasınar Köyü'nde bağ arazisi. Bitmedi Behçet Cantürk. 20 milyona. * Yerli ve yabancı bankalarda para.Ş'nin de ortakları arasında bulunduğu bir başka şirket daha . tayini Ergani'ye çıkınca memurluğu bırakan Abdulkadir Takan adına da senet düzenliyordu. bir aile şirketiydi. Hemen anlaştılar.. büroda çaycı olarak çalışan 17 yaşındaki İlameddin Dakman ve bir yıl öncesine kadar Lice Nüfus Müdürlüğü'nde çalışırken. Yusuf. Borçlarını ödeyemediler. Senetlerin tamamı Behçet Cantürk adına yapılmıyordu. Behçet Cantürk'ten istediği para çok değildi. Yusuf Yaman. Yamsan A.Dış Ticaret ve Sanayi A. Behçet Cantürk. Cezaevi'nde tanıdığı Uğurcan Elmas'tan yardım istedi. Haşhaş'ın borcu 400 milyon liraya çıktı.. Keçeli ailesi de zor duruma düşmüştü. Yalnız. Sadece kredi için devlete başvuruda bulunulmuştu. Biri 55 milyon. * Diyarbakır Nasnavar Köyü'nde tarla. Karşılığında 225 milyon liralık senet verdi. çıkmıştı. Yaptığı hiçbir iş yoktu. şirketi satın almasını teklif ettiler. Ortakları Sedat. Behçet Cantürk'e. Hikmet Keçeli'nin senetlerini İstanbul Yapı ve Kredi Bankası Mecidi-yeköy şubesindeki gizli kasasına koydu. Ömer Haşhaş borçlarını zamanında ödeyemedi. "önce bir araştırma yapayım" dedi.Sefa Yaman ve Nusret Gerden'in acilen paraya ihtiyaçları vardı. Yamsan Besicilik İç. Diyarbakırlı işadamı Doğan Cizrelioğlu'na verilen 60 milyon karşılığında alınan senetler ise aynı bankanın Taksim şubesine konuldu. Behçet Cantürk.'nin sadece adı vardı. diğeri 45 milyon olmak üzere iki çek aldı. * Deniz motoru.Semahat Cömert. Yamsan A. 10 milyon faiz verecekti. 100 milyon lira nakit verip zaman istedi. Beh-çet Cantürk'le tanıştırıldı. Behçet Can-türk'den 170 milyon lira borç aldı.Ş. * Mercedes 350 spor araba. Ancak şirketinin acilen paraya ihtiyacı vardı. Behçet Cantürk kabul etti. yeniden senet düzenlediler. zor duruma düşenlere. Yani tefecilik yapıyordu! Herko İplik Fabrikası ile Maltepe İplik Fabrikası'nın sahibi ve şarkıcı Semiha Yankı'nın kocası Ömer Haşhaş. el altından yüksek faizle ödünç para veriyordu. Hikmet Keçeli'nin...

Yamsan A. İlginçtir. İstanbul'da sabun ve zeytinyağı fabrikaları bulunan Ali Alkan ve kardeşleri. İmza yetkisi sadece Behçet Cantürk'deydi. İtalya'dan 3 bin 500 ton Sutkostik maddesi için izin almışlardı. malın değeri oldukça düşmüştü. Behçet Cantürk. bir milyon 200 bin liraya Hidayet Kaşan. Hidayet Kaşan ve Akile Dilek Alev'i ortak etmişti. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk. 8 milyon 400 bin liraya satın aldı. Malların taşınması için.vardı: Bursa Boru ve Profil Anonim Şirketi.'nin sahibi. Depo bulunamadığı için. .. 540 dönümlük bir yerinin olmasıydı. Ancak küçük gemi daha önce mazot taşıdığı için. bir milyon 200 bin liraya Akile Dilek Alev satın alıyordu. Behçet Cantürk. Yusuf Yaman'ın Bursa Boru ve Profil Sanayi A. sutkostik-ler bir süre Erdal Aksoy'un gemisinde kaldı. Yönetim Kurulu 10 Mayıs 1983 tarihinde. Behçet Cantürk bu şirketine de. bir milyon 200 bin liraya yine Hidayet Kaşan. İdari Meclis Başkanlığına Behçet Cantürk. Sedat Cömert'in B grubu 240 hissesini.Ş'yi servetine kattı. Yamsan ailesi bu şirketi yeraltı dünyasının ünlü ismi Abuzer Uğurlu'dan satın almıştı.. Semahat Cömert'in B grubu 240 hissesini. Azet ve Sabit Cantürk ile eşleri. iki karısını ve kendine en yakın bulduğu akrabasını şirkete ortak etmişti. Ali Alkan. Cansan şirketinin ilk yaptığı iş başarısızlıkla sonuçlandı. 20 Nisan 1983 tarihinde şirketin hisseleri paylaştırıldı. önce Yaman-lar'ın 34 L 7666 plakalı 280 S Mercedesi'ni. Bursa Boru ve Profil A. Aksoy. 3 milyon 600 bin liraya Nizamettin Cantürk. Sefa Yaman'ın B grubu 240 hissesini. kardeşleri. 8 tonluk büyük gemisine ihtiyacı olduğunu. Bursa Boru ve Profil Sanayi A. bir milyon 200 bin liraya Mehmet Han Kozat. bu işin nakliyesini Cansan adına aldı.Ş. Nusret Gerdan'ın B grubu 240 hissesini.Ş'nin A grubu bin 440 hissesini 7 mil-yon 200 bin liraya. daha sonra da Bursa Boru ve Profil Sanayi A. Nizamettin. aynı zamanda Sarıyer Kulübü'nün Başkanı Erdal Aksoy ile anlaştılar.Ş. Mehmet Han Kozat ve Akile Dilek Alev'in katılımıyla toplandı.Ş. vekilliğine Mehmet Han Kozat ve üyeliğe Akile Dilek Alev getirildi. Behçet Cantürk aynı günlerde bir şirket daha satın aldı: Çamsan Kimya ve Tekstil Ürünleri A. Behçet Cantürk alacaklarına karşılık. . malları buradan alıp küçük gemisine yükleyeceğini söyledi. Seçim yapıldı.Ş'deki A grubu bin 680 hissesini de.Ş'nin diğer hisselerini ise ailenin diğer fertleri almıştı: Sefa Yaman'ın A grubu 720 hissesini. ağabeyini. İtalya'dan mallar geldi. Behçet Cantürk'ü asıl sevindiren ise şirketin Orhangazi'de. Betaş Gemicilik A.

Bu arada. Cansan'ın her işi bu kadar problem yaratmıyordu. Yaşar Demirel. yine İstanbul'daki Marshal Boya A. Yapı Kredi Bankası İstanbul /Beyazıt 125 milyon 400 bin TL (836 bin dolar) . Fakat Behçet Cantürk. amcazadesi CHP Diyarbakır milletvekili Halil Akgül aracılığıyla 1980 yılında tanıştığı Medet Serhat yapıyordu. Abdülkadir Takan. İlameddin Dakman ve Halis Cantürk adına da bankalara hesap açtırmıştı. (510 bin 204 dolar) * 27 Mayıs 1982. Behçet Cantürk'ün avukatlığını. Vakıflar Bankası İstanbul/Aksaray 71 milyon TL. (500 bin dolar) * 18 Haziran 1982. "zararı karşılarım" sözünü verince malları aldı. İstanbul Üğütücüler A. Türk Ticaret Bankası İstanbul/ Altınbakkal 50 milyon TL. Behçet Cantürk'ün çeşitli bankalarda yer alan sırdaş hesapları vardı: * 25 Temmuz 1981. BANKALARDAKİ MİLYONLAR Behçet Cantürk'ün elinde çok fazla nakit parası vardı. Bunların hepsini kendi adına bankalara yatırmıyordu.Ş'den 30 milyon liraya aldıkları boya hammaddesini. taşıma şirketinin sahibi Erdal Aksoy ile Behçet Cantürk mahkemelik oldular. Vakıflar Bankası İstanbul/Aksaray 62 milyon 500 bin TL (416 bin 666 dolar) * 4 Ekim 1982.bozulan malları almayacağını söylüyordu.Ş'ye 45 milyona sattılar. İkisi de. Osmanlı Bankası Ankara/ Merkez 75 mil yon TL. Yapı Kredi Bankası İstanbul/Beyazıt 235 milyon 50 bin TL (l milyon 567 bin dolar) * 27 Ekim 1982. (473 bin 333 dolar) * 2 Temmuz 1982. şirketlerinin zarar ettiği iddiasında bulunuyordu. Sadece kendi hesabındaki paraların öğrenilmesi bile dikkatlerin üzerine çevrilmesi için yeterliydi. Yanında çalıştırdığı. Bu işten Cansan'ın net kârı 15 milyon lira (55 bin 147 dolar) oldu.

"Haziran ayında İranlı Seli İstanbul'a gelerek. diğeri Nisan ayında olmak üzere toplam 20 kilo eroini de. Yanında Seli yoktu. İstanbul teslimi. 1982. Zigari ya da Se-li'nin benimle temasa geçmesini istedim. Suriye'ye şevketti.83 yıllarındaki vergi beyannamesinde 5 milyon lira kazandığını belirtti!. 500 kilo mala ihtiyacım olduğunu söyledim. Önceki fiyatta Seli'yle de. Ben de onların. Behçet Cantürk. Van'daki Bayram Oteli'ni arayarak. Ben de şu anda mal olmadığını. SEVKIYATA DEVAM "1983 Mayıs ayı başında Laz Ahmet'le Hilton Oteli'nde buluştuk. Yapı Kredi Bankası İstanbul/Beyazıt 63 milyon 500 bin TL (423 bin 333 dolar) * 30 Aralık 1982. Elazığlı Mehmet Süleyman. İranlılar bu malları ne yaptığım konusunda bana hiç soru sormazlardı. şevkettiler. "Laz Ahmet'le tekrar buluştuk. Sarı Avni'nin 500 kilo bazmorfin istediğini söyledi. 180 milyon lirasını İranlı Seli'ye verdim.. İranlılar İstanbul'a gelerek beni buldular. İstediğim diğer 250 kiloluk malı bulmak için sanıyorum İran'a gitmişti. Bu arada şunu da hatırlatmam gerekiyor." 1983 yılında Behçet Cantürk. malı İstanbul'a getirdi. Sevkıyatı aynı kişiler yaptı.* 16 Aralık 1982. "Mayıs ayı içinde Zigari. araştırıp kendisine bildireceğimi belirttim... Vakıflar Bankası İstanbul/Aksaray 80 mil yon TL (533 bin 333 dolar) * l Eylül 1983. . ama isterse hemen 250 kilo bazmorfini verebileceğimi söyledim. Bir hafta sonra. istersem hemen verebileceklerini söylediler. Yapı kredi Bankası İstanbul/Beyazıt 80 milyon TL (533 bin 333 dolar) * 4 Ocak 1983. Türk Ticaret Bankası İstanbul/Altınbakkal 100 milyon TL (666-bin 666 dolar). Kazandığım 360 milyon liranın (l milyon 323 bin 529 dolar). "Ellerinde 250 kilo mal olduğunu. Laz Ahmet'le de anlaştım. benim adamım Burhan Beskisiz teslim alıp. biri Şubat ayında. Zigari'nin getirdiği malları. Kilosu l milyon 200 bin liradan (4 bin 411 dolar) anlaştık. 2 bin 205 dolar) anlaştık. 500 kilo mal bulamadığımı. kilosu 600 bin liraya (1983 yılında dolar 272 TL oldu. 300 kilo malın hazır olduğunu söyledi. Sevindi. malı nereden bulduklarını merak etmezdim!.

Eşi Dilek'i yanına alıp Antalya'ya gitti. Tatile gitmeyi seviyordu. 130 kilo bazmorfin. doktorlar üzücü haberi verdiler: Yaşamı boyunca sağ kolunu çok fazla kullanamayacaktı. avukatı Cevdet Yardım'la Alanya'ya gittiler. İstanbul'daki yoksul Ermenilere. üniversitede okuyan Kürt öğrencilerine el altodan maddi yardımda bulunuyordu. Otelin yeri. Çünkü Behçet Cantürk fabrikaya haciz koydurmuştu. Yaşamı boyunca acılar yanından hiç eksik olmadı!. . Okumuş Holding. Alanya Kalesi'ne çıkış yolu üzerindeydi. "Doktor" un kovulmasını emretti. 1983 yılında İstanbul Ömür Hastanesi'nde gözlerini tedavi ettirince. Tedavisi yapıldı. Eğer bulabilirsem birinci sevkıyattan hemen sonra. direksiyona sıkışan sağ kolu kırılmıştı. Daha sonra "kimyagerliği" kim yapmıştı? Kimse öğrenemedi. Hemen hastaneye kaldırılan Behçet Cantürk'ün. Ağabeyi Nizamettin ile eşi Süreyya'yı da davet ettiler. "Zavallı anneme çok eziyet etmişler" deyip. Çünkü eroin imalatı gözleri tahriş ediyordu. Yardımseverdi. Duygusal bir yapısı vardı. Ancak işler onu Antalya'da da rahat bırakmadı.Eroinleri. Haşhaşlar'in iplik fabrikasına talip olmuştu.. Behçet Cantürk'e satmak istiyordu. "Denize uzak" diye almaktan vazgeçti. Toplantıya katılmak için tatilini yarıda kesip İstanbul'a döndü. "Profesör" İzzet Gündüz Sarıyar'ın asistanlığını yapan. Her sarhoş olduğunda annesini hatırlardı. kara paranın turizme yönelmesi! VE SON SEVKIYAT "Sarı Avni. Oteli görmek için. sekizinci partiden sonra. 30 kilo da eroine ihtiyacı olduğunu söyledi. 34 S 2666 plakalı mercedes otosuyla kaza yaptı. Ağabeyinden sonra Behçet Cantürk de hastanelik oldu! Ekim ayında. Murat Balcı Alanya'da inşaatı devam eden otelini. Ancak "Doktor" Doğru. Ancak. için için ağlardı. Bir anlaşmazlığı da eski milletvekili İsmet Hilmi Balcı'nın oğlu Murat ile oldu. Sarhoş araba kullanmanın cezasını kaza yaparak ödedi. O yıllarda daha yeni başlamıştı." O olduğu şeklinde dedikodular çıktı. Behçet Cantürk ile borçları konuşmak istiyorlardı. Bebek Belediye Park Gazinosu'nda arkadaşlarıyla eğlenip sarhoş olmuştu. Anlaşamadılar. ürettiği malın kalitesini ölçe ölçe eroinman olmuştu! Üstelik çok gevezeydi. şifreli konuşarak. "Doktor" lakaplı Abdülcebbar Doğru yapıyordu. Behçet Cantürk. beni 1416536 numaralı telefonumla arayıp. Ancak Nizamettin Cantürk. Müdürü Sami Akdağ hemen İstanbul'a gelmesini istiyordu. Talya Oteli'ne yerleştiler. "kimyagerin.

Büyükada açıklarında bekleyen. Cumhuriyet Caddesi Merkez Han 163/8 Elmadağ adresindeki yazıhanesine polisler baskın yaptılar. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldüklerinde çok şaşırdılar. "Doktor" lakaplı Abdülcebbar Doğru'dan aldığını itiraf etmişti. Polis "Doktor" un evine baskın yapıp. İzzettin Zingil. 300 gram eroin bulmuştu. Çünkü dedikodusu çoktu. Diyarbakır'da Abdurrahman Erhan'ın evinde l kilo eroin yakalanıyordu.. Behçet Cantürk'ün. şoför Yaşar De-mirel gözaltına alındı. Behçet Cantürk. Eroinin İstanbul teslimine 2 milyon lira vereceğimi belirttim. evde. Sabırsızlanmaya başladım. Rıza Zin-gil. Ecza dolabının arkasına. 130 kilo bazmorfin. Mehmet Han Özer. 217 kilo eroin yakalanmasının nedeni de jandarmalara yapılan ihbardı. Bu arada eroinlerin benim adıma yapıldığının da kesinlikle söylenmemesini istedim. Erhan.. ihbarın kimler tarafından yapıldığım hiç öğrenemedi.150 kilo daha eroin göndermemi istedi. Eroin işine direk girmek istemiyordum. Eroinleri bekliyorlardı. uyuşturucuyu Liceli. Mali Şube'ye getirmişlerdi! Olay anlaşıldı. Kaçakçılık'a." Behçet Cantürk. "Doktor" gözaltına alınmıştı. kilosu 800 bin liraya anlaştık. muhasebeci Ülkü Varol. hemen hareket etmesi gerektiğini bildirdim. arkasından da 150 kilo daha eroin talep edeceğimi söyledim. duvar kazılarak yapılmış gizli bölmede. Sakin olmam gerekiyordu. kendi ekibimle hemen temasa geçtim. Bu işlerle uğraşan Yugoslavya göçmeni İbrahim Çalışkan ve Urfalı Reşit Alpan'ı buldum. Bazmorfinin kilosunu l milyon 300 bin liradan. Verdim. 10 Kasım günü. Çünkü kendilerini. İranlı Zigari malı İstanbul'a zamanında getirdi. "20 Ekim'de sevkıyatı yapacaktık. Tekin Kaymaz iş üzerinde yakalanmışlardı. 25 Ekim'de de. sekreter Betül Ayyüce. İranlı Zigari ile İstanbul teslimi. Kendilerine acilen 30 kilo eroine ihtiyacım olduğunu. Halil Arıkboğan. Çember daralıyordu. Anhazap mezrasında 217 kilo eroin ele geçirilmişti. zengin ve ünlü olmuştu.. Sarı Av-ni'nin gemisine. . SÜRPRİZ GÖZALTI Beklenen gerçekleşiyor. Lice'ye telefon ettim. benden 50 milyon lira kaparo istediler. Mallar yakalanmıştı.. Narkotik'e değil. Smith Wesson bir tabanca ile 9 adet mermi buldular. Bazı hemşehrileri kendisini kıskanıyordu. Çünkü öğrenecek zamanı kalmamıştı. Büroda bulunan. Sarı Avni'nin gemisine Büyükada yakınlarında yüklendi. İşler karışıyordu. eroinin kilosunu ise 3 milyon liradan anlaştık. "Birgün önce jandarmalar tarafından. Ancak bazmorfin satın alabilmek için. Yamsan şirketinin müdürü Sami Akdağ. Anlaştık. "130 kilo bazmorfin için. Minibüse doldurulanlar.

benim bir ilgim olup olmadığımı sorarsa. Olayın ucu Emin Görpe'ye verdiği 100 milyon TL tutarındaki marklara kadar ulaşmıştı. Halim Civelek'in evinde de bir tabanca bulundu. Behçet Cantürk'ün adamı Halim Civelek ve Bedros Demirciyan'ın evlerine operasyon düzenledi. O günlerde döviz işlemleri çok sıkı kontrol ediliyordu! Korktu. Fettah . Şakin olmaya çalışıyordu. Bu da duyulursa. İkisi de gözaltına alındı. Gürbüz Öztürk) döviz işleriyle ilgili olarak polis. evrakta sahtecilik. Behçet Cantürk gözaltından hemen çıkacağını düşünüyordu. Üstelik. sonra da Mali Şube'ye yansımıştı.Herko İplik Fabrikası ile Maltepe İplik Fabrikası sahibi Ömer Haşhaş 400 milyon tutarındaki borcunu ödeyemeyince. Ödünç para verme kanununa muhalefet. Yanıldı. "Önemli bir mesele değil. İsviçre'de göz ameliyatı olması için 5 milyon TL karşılığında 50 bin frank vermişti. Fettah Cantürk. Halim Civelek'in eşi Yasemin ile birlikte. Bedros Demirciyan. Fettah Cantürk tarafından tehdit edilmişti. Arkasından 306545 nolu silahın ruhsatını gösterdi. Sarı Avni ile sadece arkadaşlık ilişkisi. Kartal Küçükyalı Tren İstasyonu'nun tam karşısında bulunan Yalı Restaurant'ta. silahın dedesine ait olduğunu. Fuat Buluttekin adındaki şahıs 3 kilo esrarla yakalanmış ve uyuşturucuyu Behçet Cantürk. başı yine 1567 sayılı kanunla (döviz suçu) derde girecekti. Yaşar Demirel. İstanbul Üniversitesi Diş Fakültesi Dekanı Profesör Gürbüz Öztürk'e. avukat Mindivanlı'ya not gönderdi: "Hocanın (Prof. örgütlerle ise hiçbir yakınlığı olmadığını söyledi. Avukat Saffan Mindivanlı aracılığıyla. silah bulundurma kanuna muhalefet. Türk parasının kıymetini koruma kanuna muhalefet ve en önemlisi uyuşturucu madde kaçakçılığıyla suçlanıyordu. adamlarının Haşhaş'tan 400 milyon lira alacaklarını istemeye gittiklerini söyledi. Ermeni örgütü ASALA'yı ve DDKD'yi soruyorlardı! Şaşırmıştı. Behçet Cantürk. 21 Kasım'da teslim oldu. Tehdit olayının ise abartıldığını. Behçet Cantürk'e yöneltilen soruların niteliği de değişmişti: Sarı Avni'yi. Halim Civelek. Silah ruhsatı sahte çıkmıştı. Konu önce basına. 5 Ocak 1984 tarihinde mahkeme önüne çıktı. Abdülkadir Takan. Yaşar Demirel." İş büyüyordu. hallederiz" güvencesini alan Behçet Cantürk. Abdülkadir Takan'dan aldığını söylemişti. Sorgusu tam 46 gün sürdü. kesinlikle yok deyin. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne kocasını ziyaret için gelen. yardımcıları Abdülkadir Takan ve Fettah Cantürk ile birlikte. Polis. Emniyetteki dostlarından. 8 Eylül günü İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik şubesince düzenlenen bir operasyonla. Lice depremi sonrasında enkaz altından çıkardıklarını anlattı. Behçet Cantürk polise.

Bir kısım basına göre. "Baba" lığını göstermişti. davaya Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi'nin bakması gerektiğini belirtti. Behçet Cantürk 17 Şubat 1984 tarihinde tahliye edildi.355 sayılı soruşturma emri ile sanıkların davasına. "Devletin Siyasi veya Mali veya İktisadi veya Askeri veya İdari güvenliğini bozacak nitelikte" suçlar işlediklerini ileri sürerek. Fettah Cantürk. Avukatlarının iyi savunmasına rağmen tutuklanmaktan kurtulamamışlardı. 13 Ocak 1984 tarihinde görevsizlik kararı verdi. Fettah Cantürk ve Halim Civelek. Ankara Mamak Askeri Cezaevi'ne gönderildiler. İki bin beş yüz yıllık Anadolulu Ermeni. Onun sayesinde 1981 yılında. Kolordu İstihkam Şube Müdürlüğü'nde. tabancanın kendisine ait olduğunu söyleyince.5 milyon lira rüşvet vermişti! . Basın. Yaşamında üçüncü kez. Askerliği bitince de hemen yanına alarak. İstanbul Sıkıyönetim Komutanına verildiği dedikoduları kulaktan kulağa yayılıyordu. Ancak. Türkiye'deki bütün Ermeniler ASALA militanıydı! Bagos ve İncik'in torunu. serbest bırakılması için MİT'e l milyon lira. Behçet Cantürk'le çekilmiş fotoğrafları basında yer alıyordu. poliste bulunan raporlarının her sayfasına milyonlar veriyordu! Gözaltına alındığında. tek tip cezaevi kıyafetiyle Mamak Askeri Cezaevi'nin yolunu tutmuştu. Borç olayının boyutları kısa bir sürede çok büyümüştü. 30 Aralık 1983 gün ve AD. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı. Narkotik Şube Müdürü Uğur Gür'ün (Daha sonra Bolu Emniyet Müdürü). Behçet Cantürk. hakimlere ise 3. İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Balâ'yla birlikte Çekilmiş fotoğraflarının. 50 gün sonra saçları kesilmiş. uyuşturucu madde kaçakçılığının nasıl ve ne surette yapıldığının bilgisi ve delili olmadığı için soruşturma dosyasını İstanbul Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı'na gönderiyordu. Mamak Askeri Cezaevi'nde fazla kalmadı. Behçet Cantürk'e karşı kendini hep borçlu hissediyordu. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Ermenilere saldırıyordu. Neler yazılıyordu neler: Behçet Cantürk.Cantürk ve Halim Civelek'in avukatlığını Medet Serhat yapıyordu. Birkaç saat içinde serbest bırakılacağını düşünen Behçet Cantürk. ASALA'nın terör eylemleri nedeniyle. üzerine demir parmaklıklar kapatılıyordu.. "medya terörüne" maruz kalıyordu. MÜŞ.. Hatun'un oğlu. Behçet Cantürk de bu "medya teröründen" nasibini alıyordu. Fettah Cantürk. 3. Albay Ali İhsan Cesur'un komutasında rahat bir askerlik yapmıştı. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı. Cezaevinden çıkarken de cebine 50 bin lira koymuştu. 1983/KAÇ. Askeri Savcılık.

Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı ekiplerince sorgulandı. senin yüzünden herkes beni de Ermeni sanıyor. kızgın bir halde müdürüne dönerek. Geçinemedi. "Sami Bey. 1979 yılından 1981 yılına kadar." Diyarbakır Cezaevi'nde bulunan Abdülcebbar Doğru.. SELAHATTİN TESLİM OLUYOR Osman Nuri Mutlu. Başından geçen herşeyi en ince ayrıntılarına kadar anlattı. Yazıhanesine gitti. Ve teslim olur olmaz işkenceye alındı. Ermeni olduğu mutlaka belirtiliyordu. Arazimiz vardı. 11 Şubat 1984 tarihinde yakalandı. Diyarbakır'a göçtü. "Behçet Cantürk.Adının geçtiği her haberde. Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek'ten işkence yapılmayacağı güvencesini aldılar.. Avukatı Medet Serhat aracılığıyla Güneş Gazetesi'ne tekzip gönderdi. Malları İranlılar'dan alır. Tedirgindi. Terziydi. Cantürklere. 7. Laleli'ye taşındı. "Nasıldı numaram. boncuk . 1975 yılında Sultanahmet'deki evinde çıkan yangında eşini ve 16 yaşındaki tazını kaybetti. Bu nedenle yaptığı hareketin ne kadar hatalı olduğunu bilmiyordu: Hemşehrisi Selahattin Delidere'den teslim olmasını istiyordu. 1958 yılından 1961'e kadar Diyarbakır'ın değişik semtlerindeki fırınlarda çalıştım. toplam 8 parti iş yaptığını itiraf etti! Behçet Cantürk'ün bu sorgulamalardan haberi yoktu. Türkiye'nin en büyük sevkıyatını yapar. bunun hesabını kesin" dedi. İstanbul'a taşındı.. tekzibi yayımlamayınca gazeteyi satın almaya kalkıştı!. turistlere satmaya başladı. Günlerce süren bu işkenceler sonucu. "Profesör" ün ürünü eroinleri. 1964 yılında eşim Mesude Yeltekin ile evlendim. "Sen Ermenisin. Kardeşi Sabit Cantürk. Diyarbakır pazarında kaçak elbise. 40 günlük iken annem Emine vefat etmiş. Birkaç gün sonra Yaşar'ı telefonla arayıp. 1935 Kastamonu Tosya doğumlu. Ben Türk'üm Türk" diye bağırıp. Hocasından ders aldı: "Kimyagerliği" öğrendi. Şoförü Yaşar Demirel'e. Abdülcebbar Doğru. ayrıntılı bir ifade verdi: "1943 yılında Lice'de doğdum. Ankara'ya getirilerek. Ancak kimse ağızını açıp birşey demedi. babam tarımla uğraşırdı. Diyarbakır'dan aldığı bir haber canını iyice sıktı. Diyarbakır Renk Pavyon'da tartıştığı garsonu. Ri'zeli Sarı Avni'ye gönderir. Sonra hemşehrileri Abdülcebbar Doğru ile çalışmaya başladılar. Acısını unutmak için çevre değiştirdi. beğendin mi" deyip gönlünü aldı. Babam bir yıl sonra Fahriye Yeltekin ile evlendi. Selahattin Delidere 20 Şubat 1984 günü teslim oldu. Güneş.65 mm çaplı Astra marka tabancasıyla öldürmüştü! Öfkelenmişti. "Profesör" İzzet Gündüz Sarıyar ile tanıştı. Bürodaki herkes şaşırmıştı. Önceden eroinlerini ben ve İzzet Gündüz Sarıyar yapıyorduk. incik.

285 bin tabanca mermisi. denizyolu ile Samsun kıyılarına çıkartılan 150 adet 7. bin Lama marka tabanca. Behçet Cantürk adını duyunca. 'Malları çıkaralım' dedi. Şoför Hocaoğlu karoserin altındaki zulalı çekmeceyi çekti. Selahattin Delidere'ye Cantürkler'i sormaya başladılar. Zaten beni İstanbul Taksim'deki Divan Oteli'nde Behçet Cantürk ile Mehmet buluşturdu. Polisler. 1964 yılında Konya'dan askerliğe elverişli değildir raporu aldım. Müteahhitlik yapıyorlardı. Ford marka kırmızı kamyonun şoförlüğünü. 5 kiloluk ilk torbanın askeri branda ile kapalı cemsenin arka kasasına konmasıyla. "İlk silah kaçakçılığımı 1972 yılında. 1976 yılında uyuşturucu kaçakçılığına başlamıştı. Cemsenin şoför mahallinde asker giyimli iki kişi vardı. uzaktan akrabam Hacı Fikri Canpolat'la yaptım. Hacı Fikri Canpolat'ın Ankara'da tanıştırdığı Samsunlu Fahri Bank aracılığıyla.satıyordum. 1973 yılında 250 bin tabanca mermisi. Behçet Cantürk kaçakçılık işlerine 1979 yılında girdi. "Mehmet Han Kozat ile ticari bir taksiye binerek eroin bulunan kamyonun yanına Küçükköy'e gittik. sorgu yön değiştirdi. Samsunlu Ali Açmak ve Trabzonlu Ziya Çavdar'la tanıştım. Maddi durumları benden kötüydü. O sırada yanımıza askeri cemse yaklaştı. Behçet Cantürk. Mehmet Han Kozat bizden ayrılıp Karaburun tarafına gitti." Selahattin Delidere sayfalar tutan ifadesinde. Ondan sonra Mardinli kaçakçılardan aldığım halıları ve ev eşyalarını satmaya başladım. Çok korktum. Tahmini saat 21. silah ve mermi kaçakçılığından arandığımı.İran ve Suriye'ye götürüyordu. 5 Mayıs 1977 tarihinde binlerce mermi ve tabancalarla yakalanan. . 10 dakika sonra döndü. Ancak hemşehrilerim sakindi. Beni yanına aldı. Bazı aileler kaçakçılıktan zengin olunca herkes yapmaya başladı. İfadesine göre. maddi olarak kötü bir durumda olduğumu söyledim. bana güveni sonsuzdu. Silahları Nusaybin'de Hacı Ahmet Kop'a sattık. Behçet Cantürk'ün hisse verdiği kaçakçılık olayının baş mimarı Selahattin Delidere'ydi. 20 adet eroin paketini cemseye yükledik. bin Çek ve Lama marka tabancayı aynı şekilde alıp sattığını söylüyordu. Kendisi Behçet Cantürk'ün uyuşturucu madde kaçakçılığı olaylarında yanında ve adamı pozisyonunda çalışmaktadır. Bulgaristan'dan gelen. Mehmet'le birlikte indirin' dedi.00 idi. Hemşehrisi olmam ve daha önce birlikte birkaç kez silah kaçakçılığı yapmamız nedeniyle. "1979 yılında Cantürkler orta halli kişilerdi. dondum kaldım." SUBAY GİYİMLİ BİRİ "Behçet Cantürk'e. Ben silah işlerine baktığım için onlarla fazla bir yakınlığım yoktu. 1974 yılında. Aradan kısa bir zaman geçti. 600 bin lira karşılığında satın aldık. memleketten tanıdığım Halil Hocaoğlu yapıyordu. Liceliler'de çe-kememezlik vardır. Bu işe birçok kişi hisse vermişti. "Firarda olduğum 1982 yılında İstanbul'da Mehmet Han Kozat ile karşılaştım. işi anladım.65 mm çaplı Çek ve Lama marka tabancaları. O da silahları Irak. 'Küçükköy semtine kamyon içinde mal gelecek.

"M. "1983 yılının onuncu ayında. Aradan bir hafta geçti. 30 kilo eroine ihtiyaçları olduğunu söylediler. Aranmaya başladım. Daha sonra planladığımız gibi bekçinin yanından ayrılıp. O da birgün sonra uçakla İstanbul'a geldi. Biz de yine Mehmet Han Kozat ile birlikte taksi tutup Topkapı semtine geldik. Hemen İstanbul'a gelmesini söyledim. . Ben taksiden indim. Bu kez ben 2 milyon da hisse vermiştim. ben ise 100 bin kazanacaktım. Bulabileceğimi söyledim. Van'dan alınıp. Sarı Avni aracılığıyla Sicilyalılar'a satılan 100 kilo maldan benim payıma 7 milyon lira düştü. l Ağustos günü. Emin Baybaşin teklifi kabul etti. Mehmet Emin Baybaşin'e telefon ettim. Baybaşin ile tanıştırdım. "Ankara'da bulunan Mehmet Emin Baybaşin'in yanına gittim. heyecanlı heyecanlı anlattı. "İstanbul'dan Diyarbakır'a. Bana sert bir şekilde. "Behçet Cantürk ile 1982 yılında son bir iş daha yaptık. Beraber Fındıkzade'deki Karagül İşhanı'ndaki kahvede İbrahim Çalışkan ve Reşit Alpan'ı. Yakalanan mallar içinde. Baybaşin gelişmeler hakkında bilgi verecekti.4 kez geçti. Eroinin imal doktorları Rıza Zingil ile Mehmet Han Özer'mis. Kilo başına Mehmet Emin 200 bin. Behçet Cantürk'e cesaret edip hiç soramazdım. Ankara'dan silah kaçakçılığı ile ilgili dosyam istendi. Yakalanan malların büyük bölümünün Behçet Cantürk'e ait olduğunu. firar ettim. Liceli Abdulvahap Çarık ve Rıza Zingil. 'Böyle soruların ne kadar gereksiz . Hemen Diyarbakır'daki Özdiyarbakır Seyahati arayarak bilgi aldım. Diyarbakır Postanesi'ne bir bekçi ile gittik. 5 milyon lira da kaparo verdim. Mehmet devam etti. Aynı gün Urfa'ya avukatım Lami'ye telefon ettim. "Askeri cemsenin ne olduğunu Mehmet Han Kozat'a sordum. Topkapı'da. 'Göçmen' lakabı ile bilinen İbrahim Çalışkan ve Urfalı Reşit Alpan beni bularak. çünkü ajanlık yaptığımı sanabilirdi. "Ankara'da Özdiyarbakır firmasına uğradığımda Hacı Kasım Cantürk ile karşılaştım. Suçumun ağır olduğunu söyleyen bazı Emniyet yetkilileri ile benim kaçmam gerektiğine karar verdik. bizim 30 kilo eroinin de olduğunu söyledi. Bir ay sonra Behçet Cantürk ile Divan Ote-li'nde buluştuk. Lice'de 200 kilo eroin yakalandığını radyodan dinlediğini. Atlayıp gittim. 17 Temmuz 1981 tarihinde Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne giderek teslim oldum. olduğunu hâlâ öğrenemedin mi" dedi. "Silah kaçakçılığında beraber çalıştığım Ali Açmak ve grubu yakalanınca hakkımda ifade verdiler. Asitanhidrit maddesini Şehmuz Büzük Gaziantep'ten alıp Lice'ye getirmiş. Hacı Kasım. Mehmet Emin Baybaşin'den öğrendim. daha önceden uyuşturucu madde kaçakçılığı ile uğraşan. Yanında subay giyimli biri vardı! "Yükleme işi biter bitmez. Ancak Diyarbakır'dan bir türlü telefon gelmedi. Özdiyarbakır Seya-hat'ta buluştuk. Mahkemelerim hakkında bilgi vermek için beni Ankara'ya çağırdı. Uçağa binip Diyarbakır'a gitti."Sevkıyat esnasında Behçet Cantürk kül rengi Mercedesi ile bulunduğumuz yerden yavaş bir hızla 3. Ankara'dan gelen soruşturma dosyamı almak bahanesiyle. Bana 5 milyon TL verdi. bazmorfini İran'dan almışlar. askeri cemse Karaburun istikametine doğru hareket etti.

teslim olmam gerektiğini söyledi. Ermeniler üst üste Türkiye'nin dış temsilciliklerinde görevli memurları öldürüyorlardı. Mehmet Eymür'ün birimin başına gelmesiyle. hemşehrim müteahhit Vekin Aktan ile Maltepe'de bir lokantada buluştuk. Teslim olmaya karar verdim. 1980 yılında Bulgaristan'a gönderildi. Kimdi Mehmet Eymür? Babası Mazhar. Onlar da emniyette tanıdıkları olduğunu. amirim" dediği Hiram Abas'la birlikte. damadı MİT görevlisi Erkan Gürvit aracılığıyla Hiram Abas'ı Köşk'e çağırdı. ağabeyim. Hiram Abas "kan davası" için görevlendirildi. bana yardım edeceklerini söylediler. İlk başlarda pasif kalan daire. Behçet Cantürk de teslim olmamın iyi olacağını belirtti. ANKARA HAREKETLİ Behçet Cantürk Ankara'daki gelişmelerden habersizdi. Daha sonra akrabam Nizamettin Laçin. 23 yaşında MİT'e girdi. Ulaş Bardakçı'nın öldürüldüğü Fındıkzade ve Mahir Cayan ile arkadaşlarının katledildiği Kızıldere operasyonlarına katıldı.. Karşılığı verilmeliydi. 1938'te Dersim isyanının bastırılmasında aktif bir görev aldı. Mardin'de MİT Bölge Müdürlüğü görevine getirildi. İlk görevi takip ve gözetlemeydi. Mehmet Eymür. Ankara Maarif Koleji'ni ve İktisadi ve Ticari İlimler Yüksekokulunu bitirdi. "Allah'ım sana şükürler olsun" dedi. Öldürülecekti. 6 Ocak 1983 tarihinde Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) bünyesinde "Kaçakçılık İstihbarat Dairesi" kurulmuştu. 1982'de Kenan Evren. İşkencelerden kurtulmuştu. hiç düşünmemişti. Bu arada. Şansı yardım etti. Savcılığa. . Mehmet Eymür... Ankara'da MİT Bölge Daire Başkanlığı Takip Şube Müdürü oldu. Zaten çevremde herkes teslim olmamı istiyordu. MHP'lileri bu kez Ermenilere karşı tetikçi olarak kullanmaya başladı. sıkıyönetim ve kaçakçılık dairesi yetkilileri ile temas kurduğunu.30'ta teslim oldum" Selahattin Delidere'nin sorgusu 25 gün sonra. İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Faik Türün'ün emrinde çalıştılar. 2 ay sonra cezaevinden alınıp tekrar işkenceli bir sorgulamadan geçirileceğini. 1940 yılında. 1943 yılında İstanbul'da doğdu. Ben de 20 Şubat günü saat 09. Kaçakçılık dairesine teslim olacaktım. kendisine çok benzeyen bir Bulgar yüzbaşısı öldürüldü! Apar topar Türkiye'ye döndü. dönemin istihbarat teşkilatı Milli Emniyet Hizmeti'ne girdi. Polis ifadesinin altına parmak bastı. oradan hemen savcılığa gönderilecektim. muhabere subayıydı. Avukat Ekinci. Devlet. oradan cezaevine gönderilirken. Ancak "Türk casusu" olduğu ortaya çıktı.. Kent Oteli'nde Behçet Can-türk ve avukat Tahsin Ekinci ile yemek yedik. Ziverbey Köşk'ündeki işkenceli sorgulamalara.. Bulgaristan'da Türk kaçakçıların içine sızdı. 17 Mart 1984 tarihinde bitti. kendini ispatlamaya kalkışacaktı. 1975 yılında. 18 şubat 1984 günü Ankara'ya geldim.."3 yıl sonra artık kaçmaktan bıkmıştım. 12 Mart 1971'den sonra "dostum.

Önce Dündar Kılıç'ı gözaltına alıp Ankara'ya getirdiler. telefonu kapadı. Emir bir türlü yerine getirilemiyordu. 7130102. sayılı yazısı. birimin başına geçti. Haber gönderdi: "Yaşar yanıma gelsin" diye. (20 Şubat 1984 tarih ve İsth. Birbirlerini hiç sevmiyorlardı.Mehmet Eymür ekibi.254/214177. Kısa bir süre sonra terfi etti. Mehmet Ağar. Cevdet Saral.11. Daire Başkanlığı'nın henüz başkanı yoktu.. Ünal Erkan. Özellikle son yıllarda Hiram Abas.. Cumhurbaşkanlığı. Mehmet Eymür. İstanbul polisinin başında bulunan Şükrü Balcı. Yoktu. Üstelik Ankara polisi de. Telefonla büroyu aradı. Sekreter Betül Ayyüce'nin sesi titriyordu.84 SYNT. BÜRODA İNTİHAR Tarih 30 Nisan 1984. sadece Başkan Yardımcılığı makamı vardı. Hilton Oteli'ndeydi. Koor.. Ankara'da Kontrespiyonaj Dairesi bünyesinde kurulan.Ancak bu görevinde fazla kalmadı. Ankara'dan özel bir ekip İstanbul'a gitti. Behçet Cantürk ve Abuzer Uğurlu'nun MİT tarafından sorgulanması için izin istedi.10. Dündar Kılıç. (MiT'in. "Kaçakçılık İstihbarat Şube Müdürlüğü"ne tayin oldu. İşl. . Fazla birşey söylemedi. Mehmet Eymür.) Abuzer Uğurlu Mamak Askeri Cezaevi'ndeydi. Türkiye Cumhuriyeti'nin 45'inci hükümetini kuran Başbakan Turgut Özal'a kendini göstermek istiyordu. Dündar Kılıç'ın infaz işleminin yapılmasını emrediyordu. 9 Şubat 1984 tarih ve 01. Bu nedenle Eymür. Bulunması kolay oldu! Dündar Kılıç ve Behçet Cantürk'ün yakalanması için İstanbul polisine haber bile verilmedi. İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı ve İstanbul Valiliği'ne özel emir vererek. Başkan Yardımcısı oldu. havaalanından alıp eve götürmüştü. Arkasından Behçet Cantürk'ü. Tayyar Seven. "harekete geçmek için en uygun zaman" diye düşünüp.152711 sayılı yazısı. İstanbul'a karşı MİT ile ittifak halindeydi.) MİT'in isteği Genelkurmay Başkanlığınca uygun bulundu. MİT ile polis teşkilatı ilişkisi hiç bir dönemde iyi olmamıştı. Genelkurmay Başkanlığı'na başvurarak. Dündar Kılıç'ın yıllar önce aldığı bir mahkûmiyet kararı vardı. Orhan Uzeller ile amansız bir çekişme halindeydi. "Arayan var mı?"diye sordu.02. "kuması" Dilek'e misafirliğe gelen Hidayet'i. Svl. Mehmet Eymür beklediği fırsatı buldu.. Ancak sağlık raporu alıp Adli Tıbba onaylatarak cezaevine girmekten kurtuluyordu. birkaç saat önce Diyarbakır'dan. Şoförü Yaşar Demirel.

Çocuklarla oynamaya başladı. Birşey anlamadı. Sekreteri Betül'ün sesi tuhafına gitmişti. Suzi hemen konuya girdi. Yanına beş polis bırakarak." Büronun bulunduğu Elmadağ'a geldiler. Sultanahmet'teki bürosunun numarasını çevirdi. Teyze kızını salona aldı. büroda garip şeyler oluyor. elini başının üzerine koyacaksın. Behçet'ten anahtarı isteyip 34 L 7666 plakalı Mercedesi de aradılar. Salona girip. Ama Suzi çok ısrar ediyordu. Dinledikleri kasetlerden birinin sözlerini anlamamışlardı.. Şaşırdı. Bu arada evi aramaya başladılar. İki saat sonra kapı çalındı. diğerini. termos içinde 12 adet Lupidon GSC yazılı ampuller ile bir adet.11 kişi vardı. Sormasıyla birlikte hepsi içeri doluştu. Medet Serhat'a büroda merak edecek birşey olmadığını. Behçet Cantürk avukatının telefonu üzerine rahatladı. Kısa konuştu. Dilek kapıyı açtı. "Behçet Bey evde mi" diye sordu. büroda tuhaf bir durum var. camın kenarına gelip. Şirketin Müdürü Sami Akdağ telefona çıktı. Hidayet Kaşan'ı da emniyete gelmesi için davet ettiler. Suzi'nin sözünü kapı zili kesti. "Behçet Bey. Kasetleri de gözaltına aldılar. Hidayet'e "hoş geldin" deyip. Medet Serhat. eve gelip kendisiyle görüşmek istediğini söyledi. En öndeki kimliğini gösterip. oto tamirciliği yapıyordu. Akile Dilek Alev'i evde bıraktılar. Hızla fırlayıp telefonu açtı. üzerinde Chemitank yazılı içinde sıvı bulunan şişe çok dikkatlerini çekti. Eşi. eğer içeride polisler varsa." Medet Serhat. Avukatı Medet Serhat'ın. Dilek ve Hidayet mutfakta akşam yemeğini hazırlıyorlardı. "Yaşar. bana hemen haber ver. Birlikte büronun bulunduğu sokağa gideceğiz. Büroyu ara. Karşısında hiç tanımadığı 10. ortalığın sakin olduğunu söyledi. Avustralya'ya yerleşen teyzesi Ofsana'nın kızı Suzi Saraçyan. eve "karakol" kurulmuştu. Sami Akdağ ile konuştuklarını aktardı. kızı Hazal'ı kucağına aldı. "Peki gel" dedi. polis olduklarını belirterek. Tabii tek başına değil. Aradan yarım saat geçti ancak Yaşar Demirel pencereden gözükmedi. Borçlanarak araba parçaları almıştı. Behçet Cantürk'ün kendilerine maddi olarak yardım etmesini istiyordu. ödeyemiyorlardı. Sen yazıhaneye gireceksin. Gelen Suzi Saraçyan'dı. Eve gitti. bir konuyla ilgili olarak bizimle geleceksiniz" dediler. 141 07 92 numarayı çevirdi.. Otele döndü. oteldeyim. Gelmesini istemiyordu. "Medet. Behçet Cantürk'e.Yaklaşık iki saat sonra Yaşar Demirel Hilton Oteli'ne geldi. Elmadağ'daki büronun 141 65 36 numarası meşgul çıkınca. . Mutfakta. Uyuşturucu bulduklarını düşünerek termosa ve şişeye el koydular. Telefon çaldı. Ancak aldıkları paranın faizi çok artmıştı. Yaşar Demirel arabadan indi.

Hidayet Kaşan ve Betül Ayyüce de ayrı ayrı hücrelere kondular.(11) Polisler bürodan sadece çekleri almadılar. Başkent'e giderken Behçet Cantürk'ün yüzü çok asıktı. tek kişilik bir hücreye hapsedildi. Betül. Üzgündü. "Merak etmeyin hanımefendi birkaç saate kadar dönerler" dedi. 2 Nisan 1984 tarihinden beri aranıyordu.Evde arama bitmişti. 284 bin lira nakit para. Fakat Ankara'dan gelecek bir ekibin kendisini gözaltına alacağını hiç hesaba katmamıştı. Yaşadıkları Behçet Cantürk'ü hiç şaşırtmadı. kızı Hazal'ı eve bırakıp. Kravatını. Otomobil Ankara plakalıydı! Elmadağ'daki büroya gittiler. İşyerine de "karakol" kurulmuştu. Hidayet Hanım. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Hareket Daire Başkanlığı Mali Şube Müdürü Faruk Metin. müdür Sami Akdağ ile sekreter Betül Ayyüce de vardı. "Buyrun gidelim Behçet Bey" dediler. Siyah renkli Renault marka otomobile bindirilirken. Behçet Cantürk ceketini ve pardösüsünü giydi. eşi ve sekreteri. Müdür Sa mi Akdağ. Saatler 23. kemerini. Başkomiser Ahmet Geçer ve 11 polis eşliğinde. Şubeye götürüldü. .) Diyarbakır Töbank Şubesine ait 2 milyon değerinde 093078 numaralı Behçet Cantürk adına çek. Ancak ilk iki rakamı dikkatini çekmişti: 06. Üzerinden çı kanları zimmete kaydettiler. Behçet Cantürk ve eşini aşağıya indirdiler. İstanbul Emniyet Müdürlüğü 1. 5 Nisan 1985 tarihli 2 milyon 100 bin lira değerinde bono. Polisler çok kibar davranıyorlardı. Ancak İstanbul'da rahattı. Behçet Cantürk.. (1984'de l dolar ortalama 350 TL idi. 8'inci kattan atlayarak intihar etmişti!. Behçet. Üzerinde deri mont olan sivil polis. altı polisle birlikte büroda bırakıldı. İstanbul ili Yapı Kredi bankası Şubesine ait 5 milyon lira değerinde 394532 numaralı hamiline çek. kocasının yanında Emniyet'e gitmek için hazırlandı. Hidayet. Behçet Cantürk'ün sekreteri Betül Ayyüce de Emniyet'e davet edildi. Behçet Cantürk'ten izin isteyip büroda arama yaptılar. Tam okuyamadı. büroda "karakol" kurmuş polisleri görünce. "Ne zaman dönerler" diye sordu. Behçet Cantürk. Arama tutanağına aldıklarını kaydettiler: * Bir adet Türk Ticaret Bankası Fethiye Şubesine ait 57 bin 300 lira değerinde 828541 numaralı hamiline çek. Arkadaşı Burhan Beskisiz. Büroda. evde "karakol" kurulacağının daha farkına varmayan Akile Dilek Alev polislere. ayakkabı bağını aldılar. Zaten şubedeki polislerin çoğunu tanıyordu.00'ü gösterirken. Kendini düşünmüyordu. Borçlu Zeynel Dündar tarafından Behçet Cantürk adına verilen. Tam kapıdan çıkarlarken. apar topar Ankara'ya götürüldü. Behçet Cantürk'ün gözleri arabanın plakasını takıldı. Ancak kendisini gözaltına alan bu polisleri daha önce hiç görmemişti. Polisler.

Abdulbaki Maltaş eve döndü. Beco'yu kim gözaltına aldı? Beni de soruyorlarmış. Onların da fazla bilgisi yok. gidip Behçet Beyi gözaltına almışlar. Ablası Asiye. Karısının ve çocuklarının göremeyeceği bir yere. Paketi vererek. 60 adet kâğıt vardı. üzerinde İngilizce yazılar bulunan. Eniştesi Burhan Beskisiz'in intihar ettiğini öğrenen Abdulbaki Maltaş. Aldığı yanıt karşısında dondu kaldı. "bunu iyi sakla. 6 kardeştiler.. İstanbul polisine de birşey söylemeden. akrabası olan Abdulbaki Maltaş'ı yanına çağırdı Abdulbaki Maltaş'a. Birşey anlamadı. endişeye kapıldı. Evrakları paketleyip. Bana söylediği. ne oldu. "Behçet Cantürk" yazısıydı. Üzerlerinde İngilizce yazılı değerli kâğıtlardan tek okuyabildiği. polislerin Ankara'dan geldiği. Burhan Beskisiz ile evliydi. senden daha sonra alacağım" dedi. "Behçet Cantürk" adını görünce korkuya kapılıp. merak etmiş paketi açmış. Bunu sakla ve kimseye de bu konuda birşey söyleme" diye tembihledi. Telaşla evine gidip paketi aldı. .BELGELER YAKILIYOR 36 yaşındaki Abdulbaki Maltaş Silvanlı'ydı. Burhan Beskisiz'in cenazesinde bir araya geldiler. Neler oluyor Medet Bey?" Avukat Medet Serhat. Valla onlar da merak ediyor. Behçet Cantürk. 1. kütüphanesinin üst rafına paketi koydu.. Birkaç gün geçti. 7 Mayıs 1984.5 yıl önceydi. Uçuk pembe renkli. Abdulbaki Maltaş ile Mehmet Tahir Canpolat. Aynı soruları ben de sordum. Polislerin evine gelip evrakları bulacağından korktu. Birgün sonra. "Paketi iyi bir yere saklandın mı" diye sordu. evrakları banyo kazanında yakmıştı!. birinci hamur kâğıda basılmış. yine aynı yerine koydu.. Mehmet Tahir Canpolat. Koşa koşa akrabası Mehmet Tahir Canpolat'ın Tuzla'daki konfeksiyon mağazasına gitti. Haydarpaşa Numune Hastanesi'nde diş protez teknisyeni olarak çalışıyordu. kâğıda sarılarak rulo yapılmış bir paket verdi "Burada benim için çok önemli evraklar var. İstanbul Emniyet Müdür Muavini Tayyar Sever'in yanına gittim. arka arkaya sıralanan bu sorulan so-ğukkanlıkla yanıtladı: "Nizamettin Bey. Maltaş. Meraklanmıştı: Pakette ne vardı? Evde eşinin ve çocuklarının olmadığı birgün paketi açtı. "ANKARA POLİSİNİN İŞİ" Nizamettin Cantürk telefonda heyecanlı heyecanlı soruyordu: "Medet Bey..

Behçet Cantürk'ün yanında çalışan Halim Civelek'e. * 22 ayar. Polislerin elinde. 4 Mayıs 1984 tarihinde birkez daha geldiler. Banka yetkilileri kasayı açıp içinde bulunanları beyaz bir çanta ile getirdiler. Akile Dilek Alev'in. Aşağıya inildi. Zeki Kirpi. Zeki Kirpi bunlardan sadece biriydi." Nizamettin Cantürk. evraklardan daha tehlikeli kişiler vardı. * Neval isimli ayan belli olmayan altın çocuk künyesi. Tesbite geçildi: * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait 111149 sayılı 50 milyon liralık. Mehmet Han Kozat ve Kamil Dakman ile birlikte Mehmet Tabir Canpolat'ın evinde saklanıyordu. İstanbul Paşakapı Cezaevi'nde gardiyandı. Konukları üç gün kaldı.Oturup beklemekten başka yapacağımız birşey yok. kasanın açılmasını. Sonra misafirleri kayıplara karıştı. Ev sahibi Canpolatlar da korku içindeydiler. içindekilere el konularak. * 30 adet 18 ayar tel bilezik. Elmadağ'daki büroda verilmek üzere cezaevi arkadaşı Fuat Şaşmaz'dan mektup getirmişti. Bu arada Behçet Cantürk'ün Elmadağ'daki bürosundaki "karakol" her geleni gözaltına alıyordu. * l adet pırlanta ve beyaz altınla işlenmiş gerdanlık. Gerçi evrakları yakmışlardı ama şimdi evlerinde. * 2 adet 22 ayar çocuk bileziği. l adet aynı özellikte yüzük ve l adet aynı özellikte bilezik. bir parmak kalınlığında birbirine geçmiş iki şerit halinde bilezik. Büroda bulunan sivil polisler tarafından gözaltına alındı. banka nezaretinde bir başka kasaya konulmasını isteyen savcılık belgesi vardı. * Zelal isimli 14 ayarlı altın çocuk künyesi. MÜCEVHERLER. Behçet Cantürk'ün Bağdat Caddesi Erenköy Zincirli Köşk Sokak 310/13 adresindeki evine.. Zeki Kirpi masum olduğunu ancak üç ayda anlatabildi! ALTINLAR. .. aynı binanın alt katında bulunan Ziraat Bankası'nda 2591 sayılı şahsi kasası vardı. * Top şeklinde altından bir çift küpe. Polisler. * 22 ayar beş bilezikten oluşan Adana yapısı burma bilezik.. 6 Haziran 1984 tarihine kadar 3 ay vadeli tasarruf cüzdanı.

* Akbank İstanbul Şubesine ait. 640/569. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait 111/5591. 086845 numaradan 086850 numara ya kadar 6 yapraklı çek karnesi. 8960 Gelişim kimyevi maddeler kaşeli 193199 çeke ait.569/4 no'lu hesabına ait. * Osmanlı Bankası Ankara Şubesinin 640. 42. l adet yarım altın. 085151 numaradan 085175 numaraya kadar 25 yapraklı çek karnesi. * Bir çift beyaz altın üzerine. senetler. 360028'den 360050'ye kadar 23 yapraklı çek karnesi. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait. hesap cüzdanları da vardı: * Şekerbank Beşiktaş Şubesine ait. 20659 hesaptan 426111 sayılı 47 milyon liralık 15 Şubat 1983 tarihli çek. 11115/7 hesaptan K 017457 numaradan K 017475 numaraya kadar 19 adet çek karnesi. 20659 hesaptan 426110 sayılı 40 milyon liralık 11 Şubat 1983 tarihli çek.9 sayılı hesaba ait. . * 2 metre 18 ayar bakla zincir.. 630/15779 sayılı Behçet Cantürk'e ait. * Töbank Diyarbakır şubesine ait.7 hesaba ait. * Uluslararası Endüstri ve Ticaret Bankası Karaköy Şubesine ait.007. * Şekerbank Beşiktaş Şubesine ait. Bitmedi. l adet çeyrek yansı altın.l mevduat 5593.* 5 adet çeyrek altın.2 mevduat 817. * l adet tura kolye. 5 milyon 300 bin liralık 10 Mayıs 1984 vadeli çek yaprağı. Kasada çekler.. 75 milyon liralık hesap cüzdanı. 42. pırlanta ve siyah taşlı küpe. 2550 nolu Behçet Cantürk'e ait 236 milyon 47 bin 500 lira bakiyeli hesap cüzdanı.003. * Ziraat Bankası Harbiye Şubesine ait.3 Abdülkadir Takan'a ait.4 sayılı Behçet Cantürk'e ait. 12 milyon 750 bin liralık hesap cüzdanı. seri A/1 No: 2590'dan 2600'e kadar 11 yapraklı 108326 hesaba ait çek karnesi. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait. 120 milyon 200 bin liralık hesap cüzdanı. * Osmanlı Bankası Ankara Şubesine ait. * Yapı Kredi Bankası Beyazıt Şubesine ait.

