SU YAYINLARI Behçet Cantürk'ün Anıları (BECO) Soner YALÇIN ISBN 975 - 6709 -11 -1 Yedinci Baskı : Kasım 2000 Kapak

Tasarımı : Hayalgücü Tasarımevi Baskı ve Cilt : Mart Matbaacılık Sanatları Tel: (0212) 212 03 39 Pbx Bu kitabın yayın hakları Su Yayınları'na aittir. Su Yayınları Dağıtım: Cağaloğlu Yokuşu Evren Han No: 29 / 53 Cağaloğlu İstanbul Telefax: (0212)5121668 Ankara Büro : Sağlık l Sokak No: 10/9 Sıhhiye - Ankara Tel-.(0312)4306017 Soner YALÇIN BECO Behçet Cantürk'ün Anıları

ÖNSÖZ Yıl 1990. 2000'e Doğru Genel Yayın Yönetmeni Doğu Perinçek, çantasından çıkardığı mektubu, "Soner, şunu okur musun" diyerek uzattı. Mektup Kayseri'de askerliğini yapan Nafiz Obay isimli birisinden geliyordu. O bay Mektubunda, Almanya'da uyuşturucu mafyasının içinde yer aldığını; eroin sattığını belirtiyordu. Dergiye açıklamalarda bulunmak istediğini yazıyordu. Telefonla Obay’ a ulaştım. Randevulaştık. Kayseri'de bir parkla buluştuk. 40 yaşında, uzun boylu, candan bir adam. 18 yıl kaldığı Almanya'da, 8 yılını cezaevinde geçirmiş ve ardından sınır dışı edilmişti. Türkiye ile Avrupa arasındaki eroin trafiğini saatlerce konuştuk... Uyuşturucu ticaretinin merkezinde bulunmuş bir canlı tanıkla ilk kez görüşüyordum. Ve yeraltı

dünyasına böyle girdim!.. Anlattıklarına şaşmamak elde değildi. İş ve siyaset dünyasının, spor çevrelerinin pek çok ünlü ismi, uyuşturucu ticaretinin içinde ve hattâ başındaydı. Nafiz Obay önemli bilgiler vermişti. Ancak bunların araştırılması ve belgelendirilmesi gerekiyordu. Bu iş tam iki yıl sürdü. 9 Ağustos 1992 tarihli 2000' e Doğruda haberi kapaktan verdik: "Mafyanın merkezindeki adam anlatıyor!" Kapak büyük yankı yarattı. Çeşitli gazete ve dergiler haberden alıntı yaptı. Bu arada, yazıda adı geçen bazı kişiler tarafından dava edildim. Belgeleri mahkemeye sundum. Beraat ettim. Yeraltı dünyasını takip etmeyi bırakmadım. Bu camianın önde gelen bazı isimleriyle tanışma olanağı buldum. Yıllar geçtikçe konuyla ilgili geniş bir arşive sahip oldum. Arşivin neredeyse yarısı bir kişiye ilişkindi: Behçet Cantürk! Nihayetinde, bilgilerin belli bir olgunlaşma noktasında, Behçet Cantürk'ün yaşamının başlı başına bir kitaba konu olabileceğine karar verdim. Çalışmalarımı bu hedefe yönelttim. Ancak bu kitap salt bir "Baba" nın biyografisi olarak yazılmadı. Kanımca, Lice'den yola çıkıp, dünya çapında bir isim haline gelen Behçet Cantürk'ün serüveni, aynı zamanda Türkiye'nin son 50 yılının toplumsal tarihi ile örtüşüyor. Toplumsal ilişkilerin, siyasal ve ahlâki değerlerin yakın tarihimizdeki dönüşümünü Cantürk ekseninde anlatmaya çalıştım. Bazı çevreler Behçet Cantürk'ü sadece yeraltı dünyasının bir patronu olarak tanır. Ama pek çoklarının gözünde Cantürk, âdeta siyasal bir kişilik ve neredeyse bir "Kürt Robin Hood'u" dur! O da herkes gibi farklı kimliklerin bir bileşimiydi: Uyuşturucu kaçakçısı, başarılı işadamı, sosyal demokrat, Ermeni kökenli, Kürt milliyetçisi, "Aile" reisi, Türkiyeli... Bu çalışmada bütünün fotoğrafını sunmak istedim... "BECO/Behçet Cantürk'ün Anıları" ülkemizin, ekonomik ve sosyal yapısını anlamaya yönelik çabalara bir katkı amacıyla kaleme alınmıştır. Kitabın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ede rim... Soner Yalçın Haziran 1996 Ankara

BABA REŞİT CANTÜRK Hava zifiri karanlıktı. Mekkareci Reşit Cantürk korkuyordu. Karanlıktan değildi korkusu, onu, ilk kez gittiği bu yol ürkütüyordu. Oysa kaç kez gitmişti Suriye'ye. O yolları ezbere biliyordu... Soğuktu ama terlediğini hissetti. Mendilini çıkarmayı düşündü, alnını silmek için. Vazgeçti, beyaz mendili jandarmalar görebilirdi. Canı sıkıldı, heyecanına engel olamıyordu. Fakat yüreğinin neden hızlı hızlı attığını biliyordu: Hem yola, hem de ilk kez taşıdığı bu mala yabancıydı. Yeni malın riski fazlaydı. Ancak parası çok iyiydi. Belki kazandığı bu para ile doktora gidip sık sık tutulduğu öksürük nöbetlerinden kurtulabilirdi... İlçesi Lice'de dikilecek, ekilecek toprağı yoktu.Taşımacılık-la geçiniyordu. İlk başlarda Van, Muş, Malazgirt, Solhan, Kar-kova'ya mal getirip götürüyordu. Ancak mekkarecilikte fazla para yoktu. Yiyecek ekmek bile bulamadığı zamanlar oluyordu. Mekkareci Reşit Cantürk oy vermemişti ama, iktidara gelen Demokrat Parti Türkiye'nin komşuları ile ilişkilerini düzeltmişti: Sınırlar eskisi gibi sıkı korunmuyordu. Bu nedenle sınır ticareti hızla gelişiyordu. Mekkareci Reşit'in Suriye'ye mal taşıması böyle başlamıştı. Kiraladığı katırlarla defalarca Suriye'ye çay, şeker, yağ gibi yiyecek maddeleri götürmüş; gelirken ev aletleri, sigara kâğıdı, halı ve elbiselik malzemeler getirmişti. Suriyeliler özellikle yağları yüksek bir para karşılığında alıyorlardı. İş tatlıydı, fakat Mekkareci Reşit, başkalarının mallarını taşıdığı için iyi para kazanamıyordu. Ancak bu yeni güzergâh ve yeni mal, ona oldukça iyi bir kazanç kapısı açacaktı. Hemşehrisi, Liceli Bahri(1) sayesinde cebi para görecekti. Liceli Bahri, yoksul ilçenin kaderini değiştirecek ilişkiyi, tesadüf sonucu kurmuştu. Bir akşam Diyarbakır'da içki içerken, müşteri kalabalığı yüzünden aynı masayı paylaşmak zorunda kaldığı Malatyalı Vahdet'le tanıştı. Kısa zamanda dost oldular. Liceli Bahri ile Malatyalı Vahdet birkaç akşam daha beraber oldular. Bahri yeni arkadaşını Lice'ye davet etti. Oğlu Nizamet-tin'i sünnet ettirecekti, kirvesi olmasını istedi. Vahdet şaşırmıştı. "Seve seve yaparım ama bilmende yarar var, ben Aleviyim" dedi. O yıllarda Aleviler hâlâ Osmanlı korkusunu üzerlerinden atamadıklarından kimliklerini saklıyorlardı. Bahri sevinmişti: "Ne fark eder, ben de Zaza'yım!" Aleviler ile Zazalar birbirlerine çok yakındı. Özellikle Tunceli bölgesindeki Zazaların büyük çoğunluğu Aleviydi. Zaza Bahri ile Alevi Vahdet rakı kadehlerini Kürtler ve Türkler için kaldırdılar...

Vahdet, Lice'ye gidip arkadaşının yoksulluğunu görünce ona ortaklık teklif etti. Kuşkusuz bu ortaklık teklifinin, zamanla Liceli'yi dünyaya tanıtacağını bilmiyordu! Malatyalılar, İran'a kaçak yollardan afyon ve hint keneviri götürüyorlardı. Malatyalı Vahdet, arkadaşı Bahri'ye malların nakliyesinde taşıyıcılara ihtiyaçları olduğunu söyledi. İş oldukça kazançlıydı. Liceli Bahri düşünmeden kabul etti. İRAN'DA İLGİNÇ GELİŞME Tahran hükümeti, 1955 yılında İran toprakları üzerinde haşhaş ekimini yasaklamıştı. Büyük çapta afyon üretilen İran, aynı zamanda bu uyuşturucu maddenin büyük miktarda tüketildiği bir ülkeydi! İranlı afyonkeşler günde 2 ton afyon tüketiyordu. O yıllarda Türkiye'de uyuşturucu alışkanlığı hiç yoktu. Bu nedenle komşu İran'ın durumu oldukça şaşırtıcıydı. Bu durumun iki nedeni vardı: İran, 19'uncu yüzyılda Avrupa'dan mal ithal etmek amacıyla, dövize olan ihtiyacını gidermek için afyon satmaya başlamıştı. En iyi alıcısı ise Hindistan'dı. Afyonun iyi para etmesi üzerine, İran'da haşhaş yetiştirenlerin sayısında patlama oldu. Afyonla "yakından" tanışanlar, bitkiyi kullanmayı da alışkanlık haline getirdiler. İkinci bir neden ise; İran'da hemen hemen hiç doktor yoktu. Bu ülkede ilk tıp olculu 1850 yılında açıldı. Afyon, her türdeki hastalığa karşı ilaç olarak kullanılıyordu. İranlılar, ilaç olarak kullandıkları bu uyuşturucunun ileride alışkanlık yaratacağını bilmiyorlardı. Her iki nedenle, İran halkının büyük bir bölümü afyonkeş olmuştu. Öyle ki, İran hükümeti 1931'de "afyon çekme evleri" kurdu; salgın ülkeyi sarmıştı. Küçük köylerde bile en az 10'u aşkın afyon çekme evi vardı. Bu durum İran hükümetini kaygılandırıyordu. Sonunda afyonun ekimini ve içimini yasakladılar. Afyonkeşler ihtiyaç duydukları malı karaborsadan ve kaçakçılardan sağlamaya başladılar. Türkiye, Pakistan ve Afganistan'daki kaçakçılar hiç vakit geçirmeden İran'a afyon ve hint keneviri "ihraç etmeye" başladılar... LİCELİLERİN EKMEK KAPISI Hava ağarmaya başladı. Ne Mekkareci Reşit Cantürk, ne de katırları dinlenmiş; bütün geceyi yürüyerek geçirmişlerdi. Öksürük nöbeti başlamıştı. "Hay aksi" deyip bir küfür savurdu. Bir ağacın altında mola verdi. Birden aklına Bahri geldi. Aynı ilçeden olmanın ötesinde, birbirlerine çok yakındılar. Bu işi ona Bahri teklif etmişti. Eline, Suriye'ye götürdüğü malların değerinden bile daha fazla para geçecekti. "Ben de kısa zamanda Bahri kadar kazanabilir miyim acaba?" diye düşündü. Yıllar geçip Bahri'nin oğulları ile kendi çocuklarının bu "iş" yüzünden rekabet edeceklerini aklına bile getirmemişti... Lice küçük yerdi. Herkes Bahri'nin birden bire çok para kazanmasına anlam verememişti. Bahri bir ara kayboluyor, sonra ceplerini altınla doldurup geliyordu. Liceliler birbirlerine soruyorlardı:

Fikriye. Elinden birşey gelmiyordu. bir kız: Hüseyin. Güzel kızının evli ve yabancı (Ermeni olmayan) bir adamın karısı olmasına çok kederlenmişti. Ahmet. CANTURKLER Mustafa ile Havva Cantürk'ün beş çocuğu vardı. Hacı Mehmet. Ne yapabilirdi İd? Cantürkler ilçenin belalı ailelerinden biriydi.. Onu hep aşağılıyor. Beş kızı vardı: Ofsana. ödemeyi altınla yapıyorlardı. Reşit Cantürk'ün gönlünü çalan güzel kızın adı Harun'du. Çok kızı vardı. Ancak Azet'in doğumundan bir yıl sonra. Genç karısı ile çok yakından ilgileniyor. Bir yıl sonra bir erkek çocuktan oldu. Ayakkabı tamircisi Bagos Demirciyan. Hayriye şanslıydı. Üstelik o yıllarda Ermenilere hep kötü gözle bakılıyor. akrabalarının isteği üzerine Bingöl'den Lice'ye göçmüştü. Kalktı yola koyuldu. Reşit Cantürk 1923 Lice doğumluydu. Daha geçen yıl Sağır ailesi ile silahlı çatışmaya girip. Önceleri yatan il ve ilçelerle başlayan taşıma işi. Bahri'nin altınları nereden bulduğunu. Ailesi çok yoksuldu. 1949 yılında Hatun'un ilk çocuğu gözlerini dünyaya açtı: Nizamettin. daha sonra Suriye ve İran'a kaçak mal taşımaya kadar gitti. . binlerce yıllık yurtlarından göçüp gitmişlerdi. hakaret ediliyordu. Dört erkek.. annesi İncik'di. Eşi Hayriye. Üçüncü çocuğu Azet 1948 yılında doğdu. Bu nedenle çoğu akrabası.. gönlünü almaya çalışıyordu. 17 yaşında. bazen de dövüyordu. iki kişiyi öldürmüşlerdi. Yıl 1946. İmam nikâhı kıydı. Ahmet. Şato. Mekkareci Reşit Cantürk. İranlılar. Yine hamile kalmıştı. Üç yıl sonra kızları İkram doğdu. o yıllarda henüz çok eşlilik töresini yıkamamıştı. İlk karısı Hayriye. Mekkareci Reşit gönlünü bir Ermeni kızına kaptırdı. Katır sırtında mal taşıyorlardı. bu güzel Ermeni kızını kıskanmaya başladı.. Genç Türkiye Cumhuriyeti yasaları.Bahri nereden alıyor bu altınları?. Süslü ve Hatun. Reşit Cantürk. Hatun bir türlü kocasına sevindirici haberi veremiyordu. Hatun'a tek üzülen.Ayşe Karakoç kızı Hayriye ile 1940 yılında resmi nikâhla evlendi. Bir gece sevdiği kızı zorla kaçırıp Kelvan mahallesindeki evine getirdi. ilk malı teslim ettiğinde anladı. üzerine kuma getirilmesine fazla ses çıkarmadı. Kızın babası Bagos Demirciyan da evladının zorla kaçırılmasına tepki göstermedi. Reşit ve Amine. Adını Abdülbaki koydular. Günlerce ağladı.. kocasına müjdeyi verdi: Hamileydi. ikinci karısı Hatun'u Müslüman yaptı.

Lice ele geçiriliyordu. Nizamettin ve Behçet öksüz kaldılar. kimi sürgüne gönderildi. İlçeye girişte protokol sırasında yer alan. Beyaz bir at üzerinde dimdik duruyordu Şeyh Sait. Ayaklanma bütün hızıyla sürüyordu. çocukların devlet okullarına gönderilmesiydi. Ve 1950 yılında Cantürk ailesine iki erkek çocuk daha katıldı.. Bu iki minik çocuk. Şeyh Sait'e tezahürat yapıyorlar ve atını öpmek için birbirleriyle yanşıyorlardı. Hatun'un oğluna ise Behçet ismini verdiler. Kimi asıldı. Liceli Molla Mustafa. başkent Ankara'ya bağlılık yarışına girişti. Güvenilir olmanın en önemli göstergelerinden biri... evdeki çocuk sayısı yediye yükselmişti.. Kısa bir süre sonra Şeyh Sait isyanı bastırıldı. yaşamlarının her aşamasında "Ermeni dönmesi" aşağılamasına rnaruz kaldılar. Hatun da 1950 yılında yine hamile kaldılar. isyana katılanlara ağır cezalar verdi. Ancak ona hep Beco dediler. (2) Annelerinden çocuklarına bir tek "miras" kaldı: Nizamettin ve Behçet küçüklüklerinden başlayarak. Atın solunda Şeyh Sait'in sekreteri... 1937 yılında Dersim hareketinin de yerle bir edilerek bastırılması. Lice'de de korkunun hakim olmasına neden oldu. Mekkareci Reşit Cantürk için. Çocuklarına ekmek kapısını ancak devlet okullarının açacağını düşünüyordu. çocuklarını okula göndermenin bir başka nedeni daha vardı: Yoksuldu. Anneleri Hatun. Lice beylerinden Hakkı ve Hüseyin at üstünde hemşehrilerine gülüm-süyorlardı. Hayriye'nin çocuğunun adını Sabit koydular. annelerinin Ermeni olması nedeniyle Cantürk ailesinde hep "ikinci sınıf insan" muamelesi gördüler. 1957 yılında doğan Tarık'la birlikte.. merdivenlerden düşerek genç yaşta vefat etti. Liceliler salavat çekiyorlar. Yıl 1951. kimi cezaevine. GAZI İLKOKULU Tarih: 21 Şubat 1925.Tesadüf.. Bölgedeki herkes. Atın başını Lice Müftüsü Abdulhamid'in oğlu Sait Hoca çekiyordu. Nizamettin ve Behçet zamanla annelerinden utanır hale geldiler. Hayriye de. bölgede olduğu gibi. Liceli Fehmi Bilal vardı. Sırasıyla hepsini okula . Şark İstiklal Mahkemesi.

bölgedeki kültürün bir parçasıydı. Ergenlik çağına gelen Behçet... tabancayla vurarak öldürdü.. . Lice'de okula giden öğrenci sayısı oldukça fazlaydı. korkulan ve saygı duyulan biri olmak istiyordu. 1966 yılında çıkarılan af ile özgürlüğüne kavuşÖldürdüğü kişinin yakınları. Artık bir cinayeti vardı! Behçet. her türlü hakaretin öcünü alabilecek kuvvette biri oluğunu. Reşit Cantürk. Çünkü hiç başarılı değillerdi. Diyarbakır'da fazla kalmadı. İlk "fırsatı" 15 yaşında yakaladı. Behçet. "kazara vurdum" diye ifade verdi.. Bir tek tutkusu vardı: Silah. Arkadaşları konuşmalarına dikkat etmeliydi. Tavırları değişmişti.. On Korkusuz Adam ve Kara Şahin filmlerinin etkisinden günlerce kurtulamamıştı. 1964/65 öğrenim yılında ilkokulu bitirdi. onun gibi bakıyordu.. Behçet'ten intikam alabilirdi... Yılmadı.. kendisine "dönme" dediği için mi öldürmüştü? Mahkemede. Onun doğduğu toplum. Behçet'ten umutluydu. ağabeylerinin ve ablasının okuduğu Gazi ilkokuluna 1959 yılında dokuz yaşında başladı. 1965 yılında gerçekleşen bu olayın gerçek nedeni bilinemedi. Ancak. Okuyacaktı. Şanslıydı. Bireysel şiddet yoluyla "onur" kazanmak. okuldan soğumaya başlamıştı. Dağların Kurdu Koçero. Behçet. Üstelik aileler çocuklarının okumasını istiyorlardı. Ders yılının ikinci yarısında naklini tekrar Lice'ye yaptırdılar. Okulu sevdi.. Önce Türkçeyi.gönderdi. Kamalı Zeybek. Bu nedenle devlet ilçeye bir de ortaokul binası yapmıştı. "Dönme" olarak tanınmaktan nefret ediyordu. henüz ortao-kul birinci sınıf öğrencisi iken.. Yılmaz Güney gibi yürüyor. arkadaşlarının ona sık sık "dönme" demeleriydi. 15 yaşında ispatlamıştı. Öğrenimine. YILMAZ GÜNEY HAYRANLIĞI Yılmaz Güney'e hayrandı. Diyarbakır Bağlar Ortaokulu'nun ikinci sınıfından devam etti. zayıflığı ve savunmasızlığı bağışlamıyordu!.. "Güvenlik nedeniyle" akrabalarının yanına Diyarbakır'a gönderildi. Diğer çocuklarını ortaokula yazdırmamıştı.. oğlu Behçet'i ortaokula kaydettirdi. sonra okumayı ve saymayı öğrendi. Sevmediği. Arkadaşı Nevzat'ı. Kendinden beş yaş büyük Nevzat Hocaoğlu'nu.

Kızgın CHP'liler arasında Cantürkler de vardı. liseye göndermesin diye. Cindi Hanezay.. Halim Alacabayır. Lice'de lise yoktu. Sonuçta korkulan oluyor: Silahlar patlıyor. Osman Hanezay ve Mehmet Fidan da katılmışlardı. aileden bu dokuz kişinin teslim olmasına razı olmamışlardı. Sıddık Deniz. tutuklama karan olmadığı halde. 1969 yılında Bingöl Lisesi'ne kaydedildi. çocukları içinde en zeki olanı Behçet'ti. O. Gerginlik tırmanmış ve tetiklere basılmıştı. Dağa çıkan. okuyup büyük adam olacaktı. Güçsüz duruma düşen aileye Körtükler saldırabilirlerdi. bu partiyi Diyarbakır'da ikiye bölmüştü. Körtük aşireti ile araları çok kötüydü. dağdakiler de yaşamlarından memnundular. Cantürkler'in AP'lileri evlerinde kabul edip. 19 yaşında okulu bırakıp. Behçet'i yine Diyarbakır'daki akrabaların yanma göndermeyi düşündüler. lise öğrencisi Behçet Cantürk de vardı. Lice Cumhuriyet Savcılığı. CHP'nin. Nadir Harman. 100 kişilik partili grubuyla Cantürkler ziyaret etmek için Lice'ye gelmişti. Cantürkler de. Süleyman Özkalkan. Ramazan ve Mehmet Han Gelirakan ise yaralanmıştı. Behçet Cantürk. "güvenlikleri için". Okumak istemiyordu. "Güvenli olmaz" diye vazgeçtiler. Halit Mısırlıoğlu taraftan Körtükler. Abdullah Cantürk ve Halim Karagöz'e. her an silahların patlamasından endişe ediyorlardı. Gıyasettin Deniz. Körtükler'den Halim Aydın vurularak öldürülmüştü. Mehmet Özsucu. Liceliler. Nadir Vuran. Zaten başlarında yeni bir bela vardı. Mehmet Taşkaya. Hanifi Vuran. 1969 genel seçimleri öncesi Diyarbakır'da liste belirlemesi yüzünden tartışmalar çıkmıştı.Ortaokulu. Dokuz kişi teslim olmadı. Halit Mısırlıoğlu'nu kontenjana koyması.47 kişi hakkında tutuklama kararı çıkardı. Diyarbakırlı bazı CHP'liler partiye oy vermeyeceklerini söylüyorlardı. onlarla sohbet etmelerine çok bozulmuşlardı. Abdülbaki Cantürk. Küçük bir çete kurmuşlardı! Kan davasının sadece Behçet'e bir yaran olmuştu. Babası onu dinlemiyordu. Babası Resife yalvarıyordu. . "Bingöl'deki akrabaların yanında emniyette olur" diye düşündüler. Behçet Cantürk firar edip. dağlara çıkmıştı.. Fırsattan yararlanan AP'li Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Refet Sezgin. Tutuklanacak kişiler arasında. Cantürkler. dağa kaçan dokuz kişiden biriydi. Yıllarca sürecek bu kan davasının başlama nedeni siyasiydi. Gıyasettin Fidan. İlk günlerde Cantürkler'in evlerine sık sık baskın yapan jandarmalar da artık gelmemeye başlamıştı. hiç sınıfta kalmadan 1968 yılında bitirdi. Cantürkler'den. Ramazan Alacabayır.

Abdülbaki Cantürk ve Behçet Cantürk'e sitem etmeye başladılar. Behçet Cantürk hakkında üçüncü kez yakalama emri çıkarıldı. Silah seslerini duyan aileler olay yerine koştular. İzmir Narlıdere'de askerliğini yapan Sabit Cantürk izine gelmişti. Cantürklerin tabancalarından çıkan mermilerin ilk hedefi Gıyasettin Deniz oldu. Olayın daha da büyümemesi için jandarmalar havaya ateş açtılar. Çatışma çıktı. Cantürkler ile Denizler silahlı çatışmaya girdiler. güvenlik için Sabit'in yanına Behçet'i verdiler. Bu olay nedeniyle de. Suriye'ye afyon götürüyorlardı. "kanını yerde bırakmak istemeyen" Deniz ailesi. Üstelik olay unutulmuş görünüyordu. Sabit Cantürk'ün Lice'ye geldiği. Hayat. Şubat ayında kardeşleri Tarık'ı kaybetmişlerdi. Suç ortakları arasındaki gerilim fazla uzun sürmedi. Cantürk ve Deniz ailesinden toplam 10 kişi hakkında tutuklama karan verdi. 7. 1971 yılı Cantürkler için hiç de iyi geçmiyordu. Aile büyüklerinin tahminleri doğru çıktı. 21 Şubat'taki olay nedeniyle cezaevinde bulunan ağabeyi Azet Cantürk'ü ziyaret etmek istiyordu. Amca çocukları Gıyasettin Deniz ile Sıddık Deniz afyon paralan yüzünden. silahlar konuşunca dağdaki ekibin bir bölümü teslim oldu. kardeşi Behçet'le birlikte dağların yolunu tuttu. . ÇETE BÖLÜNÜYOR Dağdaki grup arasında ikilik çıkmıştı. Gıyasettin Deniz'in. 21 Şubat günü Lice'nin kenar mahallelerinden birinde. 13 Eylül 1971. Bu arada. İran'a. jandarmaların dur ihtarına uymayan Cantürkler'in en küçüğü 13 yaşındaki Tank Cantürk canından oldu. Grup arasında ihtilaf çıkıp. Ancak Behçet Cantürk'ün pes etmeye niyeti yoktu. İki kişinin ölümüyle sonuçlanan bu olayla ilgili olarak. Sabit ve Behçet kardeşlere pusu kurdular. 21 Şubat 1971 gününe kadar sakin sürdü. Bu 10 kişiden biri yine Behçet Cantürk'tü. Cantürkler. Sık sık öksürük nöbetlerine tutulan Mekkareci Reşit vereme yenik düşmüştü. Artık ilçeye ziyarete bile gelmeye başlamışlardı. Cantürkler paralarını vermiyorlardı. Mayıs'ta babaları Reşit Cantürk'ü yitirdiler.Dağda bulunan firariler boş durmuyorlardı. Deniz ailesi tarafından öğrenilmişti.65 mm çaplı Astra tabanca ile Fahrettin Bakır'ı öldüren Sabit Cantürk de. Diyarbakır ikinci Ağır Ceza Mahkemesi. Güzel de para kazanıyorlardı.

Behçet Cantürk umutlandı. Ancak şans yine ondan yanaydı.. hem de uyuşturucu piyasasında çok iyi para ediyor.Aksilikler Behçet Cantürk'ün yakasını bir türlü bırakmıyordu. Milyonlarca dolarlık geliri vardı. 13. Üstelik "işler" de karışmıştı. 10 kilo eroin sağlarken. Tayland. 1968'de 125 ton. HAŞHAŞ EKİMİ YASAKLANIYOR Behçet Cantürk'ün tabancasından çıkan mermiler kaç kişinin yaşamına son vermişti? Bu cinayetleri niçin işlemişti? Bu soruların önemi yoktu! Doğu toplumlarının geleneği değil miydi: Çatışmaların gerçek nedenleri üzerinde durulmaksızın. hem dünya ilaç pazarında. Amerika Birleşik Devletleri'nden gelmişti. Amerika'nın gücü. galip çıkanın yanında olmak.. Anadolu'da üretilen afyon. Halk. kendisine "koşulsuz bağlı müttefiki" ile uğraşıyordu. 1967'de 119 ton. Amerika'nın isteğine karşı koyamıyordu. İran. Jandarmalar dağlarda kendilerine rahat vermiyorlardı. Vietnam Savaşı'ndan dönen askerlerinin ve hayata yabancılaşan gençliğinin neden uyuşturucu kullandığıyla değil. galip her zaman güçlüydü ve korkusuzdu.. Türk afyonundan. Burma) yetiyordu. Sürekli saklanmak ve kaçmak zorunda kalmışlardı." Yani.. kapış kapış gidiyordu. ne "eroinin başkenti" Marsilya'daki eroin laboratuvarlarının yok edilmesine. Diğer ülkeler 100 kilo afyondan. Amerikan Narkotik Büro şefi M. Afganistan) ve Altın Üçgen'e (Laos. bu kez Türkiye haşhaş ekimini yasaklıyordu. 1970'de 63 ve 1971 yılında da 149 ton afyon satmışlardı. Afyon üretiminde dünya üçüncüsüydü. 1969 yılında topraklarında haşhaş tarımının tekrar yapılmasına izin vermişti. Türkiye önemli bir döviz kapısını kapatıyordu. 90 bin aile haşhaş ekimi ile geçiniyordu. İlginçtir. Bu aileler. Türk afyonu çok kaliteliydi. Amerika. John Cuzacks. Türkiye. Cezaevlerinden çıkan yakınları. Önce afyon ekilen illerin sayısı azaltıldı.. Bu eroinler ise Türkiye'deki haşhaş tarlalarından elde edilen afyondan yapılmaktadır. 12 Mart askeri darbesi nedeniyle sıkıyönetim ilan edilmişti. ne de afyon kaçakçılarının merkezi. Altın Hilal (İran.. ailelerinin can güvenliklerini sağlayabilirlerdi. tehlike sinyalleri Anadolu'ya çok uzak bir yerden. . Ayrıca. Türkiye'ye karşı yıpratma savaşı başlatıldı. Çünkü. 1969'da 128. Hastalığı kolay atlattı. "Esmer altın" afyon için. çatışmalardan zaferle çıkanın yanındaydı. Pakistan. Teslim olan Cantürkler yargılamalar sonucu beraat etmeye başladılar. Türkiye'de haşhaş ekimi yasaklanmalıydı! Amerika kamuoyunda Türkiye aleyhtarı bir hava oluşturuldu.15 kilo "ürün" elde ediliyordu. şöyle diyordu: "Amerika'da tüketilen eroinin yüzde 80'i ülkemize Fransa'dan sokulmaktadır. Sarılık hastalığına yakalandı. Toprak Mahsûlleri Ofisi'ne.

Maliye Bakanı Mesut Erez Kü-tahyalı'ydı. Amerika'da seçimler yaklaşıyordu. siyah gözlü genç adam cezaevinin önemli konuklarından biri olmuştu. Başbakan Süleyman Demirel'e yoğun baskılar vardı. Ancak Diyarbakır Cezaevi'ndeki havanın sıcaklığı mevsimden kaynaklanmıyordu. Tek istekleri vardı Cantürkler'in: Çocuklarının teslim olduğunu kimse duymayacaktı. Cezaevinin müdürü olayların bastırılması için Behçet Cantürk'ten yardım istedi..1961'de ekim yapılan il sayısı 35 iken. Denizli. hoparlörden herkesi sakin olmaya çağırdı. 29 Aralık 1971 gecesi. Önce durum Lice İlçe Jandarma Komutanı Cafer Bay'a anlatıldı. Sadece yakalandıkları duyulacaktı. Behçet Cantürk." Başbakan Demirel Ispartalı.. dünyada gitgide yayılan eroin tutkusunu azaltmadı. Diyarbakır İkinci Ağır Ceza Mahkemesi. Demirel. onu cezaevinde de buluyordu. Ve 12 Mart askeri darbesinin Başbakanı Nihat Erim. kardeşi Sabit ile birlikte teslim olacaktı. En çok haşhaş üretilen İsparta. Sorgulaması bitip mahkemeye çıkarılan Behçet ve Sabit Cantürk. Ali oğlu Fahrettin Bakır'ın ölümü ile sonuçlanan olayda Behçet Cantürk'ün suçlu olduğunu gösteren bir belge yoktu. Öte yandan. Uşak ve Burdur illeri. "iki arada bir derede kalmıştı. Evde bulunan Behçet ve Sabit'i kelepçeleyip götürdüler. Ancak bunun ne önemi vardı. cezaevinde duruma el koydular. Cezaevi onun için iyi bir okul oldu. Türkiye'de afyon üretiminin yasaklanması. Kuşkusuz. Olaylar Behçet'in peşini bırakmıyor. Beco'nun sesini duyan Liceliler.. Sabit Cantürk'se. . 15 Ocak 1972 tarihinde cezaevine gönderildi. 6 yıl 8 aya mahkûm oldu. yasaklamaya karşı direniyordu. İsyan bastırıldı. aynı zamanda AP'nin oy depo-suydu. Plan yapıldı. 9 ay 10 gün sonra karara vardı. TESLİM OLUYOR Cantürk aile meclisi toplandı. "Amerikan gençliğini uyuşturucudan koruma" propagandasıydı.. Anadolu'nun binlerce yıllık geleneksel bitkisi afyonun ekimini yasaklayan karan ilan etti. Başbakan Demirel. Önemli olan Nixon'a seçim kazandıracak bir şovdu!. Kan dökülmesi an meselesiydi. 1972 yazının sıcağı her yanı kasıp kavuruyordu. jandarmalar sessizce Cantürkler'in evine geldiler. Çevresinde Liceliler pervane oluyordu. Kütahya. Çünkü cezaevinde bulunan tutuklu ve mahkûmların büyük bir bölümü Lice'liydi. 1970'de bu sayı 7 ile sınırlandırıldı. Afyon. Başta Diyarbakır olmak üzere bölgenin önde gelen "tüccarlarıyla" tanışma fırsatını buldu.80 boyundaki.. Halim Aydın ile Gıyasettin Deniz'in ölümleri ile sonuçlanan olayların davaları ise sürüyordu. Şansı hep yanındaydı. Başkan Ni-xon'ın tek umudu.. Behçet Cantürk. buğday tenli. 1. Yaşlı bir mahkûmun ölümü isyana dönüşmüştü.

. Zeynel Cantürk'ün diğer kızı Süreyya'yı ise ağabeyi Nizamettin'e münasip görmüşlerdi. PTT müdürü bile bu işlere girmişti. İkna etti. Delidere ailesi. Ancak Gazanfer Bilge ile hep ihtilafa düştü. O şirketin de Diyarbakır şubesini aldı. Adana'ya gidip Gazanfer Bilge'yi buldu. Laçin ailesi ile birlikte Hazar Turizm Seyahat Acentası'nı kurdular. Diyarbakır'a. Adını Mehmet koydular. Arkasından. Behçet Cantürk teklifi kabul etti. hem de bozulan işlerini sevk ve idare etmesini istediler. ..İstanbul'a yolcu taşımaya başladı. 26 Nisan'da "1974 affı" çıktı. MEKKARECİLİK TARİHE KARIŞIYOR Behçet 'Cantürk. Özdiyar-bakır firmasına otobüs vererek ortak oldular.. O yıllarda "mekkarecilik" artık tarihe karışıyordu. Diyarbakır.16 Ekim 1973 tarihinde nakti kefaletle serbest bırakıldı. Dadaş Tu-rizm'in sahibi Bünyamin Bey'le anlaştı. Cezaevinden çıkar çıkmaz görücü usulüyle. Canpolat ailesi ve Erşenel ailesi.. Hemen kolları sıvadı. Diyarbakır Cezaevi'ndeki "koğuş ağalığı" nın sonucunu kısa zamanda gördü. Elazığ'da yeni kurulan Murat Turizm Otobüs firmasının yetkilileri ile anlaştı. Bu nedenle kendi otobüslerini Erzurum'dan kesip Malatya güzergâhına gönderdi. Şanlıurfa ve Adana'ya seferler düzenlemeye başladı..Erdem çiftinin bir oğulları oldu. Çalışkandı. 1973 yılında iki mutluluğu bir arada yaşadı. resmi nikâhla evlendi. Otobüs şirketleri.. Gaziantep. Ekmekçi ailesi. Avrupa'ya paketler halinde. Ayrıldılar. 23 yaşındaki Behçet Cantürk otobüs işini çok sevdi. Diyarbakır-Erzurum arası yolcu taşıyorlardı. Cantürk ailesi ona uygun bir kız bulmuştu: Amcası Hüseyin'in oğlu Zeynel Cantürk'ün kızı Erdem. Kayseri üzerinden Ankara... "posta posta" mal gidiyordu!. Katırlar yerlerini motorlu taşıtlara bırakıyordu. Hırslıydı. Liceli bazı aileler arka arkaya otobüs alıp şirketlere ortak oluyorlardı. 9 ay 10 gün sonra Behçet. daha "içerideydiler. Akan Otobüs İşletmesi sahipleri İhsan Güzel ve Yılmaz Turgut Uğur. Akan Otobüs İşletmesi'nin üçüncü ortağı oldu. otobüs alıp Kamil Koç firması ile birlikte çalışmaya başladı. firmalarına hem ortak olmasını.Elazığ. Dadaş Turizm'in şubesini açtı. Girişimciydi. Lice'de "nakliyatçılık" o kadar yaygınlaşmıştı ki. 1973 yılında cezaevinden çıktığında." Behçet Cantürk'ten. Sadece Cantürkler değildi otobüs işine girenler.. dosyaları düştü. Birgün atlayıp Erzurum'a gitti.

En acı ayrılığı ise. LİCE YÜRÜYÜŞÜ 8 şiddetindeki depremde. Dünyanın her tarafından gelen yardımlar ilçeye gönderiliyordu. "hükümetin manevi şahsiyetini alenen . İGD'yi tem-silen girdi. Komite görev bölümü yaptı. Yürüyüşe katılımın fazla olması için öğretmenleri. Liceli acısını unutmuş. bir kısmı battaniyelerle kışı karşılamaya hazırlanıyordu.. Yürüyüş kortejinin önünde büyük bir pankart vardı: "Depremden ölenlerin katilleri iktidardır. Ancak bu kez evleri dağ yutmuştu! Deprem Lice'yi yok etmişti... * Kürdistan Ulusal Kurtuluşçuları (KUK). Osman Ağın örgütleyecekti. cezalandırıyordu!" Lice'de bıçak kemiğe dayanmıştı. gençliği. Kış yaklaşıyordu. ağabeyi Abdülbaki'yi ve 15 yakın akrabasını Lice depreminde kaybetti. 2 bin 385 kişi yaşamını yitirmişti. Deprem yardımlarının yetersizliğini protesto etmek için Lice'den Diyarbakır'a yürüme fikri ortaya atıldı. Licelilere yardım göndermeyerek. 20 Kasım 1975 günü yürüyüş yapıldı. Aziz Akşahin. Lice. O günlerde bir dedikodu kulaktan kulağa yayılıyordu: "Lice halkı solcuydu.Diyarbakır yürüyüşünü organize edenler hakkında. oğlu Mehmet'i. Aydın Ergün. köylüleri organize etme görevi verildi. Nazif Sanman. MC hükümeti. Bu nedenle APMSP ve MHP'den oluşan 1. Lice'nin bir kısmı çadırda. dağ yamacında kurulu olduğu için daha önce. Evlerinin yeniden inşası için Başkent'ten yardım istiyordu.. Protesto yürüyüşünü dört örgüt organize ediyordu : * İlerici Gençler Derneği (İGD). Türkiye yasa bürünmüştü. 35 kişilik yürüyüş komitesine. kışı düşünmeye başlamıştı. 8 bin 159 konut ve bina yıkılmıştı. Karısını. * Kürdistan Kurtuluş Partisi (Rızgari). Resul Gelirakar. Ankara'daki hükümet. Lice'deki evler. Behçet Cantürk'e. kaya parçalarının düşmesi ile sık sık yıkılıyordu. * Özgürlük Yolu (Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi)." Katılımcılar sık sık "Kahrolsun İktidar" diye slogan atıyorlardı. Tahsin Erdoğan. Mekin Balaban ve Abdulbaki Kaymak. Geniş bir katılım oldu. Behçet Cantürk.1975 yılında bir ayrılığı da ortaklarıyla oldu. işçileri. İlk günlerde yoğun bir biçimde gelen yardımların arkası kısa zamanda kesildi. aynı yılın 6 Eylül'ünde yaşadı. Liceli'nin çığlığını duymuyordu.

Türkiye. "güvenilir olmanın koşulu olarak" okullara gönderilen Kürt çocuklarının bir bölümü "asimile olmamış. merkezi bir Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) kurulması çalışmalarını başlattı. 485 kişiden. Sait Elçi. Irak'ta kurulacak KDP. İran. yıllar sonra yeniden toplumsal mücadele sahnesine çıkıyorlardı. TİP'in miting yaptığı 12 miting merkezinden biri Lice'ydi (24 Ağustos 1969). * 27 Mayıs 1960: Silahlı kuvvetler yönetime el koydu. TİP.. Liceli Tarık Ziya Ekinci. TİP'in "ırgatlar ve marabalar"ın partisi olduğunu açıklaması. Kürt aydınlarının da partisi olmuştu. * 13 Şubat 1961: Türkiye İşçi Partisi kuruldu. TİP"in genel sekreterliğine kadar yükselmişti. * 19 Ekim 1960: Sürgün Yasası çıkartılarak. Aralarında Faik Bucak. Kürtlerin de büyük desteğini alarak seçimleri kazandı. Suriye ve Türkiye topraklarında faaliyet gösterecek. Behçet Cantürk'ün yürüyüş tertip komitesinde yer almasının. * 22 Eylül 1959: Aralarında Ziya Şerefhanoğlu. yakın ta-rihdeki siyasi gelişmelere bakmak gerekiyor : * 14 Mayıs 1950: Demokrat Parti. Naci Kut lay. Dava açılanlar arasında Behçet Cantürk yoktu. * 24 Ocak 1965: Mustafa Barzani ve Celal Talabani. Kürtlerden büyük destek gördü. * 1967. . Canip Yıldırım." aksine kendi ulusal kimliklerini gizlemeksizin Kürt sorununu dile getirmeye başlamışlardı. Sait Kır-mızıtoprak'ın bulunduğu Kürtler.KDP'yi illegal olarak kurdular. Irak. Musa Anter. Geleneksel yapının çatırdamaya başladığı Kürt toplumunda. "devletin Lice depremine karşı umursamaz tutumu" olarak açıklanabilir mi? Kuşkusuz hayır. Batı Anadolu'ya iki yıllık sürgüne gönderildi. Sorunu ifade edebilecekleri tek platform olarak Türkiye İşçi Partisi'ni görüyorlardı.. Medet Serhat. Ömer Turan. Kürtler. 55 ağa ve aşiret ileri geleni.tahkir ve tezyif etmekten dava açıldı. Nurettin Yılmaz ve Cezmi Balkaş'ın da içinde bulunduğu "49'lar" olarak bilinen Kürt aydınları yargılandı. "siyasallaşmasının" nedenini öğrenebilmek için. Emin Kotan. Yaşar Kaya. İsyanların bastırılmasından sonra. rekor bir sürede. * 12 Mart 1971: Askerler yönetime el koydu. Behçet Cantürk'ün. * 14 Mayıs 1969: Çoğunluğunu üniversiteli Kürt öğrencilerinin oluşturduğu Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO) kuruldu. on yıl sonra 17 Ocak 1985 tarihinde kararını verdi: Beraat.69: TİP iki yıl boyunca "Doğu mitingleri" düzenledi. ilk örgütsel faaliyetlerde bulunmasının nedeni. Sait Elçi. Mahkeme. sekreterya görevini yürütecekti. * l Haziran 1960: 485 Kürt gözaltına alınarak Sivas'ta bir kampa getirildi.

* 20 Temmuz 1971: TİP 4'üncü kongresinde, "Türkiye'nin Doğu'sunda Kürt halkı yaşamaktadır. Kürt halkı üzerinde baştan beri, hakim sınıfların, faşist iktidarların, zaman zaman kanlızulüm hareketleri niteliğine bürünen, baskı, terör ve asimilasyon politikası uygulanmıştır" diye karar alması, partinin askerler tarafından kapatılmasına neden oldu. * Nisan 1973: Ankara'da Abdullah Öcalan ve arkadaşları, Kürt sosyalistlerinin ayrı örgütlenmesini savunan ayrı bir grup oluşturmaya başladılar. * 28 Kasım 1974: Kürt öğrencileri, kapatılan DDKO yerine, Devrimci Demokratik Kültür Dernekleri'ni (DDKD) kurdular. DDKO tutuklamaları sırasında yurtdışına kaçan Kemal Bur-kay, "74 affı" ile tekrar Türkiye'ye döndü. Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi'ni kurdu. 1975 Haziran ayında Özgürlük Yolu adlı dergiyi çıkardı. Tıpkı Türkiye sosyalistleri gibi, Kürtler de, 70'li yıllarda hızlı bir bölünme sürecine girdiler. Kürtlerin örgütleri şunlardı: Rızgari, Kawa, KİP (daha sonra adını PPKK olarak değiştirdi), KUK, Denge Kawa, Tekoşin, Ala Rızgari, UKO (sonra PKK ismini aldı), KUK- SE, Kürdistan Halk Partisi, Pekanin... AĞALIK BEHÇET'TE Babaları Reşit ölünce, Cantürkler'in başına Abdülbaki geçmişti. Cantürkler, Lice depreminde ağabeylerini kaybedince, ailenin başına hiç tartışmasız Behçet Cantürk'ü getirdiler. Doğu toplumlarında, aile içinde hiyerarşi nasıl kurulmuş olursa olsun, en güçlü olanın üstünlüğü belirleyici oluyordu. En güçlü olan; en yaşlı aile bireyi olduğu gibi, en saldırgan ve istekli kişi de olabiliyordu. "Ağalık" için, yalnızca düşmanlarım ortadan kaldıran, güçlü ve yetenekli biri olmak yetmiyordu. Ayni zamanda herkesin babası, ağabeyi, koruyucusu, danışmanı olabilmek ve bir otorite simgesi de olmak gerekiyordu. Alçakgönüllü bir tavırla konuşan ve dinleyen, kudretini gizleyen biri olmalıydı. Yönetme sanatını bilmeliydi. Ailesine kol kanat germeliydi... Behçet Cantürk'te bu özellikler vardı... . Önce evlendi. Lice depreminde eşi ve oğlunu kaybedince, "bir daha evlenmeyeceğim" diye yemin etmişti. 5 ay sonra evlendi. Aziz- Dilber kızı, 15 Nisan 1956 doğumlu Hidayet Kaşan hemşehrisiydi. Okuma- yazması yoktu. Behçet Cantürk ikinci eşiyle görücü usulüyle evlendi. Resmi nikâh yapmadı. Hasımlarından ailesini korumak ve onların geçimlerini sağlamak için askerlik işini halletti. Para karşılığı Konya Askeri Hastanesi'nden çürük raporu aldı!

Askerlik sorunu ortadan kalkınca, bütün gücüyle tekrar ticarete atıldı. Otobüs firması ortaklığından ayrıldığı dönemde, kendine yeni bir iş alanı daha bulmuştu: Lice çevresindeki tütün ürününü köylüden peşin parayla alıp Tekel'e satıyordu. Ancak dikili alanlar da depremden nasiplerini almışlardı. Tütün ticaretini bıraktı. Yılmadı. Deprem konutlarının yapımı işine girdi. Kardeşleri Nizamettin, Sabit ve Azet'i de yanına aldı. Önce taşeronluk yaptılar. Müteahhit Maksut Yıldız'dan 250 konutluk bir iş aldılar. Aynı yıl bitirdiler. Behçet Cantürk, tek başına müteahhitlik yapabilecek karneye sahip oldu. 1976 yılında, Lice PTT binasının yapımını teklif usulü ile aldı. Aynı yıl, ilçesine yapılacak 1600 konutun altyapı inşaatlarının ihalesini kazandı. Hepsini bir yılda bitirdi. Lice depremi, Cantürkler için çok trajik olmuştu. Yakınlarım, evlerim ve işyerleri kaybetmişlerdi. Fakat bir yıl sonra "deprem nedeniyle" para kazanmaya başlamışlardı! Behçet Cantürk, 1976 yılında, Lice'ye bağlı, Oyuklu Köyü' nün 110, Kabakaya Köyü'nün 200 konutluk inşaat ihalesini aldı. Bir yıl içinde 310 prefabrik ev yapıp teslim etti. Ankaralı Murtaza Dinçer'le, Lice'nin kanalizasyonu, Laz Osman'la (Osman Kılıç), Lice'nin adliye binası inşaatlarını yaptı. TEYZELERİYLE TANIŞIYOR! 1976 yılı, Behçet Cantürk için oldukça hareketli geçiyordu. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nden 2 yıl süreli turist pasaportu aldı. Bir yıl sonra Diyarbakırlı müteahhit Yaşar Benice ve Diyarbakır Afet İşleri Bölge Müdürü Göksel Öztürk ile birlikte, Yaşar Benice'nin Mercedes otomobiliyle Suriye'ye gitti. Nusaybin Hudut Kapısı'ndan çıkarak Suriye'nin Kamışlı ilçesine ulaştı. İki teyzesi Suriye'ye göçmüştü. Anneannesi İncik Demirciyan'dan teyzesi Süslü Nalbant-çı'nın telefonunu almıştı. Kaldığı otelden teyzesini aradı. Süs-lü'nün kocası Samo (Samuel Nalbantçı) gelip Behçet Cantürk'ü evine götürdü. Burada Behçet Cantürk'ü bir sürpriz bekliyordu. Evde, yine Kamışlı'da oturan bir diğer teyzesi Şato Palancıyan vardı. Odada duygusal bir hava oluştu. Çünkü Behçet Cantürk, teyzesi Sato'yu ilk kez görüyordu. Birkaç dakika kimse konuşmadı. Söze, Sato'nun taksi şoförlüğü yapan kocası Garo Palancıyan başladı. Depremi duyduklarında çok üzüldüklerini söyleyip. geçmiş olsun dileğinde bulundu.

Sonra Behçet Cantürk'e yeğenlerini tanıştırdı. Kamışlı'da ilk gecelerini, arkadaşları otelde, kendisi teyzesinin evinde geçirdi. Ertesi gün karayolu ile Halep'e hareket ettiler. Ekibe teyzesinin eşi Samo da katılmıştı. Ancak Samo'nun Halep'te özel işleri vardı. Halep'te iki gün kalıp Şam'a gittiler. Hediyeler aldılar. Behçet Cantürk, sedef bir tavla aldı. Burada iki gün kalıp, Ürdün'ün başkenti Amman'a geçtiler. Dönerken Kamışlı'ya uğrayıp, teyzelerinde yemek yeyip Türkiye'ye döndüler. İŞLER BÜYÜYOR Van depremi de, Cantürkler'e yeni iş alanları yarattı. Teklif usulü ile iş aldılar. Van- ErcişKozluca köyler grubundan 210 konut ve Van- Muradiye- Çaldıran grubundan 450 konutluk inşaat ihalesi aldı. Behçet Cantürk, kazandığı paralarla, 1975 yılında Lice Seyran Tepe'de 400 metrekarelik arsa ile, 1976 yılında Diyarbakır merkezde ortaklarıyla birlikte bir işhanı satın aldı. Daha sonra ortakları; Kazım Kalkan, Kamil Dakman, akrabası Mehmet Han Kozat, kardeşleri Nizamettin, Sabit ve Azet'in ortaklık paylarını da satın alarak, işhanının tek başına sahibi oldu. Adını "Cantürk İşhanı" koydu. İnşaatlarda kullanmak üzere, 3 adet BMC marka damperli kamyon, l adet Ford marka kamyon, 2 adet Fergison marka traktör ve 2 adet Mercedes otomobil satın aldı. Yatırım yapmaktan hiç çekinmiyordu. Ortak inşaat yaptıkları Trabzonlu müteahhit Mustafa Çelik ile birlikte istihkaklarını almak için Ankara'ya gittiler. Ankara Gençlik Parkı karşısındaki İller Oteli'ni bir yıllığına kiraladılar. Toprağı seviyordu. 1977 yılında yine Ankara'da Sincan bölgesinde, yaklaşık 14 dönüm (13750 m2) yer ve 1978'de Diyarbakır merkez Kaynarca Köyü'nden 44 dönümlük toprak aldı. 1978 yılında kardeşleri Nizamettin ve Azet'le birlikte Diyarbakır Demir Oteli'ni Mehmet Demir'den satın aldı. Burada ilginç bir rastlantıdan bahsetmek gerekiyor. İtalya'da, hükümet kuruluşu olan "AntiMafya Komisyonu" nun yaptığı bir araştırmaya göre, İtalyan mafyası sermaye birikimini inşaat sektöründen sağlamıştı!.. SİLAH KAÇAKÇILIĞI Anadolu, 1972'den sonra, haşhaş üretiminde önceleri sahip olduğu merkezi önemi zamanla yitirdi. Dünyadaki büyük artışa rağmen, Türkiye'de yasadışı üretim ve pazarlamada büyük düşüş yaşandı. Bu nedenle kaçakçılık zorunlu olarak şekil değiştirdi. Uyuşturucunun yerini silah aldı! Kaçakçılığın güzergâhı da değişti. Eskiden Doğu'dan Batı'ya gidiyordu. Bu kez Batı'dan Doğu'ya mal sevkıyatı yapılmaya başlandı. Genellikle Bulgaristan'dan Karadeniz kıyılarına getirilen silahlar, Türkiye üzerinden

Irak, İran ve Suriye'ye gönderiliyordu. Silahların bir bölümü de Türkiye " iç pazarında" alıcı buluyordu. Ancak asıl büyük piyasa, İran ve Irak'tı. İran'da Şah aleyhtarı gösteriler zamanla yerini silahlı çatışmalara bırakmıştı. İran halkı silahlanıyordu. Irak'ta silahların alıcısı Kürt gruplardı. Suriye'de ise, silahın bir bölümü radikal İslamcılara, bir diğer bölümü de Filistinlilere gidiyordu. Ortadoğu kaynıyordu. Ve silahlar "peynir ekmek gibi gidiyordu!" "Nakliyecilik" olur da, Liceliler olmaz mı? Silah kaçakçılığını önceleri "parası az" diye küçümsemişler-di. Ancak Ortadoğu'daki gelişmeler sonucu silahın değeri artıp, sevkıyat fazlalaşınca bu işe de girdiler. Önce küçük çapta iş yaptılar. Lice depremi sonrasında, inşaat yapmaya gelen Karadenizli müteahhitlerin yardımıyla, "Karadeniz Mafyası" ile tanıştılar. Büyük sevkıyatlara girdiler. Behçet Cantürk, kardeşleriyle birlikte bir yandan müteahhitlik yaparken, diğer yandan silah kaçakçılığı işlerine "hisseli" olarak girmeye başladı. Yani doğrudan işin içine girmiyor, belli bir oranda para veriyordu. Sonuçta hissesine düşen kân alıyordu. Malın yakalanma riski vardı. Bu nedenle kaçakçılar, "hisseye yazılan" adamların güvenilir olmasına dikkat ediyorlardı. Mal yakalanınca "hisse sahibinin" de parası gidiyordu. Örneğin, 5 Mayıs 1977 tarihinde Diyarbakır- Silvan yolu üzerinde Süleyman Kökarar yönetimindeki Fiat marka bir kamyonda patates ve ev eşyaları arasında (300 bin adet 7.65 Geco marka mermi, 9 bin adet 38 kalibre Smith Wesson mermi, 190 adet 7.65 Lama marka tabanca, 70 adet Belçika 14'lü tabanca, 50 adet Arjantin 14'lü tabanca ve 18 adet Ünik Fransız onlusu) ele geçirildi. Silah işinde Behçet Cantürk'ün de hissesi vardı. 5 milyon TL kaybetti. (1977 yılında, l dolar 19 TL idi.) Ancak bir sonraki, 7 bin adet Lama marka tabanca sevkıyatında 10 milyon TL kazandı. Zararını çıkarıp kâra bile geçmişti! Cantürkler iyi para kazanmaya başlamışlardı. Ancak Behçet Cantürk dışındaki kardeşler huzursuzdu. Çünkü ailenin lideri, kazanılan parayı adil bölüştürmüyordu. Yüzde 80'ini kendine lıyor; kalan yüzde 20'yi üç kardeşine pay ediyordu. Behçet Cantürk, "egoist" olmakla suçlanıyordu. Daha fazla tatsızlık Çıkmaması için ortaklığı dağıttılar. Azet Cantürk'e, Diyarbakır'da beyaz eşya satan bir mağaza açtılar. Sonny, Philips, Grundig'in bölge bayiliğini aldılar. Sabit Cantürk'e, Demir Oteli'nin işletilmesi görevini verdiler. Ancak Nizamettin Cantürk, öz kardeşini yalnız bırakmadı... DDKD'YE GİRİŞ Behçet Cantürk, hemşehrisi Zerruh Vakıfahmetoğlu'nun teklifi ile Devrimci Demokratik Kültür Dernekleri'ne üye oldu. Liceli, bir tapu müdürünün oğlu olan Zerruh Vakıfahmetoğ-lu, Behçet Cantürk'ün bilinçlenmesinde önemli bir rol oynadı. Zerruh, DDKD İstanbul şubesinin yönetimindeydi. Başında bulunduğu Yönetim Yayınları'ndan çıkan kitap ve broşürleri Behçet Cantürk'e

Partiya Karkeran Kurdistan (PKK). ekonomik durumu iyi olduğu için. Kürt sosyalistleri. illegal Türkiye Kürdistan Demokrat Parti'nin yasal organı sayılan DDKD'ye girmişti?. Ulusal Kurtuluş Ordusu. .. Seçimi DDKD adayı Orman Mühendisi Halit Nazmi Balkaş kazandı.. Çünkü hasımları aşiretler. bağımsızlıkla sağlanacaktır. Eylül 1977 tarihinde Diyarbakır'da şube açmıştı. Türk sosyalistleri ile birlikte değil. Behçet Cantürk müteahhitliğe devam ediyordu. silahlı Kürt örgütleri Bucak aşiretini darmadağın etmişlerdi. Öte yandan Kürt toplumunun geleneksel yapısı da çatırdı-yordu. "Apocular" olarak bilinen. Kürt örgütleri karşısında giderek güç kaybettiğini gören Behçet Cantürk. Lice'nin Fis Köyü'nde birinci kongresini yaparak partileşme kararı alıyordu.. Neden. üyesi bulunduğu DDKD'ye para yardımında bulunuyordu. bu nedenle DDKD'ye üye oluvermişti! Behçet Cantürk. Nizamettin Cantürk CHP'den aday oldu.. "Kuzey Kürdistan (Doğu ve Güneydoğu Anadolu) Türkiye'nin sö-mürgesidir. Hedef. bağımsız. Behçet Cantürk. Seçimlerde herhangi bir olay olmadı. ayrı örgütlenmelidir. DDKD'nin bağımsız adayını destekleme kararı almışlardı. 27 Kasım 1978 tarihinde... birleşik ve sosyalist bir Kürdistan "dır" görüşünü savunuyorlardı. Behçet Cantürk. CHP'li olarak biliniyordu. Çünkü. Artık. İSTANBUL'LA TANIŞIYOR Yıl 1979.gönderiyordu. DDKD. yaşamım etkileyecek bir başka Kürt örgütünün yanı başına kadar geldiğinden habersizdi. Benzer bir olay Siverek'te de olmuş. Kürt örgütlerine karşı çıkmak cesaret ve güç istiyordu. Cantürkler'e karşı birleşmiş. Partinin adı. 1978 yılında Lice'de yerel seçim vardı. Kürt halkının kurtuluşu otonomi ya da özerklik değil. Aşiretlerin. ağabeyi Nizamettin'in CHP'den Belediye Başkanlığı'na aday olmasını istiyordu. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk diretti. Nizamettin Cantürk çekiniyordu. 600 milyon liralık iş yapabilecek "B grubu müteahhitlik karnesi" vardı. DDKD'ye üye olmuştu. Genel Sekreteri ise Abdullah Öcalan'dı. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk bir yıl sonra demeğe üye oldu.

'79 yılının bir sonbahar günü. Hani merkez konut inşaatlarının ihalesini teklif usulüyle aldı. Depremden sonra. Bu görüşmelerin birinde.. Kulp Narin Köyü. Şoförler ve Otomobilciler Derneği lokalinde. yapacağımız işten sana da iyi hisse düşer. Boynundaki benleri aldırdı. İlk kez İstanbul'a gelen Behçet Cantürk için. Bu arada. AP azınlık hükümeti. deprem konutlarına yerleştirme sözü verdi. Senin nakilin çok fazla. Şahin Cizrelioğlu. Hemşehrisi. "Sarı Avni" adını ilk kez duyuyordu. Behçet Cantürk'ün "huzuruna" getirildiler. boynunun sol tarafında siyah benler çıkmaya başlamıştı. Benlerin izini. Ben sana adam ve kanal bulurum. Fiziki görünümüne çok önem veriyordu. Diyarbakır Şoförler ve Otomobilciler Derne-ği'ne.." Hemşehrisinin. O da müteahhitliğe ara verdi. .. Esnaf ve Sanatkârlar Birliği'ne bağlı. 6276 sıra numarasıyla üye oldu. Kanser değildi. Behçet Cantürk. Liceli işçilerle arasında ihtilaf çıkmıştı. Ancak Lice'ye geri dönmek istiyorlardı. Korktuğu olmadı. Hepsini. Sarıyer'de Altınkum Tesisleri'ni satın almıştı. Ertesi gün Liceliler. Behçet Cantürk'e yakınıyordu: "Bizim Lice'de. ekmek parası kazanmak için İstanbul'a gelmişlerdi.. Behçet Cantürk yardımcı olmayı kabul edince. maddi olarak en büyük sensin. Sorun çözüldü. uçağa atlayıp İstanbul'a gittiler. Behçet Cantürk İstanbul'da bazı arkadaşlarını ziyaret etti.. Cidde Oteli'nden yer ayrılmıştı. Telaşlandı. Arkadaşları. Ne iş yapacağına karar veremiyordu.. Behçet Cantürk'ten aracı olmasını istiyordu. Yer teslimini "üe almasına rağmen. Cizrelioğlu İstanbul'a taşınmış. Ayrıca malların İstanbul'a kadar getirilmesinden de sorumlu olacaktı. Elimizden hiçbir iş gelmiyor.. bu benlerin kanser belirtisi olabileceğini söylediler. ölünceye kadar hep boynunda taşıdı. Diyarbakırlı işadamı Şahin Cizrelioğlu ile karşılaştı. Ancak doktor operasyonu iyi yapamamıştı. yaşamını altüst edecek bir teklifle karşılaştı. uyuşturucu kaçakçılığıydı! Behçet Cantürk teklifi kabul etti. "bu iş" dediği. Herkesi tek tek dinledi. Doktora gitti. İş bölümü yapıldı: Bazmorfini Behçet Cantürk temin edecekti...Lice ilçesinin Yaprak Köyü. Eğer kabul edersen.. İstanbul'dan malları alacak kişi ise "Sarı Avni" ydi. İşyerinde çalıştırdığı Licelilerden yakınmaya başladı.. Fakat biz bu gurbet ellerinde işsiz dolaşıyoruz. Behçet Cantürk'ü lokalde görünce hemen yanına oturdu.. inşaatların yapımı-nı iptal etti.

. Rize'nin Çayeli İlçesi'ne bağlı Yenihisar Köyü'nde. Yaşar.. Sarı Avni hemen söze girdi: "Mehmet'le bazı işler yaptık. Döviz bulamıyordu.. l Ocak 1942'de doğmuştu. Bir araya geldiler. Bir silah işinde birlikte çalışmışlardı. Uyuşturucu konusunda Liceliler'in ününü duymuştu. Adapazarlı Musa'nın tanıştırdığı Liceli Mehmet Deniz geldi. Aklına. "İranlı Ertoşlu Feto'yu bağlamasını" istedi. Liceli Mehmet Deniz'in." Behçet Cantürk düşündü: Sarı Avni'yi tanımıyordu. Mehmet Deniz'le uçakla Diyarbakır'a gittiler.79 yılları arasında yurda yüzbinlerce mermi ve silah sokmuştu. Biz senin hem parandan. İki dakika sonra telefona çıkan Feto'dan. Silah kaçakçılığı yapıyordu. Behçet Cantürk ile Sarı Avni'yi yan yana getirdi. Hemşehrileri sayesinde kısa zamanda iş alanını belirledi: Kaçakçılık. Açık konuşuyorum. telefonla Van'daki Bayram Oteli'ni aradılar. hem de çevrenden yararlanmak istiyoruz. geçim zorluğu çeken Avni Karadurmuş İstanbul'a taşındı. Resepsiyon görevlisinden. Bilirsin. Biz de yalan. Zaten piyasada asıl parayı bu iş yapıyordu.AVNİ KARADURMUŞ Avni Karadurmuş. Ödemeyi dövizle değil. baz-morfin veya eroinle yapacaktı.Avni Karadurmuş çiftinin. Ancak bu iş için de nakit para ve çevre gerekiyordu.. Ayşe. Adıyamanlı İbrahim'in kahvesinde. sözümüz senettir. 1973. Ancak hemşehrisi Mehmet Deniz ile aralarında daha önce kan davası vardı.. Benim bir gemim var. Seni bana Mehmet önerdi. . Yapmak istediği işi anlattı. Silah ve mermilerin ederini dövizle ödüyordu. Aile nüfusunun fazlalığı nedeniyle. Fakat çıkış yolunu buldu. hile yok. Ancak ikisi de bunu unutmuştu. İLK SEVKIYAT '79 Kasım ayının yazdan kalan bir günü: Liceli Mehmet. Behçet Cantürk'e ortaklık önerisinin nedeni. 5 kız l erkek. Teklifi kabul ettiğini söyledi. Yurtdışında talebi de çoktu. ne de çevrem var. İtalyanlar ve Amerikalılar bazmorfin istiyor.. Mehmet'in kardeşi Terzi Cemal'in dükkânından. Fatma ve Ebru. Evet dersen. sen de. Bir gemi satın alacak kadar para kazanmıştı. biz de çok para kazanım. Sarı Avni'nin bu iş teklifiydi. 1978 yılında ekonomik olarak çok sıkışmıştı. Sarı Avni'yle tokalaştılar. benim bazmorfin işine girecek ne nakit param. 6 çocuğu vardı: Miyaser. O beni sana anlatsın. hemen Diyarbakır'a gelmesini istedi. İranlı Ertoşlu Feto'nun gerçek adını kimse bilmiyordu. Nurten.. Hatice. Çay alım yerlerinde eksper olarak çalışıyordu. Haber gönderdi. Beykoz'daki Gümüşsüyü Sultaniye Üstü 115 no'lu evde yaşamaya başladılar.

Van depremi sonrasında inşaat yapmak üzere gittiği bu şehirde hep Bayram Oteli'nde kalmıştı. İran ile Türkiye arasındaki uyuşturucu trafiği ve kaçakçılığı.2 adını vermişti!. 'Mal 75 kilo olacak' demişler. Vanlılar bu iki otele. Sarı Avni'nin istediği 40 kilo baz-morfini. Feto. "Ayrıntıları patronlarımla konuşmam lazım" dedi ve gitti. "Ben Lice'de iken mala ortak olduğum Mehmet Deniz ile akrabam Mehmet Han Kozat. Van'da inşaat yaparken çevresini de oldukça geliştirmişti... kurduğu bu ilişkiler sayesinde temin edeceğini düşünüyordu.(4) Malın toplam değeri 160 bin dolar-ı! Kaparo olarak ödediği para miktarı ise 3. Feto.5 milyon lira (74 bin 468 dolar) idi. Senet filan istemedi. İran'dan Türkiye'ye afyon. "Bu olaydan iki gün sonra.Behçet Cantürk. Uyuşturucu dünyası. Ertoşlu Feto Diyarbakır'a geldi. 40 kilo bazmorfin..2 olmak üzere iki otel vardı. İran'da Beluciler.(3) Van'da. Malkoç Oteli'nde buluştular. Burada malı Mehmet Han Kozat ile ağabeyim Nizamettin Cantürk teslim alacaktı. Durumu tek tek anlattım. Behçet Cantürk.l ve Afyon. Bunun üzerine İstanbul'a gidip. Bu işten henüz Nizamettin'in haberi yoktu. Pakistan'da Peştular. Van'a gitmişler. Plan yaptık... aynı zamanda Kurttu. senet yerine geçiyordu. Sohbet ettik. Türkiye'de ise Kürtler'di. Birlikte çalışmak istediğimi söyledim. PLAN YAPILIYOR Bundan sonraki gelişmeleri Behçet Cantürk şöyle anlatı yor:(5) "Bu işlerde güvenilir insanlara ihtiyaç vardır. Nakliye parası satıcılara ait olacaktı. Diyarbakır'da Mehmet Deniz ile buluştuk. Behçet Cantürk. Afyon. 40 kilo baz-morfine ihtiyaçları olduğunu söyledi. Kendisini Malkoç Oteli'ne çağırdım. Çabuk kavramıştı: "Bu piyasada" söz. siyasal ve ekonomik bakımdan bir tarafa itilmiş etnik azınlıklardan oluşuyordu. Lice'ye gidip anlatacaktım.. eroin getiren Ertoşlu Feto bunlardan biriydi. Kabul etti. Kilosuna 175 bin lira (3 bin 723 dolar) verecekti. İranlı olan Hacı Reşit Zigari. Bayram Oteli'nin sahibi Mehmet Sıddık Bayram'dı. Van'dan Lice'ye Ertoşlu Feto tarafından getirilecekti. Afganistan'da Tacikler. Liceli akrabam Mehmet Han Ko-zat'ın bu konularda tecrübesi vardı. Hacı Reşit Zigari'nin adamıydı. Benim gibi eşini depremde kaybetmiş. iki ülkede de bulunan Kürtler tarafından yapılıyordu. Aradan iki gün geçti. . ortak etnik kökenleriydi. Benden habersiz Feto ile buluşup. Hacı Reşit Zigari ile Behçet Cantürk'ü biraraya getiren. Birkaç gün sonra İstanbul'a geldiğimi duyan Avni Karadurmuş yanıma geldi. Sheraton Oteli'ne yerleştim. Bayram-1 ve Bayram. Malın hazır olduğunu söyledi. Bu işi meslek edinenler.

Üstelik bu 35 kilo bazmorfıne birkaç kişi de hisse vererek ortak olmuşlardı. Sheraton Ote-li'nde yatağımın üzerine koydu. kamyonu olan Liceli Halil Hocaoğlu'yla anlaşmışlardı. Almanya'nın Münih kentinde l kilo 700 gram eroinle yakalanmıştı." bazen bir gruptan diğerine. sattığı bazmorfinin karşılığında dolar alıyordu. Yattı. bana 100 kilo bazmorfin bul' dedi. Mehmet Deniz paranın bir bölümünü DDKD'ye verecekti. "Profesör'ün laboratuvarından" çıkan eroinleri tercih ediyordu. 4 Mart 1957 tarihinde Ankara. Kabul ettim. Mehmet Han Kozat ile ağabeyim Nizamettin'in teslim aldıklarını söyledi. Sarı Avni cebinden kese kâğıdına sarılı 18 milyon lira (382 bin 978 dolar) çıkarıp. 12 milyon lirayı (255 bin 319 dolar) Korkmaz Göl-dağı'ndan aldım. Piyasanın en iyi "kimyagerleri. Bakkaldı. Kalanını Mehmet Han Kozat ile Nizamettin paylaşmıştı. 10 Ekim 1974 tarihinde. "hayat mektebinden" yetişen "kimyagerler.dört gün sonra Mehmet Deniz telefon etti. O da dolarları Kapalıçarşı'da Türk lirasına çevirip bana ve Sarı Avni'ye veriyordu. Bu arada canımı sıkan. Adı. malı İzzet Gündüz Sarıyar'ın yaptığını anlar hale gelmişti. Kârın en önemli parçasını. şifreli olarak malzemelerin hazır olduğunu ve yakında İstanbul'da olacağını söyledi. 40 kilo bazmorfini Dragos semtinde Sarı Avni'ye teslim ettiklerini söyledi. Paranın bir bölümünü peşin veriyorum. "Profesör. Avusturyalı'nın ifadesi yetmezmiş gibi. Paraları diğer ortaklara pay ettim. Zamanla polis. Çok kızdım. Bu işten benim kazancım 3 milyon lira (63 bin 829 dolar) olmuştu. Malı. "Sarı Avni ile kilo başına 300 bin liraya (6 bin 382 dolar) anlaşmıştık. İzzet Gündüz Sarıyar. O da "malı" İzzet Gündüz Sarıyar'dan aldığını söyledi. Bu konuşmamızın arkasından uçağa atlayıp yanıma geldi. Şoför olarak. İnterpol dosyalarına girdi. Mehmet Han Kozat. mal geldiğinde Sarı Avni'ye teslim ettikten sonra yanıma uğramasını söyledim. 5 milyon lirayı hemşehrim Mehmet Deniz almıştı. Jonas. çıktı. Aldığı dolarları damadı Korkmaz'a veriyordu. Uslanmadı. Ünlenmişti." Türkiye'nin "medarı iftarı" olmuştu! Bazmorfini eroine dönüştüren. iş arkadaşının adını polise verdi: İzzet Gündüz Sarıyar. sana itimadım sonsuz. 'Behçet. Sarı Avni." yüksek ücret karşılığında çalıştırılıyorlardı. Sarı Avni'nin damadı Korkmaz Göldağı'nın Kapalıçarşı'da mağazası vardı. "Bu konuşmamızdan 2 gün sonra Mehmet Deniz yanıma geldi. "Aradan birkaç ay geçti. Aradan 15 gün geçti. piyasada "dönüştürme" işini en iyi yapan "Profesör" lakaplı İzzet Gündüz Sarıyar ile anlaşmıştı. Şoföre 300 bin lira verilmişti. yakaladığı eroinin kalitesinden... Lice'de eroine dönüştürülecekti. Damadın yanına gittim. . yüksek paralar karşılığında transfer oluyorlardı!. başkent Ankara'da." PROFESÖR Behçet Cantürk'ten habersiz alınan 35 kilo bazmorfin. 1931 Amasya/Merzifon'da doğmuştu."Üç. eroin imal eden Avusturyalı Rudolf Jonas suçüstü yakalandı. 35 kilo bazmorfin fazlalığını anlattı. Pakistanlı Seyd Münir Alam. Kaldığı otele dönmesini.Konya yolunda 8 bin 880 mavzer mermisi ve 9 kilo 625 gram afyonla yakalandı. Odama çıktık. Avrupalı öncelikle.