* Garanti Bankası İzmir Şubesine ait. Behçet Cantürk alacaklı 85 milyon liralık ayrı ayrı dört adet ipotek belgesi. hep birlikte annesinin oturduğu. başka bir yerde ziynet eşyası olup olmadığını sordular. 28 Mart 1984 vadeli Abdülkadir Takan emrine tanzim edilen 20 milyon liralık protestolu senet. 10422 hesaptan 140270 nolu 6 milyon liralık. * M.3731 hesaptan 688855 liralık. Akatlar Cebeci Sokak Mutlu Apartmanı 5/1 adresine gittiler. Behçet Cantürk alacaklı 3 Kasım 1984 tarihli 7 milyon 135 bin liralık senet. 1632. 15 Kasım 1983 tarihli çek yaprağı.. 1602/15. 15 Aralık 1984 tarihli çek yaprağı.9 hesap688663 nolu 2 milyon liralık çek yaprağı. * Yüksel Bağdaş ödemeli. çek nolu 8 milyon sayılı 3 milyon 500 bin * Yapı Kredi Bankası Beşiktaş Şubesine ait. 085204 tarihsiz ve miktarsız çek yaprağı.15 nolu 688856 liralık. * Mustafa Elik ödemeli. AYLA HANIMIN EVİ Polisler. Behçet Cantürk emrine tanzim edilen 20 Ocak 1984 tarihli vadeli 3 milyon liralık senet. 2 Nisan 1984 tarihli vadeli Abdülkadir Takan emrine tanzim edilen 20 milyon liralık protestolu senet. Behçet Cantürk adına tanzim edilen 15 şubat 1984 tarihli 500 bin liralık senet. * Anadolu Bankası Çapa Şubesine ait. *Yamsan Besicilik ödemeli. * İmar Bankası Bakırköy Şubesine ait. * Yüksel Bağdaş ödemeli.. Şirin Cantürk Diyarbakır ödemeli. "Bir miktar da annemde var" deyince. 26 Mayıs 1983 tarihli çek yaprağı. * Yamsan Besicilik ödemeli. Akile Dilek Alev'e banka dışında. 1547/9 sayılı hesap tan Seri A 026303 nolu 7 milyon 500 bin liralık. . * Garanti Bankası İzmir Şubesine ait. 3732/1602. 5697/8 nolu hesaptan. bila tarihli cirosuz 9 milyonluk senet. * Türkiye Emlak Kredi Bankası Malatya Şubesine ait. * Yamsan Besicilik ödemeli bila tarihli. Yusuf Yaman cirolu 60'şar milyonluk üç adet senet. * Yamsan Besicilik ödemeli. 26 Haziran 1983 tarihli çek yaprağı.

önce Behçet Cantürk'ün kapısını çaldılar.. Bunlar da kaydedildi: * Üzerinde Behçet Cantürk yazılı 14 ayar altın anahtarlık. Nizamettin'in ise 19'du. Yanıt gelmemesine şaşırmadılar. polislerle birlikte İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün yolunu tuttu. 7 Mayıs 1984 günü.. * l adet altın erkek kol saati ve altın kordonu. mahalle muhtarı Hüsnü İpekçi ve çilingir Aziz Işık ile birlikte. * l adet üzerinde "BC" yazılı altın pırlanta işlemeli kravat iğnesi. aranmaya başladığında. büyük harflerle "BC" yazılı 34 S 2666 oto plakası. Dilek Hanım. Behçet Can-türk. Ofis semtinin Kooperatifler mahallesindeki Avukatlar apartmanında oturuyorlardı. * 2 adet üzerinde "BC" yazılı altın kol düğmesi. Daire numaraları. * 3 adet pırlantalı (bir adeti Zafir pırlantalı altın karışımı. üzerinde yine altın ve pırlanta işlemeli "BC" yazılı Mercedes forslu anahtarlık. * l adet pırlanta gerdanlık ve aynı gerdanlığa ait pırlanta 2 adet küpe. Behçet ve Nizamettin Cantürk. Gidiş nedeni ziyaret değildi. Diyarbakır Sıkıyönetim Komutanlığı 2 No'lu Askeri Mahkemesi 'nden izin aldılar. Polisler. * Üzerinde pırlanta işlemeli. evraklara ve paralara ihtiyati tedbir konuldu. bir adeti Zümrüt pırlantalı altın karışımı ve bir adeti Yakut pırlanta lı altın karışımı) köşeli bilezik. kızının isteği üzerine "Madler" yazılı bir torba içinde. Behçet'in 18. Diyarbakır'daki evlerinde de araştırma yapmak için. Demir Oteli'nin müdürü Osman Tan. Mücevherlere. DİYARBAKIR'DAKİ EVLER DE ARANIYOR Polisler. ziynet eşyalarım getirerek polislere verdi. Evrakları ve mücevherleri teslim eden Akile Dilek Alev'in evindeki "karakol. Evde kimsenin olmadığını tahmin etmişlerdi. * l adet altın bayan kol saati ve altın kordonu. Gözaltına alınmıştı!. Behçet Cantürk'e ait İstanbul'daki yerlerin aramalarını bitkince." 5 Mayıs günü kalktı. * l adet siyah taşlı altın erkek yüzüğü.. .Ayla Alev. ziynet eşyalarının bir bölümünü "kayınvalidesine" bırakmıştı.

* l adet safir yüzük. Kayıplara karışmıştı! Evde Behçet'in eniştesi İbrahim Fidanay ve oğlu Turgut vardı. Ses yoktu. Lice depreminde ölen Abdulbaki Cantürk'ün kızı Mukaddes ile evliydi. Evde İkram Fidanay yoktu. Sonra Nizamettin Cantürk'ün evine geçtiler. Nizamettin Cantürk ve eşi Süreyya firar etmişlerdi. Zaten. kardeşinin evi gibi "masum" değildi! Evde. Nizamettin'in eşi Süreyya. * 2 şişe kanyak. Kırmızı çanta içinde bulunanlar. İçindekiler Hidayet Kaşan'a aitti. yatak odasındaki elbise dolabının üzerindeki kırmızı çanta polislerin dikkatini çekti. kapıyı açmasını söylediler. Turgut Fidanay babası ile aynı evde oturuyordu.. "suç teşkil eden bazı tehlikeli mallara" el konuldu: * 7 şişe viski. 4 oda. bir banka şubesinde emanete alınacaktı. Mücevheratların listesi şöyleydi: * Bir çift safir küpe. l tuvalet ve l banyodan oluşan dairede yapılan aramada. 16 Mayıs 1984 günü Behçet Cantürk'ün ablası İkram Fida-nay'ın evine baskın yaptı.. ABLANIN EVİNE BASKIN Polis ihbar aldı. Turgut-Mukaddes çiftinin. * l şişe martini. * l şişe Arap rakısı. . Behçet Cantürk yakalanınca. İkram Ablasına getirip teslim etmişti. çantayı en güvenilir kişi olarak bildiği. * 3 şişe cin. Birkaç dakika sonra çilingir kapıyı açtı. Kırmızı çanta açıldı. Kapı ziline bastılar. "suç teşkil edecek bir alete ve kıymetli eşyaya rastlanmadığı" tutanağa geçirildi.Çilingir Aziz Işık'a. l salon. Diyarbakır'daki "ev operasyonları" hemen bitmedi. İçinde mücevherler ve kıymetli evraklar vardı. Nizamettin Cantürk'ün konutu. Turgut Fidanay.

* l adet incili pırlantalı altın anahtarlık.) Behçet Cantürk'ün eşi Hidayet'in çantasında değerli "kâğıtlar" da vardı: * 4 adet Diyarbakır İli Töbank Şubesine ait. * l adet altın kaplama sigara ağızlığı. * 3 çift inciden kolye. * 50 cm.* l adet safir taşlı gerdanlık. uzunluğunda burma tipi altın zincir. * 14 ayar. * l adet kişnişli 14 ayar kolye. (Behçet Cantürk'e ait bu altın zincir. * l adet safir bilezik. yazıhanedeki biblo köpeğin boynuna takılıyordu!. * 2 metre 22 ayar altın zincir kordon. 22 ayar altın bilezik.. * l adet siyah beyaz incili pırlantalı altın bilezik. * 22 ayar diş kaplama altını. Behçet Cantürk adına düzenlenmiş çekler: . * 21 adet. * Pırlantalı iki sıra taşlı. * l adet çeyrek reşat altın. * l adet altın kaplama çakmak. * l adet üzerinde çeyrek ve yarım altın olan 18 ayar paralı bilezik. * l adet altın zincir ve üzerine Arapça yazılı altından künye. * l adet 18 ayar altından bayan kol saati. * Bir çift pırlanta küpe. ortası safir l adet yüzük. * 2 adet yarım reşat altın. bir adet kravat iğnesi. * 7 adet büyüklü küçüklü kadife kaplı çeşitli mücevher kutusu.

yıldırım telgraf çekildi. Soyunmasını istediler. "Yani çırılçıplak soyun!" Mahcup bir ifadeyle gülümsedi. * Hidayet Kaşan adına düzenlenmiş.. Diyarbakır Yenişehir semtinde 106 kütük no. Çıkardı. Arkasından.. 128 ada. şiddetli bir tokat hissetti yüzünde. 17389 numaralı sabıkasızlık belgesi.10 Haziran 1984 tarih 093076 numaralı 2 milyon değerinde çek. "Adem ol" dediler.. Onu da çıkarmasını emrettiler. Soyundu. 26 Mayıs 1983 tarihli. tek külotu ile kaldı. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesi. Nizamettin. İbrahim Fidanay ve oğlunu gözaltına aldılar. Döverken küfür ediyorlardı. 10 Temmuz 1984 gün 093079 seri numaralı 2 milyon lira değerinde çek. Sendeledi. hesap numarası 6411050. Tekme ve tokatlarla üzerine çullandılar.. * Behçet Cantürk adına düzenlenmiş Lice Cumhuriyet Savcılığı'nca onaylı.9 hesap numaralı 10 milyon değerinde Behçet Cantürk adına düzenlenmiş hesap cüzdanı. yanına gelip tokat atan kişinin içki kokuşuydu. Cantürkler'in ablası İkram Fidanay için "Firar" notu düşüldü. Anlamadı. "Ermeni dönmesi.. Noterden tasdikli.. Hissettiği. Diyarbakır 1. Güldüler. 9 Ekim 1984 gün ve 093081 seri numaralı l milyon 900 bin değerinde çek. Polisler. . * Ziraat Bankası Adapazarı Şubesince Behçet Cantürk adına verilen.Süreyya Cantürk çiftinin yakalanması için.. GÖLBAŞI Gözleri bağlanmıştı. 111/5593. Karakoldaki tutanağa. çek numarası 278456'dan başlayıp 278475'e kadar devam eden kullanılmamış çek defteri. 10 Ağustos 1984 gün 093080 seri numaralı 2 milyon değerinde çek.. piç. Birkaç saniye önceki hava değişmişti... 25 pafta." Hiç sesini çıkarmadı. vurmayın" bile demedi.. "Yapmayın. Kaba dayağa son verdiler. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek imzasıyla tüm illere.... parsel no 3 olan 962 m2 olan arsa tapusu. Acı duymadı.

Diyarbakırlıdır... Köşk Gazinosu'nun üzerinde yazıhanesini vardır. Ankara Gölbaşı'ndaki polis eğitim merkezinde bir ay işkence yaptılar. Müteahhitlik yapar. akrabalarını bir bir anlattı. ne isterseniz veririm!.. İktisatçıdır. "Tamam. İstanbul'da oturur. * Mehmet Cizrelioğlu: 35 yaşlarında Ankara'da müteahhitlik yapar. Müteahhitlik de yapar. Diyarbakırlıdır.. * Mehmet Akça: 50 yaşlarındadır. * Ağa Ceylan: 55 yaşlarındadır. "Sizi öldürmeden karımın koynuna girmeyeceğim" diye bağırdı. Ankara'da Anıt Oteli'ni çalıştırır. şoke oldu. önce umursamadı. İşkenceye karşı oldukça dayanıklıydı. Eski Devlet Bakanıdır. herşeyi anlatacağım" diyerek konuşmaya başladı. Aniden tüm vücuduna gelen tazyikli su ile irkildi Yere yatırdılar. Ankara'da Özcan İthalat. Ankara'da oturur. Suyu cinsel organına sıkmaya başladılar. * Doğan Cizrelioğlu: 45 yaşlarındadır. * Akif Yılmaz: 45 yaşlarındadır. .60 yaşlarındadır. Söyledi: * Vekin Aktan: 50 yaşlarındadır. Behçet Cantürk'e. Yakın arkadaşlarını sordular. İstanbul'da ihracaat ithalat işleriyle uğraşır. Licelidir. Diyarbakırlıdır. Diyarbakırlıdır. Gözaltındaki süresi uzatılıp duruyordu. Diyarbakırlıdır. "Yapmayın. Ankara Maltepe'de işyeri vardır. Müteahhitlik ve otelcilik yapar.. 60 sayfalık ifadesinin altına imzasını attı. Diyarbakırlıdır. Diyarbakırlıdır. Birgün hiç beklemediği bir olay başına geldi: "Karılarını buraya getirip çırılçıplak soyarız" tehdidini duyunca. Biyografisini. Müteahhitlik yapar.. * Hikmet Çetin: 45.50 yaşlarındadır.. * Şehmuz Tatlıcı: 55. 30 Mayıs 1984 günü. İlk kez bağırdı. müteahhitlik yapar. kardeşlerini.İhracat firmasının Genel Müdürlüğünü yapar. Dayanaklı olmasına polisler bile şaşırmıştı. Ankara'da da yazıhanesi vardır.Üşüyordu.. karşısına getirip soymaya başladıklarında. Fakat Hidayet ve Dilek'i." Artık sesini duymuyorlardı. Müteahhitlik yapar..

Ermenidir.45 yaşlarında. * İskender Çolak: Kulüpçüdür. * Bedros Demirciyan: 40. Ayşe isminde karısı vardır. Ankara'da oturur. Mülkiyeti kendisine aittir. Ankara'da müteahhitlik yapar Çankaya'da oturur. Müteahhittir. Liceli'dir. sık sık telefonlaşırız. Korkmaz Göldağı adlı biriyle. Evli. Yazıhanesi Çankaya'dadır. Alevidir. İstanbul Mecidiyeköy'de yazıhanesi vardır. Yazıhaneme sık sık gelir. Pusula eline ulaştı mı bilmiyorum? Erzincanlıdır. Kadıköy Bağlarbaşı'nda oturur. * Mehmet Deniz: 45. evli. Bağlarbaşı'nda ikamet eder. bana yardımcı olmasını istemiştim. Ayşe ve Müesser adlı kızları nı biliyorum. müteahhitlik yapar. Avukatlık yapar. Kendisini uyuşturucu kaçakçısı hemşehrim Mehmet Deniz vasıtasıyla tanıdım. Bitlislidir. Kendisi ile görüşür. Diyarbakır'da oturur. Gözaltına alındığımda kendisi ne pusula göndermiş. Diyarbakırlıdır. * Recai İskenderoğlu: Eski Bayındır ve İskan Bakanı. Daha çok devletten ihale alarak müteahhitlik yapar. Beykoz'daki evlerine bir kez gitmiştim. Benim avukatımdır. İstanbul Çarşıkapı'da Beyazıt'ta yerleri vardır. Diyarbakırlıdır. Ermenidir. Gemicilik ve kaçakçılık işleri ile uğraşır. Ankara'da İzmir Caddesi'nde avukatlık bürosu var. Bebek'te oturur.Çankaya son durakta süpermarketi var. Uyuşturucu madde kaçakçılığı işlerinin satış ve sevkıyatını yaptığımızdan dolayı tanırım. * Avni Karadurmuş (Musullulu): 45 yaşlarında. bazmorfin kaçakçılığı yaptık. Dayım olur. Mehmet Deniz vasıtasıyla tanıdım.* Recep Tacer: 50 yaşlarındadır. Birlikte eroin. Sarı Avni lakabı ile bilinir. Çocukları vardır. Suadiye'de oturur. . Evlidir. * Yasin Barut: 50 yaşlarındadır. Bir yıl benim şoförlüğümü yaptı. kaç çocuğu olduğunu bilmiyorum. Annemin amcaoğludur. İsviçre'nin Zürih kentinde yaşıyor. * Murtaza Dinçer: 55. * Yaşar Demirel: 45 yaşlarında şoförlük yapar. * Mahmut Uyanık: Eski CHP milletvekilidir. * Halim Civelek: 35 yaşlarında boşta gezer. Beni Atilla Öksüz kod adıyla arar. Mües-ser ise Beykozsporlu biriyle evlidir. bir çocuğu vardır. Kızı Ayşe. Anadolu Kulübü'nde görüşürüz. MiT'ten birisini bularak. Daha önce Sarı Avni ile birlikte silah kaçakçılığı yapmış olduk larını biliyorum. * Ali Özcan: 40 yaşlarındadır.60 yaşlarındadır. * Medet Serhat: 50 yaşlarındadır. Karslıdır. Kendisi ile Lice'den tanışırız. Rizelidir. Spor ayakkabısı satar.50 yaşlarında Diyarbakır'da Uçak Palas adında oteli vardır. müteahhitlik yapar. Evlidir. * Mehmet İçkale: 40 yaşlarında. Fırat reklamın sahibidir. Evlidir. Erzurumludur. çocukudur.

Uyuşturucu madde kaçakçılığı yapar. Diyarbakırlıdır. Gazinolarda çalışır. İstanbul'da sanatçı organizatörüdür. Evli. Koyun ticareti ve TIR taşımacılığı da yapar. Kendisiyle samimiyizdir. Ses sanatçısıdır. İran uyrukludur. evli. Gelişlerinde Mehmet Sıddık Bayram'ın Van'daki otelin de kalır. Adanalıdır. uyuşturucu madde kaçakçılığı yapar. Birlikte iş yaptık. * Bedri Ayseli: 35 yaşlarında İstanbul'da ikamet eder. Mal temin eder. Vanlıdır. Hacı Reşit Zigari ile birlikte çalışırlar.40 yaşlarındadır. * Mehmet Süleyman: 40 yaşlarındadır. Samimiyizdir.50 yaşlarındadır.50 yaşlarındadır. gazinoculuk yapar. * Mehmet Macit: 45. İstanbul'da oturur. İran uyrukludur. * Seli (Salih): 45. Diyarbakır'da köy sahibidir. Yazıhaneme gelir giderdi. İstanbul Dragos'ta oturur. çocukludur. Diyarbakırlıdır. Urfalıdır. Hacı Reşit Zigari ve Seli'nin yakın adamıdır. çocukludur. Uyuşturucu taşır. Eski Diyarbakırspor Başkanıdır. çocukludur. İranlı Hacı Reşit Zigari. gider. İstanbul'da oturur. * Hasan Bora: 35.50 yaşlarında Diyarbakır'da ikamet eder. Müşterek kaçak çılığımızdan tanırım. Sık sık görüşürüz. Uyuşturucu kaçakçılığı yapar. * Mehmet Emin Ekinci: 45 yaşlarında. Misafir olarak Türkiye'ye gelir. İranlı mı. * Ertuşlu Feto: 40 yaşlarındadır. Pek samimi değilim. İstanbul'da oturur. Vefat etti. Kendisiyle samimiyiz. İstanbul'da ikamet eder. evlidir. İstanbul'da ve Diyarbakır'da devamlı görüşürüz. Kaçakçılık yapar. Lice'den tanışırız. Vanlı mı bil miyorum. * İbrahim Tatlıses: 35 yaşlarında ses sanatçısıdır. * Mehmet Sıddık Bayram: 60 yaşlarında Van'da otelcilik yapar. * Hacı Reşit Zigari: 40 yaşlarında. Türkiye'ye geldiğinde Mehmet Sıddık Bayram'ın otelinde kalır. Sarı Avni'ye sattığım uyuşturucu maddeyi temin ederdi. Diyarbakırlıdır. Elazığlıdır. Evli. * Ali İhsan Cesur: 50 yaşlarında. * Uğurcan Elmas: 50 yaşlarında. Tüccardır. İstanbul'da lokantacılık. İstanbul'da sanatçı organizatörlüğü yapar. Albay rütbesinden emeklidir. İstanbulludur. aracılık yapar. Evli ve . Seli (Salih) ve Ertuşlu Feto gibi uyuşturucu madde kaçakçıları ile tanıştırdı. Kendisi ile fazla samimi değilimdir. * İzzet Altınmeşe: 37 yaşındadır. çocukludur.* Hüseyin Macit: 40 yaşlarında. Bana uyuşturucu madde temin ederdi. * Ağa Koç: 45. Gece kulübü çalıştırır. Ermenidir. Beni.

Sadettin Tantan. Behçet Cantürk'ün küçük kızlarına Akile Dilek'in annesi. Fazla samimi değilim. Kemal Kumkumoğlu.çocukludur. Orhan Keçeli. Anlaşırlarsa. Avukat Mindivanlı. İbrahim Cevahir. Mehmet Ağar. sık sık evi arıyorlardı. YARDIMA GÖZALTI Avukat Saffan Mindivanlı. Rizeli. gönderdiği 100 bin lira ilgili tek soru sormadılar. Trabzonludur. Behçet'in işi halledilirse paketi karşı tarafa veririm.. Şehmuz Tatlıcı. Canan Barlas. Gözaltına alınan bir diğer avukat ise Medet Serhat'tı. Nurettin Yılmaz. fihristteki 320 telefon numarasını tek tek sordu. genelevi çalıştırdıklarını. Necdet Ulucan. İlginç isimler vardı: Hikmet Çetin. nüfuzlu general arkadaşlarım var. ben de paketi yine bürodan gelecek şahsa iade ederim. Ayrıca Medet Serhat'in telefon fihristindeki isimler de dikkatlerini çekmişti: Tahsin Şahinkaya. Süleyman Takkeci. Mahmut Uyanık. Kumar oynattıklarını. eşi Yurdanur hanımla birlikte 100 bin lira gönderdi. Durumu öğrenen avukat Medet Serhat. avukatı ile Behçet Cantürk'ün ilişkisiydi.. Hacı Ali Demirel. Gözaltına alındığında Behçet Cantürk'ün ceketinin iç cebinde telefon fihristi çıkmıştı. Ahmet Türk. Kalkavanlar. Ancak tüm paralara. Recai İskenderoğlu. Çayelilidir. Telefon fihristinde. altın kaplama banyo takımını satan mağaza sahipleri de. kaçakçılık yaptıklarını duymuştum. Ergun Gürsoy. İstanbul'da oturur. Ahu Tuğba. O kişiyi. karşı tarafla yanyana getiririm. Medet Serhat'a. Narkotik'ten Uğur Gür. bir ismin karşısında birçok rakam vardı. Ali Fethi Esener. mücevherlere el konulduğu için dul kadının hiç parası kalmamıştı. Yasemin Ayşe Civelek ise 19 Mayıs'ta gözaltına alındılar. 40 gün gözaltında kaldı." Avukat Saffan Mindivanlı 12 Mayıs'ta. Mehmet Moğultay. İdris Özbir. Üstelik Behçet Cantürk'e. İstediği takdirde. Arap Nasri. Şayet bu teklifimi kabul ederse. * Hüseyin Cevahiroğlu: 50 yaşlarındadır. Kemal Kayacan. Yaşar Keçeli. Abdullah Keskiner. Ankara'da ve İstanbul'da çok yüksek rütbeli. Ayla Hanım bakmaya başladı. İsim ve telefon numarası aynen şu şekilde yazılıydı: . bürosundan bir yetkili benimle muhatap olsun.. diğerleri de firar edince. Sonuçta Medet Serhat yardımının karşılığını gördü: 40 gün gözaltı! Polisler.. Behçet Cantürk'ün fedailiğini yapan Halim Civelek'in eşine. İsmet Hilmi Balcı... kendisini yağdan kıl çeker gibi polisten kurtarabiliriz. istenen paketi gelip bana emanete bırakır. Kulüpçülük yapar. "Behçet Beyi karakolda görürsen söyle. Behçet Cantürk'e gözaltına alındığında gönderdiği bir not nedeniyle. Eğer Behçet'in işi olmazsa. Sorgucu. Hacı Şakir. Cantürkler'in bir bölümü gözaltına alınıp. Onların merakı.

Kamil Dakman. mesleğe ilk adımını attı. Halis Cantürk. Ancak bu iddia ispatlanamadı ve dedikodu olarak kaldı. Diyarbakır'dan tanıyordu. Çünkü bir süre Diyarbakır'da narkotik şubenin başında bulunmuştu. Silah Kaçakçılığı Şubesine Fahrettin Metin'i. Kolejden sonra. SAYI ARTIYOR Selahattin Delidere'nin ifadesi nedeniyle. Çocukluğu İstanbul ve Eskişehir'de geçti. İddiaya göre. İkram (Cantürk) Fida-nay. Hacı Reşit Zigari. Biri kolunda. Ayrıca MiT'in Kaçakçılık İstihbarat Şubesi'nin başında bulunan Mehmet Eymür'le de diyalogları çok iyiydi. uyuşturucu konusunda ABD'de eğitim gören ilk Türk polisiydi. Üç kardeştiler. Bedros Demirciyan. Mehmet Sıddık Bayram. Uğurcan Elmas.. Korkmaz Göldağı. 1977 yılında tanıştılar. Atilla Aytek. Halim Civelek. Behçet Cantürk. Abdulkadir Takan ve eşi Muhlise Takan. Yaşar Demirel. Behçet Cantürk ile Atilla Aytek.Attila: 994112114472994119100359????? SORUŞTURMANIN BAŞI Atilla Aytek. Atilla Aytek. O günlerde Atilla Aytek'in adı. Narkotik alanında göreve başladı. dönemin Başbakanı Süleyman De-mirel'in koruması oldu. bir yıl sonra da başına getirildi. İstihbaratın başına ise Halil Sultar'ı getirmişti. sadece Behçet Cantürk ile değil. diğeri ayağında olmak üzere iki mermiyi hâlâ vücudunda taşıyor. ifadesini alan Halil Sultar'ı da. Birçok operasyona katıldı. 1944 yılında İstanbul'da doğdu. 1960 yılında Ankara Polis Koleji'ne girdi. Ertoşlu Feto. Nergizi Mezrasında çobanlık yapan Mehmet ve "zamanında" yurtdışına kaçan Avni Yaşar Musullulu. 109 . Süreyya Cantürk. Yahya De-mirel'e. Behçet Cantürk'ün gözaltına alındığını duyanlar. Behçet Cantürk bu şanssızlığın acısını çok çekti.. Abdullah Cantürk. Azet Cantürk. saklanacak mekân aramaya başladılar: Nizamettin Cantürk. 108 1980 yılında Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı kuruldu. Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı bünyesinde iyi bir ekip kurmuştu. Komiser Muavini olarak. "Yeğen Yahya Demirel Olayı"nda da geçmişti. Mali Şubeye Faruk Metin'i. Seli. Polis Enstitüsü'nü bitirdi. Bir süre. Babası tapu kadastro memuruydu. "akıl hocalığı" yapıyordu. Bu göreve getirilmesinde. Narkotik Şubeye Sami Soydan'ı. birçok Diyarbakırlı ile samimiydi. Ancak birbirlerini hiç sevmiyorlardı. İzzet Gündüz Sarıyar. Mehmet Han Kozat. Aytek. Amerikalıların çok ısrarlı olduğu iddia edildi.

Şoför Halil Hocaoğlu 4 Mayıs'ta. Mustafa Deniz Trafik Hastanesi'ne. Emniyet Müdürü Lütfi Tom-buş. Ali Fethi Esener.. ablalarının kocası Bedros Demirciyan yakalanamadığı için Gölbaşı'na getirilmişlerdi! Mehmet Demirel ise. Gölbaşı'na götürülmesine.Turgut Fidanay 16 Mayıs'ta. altın kaplama saatini taktı. Sadettin Tantan. İfadesinin alınması için Ankara'ya getirilmesi istendi. Mustafa Deniz.(12) ne de telefon fihristinde çıkan. kardeşi Yaşar Demirel yüzünden gözaltına alınmıştı! Suna Kardeşler ve Mehmet Demirel'in gözaltına alınmalarının bir başka nedeni daha vardı: Ermeniydiler! ASALA üyesi olabilirlerdi!. Behçet Cantürk'ü Sarı Av-ni ile tanıştıran Mehmet Deniz 7 Mayıs'ta yakalandı. Sabit Cantürk. Emekli Albay Ali İhsan Cesur da gözaltına alındı. işkenceye alınıyordu. Sabit Cantürk. beyaz taşlı altın yüzüğünü. Askeri 110 Hakim Süleyman Takkeci. General Vehbi Parlar. Enişteleri yüzünden gözaltına alınanlar da vardı.. General Kemal Kayacan. Sabit Cantürk de "Başkent'e gidiyorum" diye hazırlık yaptı! Altın zincirli kolyesini. Cebine de 201 bin lira koydu.. Erol Suna Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne. . 19 Mayıs'ta. Osman Ayanoğlu ve sanat güneşi Zeki Müren'in adı engel olabildi! Gölbaşı'na gelen direkt. ünlü polis şefleri Mehmet Ağar. "işadamları" Yafes Öztürk. pavyonda garson vurduğu için Diyarbakır cezaevindeydi.. Saffan Mindivanlı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılıyordu. 18 Mayıs'ta. Demir Oteli'nin sorumlusu Felemez Cantürk ise 17 Mayıs'ta Diyarbakır'da yakalanarak gözaltına alındılar. Bedri İstanbullu ele geçirildi. Yazıhanede çaycılık yapan İlameddin Dakman 5 Mayıs'ta. Zeki Suna ve Erol Suna kardeşler. Hüsamettin Cindoruk. Abdulbaki Maltaç ile Mehmet Tahir Canpolat "Kıymetli Kâğıtlar"ı yakmışlardı ama yine de gözaltına alınmaktan kurtulamadılar. babaları bulunamayınca Mehmet S iddik Bay-ram'ın iki oğlu Sinan ve Fikret. Abdulcebbar Doğru ve Fettah Cantürk de cezaevinden Göl-başı'na getirilenlerdendi. İbrahim. ne evinin duvarına astığı Süleyman Demi-rel ile birlikte çektirdiği fotoğraf. Sorgulamalarda durumu ağırlaşan Fettah Cantürk. 25 Mayıs günü Gölbaşı'nda "hoşgeldin seansına" alındı!.

yine Diyarbakır'a gitti.. şirkete baskın yaptılar. bir radyo ve bir adet tuşlu el telefonu kaybolmuştu!. Sarı Avni'nin uluslararası çapta "iş" yaptığını gösteriyordu: * Thomassricker. Nizamettin Cantürk'ün eşi Süreyya'nın kendilerine sadece çanta bırakmadığını. Hidayet'in ağzından kaçırdığı suç aletleri bulundu: Bir adet Tüpgaz ve iki adet baklava tepsisi! Öyle ya. Diyarbakır'a götürüldü. Aramalarda suç unsuru bulunamadı. Tabancanın kabzası altındı. Behçet Cantürk'e ait olduğunu öğrenince. İsviçre'de yaşıyordu. "Delil bulunabilir" diye telefon fihristini aldılar. İbrahim Fidanay. Gazeteler artık. Polisler evde arama yaptılar. Denizhamamı Sokağı. Ancak İstanbul Beykoz'daki. Sarı Avni'nin kızı ve damadını gözaltına aldılar. saklamaları için bir de tabanca verdiğini söyledi. Behçet Cantürk ile ilgili hemen her eve ve işyerine operasyon düzenliyordu. Daha önce gelinen Behçet Cantürk'ün evinde. Ve üzerinde büyük harflerle "BC" yazılıydı. Telefon fihristindeki isimler. bunlarla eroin yapılmış olabilirdi! Polis. bir kez daha arama yapıldı. Çengelköy Havuzbaşı Durağı. bir renkli televizyon.. Sarı Avni'nin kızı Miyaser Sak ve eşi futbolcu Muammer Sak. Behçet Cantürk'ten "Altın Tabancalı Adam" diye bahsetmeye başladılar. Kötü tesadüf.30 Mayıs günü Ankara'dan bir ekip. Zurih 211 08 44 . Sarı Avni'nin Kabataş Setüstü'nde bulunan yazıhanesinde de arama yaptılar. Polisler aramalardan elleri boş dönmüyordu. "Altın kabzalı tabanca" bilgisi basına sızdırıldı. Arzu Apartmanı No: 1/5 adresindeki dairesini boşaltmamıştı. Hidayet Kaşan (Cantürk) sorgusunda ağzından önemli bir bilgi kaçırmıştı. İbrahim Fidanay.. 111 KİLİT ISIM Soruşturmanın kilit ismi Sarı Avni. sorgusunda. Behçet Cantürk sorgularda söylememişti ama altın kabzalı tabancayı Sarı Avni hediye etmişti. Ancak bu baskın sonunda şirkete ait.. kontrol için eve bakmaya gelmişlerdi.. Polisler 8 Haziran günü eve baskın yaptılar.. Polisler. Cansan Tekstil ve Kimyasal Ürünler Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin. Söylediği gibi dükkânında bir tabanca bulundu. Browning marka 20 çaplı 83756 numaralı av tüfeği ile 24 adet dolu av fişeğinden başka delil sayılabilecek birşey bulamadılar.

Gran C. Devon Shire: 01.32005 Livorno/İtalya * I.530041. Bonsor: 01. Richa: 512888 Malta * Frans Van't Hooft: 484714 112 * Peter H.41 * Anny Apostoloff: Sofya 882436 * J. 1602/456578 * Aleksandr TOTEV: Sofya 833227/84. Berger: 010.366833 Roterdam/Hollanda * Mauruzio Tricoli: 23816/88074 Crotono * Tirsode Molina: 2752007 Madrid * G.HAROV: Varna 2.A.H. Claessom: 875786 Lagos * Giyam Franco Salvadori: 0586/27363.J.P. Anan Shezıfı: Haifa İsrael 04. 4810505 Londra * Silvaga Meranda: 422733 Ravenna * Samir G.E.A.2 * Agha Ali İmam: 433174 * John L.Aviv/İsrail * Nick Paterimos: 4175/962 Pire/Yunanistan .* Aldo Cam Paner: 441608 * Çadmoz Zuadeç Poogeç: Las Palmas 268400 * G. Didonakis: 4173993 Pire/Yunanistan * Hoffman Yoram: 659446 Tel. Porson: 471188 Cenevre * Behgt W. 4810505 Londra * C.

. "1983. gemiyi en kısa zamanda teslim edeceğini söyleyip. Uçaktan inen.. 55 milyon dolar karşılığında.. dönemin Başbakanı Turgut Özal'ın eşi Semra Özal ve eşyaları için gelmişti. 113 ŞÖHRETLER GÖZALTINDA Yolları Ankara'da kesişenler de vardı. 50543 Bermuda. Sicilyalılar'dan 400 bin dolar daha aldı.. "TK 158" sefer sayılı uçağı. Sarı Avni ikinci bir dayağı da Paul Waridel'den yedi.* Frits E. Yolları ayrıldı.. iki çekici kadın ve kadınsı hareketleriyle dikkati çeken bir erkek. Ancak birkaç ay geçti. Kaparo olarak 466 bin dolar aldı.. "piyasanın" tanınmış isimlerinden birine sattı. uçağın arka kısmına yaklaştı. Sonuçta Sicilyalılar'dan dayak yedi. iki ton bazmorfin sattığı Sicilyalı Nunzio La Mattina öldürülmüştü. saatler 18.73022 Kummerfeld * Neilimosal Dabell: John Laing (Management) Ltd. Frank: 03/2387970 Antwerpen/Hollanda * Mattıni: 099/93856 Taranto * Carlos Merzlanovits: 04101. İstanbul Yeşilköy Havaalanı'ndan kalkıp Ankara Esenboğa Havaalanına indiğinde...84 Uyuşturucu Sezonu" hiç iyi gitmiyordu! Behçet Cantürk. Bu arada. hızla hareket eden 4 otomobil de uçağa yanaştı. Liste uzayıp gidiyordu.. Dusk adlı gemisini. sorgulanıyordu. Sicilyalı Cavad-duzzu (Giuseppe Ferrera) adında. Paraya ihtiyacı vardı.. Sarı Avni'nin. Aynı anda. Tek bir kare fotoğraf bile çekememişlerdi. ne gemiyi ne de aldığı kaparoyu bir türlü geri vermedi... . Öteki iki otomobil. İç hatlar terminalinde bekleyen gazeteciler..35'i gösteriyordu. Türk Hava Yolları'nın 18 Haziran 1984 tarihli.. terminalin çıkışına doğru koşmaya başladılar. Gazeteciler donakaldılar. Otomobillerden ikisi. otomobillerden birine binip hızla pistten uzaklaştılar. Yine sözünde durmadı.

"Mustafa Ulusoy'dan ayrıldıktan sonra Şakir Şener beni Nafiz Kavi ile tanıştırdı. Ulusoy Ailesi'nin beni istememesi yüzünden iki yıl sonra eşimle ayrıldık. İlk önce Ahu Tuğba'nın sorgusu yapıldı. Maksim Gazinosu'nda çalışmaya başladım. Bir ara ABD'de doktorluk yapan ağabeyim Yekdağ Ergun'un yanına gittim. Amerikan Kız Koleji'ni terk ettim. Bu arada çocukluk arkadaşım Ulusoy Firması sahibinin oğlu Mustafa Ulusoy ile yakınlaştık. 6 yaşıma kadar burada oturduk. Arkadaşlarıyla yat gezisine çıkacaklarını söyleyip bizim de . Fransa'ya gittim. Süzer Otobüs firmasının sahibinin oğlu Hüseyin Süzer ile nişanlandım. Bu nedenle birkaç kez intihara kalkıştım. "Burada öğrendiğime göre.. Oya Aydoğan ve Şakir Şener sorgulanmak üzere. Atatürk Kız Ortaokulu'nu bitirdim. Adınız soyadınız: Canan Tuğba Çetin. kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı'nın. Sarıyer'de balık lokantası ve gazinosu olan Uğurcan Elmas'ı gördüm. Talya Oteli'ne yerleştik. İkinci filmim Anter'i çevirirken. Yani onu erkeklere satıyordu.72. "Olay şöyle oldu: O zaman birlikte olduğum Nafiz Kavi ile Antalya'ya gitmeyi istedik. Armatör Osman Ayanoğlu polislerin beni aradığını söyleyince. yönetmen Metin Erksan beni görmüş ve beğenmiş. Göz rengin: Yeşil. Beraber olduk. Ancak Nafiz'in işi çıkınca. ben de menajerim Şakir Şener ile gittim. İlk artistliğe heves etmem. Döndüğümde Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığına bağlı Narkotik Şube elemanlarınca İstanbul'da gözaltına alınıp buraya getirildim.. Hayat Hikâyen: "13 Ağustos 1959 yılında İstanbul Yeşilköy'de dünyaya geldim. Şakir beni. İki yıl onunla birlikte olduk. Ankara Karanfil Sokak'taki merkezine getirildiler.. Film çevirme teklifi yaptı. Maçka İlkokulu'nu. Alametlerin: Sağ kolda kesik izler. 16 yaşında başladı. Babam ile annem ayrıldı. Ten rengin: Kumral. Kendisi Mine Mutlu'nun menajeriydi.. Zaten ayrılmam için Dündar Kılıç'ın adamları beni hep tehdit ediyorlardı. Mehmet Aşıcıoğlu ile tanıştırdı. Beyoğlu'nda gezerken. Sonra gazinocu Osman Kavran'ın oğlu Mahmut Kavran ile flört ettim. önemsemedim. İlk filmimin adı Seylan'dı. Döndüğümde Ankara Başkent Gazinosu'nda çalışmaya başladım. Deli dolu biri olduğu için Mehmet'ten ayrıldım. Mete Has ile birlikte oldum. Boyun: 1. Nişan yüzüğünü atarak onunla evlendim.Ahu Tuğba. Havuz başında otururken Ermeni uyruklu olduğunu bildiğim. Kilon: 59. 114 "Mustafa Ulusoy'la hep gece kulüplerine giderdik. uluslararası uyuşturucu madde ve silah kaçakçısı olan Behçet Cantürk ve Avni Musullulu ile yaptığımız Antalya gezisini anlatmam isteniyordu. Saç rengin: Sarı. Burada homoseksüel Şakir Şener ile tanıştım.

yattan bir başka gemiye uyuşturucu yüklediklerini görmedim.katılmamızı istedi. Behçet Cantürk ise aşiret reisi olduğunu. Avni. Behçet Cantürk ve ben Astorya Kulübü'ne gittik.) Gülüzar Gazinosu'nda sahneye çıkıyordum. demir tüccarı olarak tanıtırlar. Onu da çağırdık. Bu arada. Ancak teklifini kabul etmedim. Bir116 likte Hilton Oteli'nde ayırtmış olduğu odaya çıktık. ithalatçı." . Bu tür insanlar İstanbul gece hayatında kendilerini. Buluştuk. Beyhan Baysal. Oya Aydoğan. Bana yine kur yaptı. eğer kabul edersem yatı bana vereceğini söylüyordu. beraber olduk. bu şahısların uyuşturucu madde kaçakçıları olduklarını bilmiyordum. Hep red cevabı veriyordum. Çünkü tipim değildi. onunla olmam için büyük vaadlerde bulundu. müteahhit. ihracatçı. armatör. konser vermek için gittiğimiz Zürih'te bir akşam yemeği yedik. solist olarak çıktığım gazinolara geliyor. Bizi yata göstermelik olarak alıp. toprak ağası ve müteahhit olarak duymuş ve tanımıştım. benimle olmak istediğini söyledi.. Avni. Ondan sonra kendisini hiç görmedim." Oya Aydoğan ve Şakir Şener de.. Behçet Cantürk. bana kur yapıyordu. Ahu Tuğba'nın benzeri ifadeyi verdiler. Şa-kir Şener. Ancak 19 Haziran günü İzmir'de yakalanan Beyhan Baysal'ın ifadesi biraz farklıydı: "(. Şakir Şener de kabul etmem için ısrar ediyordu. Kabul ettim. Bir kez de benim gala geceme çiçek göndermişti. "Behçet Cantürk ve Avni Musullulu'nun. Daha önce gelip Talya Oteli'ne yerleşen Beyhan Baysal da bizimle beraberdi. ben ve isminin Serpil olduğunu bildiğim bir bayanla lokantaya gittik. benim Antalya'da olduğumu 115 öğrenen Oya Aydoğan Talya Oteli'ne geldi. "Avni Musullulu ile. çantama 100 bin lira koyup gitmişti. Hattâ Şakir Şener'e. Odada içki içtik. Birgün Şakir Şener. "Antalya'dan ayrıldıktan sonra Behçet Cantürk. Şakir. müteahhitlik yaptığını anlattı. Behçet Cantürk ve Avni Musullulu bana yatta ve lokantada hep kur yaptılar. Antalya'da birlikte yat gezisi yaptığımız Behçet Can-türk'ün. Bizi akşam yemeğine davet ettiler. Öğleyin Şakir Şener beni almaya odaya geldi. Eğlendik. 30 gemisinin olduğunu. "Bana söylemiş olduğunuz gibi. Yata bindiğimizde Behçet Cantürk. uyuşturucu kaçakçısı olduklarını gözaltına alındığımda polislerden öğrendim. Ben de Behçet Cantürk'ü. Şakir'e de 30 bin lira vermişti. Kabul ettik. Avni Musullulu ve Bedri İstanbullu ile tanıştırıldık.3 saat dolaştık. 2. Onu da akşam yemeğine götürdüm.

. neslimiz çoğaldıkça. Garpda şarkta böyle bir zulüm olmamıştır. çocuklarımızı bile kesip et diye kasaplara sattılar. unutmayacağız. Doğmuş doğacak çocukların haklarını nasıl anlatacağız. bunu ben biliyorum. Ankara'ya götürüldü. Allahsızlar. Oya Aydoğan. Maddi hatalar da yapılıyordu: Amcaoğlu Abdullah Cantürk. düşmanların elinde ezilsin diye yetiştirmedik. Kürdistan'ın Hamido Köyü'nde kendi makamımızda. Behçet Cantürk gibi dikkatli. kaseti doldurduğu iddia edilen. Biz çocuklarımızı. Behçet Can-türk'e ayırmışlardı. Behçet Cantürk'ün otomobilinde bulduğu Kürtçe ka-sedi 21 Mayıs'ta tercüme ettirdi. sen de Kürtsün. Behçet Cantürk'ü Türkiye'nin bir numaralı gündem maddesi yaptı! Gazeteler manşetlerini. O günler. böyle bir kaseti arabasında nasıl bulundurmuştu? Üstelik her an polisin nefesi ensesindeydi. . Sarı Avni'nin kızı ve Behçet Cantürk'ün dördüncü karısıydı! "BU ZULMÜ UNUTMAZDIN" "Kardeşim. titiz ve "illegaliteyi". Ahu Tuğba. Güngör Bayrak gibi sanatçıların da ifadesini alacaktı! Ancak savcılık. su ile yoğrul-dum. Polisin sızdırdığı yalan yanlış bilgiler. Kürtçeye acımasızca karşı çıkılan 12 Eylül'ün dönemiydi. gizli örgüt mensuplarından daha iyi bilen ve yaşayan biri. Şeyh Sait babası Ali Rıza için mağaralarda ateşle." Polis.Polis. erkek kardeş Azet Cantürk. İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu 2. Okulda yakalanıp.. kendi mahkememizde Allah'a ne cevap vereceğiz. 1922.23. Kasette söylenenlerin Türkçe-sini öğrenince. bu yapılanları hiçbir zaman unutmazdın. Vicdanın için söyle. Beyhan Baysal ve Şakir Şener hakkında takipsizlik karan verince vazgeçti. İnsanların hakkı hukuku vardır. dergiler kapak haberlerini. Behçet Cantürk'ün ağabeyi. Farzet ki. sınıf öğrencisiydi.. Nil Burak. Ermeni anne yapılıvermişti! Akile Dilek Alev ise. aziz biraderim. bize yapılanları görmeyenler bile hissederdi.24'lerde yapılan zulmü unutmadık.. okuyuculara haber diye sunuluyordu: Artistleri kullanarak eroin kaçırmışlardı!. Ondan "Altın Tabancalı Adam" diye bahsediyorlardı. 20 yaşındaki Faruk. tarihimiz belli. böyle günlerce aç susuz. Abdulkadir Takan ve intihar eden Burhan Beskisiz'in oğlu Faruk Beskisiz'i aramaya başladı. Biz öyle bir milletiz ki aslımız belli. çoluk çocuk perişanlığımızı anlat.. 117 "Ey akılsız sen kendi başına geleceği biliyor musun? Ben. Şöhretli isimlerin Ankara'ya getirilerek sorgulanması.

Kasedi arabaya koyanlar büyük ihtimalle yeğenleriydi. kaseti daha sonra arabada unutmuştu!. sıvı maddenin Sodyum Hidroksit (NaOH) olduğu.157602) yazısıyla. Suriye İstihbaratından (Muhaberat) görevli Ermeni kökenli yakın akrabalarının bulunduğu. 4'üncü Kolordu Komutanlığı'na. Polisin gözüne çarpmasın diye. alınan ilk ifadelerinden. İkinci bir olasılık. MİT CANTÜRK'Ü İSTİYOR Milli İstihbarat Teşkilatı.11. çok önem verdiği delilden umduğunu bulamamıştı. 26 Mayıs 1984 günü.10. 22 Mayıs 1984 tarihinde "Çok Gizli" ibareli (Sayı: 01. PİK (Kürt İslam Partisi) gibi Kürtçü örgütlerle ve muhtemelen Ermeni terör örgütleri ile ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. Sadece emniyet teşkilatı değildi Behçet Cantürk aleyhine delil arayan. Bir diğer delilden ise daha umutluydu: Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı'na bağlı Narkotik Şube Müdürlüğü." Narkotik Şube. Genelkurmay Başkanlığı'na. Mercedes'ten öylesine aldığı kasetten ummadığı bir delil yakalamıştı. Ancak. Yanıt 10 gün sonra geldi.lik renksiz şişe üzerinde Chemitank yazılı etikette belirtildiği gibi. kasetten Behçet Cantürk'ün haberi yoktu. Behçet Cantürk içkili bir dost sofrasında dinlediği kaseti beğenip arabasına almıştı. otomobilini de kullanmıyordu. Tıpta kullanma alanı Herpes denilen deri hastalıklarında. adı geçenin Suriye Ka-mışlı'da. . Merkez Polis Laboratuvarı'na gönderdi. Polis. 118 "Lupidon GSC ampulü içindeki sıvı maddenin uyuşturucu madde ihtiva etmediği belirlenmiştir. Bu sıvı madde enjeksiyon süspansiyonu olarak Herpes Simplex virüsü ihtiva etmektedir.02254/214860. adı geçen ve yakınlarının DDKD. Başbakanlığa. "500 ml.. Vinci Kolordu Komutanlığı'na ve Genelkurmay Adli Müşavirliği'ne şu bilgiyi veriyordu: "Halen silah kaçakçısı Selahattin Delidere'nin ifadesine istinaden gözaltına alınan ve Ankara'da sorgusu devam eden Behçet Cantürk'ün.. deri altına enjeksiyon yapmak sureti ile kullanılır. İçişleri Ba-kanlığı'na.İşin aslı. içindeki 440 ml. KUK. uyuşturucu madde ihtiva etmediği tesbit edilmiştir. PKK ve HİZBUL TAHRİRİ İSLAM. Behçet Cantürk'ün evinde termos içinde ele geçirdiği maddeleri..

tarafımızdan yapılan sorgulamasında Cantürkler'le ilgili yukarıdaki bilgileri teyid eden bilgiler alınmıştır. MİT in isteği gibi işleyecek mi?. adı geçenin 30 günlük gözaltı süresi içinde silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığı ile ilgili faaliyetlerinin ortaya çıkarılarak delillendirilmesi ve aynı zamanda son derece şümullü olduğu zannedilen yurtdışı bağlantılı yıkıcı faaliyetlerinin yeterli seviyede meydana çıkarılması mümkün görülmemektedir. saatler 24. "Bu bakımdan Behçet Cantürk'ün. Fettah Cantürk yüzleştirildi. hepsinin sağlam olduğu "hekimler" tarafından tespit edildi! . İbrahim Fida-nay. Artin Hacıköylü. İlameddin Dakman. Mehmet Deniz. "Behçet Cantürk'ün polis sorgusu bittikten sonra. adı geçenlerle temasta bulunmuş. 120 POLİS FEZLEKESİ Gölbaşı'ndaki sorgulamalar bittikten sonra yüzleştirmeler başladı. yurtdışı bağlantılı diğer faaliyetleri ile alâkalı teşkilatımızca sorgulanması ve kendisinin ile yakınlarının 1402 sayılı kanunun ek 4'üncü maddesinde belirtilen nitelikte de olabileceği düşünülen faaliyetlerinin geniş kapsamlı olarak meydana çıkarılması uygun mütalaa edilmektedir. Abdulcebbar Doğru.00'e yaklaşırken Behçet Cantürk. Abdulbaki Maltaş. Hepsi. Halil Hocaoğlu. Ancak. ifadelerinin doğru olduğunu söyleyip tutanağı imzaladılar. 2 Haziran günü. Saffan Mindivanlı.Krokoui ismi ve sahte Tunus pasaportu ile giren Irak Ordusu'ndan firari Yüzbaşı ve Hizbul Tahrir İslami partisi Halep Askeri Sorumlusu Sıtkı Yusuf'un da. öncelikle silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığı ile ilgili olarak sorgulanarak tevkif edilmesinin sağlanmasından sonra. Ali İhsan Cesur. Mehmet Tahir Canpolat. "Yukarıda arzedilen durum muvacehesinde. Sıtkı Yusuf. Behçet Can-türk'ün planlı ve sistemli bir şekilde sorgulanması gerektiği düşünülmektedir."Diyarbakır Sıkıyönetim Komutanlığı'nca gözaltına alınan ve yurdumuza 8 kez. polis sorgusunda söylediklerinin doğru olduğunu belirttiler. Türkiye'ye aralıklarla her gelişinde Diyarbakır'da Cantürk-ler'e ait otelde kalmış. 8 Haziran günü sorgular bitti. 6 Haziran günü saat 17. tutuklanması sağlansın ve teşkilatımıza verilsin!" Bakalım hukuki süreç. Erol Suna. Felemez Cantürk. Miyaser Sak. Rafeh Ben Hadi Al. Zeki Suna. Aydın Demirel.30'da bu kez şu isimler yüzleştirildi: Behçet Cantürk. Bedri İstanbullu." Özetle MİT diyor ki. Medet Serhat. Turgut Fidanay. Yasemin Ayşe Civelek. Selahattin Delidere. Sabit Cantürk. Kasım Faruk Beskisiz.. Türkiye'ye İran'dan illegal yollarla giren ve kaçakçılık suçu ile yargılanan ve bilahare 3'ü Irak'a teslim edilen 14 kişi ile görüşmüştür. Sanıklar. "Gözaltı sanık çıkış doktor ra-poru"nda. ayrıca Hakkari ilimize giderek burada. Dört gün sonra.

eroin ticaretini.7. Medet Serhat. Diyarbakır ili Lice ilçesi Ner-gizi Gömünde yapılan eroin maddesi ile ilgili Behçet Can-türk'ün evinde bulunan ve eroin imalinde kullanılan malzemeler (l adet tüp. Selahattin Deli-dere. Yaşar Avni Musullulu. kaçakçılığın men ve takibine dair kanuna muhalefet. Zeynel Cantürk. Mehmet Süleyman. Ertoşlu Feto. sahte tanzim edilen evlenme cüzdanı ve nüfus cüzdanı. Hidayet Kaşan. 39 sayfalık bir fezleke hazırladı: "Suçun Nevi: Teşekkül vücuda getirerek. Turgut Fidanay. altın. Mehmet Ölmez. Mehmet Tahir Canpolat.1982 tarihinde Avusturya'nın Gros-sau. aile şirketi halinde uluslararası uyuşturucu madde bazmorfin ve eroin imal etmek. Saffan Mindivanlı. Halis Cantürk. Ermeni örgütleri ile DDKD. silah kanununa muhalefet. Mehmet Han Sağır. Bedri İstanbullu. Zeki Kirpi.KUK örgütleri ve yurtdışı örgütleri ile işbirliği yapmak. Fettah Cantürk. Abdulkadir Takan. "Sanıklar: Behçet Cantürk. Zeki Suna. Diğerleri firar etmişti. Abdullah Cantürk. Aziz Cantürk. Remzi Sağır. Seli (Salih). Mehmet Deniz. Halil Hocaoğlu.Lower şehrinde Urallar şirketine ait kamyon içerisinde ele geçirilen 13 kilo 700 gram eroin maddesi olayı. Abdulvahap Çarık. Yaşar Demirel. bazmorfin. Ahmet Arıkboğa. Kamil Dakman. Ancak sadece 40 şahsın ifadesi alınabilmişti. Yasemin Ayşe Civelek. altın tabanca kabzaları. Mehmet Ali Altınbaş. evrak ve dokümanlar. Abdulcebbar Doğru. Abdurrahman Sağır. Azet Cantürk. sağlamak.10. Aydın Demirel. 19. Süreyya Cantürk. 30 Mayıs 1984 tarihinde 60 sayfalık ifadesinde. pırlanta ve döviz kaçakçılığı yapmak. Mustafa Çapan. Abdulbaki Maltaş. Zeynel Ekmekçi. Sinan Bayram. "Suçun Tarihi: 1979 ve sonraki yıllar.1983 tari121 hinde Diyarbakır ili Lice ilçesi Ankazap mezrasında ele geçirilen 217 kilo eroin maddesi olayı. Mehmet Han Kozat. Avni Musul- . Uğurcan Elmas. sahte evrak tanzim etmek. Kasım Faruk Beskisiz. Fikret Bayram. maddi menfaat temin etmek. Fettah Halitoğlu. İbrahim Fidanay. Akile Dilek Alev. altın ve mücevherler ile sanıkların samimi itirafları. Erol Suna.. İzzet Gündüz Sarıyar. Muhlise Takan. Felemez Cantürk. 2 adet tepsi). Ağa Koç (ölü). 690 sayılı kanuna muhalefet. yaptığı tüm soruşturmaları özetleyerek. "Suçun Subut Delili: 6." 66 kişi hakkında soruşturma başlatılmıştı. Korkmaz Göldağı. Artin Hacıköylü. Sabit Cantürk. Nedim Baybaşin. Mustafa Deniz. İkram Fidanay. Betül Ayyüce. Halim Civelek. "Firarda bulunan sanıklar: Nizamettin Cantürk. Mehmet (Çoban Mehmet). İla-meddin Dakman. Miyaser Sak.Polis 11 Haziran günü.. Hacı Reşit Zigari. İfadelerden birkaç pasaj sunalım: "Sanık Behçet Cantürk. Ali İhsan Cesur. teşekkül vücuda getirerek aile şirketi halinde uluslararası uyuştum madde.

kendisinin gayri meşru yaşadığı her iki hanıma da sahte evlenme cüzdanı tanzim ettirdiği. Ermeni kökenli olduğu. bilahare nereye sakladıklarını bilmediğini. bazı şeylere dayanamam dediğini duyduğunu. bir adet kılıf içerisinde uzun bir kamalarının olduğunu. bir kısmını da Türkiye'de sattıkları. "Sanık Hidayet Kaşan ifadesinde. aynı zamanda İtalya'dan Cebelitarık Boğazı üzerinden Amerika'ya gönderdiği. Behçet. Cantürk ailesinde cezaevine girmeyen kalmadığını. uyuşturucu maddeyi bu şahsa gönderdiklerini bildiğini. Felemez Cantürk'ün ise örgüt işi ile uğraştığım. bu yere at ile gittiklerini. Uğurcan Elmas'ın Behçet'e. uyuşturucu madde işinde çalıştıklarını. yakalandığı takdirde herşeyi konuşacağını. Türkiye. akrabalarının Suriye İstihbarat Teşkilatında Avrupa'nın birçok yerlerine dağılmış vaziyette görev yaptıkları. Süreyya'nın devamlı çantasında silah taşıdığını. Behçet Cantürk'ün . altın ve döviz kaçakçılığı yapmak. Süreyya ve Abdulcabbar Doğru. kocasının Fettan ve Halis'e çok güvendiğini. yakalanan her iki silaha da para mukabilinde suçunu üstlenen kiralık adam bulduğunu beyan etmiştir. bir araya gelerek bazen Nizamettin'in evinde. Abdul-kadir Takan'ın karısı Muhlise Takan'ın da yardım ettiğini. bir tencere dolusu mermilerinin ve kırmızı renkli el bombalarının. İtalya ve İsviçre ülkelerine. ayrıca İran'dan getirtmiş olduğu bazmorfin maddesini Diyarbakır ili Lice ilçesi Ner-gizi mezrasında 385 kilo bazmorfin maddesini 255 kilo İran işi eroin maddesine dönüştürmek suretiyle bir kısmını Avrupa ülkelerine. bu işleri Cantürk-ler ailesi adına yapıp elde edilen kân eşit miktarda ailece paylaştıkları. "Sanık Akile Dilek Alev ifadesinde. Behçet'in cezaevinden çıktıktan sonra bir tomar evrakı yaktığım. Behçet'in zaman zaman eve yabancı para getirdiğini beyan etmiştir. bazen de kendi evlerinde uyuşturucu madde yani eroin imali işini Lice'ye yakın dağlık bir bölgede yaptıklarını bildiğini. kendisinin defalarca İsviçre'ye giderek uluslararası kaçakçı gıyabi tevkif müzekkeresi bulunan Avni Karadurmuş (Musullulu) ile yakın ilişkiye girdiği.gayri meşru karısı olduğunu. bugüne kadar yurtdışına 1. ayrıca Ermeni kökenli bazı akrabalarının da İstanbul ilinde yerleştikleri. birlikte Karton Oteli'nde yemeğe gittiklerinde Sarı Avni'yi orada tanıdığını. .KUK ve yurtdışı örgütleri ile işbirliği yapmak ve maddi. Ermeni örgütleri ile DDKD. Süreyya Cantürk'ün beyaz patiska bezden uyuşturucu madde için bir hayli torba diktiğini. Ermeni olan ve ASALA ile yakın ilişkiler içerisinde bulunan yakın akrabası Bedros Demirciyan'ın da Ermeni kökenli şahıslarla ilgilendiği.122 lulu ile birlikte yaptıkları. 4 kardeşin de birer adet kalaşnikof silahlarının bulunduğunu.5 tona yakın bazmorfin maddesini İran. bu görüşmeler esnasında Albay Ali İhsan Cesur'un da İsviçre'de hazır bulunduğu. Behçet Cantürk'ün gayrı meşru karısı olduğunu.manevi menfaat sağlamak. Nizamettin Cantürk. ayrıca eroin imal etmek. sahte evrak tanzim etmek. Sarı Avni'nin is123 mini duyduğunu.

kendisinin Türk Devleti'nin temeline dinamit koyacak kadar Türk düşmanı olduğunu. İstanbul Kapalıçarşı'ya ASALA mensupları tarafından bomba atıldığını. kendilerinin devamlı Kürtçe konuştuklarını.Behçet'in Uğurcan Elmas'la gayrı meşru işler yaptığını. Beyhan Baysal ve soy ismini bilmediği Oya ile birlikte Antalya'da uzun bir müddet kaldıklarını. Ermenilerle işbirliği içinde olduklarını. Muammer Sak ile ikinci evliliğini yaptığını. orada Halis Cantürk. en son Behçet'in Ameri124 kadan getirtmiş olduğu iki adet çelik yeleğinin olduğunu. bilahare Nizamettin Cantürk'ün istemesi ile telsizleri verdiğini. İnce Mehmet (Candaş) namı ile tanınan şahısla birlikte babasının İspanya'dan satın aldığı evde buluştuklarım. Tahsin isminde bir şahısla yemek yediklerini bilâhare Tahsin'in babasını kendisine İsveçli olarak tanıttıklarını. âdeta bir silahşor gibi silah taşıdığını.5 sefer mal gönderdiğini. Arap ülkelerine giriş ve çıkış yaptığını pasaportunda gördüğünü. konuşmalarında tehlikeli bir olay yaşadıklarını. Yaşar Avni Karadurmuş'un kızı olduğunu. bunları bir subay arkadaşı marifetiyle getirttiğini. babasının Kabataş Setüstünde Deniz Nakliyat Şirketi'nin bulunduğunu ve burayı paravan olarak kullandığını. Behçet Cantürk'ün 1979 yılında evlerine misafir olarak geldiğini.'Behçet'in İsviçre'ye gittiğini. "Sanık Miyaser Sak ifadesinde. zaman zaman Kür-distan Devleti'ni kuracaklarını. Anayasa oylamasında da hayır oyu kullandığını bildiğini. Sarı Avni ile telefonda konuştuklarını. Çanakkale tarafında 1982 yılında birkaç kez eroin sevk ettiklerini bildiğini. gözlüklü. fotoğrafdaki şahsın uyuşturucu madde kaçakçılığından yakalandığını ve tuvalette gırtlağını keserek intihar ettiğini. hattâ sivil giyinmiş bir paşa ile yemek yerken çektirdiği bir fotoğrafının olduğunu. Mehmet Han Kozat. Behçet'in kendisine vermiş olduğu iki adet el telsizini bankadaki kasasında sakladığını. silah. Sarı Avni ile birlikte Ahu Tuğba. Behçet'in fotoğrafları yapıştırılmış sahte nüfus cüzdanlarının bulunduğunu. esmer. Behçet. birlikte Sarı Avni'den bahsettiklerini. Behçet'in bu olaya çok üzüldüğünü. Nizamettin. Azade isimli gayri meşru yaşadığı bir hanımının olduğunu. eniştesi Kormaz Göldağı ile yakın akrabası Hayrettin Yağcı'nın silah ve uyuşturucu madde kaçakçısı olduklarını ve 125 . Behçet Cantürk'e ait Abdulcabbar Doğru ve Mehmet Taşkaya adına düzenlenmiş. birlikte uluslararası uyuşturucu madde. televizyonda İstiklal Marşı çalarken televizyonu kapattırdığını. 12 Eylül harekâtından sonra 4. evliliğinin ikinci ayında İzmir'e Etap Oteli'ne gittiklerini. gezi görünümü vererek açık denizlerde uyuşturucu maddeleri gemilere aktardıklarını. Behçet'in 'biz bu işi önceden biliyoruz' dediğini. Nizamettin Cantürk'ün eroin imalinden gözlerinin bozulduğunu. kendisinin Halep'te bir kampta eğitildiğini tahmin ettiğini. altın ve döviz transfer işleriyle ilgilerinin olduğunu. İran'da çektirilmiş bir fotoğrafı göstererek. bilâhare Nizamettin Cantürk'ün de orada olduğunu. Sü-rayya'nın eroin torbalarını diktiğini. orada çirkin. Mehmet Han Kozat ile karşılaştığım. beyan etmiştir. Behçet'in. Cumhurbaşkanımız Kenan Evren'i sevmediğini. Behçet'in konuşmaları arasında üst düzeyde Askeri kanatta adamlarının olduğunu. İstanbul'daki polislerin onun adamları olduğunu. zaman zaman eve telefon açarak babasını sorduğunu.

yol masraflarının. Sarı Avni'nin yurtdışına kaçmasından sonra İsviçre. 1983 yılının Ağustos ayına kadar İstanbul'da çalıştığını. içki içtiklerini. altın ve döviz kaçakçılığı yaptıklarını bildiğini. 1979 senesinde Behçet Cantürk ile tekrar Hilton Oteli'nde karşılaştıklarını. Behçet Cantürk'ün en son yakalandığında babasının İsviçre'den telefon ederek Behçet'in yakalandığını bildirdiğini beyan etmiştir. bilâhare bilmediği sebeplerden dolayı mesul müdürlükten ayrıldığını. Beykoz'da oturması ye Beykozlu olması nedeni ile Avni Karadurmuş (Musullulu) ile tanışdığını ve olayların içerisine girmiş bulunduğunu. aynı doğrultuda Avni'nin yanında çalışan mesul müdürü tarafından bu isteğin tekrar iletildiğini. gizli yollardan Türkiye'de kurmuş olduğu Belkam Deniz Nakliyat Şirketi'ni damadı olan Muammer Sak'ın yaptığını.Zürih şehrinden devamlı olarak kendisini aradığını. oğlunun Sarı Avni'nin gemilerinde bir yıl tayfalık yaptığını beyan etmiştir. Sarı Avni Türkiye'de iken Behçet'le birlikte yemek yediklerini. garsoniyer olarak kullandıkları evde.babası ile bağlantılı olduklarını.. İnce Mehmet namı ile tanınan Mehmet Candaş ve ağabeyi. evinde misafir olarak kaldığını. silah. 1949 yılında Ankara Kara Harp Okulu'ndan mezun olduğunu. kendisinin Edirne'den tanımış olduğu Azade Özaksoy ile birlikte yemek yiyip içki içtiklerini. Bedri İstanbullu ile ilişkiler içerisinde olduğunu. bilâhare kendisini İsviçre'ye davet etmesi üzerine emekli olmadan Bakanlıktan izin almak kaydıyla İsviçre'ye gittiğini. kadınlı içkili alemler tertiplediklerini. halasının kocası Albay Ali İhsan Cesur'u tanıdığını. ikinci kez yine Sarı Avni'nin misafiri olarak İsviçre'ye gittiğini. "Sanık Ali İhsan Cesur alınan ifadesinde. Hayrettin Yağcı ve Behçet Cantürk'ün birbirlerinden ayrılmayan şahıslar olduğunu. İsviçre'de lüks bir lokantada Sarı Avni ve Behçet Cantürk ile yemek yediğini. Behçet Cantürk ile Avni Karadurmuş'un uyuşturucu madde. Albay rütbesi ile emekli olduğunu. kendi yanına alıp şoför olarak vazife yapmasını istediğini. Avni ile arkadaşlığının uyuşturucu madde ve silah kaçakçılığından yurtdışına kaçışına kadar devam ettiğini. Fettan Cantürk'ü yanına alarak bir müddet şoförü ve bahçıvanı olarak çalıştırdığını.. Avni Karadurmuş'un kendisine telefon ederek 126 Behçet Cantürk'ün amcasının oğlu Fettan Cantürk'ün taburun Ayazağa'da inşaat yapan bölümünde asker olduğunu. Nizam Doğan'ın babasını telefonla aradığını." Sanıkların hepsi polise verdikleri ifadelerinde suçlu olduklarını kabul ettiler. bu kadınla Sarı Avni'nin tanışıp gay-rimeşru hayat yaşadıklarını. Behçet'in otelde kendisinin ise Sarı Avni'nin evinde misafir olarak kaldığını. yemesinin içmesinin Sarı Avni tarafından karşılandığını. 'Kaptan' namı ile tanınan Nurettin Candaş ve babası ile yurtdışında bağlantı kurduklarını. Avni Karadurmuş'un döviz transferini kuyumcu olan Korkmaz Göldağı'nın yaptığını. bundan bir oğlunun olduğunu. bu şahsın İsviçre'ye ayda bir sefer gidip geldiğini. Uğurcan Elmas. bu tanışmadan sonra Sarı Avni ile birçok kereler buluşup yemek ve içki içtiklerini. babasının altın kabzalı bir tabanca ile ruhsatlı bir tabancasının olduğunu. Söyledikleri özetle bir cümleydi: "Behçet Cantürk'ün yurtdışına uyuşturucu kaçırmasına yardım ve yataklık ettik." MAHKEME BAŞLIYOR .

Otomobili bile. Beyhan Baysal gibi kadınlarla Antalya'ya gidip yattan açık denizde bekleyen gemiye uyuşturucu 128 . 'Ya öleceksin.00'da Sıkıyönetim Komutanlığı Ankara 4 numaralı Askeri Mahkemesi'nde duruş-masız olarak başlandı.5. Ben de işkenceden kurtulmak için. ya da ifade vereceksin' dediler.1984 ile 17. Ahu Tuğba. Beni gözaltına aldıklarında görevliler. Polisler Bayram Oteli'nin sahibi Mehmet Sıddık Bayram'ın adını vermemi istediler.-98 ile 12 Haziran 1984 gün ve 1984/ KAÇ. Albay Ali İhsan Cesur ve Akile Dilek Alev dışında. Ancak elinde vekaleti olduğu için istediği zaman çekiyordu.5. Ardından sorguya geçildi. ASALA örgütüne 10 milyon lira verdi. Diyarbakır Cezaevi'nde oldukları için Abdulcebbar ve Sabit Cantürk dışındaki 41 sanık mahkeme salonuna alındı. daha önceden tanıdığım Avni Karadur-muş'a verdiğimi söylemek zorunda kaldım. Eşi. polis ifadesini aynen tekrarlıyordu: "Emniyette verdiğim 3. eşi Akile Dilek Alev'in mahkemede söylediklerini şaşkınlıkla dinledi. kafamdan uydurdum. Sıkıyönetim Askeri Savcılığı'nın 19 Haziran 1984 gün ve 1984/356 kararı ile Behçet Cantürk ve 43 arkadaşının yargılanmasına.Sıkıyönetim Komutanlığı'nın 11 Haziran 1984 gün ve 1984/KAÇ." Behçet Cantürk.1984 tarihli ifadelerimi aynen kabul ediyorum. döviz kaçakçılığı. Polisler bazmorfini kime verdiğimi sorup. bana hazırlanmış bir komplodur. "Bankalara kendi adına para yatırmazdı. eroin ile ilgili olayları. sahte evrak tanzimi. Benim adıma da bankalara para yatırdı. Behçet Cantürk. Bu örgüt ile ilişkisini dayısı Bedros Demirciyan aracılığıyla kuruyordu. Huzurunuzda da tekrarlıyorum. Hazırladığım senaryoyu polislere anlattım. sıkıştırınca. Bu nedenle onun ismini söyledim. Polise verdiğim ifadem doğru değildir" dediler.5. akrabası Halis Cantürk adına kayıtlıdır. 22 Haziran günü saat 10. altın kaçakçılığı. 127 Hakim Binbaşı Basri Özgenç. sanıkların hepsi "Emniyette işkence altında ifade verdik.-98 sayılı yazıları. 60 sayfadan ibaret ifademde bazmorfın. önce kimlik tesbiti yaptı. Polis ifadeyi kendi hazırlayıp zorla bana imza ettirdi. DDKD ve ASALA örgütleri ile ilişkilidir.1984 ve 5. Bu. En uzun konuşmayı Behçet Cantürk yaptı: "Şahsıma isnat edilen uyuşturucu madde kaçakçılığı. yasadışı örgütlere maddi yardımda bulunmak suçlarını işlemedim.

Fettah Cantürk. İbrahim Fidanay. Artin Ha-cıköylü. Halil Hocaoğlu. Erol Suna. Mehmet Han Sağır. altın kaçakçılığı. 129 t» 'YURTDIŞINA KAÇIN! "Size benim söyleyeceğim birtek şey var: Yurtdışına kaçın!" 40 gün süren işkenceli sorgulamadan sonra serbest bırakılan avukat Medet Serhat. Remzi Sağır. Bedri İstanbullu. Selahattin Delidere ve Behçet Cantürk'ün vicahen tutuklanmasına. Uçak hosteslerinin uyuşturucu işinde kullanıldığını da anlatmıştı. Kâbustan kurtulanlar çok sevinçliydi. İlameddin Dakman. Zeynel Ekmekçi. Enver Erşener. Nedim Baybaşin. Ali İhsan Cesur. eroin imali. Abdulvahap Çarık. Abdulbaki Maltaş." . Behçet Cantürk tek tip elbise giydirilerek birkaç ay önce Çıktığı Mamak Askeri Cezaevi'ne birkez daha kondu. dayısı Bedros Demirciyan ve son anda korkup büronun kapısından geri dönen şoför Yaşar Demirel. Yaklaşık 500 metreden konuşulabilen iki telsizi vardı. ürkek bakışlarıyla kendisini de tedirgin eden konuklarına. Kasım Faruk Beskisiz. polis korkusunu daha üzerinden atamamıştı! Mahkeme. Fettah Halitoğlu ve Zeynel Cantürk hakkında beraat kararı verdi. Sinan Bayram. Yakalandığımızda emniyette beklerken. Fikret Bayram." Akile Dilek Alev. Hidayet Kaşan. Abdulcebbar Doğru ile Sabit Cantürk'ün de gıyaben tutuklanmasına karar verdi. Abdurrahman Sağır. Üzülenler ve sevinen-kr dışında bir de belirsiz durumda olanlar vardı: Firariler!. avukat Medet Serhat'a "akıl danışıyorlardı. emniyette işkence yaptılar deyin' diye öğüt verdi. polislerin yanında biz kadınlara 'sakın birşey söylemeyin. Turgut Fidanay.. Nizamettin Cantürk. Zeki Kirpi. Miyaser Sak. yasadışı örgütlere yardım etmek uçlarından sanıklar. Felemez Cantürk. yurtdışına çıkış önerisinde bulunuyordu. uyuşturucu madde kaçakçılığı. Mehmet Deniz. Size söylediğim gibi emniyette ve savcılıkta söylediklerimi mahkemeniz huzurunda da tekrarlıyorum.[yüklediklerini bana kendisi söylemişti. Aydın Demirel. Yasemin Ayşe Civelek. Betül Ayyüce. Akile Dilek Alev. Mehmet Tahir Canpolat. Bu sözlerini polisler duydu ama birşey yapmadılar. Mustafa Deniz. Medet Serhat. Saffan Mindivanlı. sahte evrak tanzimi. Mehmet Alptekin. Aziz Cantürk. Mahkeme. Zeki Suna. savcıya çıktığınızda herşeyi inkâr edin. silah bulundurma kanununa muhalefet.

Mamak'ta kaçakçılık sanıkları için yeni bir koğuş açılmıştı. sevinsin mi. Behçet Cantürk işkenceli sorgulardan kurtulduğu için seviniyordu. Sadece şaşırdı.Avukat Medet Serhat geçirdiği günlerin izlerini daha üzerinden atamamıştı. Kaçın. Koğuş kendisine evi gibi gelmişti! Yaralarını tedavi etmeye çalışıyordu. 30 günlük bir süre için MİT'e teslim edilecekti! 6 Temmuz 1984 günü asker. Mamak Askeri Cezaevi nizamiyesinden Samsun asfaltına çıkınca." Firariler. Barış Demeği yüzünden benim yine gözaltına alınacağım söyleniyor. kendisini sorgulamak için istediğinden haberi yoktu. nereye gidecekseniz gidin.. geldikleri gibi tekrar kalabalıklara karıştılar. büyük bir dış kapısı olan. etrafı duvarla çevrili. MİT'in 22 Mayıs 1984 tarihli isteğine yanıt verdi. 130 MİT'in. 4'üncü Kolordu ve Ankara Sıkıyönetim Komutanı Korgeneral Sabri Yirmibeşoğlu. üzülsün mü anlayamadı.. İnsan olan biri düşmanının bile oralara gitmesini ve aşağılık hareketlere maruz kalmasını istemez. 6 Temmuz 1984 tarihli yazısında. Siz de gidin. kulelerde askerlerin nöbet tuttuğu. Cevdet Yardım. görüşmeden bir gün sonra Sıkıyönetim Savcılığı'na bir dilekçe yazarak durumu anlattı. Avukat M. Her sorduğumuza . Koğuşuna dönerken hâlâ ayağı sekiyordu. Behçet Cantürk.gardiyanların koğuşa gelip. Yarım saat sonra askeri cemse. Cevdet Yardım. ne oldu?" sorularına yanıt alamadı. Dış kapı kapandı. "Elinizden ne geliyorsa yapın. "BİZ POLİSE BENZEMEYİZ!" "Burada herkese 'komutanım' diye hitap edeceksin. Avukat M. avukat Medet Serhat'a teşekkür edip. 54 günlük gözaltı Behçet Cantürk'ü çok yıpratmıştı. Biz polise benzemeyiz. Fırsatını bulursam hemen yurtdışına gideceğim. merakı bir kat daha arttı... "hazırlan" dediklerinde. Maruz kaldığı işkenceleri avukatına bir bir anlattı. ürkütücü yere hızla girdi. Avukatına "akıl danışan" bir diğer kişi ise Behçet Can-türk'tü. "Nereye. 26 Haziran 1984 günü müvekkili Behçet Cantürk ile Mamak Askeri Cezaevi'nde görüştü. Jandarmalar eşliğinde askeri cemseye bindirildi. İşkenceleri yanlarına bırakmayın" dedi. "Size bütün samimiyetimle söylüyorum.

. durumun Gölbaşı'ndan beter olur!" Örgütsel faaliyetlerini anlatmasını istiyorlardı.. bu kara kaplı kitapta yazılı.70 bin lira sanıyorum.. ama amacının dışına çıkıldı. net yanıt vereceksin.Evet.. ne 'evet'i. "Ulan sinirlendirme adamı. Eğer. Eğer yalan söylersen. ..(13) Mehmet Eymür sordu.. İGD'nin tertiplediği Diyarbakır Lice protesto yürüyüşünde senin rolün neydi? . para yardımında bulundum. .Depreme yardımdı. -Ne kadar? . Senin hakkında bütün bilgiler. seni Mamak'tan' tereyağından kıl çeker gibi' kurtarırız. Anladın mı?" Gözleri yine bağlıydı. kardeşlerin.. . soyadın. ne olacağını az çok tahmin edersin.Bir de köylü kesimini organize etmişsin. eşin.doğru bir şekilde. arkadaşların. 'emret komutanım' diyeceksin!" Önce klasik sorulan yönelttiler: Adın. 131 "Bizi tek ilgilendiren. Bu arada MİT elemanları da. komitedeydim. baban.Bu mitingin amacı neydi? .1975 yılında. örgütlerle olan ilişkindir. adresin. Bu konuda yardım edersen. annen.. gizli video çekimi yaptılar.. .. "Elinde kara kaplı defter olan" Mehmet Eymür'dü. fiziki tarifin.Üye oldum.. Behçet Cantürk yanıtladı. "Evet" dedi.Hangi örgütler katılmıştı? . kara kaplı defterin aksine şeyler söylersen. yakın akrabaların.

Bu DDKD nedir? . . ..Öğretmen Nazif Saruhan...Benim bildiğim Apocularla işbirliği vardır.Mekin Balaban.Herhangi bir olay çıkmadı.Aslında İGD. Özgürlük Yolu. • .Başka Kürtçü.Organize edenlerin isimlerini hatırlıyor musun? . Her örgütün silahlı adamları vardı.. . mesela Barzani ile Talabani ile ilişkisi var mıdır? -Vardı.Kürdistan Demokratik Partisi. ... ..Silahların temininde herhangi birşey var mıydı? . Abdurrahman Ayaz..İran Kürt Demokrasi Partisi ile. öğret men Seyithan Çetin. (.Kimlerin silahı vardı? .. Rızgari.. Hafız Uzun. Dibek Köyü'nden çiftçi Deli Ali.Kimlerle işbirliği vardı bu DDKD'nin? ... . işçi Tahsin Erdoğan.) . Baki Kaynak. Sezai Eşel. Molla Mehmet Emin Baybaşin.. 132 . Fahri Karakoç..Tanımıyorum. öğretmen Mehmet Han Gelirakan.

Malatya. Kars.Kim soktu? .En çok yardım nereden geliyor.1978 yılı sonu. Adana.. Urfa. . .Bu vilayetler dahil olmak üzere Doğu bölgesi. . Erzurum.Doğu'da. silah. . Sivas'a kadar geliyor. . Kahramanmaraş.Peki DDKD'ye girmeden önce ve sonra yardımda bulunu yor muydun? .Doğu bölgesi. . para? .Nerde kurulacak bu? .Ne zaman üye oldun? .Bağımsız bir Kürt devleti.Girdikten sonra ne kadar yardımda bulundun? ... ..Antep.Kimden? . .Amcamın oğlu Abdullah Cantürk ile Liceli Zerruh Vakıfahmetoğlu. Diyarbakır. Bu paraları Zerruh Vakıfahmetoğlu'na . Tunceli. mühimmat.50 bin. .100 bin lira.Girdikten sonra.Nereleri kapsıyor? .Celal Talabani'den. Mardin. .Suriye'den..Amacı nedir bu DDKD'nin? .

..Liceli Mehmet Deniz. Mehmet Emin. .) .Daha önce kaçak işlere hisseli giriyordum. bu uyuşturucu madde kaçakçılığı? . Adını bile duymamıştım. (.) . Apocuların..Peki nasıl oldu. Zerruh Vakıfahmetoğlu beni buldu... . İstanbul'a geldiğimde başladım. si lah almak istediklerini söyledi. Rızgaricilerin silah yönünden. Mehmet Deniz'le birlikte iş yapmaya karar verdik.Nerede söyledi? .) 133 ..İstanbul'da bir otelde söyledi. (.verirdim.Daha önce? .1979'da. . Maddi yönden ihtiyaçları olduğunu. (.Uyuşturucu kaçakçılığına ne zaman başladın? .Hayır tanımıyordum.Kim tanıştırdı? ..O tarihlerde Avni Karadurmuş'u tanıyor muydun? . para yönünden çok iyi olduklarını söyledi. .İstanbul'a gelmiştim..Tanıştıktan sonra mı birlikte iş yaptınız? Evet..

Evet.Peki bu gemilere nasıl sevk ediliyor? .İranlılar'dan alıyorum.Bu Avrupa kanalında kimlerle müştereken yapıyordunuz bu işi? . içinde herşey var. yoksa ABD'lilerin mi? . .Peki Türkiye'de bu işi yapan senin adamların kimler.Mehmet Sıddık Bayram'ın ne rolü oluyor? . Sonra İtalya'ya gönderiyorduk. ancak öyle yakalarsın.Sen İranlılar'dan İstanbul teslimi alıyordun. 134 .. açık denizde kotralarla yanaşılıp yükleniyor..) .Bunlar Amerika kıtasındaki başka ülkelerin gemileri mi...Bunlar büyük Amerikan gemileri.Limanda değil..Avni'nin yurtdışında iş ortakları vardı. Amerikalılar giderken gemilerde eroin imal ediyorlar. .İyi bir usul.ABD'nin gemileri. havadan paraşütle atlayacaksın. . . . .Cebelitarık Boğazı'ndan Amerika'ya sevk ediliyor eroinler değil mi? . ..Bu esasen iyi bir usul.Evet. .. (. . -Yakalanmaları mümkün değil.

Bir milyona bazmorfin alındı.Hiç birşey vermiyorduk..) . İtalya'da ne kadar ediyor? . .Ufak çapta çalışıyor öyle mi? . .) . İstanbul teslimi ne kadar? .. . .Niye. (. ...Peki Hollanda'ya satmıyor musunuz? -Yok.Peki siz İran'dan yüksek fiyatla aldınız. sadece adamları bulmak için arardık.Bir milyon lira.Herhangi birşey veriyor muydunuz? .Girebiliriz de doyurucu değil.Mesela Dündar Kılıç Hollanda üzerinden çalışıyor. sizin sahanıza girmiyor mu? -Yok.Evet. .l0 bin dolar.Yani siz onların sahasına giremezsiniz öyle mi? . (. ufak işler...Doğrusu hiç bir rolü yoktur.. .Ufak çapta çalışıyor. . yukarıda Allah var.

. 10 bin lira verdik tanesine. ..30 bin dolar.Bin adet.Bu Kintexs denen firmanın rolü nedir?(14) . kaça aldınız? . fiyatı ne oluyor? .TIR'la.Evet.Amerika'da eroine çevrilirse? 50 ile 75 bin dolar arasında.500 iki parti aldık.40 bin dolar arasında değişir. . .Silahlar bu şirket üzerinden geliyor.35. 500. . . Malta ve Sicilya yakınlarında eroine çevrildi.Toptan diyelim.İstanbul'a mı? .Peki bazmorfinin Amerika'ya teslimi..Neylen geldi bu silahlar? .) .. .Hikmet Sevcan vasıtasıyla 1979 ve 1980 yıllarında Bulga ristan'dan silah aldınız. . .135 .Peki bu bazmorfin. .Satışına göre değişir.İki sefer aldık. .. (.

.Nerede oturuyor bu? . . Ömer Çetin..Kim teslim aldı? .Ne yaptı aldığı silahları? . Sait Aydoğmuş. Silahları alınca bayağı rahatladıklarını bana aktarmışlardı . 136 . Suriyeli kaçakçılar Şaban ve Gazi Vezir kardeşler vasıtasıyla geldi.Türkiye içpazarına perakende olarak sattı. bu işle görevlendirilmiştir.Hacı Salih ile bağlantılıydı. (..Sen bir de Kıbrıs'a eroin gönderiyormuşsun? .Kilis yakınlarında galiba.Evet orda Mehmet Gözen var.Diğer 500'lük partiyi kime verdiniz? .Kim getirdi? ..Hikmet Sevcan'ın.) .Nerede bu Mehmet Gözen şimdi? . . Zerruh Vakıfahmetoğlu.Şu anda nerede olduğunu bilmiyorum.DDKD'liler teslim aldı.Hayır Batman'a teslim edildi. Rauf Denktaş'ın oğ lu ile birlikte iş yapıyorlardı. . .

Ermeni örgütleri ile Kürt örgütlerinin ilişkisini sağlayan. Sorularını hep bu amaçla soruyordu. Suriye'ye kaçak yollardan gittiğini biliyorum. bu şahısların Avrupa ve Amerika'da birçok adamı bulunduğunu.. ayrıca eroin konusunda bana ihtiyaçları bulunduğunu söyledi. . ASALA'yı anlatması için baskı yapılmaya başlandı. İnanmadılar. biz de onlardan faydalanıp. sadece annesinin Ermeni olması nedeniyle. kaçakçılarla siyasi örgütlerin içli dışlı olduğuna inanıyordu. İlişkisinin bulunmadığını. Türkiye'de aranan militanların Suriye'de barınmalarına ve yerleşmelerine yardımcı olma konusunda anlaştıklarını. Abdullah Cantürk ile birlikte Kamışlı'da bulunan teyzemin oğlu Ohannes Palancıyan ve diğer ilgililerle görüştüğünü. .3 aydır Suriye'de idi. MİT'e göre Behçet Cantürk. Ken137 disi 2. onlara finans sağlayan biriydi! Behçet Cantürk'e. . (. benim sevk edeceğim eroin maddesini.Evet Raif Denktaş. böylece işbirliğimizi geliştiririz' dedi. bu amaçla benim de. Avrupa ve Amerika'nın birçok ülkesine rahatlıkla sokabilecek organizasyon içinde bulunduklarım söyleyerek. eroin vereceğini söyle yeter. Bana.Mehmet Gözen tutuklandı. Amaç bilgi almak değil.. benim ifademden sonra mı tutuklandı? Hayır senin ifadenle ilgili değil. spekülasyon yaratmaktı.-Raif? . ASALA militanı olarak gösterilmek istendiğini söyledi. O da. Zerruh. ancak ASALA'nın maddi yönden desteğe gereksinimi olduğunu. ayrıca Avrupa'da eylem birliği yapacaklarını. Suriye'ye kendileriyle gidip bu konuda ASALA yetkilileriyle konuşmamı. İngiltere'ye sevk ediyormuş.. kendileriyle konuş. DDKD ile ASALA arasında işbirliği tesis ettiklerini. "doğru. daha önce Suriye'ye gidip Filistin kamplarında kalmıştır. 'Oraya gidelim.yanlış" aklına ne geldiyse anlatmaya başladı: "1981 yılının ilkbahar ayında Diyarbakır'da Demir Ote-li'nde iken Zerruh Vakıfahmetoğlu Suriye'den bana geldi. "Zerruh.) "ASALA'YI ANLAT" MİT..Tutuklandı mı.

Ancak anladığım kadarıyla bu. Ben orada karşılarım' dedi. diğerleri de arkasına bindi. Abdullah Cantürk. Geçiş yaptığımız yerde tel örgüler yoktu veyahut kesiktiler. Hiç asker görmedim. ben. iri yarı. Türkiye'ye giriş yaptığı yoldan Kamışlı'ya gelin."Amcamın oğlu Abdullah Cantürk. Bana cevaben. Diğerleri otele gittiler. İkinci gün uçakla Diyarbakır'a geldi. Kendilerine giderken hediyelik olarak kumaş almıştım.35 yaşlarında sarışın. Onları verdim.3 km. "Telefonda Ohannes Palancıyan'a. Kamışlı'da bulunan teyzem ve teyzemin oğlu Ohannes Palancıyan ile görüştüm. örgüte ait TS tipi yeşil renkli bir Renault ile akşama doğru Nusaybin'e doğru hareket ettik. "BİZİ KARŞILADILAR" "Karşıya geçişte Ohannes Palancıyan. Kamışlı'da. Pikabın önüne 4 kişi. Yatsı namazına doğru Nusaybin'e vakıf olduk. yanında iki kişi olduğu halde bizi bekliyordu. Bedros da çoktan beri akrabalarını görmemişti. Evde teyzemin kocası Garo ile konuştuk. Halep'teki arkadaşlarını buraya çağırmaya vakit bulamadığını. muhtemelen soyadı Pamukçu olan kişinin kullandığı Diyarbakır plakalı. şehrin doğusuna düşmektedir. Geçtiğimiz saattin nöbetçilerin değiştiği bir saat olması lazım. Zerruh ile birlikte geleceğimizi söyledik. 'Zerruh'a söyle. Nusaybin'in doğusunda kenarda kalan mahallede iki katlı evine gittik. Arabayı orada bırakıp yaya olarak şehrin doğusuna doğru. Zerruh'un ifadesine göre. "Ohannes Palancıyan. aslen Nusaybin'li 34. zaten kendilerine bu konuda ufak çapta yardımcı oluyormuş. tahminen 2. saçları önden dökük şahsın. Neticede ben İstanbul'da bulunan Bed138 ros Demirciyan'ı arayarak kendisini çağırdım. Anlaşmalı geçtiğimizi sanıyorum. Rıfat Esad'a bağlı olarak Suriye istihbaratında çalışan ASALA'nın Kamışlı temsilcisi imiş ve Türkiye ile ilgili faaliyetleri yürütü-yormuş. birşeyler yedik. Türkiye'den Suriye'ye . Ben de Suriye istihbaratı ile münasebeti olduğunu daha önceden duymuştum. "DDKD'nin rehberliğini yapan soyadını hatırlamadığım Ha-mit isimli. Zerruh ve Bedros teyzemlerin evine gittik. yürüdükten sonra sınırdan geçtik. Abdullah. Tarihini kararlaştırdık. Evleri Kamışlı çarşısına yakın olup. Kararlaştırdığımız gün ben. Nusaybin kapısında babası Garo ile sık sık görülen bir kimsedir. Bedros Demirciyan ve Derikli Şer lakaplı Mahmut Pamuk-çu'nun akrabası yine Derikli Ali. Zerruh. Hamit ile şoför Ali samimi arkadaştırlar. Geçtiğimiz yolda herhalde mayın yoktu veya temizlenmişti. ASALA için yeterli değildi. Görüşmemizden birkaç gün sonra. 139 "Ohannes. Biz şehirde kendilerinden ayrılarak. hal hatır sorduk. Yanlarında büyük Amerikan Dodge bir pikap vardı.

kendisinin Amerika'da tahsil görüp. silah eğitim kampı gibi birçok imkânlarının olduğunu. Eniştem burada her vilayetteki Ermeniler'in birleştiğini. Rıfat Esad'a bağlı olarak çalıştıklarım belirtti. onun yaptığı kaçakçılığın hem çok uğraştırıcı hem de az kârlı olduğunu. Kendileri bizim ne sebeple geldiğimizi bilmiyorlardı. Setro Sarnisliyan kuyumculuk yapar. 140 Fazla kâr da istemeyeceğimi söyledim.60 yaşlarında olup. Setro Samisliyan'ın oğlunun ASALA'nın başlarından bir kimse olduğunu. "Ertesi gün hep birlikte bazı görüşmeler yapmak için Halep'e gittik. riskine karşılık fazla kâr bırakmadığını söyledi. . Ermeniler'in yüzde 90'ının istihbarat işlerinde kullanıldığım. yani teyzemin kocası Garo Palancıyan. Ben uyuşturucu işine Ermeniler'le gireceğimi. benimle bu işe girmek arzusunda olduklarını.birçok kaçağın geldiğini. İşlerin ne şekilde geliştiğini sordular. "Akşam birlikte konuşmamız sırasında Ohannes Palancıyan. benim kendilerine devamlı eroin temin edip sevketmem halinde. Kendisi Suriye istihbaratı yani muhaberat tabir edilen yerle ilişkilidir. Konuşma sırasında eniştem. "Eniştemin bahsettiği Setro Samisliyan ve Aram Basmacı-yan aslen Lice'li Ermeniler'dendir. herkesin kendi adamlarına yardım ettiğini. hem benim kazanabileceğimi hem de kendilerinin de maddi bakımdan aynı zamanda güçleneceklerini. Ben de zaten dışarıya çıkmak istemediğimi söyledim.. 50. babasının bütün servetini bu örgüte harcadığını. İyi Türkçe bilirler. ayrıca Hafız Esad ve kardeşinin en güvendiği adamlarını Ermeniler'den oluşturduğu. Kemal Güzel ismiyle de tanınır. mühendis olarak mezun olduğunu. Ohannes bu arada Abdullah'a. militan. DDKD'nin buradaki ve Avrupa'daki adamlarına daha etkili bir şekilde yardımcı olabileceklerini söyledi. ismi Misag Samisliyan olan bu gencin aynı zamanda babasıyla birlikte kuyumculuk da yaptığını. Setro Sarnisliyan ile Aram Basmacıyan'ın da uyuşturucu işiyle meşgul olan ASALA'ya mensup kişiler olduklarını. kendisinin de istihbarat işleriyle meşgul olduğunu. ancak bunun gerek kalite bakımından düşük olması gerekse herkesle bu işi yapmak istemedikleri cihetle. ASALA'nın finansmanını üstlenmiş zenginlerden biridir. "Ohannes Palancıyan'ın babası Garo. Oğlu ise konuşmalarıyla ve Ermeniler'den gördüğü saygınlıktan anlıyorum ki. bu bakımdan Kamışlı'da istenmeyen kişilerle karşılaşmanın mümkün olduğunu söyledi. insanın bazen kendi öz karısından dahi şüphe ettiğini. Ertesi günü Kamışlı'da geçirip bilâhare Halep'e gitmeyi planladık. Bu Türkçe bilgileriyle de Suriye istihbaratına yardımcı olurlar. ayrıca kendilerinin de hatırı olduğunu belirttim. kendileri dışındaki Ermeniler'in daha önceden gelip buralara yerleştiğini ve şu anda hepsinin de zengin kişiler olduğunu. diğer taraftan Kamış-lı'daki teyzem Sato'nun kızıyla da evli olduğunu söyledi. fakat para yönünden zayıf olduklarını. otele Abdullah ve Zerruh'un yanına döndü. Biz teyzem ve kocası Samuel Nalbantçı (kendisine Sami ve Samo da denilir) ile oturup sohbet ettik ve yemek yedik. Hafız Esad'ın geniş bir casusluk teşkilatı kurduğunu. kendilerinin esasında eroin temin edebildiklerini. beni teyzem Süslü'ye bıraktıktan sonra. Her ikisi de Suriye'de bulunan Diyarbakırlı Ermenilerin Büyüğü sayılırlar. Samuel Nalbantçı. kendilerine karşı olanları derhal ortadan kaldırdıklarını ifade etti. Ohannes. zaten buraya bu iş için geldiğimi.

uzaklıkta ve otelin önünden geçen ana cadde üzerinde idi. teyzemin kocası Samuel. Bedros'u ise uzun süreden beri gitmemesine rağmen tanıdı.ihracaat işleri yaptığını söyledi. Senin yardımın halinde senin arkadaşların nerede kalmak isterlerse onlara bakarız. Avrupa'da bir142 çok adamımız mevcut.(. Vaktini bu yazıhanede geçirdiğini ve gelen gideni misafir ettiğini belirtti. hem de geçimlerini temin ederiz" dedi. benim büyük çapta eroin işi yaptığımı duyduğunu. "Daha sonra Şam'dan Aram Basmacıyan'ı da çağırdıklarını. Kendisiyle tanıştım. 'Biz senin ile zaten akrabayız. Beni ilk kez görüyordu. 'bu masraflara çeşme olsa dayanamaz' dedi. ayrıca senin arkadaşların ve mensup olduğun örgütle de beraberiz. oğlu Misag Sarnisliyan da büroya geldi. İki araba halinde teyzemlere gittik. Eniştem Samuel. Kamışlı. Bizi tanıştırdılar. İş yaptırmaktan kastı kaçakçılık yaptırmaktı. Beyrut.) Yazıhanesi binanın birinci katında idi ve katın tamamı kendisine aitti. Onlarda bizi bekliyor141 lardı. "Yazıhane takriben otelden l km. Kuyumcu dükkânında fazla oturmadığını. Aslen Liceli olan diğer kişi yani Aram Basmacıyan da Ermeniler arasında saygı gören kişilerden biridir. Onlara da bu suretle hem iş yaptırır. DDKD'yi para yönünden desteklediğimi söyledim. Daha sonra Ohannes Palancıyan yanımızdan ayrılarak Setro Sarnisliyan'a gitti. Kendisi bana bu hususa sevindiğini. diğerini yani kahverengi 280 model Suriye . Aynı zamanda uyuşturucu trafiğini de idare eder. Bizim sana ihtiyacımız var.ASALA'nın üst düzeyde bir yetkilisiydi. "BİZ SENİNLE AKRABAYIZ" "Konuşmalar devam ederken. kendisinin de yarın Halep'e geleceğini ve bu konuları ertesi günü hep birlikte konuşmanın yararlı olduğunu söylediler. "O akşamı yemek ve sohbetle geçirdikten sonra sabah kalktık. Konuşmalarımız sırasında benim DDKD ile işbirliği içinde olup olmadığımı sordu. Ohannes Palancıyan kendilerine çeki düzen vererek toparlandılar. Bilâhare eniştem ve Bedros ile birlikte diğerlerinin bulunduğu otele gittik. İlk arabayı Ohannes. evde yemek hazırladıklarım belirterek bizi hep birlikte yemeğe davet etti.. Kıbrıs ve Yunanistan'da yerlerimiz var. Daha sonra Şam'a Aram Basma-cıyan'a telefon ederek onu Halep'e çağırdı. hattâ Avrupa'da bile hakkımızda bahsedildiğini söyledi. daha çok burada ithalat. bizim Şam.. yani babası. Nerede isterlerse orada kalabilirler. Kahvaltılarımızı yaptık. Çay içmemizden sonra hep birlikte kendi yazıhanesine gittik. Halep. Ve bir müddet sonra birlikte geri döndüler. Onun gelmesi ile birlikte orada bulunan Ermeni-ler'in hepsi. herşeyle-rini örgütsel faaliyete yatırdığını ifade ederek. Görüşmemiz sırasında oğlunun para yönünden çok masraf yaptığını.

Akşam yemeğimizi yedik. Aram Samancıyan da orada idi.. Zerruh ve Abdullah'ı almaya niyetimiz vardı. Bu nedenle kendisini . adamlarım vasıtasıyla Kamışlı'ya kadar teslim etmek ve orada parayı almaktı.. hem de bunun normal bir fiyatla kendilerine devredil-mesiydi. 'Şam'a gittiğimizde beni Celal Talabani ile tanıştır. 'Biz Diyarbakır'dan kim geliyorsa meşgul oluyor. Misag Sarnisliyanlar'a yani kızkardeşinin evine gitti. Hep birlikte babasının yazıhanesine gittik.) "Akşam üstü kalkıp Bedros ve eniştem ile birlikte otele gittik. 'tabiatıyla verilecektir' dedi. Hep beraber Setro Sar-nisliyan'ın evine gittik. Öğleye doğru uykudan uyandım. saçları dökülmüş bir adamdı. hem de iş konuştuk. Gençlerimize de. Bu anlaşmaya göre benim görevim eroini temin edip. 'bu ticaretten DDKD'lilere birşey verilecek midir?' diye sordu. O geceyi evde geçirdikten sonra sabahleyin yine otele arkadaşların yanına gittik. Lobiye indiğimde Zerruh. memleketlerinden sürüldüklerini. Burada konuşmalar yine siyasete döndü. onları da alarak teyzemin küçük kızının evine misafirliğe gittik. Ancak benden istedikleri hem kaliteli eroin. Abdullah ve Zerruh'u otellerine götürüp bıraktı. Uzun bir bekleyişten sonra geldiler.) 143 "Gündüz içki içmeyeceğimize göre. Kendileriyle irtibatı Abdullah Cantürk'ün sağlayacağını söyledim. Eniştem ise. Ancak. Daha sonra bir müddet daha oturup nasıl olsa akşam yemeğinde beraber olacağımızdan. görmek istiyorum' demiştim. Bana. isteyecekleri miktarda eroini Ka-mışlı'da kendilerine teslim edeceğimi belirttim. Halep'i zaten bildikleri için gezmeye çıkmışlardı. Misag da bizi almaya gelmişti. Ancak dışarıda olduklarını öğrendik ve bir süre kendilerini bekledik. Bu suretle yemeğimiz yazıhaneye geldi ve hep beraber yedik.) "Halep'ten gelirken yolda Zerruh'a. (. Ve yürüyerek otele gittik. O akşam Ohannes. ondan sonra hem içkimizi içip. bugün benim misafirlerime karışma. Ayrıca mücadelelerine devam edeceğini. Kendisi 50 yaşlarında. Bu arada Zerruh. yarın senin misafirin olurlar' dedi. Misag burada kendilerinin öldürüldüklerini. Daha sonra Ohannes. (. kendilerinin de paramı göndereceklerini söylediler. Misag da gelmişti. Ben Mi-sag'ın arabasıyla gittim. Akşam yemeği için Setro Sarnisliyan bizi yemeğe davet etti. "Bana eroin yollamamın karşılığında. Talabani'yi sorduğunu ve Şam'da olmadığını söyledi. Onları da alarak birlikte teyzemlere gittik.. Biz ise teyzemlerde bir müddet kaldıktan sonra. Öğle yemeğini yedikten sonra kahvelerimizi içtik. Yemeklerimizi yedik. ilgileniyoruz. kendilerini bazı yandaş ülkelerin de desteklediğini söyledi. büyük bir haksızlığa maruz kaldıklarını söyledi. uzun yüzlü. (. Uyuşturucuyu Kamışlı'ya teslime kadar sorumluluk üstlendiğimi de belirttim.. 'senin de bize bu katkın olsun' dediler. esmer tenli. içtik. ASALA'ya da yardım ediyoruz' dediler. Misag.plakalı Mercedes'i Misag Sarnisliyan kullanıyordu.. Abdullah ve Zerruh otele gideceklerini söyleyerek ayrıldılar. Otelde bir müddet dinledikten sonra akşama doğru lobide toplandık. Kabul etti ve oğlu ile birlikte evden ayrıldılar. öğle yemeğimizi dışarıda değil yazıhanede yiyelim diye kararlaştırdık. dinlenmek için izin istedik. 'senin zaten misafirin geliyor. Daha sonra teyzemin kocası. sabahleyin erken kalktığını. belden kambur yani eğik. Türkiye'de hiçbir zaman huzur olmayacağını. eroini en kısa zamanda paraya çevirmelerini istedim. Tekliflerini kabul ettiğimi belirterek..

Konuşmalar sırasında yeğeni Haya. Bütün akrabalarını. 'Bir millet. Zer-ruh'u göstererek. Biz yazıhaneye gittiğimizde birkaç genç oturuyordu. "Toplantıda. Çok fazla miktarda gayrimenkul sahibidir. kalan diğer kısmını ise sonra ödeyeceğini söyledi. Bizim gelişimizden haberi vardı. . annesinin amcaoğlu Bedros Demirciyan'ı ASALA militanı yaptı!. anlattı. sesini duyursun' şeklinde konuştu. ASALA'nın Kapalıçarşı eylemini nasıl gerçekleştirdiğini anlatmasını istediler. Anladığım kadarıyla Halep'te yaptığımız konuşmaları da biliyordu..)" Behçet Cantürk ara vermeden hergün konuştu. İtalyan uyruklu kaçakçılar da varmış. saçlarını arkaya doğru taramış. Onun bana anlattığına göre. Samuel Nalbantçı. 30 günlük süreye ek 15 gün daha istediler. 145 BABALAR TOPLANTISI Behçet Cantürk'ten bu kez.tanımak istediğim halde bu imkâna sahip olmadım. sarışın. Ancak parayı Şam'da vermeyeceğini. Dıştan farkedilmemekle birlikte.. teyzesinin çocuğu Ohannes Palancıyan.(. Kürtlerin gevşek davrandıklarını. Başladı anlatmaya: "12 Eylül harekâtından üç. uzun boylu. toplantıya katılanlardan Fikri Kocakerim ile Doğan Çelik bu toplantıyı bana anlattılar. Garo'nun bunu Türk parasına çevirip bize vereceğini söyledi. Enis Karaduman'ın misafiri olarak Sofya'ya gitti. hepsi Türk'müş! Zaten Abdullah Cantürk'ü toplantıya çağırmamışlar. Ayrıca amcaoğlu Abdullah Cantürk. 'kendisi ile artık çok birlikte olacağız' dedi. Binanın giriş katı yazıhane haline getirilmişti. Suriye. anlattı. Ka-mışlı'da Garo Palancıyan'a havale çıkaracağını. kendisini ölüme atmalıdır ki. toplantıya davetli olmadığı halde. hazır lokma bekleyen tipler olduklarını söyledi. çok memnundu. 25 yaşlarında. gür bıyıklı biriydi. Bunlardan biri Aram'ın kardeşinin oğluydu. Anlattı. Aram'a ait çok lüks yazıhanesine gittik. kuzenlerinin kocaları Misag Sarnisliyan ve soyadını bilmediği Agop. MİT.. 144 "Zerruh'la. Adının Haya Basmacıyan olduğunu söyledi. teyzelerinin kocaları Garo Palan-cıyan. Kendisi eroin ile ilgili olarak bana 10 milyon lira vereceğini. Türklerden başka. 1981 yılında İsviçre'ye yapmış olduğum gezi sırasında.dört ay sonra Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da Vitoşa Oteli'nde "Babalar toplantısı" yapıldı. toplantıya katılanların çoğunluğu Karadenizli olmak üzere. Bütün malzemeleri İtalyan ve Fransız malıydı. Arnavutluk. Zira Zerruh Suriye'de kalacağını kendilerine belirtmişti.. içinin çok lüks olması insanı şaşırtıyordu. "Aram Basmacıyan esasında döviz kaçakçısıdır. Ayrıca Bulgaristan'da kaçakçılık yapan bazı şirket yöneticileri de toplantıda hazır bulunmuşlar.

Türkiye'de adam vurmaktan aran maktadır. * Hikmet Sevcan: Silah ve eroin işine bakar. Daha önce silah kaçakçılığı yapardı. İstanbul Londra asfaltında Sevcan tesislerinin sahibidir. Amcaoğlu Abdullah Cantürk ile birlikte çalışırlar. Karadenizli. "Toplantıya şu şahıslar katılmış. * Enis Karaduman: Eroin işine bakar. Trafiği o yönetir. Karadeniz bölgesi sorumlu sudur. Silah kaçakçısıdır. En son duyduğuma göre pırlanta işine girmiş. Kardeşi İsmail Çelik ile birlikte çalışır. * Ali Açmak: Silah kaçakçısıdır. Oflu lakabıyla tanınan İsmail Hacısüleymanoğlu yönetmiş. * Hasan Conkara: Topal Hasan diye bilinir. Yani Hollanda'ya giden uyuşturucu trafiğini idare eder. * Bekir Çelenk: Tanınmış kaçakçıdır. * Fikri Kocakerirn: Uğurlu ailesinin adamıdır.Toplantıyı. * Suphi Aşçıoğlu: Döviz ve kimyevi madde kaçakçısıdır. Oflu İsmail'in yakın adamıdır. Silah kaçakçısıdır. Silah kaçakçısı dır. uyuşturucu madde kaçakçısıdır. 146 * Doğan Çelik: Karadenizlidir. * Şaban Vezir: Suriyeli büyük kaçakçıdır. * İlhan Sağlamer: Samsunludur. * Ahmet Uğurlu: Toplantıya Uğurlu ailesi adına katılmış. * Hikmet Uzun: Osman Cevahiroğlu'nun kaçakçılık ortağı dır. Bulgaristan'da . Oflu İsmail'in eroin satış bölgesi Hollanda'dır.

Bulgaristan'ı terletmişler. Ayrıca Türkiye'den kaçıp Avrupa ülkelerinde perişan olan. tüm işleri tek merkezden. Bulgarlar'ın bütün kaçakçıları bünyesinde toplayarak. Ön plana Oflu İsmail'i çıkarmışlar. Irak ve diğer Ortadoğu ülkelerinde pazar bulunması konusu ele alınmış. Avni'nin ağzına silah namlusu sokuyorlar. birlikte hareket etmek gerektiğini söylemiş. Kartal/Maltepe'de oturur. Tüm kaçakçıların Bulgaristan'a yerleşmelerini. "Bu toplantıdan bir müddet sonra. Amaçlarının bizim işlerimizden hisse almak olduğunu söyledi. ancak davete uymadı. * Ayrıca Antepli Sayar ve Çil ailesinden de bir temsilci top lantıya katılmıştır. Malatyalı Hüseyin Gencer. Oflu İsmail'in adamları Zürih'te Sarı Avni'nin yemek yediği lokantaya giderek kasıtlı olay çıkarıyorlar. 'Kendisini çağırdık. "Toplantıda babalar hemfikir görünmüşler. Oflu İsmail'in Bulgaristan'ın bir aske147 ri gibi hareket ettiğini anlamış. Ayrıca İran. Ama gün gelir tek başına kalır' demiş. bir yanlış anlaşılma olduğunu söylemiş. aslen Trabzonludur.3 gün sürmüş.Türkiye'de askeri harekât olduğu için dikkatli olunması gerektiği. "Toplantı 2. Dündar Kılıç. İstanbul piyasasını elinde tutar. "Aslında toplantı Bulgaristan hükümetinin isteği üzerine olmuş. Rahat para kazandığı için kimseyi düşünmüyor. Sarı Avni'ye yaptıklarının aynısını kendilerine yaptım. Bilâhare Oflu İsmail. "1982 ve 83 yılında Bulgaristan'da yine Babalar toplantısı olmuş. dünya çapında bir kaçakçılık organizasyonu kurmak olduğunu anlamışlar. 1981 yılı Zürih seyahatim sırasında Sarı Avni bu olayı bana anlattı. Erdoğan Aslan. kolektif olarak yönetmeyi önermiş. Oflu İsmail (Hacısü-leymanoğlu). Esas gayenin. Malte-peli Doğan. Türkiye'ye gelen sigaraların baş bayisidir. Sarı Avni'yi örnek göstermiş. orada kalmak isteyenler bile. Kaçak sigarayı deniz yoluyla getirir. kendisine Kasımpaşalı Erdoğan denir. Kendilerine hakarette bulunarak. telefonla Sarı Avni'yi arayarak. Dündar Kılıç'ın ortağıdır. ancak toplantı bittikten sonra. olayın yanlışlıkla meydana geldiğini. Zaten Oflu İsmail toplantıda Bulgaristan hükümetinin temsilcisi gibi konuşmuş. toplantıya çağrılmış ama gitmemiştir.ikamet eder. Bu olayı yapanlar Enis Karaduman ile İstanbul'da Klüp 33 cinayetinin faili olarak aranan Erzurumlu Oktay Yıldırımer. . Dündar Kılıç'ın adamlarından dır. kimyevi madde kaçakçılığına dönülmesi teklif edilmiş. * Avni Karadurmuş. bunlara destek olunmasını. paralarını Bulgar bankalarına yatırmalarını. Türkiye'ye dönüşümde bu şahısları bir gece kulübünde buldum. birçok kaçakçının bulunduğunu. Bu kez toplantıya az kişi katılmış. kendisinden ve benden özür dilemiş. Çünkü herkes.

Ermeniler'den ve Kilisliler'den alınması konuşulmuş. Kapalıçarşı'da bulunan Mardin/Midyat ve Diyarbakırlı kuyumcular. Kendi ihtiyaçları altın 149 ." Araya girip bir anımsatma yapmakta yarar var. 1981 yılında Sait Koç ile görüşüp. Ayrıca Şehmuz Tatlıcı da bu konuyu anlatmış. beraber iş yaptıklarını söylemişti. Diyarbakırlı Şehmuz Tatlıcı vasıtasıyla samimi olduk. Kapalıçarşı'da pırlanta. Tanışmamızı Diyarbakırlı Ali Kahraman sağladı. "Türkiye'ye dönüşlerinde. Diyarbakırlı Ermeniler ve Yahudiler. Kaçakçıların içine kadar sızdı. Oflu İsmail biliyorsunuzdur. Anlatılanlar. Süryaniler ile Ermeniler ortak iş yaparlar. "Sait Koç'u 1980 yılından beri tanırım. 1980. Dündar Kılıç ve Hüseyin Gencer ise Kapalıçarşı'da faaliyet göstererek. Türkiye'deki sigara işinin tekellerine alınması. Kapalıçarşı esnafını.Sigaralar Bulgaristan'dan Oflu İsmail tarafından yollanır. Bu tarihten sonra Sait Koç'un yaptığı işlere Para vermek suretiyle hisseli girdim. Maltepeli Doğan ve Kasımpaşalı Erdoğan Aslan sigara işine el atıp. biz Behçet Cantürk'ün "anlatımlarına" dönelim: 148 KAPALIÇARŞI ESNAFINA TEHDİT "Son toplantıda. Teklifimi kabul etti. "Sait Koç'a.82 yılları arasında Bulgaristan'da görev yaptı. Behçet Can-türk'ü sorgulayan MİT görevlisi Mehmet Eymür. kendisine ortak olmak istediğimi söyledim. yoksa sorguda öğrendikleri miydi? Neyse. Midyatlı Süryaniler. Diyarbakır ve Mardin grubunun Kapalıçarşı'daki en büyük kaçakçısı ve temsilcisi Sait Koç'tur. Kendisinin altın ve pırlanta kaçakçılığı yaptığını duymuştum. Dündar Kılıç'ın kızkardeşi ile evlidir. Hüseyin Gencer oğluna kuyumcu dükkânı açtırmıştı. kendilerinden pırlanta almaya mecbur bırakmışlar. Ancak 1981 yılında kendisiyle samimiyetimiz olmuştur. Mardinli. kendi güçlerince para vermek suretiyle altın ve pırlanta kaçakçılığına katılırlar. Daha sonra. Behçet Cantürk'ün kendi bilgileri mi. altın işinin Yahudiler'den. "Ayrıca Kapalıçarşı'ya el atılması. "Kapalıçarşı'da pırlanta ve altın kaçakçılığını üç grup elinde tutmaktadır: Kilisliler. Türkiye'ye gelen sigaraları idare ettiler. bazı kişileri tehdit etmeye başladılar. sigara kaçakçılığının başkaları tarafından yapılması halinde o kişilere gereken kötülüklerin yapılması karan alınmış.

bu durumu tanıdığım bazı arkadaşlara anlatmış.(. Bedros ve misafiri beklemeye başladık. Bunlar Türkiye'ye zulalı otobüslerle sokulur. 'DDKD ve ASALA. "Kalyon Oteli'ndeki bu görüşme. Gelen misafir esmer. Dündar Kı-lıç'ın. Ben gitmedim.) Kapalı-çarşı eyleminden 3 gün kadar önce. Tanışmamızda adının Nubar Sivasyan olduğunu söyledi. Türkiye'ye ne zaman geldiğini bilmiyorum. uzun boylu. 'ASALA ile DDKD.. O tarihlerde. öğleyin Kalyon Oteli'nde buluştuk. Ertesi günü yine aynı kişilerle. Ben ve Sait Koç bunu uygun gördük. Kapalıçarşı esnafının otobüsleri de vardır. caddede. Örgüt evine götürdüğünü tahmin ediyorum. Bu sebeble Sait Koç'a yapılmış bir tehdit bana yapılmış demektir. Hep birlikte yazıhanemin karşısındaki ve Divan Oteli'nin yanındaki Suvis Pub'a "Yemekten sonra Bedros. O anda Faruk da yazıhanemde bulunuyordu. Zerruh'un gönderdiği misafir. Sait Koç. Kapalıçarşı eyleminden tam bir ay önceydi.ve pırlantayı maliyetine alırlar. İsviçre ve İngiltere'den altın temin eder. Bedros da beni arayarak. Sait Koç hisseleri dağıttıktan sonra. Kapalıçarşı'daki gayrimüslimleri korumak için bir eylem yapacak' bilgisinin. Avrupa'ya çalışan otobüs firmaları içinde. Türkiye'de ortak bir eylem yapacaktı. işleyip kendi dükkânında satar. sokanı duydukları takdirde öldüreceklerini söylediğini aktardı. Faruk. bundan böyle kendisinden habersiz. Dündar Kılıç'ın bu tehdidini duyan. Ben Kapalıçarşı'daki esnafı koruyan ve onları himaye eden bir kişiyim. eylemin Kapalıçarşı'da yapılacağı sözünü verdiklerini söyle150 "Eylemden bir hafta kadar önce Bedros Demirciyan yazıha-neme geldi. Eylemden önce. Faruk'un. Behçet'e söyle.. Düzgün Türkçe konuşuyordu. tahminen 25 yaşlarında. gerekli kişilerle görüştüğünü. Yine Belçika. kıvırcık saçlı. yazıhaneye döndüm. Bir süre sonra Bedros ve misafir taksiyle geldiler.. Faruk ve misafir birlikte Kapalı-çarşı'ya gittiler. yakında bir misafiri Türkiye'ye göndereceğini söylediğini ve misafirin daha sonra Faruk ile buluşturulacağım belirtti. Bu eylemi Kapa-lıçarşı'da yaptıralım' dedi. Dündar Kılıç'ın yaptığı tüm baskıları anlattı. Zaman öğle saatiydi. o da . Nubar Sivasyan'ı nereye götürdüğünü bilmiyorum. Sait Koç'a adamlarını göndererek. Büronun kalabalık oluşu nedeniyle aşağı kapıya inerek. Şişli Osmanbey'de Nar Pastanesi ile Çarşaf İş Mağazası arasında bir apartmanın sekizinci katını bu işler için kullanıyorlardı. ince bıyıklı. atletik yapılı ve spor giyimli bir gençti. Taşları Belçika'dan alır. Burada Sait Koç. Bedros'a uğramış ve 'Bugün Kapalıçar-şı' ya gitme. diğer taşları. Bedros'un dükkânına gelerek Bedros'u bulmuş. hiçbir gayrimüslimin Kapalıçarşı'ya iğne dahi sokamayacağını.) "Olay sabahı Faruk. kalan kısmın bir bölümünü piyasaya sürer.. Faruk Vakıfahmetoğlu lafa girdi. Kendisini yurtdışından Zerruh'un aradığını.(. "Toplantıya benim çağırdığım DDKD'li Faruk Vakıfahme-toğlu ve Sait Koç ile birlikte Kalyon Oteli'ne gittik. bundan böyle Kapalıçarşı'ya pırlanta ve altınların kendileri tarafından verileceğini söylemiş. Dündar Kılıç'ın kulağına gitmesinin de yararlı olacağını konuştuk. "Dündar Kılıç. Durum bana intikal etti. "Sait Koç Avrupa ülkeleri ile çalışır. misafirin geldiğim ve bana getireceğini söyledi.