Gerekli olan malzemeleri hazırladılar: Bir çinko tencere. "Profesör" sakindi. l kilo sodyum karbonat ve 15 litre su koyup çinkonun kapağını sıkıca kapattılar. filitre kâğıdı. Açık havada ateş yakıp üzerine çinko kabı koydular. bir kilo sodyum karbonat ve 15 litre suya ihtiyaç vardı. piyasanın oldukça altındaydı.. Fazla ateş de patlama nedeniydi. . Suyu eroinden ayırmak için. kollarını sıvadı. Yayık yapılmış koyu süt şeklindeki sıvıyı. Ekibin anlaştığı bir diğer isim Abdulcebbar Doğru.. 750 gram eroine dönüşmesi için. Çünkü kullanıcıydı. bir keten bez. "Doktor" diye hitap ediyorlardı. "Piyasa"nın tanıdığı bir isimdi: 15 Haziran 1976 tarihinde l kilo 800 gram bazmorfıni yakalatınca Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nce fişlenmişti (1976/69). Kapağı sıkıca kapatmalarının nedeni. Dibe çöken eroinin üstünde kalan sıvıyı dikkatli bir şekilde döktü. eroin dibe çoksun diye 15 dakika bekletti. Ateş üzerindeki çinko kabın içine l kilo bazmorfin. Ateşi de ayarlı yakmak gerekiyordu. sınır dışı edildi. iki kilo asetikanhidrit. Çinkoda oluşan sıvıyı. Eroini hemen tatmak istiyordu. "Profesör" her parti için 60 bin lira (Bin 276 dolar) alacaktı. tepsiler üzerine koyarak kurumaya bıraktı. Abdulcebbar Doğru'ya. Filitrenin üzerinde kalan bazmorfinin pisliğini attı. "Profesör"ün asistanlığını yapıyordu. Bir ara Almanya'ya gitti. keten bezden süzdü.Liceli Mehmet Han Kozat'ın. Çinkonun dibinde kalan maddeden karbonatın ayrılması için üzerine sıcak su dökerek. bir saat kaynayan çinko kabı. Abdulcebbar. Laboratuvarın yeri de belli olmuştu. Çoban Mehmet gözcülük yapıyordu. 2 kilo asetikanhidrit. sızan buharların ateş alması sonucu patlama meydana gelmesiydi. üç kez karıştırıp ateşten indirdi. İçlerinde en heyecanlı olanı Abdulcebbar'dı. 18 Kasım 1977'de. işe girişti. Bir kilo bazmorfinin. Tek. Dört saat sonra tepsiler üzerindeki eroin kurudu. çorba kaşığı ile tekrar sodyum karbonat ekledi. içine filitre kâğıdı konulmuş süzgeçten geçirdi. 1948 Lice doğumluydu. İzzet Gündüz Sarıyar dışında hepsi titriyordu. Kod ismi İzzet Altınmeşe'ydi. 1977 yılında tanışmışlardı. Lice'nin Nergizi Mezrası. "Profesör". Bu işi kendisine o öğretmişti. bir büyük çanak. Merzifonlu İzzet Gündüz Sarıyar'la anlaştığı ücret. Aynı zamanda Lice İdman Yurdu futbol takımının teknik direktörüydü!. Almanya'da "imalat" sırasında suç ortaklığından yakalandı. filitreden geçirilmiş sıvıya. büyük bir süzgeç.. Keten bez üzerinde kalan maddeleri alıp.

Antalya gezisine."Profesör" eroinin kalitesini ölçmek için kontrol yaptı: Limon asidi ve su karışımı ile elde edilen sıvıya bir parça eroin atıp karıştırdı. 35 kilo bazmorfin daha verdiğini hatırlattı. Rengi tam tutturamamışlardı. . birer ve yarımşar kiloluk bezden yapılmış torbalara koyarak.5 kilo eroini Mehmet Han Kozat. Eroini tepsilerden toplayıp. iple bağladılar. Telefonla Sarı Avni'yi arayıp. Lice'de üç gün kalan Behçet Cantürk. iki Ermeni arkadaşları daha katılmıştı. Behçet. "Profesör" maharetini göstermişti: 35 kilo bazmor-finden.5 milyon lirayı (574 bin 468 dolar) nakit olarak verdiler. İKİNCİ PARTİ Sarı Avni'nin istediği 100 kilo bazmorfin için. Behçet Cantürk. Sarı Avni. 9 kilo Mehmet Deniz'e. İstanbul'da gazino ve balık lokantası sahibi Uğurcan Elmas ile Bedri İstanbullu. Mehmet Han Kozat ile Mehmet Deniz yine Behçet Cantürk'ten habersiz. Feto gelince ilk partiden kalan 3. tarttılar. 13. başarılı olmuşlardı. sıvının sarıya ya da kırmızıya çalan mavi renkte olması gerekiyordu. İstanbul'a götürüp Aksaray'daki Laleli Oteli'nde satmıştı. eşi Hidayet'in yanına gitti.5 kilo Abdulcebbar'a.. Kilo başına 200 bin liraya (4 bin 255 dolar) anlaştılar. Eroinin yüksek değerde olması için. 7. Sarı Avni ve Behçet Cantürk'le birlikte. "Herhalde bir daha olmaz" diye vazgeçti. Kısa bir tatilin iyi olacağını düşünen Behçet Cantürk. Behçet Can-türk ve Mehmet Deniz yine Diyarbakır'a gittiler. İstanbul'a gidip She-raton Oteli'ne yerleşti. Nizamettin Cantürk'ün eşi Süreyya'nın diktiği.5 kilo Cantürk-ler'e . 50 kilo baz-morfin daha istediler. ANTALYA KAÇAMAĞI Sarı Avni birgün Behçet Cantürk'ü telefonla arayarak. Behçet Cantürk'ün hissesine 4 milyon lira (85 bin 106 dolar) düşmüştü. şeffaf olmalıydı. kahverengi Mercedesine atlayıp Antalya'ya gitti. "Yeni parti" için anlaşma yapan Behçet Cantürk Lice'ye. 100 kilo bazmorfin için pazarlığa başladılar. kaparo olarak 11 milyon 500 bin lira (244 bin 680 dolar) verdi. Feto. Antalya'da Talya Oteli'nde olduğunu. Feto'dan 100 kilo bazmorfine ek olarak. Bu arada kızdığı olay tekerrür etti. 6 milyon 125 bin lirayı (130 bin 319 dolar) çıkarıp Fe-to'ya verdi. "Bir daha benden habersiz böyle ek işler olmasın" diye sitem etmeyi düşündü.. Behçet Cantürk'e bir sürpriz yapmıştı. 30 kilo eroin elde etmişlerdi! Eroin paylaştırıldı. Malkoç Oteli'nden telefon ederek İranlı Feto'yu Diyarbakır'a çağırdılar. malın birkaç gün sonra eline ulaşacağını söyledi. 13. kendisinin de gelmesini rica etti. Üstelik bu mavi. rengi tam tutturamamalarına rağmen. İlk işlerinde.

Gölgende üç. Döndüler. Deniz çok dalgalı olduğu için gezileri fazla uzun sürmedi. Buluştular. Kapalıçarşı'daki otoparkta bir çanta içinde Korkmaz Göldağı'ndan aldı. Akşam. 150 kilo olduğunu söyleyerek. Sarı Avni.Kaldıkları Talya Oteli'nde.. 11 milyon 500 bin lirayı kaparo olarak vermişti.. toplam 35 milyon liradan (744 bin 680 dolar). Balıkçı lokantasında sabaha kadar içki içip eğlenen grup. İstanbul'da görüşmek üzere ayrıldılar." Behçet Cantürk." . Ahu Tuğba. Behçet Cantürk'ten. durumu ona da anlattılar. "Merak etmeyin. İranlı Hacı Reşit Zigari ve Feto da İstanbul'a gelip Çınar Oteli'ne yerleşmişlerdi. Bu önemli iş ortaklarını kaybetmek istemiyordu. 200 kilo bazmorfin daha sipariş etti. Git kendine başka finansör bul. Sheraton Oteli'ne Behçet Cantürk'ün yanına geldi.beş kuruş kazanıyorduk. Mehmet Deniz malı Sarı Avni'ye teslim ettikten sonra.5 milyonu çıkarıp verdi. Sarı Avni'den alınan. Sevkıyat yapılan yerin az ilerisinde. Artık seninle iş yapmayacağım. Malların teslimi.. ORTAĞINI KOVUYOR "Hadi bir kere yaptın. Bize hisse çok az düşüyordu. kız kardeşimin kocası Albay Ali İhsan Cesur'dur" dedi. Müjdeyi verdi: İş tamamdı. Bunun 5 milyon lirasını (106 bin 382 dolar) Mehmet Deniz'e.. hemşehrisinin kendisini affetmesi için yalvarıyordu: "Hata ettim. Paralarını almak için. ikinci sevkıyatı yapmak için İstanbul'a döndüler. Sarı Avni ile kilosunu 350 bin liraya (7 bin 446 dolar) anlaşmışlardı. İstedikleri 18. ilk sevkıyatta olduğu gibi gerçekleşti. Paranın ilk taksidini peşin almıştı.. Yüzünü görmek istemiyorum. 5 milyon lirasını da DDKD örgütüne vermişti.(6) Kendisine de 5 milyon lira kalmıştı. askeri bir cemse. Oya Aydoğan.. affettim. Birlikte yat gezisine çıktılar. Verdikleri malın 100 kilo değil. Mehmet Deniz. 18 milyon 500 bin lira (393 bin 617 dolar) daha istediler. "Baba'nın Yeri" olarak bilinen ünlü balıkçı lokantasında buluşmaya karar verip. Mehmet Deniz'in aklına birşey takılmıştı. paylarına 15 milyon lira (319 bin 148 dolar) düşmüştü.. Sanatçılardan sonra birkaç gün daha Antalya'da kalan Sarı Avni ve Behçet Cantürk. onları izlemişti! Sarı Avni otele gelince.. Ama artık bardağı taşırdın. Tanıştırıldı. Senin kredinden yararlanmak için bunu yaptık. magazin dünyasının renkli isimleri. o benim akrabam. Behçet Can-türk. İranlı-lar'ın istedikleri toplam para 30 milyon liraydı (638 bin 297 dolar). Sarı Avni tebessüm ederek. Beyhan Baysal vardı. İkinci taksidin miktarı olan 17 milyon lirayı (361 bin 702 dolar). Mehmet Deniz'e böyle bağırıyordu. bir daha yapmayacağım. odalarına çekildiler.

Mal sorunsuz bir şekilde Sarı Avni'ye ulaştırıldı ve parası alındı.. 5 Şubat 1980 gününün Behçet Cantürk için bir başka önemi vardı. Behçet Cantürk. 39 kilo eroin elde etmislerdi. Sarı Avni. Sarı Avni. bir daha yapmayacağına dair söz veriyordu. İş sırrını açmakta bir sakınca görmedi. Avrupa'da Sicilyalılarla işbirliği yapmadan kimse at oynatamazdı. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne soyadını değiştirmek için dava açmıştı. soyadını değiştirdiğini söyledi. KARADURMUŞ OLDU MUSULLULU! Behçet Cantürk. Behçet Cantürk'ten habersiz alınan 50 kilo baz-morfin yine aynı ekip tarafından eroine dönüştürülmüştü. İstanbul gecelerinin tadını çıkarıyorlardı. Sarı Avni ilgileneceğini söyledi. Zigari'den yardımcısını devre dışı bırakmasını istedi. banyoya gidip yüzünü yıkadı. Amerikalılar. alıp alamayacağını sordu. Sarı Avni'yi telefonla arayarak. Gözleri doldu. Sheraton Oteli'nden ayrılıp Hil-ton'a geçti. ceketinin iç cebindeki nüfus cüzdanını çıkarıp ortağı Behçet Cantürk'e göstererek.. Ancak Behçet Cantürk sözünü geri almadı. Feto'nun. İstanbul teslimi. gemilerde kurdukları laboratuvarlarda eroine dönüştürüyorlardı! Gece alemlerinin birinde. Cebelitarık Boğazı'nı geçtikten sonra Sicilyalılara verdiğini söyledi. Behçet Cantürk'e çok güveniyordu. Töre gereği kızını kucağına alamadı. yakalatmak istemiyorlardı. İlk iş-de elde ettikleri başarıyı gösterememişler. Kimse anlamasın diye. elinde eroin olduğunu. Avni Karadurmuş adının. Mahkeme 30 Ocak 1980 günü. Bu arada. Malı riske atıp. 1980 yılının soğuk Ocak ayı geride kalmıştı. Behçet Cantürk'ten yardım istediler. bazmorfini. Behçet Cantürk'ten aldığı malları. kendi direktifleri dışında.Liceli Mehmet Deniz. Hacı Reşit Zigari'yi Sheraton Oteli'ne çağırdı. Mehmet Deniz ve Ertoşlu Fe-to'dan kurtulmuştu. İsteği kabul edildi: Disiplinsiz davranan. Karısına altın takarken. İstanbul'dan kalkan ilk uçakla Diyarbakır'a. Eşi Hidayet doğum yapmıştı. Lice'den. Ortaklığı bitirdi. Behçet Cantürk rahatlamıştı. 1980 yılının Nisan ayında İstanbul'a gittiğinde kaldığı oteli değiştirdi. kilosu l milyon ikaya (21 bin 276 dolar) anlaştılar. 200 kilo bazmorfin anlaşmasını yaptığında. Geçen yıl. "Kızın ismi Hazal olsun" dedi. Karar no: 980/831) . ortaklarıyla iş yaptığını söyleyerek. Aklına Lice depreminde kaybettiği oğlu Mehmet geldi. Sık sık ortağı Sarı Avni ile buluşup. Sicilyalılar ise bazmorfini genellikle ABD'ye gönderiyorlardı. İranlı Zigari ile kilosu 225 bin liraya (4 bin 787 dolar). Yaşar Avni Musullulu olarak değiştirilmesine karar vermişti! (Esas no: 980/212. İstanbul 20. Kızı olmuştu. oradan Lice'ye gitti.

Birlikte Sarı Avni'nin davetlerine katılıyorlardı. Behçet Cantürk'le aynı evi paylaşmadan önce bir süre flört ettiler. Sarı Avni ile Behçet Cantürk'ün iş ortaklığına uygundu: Nihat AFYONOĞLU!. Sarı Avni'ye uzattı. Adı Seli" deyip. hafif sarkık bıyıklarının altından tebessüm ederek. Annesiyle yaşıyordu.5 yıl moda ve kadın giyimi üzerine dersler almıştı. 1979/2 numara ile nüfus sicil defterine kayıtlı gözüken cüzdanda. "sahtedir" deyip ekledi: "Bize mahkeme karan filan gerekmez!" Şaşırma sırası Sarı Avni'deydi. birşeyler bulmak için yapraklı evlilik cüzdanını dikkatli dikkatli karıştırmaya başladı. Zigari'nin yanında bir başka İranlı daha vardı. Behçet Cantürk. "kocasının akli dengesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle" boşanmıştı. Üç gün sonra sevkıyat yapılacaktı. 20 Mart 1979 tarihinde nüfus müdürlüğünden evli olduğuna dair evrak aldığını okudu. İsveç'te 1. kime teslim edileceğini soruyordu. O gece. İstanbulluydu. Sarı Avni. Anormal bir durum yoktu. Zigari. Yaptığı esprilerle. Malın tesliminden bir gün önce. Behçet. Sarı Avni şen şakrak biriydi. Ortağı umduğundan daha uyanıktı. avukatının soyadını espri konusu yapmıştı. Behçet Cantürk. "Telefonda olmaz. yanına geleyim" dedi. yeni yardımcısını tanıştırdı. . Hilton Oteli'nde. "Behçet Bey. kocası Akdoğan Büyükateş ile birlikte İsveç'e gitmişlerdi. Aşktan başının döndüğü o günlerde. 1978 yılında evlenmiş. Evlerine misafirliğe gidiyorlardı. Zigari. malların nerede. İranlı Hacı Reşit Ziga-ri'den telefon aldı. Meraklanmıştı. artık Feto'nun işlerini bu arkadaş yapacak.. Sarı Avni cüzdanı aldı. 20 Ocak 1979 tarihinde. asık suratlı Behçet Cantürk'e sık sık kahkahalar attırıyordu. Ancak. İLK AŞK Ve Behçet Cantürk. Behçet Cantürk ile Hidayet Kaşan evli gözüküyordu. arkadaşı aracığıyla tanıştığı yirmi yaşındaki. Cebinden evlenme cüzdanını çıkarıp. Osmanbey semtindeki Koket mağazasında Çalışmaya başlamıştı. Behçet Cantürk'ün. Türkiye'ye dönünce. Sarı Avni'nin işlerini artık adamı Ağa Koç yapacaktı. "Bu gariplik yok da" dedi. Akile Dilek Alev'di. Adı. sarışın kadına aşık oldu. Çınar Oteli'ne gitti. Gerçekten de avukatının soyadı. Lice Evlendirme Memurluğu'ndan alınan.Sarı Avni'de "kimlik" çoktu: Bir de kod ismi Atilla Öksüz adına düzenlenmiş pasaportu vardı! Sürpriz sırası Behçet Cantürk'teydi. Laz şivesiyle. Genç yaşta. Mallar hazırdı. Sayfaların birinde. SSK'dan emekli babası vefat etmişti. Hacı Reşit Zigari'nin adamı Seli ile Sarı Avni'nin adamı Ağa Koç'u tanıştırdı.

Behçet Cantürk. Hakkında polise ihbarlar gidiyordu. yani ordunun yönetime el koyacağını. Sarı Avni. İtalya'da 3 kilo eroinle yakalandı. PAUL EDUARD WARİDEL Sarı Avni. Paul Waridel. Mallar açık denizdeki gemiye. İtalyanca.. bu kez zahmetli olmuştu. 1969 yılında. Marmara sahillerinde oluyordu. Bu kez aksilik çıkmış. kiremitten testilerin kaç para ettiğini henüz bilmiyordu! Sarı Avni. Cic-cio La . Kırık dökük heykellerin.. Bir diğer iddiaya göre ise. kaçakçılık dünyasında çok popüler olmuştu. Sarı Avni. (l milyon 702 bin 127 dolar). Daha önceki sevkıyatlar. damadı Korkmaz Göldağı aracılığıyla. tarihi eser kaçakçılığını öğrenmedi. 80 milyon liraydı.. 25 milyon liraydı. Türkçe'den başka dil bilmeyen Sarı Avni'ye. sevkıyatı Antalya. Ağustos 1977 ile Ağustos 1979 yıllarını cezaevinde geçirdi. bazmorfinin kilosunu 400 bin liraya (8 bin 510 dolar) anlaşmışlardı. Nunzio La Mattina. köylüden topladığı sebze ve meyveyi Avrupa'ya satıyordu.Üçüncü sevkıyatta problemler çıkmıştı.Bodrum arasındaki açık denizde yapmışlardı. 80 milyonun. tarihi eserlere meraklıydı. 45'ini malın sahibi İranlı Zigari'ye. Babası. (531 bin 914 dolar). sahte para basıp piyasaya sürmenin. Böylece Behçet Cantürk'ün eline geçen toplam para. alıp satıyordu. İş. "Birşeyler" olacağını anladı. Ancak vazgeçmemişler. küçük motorla götürülmüştü. Ancak Paul'e. o yıllarda "çiçeği burnunda" bir kaçakçıydı. Annesi ev hanı mıydı. 6 dil bilen Paul Eduard Waridel kimdi? 7 Şubat 1941 yılında İstanbul'da doğmuştu. Waridel ailesi.Rosario Spatola kardeşler. İstanbul teslimi. Sarı Avni. yasadışı yollardan sanat yapıtlarını ve arkeolojik eserleri Yunanistan dışına çıkarmaktan 13 ay hapse mahkûm olmuştu. Paul. "birşeyler" olacağını. Sarı Avni daha önce de 35 milyon lira kaparo vermişti. İspanyolca. Behçet Cantürk'e 45 milyon lira (957 bin 446 dolar) ulaştırdı.. 1963 yılında Türkiye'den ayrılmışlardı. Paul'den. Rumca. Sarı Avni'nin kulağına fısıldamıştı! Sarı Avni İsviçre'ye yerleşti. Burada. ordunun üst kademesinde bulunan "orgeneral" arkadaşı. Paul'ü 1972 yılında İzmir'de bir arkadaşı aracılığıyla tanıdı. Vincenzo. İngilizce ve Türkçe bilen arkadaşı Paul yardımcı oluyordu. Almanca. 10 milyonunu da DDKD örgütüne verdi. Net kârı. silah kaçakçılığının ve uyuşturucu ticaretinin yollarını anlattı. malı Sarı Avni'nin gemisine yükleyememişlerdi. Babasından miras mıdır bilinmez.

Çünkü Avni dansözlü eğlenceleri çok seviyordu. Sicilya mafyasının önde gelen isimlerini tanıdı. Sevgilisi Akile Dilek Alev ile birlikte oturmak için Suadiye'de bir daire kiraladı. Duvarlar bej renkli. perçinlendi. eskiden kalma taş bir binanın içindeydi.. teklifi kabul etti. Bu kapı ile yan daireye geçiliyordu. Dil bilmiyordu. Sarı Avni'nin adamları karşıladı. aileden biri değildi. Bu olay nedeniyle.Nigro gibi. İstanbullu sarışın kadını önce pek kabullenmediler. ayağından başladı: O yıllarda. Avni'nin bulunduğu odada özel bir kapı vardı." Behçet Cantürk. Sarı Avni ile Paul Waridel'in dostlukları. Sarı Avni'nin "bazmorfin ticareti" nedeniyle. Schwizerhof adlı bir otele yerleştirdiler. gösterişli arabalara binmek ve moda merkezlerinden giyinmekti. ASKERLER ÜLKE YÖNETİMİNDE 1980 yılının 12 Eylül'ünde askeri darbe gerçekleşti. Saygın biri olmanın koşulları. "Biz seni havaalanında karşılarız" deyince. Artık öğrenmişti: Geleneksel "Baba" kültürü sona eriyordu. İçlerine ilk kez bir yabancı kadın giriyordu. Behçet Cantürk. Bu gittiğimiz yerler genelde dansözlü gazinolardı.. Çünkü yabancıydı... Cantürkler.. Apartmanın ikinci katına çıktık. Zaman. adı "Altın Halkalı Adam"a çıktı!.. BEHÇET CANTÜRK İSVİÇRE'DE Sarı Avni İsviçre'ye gidince. hiç Avrupa'ya gitmemişti. beynini ve zekâsını kullananların lehine işliyordu. diğeri İstanbul'da. Sarı Avni. . Çok lüks döşenmişti. Yazıhanesi. kan dökülmemesi için iki dostu arasında arabuluculuk yaptı. Behçet Cantürk de yeni yaşam tarzına ayak uydurmaya. Kasların ve silahların geçerli olduğu devir gerilerde kalmıştı. en pahalı lokantalara gitmek. darbenin ikinci haftasında Hilton Ote-li'nden ayrıldı. bu nedenle çekiniyordu. "Birgün beni Zürih'teki yazıhanesine götürdü. İsviçre'de "görgüsünü" artırdı. 11 milyon dolar alacağı vardı! Paul Waridel.. La Mattina borcunu ödemeyi kabul etti. Telefonla Behçet Cantürk'ü kaldığı Hilton Oteli'nde buldu. burada yanyana iki daire vardı. Avni de benimle aynı otelde kalıyordu. Henüz yeni aldığı villasına (Alto Lanostrasse No: 140 8700 Kusnacht Zürih) taşınmamıştı. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk. Ancak biraz zaman istedi. Kendisi ile sekreterinin bulunduğu daireye ayrı kapıdan giriliyordu. Biri Lice'de. lüks otellerde kalmak. Nunzio La Mattina'dan. Beni hergün değişik eğlence yerlerine götürdü. Artık iki eşi vardı. Türkiye'deki iş ortağım unutmadı. Cezaevinden çıktıktan sonra da bunlarla dostluklarını sürdürdü. Israrla İsviçre'ye gelmesini rica etti. İsviçre günlerini şöyle anlatıyor: "Zürih'te beni. Devir imaj devriydi. Odasına geçip oturduk. İtalyan ayakkabılarının üzerine mutlaka bir altın koydurması nedeniyle. ipek tüylü kâğıtlarla kaplıydı.

Behçet Cantürk'ü Zürih'e çağırıyordu. "Askerlerin bizim işe bir zararları yok. vize işlemleri ve havaalanındaki kontroller sıkıyordu. sonradan öğrendi. Gemideki güzel kızlarla birlikte üç gün Akdeniz'in güzel koylarını gezdiler. Sarı Avni. ikinci eşi ile birlikte yaşamaya başladı. Çaylar içilip. "Behçet Cantürk" adına bir bankada hesap açtırmaktı. Yeni gelen yılla. İsviçre'yi tanımıştı. işin pratik yönünü bulmuşlardı: Behçet Cantürk malı gönderecek. fazla dikkat çekmemek için Hilton Oteli'nden ayrılıp. İsviçre vatandaşı olan bu kişinin adının Paul Waridel olduğunu. uzun boylu. Behçet Cantürk. eski işlerine geri döndü. mal karşılığı Sicilyalılar'dan dolar alıyordu. döviz işlerine bakan ortağı Yaşar Kısacık ile birlikte Zürih İsviçre Bank'a (Zürih SBS) gidip. Sarı Avni'nin. Dört geminin bağlı olduğu Oden Shiping A. Tüm kaçakçılar gibi onlar da. o iş kolay. Sarı Avni'nin yazıhanesinde buluştular. Şunun bir çaresi yok mu?" diye sordu. Sarı Avni'ye. Behçet Cantürk'ün İsviçre'ye rahat gelmesi değildi. İsviçre'de ithalatihracat işleriyle meşgul bir Türk işadamıydı artık! Hesabın açılmasının tek nedeni. iş konuşmaya başladılar. Dönüşte Behçet Cantürk'ü Zürih'e. Paul'ü. Behçet Cantürk. Sunny Beach. Ocak ayı sonlarında Sarı Avni'den telefon geldi. ikinci İsviçre seyahatinde. gelişmeleri izlemeyi tercih etti. Legal bir iş de bulmuştu: Oto alım satımı yapıyordu! Bir süre bekleyip. Gerisi kolay oldu. Bir çaresine bakarız. hal. tütün eksperi Sarı Avni'nin İsviçre'de iki şirketi daha vardı: Orexim ve Viaggi Sultan.G. Behçet Cantürk. Norsum. bir milyon dolar yatırarak. Çok iyi Türkçe konuşan. Beklemesi fazla uzun sürmedi.. parası İsviçre bankasına dolar olarak yatırılacaktı! Behçet Cantürk. şirketi de Sarı Avni'nindi! Çayelili.Behçet Cantürk. Sarı Avni de. 100 kilo bazmorfine ihtiyaç vardı. yeni aldığı gemiyi göstermek için kendilerini davet ettiğinde yakından tanıdı. Ancak bu kez canını. Behçet Cantürk. İsviçre'ye gelirken havaalanında çok zorluk çıkarıyorlar. bu dördüncü gemisini eski turizm bakanlarından Erol Yılmaz Akçal'dan(7) almıştı. İlk gittiği dönemdeki çekingenliği yoktu. İngilizce bildiği için Sarı Avni'nin. Paul Wa-ridel özel otosuyla getirdi. . Bol bol sohbet ettiler. Bu nedenle. Bunu Türk ikasına çevirip Behçet Cantürk'e ulaştırmak çok zahmetli ve riskliydi. Dask ve Bamburi adlı gemiler Panama bandıralıydı. Sarı Avni ile Sicilyalıların ilişkisinde kilit rolü oynuyordu. yarım milyon insanın gözaltına alındığı o günlerde. sarışın adam. PQ 88533 nolu hesabı açtırdı. Zürih'te. Behçet Cantürk'ün İsviçre'ye rahat girmesi için yapılacak ilk iş. Sarı Avni'nin çevresini yakından tanıma olanağını buldu. Asıl benim senden bir ricam olacak.hatır sorulduktan sonra.. "Seni Zürih'te iş yapan bir işadamı olarak gösterecek belgeleri en kısa sürede hazırlarız" sözünü verdi. Sarı Avni.

halen firari olduğunu söyledi. Behçet Cantürk. Uygun gördü. İstanbul. Yakında Türkiye'ye döneceğimi. gelişmeler moralini bozdu. Gaziantepli Emin Görpe' ye. malın yakalanması sonucu adımın ortaya çıkacağını düşünerek. Peşinat olarak 60 milyon verebileceğimi. İsviçre'ye kaçak olarak geldiğini. Bana satabileceğini söyledi. lobide bir tanıdığı ile karşılaştı: Emin Görpe. Parasal yönden de çok sıkıntıda bulunduğunu anladım.Behçet Cantürk kaldığı Schweizerhof Oteli'ne döndüğünde." Behçet Cantürk. 100 kilo bazmorfinin temini için İstanbul'a çağırdığı Hacı Reşit Zigari ile Hilton Oteli'nde buluştular. göndereceğini düşünmeye başladı. Bir hafta sonra 100 kilo bazmorfin Ağa Koç'a teslim edildi.. satın almak istediğimi söyledim. Adamı Abdullah'a 60 milyon tutarında döviz verdim. malları yakında teslim edeceğini söyledi. Bazmorfinin kilosunu 300 bin ikadan (3 bin 61 dolar) anlaştılar. Gelişmeler hakkında bilgi sahibi olmak istiyordu. İsviçre'de ne yaptığını sordum. "Nizamettin'i. Çok sevindi. eğer beğenirsem oteli satın alabileceğimi söyledim. beğendim. Benden yardım istiyordu. Emin Görpe'nin adamı olduğunu söyleyen Abdulaziz Haluk Dericioğlu isimli kişi ile birlikte Topkapı Oteli'ne gittik. Oteli satın alacağını öğrenen Görpe'nin akrabaları. Anlaşmamızda bu husus olmamasına rağmen. ucuza bir otel aldığını düşünürken. Satın almaya karar verdim. Ancak malların sevkıyatında sorun çıkmıştı.. O gün akşam eve . Topkapı Oteli canım sıkmıştı. Türkiye'ye döndüm. devir işlemlerini durdurmuşlardı. oteli beğendiğimi. satışı askıya alıp. SEVKIYATTA SORUN ÇIKIYOR Sarı Avni'nin istediği malları nasıl bulup... Kilosunu 600 bin liraya anlaştı. geriye kalan 40 milyonu da otelin tapu ve devir teslim işlemleri bittikten sonra ödeyeceğimi söyledim. amcamın çocuğu Halis Cantürk'ü ve hem akrabamız hem de ortağımız Mehmet Han Kozat'ı. Oteli gezdim. "Sarı Avni İsviçre'den telefonla beni arayarak. SY) verdim. TOPKAPI OTELİ "Döviz kaçakçısı olarak tanıdığım. yardım etmeye karar verdim. Sevkıyat İzmir'de yapılacaktı. Hissesine. İsviçre'ye Emin Görpe'ye telefon açarak. Birkaç gün sonra Sarı Avni'nin adamı Ağa Koç ziyaretine geldi. Aksaray'da Topkapı Oteli'nin ortaklarındandı. Türkiye'de polis tarafından arandığını. İstanbul Bü-yükada açıklarında malın yüklenmesinin gerçekleştirilemediği-ni söyledi. 100 milyon lira (1981 yılında l dolar 98 TL olmuştu. Sarı Avni'nin adamlarıyla buluşmaları için İzmir'e gönderdim.

otele gelerek beni buldular. Özyıldızların Kocmar mezrasında.22. Rızaiye. Gelişmeleri izlemek için Bursa'da bir gece kaldık. taşımanın cezası idamdı(9) İran'da bulunan Tebriz. İRAN'DAN HEDİYE: EROİN 14 Ocak 1979 tarihinde. otele döndüm. mesleği öğrendiler. Kordon üzerindeki Mangal lokantasına gittik. Yine buluşup Seferihisar'a gittik. Sasur gibi dünyaca ünlü "eroin laboratuvarları" tek tek kapandı. kimse yönetimin tamamen mollaların eline geçeceğini tahmin etmiyordu. Lice'de arka arkaya laboraru-varlar kurulmaya başlandı. 100 kilo bazmorfini bizzat ellerimizle gemiye yükledik. Ne şekilde yükleme yapılacağını ve önlem alınacağını planladık. İsviçre'deki bankasına yattı!. Uyuşturucu kullanmanın. Sevişlerin Diyarbakır Merkez Köy'de. Şah döneminde uyuşturucu ticareti yasaktı. Mehmet Han Kozat ile Halis Cantürk. malı Seferihisar açıklarında gemiye vereceklerini. Sarı Av-ni'nin yatından. İran'ın "eroin laboratuvarları" Türkiye'ye taşındı. Henüz Sarı Avni'nin gemisi gelmemişti. Halis Cantürk ve Tahsin Bekir Saçaklı. Birlikte. ancak eşim ve Tahsin'in babası masada olduğu için iş konuşmadık.00 sularında. Ancak Humeyni yönetimi. Nakliyatçılıkta ustalaşan Liceliler. Ayteklerin Şemo mezrasında. bu nedenle Ağa Koç'un başında olduğu bir ekibin. Nizamettin'le birlikte fırsat beklediklerini söyledi. İran'daki gelişmelerden sonra." Behçet Cantürk'ün bu sevkıyattan alacağı para. Cantürklerin Nergiz mezrası ve Hani ilçesinin Feritbey Köyü'nde laboratuvarları vardı! . Mollalar. "Birgün sonra eşimi otelde bırakarak. gemisine yapacaktık. Şah Rıza Pehlevi İran'ı terk ederken. Hoy.. Halis ve Tahsin ile birlikte Ağa Koç i}e Nizamettin'in yanına gittik. Üstelik eroin daha fazla para kazandırıyordu. Durumu tartıştık. Efes Oteli'nde kalan Mehmet. satmanın. Zengoların Engül mezrasında. Kısa zamanda eroin imalatında da söz sahibi oldular. solcuların "stratejik" hatalarından yararlanıp iktidara el koyuyordu. sabah 08. Yemeğimizi yedik. açıkta bekliyordu. Şah'ın bu uygulamasını devam ettirdiler. Yatta yedik içtik. zaman doldurduk. Bekleyecektik. "Beklememiz sürüyordu. Daha sonra ben eşimi otele bırakınca. Mehmet Han Kozat. Tahsin ve babası önceden gelmişlerdi. Tahsin. dördümüz bir araya gelip sevkıyat hakkında detaylı konuştuk. Gemi gelmişti.gittiğimde.00'de yeni aldığım Mercedes'le yola çıktık.00. en iyi kimyagerleri "transfer" edip. isterse kendisini de götüreceğimi söyledim. Gece geç saatlerde eşimin yanına. Gece 21. "Akşam yemeği için Sarı Avni'nin adamı Tahsin Bekir Saçaklı beni ve Dilek'i yemeğe davet etti. eşim Dilek'e İzmir'e gitmem gerektiğini. Sevkıyatı akşam. Ertesi gün İzmir'e gidip. Ancak cezaları çok daha ağır-laştırdılar. yatla gemiye yaklaştık. Etap Oteli'ne yerleştik.

Bilinen çok para kazandığı. Kendisinin Kıbrıs'a girişi. Başarısız sayılmazdı. 4 Haziran 1981 tarihinde İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü. "Taş" gibi sağlam olan bu genç adam. yatak. toplam 15 kilodan oluşan üç sevkıyat yaptık. eroinin imalatından bir ay sonra gönderdi: "Kıbrıs pazarının hakimi Liceli Özyıldız-lar'di. Behçet Cantürk. Sağda solda yaptığımız işleri anlatıyordu. 5 kiloluk ilk partiyi. çalışmamaya karar verdik.İran'daki gelişmeler ve Türkiye'deki askeri yönetimin.. Ancak bir ilişki kuramamıştık. Mehmet Gözen. yeraltı ticaretinin en önemli gelir kapısının tekrar uyuşturucu olmasına neden oldu. 1981 yılının Mayıs ayında. Liceli Bahri'nin oğlu. Türkiye. Mersin'de malı. Kilosunu 500 bin liraya mal ettiğimiz eroinleri 2 milyon ikadan Mehmet Gözen'e veriyorduk. 42 kilo eroin elde ettiler. Kıbrıs'a ilk partiyi. Zigari'den alınan 50 kilo baz-morfini. "hocası" İzzet Gündüz Sarıyar'dan. Aynı günlerde.. Bu nedenle gönderdiği eroinlerin parasını bizim adamımız Hüsnü Güler gidip alıyordu. Kıbrıs'ta devletin ileri gelenlerinden birinin oğlu. Behçet Cantürk de İranlı Zigari'den. her biri 5 kilo olmak üzere. portakal kutularına veya hediyelik eşyalar arasına koyup feribotla Kıbrıs'a gönderdi.. '80'li yıllarda uyuşturucu trafiğinde patlama yaşadı. 090681 "Şifre Yıldırım Telsizi" ile 6 ilin valiliğine. Kıbrıs'ta geniş bir çevre yapmıştı. diğer Licelilerle de işbirliği yaptığı için kendisini devreden çıkardık.. uyuşturucu ticaretini devlet politikası gereği mi. Ne de Behçet Cantürk. SURİYE PAZARI Cantürkler bu telsiz bilgisinden habersiz bir başka pazar kapısını açmak için çaba sarfediyorlardı: Suriye. yoksa ailesini zengin etmek için mi yapıyordu? Bilinmiyor. Licelilerden aldığı eroinleri İngiltere'ye gönderiyordu. Licelilerin bir bölümü Kıbrıs piyasasını öğrenmişlerdi. Alman malı Ford Taunus marka otomobiliyle Mersin'e götürdü. Kıbrıs'a ilk parti eroini 1981 yılı Haziran ayında göndermişti. Ağabeyim Nizamettin'i ilişkiler kurması için Kıbrıs'a gönderdik. eroine dönüştürdü. sadece Sarı Avni'ye gönderilmek üzere bazmorfin almıyordu. Hemşehrimiz Mehmet Gözen. "Behçet Cantürk ve akrabalarının uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı konusunda duyumlar alındığını" bildiriyordu. Cantürklere rakip olup.. Örneğin. KIBRIS VE SURİYE Ne Sarı Avni sadece Behçet Cantürk'le çalışıyordu.." Behçet Cantürk. daha düşük fiyata Sarı Avni'ye bazmorfin satıyordu. .yorgan içine. bir tek Sarı Avni ile iş yapıyordu. "Kıbrıs'a. adı 400 milyonluk bir kaçakçılık olayına karıştığı için yasaklanmıştı. silah kaçakçılığını önlemeye yönelik tedbirleri artırması. Tedirgin olduk. "kimyagerliği" öğrenen Abdülcebbar Doğru. Ancak Mehmet Gözen. okur yazar olmamasına rağmen. Ayrıca kendisi çok gevezeydi.

Ermeni örgütü ASALA ile ilişkileri vardı. * 8 Eylül 1981 'de. "İthalat ve ihracat işleriyle meşgul. Zürih İsviçre Bank (Zürih SBS) P.Q. bu örgüt sayesinde Suriye kapısını açabilmişti. Kamışlı'da teslim ediliyor ve parası alınıyordu. Behçet Cantürk'ün net kazancı 20 milyondu! Behçet Cantürk'ün. DOLARLARIN OLUŞTURDUĞU KÜMELER Behçet Cantürk 1982 yılının Mart ayında yine İsviçre'ye gitti. * 10 Eylül 198l'de 889 bin 119 dolar yatırmış. kızı Neval oldu. İddiaya göre. milyarder işadamı" Behçet Cantürk.Suriye'de uyuşturucu piyasası Ermenilerden soruluyordu. * 25 Eylül 1981'de 150 bin dolar çekmiş. Kuşkusuz Suriye istihbarat örgütü Muhaberat'ın bu ticaretten haberi vardı. İstanbullu Akile Dilek Alev. Cantürklere bir kız evlat vermişti. Ancak Kıbrıs'a gönderilenden ucuzdu: Kilosu 1. Mal. Suriye'ye ilk gönderilen eroin 20 kiloydu. mesleği ne olursa olsun. Bir diğer iddiaya göre ise. * 14 Eylül 1981'de 250 bin dolar yatırmış. (1981 yılında l dolar 132 TL) ... yeğenlerinin Suriye piyasasına girmesinde aracı olmuşlardı. Eroin. yani aynı gün bu kez 750 bin dolar çekmiş. * 6 Ekim 1981 'de 35 bin dolar çekmişti. 1981 yılındaki en büyük bir başka kazancı. Behçet Cantürk. Lice ile İstanbul arasındaki buzlan eritti. Behçet Cantürk de iyi müşteri sayılırdı. Behçet Cantürk'ün akrabalarının. Behçet Cantürk. 88533 nolu hesabı oldukça hareketliydi: * 8 Eylül 1981'de 200 bin dolar çekmiş. Hava karardıktan sonra katır sırtında sınır geçiliyordu.5 milyondu.. Muhaberat içinde Behçet Cantürk'ün Ermeni akrabaları da vardı.. Onlar. 30 milyonluk bu partiden. ne iş yaparsa yapsın. ülkesinin kapılarını sonuna kadar açıyordu. yeni doğan kızına Neval ismini koydu. Neval Cantürk'ün doğumu. Lice'deki kızı Hazal'la kafiyeli olsun diye. Bankaları ile ünlü İsviçre. Lice'den karayolu ile Nusaybin'e getiriliyordu. bankalarına para yatıran her kişiye. havaalanında hiçbir zorlukla karşılaşmadı.

. Behçet Cantürk. Anlaşmalarına göre. Safi Avni. akraba yakınlığından çıkıp iş ilişkisine dönmüştü. Albay'ın oğlu Meriç Cesur. Emin Görpe.. "Dönünce kolayına bakarız" diyen Behçet Cantürk. Önce Sarı Avni'ye uğraması gerekiyordu. Zürih kentim tanımıştı. Ağzının sıkılığı ile bilinen Sarı Avni çok güvendiği ortağı Behçet Cantürk'e.10-20. 11 milyon dolarlık borcunun taksitlerini ödemeye başlamıştı. paralardan oluşan bu yığın karşısındaki şaşkınlığını anlatıyordu. Roberto Vito Palaz-zolo adlı bir Sicilyalı'nın bürosunda teslim almıştı. Sarı Avni'nin işleri iyiydi! Behçet Cantürk'ten. paraların boyu şu duvarın yansına kadar geliyordu. Sarı Avni'nin yanında. Behçet Cantürk'ün.500. "400. Albay'ın. Türkiye'ye dönünce ilk işi. . Türkiye'de bulunan ortağı AP eski milletvekili İsmet Hilmi Balcı ile görüşürse. Parayı Sarı Avni'nin adamı Paul Waridel. kendisinin bir suçu olmadığını belirtti. İyi de para kazanmışlardı. parasını faizi ile birlikte alacağını söyledi. Sicilyalı Nunzio La Mattina. İnanır mısın. Behçet Cantürk'ün İsviçre'de yapacağı bir tek işi kalmıştı. eski milletvekili İsmet Hilmi Balcı'yı bulmak oldu. Topkapı Oteli'nin sahiplerinden Emin Görpe'yi Zürih'te buldu. Verdiği 60 milyonu faizi ile birlikte geri istedi." La Mattina.. Behçet Cantürk'ün Zürih ziyaretinin iki önemli amacı vardı. faizi ile birlikte 100 milyon lirasını istedi.100'lük dolardan desteler yapıp. ortak olması halinde çok para kazanacağım söyledi. ortağına veda edip ayrıldı. kaç kilo bulabilirse o kadar bazmorfin göndermesini" istiyordu. kalan taksitlerden 2 milyon dolar iki ay sonra verilecekti. adamı Carlo (Antonino) Rotolo ile Sarı Avni'ye göndermişti. Hilton Oteli'nde buluştular. Eski milletvekili Balcı. duvarın kenarına küme küme dizmişlerdi. Sarı Avni'ye aynı şekilde 3 milyon dolar daha gönderdi. bir sevkıyat sırasında cemse içinde görülen. Behçet Cantürk'e. Sarı Avni'nin neşesi. sevinç sarhoşluğu ile anlatmaya başladı: "Küme küme dizdik. paraları saymak için bavullardan çıkarıp. kendisine misafirliğe gelmesinden dolayı değildi. Albay Ali İhsan Cesur ile Sarı Avni'nin birlikteliği. Behçet Cantürk'ün verdiği 60 milyon lira ile "hah ihraç" etmişlerdi. oteli akrabalarının sattırmadığını. Sarı Avni ve adamları yazıhanede. Geriye kalan para ise çek ile ödenecekti. Albay Ali İhsan Cesur da vardı. borcunun ilk taksidi olan 5 milyon doları. İsviçre'de bulunduğu 15 günlük dönemde La Mattina. Sarı Avni'nin gemilerinde çalışıyordu. Bu parayı da Hotel Alexander'ın park yerinde Carlo Rotolo'dan. Sarı Avni'yi bürosunda oldukça keyifli buldu. yine Paul Waridel teslim aldı.Böyle bir müşteriye İsviçre'de kapı açılırdı!. Emin Görpe ile konuştuklarını anlatarak. 5. bavullara doldurmuş ve. "halı ihracaatı" işinde çok para olduğunu.

İkisi arabaya binip. Tıpkı diğer partilerde olduğu gibi mal yine Dra-gos'ta teslim edildi. Elazığlı Mehmet Süleyman'ı Hilton Oteli'ne çağırdım. Elazığlı Mehmet Süleyman'ı. Zigari telefonla beni arayarak.Ş. Oradan Avni'nin gemisine yüklendi. bulduğu zaman beni telefonla arattıracağını söyledi.Eski milletvekilinin ağzı iyi laf yapıyordu. "Aradan 10 gün geçti. malın teslim edileceği yeri görmeye gittiler. Gittim. İstanbul teslimi. Çok istekli oluşum. bu işi bırakacağını söylemişti. Bu nedenle İranlı Zi-gari'nin istediği kilo başına 500 bin lirayı kabul ettim. Behçet Cantürk toplam 170 milyon lira (1983'te l dolar 272 liraydı. Kararımı sonra bildireceğimi belirtip Çınar Oteli'nden ayrıldım(9) "Sarı Avni'nin İstanbul'daki adamı Ağa Koç'un. 625 bin dolar) kazandı. daha önce istemiş olduğum 400 kilo baz morfini yakında teslim edebileceğini söyledi. fiyat artırmalarına neden olmuştu. yanına gelip bir kahve içmek istediğimi söyledim. Kilosunu yine 900 bin liradan anlaştık. Anlaştık. İranlı Zigari ile görüşmek için Çınar Oteli aradım. hayali ihracattı. Ankara'daki iki şirketten halı alıyordu. telefonla arayarak. kilosunu 900 bin ikadan verebileceğimi söyledim. İranlı Seli ile Hilton Oteli'nde buluşturdum. Zigari'ye. malı teslim alacak kişi ile adamının nasıl buluşacağını sordu. Çınar Oteli'nde olduğunu belirtti. sohbet ettik.(8) İsviçre'de de iki şirketleri vardı. Hilton'dan telefonla. RAM ve REMAN ihracaatçı iki firma olduğu için. devletten vergi iadesi alıyordu! Behçet Cantürk işi anladı. YÜZLERCE KİLO BAZMORFİN "Sarı Avni'nin istediği malları bulabilmek için İranlı Hacı Reşit Zigari'yi her zaman kaldığı Çınar Oteli'nden aradım. Sohbet sırasında. İranlı Zigari. Bir yıllık ortaklığı boyunca. O da kendisini arayacağını. Çünkü Avni. ellerinde ne kadar bazmorfin varsa alabileceğimi söyledim. "1982 yılının Temmuz ayıydı. İranlılar artık Türkiye'den fazla ayrılmıyorlardı. "300 tane" bazmorfinleri olduğunu söylediler. Hemen İranlı Zigari'yi aradım. ölmeden(10) önce tanıştırdığı. Aradan bir hafta geçti. Sohbet sırasında. Van'ı arayıp Mehmet Sıddık Bayram'a sordum. Sarı Avni'nin adamları aldıkları 300 kilo bazmorfini İstanbul'un Adalar mevkiinde bekleyen gemiye küçük bir motorla götürüp yüklemişlerdi. Sarı Avni'nin yanıtını beklemeden hemen anlaştım. Yanında yardımcısı İranlı Seli de vardı. Zürih'te bulunan bu iki şirket. kilosuna 500 bin lira istiyordu. Tekliflerini kabul ettiğimi bildirdim. sanki yabancı bir şirketmiş gibi. "Durumu Sarı Avni'ye ilettim. teslimat Dragos'ta olmuştu. Ne yaptıklarını anlattı: Ankara'da iki şirketleri vardı: RAM Dış Ticaret A. İsviçre'de bana.Ş. ve RE-MAN A. 300 kilo bazmorfin temin ettiğimi. Yapılan iş. İstanbul teslimi. 300 kilo anlamına gelen. Aldığım . "Sonradan öğrendiğime göre. Ortak oldu. Yoktu. iki sefer büyük partiler halinde bazmorfin işi yaptıktan sonra. Bu kez. Gittim. kilosuna 400 bin lira istiyorlardı. Para konusunda sorunumuz yoktu.

1979 yılında İstanbul'a geldiğinde tanıdı. malı ne zaman teslim edeceğimizi soruyordu. Behçet Cantürk. Laz Ahmet. ALTIN TOTO Bedros Demirciyan. Behçet Cantürk.. Bu işlerin eskisi gibi kolay olmadığını. Türkler'den daha çok zulmettiğine ve katlettiğine inanıyordu. 1980 yılında Behçet Cantürk'ü "toy sanıp" dolandırmaya kalkmıştı. Kapalıçarşı girişinde Sibel Spor Mağazası ve Beyazıt Çarşı girişinde Sibel Büfesi'nin sahibiydi. İranlılar kilosuna 500 bin. ben de bir milyon istedim. Sevkıyat olacağı gün. Behçet Cantürk. Hemşehrisi Bülent Caner kabul etti. Bu arada Laz Ahmet sık sık yanıma gelip." (1982'de dolar 185 lira. İranlı Zigari ile konuştum. Laz Ahmet kabul etti. Sarı Avni telefonla beni arayarak. Mallar hazırdı." Bu arada. malın sağlam teslim edilmesi için görevlendirdim. Birkaç hafta beklememiz gerekiyordu. yanıma Laz Ahmet adında bir arkadaşını göndereceğini söyledi. Behçet Cantürk'ün annesinin amca çocuğuydu. Behçet Cantürk. Hepsinin. İstanbul'da kuyumculuk yapıyordu. Yeğenini. Diyarbakır buğday pazarında terzilik yaparken. Liceli Ermenilerin çoğu. İsviçre'den kaçak . paranın yattığını öğrendikten sonra İranlı Zigari'ye ödeme yapıyordu. İki işyerine de kızı Sibel'in adını koymuştu. İstanbul Tekel'de memurluk yapan Burhan Beskisiz'i. Sözünün sonunda benden 250 kilo bazmorfin rica etti. Behçet Cantürk ile dostluğu vardı. Bu arada yurtdışından da kaçak külçe altın getirip satıyordu. 1982 yılının son sevkıyatını da şöyle anlatıyor: "Kasım ayıydı. Ancak Kapalıçarşı. Ancak Behçet Cantürk'ü sevmişti. Bedros Demirciyan Kürtleri sevmiyordu.toplam 360 milyon Uranın 210 milyonunu İranlı Zigari'ye verdim. Ellerinde hazır mal yoktu. Behçet Cantürk 1982 yılı içerisinde Suriye'ye de dört sevkıyatta toplam 45 kilo eroin göndermişti. Kapalıçarşı'da kuyumculuk yapıyordu. anneannesi İncik Demirciyan'dan almıştı. Bir hafta müsaade istedim. dayısı Bedros'u. Behcet Cantürk. Adresini.. Aradan birkaç gün geçti. Korktuğum olmadı. Liceli Bülent Caner. biraz beklemesi gerektiğini belirttim. Daha önceden tanıdığım Sarı Avni'nin adamı Elazığlı Mehmet Süleyman ile Laz Ahmet yanıma geldiler. Sevkıyat yapıldı. kaçak altın işine de hisseli olarak girmek istedi. İstanbul'da birçok Ermeni ile tanıştırdı. kendisine "dayı" diye hitap ediyordu. Biz de paramızı aldık. Sonunda Zigari'den yanıt geldi. Bunlar arasında Behçet Cantürk'ün hemşehrileri de vardı. "Benim gözüm Laz Ahmet'i tutmamıştı. bu nedenle akrabam Asiye ile evli. 1965 yılında İstanbul'a göç etmişti. Behçet Cantürk. 10 milyon lira verdi. Sarı Avni ile çok dost olduklarını vs. Kürtlerin Ermeni-ler'e. anlatmaya başladı. Sarı Avni bazmorfinleri Sicilyalılar'a sattıktan sonra aldığı paradan Behçet Cantürk'ün hissesine düşeni Yaşar Kısacık aracılığıyla Behçet Cantürk'ün hesabına yatırıyordu.) İranlı Hacı Reşit Zigari'ye para hemen teslim edilmiyordu.

Sonuç alamayınca Bülent Caner'in çocuğunu kaçırmaya teşebbüs etti. uluslararası polis örgütü İnterpol tarafından aranmaya başlandı. Avusturya'nın Grossav. 1980 yılında tanıştığı Mardinli Sait Koç'un "ithal ettiği" pırlanta işine hisse verip. Birkaç kez istedi. gözaltında . İkinci kez yakalandığında. Behçet Cantürk'ün parası ve kârı ödenmedi. Kapalıçarşı esnafı ile sadece döviz ilişkisi yoktu. kısa zamanda Behçet'in güvenini kazandı. Behçet'in korumasını üstlenmişlerdi. Bu arada Behçet Cantürk de. Amcasının çocukları Halis ve Fettah Cantürk de.20 pay alıyordu.. Nezarethaneden çıkarken.5 kilo eroin nedeniyle.. Günler geçti. Örneğin. daha sonra İstanbul'a gelerek taksi şoförlüğü yapan Liceli Yaşar Demirel. Bir süre Hollanda'da çalışan. Hidayet ile Dilek'i.. iki eş. yükseldiği zaman satıyorlardı. Yaşar Demirel. 5 Haziran 1982 tarihinde. Çünkü İsviçre'den getirdiği dövizleri burada bozduruyordu. asker kaçağı olduğu ortaya çıktı. Suç dosyası kabarıktı: 25 Ocak 1980 ve 14 Nisan 1981 tarihlerinde. Abdullah Cantürk'ün polisle başının derde girmesi ilk değildi. satıldı. Behçet Cantürk. Dayısı Bedros Demirciyan'ın. Kapalıçarşı'yı tanıması ve altın piyasasından haberdar olması nedeniyle. Ancak bu. kârdan yüzde 15. Amcasının çocuğu Abdullah Cantürk. Behçet Cantürk'ün bir kızı daha olmuştu. Behçet Cantürk. sadece şoför değil. kârdan dayısına yüzde 10 veriyordu. 21 Aralık 1982 tarihinde yakayı Diyarbakır'da ele verdi. her türlü gizli bilgiyi. kendi kullandığı kırmızı spor Mercedesi ile tatile götürmüştü. Behçet Cantürk. Araya. hamile olan Dilek doğum yaptı. altın fiyatları düştüğü zaman altın alıp.. gerektiği zaman Behçet Cantürk'ün fedailiğini yapan biriydi. çocukları. dayı. Keyifli geçen tatilden sonra. Ermeni Yaşar Demirel'i yanına şoför olarak aldı. amcaoğlu nedeniyle ifade vermesi için İstanbul Narkotik Şube'ye getirildi. Askerliğini bitirdi. Kapalıçarşı'daki hemşehrileri ile ilişkisini hep iyi tutuyordu. Aranmasından yaklaşık 7 ay sonra. Jandarma eşliğinde askere gönderilirken firar etti.. ismi ablalarıyla uyumlu olsun diye. 1982 yılının yazında.altınlar getirilip.. Bu kez başı İnterpol'le belaya girmişti. Behçet Cantürk. eroin kullandığı iddiasıyla gözaltına alınmıştı. Arat Kundura'nın sahibi Ermeni Yaşar Arat girdi. belgeyi taşıyan. 28 Aralık'ta yine yakalandı. Üçüncü çocuğuna. kân ile birlikte 15 milyon lira aldı. dayısına çok güveniyordu. "Zelal" adım verdi. Bu nedenle Bedros Demirciyan'ın yeğeni.Lover şehrinde Urallar şirketine ait 34 RH 502 plakalı kamyonda yakalanan 13. 17 Hazi-ran'da yakalandı. Sorgusu yapılan Behçet Cantürk salıverildi. "Behçet Cantürk koruması olmadan dışarıya adım atmıyor" anlamına gelmiyordu. Behçet Cantürk'ün sevinci uzun sürmedi. Kapalıçarşı onu tanımıştı. Yine firar etti.yeğen. Hazal ve Neval'i.

. Adam yaralamaktan hüküm giyen Yusuf Cantürk tahliye edilmişti.. Yine aynı yıl. damatları Halim Malkaç. * İstanbul Erenköy'de daire. TEFECİLİK Toplum hızla dönüşüyor.. eroin kaçakçılığından hüküm giydi. Ferzande Cantürk. eroin kaçakçılığı iddiasıyla Almanya'da tutuklandı.. * Diyarbakır'da iki daire. * İstanbul Bakırköy'de daire. * Demir Oteli karşısında bulunan bir han. Dayılarının damadı Ali Seviş. * Diyarbakır'da üç dükkân.. Cantürk ailesi için hiç de iyi geçmiyordu. * Diyarbakır'da 45 dönümlük arsa.. * Diyarbakır Cantürk Otel. * Ankara Sincan'da 14 dönüm arsa. 30 yaşında servet sahibi olmasının bir tek amacı vardı: Saygı kazanmak! Kısa zamanda büyük bir servet sahibi olmuştu: * Diyarbakır Demir Otel. 15 yaşında tetiğe basmasının. * Ankara Karmen Otel inşaatı.. Yeğenini kurtarmak için de 150 bin lira kefalet ödedi.bulunanlara cebindeki tüm paraları verdi. * Lice Kumluca Köyü'nde bağ arazisi. * Diyarbakır'da iki katlı bina. en temel kolektif değerlerden bile uzaklaşılıyordu. 1982 yılı. * Diyarbakır Cantürk İşhanı. .. Artık bireyin varolmasının salt nedeni. adam öldürmek iddiasıyla cezaevine girdi. Tek sevindirici haber Diyarbakır Cezaevi'nden geldi. servet ve şöhret sahibi olmaktan geçiyordu. Behçet Cantürk'ün. ekonomik başarıydı! Saygın bir konum edinmenin tek yolu.

* Diyarbakır Kavasınar Köyü'nde bağ arazisi. Senetlerin tamamı Behçet Cantürk adına yapılmıyordu. Sadece kredi için devlete başvuruda bulunulmuştu.'nin sadece adı vardı. Hemen anlaştılar. Ancak şirketinin acilen paraya ihtiyacı vardı.Ş. Yamsan A. Cezasını çekip. çıkmıştı. Yamsan A. Yamsan Besicilik İç.. Yusuf. * Diyarbakır Nasnavar Köyü'nde tarla. Behçet Cantürk. Ortakları Sedat. Gümrük ve Tekel eski Bakanı Tuncay Mata-racı'nın "iş ortağı" olduğu için 18 aya mahkûm edilmişti. Behçet Cantürk'ten istediği para çok değildi. Behçet Cantürk'e. tayini Ergani'ye çıkınca memurluğu bırakan Abdulkadir Takan adına da senet düzenliyordu. 10 milyon faiz verecekti.. 20 milyona. * Yerli ve yabancı bankalarda para. Keçeli ailesi de zor duruma düşmüştü. yeniden senet düzenlediler.Ş'nin de ortakları arasında bulunduğu bir başka şirket daha . Diyarbakırlı işadamı Doğan Cizrelioğlu'na verilen 60 milyon karşılığında alınan senetler ise aynı bankanın Taksim şubesine konuldu.Semahat Cömert. diğeri 45 milyon olmak üzere iki çek aldı. büroda çaycı olarak çalışan 17 yaşındaki İlameddin Dakman ve bir yıl öncesine kadar Lice Nüfus Müdürlüğü'nde çalışırken. zor duruma düşenlere. Karşılığında 225 milyon liralık senet verdi. şoförü Yaşar Demirel. Yani tefecilik yapıyordu! Herko İplik Fabrikası ile Maltepe İplik Fabrikası'nın sahibi ve şarkıcı Semiha Yankı'nın kocası Ömer Haşhaş. * Deniz motoru. Yaptığı hiçbir iş yoktu. Behçet Cantürk. "önce bir araştırma yapayım" dedi. * Mercedes 350 spor araba. Haşhaş'ın borcu 400 milyon liraya çıktı..Sefa Yaman ve Nusret Gerden'in acilen paraya ihtiyaçları vardı. bir aile şirketiydi. Bitmedi Behçet Cantürk. el altından yüksek faizle ödünç para veriyordu. Biri 55 milyon.. Hikmet Keçeli'nin. Yalnız.Dış Ticaret ve Sanayi A. Borçlarını ödeyemediler. Behçet Cantürk kabul etti. Yusuf Yaman. Cezaevi'nde tanıdığı Uğurcan Elmas'tan yardım istedi. 100 milyon lira nakit verip zaman istedi. Behçet Cantürk. Hikmet Keçeli'nin senetlerini İstanbul Yapı ve Kredi Bankası Mecidi-yeköy şubesindeki gizli kasasına koydu. Behçet Can-türk'den 170 milyon lira borç aldı. Beh-çet Cantürk'le tanıştırıldı. şirketi satın almasını teklif ettiler.Ş. Ömer Haşhaş borçlarını zamanında ödeyemedi.

Nusret Gerdan'ın B grubu 240 hissesini. Behçet Cantürk. Semahat Cömert'in B grubu 240 hissesini. Bursa Boru ve Profil A. . Hidayet Kaşan ve Akile Dilek Alev'i ortak etmişti. bir milyon 200 bin liraya Akile Dilek Alev satın alıyordu. önce Yaman-lar'ın 34 L 7666 plakalı 280 S Mercedesi'ni. bir milyon 200 bin liraya Mehmet Han Kozat. Yusuf Yaman'ın Bursa Boru ve Profil Sanayi A. bir milyon 200 bin liraya Hidayet Kaşan. İmza yetkisi sadece Behçet Cantürk'deydi. bu işin nakliyesini Cansan adına aldı. Ancak küçük gemi daha önce mazot taşıdığı için. iki karısını ve kendine en yakın bulduğu akrabasını şirkete ortak etmişti. aynı zamanda Sarıyer Kulübü'nün Başkanı Erdal Aksoy ile anlaştılar.Ş. 8 tonluk büyük gemisine ihtiyacı olduğunu.'nin sahibi.. İdari Meclis Başkanlığına Behçet Cantürk. ağabeyini. Yamsan A. 3 milyon 600 bin liraya Nizamettin Cantürk. Depo bulunamadığı için. Seçim yapıldı. bir milyon 200 bin liraya yine Hidayet Kaşan. İtalya'dan 3 bin 500 ton Sutkostik maddesi için izin almışlardı.Ş'deki A grubu bin 680 hissesini de. daha sonra da Bursa Boru ve Profil Sanayi A. İtalya'dan mallar geldi. Behçet Cantürk'ü asıl sevindiren ise şirketin Orhangazi'de. Ali Alkan. Behçet Cantürk. Cansan şirketinin ilk yaptığı iş başarısızlıkla sonuçlandı.Ş. 540 dönümlük bir yerinin olmasıydı. Behçet Cantürk. Betaş Gemicilik A. İlginçtir.Ş'yi servetine kattı. Aksoy. Azet ve Sabit Cantürk ile eşleri. 20 Nisan 1983 tarihinde şirketin hisseleri paylaştırıldı. malın değeri oldukça düşmüştü. malları buradan alıp küçük gemisine yükleyeceğini söyledi. Malların taşınması için.Ş. İstanbul'da sabun ve zeytinyağı fabrikaları bulunan Ali Alkan ve kardeşleri.Ş'nin diğer hisselerini ise ailenin diğer fertleri almıştı: Sefa Yaman'ın A grubu 720 hissesini. .Ş'nin A grubu bin 440 hissesini 7 mil-yon 200 bin liraya. sutkostik-ler bir süre Erdal Aksoy'un gemisinde kaldı. Yönetim Kurulu 10 Mayıs 1983 tarihinde. Behçet Cantürk bu şirketine de. Behçet Cantürk alacaklarına karşılık.. Sedat Cömert'in B grubu 240 hissesini. 8 milyon 400 bin liraya satın aldı.vardı: Bursa Boru ve Profil Anonim Şirketi. Yamsan ailesi bu şirketi yeraltı dünyasının ünlü ismi Abuzer Uğurlu'dan satın almıştı. Mehmet Han Kozat ve Akile Dilek Alev'in katılımıyla toplandı. Nizamettin. Sefa Yaman'ın B grubu 240 hissesini. Bursa Boru ve Profil Sanayi A. Behçet Cantürk aynı günlerde bir şirket daha satın aldı: Çamsan Kimya ve Tekstil Ürünleri A. kardeşleri. Behçet Cantürk. vekilliğine Mehmet Han Kozat ve üyeliğe Akile Dilek Alev getirildi.

Türk Ticaret Bankası İstanbul/ Altınbakkal 50 milyon TL.Ş'den 30 milyon liraya aldıkları boya hammaddesini. (473 bin 333 dolar) * 2 Temmuz 1982. amcazadesi CHP Diyarbakır milletvekili Halil Akgül aracılığıyla 1980 yılında tanıştığı Medet Serhat yapıyordu. (500 bin dolar) * 18 Haziran 1982. Vakıflar Bankası İstanbul/Aksaray 71 milyon TL. İstanbul Üğütücüler A.bozulan malları almayacağını söylüyordu. Yapı Kredi Bankası İstanbul/Beyazıt 235 milyon 50 bin TL (l milyon 567 bin dolar) * 27 Ekim 1982. Behçet Cantürk'ün çeşitli bankalarda yer alan sırdaş hesapları vardı: * 25 Temmuz 1981. Yapı Kredi Bankası İstanbul /Beyazıt 125 milyon 400 bin TL (836 bin dolar) . İlameddin Dakman ve Halis Cantürk adına da bankalara hesap açtırmıştı. şirketlerinin zarar ettiği iddiasında bulunuyordu. (510 bin 204 dolar) * 27 Mayıs 1982. Fakat Behçet Cantürk. Yaşar Demirel. Bu arada. Behçet Cantürk'ün avukatlığını. Cansan'ın her işi bu kadar problem yaratmıyordu. Bunların hepsini kendi adına bankalara yatırmıyordu. Bu işten Cansan'ın net kârı 15 milyon lira (55 bin 147 dolar) oldu. Abdülkadir Takan. BANKALARDAKİ MİLYONLAR Behçet Cantürk'ün elinde çok fazla nakit parası vardı. taşıma şirketinin sahibi Erdal Aksoy ile Behçet Cantürk mahkemelik oldular. Sadece kendi hesabındaki paraların öğrenilmesi bile dikkatlerin üzerine çevrilmesi için yeterliydi. İkisi de. Vakıflar Bankası İstanbul/Aksaray 62 milyon 500 bin TL (416 bin 666 dolar) * 4 Ekim 1982. yine İstanbul'daki Marshal Boya A.Ş'ye 45 milyona sattılar. "zararı karşılarım" sözünü verince malları aldı. Osmanlı Bankası Ankara/ Merkez 75 mil yon TL. Yanında çalıştırdığı.

500 kilo mal bulamadığımı. Suriye'ye şevketti. 1982. 300 kilo malın hazır olduğunu söyledi. Bir hafta sonra. Van'daki Bayram Oteli'ni arayarak. "Ellerinde 250 kilo mal olduğunu. Yapı kredi Bankası İstanbul/Beyazıt 80 milyon TL (533 bin 333 dolar) * 4 Ocak 1983.* 16 Aralık 1982. şevkettiler. "Laz Ahmet'le tekrar buluştuk. İstanbul teslimi.83 yıllarındaki vergi beyannamesinde 5 milyon lira kazandığını belirtti!. malı nereden bulduklarını merak etmezdim!. "Mayıs ayı içinde Zigari. malı İstanbul'a getirdi. Vakıflar Bankası İstanbul/Aksaray 80 mil yon TL (533 bin 333 dolar) * l Eylül 1983. "Haziran ayında İranlı Seli İstanbul'a gelerek. Türk Ticaret Bankası İstanbul/Altınbakkal 100 milyon TL (666-bin 666 dolar). benim adamım Burhan Beskisiz teslim alıp. 180 milyon lirasını İranlı Seli'ye verdim. İstediğim diğer 250 kiloluk malı bulmak için sanıyorum İran'a gitmişti. İranlılar İstanbul'a gelerek beni buldular. Yanında Seli yoktu. Bu arada şunu da hatırlatmam gerekiyor. ama isterse hemen 250 kilo bazmorfini verebileceğimi söyledim. 2 bin 205 dolar) anlaştık.. Sevindi. istersem hemen verebileceklerini söylediler. kilosu 600 bin liraya (1983 yılında dolar 272 TL oldu. Ben de onların. Sevkıyatı aynı kişiler yaptı. araştırıp kendisine bildireceğimi belirttim.. diğeri Nisan ayında olmak üzere toplam 20 kilo eroini de. Sarı Avni'nin 500 kilo bazmorfin istediğini söyledi. biri Şubat ayında. Kazandığım 360 milyon liranın (l milyon 323 bin 529 dolar). 500 kilo mala ihtiyacım olduğunu söyledim. Behçet Cantürk. Önceki fiyatta Seli'yle de. . Kilosu l milyon 200 bin liradan (4 bin 411 dolar) anlaştık. Ben de şu anda mal olmadığını. Zigari'nin getirdiği malları. SEVKIYATA DEVAM "1983 Mayıs ayı başında Laz Ahmet'le Hilton Oteli'nde buluştuk. Laz Ahmet'le de anlaştım. Zigari ya da Se-li'nin benimle temasa geçmesini istedim. İranlılar bu malları ne yaptığım konusunda bana hiç soru sormazlardı. Elazığlı Mehmet Süleyman. Yapı Kredi Bankası İstanbul/Beyazıt 63 milyon 500 bin TL (423 bin 333 dolar) * 30 Aralık 1982." 1983 yılında Behçet Cantürk..

Haşhaşlar'in iplik fabrikasına talip olmuştu. için için ağlardı. Oteli görmek için. Çünkü eroin imalatı gözleri tahriş ediyordu. beni 1416536 numaralı telefonumla arayıp. Ancak Nizamettin Cantürk. Her sarhoş olduğunda annesini hatırlardı. Bir anlaşmazlığı da eski milletvekili İsmet Hilmi Balcı'nın oğlu Murat ile oldu. Hemen hastaneye kaldırılan Behçet Cantürk'ün. 1983 yılında İstanbul Ömür Hastanesi'nde gözlerini tedavi ettirince. Duygusal bir yapısı vardı. Behçet Cantürk ile borçları konuşmak istiyorlardı. Ancak "Doktor" Doğru. O yıllarda daha yeni başlamıştı. "Denize uzak" diye almaktan vazgeçti. Yardımseverdi. şifreli konuşarak." O olduğu şeklinde dedikodular çıktı. Eşi Dilek'i yanına alıp Antalya'ya gitti. Alanya Kalesi'ne çıkış yolu üzerindeydi. Ancak. "Zavallı anneme çok eziyet etmişler" deyip. Sarhoş araba kullanmanın cezasını kaza yaparak ödedi. "Doktor" un kovulmasını emretti. Müdürü Sami Akdağ hemen İstanbul'a gelmesini istiyordu.. Ancak işler onu Antalya'da da rahat bırakmadı. Ağabeyinden sonra Behçet Cantürk de hastanelik oldu! Ekim ayında. üniversitede okuyan Kürt öğrencilerine el altodan maddi yardımda bulunuyordu. .Eroinleri. Anlaşamadılar. Okumuş Holding. Behçet Cantürk. 34 S 2666 plakalı mercedes otosuyla kaza yaptı. Ağabeyi Nizamettin ile eşi Süreyya'yı da davet ettiler. Behçet Cantürk'e satmak istiyordu. Daha sonra "kimyagerliği" kim yapmıştı? Kimse öğrenemedi. 130 kilo bazmorfin. Yaşamı boyunca acılar yanından hiç eksik olmadı!. avukatı Cevdet Yardım'la Alanya'ya gittiler. doktorlar üzücü haberi verdiler: Yaşamı boyunca sağ kolunu çok fazla kullanamayacaktı. "Profesör" İzzet Gündüz Sarıyar'ın asistanlığını yapan. Tedavisi yapıldı. sekizinci partiden sonra. İstanbul'daki yoksul Ermenilere. 30 kilo da eroine ihtiyacı olduğunu söyledi. "Doktor" lakaplı Abdülcebbar Doğru yapıyordu. Tatile gitmeyi seviyordu. kara paranın turizme yönelmesi! VE SON SEVKIYAT "Sarı Avni. Bebek Belediye Park Gazinosu'nda arkadaşlarıyla eğlenip sarhoş olmuştu. Eğer bulabilirsem birinci sevkıyattan hemen sonra. Talya Oteli'ne yerleştiler. Çünkü Behçet Cantürk fabrikaya haciz koydurmuştu. Otelin yeri. "kimyagerin. Murat Balcı Alanya'da inşaatı devam eden otelini. Toplantıya katılmak için tatilini yarıda kesip İstanbul'a döndü. direksiyona sıkışan sağ kolu kırılmıştı. ürettiği malın kalitesini ölçe ölçe eroinman olmuştu! Üstelik çok gevezeydi.

zengin ve ünlü olmuştu. Ancak bazmorfin satın alabilmek için. Smith Wesson bir tabanca ile 9 adet mermi buldular. arkasından da 150 kilo daha eroin talep edeceğimi söyledim. İranlı Zigari malı İstanbul'a zamanında getirdi. Büroda bulunan. Bazmorfinin kilosunu l milyon 300 bin liradan. Narkotik'e değil. Halil Arıkboğan. İzzettin Zingil. 10 Kasım günü. "Birgün önce jandarmalar tarafından. İranlı Zigari ile İstanbul teslimi. uyuşturucuyu Liceli. Bu arada eroinlerin benim adıma yapıldığının da kesinlikle söylenmemesini istedim.150 kilo daha eroin göndermemi istedi. Verdim. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldüklerinde çok şaşırdılar. Kendilerine acilen 30 kilo eroine ihtiyacım olduğunu. "130 kilo bazmorfin için.. "20 Ekim'de sevkıyatı yapacaktık. Çünkü kendilerini. Sarı Av-ni'nin gemisine. Tekin Kaymaz iş üzerinde yakalanmışlardı. kendi ekibimle hemen temasa geçtim. Polis "Doktor" un evine baskın yapıp. Çünkü öğrenecek zamanı kalmamıştı. 25 Ekim'de de. Mali Şube'ye getirmişlerdi! Olay anlaşıldı. Büyükada açıklarında bekleyen. benden 50 milyon lira kaparo istediler. Ecza dolabının arkasına. Çember daralıyordu. "Doktor" lakaplı Abdülcebbar Doğru'dan aldığını itiraf etmişti. Çünkü dedikodusu çoktu. Anlaştık. "Doktor" gözaltına alınmıştı. Lice'ye telefon ettim. Behçet Cantürk. Bazı hemşehrileri kendisini kıskanıyordu.. Rıza Zin-gil. muhasebeci Ülkü Varol. 300 gram eroin bulmuştu. Sabırsızlanmaya başladım. 217 kilo eroin yakalanmasının nedeni de jandarmalara yapılan ihbardı. Minibüse doldurulanlar. Mallar yakalanmıştı. 130 kilo bazmorfin. Cumhuriyet Caddesi Merkez Han 163/8 Elmadağ adresindeki yazıhanesine polisler baskın yaptılar. kilosu 800 bin liraya anlaştık. Sakin olmam gerekiyordu. Eroin işine direk girmek istemiyordum. İşler karışıyordu. Erhan. Behçet Cantürk'ün. Bu işlerle uğraşan Yugoslavya göçmeni İbrahim Çalışkan ve Urfalı Reşit Alpan'ı buldum. Kaçakçılık'a. duvar kazılarak yapılmış gizli bölmede. eroinin kilosunu ise 3 milyon liradan anlaştık. Sarı Avni'nin gemisine Büyükada yakınlarında yüklendi. Mehmet Han Özer. hemen hareket etmesi gerektiğini bildirdim. evde. Eroinin İstanbul teslimine 2 milyon lira vereceğimi belirttim. SÜRPRİZ GÖZALTI Beklenen gerçekleşiyor. Anhazap mezrasında 217 kilo eroin ele geçirilmişti. şoför Yaşar De-mirel gözaltına alındı. sekreter Betül Ayyüce.. ." Behçet Cantürk. Diyarbakır'da Abdurrahman Erhan'ın evinde l kilo eroin yakalanıyordu. ihbarın kimler tarafından yapıldığım hiç öğrenemedi. Yamsan şirketinin müdürü Sami Akdağ. Eroinleri bekliyorlardı..