"Ben eylem yapacaklarından kasıt olarak. Yazıhanesine çağırdı. "Benden düşüncemi sordular. Bu tanıdığım kişi avukat Mehmet Celal Baykara idi. Ben de atladım. İstanbul'u iyi bilmediğimi. Otomobili Behçet Cantürk'ün şoförü kullanıyordu. olaya siyasi bir anlam vermek. yazıhanede Mehmet Baykara ile uzun uzun konuştu. O gün(15) olay meydana geldi. İstanbul'da bir numaralı baba olmaktı. yakalanacağını anlayınca el bombasının pimini çekip intihar etmiş. Bilâhare buradan Suriye'ye kaçırılacaktı. Gedikpaşa istikametine doğru kaçacaktı. Hülya isimli kuyumcu dükkânının sahibi Diyarbakırlı Sait Koç.(. ama iyi bilen bir arkadaşımın olduğunu söyledim. Mehmet Baykara olaya sadece babalar davası nedeniyle yardım edemeyeceğini söyledi. Nubar Sivasyan. Zerruh Vakıfahmetoğlu'nün kardeşi olmam ve DDKD'nin üst düzey yöneticisi olmam nedeniyle beni tercih etti sanıyorum. Kapıkule'deki bir kaçakçılık olayı nedeniyle daha önce gözaltında alınmıştı. Bu kez. ev eşyası yüklü bir kamyonla Mardin'e gönderilecekti.. (.. Bürosuna gittik. Sait Koç yolda arabadan indi.gitmesin' demiş." Behçet Cantürk'ün. Bana Kapalıçarşı'da bulunan Sait Koç'tan ve ona yapılan baskılardan bahsetti.) Daha sonra Sait Koç ile dükkânında buluştuk. DDKD/KİP örgütünün varlığını sürdürdüğünü kamuoyuna duyurmaktı. Kapalıçarşı'da bana kuyumcu dükkânı bile açacağını belirtti. bu sayede örgütün de maddi olarak her imkâna sahip olacağını söyledi. olayın kendi dükkânlarının aşağısında olmasını istemiş. Ancak Behçet Cantürk'ün ifadelerinden sonra Faruk Vakıfahmetoğlu da gözaltına alındı. MiT'te söylediklerinin ne kadarı doğruydu? Bunu. Behçet Cantürk. Mardin Nakliyat'tan kiralanan. siyasi bir kazanç sağlamaktı. Bedros gelip bana durumu anlattı.. Bu arada benim de büyük miktarda para kazanabileceğimi.)" Kapalıçarşı'da. çarşının tek patronunun kendisi olacağını.. Kapalıçarşı eylemini . Eğer Kapalıçarşı'daki kuyumculara gözdağı verilirse. Dündar Kılıç'ın etkisini silmekti. yanına gittim. Beyazıt'ın Sultanahmet'e giden kapısından çarşıyı terk edip. soygunvari ufak tefek bir faaliyet yapılacak zannetmiştim. Mehmet Baykara'nın düşüncesi ise. daha sonra yargılanacağı mahkemeler ortaya çıkaracaktı. Behçet gelince hep birlikte Kalyon Oteli'ne gittik. Behçet Cantürk'ün davası ise. Sait Koç. Böyle bir eylem olacağını aklıma bile getirmemiştim. Aslında ben ola152 ya menfaat açısından bakmıştım. Eylemden bir gün sonra ise. Eğer kaçması mümkün olsaydı. İFADELER BENZİYOR! Faruk Vakıfahmetoğlu işkence altında şu ifadeyi verdi: "Behçet Cantürk birgün bana telefon etti.

Sonra olaydan Behçet Cantürk'ün de haberi olmuş. benim olayı anlatmam üzerine.. MİT FEZLEKESİ . Yılmaz'ın bunu bana bildirmesi üzerine.) 19 Ağustos 1984 günü Behçet Cantürk ile Sait Koç. küçücük bir paketin 5. 'Beni teselli etmek ve kendilerini büyük göstermek için böyle konuşuyorlar' diye düşündüm. (. Meğer çok büyük bir eylem düşünmüşler. kendilerinin kabadayı olmalarına rağmen böyle işleri çevireme-diklerini ve benim (Sait Koç'un) nasıl böyle bir iş yapabildiğimi toplantıda söylemiş. Orada kendisini tehdit edip yüzüne tükür-müşler. Şehmuz Tatlıcı'ya. Kendisinin örgütsel bir yönü olduğunu bilmiyordum.anlatması istendi. astsubaylıktan ayrılma İbrahim isimli bir şahıs da katılmış. Ciddiydiler.. Sonra Behçet geldi. MİT aldığı ifadeleri toparlayarak bir fezleke hazırladı.. Dündar Kılıç Kapalıçarşı'ya girerse. telefonla İbrahim'i aradım. Vekin Aktan'a ve Bozo İsmail'e konuyu açtım. 'Gerekirse Kapalıçarşı'da eylem yaparız' dedi. "Ben bu gelişmelerden rahatsız oldum. Ertesi gün Kalyon Oteli'nde yine buluştuk.10 milyon lira ettiğini. Hem yemek yiyip hem konuştuk. Ben Faruk'un önemli biri olduğunu tahmin etmeyip. İbrahim'in de içkide bulunduğu Dündar Kılıç'ın bir ekibi tarafından Harami-dere'ye götürülmüş. "Faruk o gün benim dükkânıma geldi. Dündar Kılıç'ın pırlanta kaçakçılığı konusunda bir toplantı yaptığını. Faruk. İbrahim'e söyledin' deyip başından geçenleri anlattı. Anlattı: "Bana birgün halamın oğlu Yılmaz Özboyacı gelerek. konuyu hep Behçet'e anlattım. Halaoğlu Yılmaz. Sait Koç. 'Böyle bir olay kesinlikle yok' dedi. toplantıda.. Ya kavga ederler veya birkaç el silah atarlar' sandım. Yaşar Demirel ve Mehmet Celal Baykara MiT'te yüzleştirildiler. Behçet'in adamları ona karşı eylem yaparlar. ASALA veya DDKD gibi bir örgütten bahsedildiğini ben duymadım. Bu toplantıya halaoğlu Yılmaz'ın arkadaşı. bu işe hakim olacağız ve çarşıdan payımıza düşeni alacağız' şeklinde konuşmuş. 'Niye sana anlattıklarımı. Yılmaz benim yanıma gelerek. İşin aslını sordum. 'Çarşıya girip. O anda böyle bir olayın yapılacağını ciddiye almadım. Ben kendi kendime. Günlerce süren ızdıraplı günlerin sonuna gelinmişti. Faruk Vakı-fahmetoğlu. 'Merak etme biz konuyla ilgileneceğiz' dedi.. Telefonla beni aradı. Yani Faruk'u ciddiye almadım. Hep birlikte 153 Kalyon Oteli'ne gittik. "Aradan birkaç gün geçti. Kendisini daha önceden tanıyordum ama fazla bir münasebetimiz yoktu. dükkânıma çağırdım. Hattâ bir de tokat atmışlar. 'Herhalde.... 13 Ekim 1984 tarihinde ise Behçet Cantürk. Sanıyorum Behçet Cantürk göndermişti. Söylediklerinin doğru olduğunu belirttiler.

ideolojik yanı ağır basan organize bir harekettir." MİT.02." Mehmet Eymür hazırladığı fezlekede.. Behçet Cantürk ve yandaşlarının faaliyeti. yurdumuzun güvenliğini tehlikeye atacak nitelikte illegal faaliyetler içine girmişlerdir. Behçet Cantürk'ü 47 gün sorguluyor. Behçet Cantürk.02254/215246.160839) "Behçet Cantürk ve diğer sanıklar. yine kendi el yazısı ile. İstanbul. Behçet Cantürk ve diğerlerinin suçlu olduğudur. Behçet Cantürk'e (yıllar geçse de hiç değişmeyecek) bakışını ortaya koyuyordu: ( Sayı: 01. DELİL ARANIYOR MİT Müsteşarı Korgeneral Burhanettin Bigalı.11.160563 sayılı) yazısı ile Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'ndan yardım istiyordu: "Behçet Cantürk'ün ifadesinde belirttiği hususlarla ilgili olarak. Behçet Cantürk ve Albay Ali İhsan Cesur birlikte görülüyordu. yalın bir kaçakçılık olayının çok üstünde olup.. Behçet Cantürk'ün 17 Temmuz 1984 tarihinde kendi el yazısı ile kaleme aldığı kaçakçıların isim listesi ve yaptıkları işlerin anlatıldığı ifade vardı. 22 Temmuz 1984 tarihindeki Suriye gezisini. mahalli güvenlik kuvvetleri ile koordineli olarak operas-yonel çalışmalara başlanması hususunda gerekli talimat verilmiştir. Ortaya suçlu olduğuna dair işkencede alınan ifadeler dışında bir tek kanıt çıkaramıyor. Bölge Daire Başkanlıklarımızla koordineli bir şekilde operasyonel çalışmalara geçe155 .10. 13 Ağustos 1984 tarihli (01. bundan sonra ne gibi gelişmeler olacağını sanki bilmektedir: 154 "Sanık Behçet Cantürk ve suç ortakları adli safhada bazı hukuki imkânları ve geniş maddi güçlerini kullanacaklardır. Türkiye'yi parçalamayı amaçlayan.10. Ancak soruşturmayı yapanların kesin kanaati. Mahkemeye sunduğu tek delil. ASALA bağlantısını. Ankara ve Diyarbakır Bölge Daire Başkanlıklarımıza.254/215313. 8 Temmuz 1980 tarihinde çekilmiş bir fotoğrafta.Mehmet Eymür imzasıyla hazırlanan fezleke. Sarı Avni. "Mahalli güvenlik kuvvetlerimizin. MiT'in. "MİT elemanlarının düşüncesi!" Deliller arasında. 24 Tem-muz'da ise Lice'deki eroin faaliyetlerini yazmıştı! MiT'in bir başka delili ise.11. çeşitli zamanlarda gizli olarak çektiği Behçet Cantürk fotoğraflarıydı.

aramalar sonucu aranan kişilere ve suç teşkil edecek herhangi bir eşyaya rastlanılmamıştır.. kazma. 20 Ağustos 1984 tarihli rapor ile Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Daire Harekât Başkanlığı'na bağlı Narkotik Şube Mü-dürlüğü'ne verdi. Suç teşkil edecek herhangi bir eşyaya rastlanılmadı.) "Operasyon Büro Amiri Başkomiser Ahmet Geçer'in.00 den sonra yapılan soruşturma ve aramada. metal arama dedektörü ile işaretlenen yerler ile 2 bin metrekare kadar arazi üzerinde yapılan aramada. . Şirin Özsucu ile tarlada çalıştırdığı Aziz Bozkuş ve Mehmet Çelik isimli şahıslardan istifade edilerek.nın tüm katlarında. 16 Ağustos 1984 günü tespit edilerek. AĞABEY YAKALANIYOR Tarih 30 Eylül 1984. (. Nizamettin ve Azet Cantürk isimli şahısların saklandıkları yer. 156 Mısırlı Mahallesi Köprülü Sokak 4 sayılı Apt. Ankara'dan. Cantürklerin peşini bırakmıyordu. Behçet Cantürk. metal arama dedektörü ile ayrıca kazmak suretiyle iyi bir şekilde arama yapıldı. Sonunda Nizamet-tin Cantürk'ü de ele geçirdi. yöreye götürülmemiş"ti. Mehmet Özsucu'nun oğlu M." Polis.. Diyarbakır ili Lice ilçesi ve çevresinde arama yapması için bölgeye gönderildi.) şüphe edilen yerler ve mezranın 500 metrelik civarında. Sermez Köyü nüfusuna kayıtlı Sardun oğlu 1937 yılında Asiye'den olma Nuri Mazıcıyan. aynı gün saat 01. "Uyuşturucu madde kaçakçılığından yakalanan ve halen Ankara Mamak Askeri Cezaevi'nde tutuklu bulunan Behçet Can-türk'ün. olduğu ve bu Apt. 06 A 1343 plakalı Wolkswagen minibüs ile Diyarbakır çevresinde araştırma yapan ekip.bilmesi için gerekli emirlerin verilmesini takdirlerinize arz ederim. suç teşkil edecek herhangi bir eşyaya veya maddeye rastlanılmamıştır." Komiser Yardımcısı A.00 sıralarında verdiği telefon notu ve talimatları gereğince. 14 Ağustos 1984 günü saat 10. Daire 8'de Diyarbakır Lice Sermez Köyü nüfusuna kayıtlı Tahir oğlu 1943 yılında Maile'den olma Hamit Mazıcıyan isimli Türk tebalı Ermeni şahısların oturdukları tespit edilmiş. Lice ilçesi Tepe Köyü'nün Dak-manlara ait mezrasında (. Behçet Cantürk gözaltına almalı tam beş ay oldu. Daire 3'te Diyarbakır ili Lice ilçesi nüfusuna kayıtlı Tabir ve Nable'den 1947'de olma Kamil Mazıcı-yan. Kemal Bozlar amirliğinde bir ekip.. "güvenlik açısından sakıncalı görüldüğünden. "Behçet Cantürk'ün kendisine ait elde kalan bazmorfin ve eroinin Lice ilçesi Nergizi mezrasında Mehmet Ölmez'e (Özsu-cu) ait gömde sakladığı ve basit kroki ile belirtildiği yerde. Daire 7'de Diyarbakır Lice. kendisine ait silahların Kamil Dakman isimli şahıs tarafından saklandığını belirttiği. topladığı delilleri..

Evde bulunanlara seslerini çıkarmamalarını istedim. Türkmen Oteli'nin sahibinin yanına gidiyordum. Yanıt alamadılar. polislerden biri şüphelenip karşıdaki 7 nolu dairenin ziline bastı. "Galiba evde kimse yok" diye düşündüler. Biz İstanbul'a geldiğimizde bizimle hiç ilgilenmedi. Birgün büroya benim gibi firari olan dayım Bedros Demirciyan da gelmişti. "Hergün ayrı bir akrabamın evinde saklanmaya başlamıştım. Yoktu. Ailem Diyarbakır'daydı. Topkapı'dan otobüse bindim. Başıma bu belayı siz sardınız' demiş. Bedros Demirciyan da bürodaymış onu da gözaltına almışlar. kırıp içeri girdiler. İşimiz iyi olunca bizimle ilgilenip.Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polisler. İhbar almışlardı. Kapı çalmaya başladı. Aslında Bed-ros Demirciyan'ı hiç sevmem. Ev sahibi gıda toptancısı Mehmet Sıddık Dere ve "misafiri" ellerini kaldırarak teslim oldular. Bir süre Türkmen Oteli'nde kaldım. Ergani'de indim. Telefon açıp tehdit ettim. "Avukatımız Medet Serhat'in yanında çalışan Fazıl Çetin'in. Önce balkondan aşağıya atlamak istedim. O günlerde gözaltına alınan bazı kişiler serbest bırakılmıştı. İçki içerdik. Şüphelendiler. Mersin'e. Hedefleri. Zile bir daha bastılar.. bizim aleyhimize ifade vermişti. polislerin apartmana girdiğini gördüm. Buluşup. Nizamettin Cantürk bu evde saklanıyordu. Ancak Behçet silah yakalatıp gözaltına alındığında. kaçış öyküsünü şöyle anlattı: "Behçet'i güvenlik güçleri yakaladığında. Behçet'in eşi Akile Dilek Alev. konuşmadı bile. Beni görünce tanıdı ve içeri aldı. Cantürkler'e layık bir şekilde yaşamasını tembih ettim. Ancak tam o sırada içeriden bir gürültü geldi.. aynı zamanda amcaoğlu Zeynel Cantürk'ün evine gittim. Bahçelievler'deki dairesinde kalıyordum. Küskünlüğü unuttum. Yurtdışına gitmeyi planlıyorduk. Biraz da para gönderdim. ben Adana'da Sürmeli Oteli'nde idim. Sonra İstanbul'a gittim. Orada bir ticari taksi tutup kayınpederim. 'Yine asılsız ihbar" deyip giderlerken.30'da Turistik Caddesi üzerindeki Eyüpoğlu apartmanına baskın düzenlediler. Kapı açılmayınca. saat 22. onun koyu kahverengi Murat otomobili ile gezerdik. Karşı dairede oturan Mehmet Sıddık Dere'nin ziline bastım. Arama yaptılar. "Bir akşam balkonda otururken. Fazıl ile birlikte hemen hergün yazıhaneye gidiyorduk. konuşmaya başladı. 157 "Misafir" Nizamettin Cantürk. Fakat şimdi ikimiz de kaçaktık. Aradan kısa bir zaman geçti. Eşim Süreyya da benim gibi firari idi. Orada çok kötü bir tavır alıp Behçet'e. 'Sizin yüzünüzden içeri alındım. Kapıyı Mehmet Sıddık Dere açtı. Ancak 158 . Nizamettin Cantürk'ün kayınpederi Zeynel Cantürk'ün dairesiydi. Çok yüksekti. Ancak ben onun Diyarbakır'da olduğunu biliyordum. İstanbul'da çok kalmıştım.

polisler zili çalmakta ısrar ediyorlardı. Sonunda kapıyı kırıp içeri girdiler..." Nizamettin Cantürk hemen Ankara'ya, Gölbaşı'na götürüldü. "Adem Ol"mayı öğrendi!.. 16 gün işkence gördü... İfadesi 28 sayfa tuttu... Söyledikleri kardeşi Behçet Cantürk'ten farklı değildi... Bu arada, günlerce süren sorgular Behçet Cantürk'ün ruhsal yapısını çok bozmuştu. Yine işkenceye alınacağından korkuyordu. Koğuş arkadaşlarına, "eğer bir daha işkenceye götürülürsem, kesin intihar edeceğim" diyordu. Korktuğu gerçekleşti. 16 Ekim 1984 günü gelip koğuşundan aldılar. Sivil polisleri karşısında görünce şoke oldu. Otomobile bindirdiler. Sivil plakalı Renault, "Samsun asfaltına" çıktı. "Mamak'ın şirin gecekondu evlerini" arkada bırakıp, 10 dakikada Emniyet Genel Müdürlüğü'ne geldi. Behçet Cantürk, yeni bir "işkence seansına" kendini hazırlarken, götürüldüğü odada ağabeyi Nizamettin Cantürk'ü görünce çok şaşırdı. Birden 100 gündür çektiği acılar aklına geldi. Duygulandı, ağlamamak için kendini zor tuttu... İki kardeş yüzleştirildi. İkisi de polis ifadelerinin doğru olduğu söyledi... Nizamettin Cantürk, 22 Ekim'de savcı, dört gün sonra 26 Ekim 1984 günü hakim karşısına çıktı. Emniyette işkence altında sorgulandığını, ifadesini kabul etmediğini söyledi. Tutuklandı. Şoför Yaşar Demirel 10 Ekim 1984 günü yakalanmıştı. O da aynı günkü duruşmasız mahkemede tutuklandı. Mehmet Sıddık Dere ve Zeynel Cantürk salıverildi... Bu arada, işkence yapılarak alınan ifadeler sonucunda, birçok kişi ASALA, DDKD üyesi olmak iddiasıyla gözaltına alınıyordu. Ancak bunların hemen hepsi, ilk mahkeme serbest bırakılıyordu. Fakat özgürlüğe kavuşanlar, tek kişilik unutamayacakları "acı anılarla" çıkıyorlardı... hücrelerden, yaşamla-rının sonuna kadar

TRAJİK BİR OLAY İşkence, bazen kişilerin yaşamında çok trajik olaylara neden oluyordu... İbrahim Nurdoğan, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı, Silah Kaçakçılık Şube Müdürlüğü bünyesinde çalışıyordu. Komiserdi. 1984 yılında Behçet Cantürk'ün de içinde yer aldığı kaçakçılarla ilgili olayların soruşturulmasında görev yaptı. Birçok ünlü silah kaçakçısının ifadesini aldı. Enver Sahan, Gaziantepli'ydi. Silah kaçakçılığı yaptığı iddiasıyla sorgulanmak için Gölbaşı'na getirildi. Sağ çıkamadı, vücudu işkence tezgâhında kaldı. Komiser İbrahim Nurdoğan, Gaziantepli Enver Şahan'ı işkence sonucu öldürdüğü iddiasıyla yargılandı. Mahkeme sürerken, komiser Nurdoğan, İsviçre'ye, koruma görevlisi olarak gönderildi. İki yıl sonra beraat etti. Türkiye'ye döndü. Adıyaman Emniyet Müdürlüğü'nde Narkotik Şube Müdürü oldu. Birgün bir operasyon için alıcı kılığında, kaçakçılarla ilişki kurdu. Eroini Gaziantep'ten alacaktı. Bu arada malı alırken suçüstü yapacaktı. Giydiği köylü kıyafeti ile Gaziantep'e gitti. Eroini alacağı kişiler, "Mal mezarlıkta teslim edilecek" dediler. Mezarlığa gitti. Bir süre sonra eroini getirecek üç kişi de mezarlığa geldi. Komiser Nurdoğan'a yaklaşıp,"bizi takip et" dediler. Mezarlığın içine doğru yürümeye başladılar. Bir mezarın başında durdular. "Oku" deyip, elleriyle mezarı gösterdiler. Komiser İbrahim Nurdoğan'ın okuduğu mezar taşında, "Enver Sahan" yazılıydı. Aynı anda kesik namlulu çifteler ateşlendi. Komiser İbrahim Nurdoğan, Enver Şahan'ın mezarının üzerine yığıldı kaldı...

İbrahim Nurdoğan'ın öldürülmesi ile meslektaşları çok fazla ilgilenmedi. Polisler o dönemde, Ankara polisi- İstanbul polisi diye ikiye ayrılmışlardı. Birbirlerini "yemekle" meşguldüler! Behçet Cantürk, l Ağustos 1984 tarihinde, MİT'e verdiği ifadesinde bazı emniyet görevlileri ile ilişkisinden bahsetmişti. 10 Ağustos 1984 tarihinde, bu kez "muhbir sıfatıyla" ifadesine başvuruldu. Behçet Cantürk'ün "yeni sorgucuları", Mülkiye Müfettişleri Erol Arıkan ve Neşet Kanyılmaz ile yeminli kâtip Habip Çol-pan'dı. Mülkiye Müfettişleri, Behçet Cantürk'ün polislerle nasıl bir ilişki kurduğunu merak ediyorlardı. Müfettişler sordu, Behçet Cantürk yanıtladı: "İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Şube Müdür Muavini Orhan Özerler'i, 1983 yılında gözaltına alındığımda tanıdım. Kendisine para vermedim. Kendisiyle özel hiçbir görüşme yapmadım... "Gösterdiğiniz resimle, soyadının Şen olduğunu öğrendiğim Başkomiser veya komiser olup olmadığını kesin olarak bilmediğim Mehmet Ali Şen'i de, yine gözaltına alındığım 1983 yılında

tanıdım. Mali Şube'de gözaltına tutulduktan sonra Mamak Askeri Cezaevi'ne sevkedilirken, Mehmet Ali Şen'in sorumluluğunda bir ekiple Ankara'ya götürüldük. Yolculuğu uçakla yapmıştık. Ankara'ya indiğimizde kamımız acıkmıştı. Cezae-vi'ne gitmeden önce yemek yiyelim teklifinde bulunmuştum. Hep birlikte Çubuk Barajı'ndaki bir lokantaya gittik. Yemek yerken, kardeşim Nizamettin Cantürk ve amcazademiz CHP Diyarbakır eski milletvekili Halit Akgül geldiler. Hep beraber oturup sohbet ettik. Herhangi bir şekilde Mehmet Ali Şen'e para vermedik... "Narkotik Şube Müdürü Uğur Gür ile 1981 yılında, müşterek terzimiz, sosyete terzisi, Nişantaşı'nda mağazası bulunan

soyadını hatırlamadığım, Ermeni asıllı Erhan'ın dükkânında tanıştık. Tarihini tam hatırlamıyorum; Mehmet Cizrelioğlu, Selim Azizoğlu, ses sanatçıları İzzet Altınmeşe, Bedri Ayseli ve isimlerini hatırlamadığım birkaç arkadaş ile Semiramis Gazinosu'na gidecektik. Uğur Gür'ü de davet ettik. Böyle tanıştık. Benim karşı çıkmama rağmen gazinoda fotoğrafımızı çektiler. Kendisine, amcaoğlu Abdullah Cantürk'ün gözaltından kurtarılması için kesinlikle para vermedim... "Bana gösterdiğiniz fotoğraftan, soyadının Türkmen olduğunu öğrendiğim İstanbul Narkotik Şube Emniyet Amiri İsmet Türkmen ile 1983 yılında gözaltına alındığımda tanıştım. Benim İsmet Türkmen'e, beni kurtarması karşılığında 3 milyon lira teklif etmem konusunda aramızda herhangi bir konuşma geçmedi. İsmet Türkmen hiçbir zaman beni Hilton Oteli'nde ziyaret etmedi... "Ben, eski İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Balcı'yı tanımam ve hiçbir şekilde de görüşmemiz olmamıştır. Emniyet amiri İsmet Türkmen Hilton Oteli'ne gelip, benden Şükrü Balcı için para istemedi... "Polis memuru Nurettin Günay'ı 1975 yılında Diyarbakır'da tanıdım. İstanbul'da da görüştük. Tarihini tam hatırlayamadığım bir gün, Sarıyer'de Altınkum Plajları'ndaki lokantada yemek yedik. Bana Uğurcan Elmas ile Bedri İstanbullu'nun Narkotik Şube tarafından gözaltına alınacağını söyledi. Kendisine hiçbir şekilde para vermedim. Başkalarının da verdiğine tanık olmadım... "Başkomiser Akın Küçükbarak ile Diyarbakır'da görev yaptığı dönemde tanıştık. Kendisine maddi menfaat sağlamadım. 1984 Şubat ayında Mamak Askeri Cezaevi'nden tahliye olduğumda beni karşılamaya gelmişti. Kendisi beni karşılamaya hangi araba ile geldi bilmiyorum... "Necmettin Dede'yle hiç tanışmadık...

"Emniyet Amiri Muhsin Çelik'e, Avni Karadurmuş'un para verip vermediğini bilmiyorum...

"Başkomiser Kemal İsmailoğlu'yla herhangi bir ilişkim olmamıştır. Hiçbir surette kendisine para vermedim... "Komiser Savaş Sümer'e hiçbir surette para vermedim... "Eminönü Ekipler Amiri olarak kendisini tanıtan Asım Peh-livanlı'ya hiçbir şekilde para vermedim... "Başkomiser Recai Köse'yi Lice Emniyet Amirliği'nden tanırım. Kardeşim Sabit Cantürk tarafından evine hediyeler alındığını ve harçlık verildiğini duymadım... "Kemal Hasman ile 1982 yılında İstanbul Narkotik Şube-si'ne, tanık olarak gittiğim gün tanıştık. Kendisinin ve misafirlerinin Diyarbakır'daki otellerimizde para vermeden kaldığını duymadım... "Nejat Güngör, Diyarbakır İkinci Şube Müdürü olduğu dönemde, ben Mamak Askeri Cezaevi'nde idim. Cantürk Ote-li'nin Nejat Güngör tarafından kasten kapatıldığı bilgisi gelmişti. Tahliye olduğumda Diyarbakır'a gittiğimde Nejat Güngör geçmiş olsuna geldi. Ben cezaevinde iken hakkında bir cinayet soruşturması yapılan kardeşim Sabit Cantürk'ün soruşturması ile ilgili bilgiler verdi. Kardeşimin haksızlığa uğradığını, suçsuz olduğu halde suçlu gösterildiğini söyledi. Bunu da Diyarbakır Narkotik Şube Müdürü Halil Sultar'ın yaptığını belirtti. Bunun dışında görüşmedik. Bana tayininin başka bir yere yapılması için ricaya gelmedi. Kendisine herhangi bir yardımım olmadı... "Polis memuru Kemal Kara'yı İstanbul Mali Şube Müdürlüğü'nde gözaltında bulunduğum sırada tanıdım. Bana Dündar Kılıç'ın selamını getirdi ve Dündar Kılıç'ın herhangi bir şekilde yardım yapılıp yapılmayacağını sorduğunu söyledi. Ben de kendisiyle Dündar Kılıç'a teşekkür ettiğim mesajını gönderdim. Bunun dışında kendisiyle bir görüşmemiz olmadı. Para vermedim... "Komiser Ahmet Akkurt'u 1976- 77 yıllarında Ankara'da tanıdım. Kendisine hiçbir şekilde para vermedim. Para vermem gereken bir durum olmadı... 163

"Salih Zeki Yiğit'i Diyarbakır 1. Şube Müdürü olduğu 1980-82 yılları arasında tanıdım. Otelde yemek yedik. Hesabı kendisi ödedi. Biz Diyarbakır'da oteller aldığımızda emniyet görevlileri sık sık gelip kalırdı. Ancak ben, 'polislerden hesap almayın veya az alın' diye, çalışanlara birşey söylemedim... "Mehmet Ahmet Yemenicioğlu'nu Diyarbakır'da 2. Şube Müdürlüğü yaptığında tanımıştım. Kendisi otel hesaplarını mutlaka öderdi... "1977- 78 yıllarında ruhsatlı tabancamın dosyasının Emniyet Genel Müdürlüğü'nce istendiğini öğrendim. Bunun üzerine Emniyet Genel Müdürlügü'ne giderek, Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Yiğit ile görüştüm. Ankara'da, daha sonra Diyarbakır'dan tanıdığım Atilla Aytek'i

Üstelik tanığı olmayan. Tedirgindi. bana. eğer bu işleri yapıyorsan senin kulağını çekeriz' dedi. Kendisi beni ve Refik'i. MİT'te söylediklerinin tam tersiydi.... "zırh" sayısını artırdı. bağırarak uyanıyordu. O da bana. yeni "suç çeşitleri" ortaya çıkmıştı. Kabul etmedi. Sonra masasına giderek. Atilla Aytek. yarın misafirimiz olmasını rica ettim. Ancak sakın yanlış yapma' diye öğüt verdi. Ancak bu kez durum değişikti. Ben ve Atilla (Aytek) seni severiz.. Toplam 101 gün gözaltında bulundu. Karşı karşıya bulunduğu tehlikeler büyüdükçe. Yeni çağa ayak uydurmak zorunda kaldılar: "İşadamı" oldular! Bu yeni "işadamları". Oturduk. Cevdet Yardım. 1984 yılının Şubat ayında cezaevinden çıktıktan sonra Tayyar Bey ile. çevresinden yararlanmak istedikleri avukatlara. Ben de kendisine bir viski gönderdim. beni İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Tayyar Seven ile tanıştırdı. yüksek meblağlar ödediler! Behçet Cantürk. Ticaret hukukundan anlamıyorlardı. Karşılıklı ikramlarda bulunduk. Cezaevlerine yabancı biri değildi. Gelip . Ruh sağlığı bozulmuştu. hakkında çeşitli dedikodular çıkıyor. Son gözaltı ve tutuklanmadan sonra. Bana uzaktan geçmiş olsun dedi." Behçet Cantürk'ün emniyet görevlileri hakkında Mülkiye Müfettişlerine anlatıkları. Tanıkları sindirerek dava kazanma dönemi bitmişti.. 4 yıl sonra Türkiye'nin gündemine bomba gibi düşecekti. Bilgisinden çok. Tecrübe sahibi oldukları. bazı kapıları açacak avukatlara ihtiyaç duydular.ziyarete gittim. ceza davalarını ise kavramak giderek zorlaşıyordu. yazılan bir raporla. Daha birkaç ay önce yine aynı koğuşlarda kalmıştı. 'Sen genç adamsın. iki avukat daha tuttu: İhsan Öcal ve Selahattin Deniz. Çeşitli işkencelere maruz kaldı. iki "zırh" buldu: Avukat Medet Serhat ve Avukat M. Fakat Behçet Cantürk'ün MİT'te söyledikleri. Ertesi gün lokantaya gittiğimizde bizi bekliyordu. Levent'te üyesi olduğu bir lokantaya davet etti. Daha sonra Tayyar Bey ile İstanbul'un çeşitli gazino ve eğlence kulüplerinde karşılaştık. yasalara karşı kendini koruyacak. Rüyalarında kabus görüyor. 1983 yılında anlamadığı ticaret hukuku nedeniyle cezaevine girmişti.164 AVUKATIN ÇEVRESİNDEN YARARLANILIR! Gangster görünümü topluma itici geliyordu. 'İnşallah senin dediğin gibidir. arkadaşım Refik Bulutçu'nun sahip olduğu Ro-jin adlı gece kulübünde karşılaştık. Ben de hepsinin uydurma olduğunu söyledim.

Hesap Uzmanı Mehmet Arıoğlu ve Hesap Uzmanı Tarık Boy-nueğri sorular yöneltti. büyük meblağları olan ha166 . Behçet Cantürk'ü ihtilattan men etti. Askeri Savcılığımıza müracaatla müvekkili ile görüşmek istediğini beyan etmesi üzerine.81-82. Avukat M. bu tür işlemlerin yerinin burası olmadığı ihtar edilmiştir. Sonra MİT'e alınıp günlerce sorgulanmıştı." Lice Vergi Dairesi'nin Ga 266 Hesap nolu gelir vergisi mükellefi Behçet Cantürk'e. yok mu' diye sormaya başlayınca. avukat da sanığa bu konuda soru yöneltmemiştir. Hayatını kurtarmak için herşeyi kabul ettiğini söyledi. Artık vekilleriyle Askeri Savcı huzurunda sadece 15 dakika görüşecekti. Avukatıyla. 28 Ağustos 1984 tarihinde avukatı ile ikinci kez bir araya geldi. 31 Ekim 1984 günü saat 16. cezaevi görevlilerinin de hazır bulunduğu odada. Behçet Cantürk'ün avukatları ile görüşmesi biraz sorunlu oldu. Bu hesaplarda. görüşmeye başlanılmıştır. hukuki yardım konusunda görüşebilecekleri bildirilerek. Sıkıyönetim Askeri Savcılığı adına. Maliye ve Gümrük Bakanlığı'ndan gelen hesap uzmanları saatlerce "sorguladılar.83 yıllarında gayrimenkulleriniz artarken. gördüğü çok ağır ve insanlık dışı işkenceleri anlattı.. (Bunun üzerine) Behçet Cantürk avukata ayaklarındaki yaradan şikâyette bulunmamış. 'Ayağında yara izi var mı. Avukatı müvekkilinin işkence gördüğünü Sıkıyönetim Komutanlığı'na bildirdi.15'te savcı huzurunda. "Sorgu" tutanağa geçirildi: "(. İkazımız üzerine bu tür görüşme gerçekleştirilmemiştir. Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Mahkemesi." HESAP UZMANLARI "SORGULUYOR" Avukatlarıyla yarım saat bile görüşemeyen Behçet Cantürk'ü. İki ay bir hafta sonra. 31 Ekim 1984 tarihli Askeri Savcılık tutanağıydı: "Sanık vekillerinden Avukat Selahattin Deniz. Bu görüşmelerin nasıl gerçekleştiğine en güzel örnek. 165 Bu olaydan sonra. çok sayıda adınıza ya da yakınlarınız adına kayıtlı banka hesaplarınız oluşmuş..kendisini tekrar sorgulayacaklarından korkuyordu. ilk kez 26 Haziran 1984 günü görüşmüştü.) Soru: 1980. kendisine sadece hukuki yardım konusunda görüşme yapabileceği. Avukat Selahattin Deniz sanığa. Cevdet Yardım'a.

1982 yılı içinde toplam olarak 175 milyon lira vermiştim. daha yüksek faiz elde edersiniz" dedi. Abdulkadir Takan. kendisine verdim. ilgili banka şubesi yazıhaneme yakındı. Ben bunlara elyaf hammaddesi ithal etmeleri için. Yaşar Demirel adlarına da.18 yaşlarında bir gençtir.çıkışlar görülmektedir. Ancak servet affından önce olduğu için. Ben bunu ticaret ve banka faizleriyle elli milyona yükselttim. . Para. Fabrikanın çalışması sonucunda oluşacak kârdan. Soru: Ellişer milyonları olduğunu söylediğiniz Akile Dilek Alev ve İlameddin Dakman ne iş yaparlar? Kendilerine kimlerden servet intikal etmiştir. Soru: Banka Şubelerine yazdığımız yazılarda. Yaşar Demirel benim şoförümdü. sizin adınıza çok sayıda banka hesabı olduğu ve yakınlarınızdan Akile Dilek Alev. kendi adıma satın aldım. Bu nedenle İlameddin Dakman adına vadeli olarak yatırdım. banka müdürü beni telefonla aradı ve "bu parayı senin ticari hesaba vadeli yatıra-lım. ticari faaliyetlerimle kazandığım paralardır. yüzde 50'sini bana vereceklerdi. Bu nedenle kendilerinden ilk başta 125 milyon liralık borç senedi almıştım. köy sahibi olan babası ve amcasınındır.reketler. yirmi milyon liradır. Bu hesaplardan hemen hepsinden sizin çekme hakkınız olduğu ka-yıtlıdır. çok sayıda alacak ismiyle iflas masasında hak sahibi olmaktır. çok banka şubesinde alacaklı olduğum firmaların üzerine gidebilmek ve o firmanın iflası sıra- sında. Yakın akrabamdır. İlameddin Dakman ile hemşeriyiz. Yirmi milyon kendisine nerden kaldı bilmem. Kendisi ev hanımıdır. elli milyonu ise amcası Kamil Dakman'a aittir ve elli milyonu da benimdir. girişler. büyük tutarları itibariyle hesaplara rastlanmıştır. İlameddin Dakman parayı bankaya götürdüğü zaman. Adına hesap açtırmamın nedeni. Cevap: Daha öncede belirttiğim gibi Akile Dilek Alev'in parası elli milyon değil. Soru: Alacaklı olduğunuzu söylediğiniz firma ya da kişiler kimlerdir? Alacak ilişkiniz ne zaman ve nasıl doğdu? Verdiğiniz paraya karşılık ne aldınız? Cevap: Alacaklı olduğum söz konusu firma ve kişiler Herko İplik Fabrikası ile Maltepe İplik Fabrikası'nın sahipleri olan Ali Hassas ve Ömer Haşşaş'tır. bunlar faizler ve şu anda isimlerini hatırlayamadığım kişilerden almış olduğum borç paralar ve kendi paralarımdan oluşmaktadır. Ayrıca 1982 yılı içinde 100 milyon lira alacağımı da . İlameddin Dakman. onun adına kayıtlı paranın elli milyon lirası babası Salih Dakman. İlameddin Dakman 17. bağışlamadım. Bu elli milyonu da direkt bana vermişlerdir. Bunları nasıl açıklıyorsunuz? Cevap: Gayrimenkulleri kendi paramla. Abdulkadir Takan adına kayıtlı hesaplara gelince. kendi adıma yatırmıyordum. Herhangi bir kimse adına gayrimenkul almadım. Hesap hareketlerine gelince. Bunu nasıl açıklıyorsunuz? Cevap: Akile Dilek Alev 4 yıllık imam nikâhlı eşimdir. Evlendiğimiz de kendisi bana yirmi milyon lira vermişti. Alacaklarımı çok kişi üzerinde gösterip. Benim adıma kayıtlı olan elli milyon lira kendi parasıdır Kendisi bana 1981 yılında umumi vekaletname vermiştir. çok kanaldan. bu para benimdir. İlameddin Dakman söz konusu paraya el sürmemiştir. Bankadaki paralar.

Salih Takman'dan 35 milyon olmak üzere Akile Dilek Alev ve diğer yakınlarımdan toplam 100 milyon lira kadar para almıştım. karapara diye tanımlanan.. farklı olmuştur. Bu senetleri tahsil edemediğimiz için iflas masasına kayıt ettirdim.6.... 1982 yılı içinde 150 milyon lira olarak kendilerine geri ödedim. Bu paraları 1981 ve 1982 yılları içinde almıştım. Bana göre eksik kayıt edilmemiş olması gerekir.) Soru: 'Akrabalarımdan aldım' dediğiniz paraların toplamı ne kadardır? Size para veren akrabalarınız ne iş yapıyorlar? Kazançları nedir? Neden size para verdiler? 168 Cevap: Kardeşim Sabit Cantürk'den 20. Daha sonra 1983 servet affı ile servetim için ek beyanda bulundum. elimdeki senetlerin tutan 400 milyona ulaştı. bakiye alacağım için yeni senetler aldım. Kendilerinden ayrıca.) Soru: Büyük çaplı ticari faaliyetiniz ve mevduat faizi geliriniz olduğu halde.) Soru: Otelcilik faaliyetinize ilişkin olarak Diyarbakır'da bulunan Demir Oteli'nin hesapları tarafımızdan incelenmiştir. bizzat kendim kaldığım gibi gelen yakınlarımızda . Şu anda mahkemededir. Soru: İstanbul'da bulunan Sheraton ve Hilton otellerinde uzun süreli kalışlarınız ve büyük tutarlarda hesap ödemeleriniz tespit edilmiştir. Kendisi halen Cantürk Otelinin yüzde 50 paylı sahibidir. servet ve faaliyet unsurlarından elde edilen parayı ortaya çıkaramamam nedeniyle eksik beyan edilmiştir. Bu konuda ne diyorsunuz? Cevap: Konuyu muhasebecim daha iyi bilir. 1982 ve 1983 takvim yılları geliri olarak. (. Sözkonusu pahalı otellerde çeşitli tarihlerde kalmanızın nedeni nedir? Cevap: İstanbul'da evim var.. Kardeşim Sabit Cantürk eski iş ortağımdır. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava devam etmektedir. 5 milyon lira dolayında bir tutarı beyan etmişsiniz? Beyan dışı bıraktığınız gelir için ayrıca ek bir beyanda bulundunuz mu? Cevap: 1982 yılı geliri. Hanım (eşim) Diyarbakır'a gittiği zaman.. (.1984 günü düzenlenen tutanağa göre.25 milyon. Diğer bir deyişle otelcilik hasılatının eksik kayıt edildiği anlaşılmıştır. Yeni aldığım 1982 sonu veya 1983 yılındaki senetlerle. kayıt edilen hasılat ile gerçekleşen müşteri kapasitesi hasılatı. 22. Ancak 100 milyon lira tahsil etmeme rağmen senetlerini iade etmedim. (.nakden tahsil ettim.

girişken biriydi. Ayşe Karadurmuş. Kapalıçarşı'da "çekirdekten" yetişen Mehmet Yıldız ile birlikte ortak iş yapmaya başladılar. 170 O günlerde milyonlarca liraya hükmeden. ben yer ayırtıyor ve ücretini de ödüyor-dum. Daha sonra nüfus kütüklerini İslahiye'ye götürdüler! Babası önce berberlik. dünyanın sayılı kaçakçılarından biri olan Sarı Avni. Kendisi gibi. Döviz karaborsacılığı yapmaya başladı." Behçet Cantürk hesap uzmanlarının sorularını yanıtlarken. imam nikahıyla evlendiriyordu! Damat Korkmaz Göldağı. Korkmaz'ı okutmadılar. ilkokulu dışarıdan bitirmişti. Babasının iş ortağı Hayrettin Yağcı(16) aracılığıyla Göldağı ailesi ile tanışmıştı. . Ev kızıydı. Çünkü otelin devamlı ve tanınan müşterisi olduğum için. İsviçre gidip "ben de bu işi yapmak istiyorum" dedi. 1978 yılında imam nikâhı kıyarak evlendiği eşi. Bu otellerde kalmamın bir başka nedeni güvenliğim açısından elverişli oluşlarıdır. Kayınpederinin uyuşturucu kaçakçısı olduğunu öğrenince. Ailesi. Sarı Avni. Ancak istediği kadar para kazanamıyordu. Kapalıçarşı. Sen baz-morfin bulabilir misin" diye sordu. dönemin "döviz borsasıydı!" Çarşının "inceliklerini" öğrendi. "Paranın üstünü eksik getirdi" diye ilk işinden kovuldu. o da Kapalıçarşı'da Türk lirasına çeviriyordu. evlendikten sonra da Kapalıçar-şı'da döviz işleriyle ilgilenmeye başladı. Korkmaz Göldağı 1953 yılında doğdu. "Bu işler göründüğü gibi kolay değildir. Sarı Avni'nin 18 yaşındaki kızı Ayşe idi. Asker dönüşü evlendi. Kayınpederi kendine döviz gönderiyor. Sarı Avni'nin damadı Korkmaz Göldağı'nın teslim olup. İlkokulu bitirdiği yıl İstanbul'a göçtüler. daha sonra lokantacılık yaptı. Korkmaz Göldağı'nın ablası Serpil ile evliydi. mektup içinde evleneceği kızın fotoğrafını gönderdi. Askere gitti. 5 kardeştiler. Gözü açık. Zengin olmak istiyordu. kızını resmi nikâhla değil.169 benim adıma kalmışlardır. Hayrettin Yağcı. Kapalıçarşı'da kuyumculuk yapan Yusuf Şerefoğlu'nun yanına çırak olarak verdiler. DAMAT TESLİM OLUYOR Adı Korkmaz Göldağı. Aslen Gaziantep Kilisli. ifade verdiğinden habersizdi. Sheraton Oteli'nde 1980 yıllarından sonra hiç kalmadım.

Mal sahibi Nizamettin yüzde 15. Malı iki kamyona yüklemişler. Büroda. kilosu 400 bin liradan anlaştık. Murat otomobilimizle Yalova üzerinden Çanakkale'nin Ezine ilçesine gittik. malı sevkıyat yerine getirmemizi istedi. Yolu unutmayalım diye aynı yere bir daha gittik. sağa döndük. Kayınpederime para göndermesini söyledim. Ancak ben. gösterdiği yere mallarla birlikte gelmemizi istedi. Kayınpederim bin dolar gemi için. Uçakla geri döndü. hemen yola çıkmalarım kararlaştırdık. ben ve ortağım Mehmet Yıldız vardı. 'yarın burada buluşalım. "Türkiye'ye döndüm. Mehmet Yıldız ve ben. (Dolar 98 lira. güvenilir olması için Nizamettin'in de. Böylece 1981 yılında uyuşturucu işine girmiş oldum. ortak olması şartı ile anlaşmaya varacağımı söyledim. Çanakkale Bakır Oteli'ne yerleştik. Nihat'tan 10 milyon alarak Nizamettin'e 35 milyon lira verdim. 'bu yolun sonunda sevkıyat yapılacaktır' dedi. Döviz kaçakçılığı yapan Kilisli Nihat Sünlüoğlu'nu buldum. "Nizamettin ile malın yansı peşin diye anlaşmıştık. prensip olarak anlaştık. Ezine'de bir otelde kalıyordu. Ben size. ben sizi sevkıyatın olacağı yere götüreceğim' dedi. Fındıkzade'deki garajın üzerindeki büroda oturup konuştuk. Tahsin Saçaklı'yı Karaköy'deki yazıhaneden çağırdım. Kabul etti. sonra kabul etti. Nizamettin Bayramoğlu. ben ve Mehmet. Tahsin. Konuştuk. Beni. Tahsin. "200 kilo bazmorfini. Tahsin. Nihat Sünlüoğlu yüzde 10. Önce vermek istemedi. "İki gün sonra Tahsin Saçaklı ile buluştuk. Orada harabeler ve kaplıca gibi bir yer vardı. teslim yerini sordum. "Ertesi gün. Üç gün sonra. bin dolar da aracı için kesileceğini söyledi. Bu nedenle. Tahsin. Kamyonlar ancak iki gün sonra Çanakkale'de olacaktı. Odun deposunu geçip sola döndük. İstanbul'a döndük."Bulurum" dedi. bir iki güne kadar işin ne zaman yapılacağını söylerim' dedi. Tahsin. Kayınpederime.) "Kayınpederime. 'Tahsin Saçaklı'yı çağır. Liceli Nizamettin Bayramoğlu(17) ile tanıştırdı. 'Siz malı hazırlayın. O da bana. 'Biz hazırız' dedi. Yol bizi sahile çıkarıyordu. Durumu anlattım. o anlatır' dedi. "Gemi Kıbrıs'tan gelecekti. . Ondan 25 milyon lira. Tamam dedik. Yanında iki kişi daha vardı. Üçümüz de yeri beğendik. Nizamettin. Kapalıçarşı'da adamı İrfan Parlak vardı. Zürih'e telefon açarak durumu anlattım. ben ve ortağım Mehmet Yıldız yüzde 15'şer alacaktık. Oradan sahil tarafına doğru ilerlemeye başladık. Sevkıyattan önce Nizamettin Bayramoğlu. Tahsin bizden ayrı. "Yarın akşam hava karardıktan sonra. Nizamettin hemen uçakla Diyarbakır'a gitti.

Bir saat sonra karardı. otomobilden inip kamyonlara doğru gittiler. soruları arka arkaya sıraladım. Ezine girişinde kamyonları beklemeye başladık. "Otel odasında otururken."Nizamettin Bayramoğlu malı getirecek şoförlere. "Sahile doğru gitmeye başladık. Bu sırada kamyonlar hareket ettiler. Bu nedenle otelden fazla ayrılmıyorduk. Nizamettin ve şoförler. Farları yakmadan gitmek çok güçtü. Hâlâ malı saymaya çalışıyorlardı. Bagaj hepsini almadı. Bazmorfini oradan boşaltıyorlardı. "Havanın kararmasını bekliyorduk. Bilmediğimi söyledim. malı kamyonların zula-sından çıkarıp. bir çoban koyunları ile kamyonlara doğru gidiyordu. oda görevlisi. otomobili yıkattık. Otomobili ben kullanıyordum. Mehmet'e telefon olduğunu söyledi. Aksilik. Yanıma geldi. yolda otomobilin lastiği patladı. Ford marka iki kamyon orada idi. Otomobile atlayıp. 184 tane olduğunu gördük. Bir türlü gözükmediler. Çobanın gözü kamyonlardaydı. Dikkat çekmemek için kamyonlar kafa kafaya vermişlerdi. 'Ezine girişinde buluşalım' diye. Saymayı bırakmalarını. denize doğru gitmeye başladık. Nizamettin kamyonların şehrin girişinde durup. Odun deposunun yanından sola dönüp harabelerin içine girdik. "Ezine'nin girişinden sağa saptık ve sahile doğru ilerlemeye başladık. Kamyonların şoför mahallini ön tarafa doğru indirmişlerdi. Ağır ağır Ezine'ye tekrar gitmeye başladık. çobanın şüphelendiğini söyledim. bizi bekleyeceklerini söylemişti. Ara sıra gidip. Ben de otomobilden çıkıp etrafa bakmaya başladım. Otomobilin arkasını açıp patlak lastiği önüne attım. Nizamettin ile Mehmet'in yanına gittim. Kaplıca olup olmadığını vb. Aceleyle Murat otomobile 172 binip şehrin girişine gittik. biz sola saptık ve az ileride durduk. Bir benzinciye girip. Arabayı hareket ettirip önüne çıktım. Geriye dönüş yaptık. farları yakmadan sahile doğru gitmeye başladık. Bagajdaki lastiği çıkarıp malları koymaya başladık. İlgisini kamyonlardan uzaklaştırmak istiyordum. "O sırada. Biraz bekledikten sonra malları otomobilden indirdik. 'Bu lastiği nerede yaptırabilirim' diye sordum. Bu nedenle tekrar farları yaktım. Mehmet ve Nizamettin. 'Bu kamyonların yanındaki adamlar ne yapıyor' diye sordu. ileride yol ikiye ayrılıyordu. Otomobile binerek. O sırada kamyonlar gözüktüler. Sola . Tamir edip yola devam ettik. ortağım Mehmet'in adım ve kaldığımız otelin ismini vermişti. Ezine'yi çıktıktan 2 km. Kalanları arka koltuğa koyduk. kamyonların gelip gelmediklerini kontrol ediyorduk. Hemen yola çıktık. Bizim gideceğimiz yer sağda idi. Şoförler arıyordu. Nizamettin '185 olması lâzımdı' dedi. Şoförlere talimat verdik. Mehmet. Bir kiloluk 173 paketler halindeki malları saydığımızda. sayarak çuvallara koyuyorlardı. Saymaya başladık. Herhalde bir paket kamyonda kalmıştı. Hamamı geçtik.

Otomobilden inip sahilde dolaşmaya başladık. aradan bir müddet geçtikten sonra İstanbul Narkotik Şubesi'nde basit bir sorgulama ile geçiştirildi. Bu kişiler. Tutuklanmaktan kurtulamadı. isteğine kavuşmuş. Mektup ilginçti. "184 kilo mal getirdiğimizi söyledim. Avşa'da bir arsaya. Hep birlikte çuvalları ufak motorlu bir sandala koyduk. Duruşmasız mahkemeye çıkarıldı. Aileler arasındaki kavga her geçen gün büyüdü. Mamak Askeri Cezaevi'ne konulduktan sonra. 'Bu kadar temin edebildik' dedim. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı'na teslim oldu. Çünkü çok kısa bir zamanda.. Çünkü mektup Erkan Gürvit ile Atilla Aytek'e hitaben yazılmıştı. tekneye binip gittiler.dönen yola gelince farları söndürdüm. Sahile yaklaşınca arabayı durdurduk. 9 Ekim 1984 tarihli bir mektup geldi.. Korkmaz Göldağı. Neden 200 kilo olmadığını belirtti. İddiaları reddetti." Korkmaz Göldağı. Mamak Askeri Cezaevi'ne gönderildi. Behçet Cantürk'ün polise nasıl ifade verdiğini biliyordu! Kenan Evren'in damadı MİT görevlisi Erkan Gürvit'in sorgulamalarda bizzat bulunduğunu da biliyordu. yani yaklaşık bir ton bazmorfin göndermişti! Ancak kayınpederi para konusunda fazla güvenilir biri değildi. Bu durum Göldağı ailesinde de huzursuzluğa neden oluyordu. Bir eroin kaçakçısı örgütün. ikisi Mersin'de üç daireye ve Cihangir'de bir apartmana sahip olmuştu. Onlardı. .. Yanımıza geldiler. Bizim bulunduğumuz yerden geminin ışıkları görülüyordu. Korkmaz Göldağı açılan boşanma davasını fazla umursamadı. Size yazdığım mektubun neticesi. Sonunda Sarı Avni'nin kızı Ayşe Göldağı. "işkence görmemek için polise değil. isim ve telefonlarını yazmıştım. Ödemeleri zamanında yapmıyordu. Bazen eksik para gönderiyordu. Tahsin ve yanındaki iki kişi. Daktilo ile yazılan mektup bir sayfaydı(18) "Bundan bir müddet önce Atilla Aytek Bey'e bir mektup göndermiştim. 174 İLGİNÇ MEKTUP Korkmaz Göldağı. Tahsin' diye bağırdık. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı ile Sıkıyönetim Komutanlığı'na "Artin Güçlü" imzalı. zengin olmuştu: İstanbul/Taksim'deki Kennedy Oteli ile Gümüşsuyu'ndaki Star Oteli'nin yarısına. 13 Aralık 1983 tarihinde boşanma davası açtı. 280 S Mercedes'e. biri Taksim'de. kayınpederi Sarı Avni'ye 4 sevkıyat sonunda toplam 988 kilo. Bir karartı gördük. Kilyos'ta 36 dönüm tarlaya. 26 Eylül 1984 tarihinde. diğeri Karaköy'de iki iş-hanına. biri Yeniköy'de.

Başkent Ankara'da sorgular bütün hızıyla sürerken. kaçar kilolar halinde. Bu örgüte eroini temin eden. Bu çetenin önemli kişileri. bu eroin işlerini nasıl ve kimlerle yaptığı. "Bu örgüt.. Eğer sizlerin sorgulamasından geçse idi. Bu nedenle size bilgi veremiyorum. 20 gün sorgulandı. 176 Ankara Sıkıyönetim TELEKS YAZIŞMALARI Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek imzalı... 19 Kasım 1984 günü Korkmaz Göldağı. Korkmaz Göldağı'nın bu işlerdeki önemini anlatmış. polise "emanet" edildi! Korkmaz Göldağı. Ankara Sıkıyönetim Savcılığı'nca tevkif karan alınmıştı." Bu ihbar mektubundan sonra Emniyet Genel Müdürlüğü. 55 sayfalık ifade verdi. iki önemli kişiden biri Behçet Cantürk'tür. O hapiste olduğu için şimdi eroini Niza-mettin Bayramoğlu temin eder. "Savcılık soruşturmasında. kara nakli ve malın temini Nizamettin Bayramoğlu ve Mehmet Yıldız. hangi gemilerle gittiği. Behçet Cantürk hakkında . beş bin kilo eroinin. gün ışığına çıkardı. Korkmaz Göldağı'nın pasaportu incelenirse gittiği ülkeler aydınlanır. Avni Karadurmuş'un damadı olan Korkmaz Göldağı ile beraber yönetir. Mektupta yazılanları doğruladı. gemi nakli Tahsin Saçaklı'dır. ne söyledi bilmiyorum. Bu kişilerin eroin işinde en büyükler olduğunu görürdünüz. Bu durum İstanbul emniyetine bildirilmiş. bu durumu fark eden Korkmaz Göldağı. Komutanlığı'ndan Korkmaz Göldağı'nı sorgulamak için izin istedi. birçok gerçek gözler önüne serilecekti. Korkmaz Göldağı sık sık Avrupa'ya giderek kayınpe175 deri olan Avni Karadurmuş ile iş bağlantısı gerçekleştirir. Takdir ve bilgilerinize. İsviçre'nin Zürih kentinde de hareketlilik vardı. İstanbul ve Ankara emniyetini uygun bulmayarak..sizlerin sorgulamasından geçse idi. Avni Karadurmuş yönetimindeki kişilerden oluşmaktadır. Herhalde Kormaz Göldağı. Behçet Cantürk sorgusunda. Bu arada Nizamettin Bayramoğlu da. savcılığı yumuşak bulduğu için oraya teslim oldu. Askeri savcılığa teslim olmuştur. 17 Aralık 1984 tarihinde sorgulanmak üzere Gölbaşı'na götürüldü. Nizamettin Bayramoğlu bu işi.

atletik yapılı ve çok zengin biri olduğu ortaya çıkarılmıştır.1982 seneleri arasında. Van'da oturan Bayram Oteli sahibi Sıddık Bayramla ortak olarak. Norsun ve Sunny Be-ach gemilerinin yönetimini elinde bulunduruyordu. 29 Ağustos 1984 tarihinde hazırladığı raporu. Zürih'te oturan Avni Musullulu'nun yazıhanesinde çalışan. Bahnhofplatz 4 adresinde bulunan Oden Ship-ping AG firmasının sahibi ve 8004 Zürih. Behçet Cantürk'ün 1979. Özel Dairesi'nde görevli uz177 man dedektif Weber Urs.1984 tarihinde uyuşturucu madde kaçakçılığı yaptığı tesbit edilerek yakalanan Behçet Cantürk'ün yapılan sorgulama neticesinde. 1. 140. kahverengi saçlı. İsviçre'den yanıt geldi. Paul adlı bu şahıs büyük bir olasılıkla aşağıdaki şahısla aynı kişidir. "Ermeni asıllı Behçet Cantürk'ün. Nurten (kızlık soyadı Kurtuluş) ile evli. 10 adresinde bulunan Sultan Reisen (Sultan Seyahat) AG firmasının hissedarıdır. Daha önce iki kez teleksle yazışma olmuştu. Manesse str. "8001 Zürih.75. Uyuşturucu Madde Suçları 2. doğum tarihi 1942. fakat Bamburi. 23 Ağustos 1984 tarihinde gönderilen son teleksten (no: 4094) sonra. Teleks no: 3328. Halen sorgulanması devam etmektir. 9050 Appen-zell (bildirimde bulunmuştur) ve Alte Landstr.1. sportif yapılı. "Karadurmuş Avni: 3 Ocak 1980 tarihli dilekçesiyle.. Türkiye'ye gönderdi: "İsviçre'de ikamet eden ve şüpheli görülen şahıslar hakkında yapılan ön tahkikatlar. Oden Shipping AG. 8700 Küs-nacht. halen Zü-rih'te oturan Sultan Turizm sahibi Avni Karadurmuş'un (Avni Musullulu) gemileri ile İtalya'ya ve Amerika'ya sevk ettikleri. 20 Ağustos 1984 tarihli "gizli" bilgilerin yer aldığı teleksin içeriği şöyleydi: "30. Teleks no: 3651. İkametgâh adresi. Dusk. kahverengi gözlü.. iyi Türkçe konuşan bir İsviçreli'nin pazarlama yaptığı. İsviçreli Paul ile Avni Karadurmuş'un sevkıyatlardan yüzde 25 hisse aldıkları. Nollenstrasse 17.4.80 boylarında. beynelmilel bir terör şebekesinin elemanlarından olduğu. 1983 yılında kendi gemilerini tescil ettirmemiş. "Paul: Kestane/kahverengi gözlü. . Ali ve Hatice (kızlık soyadı Şimşek) oğlu.) İsviçre'nin Zürih kentinde sinemacılık da yapan Paul'ün kumral. sorgulanmasında kendi ifadesinden anlaşılmıştır.İnterpol'e yazılan. Tarih 24 Temmuz 1984. Tüccar. adının Paul olduğu. (. 1773 sayılı. Atilla Aytek imzasıyla İnterpol'e gönderilen ilk teleks notu değildi. Doğum yeri Rize/Çayeli/Türkiye. Tarih 5 Temmuz 1984. İran Türk sınırı yakınında oturan İranlı Hacı Reşit Zigari'den ve Selo ile Ertoşlu Feto'dan temin ettiği bazmorfini." Bu bilgiler.

doğum tarihi 7. bu malın İtalya'ya nakli görevini üstlenmektedir. teslim yeri ve gemi isimleri gibi somut bilgileri. "Waridel Paul.2. * Priolo Salvatore. doğum tarihi 7 Aralık 1941. 1953 Türkiye.12. telefonla veya şahsen bağlantı kurduğu tespit edilmiştir. * Cantaş Mehmet. doğum tarihi 10. 8134 Adlis-wil adresinde karısının yanında ikamet ediyor. bildirimde bulunmadan Bernhof str.1941 Prahina/VD. Göldağı her yıl yaklaşık iki ay Zürih otellerinde kalmaktadır. * Saçaklı Tahsin Bekir. * Göldağı Korkmaz. Onun burada bulunduğu sıralarda tahkikatlar daha da yoğunlaştırılmaktadır. kanuni açıdan geçerli deliller elde edilemediği için. bazen Yunanistan'da. "Yıllardan beri Zürih'te Musullulu ve Waridel hakkında kuvvetli şüphe mevcut olmasına rağmen.4.2. "İlişkiler/Bilgiler: Yapılan tahkikatlar sonucunda Musullu-lu'nun şahsen ve firmalarla birlikte. 178 "Aynı zamanda Waridel Paul ile diğer şahıslar arasında. tüccar. Musullulu/Oden Shipping firması. doğum tarihi 29. Adı geçen şahsın sabit bir ikamet yeri yoktur. Bilindiği kadarıyla bu şahıs. daha önce belirtilen şahıslarla olan bağlantısı ispat edilebilir. Bu şahıslar. 1977 yılında Roma'da 2700 gram eroine el konması olayıyla ilgili olarak tutuklanmıştır. Tarih. tedarik yeri. 5.1936 Kabataş/Türkiye. doğum tarihi 23. Waridel ve diğerleriyle birlikte uyuşturucu işlerini yürüttüğü konusunda çok kuvvetli şüphe mevcuttur. Bu tür uyuşturucu sevkıyatlarının yıllardan beri yapıldığı düşünülmektedir. doğum tarihi 16. bazen İsviçre'de ikamet etmekte ve sık sık da Türkiye ile İtalya'da kalmaktadır.1954 Türkiye. "5 Temmuz 1984 tarih ve 3328 nolu teleksinizde adı geçen Göldağı Korkmaz'ın. zamanın etkin şebeke üyeleriyle ve ayrıca yukarıda bahsettiğimiz kişilerle. doğum tarihi 12. Güvenilir bir kaynaktan edinilen bilgiye göre. * Parlak Mustafa İrfan. yukarıda adı geçen kişiler aracılığıyla da bağlantı kurulmuştur. Bu şahıs hakkında bugüne kadar kanuni . ne yazık ki öğrenememiş bulunuyoruz.10. Musullulu yıllardan beri kendi gemilerini bazmorfin nakliyatı için kullanmakta ve Waridel de Sicilya/İtalya'da fazla tanıdığı olması nedeniyle. Prahina/VD vatandaşı. Fakat uluslararası uyuşturucu ticaretinin finansmanı ve organizasyonuyla hiç de çelişkili değildir. Göldağı'nın.1946 Türkiye. * Waridel Paul. adı geçen iki şahıs hakkında ceza davası açılamamaktadır.6."Waridel Paul. Bu bağlantıların hangi nedenlerle kurulduğu bugüne kadar açıklanamamıştır. 1956 İtalya.

Fakat bu şahsın.açıdan geçerli sayılacak delil elde edilememiştir. Sarı Avni'yi İsviçre'den resmen istedi. PAUL WARİDEL AJAN MI? 27 Nisan 1985. Zürih'teki çeşitli otellerde kaldığı süreler içerisinde." sacayağı gibi genellikle üç ülkede ikamet ediyorlardı: Türkiye. Paul Waridel'in ifadesini alıyor. bir sene içerisinde otel idaresince geçerliliğini kaybettiğinden. İsviçre. Waridel ve Göldağı. telefon ettiği numaralar tes179 pit edilmiştir ve bu numaralarla ilgili tahkikatlar sürmektedir. iadeyi yavaştan alınca.00. Bu telefon görüşmeleri. Bugüne kadar yapılan tahkikatlar sonucunda Cantürk'ün. "Cantürk Behçet. "Hakkımda bir ceza kovuşturması açıldığım.. Ticino Kantonu Cumhuriyet Savcısı Paolo Berlasconi. ikametgâh adresi.. 24 Şubat'tan 24 Mart 1982 tarihine kadar Schweizerhof Oteli'nde kaldığını anlıyoruz. Bu davanın açılabilmesi için ayrıntılı ve kurumsal açıdan inandırıcı. Adı geçen. Bu nedenle telefon numaraları ile ilgili tahkikat yapılamamıştır. Paul Eduard Waridel. ayrıca İsviçre'de ikamet eden diğer şahıslar hakkında. Saat 16. Federal Uyuşturucu Maddeler Kanunu'na aykırı hareket etmekten dolayı ceza davası açabilmemiz ve bunu başarıyla sonuçlandırabilmemiz için. soruşturma yargıcı tarafından yapılmış sorgulamalara gereksinim duyulmaktadır. "Musullulu. Aynı şekilde Cantürk'ün bağlantı kurduğu şahıslar ve kendisini ziyaret edenlerle ilgili tahkikatlar da bu nedenle yapılamamıştır. Sarı Avni Bulgaristan'a gitti! O günlerde. İsviçre. Bulgaristan. İstanbul/Türkiye. Adı geçenin 24 Şubat 1982 tarihinde Zürih'teki Schweizerhof adlı otelde kaldığını göstermiştir. Otel masrafı 5 bin 774 Frank'tır. Adı geçen otelde yapılan tahkikatlar sürmektedir.. sayısız telefon görüşmesi yapmıştır. bu kovuşturmada uluslararası uyuşturucu madde kaçakçılığı işine karışmış olmakla suçlanmakta olduğumu ve bu nedenle tutuklanmış . "kaçakçılar. Bu arada Türkiye.. doğum tarihi l Şubat 1950." Yazışmalar sürdü gitti. tüccar. sizinle birlikte yürüteceğimiz işbirliğine ihtiyacımız vardır. İsviçre'nin Kloten kentinde yakalanıyor! 29 Nisan 1985. kayıtları silinmiştir.

) "Hikâyemi. Sicilyalı Greco ailesi vardı. İş büyüyüp. bana Musullulu ile birlikte uyuşturucu madde ticareti yaptığım söyledi.. Bulgaristan'a gitmesinin zamanı geldiğini söylediler. Amerika ve İtalya da Avni Musullulu'nun tutuklanmasını isteyince. Kopp ise. "tutuklanmayacak" notu düşüyordu. Musullulu'ya yaklaşık 11 milyon dolarlık borçlarını ödeyeceklerdi. Türkiye'nin Sarı Avni'nin iadesini resmen istediği evrakın üzerine. İsviçre'nin Adalet Bakanı'ydı. Musullulu ile bazı kapanmamış hesaplarının olduğunu. Nasıl mı? Elisabeth Kopp. Muhammed Şekerci'nin dostu olmakla her zaman övünüyordu. aklayıcılarından biri olarak tanınıyordu.. çok iyi bir maaş karşılığında Shakarchi Trading SA'nın Başkan yardımcılığı görevini yürütüyordu. 1977 yılında Roma'da uyuşturucu işi nedeniyle tutuklandığım günden başlatabilirim. Roma'da üç yıl cezaevinde kaldım. uzun yıllar Beyrut'ta yaşadıktan sonra Lübnan'da içsavaş çıkınca İsviçre'ye yerleşmişti. La Mattina. Dünyanın en büyük kara para. sorun çıktığını söyledi.bulunduğumu sayın Savcı bana açıkladılar. İsviçre'de kalmasını bir şekilde ona borçluydu. Zürih'teki adresini verdi. Kopp Ailesi'nin aynı zamanda bir hukuk bürosu vardı. armatörlük şirketi adına kayıtlıydı. 1939 doğumlu Muhammed Şekerci." Shakarchi Trading SA şirketinin sahibi Irak/Musul doğumlu Muhammed Şekerci'ydi. Birçok önemli kişi ile tanıştım.... Musullulu ise kilosu 13 bin dolardan. La Mattina'nın adamı Carlo (Antonino Rotolo) ile Mu-sullulu'nun anlaşmaya vardığı görüşmenin tercümanlığını ben yaptım. çıkınca Musullulu ile temasa geçmemi istedi.. Ama nereye. Bu mal birkaç ay sonra Sicilya'da teslim edildi. Avni Musullulu.) "La Mattina'nın arkasında. 400 kilo bazmorfin sağlayacaktı. İstanbul Kapalı-çarşı "esnafı" ile çok yakın ilişkisi vardı.(. daha sonra Bahnhofplatz'a taşıdı. adresinde bir yazıhanesi vardı. Musullu181 lu. Adalet Bakanı Bayan Kopp'un emrindeki Konfederasyon savcısı.. Kocası Hans W. nasıl bilmiyorum. Bu firma. La Mattina'nın adamı Carlo'dan 5 milyon 200 bin doları nakit olarak aldım. Ben Musullulu'yu yıllar önce Türkiye'den tanıyorum. Zerringerstrasse 12. Şekerci'nin. sanıyorum. Ben De Lugano'ya giderek. paralarını Shakarchi Trading SA'ya yatırıyordu. Sarı Avni'ye İsviçre'de ikamet etmesini Kopp'ların hukuk bürosu sağlamıştı. En iyi müşterisi ise Avni Musullulu'ydu. sanıyorum paraları Musullulu'nun istediği yere aktarıyordu. Başından beri bu yazıhane. Aslında İsviçre'yi Nazım Hikmet'ten daha güzel anlatan yoktu: . Ben de cezaevinden çıkınca Musullulu ile Zürih'te ilişkiye geçtim. Bunlardan Nunzio La Mattina. (.. Yazıhaneyi önce Bahnhofstrasse'ye. Giyom Tell'in ülkesi İsviçre'de ne karışık işler oluyordu. Kopp'ların hukuk bürosu Sarı Avni'ye.

Musullulu. büyük bir telaş içindeydi. (.) Musullulu'nun. Türk polisi de durumdan haberdar oldu.. Kendisi Kürt'tü.(. Cantürk adlı bu kişi ha len Türkiye'de.. Musullulu'nun. Paul Waridel İsviçre'deki ifadesinde Sarı Avni'nin son günlerini şöyle anlatıyor: "Musullulu ile Sicilyalılar arasındaki bazmorfin ticareti 1983 yılında sona erdi. (.. "Şunu söylemek isterim ki. sadece hafızamın kusurundandır. Son zamanlarda Musullulu. Gelen kişilerden birinin adı Cantürk'tü. belirli ve kesin yanıtlar verebilirim. İsviçre'de yapmış olduğum şeylerin hiçbirini saklamaya çalışmadım. Çünkü Carlo mal bedelim peşin öderdi. bir şeylerden kaçırılan paraların. Hattâ Carlo'ya. Amerikalı eroini bırakıp kokain kullanmaya başlamıştı. Musullulu'nun kızının kocası Korkmaz adlı kişiyle birlikte tutukludur. Bu" ilk sorgulamada yaptığım açıklamalarla. kendisine uyuşturucu sağlayan kişilere azami borç takarak.) "Ben 1982/83 yıllarında Musullulu ile Carlo arasında ilişki kurma görevini yürüttüm. Behçet Cantürk gibi yakın arkadaşlarına "bazmorfin işini bırakacağını" söylemişti. uyuşturucu kaçakçılığına son vermeyi planlamış olduğunu anladım. "Musullulu'ya.. Bana belirli ve kesin sorular soracak olursanız. Pakistan ile yapılan büyük bir uyuşturucu madde kaçakçılığı konusunda. /bir yerlerden." ."İsviçre'ye bilirsin gülüm/dilsiz kasası derler. Söylemediklerim ya da kesin belirtmediklerim varsa. bazmorfin vermemişti. işbirliği isteği taşıdığımın görülmüş olduğunu tahmin ederim. La Mattina'ya yaklaşık 40 milyon dolarlık bazmorfin sağlamış olduğunu duydum. hepsi onun peşine düştüler.. diğer Türkler gibi bu ikisine de borç takınca. son kez aldığı paranın karşılığında. Musullulu kendisine uyuşturucu sağlayan. Sarı Avni gibi bazmorfin ticareti yapanların eski havası kalmamıştı.) "Ve rahat karlı gecelerinde İsviçre'nin/yıldızları biraz da/gözyaşlarımızla yıkanıp yanmıyor mu?"(19) 182 AMERİKA KOKAİN İSTİYOR 1980'li yılların başından itibaren Amerika'da eroin talebi azaldı. iki milyon dolar kadar borcu vardı. kendileriyle yapmış olduğum işbirliğinin sorulmasını isterim. Sicilyalılara sattığı bazmorfini sağlayan iki kişinin Zürih'e gelmiş olduğunu hatırlıyorum. Öylesine gürültü koparıldı ki. Zürih polisinden. iyi niyet göstermediğim için de183 ğil. Zaten Sarı Avni de..

. Mercedesini de satmış. Cantürk'ü iki kez. Sonra açık denizde gemiye yaklaşıp bazmorfini alıyorlardı. son cümlesi ile "ajan" olduğunu ima ediyordu.) "1981 yılından 1983 yılına kadar. Musullulu'nun Panama bandıralı gemileriyle telsiz ile temas kuruyorlardı. Bu ajanın şimdi adını hatırlamıyorum ama hep birşey-ler yapıp göze girmek isteyen biriydi. "Türk gazetelerinde. Musullulu'nun sattığı bazmorfin miktarı o kadar büyüktü ki ancak gemilerle taşınabiliyordu. DEA ajanına verilecek 3 kilo eroini İtalyan polisi yakalıyor! Kimin eli kimin cebinde belli değil. Atina'da çalıştığını söylediği DEA (ABD'nin Uyuşturucu ile Mücadele Örgütü) ajanı ile tanıştırdı. Cantürk." Musullulu'nun gönderdiği. Musullulu. Türkler arasında benim adım ise Pol idi. Uyuşturucu madde. Öğrendiğime göre Eylül 1984'te. İtalyan polisi baskın yapıp uyuşturucuyu buldu ve beni tutukladı. Musullulu'nun tabanca ve tüfek gibi ateşli silahların kaçakçılığını yapmakla suçlandığını da okudum. Bu iki kişinin. arazi ve apartman yoktu.Paul Waridel. evimin bahçesine gömülmüş. Benim bildiğim kadarıyla bu Cantürk çok önemli bir kişiydi. İsviçre'de Atilla Öksüz adını kullanıyordu. içinde 3 kilo eroin bulunan bir otomobil gönderdi. Musullulu Zürih'ten gittikten sonra bu ikisini bir daha görmedim. Daha sonra Türk gazetelerinden öğrendiğime göre. yani Musullulu Zü-rih'ten gitmeden önce. gerekse şirket adına sahip olduğu. (." . (. Yunanlı Konstantino'ya ait bir gezinti gemisiyle Fiumicino limanına getirildi. ikisi de tutuklanmıştı. Türkiye'de bulunan. Musullulu isteğimi kabul etti ve bana. bunun eski bir hikâye olduğunu söylemişti. Antika ticareti yapan Yunanlı Blioumis Konstantino adlı arkadaşım beni. ailemle geçiriyordum.. Kork-maz'ı üç kez Zürih'te gördüm.) "Bildiğim kadarı ile Musullulu'nun İsviçre'de gerek kendi adına. Bu arada benim haberim olmadan 3 kilo eroin.. Carlo da ona Atilla diyordu...45'te yeniden başladı: "1977 yılında yaz tatilimi Roma yakınlarındaki Fregene'de. Atilla Öksüz adına pasaportu vardı... Paul Waridel'in anlattıkları uyuşturucu trafiğinin Avrupa boyutunu gözler önüne getiriyordu: 184 "Carlo'nun adamları.. ev. Ermeni terör örgütü ASALA'ya yardım eden bir Kürt aşiretinin başıymış. (. Ben Musullulu'nun silah kaçakçılığı yaptığını ne gördüm ne de biliyorum. ESRARENGİZ OLAYLAR Paul Waridel'in Ticino Kantonu Cumhuriyet Savcılığı'ndaki sorgulaması ertesi gün saat 14. o zaman adı Kara-durmuş olan Musullulu'ya telefon ettim.) Musullulu. Bana nereden uyuşturucu bulunabileceğini sordu.. Waridel. sorgularında çok ilginç olayları aydınlığa çıkaracaktı. Musullulu'ya bazmorfin sağladıklarını anlamıştım..

(. Paul Wariderden. benim hesabıma gönderildi. Osman adlı bir Türk aracılığıyla Musullulu ile tanıştığını. Musullulu parayı almış olmasına rağmen. Birlikte Musullulu'nun aldığı gemiyi görmeye gittik. Kendisi. bu nedenle benim hesabıma yatırıldı. 186 . büyük para ödemesine rağmen işin peşini bıraktı. "Ferrera çok saygı gören biridir.. Bir gece gemide kalıp eğlendik. Giovanni Falcone de. hattâ işkence gördüğünü gazetelerden öğrendim. Bunun dışında söylediklerinin tümü yalandır.) "Behçet Cantürk adlı Türk'ü tanırım. Sonunda Ferrera bu işten sıkılıp." Palermo Ceza Mahkemesi 11 Haziran 1985 gün ve 179/85 sayılı yazısıyla. Wari-del sinirlendi: "Söylediklerinin hepsi uydurmadır. Behçet Cantürk'ün Türkiye'de verdiği ifadenin. Türkiye'de tutuklu bulunan Behçet Cantürk ve Korkmaz Göldağı hakkında. uyuşturucu madde kaçakçılığına suç ortaklığı ve uyuşturucu madde kaçakçılığı için kurulmuş örgüte girmek iddiasıyla dava açılmıştı. Çünkü anlaşma yapıldığında hep birlikte bir lokantada idik.. Çünkü önemli bir mafya kuruluşunun başıdır.. İsviçre ve İtalya'dan sonra Amerika Birleşik Devletleri'ni de kapsayacak kadar büyüyordu. Para doğrudan doğruya Musullulu'nun hesabına değil. Paul Waridel ile ilgili bölümünü okudu.İTALYANLAR WARIDEL'İN İFADESİNİ ALIYOR 17 Mayıs 1985 tarihinde İtalya'dan gelen Palermo Sorgu Yargıcı Dr. uyuşturucu madde işinde Musullulu ile birlikte olabilir ama ben bunu bilmiyorum. 185 Palermo sorgu yargıcı Dr. Musullulu banka hesap numarasını ha-tırlayamadı. bilmediğim nedenlerden ötürü gemiyi teslim etmeyi geciktiriyordu. Bu adamın ne yolda ifade vermiş olduğunu ve ifadesinin beni ne derece ilgilendirdiğini bilmiyorum. Musullulu'nun Dusk adlı gemisini satın almak istediğini ve önpara olarak da 466 bin dolar verdiklerini biliyorum." Sorgu Yargıcı Dr. İtalya'da Paul Waridel hakkında. Kendisini Zürih'te Musullulu'nun yanında iki kez gördüm. Falcone. Olayın boyutları. Mu-sullulu ile İtalya'nın ünlü mafya babalarından Pipo Ferrera'nın ilişkisini öğrenmek istiyordu. Falcone. Bu kişinin Türkiye'de tutuklanmış olduğunu. Türkiye.. Paul Waridel'i sorguladı. İtalya'ya 5 ton bazmorfın gönderdikleri için tevkif müzekkeresi çıkardı.

Giulani. buradaki açıkla malarınız hakkında. yeraltı dünyası ile istihbarat örgütlerinin ne kadar içli dışlı olduğunu anlatıyordu: .Evet.Bay Waridel son bir yıl içinde DEA ajanı gibi. Savcı Yardımcıları Louis Freeh. her iki ülkede .00. kalabalık "ABD heyeti" İsviçre Ticino Kantonu Mahkemesi'nde Paul Waridel'in ifadesini almak için hazırdılar. . hiçbir Amerikan istihbarat elemanıyla konuştunuz mu? . İsviçre'de yargılanıyorum.Bay Passic veya bir başka Amerikan ajanı. Robert Bucknam ve ABD Adalet Bakanlığı temsilcileri Robert Stewart. Robert Boylan ve John Arterberry'den oluşan. aynı mahkemenin Savcısı Rudolph W. . "Yemin etmeyeceğini" belirterek konuşmasına başlayan Paul Waridel. hatıralarınızı ta zeler mi? . . aynı suçtan dolayı beni. . 149 sayfa tutan ifadesinde. Palmer.Uyarınız için teşekkür ederim. 'ABD'de yargılanmayacaksınız' gibi bir söz verdi mi? . buradaki ifadelerinizden dolayı ABD'de yargılanabilirsiniz. Paul Waridel'in yeni "konukları" ABD'den gelmişlerdi! Amerika Birleşik Devletleri.AMERİKALILAR DA SORGULUYOR 14 Haziran 1985.Adının Greg Passic olduğunu söylersem.İlk ismini anımsıyorum. Sanıyorum hiçbir kanun. New York Güney Bölge Hakimi Edmund L.Hayır.Size söylemek zorundayız.Bay Passic'i tanıyordum. .Ajanın ismini hatırlıyor musunuz? . Saat 14.

Tanışdığım zaman adı Avni Karadurmuş'tu.." YUNAN GİZLİ SERVİSİ Paul Waridel..) . Bulgaristan'daki şir ketlerin yöneticileri ile çok samimi idi. tanıyorum. İki kere cezalandırılacağımı sanmıyorum. İsviçre ve İtalyan savcılarına söylediklerini..Kendisini Münih'te. Orada birçok arkadaşı vardı. arada sırada görürdüm.. 1976 yı lından beri biliyorum ki.Bay Waridel Yaşar Musullulu adlı şahsı tanıyor musunuz? . (. Amerikalılar'a da uzun uzun anlattı. . Başka bir ismi daha vardı: Atilla Öksüz. Çünkü ben de.Evet.) .Bay Musullulu'yu başka bir isim ile tanıyor musunuz? . Yanılıyor veya haklı olabilirsiniz. Ancak ilk kez istihbarat örgütleri ile ilişkilerinden ayrıntılı bir biçimde bahsediyordu: (. Bulgaristan gümrü ğüne uyuşturucu maddelerinin takıldığını söylemişti. DEA ajanı Passic ile Ocak 1985 yılında yap tığınız görüşme talebi kimden geldi? .Bay Musullulu ile Batı Almanya'da bir iş yaptınız mı? . . Bulgaristan'la sık sık te lefon konuşması yapardı. Musullulu'nun Bulgaristan'la büyük teması vardı. o da Türk lokantalarında yemek yiyorduk.Bay Waridel.187 ayrı ayrı yargılamayacaktır.

gerek İsviçre'de. Yunanistan'da. uluslararası alanda müdahale edebilecek bir Amerikan ajanına söylemem gerektiğini belirtti. gerekse bir başka ülkede. Örneğin. Yunan polisine veya Yunan Gizli Servisi'nden pek çok memura.İsviçre polisinden tanıdığım bir arkadaşıma.Bu bilgileri arkadaşınıza.Kesin cevap vermem zor.Evet.Bay Waridel ne demek isteğimizi biliyorsunuz. bize anlattıklarınız dışında. .Bay Waridel. Zira çok genel bir soru. 'günaydın' veya 'iyi akşamlar' demem gerekiyordu. yurtdışında büyük bir uyuşturucu madde ticaretinin organize edildiğini söy ledim.Arkadaşınız Yunan hükümetinin memuru muydu? . hiçbir istihbarat elemanı ile konuş tunuz mu? 188 .Evet.. yüksek miktarda bazmorfin kaçı ran kişilerin yakalanması için mi söylediniz? .Evet. Eşim. Kendisi de bu gerçekleri. Bay Musullulu'nun bürosunda yaptığınız tercümelerden hiçbir istihbarat görevlisine veya polise bahsediyor muydunuz? . çok eski gelenekleri olan. . . . Bir Yunanlı arkadaşıma söyledim. yüksek seviyeli memurların olduğu bir Yunan ailesinden gelir. .

." Araya İsviçreli hakim Giordano Zeli giriyor.Musullulu.. istediği soruya cevap vermeyi reddedebilir" diyor.Yunan memuru ve onu takip eden diğer temaslarım hakkın da. Şimdilik bu konuda konuş mayacağım.Peki başka sorulara geçelim. 189 . "Bunun doğru olmadığını belirtmem gerekiyor. kendisine yapılacak her operasyonu anında öğreniyordu. KYP'dendi. ne yapacağını sordunuz mu? . polis harekâtları konusunda. Benim Yunanlılar'la ve İs viçre makamlarıyla olan bağlantım. Bay Musullulu'ya karşı hiç polis harekâtı yapıldı mı? . burada konuşmak istemiyorum. Amerikalı savcılara.Yunan Gizli Servisi ile olan ilişkilerimi. olayları daima ön .Yunan Gizli Servisi. biliyorsunuz bu sorgu celsesi bittiği zaman size başka soru sorma şansımız olmayacak. Ayrıca Bay Waridel. temaslarımı İsviç re makamlarına anlatacağım. İsviçreli halcimin uyarısından sonra. Kendisi. Bir soruşturma talebinde daha bulunabilirsiniz. her zaman Türkiye polisinden bilgi alıyordu. açıklığa kavuşturulduğu za man kendilerine yanıt vereceğim. Waridel şöyle konuşuyor: .Bay Waridel.Bu Yunanlı arkadaşınız bir polis memuru muydu? . Türk polisinden. Yüksek seviyede biriydi. Bu konuyla ilgili olarak sizin so rularınızı yanıtlamayacağım. .Kendisine bilgi verdikten sonra.

. Neden baskın yapmadı? . sizi izleyen herhangi bir gizli ajan var mıydı? .Parayı almaya gidip geldiğinizde. polisin bilgisi vardı. .ceden biliyordu. polis operasyonlarının sizin dediğiniz gibi. .Bu tip meselelerde. 'git parayı al. Bay Musullulu hakkında sohbet ederken. o paranın herhangi bir kısmına herhangi bir hükümet ajanı tarafından el konulduğunu biliyor musunuz? .Bilemem.Hayır. örneğin Bay Musullulu'nun üzerine benzin attınız mı? . üzerine benzin döküp yaktığınızı söy .Peki beyefendi. .ABD hükümetinden herhangi bir kişiye. 1984 Haziran veya Temmuz ayında Bay Musullulu ile tartışmışsınız.Bay Waridel sandığım kadarıyla siz.Evet. Genel usulün öyle olduğunu sanmıyo rum.Söz münakaşasından başka. Benim ona söylediklerim ve onun bana 'hamamböce ği' demesinin ne manası var. . anlamıyorum. mücadele de olmuş.Siz La Mattina'dan aldığınız 5 milyon doları Bay Musullu lu'ya verirken.Kendisine bir tokat attım ancak alev alıp almadığını bilmi yorum! . bir çuval paraya el koy' şeklinde yürüdüğü nü tahmin etmiyorum. .

polis tipi faaliyetlerde bulunan kişiler miydi? . Ancak onların ABD Hükümetinin temsilcisi olup olmadıklarını bilmi yorum. . .Bay Passic'in.Hep Amerikalılarca mı konuştunuz? . Ancak Bay Passic'in duydukla rım ülkesine rapor ettiğini tahmin edebilirim.Fransızlar ve İspanyollar ile buluşma teklifi kimden geldi? .Bana ne sormak istediğinizi anladım.İlk kez sizden duyuyorum. Ajan Passic sanırım yanlış anlamış. Başka Amerikalılar'la da konuştum. İsviçre/Zürih'teki polis arkadaşım .lediniz mi? .ABD Hükümetinin İsviçre'de temsilcisi olarak sadece Bay Passic'i biliyorum. sizin Bay Musullulu'yu yakma girişiminiz den bahseden bir teleksi ABD'ye gönderdiğini biliyor muydu nuz? . benim de İngilizcem çok kö tüydü.Bay Passic dışında Amerikalı başka bir yetkili ile konuştunuz mu? . 190 . .Evet. Onun Almancası.Bu kişiler. İspanyollar'la da konuştum. .Hayır Fransızlar'la da.Bütün bu toplantıları.

Waridel'i yeniden sorgulamak istediler.Bay Musullulu ile ayrıldıktan sonra mı? . Waridel. Soyadlarını bilmiyorum. bir başka uyuşturucu grubu vardı.Her iki ülkenin ajanları ile burada konuştuklarımız üzerine mi görüştünüz? . Amerikalılar'ın kafası karışmıştı. Ona malı veren kişi ise İtalyan Antoni adında biriydi. . istihbarat örgütleriyle ilişkisi konusunda bundan sonraki sorulara yanıt vermedi. 191 18 Haziran 1985 tarihinde. İsviçreli Paul'ün aracılığıyla Amerika'ya bazmorfin gönderiyordu. New York'ta oturan yaşlı birinin olduğunu duymuştum. Bizim gönderdiğimiz uyuşturucuları alan Amerikalıların başında Corc isminde. Herşey günü gününe zapta geçirilmiştir." 15 Ağustos 1984 tarihinde Behçet Cantürk'ün.. Roma Mahkemesi Sorgu Yargıcı Dr. Giovanni Falcone. Bu işlerden benim hissem yüzde 25'tir.. Roma Gümrük Polisi'nden Yüzbaşı Gaetano Casagrande. İsviçre.1984. .organize ediyordu. De Cesare. (.. Bu arada bir isteğini de iletti: "Roma'daki DEA ajanı Franciosa Jerry ile konuşmak istiyorum.)" Behçet Cantürk ile başlayan. Behçet Cantürk daha önceki ifadelerinden farklı birşey söylemiyordu: "Avni Karadurmuş. Onlar hakkında sohbet ettik. Mutlaka buraya gelsin. . İsviçreli hakim de duruşmayı bir sonraki güne bıraktı. Paul Waridel ile süren sorgulamalar sonucunda İtalya'da 706 kişi . kaçakçılık faaliyetleri ile ilgili ifadesi tekrar alındı. Paul Waridel ertesi gün sadece Sicilyalılar'la ilgili soruları yanıtladı. benimle konuşsun. Palermo Emniyet Müdürlüğü'nden Komiser yardımcısı Antonio Cassara.Evet. Paul Waridel..Peki diğer uyuşturucu grubunun içine ne zaman girdiniz? . (. Bu konularda İsviçre polisinin kesin raporları var dır.Hayır. Ama görsem tanırım. "Ailemin ve benim can güvenliğim sağlanmadan artık konuşmayacağım" dedi.İtalya ve ABD ile bağlantılı. İtalya/Palermo Mahkemesi Sorgu Yargıcı Dr. Ayrıca Alberto adında bir İtalyan daha vardı.)" Paul Waridel'in kimliği ve ne iş yaptığı konusunda. İtalyanlar'a.

Doğaya. New York'ta şirin görünüşlü küçük bir pizza dükkânı vardı.. Amerikalılar'a göre. bu küçük pizza dükkânının hesaplarına akıl erdirememişti. Uyuşturucu mafyası ABD'yi "bir örümcek ağı" gibi sarmıştı. İtalyan göçmeni Salvatore Catalano'nun.beş kuruş" değildi. silah ticaretinden sonra ikinci sırayı uyuşturucu alıyordu. ABD sistemi. RCA gibi dev şirketlerden daha fazlaydı! Dünyadaki yasadışı uyuşturucu ticaretinin değeri ise yılda 500 milyar dolar! Bu rakam. 11 milyon kişi sürekli uyuşturucu kullanıyor. ITT. ABD'yi bir baş-tan diğer başa kuşatan pizza dükkânlarında. yılgın Amerikalılar. General Electric. insanı yıkıma uğratan uyuşturucu karşısında çaresiz kalıyordu. insana ve mesleğine yabancılaşan.. siyasi ve ekonomik tüm gücünü kullandığı 1972 yılında. İhtiyacı olduğu zaman da çekiyordu. İnanılmayacak boyutta. Mafyanın kazancı. cezaevine konmuştu. umutsuz. uluslararası petrol sanayiinin tüm kârından fazlaydı. uyuşturucu satılıyordu. Bugün bu rakam 20 katını aştı. çoğunluğu Sicilyalı 336 kişi yakalanıp.. Salvatore Catalano pizza dükkânından kazandıklarını İsviçre ve İtalyan bankalarına yatırıyordu.. Sonunda paraların nereden geldiği anlaşıldı. 192 PIZZA OPERASYONU ABD. ABD'de. nakdi para değişimi yapılıyordu. Ford Motor. ABD'nin Federal Soruşturma Bürosu (FBI). Cezaevine konanlar arasında Giovanni Abbate gibi ünlü mafya babaları da vardı Cantürk ve Waridel'in açıklamaları ABD'de 138 sayfalık bir iddianamenin hazırlanmasına neden olmuştu.. General Motors. mutluluğu uyuşturucuda arıyordu. ülkesinde uyuşturucu kullananların sayısı 500 bin kişiydi. bu. Yatırılan ve çekilen para öyle "üç. IBM. Bu ülkede "uyuşturucunun ticari hacmi" 50 milyar doları geçti. Kârlılıkta.tutuklandı.. 193 . tarihlerinin en büyük uyuşturucu davasıydı. Türkiye'de haşhaş ekiminin yasaklanması için. Amerika Birleşik Devletleri'nde. Chrysler.

Dattilo Sebastiano. Brezilya'dan ABD'ye uyuşturucu göndermeye başladı. bildiklerinin hepsini anlattı. 1984 yılında İtalya'da yakalanıp cezaevine konanlar arasındaydı. İsviçre'den götürdüğü 6 milyon dolar nakit para ile Bulgaristan'a gitmişti. Yenilmişti. Sıkıyönetim 4 nolu Askeri Mahkemesi'ni bilgilendiriyordu: . Sarı Avni'nin kime rüşvet teklif ettiği açıklanmadı.Yunan. 1923 Mısır/İskenderiye doğumluydu. Havaalanında yakalandı. Okyanus ötesinde işler iyiydi ama Sicilya'da karışıktı. Cezaevine kondu.. Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Ümit Erdal. Luciano Ligio'nun ünü ve etkisi adada giderek artıyordu. Türk. Sarı Avni. Bu arada Türkiye. Tutuklu bulunduğu İtalya/Palliano Cezaevi'nde bildiklerini anlattı. Tommaso Buscetta gizlice İtalya'ya geldi. Sicilya'dan 70 mil uzaklıktaki bölgelere kadar teslim etme garantisi ile gönderiyordu. Musullulu. Cezaevinden kaçtı. "Pizza Operasyonu" nun başlamasında en büyük katkıyı kendisinin yaptığını düşünüyordu. Pizza Operasyonu sonucunda Amerikalılar ilginç bilgilere ulaştılar: "Dünyanın önde gelen eroin şebekesi 'Pizza Connecti-on'a en fazla bazmorfini Türk Yaşar Avni Musullulu ve örgütü 194 sağlıyor.. Yıllarca Sicilyalıların uyuşturucu yüklü gemilerinde kaptanlık yapmıştı. genellikle 500'er kiloluk balyalarla yollanan bazmorfini.Fikrin yaratıcısı. diğer ülkelerdeki gelişmelerden. Avni Musullulu'yu. "Baba" Buscetta Brezilya'da yakalandı. Yunanlı armatör Franco Pal-mos'un gemisi Alexandros'a nasıl bazmorfın aktardıkları"nı anlattı. yeğenini ve üç yakın adamını kaybetti. Sicilya üzerinden geliyordu. Palermo Mafyasının önemli "Babalarından" Tommaso Buscetta'ydı. Estetik ameliyat yaptırdı. Ancak Sicilya mafyasının önde gelen isimlerinden.. ABD'nin "Pizza Operasyonu'na başlaması için yeterliydi. Paul Waridel'i tanıyordu. Ülkesi İtalya'ya iade edildi.. Brezilya'ya yapılan sevkıyatlara zorluk çıkarıyordu. Hücresinde intihara teşebbüs ederken ölümden kıl payı kurtarıldı. Brezilya'da Tommaso Buscetta. Brezilya'ya yerleşti. İşleri yoluna koydu. İsviçre'de Paul Waridel. kardeşini. Türkiye'ye girebilmek için bir MİT görevlisine 750 bin dolar rüşvet teklif etmişti. "Musullu-lu'nun Dusk adlı gemisinden. Aynı zamanda dünyaca ünlü bir "kimyagerdi." ABD Narkotik Bürosu tarafından hazırlanan rapora göre.Sicilya mafyasının nasıl işbirliği yaptığı konusunda detaylı bilgiler verdi. İtalya'da Dattilo Sebastiano ve Türkiye'de Behçet Cantürk'ün ifadeleri. 1984 yılının Haziran ayında Brezilya'ya gelen Palermo Savcı Yardımcısı Vincenzo Geraci'ye." O da. Buscetta. Mafya arasında kanlı çatışmalar başladı. Buscetta'ya uyuşturucu. Tekrar Brezilya'ya döndü. iki oğlunu.

.1984 tarihinde ilgili İnterpollere bilgi verilmesi üzerine. Ancak savcılığın .. Hidayet Kaşan. daha Askeri Savcılığa dilekçesini vermeden. Savcılık. sanıkları sevindirecek bir karar almadı.8..00'te yine duruşmasız olarak toplandı. İsviçre ve ABD'de PİZZA OPERASYONU diye adlandırılan bir seri operasyonlara başlandığı. ceza almamak için sürekli dilekçe veriyorlardı. 195 Mahkeme. Mehmet Tahir Canpolat. dört gün sonra ise."Teşekkül vücuda getirerek milletlerarası uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak suçundan sanık Behçet Cantürk ve arkadaşlarının diğer ülkelerdeki suç ortaklarının yakalanması için 20. Cevdet Yardım'dan geldi. Cantürkler.1984 günü Nizamettin Cantürk için toplandı. Behçet Cantürk ve arkadaşlarının kurmuş oldukları şebekenin diğer elemanlarının yakalandığı bildirilmiştir. Bir ay önce gıyabi tutuklama kararı verilen Nizamettin Can-türk'ün tutuklama kararı bu kez vicahiye çevrildi. en azından soruşturmanın özel maksatla yapıldığının kanıtıdır. Bedri İstanbullu. kim tarafından ve ne maksat ve hakla. Basın.. Sıkıyönetim Komutanlığı'na yayının durdurulmasını isteyen yazısını göndermişti bile. 26. Ancak bir başka "mahkeme. şimdilik bu konuda herhangi bir karara varmamıştır." Pizza Operasyonunun "kahramanları" Mamak Askeri Ceza-evi'nde boş durmuyorlardı. Abdulbaki Maltaş. Mahkeme Behçet Cantürk. ilgili gazeteye soruşturmayı etkileyecek. Behçet Cantürk. 21 Eylül 1984 tarihinde saat 15. Akile Dilek Alev." idam cezasını çoktan vermişti." Behçet Cantürk'ün vekili. Nizamettin Cantürk ve Abdulkadir Takan'ın emniyetçe geçici olarak zapt altına alınan menkul ve gayrimenkulleri hakkında şu görüşünü bildirdi: Savcılık mütalaasında hangi eşyaların hangi sanığa ait olduğu ve hangi sebeplerden dolayı zaptının istendiği hususu belirtilmediğinden. yasal nedenlerle dosyayı tetkik imkanına sahip bulunmadığımız halde. avukat M.10. Mehmet Han Kozat. Avukat Yardım. 7 Kasım 1984 tarihinde "İhanet Dosyası" adlı bir dizi yayına başladı.) Biz savunma görevlisi olarak. Mahkeme. Aziz Cantürk ve Faruk Beskisiz'in tutukluluk halinin kaldırılması hususunda avukatlarının taleplerini karara bağladı. SUİKAST İHBARI Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 numaralı Askeri Mahkemesi. Cantürkler'in "iplerini" çoktan çekmişti: Hürriyet gazetesi. vekilleri aracılığıyla. Mah-keme. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı'na suç duyurusunda bulunuyordu: "(. Behçet Cantürk'ün polis ve MİT ifadelerinin yer aldığı bu diziye ilk tepki. Bütün paralarına ve gayrimenkullerine geçici olarak elko-nulduğu için Cantürkler geçim sıkıntısı çekiyorlardı. karar organlarını şüpheye düşürecek ve halkın husumetini tevhit edecek şekilde bir yayım başlatmak.. Fettah Cantürk..

yayının durdurulmasını istemesinin başka nedeni vardı: "(...) Bu soruşturmaların devamı olan operasyonlar yürütülmektedir. Soruşturmanın, hazırlık soruşturmasının gizliliği esasları içinde yürütülmesi gerektiğinden başka, bu soruşturmaya has delillerin 196

karartılmasını önlemek, soruşturmanın saptırılmasını engellemek ve soruşturmayı yapacak kişi ve kurumları etkileme çabasını önlemek bakımından, soruşturma konularının tümünü kapsayacak şekilde yayın yasağı konmasını, bir günlük gazetede başlatılan ve devam edeceği anlaşılan yayımın derhal durdurulmasını emirlerinize arz ederim." 4'üncü Kolordu ve Ankara Sıkıyönetim Komutanı Korgeneral İbrahim Türkgenci'nin emri ile yayın durduruldu. Korgeneral Türkgenci, gazetelere "unuttukları" 5680 sayılı Basın Kanu-nu'nun 30'uncu maddesinin birinci fıkrasını hatırlatıyordu: "Ceza kovuşturmalarına ait talep ve iddianamelerle kararların ve diğer her türlü vesika ve evrakın, aleni duruşmada okunmasından, hazırlık ve ilk soruşturmalarda takipsizlik veya yargılamanın men'i, tatili veya düşmesi kararı verilmesinden önce yayımlanması yasaktır." Basın, özellikle askeri darbeler döneminde bu kanunu hep gör-memezlikten geliyordu. Medyaya, yasayı askerler anımsatıyordu! Behçet Cantürk'ün ifadesini Hürriyet gazetesine MİT 'in sızdırdığı iddia ediliyordu. O günlerde, Cantürkler ile ilgili haberler, sadece Türkiye basınında yer almıyordu. Almanya'nın ünlü Quick dergisinin kapak fotoğrafı ilginçti: 06 RT 999 plakalı lacivert Mercedesin ön tamponuna ayağını dayamış, gri takım elbiseli, beyaz dik çizgileri bulunan siyah gömleğinin üç düğmesini açmış, beyaz çoraplı, siyah ayakkabılı, elinde Malboro sigarası bulunan genç adamın adı Nizamettin Cantürk'tü. Quick dergisi, Türkiye'den Almanya'ya gelen uyuşturucu konusunda bir araştırma yapmıştı. Düseldorf Kaçakçılık Savcısı Hans Heliman, dergiye şu açıklamayı yapıyordu: "Türkler bizim için 1977 yılından beri dert oldu. Gün geçtikçe sayıları artıyor. Son günlerde yakalananların hepsinin Lice'den geldiği saptandı. Bu yüzden yakalanmaları da kolay olmaya başladı. Bizce Lice, mükemmel eroin laboratuvarları olan bir yer." 197

Sıkıyönetim Komutanlığı yurtdışındaki yayınları engelleyemedi. Ancak bir başka önemli olay önlenmişti: "Mamak Özel Askeri Ceza ve Tutukevinden çıkarılarak, ortaya çıkan yeni bir suçu nedeniyle Genel Müdürlüğünüz mensuplarına teslim edilen Korkmaz Göldağı ile Behçet Cantürk'ün yüzleştirilmesinin yapılabilmesi için, 2 gün süreli teslimi, ilgili yazı ile talep edilmekte ise de;

alınan istihbari bilgi ve dokümanlardan, adı geçenin, kaçma, kaçırılma ve bilhassa yaşamına son verilebileceği konusunda duyumlar alındığından; yüzleştirme işleminin Mamak Özel Askeri Ceza ve Tutukevi Müdürlüğü içerisinde yapılmasını ve bilgi edinilmesini rica ederim." Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 Aralık 1984 yazısı ile Emniyet Genel Müdürlüğü'nü, Behçet Cantürk'e yapılacak bir suikast için uyarıyordu. İDAMI İSTENİYOR 52 sanıklı davanın iddianamesi, 7 Şubat 1985 tarihinde Sıkıyönetim Askeri Savcı Yardımcısı Metin Ölmez tarafından hazırlandı. (Evrak no: 1984/356 Esas no: 1984/356 İdd. no: 1985/38) Behçet Cantürk'ün bir numaralı sanık olduğu davanın iddianamesi 13 sayfa tutmuştu. Uyuşturucu ile silah kaçakçılarının davası birleştirilmişti. "Salt ticari kazanç amacıyla uyuşturucu madde kaçakçılığını meslek haline getirmiş olan bu suç failleri, kaçakçılığın icrasını kolaylaştırmak, yüksek kazanç sağlayan bu faaliyeti tekelleştirmek maksadıyla, 1978- 80 yılları arasında Türkiye'de faaliyet gösteren terör odakları ile de sıkı bir işbirliği içerisine girmişlerdir. "Uyuşturucu madde kaçakçılığı yolu ile sağlanan gelirler, başka yasadışı faaliyetlere kaynak yapılmış, ayrıca yine yüksek ka198

zanç getiren diğer yollara, bu kazancın büyük bir kısmı, örneğin silah, altın, döviz kaçakçılığına yatırılmış, terör örgütleri beslenerek ülkenin siyasi, ekonomik çıkarlarına uyuşturucu kaçakçılarının şahsi ticari menfaatleri tercih edilmiştir. Bu ticari kazançlar yasal ticari şirket faaliyetleri gibi gösterilmeye çalışılmış ise de, aile şirketi olarak kurulan bu kuruluşların ticari faaliyetlerinin murakabelerinde, sanıklarda tesbit edilen mal varlıkları ve yüksek servetleri yaratacak nitelikte olmadığı görülmüştür. "Örnek olarak Behçet Cantürk ve akrabalarına ait Bursa Boru ve Profil Sanayi Anonim Şirketi'nin sadece kuruluşu bulunup, bu şahıslara geçtikten sonra herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı, keza aynı şahıslara ait CAN- SAN Kimya ve Sanayi Ürünleri A.Ş.'nin de sadece, başkası tarafından ithal edilen kos-tik maddesinin satışını sağlamak suretiyle iş yaptığı, komisyon niteliğindeki işlerinden başka, herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı saptanmıştır.Oysa sermayedarların tesbit edilen şahsi servetlerinin bu yolla kazanılmasının mümkün olmayacağı gibi, yasal bir kaynağa bağlı olduğu da ispat edilememiştir. "Hiçbir yasal kaynağı bulunmayan, uyuşturucu madde ticaretinden elde edilen bu gelirler; gizlenmesi amacıyla başka ticari işletmelere ya borç verilmiş, ya da başka şahıslar adına bankalara yatırılmıştır. Yine örnek vermek gerekirse, sanık Behçet Can-türk'ün yanında çalışan çaycısı İlameddin Dakman adına 100 milyon Türk lirası para yatırıldığı, banka hesapları ile tesbit edilmiştir. Yine tesbitlere göre Herko Yün Fabrikasına yaklaşık 500 milyon civarında, YANŞAN

şirketine 300 milyon civarında kısa sürelerle yüksek meblağlarda para borç olarak verilmiştir..." Askeri Savcılık iddianamede, "Behçet Cantürk ve arkadaşlarının gerçekleştirmiş oldukları kaçakçılık faaliyetlerinden" bahsederek kararını açıklıyordu: İfadesi alınan 52 sanıktan 19'unun ceza istemiyle yargılanması isteniyordu. 33 sanık hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti. 199

Behçet Cantürk, Selahattin Delidere, Abdülcebbar Doğru, Sabit Cantürk, Mehmet Deniz, Nizamettin Cantürk, Nizamettin Bayramoğlu, Korkmaz Göldağı, Fettah Cantürk, Halil Hocaoğlu, Enver Erşener (Baybaşin grubundan. SY), Yusuf Delidere, Mehmet Gözen'in TCK 403/1, 2, 6'ıncı maddeleri gereğince ölümle cezalandırılmaları talep ediliyordu. Diğer sanıklar; Bedri İstanbullu, Abdülbaki Maltaş, Mehmet Tahir Canpolat, Mehmet Sıddık Dere ve Zeynel Cantürk'ün 2 ile 16 yıl arasında değişen hapis cezalarıyla yargılanması isteniyordu. Haklarında takipsizlik kararı verilen 33 kişi ise şu isimlerden oluşuyordu: Ali İhsan Cesur, Miyaser Sak, Zeki Kirpi, Remzi Sağır, Mehmet Ali Altınbaş, Sinan Bayram, Fikret Bayram, Medet Serhat, Nedim Baybaşin, Abdurrahman Sağır, Mehmet Han Sağır, Mustafa Deniz, Artin Hacıköylü, Fettah Halitoğlu, Saffan Mindivanlı, Turgut Fidanay, İbrahim Fidanay, İlameddin Dakman, Felemez Cantürk, Yasemin Ayşe Civelek, Akile Dilek Alev, Hidayet Kaşan, Betül Ayyüce, Zeynel Ekmekçi, Mehmet Cantürk, Yusuf Yaman. Aralarında Dündar Kılıç'ın da bulunduğu 6 kişi; İlhami Sağ-lamer, Ali Açmak, Mehmet Açmak, Hikmet Uzun, Erdoğan Aslan hakkında da "kovuşturmaya yer olmadığı karan" veriliyordu. Ancak bu sanıklar başka davalardan da yargılandıkları için tahliye edilmiyorlardı. Askeri Savcılık, haklarında gıyabi tutuklama kararı bulunan bazı sanıkların derhal yakalanmasını istiyordu: Yaşar Avni Mu-sullulu, Halis Cantürk, Abdullah Cantürk, Azet Cantürk, Halim Civelek, Uğurcan Elmas, Mustafa Çapan, Hüsrev Akın. Bir de kimlikleri açıkça tespit edilememiş ve haklarında gıyabi tutuklama kararı çıkarılamamış, ancak yakalanması istenen kişiler vardı: Reşit Alpan, İbrahim Çalışkan, Bedros Demirci-yan, Süreyya Cantürk, İkram Fidanay, Mehmet Han Kozat, Ab-dülkadir Takan, Muhlise Takan, Kamil Dakman, Mehmet Sü200

leyman, Ertoşlu Feto, Seli, Hacı Reşit Zigari, Mehmet Ölmez Mehmet Vural ve İzzet Gündüz Sarıyar.

Askeri Savcılık, "sanık Behçet Cantürk'ün gayri resmi eşleri olan Akile Dilek Alev ve Hidayet Kaşan'da ele geçirilen para ve ziynet eşyalarının, Behçet Cantürk'e ait olduğu anlaşıldığından müsaderesine" karar verilmesini istiyordu. 1985 yılı da Cantürklere şans getirmemişti!.. "HALİL SULTAR'IN SENARYOSU" 10 Nisan 1985. Behçet Cantürk ve arkadaşlarının duruşması, Ankara Sıkıyönetim 4 nolu Askeri Mahkemesi'nde başladı. Tek tip giydirilmiş, saçları "üç numaraya vurulmuş" sanıklar yerlerini aldılar. Behçet Cantürk, ağabeyi Nizamettin Cantürk ve yeğeni Fettah Cantürk ile birlikte ön sırada oturuyordu. Basın mensupları duruşmaya yoğun ilgi göstermişlerdi. Foto muhabirleri mahkeme başlamadan önce, bir kare daha fazla fotoğraf çekebilmek için birbirleriyle yarışıyorlardı... Savcı ve hakimlerin gelip yerlerini almalarıyla dava başladı. Sanıkların kimlik tesbiti yapıldı. Sonra, Askeri Savcı iddianamesini okudu. İddianamenin okunmasından sonra ilk sözü Behçet Cantürk aldı. "Artık ben yaşasam da, yaşamasam da bunun bir önemi yok. Bugünü bekliyordum" diyerek konuşmasına başlayan Behçet Cantürk sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu iddianame, hayali bir mafya çetesinin oluşturulması için polisin yazdığı bir senaryodur. Ekonomik ve siyasi yönden güçlenmemi istemeyen kan düşmanlarım ve egemen güçler, bu oyunun tezgâhlanmasında başrolü oynadılar..." 201

Askeri hakim araya girerek, "egemen güçlerden ne kastediyorsunuz" diye sordu. Behçet Cantürk, "bazı politikacıları ve Diyarbakır'ın önde gelen bazı ailelerini" diye yanıtladı. Savunmasına, yaşam hikâyesi ve iş hayatını anlatarak devam eden Behçet Cantürk, "hedef adam" seçilmesinin nedenini; genç yaşta büyük başarılar sağlamasına ve annesi ile teyzelerinin Ermeni olmasına bağlıyordu. Behçet Cantürk, "kendisini idam sehpasına götürecek senaryoların kimler tarafından hazırlandığını" da örnekler vererek açıklıyordu: "Bana bu oyunu oynayanlar Diyarbakır Narkotik Şube Müdürü Halil Sultar ile Herko İplik Fabrikası'nın başında bulunan emekli general Ragıp Cengiz'dir. Ragıp Cengiz, borç verdiğim paraların üzerine yatmak istiyor. Halil Sultar ise kirli çamaşırlarını ortaya dökeceğimden

korkuyor. "Halil Sultar, bizden rüşvet istemiştir. Vermediğimiz için bizim aileye düşman olmuştur. Diyarbakır'da bir gazinoda işlenen cinayetten sonra kardeşim gözaltına alındı. Cinayet masası olayın tahkikatını yaparken, bu olay, Cinayet Şubesi'nden alınıp Narkotik Şube'ye, Halil Sultar'ın isteği ile veriliyor. Amaç bizi mahkûm ettirmek. Halil Sultar, daha önce bizim akrabalarımıza da işkence yapmıştı. Ben de kendisini İçişleri Bakanlığı'na şikâyet etmiştim. Ergani'de iki polisi dövdüğü için dava açılmıştı. Mardin ilinde iki kişinin işkence ile öldürülmesinde de yine Halil Sultar'ın adı geçmişti. Kendisinin Yenişehir'de bulunan bir eğlence yerinde, garsonlarla irtibat kurarak rüşvet aldığım tespit ettirdim. Benim kendisini araştırdığımı bildiği için, bana işkence ile yazdığı senaryoları kabul ettirdi. Bunun hesabını Halil Sultar'dan bizzat soracağım. Kendisinden davacıyım..." Duruşma salonunda "hukuk trajedisi" sahneleniyordu: İşkence tezgâhlarında alınan ifadelerin dışında, hakkında hiçbir delil bulunamamış bir sanık, mahkeme salonunda elinde tek kanıt olmadan bir emniyet görevlisini suçluyordu... Kısasa kısas! 202

"SODEP'Lİ OLDUĞUM İÇİN..." Behçet Cantürk tahliyesini istediği duruşmada sözlerini şöyle bitirdi: "Annem Ermeniydi. Babam kaçırdı, Müslüman ve Türk yaptı. İftihar edilecek bir olay. Herkes benim babam gibi yapsaydı, Ermeni sorunu kalmazdı. "Annem Ermeni olduğu için ASALA köpekleriyle bur tutuluyorum. ASALA köpekleriyle hiçbir zaman işbirliği yapmadım. Bu polisin bir senaryosudur. Günlerce işkence yaptılar. Erkeklik uzvumda sigara söndürdüler. Çırılçıplak askıya astılar. Ailemi karşıma getirdiler; 'Konuşmazsan aynısını yapacağız' dediler. İki eşimin yanında bana işkence yaptılar. "Benim CHP'li olmam ve CHP İlçe Başkanlığı yapmış olmam nedeniyle, polis bana daha da fazla işkence yaptı. SO-DEP'e yardım ettiğim yolundaki iddiaları kabul ettirmek istediler. SODEP'e 10- 15 milyon lira verdiğimi, Diyarbakır örgütünün benim yardımlarımla kurulduğunu kabul ettirmeye çalıştılar. Benim politik geleceğimi yok etmek istediler.." Behçet Cantürk'ün savunması uzun sürünce, mahkeme, sorgulara devam etmek üzere davayı 12 Nisan Cuma gününe erteledi. 12 Nisan günü Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi'nde yapılan duruşmada Behçet Cantürk'ün emniyetteki ifadesi okundu. Behçet Cantürk, okunan ifadeyi kendisinin vermediğini, yüzleştirilmelerin gözü kapalı yapıldığını söyledi. Tutanakların altındaki imzaların kendisine ait olduğunu belirten Behçet Cantürk, "Polisler bana boş kâğıt imzalattırmışlardı" dedi.