Sarı Avni ile sadece arkadaşlık ilişkisi. İkisi de gözaltına alındı. "Önemli bir mesele değil. kesinlikle yok deyin. Yanıldı. evrakta sahtecilik. Behçet Cantürk'ün adamı Halim Civelek ve Bedros Demirciyan'ın evlerine operasyon düzenledi. Fettah Cantürk tarafından tehdit edilmişti. Ödünç para verme kanununa muhalefet. Fuat Buluttekin adındaki şahıs 3 kilo esrarla yakalanmış ve uyuşturucuyu Behçet Cantürk. Halim Civelek'in evinde de bir tabanca bulundu. Behçet Cantürk polise. başı yine 1567 sayılı kanunla (döviz suçu) derde girecekti. Sorgusu tam 46 gün sürdü. Üstelik. yardımcıları Abdülkadir Takan ve Fettah Cantürk ile birlikte. Kartal Küçükyalı Tren İstasyonu'nun tam karşısında bulunan Yalı Restaurant'ta. 8 Eylül günü İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik şubesince düzenlenen bir operasyonla. İsviçre'de göz ameliyatı olması için 5 milyon TL karşılığında 50 bin frank vermişti. silah bulundurma kanuna muhalefet." İş büyüyordu. sonra da Mali Şube'ye yansımıştı. benim bir ilgim olup olmadığımı sorarsa. Ermeni örgütü ASALA'yı ve DDKD'yi soruyorlardı! Şaşırmıştı. örgütlerle ise hiçbir yakınlığı olmadığını söyledi. Yaşar Demirel. O günlerde döviz işlemleri çok sıkı kontrol ediliyordu! Korktu. Bu da duyulursa. Behçet Cantürk gözaltından hemen çıkacağını düşünüyordu. adamlarının Haşhaş'tan 400 milyon lira alacaklarını istemeye gittiklerini söyledi. Lice depremi sonrasında enkaz altından çıkardıklarını anlattı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne kocasını ziyaret için gelen. Yaşar Demirel. Şakin olmaya çalışıyordu. Gürbüz Öztürk) döviz işleriyle ilgili olarak polis. Polis. İstanbul Üniversitesi Diş Fakültesi Dekanı Profesör Gürbüz Öztürk'e. Behçet Cantürk'e yöneltilen soruların niteliği de değişmişti: Sarı Avni'yi. Tehdit olayının ise abartıldığını. Avukat Saffan Mindivanlı aracılığıyla. Abdülkadir Takan'dan aldığını söylemişti. avukat Mindivanlı'ya not gönderdi: "Hocanın (Prof. Behçet Cantürk. hallederiz" güvencesini alan Behçet Cantürk.Herko İplik Fabrikası ile Maltepe İplik Fabrikası sahibi Ömer Haşhaş 400 milyon tutarındaki borcunu ödeyemeyince. Halim Civelek. Arkasından 306545 nolu silahın ruhsatını gösterdi. 21 Kasım'da teslim oldu. Konu önce basına. Olayın ucu Emin Görpe'ye verdiği 100 milyon TL tutarındaki marklara kadar ulaşmıştı. Fettah . Türk parasının kıymetini koruma kanuna muhalefet ve en önemlisi uyuşturucu madde kaçakçılığıyla suçlanıyordu. silahın dedesine ait olduğunu. Silah ruhsatı sahte çıkmıştı. 5 Ocak 1984 tarihinde mahkeme önüne çıktı. Bedros Demirciyan. Abdülkadir Takan. Fettah Cantürk. Emniyetteki dostlarından. Halim Civelek'in eşi Yasemin ile birlikte.

Cantürk ve Halim Civelek'in avukatlığını Medet Serhat yapıyordu. "medya terörüne" maruz kalıyordu. hakimlere ise 3. üzerine demir parmaklıklar kapatılıyordu. Behçet Cantürk. 13 Ocak 1984 tarihinde görevsizlik kararı verdi. Hatun'un oğlu. Behçet Cantürk 17 Şubat 1984 tarihinde tahliye edildi. uyuşturucu madde kaçakçılığının nasıl ve ne surette yapıldığının bilgisi ve delili olmadığı için soruşturma dosyasını İstanbul Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı'na gönderiyordu. poliste bulunan raporlarının her sayfasına milyonlar veriyordu! Gözaltına alındığında. Askeri Savcılık.. Basın. Onun sayesinde 1981 yılında. Behçet Cantürk de bu "medya teröründen" nasibini alıyordu. Ancak. "Devletin Siyasi veya Mali veya İktisadi veya Askeri veya İdari güvenliğini bozacak nitelikte" suçlar işlediklerini ileri sürerek.5 milyon lira rüşvet vermişti! . Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı. Albay Ali İhsan Cesur'un komutasında rahat bir askerlik yapmıştı. Fettah Cantürk. 30 Aralık 1983 gün ve AD. Askerliği bitince de hemen yanına alarak. tabancanın kendisine ait olduğunu söyleyince. Ankara Mamak Askeri Cezaevi'ne gönderildiler. Birkaç saat içinde serbest bırakılacağını düşünen Behçet Cantürk. Kolordu İstihkam Şube Müdürlüğü'nde. Yaşamında üçüncü kez. davaya Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi'nin bakması gerektiğini belirtti. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı. Borç olayının boyutları kısa bir sürede çok büyümüştü. Avukatlarının iyi savunmasına rağmen tutuklanmaktan kurtulamamışlardı. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Ermenilere saldırıyordu. Fettah Cantürk. Türkiye'deki bütün Ermeniler ASALA militanıydı! Bagos ve İncik'in torunu. Narkotik Şube Müdürü Uğur Gür'ün (Daha sonra Bolu Emniyet Müdürü). Bir kısım basına göre. serbest bırakılması için MİT'e l milyon lira.. 1983/KAÇ. tek tip cezaevi kıyafetiyle Mamak Askeri Cezaevi'nin yolunu tutmuştu. İki bin beş yüz yıllık Anadolulu Ermeni.355 sayılı soruşturma emri ile sanıkların davasına. 3. Behçet Cantürk'le çekilmiş fotoğrafları basında yer alıyordu. ASALA'nın terör eylemleri nedeniyle. Fettah Cantürk ve Halim Civelek. MÜŞ. Mamak Askeri Cezaevi'nde fazla kalmadı. İstanbul Sıkıyönetim Komutanına verildiği dedikoduları kulaktan kulağa yayılıyordu. İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Balâ'yla birlikte Çekilmiş fotoğraflarının. Neler yazılıyordu neler: Behçet Cantürk. Cezaevinden çıkarken de cebine 50 bin lira koymuştu. 50 gün sonra saçları kesilmiş. Behçet Cantürk'e karşı kendini hep borçlu hissediyordu. "Baba" lığını göstermişti.

Ankara'ya getirilerek. Önceden eroinlerini ben ve İzzet Gündüz Sarıyar yapıyorduk. Tedirgindi. "Profesör" İzzet Gündüz Sarıyar ile tanıştı. 1958 yılından 1961'e kadar Diyarbakır'ın değişik semtlerindeki fırınlarda çalıştım. Diyarbakır pazarında kaçak elbise. Bu nedenle yaptığı hareketin ne kadar hatalı olduğunu bilmiyordu: Hemşehrisi Selahattin Delidere'den teslim olmasını istiyordu. 11 Şubat 1984 tarihinde yakalandı. Hocasından ders aldı: "Kimyagerliği" öğrendi. Kardeşi Sabit Cantürk. Diyarbakır Renk Pavyon'da tartıştığı garsonu. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı ekiplerince sorgulandı.Adının geçtiği her haberde. Arazimiz vardı. Avukatı Medet Serhat aracılığıyla Güneş Gazetesi'ne tekzip gönderdi. tekzibi yayımlamayınca gazeteyi satın almaya kalkıştı!. İstanbul'a taşındı. "Behçet Cantürk. Terziydi. Geçinemedi. senin yüzünden herkes beni de Ermeni sanıyor. Başından geçen herşeyi en ince ayrıntılarına kadar anlattı. Diyarbakır'a göçtü. 1975 yılında Sultanahmet'deki evinde çıkan yangında eşini ve 16 yaşındaki tazını kaybetti. incik. 1935 Kastamonu Tosya doğumlu. Babam bir yıl sonra Fahriye Yeltekin ile evlendi. "Sen Ermenisin. 1979 yılından 1981 yılına kadar. Ancak kimse ağızını açıp birşey demedi. babam tarımla uğraşırdı. Ve teslim olur olmaz işkenceye alındı. 1964 yılında eşim Mesude Yeltekin ile evlendim. Cantürklere. bunun hesabını kesin" dedi. beğendin mi" deyip gönlünü aldı. Ri'zeli Sarı Avni'ye gönderir. kızgın bir halde müdürüne dönerek." Diyarbakır Cezaevi'nde bulunan Abdülcebbar Doğru.65 mm çaplı Astra marka tabancasıyla öldürmüştü! Öfkelenmişti. Günlerce süren bu işkenceler sonucu. Şoförü Yaşar Demirel'e. "Nasıldı numaram. toplam 8 parti iş yaptığını itiraf etti! Behçet Cantürk'ün bu sorgulamalardan haberi yoktu. Sonra hemşehrileri Abdülcebbar Doğru ile çalışmaya başladılar. Ben Türk'üm Türk" diye bağırıp. Türkiye'nin en büyük sevkıyatını yapar. Yazıhanesine gitti. Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek'ten işkence yapılmayacağı güvencesini aldılar. turistlere satmaya başladı. 40 günlük iken annem Emine vefat etmiş. boncuk . Diyarbakır'dan aldığı bir haber canını iyice sıktı. Ermeni olduğu mutlaka belirtiliyordu... Acısını unutmak için çevre değiştirdi. "Sami Bey. 7. Güneş.. Malları İranlılar'dan alır. "Profesör" ün ürünü eroinleri. Birkaç gün sonra Yaşar'ı telefonla arayıp. Bürodaki herkes şaşırmıştı. Laleli'ye taşındı. ayrıntılı bir ifade verdi: "1943 yılında Lice'de doğdum. SELAHATTİN TESLİM OLUYOR Osman Nuri Mutlu. Selahattin Delidere 20 Şubat 1984 günü teslim oldu. Abdülcebbar Doğru.

uzaktan akrabam Hacı Fikri Canpolat'la yaptım. 1973 yılında 250 bin tabanca mermisi. . Kendisi Behçet Cantürk'ün uyuşturucu madde kaçakçılığı olaylarında yanında ve adamı pozisyonunda çalışmaktadır. O da silahları Irak. 5 Mayıs 1977 tarihinde binlerce mermi ve tabancalarla yakalanan. dondum kaldım. Silahları Nusaybin'de Hacı Ahmet Kop'a sattık. silah ve mermi kaçakçılığından arandığımı. 20 adet eroin paketini cemseye yükledik. Müteahhitlik yapıyorlardı. Polisler. sorgu yön değiştirdi. Mehmet Han Kozat bizden ayrılıp Karaburun tarafına gitti. 1964 yılında Konya'dan askerliğe elverişli değildir raporu aldım. Çok korktum. Bazı aileler kaçakçılıktan zengin olunca herkes yapmaya başladı. Tahmini saat 21. İfadesine göre. Bulgaristan'dan gelen.İran ve Suriye'ye götürüyordu. Maddi durumları benden kötüydü. "1979 yılında Cantürkler orta halli kişilerdi.00 idi. 1976 yılında uyuşturucu kaçakçılığına başlamıştı. Mehmet'le birlikte indirin' dedi. Zaten beni İstanbul Taksim'deki Divan Oteli'nde Behçet Cantürk ile Mehmet buluşturdu. Ondan sonra Mardinli kaçakçılardan aldığım halıları ve ev eşyalarını satmaya başladım. Samsunlu Ali Açmak ve Trabzonlu Ziya Çavdar'la tanıştım. Bu işe birçok kişi hisse vermişti. Ford marka kırmızı kamyonun şoförlüğünü. Behçet Cantürk adını duyunca. "İlk silah kaçakçılığımı 1972 yılında. Behçet Cantürk kaçakçılık işlerine 1979 yılında girdi. maddi olarak kötü bir durumda olduğumu söyledim. Hemşehrisi olmam ve daha önce birlikte birkaç kez silah kaçakçılığı yapmamız nedeniyle. Ben silah işlerine baktığım için onlarla fazla bir yakınlığım yoktu. bin Çek ve Lama marka tabancayı aynı şekilde alıp sattığını söylüyordu. Cemsenin şoför mahallinde asker giyimli iki kişi vardı. Selahattin Delidere'ye Cantürkler'i sormaya başladılar. Beni yanına aldı. 600 bin lira karşılığında satın aldık. Aradan kısa bir zaman geçti.satıyordum. Behçet Cantürk. Hacı Fikri Canpolat'ın Ankara'da tanıştırdığı Samsunlu Fahri Bank aracılığıyla. "Firarda olduğum 1982 yılında İstanbul'da Mehmet Han Kozat ile karşılaştım." SUBAY GİYİMLİ BİRİ "Behçet Cantürk'e. Ancak hemşehrilerim sakindi. bin Lama marka tabanca. işi anladım. "Mehmet Han Kozat ile ticari bir taksiye binerek eroin bulunan kamyonun yanına Küçükköy'e gittik. bana güveni sonsuzdu. 'Küçükköy semtine kamyon içinde mal gelecek. 285 bin tabanca mermisi.65 mm çaplı Çek ve Lama marka tabancaları. 5 kiloluk ilk torbanın askeri branda ile kapalı cemsenin arka kasasına konmasıyla. Şoför Hocaoğlu karoserin altındaki zulalı çekmeceyi çekti. Behçet Cantürk'ün hisse verdiği kaçakçılık olayının baş mimarı Selahattin Delidere'ydi. 'Malları çıkaralım' dedi. O sırada yanımıza askeri cemse yaklaştı. 1974 yılında. memleketten tanıdığım Halil Hocaoğlu yapıyordu. denizyolu ile Samsun kıyılarına çıkartılan 150 adet 7. 10 dakika sonra döndü." Selahattin Delidere sayfalar tutan ifadesinde. Liceliler'de çe-kememezlik vardır.

Bulabileceğimi söyledim. "İstanbul'dan Diyarbakır'a. Yakalanan malların büyük bölümünün Behçet Cantürk'e ait olduğunu. Bana 5 milyon TL verdi. "M. Sarı Avni aracılığıyla Sicilyalılar'a satılan 100 kilo maldan benim payıma 7 milyon lira düştü. O da birgün sonra uçakla İstanbul'a geldi. Emin Baybaşin teklifi kabul etti. l Ağustos günü. Aradan bir hafta geçti. Ankara'dan silah kaçakçılığı ile ilgili dosyam istendi. Behçet Cantürk'e cesaret edip hiç soramazdım. 17 Temmuz 1981 tarihinde Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne giderek teslim oldum. 'Göçmen' lakabı ile bilinen İbrahim Çalışkan ve Urfalı Reşit Alpan beni bularak. heyecanlı heyecanlı anlattı. Ancak Diyarbakır'dan bir türlü telefon gelmedi. daha önceden uyuşturucu madde kaçakçılığı ile uğraşan. askeri cemse Karaburun istikametine doğru hareket etti. Aynı gün Urfa'ya avukatım Lami'ye telefon ettim. Mehmet devam etti. Atlayıp gittim. 'Böyle soruların ne kadar gereksiz . "Askeri cemsenin ne olduğunu Mehmet Han Kozat'a sordum. ben ise 100 bin kazanacaktım. Biz de yine Mehmet Han Kozat ile birlikte taksi tutup Topkapı semtine geldik. bazmorfini İran'dan almışlar. Özdiyarbakır Seya-hat'ta buluştuk. "Behçet Cantürk ile 1982 yılında son bir iş daha yaptık. Asitanhidrit maddesini Şehmuz Büzük Gaziantep'ten alıp Lice'ye getirmiş. bizim 30 kilo eroinin de olduğunu söyledi.4 kez geçti. Yakalanan mallar içinde. Beraber Fındıkzade'deki Karagül İşhanı'ndaki kahvede İbrahim Çalışkan ve Reşit Alpan'ı. Daha sonra planladığımız gibi bekçinin yanından ayrılıp. Hacı Kasım. Van'dan alınıp. Mehmet Emin Baybaşin'e telefon ettim. "Silah kaçakçılığında beraber çalıştığım Ali Açmak ve grubu yakalanınca hakkımda ifade verdiler. Mehmet Emin Baybaşin'den öğrendim. "Ankara'da Özdiyarbakır firmasına uğradığımda Hacı Kasım Cantürk ile karşılaştım. Ben taksiden indim. çünkü ajanlık yaptığımı sanabilirdi. Baybaşin gelişmeler hakkında bilgi verecekti. Hemen İstanbul'a gelmesini söyledim. Baybaşin ile tanıştırdım. Lice'de 200 kilo eroin yakalandığını radyodan dinlediğini. 5 milyon lira da kaparo verdim. Ankara'dan gelen soruşturma dosyamı almak bahanesiyle. Diyarbakır Postanesi'ne bir bekçi ile gittik."Sevkıyat esnasında Behçet Cantürk kül rengi Mercedesi ile bulunduğumuz yerden yavaş bir hızla 3. Bu kez ben 2 milyon da hisse vermiştim. . Liceli Abdulvahap Çarık ve Rıza Zingil. Aranmaya başladım. Bana sert bir şekilde. "1983 yılının onuncu ayında. Bir ay sonra Behçet Cantürk ile Divan Ote-li'nde buluştuk. Hemen Diyarbakır'daki Özdiyarbakır Seyahati arayarak bilgi aldım. Topkapı'da. Eroinin imal doktorları Rıza Zingil ile Mehmet Han Özer'mis. Suçumun ağır olduğunu söyleyen bazı Emniyet yetkilileri ile benim kaçmam gerektiğine karar verdik. olduğunu hâlâ öğrenemedin mi" dedi. Uçağa binip Diyarbakır'a gitti. Yanında subay giyimli biri vardı! "Yükleme işi biter bitmez. 30 kilo eroine ihtiyaçları olduğunu söylediler. Kilo başına Mehmet Emin 200 bin. "Ankara'da bulunan Mehmet Emin Baybaşin'in yanına gittim. Mahkemelerim hakkında bilgi vermek için beni Ankara'ya çağırdı. firar ettim.

kendisine çok benzeyen bir Bulgar yüzbaşısı öldürüldü! Apar topar Türkiye'ye döndü. 2 ay sonra cezaevinden alınıp tekrar işkenceli bir sorgulamadan geçirileceğini.. Ancak "Türk casusu" olduğu ortaya çıktı. İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Faik Türün'ün emrinde çalıştılar. hemşehrim müteahhit Vekin Aktan ile Maltepe'de bir lokantada buluştuk."3 yıl sonra artık kaçmaktan bıkmıştım.. 1982'de Kenan Evren. 1943 yılında İstanbul'da doğdu. Avukat Ekinci.. Polis ifadesinin altına parmak bastı. dönemin istihbarat teşkilatı Milli Emniyet Hizmeti'ne girdi. Bulgaristan'da Türk kaçakçıların içine sızdı. 1975 yılında. 1938'te Dersim isyanının bastırılmasında aktif bir görev aldı. İlk başlarda pasif kalan daire. Kent Oteli'nde Behçet Can-türk ve avukat Tahsin Ekinci ile yemek yedik. Kaçakçılık dairesine teslim olacaktım. Ankara'da MİT Bölge Daire Başkanlığı Takip Şube Müdürü oldu. bana yardım edeceklerini söylediler. ağabeyim. İlk görevi takip ve gözetlemeydi. teslim olmam gerektiğini söyledi. 12 Mart 1971'den sonra "dostum. damadı MİT görevlisi Erkan Gürvit aracılığıyla Hiram Abas'ı Köşk'e çağırdı. oradan cezaevine gönderilirken. Karşılığı verilmeliydi. Mehmet Eymür'ün birimin başına gelmesiyle. Zaten çevremde herkes teslim olmamı istiyordu. Savcılığa. 17 Mart 1984 tarihinde bitti.30'ta teslim oldum" Selahattin Delidere'nin sorgusu 25 gün sonra. "Allah'ım sana şükürler olsun" dedi. Ben de 20 Şubat günü saat 09. Behçet Cantürk de teslim olmamın iyi olacağını belirtti. oradan hemen savcılığa gönderilecektim. 6 Ocak 1983 tarihinde Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) bünyesinde "Kaçakçılık İstihbarat Dairesi" kurulmuştu.. Ulaş Bardakçı'nın öldürüldüğü Fındıkzade ve Mahir Cayan ile arkadaşlarının katledildiği Kızıldere operasyonlarına katıldı. Mehmet Eymür. amirim" dediği Hiram Abas'la birlikte. Ankara Maarif Koleji'ni ve İktisadi ve Ticari İlimler Yüksekokulunu bitirdi. Hiram Abas "kan davası" için görevlendirildi. .. Mehmet Eymür. muhabere subayıydı. Kimdi Mehmet Eymür? Babası Mazhar. 1980 yılında Bulgaristan'a gönderildi. Öldürülecekti. ANKARA HAREKETLİ Behçet Cantürk Ankara'daki gelişmelerden habersizdi. Bu arada. Ziverbey Köşk'ündeki işkenceli sorgulamalara. sıkıyönetim ve kaçakçılık dairesi yetkilileri ile temas kurduğunu. 1940 yılında. İşkencelerden kurtulmuştu. 23 yaşında MİT'e girdi. Teslim olmaya karar verdim. Onlar da emniyette tanıdıkları olduğunu. Mardin'de MİT Bölge Müdürlüğü görevine getirildi. MHP'lileri bu kez Ermenilere karşı tetikçi olarak kullanmaya başladı. kendini ispatlamaya kalkışacaktı. Devlet. hiç düşünmemişti. Ermeniler üst üste Türkiye'nin dış temsilciliklerinde görevli memurları öldürüyorlardı.. Şansı yardım etti. Daha sonra akrabam Nizamettin Laçin. 18 şubat 1984 günü Ankara'ya geldim.

) Abuzer Uğurlu Mamak Askeri Cezaevi'ndeydi. Haber gönderdi: "Yaşar yanıma gelsin" diye. Daire Başkanlığı'nın henüz başkanı yoktu. İstanbul polisinin başında bulunan Şükrü Balcı. "Kaçakçılık İstihbarat Şube Müdürlüğü"ne tayin oldu. Genelkurmay Başkanlığı'na başvurarak.. Dündar Kılıç'ın yıllar önce aldığı bir mahkûmiyet kararı vardı.84 SYNT.11. . telefonu kapadı. Hilton Oteli'ndeydi. Orhan Uzeller ile amansız bir çekişme halindeydi. Emir bir türlü yerine getirilemiyordu. Svl. sayılı yazısı. Mehmet Eymür beklediği fırsatı buldu. Arkasından Behçet Cantürk'ü.Mehmet Eymür ekibi. Fazla birşey söylemedi. 7130102. "harekete geçmek için en uygun zaman" diye düşünüp. Dündar Kılıç. Üstelik Ankara polisi de. Bulunması kolay oldu! Dündar Kılıç ve Behçet Cantürk'ün yakalanması için İstanbul polisine haber bile verilmedi. Ünal Erkan. Yoktu. 9 Şubat 1984 tarih ve 01. havaalanından alıp eve götürmüştü.254/214177. Bu nedenle Eymür.Ancak bu görevinde fazla kalmadı. "kuması" Dilek'e misafirliğe gelen Hidayet'i. Behçet Cantürk ve Abuzer Uğurlu'nun MİT tarafından sorgulanması için izin istedi. Ankara'dan özel bir ekip İstanbul'a gitti. Sekreter Betül Ayyüce'nin sesi titriyordu.. Kısa bir süre sonra terfi etti. İstanbul'a karşı MİT ile ittifak halindeydi. Özellikle son yıllarda Hiram Abas.02. Cevdet Saral. BÜRODA İNTİHAR Tarih 30 Nisan 1984. Tayyar Seven. Telefonla büroyu aradı. Türkiye Cumhuriyeti'nin 45'inci hükümetini kuran Başbakan Turgut Özal'a kendini göstermek istiyordu. Ankara'da Kontrespiyonaj Dairesi bünyesinde kurulan. Mehmet Eymür. Cumhurbaşkanlığı. Mehmet Ağar.. Mehmet Eymür. (MiT'in. Önce Dündar Kılıç'ı gözaltına alıp Ankara'ya getirdiler.. Dündar Kılıç'ın infaz işleminin yapılmasını emrediyordu. birimin başına geçti. Birbirlerini hiç sevmiyorlardı.10. MİT ile polis teşkilatı ilişkisi hiç bir dönemde iyi olmamıştı. birkaç saat önce Diyarbakır'dan. İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı ve İstanbul Valiliği'ne özel emir vererek. Koor.152711 sayılı yazısı. "Arayan var mı?"diye sordu. İşl. sadece Başkan Yardımcılığı makamı vardı. Ancak sağlık raporu alıp Adli Tıbba onaylatarak cezaevine girmekten kurtuluyordu. Başkan Yardımcısı oldu.) MİT'in isteği Genelkurmay Başkanlığınca uygun bulundu. Şoförü Yaşar Demirel. (20 Şubat 1984 tarih ve İsth.

" Medet Serhat. bana hemen haber ver. eğer içeride polisler varsa. ortalığın sakin olduğunu söyledi. Şirketin Müdürü Sami Akdağ telefona çıktı. Otele döndü. Akile Dilek Alev'i evde bıraktılar. camın kenarına gelip. Ama Suzi çok ısrar ediyordu. Hızla fırlayıp telefonu açtı. Avukatı Medet Serhat'ın. ödeyemiyorlardı. bir konuyla ilgili olarak bizimle geleceksiniz" dediler.11 kişi vardı. oteldeyim. Sami Akdağ ile konuştuklarını aktardı. Behçet Cantürk avukatının telefonu üzerine rahatladı.. Sormasıyla birlikte hepsi içeri doluştu. Dilek kapıyı açtı. Bu arada evi aramaya başladılar. büroda tuhaf bir durum var. "Peki gel" dedi. Tabii tek başına değil. Suzi'nin sözünü kapı zili kesti. Salona girip. Medet Serhat'a büroda merak edecek birşey olmadığını. Behçet'ten anahtarı isteyip 34 L 7666 plakalı Mercedesi de aradılar. eve "karakol" kurulmuştu. diğerini. termos içinde 12 adet Lupidon GSC yazılı ampuller ile bir adet. Dinledikleri kasetlerden birinin sözlerini anlamamışlardı. Eve gitti. "Behçet Bey. Çocuklarla oynamaya başladı. büroda garip şeyler oluyor. Aradan yarım saat geçti ancak Yaşar Demirel pencereden gözükmedi. Birlikte büronun bulunduğu sokağa gideceğiz. Dilek ve Hidayet mutfakta akşam yemeğini hazırlıyorlardı. Birşey anlamadı. Suzi hemen konuya girdi. En öndeki kimliğini gösterip.Yaklaşık iki saat sonra Yaşar Demirel Hilton Oteli'ne geldi. Hidayet'e "hoş geldin" deyip. 141 07 92 numarayı çevirdi. Büroyu ara. polis olduklarını belirterek. Mutfakta. Sultanahmet'teki bürosunun numarasını çevirdi. Telefon çaldı. İki saat sonra kapı çalındı. elini başının üzerine koyacaksın. üzerinde Chemitank yazılı içinde sıvı bulunan şişe çok dikkatlerini çekti. Kısa konuştu. Şaşırdı. eve gelip kendisiyle görüşmek istediğini söyledi. "Medet. Behçet Cantürk'ün kendilerine maddi olarak yardım etmesini istiyordu. Ancak aldıkları paranın faizi çok artmıştı. Sen yazıhaneye gireceksin. Uyuşturucu bulduklarını düşünerek termosa ve şişeye el koydular. Behçet Cantürk'e. Avustralya'ya yerleşen teyzesi Ofsana'nın kızı Suzi Saraçyan. kızı Hazal'ı kucağına aldı. Hidayet Kaşan'ı da emniyete gelmesi için davet ettiler." Büronun bulunduğu Elmadağ'a geldiler. Yaşar Demirel arabadan indi. "Behçet Bey evde mi" diye sordu. Yanına beş polis bırakarak. Kasetleri de gözaltına aldılar. Sekreteri Betül'ün sesi tuhafına gitmişti. . Gelen Suzi Saraçyan'dı. Karşısında hiç tanımadığı 10. Elmadağ'daki büronun 141 65 36 numarası meşgul çıkınca. Borçlanarak araba parçaları almıştı. Eşi. "Yaşar. Medet Serhat. Teyze kızını salona aldı.. oto tamirciliği yapıyordu. Gelmesini istemiyordu.

"Ne zaman dönerler" diye sordu.) Diyarbakır Töbank Şubesine ait 2 milyon değerinde 093078 numaralı Behçet Cantürk adına çek. Başkomiser Ahmet Geçer ve 11 polis eşliğinde. büroda "karakol" kurmuş polisleri görünce. evde "karakol" kurulacağının daha farkına varmayan Akile Dilek Alev polislere. Tam kapıdan çıkarlarken. "Merak etmeyin hanımefendi birkaç saate kadar dönerler" dedi. Kendini düşünmüyordu. apar topar Ankara'ya götürüldü. Behçet. Behçet Cantürk. Ancak kendisini gözaltına alan bu polisleri daha önce hiç görmemişti. Büroda. İstanbul Emniyet Müdürlüğü 1. Behçet Cantürk. altı polisle birlikte büroda bırakıldı.Evde arama bitmişti. 284 bin lira nakit para. müdür Sami Akdağ ile sekreter Betül Ayyüce de vardı. Behçet Cantürk'ten izin isteyip büroda arama yaptılar. kızı Hazal'ı eve bırakıp. Betül. Behçet Cantürk ve eşini aşağıya indirdiler. Yaşadıkları Behçet Cantürk'ü hiç şaşırtmadı. Arama tutanağına aldıklarını kaydettiler: * Bir adet Türk Ticaret Bankası Fethiye Şubesine ait 57 bin 300 lira değerinde 828541 numaralı hamiline çek. Şubeye götürüldü. Polisler çok kibar davranıyorlardı. kemerini. Üzerinden çı kanları zimmete kaydettiler. 8'inci kattan atlayarak intihar etmişti!. Başkent'e giderken Behçet Cantürk'ün yüzü çok asıktı. Behçet Cantürk ceketini ve pardösüsünü giydi. eşi ve sekreteri. Borçlu Zeynel Dündar tarafından Behçet Cantürk adına verilen. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Hareket Daire Başkanlığı Mali Şube Müdürü Faruk Metin. . Tam okuyamadı. kocasının yanında Emniyet'e gitmek için hazırlandı. Behçet Cantürk'ün sekreteri Betül Ayyüce de Emniyet'e davet edildi. 5 Nisan 1985 tarihli 2 milyon 100 bin lira değerinde bono. Müdür Sa mi Akdağ.00'ü gösterirken. Arkadaşı Burhan Beskisiz. Üzerinde deri mont olan sivil polis. Kravatını. Hidayet Hanım.(11) Polisler bürodan sadece çekleri almadılar. Ancak ilk iki rakamı dikkatini çekmişti: 06. Ancak İstanbul'da rahattı.. Fakat Ankara'dan gelecek bir ekibin kendisini gözaltına alacağını hiç hesaba katmamıştı. (1984'de l dolar ortalama 350 TL idi. ayakkabı bağını aldılar. tek kişilik bir hücreye hapsedildi. Hidayet Kaşan ve Betül Ayyüce de ayrı ayrı hücrelere kondular. 2 Nisan 1984 tarihinden beri aranıyordu. Polisler. Siyah renkli Renault marka otomobile bindirilirken. Üzgündü. Saatler 23. Otomobil Ankara plakalıydı! Elmadağ'daki büroya gittiler. Hidayet. İşyerine de "karakol" kurulmuştu. İstanbul ili Yapı Kredi bankası Şubesine ait 5 milyon lira değerinde 394532 numaralı hamiline çek. Behçet Cantürk'ün gözleri arabanın plakasını takıldı. "Buyrun gidelim Behçet Bey" dediler. Zaten şubedeki polislerin çoğunu tanıyordu.

6 kardeştiler.. Abdulbaki Maltaş ile Mehmet Tahir Canpolat.5 yıl önceydi. Mehmet Tahir Canpolat. birinci hamur kâğıda basılmış. "Behçet Cantürk" adını görünce korkuya kapılıp. Eniştesi Burhan Beskisiz'in intihar ettiğini öğrenen Abdulbaki Maltaş. Bana söylediği. Onların da fazla bilgisi yok. Polislerin evine gelip evrakları bulacağından korktu. "ANKARA POLİSİNİN İŞİ" Nizamettin Cantürk telefonda heyecanlı heyecanlı soruyordu: "Medet Bey.BELGELER YAKILIYOR 36 yaşındaki Abdulbaki Maltaş Silvanlı'ydı. Neler oluyor Medet Bey?" Avukat Medet Serhat. Bunu sakla ve kimseye de bu konuda birşey söyleme" diye tembihledi. arka arkaya sıralanan bu sorulan so-ğukkanlıkla yanıtladı: "Nizamettin Bey. kâğıda sarılarak rulo yapılmış bir paket verdi "Burada benim için çok önemli evraklar var. Valla onlar da merak ediyor. endişeye kapıldı. . polislerin Ankara'dan geldiği. Burhan Beskisiz'in cenazesinde bir araya geldiler. Abdulbaki Maltaş eve döndü. Birgün sonra. akrabası olan Abdulbaki Maltaş'ı yanına çağırdı Abdulbaki Maltaş'a. 7 Mayıs 1984. Uçuk pembe renkli. Behçet Cantürk. İstanbul polisine de birşey söylemeden. üzerinde İngilizce yazılar bulunan.. Haydarpaşa Numune Hastanesi'nde diş protez teknisyeni olarak çalışıyordu. Burhan Beskisiz ile evliydi. Birkaç gün geçti. ne oldu. 1. Maltaş. Beco'yu kim gözaltına aldı? Beni de soruyorlarmış. "bunu iyi sakla. Paketi vererek. merak etmiş paketi açmış. Üzerlerinde İngilizce yazılı değerli kâğıtlardan tek okuyabildiği. yine aynı yerine koydu. Telaşla evine gidip paketi aldı. "Behçet Cantürk" yazısıydı. Birşey anlamadı. "Paketi iyi bir yere saklandın mı" diye sordu. senden daha sonra alacağım" dedi. Aynı soruları ben de sordum. Aldığı yanıt karşısında dondu kaldı. Evrakları paketleyip. evrakları banyo kazanında yakmıştı!.. gidip Behçet Beyi gözaltına almışlar. Koşa koşa akrabası Mehmet Tahir Canpolat'ın Tuzla'daki konfeksiyon mağazasına gitti. Karısının ve çocuklarının göremeyeceği bir yere. Ablası Asiye. İstanbul Emniyet Müdür Muavini Tayyar Sever'in yanına gittim. kütüphanesinin üst rafına paketi koydu. 60 adet kâğıt vardı. Meraklanmıştı: Pakette ne vardı? Evde eşinin ve çocuklarının olmadığı birgün paketi açtı..

. * 22 ayar.. * l adet pırlanta ve beyaz altınla işlenmiş gerdanlık. * 22 ayar beş bilezikten oluşan Adana yapısı burma bilezik. evraklardan daha tehlikeli kişiler vardı. * Zelal isimli 14 ayarlı altın çocuk künyesi. * 2 adet 22 ayar çocuk bileziği. Banka yetkilileri kasayı açıp içinde bulunanları beyaz bir çanta ile getirdiler. Mehmet Han Kozat ve Kamil Dakman ile birlikte Mehmet Tabir Canpolat'ın evinde saklanıyordu. içindekilere el konularak. Zeki Kirpi. Polislerin elinde. Aşağıya inildi. Elmadağ'daki büroda verilmek üzere cezaevi arkadaşı Fuat Şaşmaz'dan mektup getirmişti. Gerçi evrakları yakmışlardı ama şimdi evlerinde. Zeki Kirpi masum olduğunu ancak üç ayda anlatabildi! ALTINLAR." Nizamettin Cantürk. Behçet Cantürk'ün yanında çalışan Halim Civelek'e. Konukları üç gün kaldı. 4 Mayıs 1984 tarihinde birkez daha geldiler. Zeki Kirpi bunlardan sadece biriydi. bir parmak kalınlığında birbirine geçmiş iki şerit halinde bilezik. banka nezaretinde bir başka kasaya konulmasını isteyen savcılık belgesi vardı. 6 Haziran 1984 tarihine kadar 3 ay vadeli tasarruf cüzdanı. İstanbul Paşakapı Cezaevi'nde gardiyandı. Tesbite geçildi: * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait 111149 sayılı 50 milyon liralık.. * Neval isimli ayan belli olmayan altın çocuk künyesi. MÜCEVHERLER.Oturup beklemekten başka yapacağımız birşey yok. aynı binanın alt katında bulunan Ziraat Bankası'nda 2591 sayılı şahsi kasası vardı. l adet aynı özellikte yüzük ve l adet aynı özellikte bilezik. Sonra misafirleri kayıplara karıştı. * 30 adet 18 ayar tel bilezik. * Top şeklinde altından bir çift küpe. . Bu arada Behçet Cantürk'ün Elmadağ'daki bürosundaki "karakol" her geleni gözaltına alıyordu. Polisler. Akile Dilek Alev'in. Büroda bulunan sivil polisler tarafından gözaltına alındı. kasanın açılmasını. Ev sahibi Canpolatlar da korku içindeydiler. Behçet Cantürk'ün Bağdat Caddesi Erenköy Zincirli Köşk Sokak 310/13 adresindeki evine.

Bitmedi. * Şekerbank Beşiktaş Şubesine ait.2 mevduat 817.007.. * Osmanlı Bankası Ankara Şubesinin 640. * Akbank İstanbul Şubesine ait. 640/569.l mevduat 5593. 42. l adet çeyrek yansı altın. * l adet tura kolye. * Töbank Diyarbakır şubesine ait. 75 milyon liralık hesap cüzdanı. seri A/1 No: 2590'dan 2600'e kadar 11 yapraklı 108326 hesaba ait çek karnesi. * Yapı Kredi Bankası Beyazıt Şubesine ait. hesap cüzdanları da vardı: * Şekerbank Beşiktaş Şubesine ait. 5 milyon 300 bin liralık 10 Mayıs 1984 vadeli çek yaprağı. * Osmanlı Bankası Ankara Şubesine ait.* 5 adet çeyrek altın. 360028'den 360050'ye kadar 23 yapraklı çek karnesi. * Uluslararası Endüstri ve Ticaret Bankası Karaköy Şubesine ait. senetler. 2550 nolu Behçet Cantürk'e ait 236 milyon 47 bin 500 lira bakiyeli hesap cüzdanı.. 12 milyon 750 bin liralık hesap cüzdanı. 086845 numaradan 086850 numara ya kadar 6 yapraklı çek karnesi.003. 630/15779 sayılı Behçet Cantürk'e ait. 8960 Gelişim kimyevi maddeler kaşeli 193199 çeke ait. pırlanta ve siyah taşlı küpe. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait 111/5591. 42.7 hesaba ait.9 sayılı hesaba ait. l adet yarım altın.569/4 no'lu hesabına ait. * Bir çift beyaz altın üzerine. 120 milyon 200 bin liralık hesap cüzdanı. * Ziraat Bankası Harbiye Şubesine ait. Kasada çekler.4 sayılı Behçet Cantürk'e ait.3 Abdülkadir Takan'a ait. 20659 hesaptan 426110 sayılı 40 milyon liralık 11 Şubat 1983 tarihli çek. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait. * 2 metre 18 ayar bakla zincir. 085151 numaradan 085175 numaraya kadar 25 yapraklı çek karnesi. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesine ait. 11115/7 hesaptan K 017457 numaradan K 017475 numaraya kadar 19 adet çek karnesi. 20659 hesaptan 426111 sayılı 47 milyon liralık 15 Şubat 1983 tarihli çek. .

çek nolu 8 milyon sayılı 3 milyon 500 bin * Yapı Kredi Bankası Beşiktaş Şubesine ait. Akile Dilek Alev'e banka dışında. * M. 1602/15. * Türkiye Emlak Kredi Bankası Malatya Şubesine ait. * Anadolu Bankası Çapa Şubesine ait. 085204 tarihsiz ve miktarsız çek yaprağı. * Mustafa Elik ödemeli.. "Bir miktar da annemde var" deyince. . 26 Haziran 1983 tarihli çek yaprağı. * Yamsan Besicilik ödemeli. * Yüksel Bağdaş ödemeli.3731 hesaptan 688855 liralık. bila tarihli cirosuz 9 milyonluk senet. AYLA HANIMIN EVİ Polisler. 5697/8 nolu hesaptan. Şirin Cantürk Diyarbakır ödemeli. 1632. 28 Mart 1984 vadeli Abdülkadir Takan emrine tanzim edilen 20 milyon liralık protestolu senet.* Garanti Bankası İzmir Şubesine ait. 3732/1602.. Akatlar Cebeci Sokak Mutlu Apartmanı 5/1 adresine gittiler. 1547/9 sayılı hesap tan Seri A 026303 nolu 7 milyon 500 bin liralık. 2 Nisan 1984 tarihli vadeli Abdülkadir Takan emrine tanzim edilen 20 milyon liralık protestolu senet. hep birlikte annesinin oturduğu. 26 Mayıs 1983 tarihli çek yaprağı. * İmar Bankası Bakırköy Şubesine ait. 15 Kasım 1983 tarihli çek yaprağı. Behçet Cantürk alacaklı 3 Kasım 1984 tarihli 7 milyon 135 bin liralık senet. Yusuf Yaman cirolu 60'şar milyonluk üç adet senet. Behçet Cantürk adına tanzim edilen 15 şubat 1984 tarihli 500 bin liralık senet. * Yamsan Besicilik ödemeli. *Yamsan Besicilik ödemeli.15 nolu 688856 liralık. * Yüksel Bağdaş ödemeli. * Garanti Bankası İzmir Şubesine ait. * Yamsan Besicilik ödemeli bila tarihli.9 hesap688663 nolu 2 milyon liralık çek yaprağı. 10422 hesaptan 140270 nolu 6 milyon liralık. Behçet Cantürk alacaklı 85 milyon liralık ayrı ayrı dört adet ipotek belgesi. 15 Aralık 1984 tarihli çek yaprağı. Behçet Cantürk emrine tanzim edilen 20 Ocak 1984 tarihli vadeli 3 milyon liralık senet. başka bir yerde ziynet eşyası olup olmadığını sordular.

aranmaya başladığında." 5 Mayıs günü kalktı. ziynet eşyalarının bir bölümünü "kayınvalidesine" bırakmıştı. ziynet eşyalarım getirerek polislere verdi. Gidiş nedeni ziyaret değildi.. Bunlar da kaydedildi: * Üzerinde Behçet Cantürk yazılı 14 ayar altın anahtarlık. 7 Mayıs 1984 günü. evraklara ve paralara ihtiyati tedbir konuldu. * Üzerinde pırlanta işlemeli. bir adeti Zümrüt pırlantalı altın karışımı ve bir adeti Yakut pırlanta lı altın karışımı) köşeli bilezik.. * l adet siyah taşlı altın erkek yüzüğü. üzerinde yine altın ve pırlanta işlemeli "BC" yazılı Mercedes forslu anahtarlık. Dilek Hanım. Demir Oteli'nin müdürü Osman Tan. Behçet ve Nizamettin Cantürk. * l adet altın bayan kol saati ve altın kordonu. mahalle muhtarı Hüsnü İpekçi ve çilingir Aziz Işık ile birlikte. Behçet Can-türk. Diyarbakır Sıkıyönetim Komutanlığı 2 No'lu Askeri Mahkemesi 'nden izin aldılar. Behçet'in 18. Polisler. polislerle birlikte İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün yolunu tuttu. önce Behçet Cantürk'ün kapısını çaldılar. DİYARBAKIR'DAKİ EVLER DE ARANIYOR Polisler. * l adet altın erkek kol saati ve altın kordonu. Diyarbakır'daki evlerinde de araştırma yapmak için. Behçet Cantürk'e ait İstanbul'daki yerlerin aramalarını bitkince. Yanıt gelmemesine şaşırmadılar. Evrakları ve mücevherleri teslim eden Akile Dilek Alev'in evindeki "karakol. Mücevherlere. * l adet üzerinde "BC" yazılı altın pırlanta işlemeli kravat iğnesi.Ayla Alev. kızının isteği üzerine "Madler" yazılı bir torba içinde. Daire numaraları. Nizamettin'in ise 19'du. * 2 adet üzerinde "BC" yazılı altın kol düğmesi. * 3 adet pırlantalı (bir adeti Zafir pırlantalı altın karışımı. . Ofis semtinin Kooperatifler mahallesindeki Avukatlar apartmanında oturuyorlardı. Evde kimsenin olmadığını tahmin etmişlerdi. büyük harflerle "BC" yazılı 34 S 2666 oto plakası.. * l adet pırlanta gerdanlık ve aynı gerdanlığa ait pırlanta 2 adet küpe. Gözaltına alınmıştı!.

Turgut-Mukaddes çiftinin. Lice depreminde ölen Abdulbaki Cantürk'ün kızı Mukaddes ile evliydi. Kapı ziline bastılar. Birkaç dakika sonra çilingir kapıyı açtı. Kırmızı çanta içinde bulunanlar. Kayıplara karışmıştı! Evde Behçet'in eniştesi İbrahim Fidanay ve oğlu Turgut vardı. Turgut Fidanay. Nizamettin'in eşi Süreyya. Turgut Fidanay babası ile aynı evde oturuyordu. Mücevheratların listesi şöyleydi: * Bir çift safir küpe. Sonra Nizamettin Cantürk'ün evine geçtiler. l tuvalet ve l banyodan oluşan dairede yapılan aramada. * 3 şişe cin. "suç teşkil edecek bir alete ve kıymetli eşyaya rastlanmadığı" tutanağa geçirildi. . 4 oda. Ses yoktu.Çilingir Aziz Işık'a. * 2 şişe kanyak. Nizamettin Cantürk'ün konutu. kapıyı açmasını söylediler. Zaten. l salon. çantayı en güvenilir kişi olarak bildiği.. * l adet safir yüzük. "suç teşkil eden bazı tehlikeli mallara" el konuldu: * 7 şişe viski. İkram Ablasına getirip teslim etmişti. yatak odasındaki elbise dolabının üzerindeki kırmızı çanta polislerin dikkatini çekti. Evde İkram Fidanay yoktu. Kırmızı çanta açıldı. Behçet Cantürk yakalanınca. * l şişe Arap rakısı. İçinde mücevherler ve kıymetli evraklar vardı. * l şişe martini. 16 Mayıs 1984 günü Behçet Cantürk'ün ablası İkram Fida-nay'ın evine baskın yaptı. Diyarbakır'daki "ev operasyonları" hemen bitmedi. İçindekiler Hidayet Kaşan'a aitti. bir banka şubesinde emanete alınacaktı. ABLANIN EVİNE BASKIN Polis ihbar aldı.. kardeşinin evi gibi "masum" değildi! Evde. Nizamettin Cantürk ve eşi Süreyya firar etmişlerdi.

bir adet kravat iğnesi. ortası safir l adet yüzük. * l adet kişnişli 14 ayar kolye. * Pırlantalı iki sıra taşlı. * l adet safir bilezik. * l adet altın zincir ve üzerine Arapça yazılı altından künye. * l adet altın kaplama çakmak. * l adet 18 ayar altından bayan kol saati.* l adet safir taşlı gerdanlık. * 7 adet büyüklü küçüklü kadife kaplı çeşitli mücevher kutusu. * 14 ayar. * l adet incili pırlantalı altın anahtarlık. * l adet çeyrek reşat altın. uzunluğunda burma tipi altın zincir. * 21 adet. * 50 cm. * l adet siyah beyaz incili pırlantalı altın bilezik. (Behçet Cantürk'e ait bu altın zincir. * l adet altın kaplama sigara ağızlığı. * 2 metre 22 ayar altın zincir kordon. yazıhanedeki biblo köpeğin boynuna takılıyordu!. Behçet Cantürk adına düzenlenmiş çekler: . * 22 ayar diş kaplama altını. 22 ayar altın bilezik. * l adet üzerinde çeyrek ve yarım altın olan 18 ayar paralı bilezik.. * 3 çift inciden kolye. * 2 adet yarım reşat altın. * Bir çift pırlanta küpe.) Behçet Cantürk'ün eşi Hidayet'in çantasında değerli "kâğıtlar" da vardı: * 4 adet Diyarbakır İli Töbank Şubesine ait.

Noterden tasdikli.. 17389 numaralı sabıkasızlık belgesi. Polisler. "Ermeni dönmesi. yanına gelip tokat atan kişinin içki kokuşuydu. Soyundu.. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek imzasıyla tüm illere. Arkasından. * Behçet Cantürk adına düzenlenmiş Lice Cumhuriyet Savcılığı'nca onaylı. . çek numarası 278456'dan başlayıp 278475'e kadar devam eden kullanılmamış çek defteri. 26 Mayıs 1983 tarihli.. Diyarbakır 1.. 25 pafta... Hissettiği.. Acı duymadı. İbrahim Fidanay ve oğlunu gözaltına aldılar. Nizamettin. Döverken küfür ediyorlardı. Cantürkler'in ablası İkram Fidanay için "Firar" notu düşüldü.. Güldüler. Karakoldaki tutanağa. * Hidayet Kaşan adına düzenlenmiş. Tekme ve tokatlarla üzerine çullandılar. Anlamadı. şiddetli bir tokat hissetti yüzünde. * Ziraat Bankası Adapazarı Şubesince Behçet Cantürk adına verilen.9 hesap numaralı 10 milyon değerinde Behçet Cantürk adına düzenlenmiş hesap cüzdanı. 111/5593..Süreyya Cantürk çiftinin yakalanması için.10 Haziran 1984 tarih 093076 numaralı 2 milyon değerinde çek." Hiç sesini çıkarmadı. Diyarbakır Yenişehir semtinde 106 kütük no. 10 Ağustos 1984 gün 093080 seri numaralı 2 milyon değerinde çek. yıldırım telgraf çekildi. GÖLBAŞI Gözleri bağlanmıştı. parsel no 3 olan 962 m2 olan arsa tapusu. tek külotu ile kaldı. 128 ada. 9 Ekim 1984 gün ve 093081 seri numaralı l milyon 900 bin değerinde çek. Kaba dayağa son verdiler... piç. Çıkardı. "Yani çırılçıplak soyun!" Mahcup bir ifadeyle gülümsedi. Birkaç saniye önceki hava değişmişti. 10 Temmuz 1984 gün 093079 seri numaralı 2 milyon lira değerinde çek. hesap numarası 6411050.. * Türk Ticaret Bankası Altınbakkal Şubesi.. vurmayın" bile demedi. Soyunmasını istediler. "Yapmayın. Sendeledi. Onu da çıkarmasını emrettiler.. "Adem ol" dediler.

Yakın arkadaşlarını sordular.50 yaşlarındadır. İstanbul'da oturur. 30 Mayıs 1984 günü. İlk kez bağırdı.. Aniden tüm vücuduna gelen tazyikli su ile irkildi Yere yatırdılar. Behçet Cantürk'e. İktisatçıdır.. İstanbul'da ihracaat ithalat işleriyle uğraşır. Gözaltındaki süresi uzatılıp duruyordu. ne isterseniz veririm!. * Akif Yılmaz: 45 yaşlarındadır. Ankara'da Özcan İthalat. Müteahhitlik yapar. kardeşlerini.. "Yapmayın.İhracat firmasının Genel Müdürlüğünü yapar. Müteahhitlik de yapar. Diyarbakırlıdır. Diyarbakırlıdır. * Şehmuz Tatlıcı: 55. İşkenceye karşı oldukça dayanıklıydı. . * Hikmet Çetin: 45. Müteahhitlik ve otelcilik yapar. karşısına getirip soymaya başladıklarında. Ankara'da oturur. Diyarbakırlıdır. Diyarbakırlıdır.. * Mehmet Akça: 50 yaşlarındadır.. Müteahhitlik yapar.. "Tamam. Dayanaklı olmasına polisler bile şaşırmıştı. 60 sayfalık ifadesinin altına imzasını attı. Müteahhitlik yapar. Fakat Hidayet ve Dilek'i. Diyarbakırlıdır.. Licelidir. Söyledi: * Vekin Aktan: 50 yaşlarındadır..60 yaşlarındadır. önce umursamadı. * Ağa Ceylan: 55 yaşlarındadır. Diyarbakırlıdır. * Mehmet Cizrelioğlu: 35 yaşlarında Ankara'da müteahhitlik yapar. Suyu cinsel organına sıkmaya başladılar. Biyografisini. Köşk Gazinosu'nun üzerinde yazıhanesini vardır. Ankara'da Anıt Oteli'ni çalıştırır. Ankara'da da yazıhanesi vardır. Eski Devlet Bakanıdır." Artık sesini duymuyorlardı. akrabalarını bir bir anlattı. Ankara Gölbaşı'ndaki polis eğitim merkezinde bir ay işkence yaptılar.Üşüyordu.. "Sizi öldürmeden karımın koynuna girmeyeceğim" diye bağırdı. Diyarbakırlıdır. herşeyi anlatacağım" diyerek konuşmaya başladı. şoke oldu. Birgün hiç beklemediği bir olay başına geldi: "Karılarını buraya getirip çırılçıplak soyarız" tehdidini duyunca. Ankara Maltepe'de işyeri vardır. müteahhitlik yapar. * Doğan Cizrelioğlu: 45 yaşlarındadır.

Çocukları vardır. Birlikte eroin. Beni Atilla Öksüz kod adıyla arar. Diyarbakır'da oturur. Diyarbakırlıdır. bana yardımcı olmasını istemiştim. * Mehmet İçkale: 40 yaşlarında. Spor ayakkabısı satar. * Recai İskenderoğlu: Eski Bayındır ve İskan Bakanı. Ayşe ve Müesser adlı kızları nı biliyorum.Çankaya son durakta süpermarketi var. Ankara'da müteahhitlik yapar Çankaya'da oturur. Gemicilik ve kaçakçılık işleri ile uğraşır. kaç çocuğu olduğunu bilmiyorum. Suadiye'de oturur. Uyuşturucu madde kaçakçılığı işlerinin satış ve sevkıyatını yaptığımızdan dolayı tanırım. Rizelidir. Korkmaz Göldağı adlı biriyle. Alevidir. sık sık telefonlaşırız. Evli. Bitlislidir. Gözaltına alındığımda kendisi ne pusula göndermiş. Mehmet Deniz vasıtasıyla tanıdım. * Murtaza Dinçer: 55. Mülkiyeti kendisine aittir.50 yaşlarında Diyarbakır'da Uçak Palas adında oteli vardır. evli. İstanbul Çarşıkapı'da Beyazıt'ta yerleri vardır. Ankara'da oturur. çocukudur. MiT'ten birisini bularak. Mües-ser ise Beykozsporlu biriyle evlidir. Liceli'dir. Anadolu Kulübü'nde görüşürüz. * Yaşar Demirel: 45 yaşlarında şoförlük yapar. Ermenidir. Ermenidir. Bağlarbaşı'nda ikamet eder. * Mehmet Deniz: 45. Müteahhittir. Kadıköy Bağlarbaşı'nda oturur.45 yaşlarında. Dayım olur. Evlidir. Ankara'da İzmir Caddesi'nde avukatlık bürosu var. Benim avukatımdır. Karslıdır. İstanbul Mecidiyeköy'de yazıhanesi vardır. Fırat reklamın sahibidir. * İskender Çolak: Kulüpçüdür. Kızı Ayşe. Yazıhanesi Çankaya'dadır.60 yaşlarındadır. bazmorfin kaçakçılığı yaptık. müteahhitlik yapar. * Bedros Demirciyan: 40. Kendisi ile görüşür. Daha çok devletten ihale alarak müteahhitlik yapar. Bir yıl benim şoförlüğümü yaptı. Kendisi ile Lice'den tanışırız. Bebek'te oturur.* Recep Tacer: 50 yaşlarındadır. * Avni Karadurmuş (Musullulu): 45 yaşlarında. . * Ali Özcan: 40 yaşlarındadır. İsviçre'nin Zürih kentinde yaşıyor. Avukatlık yapar. * Medet Serhat: 50 yaşlarındadır. Pusula eline ulaştı mı bilmiyorum? Erzincanlıdır. Evlidir. Yazıhaneme sık sık gelir. * Mahmut Uyanık: Eski CHP milletvekilidir. Ayşe isminde karısı vardır. bir çocuğu vardır. Beykoz'daki evlerine bir kez gitmiştim. * Yasin Barut: 50 yaşlarındadır. Diyarbakırlıdır. Daha önce Sarı Avni ile birlikte silah kaçakçılığı yapmış olduk larını biliyorum. * Halim Civelek: 35 yaşlarında boşta gezer. Annemin amcaoğludur. Kendisini uyuşturucu kaçakçısı hemşehrim Mehmet Deniz vasıtasıyla tanıdım. müteahhitlik yapar. Erzurumludur. Evlidir. Sarı Avni lakabı ile bilinir.

Vanlı mı bil miyorum. * Mehmet Sıddık Bayram: 60 yaşlarında Van'da otelcilik yapar. İstanbul'da ve Diyarbakır'da devamlı görüşürüz. aracılık yapar. İstanbul'da lokantacılık. Kendisiyle samimiyiz. Uyuşturucu madde kaçakçılığı yapar. * Seli (Salih): 45. gider. uyuşturucu madde kaçakçılığı yapar. İranlı Hacı Reşit Zigari. Ermenidir. * Hasan Bora: 35.* Hüseyin Macit: 40 yaşlarında. Tüccardır. * Mehmet Macit: 45. Sarı Avni'ye sattığım uyuşturucu maddeyi temin ederdi. * Mehmet Emin Ekinci: 45 yaşlarında. Uyuşturucu taşır. * İzzet Altınmeşe: 37 yaşındadır. Kaçakçılık yapar. çocukludur. çocukludur. * Mehmet Süleyman: 40 yaşlarındadır. Hacı Reşit Zigari ile birlikte çalışırlar.50 yaşlarında Diyarbakır'da ikamet eder. evlidir. İstanbul'da sanatçı organizatörlüğü yapar. Gelişlerinde Mehmet Sıddık Bayram'ın Van'daki otelin de kalır. Pek samimi değilim. Yazıhaneme gelir giderdi. Kendisiyle samimiyizdir. Diyarbakırlıdır. Urfalıdır. Türkiye'ye geldiğinde Mehmet Sıddık Bayram'ın otelinde kalır. Vefat etti. Kendisi ile fazla samimi değilimdir. İstanbul'da ikamet eder. Gece kulübü çalıştırır. * Uğurcan Elmas: 50 yaşlarında. Adanalıdır. Diyarbakırlıdır. Koyun ticareti ve TIR taşımacılığı da yapar. Eski Diyarbakırspor Başkanıdır. Albay rütbesinden emeklidir. Diyarbakırlıdır. * Bedri Ayseli: 35 yaşlarında İstanbul'da ikamet eder. * Hacı Reşit Zigari: 40 yaşlarında. Vanlıdır. İstanbul'da oturur. * İbrahim Tatlıses: 35 yaşlarında ses sanatçısıdır. İstanbul'da oturur.50 yaşlarındadır. Beni. çocukludur. İstanbul Dragos'ta oturur. Ses sanatçısıdır. Diyarbakır'da köy sahibidir. Hacı Reşit Zigari ve Seli'nin yakın adamıdır. Müşterek kaçak çılığımızdan tanırım. Uyuşturucu kaçakçılığı yapar. Evli ve . Bana uyuşturucu madde temin ederdi. Elazığlıdır. Evli. Sık sık görüşürüz.40 yaşlarındadır. Lice'den tanışırız. Birlikte iş yaptık. Samimiyizdir. Gazinolarda çalışır. * Ağa Koç: 45. evli. Evli. Misafir olarak Türkiye'ye gelir. İstanbulludur. Seli (Salih) ve Ertuşlu Feto gibi uyuşturucu madde kaçakçıları ile tanıştırdı. İstanbul'da sanatçı organizatörüdür. İran uyrukludur. İstanbul'da oturur. * Ali İhsan Cesur: 50 yaşlarında. * Ertuşlu Feto: 40 yaşlarındadır. İranlı mı. Mal temin eder. gazinoculuk yapar. İran uyrukludur.50 yaşlarındadır. çocukludur.

Kulüpçülük yapar. İsim ve telefon numarası aynen şu şekilde yazılıydı: . Ergun Gürsoy. İbrahim Cevahir. Orhan Keçeli. Yasemin Ayşe Civelek ise 19 Mayıs'ta gözaltına alındılar. Durumu öğrenen avukat Medet Serhat. Behçet Cantürk'e gözaltına alındığında gönderdiği bir not nedeniyle. Hacı Şakir. Recai İskenderoğlu. karşı tarafla yanyana getiririm. İstanbul'da oturur. Sonuçta Medet Serhat yardımının karşılığını gördü: 40 gün gözaltı! Polisler. ben de paketi yine bürodan gelecek şahsa iade ederim. Behçet Cantürk'ün küçük kızlarına Akile Dilek'in annesi. genelevi çalıştırdıklarını. Rizeli. İstediği takdirde.. nüfuzlu general arkadaşlarım var. Kumar oynattıklarını. Kemal Kayacan. altın kaplama banyo takımını satan mağaza sahipleri de. Hacı Ali Demirel.. "Behçet Beyi karakolda görürsen söyle. Sadettin Tantan. Mehmet Ağar. avukatı ile Behçet Cantürk'ün ilişkisiydi. Canan Barlas. Behçet'in işi halledilirse paketi karşı tarafa veririm. gönderdiği 100 bin lira ilgili tek soru sormadılar. Arap Nasri. sık sık evi arıyorlardı. fihristteki 320 telefon numarasını tek tek sordu. Kalkavanlar. kendisini yağdan kıl çeker gibi polisten kurtarabiliriz. Şayet bu teklifimi kabul ederse. Trabzonludur. Mehmet Moğultay. İlginç isimler vardı: Hikmet Çetin. Anlaşırlarsa. Nurettin Yılmaz.. bürosundan bir yetkili benimle muhatap olsun. Yaşar Keçeli. * Hüseyin Cevahiroğlu: 50 yaşlarındadır. Behçet Cantürk'ün fedailiğini yapan Halim Civelek'in eşine. Mahmut Uyanık. diğerleri de firar edince. Çayelilidir. bir ismin karşısında birçok rakam vardı. Şehmuz Tatlıcı. Ankara'da ve İstanbul'da çok yüksek rütbeli. Cantürkler'in bir bölümü gözaltına alınıp. Eğer Behçet'in işi olmazsa. Telefon fihristinde. Kemal Kumkumoğlu. Sorgucu. Onların merakı. İsmet Hilmi Balcı. istenen paketi gelip bana emanete bırakır.çocukludur. Ancak tüm paralara. Ahmet Türk. Fazla samimi değilim. kaçakçılık yaptıklarını duymuştum... İdris Özbir. Ali Fethi Esener. Ayla Hanım bakmaya başladı. Ahu Tuğba. Abdullah Keskiner.. Necdet Ulucan. O kişiyi. YARDIMA GÖZALTI Avukat Saffan Mindivanlı." Avukat Saffan Mindivanlı 12 Mayıs'ta. mücevherlere el konulduğu için dul kadının hiç parası kalmamıştı. Süleyman Takkeci. Üstelik Behçet Cantürk'e. Medet Serhat'a. Narkotik'ten Uğur Gür. eşi Yurdanur hanımla birlikte 100 bin lira gönderdi. Ayrıca Medet Serhat'in telefon fihristindeki isimler de dikkatlerini çekmişti: Tahsin Şahinkaya. Avukat Mindivanlı. Gözaltına alındığında Behçet Cantürk'ün ceketinin iç cebinde telefon fihristi çıkmıştı. 40 gün gözaltında kaldı. Gözaltına alınan bir diğer avukat ise Medet Serhat'tı.

diğeri ayağında olmak üzere iki mermiyi hâlâ vücudunda taşıyor. Abdullah Cantürk.. Yahya De-mirel'e. Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı bünyesinde iyi bir ekip kurmuştu. dönemin Başbakanı Süleyman De-mirel'in koruması oldu. Mehmet Sıddık Bayram. Yaşar Demirel. Aytek. Bedros Demirciyan. Ertoşlu Feto. Uğurcan Elmas. Narkotik Şubeye Sami Soydan'ı. Babası tapu kadastro memuruydu. 1977 yılında tanıştılar. Ancak bu iddia ispatlanamadı ve dedikodu olarak kaldı. Halis Cantürk. İddiaya göre. bir yıl sonra da başına getirildi. Çünkü bir süre Diyarbakır'da narkotik şubenin başında bulunmuştu. Polis Enstitüsü'nü bitirdi. Korkmaz Göldağı. Behçet Cantürk. saklanacak mekân aramaya başladılar: Nizamettin Cantürk. Ancak birbirlerini hiç sevmiyorlardı. Azet Cantürk. Diyarbakır'dan tanıyordu. Atilla Aytek. 1960 yılında Ankara Polis Koleji'ne girdi. İstihbaratın başına ise Halil Sultar'ı getirmişti. Mehmet Han Kozat. Abdulkadir Takan ve eşi Muhlise Takan. O günlerde Atilla Aytek'in adı. Birçok operasyona katıldı. İzzet Gündüz Sarıyar. Ayrıca MiT'in Kaçakçılık İstihbarat Şubesi'nin başında bulunan Mehmet Eymür'le de diyalogları çok iyiydi. İkram (Cantürk) Fida-nay. Bir süre. birçok Diyarbakırlı ile samimiydi. 108 1980 yılında Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı kuruldu. 1944 yılında İstanbul'da doğdu. Nergizi Mezrasında çobanlık yapan Mehmet ve "zamanında" yurtdışına kaçan Avni Yaşar Musullulu. sadece Behçet Cantürk ile değil. Seli. Süreyya Cantürk.Attila: 994112114472994119100359????? SORUŞTURMANIN BAŞI Atilla Aytek. Amerikalıların çok ısrarlı olduğu iddia edildi. Kamil Dakman. Behçet Cantürk bu şanssızlığın acısını çok çekti. 109 . Mali Şubeye Faruk Metin'i. Atilla Aytek. uyuşturucu konusunda ABD'de eğitim gören ilk Türk polisiydi. mesleğe ilk adımını attı. Silah Kaçakçılığı Şubesine Fahrettin Metin'i. Çocukluğu İstanbul ve Eskişehir'de geçti. Biri kolunda. Kolejden sonra. Üç kardeştiler. Bu göreve getirilmesinde. "Yeğen Yahya Demirel Olayı"nda da geçmişti. SAYI ARTIYOR Selahattin Delidere'nin ifadesi nedeniyle. Narkotik alanında göreve başladı. Behçet Cantürk ile Atilla Aytek. ifadesini alan Halil Sultar'ı da. Hacı Reşit Zigari. "akıl hocalığı" yapıyordu. Behçet Cantürk'ün gözaltına alındığını duyanlar. Halim Civelek. Komiser Muavini olarak..

babaları bulunamayınca Mehmet S iddik Bay-ram'ın iki oğlu Sinan ve Fikret. Hüsamettin Cindoruk. Behçet Cantürk'ü Sarı Av-ni ile tanıştıran Mehmet Deniz 7 Mayıs'ta yakalandı. beyaz taşlı altın yüzüğünü. Mustafa Deniz Trafik Hastanesi'ne. . Saffan Mindivanlı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılıyordu. Sadettin Tantan. Zeki Suna ve Erol Suna kardeşler. 25 Mayıs günü Gölbaşı'nda "hoşgeldin seansına" alındı!. Enişteleri yüzünden gözaltına alınanlar da vardı. Sorgulamalarda durumu ağırlaşan Fettah Cantürk.. 19 Mayıs'ta. pavyonda garson vurduğu için Diyarbakır cezaevindeydi. Mustafa Deniz. Yazıhanede çaycılık yapan İlameddin Dakman 5 Mayıs'ta. Askeri 110 Hakim Süleyman Takkeci. altın kaplama saatini taktı. 18 Mayıs'ta. Sabit Cantürk de "Başkent'e gidiyorum" diye hazırlık yaptı! Altın zincirli kolyesini.Şoför Halil Hocaoğlu 4 Mayıs'ta. ünlü polis şefleri Mehmet Ağar. Osman Ayanoğlu ve sanat güneşi Zeki Müren'in adı engel olabildi! Gölbaşı'na gelen direkt. Ali Fethi Esener. General Vehbi Parlar. Sabit Cantürk.(12) ne de telefon fihristinde çıkan. İfadesinin alınması için Ankara'ya getirilmesi istendi. "işadamları" Yafes Öztürk. Erol Suna Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne. General Kemal Kayacan. Cebine de 201 bin lira koydu. İbrahim. işkenceye alınıyordu.Turgut Fidanay 16 Mayıs'ta. kardeşi Yaşar Demirel yüzünden gözaltına alınmıştı! Suna Kardeşler ve Mehmet Demirel'in gözaltına alınmalarının bir başka nedeni daha vardı: Ermeniydiler! ASALA üyesi olabilirlerdi!. Emniyet Müdürü Lütfi Tom-buş. Sabit Cantürk. Gölbaşı'na götürülmesine.. Emekli Albay Ali İhsan Cesur da gözaltına alındı.. Bedri İstanbullu ele geçirildi.. ne evinin duvarına astığı Süleyman Demi-rel ile birlikte çektirdiği fotoğraf. Abdulbaki Maltaç ile Mehmet Tahir Canpolat "Kıymetli Kâğıtlar"ı yakmışlardı ama yine de gözaltına alınmaktan kurtulamadılar. Demir Oteli'nin sorumlusu Felemez Cantürk ise 17 Mayıs'ta Diyarbakır'da yakalanarak gözaltına alındılar. ablalarının kocası Bedros Demirciyan yakalanamadığı için Gölbaşı'na getirilmişlerdi! Mehmet Demirel ise. Abdulcebbar Doğru ve Fettah Cantürk de cezaevinden Göl-başı'na getirilenlerdendi.

Telefon fihristindeki isimler. Behçet Cantürk'e ait olduğunu öğrenince. Hidayet Kaşan (Cantürk) sorgusunda ağzından önemli bir bilgi kaçırmıştı. Aramalarda suç unsuru bulunamadı.. bunlarla eroin yapılmış olabilirdi! Polis. Hidayet'in ağzından kaçırdığı suç aletleri bulundu: Bir adet Tüpgaz ve iki adet baklava tepsisi! Öyle ya. Gazeteler artık. Çengelköy Havuzbaşı Durağı. İbrahim Fidanay. Polisler aramalardan elleri boş dönmüyordu.. saklamaları için bir de tabanca verdiğini söyledi. Ancak İstanbul Beykoz'daki. Söylediği gibi dükkânında bir tabanca bulundu. "Delil bulunabilir" diye telefon fihristini aldılar.. Polisler evde arama yaptılar. Polisler. Diyarbakır'a götürüldü. Sarı Avni'nin kızı ve damadını gözaltına aldılar. "Altın kabzalı tabanca" bilgisi basına sızdırıldı. Tabancanın kabzası altındı. Browning marka 20 çaplı 83756 numaralı av tüfeği ile 24 adet dolu av fişeğinden başka delil sayılabilecek birşey bulamadılar. Arzu Apartmanı No: 1/5 adresindeki dairesini boşaltmamıştı. Polisler 8 Haziran günü eve baskın yaptılar. sorgusunda. şirkete baskın yaptılar. bir radyo ve bir adet tuşlu el telefonu kaybolmuştu!. Sarı Avni'nin uluslararası çapta "iş" yaptığını gösteriyordu: * Thomassricker. Daha önce gelinen Behçet Cantürk'ün evinde. Behçet Cantürk ile ilgili hemen her eve ve işyerine operasyon düzenliyordu.. Denizhamamı Sokağı. Nizamettin Cantürk'ün eşi Süreyya'nın kendilerine sadece çanta bırakmadığını.. kontrol için eve bakmaya gelmişlerdi. Behçet Cantürk'ten "Altın Tabancalı Adam" diye bahsetmeye başladılar. Sarı Avni'nin kızı Miyaser Sak ve eşi futbolcu Muammer Sak.30 Mayıs günü Ankara'dan bir ekip. Sarı Avni'nin Kabataş Setüstü'nde bulunan yazıhanesinde de arama yaptılar.. bir renkli televizyon. Ve üzerinde büyük harflerle "BC" yazılıydı. bir kez daha arama yapıldı. Zurih 211 08 44 . 111 KİLİT ISIM Soruşturmanın kilit ismi Sarı Avni. Kötü tesadüf. Cansan Tekstil ve Kimyasal Ürünler Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin. Behçet Cantürk sorgularda söylememişti ama altın kabzalı tabancayı Sarı Avni hediye etmişti. İsviçre'de yaşıyordu. yine Diyarbakır'a gitti. Ancak bu baskın sonunda şirkete ait. İbrahim Fidanay.

Berger: 010. Claessom: 875786 Lagos * Giyam Franco Salvadori: 0586/27363. Bonsor: 01.41 * Anny Apostoloff: Sofya 882436 * J.J.H. Richa: 512888 Malta * Frans Van't Hooft: 484714 112 * Peter H.32005 Livorno/İtalya * I.E.530041. 1602/456578 * Aleksandr TOTEV: Sofya 833227/84.366833 Roterdam/Hollanda * Mauruzio Tricoli: 23816/88074 Crotono * Tirsode Molina: 2752007 Madrid * G. 4810505 Londra * C.A. Porson: 471188 Cenevre * Behgt W.Aviv/İsrail * Nick Paterimos: 4175/962 Pire/Yunanistan . Didonakis: 4173993 Pire/Yunanistan * Hoffman Yoram: 659446 Tel.HAROV: Varna 2.A. Anan Shezıfı: Haifa İsrael 04. Gran C. 4810505 Londra * Silvaga Meranda: 422733 Ravenna * Samir G.* Aldo Cam Paner: 441608 * Çadmoz Zuadeç Poogeç: Las Palmas 268400 * G.2 * Agha Ali İmam: 433174 * John L. Devon Shire: 01.P.

113 ŞÖHRETLER GÖZALTINDA Yolları Ankara'da kesişenler de vardı. Sonuçta Sicilyalılar'dan dayak yedi...* Frits E. İç hatlar terminalinde bekleyen gazeteciler.73022 Kummerfeld * Neilimosal Dabell: John Laing (Management) Ltd. Öteki iki otomobil. Liste uzayıp gidiyordu. 55 milyon dolar karşılığında.. saatler 18. Sarı Avni'nin. Aynı anda. gemiyi en kısa zamanda teslim edeceğini söyleyip. Uçaktan inen. Sicilyalı Cavad-duzzu (Giuseppe Ferrera) adında. "piyasanın" tanınmış isimlerinden birine sattı.. Tek bir kare fotoğraf bile çekememişlerdi. hızla hareket eden 4 otomobil de uçağa yanaştı. dönemin Başbakanı Turgut Özal'ın eşi Semra Özal ve eşyaları için gelmişti.. Dusk adlı gemisini. "1983. "TK 158" sefer sayılı uçağı. Ancak birkaç ay geçti. terminalin çıkışına doğru koşmaya başladılar. Kaparo olarak 466 bin dolar aldı. Gazeteciler donakaldılar.. iki ton bazmorfin sattığı Sicilyalı Nunzio La Mattina öldürülmüştü. Yolları ayrıldı. otomobillerden birine binip hızla pistten uzaklaştılar. Bu arada. Paraya ihtiyacı vardı... iki çekici kadın ve kadınsı hareketleriyle dikkati çeken bir erkek. Otomobillerden ikisi. Sicilyalılar'dan 400 bin dolar daha aldı. . sorgulanıyordu. ne gemiyi ne de aldığı kaparoyu bir türlü geri vermedi. Sarı Avni ikinci bir dayağı da Paul Waridel'den yedi. Türk Hava Yolları'nın 18 Haziran 1984 tarihli...35'i gösteriyordu. uçağın arka kısmına yaklaştı... 50543 Bermuda.. Yine sözünde durmadı. İstanbul Yeşilköy Havaalanı'ndan kalkıp Ankara Esenboğa Havaalanına indiğinde.84 Uyuşturucu Sezonu" hiç iyi gitmiyordu! Behçet Cantürk.. Frank: 03/2387970 Antwerpen/Hollanda * Mattıni: 099/93856 Taranto * Carlos Merzlanovits: 04101.