. 'Şimdi İtalya'ya gidiyorum. "poliste işkence yapılarak ifadesinin alındığını" belirtti. dövmeyeceğim' demiş. Sabit Cantürk. 'Yalnız. benim kendisine teslim olmadığıma çok kızmıştı. 'gelsin teslim olsun. İlk gözaltına alınan ve ifadesi sonucu birçok kişiyi yakalatan Selahattin Delidere de. Ayrıca Emniyet Müdürü Yahya Soy ile Mali Şube Müdürü İrfan Çe-tin'e rüşvet verdiğimi söylememi istedi. Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'ndeki davalar sürerken. 16 Nisan 1984 tarihinde aldığı bir karar. Halil Sultar'ı suçluyordu: "Ben silah kaçakçılığı yapmadım. Benden. Küfür ederek. "Ankara'da Atilla Aytek'e haber gönderdik. . işkenceye başladı. sorgulamanın işkence altında yapıldığını söyleyerek." İfadeler uzayınca mahkeme davayı 22 Nisan gününe bıraktı. Tek kabul ettiği. adam öldürme ve silah bulundurma suçlarından toplam 25 yıl 6 ay ağır hapis cezasına mahkûm olmuştu.. "En son Diyarbakır Lice Mezrası'nda 217 kilo eroinin yakalandığını ve buna adımın karıştırıldığını duydum. 203 İki numaralı sanık Nizamettin Cantürk. kimlere rüşvet verdiğini söyleyecek' demesinden ötürü Diyarbakır'a teslim olmadım.Bu kez MiT'te verdiği ifadeler okundu. Dönüşte beni arayın' demesi üzerine dönüşünü bekledik. Behçet Cantürk. Mamak Askeri Cezaevi'nde 20 gün kaldım. 204 Behçet Cantürk'ün kardeşi Sabit Cantürk. Pasaportum vardı. Halil Sultar. Mülkiye Müfettişlerine verdiği ifadeydi. Canlı hayvan ticareti ve otobüs işletmeciliği yaptım. Diyarbakır 2.... Ağır Ceza Mahkemesi'nin. Suriye'nin Kamışlı ilçesine gidip geldim. Atilla Aytek gelince teslim oldum. Halil Sultar. Sahte nüfus kâğıdı tanzim etmedim. Arkadaşım Nizamettin Laçin'e durumu bildirdim. Behçet Cantürk'ün adını bu olaylara karıştırmamı istiyordu. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi'nde de yargılanıyordu. Mamak Askeri Cezaevi'nde bulunan Cantürkle-rin direnme güçlerini azalttı. Halil Sultar bana işkence yaparak bazı kişilerin kaçakçılık yaptırdığını zorla kabul ettirdi. bu ifadeyi de kabul etmedi. kardeşinin söylediklerini tekrarlayarak. Polisin beni aradığını duyunca Diyarbakır'da teslim olmak istedim.. O da gidip Halil Sul-tar'a söylemiş. Sonra polisler gelip beni Diyarbakır'a götürdüler. Buradan mutfak eşyaları getirip sattım.

soruşturma sonunda Behçet Cantürk aleyhinde elde ettiği kanıtlar şunlardı: "Sanık Behçet Cantürk'ün. no: 1985/ 80) Savcılığın." İfadelerin alınması bitti. Behçet Cantürk. kendisi ile değil de.."(Evrak no: 1984/ 602 Esas no: 1984/ 602 İdd. bir başka davadan daha yargılanıyordu. 38 arkadaşıyla birlikte. birkaç küçük sıyrık dışında vücutta darp izi görülmemişti! Behçet Cantürk ve avukatlarının. sanıkların şu suçları işledikleri öne sürülüyordu: ''Yasadışı bölücü Kürdistan İşçi Partisi (KİP) ve Kürdistan Öncü İşçi Partisi örgütü mensubu olmak. örgütün ileri gelenlerinden olan ve halen İsveç tarafından iltica istemi kabul edilmiş ve yurtdışında . benden kişisel intikam almak amacıyla senaryolar uydurup işkence ile imzalattı. 6 Mart 1985 tarihinde hazırlanan iddianamede. 26 Nisan günü yapılan mahkemede. 11 Haziran 1984/14 Haziran 1984/23 Ağustos 1984/10 Eylül 1984/11 Ekim 1984 ve 12 Kasım 1984 tarihlerinde. Yapılan muayeneler sonucunda. askeri savcılıktan. Abdulbaki Maltaş ve Mehmet Tahir Canpolat tahliye edildiler. "işkence gördüğünü iddia eden Behçet Cantürk'ün. sanıklardan Bedri İstanbullu..22 Nisan 1984 tarihinde tekrar toplanan. doktorların her muayeneden sonra "sağlamdır" raporu düzenlediklerinden haberleri yoktu! 205 KOMÜNİZM PROPAGANDASI Behçet Cantürk bir tek. 4 nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi.. dört gün boyunca ifadeleri almaya devam etti. Sanıkların tümü. "teşekkül vücuda getirerek uluslararası uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak ve eroin imal etmek" suçundan yargılanmıyordu. komünizm propagandası yapmak ve sahte kimlik düzenle-mek. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı l nolu Askeri Mahkemesi'nde.. Behçet Cantürk ve avukatlarının isteğini uygun bularak. Duruşma Hakimi. askeri doktorlara muayeneye götürülmüştü. Askeri Savcı Yardımcısı Serdar Özgüldür tarafından. silah bulundurma yasasına muhalefet ve pasaport kanununa muhalefet etmek. 1978 yılından itibaren Kürdistan İşçi Partisi'ne yakınlık duyduğu. Cantürkler'in eroinlerini Kıbrıs'a götürdüğü iddia edilen Mehmet Gözen de bir başka emniyet görevlisini suçluyordu: "Komiser Duran Aygün. bu örgüt adına faaliyetlerde bulunmak. Diğer sanıkların tutukluluk halleri ise devam edecekti. Behçet Cantürk. örgüt üyelerine yardımcı olmak. sevk edildiği heyet kurulundan alınan raporların mahkemeye sunulmasını" talep etti. dönemin Narkotik Şube Müdürü Orhan Taşanlar ile çalışıp. sorgularının işkence altında yapıldığını belirterek suçsuz olduklarını iddia ettiler. bazı kişileri yakalattırmamı içine sindiremediği için.

Ahmet Erincik. Ubeydullah Kaplan. Kenan Alhas. "Teşekkül meydana getirerek düzenli ve periyodik bir şekilde pırlanta kaçakçılığı fiilini gerçekleştirmiş olmak"tı. örgüt adına sanığın Zerruh Vakıfahmetoğlu'na her iş sonunda pay verdiği. Mehmet Celal Baykara. Rıfat İlhan. Mehmet Vural. Sait Koç ve Yaşar Demirel yargılanıyordu. 206 "Yaptığı uyuşturucu işinden. 9 Mayıs 1985 tarihinde hazırladığı iddianamenin konusu. bu şekilde 1978 yılı başlarından 1983 yılına kadar örgüte pay olarak 100 milyon Türk ikası civarında para verdiği.." Askeri Savcılık. 54 sayfalık iddianamesinde. Abdulgani Sungur. bu ödemelerden 25 milyon lirasını Zerruh'un kardeşi Mehmet Sait (Faruk) Vakıfahmetoğlu' na. Cuma Ali Gökalp. Nurettin Kızılkan. Abdullah Pertev Işık. Kasım Faruk Beskisiz. Aysel Cingöz. Behçet Can-türk. Mehmet Şerif Müştak. Fahri Pamukçu. Hüseyin Tayfun. (Evrak no: 1985/180 Esas no: 1985/180 İdd. Nihat Nadir Kelekçi. Mustafa Mencütek. Mehmet Sözer. 1979 sonlarında DDKD yasal kisvesi altındaki örgüte Bulgaristan'dan TIR ile getirdiği 500 adet Kalaşnikof otomatik tüfeği Batman yakınlarında teslim ettiği. Mehmet Şakir Ebem. Hatip Dicle. Kamil Taylan. Ömer Çetin. Hüseyin Kiy hakkında 8 ile 15 yıl arasında değişen ağır hapis cezaları istiyordu. böylelikle örgütün en büyük finansörü olduğu.Karadurmuş (Sarı Avni) vasıtasıyla ihraç ettiği. Mehmet Sait Vakıfahmetoğlu (Faruk Vakıfahmetoğlu). Ali Ekrem Atalay ve İsmet Elçi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar veriliyordu. Aslan Kut. Nizamettin Cantürk. Ali Çetin. Hüseyin Udum. örgüte daha fazla maddi kaynak sağlanması için birlikte uyuşturucu kaçakçılığı yapma yolundaki teklifini kabul ettiği. "Sanığın yine Zerruh'un istek ve talebi üzerine. PIRLANTA VE DÖVİZ KAÇAKÇILIĞI Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses'in. örgütlenme ve eylem çalışmalarında fiilen rol almadığı (. Mehmet Şahin. İzzet Oğuz Kandemir. bu doğrultuda muhtelif defalar uyuşturucuyu halen yurtdışında bulanan Avni Musullu-lu. Osman Tokiloz. . başlangıçta zaman zaman yüzbin ile beşyüz bin lira arasında örgüte verilmek üzere kendisine maddi yardımda bulunduğu. Ekrem Karahan.) anlaşılmıştır.Mart ve Haziran aylarında yaptığı. Ancak sanığın örgütün propaganda. Hayrettin Atabay. Zerruh'un. Yaşar Gültekin.oturmakta olan Zerruh Vakı-fahmetoğlu ile yakın ilişki kurduğu. 1983 yılı Şubat. Diğer sanıklar. Turan Seyfioğlu.. no: 1985/141) 207 Bu kez davanın sanık sayısı fazla değildi: Behçet Cantürk. Hüseyin Geçit.

Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses. diğer sanıklar için ise 3 ile 5 yıl arasında değişen cezalar talep etmekteydi. Behçet Cantürk için istediği ceza idamdı. Sait Koç. Mehmet Celal Baykara ve Yaşar Demirel için idam. Yaşar De-mirel. ASALA ve Kürdistan İşçi Partisi gibi yasadışı örgütlerle de irtibatı olan sanığın. Sait Koç'un gerçekleştirdiği kaçakçılık eylemleri ile Sait Koç'un koruyuculuğunu yaptığı. sanığın Sait Koç'a 1981 yılında 50 milyon. Mehmet Sait Vakıfahmetoğlu. devlet idaresinden ayırmak amacı 208 ile düzenlenen eylemlere iştirak. Sait Koç. Hayık Atamıyan Ataman. "Sait Koç'un bu işleri gerçekleştirmesi için. 9 Mayıs 1985 tarihinde. sadece Behçet Cantürk için değil. Yaşar Demirel." Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses. bu fiili işlemek için kurulmuş silahlı çeteye barınacak yer göstermek. Mehmet Celal Baykara. 1981 yılında Sait Koç'la anlaşıp sermaye vermek suretiyle kaçakçılıktan elde edilecek kâra ortak olduğu. bu kez döviz kaçakçılığı için hazırladığı iddianameyi mahkemeye sundu. yardım etmek ve hareketlerini kolaylaştırmak. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı l nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'ne sunuları iddianamede. bu örgütleri arkasına almak suretiyle.İddianamede Behçet Cantürk'ün işlediği suçlar şöyle sıralanıyordu: "Sanığın Sait Koç'la 1980 yılında tanıştığı. . Mehmet Güzel (Garabet Ohannes Arakel). Behçet Cantürk'ün işlediği suç şöyle tanımlanıyordu: TC Devleti hakimiyeti altında bulunan toprakların bir kısmını. Bedri İstanbullu. Aydın Kahraman. Korkmaz Göldağı. Mehmet Sait Vakıfahmetoğlu. (Evrak no: 1984/494 Esas no: 1984/494 İdd. ASALA ÜYELİĞİ Behçet Cantürk'ün yargılandığı davalar saymakla bitmiyor! 17 Mayıs 1985 tarihinde Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses'in. Sait Koç'un gerçekleştirdiği kaçakçılık fiilleri hakkında bilgi sahibi olduğu.no: 1985/151) Özetle. Aydın Demirel. 1982 yılında 100 milyon ve 1983 yılında 50 milyon lira vererek kaçakçılıktan elde edilen kârdan yüzde 15 ile yüzde 20 arasında değişen miktarda kâr aldığı ve bu suretle müsnet suçu işlediği anlaşılmıştır. ASALA'ya üye olmak ve örgüt militanlarına yardım etmek. Bu davanın 10 sanığı vardı: Behçet Cantürk. (Evrak no: 1984/517 Esas no: 1984/517 İdd. yine aynı gün.. no: 1985/140) 6 sanık yargılanıyordu: Behçet Cantürk. Zeki Suna. Mehmet Yıldız..

Behçet Cantürk'ün akrabası olmadığını söyleyeceksin! Polis yanılır mı? Ama yanılıyordu.. Behçet Cantürk'ün akrabası olduğu işkence zoru ile kabul ettiriliyordu. sanıkların hangi örgütün üyesi olduğunu bilmiyordu.. Peki bu sorunun. Hem Liceli olacaksın. aynı zamanda "hukuk skandalları" yaşanıyordu. hem de soyadın Cantürk olacak ve sen çıkıp. Askeri Savcı. 25 teyp kaseti tutan ifade verdi.. hukuk fakültelerinde "örnek dava" olarak öğrencilere anlatılmalıdır. MİT elemanları. tanınmış işadamı ve sanatçıların yatak odalarıyla ilgili sorular yönelttiler : .. Behçet Cantürk davası.. Ancak. sonunda işkenceye dayanamayıp. iki örgütü birbirine karıştırması. kabul ediyorum" dedi.Duruşmalarda sadece "hukuk trajedisi" değil.. Semiramis Pekkan ile iliş . Hazar Denizi'nin dünyanın en büyük gölü olduğunu. ifade tutanağına geçirilmesine ne denmeliydi? Liceli Aziz Cantürk. sanıkların idamlarını talep ediyordu. idam istediği bir davada.. l. Ama bir savcının. hazırladığı iddianamede çok ağır ithamlarda bulunup. Sıradan bir kişinin. iki örgütü isim benzerliği nedeniyle birbirlerine karıştırması doğal karşılanabilir. Behçet Cantürk'ün polis sorgusu ise. doğrusu affedilir gibi değildi. bu sorgulamalarda genellikle Dündar Kılıç'a. "devleti koruyan kişilerin bilgisizliğini ortaya çıkaracağı" için acilen "yakılmalıdır'!. soruyu yönelten emniyet görevlisi. o kadar reddetmesine rağmen. Başkanlığını Abdullah Öcalan'ın yaptığı Kürdistan İşçi Parti-si'ni (PKK) birbirine karıştırıyordu. akrabası değildi! MİT sorgulanmasından da bir örnek vermek gerekiyor: Dündar Kılıç. Çünkü örgütleri birbirine karıştırmıştı! Savcı. Hazar Denizi'ndeki gemilerle Milano'ya mı götürülüyor?" Hadi. "tamam. Emel Sayın'la. Milano'nun ise kıyıdan 500 km içeride olduğunu bilmiyordu. birbirlerine karşı bazen şiddete varacak kadar sert muhalefet yapan iki Kürt örgütünü birleştirivermişti! Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi çizgisini savunan (Şıvancılar) ile.Abdi İpekçi'nin.25 Mart 1984 tarihleri arasında MiT'te. Aziz Cantürk'e. 209 Emniyet görevlisi Behçet Cantürk'e soruyor: "Uyuşturucu.

Bunların üçüne. zanlıdan delile gitme yi" tercih ediyordu. Bunlardan haberin var mı? . işkence ile alınmış ifade dışında hiçbir delil olmuyordu! Savcı da. veriyor elektriği.kisi vardı. bu polis tutanaklarını okuyarak iddianame hazırlıyordu! 210 AÇIK GÖRÜŞ Behçet Cantürk hakkında beş ayrı iddianame vardı.Valla hiç duymadım. * Esas no: 1984/494 İdd. kaçakçılık davalarının görüldüğü Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın 4 nolu Askeri Mahkemesi bakıyordu: * Esas no: 1984/356 İdd no: 1985/38 Uyuşturucu ve silah kaçakçılığı.Hümeyra'nın kocası Fikret Hakan bu ilişkiyi öğrenmiş. "delilden zanlıya gitme yerine. * Esas no: 1984/180 İdd. . . no: 1985/140 Döviz kaçakçılığı. no: 1985/141 Altın ve Pırlanta ka çakçılığı. Sa na gelerek. Abdi İpekçi'nin öldürülmesini istemiş. Sonra Hümeyra ile aşk yaşamaya başladı. Sen de emir verip öldürtmüşsün! Aman efendim. öyle şey olur mu? Kim çıkarıyor bunları? Aslında tüm bu "trajikomik" olayların bir açıklaması vardı: Polis. Çekiyor zanlıyı işkence tezgâhına. alıyor bilgiyi! Genellikle elinde.

Mahkeme Başkanı hemen onu susturdu. "Mahkeme Başkanının ve sanıkların konuşmalarının iyi duyulmaması üzerine istediğimiz gibi teferruatlı not alamadık. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın. bu evrakın gizliliğine dikkat ediyoruz.. müvekkillerinin tahliye edilmelerini talep ediyorlardı.. no: 1985/80 Kürdistan İşçi Partisi üyeliği. poliste ve MiT'te işkence gördüklerini söyleyerek iddiaları reddediyorlardı. Müdürü Halil Sultar müdürümüzü suçlayıcı cümleler kullandı. no: 1985/151 ASALA örgütüne yardım. * Esas no: 1984/517 İdd. Tutuldu sanıklar ifadelerinin işkence sonucu alındığını belirttiler. Bu arada salonun bir köşesine oturmuş sivil polisler. Avukatlar. vs. Sanıkların ifadesine geçiliyordu. 'Yerin kulağı vardır. İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne verilmek üzere. Silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığından yargılanan Behçet Cantürk ve elli iki (52) arkadaşının davasının başladığı görüldü.. saçları "üç numaraya vurulmuş" sanıklar. Biz cevaben. Celse açılıyor. Özellikle sanıklardan Behçet Cantürk verdiği yazılı uzun savunmasında. Mahkeme Başkanı önce 'evet' dedi. mahkemede kimin ne 211 söylediğini. Fakat herşeye rağmen verilmemesinde ısrar etti. Sanıklardan Mehmet Gözen de Halil Sultar müdürümüze hakaret etmeye başlar başlamaz.Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın l nolu Askeri Mahkemesi'nde ise siyasi davalar görülüyordu: * Esas no: 1984/602 İdd.30'da yerini alıyor. Yoklama yapılıyor.1985 günü saat 09. gerekse 4 nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nin her duruşmasında aynı olaylar tekrarlanıyordu: Mahkeme heyeti saat 09. almayın' dedi. ne yaptığını "Duruşma Tutanağı"na geçiriyordu: "8. Kendisini Diyarbakır'da yakalayıp sorgulayan ve o zamanın Diyarbakır Narkotik Şb. gerek l nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nin. polisi ve MİT Müsteşarlığını işkence ve yalancılıkla suçladı.11. "Behçet Cantürk ifadesinde. vs. 'Efendim biz görevliyiz. Daha sonra bize.. dairemizde çalışan arkadaşımız Duran Aygün'ü de suçladı.30 da Synt 4 Nolu Askeri Mahkemesine gidildi. Bu konuda endişeniz olmasın' dedik. Tek tip giysili. Bütün . Duruşma sonunda Behçet Cantürk'ün yazılı savunmasını Mahkeme Başkanından istedik. Askeri savcı ve avukatlar karşılıklı olarak oturuyorlar.

212 Sanıklar cezaevi arabalarına doldurulup Mamak'a götürülü-yorlardı. Mamak'ta.30'a ertelenmesine karar verdi. "Ağlayarak morallerini bozmayacağım" diye kendine söz vermişti. Yaşadığı bir olay. ilk günlerdeki gibi ilgi göstermiyorlardı. Mamak Askeri Cezaevi'nin nizamiye kapısına. çocuklarını kucağından indirmiyordu.. Ama Behçet ve Nizamettin'i karşısında görünce dayanamadı. nasıl olduklarını bile soramadan Diyarbakır'a geri döndü.savunma ve tahliye istemlerine rağmen mahkeme tahliyeleri reddetti. Bilgilerinize arz ederim. 213 . Heyecanlanmıştı. Sohbete başlamalarıyla birlikte askerler müdahele etti: "Türkçe konuşun!... Diğer tutuklu yakınlarıyla birlikte.. tek kendisi.. "komutanlarına" yaşlı kadının sadece Kürtçe konuşabildiğini söylediler. Sabahın erken saatinde Mamak'ın nizamiye kapısına gelen. gelini ve torunları değildi.. Üvey anneleri Hayriye Cantürk. yaşına ve hastalığına aldırmadan. Duruşmayı bir veya iki gazeteci izliyordu. Davaya. sanıkları dinledikten sonra." Sivil polisler hiçbir davayı kaçırmadan. Behçet ve Nizamettin. Gazeteciler. Görüşme süresi bitene kadar. Mahkeme Başkanı Hakim. davayı ileri bir tarihe erteliyordu. Duruşmanın 6 Aralık 1985 günü saat 09. çocukları Behçet ve Niza-mettin'i görmek için. o günlerde cezaevlerinde yatan birçok Kürt'ün başına gelenden farklı değildi. kimlik kontrolü yapıldıktan sonra otobüslere bindirildiler. Umutla beklenen bir başka özlem daha vardı: Açık görüş! Behçet Cantürk'ün moral kaynağı kızlarıydı. 22 saat süren bir yolculuktan sonra Diyarbakır'dan Ankara'ya gelmişti. sarıldı ve ağladı. Hayriye Hanım Türkçe bilmiyordu. polisler kadar meraklı değildi. bir sonraki dava büyük umutla beklenmeye başlanıyordu. Tan yeri ağarmaya başladığında varmıştı... çocukları ile tek kelime konuşamadan. bu tutanakları yazmaya devam ettiler.. Yanıt kısaydı: "Yasak!" Ve Hayriye Cantürk.

Rauf Denktaş'ın oğlu Raif Denktaş'la ilişkisi vardı. yaza yaza bıkmışlardı... O haberler artık "prim" yapmıyordu. Cumhurbaşkanlığı Siyasi İşler Özel Danışmanı Raif Denk-taş. Raif Denktaş da İngiltere'ye eroin sev-kediyormuş. basının gündeminde yine "Behçet Cantürk Davası" vardı. Ne Nizamettin Bayramoğlu'nun mahkemeye pişmanlık yasasından yararlanmak için verdiği dilekçe. Behçet Cantürk her duruşmada. "Behçet Cantürk Davası" gazete ve dergilerde artık hiç yer almıyordu. KKTC ile Türkiye arasında ilk kez bir diplomatik kriz yaşanacaktı. MiT'teki video çekiminin de işkence yapılarak gerçekleştiğini söyledi. videoya aldığı Behçet Cantürk sorgusunun bantlarını mahkemeye verdi. Bu video nerede çekilmiştir.) Türkiye'nin bir askeri mahkemesi. "Ermeniler ve ASALA ile ilişkisini. Duruşmada izlenen videoda Behçet Cantürk." 214 Gazeteciler. Behçet Cantürk.VİDEOLU DURUŞMA 1985 yılının son ayına girildiğinde. başta Hürriyet ve Günaydın gazetesi olmak üzere.. Mehmet Gö-zen'in. anlayamadım. Milli İstihbarat Teşkilatı. Manşetlerini. polis ve MiT'teki ifadesini işkence altında verdiğini söylüyordu. Hisseme 36 milyon düştü. Gazeteler ASALA. Dingin hava 6 Aralık 1985 tarihinde değişti. Ertesi gün. bir Ermeni'nin videodan ihbarlarını dinliyor.. Bu söylenenlere . duruşma salonunda videodan duyduklarını haber yapınca.. Suriye gezisini. Bunlarla birçok iş yaptı.DDKD ilişkisi. ne idüğü belirsiz bir kaçakçının. mahkemeye ve gazetelere şu açıklamayı gönderiyordu: "(. Kapalıçarşı eylemi vb. işkence yapılmadığını ispat etmek için. Biz Kıbrıs'a üç seferde 15 kilo şevkettik. Kapalıçarşı eylemini ve Kıbrıs'a gönderdiği eroinleri" anlatıyordu.. ne de ünlü avukat Uğur Alacakaptan'ın Behçet Cantürk'ün vekili olması basını ilgilendiriyordu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın oğlu Raif Denktaş'a ayırmışlardı! Behçet Cantürk videoda şunları söylüyordu: "Kıbrıs'a Mehmet Gözen denilen kişiyle eroin sevkıyatı yaptık.

l Ekim 1985 tarihinde sonuçlanan bir mahkemenin kararını 1986 başında öğrendi. hakkımda araştırma istememiştir? Neden bu konuda kimse bana birşey sormamıştır? "Neden askeri bir mahkeme. neden KKTC Ankara Temsilciliği'ne veya TC Lefkoşe Bü-yükelçiliği'ne veya KKTC Başsavcılığına ya da KKTC polisine. güvenlik güçlerine başvuruda bulunup. 215 KONUK İTALYANLAR Behçet Cantürk. KKTC aleyhine kullanabilecek bir konuyu.. Ona. 11 Haziran 1985 tarihinde Avni Musullulu. . basına kaseti izlettirmekte bir sakınca görmemiştir? "İfadeleri alanların. Basının ilgisi oldukça fazlaydı. Türkiye gibi yapmamış. İtalya'da da uyuşturucu kaçakçılığı ile ilgili mahkemeler hâlâ sürüyordu. Çünkü. gelecek duruşmayla ilgili hazırlıklar yapıyordu. Paul Waridel 13 yıl ağır hapis ve 150 bin frank para cezasına çaptırılmıştı! İsviçre. Giovanni Falcone ve Savcı Fusto Sciachittano. Bu arada Mamak'ta bulunan bazı "Babalar" gibi. Ancak mahkeme tekrar eski rutinine dönmüştü: Sanıklar ifadelerinin işkence ile alındığını söylüyorlar. Mahkeme Başkanı da davayı bir başka tarihe bırakıyordu. "uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak amacıyla örgüt oluşturmak ve büyük miktarda uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak nedeni" ile tutuklama müzekkeresi çıkarmışlardı. Gelmelerinin nedeni Behçet Cantürk'ün ifadesini almaktı.Yunan propaganda mekanizması tarafından. yarın Rum. İtalya'dan gelmişlerdi. Yunan Gizli Servislerinin bu olayda ne gibi bir rolü olduğu araştırılmalıdır.. Avukatlar müvekkillerinin tahliyelerini istiyorlar. birkaç koğuşun tamiratı düşmüştü. Palermo Mahkemesi'nden Yargıç Dr.. basına aktaranların kimler olduğu. TC ilgili makamları tarafından iyice incelenmeli ve milli kuruluşlara sızma olup olmadığına bakılmalı. mahkemeyi hemen bitirmişti. Mamak Askeri Cezaevi'nde. cezaevinin ihtiyaçlarını karşılıyordu.inananlar. mesnet arayıp bulmadan. 25 Şubat 1986 tarihindeki duruşmanın yabancı konukları vardı. "Yine video benzeri birşey-ler çıkar" diye düşünmüşlerdi. Büyük bir oyun oynandığım hissediyorum. Korkmaz Göldağı ve Behçet Cantürk hakkında..... 18 Aralık 1985 'ti." Bir sonraki duruşmanın tarihi. Behçet Cantürk..

Ben kumral dedim. İtalyan yargıca şu yanıtı verdi: "Paul Waridel Yunan Gizli Servisi'nin elemanıdır. Falcone araya girip sordu: "Paul Waridel. İfadesini siyasi bir amaç için vermiştir. Cosa Nostra(20) isimli mafya teşkilatından haberim yoktur. Avni Karadurmuş'un adamları Ağa Koç. Ben boyunun 1. Tahsin Bekir Saçaklı. Priolo Salvatore.80 oldu ğunu söyledim. İtalyan Yargıç Dr. Benim tüm ifademi. tercüman aracılığıyla karşılıklı tartışıyorlardı: ." Behçet Cantürk bilinen ifadelerini tekrarlayınca.Benim tarif ettiğim Paul ile gazetede gördüğüm Paul Waridel birbirlerine hiç benzemiyor. Halbuki gazetedeki fotoğrafta boyu 1. Antonino Rotolo (Carlo) isimlerini hiç duymadım. Bunu nasıl açıklıyorsunuz? .90'a yak laşıyor. Nunzio La Mattina. İnterpol'ün Emniyet Genel Müdürlü-ğü'ne gönderdiği "gizli" yazışmalardan bile haberi vardı. Eğer sizin Avni 216 Karadurmuş ile uyuşturucu ilişkiniz yoksa. görmemiş ve tanımamıştı: "Paul Waridel'i tanımam. gazetedeki fotoğrafta sarışındı.Sayın Waridel'i tanımadığınızı söylüyorsunuz ama polis ifadenizde söylediğiniz tarif tam Paul Waridel'e uyuyor." İtalyan yargıç Dr. yurtdışındaki gazetelerde de çıktı. An layacağınız.1. Falcone ile Behçet Cantürk. Laz Ahmet'i tanımam. Paul Waridel poliste kafamdan uydurduğum tipe . Waridel serbest iradesiyle böyle bir şeyi niçin söylesin?" Behçet Cantürk'ün. La Nigro Frances-co. Adımı gazetelerden öğrenmiş olabilir. Amerika Birleşik Devletleri'ne giden uyuşturucunun Türkiye'den gönderildiğini söyleyerek.75. ABD'nin ülkemize yolladığı yardımların kesilmesini istemiştir! Benim davam yurtiçinde olduğu kadar. Damadı Korkmaz Göldağı'yı mahkemelerde yargılanırken tanıdım. İsviçre'de hiçbir baskı ve şiddete tabi olmadan hakim huzurunda.Behçet Cantürk duruşmalarda söylediklerini İtalyan hukuk heyetine de tekrarlıyordu: Duymamış. polis kendisine gelen ihbar mektuplarından derlemiş ve bana zorla imzalattırmıştır. Mehmet Süleyman. sizinle ilgili biraz önce okumuş olduğumuz ifadeyi verdi. Avni Karadurmuş'a Türkiye'den bazmorfin göndermedim.

" Behçet Cantürk.. Polis bana zorla yazdırdı. Benzese bile zaten onu bana zorla polis yazdırmıştı.Biraz önce Yunan komplosundan bahsettiniz. . kilo. ABD'nin İtalya'ya da ambargo koymasını mı istiyor? . bırakın tahmin yapmayı. biraz önce Paul Waridel'in kendinizin ifadesindeki Paul'e benzemediğini söylüyorsunuz. .Sayın Cantürk. Acaba sayın Waridel. Hiç bir iddiayı kabul etmiyordu. 5 Mayıs 1985 tarihinde 4 nolu Askeri Mahkeme Başkanlı-ğı'na.) Diyarbakır doğumlu Suriye'de oturan Yaşar Vikan Ayana adlı Ermeni bir şahıs yakalanıyor.Sayın Cantürk. Hangisi doğru. Sayın Waridel ifadelerinde birçok İtalya'nın da ismini veriyor. . sadece duruşmalarda değil. Suçsuz olduğunu tekrarlıyordu. renk aynen sayın Waridel'e benziyor. cezaevinde yazdığı dilekçelerle de suçsuz olduğunu ispat etmeye çalışıyordu. Sicilya'yı suçlamak için bir komplo düzenlediğini bile mem. Paul Waridel'in İtal ya'yı. Behçet Cantürk. 217 . . Sonra Paul is mini polisin yazdırdığını söylüyorsunuz.bile benzemiyor.Ben Türkiye üzerine konuşuyorum.Ben Paul diye birini de tanımıyorum. el yazısı ile yazıp verdiği 20 sayfalık dilekçesinde ilginç bir konuya değiniyordu: "(. 30 Kasım 1983 tarihinde Milli İstihbarat Teşkilatı'na 7 sayfalık bir ifade veriyor.Tanımadım.. sizin emniyette söyledikleriniz boy. İtalyan hukuk heyetinin her sorusuna benzer yanıtlar verdi. siz hiç Paul diye birini tanımadınız mı? .

"Garo adlı şahısın benim teyzemin kocası Kemal Güzel olduğu öğrenilince. yasada yapılan değişiklik sonucu beraat etmişti. 3 bin ton uyuşturucu gönderdiğimi söylüyorlar. ASALA ve Kürdistan İşçi Partisi (KİP)/DDKD ile ilgili davalardan beraat etmişti. Ancak uyuşturucu ve silah kaçakçılığı duruşmaları uzadıkça uzuyordu. Mamak Askeri Cezaevi'nde karşıladı. Şimdi ben onlarla işbirliği mi yaptım? Polis ülkemizin itibarını çok kötü etkilemiştir.çıka. 1979. Fakat Behçet Cantürk. Bu arada Yaşar Vikan Ayana. bu kişinin ASALA ile işbirliği yaptığını belirtiyor. ASALA ile birlikte uyuşturucu kaçakçılığı yaptığını söyleyen bir Ermeni neden serbest bırakılıyor?" Behçet Cantürk.AP ve Bülent Ulusu hükümetleri geldi geçti. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın l nolu Askeri Mahke-mesi'nde yargılandığı. Türkiye'yi suçlu göstermiştir.. Günler geçiyor. 2 Eylül 1985/17 Ocak 1986/5 Mayıs 1986/10 Kasım 1986 tarihinde verdiği dilekçelerde hep aynı soruyu tekrarlıyordu: "Neden tahliye edilmiyorum?" 218 DÖRT DAVADAN BERAAT Behçet Cantürk 1987 yılını da. 219 . Avrupa devletleri artık Türkiye'yi. emniyet görevlilerini bu kez. Artık "ifademi işkence altında verdim" cümlelerini de unutmaya başlamıştı.. silah ve uyuşturucu kaçakçılığı davasının duruşmaları birbirini izliyor.İfadesinde Suriye'nin Kamışlı ilçesi gümrük kapısında taksicilik yapan Garo isimli şahsın adını vererek. ASALA ile ilişkili olduğum. Ayrıca ASALA'nın eroin kaçakçılığı yaptığını. İddianameleri okuya okuya. Bu kadar uyuşturucu ancak devlet himayesinde olur. beklediği tahliyeye bir türlü kavuşamıyordu. bir başka nedenle Mahkeme Heyetine şikâyet ediyordu: "Polis ifademi aldıktan sonra bunları İnterpol aracılığıyla Avrupa ülkelerine gönderdi. hukuk bilgisini epey artırmıştı. kendisinin de eroin işine karıştığını söylüyor.. Devletimizi böylece töhmet altına soktu. 22 Ocak 1987 tarihli duruşmada.. duruşmalara gire. Polis bu ifadeleri göndererek.83 yılları arasında CHP. Behçet Cantürk.. MİT görevlileri tarafından serbest bırakılıyor. Behçet Cantürk'ün şansı hep yanındaydı. onlarla uyuşturucu işi yaptığım iddia ediliyor. Bulgaristan gibi kaçakçıları himaye eden bir ülke gibi görmektedir. İki suçundan da Başbakan Turgut Özal kurtarmıştı: Döviz ve pırlanta kaçakçılığı yaptığı iddiası ile yargılandığı davalardan.

Bu hesabın İtalya'daki alışverişlerle filan ilişkisi yoktur. Bu paranın kaynağını merak ediyorlardı. emlakçilik.. bacanağım olan Hüseyin Azizoğlu'na telefon ettim.Bunu niye yapmıştır. Avni Musullulu'nun bürosunda çalışan Yaşar Kısacık İngilizce biliyordu." Rahatlamıştı. anlayamıyorum. bir nevi altın piyangosu gibi birşey düzenliyordu. bunu açıklar mısınız" sorusunu yönelttiler. gayrimenkullerim. Eşi Hidayet Kaşan'ın ziynet eşyaları 30 Mart 1987 tarihinde geri verilmişti. İstediğim 400. İsviçre'deki bankalarda 400. Belki bankada bir miktar para bırakmış olabilirim. Tekrar ediyorum. Dr. ithalat-ihracat yaptım. binlerce dolarlık giriş ve çıkış olmuş. Ancak istedikleri yanıtları alamıyorlardı. oto alım satımı. benim İsviçre'de l milyon dolarlık hesabım yoktur. Mantığım bunu kabul etmiyor. Marilinda Mineccia ve Dr. 400. bunları ben işkencede ölmemek için uydurdum. Duruşmanın yeni konukları yine İtalyanlar'dı.. Zürih'te bir bankada hesap açtırmamım nedeni bu ülkeye rahat girip çıkmaktır. "Bizim İsviçre'de edindiğimiz bilgilere göre. idam edileceği korkusunu üzerinden atmıştı. Bu kez Palermo'dan değil Torino'dan bir hukuk heyeti gelmişti: Torino Mahkemesi Ceza Tahkikat Hakimliği'nden Marse Vanudano. Türkiye'ye telefon ettim. evdeki tahvilleri paraya çevirdi. Vittorio Russo. Sevindirici gelişmeler de oluyordu." İtalyanlar bu kez.500 bin dolar olarak geri verdi. İsviçre'de 400.500 bin dolar geldi. devlet tahvillerim var.ihracat işleri nedeniyle İsviçre'ye döviz transfer etmek gerekiyordu. Türk ikası olarak 45. Yanılıyorsunuz. Yaşar Kısacık'la başka bir ilişkim de yoktur. "Avni Musullulu ve şebekesi ile herhangi bir ilişkim yoktur. İtalyanlar gelip bana sorular yöneltiyorlar. "1981 yılında İsviçre'de Emin Görpe ve eski milletvekillerinden İsmet Hilmi Balcı ile birlikte ithalat. Belki bana para isabet etmiş olabilir. Polisin bana işkence yaparak aldığı ifadeler sonucu.50 milyonu bulan parayı Fikri Koca-kerim'e verdi. Bu ithalat. Polisin bana dikte ettirdiklerini söyledim. Zürih'te bulunduğumda. Bunlar sizin ifadenizle çelişiyor. Banka.500 bin dolar para için. 7 Nisan 1987 tarihinde yapılan duruşma.ihracat ile uğraşan bir kişiyim." İtalyanlar." . sizin hesabınıza 8 Ağustos 1981 tarihi itibariyle. İtalyanlar Behçet Cantürk'ün İsviçre bankalarındaki hesapları ile ilgiliydiler. Onunla gidip hesap açtırdım.ihracat işi yapıyorduk. Ayrıca ithalat. O da bana. İki otelim. "Böyle bir durumdan benim haberim yok. sevincini aldı götürdü.500 bin dolar değil. l milyon dolar olduğunu söylediler. 220 "Yıllarca müteahhitlik.

ben farkında olmadan bana bankadan para yatırma ve çekme yetkisine dair bir belge imzalattırdığını öğrendim. Avukat Uğur Alacakaptan şikâyet etmekte haklı değildi. Yaşar Kısacık İsviçre'de gözaltına alınmıştı. İkincisi. Behçet Can-türk. Belki müvekkilim mahkemenizde ifade verirken bu hususu zuhulen unutmuş olabilir. Yaşar Kısacık'a verdiği. Türkiye'ye gelmelerinin birincil nedeni. Behçet Cantürk. yabancı dil bilmesi nedeniyle Yaşar Kısacık. İtalyanlar. 4 Nisan 1986 tarihinde. İsviçre bankasındaki hesabımla ilgili tüm yetkileri devrettiğime dair herhangi bir yetki vermedim ve bir belgeye de imza atmadım" dedi. İki yıl hesaba para yatırıp çektim. İtalyanlar. istenilen belgeleri göndermedikleri halde. Sicilya Mafyası'na eroin tedarik eden en önemli isimlerden biriydi. İtalya. mahkemeye göndermişlerdi. hesap çizelgelerini mahkemeye sunarak ülkelerine döndüler. İtalyanlar'ın bizim emniyet görevlileri gibi. ellerinden geldiği kadarıyla Türkiye'ye bilgi ve belge gönderiyordu. "Yaşar Kısacık'a. 31 Ağustos 1981 tarihli belgeyi bile bulmuşlardı. Yaşar Kısacık'ın. İtalyanlar. Korkmaz Göldağı ve Sarı Avni'nin gemisinde kaptanlık yapan Engin Mehmet ile ilgili belgeleri. "İsviçre bankalarında hesap açılabilmesi için. Behçet Cantürk'ün. gelip kendileri Türkiye'den delil toplayabiliyorlar" diyerek Mahkeme Başkanına şikâyet ediyordu. İtalyanlar. bana da yardımcı olmuştu. İtalya'daki Türkiye Büyükelçisi aracılığıyla (Yazı no: 000926). açtığı gizli hesabı.Yaşar Kısacık'ın nerede olduğunu öğrenmekti. PQ 88533 nolu hesaba "para yatırma ve çekme yetkisini" gösteren. İki yıl sonra İsviçre'ye git-tiğimde.Behçet Cantürk şaka yapmıyordu. bankaların hesaplarıyla filan fazla ilgilenmeyeceğini düşünüyordu. Bu belgeyi hemen iptal ettirdim!" İtalyanlar'ın. İsviçre Federal Mahkemesi iade edip etmemeyi tartışırken. adli mercilere vermeyeceğini sanıyordu. İsviçre bankalarının.. Kısacık'ı resmen istemişti. Örneğin. banka dekontlarını. Cevdet Yardım. İtalyan adli makamlarını. 221 Behçet Cantürk'ün avukatı Uğur Alacakaptan. Behçet Cantürk'e bir yardım da koğuş arkadaşı Korkmaz Göldağı'ndan geldi: "Ben de İsviçre'de hesap açtırırken. Onlara göre. Bu hususun resmen araştırılmasını istiyoruz" dedi. PQ 88533 nolu hesabın tüm cetvellerini mahkemenin huzuruna getirince Behçet Cantürk çok şaşırdı. Bunları ciddi ciddi anlatıyordu. "Mahkemenizce. Yaşar Kısacık.. Yaşar Kısacık ortadan kayboluvermişti! 222 . Aslında böyle ifade vermesinin iki nedeni vardı. Paul Waridel'in itiraflarından sonra. orada ikamet etme şartının bulunması gerekli olabilir. Cantürk'ün diğer avukatı M.

. neden bana soruyorsunuz?" Sinirlenme sırası İtalyanlara gelmişti.YARGIÇ FALCONE ÖLDÜRÜLÜYOR İtalyanlar pes etmiyor. Behçet Cantürk'ü ve avukatlarını rahatsız ediyordu." Behçet Cantürk araya girerek. Vito Piglionica. 232 gram eroin ile 17 gram esrar ve 2 gram kokainle bir ilginiz var mı?" oldu. Fotoğraflar gösteriyorlar ancak Behçet Cantürk'ten yine olumlu yanıt alamıyorlardı.. "Uyuşturucu ticareti yapan Sicilyalılar'dan. soruya çok sinirlendi: "Milano'daki olayla ilgili olarak neden ifadem alınıyor. Tutuklanma müzekkeresinin nedeni bu ifadelerdir. Behçet Cantürk." "Peki İsviçre'de herhangi bir bankada hesabınız var mı? Hiç banka müdürü tanıdınız mı?" sorusunu da kızarak yanıtlıyordu: 223 "İsviçre'de bir hesabım olup olmadığı İtalyanları ilgilendirmez. Milano Hukuk ve Ağır Ceza Mahkemesi Tahkikat Hakimli-ği'nden. Ben sorularınıza yanıt vermiyorum. sesini yükselterek. Behçet Cantürk'e bazı sorular yöneltmek için gelmişlerdi. Behçet Cantürk hiç birini tanımadığını söylüyordu. tercüman Buruna Pari aracılığıyla. tanıdığı isimleri söylemesini" istiyorlar. Bu soruları neden bana yönelttiklerini öğrenmek istiyorum. Bunu bana ancak Türk mali makamları sorabilir. 10 kilo. Dr. sertçe yanıt veriyor: "Bunları bana niçin soruyorsunuz. Hakkında İtalya'da çıkarılmış bir tutuklama müzekkeresi vardır." İtalyanlar birçok isim sıralıyor ancak. ilk sorusu. Türkiye'ye gelip araştırmalar yapması. Behçet Cantürk. "Siz bunları benim işkence zoruyla emniyetteki ifadelerime dayanarak yaptınız. İtalyan adli heyetinin. 2 Aralık 1986. Ben uyuşturucu kaçakçısı mıyım. Gabriella Apitanio ve Mali Polis Binbaşı Matteo Rabiti. "kendisi.. İtalyanlar." İtalyan hukuk heyetlerinin. . mahkemelere girip sanıklara sorular yöneltmesi. anlamış değilim. İtalya'da uyuşturucu madde kaçakçılığı şüphesi altındadır. ben İtalya'da kimseyi tanımıyorum.. Size açık ve net söylüyorum. "8 Mayıs 1985 tarihinde Milano kentinde yakalanan.

duman. "Tahterevallinin bir ucuna çıkan Hiram Abas"a.iki değişiklik yapıp. Mehmet Eymür'den kendisine yardımcı olmasını istedi. "eline sağlık. diğer ucunda Nuri Gündeş. "belden aşağı vuran" raporlar vardı!. emniyeti. Mehmet Eymür hazırladığı dosyayı çok beğenmiş olmalı ki. bir diğeri. İsviçre'deki soruşturmanın daha ileri gitmemesi için. 10 Kasım 1987 tarihinde bir rapor haline getirdi. hazırladığı dosyayı gösterdi. Giovanni Falcone gibi yeraltı dünyası ile mücadele ederek adını simgeleştirmiş yargıç. Eymür. bir nüshasını da Kenan Evren'in. MİT Müsteşarı Korgeneral Hayri Ündül. Köşk'ün istihbarat biriminde görevli damadı." 224 Mehmet Eymür. mafyaya karşı hukuk savaşı başlatmışlardı. MİT ve polis birbirinin altını oyuyor. küçük bir. Müsteşarı Ündül'ü aydınlatmak için... götürüp dosyayı verdi! Hiram Abas raporu okudu. bir o çıkıyor. magazin ve iş dünyasını yakından tanıyan sanıkların sorgusunda bulunmuştu.. Mehmet Eymür'ü odasına çağırarak. Teşkilatlar gruplara ayrılmış.. iyi olmuş" deyip. 23 Mayıs 1992 yılında öldürülecekti. Türkiye'ye gelip Behçet Cantürk'ün ifadesini alan Palermo Yargıcı Dr. Şimdi ben yurtdışına gidiyorum. "Altın kaçakçılığını bırak. MİT'İ. O günlerde altın kaçakçılığı ile ilgili bir haber hazırlayan Hürriyet gazetesi muhabiri İrfan Taştemur.. emretti : "Ortalık toz. Bizde. Topladığı bilgileri. şuna bak" diyerek. MİT görevlisi Erkan Gürvit'e verdi. "Gruplar üstü" Mehmet Eymür. yola döşenen bir ton dinamitin patlatılmasıyla. 1984 yılında. Giovanni Falcone. çok sevdiği mesleğini bırakıyordu. Kimdir bu ekipler? Tahterevallinin bir ucunda Hiram.İtalyan hukuk adamlarından rahatsız olan başkaları da vardı: İtalyan hakim ve savcıları bugüne kadar "çizme"nin tanık olmadığı bir mücadeleyle. . ne de Dick Marty gibi mesleğinin onuru için istifa eden savcı vardı. MİT RAPORU 1987 yılının bir sonbahar günü. Öyle ki. ne Dr. Birkaç istisna dışında Türkiye'de. Federal Hükümetin kendisine yaptığı baskıları protesto eden Savcı Dick Marty ise. dosyayı geri verdi. bana akşama kadar neler olduğunu anlat. başta Behçet Cantürk ve Dündar Kılıç olmak üzere.. karısı ve üç korumasıyla birlikte mafya tarafından.. Gazeteci Taştemur okuduklarına inanamamıştı.. dönünce kapanalım bir odaya.

* Nuri Gündeş MiT'ten emekli olduktan sonra. 7 Şubat 1988 tarihinde "MİT Raporu" nü haber yaptı. yayımlata-mamak bir gazeteci için "yüktü.Hürriyet Gazetesi. Onlar da yayımlayamaya-caklarını söylediler. Peki. Emin Can kurtaran'in yanında çalışmaya başlamıştır. "Haberde sınırın ötesi" ilkesiyle yayın hayatına giren 2000'e Doğru dergisi. yazamamak. Nuri Gündeş ile bir likte. polis içindeki çekişme. Cengiz Abanoğlu aynı zamanda. Gazeteci Taştemur. Aynı yanıtı aldı. Nuri Gündeş. Bu. Dündar Kılıç ve Yaşar Yamak'la (Topal Yaşar) ilişkilerin den dolayı MiT'ten ayrılmaya mecbur edilen ve MİT'te iken kaçakçılık konularına bakan Cengiz Abanoğlu da çalışmaktadır. çok iyi bir haber yakaladığının farkındaydı. polis ve kamu görevlilerinin ilişkileri başlıkları altında kaleme aldığı 23 sayfalık raporda. yakaladığı haberden "kurtulamadığı" sürece. Hüsamettin Cindoruk'un özel korumasını yaptırtmıştır. Şehmuz Tatlıcı'nın Kadı . Gazeteci Taştemur haberi Milliyet'e götürdü. Atlatma bir haber yakalayıp da. Banker Bako olayı. 225 Önce yalanlandı. Ortalık karıştı. yeraltı. Nokta dergisine gitti. zaman zaman MiT'in imkânlarıy la. Hüsamettin Cindoruk ve Dündar Kılıç'la yakın irtibatı bulunmaktadır. kamuoyu günlerce bu raporu konuşmuştu. kabullenildi. bir başka olayın peşinde koşması çok zordu. Mehmet Eymür ne yazmıştı ki. Mehmet Eymür. inanılması zor iddialara yer vermişti: * Dönemin MİT İstanbul Daire Başkanı olan Nuri Gündeş'in. raporu haber yapmaya çekindi." Gazetecinin. Sonra geri adım atılıp. mesleki bir hastalıktı. İrfan Taştemur bu "hastalığa" yakalanmıştı.

* Kaçakçı armatör Ziya ve Halis Kalkavan'ların. * Yeraltı dünyasından DYP'ye sızma ve destek. TAHSİN ŞAHİNKAYA. Bu ilişkinin en büyük koordinatörü. eski tarihlerde Behçet Cantürk'ten 300 milyon TL. Ermeni asıllı anneden doğma. o parti yö neticileriyle (mafya) ilişkilerinin fazlalığı nedeniyle daha çok olmuştur. * Ünal Erkan başkanlığındaki İstanbul Emniyet Müdürlüğü üst düzey kadrosu. emekli Cinayet Masası Şefi Ahmet Ateşli ve Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar'dır. gözaltına alınan ve ifadelerden. Behçet Can-türk'iin uyuşturucu kaçakçılığına askeri kamyonlarla destek sağladığı anlaşılan Emekli Albay Ali İhsan Cesur. altın kaçakçısı Nasrullah Ayan'ın. * 1984 yılında yakalanan. bu borcun senedi Yapı Kredi BankasıMecidiyeköy Şubesinde muhafaza edilmiştir. Mehmet Ağar da DYP'den milletvekili olmayı düşünür ken. İstanbul'daki yeraltı dünyası ile yakın ilişki içindedir.köy'deki ŞETAT isimli bir kuruluşunda da görevlidir. Sarı Avni (Avni Musullulu. borç almış. Ahmet Ateşli l Kasım seçimlerinde DYP'den aday olmuş. partiye Fatih'ten kaydolan Emekli İstan bul Mali Şube Müdürü Cevdet Saral'ın yanı sıra Emekli İstih kam Albay Ali İhsan Cesur gösterilebilir. Buna misal. Hikmet Keçeli. bütün dünyaca aranan Sarı Avni (Avni Karadurmuş) ile dünürdür.Karadur . bilâhare bundan vazgeçmiştir. Li celi uyuşturucu ve silah kaçakçısı Behçet Cantürk'ün ifadeleri226 ne istinaden. uyuşturucu ve silah kaçakçısı Behçet Cantürk ile yakın irtibatları vardır. CANTÜRK İLİŞKİSİ * Tahsin Şahinkaya.

Dündar Kılıç ve Fahrettin Aslan mafya sıyla ilişkilidir. Mehmet Ağar adı geçenin terzi. kahvehane ve benzeri yerlerin ruhsatlarının verilmesinde Fah . D. Şahinkaya'nın bu alandaki ilişkilerine ait Anka ra Sıkıyönetim 4 nolu Askeri Mahkeme Başkanlığında ifadeler. Behçet Cantürk. Tah sin Şahinkaya'nın istanbul Emniyet Müdür Muavini Mehmet Ağar ile yakın irtibatı olup. Üruğ' dur. Bşk. Tahsin Şahin kaya'ya yurtdışında bir villa aldığından bahsedilmektedir. * Polislikten gelme Nevzat Ayaz. Başkomiser olduğu tarihte İstanbul Emniyet tescil amirliğine bakmış. Şükrü 227 Balcı ile ilgili yolsuzluk soruşturmalarının da kapatılmasını sağlayan N. Ayrı ca Dündar Kılıç'ın avukatlığım yapmış olan Mümin Kavalalı'nın. teyp tapeleri ve teyp bantları bulunmaktadır.muş). el bise temizliği dahil her nevii özel işleriyle uğraşmaktadır. Sayın Cumhur başkanımız tarafından mükâfatlandırılmasını sağlamıştır. Nuri Gündeş'i devamlı himaye etmiş ve Şükrü Balcı'yı âdeta kahraman gibi empoze ederek. bu sebeple gazino. yolsuzluktan ka muoyuna aksetmiş olan Şükrü Balcı'yı ve eski İstanbul MİT Blg. Selahattin Delidere isimli bir silah ve uyuşturucu madde kaçakçısının konuştuğu (Diyarbakır'da) bu teyp bandında. Sarı Avni'nin. * Genelkurmay eski başkanı Necdet Üruğ. Tahsin Şahinkaya'nın akrabası olduğu söylenmektedir.

Hira I. Fahrettin Aslan'a plaket vermek ve bunu basın aracılığı ile yansıtarak. Sa yın Cumhurbaşkanımıza müspet empozeleri ile bugüne kadar yerini muhafaza etmiştir. kendisini bu görevden al mak istediğini bildiği Turgut Özal Hükümeti'ne sempatisi yoktur. Malatya Valisinin makam şoförlüğü sırasında uyuş turucu ve silah ticareti yapmıştır. Deniz Ticareti ile iştigal etmektedir. İbrahim Aslan'a ait Aslan Nakliyat.rettin Aslan ve diğer yeraltı adamlarıyla ilişkiler kurmuştur. * Şükrü Balâ'nın gayrimüslimlerden baskı suretiyle para top lama işinde de adı geçen Vali Ayaz'ın. Mahmut Şahin'e ait Şahlan Nakliyat. Aslan'ı onurlandırmak suretiyle himaye eden de yine Vali Ayaz'dır. 150 TIR'a sahip bulunmaktadır. * Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar. eski Genelkurmay Başkanı Üruğ'un. TIR taşımacılığı yapmaktadır. Süleymancı Kemal Kaçar'ın koordinatörlük yaptığı şirketin sahipleri İbra him Arslan ve Mahmut Şahin ile yakın temas halinde olup.II.III adlı gemileri olduğu bilinmektedir. bu şahıslara gizli kalması icab eden soruşturma ve tahkikatlarla il gili bilgi vermektedir. Şükrü Balcı ile sınıf ar kadaşı ve yakın dosttur. Şükrü Balcı. Şahlan ve Aslan Nakliyat firma larının genel koordinatörü Süleymancı lider Kemal Kaçar'dır. * Mehmet Ağar. Birçok olayın arkasında olan Vali Ayaz. F. İbra him Arslan. Fahrettin Aslan'la ilgili uyuşturucu madde kaçakçılığı soruşturmasının sürdüğü tarihte. Fındık Kralı diye bilinen Lokman Kundak- .