Sarıyer'de balık lokantası ve gazinosu olan Uğurcan Elmas'ı gördüm. Ankara Karanfil Sokak'taki merkezine getirildiler. Şakir beni. Ulusoy Ailesi'nin beni istememesi yüzünden iki yıl sonra eşimle ayrıldık. uluslararası uyuşturucu madde ve silah kaçakçısı olan Behçet Cantürk ve Avni Musullulu ile yaptığımız Antalya gezisini anlatmam isteniyordu. Arkadaşlarıyla yat gezisine çıkacaklarını söyleyip bizim de . 16 yaşında başladı. yönetmen Metin Erksan beni görmüş ve beğenmiş. 6 yaşıma kadar burada oturduk. İki yıl onunla birlikte olduk.72. İkinci filmim Anter'i çevirirken. Yani onu erkeklere satıyordu.Ahu Tuğba. Bu nedenle birkaç kez intihara kalkıştım. Alametlerin: Sağ kolda kesik izler. Film çevirme teklifi yaptı. Süzer Otobüs firmasının sahibinin oğlu Hüseyin Süzer ile nişanlandım. Atatürk Kız Ortaokulu'nu bitirdim.. kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı'nın.. Havuz başında otururken Ermeni uyruklu olduğunu bildiğim. Bir ara ABD'de doktorluk yapan ağabeyim Yekdağ Ergun'un yanına gittim. Armatör Osman Ayanoğlu polislerin beni aradığını söyleyince. Ten rengin: Kumral. Beyoğlu'nda gezerken. Zaten ayrılmam için Dündar Kılıç'ın adamları beni hep tehdit ediyorlardı. önemsemedim. Talya Oteli'ne yerleştik. Sonra gazinocu Osman Kavran'ın oğlu Mahmut Kavran ile flört ettim. Ancak Nafiz'in işi çıkınca. Adınız soyadınız: Canan Tuğba Çetin. ben de menajerim Şakir Şener ile gittim. Burada homoseksüel Şakir Şener ile tanıştım. 114 "Mustafa Ulusoy'la hep gece kulüplerine giderdik. Maçka İlkokulu'nu. Bu arada çocukluk arkadaşım Ulusoy Firması sahibinin oğlu Mustafa Ulusoy ile yakınlaştık. Döndüğümde Ankara Başkent Gazinosu'nda çalışmaya başladım. Babam ile annem ayrıldı. Boyun: 1. Kendisi Mine Mutlu'nun menajeriydi.. Beraber olduk. Amerikan Kız Koleji'ni terk ettim. Döndüğümde Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığına bağlı Narkotik Şube elemanlarınca İstanbul'da gözaltına alınıp buraya getirildim. İlk önce Ahu Tuğba'nın sorgusu yapıldı. Hayat Hikâyen: "13 Ağustos 1959 yılında İstanbul Yeşilköy'de dünyaya geldim. İlk artistliğe heves etmem. Mete Has ile birlikte oldum. "Burada öğrendiğime göre. "Mustafa Ulusoy'dan ayrıldıktan sonra Şakir Şener beni Nafiz Kavi ile tanıştırdı. Fransa'ya gittim. Mehmet Aşıcıoğlu ile tanıştırdı. "Olay şöyle oldu: O zaman birlikte olduğum Nafiz Kavi ile Antalya'ya gitmeyi istedik. Kilon: 59. Deli dolu biri olduğu için Mehmet'ten ayrıldım. Oya Aydoğan ve Şakir Şener sorgulanmak üzere. İlk filmimin adı Seylan'dı. Saç rengin: Sarı.. Maksim Gazinosu'nda çalışmaya başladım. Göz rengin: Yeşil. Nişan yüzüğünü atarak onunla evlendim.

Bir116 likte Hilton Oteli'nde ayırtmış olduğu odaya çıktık. Şa-kir Şener. ben ve isminin Serpil olduğunu bildiğim bir bayanla lokantaya gittik. beraber olduk. onunla olmam için büyük vaadlerde bulundu. eğer kabul edersem yatı bana vereceğini söylüyordu. Behçet Cantürk ve Avni Musullulu bana yatta ve lokantada hep kur yaptılar. Şakir Şener de kabul etmem için ısrar ediyordu. Şakir. Birgün Şakir Şener. Çünkü tipim değildi. ihracatçı. "Avni Musullulu ile. Öğleyin Şakir Şener beni almaya odaya geldi. müteahhit. Ancak teklifini kabul etmedim.katılmamızı istedi. Bizi akşam yemeğine davet ettiler. Bizi yata göstermelik olarak alıp." . benim Antalya'da olduğumu 115 öğrenen Oya Aydoğan Talya Oteli'ne geldi. çantama 100 bin lira koyup gitmişti. Avni. Behçet Cantürk ise aşiret reisi olduğunu. Avni. Ancak 19 Haziran günü İzmir'de yakalanan Beyhan Baysal'ın ifadesi biraz farklıydı: "(. benimle olmak istediğini söyledi." Oya Aydoğan ve Şakir Şener de.. Antalya'da birlikte yat gezisi yaptığımız Behçet Can-türk'ün. Odada içki içtik. Bir kez de benim gala geceme çiçek göndermişti. Onu da akşam yemeğine götürdüm. ithalatçı. armatör. Bu tür insanlar İstanbul gece hayatında kendilerini. demir tüccarı olarak tanıtırlar. Behçet Cantürk.3 saat dolaştık. toprak ağası ve müteahhit olarak duymuş ve tanımıştım. Ahu Tuğba'nın benzeri ifadeyi verdiler. konser vermek için gittiğimiz Zürih'te bir akşam yemeği yedik. müteahhitlik yaptığını anlattı. uyuşturucu kaçakçısı olduklarını gözaltına alındığımda polislerden öğrendim. Hep red cevabı veriyordum. Onu da çağırdık. "Antalya'dan ayrıldıktan sonra Behçet Cantürk. Eğlendik. Bu arada. Behçet Cantürk ve ben Astorya Kulübü'ne gittik. 2. "Behçet Cantürk ve Avni Musullulu'nun. Bana yine kur yaptı. bana kur yapıyordu. yattan bir başka gemiye uyuşturucu yüklediklerini görmedim.) Gülüzar Gazinosu'nda sahneye çıkıyordum. Şakir'e de 30 bin lira vermişti. Avni Musullulu ve Bedri İstanbullu ile tanıştırıldık. Buluştuk. Kabul ettim. 30 gemisinin olduğunu. Ondan sonra kendisini hiç görmedim. solist olarak çıktığım gazinolara geliyor.. Yata bindiğimizde Behçet Cantürk. "Bana söylemiş olduğunuz gibi. Ben de Behçet Cantürk'ü. Kabul ettik. Hattâ Şakir Şener'e. Beyhan Baysal. Daha önce gelip Talya Oteli'ne yerleşen Beyhan Baysal da bizimle beraberdi. bu şahısların uyuşturucu madde kaçakçıları olduklarını bilmiyordum. Oya Aydoğan.

. neslimiz çoğaldıkça. çoluk çocuk perişanlığımızı anlat. Okulda yakalanıp. Ankara'ya götürüldü. 20 yaşındaki Faruk. 1922.Polis.24'lerde yapılan zulmü unutmadık. düşmanların elinde ezilsin diye yetiştirmedik. Maddi hatalar da yapılıyordu: Amcaoğlu Abdullah Cantürk." Polis.. Şöhretli isimlerin Ankara'ya getirilerek sorgulanması. O günler. Garpda şarkta böyle bir zulüm olmamıştır. Allahsızlar. Ahu Tuğba. Kürdistan'ın Hamido Köyü'nde kendi makamımızda. kaseti doldurduğu iddia edilen. Doğmuş doğacak çocukların haklarını nasıl anlatacağız. Behçet Can-türk'e ayırmışlardı. çocuklarımızı bile kesip et diye kasaplara sattılar. Farzet ki. bu yapılanları hiçbir zaman unutmazdın. Sarı Avni'nin kızı ve Behçet Cantürk'ün dördüncü karısıydı! "BU ZULMÜ UNUTMAZDIN" "Kardeşim. Ondan "Altın Tabancalı Adam" diye bahsediyorlardı. böyle günlerce aç susuz. bize yapılanları görmeyenler bile hissederdi. Abdulkadir Takan ve intihar eden Burhan Beskisiz'in oğlu Faruk Beskisiz'i aramaya başladı. gizli örgüt mensuplarından daha iyi bilen ve yaşayan biri.23. Ermeni anne yapılıvermişti! Akile Dilek Alev ise. Beyhan Baysal ve Şakir Şener hakkında takipsizlik karan verince vazgeçti. Güngör Bayrak gibi sanatçıların da ifadesini alacaktı! Ancak savcılık. İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu 2. 117 "Ey akılsız sen kendi başına geleceği biliyor musun? Ben. dergiler kapak haberlerini. okuyuculara haber diye sunuluyordu: Artistleri kullanarak eroin kaçırmışlardı!. İnsanların hakkı hukuku vardır. böyle bir kaseti arabasında nasıl bulundurmuştu? Üstelik her an polisin nefesi ensesindeydi. Behçet Cantürk'ün ağabeyi. Behçet Cantürk'ün otomobilinde bulduğu Kürtçe ka-sedi 21 Mayıs'ta tercüme ettirdi. unutmayacağız. Kürtçeye acımasızca karşı çıkılan 12 Eylül'ün dönemiydi. erkek kardeş Azet Cantürk. sınıf öğrencisiydi. su ile yoğrul-dum. sen de Kürtsün.. kendi mahkememizde Allah'a ne cevap vereceğiz. Şeyh Sait babası Ali Rıza için mağaralarda ateşle. bunu ben biliyorum. . Biz çocuklarımızı. Polisin sızdırdığı yalan yanlış bilgiler. titiz ve "illegaliteyi". Oya Aydoğan. aziz biraderim.. tarihimiz belli. Behçet Cantürk gibi dikkatli. Kasette söylenenlerin Türkçe-sini öğrenince.. Nil Burak. Vicdanın için söyle. Behçet Cantürk'ü Türkiye'nin bir numaralı gündem maddesi yaptı! Gazeteler manşetlerini. Biz öyle bir milletiz ki aslımız belli.

. MİT CANTÜRK'Ü İSTİYOR Milli İstihbarat Teşkilatı. 4'üncü Kolordu Komutanlığı'na. otomobilini de kullanmıyordu. adı geçenin Suriye Ka-mışlı'da. alınan ilk ifadelerinden. Merkez Polis Laboratuvarı'na gönderdi. Bir diğer delilden ise daha umutluydu: Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı'na bağlı Narkotik Şube Müdürlüğü. Yanıt 10 gün sonra geldi.02254/214860. deri altına enjeksiyon yapmak sureti ile kullanılır. KUK. Bu sıvı madde enjeksiyon süspansiyonu olarak Herpes Simplex virüsü ihtiva etmektedir. 26 Mayıs 1984 günü. kasetten Behçet Cantürk'ün haberi yoktu.. 22 Mayıs 1984 tarihinde "Çok Gizli" ibareli (Sayı: 01. Suriye İstihbaratından (Muhaberat) görevli Ermeni kökenli yakın akrabalarının bulunduğu.10. sıvı maddenin Sodyum Hidroksit (NaOH) olduğu. İkinci bir olasılık. Behçet Cantürk içkili bir dost sofrasında dinlediği kaseti beğenip arabasına almıştı. Vinci Kolordu Komutanlığı'na ve Genelkurmay Adli Müşavirliği'ne şu bilgiyi veriyordu: "Halen silah kaçakçısı Selahattin Delidere'nin ifadesine istinaden gözaltına alınan ve Ankara'da sorgusu devam eden Behçet Cantürk'ün. Polis. içindeki 440 ml. "500 ml. Başbakanlığa. adı geçen ve yakınlarının DDKD. kaseti daha sonra arabada unutmuştu!. PİK (Kürt İslam Partisi) gibi Kürtçü örgütlerle ve muhtemelen Ermeni terör örgütleri ile ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır..11.. uyuşturucu madde ihtiva etmediği tesbit edilmiştir. Ancak. 118 "Lupidon GSC ampulü içindeki sıvı maddenin uyuşturucu madde ihtiva etmediği belirlenmiştir. Behçet Cantürk'ün evinde termos içinde ele geçirdiği maddeleri. İçişleri Ba-kanlığı'na.lik renksiz şişe üzerinde Chemitank yazılı etikette belirtildiği gibi. Tıpta kullanma alanı Herpes denilen deri hastalıklarında." Narkotik Şube. çok önem verdiği delilden umduğunu bulamamıştı. Genelkurmay Başkanlığı'na.İşin aslı. Sadece emniyet teşkilatı değildi Behçet Cantürk aleyhine delil arayan. Kasedi arabaya koyanlar büyük ihtimalle yeğenleriydi. Polisin gözüne çarpmasın diye. PKK ve HİZBUL TAHRİRİ İSLAM. Mercedes'ten öylesine aldığı kasetten ummadığı bir delil yakalamıştı.157602) yazısıyla.

30'da bu kez şu isimler yüzleştirildi: Behçet Cantürk. Ancak. Türkiye'ye aralıklarla her gelişinde Diyarbakır'da Cantürk-ler'e ait otelde kalmış. Selahattin Delidere. Kasım Faruk Beskisiz. Zeki Suna. "Bu bakımdan Behçet Cantürk'ün. Aydın Demirel. Felemez Cantürk. Ali İhsan Cesur. 6 Haziran günü saat 17. adı geçenlerle temasta bulunmuş. Halil Hocaoğlu. hepsinin sağlam olduğu "hekimler" tarafından tespit edildi! . ifadelerinin doğru olduğunu söyleyip tutanağı imzaladılar. Dört gün sonra. "Behçet Cantürk'ün polis sorgusu bittikten sonra.00'e yaklaşırken Behçet Cantürk. İbrahim Fida-nay. Artin Hacıköylü.Krokoui ismi ve sahte Tunus pasaportu ile giren Irak Ordusu'ndan firari Yüzbaşı ve Hizbul Tahrir İslami partisi Halep Askeri Sorumlusu Sıtkı Yusuf'un da. Rafeh Ben Hadi Al." Özetle MİT diyor ki.. 8 Haziran günü sorgular bitti. Behçet Can-türk'ün planlı ve sistemli bir şekilde sorgulanması gerektiği düşünülmektedir. Yasemin Ayşe Civelek. "Yukarıda arzedilen durum muvacehesinde. Hepsi. tutuklanması sağlansın ve teşkilatımıza verilsin!" Bakalım hukuki süreç. Sanıklar. ayrıca Hakkari ilimize giderek burada. Miyaser Sak. polis sorgusunda söylediklerinin doğru olduğunu belirttiler. yurtdışı bağlantılı diğer faaliyetleri ile alâkalı teşkilatımızca sorgulanması ve kendisinin ile yakınlarının 1402 sayılı kanunun ek 4'üncü maddesinde belirtilen nitelikte de olabileceği düşünülen faaliyetlerinin geniş kapsamlı olarak meydana çıkarılması uygun mütalaa edilmektedir. saatler 24. Saffan Mindivanlı. tarafımızdan yapılan sorgulamasında Cantürkler'le ilgili yukarıdaki bilgileri teyid eden bilgiler alınmıştır. Medet Serhat. Sabit Cantürk. Abdulbaki Maltaş. Mehmet Tahir Canpolat. öncelikle silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığı ile ilgili olarak sorgulanarak tevkif edilmesinin sağlanmasından sonra. İlameddin Dakman. Bedri İstanbullu. "Gözaltı sanık çıkış doktor ra-poru"nda. Türkiye'ye İran'dan illegal yollarla giren ve kaçakçılık suçu ile yargılanan ve bilahare 3'ü Irak'a teslim edilen 14 kişi ile görüşmüştür. Sıtkı Yusuf. adı geçenin 30 günlük gözaltı süresi içinde silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığı ile ilgili faaliyetlerinin ortaya çıkarılarak delillendirilmesi ve aynı zamanda son derece şümullü olduğu zannedilen yurtdışı bağlantılı yıkıcı faaliyetlerinin yeterli seviyede meydana çıkarılması mümkün görülmemektedir. 120 POLİS FEZLEKESİ Gölbaşı'ndaki sorgulamalar bittikten sonra yüzleştirmeler başladı. MİT in isteği gibi işleyecek mi?."Diyarbakır Sıkıyönetim Komutanlığı'nca gözaltına alınan ve yurdumuza 8 kez. Erol Suna. 2 Haziran günü. Turgut Fidanay. Mehmet Deniz. Abdulcebbar Doğru. Fettah Cantürk yüzleştirildi.

Fikret Bayram. Yasemin Ayşe Civelek. Mehmet Süleyman. Turgut Fidanay. Hacı Reşit Zigari. Ali İhsan Cesur. Halis Cantürk. Betül Ayyüce. Medet Serhat. "Suçun Tarihi: 1979 ve sonraki yıllar. kaçakçılığın men ve takibine dair kanuna muhalefet. Yaşar Avni Musullulu. Erol Suna. Korkmaz Göldağı. bazmorfin. Yaşar Demirel. Saffan Mindivanlı. Mehmet Ölmez. İzzet Gündüz Sarıyar. Süreyya Cantürk. Aydın Demirel. altın tabanca kabzaları. Fettah Halitoğlu. Bedri İstanbullu. Kasım Faruk Beskisiz. altın..eroin ticaretini. "Sanıklar: Behçet Cantürk. Abdulvahap Çarık. 2 adet tepsi).Polis 11 Haziran günü. Azet Cantürk. "Firarda bulunan sanıklar: Nizamettin Cantürk. İkram Fidanay. 690 sayılı kanuna muhalefet. 19. Kamil Dakman.KUK örgütleri ve yurtdışı örgütleri ile işbirliği yapmak. Abdulkadir Takan. Mehmet Han Sağır. Miyaser Sak. Diğerleri firar etmişti. İfadelerden birkaç pasaj sunalım: "Sanık Behçet Cantürk. Mustafa Deniz. Ermeni örgütleri ile DDKD. Fettah Cantürk." 66 kişi hakkında soruşturma başlatılmıştı. Abdullah Cantürk. sağlamak.. Sabit Cantürk. Abdurrahman Sağır. Zeynel Ekmekçi.10. Mehmet Han Kozat. teşekkül vücuda getirerek aile şirketi halinde uluslararası uyuştum madde. Avni Musul- . Abdulcebbar Doğru. İbrahim Fidanay. sahte evrak tanzim etmek. Uğurcan Elmas. Sinan Bayram. Halim Civelek. Zeki Suna. Mehmet Ali Altınbaş. pırlanta ve döviz kaçakçılığı yapmak. Zeki Kirpi. Selahattin Deli-dere. Felemez Cantürk. Nedim Baybaşin. Ertoşlu Feto. Hidayet Kaşan. "Suçun Subut Delili: 6.1982 tarihinde Avusturya'nın Gros-sau. altın ve mücevherler ile sanıkların samimi itirafları. aile şirketi halinde uluslararası uyuşturucu madde bazmorfin ve eroin imal etmek. Abdulbaki Maltaş. 39 sayfalık bir fezleke hazırladı: "Suçun Nevi: Teşekkül vücuda getirerek. evrak ve dokümanlar. Remzi Sağır.Lower şehrinde Urallar şirketine ait kamyon içerisinde ele geçirilen 13 kilo 700 gram eroin maddesi olayı. silah kanununa muhalefet. Mehmet Deniz. Seli (Salih).1983 tari121 hinde Diyarbakır ili Lice ilçesi Ankazap mezrasında ele geçirilen 217 kilo eroin maddesi olayı. Muhlise Takan. 30 Mayıs 1984 tarihinde 60 sayfalık ifadesinde. Mehmet Tahir Canpolat. Akile Dilek Alev. Artin Hacıköylü. Ancak sadece 40 şahsın ifadesi alınabilmişti. Zeynel Cantürk. Ahmet Arıkboğa. Mustafa Çapan. Mehmet (Çoban Mehmet). Ağa Koç (ölü). Diyarbakır ili Lice ilçesi Ner-gizi Gömünde yapılan eroin maddesi ile ilgili Behçet Can-türk'ün evinde bulunan ve eroin imalinde kullanılan malzemeler (l adet tüp. yaptığı tüm soruşturmaları özetleyerek. sahte tanzim edilen evlenme cüzdanı ve nüfus cüzdanı.7. Aziz Cantürk. maddi menfaat temin etmek. İla-meddin Dakman. Halil Hocaoğlu.

sahte evrak tanzim etmek. Behçet Cantürk'ün . Süreyya'nın devamlı çantasında silah taşıdığını. Süreyya Cantürk'ün beyaz patiska bezden uyuşturucu madde için bir hayli torba diktiğini. aynı zamanda İtalya'dan Cebelitarık Boğazı üzerinden Amerika'ya gönderdiği. Behçet.KUK ve yurtdışı örgütleri ile işbirliği yapmak ve maddi. bir adet kılıf içerisinde uzun bir kamalarının olduğunu. İtalya ve İsviçre ülkelerine.gayri meşru karısı olduğunu. Uğurcan Elmas'ın Behçet'e. Ermeni örgütleri ile DDKD.122 lulu ile birlikte yaptıkları.manevi menfaat sağlamak. Ermeni olan ve ASALA ile yakın ilişkiler içerisinde bulunan yakın akrabası Bedros Demirciyan'ın da Ermeni kökenli şahıslarla ilgilendiği. akrabalarının Suriye İstihbarat Teşkilatında Avrupa'nın birçok yerlerine dağılmış vaziyette görev yaptıkları. bir kısmını da Türkiye'de sattıkları. bilahare nereye sakladıklarını bilmediğini. kendisinin gayri meşru yaşadığı her iki hanıma da sahte evlenme cüzdanı tanzim ettirdiği. "Sanık Akile Dilek Alev ifadesinde. bu görüşmeler esnasında Albay Ali İhsan Cesur'un da İsviçre'de hazır bulunduğu. uyuşturucu madde işinde çalıştıklarını. Ermeni kökenli olduğu. birlikte Karton Oteli'nde yemeğe gittiklerinde Sarı Avni'yi orada tanıdığını. uyuşturucu maddeyi bu şahsa gönderdiklerini bildiğini. altın ve döviz kaçakçılığı yapmak. Behçet'in cezaevinden çıktıktan sonra bir tomar evrakı yaktığım. Nizamettin Cantürk. Abdul-kadir Takan'ın karısı Muhlise Takan'ın da yardım ettiğini. yakalanan her iki silaha da para mukabilinde suçunu üstlenen kiralık adam bulduğunu beyan etmiştir. bir tencere dolusu mermilerinin ve kırmızı renkli el bombalarının. bugüne kadar yurtdışına 1. bu yere at ile gittiklerini. Süreyya ve Abdulcabbar Doğru. ayrıca Ermeni kökenli bazı akrabalarının da İstanbul ilinde yerleştikleri. ayrıca İran'dan getirtmiş olduğu bazmorfin maddesini Diyarbakır ili Lice ilçesi Ner-gizi mezrasında 385 kilo bazmorfin maddesini 255 kilo İran işi eroin maddesine dönüştürmek suretiyle bir kısmını Avrupa ülkelerine. bu işleri Cantürk-ler ailesi adına yapıp elde edilen kân eşit miktarda ailece paylaştıkları. yakalandığı takdirde herşeyi konuşacağını.5 tona yakın bazmorfin maddesini İran. Behçet'in zaman zaman eve yabancı para getirdiğini beyan etmiştir. Cantürk ailesinde cezaevine girmeyen kalmadığını. bir araya gelerek bazen Nizamettin'in evinde. . kendisinin defalarca İsviçre'ye giderek uluslararası kaçakçı gıyabi tevkif müzekkeresi bulunan Avni Karadurmuş (Musullulu) ile yakın ilişkiye girdiği. 4 kardeşin de birer adet kalaşnikof silahlarının bulunduğunu. kocasının Fettan ve Halis'e çok güvendiğini. Felemez Cantürk'ün ise örgüt işi ile uğraştığım. bazı şeylere dayanamam dediğini duyduğunu. Behçet Cantürk'ün gayrı meşru karısı olduğunu. bazen de kendi evlerinde uyuşturucu madde yani eroin imali işini Lice'ye yakın dağlık bir bölgede yaptıklarını bildiğini. Türkiye. "Sanık Hidayet Kaşan ifadesinde. Sarı Avni'nin is123 mini duyduğunu. ayrıca eroin imal etmek.

esmer. zaman zaman eve telefon açarak babasını sorduğunu. Sü-rayya'nın eroin torbalarını diktiğini. Sarı Avni ile birlikte Ahu Tuğba. Behçet'in konuşmaları arasında üst düzeyde Askeri kanatta adamlarının olduğunu. Behçet'in. Yaşar Avni Karadurmuş'un kızı olduğunu. İran'da çektirilmiş bir fotoğrafı göstererek. fotoğrafdaki şahsın uyuşturucu madde kaçakçılığından yakalandığını ve tuvalette gırtlağını keserek intihar ettiğini. Beyhan Baysal ve soy ismini bilmediği Oya ile birlikte Antalya'da uzun bir müddet kaldıklarını. âdeta bir silahşor gibi silah taşıdığını. kendisinin Halep'te bir kampta eğitildiğini tahmin ettiğini. Mehmet Han Kozat ile karşılaştığım. Behçet'in kendisine vermiş olduğu iki adet el telsizini bankadaki kasasında sakladığını. zaman zaman Kür-distan Devleti'ni kuracaklarını. gezi görünümü vererek açık denizlerde uyuşturucu maddeleri gemilere aktardıklarını. Behçet'in bu olaya çok üzüldüğünü. Nizamettin Cantürk'ün eroin imalinden gözlerinin bozulduğunu. Ermenilerle işbirliği içinde olduklarını. İnce Mehmet (Candaş) namı ile tanınan şahısla birlikte babasının İspanya'dan satın aldığı evde buluştuklarım. "Sanık Miyaser Sak ifadesinde.5 sefer mal gönderdiğini. Azade isimli gayri meşru yaşadığı bir hanımının olduğunu. silah. Behçet Cantürk'ün 1979 yılında evlerine misafir olarak geldiğini. İstanbul Kapalıçarşı'ya ASALA mensupları tarafından bomba atıldığını. hattâ sivil giyinmiş bir paşa ile yemek yerken çektirdiği bir fotoğrafının olduğunu. 12 Eylül harekâtından sonra 4. bilâhare Nizamettin Cantürk'ün de orada olduğunu. İstanbul'daki polislerin onun adamları olduğunu.Behçet'in Uğurcan Elmas'la gayrı meşru işler yaptığını. Cumhurbaşkanımız Kenan Evren'i sevmediğini.'Behçet'in İsviçre'ye gittiğini. bilahare Nizamettin Cantürk'ün istemesi ile telsizleri verdiğini. Sarı Avni ile telefonda konuştuklarını. Tahsin isminde bir şahısla yemek yediklerini bilâhare Tahsin'in babasını kendisine İsveçli olarak tanıttıklarını. babasının Kabataş Setüstünde Deniz Nakliyat Şirketi'nin bulunduğunu ve burayı paravan olarak kullandığını. bunları bir subay arkadaşı marifetiyle getirttiğini. Behçet'in 'biz bu işi önceden biliyoruz' dediğini. televizyonda İstiklal Marşı çalarken televizyonu kapattırdığını. en son Behçet'in Ameri124 kadan getirtmiş olduğu iki adet çelik yeleğinin olduğunu. altın ve döviz transfer işleriyle ilgilerinin olduğunu. Arap ülkelerine giriş ve çıkış yaptığını pasaportunda gördüğünü. Muammer Sak ile ikinci evliliğini yaptığını. evliliğinin ikinci ayında İzmir'e Etap Oteli'ne gittiklerini. birlikte uluslararası uyuşturucu madde. Behçet'in fotoğrafları yapıştırılmış sahte nüfus cüzdanlarının bulunduğunu. gözlüklü. konuşmalarında tehlikeli bir olay yaşadıklarını. Behçet Cantürk'e ait Abdulcabbar Doğru ve Mehmet Taşkaya adına düzenlenmiş. beyan etmiştir. kendisinin Türk Devleti'nin temeline dinamit koyacak kadar Türk düşmanı olduğunu. Behçet. orada çirkin. kendilerinin devamlı Kürtçe konuştuklarını. eniştesi Kormaz Göldağı ile yakın akrabası Hayrettin Yağcı'nın silah ve uyuşturucu madde kaçakçısı olduklarını ve 125 . Çanakkale tarafında 1982 yılında birkaç kez eroin sevk ettiklerini bildiğini. Nizamettin. orada Halis Cantürk. Anayasa oylamasında da hayır oyu kullandığını bildiğini. Mehmet Han Kozat. birlikte Sarı Avni'den bahsettiklerini.

gizli yollardan Türkiye'de kurmuş olduğu Belkam Deniz Nakliyat Şirketi'ni damadı olan Muammer Sak'ın yaptığını. Bedri İstanbullu ile ilişkiler içerisinde olduğunu. ikinci kez yine Sarı Avni'nin misafiri olarak İsviçre'ye gittiğini. Albay rütbesi ile emekli olduğunu.. İnce Mehmet namı ile tanınan Mehmet Candaş ve ağabeyi. Beykoz'da oturması ye Beykozlu olması nedeni ile Avni Karadurmuş (Musullulu) ile tanışdığını ve olayların içerisine girmiş bulunduğunu. silah. Nizam Doğan'ın babasını telefonla aradığını. Behçet'in otelde kendisinin ise Sarı Avni'nin evinde misafir olarak kaldığını. oğlunun Sarı Avni'nin gemilerinde bir yıl tayfalık yaptığını beyan etmiştir.babası ile bağlantılı olduklarını. evinde misafir olarak kaldığını." MAHKEME BAŞLIYOR . Avni Karadurmuş'un döviz transferini kuyumcu olan Korkmaz Göldağı'nın yaptığını. 'Kaptan' namı ile tanınan Nurettin Candaş ve babası ile yurtdışında bağlantı kurduklarını. bilâhare kendisini İsviçre'ye davet etmesi üzerine emekli olmadan Bakanlıktan izin almak kaydıyla İsviçre'ye gittiğini. "Sanık Ali İhsan Cesur alınan ifadesinde. Behçet Cantürk ile Avni Karadurmuş'un uyuşturucu madde. garsoniyer olarak kullandıkları evde. 1979 senesinde Behçet Cantürk ile tekrar Hilton Oteli'nde karşılaştıklarını. bu kadınla Sarı Avni'nin tanışıp gay-rimeşru hayat yaşadıklarını. Avni ile arkadaşlığının uyuşturucu madde ve silah kaçakçılığından yurtdışına kaçışına kadar devam ettiğini. Sarı Avni'nin yurtdışına kaçmasından sonra İsviçre. 1949 yılında Ankara Kara Harp Okulu'ndan mezun olduğunu. içki içtiklerini. kadınlı içkili alemler tertiplediklerini. kendisinin Edirne'den tanımış olduğu Azade Özaksoy ile birlikte yemek yiyip içki içtiklerini. Behçet Cantürk'ün en son yakalandığında babasının İsviçre'den telefon ederek Behçet'in yakalandığını bildirdiğini beyan etmiştir. bu şahsın İsviçre'ye ayda bir sefer gidip geldiğini. halasının kocası Albay Ali İhsan Cesur'u tanıdığını.. yemesinin içmesinin Sarı Avni tarafından karşılandığını." Sanıkların hepsi polise verdikleri ifadelerinde suçlu olduklarını kabul ettiler. bilâhare bilmediği sebeplerden dolayı mesul müdürlükten ayrıldığını. bu tanışmadan sonra Sarı Avni ile birçok kereler buluşup yemek ve içki içtiklerini. Avni Karadurmuş'un kendisine telefon ederek 126 Behçet Cantürk'ün amcasının oğlu Fettan Cantürk'ün taburun Ayazağa'da inşaat yapan bölümünde asker olduğunu. İsviçre'de lüks bir lokantada Sarı Avni ve Behçet Cantürk ile yemek yediğini. Hayrettin Yağcı ve Behçet Cantürk'ün birbirlerinden ayrılmayan şahıslar olduğunu. Sarı Avni Türkiye'de iken Behçet'le birlikte yemek yediklerini. babasının altın kabzalı bir tabanca ile ruhsatlı bir tabancasının olduğunu. 1983 yılının Ağustos ayına kadar İstanbul'da çalıştığını. yol masraflarının. kendi yanına alıp şoför olarak vazife yapmasını istediğini. altın ve döviz kaçakçılığı yaptıklarını bildiğini. Söyledikleri özetle bir cümleydi: "Behçet Cantürk'ün yurtdışına uyuşturucu kaçırmasına yardım ve yataklık ettik. Uğurcan Elmas. aynı doğrultuda Avni'nin yanında çalışan mesul müdürü tarafından bu isteğin tekrar iletildiğini.Zürih şehrinden devamlı olarak kendisini aradığını. bundan bir oğlunun olduğunu. Fettan Cantürk'ü yanına alarak bir müddet şoförü ve bahçıvanı olarak çalıştırdığını.

Sıkıyönetim Komutanlığı'nın 11 Haziran 1984 gün ve 1984/KAÇ.-98 sayılı yazıları.5. ya da ifade vereceksin' dediler. Ahu Tuğba. Behçet Cantürk. Bu örgüt ile ilişkisini dayısı Bedros Demirciyan aracılığıyla kuruyordu. sıkıştırınca. sahte evrak tanzimi. Bu.-98 ile 12 Haziran 1984 gün ve 1984/ KAÇ. Polisler Bayram Oteli'nin sahibi Mehmet Sıddık Bayram'ın adını vermemi istediler.5." Behçet Cantürk. DDKD ve ASALA örgütleri ile ilişkilidir. bana hazırlanmış bir komplodur. polis ifadesini aynen tekrarlıyordu: "Emniyette verdiğim 3. Polise verdiğim ifadem doğru değildir" dediler. Huzurunuzda da tekrarlıyorum. Sıkıyönetim Askeri Savcılığı'nın 19 Haziran 1984 gün ve 1984/356 kararı ile Behçet Cantürk ve 43 arkadaşının yargılanmasına.00'da Sıkıyönetim Komutanlığı Ankara 4 numaralı Askeri Mahkemesi'nde duruş-masız olarak başlandı. Polis ifadeyi kendi hazırlayıp zorla bana imza ettirdi.1984 tarihli ifadelerimi aynen kabul ediyorum. En uzun konuşmayı Behçet Cantürk yaptı: "Şahsıma isnat edilen uyuşturucu madde kaçakçılığı. 22 Haziran günü saat 10. yasadışı örgütlere maddi yardımda bulunmak suçlarını işlemedim.1984 ve 5. kafamdan uydurdum. Ardından sorguya geçildi. 'Ya öleceksin. Ancak elinde vekaleti olduğu için istediği zaman çekiyordu. Beyhan Baysal gibi kadınlarla Antalya'ya gidip yattan açık denizde bekleyen gemiye uyuşturucu 128 . Albay Ali İhsan Cesur ve Akile Dilek Alev dışında. Beni gözaltına aldıklarında görevliler. Eşi. Polisler bazmorfini kime verdiğimi sorup.1984 ile 17. Hazırladığım senaryoyu polislere anlattım. döviz kaçakçılığı. 60 sayfadan ibaret ifademde bazmorfın. Ben de işkenceden kurtulmak için. 127 Hakim Binbaşı Basri Özgenç. önce kimlik tesbiti yaptı. ASALA örgütüne 10 milyon lira verdi. Otomobili bile. Diyarbakır Cezaevi'nde oldukları için Abdulcebbar ve Sabit Cantürk dışındaki 41 sanık mahkeme salonuna alındı. altın kaçakçılığı. eşi Akile Dilek Alev'in mahkemede söylediklerini şaşkınlıkla dinledi.5. daha önceden tanıdığım Avni Karadur-muş'a verdiğimi söylemek zorunda kaldım. "Bankalara kendi adına para yatırmazdı. akrabası Halis Cantürk adına kayıtlıdır. sanıkların hepsi "Emniyette işkence altında ifade verdik. eroin ile ilgili olayları. Benim adıma da bankalara para yatırdı. Bu nedenle onun ismini söyledim.

Fettah Cantürk. İlameddin Dakman. İbrahim Fidanay. Abdulvahap Çarık. Uçak hosteslerinin uyuşturucu işinde kullanıldığını da anlatmıştı. Miyaser Sak. Saffan Mindivanlı. Mehmet Alptekin. Zeki Kirpi. Mehmet Deniz. Aydın Demirel. Yaklaşık 500 metreden konuşulabilen iki telsizi vardı. Mehmet Tahir Canpolat. Abdulcebbar Doğru ile Sabit Cantürk'ün de gıyaben tutuklanmasına karar verdi. uyuşturucu madde kaçakçılığı. Abdurrahman Sağır. polislerin yanında biz kadınlara 'sakın birşey söylemeyin. Zeynel Ekmekçi. sahte evrak tanzimi. Halil Hocaoğlu. Bedri İstanbullu. Fettah Halitoğlu ve Zeynel Cantürk hakkında beraat kararı verdi. Mahkeme. Sinan Bayram. altın kaçakçılığı. Ali İhsan Cesur. Fikret Bayram. savcıya çıktığınızda herşeyi inkâr edin. Nedim Baybaşin. Size söylediğim gibi emniyette ve savcılıkta söylediklerimi mahkemeniz huzurunda da tekrarlıyorum. yasadışı örgütlere yardım etmek uçlarından sanıklar. Enver Erşener. Betül Ayyüce. Remzi Sağır. Kasım Faruk Beskisiz. 129 t» 'YURTDIŞINA KAÇIN! "Size benim söyleyeceğim birtek şey var: Yurtdışına kaçın!" 40 gün süren işkenceli sorgulamadan sonra serbest bırakılan avukat Medet Serhat. Hidayet Kaşan. eroin imali." .. silah bulundurma kanununa muhalefet. polis korkusunu daha üzerinden atamamıştı! Mahkeme. Felemez Cantürk. Mustafa Deniz. yurtdışına çıkış önerisinde bulunuyordu. Mehmet Han Sağır. Aziz Cantürk. Abdulbaki Maltaş. emniyette işkence yaptılar deyin' diye öğüt verdi. Kâbustan kurtulanlar çok sevinçliydi. Artin Ha-cıköylü. Akile Dilek Alev. Erol Suna. Nizamettin Cantürk. Selahattin Delidere ve Behçet Cantürk'ün vicahen tutuklanmasına. Üzülenler ve sevinen-kr dışında bir de belirsiz durumda olanlar vardı: Firariler!. Medet Serhat. avukat Medet Serhat'a "akıl danışıyorlardı. Bu sözlerini polisler duydu ama birşey yapmadılar. Turgut Fidanay. ürkek bakışlarıyla kendisini de tedirgin eden konuklarına." Akile Dilek Alev. Zeki Suna. Yakalandığımızda emniyette beklerken. Yasemin Ayşe Civelek. Behçet Cantürk tek tip elbise giydirilerek birkaç ay önce Çıktığı Mamak Askeri Cezaevi'ne birkez daha kondu. dayısı Bedros Demirciyan ve son anda korkup büronun kapısından geri dönen şoför Yaşar Demirel.[yüklediklerini bana kendisi söylemişti.

Cevdet Yardım. Kaçın. Jandarmalar eşliğinde askeri cemseye bindirildi. merakı bir kat daha arttı.. Biz polise benzemeyiz.. Her sorduğumuza .Avukat Medet Serhat geçirdiği günlerin izlerini daha üzerinden atamamıştı. etrafı duvarla çevrili. Avukatına "akıl danışan" bir diğer kişi ise Behçet Can-türk'tü. avukat Medet Serhat'a teşekkür edip. ürkütücü yere hızla girdi. Behçet Cantürk. Mamak Askeri Cezaevi nizamiyesinden Samsun asfaltına çıkınca. Koğuşuna dönerken hâlâ ayağı sekiyordu. Dış kapı kapandı. "Elinizden ne geliyorsa yapın. Yarım saat sonra askeri cemse. büyük bir dış kapısı olan. nereye gidecekseniz gidin. 26 Haziran 1984 günü müvekkili Behçet Cantürk ile Mamak Askeri Cezaevi'nde görüştü. kendisini sorgulamak için istediğinden haberi yoktu." Firariler. Maruz kaldığı işkenceleri avukatına bir bir anlattı. ne oldu?" sorularına yanıt alamadı.gardiyanların koğuşa gelip. 4'üncü Kolordu ve Ankara Sıkıyönetim Komutanı Korgeneral Sabri Yirmibeşoğlu. sevinsin mi. Mamak'ta kaçakçılık sanıkları için yeni bir koğuş açılmıştı. "hazırlan" dediklerinde. Sadece şaşırdı. 54 günlük gözaltı Behçet Cantürk'ü çok yıpratmıştı. geldikleri gibi tekrar kalabalıklara karıştılar. Siz de gidin. 130 MİT'in. "Size bütün samimiyetimle söylüyorum. 30 günlük bir süre için MİT'e teslim edilecekti! 6 Temmuz 1984 günü asker. İnsan olan biri düşmanının bile oralara gitmesini ve aşağılık hareketlere maruz kalmasını istemez. Avukat M. Cevdet Yardım.. Fırsatını bulursam hemen yurtdışına gideceğim. MİT'in 22 Mayıs 1984 tarihli isteğine yanıt verdi. kulelerde askerlerin nöbet tuttuğu. İşkenceleri yanlarına bırakmayın" dedi. 6 Temmuz 1984 tarihli yazısında. Barış Demeği yüzünden benim yine gözaltına alınacağım söyleniyor.. Avukat M. "BİZ POLİSE BENZEMEYİZ!" "Burada herkese 'komutanım' diye hitap edeceksin. üzülsün mü anlayamadı. görüşmeden bir gün sonra Sıkıyönetim Savcılığı'na bir dilekçe yazarak durumu anlattı. Koğuş kendisine evi gibi gelmişti! Yaralarını tedavi etmeye çalışıyordu. Behçet Cantürk işkenceli sorgulardan kurtulduğu için seviniyordu. "Nereye.

eşin. örgütlerle olan ilişkindir.. "Elinde kara kaplı defter olan" Mehmet Eymür'dü. 131 "Bizi tek ilgilendiren. Behçet Cantürk yanıtladı..Depreme yardımdı. net yanıt vereceksin.1975 yılında. para yardımında bulundum. . adresin. "Evet" dedi. "Ulan sinirlendirme adamı. soyadın. Senin hakkında bütün bilgiler. Eğer yalan söylersen... . annen.Bir de köylü kesimini organize etmişsin. Bu arada MİT elemanları da... ne olacağını az çok tahmin edersin. ne 'evet'i. baban. kardeşlerin. fiziki tarifin.. . gizli video çekimi yaptılar.. İGD'nin tertiplediği Diyarbakır Lice protesto yürüyüşünde senin rolün neydi? . .Bu mitingin amacı neydi? . Bu konuda yardım edersen.(13) Mehmet Eymür sordu. Eğer. 'emret komutanım' diyeceksin!" Önce klasik sorulan yönelttiler: Adın. ama amacının dışına çıkıldı.70 bin lira sanıyorum. yakın akrabaların. kara kaplı defterin aksine şeyler söylersen. bu kara kaplı kitapta yazılı..Üye oldum.doğru bir şekilde.Evet. komitedeydim. -Ne kadar? .. durumun Gölbaşı'ndan beter olur!" Örgütsel faaliyetlerini anlatmasını istiyorlardı. Anladın mı?" Gözleri yine bağlıydı. seni Mamak'tan' tereyağından kıl çeker gibi' kurtarırız. . arkadaşların.Hangi örgütler katılmıştı? .

mesela Barzani ile Talabani ile ilişkisi var mıdır? -Vardı.Bu DDKD nedir? . .Herhangi bir olay çıkmadı.İran Kürt Demokrasi Partisi ile.Kimlerle işbirliği vardı bu DDKD'nin? .. Sezai Eşel.. 132 ... Abdurrahman Ayaz. .Silahların temininde herhangi birşey var mıydı? .. . • . Özgürlük Yolu. ..Organize edenlerin isimlerini hatırlıyor musun? .Mekin Balaban...Tanımıyorum.Kürdistan Demokratik Partisi. Baki Kaynak. Dibek Köyü'nden çiftçi Deli Ali. öğretmen Mehmet Han Gelirakan. Her örgütün silahlı adamları vardı. . . (..... Hafız Uzun.Öğretmen Nazif Saruhan. öğret men Seyithan Çetin..Aslında İGD.Kimlerin silahı vardı? . Molla Mehmet Emin Baybaşin..Benim bildiğim Apocularla işbirliği vardır. işçi Tahsin Erdoğan. Rızgari.) . Fahri Karakoç.Başka Kürtçü.

..Peki DDKD'ye girmeden önce ve sonra yardımda bulunu yor muydun? .Antep. Diyarbakır. Bu paraları Zerruh Vakıfahmetoğlu'na . Erzurum.Bu vilayetler dahil olmak üzere Doğu bölgesi.Amcamın oğlu Abdullah Cantürk ile Liceli Zerruh Vakıfahmetoğlu.Nerde kurulacak bu? . Urfa.Ne zaman üye oldun? ..Celal Talabani'den..Kimden? . Kars.Doğu bölgesi. silah. .Bağımsız bir Kürt devleti.. Sivas'a kadar geliyor. Adana. Mardin. . para? .. .Suriye'den.1978 yılı sonu.50 bin.100 bin lira. Tunceli.En çok yardım nereden geliyor. . Malatya. . .Girdikten sonra.Nereleri kapsıyor? .Girdikten sonra ne kadar yardımda bulundun? . .Kim soktu? . mühimmat. . Kahramanmaraş.Amacı nedir bu DDKD'nin? .Doğu'da. .

(. .) . .. (.İstanbul'a gelmiştim.Nerede söyledi? ..Liceli Mehmet Deniz.verirdim.. İstanbul'a geldiğimde başladım.1979'da.. Apocuların. Maddi yönden ihtiyaçları olduğunu.Uyuşturucu kaçakçılığına ne zaman başladın? .Peki nasıl oldu.. .Kim tanıştırdı? . si lah almak istediklerini söyledi. para yönünden çok iyi olduklarını söyledi. . Mehmet Emin.Daha önce? .Hayır tanımıyordum.Tanıştıktan sonra mı birlikte iş yaptınız? Evet. Adını bile duymamıştım. Mehmet Deniz'le birlikte iş yapmaya karar verdik.) . Zerruh Vakıfahmetoğlu beni buldu..) 133 .İstanbul'da bir otelde söyledi. (.Daha önce kaçak işlere hisseli giriyordum. Rızgaricilerin silah yönünden..O tarihlerde Avni Karadurmuş'u tanıyor muydun? . bu uyuşturucu madde kaçakçılığı? . ..

Evet. havadan paraşütle atlayacaksın. Amerikalılar giderken gemilerde eroin imal ediyorlar.Evet. . . (... 134 . içinde herşey var. .. ..Bu Avrupa kanalında kimlerle müştereken yapıyordunuz bu işi? . ..Avni'nin yurtdışında iş ortakları vardı.Bunlar Amerika kıtasındaki başka ülkelerin gemileri mi. ancak öyle yakalarsın. . Sonra İtalya'ya gönderiyorduk.) .Limanda değil. .ABD'nin gemileri. açık denizde kotralarla yanaşılıp yükleniyor... yoksa ABD'lilerin mi? . -Yakalanmaları mümkün değil.Bunlar büyük Amerikan gemileri.Peki Türkiye'de bu işi yapan senin adamların kimler.İranlılar'dan alıyorum.Mehmet Sıddık Bayram'ın ne rolü oluyor? . .Bu esasen iyi bir usul.Cebelitarık Boğazı'ndan Amerika'ya sevk ediliyor eroinler değil mi? . .Sen İranlılar'dan İstanbul teslimi alıyordun.Peki bu gemilere nasıl sevk ediliyor? .İyi bir usul.

sadece adamları bulmak için arardık.Yani siz onların sahasına giremezsiniz öyle mi? .Peki siz İran'dan yüksek fiyatla aldınız.Herhangi birşey veriyor muydunuz? .Doğrusu hiç bir rolü yoktur..l0 bin dolar.. İtalya'da ne kadar ediyor? . ..Mesela Dündar Kılıç Hollanda üzerinden çalışıyor. İstanbul teslimi ne kadar? . sizin sahanıza girmiyor mu? -Yok. .Hiç birşey vermiyorduk.Bir milyona bazmorfin alındı. . yukarıda Allah var.Ufak çapta çalışıyor.Ufak çapta çalışıyor öyle mi? .Evet. .) . (.) .Bir milyon lira.. . (. .. ufak işler.Peki Hollanda'ya satmıyor musunuz? -Yok.Niye..Girebiliriz de doyurucu değil.. . .

kaça aldınız? . .35.Toptan diyelim. Malta ve Sicilya yakınlarında eroine çevrildi..Evet. . . .. .Satışına göre değişir.135 . .. .Amerika'da eroine çevrilirse? 50 ile 75 bin dolar arasında.500 iki parti aldık.Peki bazmorfinin Amerika'ya teslimi.Silahlar bu şirket üzerinden geliyor. 500.Peki bu bazmorfin.Neylen geldi bu silahlar? . fiyatı ne oluyor? . . . 10 bin lira verdik tanesine.40 bin dolar arasında değişir.İstanbul'a mı? .Bu Kintexs denen firmanın rolü nedir?(14) .Hikmet Sevcan vasıtasıyla 1979 ve 1980 yıllarında Bulga ristan'dan silah aldınız. (..İki sefer aldık. .) .TIR'la. .Bin adet.30 bin dolar.

Sen bir de Kıbrıs'a eroin gönderiyormuşsun? . Silahları alınca bayağı rahatladıklarını bana aktarmışlardı .Diğer 500'lük partiyi kime verdiniz? .Hikmet Sevcan'ın. bu işle görevlendirilmiştir. Zerruh Vakıfahmetoğlu. Sait Aydoğmuş.Hacı Salih ile bağlantılıydı. . .Kilis yakınlarında galiba.DDKD'liler teslim aldı.Türkiye içpazarına perakende olarak sattı. (. Rauf Denktaş'ın oğ lu ile birlikte iş yapıyorlardı. 136 .Kim teslim aldı? .Şu anda nerede olduğunu bilmiyorum.Kim getirdi? .) .Nerede bu Mehmet Gözen şimdi? . ..Hayır Batman'a teslim edildi. . .Nerede oturuyor bu? ..Ne yaptı aldığı silahları? . Ömer Çetin.. Suriyeli kaçakçılar Şaban ve Gazi Vezir kardeşler vasıtasıyla geldi.Evet orda Mehmet Gözen var.

Mehmet Gözen tutuklandı.3 aydır Suriye'de idi. Türkiye'de aranan militanların Suriye'de barınmalarına ve yerleşmelerine yardımcı olma konusunda anlaştıklarını. "doğru. İngiltere'ye sevk ediyormuş. ayrıca Avrupa'da eylem birliği yapacaklarını. bu şahısların Avrupa ve Amerika'da birçok adamı bulunduğunu. ASALA'yı anlatması için baskı yapılmaya başlandı. Bana. sadece annesinin Ermeni olması nedeniyle.yanlış" aklına ne geldiyse anlatmaya başladı: "1981 yılının ilkbahar ayında Diyarbakır'da Demir Ote-li'nde iken Zerruh Vakıfahmetoğlu Suriye'den bana geldi. MİT'e göre Behçet Cantürk. ayrıca eroin konusunda bana ihtiyaçları bulunduğunu söyledi.-Raif? . Sorularını hep bu amaçla soruyordu.. onlara finans sağlayan biriydi! Behçet Cantürk'e. benim ifademden sonra mı tutuklandı? Hayır senin ifadenle ilgili değil. DDKD ile ASALA arasında işbirliği tesis ettiklerini. Ermeni örgütleri ile Kürt örgütlerinin ilişkisini sağlayan.. İlişkisinin bulunmadığını. eroin vereceğini söyle yeter. böylece işbirliğimizi geliştiririz' dedi. İnanmadılar. "Zerruh. Suriye'ye kaçak yollardan gittiğini biliyorum. .) "ASALA'YI ANLAT" MİT. O da. biz de onlardan faydalanıp. benim sevk edeceğim eroin maddesini. Amaç bilgi almak değil. Zerruh. kaçakçılarla siyasi örgütlerin içli dışlı olduğuna inanıyordu. Avrupa ve Amerika'nın birçok ülkesine rahatlıkla sokabilecek organizasyon içinde bulunduklarım söyleyerek. spekülasyon yaratmaktı. Abdullah Cantürk ile birlikte Kamışlı'da bulunan teyzemin oğlu Ohannes Palancıyan ve diğer ilgililerle görüştüğünü.. kendileriyle konuş. Ken137 disi 2. Suriye'ye kendileriyle gidip bu konuda ASALA yetkilileriyle konuşmamı. daha önce Suriye'ye gidip Filistin kamplarında kalmıştır. bu amaçla benim de. ancak ASALA'nın maddi yönden desteğe gereksinimi olduğunu. (.Tutuklandı mı..Evet Raif Denktaş. . ASALA militanı olarak gösterilmek istendiğini söyledi. . 'Oraya gidelim.

Zerruh ile birlikte geleceğimizi söyledik. saçları önden dökük şahsın. Nusaybin'in doğusunda kenarda kalan mahallede iki katlı evine gittik.3 km. "Telefonda Ohannes Palancıyan'a. "Ohannes Palancıyan. yürüdükten sonra sınırdan geçtik. Ancak anladığım kadarıyla bu. Yanlarında büyük Amerikan Dodge bir pikap vardı. Abdullah. Tarihini kararlaştırdık. "DDKD'nin rehberliğini yapan soyadını hatırlamadığım Ha-mit isimli. Bedros da çoktan beri akrabalarını görmemişti. Diğerleri otele gittiler. Evde teyzemin kocası Garo ile konuştuk. Bana cevaben."Amcamın oğlu Abdullah Cantürk. Geçtiğimiz saattin nöbetçilerin değiştiği bir saat olması lazım. Ben de Suriye istihbaratı ile münasebeti olduğunu daha önceden duymuştum. Kararlaştırdığımız gün ben. Yatsı namazına doğru Nusaybin'e vakıf olduk. Pikabın önüne 4 kişi. Türkiye'den Suriye'ye . Nusaybin kapısında babası Garo ile sık sık görülen bir kimsedir. hal hatır sorduk. yanında iki kişi olduğu halde bizi bekliyordu. Bedros Demirciyan ve Derikli Şer lakaplı Mahmut Pamuk-çu'nun akrabası yine Derikli Ali. iri yarı. diğerleri de arkasına bindi. Anlaşmalı geçtiğimizi sanıyorum. Arabayı orada bırakıp yaya olarak şehrin doğusuna doğru. Zerruh ve Bedros teyzemlerin evine gittik. birşeyler yedik. Kamışlı'da bulunan teyzem ve teyzemin oğlu Ohannes Palancıyan ile görüştüm. Görüşmemizden birkaç gün sonra. Biz şehirde kendilerinden ayrılarak. İkinci gün uçakla Diyarbakır'a geldi. Neticede ben İstanbul'da bulunan Bed138 ros Demirciyan'ı arayarak kendisini çağırdım. Rıfat Esad'a bağlı olarak Suriye istihbaratında çalışan ASALA'nın Kamışlı temsilcisi imiş ve Türkiye ile ilgili faaliyetleri yürütü-yormuş. Hiç asker görmedim. Hamit ile şoför Ali samimi arkadaştırlar. Zerruh'un ifadesine göre. şehrin doğusuna düşmektedir. ASALA için yeterli değildi. "BİZİ KARŞILADILAR" "Karşıya geçişte Ohannes Palancıyan. örgüte ait TS tipi yeşil renkli bir Renault ile akşama doğru Nusaybin'e doğru hareket ettik. Geçiş yaptığımız yerde tel örgüler yoktu veyahut kesiktiler. Halep'teki arkadaşlarını buraya çağırmaya vakit bulamadığını. tahminen 2. 'Zerruh'a söyle. ben. aslen Nusaybin'li 34. Abdullah Cantürk. Kendilerine giderken hediyelik olarak kumaş almıştım. muhtemelen soyadı Pamukçu olan kişinin kullandığı Diyarbakır plakalı. Onları verdim. Evleri Kamışlı çarşısına yakın olup. Ben orada karşılarım' dedi. zaten kendilerine bu konuda ufak çapta yardımcı oluyormuş. Geçtiğimiz yolda herhalde mayın yoktu veya temizlenmişti. 139 "Ohannes. Zerruh.35 yaşlarında sarışın. Türkiye'ye giriş yaptığı yoldan Kamışlı'ya gelin. Kamışlı'da.

Setro Sarnisliyan ile Aram Basmacıyan'ın da uyuşturucu işiyle meşgul olan ASALA'ya mensup kişiler olduklarını. Kemal Güzel ismiyle de tanınır. İyi Türkçe bilirler. ayrıca Hafız Esad ve kardeşinin en güvendiği adamlarını Ermeniler'den oluşturduğu. DDKD'nin buradaki ve Avrupa'daki adamlarına daha etkili bir şekilde yardımcı olabileceklerini söyledi. onun yaptığı kaçakçılığın hem çok uğraştırıcı hem de az kârlı olduğunu.birçok kaçağın geldiğini. kendileri dışındaki Ermeniler'in daha önceden gelip buralara yerleştiğini ve şu anda hepsinin de zengin kişiler olduğunu. babasının bütün servetini bu örgüte harcadığını. Her ikisi de Suriye'de bulunan Diyarbakırlı Ermenilerin Büyüğü sayılırlar. riskine karşılık fazla kâr bırakmadığını söyledi. Ertesi günü Kamışlı'da geçirip bilâhare Halep'e gitmeyi planladık. Kendileri bizim ne sebeple geldiğimizi bilmiyorlardı. kendisinin de istihbarat işleriyle meşgul olduğunu. militan.. Ohannes bu arada Abdullah'a. beni teyzem Süslü'ye bıraktıktan sonra. "Eniştemin bahsettiği Setro Samisliyan ve Aram Basmacı-yan aslen Lice'li Ermeniler'dendir. insanın bazen kendi öz karısından dahi şüphe ettiğini. ASALA'nın finansmanını üstlenmiş zenginlerden biridir. mühendis olarak mezun olduğunu. Rıfat Esad'a bağlı olarak çalıştıklarım belirtti. fakat para yönünden zayıf olduklarını. otele Abdullah ve Zerruh'un yanına döndü. Biz teyzem ve kocası Samuel Nalbantçı (kendisine Sami ve Samo da denilir) ile oturup sohbet ettik ve yemek yedik. ismi Misag Samisliyan olan bu gencin aynı zamanda babasıyla birlikte kuyumculuk da yaptığını. Oğlu ise konuşmalarıyla ve Ermeniler'den gördüğü saygınlıktan anlıyorum ki. Ermeniler'in yüzde 90'ının istihbarat işlerinde kullanıldığım. Samuel Nalbantçı. Konuşma sırasında eniştem. kendisinin Amerika'da tahsil görüp. . Setro Sarnisliyan kuyumculuk yapar. bu bakımdan Kamışlı'da istenmeyen kişilerle karşılaşmanın mümkün olduğunu söyledi. Bu Türkçe bilgileriyle de Suriye istihbaratına yardımcı olurlar. Ohannes. Ben uyuşturucu işine Ermeniler'le gireceğimi. "Ohannes Palancıyan'ın babası Garo. benim kendilerine devamlı eroin temin edip sevketmem halinde. "Akşam birlikte konuşmamız sırasında Ohannes Palancıyan. "Ertesi gün hep birlikte bazı görüşmeler yapmak için Halep'e gittik. Eniştem burada her vilayetteki Ermeniler'in birleştiğini. İşlerin ne şekilde geliştiğini sordular. 140 Fazla kâr da istemeyeceğimi söyledim. zaten buraya bu iş için geldiğimi. ayrıca kendilerinin de hatırı olduğunu belirttim. 50. Setro Samisliyan'ın oğlunun ASALA'nın başlarından bir kimse olduğunu. Hafız Esad'ın geniş bir casusluk teşkilatı kurduğunu. yani teyzemin kocası Garo Palancıyan. hem benim kazanabileceğimi hem de kendilerinin de maddi bakımdan aynı zamanda güçleneceklerini. herkesin kendi adamlarına yardım ettiğini. Kendisi Suriye istihbaratı yani muhaberat tabir edilen yerle ilişkilidir. benimle bu işe girmek arzusunda olduklarını. kendilerinin esasında eroin temin edebildiklerini. ancak bunun gerek kalite bakımından düşük olması gerekse herkesle bu işi yapmak istemedikleri cihetle. Ben de zaten dışarıya çıkmak istemediğimi söyledim. kendilerine karşı olanları derhal ortadan kaldırdıklarını ifade etti.60 yaşlarında olup. diğer taraftan Kamış-lı'daki teyzem Sato'nun kızıyla da evli olduğunu söyledi. silah eğitim kampı gibi birçok imkânlarının olduğunu.

Aynı zamanda uyuşturucu trafiğini de idare eder. Çay içmemizden sonra hep birlikte kendi yazıhanesine gittik. Beni ilk kez görüyordu. hem de geçimlerini temin ederiz" dedi.. Konuşmalarımız sırasında benim DDKD ile işbirliği içinde olup olmadığımı sordu. diğerini yani kahverengi 280 model Suriye . Kuyumcu dükkânında fazla oturmadığını. Kendisiyle tanıştım. Ve bir müddet sonra birlikte geri döndüler.) Yazıhanesi binanın birinci katında idi ve katın tamamı kendisine aitti. Daha sonra Şam'a Aram Basma-cıyan'a telefon ederek onu Halep'e çağırdı. ayrıca senin arkadaşların ve mensup olduğun örgütle de beraberiz.ASALA'nın üst düzeyde bir yetkilisiydi.ihracaat işleri yaptığını söyledi. yani babası. oğlu Misag Sarnisliyan da büroya geldi. Daha sonra Ohannes Palancıyan yanımızdan ayrılarak Setro Sarnisliyan'a gitti. hattâ Avrupa'da bile hakkımızda bahsedildiğini söyledi. Ohannes Palancıyan kendilerine çeki düzen vererek toparlandılar. Bizi tanıştırdılar. "Yazıhane takriben otelden l km. İş yaptırmaktan kastı kaçakçılık yaptırmaktı. Görüşmemiz sırasında oğlunun para yönünden çok masraf yaptığını. "Daha sonra Şam'dan Aram Basmacıyan'ı da çağırdıklarını. Onun gelmesi ile birlikte orada bulunan Ermeni-ler'in hepsi. kendisinin de yarın Halep'e geleceğini ve bu konuları ertesi günü hep birlikte konuşmanın yararlı olduğunu söylediler. 'bu masraflara çeşme olsa dayanamaz' dedi. "BİZ SENİNLE AKRABAYIZ" "Konuşmalar devam ederken. uzaklıkta ve otelin önünden geçen ana cadde üzerinde idi. Bedros'u ise uzun süreden beri gitmemesine rağmen tanıdı. Halep. Eniştem Samuel.(. Bizim sana ihtiyacımız var. Kendisi bana bu hususa sevindiğini. Kamışlı. DDKD'yi para yönünden desteklediğimi söyledim. benim büyük çapta eroin işi yaptığımı duyduğunu. herşeyle-rini örgütsel faaliyete yatırdığını ifade ederek. Nerede isterlerse orada kalabilirler. İki araba halinde teyzemlere gittik. Onlara da bu suretle hem iş yaptırır. Onlarda bizi bekliyor141 lardı. Aslen Liceli olan diğer kişi yani Aram Basmacıyan da Ermeniler arasında saygı gören kişilerden biridir. bizim Şam. Kahvaltılarımızı yaptık. teyzemin kocası Samuel. 'Biz senin ile zaten akrabayız. Senin yardımın halinde senin arkadaşların nerede kalmak isterlerse onlara bakarız. Bilâhare eniştem ve Bedros ile birlikte diğerlerinin bulunduğu otele gittik. "O akşamı yemek ve sohbetle geçirdikten sonra sabah kalktık. Vaktini bu yazıhanede geçirdiğini ve gelen gideni misafir ettiğini belirtti. İlk arabayı Ohannes. evde yemek hazırladıklarım belirterek bizi hep birlikte yemeğe davet etti. Avrupa'da bir142 çok adamımız mevcut. Kıbrıs ve Yunanistan'da yerlerimiz var. Beyrut. daha çok burada ithalat..

'senin de bize bu katkın olsun' dediler. büyük bir haksızlığa maruz kaldıklarını söyledi. (. Tekliflerini kabul ettiğimi belirterek. Halep'i zaten bildikleri için gezmeye çıkmışlardı. Bu nedenle kendisini . Öğleye doğru uykudan uyandım. Daha sonra bir müddet daha oturup nasıl olsa akşam yemeğinde beraber olacağımızdan. Misag da gelmişti. öğle yemeğimizi dışarıda değil yazıhanede yiyelim diye kararlaştırdık. görmek istiyorum' demiştim.) "Akşam üstü kalkıp Bedros ve eniştem ile birlikte otele gittik. Abdullah ve Zerruh otele gideceklerini söyleyerek ayrıldılar. kendilerini bazı yandaş ülkelerin de desteklediğini söyledi. (. 'Şam'a gittiğimizde beni Celal Talabani ile tanıştır. Kendisi 50 yaşlarında. Bu arada Zerruh. Misag. Uyuşturucuyu Kamışlı'ya teslime kadar sorumluluk üstlendiğimi de belirttim. O geceyi evde geçirdikten sonra sabahleyin yine otele arkadaşların yanına gittik. isteyecekleri miktarda eroini Ka-mışlı'da kendilerine teslim edeceğimi belirttim. 'senin zaten misafirin geliyor. Biz ise teyzemlerde bir müddet kaldıktan sonra.plakalı Mercedes'i Misag Sarnisliyan kullanıyordu. Uzun bir bekleyişten sonra geldiler. 'bu ticaretten DDKD'lilere birşey verilecek midir?' diye sordu. Yemeklerimizi yedik. "Bana eroin yollamamın karşılığında.. O akşam Ohannes. bugün benim misafirlerime karışma. hem de bunun normal bir fiyatla kendilerine devredil-mesiydi. Kendileriyle irtibatı Abdullah Cantürk'ün sağlayacağını söyledim. Aram Samancıyan da orada idi. Ancak dışarıda olduklarını öğrendik ve bir süre kendilerini bekledik. Ve yürüyerek otele gittik. Misag burada kendilerinin öldürüldüklerini. saçları dökülmüş bir adamdı. yarın senin misafirin olurlar' dedi. onları da alarak teyzemin küçük kızının evine misafirliğe gittik. Gençlerimize de. Onları da alarak birlikte teyzemlere gittik. Ancak benden istedikleri hem kaliteli eroin. eroini en kısa zamanda paraya çevirmelerini istedim. 'tabiatıyla verilecektir' dedi. Otelde bir müddet dinledikten sonra akşama doğru lobide toplandık. hem de iş konuştuk.. kendilerinin de paramı göndereceklerini söylediler. Eniştem ise. Daha sonra Ohannes. adamlarım vasıtasıyla Kamışlı'ya kadar teslim etmek ve orada parayı almaktı. ondan sonra hem içkimizi içip. Abdullah ve Zerruh'u otellerine götürüp bıraktı. Bana. memleketlerinden sürüldüklerini. Misag Sarnisliyanlar'a yani kızkardeşinin evine gitti. Akşam yemeğimizi yedik. belden kambur yani eğik. 'Biz Diyarbakır'dan kim geliyorsa meşgul oluyor. esmer tenli. Hep birlikte babasının yazıhanesine gittik. Ben Mi-sag'ın arabasıyla gittim. içtik.) 143 "Gündüz içki içmeyeceğimize göre. sabahleyin erken kalktığını. Ancak. Talabani'yi sorduğunu ve Şam'da olmadığını söyledi. ilgileniyoruz.. Misag da bizi almaya gelmişti.. Akşam yemeği için Setro Sarnisliyan bizi yemeğe davet etti. Burada konuşmalar yine siyasete döndü.. Zerruh ve Abdullah'ı almaya niyetimiz vardı.. Lobiye indiğimde Zerruh. Ayrıca mücadelelerine devam edeceğini.) "Halep'ten gelirken yolda Zerruh'a. Kabul etti ve oğlu ile birlikte evden ayrıldılar. Türkiye'de hiçbir zaman huzur olmayacağını. Hep beraber Setro Sar-nisliyan'ın evine gittik. (. ASALA'ya da yardım ediyoruz' dediler. Öğle yemeğini yedikten sonra kahvelerimizi içtik. Bu suretle yemeğimiz yazıhaneye geldi ve hep beraber yedik. Bu anlaşmaya göre benim görevim eroini temin edip. dinlenmek için izin istedik. Daha sonra teyzemin kocası. uzun yüzlü.

Ka-mışlı'da Garo Palancıyan'a havale çıkaracağını. ASALA'nın Kapalıçarşı eylemini nasıl gerçekleştirdiğini anlatmasını istediler. gür bıyıklı biriydi. 25 yaşlarında. toplantıya davetli olmadığı halde. Bütün akrabalarını. MİT.. teyzesinin çocuğu Ohannes Palancıyan. Bizim gelişimizden haberi vardı. Biz yazıhaneye gittiğimizde birkaç genç oturuyordu. kuzenlerinin kocaları Misag Sarnisliyan ve soyadını bilmediği Agop.dört ay sonra Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da Vitoşa Oteli'nde "Babalar toplantısı" yapıldı. Zer-ruh'u göstererek. 144 "Zerruh'la. Anladığım kadarıyla Halep'te yaptığımız konuşmaları da biliyordu. toplantıya katılanlardan Fikri Kocakerim ile Doğan Çelik bu toplantıyı bana anlattılar. 30 günlük süreye ek 15 gün daha istediler. 'Bir millet. Aram'a ait çok lüks yazıhanesine gittik. kalan diğer kısmını ise sonra ödeyeceğini söyledi. hazır lokma bekleyen tipler olduklarını söyledi. toplantıya katılanların çoğunluğu Karadenizli olmak üzere. Kendisi eroin ile ilgili olarak bana 10 milyon lira vereceğini. Konuşmalar sırasında yeğeni Haya. uzun boylu. 1981 yılında İsviçre'ye yapmış olduğum gezi sırasında. 'kendisi ile artık çok birlikte olacağız' dedi. Başladı anlatmaya: "12 Eylül harekâtından üç. 145 BABALAR TOPLANTISI Behçet Cantürk'ten bu kez. anlattı. Suriye. Ayrıca amcaoğlu Abdullah Cantürk. Adının Haya Basmacıyan olduğunu söyledi. annesinin amcaoğlu Bedros Demirciyan'ı ASALA militanı yaptı!. Kürtlerin gevşek davrandıklarını. sarışın. Zira Zerruh Suriye'de kalacağını kendilerine belirtmişti. Ancak parayı Şam'da vermeyeceğini. Dıştan farkedilmemekle birlikte. Garo'nun bunu Türk parasına çevirip bize vereceğini söyledi. Binanın giriş katı yazıhane haline getirilmişti.tanımak istediğim halde bu imkâna sahip olmadım. Onun bana anlattığına göre. Enis Karaduman'ın misafiri olarak Sofya'ya gitti. Samuel Nalbantçı. saçlarını arkaya doğru taramış.)" Behçet Cantürk ara vermeden hergün konuştu. Türklerden başka. çok memnundu.(. hepsi Türk'müş! Zaten Abdullah Cantürk'ü toplantıya çağırmamışlar.. "Toplantıda. anlattı. Arnavutluk.. Bütün malzemeleri İtalyan ve Fransız malıydı. kendisini ölüme atmalıdır ki. Ayrıca Bulgaristan'da kaçakçılık yapan bazı şirket yöneticileri de toplantıda hazır bulunmuşlar. . "Aram Basmacıyan esasında döviz kaçakçısıdır. İtalyan uyruklu kaçakçılar da varmış. Bunlardan biri Aram'ın kardeşinin oğluydu. içinin çok lüks olması insanı şaşırtıyordu. teyzelerinin kocaları Garo Palan-cıyan. Çok fazla miktarda gayrimenkul sahibidir.. Anlattı. sesini duyursun' şeklinde konuştu.

* Bekir Çelenk: Tanınmış kaçakçıdır. * Ahmet Uğurlu: Toplantıya Uğurlu ailesi adına katılmış. Yani Hollanda'ya giden uyuşturucu trafiğini idare eder. En son duyduğuma göre pırlanta işine girmiş. Bulgaristan'da . * Hasan Conkara: Topal Hasan diye bilinir. Kardeşi İsmail Çelik ile birlikte çalışır. * Hikmet Sevcan: Silah ve eroin işine bakar.Toplantıyı. * Şaban Vezir: Suriyeli büyük kaçakçıdır. * Hikmet Uzun: Osman Cevahiroğlu'nun kaçakçılık ortağı dır. Oflu İsmail'in eroin satış bölgesi Hollanda'dır. * Enis Karaduman: Eroin işine bakar. Karadeniz bölgesi sorumlu sudur. Silah kaçakçısıdır. Türkiye'de adam vurmaktan aran maktadır. Trafiği o yönetir. Karadenizli. * Fikri Kocakerirn: Uğurlu ailesinin adamıdır. * Ali Açmak: Silah kaçakçısıdır. İstanbul Londra asfaltında Sevcan tesislerinin sahibidir. Daha önce silah kaçakçılığı yapardı. "Toplantıya şu şahıslar katılmış. * İlhan Sağlamer: Samsunludur. * Suphi Aşçıoğlu: Döviz ve kimyevi madde kaçakçısıdır. uyuşturucu madde kaçakçısıdır. Oflu İsmail'in yakın adamıdır. Silah kaçakçısıdır. Silah kaçakçısı dır. 146 * Doğan Çelik: Karadenizlidir. Oflu lakabıyla tanınan İsmail Hacısüleymanoğlu yönetmiş. Amcaoğlu Abdullah Cantürk ile birlikte çalışırlar.