. * Mehmet Ağar'a ait 18 adet ev ve arsa tapusu. dayısı Yıl maz Akçadağ'ın boşanmış olan eşi Şükran Akçadağ'ın üzerin dedir. bu şahıslar da paraları büyük işadamlarına verererek faiz al maktadırlar. faali yetini legalize etmektedir. İsmail Taşkafa. Perşembe Pazarı'nda otomobil yıkayıcılığı yapar ken. 228 * Yeraltı dünyasını. Fevzi Öz. kısa zamanda demir ticareti ve faizcilikle milyarder olan Ekrem Gocay ve ortağı Yılmaz Akçadağ'ın Kabataş Setüstü'nde yazıhaneleri vardır. bu tapuların üzerinde gözükmesinden rahatsızdır. Nihat Camadan. Nec det Ulucan gibi ünlü isimleri üst düzey bürokratlarla ve hattâ Bakanlarla tanıştırarak. * Mehmet Ağar. Ziver Öktem ve Necati Altuntaş'ın gayrimeşru paraları Mehmet Ağar'ın dayısı Yılmaz Akçadağ ve ortağı Ekrem Gocay'a verilmekte.çı'yı bir yeraltı grubuna dövdürmek ve sonra himayesine almak suretiyle Lokman'la yakınlık kurmuş. keza hayali ihracatın bü yük isimlerinden Turan Çevik'e de baskı kurdurarak aynı yakın lığı sağlamıştır. bağlantılarını sağlamlaştırmakta. Dayısının eski eşi. Ankara'daki üst düzey bürokratlara da Mehmet Ağar empoze etmekte ve Turan Çevik.

Etiler Ulus Mahallesi'nde ve Kadıköy.5 almıştır. Telefonu 141 70 08'dir. Emniyet Genel Müdürlüğü'nde üst rütbede bir kişiye sürmüş ve bu şahsın Pınar ile olan ilişkileri ve fotoğrafları İstanbul Emniyeti'nce şantaj olarak kullanılmış tır. * Turan Çevik 3 yıl kadar önce Mehmet Ağar'a 5 milyon değerinde bir saat. * Mehmet Ağar Ankara'ya geldiğinde Yonca Yücel ile 127 58 82 telefonlu konsomatris Nur'un evinde buluşmakta ve kalmak tadır.Bostan cı'da iki ev vardır. * Mehmet Ağar İstanbul'da 131 19 10 nolu telefonda bulu nan Pınar isimli bir kadını. kaçakçı ve kuyumcu Cavit de. Burak Sağman ve bazı bü . Arap ülkelerinde dansözlük yapan dostu Yonca Yücel yürüt mektedir. özellikle. olup. * Mehmet Ağar'ın. Mehmet Ağar'ın eşi Emel'e RENO. Turan Çevik. Ulus mahallesindeki ev Diyarbakırlı Vekin Aktan'ın üzerine olup. * Mehmet Ağar'ın yurtdışı bazı bağlantılarını. parası Behçet Cantürk tarafından öden mektedir.* Ünal Erkan ve Mehmet Ağar'ın gizli ve önemli buluşma larını yaptıkları. Lunaparkçı Oman Kavran '86 Yılbaşında 5 229 adet beşibiryerde ve Aşıcıoğlu Grubunun adamı. Yonca Yücel'in İstanbul adresi: Teşvikiye Caddesi 66/8 Celal Apt.

Ankara'ya sık sık gelip giden şoförü polis memuru Necdet takip etmektedir. * 5 Ağustos 1985 tarihinde Milano'da. Kaçakçılık Daire Başkanlığı. Kulüpçülük ve uyuşturucu kaçakçılığı yapan Halil Peril. yakın tarihte polislikten ayrıldığı ve Ayvalık'ta Belediyeye ait 160 yataklı oteli kiraladığı belirtil mektedir. Mehmet Serdar Alpan. Fahrettin Özdemir isimli şahıslar. Esasında her iki telefon da İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar'ın makam telefonlarıdır. İtalya Polisi.) * Mehmet Ağar'ı bu telefonlardan arayanlardan bir diğer şa hıs ise. Mehmet Ağar'ın bu işlerini. 230 .lu telefonda bulunan Halil Peril'dir. 10 kilo 230 gram eroinle yakalanmışlardır. Kıbrıs'ta Con Aziz adıyla bilinen yeraltı dünyasına mensup Aziz Mehmet Kent'in adamıdır ve Oflu Osman (Osman Cevahiroğlu) ile irtibatlıdır. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ise genel bir cevap ile olayı geçiştirmiştir.rokratlarla ortak hayali ihracat işleri vardır. hakkındaki söylentilerin açığa çıkması karşısında. (Sirkeci ve Gayrette pe'deki. Londra 360 44 84 no. Fikri Parparoğlu. yakalananların üzerinde bulunan telefon numaralan be yanında İstanbul 528 28 14 ve 172 08 08 telefonlarını vermiş lerdir. bu telefonların nerelere ait olduğunu İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden sormuş. Bülent Gökben. Necdet'in.

Terzi Mualla'nın."BEHÇET CANTÜRK'ÜN RÜŞVET VERDİĞİ. Emniyet Müdür Muavini Mehmet Ağar ve Gazeteci Rauf Tamer de yakın ilişki içindedirler. Elazığlı olan Orhan Uzeler'in hemşehrisi Mehmet Ağar ve Emniyet Müdürü Ünal Erkan müfettişlere karşı himaye etmişler ve ak lanmasını sağlamışlardır. Dündar Kılıç'ın kızı ve damadı Uğur (her ikisi de Uğur) ile yakın ilişkileri mevcuttur. Orhan Uzeler. Atilla Aytek ve MİT'e karşı yapılacak yayımları planlamakta dırlar. Şarkıcı Hülya Süer. (Böyle bir toplantı 3 Kasım 1987 günü akşamüstü meş kûr yerde yapılmıştır. Orhan Uzeler.. Cevdet Saral. gazeteci İrfan Ülkü ve Kasım Gence toplanarak. Şükrü Balcı yargılandı ğında lehinde de tanıklık yapmıştır. kanuni görevlerinin ifası sırasında zaman zaman çeşitli teknik dinleme yoluna başvurduğu bilin . Tayyar Seven. 3 yıldan beri Dündar Kılıç'ın dostu (gayrimeşru karısı) ile birlikte ortak konfeksiyon işi yapmaktadır. Orhan Uzeler'in Mali Şube sindeki odasında. daha önce Behçet Cantürk'ten rüşvet almaktan soruşturma geçirmiştir.." * Kamu kesiminde birçok kişinin tanıdığı Terzi Mualla. * Yeni Mali Şube Müdürü Orhan Uzeler. aktör Ka dir İnanır'la uzun zamandan beri birlikte yaşayan kızı Canan Özbek'in.) * Güvenlik kuvvetlerinin. Terzi Mualla ve Canan'la. Şükrü Balcı.

basında bir hayli güncel vaziyetteydi. Araştırma Planlama Kurumu (APK) uzmanlığına atandılar. Ozal'ın rakibi DYP'yi. harcatıldığını düşünüyor ve haksız yere cezalandırılacağından korkuyordu. Kendisine Necati Altuntaş'ın anlattıklarını . Eymür ve Eken pasif görevlere. sızması ve içerdiği bilgiler" başlığıyla 19 sayfalık bir rapor daha yazdı. Mehmet Eymür ve emekli Yarbay Korkut Eken'in çektiği ekip. ki şisel amaçlarla kullanıldığına ilişkin duyumlar intikal etmekte dir.. muhtelif görüşmelerimizde olayların perde arkası ile ilgili bilgiler vermişti. "emanetçi" Cindoruk'u ve "Bir Bilen" Demirel'i yıpratmak için yazılmıştı. Hiram Abas.. Teşkilat dışındaki bazı elemanlardan bu konuda bilgiler intikal etmişti. Ricalarını kırmayarak bu konuda görüşmek üzere Sayın Emniyet Genel Müdürü Saffet Arıkan Be-dük'e gittim. Başbakan Özal. MİT içinde başını.. Üçü de istifa etti. "MİT Raporu şeklinde adlandırılan etüdün hazırlanması. Abas. Emniyet Genel Müdürlüğü ilgili birimlerinin ve İstan bul Emniyet Müdürlüğü'nün telefon dinleme çalışmaları yaptı ğı. Keza bu olayla ilgili olarak Urfa Emniyet Müdür Yardımcılığına tayin edilen İstanbul Çevik Kuvvet Şube Müdürü Necati Altuntaş da. bir oyuna getirildiğini. Zaten rapor. Ancak özellikle İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ndeki dinlemelere ilişkin uygulamaların görevin ifasından çok. bu amaçla belirli bir organizasyonda bulunduğu bilinen hu suslardandır.. gelen tepkilere fazla karşı koyamadı... BAKAN KARAEVLİ'NİN BASKISI Mehmet Eymür yeni iddialar ortaya atıyordu: "Banker Bako olayı. 8 Mart 1988 tarihinde.mektedir." Mehmet Eymür'ün yazdıkları doğru muydu? 231 Doğru olduğunu iddia ediyordu. Başbakan Turgut Özal'a çok bağlıydı. Necati Altuntaş. Bu durumun çeşitli açılardan komplikasyonlara yol açacağı izahtan varestedir. Mehmet Eymür öyle kolay pes etmek istemiyordu.

düğün. 232 "Etüdün dayandığı kaynakların bilinmesi için eski tarihlere dönüp bazı olayları anlatmak istiyorum: "1973 yılında görevli iken. O tarihlerde bu şahısların ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda. güzel kadınları peşkeş çektiğini. Uğurlu. sorgulanması. Babalarla birlikte çekilmiş fotoğraflarını. Polislerce ifade edildiğine göre adı geçenin hem kadın satışından. sola ve teröre karşı mücadelesi ile tanınmış milliyetçi bir kimse olduğunu. "KOMUTANLARA KADIN SUNULUYORDU" "Zamanın Sıkıyönetim Komutanı Faik Türün. Bülent Öztürkmen ve Bakan Ahmet Karaevli'nin hayali ihracatçılarla ilişkilerinden bahsetti. Bezal. bizi ilgi ile karşıladı ve gelişmeleri sordu. henüz İstanbul Emniyet Müdür Muavinliğine getirilmiş olan Şükrü Balcı'nın 1. teşkilatımdan birkaç MİT mensubu arkadaşımla birlikte 'Babalar Operasyonu' denilen. Bulgaristan'dan getirilen silahlarla terörün tırmanmasını sağlayan kaçakçılardan rüşvet almasının. 'Gazinocular Kralı' Fahrettin Aslan. hem de homoseksüellikten fişi vardı. Mirza ailelerinin fertlerini. birgün soruşturmayı yürüten kişilerin başındakileri makamına çağırdı. mektuplarını. birçok üst düzeydeki bürokrat ve subayın gece kulüplerinde. O tarihlerde Fahrettin Aslan'ın yeraltı dünyası ile üst düzey yöneticiler arasında irtibat görevi yaptığını. o tarihteki İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Faik Türün'ün planladığı bir faaliyet üzerine. bu hususu ifade ve fezlekelerden çıkarmamızı rica etti. Zihni İpek'i ve diğer birçok uyuşturucu ile silah kaçakçısını topladım. nasıl bir milliyetçilik . toplantı ve yemek gibi işleri parasız organize etmek suretiyle yöneticilerle yeraltı dünyasının ilişkisini sıcak tuttuğunu öğrendim. Bulgaristan üzerinden silah kaçakçılığı yapan Uğurlu ailesi reisi Hüseyin Uğurlu'dan rüşvet aldığı konusuydu. "Ben teröre karşı mücadele ile şöhret yapmış bir Emniyet Müdürünün.ilettim. 233 "Faik Türün Paşa. Antalya'da yakalanan bir gemi olayının kapatılması için Bakan Karaevli'nin kendisine baskı yaptığını söyledi. Biz makamına girerken. Şube Müdürlüğü yaptığı tarihte. yanındaki güzel bir hanımla Faik Türün'ün yanından çıkıyordu. mahkemeye verilmesi işlerinde görevlendirildim. Birgün Başkent Gazinosu'nda eğlenirlerken. böyle bir konunun mahkemeye intikali halinde. kartvizitlerini buldum. Bunun üzerine Şükrü Balcı'nın. "Yine o tarihlerde tespit edip ifade ve fezlekeye geçirdiğimiz bir husus. Kendisinin gerekli idari soruşturmayı yapıp cezasını vereceğini söyledi. yeraltı dünyasının ünlülerinin toplanması. Şükrü Balcı ile ilgili gelişmeleri anlattık. Bu görüşme sırasında Saffet Arıkan Bedük. aşırı solun yıpratıcı propagandasına maruz kalınacağını.

Behçet Cantürk Ermeni bir annedendi. Bana. Allah. İstanbul Sıkıyönetim Komutanı. Bana. 1984 yılında Dündar Kılıç ilk sorguya alındığında kendinden çok emin ve âdeta birkaç gün sonra serbest kalacağına inanmış bir haldeydi. ideolojik yönüne gerekli ağırlığı vermedi. "Aradan yıllar geçti. Üstelik bu olaydan sonra Nuri Gündeş terfi alarak Ankara'ya Dış İstihbarat Başkanlığına getirildi. hayretini belirtti. Sedat Semerci Paşaya. Bu operasyonları çok daha geniş tutmak mümkün iken. terfi etmek suretiyle muhafaza etti.duygusu olduğunu anlayamamıştım. . İstanbul Valisi. uyuşturucu ve silah kaçakçısı Behçet Cantürk'ü sorguya aldık. ABD'de yapılan son yılların en büyük mafya tevkifatı ile İsviçre ve İtalya'da yapılan önemli mafya tevkifatlarının ilk çıkış noktaları. (MİT) Müsteşar Yardımcısı Sedat Semerci'nin adını vererek. Paşalardan size bir talimat verilmedi mi' diye soruyordu. bir çok kişi olayı bir kaçakçılık faaliyeti şeklinde ele alıp. o tarihlerde bir konu için gittiğimiz İstanbul Merkez Komutanlığı'nda. "Dündar Kılıç. "İstanbul Daire Başkanı Nuri Gündeş. maalesef başta teşkilatımızdaki ilgililer olmak üzere. Şükrü Balcı o tarihten sonrada suistimal ve rüşvet olaylarına karışmasına rağmen. yine yanında güzel bir kadınla Merkez Komutanının makamından çıkarken de görmüştüm. KAÇAKÇILIK ÜNİTELERİ KAPATILIYOR "Dündar Kılıç'tan sonra. Haluk Akder. Sorguyu yapanlara karşı. bana karşı menfi bir tutum hissetmeye başladım. Kendi kendime. "Fahrettin Aslan'ı. Dündar Kılıç'ın söylediklerini ilettim. Beşiktaş'daki sarışın sevgilisinin oğluveya kızı ile Fahrettin Aslan'ın yeğeninin evlendirildiği ve böylece yakınlık kurulduğu gibi hususlar da vardı. Behçet Cantürk'ün sorgusunda alınan bilgilerdi. 'en üst kademelerden. Kürtçülük faaliyetlerinin içinde olan. Mustafa Ercan ve Ankara Daire Başkanlığı memurlarından Nuri Gündeş'in akrabası Hacı Ah Arslan'ın Dündar Kılıç'la. Nuri Gündeş konusunda Dündar Kılıç'tan bir şey sorulmaması hususundaki (MİT) Müsteşar Burhanettin Bigalı Paşa'nın emirleri iletildi. 'Beni iyi tanıması lazım. Şükrü Balcı'nın tüm faaliyetlerini. Keza aynı şahsın verdiği bilgilerden Kürtçülük ve Ermeni faaliyeti ile ilgili birçok operasyonlar yapıldı. küstah ve tehditkâr bir hava ile konuşuyordu. poliste her türlü ahlâksızlıktan fişi bulunan bu şahsın. İstanbul teşkilatında çalışan memurlardan Cengiz Abaoğlu. İstanbul'da bu güçlerin birbirinden habersiz adım atamayacaklarını iddia ediyordu. "Bu hususların ortaya çıkmasıyla birlikte teşkilatın en üst kademelerinde. İstanbul MİT Daire Başkanı ve Merkez Komutanı'nın bilgisi dahilinde yaptığını be234 lirtiyor. Sıkıyönetim ve Merkez Komutanları ile ne ilişkisi bulunabileceğini sordum. teşkilatın bilgisi haricinde menfaat ilişkileri içinde bulunduğunu öğrendik. Allah demek talimat vermedi' diyerek. Anlattıkları arasında. Tepki gösterdi ve Dündar Kılıç'a küfür etti. devlet memurluğunu. Konsey Üyesi Tahsin Şahinkaya'nın.

bilâhare 1988 başında Ankara'daki Merkez Ünite kapatıldı. Neticede ailevi durumum gözönüne alınarak karargâhdaki MİT okuluna tayin ettiler. Tahsin Şahinkaya'yla sık sık telefonda konuştuklarını ve Behçet Cantürk'ün çantayla Tahsin Şahinkaya'ya para götürdüğünü ifade ediyordu. Erkan Gürvit de tayinimin durdurulması için Bigalı Paşa'yla konuştu. Buna rağmen 1985 ortalarında yurtiçindeki üniteler. "Behçet Cantürk'ün ortaklık yaptığı Selahattin Delidere isimli diğer bir silah ve uyuşturucu kaçakçısının iddia ettiği hususlar ise daha ilginçti. Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde de aynı koğuşu paylaştılar. Bu ihalelerden komisyon aldığı iddia ediliyordu. 70'li.235 "Behçet Cantürk'ün sorgusunda da. Müsteşar Burhanettin Bigalı'dan tayin gerekçemi sordum. birçok kamu görevlisi ile ilgili bilgiler alındı. banta da alınan sorgusunda. Kaçakçılık ve İstihbarat Ünitele-ri'nin devletin yararına faaliyet gösterdiği." Mamak Askeri Cezaevi'nden sonra. aylarca önce kaçakçı çevrelerinden gelen haberlerden duymuştum. Selahattin Delidere'nin Diyarbakır'da gözaltında olduğu sırada. Eşref Anyık ve Necmi Öner bu eylemlerini Diyarbakır Cezaevi'nin E Blok 33'üncü koğuşunda . Sarı Av-ni'nin Tahsin Şahinkaya'ya yurtdışında villa aldığını. Ben bu bantın bir kopyasını. Şahinkaya Paşa'nın bazı mü-teahitler ile yakın ilişkisinden bahsediliyordu. Avrupa'da yaşayan günümüzün en büyük uyuşturucu ve silah kaçakçılarından Sarı Avni (Avni Musullulu. resmi bir yazıyla mahkemenin yapıldığı Ankara Sıkıyönetim Komutanlığına yolladım. "Başında bulunduğum. Diyarbakır'daki görevliler çekinmiş ve bu hususları ifadeye sokmamışlardı. direnişin sembolleri olarak adlarını yazdıran. Bu konudaki en önemli bilgilerden biri de Tahsin Şahinkaya ile ilgiliydi. Eylemleriyle hemen hergün basının gündeminde yer alan bu iki "Medyatik Baba.. elde edilen neticelerden belli idi.Avni Karadurmuş) ve ortağı Behçet Cantürk'ün en yakın adamlarıydı." 236 DİYARBAKIR CEZAEVİ Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi lağvedildi.80'li yıllarda "Karadeniz mafyası" ile "Kürt mafyası" biribirine düşmandı. Bir ceza gibi nitelediğim tayinime tepki gösterdim. Mahmut Zengin. Dilekçeyle ve sözlü olarak müracaat ederek. Ferhat Kuntay. insanlık tarihine. Her iki grupta da önplana çıkan iki isim vardı: Dündar Kılıç ve Behçet Cantürk. Behçet Cantürk ve arkadaşlarının dosyası. gerekse benim tayinimin çıkacağını. Müsteşarlığın bilgisi dahilinde.. Yurtiçi ünitelerinin kapatılmasından bir ay sonra benim Adana'ya tayinim çıktı. 18 Mayıs 1982 tarihinde kendilerini yakarak. eski Emniyet Genel Müdürü Fahri Görgülü ve Tahsin Şahinkaya. Ben gerek kaçakçılık ünitelerinin kapatılacağını. Diyarbakır 7'inci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'ne gönderildi. Selahattin Delidere. Sarı Avni ile Behçet'in. Cezaevi'ndeki işkenceleri protesto etmek için.

Onları çektiniz mi? Dediniz mi. Sizin gibi gazetecileri. yargılananların sayısı oldukça azalmıştı.. örgütlerle ilişkim olduğunu iddia ettiler. Yıllardır süren duruşmalar sonunda. İkisi de günlerini okuyarak geçiriyorlar-dı. Halkın en fazla tepkisini." Behçet Cantürk ise İtalyanlara kızıyordu: "Polisi suçlamıyorum. Behçet Cantürk otel yönetimine. yok buna suikast yapılacaktı. Genelkurmay Başkanlığı'ndan özel izinle gelen gazetecilere birlikte demeç veriyorlardı. Bugün Türkiye genelinde Liceli çok zengin var. "kesinlikle para almayacaksınız" direktifini vermişti." Behçet Cantürk duruşmalarının gereksiz şekilde uzatıldığından yakınıyordu. holding sahipleri var. Ev-ren'in ve Fatih Sultan Mehmet'in ikişer metre boyundaki resimleri vardır. Birbirlerinden kitap değiştokuşu yapıyorlardı. Dündar Kılıç'la düşmanlığı unutmuşlardı. devlet düşmanı olamaz diye.. yapanlar da cezalarını almışlardır.. İtalyanların oyununa geliniyor. yok ASALA üyesi diye. yok ona suikast yapılacaktı.. "Biz kendi mıntıkamızda sevilen sayılan kişiyiz. nefretini çeken ASALA ile ilişkisi var dediler. Polis. 1987 yılının son duruşmasında da. . halkın sevdiği insanları topladılar. Bizim Lice'de kaçakçılık olayları olmuştur. Babaları bilmiyor muydu? Hileye dayalı ihbar mektupları ile. Amaçları bu suçları Türkiye'ye yüklemek. Nizamet-tin Bayramoğlu ve Mehmet Yıldız tahliye edilmişlerdi. Benim yazıhaneme gittiniz mi? Atatürk'ün.gerçekleştirmişlerdi. Koğuş kıdemlisi Behçet Cantürk'tü. Cantürkler'in Demir Oteli'nde kalıyorlardı.. Amerika'ya eroin sevkıyatını İtalyan-lar'ın yaptığı belirlendi. Buradaki 40 kişiden 35'inin ceket alacak parası yok. Dündar Kılıç'ı ziyaret etmek için Diyarbakır'a gelenler.. Bu koğuşta şimdi 40 tane"Baba" kalıyordu. Avrupa'ya. bu adam vatan haini. Bunun için bize siyasi suç yüklediler. Liceli zenginlerin hepsine kaçakçılık yoluyla servet edinmiş gözüyle bakıyor. Tümünden beraat ettim. Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek'i suçluyordu: "Burada 40 Baba'nın olduğunu söylüyorlar. Dündar Kılıç. Yeraltı dünyasının iki önemli ismi cezaevinde sıkı dost olmuşlardı. bizi suçlamak için kullandılar. 237 Bunlar mı Baba? Atilla Aytek.

Mehmet Han Özer.Jacques Rousseau'nun şu sözü açıklıyor: Zengin. Behçet Cantürk'ün tahliye edilmesinin ikinci bir nedenini de. Sanık. Türkiye'de polis ve savcılık sorgusunun çok ilkel olmasıdır. İsviçre Mahkemesi Paul Waridel'i 13 yıl hapse mahkûm etmişti. Mehmet Han Özer.1987 yılı da geride kalırken. başta Abuzer Uğurlu ve Hüseyin Çil olmak üzere yeraltı dünyasının ünlüleri teker teker tahliye ediliyordu.. 238 Ancak bu sayı kısa bir süre sonra 13'e çıkacaktı. Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde sadece 12 kişi kalmıştı: Behçet Cantürk. Tekin Kaymaz. Jean. Peki. Tekin Kaymaz. İnfaz Yasası sonucu. Behçet Cantürk davasında mahkemeye sunulan deliller yetersizdi. Selahattin Delidere. 239 MİT RAPORU'NA YANIT . Behçet Cantürk. 9 Mayıs 1988. Tek delil. Diyarbakır Askeri Mahkemesi kararını açıkladı: Behçet Cantürk. ortada kanıt adına hiç bir şey kalmıyordu.. sonunda Diyarbakır'da yakalanmış ve kardeşlerinin yanına gönderilmişti. Azet Cantürk de tahliye edilenler arasındaydı. Korkmaz Göldağı. İsviçre Hükümeti'nin. Ahmet Arıkboğan. işkencelerde alınan sanık ifadeleridir. Abdülcebbar Doğru. Yıllardır aranan Behçet Cantürk'ün ağabeyi Azet. "Behçet Cantürk Davası" sanıklarından. Ahmet Arıkboğan. mahkemede bu ifadeleri reddedince. Nizamettin Cantürk. Korkmaz Göldağı. Mehmet Gözen. Selahattin Delidere.. Nizamettin Cantürk. yasayı para kesesinde taşır!. 1988 yılına umutlu girdi. Behçet Cantürk. İzzettin Zingil ve Abdülcebbar Doğru. Rıza Zingil. Aynı iddialar ile mahkeme karşısına çıkan Paul Waridel'e işkence yapılmamıştı. nasıl tahliye oluyordu? Bunun birinci nedeni. İzzettin Zingil. olayın üzerine çok fazla gidilmemesi için polis ve savcıları uyarmasına rağmen. Mehmet Gözen.. Rıza Tekin.. Rıza Tekin. Tekin Kaymaz tahliye edildiler.

Öte yandan Behçet Cantürk basından sürekli kaçıyordu. Diyarbakır'da fazla kalmadı. Hollanda'ya sahte pasaport ile girerken yakalanmıştı. "Çok korkmuştum. 21 Mayıs 1988 tarihinde.. Sevinci kısa sürdü: 17 Ağustos 1988 tarihinde aldığı bir haber. İlk duruşmasında sürpriz ifadeler veren Akile Dilek Alev daha sonraki duruşmalarda. o nedenle polislerin bana söylediklerini mahkemede tekrarladım" diyerek. . Kürdistan İşçi Partisi. İlk demecini 4 Eylül 1988 tarihinde Nokta dergisine verdi: 240 . Abdullah Cantürk'ün. iki gün önce Amsterdam Schipol Havaalanı'nda. Türkiye'ye iade edilmesini önlemek için. Behçet Cantürk'ün kalbini yeniden kazanmıştı. İstanbul'a gitti.Behçet Cantürk. Birkaç gün.Sayın Behçet Cantürk. Ankara'dan gelmesi için tam 11 gün beklemesi gerekti. 23 Ağustos 1988 tarihinde "eksik soruşturma" nedeniyle beraat etti. Amcaoğlu Abdullah Cantürk. Sevincin ürünü bir yıl sonra ortaya çıkacak ve Behçet Cantürk dördüncü kızına Heval adını koyacaktı!. Ancak fazla karşı koyamadı. MİT Raporu'nda sizin de adınız ge çiyor.MİT Raporu açıklandığı günden beri kamuoyunun günde minde kalmıştır. Dosyasında eksik bulunan evrakın. özgürlüğe ilk adımı attı.. Bu arada eşi Hidayet ile hasret giderdi. Birçok suçla suçlanıyorsunuz. Behçet Cantürk'ü çok endişelendirdi. geçmiş olsun dileklerini kabul etti. Kamuoyu bu konuda aydınlatılmalıdır. Nihayet 4 yıl 20 gün sonra. Bu bence demokrasinin de bir gereğidir. Eşi Akile Dilek Alev ile ilişkileri düzelmişti. yakınlarının sevinç gösterileri arasında Diyarbakır Cezaevi'nden. Behçet Cantürk'ü rahatlattı. mahkemenin kararından sonra hemen tahliye edilmedi. DDKD üyesi olduğunu belirtip Hollanda'dan sığınma hakkı istemesi.. Hakkımda raporda veya rapor dışında ileri sürülen suçlamalar doğru değildir. Bunlar ba .

Kendisine ev almam tamamen yalandır. benim tarafımdan değil. MİT'te sorgulandığım zaman polisi. . iddia sahibi de devletin bir birimidir. emir aldığı birimin başındaki kişiyi uçlamamı istemiştir. Bu konudaki iddia. suçlananlar da devletin bir birimidir.Sayın Şahinkaya'yı sokaktaki insan nasıl tanıyorsa ben de öyle tanıyorum. Özellikle şunu belirtmek istiyorum. Şayet bu soruşturma sırasında ifademe başvururlarsa söyleye ceklerim bunlar olacaktır. İddiaların devletin güven lik birimleri arasındaki sürtüşmeden kaynaklandığı düşüncesin deyim. İstanbul'da sorgulandığım zaman Ankara'yı suçlamamı. düşmanım olan ve de bana suç yüklemesi için özellikle seçilip kullanılmış bir başka kişi tarafından ortaya atılmıştır. ben de öyle tanıyorum. .Aynı şekilde şimdi Edirne Valisi olan İstanbul eski Emni yet Müdürü Ünal Erkan'a ev aldığınız da raporda yer alıyordu. Mesele. Dikkat ederseniz.Uzun zaman içeride kaldınız ve birçok şeyle suçlandınız. hattâ daha da ileri giderek aynı birimin bir I alt görevlisi. Ünal Erkan'ı İstanbullu bir vatandaş nasıl tanıyorsa. daha önce de söylediğim gibi birimler arasındaki çelişkidendir.Raporda buna benzer 50 tane şey vardır. tanışıklığım da yoktur. bağlı olduğu. . .Raporda sizin Tahsin Şahinkaya ile yakın ilişkiler içinde olduğunuz ileri sürülüyor. Kendisi ile ilişkim de.na zorla kabul ettirilmek istenmiştir. Bu duruma şaşmamak elde değil. O halde sorun onların ara sındadır ve bizler bu hesaplaşmada kullanılmak istenmişizdir. İfadelerimde de öyle birşey yoktur. . Ankara'da sorgulandığımda İstanbul'u suçlamamı. . Mesele u kadar basittir.

Mehmet Saruhan. Turan Çevik..(21) Aslında "Ülkücü Mafya" 80'li yılların ikinci yansından sonra. altın yüzüğü ve elindeki teşbihi ile salına salına yürüyen ancak hiç yalnız dolaşmayan. Ertan Sert gibi hayali ihracatçılarla. Nihat Akgün. Yeni "mafya babalarından" Elazığlı Necdet Ulucan da Behçet Cantürk'e dostluğunu bildirenler arasındaydı. hakkında açılan 4 idam davasından beraat etmiş biriyim. Dündar Kılıç. Feridun Öncel. Kendimi hayata yeni atılmış." Ülkücü Mafya"dan hiç hoşlanmıyorlardı. çift silah taşıyan.. Ali Yasak. Kürşat Yılmaz gibi Ülkücü Mafyaya kalmıştı.. Dündar Kılıç. gazinolarda eğlenen. kendi yeraltı dünyasını yaratmıştı!. Kürt İdris (Özbir). Nurettin Güven gibi "Doğulular" kendilerini Behçet Cantürk'e yakın hissediyorlardı. omuzlarında asılı duran paltosu. Behçet Cantürk. sert bakışlı. Özal dönemi. Alaattin Çakıcı.. Hasbi Menteşoğlu..Ben şu anda tüm bunları unutmuş. Nurettin Güven.Şimdi ise bu davalardan beraat etmiş biri olarak yaşamınızı sürdürüyorsunuz. uğradığı iftiralardan kurtulmuş. siyah ayakkabısı. "boşluğu . kahvesi veya kumarhanesi olan. Siyah ceketinin içinde beyaz ipek gömleği. DEĞİŞİM YILLARI Dört yılda Türkiye'de çok şey değişmişti. Behçet Cantürk. İdris Özbir kuşağı.. Kemal Horzum. 242 . tüm olanları nasıl değerlendiriyorsunuz? . Turan Çevik. Mustafa Süzer. cahil ama terbiyeli kabadayılar artık tarihe karışmıştı. Abuzer Uğurlu gibi yeraltı dünyasının önde gelen isimlerinin cezaevine girmesiyle. Meydan. 20 yaşında genç bir işadamı gibi hissediyorum. assolistlerle flört eden. "Ülkücü Mafya değneksiz köy bulmuş dolaşıp duruyor" diye tepkisini gösteriyordu. İstanbul'a geldiğini öğrenince hemen yanına gidip geçmiş olsun dileklerini bildirdiler.

Arkadaş olduğu gazetecileri gösterişli lokantalarda ağırladı. 'Babalarla sarmaş dolaş bir bakan" haberine neden oldu. Cantürk'le ilk akşam yemeğimiz beş kişilik. ev yemeğine davet ettiler. Önce Cantürk'ün . KİK/DDKD yerini PKK'ye bırakmıştı! Anladı. ne yapsa haber olacaktı. CHP'li Mahmut Uyanık gibi arkadaşlarının yeniden seçilebilmeleri için elinden gelen maddi ve manevi yardımı yaptı.(22) Polis ve basın eski defterleri açmaktan usanmıyordu. Alacaklarına karşılık. Belek'teki otelin adını da. Üstelik takip ediliyordu. Tatillerini ailesi ile birlikte Bodrum'daki bu otelinde geçirmeye başladı. Uygun mekân olarak ev yemeğine karar veriyoruz. İddia aynıydı. Basın dünyasından arkadaş edinmeye çalıştı. 243 Nokta dergisi. İşin püf noktasını anlamıştı. O da öyle yaptı. Dönemin İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu ile Diyarbakırlılar gecesinde karşılaşıp toka yapması. Turizm Bakanlığı'ndan. Cezaevine girmeden önce. Bu konuda en büyük desteği yine bir başka "Doğulu" dan aldı: Turizm Bakam İlhan Aküzüm. Zaten eski iş bağlantıları darmadağın olmuştu.doldurması" için devlet desteğiyle ortaya çıkartılmıştı. bir süre sessiz kalmayı düşündü.2" koydu. 4 Ekim 1992 tarihli sayısında "PKK Babalar-la ortak" haberinde yine Behçet Cantürk'ün "eski dosyasını" yazmıştı. Türk siyasi yaşamına yeni politikacılar katılmıştı. arkasından 2 milyar 200 milyon liralık kredi aldı. Bilinen iş ilişkilerini askıya almaya karar verdi. Gazetecilerden kaçarak bu-nun önüne geçemeyecekti. Behçet Cantürk'ü evine yemeğe davet eden bir gazeteci o akşamı şöyle anlatıyordu:(23) "Sohbetin biraz özel olması dileğindeyiz. Samimi olduğu gazeteciler de onu. Diyarbakır milletvekilleri Abdulkadir Aksu ve Nurettin Dilek ile yakın ilişkiler kurdu. Gazetecilerle iyi geçinmek gerekiyordu. Sadece örgüt ismi değişmişti. İstanbul'da "Doğulular"ın lideri olarak tanınan Behçet Cantürk. kendi hayatımızdan tanık olmadığımız bir serüvenle başlıyor. Kendisine bulaşılmadığı sürece kimseyle ilgilenmeyecekti. Oteli. Demir Oteli için önce 3 milyar lira. ertesi günü gazetelerde. "Yemek. Onlarla ilişkileri geliştirmek için kolları sıvadı. üç yıldızdan beş yıldıza çıkarttı.. İbrahim Tatlıses'in menajeri Hasan Bora'nın Bodrum Belek'teki oteline el koydu. "Demir Otel..

dönemin en pahalı Mercedesi ile. kahvemizi ikram ediyor. aslında kendileri polise bağlı ve bu bağlılığın sürmesi için enteresan tavizlerle ayakta duruyorlar.. valizi açıyor.. Diğer konuklar ikinci kadehi almayınca. Tersine. Bize soruyor: 'Hangi modeli alayım?' Giyip giyip çıkarıyor.. Basında yazılmış. Fotoğraflardaki cezaevi ifadelerini beğenmiyor. Bülent Ersoy can yoldaşı. Behçet Cantürk'ten koruma anlamında destek istiyor. magazin dünyası ona düşkün. Heyecanlanıyoruz. Giydiği her şey. O artık yeni bir imaj kurmak istiyor. çizilmiş ama kendi ağzından ilk kez duyuyoruz. basında çıkan Mamak Cezaevi fotoğraflarından. "Baba" değil." Türkiye'deki basınla ilişkileri düzeltti. bir generalle birlikte aldıkları villadan bahsediyor. Önemli ortaklıklarından. O günlerde adı hayli öne çıkmış bir işadamından söz ediyor. bu Kürt kimliği radikal bir milliyetçiliğe doğru kayıyor. Çok zeki bir Kürt var. "İspanya'da Mafya'nın On Yılı. Estetiğe müthiş düşkün. Eve girdikten sonra da köşe başlarında bekleyen adamlarına. Ama hergün birkaç gazeteci onunla röportaj yapmak için randevu istiyor. Ancak "Behçet Cantürk" adını dünya basını hiç unutmuyordu. Nefret ediyor. Ancak 'Doğulu' bir geleneğe uygun bir biçimde çayımızı. Sigarası Davidoff. Davidoff takıntısı var. bizi hayretlere düşüren çok özel ilişkileri anlatıyor. Bu arada bir valiz geliyor odasına. ayakkabıdan kravatına kadar Fransız malı. purosu Davidoff. Cantürk daha sonra geliyor. "Magazin dünyasına düşkün olduğu yazılıyor. Turan Çevik'ten ayrıldıktan sonra. . bir süre adını unutturdu. Kabadayılıkla gerçek babalık arasındaki farkı anlatıyor.Cosa Nos-tra" adlı kitabın 15 bölümü Türk mafyasına ayrılmıştı. Hepsi Pierre Cardin imzalı. Beş rengini birden alıyor. İçinden yirminin üstünde süet mont çıkıyor. "Sohbet gecenin üçünü buluyor. valizde ne kadar uyuşturucu olduğunu anlamaya çalışırken. Cantürk.. Ona göre basının yazıp çizdiği isimlerin çoğu. Nazan Şoray. Kitapta. kabadayı. Biz heyecanla. Sade bir model öneriyoruz. Sarı Avni ve ekibine geniş bir yer ayrılmıştı. Babalar dünya244 sını konuşuyoruz.adamları sokağı kolaçan ediyorlar. parfümü Davidoff. İspanyol gazeteciler Jordi Borgas ve Eduardo Martin'in yazdığı 600 sayfalık. Polisi bağlamış gibi imaj sunanların hepsi." Bu kez Behçet Cantürk'ün bürosundalar: "Basında çıkan bazı haberlerle ilgili sorularımız olacaktı. balkondan her şeyin yolunda olduğu sinyali veriliyor. Yemeğe oturuyoruz. "Karşımızda kendi deyimi ile bir kabadayı yok. Sohbetin koyulaştığı bölümlerde. Biliyorum yanıtlamayacak. "Gazetecilerle hiçbir şekilde konuşmuyor. o da derhal aynı tavrı gösteriyor. Hiçbir demeci çıkmıyor.

Sa-rı Avni'nin estetik ameliyat yaptırıp. Daha sonra Mayıs. 11 kez gözaltına alındı. bu kez Cantürk ailesinin PKK adına uyuşturucu madde kaçakçılığı yaptığını açıklıyordu. yine mobilya takımı yükleniyor.Behçet Cantürk ilişkisi konu ediliyordu (24) İtalyan Maliye Bakanlığı. Herkes onu.Avni Mu-sullulu ekibi gibi.5 milyon lira vergi iadesi verildi. Yahya Demirel İsviçre'ye kaçtı. 24 yaşındayken ruhsatsız silah taşımak ve adam yaralamaktan açıldı.245 Sarı Avni'nin ilişkilerini anlatan bir kitap da İsviçre'de ya-zıldı.. Fransız "L'Express" dergisi gibi Avrupa'nın birçok yayın or-ganında Sarı Avni. Temmuz ve Kasım aylarında da limana gelen gemiye. Gemiye 185 adet yatak odası takımı yükleniyor. 31 Aralık 1991 tarihli raporunda. Zonguldak'ın Ereğli limanına Uğur adlı bir gemi yanaşıyor. dönemin Başbakanı Süleyman Demirel'in kardeşi Hacı Ali Demirel'in oğlu olduğu için "yeğen" olarak tanıyor. Bu tür takımların buluştukları yer İsviçre'ydi. Abdullah Cantürk'ün gönderdiği uyuşturucuyu Avrupa'da pazarladı.. Ancak "küçük bir kusur" vardı: Beyannamelerde "ceviz kaplama" olarak belirtilen mobilyalar." 1974 yılının Şubat ayında. MİT adına ajanlık yaptığı-nı söylüyordu. İtalya polis teşkilatı. Ferit Melen Hükümeti 78/6270 sayılı bir kararname çıkarıyor: "Her türlü mobilya ihracatı için yüzde 25 oranında vergi iadesi verilecektir. suntaydı! 246 Hayali ihracaat davası.. . İlk dosyası 21 Ağustos 1974 yılında. Adı Enis Karaduman. Türk mafyasının İsviçre günlerini anlatıyordu. Behçet Cantürk.. Jean Ziegler adlı yazar. 20. Tarih 12 Nisan 1973. "İsviçre Daha Beyaz Yıkar" adlı kitabında. 1976 yılının Şubat ayında. YAHYA DEMİREL Adı Yahya Demirel. Vatan Konserveleri'nin sahibi Mahmut Karaduman'ın oğlu. Karadeniz Ereğli Sulh Ceza Mahkemesi'nde açıldı. ülkelerine giren uyuşturucunun en önemli kaynağı olarak Avni Musullulu ve Behçet Cantürk'ü gösteriyordu(25) Behçet Cantürk ise artık Sarı Avni'yi unutmak istiyordu. Mahkeme tutuklama karan çıkardı. Abdullah Cantürk.Enis Karaduman ikilisi de bir grup oluşturmuşlardı. 25 yaşındaki genç ihracaatçı Yahya Demirel'e. hazırladığı üç bin sayfalık raporla.

yeraltı dünyasının ünlü isimlerini İsviçre günlerinde tanıdı. Uzanlarla birlikte üstlendiğini" söylüyordu. Bu arada Enis Karaduman. İddiaya göre. Behçet Cantürk'ün özgürlüğe kavuşması ile iki eski dost yeniden biraraya geldiler. Kıbrıs'ta. Şefika Demirel adına KKTC'de. Yahya Demirel.Textile Bank). Bodrum Demir Oteli. kocasının kefalet ücreti olan 300 bin frankı toplayıp. Yavuz Demir. Muzaffer Atılgan (Eurobank).Yahya Demirel. Gönlünü al-mak için Kıbrıs'ta "kelepir" fiyata bir banka bulduğunu. Mustafa Süzer (Atlas Bank). Kemal ve Cem Uzan da İmar Bank.2 ilişkilerinden dolayı Behçet Cantürk'ün kendisine küstüğünü biliyordu. DEP milletvekili Sedat Yurtdaş'a. Bir de kumarhane açtılar. Enis Karaduman'ın Türkiye'deki eşi Nevval Karaduman. Şeref Has. aldığı 720 bin doları geri veremeyince Enis Karaduman tarafından kaçırıldı. Enis Karaduman serbest bırakıldı. Bülent Şemiler (Akdeniz Garanti . Ltd.Rumeli Bankası şubesini açmışlardı. Yakın arkadaşı Yahya Demirel'e fikir danıştı. 1990'lı yıllarda KKTC'de. Birlikte çok eğlendiler." bankasını kurdular. ya da fotoğrafları basına veririm. Ne öldürme. Ahmet Özal (Lapis şirketi aracılığıyla TYT Bank). İsmet Alver (The Euro. Cyprus United Trade and Investment Bank. ne de "tuhaf fotoğraflar" basına yansımıştı.Behçet Cantürk dostluğu İsviçre'de başlamıştı. Sadece banka kurmakla kalma-dılar. Yahya Demirel ve Behçet Cantürk iyi bir ekip oluş-turmuşlardı! Behçet Cantürk. Ltd aracılığıyla. "yerden mantar çıkar" gibi arka arkaya bankalar kuruluyordu: Atilla Uras (Middle East Union Bank). Abdullah Okumuş (Everest Bank). Ancak araya dört yıllık cezaevi engeli girince görüşeme-mişlerdi. Ahmet Sarı aracılığıyla. "Yeğen Yahya" nın uygunsuz fotoğraflarını çekip Hacı Ali Demirel'e göndermiş ve tehdit etmişti: "Ya paramı gönderirsiniz. Edip Özaltın (Özbank). 10 milyar sermayeli. Mete Has ve Selahattin Tanrıverdi'den. ortak ol-mak istediğini söyledi. İsviçre'ye gönderdi. 247 Hasan Bora. Yahya Demirel'in annesi. Türkiye'ye getirilen dünyaca ünlü pop yıldızı Michael Jackson'ın sponsorluğunu. Şehmuz Tatlıcı.yaralama olmuş. Behçet Cantürk ve Hasan Bora ortak olmaya karar verdiler. "Cyprus United Trade and Investment Bank. Uzanlar. Enis Karaduman. Behçet Cantürk. Ancak Yahya Demirel. banka işlerinden anlamı-yordu. Ticari işler de yaptılar. İsviçre Cenevre'de "adam alıkoymak" iddiasıyla gözaltına alındı." Araya Behçet Cantürk gibi sayılan isimler girince iş tatlıya bağlanmıştı.Yahya Demi-rel.

Bazı emniyet mensubu çocuklarının okul taksitlerini ödüyordu. kara paraları aklama hesabıdır. O bankadaki hesaplar. Oradaki hesaplar. yüksek miktarda senet imzalattı ve parayı aldı. Artık İstanbullu olmuşlardı: Başta Behçet Cantürk'ün eşi Hidayet Kaşan ve ablası İkram Fidanay olmak üzere birçok Cantürk İstanbul'a taşındı.Bankası). uyuşturucu trafiğinden elde edilmiştir. "İsviçre'de iken.. kişiliğinden yararlanıyordu. Üst düzeyde bir emniyet görevlisinin çocuğuna özel arabasını tahsis ediyordu. "Yahya Demirel'in Kıbrıs'taki bankasında hesap açtırayım diye Behçet Cantürk'ü aracı yaptılar. Behçet Cantürk Türkiye'nin en büyük kredi kullanma imkânına sahipti.5 TON MAL Behçet Cantürk. Binnaz Avcı. 1989 yılından itibaren eski ilişkilerini yeniden kurmaya başladı. Ünlü iki emniyet görevlisinin elbise giderlerini karşılıyordu. Benzer birçok olaya maruz kalınca. en gösterişli evlere taşındılar. Behçet Cantürk'e politikacılar güvenirdi. Yani Cantürk'ün saygınlığından. Kendisine yeni bir de sevgili bulmuştu: Bir dönem Yeşil-çam'ın "vamp kadını" Suzan Avcı'nın kızı. Daha sonra ısrar ettiler." 5. Behçet Cantürk ile yakınlık kurdu. 249 . Hepsi de en zengin semtlere. küçük KKTC için çok fazla değil miydi? Niçin kuruluyordu? Tüm bu soruların yanıtını. Lice'nin ünlü Baybaşin ailesinden. Yahya Demirel. Behçet Cantürk'ün yaptığı tüm gayrimeşru işlerden Demireller'in haberi vardır. uyuşturucu piyasasının önemli isimlerinden Hüseyin Baybaşin açıklıyor(26) "Behçet Cantürk ne iş yapıyor ise Yahya Demirel ile ortaktı. Behçet Cantürk. herşeyi kendine doğru çekmeye çalıştığından. Çok politikacı dostu vardı.. 248 "Yahya Demirel haftanın belli günlerini Behçet Cantürk'ün Mecidiyeköy'deki yazıhanesinde geçiriyordu. muhatap olmadım. Enis Karaduman kendisine zorla. Peki bu bankalar. eşleri Hidayet Kaşan ile Akile Dilek Alev'e karşılıklı iki daire aldı. yeraltı dünyası ile ilişkilerini sürdürebilmek için Behçet Cantürk'ü kullanıyordu.

yakın dostu bir fıkra ile açıklamaya çalıştı: "Birgün Diyarbakır'da Zeynel Ağa ile Kalaycı Mehmet. ağabeyi Nizamettin Cantürk'ün İstanbul'a mesine hep karşı çıktı.. Nizamettin Cantürk.. Bu böyle on dakika sürmüş. Günlerinin büyük bir bölümünü burada geçiriyordu. Paralar. Kalaycı Mehmet dayanamamış. mesajı anlayan Behçet Cantürk. ayıklıyor. Oğlu gibi sevdiği Kozat'ın oğluna. Avrupa'dan banka satın alınıyor veya Kıbrıs gibi küçük ülkelerde "kıyı bankacılığı" kuruluyordu. benzin istasyonunun ikinci katındaydı. İran'dan getirdiği "ham malı" ona veriyordu. kabuklarını da yine büyük bir gizlilik içinde öteki cebine koyuyormuş. cebinden bir Gaziantep fıstığı çıkarıp. Mehmet Han Kozat'ın ani ölümü Behçet Cantürk'ü çok sarsmıştı.. Behçet Cantürk 1990'ın başında "start" verdi. şu cebine doldurduğun fıstıktan üç tane de bana ver. Bugünkü değeri 5 milyon dolar olarak ölçülen benzin istasyonu çok komplikeydi: Süpermarketten. bankalara yatırılmıyordu. Doğrusu Behçet Cantürk herkese iyilik yapan biri değildi. kahkahayı basıyordu. ben de' demiş!" Fıkra bitince. kabuklarını ayıkladıktan sonra. "Piyasaya yeni düşen biri" Behçet Cantürk'ün adını bilip. Artık ABD'den. Kalaycı Mehmet'e çaktırmadan. aralarında sert tartışmalar çıktı. otoparka kadar birçok ünite vardı. Neden bu tür ithamlara maruz kaldığını Behçet Cantürk'e. 'Zeynel Ağam. eskisi gibi yakınlarının adına hesap açtırılarak.. Zeynel Ağa. kabuklarını da öteki cebine 'çaktırmadan' atıyormuş.Behçet Cantürk. Konuşurlarken. fıstığı ağzına. Behçet Cantürk'ün ikinci bürosu. Bağdat Caddesi üzerindeki "Yıldırım Mobil Petrol"ü Diyar-bakırlı Kemal Yıldırım'dan kiraladı. Olmazsa döviz büroları açılıyor ya da borsada oynu-yorlardı!»?) . İstanbul'a gel-mek istediğini her söylediğinde. Hepsini "iç pazara" sattı.5 ton "ham malı" İstanbul'a getirdi. sen de rahat et. kahvede çay içip sohbet ediyorlarmış. fıstığın içini 250 ağzına. Yeğeninin kocası aracılığıyla 5. "Kardeşimden bile daha yakınım" dediği Mehmet Han Kozat'ın vefatına günlerce üzülmüştü. Zeynel Ağa bir cebinden fıstığı çıkarıyor. benzin istasyonundaki otoparkın sorumluluğunu verdi. Söylenenlere göre. "piyasanın çömezlerine" kazık atıyordu! Yıllar önce inşaat yaparken kardeşleri tarafından "bencillikle" suçlandığı gibi yine aynı ithamlarla karşılaşıyordu. Yine iyi para kazanmaya başlamıştı.

1 ton bazmorfin Akdeniz'in dibini boyladı. Yeğeni Abdullah Cantürk'ün ayağına silah sıktıran.Azerbaycan. Behçet Cantürk.. SEKA'dan kâğıt alına-bilmesi için yazlığını ipotek ettirdi. Derya Ayanoğlu'na ait Onur Turizm Denizcilik şirketine bağlı Kısmetim l gemisi. 30 Aralık 1992 tarihinde. . Maksim Gazino-su'nda "Ülkücü Baba" Alaattin Çakıcı'yı azarlıyordu. O yine. Ancak borç verilen paranın geri dönmeme riski fazlaydı. Behçet Cantürk'ün "yeni yetme" bu çetelerle çalışması düşünülemezdi. Yusuf Demirelli ve Mehmet Şahin adlı şoförler şu güzergâhı kullanmışlardı: Giderken.. Ancak 3. Üstelik ufak bir kıvılcım aralarında büyük bir çatışmaya neden olabilirdi. Behçet Cantürk eski "havasını" bulmuştu. 15 Aralık 1992 tarihinde. Gaziantep'den makarna götürüp dönüşte Afganistan'dan aldıkları. Gürcistan... Diyarbakır Kervansaray'ın sahibi Mehmet İpek'ten intikamını bir akrabasını vurdurarak alıyordu. Sonra. piyasanın yeni koşullarına tam ayak uyduramamıştı.. Behçet Cantürk tıpkı 70'li yıllarda olduğu gibi. 30 Mayıs 1992 tarihinde. Zaten bunu bilen bazı çevreler "Ülkücü Çek Senet Mafyası" aracılığıyla paralarını geri alabiliyorlardı. l ton 387 kilo bazmorfinle Sarp Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yaparken yakalandı.. şirketinin beş ortağından biri oldu. kendi bildiği "tefecilik" işine devam ediyordu. Yeraltı dünyasında güçlü gözükmek en önemli silahtı..Afganistan. Güney Kıbrıs'ın 55 mil açıklarında battı.Türkmenis-tanÖzbekistan.Behçet Cantürk. ev sahibi olarak gelen misafirleri ağırladı. "arkamda örgüt var" mesajını İstanbul'a yaymaya başladı. Mürettebat kurtarıldı. 34 T 0264 ve 34 FN 042 plakalı TIR'lar. 90'lı yıllarda da.. Özgür Gündem'in Pera Palas'taki kuruluş kokteylinde. Yine mensubu bulunduğu dünyanın "bir numarası" olmayı hedefliyordu.(28) TÜRK MAFYASI ÖNE ÇIKARILIYOR 1992 sonu ve 1993 başında yapılan operasyonlar yeraltı dün-ısını çok şaşırttı: Önce. 251 Çok ince politikalar yürütecek bir zekâya sahipti. Kazakistan'a. Birbirlerine düşmandılar.Kazakistan. yayın hayatına başladığı günden itibaren "PKK'nin yayın organı" ithamlarıyla karşılaşan Özgür Gündem gazetesini çıkaran Ülkem Basın ve Yayıncılık Sanayi Ticaret Ltd.

diğeri Akdeniz'de yakalandı. Şevket Çubuk'a ait Panama bandıralı. 'Sık sık biraraya gelirlerdi' diyen eski bir MİT görevlisi. Türkiye'deki terörle de irtibatı vardır. Afganistan. Gayrette-pe'de dansöz elbisesi giydirip oynattılar. Gemi sadece Türkiye'ye geliyor değil.Azerbaycan. sonra küçük motorlu araçlarla. Katırlarla. daha sonra ise kamyonlarla taşınan uyuşturucu artık TIR'larla.Türkmenistan. Bu iki TIR'da sadece 1. 'Mehmet Eymür ve Hiram Abas'ın adamı' olduğu belirtiliyor. "Demirel. Biri Akdeniz'de battı.Gürcis-tan. öldürdüğün adam Meh-met Eymür'ün adamı. demir aldığı Pakistan'ın Karaçi limanından itibaren uydu kanalı ile takip edilip.3 ton uyuşturucu ele geçirilmiyordu. operasyonun Başbakan Süleyman Demirel.. gemilerle sev-kediliyordu. Yeni uyuşturucu güzergâhı da ortaya çıkarılıyordu: Türki Cum-huriyetler! 252 11 Ocak 1993 tarihinde ise. sen boş adam değilsin diye. Burada yapılan aramada. Akdeniz'de yakalanıyor ve Marmaris'te Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na ait Ak-saz limanına çekiliyordu. TIR'lardaki ve gemilerdeki mallar kime aitti? Dönemin Başbakanı Süleyman Demire şu açıklamayı yapıyordu: "Yakalanan uyuşturucuların. 'Osman Ayanoğlu'nu 253 öldüren ülkücü baba Kürşat Yılmaz'a. Süveyş kanalı güzergâhını takip ederek Akdeniz'e girmişti." 2000'e Doğru dergisi ise 17 Ocak 1993 tarihinde. Türkiye'deki terörün finansmanı ile irtibatı vardır. İranlı aracıları ortadan çıkararak. Pakistan'ın Karaçi Limanı'ndan almıştı. Peki gemiler nereye gidiyordu? Neden mal boşaltılırken operasyon yapılmamıştı? Bu sorular yanıt bulamadı. MİT Raporu'nun intikamını aldı" başlığı ile verdiği haberde. arma-tör . Kürşat Yılmaz. Lucky S adlı gemi. Ancak bir konu daha aydınlığa kavuşmuştu: Türkiye mafyası. Bu arada.. İki gemi de bazmorfinleri. AzerbaycanTürkmenistan yolu Hazar Denizi üzerinden feribotla geçilmişti.. İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu ve İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir'in bilgisi dahilinde yapıldığını iddia ediyordu: "Kısmetim l gemisinin sahibi Derya Ayanoğlu'nun. Hint Okyanusu. Devlet Bakanı Ca-vit Çağlar. geminin zu-lalarına saklanmış 15 ton bazmorfin bulunuyordu. Altın Hilal'in diğer iki ülkesi. bir süre önce öldürülen babası Osman Ayanoğlu'nun. Bunlar önümüzdeki günlerde açıklığa kavuşacaktır. Afganistan ve Pakistan'la da "alışverişe" başlamıştı.Dönüşte..