* Ayrıca Antepli Sayar ve Çil ailesinden de bir temsilci top lantıya katılmıştır. Kartal/Maltepe'de oturur. dünya çapında bir kaçakçılık organizasyonu kurmak olduğunu anlamışlar. Sarı Avni'yi örnek göstermiş. Dündar Kılıç'ın ortağıdır. tüm işleri tek merkezden.3 gün sürmüş.ikamet eder. Esas gayenin. Bilâhare Oflu İsmail. Bu olayı yapanlar Enis Karaduman ile İstanbul'da Klüp 33 cinayetinin faili olarak aranan Erzurumlu Oktay Yıldırımer. ancak davete uymadı. . kolektif olarak yönetmeyi önermiş. Rahat para kazandığı için kimseyi düşünmüyor. 'Kendisini çağırdık. "Toplantıda babalar hemfikir görünmüşler.Türkiye'de askeri harekât olduğu için dikkatli olunması gerektiği. Bu kez toplantıya az kişi katılmış. Avni'nin ağzına silah namlusu sokuyorlar. Kaçak sigarayı deniz yoluyla getirir. Tüm kaçakçıların Bulgaristan'a yerleşmelerini. Ama gün gelir tek başına kalır' demiş. toplantıya çağrılmış ama gitmemiştir. Sarı Avni'ye yaptıklarının aynısını kendilerine yaptım. Oflu İsmail'in Bulgaristan'ın bir aske147 ri gibi hareket ettiğini anlamış. Dündar Kılıç. bir yanlış anlaşılma olduğunu söylemiş. olayın yanlışlıkla meydana geldiğini. Zaten Oflu İsmail toplantıda Bulgaristan hükümetinin temsilcisi gibi konuşmuş. Erdoğan Aslan. 1981 yılı Zürih seyahatim sırasında Sarı Avni bu olayı bana anlattı. kimyevi madde kaçakçılığına dönülmesi teklif edilmiş. Amaçlarının bizim işlerimizden hisse almak olduğunu söyledi. ancak toplantı bittikten sonra. bunlara destek olunmasını. "Aslında toplantı Bulgaristan hükümetinin isteği üzerine olmuş. birçok kaçakçının bulunduğunu. Irak ve diğer Ortadoğu ülkelerinde pazar bulunması konusu ele alınmış. birlikte hareket etmek gerektiğini söylemiş. aslen Trabzonludur. Dündar Kılıç'ın adamlarından dır. telefonla Sarı Avni'yi arayarak. "Bu toplantıdan bir müddet sonra. Türkiye'ye gelen sigaraların baş bayisidir. Bulgaristan'ı terletmişler. * Avni Karadurmuş. Çünkü herkes. Kendilerine hakarette bulunarak. "Toplantı 2. Ön plana Oflu İsmail'i çıkarmışlar. Bulgarlar'ın bütün kaçakçıları bünyesinde toplayarak. Malatyalı Hüseyin Gencer. orada kalmak isteyenler bile. Oflu İsmail (Hacısü-leymanoğlu). kendisinden ve benden özür dilemiş. paralarını Bulgar bankalarına yatırmalarını. İstanbul piyasasını elinde tutar. kendisine Kasımpaşalı Erdoğan denir. Ayrıca Türkiye'den kaçıp Avrupa ülkelerinde perişan olan. Türkiye'ye dönüşümde bu şahısları bir gece kulübünde buldum. Malte-peli Doğan. Ayrıca İran. "1982 ve 83 yılında Bulgaristan'da yine Babalar toplantısı olmuş. Oflu İsmail'in adamları Zürih'te Sarı Avni'nin yemek yediği lokantaya giderek kasıtlı olay çıkarıyorlar.

kendisine ortak olmak istediğimi söyledim. yoksa sorguda öğrendikleri miydi? Neyse. Hüseyin Gencer oğluna kuyumcu dükkânı açtırmıştı. Kaçakçıların içine kadar sızdı. Teklifimi kabul etti. Tanışmamızı Diyarbakırlı Ali Kahraman sağladı. Ayrıca Şehmuz Tatlıcı da bu konuyu anlatmış. Mardinli. Ancak 1981 yılında kendisiyle samimiyetimiz olmuştur. 1980. beraber iş yaptıklarını söylemişti. Diyarbakırlı Ermeniler ve Yahudiler. Kapalıçarşı'da pırlanta." Araya girip bir anımsatma yapmakta yarar var. kendilerinden pırlanta almaya mecbur bırakmışlar. kendi güçlerince para vermek suretiyle altın ve pırlanta kaçakçılığına katılırlar. Ermeniler'den ve Kilisliler'den alınması konuşulmuş. Behçet Cantürk'ün kendi bilgileri mi. "Sait Koç'a. Kapalıçarşı esnafını.82 yılları arasında Bulgaristan'da görev yaptı. Daha sonra. Dündar Kılıç'ın kızkardeşi ile evlidir. Kapalıçarşı'da bulunan Mardin/Midyat ve Diyarbakırlı kuyumcular.Sigaralar Bulgaristan'dan Oflu İsmail tarafından yollanır. Kendisinin altın ve pırlanta kaçakçılığı yaptığını duymuştum. "Ayrıca Kapalıçarşı'ya el atılması. Oflu İsmail biliyorsunuzdur. "Kapalıçarşı'da pırlanta ve altın kaçakçılığını üç grup elinde tutmaktadır: Kilisliler. Bu tarihten sonra Sait Koç'un yaptığı işlere Para vermek suretiyle hisseli girdim. Midyatlı Süryaniler. altın işinin Yahudiler'den. Türkiye'ye gelen sigaraları idare ettiler. Maltepeli Doğan ve Kasımpaşalı Erdoğan Aslan sigara işine el atıp. Kendi ihtiyaçları altın 149 . biz Behçet Cantürk'ün "anlatımlarına" dönelim: 148 KAPALIÇARŞI ESNAFINA TEHDİT "Son toplantıda. Behçet Can-türk'ü sorgulayan MİT görevlisi Mehmet Eymür. "Türkiye'ye dönüşlerinde. bazı kişileri tehdit etmeye başladılar. Anlatılanlar. Türkiye'deki sigara işinin tekellerine alınması. sigara kaçakçılığının başkaları tarafından yapılması halinde o kişilere gereken kötülüklerin yapılması karan alınmış. "Sait Koç'u 1980 yılından beri tanırım. Süryaniler ile Ermeniler ortak iş yaparlar. Dündar Kılıç ve Hüseyin Gencer ise Kapalıçarşı'da faaliyet göstererek. 1981 yılında Sait Koç ile görüşüp. Diyarbakırlı Şehmuz Tatlıcı vasıtasıyla samimi olduk. Diyarbakır ve Mardin grubunun Kapalıçarşı'daki en büyük kaçakçısı ve temsilcisi Sait Koç'tur.

Ertesi günü yine aynı kişilerle. "Dündar Kılıç. Hep birlikte yazıhanemin karşısındaki ve Divan Oteli'nin yanındaki Suvis Pub'a "Yemekten sonra Bedros. o da . Ben gitmedim. Kapalıçarşı esnafının otobüsleri de vardır. Behçet'e söyle. bu durumu tanıdığım bazı arkadaşlara anlatmış. Durum bana intikal etti. Sait Koç'a adamlarını göndererek. Faruk Vakıfahmetoğlu lafa girdi. Bedros ve misafiri beklemeye başladık. O anda Faruk da yazıhanemde bulunuyordu. kıvırcık saçlı. Tanışmamızda adının Nubar Sivasyan olduğunu söyledi. bundan böyle Kapalıçarşı'ya pırlanta ve altınların kendileri tarafından verileceğini söylemiş. Burada Sait Koç.. caddede.(. İsviçre ve İngiltere'den altın temin eder. Ben Kapalıçarşı'daki esnafı koruyan ve onları himaye eden bir kişiyim. Düzgün Türkçe konuşuyordu. O tarihlerde. öğleyin Kalyon Oteli'nde buluştuk.. Zaman öğle saatiydi. Bunlar Türkiye'ye zulalı otobüslerle sokulur. Dündar Kılıç'ın yaptığı tüm baskıları anlattı. eylemin Kapalıçarşı'da yapılacağı sözünü verdiklerini söyle150 "Eylemden bir hafta kadar önce Bedros Demirciyan yazıha-neme geldi. Dündar Kılıç'ın kulağına gitmesinin de yararlı olacağını konuştuk. 'DDKD ve ASALA. Kapalıçarşı'daki gayrimüslimleri korumak için bir eylem yapacak' bilgisinin. Gelen misafir esmer. yakında bir misafiri Türkiye'ye göndereceğini söylediğini ve misafirin daha sonra Faruk ile buluşturulacağım belirtti. Bu sebeble Sait Koç'a yapılmış bir tehdit bana yapılmış demektir. Faruk. Sait Koç hisseleri dağıttıktan sonra. Eylemden önce. Büronun kalabalık oluşu nedeniyle aşağı kapıya inerek.(. Örgüt evine götürdüğünü tahmin ediyorum. Faruk ve misafir birlikte Kapalı-çarşı'ya gittiler. Sait Koç. sokanı duydukları takdirde öldüreceklerini söylediğini aktardı. misafirin geldiğim ve bana getireceğini söyledi. Türkiye'de ortak bir eylem yapacaktı. Zerruh'un gönderdiği misafir. Şişli Osmanbey'de Nar Pastanesi ile Çarşaf İş Mağazası arasında bir apartmanın sekizinci katını bu işler için kullanıyorlardı. Kendisini yurtdışından Zerruh'un aradığını.. Türkiye'ye ne zaman geldiğini bilmiyorum. hiçbir gayrimüslimin Kapalıçarşı'ya iğne dahi sokamayacağını. diğer taşları. Bir süre sonra Bedros ve misafir taksiyle geldiler. Dündar Kılıç'ın bu tehdidini duyan. yazıhaneye döndüm. Avrupa'ya çalışan otobüs firmaları içinde. "Toplantıya benim çağırdığım DDKD'li Faruk Vakıfahme-toğlu ve Sait Koç ile birlikte Kalyon Oteli'ne gittik. kalan kısmın bir bölümünü piyasaya sürer. Nubar Sivasyan'ı nereye götürdüğünü bilmiyorum. Kapalıçarşı eyleminden tam bir ay önceydi. bundan böyle kendisinden habersiz.) "Olay sabahı Faruk. Bedros'a uğramış ve 'Bugün Kapalıçar-şı' ya gitme. gerekli kişilerle görüştüğünü. Bedros da beni arayarak. "Kalyon Oteli'ndeki bu görüşme. Yine Belçika.. Bu eylemi Kapa-lıçarşı'da yaptıralım' dedi. işleyip kendi dükkânında satar.) Kapalı-çarşı eyleminden 3 gün kadar önce. Dündar Kı-lıç'ın.ve pırlantayı maliyetine alırlar. ince bıyıklı. "Sait Koç Avrupa ülkeleri ile çalışır. Faruk'un. uzun boylu. tahminen 25 yaşlarında. atletik yapılı ve spor giyimli bir gençti. Taşları Belçika'dan alır. Ben ve Sait Koç bunu uygun gördük. Bedros'un dükkânına gelerek Bedros'u bulmuş. 'ASALA ile DDKD.

siyasi bir kazanç sağlamaktı.." Behçet Cantürk'ün. daha sonra yargılanacağı mahkemeler ortaya çıkaracaktı. Beyazıt'ın Sultanahmet'e giden kapısından çarşıyı terk edip. Kapıkule'deki bir kaçakçılık olayı nedeniyle daha önce gözaltında alınmıştı. Ancak Behçet Cantürk'ün ifadelerinden sonra Faruk Vakıfahmetoğlu da gözaltına alındı. Aslında ben ola152 ya menfaat açısından bakmıştım. Zerruh Vakıfahmetoğlu'nün kardeşi olmam ve DDKD'nin üst düzey yöneticisi olmam nedeniyle beni tercih etti sanıyorum. soygunvari ufak tefek bir faaliyet yapılacak zannetmiştim. Kapalıçarşı eylemini .. Bedros gelip bana durumu anlattı. yakalanacağını anlayınca el bombasının pimini çekip intihar etmiş. Dündar Kılıç'ın etkisini silmekti..(. (. Bana Kapalıçarşı'da bulunan Sait Koç'tan ve ona yapılan baskılardan bahsetti. O gün(15) olay meydana geldi. ama iyi bilen bir arkadaşımın olduğunu söyledim. olaya siyasi bir anlam vermek. çarşının tek patronunun kendisi olacağını. Sait Koç yolda arabadan indi. İstanbul'u iyi bilmediğimi. Hülya isimli kuyumcu dükkânının sahibi Diyarbakırlı Sait Koç. Behçet Cantürk'ün davası ise. bu sayede örgütün de maddi olarak her imkâna sahip olacağını söyledi. Böyle bir eylem olacağını aklıma bile getirmemiştim. Sait Koç. Otomobili Behçet Cantürk'ün şoförü kullanıyordu.gitmesin' demiş. yazıhanede Mehmet Baykara ile uzun uzun konuştu. yanına gittim. İstanbul'da bir numaralı baba olmaktı. Yazıhanesine çağırdı. Bilâhare buradan Suriye'ye kaçırılacaktı.) Daha sonra Sait Koç ile dükkânında buluştuk. "Ben eylem yapacaklarından kasıt olarak. Eylemden bir gün sonra ise. olayın kendi dükkânlarının aşağısında olmasını istemiş. Eğer Kapalıçarşı'daki kuyumculara gözdağı verilirse. Mardin Nakliyat'tan kiralanan. MiT'te söylediklerinin ne kadarı doğruydu? Bunu. ev eşyası yüklü bir kamyonla Mardin'e gönderilecekti. DDKD/KİP örgütünün varlığını sürdürdüğünü kamuoyuna duyurmaktı. Bu arada benim de büyük miktarda para kazanabileceğimi.)" Kapalıçarşı'da. Bu tanıdığım kişi avukat Mehmet Celal Baykara idi. Behçet Cantürk. İFADELER BENZİYOR! Faruk Vakıfahmetoğlu işkence altında şu ifadeyi verdi: "Behçet Cantürk birgün bana telefon etti. Bu kez. Nubar Sivasyan.. Ben de atladım. Mehmet Baykara olaya sadece babalar davası nedeniyle yardım edemeyeceğini söyledi. Behçet gelince hep birlikte Kalyon Oteli'ne gittik. "Benden düşüncemi sordular. Eğer kaçması mümkün olsaydı. Kapalıçarşı'da bana kuyumcu dükkânı bile açacağını belirtti. Bürosuna gittik. Gedikpaşa istikametine doğru kaçacaktı. Mehmet Baykara'nın düşüncesi ise.

. 13 Ekim 1984 tarihinde ise Behçet Cantürk. Sait Koç. Orada kendisini tehdit edip yüzüne tükür-müşler. MİT aldığı ifadeleri toparlayarak bir fezleke hazırladı. Ciddiydiler. 'Merak etme biz konuyla ilgileneceğiz' dedi.) 19 Ağustos 1984 günü Behçet Cantürk ile Sait Koç. Kendisinin örgütsel bir yönü olduğunu bilmiyordum. konuyu hep Behçet'e anlattım. Şehmuz Tatlıcı'ya. 'Çarşıya girip. 'Böyle bir olay kesinlikle yok' dedi. Kendisini daha önceden tanıyordum ama fazla bir münasebetimiz yoktu. 'Beni teselli etmek ve kendilerini büyük göstermek için böyle konuşuyorlar' diye düşündüm. kendilerinin kabadayı olmalarına rağmen böyle işleri çevireme-diklerini ve benim (Sait Koç'un) nasıl böyle bir iş yapabildiğimi toplantıda söylemiş. İbrahim'in de içkide bulunduğu Dündar Kılıç'ın bir ekibi tarafından Harami-dere'ye götürülmüş. Ben Faruk'un önemli biri olduğunu tahmin etmeyip.. Anlattı: "Bana birgün halamın oğlu Yılmaz Özboyacı gelerek. Vekin Aktan'a ve Bozo İsmail'e konuyu açtım. telefonla İbrahim'i aradım.. Yılmaz benim yanıma gelerek. İşin aslını sordum. "Ben bu gelişmelerden rahatsız oldum. Faruk. Sonra Behçet geldi. "Faruk o gün benim dükkânıma geldi. Halaoğlu Yılmaz. Hem yemek yiyip hem konuştuk. Hattâ bir de tokat atmışlar. Yılmaz'ın bunu bana bildirmesi üzerine.. Telefonla beni aradı. benim olayı anlatmam üzerine. astsubaylıktan ayrılma İbrahim isimli bir şahıs da katılmış. Hep birlikte 153 Kalyon Oteli'ne gittik. MİT FEZLEKESİ . "Aradan birkaç gün geçti. İbrahim'e söyledin' deyip başından geçenleri anlattı. 'Niye sana anlattıklarımı.anlatması istendi. Faruk Vakı-fahmetoğlu... ASALA veya DDKD gibi bir örgütten bahsedildiğini ben duymadım. dükkânıma çağırdım. Sonra olaydan Behçet Cantürk'ün de haberi olmuş.10 milyon lira ettiğini. 'Gerekirse Kapalıçarşı'da eylem yaparız' dedi. küçücük bir paketin 5. Behçet'in adamları ona karşı eylem yaparlar. Ertesi gün Kalyon Oteli'nde yine buluştuk. Dündar Kılıç Kapalıçarşı'ya girerse. O anda böyle bir olayın yapılacağını ciddiye almadım. Yaşar Demirel ve Mehmet Celal Baykara MiT'te yüzleştirildiler. Bu toplantıya halaoğlu Yılmaz'ın arkadaşı. Sanıyorum Behçet Cantürk göndermişti. (. Günlerce süren ızdıraplı günlerin sonuna gelinmişti.. Ben kendi kendime. 'Herhalde. Ya kavga ederler veya birkaç el silah atarlar' sandım. toplantıda. bu işe hakim olacağız ve çarşıdan payımıza düşeni alacağız' şeklinde konuşmuş. Söylediklerinin doğru olduğunu belirttiler. Dündar Kılıç'ın pırlanta kaçakçılığı konusunda bir toplantı yaptığını.. Meğer çok büyük bir eylem düşünmüşler. Yani Faruk'u ciddiye almadım.

DELİL ARANIYOR MİT Müsteşarı Korgeneral Burhanettin Bigalı. Behçet Cantürk ve Albay Ali İhsan Cesur birlikte görülüyordu. Behçet Cantürk'e (yıllar geçse de hiç değişmeyecek) bakışını ortaya koyuyordu: ( Sayı: 01.11. Behçet Cantürk ve diğerlerinin suçlu olduğudur. Ortaya suçlu olduğuna dair işkencede alınan ifadeler dışında bir tek kanıt çıkaramıyor. yalın bir kaçakçılık olayının çok üstünde olup. 8 Temmuz 1980 tarihinde çekilmiş bir fotoğrafta. 22 Temmuz 1984 tarihindeki Suriye gezisini.Mehmet Eymür imzasıyla hazırlanan fezleke. 13 Ağustos 1984 tarihli (01.10. bundan sonra ne gibi gelişmeler olacağını sanki bilmektedir: 154 "Sanık Behçet Cantürk ve suç ortakları adli safhada bazı hukuki imkânları ve geniş maddi güçlerini kullanacaklardır. Behçet Cantürk. Behçet Cantürk'ü 47 gün sorguluyor." MİT. 24 Tem-muz'da ise Lice'deki eroin faaliyetlerini yazmıştı! MiT'in bir başka delili ise.254/215313. "Mahalli güvenlik kuvvetlerimizin. Behçet Cantürk ve yandaşlarının faaliyeti. yurdumuzun güvenliğini tehlikeye atacak nitelikte illegal faaliyetler içine girmişlerdir. "MİT elemanlarının düşüncesi!" Deliller arasında. Ancak soruşturmayı yapanların kesin kanaati. Behçet Cantürk'ün 17 Temmuz 1984 tarihinde kendi el yazısı ile kaleme aldığı kaçakçıların isim listesi ve yaptıkları işlerin anlatıldığı ifade vardı. ideolojik yanı ağır basan organize bir harekettir. Bölge Daire Başkanlıklarımızla koordineli bir şekilde operasyonel çalışmalara geçe155 . yine kendi el yazısı ile. İstanbul. MiT'in.02254/215246." Mehmet Eymür hazırladığı fezlekede.11. Ankara ve Diyarbakır Bölge Daire Başkanlıklarımıza. Türkiye'yi parçalamayı amaçlayan..10. mahalli güvenlik kuvvetleri ile koordineli olarak operas-yonel çalışmalara başlanması hususunda gerekli talimat verilmiştir. ASALA bağlantısını.160563 sayılı) yazısı ile Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'ndan yardım istiyordu: "Behçet Cantürk'ün ifadesinde belirttiği hususlarla ilgili olarak. Sarı Avni.. Mahkemeye sunduğu tek delil.02.160839) "Behçet Cantürk ve diğer sanıklar. çeşitli zamanlarda gizli olarak çektiği Behçet Cantürk fotoğraflarıydı.

metal arama dedektörü ile ayrıca kazmak suretiyle iyi bir şekilde arama yapıldı.. Sermez Köyü nüfusuna kayıtlı Sardun oğlu 1937 yılında Asiye'den olma Nuri Mazıcıyan. Behçet Cantürk. Diyarbakır ili Lice ilçesi ve çevresinde arama yapması için bölgeye gönderildi.) şüphe edilen yerler ve mezranın 500 metrelik civarında.bilmesi için gerekli emirlerin verilmesini takdirlerinize arz ederim.. 20 Ağustos 1984 tarihli rapor ile Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Daire Harekât Başkanlığı'na bağlı Narkotik Şube Mü-dürlüğü'ne verdi. suç teşkil edecek herhangi bir eşyaya veya maddeye rastlanılmamıştır. AĞABEY YAKALANIYOR Tarih 30 Eylül 1984. 16 Ağustos 1984 günü tespit edilerek.nın tüm katlarında. Lice ilçesi Tepe Köyü'nün Dak-manlara ait mezrasında (." Komiser Yardımcısı A. 06 A 1343 plakalı Wolkswagen minibüs ile Diyarbakır çevresinde araştırma yapan ekip. "Behçet Cantürk'ün kendisine ait elde kalan bazmorfin ve eroinin Lice ilçesi Nergizi mezrasında Mehmet Ölmez'e (Özsu-cu) ait gömde sakladığı ve basit kroki ile belirtildiği yerde. Behçet Cantürk gözaltına almalı tam beş ay oldu. kazma. kendisine ait silahların Kamil Dakman isimli şahıs tarafından saklandığını belirttiği. Ankara'dan. metal arama dedektörü ile işaretlenen yerler ile 2 bin metrekare kadar arazi üzerinde yapılan aramada. Cantürklerin peşini bırakmıyordu.00 den sonra yapılan soruşturma ve aramada. aynı gün saat 01. 14 Ağustos 1984 günü saat 10. Şirin Özsucu ile tarlada çalıştırdığı Aziz Bozkuş ve Mehmet Çelik isimli şahıslardan istifade edilerek. . Daire 7'de Diyarbakır Lice. Nizamettin ve Azet Cantürk isimli şahısların saklandıkları yer.. aramalar sonucu aranan kişilere ve suç teşkil edecek herhangi bir eşyaya rastlanılmamıştır.) "Operasyon Büro Amiri Başkomiser Ahmet Geçer'in. olduğu ve bu Apt. topladığı delilleri. Sonunda Nizamet-tin Cantürk'ü de ele geçirdi.. "güvenlik açısından sakıncalı görüldüğünden. Kemal Bozlar amirliğinde bir ekip. (. Daire 3'te Diyarbakır ili Lice ilçesi nüfusuna kayıtlı Tabir ve Nable'den 1947'de olma Kamil Mazıcı-yan. yöreye götürülmemiş"ti. 156 Mısırlı Mahallesi Köprülü Sokak 4 sayılı Apt. Daire 8'de Diyarbakır Lice Sermez Köyü nüfusuna kayıtlı Tahir oğlu 1943 yılında Maile'den olma Hamit Mazıcıyan isimli Türk tebalı Ermeni şahısların oturdukları tespit edilmiş. Mehmet Özsucu'nun oğlu M. "Uyuşturucu madde kaçakçılığından yakalanan ve halen Ankara Mamak Askeri Cezaevi'nde tutuklu bulunan Behçet Can-türk'ün.00 sıralarında verdiği telefon notu ve talimatları gereğince. Suç teşkil edecek herhangi bir eşyaya rastlanılmadı." Polis.

"Galiba evde kimse yok" diye düşündüler. kaçış öyküsünü şöyle anlattı: "Behçet'i güvenlik güçleri yakaladığında. Başıma bu belayı siz sardınız' demiş. İhbar almışlardı. Hedefleri. Mersin'e. Karşı dairede oturan Mehmet Sıddık Dere'nin ziline bastım. polislerden biri şüphelenip karşıdaki 7 nolu dairenin ziline bastı. Buluşup. Aradan kısa bir zaman geçti. Ancak ben onun Diyarbakır'da olduğunu biliyordum. bizim aleyhimize ifade vermişti. konuşmaya başladı. Arama yaptılar. Ailem Diyarbakır'daydı. Topkapı'dan otobüse bindim. konuşmadı bile. Telefon açıp tehdit ettim.30'da Turistik Caddesi üzerindeki Eyüpoğlu apartmanına baskın düzenlediler. Kapıyı Mehmet Sıddık Dere açtı.. Ev sahibi gıda toptancısı Mehmet Sıddık Dere ve "misafiri" ellerini kaldırarak teslim oldular. Küskünlüğü unuttum. Önce balkondan aşağıya atlamak istedim. Nizamettin Cantürk bu evde saklanıyordu. Türkmen Oteli'nin sahibinin yanına gidiyordum. Bedros Demirciyan da bürodaymış onu da gözaltına almışlar. Beni görünce tanıdı ve içeri aldı. Yoktu. Kapı açılmayınca. Şüphelendiler. Kapı çalmaya başladı. Ancak 158 . 'Yine asılsız ihbar" deyip giderlerken. Bahçelievler'deki dairesinde kalıyordum. Eşim Süreyya da benim gibi firari idi. 'Sizin yüzünüzden içeri alındım. "Avukatımız Medet Serhat'in yanında çalışan Fazıl Çetin'in. 157 "Misafir" Nizamettin Cantürk. Yurtdışına gitmeyi planlıyorduk. Fakat şimdi ikimiz de kaçaktık. Orada çok kötü bir tavır alıp Behçet'e. Bir süre Türkmen Oteli'nde kaldım. saat 22. Zile bir daha bastılar.Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polisler. Cantürkler'e layık bir şekilde yaşamasını tembih ettim. "Bir akşam balkonda otururken. Aslında Bed-ros Demirciyan'ı hiç sevmem. Ergani'de indim. onun koyu kahverengi Murat otomobili ile gezerdik. O günlerde gözaltına alınan bazı kişiler serbest bırakılmıştı. ben Adana'da Sürmeli Oteli'nde idim. Orada bir ticari taksi tutup kayınpederim. polislerin apartmana girdiğini gördüm. Ancak Behçet silah yakalatıp gözaltına alındığında. Fazıl ile birlikte hemen hergün yazıhaneye gidiyorduk. Çok yüksekti. Ancak tam o sırada içeriden bir gürültü geldi. kırıp içeri girdiler. aynı zamanda amcaoğlu Zeynel Cantürk'ün evine gittim. Biraz da para gönderdim. İstanbul'da çok kalmıştım. İşimiz iyi olunca bizimle ilgilenip. Evde bulunanlara seslerini çıkarmamalarını istedim. Behçet'in eşi Akile Dilek Alev. Biz İstanbul'a geldiğimizde bizimle hiç ilgilenmedi. Sonra İstanbul'a gittim. Nizamettin Cantürk'ün kayınpederi Zeynel Cantürk'ün dairesiydi. "Hergün ayrı bir akrabamın evinde saklanmaya başlamıştım. Yanıt alamadılar. İçki içerdik.. Birgün büroya benim gibi firari olan dayım Bedros Demirciyan da gelmişti.

polisler zili çalmakta ısrar ediyorlardı. Sonunda kapıyı kırıp içeri girdiler..." Nizamettin Cantürk hemen Ankara'ya, Gölbaşı'na götürüldü. "Adem Ol"mayı öğrendi!.. 16 gün işkence gördü... İfadesi 28 sayfa tuttu... Söyledikleri kardeşi Behçet Cantürk'ten farklı değildi... Bu arada, günlerce süren sorgular Behçet Cantürk'ün ruhsal yapısını çok bozmuştu. Yine işkenceye alınacağından korkuyordu. Koğuş arkadaşlarına, "eğer bir daha işkenceye götürülürsem, kesin intihar edeceğim" diyordu. Korktuğu gerçekleşti. 16 Ekim 1984 günü gelip koğuşundan aldılar. Sivil polisleri karşısında görünce şoke oldu. Otomobile bindirdiler. Sivil plakalı Renault, "Samsun asfaltına" çıktı. "Mamak'ın şirin gecekondu evlerini" arkada bırakıp, 10 dakikada Emniyet Genel Müdürlüğü'ne geldi. Behçet Cantürk, yeni bir "işkence seansına" kendini hazırlarken, götürüldüğü odada ağabeyi Nizamettin Cantürk'ü görünce çok şaşırdı. Birden 100 gündür çektiği acılar aklına geldi. Duygulandı, ağlamamak için kendini zor tuttu... İki kardeş yüzleştirildi. İkisi de polis ifadelerinin doğru olduğu söyledi... Nizamettin Cantürk, 22 Ekim'de savcı, dört gün sonra 26 Ekim 1984 günü hakim karşısına çıktı. Emniyette işkence altında sorgulandığını, ifadesini kabul etmediğini söyledi. Tutuklandı. Şoför Yaşar Demirel 10 Ekim 1984 günü yakalanmıştı. O da aynı günkü duruşmasız mahkemede tutuklandı. Mehmet Sıddık Dere ve Zeynel Cantürk salıverildi... Bu arada, işkence yapılarak alınan ifadeler sonucunda, birçok kişi ASALA, DDKD üyesi olmak iddiasıyla gözaltına alınıyordu. Ancak bunların hemen hepsi, ilk mahkeme serbest bırakılıyordu. Fakat özgürlüğe kavuşanlar, tek kişilik unutamayacakları "acı anılarla" çıkıyorlardı... hücrelerden, yaşamla-rının sonuna kadar

TRAJİK BİR OLAY İşkence, bazen kişilerin yaşamında çok trajik olaylara neden oluyordu... İbrahim Nurdoğan, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı, Silah Kaçakçılık Şube Müdürlüğü bünyesinde çalışıyordu. Komiserdi. 1984 yılında Behçet Cantürk'ün de içinde yer aldığı kaçakçılarla ilgili olayların soruşturulmasında görev yaptı. Birçok ünlü silah kaçakçısının ifadesini aldı. Enver Sahan, Gaziantepli'ydi. Silah kaçakçılığı yaptığı iddiasıyla sorgulanmak için Gölbaşı'na getirildi. Sağ çıkamadı, vücudu işkence tezgâhında kaldı. Komiser İbrahim Nurdoğan, Gaziantepli Enver Şahan'ı işkence sonucu öldürdüğü iddiasıyla yargılandı. Mahkeme sürerken, komiser Nurdoğan, İsviçre'ye, koruma görevlisi olarak gönderildi. İki yıl sonra beraat etti. Türkiye'ye döndü. Adıyaman Emniyet Müdürlüğü'nde Narkotik Şube Müdürü oldu. Birgün bir operasyon için alıcı kılığında, kaçakçılarla ilişki kurdu. Eroini Gaziantep'ten alacaktı. Bu arada malı alırken suçüstü yapacaktı. Giydiği köylü kıyafeti ile Gaziantep'e gitti. Eroini alacağı kişiler, "Mal mezarlıkta teslim edilecek" dediler. Mezarlığa gitti. Bir süre sonra eroini getirecek üç kişi de mezarlığa geldi. Komiser Nurdoğan'a yaklaşıp,"bizi takip et" dediler. Mezarlığın içine doğru yürümeye başladılar. Bir mezarın başında durdular. "Oku" deyip, elleriyle mezarı gösterdiler. Komiser İbrahim Nurdoğan'ın okuduğu mezar taşında, "Enver Sahan" yazılıydı. Aynı anda kesik namlulu çifteler ateşlendi. Komiser İbrahim Nurdoğan, Enver Şahan'ın mezarının üzerine yığıldı kaldı...

İbrahim Nurdoğan'ın öldürülmesi ile meslektaşları çok fazla ilgilenmedi. Polisler o dönemde, Ankara polisi- İstanbul polisi diye ikiye ayrılmışlardı. Birbirlerini "yemekle" meşguldüler! Behçet Cantürk, l Ağustos 1984 tarihinde, MİT'e verdiği ifadesinde bazı emniyet görevlileri ile ilişkisinden bahsetmişti. 10 Ağustos 1984 tarihinde, bu kez "muhbir sıfatıyla" ifadesine başvuruldu. Behçet Cantürk'ün "yeni sorgucuları", Mülkiye Müfettişleri Erol Arıkan ve Neşet Kanyılmaz ile yeminli kâtip Habip Çol-pan'dı. Mülkiye Müfettişleri, Behçet Cantürk'ün polislerle nasıl bir ilişki kurduğunu merak ediyorlardı. Müfettişler sordu, Behçet Cantürk yanıtladı: "İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Şube Müdür Muavini Orhan Özerler'i, 1983 yılında gözaltına alındığımda tanıdım. Kendisine para vermedim. Kendisiyle özel hiçbir görüşme yapmadım... "Gösterdiğiniz resimle, soyadının Şen olduğunu öğrendiğim Başkomiser veya komiser olup olmadığını kesin olarak bilmediğim Mehmet Ali Şen'i de, yine gözaltına alındığım 1983 yılında

tanıdım. Mali Şube'de gözaltına tutulduktan sonra Mamak Askeri Cezaevi'ne sevkedilirken, Mehmet Ali Şen'in sorumluluğunda bir ekiple Ankara'ya götürüldük. Yolculuğu uçakla yapmıştık. Ankara'ya indiğimizde kamımız acıkmıştı. Cezae-vi'ne gitmeden önce yemek yiyelim teklifinde bulunmuştum. Hep birlikte Çubuk Barajı'ndaki bir lokantaya gittik. Yemek yerken, kardeşim Nizamettin Cantürk ve amcazademiz CHP Diyarbakır eski milletvekili Halit Akgül geldiler. Hep beraber oturup sohbet ettik. Herhangi bir şekilde Mehmet Ali Şen'e para vermedik... "Narkotik Şube Müdürü Uğur Gür ile 1981 yılında, müşterek terzimiz, sosyete terzisi, Nişantaşı'nda mağazası bulunan

soyadını hatırlamadığım, Ermeni asıllı Erhan'ın dükkânında tanıştık. Tarihini tam hatırlamıyorum; Mehmet Cizrelioğlu, Selim Azizoğlu, ses sanatçıları İzzet Altınmeşe, Bedri Ayseli ve isimlerini hatırlamadığım birkaç arkadaş ile Semiramis Gazinosu'na gidecektik. Uğur Gür'ü de davet ettik. Böyle tanıştık. Benim karşı çıkmama rağmen gazinoda fotoğrafımızı çektiler. Kendisine, amcaoğlu Abdullah Cantürk'ün gözaltından kurtarılması için kesinlikle para vermedim... "Bana gösterdiğiniz fotoğraftan, soyadının Türkmen olduğunu öğrendiğim İstanbul Narkotik Şube Emniyet Amiri İsmet Türkmen ile 1983 yılında gözaltına alındığımda tanıştım. Benim İsmet Türkmen'e, beni kurtarması karşılığında 3 milyon lira teklif etmem konusunda aramızda herhangi bir konuşma geçmedi. İsmet Türkmen hiçbir zaman beni Hilton Oteli'nde ziyaret etmedi... "Ben, eski İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Balcı'yı tanımam ve hiçbir şekilde de görüşmemiz olmamıştır. Emniyet amiri İsmet Türkmen Hilton Oteli'ne gelip, benden Şükrü Balcı için para istemedi... "Polis memuru Nurettin Günay'ı 1975 yılında Diyarbakır'da tanıdım. İstanbul'da da görüştük. Tarihini tam hatırlayamadığım bir gün, Sarıyer'de Altınkum Plajları'ndaki lokantada yemek yedik. Bana Uğurcan Elmas ile Bedri İstanbullu'nun Narkotik Şube tarafından gözaltına alınacağını söyledi. Kendisine hiçbir şekilde para vermedim. Başkalarının da verdiğine tanık olmadım... "Başkomiser Akın Küçükbarak ile Diyarbakır'da görev yaptığı dönemde tanıştık. Kendisine maddi menfaat sağlamadım. 1984 Şubat ayında Mamak Askeri Cezaevi'nden tahliye olduğumda beni karşılamaya gelmişti. Kendisi beni karşılamaya hangi araba ile geldi bilmiyorum... "Necmettin Dede'yle hiç tanışmadık...

"Emniyet Amiri Muhsin Çelik'e, Avni Karadurmuş'un para verip vermediğini bilmiyorum...

"Başkomiser Kemal İsmailoğlu'yla herhangi bir ilişkim olmamıştır. Hiçbir surette kendisine para vermedim... "Komiser Savaş Sümer'e hiçbir surette para vermedim... "Eminönü Ekipler Amiri olarak kendisini tanıtan Asım Peh-livanlı'ya hiçbir şekilde para vermedim... "Başkomiser Recai Köse'yi Lice Emniyet Amirliği'nden tanırım. Kardeşim Sabit Cantürk tarafından evine hediyeler alındığını ve harçlık verildiğini duymadım... "Kemal Hasman ile 1982 yılında İstanbul Narkotik Şube-si'ne, tanık olarak gittiğim gün tanıştık. Kendisinin ve misafirlerinin Diyarbakır'daki otellerimizde para vermeden kaldığını duymadım... "Nejat Güngör, Diyarbakır İkinci Şube Müdürü olduğu dönemde, ben Mamak Askeri Cezaevi'nde idim. Cantürk Ote-li'nin Nejat Güngör tarafından kasten kapatıldığı bilgisi gelmişti. Tahliye olduğumda Diyarbakır'a gittiğimde Nejat Güngör geçmiş olsuna geldi. Ben cezaevinde iken hakkında bir cinayet soruşturması yapılan kardeşim Sabit Cantürk'ün soruşturması ile ilgili bilgiler verdi. Kardeşimin haksızlığa uğradığını, suçsuz olduğu halde suçlu gösterildiğini söyledi. Bunu da Diyarbakır Narkotik Şube Müdürü Halil Sultar'ın yaptığını belirtti. Bunun dışında görüşmedik. Bana tayininin başka bir yere yapılması için ricaya gelmedi. Kendisine herhangi bir yardımım olmadı... "Polis memuru Kemal Kara'yı İstanbul Mali Şube Müdürlüğü'nde gözaltında bulunduğum sırada tanıdım. Bana Dündar Kılıç'ın selamını getirdi ve Dündar Kılıç'ın herhangi bir şekilde yardım yapılıp yapılmayacağını sorduğunu söyledi. Ben de kendisiyle Dündar Kılıç'a teşekkür ettiğim mesajını gönderdim. Bunun dışında kendisiyle bir görüşmemiz olmadı. Para vermedim... "Komiser Ahmet Akkurt'u 1976- 77 yıllarında Ankara'da tanıdım. Kendisine hiçbir şekilde para vermedim. Para vermem gereken bir durum olmadı... 163

"Salih Zeki Yiğit'i Diyarbakır 1. Şube Müdürü olduğu 1980-82 yılları arasında tanıdım. Otelde yemek yedik. Hesabı kendisi ödedi. Biz Diyarbakır'da oteller aldığımızda emniyet görevlileri sık sık gelip kalırdı. Ancak ben, 'polislerden hesap almayın veya az alın' diye, çalışanlara birşey söylemedim... "Mehmet Ahmet Yemenicioğlu'nu Diyarbakır'da 2. Şube Müdürlüğü yaptığında tanımıştım. Kendisi otel hesaplarını mutlaka öderdi... "1977- 78 yıllarında ruhsatlı tabancamın dosyasının Emniyet Genel Müdürlüğü'nce istendiğini öğrendim. Bunun üzerine Emniyet Genel Müdürlügü'ne giderek, Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Yiğit ile görüştüm. Ankara'da, daha sonra Diyarbakır'dan tanıdığım Atilla Aytek'i

" Behçet Cantürk'ün emniyet görevlileri hakkında Mülkiye Müfettişlerine anlatıkları. Ticaret hukukundan anlamıyorlardı. O da bana. Tedirgindi. Fakat Behçet Cantürk'ün MİT'te söyledikleri. Ertesi gün lokantaya gittiğimizde bizi bekliyordu. Cevdet Yardım. Bana uzaktan geçmiş olsun dedi. hakkında çeşitli dedikodular çıkıyor. eğer bu işleri yapıyorsan senin kulağını çekeriz' dedi. 1983 yılında anlamadığı ticaret hukuku nedeniyle cezaevine girmişti. Sonra masasına giderek. Rüyalarında kabus görüyor.. Oturduk. Daha sonra Tayyar Bey ile İstanbul'un çeşitli gazino ve eğlence kulüplerinde karşılaştık. 'İnşallah senin dediğin gibidir. Tanıkları sindirerek dava kazanma dönemi bitmişti. Ancak sakın yanlış yapma' diye öğüt verdi. Cezaevlerine yabancı biri değildi.. Atilla Aytek. Gelip . bazı kapıları açacak avukatlara ihtiyaç duydular. Ben ve Atilla (Aytek) seni severiz. Levent'te üyesi olduğu bir lokantaya davet etti. Toplam 101 gün gözaltında bulundu. Kabul etmedi. yarın misafirimiz olmasını rica ettim. Daha birkaç ay önce yine aynı koğuşlarda kalmıştı.. beni İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Tayyar Seven ile tanıştırdı. ceza davalarını ise kavramak giderek zorlaşıyordu. bana. Karşılıklı ikramlarda bulunduk.. yasalara karşı kendini koruyacak. 1984 yılının Şubat ayında cezaevinden çıktıktan sonra Tayyar Bey ile. Ben de hepsinin uydurma olduğunu söyledim. "zırh" sayısını artırdı.164 AVUKATIN ÇEVRESİNDEN YARARLANILIR! Gangster görünümü topluma itici geliyordu. iki avukat daha tuttu: İhsan Öcal ve Selahattin Deniz. yeni "suç çeşitleri" ortaya çıkmıştı..ziyarete gittim. arkadaşım Refik Bulutçu'nun sahip olduğu Ro-jin adlı gece kulübünde karşılaştık. Kendisi beni ve Refik'i. Karşı karşıya bulunduğu tehlikeler büyüdükçe. Üstelik tanığı olmayan. 4 yıl sonra Türkiye'nin gündemine bomba gibi düşecekti. Ancak bu kez durum değişikti. 'Sen genç adamsın. Ben de kendisine bir viski gönderdim. Son gözaltı ve tutuklanmadan sonra. Yeni çağa ayak uydurmak zorunda kaldılar: "İşadamı" oldular! Bu yeni "işadamları". Ruh sağlığı bozulmuştu. yazılan bir raporla. iki "zırh" buldu: Avukat Medet Serhat ve Avukat M. Çeşitli işkencelere maruz kaldı. Tecrübe sahibi oldukları. bağırarak uyanıyordu. MİT'te söylediklerinin tam tersiydi. çevresinden yararlanmak istedikleri avukatlara. yüksek meblağlar ödediler! Behçet Cantürk. Bilgisinden çok.

15'te savcı huzurunda. Maliye ve Gümrük Bakanlığı'ndan gelen hesap uzmanları saatlerce "sorguladılar. Behçet Cantürk'ü ihtilattan men etti. çok sayıda adınıza ya da yakınlarınız adına kayıtlı banka hesaplarınız oluşmuş. Sıkıyönetim Askeri Savcılığı adına. Avukat M.kendisini tekrar sorgulayacaklarından korkuyordu. 31 Ekim 1984 tarihli Askeri Savcılık tutanağıydı: "Sanık vekillerinden Avukat Selahattin Deniz. Behçet Cantürk'ün avukatları ile görüşmesi biraz sorunlu oldu. Hesap Uzmanı Mehmet Arıoğlu ve Hesap Uzmanı Tarık Boy-nueğri sorular yöneltti. kendisine sadece hukuki yardım konusunda görüşme yapabileceği. (Bunun üzerine) Behçet Cantürk avukata ayaklarındaki yaradan şikâyette bulunmamış. İkazımız üzerine bu tür görüşme gerçekleştirilmemiştir.. büyük meblağları olan ha166 . yok mu' diye sormaya başlayınca. bu tür işlemlerin yerinin burası olmadığı ihtar edilmiştir. Artık vekilleriyle Askeri Savcı huzurunda sadece 15 dakika görüşecekti.. görüşmeye başlanılmıştır. 'Ayağında yara izi var mı.) Soru: 1980.81-82. "Sorgu" tutanağa geçirildi: "(. Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Mahkemesi. gördüğü çok ağır ve insanlık dışı işkenceleri anlattı. Hayatını kurtarmak için herşeyi kabul ettiğini söyledi. ilk kez 26 Haziran 1984 günü görüşmüştü." Lice Vergi Dairesi'nin Ga 266 Hesap nolu gelir vergisi mükellefi Behçet Cantürk'e. Askeri Savcılığımıza müracaatla müvekkili ile görüşmek istediğini beyan etmesi üzerine. Avukat Selahattin Deniz sanığa. Avukatı müvekkilinin işkence gördüğünü Sıkıyönetim Komutanlığı'na bildirdi. hukuki yardım konusunda görüşebilecekleri bildirilerek. avukat da sanığa bu konuda soru yöneltmemiştir. Bu görüşmelerin nasıl gerçekleştiğine en güzel örnek. 28 Ağustos 1984 tarihinde avukatı ile ikinci kez bir araya geldi. Avukatıyla. 165 Bu olaydan sonra. 31 Ekim 1984 günü saat 16. Sonra MİT'e alınıp günlerce sorgulanmıştı. Bu hesaplarda. cezaevi görevlilerinin de hazır bulunduğu odada." HESAP UZMANLARI "SORGULUYOR" Avukatlarıyla yarım saat bile görüşemeyen Behçet Cantürk'ü. İki ay bir hafta sonra.83 yıllarında gayrimenkulleriniz artarken. Cevdet Yardım'a.

Ancak servet affından önce olduğu için. Bu nedenle kendilerinden ilk başta 125 milyon liralık borç senedi almıştım. 1982 yılı içinde toplam olarak 175 milyon lira vermiştim. Bu elli milyonu da direkt bana vermişlerdir. Hesap hareketlerine gelince. daha yüksek faiz elde edersiniz" dedi. Yaşar Demirel benim şoförümdü. Alacaklarımı çok kişi üzerinde gösterip. Yaşar Demirel adlarına da. Para. Abdulkadir Takan adına kayıtlı hesaplara gelince. bunlar faizler ve şu anda isimlerini hatırlayamadığım kişilerden almış olduğum borç paralar ve kendi paralarımdan oluşmaktadır. çok kanaldan. girişler. Bankadaki paralar. Soru: Ellişer milyonları olduğunu söylediğiniz Akile Dilek Alev ve İlameddin Dakman ne iş yaparlar? Kendilerine kimlerden servet intikal etmiştir. İlameddin Dakman söz konusu paraya el sürmemiştir. elli milyonu ise amcası Kamil Dakman'a aittir ve elli milyonu da benimdir. Bu nedenle İlameddin Dakman adına vadeli olarak yatırdım. Cevap: Daha öncede belirttiğim gibi Akile Dilek Alev'in parası elli milyon değil. Benim adıma kayıtlı olan elli milyon lira kendi parasıdır Kendisi bana 1981 yılında umumi vekaletname vermiştir. köy sahibi olan babası ve amcasınındır. Yakın akrabamdır. Herhangi bir kimse adına gayrimenkul almadım. Bunu nasıl açıklıyorsunuz? Cevap: Akile Dilek Alev 4 yıllık imam nikâhlı eşimdir. çok sayıda alacak ismiyle iflas masasında hak sahibi olmaktır. Abdulkadir Takan. Soru: Alacaklı olduğunuzu söylediğiniz firma ya da kişiler kimlerdir? Alacak ilişkiniz ne zaman ve nasıl doğdu? Verdiğiniz paraya karşılık ne aldınız? Cevap: Alacaklı olduğum söz konusu firma ve kişiler Herko İplik Fabrikası ile Maltepe İplik Fabrikası'nın sahipleri olan Ali Hassas ve Ömer Haşşaş'tır. Soru: Banka Şubelerine yazdığımız yazılarda. Ayrıca 1982 yılı içinde 100 milyon lira alacağımı da . İlameddin Dakman parayı bankaya götürdüğü zaman. İlameddin Dakman. Evlendiğimiz de kendisi bana yirmi milyon lira vermişti. Bu hesaplardan hemen hepsinden sizin çekme hakkınız olduğu ka-yıtlıdır. ilgili banka şubesi yazıhaneme yakındı. yirmi milyon liradır. bağışlamadım. bu para benimdir. yüzde 50'sini bana vereceklerdi. kendi adıma yatırmıyordum. Kendisi ev hanımıdır. Yirmi milyon kendisine nerden kaldı bilmem. büyük tutarları itibariyle hesaplara rastlanmıştır. Adına hesap açtırmamın nedeni. sizin adınıza çok sayıda banka hesabı olduğu ve yakınlarınızdan Akile Dilek Alev. kendi adıma satın aldım.reketler. çok banka şubesinde alacaklı olduğum firmaların üzerine gidebilmek ve o firmanın iflası sıra- sında. Bunları nasıl açıklıyorsunuz? Cevap: Gayrimenkulleri kendi paramla. ticari faaliyetlerimle kazandığım paralardır. İlameddin Dakman ile hemşeriyiz. . Ben bunu ticaret ve banka faizleriyle elli milyona yükselttim.18 yaşlarında bir gençtir. Fabrikanın çalışması sonucunda oluşacak kârdan. Ben bunlara elyaf hammaddesi ithal etmeleri için. kendisine verdim. İlameddin Dakman 17.çıkışlar görülmektedir. onun adına kayıtlı paranın elli milyon lirası babası Salih Dakman. banka müdürü beni telefonla aradı ve "bu parayı senin ticari hesaba vadeli yatıra-lım.

. Soru: İstanbul'da bulunan Sheraton ve Hilton otellerinde uzun süreli kalışlarınız ve büyük tutarlarda hesap ödemeleriniz tespit edilmiştir. (.1984 günü düzenlenen tutanağa göre. Salih Takman'dan 35 milyon olmak üzere Akile Dilek Alev ve diğer yakınlarımdan toplam 100 milyon lira kadar para almıştım. (.nakden tahsil ettim. Yeni aldığım 1982 sonu veya 1983 yılındaki senetlerle. 22.) Soru: 'Akrabalarımdan aldım' dediğiniz paraların toplamı ne kadardır? Size para veren akrabalarınız ne iş yapıyorlar? Kazançları nedir? Neden size para verdiler? 168 Cevap: Kardeşim Sabit Cantürk'den 20. servet ve faaliyet unsurlarından elde edilen parayı ortaya çıkaramamam nedeniyle eksik beyan edilmiştir. 1982 yılı içinde 150 milyon lira olarak kendilerine geri ödedim. farklı olmuştur. Diğer bir deyişle otelcilik hasılatının eksik kayıt edildiği anlaşılmıştır. Kendilerinden ayrıca.. Bu paraları 1981 ve 1982 yılları içinde almıştım.. kayıt edilen hasılat ile gerçekleşen müşteri kapasitesi hasılatı.) Soru: Otelcilik faaliyetinize ilişkin olarak Diyarbakır'da bulunan Demir Oteli'nin hesapları tarafımızdan incelenmiştir. Bu senetleri tahsil edemediğimiz için iflas masasına kayıt ettirdim. Şu anda mahkemededir. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava devam etmektedir. Kardeşim Sabit Cantürk eski iş ortağımdır. bizzat kendim kaldığım gibi gelen yakınlarımızda . elimdeki senetlerin tutan 400 milyona ulaştı.6. Bu konuda ne diyorsunuz? Cevap: Konuyu muhasebecim daha iyi bilir. 5 milyon lira dolayında bir tutarı beyan etmişsiniz? Beyan dışı bıraktığınız gelir için ayrıca ek bir beyanda bulundunuz mu? Cevap: 1982 yılı geliri. karapara diye tanımlanan. (.. Kendisi halen Cantürk Otelinin yüzde 50 paylı sahibidir.. 1982 ve 1983 takvim yılları geliri olarak.. Sözkonusu pahalı otellerde çeşitli tarihlerde kalmanızın nedeni nedir? Cevap: İstanbul'da evim var. Ancak 100 milyon lira tahsil etmeme rağmen senetlerini iade etmedim. Bana göre eksik kayıt edilmemiş olması gerekir. bakiye alacağım için yeni senetler aldım.25 milyon. Daha sonra 1983 servet affı ile servetim için ek beyanda bulundum.) Soru: Büyük çaplı ticari faaliyetiniz ve mevduat faizi geliriniz olduğu halde. Hanım (eşim) Diyarbakır'a gittiği zaman.

Sarı Avni'nin damadı Korkmaz Göldağı'nın teslim olup. Korkmaz Göldağı'nın ablası Serpil ile evliydi. "Paranın üstünü eksik getirdi" diye ilk işinden kovuldu. Sarı Avni. daha sonra lokantacılık yaptı. Kapalıçarşı'da kuyumculuk yapan Yusuf Şerefoğlu'nun yanına çırak olarak verdiler. Kapalıçarşı'da "çekirdekten" yetişen Mehmet Yıldız ile birlikte ortak iş yapmaya başladılar. Kayınpederi kendine döviz gönderiyor. . mektup içinde evleneceği kızın fotoğrafını gönderdi. İsviçre gidip "ben de bu işi yapmak istiyorum" dedi. Ayşe Karadurmuş. dönemin "döviz borsasıydı!" Çarşının "inceliklerini" öğrendi. Korkmaz'ı okutmadılar. Daha sonra nüfus kütüklerini İslahiye'ye götürdüler! Babası önce berberlik. Askere gitti. 170 O günlerde milyonlarca liraya hükmeden. Bu otellerde kalmamın bir başka nedeni güvenliğim açısından elverişli oluşlarıdır. girişken biriydi. Kayınpederinin uyuşturucu kaçakçısı olduğunu öğrenince. DAMAT TESLİM OLUYOR Adı Korkmaz Göldağı. Ancak istediği kadar para kazanamıyordu. Gözü açık. İlkokulu bitirdiği yıl İstanbul'a göçtüler. Kapalıçarşı. Sarı Avni'nin 18 yaşındaki kızı Ayşe idi. o da Kapalıçarşı'da Türk lirasına çeviriyordu. Asker dönüşü evlendi. Döviz karaborsacılığı yapmaya başladı. Babasının iş ortağı Hayrettin Yağcı(16) aracılığıyla Göldağı ailesi ile tanışmıştı. imam nikahıyla evlendiriyordu! Damat Korkmaz Göldağı. Sen baz-morfin bulabilir misin" diye sordu. 5 kardeştiler. dünyanın sayılı kaçakçılarından biri olan Sarı Avni. 1978 yılında imam nikâhı kıyarak evlendiği eşi. Ailesi. Hayrettin Yağcı. Çünkü otelin devamlı ve tanınan müşterisi olduğum için. kızını resmi nikâhla değil." Behçet Cantürk hesap uzmanlarının sorularını yanıtlarken. Sheraton Oteli'nde 1980 yıllarından sonra hiç kalmadım. Zengin olmak istiyordu. Korkmaz Göldağı 1953 yılında doğdu. evlendikten sonra da Kapalıçar-şı'da döviz işleriyle ilgilenmeye başladı.169 benim adıma kalmışlardır. "Bu işler göründüğü gibi kolay değildir. Ev kızıydı. ilkokulu dışarıdan bitirmişti. Aslen Gaziantep Kilisli. ifade verdiğinden habersizdi. Kendisi gibi. ben yer ayırtıyor ve ücretini de ödüyor-dum.

"Yarın akşam hava karardıktan sonra. Ancak ben. Sevkıyattan önce Nizamettin Bayramoğlu. 'Siz malı hazırlayın. (Dolar 98 lira. Kamyonlar ancak iki gün sonra Çanakkale'de olacaktı. ortak olması şartı ile anlaşmaya varacağımı söyledim. Yol bizi sahile çıkarıyordu. Nihat'tan 10 milyon alarak Nizamettin'e 35 milyon lira verdim. "Ertesi gün. Fındıkzade'deki garajın üzerindeki büroda oturup konuştuk. Malı iki kamyona yüklemişler. 'Tahsin Saçaklı'yı çağır. Ezine'de bir otelde kalıyordu. Çanakkale Bakır Oteli'ne yerleştik. bin dolar da aracı için kesileceğini söyledi. 'bu yolun sonunda sevkıyat yapılacaktır' dedi. Nizamettin hemen uçakla Diyarbakır'a gitti. Yanında iki kişi daha vardı. Üç gün sonra. Üçümüz de yeri beğendik. O da bana. Orada harabeler ve kaplıca gibi bir yer vardı. sonra kabul etti. ben ve Mehmet. Nihat Sünlüoğlu yüzde 10. Odun deposunu geçip sola döndük.) "Kayınpederime. Tahsin. o anlatır' dedi. Konuştuk. Murat otomobilimizle Yalova üzerinden Çanakkale'nin Ezine ilçesine gittik. güvenilir olması için Nizamettin'in de. Beni. malı sevkıyat yerine getirmemizi istedi. Önce vermek istemedi. Nizamettin. Kabul etti. Yolu unutmayalım diye aynı yere bir daha gittik. Büroda. Tahsin Saçaklı'yı Karaköy'deki yazıhaneden çağırdım. ben ve ortağım Mehmet Yıldız vardı. "Nizamettin ile malın yansı peşin diye anlaşmıştık. Uçakla geri döndü. 'Biz hazırız' dedi. Oradan sahil tarafına doğru ilerlemeye başladık. 'yarın burada buluşalım. Mehmet Yıldız ve ben."Bulurum" dedi. "Gemi Kıbrıs'tan gelecekti. Tahsin. Nizamettin Bayramoğlu. ben ve ortağım Mehmet Yıldız yüzde 15'şer alacaktık. Kapalıçarşı'da adamı İrfan Parlak vardı. kilosu 400 bin liradan anlaştık. Tahsin. gösterdiği yere mallarla birlikte gelmemizi istedi. Kayınpederime. Döviz kaçakçılığı yapan Kilisli Nihat Sünlüoğlu'nu buldum. Mal sahibi Nizamettin yüzde 15. Tahsin. bir iki güne kadar işin ne zaman yapılacağını söylerim' dedi. Durumu anlattım. Tahsin. Bu nedenle. Kayınpederime para göndermesini söyledim. hemen yola çıkmalarım kararlaştırdık. Ondan 25 milyon lira. Liceli Nizamettin Bayramoğlu(17) ile tanıştırdı. teslim yerini sordum. Ben size. "200 kilo bazmorfini. Zürih'e telefon açarak durumu anlattım. prensip olarak anlaştık. Böylece 1981 yılında uyuşturucu işine girmiş oldum. sağa döndük. Tamam dedik. Kayınpederim bin dolar gemi için. . Tahsin bizden ayrı. İstanbul'a döndük. ben sizi sevkıyatın olacağı yere götüreceğim' dedi. "İki gün sonra Tahsin Saçaklı ile buluştuk. "Türkiye'ye döndüm.

'Ezine girişinde buluşalım' diye. Hâlâ malı saymaya çalışıyorlardı. farları yakmadan sahile doğru gitmeye başladık. Bir türlü gözükmediler. Nizamettin '185 olması lâzımdı' dedi. Biraz bekledikten sonra malları otomobilden indirdik. Kamyonların şoför mahallini ön tarafa doğru indirmişlerdi. 'Bu lastiği nerede yaptırabilirim' diye sordum. Bu nedenle tekrar farları yaktım. bir çoban koyunları ile kamyonlara doğru gidiyordu. Nizamettin ve şoförler. Bizim gideceğimiz yer sağda idi. Bagaj hepsini almadı. ortağım Mehmet'in adım ve kaldığımız otelin ismini vermişti. "Havanın kararmasını bekliyorduk. İlgisini kamyonlardan uzaklaştırmak istiyordum. Aceleyle Murat otomobile 172 binip şehrin girişine gittik. Tamir edip yola devam ettik. Herhalde bir paket kamyonda kalmıştı. Yanıma geldi. sayarak çuvallara koyuyorlardı. Odun deposunun yanından sola dönüp harabelerin içine girdik. O sırada kamyonlar gözüktüler. Bilmediğimi söyledim. Bazmorfini oradan boşaltıyorlardı. otomobili yıkattık. biz sola saptık ve az ileride durduk. kamyonların gelip gelmediklerini kontrol ediyorduk. Aksilik. Arabayı hareket ettirip önüne çıktım. Bu nedenle otelden fazla ayrılmıyorduk. Otomobilin arkasını açıp patlak lastiği önüne attım. Mehmet. Bagajdaki lastiği çıkarıp malları koymaya başladık. Saymayı bırakmalarını. Otomobili ben kullanıyordum. Geriye dönüş yaptık. Mehmet'e telefon olduğunu söyledi. Ezine girişinde kamyonları beklemeye başladık. Şoförler arıyordu. Hamamı geçtik. Çobanın gözü kamyonlardaydı. malı kamyonların zula-sından çıkarıp. Mehmet ve Nizamettin. "Otel odasında otururken. Nizamettin ile Mehmet'in yanına gittim. Otomobile atlayıp. yolda otomobilin lastiği patladı. bizi bekleyeceklerini söylemişti. Bir benzinciye girip. oda görevlisi. Otomobile binerek. "O sırada. Bu sırada kamyonlar hareket ettiler. soruları arka arkaya sıraladım. Bir kiloluk 173 paketler halindeki malları saydığımızda. çobanın şüphelendiğini söyledim."Nizamettin Bayramoğlu malı getirecek şoförlere. 184 tane olduğunu gördük. Kaplıca olup olmadığını vb. Farları yakmadan gitmek çok güçtü. Şoförlere talimat verdik. Saymaya başladık. denize doğru gitmeye başladık. "Sahile doğru gitmeye başladık. Dikkat çekmemek için kamyonlar kafa kafaya vermişlerdi. Ağır ağır Ezine'ye tekrar gitmeye başladık. Ford marka iki kamyon orada idi. Ezine'yi çıktıktan 2 km. Hemen yola çıktık. 'Bu kamyonların yanındaki adamlar ne yapıyor' diye sordu. Kalanları arka koltuğa koyduk. ileride yol ikiye ayrılıyordu. "Ezine'nin girişinden sağa saptık ve sahile doğru ilerlemeye başladık. Ara sıra gidip. Bir saat sonra karardı. Ben de otomobilden çıkıp etrafa bakmaya başladım. Nizamettin kamyonların şehrin girişinde durup. otomobilden inip kamyonlara doğru gittiler. Sola .

26 Eylül 1984 tarihinde. yani yaklaşık bir ton bazmorfin göndermişti! Ancak kayınpederi para konusunda fazla güvenilir biri değildi. Ödemeleri zamanında yapmıyordu. isteğine kavuşmuş. 9 Ekim 1984 tarihli bir mektup geldi. diğeri Karaköy'de iki iş-hanına.. biri Taksim'de. 280 S Mercedes'e. Avşa'da bir arsaya. Kilyos'ta 36 dönüm tarlaya. Bir karartı gördük. Onlardı. Bazen eksik para gönderiyordu. aradan bir müddet geçtikten sonra İstanbul Narkotik Şubesi'nde basit bir sorgulama ile geçiştirildi. Tutuklanmaktan kurtulamadı. Size yazdığım mektubun neticesi. 13 Aralık 1983 tarihinde boşanma davası açtı. Sonunda Sarı Avni'nin kızı Ayşe Göldağı. Mamak Askeri Cezaevi'ne konulduktan sonra. . ikisi Mersin'de üç daireye ve Cihangir'de bir apartmana sahip olmuştu. Bir eroin kaçakçısı örgütün. Mektup ilginçti. Çünkü mektup Erkan Gürvit ile Atilla Aytek'e hitaben yazılmıştı. isim ve telefonlarını yazmıştım. İddiaları reddetti. Behçet Cantürk'ün polise nasıl ifade verdiğini biliyordu! Kenan Evren'in damadı MİT görevlisi Erkan Gürvit'in sorgulamalarda bizzat bulunduğunu da biliyordu. Neden 200 kilo olmadığını belirtti. "184 kilo mal getirdiğimizi söyledim.. zengin olmuştu: İstanbul/Taksim'deki Kennedy Oteli ile Gümüşsuyu'ndaki Star Oteli'nin yarısına.dönen yola gelince farları söndürdüm. Aileler arasındaki kavga her geçen gün büyüdü. "işkence görmemek için polise değil. Yanımıza geldiler. tekneye binip gittiler. Otomobilden inip sahilde dolaşmaya başladık. Korkmaz Göldağı. Tahsin ve yanındaki iki kişi. Hep birlikte çuvalları ufak motorlu bir sandala koyduk. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı'na teslim oldu. Bu durum Göldağı ailesinde de huzursuzluğa neden oluyordu. 174 İLGİNÇ MEKTUP Korkmaz Göldağı. Çünkü çok kısa bir zamanda. Korkmaz Göldağı açılan boşanma davasını fazla umursamadı. Bu kişiler. kayınpederi Sarı Avni'ye 4 sevkıyat sonunda toplam 988 kilo." Korkmaz Göldağı. Mamak Askeri Cezaevi'ne gönderildi. Duruşmasız mahkemeye çıkarıldı.. Daktilo ile yazılan mektup bir sayfaydı(18) "Bundan bir müddet önce Atilla Aytek Bey'e bir mektup göndermiştim. Tahsin' diye bağırdık. 'Bu kadar temin edebildik' dedim. Sahile yaklaşınca arabayı durdurduk. Bizim bulunduğumuz yerden geminin ışıkları görülüyordu. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı ile Sıkıyönetim Komutanlığı'na "Artin Güçlü" imzalı. biri Yeniköy'de.

Bu örgüte eroini temin eden. Herhalde Kormaz Göldağı. polise "emanet" edildi! Korkmaz Göldağı. Nizamettin Bayramoğlu bu işi. iki önemli kişiden biri Behçet Cantürk'tür. gemi nakli Tahsin Saçaklı'dır. Başkent Ankara'da sorgular bütün hızıyla sürerken. Ankara Sıkıyönetim Savcılığı'nca tevkif karan alınmıştı. Komutanlığı'ndan Korkmaz Göldağı'nı sorgulamak için izin istedi. Avni Karadurmuş'un damadı olan Korkmaz Göldağı ile beraber yönetir. Takdir ve bilgilerinize. Korkmaz Göldağı'nın bu işlerdeki önemini anlatmış.. Bu kişilerin eroin işinde en büyükler olduğunu görürdünüz. Korkmaz Göldağı sık sık Avrupa'ya giderek kayınpe175 deri olan Avni Karadurmuş ile iş bağlantısı gerçekleştirir. Behçet Cantürk sorgusunda. Bu arada Nizamettin Bayramoğlu da. birçok gerçek gözler önüne serilecekti. Korkmaz Göldağı'nın pasaportu incelenirse gittiği ülkeler aydınlanır. "Bu örgüt. İsviçre'nin Zürih kentinde de hareketlilik vardı. Eğer sizlerin sorgulamasından geçse idi. beş bin kilo eroinin. kaçar kilolar halinde. 20 gün sorgulandı.. gün ışığına çıkardı. hangi gemilerle gittiği. 17 Aralık 1984 tarihinde sorgulanmak üzere Gölbaşı'na götürüldü. "Savcılık soruşturmasında. 55 sayfalık ifade verdi. bu eroin işlerini nasıl ve kimlerle yaptığı. Avni Karadurmuş yönetimindeki kişilerden oluşmaktadır. Mektupta yazılanları doğruladı. 19 Kasım 1984 günü Korkmaz Göldağı. Askeri savcılığa teslim olmuştur. Bu durum İstanbul emniyetine bildirilmiş. Bu nedenle size bilgi veremiyorum." Bu ihbar mektubundan sonra Emniyet Genel Müdürlüğü. savcılığı yumuşak bulduğu için oraya teslim oldu.sizlerin sorgulamasından geçse idi. 176 Ankara Sıkıyönetim TELEKS YAZIŞMALARI Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek imzalı. Behçet Cantürk hakkında . ne söyledi bilmiyorum.. O hapiste olduğu için şimdi eroini Niza-mettin Bayramoğlu temin eder. bu durumu fark eden Korkmaz Göldağı. Bu çetenin önemli kişileri. kara nakli ve malın temini Nizamettin Bayramoğlu ve Mehmet Yıldız. İstanbul ve Ankara emniyetini uygun bulmayarak..

Tarih 5 Temmuz 1984. Halen sorgulanması devam etmektir. 8700 Küs-nacht. Teleks no: 3651. Dusk. iyi Türkçe konuşan bir İsviçreli'nin pazarlama yaptığı. . İsviçre'den yanıt geldi. Nurten (kızlık soyadı Kurtuluş) ile evli. Türkiye'ye gönderdi: "İsviçre'de ikamet eden ve şüpheli görülen şahıslar hakkında yapılan ön tahkikatlar. 9050 Appen-zell (bildirimde bulunmuştur) ve Alte Landstr. doğum tarihi 1942. 29 Ağustos 1984 tarihinde hazırladığı raporu. atletik yapılı ve çok zengin biri olduğu ortaya çıkarılmıştır.İnterpol'e yazılan. Van'da oturan Bayram Oteli sahibi Sıddık Bayramla ortak olarak. beynelmilel bir terör şebekesinin elemanlarından olduğu. Oden Shipping AG. Özel Dairesi'nde görevli uz177 man dedektif Weber Urs. fakat Bamburi. 23 Ağustos 1984 tarihinde gönderilen son teleksten (no: 4094) sonra. "Karadurmuş Avni: 3 Ocak 1980 tarihli dilekçesiyle. Doğum yeri Rize/Çayeli/Türkiye. İsviçreli Paul ile Avni Karadurmuş'un sevkıyatlardan yüzde 25 hisse aldıkları.) İsviçre'nin Zürih kentinde sinemacılık da yapan Paul'ün kumral. halen Zü-rih'te oturan Sultan Turizm sahibi Avni Karadurmuş'un (Avni Musullulu) gemileri ile İtalya'ya ve Amerika'ya sevk ettikleri. sportif yapılı. Behçet Cantürk'ün 1979.1.1982 seneleri arasında. 10 adresinde bulunan Sultan Reisen (Sultan Seyahat) AG firmasının hissedarıdır. Atilla Aytek imzasıyla İnterpol'e gönderilen ilk teleks notu değildi.1984 tarihinde uyuşturucu madde kaçakçılığı yaptığı tesbit edilerek yakalanan Behçet Cantürk'ün yapılan sorgulama neticesinde. "Paul: Kestane/kahverengi gözlü." Bu bilgiler. Bahnhofplatz 4 adresinde bulunan Oden Ship-ping AG firmasının sahibi ve 8004 Zürih. Ali ve Hatice (kızlık soyadı Şimşek) oğlu. Nollenstrasse 17. Norsun ve Sunny Be-ach gemilerinin yönetimini elinde bulunduruyordu. sorgulanmasında kendi ifadesinden anlaşılmıştır.75. Uyuşturucu Madde Suçları 2. Teleks no: 3328. Tüccar. İkametgâh adresi. Paul adlı bu şahıs büyük bir olasılıkla aşağıdaki şahısla aynı kişidir. kahverengi gözlü. 1773 sayılı..80 boylarında. İran Türk sınırı yakınında oturan İranlı Hacı Reşit Zigari'den ve Selo ile Ertoşlu Feto'dan temin ettiği bazmorfini. kahverengi saçlı. Tarih 24 Temmuz 1984. 1983 yılında kendi gemilerini tescil ettirmemiş. 140.. (. 20 Ağustos 1984 tarihli "gizli" bilgilerin yer aldığı teleksin içeriği şöyleydi: "30. adının Paul olduğu. "Ermeni asıllı Behçet Cantürk'ün. Daha önce iki kez teleksle yazışma olmuştu. Zürih'te oturan Avni Musullulu'nun yazıhanesinde çalışan.4. 1. "8001 Zürih. Manesse str.

doğum tarihi 10. ne yazık ki öğrenememiş bulunuyoruz. "Yıllardan beri Zürih'te Musullulu ve Waridel hakkında kuvvetli şüphe mevcut olmasına rağmen. * Cantaş Mehmet.2. "Waridel Paul. bildirimde bulunmadan Bernhof str. Waridel ve diğerleriyle birlikte uyuşturucu işlerini yürüttüğü konusunda çok kuvvetli şüphe mevcuttur. tüccar. adı geçen iki şahıs hakkında ceza davası açılamamaktadır. Tarih.1936 Kabataş/Türkiye.6. Fakat uluslararası uyuşturucu ticaretinin finansmanı ve organizasyonuyla hiç de çelişkili değildir. Bu şahıslar. bazen Yunanistan'da. Musullulu/Oden Shipping firması. tedarik yeri. 1956 İtalya. Bu bağlantıların hangi nedenlerle kurulduğu bugüne kadar açıklanamamıştır. Adı geçen şahsın sabit bir ikamet yeri yoktur. Musullulu yıllardan beri kendi gemilerini bazmorfin nakliyatı için kullanmakta ve Waridel de Sicilya/İtalya'da fazla tanıdığı olması nedeniyle. bazen İsviçre'de ikamet etmekte ve sık sık da Türkiye ile İtalya'da kalmaktadır.4. doğum tarihi 29. "5 Temmuz 1984 tarih ve 3328 nolu teleksinizde adı geçen Göldağı Korkmaz'ın. Göldağı'nın. * Parlak Mustafa İrfan.1954 Türkiye. bu malın İtalya'ya nakli görevini üstlenmektedir. * Waridel Paul. doğum tarihi 23. Bilindiği kadarıyla bu şahıs. kanuni açıdan geçerli deliller elde edilemediği için. yukarıda adı geçen kişiler aracılığıyla da bağlantı kurulmuştur.12. Bu tür uyuşturucu sevkıyatlarının yıllardan beri yapıldığı düşünülmektedir. Bu şahıs hakkında bugüne kadar kanuni . 8134 Adlis-wil adresinde karısının yanında ikamet ediyor. doğum tarihi 12. 178 "Aynı zamanda Waridel Paul ile diğer şahıslar arasında. daha önce belirtilen şahıslarla olan bağlantısı ispat edilebilir. 1953 Türkiye. zamanın etkin şebeke üyeleriyle ve ayrıca yukarıda bahsettiğimiz kişilerle.2. Onun burada bulunduğu sıralarda tahkikatlar daha da yoğunlaştırılmaktadır.10."Waridel Paul. 5. 1977 yılında Roma'da 2700 gram eroine el konması olayıyla ilgili olarak tutuklanmıştır.1941 Prahina/VD. doğum tarihi 7. telefonla veya şahsen bağlantı kurduğu tespit edilmiştir. * Saçaklı Tahsin Bekir. teslim yeri ve gemi isimleri gibi somut bilgileri. Prahina/VD vatandaşı. * Göldağı Korkmaz.1946 Türkiye. doğum tarihi 7 Aralık 1941. Göldağı her yıl yaklaşık iki ay Zürih otellerinde kalmaktadır. Güvenilir bir kaynaktan edinilen bilgiye göre. * Priolo Salvatore. "İlişkiler/Bilgiler: Yapılan tahkikatlar sonucunda Musullu-lu'nun şahsen ve firmalarla birlikte. doğum tarihi 16.

Aynı şekilde Cantürk'ün bağlantı kurduğu şahıslar ve kendisini ziyaret edenlerle ilgili tahkikatlar da bu nedenle yapılamamıştır.. doğum tarihi l Şubat 1950. Paul Waridel'in ifadesini alıyor. ikametgâh adresi. soruşturma yargıcı tarafından yapılmış sorgulamalara gereksinim duyulmaktadır. Sarı Avni'yi İsviçre'den resmen istedi. Bu arada Türkiye. Saat 16. kayıtları silinmiştir. Fakat bu şahsın." sacayağı gibi genellikle üç ülkede ikamet ediyorlardı: Türkiye." Yazışmalar sürdü gitti. "Cantürk Behçet. iadeyi yavaştan alınca. Ticino Kantonu Cumhuriyet Savcısı Paolo Berlasconi. "Hakkımda bir ceza kovuşturması açıldığım.. Bu nedenle telefon numaraları ile ilgili tahkikat yapılamamıştır. İsviçre. Bu telefon görüşmeleri. PAUL WARİDEL AJAN MI? 27 Nisan 1985. Bugüne kadar yapılan tahkikatlar sonucunda Cantürk'ün. Sarı Avni Bulgaristan'a gitti! O günlerde.00. İsviçre'nin Kloten kentinde yakalanıyor! 29 Nisan 1985. tüccar. "kaçakçılar. Federal Uyuşturucu Maddeler Kanunu'na aykırı hareket etmekten dolayı ceza davası açabilmemiz ve bunu başarıyla sonuçlandırabilmemiz için. Paul Eduard Waridel. Adı geçenin 24 Şubat 1982 tarihinde Zürih'teki Schweizerhof adlı otelde kaldığını göstermiştir. 24 Şubat'tan 24 Mart 1982 tarihine kadar Schweizerhof Oteli'nde kaldığını anlıyoruz. bir sene içerisinde otel idaresince geçerliliğini kaybettiğinden. Adı geçen otelde yapılan tahkikatlar sürmektedir. Waridel ve Göldağı. Bulgaristan. sizinle birlikte yürüteceğimiz işbirliğine ihtiyacımız vardır. "Musullulu. Zürih'teki çeşitli otellerde kaldığı süreler içerisinde. Otel masrafı 5 bin 774 Frank'tır.. bu kovuşturmada uluslararası uyuşturucu madde kaçakçılığı işine karışmış olmakla suçlanmakta olduğumu ve bu nedenle tutuklanmış . ayrıca İsviçre'de ikamet eden diğer şahıslar hakkında. sayısız telefon görüşmesi yapmıştır. Bu davanın açılabilmesi için ayrıntılı ve kurumsal açıdan inandırıcı. İstanbul/Türkiye.açıdan geçerli sayılacak delil elde edilememiştir. Adı geçen.. İsviçre. telefon ettiği numaralar tes179 pit edilmiştir ve bu numaralarla ilgili tahkikatlar sürmektedir.

) "La Mattina'nın arkasında. Zürih'teki adresini verdi. Muhammed Şekerci'nin dostu olmakla her zaman övünüyordu.) "Hikâyemi. 1939 doğumlu Muhammed Şekerci. Kopp Ailesi'nin aynı zamanda bir hukuk bürosu vardı. 1977 yılında Roma'da uyuşturucu işi nedeniyle tutuklandığım günden başlatabilirim. İsviçre'nin Adalet Bakanı'ydı. adresinde bir yazıhanesi vardı... Kocası Hans W.. Ama nereye. çok iyi bir maaş karşılığında Shakarchi Trading SA'nın Başkan yardımcılığı görevini yürütüyordu. Zerringerstrasse 12. bana Musullulu ile birlikte uyuşturucu madde ticareti yaptığım söyledi. (. En iyi müşterisi ise Avni Musullulu'ydu. La Mattina. Ben De Lugano'ya giderek. sorun çıktığını söyledi. Dünyanın en büyük kara para. uzun yıllar Beyrut'ta yaşadıktan sonra Lübnan'da içsavaş çıkınca İsviçre'ye yerleşmişti. İsviçre'de kalmasını bir şekilde ona borçluydu. Sicilyalı Greco ailesi vardı. La Mattina'nın adamı Carlo (Antonino Rotolo) ile Mu-sullulu'nun anlaşmaya vardığı görüşmenin tercümanlığını ben yaptım. Ben de cezaevinden çıkınca Musullulu ile Zürih'te ilişkiye geçtim. paralarını Shakarchi Trading SA'ya yatırıyordu. Aslında İsviçre'yi Nazım Hikmet'ten daha güzel anlatan yoktu: . armatörlük şirketi adına kayıtlıydı. Amerika ve İtalya da Avni Musullulu'nun tutuklanmasını isteyince. Birçok önemli kişi ile tanıştım. Musullulu ise kilosu 13 bin dolardan.. Yazıhaneyi önce Bahnhofstrasse'ye. La Mattina'nın adamı Carlo'dan 5 milyon 200 bin doları nakit olarak aldım. Başından beri bu yazıhane.. Kopp'ların hukuk bürosu Sarı Avni'ye. Kopp ise. Roma'da üç yıl cezaevinde kaldım. Nasıl mı? Elisabeth Kopp. Ben Musullulu'yu yıllar önce Türkiye'den tanıyorum. Giyom Tell'in ülkesi İsviçre'de ne karışık işler oluyordu. nasıl bilmiyorum. Adalet Bakanı Bayan Kopp'un emrindeki Konfederasyon savcısı. 400 kilo bazmorfin sağlayacaktı. "tutuklanmayacak" notu düşüyordu. Bu mal birkaç ay sonra Sicilya'da teslim edildi. Bu firma. Şekerci'nin. Musullu181 lu.(.. sanıyorum. İş büyüyüp.bulunduğumu sayın Savcı bana açıkladılar. Sarı Avni'ye İsviçre'de ikamet etmesini Kopp'ların hukuk bürosu sağlamıştı. Avni Musullulu. daha sonra Bahnhofplatz'a taşıdı. Musullulu'ya yaklaşık 11 milyon dolarlık borçlarını ödeyeceklerdi. aklayıcılarından biri olarak tanınıyordu.. İstanbul Kapalı-çarşı "esnafı" ile çok yakın ilişkisi vardı. Bulgaristan'a gitmesinin zamanı geldiğini söylediler.. Musullulu ile bazı kapanmamış hesaplarının olduğunu. sanıyorum paraları Musullulu'nun istediği yere aktarıyordu." Shakarchi Trading SA şirketinin sahibi Irak/Musul doğumlu Muhammed Şekerci'ydi. Türkiye'nin Sarı Avni'nin iadesini resmen istediği evrakın üzerine. Bunlardan Nunzio La Mattina. çıkınca Musullulu ile temasa geçmemi istedi.

bazmorfin vermemişti. belirli ve kesin yanıtlar verebilirim.) "Ve rahat karlı gecelerinde İsviçre'nin/yıldızları biraz da/gözyaşlarımızla yıkanıp yanmıyor mu?"(19) 182 AMERİKA KOKAİN İSTİYOR 1980'li yılların başından itibaren Amerika'da eroin talebi azaldı. diğer Türkler gibi bu ikisine de borç takınca. Öylesine gürültü koparıldı ki. büyük bir telaş içindeydi. Zaten Sarı Avni de. Amerikalı eroini bırakıp kokain kullanmaya başlamıştı..(. /bir yerlerden. iki milyon dolar kadar borcu vardı. Paul Waridel İsviçre'deki ifadesinde Sarı Avni'nin son günlerini şöyle anlatıyor: "Musullulu ile Sicilyalılar arasındaki bazmorfin ticareti 1983 yılında sona erdi. Pakistan ile yapılan büyük bir uyuşturucu madde kaçakçılığı konusunda. hepsi onun peşine düştüler. kendisine uyuşturucu sağlayan kişilere azami borç takarak. İsviçre'de yapmış olduğum şeylerin hiçbirini saklamaya çalışmadım. Türk polisi de durumdan haberdar oldu. Behçet Cantürk gibi yakın arkadaşlarına "bazmorfin işini bırakacağını" söylemişti. "Şunu söylemek isterim ki. Çünkü Carlo mal bedelim peşin öderdi. işbirliği isteği taşıdığımın görülmüş olduğunu tahmin ederim."İsviçre'ye bilirsin gülüm/dilsiz kasası derler. Son zamanlarda Musullulu. Kendisi Kürt'tü. (. iyi niyet göstermediğim için de183 ğil. Musullulu. Zürih polisinden. "Musullulu'ya.... sadece hafızamın kusurundandır. kendileriyle yapmış olduğum işbirliğinin sorulmasını isterim. Sicilyalılara sattığı bazmorfini sağlayan iki kişinin Zürih'e gelmiş olduğunu hatırlıyorum. Sarı Avni gibi bazmorfin ticareti yapanların eski havası kalmamıştı. Bana belirli ve kesin sorular soracak olursanız.) "Ben 1982/83 yıllarında Musullulu ile Carlo arasında ilişki kurma görevini yürüttüm." .. uyuşturucu kaçakçılığına son vermeyi planlamış olduğunu anladım.. Hattâ Carlo'ya. Bu" ilk sorgulamada yaptığım açıklamalarla. Musullulu'nun kızının kocası Korkmaz adlı kişiyle birlikte tutukludur. Gelen kişilerden birinin adı Cantürk'tü. Söylemediklerim ya da kesin belirtmediklerim varsa.) Musullulu'nun. Musullulu kendisine uyuşturucu sağlayan. bir şeylerden kaçırılan paraların. Musullulu'nun. La Mattina'ya yaklaşık 40 milyon dolarlık bazmorfin sağlamış olduğunu duydum. (. Cantürk adlı bu kişi ha len Türkiye'de. son kez aldığı paranın karşılığında.

(. Sonra açık denizde gemiye yaklaşıp bazmorfini alıyorlardı. içinde 3 kilo eroin bulunan bir otomobil gönderdi. Bana nereden uyuşturucu bulunabileceğini sordu. gerekse şirket adına sahip olduğu.. Yunanlı Konstantino'ya ait bir gezinti gemisiyle Fiumicino limanına getirildi. "Türk gazetelerinde.." Musullulu'nun gönderdiği. Musullulu'nun Panama bandıralı gemileriyle telsiz ile temas kuruyorlardı. Ermeni terör örgütü ASALA'ya yardım eden bir Kürt aşiretinin başıymış. Türkler arasında benim adım ise Pol idi.. ikisi de tutuklanmıştı..) "Bildiğim kadarı ile Musullulu'nun İsviçre'de gerek kendi adına. o zaman adı Kara-durmuş olan Musullulu'ya telefon ettim. arazi ve apartman yoktu. Waridel.. (. Daha sonra Türk gazetelerinden öğrendiğime göre. Musullulu isteğimi kabul etti ve bana. Bu arada benim haberim olmadan 3 kilo eroin. DEA ajanına verilecek 3 kilo eroini İtalyan polisi yakalıyor! Kimin eli kimin cebinde belli değil. Türkiye'de bulunan. Uyuşturucu madde.. ESRARENGİZ OLAYLAR Paul Waridel'in Ticino Kantonu Cumhuriyet Savcılığı'ndaki sorgulaması ertesi gün saat 14..) Musullulu. bunun eski bir hikâye olduğunu söylemişti. Ben Musullulu'nun silah kaçakçılığı yaptığını ne gördüm ne de biliyorum. Mercedesini de satmış. yani Musullulu Zü-rih'ten gitmeden önce. son cümlesi ile "ajan" olduğunu ima ediyordu. Musullulu.. Cantürk. Musullulu'ya bazmorfin sağladıklarını anlamıştım. Musullulu Zürih'ten gittikten sonra bu ikisini bir daha görmedim. Carlo da ona Atilla diyordu. Atilla Öksüz adına pasaportu vardı. Cantürk'ü iki kez. Bu ajanın şimdi adını hatırlamıyorum ama hep birşey-ler yapıp göze girmek isteyen biriydi." . sorgularında çok ilginç olayları aydınlığa çıkaracaktı. Öğrendiğime göre Eylül 1984'te.. Antika ticareti yapan Yunanlı Blioumis Konstantino adlı arkadaşım beni.. Paul Waridel'in anlattıkları uyuşturucu trafiğinin Avrupa boyutunu gözler önüne getiriyordu: 184 "Carlo'nun adamları. Kork-maz'ı üç kez Zürih'te gördüm.Paul Waridel.45'te yeniden başladı: "1977 yılında yaz tatilimi Roma yakınlarındaki Fregene'de. Atina'da çalıştığını söylediği DEA (ABD'nin Uyuşturucu ile Mücadele Örgütü) ajanı ile tanıştırdı. Musullulu'nun tabanca ve tüfek gibi ateşli silahların kaçakçılığını yapmakla suçlandığını da okudum. İsviçre'de Atilla Öksüz adını kullanıyordu. ailemle geçiriyordum. Bu iki kişinin. ev. Musullulu'nun sattığı bazmorfin miktarı o kadar büyüktü ki ancak gemilerle taşınabiliyordu.) "1981 yılından 1983 yılına kadar. evimin bahçesine gömülmüş. İtalyan polisi baskın yapıp uyuşturucuyu buldu ve beni tutukladı. Benim bildiğim kadarıyla bu Cantürk çok önemli bir kişiydi. (.

benim hesabıma gönderildi. uyuşturucu madde işinde Musullulu ile birlikte olabilir ama ben bunu bilmiyorum. İsviçre ve İtalya'dan sonra Amerika Birleşik Devletleri'ni de kapsayacak kadar büyüyordu. Behçet Cantürk'ün Türkiye'de verdiği ifadenin. Mu-sullulu ile İtalya'nın ünlü mafya babalarından Pipo Ferrera'nın ilişkisini öğrenmek istiyordu. Çünkü anlaşma yapıldığında hep birlikte bir lokantada idik. Para doğrudan doğruya Musullulu'nun hesabına değil. Osman adlı bir Türk aracılığıyla Musullulu ile tanıştığını. Paul Wariderden. Çünkü önemli bir mafya kuruluşunun başıdır. hattâ işkence gördüğünü gazetelerden öğrendim. İtalya'ya 5 ton bazmorfın gönderdikleri için tevkif müzekkeresi çıkardı. Kendisi. Birlikte Musullulu'nun aldığı gemiyi görmeye gittik. bu nedenle benim hesabıma yatırıldı." Palermo Ceza Mahkemesi 11 Haziran 1985 gün ve 179/85 sayılı yazısıyla. Türkiye. Falcone... Sonunda Ferrera bu işten sıkılıp. Bunun dışında söylediklerinin tümü yalandır. Giovanni Falcone de. Bir gece gemide kalıp eğlendik.İTALYANLAR WARIDEL'İN İFADESİNİ ALIYOR 17 Mayıs 1985 tarihinde İtalya'dan gelen Palermo Sorgu Yargıcı Dr." Sorgu Yargıcı Dr. 185 Palermo sorgu yargıcı Dr. Wari-del sinirlendi: "Söylediklerinin hepsi uydurmadır. Türkiye'de tutuklu bulunan Behçet Cantürk ve Korkmaz Göldağı hakkında. "Ferrera çok saygı gören biridir. Musullulu banka hesap numarasını ha-tırlayamadı. büyük para ödemesine rağmen işin peşini bıraktı. Musullulu'nun Dusk adlı gemisini satın almak istediğini ve önpara olarak da 466 bin dolar verdiklerini biliyorum. Olayın boyutları. bilmediğim nedenlerden ötürü gemiyi teslim etmeyi geciktiriyordu. İtalya'da Paul Waridel hakkında. Paul Waridel'i sorguladı. Paul Waridel ile ilgili bölümünü okudu.. uyuşturucu madde kaçakçılığına suç ortaklığı ve uyuşturucu madde kaçakçılığı için kurulmuş örgüte girmek iddiasıyla dava açılmıştı. Kendisini Zürih'te Musullulu'nun yanında iki kez gördüm. (. 186 . Musullulu parayı almış olmasına rağmen.. Bu adamın ne yolda ifade vermiş olduğunu ve ifadesinin beni ne derece ilgilendirdiğini bilmiyorum. Falcone.) "Behçet Cantürk adlı Türk'ü tanırım. Bu kişinin Türkiye'de tutuklanmış olduğunu.

her iki ülkede .Adının Greg Passic olduğunu söylersem. . Robert Bucknam ve ABD Adalet Bakanlığı temsilcileri Robert Stewart. Sanıyorum hiçbir kanun.Ajanın ismini hatırlıyor musunuz? .Size söylemek zorundayız. Savcı Yardımcıları Louis Freeh. kalabalık "ABD heyeti" İsviçre Ticino Kantonu Mahkemesi'nde Paul Waridel'in ifadesini almak için hazırdılar. Saat 14.AMERİKALILAR DA SORGULUYOR 14 Haziran 1985. buradaki açıkla malarınız hakkında.Evet. buradaki ifadelerinizden dolayı ABD'de yargılanabilirsiniz.00. 'ABD'de yargılanmayacaksınız' gibi bir söz verdi mi? . hatıralarınızı ta zeler mi? . yeraltı dünyası ile istihbarat örgütlerinin ne kadar içli dışlı olduğunu anlatıyordu: . hiçbir Amerikan istihbarat elemanıyla konuştunuz mu? .Hayır. İsviçre'de yargılanıyorum.Bay Passic veya bir başka Amerikan ajanı. .Bay Waridel son bir yıl içinde DEA ajanı gibi. . aynı suçtan dolayı beni. aynı mahkemenin Savcısı Rudolph W.İlk ismini anımsıyorum. "Yemin etmeyeceğini" belirterek konuşmasına başlayan Paul Waridel. Paul Waridel'in yeni "konukları" ABD'den gelmişlerdi! Amerika Birleşik Devletleri. New York Güney Bölge Hakimi Edmund L.Bay Passic'i tanıyordum. Giulani.Uyarınız için teşekkür ederim. . 149 sayfa tutan ifadesinde. . Palmer. Robert Boylan ve John Arterberry'den oluşan.

) . Bulgaristan gümrü ğüne uyuşturucu maddelerinin takıldığını söylemişti. (.Bay Waridel. arada sırada görürdüm. Ancak ilk kez istihbarat örgütleri ile ilişkilerinden ayrıntılı bir biçimde bahsediyordu: (.Tanışdığım zaman adı Avni Karadurmuş'tu. 1976 yı lından beri biliyorum ki. Çünkü ben de. .) .Evet... İsviçre ve İtalyan savcılarına söylediklerini.Kendisini Münih'te. Başka bir ismi daha vardı: Atilla Öksüz.Bay Waridel Yaşar Musullulu adlı şahsı tanıyor musunuz? . Orada birçok arkadaşı vardı. Amerikalılar'a da uzun uzun anlattı.187 ayrı ayrı yargılamayacaktır. DEA ajanı Passic ile Ocak 1985 yılında yap tığınız görüşme talebi kimden geldi? ... o da Türk lokantalarında yemek yiyorduk. Bulgaristan'daki şir ketlerin yöneticileri ile çok samimi idi." YUNAN GİZLİ SERVİSİ Paul Waridel.Bay Musullulu'yu başka bir isim ile tanıyor musunuz? . tanıyorum. Yanılıyor veya haklı olabilirsiniz. İki kere cezalandırılacağımı sanmıyorum. .Bay Musullulu ile Batı Almanya'da bir iş yaptınız mı? . Bulgaristan'la sık sık te lefon konuşması yapardı. Musullulu'nun Bulgaristan'la büyük teması vardı.

gerek İsviçre'de. bize anlattıklarınız dışında. yüksek seviyeli memurların olduğu bir Yunan ailesinden gelir. yüksek miktarda bazmorfin kaçı ran kişilerin yakalanması için mi söylediniz? . Bay Musullulu'nun bürosunda yaptığınız tercümelerden hiçbir istihbarat görevlisine veya polise bahsediyor muydunuz? . yurtdışında büyük bir uyuşturucu madde ticaretinin organize edildiğini söy ledim. . . . uluslararası alanda müdahale edebilecek bir Amerikan ajanına söylemem gerektiğini belirtti.Evet. hiçbir istihbarat elemanı ile konuş tunuz mu? 188 .Kesin cevap vermem zor. Yunan polisine veya Yunan Gizli Servisi'nden pek çok memura. . Kendisi de bu gerçekleri.Bay Waridel ne demek isteğimizi biliyorsunuz. . Yunanistan'da. Eşim..Bay Waridel.İsviçre polisinden tanıdığım bir arkadaşıma.Evet.Bu bilgileri arkadaşınıza.Evet. çok eski gelenekleri olan. Zira çok genel bir soru. Örneğin. 'günaydın' veya 'iyi akşamlar' demem gerekiyordu.Arkadaşınız Yunan hükümetinin memuru muydu? . Bir Yunanlı arkadaşıma söyledim. gerekse bir başka ülkede.

Kendisi. istediği soruya cevap vermeyi reddedebilir" diyor." Araya İsviçreli hakim Giordano Zeli giriyor.Kendisine bilgi verdikten sonra. açıklığa kavuşturulduğu za man kendilerine yanıt vereceğim. kendisine yapılacak her operasyonu anında öğreniyordu. Bir soruşturma talebinde daha bulunabilirsiniz. Ayrıca Bay Waridel. Yüksek seviyede biriydi. "Bunun doğru olmadığını belirtmem gerekiyor. temaslarımı İsviç re makamlarına anlatacağım. ne yapacağını sordunuz mu? . burada konuşmak istemiyorum. Şimdilik bu konuda konuş mayacağım. Bu konuyla ilgili olarak sizin so rularınızı yanıtlamayacağım.Yunan memuru ve onu takip eden diğer temaslarım hakkın da.Musullulu. her zaman Türkiye polisinden bilgi alıyordu. 189 .. . Benim Yunanlılar'la ve İs viçre makamlarıyla olan bağlantım. KYP'dendi. biliyorsunuz bu sorgu celsesi bittiği zaman size başka soru sorma şansımız olmayacak.Bu Yunanlı arkadaşınız bir polis memuru muydu? . Türk polisinden. olayları daima ön . .Peki başka sorulara geçelim.Bay Waridel. Amerikalı savcılara.Yunan Gizli Servisi ile olan ilişkilerimi. polis harekâtları konusunda. Bay Musullulu'ya karşı hiç polis harekâtı yapıldı mı? .Yunan Gizli Servisi. İsviçreli halcimin uyarısından sonra. Waridel şöyle konuşuyor: .

Benim ona söylediklerim ve onun bana 'hamamböce ği' demesinin ne manası var. bir çuval paraya el koy' şeklinde yürüdüğü nü tahmin etmiyorum. Bay Musullulu hakkında sohbet ederken. 1984 Haziran veya Temmuz ayında Bay Musullulu ile tartışmışsınız. polis operasyonlarının sizin dediğiniz gibi.Bay Waridel sandığım kadarıyla siz.Söz münakaşasından başka. 'git parayı al.Peki beyefendi.Siz La Mattina'dan aldığınız 5 milyon doları Bay Musullu lu'ya verirken.Evet. örneğin Bay Musullulu'nun üzerine benzin attınız mı? .Hayır.Parayı almaya gidip geldiğinizde. anlamıyorum. . üzerine benzin döküp yaktığınızı söy . Neden baskın yapmadı? . Genel usulün öyle olduğunu sanmıyo rum. mücadele de olmuş.Bilemem. sizi izleyen herhangi bir gizli ajan var mıydı? .Bu tip meselelerde. polisin bilgisi vardı.ABD hükümetinden herhangi bir kişiye. .Kendisine bir tokat attım ancak alev alıp almadığını bilmi yorum! . . . . . o paranın herhangi bir kısmına herhangi bir hükümet ajanı tarafından el konulduğunu biliyor musunuz? .ceden biliyordu.

Onun Almancası.Bu kişiler. benim de İngilizcem çok kö tüydü. İspanyollar'la da konuştum.Evet. Ancak Bay Passic'in duydukla rım ülkesine rapor ettiğini tahmin edebilirim.Fransızlar ve İspanyollar ile buluşma teklifi kimden geldi? . Başka Amerikalılar'la da konuştum.Bütün bu toplantıları.İlk kez sizden duyuyorum.Bana ne sormak istediğinizi anladım. İsviçre/Zürih'teki polis arkadaşım . .Bay Passic dışında Amerikalı başka bir yetkili ile konuştunuz mu? . polis tipi faaliyetlerde bulunan kişiler miydi? .Hep Amerikalılarca mı konuştunuz? . Ajan Passic sanırım yanlış anlamış. Ancak onların ABD Hükümetinin temsilcisi olup olmadıklarını bilmi yorum.lediniz mi? .ABD Hükümetinin İsviçre'de temsilcisi olarak sadece Bay Passic'i biliyorum. . sizin Bay Musullulu'yu yakma girişiminiz den bahseden bir teleksi ABD'ye gönderdiğini biliyor muydu nuz? .Bay Passic'in. . .Hayır Fransızlar'la da. 190 .

Bu işlerden benim hissem yüzde 25'tir. İtalya/Palermo Mahkemesi Sorgu Yargıcı Dr. Behçet Cantürk daha önceki ifadelerinden farklı birşey söylemiyordu: "Avni Karadurmuş.. İsviçreli Paul'ün aracılığıyla Amerika'ya bazmorfin gönderiyordu. İtalyanlar'a.Evet. benimle konuşsun. İsviçreli hakim de duruşmayı bir sonraki güne bıraktı. Paul Waridel ertesi gün sadece Sicilyalılar'la ilgili soruları yanıtladı. . Paul Waridel. Roma Gümrük Polisi'nden Yüzbaşı Gaetano Casagrande. Herşey günü gününe zapta geçirilmiştir. (. Paul Waridel ile süren sorgulamalar sonucunda İtalya'da 706 kişi . Ayrıca Alberto adında bir İtalyan daha vardı. Bu konularda İsviçre polisinin kesin raporları var dır. .Bay Musullulu ile ayrıldıktan sonra mı? . Palermo Emniyet Müdürlüğü'nden Komiser yardımcısı Antonio Cassara. . Waridel'i yeniden sorgulamak istediler. Bu arada bir isteğini de iletti: "Roma'daki DEA ajanı Franciosa Jerry ile konuşmak istiyorum. Ona malı veren kişi ise İtalyan Antoni adında biriydi. bir başka uyuşturucu grubu vardı. 191 18 Haziran 1985 tarihinde. Soyadlarını bilmiyorum. Onlar hakkında sohbet ettik." 15 Ağustos 1984 tarihinde Behçet Cantürk'ün. De Cesare..İtalya ve ABD ile bağlantılı. Giovanni Falcone. Roma Mahkemesi Sorgu Yargıcı Dr. istihbarat örgütleriyle ilişkisi konusunda bundan sonraki sorulara yanıt vermedi. Bizim gönderdiğimiz uyuşturucuları alan Amerikalıların başında Corc isminde.Her iki ülkenin ajanları ile burada konuştuklarımız üzerine mi görüştünüz? .1984. Mutlaka buraya gelsin. İsviçre.)" Behçet Cantürk ile başlayan.. Amerikalılar'ın kafası karışmıştı. kaçakçılık faaliyetleri ile ilgili ifadesi tekrar alındı. Ama görsem tanırım.Hayır. "Ailemin ve benim can güvenliğim sağlanmadan artık konuşmayacağım" dedi. (.. Waridel.Peki diğer uyuşturucu grubunun içine ne zaman girdiniz? .organize ediyordu. New York'ta oturan yaşlı birinin olduğunu duymuştum.)" Paul Waridel'in kimliği ve ne iş yaptığı konusunda.

. Uyuşturucu mafyası ABD'yi "bir örümcek ağı" gibi sarmıştı. mutluluğu uyuşturucuda arıyordu... nakdi para değişimi yapılıyordu. Yatırılan ve çekilen para öyle "üç. ABD sistemi. İnanılmayacak boyutta. General Motors. ABD'de. ITT. Amerikalılar'a göre. uyuşturucu satılıyordu. bu. tarihlerinin en büyük uyuşturucu davasıydı. silah ticaretinden sonra ikinci sırayı uyuşturucu alıyordu. insanı yıkıma uğratan uyuşturucu karşısında çaresiz kalıyordu. 193 . Cezaevine konanlar arasında Giovanni Abbate gibi ünlü mafya babaları da vardı Cantürk ve Waridel'in açıklamaları ABD'de 138 sayfalık bir iddianamenin hazırlanmasına neden olmuştu. yılgın Amerikalılar. Mafyanın kazancı. New York'ta şirin görünüşlü küçük bir pizza dükkânı vardı. İtalyan göçmeni Salvatore Catalano'nun. bu küçük pizza dükkânının hesaplarına akıl erdirememişti. 192 PIZZA OPERASYONU ABD. Chrysler. cezaevine konmuştu. Amerika Birleşik Devletleri'nde. umutsuz. Bu ülkede "uyuşturucunun ticari hacmi" 50 milyar doları geçti. insana ve mesleğine yabancılaşan. 11 milyon kişi sürekli uyuşturucu kullanıyor.. ABD'yi bir baş-tan diğer başa kuşatan pizza dükkânlarında. Ford Motor. ABD'nin Federal Soruşturma Bürosu (FBI). Doğaya. Türkiye'de haşhaş ekiminin yasaklanması için. İhtiyacı olduğu zaman da çekiyordu. IBM. uluslararası petrol sanayiinin tüm kârından fazlaydı. Bugün bu rakam 20 katını aştı. çoğunluğu Sicilyalı 336 kişi yakalanıp. ülkesinde uyuşturucu kullananların sayısı 500 bin kişiydi. siyasi ve ekonomik tüm gücünü kullandığı 1972 yılında. Kârlılıkta.beş kuruş" değildi... Sonunda paraların nereden geldiği anlaşıldı. Salvatore Catalano pizza dükkânından kazandıklarını İsviçre ve İtalyan bankalarına yatırıyordu. RCA gibi dev şirketlerden daha fazlaydı! Dünyadaki yasadışı uyuşturucu ticaretinin değeri ise yılda 500 milyar dolar! Bu rakam. General Electric.tutuklandı.

İtalya'da Dattilo Sebastiano ve Türkiye'de Behçet Cantürk'ün ifadeleri. Havaalanında yakalandı. "Pizza Operasyonu" nun başlamasında en büyük katkıyı kendisinin yaptığını düşünüyordu. İşleri yoluna koydu. Sıkıyönetim 4 nolu Askeri Mahkemesi'ni bilgilendiriyordu: . Hücresinde intihara teşebbüs ederken ölümden kıl payı kurtarıldı.. Palermo Mafyasının önemli "Babalarından" Tommaso Buscetta'ydı. Musullulu.Sicilya mafyasının nasıl işbirliği yaptığı konusunda detaylı bilgiler verdi. Türkiye'ye girebilmek için bir MİT görevlisine 750 bin dolar rüşvet teklif etmişti. Buscetta. Yenilmişti. Türk. Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Ümit Erdal.. iki oğlunu. genellikle 500'er kiloluk balyalarla yollanan bazmorfini. Ülkesi İtalya'ya iade edildi.. Estetik ameliyat yaptırdı. Aynı zamanda dünyaca ünlü bir "kimyagerdi.Yunan. Okyanus ötesinde işler iyiydi ama Sicilya'da karışıktı. Brezilya'ya yerleşti. Buscetta'ya uyuşturucu. Yıllarca Sicilyalıların uyuşturucu yüklü gemilerinde kaptanlık yapmıştı. Tommaso Buscetta gizlice İtalya'ya geldi. Yunanlı armatör Franco Pal-mos'un gemisi Alexandros'a nasıl bazmorfın aktardıkları"nı anlattı. kardeşini. Cezaevine kondu. Sarı Avni'nin kime rüşvet teklif ettiği açıklanmadı. Brezilya'ya yapılan sevkıyatlara zorluk çıkarıyordu. İsviçre'de Paul Waridel. bildiklerinin hepsini anlattı. Paul Waridel'i tanıyordu. Dattilo Sebastiano. 1984 yılında İtalya'da yakalanıp cezaevine konanlar arasındaydı. yeğenini ve üç yakın adamını kaybetti. Sicilya'dan 70 mil uzaklıktaki bölgelere kadar teslim etme garantisi ile gönderiyordu. Brezilya'dan ABD'ye uyuşturucu göndermeye başladı. diğer ülkelerdeki gelişmelerden. 1923 Mısır/İskenderiye doğumluydu. Mafya arasında kanlı çatışmalar başladı. Brezilya'da Tommaso Buscetta. İsviçre'den götürdüğü 6 milyon dolar nakit para ile Bulgaristan'a gitmişti. Sarı Avni. Pizza Operasyonu sonucunda Amerikalılar ilginç bilgilere ulaştılar: "Dünyanın önde gelen eroin şebekesi 'Pizza Connecti-on'a en fazla bazmorfini Türk Yaşar Avni Musullulu ve örgütü 194 sağlıyor. "Baba" Buscetta Brezilya'da yakalandı. Ancak Sicilya mafyasının önde gelen isimlerinden. ABD'nin "Pizza Operasyonu'na başlaması için yeterliydi." ABD Narkotik Bürosu tarafından hazırlanan rapora göre. 1984 yılının Haziran ayında Brezilya'ya gelen Palermo Savcı Yardımcısı Vincenzo Geraci'ye. Tekrar Brezilya'ya döndü." O da. "Musullu-lu'nun Dusk adlı gemisinden. Luciano Ligio'nun ünü ve etkisi adada giderek artıyordu. Bu arada Türkiye.Fikrin yaratıcısı.. Cezaevinden kaçtı. Avni Musullulu'yu. Tutuklu bulunduğu İtalya/Palliano Cezaevi'nde bildiklerini anlattı. Sicilya üzerinden geliyordu.

"Teşekkül vücuda getirerek milletlerarası uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak suçundan sanık Behçet Cantürk ve arkadaşlarının diğer ülkelerdeki suç ortaklarının yakalanması için 20. Abdulbaki Maltaş. Behçet Cantürk.. Fettah Cantürk. Mahkeme Behçet Cantürk. SUİKAST İHBARI Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 numaralı Askeri Mahkemesi. Cantürkler'in "iplerini" çoktan çekmişti: Hürriyet gazetesi. Aziz Cantürk ve Faruk Beskisiz'in tutukluluk halinin kaldırılması hususunda avukatlarının taleplerini karara bağladı.10. Ancak savcılığın .. Mehmet Han Kozat. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı'na suç duyurusunda bulunuyordu: "(." Behçet Cantürk'ün vekili. Bütün paralarına ve gayrimenkullerine geçici olarak elko-nulduğu için Cantürkler geçim sıkıntısı çekiyorlardı. Sıkıyönetim Komutanlığı'na yayının durdurulmasını isteyen yazısını göndermişti bile. avukat M. Mah-keme. en azından soruşturmanın özel maksatla yapıldığının kanıtıdır. Mahkeme. sanıkları sevindirecek bir karar almadı. kim tarafından ve ne maksat ve hakla. Hidayet Kaşan. 7 Kasım 1984 tarihinde "İhanet Dosyası" adlı bir dizi yayına başladı. Bir ay önce gıyabi tutuklama kararı verilen Nizamettin Can-türk'ün tutuklama kararı bu kez vicahiye çevrildi.. Akile Dilek Alev. Mehmet Tahir Canpolat.00'te yine duruşmasız olarak toplandı. İsviçre ve ABD'de PİZZA OPERASYONU diye adlandırılan bir seri operasyonlara başlandığı.. karar organlarını şüpheye düşürecek ve halkın husumetini tevhit edecek şekilde bir yayım başlatmak." Pizza Operasyonunun "kahramanları" Mamak Askeri Ceza-evi'nde boş durmuyorlardı. şimdilik bu konuda herhangi bir karara varmamıştır. 21 Eylül 1984 tarihinde saat 15..8. Avukat Yardım. ceza almamak için sürekli dilekçe veriyorlardı.1984 tarihinde ilgili İnterpollere bilgi verilmesi üzerine.) Biz savunma görevlisi olarak. Basın. Cantürkler. vekilleri aracılığıyla. Behçet Cantürk ve arkadaşlarının kurmuş oldukları şebekenin diğer elemanlarının yakalandığı bildirilmiştir.1984 günü Nizamettin Cantürk için toplandı. 26.. Nizamettin Cantürk ve Abdulkadir Takan'ın emniyetçe geçici olarak zapt altına alınan menkul ve gayrimenkulleri hakkında şu görüşünü bildirdi: Savcılık mütalaasında hangi eşyaların hangi sanığa ait olduğu ve hangi sebeplerden dolayı zaptının istendiği hususu belirtilmediğinden. dört gün sonra ise. daha Askeri Savcılığa dilekçesini vermeden. Savcılık. Ancak bir başka "mahkeme. yasal nedenlerle dosyayı tetkik imkanına sahip bulunmadığımız halde." idam cezasını çoktan vermişti. 195 Mahkeme. Bedri İstanbullu. ilgili gazeteye soruşturmayı etkileyecek. Cevdet Yardım'dan geldi. Behçet Cantürk'ün polis ve MİT ifadelerinin yer aldığı bu diziye ilk tepki.

yayının durdurulmasını istemesinin başka nedeni vardı: "(...) Bu soruşturmaların devamı olan operasyonlar yürütülmektedir. Soruşturmanın, hazırlık soruşturmasının gizliliği esasları içinde yürütülmesi gerektiğinden başka, bu soruşturmaya has delillerin 196

karartılmasını önlemek, soruşturmanın saptırılmasını engellemek ve soruşturmayı yapacak kişi ve kurumları etkileme çabasını önlemek bakımından, soruşturma konularının tümünü kapsayacak şekilde yayın yasağı konmasını, bir günlük gazetede başlatılan ve devam edeceği anlaşılan yayımın derhal durdurulmasını emirlerinize arz ederim." 4'üncü Kolordu ve Ankara Sıkıyönetim Komutanı Korgeneral İbrahim Türkgenci'nin emri ile yayın durduruldu. Korgeneral Türkgenci, gazetelere "unuttukları" 5680 sayılı Basın Kanu-nu'nun 30'uncu maddesinin birinci fıkrasını hatırlatıyordu: "Ceza kovuşturmalarına ait talep ve iddianamelerle kararların ve diğer her türlü vesika ve evrakın, aleni duruşmada okunmasından, hazırlık ve ilk soruşturmalarda takipsizlik veya yargılamanın men'i, tatili veya düşmesi kararı verilmesinden önce yayımlanması yasaktır." Basın, özellikle askeri darbeler döneminde bu kanunu hep gör-memezlikten geliyordu. Medyaya, yasayı askerler anımsatıyordu! Behçet Cantürk'ün ifadesini Hürriyet gazetesine MİT 'in sızdırdığı iddia ediliyordu. O günlerde, Cantürkler ile ilgili haberler, sadece Türkiye basınında yer almıyordu. Almanya'nın ünlü Quick dergisinin kapak fotoğrafı ilginçti: 06 RT 999 plakalı lacivert Mercedesin ön tamponuna ayağını dayamış, gri takım elbiseli, beyaz dik çizgileri bulunan siyah gömleğinin üç düğmesini açmış, beyaz çoraplı, siyah ayakkabılı, elinde Malboro sigarası bulunan genç adamın adı Nizamettin Cantürk'tü. Quick dergisi, Türkiye'den Almanya'ya gelen uyuşturucu konusunda bir araştırma yapmıştı. Düseldorf Kaçakçılık Savcısı Hans Heliman, dergiye şu açıklamayı yapıyordu: "Türkler bizim için 1977 yılından beri dert oldu. Gün geçtikçe sayıları artıyor. Son günlerde yakalananların hepsinin Lice'den geldiği saptandı. Bu yüzden yakalanmaları da kolay olmaya başladı. Bizce Lice, mükemmel eroin laboratuvarları olan bir yer." 197

Sıkıyönetim Komutanlığı yurtdışındaki yayınları engelleyemedi. Ancak bir başka önemli olay önlenmişti: "Mamak Özel Askeri Ceza ve Tutukevinden çıkarılarak, ortaya çıkan yeni bir suçu nedeniyle Genel Müdürlüğünüz mensuplarına teslim edilen Korkmaz Göldağı ile Behçet Cantürk'ün yüzleştirilmesinin yapılabilmesi için, 2 gün süreli teslimi, ilgili yazı ile talep edilmekte ise de;

alınan istihbari bilgi ve dokümanlardan, adı geçenin, kaçma, kaçırılma ve bilhassa yaşamına son verilebileceği konusunda duyumlar alındığından; yüzleştirme işleminin Mamak Özel Askeri Ceza ve Tutukevi Müdürlüğü içerisinde yapılmasını ve bilgi edinilmesini rica ederim." Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 Aralık 1984 yazısı ile Emniyet Genel Müdürlüğü'nü, Behçet Cantürk'e yapılacak bir suikast için uyarıyordu. İDAMI İSTENİYOR 52 sanıklı davanın iddianamesi, 7 Şubat 1985 tarihinde Sıkıyönetim Askeri Savcı Yardımcısı Metin Ölmez tarafından hazırlandı. (Evrak no: 1984/356 Esas no: 1984/356 İdd. no: 1985/38) Behçet Cantürk'ün bir numaralı sanık olduğu davanın iddianamesi 13 sayfa tutmuştu. Uyuşturucu ile silah kaçakçılarının davası birleştirilmişti. "Salt ticari kazanç amacıyla uyuşturucu madde kaçakçılığını meslek haline getirmiş olan bu suç failleri, kaçakçılığın icrasını kolaylaştırmak, yüksek kazanç sağlayan bu faaliyeti tekelleştirmek maksadıyla, 1978- 80 yılları arasında Türkiye'de faaliyet gösteren terör odakları ile de sıkı bir işbirliği içerisine girmişlerdir. "Uyuşturucu madde kaçakçılığı yolu ile sağlanan gelirler, başka yasadışı faaliyetlere kaynak yapılmış, ayrıca yine yüksek ka198

zanç getiren diğer yollara, bu kazancın büyük bir kısmı, örneğin silah, altın, döviz kaçakçılığına yatırılmış, terör örgütleri beslenerek ülkenin siyasi, ekonomik çıkarlarına uyuşturucu kaçakçılarının şahsi ticari menfaatleri tercih edilmiştir. Bu ticari kazançlar yasal ticari şirket faaliyetleri gibi gösterilmeye çalışılmış ise de, aile şirketi olarak kurulan bu kuruluşların ticari faaliyetlerinin murakabelerinde, sanıklarda tesbit edilen mal varlıkları ve yüksek servetleri yaratacak nitelikte olmadığı görülmüştür. "Örnek olarak Behçet Cantürk ve akrabalarına ait Bursa Boru ve Profil Sanayi Anonim Şirketi'nin sadece kuruluşu bulunup, bu şahıslara geçtikten sonra herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı, keza aynı şahıslara ait CAN- SAN Kimya ve Sanayi Ürünleri A.Ş.'nin de sadece, başkası tarafından ithal edilen kos-tik maddesinin satışını sağlamak suretiyle iş yaptığı, komisyon niteliğindeki işlerinden başka, herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı saptanmıştır.Oysa sermayedarların tesbit edilen şahsi servetlerinin bu yolla kazanılmasının mümkün olmayacağı gibi, yasal bir kaynağa bağlı olduğu da ispat edilememiştir. "Hiçbir yasal kaynağı bulunmayan, uyuşturucu madde ticaretinden elde edilen bu gelirler; gizlenmesi amacıyla başka ticari işletmelere ya borç verilmiş, ya da başka şahıslar adına bankalara yatırılmıştır. Yine örnek vermek gerekirse, sanık Behçet Can-türk'ün yanında çalışan çaycısı İlameddin Dakman adına 100 milyon Türk lirası para yatırıldığı, banka hesapları ile tesbit edilmiştir. Yine tesbitlere göre Herko Yün Fabrikasına yaklaşık 500 milyon civarında, YANŞAN

şirketine 300 milyon civarında kısa sürelerle yüksek meblağlarda para borç olarak verilmiştir..." Askeri Savcılık iddianamede, "Behçet Cantürk ve arkadaşlarının gerçekleştirmiş oldukları kaçakçılık faaliyetlerinden" bahsederek kararını açıklıyordu: İfadesi alınan 52 sanıktan 19'unun ceza istemiyle yargılanması isteniyordu. 33 sanık hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti. 199

Behçet Cantürk, Selahattin Delidere, Abdülcebbar Doğru, Sabit Cantürk, Mehmet Deniz, Nizamettin Cantürk, Nizamettin Bayramoğlu, Korkmaz Göldağı, Fettah Cantürk, Halil Hocaoğlu, Enver Erşener (Baybaşin grubundan. SY), Yusuf Delidere, Mehmet Gözen'in TCK 403/1, 2, 6'ıncı maddeleri gereğince ölümle cezalandırılmaları talep ediliyordu. Diğer sanıklar; Bedri İstanbullu, Abdülbaki Maltaş, Mehmet Tahir Canpolat, Mehmet Sıddık Dere ve Zeynel Cantürk'ün 2 ile 16 yıl arasında değişen hapis cezalarıyla yargılanması isteniyordu. Haklarında takipsizlik kararı verilen 33 kişi ise şu isimlerden oluşuyordu: Ali İhsan Cesur, Miyaser Sak, Zeki Kirpi, Remzi Sağır, Mehmet Ali Altınbaş, Sinan Bayram, Fikret Bayram, Medet Serhat, Nedim Baybaşin, Abdurrahman Sağır, Mehmet Han Sağır, Mustafa Deniz, Artin Hacıköylü, Fettah Halitoğlu, Saffan Mindivanlı, Turgut Fidanay, İbrahim Fidanay, İlameddin Dakman, Felemez Cantürk, Yasemin Ayşe Civelek, Akile Dilek Alev, Hidayet Kaşan, Betül Ayyüce, Zeynel Ekmekçi, Mehmet Cantürk, Yusuf Yaman. Aralarında Dündar Kılıç'ın da bulunduğu 6 kişi; İlhami Sağ-lamer, Ali Açmak, Mehmet Açmak, Hikmet Uzun, Erdoğan Aslan hakkında da "kovuşturmaya yer olmadığı karan" veriliyordu. Ancak bu sanıklar başka davalardan da yargılandıkları için tahliye edilmiyorlardı. Askeri Savcılık, haklarında gıyabi tutuklama kararı bulunan bazı sanıkların derhal yakalanmasını istiyordu: Yaşar Avni Mu-sullulu, Halis Cantürk, Abdullah Cantürk, Azet Cantürk, Halim Civelek, Uğurcan Elmas, Mustafa Çapan, Hüsrev Akın. Bir de kimlikleri açıkça tespit edilememiş ve haklarında gıyabi tutuklama kararı çıkarılamamış, ancak yakalanması istenen kişiler vardı: Reşit Alpan, İbrahim Çalışkan, Bedros Demirci-yan, Süreyya Cantürk, İkram Fidanay, Mehmet Han Kozat, Ab-dülkadir Takan, Muhlise Takan, Kamil Dakman, Mehmet Sü200

leyman, Ertoşlu Feto, Seli, Hacı Reşit Zigari, Mehmet Ölmez Mehmet Vural ve İzzet Gündüz Sarıyar.

Askeri Savcılık, "sanık Behçet Cantürk'ün gayri resmi eşleri olan Akile Dilek Alev ve Hidayet Kaşan'da ele geçirilen para ve ziynet eşyalarının, Behçet Cantürk'e ait olduğu anlaşıldığından müsaderesine" karar verilmesini istiyordu. 1985 yılı da Cantürklere şans getirmemişti!.. "HALİL SULTAR'IN SENARYOSU" 10 Nisan 1985. Behçet Cantürk ve arkadaşlarının duruşması, Ankara Sıkıyönetim 4 nolu Askeri Mahkemesi'nde başladı. Tek tip giydirilmiş, saçları "üç numaraya vurulmuş" sanıklar yerlerini aldılar. Behçet Cantürk, ağabeyi Nizamettin Cantürk ve yeğeni Fettah Cantürk ile birlikte ön sırada oturuyordu. Basın mensupları duruşmaya yoğun ilgi göstermişlerdi. Foto muhabirleri mahkeme başlamadan önce, bir kare daha fazla fotoğraf çekebilmek için birbirleriyle yarışıyorlardı... Savcı ve hakimlerin gelip yerlerini almalarıyla dava başladı. Sanıkların kimlik tesbiti yapıldı. Sonra, Askeri Savcı iddianamesini okudu. İddianamenin okunmasından sonra ilk sözü Behçet Cantürk aldı. "Artık ben yaşasam da, yaşamasam da bunun bir önemi yok. Bugünü bekliyordum" diyerek konuşmasına başlayan Behçet Cantürk sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu iddianame, hayali bir mafya çetesinin oluşturulması için polisin yazdığı bir senaryodur. Ekonomik ve siyasi yönden güçlenmemi istemeyen kan düşmanlarım ve egemen güçler, bu oyunun tezgâhlanmasında başrolü oynadılar..." 201

Askeri hakim araya girerek, "egemen güçlerden ne kastediyorsunuz" diye sordu. Behçet Cantürk, "bazı politikacıları ve Diyarbakır'ın önde gelen bazı ailelerini" diye yanıtladı. Savunmasına, yaşam hikâyesi ve iş hayatını anlatarak devam eden Behçet Cantürk, "hedef adam" seçilmesinin nedenini; genç yaşta büyük başarılar sağlamasına ve annesi ile teyzelerinin Ermeni olmasına bağlıyordu. Behçet Cantürk, "kendisini idam sehpasına götürecek senaryoların kimler tarafından hazırlandığını" da örnekler vererek açıklıyordu: "Bana bu oyunu oynayanlar Diyarbakır Narkotik Şube Müdürü Halil Sultar ile Herko İplik Fabrikası'nın başında bulunan emekli general Ragıp Cengiz'dir. Ragıp Cengiz, borç verdiğim paraların üzerine yatmak istiyor. Halil Sultar ise kirli çamaşırlarını ortaya dökeceğimden

korkuyor. "Halil Sultar, bizden rüşvet istemiştir. Vermediğimiz için bizim aileye düşman olmuştur. Diyarbakır'da bir gazinoda işlenen cinayetten sonra kardeşim gözaltına alındı. Cinayet masası olayın tahkikatını yaparken, bu olay, Cinayet Şubesi'nden alınıp Narkotik Şube'ye, Halil Sultar'ın isteği ile veriliyor. Amaç bizi mahkûm ettirmek. Halil Sultar, daha önce bizim akrabalarımıza da işkence yapmıştı. Ben de kendisini İçişleri Bakanlığı'na şikâyet etmiştim. Ergani'de iki polisi dövdüğü için dava açılmıştı. Mardin ilinde iki kişinin işkence ile öldürülmesinde de yine Halil Sultar'ın adı geçmişti. Kendisinin Yenişehir'de bulunan bir eğlence yerinde, garsonlarla irtibat kurarak rüşvet aldığım tespit ettirdim. Benim kendisini araştırdığımı bildiği için, bana işkence ile yazdığı senaryoları kabul ettirdi. Bunun hesabını Halil Sultar'dan bizzat soracağım. Kendisinden davacıyım..." Duruşma salonunda "hukuk trajedisi" sahneleniyordu: İşkence tezgâhlarında alınan ifadelerin dışında, hakkında hiçbir delil bulunamamış bir sanık, mahkeme salonunda elinde tek kanıt olmadan bir emniyet görevlisini suçluyordu... Kısasa kısas! 202

"SODEP'Lİ OLDUĞUM İÇİN..." Behçet Cantürk tahliyesini istediği duruşmada sözlerini şöyle bitirdi: "Annem Ermeniydi. Babam kaçırdı, Müslüman ve Türk yaptı. İftihar edilecek bir olay. Herkes benim babam gibi yapsaydı, Ermeni sorunu kalmazdı. "Annem Ermeni olduğu için ASALA köpekleriyle bur tutuluyorum. ASALA köpekleriyle hiçbir zaman işbirliği yapmadım. Bu polisin bir senaryosudur. Günlerce işkence yaptılar. Erkeklik uzvumda sigara söndürdüler. Çırılçıplak askıya astılar. Ailemi karşıma getirdiler; 'Konuşmazsan aynısını yapacağız' dediler. İki eşimin yanında bana işkence yaptılar. "Benim CHP'li olmam ve CHP İlçe Başkanlığı yapmış olmam nedeniyle, polis bana daha da fazla işkence yaptı. SO-DEP'e yardım ettiğim yolundaki iddiaları kabul ettirmek istediler. SODEP'e 10- 15 milyon lira verdiğimi, Diyarbakır örgütünün benim yardımlarımla kurulduğunu kabul ettirmeye çalıştılar. Benim politik geleceğimi yok etmek istediler.." Behçet Cantürk'ün savunması uzun sürünce, mahkeme, sorgulara devam etmek üzere davayı 12 Nisan Cuma gününe erteledi. 12 Nisan günü Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi'nde yapılan duruşmada Behçet Cantürk'ün emniyetteki ifadesi okundu. Behçet Cantürk, okunan ifadeyi kendisinin vermediğini, yüzleştirilmelerin gözü kapalı yapıldığını söyledi. Tutanakların altındaki imzaların kendisine ait olduğunu belirten Behçet Cantürk, "Polisler bana boş kâğıt imzalattırmışlardı" dedi.

. Polisin beni aradığını duyunca Diyarbakır'da teslim olmak istedim. Sonra polisler gelip beni Diyarbakır'a götürdüler. Ağır Ceza Mahkemesi'nin." İfadeler uzayınca mahkeme davayı 22 Nisan gününe bıraktı. İlk gözaltına alınan ve ifadesi sonucu birçok kişiyi yakalatan Selahattin Delidere de. "Ankara'da Atilla Aytek'e haber gönderdik. Küfür ederek. bu ifadeyi de kabul etmedi. sorgulamanın işkence altında yapıldığını söyleyerek. benim kendisine teslim olmadığıma çok kızmıştı... O da gidip Halil Sul-tar'a söylemiş. Sahte nüfus kâğıdı tanzim etmedim. Arkadaşım Nizamettin Laçin'e durumu bildirdim.. Pasaportum vardı. "En son Diyarbakır Lice Mezrası'nda 217 kilo eroinin yakalandığını ve buna adımın karıştırıldığını duydum. Diyarbakır 2. kardeşinin söylediklerini tekrarlayarak. Behçet Cantürk'ün adını bu olaylara karıştırmamı istiyordu. 'Yalnız. Mamak Askeri Cezaevi'nde 20 gün kaldım.. işkenceye başladı. 16 Nisan 1984 tarihinde aldığı bir karar. Halil Sultar.. Buradan mutfak eşyaları getirip sattım. kimlere rüşvet verdiğini söyleyecek' demesinden ötürü Diyarbakır'a teslim olmadım. adam öldürme ve silah bulundurma suçlarından toplam 25 yıl 6 ay ağır hapis cezasına mahkûm olmuştu. 'gelsin teslim olsun. 203 İki numaralı sanık Nizamettin Cantürk. Atilla Aytek gelince teslim oldum. "poliste işkence yapılarak ifadesinin alındığını" belirtti. Mamak Askeri Cezaevi'nde bulunan Cantürkle-rin direnme güçlerini azalttı. Halil Sultar'ı suçluyordu: "Ben silah kaçakçılığı yapmadım. Mülkiye Müfettişlerine verdiği ifadeydi.Bu kez MiT'te verdiği ifadeler okundu. Suriye'nin Kamışlı ilçesine gidip geldim. Halil Sultar. Behçet Cantürk. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi'nde de yargılanıyordu. Sabit Cantürk. Dönüşte beni arayın' demesi üzerine dönüşünü bekledik. 'Şimdi İtalya'ya gidiyorum. Benden. Tek kabul ettiği. Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'ndeki davalar sürerken. Halil Sultar bana işkence yaparak bazı kişilerin kaçakçılık yaptırdığını zorla kabul ettirdi. . Ayrıca Emniyet Müdürü Yahya Soy ile Mali Şube Müdürü İrfan Çe-tin'e rüşvet verdiğimi söylememi istedi. Canlı hayvan ticareti ve otobüs işletmeciliği yaptım. 204 Behçet Cantürk'ün kardeşi Sabit Cantürk. dövmeyeceğim' demiş.

kendisi ile değil de. bazı kişileri yakalattırmamı içine sindiremediği için. soruşturma sonunda Behçet Cantürk aleyhinde elde ettiği kanıtlar şunlardı: "Sanık Behçet Cantürk'ün. Behçet Cantürk. "işkence gördüğünü iddia eden Behçet Cantürk'ün. Duruşma Hakimi. sevk edildiği heyet kurulundan alınan raporların mahkemeye sunulmasını" talep etti. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı l nolu Askeri Mahkemesi'nde. 4 nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi." İfadelerin alınması bitti. bir başka davadan daha yargılanıyordu. 11 Haziran 1984/14 Haziran 1984/23 Ağustos 1984/10 Eylül 1984/11 Ekim 1984 ve 12 Kasım 1984 tarihlerinde.. no: 1985/ 80) Savcılığın. silah bulundurma yasasına muhalefet ve pasaport kanununa muhalefet etmek.. komünizm propagandası yapmak ve sahte kimlik düzenle-mek. Cantürkler'in eroinlerini Kıbrıs'a götürdüğü iddia edilen Mehmet Gözen de bir başka emniyet görevlisini suçluyordu: "Komiser Duran Aygün."(Evrak no: 1984/ 602 Esas no: 1984/ 602 İdd. 1978 yılından itibaren Kürdistan İşçi Partisi'ne yakınlık duyduğu. Sanıkların tümü. 26 Nisan günü yapılan mahkemede. benden kişisel intikam almak amacıyla senaryolar uydurup işkence ile imzalattı. Diğer sanıkların tutukluluk halleri ise devam edecekti. Askeri Savcı Yardımcısı Serdar Özgüldür tarafından. birkaç küçük sıyrık dışında vücutta darp izi görülmemişti! Behçet Cantürk ve avukatlarının..22 Nisan 1984 tarihinde tekrar toplanan. örgüt üyelerine yardımcı olmak. askeri doktorlara muayeneye götürülmüştü. "teşekkül vücuda getirerek uluslararası uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak ve eroin imal etmek" suçundan yargılanmıyordu. dönemin Narkotik Şube Müdürü Orhan Taşanlar ile çalışıp. sanıklardan Bedri İstanbullu. 6 Mart 1985 tarihinde hazırlanan iddianamede. sanıkların şu suçları işledikleri öne sürülüyordu: ''Yasadışı bölücü Kürdistan İşçi Partisi (KİP) ve Kürdistan Öncü İşçi Partisi örgütü mensubu olmak. Behçet Cantürk. dört gün boyunca ifadeleri almaya devam etti.. askeri savcılıktan. Yapılan muayeneler sonucunda. Abdulbaki Maltaş ve Mehmet Tahir Canpolat tahliye edildiler. örgütün ileri gelenlerinden olan ve halen İsveç tarafından iltica istemi kabul edilmiş ve yurtdışında . sorgularının işkence altında yapıldığını belirterek suçsuz olduklarını iddia ettiler. bu örgüt adına faaliyetlerde bulunmak. Behçet Cantürk ve avukatlarının isteğini uygun bularak. doktorların her muayeneden sonra "sağlamdır" raporu düzenlediklerinden haberleri yoktu! 205 KOMÜNİZM PROPAGANDASI Behçet Cantürk bir tek. 38 arkadaşıyla birlikte.

Ekrem Karahan. Nurettin Kızılkan. Abdullah Pertev Işık. Abdulgani Sungur. Mehmet Sözer. Zerruh'un. Turan Seyfioğlu. 54 sayfalık iddianamesinde. örgüt adına sanığın Zerruh Vakıfahmetoğlu'na her iş sonunda pay verdiği.. 1979 sonlarında DDKD yasal kisvesi altındaki örgüte Bulgaristan'dan TIR ile getirdiği 500 adet Kalaşnikof otomatik tüfeği Batman yakınlarında teslim ettiği. Ahmet Erincik. böylelikle örgütün en büyük finansörü olduğu. Hatip Dicle. . Hüseyin Geçit. bu doğrultuda muhtelif defalar uyuşturucuyu halen yurtdışında bulanan Avni Musullu-lu. Nihat Nadir Kelekçi. 206 "Yaptığı uyuşturucu işinden. Osman Tokiloz. İzzet Oğuz Kandemir. (Evrak no: 1985/180 Esas no: 1985/180 İdd. 9 Mayıs 1985 tarihinde hazırladığı iddianamenin konusu. Rıfat İlhan. Mehmet Şahin. Cuma Ali Gökalp. Hüseyin Tayfun. örgütlenme ve eylem çalışmalarında fiilen rol almadığı (. 1983 yılı Şubat. Mehmet Sait Vakıfahmetoğlu (Faruk Vakıfahmetoğlu). Aslan Kut. Kenan Alhas. Ubeydullah Kaplan. Sait Koç ve Yaşar Demirel yargılanıyordu.) anlaşılmıştır. Hayrettin Atabay. "Sanığın yine Zerruh'un istek ve talebi üzerine. Nizamettin Cantürk.oturmakta olan Zerruh Vakı-fahmetoğlu ile yakın ilişki kurduğu. no: 1985/141) 207 Bu kez davanın sanık sayısı fazla değildi: Behçet Cantürk. Kasım Faruk Beskisiz. Kamil Taylan. Yaşar Gültekin. Ali Çetin. Mustafa Mencütek. Hüseyin Kiy hakkında 8 ile 15 yıl arasında değişen ağır hapis cezaları istiyordu.Karadurmuş (Sarı Avni) vasıtasıyla ihraç ettiği. örgüte daha fazla maddi kaynak sağlanması için birlikte uyuşturucu kaçakçılığı yapma yolundaki teklifini kabul ettiği." Askeri Savcılık. Mehmet Celal Baykara. PIRLANTA VE DÖVİZ KAÇAKÇILIĞI Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses'in. Ali Ekrem Atalay ve İsmet Elçi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar veriliyordu. bu şekilde 1978 yılı başlarından 1983 yılına kadar örgüte pay olarak 100 milyon Türk ikası civarında para verdiği. Diğer sanıklar. Mehmet Vural. bu ödemelerden 25 milyon lirasını Zerruh'un kardeşi Mehmet Sait (Faruk) Vakıfahmetoğlu' na. Hüseyin Udum. başlangıçta zaman zaman yüzbin ile beşyüz bin lira arasında örgüte verilmek üzere kendisine maddi yardımda bulunduğu. Fahri Pamukçu.. "Teşekkül meydana getirerek düzenli ve periyodik bir şekilde pırlanta kaçakçılığı fiilini gerçekleştirmiş olmak"tı. Ancak sanığın örgütün propaganda. Aysel Cingöz. Behçet Can-türk.Mart ve Haziran aylarında yaptığı. Ömer Çetin. Mehmet Şerif Müştak. Mehmet Şakir Ebem.

sadece Behçet Cantürk için değil. ASALA'ya üye olmak ve örgüt militanlarına yardım etmek. devlet idaresinden ayırmak amacı 208 ile düzenlenen eylemlere iştirak. Behçet Cantürk'ün işlediği suç şöyle tanımlanıyordu: TC Devleti hakimiyeti altında bulunan toprakların bir kısmını. Mehmet Celal Baykara.no: 1985/151) Özetle. Aydın Demirel. bu kez döviz kaçakçılığı için hazırladığı iddianameyi mahkemeye sundu. (Evrak no: 1984/517 Esas no: 1984/517 İdd. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı l nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'ne sunuları iddianamede. Behçet Cantürk için istediği ceza idamdı. Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses. Mehmet Sait Vakıfahmetoğlu. Bedri İstanbullu. Hayık Atamıyan Ataman. (Evrak no: 1984/494 Esas no: 1984/494 İdd. Mehmet Güzel (Garabet Ohannes Arakel). bu fiili işlemek için kurulmuş silahlı çeteye barınacak yer göstermek. Mehmet Yıldız. Sait Koç'un gerçekleştirdiği kaçakçılık fiilleri hakkında bilgi sahibi olduğu.. Zeki Suna. Mehmet Celal Baykara ve Yaşar Demirel için idam. yine aynı gün. ASALA ÜYELİĞİ Behçet Cantürk'ün yargılandığı davalar saymakla bitmiyor! 17 Mayıs 1985 tarihinde Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses'in. yardım etmek ve hareketlerini kolaylaştırmak. Sait Koç. Mehmet Sait Vakıfahmetoğlu. Sait Koç. Aydın Kahraman. 1982 yılında 100 milyon ve 1983 yılında 50 milyon lira vererek kaçakçılıktan elde edilen kârdan yüzde 15 ile yüzde 20 arasında değişen miktarda kâr aldığı ve bu suretle müsnet suçu işlediği anlaşılmıştır. 9 Mayıs 1985 tarihinde. bu örgütleri arkasına almak suretiyle.İddianamede Behçet Cantürk'ün işlediği suçlar şöyle sıralanıyordu: "Sanığın Sait Koç'la 1980 yılında tanıştığı. 1981 yılında Sait Koç'la anlaşıp sermaye vermek suretiyle kaçakçılıktan elde edilecek kâra ortak olduğu. Sait Koç'un gerçekleştirdiği kaçakçılık eylemleri ile Sait Koç'un koruyuculuğunu yaptığı." Askeri Savcı Yardımcısı Arif Gündoğdu Gürses. sanığın Sait Koç'a 1981 yılında 50 milyon.. no: 1985/140) 6 sanık yargılanıyordu: Behçet Cantürk. . ASALA ve Kürdistan İşçi Partisi gibi yasadışı örgütlerle de irtibatı olan sanığın. Bu davanın 10 sanığı vardı: Behçet Cantürk. Yaşar De-mirel. "Sait Koç'un bu işleri gerçekleştirmesi için. Korkmaz Göldağı. diğer sanıklar için ise 3 ile 5 yıl arasında değişen cezalar talep etmekteydi. Yaşar Demirel.

iki örgütü isim benzerliği nedeniyle birbirlerine karıştırması doğal karşılanabilir. hukuk fakültelerinde "örnek dava" olarak öğrencilere anlatılmalıdır. Emel Sayın'la. Behçet Cantürk davası. "tamam. MİT elemanları. soruyu yönelten emniyet görevlisi. birbirlerine karşı bazen şiddete varacak kadar sert muhalefet yapan iki Kürt örgütünü birleştirivermişti! Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi çizgisini savunan (Şıvancılar) ile.. hem de soyadın Cantürk olacak ve sen çıkıp... Aziz Cantürk'e. o kadar reddetmesine rağmen. akrabası değildi! MİT sorgulanmasından da bir örnek vermek gerekiyor: Dündar Kılıç... sonunda işkenceye dayanamayıp. Behçet Cantürk'ün polis sorgusu ise. doğrusu affedilir gibi değildi.Duruşmalarda sadece "hukuk trajedisi" değil.Abdi İpekçi'nin. iki örgütü birbirine karıştırması. Sıradan bir kişinin. aynı zamanda "hukuk skandalları" yaşanıyordu. "devleti koruyan kişilerin bilgisizliğini ortaya çıkaracağı" için acilen "yakılmalıdır'!. hazırladığı iddianamede çok ağır ithamlarda bulunup..25 Mart 1984 tarihleri arasında MiT'te. idam istediği bir davada. sanıkların idamlarını talep ediyordu. Hazar Denizi'nin dünyanın en büyük gölü olduğunu. Milano'nun ise kıyıdan 500 km içeride olduğunu bilmiyordu. l. Hem Liceli olacaksın. Başkanlığını Abdullah Öcalan'ın yaptığı Kürdistan İşçi Parti-si'ni (PKK) birbirine karıştırıyordu. sanıkların hangi örgütün üyesi olduğunu bilmiyordu. Hazar Denizi'ndeki gemilerle Milano'ya mı götürülüyor?" Hadi. Semiramis Pekkan ile iliş . bu sorgulamalarda genellikle Dündar Kılıç'a. Askeri Savcı. tanınmış işadamı ve sanatçıların yatak odalarıyla ilgili sorular yönelttiler : . Ancak. ifade tutanağına geçirilmesine ne denmeliydi? Liceli Aziz Cantürk.. 209 Emniyet görevlisi Behçet Cantürk'e soruyor: "Uyuşturucu. Peki bu sorunun. Çünkü örgütleri birbirine karıştırmıştı! Savcı. kabul ediyorum" dedi. Behçet Cantürk'ün akrabası olmadığını söyleyeceksin! Polis yanılır mı? Ama yanılıyordu. 25 teyp kaseti tutan ifade verdi. Ama bir savcının. Behçet Cantürk'ün akrabası olduğu işkence zoru ile kabul ettiriliyordu.

alıyor bilgiyi! Genellikle elinde. * Esas no: 1984/494 İdd. Sonra Hümeyra ile aşk yaşamaya başladı.Hümeyra'nın kocası Fikret Hakan bu ilişkiyi öğrenmiş.Valla hiç duymadım. bu polis tutanaklarını okuyarak iddianame hazırlıyordu! 210 AÇIK GÖRÜŞ Behçet Cantürk hakkında beş ayrı iddianame vardı. "delilden zanlıya gitme yerine. Çekiyor zanlıyı işkence tezgâhına. veriyor elektriği.kisi vardı. Sen de emir verip öldürtmüşsün! Aman efendim. Bunların üçüne. . Bunlardan haberin var mı? . zanlıdan delile gitme yi" tercih ediyordu. Sa na gelerek. . Abdi İpekçi'nin öldürülmesini istemiş. no: 1985/140 Döviz kaçakçılığı. işkence ile alınmış ifade dışında hiçbir delil olmuyordu! Savcı da. no: 1985/141 Altın ve Pırlanta ka çakçılığı. * Esas no: 1984/180 İdd. öyle şey olur mu? Kim çıkarıyor bunları? Aslında tüm bu "trajikomik" olayların bir açıklaması vardı: Polis. kaçakçılık davalarının görüldüğü Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın 4 nolu Askeri Mahkemesi bakıyordu: * Esas no: 1984/356 İdd no: 1985/38 Uyuşturucu ve silah kaçakçılığı.

1985 günü saat 09. Mahkeme Başkanı önce 'evet' dedi. Sanıkların ifadesine geçiliyordu. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın. ne yaptığını "Duruşma Tutanağı"na geçiriyordu: "8. Biz cevaben. Avukatlar. Bütün . gerek l nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nin. Sanıklardan Mehmet Gözen de Halil Sultar müdürümüze hakaret etmeye başlar başlamaz. Daha sonra bize. Bu konuda endişeniz olmasın' dedik. saçları "üç numaraya vurulmuş" sanıklar. müvekkillerinin tahliye edilmelerini talep ediyorlardı. 'Yerin kulağı vardır. Yoklama yapılıyor. İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne verilmek üzere. Mahkeme Başkanı hemen onu susturdu. vs. bu evrakın gizliliğine dikkat ediyoruz.Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın l nolu Askeri Mahkemesi'nde ise siyasi davalar görülüyordu: * Esas no: 1984/602 İdd. Özellikle sanıklardan Behçet Cantürk verdiği yazılı uzun savunmasında.. Bu arada salonun bir köşesine oturmuş sivil polisler. Askeri savcı ve avukatlar karşılıklı olarak oturuyorlar. no: 1985/151 ASALA örgütüne yardım. "Mahkeme Başkanının ve sanıkların konuşmalarının iyi duyulmaması üzerine istediğimiz gibi teferruatlı not alamadık. polisi ve MİT Müsteşarlığını işkence ve yalancılıkla suçladı. Fakat herşeye rağmen verilmemesinde ısrar etti.. Kendisini Diyarbakır'da yakalayıp sorgulayan ve o zamanın Diyarbakır Narkotik Şb. gerekse 4 nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nin her duruşmasında aynı olaylar tekrarlanıyordu: Mahkeme heyeti saat 09.11. 'Efendim biz görevliyiz. "Behçet Cantürk ifadesinde. Celse açılıyor.. Silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığından yargılanan Behçet Cantürk ve elli iki (52) arkadaşının davasının başladığı görüldü. mahkemede kimin ne 211 söylediğini.30 da Synt 4 Nolu Askeri Mahkemesine gidildi. no: 1985/80 Kürdistan İşçi Partisi üyeliği.30'da yerini alıyor.. * Esas no: 1984/517 İdd. poliste ve MiT'te işkence gördüklerini söyleyerek iddiaları reddediyorlardı. Tutuldu sanıklar ifadelerinin işkence sonucu alındığını belirttiler. Müdürü Halil Sultar müdürümüzü suçlayıcı cümleler kullandı. almayın' dedi. dairemizde çalışan arkadaşımız Duran Aygün'ü de suçladı. Tek tip giysili. Duruşma sonunda Behçet Cantürk'ün yazılı savunmasını Mahkeme Başkanından istedik. vs.

Yaşadığı bir olay.. gelini ve torunları değildi. Behçet ve Nizamettin. 22 saat süren bir yolculuktan sonra Diyarbakır'dan Ankara'ya gelmişti. Mamak Askeri Cezaevi'nin nizamiye kapısına. Sabahın erken saatinde Mamak'ın nizamiye kapısına gelen.. davayı ileri bir tarihe erteliyordu. 213 . Görüşme süresi bitene kadar. Duruşmanın 6 Aralık 1985 günü saat 09. Duruşmayı bir veya iki gazeteci izliyordu. bu tutanakları yazmaya devam ettiler. "komutanlarına" yaşlı kadının sadece Kürtçe konuşabildiğini söylediler. "Ağlayarak morallerini bozmayacağım" diye kendine söz vermişti. ilk günlerdeki gibi ilgi göstermiyorlardı. Umutla beklenen bir başka özlem daha vardı: Açık görüş! Behçet Cantürk'ün moral kaynağı kızlarıydı. Bilgilerinize arz ederim. yaşına ve hastalığına aldırmadan. Üvey anneleri Hayriye Cantürk.. Tan yeri ağarmaya başladığında varmıştı. bir sonraki dava büyük umutla beklenmeye başlanıyordu. Sohbete başlamalarıyla birlikte askerler müdahele etti: "Türkçe konuşun!.. Mahkeme Başkanı Hakim. nasıl olduklarını bile soramadan Diyarbakır'a geri döndü." Sivil polisler hiçbir davayı kaçırmadan. o günlerde cezaevlerinde yatan birçok Kürt'ün başına gelenden farklı değildi.30'a ertelenmesine karar verdi.. Mamak'ta. Heyecanlanmıştı. çocukları Behçet ve Niza-mettin'i görmek için.. sarıldı ve ağladı. Hayriye Hanım Türkçe bilmiyordu. Diğer tutuklu yakınlarıyla birlikte. çocukları ile tek kelime konuşamadan. Davaya. polisler kadar meraklı değildi. sanıkları dinledikten sonra.savunma ve tahliye istemlerine rağmen mahkeme tahliyeleri reddetti. Yanıt kısaydı: "Yasak!" Ve Hayriye Cantürk.. Ama Behçet ve Nizamettin'i karşısında görünce dayanamadı. kimlik kontrolü yapıldıktan sonra otobüslere bindirildiler.. 212 Sanıklar cezaevi arabalarına doldurulup Mamak'a götürülü-yorlardı. Gazeteciler. tek kendisi.. çocuklarını kucağından indirmiyordu.

Rauf Denktaş'ın oğlu Raif Denktaş'la ilişkisi vardı. bir Ermeni'nin videodan ihbarlarını dinliyor. Ne Nizamettin Bayramoğlu'nun mahkemeye pişmanlık yasasından yararlanmak için verdiği dilekçe. "Ermeniler ve ASALA ile ilişkisini. işkence yapılmadığını ispat etmek için. Bu söylenenlere . mahkemeye ve gazetelere şu açıklamayı gönderiyordu: "(. Behçet Cantürk her duruşmada. videoya aldığı Behçet Cantürk sorgusunun bantlarını mahkemeye verdi. Bu video nerede çekilmiştir. polis ve MiT'teki ifadesini işkence altında verdiğini söylüyordu. başta Hürriyet ve Günaydın gazetesi olmak üzere.DDKD ilişkisi. Kapalıçarşı eylemini ve Kıbrıs'a gönderdiği eroinleri" anlatıyordu. Manşetlerini.) Türkiye'nin bir askeri mahkemesi. KKTC ile Türkiye arasında ilk kez bir diplomatik kriz yaşanacaktı.. basının gündeminde yine "Behçet Cantürk Davası" vardı. ne idüğü belirsiz bir kaçakçının. duruşma salonunda videodan duyduklarını haber yapınca." 214 Gazeteciler. Cumhurbaşkanlığı Siyasi İşler Özel Danışmanı Raif Denk-taş.. Duruşmada izlenen videoda Behçet Cantürk. Gazeteler ASALA. Ertesi gün. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın oğlu Raif Denktaş'a ayırmışlardı! Behçet Cantürk videoda şunları söylüyordu: "Kıbrıs'a Mehmet Gözen denilen kişiyle eroin sevkıyatı yaptık. Behçet Cantürk. yaza yaza bıkmışlardı. Bunlarla birçok iş yaptı. Suriye gezisini. Raif Denktaş da İngiltere'ye eroin sev-kediyormuş... "Behçet Cantürk Davası" gazete ve dergilerde artık hiç yer almıyordu. Biz Kıbrıs'a üç seferde 15 kilo şevkettik. Hisseme 36 milyon düştü. ne de ünlü avukat Uğur Alacakaptan'ın Behçet Cantürk'ün vekili olması basını ilgilendiriyordu. MiT'teki video çekiminin de işkence yapılarak gerçekleştiğini söyledi. Mehmet Gö-zen'in.VİDEOLU DURUŞMA 1985 yılının son ayına girildiğinde. Milli İstihbarat Teşkilatı. Kapalıçarşı eylemi vb. anlayamadım. O haberler artık "prim" yapmıyordu... Dingin hava 6 Aralık 1985 tarihinde değişti.

. Büyük bir oyun oynandığım hissediyorum. Korkmaz Göldağı ve Behçet Cantürk hakkında. Çünkü. Ancak mahkeme tekrar eski rutinine dönmüştü: Sanıklar ifadelerinin işkence ile alındığını söylüyorlar. Mahkeme Başkanı da davayı bir başka tarihe bırakıyordu. Paul Waridel 13 yıl ağır hapis ve 150 bin frank para cezasına çaptırılmıştı! İsviçre. basına aktaranların kimler olduğu.inananlar. "uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak amacıyla örgüt oluşturmak ve büyük miktarda uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak nedeni" ile tutuklama müzekkeresi çıkarmışlardı. "Yine video benzeri birşey-ler çıkar" diye düşünmüşlerdi. Avukatlar müvekkillerinin tahliyelerini istiyorlar. 215 KONUK İTALYANLAR Behçet Cantürk. Yunan Gizli Servislerinin bu olayda ne gibi bir rolü olduğu araştırılmalıdır.. İtalya'da da uyuşturucu kaçakçılığı ile ilgili mahkemeler hâlâ sürüyordu.." Bir sonraki duruşmanın tarihi. Ona. Bu arada Mamak'ta bulunan bazı "Babalar" gibi. Behçet Cantürk. basına kaseti izlettirmekte bir sakınca görmemiştir? "İfadeleri alanların. Palermo Mahkemesi'nden Yargıç Dr.. Basının ilgisi oldukça fazlaydı. mesnet arayıp bulmadan. l Ekim 1985 tarihinde sonuçlanan bir mahkemenin kararını 1986 başında öğrendi. neden KKTC Ankara Temsilciliği'ne veya TC Lefkoşe Bü-yükelçiliği'ne veya KKTC Başsavcılığına ya da KKTC polisine. 18 Aralık 1985 'ti. Mamak Askeri Cezaevi'nde. TC ilgili makamları tarafından iyice incelenmeli ve milli kuruluşlara sızma olup olmadığına bakılmalı...Yunan propaganda mekanizması tarafından. hakkımda araştırma istememiştir? Neden bu konuda kimse bana birşey sormamıştır? "Neden askeri bir mahkeme... cezaevinin ihtiyaçlarını karşılıyordu. mahkemeyi hemen bitirmişti. gelecek duruşmayla ilgili hazırlıklar yapıyordu. Giovanni Falcone ve Savcı Fusto Sciachittano. birkaç koğuşun tamiratı düşmüştü. Türkiye gibi yapmamış. Gelmelerinin nedeni Behçet Cantürk'ün ifadesini almaktı. . İtalya'dan gelmişlerdi. 25 Şubat 1986 tarihindeki duruşmanın yabancı konukları vardı. KKTC aleyhine kullanabilecek bir konuyu. yarın Rum. 11 Haziran 1985 tarihinde Avni Musullulu. güvenlik güçlerine başvuruda bulunup.

gazetedeki fotoğrafta sarışındı. Ben boyunun 1. tercüman aracılığıyla karşılıklı tartışıyorlardı: . La Nigro Frances-co.Benim tarif ettiğim Paul ile gazetede gördüğüm Paul Waridel birbirlerine hiç benzemiyor.Behçet Cantürk duruşmalarda söylediklerini İtalyan hukuk heyetine de tekrarlıyordu: Duymamış. Falcone ile Behçet Cantürk. Damadı Korkmaz Göldağı'yı mahkemelerde yargılanırken tanıdım.80 oldu ğunu söyledim. Cosa Nostra(20) isimli mafya teşkilatından haberim yoktur. yurtdışındaki gazetelerde de çıktı.90'a yak laşıyor. Waridel serbest iradesiyle böyle bir şeyi niçin söylesin?" Behçet Cantürk'ün. Tahsin Bekir Saçaklı. Amerika Birleşik Devletleri'ne giden uyuşturucunun Türkiye'den gönderildiğini söyleyerek. Nunzio La Mattina. Paul Waridel poliste kafamdan uydurduğum tipe . polis kendisine gelen ihbar mektuplarından derlemiş ve bana zorla imzalattırmıştır. görmemiş ve tanımamıştı: "Paul Waridel'i tanımam. Antonino Rotolo (Carlo) isimlerini hiç duymadım. İsviçre'de hiçbir baskı ve şiddete tabi olmadan hakim huzurunda. Bunu nasıl açıklıyorsunuz? . İfadesini siyasi bir amaç için vermiştir.Sayın Waridel'i tanımadığınızı söylüyorsunuz ama polis ifadenizde söylediğiniz tarif tam Paul Waridel'e uyuyor." İtalyan yargıç Dr. Ben kumral dedim.75. Priolo Salvatore." Behçet Cantürk bilinen ifadelerini tekrarlayınca. Falcone araya girip sordu: "Paul Waridel. An layacağınız. İtalyan Yargıç Dr. Avni Karadurmuş'un adamları Ağa Koç. Benim tüm ifademi. İtalyan yargıca şu yanıtı verdi: "Paul Waridel Yunan Gizli Servisi'nin elemanıdır. Adımı gazetelerden öğrenmiş olabilir. Halbuki gazetedeki fotoğrafta boyu 1. Avni Karadurmuş'a Türkiye'den bazmorfin göndermedim. Laz Ahmet'i tanımam. ABD'nin ülkemize yolladığı yardımların kesilmesini istemiştir! Benim davam yurtiçinde olduğu kadar. İnterpol'ün Emniyet Genel Müdürlü-ğü'ne gönderdiği "gizli" yazışmalardan bile haberi vardı. Mehmet Süleyman.1. sizinle ilgili biraz önce okumuş olduğumuz ifadeyi verdi. Eğer sizin Avni 216 Karadurmuş ile uyuşturucu ilişkiniz yoksa.

Sonra Paul is mini polisin yazdırdığını söylüyorsunuz. Paul Waridel'in İtal ya'yı. biraz önce Paul Waridel'in kendinizin ifadesindeki Paul'e benzemediğini söylüyorsunuz. . renk aynen sayın Waridel'e benziyor.. 30 Kasım 1983 tarihinde Milli İstihbarat Teşkilatı'na 7 sayfalık bir ifade veriyor. sadece duruşmalarda değil.Biraz önce Yunan komplosundan bahsettiniz. Suçsuz olduğunu tekrarlıyordu.. Hangisi doğru.Sayın Cantürk. . Acaba sayın Waridel. kilo. . . ABD'nin İtalya'ya da ambargo koymasını mı istiyor? . Sayın Waridel ifadelerinde birçok İtalya'nın da ismini veriyor. sizin emniyette söyledikleriniz boy." Behçet Cantürk. Sicilya'yı suçlamak için bir komplo düzenlediğini bile mem.Ben Türkiye üzerine konuşuyorum. Polis bana zorla yazdırdı.Ben Paul diye birini de tanımıyorum.Sayın Cantürk. 217 .Tanımadım. siz hiç Paul diye birini tanımadınız mı? . bırakın tahmin yapmayı. İtalyan hukuk heyetinin her sorusuna benzer yanıtlar verdi. el yazısı ile yazıp verdiği 20 sayfalık dilekçesinde ilginç bir konuya değiniyordu: "(.) Diyarbakır doğumlu Suriye'de oturan Yaşar Vikan Ayana adlı Ermeni bir şahıs yakalanıyor. Benzese bile zaten onu bana zorla polis yazdırmıştı.bile benzemiyor. Hiç bir iddiayı kabul etmiyordu. cezaevinde yazdığı dilekçelerle de suçsuz olduğunu ispat etmeye çalışıyordu. 5 Mayıs 1985 tarihinde 4 nolu Askeri Mahkeme Başkanlı-ğı'na. Behçet Cantürk.

Behçet Cantürk'ün şansı hep yanındaydı. Günler geçiyor... Devletimizi böylece töhmet altına soktu. Bu kadar uyuşturucu ancak devlet himayesinde olur. Türkiye'yi suçlu göstermiştir. Avrupa devletleri artık Türkiye'yi. onlarla uyuşturucu işi yaptığım iddia ediliyor.çıka. Polis bu ifadeleri göndererek. emniyet görevlilerini bu kez. 219 . hukuk bilgisini epey artırmıştı..İfadesinde Suriye'nin Kamışlı ilçesi gümrük kapısında taksicilik yapan Garo isimli şahsın adını vererek. beklediği tahliyeye bir türlü kavuşamıyordu. duruşmalara gire. bir başka nedenle Mahkeme Heyetine şikâyet ediyordu: "Polis ifademi aldıktan sonra bunları İnterpol aracılığıyla Avrupa ülkelerine gönderdi. ASALA ve Kürdistan İşçi Partisi (KİP)/DDKD ile ilgili davalardan beraat etmişti. Şimdi ben onlarla işbirliği mi yaptım? Polis ülkemizin itibarını çok kötü etkilemiştir.. yasada yapılan değişiklik sonucu beraat etmişti. 1979.. Artık "ifademi işkence altında verdim" cümlelerini de unutmaya başlamıştı. Fakat Behçet Cantürk. MİT görevlileri tarafından serbest bırakılıyor. 3 bin ton uyuşturucu gönderdiğimi söylüyorlar.AP ve Bülent Ulusu hükümetleri geldi geçti.83 yılları arasında CHP. Ayrıca ASALA'nın eroin kaçakçılığı yaptığını. kendisinin de eroin işine karıştığını söylüyor. bu kişinin ASALA ile işbirliği yaptığını belirtiyor. ASALA ile birlikte uyuşturucu kaçakçılığı yaptığını söyleyen bir Ermeni neden serbest bırakılıyor?" Behçet Cantürk. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nın l nolu Askeri Mahke-mesi'nde yargılandığı. 22 Ocak 1987 tarihli duruşmada. 2 Eylül 1985/17 Ocak 1986/5 Mayıs 1986/10 Kasım 1986 tarihinde verdiği dilekçelerde hep aynı soruyu tekrarlıyordu: "Neden tahliye edilmiyorum?" 218 DÖRT DAVADAN BERAAT Behçet Cantürk 1987 yılını da. Mamak Askeri Cezaevi'nde karşıladı. İddianameleri okuya okuya. ASALA ile ilişkili olduğum. Bu arada Yaşar Vikan Ayana. silah ve uyuşturucu kaçakçılığı davasının duruşmaları birbirini izliyor. Bulgaristan gibi kaçakçıları himaye eden bir ülke gibi görmektedir. Ancak uyuşturucu ve silah kaçakçılığı duruşmaları uzadıkça uzuyordu. "Garo adlı şahısın benim teyzemin kocası Kemal Güzel olduğu öğrenilince. Behçet Cantürk. İki suçundan da Başbakan Turgut Özal kurtarmıştı: Döviz ve pırlanta kaçakçılığı yaptığı iddiası ile yargılandığı davalardan.

İtalyanlar gelip bana sorular yöneltiyorlar. Bunlar sizin ifadenizle çelişiyor.500 bin dolar geldi. Zürih'te bir bankada hesap açtırmamım nedeni bu ülkeye rahat girip çıkmaktır. "Avni Musullulu ve şebekesi ile herhangi bir ilişkim yoktur. 220 "Yıllarca müteahhitlik. devlet tahvillerim var. anlayamıyorum. Bu kez Palermo'dan değil Torino'dan bir hukuk heyeti gelmişti: Torino Mahkemesi Ceza Tahkikat Hakimliği'nden Marse Vanudano. bunu açıklar mısınız" sorusunu yönelttiler. benim İsviçre'de l milyon dolarlık hesabım yoktur.. Belki bana para isabet etmiş olabilir. Duruşmanın yeni konukları yine İtalyanlar'dı. Ayrıca ithalat. ithalat-ihracat yaptım. sevincini aldı götürdü. Belki bankada bir miktar para bırakmış olabilirim. Banka..Bunu niye yapmıştır.50 milyonu bulan parayı Fikri Koca-kerim'e verdi. Eşi Hidayet Kaşan'ın ziynet eşyaları 30 Mart 1987 tarihinde geri verilmişti. İki otelim. Türk ikası olarak 45. 400. "Bizim İsviçre'de edindiğimiz bilgilere göre. Tekrar ediyorum. O da bana.500 bin dolar para için. İtalyanlar Behçet Cantürk'ün İsviçre bankalarındaki hesapları ile ilgiliydiler. emlakçilik. Marilinda Mineccia ve Dr. bunları ben işkencede ölmemek için uydurdum.ihracat işi yapıyorduk. Bu hesabın İtalya'daki alışverişlerle filan ilişkisi yoktur." İtalyanlar bu kez.500 bin dolar değil." İtalyanlar. bir nevi altın piyangosu gibi birşey düzenliyordu. bacanağım olan Hüseyin Azizoğlu'na telefon ettim.500 bin dolar olarak geri verdi. Vittorio Russo. gayrimenkullerim. Zürih'te bulunduğumda. Yanılıyorsunuz." . 7 Nisan 1987 tarihinde yapılan duruşma. binlerce dolarlık giriş ve çıkış olmuş. Ancak istedikleri yanıtları alamıyorlardı. idam edileceği korkusunu üzerinden atmıştı. Mantığım bunu kabul etmiyor. Yaşar Kısacık'la başka bir ilişkim de yoktur. oto alım satımı.ihracat işleri nedeniyle İsviçre'ye döviz transfer etmek gerekiyordu. Sevindirici gelişmeler de oluyordu. İstediğim 400. "Böyle bir durumdan benim haberim yok. Türkiye'ye telefon ettim. Polisin bana işkence yaparak aldığı ifadeler sonucu. Dr. Polisin bana dikte ettirdiklerini söyledim. "1981 yılında İsviçre'de Emin Görpe ve eski milletvekillerinden İsmet Hilmi Balcı ile birlikte ithalat. evdeki tahvilleri paraya çevirdi. Bu paranın kaynağını merak ediyorlardı." Rahatlamıştı.ihracat ile uğraşan bir kişiyim. Bu ithalat. İsviçre'de 400. Avni Musullulu'nun bürosunda çalışan Yaşar Kısacık İngilizce biliyordu. Onunla gidip hesap açtırdım. sizin hesabınıza 8 Ağustos 1981 tarihi itibariyle. l milyon dolar olduğunu söylediler. İsviçre'deki bankalarda 400.

Behçet Cantürk'e bir yardım da koğuş arkadaşı Korkmaz Göldağı'ndan geldi: "Ben de İsviçre'de hesap açtırırken. Korkmaz Göldağı ve Sarı Avni'nin gemisinde kaptanlık yapan Engin Mehmet ile ilgili belgeleri. Yaşar Kısacık. Onlara göre. İtalyanlar. Kısacık'ı resmen istemişti. İtalyan adli makamlarını. Behçet Can-türk. açtığı gizli hesabı. 221 Behçet Cantürk'ün avukatı Uğur Alacakaptan.. İkincisi. PQ 88533 nolu hesaba "para yatırma ve çekme yetkisini" gösteren.. İtalya'daki Türkiye Büyükelçisi aracılığıyla (Yazı no: 000926). Avukat Uğur Alacakaptan şikâyet etmekte haklı değildi. orada ikamet etme şartının bulunması gerekli olabilir. PQ 88533 nolu hesabın tüm cetvellerini mahkemenin huzuruna getirince Behçet Cantürk çok şaşırdı. İsviçre bankasındaki hesabımla ilgili tüm yetkileri devrettiğime dair herhangi bir yetki vermedim ve bir belgeye de imza atmadım" dedi. Behçet Cantürk. bankaların hesaplarıyla filan fazla ilgilenmeyeceğini düşünüyordu. ben farkında olmadan bana bankadan para yatırma ve çekme yetkisine dair bir belge imzalattırdığını öğrendim. Behçet Cantürk'ün. gelip kendileri Türkiye'den delil toplayabiliyorlar" diyerek Mahkeme Başkanına şikâyet ediyordu. adli mercilere vermeyeceğini sanıyordu. Bu belgeyi hemen iptal ettirdim!" İtalyanlar'ın. yabancı dil bilmesi nedeniyle Yaşar Kısacık. Cantürk'ün diğer avukatı M. Yaşar Kısacık'a verdiği. İtalyanlar'ın bizim emniyet görevlileri gibi. İki yıl sonra İsviçre'ye git-tiğimde. Yaşar Kısacık İsviçre'de gözaltına alınmıştı. "İsviçre bankalarında hesap açılabilmesi için. bana da yardımcı olmuştu. 4 Nisan 1986 tarihinde. Sicilya Mafyası'na eroin tedarik eden en önemli isimlerden biriydi. Aslında böyle ifade vermesinin iki nedeni vardı. hesap çizelgelerini mahkemeye sunarak ülkelerine döndüler. İsviçre bankalarının.Behçet Cantürk şaka yapmıyordu. Cevdet Yardım. İtalyanlar. İsviçre Federal Mahkemesi iade edip etmemeyi tartışırken.Yaşar Kısacık'ın nerede olduğunu öğrenmekti. ellerinden geldiği kadarıyla Türkiye'ye bilgi ve belge gönderiyordu. "Mahkemenizce. Bunları ciddi ciddi anlatıyordu. Yaşar Kısacık ortadan kayboluvermişti! 222 . Paul Waridel'in itiraflarından sonra. "Yaşar Kısacık'a. Bu hususun resmen araştırılmasını istiyoruz" dedi. mahkemeye göndermişlerdi. İki yıl hesaba para yatırıp çektim. Yaşar Kısacık'ın. Belki müvekkilim mahkemenizde ifade verirken bu hususu zuhulen unutmuş olabilir. 31 Ağustos 1981 tarihli belgeyi bile bulmuşlardı. Türkiye'ye gelmelerinin birincil nedeni. İtalyanlar. İtalyanlar. Örneğin. İtalya. istenilen belgeleri göndermedikleri halde. banka dekontlarını.

. Ben uyuşturucu kaçakçısı mıyım. 2 Aralık 1986." İtalyanlar birçok isim sıralıyor ancak. Gabriella Apitanio ve Mali Polis Binbaşı Matteo Rabiti." "Peki İsviçre'de herhangi bir bankada hesabınız var mı? Hiç banka müdürü tanıdınız mı?" sorusunu da kızarak yanıtlıyordu: 223 "İsviçre'de bir hesabım olup olmadığı İtalyanları ilgilendirmez. sesini yükselterek. Ben sorularınıza yanıt vermiyorum. Vito Piglionica. "kendisi. 232 gram eroin ile 17 gram esrar ve 2 gram kokainle bir ilginiz var mı?" oldu. İtalyan adli heyetinin. tercüman Buruna Pari aracılığıyla. "Uyuşturucu ticareti yapan Sicilyalılar'dan... Hakkında İtalya'da çıkarılmış bir tutuklama müzekkeresi vardır. Behçet Cantürk. Milano Hukuk ve Ağır Ceza Mahkemesi Tahkikat Hakimli-ği'nden. "8 Mayıs 1985 tarihinde Milano kentinde yakalanan. Türkiye'ye gelip araştırmalar yapması. 10 kilo. Size açık ve net söylüyorum." Behçet Cantürk araya girerek. Bu soruları neden bana yönelttiklerini öğrenmek istiyorum. İtalya'da uyuşturucu madde kaçakçılığı şüphesi altındadır. İtalyanlar. Dr. sertçe yanıt veriyor: "Bunları bana niçin soruyorsunuz. Fotoğraflar gösteriyorlar ancak Behçet Cantürk'ten yine olumlu yanıt alamıyorlardı. neden bana soruyorsunuz?" Sinirlenme sırası İtalyanlara gelmişti. tanıdığı isimleri söylemesini" istiyorlar." İtalyan hukuk heyetlerinin. soruya çok sinirlendi: "Milano'daki olayla ilgili olarak neden ifadem alınıyor. Behçet Cantürk. anlamış değilim..YARGIÇ FALCONE ÖLDÜRÜLÜYOR İtalyanlar pes etmiyor. Behçet Cantürk'e bazı sorular yöneltmek için gelmişlerdi. Behçet Cantürk hiç birini tanımadığını söylüyordu. ilk sorusu. . Behçet Cantürk'ü ve avukatlarını rahatsız ediyordu. ben İtalya'da kimseyi tanımıyorum. mahkemelere girip sanıklara sorular yöneltmesi. "Siz bunları benim işkence zoruyla emniyetteki ifadelerime dayanarak yaptınız. Bunu bana ancak Türk mali makamları sorabilir. Tutuklanma müzekkeresinin nedeni bu ifadelerdir.

O günlerde altın kaçakçılığı ile ilgili bir haber hazırlayan Hürriyet gazetesi muhabiri İrfan Taştemur. emniyeti. MİT ve polis birbirinin altını oyuyor. . Eymür." 224 Mehmet Eymür. Öyle ki. emretti : "Ortalık toz. Köşk'ün istihbarat biriminde görevli damadı. Müsteşarı Ündül'ü aydınlatmak için. İsviçre'deki soruşturmanın daha ileri gitmemesi için. Topladığı bilgileri. Federal Hükümetin kendisine yaptığı baskıları protesto eden Savcı Dick Marty ise. Kimdir bu ekipler? Tahterevallinin bir ucunda Hiram. bir diğeri. "belden aşağı vuran" raporlar vardı!. karısı ve üç korumasıyla birlikte mafya tarafından.. Şimdi ben yurtdışına gidiyorum. MİT Müsteşarı Korgeneral Hayri Ündül. ne de Dick Marty gibi mesleğinin onuru için istifa eden savcı vardı. MİT'İ. Gazeteci Taştemur okuduklarına inanamamıştı. bir o çıkıyor. dönünce kapanalım bir odaya. MİT RAPORU 1987 yılının bir sonbahar günü.. Teşkilatlar gruplara ayrılmış.. "Altın kaçakçılığını bırak. 23 Mayıs 1992 yılında öldürülecekti. Giovanni Falcone gibi yeraltı dünyası ile mücadele ederek adını simgeleştirmiş yargıç.iki değişiklik yapıp. "Tahterevallinin bir ucuna çıkan Hiram Abas"a. bana akşama kadar neler olduğunu anlat. Mehmet Eymür hazırladığı dosyayı çok beğenmiş olmalı ki. şuna bak" diyerek. yola döşenen bir ton dinamitin patlatılmasıyla. Türkiye'ye gelip Behçet Cantürk'ün ifadesini alan Palermo Yargıcı Dr. iyi olmuş" deyip. Mehmet Eymür'ü odasına çağırarak. diğer ucunda Nuri Gündeş. küçük bir. MİT görevlisi Erkan Gürvit'e verdi. Birkaç istisna dışında Türkiye'de. ne Dr.. Giovanni Falcone. çok sevdiği mesleğini bırakıyordu. magazin ve iş dünyasını yakından tanıyan sanıkların sorgusunda bulunmuştu. bir nüshasını da Kenan Evren'in. "eline sağlık. mafyaya karşı hukuk savaşı başlatmışlardı. götürüp dosyayı verdi! Hiram Abas raporu okudu. 10 Kasım 1987 tarihinde bir rapor haline getirdi.. başta Behçet Cantürk ve Dündar Kılıç olmak üzere.. Bizde..İtalyan hukuk adamlarından rahatsız olan başkaları da vardı: İtalyan hakim ve savcıları bugüne kadar "çizme"nin tanık olmadığı bir mücadeleyle. 1984 yılında. Mehmet Eymür'den kendisine yardımcı olmasını istedi. "Gruplar üstü" Mehmet Eymür..duman. dosyayı geri verdi. hazırladığı dosyayı gösterdi.

Bu. 7 Şubat 1988 tarihinde "MİT Raporu" nü haber yaptı.Hürriyet Gazetesi. kamuoyu günlerce bu raporu konuşmuştu. Mehmet Eymür ne yazmıştı ki. raporu haber yapmaya çekindi. bir başka olayın peşinde koşması çok zordu. * Nuri Gündeş MiT'ten emekli olduktan sonra. Nuri Gündeş ile bir likte. Hüsamettin Cindoruk'un özel korumasını yaptırtmıştır." Gazetecinin. İrfan Taştemur bu "hastalığa" yakalanmıştı. 225 Önce yalanlandı. Gazeteci Taştemur. Dündar Kılıç ve Yaşar Yamak'la (Topal Yaşar) ilişkilerin den dolayı MiT'ten ayrılmaya mecbur edilen ve MİT'te iken kaçakçılık konularına bakan Cengiz Abanoğlu da çalışmaktadır. inanılması zor iddialara yer vermişti: * Dönemin MİT İstanbul Daire Başkanı olan Nuri Gündeş'in. "Haberde sınırın ötesi" ilkesiyle yayın hayatına giren 2000'e Doğru dergisi. Nuri Gündeş. Onlar da yayımlayamaya-caklarını söylediler. zaman zaman MiT'in imkânlarıy la. Hüsamettin Cindoruk ve Dündar Kılıç'la yakın irtibatı bulunmaktadır. yazamamak. polis içindeki çekişme. Sonra geri adım atılıp. Mehmet Eymür. Aynı yanıtı aldı. Şehmuz Tatlıcı'nın Kadı . çok iyi bir haber yakaladığının farkındaydı. polis ve kamu görevlilerinin ilişkileri başlıkları altında kaleme aldığı 23 sayfalık raporda. Nokta dergisine gitti. Emin Can kurtaran'in yanında çalışmaya başlamıştır. kabullenildi. Atlatma bir haber yakalayıp da. mesleki bir hastalıktı. Banker Bako olayı. yeraltı. yayımlata-mamak bir gazeteci için "yüktü. yakaladığı haberden "kurtulamadığı" sürece. Cengiz Abanoğlu aynı zamanda. Peki. Gazeteci Taştemur haberi Milliyet'e götürdü. Ortalık karıştı.

altın kaçakçısı Nasrullah Ayan'ın. TAHSİN ŞAHİNKAYA. * Yeraltı dünyasından DYP'ye sızma ve destek. İstanbul'daki yeraltı dünyası ile yakın ilişki içindedir. Ermeni asıllı anneden doğma. bu borcun senedi Yapı Kredi BankasıMecidiyeköy Şubesinde muhafaza edilmiştir. Hikmet Keçeli. CANTÜRK İLİŞKİSİ * Tahsin Şahinkaya. Li celi uyuşturucu ve silah kaçakçısı Behçet Cantürk'ün ifadeleri226 ne istinaden. borç almış. eski tarihlerde Behçet Cantürk'ten 300 milyon TL. gözaltına alınan ve ifadelerden. Behçet Can-türk'iin uyuşturucu kaçakçılığına askeri kamyonlarla destek sağladığı anlaşılan Emekli Albay Ali İhsan Cesur. * 1984 yılında yakalanan.Karadur . bilâhare bundan vazgeçmiştir. Buna misal. * Ünal Erkan başkanlığındaki İstanbul Emniyet Müdürlüğü üst düzey kadrosu. Ahmet Ateşli l Kasım seçimlerinde DYP'den aday olmuş. partiye Fatih'ten kaydolan Emekli İstan bul Mali Şube Müdürü Cevdet Saral'ın yanı sıra Emekli İstih kam Albay Ali İhsan Cesur gösterilebilir. o parti yö neticileriyle (mafya) ilişkilerinin fazlalığı nedeniyle daha çok olmuştur. Bu ilişkinin en büyük koordinatörü. bütün dünyaca aranan Sarı Avni (Avni Karadurmuş) ile dünürdür. uyuşturucu ve silah kaçakçısı Behçet Cantürk ile yakın irtibatları vardır. emekli Cinayet Masası Şefi Ahmet Ateşli ve Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar'dır.köy'deki ŞETAT isimli bir kuruluşunda da görevlidir. * Kaçakçı armatör Ziya ve Halis Kalkavan'ların. Mehmet Ağar da DYP'den milletvekili olmayı düşünür ken. Sarı Avni (Avni Musullulu.

Sarı Avni'nin. D. Bşk. bu sebeple gazino. Mehmet Ağar adı geçenin terzi.muş). Şahinkaya'nın bu alandaki ilişkilerine ait Anka ra Sıkıyönetim 4 nolu Askeri Mahkeme Başkanlığında ifadeler. Üruğ' dur. Behçet Cantürk. Tahsin Şahin kaya'ya yurtdışında bir villa aldığından bahsedilmektedir. yolsuzluktan ka muoyuna aksetmiş olan Şükrü Balcı'yı ve eski İstanbul MİT Blg. * Polislikten gelme Nevzat Ayaz. * Genelkurmay eski başkanı Necdet Üruğ. Tah sin Şahinkaya'nın istanbul Emniyet Müdür Muavini Mehmet Ağar ile yakın irtibatı olup. Başkomiser olduğu tarihte İstanbul Emniyet tescil amirliğine bakmış. Sayın Cumhur başkanımız tarafından mükâfatlandırılmasını sağlamıştır. Ayrı ca Dündar Kılıç'ın avukatlığım yapmış olan Mümin Kavalalı'nın. Tahsin Şahinkaya'nın akrabası olduğu söylenmektedir. Selahattin Delidere isimli bir silah ve uyuşturucu madde kaçakçısının konuştuğu (Diyarbakır'da) bu teyp bandında. teyp tapeleri ve teyp bantları bulunmaktadır. kahvehane ve benzeri yerlerin ruhsatlarının verilmesinde Fah . Dündar Kılıç ve Fahrettin Aslan mafya sıyla ilişkilidir. Şükrü 227 Balcı ile ilgili yolsuzluk soruşturmalarının da kapatılmasını sağlayan N. Nuri Gündeş'i devamlı himaye etmiş ve Şükrü Balcı'yı âdeta kahraman gibi empoze ederek. el bise temizliği dahil her nevii özel işleriyle uğraşmaktadır.

İbrahim Aslan'a ait Aslan Nakliyat. Fahrettin Aslan'a plaket vermek ve bunu basın aracılığı ile yansıtarak.rettin Aslan ve diğer yeraltı adamlarıyla ilişkiler kurmuştur. eski Genelkurmay Başkanı Üruğ'un. Süleymancı Kemal Kaçar'ın koordinatörlük yaptığı şirketin sahipleri İbra him Arslan ve Mahmut Şahin ile yakın temas halinde olup.II. İbra him Arslan. 150 TIR'a sahip bulunmaktadır. Fahrettin Aslan'la ilgili uyuşturucu madde kaçakçılığı soruşturmasının sürdüğü tarihte. Şahlan ve Aslan Nakliyat firma larının genel koordinatörü Süleymancı lider Kemal Kaçar'dır.III adlı gemileri olduğu bilinmektedir. bu şahıslara gizli kalması icab eden soruşturma ve tahkikatlarla il gili bilgi vermektedir. Şükrü Balcı. Birçok olayın arkasında olan Vali Ayaz. kendisini bu görevden al mak istediğini bildiği Turgut Özal Hükümeti'ne sempatisi yoktur. TIR taşımacılığı yapmaktadır. Aslan'ı onurlandırmak suretiyle himaye eden de yine Vali Ayaz'dır. * Şükrü Balâ'nın gayrimüslimlerden baskı suretiyle para top lama işinde de adı geçen Vali Ayaz'ın. F. Sa yın Cumhurbaşkanımıza müspet empozeleri ile bugüne kadar yerini muhafaza etmiştir. * Mehmet Ağar. Malatya Valisinin makam şoförlüğü sırasında uyuş turucu ve silah ticareti yapmıştır. Hira I. Şükrü Balcı ile sınıf ar kadaşı ve yakın dosttur. Deniz Ticareti ile iştigal etmektedir. Mahmut Şahin'e ait Şahlan Nakliyat. Fındık Kralı diye bilinen Lokman Kundak- . * Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar.

Ankara'daki üst düzey bürokratlara da Mehmet Ağar empoze etmekte ve Turan Çevik. * Mehmet Ağar. İsmail Taşkafa. Fevzi Öz. Nihat Camadan.çı'yı bir yeraltı grubuna dövdürmek ve sonra himayesine almak suretiyle Lokman'la yakınlık kurmuş. keza hayali ihracatın bü yük isimlerinden Turan Çevik'e de baskı kurdurarak aynı yakın lığı sağlamıştır. bu şahıslar da paraları büyük işadamlarına verererek faiz al maktadırlar. bağlantılarını sağlamlaştırmakta. . * Mehmet Ağar'a ait 18 adet ev ve arsa tapusu. Perşembe Pazarı'nda otomobil yıkayıcılığı yapar ken. Nec det Ulucan gibi ünlü isimleri üst düzey bürokratlarla ve hattâ Bakanlarla tanıştırarak. Dayısının eski eşi. 228 * Yeraltı dünyasını. dayısı Yıl maz Akçadağ'ın boşanmış olan eşi Şükran Akçadağ'ın üzerin dedir. kısa zamanda demir ticareti ve faizcilikle milyarder olan Ekrem Gocay ve ortağı Yılmaz Akçadağ'ın Kabataş Setüstü'nde yazıhaneleri vardır. Ziver Öktem ve Necati Altuntaş'ın gayrimeşru paraları Mehmet Ağar'ın dayısı Yılmaz Akçadağ ve ortağı Ekrem Gocay'a verilmekte. faali yetini legalize etmektedir. bu tapuların üzerinde gözükmesinden rahatsızdır.

Turan Çevik. Etiler Ulus Mahallesi'nde ve Kadıköy. Arap ülkelerinde dansözlük yapan dostu Yonca Yücel yürüt mektedir. Lunaparkçı Oman Kavran '86 Yılbaşında 5 229 adet beşibiryerde ve Aşıcıoğlu Grubunun adamı. Emniyet Genel Müdürlüğü'nde üst rütbede bir kişiye sürmüş ve bu şahsın Pınar ile olan ilişkileri ve fotoğrafları İstanbul Emniyeti'nce şantaj olarak kullanılmış tır.* Ünal Erkan ve Mehmet Ağar'ın gizli ve önemli buluşma larını yaptıkları. * Mehmet Ağar İstanbul'da 131 19 10 nolu telefonda bulu nan Pınar isimli bir kadını. Mehmet Ağar'ın eşi Emel'e RENO.Bostan cı'da iki ev vardır. Yonca Yücel'in İstanbul adresi: Teşvikiye Caddesi 66/8 Celal Apt. * Mehmet Ağar'ın yurtdışı bazı bağlantılarını. * Turan Çevik 3 yıl kadar önce Mehmet Ağar'a 5 milyon değerinde bir saat. * Mehmet Ağar'ın.5 almıştır. Ulus mahallesindeki ev Diyarbakırlı Vekin Aktan'ın üzerine olup. kaçakçı ve kuyumcu Cavit de. Burak Sağman ve bazı bü . parası Behçet Cantürk tarafından öden mektedir. Telefonu 141 70 08'dir. olup. * Mehmet Ağar Ankara'ya geldiğinde Yonca Yücel ile 127 58 82 telefonlu konsomatris Nur'un evinde buluşmakta ve kalmak tadır. özellikle.

İtalya Polisi. Esasında her iki telefon da İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar'ın makam telefonlarıdır. Londra 360 44 84 no. Mehmet Ağar'ın bu işlerini.lu telefonda bulunan Halil Peril'dir. Fikri Parparoğlu. Fahrettin Özdemir isimli şahıslar.) * Mehmet Ağar'ı bu telefonlardan arayanlardan bir diğer şa hıs ise. Ankara'ya sık sık gelip giden şoförü polis memuru Necdet takip etmektedir. Kıbrıs'ta Con Aziz adıyla bilinen yeraltı dünyasına mensup Aziz Mehmet Kent'in adamıdır ve Oflu Osman (Osman Cevahiroğlu) ile irtibatlıdır. Necdet'in. yakalananların üzerinde bulunan telefon numaralan be yanında İstanbul 528 28 14 ve 172 08 08 telefonlarını vermiş lerdir. Kulüpçülük ve uyuşturucu kaçakçılığı yapan Halil Peril. (Sirkeci ve Gayrette pe'deki. Bülent Gökben. 10 kilo 230 gram eroinle yakalanmışlardır. bu telefonların nerelere ait olduğunu İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden sormuş. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ise genel bir cevap ile olayı geçiştirmiştir. hakkındaki söylentilerin açığa çıkması karşısında. * 5 Ağustos 1985 tarihinde Milano'da.rokratlarla ortak hayali ihracat işleri vardır. 230 . yakın tarihte polislikten ayrıldığı ve Ayvalık'ta Belediyeye ait 160 yataklı oteli kiraladığı belirtil mektedir. Mehmet Serdar Alpan. Kaçakçılık Daire Başkanlığı.

Elazığlı olan Orhan Uzeler'in hemşehrisi Mehmet Ağar ve Emniyet Müdürü Ünal Erkan müfettişlere karşı himaye etmişler ve ak lanmasını sağlamışlardır. Orhan Uzeler'in Mali Şube sindeki odasında. Şükrü Balcı yargılandı ğında lehinde de tanıklık yapmıştır.) * Güvenlik kuvvetlerinin. Cevdet Saral. Atilla Aytek ve MİT'e karşı yapılacak yayımları planlamakta dırlar. Orhan Uzeler. gazeteci İrfan Ülkü ve Kasım Gence toplanarak. aktör Ka dir İnanır'la uzun zamandan beri birlikte yaşayan kızı Canan Özbek'in. Şarkıcı Hülya Süer. * Yeni Mali Şube Müdürü Orhan Uzeler. Dündar Kılıç'ın kızı ve damadı Uğur (her ikisi de Uğur) ile yakın ilişkileri mevcuttur. Emniyet Müdür Muavini Mehmet Ağar ve Gazeteci Rauf Tamer de yakın ilişki içindedirler. Terzi Mualla'nın."BEHÇET CANTÜRK'ÜN RÜŞVET VERDİĞİ. kanuni görevlerinin ifası sırasında zaman zaman çeşitli teknik dinleme yoluna başvurduğu bilin . Terzi Mualla ve Canan'la. daha önce Behçet Cantürk'ten rüşvet almaktan soruşturma geçirmiştir... Tayyar Seven." * Kamu kesiminde birçok kişinin tanıdığı Terzi Mualla. Şükrü Balcı. Orhan Uzeler. 3 yıldan beri Dündar Kılıç'ın dostu (gayrimeşru karısı) ile birlikte ortak konfeksiyon işi yapmaktadır. (Böyle bir toplantı 3 Kasım 1987 günü akşamüstü meş kûr yerde yapılmıştır.

bu amaçla belirli bir organizasyonda bulunduğu bilinen hu suslardandır." Mehmet Eymür'ün yazdıkları doğru muydu? 231 Doğru olduğunu iddia ediyordu. gelen tepkilere fazla karşı koyamadı. Necati Altuntaş. sızması ve içerdiği bilgiler" başlığıyla 19 sayfalık bir rapor daha yazdı. "emanetçi" Cindoruk'u ve "Bir Bilen" Demirel'i yıpratmak için yazılmıştı. Emniyet Genel Müdürlüğü ilgili birimlerinin ve İstan bul Emniyet Müdürlüğü'nün telefon dinleme çalışmaları yaptı ğı. muhtelif görüşmelerimizde olayların perde arkası ile ilgili bilgiler vermişti. ki şisel amaçlarla kullanıldığına ilişkin duyumlar intikal etmekte dir. Keza bu olayla ilgili olarak Urfa Emniyet Müdür Yardımcılığına tayin edilen İstanbul Çevik Kuvvet Şube Müdürü Necati Altuntaş da.. Bu durumun çeşitli açılardan komplikasyonlara yol açacağı izahtan varestedir. Ozal'ın rakibi DYP'yi. Ancak özellikle İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ndeki dinlemelere ilişkin uygulamaların görevin ifasından çok. Hiram Abas. Abas.. Kendisine Necati Altuntaş'ın anlattıklarını . Eymür ve Eken pasif görevlere. Mehmet Eymür öyle kolay pes etmek istemiyordu. Üçü de istifa etti.mektedir. MİT içinde başını.. Teşkilat dışındaki bazı elemanlardan bu konuda bilgiler intikal etmişti. BAKAN KARAEVLİ'NİN BASKISI Mehmet Eymür yeni iddialar ortaya atıyordu: "Banker Bako olayı. Başbakan Turgut Özal'a çok bağlıydı. harcatıldığını düşünüyor ve haksız yere cezalandırılacağından korkuyordu.. 8 Mart 1988 tarihinde. Araştırma Planlama Kurumu (APK) uzmanlığına atandılar. Zaten rapor. Mehmet Eymür ve emekli Yarbay Korkut Eken'in çektiği ekip. Ricalarını kırmayarak bu konuda görüşmek üzere Sayın Emniyet Genel Müdürü Saffet Arıkan Be-dük'e gittim. basında bir hayli güncel vaziyetteydi.. "MİT Raporu şeklinde adlandırılan etüdün hazırlanması. Başbakan Özal.. bir oyuna getirildiğini.

233 "Faik Türün Paşa. aşırı solun yıpratıcı propagandasına maruz kalınacağını. yanındaki güzel bir hanımla Faik Türün'ün yanından çıkıyordu. Şube Müdürlüğü yaptığı tarihte. Bu görüşme sırasında Saffet Arıkan Bedük. O tarihlerde bu şahısların ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda. Birgün Başkent Gazinosu'nda eğlenirlerken. "KOMUTANLARA KADIN SUNULUYORDU" "Zamanın Sıkıyönetim Komutanı Faik Türün. O tarihlerde Fahrettin Aslan'ın yeraltı dünyası ile üst düzey yöneticiler arasında irtibat görevi yaptığını. güzel kadınları peşkeş çektiğini. Uğurlu. yeraltı dünyasının ünlülerinin toplanması. birgün soruşturmayı yürüten kişilerin başındakileri makamına çağırdı. Antalya'da yakalanan bir gemi olayının kapatılması için Bakan Karaevli'nin kendisine baskı yaptığını söyledi. Şükrü Balcı ile ilgili gelişmeleri anlattık. nasıl bir milliyetçilik . Bezal. o tarihteki İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Faik Türün'ün planladığı bir faaliyet üzerine. mektuplarını. henüz İstanbul Emniyet Müdür Muavinliğine getirilmiş olan Şükrü Balcı'nın 1. Bülent Öztürkmen ve Bakan Ahmet Karaevli'nin hayali ihracatçılarla ilişkilerinden bahsetti. bizi ilgi ile karşıladı ve gelişmeleri sordu. hem de homoseksüellikten fişi vardı. 232 "Etüdün dayandığı kaynakların bilinmesi için eski tarihlere dönüp bazı olayları anlatmak istiyorum: "1973 yılında görevli iken. "Yine o tarihlerde tespit edip ifade ve fezlekeye geçirdiğimiz bir husus. birçok üst düzeydeki bürokrat ve subayın gece kulüplerinde. kartvizitlerini buldum.ilettim. mahkemeye verilmesi işlerinde görevlendirildim. toplantı ve yemek gibi işleri parasız organize etmek suretiyle yöneticilerle yeraltı dünyasının ilişkisini sıcak tuttuğunu öğrendim. Bulgaristan'dan getirilen silahlarla terörün tırmanmasını sağlayan kaçakçılardan rüşvet almasının. bu hususu ifade ve fezlekelerden çıkarmamızı rica etti. Polislerce ifade edildiğine göre adı geçenin hem kadın satışından. Zihni İpek'i ve diğer birçok uyuşturucu ile silah kaçakçısını topladım. düğün. Babalarla birlikte çekilmiş fotoğraflarını. Bunun üzerine Şükrü Balcı'nın. böyle bir konunun mahkemeye intikali halinde. Mirza ailelerinin fertlerini. sola ve teröre karşı mücadelesi ile tanınmış milliyetçi bir kimse olduğunu. Kendisinin gerekli idari soruşturmayı yapıp cezasını vereceğini söyledi. Biz makamına girerken. teşkilatımdan birkaç MİT mensubu arkadaşımla birlikte 'Babalar Operasyonu' denilen. Bulgaristan üzerinden silah kaçakçılığı yapan Uğurlu ailesi reisi Hüseyin Uğurlu'dan rüşvet aldığı konusuydu. sorgulanması. 'Gazinocular Kralı' Fahrettin Aslan. "Ben teröre karşı mücadele ile şöhret yapmış bir Emniyet Müdürünün.

Behçet Cantürk Ermeni bir annedendi. Beşiktaş'daki sarışın sevgilisinin oğluveya kızı ile Fahrettin Aslan'ın yeğeninin evlendirildiği ve böylece yakınlık kurulduğu gibi hususlar da vardı. Mustafa Ercan ve Ankara Daire Başkanlığı memurlarından Nuri Gündeş'in akrabası Hacı Ah Arslan'ın Dündar Kılıç'la. yine yanında güzel bir kadınla Merkez Komutanının makamından çıkarken de görmüştüm. terfi etmek suretiyle muhafaza etti. 'Beni iyi tanıması lazım. teşkilatın bilgisi haricinde menfaat ilişkileri içinde bulunduğunu öğrendik. 'en üst kademelerden. "Fahrettin Aslan'ı. Bana. maalesef başta teşkilatımızdaki ilgililer olmak üzere. İstanbul Valisi. ABD'de yapılan son yılların en büyük mafya tevkifatı ile İsviçre ve İtalya'da yapılan önemli mafya tevkifatlarının ilk çıkış noktaları. poliste her türlü ahlâksızlıktan fişi bulunan bu şahsın. "Bu hususların ortaya çıkmasıyla birlikte teşkilatın en üst kademelerinde. Kendi kendime. . küstah ve tehditkâr bir hava ile konuşuyordu. Üstelik bu olaydan sonra Nuri Gündeş terfi alarak Ankara'ya Dış İstihbarat Başkanlığına getirildi. uyuşturucu ve silah kaçakçısı Behçet Cantürk'ü sorguya aldık. Konsey Üyesi Tahsin Şahinkaya'nın. İstanbul MİT Daire Başkanı ve Merkez Komutanı'nın bilgisi dahilinde yaptığını be234 lirtiyor. (MİT) Müsteşar Yardımcısı Sedat Semerci'nin adını vererek. Keza aynı şahsın verdiği bilgilerden Kürtçülük ve Ermeni faaliyeti ile ilgili birçok operasyonlar yapıldı. İstanbul Sıkıyönetim Komutanı. Bu operasyonları çok daha geniş tutmak mümkün iken.duygusu olduğunu anlayamamıştım. Allah demek talimat vermedi' diyerek. Şükrü Balcı'nın tüm faaliyetlerini. Dündar Kılıç'ın söylediklerini ilettim. Bana. Tepki gösterdi ve Dündar Kılıç'a küfür etti. Behçet Cantürk'ün sorgusunda alınan bilgilerdi. Anlattıkları arasında. "Aradan yıllar geçti. bir çok kişi olayı bir kaçakçılık faaliyeti şeklinde ele alıp. devlet memurluğunu. Sedat Semerci Paşaya. ideolojik yönüne gerekli ağırlığı vermedi. Haluk Akder. KAÇAKÇILIK ÜNİTELERİ KAPATILIYOR "Dündar Kılıç'tan sonra. Sıkıyönetim ve Merkez Komutanları ile ne ilişkisi bulunabileceğini sordum. "Dündar Kılıç. Sorguyu yapanlara karşı. "İstanbul Daire Başkanı Nuri Gündeş. Allah. İstanbul teşkilatında çalışan memurlardan Cengiz Abaoğlu. hayretini belirtti. Şükrü Balcı o tarihten sonrada suistimal ve rüşvet olaylarına karışmasına rağmen. bana karşı menfi bir tutum hissetmeye başladım. Paşalardan size bir talimat verilmedi mi' diye soruyordu. Kürtçülük faaliyetlerinin içinde olan. Nuri Gündeş konusunda Dündar Kılıç'tan bir şey sorulmaması hususundaki (MİT) Müsteşar Burhanettin Bigalı Paşa'nın emirleri iletildi. İstanbul'da bu güçlerin birbirinden habersiz adım atamayacaklarını iddia ediyordu. o tarihlerde bir konu için gittiğimiz İstanbul Merkez Komutanlığı'nda. 1984 yılında Dündar Kılıç ilk sorguya alındığında kendinden çok emin ve âdeta birkaç gün sonra serbest kalacağına inanmış bir haldeydi.

Avni Karadurmuş) ve ortağı Behçet Cantürk'ün en yakın adamlarıydı. Şahinkaya Paşa'nın bazı mü-teahitler ile yakın ilişkisinden bahsediliyordu. Behçet Cantürk ve arkadaşlarının dosyası. Selahattin Delidere. Her iki grupta da önplana çıkan iki isim vardı: Dündar Kılıç ve Behçet Cantürk. Buna rağmen 1985 ortalarında yurtiçindeki üniteler. Müsteşar Burhanettin Bigalı'dan tayin gerekçemi sordum." Mamak Askeri Cezaevi'nden sonra. Tahsin Şahinkaya'yla sık sık telefonda konuştuklarını ve Behçet Cantürk'ün çantayla Tahsin Şahinkaya'ya para götürdüğünü ifade ediyordu. Müsteşarlığın bilgisi dahilinde. bilâhare 1988 başında Ankara'daki Merkez Ünite kapatıldı.80'li yıllarda "Karadeniz mafyası" ile "Kürt mafyası" biribirine düşmandı. Dilekçeyle ve sözlü olarak müracaat ederek. Selahattin Delidere'nin Diyarbakır'da gözaltında olduğu sırada. Bir ceza gibi nitelediğim tayinime tepki gösterdim. gerekse benim tayinimin çıkacağını. 18 Mayıs 1982 tarihinde kendilerini yakarak. Avrupa'da yaşayan günümüzün en büyük uyuşturucu ve silah kaçakçılarından Sarı Avni (Avni Musullulu. "Behçet Cantürk'ün ortaklık yaptığı Selahattin Delidere isimli diğer bir silah ve uyuşturucu kaçakçısının iddia ettiği hususlar ise daha ilginçti. Diyarbakır'daki görevliler çekinmiş ve bu hususları ifadeye sokmamışlardı. Ben gerek kaçakçılık ünitelerinin kapatılacağını. Diyarbakır 7'inci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'ne gönderildi. Erkan Gürvit de tayinimin durdurulması için Bigalı Paşa'yla konuştu.. resmi bir yazıyla mahkemenin yapıldığı Ankara Sıkıyönetim Komutanlığına yolladım. Bu ihalelerden komisyon aldığı iddia ediliyordu. Eylemleriyle hemen hergün basının gündeminde yer alan bu iki "Medyatik Baba.235 "Behçet Cantürk'ün sorgusunda da. Bu konudaki en önemli bilgilerden biri de Tahsin Şahinkaya ile ilgiliydi. Ben bu bantın bir kopyasını. Sarı Avni ile Behçet'in. insanlık tarihine. birçok kamu görevlisi ile ilgili bilgiler alındı. 70'li. Neticede ailevi durumum gözönüne alınarak karargâhdaki MİT okuluna tayin ettiler. Cezaevi'ndeki işkenceleri protesto etmek için. direnişin sembolleri olarak adlarını yazdıran. Kaçakçılık ve İstihbarat Ünitele-ri'nin devletin yararına faaliyet gösterdiği. banta da alınan sorgusunda. Sarı Av-ni'nin Tahsin Şahinkaya'ya yurtdışında villa aldığını." 236 DİYARBAKIR CEZAEVİ Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi lağvedildi. Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde de aynı koğuşu paylaştılar. aylarca önce kaçakçı çevrelerinden gelen haberlerden duymuştum. "Başında bulunduğum. Eşref Anyık ve Necmi Öner bu eylemlerini Diyarbakır Cezaevi'nin E Blok 33'üncü koğuşunda . eski Emniyet Genel Müdürü Fahri Görgülü ve Tahsin Şahinkaya.. Yurtiçi ünitelerinin kapatılmasından bir ay sonra benim Adana'ya tayinim çıktı. elde edilen neticelerden belli idi. Ferhat Kuntay. Mahmut Zengin.

Halkın en fazla tepkisini. Benim yazıhaneme gittiniz mi? Atatürk'ün. Tümünden beraat ettim. Koğuş kıdemlisi Behçet Cantürk'tü. Bugün Türkiye genelinde Liceli çok zengin var. bizi suçlamak için kullandılar. Avrupa'ya. 1987 yılının son duruşmasında da.. "kesinlikle para almayacaksınız" direktifini vermişti. Dündar Kılıç. Yıllardır süren duruşmalar sonunda. Amaçları bu suçları Türkiye'ye yüklemek. Dündar Kılıç'la düşmanlığı unutmuşlardı. yok ona suikast yapılacaktı. Sizin gibi gazetecileri. Bu koğuşta şimdi 40 tane"Baba" kalıyordu. Babaları bilmiyor muydu? Hileye dayalı ihbar mektupları ile. Nizamet-tin Bayramoğlu ve Mehmet Yıldız tahliye edilmişlerdi. yok buna suikast yapılacaktı. Genelkurmay Başkanlığı'ndan özel izinle gelen gazetecilere birlikte demeç veriyorlardı. bu adam vatan haini. Bunun için bize siyasi suç yüklediler. Birbirlerinden kitap değiştokuşu yapıyorlardı." Behçet Cantürk duruşmalarının gereksiz şekilde uzatıldığından yakınıyordu. halkın sevdiği insanları topladılar. yok ASALA üyesi diye. Liceli zenginlerin hepsine kaçakçılık yoluyla servet edinmiş gözüyle bakıyor. Bizim Lice'de kaçakçılık olayları olmuştur. Amerika'ya eroin sevkıyatını İtalyan-lar'ın yaptığı belirlendi. Ev-ren'in ve Fatih Sultan Mehmet'in ikişer metre boyundaki resimleri vardır. Cantürkler'in Demir Oteli'nde kalıyorlardı. Buradaki 40 kişiden 35'inin ceket alacak parası yok. . Dündar Kılıç'ı ziyaret etmek için Diyarbakır'a gelenler. yapanlar da cezalarını almışlardır. holding sahipleri var. 237 Bunlar mı Baba? Atilla Aytek. Behçet Cantürk otel yönetimine. Yeraltı dünyasının iki önemli ismi cezaevinde sıkı dost olmuşlardı." Behçet Cantürk ise İtalyanlara kızıyordu: "Polisi suçlamıyorum.. Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanı Atilla Aytek'i suçluyordu: "Burada 40 Baba'nın olduğunu söylüyorlar. Polis.. yargılananların sayısı oldukça azalmıştı.. Onları çektiniz mi? Dediniz mi. İkisi de günlerini okuyarak geçiriyorlar-dı. örgütlerle ilişkim olduğunu iddia ettiler.gerçekleştirmişlerdi.. İtalyanların oyununa geliniyor. devlet düşmanı olamaz diye. "Biz kendi mıntıkamızda sevilen sayılan kişiyiz. nefretini çeken ASALA ile ilişkisi var dediler..

Mehmet Gözen. Korkmaz Göldağı. İsviçre Mahkemesi Paul Waridel'i 13 yıl hapse mahkûm etmişti. sonunda Diyarbakır'da yakalanmış ve kardeşlerinin yanına gönderilmişti. mahkemede bu ifadeleri reddedince. başta Abuzer Uğurlu ve Hüseyin Çil olmak üzere yeraltı dünyasının ünlüleri teker teker tahliye ediliyordu. Tek delil. Behçet Cantürk davasında mahkemeye sunulan deliller yetersizdi. işkencelerde alınan sanık ifadeleridir.. Jean. Peki. Korkmaz Göldağı. Mehmet Gözen. 239 MİT RAPORU'NA YANIT . Selahattin Delidere. Behçet Cantürk.1987 yılı da geride kalırken. Behçet Cantürk'ün tahliye edilmesinin ikinci bir nedenini de.Jacques Rousseau'nun şu sözü açıklıyor: Zengin.. Tekin Kaymaz tahliye edildiler. İzzettin Zingil. Rıza Zingil. Sanık. 1988 yılına umutlu girdi. "Behçet Cantürk Davası" sanıklarından. Diyarbakır Askeri Mahkemesi kararını açıkladı: Behçet Cantürk. 9 Mayıs 1988. Ahmet Arıkboğan. İnfaz Yasası sonucu. nasıl tahliye oluyordu? Bunun birinci nedeni. İsviçre Hükümeti'nin. yasayı para kesesinde taşır!. Mehmet Han Özer. Behçet Cantürk. Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde sadece 12 kişi kalmıştı: Behçet Cantürk. Nizamettin Cantürk. Nizamettin Cantürk. Mehmet Han Özer. Türkiye'de polis ve savcılık sorgusunun çok ilkel olmasıdır. ortada kanıt adına hiç bir şey kalmıyordu.. Rıza Tekin. Tekin Kaymaz. Aynı iddialar ile mahkeme karşısına çıkan Paul Waridel'e işkence yapılmamıştı. Tekin Kaymaz. İzzettin Zingil ve Abdülcebbar Doğru.. Ahmet Arıkboğan. Yıllardır aranan Behçet Cantürk'ün ağabeyi Azet. Rıza Tekin.. Selahattin Delidere. 238 Ancak bu sayı kısa bir süre sonra 13'e çıkacaktı. Azet Cantürk de tahliye edilenler arasındaydı. olayın üzerine çok fazla gidilmemesi için polis ve savcıları uyarmasına rağmen. Abdülcebbar Doğru.

iki gün önce Amsterdam Schipol Havaalanı'nda. Türkiye'ye iade edilmesini önlemek için. Sevincin ürünü bir yıl sonra ortaya çıkacak ve Behçet Cantürk dördüncü kızına Heval adını koyacaktı!. İlk duruşmasında sürpriz ifadeler veren Akile Dilek Alev daha sonraki duruşmalarda. "Çok korkmuştum. Eşi Akile Dilek Alev ile ilişkileri düzelmişti. Abdullah Cantürk'ün. Behçet Cantürk'ün kalbini yeniden kazanmıştı. Bunlar ba . Behçet Cantürk'ü çok endişelendirdi. Dosyasında eksik bulunan evrakın. Ankara'dan gelmesi için tam 11 gün beklemesi gerekti. Öte yandan Behçet Cantürk basından sürekli kaçıyordu. mahkemenin kararından sonra hemen tahliye edilmedi. DDKD üyesi olduğunu belirtip Hollanda'dan sığınma hakkı istemesi. İstanbul'a gitti.. Nihayet 4 yıl 20 gün sonra. 21 Mayıs 1988 tarihinde.Sayın Behçet Cantürk. Sevinci kısa sürdü: 17 Ağustos 1988 tarihinde aldığı bir haber. Diyarbakır'da fazla kalmadı. Kamuoyu bu konuda aydınlatılmalıdır. İlk demecini 4 Eylül 1988 tarihinde Nokta dergisine verdi: 240 . Bu arada eşi Hidayet ile hasret giderdi. Birçok suçla suçlanıyorsunuz. Birkaç gün. Kürdistan İşçi Partisi.. Bu bence demokrasinin de bir gereğidir. özgürlüğe ilk adımı attı. Behçet Cantürk'ü rahatlattı. geçmiş olsun dileklerini kabul etti. Amcaoğlu Abdullah Cantürk. MİT Raporu'nda sizin de adınız ge çiyor. . Ancak fazla karşı koyamadı.MİT Raporu açıklandığı günden beri kamuoyunun günde minde kalmıştır. yakınlarının sevinç gösterileri arasında Diyarbakır Cezaevi'nden. 23 Ağustos 1988 tarihinde "eksik soruşturma" nedeniyle beraat etti. Hakkımda raporda veya rapor dışında ileri sürülen suçlamalar doğru değildir. Hollanda'ya sahte pasaport ile girerken yakalanmıştı.Behçet Cantürk. o nedenle polislerin bana söylediklerini mahkemede tekrarladım" diyerek..

İfadelerimde de öyle birşey yoktur. hattâ daha da ileri giderek aynı birimin bir I alt görevlisi. tanışıklığım da yoktur. O halde sorun onların ara sındadır ve bizler bu hesaplaşmada kullanılmak istenmişizdir.Raporda sizin Tahsin Şahinkaya ile yakın ilişkiler içinde olduğunuz ileri sürülüyor. . . . Şayet bu soruşturma sırasında ifademe başvururlarsa söyleye ceklerim bunlar olacaktır.Sayın Şahinkaya'yı sokaktaki insan nasıl tanıyorsa ben de öyle tanıyorum. iddia sahibi de devletin bir birimidir. benim tarafımdan değil. Özellikle şunu belirtmek istiyorum. Mesele u kadar basittir.Aynı şekilde şimdi Edirne Valisi olan İstanbul eski Emni yet Müdürü Ünal Erkan'a ev aldığınız da raporda yer alıyordu. Mesele. İstanbul'da sorgulandığım zaman Ankara'yı suçlamamı.Uzun zaman içeride kaldınız ve birçok şeyle suçlandınız. Bu duruma şaşmamak elde değil.na zorla kabul ettirilmek istenmiştir. MİT'te sorgulandığım zaman polisi. bağlı olduğu. emir aldığı birimin başındaki kişiyi uçlamamı istemiştir. . daha önce de söylediğim gibi birimler arasındaki çelişkidendir. Kendisine ev almam tamamen yalandır. suçlananlar da devletin bir birimidir. Ünal Erkan'ı İstanbullu bir vatandaş nasıl tanıyorsa.Raporda buna benzer 50 tane şey vardır. Dikkat ederseniz. Ankara'da sorgulandığımda İstanbul'u suçlamamı. düşmanım olan ve de bana suç yüklemesi için özellikle seçilip kullanılmış bir başka kişi tarafından ortaya atılmıştır. Bu konudaki iddia. . İddiaların devletin güven lik birimleri arasındaki sürtüşmeden kaynaklandığı düşüncesin deyim. . Kendisi ile ilişkim de. ben de öyle tanıyorum.

20 yaşında genç bir işadamı gibi hissediyorum. altın yüzüğü ve elindeki teşbihi ile salına salına yürüyen ancak hiç yalnız dolaşmayan. Feridun Öncel.(21) Aslında "Ülkücü Mafya" 80'li yılların ikinci yansından sonra. Yeni "mafya babalarından" Elazığlı Necdet Ulucan da Behçet Cantürk'e dostluğunu bildirenler arasındaydı. Alaattin Çakıcı. İstanbul'a geldiğini öğrenince hemen yanına gidip geçmiş olsun dileklerini bildirdiler. kahvesi veya kumarhanesi olan. Turan Çevik. uğradığı iftiralardan kurtulmuş. siyah ayakkabısı.Ben şu anda tüm bunları unutmuş.. İdris Özbir kuşağı. Meydan. Kemal Horzum. "Ülkücü Mafya değneksiz köy bulmuş dolaşıp duruyor" diye tepkisini gösteriyordu. DEĞİŞİM YILLARI Dört yılda Türkiye'de çok şey değişmişti. gazinolarda eğlenen. Dündar Kılıç. sert bakışlı. Ali Yasak..Şimdi ise bu davalardan beraat etmiş biri olarak yaşamınızı sürdürüyorsunuz. Kürşat Yılmaz gibi Ülkücü Mafyaya kalmıştı. Kendimi hayata yeni atılmış. Behçet Cantürk. Abuzer Uğurlu gibi yeraltı dünyasının önde gelen isimlerinin cezaevine girmesiyle. Siyah ceketinin içinde beyaz ipek gömleği. omuzlarında asılı duran paltosu. 242 . tüm olanları nasıl değerlendiriyorsunuz? ." Ülkücü Mafya"dan hiç hoşlanmıyorlardı. cahil ama terbiyeli kabadayılar artık tarihe karışmıştı. Nihat Akgün. Hasbi Menteşoğlu. Dündar Kılıç.. assolistlerle flört eden. hakkında açılan 4 idam davasından beraat etmiş biriyim.. Turan Çevik.. "boşluğu . Kürt İdris (Özbir). çift silah taşıyan. Özal dönemi. Mehmet Saruhan.. Mustafa Süzer. Ertan Sert gibi hayali ihracatçılarla. Behçet Cantürk. Nurettin Güven. kendi yeraltı dünyasını yaratmıştı!. Nurettin Güven gibi "Doğulular" kendilerini Behçet Cantürk'e yakın hissediyorlardı.

bir süre sessiz kalmayı düşündü. Arkadaş olduğu gazetecileri gösterişli lokantalarda ağırladı. CHP'li Mahmut Uyanık gibi arkadaşlarının yeniden seçilebilmeleri için elinden gelen maddi ve manevi yardımı yaptı. ne yapsa haber olacaktı. Alacaklarına karşılık. Bu konuda en büyük desteği yine bir başka "Doğulu" dan aldı: Turizm Bakam İlhan Aküzüm. Gazetecilerle iyi geçinmek gerekiyordu. İşin püf noktasını anlamıştı. arkasından 2 milyar 200 milyon liralık kredi aldı. KİK/DDKD yerini PKK'ye bırakmıştı! Anladı. ertesi günü gazetelerde. Uygun mekân olarak ev yemeğine karar veriyoruz. Bilinen iş ilişkilerini askıya almaya karar verdi. Gazetecilerden kaçarak bu-nun önüne geçemeyecekti. Cezaevine girmeden önce. Dönemin İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu ile Diyarbakırlılar gecesinde karşılaşıp toka yapması. İstanbul'da "Doğulular"ın lideri olarak tanınan Behçet Cantürk. Belek'teki otelin adını da. Kendisine bulaşılmadığı sürece kimseyle ilgilenmeyecekti. Onlarla ilişkileri geliştirmek için kolları sıvadı. Türk siyasi yaşamına yeni politikacılar katılmıştı. 243 Nokta dergisi.doldurması" için devlet desteğiyle ortaya çıkartılmıştı. Basın dünyasından arkadaş edinmeye çalıştı. "Demir Otel. ev yemeğine davet ettiler. İddia aynıydı.. Zaten eski iş bağlantıları darmadağın olmuştu.. Samimi olduğu gazeteciler de onu. O da öyle yaptı. Oteli. Turizm Bakanlığı'ndan. İbrahim Tatlıses'in menajeri Hasan Bora'nın Bodrum Belek'teki oteline el koydu. Cantürk'le ilk akşam yemeğimiz beş kişilik. Sadece örgüt ismi değişmişti. 4 Ekim 1992 tarihli sayısında "PKK Babalar-la ortak" haberinde yine Behçet Cantürk'ün "eski dosyasını" yazmıştı. "Yemek. 'Babalarla sarmaş dolaş bir bakan" haberine neden oldu. kendi hayatımızdan tanık olmadığımız bir serüvenle başlıyor. Üstelik takip ediliyordu.(22) Polis ve basın eski defterleri açmaktan usanmıyordu. Diyarbakır milletvekilleri Abdulkadir Aksu ve Nurettin Dilek ile yakın ilişkiler kurdu. Demir Oteli için önce 3 milyar lira. Önce Cantürk'ün .2" koydu. Tatillerini ailesi ile birlikte Bodrum'daki bu otelinde geçirmeye başladı. üç yıldızdan beş yıldıza çıkarttı. Behçet Cantürk'ü evine yemeğe davet eden bir gazeteci o akşamı şöyle anlatıyordu:(23) "Sohbetin biraz özel olması dileğindeyiz.

basında çıkan Mamak Cezaevi fotoğraflarından. Bize soruyor: 'Hangi modeli alayım?' Giyip giyip çıkarıyor. o da derhal aynı tavrı gösteriyor.. İspanyol gazeteciler Jordi Borgas ve Eduardo Martin'in yazdığı 600 sayfalık. Sigarası Davidoff. Hiçbir demeci çıkmıyor. çizilmiş ama kendi ağzından ilk kez duyuyoruz. Beş rengini birden alıyor. Bu arada bir valiz geliyor odasına. Giydiği her şey. valizde ne kadar uyuşturucu olduğunu anlamaya çalışırken. Estetiğe müthiş düşkün. Ancak 'Doğulu' bir geleneğe uygun bir biçimde çayımızı. Sohbetin koyulaştığı bölümlerde. Cantürk. balkondan her şeyin yolunda olduğu sinyali veriliyor. bir süre adını unutturdu. Çok zeki bir Kürt var. parfümü Davidoff. Kabadayılıkla gerçek babalık arasındaki farkı anlatıyor. . Bülent Ersoy can yoldaşı. bizi hayretlere düşüren çok özel ilişkileri anlatıyor. aslında kendileri polise bağlı ve bu bağlılığın sürmesi için enteresan tavizlerle ayakta duruyorlar.adamları sokağı kolaçan ediyorlar. Behçet Cantürk'ten koruma anlamında destek istiyor. Ona göre basının yazıp çizdiği isimlerin çoğu. "Gazetecilerle hiçbir şekilde konuşmuyor. Nazan Şoray.Cosa Nos-tra" adlı kitabın 15 bölümü Türk mafyasına ayrılmıştı. Nefret ediyor. O artık yeni bir imaj kurmak istiyor. Hepsi Pierre Cardin imzalı. Biz heyecanla. bir generalle birlikte aldıkları villadan bahsediyor." Türkiye'deki basınla ilişkileri düzeltti. "Karşımızda kendi deyimi ile bir kabadayı yok. kahvemizi ikram ediyor. Babalar dünya244 sını konuşuyoruz. "Sohbet gecenin üçünü buluyor. "Magazin dünyasına düşkün olduğu yazılıyor.." Bu kez Behçet Cantürk'ün bürosundalar: "Basında çıkan bazı haberlerle ilgili sorularımız olacaktı. Tersine. Ama hergün birkaç gazeteci onunla röportaj yapmak için randevu istiyor. bu Kürt kimliği radikal bir milliyetçiliğe doğru kayıyor. Fotoğraflardaki cezaevi ifadelerini beğenmiyor. Sarı Avni ve ekibine geniş bir yer ayrılmıştı. ayakkabıdan kravatına kadar Fransız malı. Diğer konuklar ikinci kadehi almayınca. Biliyorum yanıtlamayacak. İçinden yirminin üstünde süet mont çıkıyor. Polisi bağlamış gibi imaj sunanların hepsi. Sade bir model öneriyoruz. Eve girdikten sonra da köşe başlarında bekleyen adamlarına. Turan Çevik'ten ayrıldıktan sonra. Heyecanlanıyoruz. Basında yazılmış. "İspanya'da Mafya'nın On Yılı. Önemli ortaklıklarından. "Baba" değil.. dönemin en pahalı Mercedesi ile. magazin dünyası ona düşkün. O günlerde adı hayli öne çıkmış bir işadamından söz ediyor. Ancak "Behçet Cantürk" adını dünya basını hiç unutmuyordu. kabadayı. Kitapta. valizi açıyor. purosu Davidoff.. Yemeğe oturuyoruz. Davidoff takıntısı var. Cantürk daha sonra geliyor.

Behçet Cantürk. Mahkeme tutuklama karan çıkardı. Ancak "küçük bir kusur" vardı: Beyannamelerde "ceviz kaplama" olarak belirtilen mobilyalar. Temmuz ve Kasım aylarında da limana gelen gemiye.5 milyon lira vergi iadesi verildi. Karadeniz Ereğli Sulh Ceza Mahkemesi'nde açıldı." 1974 yılının Şubat ayında. 11 kez gözaltına alındı. Jean Ziegler adlı yazar. Sa-rı Avni'nin estetik ameliyat yaptırıp. Yahya Demirel İsviçre'ye kaçtı.. hazırladığı üç bin sayfalık raporla. Abdullah Cantürk.245 Sarı Avni'nin ilişkilerini anlatan bir kitap da İsviçre'de ya-zıldı. Ferit Melen Hükümeti 78/6270 sayılı bir kararname çıkarıyor: "Her türlü mobilya ihracatı için yüzde 25 oranında vergi iadesi verilecektir. Gemiye 185 adet yatak odası takımı yükleniyor. 24 yaşındayken ruhsatsız silah taşımak ve adam yaralamaktan açıldı.. 31 Aralık 1991 tarihli raporunda. İtalya polis teşkilatı. YAHYA DEMİREL Adı Yahya Demirel.. Tarih 12 Nisan 1973. Türk mafyasının İsviçre günlerini anlatıyordu. Abdullah Cantürk'ün gönderdiği uyuşturucuyu Avrupa'da pazarladı. Herkes onu. Daha sonra Mayıs.Behçet Cantürk ilişkisi konu ediliyordu (24) İtalyan Maliye Bakanlığı. MİT adına ajanlık yaptığı-nı söylüyordu. 25 yaşındaki genç ihracaatçı Yahya Demirel'e. Zonguldak'ın Ereğli limanına Uğur adlı bir gemi yanaşıyor. İlk dosyası 21 Ağustos 1974 yılında. dönemin Başbakanı Süleyman Demirel'in kardeşi Hacı Ali Demirel'in oğlu olduğu için "yeğen" olarak tanıyor. suntaydı! 246 Hayali ihracaat davası.Avni Mu-sullulu ekibi gibi. "İsviçre Daha Beyaz Yıkar" adlı kitabında. Bu tür takımların buluştukları yer İsviçre'ydi. ülkelerine giren uyuşturucunun en önemli kaynağı olarak Avni Musullulu ve Behçet Cantürk'ü gösteriyordu(25) Behçet Cantürk ise artık Sarı Avni'yi unutmak istiyordu. Fransız "L'Express" dergisi gibi Avrupa'nın birçok yayın or-ganında Sarı Avni. bu kez Cantürk ailesinin PKK adına uyuşturucu madde kaçakçılığı yaptığını açıklıyordu. Adı Enis Karaduman.Enis Karaduman ikilisi de bir grup oluşturmuşlardı. yine mobilya takımı yükleniyor. . 1976 yılının Şubat ayında. Vatan Konserveleri'nin sahibi Mahmut Karaduman'ın oğlu.. 20.

Yahya Demi-rel. Ltd aracılığıyla. Yakın arkadaşı Yahya Demirel'e fikir danıştı. Kemal ve Cem Uzan da İmar Bank. Şeref Has. Ltd. 1990'lı yıllarda KKTC'de. Bülent Şemiler (Akdeniz Garanti . Bu arada Enis Karaduman. Yavuz Demir. Yahya Demirel. Uzanlarla birlikte üstlendiğini" söylüyordu. Mustafa Süzer (Atlas Bank). Abdullah Okumuş (Everest Bank). Ahmet Özal (Lapis şirketi aracılığıyla TYT Bank)." Araya Behçet Cantürk gibi sayılan isimler girince iş tatlıya bağlanmıştı. Behçet Cantürk'ün özgürlüğe kavuşması ile iki eski dost yeniden biraraya geldiler. Enis Karaduman. Şefika Demirel adına KKTC'de. Ticari işler de yaptılar.Rumeli Bankası şubesini açmışlardı. Enis Karaduman serbest bırakıldı. Ancak Yahya Demirel.Yahya Demirel.Textile Bank). Birlikte çok eğlendiler. Sadece banka kurmakla kalma-dılar. İsviçre Cenevre'de "adam alıkoymak" iddiasıyla gözaltına alındı. yeraltı dünyasının ünlü isimlerini İsviçre günlerinde tanıdı.yaralama olmuş. Kıbrıs'ta. "Cyprus United Trade and Investment Bank. Ancak araya dört yıllık cezaevi engeli girince görüşeme-mişlerdi. ya da fotoğrafları basına veririm. Edip Özaltın (Özbank)." bankasını kurdular. İsmet Alver (The Euro. Yahya Demirel ve Behçet Cantürk iyi bir ekip oluş-turmuşlardı! Behçet Cantürk. ortak ol-mak istediğini söyledi. Uzanlar.2 ilişkilerinden dolayı Behçet Cantürk'ün kendisine küstüğünü biliyordu. Behçet Cantürk. Gönlünü al-mak için Kıbrıs'ta "kelepir" fiyata bir banka bulduğunu. Bodrum Demir Oteli. Şehmuz Tatlıcı. 247 Hasan Bora. Yahya Demirel'in annesi. Muzaffer Atılgan (Eurobank). Behçet Cantürk ve Hasan Bora ortak olmaya karar verdiler. ne de "tuhaf fotoğraflar" basına yansımıştı. banka işlerinden anlamı-yordu. DEP milletvekili Sedat Yurtdaş'a. Mete Has ve Selahattin Tanrıverdi'den. Bir de kumarhane açtılar.Behçet Cantürk dostluğu İsviçre'de başlamıştı. kocasının kefalet ücreti olan 300 bin frankı toplayıp. Cyprus United Trade and Investment Bank. Enis Karaduman'ın Türkiye'deki eşi Nevval Karaduman. 10 milyar sermayeli. Ne öldürme. Türkiye'ye getirilen dünyaca ünlü pop yıldızı Michael Jackson'ın sponsorluğunu. İddiaya göre. aldığı 720 bin doları geri veremeyince Enis Karaduman tarafından kaçırıldı. "Yeğen Yahya" nın uygunsuz fotoğraflarını çekip Hacı Ali Demirel'e göndermiş ve tehdit etmişti: "Ya paramı gönderirsiniz. "yerden mantar çıkar" gibi arka arkaya bankalar kuruluyordu: Atilla Uras (Middle East Union Bank). İsviçre'ye gönderdi. Ahmet Sarı aracılığıyla.

Behçet Cantürk Türkiye'nin en büyük kredi kullanma imkânına sahipti. uyuşturucu trafiğinden elde edilmiştir. Ünlü iki emniyet görevlisinin elbise giderlerini karşılıyordu. O bankadaki hesaplar. en gösterişli evlere taşındılar. 248 "Yahya Demirel haftanın belli günlerini Behçet Cantürk'ün Mecidiyeköy'deki yazıhanesinde geçiriyordu. küçük KKTC için çok fazla değil miydi? Niçin kuruluyordu? Tüm bu soruların yanıtını. Lice'nin ünlü Baybaşin ailesinden. Hepsi de en zengin semtlere. herşeyi kendine doğru çekmeye çalıştığından. 1989 yılından itibaren eski ilişkilerini yeniden kurmaya başladı. 249 . Çok politikacı dostu vardı. Bazı emniyet mensubu çocuklarının okul taksitlerini ödüyordu. kişiliğinden yararlanıyordu. kara paraları aklama hesabıdır. Behçet Cantürk'ün yaptığı tüm gayrimeşru işlerden Demireller'in haberi vardır. uyuşturucu piyasasının önemli isimlerinden Hüseyin Baybaşin açıklıyor(26) "Behçet Cantürk ne iş yapıyor ise Yahya Demirel ile ortaktı.Bankası). "İsviçre'de iken. Behçet Cantürk ile yakınlık kurdu. Behçet Cantürk'e politikacılar güvenirdi. Enis Karaduman kendisine zorla. Oradaki hesaplar. Behçet Cantürk.5 TON MAL Behçet Cantürk. "Yahya Demirel'in Kıbrıs'taki bankasında hesap açtırayım diye Behçet Cantürk'ü aracı yaptılar. Artık İstanbullu olmuşlardı: Başta Behçet Cantürk'ün eşi Hidayet Kaşan ve ablası İkram Fidanay olmak üzere birçok Cantürk İstanbul'a taşındı. Benzer birçok olaya maruz kalınca.. yüksek miktarda senet imzalattı ve parayı aldı.. Yahya Demirel. Yani Cantürk'ün saygınlığından. Üst düzeyde bir emniyet görevlisinin çocuğuna özel arabasını tahsis ediyordu. muhatap olmadım. Kendisine yeni bir de sevgili bulmuştu: Bir dönem Yeşil-çam'ın "vamp kadını" Suzan Avcı'nın kızı. Daha sonra ısrar ettiler." 5. eşleri Hidayet Kaşan ile Akile Dilek Alev'e karşılıklı iki daire aldı. yeraltı dünyası ile ilişkilerini sürdürebilmek için Behçet Cantürk'ü kullanıyordu. Binnaz Avcı. Peki bu bankalar.

aralarında sert tartışmalar çıktı. Neden bu tür ithamlara maruz kaldığını Behçet Cantürk'e. yakın dostu bir fıkra ile açıklamaya çalıştı: "Birgün Diyarbakır'da Zeynel Ağa ile Kalaycı Mehmet. Behçet Cantürk'ün ikinci bürosu. Bağdat Caddesi üzerindeki "Yıldırım Mobil Petrol"ü Diyar-bakırlı Kemal Yıldırım'dan kiraladı. Yine iyi para kazanmaya başlamıştı. ayıklıyor. Mehmet Han Kozat'ın ani ölümü Behçet Cantürk'ü çok sarsmıştı. şu cebine doldurduğun fıstıktan üç tane de bana ver. Olmazsa döviz büroları açılıyor ya da borsada oynu-yorlardı!»?) . Doğrusu Behçet Cantürk herkese iyilik yapan biri değildi. Paralar. kabuklarını ayıkladıktan sonra.5 ton "ham malı" İstanbul'a getirdi. Bugünkü değeri 5 milyon dolar olarak ölçülen benzin istasyonu çok komplikeydi: Süpermarketten. ben de' demiş!" Fıkra bitince.. Oğlu gibi sevdiği Kozat'ın oğluna. Söylenenlere göre. "piyasanın çömezlerine" kazık atıyordu! Yıllar önce inşaat yaparken kardeşleri tarafından "bencillikle" suçlandığı gibi yine aynı ithamlarla karşılaşıyordu. kahkahayı basıyordu. İstanbul'a gel-mek istediğini her söylediğinde. kabuklarını da öteki cebine 'çaktırmadan' atıyormuş. Zeynel Ağa. Kalaycı Mehmet dayanamamış. "Piyasaya yeni düşen biri" Behçet Cantürk'ün adını bilip. mesajı anlayan Behçet Cantürk... "Kardeşimden bile daha yakınım" dediği Mehmet Han Kozat'ın vefatına günlerce üzülmüştü. Zeynel Ağa bir cebinden fıstığı çıkarıyor. sen de rahat et. Kalaycı Mehmet'e çaktırmadan. Nizamettin Cantürk. fıstığın içini 250 ağzına. Günlerinin büyük bir bölümünü burada geçiriyordu. Bu böyle on dakika sürmüş. Hepsini "iç pazara" sattı. Yeğeninin kocası aracılığıyla 5. Behçet Cantürk 1990'ın başında "start" verdi. benzin istasyonunun ikinci katındaydı. bankalara yatırılmıyordu. Artık ABD'den. kahvede çay içip sohbet ediyorlarmış. otoparka kadar birçok ünite vardı. 'Zeynel Ağam. fıstığı ağzına. kabuklarını da yine büyük bir gizlilik içinde öteki cebine koyuyormuş. benzin istasyonundaki otoparkın sorumluluğunu verdi. İran'dan getirdiği "ham malı" ona veriyordu. eskisi gibi yakınlarının adına hesap açtırılarak. Konuşurlarken. Avrupa'dan banka satın alınıyor veya Kıbrıs gibi küçük ülkelerde "kıyı bankacılığı" kuruluyordu..Behçet Cantürk. cebinden bir Gaziantep fıstığı çıkarıp. ağabeyi Nizamettin Cantürk'ün İstanbul'a mesine hep karşı çıktı.

Behçet Cantürk. Maksim Gazino-su'nda "Ülkücü Baba" Alaattin Çakıcı'yı azarlıyordu. Özgür Gündem'in Pera Palas'taki kuruluş kokteylinde.. 90'lı yıllarda da. "arkamda örgüt var" mesajını İstanbul'a yaymaya başladı. l ton 387 kilo bazmorfinle Sarp Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yaparken yakalandı. Behçet Cantürk tıpkı 70'li yıllarda olduğu gibi.. ev sahibi olarak gelen misafirleri ağırladı. SEKA'dan kâğıt alına-bilmesi için yazlığını ipotek ettirdi. 251 Çok ince politikalar yürütecek bir zekâya sahipti. 30 Aralık 1992 tarihinde. yayın hayatına başladığı günden itibaren "PKK'nin yayın organı" ithamlarıyla karşılaşan Özgür Gündem gazetesini çıkaran Ülkem Basın ve Yayıncılık Sanayi Ticaret Ltd. Derya Ayanoğlu'na ait Onur Turizm Denizcilik şirketine bağlı Kısmetim l gemisi.. Yusuf Demirelli ve Mehmet Şahin adlı şoförler şu güzergâhı kullanmışlardı: Giderken.Kazakistan. Ancak borç verilen paranın geri dönmeme riski fazlaydı. Gaziantep'den makarna götürüp dönüşte Afganistan'dan aldıkları. Sonra. O yine.1 ton bazmorfin Akdeniz'in dibini boyladı. 15 Aralık 1992 tarihinde. 34 T 0264 ve 34 FN 042 plakalı TIR'lar. Kazakistan'a. Yine mensubu bulunduğu dünyanın "bir numarası" olmayı hedefliyordu. Mürettebat kurtarıldı. Behçet Cantürk'ün "yeni yetme" bu çetelerle çalışması düşünülemezdi. piyasanın yeni koşullarına tam ayak uyduramamıştı.Azerbaycan. 30 Mayıs 1992 tarihinde. Üstelik ufak bir kıvılcım aralarında büyük bir çatışmaya neden olabilirdi.. Zaten bunu bilen bazı çevreler "Ülkücü Çek Senet Mafyası" aracılığıyla paralarını geri alabiliyorlardı.Behçet Cantürk. Yeraltı dünyasında güçlü gözükmek en önemli silahtı. Behçet Cantürk eski "havasını" bulmuştu.. Yeğeni Abdullah Cantürk'ün ayağına silah sıktıran.. kendi bildiği "tefecilik" işine devam ediyordu. Gürcistan. Ancak 3. .Türkmenis-tanÖzbekistan.. Güney Kıbrıs'ın 55 mil açıklarında battı. Birbirlerine düşmandılar.Afganistan. Diyarbakır Kervansaray'ın sahibi Mehmet İpek'ten intikamını bir akrabasını vurdurarak alıyordu. şirketinin beş ortağından biri oldu..(28) TÜRK MAFYASI ÖNE ÇIKARILIYOR 1992 sonu ve 1993 başında yapılan operasyonlar yeraltı dün-ısını çok şaşırttı: Önce.

demir aldığı Pakistan'ın Karaçi limanından itibaren uydu kanalı ile takip edilip. sen boş adam değilsin diye. Devlet Bakanı Ca-vit Çağlar. İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu ve İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir'in bilgisi dahilinde yapıldığını iddia ediyordu: "Kısmetim l gemisinin sahibi Derya Ayanoğlu'nun. geminin zu-lalarına saklanmış 15 ton bazmorfin bulunuyordu. Altın Hilal'in diğer iki ülkesi. Türkiye'deki terörle de irtibatı vardır. Ancak bir konu daha aydınlığa kavuşmuştu: Türkiye mafyası..Azerbaycan. Bu arada.Gürcis-tan. operasyonun Başbakan Süleyman Demirel. arma-tör . Türkiye'deki terörün finansmanı ile irtibatı vardır. TIR'lardaki ve gemilerdeki mallar kime aitti? Dönemin Başbakanı Süleyman Demire şu açıklamayı yapıyordu: "Yakalanan uyuşturucuların. Yeni uyuşturucu güzergâhı da ortaya çıkarılıyordu: Türki Cum-huriyetler! 252 11 Ocak 1993 tarihinde ise.. Afganistan.. sonra küçük motorlu araçlarla. daha sonra ise kamyonlarla taşınan uyuşturucu artık TIR'larla." 2000'e Doğru dergisi ise 17 Ocak 1993 tarihinde.Türkmenistan. Hint Okyanusu. bir süre önce öldürülen babası Osman Ayanoğlu'nun. 'Sık sık biraraya gelirlerdi' diyen eski bir MİT görevlisi. 'Mehmet Eymür ve Hiram Abas'ın adamı' olduğu belirtiliyor. Şevket Çubuk'a ait Panama bandıralı. Gayrette-pe'de dansöz elbisesi giydirip oynattılar. öldürdüğün adam Meh-met Eymür'ün adamı. Katırlarla. 'Osman Ayanoğlu'nu 253 öldüren ülkücü baba Kürşat Yılmaz'a. MİT Raporu'nun intikamını aldı" başlığı ile verdiği haberde. İranlı aracıları ortadan çıkararak. İki gemi de bazmorfinleri. Biri Akdeniz'de battı. Bu iki TIR'da sadece 1. Süveyş kanalı güzergâhını takip ederek Akdeniz'e girmişti. Burada yapılan aramada. Afganistan ve Pakistan'la da "alışverişe" başlamıştı. "Demirel. AzerbaycanTürkmenistan yolu Hazar Denizi üzerinden feribotla geçilmişti.Dönüşte. Kürşat Yılmaz. Pakistan'ın Karaçi Limanı'ndan almıştı. Gemi sadece Türkiye'ye geliyor değil.. Akdeniz'de yakalanıyor ve Marmaris'te Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na ait Ak-saz limanına çekiliyordu. gemilerle sev-kediliyordu. diğeri Akdeniz'de yakalandı.3 ton uyuşturucu ele geçirilmiyordu. Lucky S adlı gemi. Peki gemiler nereye gidiyordu? Neden mal boşaltılırken operasyon yapılmamıştı? Bu sorular yanıt bulamadı. Bunlar önümüzdeki günlerde açıklığa kavuşacaktır.

sahibi bulunduğu İstanbul Mavi Marmara Et Lokantası'nda İçişleri Bakanı İsmet Sezgin ile bazı "Babaları" yanyana getirmişti. Başbakan Süleyman Demirel'in yanıtlaması için meclise yazılı soru önergesi veriyordu: "İçişleri Bakanı İsmet Sezgin'in İstanbul'da Mavi Marmara Et Lokanta-sı'nda bulunan özel köşkte. topla batırıldı. adli sicili bozuk bazı şahıslarla yemek yediği iddia edilmektedir. Gaziantepli Yafes Öztürk. Öldüğünde üzerinde bulunan tabanca MİT tarafından verilmişti. Valilerin ve İçişleri Bakanlarının "hangi etnik" yapıdan". 254 Sezgin. ANAP İstanbul milletvekili Halit Dumankaya. . Operasyon aslında Turgut Özal'ı hedef alıyor. karanlık dünyanın adamı olarak suçlayarak zayıflatmaya çalışıyorlar. İçeride yakalatmaya 24 yıl. kimse tek başına girmez. Yeşil pasaportu vardı. Gerek Daş. İçişleri Bakanı olmasını doğru bulu-yormusunuz? Sayın Sezgin'in İçişleri Bakanı olmasını size kim tavsiye etti?" Başbakan Demirel bu soruları yanıtlamadı. gerekse Ayanoğlu ailesi taşıyıcıdır. Kürt Abdulkadir Aksu ile rahatlıkla tokalaşabili-yordu.Kayhan Güvelioğlu'nu da aynı gerekçe ile öldürdü' diyor. Geminin (Kısmetim 1) telsizcisi MİT'çi. Bize gelen bilgilere göre." Behçet Cantürk açıklamalarını şöyle sürdürüyor: "Dikkat edin. Çünkü TBMM Kanunlar Müdürlüğü. Ruhsatını MİT Müsteşarı aracılığıyla almıştı. Emniyet Müdürlerinin. Bu zayıflatma operasyonunu Cavit Çağlar yürütüyor. Kısmetim l gemisi mürettebat tarafından değil. hangi yöreden olduğu önemliydi. dışarıya çıkarmanın cezası ise idamdı. dışarı çıkarmaya 12 yıl hapis cezası hükmünü getirdi. Yakında metropollerde de büyük operasyonlar olacak. burada çoğunluğunu Gaziantepliler'in oluşturduğu "Babalara" hitaben yaptığı konuşmada. Biz hem kaba güç. Sayın Sezgin bu lokantada kimlerle buluşmuş ve yemek yemiştir? Bu gibi kişilerle yemek yiyen bir DYP mensubunun. aslen Rizeli. "Kilis Mafyası"nın tekrar önünün açılmak istendiğine dikkat çekiyordu. Malın sa-hibi bunlar değildir. Bu kadar büyük finansa. Eğer mal bir tonu aşıyorsa kesinlikte çok ortaklıdır. Özal malı dışarıya çıkarmayı teşvik etti. Eskiden malın içeride yakalanmasının cezası 12 yıl. hem de sermaye olarak onlarla boy ölçüşecek durumdayız. Osman Ayanoğlu da MİT'çi. Ancak istihbarat birimleriyle ilişkili ise girer. "PKK'ye değil devlete yardım edin" demişti. Yine öldürülen Şehmuz Daş da MİT'in adamıydı. adının yazılmaması koşuluyla. konuyla ilgi-li olarak 2000'e Doğru'ya şu açıklamayı yapıyordu: "Operasyonun başından sonuna kadar MİT işin içindeydi. Bizi normal yoldan değil." Behçet Cantürk." Behçet Cantürk. Behçet Cantürk. geminin içindeki mal alındıktan sonra muhripler tarafından batırıldığı şeklinde. Başbakan'a bu tür soruların sorulamayacağına karar vermişti. Toplantı basma yansıyınca. Kürt işadamları hedef almıyor. basında suçlu gösterilenler hep Kürtler.

T. İstanbul bağlantılı olarak Avrupa'ya sevkettiği bilinmektedir.(29) Devletin önemli köşebaşla-rında Kürtler bulunuyordu.) "PKK'nin uyuşturucu ticaretinden yılda yaklaşık 2. elde ettiği bu paralarla örgütün silah ihtiyacını karşılamaya çalıştığı anlaşılmaktadır. adlı şahıslar ifadelerinde. ve Ş.Bekaa'daki PKK'nin kampları üzerinde. Sayda gibi limanlardan deniz yoluyla Avrupa ülkelerine sevkederken. "Van ilinde bir aşiret reisinin. Türkiye'nin en zengin 100 işadamının yarısı Kürttü. "Suriye devleti ile sürdürülen güvenlik işbirliği çerçevesinde.N. İstanbul'da her ay milyarlarca lira bağış topluyordu. İran'da PKK tarafından imal edilen eroini.Türkiye... Mecliste 100'ü aşkın Kürt milletvekili vardı. bazmorfin satışından elde edilecek paranın büyük bir bölümünün PKK'ya verileceğini belirtmişlerdir.5 trilyon TL.Avrupa hattında bir uyuşturucu ticaretine yöneldiği gözlenmektedir. MGK Genel Sekreterliği'ne sunulan.. PKK de giderek büyüyordu. güvenlik güçlerinin silahlı mücadelesi kesintisiz olarak sürecek ve aynı zamanda "PKK'nin maddi gelir kapısının" kapatılması için 'Devletin tüm imkânları seferber edilecek"ti. 5 Temmuz 1993 tarihli bir rapor. (.. diğer yandan Afganistan sınırındaki bölgede yerleşik olan Beludicilerden elde ettiği uyuşturucuları Türkiye üzerinden Avrupa'ya göndermektedir. "PKK bir yandan Lübnan.. önemli makamlara gelmeleri için kıyasıya mücadele veriyorlardı. "Babalar" kendilerine yakın devlet görevlilerinin.D. baskı uygulanması nedeniyle örgüte mali açıdan önemli kayıplar verdirilmiştir. (.) "1990 yılında İstanbul'da 231 kilo bazmorfin ile yakalanan İran uyruklu V. Karara göre.Ancak İsmet Sezgin'le samimi olamıyordu.. Beyrut. 255 1993 yılında Milli Güvenlik Kurulu'nda. devletin bu kararı neden aldığını aydınlatıyor: "PKK'nin Türkiye'de silahlı eylemlerini yoğunlaştırmasıyla birlikte militan kadrolarının silah ve diğer lojistik ihtiyaçlarını temin için uluslararası uyuşturucu şebekeleri ile temasa geçerek Ortadoğu. MGK KARARI "Kürt Mafyası" Turgut Özal döneminde çok büyümüştü. "PKK'ye karşı top-yekun ve kesintisiz savaş" karan alındı. Lübnan. gelir sağladığı.Bekaa'da kamp yerleri üzerindeki tarlalarda haşhaş ekimi yaparak elde ettiği (Baalbek ve Her-men) uyuşturucu maddeleri Tripoli.Ç. . Kürt işadamları çok zengin olmuşlardı.

bu eroin gelirinin Hollanda'daki Kürt örgütüne verileceğini söylemiştir. Yıldırım. Bilindiği gibi 1980'li yıllarda Doğu Anadolu'da bir eroin imalathanesine yapılan baskında. Bu uyuşturucunun Lübnan Minya Limanı'ndan yüklendiği ve PKK ile bağlantılı olduğu ortaya çıkarılmıştır. örgüte önemli miktarda yardım yaptığı bilinmektedir. (.) "Avrupa'da ortaya çıkarılan ve ülkemiz yoluyla gerçekleşen büyük uyuşturucu madde olaylarının organizatörlerinin bu aile gruplarına ait olduğu ve PKK terör örgütü ile işbirliği içerisinde faaliyet gösterdikleri anlaşılmıştır. "1991 yılında Hollanda Arnhem şehrinde ele geçen 48 kilo eroin davası sanıklarından Tunceli doğumlu K.) "PKK'ya uyuşturucu ticareti faaliyetlerinde en önemli desteği sağlayanlar arasında Ermeni asıllı Varujan Kumdagezer ile yine Ermeni asıllı Behçet Cantürk'ün yer aldığı dikkatleri çekmektedir.A adlı şahsın PKK ile irtibatlı olduğu.. Bu imalathanelerin sahibi olarak Behçet Cantürk bilinmektedir.." Listede 67 Kürt işadamının olduğu iddia ediliyordu. "1990 yılında Antalya ili Gazipaşa civarında Lübnan bandıralı bir gemide 5 tonun üzerinde esrar maddesi ele geçirilmiştir. Baybaşin... Aksoy. Polat. Avrupa polisince de aranan ve 1988'de İstanbul'da yakalanan N.. Kocakaya ve Cantürk aileleri bunlardan birkaçıdır. (.) "1992 yılında İtalyan Polis Teşkilatı tarafından hazırlanan bir raporda. "1989 yılında Almanya'da bir TIR aracında ele geçirilen 70 kilo eroin olayının sanığı Avusturya uyruklu Helmut F. Koylan. (. kardeşi C. "çiçeği burnunda" Başbakan Tansu Çiller'e veriliyordu.G'nin ise bir jandarma üsteğmen ve iki erimizin şehit edilmesi olayından dolayı tutuklandığı tespit edilmiştir.." 257 İSİM LİSTELERİ Milli Güvenlik Kurulu toplantısından bir süre sonra devlet kadroları arasında "PKK'li memur operasyonu" başlatılıyordu. .256 "Son yıllarda Avrupa ülkelerinde uluslararası uyuşturucu kaçakçısı olarak bilinen. Hazırlanan 940 memuru kapsayan liste.G'nin PKK örgütü üyesi olduğu. Bu arada bir liste daha hazırlanmıştı: "PKK'ye yardım eden Kürt işadamları. Ortadoğu'nun en büyük imalathanelerinden biri ortaya çıkarılmıştır. PKK örgütünün Türkiye üzerinden Avrupa'ya uyuşturucu madde kaçırdığı ve Behçet Cantürk'ün de PKK adına uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı belirtilmektedir.S.

Ünal Erkan Olağanüstü Hal Bölge Valisi olmuştu. Cindoruk gelenlere. PKK'nın haraç aldığı işadamları ve sanatçıların isimlerini biliyoruz. Mehmet Eymür'ün MİT'e tekrar dönmesi üzerine bazı DYP'liler Hüsamettin Cindoruk'a giderek. Turgut Özal'ın kadrolarına sahip çıkıyorlardı... Raporda itham ettikleri isimler. 4 Kasım 1993 tarihinde. Mehmet Eymür'e destek çıkıyordu. özel güvenlik danışmanı olarak yanına almıştı. "Tahtereval258 linin bir ucunda oturan" Hiram Abas. Çillerler. Başbakan Tansu Çiller'in eşi Özer Çil-ler'le kurduğu samimi ilişki sonrasında. danışmanlık kadrosu ile Emniyet Genel Müdürlüğü'nde çalışmaya başlıyordu." . özel timlerin bağlı bulunduğu "Kontr. Mehmet Eymür'ün yakın adamı emekli Yarbay Korkut Eken de. Mehmet Eymür. "Devletin bekası için bir tuğlaya ihtiyaç varsa. "Tahterevallinin diğer ucunda oturan" Nuri Gündeş'i ise. SAKAL BIRAKIP SAKLANIYOR 21 Ekim 1993 tarihinde Lice'de yaşananlar bir mesaj mıydı? Güvenlik güçleri Lice'de üç gün süren bir operasyon gerçekleştirmişlerdi. Nevzat Ayaz Milli Eğitim Bakanı.terör" biriminin başına getirildi. eve sığınan 2 kişi açılan ateş sonucu ölmüşlerdir.Başbakan Çiller. Yarbay Korkut Eken ise Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bağlı özel timlerin eğitimi ile ilgilenecekti. tuğlayı kırmam" yanıtını vererek.. Hüsamettin Cindoruk TBMM Başkam. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal bile ilçeye sokulmamıştı. o tuğlanın konmasına ben de yardımcı olurum. "Ağırlığınızı koyun. İlçeye giriş çıkışlar yasaklanmıştı. Eymür köşesine çekilsin" diye tepki gösterdiler.. milis hareketi niteliğine dönüşmüş ve yaygınlaşmış bir terör hareketiyle karşı karşıyadır. Mehmet Ağar Emniyet Genel Müdürü. bir suikast sonucu 26 Eylül 1990 tarihinde öldürülecekti. İstanbul'daki Ho-liday Inn Oteli'nde şu açıklamayı yapıyordu: "Türkiye. tekrar MİT'e dönüyordu.." 1993 yılında ilginç gelişmeler oluyordu: İstifa ettikten sonra Antalya'ya gidip buz fabrikası sahibi olan Mehmet Eymür. Behçet Cantürk 25 Ekim 1993'te Özgür Gündem gazetesine şu demeci veriyordu: "Evimiz özel olarak hedef alınıp ateş edilmiş. Akrabam 5 kişi. hesap soracağız. Başbakanlığı döneminde Süleyman Demirel.. Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı. MİT bünyesinde operasyon yapma yetkisine de sahip.

dikkatli ol. İtirafçı olmayı seçen eski PKK militanı Abdül-hakim Güven'in açıklamaları. Ancak arkadaşının eşi Nadire İçkale.. Behçet Cantürk'ün ortalıkta görünmekten çekindiği 1993'ün son günlerinde. İtirafçı Güven. Behçet Cantürk. Bir süredir sakal bırakıp Ege'de dolaşıyordu. Aynı zamanda Kürt'tüler. Son parti olarak 9 ton getirip satmışlardı. 260 PKK Marmara Sorumlusu Osman Tim.. Liceli Mehmet İçkale.. Ancak bunların kimlikleri biliniyordu: Lazo'nun gerçek adı. "sırtım güçlü bir yere dayayacaksın." Bir itirafçı da İstanbul'dan çıkıyordu: Tıpkı Ertoşlu Feto ve Selo gibi. TRT l. İranlıların ihbarı sonucu yakalandı. Bu kişi. televizyon ekranlarına çıkan bir kişi korkusuzca açıklamalarda bulunuyordu. kısa zamanda toparlanarak işlerin başına geçti. en başında sen bulunuyormuşsun!" Behçet Cantürk aynı uyarıyı Yahya Demirel'den de alıyor-du "Dikkat et. Onlar da İranlı'ydı.Mehmet İçkale 29 Temmuz 1992 tarihinde geçirdiği trafik kazasında vefat edince. Lazo ve Simko'nun. Behçet Cantürk'ün en yakın arkadaşıydı. Lazo ve Simko. içeriden senin kelleni istiyorlar!" Behçet Cantürk eşini ve çocuklarını yanına alarak Çırağan Oteli'ne yerleşti. kimlerden bağış . 259 1993 yılının bir sonbahar günü Nadire İçkale. Ankara'da İçkale Oteli'nin sahibi olan. PKK adına para işletiyor. Simko'nun ise Asker Simko'ydu.. Oyunun en birinci kuralı. diğer Kürt işadamlarından para alınmasını orga-nize ediyor. Başbakanın elinde bir liste varmış. TRT 2 ve HBB televizyo-nunda birkaç gün arka arkaya yayınlanıyordu. İran'dan getirdikleri bazmorfinleri İstan-bul'da satıyorlardı. Yeraltı dünyası acımasızdı. Gözaltına alınan Osman Tim.Lice." Güçlü olmayanların malına el konuluyordu. Lazem Nazım İsmaili. İstanbul piyasasında oldukça popüler olmaya başlamışlardı. onlara da kısaca Lazo ve Simko diyorlardı. Mahsun Korkmaz Akademisi'ne yardım için. gazetecilerin ilçeye gidip olup biteni görmesi için araç tahsis ediyordu. PKK'nın Diyarbakır Cezaevi sorumlusu Abdülha-kim Güven'di. PKK'nın İstanbul kadrolarını ele veriyor. direkt Behçet Cantürk'ü hedef alan şu açıkla-mayı yapıyordu: "Behçet Cantürk PKK'ye kendi servetinden pay vermiyor ama örgütün mutemetliğini üstleniyor. Behçet Can-türk'ü uyarıyordu: "Behçet. arkadaşının işleriyle bir süre Behçet Cantürk ilgilendi. Lazo ve Simko'dan bağış almaya gittiğinde. Bu arada evleri yakılıp yıkılanlara el altından maddi yardımda bulunuyordu. operasyon sonucu harabeye dönmüştü. sırtını devlete dayadığı iddia ediliyordu.

3 Ocak 1994 günü "pırlanta gibi gençler" dediği. Ancak. Sohbet sırasında. Behçet Cantürk de onları uyardı. Aradan 10 gün geçti. büroya polislerin geleceği haberini aldılar. Onların ifadesi alındı. "Birşey anlamadım. Son gelişmeleri tahlil etmeye çalıştılar. misafirlerini polisler gelmeden yanaklarından öpüp uğurladı. Polisler. bu nedenle eve erken geleceğini söyledi. Behçet Cantürk'e tek soru sorulmuyordu. çelik zırhlı. "Güvenilir kaynaklardan" teminat almıştı. Cuma günü trafiğin çok karışık olduğunu. Osman Tim'in ifadesinde Behçet Cantürk'ün adı var mıydı? Vardı. Behçet Cantürk binince hareket edip. Bağdat Caddesi'nde bulunan benzin İstasyo-nu'ndaki yazıhanesinden evi aradı.. Ne olduğunu soranlara. Sadece 150 milyonumu aldılar" diyordu.topladıklarım tek tek itiraf ediyordu.. "Beni İstanbul ve Ankara emniyetinden kimsenin öldürmeyeceğine eminim" diyordu. Behçet Cantürk'ün iki adamında ruhsatsız silah çıkmıştı. İki saat kadar bekletilen Behçet Cantürk serbest bırakıldı. Behçet Cantürk.. Saat 18. Mecidi-yeköy' deki camları kurşun geçirmez yazıhanesine davet etti. Sakalını kesti. 261 soru bile sormadılar. Yazıhane ile ev arası. siyah renkli arabayı çalıştırdı. bir an önce eve gitmek için şoförü Recep Kuzucu'ya arabayı hazır etmesini söyledi. Ancak gençlerin olup bitenden haberleri vardı. 30 Aralık 1993 tarihinde manşetten bir haberi duyuruyordu: "Ülkücülerden Kürt patronlara saldırı hazırlığı. Behçet Cantürk ve adamlarını Kadıköy Emniyet Amirliği'ne götürdü.. Ford Taunus 20 GTS model. Yüksekovalı Savaş Buldan ve hemşehrisi Liceli Adnan Yıldırım'ı.. Behçet Cantürk. Tekrar ortalıkta gözükmeye başladı.. Nadire İçkale ile Yahya Demirel'in kendisine söylediklerini aktardı. 14 Ocak 1994.(30) Aydınlık Gazetesi.. Eşi Hidayet'in. Şoför Recep Kuzucu. kurşun geçirmez. en sevdiği yemek kaburga dolması hazırladığını öğrenince.20.. Onlara. Adamlarını kurtarmak için 150 milyon rüşvet vermişti. Bağdat Caddesi'ne çıktılar. .. İstanbul'a döndü." BİR SAATLİK GÖZALTI Sıkılmıştı.. otomobille 10 dakika. "ihbar var" deyip büroya öylesine bir göz attı.

.. Behçet Cantürk'ün içinde bulunduğu. Kafasından 2. Kartvizitlerin üzerinde bir tek isim yazılıydı: Behçet Cantürk.. kimlik ve para bulamamışlardı. 4'ü Luger yapımı.. Sakarya'nın Sapanca ilçesi Kırkpınar kasabası yakınlarında.. 13 adet 9 milimetrelik boş kovan ve 2 adet 9 milimetrelik mermi çekirdeği vardı. Behçet Cantürk'ü aradılar. ikisi yolun kenarında.. ancak kurşunlara yakalanmıştı. İkinci cesedin çevresinde.30. Saat 15. göğsünden 5 kurşun almıştı. zengin biri olduğu anlaşılıyordu. 40. vücudun katılığına göre. Ceketinin iç cebinde buldukları kartvizitler... .. Cesetlere başkaca ayrıntılı bir otopsi yapılmadı. ancak henüz inşaat onarım çalışmalarına başlanmamış. çok pahalı bir takım elbise vardı. 262 Olay yerine gelen polisler.. Kolundaki bir milyar liralık Pierre Cardine marka altın saat ve cebindeki purolardan. Kimse Behçet Cantürk'ün nerede olduğunu bilmiyordu. özellikle cesetlerden birinin sıradan bir kişi olmadığını hemen anlamışlardı. hemşehrileri Hikmet Çetin'e ulaşmaya çalıştılar. Gidebileceği her yeri aradılar. cesetin kimliği konusunda bilgi veriyordu.. 15 Ocak 1994..... Cantürkler telaşlandı. Ulusoy şirketine ihale edilmiş. Dışişleri Bakanı. Sabaha kadar uyuyamadılar. dinlenme tesislerinin yakınında iki erkek cesedi bulundu. cinayetin 10-12 saat önce işlenmiş olabileceğini belirtti. 9'u MKE.. diğerleri ise cesedin bulunduğu su tahliye kanalının içindeydi. Ne otomobilin mobil telefonu. Sabaha kadar uyumayıp. Tanıdık emniyet görevlilerini devreye soktular. Anlaşılan şoför Recep Kuzucu kaçmaya çalışmış.00 sıralarında yaptığı otopside. Behçet Cantürk ve Recep Kuzucu'nun cesetlerine ilk müdahaleyi Sapanca Sağlık Ocağı'ndan pratisyen bir doktor yaptı.Aradan saatler geçti. Saat 11. Ceset üzerinde yaptıkları aramada cüzdan. haber gönderdiler. Şakağına sıkılan tek kurşunla öldürülen. hepsi alınmıştı.45 yaşlarındaki maktulün üzerinde. ne de Behçet Cantürk'ün kısa mesafeli el telefonu cevap veriyordu. Kovanların ikisi park yolunun ortasında. Recep Kuzucu'nun kullandığı 34 HLP 08 plakalı otomobilden haber alınamıyordu.

"Şehitler Ölmez". İkindi namazından sonra kılınacağı açıklanan cenaze namazı erkene alınarak öğle namazının hemen ardından kılındı. Tarık Ziya Ekinci. sarı. Orhan Doğan. Savaş Buldan. Sakarya Devlet Hastanesi morgundan alınıp ambulansa konan cesetler. amcasını teşhis etti. Sadık Gürbüz. Karacaahmet Mezarlığı morgundan alınan naaş cenaze arabasına konularak İlahiyat Fakültesi camisine getirildi. 16 Ocak 1994. Medet Serhat.. Recep Kuzucu'nun tabutu ise yeşil bir kumaşla örtülmüştü. Cami av-lusu oldukça kalabalıktı. Rahmi Saltuk.kırmızı ve yeşil renklerden oluşan simli altın bir örtüye sarılmıştı. Ahmet Kaya. Emniyet güçleri Sakarya'da. Ferhat Tunç. Cantürkler cenazenin nerede defnedileceği konusunda anlaştılar. 3 bin kişilik kalabalık. Behçet Cantürk'ün kızları cenaze arabasına çıkarak. İdris Özbir.. Mehmet Ali Eren. 50 araçlık konvoyla. Kadıköy'deki Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde kılınacak ikindi namazından sonra. "Bizi bırakma" diye ağlıyorlardı. babalarının tabutuna sarılıp. Vekin Aktan. sa-rı kırmızı ve yeşil çiçekler vardı. Azet Cantürk'ün oğlu Ağa Cantürk. Sakarya Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Kemal Parlak.. 263 Diyarbakır'da oturan Nizamettin Cantürk. Yaşar Ka-ya.Behçet Cantürk ve Recep Kuzucu. Nurettin Güven. haberi alır almaz uçakla İstanbul'a geldi. Tabut. İstanbul'daki Cantürkler'e haber verildi..00'de Karacaahmet Mezarlığı'nın gasilha-nesine getirildi. Necdet Ulucan. Diyarbakır'a götürülmeyecekti. Bu arada camide bulunan kalabalık. Aralarında ünlü isimler göze çarpıyor-du: İbrahim Tatlıses. Na-mazdan sonra. Adnan Yıldırım. Sakarya'ya geldiler. Üzerinde. polisin uyarısına rağmen. İstanbul'da ve Diyarbakır'da geniş güvenlik önlemleri almıştı. Cenaze arabası hareket etti.. Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verilecekti. Kürtlerin geleneksel renkleri. cenaze . eller üzerine alınan tabutlar cenaze arabasına kondu.. Nizamettin Cantürk'ün kızı Hatun ile evli. saat 02. "Behçetler Ölmez" diye slogan atmaya başladı.

.. olay yerini terketti. yaşamının en büyük hatasını yaptı: Kurşun geçirmez.. 265 .. ellerinde otomatik kısa namlulu makinalı silahları ve telsizleri vardı. birkaç araçla birlikte. silahın ruhsatlı olduğunu.. Sapanca/ Kırkpınar kasabasına yakın. hepsi otomobillerden indiler. Üzerlerinde "Polis" yazan yelekleri. Bu arada. Dinlemediler. hemen gösterebileceğini söyledi. "Arama yapıyoruz" bahanesiyle. iki araç yola çıktılar.. Yol trafiğe kapanmıştı. Behçet Cantürk neler olacağını. silah buldular...arabasının arkasından mezarlığa doğru sessizce yürümeye başladı. kafasını sertçe öne doğru eğdiklerinde anladı. Behçet Can-türk'ün içinde olduğu 34 HLP 08 plakalı arabanın geldiğini görünce. İki saat sonra. Bağdat Caddesi'ne iki araba ile gelmişlerdi. Behçet Cantürk'ten otomobilden inmesini rica ettiler. aniden koluna girerek kendi otomobillerine götürdüler.. kaçıranlar ise sinirliydi. Behçet Cantürk'ü sorgulayıp. Behçet Cantürk'ün şakağına tek kurşun sıktılar. onları da durdurdular. Arabadan hiç inmeyen 8'inci kişi. KİM OLDURDU? 8 kişiydiler. "ifadesini" aldılar. dışarıdan kesinlikle açılamaz otomobilinden indi.. emniyete davet ettiler. Kaçırılanlar tedirgin. Ve Behçet Cantürk. Behçet Cantürk alkışlarla defnedildi. Karacaahmet Mezarlı-ğı'na gelindiğinde gerginlik yerini sessizliğe bırakmıştı. daha önce planladıkları yere. henüz hizmete açılmamış dinlenme tesislerine geldiler. arkada Recep Ku-zucu"yla birlikte dört kişi. Kortejde bulunanlarla polis-ler arasında yer yer tartışmalar yaşandı.. Önde Behçet Cantürk'le birlikte beş kişi. Üzerini aradılar.. ellerini arkadan kelepçeleyip. Behçet Cantürk'ün "gözaltına alındığını" görünce. Behçet Cantürk. Sonra. TEM otoyolunu takip ederek Ankara istikametine doğru gidiyordu... Otomobiller. Aynı anda diğer üç kişi Behçet Cantürk'ün aracına bindiler. biri hariç.

Behçet Cantürk'ün otomobilini de alarak tekrar otobana çıktılar..Patronunun öldürüldüğünü gören şoför Recep Kuzucu. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı Narkotik Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan Şubat/1994 raporunda adı geçiyor: "1992 tarihinde Savaş Buldan'ın ikametinde ve iş yerinde yapılan aramalarda yasadışı örgütsel dokümanlar ve 2 adet silah ele geçirildiği. Hendek gişelerine bir kilometre kala. Behçet Cantürk ve Recep Kuzucu'nun kimliklerini ve para-larını aldılar. Fevzi ve Salih Aslan. İstanbul Emniyet Müdürlüğü balistik muayene sonucunda.. Kimlik kontrolü ve arama bittikten sonra Fevzi Aslan ve Salih Aslan'a. Gebze. İstanbul/Aksaray'da oto galerisi sahibi Liceli. can havliyle ellerinden kurtulup kaçmaya çalıştı.. "karakola" gitmekte bir sakınca görmüyorlar. yazıhanedeki konukların gözlerinin önünde alınıp götürüldü. Yüksekovalı. Ertesi gün. şakağına sıkılan tek kurşunla öldürülen Fevzi Aslan ile. Uyuşturucu kaçakçısı olduğu iddialarıyla birkaç kez gözaltına alınıp yargılanan.. Behçet Cantürk'ün arabasını TIR parkına bırakıp. Fevzi Aslan ve yeğeni.. "bizimle emniyete geleceksiniz" diyorlar. Behçet Cantürk ile Fevzi Aslan'ı öldüren silahın aynı olduğunu açıkladı. "Arama var" deyip herkesin ayağa kalkmasını istiyorlar. otomatik silahları ve telsizleriyle 8 kişi girdi. kalbine üç kurşun sıkılmış.. Geldikleri gibi. 266 3 Haziran 1994. gözleri bağlı Salih Aslan'ın cesedi bulundu. "Polis" yazan yelekleri. Adı: Savaş Buldan. 32 yaşında. 8 KİŞİLİK EKİP 28 Mart 1994. kendileri-ni otomobil içinde bekleyen arkadaşları ile buluştular. 42 yaşındaki Fevzi Aslan ve 32 yaşındaki yeğeni Salih Aslan. Kınalı. .Bayramoğlu turnikelerin-den Ankara yönüne doğru ilk girişteki TIR parkında. yazıhanede konuklarıyla sohbet ediyorlardı.Sakarya TEM otoyolunda. Birden içeriye. Arka arkaya silah-lar patladı. İtalya'da uyuşturucu madde kaçakçılığı faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen bir organizasyonun yurtdışı bağlantılarından sorumlu elemanları tarafından ülkemizdeki telefonunun defalarca arandığı. Recep Kuzucu ancak 20 metre uzağa gidebildi!. sözkonusu telefonun Savaş Buldan adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.. karanlığa karıştılar.

Diş dolgusunda kullanılan maddelerin kokain sanılması (!) üzerine. 'Biz polisiz' dediğini duydum. Otelin müşterisi olan ve ismen bildiğim Adnan. Hacı Karay: 36 yaşında." Serdar Özdemir: "Çınar Oteli taksi durağında çalışıyorum. nere-den geldiklerini görmediğim 6. Hacı Karay ve Savaş Buldan'ı otelin duvarına dayayıp aradıklarını gördüm. Otelin kapısına doğru geldikleri bir sırada. otele geldiği bir sırada.30 ile 05.30 sıralarında. Birkaç saat sonra serbest bırakıldı." Hüseyin Kılıç: "Çınar Oteli'nde güvenlik görevlisi olarak çalışırım. Bu sırada tahminen 7. Mayıs ayı başında İstanbul Yeşilköy'de arabası şüphe üzerine durduruldu. Arama yaptıkları bir sırada içle-rinden bir şahsın." Anlaşılan. Bu arada Mercedesin kapısını kapatan şahsın.00'ten... Bu üzerlerini arayan kişilerin hepsi tek tip yelek giymişlerdi."8 Kasım 1993 ve 18 Kasım 1993 tarihinde yapılan operasyonlar sonucu. Yüksekovalı. Casinodan müşteriler dağılmak üzereydi. Bu sırada devamlı müşterilerimiz olan Savaş Buldan.00 sırasında Casi-nodan çıktılar.. Mercedesin kapısını kapatan şahıs spor bir arabaya binip Mercedesi takip etti. Michele Franco'nun. Ticari taksimle müşteri beklediğim bir sırada üç kişi Casinodan çıkıp. yine otelin park yerinde bulunan . Casinodan çıktılar. Olay günü saat 04. Saat 04.. Üst araması yapan kişiler.7 kişi iki ayrı otodan indiler. Adnan Yıldırım. dışarıda bulunduğum bir sırada.. Hepsinin elinde silah bulunuyordu. Mercedes hızla olay yerinden uzaklaştı. Tahminen 25 metre gittiler. hatırla-yabildiğim kadarıyla 34 CK 420 plakalı koyu renkli Mercedese zorla bindirdiler. 'ifadenizi alıp bırakacağız' dediğini duydum. Liceli.00'ye kadar otelin kapısında dormen olarak görev yaptım. Üçüncü şahsın otoya bindirildiğini görmedim. arkadaşı Kasım Çakım ile gözaltına alındı. görgü tanıklarının anlatımıyla aktaralım: 267 Sebahattin Uz: Çınar Oteli'nde dormen olarak çalışıyorum. 3 Haziran 1994 günü saat 07.00 sıralarında otelden çıkarak Casino kısmına geçtiklerini gördüm.. Hacı ve Savaş adlı şahısların saat 24. 36 yaşında. emniyet görevlileri Savaş Buldan'ı yakın takibe almışlardı. yukarıda isimlerini verdiğim şahısları kendi otolarına bindirdiler ve hareket ettiler. PKK adına uyuşturucu madde kaçakçılığı yapan Şehmus Daş ile Savaş Buldan'ı telefonla aradıkları tespit edilmiştir. Savaş Buldan'la birlikte Oramar aşiretine mensup. Gözaltına alınmasına anlam verememişti. Mercedes'te 3 ruhsatlı Winchester marka tüfek bulundu. Haziran 1994 günü saat 23. İtalya ve İngiltere'de ele geçirilen 279 kilo eroinin sanıkları Paquale Marando. hemşehrisi Hacı Karay ve yakın arkadaşı Adnan Yıldırım'ın 3 Haziran gecesini nasıl geçirdiklerini. Hemen aka-binde Adnan ve Savaş isimli şahısları hızlı bir şekilde. Adı: Adnan Yıldırım. Savaş Buldan. Hacı Karay ve Adnan Yıldırım ve yanlarında bulunan bir şahıs.8 kişi tarafından duvara dayatılarak üzerlerinin arandığını gördüm.

Ben. Ancak bunların silah sesi olabileceğini de düşündüm.. Yaylatepe Köyü'nde oturuyorum. Ardından hemen otoya bindirdiler. ona gidiyorlardır' diye kendi kendime söylendim. Ayrıca bu iki otonun dışında bir spor araba daha vardı." Üzerlerinde yelekleri. Ayşe Uzun: "Bolu ili.3009. Ben bu şahısları ilk önce polis sandım. üzerlerim aradılar. Araçlardan . Bu şahısları duvara dayayıp.8 kişi.00 sıralarında köyümüzün 269 Doğu tarafına düşen Hatip değirmeni mevkiinde bulunan bah-çemdeki biberleri sulamak üzere tek başıma bahçeye gittim. 'Köylerin birinde cenaze vardır. Bu otolar.. Yığılca ilçesi. O da iki otoyu takip etti. Köye dön-düm. Benim bulunduğum yere gelince yavaşladı. köyümüzün Taşlık Melen mevkiinden iki el silah sesi duydum." İsmail Taşcan: "Bolu ili.30 sıralarında Yığılca istikametinden iki adet taksi(otomobil) köye girdi. ellerinde otomatik silahları ve telsizleri bulunan kişiler yine İstanbulAnkara Tem otoyoluna çıktılar. Yığılca ilçesi. bu şahısların üzerlerine yürüdü. silah sesini duyunca korktum. Evimden saat 08. Ancak sırtları bana dönük olduğu için yüzlerini göremedim. arkasında açık yeşil Mazda ile arkasında da bej renginde tahminen Mazda olan araçların ilçe içerisinden. Köyde arıcılık yaparım. nımda kimse yoktu. Daha sonra hareket ettiler.. Melen Deresi istikametinden yankılı birtakım sesler geldi. Aramızdaki mesafe 10 metre kadardı. Ben. Saat tahminen 09. kadar mesafededir.30 sıralarında önde kırmızı renkli Mazda. Üzerlerinde hepsinin yelek vardı. Hacılar Köyü Taşlı Melen istikametinde gittiğini gördüm. Plakalarını göremedim." Ayşe Araç: "Bolu ili. Arılarım köyümüzün güney tarafında. Bu sırada yanımda aynı köyden Muzaffer Yıldız ve yolun karşısında kardeşim Yu-nus Öztürk bulunuyordu. dere boyunda ağaç yıkıyorlar sandım.268 iki otodan çıkan tahminen 7." Şevket Öztürk: "Bolu ili. Hattâ üç aracın arka arkaya gitmesinden şüphelendim ancak plakasını alamadım. Köyümüzün Yedigöller yolunun kenarındaki Ka-zım Özcan'ın evinin önünde oturuyordum. Sabah saat 08. Yığılca ilçesi Hoşafoğlu Köyü'nde oturuyorum.. Evimin balkonundan okula gönderdiğim kızımın arkasından bakarken. köye tahminen l km. Kendilerinin polis olduğunu belli etmek için giymişlerdi.30 sıralarında her zaman olduğu gibi arılarıma bakım yapıyordum. Yığılca ilçesi. Sonra Yedigöller istikame-tine hızla uzaklaştılar. siyah renkli 300 Sel marka Mercedes ile vişne çürüğü Hundayi markaydı. Hacılar Köyü'nde oturuyorum. Güzergâhları ve amaçları aynıydı. saat 07. Hacılar Köyü'nde oturmaktayım.

Sadece paralara el konulmuştu! 9 mm Parabellum tipi. diğer bölgelerde de infazlar yapılıyordu. Hacı Karay'ın vücuduna ve başına birer kurşun sıkılmıştı. Şahıslardan biri şoför. Her iki aracın plakası da 34 ile başlıyordu. diğeri şoför mahallinde oturuyordu. Bu aracın hemen arkasında bulunan araç krem. 'Bak şurada çukurda adam yatıyor. beş adet boş kovan. biri arkada oturuyordu. Adnan Yıldı-rım'ın başına bir. İki-si önde. üçüncü bir taksi (otomobil) köye girdi. Yükseko valı Mecit Baskın kaçırılıp öldürüldü. alnı hafif açıktı. hemen arkamda oturan amcam. dört adet SB Luger marka. üç ayrı tabancadan atılmıştı. Bu araç da Yedigöller istikametine gitti... Üçüncü şahısın kullandığı aracın plakası 06 ile başlıyordu. başına bir. Bu aracın da camları kapalı ve renkli idi. Hendek. Ben de evet dedim. 'Bunlar ölü. Yüzüklere de dokunulmamıştı. * 30 Eylül 1993: Ankara Altındağ Nüfus Müdürü. Adnan Yıldırım'ın kolunda bulunan altın saat alınmamıştı. balık tutmak için motorumla gittim. İkinci aracın içinde üç kişi vardı." Savaş Buldan'ın vücuduna iki. Bunun üzerine motoru çalıştırarak. Yığılca jandarmasına haber verdik. Aracın tüm camları kapalı ve renkli idi. Ayrıca üçüne de işkence yapılmıştı. Motoru stop edeceğim sırada. Ancak araçta kaç kişi oldukları görülebiliyordu. gök mavişiydi. burdan gidelim' dedi. Sakalsız. modern idi. Bu araç bizi görünce hafif ya-vaşladı.45 sıralarında amcam İsmail ile birlikte ağlarımızı alarak devamlı balık tuttuğumuz Melen Deresi'nin Taşlık Melen mevkiine gittik. Yığılca ilçesi. Şahıslardan biri arkaya. Saat 19. * 25 Ocak 1994: Liceli Sefa Erciyes Ankara'da kaçırılıp öl . Bu iki araç bizi geçtikten birkaç dakika sonra.15 filandı. Balistik inceleme sonucuna göre.. İçinde iki şahıs vardı. Hacılar Köyü'nde oturuyorum. burada birkaç kişi daha yatıyor. Aracın içinde üç kişi vardı.... Aynı köyde oturduğumuz amcam İsmail Taşcan'ın 270 yanına.önde olanı koyu kırmızı. 'Yedi-göller bu tarafta mı?' diye sordu. Motordan inip çukurdaki şahsa baktığında. Yüzü hafif uzundu. toprak rengindeydi. Aracı kullanan camı yarım şekilde açarak bana. Markasını kesin bilmemekle birlikte Merce-dese benziyordu. Sapanca "Ölüm Üçgeni"nden başka. bir adet WCC marka. sarhoş olabilir' dedi. Şahısların yüzünü tam ola-rak hatırlamıyorum. Bu aracın rengi açık mavi. olayda kullanılan tabancalar daha önce meydana gelen faili meçhul olaylarda kullanılmamıştı. ince bıyıklıydı. Bana Yedigölleri soran şahıs kısa saç-lı. bor-doya benziyordu. diğer ikisi öne oturmuştu." İrfan Kurşuncu: "Bolu ili. Oraya vardığımızda saat 20. Konuşması efendi. Adapazarı.

. * 11 Kasım 1994: Behçet Cantürk'ün avukatı Medet Serhat ve şoförü İsmail Karaalioğlu. * 14 Aralık 1994: Avukat Faik Candan Ankara'da kaçırılıp öldürüldü.(31) Bu kişilerin kaçırılmasını ve öldürülmesini gören hiçbir ta-nık yoktu. * 25 Şubat 1994: Liceli avukat Yusuf Ekinci Ankara'da ka çırılarak öldürüldü.dürüldü. daha önce gerçekleştirilen faili meçhul cinayetle-rin bir "sınıflandırmasını" yapmak gerekiyor: Mafya Cinayetleri: . Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesi yakınlarındaki ormanlık arazide öldürüldü. TÜRKİYE: FAİLİ MEÇHULLER MEZARLIĞI Türkiye'de işlenen faili meçhul cinayetler konusunda bilerek veya bilmeyerek kafa karıştırılıyor. Behçet Cantürk ve benzer cinayetleri kimin işlediğini anla-yabilmek için. * 29 Ocak 1995: İranlı Lazo (Lazem Nazım İsmaili) ve Simko (Asker Simko) İstanbul'da kaçırılarak.. 271 * 6 Temmuz 1994: Savaş Buldan'ın Oramar aşiretinden Recep Yaşar ve Behçet Yaşar kaçırılıp Şemdinli'de öldürüldü. otomobile açılan çapraz ateş sonucu öldürüldü. * 10 Mayıs 1994: Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Hakkarili Namık Erdoğan Ankara'da kaçırılıp öldü rüldü.

Metin Aydın- Bülent Çetinkaya. * 27 Ağustos 1993: Celal Duman. * 14 Şubat * 31 Mart * l Nisan 1993: Cihat Kaplan. * 6 Ocak 1994: Hüseyin Temurtaş-Çetin Temurtaş. * 27 Temmuz 1993: Mahmut Sulban. * 5 Aralık 1993: Mehmet Nabi İnciler (İnci baba).Halil Akçan. * 26 Aralık 1992: Şehmuz Daş.Mustafa Taner. * 6 Mayıs 1992: Ümit Ölmez.Eshabil Karataş. * 7 Temmuz 1992: Celal Aydın. * 4 Haziran 1991: Kenan Anca.Ahmet Çakır. * 29 Ekim 1990: Abdülrezzak Bulut. * 19 Şubat 1992: İzzet Avni Öztürk. . 1993: Tahir Deniz Düzenci.1990 itibariyle öldürülen yeraltı dünyasına mensup kişiler şunlardı: * 29 Haziran 1990: Cemal Sincar. * 6 Ekim 1993: Erol Öztürk. 1993: Ramazan Aydın. * 31 Aralık 1992: Osman Ayanoğlu. * 72 24 Temmuz 1992: Ahmet Parlak.

değişiklikleri için böyle cina-yetler gerçekleştirebilir..* 19 Ocak 1994: Hikmet Tanık. ekonomik. * 9 Ocak 1996: Özdemir Sabancı. 6 Ekim 1990: Prof. Amaç. Bu cinayetlerin de hepsi faili meçhul olarak kalmıştır. sadece bir başka dış ülkenin organize ettiğini söylemek tam doğru değildir. *24 Ocak 1994: Enis Karaduman. kültürel) karıştırmak. Adnan Yıldırım ve Hacı Karay cinayetlerinde niçin hiçbir ilerleme kaydedemiyordu?. Bu cinayetler özellikle bir ülkenin. provokasyondur.. Devletin içinde bulunan gizli 273 örgütler de. 24 Ocak 1993: Uğur Mumcu. Fevzi Aslan. Çözülemez denen olayların faillerini bile en fazla bir hafta sonra ortaya çıkarıyor. Servis Cinayetleri: . Salih Aslan. 12 Eylül 1980 öncesi işlenen cinayetler buna örnek gösterilebilir. hükümet vb. ülkeyi güçsüz duruma düşürmek vb. maktullerin ailelerine neden bir tek soru sorulmamıştı? Destabilizasyon Cinayetleri: Destebilizasyon yani. Behçet Cantürk. Bu tür cinayetleri. terörden bıkan kitlelerin.. Örneğin. İşlenen cinayetlerin amacı. Savaş Buldan. bütün bu cinayetlerin faillerini yakaladı. Emniyet görevlileri. suikast değil. *12 Mart 1995: İstanbul Gaziosmanpaşa'daki 30 vatandaşın katledilmesine neden olan. * 19 Ocak 1995: Uğur Kılıç. O halde. Polis son yıllarda elindeki teknolojik araçlarla küçücük bir delili bile değerlendirip katili yakalıyor. Bahriye Üçok. sistem. amaçlarla. kahvehane ve pastanenin silahlarla taranması olayı da buraya eklenebilir. 1990 yılından sonra başlayan bu tür cinayetler şunlardı: * * * 31 Ocak 1990: Prof. "yeni yönetime" destek vermelerini sağlamaktır. istikrarsızlaştırma. diğer bir ülkenin içişlerini (siyasal. istihbarat örgütü aracılığıyla gerçekleştirdiği cinayetlerdir. Muammer Aksoy.

* 6 Eylül 1986: İstanbul/Neve Şalom Sinagogu'na yapılan silahlı saldın sonucu. * 25 Ekim 1988: Suudi Arabistan Büyükelçiliği İkinci Sek reteri Abdülgani Bedevi.Şiravi. 23 Yahudi vatandaşın öldürülmesi. 1983: İranlı muhalif Azerbaycanlı lider Hacı Muhammed Yalfani. * 24 Temmuz 1985: Ürdün Büyükelçiliği Birinci Katibi Ziad Sati.. * 16 Ekim 1989: Suudi Arabistan Büyükelçiliği Muhasebe Müdürü Abdurrahman Ahmet El. * 28 Şubat 1991: ABD'li Yarbay Alin Macke.. * 28 Ağustos 1993 İranlı muhalif (İKDP üyesi) Behram . * 21 Mart 1991: ABD'li Yarbay John Gandy.Yabancı ülke istihbarat elemanlarınca.. 274 * 9 Mart 1991: İsrail Büyükelçiliği Güvenlik Amiri Ehud Sadan. Türkiye'de işlenen veya tetikçi bulunarak işlettirilen cinayetlerdir: * .. * 4 Haziran 1992: İranlı muhalif Ali Ekber Gorbani. * . * 26 Mart 1990: Irak Büyükelçiliği Ticari Ataşesi Ali Faysal Hüseyin. 1985: İranlı muhalif Albay Hadi Aziz Muradi.

İslami Terör: * 3 Mayıs 1987: Van 100. Bölgedeki güvenlik güçlerinden yardım görmeleri nede niyle bu örgüte. Kullandığı taktiklerden biri de 'Polisiz' deyip. Yıl Üniversitesi öğrencisi Şirin Tekin oruç tutmadığı için öldürüldü. * 6 Haziran 1989: Ali Gül adlı vatandaş bağlı bulunduğu ta rikatça.. "polisiz" diyen kişilerce yakala275 . * 3 Aralık 1991: İdil'de öldürülen Mikail Bayro. Güneydoğu'da bulunan Hizbullah (İlimciler) örgütünün işlediği ilk cina yetti. "Hizbul.(32) * 2 Temmuz 1993: Sivas Madımak Oteli vahşeti.Yasemin Cebenoyan. laiklik yanlısı vaazlar verdiği için öldürüldü. Sadece 1992 yı lında 267 vatandaşı öldürdüler.Azadfer. * 31 Aralık 1994: Onat Kutlar.Kontra" deniliyordu. Kontgerilla Cinayetleri: Kontgerilla çeşitli şekillerde cinayet işliyor. İbra him Sanca işyerine giderken. öldürecekleri kişiyi (kişileri) kaçırmak: * 18 Haziran 1991: Sosyalist Parti Sımak İl yöneticisi. * 25 Temmuzl995: Gümüşhane Barosu Başkanı Ali Günday. islami kurallara uygun yaşamadığı için öldürüldü. * 14 Mart 1989: Kocamustafapaşa Seyitömer Cami imamı Kazım Üstün. * 4 Eylül 1990: Turan Dursun. * 7 Mart 1990: Çetin Emeç.

tetiği çeken PKK itirafçılarının isimlerini açıkladığı için.. *28 Temmuz 1993: Özgür Gündem Bitlis muhabiri Ferhat Tepe kaçırılıp. "Kürt işadamlarına" geldi.. Sonra ceseti bulundu. * 21 Şubat 1993: Avukat Metin Can. * l Kasım 1994: Emekli Binbaşı Ahmet Cem Ersever ve ar kadaşları Mustafa Deniz ve Neval Boz kaçırılıp öldürüldü. Doktor Hasan Kaya kaçırılarak öldürüldü.nıp sivil plakalı minibüse bindirilerek kaçırıldı.. aydınların öldürülmesi ile başladı. * 16 Ocak 1992: HEP Siirt İl Başkanı Mehmet Demir kaçırı lıp öldürüldü. işkence edilerek öldürüldü. kaçırılıp öldürüldü. Sonra sıra. "polisiz" diyen kişilerce evinden alınıp götürüldü...... gazetecilerin. * 5 Temmuz 1991: HEP Diyarbakır İl başkam Vedat Aydın. Kontgerilla insanları kaçırıp öldürüyor. önce Kürt sorununa duyarlı yerel politikacıların. "arkadaşları" tarafından öldürüldü. Bu tür cinayetler. * 5 Haziran 1993: ANAP Varto İlçe Başkanı Kerim Geldi. 'polis' olduklarını söyleyen kişilerce kaçırılıp öldürüldü. PKK itirafçılarına çektiriyorlar! Emekli Binbaşı Ahmet Cem Ersever. Peki tetiği kim çekiyor? Tetiği. İki kurşun sıkılmış cesedi evinin yakınında bulundu. * 25 Ocak 1993: ÖZDEP Erzincan İl Başkanı Cemal Akar. .

. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Daire Başkanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı'ndaki ifadelerinden. "eroin tadarken öldü" gibi. bir diğer iddiaya göre veremden öldü. Dolar'a çevrilmiştir. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 4 nolu Askeri Mahkemesi ve Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı l nolu Askeri Mahkemesi'nin duruşma tutanakları ile haber kaynaklarının anlatım larından derlenmiştir. 4) Okuyucunun bugün ile karşılaştırma yapabilmesi için. Ayrıca gazetelerde. daha sonra Refah Partisi'ne transfer olan Mustafa Bayram'ın yakın akrabasıdır. bayağı haberler de çıktı. "Binbaşı Ersever'in İtirafları" kitabını okuyabilir... 276 NOTLAR: 1) Liceli Bahri'nin gerçek kimliğini. bu soruya yanıt vermekti!. 24 Aralık 1995 seçimlerinde ANAP listesinden Van Milletvekili olarak Meclis'e giren. 5) Behçet Cantürk'ün anlatımları. uyuşturucu kaçakçısı olarak birkaç kez mahkeme önüne çı kartılmıştır.Bizim için tetiği çekenlerin hiçbir önemi yok. Mustafa Bayram. haber kaynağıma söz verdiğim için yazamıyorum. 1979 yılında bir dolar ortalama 47 Türk li rasıydı.. Türk lirası. 3) Mehmet Sıddık Bayram. Merak edenler. 2) Hatun Cantürk. Asıl soru: Tetiği çektiren kim? İşte bu kitabın yazılma amaçlarından biri de.

. Rizeli. Yaşar Aktürk. bir gazeteci arkadaş da yeraltı dünyası ile siyasi par-ılerin ve örgütlerin ilişkisini kaleme alır. REMAN şirketi ise aynı yıl 405 milyon 522 bin 202 liralık haksız teşvik aldılar. Başbakan Turgut Özal. Emin Görpe. "Dur" ihtarına uyma . 70'li yılların sonlarına doğru ise.6) Behçet Cantürk "ün DDKD'ye para (bağış) verdiğine ilişkin iki farklı bilgi var. Görüştüğüm bazı DDKD'liler. Buradaki ayrılık ideolojik nedenlerden dolayı değildi. ekono mik durumu iyi olan birçok kişiden yardım alındığını. 277 Belki bir gün. siyasi örgüt militanlarını ilk kez. 31 Temmuz 1982 tarihinde.. ülkücü gençlerle nasıl iş yaptığını ayrıntılı bir şekilde anlatıyordu. Yeraltı dünyası. "Alpaslan Tür-keş ile görüştü" diye "solcular" tarafından bomba atılıyordu.. 1985 yılında İsviçre'ye gittiğinde. "silah kaçakçılığı" gibi "ticari" işleri de ortak yapıyorlardı. 12 Mart 1971 darbesinden sonra cezaevlerinde tanıdı. Suphi Aşıcıoğlu gibi.. "Piyasada" güçlü olmak isteyen her "Baba" sırtını bir örgüte dayama ihtiyacını hissetti. 7) ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın amca çocuğu. Behçet Can türk'ten de "aidat" alınmış olabileceğini söyledi. Abuzer Uğurlu polis ifadesinde. Dündar Kılıç'ın evine. Ayrıca bazı örgütlerle. yeraltı dünyası "sağ. cezaevine girmemek için Türkiye'den kaçıp Zürih'te yaşayan işadamları ile toplantı yaptı. İran'ın yeni yönetimi uyuşturucu ihraç edip. 9) İslam Devriminin sıcak günleri geride kalınca. silah almaya başladı! 10) Ağa Koç. Behçet Cantürk'ten kesinlikle para almadıklarını söylediler.sol" olarak ikiye ayrılmıştı. 8) RAM şirketi 1982 yılında 366 milyon 6 bin 300 liralık. Sadece bir DDKD'li.

Babalar Senfonisi. ağırbaşlı. 16) Kural mıdır bilinmez.5 tipi otomatik silahla çarşıda bulunanların üzerine rastgele ateş açtı. yeraltı dünyasının bazı isimleri gibi. 11) Dönemin gazete ve dergileri Behçet Cantürk'ün kasasından 2 milyar nakit para çıktığını yazıyorlar. Sarı Avni'nin "iş ortağı" Hayri Yağcı da. "MiT'te sorgulanan Behçet Cantürk'ün. Sayfa 196) 14) Bulgaristan'dan gelen silahlar ve Kintex şirketiyle ilgili daha geniş bilgi sahibi olmak isteyenler. yıl lar sonra. Yakalanacağını anlayan Mıgırdıç Madar yan. 12) Albay Ali İhsan Cesur'un. (Engin Bilginer. Dündar Kılıç'a kı yasla. Uğur Mumcu'nun "Silah Kaçakçı lığı ve Terör" kitabına bakabilirler. MİT Raporu'nun "görsel malzemesi" olarak ra pora eklenmişti. soyadını değiştirip. 21 kişi yaralandı. 13) Dündar Kılıç'ın sorgusunda da bulunan Mehmet Eymür... Süleyman Demirel ile birlikte çektirdikleri fotoğraf. üzerindeki el bombasını patlatarak intihar etti. 278 .) 15) Kapalıçarşı eylemi 15 Haziran 1983 tarihinde gerçekleştiril di. mert ve cesur biri olduğunu söyleye bilirim" diyordu. Mimaroğlu yaptı. Cep Kitapları.dığı için güvenlik güçlerince vurularak öldürüldü. 45 yaşındaki Yusuf Alper ve 13 yaşındaki Murat Alpte kin öldü. çok daha akıllı. MP. Adının Mıgırdıç Madaryan olduğu açıklanan ASALA mensubu militan. (Tekin Yayınevi.

Musa Anter. Aktüel Dergisi. Güneş Gazetesi. 24) 30 Kasım 1992. Milliyet Gazetesi. Nokta Dergisi. 27) Kıyı Bankacılığı: Bir ülkede bankacılık sektörü için düzen lenmiş yasa ve yönetmeliklerin kapsamı dışında kalan serbest banka cılık olarak tanımlanabilir. aslına sadık kalı narak düzeltilmiştir. 18) Çok bozuk bir Türkçe ile yazılan mektup. Behçet Cantürk. 23) 23 Ocak 1994. L'Express Dergisi. döviz hesaplarında herhangi bir sınırlama yoktur. 22) 27 Temmuz 1990. o kokteyle katılan isimlerden. İlk soyadı Yaşlı idi. Savaş . Kıyı Bankacılığının en önemli özellikleri. Tempo Dergisi. "İsviçre'den Geçerken" Yeni Şiirler kitabın dan. Görüşmeyi yapan Ayşe Önal. 21) 9 Temmuz 1988. 25) 23 Aralık 1989. 19) Nazım Hikmet.17) Nizamettin Bayramoğlu soyadını değiştirenlerden. 26) 14 Temmuz 1994. vergi alınmaz! 28) Türkiye'nin acı gerçeğidir.. (Adam Yayınları) 20) Cosa Mostra: Mensuplarının birbirlerine karşılıklı sadakat ve yardımlaşma üzerine kutsal yeminlerle bağlı olduktan. gizli. hiyerarşik bir mafya örgütü. gizlilik esastır. DEP Milletvekili Mehmet Sincar.

Babalar Senfonisi. 1991 . .Uğur Mumcu. 1990 . "Hizbul. Silah Kaçakçılığı ve Terör. 30) Osman Tim. Bir başka iddiaya göre.Buldan. . itiraflarından sonra cezaevinde şişlenerek öldü rüldü.. Halis Toprak. 1991.Öğretim Görevlisi Melih Aktaş'ın Özel Arşivi. Lazo ve Simko "çok şey bildikleri" için devlet içindeki güçler tarafından öldürüldü.Pino Arlacchi. Şehmus Tatlıcı. 279 YARARLANILAN KAYNAKLAR . Kürt Dosyası. Gazeteci Hafız Akdemir gibi bir çok isim daha sonraki tarih lerde öldürüldü!.Kontra" nın kaç yurttaşı öldürdüğü tespit edi lememiştir. 990 . 29) Kürt işadamlarına birkaç örnek vermek gerekiyorsa. Cep Kitapları. 32) 1993 'den sonra bölgede kimin kimi öldürdüğü tam tespit edi lemediği için. İletişim Yayınları.. Lazo ve Simko'yu kendisinin öldürdüğünü açıkladı. Afa Yayınları.Gazeteci Ünal İnanç'ın Özel Arşivi. 31) PKK.Jean Ziegler.Engin Bilginer.Rafet Ballı. Tekin Yayınevi. Selahattin Beyazıt. Yalım Erez. Mafya Ahlakı. 986 . . İsviçre Daha Beyaz Yıkar. Cem Yayınevi.

Kıyamet Mahkemesi. Soygun.Halil Nebiler. Milliyet Yayınları. Sarmal Yayınevi. Milliyet Yayınları. Gü venlik ve Yargı Muhabirleri Derneği Yayınları.Tuncay Özkan. Bilgi Yayınevi. 3 Cilt. 1993 . Mafyanın Ekonomi Politiği. 1991 . Milliyetçilik ve Kadın Tartışmaları-2 Faik Bulut/ İslam Ekonomisinin Eleştirisi (Tarikat Sermayesi-1) . Analiz.Bilal Çetin.Erbil Tuşalp. Ümit Yayıncıık.Mehmet Eymür. İnterpol. Mafia. 1988 . .Fenton Breşler. ı989 .Catherine Lamour.995 .Murat Çulcu.Ansiklopedik Siyasi Terimler ve Örgütler Sözcüğü. 1973 .Michel Lamberti. 1992 . Milliyet Yayınları. Kastaş Yayınları.. Eroin Dosyası. Ben Tarihim Bay Başkan. Milliyetçilik ve Kadın Tartışmaları-1 Faik Bulut/ Din.1993 . Bilgi Yayınevi. 1993 SU YAYINLARI KİTAPLARI Bakır Çağlar/ Bir Anayasacının Seyir Defteri Cüneyt Özdemir/ Reytingsiz Sohbetler Faik Bulut/ Ebu Müslim Horasani Faik Bulut/ Din.

ve Diktatörlük-1 Melih Pekdemir/ Kemalistler Ülkesinde Cumh." Melih Pekdemir/ Anne Bak Kral Çıplak! Melih Pekdemir/ Meğer Melih Pekdemir/ Sıradan ve Sahici Melih Pekdemir/ Kemalistler Ülkesinde Cumh. ve Diktatörlük-2 Melih Pekdemir/ Öçalan Devlet mi? Metin Yeğin/ Marcos'la On Gün (Adları ve Yüzleri Olmayanlar) Nuray Pekdemir/ Gen-etik Devri'm Soner Yalçın/ Beco (Behçet Cantürk'ün Anıları) Soner Yalçın/ Hangi Erbakan? Soner Yalçın-Doğan Yurdakul/ Reis (Gladio'nun Türk Tetikçisi) Taner Akçam/ Ermeni Tabusu Aranırken Turhan Feyizoğlu/ Mahir Turhan Feyizoğlu/ Deniz .Faik Bulut/ Yeşil Sermaye Nereye? (Tarikat Sermayesi-2) İsmet Berkan/ "Birden Farkettim Benim Bir de Hayatım Vardı.