Kürt işadamları hedef almıyor. Başbakan Süleyman Demirel'in yanıtlaması için meclise yazılı soru önergesi veriyordu: "İçişleri Bakanı İsmet Sezgin'in İstanbul'da Mavi Marmara Et Lokanta-sı'nda bulunan özel köşkte. Sayın Sezgin bu lokantada kimlerle buluşmuş ve yemek yemiştir? Bu gibi kişilerle yemek yiyen bir DYP mensubunun. İçişleri Bakanı olmasını doğru bulu-yormusunuz? Sayın Sezgin'in İçişleri Bakanı olmasını size kim tavsiye etti?" Başbakan Demirel bu soruları yanıtlamadı. Başbakan'a bu tür soruların sorulamayacağına karar vermişti. aslen Rizeli. Öldüğünde üzerinde bulunan tabanca MİT tarafından verilmişti. Malın sa-hibi bunlar değildir. sahibi bulunduğu İstanbul Mavi Marmara Et Lokantası'nda İçişleri Bakanı İsmet Sezgin ile bazı "Babaları" yanyana getirmişti. Valilerin ve İçişleri Bakanlarının "hangi etnik" yapıdan". Emniyet Müdürlerinin. Eğer mal bir tonu aşıyorsa kesinlikte çok ortaklıdır. Gaziantepli Yafes Öztürk. Bu zayıflatma operasyonunu Cavit Çağlar yürütüyor. Osman Ayanoğlu da MİT'çi. Gerek Daş. dışarı çıkarmaya 12 yıl hapis cezası hükmünü getirdi. topla batırıldı. Behçet Cantürk." Behçet Cantürk. Ancak istihbarat birimleriyle ilişkili ise girer. Yine öldürülen Şehmuz Daş da MİT'in adamıydı." Behçet Cantürk açıklamalarını şöyle sürdürüyor: "Dikkat edin. "Kilis Mafyası"nın tekrar önünün açılmak istendiğine dikkat çekiyordu. Çünkü TBMM Kanunlar Müdürlüğü. kimse tek başına girmez. "PKK'ye değil devlete yardım edin" demişti. dışarıya çıkarmanın cezası ise idamdı." Behçet Cantürk. Kürt Abdulkadir Aksu ile rahatlıkla tokalaşabili-yordu. 254 Sezgin. Yakında metropollerde de büyük operasyonlar olacak. adli sicili bozuk bazı şahıslarla yemek yediği iddia edilmektedir. Toplantı basma yansıyınca. Bu kadar büyük finansa. Özal malı dışarıya çıkarmayı teşvik etti. hem de sermaye olarak onlarla boy ölçüşecek durumdayız. ANAP İstanbul milletvekili Halit Dumankaya. . Ruhsatını MİT Müsteşarı aracılığıyla almıştı. Geminin (Kısmetim 1) telsizcisi MİT'çi. gerekse Ayanoğlu ailesi taşıyıcıdır. Operasyon aslında Turgut Özal'ı hedef alıyor. adının yazılmaması koşuluyla. Yeşil pasaportu vardı. Bize gelen bilgilere göre. İçeride yakalatmaya 24 yıl. Kısmetim l gemisi mürettebat tarafından değil. Bizi normal yoldan değil. Biz hem kaba güç. geminin içindeki mal alındıktan sonra muhripler tarafından batırıldığı şeklinde. Eskiden malın içeride yakalanmasının cezası 12 yıl. karanlık dünyanın adamı olarak suçlayarak zayıflatmaya çalışıyorlar. konuyla ilgi-li olarak 2000'e Doğru'ya şu açıklamayı yapıyordu: "Operasyonun başından sonuna kadar MİT işin içindeydi. burada çoğunluğunu Gaziantepliler'in oluşturduğu "Babalara" hitaben yaptığı konuşmada. basında suçlu gösterilenler hep Kürtler. hangi yöreden olduğu önemliydi.Kayhan Güvelioğlu'nu da aynı gerekçe ile öldürdü' diyor.

ve Ş. baskı uygulanması nedeniyle örgüte mali açıdan önemli kayıplar verdirilmiştir. Beyrut.N. "Van ilinde bir aşiret reisinin.T..D.5 trilyon TL. . güvenlik güçlerinin silahlı mücadelesi kesintisiz olarak sürecek ve aynı zamanda "PKK'nin maddi gelir kapısının" kapatılması için 'Devletin tüm imkânları seferber edilecek"ti.Türkiye. MGK KARARI "Kürt Mafyası" Turgut Özal döneminde çok büyümüştü. Mecliste 100'ü aşkın Kürt milletvekili vardı. MGK Genel Sekreterliği'ne sunulan.) "PKK'nin uyuşturucu ticaretinden yılda yaklaşık 2. önemli makamlara gelmeleri için kıyasıya mücadele veriyorlardı... İstanbul bağlantılı olarak Avrupa'ya sevkettiği bilinmektedir..Avrupa hattında bir uyuşturucu ticaretine yöneldiği gözlenmektedir. "Suriye devleti ile sürdürülen güvenlik işbirliği çerçevesinde.Ancak İsmet Sezgin'le samimi olamıyordu. İran'da PKK tarafından imal edilen eroini. 255 1993 yılında Milli Güvenlik Kurulu'nda. elde ettiği bu paralarla örgütün silah ihtiyacını karşılamaya çalıştığı anlaşılmaktadır.) "1990 yılında İstanbul'da 231 kilo bazmorfin ile yakalanan İran uyruklu V. devletin bu kararı neden aldığını aydınlatıyor: "PKK'nin Türkiye'de silahlı eylemlerini yoğunlaştırmasıyla birlikte militan kadrolarının silah ve diğer lojistik ihtiyaçlarını temin için uluslararası uyuşturucu şebekeleri ile temasa geçerek Ortadoğu. 5 Temmuz 1993 tarihli bir rapor.Bekaa'daki PKK'nin kampları üzerinde. "PKK'ye karşı top-yekun ve kesintisiz savaş" karan alındı. Sayda gibi limanlardan deniz yoluyla Avrupa ülkelerine sevkederken. Karara göre.. PKK de giderek büyüyordu. bazmorfin satışından elde edilecek paranın büyük bir bölümünün PKK'ya verileceğini belirtmişlerdir. "Babalar" kendilerine yakın devlet görevlilerinin. Türkiye'nin en zengin 100 işadamının yarısı Kürttü. gelir sağladığı. (.Bekaa'da kamp yerleri üzerindeki tarlalarda haşhaş ekimi yaparak elde ettiği (Baalbek ve Her-men) uyuşturucu maddeleri Tripoli. "PKK bir yandan Lübnan. İstanbul'da her ay milyarlarca lira bağış topluyordu. (. adlı şahıslar ifadelerinde..Ç. Lübnan. diğer yandan Afganistan sınırındaki bölgede yerleşik olan Beludicilerden elde ettiği uyuşturucuları Türkiye üzerinden Avrupa'ya göndermektedir.(29) Devletin önemli köşebaşla-rında Kürtler bulunuyordu. Kürt işadamları çok zengin olmuşlardı.

. Avrupa polisince de aranan ve 1988'de İstanbul'da yakalanan N. Ortadoğu'nun en büyük imalathanelerinden biri ortaya çıkarılmıştır.G'nin ise bir jandarma üsteğmen ve iki erimizin şehit edilmesi olayından dolayı tutuklandığı tespit edilmiştir. bu eroin gelirinin Hollanda'daki Kürt örgütüne verileceğini söylemiştir. "1990 yılında Antalya ili Gazipaşa civarında Lübnan bandıralı bir gemide 5 tonun üzerinde esrar maddesi ele geçirilmiştir.S.." 257 İSİM LİSTELERİ Milli Güvenlik Kurulu toplantısından bir süre sonra devlet kadroları arasında "PKK'li memur operasyonu" başlatılıyordu. Hazırlanan 940 memuru kapsayan liste.. örgüte önemli miktarda yardım yaptığı bilinmektedir. "1991 yılında Hollanda Arnhem şehrinde ele geçen 48 kilo eroin davası sanıklarından Tunceli doğumlu K.G'nin PKK örgütü üyesi olduğu.A adlı şahsın PKK ile irtibatlı olduğu.. Polat. "çiçeği burnunda" Başbakan Tansu Çiller'e veriliyordu. PKK örgütünün Türkiye üzerinden Avrupa'ya uyuşturucu madde kaçırdığı ve Behçet Cantürk'ün de PKK adına uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı belirtilmektedir. Koylan.) "PKK'ya uyuşturucu ticareti faaliyetlerinde en önemli desteği sağlayanlar arasında Ermeni asıllı Varujan Kumdagezer ile yine Ermeni asıllı Behçet Cantürk'ün yer aldığı dikkatleri çekmektedir.. Yıldırım. Bu arada bir liste daha hazırlanmıştı: "PKK'ye yardım eden Kürt işadamları.256 "Son yıllarda Avrupa ülkelerinde uluslararası uyuşturucu kaçakçısı olarak bilinen. Aksoy. (. Baybaşin. (. kardeşi C." Listede 67 Kürt işadamının olduğu iddia ediliyordu. "1989 yılında Almanya'da bir TIR aracında ele geçirilen 70 kilo eroin olayının sanığı Avusturya uyruklu Helmut F. Kocakaya ve Cantürk aileleri bunlardan birkaçıdır. Bilindiği gibi 1980'li yıllarda Doğu Anadolu'da bir eroin imalathanesine yapılan baskında. (.) "1992 yılında İtalyan Polis Teşkilatı tarafından hazırlanan bir raporda.) "Avrupa'da ortaya çıkarılan ve ülkemiz yoluyla gerçekleşen büyük uyuşturucu madde olaylarının organizatörlerinin bu aile gruplarına ait olduğu ve PKK terör örgütü ile işbirliği içerisinde faaliyet gösterdikleri anlaşılmıştır. Bu imalathanelerin sahibi olarak Behçet Cantürk bilinmektedir. Bu uyuşturucunun Lübnan Minya Limanı'ndan yüklendiği ve PKK ile bağlantılı olduğu ortaya çıkarılmıştır. ..

4 Kasım 1993 tarihinde. "Devletin bekası için bir tuğlaya ihtiyaç varsa. Mehmet Ağar Emniyet Genel Müdürü.. PKK'nın haraç aldığı işadamları ve sanatçıların isimlerini biliyoruz.. özel timlerin bağlı bulunduğu "Kontr. Yarbay Korkut Eken ise Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bağlı özel timlerin eğitimi ile ilgilenecekti. Ünal Erkan Olağanüstü Hal Bölge Valisi olmuştu." . CHP Genel Başkanı Deniz Baykal bile ilçeye sokulmamıştı. Başbakanlığı döneminde Süleyman Demirel. "Tahterevallinin diğer ucunda oturan" Nuri Gündeş'i ise. Mehmet Eymür. Cindoruk gelenlere. hesap soracağız.. Mehmet Eymür'ün yakın adamı emekli Yarbay Korkut Eken de.. o tuğlanın konmasına ben de yardımcı olurum. bir suikast sonucu 26 Eylül 1990 tarihinde öldürülecekti. MİT bünyesinde operasyon yapma yetkisine de sahip. SAKAL BIRAKIP SAKLANIYOR 21 Ekim 1993 tarihinde Lice'de yaşananlar bir mesaj mıydı? Güvenlik güçleri Lice'de üç gün süren bir operasyon gerçekleştirmişlerdi.. Başbakan Tansu Çiller'in eşi Özer Çil-ler'le kurduğu samimi ilişki sonrasında. Turgut Özal'ın kadrolarına sahip çıkıyorlardı. Behçet Cantürk 25 Ekim 1993'te Özgür Gündem gazetesine şu demeci veriyordu: "Evimiz özel olarak hedef alınıp ateş edilmiş. milis hareketi niteliğine dönüşmüş ve yaygınlaşmış bir terör hareketiyle karşı karşıyadır. "Ağırlığınızı koyun. Nevzat Ayaz Milli Eğitim Bakanı." 1993 yılında ilginç gelişmeler oluyordu: İstifa ettikten sonra Antalya'ya gidip buz fabrikası sahibi olan Mehmet Eymür.. özel güvenlik danışmanı olarak yanına almıştı. tekrar MİT'e dönüyordu.Başbakan Çiller. Hüsamettin Cindoruk TBMM Başkam. eve sığınan 2 kişi açılan ateş sonucu ölmüşlerdir. İstanbul'daki Ho-liday Inn Oteli'nde şu açıklamayı yapıyordu: "Türkiye. Çillerler. tuğlayı kırmam" yanıtını vererek. Mehmet Eymür'ün MİT'e tekrar dönmesi üzerine bazı DYP'liler Hüsamettin Cindoruk'a giderek. "Tahtereval258 linin bir ucunda oturan" Hiram Abas. Mehmet Eymür'e destek çıkıyordu.terör" biriminin başına getirildi. danışmanlık kadrosu ile Emniyet Genel Müdürlüğü'nde çalışmaya başlıyordu. Akrabam 5 kişi. İlçeye giriş çıkışlar yasaklanmıştı. Raporda itham ettikleri isimler. Eymür köşesine çekilsin" diye tepki gösterdiler. Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı.

kimlerden bağış .. televizyon ekranlarına çıkan bir kişi korkusuzca açıklamalarda bulunuyordu. İran'dan getirdikleri bazmorfinleri İstan-bul'da satıyorlardı. dikkatli ol. 260 PKK Marmara Sorumlusu Osman Tim. arkadaşının işleriyle bir süre Behçet Cantürk ilgilendi. Başbakanın elinde bir liste varmış.Lice. Gözaltına alınan Osman Tim. Bu arada evleri yakılıp yıkılanlara el altından maddi yardımda bulunuyordu. İstanbul piyasasında oldukça popüler olmaya başlamışlardı. sırtını devlete dayadığı iddia ediliyordu. PKK'nın Diyarbakır Cezaevi sorumlusu Abdülha-kim Güven'di. operasyon sonucu harabeye dönmüştü. Ancak arkadaşının eşi Nadire İçkale. Oyunun en birinci kuralı. Behçet Cantürk'ün en yakın arkadaşıydı. Bu kişi. Ancak bunların kimlikleri biliniyordu: Lazo'nun gerçek adı. TRT 2 ve HBB televizyo-nunda birkaç gün arka arkaya yayınlanıyordu. Lazo ve Simko'dan bağış almaya gittiğinde. en başında sen bulunuyormuşsun!" Behçet Cantürk aynı uyarıyı Yahya Demirel'den de alıyor-du "Dikkat et. TRT l. Lazo ve Simko'nun. PKK'nın İstanbul kadrolarını ele veriyor.." Bir itirafçı da İstanbul'dan çıkıyordu: Tıpkı Ertoşlu Feto ve Selo gibi. İtirafçı Güven. 259 1993 yılının bir sonbahar günü Nadire İçkale. direkt Behçet Cantürk'ü hedef alan şu açıkla-mayı yapıyordu: "Behçet Cantürk PKK'ye kendi servetinden pay vermiyor ama örgütün mutemetliğini üstleniyor. Mahsun Korkmaz Akademisi'ne yardım için. PKK adına para işletiyor. Son parti olarak 9 ton getirip satmışlardı.Mehmet İçkale 29 Temmuz 1992 tarihinde geçirdiği trafik kazasında vefat edince. Simko'nun ise Asker Simko'ydu. Aynı zamanda Kürt'tüler. Behçet Cantürk.. Lazem Nazım İsmaili. diğer Kürt işadamlarından para alınmasını orga-nize ediyor. Behçet Cantürk'ün ortalıkta görünmekten çekindiği 1993'ün son günlerinde. içeriden senin kelleni istiyorlar!" Behçet Cantürk eşini ve çocuklarını yanına alarak Çırağan Oteli'ne yerleşti.. Behçet Can-türk'ü uyarıyordu: "Behçet. Onlar da İranlı'ydı. İranlıların ihbarı sonucu yakalandı. Lazo ve Simko. İtirafçı olmayı seçen eski PKK militanı Abdül-hakim Güven'in açıklamaları. kısa zamanda toparlanarak işlerin başına geçti. onlara da kısaca Lazo ve Simko diyorlardı. "sırtım güçlü bir yere dayayacaksın. Bir süredir sakal bırakıp Ege'de dolaşıyordu." Güçlü olmayanların malına el konuluyordu. Yeraltı dünyası acımasızdı. Ankara'da İçkale Oteli'nin sahibi olan. Liceli Mehmet İçkale. gazetecilerin ilçeye gidip olup biteni görmesi için araç tahsis ediyordu.

Behçet Cantürk.. "Beni İstanbul ve Ankara emniyetinden kimsenin öldürmeyeceğine eminim" diyordu. Ancak. 14 Ocak 1994.20. Son gelişmeleri tahlil etmeye çalıştılar. Bağdat Caddesi'ne çıktılar. Ford Taunus 20 GTS model. Yazıhane ile ev arası.. Onlara. "ihbar var" deyip büroya öylesine bir göz attı. . Mecidi-yeköy' deki camları kurşun geçirmez yazıhanesine davet etti.. bir an önce eve gitmek için şoförü Recep Kuzucu'ya arabayı hazır etmesini söyledi. kurşun geçirmez. "Güvenilir kaynaklardan" teminat almıştı. Cuma günü trafiğin çok karışık olduğunu. Osman Tim'in ifadesinde Behçet Cantürk'ün adı var mıydı? Vardı. Eşi Hidayet'in. Sohbet sırasında. misafirlerini polisler gelmeden yanaklarından öpüp uğurladı.." BİR SAATLİK GÖZALTI Sıkılmıştı. 30 Aralık 1993 tarihinde manşetten bir haberi duyuruyordu: "Ülkücülerden Kürt patronlara saldırı hazırlığı. Behçet Cantürk'ün iki adamında ruhsatsız silah çıkmıştı. "Birşey anlamadım. Nadire İçkale ile Yahya Demirel'in kendisine söylediklerini aktardı.. otomobille 10 dakika. çelik zırhlı. Tekrar ortalıkta gözükmeye başladı. Sakalını kesti..(30) Aydınlık Gazetesi. Bağdat Caddesi'nde bulunan benzin İstasyo-nu'ndaki yazıhanesinden evi aradı. Ne olduğunu soranlara. Aradan 10 gün geçti. Behçet Cantürk ve adamlarını Kadıköy Emniyet Amirliği'ne götürdü. bu nedenle eve erken geleceğini söyledi. Saat 18..topladıklarım tek tek itiraf ediyordu. Ancak gençlerin olup bitenden haberleri vardı. Sadece 150 milyonumu aldılar" diyordu. Behçet Cantürk. Adamlarını kurtarmak için 150 milyon rüşvet vermişti. Behçet Cantürk binince hareket edip. 3 Ocak 1994 günü "pırlanta gibi gençler" dediği.. Polisler.. 261 soru bile sormadılar. Behçet Cantürk'e tek soru sorulmuyordu.. büroya polislerin geleceği haberini aldılar. siyah renkli arabayı çalıştırdı. İstanbul'a döndü. Şoför Recep Kuzucu. İki saat kadar bekletilen Behçet Cantürk serbest bırakıldı. Onların ifadesi alındı. Yüksekovalı Savaş Buldan ve hemşehrisi Liceli Adnan Yıldırım'ı. en sevdiği yemek kaburga dolması hazırladığını öğrenince. Behçet Cantürk de onları uyardı.

Ceset üzerinde yaptıkları aramada cüzdan. Saat 11. . Gidebileceği her yeri aradılar.. Kolundaki bir milyar liralık Pierre Cardine marka altın saat ve cebindeki purolardan.. 9'u MKE. 4'ü Luger yapımı. Sabaha kadar uyumayıp. 262 Olay yerine gelen polisler. Kartvizitlerin üzerinde bir tek isim yazılıydı: Behçet Cantürk. Kovanların ikisi park yolunun ortasında. çok pahalı bir takım elbise vardı.... ancak kurşunlara yakalanmıştı.. cesetin kimliği konusunda bilgi veriyordu. hepsi alınmıştı. diğerleri ise cesedin bulunduğu su tahliye kanalının içindeydi. Şakağına sıkılan tek kurşunla öldürülen. Behçet Cantürk'ün içinde bulunduğu.. Ulusoy şirketine ihale edilmiş. Saat 15. haber gönderdiler. Behçet Cantürk'ü aradılar.. 13 adet 9 milimetrelik boş kovan ve 2 adet 9 milimetrelik mermi çekirdeği vardı. Kafasından 2. Sabaha kadar uyuyamadılar. Sakarya'nın Sapanca ilçesi Kırkpınar kasabası yakınlarında. zengin biri olduğu anlaşılıyordu.... vücudun katılığına göre. ne de Behçet Cantürk'ün kısa mesafeli el telefonu cevap veriyordu..45 yaşlarındaki maktulün üzerinde. Ne otomobilin mobil telefonu. Dışişleri Bakanı. ancak henüz inşaat onarım çalışmalarına başlanmamış. Cantürkler telaşlandı. Tanıdık emniyet görevlilerini devreye soktular.Aradan saatler geçti. Kimse Behçet Cantürk'ün nerede olduğunu bilmiyordu. kimlik ve para bulamamışlardı.. hemşehrileri Hikmet Çetin'e ulaşmaya çalıştılar. ikisi yolun kenarında. Recep Kuzucu'nun kullandığı 34 HLP 08 plakalı otomobilden haber alınamıyordu.30. Cesetlere başkaca ayrıntılı bir otopsi yapılmadı.. cinayetin 10-12 saat önce işlenmiş olabileceğini belirtti. 15 Ocak 1994. özellikle cesetlerden birinin sıradan bir kişi olmadığını hemen anlamışlardı... Behçet Cantürk ve Recep Kuzucu'nun cesetlerine ilk müdahaleyi Sapanca Sağlık Ocağı'ndan pratisyen bir doktor yaptı. 40. Ceketinin iç cebinde buldukları kartvizitler. Anlaşılan şoför Recep Kuzucu kaçmaya çalışmış. göğsünden 5 kurşun almıştı. İkinci cesedin çevresinde. dinlenme tesislerinin yakınında iki erkek cesedi bulundu.00 sıralarında yaptığı otopside.

. Aralarında ünlü isimler göze çarpıyor-du: İbrahim Tatlıses. Emniyet güçleri Sakarya'da. amcasını teşhis etti. 3 bin kişilik kalabalık. Yaşar Ka-ya. Nurettin Güven. İdris Özbir. Mehmet Ali Eren. Ferhat Tunç. "Behçetler Ölmez" diye slogan atmaya başladı.. Adnan Yıldırım. Recep Kuzucu'nun tabutu ise yeşil bir kumaşla örtülmüştü. Tabut. Sadık Gürbüz. Cantürkler cenazenin nerede defnedileceği konusunda anlaştılar. Necdet Ulucan. Na-mazdan sonra. 16 Ocak 1994. Diyarbakır'a götürülmeyecekti. Sakarya Devlet Hastanesi morgundan alınıp ambulansa konan cesetler. Sakarya Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Medet Serhat.. babalarının tabutuna sarılıp.. sarı. polisin uyarısına rağmen. Kürtlerin geleneksel renkleri. Cenaze arabası hareket etti. Ahmet Kaya. "Şehitler Ölmez". saat 02.. Nizamettin Cantürk'ün kızı Hatun ile evli. Karacaahmet Mezarlığı morgundan alınan naaş cenaze arabasına konularak İlahiyat Fakültesi camisine getirildi. Sakarya'ya geldiler. 263 Diyarbakır'da oturan Nizamettin Cantürk. Azet Cantürk'ün oğlu Ağa Cantürk. Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verilecekti. Rahmi Saltuk. cenaze . İkindi namazından sonra kılınacağı açıklanan cenaze namazı erkene alınarak öğle namazının hemen ardından kılındı. eller üzerine alınan tabutlar cenaze arabasına kondu. Üzerinde. 50 araçlık konvoyla. haberi alır almaz uçakla İstanbul'a geldi. Tarık Ziya Ekinci. Behçet Cantürk'ün kızları cenaze arabasına çıkarak. Orhan Doğan. Kadıköy'deki Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde kılınacak ikindi namazından sonra.. Bu arada camide bulunan kalabalık.00'de Karacaahmet Mezarlığı'nın gasilha-nesine getirildi. Savaş Buldan. Cami av-lusu oldukça kalabalıktı.Behçet Cantürk ve Recep Kuzucu. İstanbul'daki Cantürkler'e haber verildi. Vekin Aktan.kırmızı ve yeşil renklerden oluşan simli altın bir örtüye sarılmıştı. Kemal Parlak. "Bizi bırakma" diye ağlıyorlardı. sa-rı kırmızı ve yeşil çiçekler vardı. İstanbul'da ve Diyarbakır'da geniş güvenlik önlemleri almıştı.

Behçet Cantürk'ü sorgulayıp. KİM OLDURDU? 8 kişiydiler. Behçet Cantürk'ten otomobilden inmesini rica ettiler.. "ifadesini" aldılar. silahın ruhsatlı olduğunu. aniden koluna girerek kendi otomobillerine götürdüler. Behçet Cantürk neler olacağını. emniyete davet ettiler.. İki saat sonra. Üzerini aradılar. "Arama yapıyoruz" bahanesiyle.... TEM otoyolunu takip ederek Ankara istikametine doğru gidiyordu. iki araç yola çıktılar. biri hariç. Sonra. ellerinde otomatik kısa namlulu makinalı silahları ve telsizleri vardı.. Behçet Cantürk'ün "gözaltına alındığını" görünce. olay yerini terketti. kaçıranlar ise sinirliydi. Sapanca/ Kırkpınar kasabasına yakın. Dinlemediler. ellerini arkadan kelepçeleyip. Behçet Cantürk alkışlarla defnedildi. Önde Behçet Cantürk'le birlikte beş kişi.. Bağdat Caddesi'ne iki araba ile gelmişlerdi. Üzerlerinde "Polis" yazan yelekleri..arabasının arkasından mezarlığa doğru sessizce yürümeye başladı. hepsi otomobillerden indiler.. dışarıdan kesinlikle açılamaz otomobilinden indi. Behçet Can-türk'ün içinde olduğu 34 HLP 08 plakalı arabanın geldiğini görünce. Arabadan hiç inmeyen 8'inci kişi.. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk'ün şakağına tek kurşun sıktılar. daha önce planladıkları yere. hemen gösterebileceğini söyledi. 265 .. birkaç araçla birlikte. Aynı anda diğer üç kişi Behçet Cantürk'ün aracına bindiler. Kaçırılanlar tedirgin. henüz hizmete açılmamış dinlenme tesislerine geldiler.. Kortejde bulunanlarla polis-ler arasında yer yer tartışmalar yaşandı. Bu arada.. yaşamının en büyük hatasını yaptı: Kurşun geçirmez. Yol trafiğe kapanmıştı. silah buldular. Ve Behçet Cantürk.. Karacaahmet Mezarlı-ğı'na gelindiğinde gerginlik yerini sessizliğe bırakmıştı. Otomobiller. arkada Recep Ku-zucu"yla birlikte dört kişi. kafasını sertçe öne doğru eğdiklerinde anladı. onları da durdurdular.

"Arama var" deyip herkesin ayağa kalkmasını istiyorlar. İstanbul/Aksaray'da oto galerisi sahibi Liceli.Bayramoğlu turnikelerin-den Ankara yönüne doğru ilk girişteki TIR parkında. Behçet Cantürk ve Recep Kuzucu'nun kimliklerini ve para-larını aldılar. Kınalı. Behçet Cantürk'ün otomobilini de alarak tekrar otobana çıktılar. 32 yaşında. "Polis" yazan yelekleri. sözkonusu telefonun Savaş Buldan adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. yazıhanedeki konukların gözlerinin önünde alınıp götürüldü. Arka arkaya silah-lar patladı. Ertesi gün.. 42 yaşındaki Fevzi Aslan ve 32 yaşındaki yeğeni Salih Aslan.. . Fevzi Aslan ve yeğeni. 266 3 Haziran 1994. Behçet Cantürk'ün arabasını TIR parkına bırakıp. gözleri bağlı Salih Aslan'ın cesedi bulundu. Uyuşturucu kaçakçısı olduğu iddialarıyla birkaç kez gözaltına alınıp yargılanan. karanlığa karıştılar. Kimlik kontrolü ve arama bittikten sonra Fevzi Aslan ve Salih Aslan'a... İstanbul Emniyet Müdürlüğü balistik muayene sonucunda. Hendek gişelerine bir kilometre kala.. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı Narkotik Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan Şubat/1994 raporunda adı geçiyor: "1992 tarihinde Savaş Buldan'ın ikametinde ve iş yerinde yapılan aramalarda yasadışı örgütsel dokümanlar ve 2 adet silah ele geçirildiği. Gebze. Yüksekovalı. 8 KİŞİLİK EKİP 28 Mart 1994. kalbine üç kurşun sıkılmış. Fevzi ve Salih Aslan.Patronunun öldürüldüğünü gören şoför Recep Kuzucu.Sakarya TEM otoyolunda. can havliyle ellerinden kurtulup kaçmaya çalıştı. Adı: Savaş Buldan. "karakola" gitmekte bir sakınca görmüyorlar. "bizimle emniyete geleceksiniz" diyorlar... İtalya'da uyuşturucu madde kaçakçılığı faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen bir organizasyonun yurtdışı bağlantılarından sorumlu elemanları tarafından ülkemizdeki telefonunun defalarca arandığı. kendileri-ni otomobil içinde bekleyen arkadaşları ile buluştular. Behçet Cantürk ile Fevzi Aslan'ı öldüren silahın aynı olduğunu açıkladı. yazıhanede konuklarıyla sohbet ediyorlardı. şakağına sıkılan tek kurşunla öldürülen Fevzi Aslan ile. Birden içeriye. Geldikleri gibi. otomatik silahları ve telsizleriyle 8 kişi girdi. Recep Kuzucu ancak 20 metre uzağa gidebildi!.

İtalya ve İngiltere'de ele geçirilen 279 kilo eroinin sanıkları Paquale Marando.. Savaş Buldan."8 Kasım 1993 ve 18 Kasım 1993 tarihinde yapılan operasyonlar sonucu.00'ten. Hacı Karay: 36 yaşında. Hacı ve Savaş adlı şahısların saat 24.. hatırla-yabildiğim kadarıyla 34 CK 420 plakalı koyu renkli Mercedese zorla bindirdiler.. Adnan Yıldırım. Casinodan müşteriler dağılmak üzereydi. Liceli.00 sırasında Casi-nodan çıktılar. Mercedes'te 3 ruhsatlı Winchester marka tüfek bulundu. Gözaltına alınmasına anlam verememişti. Arama yaptıkları bir sırada içle-rinden bir şahsın. 3 Haziran 1994 günü saat 07.00'ye kadar otelin kapısında dormen olarak görev yaptım. Hepsinin elinde silah bulunuyordu. Michele Franco'nun. Mayıs ayı başında İstanbul Yeşilköy'de arabası şüphe üzerine durduruldu. Otelin kapısına doğru geldikleri bir sırada. Mercedes hızla olay yerinden uzaklaştı. hemşehrisi Hacı Karay ve yakın arkadaşı Adnan Yıldırım'ın 3 Haziran gecesini nasıl geçirdiklerini. Tahminen 25 metre gittiler. yine otelin park yerinde bulunan . görgü tanıklarının anlatımıyla aktaralım: 267 Sebahattin Uz: Çınar Oteli'nde dormen olarak çalışıyorum. dışarıda bulunduğum bir sırada. Diş dolgusunda kullanılan maddelerin kokain sanılması (!) üzerine. Hemen aka-binde Adnan ve Savaş isimli şahısları hızlı bir şekilde. Bu sırada tahminen 7. Haziran 1994 günü saat 23. 'ifadenizi alıp bırakacağız' dediğini duydum. Mercedesin kapısını kapatan şahıs spor bir arabaya binip Mercedesi takip etti. Bu sırada devamlı müşterilerimiz olan Savaş Buldan. PKK adına uyuşturucu madde kaçakçılığı yapan Şehmus Daş ile Savaş Buldan'ı telefonla aradıkları tespit edilmiştir. Bu üzerlerini arayan kişilerin hepsi tek tip yelek giymişlerdi.00 sıralarında otelden çıkarak Casino kısmına geçtiklerini gördüm... Olay günü saat 04. yukarıda isimlerini verdiğim şahısları kendi otolarına bindirdiler ve hareket ettiler. arkadaşı Kasım Çakım ile gözaltına alındı. Ticari taksimle müşteri beklediğim bir sırada üç kişi Casinodan çıkıp. Otelin müşterisi olan ve ismen bildiğim Adnan. Hacı Karay ve Savaş Buldan'ı otelin duvarına dayayıp aradıklarını gördüm.30 sıralarında. otele geldiği bir sırada." Hüseyin Kılıç: "Çınar Oteli'nde güvenlik görevlisi olarak çalışırım. Üst araması yapan kişiler.30 ile 05. nere-den geldiklerini görmediğim 6. 36 yaşında.8 kişi tarafından duvara dayatılarak üzerlerinin arandığını gördüm. Yüksekovalı. Adı: Adnan Yıldırım. 'Biz polisiz' dediğini duydum. Bu arada Mercedesin kapısını kapatan şahsın. Üçüncü şahsın otoya bindirildiğini görmedim. Hacı Karay ve Adnan Yıldırım ve yanlarında bulunan bir şahıs.7 kişi iki ayrı otodan indiler.. Savaş Buldan'la birlikte Oramar aşiretine mensup. Birkaç saat sonra serbest bırakıldı." Serdar Özdemir: "Çınar Oteli taksi durağında çalışıyorum. Casinodan çıktılar. Saat 04." Anlaşılan. emniyet görevlileri Savaş Buldan'ı yakın takibe almışlardı.

Yığılca ilçesi. köye tahminen l km. Araçlardan . Bu şahısları duvara dayayıp. Köyümüzün Yedigöller yolunun kenarındaki Ka-zım Özcan'ın evinin önünde oturuyordum. bu şahısların üzerlerine yürüdü. Melen Deresi istikametinden yankılı birtakım sesler geldi.00 sıralarında köyümüzün 269 Doğu tarafına düşen Hatip değirmeni mevkiinde bulunan bah-çemdeki biberleri sulamak üzere tek başıma bahçeye gittim. Yığılca ilçesi. Ben. Bu otolar. siyah renkli 300 Sel marka Mercedes ile vişne çürüğü Hundayi markaydı. silah sesini duyunca korktum. Yaylatepe Köyü'nde oturuyorum. Arılarım köyümüzün güney tarafında. Daha sonra hareket ettiler. Ayrıca bu iki otonun dışında bir spor araba daha vardı. Hacılar Köyü'nde oturmaktayım." Şevket Öztürk: "Bolu ili. O da iki otoyu takip etti. Hacılar Köyü Taşlı Melen istikametinde gittiğini gördüm. Evimin balkonundan okula gönderdiğim kızımın arkasından bakarken.. Ben bu şahısları ilk önce polis sandım." İsmail Taşcan: "Bolu ili. ona gidiyorlardır' diye kendi kendime söylendim. Sonra Yedigöller istikame-tine hızla uzaklaştılar. Yığılca ilçesi Hoşafoğlu Köyü'nde oturuyorum. ellerinde otomatik silahları ve telsizleri bulunan kişiler yine İstanbulAnkara Tem otoyoluna çıktılar. Plakalarını göremedim.. Köyde arıcılık yaparım. Benim bulunduğum yere gelince yavaşladı. kadar mesafededir." Üzerlerinde yelekleri.30 sıralarında her zaman olduğu gibi arılarıma bakım yapıyordum. üzerlerim aradılar. Sabah saat 08. Üzerlerinde hepsinin yelek vardı. Yığılca ilçesi. dere boyunda ağaç yıkıyorlar sandım.30 sıralarında Yığılca istikametinden iki adet taksi(otomobil) köye girdi. Ancak bunların silah sesi olabileceğini de düşündüm. Köye dön-düm. nımda kimse yoktu. Bu sırada yanımda aynı köyden Muzaffer Yıldız ve yolun karşısında kardeşim Yu-nus Öztürk bulunuyordu. Kendilerinin polis olduğunu belli etmek için giymişlerdi.30 sıralarında önde kırmızı renkli Mazda. Saat tahminen 09.268 iki otodan çıkan tahminen 7. Hattâ üç aracın arka arkaya gitmesinden şüphelendim ancak plakasını alamadım. Ben. 'Köylerin birinde cenaze vardır. Aramızdaki mesafe 10 metre kadardı.. Ayşe Uzun: "Bolu ili.. arkasında açık yeşil Mazda ile arkasında da bej renginde tahminen Mazda olan araçların ilçe içerisinden. Güzergâhları ve amaçları aynıydı.8 kişi." Ayşe Araç: "Bolu ili. Hacılar Köyü'nde oturuyorum. saat 07. Ardından hemen otoya bindirdiler. Evimden saat 08.3009. köyümüzün Taşlık Melen mevkiinden iki el silah sesi duydum. Ancak sırtları bana dönük olduğu için yüzlerini göremedim.

15 filandı.. Bu aracın da camları kapalı ve renkli idi. * 30 Eylül 1993: Ankara Altındağ Nüfus Müdürü. Şahıslardan biri arkaya. Aracın tüm camları kapalı ve renkli idi. Şahısların yüzünü tam ola-rak hatırlamıyorum. burada birkaç kişi daha yatıyor. Bu aracın rengi açık mavi. Yükseko valı Mecit Baskın kaçırılıp öldürüldü. Markasını kesin bilmemekle birlikte Merce-dese benziyordu. Aracı kullanan camı yarım şekilde açarak bana. Oraya vardığımızda saat 20. Hacı Karay'ın vücuduna ve başına birer kurşun sıkılmıştı. Bana Yedigölleri soran şahıs kısa saç-lı. üçüncü bir taksi (otomobil) köye girdi. Sapanca "Ölüm Üçgeni"nden başka.. bor-doya benziyordu. İçinde iki şahıs vardı. hemen arkamda oturan amcam. Bu araç da Yedigöller istikametine gitti. Üçüncü şahısın kullandığı aracın plakası 06 ile başlıyordu. modern idi.. * 25 Ocak 1994: Liceli Sefa Erciyes Ankara'da kaçırılıp öl . 'Yedi-göller bu tarafta mı?' diye sordu. Bu aracın hemen arkasında bulunan araç krem. dört adet SB Luger marka. bir adet WCC marka.önde olanı koyu kırmızı. Adnan Yıldı-rım'ın başına bir. Hacılar Köyü'nde oturuyorum.. Yüzü hafif uzundu. Bu araç bizi görünce hafif ya-vaşladı." İrfan Kurşuncu: "Bolu ili. Bu iki araç bizi geçtikten birkaç dakika sonra. Şahıslardan biri şoför. 'Bunlar ölü. Sadece paralara el konulmuştu! 9 mm Parabellum tipi. diğer ikisi öne oturmuştu. Aracın içinde üç kişi vardı. balık tutmak için motorumla gittim. 'Bak şurada çukurda adam yatıyor. üç ayrı tabancadan atılmıştı. ince bıyıklıydı. biri arkada oturuyordu. Sakalsız. beş adet boş kovan. Yüzüklere de dokunulmamıştı. gök mavişiydi. Her iki aracın plakası da 34 ile başlıyordu. Saat 19. alnı hafif açıktı. Konuşması efendi. Ancak araçta kaç kişi oldukları görülebiliyordu. toprak rengindeydi. sarhoş olabilir' dedi. Motoru stop edeceğim sırada. Balistik inceleme sonucuna göre.. burdan gidelim' dedi. Ben de evet dedim. başına bir. diğeri şoför mahallinde oturuyordu. İkinci aracın içinde üç kişi vardı.45 sıralarında amcam İsmail ile birlikte ağlarımızı alarak devamlı balık tuttuğumuz Melen Deresi'nin Taşlık Melen mevkiine gittik. İki-si önde. Motordan inip çukurdaki şahsa baktığında. Yığılca jandarmasına haber verdik. Yığılca ilçesi. Hendek." Savaş Buldan'ın vücuduna iki. Bunun üzerine motoru çalıştırarak. Adnan Yıldırım'ın kolunda bulunan altın saat alınmamıştı. Aynı köyde oturduğumuz amcam İsmail Taşcan'ın 270 yanına. Ayrıca üçüne de işkence yapılmıştı. diğer bölgelerde de infazlar yapılıyordu. Adapazarı.. olayda kullanılan tabancalar daha önce meydana gelen faili meçhul olaylarda kullanılmamıştı.

TÜRKİYE: FAİLİ MEÇHULLER MEZARLIĞI Türkiye'de işlenen faili meçhul cinayetler konusunda bilerek veya bilmeyerek kafa karıştırılıyor. * 14 Aralık 1994: Avukat Faik Candan Ankara'da kaçırılıp öldürüldü..(31) Bu kişilerin kaçırılmasını ve öldürülmesini gören hiçbir ta-nık yoktu.. * 11 Kasım 1994: Behçet Cantürk'ün avukatı Medet Serhat ve şoförü İsmail Karaalioğlu. Behçet Cantürk ve benzer cinayetleri kimin işlediğini anla-yabilmek için. * 25 Şubat 1994: Liceli avukat Yusuf Ekinci Ankara'da ka çırılarak öldürüldü. daha önce gerçekleştirilen faili meçhul cinayetle-rin bir "sınıflandırmasını" yapmak gerekiyor: Mafya Cinayetleri: . Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesi yakınlarındaki ormanlık arazide öldürüldü. 271 * 6 Temmuz 1994: Savaş Buldan'ın Oramar aşiretinden Recep Yaşar ve Behçet Yaşar kaçırılıp Şemdinli'de öldürüldü. otomobile açılan çapraz ateş sonucu öldürüldü. * 10 Mayıs 1994: Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Hakkarili Namık Erdoğan Ankara'da kaçırılıp öldü rüldü.dürüldü. * 29 Ocak 1995: İranlı Lazo (Lazem Nazım İsmaili) ve Simko (Asker Simko) İstanbul'da kaçırılarak.

* 5 Aralık 1993: Mehmet Nabi İnciler (İnci baba). * 29 Ekim 1990: Abdülrezzak Bulut. * 26 Aralık 1992: Şehmuz Daş.Metin Aydın- Bülent Çetinkaya.Halil Akçan. . 1993: Tahir Deniz Düzenci.Mustafa Taner. * 19 Şubat 1992: İzzet Avni Öztürk. * 6 Mayıs 1992: Ümit Ölmez. * 6 Ekim 1993: Erol Öztürk. * 31 Aralık 1992: Osman Ayanoğlu. * 14 Şubat * 31 Mart * l Nisan 1993: Cihat Kaplan.1990 itibariyle öldürülen yeraltı dünyasına mensup kişiler şunlardı: * 29 Haziran 1990: Cemal Sincar. * 6 Ocak 1994: Hüseyin Temurtaş-Çetin Temurtaş. * 27 Ağustos 1993: Celal Duman. * 4 Haziran 1991: Kenan Anca. * 72 24 Temmuz 1992: Ahmet Parlak. * 27 Temmuz 1993: Mahmut Sulban.Eshabil Karataş. 1993: Ramazan Aydın.Ahmet Çakır. * 7 Temmuz 1992: Celal Aydın.

bütün bu cinayetlerin faillerini yakaladı. Örneğin. diğer bir ülkenin içişlerini (siyasal. Amaç. Servis Cinayetleri: . Emniyet görevlileri. istihbarat örgütü aracılığıyla gerçekleştirdiği cinayetlerdir. Adnan Yıldırım ve Hacı Karay cinayetlerinde niçin hiçbir ilerleme kaydedemiyordu?. istikrarsızlaştırma. *24 Ocak 1994: Enis Karaduman.. Fevzi Aslan. sadece bir başka dış ülkenin organize ettiğini söylemek tam doğru değildir.* 19 Ocak 1994: Hikmet Tanık. 24 Ocak 1993: Uğur Mumcu. Bu cinayetlerin de hepsi faili meçhul olarak kalmıştır. maktullerin ailelerine neden bir tek soru sorulmamıştı? Destabilizasyon Cinayetleri: Destebilizasyon yani. amaçlarla. Muammer Aksoy. Behçet Cantürk.. kahvehane ve pastanenin silahlarla taranması olayı da buraya eklenebilir. O halde. değişiklikleri için böyle cina-yetler gerçekleştirebilir. suikast değil. * 19 Ocak 1995: Uğur Kılıç. İşlenen cinayetlerin amacı. * 9 Ocak 1996: Özdemir Sabancı. Polis son yıllarda elindeki teknolojik araçlarla küçücük bir delili bile değerlendirip katili yakalıyor. *12 Mart 1995: İstanbul Gaziosmanpaşa'daki 30 vatandaşın katledilmesine neden olan. Bu tür cinayetleri. provokasyondur. 6 Ekim 1990: Prof. ülkeyi güçsüz duruma düşürmek vb. Bu cinayetler özellikle bir ülkenin.. kültürel) karıştırmak. 12 Eylül 1980 öncesi işlenen cinayetler buna örnek gösterilebilir. Çözülemez denen olayların faillerini bile en fazla bir hafta sonra ortaya çıkarıyor. Bahriye Üçok. Devletin içinde bulunan gizli 273 örgütler de. "yeni yönetime" destek vermelerini sağlamaktır. terörden bıkan kitlelerin. 1990 yılından sonra başlayan bu tür cinayetler şunlardı: * * * 31 Ocak 1990: Prof. Salih Aslan. sistem. Savaş Buldan. ekonomik. hükümet vb.

23 Yahudi vatandaşın öldürülmesi. * 28 Şubat 1991: ABD'li Yarbay Alin Macke. 1983: İranlı muhalif Azerbaycanlı lider Hacı Muhammed Yalfani.. * 16 Ekim 1989: Suudi Arabistan Büyükelçiliği Muhasebe Müdürü Abdurrahman Ahmet El. * 21 Mart 1991: ABD'li Yarbay John Gandy. * 24 Temmuz 1985: Ürdün Büyükelçiliği Birinci Katibi Ziad Sati.. 274 * 9 Mart 1991: İsrail Büyükelçiliği Güvenlik Amiri Ehud Sadan. * 25 Ekim 1988: Suudi Arabistan Büyükelçiliği İkinci Sek reteri Abdülgani Bedevi. * 26 Mart 1990: Irak Büyükelçiliği Ticari Ataşesi Ali Faysal Hüseyin.. * 4 Haziran 1992: İranlı muhalif Ali Ekber Gorbani.Şiravi. 1985: İranlı muhalif Albay Hadi Aziz Muradi. * .. * 6 Eylül 1986: İstanbul/Neve Şalom Sinagogu'na yapılan silahlı saldın sonucu. * 28 Ağustos 1993 İranlı muhalif (İKDP üyesi) Behram . Türkiye'de işlenen veya tetikçi bulunarak işlettirilen cinayetlerdir: * .Yabancı ülke istihbarat elemanlarınca.

laiklik yanlısı vaazlar verdiği için öldürüldü. Bölgedeki güvenlik güçlerinden yardım görmeleri nede niyle bu örgüte.Azadfer.Kontra" deniliyordu. * 25 Temmuzl995: Gümüşhane Barosu Başkanı Ali Günday.. * 7 Mart 1990: Çetin Emeç. * 6 Haziran 1989: Ali Gül adlı vatandaş bağlı bulunduğu ta rikatça. İbra him Sanca işyerine giderken. "Hizbul. Sadece 1992 yı lında 267 vatandaşı öldürdüler. * 14 Mart 1989: Kocamustafapaşa Seyitömer Cami imamı Kazım Üstün. Yıl Üniversitesi öğrencisi Şirin Tekin oruç tutmadığı için öldürüldü. "polisiz" diyen kişilerce yakala275 . * 31 Aralık 1994: Onat Kutlar. Kontgerilla Cinayetleri: Kontgerilla çeşitli şekillerde cinayet işliyor. Güneydoğu'da bulunan Hizbullah (İlimciler) örgütünün işlediği ilk cina yetti. * 4 Eylül 1990: Turan Dursun.Yasemin Cebenoyan. öldürecekleri kişiyi (kişileri) kaçırmak: * 18 Haziran 1991: Sosyalist Parti Sımak İl yöneticisi.(32) * 2 Temmuz 1993: Sivas Madımak Oteli vahşeti. İslami Terör: * 3 Mayıs 1987: Van 100. * 3 Aralık 1991: İdil'de öldürülen Mikail Bayro. Kullandığı taktiklerden biri de 'Polisiz' deyip. islami kurallara uygun yaşamadığı için öldürüldü.

'polis' olduklarını söyleyen kişilerce kaçırılıp öldürüldü. * 25 Ocak 1993: ÖZDEP Erzincan İl Başkanı Cemal Akar. Bu tür cinayetler.. işkence edilerek öldürüldü.nıp sivil plakalı minibüse bindirilerek kaçırıldı. Doktor Hasan Kaya kaçırılarak öldürüldü.. aydınların öldürülmesi ile başladı.. .. tetiği çeken PKK itirafçılarının isimlerini açıkladığı için. * 5 Haziran 1993: ANAP Varto İlçe Başkanı Kerim Geldi. "Kürt işadamlarına" geldi. * 16 Ocak 1992: HEP Siirt İl Başkanı Mehmet Demir kaçırı lıp öldürüldü.. İki kurşun sıkılmış cesedi evinin yakınında bulundu. Sonra ceseti bulundu. * l Kasım 1994: Emekli Binbaşı Ahmet Cem Ersever ve ar kadaşları Mustafa Deniz ve Neval Boz kaçırılıp öldürüldü. "arkadaşları" tarafından öldürüldü. PKK itirafçılarına çektiriyorlar! Emekli Binbaşı Ahmet Cem Ersever. Kontgerilla insanları kaçırıp öldürüyor. gazetecilerin. * 5 Temmuz 1991: HEP Diyarbakır İl başkam Vedat Aydın. "polisiz" diyen kişilerce evinden alınıp götürüldü. kaçırılıp öldürüldü. Peki tetiği kim çekiyor? Tetiği. *28 Temmuz 1993: Özgür Gündem Bitlis muhabiri Ferhat Tepe kaçırılıp.... önce Kürt sorununa duyarlı yerel politikacıların. Sonra sıra. * 21 Şubat 1993: Avukat Metin Can.

daha sonra Refah Partisi'ne transfer olan Mustafa Bayram'ın yakın akrabasıdır. Dolar'a çevrilmiştir. 24 Aralık 1995 seçimlerinde ANAP listesinden Van Milletvekili olarak Meclis'e giren. 4) Okuyucunun bugün ile karşılaştırma yapabilmesi için. "Binbaşı Ersever'in İtirafları" kitabını okuyabilir. .. uyuşturucu kaçakçısı olarak birkaç kez mahkeme önüne çı kartılmıştır.. 3) Mehmet Sıddık Bayram. Asıl soru: Tetiği çektiren kim? İşte bu kitabın yazılma amaçlarından biri de. bu soruya yanıt vermekti!. haber kaynağıma söz verdiğim için yazamıyorum.Bizim için tetiği çekenlerin hiçbir önemi yok. Ayrıca gazetelerde. Mustafa Bayram. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı'ndaki ifadelerinden. 2) Hatun Cantürk. Türk lirası. 5) Behçet Cantürk'ün anlatımları. Merak edenler. bayağı haberler de çıktı. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi ve Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı l nolu Askeri Mahkemesi'nin duruşma tutanakları ile haber kaynaklarının anlatım larından derlenmiştir. 1979 yılında bir dolar ortalama 47 Türk li rasıydı. 276 NOTLAR: 1) Liceli Bahri'nin gerçek kimliğini. "eroin tadarken öldü" gibi.. bir diğer iddiaya göre veremden öldü.

Yeraltı dünyası. "Dur" ihtarına uyma . Emin Görpe. Dündar Kılıç'ın evine. Yaşar Aktürk. cezaevine girmemek için Türkiye'den kaçıp Zürih'te yaşayan işadamları ile toplantı yaptı. Suphi Aşıcıoğlu gibi. 277 Belki bir gün. Behçet Cantürk'ten kesinlikle para almadıklarını söylediler. Görüştüğüm bazı DDKD'liler.6) Behçet Cantürk "ün DDKD'ye para (bağış) verdiğine ilişkin iki farklı bilgi var. 7) ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın amca çocuğu. Başbakan Turgut Özal. Abuzer Uğurlu polis ifadesinde.. "Piyasada" güçlü olmak isteyen her "Baba" sırtını bir örgüte dayama ihtiyacını hissetti. "silah kaçakçılığı" gibi "ticari" işleri de ortak yapıyorlardı. Sadece bir DDKD'li. 9) İslam Devriminin sıcak günleri geride kalınca.sol" olarak ikiye ayrılmıştı. 8) RAM şirketi 1982 yılında 366 milyon 6 bin 300 liralık. yeraltı dünyası "sağ. Ayrıca bazı örgütlerle. REMAN şirketi ise aynı yıl 405 milyon 522 bin 202 liralık haksız teşvik aldılar. silah almaya başladı! 10) Ağa Koç. İran'ın yeni yönetimi uyuşturucu ihraç edip. 12 Mart 1971 darbesinden sonra cezaevlerinde tanıdı. 31 Temmuz 1982 tarihinde.. Rizeli... siyasi örgüt militanlarını ilk kez. "Alpaslan Tür-keş ile görüştü" diye "solcular" tarafından bomba atılıyordu. ekono mik durumu iyi olan birçok kişiden yardım alındığını. 70'li yılların sonlarına doğru ise. Behçet Can türk'ten de "aidat" alınmış olabileceğini söyledi. 1985 yılında İsviçre'ye gittiğinde. bir gazeteci arkadaş da yeraltı dünyası ile siyasi par-ılerin ve örgütlerin ilişkisini kaleme alır. Buradaki ayrılık ideolojik nedenlerden dolayı değildi. ülkücü gençlerle nasıl iş yaptığını ayrıntılı bir şekilde anlatıyordu.

13) Dündar Kılıç'ın sorgusunda da bulunan Mehmet Eymür. Adının Mıgırdıç Madaryan olduğu açıklanan ASALA mensubu militan. Uğur Mumcu'nun "Silah Kaçakçı lığı ve Terör" kitabına bakabilirler. Yakalanacağını anlayan Mıgırdıç Madar yan. 45 yaşındaki Yusuf Alper ve 13 yaşındaki Murat Alpte kin öldü.. Sayfa 196) 14) Bulgaristan'dan gelen silahlar ve Kintex şirketiyle ilgili daha geniş bilgi sahibi olmak isteyenler. üzerindeki el bombasını patlatarak intihar etti. MP. yeraltı dünyasının bazı isimleri gibi. MİT Raporu'nun "görsel malzemesi" olarak ra pora eklenmişti.) 15) Kapalıçarşı eylemi 15 Haziran 1983 tarihinde gerçekleştiril di. 11) Dönemin gazete ve dergileri Behçet Cantürk'ün kasasından 2 milyar nakit para çıktığını yazıyorlar. Mimaroğlu yaptı. soyadını değiştirip. Sarı Avni'nin "iş ortağı" Hayri Yağcı da. 12) Albay Ali İhsan Cesur'un. mert ve cesur biri olduğunu söyleye bilirim" diyordu. yıl lar sonra. 278 . ağırbaşlı. Süleyman Demirel ile birlikte çektirdikleri fotoğraf.. Dündar Kılıç'a kı yasla.5 tipi otomatik silahla çarşıda bulunanların üzerine rastgele ateş açtı. çok daha akıllı. (Tekin Yayınevi. (Engin Bilginer.dığı için güvenlik güçlerince vurularak öldürüldü. 21 kişi yaralandı. Babalar Senfonisi. 16) Kural mıdır bilinmez. "MiT'te sorgulanan Behçet Cantürk'ün. Cep Kitapları.

Kıyı Bankacılığının en önemli özellikleri. L'Express Dergisi. 27) Kıyı Bankacılığı: Bir ülkede bankacılık sektörü için düzen lenmiş yasa ve yönetmeliklerin kapsamı dışında kalan serbest banka cılık olarak tanımlanabilir. gizli. DEP Milletvekili Mehmet Sincar. Aktüel Dergisi. "İsviçre'den Geçerken" Yeni Şiirler kitabın dan.. o kokteyle katılan isimlerden. döviz hesaplarında herhangi bir sınırlama yoktur. Güneş Gazetesi. 22) 27 Temmuz 1990. Milliyet Gazetesi. 23) 23 Ocak 1994.17) Nizamettin Bayramoğlu soyadını değiştirenlerden. vergi alınmaz! 28) Türkiye'nin acı gerçeğidir. Behçet Cantürk. 26) 14 Temmuz 1994. 19) Nazım Hikmet. Savaş . gizlilik esastır. 25) 23 Aralık 1989. Musa Anter. aslına sadık kalı narak düzeltilmiştir. 18) Çok bozuk bir Türkçe ile yazılan mektup. Tempo Dergisi. 24) 30 Kasım 1992. Görüşmeyi yapan Ayşe Önal. (Adam Yayınları) 20) Cosa Mostra: Mensuplarının birbirlerine karşılıklı sadakat ve yardımlaşma üzerine kutsal yeminlerle bağlı olduktan. Nokta Dergisi. İlk soyadı Yaşlı idi. 21) 9 Temmuz 1988. hiyerarşik bir mafya örgütü.

Pino Arlacchi. Kürt Dosyası. . itiraflarından sonra cezaevinde şişlenerek öldü rüldü. Şehmus Tatlıcı. Halis Toprak. 1990 . 986 . Cem Yayınevi. Bir başka iddiaya göre.Öğretim Görevlisi Melih Aktaş'ın Özel Arşivi. 29) Kürt işadamlarına birkaç örnek vermek gerekiyorsa. Cep Kitapları.Buldan. Afa Yayınları. Mafya Ahlakı. 279 YARARLANILAN KAYNAKLAR .Uğur Mumcu. 31) PKK.Engin Bilginer.Kontra" nın kaç yurttaşı öldürdüğü tespit edi lememiştir. .Gazeteci Ünal İnanç'ın Özel Arşivi.Jean Ziegler. Gazeteci Hafız Akdemir gibi bir çok isim daha sonraki tarih lerde öldürüldü!. İletişim Yayınları. "Hizbul. Yalım Erez. Tekin Yayınevi. Selahattin Beyazıt. Silah Kaçakçılığı ve Terör. Babalar Senfonisi. Lazo ve Simko "çok şey bildikleri" için devlet içindeki güçler tarafından öldürüldü. 1991 .Rafet Ballı. 32) 1993 'den sonra bölgede kimin kimi öldürdüğü tam tespit edi lemediği için. Lazo ve Simko'yu kendisinin öldürdüğünü açıkladı.. İsviçre Daha Beyaz Yıkar. 30) Osman Tim. . 1991.. 990 .

Soygun. 1993 SU YAYINLARI KİTAPLARI Bakır Çağlar/ Bir Anayasacının Seyir Defteri Cüneyt Özdemir/ Reytingsiz Sohbetler Faik Bulut/ Ebu Müslim Horasani Faik Bulut/ Din.Erbil Tuşalp.995 . Mafyanın Ekonomi Politiği. Mafia. Gü venlik ve Yargı Muhabirleri Derneği Yayınları. 1991 .Michel Lamberti.Halil Nebiler. Bilgi Yayınevi. Kastaş Yayınları. Milliyet Yayınları.. Ben Tarihim Bay Başkan.Bilal Çetin. 3 Cilt. Milliyet Yayınları. Milliyet Yayınları. Eroin Dosyası. Bilgi Yayınevi.Catherine Lamour.Ansiklopedik Siyasi Terimler ve Örgütler Sözcüğü. Milliyetçilik ve Kadın Tartışmaları-1 Faik Bulut/ Din. 1988 . ı989 . Sarmal Yayınevi. Kıyamet Mahkemesi. 1993 .Fenton Breşler. .Tuncay Özkan.Mehmet Eymür. Ümit Yayıncıık. Milliyetçilik ve Kadın Tartışmaları-2 Faik Bulut/ İslam Ekonomisinin Eleştirisi (Tarikat Sermayesi-1) . 1973 .Murat Çulcu. 1992 . Analiz. İnterpol.1993 .

Faik Bulut/ Yeşil Sermaye Nereye? (Tarikat Sermayesi-2) İsmet Berkan/ "Birden Farkettim Benim Bir de Hayatım Vardı. ve Diktatörlük-2 Melih Pekdemir/ Öçalan Devlet mi? Metin Yeğin/ Marcos'la On Gün (Adları ve Yüzleri Olmayanlar) Nuray Pekdemir/ Gen-etik Devri'm Soner Yalçın/ Beco (Behçet Cantürk'ün Anıları) Soner Yalçın/ Hangi Erbakan? Soner Yalçın-Doğan Yurdakul/ Reis (Gladio'nun Türk Tetikçisi) Taner Akçam/ Ermeni Tabusu Aranırken Turhan Feyizoğlu/ Mahir Turhan Feyizoğlu/ Deniz ." Melih Pekdemir/ Anne Bak Kral Çıplak! Melih Pekdemir/ Meğer Melih Pekdemir/ Sıradan ve Sahici Melih Pekdemir/ Kemalistler Ülkesinde Cumh. ve Diktatörlük-1 Melih Pekdemir/ Kemalistler Ülkesinde Cumh.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful