T.C.

ERC YES ÜN VERS TES SOSYAL B L MLER ENST TÜSÜ

TÜRK YE TÜRKÇES NDE B TK ADLARI

Tezi Hazırlayan M. Fatih ALKAYIŞ

Tezi Yöneten Prof. Dr. Mustafa ARGUNŞAH

Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Doktora Tezi

Nisan, 2007 KAYSER

2

i

ÖN SÖZ Sait Faik’in bir sözü vardır: “Çiçek ve balık adlarını bilmeyen, hikâye yazamaz.” Buradaki çiçek kavramı, aslında bütün bitkiler için geçerlidir. Bitkilerin hayatımızda ne denli önemli bir yere sahip olduğunu hepimiz biliriz. Bitki adları bir milletin hayal gücünün derinliğini, kıvrak zekâsını, tabiata bakış açısını ve hayatı kavrayış biçimini ortaya koyan dil hazineleridir. Türkçede bitki adlarının önemli bir yeri vardır. Faydaları sayılamayacak kadar çok olan bitkiler, dilimizde büyük oranda yer tutmaktadır. Buna rağmen, şimdiye kadar bitki adlarını derli toplu ele alan bir dil çalışması yapılmamıştır. “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” başlıklı tezimizin konusunu, bitki adlarının etimolojik-morfolojik yapısı ve adlandırma yolları oluşturmaktadır. Bu çalışmada basit, türemiş ve birleşik yapılı bitki adları anlam ve şekil özelliklerine göre etraflıca incelenmiştir. Bunun yanında, bitki adlarının aldığı yapım ekleri ayrı bir bölüm olarak sunulmuştur. Bu ekler “isimden isim yapma, isimden fiil yapma, fiilden fiil yapma, fiilden isim yapma ekleri” başlıkları altında ele alınmıştır. Yine bu bölümde türemiş bitki adlarının yanı sıra, birleşik bitki adlarının aldığı yapım ekleri de gösterilmiştir. Tezin hazırlanmasına önce Sözlük kısmından başlanmıştır. Taranan kaynaklarda geçen bitki adları fişlenmiş ve ilk olarak Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü oluşturulmuştur. Aynı bitki adı için farklı eserlerde geçen çeşitli tanımlar birleştirilmiş ve bunlardan tek bir tanım elde edilmiştir. Sözlüğümüzde tanımların yanı sıra bitki adlarının etimolojik yapısı, Anadolu ağızlarındaki varyantları ve faydalanılan kaynaklar da verilmiştir. Ancak bazı bitki adlarının etimolojik yapısı tespit edilemediği için, bunların kökenleriyle ilgili bilgiler verilememiştir. Birleşik yapılı bazı bitki adlarının ayrı ya da bitişik yazımı konusunda kaynaklar arasında farklı yazılışlara rastlanmıştır. Bu tür durumlarda söz konusu kelimelerin TDK Türkçe Sözlük’teki yazılışları esas alınmıştır.

ii

Türk kültürüne ve Türk diline hizmet ettiğini düşündüğümüz bu tezin Etnobotanik, Ekoloji ve Eczacılık gibi alanlarla uğraşan bilim adamları için faydalı olacağını; bitki adlarıyla ilgili hazırlanacak çalışmalara da kaynaklık edeceğini düşünüyoruz. Tez çalışmamızın yürütülmesi ve tezin hazırlanması sırasında yardımlarını esirgemeyen, destek ve ilgisini sonuna kadar gösteren danışman hocam Sayın Prof. Dr. Mustafa ARGUNŞAH’a ve Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünün değerli öğretim üyelerine teşekkürlerimi sunmayı bir borç bilirim.

KAYSER , 2007

M. Fatih ALKAYIŞ

iii

TÜRK YE TÜRKÇES NDE B TK ADLARI M. Fatih ALKAYIŞ ÖZET “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” başlıklı tezimizde bitkilerin adlandırma yolları ile etimolojik ve morfolojik yapıları konu edilmiştir. Bitki adlarının şekil ve anlam yapılarıyla ilgili kapsamlı bir çalışma niteliğinde olan bu tezde “Giriş, nceleme, Bitki Adlarında Geçen Yapım Ekleri, Sözlük ve Sonuç” bölümleri yer almaktadır. nceleme bölümünde “basit, türemiş ve birleşik” yapılı bitki adları ele alınmıştır. Basit yapılı bitki adlarını “Türkçe kökenli olanlar ve Alıntılar” oluşturmaktadır. Bunlardan Türkçe kökenli olan basit yapılı bitki adları az yer tutmaktadır. Dilimizde kullanılan alıntı bitki adları “Arapça, Farsça, Ermenice, Latince, Yunanca, Fransızca, ngilizce, talyanca, spanyolca, Bulgarca, Çince, Gürcüce, Sırpça, Slavca, Moğolca, Rusça, Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. Türemiş yapılı bitki adları ayrı bir başlık altında verilmiştir. Birleşik yapılı bitki adları esas olarak “yapı ve kavram” bakımından incelenmiştir. Yapı bakımından birleşik bitki adları “isim tamlaması, sıfat tamlaması, sıfat-fiil grubu, isnat grubu, tekrar grubu ve cümle biçiminde olanlar” şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Kavram bakımından birleşik bitki adları ise “insana özgü özeliklerle; hayvan, organ, tür, yer, eşya-nesne adları ve benzetmelerle kurulanlar” başlıkları altında değerlendirilmiştir. Sözlükten hemen önce gelen yapım ekleri bölümü dört ana başlıktan oluşmaktadır: “ simden isim, isimden fiil, fiilden fiil ve fiilden isim yapma ekleri”. Bu bölümde bitki adları, aldıkları yapım eklerine göre listelenerek tahlil edilmiştir. Sözlük kısmında bitki adları madde başı yapılarak bunların tanımları, varyantları ve kaynaklarının yanı sıra bitki adları ile ilgili çeşitli etimolojik bilgiler verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yapı Bakımından Bitkiler, Kavram Bakımından Bitkiler, Bitki Adları Sözlüğü.

iv

THE PLANT NAMES IN TURKEY TURKISH M. Fatih ALKAYIŞ ABSTRACT The subject of the thesis, titled “The Plant Names in Turkey Turkish” is denomination ways of plants and etimological and morphological structure of plants. This thesis, which is a large study about meaning and structure forms of plants, containes those parts: “Introduction, Examining, Suffixex at the Plant Names and Result and Dictionary”. “Simple, Constructed and Compound” plant names are studied at the part of Examining. “Turkish origion plants and borrowed plants” are at the section of Simple Plant Names. There are just a few Turkish origion plant names. Borrowed plants names in Turkish are from “Arabic, Persion, Armenian, Latin, Greek, French, Italian, English, Spanish, Bulgarian, Chinese, Georgian, Serbian, Slavic, Mongolian, Russian, Portuguese and Polish”. Constructed plants names are given in another title. Compound plant names are examined about structure and meaning. Compound plant names about structure are formed with “noun groups, adjective groups, adjective-verb groups, imputation groups, repeating groups and sentences”. Compound plant names about meaning are formed with “human characteristics; animals, organs, places, objects names and imitation”. Suffixes part, coming before the Dictionary, has four main titles: “From noun to noun, from noun to verb, from verb to verb, from verb to noun”. Plant names are listed and examined at this section according to their suffixes. There are definitions, varieties, sources and etimological knowledges at the part of Dictionary for each plant names. Keywords: Plants about structure, Plants about meaning, Plant Names Dictionary.

v

Ç NDEK LER Sayfa Numarası ÖN SÖZ…………………………………………………………………………...i-ii TÜRKÇE ÖZET……………………………………………………………….…iii NG L ZCE ÖZET……………………………………………………………….iv KISALTMALAR L STES ………………………………………....................x-xii S MGELER ……………………………………………………………………xiii I. II. G R Ş…………………………………………………………………......1-7 NCELEME………………………………………………………………8107 1. Basit Yapılı Bitki Adları…………………………………………………….9-20 1.1. Türkçe Kökenli Bitki Adları………………………………………………9 1.2. Alıntı Bitki Adları………………………………………………….......10-20 1.2.1. Arapça Alıntı Bitki Adları………………………………………10-12 1.2.2. Farsça Alıntı Bitki Adları……………………………………….13-15 1.2.3. Ermenice Alıntı Bitki Adları………………………………………15 1.2.4. Yunanca Alıntı Bitki Adları…………………………………….15-17 1.2.5. Latince Alıntı Bitki Adları…………………………………………17 1.2.6. Fransızca Alıntı Bitki Adları……………………………………17-18 1.2.7. 1.2.8. 1.2.9. ngilizce Alıntı Bitki Adları……………………………………….18 talyanca Alıntı Bitki Adları………………………………………18 spanyolca Alıntı Bitki Adları…………………………………..18-19

1.2.10. Bulgarca Alıntı Bitki Adları……………………………………….19 1.2.11. Çince Alıntı Bitki Adları……………………………………..........19 1.2.12. Gürcüce Alıntı Bitki Adları………………………………………..19 1.2.13. Sırpça Alıntı Bitki Adları………………………………………….19 1.2.14. Slavca Alıntı Bitki Adları………………………………………….19 1.2.15. Yabancı Yer simleriyle Kurulan Bitki Adları…………………….20 1.2.16. Diğer Alıntı Bitki Adları…………………………………………..20 2. Türemiş Bitki Adları…………………………………………………………21-29 3. Birleşik Bitki Adları…………………………………………………….…30-107

vi

3.1.Yapı Bakımından Birleşik Bitki Adlarının Kuruluşu…………………........30-66 3.1.1. sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………30-50 3.1.1.1. Türkçe sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………………………………………30-50 3.1.1.2. Arapça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları....50 3.1.1.3. Farsça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları….50 3.1.2. Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………51-59 3.1.2.1. Türkçe Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………………………………………51-59 3.1.2.2. Arapça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………………………………………….59 3.1.2.3. Farsça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları……………………………………………………59 3.1.3. Sıfat-Fiil Grubu Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………60-61 3.1.3.1. –An Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları…………….60-61 3.1.3.2. –DI Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları……………..61 3.1.3.3. –gAn Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları……………61 3.1.3.4. –mAz Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları…………...61 3.1.3.5. –miş Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları……………61 3.1.4. Tekrar Grubu Biçiminde Kurulan Bitki Adları…………………62-63 3.1.4.1. Aynen Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları……………….62 3.1.4.2. Yakın Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları………62-63

vii

3.1.4.3. Zıt Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları………….63 3.1.4.4. Pekiştirmeli Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları………….63 3.1.5. snat Grubu Biçiminde Kurulan Bitki Adları……………………64 3.1.6. Cümle Biçiminde Kurulan Bitki Adları……………………..65-66 3.1.6.1. ki Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları……65 3.1.6.2. Bir Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları……65-66 3.1.6.3. sim + Fiil ile Kurulan Bitki Adları…………………….66 3.1.6.4. Fiil + Fiil ile Kurulan Bitki Adları……………………...66 3.2. Kavram Bakımından Birleşik Bitki Adlarının Kuruluşu……………67-107 3.2.1. nsana Özgü Özelliklerle Kurulan Bitki Adları…………………67-75 3.2.1.1. Aile Durumuyla lgili Bitki Adları………………………….68 3.2.1.2. Akrabalık Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………….68-69 3.2.1.3. Beceriyle lgili Bitki Adları……………………………........69 3.2.1.4. Boy ve Millet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………69-70 3.2.1.5. Cinsiyet Belirten Bitki Adları………………………………..70 3.2.1.6. Din ve nançla lgili Bitki Adları…………………………….70-71 3.2.1.7. Dinî ve Edebî Şahsiyetlerle lgili Bitki Adları………….........71 3.2.1.8. Duygularla lgili Bitki Adları………………………………...71-72 3.2.1.9. Evlilikle lgili Bitki Adları……………………………………72 3.2.1.10. nsanın Fiziki Yapısıyla lgili Bitki Adları……………………72-73 3.2.1.11. nsan Hayatının Evreleri ile lgili Bitki Adları………………..73 3.2.1.12. nsanın Karakteriyle lgili Bitki Adları……………………......73 3.2.1.13. Kişi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………………………..73 3.2.1.14. Maddi Durumla lgili Bitki Adları…………………………….74

viii

3.2.1.15. Meslek ve Çalışmayla lgili Bitki Adları………………………74 3.2.1.16. Unvan Belirten Bitki Adları…………………………………..74-75 3.2.2. Hayvan Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………………76-80 3.2.2.1. Hayvan Adı + Bitki Adıyla Kurulanlar……………………..76-78 3.2.2.2. Hayvan Adı + Organ Adıyla Kurulanlar……………………78-80 3.2.2.3. Sadece Hayvan Adıyla Kurulanlar…………………………….80 3.2.2.4. çinde Hayvan Adı Geçenler…………………………………..80 3.2.3. Organ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………......81-85 3.2.3.1. Birinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları……………81-82 3.2.3.2. kinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları…………….82-84 3.2.3.3. Her ki Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları……….......84-85 3.2.4. Eşya-Nesne Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………86-93 3.2.4.1. Araç-Gereç Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………..86-87 3.2.4.2. Aydınlatma Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları………………87 3.2.4.3. Çalgı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………….87 3.2.4.4. Doğada Var Olan Nesne Adlarıyla Kurulan Bitki Adları.87-88 3.2.4.5. Ev Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları………………………88 3.2.4.6. Gıda Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………88 3.2.4.7. Giysi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………………..88-89 3.2.4.8. ş Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………….89 3.2.4.9. Kap-Kacak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………….89 3.2.4.10. Kesici-Delici-Batıcı Alet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları.. 8990 3.2.4.11. Kırtasiye Malzemeleriyle Kurulan Bitki Adları………….90 3.2.4.12. Kumaş Yapımı Ürün Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…….90 3.2.4.13. Metal-Maden Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………….91 3.2.4.14. Oyuncak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………………91 3.2.4.15. Patlayıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………… 91 3.2.4.16. Takı ve Süs Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları…………….92 3.2.4.17. Temizlik Aletleriyle Kurulan Bitki Adları………………..92

ix

3.2.4.18. Yakıcı ve Yanıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…92 3.2.4.19. Yapı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………93 3.2.5. Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları………………………………94100 3.2.5.1. nsana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları………………..94-95 3.2.5.2. Hayvana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları………………..95 3.2.5.3. Organa Benzetilerek Kurulan Bitki Adları……………….95-98 3.2.5.4. Nesneye Benzetilerek Kurulan Bitki Adları…………...98-100 3.2.5.5. Güzelliğe Dayalı Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları……..100 3.2.5.6. Hayalî Yaratıklara Benzetilerek Kurulan Bitki Adları……. 100 3.2.6. Tür Adlarıyla Kurulan Bitki Adları ………………………...101-102 3.2.6.1. +giller Ekiyle Kurulan Bitki Türleri……………….. .101-102 3.2.6.2. +lAr Ekiyle Kurulan Bitki Türleri…………………………102 3.2.7. Yer Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………...103-107 3.2.7.1. Bağ-Bahçe, Tarla ve Çeşitli Kara Parçalarıyla Kurulan Bitki Adları…………………………………………………103-104 3.2.7.2. Dağ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………104 3.2.7.3. Deniz, Göl ve Dere Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…104-105 3.2.7.4. Dinsel Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………105 3.2.7.5. Ülke, Şehir, lçe, Semt Adlarıyla Kurulan Bitki Adları.105-106 3.2.7.6. Kapalı Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………106-107 III. B TK ADLARINDA GEÇEN YAPIM EKLER ………………108-153 1. simden sim Yapma Ekleri………………………………………..109-127 2. simden Fiil Yapma Ekleri………………………………………128-129 3. Fiilden Fiil Yapma Ekleri………………………………………….130-133 4. Fiilden sim Yapma Ekleri………………………………………134-153 IV. V. VI. TÜRK YE TÜRKÇES B TK ADLARI SÖZLÜĞÜ…………..154-620 SONUÇ……………………………………………………………..621-622 B BL YOGRAFYA………………………………………………..623-628

x

KISALTMALAR L STES ESER ADLARI AA: AAT: ADYA: AVA: BTS: BÜYA: DA: DS: E A: Erz. .A. : ETA: EYA: EYAD: Gaz.A. : GBAA: GD AT: Ka.Y.A. : KBAYA: K A: K AT: KMYA: Krş.Y.A. : KYA: MBTS: Aybastı Ağzı Anadolu Ağızlarından Toplamalar Adıyaman ve Yöresi Ağızları Avşar Ağızları Biyoloji Terimleri Sözlüğü Bünyan ve Yöresi Ağızları Diyarbakır Ağzı Derleme Sözlüğü Edirne li Ağzı Erzurum li Ağızları Eskişehir Türkmen Ağızları Eskişehir ve Yöresi Ağızları Elazığ Yöresi Ağızlarından Derlemeler Gaziantep Ağzı III Güney Batı Anadolu Ağızları Güney Doğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar Kaman ve Yöresi Ağızları Keban-Baskil ve Ağın Yöresi Ağızları Kars li Ağzı Kuzeydoğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar Karaman ve Yöresi Ağızları Kırşehir ve Yöresi Ağızları Kütahya ve Yöresi Ağızları Misalli Büyük Türkçe Sözlük

Çağ. EFr. Hak. Çin. EYun. Ar. EFar. Far. Hint. br. EErm. Blg. HAvr. Erm. EAT. ET. Almanca Arapça Aramice Bulgarca Çağatayca Çince Eski Anadolu Türkçesi Eski Ermenice Eski Farsça Eski Fransızca Ermenice Eski Türkçe Eski Yunanca Farsça Fransızca Gürcüce Hakanî Lehçesi Hint-Avrupa Dilleri Hintçe branice . Gürc. Fr.xi OAAD: SA: ST AT: TaS: TBAS: TS: TAYA: T YA: UA: ZBK A: Orta Anadolu Ağızlarından Derlemeler Suluova Ağızları Sivas ve Tokat lleri Ağızlarından Toplamalar Tarama sözlüğü Türkçe Bitki Adları Sözlüğü Türkçe Sözlük Talas ve Yöresi Ağızları Tokat li ve Yöresi Ağızları Urfa Ağzı Zonguldak-Bartın-Karabük lleri Ağızları D L ADLARI Alm. Aram.

Ağz. dil. is. T. OT. Anadolu Ağızlarında Çocuk Dili Özel sim karşılığı . Lat. çoc. Sogd. OFar. YT. Moğ. Sümer. ngilizce spanyolca talyanca Latince Moğolca Orta Farsça Orta Latince Osmanlıca Orta Türkçe Sanskritçe Sırpça Sogdca Sümerce Slavca Türkçe Yeni Türkçe Yunanca D ĞER KISALTMALAR And. Sl. Osm. t. öz. Sans. sp. Yun. Sırp. krş.xii ng. OLat.

xiii S MGELER Uzun a Yunan alfabesinde kullanılan bir tür a sesi Arapça kelimelerde kullanılan h sesi ( ) Uzun e Kalın g ( ) ħ į Hırıltılı h ( ) Uzun i Kalın k ( ) ŋ ō ó ś ŧ ū Nazal n Uzun o Yunan alfabesinde kullanılan bir tür o sesi Arapça kelimelerde kullanılan sad sesi ( ) Arapça kelimelerde kullanılan tı sesi ( ) Uzun u Arapça kelimelerde kullanılan zı sesi ( ) ź Arapça kelimelerde kullanılan ze sesi ( ) ā á ĥ ē .

gülün. bazen duygularımızı anlatmanın en güzel yolu. ürünün bereketini ve verimliliğini arttıran bir güçtür. tanıma yetisine de sahiptir. at. Yani tabiatı isimlendirirken evrenin şekil yapısından ziyade. bir yandan bizim bitkiye verdiğimiz önemi gösterirken. ekilmiş toprak parçasına da “tarla” denmektedir (Ögel. şirketin veya takımın sembolüdür. Bu tasnifin oluşturulmasında “bitki”nin esas alınması. Ekilen. Her bitkinin ayrı bir değeri ve ayrı bir anlamı vardır. 93). genel kavramlara ulaşmayı sağlar. Bitkiler hayatımızın her alanına girmiş varlıklardır. ekilmemiş toprak parçasına “kır. Türkçemizde. bir kültür mahsulüdür. 6). Bitkinin yetişmesi toprağa. bazen de bir ilin. toprağın korunması da bitkiye bağlıdır. nsan zihninde var olan bir yeti. Rengi. inek. diğer yandan bitki odaklı bir bakış açısına sahip olduğumuzu ortaya koymaktadır. bazen renk ve koku. yazı”. Tabiattaki varlıklar. elle tutulur bir varlık olarak görmekteydi (Ögel. 61. Bitki kavramının ifade ettiği o kadar çok mana vardır ki. bazen sevgiliye sunulabilecek en güzel hediye. tabiat ile medeniyeti uzlaştırmışlardır. Ekin ekme ve biçme işlerinde eskiden beri bilgi ve tecrübe sahibi olan Türkler. 188). sardunyanın ortak niteliklerine dayanılarak yapılan bir sınıflandırma bizi bitki kavramına. Caminin içine . tavşan gibi yaratıklar ise hayvan kavramına ulaştırır (Aksan. benzer özellikleri sayesinde tasnif edilmektedir. köpek. G R Ş nsanoğlu dil gücünün. 40). Toprak bitkilere hayat veren. tilki. Atalarımız ağaç ile mimariyi. Menekşenin. biçilen veya kendi kendine yetişen varlıklar da “bitki” adıyla tanımlanmıştır. Beş Şehir. bitkiler bazen edebiyatın konusu. dil yetisinin yanında çevresine. Ağaç. üzerindeki bitki örtüsü esas alınmaktadır.1 I. Bitkiler içerisinde “ağaç” mimarimizin ve bütün hayatımızın en lütufkâr yardımcısıdır (Tanpınar. kokusu ve görüntüsüyle çevremizi baştan başa saran bitkilerin tabiata sağladığı faydalar ve insana sunduğu nimetler saymakla bitmez. Anlambilim. dünyadaki nesneleri sınıflandırmayı. yaşadığı dünyaya ait sürekli deneyimler edinme. “toprağı” dünyayı baştan başa saran.

çantaçiçeği. Bu adlandırmada faydacı bir yaklaşım esas alınmıştır. Yunancada. itburnu. keçiboynuzu. kendilerine faydalı olanlardan başlayarak bütün bitki dünyasını adlandırmışlardır. Örneğin ekşiliği anlatmak için “limon gibi”. eşekkulağı. resme ve çeşitli sanat dallarına sokan. Bir nesnenin özelliklerini daha da belirgin olarak anlatmak üzere başka bir nesneden faydalanma eğilimi diğer dillerde olduğu gibi Türkçede de çoğu zaman başvurulan bir yöntemdir. Hayvan organlarına dayanan. görünüşü ve yetiştiği ortam dikkate alınmaktadır (Duran. turnagagası” gibi. buzağıburnu. Örneğin çiçeğinin biçimi aslanın ağzına çok benzeyen Anthirrinum bitkisi Türkçede “aslanağzı” adını alırken ngilizce (lion’s mouth). horozibiği. Almanca (löwenmaul) karşılıkları da aynıdır. ayıkulağı. Sözlü ve yazılı dilde örnek gösterirken veya benzetme yaparken bitki adlarını çok sık kullanırız. kadifeçiçeği. kuzukulağı. Çiçeği farenin kulağına bezeyen Auricula muris bitkisi de Latincede. Tabiat. aslında bitkilerdir. aslanpençesi. 223-229). Anlatımlarımızda bitki adlarını çok sık kullanmamız. çünkü bitkiler. Arapçada. 60). güzelliğini bitkilerden alır. Tabiatı şiire. yıldızçiçeği. Türkçenin Gücü. koyungözü. yumuşaklığı belirtmek için “pamuk gibi”.2 ağacı ve suyu sokmuşlardır (Kaplan. özellikle onların biçimlerini yansıtmak üzere doğadaki benzer nesnelerle ilişki kurma yoluna gidildiği. atkuyruğu. Fransızcada hep “farekulağı” diye adlandırılır. keçisakalı. kaşıkotu” (Aksan. Her dilde. Farsçada. . güzel bir kokuyu tanımlamak için “çiçek gibi. tabiatı görünür ve izlenmeye değer kılar. Bitkilerin adlandırılmasında bitkinin kullanılışı. Yine bazı kelimelerde doğadaki nesnelerden bitkiye yönelik adlandırmalar vardır: “boruçiçeği. gül gibi”. incelik ve uzunluğu tasvir etmek için “fidan gibi” sözlerini kullanırız. aslankuyruğu. birçok bitkiye doğadaki nesnelerle benzerliklerine dayanılarak ad verildiği görülmektedir. yüksükotu. bitki adlarının Türkçede ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir. 51). Sayılarını daha da arttırabileceğimiz bu örnekler Türk insanının ne kadar özgün ve nükteli benzetme ve adlandırmalar yapabildiğinin açık göstergeleri durumundadır. doğaya bağlı anlatımın tanığı olan aşağıdaki bitki adları içinde de başka dillerdeki karşılıklarıyla anlamca yakınlığı bulunanlar vardır: “tavşankulağı. nsanlar yakından uzağa doğru. öküzgözü. kuşburnu. devetabanı. sığırkuyruğu. öküzdili (sığırdili).

com). gıda olarak kullanılan bitkilerle tıp alanında kullanılan bitkiler arasında büyük bir örtüşme vardır (http://etnofertug. Bu gibi çeşitli araç-gereçler de . halkın yakacağı ve hayvanların yemi olarak da kullanılabilmektedir. Bitki adları sadece dilcileri değil. Aynı bitki bazı toplumlarda damak tadı olarak ön sıralarda gelirken. bitkileri ve bitki adlarını konu edinen bütün bilim dallarını yakından tanımamız gerekmektedir. Halkın binlerce yıldan beri kullandığı yabanî bitkiler ve tarıma alınmış bitkiler ile bu bitkilerin toplanma ve işlenme teknikleri etnobotanik kapsamına giren konulardır (http://etnofertug. Ayrıca erozyonu ve çeşitli çevre felaketlerini önlemede en etkili çözüm olan bitkilerden hasır. Yapılan araştırmalar da ne yazık ki birçok yönden doyurucu olmaktan uzaktır. Bu eksikliği gidermek için. çeşitli alanlarda çalışan bilim adamlarının bir araya gelerek kendi çalışmalarını ortaya koymaları.blogstop. Ayrıca belli bir merkezde değerlendirilmediği için dağınık ve zor ulaşılan yayınlar hâlinde kalmıştır (http://etnofertug. Kırsal kesimde yabanî ot.com). Pek çok kültür ve medeniyete ev sahipliği yapmış olan Anadolu’nun zengin bir bitki dünyası vardır. meyve ve mantarlar gıda olarak kullanılmaktadır.com). ekonomi uzmanları. Kaldı ki. görüş alış verişinde bulunmaları ve ortak değerlendirmeler yapmaları gerekmektedir. arkeologlar ve genetikçiler tarafından şimdiye dek oldukça az araştırılmıştır. Toplumların tüketim oranlarının ve kültürel yapılarının bitkileri tasnif etmekte oynadığı rolün önemi burada ortaya çıkmaktadır.blogstop.blogstop. eczacıları. sepet. Bunun yanında etnobotanik.3 Tasnif yaparken her toplum kendi faydasını göz önünde bulundurmuştur. Bitkiler gıda ve ilaç olmak üzere iki temel kullanım alanına sahip bulunsa da. Örneğin kırmızıbiber (acı biber) Türkiye’de çok tüketilirken. çevrebilimcileri ve özellikle de etnobotanikçileri yakından ilgilendirmektedir. kök. süpürge yapılabilmektedir. başka bir toplumda hiç el sürülmeyen bir bitki durumunda olabilmektedir. Rusya’da neredeyse hiç tüketilmez. beslenme uzmanları. Dilimizi ve kültürümüzü daha iyi kavrayabilmemiz için. aynı zamanda antropologları. Aslında bu zenginlik botanikçiler. kültürlerin isimlendirme ve tasnif üzerindeki etkisini de araştırmaktadır.

öteden beri tarım ve hayvancılıkla uğraşması. Bu sözlükte kayıtlı olan bitki adlarının birçoğu hâlen Anadolu’da kullanılmaktadır (Duran. 1). Rusça. Türemiş ve Birleşik” yapılı olmak üzere üç ana başlık altında inceleyebiliriz. Anadolu’da gerek eski uygarlıklardan. 223-229). Anadolu ağızlarındaki bitki isimleri halk biyolojisinin en önemli malzemeleri durumundadır (halk biyolojisi için bk. Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. Basit yapılı bitki adlarını Türkçe kökenli olanlar ve Alıntı bitki adları oluşturmaktadır. Türkçe kökenli olan basit yapılı bitkiler dilimizde az yer tutmaktadır. Alıntı bitki adları ise “Arapça. gerekse Türk kültürünün çeşitli gelişim dönemlerinden kalma derin bir kültür hazinesi bulunmaktadır. Farsça. Moğolca. Gürcüce. bizleri bitkilerle ilgili daha geniş bilgilere ulaştıracaktır.4 değerlendirmelerle ortaya çıkacak sonuçlar. 69). Yunanca. Türkiye Türkçesinde kullanılan bitki adlarını “Basit. Bu malzemeler. Sırpça. Gerek Anadolu ağızlarında. Anadolu’nun Türk kültürü sayesinde nasıl yurt hâline getirildiğini algılamamıza yardımcı olacak kaynaklardır. Fransızca. ekip biçtiği toprağı “sadık bir yâr” olarak görmesi gibi faktörler etkili olmuştur. Slavca. Çince. Bitki adlarının önemli bir yer tutmasında Türk insanının doğayla iç içe yaşaması. gerekse yazı dilimizde bitki adlarının önemli bir yeri vardır. Türkçe bitki adlarıyla ilgili ilk bilgiler 11. spanyolca. Latince. “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” isimli doktora tezimizin amacı. Berlin Brent ve Diğerleri. yüzyılda Kâşgarlı Mahmut tarafından yazılmış olan ve Türk dilinin ilk sözlüğü olarak kabul edilen Divanü Lûgat-it Türk’te bulunmaktadır. Bugün Anadolu ağızlarımız yazı diline oranla birkaç kat daha geniş bir söz varlığına sahiptir (Aksan. talyanca. dilimizdeki bitki adlarını yapı ve kavram bakımından inceleyerek bitkilerin adlandırma yollarını belirlemek ve Türkçenin bitki zenginliğini ortaya koymaktır. . ngilizce. Bulgarca. Ermenice. Türkçenin Gücü.

Bitkilerde en çok rastlanan hayvan adları ayı. Hayvanların besin kaynağının bitkiler olması sebebiyle. . itgülü. Bitkiler insan hayatını daha anlamlı kılan ve kolaylaştıran varlıklardır. nsana özgü özelliklerle kurulan bitki adlarına şu örnekleri verebiliriz: “dede gülü. bitkilerin adlandırılmasında çeşitli hayvan isimleri kullanılmıştır. Bitkileri adlandırmanın diğer bir yolu da organ adlarından faydalanmaktır. yılanbaklası”. fiilden fiil. tür. eşek yoncası. it. kurt. Yapı bakımından birleşik bitki adları şu kelime gruplarıyla oluşmuştur: “isim tamlaması. Alman papatyası. yapım ekleri bölümünde ayrıntılı olarak ele alınmış ve bitki adları tahlil edilmiştir. Macar üzümü. hanımeli. Hayvan adlarıyla kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “ayı ardıcı. Özellikle benzetme yaparken organ adlarını çok sık kullanırız. fiilden isim yapma ekleri”nden bir ya da birkaçını alarak kurulmuştur. nsanların bitkilerden faydalanabilmeleri için öncelikle onları adlandırmaları gerekmekteydi. isnat grubu. Bu nedenle bitki adlarında insana özgü özellikler geniş yer tutmaktadır. Türk biberi”. tosbağa otu. peygamber üzümü. tavuk otu. Bu ekler. kuş. kurt baklası. kadınparmağı. bozoğlan. tavşan kirazı.5 Türemiş bitki adları “isimden isim. yapı ve kavram bakımından incelenebilmektedir. bitkileri kendilerine çok yakın görmüşlerdir. Adlandırma yaparken. hayvan. kulak otu. domuz baklası. deve elması. Bunda organların şekil yapıları önemli ölçüde etkilidir. yılandili. deve. yer adları ve benzetmelerle kurulanlar” olmak üzere çeşitli yönlerden değerlendirilebilmektedir. gülburnu. isimden fiil. sıfat tamlaması. nsanın bitkileri organ adlarıyla tanımlaması. sıfat-fiil grubu. cümle biçiminde kurulanlar”. deve dikeni. Kavram bakımından birleşik bitki adları ise “insana özgü özellikler taşıyanlar. organ. tavşan gibi kelimelerdir. eşya-nesne. tekrar grubu. dilin oluşum mantığından kaynaklanmaktadır. eşek. Organ adları dilin en eski kelimelerindendir. domuz. Osmanlı lâlesi. Birleşik bitki adları. Organ adlarıyla kurulmuş bitkilere “aslanağzı. yılankuyruğu” kelimelerini örnek gösterebiliriz. insanlar bitkilere kendi yaşayış ve kültürlerini yansıtmış.

Böylelikle tabiatı. Eşya-nesne adlarıyla kurulmuş bitkilere “akbardak. Yer adlarıyla kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “ada soğanı. Bu sözlükte bitki adlarının kökenleriyle ilgili bilgi ve kaynaklar topluca bir arada bulunmaktadır. bir türün temsil ettiği bütün bitkileri içine alan ve bitki aileleri oluşturan eklerdir. Tür adları Türkçede +giller ve +lAr ekiyle kurulmaktadır. bir milletin yerleşme (iskân) tarihi için en önemli belgelerden birisidir (Gülensoy. ayıparmağı. kaynakları. bodurmahmut. kimileri hiç yetişmez. Tür adlarıyla kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “abanozgiller. dağ kavağı. kozalaklılar. bitki adlarıyla ilgili etimolojik bilgiler de yer almaktadır. Bir türe ait bütün bitkileri ifade edebilmek için tür adları kullanılır. defnegiller. biçimi. Anadolu ağızlarındaki varyantlarının yanında. çeşitli organ ve nesnelere benzetilerek kurulmaktadır. tohumlu bitkiler”. nsanlar yerleşik hayata geçtikten sonra çeşitli araç-gereçlere ve ev eşyalarına sahip oldular. Yeryüzünde aynı türe mensup olan ve yapı olarak birbirine benzeyen birçok bitki bulunmaktadır. hayvanlara. tek çenekliler. sultanküpesi”. dutgiller. Bunlar bitkinin kaynağını. “Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü” kısmı tezimizin en önemli bölümlerinden biridir. Her bitkinin kendine has bir yetişme alanı vardır. papaztakkesi. çanakkıran. Bunlar. süsengiller.6 Bitkilerin adlandırılmasında eşya-nesne adları çok kullanılmıştır. etraflarındaki eşyalarla tanımlamaya başladılar. Bunlar genellikle insanlara. borazan mantarı. görünümü ve kullanım özellikleri esas alınmaktadır. Benzetmelerle kurulan bitkilerin adlandırılmasında bitkinin rengi. şemsiye mantarı” kelimelerini örnek verebiliriz. nerede üretildiğini. Bitki adlarının kökenleriyle ilgili bilgiler verilirken. Türkçe Yer Adları Kılavuzu. Benzetmelerle kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “ağlayangelin. Yetişme alanından dolayı bazı bitkilerin adlandırılmasında yer isimleri kullanılmıştır. aktavuk. Bitkilere eşya-nesne adlarının verilmesindeki temel sebepler. gelindili. altınbaşak. bitkinin şekil benzerliği ve eşya-nesne yapımında kullanılmasıdır. zeytingiller. Girit lâlesi. etimolojik sözlükler . Halep çamı”. Kimi bitkiler bazı yörelerde rahatlıkla yetişebilirken. bahçe teresi. IX). Yer adları. nereden geldiğini ve yayıldığını gösterir. Burada bitki adlarının tanımları.

Bitki dünyamızı ayrıntılarıyla ortaya koymamız ve bitkilerin adlandırma yollarını belirlememiz.7 kaynak gösterilmiştir. Türk düşüncesini ve yaşadığımız coğrafyayı daha yakından tanıtacaktır. dünyanın en eski ve en çok kullanılan dilleri arasında önemli bir yere sahiptir (Özkan. bitki adlarının asıl kökenlerine ulaşmak daha da zor olmuştur. Bitki adlarını oluşturan ek. Özellikle Anadolu ağızlarında kullanılan bitki adlarında birçok ses değişmesi görüldüğünden. sadece tanımları ve kaynakları belirtilmiştir. Her millet. . Bitki adlarının kökenini bulmak. zihinden zihine süzülen kültür varlıklarımızın âdeta kelimelere damıtılmasıyla oluşmuştur. kök ve kelimeler ait oldukları dillere göre verilmiştir. Türk Dilinin Yurtları. 15). tabiatı tanıma ve algılama biçimimizin. Kültür unsurlarımızı canlı tutan ve milli kimliğimizin oluşumuna katkıda bulunan en değerli varlığımızdır. Bu kelimeler kültür tarihimizin. Sonuç olarak şunları söyleyebiliriz: Türkçe. Ancak bazı bitki adlarının etimolojik yapılarıyla ilgili hiçbir kaynağa veya açıklamaya rastlanmadığından. çevresinde bulduğu ya da yetiştirdiği bitkileri kendi kültürüne göre kullanır ve kendi dil mantığına göre adlandırır. bizlere Türk dilini. zor bir iştir. Bu sebeple bazı bitki adlarına kaynak gösterilememiştir. binlerce yıldan beri nesilden nesile aktarılan yaşama düzenimizin. bunların kökenleriyle ilgili bilgiler verilememiş.

NCELEME .8 II.

kök. iğde. TÜRKÇE KÖKENL B TK ADLARI Basit kelimeler. kayın. kavun. darı.1. Basit yapılı bitki adları Türkiye Türkçesinde az yer tutmakla birlikte. 219). saz” gibi bitkiler günlük hayatta çok geniş bir kullanım alanına sahiptir. çim. dal.9 1. ot. kök durumunda olan ve herhangi bir türetme ekiyle genişletilmemiş bulunan tek kelimeden ibaret adlardır (Korkmaz. bunlardan “arpa. BAS T YAPILI B TK ADLARI 1. ağu ala ardıç arpa aşı bağa bey bıyık boya bük cırt cız çağ çaşıt çet çiğ çim çomak çöğür çöpür dal darı dip düve ebe ekşi enek erik geyik gonur gön iğde kak kat kav kavun kayın kayır kök ot sası saz tilki tip tük üvez . erik.

‘acūr) adile: (< Ar. Ermenice. Alıntı bitki adları dilimize girerken birtakım ses değişikliklerine uğramış ve Türkçenin yapısına uyum sağlamıştır. culbān) cimcime: (< Ar. ALINTI B TK ADLARI Başka bir dilden alınmış kelimelere alıntı kelimeler denir. Farsça. culcul) cümbez: (< Ar. culbān) cücül: (< Ar. ‘ayān) ayıt: (< Ar. Moğolca. Örneğin. Slavca. cumcuma) culban: (< Ar. Bunlar “Arapça.1. Alıntı bitki adlarını. bil-‘usāre) buttum: (< Ar. celeb) ceviz: (< Ar. ‘āşūre) ayān: (< Ar. eş ar) aşur: (< Ar.10 1. ngilizce. ‘īd) bakam: (< Ar. spanyolca. ‘amme) anzarot: (< Ar. a ra) amme: (< Ar. abla ) abuzambak: (< Ar. hıyarşembe (< Far. Türkiye Türkçesinde kullanılan alıntı kelimeler arasında çok sayıda bitki adı bulunmaktadır. bezr) bilisura: (< Ar. āfāt) akri: (< Ar. Arapça Alıntı Bitki Adları ablak: (< Ar. alıntı yapılan dillere göre listeledik. ‘anzerūt) araz: (< Ar. Latince.2. Arapça za’ferān kelimesi Türkçeye safran olarak. Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. bā ilā) baytaran: (< Ar. cumel) . 219). ‘uśfur) aşkar: (< Ar. hezār+reng) gibi birleşik kelimeler de bulunmaktadır. ba am) bakla: (< Ar. ebūzanba ) acem: (< Ar. buŧm) celep: (< Ar. ‘araz) asfur: (< Ar. ‘uśfur) aspir: (< Ar. Alıntı kelimeler geldikleri dillerin kurallarına göre. Bulgarca. amber+būy). talyanca. Çince. hezaren (< Far. dilimizde yapım ekleriyle genişletilmedikleri sürece basit kelimelerdir (Korkmaz. bardī) bezir: (< Ar. ‘acem) acemi: (< Ar. ‘abaytarān) berdi: (< Ar. cevz) cılban: (< Ar. ‘ādile) afat: (< Ar. Bunlar arasında amberbu (< Far. transkripsiyonlarıyla birlikte. ħiyār+çenber). Sırpça. Fransızca. Yunanca. Yunanca domáta kelimesi domates olarak geçmiştir. cummayz) cümele: (< Ar. türemiş kelimeler olsalar bile. Gürcüce. ‘acemî) acur: (< Ar.2. Rusça. 1.

ā ulle) keme: (< Ar. mişmiş) . fıŧrį) ful: (< Ar. ĥāzık) hebil: (< Ar. şaŧl) dımışkı: (< Ar. ilĥāĥ) incaz: (< Ar. ‘ibrān) ilhah: (< Ar. fustu ) filfil: (< Ar. maĥlūc) mahmude: (< Ar. firfir) fitri: (< Ar. melikî) mercan: (< Ar. ĥalį c) hamıza: (< Ar. ħalā’i ) halfa: (< Ar./Far. hindibā) hülübü: (< Ar. ħatmi) hayır: (< Ar. kettān) kılıf: (< Ar. ĥalfe) haliç: (< Ar. ħabl) herim: (< Ar. melike) meliki: (< Ar. fūl) gādime: (< Ar. asl) gılla: (< Ar. ħayr) hazık: (< Ar. ‘unnāb) ibran: (< Ar. irmizį) künefi: (< Ar. ħardel) harnup: (Ar. ħaşħāş) hatmi: (< Ar. şam’) çaşıran: (< Ar. miśr) mışmış: (< Ar. maĥleb) mahluç: (< Ar. ĥanžal) hardal: (< Ar. ferį k) fındık: (< Ar. allāt) garip: (< Ar. kam’a) kereviz: (< Ar. fundu ) fıstık: (< Ar. ħiŧŧa) hiltit: (< Ar. leymūn) mağara: (< Ar. meydānį) mısır: (Ar. kuşnā) leylâk: (< Ar. māş) melike: (< Ar. hülbî) hünnap: (< Ar. emrāz) enfiye: (< Ar. līmūn / Ar. ĥiltį t) hindiba: (< Ar. mercān) meydanî: (< Ar. galle < gılāl) halayık: (< Ar. ĥalfe) halfat: (< Ar. fat ) ferik: (< Ar. ilāf) kırmızı: (< Ar. emr) emriz: (< Ar. incāz) kahve: (< Ar. elmelik) emir: (< Ar. Dimaş /Dimiş +î) elmelik: (< Ar. kerefs) keten: (< Ar. cawşīran) çitil: (< Ar. me āre) mahlep: (< Ar. māmezā) maş: (< Ar. ħarrūb/ħarnūb) ħas: (< Ar. kināfe–künāfe) küşne: (< Ar. herį m) hıta: (< Ar. ħāśś) haşhaş: (Ar. ādime) galete: (< Ar. enfiyye) fattak: (< Ar. ahve) kakule: (< Ar. arīb) gasil: (< Ar. maĥmūde) mamıza: (< Ar. leylāk) limon: (< Far.11 çam: (< Ar. ĥamį ze) hanzal: (< Ar.

ŧarħūn) tefarik: (< Ar. raśad) razakı: (< Ar. uşniyye) velvele: (< Ar. mürte’iş) müşgül: (< Ar. mişkāt) muz: (< Ar. śudūran) sumak: (< Ar. śandal) savat: (< Ar. śināb) silk: (< Ar. misvāk) mişkat: (< Ar. nārenc) nebat: (< Ar. mūz) mültüme: (< Ar. tevrįś) topuz: (< Ar. sīsām) süsen: (< Ar. zülbeyā) . nebāt) nebatat: (< Ar. sevād) sınap: (< Ar.12 miski: (< Ar. müşkil) müşk: (< Ar. temŝį l) tesbi: (< Ar. tefārī ) temsil: (< Ar. daħl) tarhun: (< Ar. tesbį ’) tevris: (< Ar. baŧbāŧ) pelit: (< Ar. tūtyā) uşrat: (< Ar. şihāb) şahabî: (< Ar. śāmit) sandal: (< Ar. nārenc) narenciye: (< Ar. zevra ) zehni: (< Ar. nebātāt) patpat: (< Ar. misk) nane: (< Ar. summāk) susam: (< Ar. za ūm) zavrak: (< Ar. miskî) misvak: (< Ar. za’ferān) salep: (< Ar. mültemi) mürdeşe: (< Ar. -āver) şıkık: (< Ar. balluŧ) rasat: (< Ar. velvele) zahter: (< Ar. sa’tar) zakkum: (< Ar. diflā) tahıl: (< Ar. silk) suduran: (< Ar. tu’m) tutya: (< Ar. nārenciyye) narınç: (< Ar. şa ā’i ) şamama: (< Ar. şihābî) şakayık: (< Ar. reyĥān) safran: (< Ar. selmān) samit: (< Ar. zivān) zülbeya: (< Ar. şı ) taflan: (< Ar. sa‘leb) salman: (< Ar. źihnį) zeytin: (< Ar. sūsen) şahab: (< Ar. na’nā’) narenc: (< Ar. şemāme) şemsaver: (< Ar. dabbūs) tum: (< Ar. uşrat) üşniye: (< Ar. şems + Far. rāzi į ) reyhan: (< Ar. zeytūn) zivan: (< Ar.

ŧūŧīye) dut: (< Far.2. ça ale) çavdar: (< Far. ā uş) alıç: (< Far. çu undur) dağdağan: (< Far. hevīc) hevek: (< Far. amberbūy) arış: (< Far. cücek) çağla: (< Far. āzvāy) badem: (< Far. emrūd/ermūd/enberūd) azat: (< Far. behār) bāk: (< Far. barga) birincivasıf: (< Far.13 1. çenār) çiriş: (< Far. bā bān) bahar: (< Far. çaşma-zan) çevşen: (< Far. caudāna) çelem: (< Far. hezār+reng) hıyar: (< Far. birincāsf) bostan: (< Far. fūl-bahār) giya: (< Far. āveng) hezaren: (< Far. er avān) erişte: (< Far. bādām) badıramba: (< Far. encīr) isfendan: (< Far. da da ān) dudiye: (< Far. gurz) ħar: (< Far. cį a) cumbur: (< Far. ħar) havlıcan: (< Far. ispandān. ābnūs/abanūs) aferin: (< Far. şalam) çelik: (< Far. tūd) erguvan: (< Far. Farsça Alıntı Bitki Adları abanoz: (< Far. bāk) balaband: (< Far. gul) gülâbi: (< Far. çelān. sipandān) ışgın: (< Far. āzād) azvay: (< Far. bāmiya) beneviş: (< Far. sirīş) çükündür: (< Far. aşħūn) incir: (< Far. āferīn) ağuş: (< Far. tūt. ħōş) hurma: (< Far. çelik) çeltik: (< Far. ħāvlincān) havuç: (< Far. gulābī) gürz: (< Far. kiyāh) gonca: (< Far. ālū) amberbu: (< Far. çūdār) çedene: (< Far. ħiyār) hıyarşembe: (< Far. çelāna) çınar: (< Far. ħurmā) hülü: (< Far. hulū) ıspatan: (< Far. cevşen) çılan: (< Far.2. rīşte) filbahar: (< Far. būstān) cığa: (< Far. ereş-eriş) armut: (< Far. unce) gül: (< Far. isfendān) . çunbul/çumbul) cücük: (< Far. belesān) bamya: (< Far. bālābān) balsama: (< Far. benefş) berge: (< Far. ħiyār-çenber) hoş: (< Far. şeltūk) çeşmezen: (< Far. ālūçe) alo: (< Far. bādranbūya) bagmen: (< Far.

nefį r) nergis: (< Far. nargį l) nardin: (< Far. kerāviye) keşir: (< Far. nīlūfer) nohut: (< Far. piyāz) poy: (< Far. nārdīn) narven: (< Far. kişmiş) kişniş: (< Far. māzū) menekşe: (< Far. nevrūz) naz: (< Far. lüle) mala: (< Far. į şān) kāhu: (< Far. ħarbuz. kāhį) karanfil: (< Far. pį r) pirasit: (< Far. pesį n) pir: (< Far. birinc) pirpirim: (< Far. būy) pür: (< Far. aranfül) karpuz: (< Far. perdebend) peren: (< Far. kālak) kelem: (< Far. nārven) navruz: (< Far. nāz) nefirne: (< Far. lāle) lülük: (< Far. sedīr) servi: (< Far. pur) ravent: (< Far. mīva.14 işan: (< Far. merz) mestan: (< Far. kalam) kenger: (< Far. parparam) piyaz: (< Far. panbu ) patlıcan: (< Far. gişnīz) kizir: (< Far. gawz) köse: (< Far. mercümek) merze: (< Far. bādingān) payam: (< Far. ħarbūza) kayısı: (< Far. lāden) lâle: (< Far. mestān) meşe: (< Far. kūse) kunt: (< Far. keşkūl) kişmiş: (< Far. gazar) keşkül: (< Far. şāhten) şahtere: (< Far. kenger) keraviye: (< Far. māye) maye: (< Far. benefşe) mercanköşk: (< Far. şahterre) . serv) süde: (< Far. māle) maya: (< Far. nār / enār) narcil: (< Far. merzengūş) mercimek: (< Far. sebze < sebz) sedir: (< Far. pālān) pamuk: (< Far. mayva) nar: (< Far. bādām) pazı: (< Far. nuħūd) palan: (< Far. rāvend) rezene: (< Far. kund) küncü: (< Far. pį rāste) pirinç: (< Far. gizį r) koz: (< Far. bīşa) meyve: (< Far. kuncud) lâden: (< Far. pāzı) perdeben: (< Far. peren) pesin: (< Far. māye) mazı: (< Far. rāziyāna) sebze: (< Far. sūde) sümbül: (< Far. aysī) kelek: (< Far. nergis) nilüfer: (< Far. sunbul) şahten: (< Far.

dan gluħ) eğinç: (< Erm. ç’ort’t’u) dangalak: (< ? Erm.15 şalgam: (< Far. teberze) tere: (< Far. zindegān) zoğal: (< Far. zerde) zerdeçal: (< Far. ahlada) turunç: (< Far.2. akantos) . kornkan) lâzut: (< Erm. mor/morm) mora: (< Erm. zu āl) hozan: (< Erm. ħosor) 1. turb. e ic) hışır: (< Erm. şemşīr) şir: (< Far. şeft-ālū) şikar: (< Far. Yunanca Alıntı Bitki Adları ahlat: (< Yun. tiryākī) töhmekan (< Far. banjar) pışat: (< Erm. ayı’nga) badıç: (< Erm. tuħmugān) tömbeki: (< Far. zerrīngede) zeyrek: (< Far. ħozan) korunga: (< Erm. ananuħ) ayınga: (< Erm. lazut) madımak: (< Erm. yāsemen) yulaf: (< Far. cançul) çemen: (< Erm. za īrak) zindiyan: (< Far. ts’maħ) çortu: (< Erm. alaf) zambak: (< Far. dārçīn) teberze: (< Far.4. p’sat) tel: (< Erm. çaman) çımak: (< Erm. şireder) tarçın: (< Far. patic) cancur: (< Erm. zanba ) zeravent: (< Far.3. mōruk) pancar: (< Erm. şal am) şebboy: (< Far. tenbākū) turp: (< Far. tere) tiryaki: (< Far. mor/morm) moruk: (< Erm. turf) 1. turub. tel) akunduz: (< EYun. ts’maħ) çomağ: (< Erm. şį r) şireder: (< Far. abril) anık: (< Erm. zerāvend) zerdali: (< Far. şeb-būy) şeftali: (< Far.2. Ermenice Alıntı Bitki Adları abrıl: (< Erm. zerdeçāv) zerrin: (< Far. matutak) madik: (< Erm. şikār) şimşir: (< Far. zerd-ālū) zerde: (< Far. turunc) yasemin: (< Far. madik) mor: (< Erm. zerrīn) zerringade: (< Far.

damáskino) defne: (< Yun. kukunaria < kukunara) kütner: (< Yun. spanaki) kantaron: (< Yun. afáki) emen: (< Yun. bànda) barbun: (< Yun. damaskino) amofta: (< Yun. plátanos) bezelye: (< Yun. parténin/partén) beladan: (< Yun. arakas < arakos) aşendos: (< EYun. xamofta) anadut: (< Yun. troħílos) efek: (< Yun. ankinára) epsit: (< Yun. melissa) mersin: (< Yun. mirsini) murt: (< Yun. bubúki) cimbiz: (< Yun. kerasi) kiren: (< Yun. barbounia) bartun: (< Yun. anadoti) anason: (< Yun. kisón) çukur: (< Yun. fasulia) fesleğen: (< Yun. phyton) fide: (< Yun. apsída) erez: (< Yun. makedonesi) melisa: (< Yun. diminitis) dimenit: (< Yun. mukhlia) . vasilikon < vasilikos) fidan: (< Yun. barbounia) barbunya: (< Yun. piperiá) biberiza: (< Yun. apidáki) boçça: (< Yun. pápiri) banda: (< Yun. diminitis) göleğez: (< Yun. pipéri) biberiye: (< Yun. kannavi) kerdeme: (< Yun. ires) fasulye: (< Yun. kukunaria) lahana: (< Yun. kardamo) kiraz: (< Yun. flamuri) ıspanak: (< Yun. dafni < EYun. tsiħórion) dafne: (< Yun. tzímbla) çisan: (< Yun. tsimbidi) cimlā: (< Yun. domáta) duduli: (< EYun. áħerdos) avat: (< Yun. bótsa) böbük: (< Yun. kráno) köknar: (< Yun. phideia) fiğ: (< Yun. ayiovotano) babır: (< Yun. bizélia) biber: (< Yun. avátin/vatin) ayvadana: (< Yun. kolokaz) halofit: (Yun. daphnē) damaskene: (< Yun.16 amesken: (< EYun. diminitis) domates: (< Yun. anison) araka: (< Yun. dáfni) dırağan: (< Yun. masuri) maydanoz: (< Yun. murto) muşmula: (< Yun. kentauron) kenevir: (< Yun. endomē’) enginar: (< Yun. piperitza) bidek: (< Yun. drágana) dilmit: (< Yun. fiton < EYun. manitari) marul: (< Yun. halsphyton) ıhlamur: (< Yun.) filiz: (< Yun. maruli) masura: (< Yun. lahano) mantar: (< Yun. filisa) gırmit: (< dilmit < Yun. mespilon) mühliye: (< Yun.

ginseng) kantiyane: (< Lat. cachemire) kola: (< Fr. prason) pırnal: (< Yun. patate) bambu: (< Fr. tomari) kürkas: (< Lat. fleole. sequoia) vanilya: (< Lat. Lobelia) lotus: (< Lat. botanique) dalya: (< Fr. ipéca) jüt: (< Fr.17 palamut: (< Yun. bassia) begonya: (< Lat. dahlia) drosera: (< Fr.6. cacao) kaktüs: (< Fr. reseda) roka: (< Lat. papadia) pırasa: (< Yun.5.) ortanca: (< Lat. ruca) sekoya: (< Lat. drosera) fleol: (< Fr. şıko veya şıka) tirfil: (< Yun. vagina) fujer: (< Fr. triphyllon) tomara: (< Yun. prinari) piren: (< Yun. cactus) kamelya: (< Fr. lotus) müşkülüm: (< Lat. muscarimi) okume: (< Lat. gardenia) ipeka: (< Fr. arachide) aspidistra: (< Fr. Gentiana) komatula: (< Lat. sacer) çalba: (< Lat. radikia) şıka: (< Yun. camelia) kapuçin: (< Fr. fougero) gardenya: (< Fr. gentiāna) çakır: (< Lat. quassia) kauçuk: (< Fr. atoll) alg: ( < Fr. caoutchouc) keşbir: (< Fr. acacia) ananas: (< Fr. palamudi) papatya: (< Yun. begonia) centiyane: (< Lat. flora) ginseng: (< Lat. Fransızca Alıntı Bitki Adları akasya: (< Fr. colza) . felix) flora: (< Lat. hortensia) rezede: (< Lat. Comatula) 1. ananas) atol: (< Fr. prinos) 1. jute) kakao: (< Fr. curcas) lobelya: (< Lat.2. algue) anemon: (< Fr. salvia) feliks: (< Lat. cola) kolza: (< Fr. anemone) araşit: (< Fr. capucine) kavasya: (< Fr. phleole) radika: (< Yun.2. Latince Alıntı Bitki Adları basya: (< Lat. bambou) botanik: (Fr. aspidistra) badat: (< Fr.

8. pezza) sardunya: (< t. paprika) 1. lichen) mahunya: (< Fr. kiwi) papaya: (< ng. latania) liken: (< Fr. ngilizce Alıntı Bitki Adları greyfurt: (< ng. fondo) iskorçina: (< t.2. macchi) 1. veronica) vardıyan: (< t. bordo) ceran: (< t. guardiana) . papaya) paprika: (< ng. pig) rafya: (< ng. mycose) mimoza: (< Fr. pomidoro/pomodoro) mancana: (< t. pomidoro/pomodoro) belladonna: (< t. muguet) ofris: (< Fr. azalea) banadura: (< t. ophrys) okaliptüs: (< Fr. palmier) papirüs: (< Fr. eucalyptus) orkide: (< Fr. magnolia) maranta: (< Fr. avocado) mini: (< Fr. patata) peçek: (< peçe < t.2. maranta) margarita: (< Fr. spanyolca Alıntı Bitki Adları avokado: (< sp. datura) pik: (< ng. mahonia) malto: (< manto < Fr. petunia) portakal: (< Fr. orchidee) palmiye: (< Fr. ratanhia) tatula: (< Fr. raffia) rambil: (< ng. portugal) ratanya: (< Fr. papyrus) petunya: (< Fr. mandarine) manolya: (< Fr. starking) malatura: (< t. rami) starking: (< ng. belladonna) borda: (< t. cuscute) lâtanya: (< Fr.) patates: (< t. mimosa) 1. manteau) mandalina: (< Fr. mini) müge: (< Fr. sardonya) veronika: (< t. marguerite) mikoz: (< Fr. talyanca Alıntı Bitki Adları açelya: (< t.2.18 kornişon: (< Fr.9.7. cornichon) küsküt: (< Fr. Grapefruit) kivi: (< ng. scorzone) maki: (< t. geranio) funda: (< t.

11.-Hırv. krumpí r) lâbada: (< Blg. vişnya) ıştır: (< Blg. p’it’na < *pinta) dombay: (< Gürc.13. stir) kumpir: (< Blg.19 kınakına: (< sp. mantu) 1. popadica) kıral: (< Sırp.12.) vişne: (< Sl. brekinya) bocur: (< Blg.2.2. loboda) pelin: (< Blg.2. quinaquina) koka: (< sp.2. pelyn) .. askili) bitne: (< Gürc.Sırp. kojux) 1.2. Gürcüce Alıntı Bitki Adları askil: (< Gürc. kral) koçaç: (< Sırp.-Sırp. Sırpça Alıntı Bitki Adları babaçça: (< Sırp. bójur) canka: (< Blg. Bulgarca Alıntı Bitki Adları biryedim: (< Blg. dombay) 1.10. Slavca Alıntı Bitki Adları koçan: (< Sl. coca) 1. çay) mantı: (< Çin. koçijaş) 1. Çince Alıntı Bitki Adları aylandız: (< Çince ailanto’dan) çay: (< Çin.-Hırv. djanka) gocuk: (< Blg.14.

niemcy) . manga) nemisa: (< Lehçe. Diğer Alıntı Bitki Adları acırga: (< Moğ.20 1.15.2. karağana) kartol: (< Rus. kartofel) mango: (< Port. Yabancı Yer simleriyle Kurulan Bitki Adları agılı: (< Meksika’daki Akala şehrinin adından) anapa: (< belki bir yer isminden) fulya: (< Güney talya’da bir bölge adı) kalembek: (< Hint Denizi’nde bir ada) 1.16. acırga) baobap: (< Afrika yerli dillerinden) karağan: (< Moğ.2.

akşa-y-ık) aħsıl: (< T. çu) avurtlak: (< ? avurt + T. arpa + gan) artıgan: (< T. ak+la-n) alaca: (< T. art-ağan) artlı: (< T. acı-ma) acımak: (< T. bağ+la-ş-ık) bakıldak: (< T. isimden fiil yapma ekleri. bağır + t + lak) bağlaşık: (< T. ak+ça) aklan: (< T. at-ma+lı) avukçu: (< ? avuk + T. kelime kök ve gövdelerine ekler getirilerek değişik anlamda yeni kelimeler yapma yoludur (Korkmaz. al+ça) alçacık: (< T. 31). ala+ca) alaz: (< T. as-ma) aşılak: (< T. acı-mık) ağcaca: (< T. fiilden isim yapma ekleri”. Türemiş bitki adları aşağıda listelenmiştir. Bu yol. ancak bu kelimeler yapım ekleri kısmında daha ayrıntılı bir şekilde tahlil edilmiştir. bal+lı+ca) ballık: (< T. arak + T. acıca: (< T. al+çak+cık) aldangeç: (< T. az-an) azırgan: (< T. lı) atmalı: (< T. az-muk) bağırgan: (< T. TÜREM Ş B TK ADLARI Türemiş kelimeler. al+dan-gaç) alluca: (< T. acı-mak) acımık: (< T. art+lı) asma: (< T. bakılda-k) baldırgan: (< T. altın+cık) angıç: (< T. ar-gın) arpağan: (< T. fiilden fiil yapma ekleri. cak) arakçıl: (< Yun. kelime türetme yoluyla elde edilir. bal-tır-gan) ballı: (< T. alma + lık) altıncık: (< T. bal+lık) . lak) aydın: (< T. az-ır-gan) azmuk: (< T. çıl) arcıman: (< ? arcı + T. aşı+lak) aşılama: (< T. Türkçe bir yapım eki alıp da kökeni yabancı olan ya da bilinmeyen bitki adları da burada gösterilmiştir. al+lı+ca) almalık: (< T. an+gıç) anslı: (< ? ans + T. acı+ca) acıma: (< T. bağır-gan) bağırtlak: (< T. lı) apırcak: (< ? apır + T. al+az) alça: (< T. ak+sıl) akça: (< T. aşı+la-ma) atınaklı: (< ? atınak + T. bal+lı) ballıca: (< T.21 2. man) argun: (< T. ayı+cı) azan: (< T. Türemiş bitki adlarının aldığı yapım ekleri şunlardır: “ simden isim yapma ekleri. ak+ça+ca) ağşayık: (< T. ay+dın) ayıcı: (< T.

çat+lak) çatlangaç: (< T. çakıl+da-k) çalağan: (< T. cız+la-yık) civcilik: (< civciv+ T. bit-i-n-i-ş) bitirge: (< T. cırt+la-vuk) cızlağan: (< T. bodur+gan) boyaçın: (< T. bil-dik) biten: (< T. cırt+la-n) cırtlavuk: (< T. ban-dık) bandırma: (< T. bit-ki) bizlengiç: (< bizle-n-giç) bodurgan: (< T. boya+lık) bozamık: (< T. boz+anak) bozdurma: (< T. ben+lik) bıçgın: (< T. buyur-gan) büğrez: (< T. buyur-gan) bızalık: (< ? bıza + T. boyun+u+z) buyurgan: (< T. çūb + T. çat+la-n-gaç) . bat-ır-gan) bebekçik: (< bebe+k+çik) bekmezcik: (< Far. begmāz + T. cız+la-ğan) cızlayık: (< T. boz-u-k) böcü: (< T. bür-ü-k) büzgülü (< T. lik) cırık: (< T. çek-i-r-gen) cıbarca: (< T. çal-ağan) çalak: (< T. cır-ı-k) cırlangıç: (< T. lik) coplak: (< Far. ben+ek) bengildek: (< T. cırma+lak) cırtlak: (< T. bur-ga+can) burgaç: (< T. bit-i-r-ge) bitki: (< T. boz-dur-ma) bozuk: (< T.22 banak: (< T. bart+lak) başak: (< T. bıç-kın) bıyıklı: (< T. lık) biberlice: (< Yun. buğday+ık) burağan: (< T. büz-gü+lü) cegirgen:(< T. li+ce) bildik: (< T. cik) benek: (< T. bart+ak) bardakçı: (< T. çal-ık) çapul: (< T. çal-ak) çalı: (< T. ban-ak) bandık: (< T. çal-ı) çalık: (< T. boz+a+mık) bozanak: (< T. bardak+çı) bartlak: (< T. cırt+lak) cırtlan: (< T. bur-gaç) buynuz: (< T. bıngıl+dak) benlik: (< T. baş+ak) batırgan: (< T. cır+la-n-gıç) cırmılak: (< T. bardak+cık) bardak: (< T. buğday+cık) buğdayık: (< T. çap-u-l) çatlağan: (< T. boya+çın) boyalık: (< T. cıbır+ca / cıbıl+ca) cıcılık: (< cici + T. bıyık+lı) bıyırgan: (< T. bur-ağan) burgacan: (< T. bö+cü) buğdaycık: (< T. lak) çakıldak: (< T. bür-gü+lü) bürük: (< T. ban-dır-ma) bardacık: (< T. bit-en) bitiniş: (< T. çat+la-ğan) çatlak: (< T. pipéri + T. büğrü+ez) bürgülü: (< T.

dip+çin) . lik) çiçek: (< çeç-ek) çiğindirik: (< T. dal+la-ma) damarcık: (< T. demir+cik) demirli: (< T. dil+li+ce) dipçin: (< T. deli+ce) demircik: (< T. çit+lek) çitlembik: (< çitle-mik) çökeren: (< T. değirmen+ci) delice: (< T. luk+ça) çüklüce: (< T. darı+can) davşancık: (< T.23 çavdarlık: (< Far. çu undur+T. çev(i)r-i-n-ce) çığırgan: (< T. cūl + T. tat-ı-r-gan) dağarcık: (< T. dağar+cık) dağlama: (< T. çay + mık) çekem: (< T. dağ+la-ma) dalağan: (< T. çek-em) çekme: (< T. çıldır-ım) çırlavuk: (< T. çır+la-vuk) çırpı: (< T. darı+ca) darıcan: (< T. çömel-en) çöpleme: (< T. çek-me) çetme: (< T. çımkır-ı-k) çildirim: (< T. demir+le-y-en) destimik: (< Far. dik-en+cik) dikme: (< T. çök-er-en) çökülce: (< T. çöpür+lü) çulluca: (< Ar. deve+lik) devrinti: (< T. devir-i-n-ti) diken: (< T. dala-ğan) dallama: (< T. demir+li) demirliyen: (< T. cūl + T. çev-i-r-dik) çevrince: (< T. çık-ma) çımkırık: (< T. dik-me) dillice: (< T. ük) dadırgan: (< T. çet-me) çevik: (< T. lu+ca) çulluk: (< Ar. cu) değirmenci: (< T. çıldır-ım) çirti: (< T. çık-ar-t) çıkıntı: (< T. damar+lı+ca) darıca: (< T. çıyan+cık) çibillik: (< ? çibil + T. çük+lü+ce) çükündürük: (< Far. çöğür+ce) çömelen: (< T. çıt+lık) çıyancık: (< T. tavşan+cık) davulcu: (< Ar. ŧabl + T. çiğin+dirik) çildirim: (< T. çıt-lak) çıtlamak: (< T. çūdār + T. cūl + T. çırp-ı) çıtımık: (< T. çöp+le-me) çöpürlü: (< T. çağır-gan) çıkart: (< T. çirt+i) çirtik: (< çirt+ik) çitime: (< T. desti + T. dik-en) dikencik: (< T. çık-ı-n-tı) çıkma: (< T. luk) çullukça: (< Ar. çıt+la-mık) çıtlık: (< T. damar+cık) damarlıca: (< T. çev-i-k) çevirdik: (< T. lık) çaylamık: (< Çin. çıt+la-mak) çıtlamık: (< T. la-mık) çaymık: (< Çin. çıt+ı-mık) çıtlak: (< T. mik) develik: (< T. çite-me) çitlek: (< T. çay + T.

en+eç) erekleme: (< T. eğ-ecen) eğilce: (< T. gevre-k+cik) . fış+ıl+da-yık) gagaç: (< gaga+ç) garmak: (< T. cık) dutulga: (< T. ebe+lik) eğece: (< T. er-en) ergen: (< T. ek+le-mik) ekşice: (< T. gel-i-ç) gelincik: (< T. düz-gü+lü) ebeli: (< T. kavur-uk) gavşak: (< T. ce) gercik: (< ? ger + T. ekşi+lik) ekşimcik: (< T. düğül+cek) düzgülü: (< T. ekşi+li+ce) ekşilik: (< T. ça) domaylı: (< Gürc. er-gil) erinç: (< T. eğ-i-l-ce) eğilcen: (< T. er-ek+lik) eren: (< T. eğ-i-r-im) ekin: (< T. fısır-gan) fışıldayık: (< T. dür-me) dürülü: (< T. dür-ü-l-ü) düvülcek: (< T. dökül-gen) durnacık: (< turna+T. dombay + T. lı) dongurak: (< T. düğme+li) dürme: (< T. ek-in) eklemik: (< T. doğ-um) dolaman: (< T. düğme+cik) düğmeli: (< T. gen+ce) geneç: (< T. er-gen) ergil: (< T. kart+lı) gavruk: (< T. diz-i) doğum: (< T. dökül-cen) dökülgen: (< T. ekşi+ce) ekşilice: (< T. düğ-em) düğmecik: (< T. em-ecen) eneç: (< T. dişi+ce) dizi: (< T. ekşi+men) ekşimik: (< ekşi-mik) elmacık: (< T. ez-gil) ezgin: (< T. ebe+li) ebelik: (< T. kavuş-ak) geli: (< T. kar-mak) gartlı: (< T. eğ-(i)-r-i+li+ce) eğrim: (< T. duvak+lı+ca) düdüllük: (< ? düdül + T.24 dişice: (< T. eğ-i-l-im) eğri: (< T. elma + cık) emecen: (< T. eğ-i-l-cen) eğlik: (< T. dola-man) domalan: (< domal-an) domatça: (< Yun. lük) düğem: (< T. gel-i) geliç: (< T. cik) gevrecik: (< T. eğ-i-l-ik) eğlim: (< T. gel-i-n+cik) gence: (< T. dongur-ak) dökülcen: (< T. gen+eç) gerce: (< ? ger + T. eğe+ce) eğecen: (< T. eğ-i-r-i) eğrilce: (< T. domáta + T. er-ek+le-me) erelik: (< T. ekşi+m+cik) ekşimen: (< T. er-i-n-ç) ezgil: (< T. tut-u-l-ga) duvaklıca: (< T. ez-gin) fısırgan: (< T.

il-mik) ivecen: (< T. gök+en) göğlemez: (< T. göz+enek) güllük: (< Far. kır+çıl) gıyık: (< T. göm-ü-r-gen) gönen: (< T. gün+sü) hanaylı: (< Yun. gök+çe) gökdün: (< T. gövde+li) göğelek: (< T. ħiyār + T. ışıl+gan) iğcik: (< T. il-men) ilmik: (< T. iğ+cik) iğdiş: (< igit-iş) iğnecik: (< T. alak) hölemez: (< höle-mez ?) höllük: (< T. lak) hartlap: (< hart + T. göl+ek) gömeç: (< T. il-im) ilişken: (< T. gök+elek) göğem: (< T. gön+en) gövrek: (< T. iğne+sil) iletir: (< T. lük) günsü: (< T. haş+la-ma) havazla: (< ? havaz + T. gevre-k) gözenek: (< T. gul + T. göğem+cik) göğen: (< T. il-i-ş-ken) ilme: (< T. gök+le-mez) göğlük: (< T. anoi + T. iğne+cik) iğnelik: (< T. gök+ü-n-dür-me) gökçe: (< T. iv-ecen) . lap) haşlama: (< T. geyik+cek) gezer: (< T. gök+lük) göğündürme: (< T. gez-er) gıcık: (< T. il-mek) ilmen: (< T. ışı-ğan) ışılak: (< T. ısı-t-an) ışığan: (< T. gıcı-ma) gırçıl: (< T. la) hıyarcık: (< Far. il-me) ilmek: (< T. gövde+lek) göğce: (< T. ħiyār + T. ısır-gı) ısıtan: (< T. ısır-gan) ısırgı: (< T. gevre-y-ik) gevriyen: (< T. gıcı-k) gıcime: (< T.25 gevreyik: (< T. göm-meç) gömülgen: (< T. göm-ü-l-gen) gömürgen: (< T. ışıl+ak) ışıldırik: (< T. git-i-l-cen) gidişgen: (< T. kıy-ı-k) gıyşak: (< T. er-mik ?) ısırgan: (< T. göbek+lek) gödelek: (< T. gök+dün) gölek: (< T. gevre-y-en) geyicek: (< T. ışıl+dırık) ışılgan: (< T. ilet-ir) ilim: (< T. git-i-ş-gen) gollüce: (< T. gök+çe) göğcek: (< T. lı) hartlak: (< hart + T. kıy-ı-ş-ak) gidilcen: (< T. iğne+lik) iğnesil: (< T. gök+çek) göğdeli: (< T. kol+lu+ca) göbelek: (< T. (h)öl+lük) ırmık: (< T. la-ma) hohalak: (< ? hoh + T. cık) hıyarlama: (< Far. gök+em) göğemcik: (< T.

kir+li+ce) kirtil: (< kirt + T. kara+cık) karalık: (< T. kes-er+cik) kesme: (< T. kok-ar) . kak-ma) kamalak: (< kama+lak) kanak: (< T. kara-n-tı ?) karavlık: (< ? karav + T. kaz-maç) keçemçik: (< T. cık) kaymacık: (< T. kara+muk) karantı: (< T. kıy-ak) kıyışak: (< T. kırk+lık) kırlı: (< T. kan+a-k) kanatma: (< T. kirtil + T. il) kofurgalık: (< T. ik) kertilce: (< Yun. kır-ı-k) kırklık: (< T. kabartla-k) kabartlama: (< T. laş-ka) kakma: (< T. kan+a-t-ma) kangırcak: (< ? kangır + T. keçe+mik) kekeremik: (< T. kert-me) kesercik: (< T. kofurga+lık) kokar: (< T. kıv-ı-ş-kan) kıvrım: (< T. kes-me) kığıştak: (< kığış+ta-k) kılgın: (< T. kabar-gıç) kabartlak: (< T. kākül + T. kavuş+lak) kayacık: (< T. kıv-ı-r-ım) kıyak: (< T. kekre+mik) kekilcen: (< Far. kapan+cak) kaplıca: (< T. kas-an) kavak: (< kav+ak) kavlağan: (< kavla-gan) kavuşlak: (< T. kıl-ı-k) kırık: (< T. kaya+cık) kayganacık: (< Far. kıvır+cık) kıvrışık: (< T. cak) kanlık: (< T. kaymak+lık) kazık: (< kaz-ı-k) kazmaç: (< T. ez-me-li+ce) kabak: (< T. -cen) kendillik: (< ? kendir + T. kıy-ı-ş-ak) kızamık: (< T. ce) kertme: (< T. kar+çin) kasan: (< T.26 izmelece: (< T. keçe+m+cik) keçemük: (< T. kaymak+cık) kaymaklık: (< T. kara-maz) karamış: (< T. kıl-gın) kılık: (< T. kıv-ı-r-ı-ş-ık) kıvışkan: (< T. kan+lık) kapçık: (< T. lık) karçin: (< T. kabar+cık) kabargıç: (< T. kızıl+ca) kızılcık: (< T. kap+lı+ca) karaca: (< T. kabartla-ma) kakalaşka: (< kaka+ T. kır+lı) kıvırcık: (< T. kızıl+cık) kızıllık: (< T. ħāyegįne + T. kara+lık) karamaz: (< T. kara-mış) karamuk: (< T. lik) kendirik: (< ? kendir + T. kap+çık) kapıncak: (< T. kızla-muk) kızılak: (< T. kızıl+lık) kirlice: (< T. kab+ak) kabarcık: (< T. kızıl+ak) kızılca: (< T. kara+ca) karacık: (< T.

pire+lik) porsuk: (< T. or+man) oturak: (< T. cık) kozalak: (< Far. lu) pamukluk: (< Far. küt+ür) lokurdak: (< T. bat-ı-r-ak) pirelik: (< T. lık) sakalak: (< Ar. -lek) öksüzce: (< T. cuk) mazlıħ: (< Far. kuru-t-an) kurugan: (< T. öz+lü+lük) paflak: (< paf + T. panbu + T. maruli + T. otur-ak) ovaca: (< ? T. pat+la-k) patlangaç: (< T. banjar + T. küpe+li) küseğen: (< T. pāre + T. kok-ar+cık) koluncuk: (< ? kolon + T. pat+la-n-gıç) pıslak: (< pıs + T. kuru-gan) kurulgan: (< T. la-ma) paralık: (< Far. ça) pamuklu: (< Far. kudur-uk) kulecik: (< Ar. lak) sakarca: (< ? sakar + T. pürçek+li) sabırlık: (< Ar. lak) pamucak: (< Far. porsu-k) pürçüklü: (< T. panbu + T. banjar + T. kozak + T. kur-u-l-gan) kurutma: (< T. kuş+lak) kuyguç: (< T. ok+luk) orman: (< T. ör-me+ce) ötürge: (< T. nevbet + T. luk) pancarcık: (< Erm. kuş+ça) kuşulak: (< T. oğul+duruk ?) okcül: (< T. küs-eğen) kütür: (< T. sakız+dırık) . ök+süz+ce) örmece: (< T. bat-ı-r-gan) pıtrak: (< T. cik) kurtluca: (< T.27 kokarcık: (< T. kurt+lu+ca) kurudan: (< T. ca) pıtırgan: (< T. koy-guç) küllük: (< T. iksia + T. cık) papurtlama: (< ? papurt + T. panbu + T. māzū + T. kubat+ça) kuduluk: (< T. li) morca: (< Erm. lik) nevbetçik: (< Far. śabr + T. lık) parlacık: (< T. ör-üm) ökselek: (< Yun. köpü-r-gen) kösgüç: (< T. mor/morm + T. lokur+da-k) mancarlık: (< Erm. oy-ma+lık) öğüm: (< T. ova + T. lık) marulcuk: (< Yun. parla-k+cık) patlak: (< T. saka + T. panbu + T. kuru-t-ma) kuşça: : (< T. kül+lük) küpeli: (< T. cuk) kovancık: (< ? koğan + T. köpü-r-ecek) köpürgen: (< T. lak) köpürcek: (< T. ulle + T. ok+çul) okluk: (< T. lık) meçikli: (< ? meçik + T. ca) neferlik: (< Ar. küs-güç) kubatça: (< T. ca) sakızdırık: (< T. lak) pıtırca: (< pıtır + T. nefer + T. çik) oğunduruk: (< T. ca) oymalık: (< T. pat+la-n-gaç) patlangıç: (< T. cak) pamuça: (< Far. öt-ür-ge) özüllük: (< T.

soğu-k+luk) solgun: (< T. ca) saracak: (< T. lık) salmanca: (< Ar. süp-ü-r-ge) süpürgelik: (< T. somur-mak) soyuk: (< T. sırım+sız) sıvarma: (< T. salata + T. li) tıkan: (< T. ŧa’m + T. sar-ma+lık) sarmaşık: (< T. selmān + T. şiş-ti) takalak: (< T. soy-u-k) soyulgan: (< T.28 sakızlak: (< T. cik) telçe: (< Erm. soğan+cık) soğukluk: (< T. tara-k+lık) tarma: (< T. lık) şikirdaklı: (< T. tak-ım+cık) tamli: (< Ar. semiz+lik) sepik: (< T. tesbīĥ + T. tel + T. saz+an) selecek: (< Ar. sakız+lak) sakızlık: (< T. danış-man) taraklık: (< T. sür-me+li) sürtmeğ: (< T. li+ce) tespihlik: (< Ar. serp-i-k) sergen: (< T. tat+lı) tekecen: (< ? teke + T. süt+le-ğen) sütlüce: (< T. lek) söğecen: (< T. ıl+da-k) şangalak: (< T. soğan+ak) soğancık: (< T. sür-t-mek) sütleğen: (< T. su+luk) suvarmılık: (< T. söğ-ecen) suluk: (< T. tomur+cuk) topaçça: (< T. cen) teknecik: (< ? tekne + T. ce) tellice: (< Erm. tak+alak) takımcık: (< T. selle + T. şang+alak) şaplak: (< T. cek) semizlik: (< T. süt+lü+cen) şakıldak: (< şak + T. şap+la-k) şarlık: (< Ar. top+çak) tomdurcuk: (< T. çekirdek+li) şişti: (< T. li ?) tanışman: (< T. süt+lü+ce) sütlücen: (< T. süp-ü-r-ge+lik) sürmeli: (< T. sakız+lık) salatalık: (< t. tel + T. soy-u-l-gan) söbelek: (< ? söbe + T. top+aç+ça) topalak: (< T. sı-mak) sırımsız: (< T. şa’r + T. ser+gen) sımak: (< T. sıyır-ma) soğanak: (< T. tır-mık) toklu: (< T. sar-ı-k+lık) sarmalık: (< T. suv+ar-ma) sıyırma: (< T. tık-ı-ç) tırmık: (< T. sarmaş-ı-k) sazan: (< T. tık-an) tıkıç: (< T. tar-ma) tatarcık: (< Tatar+cık) tatlı: (< T. topal+an) . sar+acak) sarıklık: (< T. sünük+lük ?) süpürge: (< T. tok+lu) tomçak: (< T. lik) tetirli: (< ? tetir + T. top+alak) topalan: (< T. sol-gun) sormaħ: (< T. suv+ar-ma+lık) süleymencik: (< Süleyman+cık) süngüllük: (< T.

yazı+lı) yeleşik: (< T. üz-üm+lü) varcık: (< T. yala-n-gı) yaldaş: (< ? yal + T. ur-u-n-guç) uruşman: (< T. yan-dır-az) yapılcan: (< T. tur-ma) tüllü: (< Fr. tüy+lü+ce) ulama: (< T. yan-dır-an) yandıraz: (< T. lak) zıplak: (< zıp + T. yum-u-k) yumurca: (< T. yum-ak) yumru: (< T. ula-ma) unluca: (< T. tüy+lü) tüylüce: (< T. ur-u-ş-man) üşüş: (< T. daş) yaldıran: (<T. yaban + -tırak) yağlıca: (< T. yağ+lık) yakmuk: (< T. ye-miş+en) yemlik: (< T. tor-u-k) turma: (< T. top+uk) topul: (< T. tür+e-me) tütün: (< T. yüksük+çük) zartlak: (< zart + T. yapılda-k) yaprak: (< T. top+lu+ca) topoç: (< T. yak-muk) yalangı: (< T. lü) türeme: (< T. cik) yoğurtçuk: (< T. top+ul) tortçu: (< ? tort + T. yap-ı-l-can) yapıldak: (< T. top+aç) topuk: (< T. yumur+cak) yüksükçük: (< T. yum-ur+u) yumuk: (< T. yap-ur-gak) yasmık: (< T. yumur+ca) yumurcak: (< T. yan+alak) yandıran: (< T. yeşil+lik) yığınç: (< T. yal-dır-an) yanal: (< T. üz-üm) üzümlü: (< T. yan+al) yanalak: (< T. yoğurt+çuk) yordanlı: (< ? yordan + T. tüt-ü-n) tüylü: (< T. yer+leş-ik) yellice: (< T. yığ-ı-n-ç) yiğilcik: (< ? yiğil + T. yay-ı-l-gan) yazılı: (< T. var+cık) yabantırak: (< Far. çu) toruk: (< T. tulle + T.29 topluca: (< T. zįver + T. yağ+lı+ca) yağlıcak: (< T. üvez+li) üzerlik: (< yüz-er+lik) üzüm: (< T. cik) . yağ+lı+cak) yağlık: (< T. ye-miş) yemişen: (< T. yas-mık) yaygın: (< T. lı) yumak: (< T. yem+lik) yeşillik: (< T. yay-gın) yayılgan: (< T. yel+li+ce) yemiş: (< T. lak) zivircik: (< Far. un+lu+ca) urunguç: (< T. üş-üş) üvezli: (< T.

birleşik kelime kurmaya çok elverişli olan kelime gruplarıdır. YAPI BAKIMINDAN B RLEŞ K B TK ADLARININ KURULUŞU 3.1. Bu adlardan yalnızca biri belirtili isim tamlaması. Çünkü belirtili ad tamlamalarında. belirtisiz isim tamlamaları birleşik kelime kurmaya çok elverişli olan kelime gruplarıdır. S M TAMLAMASI B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI 3. isim tamlaması biçiminde kurulan bitki adları belirtisiz isim tamlaması kalıbındadır. Belirtisiz ad tamlamaları.1.1. bir nesnenin başka bir nesneye ait bulunduğunu veya bir nesnenin başka bir nesne ile tamamlandığını ifade etmek için bu kelime grubuna başvurulur. ki unsur iyelik sistemiyle birbirine bağlanır ve grubun temelini iyelik ifadesi teşkil eder (Ergin. sim tamlaması biçiminde kurulan bitki adlarını aşağıda listeler hâlinde sıraladık. Tamlayan önce. Belirtili sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları madımağın oynaşı . tamlayanı belirli bir kişi ya da nesneye dar bir aitlik ilişkisiyle bağladığı hâlde. biri tamlanan unsurdur. 381). 139). Yukarıda da belirttiğimiz gibi. geriye kalanlar ise belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur.1.30 3.1. belirtisiz ad tamlamalarında ilişki doğrudan doğruya belirsiz genel bir nesneye. B RLEŞ K B TK ADLARI 3. Grubu meydana getiren iki isim unsurundan biri tamlayan.1. Türkçe sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları sim tamlaması. Bir nesnenin başka bir nesnenin parçası olduğunu. tamlayana eklenen ilgi durumu eki. Bir ismin manasının iyelik sistemi içinde başka bir isimle tamamlanması esasına dayanır. bir tür adına yöneliktir (Korkmaz. tamlanan sonra gelir. iki isim unsurunun meydana getirdiği kelime grubudur. Bu sebeple.

31 Belirtisiz sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları abdestbozan otu abdüsselam otu abı kızı acamlar alması acem çiçeği acem kimyonu acem lâlesi acıgıcı kulağı ada çayı adamotu adamkökü ada soğanı Afrika menekşesi Afşar otu ağaç çileği ağaç ebegümeci ağaç göğsü ağaç kavunu ağaç küpesi ağaç mantarı ağaç minesi ağaç üzümü ağda çiçeği ağı çalısı ağı çiçeği ağı dalı ağı otu ağu ağacı ağukunduzu ağustos alması ağustos gülü aħbun otu ahırotu ahlat armudu akça armudu akçakızı ak kadın parmağı aklahna üzümü akşam sabah güzeli akşekeri ala kangalı alakavun otu alamangumpili alasit üzümü alatavşan üzümü alay çiçeği alaz armudu albalı Alibey buğdayı alim üzümü Allahekmeği allik taması almacık otu Alman papatyası alma yaprağı aloğlu altın ağacı altın çiçeği altın dikeni altın otu altın yumurta mantarı alvar eriği amber ağacı amber çiçeği Amerika bademi Amerika elması Amerikan armudu Amerika üzümü anababa kekiği anababa kokusu anaç tikeni Anadolu otu anakara üzümü anapa paħlisi andız otu anduz otu Antep fıstığı Antep karası Anzer çayı aptal baklası aptal otu Arabistan defnesi Arap buturağı Arap elması Arap mantarı Arap otu arapsaçı arapsiki Arap sümbülü Arap şalgamı araptaşağı Arap topalağı Arap yasemini .

32 ardıç burcu ardıç kıliği ardıç otu areb kozu arı çiçeği arı götü arı gülü arı otu arı pürü armut kabağı armut otu Arnavut biberi Arnavut darısı Arnavutköy çileği arpa armudu arpacık soğanı arpa elması arslanayağı asker borusu asker gülü askı düleği aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi asma kabağı asma üzümü aş eriği aş inciri aşk merdiveni aş otu at dikeni at elması ateş buğdayı ateş çiçeği ateş dikeni ateş yaprağı at kestanesi atkulağı atkuyruğu atlas çiçeği atmemesi at paklası at yoncası avcı üzümü avize ağacı avlu ağacı avrat otu Avşar otu avu çiçeği ay alması ayçiçeği aydın çiçeği aydın gülü aygün aşığı aygün çiçeği ayı ardıcı ayı asması ayıayağı ayı baldıranı ayı çiğdemi ayı çileği ayıeli ayı elması ayı eriği ayı fındığı ayı fıstığı ayı gülü ayıkulağı ayı liforu ayı ligarbası ayı mantarı ayıkulağı ayı otu ayıparmağı ayıpençesi ayı soğanı ayı şalgamı ayı üzümü ayı yemişi ayrık otu ayu mamuğu ayvaganı azak eğiri baba inciri bağa yaprağı Bağdat hurması bağırsak otu bahar otu bahçe domatesi bahçe hezareni bahçe kekiği bahçe nanesi bahçe teresi bakıldak otu bakır bağcığı baklaçalısı bakla çiçeği bal armudu .

33 balbardağı balçık hurması bal çiçeği baldıran otu balgam elması balık ağusu balık otu balık sütleğeni bal kabağı ballık otu bal mantarı bal üzümü bambul otu ban ağacı bandırma kabı bandırma üzümü ban otu bardacık eriği bardakçı inciri bardak eriği bartınya otu barut ağacı basbaşı basur otu bataklık nergisi bataklık süseni batı mazısı bayır turpu beğ börkü Bektaşî üzümü belerçe üzümü bengilik otu benli üzümü bere otu bertik otu Besni üzümü beşdamar otu beşparmak otu bey armudu beyazdikencik üzümü beyböreği beyolu beyzambağı bıcırgan otu bıldırcınbudu bıraş otu bidek ağacı bilader ağacı bilon otu bira çiçeği bit otu bodukmuhı bodur otu boğa dikeni boğan otu boğaz çiçeği boğumluca otu bohça çiçeği Bombay fasulyesi boncuk otu bor ağacı boranı elması borazan mantarı bortum üzümü boru çiçeği bosça otu bostan borusu bostan güzeli bostan karanfili bostan otu Boşnak eriği boyacı aspiri boyacı dikeni boyacı kökü boyacı papatyası boya çiçeği boya kökü boya otu boya pürü boy otu bozdoğan armudu böğrek eriği börek mantarı börek otu börtliyen dikeni Brüksel lahanası buğasiki buğdaycık otu buğday çiçeği buğday karamuğu buğdaylık otu buhur otu bulak otu bulut üzümü bunbul almasi Bursa buğdayı burut dimnidi buvur sakızı buy otu .

34 buzağıburnu buzağı otu buz karpuzu bük tudu bük üzümü bülbülyuvası büyü otu cadısüpürgesi cadı şimşiri cafa çiçeği camgüzeli camızmemesi cam otu camuskulağı camuz baklası canavar otu can eriği can otu cazu gülü cehennem zambağı cenik sovanı cennet biberi cennet otu cerik ağacı ceylan çiçeği Cezayir menekşesi cıngıravu elması cırdatan düleği cırtlak otu cırtlak sakızı cız dikeni cicik üzümü ciğer otu cimcik dikeni cinbiberi Cincife üzümü cin darısı cinek otu cingen dikeni cin mısırı cin otu cinsaçı civanperçemi cüce bağırsağı cül üzümü çadır çiçeği çadır uşağı çağman otu çakal armudu çakal çiğdemi çakal eriği çakal otu çakıl dikeni çakırca dikeni çakır dikeni çakşır otu çalgıcı otu çalıdibi çalı dikeni çalı fasulyesi çalıgagası çalı kızılcığı çalı navruzu çalı süpürgesi çal kirazı çaltı dikeni çam buğdayı çam fıstığı çam otu çam üzümü çanak çömlek otu çan çiçeği çangal fasilesi çanta çiçeği çarık dikeni çatlak otu çavdarmahmuzu çavuş üzümü çayır düğmesi çayır güzeli çayır mantarı çayır melikesi çayır otu çayır papatyası çayır sedefi çayır soğanı çayır teresi çayır tirfili çayır yulafı çayterüzüsü çay üzümü çeçik kulağı çekirken otu çeküm çileği çemen otu çengel otu çengel sakızı çetmi dikeni çetük otu .

35 çıbı işi çıkrık tekeri çınar mantarı çıngırak otu çıra üzümü çır şalgamı çıtçıtan ağacı çıyan otu çiçek lahanası çiçek otu çiçek soğanı çiçek yaprağı çilbir otu çilek üzümü Çin anasonu Çin gülü Çin karanfili Çin lahanası Çin leylâğı Çin tarçın ağacı çiriş otu çit sarmaşığı çivit otu çobançantası çobançırası çobandeğneği çobandüdüğü çobanekmeği çoban elması çobankaşığı çobaniğnesi çoban kösteği çobanpüskülü çobansüzgeci çobantakkesi çobantarağı çobantuzluğu çoban üzümü çocuk nefesi çöl turpu çömlek otu çöp bitkisi çöp içi çörek mantarı çörek otu çöre otu çör otu çubuk ağacı çuha çiçeği çulluoğlu dağ armudu dağbaklası dağ çamı dağ çayı dağ çileği dağ çöveni dağ dalak otu dağ elması dağ eriği dağ erik otu dağgülü dağ karanfili dağ kavağı dağ kestanesi dağ kimyonu dağ kirazı dağ lâlesi dağ marulu dağ misgisi dağ nanesi dağ nohudu dağ pırasası dağ reyhanı dağsabunu dağ sakızı dağ sarmaşığı dağ servisi dağ soğanı dağ sümbülü dağ üzümü dağ yemişi dakka otu dalak otu dal limonu damar otu damar yaprağı dam koruğu danaayağı danabaklası danaburnu danadili danagöbeği danagözü danakıran otu danakuyruğu danamemesi dancak otu dantel ağacı daraklık otu .

36 darıca otu darı mısırı davun otu Davut yaprağı dededeğneği dede gülü dedemsakalı dedesakalı dedesakalı mantarı defne yaprağı değirmen armudu değirmenci üzümü delialan maydanozu deli otu demir ağacı demir bıtırağı demir dikeni demir otu deniz börülcesi denizgülü deniz otu deniz pırasası deniz rezenesi deniz sarmaşığı deniz soğanı deniz teresi deniz üzümü deniz yosunu deper otu dere kabalağı dereotu deveboynu devecibardağı deve dikeni devedişi deve elması devegözü devegülü devekulağı develik otu deve mercimeği deveşaplağı devetabanı devetopalağı deveturpu diken ağacı diken başı diken çileği diken dutu dikenucu diken üzümü dilberdudağı dilberkirpiği dirlik otu diş bademi diş hilali diş otu Diyarbakır karpuzu doğu kayını doğu lâdini doğu mazısı dolama otu dolma otu dolu börülcesi dombay eriği domuzağırşağı domuz ayrığı domuz ayrık otu domuz baklası domuzbıtırağı domuz dikeni domuz elması domuz eriği domuzkuyruğu domuz lahanası domuz marulu domuz otu domuz pancarı domuzpotulağı domuz soğanı domuz turpu domuz üzümü dor otu doru otu döven otu döymeç otu duduburnu dulaptal otu dulavrat otu dulkarıgömleği duman otu durak otu dut çöğürü duvar fesleğeni duvar sarmaşığı duvar sedefi düğün çiçeği düğün otu düğün yaprağı .

37 dülekkazı ebecik otu ebegümeci ebekulağı ebembulguru ebembükü ebem ekmeği ebemekşisi ebucehil karpuzu efek otu eğir kökü eğrelti otu eğrilcen otu ekin dudu ekmek ağacı ekmek ayvası eldaş üzümü elik yoncası elma çalısı emzik otu endirek ağacı enek memesi engerek otu ereğil otu erenler çiçeği ergan üzümü ergen perçemi erkeçsakalı Ermeni kimyonu esrar otu eşek baklası eşek baldıranı eşek çıtlığı eşek dikeni eşek elması eşek eriği eşek gevreği eşek gülü eşek helvası eşek hıyarı eşek inciri eşek kangalı eşek kengeri eşek kömürdeği eşek közlemesi eşekkulağı eşek lalesi eşek madımağı eşek marulu eşek maydanozu eşek memesi eşek navruzu eşek otu eşek papatyası eşektırnağı eşek turpu eşek yağırı eşek yoncası eşşekganağı et elması et mantarı et şeftalisi etteni eriği et üzümü evlek mantarı evlenme çiçeği evliya otu evren gülü eyilcan otu fare dikeni farekulağı fare otu Fatmasaçı fenerit üzümü Fenike portakalı fesçitarağı fesliğan üzümü fıçı otu fık otu fındık otu fırıldak çiçeği fıstık çamı fıtık otu fil elması filkulağı Finike ardıcı fink baklası Firavun inciri firfil ağacı fos mantarı Frenk asması Frenk biberi Frenk çileği Frenk elması Frenk inciri Frenk kimyonu Frenk lahanası Frenk maydanozu Frenk menekşesi .

38 Frenk patlıcanı Frenk üzümü Frenk yemişi gadın budu garan kulpu garayağı garğaburnu garğa kavunu garipler urganı gavun armudu gâvur baklası gâvur haşhaşı gâvur hıyarı gâvur pancarı gâvur soğanı gâvur tilkişeni gazelboynuzu gazel otu gazotu gebre otu gece gündüz çiçeği gece menekşesi gecesefası gelemir buğdayı gelinarmudu gelincikmancarı gelin çiçeği gelindili gelindüğmesi gelineli gelinelması gelinfeneri gelin gülü gelin güveyi elması gelin mantarı gelinmumu gelin otu gelinparmağı gelinsaçı gelinteli mantarı gelintırnağı gelinyanağı gelinyemişi genegerçek otu geren dikeni geren otu geyik dikeni geyikdili geyik elması geyik göbeği geyik mantarı geyik otu geyiksırtı geyik tuzu gez ağacı gıcıkdan otu gıcık hardalı gıcık otu gıral ağacı gıvışgan otu gızlar yağlığı gidişgen otu Ginko ağacı Girit kekiği Girit lâlesi Girit otu Girit şakayığı godıl elması golpezüğü gonyaşı govan sakızı göbek elması göbek mantarı göbek otu göğündürme lâlesi gölezeriği gölge bitkileri göl kestanesi göl soğanı gömeçeriği gönüldolabı götlek ormanı gövercin göksü gövercin topuğu gözlükotu gramofon çiçeği guga dikeni gugu çiçeği guguk lâlesi guli bacağı gübre mantarı gül armudu gülburcu tikeni gülburnu güldibi gülgülü gülgülüm gülhatmi gülyağı .

39 gün çiçeği gündüz gülü gündüzsefası güneştopu gün gülü günlük ağacı güşad otu güvem eriği güveyfeneri güyeği keküğü güyeğü otu güylek cevizi güz armudu güz çiğdemi güzelavrat otu güzelhatun çiçeği güzgülü hacılar otu Halep çamı halıdokuyan çiçeği halsaçağı halus otu hamzan kökü hançer çiçeği hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hanımyaması hardal otu Hasankeyf tütünü hasekiküpesi hasır otu hasret çiçeği hatunmemesi hatunparmağı hatuntuzluğu havaotu havıt otu havvaanaeli haylan kabağı helep şalgamı helvacı çöveni helvacı kabağı helvacı kökü Hicaz buğdayı hilal otu Hindistan cevizi Hint armudu Hint bademi Hint baklası Hint bezelyesi Hint biberi Hint çiçeği Hint darısı Hint fıstığı Hint fulü Hint hıyarı Hint hurması Hint inciri Hint kamışı Hint keneviri Hint kirazı Hint leylâğı Hint pamuğu Hint pirinci Hint portakalı Hint safranı Hint yağı ağacı hocalar yemişi hodayı armudu holis otu Hollanda kavağı horozbudağı horozcuk otu horoz fasulyesi horozgözü horoz gülü horoz ibiği horoz karası horozkursağı horoz mantarı humma otu hurma eriği hurma üzümü Isparta gülü ıtır çiçeği idris ağacı idris otu iğ ağacı iğnelik otu ikbal çiçeği ikbal otu iletir sakızı imparator lâlesi imparator mantarı imparator otu inabut çalısı inci çiçeği inci sümbülü .

40 inekbiciği inek emceği inek memesi insan otu ipek ağacı ipek çiçeği ipek fidanı ipek gülü ipek mantarı ipkesiği irülü ız armudu sa dikeni ishal otu stanbul kekiği stanbul lâlesi stanbul şalgamı stanbul üzümü it alici itboncuğu itboruğu itburnu it cumurdu iteriği itgülü itinciri ithıyarı itkabağı itkişnişi itkuyruğu itnanesi itsarımsağı itsineği itsoğanı it üzümü izōlu armudu Japon armudu Japon ayvası Japon elması Japon gülü Japon hurması Japon kaktüsü Japon sarmaşığı Japon şemsiyesi Japon üzümü kabakarmudu kabakulak mantarı kabakulak otu kabaldızdikeni kabarcıkotu Kâbe süpürgesi kadıbaşı kadıngöbeği kadınparmağı kadıntuzluğu kadı otu kadife çiçeği kafesotu kâfur ağacı kâğıt ağacı kâğıt dutu kağşak otu kahkaha çiçeği kamış otu kanarya çiçeği kanarya otu kanavcı otu kandamlası kandıra ağacı kandıra otu kan dikeni kandil çiçeği kandil otu kangal dikeni kanlıca mantarı kan otu kan portakalı kantar kabağı kantartopu kantorbası kanyaşı kapçık otu kaplan postu kaplıngaba keleği karabaş otu karaburcu karaca darısı karaca occanı Karacaoğlan mantarı Karagöl buğdayı karakoruğu karakulak mantarı Karaman kimyonu karamoru karamuk dikeni karanfil elması karanfil kökü karantı dikeni kar ardıcı kara yosunları .

41 kara yosunu karcık üzümü kar çiçeği kardeşkanı ağacı kar dikeni kargabardağı karga bostanı karga cevizi karga düleği karga ibiği karga keleği karga kozağı kargasabunu karga soğanı kargayüreği kargıdalı kargı kamışı karğayamşağı karıngeveni karıyaşı karpuz armudu kartal ağacı kartopu karulaotu kasık otu kasnak meşesi kaşık otu katırazığı katır çiçeği katır çiğdemi katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu katırtırnağı katran ağacı katran ardıcı katran çamı katranköpüğü katran otu katran yoncası kavak elması kavak inciri kav mantarı kavurt otu kayayağı kaya kekiği kaya koruğu kaya sarımsağı kaya sarmaşığı kaya üzümü kaya yarpuzu kaygana çiçeği kayık çiçeği kayındili kayın mantarı kaymak otu kaynanadili kaynanayumruğu kazankarası kazankulpu kazayağı Kazdağı köknarı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçi emceği keçi kirazı keçi kömüreni keçi mantarı keçi marulu keçimemesi keçisakalı keçisedefi keçi söğüdü keçi yemişi kediayağı kedicibiği kediçırnağı kedi dutu kedigözü kedikınası kedikulağı kedikuyruğu kedi nanesi kedi otu keditırnağı kefe kimyonu kefe lâlesi keklik çiğdemi keklikganağı keklikgözü keklik otu kek otu kelçiçeği kelebek çiçeği kelebek otu kelemli otu keler kuyruğu kelkız çiçeği .

42 Kemer patlıcanı kendir otu kendir palmiyesi kene ağacı kenebörülcesi kene otu kengi otu kepir yavşanı kermes meşesi kese çiçeği kestane kabağı keşirlik otu keşiş otu keşişyemez armudu ketengömleği Kıbrıs akasyası kılıç kekiği kılıç otu kılkirişi kıl otu kına ağacı kına çiçeği kıngıra otu kınnap otu kıral eğreltisi kırçkırç otu kırgın otu kır gülü Kırkağaç kavunu kırkbaş otu kırkboğum otu kırkkilit otu kırksinir otu kır lâlesi kırlangıç otu kır menekşesi kır sakızı kır soğanı kır yasemini kısamahmut otu kısmet ağacı kışgözü kızgüzeli kışla dikeni kış mantarı kıyık elması kızılcadişi kızılgöz dikeni kızlargöbeği kızlar yemişi kızmemesi kızyanağı kibrit otu kilim ucu kiraz elması kirez armudu kocabaşı koçkuyruğu koçlama mantarı koç mantarı koç otu koçtaşağı koğuş ağacı kokar otu koku ağacı kola ağacı kovan otu koyun baklası koyun çiçeği koyundibi koyunekmeği koyungöbeği koyungözü koyun mantarı koyun otu koyun yumağı kozak üzümü köçet elması kök boyası kökçiçeği kök enfiye kömürcü şıkığı kömüşciciği köpekayası köpekcevizi köpekdili köpek elması köpekgülü köpeklolosı köpekmantarı köpekmemesi köpek otu köpek sarımsağı köpek soğanı köpektaşağı köpek üzümü köpük elması köse buğdayı köse otu .

43 köse tahılı köstüköpeği köyağı köy mantarı köy otu kralkandili kudret narı kuduz otu kukas otu kulak mantarı kulak otu kulunc otu kumacı otu kumarmudu kum çavdarı kum eriği kum otu kumpir üzümü kum zambağı kurbağa gözü kurbağa otu kurbağa zehiri kurşun otu kurtayağı kurtbağı kurtbağrı kurtbaharı kurt baklası kurt böğürtleni kurtkulağı kurt mantarı kurt otu kurtpençesi kurt soğanı kurttırnağı kurt yatağı kuşağzı kuş alıcı kuşayağı kuş böyreği kuşburnu kuşçırlığı kuş çubuğu kuşdili kuşekmeği kuş elması kuşfesleği kuşgözü kuşkerdimesi kuş kirazı kuşkuş otu kuş mancarı kuşnarı kuş otu kuşübüğü kuş üzümü kuşyemi kuş yemişi kuşyüreği kuyu fındığı kuzgun armudu kuzgunkılıcı kuzgun otu kuzubaşı kuzuböpreği kuzudili kuzu gevreği kuzugöbeği kuzu kestanesi kuzu kişnişi kuzukulağı kuzukürkü kuzu mantarı kuzu otu kuzu pıtrağı kuzu sarmaşığı küllüce otu kül otu kültür bitkileri küpe çiçeği küp evleği kürdan otu küre çiçeği küstüm otu kütük mantarı lâle ağacı lapaza çiçeği lastik ağacı Latin çiçeği lavanta çiçeği lazotu leblebi çiçeği leylekayağı leylekburnu leylekgagası leylim otu leylim yaprağı lif kabağı limonelması .

44 limonnanesi limon otu livikeriği loğusa çiçeği loğusa otu loparmudu lörotu Lübnan sediri maasuselması Macar biberi Macar üzümü mağzinelması mahmude otu mahmur çiçeği mahmuz çiçeği mahrabaşı Malta eriği mandadili mandaeriği mandakulağı Manisa lâlesi mantar ağacı mantar meşesi mantı çiçeği maralotu margarit çiçeği marsıvan otu mart yemişi mastı çiçeği masura kamışı masusaelması maya ağacı maya çiçeği maya otu mayasıl otu mayıs çiçeği mayıs dikeni mayıs papatyası mazı meşesi mazı otu mekrikarmudu melek otu melendere ayvası menekşe gülü menekşe kökü menendiarmudu mera bitkileri mercan ağacı mercan çiçeği mercan otu mercanüzümü Meryemana asması Meryemana dikeni Meryemanaeldiveni Meryem otu mesir otu meşe burçu meşe çiçeği meşe mantarı mevzek otu meyan kökü meyhaneci otu meyve ağacı mezarlık otu mezarlık servisi mezarlık zambağı mığırıkarmudu mıhtepesi mıhtepesi mantarı mıkbaşı mısır anasonu mısır baklası mısır darısı Mısır fulü Mısır yasemini mısmıl ağacı mine çiçeği mine çiçeğigiller miskiçelması misk soğanı mis üzümü muhabbet çiçeği mum ağacı mum çiçeği mum palmiyesi mut üzümü mübarek dikeni mübarek otu mürdüm eriği nane çiçeği nanedalı nar armudu nar gülü nazar otu nazik elması nemnem otu nemse kimyonu nergis zambağı nevruz otu .

45 nezle otu ninemelması nişasta buğdayı norzeriği nuteşir soğanı nuzlaotu oğlakkarası oğlakkulağı oğlanelması oğlan otu oğul otu oltu otu orakeriği orman gülü ormangüzeli orman liforu orman ligarbası orman sarmaşığı Osmanlı lâlesi osurgangülü osuruk ağacı osuruk çiçeği ot çayı oteriği otkökü oturakfasulyesi ova nergisi oya çiçeği oymalı yaprak öd ağacı öğrek otu öğür otu ökse otu öksürük otu öksüz çiğdemi öksüzoğlan çiğdemi öküz baklası öksüz çiçeği öküzdili öküzgöbeği öküzgötü öküzgözü öküzkütüğü öküzpörçüğü öksüzoğlan ölmez otu ölü soğanı ömür çiçeği ömür otu öveyikbuğdayı öz dikeni palamut meşesi pamuklıyanotu pamuk otu pancar otu panzehir otu papazkülahı papaztakkesi parmak üzümü paryavşanı pas mantarı paşa ağacı paşaçadırı paşakılıcı patarık otu patiçi patlıcan çiçeği patlıcan inciri patpat otu pazıbaşı peçelması pelesenk ağacı peygamber ağacı peygamber buğdayı peygamber çiçeği peygamber dikeni peygamber üzümü peynir ağacı peynir otu pıtraklı otu pimpiri mantarı pipo çiçeği pirenyavşağı pire otu pisikcırnağı pisik otu pisiktaşağı pisiktetiği pisiktırnağı pisi pisi otu polen çiçeği porsuk ağacı porukluk çalısı pos mantarı potuotu poy otu puf mantarı pürpürüm mantarı renk otu .

46 saat çiçeği saat otu sabahyıldızı sabun ağacı sabunçiçeği sabun otu saçak mantarı safran çiçeği safran çiğdemi sahil çamı sakal otu sakar otu sakız ağacı sakız baklası sakız dikeni sakız enginarı sakız kabağı sakız otu sakızözü saksıgüzeli salep otu salkım ağacı salkım çiçeği salon çamı sancakotu sancı çubuğu sancı otu sapankıran otu sapot ağacı sapsız meşe saray çiçeği saray menekşesi sarıayak mantarı sarıgöbek elması sarıhızır elması sarımsak hardalı sarımsak otu sarımsak salebi saz otu sebuzek dikeni sedef otu selam otu semiz otu sepetçi kavağı sepetçi söğüdü serçedili serçe otu sergi üzümü sıcak otu sıçan dikeni sıçankulağı sıçanotu sığır baldıranı sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu sığır otu sığırödü sığırsoğanı sığırtikeni sıraca otu sırık domatesi sırık fasulyesi sıtma ağacı sıtma otu sıyırmadikeni siğil otu sihirbaz otu silindirçiçeği sinekmantarı sinir otu sirken otu sivri kökü soğan çiçeği soğan ufağı soğan uşağı soğlaç buğdayı solucan eğreltisi solucan otu somrukotu soya fasulyesi söbelen mantarı söhsökü su baldıranı suçiçeği sugerdimesi sugözü otu su gülü suibriği su kabağı su kamışı su karanfili su kazayağı su kerdemesi su kestanesi su keteni su lâlesi sulandık otu sulfata ağacı .

47 sultan börkü sultanküpesi sultan otu suluyoncası su mantarları su mercimeği su nanesi su nergisi suoku su rezenesi susakkabağı su sarımsağı suşeridi su teresi suyarpuzu su yoncası su yosunu su zambağı süğüt elması Süleyman otu süluğotu sümbül çiçeği süpürge çalısı süpürge darısı süpürge kamışı süpürge otu sürme mantarları süs biberi süs bitkisi süslühanım çiçeği süt ağacı süt otu şagrak mantarı şahtuğu şalgam armudu şal kabağı şamdarı Şam fıstığı Şam razakısı Şam üzümü şark çöveni şehmelik otu şeker ağacı şekerci boyası şekerci çöveni şeker fasulyesi şeker kamışı şeker pancarı şemsiye mantarı şemsiye otu şerbet boyası şerbetçi otu şevket otu şeytan elması şeytan keleği şeytankulağı şeytan otu şeytanpatlıcanı şeytansaçı şeytan şalgamı şeytanteresi şeytantırnağı şeytan yağı şeytan zeytini şifa otu şomalop armudu taç yaprağı tahdik otu tahta yemişi tarakdalı tarakdikeni tarak otu tarhana otu tarla çöveni tarla gülü tarla mantarı tarla sarmaşığı taşarmudu taş bademi taş kekiği taşkıran çiçeği taşkıran otu taşlıoğlu buğdayı taş mantarı taş nanesi taş piyamı taş sarımsağı tatarbaşı tatlı bayram tatlı elması tatlı su gelinciği taun otu tavşanağzı tavşanbaşı tavşanbıyığı tavşancıl otu tavşançakıldağı tavşan elması tavşanfasulyası .

48 tavşan kirazı tavşankulağı tavşanmemesi tavşan meyvesi tavşanpaçası tavşantopuğu tavukbacağı mantarı tavuk çiçeği tavuk mantarı tavuk otu tavukpençesi tavukyastığı taze fasulye teke dikeni tekelpancarı tekerelması tekesakalı teleme otu telgraf çiçeği tel pancarı temre otu teperotu tespih ağacı tespih otu tik ağacı tilki kişnişi tilkikuyruğu tilki üzümü titrekotu tokaloğlu tömbeki tütünü tongarelması topbaş üzümü topuk çayı topus dikeni torasaninciri Toros sediri tosbağa otu toskafa kavunu tosunburnu tozağacı toz mantarı Trabzon çayı Trabzon hurması tuluħ mantarı tulukarmudu turnaayağı turnadili turnagagası turp lahanası turp otu turunçotu tükürük otu türbe eriği Türk biberi Türk meşesi Türk otu türüz otu tütünbulkarı tüylü dalak otu ulu avrat otu Uludağ köknarı un mantarı urgiye çiçeği uyuz otu ülkerçiçeği ülker üzümü ürkeğen otu üzümcü eriği üzüm eriği üzümotu valay armudu venüsçarığı venüssaçı verem otu vezirsalkımı viks çiçeği yaban ağacı yaban armudu yaban asması yaban ayvası yaban baklası yabandarısı yaban defnesi yaban elması yaban enginarı yaban eriği yaban fesleğeni yaban gülü yaban havucu yaban inciri yaban kabağı yaban keteni yaban maydanozu yaban mersini yaban nanesi yaban pancarı yaban pazısı yaban pırasası .

49 yaban sarımsağı yaban sarmaşığı yaban sinamekisi yaban soğanı yaban sümbülü yaban teresi yaban turpu yaban yasemini yabru armudu yağ marulu yağmurbastığı yağ şalgamı Yahudi baklası Yahudi hurması yakı ağacı yakı otu yakı sakızı yalı otu Yalova misketi yamaneyisi yapışkan otu yarpaħ armudu yaprak mantarı yaraaçan otu yara otu yarkökü yavruağzı yavşan otu yayarmudu yayla çayı yayla çiçeği yayla gülü yaylagüzeli yayla kekiği yayla kestanesi yayla otu yayla sarımsağı yayla tütünü yayla yavşanı yayoħu yazı mantarı yazıpancarı yazkışgövdesi yedi damar otu yegenaşısı yelkovan otu yelmeşük otu yel otu yer çamı yerdutu yer elması yer fesleğeni yer fıstığı yergöbeği yer iğdesi yer incisi yerküpelisi yer mantarı yermeseri yer meşesi yer narı yer otu yer palamudu yer pelidi yer pırasası yersakızı yer sarmaşığı yer servisi yer somunu yer şakayığı yer yenidünyası yer yoncası yeryumurtası yılanbaklası yılanbıçağı yılanboncuğu yılanburçağı yılancücüğü yılan çiçeği yılan dikeni yılandili yılanekmeği yılan gülü yılan kökü yılankuyruğu yılan otu yılanpancarı yılanyastığı yıldız anasonu yıldız çiçeği yıldızkökü yıldız yasemini yoğurt çiçeği yoğurt otu yonuz eriği yuka ağacı yumak otu yumurta boyası yumurta mantarı .

1.3.1.1.1. Farsça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları aksışam aynısefa buyucan çarkıfelek demirhindi devriamber devramel hasmıhan < ‘aks-ı şām < ‘ayn-ı śafā’ < būy-ı cān < çark-ı felek < temr-i hindī < devr-i ‘anber < devr-i ‘amel < ħaśm-ı ħān hüsnüyusuf karnabahar mendilimelek sinameki < ĥusn-i Yūsuf < keremb-i bahār < mendil-i melek < sinā-i mekkī < şevket-i būstān < verd-i nār < zulf-i ‘arūs buhurumeryem < buħūr-ı Meryem mührüsüleyman < mühr-i Süleymān sümbül-ü Rūmî < sünbül-i Rūmį şevketibostan verdinar zülfaris .50 yüksük otu yün otu zamk ağacı zamk akasyası zavzara kirezi zemberek otu zembil çiçeği zembil otu zencefil kökü zerdali dikeni zerdeli aşması zeytinüzümü zıngırdak otu zomzom eriği zulfa otu 3. Arapça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları abuzambak < ebū-zanba 3.2.

nasıl olduklarını gösteren veya çeşitli yönlerden belirten sözlerdir. 380). bir sıfat unsuru ile bir isim unsurunun meydana getirdikleri kelime grubudur. yani sıfat önce. yeşil gibi renk adları. Sıfat tamlaması. alaca. yardımcı. mavi. 333). SIFAT TAMLAMASI B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI 3. tüylü. acı ağaç acı badem acı bakla acı cehre acı ceviz acı çiğdem acı düğlek acı elma acı günek acı hıyar acıkabalak acı kara acı karpuz acı kavak acı kavruk acı kavun acı kayısı acı kiraz acı koruk acı kök acıkulak acı mantar acı marul acı meyan acı ot acı pelin acı piyan acı soğan acı tere acı tilkişen . En basit sıfat tamlaması. yalancı. sivri. Sıfatın anlam ve işlev bakımından kendi varlığını ortaya koyabilmesi için mutlaka bir adın önünde bulunması ve o adı nitelemesi veya belirtmesi gerekir (Korkmaz. acı. Sıfat tamlaması eksiz bir birleşmedir. zehirli gibi çeşitli niteleme sıfartları kullanılmaktadır. mor. isim tamlanan. büyük. ekşi gibi tat bildiren sıfatlar. asıl unsurdur. Her iki unsur da ek almadan doğrudan doğruya yan yana getirilir. adlardan önce gelerek onları niteleyen. eğri.1. bir sıfat ile bir isimden kurulan iki kelimelik tamlamadır (Ergin.1. tatlı. Türkçe Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları Türkiye Türkçesinde çok geniş bir yeri olan sıfatlar. boz. isim sonra getirilir. Tamlamanın sıfat unsuru bir sıfat veya sıfat olarak kullanılan kelime grubu. Sıfat tamlayan.1.2. yabanî. Sıfat tamlamasında sıfat ismin başına gelir. kızıl. isim unsurunu vasıflandırmak veya belirtmek için getirilir. sarı.51 3. kara. ala. beyaz.2. isim unsuru ise bir isim veya isim vazifesi gören bir kelime grubu olur. bozca. Sıfat tamlaması biçiminde kurulan bitki adlarında en çok ak. küçük. kırmızı. Sıfat unsuru.

52 acı yavşan acı yonca adî ardıç adî papatya adî servi adî şebboy ağcabek ağdalak ağdirmit ağlayan çam ağlayangelin ağ mantarlar ağsüntere ağtop ağ yemşen ağ yonca akağaç ak alıç ak arpa akasma akbaba akbabaç akbacak akbadılcan akbakla ak baldır akbardak akbaş akbaşak akbaşlı akbıtırak akbörülce akbuğday akbulama akbulgar akburçak akbülgül akcabağ akçaağaç akçabardak akçabudak akça buğday akça elma akçakavak akça kesme akçalı akça mercimek akçavdar akçayazlık akçiçek akçöpleme akdarı akdene akdiken akdirmit akdut ak elma akfiğ akganak akgernaz akgevrek ak gök akguyruk ak gül ak güneyik ak hindiba akkanat akkavak akkayşak akkız akkozak akköse akkulak akkulut aklar ot akleyvaz akmandır ak mantar ak ot akova akpancar akparmak ak pas ak pelin akpusa ak sarmaşık ak sedef otu akser aksirke aksoğan aksöğüt aksulu aksünter aktaş aktavuk aktop aktopaç ak üzüm akyavşan .

53 akyazlık ak yıldız akzahran akzambak ala ayaş alabacak alabaş ala börülce alaca bakla alaca gök alaca kır alaca menekşe alaca ot alaca üzüm ala cehri alaçam alagöbek alagöz alakakaç alakoruk alamelek alaoğlak ala pakla ala pancar alasulu alatura alaz armut albadılcan algemre aliçehre alidede alim erik ali yonca al pehlivan altı kıran arpa altı köşe arpa altınbaş altınbaşak altıntop altı parmak alyanak al yonca Amerikan biber ağacı anahtar bitkiler Arapdede arcı ağaç arı saman arşın üzüm asılmışadam asma gabak aşağı bitkiler aşûra buğday ayaklı kekik aydede aydın buğday aydın göz aygır incir ayı köşk ayşekadın bakla soğan balaşlama balbardak balkadın ballıbaba ballı boynuz ballıdarı ballıkara balma üzüm baltabatak başlahana başlı ot bazitli mantarlar benekliköse benli belerce beşbıyık beşparmak beyaz çiriş beyaz çöpleme beyaz divlek beyaz harbak beyaz kamış beyaz kekik beyaz kızılcık beyaz mantar beyaz ot beyaz papatya beyaz püren beyaz salkım beyaz soğan biberli mantar bileşik meyve binkulaç birincivasıf bodurmahmut bodur ot boncuk fasulye boynuzlu dücük boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş .

54 boz ağaç boz armut bozbodur ot bozca ot boz darı boz elma bozik kenger bozkulak bozoğlan boz ot buğdaysı meyve buluti üzüm burmalı marıl bülçüklü sovan büyük kantaron büyük sarı can kesme çakırdiken çakmur buğday çalık kavak çarliston biber çatlaggara çıtır erik çıtnak kara çiçekli bitkiler çiçeksiz bitkiler çil pancar çil soğan çitili kavun çok yıllık çöti tiken dalfidan danadaşak danagöz daş kiraz dedebört delibadılcan deli batbat delibiber deliboynuz delibuğday delierik delikanlı delikara delikiraz deli lâle deli mantar deli maydanoz deli ot deli salep deli tütün deli yulaf delüce bakla demiryonca dıranı üzüm dikenli acı ot dikenli meyan dikenli mısır dikenli ot diplitura diri örtü dişbudak dişi çöven dişlek darı dogrukara dokuzbaşlı dokuzdonlu dokuztepeli dolaşık ot dolma biber dövülmüş avrat otu dözdömbelek duvaklı mantar düğmeli ot eğriboyun eğri kestane eğri yavşan ek kök ekli ot ekşi elma ekşi hamur ekşikara ekşi kiraz ekşikulak ekşi limon ekşimelek ekşioğlak ekşi ot ekşi yonca elâgöz emirali emirsultan engili buğday ergenkirez erkek ağaç erkek üzüm esmer su yosunları eterik etli meyve .

55 fatmaşal fındık biber gadın barmak gapcuħ fasille gara fatma garagavuk garaħan garaħat garalâle gara ot gelinkadın gıldikli yonca gılıf ceviz gocadarı gonca gül göğ baldırcan göğ erik göğsulu gök ala buğday gök bakla gökbaş gök börülce gökçe ağaç gökdedem gök diken gökgız göksulu gönü kavun göv sovan göybiber gülhatmi gülhatun gülibrişim gülnar gülnazik gülük üzüm gül üzüm gümüşdüğme gürüzüm güylek cevizi güzdede güzeloğlan güzlük buğday hafızali hacıbalbal hasbaldırcan hoşkuran hoşvaran hoşveren içlikız iğne yaprak iki çenekliler iki çenetliler inceniyar irikara kabaağaç kabatepek kadıbaş tiken kalıntı bitki kambak buğday kanlıpınar kapalı tohumlular karaağaç karaağır karaardıç kara asma karabacak karabadacık kara baldır karabaldırcan karabaş karabaşak karabaş kekik karabiber karaboğaz karabuğday karabulgar karabüzgül kara çörek karaca kovuk karaca ot karaçalı karaçam kara çavuş karaçayır karaçön kara derme kara diken karadut kara erik karagevrek kara göndürme karagöz karagülle karahindiba karahurma karahülün kara iskorçina karakabuk .

56 karakafes karakat kara kavak karakavruk karakavza karakayın karakazancık kara kekik kara keme karakılçık karakıllı karakovuk karakulak karalahana karamama karamanca kara mancar kara mantar kara mürver karanfilbaş tütün karaoğlan kara ot karaparmak karapazı karasergi karasirke kara şabla karatavuk karatombalak kara topalak karaturp kara üzüm karayandık kara yaprak kara yemiş kara yonca kargayürek kartallı eğrelti otu katağaç katmerli badem kayı soğan kayisi üzüm kedibaş kelbaş kelçiçek kelkaş kelleliot ketenköynek kılıçarpa kılkuyruk kıllı kozak kınalıparmak kırkboğum kırk budak kırk günlük kırkkanat kırkma kamış kırmızıbiber kırmızı gevrek kırmızı kantaron kırmızı kedi otu kırmızı kök kırmızı lahana kırmızı turp kısacamahmut kısacıkmahmut kıvırcık salata kıvrak buğday kıvrak darı kızhanım kızılağaç kızılbacak kızıl boya kızılburun kızılcırık kızılçam kızıldip kızıleğlim kızıl enik kızılgücük kızılkantaron kızıl kaytarma kızıl kök kızılot kızıl sarmaşık kızıl su yosunları kızılyaprak kirtik kiraz klimaks bitki koca ağaç koca bakla kocabaş koca buğday koca yemiş kokar ağaç kokar çaşır kokarganak kokar ot kokarzade .

57 kokceviz kokone buğday kokulu çayır otu kokulu kiraz kokulu narpis kokulu yonca kökelma kök karanfil köknar kökten çiçekli kömür tut körtiken köse buğday kösehalil kösesefer kud fasulya kumdarı kunduzağu kunduz buğday kuru fasulye kuruşakşak kurutakırdak kuşbudak kuşyürek küçük Hindistan cevizi küçük şalgam küllükara kütkütü kiraz lop incir malkadın maltepe mavi cincile mavi kantaron mavi lâdin miskicearmut mislibuğday morbaş morca süpürge mor çiçek mor dut mormenekşe mor salkım morşabla nebi dede on bir aylık otçam oymalı yaprak öksüzali öksüzoğlan ölmez çiçek parlak mantar perpertiken pırpılkavak piçgül piçkiren ruderal bitki saçak darı sağırkulak salkım başak salkım söğüt saplıcatinton saplı mantar saplı meşe saplıtinton sapsız meşe sarıbaş sarıcaerik sarı centiyan sarı çalı sarı çam sarı çiçek sarıçiğdem sarı çiriş sarı çubuk sarı diken sarı erik sarıfiğ sarı kantaron sarı kavak sarıkılçık sarıkoğuk sarı kokulu sarıkök sarı mantar sarımantı sarı mercimek sarı ot sarıoturak fasulye sarıpapatya sarıparmak sarıpatlıcan sarısabır sarısalkım sarı süsen sarı sütleğen sarı şebboy sarıtoppas sarıyazlık sarı yemiş .

58 sarı zambak semizebe semiz kabak sıksarı sırımağu sıyırma pakla sidikli meşe sinirli ot sivri biber sivri kekik siyah kimyon siyah ot siyah tirmit suluca armut sulucagümbet suluzırtlak südlüsarı sütlübiyan sütlü kengel sütlü ot şamakı tut şamdarı şatır arpa tallı bitkiler tatlıgöbek tatlı kenger tatlı kök tatlı limon tatlı ravent taze fasulye tekçekirdek tek çenekliler teknegöt telgömlek telot tergömlek terskulak tıbbî papatya tırtlıeşki titrek kavak tohumlu bitkiler tokalı dücük tok buğday tokmaküzüm topbaş toppancar topuklutiken tüylübaba tüylübarak tüylü boya tüylüceyumru tüylü çay tüylü dalak otu tüylü kanak tüylü meşe tüylütombalak tüylütoparlak uçkulak ulamayonca uzunalma uzunsap üçgül yabanbacı yabanî akdiken yabanî bezelye yabanî biber yabanî ceviz yabanî elma yabanî enginar yabanî erik yabanî hardal yabanî hindiba yabanî ıspanak yabanî incir yabanî kavun yabanî kereviz yabanî kimyon yabanî kiraz yabanî kuşkonmaz yabanî lahana yabanî mantar yabanî marul yabanî menekşe yabanî mercanköşk yabanî mersin yabanî pancar yabanî pırasa yabanî sarımsak yabanî sedef otu yabanî sinameki yabanî tere yabanî tirfil yabanî turp yabanî tütün yabanî üzüm yağlı dürülü yağlıısırgan yağlımancar yağlı ot .

Arapça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları abdülleziz < ĥabbu‘l-leźīź 3.3. Farsça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları amberbu çeşmezen hezaren hıyarşembe navruz perdeben şebboy < amber-būy < çaşma-zan < hezār-reng < ħiyār-çenber < nev-rūz < perde-bend < şeb-būy < şeft-ālū < şems-āver < zer-āvend < zerd-ālū < zerde-çāv < zerrīn-gede şeftali şemsaver zeravent zerdali zerdeçal zerringade .2.1.2.2.1.59 yalancı akasya yalancı biber yalancı çiriş yalancı eğir yalancı havacıva yalancı ısırgan yalancıkeçi yalancı kenevir yalancı lavanta çiçeği yalancı öd ağacı yalancı porsuk bitkisi yalancı portakal ağacı yalancı safran yalancı sümbül yalancı tespih ağacı yapraklı kara yosunları yarma şeftali yavrubaş yazılı incir yazlık buğday yedideli yenibahar yenidünya yeşilbiber yeşil soğan yoksul buğday yongöbek yumrukara yüsüfefendi zehirli çiğdem zehirli mantar zeytinsi meyve 3.

Sıfat-fiil grubu. nesnelerin hareket vasıflarını karşılayan fiil şekilleridir. 333). Sıfat-fiillerde hareket ifadesinden başka zaman ifadesi de vardır (Ergin. 3.1. -An Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları acı kokan akçalıbasan alma erdiren ayıboğan bacakkıran bağboğan bağbozan baklakıran balıkkıran balık öldüren belbağlıyan beslek kaçıran boğaz alan bostanbozan böcekkapan cırtatan çakalboğan çalıbasan çanakçatlatan çanakkıran çarıkkesen çobançökerten çobankaldıran çömlekçatlatan demirbozan demirdelen destebasan destebozan desteçürüten deveçökerten dilburan dilkanatan dilkiboğan eldüren elkoğan elkurtaran erkurtaran eryeten evcikıran gecebiten gelinboğan gelingüldüren göçkovan göktenyağan gübür kaldıran günebakan günetapan hamur kesen hapkesen haptutan hoşvaran hoşveren itboğan kalegezen kanburuyan kankurutan kaplanboğan .3. bunların kendinden sonraki ada bağlı olmadan yalın durumda bulunanları veya çokluk.1. bir sıfat-fiil ve ona bağlı unsurlardan oluşan kelime grubudur. nesne karşılayan kelimeler olarak sıfat-fiiller anlam bakımından isim cinsinden kelimeler arasına girer.1. Bu kelime grubunda sıfat-fiil eki sonda bulunur. SIFAT-F L GRUBU B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI Sıfat-fiiller. Adlardan önce gelen sıfat-fiiller birer sıfat görevi yüklendikleri hâlde.3. Hareket vasıflarını belirtmek suretiyle nesneleri karşıladıklarına göre. sıfat-fiile bağlı unsurlar ise önce gelir.60 3. 910). iyelik ve ad çekim ekleri ile genişletilmiş olanları ad görevindedir (Korkmaz.

4.1. -gAn Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları bozbağırgan sütleğen 3.1.61 kardelen kargabüken kargadelen karıgezdiren kayışkıran kazandelen kendi biten kocadepen komşugezen kotankıran koyunkıran köle doyuran kurtboğan kuzukıran küpdüşen küpkıran namazbozan orakgıran sabankıran sakalçürüten sakalıslayan serpenekıran silisseven sinekkapan sinekkıran sinektutan tüylütapan uçkurutan yerebakan yerebatan yeregeçen yerekaçan yeryaran 3. –miş Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları kazık yemiş .3.3.1.3. -DI Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları akberdi beybeğendi bulgarsıktı dalasıçtı dalbastı gündoğdu gündöndü kuzukemirdi paşabeğendi 3. -mAz Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları çalıbasmaz hüryemez kuşkonmaz yabanî kuşkonmaz 3.1.5.3.2.3.

Bunların dışında kalan aynen tekrarlar ise bir ismin yinelenmesi yoluyla oluşmuştur: “aşıaşı. kılkıl. bir kelimenin ya da yansıma sesin art arda sıralanmasıyla oluşmuş kelime gruplarıdır. Türkçede hemen hemen her çeşit kelimeden tekrar yapılabilir. Bu tür bitki adları.4.4.1.1. tömtöm”. 377). Yansıma seslerden oluşmuş aynen tekrarlar şunlardır: “cırt cırt. zarflardır.1. sıfatlar. fışfış. pürüpürü.4. kırt kırt. aşıaşı cırt cırt çakçak çığçığ çibiçibi çömçöm denden divdiv fışfış gıcıgıcı gıli gıli gilgil güvegüve hılhıl hırhır kılkıl kırt kırt kişkiş mirtmirt nemnem pıtpıt pürüpürü şakşak vıccı vıccı tömtöm 3. Fakat tekrara en elverişli kelime çeşitleri isimler. 3. TEKRAR GRUBU B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI Tekrarlar aynı cinsten iki kelimenin arka arkaya getirilmesiyle meydana gelen kelime gruplarıdır. kişkiş. çömçöm. çığçığ. divdiv. çokluk ve devamlılık (Ergin. güvegüve. mirtmirt. gıcıgıcı. çibiçibi. Yakın Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Yakın anlamlı tekrarlardan oluşan bitki adları altı tanedir.62 3. denden. Aynen Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Aynen tekrarlar.1. şakşak. hırhır. gıli gıli. Tekrarların başlıca üç fonksiyonu vardır: Kuvvetlendirme. yansıma seslerin tekrarlanması ya da aynı ismin iki kez bir araya gelmesi yoluyla oluşmuştur. nemnem. hılhıl.2. Bunlardan allıballı ve analı kızlı kelimeleri +lı…+lı ekiyle kurulmuştur: . çakçak. gilgil. vıccı vıccı”. pıtpıt.

63 allıballı analı kızlı dildamak dildoku evrümçevrüm patküt 3. patpatik. Pekiştirmeli tekrarlarla kurulan bitki adlarından “patpatanak.3. “talaşmalaş” örneğinde ise ikinci kelimenin başına “m” sesi getirilerek pekiştirme yapılmıştır. Pekiştirmeli Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Anlamı bir başka ek veya kelimeyle güçlendirilmiş olan tekrarlara pekiştirmeli tekrarlar denir. kabasaba cicibici patpatanak patpatik şakşakı talaşmalaş tıktıkı . şakşakı.4.1.1.4. Zıt Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Zıt anlamlı tekrarlardan oluşan bitki adları sadece bir tanedir: akşam sabah 3. tıktıkı” ilk üç sesin tekrarlanması yoluyla oluşmuştur.4. Pekiştirmeli tekrarlardan “kabasaba” ve “cicibici” örneklerinde “kaba” ve “cici” kelimeleri anlamlı. “saba” ve “bici” kelimeleri anlamsızdır.

64 3. biri diğerine isnat edilen iki isim unsurunun meydana getirdiği kelime grubudur. adıyaman aşıkara bağrıbütün bağrıkara boynuburuk boynubükük burnukızıl dibikara dibikıllı diliçıkık dilidüdük elibayır hamı tatlı içikızıl karnıkara sapısarı sapıuzun yanıkara yanıkızıl .1. snat edilen unsur isnat olunandan. Bu grup. Kendisine isnat edilen unsur yalın hâlde veya teklik üçüncü şahıs iyelik eki almış olarak bulunur (Ergin. sıfat olarak kullanılabilecek niteliktedir.5. kendisine isnat edilenden sonra gelir. SNAT GRUBU B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI snat grubu. 392).

emir anlamının birinci ya da ikinci kelimede bulunması bakımından iki şekilde ele alınabilir. Bir Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları Yalnızca bir kelimesi emir biçiminde olan bitki adları. dağdel demal dönbaba kançal titregızım unutmabeni < dağ del < dem al < dön baba < kan çal < titre kızım < unutma beni .1. hüküm ifade etmektir (Ergin. 398). teklik 2. diğer bitki adlarında olumsuzluk eki bulunmamaktadır. titregızım.6. unutmabeni” örneklerinde emir anlamı birinci kelimede. bir olayı tam olarak bir hüküm hâlinde ifade eden kelime grubudur. “unutmabeni” örneği olumsuzluk eki almıştır. Cümlenin temel fonksiyonu.65 3.1. bir duyguyu. Sadece “durdabak” örneğinde iki kelimenin arasına “da” bağlacı girmiştir.6. ki Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları Her iki kelimesi de emir biçiminde olan bitki adları. CÜMLE B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI Cümle.6. kançal” örneklerinde ise ikinci kelimede bulunmaktadır.2. bir hareketi. “dağdel. demal. Bunlardan “dönbaba.1. "gezgez” örneğinde ise her iki kelime de aynıdır: alyud durdabak gezgez kalkgit vargit < al yut < dur da bak < gez gez < kalk git < var git 3. şahıs emir kipiyle kurulmuştur. Cümle biçiminde kurulan bitki adlarını birkaç başlık altında sınıflandırabiliriz: 3. bir düşünceyi.1.

sim + Fiil ile Kurulan Bitki Adları dağdel demal eysebak gödüredi < dağ del < dem al < iyi ise bak < gök türedi eltieltiyeküstü < elti eltiye küstü 3.4.6.1.66 3.1.3. Fiil + Fiil ile Kurulan Bitki Adları alyud durçalak durdabak gezgez kalkgit vargit < al yut < dur çalalım < dur da bak < gez gez < kalk git < var git .6.

67 3. NSANA ÖZGÜ ÖZELL KLERLE KURULAN B TK ADLARI Bitkiler. Bu nedenle bitki adlarında insana özgü niteliklerin geniş yer tuttuğu görülür. Bitkilerin adlandırılmasında her millet kendi bakış açısını. yaşamak için bitkileri tanımak ve çeşitli sahalarda kullanmak zorundaydı. en iyi tanınması gereken bitkilere insana özgü vasıfların yüklenmesi gayet doğaldır. hayata bakış açıları. nsan hayatının evreleri ile ilgili bitki adları nsana özgü . Bu sebeple. felsefesini. Dinî ve edebî şahsiyetlerle ilgili bitki adları 8. Akrabalık adlarıyla kurulan bitki adları 3.2. Boy ve millet adlarıyla kurulan bitki adları 5. Duygularla ilgili bitki adları 9. KAVRAM BAKIMINDAN B RLEŞ K B TK ADLARININ KURULUŞU 3. nsanlar.1. 223-229). Türkler bitkileri adlandırırken onlara kendilerinden birçok özellik katmışlar. duygu. Türkçe. Bitkileri insanlar adlandırır. nsanın fiziki yapısıyla ilgili bitki adları 11. Beceriyle ilgili bitki adları 4. hayat tarzını. düşünce ve hayallerini ortaya koyar. duygu ve düşünce dünyalarının yanı sıra.2. Cinsiyet belirten bitki adları 6. hayatlarını avcılıkla sürdüren ilk insanlardan bu yana herkes için önemli bir geçim kaynağı olmuştur. yetişme ve kullanım alanını da dikkate alarak isimlendirme yoluna gitmişlerdir (Duran. özelliklerle kurulan bitki adlarını şu başlıklar altında tasnif edebiliriz: 1. doğayla iç içe olan ve somut anlatıma dayanan bir dildir. bitkinin rengi. Aile durumuyla ilgili bitki adları 2. Evlilikle ilgili bitki adları 10. Din ve inançla ilgili bitki adları 7. biçimi.

1.2.2.2. Ayrıca “Alidede” bitkisinde özel isim kullanılmışken.1.1. bazıları da isim tamlaması biçimindedir. kız” kelimeleridir. Kişi adlarıyla kurulan bitki adları 14. Akrabalık adlarıyla kurulan bitki adlarından bazıları sıfat tamlaması. Meslek ve çalışmayla ilgili bitki adları 16. öksüzali öksüz çiğdemi öksüzoğlan öksüzoğlan çiğdemi piçgül piçkiren 3. Aile durumuyla ilgili olarak tespit edilen altı adet bitkiden sadece bir tanesi (öksüzali) özel isim almıştır. Bazılarında ise iki akrabalık adı birlikte kullanılmıştır: “anababa kekiği. Öksüz kelimesi Türkçede “annesi olmayan” anlamındadır. baba. Bunlardan sadece bir tanesi (dönbaba) cümle biçiminde kurulmuştur. kardeş. b) Bir ana bitkinin çevresinde yeniden beliren sürgün ve filizler (TS. nine. Aile Durumuyla lgili Bitki Adları Aile durumuyla ilgili olan bitki adları “öksüz” ve “piç” kelimeleriyle kurulmuştur. Bunlardan en çok kullanılanı “dede” kelimesidir. hem sıfat. Maddî durumla ilgili bitki adları 15. analı kızlı”. Farsça piç kelimesi ise bitkilerde şu anlamlara gelmektedir: a) Aşılı olmayan. anababa kokusu. Unvan belirten bitki adları 3. diğer örnekler tür adlarıyla kurulmuştur. hem tamlayan. Akrabalık adı hem isim.68 12. Alidede anababa kekiği anababa kokusu analı kızlı aydede baba inciri ballıbaba dedebört dededeğneği dede gülü dedemsakalı dedesakalı dedesakalı mantarı dönbaba gökdedem . dede. yeğen. 1605). Akrabalık Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerde kullanılan akrabalık adları “ana. bacı. hem de tamlanan olarak kullanılabilmektedir. nsanın karakteriyle ilgili bitki adları 13.

Boy ve Millet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitki isimlerindeki boy ve millet adlarını “Alman. Avşar.1. Diğerleri ise birer millet adıdır. Bunlar. bazen sıfat. Alman papatyası Amerikan armudu Amerikan biber ağacı Arapdede Arap elması Arap mantarı Arap otu arapsaçı arapsiki Arap sümbülü Arap şalgamı araptaşağı Arap topalağı Arap yasemini Arnavut biberi Arnavut darısı Avşar otu Boşnak eriği Ermeni kimyonu Frenk asması Frenk biberi Frenk çileği Frenk elması Frenk inciri Frenk kimyonu Frenk lahanası Frenk maydanozu Frenk menekşesi Frenk patlıcanı Frenk üzümü Frenk yemişi Japon armudu Japon ayvası Japon elması Japon gülü Japon hurması Japon kaktüsü Japon sarmaşığı Japon şemsiyesi Japon üzümü Latin çiçeği Macar biberi . Beceriyle lgili Bitki Adları sakar otu 3. Bunlardan “Avşar” kelimesi bir boy adıdır. Ayrıca “Latin” ve “Osmanlı” kelimeleri geçmişte yaşamış kavimlerin adı olup. Frenk. Amerikan biber ağacı ve Arapdede bitkileri sıfat tamlaması. Arap. Arnavut. Türk” kelimeleri oluşturmaktadır. Osmanlı. Ermeni.69 güzdede kardeşkanı ağacı kaynanacık kaynanadili kaynanayumruğu ninemelması tüylübaba yabanbacı yeğenaşısı 3. Boşnak.2.3. bazen isim tamlamalarının tamlayanı görevindedir. Amerikan.1. diğerleri ise isim tamlaması biçimindedir. Macar. Boy ve millet adları. Latin.4. Japon.2. bitkilerin yurdunu göstermektedir. diğerleri günümüz kavimlerine verilen isimlerdir.

kadın. karı. er. “er.2. hem de tamlanan görevinde kullanılabilmektedir. hatun” bayanlara özgü. oğlan”. avrat. erkek. sıfat ve isim tamlamaları içerisinde bulunarak hem tamlayan. karı. kutsal mekân özelliği taşıyan “türbe”. keşiş.70 Macar üzümü Osmanlı lâlesi Türk biberi Türk meşesi Türk otu 3. Din ve nançla lgili Bitki Adları Din ve inancın etkisi her alanda olduğu gibi. hanım. hoca. hanım. oğul. kadın.2.6. Cinsiyet Belirten Bitki Adları Bitki adlarında kullanılan cinsiyetle ilgili kelimeler şunlardır: “kız. evliya. Bunlardan “kız. akçakızı ak kadın parmağı akkız aloğlu avrat otu ayşekadın balkadın bozoğlan dövülmüş avrat otu dulavrat otu dulkarıgömleği erkek ağaç erkek üzüm erkurtaran gülhatun kadınparmak kadınbudu güzelavrat otu güzelhatun çiçeği güzeloğlan hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hanımyaması hatunmemesi hatunparmağı hatuntuzluğu içlikız kadıngöbeği kadınparmağı kadıntuzluğu karaoğlan karıgezdiren karıyaşı kızhanım kızlargöbeği kızlar yağlığı kızlar yemişi kızmemesi kızyanağı oğlanelması oğlan otu oğul otu süslühanım çiçeği titrekızım uluavrat otu 3. oğul. hacı. Bunlardan ibadetle ilgili olanlar “abdest. gâvur. avrat. erkek. papaz.1. Cinsiyet belirten bu kelimeler.1.5. . bitki adlarında da kendini göstermektedir. dinî kimlik ve mensubiyet belirtenler “Bektaşî. oğlan” ise erkeklere özgü cinsiyet belirten kelimelerdir. hatun. namaz”.

Meryem. sa. Müslüman olmayanlara verilen genel bir addır. peygamber” kelimeleri slâmiyet ile.2. evliya. buhurumeryem Davut yaprağı Ebucehil karpuzu Havvaanaeli sa dikeni Karacaoğlan mantarı Meryemana asması Meryemana dikeni Meryemanaeldiveni Meryem otu mührüsüleyman sarıhızır elması 3. Ayrıca “abdest. gebr’den gelme olup. Ebucehil. sa. bazen de . papaz” kelimeleri Hristiyanlık ile ilgilidir.1. “gâvur” kelimesi ise Ar.2. Hızır” erkek şahsiyetlerdir. “keşiş. Duygularla lgili Bitki Adları Duygularla ilgili olan bitki adlarını “ağlamak. yüzyıl Anadolu Türk Edebiyatının önde gelen temsilcilerindendir.7. hacı. hoca. Süleyman. “Yahudi” kelimesi Yahudilik ile. Havva. Dinî ve Edebî Şahsiyetlerle lgili Bitki Adları Bu tür bitki adları dine ya da edebiyata mal olmuş kimselerin isimleriyle kurulmuştur. namaz. kāfir veya Far. Süleyman. kahkaha. Bunlardan “ağlamak” genellikle üzüntünün. abdestbozan otu Bektaşî üzümü evliya otu gâvur baklası gâvur haşhaşı gâvur hıyarı gâvur pancarı gâvur soğanı gâvur tilkişeni hacıbalbal hacılar otu hocalar yemişi keşiş otu keşişyemez armudu namazbozan papazkülahı papaztakkesi peygamber ağacı peygamber buğdayı peygamber çiçeği peygamber dikeni peygamber üzümü türbe eriği Yahudi baklası Yahudi hurması 3. Din ile ilgili şahsiyetlerin isimleri (Davut. türbe. hasret. Ebucehil. Bektaşî. cefa. “Karacaoğlan” ise bir halk şairi olup. Bunlardan “Havva” ve “Meryem” kadın.8.71 peygamber” kelimeleridir. muhabbet” kelimeleri oluşturmaktadır. “Davut. Hızır) Kur’an’da geçmektedir. 17.1.

evlenme” kelimeleridir. Evlilikle lgili Bitki Adları Bitki adlarında geçen evlilik ile ilgili kavramlar “gelin. “hasret” özlem duygusunu. kelçiçek ve köse buğday sıfat tamlaması biçimindedir. köse. köse buğdayı ile köse tahılı aynı anlamlara gelmektedir. kel.9.10.72 sevincin yol açtığı durumu. “muhabbet” sevgiyi ve yarenliği anlatır. nsanın Fiziki Yapısıyla lgili Bitki Adları nsanın fiziki ve biyolojik özellikleri ile kurulmuş bitki adlarını oluşturan kelimeler şunlardır: “cüce.2.1. “sağır” işitmeyle ilgili bir kavramdır.1. Bu bitkilerden kelçiçeği ile kelçiçek ve köse buğday. kelçiçeği. “evlenme” kelimesi ise evlilikle ilgili bir kavramdır. köse” kişinin görünümüyle. Bunlardan “gelin. sağır”. ağlayan çam ağlayangelin cefa çiçeği hasret çiçeği kahkaha çiçeği muhabbet çiçeği 3. “cefa” sıkıntıyı. güvey. köse buğdayı ve köse tahılı isim tamlaması. kel. dulaptal otu dulavrat otu dulkarıgömleği evlenme çiçeği gelinarmudu gelinboğan gelin çiçeği gelindili gelindüğmesi gelineli gelinelması gelinfeneri gelingüldüren gelin gülü gelin güveyi elması gelinkadın gelin mantarı gelinmumu gelin otu gelinparmağı gelinsaçı gelinteli mantarı gelintırnağı gelinyanağı gelinyemişi güveyfeneri güvey kekiği güvey otu 3. “kahkaha” mutluluğu. Bunlardan “cüce.2. “dul” medeni durumla. cücekız kelbaş kelçiçeği kelçiçek kelkız çiçeği köse buğday . güvey” eşlerle. dul.

73 köse buğdayı kösehalil köse otu kösesefer köse tahılı sağırkulak 3. dris.1. nsan Hayatının Evreleri ile lgili Bitki Adları çocuk nefesi delikanlı 3. Kişi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitki adlarında kullanılan kişi adları şu isimlerden oluşmaktadır: “Ali.1. Yusuf” erkek adları. Ayşe.1.2.12. nsanın Karakteriyle lgili Bitki Adları nsanın karakterini yansıtan bitki adlarını “yalancı” kelimesi oluşturmaktadır.2. Meryem. Mahmut. Mahmut.13. Meryem” ise bayan adlarıdır. Alibey buğdayı Alidede Aliöksüz ayşekadın bodurmahmut buhurumeryem fatmasaçı karafatma hafızali hüsnüyusuf dris ağacı dris otu kısacamahmut (kısacıkmahmut) kısamahmut otu Nebi dede Süleyman otu Yusufefendi .2. yalancı akasya yalancı biber yalancı çiriş yalancı eğir yalancı havacıva yalancı ısırgan yalancıkeçi yalancı kenevir yalancı lavanta çiçeği yalancı öd ağacı yalancı porsuk bitkisi yalancı portakal ağacı yalancı safran yalancı sümbül yalancı tespih ağacı 3. Fatma.11. Süleyman. Bunlardan “Ali. “Ayşe. dris. Fatma. Nebi. Nebi. Süleyman ve Yusuf”.

kömürcü. değirmenci.16. imparator. pehlivan.2. Bunlardan “sultan” hem bayanlara. sepetçi. vezir” yönetimle ilgili. paşa. çalgıcı. şerbetçi. diğerleri ise sadece erkeklere özgü unvanlardır.1. kral. değirmenci.74 3. kral. efendi” ise sosyal statülerle ilgili unvanlardır. kimi zaman tamlanan olarak kullanılabilmektedir. işe dayananlar “avcı.15. sultan. sihirbaz. avcı.14. üzümcü”. al pehlivan asker borusu asker gülü avcı üzümü çalgıcı otu çobançantası çobançırası çobançökerten çobandeğneği çobandüdüğü çobanekmeği çoban elması çobankaşığı çobaniğnesi çobankaldıran çoban kösteği çobanpüskülü çobanpüskülügiller çobansüzgeci çobantakkesi çobantarağı çobantuzluğu çoban üzümü değirmenci üzümü kömürcü şıkığı sepetçi kavağı sepetçi söğüdü sihirbaz otu şerbetçi otu üzümcü eriği 3. sepetçi. kömürcü. Maddî Durumla lgili Bitki Adları yoksul buğday 3. üzümcü”. paşa. imparator. “bey. şerbetçi. asker. sultan.2. Bunlardan harekete. vezir. pehlivan. Bu kelimeler isim ve sıfat tamlamalarında kimi zaman tamlayan. efendi”.2. “emir. sihirbaz” kelimeleridir. Meslek ve Çalışmayla lgili Bitki Adları Bitki adlarında yer alan meslek ve çalışma ile ilgili kavramlar şunlardır: “asker. hem erkeklere. Alibey buğdayı bey armudu beybeğendi beyböreği beyzambağı emirali emirsultan imparator lâlesi imparator mantarı . şah. kadı. özel yetenek gerektirenler “çalgıcı.1. şah. çoban. kadı. emir.1. Unvan Belirten Bitki Adları Bitki adlarında kullanılan unvanlar şunlardır: “bey. çoban.

75 imparator otu kadıbaş diken kadıbaşı kadı otu kralkandili paşa ağacı paşabeğendi paşaçadırı paşakılıcı sultanküpesi sultan otu şahtuğu şehduran şehmelik otu vezir salkımı Yusufefendi .

2. Hayvan adlarıyla kurulan bitki adlarını şu başlıklar altında inceleyebiliriz: 1. deve. bir hayvan adı ve bir bitki adının yan yana gelmesiyle kurulmuş olan birleşik kelimelerdir. çinde Hayvan Adı Geçenler 3.2. Bitkilerin adlandırılmasında en çok ayı. tavşan gibi hayvan adları kullanılmaktadır.1. diğerleri ise belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Hayvan adları bitkilerin adlandırılmasında önemli ölçüde yer tutmaktadır.2. Hayvan Adı + Bitki Adıyla Kurulanlar 2.2. domuz. Hayvan Adı + Organ Adıyla Kurulanlar 3.76 3. eşek. Birlikte yaşadıkları hayvanlara çeşitli adlar verip. bitkileri adlandırmakta çeşitli hayvan isimlerini kullanmışlardır. it. onları kendi yaşam alanlarına dâhil etmişlerdir. arı çiçeği arı gülü arı otu at baklası at dikeni at elması at kestanesi at yoncası ayı ardıcı ayı asması ayı baldıranı ayı çiğdemi ayı çileği ayı elması ayı eriği ayı fındığı ayı fıstığı ayı gülü ayı mantarı ayı otu ayı soğanı ayı şalgamı ayı üzümü ayı yemişi balık otu balık sütleğeni boğa dikeni buzağı otu camus baklası ceylan çiçeği . Hayvan Adı + Bitki Adıyla Kurulanlar Bunlar. Bu bitki adlarından sadece kartallı eğrelti otu ve kunduz buğday sıfat tamlaması. kuş. Sadece Hayvan Adıyla Kurulanlar 4. HAYVAN ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI nsanlar yerleşik hayata geçtikten sonra hayvanları evcilleştirmeye başlamışlardır. kurt. Hayvanların da besin kaynağının bitkiler olması sebebiyle.

77 çakal armudu çakal çiğdemi çakal eriği çakal otu danabaklası danakıran otu deve dikeni deve elması devegülü develik otu deve mercimeği deveturpu domuz ayrığı domuz ayrık otu domuz baklası domuzbıtırağı domuz dikeni domuz elması domuz eriği domuz lahanası domuz marulu domuz otu domuz pancarı domuz soğanı domuz turpu domuz üzümü eşek baklası eşek baldıranı eşek çıtlığı eşek dikeni eşek elması eşek eriği eşek gülü eşek hıyarı eşek inciri eşek kengeri eşek kömürdeği eşek lalesi eşek madımağı eşek marulu eşek maydanozu eşek otu eşek papatyası eşek turpu eşek yoncası fare dikeni fare otu fil elması filkulağı geyik dikeni geyik elması geyik mantarı geyik otu horozcuk otu horoz fasulyesi horoz gülü horoz mantarı italıcı iteriği itgülü itinciri ithıyarı itkabağı itkişnişi itnanesi itsarımsağı itsoğanı it üzümü kanarya çiçeği kanarya otu kaplumbağa keleği karga cevizi karga düleği karga keleği karga kozağı kargasabunu karga soğanı kartal ağacı kartallı eğrelti otu katır çiçeği katır çiğdemi keçi kirazı keçi kömüreni keçi mantarı keçi marulu keçi söğüdü keçi yemişi kedi dutu kedi nanesi kedi otu keklik çiğdemi keklik otu koç mantarı koç otu koyun baklası koyun çiçeği koyun mantarı koyun otu köpekcevizi .

danagöz. Bunlardan danadaşak. arı götü arslanayağı aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi atkulağı atkuyruğu atmemesi ayıeli ayıkulağı ayıparmağı ayıpençesi bıldırcınbudu boğasiki buzağıburnu camuskulağı danaayağı . diğerleri ise belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. kargayürek. Hayvan Adı + Organ Adıyla Kurulanlar Bu tür bitki adları bir hayvan ismi ve bir organ isminin bir araya gelmesiyle kurulmuş olup.2.2.78 köpek elması köpekgülü köpekmantarı köpek otu köpek sarımsağı köpek soğanı köpek üzümü kunduz buğday kurbağa otu kurt baklası kurt böğürtleni kurt mantarı kurt otu kurt soğanı kuş alıcı kuş elması kuş kirazı kuş mancarı kuşnarı kuş otu kuş üzümü kuşyemi kuş yemişi kuzgun armudu kuzgun otu kuzu kestanesi kuzu mantarı kuzu otu kuzu sarmaşığı pire otu pisik otu serçe otu sıçan dikeni sıçanotu sığır baldıranı sığırdikeni sığır otu sığırsoğanı sinekmantarı solucan eğreltisi solucan otu tavşancıl otu tavşan elması tavşanfasulyesi tavşan kirazı tavşan meyvesi tavuk çiçeği tavuk mantarı tavuk otu tosbağa otu yılanbaklası yılanburçağı yılan çiçeği yılan dikeni yılan gülü yılan otu yılanpancarı 3. Yalnızca “tavukbacağı mantarı” bitkisi üç kelimeden oluşmuştur.2. kedibaş ve kuşyürek sıfat tamlaması. genellikle iki kelimeden oluşmaktadır.

79 danaburnu danadaşak danadili danagöbeği danagöz danagözü danakuyruğu danamemesi deveboynu devedişi devegözü devekulağı devetabanı domuzkuyruğu duduburnu eşekkulağı eşek memesi eşektırnağı farekulağı filkulağı geyikdili geyik göbeği geyiksırtı horozgözü horoz ibiği horozkursağı horozyüreği inekbiciği inek emceği inek memesi itburnu itkuyruğu kaplan postu karga ibiği kargayürek kargayüreği katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu katırtırnağı kazayağı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçi emceği keçimemesi keçisakalı kediayağı kedibaş kediçırnağı kedigözü kedikulağı kedikuyruğu keditırnağı keklikgözü koçkuyruğu koçtaşağı koyungöbeği koyungözü köpekayası köpekdili köpeklolosu köpekmemesi köpektaşağı kurbağa gözü kurtayağı kurtbağrı kurtkulağı kurtpençesi kurttırnağı kuşağzı kuşayağı kuşburnu kuşdili kuşgözü kuşyüreği kuşyürek kuzubaşı kuzuböbreği kuzudili kuzugöbeği kuzukulağı kuzukürkü leylekayağı leylekburnu leylekgagası pisikcırnağı pisiktaşağı pisiktırnağı serçedili sıçankulağı sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu sığırödü su kazayağı tavşanağzı tavşanbaşı tavşanbıyığı .

2. arı pürü ayıboğan ayı liforu ayı ligarbası balıkkıran balık öldüren böcekkapan bülbülyuvası çakalboğan deveçökerten deveşaplağı devetopalağı eşek gevreği eşek helvası geyik tuzu horozbudağı horoz karası kaplanboğan kargabardağı karga bostanı kargabüken kargadelen kargasabunu kedikınası koyundibi koyunkıran koyun yumağı kurtbağı kurtbaharı kurtboğan kurt yatağı kuş çubuğu kuşkonmaz kuzgunkılıcı kuzukemirdi kuzukıran sinekkapan sinekkıran sinektutan tavşanpaçası tavukyastığı yılanbıçağı yılanboncuğu yılanekmeği yılanyastığı .3. belirtisiz isim tamlaması ve sıfat-fiil grubu biçiminde kurulmuştur.2. akbaba 3. ya da bir durum belirtmektedir. Sadece Hayvan Adıyla Kurulanlar Sadece hayvan adıyla kurulan bir bitkimiz vardır: “akbaba”.4. çinde Hayvan Adı Geçenler çinde hayvan adı geçen bitki adları.80 tavşankulağı tavşanmemesi tavşantopuğu tavukbacağı mantarı tavukpençesi turnaayağı turnadili turnagagası yılandili yılankuyruğu 3.2. ya bir nesne.2. Hayvan adından sonra gelen kelime ise ya bir hareket. Bu tür bitki adlarında ilk kelime hayvan adıdır.

Organ adları dillerin en eski kelimelerindendir. Türkiye Türkçesinde organ adlarının geçtiği bitkileri şu başlıklar altında toplayabiliriz: 1. Bitki adlarında geçen boynuz. sıfat-fiil grubu ve isnat grubu biçiminde kurulmuştur. gerekse hayvan organlarının çok kullanıldığını görürüz. kuyruk gibi organlar sadece hayvanlara.81 3. ORGAN ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI Türkçede bitkileri adlandırma yollarından biri de organ adlarından yararlanmaktır. nsanlar önce organlara ad vermişlerdir. Birinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları 2. Her ki Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları 3. sıfat tamlaması. Bu durum Türk milletinin tabiata bakış açısını. Türkçede organ adlarının geçtiği bitki isimlerini incelediğimizde gerek insan organlarının.1.3.2. sosyal ve kültürel yapısını yansıtması bakımından önem arz etmektedir. hem insanlara özgü kelimelerdir. Birinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları Birinci kelimesi organ bildiren bitki adları isim tamlaması. dilin oluşum mantığından kaynaklanmaktadır. Türkçede bitkilerin adlandırılmasında organ adları önemli ölçüde yer tutmaktadır. Organ bildiren bu adlar. nsanın kendi çevresini organ adlarıyla tanımlaması.3. diğerleri ise hem hayvanlara. gaga. Bunda organların şekil ve kullanım özellikleri etkilidir. kinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları 3.2. kelime gruplarında tamlayan görevinde kullanılmaktadır. Benzetme yaparken organ adlarını çok sık kullanırız. sim Tamlaması Biçiminde Olanlar diş bademi diş hilali diş otu kulak mantarı kulak otu . kanat.

kinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları kinci kelimesi organ bildiren bitki adları isim tamlaması ve sıfat tamlaması olmak üzere iki şekilde kurulmuştur.3.2.82 Sıfat Tamlaması Biçiminde Olanlar boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş dişbudak kelleliot Sıfat-Fiil Grubu Biçiminde Olanlar bacakkıran dilkanatan snat Grubu Biçiminde Olanlar boynuburuk boynubükük diliçıkık dilidüdük 3. sim Tamlaması Biçiminde Olanlar ağaç göğsü akkadın barmağı arapsiki araptaşağı arı götü arslanayağı aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi atkulağı atkuyruğu atmemesi ayıeli ayıkulağı ayıparmağı ayıpençesi bıldırcınbudu boğasiki camuskulağı camusmemesi cüce bağırsağı çalıgagası danaayağı danaburnu danadili danagöbeği danagözü danakuyruğu danamemesi deveboynu devegözü devekulağı .2.

83 diken başı dilberdudağı dilberkirpiği domuzkuyruğu duduburnu durnadili ebekulağı eşekkulağı eşek memesi farekulağı filkulağı gazelboynuzu gelindili gelineli gelinparmağı gelinyanağı geyikdili geyiksırtı gülburnu hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hatunmemesi hatunparmağı havvaanaeli horozgözü horozibiği horozkursağı horozyüreği inekbiciği inek emceği inek memesi itburnu itkuyruğu kadınbudu kadıngöbeği kadınparmağı karga ibiği kargaburnu kargayüreği katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu kayındili kaynanadili kazayağı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçiemceği keçimemesi kediayağı kedigözü kedikulağı kedikuyruğu keklikgözü kızılcadişi kızlargöbeği kızmemesi kocabaşı koçkuyruğu koçtaşağı koyungöbeği koyungözü köpekayası köpekdili köpeklolosu köpekmemesi köpektaşağı kurbağa gözü kurtayağı kurtbağrı kurtkulağı kurtpençesi kuşağzı kuşayağı kuşburnu kuşdili kuşgözü kuşyüreği kuzubaşı kuzuböbreği kuzudili kuzugöbeği kuzukulağı leylekayağı leylekburnu leylekgagası mandadili mandakulağı oğlakkulağı öküzdili öküzgöbeği öküzgötü öküzgözü pazıbaşı pisiktaşağı serçedili sıçankulağı .

damak ve doku kelimeleriyle kurulmuştur. .2.3. Doku.3.84 sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu su kazayağı şeytankulağı tatarbaşı tavşanağzı tavşanbaşı tavşankulağı tavşanmemesi tavşantopuğu tavukpençesi tilkikuyruğu tosunburnu turnaayağı turnadili turnagagası yavruağzı yergöbeği yılandili yılankuyruğu Sıfat Tamlaması Biçiminde Olanlar acıkulak akkanat akkulak akkuyruk akparmak alabacak alabaş alagöbek alagöz altınbaş altı parmak alyanak ballı boynuz beşparmak bozkulak danadaşak danagöz deliboynuz dilberdudak dokuzbaşlı elâgöz foskulak gökbaş karabacak kara baldır karabaş karaboğaz karagöz karakulak karaparmak kargayürek kedibaş kelbaş kelkaş kılkuyruk kınalıparmak kırmızı bacaklı kızılbacak kızılburun kocabaş kuşyürek morbaş sarıbaş sarıparmak tatlıgöbek teknegöt terskulak topbaş uçkulak yavrubaş yongöbek 3. Her ki Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları Her iki kelimesi de organ bildiren bitki adlarından sadece iki tane tespit edilmiştir. Bu bitki adları dil. bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü (TS. 615) anlamına geldiği için bu başlık altında verilmiştir. 1.

85 dildamak dildoku .

4. metaller-madenler. temizlik aletleri. bitkinin şekil benzerliği ve eşya-nesne yapımında kullanılmasıdır. çalgılar. kumaş yapımı ürünler. takı ve süs eşyaları. Bunlardan çanakçatlatan. cam. emzik.4. yakıcı ve yanıcı maddeler. 3. çanakkıran. hava durumu ile ilgili olanlar. bazı bitkilerin adlandırılmasında da kullanılmıştır. yapılar. patlayıcı maddeler. organ bildirenler. tokmaküzüm sıfat tamlaması. katı veya yumuşak hâlde bulunan. EŞYA-NESNE ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI nsanlar yerleşik hayata geçtikten sonra çeşitli araç-gereçlere ve ev eşyalarına sahip oldular. Bitkilere eşya-nesne adlarının verilmesindeki temel sebepler.2. Örneğin emzik otu. duyularla algılanabilen. Bitki adlarında yer alan araç-gereç isimleri şunlardır: Boru. teknegöt. tokmak. Bitkilerin adlandırılmasında eşya-nesne adları çok kullanılmıştır.1. oyuncaklar. türlü amaçlarla kullanılan cansız varlıklardır. Araç-Gereç Adlarıyla Kurulan Bitki Adları nsanların ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli işlerde kullandıkları birtakım araçgereçler vardır. kazık. değnek. kazık yemiş sıfat-fiil grubu. belli bir ağırlığı ve rengi olan. tahta. kırtasiye malzemeleri. ip. sırık. tekne. kayışkıran. tuzluk. şemsiye. lastik.2. Bitki adları. çanak. kürdan. Böylelikle tabiatı. kapkacaklar. kütük. iş araçları. geri kalanlar ise belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. kesici-delici-batıcı aletler. Hasır yapımında kullanılan bitkiye ise hasır otu denmiştir. ev eşyaları.86 3. Bu araç-gereçler. doğada var olan nesneler. aydınlatma araçları. çobandüdüğü şekil benzerliğinden verilmiş isimlerdir. asker borusu boru çiçeği camgüzeli cam otu çanakçatlatan çanakkıran çan çiçeği çayır düğmesi çobandeğneği çobantuzluğu dededeğneği emzik otu gelindüğmesi hatuntuzluğu ipkeseği . torba. kayış. etraflarındaki eşyalarla tanımlamaya başladılar. genellikle şu tür eşya-nesnelerden kurulmuştur: Araç-gereçler. gıdalar. düğme. Eşyanesneler. yay. giysiler.

2.4.2. Bu adlar benzetme yoluyla bitkilere verilmiştir. Borazan ve düdük üflemeli türden çalgılardır. gramofon ise bir tür müzikçalardır. Doğada Var Olan Nesne Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bazı bitki adlarında.2.87 kadıntuzluğu kantorbası kayışkıran kazık yemiş kürdan otu lastik ağacı öküzkütüğü sırık domatesi sırık fasulyesi şemsiye mantarı şemsiye otu tahta yemişi teknegöt tokmaküzüm yayarmudu yayoku 3. Aydınlatma Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında iki çeşit aydınlatma aracı kullanılmıştır: Fener ve mum. gelinfeneri gelinmumu güveyfeneri mum ağacı mum çiçeği mum palmiyesi 3. aktaş daş kiraz kayayağı . bitkinin sertlik-yumuşaklık özelliği ve yetişme alanları göz önünde bulundurularak verilmiştir. Çalgı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan çalgılar borazan.3. kum.4.2. Bunlarla kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir: borazan mantarı çobandüdüğü gramofon çiçeği 3. taş” gibi nesne isimleri yer almaktadır.4. düdük ve gramofon kelimeleridir.4. Şekil benzerliğinden yola çıkılarak bitkilere bu adlar verilmiştir. Bu isimler. doğada var olan “kaya.

4. gönüldolabı hasır otu 3. kadife.4. yumurta” kelimeleri birer gıda ismi olup. bitkilere benzetme yoluyla verilmiştir. “hasır otu” bitkisi ise hasır yapımında kullanıldığı için bu adı almıştır. külah. . Ev eşyalarıyla kurulmuş iki tane bitki adı bulunmaktadır.5. gömlek. eldiven. Gıda Adlarıyla Kurulan Bitki Adları “Sirke.2. takke.2. mama.88 kaya kekiği kaya koruğu kaya sarımsağı kaya sarmaşığı kaya üzümü kaya yarpuzu kumarmudu kum çavdarı kumdarı kum eriği kum otu kum zambağı taşarmudu taş bademi taş kekiği taş mantarı taş nanesi taş sarımsağı 3.2.6. bazı bitkilerin adlandırılmasında kullanılmıştır. şeker. Bunlardan çarık ayağa. gömlek ve şal bedene giyilir. Kadife ve yün ise giyeceklerin yapımında kullanılan kumaşlardır. takke ve külah başa. yün. Ev Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adlarında yer alan ev eşyaları “dolap” ve “hasır” kelimeleridir. Giysi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan giyecekler şunlardır: Çarık. eldiven ele. aksirke akşekeri çobanekmeği ekmek ağacı ekmek ayvası ekşi hamur karamama karasirke kaymak otu yeryumurtası yumurta boyası yumurta mantarı 3. şal. Bunlardan “gönüldolabı” benzetme yoluyla kurulmuştur. kaymak.7. hamur. ekmek. Bu adlar.4.

akbardak akçabardak balbardağı balbardak bandırma kabı bardak eriği çobankaşığı çobansüzgeci çömlekçatlatan çömlek otu fıçı otu karakazancık kargabardağı kazandelen kazankarası kazankulpu küp evleği küpkıran suibriği tulukarmudu tuluk mantarı 3. hançer.4.2. tarlalar sürülürken sabanı tuttuğu için bu adı almıştır.2. fıçı. tuluk. Kökleri toprağa derince girip. bıçak. Kesici-Delici-Batıcı Alet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin kesici-delici-batıcı alet isimlerini almalarında hem şekil benzerliğinin. Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kesici. Bu tür bitkilerde yer alan eşya-nesne isimleri şunlardır: Bardak.89 çarık dikeni çarıkkesen çobantakkesi dulkarıgömleği fatmaşal kadife çiçeği meryemanaeldiveni papazkülahı papaztakkesi yün otu 3.8. kılıç. ş Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları ş araçlarıyla kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: sabankıran. mıh.2. .4. süzgeç. kaşık. kap. kazan.9. ibrik. çömlek. 2.10. sabankıran 3. iğne. hem de kesici-delici ve batıcı özelliklerde olmalarının etkisi vardır. 2251). Kap-Kacak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kap-kacaklar. genellikle mutfak eşyalarıdır.4. Tuluk kelimesi bazı yiyecek ve içecekler için koruyucu kap olarak kullanıldığından buraya alınmıştır (TS. küp. delici ve batıcı aletler şunlardır: Balta.

kâğıt ağacı ve kâğıt dutu ise kâğıt yapımında kullanılmasından dolayı bu adları almıştır.90 orak. kılıç ve orak kesici. Bunlardan çanta çiçeği ve çobançantası benzerlikten.12. balta. çul. çanta çiçeği çobançantası kâğıt ağacı kâğıt dutu 3. Kumaş Yapımı Ürün Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kumaş yapımı ürünler şunlardır: Bohça.4. hançer ve bıçak ise delici aletlerdir. örtü.2. çadır. kilim. Bu kelimelerle kurulan toplam dört tane bitki adı vardır.4. baltabatak çobaniğnesi hançer çiçeği iğne yaprak kılıçarpa kılıç kekiği kılıç otu mıhtepesi mıhtepesi mantarı orakeriği orakkıran paşakılıcı yılanbıçağı 3. yastık.2. bohça çiçeği çadır çiçeği çadır uşağı çulluoğlu diri örtü kese çiçeği kilim ucu paşaçadırı tavukyastığı . kese. Bunlardan iğne ve mıh batıcı.11. Kırtasiye Malzemeleriyle Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kırtasiye malzemeleri çanta ve kâğıt kelimeleridir.

2.2. Bunlardan altın. tel. Patlayıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Patlayıcı madde isimlerini alarak kurulan bitki adları iki tane olup. bor. demir. tel ve demir ise metaldir. Oyuncak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bazı bitkilerin adlandırılmasında kullanılan oyuncak isimleri “topaç ve çıngırak” kelimeleridir.4. aktopaç çıngırak otu 3. bor ve gümüş maden. Metal-Maden Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bazı bitkilerin adlandırılmasında kullanılan metaller ve madenler şunlardır: Altın.14.4.13.2. gümüş. barut ağacı kurşun otu . bakır. Bitkilere verilen altın kelimesi bitkilerin renginden kaynaklanmaktadır. Bu kelimelerle kurulan iki tane bitki adı tespit edilmiştir.15.91 3. bunlarda geçen patlayıcı maddeler “barut” ve “kurşun” kelimeleridir. altın ağacı altınbaş altınbaşak altın çiçeği altın dikeni altın otu altıntop altın yumurta mantarı bakır bağcığı bor ağacı demir ağacı demir bıtrağı demirbozan demirdelen demir dikeni demir otu demiryonca gümüşdüğme telgömlek tel pancarı 3.4. bakır.

tarak. avize ağacı boncuk fasulye boncuk otu çobantarağı dantel ağacı fesçitarağı gözlükotu hasekiküpesi inci çiçeği inci sümbülü itboncuğu küpe çiçeği oltu otu pipo çiçeği saat çiçeği saat otu sultanküpesi sürme mantarları taç yaprağı tarakdalı tarakdikeni tarak otu tespih ağacı tespih otu yılanboncuğu yüksük otu 3.18. ucu sert bir şeye sürtüldüğü zaman yanan çöp parçası. küpe. oltu.92 3.4. Temizlik Aletleriyle Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan temizlik aletleri sabun ve süpürge kelimeleridir. cadısüpürgesi çalı süpürgesi dağsabunu kargasabunu morca süpürge sabun ağacı sabunçiçeği sabun otu süpürge çalısı süpürge darısı süpürge kamışı süpürge otu 3. pipo. sürme. inci. saat. kibrit otu kömür tut . Takı ve Süs Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan takı ve süs eşyaları şunlardır: avize. Kibrit.2. yüksük. dantel.4.2.16. taç.4. kömür ise ısınmada kullanılan siyah renkli bir yakacak adıdır.2. tespih. boncuk. gözlük.17. Yakıcı ve Yanıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan yakıcı ve yanıcı maddeler “kibrit ve kömür” kelimeleridir.

kafes. kafes ise ya demirden ya da ahşaptan yapılır.2.93 3.19. aşk merdiveni duvar fesleğeni duvar sarmaşığı duvar sedefi kafesotu karakafes .4. merdiven. Yapı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan yapılar şunlardır: Duvar. Duvar ve merdiven betondan.

269). pehlivan. hayvanlara. Bunlardan “Ali. biçimi. erkek. hem erkeklere özgü kavramlardır. delikanlı. Fatma. kız. o niteliği eksiksiz taşıyan bir şeyi örnek olarak gösterme işidir (TS. evliya. Yusuf” gibi insanı anlatan kelimelerdir. kadın. dede. Güzelliğe Dayalı Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları 6. oğlan. Bu tür bitkiler genellikle insanlara. baba. “dul.2. dede. bacı. görünümü ve kullanım özellikleri etkili olmaktadır.1.5. 1. Mahmut. sultan” bayanlara özgü. oğlan. oğul. “adam. kadın. efendi. Firavun. pehlivan” erkeklere özgü. nsana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 2. baba. çeşitli organ ve nesnelere benzetilerek kurulmaktadır. efendi. kaynana. erkek. köse. BENZETMELERLE KURULAN B TK ADLARI Benzetme. imparator.5. hatun. gelin. delikanlı. hatun. Ayşe. öksüz” ise hem bayanlara. öksüz. Organa Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 4. sultan. melike. kaynana. Hayvana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 3. Fatma. Halil. Firavun. Sefer. Halil. avrat. avrat. adamotu ağlayangelin akçakızı akkız akköse Alidede Aliöksüz al pehlivan analı kızlı Arapdede asılmışadam aydede Ayşekadın balkadın ballıbaba . hafız. melike. bir şeyin niteliğini anlatmak için. nsana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adlarında kullanılan benzetme ögeleri “adam. Hayalî Yaratıklara Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 3. hafız.2. Nesneye Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 5. köse. bacı. Mahmut. imparator. Benzetmelerle kurulan bitki adlarını şu başlıklar altında inceleyebiliriz: 1. gelin. Benzetmelerle kurulan bitkilerin adlandırılmasında bitkinin rengi. hanım. Ali. dul. Yusuf” kişi adları. oğul. hanım. evliya.94 3. “ana. ana. Ayşe.

dalak. boyun.95 beyoğlu bodurmahmut bozoğlan cücekız çayır melikesi delikanlı dövülmüş avrat otu dulaptal otu dulavrat otu emirali emirsultan erkek ağaç erkek üzüm evliya otu fatmasaçı fatmaşal Firavun inciri gelinkadın gökdedem gökkız gülhatun güzdede güzelavrat otu güzelhatun çiçeği güzeloğlan hafızali içlikız imparator lâlesi imparator mantarı imparator otu karaoğlan kaynanacık kelkız çiçeği kısacamahmut kısacıkmahmut kısamahmut otu kızhanım kösehalil kösesefer öksüzali öksüzoğlan öksüzoğlan çiğdemi süslühanım çiçeği titrekızım tüylübaba ulu avrat otu yabanbacı Yusufefendi 3. ayak. burun. damak. dil. Organa Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Benzetmelerle oluşturulan bitki adlarından bazıları çeşitli organlara benzetilerek kurulmuştur. . bıyık.5. baş. bağırsak. boynuz. hindi. Hayvana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Hayvana benzetilerek kurulan dört tane bitki adı tespit edilmiştir. cırnak.3.5. diş. akbaba aktavuk alaoğlak karatavuk 3. Bu bitkilerin dördü de sıfat tamlaması biçimindedir. but. Bunlarda kullanılan hayvan adları “akbaba.2. bacak.2. oğlak. tavuk” kelimeleridir. bağır.2. bicik. Bu tür bitkilerde kullanılan organ adları şunlardır: Ağız.

pençe” sadece hayvanlara özgü. dudak. el. el. göz. boğaz. kuyruk. kirpik. gaga. kelle. göt. “bıyık. dil. kulak. kulak. parmak. tırnak. meme. taşak. tırnak. bicik. göbek. boyun. parmak. sırt. kursak. sik. yumruk. saç. kursak. topuk. göz. saç. “ağız. acıgıcı kulağı acıkulak ağaç göğsü akbacak akbaş ak kadın parmağı akkulak akkuyruk alabacak alagöz altınbaş altı parmak alyanak arapsaçı arapsiki araptaşağı arı götü arslanayağı aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi atkulağı atkuyruğu atmemesi ayaklı kekik aydın göz ayıayağı ayıeli ayıkulağı ayıparmağı ayıpençesi ballı boynuz beşbıyık beşparmak beşparmak otu boğasiki boyacı katırtırnağı boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş bozkulak buzağıburnu camusmemesi cinsaçı cüce bağırsağı dalak otu danaayağı danaburnu danadaşak danadili danagöbeği danagöz danagözü danakuyruğu danamemesi dedemsakalı dedesakalı dedesakalı mantarı deliboynuz deveboynu devedişi devegözü devekulağı dilberdudağı dilberdudak dilberkirpiği dildamak dokuzbaşlı domuzkuyruğu duduburnu ebekulağı eğriboyun elâgöz eşekkulağı eşek memesi . burun. bağır. sırt. pençe. hem insanlara özgü organlardır. göğüs. diş. göt. but. sakal” sadece insanlara özgü. ayak. baş. kaş. lolo. bacak. kelle. göğüs. gaga. göbek. kanat. sakal. bağırsak. topuk.96 dudak. taşak. yumruk. Bunlardan “boynuz. yürek” ise hem hayvanlara. damak. dalak. cırnak. kirpik. emcek. yürek. kuyruk. lolo. meme. kanat. kaş. sik.

97 eşektırnağı farekulağı fatmasaçı filkulağı gelindili gelineli gelinparmağı gelinsaçı gelintırnağı gelinyanağı geyikdili geyik göbeği geyiksırtı gülburnu hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hatunmemesi hatunparmağı horozgözü horozkursağı horozyüreği inekbiciği inek emceği inek memesi itburnu itkuyruğu kadıbaşı kadınbudu kadıngöbeği kadınparmağı karabaş karaboğaz karagöz karakulak karakulak mantarı karaparmak kargaburnu kargayüreği katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu katırtırnağı kayındili kaynanadili kaynanayumruğu kazayağı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçi emceği keçimemesi keçisakalı kediayağı kedibaş kedigözü kedikulağı kedikuyruğu keditırnağı kelbaş kelkaş kelleliot kılkuyruk kınalıparmak kırkbaş otu kırkkanat kızılbacak kızılburun kızlargöbeği kızmemesi kızyanağı kocabaş kocabaşı koçkuyruğu koçtaşağı koyungöbeği koyungözü köpekdili köpeklolosu köpekmemesi köpektaşağı kurbağa gözü kurtayağı kurtbağrı kurtkulağı kurtpençesi kurttırnağı kuşağzı kuşayağı kuşburnu kuşdili kuşgözü kuşyüreği kuşyürek kuzubaşı kuzudili kuzugöbeği kuzukulağı leylekayağı .

toka. yay. eldiven. dantel. çarık. kese. süpürge. süzgeç. tuzluk. küp. bıçak.2. çömlek. kömür. yüksük. kürk. külâh. boncuk. tel. gülle. şekil ve kullanım özellikleri etkilidir. kayık. kazan. düğme. çadır. kılçık. kaşık. bağcık. bakır. çanta. takke. taç. mum. demir. pipo. gözlük. çark. düdük. ibrişim.5. kazancık. çan.98 leylekburnu leylekgagası mandadili mandakulağı oğlakkulağı öküzdili öküzgöbeği öküzgötü öküzgözü pisikcırnağı pisiktaşağı pisiktırnağı sarıayak mantarı sarıbaş sarıgöbek elması serçedili sıçankulağı sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu şeytankulağı şeytansaçı şeytantırnağı tavşanağzı tavşanbaşı tavşanbıyığı tavşankulağı tavşanmemesi tavşantopuğu tavukbacağı mantarı tekesakalı teknegöt terskulak tilkikuyruğu toskafa kavunu tosunburnu turnaayağı turnadili turnagagası yavruağzı yavrubaş yergöbeği yılandili yılankuyruğu yongöbek 3. kütük. kilit. ağaç küpesi ağtop akbardak akçabardak aktop aktopaç altın ağacı altınbaşak altın çiçeği altın dikeni altın otu altıntop altın yumurta mantarı asker borusu bakır bağcığı balbardağı balbardak bardak eriği . çul. tarak. kafes. torba. duvak. boru. urgan. yastık. top. bardak. Bitkilerin adlandırılmasında benzetme yapılan nesneler şunlardır: Altın. şemsiye. sabun. küpe.4. borazan. çıngırak. telgraf. hançer. kılıç. iğne. değnek. fener. püskül. gömlek. ibrik. bohça. Nesneye Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Nesnelere benzetilerek kurulan bitki adlarında renk. topaç. emzik. keten. dolap. çanak. teker.

99 bohça çiçeği boncuk fasulye boncuk otu borazan mantarı boru çiçeği bostan borusu cadısüpürgesi çadır çiçeği çanak çömlek otu çan çiçeği çanta çiçeği çarık dikeni çarkıfelek çayır düğmesi çıkrık tekeri çıngırak otu çobançantası çobandeğneği çobandüdüğü çobaniğnesi çoban kaşığı çobanpüskülü çobansüzgeci çobantakkesi çobantarağı çobantuzluğu çömlek otu çulluoğlu dağsabunu dantel ağacı dededeğneği demir ağacı demir bıtrağı demir dikeni demiryonca devecibardağı dilidüdük dulkarıgömleği duvaklı mantar düğmeli ot emzik otu fesçitarağı fıçı otu garipler urganı gelindüğmesi gelinfeneri gelinmumu gönüldolabı gözlükotu gülibrişim gümüşdüğme güneştopu güveyfeneri hançer çiçeği hasekiküpesi hatuntuzluğu iğne yaprak itboncuğu Japon şemsiyesi Kâbe süpürgesi kadıntuzluğu kafesotu kantartopu kantorbası karagülle karakafes karakazancık kargabardağı kargasabunu kartopu kaşık otu kayık çiçeği kazankulpu kese çiçeği ketengömleği ketenköynek kırkkilit otu kömür dut kuzgunkılıcı kuzukürkü küpe çiçeği küp evleği kütük mantarı Meryemanaeldiveni morca süpürge öküzkütüğü papazkülahı papaztakkesi paşaçadırı paşakılıcı pipo çiçeği sabun ağacı sabunçiçeği sabun otu sarıkılçık suibriği sultanküpesi şemsiye mantarı şemsiye otu .

100 tarakdalı tarakdikeni tarak otu taş kiraz tavukyastığı telgömlek telgraf çiçeği tokalı dücük venüsçarığı yayarmudu yılanbıçağı yılanboncuğu yılanekmeği yılanyastığı yüksük otu 3.2. canavar otu cazı gülü .5. Güzelliğe Dayalı Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları Güzelliğe dayalı benzetmelerle kurulan bitki adları toplam dört tane olup. Hayalî Yaratıklara Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adlarında kullanılan hayalî yaratıklar canavar ve cazı kelimeleridir. bunların tamamı “güzel” kelimesiyle kurulmuştur ve belirtisiz isim tamlaması biçimindedir.5. camgüzeli çayır güzeli dünyagüzeli kızgüzeli 3. Her iki bitki adı da belirtisiz isim tamlaması biçimindedir.5.2.6. Bu kelimelerle kurulan iki tane bitki adı vardır.

2.6. aynı türden gelen birçok bitki bulunmaktadır.6.1. Bunlar. bir türün temsil ettiği bütün bitkileri içine alan ve bitki aileleri oluşturan eklerdir. Bir türe mensup bütün bitkileri ifade edebilmek için tür adları kullanılır. 3.2. TÜR ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI Tabiatta birbirine yapı olarak benzeyen.101 3. Tür adları +giller ve +lAr ekiyle kurulur. +giller Ekiyle Kurulan Bitki Türleri abanozgiller ananasgiller Antep fıstığıgiller asmagiller at kestanesigiller atkuyruğugiller atlas çiçeğigiller baklagiller ballıbabagiller bileşikgiller binbir delik otugiller boru çiçeğigiller buğdaygiller canavar otugiller cehrigiller cevizgiller çamgiller çan çiçeğigiller çarkıfelekgiller çaygiller çınargiller çit sarmaşığıgiller çobanpüskülügiller çuha çiçeğigiller dam koruğugiller defnegiller demir ağacıgiller demir dikenigiller deniz üzümügiller diş otugiller dolama otugiller dolma otugiller droseragiller dulaptal otugiller dutgiller düğün çiçeğigiller ebegümecigiller eğrelti otugiller ekşi yoncagiller erguvangiller fasulyegiller fesçitarağıgiller fukusgiller fundagiller gebre otugiller gecesefasıgiller gelincikgiller gülgiller gürgengiller hanımeligiller hasır otugiller hodangiller horoz ibiğigiller huş ağacıgiller hünnapgiller ıhlamurgiller ılgıngiller ısırgangiller ıspanakgiller iğdegiller kabakgiller kahkaha çiçeğigiller kakaogiller kaktüsgiller kantarongiller karaağaçgiller karabibergiller karabuğdaygiller karanfilgiller kayıngiller kazayağıgiller kebere otugiller .

+lAr Ekiyle Kurulan Bitki Türleri ayrı çanak yapraklılar ayrı taç yapraklılar bitişik çanak yapraklılar bitişik taç yapraklılar gerçek mantarlar iki çenekliler iki çenetliler kozalaklılar tallı bitkiler tek çenekliler tohumlu bitkiler yapraklı kara yosunları .2.6.102 kedi otugiller kendirgiller ketengiller kına çiçeğigiller kızılcıkgiller kızılkantarongiller kolagiller kök boyasıgiller kurbağa zehirigiller küpe çiçeğigiller lâdengiller loğusa otugiller manolyagiller maydanozgiller menekşegiller mersingiller mine çiçeğigiller muhabbet çiçeğigiller muzgiller nargiller nergisgiller nilüfergiller ökse otugiller palmiyegiller papatyagiller papirüsgiller pas mantarıgiller patlıcangiller porsukgiller sandalgiller sardunyagiller sarmaşıkgiller sedef otugiller serçediligiller servigiller sığırdiligiller sığırkuyruğugiller sıracagiller sinekkapangiller sinir otugiller söğütgiller suibriğigiller su kabağıgiller su kamışıgiller suokugiller susamgiller su servisigiller sürme mantarıgiller süsengiller sütleğengiller süt otugiller şahteregiller şakayıkgiller şekerci boyasıgiller şimşir ağacıgiller şimşirgiller tarak otugiller tespih ağacıgiller turpgiller turunçgiller yabanî kimyongiller yılanyastığıgiller zakkumgiller zambakgiller zencefilgiller zeytingiller 3.2.

mezarlık. Kapalı Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 3. ada çayı ada soğanı Anzer çayı bahçe domatesi bahçe hezareni bahçe kekiği bahçe nanesi bahçe teresi bataklık nergisi bataklık süseni bayır turpu çayır düğmesi çayır güzeli çayır mantarı çayır melikesi çayır otu çayır otu çayır papatyası çayır sedefi çayır soğanı çayır teresi çayır tirfili çayır yulafı Karagöl buğdayı kara yosunları kara yosunu kır sakızı kır soğanı kır yasemini köygöçüren köy mantarı köy otu mera bitkileri . kara. Ayrıca yayla adı olarak “Anzer ve Karagöl” kelimeleri geçmektedir. sahil. Dağ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 3. Yer bildiren bitki adlarını şu başlıklar altında toplayabiliriz: 1.103 3. Dinsel Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 5.2. tarla” kelimeleri bulunmaktadır. bahçe. Bağ-Bahçe. Deniz. nerede üretildiğini. YER ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI Her bitkinin kendine has bir yetişme alanı vardır. kır. Ülke.1. Tarla ve Çeşitli Kara Parçalarıyla Kurulan Bitki Adları 2. nereden geldiğini ve yayıldığını gösterir. kimi bitkiler hiç yetişmez. Bağ-Bahçe. çayır. Şehir. Tarla ve Çeşitli Kara Parçalarıyla Kurulan Bitki Adları Bağ-bahçe. köy. Bitkilerin büyümesinde yetişme alanının çok büyük etkisi vardır. tarla ve çeşitli kara parçalarıyla kurulan bitki adlarında “ada.7. bataklık. Bunlar bitkinin kaynağını. öyle ki bazı bitkilerin adlandırılmasında yer adları kullanılmıştır. lçe.2. Göl ve Dere Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 4. mera. Semt Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 6. bayır. Kimi bitkiler bazı yörelerde rahatlıkla yetişirken.7.

7. Deniz. Dağ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Dağ adlarıyla kurulan bitki adlarında “dağ.2. göl.3. Göl ve Dere Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adları “deniz.2. dağ armudu dağ baklası dağ çamı dağ çayı dağ çileği dağ çöveni dağ dalak otu dağ elması dağ eriği dağ erik otu dağ gülü dağ karanfili dağ kavağı dağ kestanesi dağ kimyonu dağ kirazı dağ lâlesi dağ marulu dağ nanesi dağ nohudu dağ pırasası dağ reyhanı dağsabunu dağ sakızı dağ sarmaşığı dağ servisi dağ soğanı dağ sümbülü dağ üzümü dağ yemişi Kazdağı köknarı Toros sediri Uludağ köknarı 3. diğerleri belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. “deredaban” bitkisi hariç. “Kazdağı. belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. Uludağ” kelimeleri kullanılmıştır.2.7. Toros. deniz börülcesi denizgülü deniz otu deniz pırasası deniz rezenesi deniz sarmaşığı . dere” kelimeleri kullanılarak kurulmuş olup. Uludağ” özel isimlerdir.104 mezarlık otu mezarlık servisi mezarlık zambağı sahil çamı tarla çöveni tarla gülü tarla mantarı tarla sarmaşığı yayla çayı yayla çiçeği yayla gülü yaylagüzeli yayla kekiği yayla kestanesi yayla otu yayla sarımsağı yayla yavşanı 3. Dağ adlarıyla kurulan bitkilerin tamamı. Toros. Kazdağı. Bunlardan “dağ” kelimesi cins isim.

cehennem ve Kâbe kelimeleri kullanılmıştır. Trabzon. Cezayir. Bu adları taşıyan bitkiler. Brüksel. Bombay. Cincife. Çin. Kıbrıs. Bağdat. “Malta” aynı zamanda bir devletin adıdır.7. Bursa. Antep. belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Kırkağaç” ilçe adları. Hicaz. Kıbrıs. yayılma alanını gösterir. Brüksel. Yalova” kelimeleriyle oluşturulmuştur. Bu tür bitki adları toplam dört tane olup. Hollanda. Halep. Şam. Anadolu. Bursa. Semt Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Ülke. Hicaz. Kemer. Kırkağaç. “Antep. Şam. Ülke. Karaman.4. Bağdat. Manisa. Ayrıca “Bombay” bir eyalet adı. Arnavutköy.5. Halep. stanbul. Karaman. Malta. Kemer. “Cincife” ise bir köy adıdır. dünyanın diğer bölgelerinde yetişen aynı bitki türlerinden tat ve kalite olarak farklılık arz eder. Trabzon. üretildiği bölgeyi. “Bandırma. Diyarbakır. Fenike. Bitkilerde geçen ülke. lçe.105 deniz soğanı deniz teresi deniz üzümü deniz yosunu deredaban dere kabalağı dereotu göl kestanesi göl soğanı 3. Hindistan. Mısır” ülke adları. Bunlardan “Afrika.2. Diyarbakır. cehennem zambağı cennet biberi cennet otu Kâbe süpürgesi 3. şehir. Amerika. Cezayir. Besni. Örneğin “Isparta gülü”nün diğer gül türleri arasında. “Malta eriği”nin diğer erik türleri arasında ayrı bir yeri bulunmaktadır. şehir.2. Bandırma. ilçe ve semt adlarıyla kurulan bitki adları “Afrika. Mısır. ilçe ve semt adları bitkinin kaynağını. Lübnan. Hollanda. Isparta. Arabistan. Şehir. Hint. stanbul. Lübnan. Hasankeyf. “Arnavutköy” semt adı. Hindistan. Girit. Besni. Dinsel Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Dinsel mekân bildiren bitki adlarında cennet. Çin. Arabistan. Fenike. “Anadolu” Türkiye’nin Asya kıtasında kalan bölümünün adı.7. Amerika. Manisa. . Isparta. “Girit” ve “Malta” ise birer ada ismi olup. Yalova” şehir adları.

kapalı mekân adlarıyla kurulan bitki adlarını salon ve saray kelimeleri oluşturmuştur.106 Afrika menekşesi Amerika bademi Amerika elması Amerika üzümü Anadolu otu Antep fıstığı Antep karası Arabistan defnesi Arnavutköy çileği Bağdat hurması Bandırma kabı Bandırma üzümü Besni üzümü Bombay fasulyesi Brüksel lahanası Bursa buğdayı Cezayir menekşesi Cincife üzümü Çin anasonu Çin gülü Çin karanfili Çin lahanası Çin leylâğı Çin tarçın ağacı Diyarbakır karpuzu Fenike ardıcı Fenike portakalı Girit kekiği Girit lâlesi Girit otu Girit şakayığı Halep çamı Halep şalgamı Hasankeyf tütünü Hicaz buğdayı Hindistan cevizi Hint armudu Hint bademi Hint baklası Hint bezelyesi Hint biberi Hint çiçeği Hint darısı Hint fıstığı Hint fulü Hint hıyarı Hint hurması Hint inciri Hint kamışı Hint keneviri Hint kirazı Hint leylâğı Hint pamuğu Hint pirinci Hint portakalı Hint safranı Hint yağı ağacı Hollanda kavağı Isparta gülü stanbul kekiği stanbul lâlesi stanbul şalgamı stanbul üzümü Karaman kimyonu Kemer patlıcanı Kıbrıs akasyası Kırkağaç kavunu Lübnan sediri Malta eriği Manisa lâlesi Mısır fulü Mısır yasemini Şam fıstığı Şam razakısı Şam üzümü Trabzon çayı Trabzon hurması Yalova misketi 3.2.6. Kapalı Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Kapalı mekânlar insanların oturdukları ve yaşadıkları yerler olup.7. .

107 salon çamı saray çiçeği saray menekşesi .

108 III. B TK ADLARINDA GEÇEN YAPIM EKLER .

Bunlardan bir kısmı az işlek eklerdir. gönen karaoğlan oğlanelması oğlan otu öksüzoğlan sazan topalan yemişen +AnAk sim köklerine gelerek renk ve şekil benzerliği kuran bir ektir. Bu ekler isim köklerine. 33). Bugün canlılığını kaybederek bulunduğu kelimelerde köke karışmış durumdadır. ancak bir iki örnekte görülen bir ektir. topalan ve yemişen kelimelerinde görülmektedir.109 1. 174). isimden yapılmış isim gövdelerine ve fiilden yapılmış isim gövdelerine eklenirler. sazan. sim kök ve gövdelerinden türetme yapacak eklerin bir kısmı çok işlek. oğlan. Bu ek gönen. +An Bu ek işlek olmayan. Bu nedenle. Çok belirli bir fonksiyonu yoktur (Ergin. türettikleri kelime sayısı oldukça sınırlıdır (Korkmaz. dolayısıyla canlı olan eklerdir. Yani isimden isim yapma ekleri. 154). 33). Bu ekle kurulmuş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: < gön+en < kara oğ(u)l+an < oğ(u)l+an elması < oğ(u)l+an otu < öksüz oğ(u)l+an < saz+an < topal+an < yemiş+en Karacaoğlan mantarı < Karaca oğ(u)l+an mantarı öksüzoğlan çiğdemi < öksüz oğ(u)l+an çiğdemi . Eski Türkçede bağlılık. S MDEN S M YAPMA EKLER simden isim yapma ekleri isim kök ve gövdelerinden isim yapmak için kullanılan yapım ekleridir. isimden isim yapma eklerinden ve fiilden isim yapma eklerinden sonra gelebilirler (Ergin. güçlendirme ve çokluk görevindeki bir ekin Türkiye Türkçesine uzanmış ve kökle kaynaşarak canlılığını yitirmiş bir kalıntısı niteliğindedir (Korkmaz.

isim ve sıfat görevindedir. +çA Aslında bir çekim eki olan bu ek klişeleşerek veya fonksiyon değiştirerek eskiden beri yapım eki hâlinde de kullanılmaktadır (Ergin. arpağan bodurgan ışılgan < arpa+gan < bodur+gan < ışıl+gan +cA. 36). Ekin getirildiği kelimeler. 175). 167).110 bozanak gözenek < boz+anak < göz+enek +gan şlek olmayan eklerden biridir (Ergin. Eşitlik. Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: acıca ağcaca akça akçaağaç akçabağ akçabardak akçabudak akça elma akçakavak akça kesme akçakızı < acı+ca < ak+ça+ca < ak+ça < ak+ça ağaç < ak+ça bağ < ak+ça bardak < ak+ça budak < ak+ça elma < ak+ça kavak < ak+ça kesme < ak+ça kızı akçayazlık alaca alluca ballıca biberlice börülce cıbarca çökülce çulluca çullukça çüklüce damarlıca darıca < ak+ça yazlık < ala+ca < allı+ca < ballı+ca < biberli+ce < böğürül+ce < cıbır+ca < çöğür+ce < çullu+ca < çulluk+ça < çüklü+ce < damar+lı+ca < darı+ca akça armudu < ak+ça armudu akça buğday < ak+ça buğday . benzerlik ve karşılaştırma görevinde kullanılan bir ektir (Korkmaz. Bu ekle kurulmuş toplam üç tane bitki adı tespit edilmiştir.

fakat işlekliği gittikçe azalan bir ektir. Yapım eki olarak başlıca fonksiyonu küçültme ve sevgi ifade etmektir (Ergin. 165).111 delice dişice dillice domatça duvaklıca eğece eğrilce ekşice ekşilice gence gerce gollüce gökçe izmelece kaplıca karaca karaca ot kertilce kızılca kızılca dişi kirlice kubatça kurtluca < deli+ce < dişi+ce < dilli+ce < domat+ça < duvaklı+ca < eğe+ce < eğ(i)rili+ce < ekşi+ce < ekşili+ce < gen+ce < ger+ce < kollu+ca < gök+çe < ezmeli+ce < kaplı+ca < kara+ca < kara+ca ot < kirtil+ce < kızıl+ca < kızıl+ca dişi < kirli+ce < kubat+ça < kurtlu+ca kuşça küllüce otu morca ovaca öksüzce örmece pamuça pıtırca sakarca salmanca sarıca erik < kuş+ça < küllü+ce otu < mor+ca < ova+ca < öksüz+ce < örme+ce < pamu(k)+ça < pıtır+ca < sakar+ca < salman+ca < sarı+ca erik morca süpürge< mor+ca süpürge saplıcatinton < saplı+ca tinton suluca armut < sulu+ca armut sulucagümbet < sulu+ca gümbet sütlüce telçe tellice topaçça topluca tüylüce yağlıca yellice yumurca < sütlü+ce < tel+ce < telli+ce < topaç+ça < toplu+ca < tüy+lü+ce < yağlı+ca < yelli+ce < yumur+ca kanlıca mantarı< kanlı+ca mantarı karaca kovuk < kara+ca kovuk kısacamahmut < kısa+ca mahmut tüylüceyumru < tüylü+ce yumru +cAk. Bu ekle kurulmuş toplam on bir tane bitki adı tespit edilmiştir: . +çAk Bu ek Türkçede başlangıçtan beri kullanılan.

bir özelliği veya bir kabiliyeti ifade eden sıfatların türetilmesine yarar (Çeneli. +çI. işleklik derecesi çok yüksektir (Ergin. kuvvetli bir eğilimi. Kullanım sahası çok geniş.112 apırcak düvülcek geyicek göğcek kangırcak kapıncak < apır+cak < düğül+cek < geyi(k)+cek < göğ+cek < kangır+cak < kapan+cak pamucak selecek tomçak yağlıcak yumurcak < pamu(k)+cak < sele+cek < top+çak < yağlı+cak < yumur+cak +cAn simden isim yapan +cAn eki. Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: avukçu ayıcı bardakçı boyacı aspiri boyacı dikeni boyacı katırtırnağı boyacı kökü < avuk+çu < ayı+cı < bardak+çı < boya+cı aspiri < boya+cı dikeni < boya+cı k < boya+cı kökü boyacı papatyası böcü çalgıcı otu davulcu değirmenci değirmenci üzümü deveci bardağı < boya+cı p < bö+cü < çalgı+cı otu < davul+cu < değirmen+ci <değirmen+ci ü < deve+ci bardağı . 157). 1). Başlıca fonksiyonu isimlerin sonuna gelerek meslek ve uğraşma ile ilgili isimler yapmaktır. +çU Bu ek Türkçenin eskiden beri kullanılan ve işlekliğini kaybetmemiş bulunan isimden isim yapma eklerinden biridir. Bu ekle kurulmuş beş tane bitki adı tespit edilmiştir: burgacan darıcan kekilcen sütlücen tekecen < burga+can < darı+can < kākül+cen < sütlü+cen < teke+cen +cI +cU.

163). +çIk. alçacık altıncık bardacık bebekçik bekmezcik buğdaycık çıyancık dağarcık damarcık davşancık demircik < alçak+cık dikencik durnacık düğmecik ebecik otu ekşimcik elmacık gelincik gercik gevrecik göğemcik hıyarcık iğcik < diken+cik < turna+cık < düğme+cik < ebe+cik otu < ekşim+cik < elma+cık < gelin+cik < ger+cik < gevre(k)+cik < göğem+cik < hıyar+cık < iğ+cik < altın+cık < barda(k)+cık < bebek+çik < pekmez+cik arpacık soğanı < arpa+cık soğanı bardacık eriği < barda(k)+cık eriği < buğday+cık < çıyan+cık < dağar+cık < damar+cık < tavşan+cık < demir+cik horozcuk otu < horoz+cuk otu . bitkilerin adlandırılmasında da kullanılmaktadır. Ünlü ve ünsüz uyumlarına bağlı olup. Başlıca fonksiyonları isimden küçültme ve sevgi ifade eden isimler yapmaktır (Ergin.113 helvacı çöveni helvacı kabağı helvacı kökü kömürcü şıkığı sepetçi kavağı sepetçi söğüdü şerbetçi otu tortçu üzümcü eriği yalancı akasya yalancı biber yalancı çiriş < helva+cı çöveni < helva+cı kabağı < helva+cı kökü < kömür+cü ş < sepet+çi kavağı < sepet+çi söğüdü < şerbet+çi otu < tort+çu < üzüm+cü eriği < yalan+cı akasya < yalan+cı biber < yalan+cı çiriş yalancı eğir yalancı havacıva yalancı ısırgan yalancıkeçi yalancı kenevir yalancı öd ağacı < yalan+cı eğir < yalan+cı h < yalan+cı ısırgan < yalan+cı keçi < yalan+cı k < yalan+cı öd a yalancı lavanta çiçeği < yalan+cı l ç yalancı porsuk bitkisi < yalan+cı p b yalancı portakal ağacı < yalan+cı p a yalancı safran yalancı sümbül < yalan+cı safran < yalan+cı s yalancı tespih ağacı < yalan+cı t a +cIk. +çUk Bu ek Batı Türkçesinin başından beri görülen ve son zamanlarda çok işlek hâle gelen bir ektir. +cUk.

Eskiden beri ataç. 175). babaç kelimelerinde görülür. Anlamı kuvvetlendirme fonksiyonu vardır (Ergin.114 iğnecik kabarcık kabarcıkotu kapçık kapçık otu karacık kayacık kayganacık kaymacık keçemçik kesercik kıvırcık kızılcık kokarcık koluncuk < iğne+cik < kabar+cık < kabar+cık+otu < kap+çık < kap+çık otu < kara+cık < kaya+cık < kaygana+cık < kayma+cık < keçem+çik < keser+cik < kıvır+cık < kızıl+cık < kokar+cık < kolon+cuk kovancık kulecik marulcuk nevbetçik pancarcık parlacık soğancık takımcık tatarcık teknecik tomdurcuk varcık yiğilcik yoğurtçuk yüksükçük zivircik < kovan+cık < kule+cik < marul+cuk < nevbet+çik < pancar+cık < parla(k)+cık < soğan+cık < takım+cık < Tatar+cık < tekne+cik < tomur+cuk < var+cık < yiğil+cik < yoğurt+çuk < yüksük+cük < ziver+cik karakazancık < karakazan+cık süleymencik < Süleyman+cık kısacıkmahmut< kısa+cık mahmut kıvırcık salata < kıvır+cık salata +(A)ç Bu ek işlek olmayan eklerden biridir. Bunlardan akbabaç. akbabaç aktopaç anaç tikeni eneç gagaç geneç soğlaç < akbaba+ç < aktop+aç < ana+ç dikeni < en+eç < gaga+ç < gen+eç < soğla+ç . aktopaç sıfat tamlaması. anaç dikeni belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Bu ekle oluşturulmuş sekiz tane bitki adı tespit edilmiştir. anaç.

115

topoç

< top+aç

+cıl, +çıl Ünlü ve ünsüz uyumlarına bağlı ve vurgulu, az işlek bir ektir. Eklendiği ada “bir şeye düşkünlük, alışkanlık, bağımlılık, benzerlik” işlevleri katan ad ve sıfatlar türetir (Korkmaz, 44). Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan tavşancıl otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. arakçıl gırçıl okcül < arak+çıl < kır+çıl < ok+çul

tavşancıl otu < tavşan+cıl otu

+çIn şlek olmayan bir isimden isim yapma ekidir, birkaç kelimede bulunmaktadır (MBTS, 3, 3526) Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir. boyaçın dipçin karçin < boya+çın < dip+çin < kar+çin

+daş simlerden “ortaklık, beraberlik” bildiren isim ve sıfatlar türeten bir ektir (Korkmaz, 46). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: yaldaş < yal+daş

116

+dın, +dün +dın, +dün eki ay ve gök kelimelerine gelerek kökün belirttiği anlamı pekiştiren ve bunlardan bitki adı kuran bir ektir. Ekin getirildiği kelimeler, isim ve sıfat görevinde kullanılmıştır. aydın aydın çiçeği aydın göz aydın gülü gökdün < ay+dın < ay+dın çiçeği < ay+dın göz < ay+dın gülü < gök+dün

aydın buğday < ay+dın buğday

+dIrIk, +duruk Bu ek organ adlarına gelerek onlarla ilgili alet isimleri yapar. -duruk eki durmak fiilinden gelme olup, tutan anlamını taşımaktadır (Banguoğlu, 170). Bu ekle kurulmuş toplam dört tane bitki adı tespit edilmiştir. -dIrIk eki bunlardan sadece çiğindirik (çiğin “omuz”) kelimesinde organ adına getirilmiştir. çiğindirik ışıldırik oğunduruk sakızdırık < çiğin+dirik < ışıl+dırık < oğul+duruk ? < sakız+dırık

+Il, +al Benzerlik gösteren, adlardan ad ve sıfat türeten bir ektir (Korkmaz, 49). Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: kızılağaç kirtil topul < kız+ıl ağaç < kirt+il < top+ul

117

yanal yeşilbiber

< yan+al < yaş+ıl biber

+lAk +lAk eki, isimden fiil yapmakta kullanılan +lA- ve fiilden isim yapan -ik eklerinin birleşmesinden oluşmuştur. sim ve sıfat yapmakta kullanılır (Banguoğlu, 186). Eklendiği kelimeye alışkanlık, süreklilik ve pekiştirme anlamı katan bir ektir. Genellikle ses taklidi kelimelere getirilmiştir. Bu ekle kurulan bitki adları şunlardır: avurtlak aşılak bağırtlak bartlak cırmılak cırtlak cırtlak otu coplak çatlak çatlak otu çıtlak çitlek göbelek < avurt+lak < aşı+lak < bağırt+lak < bart+lak < cırma+lak < cırt+lak < cırt+lak otu < cop+lak < çat+lak < çat+lak otu < çıt+lak < çit-lek < göbe(k)+lek gödelek kabalak kamalak kavuşlak kozalak kuşulak ökselek paflak patlak pıslak sakalak sakızlak söbelek zıplak < gö(v)de+lek < kaba+lak < kama+lak < kavuş+lak < kozak+lak < kuş+lak < ökse+lek < paf+lak < pat+lak < pıs+lak < saka+lak < sakız+lak < söbe+lek < zıp+lak

götlek ormanı < göt+lek ormanı

beslek kaçıran < bes(i)+lek kaçıran

cırtlak sakızı < cırt+lak sakızı

+Ak Eski Türkçedeki +GAk küçültme ve kuvvetlendirme ekiyle ilişkisi olan bu ek, genellikle tek heceli kelimelere gelerek benzetme ve küçültme işleviyle az sayıda adlar türetmiştir (Korkmaz, 35). Bu ekle kurulmuş on dört tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan saçak mantarı belirtisiz isim tamlaması, saçak darı sıfat tamlaması, çanakçatlatan sıfat-fiil grubu biçiminde kurulmuştur.

118

bardak başak benek gölek ışılak kabak kavak

< bart+ak < baş+ak < ben+ek < göl+ek < ışıl+ak < kab+ak < kav+ak

kızılak saçak darı sazak soğanak yangak

< kızıl+ak < saç+ak darı < saz+ak < soğan+ak < yan+ak

saçak mantarı < saç+ak mantarı

çanakçatlatan < çan+ak ç

+Az Küçültme işlevinde isimden isim türeten ve işlek olmayan bir ektir (Korkmaz, 36). Bu ekle kurulmuş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: büğrez < büğrü+ez alaz < al+az

+Ik, +Uk Küçültme işlevinde bazı isimler ve sıfatlar türeten bir ektir (Korkmaz, 47). Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir: buğdayık çirtik çükündürük kendirik kütük topuk < buğday+ık < çirt+ik < çukundur+uk < kendir+ik < küt+ük < top+uk

+i Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir:

119

çirti

< çirt+i

+AlAk +AlAk eki, küçültme anlamında isimler türeten ve bazı bitki adlarında kullanılan bir ektir (Banguoğlu, 174). Bu ekle kurulmuş yedi tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan kara topalak sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. göğelek hohalak kara topalak şangalak takalak topalak yanalak < gök+elek < hoh+alak < kara top+alak < şang+alak < tak+alak < top+alak < yan+alak

+lI, +lU Bu ek, işleklik derecesi çekim eklerine yakın olan (Ergin, 159), Türkiye Türkçesinin her isme gelebilen ve isimden isim ve sıfat türeten eklerinden biridir (Korkmaz, 53). Bitkilerin adlandırılmasında da çok sık kullanılan +lI, +lU eki, bunlardan isim, isim tamlaması, sıfat, sıfat tamlaması ve isnat grubu oluşturmuştur. Bu ekle kurulan bitki adları şunlardır: akbaşlı alasulu allıballı alluca analı kızlı anslı artlı atınaklı atmalı < akbaş+lı < alasu+lu < al+lı bal+lı < al+lı+ca < ana+lı kız+lı < ans+lı ? < art+lı < atınak+lı < atma+lı ayaklı kekik ballı ballı boynuz ballıca ballıdarı benekliköse benli belerce benli üzümü bıyıklı < ayak+lı kekik < bal+lı < bal+lı boynuz < bal+lı+ca < bal+lı darı < benek+li köse < ben+li belerce < ben+li üzümü < bıyık+lı

120

biberlice biberli mantar boynuzlu dücük boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş burmalı marul bürgülü büzgülü çitili kavun çöpürlü çulluca çulluoğlu çüklüce damarlıca daşlıca armut datlıbilem demirli dibi kıllı dikenli acı ot dikenli meyan dikenli mısır dikenli ot dillice dokuzbaşlı dokuzdonlu dokuztepeli domaylı duvaklıca duvaklı mantar düğmeli düzgülü ebeli eğrilce

< biber+li+ce < biber+li mantar < boynuz+lu d < boynuz+lu g < boynuz+lu h < burma+lı marul < bürgü+lü < büzgü+lü < çiti+li kavun < çöpür+lü < çul+lu+ca < çul+lu oğlu < çük+lü+ce < damar+lı+ca < taş+lı+ca armut < tat+lı bilem < demir+li < dibi kıl+lı < diken+li acı ot < diken+li meyan < diken+li mısır < diken+li ot < dilli+ce < dokuzbaş+lı < dokuzdon+lu < dokuztepe+li < dombay+lı < duvak+lı+ca < duvak+lı m < düğme+li < düzgü+lü < ebe+li < eğ(i)ri+li+ce

ekşilice gartlı gollüce göğdeli hanaylı içlikız izmelece kanlıca mantarı kaplıca karakıllı kartallı eğrelti otu katmerli badem kelleliot kıllı kozak kırlı kokulu çayır otu kokulu kiraz kokulu narpis kokulu yonca kurtluca küpeli meçikli mislibuğday Osmanlı lâlesi özüllük pamuklu pıtıraklı otu pürçüklü renkli ot saplı mantar saplı meşe saplıtinton sarı kokulu

< ekşi+li+ce < kart+lı < kol+lu+ca < gövde+li < hanay+lı < iç+li kız < ezme+li+ce < kan+lı+ca m < kap+lı+ca < karakıl+lı < kartal+lı e o < katmer+li b < kelle+li ot < kıl+lı kozak < kır+lı < koku+lu ç o < koku+lu kiraz < koku+lu narpis < koku+lu yonca < kurt+lu+ca < küpe+li < meçik+li < mis+li buğday < Osman+lı lâlesi < öz+lü+lük < pamuk+lu < pıtırak+lı otu < pürçük+lü < renk+li ot < sap+lı mantar < sap+lı meşe < sap+lı tinton < sarı koku+lu

121

sinirli ot sürmeli sütlüce şikirdaklı tamli tatlı tatlı bayram tatlı elması tatlıgöbek tatlı kenger tatlı kök tatlı limon tatlı ravent tatlı su gelinciği tellice tetirli tohumlu bitkiler tokalı dücük toklu topluca topuklutiken tüllü tüylü tüylübaba tüylübarak

< sinir+li ot < sürme+li < süt+lü+ce < çekirdek+li < ŧa’m+lı ? < tat+lı < tat+lı bayram < tat+lı elması < tat+lı göbek < tat+lı kenger < tat+lı kök < tat+lı limon < tat+lı ravent < tat+lı s g < tel+li+ce < tetir+li < tohum+lu b < toka+lı dücük < tok+lu < top+lu+ca < top+lu diken < tül+lü < tüy+lü < tüy+lü baba < tüy+lü barak

tüylü boya tüylüce tüylüceyumru tüylü çay tüylü dalak otu tüylü kanak tüylü meşe tüylütapan tüylütombalak tüylütoparlak unluca üvezli üzümlü yağlıca yağlıcak yağlı dürülü yağlıısırgan yağlımancar yağlı ot yazılı yellice yordanlı zehirli çiğdem zehirli mantar

< tüy+lü boya < tüy+lü+ce < tüy+lü+ce y < tüy+lü çay < tüy+lü d o < tüy+lü kanak < tüy+lü meşe < tüy+lü tapan < tüy+lü t < tüy+lü toparlak < un+lu+ca < üvez+li < üzüm+lü < yağ+lı+ca < yağ+lı+cak < yağ+lı dürülü < yağ+lı ısırgan < yağ+lı+mancar < yağ+lı ot < yazı+lı < yel+li+ce < yordan+lı < zehir+li çiğdem < zehir+li mantar

+lIk, +lUk Bu ek başlangıçtan beri Türkçenin belli başlı isimden isim yapma eklerinden biri olarak kullanılagelmiştir. Geçici olduğu gibi kalıcı isimler de yapar. Yani bir nesnenin bir vasfını bildirerek sıfat gibi kullanılan isimler yaptığı gibi, nesne adı olarak kalıcı isimler de teşkil eder. Başlıca fonksiyonları isimlerden yer, alet, topluluk isimleri ve sıfat yapmaktır (Ergin, 155). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan +lIk, +lUk eki isim,

122

sıfat ve isim tamlaması biçiminde bitki adları kurmuştur. Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: akçayazlık akyazlık almalık ballık ballık otu bataklık nergisi bataklık süseni benlik bızalık boyalık cıcılık civcivlik çavdarlık çibillik çıtlık çulluk daraklık otu develik düdüllük ebelik erelik ekşilik göğlük güllük paralık pirelik sabırlık sakızlık salatalık sarıklık < akçayaz+lık < akyaz+lık < alma+lık < bal+lık < bal+lık otu < batak+lık n < batak+lık s < ben+lik < bıza+lık < boya-lık < cici+lik < civciv+lik < çavdar+lık < çibil+lik < çıt+lık < çul+luk < tarak+lık otu < deve-lik < düdül+lük < ebe+lik < ere(k)+lik < ekşi+lik < gök+lük < gül+lük < para+lık < pire+lik < sabır+lık < sakız+lık < salata+lık < sarık+lık günlük ağacı höllük iğnelik iğnelik otu kanlık karalık karavlık kaymaklık kendilik kırklık kızıllık kofurgalık küllük mancarlık mazlıħ mezarlık otu mezarlık servisi mezarlık zambağı neferlik okluk on bir aylık oymalık özüllük pamukluk sarmalık semizlik soğukluk suluk suvarmılık süngüllük < gün+lük ağacı < (h)öl+lük < iğne+lik < iğne+lik otu < kan+lık < kara+lık < karav+lık < kaymak+lık < kendir+lik < kırk+lık < kızıl+lık < kofurga+lık < kül+lük < mancar+lık < mazı+lık < mezar+lık otu < mezar+lık s < mezar+lık z < nefer+lik < ok+luk < on bir ay+lık < oyma+lık < özlü+lük < pamuk+luk < sarma+lık < semiz+lik < soğuk+luk < su+luk < suvarma+lık < sünük+lük ?

123

süpürgelik şarlık taraklık tespihlik

< süpürge+lik < şa’r+lık < tarak+lık < tespih+lik

üzerlik yağlık yemlik yeşillik

< yüzer+lik < yağ+lık < yem+lik < yeşil+lik

+ ür Ses yansımalı köklerden yeni türetmeler yapılabilmesi için gövde oluşturan bir ektir (Korkmaz, 48). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: kütür < küt+ür

+mAn Bu ek, sıfatlardan kişileri niteleyen sıfatlar türeten bir ektir. Eklendiği sıfata “abartma, aşırılık” anlamı katar. şlek bir ek olmadığı için türettiği kelimeler oldukça sınırlıdır (Korkmaz, 58). Asıl fonksiyonu isimden isim yapmak olan bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı vardır: arcıman ekşimen orman < arcı+man < ekşi+men < or+man

+mIk, +mUk Bu ekin asıl görevi fiilden isim yapmaktır; ancak “bozamık, çaymık, destimik, karamuk, keçemük” kelimelerinde ekin isimden isim yapma görevinde kullanıldığı görülmektedir.

124

bozamık çaymık destimik karamuk keçemük

< boz+a+mık < çay+mık < desti+mik < kara+muk < keçe+mük

+tırak sim köklerine gelerek “gibilik, benzerlik, yakınlık” anlamları katan bir ektir (Korkmaz, 59). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir. yabantırak < yaban+tırak

+sü Eski Türkçeden beri dilimizde az işlek olarak kullanılan ve benzerlik sıfatları yapan bir ektir (Banguoğlu, 199). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: günsü < gün+sü

+sIl simden benzerlik fiili türeten +sI eki ile fiilden isim türeten -l ekinin kaynaşmasından oluşan bu birleşik ek, dilimizde bir iki kelime bırakmış ölü eklerdendir (Korkmaz, 63). Bu ekle türetilmiş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: aħsıl < ak+sıl

iğnesil < iğne+sil

+sIz, +sUz Bu ek, addan “yokluk, eksiklik” bildiren olumsuz anlamda sıfatlar türeten çok işlek bir ektir. “Sahip olma, kendinde bulundurma” görevindeki sıfat türeten +lI, +lU ekinin

125

karşıtıdır (Korkmaz, 64). Bu ekle türetilmiş sekiz tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan altı tanesini, kalıcı bir isim hâline gelmiş olan “öksüz” kelimesi oluşturmaktadır. Bu kelimede ekin belirttiği olumsuzluk anlamı kaybolmuştur. Diğer iki örnekte ise (sapsız, sırımsız) olumsuzluk anlamı bulunmaktadır. Aliöksüz öksüzali öksüzce < Aliök+süz < ök+süz Ali < ök+süz+ce

öksüz çiçeği < ök+süz çiçeği öksüz çiğdemi < ök+süz çiğdemi öksüzoğlan sapsız meşe sırımsız < ök+süz oğlan < sap+sız meşe < sırım+sız

+(I)z, +(U)z simlere ve sayı adlarına gelerek topluluk veya ikilik gösteren bir isimden isim yapma ekidir. Çok eski bir ek olduğu için işlekliğini kaybetmiş, günümüze kalıp hâlinde, eklendiği sözlerle birlikte gelmiştir (Korkmaz, 66). Bu ek sadece boynuz kelimesiyle kurulmuş bitki adlarında görülmektedir. ballı boynuz boynuzlu dücük boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş buynuz < ballı boyun+(u)z < boyun+(u)z+lu dücük < boyun+(u)z+lu gelincik < boyun+(u)z+lu haşhaş < boyun+(u)z

Ar. +î Nispet eki olan î, sonuna geldiği kelimelere “ait olan, ilgili, mensup, …niteliğinde olan” vb. anlamlar katar (MBTS, 2, 1332). Bu ek “Bektaş, meydan, tıp ve yaban” kelimelerine gelerek bitkilerin adlandırılmasında kullanılmıştır. Bunlardan Bektaş bir özel isim,

126

diğerleri ise cins isimdir. Bektaşî, meydanî ve tıbbî kelimeleriyle birer; yabanî kelimesiyle otuz iki tane bitki adı kurulmuştur.

Bektaşî üzümü meydanî tıbbî papatya yabanî akdiken yabanî bezelye yabanî biber yabanî ceviz yabanî elma yabanî enginar yabanî erik yabanî hardal yabanî hindiba yabanî ıspanak yabanî incir yabanî kavun yabanî kereviz yabanî kimyon yabanî kiraz yabanî kuşkonmaz yabanî lahana yabanî mantar yabanî marul yabanî menekşe yabanî mercanköşk yabanî mersin yabanî pancar yabanî pırasa yabanî sarımsak yabanî sedef otu yabanî sinameki

< Bektaş+î üzümü < meydan+î < tıbb+î papatya < yaban+î akdiken < yaban+î bezelye < yaban+î biber < yaban+î ceviz < yaban+î elma < yaban+î enginar < yaban+î erik < yaban+î hardal < yaban+î hindiba < yaban+î ıspanak < yaban+î incir < yaban+î kavun < yaban+î kereviz < yaban+î kimyon < yaban+î kiraz < yaban+î kuşkonmaz < yaban+î lahana < yaban+î mantar < yaban+î marul < yaban+î menekşe < yaban+î mercanköşk < yaban+î mersin < yaban+î pancar < yaban+î pırasa < yaban+î sarımsak < yaban+î sedef otu < yaban+î sinameki

birer kavim adı olan Arap ve Hint kelimelerinin sonuna gelerek bitkilerin adlandırılmasında kullanılmıştır. Örneklerde de görüldüğü gibi. +t süt < sü+t . 1441). bazı kelimelerin sonuna gelerek yer adları. +istan Bu ek. Bu ekle kurulmuş toplam üç tane bitki adı tespit edilmiştir: Arabistan defnesi Hindistan cevizi < Arab+istan defnesi < Hind+istan cevizi küçük Hindistan cevizi < küçük Hind+istan cevizi Moğ.127 yabanî tere yabanî tirfil yabanî turp yabanî tütün yabanî üzüm < yaban+î tere < yaban+î tirfil < yaban+î turp < yaban+î tütün < yaban+î üzüm Far. kavim isimlerinin sonuna gelerek memleket adları yapar (MBTS. 2.

Eski Türkçede ekin hem d’li. isimden yapılmış isim gövdelerine ve fiilden yapılmış isim gövdelerine eklenirler (Ergin. 182).fiilinde kalmıştır (Ergin. Bitki adlarında yer alan isimden fiil yapma ekleri kelimenin sonunda kullanılamaz. Bitki adlarında kullanılan isimden fiil yapma eklerinin sayısı fazla değildir. 179). Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir: kanak kanatma türeme < kan+a-k < kan+a-t-ma < tür+e-me +dABirkaç tek heceli ad dışında ses yansımalı sözlerden ses yansımalı fiiller türeten bir ektir (Korkmaz. simlerden olma veya yapma ifade eden fiiller yapar (MBTS. Bu ekler isim köklerine. Batı Türkçesinde yalnız iste. Bunlardan fırıldak çiçeği ve zıngırdak otu belirtisiz isim tamlaması. hem t’li şekilleri vardı. t’li şekil. Bu eklerle kurulmuş örnekler şunlardır: +AFazla işlek olmayan ve bazı kelimelerde görülen bir isimden fiil yapma ekidir. kurutakırdak sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. 3532). bengildek çakıldak fışıldayık < bengil+de-k < çakıl+da-k < fışıl+da-yık kurutakırdak < kuru takır+da-k lokurdak şakıldak < lokur+da-k < şakıl+da-k fırıldak çiçeği < fırıl+da-k çiçeği zıngırdak otu < zıngır+da-k otu . çünkü isimden fiil yapma eklerinden sonra fiilden isim yapma eki gelmelidir. 3. 114).128 2. S MDEN F L YAPMA EKLER simden fiil yapma ekleri isim kök ve gövdelerinden fiil yapmak için kullanılan eklerdir.

Hemen hemen her çeşit ismin sonuna gelerek yapma veya olma ifade eden fiiller yapar. isimden fiil yapma eklerinin en işlek olanıdır. 180). Bu ek Türkçede eskiden beri hep aynı kalmıştır (Ergin.ekiyle kurulmuş çok sayıda bitki adı bulunmaktadır. aklan aşılak aşılama bağlaşık cırlangıç cırtlak cırtlak otu cırtlan cırtlavuk cızlağan cızlayık coplak çatlağan çatlak çatlak otu çatlangaç çırlavuk çıtlak çıtlamak < ak+la-n < aşı+la-k < aşı+la-ma < bağ+la-şık < cır+la-ngıç < cırt+la-k < cırt+la-k otu < cırt+la-n < cırt+la-vuk < cız+la-ğan < cız+la-yık < cop+la-k < çat+la-ğan < çat+la-k < çat+la-k otu < çat+la-ngaç < çır-la-vuk < çıt+la-k < çıt+la-mak çıtlamık çöpleme dallama demirliyen dişlek darı erekleme göğlemez hartlap haşlama havazla hıyarlama kakalaşka papurtlama patlak patlangaç patlangıç sakızlak sütleğen şaplak zıplak < çıt+la-mık < çöp+le-me < dal+la-ma < demir+le-y-en < diş+le-k darı < erek+le-me < göğ+le-mez < hart+la-p < haş+la-ma < havaz+la! < hıyar+la-ma < kaka+la-şka < papurt+la-ma < pat+la-k < pat+la-ngaç < pat+la-ngıç < sakız+la-k < süt+le-gen < şap+la-k < zıp+la-k beslek kaçıran < bes(i)+le-k kaçıran götlek ormanı < göt+le-k ormanı cırtlak sakızı < cırt+la-k sakızı .129 +lABu ek. +lA.

F LDEN F L YAPMA EKLER Fiilden fiil yapma ekleri fiil kök ve gövdelerinden fiil yapmak için kullanılan eklerdir. -ar-r-. Bu ekler fiil köklerine. Bu ekle kurulmuş bitki adlarından alma erdiren. -tIr-. -dIr-. Ekin getirildiği kelimeler isim ve sıfat görevinde kullanılmaktadır. göğündürme lâlesi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Sayıları azdır. ünlüyle biten tek heceli fiillerle ünsüzle biten bütün fiil kök ve gövdelerini içine alır (Ergin. fiilden yapılmış fiil gövdelerine ve isimden yapılmış fiil gövdelerine eklenirler.eki de Türkçede eskiden beri görülen ve işlek olarak kullanılan bir fiilden fiil yapma ekidir. -ar. 209). alma erdiren bandırma bozdurma çobankaldıran gelingüldüren -r. -dUr-.. en çok kullanılanı bu ektir.130 3. çobankaldıran ve gelingüldüren sıfat-fiil grubu. Faktitif ekleri denilen bu ekler oldurma ve yaptırma ifade ederler.gibi oldurma ve yaptırma ekidir. Türkçede eskiden beri bulunan ve işlek olarak kullanılan fiilden fiil yapma eklerinden biridir. 212). şleklik sahası. Bu ek fonksiyonları tamamıyla birbirinin aynı olan ve bu yüzden aynı isim altında toplanan birkaç ekten biridir.ve -t. -r. azırgan batırgan < az-ı-r-gan < bat-ı-r-gan bitirge çevirdik < bit-i-r-ge < çev-i-r-dik < alma er-dir-en < ban-dır-ma < boz-dur-ma < çoban kal-dır-an < gelin gül-dür-en göğündürme yaldıran yandıraz < gök+ü-n-dür-me < yal-dır-an < yan-dır-az göğündürme lâlesi < gök+ü-n-dür-me l . fakat çok geniş bir işleklik derecesine sahiptir (Ergin. -tUrBu ek. Yani olma veya yapma ifade eden fiillerden oldurma veya yaptırma ifade eden fiiller yaparlar (Ergin. Faktitif ekleri içinde bugün en işlek olanı. 200).

Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir. 136). 211). Yani fiillerden oldurma ve yaptırma ifade eden fiiller yapar. Türkiye Türkçesine uzanan birkaç kelimede kaynaşmış ve kalıplaşmış durumdadır (Korkmaz.131 çevrince çıkart eğriboyun eğrilce eğrilcen otu eğrim eğri yavşan gömürgen kıvrak buğday kıvrak darı kıvrışık köpürcek köpürgen köygöçüren < çev-i-r-ince < çık-ar-t < eğ-(i)-r-i boyun < eğ-(i)-r-i+li+ce < eğ-(i)-r-ilcen o < eğ-(i)-r-im < eğ-(i)-r-i yavşan < göm-ü-r-gen < kıv-(ı)-r-ak b < kıv-(ı)-r-ak darı < kıv-(ı)-r-ışık < köpü-r-ecek < köpü-r-gen < köy göç-ü-r-en ötürge pıtırgan pıtrak sıyırma sıyırma dikeni sıyırma pakla süpürge süpürge çalısı süpürge darısı süpürge kamışı süpürgelik süpürge otu < öt-ü-r-ge < bat-ı-r-gan < bat-ı-r-ak < sıy-ı-r-ma < sıy-ı-r-ma d < sıy-ı-r-ma pakla < süp-ü-r-ge < süp-ü-r-ge çalısı < süp-ü-r-ge d < süp-ü-r-ge k < süp-ü-r-gelik < süp-ü-r-ge otu -tBu ek de faktitif eklerinden biridir. Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan çömlekçatlatan sıfat-fiil grubu biçimindedir. Bu bitki adı belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Türkçede eskiden beri görülen ve işlek olarak kullanılan bir fiilden fiil yapma ekidir (Ergin. . çömlekçatlatan < çömlek çatla-t-an ısıtan kanatma < ısı-t-an < kana-t-ma kurudan kurutma sürtmeğ < kuru-t-an < kuru-t-ma < sür-t-mek -(i)zEski Türkçede de sayılı örnekler veren bir ettirgenlik ekidir.

Aşağıdaki bitki adlarından asılmışadam ve dövülmüş avrat otu sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. Meçhul fiiller fail istemeyen. kalıntı bitki sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. yani olma ifade eden fiillerden meçhul fiiller yapar. Bu ek geçişsiz.eki ile yapılan bu fiillere dönüşlü fiiller ve -n.(Edilgenlik) Türkçede eskiden beri işlek olarak kullanılan fiilden fiil yapma eklerinden biridir. Karşıladıkları hareket o hareketi yapan veya olan nesnenin üzerinde döndüğü için -n. 204). 202). Edilgenlik ekinin geçtiği bitki adları şunlardır: asılmışadam dökülcen dökülgen dutulga dürülü -n. çekim sırasında faili olmayan.(Dönüşlülük) Bu ek de Türkçede eskiden beri kullanılan çok işlek bir fiilden fiil yapma ekidir. Fonksiyonu edilgenlik ve meçhullük ifade eden fiiller yapmaktır. geçişsiz fiillere de getirilmektedir. Dönüşlülük ekiyle kurulmuş bitki adlarından göğündürme lâlesi ve sulandık otu belirtisiz isim tamlaması. kendi kendine yapma veya olma ifade eden fiiller yapmaktır. Fonksiyonu.ekine de dönüşlülük eki adı verilir (Ergin. gösterdiği hareketin kimin tarafından yapıldığı belli olmayan fiillerdir (Ergin. aldangeç bandık bandırma cırlangıç çatlangaç < alda-n-gaç < ba-n-dık < ba-n-dırma < cırla-n-gıç < çatla-n-gaç çevrince çıkıntı devrinti göğündürme < çev(i)r-i-n-ce < çık-ı-n-tı < dev(i)r-i-n-ti < gök+ü-n-dürme < as-ı-l-mış adam < dök-ü-l-cen < dök-ü-l-gen < tut-u-l-ga < dür-ü-l-ü gömülgen kurulgan soyulgan yapılcan yayılgan < göm-ü-l-gen < kur-u-l-gan < soy-u-l-gan < yap-ı-l-can < yay-ı-l-gan dövülmüş avrat otu < döv-ü-l-müş a o göğündürme lâlesi < gök+ü-n-dürme l . Edilgenlik ve meçhullük eki geçişli fiillere de.132 emzik otu < em-(i)z-ik otu -l.

şteşlik ekiyle kurulmuş bitki adlarından bitişik çanak yapraklılar ve bitişik taç yapraklılar sıfat tamlaması. Yaptığı fiiller bir ortaklaşma veya bir oluş ifade ederler. bağlaşık bitişik çanak yapraklılar bitişik taç yapraklılar gidişgen gidişgen otu ilişken kakalaşka kıvışkan kıvrışık kıyışak uruşman < bağla-ş-ık < bit-i-ş-ik çanak yapraklılar < bit-i-ş-ik taç yapraklılar < git-i-ş-gen < git-i-ş-gen otu < il-i-ş-ken < kakala-ş-ka < kıv-ı-ş-kan < kıv(ı)r-ı-ş-ık < kıy-ı-ş-ak < ur-u-ş-man . Türkçede eskiden beri çok işlek olarak kullanılan fiilden fiil yapma eklerindendir.133 kalıntı bitki patlangaç patlangıç sulandık otu -ş. gidişgen otu belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. birden fazla fail tarafından yapılan fiillerdir.( şteşlik) < kal-ı-n-tı bitki < patla-n-gaç < patla-n-gıç < sula-n-dık otu urunguç yalangı yığınç < ur-u-n-guç < yala-n-gı < yığ-ı-n-ç Bu ek. 207). -ş. iki tip ortaklık ifade eder: Karşılıklı yapılma.ekinin asıl ortaklaşma fonksiyonu iki şekilde ortaya çıkar. birlikte yapılma (Ergin. Ortaklaşma ifade eden fiiller müşterek yapılan.

nesne karşılayan kelimeler olarak sıfatfiiller. Fiilden isim yapma ekleriyle yapılan isimler çok çeşitli olup. eskiden beri en geniş ölçüde kullanılan bir sıfat-fiil ekidir. Sıfat-fiil ekleriyle kurulan çok sayıda bitki adı bulunmaktadır. isimden fiil yapma eklerinden ve fiilden fiil yapma eklerinden sonra gelebilirler. 184). Bu ekle kurulmuş çok sayıda bitki adı bulunmaktadır: acı kokan < acı kok-an akçalıbasan < akçalı bas-an . Geniş zaman sıfat-fiili yapmak için en çok bu ek kullanılır (Ergin. F LDEN S M YAPMA EKLER Fiilden isim yapma ekleri. -AcAk Gelecek zaman ifade eden bu ek ile kurulmuş bir tane bitki adı bulunmaktadır: saracak < sar-acak -An Geniş zaman ifade eden bu ek. Bu ekler fiil köklerine.134 4. Bitki adlarında kullanılan fiilden isim yapma eklerinin çoğunu sıfat-fiil ekleri ve fiil isimleri oluşturmaktadır. Bu şekildeki kullanışları da gayet geniştir. 333). En fazla -An ekiyle yapılmış örneklere rastlanır. Sıfat-Fiil Ekleriyle Kurulan Bitki Adları Sıfat-fiiller nesnelerin hareket vasıflarını karşılayan fiil şekilleridir. Sıfat-fiillerde hareket ifadesinden başka. adetleri sayılamayacak kadar çoktur (Ergin. Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan fiilden isim yapma eklerinin tamamı şunlardır: 4. zaman ifadesi de vardır (Ergin. 334). anlam bakımından isim cinsinden kelimeler arasına girer. Hareket vasıflarını belirtmek üzere nesneleri karşıladıklarına göre. isimden yapılmış fiil gövdelerine ve fiilden yapılmış fiil gövdelerine eklenirler. Sıfat-fiil ekleri kalıcı adlar türetir. Yani fiilden isim yapma ekleri.1. Eski Türkçede -gAn şeklindeydi. fiil kök ve gövdelerinden isim yapmak için kullanılan eklerdir.

135 alma erdiren < alma erdir-en ayıboğan azan bacakkıran bağboğan bağbozan baklakıran balıkkıran belbağlayan biten boğaz alan böcekkapan cırtatan çakalboğan çalıbasan çanakkıran çarıkkesen < ayı boğ-an < az-an < bacak kır-an < bağ boğ-an < bağ boz-an < bakla kır-an < balık kır-an < bel bağla-y-an < bit-en < boğaz al-an < böcek kap-an < cırt at-an < çakal boğ-an < çalı bas-an < çanak kır-an < çarık kes-en diken dilburan dilkanatan dilkiboğan domalan eldüren elkoğan elkurtaran eren erkurtaran eryeten evcikıran gecebiten gelinboğan gevreyen göçkovan < dik-en < dil bur-an < dil kanat-an < dilkiboğ-an < domal-an < el dür-en < el koğ-an < el kurtar-an < er-en < er kurtar-an < er yet-en < evci kır-an < gece bit-en < gelin boğ-an < gevre-y-en < göç kov-an balık öldüren < balık öldür-en beslek kaçıran < beslek kaçır-an bostanbozan < bostan boz-an gelingüldüren < gelin güldür-en göktenyağan < gökten yağ-an gübür kaldıran < gübür kaldır-an günebakan günetapan hamurkesen hapkesen haptutan hoşkuran hoşvaran hoşveren ısıtan itboğan kalegezen kanburuyan kankurutan < güne bak-an < güne tap-an < hamur kes-en < hap kes-en < hap tut-an < hoş kur-an < hoş var-an < hoş ver-en < ısıt-an < it boğ-an < kale gez-en < kan buru-y-an < kan kurtar-an çanakçatlatan < çanak çatlat-an çobançökerten < çoban çökert-en çobankaldıran < çoban kaldır-an çökeren çömelen demirbozan demirdelen demirliyen destebasan destebozan < çöker-en < çömel-en < demir boz-an < demir del-en < demirle-y-en < deste bas-an < deste boz-an çömlekçatlatan< çömlek çatlat-an desteçürüten < deste çürüt-en deveçökerten < deve çökert-en kaplanboğan < kaplan boğ-an .

136

kardelen kargabüken kargadelen kasan kayışkıran kazandelen kendi biten kocadepen kotankıran koyunkıran kurtboğan kurudan kuzukıran küpdüşen küpkıran

< kar del-en < karga bük-en < karga del-en < kas-an < kayış kır-an < kazan del-en < kendi bit-en < koca dep-en < kotan kır-an < koyun kır-an < kurt boğ-an < kurut-an < kuzu kır-an < küp düş-en < küp kır-an

orakkıran sabankıran sakalıslayan silisseven sinekkapan sinekkıran sinektutan tıkan tüylütapan uçkurutan yaldıran yandıran yerebakan yerebatan yeregeçen yerekaçan yeryaran

< orak kır-an < saban kır-an < sakal ısla-y-an < silis sev-en < sinek kap-an < sinek kır-an < sinek tut-an < tık-an < tüylü tap-an < uç kurut-an < yaldır-an < yandır-an < yere bak-an < yere bat-an < yere geç-en < yere kaç-an < yer yar-an

sakalçürüten < sakal çürüt-en serpenekıran < serpene kır-an

karıgezdiren < karı gezdir-en

komşugezen < komşu gez-en

köle doyuran < köle doyur-an

namazbozan < namaz boz-an

-Ar, -Ir Çok işlek bir ektir. Bu ek, eklendiği fiilin gösterdiği işi bir özellik olarak “her zaman üzerinde bulundurma” niteliğinde sıfatlar ve bazı kalıcı adlar türetmiştir (Korkmaz, 104). -Ar eki gezer, kesercik, kokar ve üzerlik kelimelerinde; -Ir eki ise iletir ve yumru kelimelerinde kullanılarak bitki adları oluşturmuştur. Bu ekle kurulmuş on tane bitki adı tespit edilmiştir. gezer iletir kesercik kokar kokar ağaç < gez-er < ilet-ir < kes-er+cik < kok-ar < kok-ar ağaç

137

kokar çaşır kokar ot kokarzade üzerlik yumru

< kok-ar çaşır < kok-ar ot < kok-ar+zade < yüz-er+lik < yum-ur+u

-dI, -dU, -tI, -tU -DI, -DU geçmiş zaman ekinin kalıplaşması sonucu oluşan ve yapım eki olarak kullanılan bir sıfat-fiil ekidir (Korkmaz, 172). Bazı kalıcı isimlerde bulunan bu ek, son zamanlarda sıfat-fiil eki durumuna geçmiştir. Her hâlde bu ekin sıfat-fiil eki olduğunu ihtiyatla kabul etmek lazımdır (Ergin, 337). Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: akberdi beybeğendi bulgarsıktı dalasıçtı dalbastı < ak ver-di < bey beğen-di < bulgar sık-tı < dala sıç-tı < dal bas-tı gündoğdu gündöndü < gün doğ-du < gün dön-dü

kuzukemirdi < kuzu kemir-di paşabeğendi < paşa beğen-di şişti < şiş-ti

-dIk, -tık Geçmiş zaman ifade eden ve çok kullanılan bir sıfat-fiil ekidir. Bu ekin dikkati çeken tarafı, bilhassa iyelik eki alarak kullanılmasıdır. yelik eki, sıfat-fiil eki ile âdeta kaynaşmış durumdadır. Bu ek de şekil ve zaman eki durumuna geçmeyen bir sıfat-fiil ekidir (Ergin, 335). Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan “bildik ve karayandık” örneklerinde kalıcı isim yapma görevinde kullanılan ek, “yağmurbastığı” örneğinde sıfat-fiil eki fonksiyonundadır. sulandık otu bitkisi de belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. bildik karayandık < bil-dik < kara yan-dık

sulandık otu < sulan-dık otu yağmurbastığı < yağmurbas-tık-ı

138

-gAn, -kAn Bu ek, eskiden beri kullanılan ve bugün işlek olarak birçok kalıcı isim örneğinde görülen bir sıfat-fiil ekidir. Fonksiyonunda kuvvetli bir aşırılık manası vardır. Teşkil ettiği isimler çok yapan ve olanı ifade eder (Ergin, 190). Bu ekin fonksiyonunu aşağıda sıralanmış olan bitki adlarında da görmek mümkündür. bağırgan baldırgan bıyırgan bitgen buyurgan cegirgen cızlağan çatlağan çıçırgan çığırgan dadırgan dalağan dökülgen ergen fısırgan gidişgen < bağır-gan < baltır-gan < buyur-gan < bit-ken < buyur-gan < çekir-gen < cızla-gan < çatla-gan < çıçır-gan < çığır-gan < tatır-gan < dala-gan < dökül-gen < er-gen < fısır-gan < gitiş-ken gömülgen ısırgan ışığan ilişken kavlağan kıvışkan köpürgen kurugan kurulgan pıtırgan sergen soyulgan sütleğen yağlıısırgan yayılgan < gömül-gen < ısır-gan < ışı-gan < iliş-ken < kavla-gan < kıvış-kan < köpür-gen < kuru-gan < kurul-gan < batır-gan < ser-gen < soyul-gan < sütle-ğen < yağlı ısır-gan < yayıl-gan

bozbağırgan < boz bağır-gan

yalancı ısırgan < yalancı ısır-gan

-mAz Olumsuz geniş zaman partisip eki olan bu ek, Türkçede eskiden beri geniş ölçüde kullanılmaktadır. -mAz ekinin aslında -mA- olumsuzluk ve -z partisip veya isim yapma ekinin birleşmesinden ortaya çıktığı açıktır (Ergin, 336). Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan çalıbasmaz, hüryemez, kuşkonmaz ve yabani kuşkonmaz bitkileri sıfat-fiil grubu biçiminde kurulmuştur.

139

çalıbasmaz hölemez hüryemez karamaz kuşkonmaz yabanî kuşkonmaz

< çalı bas-maz < höle-mez < hür ye-mez < kara-maz < kuş kon-maz < yabanî kuş kon-maz

-mIş Geçmiş zaman ifade eden ve çok kullanılan bir sıfat-fiil ekidir. Bu ek de aynı zamanda şekil ve zaman eki durumuna geçen sıfat-fiil eklerindendir. Sıfat-fiil eki olarak bu ekin geçmiş zaman ifadesinde öğrenilen geçmiş zaman ifadesi pek yoktur. Sadece geçmiş zaman ifadesi vardır (Ergin, 335). Aşağıdaki bitki adlarında da görüldüğü gibi, -mIş eki karamış ve yemiş kelimelerinde geçmektedir. Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir: kara yemiş karamış kazık yemiş koca yemiş sarı yemiş yemiş < kara ye-miş < kara-mış < kazık ye-miş < koca ye-miş < sarı ye-miş < ye-miş

4.2. Fiil simleriyle Kurulan Bitki Adları Fiil isimlerinin asıl fonksiyonu varlık, mefhum, eşya gibi nesne isimleri yapmak değil; hareket ve iş isimleri yapmaktır (Ergin, 187). Türkçede fiil ismi yapmak için şu üç ek kullanılır: -Iş; -mA; -mAk. Fiil isimleriyle kurulmuş bitki adları şunlardır:

140

-Iş, -Uş Bu ek -mA ve -mAk tipinde fiil isimleri yapan eklerden biridir. şleklik sahası onlar gibi bütün fiil kök ve gövdelerini içine alır. Tek ve çok heceli fiil kök ve gövdelerinden fiilin esas anlamını değiştirmeden, yapılan işin tarzını bildiren geçici kılış adları türetir (Korkmaz, 106). Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir: bitiniş iğdiş üşüş < bitin-iş < igit-iş < üş-üş

-mA şleklik sahası bütün fiil kök ve gövdelerini içine alan bir ektir. -mA ekinin fonksiyonu iş isimleri yapmaktır. ş de harekete göre bir çeşit nesnedir. Onun için -mA’lı isimler iş ifadesi yanında kalıplaşarak veya kalıplaşmadan birçok belirli nesne, eşya ismi olarak isim ve sıfat şeklinde kullanılırlar (Ergin, 186). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan bu ek bazı örneklerde isim ve sıfat tamlaması oluşturmuş; kimi zaman tamlayan, kimi zaman tamlanan görevinde kullanılmıştır. ezmelice ve suvarmalık örneklerinde -mA’nın üzerine yapım eki gelmiştir. acıma akasma akbulama akça kesme akçöpleme asma aşılama atmalı balaşlama bandırma bozdurma can kesme < acı-ma < ak as-ma < ak bula-ma < akça kes-me < ak çöple-me < as-ma < aşıla-ma < at-ma+lı < bal aşıla-ma < bandır-ma < bozdur-ma < can kes-me çekme çetme çıkma çitime çöpleme dağlama dallama dikme dolama otu dolma biber dolma otu dürme < çek-me < çet-me < çık-ma < çite-me < çöple-me < dağla-ma < dalla-ma < dik-me < dola-ma otu < dol-ma biber < dol-ma otu < dür-me

141

evlenme çiçeği< evlen-me çiçeği erekleme gıcime haşlama hıyarlama ilme izmelece kabartlama kakma kara asma kara derme kertme kesme < erekle-me < gıcı-ma < haşla-ma < hıyarla-ma < il-me < ez-me+lice < kabartla-ma < kak-ma < kara as-ma < kara der-me < kert-me < kes-me

kurutma oymalık papurtlama sıvarma suvarmılık sıyırma

< kurut-ma < oy-ma+lık < papurtla-ma < suvar-ma < suvar-ma+lık < sıyır-ma

göğündürme < göğündür-me

sıyırma dikeni < sıyır-ma dikeni sıyırma pakla < sıyır-ma bakla tarma türeme turma ulama < tar-ma < türe-me < tur-ma < ula-ma

yarma şeftali < yar-ma şeftali

-mAk stisnasız bütün fiil kök ve gövdelerine getirilen bu ek, eskiden beri Türkçenin fiilden isim yapma eklerinin başında gelir. Fonksiyonu, fiillerin hareket isimlerini yapmaktır (Ergin, 185). -mAk eki “acı-, ek-, il-, kar-, somur-, sürt-, tok-” fiillerine gelerek onlardan bitki adları kurmuş ve kalıcı isimler yapmıştır. Bunlardan ekmek ağacı ve ekmek ayvası belirtisiz isim tamlaması; tokmak üzüm ise sıfat tamlaması biçimindedir. acımak < acı-mak sımak sormaħ sürtmeğ < sı-mak < somur-mak < sürt-mek

ekmek ağacı < ek-mek ağacı ekmek ayvası < ek-mek ayvası garmak ilmek < kar-mak < il-mek

tokmak üzüm < tok-mak üzüm

142

4.3. Diğer Fiilden sim Yapma Ekleriyle Kurulan Bitki Adları

-Im, -Um Genellikle fiilin gösterdiği işi ada çeviren, o işle ilgili hareket adı yapan bir ektir. Başka bir anlatımla, fiilin gösterdiği işin adıdır. Bu ek ünlü ile biten fiillere yalnız -m olarak, ünsüz ile bitenlere, araya -I- / -U- bağlantı ünlüsü alarak eklenir (Korkmaz, 89). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan bu ek, örneklerde de görüldüğü gibi kalıcı isimler yapmıştır. Bunlardan kırkboğum ve sarısalkım sıfat tamlaması; salkım ağacı da belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. çildirim doğum eğlim eğrim ilim kırkboğum kıvrım < çıldır-ım < doğ-um < eğil-im < eğir-im < il-im < kırk boğ-um < kıvır-ım öğüm sarısalkım sırım takımcık üzüm < ör-üm < sarı sark-ım < sır-ım < tak-ım+cık < üz-üm

salkım ağacı < sark-ım ağacı

-em şlek olmayan, yalnızca birkaç kelimede görülen bir ektir (Korkmaz, 72). Bu ekle kurulmuş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: çekem düğem < çek-em < düğ-em

-AğAn Daha çok tek heceli fiil köklerine gelen, eklendiği fiildeki hareketi sürekli ve çokça yapanı gösteren, abartma görevinde sıfatlar türeten birleşik bir ektir (Korkmaz, 69). Fonksiyon bakımından -gAn, -kAn’a benzer (Ergin, 191). Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir:

143

artıgan burağan çalağan küseğen

< art-ağan < bur-ağan < çal-ağan < küs-eğen

-cAn -cAn eki, getirildiği fiildeki işi sürekli ve çokça yapanı gösteren bitki adları kurmuştur. Bu ekle kurulmuş toplam beş bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan eğrilcen otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. dökülcen eğilcen eğrilcen otu gidilcen yapılcan < dökül-cen < eğil-cen < eğril-cen otu < git-il-cen < yapıl-can

-ce -ce eki fazla işlek olmayan ve fiilin gösterdiği hareketle ilgili isimler türeten bir ektir. Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: çevrince < çev(i)rin-ce

-ç, -aç Bu ek, getirildiği fiildeki hareketi yapanı, yapılan hareketi veya o hareketle ilgili bir niteliği, bir özelliği gösteren soyut isimler ve sıfatlar türetme görevi yüklenmiştir (Korkmaz, 76). Fonksiyonunda bir aşırılık ifadesi vardır (Ergin, 191). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan bu ek “erinç, yığınç” örneklerinde dönüşlü fiil gövdelerine getirilmiştir. Bu ekle kurulmuş beş tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan alakakaç bitkisi sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur.

144

alakakaç erinç geliç tıkıç yığınç

< ala kak-aç < erin-ç < gel-i-ç < tık-ı-ç < yığın-ç

-ecen Bu ek, getirildiği fiildeki hareketi çokça yapanı gösteren bir fiilden isim yapma ekidir. Bitkilerin adlandırılmasında çok kullanılan bir ek değildir. Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir: eğecen emecen ivecen söğecen < eğ-ecen < em-ecen < iv-ecen < söğ-ecen

-gA Bu ek Türkçede eskiden beri görülen, eskiden çok kullanılan, fakat sonradan işlekliğini kaybeden bir ektir. Bugün görülen örnekleri fazla değildir. Hareketi yapanı, olanı veya yapılan nesneleri karşılayan isimler yapar (Ergin, 189). Bu ek “bitirge, gölge, ötürge, süpürge ve tutulga” kelimelerinde kullanılarak bitki adları oluşturmuştur. Bunlardan gölge bitkileri, süpürge çalısı, süpürge darısı, süpürge kamışı ve süpürge otu kelimeleri belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. bitirge dutulga kakalaşka ötürge süpürge < bitir-ge < tutul-ga < kakalaş-ka < ötür-ge < süpür-ge süpürge çalısı < süpür-ge çalısı süpürge darısı < süpür-ge darısı süpürge kamışı< süpür-ge kamışı süpürgelik süpürge otu < süpür-ge-lik < süpür-ge otu

gölge bitkileri < köli-ge bitkileri

145

-gAç Eskiden beri görülen, fakat işlek olmayan bir ektir (Ergin, 190). Fiil kök ve gövdelerinden ad ve sıfatlar türetir. Eklendiği fiil gövdeleri genellikle -n- ve -r- çatı eki almış gövdelerdir (Korkmaz, 79). Bunlardan çobansüzgeci belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Diğerleri ise türemiş yapılı bitki adlarıdır. aldangeç angaç burgaç çatlangaç patlangaç < aldan-gaç < an-gaç < bur-gaç < çatlan-gaç < patlan-gaç

çobansüzgeci < çoban süz-geç-i

-gI, -gU; -kI, -kU Türkçede eskiden beri işlek olarak kullanılan eklerden biridir (Ergin, 189). Eklendiği fiilin son ses durumuna göre ön sesi tonlu ve tonsuz biçimler alabilen ek, genellikle tek heceli fiil kökleriyle çeşitli çatı ekleri almış fiil gövdelerinden adlar türeten çok işlek bir ektir. Bu ek, görevi bakımından çeşitli araç-gereç adları, çeşitli nitelikte somut ve soyut adlar türetir (Korkmaz, 80-81). Bu ekle kurulmuş bitki adları, örneklerde de görüldüğü gibi, sıfat ve isim görevinde kullanılmaktadır. “çalgıcı otu ve sergi üzümü” bitkileri birleşik yapılı kelimeler olup, belirtisiz isim tamlaması görevinde kullanılmıştır. Diğerleri ise türemiş yapılı bitki adlarıdır. bitki bürgülü büzgülü çalgıcı otu < bit-ki < bür-gü-lü < büz-gü-lü < çal-gı-cı otu düzgülü ısırgı yalangı < düz-gü-lü < ısır-gı < yalan-gı

sergi üzümü < ser-gi üzümü

146

-gIç, -gUç Türkçede eskiden beri görülen, fakat işlek olmayan bir ektir. Yapan, olan veya yapılan nesneleri karşılayan isimler yapar (Ergin, 190). Bu ekle kurulmuş sekiz tane bitki adı tespit edilmiştir. angıç bizlengiç cırlangıç kabargıç kösgüç kuyguç patlangıç urunguç < an-gıç < bizle-giç < cırlan-gıç < kabar-gıç < küs-güç < koy-guç < patlan-gıç < urun-guç

-gIl, -gUl -gIl, -gUl eki fiilden isim yapan; ancak bitkilerin adlandırılmasında çok az kullanılan bir ektir. Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan kara büzgül bitkisi sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. ergil ezgil karabüzgül < er-gil < ez-gil < kara büz-gül

-gIn, -gUn; -kUn Bu ek Türkçede eskiden beri kullanılan ve bugün birçok örneği bulunan işlek bir ektir. Esas itibarıyla tek heceli fiil köklerine getirilir. Birden çok heceli fiil kök ve gövdelerine getirilmesi çok nadirdir. Fonksiyonunda bir büyültme, bir aşırılık manası vardır. Teşkil ettiği isimler, olan veya yapılan nesneleri; yapılan işi karşılar (Ergin, 189). Bu ek, tek heceli bazı fiil köklerine getirilerek onlardan bitki adları türetmiştir. Bunlardan kırgın

147

otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Bu ekle türetilmiş bitki adları şunlardır: argun bıçgın ezgin kılgın kırgın otu solgun yaygın < ar-gun < bıç-kın < ez-gin < kıl-gın < kır-gın otu < sol-gun < yay-gın

-I, -U Daha çok tek heceli geçişli ve geçişsiz fiillere gelen bu ek, çok işlek ve verimli bir ektir. şlev bakımından fiilin gösterdiği işin ürünü veya sonucu olan somut ve soyut adlar ve sıfatlar türetir (Korkmaz, 82). Eski Türkçedeki -g fiilden isim yapma ekinin Batı Türkçesinde düşmesi yüzünden yardımcı sesin fiilden isim yapma eki hâline gelmesiyle ortaya çıkmıştır (Ergin, 192). Bu ek “ayrı, batı, çalı, çırpı, diri, dizi, dolu, dürülü, eğri, geli, koku, örtü ve yakı” kelimelerine gelerek bitki adları kurmuştur. Bu kelimeler sıfat ve isim görevinde bulunmaktadır. -I, -U ekiyle kurulmuş bitki adları şunlardır: ayrı çanak yapraklılar < ay(ı)r-ı ç y batı mazısı çalı çırpı diri örtü dizi dolu börülcesi dürülü eğri < bat-ı mazısı < çal-ı < çırp-ı < dir-i ört-ü < diz-i < dol-u börülcesi < dürül-ü < eğ(i)r-i eğriboyun eğri kestane eğrilce eğri yavşan geli koku ağacı yakı ağacı yakı otu yakı sakızı < eğ(i)r-i boyun < eğ(i)r-i kestane < eğ(i)r-i+lice < eğ(i)r-i yavşan < gel-i < kok-u ağacı < yak-ı ağacı < yak-ı otu < yak-ı sakızı

acı kavruk akçabudak akgevrek ak sarmaşık aşılak bağlaşık bakıldak bengildek bertik otu beslek kaçıran boynuburuk boynubükük bozuk bulak otu bürük büyük ayrık otu büyük kantaron büyük sarı cırık cırtlak cırtlak otu cırtlak sakızı çakıldak çalık çalık kavak < acı kav(u)r-u-k < akça buda-k < ak gevre-k < ak sarmaş-ı-k < aşıla-k < bağlaş-ı-k < bakılda-k < bengilde-k < bert-i-k otu < besle-k kaçıran < boynu bur-u-k < boynu bük-ü-k < boz-u-k < bula-k otu < bürü-k <büyü-k ay(ı)r-ı-k < büyü-k k < büyü-k sarı < cır-ı-k < cırtla-k < cırtla-k otu < cırtla-k sakızı < çakılda-k < çal-ı-k < çal-ı-k kavak çatlak çatlak otu çevik çımkırık çıtlak diliçıkık dişbudak dişlek darı dolaşık otu emzik otu fırıldak çiçeği gavruk gıcık gıyık götlek ormanı hartlak kabartlak kağşak otu kanak kara gevrek karakavruk kasık otu kaşık otu kayık çiçeği kazık < çatla-k < çatla-k otu < çev-i-k < çımkır-ı-k < çıtla-k < dili çık-ı-k < diş buda-k < dişle-k darı < dolaş-ı-k otu < em(i)z-i-k otu < fırılda-k çiçeği < kav(u)r-u-k < gıcı-k < kıy-ı-k < götle-k ormanı < hartla-k < kabartla-k < kağşa-k otu < kana-k < kara gevre-k <kara kav(u)r-u-k < kas-ı-k otu < kaşı-k otu < kay-ı-k çiçeği < kaz-ı-k . -(U)k Bu ek de eskiden beri çok işlek olan fiilden isim yapma eklerinden biridir. Ekin getirildiği kelimeler sıfat ve isim görevinde kullanılmıştır. Bu ekle kurulmuş çok sayıda bitki adı vardır. 188). -(I)k. bazen de o hareketten doğmuş bulunan veya o hareketi yapan çeşitli nesneleri karşılar (Ergin. Yaptığı isimler genellikle fiilin gösterdiği harekete uğramış olan.148 -k.

sadece iki tane bitki adında tespit edilmiştir: cırtlavuk < cırtla-vuk çırlavuk < çırla-vuk . ağşayık fışıldayık gevreyik < akşa-y-ık < fışılda-y-ık < gevre-y-ik -vuk Fazla işlek olmayan bu ek. Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir. 84).149 kazık yemiş kılık kırık kırtık kıyık elması köpük elması kuduluk kurutakırdak kuşbudak lokurdak osuruk ağacı osuruk çiçeği öksürük otu paflak patlak porsuk sakızlak < kaz-ı-k yemiş < kıl-ı-k < kır-ı-k < kırt-ı-k < kıy-ı-k elması < köpü-k elması < kudur-u-k < kuru takırda-k < kuş buda-k < lokurda-k < osur-u-k ağacı < osur-u-k çiçeği < öksür-ü-k otu < pafla-k < patla-k < porsu-k < sakızla-k sepik soğukluk soyuk sünük şakıldak şaplak tarak dalı tarak dikeni tarak otu toruk tükürük otu tüylütoparlak yapıldak yeleşik yumuk zartlak zıngırdak otu < serp-i-k < soğu-k-luk < soy-u-k < sün-ü-k < şakılda-k < şapla-k < tara-k dalı < tara-k dikeni < tara-k otu < tor-u-k < tükür-ü-k otu < tüylü toparla-k < yapılda-k < yerleş-i-k < yum-u-k < zartla-k < zıngırda-k otu -(y)Ik Geçişli geçişsiz tek ve çok heceli fiillere gelerek sıfat ve adlar türeten işlek bir ektir (Korkmaz.

döymeç otu gömeç kazmaç < döy-meç otu < göm-meç < kaz-maç . kökün belirttiği anlam doğrultusunda kelime türetmektir. yaprak” kelimelerine gelerek bitki adı oluşturmuştur. -Ak ekiyle kurulmuş bitki adları şunlardır: banak çalak çıngırak otu çiçek dongurak durak otu gavşak gıyşak < ban-ak < çal-ak < çıngır-ak otu < çeç-ek < dongur-ak < dur-ak otu < kav(u)ş-ak < kıy(ı)ş-ak kıvrak buğday < kıv(ı)r-ak buğday kıvrak darı kıyak oturak pıtrak yaprak yumak < kıv(ı)r-ak darı < kıy-ak < otur-ak < batır-ak < yapur-(g)ak < yum-ak -mAç şlek olmayan bir fiilden isim yapma ekidir (Ergin. kavşak. Bunlardan döymeç otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. çıngırak. Bu ek “çalak. kanak. oturak. fiilin tesirinde kalan çeşitli nesneleri karşılar (Ergin. 197). donak. Ekin fonksiyonu. pıtrak. çiçek. Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir. 188). Bunlardan “çıngırak. kıvrak.150 -Ak Bu ek de eskiden beri işlek olan ve birçok örneği bulunan bir ektir. yaprak” kelimeleri aynı zamanda nesne adı olarak kullanılmaktadır. Yaptığı isimler fiilin gösterdiği hareketi çokça yapanı. kıyak.

aslında bir isimden isim yapma ekidir. Bu ekle kurulmuş toplam üç tane bitki adı tespit edilmiştir: çakmur buğday < çak-mur buğday kömür dut < kö-mür dut < acı-mık < az-muk < çayla-mık < çıtı-mık < çıtla-mık < çitle-mik < ekle-mik < ekşi-mik ırmık ilmik kekeremik kızamık tırmık yakmuk yasmık < er-mik ? < il-mik < kekre-mik < kızla-muk < tır-mık < yak-muk < yas-mık . -mUk Bu ek. Ancak bazı örneklerde fiilden isim yapma görevinde kullanılmıştır: ilmen tanışman tolaman uruşman < il-men < danış-man < dola-man < uruş-man -mIk. Bıraktığı örnekler işlev bakımından daha çok fiilin gösterdiği işin sonucu olan “artıklık. tek veya iki heceli fiillerden isim türeten ve işlek olmayan bir ektir. Ünlü uyumuna bağlanmamıştır (Ergin. küçüklük” ve “parça” anlamlı isimler türetmiştir (Korkmaz. 198). Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: acımık azmuk çaylamık çıtımık çıtlamık çitlembik eklemik ekşimik -mUr şlek olmayan eklerden biridir. 99).151 -mAn Bu ek.

aklan bağrıbütün başıbütün cırtlan deli tütün düğün çiçeği düğün çiçeğigiller düğün otu düğün yaprağı ekin ekin dudu gelinarmudu gelinboğan gelin çiçeği gelindili gelindüğmesi gelineli gelinelması gelinfeneri -tI Türkçede eskiden beri işlek olarak kullanılan fiilden isim yapma eklerinden biridir. Yaptığı isimler.152 yağmurbastığı < yağ-mur-bastığı -n Bu ek. gelin. Türkçede eskiden beri görülen fiilden isim yapma eklerinden biridir. 194). fiilin gösterdiği hareketi yapanı. Bu < akla-n < bağrı büt-ü-n < başı büt-ü-n < cırtla-n < deli tüt-ü-n < düğ-ü-n çiçeği < düğ-ü-n ç < düğ-ü-n otu < düğ-ü-n yaprağı < ek-i-n < ek-i-n dudu < gel-i-n armudu < gel-i-n boğan < gel-i-n çiçeği < gel-i-n dili < gel-i-n düğmesi < gel-i-n eli < gel-i-n elması < gel-i-n feneri gelingüldüren gelin gülü gelin güveyi elması gelinkadın gelin mantarı gelinmumu gelin otu gelinparmağı gelinsaçı gelinteli mantarı gelintırnağı gelinyanağı gelinyemişi karanfilbaş tütün kızılburun tütün yabanî tütün < gel-i-n güldüren < gel-i-n gülü < gel-i-n g e < gel-i-n kadın < gel-i-n mantarı < gel-i-n mumu < gel-i-n otu < gel-i-n parmağı < gel-i-n saçı < gel-i-n t m < gel-i-n tırnağı < gel-i-n yanağı < gel-i-n yemişi < k baş tüt-ü-n < kızıl bur-u-n < tüt-ü-n < yabanî tüt-ü-n . burun. düğün. olan veya yapılan çeşitli nesneleri karşılar (Ergin. Bu ek “aklan. yapılanı ifade eder (Ergin. ekin. cırtlan. tütün” kelimelerine gelerek birçok bitki adı oluşturmuştur. olanı ve daha çok. Teşkil ettiği isimler yapan. 189). bütün.

153 ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir. 109). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı vardır: çıkart < çıkar-t -(u)l Türkçede eskiden beri görülen. kökle iyiden iyiye kaynaşmış olduğundan çoğu kez varlığını duyurmaz olmuştur. çıkıntı devrinti kalıntı bitki karantı < çık-ı-n-tı < dev(i)r-i-n-ti < kal-ı-n-tı bitki < kara-n-tı ? -t Eski Türkçeden beri kullanılan. “Fiilin gösterdiği işi yapan” veya “fiilin gösterdiği işten etkilenen” anlamında ad ve sıfatlar türetmiştir (Korkmaz. Bunlardan kalıntı bitki örneği sıfat tamlaması biçimindedir. fakat işlek olmayan bir ektir (Ergin. Türkiye Türkçesine kadar gelebilmiş örneklerde ek. çapul < çap-u-l -Az -Az eki. Bu ek çapul kelimesine gelerek bitki adı kurmuştur. 195). bugün işlekliğini kabetmiş çok eski bir türetme ekidir. karaboğaz yandıraz < kara boğ-az < yandır-az . ancak Türkiye Türkçesinde fazla işlek olmayan bir ektir (Korkmaz. Bunlardan karaboğaz bitkisi sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. 107).

154 IV. TÜRK YE TÜRKÇES B TK ADLARI SÖZLÜĞÜ .

kavak < kav + -(a)k. tanımları. KYA. gavag. boyu bazı türlerinde otuz veya kırk m ye değin çıkan. II. 133. 187.. (TS. 345. 204. VI.: gabak. ADYA. 217. onun alfiilinden geldiğine inanan halk etimolojisi de bulunmaktadır. Örnek: elma: (< elmanın menşeini Hint-Avrupa dillerine dayandıran görüşler dışında. < Kökenini bilmiyoruz. E A. Bitki adlarını oluşturan ek. Tietze. 219. AAT. 201. Moğolca alima biçimi Türkçeden alınmıştır. 322. 1241. sulak bölgelerde yetişen. EYAD. Ka. Şen. 59. 157) . Bitki adlarının kökenleriyle ilgili bilgiler verilirken. Populus. TBAS. Eski kaynaklarda ve yerel ağızlarda alma olarak kullanılır. 163. Bazı etimolojik sözlüklerde bitki adlarının kökenleriyle ilgili farklı açıklamalara rastlanmaktadır. Eren. Türkçede alma biçiminin elma’ya çevrildiği göze çarpıyor. 267) 2. etimolojik sözlükler kaynak gösterilmiştir. BTS. ETA.155 Sözlük Hakkında Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü kısmı. 571-578. SA. Sözlüğün oluşturulmasında her bir bitki adı madde başı yapılmış. ST AT. gavaħ. 94. KBAYA. 239. 106. Latince adları ve kaynakları verilmiştir. sözlüğümüzde kaynaklarıyla birlikte yan yana verilmiştir. 2. Eren. kerestesinden yararlanılan bir ağaç. Bu sözlüğün kullanımında göz önünde bulundurulması gereken birtakım özellikler vardır. Anadolu ağızlarındaki varyantları. 256. sırasıyla bitki adlarının etimolojisi. Bu özellikleri şu şekilde sıralayabiliriz: 1. 221. T YA. DS. Aynı bitki adı için yapılan farklı açıklamalar.Y.A. kavaħ) Söğütgillerden. kök ve kelimeler ait oldukları dillere göre verilmiştir. MBTS. gavak. 1937. tezimizin en kapsamlı bölümünü oluşturmaktadır. 1608). 2. Ağz. 254. 162. 107. < alma/elma ‘bazı araştırıcılara göre Türkçeye eski bir zamanda girmiş bir Hint-Avrupa kelimesi’. Orta Türkçede almıla. Eski Kıpçakçada da alma olarak geçer. 64. 177. 181. (And. 47. 204. Örnek: kavak: (< T. AVA. K AT. kışın yaprağını döken.

156 3. manitari + T.” kısaltması ile yapılmış göndermeler bulunmaktadır. otu) bk. mavi çiçekli. tarla + Far. DS. 22. (And. Aynı kelime ya da kökle kurulmuş birçok bitki adı bulunmaktadır. Bitki adlarının geçtiği kaynaklar parantez içinde. birinci örnekte gösterilmiştir. tüylü. BTS. -sı) Baklagiller familyasından. 4. Bunun yanında kaynağın cilt ve sayfa numarası da belirtilmiştir. gul + T. Eren. -ü) tarla mantarı: (< T. Bu bitkilerin tanımları için. 93. Bunların etimolojileriyle ilgili bilgiler verilirken ilk sırada gelen kelime ya da köke kaynak gösterilmiş. I. tarı +-la < tarı ‘ekin. tarla + ? çöven + T. bā ilā) bk. gönderme yapılmış bitkilere bakmak gerekmektedir. (TS. domuz + Ar. bitki’. bir yıllık. erik büyüklüğündeki meyveleri sarı renkli. adamotu (TBAS. ādem + T. bā ilā + T. -i. Örnek: abdüsselam otu: (< Ar. hoş kokulu ve zehirli bir bitki. 21. 23. geniş yapraklı. domuz baklası (TBAS. Aşağıdaki örneklerde de görüldüğü gibi “tarla” kelimesinin kökeniyle ilgili bilgiler her defasında tekrarlanmamış. 395”) tarla gülü: (< T. Her bir kısaltma. BTS. diğerlerinin ise ait oldukları dil belirtilmiştir. . -ı) tarla sarmaşığı: (< T. Ağz. tarla + Yun. 183) 5. meyveleri suda kaynatıldıktan sonra yenen otsu bitkilerdir (TBAS. TBAS. Bazı bitki adlarında “bk. bir kaynağı temsil etmektedir. acı + Ar. Örnek: tarla çöveni: (< T. 1. tarla + sarmaşığı) 4. beyaz veya mavi çiçekli. kısaltmalarla verilmiştir. Mandragora autumnalis. ‘abdu‘s-selām + T. 64) acı bakla: (< T.: adem otu) Patlıcangillerden. “< ET. 21) adamotu: (< Ar. çok yıllık. otu). 17) domuz baklası: (< T.

TBAS. VI. 6. özellikle halk ağzında meydana gelen ses değişmeleri sebebiyle kelimelerin aslını tespit etmek zor. Aynı bitki adları. 52. Elbistan ?) Kırmızı ve ufak taneli bir çeşit buğday (DS. Bu yüzden birçok kelimenin kökenini tespit edemedik. BTS. 45. 3. is. 208) avar: (< ? avar. I. Trigonella faenum graecum. TaS. bir yıllık. I. Sayfa 71. 2043) pafit: (< ? ) Asmaya benzer. MBTS. BTS. Sözlük hazırlanırken kimi örneklerde farklı tanımlar birleştirilerek bunlardan tek bir tanım elde edilmiş. 1. III. Bazılarında ise şüphemizi soru işaretiyle gösterdik. 71: Biyoloji Terimleri Sözlüğü. Cilt 1. 3377) sakarca: (< ? sakar + T. 205: Türkçe Sözlük. 228) çıntar: (< ? ) Yenilen bir çeşit mantar (DS. (TS. çiçekleri mavi. 71) TS. ca. 338. 1. taranan çeşitli kaynaklarda farklı tanımlarla açıklanmıştır. IX. yüzyıldan beri kullanılmakta olan kelimenin kökü belli değildir’. 1183) gılımboz: (< ? ) Pancar (DS. sepet yapmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. Örnek: albustan: (< öz. sarı veya beyaz renkli. 2645”) 7. kurutulan tohumları çemen yapımında kullanılan. otsu bitki. 205. “< sakar ‘XIV. Bitki adlarında. 10-15 cm yükseklikte. kimi örneklerde ise en kapsamlı tanım hangisi ise o verilmiştir. Tietze.157 Örnek: baklagiller: … (TS. 1. Sayfa 205. 643) . Örnek: boy otu: Baklagillerden.

Poterium spinosum. Bu bitkinin yemiş gibi yenilen. 23) acamlar alması: (< Ar. BTS. aprilis. ébenos. 21) ablak: (< Ar. 2. I. adamotu (TBAS. ĥabbu‘l-leźīź) 1. abla . sıcak ülkelerde yetişen ve kerestesine abanoz denilen bir bitki familyası (TS. (And. kökleri şeker hastalığına karşı kullanılan. Tietze. 19) abılan: (< ? ) Ahlat büyüklüğünde. ‘abdu‘s-selām + T.: abızambak) Yaprağı astımlı hastalar tarafından sigara yapılarak içilen bir çeşit ot (DS. -ler + elması) Kırmızı renkli bir çeşit elma (DS. 3) abdüsselam otu: (< Ar. 2) abanozgiller: (< Far. ābnūs/abanūs < Yun. TBAS. 1. bozan + otu) Gülgiller familyasından. 3. 71) Abanozgillerin ağır. tatlı ve yağlı ürünü (TS. āb-dest + T. 80) Nisan ayında açan sarı çiçekli bir ot (DS. 1) abdülleziz: (< Ar. 21) abı kızı: (< ? abı + T. 1. 1 m kadar boylanabilen. otu) bk. 31) abuzambak: (< Ar. 1. Tietze. siyah ve yeşil boya çıkarılan bir bitki. 1. abril < Yun. ebū “baba” + zanba ). kızı) Gelincik çiçeği (DS. ébenos + T. 1. I. 2) abdestbozan otu: (< Far. 33. Akdeniz bölgesinde ve Afrika’da yetişen çok yıllık ve otsu bir bitki. dalları dikenli bir çeşit ağaç ve meyvesi (DS. aprilis < Lat. I. ābnūs/abanūs < Yun.158 Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü -Aabanoz: (< Far. 24) abrıl: (< Erm. I. -giller) ki çeneklilerden. olgunlaşmamış üzüm (DS. Tietze. I. Nişanyan. 79) yice kararmamış. sert ve siyah renkli tahtası (TS. (TS. Ağz. ‘acem + T. 37) . I.

1. 17) acı ceviz: (< T. I. kabuğu ve odunu hekimlikte kullanılan küçük bir ağaç. I. keskin kokulu meyvesi. ‘acem + T. -si) Taşkırangillerden. acıca). I. 8) . acı + Ar.: acice. 8. 1. 45) acıcalba: (< T. (TS. Bu ağacın acımtırak. kimyon (TBAS. 45) acı cehre: (< T. salvia) Öksürüğe karşı kaynatılıp içilen bir dağ otu (DS. 1. I. acı + Far. kavasya. sıcak ülkelerde yetişen. DS. Amygdalus amara. I. Quassia amara. 44) acem kimyonu: (< Ar. (TS. cehre) bk. 45) acı badem: (< T. 44) acemi: (< Ar. çekirdeği tatlı kayısı (DS. 45) acı ayıt: (< T. çiçeği) Gece safası çiçeği (DS. 7) acı ağaç: (< T. ‘acem + kemmūn + T. ‘acem + Far. acı + Ar. bādām) 1. acı + Far. güneş topu (TS. 8) acı bakla: (< T. acuce) lkbaharda su kenarlarında kendiliğinden yetişen ve yenilen baharlı bir ot (DS. (And. 17) acıca: (< T. I. I. 44) acem çiçeği: (< Ar. acı + Lat. ‘īd) Kırlarda ve tarlalarda kendiliğinden biten ve hoş kokulu pembe çiçekleri olan küçük ağaç (DS. acı + Ar. güzel görünüşlü bir ceviz türü (TS. domuz baklası (TBAS. turuncu ve sarı renkte çiçekli. lāle + T. 2. ‘acem + -î) ri. ala cehri (TBAS. yıllık ve çok yıllık türleri olan. Ağz. 17) acem lâlesi: (< Ar. acı + ağaç) Sedef otugillerden. cevz) Genellikle Kuzey Amerika’da yetişen. tohumla saksıda ve tarlada üretilebilen bir süs bitkisi. -u) bk. 1. bā ilā) bk. ‘acem) Bir çeşit beyaz buğday (DS. Gülgillerden bir meyve ağacı.159 acem: (< Ar.

Tietze. acı + divlek) Zeytinyağı ile karıştırılarak ağrı ve sızı olan yerlere sürülen bir ot (DS. “< gıcı “kafiyeli tekrar”. Lâbada. I. “< güneyik ‘kökü bulunamamıştır’. Colchicum autumnale. Sık. 48) acıkabalak: (< T. 1. acıgıcı (DS. I. 46) acı günek: (< T. Turunç. MBTS. acı + kabalak). 8. 17. acı karpuz) bk. Bir çeşit elma (DS. ahlat (DS. 48) acı kara: (< T. 45) acı elma: (< T. TBAS. 46) acıgıcı kulağı: (< T. tohumları romatizma tedavisinde kullanılan. 10-30 cm boyunda. BTS. acıkıcı. I. 2. 8) acık: (< T. Limon (DS. ebucehil karpuzu (TS. özellikle ilkbahar ya da sonbaharda çiçek açan zehirli. I. yumrulu ve otsu bir çiğdem türü. I. acı + Far. ebucehil karpuzu (TS. 48) . (And. ħiyār) bk. 2.160 acı çiğdem: (< T. acı + güneyik. acı + kara). 46) acı hıyar: (< T. (And. 45) acı ekşi: (< T. I. beyaz ya da pembe çiçekli. 3) acı düğlek: (< T. 1. acı + çiğdem) Zambakgillerden.: acı hıyar. Ağz. 1. yuvarlak ve küçük taneli bir çeşit ekşi üzüm. 8) acıgıcı: (< T. 87”). acı günek. Ağz. I. Ağz. Hindiba (DS.: acı gara) 1. acımcak) 1. Ağz. acıkulak. (And. acıgıcı (DS. acı + elma). acıgıcı + kulağı) bk. acık) Yaban armudu. (And. 2. 1118”) bk. I. acıgici. acı + ekşi) 1. acı + gıcı “acılı”.: acıkalabak) lâç olarak kullanılan geniş yapraklı bir ot (DS. 1.: acıgıcı kulağı. (TS.

acı + kulak) bk. acı + kavun) bk. manitari) bk. sürgününden çıkan sütü uyuşturucu ve yatıştırıcı olarak kullanılan iki yıllık bir bitki. acıgıcı (DS. acıma) bk. hindiba (TBAS. (TS. Lactuca virosa. I. acı + Far. 8) acı kayısı: (< T. kiraz (TBAS. hindiba (TBAS. Populus tremula. zerdali (TBAS. acımak) bk. 46) acıma: (< T. kanlıca mantarı (TBAS. acı + kök) bk. I. I. kerasi) bk. koruk) Üzüm (DS. sürünücü. acı + kokan) Keklik otu (DS. TBAS. acı + Yun. acı + ? Far. 49) acı koruk: (< T. I. 8) acı kavruk: (< T. 1. acı + Yun. 19) acı kokan: (< T. acı + Yun. tadı acı. 8. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. acı + kavak) Dağ kavağı veya titrek kavak. Meyveleri müshil olarak kullanılır. dişli yapraklı. ħarbuz) Çok yıllık.161 acı karpuz: (< T. 19) acımak: (< T. (TS. acı + Far. 19) acıkulak: (< T. 1. Citrullus colocynthis. (TBAS. 19) acı kiraz: (< T. maruli) Birleşikgillerden. 19) acı mantar: (< T. 48) acı kavun: (< T. loğusa otu (TBAS. 19) acı marul: (< T. eşek hıyarı (TS. aysī) bk. acı + kav(u)ruk) Kırlarda yetişen ve yenen bir ot (DS. 18) acı kavak: (< T. 19) . 49) acı kök: (< T.

acı + yavşan) 1. DS. 19) acı ot: (< T. süt beyazı renkli çiçekli. DS. 2. acı + Yun. 10-40 cm yükseklikte. acımuħ. yılanyastığı (TBAS. bir yıllık. 1. 20. pelinos) bk. I. 10. murto) bk. (TS. I. Eren. 201) acı murt: (< T. 10) acı pelin: (< T. çok yıllık. Ağz. 54) . ülkemizde iki türü yetişen otsu bitkiler. (BTS. (And. acırga < Moğ. (And. TBAS. I. acimık. acı + ot) Kuzey Anadolu dağlarının ormanlarında yetişen. BTS. XII. parçalı yapraklı. acı + ? tilkişen) bk. acımuk. 3) acımık: (< T. 54) acı tilkişen: (< T. 238) acı yavşan: (< T. (TBAS. acimik. Yabanî turp. Sophora. 20) acırga: (< Çağ. (And.: acı piyan) Baklagiller familyasından. pelin otu (TBAS. 3. çok yıllık. Ağz. Ağz.: acara. DS. acılga) 1. acı + soğan) bk.162 acı meyan: (< T. acı + Yun.: acamık. acı ve fena kokulu.. Yenilmeyen. (TS. acumuk) 100 cm kadar boylanabilen. acergan. sık tüylü ve beyaz çiçekli bir bitki. acemik. pelemir. 50. çok sık dallı. otsu. 1. Tamus communis. 19. 50. 4405. acı + ? meyan). acımıħ. şekerci boyası (TBAS. tere) Maydanoz cinsinden bir ot (DS. I. 2. bk. toprak altında bilek kalınlığında kökü bulunan çok yıllık ve otsu bir bitki. tohumları bazı yörelerimizde ezilip un edilerek ekmek hamuruna tat vermek için katılan bir bitki. 37. tüylü dalak otu. sarmaşık (TBAS. Teucrium polium. AAT. 40. acı + Far. acımık). 2). otsu. ince bir çeşit armut (DS. Cephalaria syriaca. 44. 53) acı soğan: (< T. kaynamış suyu ağrılara ilaç olarak kullanılan. 20) acı tere: (< T. 44. acımığ.

angur. 90). 4419. çok yıllık. 11. ancur. 1. 1659. otu). Ağz. sarımtırak. beyaz çiçekli ve otsu bir bitki. Cucumis flexuosus. DS. Ağz. 201. acure. 1. 2. 255. 3. 4406. TBAS. Ağz. çok yıllık. cacur. adı + yaman). UA. kabuğu çizgili ve tüylü. 23. 9) açelya: (< t. ‘acūr. -ı) Ballı babagillerden. azalea < EYun. 51. 4. VI. Nişanyan. I. çalımsı veya otsu bitkilerdir. acır. Urginea maritima. TBAS. adamotu (TS. çay + T. 4) adamotu: (< Ar. ādem + T. 22. (And. I. 4. acur. DS. ādem + T. yurdumuzda çok yetişen. Rhododendron. 1666. 54) acibicik: (< T. DS. 10. 1. V. azelya) Kokusuz. DS.: acar. hayvanlara yem olarak da verilebilen. acı + ? yonca) Kızıl kantarongillerden. I. 1. Eren. kökü kokulu ve çok acı yaprakları hekimlikte kullanılan bir bitki. geniş yapraklı. DS. DS. Salvia oflicinalis. 54) acur: (< Ar. 67. acir. TaS. 64) adamkökü: (< Ar.: açalya. susuzluktan yanan”. Havuç (DS. Badem.: adem otu) Patlıcangillerden. erik büyüklüğündeki meyveleri sarı renkli. mavi çiçekli. XII. (TS. V. çok yıllık. DS. ada + Çin.163 acı yonca: (< T. 21. (And. AAT. güzel renkli çiçekler açan bir bitki. (TS. acı + ? bicik) Kışın yaylalarda biten bir ot (DS. azaléos “susamış.: ediyaman) 1. (TS. eccur) Kabakgillerden. accor. Mandragora autumnalis. III. (And. soğanından ilaç olarak yararlanılan birtakım maddeler elde edilen. kökü) bk. I. Ağz. DS. üzeri yeşil lekeli. I. yeşil veya sarı. 64) adıyaman: (< T. 2. DS. (TS. BTS. DS. 1. 11. AAT. 23. (TS. ada + soğanı) Zambakgillerden. Menyanthes trifoliata. Şeftali. 92. 4. BTS. Tietze. 4) ada çayı: (< T. 2028. TBAS. 23) ada soğanı: (< T. 20. BTS. hoş kokulu ve zehirli bir bitki. I. (TS. 3. 92). 20. I. XII. acuruk. Tietze. 201) . (And. 840. irice bir çeşit hıyar. bataklık yerlerde yetişen. 21. 1. tüylü ve beyazımtırak yaprakları olan. BTS. acor. 1. ncir.

(BTS. 22) . 50 cm kadar boylanabilen. mor. (BTS. tohumları kozalaklar içerisinde olan. kırmızı renklidir. evlerde saksıda yetiştirilen. papatya (TBAS. 10) Afşar otu: (< öz. Çiçeklerinin iç kısmı esmer. pembe ve beyaz çiçekli. is.com). Afrika + Far. 71) Afrika menekşesi: (< öz. ‘ādį + Far. kışın yapraklarını dökmeyen. 22) aferin: (< Far. ‘adū) Mısır. (BTS. ‘ādį + Yun. kültürü de yapılabilen süs bitkileri. ana vatanı Afrika olan. 6) adî şebboy: (< Ar. ardıç) Servigiller familyasından. papadia) bk. Cupressus sempervirens. çok yıllık bir süs bitkisi. (TBAS. pulsu yapraklı. -si) ki çeneklilerden. BTS. çiçekleri sarıdan turuncuya kadar değişen. I. Juniperus communis. 6) adu: (< Ar. şeb-būy) Turpgiller familyasından. ülkemizde Artvin ve Erzincan civarında yetişen. ‘ādile) Yemeği yapılan bir bitki (DS. “Afşar/Avşar adı Wambery’e göre avşkökünden türeyip “toplayıcı” ve “zaptiye neferi. mavi çiçekli ve otsu bir bitkidir. (TS. āfāt) 30 cm kadar yükseklikte. Saintpaulia ionantha. Zeki Velidi Togan’a göre bu kelime “avcı+er”den gelmektedir”. Afşar/Avşar + T. 30.164 adî ardıç: (< Ar. genelde yaygın olan çalı ve ağaççık. benefşe + T. I. ‘ādį + T. (TBAS. Ağz. 22) adî servi: (< Ar. rizomlu otsu bir bitkidir.: Avşar otu) Çok yıllık. otu. mübaşir” anlamlarına gelmektedir. mezarlık servisi. serv) Servigiller familyasından. āferīn) Yer elması (DS.avsarobasi. ‘ādį + Far. çok yıllık. Gentianaceae. Cheiranthus. Toprak üstü kısımları iştah açıcı ve kurt düşürücü olarak kullanılır. Anadolu’da mezarlıklarda yetiştirilen bir ağaç türü. 68) afat: (< Ar. (And. 1. darı (DS. Aristolochiaceae. 67) adî papatya: (< Ar. 30 m kadar boylanabilen. tüylü yapraklı. otsu. Toprak altı kısmı kusturucu ve balgam söktürücü olarak tanınmıştır. Gölgeli orman altlarında yetişir. is. www. (sarı şebboy). 6) adile: (< Ar. I.

Y. 250.“özsuyu. āş. ópion < ópos ~ HAvr. E A. III. 305. DS. 70. Lavatere). 293. 29.A. KMYA. 57. (TS. 76) ağaç: (< ET. 92. 58. Krş. 80) ağaç kavunu: (< T. III. MBTS. DA. BTS. 65) Bir nevi pamuk. 35. ETA. 221. ı aç / yı aç. 134. taç yaprakları mavimsi pembe. 4. I. 367) ağaç çileği: (< T. 208. 85. 266. 198. 32) . 155.A. 183. OAAD. 1. Ka. 2.: aaç. (TS.. (TS. 149. ağeş. KYA. 227. boyu yüksek bir ot. ST AT. Tietze. DS.Y. ağaç + göğsü) Köknar ağacında biten ve yemeği yapılan bir çeşit mantar (DS. 32) ağaç göğsü: (< T. (Fr. T YA. akala (DS. aveç. ayeç) Gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen çok yıllık bitkiler. Erz. haşhaş (TBAS. K AT. 73. I. 11. 28. 154. 55. 32. 295. 32) ağaç ebegümeci: (< T. 18. 115. aaş. 79. 109). 19.. EYAD. ağaç + küpesi) Hatmi (TS. 1.. 48. 208. 107) bk. AVA. 1. 1. 584. 103. 147. agaç. 460. 80. (And. 1. 145. EYA. 6. 201. 97. ağaç + çileği) Ahududu (TS. TAYA. 261. 195. 65. agac. küçük bir ağaç. Tietze. 267. 132. 32) ağaç küpesi: (< T. āfyūn “afyon” ~ EYun. Bu ağacın iri bir limon görünüşündeki buruşuk kabuklu yemişi Citrus medica. 95. Turunçgillerden.A.165 afyon (< Ar. Ağz. ağaç + kavunu) 1. 78. 6. Nişanyan. Clauson. II. 48. 1. āç.A. K A. 91. 28. ağaç + ebegümeci) Ebegümecigillerden. SA. 35. 17. ağeç. . 72. ADYA. Akdeniz ülkelerinde yetişen. I. 254. AA.. 22) agılı: (< Meksika’daki Akala şehrinin adından. 140.*sokwo. 217. AAT. reçine”. I. KBAYA. GBAA. Gaz. GD AT. Nişanyan. 428.

33. (TS. ‘a īde + T. kırmızı. ağı ağacı (TS. mor çiçekli bir ağaççık Lantana. ak + Yun. ağaç + üzümü) Dut (DS. minā + T. I. 81) ağbıkeri: (< T.: ağu düğü) Karın ağrısına ilaç olarak kullanılan sarı bir ot (DS. 773”). Ağz. 22) ağdalak: (< T. tögi < tög-. ak + dalak) Yol kenarlarında çalılar arasında biten bir çeşit ısırgan otu (DS. ağı + çalısı) bk. 1. 87. 89) . (TS. 87) ağdirmit: (< T. zakkum (TBAS. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. I. (And. I. TBAS. I. 34) ağı dalı: (< T. ak + ? bıkeri) Bir çeşit üzüm (DS. (And. a u + ağacı) Zakkum (TS.: ağcabeğ. TBAS. akçaca) Baharda tarlalarda biten ve yemeği yapılan bir ot (DS. çiçeği) Çuha çiçeği (DS. 1. ağı + çiçeği) bk. I. 1. 1. 22) ağaç minesi: (< T. kokulu. ağı + dalı) bk. 88) ağı ağacı: (< T. dirmit/tirmit) Çok tatlı. 34) ağı çalısı: (< T. I. -si) Mine çiçeğigillerden. iri salkımlı bir çeşit üzüm (DS. 1. manitari + T. 23) ağı düğü: (< T. ağcebek) Börülce (DS. ağı < ET. Ağz. 86) ağcaca: (< T. ağı + düğü. akça + bey). MBTS. I. “< döğü < ET. 33) ağaç üzümü: (< T. 86) ağcabek: (< T. Collybia velutipes. ağaç + Far. 23) ağı çiçeği: (< T. ağaç + Yun.166 ağaç mantarı: (< T. I. 86) ağda çiçeği: (< Ar. sonbahar ve kışın meydana gelen bazitli mantarlardır. zakkum (TBAS. -ı) Yaşlı ağaç kütükleri üzerinde gruplar hâlinde.

akşayık) Kırda yetişen bir çeşit ot (DS.167 ağın: (< öz. 44) ağsüntere: (< T. ak + top) Bir çeşit buğday (DS. 114) bk. iğne yapraklı. Tietze. şam’) Çamgiller familyasından. Pinus grifitthis. sarısabır (TBAS. Ağz. I.: ağışaħ. 92) ağlayan çam: (< T. is. (BTS. otsu ve soğanlı bir bitkidir. 50-100 cm yükseklikte. Eren. ağırşak < T. (And. ağışak) Bir çeşit elma (DS. I. nār) Bir cins üzüm (KBAYA. 23. I. ağı + Far. 1. Liliaceae. 231) ağınar: (< T. 113) ağşayık: (< T. 50 m kadar boylanabilen. 113) ağtop: (< T. 4). (And. a u. 14) ağlayangelin: (< T. Himalayaların ılıman bölgelerinde tabii olarak yetişen. BTS. ak + ? süntere) Bir cins buğday (DS. ağu + ağacı). 238) ağu ağacı: (< T. 14) ağmağeni: (< ? ) Çam ağacına benzeyen bir çeşit ağaç (DS. (TBAS. ak + Yun. I. zakkum (TBAS. ağlayan + Ar. turuncu çiçekli. ülkemizde kültürü yapılan bir tür.: ağacı) bk. 183) ağı otu: (< T. ağır + -şak. 34) ağırşaħ: (< T. 102) ağ mantarlar: (< T. I. 23) . 22. ağı + otu) Baldıran (TS. 1. ağlayan + gelin) Zambakgiller familyasından. Ağın) Bir üzüm türü (EYAD. Ağz. her dem yeşil. manitari + T. 113) ağu: (< ET. 51. -lar) nsan ve hayvanlarda hastalığa yol açan ve birçok türü içine alan ilkel bitkiler topluluğu (TS.

115) ağ yemşen: (< T. augustus + T. (And. 7. 135) ahlat: (< Yun. I. I. ak + ? yonca) 1. Eren. Tietze. 6. -ü) Yabani gül (TaS. Açık yeşil yaprakları olan. Ağz. 127) ahgabak: (< T. I. akçöpleme ağure: (< ? ) Hıyar. otu) Gübreliklerde yetişen. 115) ağustos gülü: (< Lat. I. kabukları soyulunca sapı yenebilen. 59) ağuş: (< Far. salatalık (DS. 116) ağ yonca: (< T. bozumsu yeşil renkli bir ot (DS. . beyaz çiçekli. tatlı ve kuşburnuna benzeyen meyvesi (DS. güzel kokulu. ālad. 115) ağustos alması: (< Lat. hahlat) Gülgillerden. I. 2. I. 116) aħalak: (< ? ) Bir çeşit kara üzüm (DS. 130. I.: ağlat. ak + yem(i)şen) Yabancı bir ağacın beyaz renkli. I. 129) ahırotu: (< Far. ağu + kunduzu) bk. ā uş) Asma filizi (DS. Nişanyan. DS. ahlet. I.168 ağukunduzu: (< T. I. 124) aħbun otu: (< Erm. beyaz renkli bir cins kabak (DS. aħbun + T. I. akhras. augustus + Far. akhrad. gul + T. sarı çiçekli bir ot (DS. otu) Çiçekleri papatyaya benzeyen. aklap. yuvarlak. ağaç formunda. ak + kabak) Turşusu yapılan. küçük beyaz çiçekli bir çeşit yabani ot (DS. ak + dam) Beyaz mısır (DS. āħur/āħūr + T. Yer yoncası. 118). ahlada = EYun. toprak üstüne yayılan kısa boylu bir çeşit yonca. I. elması) Yumuşak ve mayhoş bir çeşit elma (DS. 127) ahdam: (< T.

TBAS. 133) aħsıl: (< T. I. acacia ~ EYun. 23. (And. 17. 100 cm kadar bir yüksekliğe erişebilen. āreste ‘süslü’.169 meyveleri olgunlaştıktan sonra yenen yabani armut. VII. BTS. acacia < EYun. XII. BTS. dişbudağa benzer meyvesiz bir ağaç (DS. 24) akağaç: (< T. alıç (DS. çok yıllık bir bitki ve bu bitkinin duta benzeyen. Nişanyan. 158. Clematis vitalba. 137) akarısta: (< T. āreste. āhū + tūt + T. 134) ahududu: (< Far. beyaz çiçek veren. 124). 50. 68) akasya: (< Fr. 140. akakia. DS. -u. akakia < belki bir eski Mısır kelimesinden. Nişanyan. 8. 1. Betula alba. 2252. XII. 4410) akasma: (< T. E A. 30-35 m yükseklikte. -u) bk. “< Far. I. 101. 140) ak arpa: (< T. acacia < Lat. ālūçe) Dağlarda yetişen yabani ve dikenli bir ağacın meyvesi. Doğu Anadolu’nun meşe ormanlarında nadiren görülür. ak + ağaç) Gürgengillerden. ak + asma) Düğün çiçeğigillerden. dikenli. kışın yapraklarını döken. (And. (TS. DS. ak + Far. ak + arpa) Bir çeşit beyaz arpa (DS. kırmızı renkli. 259) ahlat armudu: (< Yun. DS. BTS. 8) Gülgillerden. ahlada + Far. ahlat (TBAS. I. aksıl). (TS. AVA. . 4410. 17) ak alıç: (< T. TBAS. bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen sarılıcı bir bitki. 48. kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir ağaçtır. beyaz çiçekli. 24. (TS. 1. Pirus piraster. MBTS. 158”) Bir çeşit yumuşak buğday (DS.: agasiya. 14. 1. < Fr. 1. sulu ve kokulu yemişi. 132. tırmanıcı. DS. I. TBAS. Rubus idaeus. axısga. Ağz. emrūd + T.: aħsil) Yaprakları kızılcık yaprağını andıran. I. ak + Far. 1. Tietze. 53. 24) ahnıt: (< ? ) Otlaklarda yetişen ve çeşitli renklerde çiçekleri olan acı kabuklu bir ağaç (DS. 52. odunsu. 304. 24. TBAS. Ağz. I. (TS. bileşik veya basit yapılı. I. TaS.

85. I. (And. DS. boya gibi maddelerinden yararlanılan beyaz çiçekli bir ağaç. ak + Ar.: ahpahla. akbubaşça. DS. (TBAS. bā ilā). 2. ak + başak) 1. 25) akbaş: (< T. 27. 24. akbubaç.170 akısga) 25 m kadar yükselebilen. akçıbaba. bābā + T. akçababaş. akbubecik. ak + başlı) 1. BTS. I. akbubacca. DS. beyaz çiçekli bir yabanî ot.A. I. ak + OFar. I. 4410) ak baldır: (< T. akbuleşce. Robinia pseudoacacia. 53. 141. bādingān) Yeşil domates (DS. ak pandur) Zambakgiller familyasından. 141) akbardak: (< T. ak + Far. akbaşlı. 141) akbakla: (< T. (And. 85. (DS. akpopatça) Papatya (DS. sıcak iklimlerde birçok çeşidi yetişen ve tanen. soğanlı. (And. (TS. akbaş.. ak + Far. asıl vatanı Kuzey Amerika olmakla beraber. akbaşlı (I). (TBAS. çok yıllık. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. ak + baş) Bir yıllık ve otsu bir bitkidir. I. akbubecci. ak + Far. 80 cm kadar bir boya erişebilen. papatya (TBAS. pāçak) Çiğ olarak yenilen bir ot (DS. DS. akbabaçça. Erz. I. -ç) bk. 53. 140) akbabaç: (< T. akbubetçe. 18) akbaba: (< T.: ak baldıran. kardelen (TBAS. akbubatça. akbaba (DS. akbaşlık. 142) . DS. 142) akbaşlı: (< T. akbabaç. 25. I. akbubaçya. 25) akbaşak: (< T. ak + baldır). Boyar madde olarak kullanılır. 18. ak + bardak) bk. nce ve sık yapraklı. 131. bk. Ağz. bk. Ağz. . Ağz. TBAS.: akbabacca. zamk. I. ayvadana. I. 1. 2. akbabaçya. XII. Chrozophora tinctoria. DS. 141) akbadılcan: (< T. Türkiye’de özellikle yol kenarlarında görülen. 25) akbacak: (< T. I. bk. akbuğday. akpakla) Kuru fasulye (TS. akbubeşce. akmubatça. Ornithogalum narbonense. 1. DS. I. 146. III. bābā).

(And. Ağz. 53) akbülgül: (< T. 142) akbörülce: (< T.: akböğrülce.: akbaş. akça + bağ) Ağaçlara sarılan. ak + bulgar) Büyük salkımlı. 32. Karnıkara. I. 145) akbulama: (< T. 143) akburçak: (< T. ak + börülce). I. ak + pıtrak). I. DS. bk. akbörül) 1. ak + ? bülgül) Çavuş üzümü (DS. güzel kokulu. 1. akça) Derelerin içinde yetişen basit yapraklı. Ağz. 1. 2. küçük yapraklı bir çeşit sarmaşık (DS. iri yuvarlak taneli beyaz üzüm (DS. Lathyrus sativus. I. beyaz kabuklu. akbaşak. (TS. 142) akbıtırak: (< T. kırmızı çiçekli. sonbaharda ekilen. beyaz divlek (DS. I. yumuşak bir çeşit ekmeklik buğday. akçıllı + kara + balı) Erken olgunlaşan bir çeşit kiraz (DS. (And. DS. ak + burçak) Baklagillerden. akça buğday) Kurak iklime dayanıklı. 143) akcabağ: (< T. yassı. 143) akbulgar: (< T. 36) . akbakla. ak + buğday). 35. I. I. I.171 akberdi: (< T. ak + bulama) Beyaz kabuklu. burçağa yakın bir bitki cinsi. 142) akbuğday: (< T. I. ak + verdi) Bataklıklarda yetişen ve hasır dokumaya yarayan bir çeşit ot (DS.: ābutırak) Tarlalarda yetişen zararlı ve dikenli bir ot (DS. iki metre kadar boyu olan bir çalı (DS. akbaşlı. 53. Ağz. büyük kışlık kavun. I. akbuldey. I. (And. DS. börülce (DS. 143. akbuydey. XII. 4411) akça: (< T. (TS. 145) akcıllıgarabalı: (< T.

54. 86. XII. (And. I. I. 4411) akçabardak: (< T. 19. ülkemizde 1 cins ve 11 türle temsil edilen. DS. I. 1. 146) akçakızı: (< T. akça + budak) Kerestesi sert ve sağlam olan bir ağaç. 2. 1. DS. TBAS. I. sarı. I. ağaç ya da çalı formundaki bitkiler (TS. karaağaç (DS. yaprakları karşılıklı dizilişli. 1. (TS. çalı (DS. BTS. XII. 145) akçakavak: (< T. akça + elma) Bir çeşit elma (DS. çiçekleri er dişi ya da tek eşeyli. 4411. altın dikeni (TBAS. DS. (isfendan). şizokarp tipi meyvesi olan. BTS. 25) akçabudak: (< T. Çit yapılan bir çeşit diken. örneği akçaağaç olan. I. çanak ve taç yaprakları 45 adet serbest ya da birleşik. süs ağacı olarak da dikilen.: akçe kesme) Dağlarda yetişen ve keçiler tarafından yenilen çalı (DS. 144. kardelen (TBAS. etli ve sulu bir tür armut (TS. 19) akça armudu: (< T. 25. emrūd + T. I. I. 146) . TaS. Dalları yassı olan bir çeşit çalı. 1. akça + ağaç + -giller) ki çeneklilerden. ak + çalı) 1. akça + Far. 145) akça elma: (< T. ülkemizde 10 kadar türü bulunan. DS. 144. akça + bardak) bk. -u) Erken olgunlaşan. 54. 69) akçaağaçgiller: (< T. akça + kızı) bk. I. ovaryum üst durumlu. 145) akça buğday: (< T. kışın yaprak döken. akça + kavak) Akkavak (TS. DS. Ağz. akça + ağaç) Akçaağaçgillerden. Aceraceae.172 akçaağaç: (< T. kılçıksız bir çeşit buğday (DS. akça + kesme). akça + buğday) Beyaz. 54) akça kesme: (< T. 54. ince kabuklu. tahtası hafif ve sağlam bir ağaç. 30) akçalı: (< T.

I. 148) akdut: (< T. 125. akça + ? Rodos) Bir çeşit beyaz buğday (DS. (TS.173 akçalıbasan: (< T. (TS. I. Bir çeşit fasulye. I. Çorba için iri öğütülen arpa (DS. 54. I. Rhamnus cathartica. 54) ak elma: (< T. ak + Far. 1. ak + elma) Bir çeşit yuvarlak elma (DS. ak + Yun. 146) akçöpleme: (< T. I. I. akça + Far. 4411) akdirmit: (< T. 54. çūdār) Bir çeşit çavdar (DS.draligus. hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan bir bitki cinsi. ak + Far. ak + çalı + basan) Bir çeşit buğday (DS. dirmit/tirmit ‘bir cins mantar’. ak + çiçek) Akasya ağacı (DS. 2. kuraklığa dayanıklı bir bitki (TBAS. www. akça + yazlık) Martta ekilen yazlık buğday (DS. XII. 26. 147) akdiken: (< T. 100 cm kadar bir yüksekliğe erişebilen. mercümek) ri taneli bir çeşit mercimek (DS. yaprakları uzun. 2-6 m yükseklikte. I. ak + darı) Buğdaygillerden. tohumları besin olarak kullanılan. dalları dikenli. dāne) 1. kazık köklü.com) akdene: (< T. 1. I. TBAS. I. çok yıllık ve otsu bir bitki. tūt) Beyaz renkte olan dut (TS. 146) akçiçek: (< T. Veratrum album. 26. ak + diken) Hünnapgillerden. DS. 146) akçayazlık: (< T. 146) akçavdar: (< T. 26) akdarı: (< T. 146) akçarados: (< T. küçük taneli bir çeşit üzüm (DS. 146) akça mercimek: (< T. yeşilimsi beyaz çiçekli. 628) Beyaz. Tietze. ak + çöpleme) Zambakgillerden. ak + Far. 137) . 1. TBAS.

gul) Beyaz gül (DS. Clauson. Ağz. 4411) akgevrek: (< T. uzun taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS. 155) akkadina: (< T. 4411) ak gül: (< T. sert kabuklu. 149.: akgernez. ak + kanak) Kökü kesildiği zaman çıkan sütünden sakız yapılan. fiğ) Bezelye (DS. güzel kokulu bir çeşit beyaz üzüm (DS. 155) . 150) ak güneyik: (< T. yarı olmuş yarı olmamış sebze veya meyve.174 akfiğ: (< T. “< kevre-k. boz renkli bir çeşit ağaç (DS. ak + gevrek. ak + gök) 1. 149. 149) akgut: (< T. ak + ? gut) ri taneli. sarı meyveli. I. 26) ak hindiba: (< T. (And. hindiba (TBAS. 149) akganak: (< T. DS. ak + Yun. MBTS. kadın + T. 150. 149) ak gök: (< T. DS. parmağı) Büyük salkımlı. yi kötü. I. hindibā) bk.: ak günek) bk. 149) akgernaz (< T. ak + Ar. XII. 2. hindiba (TBAS. 1118”). ak + Soğd. XII. yaprakları tüylü bir çeşit ot (DS. “< güneyik ‘kökü bulunamamıştır’. (And. 26) ak kadın parmağı: (< T. DS. I. I. Bir çeşit incir. ak + güneyik. ak + ? kadina) Papatyaya benzer sarı çiçekli bir ot (DS. I. ak + kılık) Küçük. 4411) akglik: (< T. akyarnaz. I. akkermaz. ak + ? gernaz). 164. I. 150) akguyruk: (< T. I. XII. I. Çeşitli sebze (DS. gevrek bir çeşit üzüm (DS. 1. 690”) Beyaz. akyannaz) Bir çeşit beyaz ve yumuşak buğday (DS. ak + kuyruk) yi cins çay (DS. 3. ak + Far. I. Ağz. I.

85. ak + ? leyvaz). ak + Far. (akçakavak. uzun yapraklı. 4411) akkayşak: (< T. aklar + ot) 1-2 m yükseklikte. dayanıklı bir çeşit beyaz üzüm (DS. 155) akkız: (< T. Sütü kurutularak güzel kokulu sakız yapılan bir çeşit ot (DS. boyu çok uzayan bir çeşit kavak.: akgavak) Söğütgillerden. I. iri taneli bir çeşit üzüm (DS. I. 1. şevketibostan. I. pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. 156) akkulak: (< T. 27) akleyvaz: (< T. (And. I. 157) aklahna üzümü: (< T. 157) aklar ot: (< T. 61. I.: ağlövlez) 1. 3. ūzek) Beyaz renkli afyon çiçeği (DS. ak + kulak) 1. DS. lahano + T. 2. ak + Yun. tüylü mor çiçekli bir çeşit diken olup sapları soyularak yenir. ak + ? kulut) Yeşil renkli. 156) akköse: (< T. kalın kabuklu. ak + kay(ı)şak) Bir çeşit mantar (DS. Killi ve nemli toprakta yetişen. yapraklarının altı beyaz olan. akbakla. 157) aklan: (< T. Yaylalarda yetişen ve kuruyunca içi boş kamış hâline gelen ot (DS. 156) akkulut: (< T. çok yıllık. XII. 158) . Beyaz mantar. Ağz. ak + kanat) Ürün vermeyen mısır bitkisi (DS. üzümü) ri yuvarlak taneli. Ağz. I. soğuğa dayanıklı bir çeşit buğday (DS. ayşekadın fasulyesi (DS. (TBAS. 2. I. (TS. 155) akkavak: (< T. Lythrum salicaria. (And. ak + kız) 1. bk. kūse) Sonbaharda ekilen. 2. kalın gövdeli. aklan) Yeşil kabuğu kolay soyulan iyi cins ceviz (DS. 156) akkozak: (< T. Populus alba. I. geniş dallı. Yaprakları kabız ve kan dindirici olarak kullanılır. ak + Far. Hollanda kavağı). I. ak + kavak). I.175 akkanat: (< T. Genger otunun tazesi.

keçi mantarı. ak + Yun. IV. ak + pus < Yun. 62) akmeri: (< T. karnabahar gibi bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen. śadef + T. 159) ak ot: (< T. pelinos) bk. yabani bir ot (DS. I. banjar) Ispanak gibi yenilen lezzetli.176 akmandır: (< T. I. pelin (TS. “< Yun. 1. I. 3. I. 63) akpelin: (< T. MBTS. 160) akri: (< ? ) Kırmızı ve dayanıklı kerestesi olan bir çeşit orman ağacı (DS. ak + mandıra < Yun. otu) bk. ak + Ar. 74) ak sedef otu: (< T. 2. ova) Bir çeşit yumuşak buğday (DS. 1. ak + sarmaşık) Evren gülü. sakızlık (DS. dökülgen (DS. 159) akmantar: (< T. (TS. mantra) Sütünden sakız yapılan ot. 161) ak sarmaşık: (< T. pissa. I. manitari) Tadı güzel ve besleyici bir tür mantar. ak + Yun. özellikle semiz otugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar. turp. 159) akpancar: (< T. ak + ? pas) Lahana. 74) akova: (< T. 27) . şalgam. 2534”) Bir çeşit beyaz buğday (DS. I. pissa. (TS. ak + Erm. Agaricus campestris. Albugo candida. ak + ot) Haşhaşın bir çeşidi (TaS. acı yavşan (TBAS. I. 1574) ak pas: (< T. 160) akparmak: (< T. ak + ? T. ak + parmak) bk. I. ak + ? meri) Bir çeşit beyaz üzüm (DS. 1786) akpusa: (< T. binkulaç ve ak asma da denilen sarmaşık (TaS.

ak + Far. ak + söğüt) Söğütgillerden. güzeli) bk. kışa dayanıklı yumuşak bir çeşit buğday (DS. ak + soğan) Ada soğanı (TS. 162) aktahal: (< T. tatlı bir çeşit armut (DS. ak + Ar. ak + ? T. 161) aksışam: (< Far. I. 1. 162) akşam sabah güzeli: (< Sogd. -i) Sarı renkli. I. ‘aks-ı şām) Beyaz ve iri taneli bir çeşit buğday (DS. (TS. I. 162) aktaş: (< T. akşam sabah (DS. şeker + T. ak + Far. 162) akşam sabah (< Sogd. 69) aksulu: (< T. kardelen (TBAS. (DS. 66) aksöğüt: (< T. śabāĥ) Bir çeşit çiçek. kabukları eczacılıkta kullanılan bir söğüt türü. ak + taş) bk. I. 162) akşekeri: (< T. 162) aksünter: (< T. 161) aksirke: (< T. I. tavuk) Çiğdeme benzeyen ve ilkbaharda açan bir çeşit beyaz çiçek (DS. I. ak + ? sünter) Sonbaharda ekilen. akşam + Ar. śabāĥ + T.177 akser: (< T. (akşam sabah güzeli). Salix alba. daħl “tahıl”) Buğday (DS. 161) aksoğan: (< T. sirke) Bir çeşit üzüm (DS. 27) aktavuk: (< T. 163) . ak + sulu) Bir çeşit armut (DS. I. I. 1. akşam + Ar. ser) Başakları koyu sarı renkte olan bir çeşit sert buğday (DS. I. ak + Far. I.

Biber (DS. ak + yazlık) Kellesi dört sıra olarak olgunlaşan sarı buğday (DS. ala.: aksarhan aksavran) Bir çeşit tohumluk buğday (DS. geniş yapraklı. (TBAS. çiçeği diş ve yüz şişlerinin tedavisinde kullanılan bir bitki. ak + Ar. I. pāçak) 1. Ornithogalum. I. MBTS. meyve (alaca gök. 27) akzahran: (< T. 165) ak yıldız: (< T. I. ak + topaç) bk. 2. ak + top) Bir çeşit buğday. dalsız bitki (DS. (DS. 171) alabaş: (< T. 169) ala ayaş: (< T. DS. 173) . 164) ak üzüm: (< T. I. (aktopaç). 133) Yaylalarda yetişen. Şeftali. aktop (DS. I. 86) Olgunlaşmamış ham kavun. zanba ) Zambakgillerden. ak + yıldız) Yumrulu. ak + Ar. 165) akyazlık: (< T. 171) alabacak: (< T. Ağz. Liliaceae. (TS. ak + üzüm) Sık taneli. (DS. Tietze. I. ala + baş) Turpgillerden. 1. I. Lilium candidum. akantos. ala + OFar. otsu gövdeli. safran < za’ferān). alaca kır). 1. ala + ayaş) Siyahlı beyazlı ve iri taneli bir çeşit üzüm (DS. beyaz çiçekli ve otsu bitkilerdir. I. 161. 164) akyavşan: (< T. 1. 69) ala: (< ET. ak + yavşan) Karın ağrılarında ilaç olarak kullanılan bir çeşit kokulu ot. süs bitkisi olarak yetiştirilen. kökü şalgamdan daha büyük olan ve yemeği yapılan bir çeşit bitki (TS. (And. acı yavşan (DS. I. I.178 aktop: (< T. 165) akzambak: (< T. büyük salkımlı bir çeşit beyaz üzüm (DS. 163) akunduz: (< EYun. 70. I. karpuz. 163) aktopaç: (< T. yaprakları lahanaya benzeyen.

(TBAS. alaca + Far. alaca + ot) Susuz yerlerde yetişen geniş yapraklı.. ala (DS.A. ala (DS. I. 178) alaçam: (< T. 71) alaganta: (< ? ) Domates (DS. I. Krş. erken olgunlaşan bir çeşit üzüm (DS. 176) alaca gök: (< T. 27. ala + göbek) Karaağaçlarda çıkan ve yemeği yapılan bir çeşit büyük mantar (DS. ekşice bir çeşit üzüm (DS. bazıları yeşil olan bir çeşit üzüm (DS. Beyaz börülce. I. 2. kışın yaprak döken.Y. 71) alaca ot: (< T. alaca + üzüm) Bazı taneleri olgunlaşmış. 178) alaca üzüm: (< T. cehre) Dikenli veya dikensiz. XII. bk. dikenli bir çeşit ot (DS. 187) alagöz (I): (< T. I. I. I. 4413) . alaca + gök) bk. alaca + kır) bk. akbakla (DS. 174) alaca: (< T. Gaz. 187) alagöbek: (< T. I. 1. 178. 169) alaca kır: (< T. DS.. ala + Far. bā ilā) 1. I. alaca) Ben düşmüş üzüm.179 ala börülce: (< T. alaca + Ar. şam’) Rengi kızıla yakın bir çam türü (TS. ala + göz) Küçük taneli. 461) ala cehri: (< T. 169) alaca menekşe: (< T. 175) alaca bakla: (< T. ala + göz) Kırlarda biten ince. I. meyvesi yenmeyen ağaç veya ağaççıklardır. Rhamnaceae. 187) alagöz (II): (< T. 1. I. ala + börülce) Siyah benekli bir çeşit fasulye (DS. ala + Ar. 36. benefşe) Hercaî menekşe (TS. kılçıklı bir çeşit yaban otu (DS. III.A. I.

ala + kavun + otu) Ezildiği zaman kavun gibi kokan bir çeşit ot (DS. I. is. I. bā ilā) bk. I. 193) alantın: (< ? ) Gürgenlerin dibinde veya alan yerlerde biten sütlü. 4414) alamelek: (< T. iri taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS. -ı) Yaprakları geniş ve benekli. Krumpir + T. I. I. iri taneli kiraz (DS. 197) ala pancar: (< T. I. 199) . 197) ala pakla: (< T. beyaz renkli ve yemeği yapılan bir çeşit mantar (DS. (ala pakla) (DS. ala + Ar. 189) alakakaç: (< T. (And. Ağz. 197) alapo: (< ? ) Akasya ağacına benzer bir çeşit ağaç (DS. yenebilen bir çeşit ot (DS. I. ala + oğlak) Beyaz ve kahverenkli bir çeşit fasulye. koruk) Yarı olmuş üzüm (DS. I. kenarları dikenli. banjar) Baharda görülen ve yemeği yapılan bir çeşit bitki (DS. I. melek). 191) alamangumpili: (< öz. ala + ? kangal + T. sarı ve sert. -i) ri. Alman + Blg.: alamelik) Bir yanı kırmızı. I. I. I. üzümü) nce kabuklu. bir yanı sarı. 189) ala kangalı: (< T. iyi bir çeşit patates (DS.180 alahta: (< ? ) Büyük yapraklı bir çeşit bitki (DS. XII. 197) alaoğlak: (< T. ala + kakaç) Gelincik çiçeği (DS. ala + Erm. ala + ? Far. ala + Ar. 190) alakoruk: (< T. 197) alasit üzümü: (< ? alasit + T. 189) alakavun otu: (< T. alaoğlak (DS.

alaz (DS. 202) alavurt: (< ? ) Su kabağı (DS. 23). 201) alatura: (< T. alaz armut). allágion + T. 210) . alaz + Far. I. ala + sulu) Yeni olmaya başlamış meyve (DS. 205) alaz armut: (< T.: alız)Yabani armut. I. I. ala + tura) Bir çeşit kırmızı üzüm (DS. I. (DS. ölmez çiçek (TBAS.181 alasulu: (< T. alaz (DS. emrūd + T. 3. 209) aldimnit: (< T. emrūd) bk. Ağz. çiçeği) bk. bādingān) Domates (DS. 209) aldangeç: (< T. ahlat (alaz armudu. I. 207) albalı: (< T. I. I. I. I. 220) alaz: (< T. MBTS. 208) alça: (< T. 205) albadılcan: (< T. -u) bk. al + balı) Vişne (DS. 203) alay çiçeği: (< Yun. 101) alçacık: (< T. alça(k)cık) Tarlada ekin arasında biten beyaz çiçekli bir ot (DS. 3354. is. I. bādincān < Far. alaz + Far. aldangaç) lkbaharda kırlarda yetişen ve patatesin küçüğüne benzeyen yenilebilir bir çeşit bitki (DS. erik (TBAS. 205. diminitis) Pembe renkli bir çeşit üzüm (DS. 221) alaz armudu: (< T. al + Yun. I. I. alaz < yalaz “alev. alça) bk. I. 199) alatavşan üzümü: (< T. al + Ar. (And. Elbistan ?) Kırmızı ve ufak taneli bir çeşit buğday (DS. ala + tavşan + üzümü) Sarı renkli ve çilli bir çeşit üzüm (DS. I. 207) albustan: (< öz. alaz”. Gülensoy.

8) Gülgillerden. I. VII. III. 28. Tietze. küçük ve bir tarafı kırmızı armut (DS. 222) alim üzümü: (< Ar. I. 222) . DS. II. 29. GD AT. Ali + T. I. kırlarda yetişen. DS. meyvesi sarı. Nişanyan. is. üzüme benzer meyvesi olan ve dericilikte kullanılan bir ağaç (DS. -ı) Bir çeşit buğday (DS. mor ya da siyah renkli yabani bir ağaç. 2262. ‘alį m + T. bey + ? buğday + T. I. I. is. dayanıklı bir çeşit üzüm (DS. 183. 220) Alibey buğdayı: (< öz. I. 1896) alısın: (< ? ) Tarlada ekine zarar veren yabancı otlar (DS. bir yabani meyve (DS. öksüz) bk. ‘ālī + ? yonca) Küçük yapraklı ve yoncaya benzer bir ot (DS. 14) Su yosunu (TS. çehre) Yuvarlak. is. 585. ETA. alga. kışın yapraklarını döken. ‘ālī + Far. I. (TS. III. I. TBAS. AAT.182 alevlet: (< ? ) Alıçtan büyük.. al + ? gemre) Koyu kırmızı renkte. 29) ali yonca: (< Ar. algue ~ Lat. güz çiğdemi (TBAS. 221) alidede: (< öz. TaS. dede) Güz armudu. Ali + T. 246. KBAYA. küçük ve siyah renkli. 214) alıç: (< Far. afkos. ‘alį m + T. BTS. 151) Bir çeşit iri bezelye (DS. 92. 1. 202. 222) Aliöksüz: (< öz. I. Ali + T. 1. 81. 80) algemre: (< T. AVA. Gaz. Nişanyan. 39. 262. 233. 221) aliçehre: (< Ar. erik) Aşılı ve tatlı bir çeşit erik (DS. 14. Crataegus. 211) alg: ( < Fr. 212) alguş: (< Yun.A. ālūçe küçük erik < alū erik. 222) alim erik: (< Ar. I. kırmızı. üzümü) Küçük ve sık taneli siyah üzüm (DS. Eren. I.

al + ? mümmük) Gelincik (DS. 228. 227) Alman papatyası: (< öz. I. allık + ? tamas + T. 4416) aloğlu: (< T. ālū. 223) allıballı: (< T. Ağz. 228) aloruħ: (< ? ) Otların üzerinde görülen. is. is. 1. I. I. Ağz. 228) almümmük: (< T. beyaz bir ot (DS. I. I. -ı) Küçük ve tatlı bir çeşit erik (DS. al + ? muħarı) Bir çeşit erik (DS. Alman + Yun. 225) almacık otu: (< T. I. taş ve kayalık yerlerde görülen mantar cinsinden. sarı renkli üzüm (DS. Allāh + T. bk. 228) almuħarı: (< T. (TS. almalık). vişneye benzer bir çeşit bitki (DS. elma + erdiren) Dikenli. al + oğ(u)lu) Yemeye ve şarap yapmaya yarayan kokulu.: almalıħ) Büyük yapraklı bir çeşit ot (DS. papadia + T. 225) alluca: (< T. 229) . Anfhemis mobilis. 90) alma yaprağı: (< T. I. I. ekmeği) lkbaharda. -sı) Orta Avrupa’da yetişen bir papatya türü. I. 227) almalık: (< T. I. can eriği. elma + yaprağı) Enli yapraklı bir çeşit bitki (DS. I. I. çokça yağmur sonu. Kara erik (DS. I. 225) allik taması: (< T. elmacık + otu) Geniş yapraklı bir çeşit ot (DS. 227) alma erdiren: (< T. allıca).: alluce) Yemeklere konulan yeşil erik (DS. I. 228) alo: (< Far. 2. allı + ballı) Üzümden daha iri taneli mayhoş bir çeşit meyve (DS. DS. köksüz ve çocuklar tarafından yenen bir çeşit bitki (DS. 157) 1.183 alkakuca: (< ? ) Gelincik çiçeği (DS. (And. 222) Allahekmeği: (< öz. XII. yeşil. (And. Tietze.

Kökenini açık olarak bilmiyoruz. < *āl + ton. pehlevān) Bir çeşit kırmızı üzüm (DS. altın + çiçeği) bk. 230) altın ağacı: (< T. kıran ‘kenar. Eren. 3. Ağz.. Süpürge yapılan. Németh Türkçe altun’u Moğolca altan biçimiyle birleştirmekle yetinmiş. altıncık) Latin çiçeği (DS. çok tatlı bir kavun türü 2. DS. 30. Tietze. kıyı. I. “< altın Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. 2. altun.184 al pehlivan: (< T. 1677”) bk. al + Far. Gaz. altın + ağacı. ölmez çiçek (TBAS. altı + T. altı kıran. DS. (TBAS. cehri (TBAS. 29) altınbaş: (< T. Ramstedt altun biçiminin başında Türkçe al (kızıl) sözünün geçtiğini dile getirmiştir. uç’. I. altun ve Moğ. Eski Kıpçakçada da altūn biçimi kullanılır. 159. I. altın + başak) bk. arpa) bk. (DS. 231) altın çiçeği: (< T. Orta Türkçede altūn olarak geçer. 230) altı kıran arpa: (< T. < ET. altan biçimlerinin Türkçe al (kızıl) ve Korece ton (değerli metal) sözlerinden oluştuğunu yazmıştır. Ancak Doerfer Türkçede ton (metal) sözünün geçmediğini vurgulayarak bu açıklamaya katılmamıştır. 231) altınbaşak: (< T. kökeni üzerinde durmamıştır. I. I. altı + Far. ölmez çiçek. altı köşe arpa. III. altı kıran arpa (DS. altı + T. Bu görüşü Räsänen de benimsemiştir. altın + baş) Daha çok Ege bölgesinde yetişen. kūşe + T. altı kenar.A. I. 231) . Daha sonra ET. 9. 10. 18”) bk. altīran). kabuğu sarı benekli. 1. yuvarlak. Sarı. 29) altıncık: (< T. altı kıran arpa (DS. 230) altı kıran: (< T. kalın kabuklu bir çeşit lezzetli üzüm. “< kıraŋ.: altı gıran arpa. altı kıran arpa (DS. I. Räsänen. mavi çiçekli bir ot (TS. 42) altı köşe arpa: (< T. kenār) bk. 230. altı + Far. 229) altı kenar: (< T. MBTS. kıran + arpa) Sulu toprakta yetişen ve başağı altı sıralı olan arpa (And. 93. I.

kırmızı. 1. uzun. 232) alvala: (< ET. tadı acımsı meyvesi. 2. kusturucu niteliği olan bir kök. I. 5. (And. Scolymus hispanicus. altın + top) 1. (TS. yaprakları idrar söktürücü ve kabız giderici olarak kullanılan. nce kabuklu. tarla gülü (DS. 30) altı parmak: (< T. 1. Kırmızı kabuklu bir çeşit üzüm. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. 235) .185 altın dikeni: (< T. 160). vāla ‘bir cins ipekli’. 3. altın + dikeni) 70-80 cm yükseklikte. greyfrut. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. al ‘kuvvetli açık kırmızı’ ve Far. -ı) stanbul civarında yetişir. BTS. Citrus decumana. altı + parmak + otu) Kısa saplı. (TBAS. I. altın + otu) Kaya boşluklarında ve nemli yerlerde yetişen. Ağz. tüylü. 5-20 cm yükseklikte. 94) altın otu: (< T. altın + yumurta + Yun. 94) altıntop (II): (< T. I. (TBAS. yuvarlak erik (DS. 30) altın kökü: (< T. iri taneli bir çeşit kiraz (DS. dikenli ve kürecikler hâlinde sapları olan bir kaktüs türü. 1. (TS. Bir yanı kırmızı renkli elma (DS. Tietze. 234) alyanak: (< T. 234. Bu ağacın kanarya sarısı renginde. (TS. DS. 232) altıntop (I): (< T. 30. Aspleniaceae. I. 32. 30) alvar eriği: (< T. kız memesi. 94) altın yumurta mantarı: (< T. dikenli. 2. manitari + T. al + var + eriği) Yaş ve kuru olarak yenen. Amanita caesarea. Cephaelis ipeca cuanha. greyfrut.: alvele) Gelincik. altın + kökü) Güney Amerika’da yetişen. Bir çeşit zerdali. tatlı ve kırmızı renkli bir çeşit kiraz. al + yanak) 1. TBAS. sıcak bölgelerde yetişen bir meyve ağacı. ipeka. I. 4. Bazı Amanita türleri ölüm ile sonuçlanan zehirlenmelere neden olmaktadır. Ayşekadın fasulyesi. yenen bir mantardır. (TBAS. Turunçgillerden. çiçeksiz. altın + top) ki çeneklilerden. Trollius ranunculoides.

pipéri + T. Defnegillerden. (TS. ran’da yetişen. 1. fındık büyüklüğünde. Persea gratissima. Amerika’da yetişen bir ağaç. 237) amber ağacı: (< Far. al + ? yonca) Hayvanların severek yedikleri kırmızı çiçekli bir ot (DS. Anacardium occidentale. amber + būy. Amerika + T. 235) alyud: (< T. amber < Ar. (TS. (TS. is. 2. al + yut) Hindistan cevizi (Erz. (And. 1. Geum urbonum.186 al yonca: (< T. 16. I. Amerika’da yetişen bir ağaç ve bu ağacın badem biçiminde. iri ve uzun taneli bir tür pirinç (TS. elması) 1. amber + T. Amasya). is. (TS. I. ağacı) Baklagillerden bir cins mimoza. 99) Amerika elması: (< öz. (bilader ağacı). is. emrūd + T.. is. I. çiçeği) Amber ağacının toparlak. 24) amariken: (< öz. 98) amber çiçeği: (< Far. Amerikan) Bir çeşit buğday (DS. is. Tietze. -i) Aselbent ve zamk gibi maddeler veren bir sıcak iklim ağacı. ağacı) bk. Antep fıstığıgillerden. Bu ağacın armuda benzer yemişi. 1. 1. 237) Amasya: (< öz. is. Amerika + Far.: amasiya) Uzun zaman taze kalan bir çeşit üzüm (DS. III. yalancı biber ağacı (TBAS. . pişince güzel bir koku veren. Amerika + Far. 98) amberbu: (< Far. çekirdekli. -u) 1. Nişanyan. armuda benzer yemişi. 173) Hindistan’da. Styrax americana. 99) Amerika bademi: (< öz.A. 279) . 1. ‘anber + T. altın sarısı renginde güzel kokulu çiçeği (TS. 98) Amerika armudu: (< öz. Amerikan + Yun. 1. bādām + T. 99) Amerikan biber ağacı: (< öz. Ağz.

is. Tietze. 105) anakara üzümü: (< öz. anaç + dikeni) Bir iki metre yüksekliğinde dikenli bir bitki (DS. 171) Yaşlı dut ağacı (DS. 238) amez: (< ? ) Bir çeşit güz armudu (DS. üzümü) Şarapçılıkta kullanılan iri taneli. I. -i) bk. bābā + T. I. bābā + ? kekik + T. I. otu) bk. damaskino. Tietze. I. xamofta.: amaskene. çay üzümü (TBAS. 31) anadut: (< Yun. 249) . 248) anahtar bitkiler: (< Yun. Anadolu + T. 165). 2083) amesken: (< EYun. I.187 Amerika üzümü: (< öz. üzümü) bk. anadoti. Kır menekşesi. 168) Dağ çileği (DS. 2. I. siyah erik (DS. is. 244) anaç tikeni: (< T. bitkiler) Mera üzerinde çok bulunan ve bunların doğru bir şekilde otlatılmaları ile tüm meranın doğru bir şekilde otlanmış olacağı kabul edilen bitki türleri (TS. Yaprağı kekik otuna benzeyen. mercanguş da denilen bir çeşit çiçek (DS. 20) anababa kokusu: (< T. 1. 2. aniktiri + T. kokusu) 1. I. 239) amofta: (< Yun. Amerika + T. ana + Far. Ankara ? + T. 238) amme: (< Ar. is. ana + Far. ameskene) Bir çeşit küçük. (And. Ağz. I. şekerci boyası (TS. 239) anababa kekiği: (< T. turuncu renkli bir çeşit meyve (DS. 247) Anadolu otu: (< öz. acı yavşan (TBAS. ince kabuklu bir çeşit üzüm (DS. ‘amme) Bağdat hurması veya Trabzon hurması denilen elma büyüklüğünde. Tietze.

Nişanyan. bir yıllık. 3. aŋduz. (TS. otsu. 19. analı + kızlı) Salkımında irili ufaklı taneleri bulunan bir çeşit üzüm (DS. I. Tietze. Antartika ?) Eflatun renkte meyvesi olan kara yemiş (DS. 252) anapa paħlisi: (< anapa + Ar. 60-120 cm kadar boylanabilen. BTS. (anduz . is. 251) ananas: (< Fr. 106. < Ar.188 analı kızlı: (< T. beyaz çiçekli bir bitki. Nişanyan. küçük meyveli bir kiraz ağacı (DS. Nişanyan. Ağz. Tietze. 41) ananasgiller: (< Fr. < Brezilya Kızılderililerinden olan Guarani’lerin dilinde nana. 42. I. otsu bitkiler. 2. I. KYA. DS. çok yıllık. 1. 4418. 19) Ananasgillerden. (anapa paħlisi). Servi ağacı. 172) Bir çeşit fasulye. (TS. Ananas sativus. aneton. BTS. 207) anbak: (< ? ) Yeşil kabuklu taze ceviz (DS. 31. XII. ananas < sp. acı kabuklu. anethon/annethon. 107. Kırlarda yetişen yabani bir otun kökü. 176) 1. 172. bā ilā + T. 254) ancap: (< ? ) Bir çeşit yaban armudu (DS. TBAS. anīsūn/yansūn < EYun. 255) andatıka: (< öz. 1. 262) andız: (< ET. 260. 19. 1. 252) anason: (< Yun. 258) andıra: (< ? ). 173) Maydanozgillerden. Tietze. I. (And. Yaprakları dikenli olan bir çeşit ardıç. ananas + T. sıcak bölgelerde yetişen. yurdumuzda ekimi yapılan. Cupressaceae. -sı) bk. -giller) Bir çeneklilerden. meyvesi çam kozalağına benzeyen. anapa (DS. I. sıcak ülkelerde yetişen ve örneği ananas olan bitki familyası (TS. (DS. Pimpinella anisum. I. I. Tietze. 106) anapa: (< belki bir yer isminden.: andiraz) lkbaharda ilk defa olgunlaşan. anison = EYun. kokulu tohumu hamur işlerinde ve rakı yapımında kullanılan.

Antep + Ar. anuk) Ballıbabagiller familyasından. 31. annuk. DS.A. (And. 268. Ziziphora. 4420. anuħ. 109) anger: (< ? ) Bir çeşit armut (DS. TBAS. Ağz. andız + otu). Bu ağacın ince ve sert kabuklu. 45) . DS. TaS. ğde ve kara çalının dikeni. MBTS. 274) anslı: (< ? ans + T. BTS. Ağz. I. I. BTS. yemeklere koku vermek için kullanılan bir bitki. 2. 25. 4419. I. 178). I. 31) anemon: (< Fr. EYAD. 261. anıħ.: angaç) Zakkum ağacı (DS. (And. Tarla kenarlarındaki otlar (DS. 1. fustu + T. -ı) 1. DS. 265) angız: (< ET. 43. aŋız “kökü belli değildir”. I. Eren. (TBAS.: anıh. kazık köklü. 32. anemone) Dağ lâlesi (TS. VII. Antep fıstığıgillerin örnek bitkisi. K AT. I. nemli yerlerde yetişen. KBAYA. 264) angıç: (< T. 109. 306) anis: (< ? ) Yaprağından ve meyvesinden yem olarak faydalanılan bir çeşit ağaç (DS. 42. DS.: anduz otu) Birleşikgillerden. . (And.. tek yıllık. mavi çiçekli. XII. is. 2477. 10 m kadar bir boya erişebilen ve kışın yaprak döken bir ağaç. 2. çok yıllık. ananuħ. Erz. 1. (And. 13. Ağz. Ağz.: ansli) Fena kokulu bir çeşit ot (DS. 141) 1. TBAS. XII. (TS. 231. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 273) ankri: (< ? ) Yaprağı çama. yurdumuzda Gazi Antep ve Siirt bölgelerinde yetişen. -lı). annuh. 116. 1. 280) Antep fıstığı: (< öz. BTS. 109. 1-2 m yükseklikte. (TS.189 ağacı). yağlı yemişi. angıç). 1. 150) andız otu: (< T. 32. Tietze. 271) anık: (< Erm. DS. (TS. I. 183. III. 1. TBAS. Pistacia vera. I. gövdesi ardıca benzer bir çeşit orman ağacı (DS. I.

2. çay + T. bā ilā + T. Kuvvetli. I. 23. kuvvetli kokulu ve pembe çiçekli bir bitkidir. (TBAS. 1. 289) aptal baklası: (< Ar. Nişanyan. 10-25 cm yükseklikte. I. kenevir (TBAS. Sarcocolla. 283) apartu: (< ? ) Baharda erken biten beyaz çiçekli bir ot (DS. I. Eren. 116) Antep karası: (< öz. 1. Anzer + Çin. -sı) Bir çeşit bakla (DS. I. Antep + T. Arabistan + Yun. is. I. is. çok yıllık. 185) Sıcak ülkelerde yetişen bodur bir ağaç. -ı) Ballıbabagiller familyasından. ebdāl + Ar. 285) apırcak: (< ? apır + T. Biraz yükselmiş ekin (DS. karası) Bir çeşit kırmızı üzüm (DS. otu) bk. Asya ve Afrika’nın sıcak bölgelerinde yetişen. Daphne gnidium. 287) apotı: (< ? ) Patates (DS. -si) Dulaptal otugillerden. I. Çiğdem çiçeği. 32. is. Antep + Ar. gür fidan. ‘anzerūt. -cak) Yeşil kabuklu ceviz (DS. BTS. çiçek ve yaprakları çay olarak içilen. 13.190 Antep fıstığıgiller: (< öz. 123) aragogik: (< ? ) Tarlalarda biten ve kestaneye benzeyen bir ot kökü (DS. 289) appa: (< ? ) Dağlarda biten bir çeşit yabani ot (DS. 119) Anzer çayı: (< öz. Doğu Karadeniz bölgesinde yaygın olan. (TS. (TS. 33) Arabistan defnesi: (< öz. 3. ebdāl + T. 148) 1. 1. fustu + T. 291) aptal otu: (< Ar. kabukları hekimlikte kullanılan bir ağaççık. 280) anzarot: (< Ar. 48) apalak: (< kökü bulunamamıştır. tipik örneği Antep fıstığı ağacı olan bir familya (TS. Labiataea. 1. dáfni + T. Tietze. is. MBTS. -ı + -giller) Ayrı taç yapraklılardan. I. I. 293) .

I. -ü) bk. II. I. I. otu) bk. pıtrağı) Yüksek. -ı) bk. Arap + T. Tietze. 1208) Arap otu: (< öz. I. kısa dallı. 292) Arap mantarı: (< öz. mayhoş. elması) rice. 1. ince uzun bir çeşit bitki (DS. 294) arani: (< ? ) Kavak ağacı (DS. -ı) 1. I. kiraz mevsiminde yetişen bir çeşit elma (DS. yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan. -çıl) Sebuzek dikeni de denilen ve köylülerce süt süzgeci olarak kullanılan yumruk büyüklüğünde bir çeşit diken (DS. is. Arap + Far. 298) Arap buturağı: (< öz. I. 2. 299) Arap sümbülü: (< öz. is. domalan (TaS. Arap + Far. siki) bk. dağ sümbülü (TBAS. Arap + T. is. 294) arakçıl: (< ? arak + T. Arap + Far. dağ sümbülü (TBAS. Arap + T.191 araka: (< Yun. 33) Arap şalgamı: (< öz. Arap + Yun. 1. Araptaşağı (DS. 191) ri taneli bezelye (TS. Eren. dikenli bir yaz bitkisi (DS. is. is. DS. 127) arapsiki: (< öz. manitari + T. cān) Su kenarında yetişen dikenli. 298) Arapdede: (< öz. is. Arap + T. dede) bk. centiyane (TBAS. Kara kabuklu yer elması (DS. 299) . is. 33) arapsaçı: (< öz. Siyah turp. 33) Arap elması: (< öz. arakas < arakos. uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi (TS. 298) Arapcan: (< öz. koyu kırmızı. is. saçı) Küçük. is. Arap + T. 124. şal am + T. I. Arap + T. 15. I. sunbul + T. is.

I. BTS. I. I. 302) ardıç: (< ET. yāsemen + T. I. 307. 34. 4423. Arap + Far. 302) arcıman: (< ? arcı + T. II. salkım şeklinde mor çiçekli bir kır çiçeği. Clauson. 3. ardıç + T. 33) Arap yasemini: (< öz. 1. üzeri çizgili. 1. MBTS. nce uzun yapraklı. 2. is. 4. SA. ardunç) Servigillerden. arachide) Yer fıstığı (TS. ardıç burcu (DS. 298) Arap topalağı: (< öz. 193). 301) arcı ağaç: (< ? arcı + T. 302. TBAS. çok acı ve siyah renkli bir otun meyvesi. 128. yaprakları oğlaklara yedirilir (DS. 128) . topalağı) bk. marica/marīca + T. yasemin (TBAS. I. ETA. Loranthaceae. 281. I. Ağz. yuvarlak kara yemişleri ilâç olarak kullanılan bir ağaççık. artuç. ‘araz. kışın yapraklarını dökmeyen. 127) araz: (< Ar. (TS. Tietze. -u) 5-20 cm yükseklikte. Juniperus. Arap + T. XII. ardıç + otu) Ardıç ağacının küçük bitkisi (TS. Yeşil çiçekli. 1. I. güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen. (DS. 159) Bir çeşit ot (DS. 128) ardıç burcu: (< T. is. (And. I. (ardıç kıliği). Tam olgunlaşmamış siyah incir.192 araptaşağı: (< öz. 304) ardıç otu: (< T. is. Koni şeklinde.: arduç. Nişanyan. 204. Eren. DS. 15. Arap + T. yumru köklü bir çeşit ot. 33. 304) ardıç kıliği: (< T. 280. (Arapsiki). -man) Karaçalı (DS. yarı parazit bir bitkidir. DS. kara topalak (TBAS. 33) araşit: (< Fr. (TBAS. ağaç) Kırlarda bulunan bodur bir çeşit ağaç olup. 25. DS. ardıç + kılığı) bk. taşağı) 1. -i) bk. KMYA. burç < Sans. 1. DS. 52.

Asma. 239.Y. AVA. DS. Yenilebilen. amıt.Y. 28. Ağz. 461. 22. Tietze. küçük ve tüylü yapraklı bir ot (DS. 14. Kırmızı. -ü) Gelincik (DS.A. kılıç şeklindeki yaprakları hayvanlara yem olarak verilen bir çeşit bitki (DS. 322. AA. I. arı + otu) 1.193 ardık: (< ? ) Dağda yetişen. 322) arı pürü: (< T. Tietze. yurdumuzun her yerinde yetişen bir ağaç ve bu ağacın rengi sarıdan yeşile kadar değişebilen tatlı.. T YA. yumuşak. 148. 322) arış: (< Far. GD AT. ahlat (TBAS. I. en fazla 20 cm büyüklüğünde. (TS. argun/arkun. DA. 19) . EYAD. I. çiçekleri beyaz. 36. I. K A. 409. sarı renkli. gonca hâlinde toplu çiçekleri bulunan. Ka. 315) arı gülü: (< T. BTS. 194) bk.: almut. I. I. 165. Erz. armıd.102. Pirus communis. 315) arı otu: (< T. 27. (And. 218. arı + çiçeği) Kırlarda biten. 1. 135. 324) armut: (< Far. I. -u) Kabuklu taze ceviz (DS. yaprağını döken. 314) arı götü: (< T. 162). 322) arı saman: (< T. DS. 237. I. 218. MBTS.. I. arıların da bal topladığı bir çeşit bitki (DS. 55.A. koyunların severek yediği. Ağz. ‘Arab + Far. 338. 228. 34) arı çiçeği: (< T. arı + Far. ADYA. K AT. 328. ereş-eriş. I. Gaz. arı + götü) Ekinlerin içinde çok bulunan bir çeşit dikenli ot (DS. ufak çekirdekli meyvesi. gōz + T. OAAD. 2. Eren. 194. pür + T. DS. 308) argun: (< ET. 27. sulu. 2. gul + T.. Krş. 199). KMYA. . 304) areb kozu: (< Ar. āmut. 80.A. arıların çokça kondukları bir kır çiçeği. (And. 1. I. 51. armıt) Gülgillerden. Nişanyan. 25.: arıs) 1. -ü) Arı çiçeği (DS. 247. UA. emrūd/ermūd/enberūd. Gelincik (DS. ST AT.. 91.A. III. III. 18. arı + saman) Beyaz buğday (DS. I. āmit. arı + Far.

1. 200. arpa + gan. OAAD. 330) arpağan: (< T. K A. 169. 330) arpacık soğanı: (< T. sulu. hayvanlara yem olarak verilen. koyu mor renkli iri taneli bir çeşit üzüm (DS. çileği) bk. 219. I. I. 103. 264. 330) . 34) arnad: (< ? ) Yuvarlak.: arparmıdı) Arpa zamanı yetişen. Tietze. arpa + Far.194 armut kabağı: (< Far. 1. (TS. Eski Kıpçakçada da arpa biçimi kullanılır. 136) arpa elması: (< T. arpacık + soğanı) Tohumdan yetiştirilen ve tohumluk olarak kullanılan küçük soğan (TS. 119. T YA. 136) Arnavut darısı: (< öz. (And. otu) bk. 180. 147. 198. 58. is. K AT. darısı) bk. 1. 200. Bilimsel yayınlarda Hint-Avrupa dillerinden alındığı sıklıkla dile getirilmiştir. Ağz. (And. 330. 55. Orta Türkçede arpa olarak geçer. DS. 235. -u). KYA. II. emrūd + T. 329) Arnavut biberi: (< öz. 184. Ka. emrūd + T. Arnavut + T.Y. 9. 118. kūy + T. AVA.. 135) armut otu: (< Far. 74. -i) Acı. Hordeum vulgare. 19”) Buğdaygillerden. kabağı) Ürünü armut biçiminde olan bir süs kabağı (TS. Ağz. darı (TBAS. ZBK A. 275. DS. çilek (TS. 1. 105. 227. SA. GD AT. Clauson. 1. Eren. 1. ETA. arpa + elması) Yazın yetişen bir çeşit elma (DS.A. GBAA. sulu. 34) Arnavutköy çileği: (< öz. 143) arpa armudu (< T. AAT. Arnavut + Yun. is. EYAD. 43. arpa. 136. is. bir yıllık otsu bitki. yeşil renkli bir çeşit armut (DS. kırmızı biber (TS. AA. pipéri + T. 164. I. I. 70. 19). “< Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. 130. BTS. I.: arpagan) Yabani arpa (TS. 66. Eren. ülkemizde geniş bir alanda kültürü yapılan. 136. emrūd + T. 486) arpa: (< ET. burç (TBAS. 248. Arnavut + Far. taneleri ekmek ve bira yapımında kullanılan. ADYA.

I. kokusuz çiçekleri olan bir bitki (TS. borusu) Çobandüdüğü de denilen bir çiçek (DS. 34) arşın üzüm: (< Ar. 1. 211) Kuşburnu meyvesi (DS. artağan < art. Ağz. 1. 334) artlı: (< T.: aslanāzı) Sıraca otugillerden. 143) asker borusu: (< Ar. ādem) Salepgillerden. arslan + ağ(ı)zı). askı + divleği) Sarı renkli. 345) aslankulağı: (< T. 345) aslanağzı: (< T. 146) . 336) asfur: (< Ar. -ü) Dağlarda yetişen bir çeşit yaban gülü (DS. yemeklerde kullanılan bir bitki (DS. (And. çiçekleri asılmış bir insana benzeyen ve köklerinden salep çıkarılan bir bitki (TS. arslan + ayağı) bk. Tietze.195 arslanayağı: (< T. bir çeşit üzüm (DS. ‘asker + Far. 344) asker gülü: (< Ar. I. ‘asker + T. 341) asılmışadam: (< T. ‘uśfūr. uzun. artlı) Bol meyveli ağaç.: artığa) Yaprakları dövülerek ele kına gibi yakılan bir çeşit bitki (DS. 208) Bahçelerde yetiştirilen. 344) askil: (< Gürc. üzüm) Beyaz. I. I. I. güzel. sarı çiçekli. üzerinde kara çizgiler bulunan bir çeşit kavun (DS. I.+ -ağan). gul + T. I. asılmış + Ar. 1. Ağz. 146. 333) artıgan: (< T. (And. türlü renkte. I. askili. arslan + kulağı) Bir sap üzerinde dizili sarı veya kırmızı çiçekli otsu bir bitki (TS. I. bitki (DS. Tietze. arşın + T. aslanpençesi (TBAS. 344) askı düleği: (< T. DS.

(TS. haspir) 25-50 cm yükseklikte. 23. Lageneria vulgaris. 1. turuncu çiçekli ve otsu bir bitkidir. Gaz. 105. asma + -giller) ki çeneklilerden. 2. belli başlı türü asma olan bitki familyası (TS. Carthamus tinctorius. -si) Gülgillerden. asma + kabağı) 1. 1. TBAS. 347. Orta Anadolu bölgesinde yetiştirilir. 4425) asmagiller: (< T. 346) aspidistra: (< Fr. Asmagillerden. DS. 247) asma gabak: (< T. dalları çardak üzerine yayılan bitkilere genel olarak verilen ad.196 aslankuyruğu: (< T. 391) . GD AT. 2. 35. 1. 146) asma üzümü: (< T. T YA. (yer pırasası). I. (TS. yaprakları doğrudan doğruya topraktan çıkan bir süs bitkisi (TS. 146. arslan + Far. arslan + kuyruğu) Ballıbabagillerden. I. 55) aslım: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. DS. XII. (TS. ağaç dallarına kadar uzayan üzüm (DS. sebze olarak kullanılan ürünü (TS.. asma + üzümü) 1. I. 1. 146) aslanpençesi: (< T. Kışın yenmek üzere hevenk şeklinde asılıp saklanan büyük taneli ve kalın kabuklu bir çeşit üzüm. 187). 2298. Leonurus. Bu türün ince uzun. Alchemilla. K AT. sarı ve beyaz çiçekli bir yabani bitki. DS. (TBAS. pençe + T. eskiden hekimlikte terletici olarak kullanılan bir bitki. asma) 1. 345) asma: (< T. asma + kabak) Bir çeşit süs kabağı (DS. XII. 146. 1. mevsimlik bir kabak türü. sürüngen veya sarılgan. Ağz. Çardaklara. tohumundan yağ çıkarılan. 2. I. (And. 1. BTS. 147) aspir: (< Ar. DS. Belirli bir tür üzüm veren bitki. Kabakgillerden. MBTS. 1. ‘uśfūr. aspidistra) Zambakgillerden. otsu. 4425.A. genellikle saksıda yetiştirilen. 345. VII. 34. III.: hasbir. çok yıllık. Vitis. 146) asma kabağı: (< T.

DS. Tietze. haşlak) Aşılanmış bitki (DS. 352) aşenpilunç: (< ? ) Eğrelti otuna benzeyen bir çeşit ot (DS. (aşıkara). 353) aşıaşı: (< T. aşılama) Büyük ve sulu armut (DS. I. 354) aşı karaköy: (< T. áħerdos. fujer (TS. 358) aşk merdiveni: (< Ar. 1. I. I. aşılak). I. DS. 2304) aşılama: (< T. 191) Armut (DS. (And. sert kabuklu. encīr + T. I. ‘aş + Far. 353) aşıkara: (< T. -i) Küçük cins incir (TaS. aş + Far. MBTS. eş ar. 354) aş inciri: (< T.: aşlak. I. I. 215) Bir çeşit armut (DS.197 aster: (< ? ) Beyaz renkte açan bir yaban çiçeği (DS. I. 351) aşendos: (< EYun. I. I. büyükçe bir ot (DS. aşı + kara) bk. 265) aşkar: (< Ar. 149) aşbak: (< ? ) Aşısız fidan (DS. çok tatlı bir çeşit üzüm (DS. 352) aşı: (< T. aşı + aşı) Tohum kapakları sert. I. 804) . mantarlar ve kara yosunları gibi su dışında fazla boy atmayan damarsız bitkiler (TS. I. 352) aş eriği: (< T. aşağı + bitkiler) Su yosunları. aşı + kara + Far. I. 1. 354) aşılak: (< T. aşı karaköy (DS. kūy) Bir çeşit kara üzüm. MBTS. aş + eriği) Bir çeşit iri erik (DS. VII. 347) aşağı bitkiler: (< T. nerdibān + T. 1. aşı. (DS. 196) ri taneli. 354. 359. I. 1. Ağz. -ı) bk.

I. Aesculus hippocastanum. ātiş + T. 1. 35) at elması: (< T. BTS. (TBAS. 1. 367) ateş çiçeği: (< Far. (TS. dikeni) bk. at + dikeni) bk. Gazi Antep ve Kahraman Maraş bölgelerinde turşu yapılır. boğa dikeni (TBAS. I. ātiş + T. 159. I. 157) ateş dikeni: (< Far. çiçekleri dik duruşlu ve salkım şeklinde. pembe ve beyaz noktalı. Salvia splendens. 36) ateş yaprağı: (< Far. Eriolobus trilobatus. (TS. at + Yun. sarı renkli ve ekşidir. ātiş + T. 363) aşūra buğday: (< Ar. gelincik (TBAS. at + elması) 5-6 m yükseklikte bir ağaççıktır. kastania + T.198 aş otu: (< T. aş + otu) bk. ateş kırmızısı renginde çiçekler açan bir süs bitkisi. 61) . ātiş + T. Meyveleri yenir. -si) At kestanesigillerden. I. tavşan elması (TBAS. MBTS. 370) at kestanesi: (< T. 363) at dikeni: (< T. 370) atitfel: (< ? ) Yaprakları farekulağına benzeyen bir çeşit bitki (DS. park ve caddelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir tür ağaç. ‘āşūre + T. bağa (TBAS. yaprağı) bk. geniş yapraklı. 197) Bir çeşit bitki (DS. 369) atiçi: (< ? ) Küçük hıyar (DS. -lı) Nergis çiçeği (DS. I. 36) atınaklı: (< ? atınak + T. I. çiçeği) Ballı babagillerden. buğday) Rengi kırmızıya çalan bir çeşit buğday (DS. Meyveleri 3 cm kadar çapında. 35) aşur: (< Ar. ‘āşūre. buğdayı) Kırmızıya çalar renkte bir çeşit buğday (DS. 15 ile 30 m yükseklikte. 36) ateş buğdayı: (< Far. 1.

160) atlas çiçeğigiller: (< Ar. 1. 372) atol: (< Fr. 1. 372) atmen: (< ? ) Ekim ayında yenen bir çeşit armut (DS. atoll < ng. 210). 26. 1996”). beyaz bir çeşit üzüm (DS. çiçeği) Uzun ve sarkık yapraklı. ekşimsi bir bitki. 36) atkuyruğu: (< T. 62) atkuyruğugiller: (< T. I. (And. 159.: akkulağı) Kuzukulağına benzeyen. yaprakları büyüme noktalarında kın şeklinde körelmiş. örneği at kestanesi olan bir bitki familyası (TS. “< çoc. BTS. 2. 1. dil. aŧlas + T. parlak kırmızı çiçekler açan kaktüs (TS. Ağz. 372) atmemesi: (< T. at + kulağı). at + memesi. çiçeği + -giller) Kaktüsgiller (TS. genellikle dere kenarlarında ya da nemli alanlarda yetişen ve ilâç olarak kullanılan rizomlu. uzun taneli.: attol) Sürülmüş tarlalarda kendiliğinden biten. (TS.199 at kestanesigiller: (< T. örneği atkuyruğu olan. camuskulağı (DS. (And. verimli gövdeler beyaz ya da kahverengimsi. 36. 1. kök sapı ömürlü olan. 62) atlas çiçeği: (< Ar. I. I.: atmemegi) ri. çok yıllık ve otsu bitkilerdir.. tatlı yumruları çiğ ve pişmiş olarak yenilebilen. I. at + Yun. -si + -giller) ki çeneklilerden. verimsizler yeşilimsi. gövdenin üzeri oluklu ve içi boş. Equisetum arvense. biraz geniş yapraklı. kastania + T. I. 160) atmalı: (< T. TBAS. rizomlu. meme. yuvarlak bir kış üzümü (DS. çok yıllık. 159. Ağz. atmalı) Kar altında bile varlığını koruyan. beyaz. (And. MBTS. TBAS. otsu bitkiler (TS. MBTS. 368. BTS. 1. sporla üreyen. yer elması (DS. 159) atkulağı: (< T. yeşil yapraklarından turşu yapılabilen bir bitki. ülkemizde Equisetum cinsi ve bu cinse ait 7 türle temsil edilen. Ağz. ince kabuklu. at + kuyruğu) Atkuyruğugillerden. aŧlas + T. at + kuyruğu + -giller) Eğrelti otugillerden. 1. 372) .

374) avar: (< ? avar.: avceyil) Funda gibi kısa.200 at paklası: (< T. büyük bakla (DS. 1. -sı) Siyah. TBAS. I. yaylalarda kendiliğinden yetişen ince yapraklı bir bitki (DS. 1. 204) avat: (< Yun. 228) Böğürtlen (DS. I. 36) av buğday: (< T. Adonis. ak + buğday) Beyaz buğday (DS. (And. I. 378) avcar: (< ? ) bk. 382) avize ağacı: (< Far. bā ilā + T. at + ? yoncası) Tarlalarda. 228) 1. 2. at + Ar. āvīze + T. BTS. AAT. I. avcı + otu) Düğün çiçeğigillerden.: avgış. 373) at yoncası: (< T. (yuka ağacı). kimyon (TBAS. I. Tietze. ağacı) Zambakgillerden. 381) avı: (< agı / agu) Yabani zakkum (DS. 375. 36) avcı otu: (< T. I. avize biçiminde sarkık. 165. avcı + üzümü) bk. Hıyar (DS. (TS. 164) avcıyel: (< ? ). sık dallı bir ağaççık (DS. (TS. parlak zehirli bir bitki. I. börülce gibi taneleri yenen bir ot (DS. I. Tietze. 378. Yucca glosiosa. 36) avcı üzümü: (< T. 63) . iri ve beyaz çiçekli bir süs ağacı. sert. avátin/vatin. Ağz. Tarladaki sebze. Amerika’dan dünyanın her yanına yayılmış olan. (And. avguç) Bezelye. I. 379) avgıç: (< ? ). çay üzümü (TBAS. Ağz. 373) avadik: (< ? ) Melezleşmiş buğday (DS. kokusuz.

201 avkuş: (< T. lkbaharda çiğdemle birlikte açan. “< avurt ‘kökünü bilmiyoruz. güzelavrat otu (TBAS. 37) . I. Ardıç çalısı gibi bir dağ çalısı. -çu). avu (DS. av + kuş ?) Mürdük ve mürdümük de denilen bir bitki (TaS. Afşar/Avşar + T. 395) avurtlak: (< ? avurt + T. (avu çiçeği). ayaklı + ? kekik) bk. I. agu) Ormanların taşlık yerlerinde yetişen zehirli bir bitki. ak + Ar. şam’) Beyaz çiçekli kısa bir ağaç (DS. 394) avukçu: (< ? avuk + T. 391) avrus: (< ? ) Bir patates türü. otu) bk. Afşar otu (TBAS. 394) avu çiçeği: (< T. lak. 33) Defnegiller familyasından. 117) avşak: (< T. 2. akşak) 1. 165. 384) ayaklı kekik: (< T. 2. I. avli + T. (TS. ri taneli. kokusuz. ağacı) bk. BTS. (DS. I. mor renkli ve armut şeklinde. kara kekik (TBAS. otu) bk. I. 1. 394) Avşar otu: (< öz. kalın kabuklu bir çeşit beyaz üzüm (DS. Başak tutmak üzere olan ekin. Persea americana. ‘avret + T. Eren. agu + çiçeği) bk. Nişanyan. is. I. Akdeniz Bölgesi’nde üzüm mevsiminde sarı çiçek açan geniş yapraklı bir ot (DS. 283) avlu ağacı: (< Yun. 37) avokado: (< sp. 63) avrat otu: (< Ar. 37) avu: (< T. 37) avrizi: (< ? ) Deniz yosunu (DS. beyaz patates (AA. avocado. 26”) 1. 20 m kadar boylanabilen. menekşeye benzer bir çiçek (DS. (Amerikan armudu). I. I. eriksi meyveleri olan bir tür. 393) avşam: (< T. Eski Türkçede adurt olarak geçer’. ayı elması (TBAS.

tr”) Kimi siyah. günaşık. ayçiçeği (DS. aydın + göz) Siyah. 65. ay + dede) bk. ay + elması) Kırmızı. ay + çiçeği) Birleşikgillerden. 412) aydın buğday: (< T. 412) aydın gülü: (< T. I. gürgene benzer bir çeşit ağaç (DS. I. aydın + buğday) Yassı ve beyaz bir çeşit buğday (DS. -ü) bk. I. ayçiçeği (DS. Tietze. aydın çiçeği. ayaş < ayas. 236) bk. I. aygır < ET. 1. gündöndü. I. Clauson.202 ay alması: (< T. “Parlak. 173. gündoğdu. kimi beyaz iri taneli üzüm (DS. yurdumuzda çok yetiştirilen. Tietze.ayas. (TS. 234) Zakkum (DS. I. 553. 318. aydın + çiçeği) bk. 411) aydede: (< T. I. ayçiçeği (DS. aydın gülü. 414) aygün: (< T. ‘ayān. ETA. 412) . 412) aydın göz: (< T. I. aygün. 405) ayān: (< Ar. gul + T. 411) aydın: (< ET. adgır + Far.A. (aydede. 197. acı meyveli. I. aydın + Far. II. meyveleri kuruyemiş olarak yenen ya da yağ eldesinde kullanılan. BTS. I. ayçiçeği (DS. Helianthus annuus.. Krş. I. 407) ayaş: (< T. ayçiçeği (DS. www. erken olan bir çeşit üzüm (DS. sarı renkli çiçeği çok iri olan. 412) aydeçi: (< ? ) Ayrık otu (DS. I. DS. aydın. 412) aygır incir: (< T. aygün çiçeği çekirdek. aydınlık gece anlamına gelen Türkçe bir isimdir. otsu bir bitki türü. bir yıllık.bel. 268. 412) aydın çiçeği: (< T. 408) ayçiçeği: (< T. aydıŋ. SA. aygün aşığı. 460. gün çiçeği. günebakan). uzun saplı. ay + gün) bk.Y. I. encīr) Erkek incir (DS. iri taneli.

203

aygün aşığı: (< T. aygün + Ar. āşı + T. -ı) bk. ayçiçeği (DS, I, 412) aygün çiçeği: (< T. aygün + çiçeği) bk. ayçiçeği (DS, I, 412) ayı ardıcı: (< T. ayı + ardıcı) Kış mevsiminde olgunlaşan meyveler ayılar tarafından besin olarak tüketilir. Meyvelerini ayıların yemesinden dolayı bu ismi almıştır, Juniperus drupacea, (Duran, 223-229) ayı asması: (< T. ayı + asması) Hanımeli çiçeği (DS, I, 416) ayıayağı: (< T. ayı + ayağı) Bitkinin parçalı yaprakları ayı ayağına benzemesinden dolayı bu ismi almıştır, Ptilostemon chamaepeuce, (Duran, 223-229) ayı baldıranı: (< T. ayı + ? baldıran + T. -ı) Yumru kökü zehirli bir ot, baldıran otu (DS, I, 416) ayıboğan: (< T. ayı + boğan) Yenmesi zor, boğaz tıkayan bir çeşit armut (DS, I, 416) ayıcı: (< T. ayıcı) Bir çeşit sarı mantar (DS, I, 416) ayı çiğdemi: (< T. ayı + çiğdemi) Çokça ormanlarda biten, seyrek dokulu, acı bir çiğdem çeşidi (DS, I, 416) ayı çileği: (< T. ayı + çileği) bk. güzelavrat otu (TBAS, 37) ayıeli: (< T. ayı + eli) bk. peynir otu (TBAS, 37) ayı elması: (< T. ayı + elması) Dutgiller familyasından, ana vatanı Amerika olan, bahçe kenarlarında çit bitkisi olarak yetiştirilen, meyveleri 10-15 cm çapında, portakal biçiminde, dikenli ve diyoik bir ağaç türüdür, Maclura pomifera, (TBAS, 37; BTS, 65; DS, I, 416)

204

ayı eriği: (< T. ayı + eriği) Yenmeye elverişli olmayan çok ekşi ya da çok acı bir erik çeşidi (DS, I, 416) ayı fındığı: (< T. ayı + Ar. fundu + T. -ı) Ayı fındığıgiller familyasından, 2-5 m kadar boyda, yaprakları büyük, gövdesi marangozluğa elverişli, beyaz çiçekli, meyveleri 1-2 tohumlu, tohumlarından yağ elde edilen ve tespih yapılan çalımsı bir bitki, Styracaceae, (TBAS, 37; BTS, 65; DS, I, 416) ayı fıstığı: (< T. ayı + Ar. fustu + T. -ı) Gürgen meyvesi (DS, I, 416) ayı gülü: (< T. ayı + Far. gul + T. -ü) ki çenekliler sınıfının düğün çiçeğigiller familyasından, çiçekleri büyük ve kırmızı renkli, çok yıllık, otsu ve rizomlu bir şakayık türü, Peconia corollina, (TS, 1, 174; TBAS, 37; DS, I, 416; DS, I, 432; TaS, I, 341) ayı köşk: (< T. ayı + Far. kōşk) Bir çeşit zehirli mantar (DS, I, 417) ayıkulağı: (< T. ayı + kulağı) Çok yıllık, sarı çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitki; çuha çiçeğinin bir türü, Primula auricula, (TS, 1, 174; TBAS, 38; DS, I, 416; TaS, I, 341) ayı liforu: (< T. ayı + ? lifor + T. -u) bk. güzelavrat otu (TBAS, 38) ayı ligarbası: (< T. ayı + Yun. ligarba + T. –sı; “< Yun. ligarba; www.ekshi.net”) bk. güzelavrat otu (TBAS, 38) ayı mantarı: (< T. ayı + Yun. manitari + T. -ı) Zehirsiz mantarlardan Boletus türlerine verilen genel ad. Yenen büyük mantarlardır, Boletaceae, (TBAS, 38; BTS, 65) ayınga: (< Erm. ayı’nga) Kaçak tütün, tütün (TS, 1, 175) ayı otu: (< T. ayı + otu) Geniş ve parlak yapraklı bir çeşit yaban ot (DS, I, 420) ayıparmağı: (< T. ayı + parmağı) 10-20 cm yükseklikte, otsu, parazit ve kırmızı çiçekli bir bitki, Phelypaea tournefortii, (TBAS, 38)

205

ayıpençesi: (< T. ayı + Far. pençe + T. -si) Ayıpençesigiller familyasından, çiçekleri kurutularak çaylara koku vermesi için katılan, çok yıllık, dikenli ve otsu bir bitki, Acanthus dioscoridis, (TBAS, 39; BTS, 66) ayı soğanı: (< T. ayı + soğanı) bk. ada soğanı (TBAS, 39) ayı şalgamı: (< T. ayı + Far. şal am + T. -ı) Dağ soğanı da denilen, ince, yeşil yapraklı, yumru köklü bir ot (DS, I, 420) ayıt: (< Ar. ‘īd; Eren, 176; Tietze, 237), (And. Ağz.: hayıt) Mine çiçeğigillerden, Akdeniz çevresinde yetişen, küçük, ince yapraklı, kokulu, mavi, beyaz veya menekşe renginde çiçekler açan, halk indinde kutsal sayılan, 1-2 m boyunda bir ağaççık, hayıt, Vitex agnuscastus, (TS, 1, 176, 968; DS, I, 421; TaS, I, 317) ayı üzümü: (< T. ayı + üzümü) Fundagillerden, 25 cm kadar boyda, küçük taneli yemişler veren, Karadeniz Bölgesi’nde yüksek kesimlerde orman altlarında yaygın olarak bulunan ve yaprak döken tüylü bir bitki, Arbutus uva ursi, (yaban mersini), (TS, 1, 176; BTS, 65) ayı yemişi: (< T. ayı + yemişi) Koca yemiş (DS, I, 421; TBAS, 39) aylandız: (< Çince ailanto’dan; TS, 1, 177) Sedef otugillerden, Avrupa’ya Çin’den getirilmiş, kısa zamanda yetişip boy attığı için bir gölge ağacı olarak dikilen, kötü kokan bir ağaç, kokar ağaç, Ailanthus glandulosa, (TS, 1, 177) aynısefa: (< Far. ‘ayn-ı śafā’) Birleşikgillerden, çiçekleri sarı renkli bir kır bitkisi, Calendula arvensis, (TS, 1, 178) ayrelli: (< ? Yun.) Kuşkonmaz çiçeği (DS, I, 430) ayrı çanak yapraklılar: (< T. ayrı + çanak + yapraklılar) Çanak yaprakları birbirine bitişmiş olmayan bitkiler (TS, 1, 179)

206

ayrık otu: (< T. ayrık < ET. adrık + otu) (And. Ağz.: aylık) Buğdaygillerden, kökü hekimlikte idrar söktürücü olarak kullanılan, çok yıllık, rizomlu, otsu ve yabani bir bitkidir, Agropyrum repens, (TS, 1, 179; TBAS, 39; BTS, 66; DS, I, 425; AVA, 246) ayrı taç yapraklılar: (< T. ayrı + Ar./Far. tāc + T. yapraklılar) Taç yaprakları birbirine bitişik olmayıp yan yana yer almış bulunan bitkiler (TS, 1, 181) ayşekadın: (< öz. is. Ayşe + Soğd. kadın), (And. Ağz.: ağşādın, ağşağadun, ağşa kadın, ayşagadın, ayşakadın) Kılçıksız, lezzetli bir tür fasulye (TS, 1, 181; DS, I, 113, DS, I, 431; DS, XII, 4426; Krş.Y.A., 272, 475) ayu mamuğu: (< T. ayı + ? mamuk + T. -u) Yabani can eriği (DS, I, 432) ayva: (< Far. ābiyā; Nişanyan, 34; Eren, 29; Tietze, 244), (And. Ağz.: eyva, hayva, heyva) Gülgillerden, çiçekleri iri ve pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç ve bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi, Cydonia vulgaris, (TS, 1, 181; BTS, 66; DS, VII, 2355; DS, XII, 4516; AA, 140; AAT, 56; DA, 120, 159; EYAD, 162; Gaz.A., III, 397; GD AT, 84, 288; Ka.Y.A., 252, 276; K AT, 222; Krş.Y.A., 218, 482; OAAD, 40, 160; ST AT, 243; T YA, 254; UA, 85, 113; TaS, III, 1907) ayvadana: (< Yun. ayiovotano; Eren, 29; Tietze, 244) Yüksekliği 15-70 cm, sık tüylü, soluk sarı çiçekli, çok yıllık ve otsu bir bitki, Archillea nobilis (TS, 1, 181) ayvaganı: (< Far. ābiyā + T. kanı) Beyaz çiçek açan, dere kenarlarında yetişen bir çeşit ağaç (DS, I, 433) azak: (< ? ) Domates (DS, I, 435) azak eğiri: (< ? azak + Yun. ákoron + T. -i) bk. eğir kökü (TBAS, 39)

207

azan: (< T. azan), (And. Ağz.: azgan, azzan) Dikenli, bol ve ufak sarı çiçekli bir çeşit çalı (DS, I, 435, 438, 443) azat: (< Far. āzād; MBTS, 1, 240) 1. Kırlarda yetişen tek ve büyük ağaç, 2. Yabani armut, 3. Ormanda, tarlada budanmadan büyümeye bırakılmış ağaç, 4. ri ağaç, 5. Palamut ağacı, 6. Budanmış büyük meşe, ardıç ağacı (DS, I, 435) azezi: (< Ar. ‘azį z + Ar. -î), (And. Ağz.: azazi) Taneleri sivri uçlu bir çeşit üzüm (DS, I, 437) azırgan: (< T. azırgan) Yol kenarlarında birbirine sarılarak büyüyen, boyu iki-üç metre kadar yükselebilen bir çeşit dikenli bitki (DS, I, 440) azmuk: (< T. azmuk), (And. Ağz.: azmuh) Bahçe ve bostanlarda biten yabani otlar (DS, I, 443) azor: (< ? ) Söğüte benzer bit ağaç (DS, I, 443) azraz: (< ? ) Ormanlarda kendiliğinden yetişen bir meyve ağacı ve bu ağacın küçük kahverengi meyvesi (DS, I, 443) azvay: (< Far. āzvāy; Tietze, 251; Eren, 30), (And. Ağz.: azvéy) Acı bir bitki, sarısabır (DS, I, 443) -Bbabaçça: (< Sırpça-Hırvatça popadica; Tietze, 253) 1. Papatya, 2. Pire öldüren bir çeşit ot (DS, II, 448; TBAS, 40) baba inciri: (< Far. bābā + encīr + T. -i) Olgunlaşmadan düşen erkek incir (DS, II, 450) babak: (< çocuk dili) Çocuk dilinde kabak, kavun, karpuz vb.ne verilen ad (DS, II, 450)

208

babır: (< Yun. pápiri; Tietze, 254), (And. Ağz.: babıra, babrik, barba) Göl kenarlarında biten bir çeşit saz (DS, II, 453; TBAS, 40) babut: (< ? ), (And. Ağz.: bacud) Taze fasulye (DS, II, 455) babutsa: (< ? ) Mısır inciri (DS, II, 455) bacakkıran: (< OFar. pāçak + T. kıran) Nemli bölgelerde yetişen yeşilimsi sarı çiçekli bir bitki, Narthecium, (TS, 1, 189) badat: (< Fr. patate “Eski zamanda Orta Amerika’da yaşayan Taino Kızılderililerinin dilindeki batata (patates) kelimesinden”; Tietze, 256) Birleşikgillerden, şekeri çok, bir tür yer elması (TS, 1, 190) baddem: (< ? ) Kaynatıldığında al renk veren bir çeşit ot (DS, XII, 4439) badem: (< Far. bādām; Nişanyan, 36; Eren, 32; Tietze, 256), (And. Ağz.: bayam, bayan, bıyam, paya, payam, payem, piyam) Gülgillerden, 6-8 m yükseklikte, yurdumuzun her yerinde yetişen, dikensiz, pembe veya beyaz çiçekli bir ağaç ve bu ağacın yaş veya kuru yenilen yemişi, Amygdalus communis, (TS, 1, 190; TBAS, 40; BTS, 68; DS, II, 578; DS, XII, 4449; DS, XII, 4640; DA, 136, 149; EYAD, 47, 76; EYAD, 237; Gaz.A., III, 550; GD AT, 301; Ka.Y.A., 202; Krş.Y.A., 464; UA, 128; TaS, I, 465; TaS, V, 3182) badıç: (< Erm. patic; Eren, 32; Tietze, 257) Bir çeşit ot (DS, XII, 4439) badıramba: (< Far. bādranbūya/bād-rang-būya; Tietze, 258) Arıların çok sevdiği güzel kokulu bir ot (DS, II, 467) badi: (< ? badik < badi) Ufak mısır, cin mısırı (DS, II, 470) badik: (< ? badik “kısa boylu, bodur, tıknaz”; Tietze, 258) Kuru fasulye (DS, II, 470)

209

bagmen: (< bağmen < Far. bā bān; Tietze, 262) Bir çeşit armut (DS, II, 472) bağa: (< ET. bāka “kurbağa”; MBTS, 1, 254) Yaprakları yaraları iyileştirmekte ve et dolması sarmakta sebze olarak kullanılan, bir veya çok yıllık otsu bitkiler (TBAS, 40; DS, II, 473) bağa yaprağı: (< bağa < ET. bāka + yaprağı) bk. bağa (TBAS, 41) bağboğan: (< Far. bā + T. boğan) Küsküt, şeytansaçı (TS, 1, 192) bağbozan: (< Far. bā + T. bozan) bk. bostanbozan (TBAS, 41) Bağdat hurması: (< öz. is. Bağdat + Far. ħurmā + T. -sı) bk. amme (DS, I, 239) bağırgan: (< T. bağırgan), (And. Ağz.: bağurganı) Tarla sarmaşığı (DS, II, 479) bağırsak otu: (< T. bağırsak < ET. bagırsuk + otu) Farekulağı (TS, 1, 195) bağırtlak: (< ET. bagırlak < bağır “göğüs” + -lak eki ‘Aradaki -t- eki fonetik bir ilâvedir’; Tietze, 261), (And. Ağz.: boğartlak, boğurtlak) 1. Yoncaya benzeyen bir ot, 2. Yeni çıkan başak (DS, II, 480, 723, 731) bağlaşık: (< T. bağlaşık) Sarmaşık (DS, II, 484) bağrıbütün: (< T. bağrı + bütün), (And. Ağz.: baribütün) Top çekirdekli bir çeşit kavun (DS, II, 484; 533) bağrıkara: (< T. bağrı + kara) bk. baldırıkara (TBAS, 41) bahar: (< Far. behār) 1. Zeytin çekirdeği ve ceviz büyüklüğündeki kavun, 2. Yeşillik, yenilebilen otlar, 3. Sigara tütünü (DS, II, 487) bahar otu: (< Far. behār + T. otu) bk. çuha çiçeği (TBAS, 41)

210

bahçe domatesi: (< Far. bā ça + Yun. domates + T. -i) Tarla ve bahçelerde sun’i gübre kullanmadan, doğal olarak yetiştirilen domates türü (TS, 1, 200) bahçe hezareni: (< Far. bā ça + Far. hezār-reng + T. -i) bk. hezaren (TBAS, 41) bahçe kekiği: (< Far. bā ça + ? kekik + T. -i) Bahçelerde özel yöntemlerle yetiştirilen kekik (TS, 1, 200) bahçe nanesi: (< Far. bā ça + Ar. na’nā’ + T. -si) Bahçelerde yetiştirilen bir nane türü (TS, 1, 200) bahçe teresi: (< Far. bā ça + Far. tere + T. -si) bk. tere (TBAS, 41) bāk: (< Far. bāk; MBTS, 1, 264) Esrar otu, afyon (DS, II, 489) bakam: (< Ar. ba am) Baklagillerden, odunundan kırmızı boya çıkarılan bir ağaç, bakkam, Haematoxylon campechianum, (TS, 1, 202) bakıldak: (< T. bakıldak ?) Taze fasulye (DS, II, 492) bakıldak otu: (< T. bakıldak + otu) Susam (DS, II, 492) bakır bağcığı: (< T. bakır + bağcığı) Dere kenarlarında yetişen bir çeşit sarmaşık (DS, II, 494) bakla: (< Ar. bā ilā; MBTS, 1, 267), (And. Ağz.: bağala, bahla, bala, bekle, boklo, paala, pağla, pahla, paħla, pakla, palaa, patla) Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, beyaz çiçekli, taneleri badıç içinde bulunan tek yıllık, otsu bir bitki ve bu bitkinin yeşil ürünü veya kuru tanesi, Vicia faba, (TS, 1, 205; BTS, 71; DS, II, 473, 494, 496; DS, IX, 3379, 3381; DS, XII, 4632; AA, 149; AAT, 205; AAT, 43; AVA, 340; Erz. .A., III, 254; Gaz.A., III, 547; GD AT, 178, 301; K AT, 18; OAAD, 254; SA, 184; T YA, 251; UA, 128; ZBK A, 164, 190)

211

baklaçalısı: (< Ar. bā ilā + T. çalısı) Ekin tarlalarında yetişen, yeşil meyveli, baklagillerden bir bitki (DS, II, 495) bakla çiçeği: (< Ar. bā ilā + T. çiçeği) Sarımtırak eflatuna çalan beyaz renkte olan bitki (TS, 1, 205) baklagiller: (< Ar. bā ilā + T. -giller) Bakla, fasulye, akasya, keçiboynuzu gibi badıçlı pek çok sebze ve ağaçları içine alan, yaprakları parçalı, çiçekleri er dişi, çanak yaprakları 5’li ve birleşik, 10 adet stamenli, legümen ya da lomentum tipi meyveleri olan, ülkemizde 68 cins ve 100 kadar türle temsil edilen, bir, iki ya da çok yıllık, otsu, çalımsı ya da ağaçsı bitkiler (TS, 1, 205; BTS, 71) baklakıran: (< Ar. bā ilā + T. kıran) bk. canavar otu (TBAS, 41) bakla soğan: (< Ar. bā ilā + T. soğan) Bakla zamanı çıkan bir çeşit soğan (DS, II, 495) balanur: (< ? ) ncir (DS, XII, 4441) balaband: (< Far. bālābān; Tietze, 269) Kaynatılarak içilen bir ot (DS, II, 497) baladız: (< ? ), (And. Ağz.: balardız, balarış, balarız, balaz, baldız) 1. Ağaç, asma filizi, sürgün, fışkın, piç, 2. Çalılar arasında yetişen, yakacak olarak kullanılan bir bitki (DS, II, 497) bal armudu: (< T. bal + Far. emrūd + T. -u) bk. balbardağı (DS, II, 500) balaşlama: (< T. bal + aş(ı)lama) bk. balbardağı (DS, II, 500) balbal: (< T. bal + bal) Beyaz ve yuvarlak taneli bir çeşit üzüm (DS, II, 500)

212

balbardağı (< T. bal + bardağı) 1. Erken olgunlaşan, yeşil renkli, çok sulu ve tatlı bir çeşit armut, 2. Küçük yapraklı, kırmızı çiçekli, kırıldığı zaman tatlı bir su salıveren zehirsiz bir ot, (DS, II, 500) balbardak: (< T. bal + bardak) bk. balbardağı (DS, II, 500) balçık hurması: (< OT. balçık + Far. ħurmā + T. -sı; “< OT. balçık < balk + -(a)ç; Eren, 35”) Mısır ve Irak’ta yetişen bir çeşit hurma (DS, II, 501) bal çiçeği: (< T. bal + çiçeği), (And. Ağz.: bal çiçē) Almaşık yapraklı, kırmızı veya kırmızıya çalar sarı renkli çiçekli ağaççık (TS, 1, 208; DS, II, 501) baldıran: (< kökü belli değildir; MBTS, 1, 271) Maydanozgillerden, nemli yerlerde yetişen, bir veya iki yıllık, beyaz çiçekli, parçalı yapraklı, kuvvetli kokulu ve otsu bir bitkidir, Conium maculatum, (TS, 1, 208; TBAS, 42; BTS, 73; DS, II, 501; DS, XII, 4442; AA, 118; E A, 259) baldıran otu: (< ? baldıran + T. otu) bk. baldıran (TBAS, 42) baldırgan: (< görünüşe göre bal-tır- fiilinin fiilsıfatı; Tietze, 270) 1-1.5 m yükseklikte, çok yıllık, özel kokulu, beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. Erzurum ve Kars bölgelerinde gövdesi, kabuğu soyulduktan sonra çiğ olarak yenir. Heracleum trachyloma, (TBAS, 42) baldırıkara: (< T. baldırı + kara) 10-25 cm boyunda, çok yıllık ve otsu bir bitkidir. Yaprak sapı dip kısımda siyah renklidir. Toprak üstü kısmı balgam söktürücü ve öksürük kesici olarak kullanılır. Asplenium adiantum-nigrum, (TBAS, 43) baldırıkız: (< T. baldırı + kız) Semiz otu (DS, II, 502) balgam elması: (< Ar. bal am + T. elması) Sarı renkli, iri ve tatlı bir çeşit elma (DS, II, 503)

213

balık ağusu: (< T. balık + ağusu) Sarı sütleğen denilen bitki (TaS, I, 390) balıkkıran: (< T. balık + kıran) Tohumu suya atıldığı zaman balıkları sersemleştirerek suyun yüzüne çıkmalarını temin eden sarı çiçekli ve sapları sütlü bir bitki (DS, II, 505) balık otu: (< T. balık + otu) Cava ve Malabar’da yetişen, zehirli meyvesiyle balıkları sersemleterek avlamaya yarayan bir bitki, Anamirta (TS, 1, 210) balık öldüren: (< T. balık + öldüren) Sarı sütleğen denilen bitki (TaS, I, 391) balık sütleğeni: (< T. balık + sütleğeni) bk. balıkkıran (DS, II, 505) balımışık: (< T. balım + ışık) Baharda yetişen ve yaprağından börek yapılan bir bitki (DS, II, 505) bal kabağı: (< T. bal + kabağı) çi turuncu, iri ve tatlı bir kabak çeşidi, Cucurbita moschata, (TS, 1, 211) balkadın: (< T. bal + Soğd. kadın) Yenilebilen bir çeşit mantar (DS, II, 507) balkıza: (< T. bal + kız + a) Yarısı kırmızı, yarısı beyaz veya karışık olarak meyve veren dut ağacı (DS, II, 508) ballı: (< T. ballı), (And. Ağz.: bāli) Koyu pembe renkli, ince kabuklu, çekirdeği orta büyüklükte, kısa saplı ve çok tatlı bir çeşit kiraz (DS, II, 506, 509) ballıbaba: (< T. ballı + Far. bābā) Ballıbabagillerden, boynuz gibi meyvesi olan ve tanelerinden tespih yapılan, beyaz çiçekli, bir ya da çok yıllık otsu bir bitki, Lamiumalbum, (TS, 1, 212; TBAS, 43; BTS, 375; DS, II, 509) ballıbabagiller: (< T. ballı + Far. bābā + T. -giller) Gövdeleri dört köşeli, yaprakları basit ya da parçalı, güzel kokan, aromatik yağ içermelerinden dolayı farmakoloji ve parfümeri sanayiinde kullanılan, ülkemizde 750 kadar türle temsil edilen, nane, lavanta

214

çiçeği, kekik gibi kokulu bitkileri içine alan, bir ya da çok yıllık, otsu ya da çalımsı bitkiler (TS, 1, 212; BTS, 75) ballı boynuz: (< T. ballı + boynuz) Bakla şeklinde ve kahve renkli, yenilebilen tatlı bir çeşit meyve (DS, II, 509) ballıca: (< T. ballıca) Bir çeşit armut (DS, II, 509) ballıdarı: (< T. ballı + darı) ncir (TS, 1, 212); ballık: (< T. ballık), (And. Ağz.: bollık) Baklagillerden, çiçeği emildiğinde tatlımsı bir madde çıkaran bitki (DS, II, 510, 735) ballıka: (< ? ) Soya fasulyesi (DS, II, 510) ballıkara: (< T. ballı + kara) Bir çeşit kara incir (DS, II, 510) ballık otu: (< T. ballık + otu) bk. ballıbaba (TBAS, 43) bal mantarı: (< T. bal + Yun. manitari + T. -ı) stanbul civarında (Belgrat ormanı) yetişir, yenen bir türdür, Armillariella mellea, (TBAS, 43) balma üzüm: (< ? balma + üzüm), (And. Ağz.: balma) Taneleri iri ve koni şeklinde olan kurutulmaya elverişli üzüm (DS, II, 510) balsama: (< Far. belesān) Misvak ağacı (TaS, I, 394) baltabatak: (< T. balta + batak; “< balta < ET. baltu ‘Hangi dilden alındığı kesin olarak belli değildir, kelime Türkçeden komşu dillere de geçmiştir’ MBTS, 1, 275; Eren, 37”) Kır sarmaşığı (DS, II, 511) bal üzümü: (< T. bal + üzümü) Kokulu ve yuvarlak taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS, II, 512; GD AT, 264)

banadara. 12. Gaz. bambou) Buğdaygillerden. banya. Ağz.. 214. Tietze. 146. 75. 1. banader. banada. 2. Ar. IX. 1. Asya’nın tropik bölgelerinde ve Afrika’nın kuzeyinde yetişen. banadur. mamya. ağacı) 1. 274). Heliotropium. Bambusa vulgaris. 214. DS. ülkemizde kültürü yapılan. Krş. II. 4443) ban ağacı: (< Ar. 175) banadura: (< t. DS. (TS. Ka. hem de kurutularak yenilen bir bitki. 275). panadora. (TS. 2. Ağz. meyvesinden kokusuz bir yağ elde edilen ağaç. IX. banak < ban-. mobilya. 1. 3116. 75) bambul: (< ? bambul. merdiven. ZBK A. II. Tietze. 1. bāmiya. Erz. çiçekleri salkım durumunda. 279. 514. 515. banatura. pomidoro/pomodoro. manya) Ebegümecigiller familyasından. Moringa oleifera. 214. DS. TAYA. baston gibi birçok eşyanın yapımında kullanılan bir tür kamış. panadura) Domates (DS. 214) banak: (< T. Tietze.: pampal) Karaağacın meyve veya çiçekleri. sıcak ülkelerde yetişen.Y. 513.A. 3388) bambu: (< Fr. III. IX. 3116. Hibiscus esculentus. Ağz. (TS. 3389. BTS. boyu 25 m kadar olabilen.: bamador. III.A. 516) . 37. . 463. BTS. bonadura. 275) Marul (DS. II. bandura. 275) Zambak (DS. müsilaj bakımından zengin meyveleri hem taze olarak. (And. DS.: mambalotu) Sıcak ve ılıman bölgelerde yetişen otsu veya çalı türü bir bitki. II. (And. Ağz. Tietze. sorkun (TS.. banadora.: bamıya. bamle. bāmiyā/bāmiya. yaprakları telek damarlı. 71. otu). Sepetçi söğüdü. banadore. 3115) bamya: (< Far. 33. bamiye. mamye. bamile. manator.. (And. XII. mamador.Y. II. IX.A. Gelincik çiçeği (DS.A. (And. 514) bambul otu: (< ? bambul + T.. bān + T. DS. DS. manadura.215 bambal: (< ? ).

44. banta. 1. razakı (bandırma kabı. 524) barbun: (< Yun. bànda < t.: bandurma. 519. ekşimtırak bir meyve. II. Bandırma + T. II. 527) . bara barmak ?) Bir çeşit ot (DS. 218. kırmızı benekli bir tür fasulye. II. Hyoscyamus. Kuzey Afrika ve Avrupa’nın sıcak bölgelerinde yetişen. 75) banraz: (< ? ) Kayın ağacı (DS. DS. bondırma) ri taneli beyaz üzüm. II. II. Tietze. BTS. Yabanî armut. beyaz üzüm çeşidi (DS. (TS. II. bān + T. 276). Elmadan küçük. Bandırma + T. (barbun). *bhardha. II. Eren. TBAS. 20-100 cm yükseklikte. 2. zehirli ve otsu bir bitki. Ağz. is. üzümü) bk. 517) Bandırma: (< öz. bandırma (DS. 518) Bandırma kabı: (< öz. barba ~ HAvr. 1. bandırma (DS. elmanın ufağı (DS. banda. 41. barbone < Lat. panta) 1. II. 518) ban otu: (< Ar. 216. gövdesinin çevresi 20 m yi aşabilen bir ağaç. TBAS. 40) Barbunya (fasulye) (DS. barba ~ HAvr. 517. Eren. sulu. çok yüksek olmamakla birlikte. sıcak ülkelerde yetişen. barbounia ~ t. (TS. Adansonia digitata. is. yaprakları ağrı kesici olarak kullanılan. *bhardha. kabı) bk. barbounia ~ t. (And. yumuşak tüylü.216 banda: (< Yun. 41. Bandırma). Ağz. ahlat. 522) baobap: (< Afrika yerli dillerinden) Ebegümecigillerden. 518) Bandırma üzümü: (< öz. oval veya yassı. barbone < Lat. (DS. 1. 527) barbunya: (< Yun. bandık) Genişçe yapraklı yabani bir ot (DS. 527) barcaş: (< ? ) Pekmez yapmaya elverişli. 222) bandık: (< T. is. Nişanyan. otu) Asya. II. bandırma üzümü).: banga. 40) Taneleri yuvarlak. Nişanyan. (TS. (And. II. 217) bara barmak: (< T.

parténin/partén. 535) barut ağacı: (< Yun. kokulu. II. 2. 325. II. Eren. 535) bartınya otu: (< EYun. 529) bardak eriği: (< T. (TBAS. (DS. bart “testi. 1. Taze incir. Frangula alnus. 2-3 m yükseklikte. (And. bardacık – 1. encīr + T. II. 284) Yiyen hayvanları öldürebilen zehirli bir ot (DS. sarı veya mor renkte bir çeşit erik (DS. Ağz. 527) bardacık eriği: (< T. II. 527) bardakçı: (< T. II.: bartlek) lkbaharda tarlalarda kendiliğinden yetişen ve sarı çiçek açan yabani bir ot (DS. bardakçık + eriği) bk. bardacık – 1. II. (DS. bardak + eriği) ri ve tatlı bir tür erik (TS. -i) bk. 538) . (DS. Uzun. parmak. pyritēs “barut” + T. 280) 1. kabukları müshil olarak kullanılan.217 bardacık: (< T. Nişanyan. Tietze. II. 348) Havuç (DS. parténion + T. 77) basbaşı: (< ? bas + T. bardakçı + Far. otu) Mısır tarlalarında yetişen. 527) bardak: (< ET. Tietze. ağacı) Cehrigiller familyasından. kap” + -ak küçültme eki. II. II. 30-35 cm yüksekliğinde bir bitki (DS. Tietze. bardak + -cık “küçültme eki”. BTS. bardakçı) bk. (DS. II. 535) bartlak: (< T. 219) barnak: (< T. 280) bk. 527) bardakçı inciri: (< T. dikensiz bir ağaççıktır. bardacık – 1. 44. bartlak). başı) Gözerin üstüne gelen tohumluk iri buğday (DS. bardacık –1. 535) bartun: (< Yun.

218 basur otu: (< Ar. başlı + ot) Ekinler arasında biten yabani ot (DS. yulaf gibi ekinlerin taneleri taşıyan kılçıklı başı. 44) batı mazısı: (< T. 463) başıbütün: (< T. 235. DS. 290) Arpa. bataklık + Ar.Y. 239) başlı ot: (< T. Spika. bassia) Sapotugillerden. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. (TS. 559) başlahana: (< T. 1. baş + Yun. 468) batısabak: (< ? ) Taç yaprakları bitişik bir çiçek (DS.. (TS. (TBAS. köklerinde basur memelerine iyi gelen bir madde bulunan. 80) batırgan: (< T. sūsen + T. Dere ve bataklık kenarlarında yetişir. bataklık + Far. E A. -sı) Servigiller familyasından. kozalakları olgunlaştığında dikdörtgenimsi olan. Eren. Clauson. otu) Düğün çiçeğigillerden. 77. (TS. buğday. başı + bütün) Kırmızı pancar (DS. 43. nemli ormanlarda biten. batırgan) Yaprağı maydanoza benzeyen ve sapı soyularak yenen bir bitki (DS. II. 1. māzū + T. (BTS. Asya’da yetişen bir ağaç (TS. 1. baş + ak “küçültme eki”. nergis + T. yaprakları salgılı. 378. yuvarlak başlı lahana. II. 565. 196. 228) basya: (< Lat. sarımsı ya da mavimsi yeşil.A. bāsūr + T. ülkemizde park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen ağaç ya da çalımsı bitkiler. 1. (TS. 1. -i) Avrupa ve Kuzey Amerika’da güneşli su kıyılarında yetişen çok yıllık bir bitki. 564) bataklık nergisi: (< T. Ranunculus ficaria. ana vatanı Kuzey Amerika olan. çok yıllık. Thuja occidentalis. 571) . 244. -i) Rizomlu. 244) bataklık süseni: (< T. Iris pseudacorus. sarı çiçek açan küçük bir bitki. 228) başak: (< T. Brassica oleracea. II. Krş. batı + Far. Tietze. II./Far. lahano) Yaprakları sıkı. Caltha palustris. II. BTS. tohumlarından sabunculukta kullanılan bir yağ elde edilen.

255) . manitari + T. Begonia. Tietze. 1. 595. 251) Yaban armudu. II. 304) Akdeniz bölgesinde yaygın bir çiçek (TS. II. 248) baytaran: (< Ar. II. 73). Ağz. 590) becik kula: (< ? becik + T. -u) ri bir turp türü. 1. 3416. 3417) bazik: (< Fr. paytaran) nce yapraklı. 1. 308) beçğı: (< ? ) Bir çeşit ağaç (DS. (And. -kçik “küçültme eki”. 300) Gelincik çiçeği (DS. 1. Tietze. ‘abaytarān. paytar. TS. Cochlearia armoracia. DS. -li + Yun. Ağz. dekoratif yaprakları ve renkli çiçekleri olan. 593) bediren: (< ? ). (TS. pek çok çeşitleri bulunan sıcak ülke bitkisi. asrın başında şöhret kazanan Fransız kaptan Bougainville’in adından. II. turb + T. 585. “Kâbe süpürgesi” de denilen bir bitki (DS.219 bavala: (< ? ) Sarı renkli zehirli bir çiçek (DS. Çitlembik ağacının çiçeği. II. (TS. 587) bazin: (< ? ) Evlenme çiçeği de denilen bir çiçek (DS. Tietze. güzel kokulu. basique.: bedren) 1. 1. Sakız ağacının meyvesi (DS.: baytıran. ahlat (DS. begonia “Michel Begon’un adından”) Begonyagillerden. -lar) Sporları bazitlerin içinde bulunan mantarlar grubu (TS. IX. 573) bayır turpu: (< ? bayır + Far. baside + T. 255) begonya: (< Lat. kulağı) Ekşimsi tadı olan bir ot (AVA. II. 596) begonvil: (< 19. II. 251) bebekçik: (< bebe “çocuk dili” + T. (And. 587) bazitli mantarlar: (< Fr. 2.

(And. I. IX. begonia + T. nohut büyüklüğünde. MBTS. 255) beğ börkü: (< T. Ribes grossularia. horozibiği de denilen çiçek (TaS. DS. 4648) belbağlıyan: (< T. 606) belemir: (< ? belemir. II. peygamber çiçeği. begmāz + T.: melemir) Orta Anadolu’da tarlalarda yetişen. II. piladan) 1. 308. mavi kantaron. Bektaşî + T. 613) belestik: (< ? ) Ele sürünce sabun gibi köpüren bir çeşit bitki (DS. (TS. Taşkırangillerden bir çalı. çiçekleri mavimsi renkte bir yıllık bir bitki. Bir çeşit çınar. Ağz. bekmes/pekmes < Far. 604) Bektaşî üzümü: (< öz. DS. beleŋ-bileŋ. çavuş üzümü (DS. Ağz. 1. Tietze. börk. IX. 2. 480) bekmezcik: (< Far. 3154. 2. 1. 414”) Bostangüzeli. “OT. Bu çalının mayhoş. 615) . ince kabuklu üzüm (belerçe üzümü). -giller) ki çeneklilerden. Ağz. 3155) belen: (< EAT. Tietze. 3. 1. Eren. II. 258) beladan: (< Yun. (And. örneği begonya olan bir bitki familyası (TS. 45. Cephalaria syriaca. DS. (DS. 613) belerçe üzümü: (< ? belerce + T. üzümü) 1. 333). II. belem) Kokulu. MBTS. -cik. Meşe köklerine sarılan güzel kokulu. plátanos. 323). ak veya kara yemişi. küçük çekirdekli. MBTS. sarmaşık gibi bir bitki (TBAS. 610. 305) Rengi sarımtırak beyaz olan. 309). 2480”) Tarlarlarda yetişen bir çeşit ot (DS. 612) belerce: (< ? belerce. 260. XII. iri beyaz taneli bir çeşit üzüm. II. belerce (DS. (And. bey + börkü.: meleden. 1. “< ET. begmāz. II. üzümü) bk. Tietze.220 begonyagiller: (< Lat. kadife. 1. “kökü kesin olarak belli değildir”. (TS. is. bel + bağlayan) Beyaz renkli bir çeşit üzüm (DS.

264) bembenlik: (< T. benekli + Far. DS. II. 4454) . bengi ‘esrar’. Tietze. Tietze. 330”). IX. 508) bengildek: (< T. benek) Bir çeşit ot (DS. 627) benekliköse: (< T. “< Far. II. II. I. dikenli ve sarı çiçekli bir ot (DS. II. MBTS. Tietze. ben + benlik) Hasır sandalye ve hasır örmeye yarayan bir çeşit ot (DS.221 belladonna: (< t. 45) bengilik otu: (< Far. 1. 314) Çitlembik (TaS. 317) Suda yetişen. XII. 629) benli üzümü: (< T. 627) beneviş: (< Far. I. benli + üzümü) Tanelerinin üzerinde benler bulunan bir çeşit üzüm (DS. benefş “menekşe renginde. kamışa benzer bir çeşit ot (DS. kırmızı benekli bir çeşit üzüm (DS. MBTS. benli + ? belerce) Beyaz renkte. Tietze. belladonna < bella “güzel” + donna “kadın”. 355) bk. 3163) benli belerce: (< T.: mengilik otu) Bir çeşit ağılı ot (TBAS. 1. 45. ban otu (TBAS. II. 317) Macar üzümü denilen meyvedir ki bundan ökse adı verdiğimiz yapışkan madde çıkarılır (TaS. bıngıldak < bıngıl “anlatıma güç katan söz”. 629) benlik: (< T. (And. 512) berdi: (< Ar. lik + otu. Ağz. kūse) Tanelerinin karın kısmında benekler bulunan bir çeşit fasulye (DS. bengi + T. bardī. 311) Güzelavrat otu (TS. benlik) Kırlarda yetişen. 629) berç: (< ? berç. 624) benek: (< T. II. 1. mor”.

bēg.: berke) 1. bağa (TBAS. Kayısı. kuru soğan (DS. 277) bey: (< ET. yuvarlak taneli bir çeşit üzüm (DS. II. üzümü) En iyisi Besni’de yetişen. çekirdeksiz. yol kıyılarında ve çayırlarda yetişen. (TS. bere + T. “< besi+le-mek < bisü+le-mek. 1. 1. 1. 271.. bergamotto < T. Tietze. Ağz. sürgüne karşı kullanılan bir bitki. beş + bıyık) ri muşmula (TS.222 bere otu: (< ? ET. ST AT. BTS. 637) beslek kaçıran: (< T.A. otu) bk. 640) Besni üzümü: (< öz. Asparagus officinalis. 231. Şeftali (DS. II. 94) beşbıyık: (< T. 45) beşparmak: (< T. beğ armudu) Turunçgiller familyasından. XII. taze meyvelerinden bergamut esansı elde edilen ve parfümeri sanayiinde kullanılan ağaçsı bitkiler. kokulu ve tatlı bir armut türü (TS. 220) bertik otu: (< T. 276) beşdamar otu: (< T. 633. çok tatlı. kurt pençesi. emrūd + T. beş + parmak + otu) Gülgillerden. bertik + otu) Yaraların tedavisinde kullanılan bir çeşit ot. 4455) bey armudu: (< T. is. 318). 1. 1. Tietze. II. Gaz. beş + parmak) Ayıt adı verilen küçük bir ağaç (DS. -u) ri. (And. Besni + T. 45) bergamot: (< t. (DS. (TS. Potentilla reptans. beslek + kaçıran. Citrus bergamia. beş + damar + otu) bk. II. 304) Bir çeşit mısır (DS. bey + Far. kabuklarından reçel yapılan. barga. 279) . III. 2. 51. MBTS. 645) beşparmak otu: (< T. 84) berge: (< Far. yapışkan otu (TBAS. zerdali. 341”) Çok küçük. EYAD. 640. II.

otsu ve parçalı yapraklı bir tür. çok yıllık ve çalımsı bir bitkidir. I. prinos) bk. 10-35 cm yükseklikte. bayā + ? T. bayā + T. soğan) bk. bayā + Yun. 46) beyaz papatya: (< Ar. küçük çekirdekli. ada soğanı (TBAS. çiriş otu (TBAS. Coridothymus capitatus. bayā + T. 46) beyaz kekik: (< Ar. 46. II. akçöpleme (TBAS. salkım. 647) beyaz divlek: (< Ar. divlek) bk akbulama (DS. kızılcık (TBAS. 46) beyazdikencik üzümü: (< Ar. akçöpleme (TBAS. kızılcık) bk. çöpleme) bk.223 beyaz çiriş: (< Ar. bayā + T. kamış (TBAS. dikencik + üzümü) nce kabuklu. papadia) Papatyagiller familyasından. (TBAS. sivri taneli ve geç olan üzüm (DS. Batı ve Güney Anadolu’da kekik yerine kullanılır. bayā + ? kekik) 50 cm kadar yükseklikte. 47) . manitari) bk. 46) beyaz çöpleme: (< Ar. bayā + ħarba ) bk. sirīş) bk. BTS. bir yıllık. bayā + Far. biberiye (TBAS. acı yavşan (TBAS. (TBAS. II. 46) beyaz ot: (< Ar. 87) beyaz püren: (< Ar. bayā + T. bayā + Yun. bayā + T. Anthemis chia. bayā + T. 647) beyaz kızılcık: (< Ar. kekik kokulu. bayā + T. akasya (TBAS. ot) bk. mor çiçekli. 143) beyaz harbak: (< Ar. 46) beyaz salkım: (< Ar. 46) beyaz mantar: (< Ar. 46) beyaz kamış: (< Ar. kamış) bk. un mantarı (TBAS. “< sarkım < sark-. 47) beyaz soğan: (< Ar. 826”) bk. 46. bayā + Yun. DS. Clauson.

“ET. bezene.224 beybeğendi: (< T. II. Pisum sativum. MBTS. II. piselli. bey + oğ(u)lu) Bir çeşit üzüm (DS. Tietze. 50) Acı. 632. (And. kokulu ve ilaç olarak kullanılan zehirli bir ot (DS. 305) Büyük. Nişanyan. 354”) Nanegillerden. K AT. zanba + T. II.: beybeyendi) Kokusuz. beyaz. II. 648) beyolu: (< T. 655) bıldırcınbudu: (< T.google. 1. biçkin < bıçkın) Bir yabanıl ot (DS. (DS. 649. Tietze. bereme. 648) beyzambağı: (< T. otu. türlü renklerde olan bir çiçek (DS. II. 329) (And. II. 653) bıcırgan otu: (< ? bıcırgan + T. II. yurdumuzun her yanında yetiştirilen. budursun (buldursun ?) Clauson. yuvarlak taneli ve kokulu bir çeşit üzüm (DS. 647) beylerce: (< ? “Belki bir yer adından”. 332”) Bir armut çeşidi (DS. bezr. www. Ağz. tırmanıcı bir bitki ve bu bitkinin yuvarlak tanesi. 88. II. Lilium candidum. bey + böreği) Bir çiçek türü (DS. bizélia < t. II.com) bezelye: (< Yun. -ı) Güney ve Batı Anadolu’da 10-1300 metrede kireç taşları ve kum taşları üzerinde yapraklarını döken ağaçlardan oluşmuş orman ve çayırlıklar arasında yetişen ve mayıs ayında çiçek açan bir bitki. beyaz. 309. 651. 647) beyböreği: (< T. leylâk ve kırmızımsı çiçekleri olan. tohumluk patlıcan (DS. bey + Ar. II. “< bıcırgan ‘kökü belli değildir’. Ağz. 647) beydug: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. 1. DS. II. (TS. 283. 339) bezir: (< Ar. BTS. bezerna baklası. bey + beğendi).: bedene. 655) bıçgın: (< T. 664) . bıldırcın + budu. bezerne) Baklagillerden. Tietze.

209. burçalak. 47. büber. 825. porçalık. 52. 673) bıyırgan: (< T. 3202. yaprakları ince. AVA. ETA. yemişi mürverinkine benzeyen bir metre boyunda acı bir ot (DS. 665) bılkaz: (< ? ) Yuvarlak taneli. II. 333) Asma filizi (DS. (And. burçalar. mircalık. yurdumuzda çok yetişen bir bitki ve bu bitkinin. Tietze. 3220. Tietze. péperi < Eski Hintçe pippali. 288. rizomlu. yapışık küçük yapraklı bir ot (DS. buyurgan ?) Yaprağı söğüt yaprağına. KMYA. purçalık) Çok yıllık. pırçalık. 132. II.: bibar. (TS. II. burçalık. 811.A. 501) bıtım: (< ? ). 253. Capsicum annuum. 795. pipéri < EYun. 52). bürçelek. 671) bıydım: (< ? ) Sarımsı. BÜYA. murçalık. 397). II. yumru köklü. TAYA. 669) bırçalık: (< ET. 55. II. Ağz. bibe. Eren. Tietze. 115. burçak kelimesinin bir varyantı. -lık) Yerde. EYA. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 234.225 bılka: (< ? ) ri ve çizgili yapraklı bir kır bitkisi (DS. IX. Nişanyan. 674) biber: (< Yun. II. 1. 5) . bırçılak. 38. tazeyken sebze olarak yenilen veya kurutulup baharat olarak yararlanılan ürünü. II. 224. 335. Ağz. çiçeği. II.. 673) bızalık: (< ? bıza + T. büver) Patlıcangillerden. Gaz. E A. (And.: bıttım) Fıstık cinsinden meyve (DS. Ağz. BTS. 673) bıyıklı: (< T. II. 673) bıyık: (< ET. KYA. murçalıh. 245. 43. 89. II. 669. otu) Dokumada kullanılan bir ot (DS. III. Scorzonera mollis. purçalak. 665) bıraş otu: (< ? bıraş + T. DS. 51. (And. (TBAS. DS. DS.: bırçalak. kırmızı bir dağ çiçeği (DS. 362. AAT. II. bıyıklı) Çalı fasulyesi (DS. II. yeşil üzüm (DS. 171. bıdık.

337). sık yetişen bir çeşit ot. -lice) Acı. Palamut. Ağz. 2. Ağz. 684) bijiyo: (< ? ) Çam ve köknar ağaçlarının meyvesi (DS. piperiá. dere kıyılarında yetişen. 48) bibodca: (< ? ) Kışın hayvan yemi olarak kullanılan bir ot (DS. 2. Tietze. Tietze. 185) . 4458) biberlice: (< Yun. Gülensoy. Kırmızı benekli fasulye. 464) bidek ağacı: (< Yun. 2. 335) Ballıbabagiller familyasından. 680) biçinçizılkı: (< ? ) Mart ayında göğeren bir çeşit ufacık bitki (DS. pipéri + T. balık avlamakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. 48. manitari) bk. 111”) 1. (And.: biddik) 1. pipéri + T. Küçük. II. KBAYA. 689) bilader ağacı: (< Far. Bir çeşit ufak üzüm (DS. ağacı) Ardıç (DS. apidáki + T. biddik) 1. 291) bildik: (< T. Ardıç ağacının meyve ve tohumu. lezzetli olan bazı Lactarius türlerine verilen genel ad.: bıldık. II. II. 690. -li + Yun. Krş. kışın yapraklarını dökmeyen. “< bici ‘yansıma ses’. (TBAS. II. piperitza.226 biberiye: (< Yun. koyu yeşil yapraklı. Tietze. EYAD. 678) bicibici: (< bici + bici. I.A. Domates (DS. 231. mor çiçekli ve çalı görünümünde bir bitkidir. Şapka huni biçiminde. 3. (And. II. bildik). 684.Y. 48) biberli mantar: (< Yun. Rosmarinus officinalis. BTS. apidáki. 89) biberiza: (< Yun. 1. barbunya (DS. II. ağacı) Amerika elması (TS. 683) bidek: (< Yun. XII. beyaz veya kirli yeşil renklidir (TBAS. II. birāder + T. 100 cm kadar yükseklikte. biberlice (TBAS. Yabanıl ağaçların yenmeyen meyvesi. 335) Yaprağı bibere benzeyen..

II. 293) bileşik meyve: (< T. kokulu ya da kokusuz yağ damlacıklarına sahip. bin + bir + delik + otu + -giller) Yaprakları basit. mīva) ncir ve dut gibi. (And. 697) birgi: (< ? birgi). yumuşak ve alt tarafı tüylü bir bitki (DS.227 bileşikgiller: (< T. otu) ştah açmak için kaynatılarak içilen bir çeşit ot (DS. ülkemizde bin bir delik otu cinsi ve bu cinse ait 70 kadar türle temsil edilen otsu ya da çalımsı bitkiler. II. bin + bal) Koyu kırmızı renkli ve tatlı bir cins kiraz (DS. civanperçemi (TBAS. birleşik + Far. meyve toplulukları (BTS. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. çiçeği) bk. tohumlarında besi doku bulunmayan. Tarlalarda yetişen ve taze iken turşusu yapılan dikenli bir ot (DS. 701. bazı cinsleri uçucu yağ veya süt taşıyan bir familya (TS. II. 48) bira çiçeği: (< t. 2. şeytan şalgamı (TBAS. 695) binbal: (< T. bin + bir + delik + otu) bk. (BTS. 90) bilisura: (< Ar. 1. birra < Alm. 702) . 695) binbir delik otu: (< T. Ufak taneli siyah üzüm. 90) binbiryaprak otu: (< T. çiçekleri kömeç durumunda toplu olarak bulunan. II. bi’l-‘usāre “özlü”) Bazı yaraları iyileştirmekte kullanılan genişçe yapraklı bir bitki (DS. 48) binbir delik otugiller: (< T. 693) bilon otu: (< ? bilon + T. II. birleşik + -giller) Bitişik yapraklı iki çeneklilerden. kantaron (TBAS. Hypericaceae. bin + kulaç) bk. şerbetçi otu (TBAS.: birki) 1. 48) binkulaç: (< T. karşılıklı dizilişli ya da nadiren dairesel dizilişli. bin + bir + yaprak + otu) bk. sık çiçek durumundan meydana gelen meyveler. Ağz. bier + T. 48) birbamba: (< ? ) Yaprağı yuvarlak.

2. ot. 1. Tietze. II. II. 314) bitki: (YT. Tietze. 710) bitiniş: (< T. 316) .: piredin. 711) bitişik taç yapraklılar: (< T. nebat (TS. II. biten). IX. II. bitirge) Kayısı (DS. Ağz. bitişik + çanak + yapraklılar) Çanak yapraklıları birbirine bitişmiş bulunan bitkiler (TS. DS. 712) bit otu: (< T. (And. II.-Hırv. II. I. bitişik + Ar. 352). 359) Bir ot çeşidi (DS. 703) biten: (< T. piretin. 1. 711) bitirge: (< T. Nişanyan. döl veren ve hayatını tamamladıktan sonra kuruyarak varlığı sona eren. ağaç gibi canlıların genel adı.+ -ki. bitki. piretün. 354) Birleşikgillerden. Kocayemiş (TaS.228 birincivasıf: (< Far. 314) bitişik çanak yapraklılar: (< T. Tietze. Ağz. 315) bitne: (< Gürc. bitiniş) Kazayağı da denilen bir ot (DS.: bitgen) 1. (And. 615. Alıç. Nebat. tāc + T. 359) Bulunduğu yere kökleriyle tutunup gelişen. 3458) bisamcık: (< ? bisam + T. Tietze. birincāsf/birincāsb < Ar. 609. -cık) Tarlalarda yetişen ve hayvan yemi olarak kurutulan bir çeşit ot (DS. 2.-Sırp. barancāsaf. I. 1. 1. p’it’na < *pinta. yosun. bit + otu) Sıracagillerden. pireytin) 1. brekinya. 1. 310) birkım: (< ? ) Dağ armudu (DS. 702) biryedim: (< Bulg. Bir çeşit dikenli ot (TaS. 54. hekimlikte kullanılan bir bitki (TS. < bit. birçok çeşitleri bulunan ve kuzey yarım kürede yetişen bir bitki (TS. yapraklılar) Taç yaprakları birbirleriyle yandan bitişik olan bitkiler (TS. DS.

Tietze. taze bakla (DS. -ı) lkbaharda. II. 364) 1. II. 715) bobruk: (< ? ) Kırmızı ve sütlü bir mantar (DS. butık. 94) bizlengiç: (< bizle. kırmızı renkli bir çiçek (DS. laç olarak kullanılan. çayırda küme küme yetişen bir mantar çeşidi (DS. Mahmut) 1.-Hırv. bodur + öz. 717) boduç: (< ET. Tietze. 716) boçça: (< Yun. II. -ler) Parazit bitkiler (BTS. 2. Yabani bezelye. is.. mīħ + T. 363) Şakayık. bios “hayat” + phyton “bitki” + T. güve için tütsü yapılan bir çeşit ot. Fiğlerin çiçekleri dökülünce görülen meyveleri. 316) biyofitler: (< Yun. 722) bodurmahmut: (< T. bótsa. II. daha çok akvaryumlarda bulundurulan su bitkisi (TS. 722) . II. 3. bójur.229 biyaprak: (< ? ) Yaprakları halka dizilişli. 722) bodurgan: (< T. 2. II. Bakla. II. Bamya çiçeği. siyah renkli bir yemiş (DS.Sırp. bodurgan) Tatlı. Salatası yapılan bir bitki (DS. 1. 715) boce: (< ? ) Gelincik (DS. 363) Yabanî badem (DS. 716) bocur: (< Bulg. 715) bobotinca: (< ? ) Bir ot çeşidi (DS. 715) bobo: (< ? ) Fasulye (DS. Tietze. 3. 361) Bir armut çeşidi (DS. II. II.“(hayvanları) övendire ile yütütmek” + -geç/-giç. II. Tietze. Teucrium labiatac. II. 720) bodukmuhı: (< ? boduk + Far.

özellikle kökünde akonitin adında bir zehir bulunan bitki. Phaseolus coccineus. (BTS. Hayvanlarda zehirlenme yapar. II. 320) boğaz alan: (< T. boğça + T. 49) bohça çiçeği: (< Far. otsu. BTS. II. 51) boğumluca otu: (< T. boğaz + çiçeği) bk. kırmızı çiçekli. Cionura arecta. 1. II. II. Bir çeşit armut (DS. otsu ve dikenli bitkilerdir. (TBAS. bodur + ot) Kurak yerlerde yetişen ve fazla büyümeyen bir ot. 779) boğan otu: (< T. 49) boğa dikeni: (< T. is. 727) boğaz çiçeği: (< T. boğumluca + otu) bk. 731) Bombay fasulyesi: (< öz. su kenarlarında biten. boğa + dikeni) Maydanozgiller familyasından. ham ayva. Eryngium. çok yıllık. bodur + oğlu) ri taneli üzüm (DS. bodur + otu) Çok yıllık. papatya (TBAS. 722) bodur otu: (< T. tırmanıcı bir bitki. yılan sokmasında ilaç yerine kullanılan. Denizli. 99. boğan + otu) Düğün çiçeğigillerden. DS.230 boduroğlu: (< T. Sulu olmayan bir çeşit ayva. (DS. boncuk/moncuk + Yun. II. boğaz + ? kere) Bir çeşit üzüm (EYAD. 100) boncuk fasulye: (< ET. 722) bodur ot: (< T. 49) boğazkere: (< T. 2. 49. (TS. Acunitum napellus. fasulia) Bir tür iri taneli fasulye (TS. fasulia + T. Bombay + Yun. boğaz + alan) 1. kurtboğan otu. (TBAS. -si) Baklagiller familyasından. çiçeği) Bir çeşit çiçek (DS. meyveleri legümen tipte. Ajuge chamaepytis labiatae. beyaz çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir. çok yıllık. mührüsüleyman (TBAS. Burdur ve Isparta dolaylarında kültürü yapılan. 326) . 1.

(TBAS. yakılabilen bir ot (DS. elması) Yeşil renkli yaz elması (DS. TBAS. 1. (TS. 740) bortum üzümü: (< ? bortum + T. 736) bor ağacı: (< bor + T. II. 741) boru çiçeği: (< T. II. borgu + çiçeği) 50-200 cm boyunda. beyaz çiçekli. -ca + Far. borani/porani + T. 741) bosça otu: (< ? bosça + T. 742) . 371) Sarı çiçekli. Moğolcadan veya Yunanca pori’den gelmiş olabilir. kokulu. süpürgeye benzer. 1. huni biçiminde. boncuk + otu) Myosotis türlerine verilen genel ad. 400) Yuvarlak taneli bir üzüm (DS. MBTS. II. II. yenen bir mantar. boru < ET. 50) boru çiçeğigiller: (< T. 1. II. DS. MBTS. siyah renkli. Tietze. zan + Yun. 372) Dağlarda yetişen. boru + Far. bordo. II. süpürge ve yakacak olarak kullanılan çalı. 740) borda: (< t. üzümü) ri taneli. otu) Dağlarda yetişen ve hayvanlara ilaç yapmakta kullanılan beyaz çiçekli bir ot (DS. şapkalı. II. ağacı. Datura stramonium. 49. II. 737) boranı elması: (< Erm. 50. manitari + T. sarı çiçek açan ve meyvesi çocuklar tarafından patlatılarak oynanan bir ağaç (DS. BTS. bahār) Müshil olarak kullanılan ince köklü bir ot (DS. Tietze. otsu ve mavi çiçekli bitkilerdir (TBAS. 101) borcabahar: (< ? bor + T. 740) borcak: (< burçak ?. Craterellus cornucopioides. boru + çiçeği + -giller) Çan çiçeğigiller (TS. 1. otsu ve zehirli bir bitkidir. siyah üzüm (DS. -ı) Cantharellaceae familyasından. 398”) Nohut yaprağı gibi yuvarlak yapraklı. 330) boruk: (< ? boruk. II.231 boncuk otu: (< T. bir yıllık. 739) borazan mantarı: (< T. ot (DS. Bir veya çok yıllık. 330. “< bor kökü karışıktır.

2. Boşnak + T. 742) bostanbozan: (< Far. boyacı + kökü) bk. güzeli) 1. çok yıllık ve çalı görünüşünde bir bitkidir. boyacı + dikeni) bk. -i) bk. klorofilsiz ve asalak bitkilerdir (TBAS. II. 742) bostan karanfili: (< Far. boya) Bir çeşit ağaç (DS. -i) bk. Çiçekleri sarı renkli boyar madde olarak kullanılır. būstān + T. (TBAS. būstān) Hıyar. DS. boyacı + Ar. botanique < Yun. boru çiçeği (TBAS. 51) boyacı kökü: (< T. ‘uśfūr + T. morumsu bir erik çeşidi (DS. borusu) bk. II. 744) boyacı aspiri: (< T. bozan) Cuscuta türlerine verilen genel ad. kokulu bir çeşit kavun. 51) boyacı katırtırnağı: (< T. III. 48) bostan borusu: (< Far. 742. 51) boyacı dikeni: (< T. 51) . būstān + T. (DS. karpuz (bostan borusu). 742) Boşnak eriği: (< öz. Bu türler bir veya çok yıllık. 207.232 bostan: (< Far. bostan (DS. Küçük. cehri (TBAS. yuvarlak. 51) bostan otu: (< Far. Bahçelerde. otu) 1. aspir (TBAS. būstān + T. Semizotu (DS. būstān + T. II. salatalık. . pırasa aralarında yetişen bir çeşit ot. boyacı + katır + tırnağı) Sarı çiçekli. II. II. II. AAT. būstān + arnfül + T.. Genista tinctoria. 743) botanik: (Fr. 334) boya: (< T. Erz. nebatat (TS. 50) bostan güzeli: (< Far. eriği) Elle kolayca bölünebilen ve çekirdeği ayrılan. 1.) Bitki bilimi. XII. 2. 4463. kök boyası (TBAS. Tarlalarda yetişen hardala benzer kırmızı çiçekli bir ot (DS. oval. is.A.

boyalık. boyacı + Yun. mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. boya + Far. 51) boyaçili: (< T. boynuzlu + gelincik) Glaucium türlerine verilen genel ad. boynuzlu + ? dücük) Bitkinin olgunlaşan meyveleri kıvrılarak boynuz şeklini almaktadır. boynuburuk (1). II. boyalık) bk. Meyvelerinin kıvrılmasından dolayı bu isim verilmiştir.233 boyacı papatyası: (< T. boya + otu) bk. boya otu. Menekşe (DS. 744) boya çiçeği: (< T. II. (DS. Tchihatchewia isatidea. boyapürü). II. (Duran. 223-229) boynuzlu gelincik: (< T. papadia + T. 744) boynuburuk: (< T. çiçekleri turuncu. kök boyası (TBAS. boya + kökü) bk. 744) boya otu: (< T. boyaçın (DS. boyaçın (DS. -sı) bk. boya + çiçeği) ki veya çok yıllık. Coronilla grandiflora. boy(u)nu + bükük) bk. boyaçın (DS. boya + çili) bk. 744) boyapürü: (< T. 51) . 746) boynubükük: (< T. 746) boynuzlu dücük: (< T. 2. II. II. 744) boya kökü: (< T. 51) boyalık: (< T. Dalında olmuş. pür + T. (TBAS. boyaçın (DS. sapı bükülmüş incir (boynubükük). II. boyaçın) Kökünden boya yapılan bir çeşit ot (boyaçili. II. (DS. Bir veya çok yıllık. kırmızı veya mor renkli. Çiçekleri Sivas bölgesinde boyar madde olarak kullanılır. meyvesi boynuz biçiminde otsu bitkilerdir (TBAS. sarıpapatya (TBAS. boy(u)nu + buruk) 1. 51) boyaçın: (< T. -ü) bk.

II. 52) boz darı: (< T. emrūd) Dağ armudu (DS. bozamık) Ufak.: bozdığan. 643) boz ağaç: (< T. II. II. ħaşħāş) bk. emrūd + T. 52. Tietze. bir yıllık. 750) bozdurma: (< T. boz + ? boruk + T. II. TBAS. otu) Dağlarda biten ve yem olarak kullanılan bir yabanıl ot (DS. 375”). boz + Far. 750) bozca ot: (< T. 750) boz bodur ot: (< T. otu. bozca + ot) bk. “< Far. būy + T. Trigonella faenum graecum. bozdurma) Bir çeşit üzüm (DS. köknar (TBAS. 750) . ahlat) Ahlat. boy) Baklagillerden. yer çamı (TBAS. TaS. (TS. (And. boynuzlu gelincik (TBAS. boz + bodur + ot) bk. 52) bozboruk otu: (< T. bozanak) bk. 749) bozamık: (< T. II. iri. Eren. 338. çiçekleri mavi. -u). bozamık (DS. bozdurğan) Yazın olan. 52) bozalkat: (< T. Ağz. sarı ve iyi cins bir armut (DS. boynuzlu + Ar. yakılan bir ot (bozanak). boz + Yun. 1. yaprakları tüylü bir ot (DS. 59. 45.234 boynuzlu haşhaş: (< T. boz + darı) bk. II. kurutulan tohumları çemen yapımında kullanılan. 52) boy otu: (< Far. 749) bozbağırgan: (< T. (DS. (And. otsu bitki. II. boz + bağırgan) Sarmaşık gibi. Ağz. sarı veya beyaz renkli. 749) boz armut: (< T. 52) bozdoğan armudu: (< T. 10-15 cm yükseklikte. boz + ağaç) bk. bir çeşit ufak armut (DS. yer çamı (TBAS. II. I. būy. boz renkli. 749) bozanak: (< T. darı (TBAS.: bay. boz + doğan + Far.

751) bozuk: (< T. boz + kulak) bk. II. Ağz. börtlenge. bortlen. boz + elma) Kış elması (DS. kalın gövdeli. karaağaca benzer bir ağaç (DS. ölmez çiçek (TBAS. böcek + kapan) Örnek bitkisi drosera olan ve bazı organları böcek yakalamaya. DS. bozuk) Armut (DS. 104. Tietze. 60 cm kadar yükseklikte. börtlen. 57). I. uzun bir çeşit ot (DS. bögürtlen. böbrek + eriği) Can eriği (TaS. börtlüyen. 1. 757) böğrek eriği: (< T. büldürgen. börtliyen.235 boz elma: (< T. Marrubium vulgare. sindirmeye elverişli olan bitkilerin ortak adı (TS. 755) bödük: (< ? ) Havuç (DS. 664) böğürtlen: (< ET. böğürtlem. II. çok gübreli yerlerde yetişen ve geniş yapraklı. bubumka. çok yıllık. böğürtlemen. sığırkuyruğu (TBAS. bögürtleğen. börtliyem. 52. 106) böcü: (< T. kenger) Dere boylarında. büğürtlen. buğurtlen. II. (And. II. boz + oğ(u)lan) bk. Gülensoy. bahçe çitlerinde ve . 52) boz ot: (< T. BTS. bubúki. II. baharat olarak kullanılan. 751) bozik kenger: (< ? bozik + Far. 1-2 m yükseklikte. BTS. bövürtlen. Nişanyan. böğürtlen. (And.: böci) Yüksek yerlerde yetişen. sık tüylü ve beyaz çiçekli bir bitkidir. böğürtlen. (TBAS. bö+cü. II. 751) böbük: (< Yun. 751) bozkulak: (< T. 754) böcekkapan: (< T. II. 343. böğürtleğen. boz + ot) Ballıbabagiller familyasından. II. 141). 750) bozge: (< ? ) Tahıl çimlendirmeye yarayan bir ot (DS. bögörtlen. 387) Çiçek (DS. I. börtleğen. Ağz.: boğürtlen. 52) bozoğlan: (< T. büyürlen) Gülgillerden.

Eren. Orta Türkçede buğdāy olarak geçer. börülce. dağda yetişen. MBTS. çok yıllık bir çalı ve bu bitkinin önce kırmızı iken. 387) Dut (DS. böğce. Türkçe böğür’den geldiği anlaşılıyor. T YA. börtleyen + dikeni) Böğürtlen çalısı. BTS. börek + otu) Dereotu. 819. K AT. 346. Türkçeden Farsça ve Rusçaya da geçmiştir’. II. TBAS. bubu. taç yaprakları yenilebilen bir çeşit dağ çiçeği (DS. 1. 21. dut üzümü (DS. 61. 1. II.236 yol kenarlarında kendiliğinden yetişen. (Frenk lahanası). 413”) Yufka arasına konularak yemek yapılan tatlı mantar (DS. Kelime. (TS. böğülce. bövülce. 120. 53. Vigna sinensis. 779) buğday: (< ET. böğrülce. -sı) Ceviz büyüklüğünde bir lahana türü. 59. is. börücek. XII. Nişanyan. < Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. Brassica oleracea gemmifera. olgunlaşınca kararan mayhoş yemişi. II. dil. 107. lahano + T. Brüksel + Yun. MBTS. 20-100 cm boyunda bir ot (DS. bödek. 769) börtliyen dikeni: (< T. börçe. 203. 769) börek otu: (< ? T. 326) börek mantarı: (< ? T. Tietze. 1. 775) bubumka: (< ? ) Böğürtlen. 4464. II. (TS. bölce. bu day. bölcen. T YA. börgüce. 105. 414). K AT. 4465) bubu: (< ? çoc. Clauson. börüce. (TS. Rubus caesus. börügüç. 309. 765. II. DS. buğday . manitari + T. 418) Brüksel lahanası: (< öz. maydanoz cinsinden bir ot (DS. 1. börek + Yun. DS. -ı. DS. 348) bubahca: (< ? ) Sarı çiğdeme benzeyen. dikeni (DS. Ağz. KYA. dikenli. boğa + siki) Ormanda.AA. 343. GBAA. 772) börülce: (< T. II. 1. 312. böyrülçe) Fasulyeye benzer bir bitki ve bu bitkinin sebze olarak yararlanılan yeşil ürünü. böğürce.: bogülce. II. (And. II. XII. 775) buğasiki: (< T. 79. Eski Kıpçakçada būday. “< börek ‘Kökü kesin olarak belli değildir. AA. 120. ST AT.

589. (TS.. 309. 417. E A. XII. AVA. buğdaycık) Buğdaya benzeyen bir çeşit ot. 155. Gaz. 269. 389) bk. SA. puğda. 340. buydey. bambu olan. 149. 144. 94. buğdaylık otu). ülkemizde 142 cins ve 520 kadar türle temsil edilen. 350. yaprakları kılıçsı ve paralel damarlı. ZBK A. (DS. 277. 780) . buğdaycık + otu) Eşek kengeri (DS. II. 235. büdey. tohumları kullanılan. bugday. 4466. 109. buydar. ülkemizde geniş bir alanda kültürü yapılan. büyük bir bitki familyası (TS. 113. 780) buğday çiçeği: (< T. 350. 136. 58. poğday.A. 780) buğdaycık otu: (< T. būday. 98. buğday + çiçeği) 50-75 cm yükseklikte. buğdaylık + otu) bk. Ka.237 biçimleri göze çarpar. II. kökleri saçak şeklinde. II. buğdaycık (DS. bir ya da çok yıllık. 155. I. Ağz. 116. 87. 200. 121. 202. K AT. seyrek tüylü. pirinç. 54) buğdaylık otu: (< T. 84. 154. AAT. bulday. 151. KYA. GBAA. 86. KMYA. OAAD. 114. GD AT.Y. ilkbaharda buğday tarlasında biten. 245. TaS. buğda. T YA. 1. 119. 222. II. puğday) Buğdaygiller familyasından. 109) buğdayık: (< T. UA. BTS. 164. 227. mısır. bir yıllık otsu bitki. 56. 105. morumsu kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir. (TBAS. buğdaycık (DS. gövdelerinin içi boş. Tietze. 110. buğdey. buide. DS. buğday + -ık “küçültme eki”. 62). buğday + karamuğu) bk. 1. buğday + -giller) Bir çeneklilerden. 118. Agrostemma githago. buğde. örneği buğday. ayrık ve çayır otları. buğday çiçeği (TBAS. buldey. būdey. 238.. AA. 106. DS. (And.: boyday. Eren. 251. çiçekleri başak durumunda. yabanıl buğday (buğdayık. ADYA. çiçeklenmesi başak şeklinde. 147. ETA. BTS. K A. 780) buğday karamuğu: (< T. arpa. kamış. 76. II. 681) buğdaycık: (< T.A. KBAYA. buyde. 81. DA. Moğolca buğudai biçimi Türkçeden alınmıştır. yulaf. 337. 153. Triticum. III. 58. Kökenini bilmiyoruz. 182. EYAD. 35. ST AT. 100. 780) buğdaygiller: (< T. bir yıllık. 42. 267. II. 39. 53. çavdar.

791) bulut üzümü: (< T. bulgar + sıktı) Yer elması (DS. üzüm) bk. 397) Ökse otu (TS. karyopsis (BTS. II. bulut + Ar. 161. II. Clauson. açılmayan kuru bir meyve. Tietze. 792) burağan: (< T. 515. bulut + üzümü) bk. bulutu (DS. buğdaysı + Far. baħūr + T. Tietze. 789) buluti üzüm: (< T. soğan çeşidinden bir sebze (DS. burçak. bulut + Ar. bulumbuç. 791) bunbul almasi: (< ? bunbul + T. bulutu (DS. mīva) Üst durumlu bir ovaryumdan gelişen ve tohum kabuğunun meyve kabuğundan ayrılmayacak bir şekilde birleştiği tek tohumlu. 785) bulgarsıktı: (< T.-î + T. (TBAS. II. IX. II. DS. 227. II. bir veya çok yıllık. elması) Kırmızılı yeşilli tatlı elma (DS. 109) buhur otu: (< Far. domuzağırşağı (TBAS. 357) Baklagillerden. 794) burç: (< ET. II. 394) Özel bir rengi olan iri taneli üzüm (buluti üzüm. buħūr-ı Meryem) bk. II. bulak + otu) Su gözlerinde biten. 791) bulutu: (< T. II. II. Ağz.238 buğdaysı meyve: (< T.: bullumbuç. bulut üzümü). 1. murç/burç < Sans. sarı çiçekli. 795. DS. 783) buhurumeryem: (< Far. 219. (DS. 3487. II. bulumbuşşuk) lkbaharda yaylalarda yetişen ve böreğe konulan. KYA. yakılabilen otsu bitkilerdir. ST AT. Tietze. II. hoş kokulu ve yemeklerde kullanılan bir ot (DS. burağan) Buruk tatlı armut (DS. buħūr < Ar. KMYA. 397. ETA. Vicia. marica/marīca. 359) burçak: (< ET. (And. hayvan yemi olarak da kullanılan.-î. 788) bullumbıççık: (< ? ). 54) bulak otu: (< T. mercimeğe benzeyen. 162) . 54. otu) Bir çeşit ot (DS.

DS. otu) bk. buddum. 65. Anacardiaceae.: bıdım. 806. 55. Ağz. Türkçenin Gücü. būy + T. 796) burgaç: (< T. II. II. (TBAS. burgaç) Mercimeğe benzeyen. maruli) Göbekli marul (DS. UA. hayvan yemi olarak kullanılan bir çeşit bitki (DS. 805) buttum: (< Ar. (And. 807) buynuz: (< T. III. buğdayı) ri.google. Ağz. Bir çeşit erik. boynuz) Güzel çiçekli ağaç (DS. bıtım. DS. buŧm. Tietze. bıttım. günlük de denilen bir bitki (DS. būy-ı cān) bk.com) . -i) Bir çeşit üzüm (DS. diminitis + T. II.239 burgacan: (< T. II. açık sarı taneli buğday (DS. baħūr “buhur” + T. 801) burnukızıl: (< T. Eren. II. burnu) bk. 801) Bursa buğdayı: (< öz. II. II.A. is. 55) buyurgan: (< T. boy otu (TBAS. danaburnu (Aksan. 809) buzağıburnu: (< ? buzağı + T. II. bur(u)nu + kızıl). 55) buyucan: (< Far. www. 4466) burmalı marıl: (< T. burmalı + Yun. 801) burut dimnidi: (< ? burut + Yun. 2. Gaz. (And. civanperçemi (TBAS. 118. sakızı) Tütsü olarak kullanılan. 98) buvur sakızı: (< Ar. Kızılcık (DS. II. aşısız fıstık ağacı ve bunun meyvesi. butum) Gazi Antep çevresinde çok yetişen. 6-7 m yükseklikte ve kışın yapraklarını döken yabani. Bursa + T. XII.: burnuğızıl) 1. II. buyurgan) Sultan otu da denilen bir ot (DS. burgacan) Dikenli bir ot (DS. 60. 808) buy otu: (< Far.. 806. 402).

bük + Far. bük. 814) bük üzümü: (< T. II. 814) bük: (< ET.: bülücek. II. II. (And. II. -cük). 434). ħarbuz + T. II.: böğelek) Sarmaşık şeklinde yabani bir ot (DS. açılıp güneşe konulduğunda buz gibi soğuyan karpuz (DS. 820) bülücük: (< ? bülü + T. 813) büğrez: (< T. 814. pürçekli + soğan) Yeşil soğan (DS. bülürcüyh) Fasulye (DS. 827) . 809) buz karpuzu: (< T. Ağz. 366. (And. tūt + T. bellümbebek) Papatya (DS. -u) bk. II. bük üzümü. bük (DS. 819) bülbüze: (< ? ) Yabani menekşe (DS. Ağz. 1. bulbul + T. (And. MBTS. buz + Far.: belimbebek. 404) Böğürtlen (bük tudu. 199) bük tudu: (< T. II. 761. DS. II. 1. 810) büğelek: (< kökü kesin olarak belli değildir.240 buzağı otu: (< ? buzağı + T. II. Tietze. II. büğrez) Eğri büyüyen ağaç (DS. yılanyastığı (TBAS. bürük). otu) bk. bellimbebek. 814) bülbülyuvası: (< Far. 819) bülçüklü sovan: (< T. Ağz. bürgülü) Büyük taneli bir çeşit üzüm (DS. Eski Türkçe bög ‘böcek’le ilişkili olabilir. II. 819) büllümbebek: (< ? ). (TS. II. 55) buzalabut: (< ? ) Baharda kırlarda açan mor bir çiçek (DS. II. -u) Beyaz çekirdekli. bülücüyh. bellinebenek. bük + üzümü) bk. yuvası) Büyük kırmızı gül (DS. SA. 821) bürgülü: (< T. bük (DS.

cādū/cāźū. III. ufak. domuz ayrık otu (TBAS. 838) cacık: (< kökü belli değildir. büzgüllü) Kalın kabuklu. 57) cadısüpürgesi: (< Far. 2. büyük ve irmik yapmakta kullanılan buğday (DS. II. 814) büyük ayrık otu: (< T. II.: çabala) Böreğe konulan bir çeşit ot (DS. büyük + ay(ı)rık + otu) bk. şemşīr + T. Taphrina cerasi. Tietze. acı yavşan (TBAS. 376) cadı şimşiri: (< Far. MBTS. cādū/cāźū + Far. lkbaharda tarlalarda biten ve yenilebilen otlar. kentauron) bk. sivri dikenli bir bitki (DS. 3. çiçeği) Sarmaşık (DS. dolayısıyla meyve verimine engel olan asklı mantar. 839) cadı: (< Far. uzun taneli. Ağz. dayanıklı siyah üzüm (DS. bük (DS. Yabanî mantar (DS. 50) büzgülü (< T. 840) cafa çiçeği: (< Ar. (And. (TS. 58) büyük sarı: (< T. III. 1. III. III. Semiz otu. bürük) bk. cādū/cāźū + T. büzgülü). II. 411) 1.241 bürük: (< T. 840) . 412) bk. 834) -Ccabana: (< ? ). boru çiçeği (TBAS. 56) büyük kantaron: (< T. III. cefā + T. 1. Ağz. büyük + Yun. büyü + otu) bk. büyük + sarı) Sert.: büzgüle. süpürgesi) Emeçleri özellikle dal uçlarındaki kabuk altında sıkı bir ağ örerek çekirdekli yemiş ağaçlarının çiçeklenmesine. -i) Yaprakları daima yeşil. 833) büyü otu: (< T. Tietze. (And. centiyane (TBAS. 837) cabcıl: (< ? ) Beyaz çiçekli bir ot (DS. 443.

cānvar/cānvār + T. Ağz. -sı) bk. (And. (TS. MBTS. BTS. 57. Sedum telephium. BTS. 853) camburt: (< ? ) Yaylalarda yetişen ve kökünden hayvan bitini öldürmeye yarayan ilaç yapılan bir ot (DS. 455) 1. III. 118) cancur: (< Erm. cāmūs/cāmūş + T. cām + T. cānvar/cānvār + T. kulağı) 30–40 cm boyunda. güzeli) Evlerde süs olarak yetiştirilen. DS. Kayısı (TS. otsu formda. (TBAS. 855) can eriği: (< Yun. otu + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. III. 383. kuş otu (TBAS. 1. 378) camızmemesi: (< Far. sulu bir tür erik. 853) camgüzeli: (< Far. cançul. siyah erik (DS. 417. (TS. 57) camuz baklası: (< Far. 855) . domuz baklası (TBAS.242 cambıt: (< ? ) Bağ bozulduktan sonra yetişen küçük taneli. tzaneriki. otu) Canavar otugiller familyasının örnek türlerinden olan. 1. III. Türkiye’de 40 kadar türü bulunan. 384. otu) bk. memesi) bk. cāmūs/cāmūş + Ar. 118) canavar otugiller: (< Far. 416). dağ sümbülü (TBAS. III. pembe. 57) camuskulağı: (< Far. değişik türlerin kökleri üzerinde yaşayan ve klorofil taşımayan çiçekli bir bitki. etli yapraklı. Genellikle yeşilken yenen sert. Tietze. bā ilā + T. 2.: çançur) Kırmızı. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. 383. döküntü üzüm (DS. TBAS. cām + T. Impatiens sultanı. 1. Tietze. Orobanche ramosa. 57) canavar otu: (< Far. 1. gövdeleri kırmızının değişik tonlarında olabilen. tarım bitkilerine zarar veren asalak bir bitki familyası (TS. 83) cam otu: (< Far. kırmızı çiçekler açan bir tür kına çiçeği. 1. yeşilimsi beyaz çiçekli. cāmūs/cāmūş + T.

875. 1. cahannam < br. 857) can otu: (< Far. III. Pazı (DS. 870) cazu gülü: (< Far. 875) cehennem zambağı: (< Ar. cān + T. ışınsal simetrili. 871) cef: (< ? ) Mercimek büyüklüğünde meyve veren yabani bir cins ağaç (DS. III. Eren. çarhala. TBAS. III. Madımalak (DS. III. otu) 1. nadiren de otsu türleri olan bir familya (BTS. III. çalı. gēhinnōm + Ar. Tietze. -ü) Yaban gülü (DS. cān + T. (And. 69) Kök boyasıgillerden. kesme) Sonbaharda yetişen bir çeşit buğday (DS. TBAS. Pancar. DS. III. çekirgen < çekir. 252) cehri: (< Far.243 canka: (< Bulg. çargala. meyve. 857) can kesme: (< Far. 392. BTS. çorħala) 1. kabuk veya odunundan güzel kırmızı renk elde edilen dikenli bir ağaççıktır. er dişi. cehre. 874) cegirgen: (< T. zanba + T. III. III. cādū/cāźū + gul + T. djanka. Rhamnus infectorius. 857) carhala: (< ? ). 864) cayrak: (< ? ) Ağustosta yetişen bir çeşit sulu. Ispanak. dünyada yaklaşık 58 cins ve 900 kadar türle. 119) . ülkemizde ise 4 cins ve 25 kadar türle temsil edilen ağaç. çanak yaprakları 4-5 birleşik. 2. çiçekler genellikle yaprak koltuklarında korimboz ya da kimoz durumda. bakka.: calhala. Ağz. kapsül ya da kanatlı fındık tipi meyveleri olan. 417) Küçük. 2. 861. 3 m kadar yükselebilen. III. iri armut (DS. III. III. cehre + T. 876) cehrigiller: (< Far. taç yaprakları 4-5 serbest ya da bazen bulunmayan. 1271) catıra: (< ? ) Yakacak olarak kullanılan bir dağ bitkisi (DS. -giller) Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı.< çek-) Isırgan otu (DS. sarı bir çeşit erik (DS. 119. (TS. 58. -ı) Süsen çiçeği (DS.

cevüz. 1. AAT.: caran) Kırmızı renkli. Juglans regia. < Ar. 886) cetlemük: (< T. 88. auz. Ağz. 434). 1. cavz. ağacı) (And. BTS. 122. soğanı) Tatlımsı. 58. 67. (And. 236. uzun ömürlü. 1. cöyüz. < Ar. III. cennet + T. 878) celkek: (< ? ) Koparıldığında süt çıkaran bir cins kır bitkisi (DS. iyi kokan bir çeşit çiçek (DS. -i) Zencefilgillerden karabiber tadında bir bitki (TS. cövüz. III. Tietze. cevuz. 882) cennet biberi: (< Ar. marul tadında bir cins ot (DS. Eren. MBTS. çitlembik) Bir çeşit armut (DS. geranio < Lat. genişçe biçimli bir cins soğan (DS. yedi sekiz metre yükselen ve kömüründen barut yapılan bir cins ağaç (DS. geranium. 887) ceviz: (< Ar. TBAS. 209. III. yurdumuzda çok yetişen bir ağaç. 430) Çok yıllık. cevz ~ OFar. Tietze. III. 878) ceneği: (< ? ) Yüksek yerlerde yetişip yaprakları hayvanlara yedirilen bir cins ağaç (DS. III. 466) Aşılanmamış meyve (DS. pipéri + T. III. Tietze. cooz. Ağz. celeb. rizomlu ve sarı çiçekli bir dağ bitkisidir. meyvesi için yetiştirilen. 400. mor renkli. Ağz. 859. 69. awz. 72.244 celep: (< Ar. (TBAS. 884) cerik ağacı: (< ? cerik + T. gövdesi kalın. III. cennet + Yun. 39.: cevez. kerestesi değerli. 30 m kadar yükselebilen. Nişanyan. 121. AA. cauz < Far. 395) cennet otu: (< Ar. . otu) Yuvarlak ve ince yapraklı. 58) ceran: (< t. ADYA.: cerk) Su kenarında yetişen. 430). (TS. geviz. javuz) Cevizgiller familyasından. Gentiana lutea. 883) centiyane: (< Lat. gentiāna. III. 881) cenik sovanı: (< ? cenik + T. (And.

KMYA. KBAYA. -lik) bk. çiçeği. 888) Cezayir menekşesi: (< öz. (TS. is. -giller) Örneği ceviz olan. 232) ceylan çiçeği: (< Moğ. MBTS. K AT. Burçak (DS. cį a. cevz + T. III. -si) Zakkumgillerden. ZBK A. III.: cilban) 1. 400. pembe çiçek açan bir bitki (DS. ince uzun yapraklı. çok türlü bir cins ot (DS. MBTS. 51. 437) ncir (DS. 485”) Bir cins eğrelti otu (DS. 2. Erz. Tietze. TBAS. (And. açık. 485). 71. 1. 908) cılık: (< cılık < cılk “ses taklidi”. 905) cılban: (< Ar. Vinca. III. 912) . ETA. Cezayir + Far. III. ST AT. çok yıllık. 440. çalımsı veya otsu bir bitki. 76. kendine özgü mavi. 121) cıbarca: (< T. GBAA. çıçırgan (TBAS. TS. 402. 181. 190. 482.245 E A. 1. 191. 899. ceylān. BTS. culbān. (And. 145) cevizgiller: (< Ar. II. 163. 1. 900) cığra: (< ? ) Bir cins dikenli ot (DS. Yabanî bezelye. 311. 437).. 363”) Yaprağı beş köşeli olup. EYAD. 889) cıcılık: (< cici “çocuk dili” + T. III.A. 37. Ağz. 59. . 56. 45. 121) cevzeni: (< ? ) Bir üzüm türü (EYAD. III. BTS. “< cıbır/cıbıl ‘çıplak’ kelimesiyle aynı kökten gelmiş olması muhtemeldir. “< Moğ. yaprakları almaşlı dizilişte ve parçalı. 237. T YA. benefşe + T. ceylān + T. taçsız iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS.: cığan) Beyaz ve sarı renkte. mor renkli çiçekleri ve ortası çukur taç yaprakları olan. 223. 1. MBTS. GD AT. 1. OAAD. erkek ve dişi çiçekleri ayrı ayrı olan. Tietze. 256. 58) cığa: (< Far. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. cıbırca/cıbılca. III. 60. 233. Ağz.

cırtlan. 2. 935) cırnak: (< T. cırık < cır-. III. III. III. çırlangıç. Tietze. 937) cırtatan: (< T. cırtlak) bk. çırlangıç): (DS. portakal büyüklüğünde kavun cinsinden bir meyve. 576). DS. 3. çiynak) Çobançantası denilen ot (DS. yenilmeyen. cırlangıç). III. cırlangeç. güzel kokulu. cırt + cırt) bk. Yenmeyen. cırtlavak. 937) cırık: (< T. III. III. III. MBTS. hatmi çiçeğine benzeyen çiçekler açan bir bitki (DS. cırmalak) Yemeği yapılan küçük mantar (DS. yaprakları sarılarak yemek yapılan geniş yapraklı bir bitki (cırdatan düleği. yabani bir meyve (DS. cırt + atan + divleği) bk. Mayhoş tadı olan. 923) cırdatan düleği: (< T. cırtlak + otu) Nohuda benzer acı bir ot. 939) . cırt cırt.246 cıngıravu elması: (< ? cıngıravu + T. cırtatan (DS. III. cırt + atan) 1. 937) cırt cırt: (< T. Ağz. pat pat otu (DS. III. cırtatan (DS. Gelincik otuna benzer. 937) cırtdangaz: (< T. (And. 2487) cırmılak: (< T. 1187. Ağz. başaklarından olgunlaşınca sıkıldığı zaman tohum ve su fışkıran bir bitki. 1. 929) cırlangıç: (< T.: cırlangeç. III. III. Ağz. cırtatan (DS. 937) cırtlak otu: (< T.: cıynak. cırtlavuk. kavuna benzeyen.: cırtıgaz) Ekilmeyen tarlalarda yetişen geniş yapraklı. 945) cırt: (< cırt “yansıma ses”) bk. cırtatan (DS. cırlangıç. cırtdangaz). III. ırlangıç) bk. elması) Sallanınca içinde çekirdekleri ses çıkaran bir çeşit elma (DS. cırtlak. cırt. 938) cırtlak: (< T. 936. 438) Turunçgillerden. VII. tırnak. 937. güzel kokulu. cırtatan (DS. (And. (And.

III. 951) cibik: (< ? ) Cin mısırı (DS. böğürtlene benzeyen bir çeşit ağaç (DS. III. 958) cicik üzümü: (< ? cicik “meme” + T. III. gıvışgan otu (TBAS. MBTS.: cızgan) Isırgan otu (DS. cırtlan) bk. 1. 939) cırtlan: (< T. III. III. 946) cızcız dikeni: (< T. 957) cicibici: (< cici + bici “çocuk dilinde” Tietze. cızlağan). cırtatan (DS. 937) cırtlavuk: (< T. üzümü) Parmak gibi uzun olan bir çeşit üzüm (DS. 950) cızlayık: (< T. cızlayık) Bir çeşit bitki (DS. III.247 cırtlak sakızı: (< T. cırtatan (DS. (And. 955) cibille: (< ? ) Semiz otu (DS. Ağz. 489) Yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. -cık) bk. Ağz. cırtlak + sakızı) Sakız çıkarılan bir cins ot (DS. (And. cız (DS. III. 946) cızlağan: (< T. III. III.: cırtlavak) bk. tarlalarda görülen bir çeşit ot (cızcız dikeni). 59) cız: (< cız “ses taklidi”) Tohumları oraya buraya yapışan. III. (DS. 937) cıvak: (< ? ) Şeytantırnağı (DS. 955) cicamık: (< ? ) Ardıç ağacı ve meyvesi (DS. III. III. III. cız + cız + dikeni) bk. cırtlavuk). 942) cıvrıncık: (< ? cıvrın + T. III. 959) ciğarı: (< ? ) Kırmızı tohumları olan. 962) . 443.

yaprakları buğday yaprağına benzeyen bir çeşit ot (cinek otu). Tsingános “çingene” + T. 447”) Böğürtlen (DS. 976) cincile: (< ? ). DS. dikeni) Dikenli bir çeşit ağaç (DS. otu) bk. 122) cimbiz: (< cımbız < Yun. III. 1. III. 971) cimit: (< ? ) Keten (TBAS. 975) cin darısı: (< Ar. tsimbidi. III. BTS. cinn + Yun. 410) cinek: (< ? ) Mısır tarlalarında biten. darısı) bk. otu) Düğün çiçeğigillerden. 447) Cin mısırı (DS. 60) cimlā: (< Yun. tzímbla. (DS. şarap yapmakta kullanılan bir çeşit üzüm (DS. Tietze. Ağz. III. III. 979) . Tietze. DS. üzümü) Kırmızı. III. (And. (TS. cumcuma. 968) cimcik dikeni: (< Moğ. “< Moğ. III. cimcik. 978) cinek otu: (< ? cinek + T. 973) cinbiberi: (< Ar. 1. 975) Cincife üzümü: (< öz.248 ciğer otu: (< Far. MBTS. 1. cimcik + T. 919. cin mısırı (TS. zehirsiz mantarlardır (TBAS. cinn + T. is. dikeni. 978) cingen dikeni: (< Yun. Cincife + T. pipéri + T.: cıncıla) Bazı Tricholoma türlerine verilen genel ad. ciğer + T. 486) Kurutulduktan sonra gövdesi kürdan gibi kullanılan bitki (DS. çok yıllık otsu bir bitki. cinek (DS. 970) cimcime: (< Ar. Tietze. küçük taneli. 60. Marchantia polymorpha. III. Genellikle yenebilen. III. III. -i) Süs biberi (DS. 407. 447) Başı şemsiye şeklinde olmayan mantar (DS. III.

988) ciyner: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS. cevān + perçem + T.249 cingil kadife: (< Yun. Bir çeşit elma. 123) civcilik: (< civciv “ses taklidi” + T. boru çiçeği (TBAS. 410) cin otu: (< Ar. 60) cinsaçı: (< Ar. III. III. 60. otsu. 983) citteli keçi: (< ? citte + T. 1. otu) bk. cinn + miśr + T. BTS. 100 cm kadar yükselebilen. 979) cingiş: (< ? ) Deve dikeni (DS. bostanbozan (TBAS. küçük bir cins fasulye (DS. III. 412. 988) civelek: (< ? civelek. 60) cipil: (< ? ) Gelişigüzel yetişen fidan (DS. (And. li + keçi) Gelincik çiçeği (DS. 2. aŧīfe) Bir çeşit kadife çiçeği (DS. 991) . çok yıllık. beyaz veya sarı çiçekli ve kuvvetli kokulu bir bitkidir. III. III. cin darısı (TS. cinn + T. 980) cinik: (< ? ) Küçük hıyar (DS. III. TBAS. 1. (TS. cinn + T. 987) civanperçemi: (< Far. birçok türü olan. III. III. III. 988) civek: (< ? ). siyah yabani üzüm (DS. tüylü. yeşil. -i) Birleşikgillerden. Achillea millefolium. III. Ağz. saçı) bk. çivek) Küçük taneli. Gelincik otu (DS.: cüvek. 980) cinibiz: (< ? ) Ufak. cingil + Ar. -lik) Yemeği yapılan beyaz çiçekli kır otu (DS. 980) cin mısırı: (< Ar. -ı) Bir tür ufak taneli mısır. 451) 1. Tietze.

III. III. (And.: cizvit börülce) Bir çeşit beyaz fasulye (DS. börülce). 1016) cumurd: (< ? ) bk. III. 61) curta: (< ? ) Yabani kiraz (DS. III. cülbant. yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. Ağz. 1020) cüce bağırsağı: (< Far. 1012) cumbur: (< Far. 1015) cumbut: (< ? ). (And. (And. Ağz. cülbent.: cumburt. 992) col: (< ? ). III. çulhat): Yabani bezelye. Eren. 999) coruk: (< ? ) Fidan (DS. III. Ağz. III.: culbant. culbān. culbat. kız) bk. cūce + T. Ağz. tavukbacağı mantarı (TBAS. 539). III. 1002) cöcce: (< ? ) Çörek otu (TBAS. 457) bk. 3. kıvrık yapraklı. (And. III. cūce + T. 61) culban: (< Ar. III. MBTS. Tietze. 504) Dağ çileği (DS. 62) . cunbut) Gonca (DS. 995) coplak: (< Far.250 cizgit börülce: (< ? cizgit + T. çulbant. çumbul) Küçük taneli yabani üzüm (DS. akdiken (TBAS. ağaç mantarı (TBAS. burçak (DS.: cola) Yabanî çilek (DS. Tietze. 1021) cücekız: (< Far. 72). 61) cücük: (< Far. 1019) cuşka: (< ? ) Bir cins yuvarlak biber (DS. 1024) cücül: (< Ar. Ağz. cücek ‘yavru’. bağırsağı) nce. -lak) Geniş yapraklı bir bitki (DS. culcul. III. culvan. çūb + T.: cümbüt. çunbul/çumbul. (And.

251 cücül darı: (< Ar. yemeği yapılan bir ot (DS. cumel. sert bir çeşit ağaç (DS. III. incire benzer meyveleri olan bir ağaç (DS. 782) . 1. çadır şeklinde açan. MBTS. 1. 506) Pancara benzer. çādar + T. culcul + T. III. 1029) -Ççactı: (< T. III. 1024) cülük: (< ? ) Yabani bezelye (DS. 1028) cürük: (< ? ) Yer elması (DS. cüvek). kırmızı kabuklu bir çeşit şeftali (DS. (paşaçadırı). III. 1031) çadır çiçeği: (< Far. büyük yapraklı. 1028) cüvek: (< ? ) bk. TaS. Çin ve Amerika ırmaklarında yetişen. cummayz. Tietze. 1026) cürgül: (< ? ) Bir çeşit mısır (DS. 420. III. cūl + T. 1027) cünül: (< ? ) bk. 1026) cül üzümü: (< Ar. saçtı) Funda cinsinden dikenli. 1026) cümbez: (< Ar. cül üzümü (DS. 1027) cümele: (< Ar. Euryaleferox. cül üzümü (DS. açık renkli bir cins üzüm (cünül. pembe ve beyaz çiçekli bir bitki. üzümü) Şarap yapımında kullanılan ince kabuklu. III. III. (TS. II. 1026) cüvür: (< ? ) Eylül ayı sonunda yetişen iri. 458) Tropik bölgelerde yetişen. çiçeği) Nilüfergillerden. darı) nce. ufak darı (DS. III. III. (DS. III. III.

laç yapmakta kullanılan. çakıl “ses taklidi kelime”. 3. 1. uşağı) Maydanozgillerden. acı çiğdem (TBAS. 1. 60 cm kadar yükselebilen. Nişanyan. çağala. çak + çak) bk. boğan) Kırlarda rastlanan bir bitki (TS. Ağz. kayısı. 466). emrūd + T. ça āna. şri āla + T. 2. çādar + T. Tietze. < Far. şa āl < Sans. Sakız kabağı. Olmamış. çakıl+da-k. 72) Yaprakları hayvanlara yedirilen bir bitki (DS. eriği) Çok ekşi. şa āl < Sans. Tietze. Eren. ça ale “ham meyve”. 63) çakçak: (< T. otu) Bir yıllık.252 çadır uşağı: (< Far.: çağıldak) 1. 422) çağman otu: (< ? çağman + T. MBTS. Badem. ça “ses taklidi”. ham yemiş. şri āla + Far. 72. 515) Taze fasulye (DS. 63) çakal eriği: (< Far. tüylü ve otsu bir bitkidir. 1. (And. şa āl < Sans. III. Dorema ammoniacum. Conyza bonariensis. (TS. çiğdemi) bk. şri āla + T. 1. 2. III. 63) çakıl: (< T. 423) çakalboğan: (< Far. (TS. 420) çağ: (< ET. 423) çakal çiğdemi: (< Far. bk. 1. erik gibi tek çekirdekli yemişlerin körpe iken yenilebilen ham şekli (TS. şri āla + T. 76. öz suyu hekimlikte kullanılan bir bitki. iri çekirdekli bir erik türü. ça āla. hindiba (TBAS. Prunus spinosa. 1043) çakıldak: (< T. 462) 1. 1032) çağla: (< Far. şa āl < Sans. şri āla + T. III. baklagillerden bir bitki. 1037) çakal armudu: (< Far. sert. < Far. Nişanyan. (TBAS. -u) Yabanî armut. . 423) çakal otu: (< Far. şa āl < Sans. 1. otu) Suyu. zehirlenen hayvanlara içirilen bir çeşit ot (DS. zar içinde tohumları olan. ahlat (TS.

diken) Maydanozgillerden. 1048) çalba: (< Lat. (And. Küçük karpuz. çakşur. 1038.253 3. 469). 64. (TS.: çağşır. Colutea arborescens. çok yıllık. çanşır. (DS. cawşīr/cāwşīr < Far. 4. ağır bir çeşit buğday (DS. çaveşir. salvia. çakıl + dikeni) bk. 1046) çakmuz: (< ? ) 10-30 cm yükseklikte. Ferula Umbelliferae cinsine ait. Kırlarda yetişen. Ağz. çarşu. III. dikeni) bk. pembe veya sarı renkli. Tietze. III. Börülce. çakırca dikeni (DS. çay . DS. III. çiçekli ve yağlı bir çeşit ot. Clauson. (TBAS. (And. III. hekimlikte kullanılan bir bitki. Arctium tomentosum. 1044) çakır: (< Ar. şabla. şa r + T. ca + dikeni) Sarı çiçek açan. şalba) Ballıbabagiller familyasından. otu). Ağz. 129. çalak). 2. çavşır. yumruları çiğ olarak yenen ve süs bitkisi olarak dış ülkelere satılan. uzun ve sert sapı olan diken (çakıl dikeni). III. 1. abdestbozan otu (TBAS. (DS. III. çalağan) Isırgan otu (DS. şa r + T. 424) çakır dikeni: (< Ar. 1036. 63) çakmur buğday: (< T. çarşır. gāwşīr + T. çiçekleri mor. otsu ve çok yıllık bir bitki. çok yıllık. Ağz. şa r < Lat. BTS. Olmamış karpuz (DS. genelde sarı çiçekli bitkiler (TBAS. 1044) çakırca dikeni: (< Ar. şa r + T. III. çeşir) Maydanozgiller familyasından. çaşur. 1048) çalak: (< T. (And. sacer. parçalı yapraklı. köklü. çakmur + buğday) ri. çalı görünüşünde. III. 1044) çakırdiken: (< Ar. 1084) çalağan: (< T. 69.: calba.: calak) 1. 409) Isırgan otu (DS. Geranium tuberosum. mor çiçekli. 1043) çakıl dikeni: (< T. 64) çakşır otu: (< Ar.

65) . 75. 67. DS. 4475. III. 428) çalıgaga: (< T.. çıçırgan (TBAS. . çalgıcı + otu) Turpgillerden. 67) çalıbasan: (< T. 129. karaçalı (TS. -si) Kılçıklı bir çeşit fasulye (TS. çalı + ? gaga) ğde (DS. III.Y.254 olarak içilen yaprakları tam ve sık tüylü bitkiler. III. kurak yerlerde yetişen bir bitki cinsi. 427) çalı: (< T. Ağz. Nişanyan. Erz. 1. III. 427. 64.: çali. (TBAS. çalı + kızılcığı) bk. (TS. fasulia + T. I. 65) çalıgagası: (< T.. DS. 428) çalı fasulyesi: (< T. 190 . BTS. 1. III. 61. 72. 1. 1. 3739. yemeği yapılan bit ot (DS. 1054) çalıdibi: (< T. 1050. çok yıllık bitkiler (TS. Sisymbrium. MBTS. (And. çalı + basmaz) Kara kılçıklı buğday (DS. dalları çok çatallı ve sapları odunsu. 65) çalık: (< T. 1054) çalı dikeni: (< T. Ka. uzun saplı ve kılçıklı bir cins buğday (DS. DA. 1054) çalıbasmaz: (< T. 518). ADYA. 125) çalgıcı otu: (< T. çalı + basan) ri ve sert taneli. AA. Gülensoy. alaca”. BTS. kızılcık (TBAS. 122.A. < kökü belli değildir. 1054. 3732. çalı + dikeni) bk. Labiatea. ahu dudu gibi ağaççıktan küçük. III.. TBAS. III. 129. X. DS. 1054) çalı kızılcığı: (< T.A. çalık) Kırlarda biten. XII. Gaz. çalı + dibi) Çalılıklarda biten. III. çalı + Yun. böğürtlen. < ? T. çalı < çal-ı. 338. çalı “çal siyah-beyaz karışık renkli. yumru kökü yenilen kırmızı çiçek açan bir bitki (DS.A. -sı) bk. çalı + ? gaga + T. çalu) Boyları 1-3 m kadar olan.

(TBAS. çok yıllık. şam’ + T. OAAD. Eren. çaltı + dikeni) bk. kerasi + T. 1. ufak taneli buğday (DS. 65. 4719. 1264. yağlı ve nişastalı tohum (TS. çalı + süpürgesi) Kırmızı çiçekleri olan ve süpürge yapımında kullanılan bir bitki (TS. iğne gibi ince ve uzun yapraklarını yaz kış dökmeyen. BTS. Pinus. çıplak tepe’. -ı) Fıstık çamının kozalak biçimindeki meyvesinden çıkarılan sert kabuklu. 7. 65) çalı süpürgesi: (< T. III. DS. Ağz. çalı (TS. 432) çamgiller: (< Ar. 107. < ??. 1. AAT. 77). Eren. şam’ + T. tohumları çıplak olarak kozalak pulları üzerinde bulunan.: çom) Çamgillerin örnek bitkisi olan. kozalaklı bir orman ağacı. 1064) çam fıstığı: (< Ar. 431. 1. 1062) çam: (< Arapçadan kalma bir alıntı olduğu anlaşılıyor < Ar. III. çalı + Far. KMYA. 315. -u) 15-40 cm yükseklikte. 428) çalı navruzu: (< T. 4522. çal + Yun. (TS. EYAD. rizomlu. şam’ “mum”. 429) çal kirazı: (< T. 77. her dem yeşil. III. çam. (And. iğne yapraklı. 130. (TS. -ı. 312) çam buğdayı: (< Ar. XII. Türkçe çalı sözüyle çaltı arasındaki benzerlik düşündürücüdür. Tietze.255 çalık kavak: (< T. 1. TS. DS. K A. şam’ + fustu + T. 385”) Beyaz kiraz (DS. 201. KYA. nevrūz + T. Iris unguicularis. III. çalık + kavak) Dalları sepetçilikte kullanılan bir kavak türü. “< çal ‘taşlık yer. XII. 431) çaltı dikeni: (< T. 90. 87. TBAS. T YA. çaltı (DS. 45. DS. (sepetçi kavağı). 53. buğdayı) Açık kırmızı renkli. -giller) Kozaklılardan. mavi veya morumsu çiçekli bir bitki. . 138. 189. SA. 471) Diken. 1058) çaltı: (< Yalnız Anadolu ağızlarında kullanıldığı anlaşılıyor. kışın yaprak dökmeyen ve yurdumuzda birçok türü yetişen. 1. GBAA.

fasulia + T. 1. çan + çiçeği. 1070) çanta çiçeği: (< Yun. beyaz çiçekli. ovaryum alt durumlu. çengāl + Yun. çiçeği) ki çeneklilerden. atkuyruğu (TBAS. BTS. ban otu (TBAS. çanak + kıran) bk. (TS. TBAS. 66) çan çiçeği: (< T. örneği çan çiçeği olan. 434. 1. Orta Türkçede çaŋ olarak geçer. 1067) çanak çömlek otu: (< T. çan + çiçeği + -giller) Bitişik taç yapraklılardan. küçük taneli. çanak + ? çömlek + T. “< çan kelimesi eski çağlardan başlayarak kullanılmaktadır. ladin gibi bitki türlerini içine alan reçineli ağaçlar familyası (TS.256 köknar. 1. 66) . -si) Sırık fasulyesi (DS. 1066) çanakçatlatan: (< T. Eski Kıpçakçada da çaŋ biçimi kullanılır. süs bitkisi olarak ekilen. BTS. çok yıllık ve otsu bir bitki. gelincik (TBAS. 66) çanakkıran: (< T. “< T. MBTS. geanta + T. soğanlı. çiçekleri er dişi. çan+ak. Çanın çıkardığı sesten geldiği anlaşılıyor. çiçekleri çan biçiminde olan. III. Campanella. yaprakları almaşlı. şıra için kullanılan üzüm (DS. 66) çan çiçeğigiller: (< T. beyaz. otu) bk. çanak + çatlatan. 434. Eren. erguvanî veya sarı renkli bir süs bitkisi (TS. 1. şam’ + T. şam’ + T. üzümü) Kırmızı renkli. çanak) bk. 78”) Çan çiçeğigillerden. 130) çam otu: (< Ar. 524”) Gelincik çiçeği (DS. 36) çam üzümü: (< Ar. III. 432. boynuzlu gelincik (TBAS. 435) çaplançanak: (< ? çaplan + T. III. 131) çangal fasilesi: (< Far. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS. bir ya da çok yıllık. 1. otu) bk.

480) Üzüm (DS. 1081) çarık dikeni: (< T. çarık + dikeni) bk. 439) çaşıran: (< çaşıran < Ar. -giller) Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden. III. III. çatlak otu (DS. çanak) Baklagillerden bir bitki (DS. çarık + kesen) bk. 439) çarkıfelekgiller: (< Far. 223-229) çatlak: (< T. çaşut. yuvarlak yapraklarından dolma yapılan bir çeşit ot (DS. 439) çarliston biber: (< ng. 66) çarkıfelek: (< Far. çark-ı felek) Çarkıfelekgillerden güzel. demir dikeni (TBAS. 1091) . çatlağan) Bu bitki odunlarının yakılması esnasında patlayarak çatırtılı sesler çıkarmaktadır. 1. I. 1. Bu özelliği sebebiyle “çatlağan” denilmiştir. (TS. 840. çatlak) bk. 123) çatlağan: (< T. 1078) çardımçanak: (< ? çardım + T. Ağz. 1. III. 196) Göl veya çay kenarlarında yetişen ot (DS. Tietze. III. siyah kiraz (AA. cawşīr + -an). çatlak + kara) Bir kiraz çeşidi. (And. parlak kırmızı çiçekleri olan. 66) çarıkkesen: (< T. Gülensoy.257 çapul: (< T. pipéri) Çarliston adı verilen bir biber türü (TS. cacıran) Geniş. büyük. III. çark-ı felek + T. charleston + Yun. (Duran. Tietze. 476. 1085) çaşıt: (< ET. Passiflora caerulea. çapul < çap-u-l. 1085) çatlaggara: (< T. örneği çarkıfelek olan bir bitki familyası (TS. Cotinus coggyria. köygöçüren (TBAS. (fırıldak çiçeği). duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi.

nadiren tek eşeyli. OAAD. 447) çay: (< çay < Çin. AAT. özel kokulu. BTS. ülkemizin Doğu Karadeniz bölgesinde kültürü yapılan. hindiba (TBAS. 81. genç yaprakları toplanıp özel metotlarla kurutularak içecek olarak kullanılan. asıl vatanı Çin ve Japonya olan. çok yıllık. DS. az çok kıvrık. Secale cereale. -lık) Çavdar bitkisi kadar büyüyen. başak verdiği hâlde tanesi olmayan.: çatlankoz) bk. 210. 67. silindir yapılı çubuklar hâlinde olan ve hekimlikte kullanılan asklı mantarlardan biri. Claviceps purpurea. (And.258 çatlak otu: (< T. (TBAS. 333. iri taneli bir tür beyaz üzüm (TS. 485. (çatlak). 74. ça. çiçekleri er dişi. Eren. çūdār + Ar. 485. kolayca kırılabilen. Tietze. ADYA. KMYA. -giller) Yaprakları basit ve alternat dizilişli. (TS. (TS. 1093) çavdarmahmuzu: (< Far. Nişanyan. kökünde patates gibi yumrular bulunan. unlu tane veren bir bitki. 447.: çattımçanah) Gelincik çiçeği (DS. Tietze. 1091) çatlangaç: (< T. çatlangaç). kapsül tipi meyveleri olan. mihmāz + T. 1. MBTS. 228) çavdar: (< Far. Thea chinensis. çiçekleri genellikle er dişi ya da tek eşeyli. çattım + çanak). 1-4 cm uzunlukta. çalı içlerinde yetişen bir çeşit bitki (DS. çekirdeği ufak. Bongardia chrysogonum. her dem yeşil. 1. (TS. çūdār. çūdār + T. 81) Çaygiller familyasından. 447. 1. 1. çay + T. III. III. III. 447) çavuş üzümü: (< T. 1092. çatlak + otu) 30-50 cm yükseklikte. ağaççık ya da çalı formundaki bitkiler. (And. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. -u) Buğdaygillerden ve en çok çavdarın başağı üzerinde türeyip koyu mor renkte bir horoz mahmuzunu andıran. 1. 227. 2-7 mm genişlikte. 67) çattımçanak: (< T. 539) Buğdaygillerden. çavuş + üzümü) Kabuğu ince. taç yaprakları 5 ya da daha fazla . Ağz. Ağz. ışınsal simetrili. 132) çaygiller: (< Çin. 148) çavdarlık: (< Far. OAAD. Eren.

1. -si) Erkeçsakalı. fleol. -i) Düğün çiçeğigillerden. TBAS. soğanı) bk. -sı) bk. Erogrostis major. (TS. 1. Trifolium pratense. çok yıllık ve pennat yapraklı bitkilerdir.67) çayır soğanı: (< ? çayır + T. manitari + T. 67) çayır sedefi: (< ? çayır + Ar. 1. 1. 132) çayır düğmesi: (< ? çayır + T. Doğu Karadeniz bölgesinde kültürü yapılan. papadia + T. 1. 449) . koyungözü – I. her dem yeşil. 448) çayır otu: (< ? çayır + T. 448) çayır papatyası: (< ? çayır + Yun. Cardemina pratensis. (TS. çok yılık. 2. 449) çayır tirfili: (< ? çayır + Yun. hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki. 67) çayır teresi: (< ? çayır + Far. otu) 1. 448) çayır melikesi: (< ? çayır + Ar. -ı) Şapkasının alt yüzü ince dilimli. çalı ya da ağaçsı bitkiler (TS. meyveleri kapsül tipinde. 1. Sanguisorba. triphyllon + T. güzeli) Buğdaygillerden bir bitki. 448. soğan (TBAS. keçisakalı (TS. śadef + T. tere + T. 1. (TBAS. (TBAS. Thalictrum. yenilebilen ve zehirli de olabilen mantar türlerinin ortak adı (TS. (delialan maydanozu). düğmesi) Otsu. BTS. 448. sulak yerlerde yetişen. 1. beyaz çiçekli. Buğdaygillerden kuru ve kireçli yerlerde yetişen küçük bir çayır otu. (TS. 448) çayır mantarı: (< ? çayır + Yun. -i) Baklagillerden. melīke + T. genellikle rizomlu. (TS. kökü iç sürdürücü olarak kullanılan. 67) çayır güzeli: (< ? çayır + T. (TS. Phleum pratense. -si) Turpgillerden. otsu bitkiler. Çayır oluşturan çeşitli bitkilerin genel adı. yabani bir bitki.259 parçalı.

1098..: çekkem) Yeşil yapraklı. III. Tietze. Tietze. kulağı) Semizotuna benzer bir cins ot (DS. Ağz. 2.: çaylambuk) Kökleri sağlam bir ot. çekem < çek-em. 68) çeblebi: (< T. TBAS. Ağz. Ağz. -si) Bir çeşit hıyar (DS. 1115) . 4. 489). çınar (DS. 1.: çekire. ayrık otu (DS. (And. (TS. (And. şekirtük ‘fındık. çikirken) lkbaharda tarlalarda çıkan bir ot (DS. < ses taklidi kelimelerden. fıstık’. 1097) çaymık: (< Çin. . üzümü) 1-6 m yükseklikte. III. çay+la-mık). 63) çekme: (< T. Keten tohumu. 4476) çay üzümü: (< Çin. 1212. Nişanyan. 75. DS. beyaz çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir. III. Ağz. 1114. 1105. 65) çekirken otu: (< T. caudāna. Vaccinium arctostaphylos. 449) çaylamık: (< Çin. Sakız ağacı meyvesi. 491) bk.: çaynuğ) bk. Erz. söğüt (DS. çay + mık). kenevir tohumu. 1105) çedene: (< Far. terāzū “terazi” + T. 760) çekem: (< T. 3. kışın yaprak döken. dikensi. III. 1114) çekirdek: (< ET. II. ateşe atıldığında çatırdayarak yanan bir bitki (TS. III.260 çayır yulafı: (< ? çayır + yulaf + T. çalı. (TBAS. 486). 68) çayterüzüsü: (< Çin. III. (And. III. TaS. 1. 1101) çeçik kulağı: (< ? çeçik + T. Çam kozalağı (DS.: cedene) 1. 1106. çay + Far. çalab+î ?) Çay kenarlarında kendi kendine yetişen ağaç. XII. yulafa benzeyen bir kır bitkisi. çekme) Geven bitkisi otu (DS. Tietze. 450. III. Kendir. çay + T. -ı) Buğdaygillerden. ayçiçeği (BTS. Avenastrum. Ağz.A. III. çekirken + otu). (And. (And.

boy otu (TBAS. 69) çengel sakızı: (< Far. 459) çemen otu: (< Erm. 1119) çelepeten: (< ? ) Kırlarda yetişen yabani bir ot türü (DS. Cuminum cyminum. beyaz sütlü ve sarı çiçekli bir tür. III. 2. Pancar. 1145) çermayı: (< ? ) Yazın olgunlaşan yeşil renkli bir armut çeşidi (DS. 69) çeremük: (< ? ). III. 2. 69) . Tietze. III. otu) bk. çengāl + T. 3. Kırmızı turp (DS.: cerenük) Erik (DS. otu) bk. 497) Ballanmış armut. 1117) çele: (< ? ) Taze fasulye (DS. III. MBTS. III. 1120) çelik: (< Far. çekim + çileği) Siyah renkli bir tür çilek (DS. III. şalam. çengāl + T. çaman. kenger (TBAS. sakızı) 40-100 cm yükseklikte. 1. (TBAS. 1. şeltūk) Kabuğu ayıklanmamış pirinç (TS. 1122) çeltik: (< Far. çelik) ğde ağacı (DS. 1147) çeş: (< ? ) Kabuklu fındık (DS. XII. 1129) çengel otu: (< Far. 1118) çelem: (< Far. 1116) çeküm çileği: (< T. 553) Maydanozgillerden bir bitki ve bunun kokulu tohumu. (TS. III. Tietze. iki veya çok yıllık. çaman + T. 458) çemen: (< Erm. Ağz. Tietze. III. 500) bk. 4477) çeşmezen: (< Far. Chondrilla juncea. Kavun (DS. 492) 1. III. karaçalı (TBAS. otsu. (And. 69) çemiş: (< ET. 1.261 çekmer: (< ? ) Ardıç cinsinden bir ağaç (DS. çaşma-zan. Şalgam. çepiş.

500). 501) Palamut (DS. Afşar otu (TBAS. 1152) çevirdik: (< T. III. Bir veya çok yıllık.“kesmek. (TBAS. cevşen. Tietze. Bu ad. III. III. yarmak” < ET. 1151) çetmi dikeni: (< ? çeti + T. 1155) çıbı işi: (< ? çıbı + T. Ağz. meyvelerin sarmal biçimde olması nedeniyle verilmiş olmalıdır (TBAS. 500) Olmamış karpuz (DS. çevirdik) Kısa boylu gürgen ağacı (DS. çit. III.262 çet: (< Çağ. DS. III. Tietze. 1150) çetin: (< kökü belli değildir.: çedi) 30-100 cm yükseklikte. III. MBTS. MBTS. çevik < çev-ik. 1. işi) Üzüm (DS. 1152) çevrince: (< T. 481) Yaprağı sarma yapmak için elverişli bir çeşit üzüm (DS. III. genellikle sarı çiçekli ve otsu bitkiler. nohut büyüklüğünde kırmızı meyveleri olan. 1152) çetük otu: (< ? çetük + T. çet < ET. Prosopis farcta. III. çev(i)rince) Medicago (Leguminosae) türlerine verilen genel ad. çetme < çet. 1151) çetme: (< T. 69. Tietze. 69) çetrez: (< ? ) Geven cinsinden dikenli bir ot (DS. III. 1157) . bir metre boyunda bir çeşit ağaç (DS. dikeni) bk. 1149) çeti: (< ? çeti. 70) çevşen: (< Far. otu) bk. 500) Ormanlarda büyük ağaçlar arasında yetişen gövdesi ve dalları elastiki bir cins küçük ağaç (DS. III. 1. 561) Ökse otu (DS. Tietze. dikenli ve sarı çiçekli bir çalıdır. çeti (TBAS. 70) çevik: (< T. 1155) çeyem: (< ? ) Yaprakları çama benzeyen. ket-. (And.

1159. 474) çımak: (< Erm. III. III. III. çok dikenli bir çalı veya ağaççık. 70. 1175) çımçıtlık: (< çım + çıtlık) Sakız çıkarılan bir bitki çeşidi (DS. (And. (TBAS. Ağz. 1176) . III. 1158) çıdik: (< ? ) Yabani asma üzümü (DS. 905) çıkıntı: (< T. çığırgan < çağırgan) Yabani menekşe (DS. 1158) çığçığ: (< T.: çişkan) Kışın yapraklarını döken. çığ + çığ) Atkuyruğu bitkisi (DS. TBAS. 89) ri bir çeşit çiğde (TS. 1170) çıkrık tekeri: (< T. kuruyunca çocuklar mızrak gibi kullanırlar (DS. çıkma) Çavuş üzümü (DS. 70) çığırgan: (< T. 74. 1170) çılan: (< Far. çaçırgan < saçırgan). III. 1161) çıkart: (< T. 1158) çıfın: (< ? ) Fundalıklarda olan. ts’maħ. 1165. III. III. Eren. 1170) çılak: (< ? ) Üzerinde morumsu top top dikenler olan ve boyu bazen 1. çıkart). Ağz. çelāna. sarı çiçekli bodur ağaç (DS. çıkrık + tekeri) Taş aralarında yetişen.263 çıçırgan: (< T. III. Tietze. III. 1158) çıdar: (< ? ) Çam ağacı (DS.: cıkart) Yer elması (DS. meyvesi yuvarlak ve dikenli olan bir ot (DS. çelān. 1167) çıkma: (< T. III. DS. 1. çıkıntı) Afyonun fena bir cinsi (DS. III. 493) Bit öldüren zehirli bir ot (DS. (And.5 metreyi geçen bir bitki ki. Hippophae rhamnoides. III. III.

Eren. ST AT. 76. Tietze. sarı renkli bir ot (DS. manitari + T. TBAS. III. 1251. EYA. gövdesi kalın. Clitocybe squamulosa. 511) Yaprak (DS. çerā + T. su kenarlarında. III. 1. 1. OAAD. tek evcikli. çiçekleri tek eşeyli ve aşağıya doğru sarkan küre şeklindeki başaklarda bulunan. BTS. ülkemizde de çınar türü ile temsil edilen. Tietze. dünyada 1 cins ve 10 kadar tür ile. Türkiye’de 100 kadar yabani formu bulunan bir ya da çok yıllık otsu bitkiler (TBAS. (TS. -ı) Sarımtırak veya deve tüyü renkli. 475. 137. III. Küçük erik. 137) çınar mantarı: (< Far. 509) ki çeneklilerden. BTS. Küçük domates (DS. üzeri esmer lekeli. ince saplı ve yumuşak etli bir mantardır. mor ya da erguvan renkli. 357) çınargiller: (< Far. çan çiçeği cinsine ait. 1183) çıra üzümü: (< Far. 70. GD AT. Tietze. 129. süs ağacı olarak yetiştirilen büyük ve gösterişli bir ağaçtır.264 çımkırık: (< T. çiçekleri beyaz. 69. 30 m’ye kadar uzayabilen. Platanus. 1189) . çıŋrak < çıŋra-. 134. çenār + T. Çan çiçeğigiller familyasından. DS. yapraklarını döken ağaçlar (TS. EYAD. park ve bahçelerde gölgesinden faydalanmak için yetiştirilen. 1187) çırpı: (< T. Tietze. BTS. 475. 70. III. (TBAS. üzümü) Taneleri beyaz ve üstü kırmızı olan. 138) çıntar: (< ? ) Yenilen bir çeşit mantar (DS. çıngırak + otu. 89. III. 475. 70) çıngırak otu: (< T. 1179. mavi. huni biçiminde. çenār + Yun. şıra yapmakta kullanılan bir çeşit üzüm (DS. -giller) Yaprakları basit ya da elsi bölmeli. uzun ömürlü. “ET. 509”) Campanula türlerine verilen genel ad. III. çımkırık < çımkır-ık. 509) 1. çırlavuk) Yaprakları yarım metreye uzayan. çırpı < çırp-ı. çenār. DS. 2. III. 1177) çınar: (< Far. 1186) çırlavuk: (< T. geniş yapraklı. 1. T YA. 40. TS.

4478) çıtır erik: (< çıtır + T. Çavdar. çıtlamak) Alıca benzeyen bir yemiş (DS. Ağz. çıtımık) Sakız ağacının meyvesi (DS. Nişanyan. erik) Çarşamba’da yetişen bir çeşit erik (DS. otsu ve sarı çiçekli bir tür. filizlenen buğday. 1194) çıtlak: (< T. 513”) bk. çıyancık. III. 480. çadan. III. şal am + T. 3. 71) çıtlamak: (< T. III. çıtlık). çıyan + otu) bk. Ağz. Tietze. 512) nce çalı (DS. Sonbaharda ekilip sulanarak erken yeşillenen. 71) çıtçıt: (< çıtçıt “çıtırtı sesi. (TBAS. Tietze. TBAS. 1192) çıtçıtan ağacı: (< ? çıtçıtan + T. III. çıtlak). III. XII. ağacı) Çitlenbik ağacı (DS. 71) . 1. III. DS. (And. 1196) çıtlamık: (< T. -ı) Çok yıllık. çır + Far. kara) Ufak taneli bir çeşit siyah üzüm (DS. III. 1196) çıtlık: (< T. 2.265 çırpız: (< ? ) 1. Bunias orientalis. 1190) çır şalgamı: (< T. III. 77”) ncir ağacının yaprak vermeden önce verdiği ilk meyve (DS. III. kurtpençesi (TBAS. (And. çıtlamık) Bir çeşit mürver ağacı (DS. kurtpençesi (TBAS.: çetlek) Sakız ağacının meyvesi (DS. 1198) çıyancık: (< T.: cıltık) Çitlembik (TS. 1151. 914) çıtnak kara: (< ? çıtnak + T. Ağaç filizi (DS. III. 1192) çıtımık: (< T. “çıyan < ET. 71) çıyan otu: (< T. 1193) çıtır: (< ses taklidi kelime.

91-92). 207. 1203) çiçekli bitkiler: (< T. 1202) çibillik: (< ? çibil + T. 109. 150. TAYA. -sı) Karnıbahar (DS. çibil (DS. 514. 18. 481. çiçekli + bitkiler) Tohumlu bitkiler (TS. 1105. 1. GBAA. 190. DA. 276. özel biçimler gösteren yaprak (TS. cibindirik < cibin + dirik. 209. III. 482) çiçek otu: (< T. 138. Eren. 7. III. lahano + T. ST AT. (And. çiçek + yaprağı) Çiçek sapı üzerinde ve çiçeğe yakın. 1. çifek çitçeg) 1. 171. AAT.A. K A. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi (TS. 293. III. 355) çiçek lahanası: (< T. 117. 77. GD AT. AVA. çiçek + Yun. ETA.266 çibiçibi: (< çibi + çibi) Bir çeşit ot (DS. 482) çiçek yaprağı: (< T. 115. 1. < Türkçede “çeçek” çeç< seç. 220. çiçek + soğanı) Lâle gibi çiçeklerin ekim zamanı köklerinde oluşan soğan biçimindeki yumru filiz (TS. çiçeğ. III. renkli bölümü. XII. çiçeksiz + bitkiler) Mantarlar ve eğrelti otları gibi. çéçek. DS. III. 482) çiçek soğanı: (< T. III. 1. KYA. 18. DS. BTS. Ka. 400. ormanlarda yetişen bir çeşit yaban üzümü (DS. 88. K AT. 231. Bir bitkinin. Tietze. Nişanyan. 482) çifek: (< ? ) Kırlarda. 1205) .: çeçek. 1203) çiçek: (< ET. üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu. 442) Söğüt ağacının çiçeği (DS. 93. -lik) bk. Clauson. 2. SA.kökünden gelir. 4479) çiçeksiz bitkiler: (< T. 1202) çibindirik: (< T.. çiçeg. (DS. çiçek + otu) Karnabahar (DS. III. E A. Ağz. KMYA. 191. III. 104. T YA. 1. 1205. II. çicek. 276. Tietze.Y. OAAD. 1202) çibil: (< ? ) Su içinde yetişen bir çeşit ot (çibillik). 30. 368. üreme organları gizli olan bitkiler sınıfı (TS. 283. EYA.

Clauson. Topraktan yeni çıkan bitki. III. Colchicum. Tietze. 211. çig. yaprakları dikenli ve üst tarafında haşhaş başı gibi yuvarlak bir başı olan ot türü (DS. bazı türlerinden safran elde edilen. taze yaprak (DS. ST AT. 1209) çiğit: (< Eski kaynaklarda çığıt olarak geçer. 74. OAAD. 217. III. 1206) çiğde: (< ET. III. hünnap (TBAS. DS. Tietze. Tietze. 1210) çil: (< Erm. 368. ran kökenli bir ögedir. III. bir iki metre uzunlukta. III. II. 139. 414. 1. EYA. çok yıllık. 3. Nişanyan. 485. (And. 1213) . 414) Kuru fasulye (DS. cil. 1208) çiğirdik: (< ? ) Ökse otu (DS. Ağz. 77) bk. Ağz. yumrulu. BTS. 516) bk. 72. 516. 1205) çiğ: (< ET.: cil) 1. çigdem. çiğindirik < çiğin+dirik.: çivtan) Zambakgillerden. ETA. Ağz. III. 2. (And. çilek (DS. türlü renklerde çiçek açan bir kır bitkisi.267 çifin: (< ? ). 517). III.: cifin) Fundalıklarda. < ET. 1249. T YA. Clauson. UA. 246. Doerfer’e göre tipik bir kültür sözü olarak Türkçeden çok. yigde. Tietze. (TS. ormanlarda yetişen 3-4 m boyunda olan ve zehirli bir çiçek (DS. 1208) çiğirdek: (< çekirdek) Olmamış kavun (DS. 515) Köylerde süt süzmeye yarayan. III. 212. 71) çiğdem: (< ET. yumruları yenen. ekin. Yaprakları sebze olarak kullanılan labadanın çok tazesi. Bu biçimlerdeki –r-’ler sonradan türemiştir. AAT. 486) Filiz. çigit. GD AT. 77).? yilek/ciğlek/çiğelek. 77. 178. 102) çiğelek: (< ET. Eren. TBAS. III. 170. Nişanyan. Ağızlarda çiğirt ( > çiğirdek) biçimleri de göze çarpar. Tietze. (And. 1206) çiğindirik: (< T. 92. Tazeyken yenilen dikenli bir çeşit ot (DS.

< ET. Çin + Yun. tsvabur ‘çılbır’ + T. 1217) çil pancar: (< Erm. 378) çimit: (< ? ) Siyah susam (DS. Tietze. Nişanyan. Illicium anisatum. T YA. bazen de haşlanıp salata yapılarak yenen bir ot (DS. Eren. III.A. -u) Manolyagillerden. 1. III. soğan) Taze soğan (DS. pembe. 1. (TS. tsvabur. III. 1206. TBAS. 73) çilbirtir: (< ? ) bk. 1. “< ? Erm. 518) Buğdaygillerden. çıldırım) Çay kıyılarında yetişen bir ot (DS. Fragaria xananassa. III. 1228) . Gaz. DS. 139. III. çilek < çiğelek. çınar (DS. III. Gülgillerden. 487) çilgi: (< ? ) Siyah üzüm (DS. sapları sürüngen. Lolium. III. cil + T. 153. DS. BTS. 138) çilek üzümü: (< T. 4479) çilek: (< T. 1. otu. 93) 1. (TS. K AT. 1214. III. çim veya çım. sarı renkteki çiçekleri anason kokan bir ağaççık. 73. Bu bitkinin güzel kokulu. 965. bahçelerin yeşillendirilmesinde yararlanılan çok yıllık bitki. 487. 77. kırmızı renkli meyvesi. çiçekleri beyaz bir bitki. (TS. 1220) çil soğan: (< Erm. 1214. cil + banjar) Labadaya benzeyen bir bitki (DS. is. III. yavşan otu (TBAS. 2. 76”) Semiz otu (DS. 1224) Çin anasonu: (< öz.. 73) çildirim: (< T. 282) çilbir otu: (< ? Erm. III. baş) bk. cil + T.268 çilbaş: (< Erm. XII. 488) çingiş: (< ? ) Arapsaçı da denen ota benzeyen ve bazen çiğ. TBAS. Nişanyan. 1220) çim: (< ET. çım. çilek + üzümü) Bir tür üzüm (TS. anison + T. 486.

kisón. 1. 1228) Çin karanfili: (< öz. 187. is. is. parlak yapraklı. 1. AVA. 522). aranfül + T. KBAYA. Eremurus spectabilis. III. BTS. Eren. III. 140. 1239) çitil: (< Ar. 78. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir.: şitil) Fidan. yumrulu. -sı) Çin’de yetiştirilen bir tür lahana (TS. -i) bk. Eren. (And. (And. TBAS. 73) Çin lahanası: (< öz. is. hüsnüyusuf (TBAS. 1179) çini çıtlık: (< ? çini + T. is. 489) Çin leylâğı: (< öz. 500). Cinnamonum cassia. ADYA. 4479. Ağz. Çin + Far. ağacı) Defnegiller familyasından. III. çıtlık) Kökünden sakız yapılan ot (DS. 4698. çiçekleri yaprak koltuklarında ya da dal uçlarında bulunan. Çin + Far. 73. 1238) çirtik: (< T. 1235. 2. III. UA. 489. Asphodelus. DA. 1. gul + T. 171. GD AT. Tietze. Genç yaprakları sebze olarak kullanılır. fide (DS. 307. 390. -ı) Tespih ağacı (TS. Çin + Ar. sirīş “tutkal” < sirīşten = OFar. Nişanyan. lahano + T. DS. 232. Çin + Far. DS. 313) çiriş otu: (< Far. DS. tarçın + T. sarımsı çiçekli ve otsu bir bitkidir. sirīş. < Far. 3788. -ü) bk. X. kamelya (TS. 144. 100 cm kadar yükselebilen. 1236) çirti: (< T. Tietze. (BTS. gövde ve dal kabukları baharat olarak kullanılan bir tür. 1238) çisan: (< Yun. XII. DS. leylāk + T. sirīş + T. çirtik) Kuş üzümü (DS. 140) çiriş: (< Far. III. şatl. 134) . Ağz. EYAD. 74. III.269 Çin gülü: (< öz. çok yıllık. çirti) Dikenli ardıç ağacı (DS. DS. (TBAS. XII. 489) Çin tarçın ağacı: (< öz. 368. III. (TS. sriştan. Çin + Yun. 94) 100–150 cm yükseklikte.: çişan) Sarmaşık (DS. is. otu) Zambakgillerden. 1243.

1294) çit sarmaşığı: (< T. Convolvulus sepium. TBAS.: çörlövük. kabuğunun üzerinde sık ve birbirini kesen küçük yarıklar bulunan tatlı bir kavun cinsi (DS. 1. -sı) Kuşkonmaz denilen bitki (DS. Tietze. (And. 523)..: çitemek. (TS. salis tinctoria. Celtis. 1246) çitlevik: (< T. geanta + T. yemişleri torbayı andıran bir yaban bitkisi. 1254) . TBAS. “< Orta Türkçede çüwit. 1. 491) çivit otu: (< T. 1. 491. çit + sarmaşığı + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. DS. 1. tüysüz ve uzun saplı. çitlek) Ayçiçeği (Ka. çok yıllık ve otsu bir bitki. 270) çitlembik: (< T. TBAS. 1244) çitime: (< T. çit sarmaşığı. yipün biçimiyle karşılaştırmıştır. çitili + kavun) Bir çeşit kokulu kavun (DS. 141. 95”) Baklagillerden. III. buruk lezzette meyvesi olan.Y. çiteme < çite-me. çivit + otu. Clauson ise alıntı olduğu olasılığı üzerinde durmuş. 494) çobançırası: (< Far. 141) çobançantası: (< Far. çōbān + çerā + T. 1. iki veya çok yıllık. 1293. -sı) Turpgillerden. mercimekten az büyük. 74. Ağz. III. 1244) çitlek: (< T. Capsella bursa pastoris. Eren. BTS. çitemik) Karaağaçgillerden. kahkaha çiçeği. otsu kısmından mavi renkli çivit boyası elde edilen bir bitki türü. Räsänen (s. daha çok tarla kenarlarında yetişen. çitlembik < çitle-mik. (TS. çōbān + Yun. çitlembik) Fındık (And. III. 74. parlak sarı çiçekli. çörtleük) (DS. sarılıcı. kışın yapraklarını döken ağaççıklar. BTS. 523) Gri renkli. çit + sarmaşığı) Çit sarmaşığıgillerin örnek bitkisi olan. ancak kökenini bilmediğini dile getirmiştir. 40–90 cm yükseklikte. mahmude. küsküt gibi bitkileri içine alan bir familya (TS. (TS. 492. Ağz.270 çitili kavun: (< T. 1246. beyaz çiçekli. çüvit olarak geçer. Tietze.A. III. (TS. 491.112) çivit’i ? işaretiyle Uygurca yipin. III. 74) çit sarmaşığıgiller: (< T.

beyaz veya pembe çiçekli. (TS. 1255) çobanpüskülü: (< Far. çōbān + T. çōbān + T. 1. -i) Karamama denilen bir bitki (DS. çōbān + Yun. III. çōbān + Far. 1. sap ve yapraklarında keskin bir koku ve acı bir tat olan. opuscolo + T. 494) çobanekmeği: (< Far. (TS. Centaurea calcitrapa. çökerten) Karpuz teveği gibi yarım metre kadar uzunlukta. 1254) çoban elması: (< Far.: çobankalgıdan) Bir veya çok yıllık. III. çōbān + T. soluk pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. Llex aquifolium. 1254) çobandeğneği: (< Far. çōbān + T. III. (TBAS. nemli yerlerde yetişen bir bitki. katmerli içi çok sulu bir bitki (DS. elması) Ufak boylu ağacın mısır büyüklüğündeki kırmızı meyvesi (DS. 494) çobankaldıran: (< Far. iğnesi) Itır çiçeği cinsinden kokulu bir bitki. (And. 494) . DS. yürek biçimi yapraklı.271 çobançökerten: (< Far. 1254) çoban kösteği: (< Far. -i) Kara buğdaygillerden. 1. dekanós + T. III. -ü) Çobanpüskülügillerden bir süs bitkisi. otsu bir kır bitkisi. kūstek + T. çōbān + T. 1254) çobaniğnesi: (< Far. 75. düdüğü) ki çeneklilerden. Geranium. (TS. (TS. kaldıran). olgunlaşınca meyveleri kaşık şeklini alır (DS. dalları dikenli ve dokunduğu yeri kızartan bir ot (DS. III. meyhaneci otu. 1255) çobankaşığı: (< Far. çōbān + t. çōbān + T. III. dikenli. 1. ekşimsi. çōbān + kaşığı) Dağlarda biten bir çeşit bitki olup. Polygonum aviculare. Ağz. Asarum europaeum. ekmeği) Dağlarda yetişen. 494) çobandüdüğü: (< Far.

Scandix. çōbān + T. -i) nce. 75) çocuk nefesi: (< T. (TS. III. üzümü) Kışın yapraklarını döken. 1. nefes + T. 1255) çobantarağı: (< Far. 494) çobansüzgeci: (< Far. ufak yapraklı. 499) çolaka: (< ? ) Ebegümeci (DS. 1. ŧā iye + T. 495) çoban üzümü: (< Far. 2. çocuk + Ar. taneleri içli bir çeşit buğday (DS.272 çobanpüskülügiller: (< Far. Vaccinium myrtillus. çok + yıllık) Yıllarca toprak üstünde ve toprak altında canlılığını sürdürebilen bitki (TS. 1255) çokal: (< ? çokal. Tietze. 1268) . III. beyaz çiçek açan bitki (DS. örnek bitkisi çobanpüskülü olan bitki familyası (TS. 1. tuzluğu) Sarı çalı (TS. 1259) çok yıllık: (< T. çōbān + T. 1262) çomak: (< ET. opuscolo + T. beyaz çiçekli bir bitki. III. 30 cm kadar yükseklikte. 495) çobantakkesi: (< Far. çōbān + Ar. (< And. III. ilkbaharda minik. 527) Kızılcık (DS.: çomağ) 1. III. Kılçıksız. kokusuz. III. 495) çobantuzluğu: (< Far. çōbān + T. 1. MBTS. 1. çōbān + t. 1265) çonça: (< ? ) Sarımsak (DS. Zehirli bir bitki. toprak mantarına benzeyen huni şeklindeki ağzı yukarı olan bir çeşit ot (DS. (TBAS. Ağz. Tietze. çalı görünüşünde ve soluk yeşilimsi pembe çiçekli bir bitki. 596. -ü + -giller) ki çeneklilerden. tarlalarda çok rastlanan. -si) Dağlarda ve kırlarda yetişen. süzgeci) Yoğurt otu (TS. çomak. tarağı) Maydanozgillerden. çōbān + T. 1. 529).

EYA. çöp + kanak) bk. Ahlat dikeni (DS. dut çöğürü. bir çeşit dikenli yaban bitkisi. çöl + Far. 1273) çorum: (< öz. III. ç’ort’t’u. çömelen) Kılçıksız bir çeşit fasulye (DS. çöp + içi) Kocakarı ilacı yapmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. 1284) çömçöm: (< çöm + çöm) Süpürge yerine kullanılan bir cins ot (DS.: çolar) 1. 146) çöp içi: (< T. 532) (And. 76) çöp bitkisi: (< T. 1281) çökülce: (< T. Tietze. 1276) çöğür: (< Çağ. otu) bk. III. çükür/çügür. çöp + bitkisi) Genellikle çöplüklerde ve terk edilmiş yerlerde yetişen. 1. Tietze. Yabani zeytin ağacı. boynuzlu gelincik çömlek otu: (< ? çömlek + T. Maydanozgillerden. çengel sakızı (TBAS. III. 500. turb + T. 3. 1285) çömelen: (< T. DS. Çorum) Soya fasulyesi (DS. is.273 çoral: (< ? ). III. Ağz. yabanî turp (DS. (TS. III. 1273) çöbek: (< ? ) Kökünden sakız çıkarılan bir çeşit ot (DS. III. 1280) çökeren: (< T. III. ban otu (TBAS. 179) çortu: (< Erm. 1286) çömlekçatlatan: (< ? çömlek + T. III. 2. 1289) çöpkanak: (< T. (And. dağlarda biten bir çeşit diken (DS. çökeren) Kırlarda. (BTS. III. Ağz. -u) bk. çatlatan) bk. 1282) çöl turpu: (< Moğ.: çöğül) 1. 1270. Bodur ağaç. yapıları nitrat anyonunca zengin olan bitkiler (ruderal bitki). III. 76) . Tohumdan yetişmiş küçük fidan. çöğürce) Çiğdem (DS. 2. 531) Yabani ardıç ağacı (DS. III.

mavi çiçekli ve otsu bir bir bitki. 535) Kırlarda yetişen meyvesiz bir çeşit ağaç (DS. 1291) çördük: (< Türkçe bir türev olduğu anlaşılıyor. 536”) Ormanlık alanlarda yetişen bir mantar (TS. Nigella damascena. T YA. çördüğü. 77) çört: (< ? ) Meşe ağacına benzeyen bir çeşit ağaç (DS. çöpürlü) Çöplü. 237) çöre otu: (< T. III. topraklı fasulye (DS. çövür. çörtüh. çörek + Yun. çörek + T. otsu bitkiler. yaprakları geniş ve parçalı. III. çörek + T. yeşil çöpleme ve sarı çöpleme gibi türleri olan. 504. III. Krş. 77. 469. 1292. çortuk. 1291. Ağz. (TS. çok yıllık. III. diken) Kırmızı renkli. ahlat. çöpleme) Düğün çiçeğigillerden. 100. 396.: cördük. 1. çörtük. 1293) çöti tiken: (< ? çöti + T. 147.Y. Helleborus. 1290) çöpür: (< ET. kara çöpleme. otu) bk. 1. < ??. çörek otu (TBAS. 25-50 cm yükseklikte. (marulcuk). kökleri iç sürdürücü olarak kullanılan. bir yıllık. 146) çöplöv: (< ? ) Ayçiçeği (DS. 536). “< ET.274 çöpleme: (< T. 503) çörek otu: (< T. (TS. çörek. cövür. 1291) çöpürlü: (< T.. çortük. cürdük. 77) çörek mantarı: (< T. çöpür. çertük. 2. 503. 1297) çötüre: (< ? ) Yeşil domates (DS. BTS. III.A. çöyür) 1. III. TBAS. 1. Eren. Muşmula (DS. çördik. III. Tietze. Tietze. 1295. -ı. ülkemizde iki türle temsil edilen. Yabanî armut. meyvesi yenilmeyen bir çeşit çalı (DS. çertik. Tietze. TBAS. (And. BTS. manitari + T. otu) Düğün çiçeğigillerden. 1297) . çötür.

147) çuha çiçeğigiller: (< Far. er dişi. çubuk + boya) bk. III. nce uzun. kir temizleyici bir bitki. Tietze. çanak ve taç yaprakları 4-9 parçalı. TBAS. yeşil biber (DS. III. 78) çulluk: (< Ar. 4481) çözümelek: (< ? çöz-ü melek) Büyük mantar (Ka. çiçeği) ki çeneklilerden. Ağz. salatası yapılan ot. 505) çubukboya: (< T. çūħa + T. cūl + T. 147) çukur: (< Yun. Bir çeşit kırmızı biber. çiçeği + -giller) ki çeneklilerden. 1302) çulluca: (< Ar. çūħa + T. XII.: çuhur) Yeşil ve taze iken yenen. yaprakları karşılıklı ya da dairesel dizilişli. 506. içi delik olan dalları çubuk gibi kullanılan bir ağaççık. acı. III. Ağz. (TS. çok yıllık. 79. 101) (And. (TS.: çevgen) Pembe veya beyaz çiçekli. III. hindiba (DS.275 çöven: (< ? çoğan. tsiħórion. 1256) çövre: (< ? ) Çitlembik (DS. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS. 1300) çuha çiçeği: (< Far. 78. BTS. “< Ar. çiçekleri ışınsal simetrili. ovaryum üst nadiren orta durumlu. saçak mantarı (TBAS. Saponaria officinalis. (TS. (And. sarı. TBAS. -luk) Meyvesi müshil yerine kullanılan bir çeşit ağaç (DS. örneği çuha çiçeği olan. Nişanyan. 2. < çöven < çöğen “kökünü bilmiyoruz”. 504. 1. bir ya da çok yıllık. 1. değişik renkli çiçekleri ve rozet yaprakları olan. 1. beyaz. ülkemizde 9 cins ve 40 türle temsil edilen. kapsül tipi meyveleri olan. kökü ve dalları suyu köpürten. cūl + T. 506. 455”) bk. 270) çubuk ağacı: (< T. TS. Eren. BTS. 1303) . dere kenarlarında da yetişen. -luca. 70.. kök boyası (TBAS. çubuk + ağacı) Sütleğengillerden. Mabea. pembe veya mor çiçekli bir süs bitkisi. DS. 77.A. cūl. 538).Y. 1. 78) çuçka: (< ? ) 1. Primulaceae.

yuvarlak acı biber (DS. 2.A. çu undur + -ük) bk. otsu ve sarı çiçekli bir bitki.276 çullukça: (< Ar. tadırgan) Tarlalarda kendiliğinden yetişen ve yenilebilen büyük yapraklı bir çeşit ot (DS. TaS. Gaz. III. III. 3. Lahana (TS. çu undur. Trollius ranunculinus. 1307. (TBAS. 176. 1. 1317) dadel: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS. III. III. 102). cūl + T. 508. III. çükündür –1 (DS. saçak mantarı (TBAS. çükündür – 1 (DS. 1309) çüttöyuħ: (< ? ) Peygamber çiçeğine benzer bir çeşit ot (DS. 1320) . AAT. II. 1306) çüklüce: (< T. -lukça) bk. Eren. III. III. çükündürük). Sulak yerlerde yetişir. 1307) çükündür: (< Far. -lu + oğ(u)lu) Bir çeşit üzüm (DS. cūl + T. IV. XII. Pancar (çüklüce. 1319) dadırgan: (< T. III. 79) çüşka: (< ? ) Küçük. III. DS. 1307) çülül: (< ? ) Kuş üzümü (DS. 212. 78) çulluoğlu: (< Ar. 1310) -Ddadah: (< ? ) Yumruları yenilebilen tatlımsı bir bitki (DS. IV. 1303) çüçerka: (< ? ) Küçük. IV.. 4481. 1308) çünk: (< ? ) Çok yıllık. yuvarlak acı biber (DS. Havuç. DS. 960) çükündürük: (< Far. 1. çüklüce) bk.

Scorzonera rigida. yeşilimsi. sarı. BTS. tüylü. -ı) Ballıbabagiller familyasından. sarı çiçekli ve çok yıllık bir dağ bitkisidir. 1. Kışın yaprak döken veya dökmeyen.277 dafne: (< Yun. BTS. 1324. daphnē. 80. şam’ + T. (TS. ağacı) bk. gövde ve çiçekleri kaynar suya katılıp çay olarak içilen. gilaburu (TBAS. emrūd + T. 1. 511) dağ çöveni: (< T. -sı) Ekin tarlalarında biten. (TBAS. Kömürü çok kuvvetli olan bir ağaç (DS. dağarcık < ET. 149. (TBAS. Nişanyan. -ı) Dağda yetişen çam türü (TS. dağ + çileği) Dağda yetişen çilek. 1. Teucrium montana. IV. 1323) dağ armudu: (< T. kuvvetli kokulu ve çalı görünüşünde bitkilerdir (TBAS. eflatun renkli. Çitlembik ağacı ve meyvesi. 1323) dağbaklası: (< T. dağ + Ar. yaban çileği (TS. yer yatık ve çiçekleri soluk sarı renkli bir dalak otu türü. da da ān. bā ilā + T. kalın köklü. -i) 10-30 cm yükseklikte. 1. 511) dağ çayı: (< T. Thymelaceae. IV. dağ + ? çöven + T. 1323) dağ çamı: (< T. 511. IV. çok yıllık. 119) dağ dalak otu: (< T. 85) Daphne türlerine verilen genel ad. çay + T. MBTS. 545) 1. -u) Yabani armut. DS. da da ān + T. 511) dağdel: (< T. dafni = EYun. ahlat (TS. beyaz. otsu. IV. tagar+cık. dağ + del) Yaban cevizi (DS. 611) Dağlarda yetişen yabani bir yemiş (DS. ta + Far. sarı veya pembe çiçekli ve çalı görünüşünde bitkilerdir. dağ + dalak + otu) 5-10 cm yükseklikte. AVA. 2. 1. 81) dağdağan: (< Far. 1325) . 149) dağarcık: (< T. fasulyeye benzer taneleri olan yabani bir bitki (DS. DS. 80. 1324) dağdağan ağ: (< Far. dağ < ET. IV. dağ + Ar. 260) dağ çileği: (< T. Tietze. IV. dağ + Çin.

dağ + elması). lāle + T. dağ + Yun. (TBAS. 511. 1. sarı çiçekli ve otsu bitkilerdir (TBAS. yaprakları basit ya da hafif parçalı.278 dağ elması: (< T. dağ + Far. Ağz. fındıksı tipte meyveleri olan. -u) 10-25 cm yükseklikte. IV. anemon. IV. (TBAS. (And. Prunella vulgaris. acı kavak (TS. Anemone vulgaris. -u) bk. dağ + eriği) Yabanî erik (TS.: dağalması)Yabani elma (TS. dağ + Yun. 82) dağ kirazı: (< T. (TS. kiraz (TBAS. -ü) Gelincik (DS. 1325) dağ karanfili: (< T. 149) dağgülü: (< T. -si) Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen sert yapılı ağaç ve bu ağacın meyvesi. gul + T. -si) Düğün çiçeğigillerden. 1. 511) dağ erik otu: (< T. aranfül + T. çok yıllık. -i) Toprak üstü kısımları Doğu Anadolu Bölgesi’nde süpürge olarak kullanılan bir bitki. dağ + kavağı) bk. -ı) bk. dağ + erik + otu) Ballıbabagiller familyasından. maruli + T. mor renkli. kerasi + T. dağ + Far. 1. 8) dağ kestanesi: (< T. 1321) dağ eriği: (< T. çok yıllık. 82) dağ lâlesi: (< T. 81) dağ kavağı: (< T. DS. 513) dağ kimyonu: (< T. 20-70 cm yükseklikte. Sloane berteriana. çan biçimi tüylü çiçekleri olan otsu bir bitki. kefe kimyonu (TBAS. (BTS. kastania + T. bir yıllık. kemmūn + T. 1. Hyoseris radiata. (TS. dairesel dizilişli. 82) dağ marulu: (< T. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. dağ + Far. 1. otsu bitki. dağ + Yun. dağ + Ar. 82) . Xeranthemum annuum. dağlama) Bazı chrysanthemun türlerine verilen genel ad. 513) dağlama: (< T.

dağ + Far. dağ + Ar. TBAS. dağ + Far. dağ + üzümü) Pekmezi yapılan siyah bir çeşit üzüm (DS. -si) Yüksekliği 20-50 cm arasında olan. dağ + Yun. çok yıllık ve otsu bir bitki. BTS. -ı) Ziziphora (Labiatae) türlerine verilen genel ad. 82) dağsabunu: (< T. -ı) bk. 1326) dağ sakızı: (< T. 514. IV. müşkülüm (TBAS. 82) dağ pırasası: (< T.279 dağ misgisi: (< T. serv + T. Toprak üstü kısımları bitkisel çay olarak kullanılır (TBAS. śabūn + T. nohut (TBAS. (TBAS. kanlık (TBAS. sık beyaz tüylü. koca yemiş (TBAS. reyĥān + T. dağ + ? misgisi) bk. (TBAS. bodur otu (TBAS. çiriş (TBAS. 83) dağ sümbülü: (< T. 83. na’nā’ + T. dağ + Ar. dağ + Ar. Arap otu ve Bellavalia cinslerinin türlerine verilen genel ad. sedir (TS. IV. -sı) bk. IV. dağ + sakızı) bk. -u) bk. 152) dağ sarmaşığı: (< T. çiçekler morumsu kırmızı renklidir. Bir veya çok yıllık otsu bitkiler. 82) dağ nanesi: (< T. -si) bk. 2. Scilla hyacinthoides. 82) dağ nohudu: (< T. mavimsimor çiçekli ve otsu bir bitki. (TS. 1. 83) dağ servisi: (< T. 1930) dağ soğanı: (< T. dağ + Far. 82) dağ reyhanı: (< T. dağ + soğanı) 100 cm kadar yükseklikte. sunbul + T. kuvvetli nane kokulu. -u) Bir çeşit ot (DS. dağ + sarmaşık + T. 83) dahat: (< ? ) Lahana (DS. nuħūd + T. Yapraklar kuvvetli kokulu. büyük soğanlı. 150) dağ üzümü: (< T. -ü) Zambakgiller familyasından. 1326) dağ yemişi: (< T. Cyclotrichium niveum. 1328) . praso + T. dağ + yemişi) bk.

uyarıcı ve yara sağaltıcı olarak kullanılan otsu veya odunsu bitki. Clauson. 188) dalağan: (< dala. 1345) dal limonu: (< T. Tietze. iğnelik (TBAS. 1338) dalbastı: (< T. Tietze. -u) Dalından düşüp yerden toplandığı için pek makbul tutulmayan limon (DS. (TS. 549. dala + sıçtı) Çok çabuk olgunlaşıp kendiliğinden düşen ve dallara çarpıp patlayan bir cins sarı erik (DS. līmūn / Ar. dal + Yun. IV. IV. 550) Isırgan otu (DS. 1329) dakırdalak: (< ? dakır + T. Tietze. 83) dakka otu: (< ? dakka + T. IV. fiton) Taze ve yeni fidan (TS. 517) dalik: (< ? ) Ham kavun (DS. dallama) Papatya (DS. 1.280 dahlı: (< ? ) ncir (DS. 1335. IV. IV. dahlia. TBAS. 1340) dalfidan: (< T. talak + otu) Ballıbabagillerden. Akdeniz çevresinde kuru yerlerde yetiştirilen. leymūn + T. yüz kadar türü bulunan. ısıran”. 517) dalasıçtı: (< T. 489) Ağaç (KBAYA. dal + bastı) Bir çeşit iri. tal. dal + Far. IV. IV. 83) dalak otu: (< T. aşılı kiraz (DS.+ -gan/-ğan “insana saldıran. otu) bk. 1346) dalya: (< Fr. ısırgan (TBAS. Teucrium chamaedrys. güçlendirici. 553) Yıldız çiçeği (DS. dalak) bk. 1. IV. duvar sedefi. 1345) dallama: (< T. 1347) . 83) dal: (< ET. dalak < ET.

1. DS. dana + T. damar otu (DS. 557”) Yılanyastığıgillerden. 1350) damarlıca: (< T. ayağı. damar otu (DS. daenu ‘inek’. tana. IV. bur(u)nu) Aslanağzı çiçeği (TS. geyikdili (TBAS. koruk + T. 1350) dam koruğu: (< T. Clauson. tam + ? Far. Tietze. -sı) Koca bakla. damáskino. Sedum. 84) . bir veya çok yıllık türleri olan. -u) Dam koruğugillerden. 525. ince damarlı. 508. ılık iklimlerde yetişen otsu bir bitki. 1355) danaburnu: (< ? T. IV. 84) damaskene: (< Yun. dana + T. IV. “< ? ET. dam < ET. 1355) danadili: (< ? T. tamar/tamır < tam-. koruk + T. tane bakla (DS. 555) Bir çeşit erik (DS. 82. bağa (TBAS. dana + T. (TS. Nişanyan. damar + otu) Sulak yerlerde biten. geniş yapraklı. eski yapıların üzerinde yetişen ve bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan. iltihaplı yaraların tedavisinde kullanılan bir ot (DS. Arum. 566”) Tohumu tespih taneleri gibi olan bir çeşit bitki (DS. IV. IV. 1. taşak. 526) danabaklası: (< ? T. Tietze. 554) bk. 1. 1. dam + ? Far. iç bakla. IV. (TS. “< ET. Tietze. dana + T. yaprakları lekeli bir tür bitki. < ? EFar. damarlıca) bk. -u + -giller) ki çeneklilerden örnek bitkisi dam koruğu olan bir bitki familyası (TS. 525) danaayağı: (< ? T. taşak < taş+ak. IV. dili) bk. Tietze. 1353) dam koruğugiller: (< T. 526) danadaşak: (< ? T. 1350) damar otu: (< T.281 damarcık: (< ET. damar + yaprağı) bk. dana + Ar. 1350) damar yaprağı: (< T. bā ilā + T.

kıran + otu) Salepgillerden. 84) danagöz: (< ? T.282 danagöbeği: (< ? T. 526) danakuyruğu: (< ? T. domuzağırşağı (TBAS. Palmiye cinsinden bir ağaç 2. dan gluħ. dana + T. Milium effusum. 1356) danagözü: (< ? T. 1363) dantel ağacı: (< Fr. IV. MBTS. danagöz (DS. Çiğdem gibi bir bitki (DS. 1. 1367) dardağan: (< “dağan” dağınık’tan “dar + dağan”. sünger gibi kullanılan. 527) daraklık otu: (< T. IV. göbeği) bk. 1356) dancak otu: (< ? dancak + T. dana + T. Lagetta. memesi) 1. kabuk lifleri dantele benzeyen bir ağaç. kara. (TS. 1. dentelle + T. IV. 139) dangalak: (< ? Erm. Bir çeşit kara üzüm. Antillerde yetişen. 2. 1. 1. sert çekirdekli tatlı yemişi. 84) danamemesi: (< ? T. kuyruğu) bk. Tietze. dana + T. ağacı) Dulaptal otugillerden. 633) 1. Epipactis. sulu üzüm (danagözü). sığırkuyruğu (TBAS. (DS. dana + T. (TS. Bu ağacın çitlembik büyüklüğünde. 558) Ispanağa benzeyen bir bitki (DS. ısırgan (TBAS. gözü) bk. dana + T. 1359) dantara: (< ? ) Bir cins beyaz erik (DS. göz) Bir çeşit ekşi. 1356) danakıran otu: (< ? T. dana + T. bataklık yerlerde yetişen bir bitki. otu) bk. taraklık + otu) Anasongillerden bir bitki (DS. IV. IV. 529) . IV. (TS.

sivri uçlu mısır (DS. Koyu kırmızı renkli. GBAA. emrūd) Yabani armut. 2.. Gaz. 1382) . otsu bir bitki. darıcan) bk. DA. EYAD. 100. 32. 106. 314) darıca: (< T. 153. (DS. IV. darıca) bk. 31. IV. IV. Panicum. sulak yerlerde ve pirinç tarlaları içinde yetişen. 1433) darı: (< ET. az sulu bir üzüm çeşidi (DS. 1378) davşanak: (< ? ). BTS.: derende) 1. (TS. 152. 90. AA.A. 85) darıca otu: (< T. DS.283 darende: (< öz. 136. tohumları gereğinde buğday yerine besin olarak kullanılan. 1382) davşancık: (< T. darıca otu (TBAS. Funda. kerasi) Bir çeşit kiraz (DS. Pırnal ağacı. 3. 1377) datlıbilem: (< T. 1369. bir yıllık. Eren. Cistaceae. kuraklığa dayanıklı. 192. 530. 1. 1. is. IV. III. ırmak kıyılarında kendiliğinden biten tatlı meyveli bir bitki (DS. çok kokulu iyi cins bir kayısı çeşidi. taş + Yun. K AT. Nişanyan. (And. DS.. tavşancık) Kolay yanabilen. TBAS. 33.+ . Ağz. 1377) daşlıca armut: (< T. Echinochloa crusgalli. taşlıca + Far. meyveleri için yetiştirilen. 1370) darı mısırı: (< T. darı + Ar. IV.5 m kadar yükselebilen. Darende). IV. ahlat (DS. hardala benzer iri yaprakları olan ve yemeği yapılan. IV. 2. 85) darıcan: (< T. 82) Buğdaygillerden. darıca otu (TBAS. kuş yumurtası gibi meyvesi olan kokulu bir bitki (DS.: davşımak) 1. 1371) daş kiraz: (< T. tarı < T. Ağz. IV. miśr + T. ufak taneli. tek yıllık. (TBAS. 125. (And. Kendisi ve çekirdeği uzun ve tatlı. IV. 85. 85. Yaprağı yapışkan bir ot. 1370. tatlı + bilem) Kırlarda. darıca + otu) Sulak yerlerde biten. -ı) Cin mısırı. otsu bir bitki. tarı.

XII. sert ve dayanıklı bir ağaç (DS. ETA. Jurinella moschus. Ağz. ortasında mememsi bir çıkıntısı olan ve yenilebilen bir mantar. kahverengi veya beyaz. IV. kavun. (TBAS. 1382) davulgu: (< ET. (And. dede + ? mene) bk. IV. -i) Çok yıllık. dekaniki < dekanós + T. IV. 4487) Davut yaprağı: (< öz. 86) dedemene: (< T. IV. Köklerinden çiriş elde edilir. 1383) dedebört: (< T. (TBAS. 86) dede gülü: (< T. dede + Far. otu). ŧabl + T. 594) . beyaz çiçekli ve otsu bir tür. dedesakalı (DS. Asphodeline tenuior. (And. karpuz gibi bitkilerin köküne yapışarak büyüyen. 1383. otsu ve pembe çiçekli bir bitkidir. (DS. Dāvūd + T. 1398. 1382) davulga: (< ET. II. dede + Yun. (TBAS. Hint yağı ağacı (TBAS.284 davulcu: (< Ar. yaprağı) Sulak yerlerde yetişen. dede + ? bört) Şapkası sütlü. davulgu. büyük yaprakları bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan bir ot (DS. dedem + sakalı) bk. dede + sakalı) Kırlarda yetişen. 86) dedemsakalı: (< T. 569) Kocayemiş ağacı ve meyvesi (DS. IV.: davılga) 1. üzerinde koyu renkli parçacıklar bulunan. mavi çiçekli. Ağz. Tietze. -cu) Böğürtlen (DS. 2. Tietze. Lepiota procera. gul + T. havuca benzeyen. 569). DS. tavılku. tavılku. asalak bir ot (DS. 1379. yumrulu. 1398) dedesakalı: (< T. domates. çok yıllık. 86) dededeğneği: (< T. -ü) Bodur. 1382) davun otu: (< ? davun + T. is. Kırmızı kabuklu.: dovun) Mısır. bk. IV. yenilebilen bir ot (dedemsakalı). IV.

değirmenci + üzümü) bk. -u) Yazın olgunlaşan ve yeşil renkli olan bir armut çeşidi (DS. 537. dáfni + T. 1401) değirmenci: (< T. 153) defne yaprağı: (< Yun. 1401) dek: (< ? ) Şeker pancarına benzeyen. 1401) değirmenci üzümü: (< T. IV. 575. 153) defnegiller: (< Yun. dáfni. 1. manitari + T. değirmenci (DS. IV. BTS. -ı) Çok dallanmış. tegirmen + Far. 85) Defnegillerden. TBAS. 537. Hericium coralloides. Nişanyan. Laurus nobilis. Tietze. (TS. IV. yaprakları kokulu. dáfni + T. 86) defne: (< Yun. makedonesi + T. dalları üzerinde dikenli çıkıntılar bulunan. 1. 537) değirmen armudu: (< T. (DS. deli + alan + Yun. IV. (değirmenci üzümü). dede + sakalı + Yun. -u) bk. bādingān) Domates (DS. meyvelerinden yağ elde edilen. değirmen < ET. 1406) dekavun: (< ? ) Servi. deli + Ar. yaprakları güzel kokulu ve yaz kış yeşil olan bir ağaç.285 dedesakalı mantarı: (< T. BTS. IV. yaprağı) Çeşitli yiyeceklere güzel koku versin diye katılan yaprak (TS. emrūd + T. iki çeneklilerin ayrı taç yapraklılarından. (TBAS. 86) delibadılcan: (< T. 2-5 m yükseklikte. 1. IV. kar beyazı veya soluk sarı renkli bir mantardır. 1406) delialan maydanozu: (< T. bādincān < Far. sarı ya da beyaz çiçekli. 86. 1410) . tatlı ve yenilebilen bir bitki (DS. -giller) Örnek bitkisi defne olan. değirmenci) Siyah bir üzüm çeşidi. yumru köklü. kavak ağacı (DS. birçok türü içine alan bir bitki familyası (TS. çayır sedefi (TBAS.

1411) delikanlı: (< T. deli + Yun. otsu ve yabani bir bitki. (TBAS. deli + Yun. zehirli olmakla beraber öldürücü olmayan bir mantar (TBAS. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. IV. lâle (TBAS. 87) deliot: (< T. baŧbāŧ ) bk. kadife çiçeği (DS. makedonesi) 30-60 cm yükseklikte. deli + erik) Çakal eriği (DS. deli + ot) bk. DS. 1411. manitari) Şapkası kırmızı veya turuncu renkli. 1069) delierik: (< T. deli + Yun. Rozet yaprakları sebze olarak kullanılır. BTS. yumru köklü.286 delibardağan: (< T. 87) delibuğday: (< T. lāle) bk. delice) 50-100 cm yükseklikte. IV. 155) deli maydanoz: (< T. pipéri) Kırmızı. IV. 1412) delikiraz: (< T. deli otu (DS. 86) deli batbat: (< T. deli + Yun. deli + Far. erguvan (TBAS. IV. deli + ? bardağan) bk. Lolium temulentum. deli + kanlı) Kına çiçeği. kırmızı buğday (DS. TaS. (TBAS. IV. deli + buğday) Kunduru denilen buğday çeşidi. 86) delibiber: (< T. deli + kara) Bir çeşit siyah üzüm (DS. II. 87. 87. ban otu (TBAS. 1411) delice: (< T. deli + Ar. IV. bir yıllık. kerasi) Bir çeşit kiraz (DS. IV. acı biber (DS. 1412) delikara: (< T. 87) deli mantar: (< T. Oenanthe pimpinellodies. IV. 1412) deli lâle: (< T. 1411) deliboynuz: (< T. deli + boynuz) bk. 1413) . ban otu (TBAS.

bahçelere süs olarak dikilen. DS. odunu sert olan ve süs eşyası yapımında kullanılan. kuduz otu. yabani yonca (DS. dem + T. deli + Ar. (TBAS. domuz baklası (TBAS. VII. 218. deli + ? yulaf) bk. 1. demircik) bk. (BTS. çok yedikleri zaman da onları patlatan. demir + pıtrağı) bk. 550) demir ağacıgiller: (< T. (TS. 1413) deli salep: (< T. 94) demal: (< Far. 88) . sivri yapraklı bir dağ otu. 150 cm kadar yükselebilen. Casuarinaceae. demir ağacı türü Batı ve Güney Anadolu’da yetişen. çok yıllık bitkiler. deli + tütün) Domatesgiller familyasından. 87. 2503) delüce bakla: (< T. IV. (TS. 375) demir ağacı: (< T. 1417) demircik: (< T. 1. demir + bozan) Tirfil. delice + Ar. 155) demir bıtırağı: (< T. ana yurdu Avustralya olan bir evcikli veya iki evcikli bir ağaç. Colchicum cilicium. ibran (DS. Göksun bölgesinde elde edilir ve salep yerine satılır. 547. 87) deli tütün: (< T. (TBAS. koyu yeşil renkli. Casuarina. al) Küçük yaban eriği (K A. demir dikeni (TBAS.287 deli otu: (< T. DS. 88) demirdelen: (< T. BTS. deli + otu) Turpgillerden. demir < ET. büyük yapraklı ve yeşilimsi sarı çiçekli bir tütün türüdür. IV. IV. 155. demir + ağacı + -giller) Yaprakları dairesel dizilişli. 88) demirbozan: (< T. sa‘leb) Dammer türünün kurutulmuş yumrularıdır. dişbudak (TBAS. demir + delen) bk. 1413) deli yulaf: (< T. at ve eşeklerin az yediklerinde ağızlarını köpürten. kayışkıran (TBAS. Nicotiana rustica. bā ilā) bk. temir + ağacı) ki çeneklilerden. erkek ve dişi çiçekleri ayrı ayrı olan. Alyssum.

çok yıllık. 551) demirli: (< T. (TBAS. demir + dikeni + -giller) Yaprakları karşılıklı ya da almaşlı dizilişte. sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç. 1420) deniz börülcesi: (< T. meyvesi 10 mm kadar çapında. otsu ve sürünücü bir bitki. teŋiz + börülcesi) 40 cm kadar yükseklikte. 1. er dişi. kapsül nadiren de üzümsü meyveleri olan. BTS. 87) 1. demir + otu) Ayrık otu (DS. (TS. çanak ve taç yaprakları beşli ve serbest. TBAS. Tribulus terrestris. otsu ya da çalımsı. mercanlar sınıfından dokunaçları oldukça kısa. demirleyen) bk. boynuz şeklinde sivri uçlara sahip. 551. yeşil renkli. -ü) Sölenterlerden knidliler filumunun. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. demir dikeni (DS. demirli) Büyük dut ağacı (DS. kanatlı fındık. deniz + Far. çiçekleri ışınsal simetrili. IV. deniz < ET. IV. TBAS. IV. TBAS. demir + dikeni) Toprak üzerinde yatık olarak bulunan. ovaryum üst durumlu. 88) denizgülü: (< T. IV. 88) demiryonca: (< T. Actinia. 108. (TS. çiçekleri küçük ve açık sarı renkli. Nişanyan. bir ya da çok yıllık bitkiler (BTS. demir + ? yonca) Yoncaya benzeyen bir ot (DS. 88. yalnız yaşayan türleri içine alan bir cins. 1418) denden: (< den + den) Bir çeşit kır meyvesi (DS. IV.288 demir dikeni: (< T. gul + T. kırmızı. Eren. ülkemizde beş cins ve altı türle temsil edilen. 2. Bu ağacın meyvesi. temr-i hindī “Hint hurması” < temr hurma. Baklagillerden. mavi. Salicornia europaea. 158) . 155) demir dikenigiller: (< T. 88) demir otu: (< T. 1418. 1418. 1418) demirliyen: (< T. Tamarindus indica. 1. (BTS. 155) demirhindi: (< Far.

deniz + soğanı) bk. Deniz kenarlarındaki kayalar üzerinde yetişir. yaprakları pulsu ve kın hâlinde dalları sarmış. dalları yeşil renkli. 1. 1-2 m yükseklikte. TBAS. çalı görünüşünde. 89) deniz teresi: (< T. dik dallı. 1428) derdik: (< ? ) Bir çeşit şalgam (DS. Convolvulus soldanella. 558) deniz sarmaşığı: (< T. deniz + üzümü) Deniz üzümügiller familyasından. deniz kumsallarında bol olarak yetişen. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. IV. 558) deniz rezenesi: (< T. 89) deniz üzümü: (< T. meyveleri eriksi tipte. zengin dallanma gösteren. (TS. deniz + otu) Deniz kenarındaki bataklık yerlerde yetişen ve turşusu yapılan sivri yapraklı bir ot (DS. ada soğanı (TBAS. sarımsı çiçekli. deniz + sarmaşığı) Çok yıllık. -u) Denizlerde biten ve genellikle kıyılarda ve kayalıklarda yoğun olarak görülen bir bitki türü (TS. Crithmum maritimum. meyvesi bezelye büyüklüğünde. 2 m kadar boylanabilen. (TS. Ephedromajor. 1. teper + otu) Havuç (DS. yaprakları nodlarda pul şekline dönüşmüş. praso + T. 158) deniz yosunu: (< T. deniz + üzümü + -giller) ki ya da bir evcikli. kırmızı ve nadiren sarı renkli. deniz + Far. Crithmum maritimum. rāziyāna + T. 1432) . 89. IV. 1. 558. -si) Maydanozgillerden. -si) 50 cm kadar yükseklikte. 558) deniz soğanı: (< T. 1. deniz + Far. deniz + ? yosun + T. beyaz sütlü ve otsu bir bitki. 559) deper otu: (< T. (TS. IV.289 deniz otu: (< T. BTS. sürünücü ya da tırmanıcı bitkiler (BTS. (TBAS. deniz + Yun. 158) deniz üzümügiller: (< T. çok yıllık bir bitki. -sı) Denizlerde yetişen bir tür yosun (TS. ıtırlı bir bitki. 1424) deniz pırasası: (< T. tere + T. 1. sürünücü.

çürüten) Ekin tarlalarında yetişen yabani bir bitki (DS. Anethum. Türkçe teve ile Moğolca temegen arasındaki bağ bilimsel yayınlarda türlü tartışma ve açıklamalara yol açmıştır. fena kokulu bir ilkbahar çiçeği (DS. 237) destebasan: (< Far. -mik) Yuvarlak. 1432) dereotu: (< Far. Räsänen (s. < Far. 60 cm kadar yükseklikte. basan) Erken olgunlaşan bir armut çeşidi (DS. deste + T. taban. 1440) . (TS. deste + T. bir yıllık ve otsu bir bitki. küçük. eski çağlarda Türkçeden Moğolcaya geçtiğini dile getirmiştir. IV. derya. deste + T. IV. 1. 1437) destimik: (< Far. TBAS. T YA. ince yapraklı. Ramstedt Moğolca temegen’i Türkçe teve (> deve) ile birleştirmiştir. derre. kabalağı) Su kenarlarında yetişen. 110”) Süsen cinsinden. uzun sapı deve boynuna benzeyen. 672”) Kaya aralıklarında yetişen ve kök kısmı yenilen bir çeşit çiçek (DS. IV. 1436) desteçürüten: (< Far. IV. 1432) dere kabalağı: (< Far. 89. IV. otu) Maydanozgillerden. 1437) deveboynu: (< T. desti + T. dere + T. MBTS. dere + T. Clauson. Bu kelime Türkçeden komşu dillere de geçmiştir. güzel kokulu. yaprakları kabak yaprağına benzeyen yabani bir bitki (DS. meyveleri gaz söktürücü olan. 593. “dere < Far. BTS. deve + boy(u)nu. sarı çiçekli. dere + T. 114. IV. IV. deveci + bardağı) Armut şeklinde meyvesi olan yabani bir bitki (DS. 468) de bu birleştirmeye katılmıştır. IV.290 deredaban: (< Far. 562. Eren. BÜYA. Tietze. 1440) devecibardağı: (< T. 1436) destebozan: (< Far. 162. güzel kokulu bir çeşit tatlı kavun (DS. sarı çiçek açan. 1. “deve < teve Eski çağlardan başlayarak kullanılır. bozan) Hindiba (DS.

(TS. beyaz üzüm (DS. -i) bk. 90. 90) devetabanı: (< T. deve + Far. 1. deve + langır “çalkalama sesi. IV. deve + kulağı) 40-90 cm yükseklikte. Limonium meyeri. IV. 571) devedişi: (< T. develik) bk. Kalın kabuklu. 30-100 cm yükseklikte. sulu. 1440) deve dikeni: (< T. mavimsi mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. deve + gözü) 1. kabuğu kalın ve sert siyah üzüm. yılan otu (TBAS. 90) deveşaplağı: (< T. develik + otu) bk. sarı çiçekli ve çok dikenli yabanî bir ot (DS. çivit otu (TBAS. deve + çökerten) Kurak ve sert topraklı yerlerde yetişen. çok yıllık. ebegümeci (TBAS. 2. 90) develik otu: (< T. IV. Silyum marianum. 1. 2. 90) develik: (< T. 571) devegözü: (< T. mercümek + T. deve + dikeni) Birleşikgillerden. ri taneli mısır (DS. deve + elması) Çakırdiken (TS. iri taneli bir buğday çeşidi. 262”) bk. yuvarlak taneli. 1441) devekulağı: (< T. 90) develangır: (< T. ebegümeci (TBAS. 286) deve mercimeği: (< T. geniş yapraklı bir süs bitkisi. 1-2 yıllık ve otsu bir bitki. -ü) Hatmi denilen bitki (DS. 572) . yol ve tarla kenarlarında yetişen. (TS. 1. 1441) devegülü: (< T. büyük taneli.291 deveçökerten: (< T. gul + T. kabalak (TBAS. deve + Far. deve + dişi) 1. Phlodentron. (TBAS. Nişanyan. deve + tabanı) Birleşikgillerden. IV. Sarı. 1441) deve elması: (< T. ri. deve + şaplağı) bk.

kanlıca mantarı (TBAS.292 devetopalağı: (< T. “< Dimaş /Dimiş Suriye’deki Şam şehrinin adı”. (And. Krş. IV.Y. Ağz. 470) devrinti: (< T. 1451. Tietze. IV. 217. drágana. TBAS. III. IV. 623) Kuşkonmaz çiçeği (DS. 1442) devramel: (< Far.Y. 1465) dırağan: (< Yun. IV. 91) dığrak: (< ? ) Erken olgunlaşan. 1452. sarı renkli. sert bir kiraz çeşidi (DS. -u) lkbaharda kırlarda yetişen. (And. IV. Gaz. tere gibi baharlı olan yaprakları yenilebilen bir ot (DS. 1446. Tietze. dıydıklı. 471) dırbalan: (< ? ) bk. turb + T. devr-i ‘amel) Ayçiçeği (DS.A. KMYA. 608) Geç olgunlaşan. pembe renkli. 1445) dığdığı: (< ses taklidi kelime. sert bir çeşit üzüm (DS. 1466) dıranı üzüm: (< ? dıranı + T. deve + Far. dev(i)rinti) Leylâk ağacı (DS. yaban armudu (DS. beyaz. kısa saplı bir çeşit buğday (DS. MBTS.. IV. IV. dızdığı) Ahlat.A. Ağz. 1467.: devrianber) Ayçiçeği (DS. IV. Krş.A. 1463) dıngıra: (< ? ) Zambak (DS. 1453) dımışkı: (< öz. 306. Tietze. 209) dıngıl: (< dingil “ses taklidi”. dığdak. IV. 4484. Dimaş /Dimiş + î. 607) ri taneli. yer elması gibi yumru kökleri olan yabani bir bitki (DS. tatlı ve uzunca bir üzüm (nebi dede). IV.. is.: deydikli. 694).. 1. uzun saplı. 91) . devr-i ‘anber). deve + topalağı) Kırlarda yetişen. 1444) devriamber: (< Far. XII. 1461. (DS. 1475. üzüm) Erken olgunlaşan. siyah renkli. IV. 1442) deveturpu: (< T.

Krş. OAAD. 339.. GD AT. 348. 93.Y. UA. 258. III. 144. Clauson. dibi + kıllı) Domates (DS. DS. ucu sivri ve batıcı çıkıntılardan her biri. 201. XII.: tikān. IV. IV. 1. 106. Dieffenbach) Yapraklarının güzelliği nedeniyle sera ve salonlarda yetiştirilen bir süs bitkisi. 232) dibikara: (< T. yaprak. 1. (And. IV. 499. 309..293 dırı: (< ? ) Gül fidanına benzeyen dikenli bir çalı (DS. IV. Gaz. 1486) . diken + ağacı) Akasya (DS. 137) diken ağacı: (< T. KYA. Ağz. 3930. IV. tiken) 1. Nişanyan. 417. AAT. ufak ve sık taneli bir çeşit üzüm (DS.. dikencik). ADYA.Y. DS. 1486) dikenbaşı: (< T. . 1481) difenbahya: (< öz. 91) dikencik: (< T.A. 311. EYAD. Ağz. Tietze. 672. (TS. (And. III. 259. K AT. 48. tiken < *tikgen < tik-. IV. AVA. IV. E A. 9. 2. 1480) dida: (< ? ) Tuzla yenilen bir çeşit ot (DS. 4762. Erz. Ka. 1469) dırik: (< ? ) Böğürtlen (EYAD. 1482) diken: (< ET.A. Dikeni çok olan bitki (TS. 582. 1479) dibikıllı: (< T. diken + başı) bk.A.: dikencük) Ufak taneleri olan. 483. 59. 129. 299. 77.. topuz (TBAS. 208. 93. 581) diga: (< ? ) Yalnız ilkbaharda ekilen bir buğday çeşidi (DS. Bazı bitkilerin dal. 1479) dibiz: (< ? ) Kuru soğan (DS. IV. 615). ardıca benzeyen bir çeşit ağaç (DS. ST AT. 175.A. is. dibi + kara) Kalın kabuklu. 23. X. meyve kabuğu gibi bölümlerinde ve bazı hayvanların derisinde bulunan sert.

Fidanlıktan çıkmış ağaç. 91) dikenli meyan: (< T. 1. dikenli + Ar. 1486) diken üzümü: (< T. Çelikleme yoluyla dikilen kavak ve söğüt fidanı. Türkçe dudak gibi. Eren. diken + ucu) Meyvelerinden sakıza öz. Glycyrrhiza echinata. yemek yapılan bir çeşit bitki (DS. 1486) dikenucu: (< T. IV. -u) Böğürtlen (TS. 1491) . Fidan. 2. Doerfer’e göre Türkçe *tōtak biçiminden yola çıkmak gerekir. IV. dilber + T. 1488) dilberdudağı: (< Far. Budanmış palamut ve meşe ağacı (DS.294 diken çileği: (< T. dikenli + ot) Cynara cardunculus. 582) dikenli acı ot: (< T. yeni sürgünlerinden de turşu. Clauson. compositae (DS. dikme < tik-me. (TS. diken + üzümü) bk. dikenli + ? meyan) Bir iki metre yükseklikte. IV. 583) dikenli mısır: (< T. diken + Far. 1. tūt + T. 1486) dikenli ot: (< T. IV. 1491) dilberdudak: (< Far. diken + çileği) bk. miśr) Arpa şeklinde küçük taneli bir çeşit mısır (DS. 4. 1491) dilberkirpiği: (< Far. 91) diken dutu: (< T. beyazımsı mor çiçekli. 122”) Sarmaşık çiçeği (DS. 482) 1. 3. kirpiği) Nergis çiçeği (DS. IV. karamuk (TBAS. tüysü yapraklı çok yıllık bir bitki. dudağı. IV. dudak) Nergis çiçeği (DS. dilber + T. “< dudak Eski Kıpçakçadan başlayarak kullanılır. yeni dikişmiş fidan. erin’in de kökünü bilmiyoruz. Eski ve yeni diyalektlerde dudak olarak erin adının kullanıldığını görüyoruz. IV. dilber + T. tilkişen (TBAS. 91) dikme: (< T. dikenli + acı + ot) bk. böğürtlen (TBAS.

IV. IV. 1495) dilkimen: (< T. 1498) dimenit: (< Yun. 1494) dilit: (< ? ) Taneleri irili ufaklı olan bir çeşit üzüm (DS. diminitis. tillice) Yenilebilen bir çeşit mantar (DS. 232) dilve: (< ? ) Kavun (DS. 1494) dilidüdük: (< T. sarmaşık gibi ağaçlara sarılarak uzayan. Burçak çiçeği (DS. X. Kına çiçeği. yemek yapılan yabani bir bitki (DS. IV. til + buran) 1. 1492) dildoku: (< T. dil + kanatan). dili yakan bir çeşit kavun. 1495) dilkiboğan: (< T. 3. dimlit. Yerken insanın dilini yakan. 621). 1499) . Erken olgunlaşan bir çeşit siyah üzüm. Ağz. 1498. IV. dimrit.295 dilburan: (< T.: dilkanadan) Sarmaşık gibi büyüyen. Siyah ve uzun olan bir çeşit üzüm. IV. 1495) dillice: (< T. 2. IV. (And. 1495) dilkanatan: (< T. mavimsi renkli bir çeşit mantar (DS. (DS. IV. diliçıkık. diminitis. IV. OAAD. Tietze. 2. dili + düdük) bk. tirimit) 1. IV. 1492) diliçıkık: (< T. dimnid. DS. 1519. dil < ET. üstü dikenli bir ot (DS. (And.: dimbit. dil + doku) Salep çiçeği (DS. X. uçlarından salata. IV. IV. dirnit. Çok tatlı. bk. 1491) dildamak: (< T. dilidüdük). tilki + boğan) Kırmızı renkli. 2. dirmit. susuz ve kekremsi tadı olan bir üzüm çeşidi (DS. tilkimen) Ormanlarda yetişen. 3932) dilmit: (< Yun. Taneleri ufak olan bir çeşit zeytin (DS. Tietze. IV. Ağz. dil + damak) 1. 620) En iyi cins buğday (DS. 3. dimnit. DS. 3938. IV. diliçıkık (DS. dili + çıkık) Aslanağzı çiçeği (dildamak.

Ağz. TaS. 40 m kadar yükselebilen. delice (DS. IV. 1. kerestesi sert ve değerli bir ağaç. diş + budak.: dingi) Fidan (DS. 1343) diş hilali: (< T. Lahana. 602) dişbudak: (< T. 1180) diş bademi: (< T. 602. 2. 611). II. 114) Zeytingillerden. Tietze. Pancar ve kökü. hilāl + T. K AT. dipli + ? tura) Çobançantası bitkisi (DS. 186. 176. tiş + Far. 4. EYAD. < Yalnız Anadolu ve Balkan alanında kullanıldığı anlaşılıyor. Şalgam. bādām + T. 1164) dipçin: (< T. 189. 599) dirlik otu: (< T. (TS. -i) Kabuğu ince olduğu için dişle kırılabilen bir badem türü (TS. IV. IV. çırpı veya odunsu bitkiler (TS. 92) . 1. GD AT.296 dinep: (< ? ) Buğday tarlalarında yetişen ve arpaya benzeyen. diş < ET. Yer elması. (And. 1503) dip: (< ET. 232. diri + örtü) Ormanlık bölgelerde ağaçların altında yeşeren çalı. 3. (And. TBAS. dipçin) Filiz (DS. 5. gösterişli. BTS. Tietze. TaS. 1509.: dib. II. “sertliğinden dolayı dişe benzer”. tüb. 629. IV. 1510) diplitura: (< T. Fraxinus excelsior. diş otu (TBAS. KBAYA. II. 92. kara) Kök tarafında tüylü yaprakları olan. Havuç. kökü iltihaplı yaraların tedavisinde kullanılan bir bitki (DS. şeker pancarı (DS. diş + Ar. 1511) diri örtü: (< T. IV. 1502) dingdingkara: (< ding ding “ses taklidi” + T. Eren. 1. kırmızı açan çiçekleri yavaş yavaş mavi ve mor renk alan. dirlik + otu) Ölüme karşı ilaç olan sağlık otu (TaS. -i) bk. 273. yenilirse insanı sersem eden bir bitki. div) 1. IV. 1503) dinge: (< ? ). Ağz.

BTS. 1523) dişi çöven: (< T.A. beyaz çiçekli ve otsu bir bitki. Clauson. 634”) ncir (DS.: diblek. IV. Diyarbakır + Far. IV. dişice.. tişi+çe. (TS. “< ET. dövelek. divle. ufak kavun (DS. düyülek. 1302) Diyarbakır karpuzu: (< öz. düklek. is. 92) dişlek darı: (< T. olgun kavun. TBAS. Ağz. çok yıllık. 1526) divlek: (< T. Plumbago europea. 175) diş otugiller: (< T. duvdak. 232. 1527. 132) dizi: (< T. IV.: Diyarbekir karpuzi) Diyarbakır karpuzu (DA. Ağz. düvelek. divlik. tizig. II. düzlek): 1. Tietze. 1525) diş otu: (< T. dayanıksız bir üzüm çeşidi (DS. diş + otu + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. düvlek. akdarı gibi bitkiler (DS. düğlek. 1531) dogrukara: (< T. düylek. 20–100 cm yükseklikte. siyah küçük taneli ve tatlı. divlek “Türkçeden Balkan dillerine de geçmiştir”. düğülek. dişlek + darı) ri taneli mısır (DS. IV. OAAD. Olgun. TaS. düğelek. 603) divdiv: (< div + div) Dikenli bir bitki (DS. Krş. 233. (And. 92. düglek. doğru + kara) nce kabuklu. 603. 2. ħarbuz + T.Y. 1. diş + otu) Diş otugillerden. Kalın kabuklu. IV. 1. (And. doğu + kayını) Doğu bölgelerinde yetişen bir tür kayın ağacı (TS. Eren. IV. düyüleg. çöven (TBAS. 471. “< ET. dizi. 115). 613) . 1. örneği diş otu olan ve genellikle sıcak ve kurak yerlerde yetişen bitkilerden oluşan familya (TS. dişi + ? çöven) bk. -u). 1615. kurak ve çorak yerlerde yetişen. dülek. 1535) doğu kayını: (< T.297 dişice: (< T. 560”) Otundan faydalanmak için ekilen darı. EYAD.

IV. Patatese benzeyen ve yenilebilen bir çeşit mantar. (BTS. (And. 181) dokkuk: (< ? ) Lâle (DS. Picea orientalis. dolama + otu + -giller) ki çeneklilerden. akçöpleme (TBAS. iğne yapraklı. Paronychia serpilifolia. ana vatanı Çin olan. 621) . Lâle (DS. X. IV. 1543. TBAS. IV. 93) dokuztepeli: (< T. 93) dokuzdonlu: (< T. 1545) dolma biber: (< T. her dem yeşil. 1. dolaşık + ot) Kır sarmaşığı (DS. doğum). 35 m kadar boylanabilen. 1539) doğu mazısı: (< T. IV. 1540) dokuzbaşlı: (< T. 2. yaprakları uzun sürgünler üzerinde almaşık olarak dizili. DS.298 doğu lâdini: (< T. yaprakları tamamen yeşil. 181) doğum: (< T. tokuz/tokkuz + başlı) bk.: tolaman) 1. dolaman). 617) dolama otugiller: (< T. (And. büyük biber türü (TS. doğu + ? lâdin + T. çiçekleri küçük. Ağz. -i) Çamgiller familyasından. doğu + Far. hanımeli (TBAS. park ve bahçelerde yetiştirilen çalımsı bitkiler. (TS. dokuz + tepeli) bk. kozalakları 6-8 pullu. Ağz. dolma + Yun. 268) dolama otu: (< T. kozalakları aşağı sarkan. yeşil veya beyaz bir bitki. 1. 3952. 1. -sı) Servigiller familyasından. akçöpleme (TBAS. pipéri) Dolma yapmaya uygun. dokuz < ET. örnek bitkisi dolama otu olan ve içine kasık otunu da alan karanfilgillerin alt familyası (TS. Thuja orientalis. dolama + otu) Dolama otugillerden. dokuz + donlu) bk. ülkemizde Doğu Karadeniz bölgesinde yetişen bir ağaç türü. māzū + T. 93) dolaman: (< T. 617) dolaşık ot: (< T.: dugum) Frenk üzümü (DS. (BTS.

314. 228. tamatis. Tietze. tomata < sp. domata.299 dolma otu: (< T. 1550) . domáta + T. 1547) domalan: (< T. temetos.: domadız. 1. 1. 621) dolu börülcesi: (< T. 376. sarı çiçekleri salkım durumunda. 133. 4487) domatça: (< Yun. dolma + otu) Dolma otugillerden. 114. 183. ZBK A. yer mantarı. 61. 621) dolma otugiller: (< T. XII. KBAYA. IV. yeşil veya beyaz bir bitki. T YA.: tomalan) Asklı mantarlardan. domáta + T. 2. ADYA. TaS. 370. DS. tamates. tomatas. IV. Lycopersion esculentum. DS. 4482. E A. çiçekleri küçük. 161. (And. 252. AVA. tomatiz) 1. IV. IV. XII. XII. KMYA. 145. 91. domate. 204. 113. Erz. SA. Yumru köklü bir çeşit bitki. domáta < t. 341. II. 197. E A. 28. Tuber melanosporum. keme. XII. 312. domatis.. 132. dombay + T. Ağz. DS. 191) domaylı: (< Gürc. AAT. domas. 1. Salep (DS. 643). 1550. domal-an. 1549. tomata. 622. 1550) domates: (< Yun. Patlıcangillerden. örnek bitkisi dolma otu olan ve içine kasık otunu da alan karanfilgillerin alt familyası (TS. IV.A. 43. yağmurdan sonra çıkan ve yenilebilen bir bitki. kırmızı ürünü için yetiştirilen bir bitki 2. III. (TS. . 1533. 622. ETA. DS. tomatis. 1208) domatan: (< ? Yun. toprak içinde yumru biçiminde yetişen. –lı) Süs kavunu (DS. 3875. Paronychia serpilifolia. Ağz. 369. 234. Bu bitkinin yenilen ürünü. DS. BTS. tamata. domat. (And. 1. -an) 1. (TS. (TS. 643). dolma + otu + -giller) ki çeneklilerden. 171. dolu + börülcesi) Beyaz. IV. 4767. KYA. II. 284. 221. vitamince zengin. DS. yuvarlak bir fasulye çeşidi (DS. DS. X. -ça) Patates (DS. 4736. Tietze. yaprakları tüylü.

Eren. 643) Küçük ve yuvarlak bir çeşit hıyar (DS. DS. Xanthium strumarium compositae. 183) domuzbıtırağı: (< T. 1552) domuzağırşağı: (< T. şişman’ olarak kullanılan toŋ (> don) köküyle toŋuz adı arasındaki bağ üzerinde özel olarak durulmaya değer. bir yıllık. Yumrulu. Orta Türkçede ve Eski Kıpçakçada toŋuz biçimi geçer. Tietze. çok yıllık ve otsu bitkilerdir (TBAS. Ağz. domuz ayrık otu (TBAS. BTS. 94) domuz eriği: (< T. içi sarı renkli. IV. -sı) Baklagiller familyasından. toŋuz. IV. 623. Eski ve yeni diyalektlerde ‘yağlı. TBAS. domuz + ay(ı)rığı) bk. 92. (And. IV. tarıma zararlı. dombay + T. 1. semiz. 1556) domuz elması: (< T. pembe veya beyaz çiçekli. iri bir çeşit erik (DS. (TS. 118”) Cyclamen türlerine verilen genel ad. domuz + ağırşakı. çiçekleri etli otsu bir bitki (TS. 1555) domuz dikeni: (< T. “domuz < ET. 1562) . 93) domuz baklası: (< T. bā ilā + T. donuzbıtırağı) Uçları iğne gibi dikenli bir çeşit bitki. domuz + eriği) Yabanî erik (DS. dombay “yaban öküzü”. 1555) domuz ayrığı: (< T. domuzağırşağı (TBAS. (DS. eriği) Kabuğu mor. IV. beyaz veya mavi çiçekli. domuz + ay(ı)rık + otu) Buğdaygillerden. güzel kokulu. DS. Cynodon dactylon.300 dombay: (< Gürc. domuz + dikeni) Yaprakları sapsız ve dikenli. domuz + pıtrağı). domuz + elması) bk. 1. domuz + Ar. 623. tüylü. Kökeni karışıktır. 93. 1552) dombay eriği: (< Gürc. 93) domuz ayrık otu: (< T. IV.: domuzpıtrağı. Eski çağlardan başlayarak kullanılır. meyveleri suda kaynatıldıktan sonra yenen otsu bitkilerdir (TBAS. çok yıllık ve otsu bir bir bitki. rizomlu. IV.

2525”) Yumru kökü yenilebilen yabani bir bitki (DS. 94) domuz marulu: (< T. TBAS. 623) domuz pancarı: (< T. -u) bk. domuz + Erm. 3. turb + T. Actaea spicata. 94) dongurak: (< T. “< potuk ‘halk ağzı. domuz + kuyruğu) Beyaz tüylü. 287) domuzpotulağı: (< T. 223-229) domuz turpu: (< T. -sı) Yılanyastığı denilen bitki (DS. (Duran. lahano + T. domuzağırşağı (TBAS. otsu.301 domuzkuyruğu: (< T. 1556. manda. domuz + soğanı) Çevredeki yaban hayatının bir parçası olan domuzlar bu bitkinin soğanlarını toprak altından çıkararak yemektedir. IV. (TBAS. Zehirli bir bitkidir. 287) domuz otu: (< T. MBTS. -ı) bk. 94) domuz üzümü: (< T. dongurak) Domates (DS. 1560) doran: (< ? ) Mısır çiçeği (DS. banjar + T. maruli + T. 1557) domuz soğanı: (< T. rizomlu ve beyaz çiçekli bir bitki. 1563) . -u) bk. IV. büyük yabani bir ot (DS. yılanyastığı (TBAS. domuz + üzümü) Çok yıllık. ayı. 1556) domuz lahanası: (< T. Muscari armeniacum. domuz + Yun. IV. Meyveler 10 mm kadar çapta ve parlak siyah renkli. yılanyastığı (TBAS. domuz + otu) Kumsallarda ve kayalıklarda yetişen sarı çiçekli ot (TS. domuz ve özellikle deve yavrusu’. Domuzların bu bitki soğanlarını çok yemesinden dolayı bu isim verilmiştir. 1. köpek. domuz + potu(k)lağı. domuz + Far. IV. domuz + Yun. IV.

dökülcen) Bir çeşit kış elması (DS. MBTS. 1564) dor otu: (< Far. Ağz. dökülgen). 1. dereotu (TBAS. 1. 1574) dökülgen: (< T. 94) dökülcen: (< T.) Droseragillerden. küçük yapraklı. döymeç + otu) Yakı gibi kullanılan. dereotu (TBAS.: dökürgen) Beyaz. 1. 1592) döven otu: (< T. IV. (And. dövülmüş + Ar. 753) (And. IV. otu) bk. dere + T. drosera < Yun. 1594) dözdömbelek: (< ? ) Dikenli bir bitkinin kırmızı renkli ve yenilebilen meyvesi (DS. X. 3982) dövdes: (< ? ) Taze fasulye (DS. Tietze. döven + otu) Yakı otu (DS. 630. IV. Ağz. ince kabuklu. 633. 653. 1581) döngel: (< kökü belli değildir. IV. IV. 95) döymeç otu: (< T. DS. DS. IV. 1.: töngel) Muşmula (TS. akparmak da denilen bir çeşit üzüm (TS. ‘avret + T. IV. bābā) Turnagagası bitkisi (DS.302 doranı: (< ? ) Söğüt ağacına benzeyen. 1594) drosera: (< Fr. IV. sarmaşık (TBAS. dere + T. 94) doru otu: (< Far. sarı çiçekli bir çeşit ot (DS. dön + Far. otu) bk. topuz biçimindeki yapraklarının üst yüzeyi böcekleri yakalayan yapışkan tüyler ile örtülü otsu bir bitki. 1541. 1592) dövülmüş avrat otu: (< T. yaprakları söğüt yaprağından daha kalın olan meyvesiz bir ağaç (DS. DS. IV. 639) . Drosera rotundifolia. 1574) dönbaba: (< T. otu) bk. (TS.

ele alındığında çiçeği titreyen bir kır çiçeği (DS. çok yıllık bir bitki. 1563. durak + otu). Ağz. 95) . 1. ebdāl + T. 187) dulkarıgömleği: (< T. -giller) ki çeneklilerden. troħílos. çiçekleri güzel kokan. 639) dudiye: (< Far. tul + Ar. BTS. TBAS. ŧūŧī + T. Ağz.: duduya) Yaylalarda. 30-60 cm yükseklikte. Kuzeydoğu Anadolu dağlarında yetişen. 1602) durak otu: (< T. (And. 1595) duduli: (< EYun. 1595) dulaptal otu: (< T. IV. Ağz. duman + otu) Baklagiller içinde çok çıkıp fideleri kurutan asalak bir ot (DS. ‘avret + T. dereotu (DS. otsu ve kırmızı çiçekli bir bitki. 641. dul + Ar. otu) Dulaptal otugillerin örnek bitkisi olan. taçsız iki çeneklilerden bir familya (TS. dul < ET. az çiçekli bir çeşit ot (DS. 635) lkbaharda tarlalarda yetişen ve yemeği yapılan bir ot (DS. Arctium tomentosum. 94. TBAS. Tietze. dul + karı + gömleği) Büyük yapraklı. iki yıllık. IV. (And. IV.: dunbak) Kestane meyvesi (DS. IV. (And. IV. otu) Birleşikgillerden. 95. 1. dorak otu) bk. (TS. 1602) dumbak: (< ? ). 641) dulavrat otu: (< T. bur(u)nu) Zeynibostan çiçeği (DS. 1. 641) dulaptal otugiller: (< T. ebdāl + T. 1595) duduburnu: (< Far. akarsu kenarlarında yetişen. (TS.303 droseragiller: (< Fr. Daphne mezereum. IV. karanfilgillerden.: donak otu. 1. drosera + T. örnek bitkisi drosera olan bitki familyası (TS. 1598) duman otu: (< T. dul + Ar. dikenli. otu + -giller) Örnek bitkisi dulaptal otu olan. IV. ŧūŧīye). çalı görünüşünde.

166. EYA. BTS. EYAD. tūt. 132) duta elma: (< T. 188. 500) dutgiller: (< Far. yaprak ve meyvesi için bütün Türkiye’de yetiştirilen. eriksi ya da küçük kapçık şeklinde. 1613) duvaklıca: (< T. halk arasında sıtma tedavisinde kullanılan bir bitki (DS. duvaklı + Yun. 130. -giller) Ağaç ya da çalı formunda olup. X. 139. 95) . meyveleri fındıksı. 124. “< OT. 124”) Yenilebilen. 1. ZBK A. BTS. KMYA. 1606) dut: (< Far. Eren. < Far. 118. IV. (TS. 11. III. dur + da + bak) Fesleğen çeşidinden bir çiçek (DS. Eren. kuzey yarım kürenin genellikle ılıman bölgelerinde yetişen. 1614) duvaklı mantar: (< T. DS. manitari) bk. IV. 1605) durdabak: (< T. tuğ ‘örtü. çöğürü) bk. 72. -cık) Parmak uzunluğunda yaprakları olan ve beyaz çiçek açan bir ot (DS. dur + çalak) Devetabanına benzeyen. Morus. Gaz. tūd. OAAD. 646. Türkçede tuğak biçimi duğak > duvak olarak gelişmiştir. 158. UA. tūt. 1611) dut çöğürü: (< Far. IV. tut-a + elma) Dalından elle koparılarak toplanan elma (DS. kapak’ + -(a)k ‘küçültme eki’. TAYA. dut. 3997. duvaklıca. 1605) durnacık: (< turna + T. 206. tūt < Ar. tohumu zehirli yabani bir bitki (DS. IV. 350. 1. 685. E A. IV. K AT. 4015.. lezzetli bir çeşit mantar (DS. KBAYA. bazen taç yaprakları bulunmayan. 95. tek evcikli. 233. tūt + T. ST AT. kışın yapraklarını döken büyük ağaçlar. tutulga < tutul-) Buğday tarlalarında yetişen. 665) Dutgillerden. IV. 13.304 durçalak: (< T. incir ve benzeri cinsleri içine alan iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS. 1. çöğür (TS. 208. 646.A. DA. tūt + T. Tietze. 128. evlek mantarı (TBAS. DS. yapraklarıyla ipek böceği beslenen. 188) dutulga: (< T. 185. X. TBAS.

1616) düdüllük: (< ? düdül + T. 1620) düğmecik: (< T. tügme. 96. dīvār + Ar. 1622) düğmeli ot: (< T. düğmeli) Yapraklarının üzeri benekli olan ve çoğunlukla su kıyılarında bulunan. 652. düğmeli + ot) bk. TaS. (TS. küçük çiçekli. üst yüzü koyu. tırmanıcı ve zehirli bir bitki. 647. 3. Ranunculus. 2. IV. vasilikon + T. 4. düğem < düğ-em) Çamgillerden meyveli bir çeşit ağaç (DS. sarmaşığı) Yaprak dökmeyen. IV. II. 188) duvar sedefi: (< Far. 669”) 1. (TS. sert ve derimsi. 1615) düdek: (< ? ) 1. 1306) . sarı veya morumsu siyah renkli. 1. -lük) Özü yumuşak bir çeşit ağaç (DS. bir veya çok yıllık. Ekinlerin içinde biten. 1621) düğmeli: (< T. yapışkan otu (TBAS. ham meyve. Tietze. IV. dīvār + Yun. 2. 1. TBAS. BTS. IV. yaprakları oval biçimde olan ve mavi renkli çiçek açan bir ot. meyvesi bezelye tanesi büyüklüğünde etli. düğmecik “< ET. Hedera helix. 1622) düğün çiçeği: (< T. TBAS. dīvār + T. çok yıllık. Leylak renginde ve kokusuz çiçekleri olan bir bitki. düğün < ET. Ağaçların. alt yüzü açık yeşil renkli. 95. gövde yaprakları saplı. 1. IV. -i) bk. gelincik (DS. çiçeklerini döktükten sonra meydana çıkan küçük meyveleri. hayvanlara yedirilen bir çeşit ot (DS. 1618) düğem: (< T. śadef + T. otsu ve genellikle parlak sarı çiçekli bitkiler. 647) dübe: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. 3. tügün + çiçeği) Bazı çeşitleri süs bitkisi olarak yetiştirilen. -i) bk.305 duvar fesleğeni: (< Far. dalak otu (TS. Meşe ve çam palamudu (DS. IV. 281) duvar sarmaşığı: (< Far. Kara nohut kadar yuvarlak tohumu olan bir çeşit çayır otu (DS. Ham incir. IV. Kızıl ağaç meyvesi.

1652) .306 düğün çiçeğigiller: (< T. 668. bir ya da çok yıllık. 2. tüge. IV. nadiren çalımsı ya da tırmanıcı özellik gösteren bitkiler (TS. otsu. 1640) düvülcek: (< T. aken ya da folikül meyveli. Tietze. düzgülü) Beyzi taneli bir çeşit üzüm (DS. ülkemizde ise 17 cins ve 180 kadar türle temsil edilen. dünyada 50 cins ve 1800 türle. ebecik + otu) Bir çeşit tarla otu (DS. IV. 1627) dünyagüzeli: (< Ar. 105) 1. düğün + çiçeği + -giller) ki çeneklilerden. IV. V. 1646) -Eebe: (< ET. 1. 1642) düzgülü: (< T. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. IV. Ham eriklerin arasından daha önce olgunlaşıp. 189) düğün otu: (< T.: döğün otu) Yara işletmekte kullanılan yapraksız. dut gibi taneleri olan bitki (DS. yaprakları parçalı ve karşılıklı dizilişli. BTS. 669) Küçük karpuz (DS. ışınsal ya da bilâteral simetrili. Bir çeşit mantar (DS. IV. 1637) düve: (< ET. 96) dürme: (< T. V. 1634) dürülü: (< T. IV. IV. divlek + kazı) Bir çeşit küçük incir (DS. bazı türleri süs bitkisi olarak kullanılan. Nişanyan. hermafrodit. düğülcek < tüğülcek ?) Nar ağacının çiçeği (DS. (And. 1625) dülekkazı: (< T. düğün + yaprağı) Dere kenarlarında biten geniş yapraklı bir ot (DS. IV. dürme) Lahana (DS. 1572) düğün yaprağı: (< T. düğün + otu). şekerci boyası (TBAS. dürülü) Marul (DS. dünyā + T. Ağz. ebe. nadiren bir eşeyli. 1650) ebecik otu: (< T. güzeli) bk. yenebilen ekşi erik.

TBAS. V. AVA. pligúre + T. 1657) . sapının dip tarafı kırmızı ve ekşi tatta. III. Gaz. mor çiçekli ve otsu bir bitki. V. V. Tütüne benzeyen bir bitki. 1. 1. ebelik) 1. ebem + Yun. kendiliğinden yetişen. Uzunca yassı yapraklı. V. 246.A. ebe + gümeci) Ebegümecigillerden. yenilebilen bir kır bitkisi. tavşan elması (TBAS. BTS. DS. 4. 1654) ebelik: (< T. BTS. 1654. 1654) ebembulguru: (< T. V. -u) Bük üzümü (DS. 3. 191. ebeli) Yer elması (DS. 5. bir ya da çok yıllık. V.307 ebegümeci: (< T. 668. sarı çiçek açan sütlü bir bitki (DS. TaS. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS. Yabani pancar. III. çiçekleri ilaç. V. DS. 97) ebembülük: (< T. ülkemizde 10 cinsle temsil edilen. Yaralara sarılan ve yarayı yumuşatmaya yarayan geniş yapraklı bitki (DS. II. 361. 1654) ebem ekmeği: (< T. 191) ebekulağı: (< T. 1653) ebeli: (< T. V. çok yıllık. 1654) ebemekşisi: (< T. 1654) ebembükü: (< T. 2. Ebegümeci. 97. 1654) ebişek: (< ? ) Bir çeşit mantar (DS. Malva siylvestris. 239. yaprakları sebze olarak kullanılan. V. örnek bitkisi ebegümeci olan.. ebem + ekmeği) Ebegümecine benzeyen bir bitki (DS. ETA. 1383) ebegümecigiller: (< T. V. 668. ebem + ? bülük) Yaprakları hindibaya benzeyen. 1652. ebem + bükü) bk. ebegümeci + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. (TS. ebe + kulağı) Kuzuların yediği küçük yapraklı bir ot (DS. ebem + ekşisi) Kuzukulağı (DS.

695) Isırgan otu (DS. Bir cins ot (DS. 1667. DS. efelik otu. afáki. ishal yapıcı bir bitki. XII. 1672) eğinç: (< Erm. (And. 676. -u) Kabakgillerden. 1. V. V. 1667. V. kökü. Acorus calamus. ákoron. 668.: efelek otu. 2. TBAS. III. elma büyüklüğündeki meyvesi çok acı ve iç sürdürücü. 1395) eğlik: (< T. otsu ve rizomlu bir su bitkisi. 98. (And. V. çok yıllık. 1675. VII. 1668) efek otu: (< Yun. DS. egic. otu). 1805. eğ(i)lik). Tietze. karın ağrısını iyi etmek için kullanılan. eğilce) Arpa başağına benzeyen bir ot (DS. fiğ. VII. Tietze. 1819. havacıva (TBAS. 2510) eğilcen: (< T. 1. V. iğecen) Büyüyüp kuruyunca tohumları iğne gibi insanın üstüne sıvışan bir çeşit çayır otu (DS.308 ebucehil karpuzu: (< öz. V. Tietze. (And. 1661) efek: (< Yun. efek (DS.: eyecen. efeng) 1. Ağz. 695) Dere ve durgun su kenarlarında yetişen. Ebūcehil + Far. Ağz. 50-125 cm yüksekliğinde. eğece) Buğdaygiller familyasından bir çeşit kılçıklı bitki (DS. V. (And. 2509) eğilce: (< T. 1659) eci bücü: (< ? eci + bücü) Kırda kendi kendine yetişen ve yenebilen bir ot (DS. evelik) bk. ħarbuz + T. Ağz.: eğnik) bk. Citrullus colocynthis. 4499) eğece: (< T. eğecen). V. “< Yun. 1651) ebzeköget: (< ? ) Yemişi olan bir ağaç (DS. Yabanî yonca. ákoron + T. eğilcen) Çayır cinsinden bir ot (DS. DS. TaS. 1678) eğir kökü: (< Yun.: ebenk. afáki + T. Ağz. 1675) eğecen: (< T. 689). (TS. 1655. (TS. V. is. 98) .

kumlu yerlerde yetişen. (TS. V. 223-229) eğri kestane: (< T. çok yıllık. eğri + boyun) Bitkinin gelişme dönemindeki taze uç sürgünleri eğilmektedir. 1694) ekin: (< T. Ağz. Driopteris flix-mas. 1408) . (And. 1686) ekır: (< ? ) Çam ağacına benzeyen zehirli bir çeşit ağaç (DS. 678. 1683) eğriboyun: (< T. örneği eğrelti otu olan bir bitki topluluğu (TS. 150 cm kadar yükselebilen. III. 104. 4491) eğrim: (< T. XII. V. eğ(i)lim) Domates (DS. XII. çiçeksiz ve otsu bir bitki. 1. V. V. Boynu bükük bir görünüm arz etmesinden dolayı “eğri boyun” adı verilmiştir. eğri) Sarı çiçek açan kısa boylu bir ağaç (DS.309 eğlim: (< T. DS. 1684) eğrilcen otu: (< T. eğrilcen + otu) ğneli tohumlu. TBAS. 1685) eğri yavşan: (< T. eyraltu) Eğrelti otugillerden. ekin) Buğday (TaS. tıpta bağırsak kurtlarını düşürmek için kullanılan. 98. bir çeşit kır bitkisi (DS. saçak köklü bir çeşit ot (DS. 4491) eğrelti otu: (< T. kastania) Havlican (TaS. eğrelti + otu + -giller) Damarlı çiçeksizlerden. eğrelti + otu). eğrilce) Kuruduğunda insanları kaşındırarak rahatsız eden. Isatis tinctoria. eğri + Yun. eğri + yavşan) Lavanta çiçeği (DS. 1403) eğrilce: (< T. eğrim) Domates (DS.: eylentü. 678) eğri: (< T. 1. 1825) eğrelti otugiller: (< T. (Duran. V. V. III.

1. ekli + ot) bk. Büyük. -u) Meyvelerinin olgunlaşması ile ekinlerin biçilmesi aynı döneme rastladığından “ekin dudu” adını alan bir bitki. III. besleyici bir bitki. 1. 1. 687) ekşikulak: (< T. ekşi + kulak) hlk. Artocarpus incisa. huni biçiminde. ek + kök) Sapın yanlarından çıkan ince kök (TS.310 ekin dudu: (< T. 162) ekşikara: (< T. ekmek + ağacı) Dutgillerden. (TS. Morus nigra. 1411) ekli ot: (< T. tūt + T. kerasi) Vişne (TS. ekşi + Ar. ħamīr) Ekinlerin içinde yetişen ve yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. ekşi + Yun. I. 687) ekşilice: (< T. 1. ābiyā + T. ekşi + elma) Sert. 98) ekmek ağacı: (< T. Siyah. atkuyruğu (TBAS. ekşi + kara) 1. V. 704) Limon (DS. V. sulu ve iri taneli bir çeşit üzüm. 681) eklemik: (< T. 1698) ekşice: (< T. 223-229) ek kök: (< T. Kuzukulağı (TS. siyah. 1. -sı) Gevrek ve sulu bir tür ayva (TS. sıcak ülkelerde yetişen. V. 2. ekşice) lkbaharda kurak yerlerde biten ekşi bir ot (DS. soğan köklü bir bitki (DS. Tietze. iri ve ekşi karadut (DS. eklemik) Sarmaşık denilen ot (TaS. ekşilice) Sarı renkli. V. (Duran. 1699) . 1698) ekşi kiraz: (< T. 1. ekin + Far. ekmek + Far. 683) ekşi: (< ET. 686) ekşi hamur: (< T. sulu ve şeker oranı düşük bir elma (TS. 1698) ekşi elma: (< T. sulu. ekşig. 683) ekmek ayvası: (< T. meyvesi beyaz etli ve biraz unlu.

687) ekşimcik: (< T. ekşice ?) Ekşi. 192) ekşioğlak: (< T. 687. yumuşak. 1707) eldirek: (< ? ) Taneleri küçük. ekşi + ? yonca) Ekşi yoncagillerden. el + daş ?) Bir çeşit üzüm (eldaş üzümü). 1. kuzukulağı (TBAS. yapraklarında kuzukulağı asidi bulunan bir bitki familyası (TS. 1689) ekşi limon: (< T. ekşimen) Yeşil köklü ve yuvarlak yapraklı mayhoş bir bitki (DS. üzümü) bk. eldaş (DS. 1708) . Tietze. V. ala + göz) Çiğdemgillerden yumrusu yenen bir çeşit çiçek (DS. 704) bk. V. V. 1702) eldaş: (< T. 4492) elâgöz: (< T. 1700) ekşi yonca: (< T. kuzukulağı (TBAS. 1.+ -mik. (TS. (DS. (ekşioğlak). V. V. leymūn) Ekşiliği fazla olan ham limon (TS. çok yıllık otsu ve beyaz çiçekli bir bitki. ekşilik) Yeşil köklü ve yuvarlak yapraklı mayhoş bir bitki. 192) ekşimen: (< T. rengi esmer bir çeşit buğday (DS. ekşi + yonca + -giller) ki çeneklilerden. 1699) ekşimik: (< ekşi. ekşi + oğlak) bk. 99) ekşi yoncagiller: (< T. ekşilik (DS. V. 1689) ekşi ot: (< T. 1707) eldaş üzümü: (< T. (DS. el + daş + T. V.311 ekşilik: (< T. TBAS. ekşimcik) bk. XII. V. 1. ekşi + Far. līmūn / Ar. ekşi + ot) Çiğ olarak yenilen bir çeşit ot (DS. 687) ekşiza: (< T. Oxalis acetosella. yenmeyen bir çeşit ot (DS.

lapa yapılarak çıbanları oldurmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. . Eren. 202. (And. TBAS. 62. 266. ufak çekirdekli meyvesi. 48.A. K A. 243. -sı) Ormanlarda yetişen. KYA. II. TaS. Ağz. eflatun çiçekli. (TS.. 157). dokusu gevrek. DS. 1708) eldüren: (< T. GD AT. onun alfiilinden geldiğine inanan halk etimolojisi de bulunmaktadır. 1719) elkurtaran: (< T. V. 2. 218. el + kurtaran) Kökü çövene benzeyen. AAT. 127. 1. elik + ? yonca + T. V. Ka. 88. 134. < Kökenini bilmiyoruz. 19. 29. EYAD. 199. sert.. el + duran) 1. T YA. 125. V. BTS. KBAYA. Krş. Moğolca alima biçimi Türkçeden alınmıştır. E A. ST AT. Orta Türkçede almıla. 571-578.Y. 1715) elik yoncası: (< T. 147. Eski kaynaklarda ve yerel ağızlarda alma olarak kullanılır. 1718) elkoğan: (< T. 266. 1717) elite: (< ? ) Bizlengiç de denilen bir çiçek (DS. Dağlarda yetişen ve çayı pişirilen bir çeşit ot.312 elduran: (< T. 92. I. 183. Pirus malus. çiçekleri pembe veya beyaz bir ağaç ve bu ağacın kabuğu parlak. el + kovan) Leylak (DS. eli + ? bayır) Bir çeşit buğday (DS. OAAD. Eski Kıpçakçada da alma olarak geçer. 217. V. kırmızıdan yeşile kadar türlü renkte. 182. 79.A. 10 m kadar yükselebilen. < alma/elma ‘bazı araştırıcılara göre Türkçeye eski bir zamanda girmiş bir Hint-Avrupa kelimesi’. V. kokusu hoş. 108) . 200. 703. halk arasında ilâç olarak kullanılan bir çeşit bitki (DS. I. 12.. 133. Bayramlarda kabir taşlarına bağlanması görenek olan bir çiçek (DS. 1719) elma: (< elmanın menşeini Hint-Avrupa dillerine dayandıran görüşler dışında. K AT. el + düren) Kaynatılıp ağrıyan yerlere sıcak sıcak sarılmak suretiyle. V. 218. 187. 493. 1709) elibayır: (< T. UA. tadı ekşi veya tatlı.A. 114. 23. Erz. ETA. 51.Y. 70. 99. Tietze. 20. Türkçede alma biçiminin elma’ya çevrildiği göze çarpıyor. III. Şen. V. ZBK A.: alma) Gülgillerden. 304. AVA. DA. 135. 226. yoncaya benzer bir ot (DS.

V. V. V. “< ET.+ -ik. Ağz. (And.: ilemelik) 1. V. sarı renkli bir çeşit üzüm (DS. Ali) Kışa kadar saklanabilen. Palamut meyvesi. is. Tietze. pelit (DS. emüz. em-. Tietze. is. tavşan kirazı (TBAS. Semiz otu. Yaban çitlembiği (DS. elmacık) Bir çeşit bitki (DS. mürdüm eriği (DS. Tietze. Dişbudak ağacı. 2. ada çayı da denilen bir bitki (DS. “< ET. elmelik ?). 1. V. emr + öz. 3. V. 262) emirali: (< Ar. 714”) Ballıbaba denilen bir çeşit bitki (DS. V. yaz kış dökülmeyen bir çeşit ağaç (DS. endomē’. 1747) . 1742) endirek ağacı: (< T. endir-ek ? + ağacı) Kabuğu ve meyvesi kırmızı olan. 715. 719”). V. 1734) emir: (< Ar. emr) bk. 1741) emzik otu: (< T. Emir + sulŧān) Yeşil soğan (DS. 1725) elmelik: (< Ar. lezzetli. 722) 1. DS. 2519) eltieltiyeküstü: (< elti eltiye küstü) Bir tür bitki (TS. emzik + otu. 1726. emecen. 1725) elma çalısı: (< T. 1731) emen: (emen/emmen < Yun. emrāz) Çayır otları arasında bulunan dikenli bir ot (DS. Ağz. Meşe ağacı. V. DS. 1736) emirsultan: (< öz. V. (And. 1736) emriz: (< Ar. V. 1733) emesken: (< ? ) Bir çeşit siyah küçük erik. 100. fındık kadar meyveleri olan. 2. VII.: emzük otu) Onosma türlerine verilen genel ad (TBAS. elma + çalısı) ri.313 elmacık: (< T. 703) emecen: (< T. yaprağı ayva yaprağına benzeyip.

1. “< engil üzüm çubuklarının ince ve uzun dalları”) Ak buğday (DS. Tietze. Cynara scolymus. 1. 859) Bir tür yaban mersini. 1747. MBTS. yenilebilen bir çeşit ot (DS. MBTS. 723.: efiye) Güzel kokusu olan bir çiçek ve ot (DS. 1670) engerek otu: (< ? engerek + T. Ruscus aculeatus. sebze olarak kullanılan. V. XII. 836) Kuru fasulye (DS. yumru kökü meyve gibi yenilen bir çeşit bitki (DS.: endiriz. 4496) enek memesi: (< T. otu) Hodangillerden. DS. (And. MBTS. V. Nişanyan. 1. BTS. V. 1. 713) engili buğday: (< T. çok yıllık. Echium vulgare. eneç < en + eç. 204) enir: (< kökü belli değildir.314 endirez: (< ? ). yaprakları sert tüylü bir ot. 1764) . V. 1749) enfiye: (< Ar. 1761) epsemye: (< ? ) Şeker pancarı (DS. V. 135) Birleşikgillerden. V. 1. XII. dikenli bir kültür bitkisi. engilli ? + buğday. (TS.: ennemene) Bir çeşit mantar (DS. enek + ağacı) Uzun yapraklı. V. 4496) eneç: (< T. 713. eŋek. Ağz. V. 115. endürüz) 1. Akasya ağacı (DS. enfiyye. 725. Tietze. türleri süs bitkisi olarak yetiştirilen. 1. Eren. Ağz. 2. 857). (And. 1760) ensin: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS. 714) ennimene: (< ? ). 1747) enek: (< ET. 1754) enginar: (< Yun. (And. ankinára. (TS. (TS. Yabanî kiraz. Tietze. 723) Sarmaşık şeklinde. Ağz.

1768) ergen perçemi: (< T. 1767) ergen: (< T. ergen (DS. DS. Ağz. V. 1766) erez: (< Yun. Tietze. 730) Mantar (DS. seyrek ve top top biten. eren) bk. ergen + Far. (And. XII.: erkenet) Kırmızı saplı. istendiği zaman yaprakları sarılarak yenen bir çeşit ot (DS. 733). erenler + çiçeği) Kekik gibi kokan bir çiçek (DS. kerasi) bk. 1767) erenler çiçeği: (< T. beyaz taneli bir çeşit üzüm (DS. perçem + T. 100) ergan üzümü: (< T. V. ires. ergen (DS. V. ergil) Muşmula. V.: eremeki) Kendi kendine biten bir çeşit bitki (DS. V.315 epsit: (< Yun. ergen) Kızılcık (DS. 1765) eren: (< T. Tietze. V. döngel (DS. 1766. V. 1768. V. V. erken olgunlaşan bir çeşit üzüm (DS. 1765) erekmek: (< ? ). V. -i) Reyhan çiçeği (DS. ergen + Yun. (And. delice (TBAS. Ağz. (And. 1774) ergenkirez: (< T. Ağz. 1764) ereğil otu: (< ? ereğil + T. ere(k)lik) Yaprakları şeker pancarı yaprağına benzeyen. ergen + üzümü) Küçük siyah taneli. 1768) . V. 1765) erelik: (< T. V. erekleme) Yabanî semiz otu (DS. otu) Havuç (DS. V.: eres) bk. apsída. 1767) ergenet: (< ? ). 1768) ergil: (< T. 4497) erekleme: (< T.

erkek + ağaç) Yemiş vermeyen ağaç (TaS. 69. 720) erinç: (< T. 733. güzel bir süs ağacı. Cercis siliquastrum. Nişanyan. er avān. 189) erika: (< ? ) Süpürge otu (TS. AAT. 318. 118. 1. 1778. BTS. 253. 865) Baklagillerden. Kaşgarlı Mahmut’a göre şeftali. 155. 1. 1. er avān + T. 118) Rizomlu ve çok yıllık bir deniz bitkisidir. (TS. rīşte. erinç) bk. Batı ve Güney Anadolu’da doğal olarak yayılış gösteren. 1773) erkeçsakalı: (< T. 367. erkek + üzüm) Şırası az çıkan. 1. 448) erkek ağaç: (< T. (TS. Posidonia oceanica. 246. mayhoş veya tatlı. 737. 1502) erkek üzüm: (< T. DS. erük. Eren. ısırgan (TBAS. 1 cm kadar genişlikte ve 50 cm kadar uzunluktadır. erük. beyaz çiçekli bir ağaç ve bu ağacın kabuğu ince. Clauson. Tietze. (TBAS. Nişanyan. mora kadar türlü renkte. 207. Ağz. Orta Türkçede erük olarak geçer. T YA. kalın kabuklu üzüm (DS. eflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan. V. Grunus domestica. 1714) erguvangiller: (< Far. erik gibi yemişlere verilen ortak bir addır.316 erguvan: (< Far. Tietze. 1774) . 343. GD AT. eruk. 277. ST AT. 101. KMYA. II. DS. “ET. 1. < Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. E A. 271. 3352. 1. K A. DA. örük) Gülgillerden. DS. Yaprakları şerit şeklinde. 719. Tietze. -giller) Almaşık yapraklı ağaç familyası (TS. 719) erik: (< ET. TBAS. eti sulu. 137). erkeç + sakalı. sarıdan kırmızıya. ZBK A. 87. 2-10 m yükseklikte. 231.: eriyh. erkeç üç dört yaşlarında enenmiş erkek keçi. K AT. 101. III. ETA. (And. Türkçeden Moğolcaya erük olarak geçmiştir. IX. 139) erişte: (< Far. kışın yapraklarını döken. V. BTS. 99. 342. çayır melikesi (TS. V. 719. 222. 100. kayısı. 210. V. TBAS. MBTS. yapraklarını döken. DS. 209. tek ve sert çekirdekli yemişi. 735”) bk. 97.

1789) eşek baldıranı: (< T. asrār + T. koyu ve alaca renkli büyük bir çeşit fasulye (DS. kısamahmut otu (TBAS. eş sözünün –gek. “< eşek Eski çağlardan başlayarak kullanılır (eşgek). er + kurtaran) bk. V. V. eşek + Ar. 729) esrar otu: (< Ar. ersin. 101) ersin: (< EAT. eşek + çıtlığı) Düzgün kamış gibi yetişen bir çeşit ot (DS. Gülensoy. bā ilā + T. yeşil renkli bir cins incir (DS. -ları) Şeritleri bölmeli. otu) Hint keneviri (TS. kemmūn + T. 1789) eşek çıtlığı: (< T. -u) bk. V. Pedersen’e göre Ermeniceden alınmıştır. Doerfer eşek sözünün büyük bir olasılıkla Türkçe bir türev olduğunu dile getirmiştir. Eski Kıpçakçada eşek biçimi kullanılır.317 erkurtaran: (< T. eşyek olarak geçer. 1789) . 1778) esmer su yosunları: (< Ar. renkli esmer su yosunları (TS. erşün. su + ? yosun + T. Orta Türkçede eşgek. V. -ek küçültme ekiyle yapılmış bir türev olduğunu yazmıştır. 1777) eryeten: (< T. kalın rizomlu. 1778) esbalı: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. ersün. 102) eşekcuğa: (< T. -ı) Çok yıllık. is. 101) Ermeni kimyonu: (< öz. Kökeni karışıktır. I. Eren. eşek + ? baldıran + T. -sı. beyaz çiçekli ve tüysü yapraklı bir bitki. er + yeten) Beyaz incirden daha büyük ve sivrice. 731) eşek baklası: (< T. Ermeni + Ar. otsu. 325) Bir çeşit güzel kokulu bitki (DS. esmer + T. eşek + ? cuğa) Mantar denilen bitki (DS. V. V. 1. Frenk kimyonu (TBAS. Bang ve Clauson. 1. Lecokia cretica. 138-139”) Bakladan küçük. (TBAS.

tırmanıcı. V. dikenli ve pembe çiçekli. V. V. eşek + elması) Yazın yetişen. V. 1. 102) eşek helvası: (< T. -ı) bk. lezzetsiz bir çeşit elma (DS. eşek + közlemesi) bk. 102. eşek + kömürdeği) Eşeklerin çok yediği bir çeşit ot (DS. DS. eşek + Far. Ecballıum elaterium. karalahana büyüklüğünde. 1789) eşek elması: (< T. eşek + dikeni) 60-100 cm yükseklikte. eşek helvası (DS. sarı çiçekli ve otsu bir bitki. 1789) eşek kalkanı: (< T. -i) Meyvesi yenmeyen yabani incir (DS. 1789) eşek gevreği: (< T. 1789) eşek eriği: (< T. 102) eşek inciri: (< T. otsu bir bitkidir. (TS. 1789) eşek hıyarı: (< T.318 eşek dikeni: (< T. (TS. eşek kömürdeği (DS. yabani. -ı) Kabakgillerden. V. 1789) . ħiyār + T. eşek marulu (TBAS. V. -i) Kökü tatlı. TBAS. dalları dikenli bir bitki (DS. 734. eşek + Ar. Onopordum tauricum. V. eşek + Far. eşek + kalkanı) bk. 1. çok yıllık. kenger + T. eşek + gevreği) bk. encīr + T. 1789) eşek kengeri: (< T. -ü) bk. 1789) eşek kömürdeği: (< T. eşek + eriği) Uçları sivri ve uzun bir çeşit yeşil erik (DS. eşek + Far. 1789) eşek közlemesi: (< T. eşek + ? kangal + T. iki yıllık. V. 102) eşek gülü: (< T. gul + T. -sı) Enginara benzer bir çeşit bitki (DS. 1789) eşek kangalı: (< T. ayı gülü (TBAS. TBAS. eşek + Far. eşek kengeri (DS. V. V. 734. ĥalvā + T.

çiçekleri boyar madde olarak kullanılan. V. süsen (TBAS. 1. eşek + Far. bir veya iki yıllık. -ı) bk. eşek + Far. makedonesi + T. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. -sı) bk. 1790) eşek turpu: (< T. lāle + T. 103. eşek + yağırı) Meşe ağaçlarının kabuklu ceviz büyüklüğünde. eşek + otu) Evliya otu (TS. -u) bk. bir veya iki yıllık. 103) eşek marulu: (< T. nevrūz + T. 103) eşek otu: (< T. eşek + Yun. Anthriscus silvestrisis. V. Sonchus oleraceus. eşek + memesi) ri taneli. 103) eşek maydanozu: (< T. -u) Hardal denilen ot (DS. eşek + tırnağı) Kesildiğinde süt gibi sıvı çıkaran bir çeşit ot (DS. eşek + kulağı) Karakafes (TS. 1790) . 734) eşek lâlesi: (< T. eşek + Erm. eşek + Yun. 734. -sı) Ekin tarlalarında yetişen. 734) eşek papatyası: (< T. 734) eşek memesi: (< T. 1. -u) Maydanozgillerden. 40-250 cm yükseklikte. sütlü ve otsu bir bitkidir. eşek + ? yonca + T. kuşekmeği (TBAS. eşek + Yun. navruz (TBAS. beyaz papatya (TBAS.319 eşekkulağı: (< T. (TS. (TS. eşek + Far. DS. 1. Melilotus officinalis. soluk sarı çiçekli. oval bir çeşit siyah üzüm (DS. 103) eşektırnağı: (< T. 1789) eşek navruzu: (< T. V. siyaha yakın renkte olan meyvesi (DS. -si) bk. turb + T. 1790) eşek yağırı: (< T. 103) eşek madımağı: (< T. papadia + T. iki yıllık otsu bir bitki. V. V. maruli + T. TBAS. -u) 10-150 cm yükseklikte. 1. matutak + T. (TBAS. 1790) eşek yoncası: (< T.

741) et mantarı: (< T. Çayır ve otlaklarda gruplar hâlinde yetişen ve yenen mantar türleri (TBAS. 1798) etli bitki: (< T. et + erik) Çok tatlı ve kırmızı renkli bir çeşit erik (DS. V. ayı mantarı (TBAS. 1800) evcikıran: (< T. eşek + kanağı) Bir çeşit bitki (DS. 1792) eşşekganağı: (< T. 1. Prunus persica duracina. -ı) Agaricus türlerine verilen genel ad. yeşil renkli bir çeşit elma (DS. evlenme + çiçeği) bk. beyaz renkli bir çeşit mantar (DS. 741) etli meyve: (< T. et + Far. V. yaprakları ve sapları kalın bitki (TS. bazin (DS. 1. 4498) eşi: (< ? ) Nemli yerlerde biten bir çeşit ot (DS. 1800) et üzümü: (< T. 1797) eterik: (< T. 1801) evlek mantarı: (< Yun. XII. evci + kıran) Çok zehirli. -si) Eti çekirdeğinden ayrılmayan bir şeftali türü. -ı) bk. 1. II. 4499) et elması: (< T. manitari + T. ten + T. mīva) Ortası etli ve sulu olan yemiş (TS. 104) evlenme çiçeği: (< T. etli + bitki) Kurak ortamda yaşayan ve dokuları içinde bol su depo eden. şeft-ālū + T. et + Yun. etli + Far. (TS. V. 587) . V. 38) et şeftalisi: (< T. manitari + T. avláki + Yun. -i + eriği) Pembe ve yeşil renkli. 742) etteni eriği: (< T.320 eşemene: (< ? ) Yabanıl kavun (DS. et + üzümü) Dolgun. et + elması) Yazın yetişen. XII. V. hafif buruk lezzetli bir erik çeşidi (DS. V. sulu üzüm (DS. et + Far.

V. 1821) eysebak: (< iyi + ise + bak) ri taneli bir çeşit üzüm (DS. V. 1813) evren gülü: (< T. 1827) eyşi gece: (< T. gul + T. eğilcen + otu) Sulak yerlerde yetişen bir çeşit ot (DS. 1841) fare dikeni: (< Ar. 1814) eyilcan otu: (< T. (TS. 1829) ezgin: (< T. otu) Baklagillerden. 172) ezine: (< ? ) Bezelye (DS. 1830) ezzezze: (< ? ) Çayırlarda olan karahindiba bitkisi (DS. tavşan kirazı (TBAS. evliyā + T. V. Ağz. ev(i)rim + çev(i)rim) Papatya (DS. evren + Far. keten (TBAS. V. ezertene. 1830) -Ffadine: (< ? ) Kışlık kavun (DS. eğrelti) Eğrelti otu (DS. (And. V. V. ak sarmaşık (TaS. -ü) bk.321 evliya otu: (< Ar. 74) evrümçevrüm: (< T. V. V. ezgin) bk. fāre + T. V. 1831) falemin: (< ? ) Buğday (DS. 1827) ezeltere: (< ? ). I. 1828) ezgil: (< T. ezgil) Muşmula (DS. 1831) fakfakı: (< fak + fakı ?) ri ve sulu zerdali (DS.: ezentere. V. dikeni) bk. 1. 747) evratı: (< T. ekşi + gece) Bir çeşit ekşi ot (DS. Onobrychis. 106) . hayvanlara yedirilmek için ekilen bir bitki (eşek otu). ezertere) Anason (DS. V. V.

horoz gibi birçok türleri bulunan. fasuliya. Fatma + Far. (And. fasulia + T. 53. 135. 243. (TS. fasulya.A. 1840) favli: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. Nişanyan. çiçekleri mavi veya kırmızı renkli. 221. 273. 273. 764. 390. AA.. ayrı taç yapraklı çiçekli bitkiler familyası (TS. fasulia = EYun.: fasılya. otu) Sütleğengillerden. tohumları fare zehiri olarak kullanılan bir bitki (TS. Gaz. KMYA. 240. saçı) bk. Ağz. 234. 42. çalı. AAT. 1840) fattak: (< Ar. 227. 111. 163. 109. DS. 100. kulağı) Çuha çiçeğigillerden. V. 113.A. 1. 170. 127. V. BÜYA. mavi çiçekli. Krş.. 222. 1. şāl) Uzun bir sap üzerinde sıra ile gittikçe küçülerek çiçek açan bir çiçek (DS. 381.A. bir yıllık. otsu ve tırmanıcı bir bitki. ZBK A. 1837) fasulye: (< Yun.Y. KYA. 1. V. 247. V. fasille. III. 106) fare otu: (< Ar. barbunya. fāre + T. ADYA. 164) fasulyegiller: (< Yun. 4505. beyaz. venüssaçı (TBAS. DS. 127). TAYA. fāre + T. 106) fatmaşal: (< öz. SA. meyveleri legümen tipte. III. tohumu kuş yemi olarak kullanılan. 12. 129. K AT. BTS. XII. 213. .322 farekulağı: (< Ar. Ayşe kadın. Ka. fat ?) Zakkum ağacı (DS. KBAYA. otsu ve çıplak bitkilerdir. 109. fasülye.. ETA. 761. Erz. 1840) . (TS. 474. Phaseolus vulgaris. V. 761) farşak: (< ? ) Kalın kabuklu üzüm (DS. Anagallis. iki çenekli. V. 1840) favlak: (< ? ) Yeşil kabuklu ceviz (DS. 1838. is.. TBAS. fasile. -giller) Kapalı tohumlu. Fatma + T. fasilya. II. 319. pembe ya da mor çiçekli. fosüla) Baklagiller familyasından. is. 129. E A.Y. 301. 154. 150. T YA. 764) fatmasaçı: (< öz. 1. 267. taze ve kuru sebze olarak yenen.A. fasēlos. bir yıllık.

V. Eren. portugal + T. nadiren çalımsı bitkiler (BTS. (TBAS. bir. XII. 4502) feliks: (< Lat. 769) fenerit üzümü: (< ? fenerit + T. -çi + tarağı + -giller) Yaprakları karşılıklı ya da dairesel dizilişli. (TS. taç yaprakları 4-5 parçalı olan. felix) Palmiye yaprağına benzeyen. otsu. 223) fesleğen: (< Yun. 1848. 1. ferį k. çi + tarağı) 2 m kadar bir boya erişebilen. çiçekleri toplu hâlde ve bir simetrili. bir yıllık ve otsu bir süs bitkisi. Arapça yoluyla Rumca vasilikon’dan geldiği anlaşılıyor. ince kabuklu. V. 106. TaS.323 felika: (< ? ) Çiçeksiz lahana (DS. ülkemizde 10 cins ve 200 kadar türle temsil edilen. 1. 106) fesçitarağıgiller: (< öz. üzümü) Kırmızı renkli. Phoenix canariersis. er dişi. yaprakları güzel kokulu. Fenike + Fr. park ve bahçelerde süs için kullanılan iri gövdeli bir bitki. 939) Taze fasulye (DS. Akdeniz ülkelerinde yetişen. -ı) Fenike ve yöresinde yetiştirilen sulu ve kokulu bir tür portakal (TS. ovaryum alt durumlu. V. 1845) ferik: (< Ar. MBTS. 3193) . Fes “Fas ülkesi” + T. 130. Dipsacus laciniatus. vasilikon < vasilikos = EYun. DS. 144) Ballıbabagillerden. 10-40 cm yükseklikte. Fes + T. aken tipi meyveleri olan. Nişanyan. is. çanak yaprakları 5-10 tane. otsu. 775. basilikos < basileus. şaraplık bir çeşit üzüm (DS. iki ya da çok yıllık. is. V. V. TBAS. (TS. 1846) fesçitarağı: (< öz. beyaz veya soluk pembe çiçekli bir bitkidir. 1. dikenli. Ocimum basilicum. beyaz veya pembe çiçekli. is. 771) feren: (< ? ) Lahana (DS. 1. iki yıllık. 1843) Fenike portakalı: (< öz.

Euphorbia apios. TBAS. 107.Y. vasilikon + T. IX. böğürtlen (DS. 60. fundu + T. III. 1859) fıstık: (< Ar.A. otsu ve zehirli bir bitkidir. DS. 231. 778. VII. 86. (And. V. otu) 30 cm kadar yükseklikte. 148. 263. 223. ADYA. 107.. Nişanyan. Ka. 359. TBAS. ZBK A. 85. 155. fısırgan) Güzün yetişen patates (DS.A. DS. (TS. 1858) fıska: (< ? ) Olmamış incir (DS. KMYA. Corylus avellana. 45. otu) bk. fınduk. fındıħ. 107) fırıldak çiçeği: (< T. (TBAS. aslanpençesi (TBAS. 1606. 76. fıstıħ. nişastalı ürünü. 1. T YA. 2364. fısdık. üzümü) Fesleğen gibi kokan bir çeşit üzüm (DS. GD AT. 152. ST AT. fıstuk. fustuk.: fısdıħ. 1851. BÜYA. 3503) . 104. AA. Gaz. 308. V. fustu ~ Far. V..324 fesleğen üzümü: (< Yun. 111. 780) fısırgan: (< T. pipéri) Küçük. TaS. yumrulu. (And. 1853) fındık otu: (< Ar. vutsí + T. V. pistek “şam fıstığı”. hındık) Kayıngillerden. fırıldak + çiçeği) Çarkıfelek (TS. Nişanyan. Ağz. beyaz sütlü. V.: bunduk.Y.. 231. BTS. AVA. AAT. 782. 155. BÜYA. AAT. fakat çok acı olan bir çeşit biber (DS. K AT. 320. Pontikon karion “Karadeniz cevizi”. 131). 276. Ka. fundu ~ OYun. 279. püste) Antep fıstığı. otu) Diken çileği. 107) fık otu: (< ? fık + T. TaS. 703) fındık biber: (< Ar. 76. AVA. K AT. 104. 1. I. 107) fındık: (< Ar. Ağz. fundu + Yun. 1. 131). kuzey yarım kürenin ılık yerlerinde ve yurdumuzun daha çok Doğu Karadeniz bölgesinde yetişen bir ağaççık ve bu ağaççığın sert bir kabuk içinde bulunan yağlı. çam fıstığı veya yer fıstığı denilen yemişlerin genel adı (TS. 280. III. 1848) fıçı otu: (< Yun.A.

107) ficik: (< ? ) 1. < YUN. Bu ağacın yenilen meyvesi. Hindistan’da yetişen bir ağaç. Eren.325 fıstık çamı: (< Ar. GBAA. MBTS. 785. 783. 79. ülkemizde Doğu Karadeniz. 1860) fıtık otu: (< Ar. 1. hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki. 1. fıt + T. AAT. deniz seviyesinden 350 m kadar olan yüksekliklerde yetişen. 2. (TS. 2. (TS. 1. III. (TS. 785. fūl-bahār. Eren. 328. dikme (TS. Ağacın filizi. 83. 132. V. 221. otu) bk. Başka bir yere dikilmek için bulunduğu yerden çıkarılan taze ağaç. Ege ve Akdeniz bölgelerinde bulunan bir ağaç türü. phyt-. TaS. 1864. V. TS.: filbahri) Taşkırangillerden. 145) 1. V. 86. Nişanyan. fīl ~ OFar. T YA. 1. BTS. 1607) filbahar: (< Far. 1. Ağz. 784) fiğ: (< Yun.. Philadelphus. elması) 1. 25 m kadar boylanabilen. ilkbaharda beyaz ve güzel kokulu çiçekler açan. Turunçgillerden. Ekinler arasında yetişen fiğe benzeyen bir çeşit ot (DS. her dem yeşil. 961) (And. Marmara. fiton. TaS. 1. Ağaç ve ağaççıkların yeni yetişeni. V. 224) fışfış: (< fış + fış) Zerdali (DS. ADYA. (TS. phideia) Bahçıvanlıkta yastıklarda tohumdan yetiştirilip başka yerlere dikilmek için hazırlanan sebze veya körpe çiçek (TS. ZBK A. 145). TBAS.: fik) Baklagillerden. akasma. AAT. 117. 1863) fidan: (< Yun. Vicia sativa. 786) fil elması: (< Ar. fustu + şam’ + T. fışıldayık) Bir çeşit büyük boylu ot (DS. -ı) Çamgiller familyasından. Ağz. DS. pīl + T. 279. 784. EYAD. 107. 1. 787) . GD AT. 2. 1607) fide: (< Yun. Pinus pinea. 1. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen ağaççık. fiton bitki < EYun. koyun otu (TBAS. Feronia elephantum. 1859) fışıldayık: (< T. (And. 14. iğne yapraklı. filbahri. phyton bitki < phyein. III.

filisa yaprakçık. Böğrülce. 1866) Finike ardıcı: (< öz. deniz seviyesinden 400 m kadar olan yüksekliklerde. TS. 1. ağacı. V. V. MBTS. Vigna unguiculata. kulağı) Yılan yastığıgillerden. V. XII. Fenike + T. pīl + T. 1869) . bā ilā + T. firfį r < Yun. encīr + T. *bhol-yo. yaprakları pulsu ve kışın kalıcı. 4504. ana yurdu tropikal Amerika olan. 1.. MBTS. 2. ardıcı) Servigiller familyasından. 1866) fin: (< ? ) Yaban bezelyesi (DS. “< Ar. DS. V. tırmanıcı. Firavun “eski Mısır hükümdarı” + Far.bitki bitmek. pirpirim ?) Bir çeşit çiçek (DS. fīl ~ OFar. 1. 1. V. Yonca otu (DS. firfį r < Yun. filiz < filo = EYun. is. 1. Baklagillerden hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki (DS. firfį r < Yun. 108) Firavun inciri: (< öz. beyaz. + T.326 filfil: (< Ar. 1. V. kökü yumrulu bir süs bitkisi. pembe veya kırmızı çiçekli. bir yıllık otsu bir bitkidir. 2. Biber. (TBAS.< *bhel. 787) filye: (< ? ) Sardunya çiçeği (DS. 790) firfil ağacı: (< Ar.. 787) filkulağı: (< Ar. 133) Yeni sürmüş körpe ve küçük dal veya yaprak. (BTS. -sı) 30-300 cm boyunda. Nişanyan. 966) 1. 1865) filiz: (< Yun. 227) fink: (< ? fink. Nişanyan. ülkemizde Muğla civarında yetişen çalımsı ya da ağaçsı bitki. Batı ve Güney Anadolu’da yetiştirilir. Juniperus phoenicia. 789. 966”) Kavak ağacı (DS. 1869) firfirim: (< krş. Caladium. -i) Frenk inciri (TS. (TS. 133) 1. sürgün (TS. is. phyllon yaprak ~ HAvr. 1867) fink baklası: (< ? fink + Ar.

(DS. XII. 1874) fleol: (< Fr. flora) Bir bölgede yetişen bitkilerin hepsi. V. 108) fiskilen: (< ? ) Erik (DS. değirmi yapraklı ve yalnız çorbası yapılan bir bitki (DS. boş. 1879) Frenk: (< öz. Frenk) Domates (Frenk elması. 795) foskulak: (< fos “ses taklidi” + T. fıŧrį. “< fos ‘çürük. 1871) fiske: (< ? ). UA. -ul) Pişmiş armut (AA. fuska) Diken çileği. 1868. 1877) fos mantarı: (< fos + Yun. Fransola) Güzel kokulu. küçük bir çayır otu (TS. 957) Ökse otu (DS. kulak. beyaz renkli ve boru gibi çiçek açan bir bitki (DS. 1878) föü: (< ? ) Beyaz taneli çok ürün veren bir çeşit üzüm asması (DS. 1880. -ı) bk. 1. 976”) Mantargillerden. (And. V. bitki örtüsü. çamlar arasında yetişen. fleole. V. 130) fotanak: (< ? ) Karalahanaya benzeyen. Ağz. manitari + T. böğürtlen (DS. V. phleole) Buğdaygillerden. V.: fisko. pos mantarı (TBAS. MBTS. V. 108) fosul: (< fos + T. içinde siyah toz bulunan bir çeşit mantar (DS. 110) . 1879) Fransola: (< öz. 795) flora: (< Lat. kof. 1. temelsiz’. DS. 4504. bitey (TS. arpacık soğanı (DS. is. Frenk patlıcanı). MBTS. 1872) fitri: (< Ar. V. 1. TBAS.327 fisil: (< ? ) Küçük soğan. is. 1. V. V.

bādincān < Far. -u) Maydanozgillerden. kırmızı. 1. 1. 1. bādingān + T. Frenk + Far. kırmızı iri meyve veren çilek türü (TS. 1. is. beyaz veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. 109) Frenk menekşesi: (< öz. is. 803. Frenk (DS. çiçekleri güzel kokulu bir süs bitkisi. is. V. is. -i) Küçük. TBAS. -sı) Brüksel lahanası (TS. Frenk + Ar. is. meyveleri baharat olarak kullanılan. 108) Frenk kimyonu: (< öz. 1. ülkemizde Güney ve Güneybatı Anadolu’da yetişen. -u) 20-80 cm yükseklikte. lahano + T.328 Frenk asması: (< öz. kalın kabuklu ve tatlı yemişi olan. encīr + T. Frenk + T. V. otsu. yaprakları etli ve yayvan dikenli. is. salata ve salçalarda kullanılan. 803) Frenk elması: (< öz. -ı) bk. bir yıllık. tüylü ve beyaz çiçekli bir bitki (TS. pipéri + T. kemmūn + T. Frenk (DS. 109) Frenk lahanası: (< öz. yuvarlak ve çok acı bir çeşit biber (DS. çileği) Kokusuz. 802) Frenk biberi: (< öz. makedonesi + T. Frenk + Far. Frenk + Yun. Frenk + Ar. sonbaharda yaprakları güzel bir renk alan süs sarmaşığı. çok yıllık. (TBAS. is. TBAS. elması) bk. is. asması) Asmagillerden. 1869) Frenk çileği: (< öz. Carum carvi. 1868) Frenk inciri: (< öz. is. Frenk + Yun. -si) Turpgillerden. sarı çiçekli bir bitki. Ampelopsis. Hesperis. (TS. benefşe + T. Frenk + T. 803) Frenk maydanozu: (< öz. V. 803) Frenk patlıcanı: (< öz. 1868) . is. 1. Opuntia ficus-indica. çok yıllık. 803. Frenk + T. (TS. (TS. -i) Kaktüsgillerden. Frenk + Yun.

fougero) Eğrelti otu. is. BTS. ülkemizde 8 cins ve 19 türle temsil edilen. 1. yaban mersini. fūl) 1. Küçük taneli bir bakla türü. bayağı funda veya süpürge çalısı.329 Frenk üzümü: (< öz. 1. fondo. 139) Nergisgillerden. 804) fukuku: (< ? ) bk. -lar) Fundagillerle birlikte bunlara benzeyen daha başka familyaları da içinde toplayan bir bitki takımı (TS. nadiren dökmeyen. böğürtlen (TBAS. Frenk + T. 1. azelya. (TS. birçok türü bulunan ağaççık ve bunun güzel kokulu beyaz çiçeği. soğan köklü bir bitki ve bu bitkinin zerrin ve nergis adlarıyla da anılan güzel kokulu çiçekleri. 109. bahçelerde yetiştirilen. (TS. parçalı yapraklı ve kırmızı meyveli bir çalı bir çalı. Fibes nigrum. -giller) Fundalar takımından. is. 1. 804) ful: (< Ar. dikensiz. is. 233) Frenk yemişi: (< öz. fondo + T. fukus + T. Otranto (Pulia) fatihi Gedik Ahmet Paşa tarafından 1481 yılında stanbul’a getirilmiştir. 805) furuş: (< ? ) Çok olgunlaştığı için üzeri buruşuk olan incir (DS. Nişanyan. 1. aşk merdiveni (TS. Puglia ‘Güney talya’da bir bölge adı’. BTS. 803. (TS. fondo + T. Taşkırangillerden. Nişanyan. 804) funda: (< t. Frenk inciri (TBAS. 1880) . Narcissus jonquilla. TBAS. 234) fundalar: (< t. gelgitli denizlerin kayalıklara yakın yerlerinde yetişen esmer bir yosun (TS. Frenk + T. 1. 139) Süpürge otu (TS. üzümü) 1. 805) fundagiller: (< t. 109) fujer: (< Fr. 805. yaprak döken. 2. yemişi) bk. ülkemizde altı türü bulunan. Taşkırangillerden. V. koca yemiş gibi çoğu her zaman yeşil birçok çalı ve ağaççığı içine alan bir bitki familyası (TS. 109) fukusgiller: (< Lat. Casmin sambac. -giller) Su yosunlarından. 1. 804) fulya: (< öz. 1.

1890) gagaç: (< gagaç < gaga “kökü belli değildir. VI. budu) Biçimi uzun olan karpuz türü (DS. Ağz. VI. Fatma) Kökü yenen bir ot (DS. parmak) Güzel kokulu parmak üzümü (DS. (And. VI. yenen bir bitki (DS. galdirek. 1900. VI. 1885) gabide: (< T. 300-500 tanesi bir arada olan bir ot kökü (DS. 1918) . VI. 4506) galo: (< ? ) Şeker pancarı (DS. (And. kadın + T. VI. 1. VI. gavete) Domates (DS. ādime) Tere (DS. ses taklidi kelime olabilir”. kadın + T. 1885) gadın barmak: (< Soğd. VI.: galdirik. VI. Ağz. XII. VI. 1895) galdırık: (< ? ). kaba + iğde) Kaba iğde (DS. kapçık + Yun. kırmızı ve yeşil saplı. fasulia) Kabuklu fasulye (AA. VI. kara + öz. VI. 1890) gādime: (< Ar. DS. is. (And. ahlat (DS. 1904) gane: (< ? ) Havuç (DS. galdireyik. 1899) galete: (< ? ).330 -Ggaber: (< ? ) Gürgen ağacı (DS. 1893) gak: (< ? ). 132) gara fatma: (< T. 1910) gapcuħ fasille: (< T. VI.: gafete.: gaħ) Yabani armut. Ağz. 1890) gadın budu: (< Soğd. galdurayak. MBTS. galduruk) Tüylü ve geniş yapraklı. 1892) gaggoç: (< ? ) Tarlada yetişen. 990) Gelincik (DS.

1919) garalâle: (< T. VI. garagavuħ) Beyaz kökü olan ve yenen bir ot (DS. VI. 1921) gardenya: (< Fr. 1920) garan: (< ? ) Maki cinsinden bir bitki (DS. 1. VI. Ağz. MBTS. gardenia) 1. sıcak bölgelerde yetişen bir ağaç veya ağaççık cinsi ve bu ağaççığın güzel kokulu çiçeği. Ağz. 1925) . 1921) garayağı: (< T.: garaħat) Küçük fundalıklarda ağaçların üzerinde olan salkım şeklinde bir bitki (DS. (And. Kök boyasıgillerden. Gardenia. Ağz. (And. kara + ? ħan). 814) garellik: (< ? ) Gövdesi köşeli ve yaprakları tüylü bir çeşit ot (DS. 1920) gara ot: (< T. 1918) garaħan: (< T. “< karga ‘ses taklidi kelime’. VI. 2. 1920) garan kulpu: (< ? garan + Ar. kara + ? hülü) Karadut (DS. VI.: garamsal) Maydanoz (DS. 1922) gargakülülü: (< karga + ? külülü.331 garagavuk: (< T. 1919) garahülü: (< T. VI. -u) Bahçelerde yetişen bir ot (DS. 1925) garğa kavunu: (< karga + T. VI. (TS. ulb + T. 1919) garamsa: (< ? ). VI. 1578”) Baklagillere benzeyen ve çayırlarda yetişen bir çeşit bitki (DS. VI. kara + Far. kavunu) Zehirli bir ot (DS. VI. VI. kara + yağı) Sulak yerlerde ve ark kenarlarında yetişen bir bitki (DS. garagavlık. kara + kavuk). 1923) garğaburnu: (< karga + T. bur(u)nu) Meyveleri karga gagasına benzeyen bir ot (DS. (And.: garagavık. lāle) Karalâle (DS. VI. kara + ot) Şiddetli ağrılara ilaç için kullanılan bir çeşit ot (DS. VI.

134) . kartlı) Süs için kullanılan. 1926) garip: (< Ar. kabağa benzer yuvarlak bir bitki (DS. VI. (And. 223-229) garmak: (< T. kavun + Far. 1927) garipler urganı: (< Ar. 1941) gavşak (II): (< T.: gasıl) Hayvan yemi olarak kullanılan ve başakları olgunlaşmadan biçilen arpa (DS. arīb + T. VI. 1941) gavun armudu: (< T. VI. 1934) gavcar: (< ? ) Çok hafif ve lifli olan sapından şişe tıpası yapılan bir çeşit bitki (DS. kav(u)şak) Kestane (DS. -ler + urganı) Bitki liyan (tırmanıcı) özelliğinde olup. VI. Periploca graeca. emrūd + T. 1931) gasil: (< ? ). üzeri gri çizgili bir ağaç (DS. XII. (Duran. 1932) gaşşak: (< ? ) Kamış cinsinden bir bitki (DS. kav(u)ruk) Büyük köknar ağacı (DS. VI. kav(u)şak) Tohumunu kabarcıklı bir zar içinde saklayan. 1940) gavşak (I): (< T. VI. VI. 1941) gavşak (III): (< T. kav(u)şak) Buğday tarlalarında bulunan pembe ve sarı çiçekli bir çeşit ot (DS. -u) Kavun armudu (AA. urgan gibi kullanılmasından dolayı bu ismi almıştır. 30 metreye kadar uzayabilmektedir. VI. VI. VI. Ağz. Gövdesinin ince ve elastik olması. arīb) Krizantem çiçeği (DS. karmak ?) Kara dut (DS. 1938) gavruk: (< T. 4507) gartlı: (< T.332 garık: (< ? ) Baharda erken yetişmesi için dikilen soğan (DS.

VI. Capparis. -ı) bk. kāfir veya Far. kayın + anacık) Sarı çiçekleri olan dikenli bir ot (DS. (kebere). gaz + T. 112) gâvur tilkişeni: (< Ar. 112) gâvur hıyarı: (< Ar. 112) gazel otu: (< Ar. domuz baklası (TBAS. gebr + Far. sepik (TBAS. 1004”) bk. azel + T. (TBAS. sarmaşık (TBAS. 1. 823) gecebiten: (< T. 112) gâvur haşhaşı: (< Ar. VI. III. -sı. otu + -giller) Gebre otu gibi bitkileri kapsayan familya (TS. kāfir veya Far. VI. azel + T. DS. otu) Kuzey Anadolu bölgesinde yetişen. 1. Dictamnus albus. DS. boynuzu) bk. kāfir veya Far. kāfir veya Far. 1. ilaç yapımında kullanılan ve sürekli yeşil kalan çalı görünümünde bir bitki. otu) Baldıran otu (DS. kapari + T. gebr + Ar. gebr + Ar. yılanyastığı (TBAS. 112) gâvur soğanı: (< Ar. kāfir veya Far. gebr ‘ateşe tapan’ . 1955) gebre otu: (< Yun. 112) gaynanacuħ: (< T. banjar + T. 159) . gebr + ? tilkişen + T. ħiyār + T. 1957) gebre otugiller: (< Yun. “Ar. (TS. bā ilā + T. ħaşħāş + T. 112) gazotu: (< Fr. VI.333 gâvur baklası: (< Ar. dağ sümbülü (TBAS. -i) bk. -ı) Eşek hıyarı (DS. kāfir veya Far. 823. 866) gâvur pancarı: (< Ar. MBTS. ban otu (TBAS. çok yıllık. kara topalak (TBAS. kāfir veya Far. -ı) bk. kiçe + biten) bk. gebr + Erm. soğanı) bk. gebr + T. gece < ET. kapari + T. 1956. 1945) gazelboynuzu: (< Ar. otu) Kayalık yerlerde yetişen. beyaz veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir.

334 gece gündüz çiçeği: (< T. 1974) gelemir buğdayı: (< ? gelemir + T. pembe veya beyaz çiçekli. geliç) Ayrık otu cinsinden zehirli. 1959) gecesefasıgiller: (< T. VI. VI. geh+a+reng) bk. TBAS. -si) 100 cm kadar yükselebilen. 113. cefā) Gündüzleri kapanan. geceleri açan pembe renkte bir çeşit çiçek (DS. 1971) gelegemri: (< ? ) Kalın kabuklu bir çeşit üzüm (DS. 1959) gece menekşesi: (< T. VI. 113) gece sefa gündüz cefa: (< T. kökü derinlere kadar giden boğumlu bir çeşit ot (DS. gece + Ar. VI. gece + Ar. 1977) . gece + Ar. Mirabilis jalapa. 1975) geli: (< T. 230) gehte: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. 824. -sı) ki çeneklilerden. 1959) gecesefası: (< T. -sı + -giller) Örnek bitkisi gecesefası olan bir bitki (TS. DS. bahçe ve parklarda yetiştirilen. gece + Far. 1. 1977) geliç: (< T. VI. VI. buğdayı) Küçük sarı buğday (DS. VI. küçük kokulu çiçekleri gece açan otsu bir bitki. gündüz + Ar. śafā + T. śafā + T. VI. geli) Ardıç ağacının meyvesi (DS. 1. śafā + T. gecem) Bir çeşit küçük elma (DS. 1958) gecem: (< T. vatanı tropikal Amerika olan. VI. renk otu (TBAS. 824) geharenk: (< Far. benefşe + T. (TS. otsu bir bitkidir. iki yıllık. Çiçeklerinin gece açması nedeniyle bu ad verilmiştir (TBAS. gece + gündüz + çiçeği) lkbaharda açılan ve gece güzel koku yayan bir çeşit çiçek (DS.

emrūd + T. 832) gelincik: (< T. gelincik) Yazın kırlarda. OAAD. 114) gelinelması: (< T. gelincik + Erm. gelin + güldüren) Portakalgillerden güzel kokulu bir ağaç (DS. -ı) Yenilir bir çeşit ot (DS. 241) gelincik mancarı: (< T. 1. 1980) gelindüğmesi: (< T.335 gelinarmudu: (< T. DS. dünyada 28 cins ve 250 kadar türle. kırmızı ve kokusuz çiçekleri olan bir çeşit saksı çiçeği (DS. 832. VI. 1. BTS. 113. -u) Allı ve küçük bir çeşit armut (DS. 348. VI. 1980. (TS. 1978. 241. gelin + T. kırmızı ve otsu bitki. haşhaş. phanari + T. 114) gelineli: (< T. ETA. -i) Kuş kirazı (TS. 243. 1980) gelin çiçeği: (< T. II. gelinparmağı (TBAS. BTS. 1. gelin + çiçeği) Zambakgillerden bir bitki. 1. VI. gelin + düğmesi) bk. 1980) gelinfeneri: (< T. genelde tek çiçekli ve ışınsal simetrili. 60 cm kadar yükselebilen. TBAS. boğan) Bir ahlat türü (TS. III. yaprakları almaşlı. 1. 1979) gelinboğan: (< T. Papaver rhoeas. (TS. ülkemizde ise 5 cins ve 45 kadar türle temsil edilen. özellikle ekin tarlalarında yetişen. 1980) . VI. gelin + dili) Yaprağı mısır yaprağına benzeyen. içine gelincik. kırlangıç otu gibi bitkileri alan familya (TS. büyük bir çeşit elma (DS. gelin + Yun. 1627) gelincikgiller: (< T. 832. VI. VI. VI. TaS. Fritillaria imperialis. gelin + elması) Kırmızı. 832) gelingüldüren: (< T. gelincik + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. 832) gelindili: (< T. gelin < ET. gelin + eli) Gelincik çiçeği (DS. kelin + Far. TBAS. banjar + T.

gelin + tırnağı) Baharda kırlarda açan. tel + T. 1627) gelinsaçı: (< T. çiçekleri mor renkli. gelin + Soğd. yaprakları etli. kadın) bk. 1. gelin + yanağı) Portakal renginde. sarı çiçekli. 1979. gelin + Erm. çiçeklerinin ucu mor. manitari + T. VI. 2. gelin + saçı) bk. bostanbozan (TBAS. VI. Sarı papatya. tellice (TBAS. (TS. gelin + parmağı) 1. TBAS. Rozet yapraklı. 1982) gelinyanağı: (< T. 1. VI. 114) gelinteli mantarı: (< T. gelin + otu) Güveyfeneri (TS. mūm + T. 114) gelin güveyi elması: (< T. Sempervivum armenum. 833) gelinparmağı: (< T. VI. -ı) bk. 114) gelintırnağı: (< T. DS. 1981. gelin + Yun. DS. TaS. gul + T. -i + Yun. 833. VI. manitari + T. -u) Kırmızı renkte bir çeşit çiçek (DS. gelincik (TBAS. Uzun taneli bir üzüm türü. VI. gelin + güveyi + elması) Tatlı. 113) gelin mantarı: (< T.336 gelin gülü: (< T. 1980) gelinkadın: (< T. çuha çiçeği (TBAS. 1982) . 2. 114) gelinmumu: (< T. -ü) bk. gelin + Far. fasulyeye benzer meyve veren bir çeşit ağaç (DS. III. gelin + Far. gelin + yemişi) 1. Ayva ağacına benzeyen. kırmızı elma (DS. -ı) bk. 1981) gelin otu: (< T. zehirli mantar (TBAS. dipleri beyaz bir çeşit çiçek (DS. yenilir bir çeşit mantar (DS. VI. 1982) gelinyemişi: (< T. çok yıllık ve otsu bir bitki. 114.

dikeni. VI. gence. “gen < ET. VI. çok sulu bir çeşit bitki (DS. VI. 1035”) bk. gerçek + Yun. -si) Acı badem (DS. “< geren ‘kökü belli değildir’. manitari + T. gene < yine + gerçek + otu) bk. otu) bk. yaprakları dikenli ve uzun kökü havuca benzer. 115) geren otu: (< ? geren + T. (TS. VI. 1990) gerce: (< ? ) Sarmaşık türünden bir çeşit bitki (DS. 1028”) bk. Hint yağı ağacı (TBAS. renk otu (TBAS. 1.337 gemre: (< ? ). MBTS. 114) geneç: (< T. 841) gerçemek: (< ? ) lkbaharda yetişen. VI. 1.: gemri) Son turfanda yetişen sert kabuklu. 1999) . VI. 1990) genegerçek otu: (< T. kiŋ ‘geniş’. VI. VI. gene < yine + gerçek) 1. 1995) gerdenge: (< ? ) Çalılık yerlerde bulunan bir çeşit diken (DS. 2. bā ilā) Üzeri benekli bir çeşit ufak fasulye. 115) gerensi: (< ? geren + T. börülce (DS. Beziryağı çıkarılan bir çeşit bitki. MBTS. geneç) bk. deniz börülcesi (TBAS. siyah bir çeşit üzüm (DS. 1987) gence: (< T. 114) genepakla: (< T. Hint yağı tohumu (DS. 1. 114) genegerçek: (< T. Ağz. gene < yine + Ar. 1995) gerçek mantarlar: (< T. 1996) geren dikeni: (< ? geren + T. -lar) Bağlarda mildiyu hastalığını yapan emeçleri iyi gelişmiş mantarlar. 1994) gercik: (< ? ) Böğürtlen (DS. (And. Peronospora viticola. abdestbozan otu (TBAS. renk otu (TBAS.

VI. (And. geyi(k)cek) bk. Erz. TBAS. VI. VI. VI. VIII. geyik elması (DS. 477.: gevreyük) Hayvanların yediği sütlü bir çeşit ot (DS. III. VI.: keyik) Mavi çiçekli bir çeşit çiğdem (DS. Ağz. keyik. 2014) gevriyen: (< T. VI. 1. 2778) geyik dikeni: (< T. Clauson. fakat ondan iri ve parlak olan. VI. 155. 1676) geveş: (< ? ) Kiraza benzeyen.Y. 2006) geven: (< Kökenini bilmiyoruz. akdiken (TS. VI. kestane yaprağına benzer bir çeşit ot (DS. keven) Baklagillerden. 2005) germeşe: (< ? ger + Far. gevre(k)cik) Kayalık yerlerde yetişen kokulu bir çeşit bitki (DS. Eren. TaS. III. dikenli ve yastık biçiminde dağ bitkileri. III. Astragalus. Gaz. 133.A. gevreyen) Bir buçuk metre boyunda. meyve veren bir çeşit dikenli çalı (DS. DS. 456. 847. 2015.A. Krş. 755). 2010) gevrecik: (< T. geyik + dikeni) bk.338 gergendi: (< ? ) Kiraza benzer bir çeşit meyve (DS. 2775. 2000) germesik: (< ? ) Yabani kızılcık (DS. 848) . 2015) geyik: (< ET. 2014) geyicek: (< T. 2009. VI.: gevenur. VI.A. (And. gevreyik). Eren. 1. VIII. VI. DS.. . bīşa) Bir çeşit meşe ağacı (DS. 2687. (And. 2005) gernik: (< ? ) Başak taneleri siyez gibi kabuklu olup. Ağz. 116. bulgur yapmaya yarayan bir çeşit buğday (DS. çok yıllık. Ağızlarda keven biçimi de yaygın olarak kullanılır. 155).. 243.. 2013) gevreyik: (< T. kavan. (TS. Ağz. DS.

116) geyik elması: (< T.339 geyikdili: (< T. (Duran. Cicer isauricum. yaprakları uzunca dil biçiminde. gezer) Havuç (DS. Ağz. VI. gez + gez) bk. Dictamnus fraxinella. geyik + tuzu) Yetiştirilen nohut bitkisine çok benzemektedir. bahçelerde süs olarak yetiştirilen ıtırlı bir bitki. Meyvelerinin dışı tuz tadındadır. VI. 2022) gezgez: (< T. 2782. otsu ve çiçeksiz bitkiler. gez menni denen kudret helvası ve sarı boya elde edilen bir tür dişbudak ağacı. 116) geyik otu: (< T. TBAS. yenilen bir çeşit mantar (DS. 1. Chroogomphus rutilus. 2015) geyik göbeği: (< T. VI. rizomlu. Kuzey ve Batı Anadolu’nun kıyı kesimlerinde yetişen. VIII. geyik + Yun. tereye benzer bir ot (TBAS. 323) geyik mantarı: (< T. geyik + otu) Sedef otugillerden. 2467) . IV. geyik + sırtı) Geyik tüyü renginde. Fraxinus ornus. DS. VI. TaS. Scolopendrium officinale. manitari + T. 1. geyik + elması) Yabani elma (DS. 117) gıcı: (< gıcı “ses taklidi”). 2016) geyik tuzu: (< T. (TS. (MBTS. gez + ağacı) Ege ve Akdeniz sahillerinde yetişen.: kıcı) Tarlada biten ve yenilebilen. 117. -ı) Bolu bölgesinde yetişir ve bölge halkı tarafından yenir. (TS. 848. ortası mor bir çeşit çiçek (DS. (TBAS. AVA. (And. 1044) gezer: (< T. 223-229) gez ağacı: (< T. 2015. geyik + göbeği) Dağlarda biten boz renkli. geyik + dili) Eğrelti otugillerden. 848) geyiksırtı: (< T. 1. ısırgan (TBAS. çok yıllık. Yörede geyiklerin besin kaynakları arasında bulunan bu bitkiye “geyik tuzu” denilir.

VI. gıcık + Ar. Silene alba. VI. olgunlaşmış ceviz (DS. mahsul”) Ceviz (DS. fındık büyüklüğünde. bir veya çok yıllık. 1046”) bk. gıcime). gıcıktan + otu) bk. 2042) gılımboz: (< ? ) Pancar (DS. 117. 2045) gıncırop: (< ? ) Kökü yenen. 2043) gılla: (< Ar. VI. ilkbaharda yetişen bir çeşit yabani ot (DS. VI. 117) gıcıkdan otu: (< T. 2043) gıli gıli: (< ? gıli + gıli) 1. ısırgan (TBAS. -ı) ri yapraklı ve dikenli bir çeşit ot (DS. 2. VI. Ardıç ağacının meyvesi. 1046) bk. DS. 30-80 cm yükseklikte. 117) gıldikli yonca: (< ? gıldikli + yonca) Yuvarlak tohumlu bir çeşit ot (DS. MBTS. 117) gıcık hardalı: (< T. galle < gılāl “tahıl. (gıcı. 2041) gılıf ceviz: (< Ar. (DS. 2048) . gıcıgıcı (TBAS. “< gıcı-mak ‘kaşınmak’. 117) gıcime: (< T. MBTS. sapı oyularak yenilen bir çeşit ot (DS. ilāf + Ar. gıcıgıcı (TBAS. glik (2). VI. cevz) Yeşil kabuğundan kolay ayrılan. 2043) gımı: (< ? ) Yaprakları maydanoza benzeyen.340 gıcıgıcı: (< gıcı + gıcı) Dağlarda yetişen. 1. uyuz otu (TBAS. bk. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. gıcık. VI. gıcık < gıcı-k. (TBAS. 2025) gıcık: (< T. VI. ħardel + T. VI. gıcık + otu) bk. gıcıma < gıcı-ma. 2026) gıcık otu: (< T. 1.

VI. 2069) . kıyık) Hasır dokunurken ip olarak kullanılan bir çeşit ot (DS. VI. 2. Silene vulgaris. kırçıl < kır + -çıl. 2059) gırmit: (< dilmit < Yun. 2052) gırçıl: (< T. çok yıllık. ağacı) Akasya ağacı (DS. VI. VI. kamış cinsinden ince saplı bir çeşit ot (DS. DS. 70. 2055) gırħgünnüyh: (< kırk + T. “< kırk ‘Eski Türkçeden beri kullanılır’. VI. VI. VI. kral + T. 2057) gırlangeç: (< T. 2. MBTS. 1678) Dağda taşlık yerlerde yetişen buğdaygillerden bir bitki (DS. günlük. 2067) gıyşak: (< T. MBTS. kırlangıç) Küçük ve güzel kokulu süs kavunu (DS. diminitis) Bir çeşit meyve (DS. kıbışkan) 80 cm kadar yükselebilen. 2060) gırnık: (< ? ) Tohumları dışarıda ve dikenli olan bir ot (DS.: çığıştak. baharda tarlalarda yetişen bir çeşit ot (DS. -ıl) Suyu olmayan dağlarda yetişen. beyaz veya kırmızı çiçekli. VI. (TBAS. 1681”) Kahverenkli bir çeşit fasulye (DS. kıy(ı)şak) Yapraklarından yemek yapılan. otsu bir bitkidir. kıvışkan + otu). 118. VI. VI. 2065) gıyık: (< T. kıbıçkan. 2061) gırtıl: (< gırt ‘ses taklidi’ + T.341 gındık: (< ? ) Kurutulup yakacak olarak kullanılan bir çeşit dikenli keven bitkisi (DS. (And. VIII. Ağz. 2781) gıyan: (< ? ) Alçak yerlerde yetişen bir çeşit saz (DS. 2061) gıvışgan otu: (< T. 2049) gıral ağacı: (< Sırp. VI.

ısırgan (DS. (And. 191.: gilamaç) Bağlarda üzüm çubuklarına sarılarak onları kurutan bir çeşit sarmaşık (DS. 2076) gilappa: (< ? ) Frenk üzümü (DS. Vilburnum opulus. VI. VI.342 gızlar yağlığı: (< T. (And. VI. VI. 1973. 1967). Ağz.: geleboru. gilabada. VI. (DS. 2079) . (TS. gilaburu (TBAS. kalın gövdesi soyulup yenilen bir çeşit bitki (DS. 2071) gidilcen: (< T. 286. yapraklar genellikle 3 parçalı. 1. gidilcen). KBAYA. 118. 119) gilemaç: (< ? ). 2078) gille: (< ? ) Domates (DS. çiçekler beyaz renkli. VI. 118) gidişgen otu: (< T. gilebolu) Kuzey ve Orta Anadolu’da orman kenarlarında yetişen. VI. TBAS. ince dikenli. 854. TBAS. 2078) gin: (< ? ) Maydanoz (DS. VI. 2079) gineş: (< ? ) Siyah ve sulu bir çeşit üzüm (DS. (And. 2075. 118) gilaburu: (< ? ). dağlarda yetişen yaban baklası (DS. 119. VI.: gedilgen. 2-4 m yükseklikte. 2076) gilgil: (< ? gil + gil) Mısır (GD AT. VI. UA. 2078) gimi: (< ? ) Eğrelti otuna benzer gövdesi yenen bir bitki (DS. gi(t)işgen) bk. gedirgen) Yaprakları çalıya benzeyen. VI. 2076) gildar: (< ? ) bk. Ağz. gi(t)işgen + otu) bk. ısırgan (TBAS. 1967) gidişgen: (< T. meyve olgunlukta kırmızı renkli bir ağaççık. kızlar + yağlığı) Geniş ve etli yapraklı. 2074. DS. Ağz. VI. 111) gillan: (< ? ) Yuvarlak ve tatlı bir çeşit armut (DS.

1. Manisa lâlesi (TBAS. VI. şa ā’i + T. 1062) Nohut bitkisi (DS. kazık köklü. VI. -i) Girit adasında yetişen. 119) Girit otu: (< öz. buttum (TBAS. VI. günümüzde soyu tükenmekte olan bir ağaç türü. gazel otu (TBAS. otu) bk. kojux. 119) Girit şakayığı: (< öz. Origanum dictamnus.: giye) 1. -si) bk. 119) giya: (< Far. pembe çiçekli ve çok yıllık bir bitki. koca + darı) Büyük taneli beyaz mısır (DS. ağacı) Ginkgoaceae familyasından. 2081) Girit kekiği: (< öz. Panax ginseng. 2089) gocaş: (< ? ) Bir çeşit ahlat (DS. 2086) gizven: (< ? ) bk. Kore vb. Girit + ? kekik + T. 119) gobar: (< ? ) Ufak yapraklı ve odun kısmı sert olan bir çeşit meşe (DS. -ı) bk. 1. beyaz tüylü. Çamgillerden bir çeşit ağaç (DS. Girit + Ar. is.) yetişen. is.343 Ginko ağacı: (< Lat. 2088) gocadarı: (< T. Ot. kiyāh. Girit + T. (TS. MBTS. otsu ve çok yıllık bir bitki. Ginko + T. (TS. 248) ginseng: (< Lat. lāle + T. ginseng) Uzak Doğu ülkelerinde (Çin. yapraklarını döken. 40 m kadar boylanabilen. VI. 2. 2089) . (BTS. 1059). MBTS. (And. 856) Girit lâlesi: (< öz. is. VI. 1. is. Girit + Far. tabii olarak Kuzey Çin ve Japonya’da yetişen. Ginkgo biloba. 1. Ağz. 854) girek: (< ? ) Seyrek salkımlı. Japonya. Manisa lâlesi (TBAS. 2089) gocuk: (< Bulg. geleneksel tedavilerde kullanılan. ufak taneli siyah bir çeşit üzüm (DS. VI.

83) goner: (< ? ) Küçük soğan (DS. GD AT. ST AT. VI. Ka. tohumları darı gibi olan bir çeşit ot (DS. VI. OAAD. VI. 2097) gollüce: (< T. yemlik (TBAS. VI. 120) gokko: (< ? ) Çiçek (DS. TS. bırçalık.: goncalo. goncuk. 2102) gonyaşı: (< ? ) Yaprakları mısır yaprağı. VI. (And. VI. VI. Nişanyan. MBTS. 2096) golağaz: (< ? ) Patatese benzeyen yumru kökü birkaç kilo gelen ve yenilen. elması) Yazın ve güzün yetişen yeşil renkli bir çeşit elma (DS. 2093) goftigoda: (< ? ) bk. 2100. 137) golo: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. VI. 1351. Ağz. VI.344 godıl elması: (< ? godıl + T. 115. 140. iskorçina.A. VI. 1743) Siyah. sığdırmak. kalın kabuklu.Y. yaprakları filkulağı bitkisinin yaprakları gibi olan bir çeşit bitki (DS. -sı) Yaprakları uzunca bir pancar çeşidi (DS. kol + Far. 149). konca) Henüz açılmamış veya açılmak üzere olan çiçek. 2092) godri: (< ? ) Bir çeşit yabani armut (DS.. 861. 2101) gonur: (< konur < ET. unce tomurcuk < uncīden toparlamak. DS. 2098) golpezüğü: (< T. pāzı + T. 2. koŋur. 1. tomurcuk (TS. kolluca) Bir armut çeşidi (AA. 154. 2098) gonca: (< Far. bol sulu bir çeşit üzüm (DS. 2101) gongalak: (< ? ) Büyük yumurta biçiminde ceviz (DS. 2102) . 2. VI.

EYAD.: gobelek. 326. 120) gödelek: (< T.. manitari + T. gövelek. VI. köbek. 2205. 2120) göçkovan: (< T. 863) göbelek: (< T. gök + türedi) Beyaz renkli dolgun çavdar (DS. 2124) gödüredi: (< T.Y. sakızı) Kökünden sakız yapılan bir bitki (DS. gövdelek) Yaprakları ve yumrusu pancara benzeyen ve yumrusu çiğ olarak yenen bir çeşit bitki (DS. 2126) göğ baldırcan: (< T. 2115) göbek elması: (< T. koçu) lkbaharda topraktan çıkarılarak yenen bir çeşit yer elması (DS. 2115. GD AT. Ağz. VI. TaS. VI. Eren. 120) göbek otu: (< T. göbek + -lek küçültme eki. köbelek. 2114) göbek mantarı: (< T. bādingān) Yeşil. 1063) bk. DS. 111. 1714) göcöz: (< ? ) Peygamber çiçeği (DS. gök + Ar. XII. 1. -ı) bk. gawz + T. VI. DS. gömelek.345 govan sakızı: (< ? kovan + T. 1. 4570. VI. otu) Yaprakları etli. bādincān < Far. DS. MBTS. göbek + Yun. 2946. VI. 1. 157). 2126) . Umbilicus pendulinus. AVA. kuzugöbeği (TBAS. güz çiğdemi (TBAS. 863. ham domates (DS. UA. III. kövelek) Yenilen bir çeşit mantar (TS. 286. 487. otsu bir bitki. (TS. 234. 301. göbek. göbelek (DS. 2109) gozgoçu: (< koz < Far. göbek + elması) Bir çeşit elma (DS. göbeleyh. göbek + T. ayı mantarı. göç + kovan) bk. (And. VIII. DS. VI. VI. köpelek. 2113) göbek: (< ET. Krş.A. VI. VI.

-si) bk. göğündürme (DS. göğem < gök+em. 2128) göğem eriği: (< T. (And. Ağz. 2127) göğelek: (< T. 2133) göğündürme: (< T. göğündürme + Far. VI. baharlı bir çeşit bitki (DS. VI. gövdeli) Bir çeşit zerdali (DS. DS. 2171) göğ erik: (< T. VI. VIII. göğem (DS. gökçe) Ağaçlarda görülen ve asalak olarak yaşayan bir bitki (DS.: kündürme) Göz hastalığının tedavisinde kullanılan bir çeşit bitki (DS. 2126. ekşi erik (DS. VI. VI. göklemez) Tere gibi yenen. 2095) göğdeli: (< T. 2133) . Bir çeşit mantar. göğemcik) Böğürtlen (DS. 2128. 2. Ağz. lāle + T. 1. göğem + eriği) bk. VI.: goğcek) nce kabuklu ve sık taneli beyaz üzüm (DS. 2128. VI. 2126) göğcek: (< T. 2131) göğlük: (< T. 2128) göğen: (< T. gökçek). Ağz. göveldek) bk. göklük ‘yeşillik’) Yeşil soğan (DS. gökçe). MBTS.: gökce. 1. (And. göğem (DS. (And. göğce (DS. MBTS. (And. VI. (And. VI.: gövelek. Ağz.: göyen) 1.346 göğce: (< T. (And. göğem < gök + -en. 2240) göğemcik: (< T. 3037) göğündürme lâlesi: (< T. VI. VI. Ağz. 2167) göğem: (< T. 2133. gök + erik) bk. gök + sulu) Aşılı armut (DS. göğelek). VI. 1065). Böğürtlen (DS. VI. 2127. 2128) göğlemez: (< T. VI. göğündürme). 2095) göğsulu: (< T. 1065).: güven) Bir çeşit yabanî. Ağz.

tatlı ve sulu bir çeşit zerdali (DS. Sulu ve yeşil renkli bir çeşit armut. 2137) göksulu: (< T. (Duran. VI. 2135) gökbaş: (< T. 2139) göktenyağan: (< T. VI. gök + Ar. 2137) gök diken: (< T. gök bakla (DS. gök + dedem) Mavi çiçekli çiğdem (gökgız). 223-229) . gök + ? birik) Bir çeşit sulu üzüm (DS. mavi çiçekli bir çeşit bitki. bā ilā) Taze. 2135) gökçe ağaç: (< T. Bundan dolayı bitkiye “göktenyağan” adı verilmiştir. (DS. gök + ala + buğday) Kırmızı ve iri olan buğday (DS. VI. yaprakları küçük ve dikenli bir çeşit ağaç (DS. Toprakla direkt bağlantısı olmayan bitki. 121) gökdün: (< T. 2135) gök bakla: (< T. Gürgen ağacı. Kayın ağacı (DS. gök + baş) Tarlalarda yetişen. VI. sanki gökten gelerek yerleşmiş izlenimi vermektedir. topuz (TBAS. VI. VI. 2136) gökdedem: (< T. 2135) gökbirik: (< T. Yeşil renkli. gök + börülce) bk. VI. 2135) gökçe: (< T. 2135) gök börülce: (< T. VI. 2. gökdedem (DS. 2137) gökgız: (< T. VI. gök + kız) bk. 2. gök + diken) bk. Cuscuta planiflora.347 gök ala buğday: (< T. (DS. VI. gökçe + ağaç) 1. Üzerinde yaşadığı bitkiden emeçleriyle besin ihtiyacını giderir. gökten + yağan) Parazit olan bu bitkinin kökleri bulunmaz. gök + sulu) 1. peygamber çiçeği (DS. VI. gökçe) Taşlık alanda yetişen. gökdün) Beziryağı çıkarılan bir çeşit bitki (DS. yeşil fasulye (gök börülce).

DS. Colocasia esculenta. 2148) gömeçeriği: (< T. kölige < kölimek gölgelenmek. kolokaz + T.: golağaz. göl + soğanı) bk. Nişanyan. Ebegümeci. 1. bir yıllık. otsu ve yaprakları ile su yüzünde yüzen bir bitki. (And. 1. VI. gölge + bitkileri. 150”) Gelişmelerini en iyi gölgede yapan bitkiler (BTS. 121. Bir çeşit erik (DS. 2.348 gölcür: (< T. kolokaz. eriği) Küçük. 256) göl kestanesi: (< T. göl + Yun. VI. gölcül < göl+cül. 160). (TS. 246) . Trapa natans. yumrulu. VI. “< ET. ölağaz. 2145) gömeç: (< ET. çan çiçeği (TBAS. DS. 869. soğan (TBAS. VI. 3268. MBTS. büyük yapraklı ve patates gibi yenilen otsu bir bitki. 121. 3328) gölek: (< T. VI. VI. 3. MBTS. kararmak. kastania + T. (TBAS. -si) Suda yetişen ve kestane gibi yenilen. göleğiz. 121) gölücür: (< ? ) Gövdesi ve yaprakları yapışkan bir ot (DS. Eren. VI. 2144) gölge bitkileri: (< T. kömeç < köm-meç. 2141) göleğez: (< Yun. 2143) gölezeriği: (< Yun. gömülgen) bk. DS. gölek < göl+ek. oğlaz. TBAS. Ağz. yumru şeklinde olan. gölevez. 1069) 1. 2142) gölendir: (< ? ) Nane (DS. 1068) Ekinler içinde bulunan yabani ot (DS. kara renkli bir çeşit tatlı erik (DS. 1068) Mantar (DS. öleğez) Sulak yerlerde yetişen. VI. VI. 1. gömeç + eriği) Sonbaharda olgunlaşan büyükçe bir erik (DS. 2141. 2148) gömülgen: (< T. IX. 1. 2144) göl soğanı: (< T. Bir çeşit papatya. MBTS.

gönü + kavun) Çabuk olgunlaşan kavun (DS. kuzukulağından büyük. 2155) gönüldolabı: (< T. VI. Clauson. Nişanyan. 2155) göre: (< ? ) Tarlalarda yetişen. Bir çeşit dikenli ot. götlek + ormanı) Böğürtlen (DS. gök + Yun. Baldıran otu (DS. VI. 2171) . suyu ve gölgeliği seven bir çeşit ot (DS. dōlāb + T. kön. “< ET. gömürgen) Yabani sarımsak (DS. 2155) gönü kavun: (< T. kökürçgen/kökürçgün. gevrek “< ET. VI. 2. gök + soğan) Taze soğan (Gaz. uzun ve yumuşak bir çeşit kavun (DS. gönül < ET. MBTS. pipéri) Yeşil biber (DS. VI. güvercin + topuğu) Yemek yapılan bir çeşit ot (DS. MBTS. VI. 2169) gövrek: (< T. güvercin + göğ(ü)sü. VI. kevrek < kevre-. 690. köŋül + Far.A. gönen) Çam ağaçlarının üst dallarında yetişen ve ot bulunmadığı zamanlar keçilere yedirilen asalak bir bitki (DS. VI.. 2151) gön: (< T. 2169) gövercin topuğu: (< T. III. 2168) gövercin göksü: (< T. -ı)Bir çeşit çiçek (DS. 1. 2158) götlek ormanı: (< T. 1.349 gömürgen: (< T. kögercin/köwercin < kökermek mavi veya grimsi mavi olmak. VI. VI. 2152) gönen: (< T. VI. 361) göybiber: (< T. 1071) Develerin yediği ve kitre denilen bir çeşit zamk yapılan dikenli bir bitki (DS. 155”) bk. gövercin topuğu (DS. VI. 2165) gövenşe: (< ? ) Sarı. VI. 1042”) 1. 2154) göngür: (< ? ) Buğdaylar içinde bir siyah tohumlu bitki (DS. VI. 2170) göv sovan: (< T.

2179. VI. “< Yun. VI. BTS. böğürtlen (TBAS. AVA. Ağz. 897) guguk lâlesi: (< guguk + Far. kuka. evlek mantarı (TBAS. 2190. 2183) gözüm: (< T. VI. 1. (And. VI. VI. VI. MBTS.: kuku) Bir çeşit lâle (DS. dikeni. 2. 1779”) bk.350 göyemin: (< ? ) Yeşil renkli. 122) gugu çiçeği: (< gugu “ses taklidi” + T. -ı) Büyük lahana (DS. 60. “< guguk ‘ses taklidi’. 2184) gramofon çiçeği: (< Fr. 2192) . 2171) göynük: (< T. gramophone + T. kuka + T. 1097”). lāle + T. yuvarlak taneli. 259) gucur: (< ? ) Patates (DS. VI. çiğdeme benzer bir çeşit bitki (DS. Türkçenin Gücü. pāçak + T. www. Citrus decumana. turşusu yapılan bir çeşit üzüm (DS. 1083) Bir çeşit çalı (DS. Grape-fruit) Turunçgillerden sıcak bölgelerde yetişen bir meyve ağacı ve bu ağacın kanarya sarısı renginde. hüsnüyusuf (TS. 327) gözlükotu: (< T. DS. çiçeği) bk. 896. ruaferae (DS. gözenek) Soğanı yenilen. gözlük + otu) Lunaria biennis.siyahkahve. gözüm) Nane otu (DS. 2187) guga dikeni: (< Yun. (altıntop). MBTS.com) greyfurt: (< ng. -si. (TS. 1. 2111) gözenek: (< T. VIII. 1. VI. tadı acımsı meyvesi. göy(ü)nük. 2992) guguvak: (< gugu + vak “ses taklidi”) bk. 122) guli bacağı: (< ? guli + OFar. 1. MBTS. çiçeği) Sarı ve turuncu renkli bir tür çiçek (Aksan.

2207) güdek: (< ? ) Pelit ağacının meyvesi (DS. 123) gübür kaldıran: (< Yun.Y. AAT. DA. 439. Rosa. 17. BTS. ETA. II. 202. Ağz. 246. 479. VI. 176. Ağz. 128. 327) gurya: (< ? ). dikenli. 242. VI. TBAS. dişi) Bir bitki adı (AVA.: gul) Gülgiller familyasından. 2. kaldıran) Ormanlarda çam gübrelerinin altında çıkan bir çeşit mantar (DS. (And. VI. 39. T YA. 30. 65. 190. OAAD. guya) 1. 7. gul). 180. TAYA. 188.351 gurante: (< ? ) Dağlarda yetişen yabani soğan (DS. kopria + Yun. VI. 1. 2202. (And. 123. Yer elması. GD AT. kopria + T. 2200) gurundişi: (< ? gurun + T.A. ülkemizde 24 tür ile temsil edilen. 34.. 99. 210. Krş. VI. -ı) bk. 2212) gül: (< Far. kavrularak yemeği yapılan bir bitki (DS. 228. pembe veya kırmızı çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir. 261.: gulya. E A. Ka. GBAA.. 2200) gurşeyik: (< ? ) lkbaharda bağ ve bahçelerde biten. 14. 88) . manitari + T. 2197) gurgum: (< ? ) Böğürtlen (DS. 10. VI. sarı. 48. söbelen mantarı (TBAS. 2203) gübre mantarı: (< Yun. 2203) gut: (< ? ) Erken olgunlaşan sık taneli üzüm (DS. EYAD. 201. VI. SA. (TS. 160. VI.A. 2194. K A. beyaz. 2198) gursalık: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. kışın yapraklarını döken. EYA.Y. Bodur ardıç ağacı (DS. UA. 902.

-u + dikeni) Yabani gül fidanı (DS. bur(u)nu) Yabani gül meyvesi (DS. gul + gul + T. VI. gul + ? beser) Salatalık. dibi) Tarlalarda biten pancargillerden bir bitki (DS. yaprakları geniş ve yuvarlak. gul-be-şeker. 165) gül armudu: (< Far. 2219) gülgülüm: (< Far. burç/murç + T. gülgülü (DS. boynuzlu gelincik (TBAS. fākihe ‘meyve. gul + Sans. badem gibi türleri içine alan. 915”) 20 cm kadar yükseklikte. hatun) bk. 1. gul + gul + T. -u) Kırmızı renkli bir çeşit armut (DS. 2217) gülfaki: (< Far. MBTS. -giller) Çilek. gul + emrūd + T. VI.352 gülâbi: (< Far. ħaŧmī. VI. 2217) gülburnu: (< Far. 124) . 261) gülgülü: (< Far. Merendera kurdica. Ağz. Althaea rosea. yemiş’. gul + Ar. BTS. -ü) Gelincik (DS. 2217) gülburcu tikeni: (< Far. VI. armut. otsu. hıyar (DS. 1. MBTS. ülkemizde 35 cins ve 242 kadar türle temsil edilen. (TBAS. 1. VI. -üm) bk. (TS.: gülfatma) Ebegümecigillerden. “< Ar. gul + Ar. 2219) gülhatun: (< Far. 2217) gülbeser: (< Far. gul + T. gulābī) Bir çeşit armut. MBTS. VI. Niğde’de gülābi armudu olarak geçer (Eren. fākih. örneği gül olan. 903. elma. soğanlı ve pembe çiçekli bir bitki. DS. 903. gul + T. çalımsı ya da ağaçsı bir bitki familyası (TS. 2217) güldibi: (< Far. ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. 2219) gülhatmi: (< Far. (And. 1. 1. VI. 124) gülgiller: (< Far. 1108) Koyu kırmızı renkte gül (DS. 1109). çok yıllık otsu bir bitki. VI. gul + T. VI. çiçekleri büyük ve türlü renklerde olan. gul + T. 2217) gülbeşeker: (< Far.

-lük) Eğrelti otu (DS. MBTS. vatanı subtropikal Asya olan ve Kuzeybatı Anadolu’da süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaççıktır. “< Ar. Albizia julibrissin. 4513) gülnasir: (< Far.: gülyasır) Yabani gül (DS. Ağz. MBTS. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. kölük. 2221) gümüşdüğme: (< T. VI. 2. 2. VI. 1. VI. yağı) Itır çiçeği (DS. Ağz. ayçiçeği (TS. 2306”). gul + ebrīşum) 10 m kadar yükselebilen. VI. çok yıllık. gul + T. gün + çiçeği) bk. gümüş + düğme) 20-60 cm yükseklikte. 193) gül üzüm: (< Far. gul + T. Bezelye. 2219. 1. gul + Ar. XII. külür) 1. 2221. nāsir. çiçek örtüsü yeşilimtırak. 2220) gülür: (< ? ). VI.353 gülibrişim: (< Far. 1. VI. (And. (TBAS. tüysü yapraklı. 2221) gülnazik: (< Far. Tanacetum parthenium. 2220. 909) gün çiçeği: (< T. gul + nār) Kiraz (DS. gün < ET. VI. 1111) bk. kün + Ar. stamenleri soluk pembe renkli. çiriş (TBAS. (TBAS. TBAS. nāsir. (And. 124) gülnar: (< Far. gul + T. 2221) gülyağı: (< Far.: gülül. Mürdümük (DS. üzüm) Gül renkli üzüm (DS. ‘āşı ) Ayçiçeği (TS. gul + nāzuk) Menekşe (DS. 125) günâşık: (< T. 124) güllük: (< Far. TBAS. gülük + üzüm) Kırmızı renkli bir çeşit üzüm (DS. 2220) gülük: (< ET. 173) . 124) gülük üzüm: (< T.

gürgan. 913) . gün + döndü) Ayçiçeği (TS. 1. 1. 912) günsü: (< T. gul + T. VI. fındık. -giller) ki çeneklilerden. 1. 1. 125. güne + tapan) Ayçiçeği (DS. 170. 1. 1. 167. 1. TBAS. K AT. 910) güneştopu: (< T. kışın yaprak döken. VI. 326) gürgengiller: (< ? gürgen + T. yuvarlak. günsü < gün+sü. gündüz + Ar. Nişanyan. gün + doğdu) bk. -ü) bk. gürgen.354 gündoğdu: (< T. śafā’ + T. güne + bakan) Ayçiçeği (TS. 1. sulu. MBTS. 155). 2229) günlük ağacı: (< T. 69. VI. 1118) Hindiba (DS. Carpinus betulus. 2196) güneyik: (< kökü bulunamamıştır. TBAS. VI. huş. kızılağaç gibi kerestelik ağaçları içine alan bir familya (TS. Ağz. 911) günetapan: (< T. 1118) ri. siyah üzüm (DS. 147. 125) gün gülü: (< T. (TS. 125) gündüzsefası: (< T. gülgen) Gürgengillerden. Eren. küntüz + Far. 2229. ayçiçeği (BTS. 910) günebakan: (< T. gul + T. günlük + ağacı) Asya’nın sıcak bölgelerinde (Styrax) ve Afrika’da yetişen (Boswelia) türlerinden günlük çıkarılan değişik cinste ağaçlara verilen ortak ad (TS. gelincik (TBAS. Acem lâlesi (TS. 913. MBTS. çiçek durumları tırtılsı. (And. gülgan. -ü) Gelincik (DS. 910) gündüz gülü: (< T. güneş + topu) bk. -sı) Kahkaha çiçeği (TS. 2230) gürgen: (< kökenini bilmiyoruz. 262. 65) gündöndü: (< T. gün + Far. EYA. gündüz < ET.: cürcen. 1. Karadeniz kıyılarındaki ormanlarımızda çok yetişen ve kerestesi beğenilen bir ağaç.

126) gürz: (< Far. 2243) . “< güve < ET. III. gentiyane (TBAS. güve + güve. VI. MBTS. acı bir çiğdem. 126) güyeği keküğü: (< T. otu) bk. 1. güvem + eriği. zehirli. akdiken (TS. 1889) güylek cevizi: (< T. VI. Türkçe *küde. 1065”) bk. rizomlu. küz + Far. (TBAS. güz < ET. 917. 1. (TS. cevz + T. 126) güvegüve: (< T. 2238) güşad otu: (< Far. “< güvey Eski çağlardan başlayarak kullanıldığını biliyoruz (küdegü). 1. Eski Kıpçakçada küyegü biçimi kullanılır. TBAS. göğelek + Ar. 126) güzdede: (< T. gür + üzüm) bk. 126) güvem eriği: (< T. (TaS. güşād + T. güz + dede) Hindiba (DS. güvey + ? kekik + T. VI. phanari + T. 168”) 30-60 cm yükseklikte. Eren. MBTS. -i. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. emrūd + T. tosbağa otu (TBAS. 1. böğürtlen (TBAS. -i) ri taneli ceviz (DS. I. 1121”) bk. güvey + Yun. güyeğü otu güyeğü otu: (< T. “< gövem. -i) bk. güvey + otu) Kekik otu.355 gür üzüm: (< T. gurz. -u) bk. 1. Colchicum. 2242) güz armudu: (< T. 1121) Yaraları iyileştirmekte kullanılan iri yapraklı bir ot (DS.kökünden –gü ekiyle türetildiği anlaşılıyor. 222) güz çiğdemi: (< T. küye. güz + çiğdemi) Sonbaharda çiçek açan. 915) güveyfeneri: (< T. zater (güyeği keküğü). MBTS. Physalis alkekengi. çok yıllık. alidede (DS. Orta Türkçede de küdegü olarak geçer.

1. gul + T. atropin denilen zehirli ilacın çıkarıldığı pis kokulu. ĥācc. hacı + T. sarı renkli bir çeşit üzüm (DS. VII. is. VI. -ü) Kış mevsimine kadar dayanan. nergis zambağı (TS. hacı + T. 1154) Bir çeşit ot (DS. 1. Atropa belladonna. DS. VI. VI. 2250. VII. mor çiçekli ve otsu bir bitki. 917) güzeloğlan: (< T. güzel + oğ(u)lan) Yuvarlak kalın kabuklu. -lar + otu) bk. kalın kabuklu. “< Ar. 128) halayık: (< Ar. (TS. 1. TBAS. geç olgunlaşan bir cins üzüm (DS. adamotu (TBAS. Ali) Seyrek taneli. TBAS. 263. güzlük + buğday) Sonbaharda ekilen sert ve koyu renkli bir çeşit buğday (DS. güzel + Ar. ħalā’i . 2257) . 921”) Bir çeşit tatlı üzüm (DS.356 güzelavrat otu: (< T. 1. 127. meyveleri 1-2 cm çapında. 924) habalbilik: (< ? ) Yenince bağırsakları bozan bir çeşit ot (DS. 2243) güzelhatun çiçeği: (< T. 917. 2243) güzgülü: (< T. güz + Far. 2244) -Hhafızali: (< Ar. 2248) hacılar otu: (< Ar. MBTS. ülkemizde Karadeniz Bölgesi’nde doğal olarak yetişen. 2243) güzlük buğday: (< T. ĥāfıž + öz. 2. VI. 128) hadimala: (< Fadime hala ?) Dereotu (DS. ‘avret + T. çok yıllık. 100-150 cm yükseklikte. 2245) hacıbalbal: (< Ar. otu) Patlıcangillerden. TS. BTS. VII. etli ve parlak altın sarısı renginde büyük taneli bir tür üzüm (TS. VII. parlak siyah renkli. güzel + hatun + çiçeği) bk. balbal.

iğne yapraklı. MBTS. deniz seviyesinden 100-150 m kadar yükseklerde yetişen. Boyu 4 metreye kadar erişebilir. kalı < Far. 2266. ülkemizde Kozan civarında görülen bir ağaç türü. 2261) halus otu: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. 2259) halfa: (< Ar. 1155”) Bir çeşit çiçek (DS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 2. Pinus halepensis. 2. deniz kıyılarında yetişen bitkiler (BTS. VII. VII. Halep + Ar. MBTS. (TBAS. Xanthogalum purpurascens. ĥalfe < br. şam’ + T. 2261) halofit: (Yun. “halı < EAT. Hals: tuz. saçağı) Büyük. beyaz. 1156) 1. halı + T. -ı) Çamgiller familyasından. ĥalį c. VII. 265) halevi: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. dokuyan + çiçeği. VII. 2. 25 m kadar boylanabilen. Kuzey ve Doğu Anadolu bölgelerinin dağ çayırlarında yetişir. ālī. Sitipa tenacissima. 128. şapka gibi kısmı saçaklı olan bir çeşit mantar (DS. 266) halsaçağı: (< Far. DS. Bu ad Hamsiköy-Trabzon’da kullanılmaktadır.) Buğdaygillerden. halı + T. Yer elması (DS. VII. 1. phyton: bitki) Tuzlu topraklarda. VII. ĥalfe) Yabanî armut.357 Halep çamı: (< öz. VII. 2262) halvan: (< ? ) Çok yıllık. ahlat (DS. (BTS. VII. lifleri ip. çuval ve kâğıt yapımında kullanılan bir bitki. is. 2259) halıdokuyan çiçeği: (< Far. 128) . her dem yeşil. 2262) hamdakuka: (< ? ) Böğürtlen (DS. 2260) halik: (< ? ) Domuz otu (DS. 932) halfat: (< halfat < Ar. (TS. VII. 2260) haliç: (< Ar. TBAS. Yabanî armut.

128) hançer çiçeği: (< Far. 2270) hamzan kökü: (< Ar. çalılıklarda yetişen. (TS. 940) hanımağzı: (< T. VII. çok yıllık. VII. ħamīr + T. örneği hanımeli olan bir bitki familyası (TS. VII. DS. MBTS. 2264.358 hamı tatlı: (< Far. tırmanıcı. kışın yaprak döken. VII. kirpiği) Kasımpatı (DS. VII. VII. çiçeği) Çiçekleri hançer sapını andırdığı için Latin çiçeğine verilen bir ad (TS. 2. karın ağrısı ve sıtmaya iyi gelen. hanım + T. 2268) hamur kesen: (< Ar. hanım + eli + -giller) ki çeneklilerden. 2274) hanımeli: (< T. (And. Eren. 2267.: hamaylık) 1. kesen) Dikenli yabani bir çeşit bitki (DS. 129. 2269) hamıza: (< Ar. 2. ĥamį ze) Kökünden çıkarılan sütü. 1. anoi + T. hafif pembe renkli. 941. ħancer + T. -lı. 172”). Ağz. beyaz. ħām + T. hanım + ağ(ı)zı) Aslanağzı çiçeği (DS. VII. Lonicera caprifolium. VII. 2270) hanaylı: (< Yun. Ufak buğday. anoi. karpuz yaprağına benzer yaprakları olan bir çeşit bitki (DS.: hamtatlı) Yeşili çok. 941) hanımkirpiği: (< T. BTS. “< hanay < Yun. 2267) hamofta: (< ? ) Yaban çileği (DS. 1. VII. sarmaşığa benzeyen bir çeşit bitki (DS. 2271. Ebegümeci (DS. 1170. kökü) Yağı ilaç olarak kullanılan. -ı + tatlı). sarı veya kırmızı çiçekli. hanım + eli) Hanımeligillerden. korularda. 267) hanımeligiller: (< T. (And. ĥam an + T. Ağz. 2274) . toparlak bir çeşit erik (DS. ülkemizde 7 doğal türle temsil edilen. güzel kokulu bir bitki. 1. TBAS. TBAS.

ħar) Diken (K A. ħardel + T. 2295) hartlak: (< T. 950) harsı: (< ? ) Çalı fasulyesi (DS. deriyi yakıcı nitelikte olan ve tohumu hekimlikte kullanılan. ħarrūb. ĥabb + T. 2295) hart: (< T. tutan) Yaprakları kaynatılarak içilen ve bağırsak bozukluğu hastalığına iyi gelen bir çeşit bitki (DS. 1. (TBAS. ħardel + T. VII.359 hanımyaması: (< T. TBAS. 129) hardalsı: (< Ar. VII. OAAD. VII. hart) Havuç (DS. 129) hapkesen: (< Ar. Sinapid arvensis. bir yıllık. 946. 2289) harnup: (Ar. III. hanım + T. 2281. 2296) . 161) Turpgillerden 100-150 cm yükseklikte. ħarrūb/ħarnūb ~ Aram. VII.A. dikenli yaprakları olan palamut ağacı (DS. 390) hardal otu: (< Ar. Brassica nigra. kesen) Sancı geçirmek için kullanılan acı bir ot (DS.. 2274. 211) hardal: (< Ar. 129) hanzal: (< Ar. Nişanyan. (TS. 946) harım: (< ? ) Bodur. 1175. Nişanyan. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. ħardel. tadı acı ve bir yıllık bir bitki. yaması) Dulavrat otu (DS. Gaz. kırmızı meyvesi olan bir çeşit ağaç (DS. 1. ĥabb + T. 162) Keçiboynuzu (TS. sarı çiçekli. VII. hartlak) Ceviz ağacına benzeyen kırmızı renkte. otu) 20-60 cm yükseklikte. ĥanžal) Ebûcehil karpuzu veya acı hıyar denen bitki (MBTS. VII. -sı) Uzun iki çenetli meyve (TS. 2. 1. 244) ħar: (< Far. TBAS. VII. 2280) haptutan: (< Ar.

ĥaśīr + T. VII. TS. 137) . bataklıklarda yetişen düz. Ağz. 130) hasbaldırcan: (< Ar. (And. ĥaśīr + T. 1. (And. “ haseki < Ar. 852”) Düğün çiçeğigillerden bir süs bitkisi. 1. 119. Papaver somniferum. 130. deli tütün (TBAS.: ħaz) Marul (DA. küpesi. ħāśś + bādincān < Far. 268. fındıktan küçük. 2300) hasekiküpesi: (< Ar.: hatlap. bādingān) Patlıcan (DS. 33. Hasan + Ar. 2300) haşhaş: (< Ar. BTS. ħāśśa’nın Farsça mastar eki almış şekli ħāśśagį . bir veya çok yıllık. hortlap) 1. crassulaceae. Kocayemiş ağacı ve meyvesi (DS. 2306. tohumlarından yağ çıkarılan otsu bir kültür bitkisi. UA. ħaşħāş) Gelincikgillerden. kırmızı meyvesi olan bir çeşit ağaç (DS. 2. 2296. is. hartlap). kapsüllerinden afyon. (TS. büyük ve kırmızı çiçekli. (TS. (TS. -î) Bir çeşit üzüm (EYAD. 87. 1.5 m boyunda. Nişanyan. 954. 2. tütünü) bk.360 hartlap: (< T. 145. çiçeği) Dam koruğu bitkisi. kofa. 113) hasanı: (< öz. Aquilegia. KBAYA. VII. (DS. SA. Ak gürgene benzer meşe ağacı. 158. 97. 162). 952) hasır otugiller: (< Ar. 2298) hasmıhan: (< Far. is. 951) hasır otu: (< Ar. hasır ve zembil örmeye yarayan bir saz. ħāśś. Senpervivum. MBTS. 51) Hasankeyf tütünü: (< öz. 1193. otu + -giller) Su kıyılarında yetişen. 1. Ağz. haseki + T. VII. örneği hasır otu olan bir bitki familyası (TS. TBAS. 2414) ħas: (< Ar. zembil otu. Hasankeyf + T. KYA. 1-1. ħaśm-ı ħān) Dağlarda yetişen. ince uzun ve dayanıklı olan yaprakları kıtık yapmaya. semerci sazı. 952) hasret çiçeği: (< Ar. Typa. su kamışı. otu) Hasır otugillerden. kiliz. ĥasret + T. VII.

1. VII. TBAS. mavi çiçekli. (TS. 962) . aynı adla anılan kök sapları baharat olarak kullanılan ıtırlı bir bitki. -la). Tütün fidesi. semer ve hasır yapılan ot (DS. hevā + T. (TS. hatun + memesi) bk. VII. BTS. (And. 2311. bir veya çok yıllık. 959. 2. “< Far. 2350) havaotu: (< Ar. MBTS. 238) havlıcan: (< Far. hāvut. 2307) hatunparmağı: (< T. DS. (ağaç küpesi). otu. haşlama) 1. otsu bir süs bitkisi. karamuk (TBAS. Nişanyan. ħāvlincān.361 haşlama: (< T. sabun çiçeği (DS. 131. 2309) havazla: (< ? havaz + T. VII. çok yıllık. genellikle büyük. VII. 2310) havıt otu: (< Far. tüylü. 159) hatunmemesi: (< T. Althaea officinalis. 2305) hatmi: (< Ar. hatun + tuzluğu) bk. VII.: havaza) Zeytin yaprağı gibi yaprakları olan. 1. 2307) hatuntuzluğu: (< T. ħatmi) Ebegümecigillerden. (TS.30 cm yükseklikte. 2304) hathul: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. 1. beyaz bir çeşit üzüm (hatunmemesi). 268. Taze börülce (DS. otsu bir bitki. hatun + parmağı) Uzun. sarı veya kırmızı çiçekli. VII. 10. Aralık ayında beyaz çiçek açan bir çeşit Akdeniz Bölgesi bitkisi (DS. beyaz. 164) Zencefilgillerden. DA. Ağz. KMYA. Galanga officinalis. 131) havacıva: (< hava + cıva “adlandırma sebebi bulunamamıştır”. VII. 2. TS. DS. Akdeniz bölgesinde yetişen ve köklerinden kırmızı boya elde edilen. otu) Vücudun fazla ateşini almaya yarayan sabun köpüğü biçiminde bir çeşit bitki. hatunparmağı (DS. 2389. tüylü. 957. (DS. 131. 144. Alkanna tinctoria. TBAS. VII. hāvut + T. çok yıllık. 863”) Sazlık ve bataklıklarda yetişen. 1211) Sığırdiligillerden. bazı cisimlerinin kök ve çiçekleri hekimlikte kullanılan. VII.

taç yaprakları beyaz. VII. Cucurbita maxima. (kestane kabağı). iri bir kabak türü. kayaların üstüne yapışan bir çeşit sarmaşık. içi sarı renkli. ana + eli) Küçük beyaz çiçekli bir yıllık bitki. tırmanıcı. -ı) Yer elması (DS.: hayyır) ncir (DS. koni biçimindeki etli kökü için sebze olarak yetiştirilen iki yıllık otsu bir kültür bitkisi. (TS. ĥalvā + T. 2322) hebil: (< Ar. (TS. Bir çeşit armut (DS. is. (yeregeçen. şal am + T. kabağı) Asma kabağı (DS. BTS. tek yıllık. Anastatica hierochuntia. 963. ħayr). Daucus carota. (And. 2317) haylan kabağı: (< ? haylan + T. ĥalvā + T. VII. 2334) helvacı çöveni: (< Ar. cı + ? çöven + T.. ħabl. -i) bk. 2324) helep şalgamı: (< öz. 1130) 1. 1. AAT. 1. VII. 2312) havuç: (< Far. 2. 43. VII. VII. 2. BTS. Havva + T. 2351. pürçüklü). 2.362 havsak: (< ? ) Kestane (DS. 2331) helgog: (< ? ) Yabani bir dağ yemişi (KBAYA. 2319) hazık: (< Ar. (TS. 271) . Ağz. çöven (TBAS. DS. III. 963) havzal: (< ? ) 1. hevīc. VII. tatlısı yapılan dışı boz. pembemsi ya da sarı renkli. 395) havvaanaeli: (< öz. VII. ĥāzık) Ham dut (DS. 164) Maydanozgillerden. 132) helvacı kabağı: (< Ar. 194) helis: (< ? ) Sütlü bir çeşit ot (DS. 269. Gaz. Su yosunu. VII. 1. sürünücü. VII. Halep + Far. 977. cı + kabağı) Kabakgillerden. Mısır yaprağı (DS. Genellikle uçurumlarda bulunan.A. 2314) hayır: (< Ar. is. MBTS. Nişanyan.

Viola tricolor. Nişanyan. hercā’į + Far. hevk) 1.: hevg. 133) hevlek: (< evlek) Ağaç köklerinde yetişen bir çeşit mantar (DS. 2345) hernük: (< ? ) Dikenler arasında bulunan. çöven (TS. VII. Ağz. (And.363 helvacı kökü: (< Ar. heşt) Yenilen bir çeşit ot (DS. 2348) heşdan: (< heşdan < Far. MBTS. ölmez çiçek (TBAS. fındığa benzer bir çeşit yemiş (DS. beyaz renkte. salkım”. didik) Uçlarında yeşil yaprakları olan uzun saplı bir çeşit ot (DS. āveng “asılı şey. VII. 2351) . VII. 980) herdemtaze: (< Far. VII. bir yıllık bir bitki. Fasulye (DS. 2. mor. kökündeki yumruları yenilen bir çeşit ot (DS. 1911) hercaî menekşe: (< Far. 2342) hergolik: (< ? ) Açık mavi çiçekli. (TS. VII. cı + kökü) bk. VII. yumuşak kabuklu. benefşe) Menekşegillerden. 977) hemil: (< ? ) Bir çeşit sarmaşık (TaS. (alaca menekşe). Kara üzüm. sarkık. 2347) heses: (< ? ) Mercimek (DS. VII. 2344) herim: (< Ar. 2350) hevhulma: (< ? ) bk. her + T. ĥalvā + T. 220) herdidik: (< Far. sarı. VII. 2. menekşeye benzer çiçekleri olan. III. 1247) Domates (DS. her + dem + tāze) bk. 2349) hevek: (< hevenk < Far. aklar ot (TBAS. herį m. 168). 1. 1.

VII. 2. 2369) hırladız: (< ? ) Sarmısak (DS. VII. 986) hınt: (< ? ) Arpa (DS. sulu bir çeşit elma (DS. ekşi. 1. tarlalarda yetişen. yenilir bir çeşit ot (DS. beyaz veya sarı çiçekli bitkiler (TBAS. VII. MBTS. 133) hezertere: (< Far. 1255) Delphinium türlerine verilen genel ad. 2369) hırhır: (< hır + hır) Kürdan olarak kullanılan bir çeşit ot (DS. mor. Yaprakları parçalı. 2358) hıltan: (< ? ) Top durumundaki çiçekleri kuruduktan sonra sapları kürdan olarak kullanılan yabanî bir bitki (TS. 2368) hırhındilik: (< ? ) Dağlarda. 2373) hışdenep: (< ? ) Yazın yetişen. VII. TBAS. -anış) Siyah. VII. 2366) hırçan: (< ? ) Ham kavun (DS. 2371) hırnık: (< ? ) Kara hurma (DS. 2372) hırtı: (< hırtı < hırt) Küçük kavun. 2358) hılhıl: (< hıl + hıl) Tohumunda santonin maddesi bulunan bir ot (DS. karpuz (DS.364 heylül: (< ? ) Kuşkonmaz otu (DS. VII. hezār + tara) Dereotu (DS. 2371. uzun bir çeşit üzüm (DS. otsu. VII. VII. 2354) hezaren: (< Far. VII. 2376) . bir veya çok yıllık. VII. VII. 134) hırtanış: (< hırt “ses taklidi” + T. hezār-reng. VII. VII. 2356) hılca: (< ? ) Taze mısır (DS.

K AT. ħiyār. Koyu yeşil renkte yaprakları olan kokulu bir çeşit çiçek (DS. 88. MBTS.A. 2380) hıyar: (< Far. 2384) . 2380) hıtır: (< hıtır “ses taklidi”. VII. BTS. 1263. 250) hıyarcık: (< Far. Cucumis sativus. XII. uzun ve üzerinde uzunlamasına çizgiler olan açık yeşil renkte bir çeşit hıyar (DS. Trifolium resupinatum. VII. MBTS. (TS. hilāl + T. kelek (DS. ħosor. Umbelliflorae. eşek hıyarı (TBAS. 59. VII. 2.365 hışır: (< Erm. DA. Bu sebeple bölge söyleyişiyle “hiyar” adını almıştır. iri meyveli. 223-229) hıyarlama: (< Far. Çam ağacı.. 2384. 1263) 1. Ammi visnaga. III. otu) Diş otu. 170) Kabakgillerden. Erz. –lama) Ham kavun. 2. 4518) hıta: (< Ar. (salatalık). 106. siyah renkte olan meyvelerinin içinde çekirdeklerden başka. (Hint hıyarı).Y. 2. 172. Nişanyan. KMYA. 2383) hilal otu: (< Ar. ħiyār-çenber) Baklagillerden. Eren. (TS. –cık) bk. Cassia fistula. 990. 275. GD AT. ħiŧŧa. VII. 2. VII. TBAS. MBTS. 1. 1. VII. AVA. bir yıllık otsu bitki. 209. buğdayı) Beyaz ve büyük taneli bir çeşit buğday (DS. 1263) nce.A. Hicaz + T. is. sürüngen. ħiyār + T. 2381) hıyarşembe: (< Far. (DS. 178) Olgunlaşmamış kavun (DS. 134) hiliça: (< ? ) Taze mısır (DS. (Duran. uzun. hekimlikte kullanılan bir öz bulunan bitki. . ħiyār + ? dücük) Bitki taze döneminde hıyar (salatalık) gibi kokmaktadır.. Krş. 84. 990) Hicaz buğdayı: (< öz. ħiyār + T. 134) hıyar dücük: (< Far.

hindibā) bk. 134) hindibahar: (< Ar. (DS. VII. Ağz. 2386) hingiç: (< ? ) Kestane (DS. (TS. MBTS. Eren. 1. (And. Hindiyye) Kene otu. 371. 2384) hiltit: (< Ar. bizélia < t. ĥiltį t). tahtası sert bir ağaç. Hint + Far. -i) Kırmızı biber (TS. -i) Palmiyegillerden. pipéri + T. 2387) Hint armudu: (< öz. -si) Baklagillerden. bā ilā + T. TBAS. is. -sı) Hint yağı ağacı. is. 20-100 cm kazık köklü. mavi çiçekli. 996. hindiba (TBAS. piselli + T. Hint + Ar. VII. 996) Hint bademi: (< öz. birkaç yıllık otsu bir bitki. tropikal bölgelerde yetişen bir ağaç ve bu ağacın portakaldan büyük. 1. emrūd + T. is. 135) hindiba: (< Ar. sıcak bölgelerde yetişen. is. 1274) Birleşikgillerden. 1. TBAS. 178.366 hilik: (< ? ) ncir ağacı (DS. 996) Hint biberi: (< öz. 996) . 135) Hindistan cevizi: (< öz. Hint + Far. meyvesi yenen. tohumları fasulyeye benzeyen bir bitki (TS. şeytan teresi (Devellioğlu. çok sert kabuklu yemişi. Cocos nucifera. (TS. 996) Hint bezelyesi: (< öz. -u) Mersingillerden. 1. is. (TS. Hint + Yun. sıcak ülkelerde yetişen.: hiltik. 996) Hindiye: (< öz. yaprakları haşlanarak salata gibi yenilebilen. VII. bādām + T. 1. 2. -i) Kakao (TS. Cichorium endivia. cevz + T. 1. Hindistan + Ar. 996) Hint baklası: (< öz. Hint + Yun. 1. hindibā. 134. Psidium. Ricinus communis Euphorbiaceae. is. hitik) Fena kokulu bir çeşit zamk. kene otu (TS. is.

997) Hint fulü: (< öz. Hint + Yun. 997) Hint leylâğı: (< öz. Hint + Ar. panbu + T. -ı) Bambu (TS. (Mısır fulü). Hint + Far. -sı) Palmiyegillerden. 997) Hint kestanesi: (< öz. taze filizleri Hindistan’da sebze gibi yenen. (TS. (TS. is. Sorghum vulgare. Cannabis sativa. darısı) Buğdaygillerden. ħurmā + T. 1. is. 1.367 Hint çiçeği: (< öz. Hint + Far. is. ħiyār + T. Hint + ? T. Hint + T. -ı) Kürkas (TS. encīr + T. fūl + T. 1. is. 997) Hint keneviri: (< öz. 997) Hint kamışı: (< öz. 997) . Hint + Far. 135) Hint pamuğu: (< öz. 997) Hint kirazı: (< öz. -si) At kestanesi (TS. -ı) bk. 1. 1. kannavi + T. is. 1. kerasi + T. -i) Yapraklarından esrar elde edilen bir tür kenevir. kastania + T. yalancı tespih ağacı (TBAS. Hint + Far. kamış + T. Hint + T. sıcak ülkelerde yetişen. Mangifera domestica. is. 1. is. darıya benzeyen bir bitki. Hint + Yun. (TS. meyvesinden reçel yapılan çok sert bir ağaç. Borrassus. -ı) Sumak familyasından. -u) Hindistan’a özgü bir pamuk türü (TS. -ü) Beyaz renkli bir nilüfer türü. is. -ı) Hıyarşembe (TS. 997) Hint hıyarı: (< öz. Hint + Ar. Hint + Yun. (TS. 997) Hint hurması: (< öz. fustu + T. -i) Frenk inciri (TS. 996) Hint fıstığı: (< öz. 1. 1. 1. doğu ülkelerinde ekilen. 1. Hint + Ar. is. çiçeği) Hindistan’a özgü bir tür çiçek (TS. 997) Hint inciri: (< öz. Nelubrium. (TS. is. is. taneleri yenilen. leylāk + T. 996) Hint darısı: (< öz. zeytin büyüklüğünde yenilir bir meyvesi olan büyük bir ağaç. 1. mango. is. is.

368 Hint pirinci: (< öz. 135. 2388) hitiri: (< ? ) Bir çeşit erik (DS. VII. çiçekleri hekimlikte kullanılan ve kökü kavrularak yenilen. tropik bölgelerde 810 m yüksekliğe ulaşabilen. is. 178) Hodangillerden. is. bir yıllık. 997) Hinttaş: (< öz. -ı) Zerdeçal (TS. 2392) hodangiller: (< ? hodan + T. -ı) bk. batıcı. Hint + ? taş) bk. -lar + yemişi) Taşlık yerde yetişen. VII. fındıksı ya da nadiren eriksi meyveleri . birinc + T. -i) Buğdaygillerden. 2389) hobban: (< ? ) Bir çeşit dikenli ot (DS. DS. çok yıllık. otsu. Hint + T. VII. 997. 1. VII. is. za’ferān + T. 135) Hint safranı: (< öz. 2390) hodan: (< kökenini bilmiyoruz. tüylü ve açık mavi çiçekli bir bitki. parçalı yapraklı. yağı + ağacı) ki çeneklilerden. Hindistan ve Etiyopya’da yetiştirilen. 997) Hint portakalı: (< öz. 1. Borago officinalis. -giller) ki çeneklilerden. tohumlarından zehirli yağ elde edilen. ayı elması (TBAS. Hint yağı ağacı (TBAS. TBAS. 1. 2390) hocalar yemişi: (< Far. Hint + Ar. 279) hiren: (< ? ) nce. kırmızı kiraza benzer meyveleri olan bir çeşit küçük ağaç (DS. (TS. Hint + Far. otsu ya da çalı formundaki bitkiler. taneleri pirinç yerine kullanılan bir bitki (TS. 1. is. Ricinus communa. ħāce + T. 135) Hint yağı ağacı: (< öz. 135. uzun yapraklı. (TS. BTS. kökü pancara benzer ve hardal yerine kullanılan bir çeşit ot (DS. TBAS. çiçekleri genellikle er dişi. is. VII. Eren. yaprakları almaşlı ya da nadiren karşılıklı dizilişli. 1001. 30-60 cm yükseklikte. Hint + Fr. portugal + T.

VII. ülkemizde 32 cins ve 275 kadar türle temsil edilen. 2398) hopan: (< ? ) Bir çeşit erik. 1. VII. 1. VII. 2398) holusu: (< ? ) Kestane (DS. is. Hollanda + T. üzeri sert dikenlerle kaplı otsu ve ağaçsı bitkiler familyası (TS. ħodā + Ar. 1. tarlalarda yetişen bir çeşit yonca (DS. bardacık eriği (DS. 1. akkavak (TS. VII.-î + Far.: hupbak) Portakal (DS. eskiden kuduzun ilacı sanılan ıtırlı bir dağ bitkisi. otu) Ekin tarlalarında biten. 2444) horozbudağı: (< Far. (And. 61) holos: (< ? ) Kökü derine inen. budağı. büyük çekirdekli bir çeşit üzüm (DS. ħurōs. kalın kabuklu. bir metre boyunda ağaç (DS. ħurōs + T. Eren.369 olan. cuk + otu) Turpgillerden. 1004) . “< Far. 180. hayvan yemi olarak kullanılan bir çeşit ot (DS. (TS. kavağı) bk. VII. 2396) Hollanda kavağı: (< öz. ħurōs + T. 1004) horoz fasulyesi: (< Far. VII. emrūd + T. -si) Bir tür fasulye (TS. VII. 2394) holis otu: (< ? holis + T. 174”) Siyah renkli. fasulia + T. -u) Yazın yetişen sulu armut (DS. 1001. Lepidium campestre. beyaz ve sarı çiçek açan. VII. (yaban teresi). ħurōs + Yun. 2405) hoppak: (< hoppak < hop). VII. 2397) holoz: (< ? ) Mor. 2393) hohalak: (< ? hoh + T. 2412) horozcuk otu: (< Far. Nişanyan. 2392) hoduk: (< ? ) Yeşil kabuklu fındık (DS. BTS. Ağz. 282) hodayı armudu: (< Far. VII. -alak) Açmamış gonca (DS.

VII. Ağz. TBAS. 1004. Cantherellus cibarius. taç yaprakları olmayan. DS. ibiği) Horoz ibiğigillerden. Seseli tortuosum. 1. kursağı) Bir çeşit ot (DS. 2411) hostu: (< ? ) Taze mısır (DS. 2412) horoz mantarı: (< Far. 1. GD AT. BTS. ħurōs + T. ħurōs + T. 1004) horozyüreği: (< Far. yüreği).370 horozgözü: (< Far. beyaz veya pembe çiçekli bir bitki. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli. Amaranthus. VII. ħurōs + T. ħurōs + T. karası). kapaklı kapsül. çanak yaprakları 3-5 tane. (And. MBTS. baharda açan. VII. 1287) Tatlı limon (DS. bir ya da çok yıllık. otsu. 1004.: ħoruz karası) Bir çeşit üzüm (TS. Ağz. ibiği + -giller) Ispanakgiller takımından. -ü) bk. 135) horoz ibiğigiller: (< Far. 2416) hoş: (< Far. keklikgözü (TBAS. 1004. (TS. otsu ve sarı çiçekli bir süs bitkisi. kırmızı çiçekleri horoz ibiğini andıran. 2412) horoz gülü: (< Far. nadiren çalı ya da ağaçsı bitkiler (TS. VII. bir yıllık. (TS. aken. gul + T. 2416) . ħurōs + Far. 2. manitari + T. horuzyüreği) Keklik yumurtası büyüklüğünde bir çeşit üzüm (DS. 1. (And. 286) horoz karası: (< Far. fındıksı ya da bakka tipi meyveleri bulunan. ħurōs + T. 1. ħōş. ħurōs + T. 135) horoz ibiği: (< Far. (TS. gözü) Maydanozgillerden. 1. 1004. ovaryum üst durumlu. ülkemizde bir cins ve dokuz türle temsil edilen. VII.: horizüré. 291) horozkursağı: (< Far. ħurōs + Yun. örneği horoz ibiği olan. çiçekleri er dişi. -ı) Yenilebilen bir cins mantar.

karpuz. VII. VII. ħōş + T.: haşran. hoşuran) Tarlalarda yetişen. 2946. VII. 2432) höngül: (< ? ) 1. 2443) hunk: (< ? ) Günlük ağacı (DS. Pancar. ħōş + T. varan) bk. otu) Sedef otu (DS.: hazmur. Pancar (DS. VII. XII. MBTS. 2443) . bir yıllık. Amaranthus lividus. hormuz. VII. ĥummā + T. 2304. kuran).: holluk. Yer elması. veren) Ispanağa benzer bir çeşit ot (DS. 2430) höllük: (< T. Ağz. Ağz. 1290) Tarlada kendi kendine biten uzun bir çeşit ot (DS. Ağz. VII. 141) hoşulga: (< hoşurga < hoşur “ses taklidi”) Lahana (DS. ħozan. 2397. DS. 3. 4520) hukar: (< ? ) Tohumu dövülüp toz hâline getirilerek çocuklara uyku vermesi için yedirilen tarakotu (DS. 1006. (And. otsu bir bitki. hozmur. höllek) 1. (And. 1. XII. Şalgam (DS. VII. VII. 2417) hozan: (< Erm. 4. 2430) hömbeles: (< ? ) Mersin bitkisi ve meyvesi (DS. VII. (h)öl+lük). Patates. 4519) hölemez: (< höle-mez ?) Mavi çiçekleri ve sedefe benzeyen yaprakları olan. 2433) hözmür: (< ? ). DS. VII. 2. hoşveren (DS. 2417. çiçekleri ve dalları ıspanak gibi pişirilen. haşuran. AA. 2417) hoşveren: (< Far. (TS.371 hoşkuran: (< Far. ħōş + T. 2417) hoşvaran: (< Far. VII. 2. Küçük kavun. 2440. 2. VII. DS. kozmur) Patates (DS. VII. 2441) humma otu: (< Ar. (And. 2416. VIII. 2446. DS. beyaz renkli deve dikeni bitkisi (DS.

hulū. Ka. OAAD.Y.: gınnap) Hünnapgillerden. dikenli ve çiçekleri sarı bir ağaççık. (And. ħurmā yemiş. gelincik (TBAS. furma. SA. 1. TBAS. Betula. kışın yapraklarını döken. 1880. K AT. 1. ağacı + -giller) Bir evcikli. 193. ħurmā + T. TBAS. DS. 2449) hünnap: (< Ar. 30 m kadar yükselebilen ve kışın yaprak dökmeyen. E A. eski çağlardan beri meyvesi için Kuzey Afrika’da kültürü yapılan bir bitki. DS. 182) Bir çeşit şeftali (DS. 55. 136) hurma üzümü: (< Far. 287) hüddüdü: (< ? ) bk. 274. TBAS. 188. 88. 2449) hülübü: (< Ar. Ağz. Zizyphus jujuba. üzümü) ri taneli. kerestelik bir ağaç cinsi. V. meyveleri fındıksı ya da kanatlı fındıksı tipte. VI. 137. beyaz bir çeşit üzüm (DS. 283. 290. humma. ‘unnāb). eriği) bk. Nişanyan. 8) hurma eriği: (< Far. (TS. ħurma) Palmiyegillerden. ST AT. 1. V. 1010. ülkemizde beş cins ve on iki türle temsil edilen bir familya (BTS. VII. karahurma (TBAS. 136. Ağz. ADYA.372 hurma: (< Far. 176). 1010. Nişanyan. 236. ince kabuklu. KBAYA.. 136) hülek: (< ? ) Domates (DS.A. 195. 136) huş ağacıgiller: (< ? huş + T. 2050) . yenilen meyvesi için özellikle Batı ve Güney Anadolu’da yetiştirilen. DS. DA. Phoenix dactylifera. ovaryum alt durumlu. 159. 1014. 1857. BTS. (TS. 5-10 m yükseklikte. 2449) hülü: (< Far. VII. çiçekleri tek eşeyli. VII. VII. Eren. 2445) huş: (< ? huş. yaprakları almaşlı ve yapraklarını döken.: fırma. iri çekirdekli. (TS. kışın yapraklarını döken. ħurmā + T. hülb + -î) Taze fasulye (DS. (And. 176) Gürgengillerden.

: fambur. örneği ıhlamur ağacı olan. 1015. kerestesi beğenilen. pembe çiçekli ve otsu bir bitki. 1014) hünük: (< ? ) Gelincik çiçeği (DS. DS. TaS. ihlamır. bazı türleri bahçelere süs olarak dikilen. 2460) . 1833. 1. 182) Bir cins burçak (TS. ülkemizde iki cins ve beş türle temsil edilen. çalı. VII. Nişanyan. bazen taç yaprakları olmayan. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. bakka. 1. Eren. 291.373 hünnapgiller: (< Ar. ıhlambur. V. Dianthus barbatus. 1017. ışınsal simetrili. flamuri + T. örneği hünnap olan ve sıcak ülkelerde yetişen bir bitki familyası (TS. 183). eriksi ya da fındıksı tip meyveleri olan. (TS.A. ĥusn-i Yūsuf) Karanfilgillerden. VII. (And. nadiren de otsu bitkiler (TS. flamuri. VII. 1. her dem yeşil ya da yapraklarını döken. 4031. büyük bir gölge ağacı. 106. 292) ıhlığ: (< ? ) Bir çeşit saz (DS. felembur. 2517. çiçekleri çay gibi içilebilen. illamur. ovaryum üst durumlu. 1014. 60-70 cm yükseklikte. VII. bir ya da çok yıllık. fılambur. 1017. 1. yaprakları almaşlı dizilişli. Ağz. TBAS. Erz. 1932) hürmiye: (< ? ) Sarı erik (DS. BTS. ağaç. III. 107. -giller) ki çeneklilerden. 1. çiçekleri er dişi. 137) hüzmün: (< ? ) Patates (DS. 141. < Yun. Eren.. XI. VII. III. Tilia. 1014) hüsnüyusuf: (< Ar. ilamur. ĥurr + T. XII. ‘unnāb + T. 2451) hüryemez: (< Ar. 178. 4503. (TS. TBAS. . nadiren tek eşeyli. DS. 138. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. 2453) -Iıhlamur: (< Yun. çok yıllık. yemez) Bir çeşit elma (TS. DS. sarımsı veya beyazımsı çiçekli. 180) ıhlamurgiller: (< Yun. 2450) hürle: (< kökenini bilmiyoruz. kışın yapraklarını döken. uhlamur) Ihlamurgillerden. DS. AA. BTS. flamuri ~ ? OLat. 1. *flammula < flamma.

Tamarix. ılgın. 2478) ırbam: (< ? ) Yulaf (DS. TBAS. 4269. VII. acı) Bir çeşit ot (DS. 1019) ıncık: (< ? ) Ceviz (DS. Eren. Türkçe ılgın sözüyle birleştirilmesi yanlıştır. 4522) ırhak: (< ? ). XI. 2474) ıncak: (< ? ) Kara erik (DS. VII. VI. Akdeniz bölgesinde yetişen. 2485) . yenilebilir bir çeşit bitki (DS. beyaz veya pembe çiçekli bir ağaç veya ağaççık cinsi.374 ıhnaz: (< ? ) Ekin tarlalarında biten. 183). Eren. 1. (And. VII. VII. 2464) ıldırangıç: (< ? ) Dağlarda yetişen. 1018) ımık acı: (< ? ımık + T. TaS. Ağz. karanfilgillerden. (TS. çiçeği pembe mor renkli zararlı bir bitki (DS. VII. 1. DS. yılgın. 2465) ılgın: (< T. yılgun) Ilgıngillerden. Ağz. XII. 2477) ıngıldana: (< ? ) Hasta diş etlerini kanatarak tedavi etmeye yarayan bir çeşit ot (DS. 1018.: yılgım. 1. 2477) ıncalız: (< ? ) Turşusu yapılan bir tür küçük yaban soğanı (TS. (And. ayrı taç yapraklı iki çenekli bitkiler familyası (TS. 1018) ılgıngiller: (< T. 1.: ırhah) Leylak ağacı (DS. VII. VII. 183) Kuş kirazı (TS. 138. 4582) ılgıncar: (< kökenini bilmiyoruz. ılgın + -giller) Örnek bitkisi ılgın olan. 2461) ılamık: (< ? ) Ayrık cinsinden bir çeşit ot (DS. VII.

BTS.. ısırgan + -giller) ki çeneklilerden.: ısbanaħ. 139) ısıtan: (< T. 2491. örnek bitkisi ıspanak olan. 1975) ıspanak: (< Yun. TAYA. 185. ısırgan (TBAS. BTS. -ü) Isparta yöresinde yetişen. ısmınak. bir veya çok yıllık otsu bitkiler. 178). 1. 293. 1025) . 2487) ırmık: (< T. T YA. VII. is. 1021. gövde ve yapraklarında yakıcı tüyler taşıyan. III. BTS. bir ya da çok yıllık. otsu. DS. Urtica. 1.375 ırkı: (< ? ) Yonca (DS. 2492. spanaki + T. 1024. VII. X. ısır-gan. pazı. 45. iki evcikli. DS. ispenāk “Batı dillerine Yunancadan geçmiştir”. MBTS. 50-150 cm yükseklikte. yapraklarından sebze olarak yararlanılan. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişte. 1021. ETA. Spinacia oleracea. (TS. 1. 2. DS. VII. 1. 3615. 228. (And. 100. III. örneği ısırgan otu olan. ıspanag) Ispanakgillerden. 670. . II. AA. bir yıllık bitki. ermik ?) Olgun meyve (DS. Spinakion ~ OFar. tüyleri kırılınca karınca asidi denilen çok kaşındırıcı bir madde çıkartan. 2488) ısırgan: (< T. Ağz. spanaki ~ OYun. pancar gibi başka türleri de içine alan bir familya (TS.A. 293. gul + T. nadiren ağaç formundaki bitkiler (TS. 12. Isparta + Far. 293) ısırgı: (< T. 184. ısmanak. 1322) Isırgangillerden. 1. DS. ısbanak. VII. VII. KYA. ısıtan) Hardal (TaS. 389) ıspanakgiller: (< Yun. TBAS. II. her tarafı sert tüylerle kaplı. -giller) ki çeneklilerden. SA. 279) ısırgangiller: (< T. (TS. kendine özgü kokusu ve değişik renkleri ile tanınan bir tür gül (TS. 139. çiçekleri tek ya da iki eşeyli olan. 2488) ırnık gordoş: (< ? ırnık + gordoş) Bir çeşit patates (DS. otsu ya da çalımsı. ovaryum üst durumlu. 1024) Isparta gülü: (< öz. ülkemizde iki cins ve dokuz türle temsil edilen. Erz. aken ya da eriksi tipi meyveleri olan. Nişanyan. ısırgı) bk. 364. ısmalak.

III. 140) . DS. 2489. VII. (TBAS. yeşil bir bitki (DS. Trachystenon orientale. otsu ve kökü yenilebilir bir bitkidir. 2559. kalın köklü. sarı ya da beyaz çiçekli bir çeşit bitki (DS. AA. . 2495) ışılak: (< T. 184) Karabuğdaygiller familyasından. 1992) ışığan: (< T.: ıstapan. 2496) ışılgan: (< T. VII.: ısbıt. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. Kuzey Anadolu bölgesinde yetişen. aşħūn. (And. VII. 2494) ışgın: (< Far. V. DS. mavi kırmızı çiçekli. Eren. 2554. VII. DS. 330. VII..376 ıspata: (< ? ) Yaprakları ayçiçeğininki gibi olan. geniş yapraklı. 2493. Ka. tüylü. çalı görünüşünde bir bitkidir. kışın yapraklarını dökmeyen. TaS. VII. DS. KBAYA. 1792. VII. 101. Ağz. XI. Rheum ribes. 139. Erz. VII. 30-40 cm yükseklikte. Ilex colchica. VII.Y. 294. 142. ışıldırık) Sazlık yerlerde biten. AVA. DS.A. 2494. ışığan) 1-3 m boyda. rizomlu. 359) ıspıt: (< ? ). 1794. (And. istepan) Yabani tere (DS. 2493) ıstat: (< ? ) Karabiber (DS. 140. DS. ispit) Ballıbaba türünden. 2496) ışıldırik: (< T. 139. BTS. DS. AA.. çok yıllık. ispandān. III. (TBAS. 2493) ıspatan: (< Far. 4045. 40 cm kadar yükseklikte. 2494. DS. yaprakların kenarı dikenli dişli ve meyvesi parlak kırmızı renkli. ispatan. 163. ışığan (TBAS. ADYA. 142. sipandān. yaprakları ve kabukları yenen. 196. 2493. istapan. DS.A. VII. Ağz. ışılak) Geniş ve oval yapraklarının bir yüzü parlak olan bir çeşit ot (DS. (TBAS. ışılgan) bk. VII. V. 194). sarımsı beyaz çiçekli. Eren.

‘ibrān) Buğday tarlasında biten ve yenilince baş döndüren bir çeşit yulaf. 2502) ibişgıbış: (< ? ibiş + ? gıbış. 2503) içikızıl: (< T. 185) 10-50 cm yükseklikte. Eren. Blitum capitatum. Cymbopogon martinii. DS. 2499. 2. otu) Özellikle Hindistan’da yetiştirilen ve toprak üstü kısımlarından su buharı damıtması yoluyla idris yağı elde edilen bir tür ayrık otu. sarımsı renkli çiçekli. VII. 1029. 1. 2. VII. 1047) idris otu: (< öz. ‘iŧr + T. Ağz. is. gıvışgan otu (TBAS. rozet yapraklı. mahlep. çiçekleri türlü renklerde bir süs bitkisi. AAT. 140. III. DS. içi + kızıl) Bir çeşit mantar (DS. 1. yaprakları güzel kokulu. VII. 1334). kokulu kiraz. sapları etli. 1334”) bk. 1029) ızgın: (< kökenini bilmiyoruz. is. 1. ağacı) Meyvesi hoş kokulu. Eruca cappadocia. VII. TBAS. 141) ibran: (< Ar. 2497) ıtır çiçeği: (< Ar. 196) Ispanakgillerden. DS. 238. dris + T. MBTS. Sapının içi boş olan bir çeşit ot. evlek mantarı (TBAS. TBAS. stir. Eren. VII. Pelargonium radicula. (yaban pazısı). 1993) -ibibik: (< ET. MBTS. (TBAS. içli + kız) bk. 141) . 1656. (TS. kerestesi güzel bir kiraz türü. (TS. çiçeği) Sardunyagillerden. üpgük – üpük. yemeği yapılan bir ot. Gelincik çiçeği (DS. deli yulaf (DS. (And. 1047. VII. 2. tohumlarından bezir yağı çıkarılan. 1. TaS. (TS. (TS. 2505) içlikız: (< T. bir yıllık ve otsu bir bitkidir. 140. “< ibiş ‘kökü belli değildir’.: ebibük) 1. 141) idris ağacı: (< öz. Prunus mahaleb.377 ıştır: (< Blg. V. 2501) ibini: (< ? ) Fesleğen çiçeği (DS. dris + T.

VII. TAYA. Ağz.: ilek) Baba incir. 2. VII.A. niyde) ğdegiller familyasından. (And. çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. 1050.. (TS. 235. dikenli bitki familyası (TS. Elaeagnus. örneği iğde olan. çalı ya da ağaç formunda. 2510) iğnecik: (< T. iğcik) Yaprakları söğüt yaprağına benzeyen. 1050. Ağz. iğ + ağacı) Ana yurdu Asya’nın dağlık bölgeleri olan. 217. VII. 256. 2509) iğde: (< ET. Ağz. 141. Ağz. 297. Nişanyan. kömürü ile kara resim yapılan. yigde.A.Y. 9. (And. 187). 1. iğnecik). TBAS.: iknecik) Bir çeşit ot (DS. K AT. AAT. 183). basit ve stipülsüz. kabuğu kırmızıya çalan sarı renkte. 336. III. VII. (And.Y. iğde + -giller) ki çeneklilerden. 176. ovaryum alt durumlu. erkek incir (DS. Eğrelti otu. 297) iğdiş: (< ET. BTS. 278. 2507. 183).A. Nişanyan. (And. VII.: īde. igdiş < igit-. 2509) iğlek: (< ilik. (TS. beyaz unlu ve tadı mayhoş yemişi olan. 5-6 m kadar yükseklebilen küçük bir ağaç. DS.: idiş) Armut (DS. 2508) iğ ağacı: (< T. 1. 10 m kadar boylanabilen. 179. 1. 2509) iğcik: (< T. 141. KYA. Erz. Evonymus. 2517) . zeytin biçiminde... Krş. 2507) ifteri: (< ? ) 1. bazı türlerinde yaprakları kışın dökülen. Eren. BTS. DS. odunu tornacılık ve kaplamacılıkta kullanılan. 63) iğdegiller: (< T. 1050.378 ifdoğum: (< ? ) Sonbaharda ekilen buğday (DS. . Ka. VII. güzel kokulu çiçekleri olan bir çeşit ağaç (DS. çiçekleri ışınsal simetrili ve yaprak koltuklarından tek ya da demetler şeklinde çıkan. yaprakları almaşlı dizilişte. dikenli ya da dikensiz. iyde. VII. TBAS. Kökü yirmi santimetre yüksekliğinde yeşil ot kümeleri (DS. VII.

ince uzun. 555”) ki çenetli kabuklu yumuşakçalar sınıfı (TS. ilĥāĥ. i bāl + T. 2522) . otu) bk. 1. -liler. 142) iğnesil: (< T. 298) iki çenetliler: (< T. 1385) Leylak (DS. VII. VII. iğnelik + otu) bk. ömür otu (TBAS. 1. iğnelik (TBAS. 2. 1.379 iğnelik: (< T. 1059. “< çenet ‘kökü ve eki belli değildir’. ömür otu (TBAS. 2519) iletir: (< T. iğnesil) Bir çeşit armut (DS. 555”) Tohumlarında iki çenek bulunan kapalı tohumlu bitkiler sınıfı (TS. 2544) iğnelik otu: (< T. 1. “< çenek ‘kökü ve eki belli değildir’. sivri uçlu yaprak (TS. MBTS. VII. VII. Bir veya çok yıllık otsu bitkiler (TBAS. iletir + sakızı) Kökünden sakız çıkarılan bir çeşit yabani ot (DS. 1051) iğşe: (< ? ) Fidan (DS. 2512. 2512) iğne yaprak: (< T. i bāl + T. 2521) ilhah: (< Ar. 142) ikbal otu: (< Ar. çiçeği) bk. iletir) Sahlep otu (DS. 142) iki çenekliler: (< T. DS. iki + ? çenet + T. 2521) iletir sakızı: (< T. DS. VII. 1059) ilāğaç: (< ? ) Portakal büyüklüğünde güzel kokulu bir çeşit kavun (DS. 2513) ikbal çiçeği: (< Ar. 141. VII. 2541. DS. BTS. iki + ? çenek + T. VII. iğnelik) Erodium ve Geranium türlerine verilen genel ad. VII. MBTS. 2517) ilekke: (< ? ) Mısır (DS. MBTS. -liler. iğne + yaprak) Çam türlerinde görülen. VII. VII. 1.

2525) ilimaç: (< ? ) Asma kütüğüne sarılarak zarar veren.380 ilibitce: (< ? ). 2525) ilişken: (< T. ilmik) Ebegümeci (DS. manitari + T. Peucedaum imperatoria. 2537) . çalısı) Akasya ağacına benzer dikenli bir ağaç (DS. kurutan bir çeşit ot (DS. yenilebilir bir çeşit ot (DS. 2533) ilmik: (< T. 142) imamselek: (< ? ) Kırlarda yetişen. -si) bk. VII.: ilibiççe) Gelincik çiçeği (DS. 2523) ilificce: (< ? ) Yabani afyon (DS. otu) Maydanozgillerden. VII. baharlı ve yakıcı olan kökü hekimlikte kullanılan bir ot. imperator + Far. imperator + Yun. altın yumurta mantarı (TBAS. 14) imparator mantarı: (< Lat. VII. 2. -ı) bk. VII. VII. VII. ilişken) Küçük dikenli tohumları olan bir çeşit ot (DS. VII. 143) imparator otu: (< Lat. 2527) ilme: (< T. 2532) ilmek: (< T. (And. lāle + T. Bir çeşit dikenli ağaç (DS. 1077) inabut çalısı: (< ? inabut + T. 2533) imparator lâlesi: (< Lat. ilme) Diken (DS. (TS. böğürtlen. 2523) ilim: (< T. ilmen) 1. imperator + T. VII. ağlayangelin (BTS. Ağz. 2532) ilmen: (< T. 1. TBAS. havuca benzer bir çeşit bitki (DS. VII. Bağ ve tarlalardaki çalı. başaklar içindeki küçük bir çeşit darı (DS. VII. ilim) Tanelerinden çorba ve aş yapılan. 2533. VII. ilmek) lkbaharda yetişen. kedi kuyruğuna benzeyen.

2538) inci çiçeği: (< Çin. ADYA. BTS. rizomlu ve otsu bir süs bitkisi. 187) incirop: (< ? ). 12. 721. 1.: incilob) lkbaharda yetişen. Ficus carica. sütlü. (DS.A. III. inek + memesi) ri taneli. VII. 2541) inek memesi: (< T. Ağz. çü. 10-35 cm yükseklikte.381 incaz: (< ? ) Erik (DA. 103. inci + T. inek memesi (DS. DS. 143) . siyah bir çeşit üzüm (inek emceği). 189. GD AT. inci + Far. temren biçimindeki yaprakları arasında ince bir sap üzerinde küçük çan biçiminde beyaz çiçekler açan. 1745. TBAS. iki evcikli. sunbul + T. yapraklarını döken. < ? bicik. (And. Clauson. Eren. 2539. erkek ve dişi bireyin ayrı ayrı bulunduğu ağaç formunda bir bitki. 2541) insan otu: (< Ar. encīr. -i. nigâr) Papatyaya benzer ince yapraklı bir çeşit çiçek (DS. Erz. çok yıllık. (TBAS. V. 303. 160. Banium microcarpum. 184. çok yıllık. “< ET. yumrulu. Tietze. VII. 143) inekbiciği: (< T. 189. Tietze. ingek. Convallaria. sümbül (TBAS. ZBK A. (müge). 143. 2541) inek emceği: (< T. beyaz çiçekli. DS. -ü) bk. çiçekleri etlenmiş çiçek tablası içinde bulunan ve etli kısım meyve olarak yenen. inek + emceği) bk. 282. otsu ve kökü yenir bir ot. insān + T. 1082. 156. VII. 182) inci sümbülü: (< Çin. 336”) nek memesi şeklinde etli yaprakları olan bir ot (DS. (TS. çiçeği. (TS. 1083. 1. TBAS. 189. Eren. EYAD. 235) inceniyar: (< T. 191) Dutgillerden. VII. 143. ince + Far. 143) incir: (< Far. inek + ? bicik + T. . Nişanyan. adamotu (TBAS. asıl yurdu Akdeniz kıyıları olan. 87. 190”) Zambakgillerden. 199. VII. otu) bk. Nişanyan. K AT.. “< yinçü ‘inci’ < Çin. Nişanyan.

yulafa benzer bitki (DS. 143) sa dikeni: (< öz. is. -ı) Sarılıcı. ipek + ağacı. ip + keseği) bk. VII. zehirli. değerli bir mobilya ağacı (TS. 1. gülibrişim (TBAS. Portulaca grandiflora. odunsu. emrūd + T. isfendān) Akçaağaç (TS. 144) ipek mantarı: (< T. 1. bir armut çeşidi (AA. fiton + T. Periploca graece. Eren. güzelavrat otu (TBAS. ipek + Far. VII. süt taşıyan. -ı) bk. güzel çiçek açan bir bitki cinsi. 1093) ipek çiçeği: (< T. 2550) irülü ız armudu: (< T. 127. 2546) iprom: (< ? ) Ekinlerin arasında biten. çiçekleri kırmızımsı ve mor renkli bir bitkidir. (TBAS. sarı parıltılı. -u) rili kız armudu. VII. sa + T. -ü) bk. 1093) ipek ağacı: (< T. VII. (TS. irim < iri+m) Böğürtlen (DS. kerestesi ipek görünüşünde. 1. ipek + Yun. “< yip (> ip) + -(e)k. ipéca) Altın kökü (TS. 2546) irikara: (< T. manitari + T. iri + kara) ri taneli siyah bir çeşit üzüm (DS. ipek + çiçeği) Semizotugillerden. 144) ipni: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS.382 ipeka: (< Fr. 2549) irim: (< T. dikeni) bk. gul + T. 144) isfendan: (< Far. ipek + Yun. 144) ipek gülü: (< T. irili + kız + Far. 1094) ipek fidanı: (< T. kayın mantarı (TBAS. 192”) Ekvatoral bölgelerde yetişen. kışın yaprağını döken. 1098) . karaçalı (TBAS. 1. 144) ipkeseği: (< T.

1984) ispitiren: (< ? ) 1. 144) stanbul şalgamı: (< öz. -si) bk. isut. 186. ısırga ?) nce yapraklı. Beyaz ya da siyah renkli. VII. lāle + T. TBAS. AAT. uzun bir çeşit üzüm (DS. ishot. sarı renkli. VII.: isrin) 1. venüssaçı (TBAS. kokulu. isoduni. Sarıya yakın renkte beyaz. kalın kabuklu. Ağz. 2559) iskorçina: (< t. III.. üzümü) Böğürtlen (DS. DS. otu) bk. 1101. VII. isotu. Erz. 2. TaS. scorzone) Birleşikgillerden. issat. 291. issiot. issot. 2561) . 2555) isirin: (< ? ). 1. uzun bir çeşit üzüm (DS. 144) isirge: (< T. isdot. VII. istot. şal am + T. Gürgen ağacı. 1103) stanbul lâlesi: (< öz. 2493. kağmut (DS. 2560) istiriç: (< ? ) Bir çeşit meşe (DS. (And. VIII. 2. 2555. lezzetli kökleri sebze olarak kullanılan. izot) Biber (DS. 144) isot: (< T. Scorzonera hispanica. is. (And. Osmanlı lâlesi (DS. VII. Ağz. . (TS. VII. çok yıllık bir bitki. -i) Trakya. Origanum heradeoticum. Bir çeşit meşe ağacı (DS. -ı) bk. 2555) isirik: (< ? ) Kayın ağacı (DS. GD AT. stanbul + Far.A. kuvvetli kokulu. 2595) stanbul üzümü: (< öz. 1. Akdeniz bölgesinde çok yetiştirilen bir bitki. ADYA. XII. is. 2558.: isat. Batı ve Güney Anadolu’da yetişen sık tüylü. III. ishāl + T. ince kabuklu bir çeşit üzüm. 4525. 235. 2559) stanbul kekiği: (< öz. stanbul + T. is. isdotu. beyaz ve pembe çiçekli.383 ishal otu: (< Ar. VII. ısı + ot). (TS. 237. 360. VII. EYAD. is. stanbul + ? kekik + T. isiot. VII. 185. stanbul + Far. DS.

Nişanyan. it + ? boruk + T. 2561) işħan: (< ? ) Sonbaharda yetişen bir cins erik (DS. -u) Bir çeşit ot (DS. 197”) Yabani bir meyve (AAT. -u) Yabani gül (DS. it + eriği) Yabani erik (DS. TaS. VII. VII. gişnīz + T. Gaz.. şeytan şalgamı (TBAS. it + Far. 2568) itinciri: (< T. į şān) Çam ağacı (DS. -ı) Acı elma. 2563) it alici: (< T. (And. 2568) itgülü: (< T. 436. 2567) itburnu: (< T. VII. VII. VII. it + boğan) Kaplanboğan (TS. gul + T. III. 1. “< ET. ebucehil karpuzu (TS. VII. bir yıllık. 145) itboruğu: (< T. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. it üzümü (TBAS. 1. 145) iteriği: (< T. ālūçe + T. AVA. VII. 332. ħiyār + T. Aethusa cynapium. Ağz.384 işan: (< Far. 1122) itkabağı: (< T. 1. 2569) ithıyarı: (< T. 2545. -ı. it + Far. III. DS. it + bur(u)nu). -u) bk. acı hıyar. it + Far. it + Far. akdiken (TBAS. 145) .A. 1122) itboncuğu: (< T. it + kabağı) bk. 2126) itcumurdu: (< T. -i) Yabani incir (DS. it + Far. (TBAS. it + boncuğu) bk. it + ? cumurt + T. 145) itkişnişi: (< T. encīr + T.: ipburnu) Yaban gülünün meyvesi (TS. 1122. 237) itboğan: (< T. ıt. -i) 100 cm kadar yükselebilen.

it + üzümü) Patlıcangillerden. Erz. 2576) izōlu armudu: (< ? izōlu + Far. 237. na’nā’ + T. 188. ābiyā + T. meyveleri bezelye büyüklüğünde ve olgunlukta. III. bazı ilaçların yapımında kullanılan. VII.. 20-50 cm yüksekliğinde. it + soğanı) bk. ezmelice) Dikenlerinden yemek yapılabilen bir çeşit bitki (DS. 1. 145. 145) itsoğanı: (< T. is. 2570) itsineği: (< T. 315) . park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. 1. ivecen) Diken gibi olan tohumları vücudu yakan bir çeşit yabani ot (DS. -u) ki çenekliler sınıfından olup Japonya’da ve Çin’de yetiştirilen bir bitki türü (TS. bir yıllık otsu ve beyaz çiçekli bir bitki. soğanak. VII. fena kokulu bir çeşit ot (itsoğanı. it + kuyruğu) Kenarları düz şerit gibi yapraklı ve saplarının ucu koçanı andıran. emrūd + T. it + sineği) bk. -si) Yabani nane (DS. 2571) izmelece: (< T. it + sarımsağı) Soğanak da denilen keskin. 1125. -u) Bir armut çeşidi (AA. boz ot (TBAS. başak çiçekli. AAT. (TS. Gaz. VII. TBAS. Solanum nigrum. AAT.385 itkuyruğu: (< T. 2570. 143) -JJapon armudu: (< öz.. Phleum. it + Ar. 1. . -sı) Gülgiller familyasından.A. is. 1133) Japon ayvası: (< öz. 2570. 1125) itnanesi: (< T. yaprakları oval ve kenarları testere dişli bir bitki türü. itsarımsağı (DS. VII. DS. VII. otsu bir bitki. (BTS. Japon + Far. 437) ivecen: (< T. (TS. Japon + Far. VII. (DS.A. 237) itsarımsağı: (< T. emrūd + T. 2570) it üzümü: (< T. III. yapraklanmadan önce kırmızı renkli ve iri çiçekler açan. yabanî sarımsak). Chaenomeles speciosa.

kaba + ağaç).: kabaaç. Eski Kıpçakçada da kabak biçimi kullanılır. Doerfer de Türkçe kap (kāp) kökünün küçültme biçimi olarak değerlendirilebileceğini . (And. 1134) Japon sarmaşığı: (< öz. Japon + T. 2577) kabak: (< Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. 1. -sı) Trabzon hurması (TS. ħurmā + T. 203) Ihlamurgillerden. Japon + Far. is. Hint yağı ağacı (TBAS. 147) jüt: (< Fr. VIII. şeker ağacı (TBAS. 2577) kabaeldaş: (< T. is. TS. 1134) Japonika: (< öz. liflerinden yararlanılan bir bitki. (TS.386 Japon elması: (< öz. Ağz. 147) Japon kaktüsü: (< öz. Hindistan ve Bangladeş’te yetişen. 1. Japon + -ika) bk. Japon + T. Orta Türkçede kabak olarak geçer. cactus < Yun. ana yurdu Çin ve Japonya olan. Japon + T. 1133) Japon gülü: (< öz. elması) Japonya’ya özgü bir bitki türü (TS. Japon + Ar. Japon + Far. 1. Japon + Fr. 1136. < Bengali dilinden. -ü) Kamelya (TS. (TS. Ampelopsis japonica. VIII. -ü) Sütleğen (TS. + T. şemsiyye + T. sülüklerinin ucu duvarlara tutunmak için genellikle daire biçiminde genişlemiş olan sarılıcı bir süs bitkisi. 1134) Japon şemsiyesi: (< öz. Corchorus capsularis. kabaç. Nişanyan. is. is. Hint yağı ağacı (TBAS. is. -si)bk. Clauson’a göre kāb’ın küçültme biçimidir. 1. kabağaç) Kalın gövdeli meşe ağacı (DS. üzümü) bk. 1136) -Kkabaağaç: (< T. sarmaşığı) Asmagillerden. ip ve çuval yapımında kullanılan. 1. jute < ng. is. 1. is. 1133) Japon hurması: (< öz. 1. gul + T. 147) Japon üzümü: (< öz. kaba + eldaş ?) Bir çeşit üzüm (DS. is.

45. 178. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. ZBK A.: gabah. Tussilago farfara. yaprakları almaşlı dizilişte olan. T YA. VIII. rizomlu. çiçekleri huni şeklinde ve sarı renkli. 320. ovaryum alt durumlu. 148. II.. 148) kabakulak otu: (< T. bakka ya da etli kapsül tipinde meyveleri olan. Türkçeden belli başlı komşu dillere de geçmiştir. 4527) kabarcık (I): (< T. kabak + Far. 140) kabakarmudu: (< T. Ağz. hıyar gibi cinsleri içine alan. kabarcık) nce kabuklu. kabak. kayın mantarı (TBAS. 2. BTS. VIII. çekirdekli bir çeşit üzüm (DS. Eren. tohumlarında endosperm bulunmayan. EYAD. Erz. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 199. eriksi. VIII. DS. 2579) kabaldızdikeni: (< T. VIII. 2. kabalak) Geniş. beyaz çiçek açan bir bitki (DS. 199). 209. 1882. DS. karpuz. 1138. geniş yapraklı. ETA. VIII. 2581) kabarcık (II): (< T. parlak yeşil yapraklı. emrūd + T. gabaħ. (TBAS. 317. III. BTS. DS. GBAA. sürüngen ve sarılgan bir bitki familyası (TS. manitari + T. 12. 2. gavaħ. kabak yaprakları biçiminde yaprakları olan. sürünücü ya da tırmanıcı. 2614. EYA. -ı) bk. kabarcık) Soğan köklü. kaba + kulak + otu) Loğusa otu. 134. kavun. AVA. K AT. AA. etli. 2578) kabakgiller: (< T. gabak.387 açıklamıştır. çok yıllık. tek yıllık. 281. otsu bir bitki. 115. tüylü. zeravent (TS. (TS. E A. TAYA. kaba + yıldız + dikeni) Ekinler kaldırılırken dikenleri yuvarlanarak uçan bir çeşit bitki (DS. 317) kabakulak mantarı: (< T. XII. kaba + kulak + Yun. 191. kabak + -giller) ki çeneklilerden. (And. . -u) Bir çeşit armut (DS. beyaz. 130. kabaħ. 335. kambuk) Kabakgillerden. yuvarlak. etli ve olgunlukta açılmayan bakka tipi meyvesi olan. 1138. çiçekleri tek ya da iki eşeyli. GD AT. 85. 1139) kabalak: (< T. 57. kırda ya da su kenarlarında yetişen. Cucurbita.A. 364. VI. 2581) .

Eren.388 kabarcıkotu: (< T. Ağz. kabartlak (DS. 2582) kabasaba: (< T. 2590) kadıbaş tiken: (< Ar. VIII. kabartlak) Olmamış incir (DS. 2583) kaçkırt: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. is. kabartlak (DS. VIII. ā ī + T. Kâbe + T. VIII.: gabasaba) lkbaharda yetişen bir çeşit yabani ot (DS. 2587) kadıbaşı: (< Ar. VI. 2582) kabesu: (< ? ) Yaprakları açık sarı. 2582) Kâbe süpürgesi: (< öz. “< Eski kaynaklarda teğek olarak geçer < teğ + ek ‘küçültme eki’. Gelincik yaprağı (DS. 2581) kabargıç: (< T. 2582) kabartlama: (< T. VIII. VIII. VIII. ince. VIII. kaba + saba). civanperçemi (TBAS. 2582) kabartlak: (< T. 2583) kabiye: (< ? ) Büyük kavun (DS. VIII. kokulu bir çiçek (DS. VIII. VIII. kabartlama) bk. 405”) Kalın kabuklu. 148) kabırcık: (< kabarcık) 1. (And. 2582) kabek: (< ? ) Mantar (DS. baş + diken) Küre biçiminde. 1884) kabatepek: (< T. uçlarına doğru gittikçe morumsu renkte olan dikenli bir bitki (DS. VIII. 2. süpürgesi) bk. 2590) . VIII. başı) Lâle (DS. kabargıç) bk. Mısır yaprağı. kabarcık + otu) Yele karşı kullanılan zehirli bir ot (DS. 2582) kabbar: (< ? ) Meyvesinden turşu yapılan dikenli bir bitki (DS. ā ī + T. VIII. kara üzüm (DS. kaba + ? tevek.

yumuşak bir cins armut. göbeği. pişmeden de yenebilen bir ot (DS. ħātūn < ħātēn. parmağı) 1. (TS. kā ıd + T. kâfur elde edilen ağaç. onosma. MBTS. 2. sarı çalı (TS. 2. kātūn < Soğd. uzun. 2. 2. aŧīfe + T. ağacı) Defnegillerden. VIII. Bir cins mantar (DS. 2592) kafete: (< ? ) Domates (DS. VIII. 2. ince kabuklu bir çeşit üzüm. (TS. 2159) kadife çiçeği: (< Ar. kā ıd. uzun. ā ī + T.389 kadımalak: (< kadı + malak ?) Kırda yetişen. VIII. kadın + T. Cinnamonum camphora. 1150) kado: (< ? ) Kabak (DS. kadın + T. Üç kulaklı ekşimsi bir ot (DS. sulu. 1149) kadı otu: (< Ar. “<Far. 1156) kağaver: (< ? ) Yaban otu (DS. “< ET. Uzak Doğu’da yetişen. 2. yabangülü meyvesi. 2590) kadıntuzluğu: (< Soğd. Beyaz ya da siyah. 2593) kâğıt ağacı: (< Far. 1505”) 1. 2. 1513”) Kâğıt dutu (TS. 1156) . 2592) kâfur ağacı: (< Ar. 2590) kadıngöbeği: (< Soğd. otu) Hindiba (TaS. 3. 2. borraginaceae. nce. VIII. ağacı. 2590) kadınparmağı: (< Soğd. IV. MBTS. kadın + T. VIII. VIII. kāfir + T. VIII. afes + T. (DS. 2591) kafesotu: (< Far. tuzluğu) bk. otu) Yalancı havacıva otu. Kızılcık büyüklüğünde içi kılçıklı bir meyve. çiçekleri genellikle parlak sarı renkte ve kadife görünümünde bir süs bitkisi. çiçeği) Birleşikgillerden. Tagetes.

(TS. tırmanıcı ve otsu bir süs bitkisi. koğşak < koğşa-k. Nişanyan. TBAS. tohumlarından kahve elde edilen. VIII. XII. 2. 1156) kağmut: (< ? ) Devetabanı ya da stanbul şalgamı denilen. VIII. 2. çoğu kenarları mavi bir çizgi ile çevrili beyaz. 4529) kahve: (< Ar. (< And. ülkemizde 4 cins ve 38 doğal türle temsil edilen. kağşak + otu. Ağz. 2601) kakali: (< ? ). 2601. 1517. 1159. otsu ya da çalımsı bitkiler (BTS. (TS. 149) kahkaha çiçeğigiller: (< Ar. ah aha + T. VIII. TBAS. kakkil) Ceviz (DS. 1514”). VIII. (gündüzsefası). 2. çiçeği) ki çeneklilerden. 2. Ağz. kabuğundan kâğıt yapılan bir ağaç. kāhį ) Marul (DS. MBTS. 60 kadar türü olan bir ağaç. Broussenetia papyrifera. VIII. 149. 207) Kökboyasıgiller familyasından. 2. 2598) kāhu: (< Far.: kaka) Yemiş (DS. pomoea. 74) kahkaha çiçeği: (< Ar. TS. ahve. 1158. turpgiller familyasından bir bitki ve meyvesi (DS. pembe veya morumsu çiçekler açan. 2602) . VIII. meyveleri 1-2 tohumlu ve eriksi yapıda. ah aha + T. (And. beyaz çiçekli.390 kâğıt dutu: (< Far. 319) kak: (< ET. TBAS. mavi. 319) kahmuği: (< ? ) Yapraklarının alt yüzü beyaz tüylü bir cins kavak (DS. 2596. 2598) kakalaşka: (< kaka “ses taklidi” + T. (And. üst durumlu ovaryumdan gelişen lokulusit kapsül tipinde meyveleri olan. Çin’de ve Japonya’da yetişen.: guvşak) Tarlalarda görülen bir çeşit ot (DS.: kakıl. DS. VIII. 2. çanak ve taç yaprakları beşli. “< ET. kak. bir ya da çok yıllık. MBTS. çiçeği + -giller) Yaprakları almaşlı ve basit. bir veya çok yıllık. BTS. -laşka) Bir çeşit acı biber (DS. sıcak iklimlerde yetişen. MBTS. -u) Dutgillerden. Coffea arabica. 2595) kağşak otu: (< T. 1520). Ağz. kā ıd + tūt + T.

30 cm boyunda. (atlas çiçeğigiller). 2. (TBAS. Bir cins mısır (TS. şizokarp ya da kapsül tipi meyveleri olan. 2. mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. 1162) kaktüsgiller: (< Fr. -giller) ki çeneklilerden. ~ Akad. aynı zamanda süs bitkisi olarak da kullanılan. TBAS. al’a’ + T. cacao + T. Cactus. ağaç. 2. çiçekleri er dişi. 149) kaktüs: (< Fr. (TS. 1162) kalabak: (< ? ).: galabak) 1 m kadar yükselebilen. nadiren tek eşeyli. BTS. Bir cins kokulu sandal ağacı. Ağz. cactus + T. her dem yeşil. cacauati “Aztekçe ‘cacauati’ kelimesinden”) ki çeneklilerden. Nişanyan. gezen). 1162. 1167) . gövdesi ve yaprakları etli. yaprakları yayvan ve dikenli. Theobroma cacao. (TS. 110. kakao ve kola elde etmek için yetiştirilen. VIII. cacao < sp. 2. 2605. iki yıllık. ā ullu. çalı. 320) kakaogiller: (< Fr. 2. güzel. parlak renkte çiçekler açan bir bitki. 2. (TS. Elettaria cardamomum. (Hint bademi). 320) kakma: (< T. (And. 1160. yalancı öd ağacı. 207) Zencefilgillerden. 4530) kalegezen: (< Ar. sıcak iklimlerde yetişen ıtırlı bir bitki. (And.) Kaktüsgillerden. XII. 10 cm eninde. VIII. (atlas çiçeği).391 kakao: (< Fr. -giller) Yaprakları almaşlı dizilişte. (TS. BTS. ā ulle(t) ~ Aram. etli ve açılmayan kapsül tipi meyveleri olan bir ağaç. 320) kakule: (< Ar. otsu ya da odunsu bir bitki familyası. Ağz.: kallegezen) Havuç (DS. sıcak ve kurak ülkelerde yetişen. Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen. dikenli. 2610) kalembek: (< Hint Denizi’ndeki bir adanın adından) 1. cactus < Yun. Arctium minus. kakma) Gelincik otu (DS. çok yıllık. 149) kalak: (< ? ) ri soğan (DS. nadiren de otsu formdaki çok yıllık bitkiler (BTS.

2. 322) kalkgit: (< T. 324) kamış: (< En eski çağlardan başlayarak kullanıldığını biliyoruz. VIII. MBTS. 1526) Kavak ağacı (DS. 1540). VIII. gamalak. VI. 10 m kadar boylanabilen. 150) kallekabak: (< Far. Çuvaşça xămăş. kabak) Bir çeşit kış kabağı (DS.. beyaz. alem < Yun. büyük. VIII. 2614) kamberiz: (< öz. kalıntı + bitki) Geçmiş dönemlerde dünya florasında yaygın hâlde bulunurken. 2610) kamalak: (< kamalak < kama+la-mak “iki parçayı kamalar aracılığıyla birbirine bağlamak”. günümüzde bu özelliklerini kaybetmiş. Camellia japonica. etli yaprağı şapka gibi olan yumru köklü bir bitki (DS. 2614) kambaz: (< ? ) Armut (DS.392 kaleme: (< Ar. Yakutlar xomus yanında kulusun adını da kullanırlar. 2612. VIII. is. 2610) kalpak: (< Lehçelerde kullanılan kalıp “kapak. Orta Türkçede kamış olarak geçer. Eski Kıpçakçada kamış biçimi göze çarpar.A. 1179. 1905. MBTS. (Japon gülü. BTS. g‘am‘al‘ak) Sarı katran çıkarılan bir çeşit çam ağacı (DS. 2. pembe veya kırmızı renkte çiçekler açan. kelle + T. 2. 2. yer yer bulunan bitkiler (BTS. dayanıklı yapraklı bir bitki. camelia) Çaygillerden. (And. Çin gülü). VIII. anber + ? -iz) Karamık ağacı (DS. DS. örtü”den küçültme ekiyle kalıp+ak. Gaz. MBTS. VIII. 1538) Baharda duvarlarda çıkan. bu ad Moğolca bir alıntıdır. 2609) kalıntı bitki: (< T. 287) kambak buğday: (< ? kambak + T. 2614) kamelya: (< Fr. kalamos. VIII. Eren ve Clauson ‘sap’ olarak kullanılan Çuvaşça xămăl . xumăş komşu diyalektlerden alınmıştır. VIII. kalk + git) bk. buğday) Bir çeşit kılçıksız buğday (DS. 2610) kalmi: (< ? ) Domates (DS.: gamalaħ. Ağz. güz çiğdemi (TBAS. III. (TS.

kırmızı veya sarı çiçekli. tosbağa otu (TBAS. kan + damlası) Asya ve Avrupa’da ılıman bölgelerde yetişen. Alsine media. K AT. 1184. 150) kanak: (< T. (TS. kamış (TBAS. (And. 1186. tohumları kafes kuşlarına yem olarak verilen. MBTS. canario + T. 2. 2617. otu) Çuha çiçeğigillerden. kan + çal) Bir çeşit diken (DS. 125) kamış otu: (< ? T. 3 m kadar yükselebilen. TBAS.A. OAAD. 2. VIII. 1184) kanarya otu: (< sp. DS. 2. TBAS. sakız otu. kenger (TBAS. VIII. Eren. -cı + otu). Türkçe kamış komşu dillere de geçmiştir. 150. 321. canario + T. 2617.393 biçimini Türkçe kamış’ın karşılığı olarak vermiştir. 151) kanavcı otu: (< ? kanav + T. (And.: kanaçı) Uzun yapraklı bir ot (DS. 151) kançal: (< T. 2. 1180. boğumlu. bir veya çok yıllık. III. 150) kanatma: (< T. Phragmites australis. Gaz. 204. VIII. 237. kenger (DS. TBAS. kan + buruyan) bk. Adonis. otsu bir bitki. 2. kanatma) bk. 43. 124. sarı veya turuncu çiçekli ve otsu bir bitki. ADYA. tavşancıl otu (TBAS.. kan + ağacı) Zakkum ağacı (DS. göl. E A. 2619) kandamlası: (< T. 288. 1542). otu) bk. kamış + T. Tropaeolum peregrinum. sarı renkli bir çiçek. VIII. (TS.: gamış) Buğdaygillerden. 150) kamşan: (< ? ) bk. 120. GBAA. 112. ST AT. sert gövdesi olan. TBAS. kanak) Kökünden sakız elde edilen sütlü bitkilere verilen genel ad. 73. 229. 2620) . 150) kanarya çiçeği: (< sp. çok yıllık otsu bitkiler. VIII. 2617. çiçeği) Çan çiçeğigillerden. TBAS. 151) kanburuyan: (< T. Ağz. Ağz. (TS. dere ve bataklık kenarlarında yetişen. 150) kan ağacı: (< T. (TS.

299. 211”) Civanperçemi (TS. (kangal dikeni). kenger (TBAS. dikeni) bk.. 475) kangala: (< kangala < ? kangal) Gelincik çiçeği (DS. 207) 1. 1187. VIII.Y. Yabani enginar. 1186) kan dikeni: (< T. ağacı. yenilen bir çeşit mantar. MBTS. kan + kurutan) Adamotu (TS. 1186) kandil otu: (< Lat. (DS. çiçeği. Dikenli bir çeşit ot.A. DS. VIII. kandıra + T.. (TS. Lipia citriodora. 2622) kankurutan: (< T. 170) kandil çiçeği: (< Lat. Krş. DS. VIII. -cak) Tazeyken yenen. candela ‘mum’. ıtırlı bir süs bitkisi. 2. candela + T. 2. Deve dikeni. Erz. 1550. kandıra + T. 2622. Nişanyan. (TBAS. çok yıllık. DS. 1550”) Mine çiçeğigillerden. 2917. ballo ta acetabulosa labiatae. MBTS. 151) kangırcak: (< ? kangır + T. 2. VIII. VIII. 2. -ı) Kırmızı renkli.394 kandıra ağacı: (< Lat. (TS. ETA.A. manitari + T. 598. 2622) kangal dikeni: (< ? kangal + T. 151. II. 2. candela + T. kanlıca + Yun. 2. VIII. VIII. (TS. . otu) Buğdaygillerden. 1186) kandıra otu: (< Lat. 2626) . sürünücü. 117. 1911. bir karış boyunda bir çeşit ot (DS. kangal (DS. “< Lat. 1188) kanlıca mantarı: (< T. Lactarius. 3. Eren. otsu bir bitki. 2. kan + dikeni) bk. 2621. 2622) kangılız: (< ? ) Gelincik. III. indīl < Lat. otu) Ballıbabagillerden bir bitki. kandıra. 2621) kangal: (< kökünü bilmiyoruz. “< Ar. lâle (DS. VIII. 2. TBAS. Calamagrostis. VI. DS.

çanak yaprakları 4-5 tane olup birleşik. birleşme yerinden açılan kapsül tipi meyveleri olan. kabağı) Su kabağı (TS. 2627) kantar kabağı: (< Lat. (TS. Gentiana lutca. buŋar. 2. 2. aş(ı)lama. VIII. 3. 2. -sı. kan + Hint. kanlık) 10-25 cm yükseklikte. 2. Kızıl kantarongillerden.. 2626) kan otu: (< T. 1191) kantorbası: (< T. 1189) kantar aşlama: (< Lat. 1190) kantaron: (< Yun. otsu ya da çalımsı bitkiler (BTS. 1190. 2. kanlı + pınar. acı köklü. bir. -ı) çi kırmızı bir portakal türü (TS. VIII. (TBAS. 3186”) Kırmızı turp (DS. ovaryum üst durumlu. Centaurea. “< Ar. tatlı kavun (DS. inŧār < Yun. “< ET. taç yaprakları 4-12 tane ve birleşik. 2. Gentiana) Kızıl kantarongillerden. < Lat. kırmızı çiçekli türleri bulunan otsu bir bitki. MBTS. VIII. 1553”) Bir çeşit armut (DS. “< Far. Scorzonera sublanata. 2627) kantiyane: (< Lat. hekimlikte iştah açıcı olarak kullanılan bir tür bitki. 1189) kan portakalı: (< T. kalın köklü. kantar + T. torba + T.. 2628) . 332”) Kısa saplı kırmızı renkli bir çeşit kiraz (DS. kentauron + T. tōbre < Hint. ülkemizde 7 cins ve 24 türle temsil edilen. 2. kan + otu) Gelincikgiller familyasından kan kırmızı renkte. kan + Fr. TBAS. -giller) Yaprakları karşılıklı. zehirli bir bitki (TS. Tietze. hekimlikte kullanılan. çok yıllık. çiçekleri er dişi. kantar + T. MBTS. sarı. sarı çiçekli. çok yıllık. Birleşikgillerden. (TS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. VIII. küçük bir bitki. 151) kanlıpınar: (< T. mavi.395 kanlık: (< T. 152) kantarongiller: (< Yun. kantar + T. 328) kantartopu: (< Lat. iki ya da çok yıllık. topu) Küçük. kentauron) 1. portugal + T.

kap+çık) bk. 2634) kaplıngaba keleği: (< T. 30-150 cm yükseklikte. capucine) Latin çiçeği (TS. kaplıca) Taneleri ufak. “< T. 152) kapıncak: (< T. 152. rizomlu. kaplumbağa + Far. (And. bulgurluk bir çeşit buğday. kapalı + Far. 2. DS. kapancak). MBTS. 1562”) Bir çeşit bitki (DS. Bazı hayvan isimlerinin sonunda –lān eki vardır’. 209”) Ekin tarlalarında yetişen afyon büyüklüğünde meyvesi olan bir bitki (DS. kanyaş (TBAS. 152) kapçık otu: (< T. VIII. -i. Clauson. sulak yerlerde biten. çok yıllık. VIII. (TS. Triticum monococcum. VI. kālak + T. Eren. 2635) kapuçin: (< Fr. gelincik (TBAS. otsu ve zehirli bir bitkidir. Kökenini bilmiyoruz. üzerinde siyah benekleri olan bir çeşit susam çiçeği (DS. kan + yaşı) bk. 1194) kapçık: (< T. VIII. -u) Koyu turuncu. 2. 2634) kaplan postu: (< ? kaplan + Far. kapçık + otu) bk. 584. DS. 2. VIII. gelincik (TBAS. tuħm + T.: kapırcak. 152) kapalı tohumlular: (< T. 2634) kaplıca: (< T. DS. 1200. 152. kapurcak) bk. (TBAS. Sorghum halepense. Ağz. 1915. “< kaplān ‘Eski Türkçede geçmeyen bir kelimedir. VIII. 153) kaplanboğan: (< ? kaplan + T. kan + yaş) Yaprakları kamış yaprağına benzeyen. boğan. -lular) Açık tohumlularla tohumlu bitkileri içine alan bitkiler âleminin bir alt şubesi (TS. 1201) .396 kanyaş: (< T. kaplu bağa ‘kaplumbağa’. pōst + T. 2. gelincik (TBAS. 2628) kanyaşı: (< T.

(TS. 153. DS. 2637) karabadacık: (< T. “< ağ. 2638) . 2637) karabahnı: (< T. 233) kara asma: (< T. çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Ağz. kara + bardakçık) Mürdüm eriği (DS. mor çiçek açan bir çeşit ağaç (DS. Eren. VIII. 1203. VIII. VI. karaağaç. bādingān) Patlıcan (DS. pulsu yapraklı. eğreltiotugillerden bir ot (DS. Mısırlarda olan bir mantar (DS. Pancar. 1893. 1203. Ulmus. kara + ağır. dünyada Güney Avrupa’da.: gağaç. maydanozgillerden bir bitki. çalı şeklinde bir bitki türü. bk. kara + ağaç + -giller) ki çeneklilerden. 2. (And. sarmaşık (TBAS. karabaşak –1. baldırıkara (TBAS. çiçekleri demet durumunda ve meyveleri kapçık meyve olan. Zatülcemp hastalığında kaynatılarak içilen. Baldırıkara denilen. kara + ardıç). 30-40 m kadar yükselebilen. BTS. garageç.: gara arduç) Servigiller familyasından. (TS. 2.397 karaağaç: (< T. VI. Bir cins lahana. 334) karaağır: (< T. ülkemizde ise Karadeniz ve Akdeniz bölgeleri ile kısmen ç Anaddolu bölgesinde yetişen. 19) karaağaçgiller: (< T. T YA. çok yıllık. (TS. karāç. VIII. kara + asma) bk. VIII. VIII. kara + baş) 1. Juniperus sabina. bādincān < Far. VIII. 2. 2643. 2637) karaardıç: (< T. (And. 4”) Yapraklarını dökmeyen. 2. 2637) karabaş: (< T. AVA. VIII. TBAS. E A. yaprakları dişli. 3. 334. yerde yatık. 2637) karabaldır: (< T. 2. kara + OFar. 153) karabacak: (< T. kara + ? bahnı) Bir çeşit üzüm (DS. karageç) Karaağaçgillerin örnek bitkisi olan. 1918. kara + Ar. Bir cins ot. 4. BTS. 1203. kara + ağaç). kara + baldır) bk. 3. DS. DS. çitlembik gibi cinsleri içine alan.+ -(ı)r. 153) karabaldırcan: (< T. pāçak) 1. 219. Ağz. kerestesi değerli bir ağaç.

kurtpençesi.a)z. 1204. dik ya da tırmanıcı. 252.398 karabaşak (< T. garbiber) Karabibergiller familyasından. Fagopyrum. bazen karşılıklı dizilişte. II. kara + buğday) Karabuğdaygillerden. kara + baş + otu) Yaprak ve çiçeklerinden uçucu yağ elde edilen. 1204) karabuğdaygiller: (< T. Güney Doğu Asya’da yayılış gösteren. 374. (TS. 172. 335) karaboğaz: (< T. pipéri + T.A. Piper nigrum. 12. uzun. pipéri).Y. boğuz < boğ. çiçekleri er dişi ya da tek eşeyli. Bir cins pirinç (DS. 58.+ (u. tohumları olgunlaşmadan önce toplanıp ezilerek karabiber. 376) karabibergiller: (< T. 59. çok yıllık. kara + Yun. çiçekleri genellikle er dişi. 153) karabiber: (< T. -giller) Taçsız iki çeneklilerden. 34. 2. 2638) karabaş kekik: (< T. BTS. kara kekik (TBAS.. çobandeğneği ve karabuğday gibi sapları boğumlu. (And. 1204) . 2. mor çiçekli ve çalımsı bitkidir. Ka. 335. Ağz. 56”) Bir çeşit soğan (DS. tırmanıcı. T YA. XII. 2. kara + Yun. (TBAS. 4533) karabuğday: (< T. tırmanıcı bitkiler. “< ET. otsu ya da çalımsı. 71. çiçekleri başak veya salkım durumunda bazı türleri hekimlikte kullanılan bitkileri içinde toplayan bir familya (TS. karabiberle türlerini içine alan. baharat olarak kullanılan. kara + buğday + -giller) Taçsız iki çeneklilerden. kara + başak) 1. BTS. 2.: garabiber. VIII. (TS. KMYA. 50 cm kadar yükselebilen. bir yıllık bitki. Kışa dayanıklı sert buğday (karabaş). 72. 2. kara + baş + ? kekik) bk. ETA. GBAA. taç yaprakları olmayan. OAAD. ülkemizde doğal olarak yayılış göstermeyen. tohumları için yetiştirilen. 153) karabaş otu: (< T. kara + boğaz. olgunlaştıktan sonra toplanıp soyularak beyaz biber elde edilen. Eren. Lavandula stoechhas. TAYA. 1204. ravent. AAT. kuzukulağı. nadiren ağaçsı bitkiler (TS. yaprakları almaşlı.

dikenli bir bitki. kara + bulgar) Küçük salkımlı bir cins üzüm (DS. kayın mantarı (TBAS. karaca + darısı) Buğdaygillerden. kokulu. karaca) bk. deniz seviyesinden 1500 m kadar olan yüksekliklerde yetişen. (DS. şam’) Çamgiller familyasından. 2638) karaca: (< T. VIII. Marmara. 332) . (TS. 2. 2. 154) Karacaoğlan mantarı: (< öz. hayvanlara yedirilmek için ekilen bir bitki. çiçekleri altın sarısı renginde. karaburcu (DS. TBAS. 30 m kadar boylanabilen. Ege. 2638) karabüzgül: (< T. Ka. 191) karaçam (I): (< T. çörekotu (TBAS. (karagülle). kara tohumlu bir çeşit bitki. kara + T. (TS. (TS. ülkemizde Karadeniz. 2638) karaca darısı: (< T. pekmez yapmaya elverişli bir cins üzüm (DS. 2-4 m yükseklikte. 1204. VIII. 2. çengel sakızı (TBAS. 1204) karacık: (< T. DS. 4533) karaçalı: (< T. 154. 2. burç < Sans. XII.399 karabulgar: (< T. 153) karaca occanı: (< T. kara + çalı) Hünnapgillerden.Y. iğne yapraklı. VIII. kurak yerlerde yetişen. BTS. Akdeniz ve yer yer Orta Anadolu’da ormanlar oluşturan bir ağaç türü. Karacaoğlan + Yun. 154) karaca ot: (< T. karacık) Buğday tarlalarında biten yuvarlak. karaca + ot) Çörek otu (TS. Paliurus spinosa. Pinus nigra. VIII. -ı) bk. 1204.A. manitari + T. is. marica/marīca + T. VIII. 4533. 2638) karaburcu: (< T. 1204) karaca kovuk: (< T. her dem yeşil. kışın yaprağını döken. kara + büzgül) bk.. XII. karaca + ? occanı) bk. Panicum milliaceum. 2640. karaburcu (DS. kara + Ar. DS. karaca + kovuk) bk. -u) Küçük taneli.

VIII. 2642) karadut: (< T. kara + derme) bk. Karagöl + buğdayı) Karamsı. kara + Far. 2. kara + çörek) bk. 155) . çörek otu (TBAS. (And. VIII. tūt) Siyah renkte olan dut (TS. Sanguisorba minor. (DS. Clauson. X. Silifke bölgesinde kara göndürme adıyla tanınan. kara + erik) bk. şam’). Lolium. kara + gevrek. (TBAS. 1204) karaçayır: (< T. çimen biçiminde veya geniş çayır olarak yetiştirilen bir park bitkisi. kara + göndürme) 10-75 cm yükseklikte. 690”) Bir çeşit üzüm (TS. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. 2641) kara çörek: (< T. 2. 2. 1205. 1205) kara erik: (< T. kara + Ar. Ağz. 154) kara derme: (< T. tamas –2. 2640) kara çavuş: (< T. 2643) kara göndürme: (< T. 1205) karaçön: (< T. kevrek < kevre-. 2643) Karagöl buğdayı: (< öz. kara + ? çön) Amasya elmasına benzeyen bir çeşit kış elması (DS. kara + çavuş) Bir tür üzüm (TS. VIII. sert dikenleri olan bir ot (DS. 2.400 karaçam (II): (< T. kara + diken) Çok sivri. (TS. 3817) karagevrek: (< T. is. VIII. boz ot (TBAS. sert bir çeşit buğday (DS.: karaçan) Sarı çiçekli. DS. kara + ? çayır) Buğdaygillerden. VIII. “< ET. baklagillerden bir bitki (DS. 154) kara diken: (< T.

otsu bir bitki. 2643) karagülle: (< T. kara + göz) 1. karacık (DS. 2643) karagözçiçeği: (< T. kara + Far. 5. kara + göz + Erm. VIII. kara + ? işgildi) Yaban mersini (DS.401 karagöz (I): (< T. (TBAS. karagöz (I) (DS. 2. VIII. Taraxacum. 155) karahülün: (< T. banjar + T. 1310”) Karadut (DS. Diospyros lotus. 2643) karagöz (II): (< T. 2. scorzone) bk. Ebegümeci. Fasulye. uzun ve dişli yapraklı. Clauson. fasulia) bk. kara + Ar. 3. karağana. (TS. VIII. 4533) karağan: (< kara:ka:n < Moğ. 2. 2. hulü. -ı) bk. çiçekleri sarı ve kömeç biçiminde. sert tüylü bir bitki. karagöz (I) (DS. bodur funda boyunda dikensiz bir bitki (DS. kara + göz + Yun. gūle) bk. 4. karagöz (I) (DS. Börülce. hindibā) Birleşikgillerden. MTS. Başı kara bir çeşit buğday. Bir çeşit çiçek (DS. 1205. kara + t. kara + Far. kara + hülün < Far. VIII. çok yıllık. odunu çok sağlam olan bir cins ağaç (DS. “< Far. VIII. VIII. kara + göz) Nohuttan büyük meyveleri yenen. Yapışkan ve kokulu yaprağı olan. 2643) karagözmancarı: (< T. 2645) kara iskorçina: (< T. 2644) karahindiba: (< T. iskorçina (TBAS. VIII. 2643) karagözfasulye: (< T. XII. 657) 1. hulü. VIII. Fırça gibi kullanılan. 2645) . 155) karahurma: (< T. 144) karaişgildi: (< T. kışın yapraklarını döken. kara + göz + çiçeği) bk. ħurmā) 15 m kadar yükselebilen. TBAS. sarımsı beyaz çiçekli bir ağaçtır.

1206. kırmızı veya beyaz. karakabuk (DS. kara + kavak) 35 m’ye kadar yükselebilen. 2. 1206) karakavruk: (< T. 2646. VIII. Çörekotu. 2. MBTS. 2646) karakazancık: (< T. kabuğu koyu renkli bir kavak türü. 156) kara keme: (< T. kara + Far. soğuğa dayanıklı. 1623”) Gelincik çiçeği ve bitkisi (DS. 2. kara + kılçık) Kılçıkları siyah olan. Tarçın (DS. 2645) karakafes: (< T. (TS. çengel sakızı (TBAS. 4534) karakıllı: (< T. 1206) karakılçık: (< T. 2. mor veya pembe çiçekli ve kuvvetli kokulu bir bitkidir. VIII. çok yıllık. kara + Ar. (TBAS. VIII. 156) karakat: (< T. 3. kara + kav(u)ruk) bk. Kestane. kara + kat) bk. kara + Ar. kem’e. kara + ? kekik) 10-40 cm yükseklikte. (TS. 2646. VIII. kara + kavuk) 1. 2646) karakavza: (< T. 2. Symphytum. kara + kazancık. “< kazan < ET. DS. sert taneli buğday (TS. afes) Sığırdiligillerden. VIII. Thymbra spicata. kaz an. 4. Kuzukulağı. eczacılıkta kullanılan. çiçekleri beyaz ve menekşeye çalar kırmızı renkte.402 karakabuk: (< T. Populus nigra. VIII. 1639”) Yer mantarı (TS. VIII. karakabuk (DS. Sakızotu (DS. 2645) . çok yıllık. 1206. 156) karakavuk: (< T. “keme < Ar. kara + kayın) Yemişli ağaç (DS. TBAS. Hindiba. 156) kara kekik: (< T. 2. XII. 2. DS. MBTS. kara + kabuk) 1. 2. otsu ve tüylü bitkiler. ab a) Yaban havucu (TS. TBAS. 2. 2645) kara kavak: (< T. kem’e. 1206) karakayın: (< T. kara + kıllı) bk.

VIII. 1207) karalık: (< T. 2. VIII. kara + Erm. MBTS. kara + kurut. kara + Erm. maydanozgillerden. devrilmiş ağaç gövdeleri üzerinde gruplar hâlinde yetişir. 2. 2647) karakulak mantarı: (< T. VIII. alt kısmında ince delikler bulunan. kara + mama) Böğürtlen çalısı (DS. VIII. is. VIII. 2650. 157) . banjar) bk. 2649) karamama: (< T. TBAS. 1803”) Karaardıç ağacı (DS. Frenk kimyonu (TBAS. kara + ? Far. (TBAS. kayın mantarı (TBAS. VIII.403 kara koruğu: (< T. kara + kulak + Yun. böbrek taşı düşürmek için suyu içilen bir bitki (DS. VIII. karalık) Bir cins üzüm (DS. banjar) Kara lahana (DS. 2. 2647) karakulak: (< T. kurut. kovuk. -ı) bk. kara + kovuk. lahano) Yaprakları koyu yeşil olan bir tür lahana (TS. 2650) Karaman kimyonu: (< öz. 157) karamanca: (< T. kara + Yun. -u) bk. 1755”) Su kıyılarında yetişen. koruk + T. kara + kulak) Zambak cinsinden bir çeşit çiçek (DS. manitari) Yelpaze veya yassı huni biçiminde. Karadeniz bölgesi ormanlarında. MBTS. 157) kara mantar: (< T. Pazarlarda satılır. kara + Yun. deniz börülcesi (TBAS. Polyporus squamosus. “< ET. 157) karakovuk: (< T. karamanca (DS. -u) bk. manitari + T. kemmūn + T. 164) karakurut: (< T. üstü kirli sarı ve uçları kömür karası renkli bir mantardır. 2650) kara mancar: (< T. Genç iken yenir. Karaman + Ar. 2648) karalahana: (< T. “< ET.

158) karan: (< ? ) Yaban nanesine benzeyen bir bitki (DS.Y. Ka. garafil. 234. 2. 2651) karamuk: (< T. 1900. II. Agrostemmagithago. 123) karanfilbaş tütün: (< Far. 2651) karanfil: (< Far. ülkemizde doğal olarak yetişen 67 türü bulunan. 1920. 2651) . VIII. ST AT. 321. 157. çok dikenli ve zararlı bir bitki.: garamık. 119. genefil. UA.A. (And. karamuk + dikeni) bk. 105. mor + T. DS. Caryophyllus aromaticus. 157. 159. TaS. 2650. kara + Erm. 2650) karamaz: (< T.: galafil. 298. kara + ? mürver) bk. karamuk (TBAS. (TS. 238. 423. 170. aranfül ~ Hind.A. Nişanyan. gızambaħ. VIII. AVA. Mersingillerden. 281. Dianthus caryophyllus. güzel renkli çiçekler açan. (And. 30. 95. MBTS. 2053. galenfil. VIII. 15. gelemfil. III. BTS. GD AT. Ağz. karefil. VI. VIII. OAAD.404 karamarı: (< T. çok yıllık. 2. 220. < ? karamuk “kökü bulunamamıştır. (TS. karamık. çiçeği pembe mor renkte. 2. VIII. Ağz. IV. 1209. karamuh. galefir. 321. EYAD. 2663. K AT. 466. karamfil) 1. 2. gıranbuħ. XII. MBTS. karamuk < kara+muk.. karamış) Kocayemiş (DS. DS. . -u) Bir çeşit armut (DS. AVA. 1209. 4534) karamoru: (< T. AAT. 185. 1572). 222. VI. 2 m kadar yükselebilen. ETA. ekin tarlalarında biten. kara + ? marı) Bir cins siyah üzüm (DS. 178. DS. bir ya da çok yıllık bir süs bitkisi. baş + tütün) Yaprakları ince bir cins tütün (DS. mürver (TBAS. KMYA. 2269) karamuk dikeni: (< T. 440. karanbuk) Karanfilgillerden. 2650) karamış: (< T. bazılarının kültürü yapılan. VIII.. 158) kara mürver: (< T. 1572). Molük adalarında. 373. Karanfilgillerden. 336. DS. 166.. T YA. VIII. Filipinlerde ve Hindistan’da yetişen bir ağaç. 82. TBAS. Erz. Gülensoy. yaprakları karşılıklı. 83. 2. I. 215. aranfül + T. karamaz) Damlara örülen bir çeşit yabanıl bitki (DS. ganefil.

IV. (DS. 158) karaoğlan (I): (< T. kar + ardıcı) Araştırma alanında (Antalya – Akseki) orman sınırının üzerinde hemen göze çarpan ağaç formundaki tek bitki türüdür. aranfül + T. pāzı) Koyun sarmaşığı denilen ot. 2652) karaparmak: (< T. kara + Far. 2652) karaoğlan (II): (< T. çöven. yeşil renkli. kokulu bir cins elma (DS. kara + oğ(u)lan) Zeytin (karatavuk. VIII. kara + parmak) bk. karatombalak). 2651) karanfilgiller: (< Far. VIII. kökü) bk. uzun boylu bir ağaç (DS. 2651) karantı: (< T.405 karanfil elması: (< Far. 1209) karanfil kökü: (< Far. karantı + dikeni) bk. kara + ot) Sarılık hastalığının iyileşmesinde kullanılan ot (DS. 223-229) . karamuk. sabun otu ve benzeri cinsleri içine alan bir familya (TS. sirken (TaS. -giller) ki çeneklilerden. Juniperus foetidissima. 2652) karapazı: (< T. örnek bitkisi karanfil olan. Kar yağışının çok olduğu yüksekliklerde bulunmasından dolayı bu isim verilmiştir. aranfül + T. karantı) bk. kök karanfil (TBAS. aranfül + T. 158) karanıt: (< ? ) Geniş yapraklı. böğürtlen (TBAS. VIII. elması) Yazın yetişen. böğürtlen (TBAS. kara + oğ(u)lan) Patlıcan (DS. 2. VIII. 2277) kar ardıcı: (< T. VIII. 158) karantı dikeni: (< T. karasergi (DS. 2652) kara ot: (< T. (Duran. VIII.

VIII. kara + üzüm) Kara üzüm (EYA. taze yumruları yenen. ekşi bir çeşit üzüm (karaparmak. tıkız < tık-ı-z. Ağz. 3179”) bk. Ağz. 2654) . turb) Turpgillerden. 2653) kara şabla: (< T. “< T. (And. 2. karasergi (DS. kara + suluk) Beyaz. karasirke).406 karasergi: (< T. tombalak < topalak. 2653) karatamas: (< T. 1212) kara üzüm: (< T. 2653) karatombalak: (< T. 2. VIII. sirke) bk. (And. -lık).: kara şapla) Yaprağından siyah boya elde edilen kötü kokulu. VIII. sulu bir cins üzüm (DS. 3161”) Az tatlı. Raphanus sativusvar niger.: karavluk) Kökünden sakız elde edilen bir ot (DS. 3. (DS. tavuk) bk. DS.: karayantak) Deve dikeni (TS. VIII. kara + ? şabla). 159) karaturp: (< T. kara + yandık). 2652) karasuluk: (< T. MBTS. Mürdüm eriği (DS. iri beyaz köklü çok yıllık bir bitki. VIII. kara + tıkız. ekşimsi bir çeşit armut (DS. MBTS. karaoğlan –II. 1212. 3. 2654) karayandık: (< T. “< T. VIII. VIII. (TS. (DS. kara + ? T. VIII. Ağz. kara + Far. kara + sergi) Siyah. kara + tombalak. kara + ? tamas). karaoğlan –II. etli. (And. VIII. yuvarlak. (DS. 177) karavlık: (< ? karav + T. otsu bir bitkidir. 2652) karasirke: (< T. VIII. (TBAS. Cyperus rotundus. 2653) karatavuk: (< T. kara + topalak) Çok yıllık. 2652) karatıkız: (< T. 2652) kara topalak: (< T. ısırgan otuna benzer bir ot (DS. kara + Far.

yumrulu. 1213. 2. Leuconium. 2. karındaş. en çok Asya’nın sıcak bölgelerinde yetişen bir ağaç. otsu. kara + ? yosun + T. VIII. eczacılıkta kullanılan. 160. kışa dayanıklı bir çeşit üzüm (DS. 334) kara yosunu: (< T. kara + yemiş) 5-6 m kadar yükselebilen. kışın yaprağını dökmeyen. -ları) Bitkiler âleminin çiçeksiz bitkiler sınıfından. karçin) Yaban armudu. 662. sonra siyahımsı renklidir. (TBAS. 2655) kar çiçeği: (< T. erken ilkbaharda kardan hemen sonra ya da karın üzerinde çiçek açan. Olgun meyveleri yenir. kar + çiçeği) Süsengillerden. pek çok türleri bulunan bir bitki familyası (TS. kara + ? yosun + T.407 kara yaprak: (< T. birleşim veya spor verme yoluyla üreyen. 2655) kara yosunları: (< T. 1214. Meyveler önce kırmızı. kar + delen) Nergisgillerden. VIII. nemli yerlerde yetişen. ahlat (DS. kara + ? yonca) Yaban yoncası (DS. “< ET. TBAS. kardeş + kanı + ağacı. Laurocerasus officinalis. 2. (TS. 2. beyaz çiçekli bir ağaççıktır. Galanthus nivalis. 1214) . 1214) karçin: (< T. gerçek anlamda kök. 337) kardeşkanı ağacı: (< T. BTS. (TS. 2. (TS. yuvarlak taneli. VIII. karcık + üzümü) Beyaz. Taze veya kurutulmuş hâlde. 2654) kara yemiş: (< T. Kuzeydoğu Anadolu bölgesinde pazarlarda satılır. 2. MBTS. beyaz çiçekli ve soğanlı bir bitki. VIII. beyaz ve pembe çiçekler açan soğanlı bitki. gövde ve yaprak gibi yapıları olmayan. BTS. -u) Çayır ve ormanlarda yumuşak bir bitki oluşturan çiçeksiz bitki (TS. 1577”) Baklagillerden. 1213) karcık üzümü: (< T. kara + yaprak) Bir çeşit elma (DS. 2656) kardelen: (< T. Draceane draco. Clauson. 159) kara yonca: (< T.

2. MBTS. pis kokulu. kar + dikeni) Diş otugillerden. eşek hıyarı (TBAS. 2658) karga cevizi: (< karga + Ar. VIII. VIII. 2. 160) kargasabunu: (< karga + Ar. “< karga ‘ses taklidi kelime’. ūzek. 2. VIII. DS. ibiği) bk. 1759”) bk. eşek hıyarı (TBAS. 1215) kardoş: (< ? ) Domates (DS. bardağı. 2659) .408 kar dikeni: (< T. eşek hıyarı (TBAS. pembe çiçekli bir tür çalı. cevz + T. 2. 1216) karga düleği: (< karga + T. -i) bk. 1578”) Tarlalarda biten. çiçekleri talkım durumunda olan. 2. eşek hıyarı (TBAS. keleği) bk. -u) Su kenarlarında çıkan. divleği) Acı hıyar (TS. (TS. delen) Kabuğunun çok gevrek olması dolayısıyla kolay kırılan bir tür badem (TS. Stryhnos nuxvomice. 160) kargabüken: (< karga + T. Acantholimon echinus. “< Far. 160) kargadelen: (< karga + T. 160) karga keleği: (< karga + T. iri yaprakları su ile ele sürülünce köpüren bir ot (DS. 1216. 2657) kargabardağı: (< karga + T. VIII. -ı) bk. 2657) karga bostanı: (< karga + Far. büken) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. 160) karga kozağı: (< karga + Far. yaprakları karşılıklı. üzerinde meyveleri olan bir yaban otu (DS. MBTS. ūzek + T. 1216) karga ibiği: (< karga + T. meyvesi zehirli bir ağaç. 2. eşek hıyarı (TBAS. (TS. būtsān + T. -ı. śabūn + T.

(TBAS. kamış + T. kargı + dalı). (DS. 160. karı + gezdiren) Bir çeşit börülce (DS. 1216. (And. II. 338) kargıdalı: (< T. toprak altında kök salan bir yaban bitkisi (DS. 2660) karğayamşağı: (< karga + ? yaşmak + T. VI. -ı) bk. “< ET. 161) karğakülülü: (< karga + ? külülü) Buğday tarlalarında biten yaban bezelyesi (DS. kargı (TBAS. VIII. karın. 2659) kargayüreği: (< karga + T. 5-6 m yüksekliğe erişebilen. 2. VIII. rizomlu ve çok yıllık bir bitki. -ı) Toprak yüzüne yayılan bir çeşit sarmaşık (DS. 2664) . Arundo donax. 470”) Karın ağrısında kullanılan. DS. 2661) karıgezdiren: (< T. VIII. karğu < karğuy < karğuŋ. soğanı). (And. -i. VIII. 2659) kargı: (< ET. Ağz. 2659) kargı kamışı: (< T. çok yıllık ve otsu bitkiler. 1923) kargayürek: (< karga + T.: kardıhal) Mısır (DS. Gladiolus. VIII. kargı + ? T. 161. 2661) karıngeveni: (< T. BTS. VIII. VIII. 653) Buğdaygiller familyasından. VIII. Ağz. 2663) karıyaşı: (< T. 2657. Gülensoy. yüreği) bk. TBAS. karın + ? geven + T. karı + yaşı) Sığırlara gaz sancısı veren. 2664) karide: (< ? ) Ceviz (DS. gövdesinden kaval ve ney yapılan.: garga soğanı) Yumrulu. VIII. dağlarda biten bir bitki (DS. (TS. Clauson. kargayürek (DS.409 karga soğanı: (< karga + T. yürek) Kara ve uzunca bir çeşit üzüm (karğayüreği).

300.Y. VII. ADYA. garpuz. 190. Eren. karpız. ħarbuz. T YA.A. 390. (TS. 1929. MBTS. kapıs) Kabakgillerden. 1586). 274. VIII. Ağz. 2295. SA. -cuk) Düğün çiçeği (DS.: garpıs. garpız. sebze olarak kullanılan bir bitki. (And.: keroz) Maydanoz (DS. 315. VI. 2667) karpuzcuk: (< Far. 1222. 2667) karsamba: (< ? ) Büyük yapraklı nane (DS. (And. 78. 2. GD AT. DA. AAT. 214). 101. gövdesinin içi yumuşak. VIII. KMYA.Y. K A. VIII. harpuz. 475. 2. III. Ka. sürüngen gövdeli. 2668) . temmuzda olgunlaşan bir çeşit armut (DS. 174) karpuz armudu: (< Far. 121. OAAD. (TS. VIII. Brassica oleracea botrytis.A. ST AT. . 161. 322. AVA. Ağz. 266. KBAYA. Ağz. 207. karnı + kara. ceviz büyüklüğünde meyvesi olan bir çeşit bodur ağaç (DS. 2.A. 136. BTS. 1929. KYA. ħarbuza. 42) karnıkara: (< T. III. 145. ħarbūza. Krş. VIII. otsu bir bitki. EYAD.. 2667. yaprakları lahana yaprağına benzeyen. 76. çiçekleri etli ve tanecikleri bir görünüşte olan. 2668) karsbağ: (< ? ) Kılçıklı siyah buğday (DS. 233. DS.: garnabahar) Turpgillerden. 1223. Gaz. VIII. keremb-i bahār. GBAA. 70. E A. DS.. VIII. tek yıllık. (And. Citrullus vulgaris. 131. 2. iri ve sulu meyvesi olan. 230. emrūd + T. sarı ve sulu. 65.410 karkalak: (< ? ) Fundalıkta yetişen. ETA. 2664) karnabahar: (< Far. 433. 2666) karoz: (< ? ). 69. II. ZBK A. 305. 248. ħarbuz + Far. 2756) karpuz: (< Far..A. 182. MBTS. 1587) Börülce (TS. 235. 1223. 115. 341. 49. K AT. ħarbuz + T. VI. 123. 2667) kars: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS.. 2. VIII. 28. -u) Büyük. 69. Erz. DS. DS.

2671. kartal + ağacı. cılız buğday (DS. 1226) kartallı eğrelti otu: (< T. kardoğ. 2. 2674) kasık otu: (< ? kasık + T. kerto. kortol. kartallı + eğrelti + otu) Yurdumuzun kıyı bölgelerinde sık rastlanan. (krizantem). 1594”) Karanfilgillerden. DS. 2673) kasgur: (< ? ) Yenilebilen yaban pancarı (DS. otu.almancasozluk. SA. (And. Clauson. kasan) nce samanlı. 1591”) Dulaptal otugillerden. Ağz. 2671) karulaotu: (< ? karula + T. 343) . kastul. güzel çiçekler açan. 376. kortal. 1594) Birleşikgillerden. otu) Ağrı giderici olarak kullanılan bir çeşit ot (DS.: gartol. katut. kastil.com). kasık yaralarına yararlı sayılan bir bitki. 2. kartoffel. XII. 1229. 2085. yaprak sapının enine kesiti mikroskop altında iki başlı bir kartalı andıran. VI. “< kartal < kara tal. 2672) karus: (< ? ) Maydanoz (DS. kartof < Alm. “< kasık ‘kökü bulunamamıştır’. 2. 206. www. saz biçiminde ince sapları olan.411 kartal ağacı: (< T. VIII. tek yıllık. MBTS. BTS.web. katmerli ve türlü renkte. çiçekleri iri. kartopu. 649. 2. otsu bitkiler. kartul. ST AT. VIII. VIII. 133) kartopu: (< T. (TS. 209. www. (TS. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak kullanılan. K A. kostil) Patates (DS. MBTS. < kartal ‘kökü belli değildir. 1229) kasımpatı: (< kökü bulunamamıştır. 2. Herniaria hirsuta. (TS. kartal.tr. 2. kartof. kar + topu) Kasımpatı çiçeği (DS. VIII. Pteridium aquilinium. 2. VIII. karton. 4536. Chyrsanthemum. kartop. 235. büyük yapraklı bir eğrelti türü. VIII. sonbahardan kışa değin açan. 1226) kartol: (< Rus. kardof.sozluk. EYAD. kertol. Hindistan’da yetişen. odunu öd ağacı gibi kokan bir ağaç (TS. DS. 2672) kasan: (< T. MBTS. girtüp. kardu.

161. 162) katırdaşağı: (< T. 1. katır + kulağı) Yapraklarından dolma yapılan bir bitki (DS. 162) katırkulağı: (< T. gövdesi soyularak yenen. acı çiğdem (TBAS. Nişanyan. kat + ağaç) Meşe ağacı (DS. yuvarlak ve kara renkli bir kış üzümü (DS. 2683) . Kütahya. katır + taşağı) bk. -si. katır. yaprak döken ve yapraklarının alt yüzeyinde yıldız şeklinde tüyler bulunan. acı çiğdem (TBAS. 161) katır çiçeği: (< T. DS. VIII. 1596) 30-70 cm yükseklikte. 2. Ferula szowitsiana. VIII. “< ET. (TS. VIII. yaprakları kaşığı andıran. 604. güzel çiçekler açan bir bitki. VIII. otsu. 161) katır çiğdemi: (< T. (And. katır + azığı. MBTS. 242”) bk. 216”) Turpgillerden. acı çiğdem (TBAS. kat) Bir çeşit çiçek (DS. VIII. MBTS. (BTS. parçalı yapraklı ve sarı çiçekli bir bitkidir. 1596”) Kayıngiller familyasından. 343) kasnı: (< kökü bulunamamıştır. 4507) katırazığı: (< T. 2681) katıkara: (< T. 2681) katağaç: (< T.: gatıgara) Kalın kabuklu. Ağz. DS. kaşık + otu. XII. özel kokulu. (TBAS. 25-30 m kadar boylanabilen. Isparta ve Afyon’da doğal olarak yetişen endemik bir tür. Clauson. azuk. katı + kara). çok yıllık. 2. < ET. 221. Eren. buğday çiçeği (TBAS. 2. MBTS. Cochlearla officinalis. ülkemizde Konya. katır + çiçeği) bk. kasnak + Far. bīşa + T. 2676) kaşık otu: (< T. “< ET. büyük yapraklı. 1233) kat: (< T.412 kasnak meşesi: (< ? T. 2682. kaşuk < kaşı-. iri. Quercus vulcanica. katır + çiğdemi) bk. iskobüte karşı kullanılan. “< kasnak < ? kas-ı-n-ak.

ülkemizin her tarafında bozuk orman ve orman açıklıklarında yetişen çalı şeklindeki bir bitki türü. ağacı) Lübnan ve Toroslarda yetişen bir sedir türü. 162) katran yoncası: (< Ar. 1607”) Çiçekleri güzel bir tür süs çalısı (TS. 1240) katran ardıcı: (< Ar. (TS. kuvvetli katran kokulu. dalları çok ince. Genista scoparia. 1237) katırtırnağı: (< T. şam’ + T. 610”) Baklagillerden. aŧrān + T. aŧrān + ? yonca + T. 1237. şapkasının alt yüzü dilim dilim ve bir halka ile çevrili bulunan bir cins mantar. -sı) Çok yıllık. Pinus rigida. aŧrān + Ar. (BTS. tırŋak. Psoralea bituminosa. 1240) katran otu: (< Ar. otu) bk. TBAS. 2. tohumları zehirli. Juniperus oxycedrus. katran yoncası (TBAS. çiçekleri sarı. XII. 345) katran çamı: (< Ar. katır + tırnağı. 2. morumsu mavi çiçekli ve üç parçalı yapraklı bir bitkidir. 162) . “< ET. çok yıllık. yaprakları dikenli ve kışın kalıcı. 2. aŧrān + T. 345. (TBAS.413 katırkuyruğu: (< T. (TS. DS. yaprak döken. MBTS. 2. (TS. “< katmer < kat+mar ‘halk ağzında kullanılmaktadır’. çalı görünüşünde bir bitki. 162. (TS. 1239) katran ağacı: (< Ar. 1240) katranköpüğü: (< Ar. -li + Far. Anagyris foetida. katır + kuyruğu) Baklagillerden. 1-3 m kadar boyda. Polyporus igniarius. 4537) katmerli badem: (< katmer + T. VIII. 2683. 2. -ı) Gemilerde kullanılan katranın çıkarıldığı çam türü. meyvelerinden andız katranı elde edilen. aŧrān + T. DS. Tietze. BTS. ardıcı) Servigiller familyasından. bazı türleri hekimlikte idrar söktürücü olarak kullanılan. Cedrus libani. bādām. (TS. aŧrān + T. 2. köpüğü) Çayır mantarlarından. çiçekleri sarı ve şemsiye durumunda olan acı bir bitki. 2.

2. 163. ormanlık yerlerde biten bir çeşit mantar (DS. 2. kolay yanan. BTS. 267) kavak elması: (< T. 254. 217. kışın yaprağını dökmeyen. EYAD.Y. 59. 256.: gabak. XII. 1241. quassia < Lat. 177. 2. DS. 2. gavaħ. VIII. Güney Anadolu sahillerinde yetiştirilen bir sıcak ülke bitkisi. 1242) kavdan: (< ? ) Gövdesi uzun bir çeşit ot (DS. 107. 162.414 kattak: (< ? ) Taflan ağacı (DS. 20 m kadar boylanabilen. Eren.) Sütleğengiller familyasından. 219) Çınar ağacı (TS. 1241) kavanez: (< ? ) Domates (DS.. gavak. 219. encīr + T. kavaħ) Söğütgillerden. 162. kavak < kav + -(a)k. Populus. 1608). 187. 181. VIII. kerestesinden yararlanılan bir ağaç. AAT. ekşimsi ya da tatlı bir çeşit elma (DS. 345. 94. (TS. 2686) kavak inciri: (< T. sulak bölgelerde yetişen. VIII. caoutchouc < sp. gövdesi odunsu. 204. kavlağan < kavla. 1243) . Ağz. 2685) kauçuk: (< Fr. II. T YA. -i) Açık mor renkli bir tür incir (TS. kışın yaprağını döken. 64. kavak + elması) Orta sertlikte. Ficus elastica. 239. BTS. 345) kav: (< T. AVA. 47. KBAYA. 4538) kavak: (< T. 2. ADYA. 1937. öz suyu yapışkan.+ -gan. VIII. VI. K AT. KYA. kavak + Far. parlak ve kalın. 2687) kavasya: (< Fr. (TS. TBAS. 322. MBTS. süt kıvamında. SA. ST AT. 2. Ka. 106. ETA. yaprakları oval biçimli. (lastik ağacı). TBAS. 204.) Acı ağaç (TS.A. 1240. 221. 201. E A. gavag. boyu bazı türlerinde otuz veya kırk m ye değin çıkan. vatanı Doğu Hindistan olmakla beraber. 2688) kavlağan: (< T. (And. kav) Eskiden taşlı çakmaklarda kullanılan. Eren.

(TS. 73. kavurt + otu) bk. -ı. mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. 2. 163. (TBAS. 2313. at ayağı biçiminde bir mantardır. DA. Gülensoy. 133. kaya < *kada < *kad-.: gavın. sulu ve etli meyvesi olan. Sedum (TBAS. 1608”) Bazitli mantarlardan. manitari + T. 2696) kaya sarımsağı: (< T. kuvvetli kokulu. kara üzüm gibi meyveleri olan. VI.415 kav mantarı: (< kav + Yun. kaya + sarımsağı) Genç yaprakları sarımsak yerine kullanılan bir tür yaban sarımsağı. gon.. AA. Eren. 101. VII. 2. 12. ka un. 674”) 20 m kadar yükselebilen ve kışın yaprak döken bir ağaç. DS. 220).Y. Clauson. 2. K AT. VI. III. kayacık. TAYA. < Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. kaya + ? kekik + T. Gaz. Ağz. genellikle güzel kokulu. (TBAS. 88. ülkemizde kültürü yapılan. 163) kaya kekiği: (< T. DS. 136. BTS. 482. kavuşlak) Mor renkli yaban menekşesi (DS. EYAD. AVA. 2. VIII. DS. 163) kaya koruğu: (< T. havun) Kabakgillerden. 163) kavun: (< ET.. 2099. Orta Türkçede kāğūn olarak geçer. 2108. (And.A. Ostrya carpinifolia. goun. 1941. çok yıllık. Fomes fomentarius. tek yıllık bir bitki. (TS. kaya + ? Far. “< ET. VIII.A. MBTS. DS. 1246) kaya sarmaşığı: (< T. Kökenini açık olarak bilmiyoruz. 13. koruk + T. 163) kavuşlak: (< T. otsu bir yaban bitkisi. 1244. kaya + sarmaşığı) Kayalıklarda biten sarımsak (TS. sürüngen gövdeli. 14. 2. gavun. 1243. Satureja thymbra. 306. Ka. -u) Ekşi. ağaçların gövdesinde veya dallarında yetişen ve kurusu kav olarak kullanılan. 59) kavurt otu: (< T. (TS. 345. Eski Kıpçakçada kāwun (ve kowun) biçimi kullanılır. 322. KYA. TBAS. 49. VI. OAAD. Allium ampeloprasum. uyuz otu (TBAS. 232. “< kav ‘Eski Türkçeden beri kullanılır’. 2694) kayacık: (< T. II. -i) 20-40 cm yükseklikte. DS. Cucum. kayalık yerlerde biten. bir veya çok yıllık. 1246) .

VIII. Fagus orientalis. 2. kaya + ? yarpuz + T. manitari + T. 164) kayındili: (< T. ħāyegįne + T. ana vatanı Çin olan. 2698) kayayağı: (< T. meyvesi dövülerek yaralara sarılan bir çeşit bitki. Eren. kayın. kayın + dili) Bir çeşit kaktüs (DS. -ı) Pleurotus türlerine verilen genel ad (TBAS. BTS. kum”. Ağz. kadhıŋ. Nişanyan. kaya üzümü (DS. Nişanyan. kaysi) Gülgiller familyasından. 2699) kaygana çiçeği: (< Far. meşe. 222. kayışkıran (TBAS. 164) kayır: (< ET. VIII. kerestesi beyaz bir orman ağacı. yuvarlak yapraklarının içinden çıkan filizlerin ucunda sarı çiçek açan. VIII. kaya + üzümü) Kırlarda biten. (And. çalı ya da ağaçsı bitkiler (TS. (DS.: gaysı. 347) kayın mantarı: (< T. ülkemizde de kültürü yapılan. çiçeği) Geniş. -u) bk. < kayın < Ana Türkçe *kadıŋ. kayın + Yun.416 kaya üzümü: (< T. kaygana çiçeği (DS. 164) kayın: (< ET. (TS. 2. kayık + çiçeği) bk. ħāyegįne + T. VIII. MBTS. (kayganacık). aysī. 2700) kayıngiller: (< T. 2701) kayısı: (< Far. (kayayağı) (DS. 1617) ncir (DS. palamut diye adlandırılan meyveleri yüksüksü bir kadehçik içinde duran. kaya + yağı) bk. her dem yeşil. 260) kayganacık: (< Far. VIII. 2. 2698) kaya yarpuzu: (< T. 30-40 m kadar bir boya erişebilen. . yaprak döken. 1248. cık) bk. 1248. 222). kestane gibi çoğu kerestelik orman ağaçlarını içine alan. VIII. 222) Kayıngillerin örnek bitkisi olan. kayır “çiğnenmiş toprak. özsuyu beyaz bir yaban bitkisi. kayın + -giller) ki çeneklilerden. taş nanesi (TBAS. Eren. kışın yaprak döken. 2699) kayık çiçeği: (< T. 222. yapraklarını döken. TBAS.

347. TBAS. VIII. kavrularak yenen bir ot (DS. TAYA. 59) kayı soğan: (< T. VIII. 2. Frenk inciri (TBAS. 1249. kazan + delen. 302) kayışkıran: (< T. 2708) kazandelen: (< T. kayı + soğan. güzel kokulu ve açık turuncu renkli meyveleri eriksi tipte olan bir bitki. 1616”) Yeşil soğan (DS. MBTS. 164) kaynanadili: (< T. “< ET. kaz an. 479”) bk. Eren. kayın + ana + dili) Dil biçiminde yassı ve dikenli dalları olan bir kaktüs türüne halkın verdiği ad (TS. kaymakcık) Yaprakları enginar yaprağına benzer. Opopanax hispidus. 164) kaymak otu: (< T. (TS. 2701) kayisi üzüm: (< Far. BTS. 162. 164. Nişanyan. 2. çiçekleri kırmızı. ETA. VIII. 165) . kayış + kıran) Baklagillerden. Prunus armeniaca. (TS. 2.417 eti sulu. “< kayı. KYA. (TBAS. MBTS. kaymak + otu) 1-3 m yükseklikte. kökleri toprağa derince girerek tarlalar sürülürken sabanı tutan. 1249. 341. 1623”) bk. kazankulpu (TBAS. kayın + ana + yumruğu. II. Onosis spinosa. 154. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. çok yıllık ve dikenli bir bitki. çok yıllık. 2. 106. idrar arttırıcı ve taş düşürücü olarak bilinen. üzüm) Yerli bir üzüm cinsi (GD AT. yumruk. “< T. VIII. kaymak otu (TBAS. 1252) kaynanayumruğu: (< T. ortası marul gibi sarı göbekli. 2701) kaymacık: (< T. DA. 458. 9. kaymaklık) bk. 2. 165) kayşalak: (< ? ) Beyaz mantar (DS. aysī + T. 2703) kaymaklık: (< T. DS.

1256. VIII. kazan + karası) lkbaharda kırlarda biten. kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 1953. gazayak. VIII. kazık + yemiş) bk. nadiren alt durumlu. (TBAS. . “< ET. genç sürüngenleri Doğu Anadolu Bölgesi’nde ıspanak gibi pişirilerek veya turşu yapılarak yenen. -sı) Corydalis türlerine verilen genel ad. kaz + ? gaga + T. bir. 2713) . kaz + ayağı. (DS. (And. (TS. 490”). Chenopodiaceae. -u) 90-120 cm yükseklikte. Gaz.418 kazankarası: (< T. yapraklarını dökmeyen. kazıyak) Ispanakgillerden. (BTS. otsu. (BTS. genellikle tuzlu topraklarda yetişen.: gazayağı. Erz. 681) Havuç (kazık yemiş). kazmaç) Kış yaz yapraklarını dökmeyen. -ı) Çamgiller familyasından. 2710) kazankulpu: (< T. VI. 348) Kazdağı köknarı: (< öz.A. gazyak. III. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir.. 165. 2. 165) kazık: (< ET. kazık (DS. TBAS. dikenli. iki yıllık. taç yaprakları olmayan. Abies nordmanniana subsp. 124. Gülensoy. Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli. 2712) kazmaç: (< T. Cirsium ciliatum. iki veya çok yıllık. 312) kazayağıgiller: (< T. 165) kazayağı: (< T. iki ya da çok yıllık. ovaryumları genellikle üst.. equi-trojani. dağlarda yetişen bodur ağaç (DS. ülkemizde doğal olarak 27 cins ve 71 türle temsil edilen. VIII.A. kazağ. Ağz. Chenopodium. yaprakları kaz ayağına benzeyen. kaz. kazayak. III. yumrulu ve tüysüz bitkiler (TBAS.. kazan + Ar. Çok yıllık. ülkemize özgü bir orman ağacı. kaz + ayağı + -giller). Clauson. DS. 2712) kazık yemiş: (< T. yemeği yapılan bir bitki (DS. ulb + T. OT. iğne yapraklı. 25-100 cm yükseklikte. kazuk < kaz-. 348) kazgagası: (< T. gazeyağı. VIII. kukunaria + T. otsu ya da çalımsı bitkiler. is. sadece Kaz Dağı’nda (Balıkesir) yetişen. meyveleri etli yapı ile çevrlmiş fındıksı ya da kapsül tipte. Kazdağı + Yun. II. çiçekleri ışınsal simetrili.

2713) kebere otugiller: (< Lat. keçi + Yun. 2716) keçi kirazı: (< T. otu + -giller) Yaprakları almaşlı nadiren karşılıklı. VIII. şekerli olan yemişi. 166. 2716) keçi kömüreni: (< T. 348) keçemçik: (< T. Capra + T. MBTS. 1259) keçi mantarı: (< T. bileşik yapraklı. manitari + T. basit ya da birleşik. keçemcik) Taş aralarında biten ve yenen bir cins ot (DS. 2715) keçemük: (< T. 166) . 2. keçileri çağırmak için söylenen keç keç sözünden geldiği ileri sürülmektedir’. keçemik) Sütlü ve tatlı bir çeşit ot (DS. 166) keçi emceği: (< T. yeşilken pişirilip yenilen. -u) bk. TBAS. (TBAS. dağ marulu (TBAS. kapsül ya da bakka tipi meyveleri olan. VIII. VIII. ülkemizde 2 cins ve 3 türle temsil edilen bitkiler (BTS. 1259) keçi marulu: (< T. beyaz çiçekli. keçi + Yun. -i. 2716) keçiboynuzu: (< T. kerestesi marangozlukta kullanılan bir ağaç ve bu ağacın baklamsı. VIII. taç yaprakları 4 tane ya da olmayan. 3-10 m yükseklikte. DS. keçi + Yun. iki yıllık. ‘Orta Türkçeden beri kullanılır. Ceratonia. VIII. tüylü ve otsu bir bitkidir. (harnup) (TS. 1259. keçi + ? bicik + T. ovaryum üst durumlu. 2. çanak yaprakları 4-8 tane olup serbest ya da birleşik. kerasi + T. maruli + T. ak mantar (TS. Michauxia campanuloides. 2. keçi + boynuzu) Baklagillerden. keçi + emceği) Siyah renkli bir çeşit incir (DS. 2. -ı) bk. “< keçi. VIII. -ı) Kiraza benzer küçük meyveleri olan bir ağaç (DS. keçi + kömüreni) Yaprakları soğan yerine kullanılan bir tür yaban sarımsağı (TS. 1628”) 100-150 cm yükseklikte.419 kazrek: (< ? ) Çiğ olarak yenilen bir çeşit ot (DS. 2716) keçibiciği: (< T.

2. beyaz veya pembe çiçekli. 1259) keçi söğüdü: (< T. VIII. MBTS. 1259) keçisakalı: (< T. TBAS. 1629”) Birleşikgillerden. “< kedi ‘kökü belli değildir’. 2. çiçekleri mavimtırak veya mor renkte lâden bitkisinin bir türü. 1259) keçisedefi: (< T. süs bitkisi olarak da yetiştirilen. 1260) kedibaş: (< ? kedi + T. 2. (TS. -u) Böğürtlen (DS. 2717. uzunca. 2. AAT. Pancar. tırnağı) 1. keçi + memesi) Sert kabuklu. Cistus ciretius. keçi + Ar. VIII. (DS. Spiraea aruncus. beyazımsı. toprakları mızraksı ve çizgili. Salix caprea. VIII. 238) kedi dutu: (< ? kedi + Far. (TS. erkeçsakalı. (TS. keçi + söğüdü) Bataklıklarda ve nemli ormanlarda çok bulunan bir söğüt türü. VIII. güzel kokulu çiçekleri olan bir çeşit yaban otu. ayağı. keditırnağı). çayırmelikesi. 1259) keçi yemişi: (< T. VIII. iri taneli. sık tüylü bir bitki. tūt + T. -i) Havuç (DS. baş) Bir cins elma (DS. 2718) . bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaççık. 167) kedigözü: (< ? kedi + T. kediçırnağı (DS. 2717) kediçırnağı (< ? kedi + T. 2. 2. 2718. (kedigözü. 2717) kediayağı: (< ? kedi + T. Antennaria dioica.420 keçimemesi: (< T. Gülgillerden. śadef + T. 2. Lâdengillerden. 2717) kedicibiği: (< ? kedi + ? bicik + T. -i) Keçisakalı (TS. beyaz veya kırmızımsı bir çeşit üzüm (TS. VIII. Yoncaya benzeyen. gözü) bk. 2. keçi + sakalı) 1. yumuşak. nemli yerlerde yetişen. 2. keçi + yemişi) Yaban mersini (TS. 1259) kedene: (< ? ) Dökülen tahıldan kendi kendine biten ekin (DS. çayırlarda.

çok yıllık. keffe + Far. (TBAS. 1260. VIII. 1260) keditırnağı: (< ? kedi + T. TBAS. 349) kedi otugiller: (< ? kedi + T. tırnağı) bk. -u) 50-120 cm yükseklikte. Tulipa schrenkii regel türünün bir çeşidi olmalıdır (TBAS. Valeriana. kulağı) 60-70 cm uzunluğunda. kuyruğu) bk. 2718) kedikulağı: (< ? kedi + T. BTS. Laser trilobum. iki çenekli bitkiler familyası (TS. 2. Nepeta cataria. (TS. 2718) kefe kimyonu: (< Ar. keffe + kemmūn + T. 168) kekeremik: (< T. -si) Ballıbabagillerden. kırlarda yetişen. VIII. 2722) . yüzyılda stanbul’da satılan bir lâle çeşidi. Özellikle çam ormanlarının altında yetişir. VIII. VIII. kediçırnağı (DS. 167. 2718) kedikuyruğu: (< ? kedi + T. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. ĥinnā + T. 1260) kedi otu: (< ? kedi + T.421 kedikınası: (< ? kedi + Ar. kekremik) Kokulu bir cins ot (DS. kedikulağı (DS. -si) Kırım’ın güneyinde bir şehir olan Kefe’de yetiştirilen ve 17. (yaban sümbülü). VIII. lāle + T. -sı) Dövülüp ezilince kına gibi boyalı suyu çıkan bir cins ot (DS. 2. (DS. tüysüz ve beyaz çiçekli bir bitkidir. 167) kefe lâlesi: (< Ar. 2. otsu. kedilerin kokusundan çok hoşlandığı bir bitki. kök sapı hekimlikte kullanılan. 150 cm kadar bir boya erişebilen. na’nā’ + T. Olgun meyveleri baharat olarak kullanılır. otu + -giller) Yaprakları sapsız olan otsu bitkileri. yaprağı el büyüklüğünde bir ot (kedikuyruğu). çok yıllık. (TS. seyrek olarak da çalı durumundaki bitkileri kapsayan bitişik taç yapraklı. otu) ki çeneklilerden. 2718) kedi nanesi: (< ? kedi + Ar.

1263”) Sarı zambak (DS. .422 kekik: (< kökenini bilmiyoruz. ülkemizde 38 türle temsil edilen. (TS. kel + T. 1633) Ballıbabagillerden. MBTS. AA. 168. kel + T. karşılıklı küçük yapraklı. kırmızı ve nadiren beyaz çiçekli. pembe. 2725) . 2398) keklik çiğdemi: (< T. 224. kel + T. 143. keklik + çiğdemi. dikensiz. 2. keklik/kekelik. 4543) kelçiçeği: (< Far. beyaz. III. 2724. TaS. IV. 168. kekre. 1634) Birleşikgillerden. karga soğanı (TBAS. kırmızı başak durumunda çiçekleri olan ve çiçeği bahar gibi kullanılan. keklik + kanağı) Bir çeşit bitki (DS. “< ET. 1262. TBAS. çok yıllık ve otsu bir bitki. VIII. Thymus vulgaris. çiğ yenen bir kır bitkisi (DS. bir veya çok yıllık ve kırmızı çiçekli bitkilerdir (TBAS.. BTS. MBTS. “< Far. II. keklik + otu) bk. 227. kelçiçek (DS. odunsu saplı. Otsu. 168) kekre: (< ET. XII. 498”) Tekesakalı da denilen.A. “kekil < Far. 2. 2723) keklikganağı: (< T. 2. Eren. XII. < kekliğin çıkardığı sesten geldiği anlaşılıyor. 2725) kelçiçek: (< Far. VIII. 168) kekilcen: (< Far. -cen. 168) keklik otu: (< T. kekik (TBAS. Acroptilon repens. DS. 2724) kek otu: (< kekik + otu) bk. keklik + gözü) Adonis türlerine verilen genel ad. pembe. kākül + T. VIII. Nişanyan. VIII. 227”) bk. kel. Gülensoy. Erz. kākül. kuvvetli kokulu ve çok yıllık bir bitki. çiçeği) bk. 2. (TBAS. VIII. 169. Eren. baş. 349. 4542) keklikgözü: (< T. TS. kekre (DS. yaprakları acı olan. 194) kelbaş: (< Far. çiçek) Papatya (DS.

aydınlık oda ve salonlarda zengin renkli ve çok dallı bir süs bitkisi (TS. 228). Nişanyan. “kelebek < OT. VIII.A. karpuz (DA. VIII. 2. tat) Bir çeşit ot (DS. 2729) kelkaş: (< Far. 228). kalam. kız + çiçeği) Papatya (DS. 2734) kelleliot: (< Far. 2. 169. 1264.. kelebek + çiçeği. Eren. 2734) kelkız çiçeği: (< Far.A. Erz. 194. “< ET. 2737) . III. kel + T. Eren. VIII. yenen bir çeşit bitki (DS. 2403) kelemenkeşir: (< ? ). gövdesi büyük bir çeşit ot (DS. OAAD. DS. kelle + T. kālak. kel + T. Eren. Gülensoy. keler + kuyruğu. 249.: kelemekeşir) Kırlarda biten. mor çiçekler açan bir bitki (DS. kalam + T. 1263) kelek: (< Far. (And. kepēli. 500”) Yaprağı küçük. 2727. DS. VIII. keler. XII. E A. DS. 225. çorbalara konulan.. (And. kelebek + otu) Bir cins yaban yoncası (TS. Lahana (TS. ETA.. II. VIII. II. . 127. VIII. Ağz. 248. IV. 2. 195) kelemli otu: (< Far. III.A. 608. T YA. SA. 2728) keler kuyruğu: (< T. 227”) ki çeneklilerden. kaş) Karnabahar (DS. 195. 423. 1263) kelebek otu: (< T. kel + T. Ağz. Krş. EYAD. Erzurum ve Kars bölgelerinde sebze olarak kullanılan bazı bitkilere verilen genel ad (TBAS. 485) kelem: (< Far. VIII. 2728) kelemne: (< ? ) Papatya (DS. 235. 2735) kemçik: (< ? ) Bayırlarda biten.423 kelebek çiçeği: (< T. -li + otu) Tarlalarda biten.Y. . VIII. VIII. VIII. < OT. keler. 135. 2728. 4543. -li + ot) Bir çeşit arpa (DS. 2734) keltat: (< Far. TaS.: keleyh) Ham kavun. Erz.

(And. börülcesi) Bir çeşit fasulye (DS. 230”) 1. palmiye (BTS. Clauson. 331) kendi biten: (< T. 2. “< Far. 1267) kemezen: (< ? ) Sarımtırak bir erik cinsi (K AT. 729) Kenevir (TS. 169) kendir: (< kökenini bilmiyoruz.: kem) 1. kanah + T. kanah. 2738) Kemer patlıcanı: (< öz. 2742) kenebörülcesi: (< Far. 2. tohumlarından koyu bir . Sütleğengillerden Hint yağı çıkarılan bitki (TS. Kemer + Ar. otu) bk. 2. DS. 230. 2. 3. 1273) kendirik: (< ? kendir + T. 2. Yaban armudu. bādincān < Far. -ik) 1. 2. şerbetçi otu. kenevir (TBAS. 2. -giller) ki çeneklilerden. VIII. TBAS. 2.: kenek) Sütleğengillerden. tropik bölgelerde yetişen. -ı) Bir çeşit ince uzun patlıcan (TS. Eren.424 keme: (< Ar. VIII. Kenevir. 2742) kene otu: (< Far. Eren. MBTS. Yer elması. kendir. VIII. Ağz. Beyaz ve iri taneli bir cins üzüm (DS. kendi + biten) 1. ağaç veya ağaççık durumunu alabilen. kanah + T. Börülce (DS. 2742) kendir otu: (< ? kendir + T. VIII. VIII. lkbaharda yetişen bir çeşit ot (DS. kanah + T. -lik) Kenevir (DS. 2741) kendillik: (< ? kendir + T. 2. bādingān + T. Kene otu. 2741. 506) kene ağacı: (< Far. Ağz. kam’a. is. Patatese benzeyen bir çeşit mantar. Eren. 1646. 2736. 229). (And. VIII. palmier + T. 1273) kendirgiller: (< ? kendir + T. otu). -si) bk. 170) kendir palmiyesi: (< ? kendir + Fr. 1273. ağacı. Hint keneviri gibi bitkileri içine alan bir familya (TS.

232). çok yıllık. VIII. 2744) kepir: (< kökü belli değildir. Nişanyan. 20-100 cm yükseklikte. 171) kera: (< ? ) Bir çeşit turfanda armut (DS. ilkbaharda yetişen. tohumları. kerāviye. acı yavşan (TBAS. XII. yaprakları dikenli. kannavi = EYun. IV. VIII. *kannabis. DS. 2005. VI. 3. VIII. bir yıllık ve otsu bir bitkidir. 4545. DS. 2. 1138. III. MBTS. beyaz veya pembe çiçekli. kangar. Eren. otsu ve yabani bir bitki. (TS. kenger = OFar. kardamo. 50-350 cm yükseklikte. < Far. 2. 1273. 2. kenger (TBAS. sapındaki liflerden halat. AVA. Nişanyan. 231) Birleşikgillerden. 170) kep: (< ? ) Kuru soğan (DS. 2439) kengi otu: (< Far. kangar. MBTS. TaS. DS. 2749) kepir yavşanı: (< ? kepir + T. kannabis ~ HAvr. germide) 20-50 cm yükseklikte. (TS. 171. Frenk kimyonu (TBAS. gerdime. 2743. DS. bir yıllık otsu bir bitki. BTS. 170. 226) Kendirgillerden. 1996. bir yıllık ve otsu bir bitki. Cannabis sativa. 1648) Bodur ağaç (DS. 1273. 2751) keraviye: (< Far. taze sürgünleri. TBAS. gerdüme. yavşanı) bk. 226. IV. 354) kenger: (< Far. TaS. Eren. kenger + T. DS. 116. sütlü. TBAS. VIII. DS. iki evcikli. 1991.425 bitkisel yağ elde edilen. 171) kerdeme: (< Yun. otu) bk. erkek ve dişi çiçekleri esrar yapımında kullanılan. DS. Cynara cardunculus. 2440) . 1273. Ağz. (TS.: gerdeme. tere. VI. (And. 1649) bk. UA. 2742) kenevir: (< Yun. 333. çuval gibi kaba örgüler yapılan. VIII. Ricinus comminus. Lepidium sativum. 2. 170. (TBAS. 2752. VIII.

kokulu. kirtil + T. 171. VIII. 172. makinin en baskın bitkilerinden biri. 2. küçük yapraklı bir çeşit ot (DS. iki yıllık ve otsu bir bitki. DS. Ege ve Akdeniz bölgelerinde geniş bir yayılış gösteren. 1652) bk. kartalos. -si) Kayıngiller familyasından. 2. DS. TBAS. 226).426 kereviz: (< Ar. 2. (TS. VIII. Ceanothus. (TBAS. 1278) kesercik: (< T. krepsā. 43) kerğaş: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS. 1276. 2757) kertme: (< T. kereöz. yaprakları dikenli. (TS. 1991. MBTS. kį se + T./Far. VIII. kesercik) Karçiçeği. -ce. VIII. (BTS. AAT. 2756) kersin: (< ? ) Yemeklere konulan bir çeşit bitki (DS. 2766) . Phillyrea latifolia. Apium graveolens. VIII. baba incir (DS. kesme) Kışın yaprağını dökmeyen. (And. VIII. 30-100 cm yükseklikte. her dem yeşil. VIII. kertme < kert-. Akdeniz bölgesinde yaygın olan ve 5 m kadar yükselebilen bir ağaççık.: geneviz. ufak incir. kermesse + Far. Quercus coccifera. kireviz) Maydanozgillerden. 354) kerpize: (< ? ) Dağlarda yetişen kekiğe benzer kokulu. VIII. Nişanyan. 738. 2755) kermes meşesi: (< Fr. 171) kese çiçeği: (< Far. çiğdem (DS. bīşa + T. “< Yun. 2. 2754) kerik: (< ? ) Bir çeşit sert. 2762) kesme: (< T. 1714”) Labada (DS. VI. VIII. 2754) kermah: (< ? ) Atlara yedirilen besleyici bir ot (DS. kökleri ve yaprakları sebze olarak kullanılan. DS. 2753. 2757) kertilce: (< Yun. MBTS. çiçeği) Süs için yetiştirilen ve demet olarak çiçek açan bitki. ahlat (TBAS. kerefs ~ Aram. Clauson. Ağz. Marmara.

kökü yenilen bir çeşit yaban bitkisi (DS. 197. ılıman iklimlerde yetişen. keşį ş + T. 2. 25-30 m kadar boylanabilen. BTS. VIII.: kesdane. IV. 2. “Keşmir yer adından”. Castanea sabva. Nişanyan. kışın yapraklarını döken. Ağz. cachemire < ng. gazar + T. UA.. kestene) Kayıngillerden. TBAS. ZBK A. 2768. (And. VIII. MBTS. kesdene. 2. K AT. emrūd + T. -u) Yeşil renkli. tohumu kaynatılarak hastalara içirilen bir çeşit bitki (DS. bir veya iki yıllık. 19. kabağı) Helvacı kabağı (TS. TaS. 1283. 2772) keten: (< Ar. VIII. kaskeni kestane ağacı. 357) .: keşşir. otsu bir bitki. 357. 9. MBTS. DS. 144. 211. gazar. 2. 1283) keşbir: (< Fr. (TS.. 172) keşişyemez armudu: (< Far. . 2772) keşkut: (< ? ) Baharda dere kenarlarında biten. keşį ş + T. Eren. 117. kastania + T. 235) keşir: (< Far. TaS. 2454) kestane kabağı: (< Yun. lifleri dokumacılıkta kullanılan. TBAS. kitūm ~ Sümer. kask kestane. VIII. keşür. AAT. kettān ~ Aram. iyi bir çeşit yaz armudu (DS. 2772) keşiş otu: (< Far. 2771. kişir) Havuç (DS. 1285. VIII. (And. 10-100 cm yükseklikte. 2772) keşkül: (< Far. keşkūl.427 kestane: (< Yun. 2457) keşirlik otu: (< Far. 1600) Üzüm türü (EYAD. 2. VIII. 235). 1662) Su kabağı (DS. III. IV. Linumusitatissimum. 228) Ketengillerden. -lik + otu) Hoş kokulu. otu) bk. karabaş otu (TBAS. özellikle tohumu için yetiştirilen. Ağz. 108. (TS. 172. kettān/kittūnā ~ Akad. yemez + Far. 234). kastania < Erm. 172. BTS. çiçekleri mavi renkte ve beş taç yapraklı. Eren. kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı ve bu ağacın yenilebilen meyvesi. 10. Erz. 51.A.

173) kıdıman: (< kıdı+man ?) Çiğdem (DS.: kılamuk) Kurak yerlerde yetişen bir çeşit ot. 2. gömleği) nce kabuklu. is. 173) kevren: (< ? ) Yer elması (DS. VIII. 2. Vatanı Güneybatı Avustralya olmakla beraber Akdeniz bölgesi sahil kumlarında yetişir. VIII. DS. VIII. 1669) Sinir hastalığının iyileştirilmesinde kullanılan. kettān + T. 2. kettān + T. kaynatılarak suyu içilen bir bitki (DS. çalı görünüşünde bir ağaççıktır. acacia + T. Acacia cyanophylla. XII. 2774) kevke: (< ? ) 60 cm kadar yükselebilen. keten ve benzeri türleri içine alan. erkek organları 4-5 adet. 2790) kılamık: (< ? ). Domates. 2795) . tatlı bir çeşit incir (DS. Alyssum corsium. Küçük domates (DS. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. 4551) kıldır: (< ? ) 1. 1285. ayrık otu (DS. çiçekler sarı renkli. VIII. (And. MBTS. çiçek durumu küremsi şekilli ve 10-15 mm çapında.428 ketengiller: (< Ar. 2792. çiçekleri ışınsal simetrili. VIII. ülkemizde 2 cinsle temsil edilen. Batı Anadolu bölgesinde yaygın olan. çok yıllık. (TS. 3. (TBAS. 2773. 357) ketengömleği: (< Ar. 2773) ketiğen: (< ? ) Bir çeşit dikenli ot (DS. kettān + T. Yapraklar çıplak. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli. Yeşil domates. UA. BTS. 2787) kığıştak: (< ses taklidi kığış’tan “kığış+ta-k”. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. gömlek) Bir çeşit armut (DS. VIII. 117) ketenköynek: (< Ar. 2777) Kıbrıs akasyası: (< öz. Kıbrıs + Fr. -sı) 3-5 m yükseklikte. kapsül tipinde meyveleri olan. VIII. VIII. otsu ya da çalımsı bitkiler. (TBAS. 3-5 karpelli ve ovaryum üst durumlu. Ağz.

söğüt yaprağı gibi yaprakları ve sarı çiçekleri olan bir ot. DS. 2043. . 2800) kılkuyruk: (< T. 2.: gılik) 1. kenarları keskin ve kısa bir ot. 1673) Taze fasulye (DS. DS. VI. 2798) kılık: (< ET. 4552) kılıç kekiği: (< T. Kuru fasulye 3. Bir çeşit küçük mantar. 2798) kılır: (< ? ) Maydanozgillerden. VI. XII. Erz. VIII. kaya kekiği (TBAS. 2. 2. 2800. Çam. incir dizisi (DS. 2.: kılımbaz. kendine özgü kokusu ve tozu olan. 2077. turşusu ve reçeli yapılan bir yaban meyvesi. VIII. kıl + kuyruk) Tohumluk olarak kullanılmaya elverişli olmayan buğday (DS. kılıç + ? kekik + T.429 kılgın: (< T. kılık. Palamut. 2. 2077. dere kıyılarında yetişen ince yapraklı bir ağaç (DS. VIII. Yaraları iyileştirmekte kullanılan. DS. VI. meşe. 1672”) Hayvanlara yedirilen sivri. Arapsaçı otu (DS. Yaprakları kamışa benzeyen. MBTS. VIII. kıl + kirişi) Yaban soğanı (DS. 2796) kılıçarpa: (< T. VIII. 3. 2. 2800) . 2798) kılımboz: (< ? ). VIII. (TS. 173) kılıç otu: (< T. 198) kılkirişi: (< T. uzunca bir çeşit arpa (DS. kılıç. III. 2798) kılıf: (< Ar. kılgın) Serviye benzer. Ağz. kılınboz) Pancar (DS. MBTS. -i) bk.. (And. Fındık büyüklüğünde. kılıç + arpa. 1291) kılıtır: (< ? ) ncir. ilāf. bir yıllık ve özel kokulu otsu bir bitki. ardıç vb. 2799) kılkıl: (< T. (And. kıl + kıl) Mısır (DS. VIII. 5. ağaçların meyveleri (DS. VIII.A. 4. Ammi visnaga. MBTS. 1673). VIII. kılıç + otu) 1. “< ET. Ağz.

324. Ağz. Eren. (TBAS. 2. kıntır. kındırka. 1675).430 kıllı kozak: (< T. VIII. DS. VIII. 2. 3001) kındıra: (< kökenini bilmiyoruz. (TS. ĥinnā + T. 2.: gimi.A. 2801) kıl otu: (< T. koyu renkli bir çeşit çayır otu (DS. beyaz çiçekli. VI. Nardus. kıllı + Far. 2808. kabuğundan kinin çıkarılan bir ağaç. kundur) 1. IV. VIII. çiçeği + -giller) ki çeneklilerden. DS. Cinchona. bir veya çok yıllık otsu bitki. 1292. Pancar (DS. 2. Ağz. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. 237. 2049. TBAS. gındırık. gındırga. Balsamina hortensis. ūzek) Kestane (DS. ucu diken gibi. ĥinnā + T. TaS. kurutulmuş yapraklarından kına elde edilen. 326. (And. ĥinnā + T. çiçeği) Kına çiçeğigillerden. 2492) . 2. 2808. (And. MBTS.: kındıl. XII. dikenli. 2812. Hindistan ve Endonezya’da da yetiştirilen. Chaerophyllum bulbosum. 2802) kımi: (< ? ). Ağz. Lawsonia inermis. 2. kimi) 60-90 cm yükseklikte. Kevene benzer dikenli bir çeşit ot. ağacı) ki çeneklilerden. 173) kına ağacı: (< Ar. 1293) kınakına: (< sp. quinaquina) Kök boyasıgillerden. (And.. VIII. VIII. örneği bahçelerde yetişen kına çiçeği olan bir familya (TS. 2. kemi. 173) kına çiçeği: (< Ar. 1675). kıl + otu) Dağlık çayırlarda yetişen ince ve sert yapraklı bir bitki. 2. (TS. (TS. tropikal bölgelerde yetişen. Gaz.: gındıra. MBTS. (TS. 4552) kındır: (< kökenini bilmiyoruz. III. ĥinnā + T. küçük bir ağaç. AVA. 1292) kına çiçeğigiller: (< Ar. çiçekleri türlü renkte olan. kandıra) Sulu yerlerde biten ince uzun yapraklarının kenarları keskin. iki yıllık. yumru köklü. 2809. 1292) kımçırık: (< ? ) Mürver ağacı (DS. asıl yurdu Güney Amerika olan. 1293) kınalıparmak: (< Ar. -lı + parmak) Havuç (DS.

otu) Baş ağrısını iyileştirmekte kullanılan bir çeşit ot (DS. VIII. 267) kır gülü: (< T. Osmunda regalis. VIII. 2819) kırgın otu: (< T. (TS. kırgın + otu) bk. 174) kıramık: (< kıra-muk ?) Hamken yeşil. “< Ar. VIII. 2817) kırçkırç otu: (< T. 1296) kırık: (< T. tilkişen (TBAS. rizomlu. inneb + T. kral.431 kıngıra otu: (< ? kıngıra + T. otu. MBTS. eğreltisi) Çok yıllık. 2814) kıral eğreltisi: (< Sırp. küçük meyveleri olan bir çeşit funda (DS. 2814) kıral: (< Sırp. VIII. 174) kıra: (< ? ) Fasulye (DS. 2. 2. VIII. kırık) Bir çeşit kılçıksız başaklı buğday (DS. VIII. ince uzun yaprakları. inneb. 2810) kınnap otu: (< Ar. 1771) Akasya ağacı (DS. MBTS. kırmızı çiçekleri olan ve davarlara yedirilen kır otu (DS. Fumana. kırç + kırç + otu) lkbaharda yetişen. -ü) Çorak bölgelerde biten ve gün gülüne benzeyen bir tür çiçek. kenevir otu (TBAS. kral + T. çiçeksiz ve otsu bir bitkidir. 1299) . olgunlaşınca siyah. Kırkağaç + T. 2. (TBAS. kavunu) Kabuğu alacalı sarı renkte olan bir tür kavun (TS. 2824) Kırkağaç kavunu: (< öz. kır + Far. 1676”) bk. VIII. 2. is. 2815) kırbıdak: (< ? ) Yenilen bir çeşit ot (DS. gul + T.

kırk + sinir + otu) bk. “< ET. karlaguç. Loentice leontopetalum. kamış) Sulak yerlerde yetişen. (And. 2830) kırkkilit otu: (< T. VIII. 238”) Gelincikgillerden. kırk + Ar. kırk + boğum + otu) bk. VI. kırk + baş + otu) 10-80 cm yükseklikte.432 kırkat: (< ? ). 174) kırk budak: (< T. XII. (TBAS. i līd + T. 2829) kırkkanat: (< T. VIII. DS. VIII. Ağz. kırlangıç + otu. çayırlarda biten. yumrulu. kirkat) Kırmızı ya da kestane rengi meyveleri olan. kırk + budak) Fesleğen çiçeği (DS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. bağa (TBAS. kırk + kanat. VIII. muşmulaya benzer küçük dikenli ağaç (DS. su kenarlarında. -si) bk. yaprakları damarlı bir ot (DS. “< ET. 2829) kırk günlük: (< T. 2828) kırkboğum otu: (< T. Nişanyan. VIII. Eren. otu) bk. kırkma + ? T. TBAS. atkuyruğu (TBAS. tanelerinden asitsiz bir yağ elde edilen. Eren. sütü . çiçekleri altın ve limon sarısı renginde olan. 2828. kır + Far. kırklık) Kırk günde yetişen bir çeşit kırmızı buğday (DS. VIII. 174) kırklık: (< T. 174) kırkboğum: (< T. 211. 262) kırkbaş otu: (< T. Manisa lâlesi (TBAS. lāle + T. çok yıllık. boğumlu gövdesinden kaval yapılan bir çeşit kamış (DS. 2830) kırkma kamış: (< T. atkuyruğu (TBAS.: gırgat. 174) kırlangıç otu: (< T. 205”) Yaraları iyileştirmek için kullanılan. boğum boğum olan dalları süpürge çöpüne benzeyen ve yiyen hayvanları ishale uğratan bir ot (DS. kanat. 174) kır lâlesi: (< T. kırk + boğum) Tilkikuyruğu da denilen. kırk + günlük) Mayıs ayında çıkan ve kırk günde yetişen bir çeşit bakla (DS. 4555) kırksinir otu: (< T. 2056.

ştah açıcı olarak kullanılır. benefşe + T. gevrek.A. 690”) Kırmızı ile siyah arası şaraplık üzüm (DS. 2834) kırmızıbiber: (< Ar. kırlı) Sebze fidesi (DS. dalları ezilerek yaralara sarılan kırmızı renkli bir ot (DS. 174) kırmızı kedi otu: (< Ar. 1301) kırmızı gevrek: (< Ar. 240) kırmızı bacaklı: (< Ar. kentauron) 50-80 cm kadar yükselebilen. kökü kırmızı olan bir turp türü. pipéri) Patlıcangillerden bir biber türü (TS. Ağz. TBAS. OAAD. irmizį . -si) bk. kök) bk. Centranthus ruber. Clauson. 2832) kır menekşesi: (< T. Yatıştırıcı ve uyutucu olarak kullanılır.Y. domuzağırşağı (TBAS. 174) kırmızı: (< Ar. (temre otu).: gırmızı) Domates (DS. Krş. (TBAS. 477. 2834) kırmızı kantaron: (< Ar. 175) kırmızı kök: (< Ar. 275. VIII. 2. irmizį + OFar. pāçak + T. 2. 4509. kır + Far. (And. kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir. XII. irmizį + Yun. TS. 226. 175) kırmızı lahana: (< Ar. kevrek < kevre-. çok yıllık ve otsu bir bitki.433 siğillere karşı kullanılan. VIII. irmizį + T. irmizį + T. 2. 174) kırlı: (< T.A. (TS. -lı) Yaban çileği gibi toprak üstünde uzanan.. (TS. Ka. kök boyası (TBAS. Chelidonium majus. çok yıllık. VIII. kırmızı veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. irmizį + Yun. otu) 50-80 cm yükseklikte.Y. 1300. Centaurium erythraea. 136. rizomlu. 2. irmizį + Yun. irmizį + Far. (TBAS. AA. lahano) Rengi kırmızı olan bir tür lahana (TS. 1302) kırmızı turp: (< Ar.. turb) Turpgillerden. Raphanus sativus varradicula. 1301). iki yıllık. 2. 1302) . irmizį + ? kedi + T. “< ET.

Clerodendron. Eren. 2839) kıska: (< Kökeni karışıktır. kır + soğanı) bk. gısha. 1858. 2834) kır sakızı: (< T. kırtık) Yapraksız çalı (DS.434 kırna: (< ? ) Yaban zambağı (DS.: fısga. VIII. 2839) kısacıkmahmut: (< T. 324.A. VI. AVA. is. -i) bk. 175. is. 2839) kısamahmut otu: (< T. Buna karşılık Tizitzilis Rumcadan geldiğini yazmıştır. kır + Far. kısa + öz. VIII. yaban yasemini (TBAS. fisge. otu) ştah açıcı ve mide ağrılarını giderici olarak kullanılan. kır + sakızı) bk. gısga. DS. otsu. 240). sarılık hastalığında kullanılan yaban otu (DS. 4556) kırt kırt: (< kırt + kırt “ses taklidi”) Havuç (DS. 175) kısacamahmut: (< T. 2845) . gizĥa biçiminden alınmıştır. 334) kısmet ağacı: (< Ar. kırmızımtırak mor çiçekli bir bitki. soğan (TBAS. 4556. III. ağacı) Bütün sıcak ülkelerde sık rastlanan tırmanıcı ve iri gövdeli ağaç. VIII. VIII. tohumluk küçük soğan (DS.. DS. çok yıllık. V. (And. yāsemen + T. 50 cm kadar yükselebilen. Tietze’ye göre Ar. 2838) kır yasemini: (< T. is. XII. VIII. Mahmut + T. gıska) Arpacık soğanı. kısaca + öz. Ağz. gısğa. ısmet + T. 151) kır soğanı: (< T. 2. (TS. XII. fıska. kısacıkmahmut (DS. 2062. (TBAS. kısacık + öz. VIII. DS. Mahmut) Tütüne karıştırılıp içilen. kanlık (TBAS. Teucrium chamaedrys. 175) kırtık: (< T. Mahmut) bk. 1307) kışgana: (< ? ) Karadut (DS. Gaz.

kıvırcık salata (TS. 2. 176) kıvşıyık: (< ? ) bk. 175) kış mantarı: (< T. VIII. kıvırcık) bk. kalın köklü. 1311) kıvırcık salata: (< T. 2852) kıvrım: (< T. yaprakları kıvırcık bir tür marul.435 kışgözü: (< T. -ı) bk. Scorzonera semicana. 2845) kışla dikeni: (< T. 2850) kıvışkan: (< T. kıvırcık + t. 175) kıtış: (< ? ) Küçük. VIII. 2850) kıvrak buğday: (< T. (TBAS. kıvrak + darı) nce taneli. Ağz. sonbahar ekimi ile beraber yetişen buğday (DS. çok yıllık. kıvrak + buğday) lkbaharda ekilip. karaçalı (TBAS. kıv(ı)rım) 15-45 cm yükseklikte. otsu. kıv(ı)rışık). Pancar yaprağı (DS. VIII. VIII. sütlü ve sarı çiçekli bir bitki. VIII. manitari + T. 2848) kıtleyük: (< ? ) Kiraz (DS. kış + Yun. gıvışgan otu (TBAS. kıv(ı)rışkan) bk. VIII. kışla + dikeni) bk. 2848) kıvırcık: (< T. kıvırcık (TS. kıvrışık (DS. VIII. 2852) kıvrak darı: (< T. salata) Yeşil salata. 2. 1311) kıvrışık: (< T. ağaç mantarı (TBAS. 176) . kara bir çeşit mantar (DS. Pazı bitkisi. çok patlayan bir çeşit mısır (DS.: kıvırşık) 1. 2. kış + gözü) Sonbahar ve kış aylarında bahçelerde kendiliğinden yetişen ve kavrularak yaprakları yenilen bir ot (DS. (And.

karamuk (TBAS. 2857) kızamık: (< T. kökle gövde arası turuncu olan bir çeşit yaban otu. (DS. VIII. erkek çiçekleri püskül biçiminde olan. kızamık. 176) . Türkçe kızıl kökünden geldiği açıktır. 60) kızhanım: (< T. kızıl. 1318. Alnus. 2860) kızgüzeli: (< T. Eren. 2. DS. pāçak) Yemeği yapılan. MBTS. kızılak) 1. 2854) kıyık elması: (< T. kır pancarı (DS. Gülgillerden alıç ağacı ve meyvesi. kızıl + ağaç) Gürgengillerden. 684). 2863) kızılbacak (II): (< T. VIII. Ağz. 2862) kızılağaç: (< T. 2. kız + hanım) Hüsnüyusuf. Çin karanfili (DS. kıyık + elması) Yaban elması (DS. 242. kızıl + OFar. (TS. dişi çiçekleri küçük ve sarımtırak. TBAS. < kızlamuk < T. (And. Orta Türkçede geçen kızlamuk biçimindeki -l-’nin erken bir çağda düştüğü anlaşılıyor. Türkçenin Gücü. 2856) kıyışak: (< T. 2863) kızıl boya: (< T. pāçak) Yapıncak üzümü (DS. VIII. VIII. kızıl + boya) bk. 366. kök boyası (TBAS. VIII.: kızambuk) bk. Orta Türkçede kızlamuk olarak geçer. Rosaceae crataegus. VIII. BTS. TaS. kışın yapraklarını döken ve 20 m kadar yükselebilen. IV. Türkçede –mık ekiyle yapılmış birçok türev vardır. hayvanların çok aç kalmadıkça yemediği kalın ve kuruduğu zaman yanları keskinleşen bir çayır otu (DS. 2539) kızılak: (< T. 2. Clauson. 176.436 kıyak: (< T. VIII. 1695) Sazlık yerlerde biten. Kızılcık ağacı ve meyvesi. VIII. 176. kıyak < kıy-ak. kerestesi kolay işlenebilir bir ağaç. kıyışak) Ebegümecigillerden bir çeşit ot (DS. kız + güzeli) Bir çeşit bitki (Aksan. 2863) kızılbacak (I): (< T. kızıl + OFar.

136. ülkemizde kısmen Karadeniz. VIII. çoğu iri gövdeli. 2.A. 2864) kızıleğlim: (< T. 2863) kızılca (I): (< T. 2. 366) kızılcırık: (< T. genellikle eriksi tip meyveleri olan. Yaprakları geniş ve tohumları şeker pancarına benzeyen bir ot. reçeli ve şerbeti yapılan. 2. kızıl + cırık) Tarlalarda biten. 1318. VIII. 243”). beyaz çiçekli bir ağaç ve bu ağacın güzün olgunlaşan. 1318) kızılcık: (< T. her dem yeşil. (TS. buruk bir tadı olan yemişi. Cornus mas. kızıl + burun) Pembemsi yeşil renkli. 1318. zararlı bir çeşit ot (DS. kızılcık. kızıl + dip) Pancar (DS. VIII. iğne yapraklı. VIII. AA. “< kızıl + -cık. (TS. 1318. VIII. Marmara. 1318. BTS.437 kızılburun: (< T. (And. 139) kızılcıkgiller: (< T. VIII. DS. BTS. güzel kokulu bir çeşit erik (DS. 2864) kızılçam: (< T. 25 m kadar boylanabilen. DS. şam’) Çamgiller familyasından. kızılca) 1. Erz. 2864) kızılcadişi: (< T. 2. diken yapraklı. ülkemizde bir cins ve iki türle temsil edilen ağaç. III. deniz seviyesinden 1200 m kadar olan yüksekliklerde yetişen. kırmızı. gızılcuħ) Kızılcıkgillerden. Eren. lahana büyüklüğünde. beyaz çiçekli bir ağaççık (Cornus senguinea). 2. kızılcık + -giller) ki çeneklilerden. çalı ya da yarı çalımsı bitkiler (TS. 2864. yaprakları karşılıklı ya da almaşlı. Ege ve Akdeniz bölgelerinde ormanlar oluşturan bir ağaç türü. Pazı bitkisi (DS. kızıl + eğ(i)lim) Domates (DS. 364) kızıldip: (< T. kızılca + dişi) 4-5 m yükseklikte. TBAS. 2864) . 176. 2. . tek çekirdekli. (TS. kırmızı renkli. Pinus brutia.. kızılca) Kızıla çalan bir çeşit buğday (TS. VIII. kızıl + Ar. 2864) kızılca (II): (< T. kışın yaprağını döken. Ağz.: gızılcıħ.

177) kızıl kök: (< T. enik. Eğrelti otu. 2. (TS. 1318) kızıl kaytarma: (< T. 2865) kızılkantaron: (< T. Scolymus compositae. 1319) . 177) kızıl su yosunları: (< T. VIII. kızıl + Çuv. kızıl + kaytarma) bk. karşılıklı yapraklı. kızıl + Yun. kızıl + su + ? yosun + T. 2864) kızılgöz dikeni: (< T. kızıl + ot) 1. sap ve yaprakları hekimlikte kullanılan. VIII. XII. VIII. 2. Bir çeşit ot. (DS. -giller) ki çeneklilerden. -ları) Denizlerin yaklaşık 200 m derinliklerinde yaşayan kırmızı renkli su yosunları (TS. acı yonca cinsleri içine alan bir bitki familyası (TS. 2. 1318) kızılkantarongiller: (< T. kentauron) Kızılkantarongillerin örnek bitkisi olan. Bağlarda teveklere sarılan sarmaşıkgillerden bir ot (DS. kızıl + küçük) Havuç (DS. Eryhraea centaurium. 136”) Kökünden kırmızı boya çıkarılan bir ot (DS. bostanbozan (TBAS. 2865) kızılgücük: (< T. iki yıllık otsu bir bitki.438 kızılenik: (< T. VIII. anç k ‘enik’. kızıl + Yun. VIII. kök boyası (TBAS. 3. kızılkantaron. 177) kızıllık: (< T. altın dikeni. kızıl + sarmaşık) bk. kırmızı çiçekli. VIII. güveyfeneri (TBAS. kızıl + ot) Havuç (DS. 10-50 cm yükseklikte. Eren. 2866) kızıl sarmaşık: (< T. 2866) kızıl ot (II): (< T. 2866) kızıl ot (I): (< T. kızıl + ? işgildi) Kırmızı yaban mersini (DS. 4559) kızıl işgildi: (< T. kızıl + göz + dikeni) Sarı diken. kentauron + T. kızıllık) Üzerinde kızılcığa benzer meyvesi biten bir çalı (DS. “< Çuv. 2. kızıl + kök) bk.

ıtırlı ve otsu bir bitki. 2869) kibrit otu: (< Ar. gilį m + T. 177) kızmemesi: (< T. ana vatanı Mısır olan. 1325. diken (DS. haziran ayında dağlarda görülen bir bitki (DS. 244) bk. 2869) kibre: (< gebre ) Bir çeşit ot (DS. kızıl + yaprak) Gülgillerden. 50 cm kadar yükseklikte. kızlar + göbeği) bk. 2869) kialmas: (< ? ) bk. VIII. TBAS. VIII. kız + memesi) 1. otu) Gövdenin ikiye dallanarak uzamasıyla kolayca tanınan. IV. TaS. kemmūn < Yun. beyaz veya pembe çiçekli. ucu) Itır çiçeği (DS. sarı çiçek açan bir bitki. 1320) kızyanağı: (< T. 368. (TS.439 kızılyaprak: (< T. 2.) Maydanozgillerden. çivit otu (TBAS. yol kenarlarında biten. (TS. ahlat (DS. kofa (TS. 2873) . 177) kızlar yemişi: (< T. ince kabuklu bir çeşit üzüm (DS. VIII. 2. kibrį t + T. 446. Lycopodium clavatum. Bir tür şeftali (TS. 178. 2572) kinkar: (< ? ) Devedikeni. III. 2869) kialan: (< ? ) ğde yaprağı gibi yaprakları. Agrimonia eupatorium. 2. 1338) kimyon: (< Ar.A. otsu ve çiçeksiz bir bitkidir. greyfrut. (TBAS. 177) kilim ucu: (< Far. meyveleri baharat olarak kullanılan. yuvarlak taneli. VIII. beyaz çiçeği olan. VIII. Gaz. alıç (TBAS.. kız + yanağı) Pembe renkli. Altıntop. 2871) kiliz: (< kökenini bilmiyoruz. VIII. bir yıllık. 2. 1319) kızlargöbeği: (< T. Cuminum cyminum. kızlar + yemişi) bk. BTS. Kuzeydoğu Anadolu dağlarının ormanlarında bulunan. Eren. 2.

< Yun. 2.: gilyaz. T YA. Nişanyan. kerasi = EYun. Eren.: kirgit) Badem şekeri biçiminde. 36. DS. sulu. MBTS. kirlice) Şarap ve sirke yapmaya yarayan. Eren. 2. kerasi + Far. -u) Kiraz zamanı yetişen bir çeşit armut (DS. Nişanyan. 2575) kiresep: (< ? ) Bir armut çeşidi (AA. 1882. VIII. kerasi. 149.: eğren. kirez) Gülgillerden. 178. 369. 331. giren. VI. 2235. kıren. Ağz. tek çekirdekli meyvesi olan. Ağz. BTS. (And. III. DS. AA. 1327) kiren: (< Yun. 178) kirkit: (< ? ). 2078. 1713. (And. 1327. Cerasus avium. emrūd + T. üzeri benekli. 697). kerasos ~ HAvr. tatlı ve gevrek bir çeşit üzüm (DS. 2881) . 144. 280. giraz. 108. DS. gören. TaS. kiriş. yapıncak denilen bir çeşit üzüm (DS. 3. Tietze. VIII. *ker. 21. VIII. (And. evlek mantarı (TBAS. kiran) Kızılcık (DS. küçük ve sert bir elma türü (TS. 16. 2878) kirkin: (< ? ) bk. kráno. (TS. 302) kiraz elması: (< Yun. VIII. 2879. 233). VIII. 2754. Taşlar arasında biten bir çeşit ot. OAAD. TBAS. 3 m kadar yükselebilen. AAT. dikenli veya dikensiz. 2877) kirlice: (< T. K AT. kerasi + T. GBAA. (And. 2877. 2. DS. 183. VIII. Havuç (DS. 2879) kirmit: (< ? ) Ağaçların arasında biten. güren. TaS. 245. Pırasa. 2877) kiriş: (< ET. elması) Kırmızı.kiraz. 144) kirez armudu: (< Yun. yenilen bir çeşit mantar (DS. VI. beyaz veya pembe çiçekli bir meyve ağacı. Ağz. IV. 244). EYAD. etli. 2. Ağz. 233.: keriş) 1. VIII. VIII.440 kiraz: (< Yun. 73. 2876.

Actinidia chinensis. 1333. Ağz. sulu. 2883) kirtil: (< kirt “ses taklidi” + T. yaprakları dikenli ve yassı. VIII. 2373. (TS. 2890) kobuk: (< T. otsu. patatese benzeyen bir bitki (DS. VIII. koca + Ar. yeşil renkli. bitki) Bir iklim bölgesinde en iyi yetişen ve verimi en fazla olan bitki (BTS. kerasi) Geç olgunlaşan sert bir çeşit kiraz (DS.: hırtıl) Havuç (DS. (And. kahverengi tüylü kabuğu soyularak yenen. Türkçede benzeşme sonunda kişniş biçimini almıştır. (And.441 kirtik kiraz: (< T. BTS. VII. 1332) kişniş: (< Far. 2. bā ilā) Bir çeşit bakla (DS. 372) kobar: (< ? ) Meşe ağacı (DS. Ağz. 179. Nişanyan. kertik + Yun. gizį r. DS. 2886) kitir: (< kıtır “ses taklidi”) Salatalık (AAT. 371) kizir: (< Far. Eren. kabuk. XII. VIII. VIII. Eren. DS. 2890) koca bakla: (< T. 2. MBTS. C vitamini bakımından zengin meyve. VIII. 1498) Çayırlarda biten. 247). VIII. 247) Küçük taneli bir tür çekirdeksiz siyah üzüm (TS. kiwi. gişnīz (kişnīz). beyaz veya pembe çiçekli bir bitkidir. 1718) Kökü ve yaprağı yenilen küçük bir ot (DS. çok yıllık. MBTS. meyveleri baharat olarak kullanılan ve üzeri şeker ile kaplanarak kişniş şekeri yapılan. kişmiş. 239) kivi: (< ng. 2891) . 2888) klimaks bitki: (< Ing. 2.: kişkiş) 20-50 cm yükseklikte. 2. 233) Ana vatanı Çin olan. climax + T. (TBAS. 4561) kişmiş: (< Far. Coriandrum sativum. -il). bir yıllık.

2. koca + yemiş) Fundagillerden. koca + tepen) Sulu. 180) . VIII. kırmızı renkli meyvesi. -ı) Russula türlerine verilen genel ad (TBAS. 1722) Armut (DS. TBAS. VIII. kabukları ince ve küçük bir çeşit armut (DS. 2893) koçan: (< Muhtemelen Slav dillerinden alınmıştır: Rus. yumuşak ve sarımsı bir çeşit buğday (DS. 2891) koca yemiş: (< T. 180) koç otu: (< T. Ağz.. koçan. Mavi renkli çiçeği ve nohut büyüklüğünde tohumu olan bir buçuk metre boyundaki dikenli bir ot (DS. 2891) kocadepen: (< T. ST AT. manitari + T. pembe veya mor çiçekli bir bitkidir. koca + başı) 1. Arbutus uneda. (TBAS. Bulg. 180) koçlama mantarı: (< T. ayrıca Türkçe koç kelimesinden türemiş olabileceği de ileri sürülmüştür. 2. VIII. koca + baş) 1. 3-6 m yükseklikte. 171. VIII. XII. bazıları da zehirlidir (TBAS. kışın yapraklarını dökmeyen bir ağaççık ve bu ağacın 1-2 cm çapında. 2894) koçkuyruğu: (< T. koçlama + Yun. SA. bk. manitari + T. Pancar (kocabaşı). 1722) Yer elması (DS. koçan. koç + kuyruğu) Çok yıllık. Astragalus subrobustus. 2891. kocabaş (–1). 4510. MBTS. VIII. Lahana. 208. 237) kocabaşı: (< T. (TS. koca + buğday) ri taneli. 3. (DS. Turp. koç + otu). 2. 2891) koca buğday: (< T. 2.: goçotu) Yaylalarda yetişen kokulu bir çeşit ot (DS. -ı) Bazı Clitocybe türlerine verilen genel ad.442 kocabaş: (< T. 180) koç mantarı: (< T. Bazı türler yenilebilir. (And. 2. 1337. çiçekleri beyaz veya pembe. 180) koçaç: (< Sırpça. MBTS. koç + Yun. koçijaş < Macarca. TBAS. VIII.

XII. ilkbaharda sarı çiçek açan ve harman süpürgesi yapılan bir çeşit bitki (DS. Bu özelliğinden dolayı “kokar çaşır” denilmiştir. yapraklarından kokain çıkarılan. 20 m kadar yükselebilen. 1723”) Dağ yamaçlarında yetişen.443 koçtaşağı: (< T. pis kokulu. 2. 1339. kamış. kokar + kanak) Kötü kokulu bir çeşit ot (kokarzade). XII. kokar + Far. kiliz (TS. saz. 2. kofurgalık “< ET. kışın yapraklarını döken. 2904) kokar: (< T. MBTS. büyük bir ağaç. 181. 2. 1338) koful: (< kof+u+l. küçük soğan (DS. DS. 2. zeytine benzer meyvesi kırmızı renkte olan. coca “Peru dilinden”) ki çeneklilerden. kokarcık) Arpacık soğanı. kokar) Domates (DS. TBAS. 4563) kofurgalık: (< T. 2. 2904) kokar çaşır: (< T. VIII. kayın ağacı (DS. gāwşīr ‘çakşır’) Yaprakları çaşır yaprağına benzeyen bitkinin hoş olmayan bir kokusu vardır. “Türkçede isimden isim yapan +l eki yoktur. 1339. VIII. Ailantthus. dallarından ok ve yay yapılan bir çeşit ağaç. 180) kofa: (< kökünü bilmiyoruz. MBTS. kof ‘içi boş’. 249) Hasır otu. Scrophularia myriophylla. kokar + ağaç) Uzak doğuda yetişen. Eren. 2904) kokarcık: (< T. 1723”) Dağlarda yetişen. (TS. (Duran. (TS. Erytrroxylon. 223-229) kokarganak: (< T. 2900) koğuş ağacı: (< ? koğuş + T. 4563) . “< koğuş ‘kökü bulunamamıştır’. MBTS. VIII. ağacı. çiçekleri küçük ve sarımtırak. DS. VIII. VIII. 2903) koka: (< sp. VIII. 2. 1723”) Bodur ağaç (DS. en çok Peru’da yetişen bir bitki. koç + taşağı) bk. zehirli. koçkuyruğu (TBAS. 2904) kokar ağaç: (< T. (DS.

249) bk. VIII. kokona. VIII. 249) Mısır (TS. çayırlarda yetişen. Anthoxanthum odoratum. 1725”) Çok tane veren bir çeşit buğday (DS. XII. Afrika’nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan. kokar + ot) 1. “< Yun. cola “Sudan dilinden”) Kolagillerden. çekirdekleri kahveden daha . 1341) kokulu narpis: (< T. kokulu + Yun. kokarganak (DS. 2. 2. 2905) kokar otu: (< T. VIII. kokar ot –1 (DS. 2. 2906) kokoroz: (< Balkan ve Avrupa dillerinde yaygın olarak geçen bu sözün kökenini bilmiyoruz. hayvanlar için iyi bir yem olan ıtırlı bitki. Kereviz (DS. kokar + Far. VIII. kokar + otu) bk. kokulu + ? yonca) bk. 4563) kokaz: (< ? ) Yaban pırasası (DS. Eren. Kokulu bir yaban otu.444 kokar ot: (< T. Eren. zāde) bk. 2906) kokulu yonca: (< T. kabuk + Ar. buğday. ahlat (TBAS. 2905) kokceviz: (< T. 12 m kadar boylanabilen. kokulu + ? yarpuz) Nane (DS. (TS. kokona + T. IV. MBTS. kokulu + ? çayır + T. 2905) kokone buğday: (< Yun. 181) koku ağacı: (< T. 2. cevz) Kabuklu ceviz (DS. 2608) kokulu çayır otu: (< T. 181) kola: (< Fr. otu) Buğdaygillerden. eşek yoncası (TBAS. VIII. kerasi) bk. 2. idris ağacı (TS. VIII. 1340) kokulu kiraz: (< T. 2905) kokarzade: (< T. 1340) kokoz: (< kökenini bilmiyoruz. koku + ağacı) Öd ağacı (TaS.

2913) komatula: (< Lat. 1342) kolak: (< ? ) Ekşi ve iri bir çeşit kış elması (DS. (TS. 342) komar: (< kökü bulunamamıştır. 2926) . TBAS. (And. Brassica napus. yağlı tohumlu mevsimlik bitki. 379) komşugezen: (< T. 376) kolagiller: (< Fr. 177. Comatula. 2912) kolza: (< Fr. 2. iri ve mor çiçekleri olan zehirli bir ağaççık. VI. 2193. colonne. VIII. BTS. Cola acuminata. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. kışın yapraklarını dökmeyen. ergin hâlde serbest hareketli türleri olan bir derisi dikenli cinsi. ağacı) bk. 2914) korman: (< ? ). VIII. (TS. VIII. kola (BTS. 2. DS. bir çeşit sarımsak (DS. (TS. colza) Turpgillerden. 376) kola ağacı: (< Fr. 2. (BTS. Ağz. DS. Comatula) Deniz lâleleri sınıfından. 2.: kormen) Yaban pırasası. 1734) Kuzey Anadolu dağlarında yetişen. 2. MBTS. -cuk. VIII. cola + T.445 uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki. “< Fr. VIII. MBTS. kolon + T. VIII. 182. genç evrede saplı. 1342. Hododendron ponticum. Ağz. 1731”). 2. 1348) komallug: (< ? ) Bir ağaç nevi (K AT. (And. 1348. (kola ağacı). komşu + gezen) Evde küçük alanlarda yetişen ve her tarafa kol atarak uzayan bir süs bitkisi (DS. büyük ve küçük kola ağaçları gibi birçok türü içine alan bir bitki familyası (TS. 2911) koluncuk: (< Fr. 3-5 m boyunda. cola + T. 2907) koloz: (< ? ) Bir çeşit sarı buğday (DS.: guluncak) Kadınparmağı denilen ot (DS.

2. DS. 1370. (And. kornkan. 1754”) 100 cm kadar yükselebilen. 1371) . 247). karuk) Henüz olgunlaşmamış ekşi üzüm (TS. 1750). çok yıllık. DS. DS. 1755”) bk. 185) koşkoz: (< ? ) 30-80 cm yükseklikte. 2925. (And. Ancak Farsça gōra’nın Türkçe koruk biçimini ses bakımından karşılamadığı açıktır. II. DS. Clauson’a göre. 183) kovan otu: (< ? koğan + T. 2901. “< kovan ‘kökü belli değildir’. Clauson. 2924. DS. 2. IV. MBTS. -cık. 2106. yabancı bir dilden alındığı açıktır. 2672. otu) Oğul otu (TS. 343) kornişon: (< Fr. parlak pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. Ağz. hasır otu (TS. 1365) koruk: (< Scherner’e göre Farsçadan alınmıştır (< Far. Ağz. (DS. < kökü belli değildir. TBAS. goruk. DS. 4563. DS. ETA. Farsça talx üzerinde duruyor. 1366. Eren. 2. Lathyrus tuberosus. XII. VIII. 2. 2602) kovancık: (< ? koğan + T. 1367. kökünde yumrular bulunan. 602) korunga: (< Erm. DS. kov a < ? kovı içi boş kof. gōra). VIII. 2. 4567. “< Erm. 2933) koşni: (< ? ) Diş hilali otu. 2938. VIII. TaS. 2. Centaurea glastifolia. 2094. körigen) Yabanî yonca. VIII. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. Eren. (TBAS. sarı kokulu (TBAS. VI. VIII. lezzetli bir tür turşuluk hıyar (TS. nār) Bir ağaç cinsi (K AT. kor + Far. (TBAS. VI.: goğa. kōt’an. XII. MBTS.446 kornar: (< T. koringön. 182. govuk. Bu ad “olmamış yemiş” olarak da kullanılır. (And. Nişanyan. 253. cornichon) Kabuğunun üzeri pürtüklü. 253). kōt’an + T. 2. 2934) kotankıran: (< Erm. Ammi visnaga (Umbelliferae). Orta Türkçede koruğa talka. DS. MBTS. 182) kova: (< ET. tirfil (TS. koğa) Bataklıklarda yetişen bir çeşit saz. Ağz.: korangal.: goruħ. 2. tarka adı verilir. VIII. kıran.

Nişanyan. kalın köklü. -sı. koyungözü – I. Erz. koyun + çiçeği) bk. sarı kantaron (DS. TBAS. 183) koyun çiçeği: (< T. 183) koz: (< Far. TBAS. DS.: goyungözü) Birleşikgillerden. III. VIII. 1757”) bk. 2.A. Eren. 144. 2944) koyun otu: (< T. koyun mantarı (TS. 2944) koyunkıran: (< T. VIII. manitari + T. çok yıllık. domuz baklası (TBAS. koyun + Ar. 1758) Ceviz (TS. 2943) koyunekmeği: (< T. rizomlu. Ağz. . rozet yapraklı. VIII. koyun + göbeği) Bir çeşit mantar. 1373) koyungözü (I): (< T. koyun + otu) 20-120 cm yükseklikte. 183) koyun yumağı: (< T. yumak otu (TBAS. 2943. (DS. Malabaila secacul. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 2111. 2. 2. (TBAS. (TBAS. 183) koyungöbeği: (< T. MBTS. koy/koyn (viii). 2944) koyun mantarı: (< T. -ı) Bir çeşit mantar (DS. koyun + kıran) lâç yapmakta kullanılan bir çeşit bitki. çok yıllık. (And. 183. 2. 2. 1373) . VIII. 1373. parçalı yapraklı.447 koyun baklası: (< T. çok yıllık. VIII. 2686) koyungözü (II): (< T. MBTS. DS. TaS. koyun + ekmeği) 15-75 cm yükseklikte. koyun + gözü) ri ve yassı taneli bir çeşit kara üzüm (DS. 247. Agrimonia eupatoria. 2944. IV. koyun + dibi) Bir çeşit ot (DS. gawz ‘Arapça yoluyla Türkçeye ceviz olarak da geçmiştir’. VI. koyun + yumağı) bk. 183) koyundibi: (< T. bā ilā + T. beyaz ve iri bir papatya türü. koyun + Yun. (TS. “< ET.. koyun + gözü). sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. VIII. Matricaria parthenium. 255. tüylü.

-lak). 2. kök) 1. siyah ya da beyaz bir çeşit üzüm (DS. VIII. Salep kökü (DS. 51. gövdesi sert dikenli. VIII. kök + boyası) Kök boyasıgillerden. kozak + T. VIII. 1759”) Kalın kabuklu. 1376. yaprakları karşılıklı. iğne yapraklılar (TS. 2951). “< Far. Pancar (ETA. VI. 2. iri taneli. kınakına. üzümü. laklılar) Açık tohumlulardan. Ağz.: gozlak) Kozalaklıların çoğu dibi yuvarlak. ūzek + T. II. kök + boyası + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. göbeği kuruyunca dik ve mantar gibi olan bir çeşit bitki (DS. gökrek) lkbaharda dağlarda biten. DS. 1374. ūzek. 1-2 metre uzunluğunda. çok yıllık bir bitki. 2. 1952. (TS. 2. altın kökü gibi birçok cinsleri ve bunlara bağlı dört bin kadar türü içine alan bir familya (TS. çamgilleri içine alan bir bitki takımı. çalı görünüşünde. kozak + T. kömür) Karadut (DS.448 kozak üzümü: (< Far. 2950) köhnar: (< ? ) Susam (DS. VIII. 2. 2113) kozalaklılar: (< Far. 2946) köçet elması: (< ? köçet + T. yoğurt otu. 608) kök boyası: (< T. 2945) kozalak: (< Far. MBTS. sert ve sulu bir çeşit elma (DS. Pancar. VIII. çekirdekli. yaprakları iğnemsi. 235) kök: (< ET. VIII. 1-2 m uzunluğunda. (And. TBAS. soluk sarı çiçekli. 1376) . 184) kök boyasıgiller: (< T. 2. 2950) köhnü: (< ? ) Bir üzüm türü (EYAD. çabuk çürümeyen. tepsi koni biçiminde ve odunsu dokulu meyvesi (TS. kök boyası. servigilleri. 1374) köbür: (< T. porsukgilleri. elması) Sonbaharda yetişen. yemişleri kozalak biçiminde. meyveleri zeytinsi olan ve kahve ağacı. Flubia tinctorum. rizomlu. 2947) köğrek: (< T.

otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir.+ -(ü)r. 2953) kömürcü şıkığı: (< T. 2957) . şıkık + T. Eren. VIII. VIII. DS. kök + elma) ri ve yeşil renkli bir çeşit elma (DS. kukunaria < kukunara. TBAS. DS. VIII. DS. 247. BTS. Kurutulmuş kökleri karanfil kokulu olup. anfīya. aranfül) 15-45 cm yükseklikte. 2. 4569) kömür tut: (< T. 2951) kökelma: (< T. VIII. Ağz. Nişanyan.+ -gen. 2. 248”) nce saplı. ilkbaharda açan kırmızı renkli bir çeşit kır çiçeği. 184. 184) kök karanfil: (< T. XII. reçineli ve kozalaklı. kömür < köm. Eren. 30-35 m yükseklikte. 124. kök + Far. kökten + çiçekli) Çiçekleri kök saptan veya kök yanından süren bitki çeşitlerine denir (TS. -ı. bir çeşit gelincik (DS. çok yıllık. 1377) köle doyuran: (< T. 2. gösterişli bir orman ağacı. 724”) bk. Nişanyan.: günar) Çamgillerden. DS.449 kökçiçeği: (< T. 1378. “< ET. Orthurus heterocarpus. 3026) kökten çiçekli: (< T. anfīya. VIII. 1377. kök + çiçeği) Salep çiçeği (DS. 387. köle + doyuran) ri ve yuvarlak taneli. (And. Abies. 4511. Tietze. yüksek bölgelerde yetişen. 2957) kömüren: (< T. XII. tūt) Kara renkli dut (DS. 257) Çiğ olarak yenilen. rengi hafif yeşil olan. 2951) kök enfiye: (< T. Allium rotuntum. yassı olan. kömür + Far. Eren. 184) köknar: (< Yun. (TS. (TBAS. 256. sarımsağa benzer bir yaban otu. iğne yaprakları kısa. çaya koku vermek için kullanılır. VIII. köpürgen < köpür. kömürcü + Ar. “< Ar. VIII. ince yapraklı. 256). kök + Ar. 2967. kışın yaprağını dökmeyen. akçöpleme (TBAS. koyu renkli bir çeşit üzüm (DS. (TS.

VIII. -ı) Bir çeşit zehirli mantar (DS. VIII. 227) köpek elması: (< T. 2960) köpek otu: (< T. 1763”) Ballı babagillerden. köpek + dili) bk. VIII. adamotu (TBAS.450 kömüşciciği: (< Far. Solanum nigrum. 2. köpek + elması) bk. 2960) köpekdili: (< T. 185) köpekgülü: (< T. köpek ‘kelimenin köpeğin çıkardığı sesten geldiği ileri sürülmektedir’. 2960) köpeklolosı: (< T. (DS. MBTS. çiçekleri sap çevresinde demet durumunda toplanmış. -ü) Yaban gülü (DS. köpek + Far. VIII. cevz + T. köpek + memesi) Kimi ilâçların yapılmasında kullanılan patlıcangillerden bir bitki. ıtırlı birçok türü olan bir bitki. -i) Uzun taneli bir çeşit kara üzüm (DS. 2. gāvmį ş + ? cicik “meme” + T. Marrubium vulgare. 2960) köpekmantarı: (< T. itüzümü. 1379) köpekcevizi: (< T. VIII. 1876”) Gelincik (DS. MBTS. “< lolo ‘ses taklidi’. köpek + ayası. 2958) köndar: (< ? ) Kayalıklarda biten güzel kokulu bir ot (DS. boz ot (TBAS. köpek + otu) bk. VIII. manitari + T. VIII. -i) Tohumu baş ağrısı için koklanan bir çeşit bitki (DS. 2959) köpekayası: (< T. köpek + lolosu. 2960) köpekmemesi: (< T. 2959) könik: (< ? ) Hindiba (DS. 2.gul + T. 2958) köner: (< ? ) Çamfıstığı ağacı ve meyvesi (DS. köpek + Yun. 185) . VIII. “< Eski Kıpçakça. pisiktetiği (TBAS. VIII. (TS. köpek + Ar.

2. 2963. kūse + T. VIII. Halil) Çok tatlı. köpürgen. 2. 248”) Sonbaharda yetişen kırmızı renkli. 185) köpek üzümü: (< T. adamotu (TBAS. VIII. VIII. VIII. 687. is. 2. köpük + elması. köpürecek) Sabun gibi suda köpüren bir çeşit ot (DS. 2971) köse buğdayı: (< Far. köse tahılı). buğday) Başağı kılçıksız bit çeşit buğday (köse. 1767) bk. TBAS. gayet sık. 2961) köpürcek: (< T. “< ET. köpük < köpük < köp-. bozumsu yeşil renkte ve çalı gibi dikenli bir çeşit bitki (DS. 248”) bk. 2971) kösehalil: (< Far. VIII. 1380) köpektaşağı: (< T. Clauson. buğdayı) bk. 2960) köpek soğanı: (< T. Nişanyan. 2972) . 185) körek: (< ? ) Baldıran otu (DS. VIII. kūse. köpek + taşağı) bk. 2962) köpürgen: (< T. kömüren (DS. 2971) köse buğday: (< Far. Nişanyan. dayanıklı bir çeşit elma (DS. sabun otu (TBAS. VIII. “< ET. gūr + T. köse buğday (DS. 2. köse buğdayı. köpek + üzümü) t üzümü (TS. köpürmek < köpmek. DS.451 köpek sarımsağı: (< T. MBTS. 1385. diken) Kaba yapılı. 1380) köpük elması: (< T. kūse + T. yuvarlak taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS. VIII. (TS. ekşimsi. VIII. köpek + sarımsağı) bk. 185) körtiken: (< Far. kūse + öz. köpek + soğanı) Yaban sarımsağı (TS. köse buğday (DS. 2968) köse: (< Far.

köygöçüren (TBAS. kūy + T. (TBAS. köse buğday (DS. kral + Lat. ağı) Yuvarlak. yün otu (DS. 2978) köyağı: (< Far. -i) bk. kūse + Ar. göçüren). manitari + T. VIII. 144) köy mantarı: (< Far. kūse + T. küsgüç) Tarlalarda kendiliğinden yetişen. çok yıllık. VIII. AA. VIII. VIII. 104) köy otu: (< Far. VIII. 2988) . evlek mantarı (TBAS. kubatça) Papatya (DS. ekinler arasında görülen ve ürüne zarar veren. sulu ve tatlı bir çeşit pekmezlik üzüm (DS. 186. yün boyamaya yarayan bir çeşit sarı yosun (DS. kūse + -men) bk. 186) kösüm: (< ? ) Siyah kayaların üstünde biten.: koygoçüren) 20-100 cm kadar yükselebilen. VIII. kūy + T. DS. Ağz. toprak altındaki güzel kokulu yumru kökü yenilebilen bir çeşit bitki (DS. otu) bk. -ı) bk. 2972) köse tahılı: (< Far. is. -ı) bk. Sefer) Dolmalık bir çeşit kabak (DS. domuzağırşağı (TBAS. candela + T. kūse + öz. (And. taneleri birbirinin üstüne sıkışmış. 2983. otsu. kūy + T. sık dikenli ve pembe çiçekli bir bitkidir.452 kösemen: (< Far. VIII. 2972) kösesefer: (< Far. 186) köse otu: (< Far. 2983) köygöçüren: (< Far. daħl + T. 2971) kösgüç: (< T. otu) Kuraklık nedeniyle büyüyemeyen ot (DS. kūy + Yun. VIII. VIII. XI. 2987) kubatça: (< T. kuşekmeği (TBAS. 186) kralkandili: (< Sırp. 4331) kubar: (< ? ) Meşe ağacı (DS. Cirsium arvense. 2972) köstüköpeği: (< ? köstü + T. köpeği) bk.

187) kulecik: (< Ar. 2990) kudret narı: (< Ar.: kulfar) Mor zambak (DS. boz ot (TBAS. 2991) kuduz otu: (< T. 2997) . VIII. -ı) bk. iğ biçiminde. kutuz. ulle. -cak) Yenilen bir çeşit yaban bitkisi (DS. yemeği yapılan bir çeşit ilkbahar bitkisi (DS. udret + Far. (And. 2995) kulfal: (< ? ). 187) kulak otu: (< T. MBTS. deli otu (TS. TBAS. 187) kukuk: (< guguk “ses taklidi”) Mor renkli bir çeşit kır çiçeği (DS. 2. 2995) kulumcak: (< ? kulum + T. 1784”) Kırda yetişen bir çeşit mantar (DS. 1396. kulak + Yun. 1397) kukas otu: (< ? kukas + T. kulak < ET. VIII. süs bitkisi olarak yetiştirilen. VIII. nār + T. 2992) kukuruz: (< kokoroz ?) Mısır buğdayı (DS. “< Ar. kuduruk ?) Sazlıkta biten iki metre yükseklikte otlar (DS. 4571) kulak mantarı: (< T. fasulia) Kılçıksız fasulye (DS. Eren. sarı çiçekli. –cik. 187) kuduluk: (< T. parçalı yapraklı. Ağz. kuduz + otu. -ı) 10-15 cm uzunlukta. (TS.453 kud fasulye: (< ? kud + Yun. 2990) kudoru: (< ? ) Fasulye (DS. “< ET. önce yeşil ve sonra parlak sarı veya turuncu renkli meyvesi olan. 2. XII. 2. kayın mantarı (TBAS. kulak + otu) bk. Momordica charantia. camuskulağı (TBAS. VIII. 264) Çamlıklarda biten. 252”) bk. Nişanyan. otu) bk. VIII. tırmanıcı ve bir yıllık otsu bir bitki. manitari + T. 2993) kulak: (< T. VIII. kulgak. ulle + T. VIII. üzeri pürtüklü. VIII.

265”) bk. kum + Far. “< Ar. 187) kunar: (< ? ) bk. VIII. VIII. süs bitkisi olarak kullanılan. IV. kum + otu) Uyuz otu (TS. Leymus racemosus. “< ? kuma. VIII. üzümü) Çavuş üzümü (DS. 2729) kumacı otu: (< ? kuma+T. 187) kumda: (< ? ) Sulak yerlerde yetişen. uzun ve yumuşak sarmaşık ağaççığı (DS. 2195) kumpir üzümü: (< Blg. 2999) kumarmudu: (< T. -ı) Kumluk sahillerde yetişen. Pancratium maritimum. VIII. 1405) kumpir: (< Blg. (TBAS. 2999) kum otu: (< T. 2999) kum eriği: (< T. kum + Far. krumpí r + T. 252”) Havlican (TaS. karaçalı (TBAS. zanba ~ OFar. zanbak + T. kum + darı) Tanelerinin uçları sivri ve küçük mısır (DS. -u) Sarı renkli bir yaz armudu (DS. VI. Nişanyan. 2999) kum çavdarı: (< T. cı + otu. ūlenc + T. VIII. 187) . kum + Ar. otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir. 2999) kumdarı: (< T. VIII. ince gövdeli. 2. ūlenc. kum + eriği) Yaban eriği (DS. otu. krumpí r. çok yıllık. soğanlı. Eren. çūdār + T. -ı) Deniz kenarındaki kumluklarda yetişir. 266) Patates (DS. 187) kumara: (< ? ) Dağ çileğine benzer meyveleri olan bir bitki (DS. kısamahmut otu (TBAS. (TBAS. 3000) kum zambağı: (< T.454 kulunc otu: (< Ar. Eren. emrūd + T.

2. kunduz. VIII. AVA. 327) . 253”) bk. 254. 1794) Geç olgunlaşan. beyaz çiçekli.455 kunduru: (< ? ). yürek biçimi yapraklı. 3001) kunt: (< Far. VIII. DS. 2. is. (TS. 1409) kurbağa zehiri: (< T. kunduz + ağu. 1409. Bufonia. Ağz. 646”) Küçük beyaz taneli bir çeşit üzüm (DS. ureyş ‘kabile adı’. 3001) kunduz ağu: (< T. kurbaka < baka ‘kurbağa.: gurmut) 1. gunduru. 1409) Kureyş: (< öz. kunduz + buğday) Kalın. gundürü) Başağı dört sıralı bir çeşit sert. Clauson. Clauson. gunduri. Yaban armudu. (And. 187) kunduz buğday: (< T. 3003) kurbağa gözü: (< T. 188) kurbağa zehirigiller: (< T. kurbağa + otu) Düğün çiçeğigillerden bir bitki. 2. kısa ve yuvarlak taneli bir çeşit buğday (DS. VIII. yuvarlak taneli bir çeşit üzüm (DS. (And. 2. kurbağa + Far. kurbağa zehri ve benzeri su bitkilerini içine alan bir familya (TS. VIII. tatlı sularda yaşayan. Ağz. sarı buğday (DS. 3007) kurmut: (< ? ). 2. çekirdekli meyveleri olan bir yaban ağacı (DS. VIII. MBTS. bütünü veya bir kesimi su içinde yaşayan. VI. küçük. Nişanyan. 635. 2196. (TS. < kurbaka < kur + baka. zehir + T. sık taneli bir çeşit üzüm (DS. zehir + T. Nişanyan. kurbağa + Far. “< ET. Hydrocharis.: gundulu. 1790) Beyaz. -i + -giller) Bir çeneklilerden. 2. MBTS. akçöpleme (TBAS. Kırmızı. TBAS. 3005) kurbağa otu: (< T. kaplumbağa’. VIII. kund. çok yıllık ve otsu bir süs bitkisi. kurbağa + gözü. “< ET. 3008. -i) Kurbağa zehirigillerden.

Ligustrum vulgare. otsu. Loğusa otu. kokusu sarımsağı andıran. kurt/kurd. TBAS. 2. (TBAS. (TS. kurşun + otu. Ballıbabagillerden. 1414. kurt + boğan) 50-100 cm yükseklikte. 236) kurtluca: (< T. Kuzey ve Orta Anadolu bölgelerinde orman açıklıklarında yetişir. kurt + ayağı. zeravent (TS. VI. çok yıllık. 2. dalsız gövdeli ve tek çiçekli. VIII. 1414) kurtbaharı: (< T. kokulu ve salkım durumunda olan. 1413) kurtayağı: (< T. geniş yapraklı. “< ET. güzelavrat otu (TBAS.: gurtgulağı) Kulak biçiminde meyveleri olan. (TBAS. rizomlu. çalı görünüşünde ve beyaz çiçekli bir ağaççıktır. (TS. çiçekleri beyaz. meşecik. 2. 1414) kurtbağı: (< T. Lycopodium clavatum. Clauson. -ı) 3 m kadar bir boya erişebilen. 188) kurt baklası: (< T. kurt + Ar. kalın köklü. Ağz. kurt + böğürtleni) bk. 188. 586. tırmanıcı sarı çiçekleri olan. yer meşesi. göl ve akarsu kıyıları gibi nemli yerlerde yetişen bir bitki. 2. kurtluca) 1. DS. çit yapmakta kullanılan bir süs bitkisi. (TS. diş otu (TS. yaprakları mızrağa benzer. DS. Nişanyan. kurt + bağ(ı)rı) Zeytingillerden. su sarımsağı. 2. bā ilā + T. 648. küçük yapraklarla örtülü. “kurşun < ET. EYAD. sırımağu (TBAS. 1797”) Damarlı çiçeksizlerden. II. korogşin. MBTS. 1415) . 188) kurtbağrı: (< T. 3010. behār + T. 2201. 2. -sı) Acı bakla (TS. (And. yenilen bir bitki. Aconitum napellus. Gülensoy. 254”) bk. kurt + kulağı). kurt + bağı) bk. 2. 188) kurtkulağı: (< T. 2. ince bir sap görünüşünde olan bir bitki. 1414) kurtboğan: (< T. morumsu veya koyu mavi çiçekli bir bitki.456 kurşun otu: (< T. 188) kurt böğürtleni: (< T. Oncocyclus. yer palamudu. kurt + Far.

kurt + Far. 1416. pembe çiçekleri salkım biçiminde. kurt + soğanı) bk. kurutakırdak (DS. 2747) kuru fasulye: (< T. 2. 189) kurttırnağı: (< T. kurt + yatağı) Damarlı çiçeksizlerden. (TS. kuru + şak + şak “ses taklidi”) bk. Ağz. 236) . olgunlaştığında basılınca sporlar saçan. küçük yapraklarla örtülü ince bir sap görünüşünde olan bitki.Y. 3011) kurulgan: (< T. Polygonum bistorta. “kuru < ET. 3012) kurutakırdak: (< T. -ı) Tazeyken yenebilen. kurt + otu) bk. 1415. (And. TBAS.. (And. Lycopodium clavatum. kurt + tırnağı) bk. 51. VIII. kurulgan).: kurulkan) Kalkan dikeni de denilen uzun saplı. otsu bir bitki. kuru . fasulia. 2. -si) Kara buğdaygillerden. yuvarlak biçimli. 253) kurugan: (< T. kurudan) Patlıcana benzer bir ot (TaS. 1414) kurudan: (< T. Ağz. MBTS. 189) kurtpençesi: (< T.A. VIII. (And.: gurutma) Bir üzüm türü (EYAD. kurtpençesi (TS. Lycoperdon. 2. beyaz renkli. kökü kabız ve kan dindirici olarak kullanılan. 1415) kurt yatağı: (< T. 3012) kuruşakşak: (< T. 189) kurt soğanı: (< T. kurugan) Ekin içlerinde biten.: guru fasille) Fasulye bitkisinin beyaz tohumu (TS. (TS. IV. Ağz. 20-50 cm yükseklikte. 3013) kurutma: (< T. sap ve kökünde bol tanen bulunan. kurutma). küçük kırmızı çiçekler açan dikenli bir bitki (DS. 1799”). 2. kuru + Yun. 2. manitari + T. bazitli bir mantar. 2. kurtboğan (TBAS. (DS. çok yıllık. kuru + takırdak) Ceviz (kuruşakşak). VIII.457 kurt mantarı: (< T. Ka. VIII. 1415) kurt otu: (< T. pençe + T. yemeği yapılan bir bitki (DS. (TS. ak yıldız (TBAS. kurt + Yun.

201. VIII. guşbunnu. beyaz ya da pembe çiçekli. bir yıllık. 2202.A. ālūçe + T. kuş + ağ(ı)zı) Aslanağzı çiçeği (DS. kuş + çubuğu) bk. VIII. 3014) kusut: (< ? ) bk. 1422. tavşan elması (TBAS. (And. DS. 3014) kuş böyreği: (< T. 3014) kuşbudak: (< T. Rosa canina. çorak yerlerde yetişen. 190) kuşayağı: (< T. kuş + çırlığı < ? çırnağı) Yenilir bir cins mantar (DS. kuş + dili) Bir tür dişbudak (TS. 3014) kuş alıcı: (< T. VIII. beyaz veya mor çiçekli. 148) kuşağzı: (< T. ülkemizde yaygın olarak bulunan. çalı şeklinde bir yaban gülü ağacı ve meyvesi. -ı) bk. gevrek bir çeşit üzüm (DS. kuş + budak) Keresteye elverişli.: gışburnu. (DS. VIII. eskiden hekimlikte kullanılmış olan. guşgurnu) Gülgiller familyasından. kuş + ekmeği) Turpgillerden.458 kuskusa: (< ? ) Siklamen çiçeği. BTS. kuş + böbreği) Mor renkli. yapraklarını döken. Cyclamen Primulaceae. VI. kuş + Far. (TS. kuşça) Küçük hıyar (DS. guşburnu. VIII. 2062. 2. 3015) kuş çubuğu: (< T. 398. 1422) kuşekmeği: (< T. 3015) kuşçırlığı: (< T. dikenli. VI. kuş + ayağı) Böreğe konulan bir çeşit ot (DS. 190) kuşdili: (< T. 276) kuşça: (< T. 2. Ağz. boyar madde elde edilen. kuş + bur(u)nu). kabalak (TBAS.. DS. iri taneli. uzun koyu yeşil yapraklı çok sert bir ağaç (DS. 3014) kuşburnu: (< T. katırtırnağı (TBAS. VIII. otçul . VIII.Y. Ka.

ince ve küçük yapraklı bir süs bitkisi. (TS. 3015) kuşgözü (I): (< T. -sı) bk. kuş + kuş + otu) 50 cm kadar yükselebilen. kuş + gözü) Kuş üzümü (DS. Erz. 149. (ılgıncar. Zambakgillerden. 2. DS.: guşkirazı) Gülgillerden. IV. VIII. Aynı familyadan. 2. Cerasus padus. vasilikon + T. Capsella bursa-pastoris. kuşkuş otu (TBAS. kardamo + T. -ı). kuşkuş otu (DS. (TS. 191. (And. III. meyvesinden reçel ve likör yapılan. -i) Yaban bezelyesi (DS. kuş + elması) 10-35 cm yükseklikte. VIII. TBAS. TBAS. 1422. (TS. kuş + Yun. DS. VIII. uç dalları yapraksı görünüşte. 2. 3015) kuşgözü (II): (< T. TaS. VIII. Asparagus officinalis. banjar + T. 1422) kuşkuş otu: (< T. DS. beyaz veya pembe çiçekli otsu bir bitkidir. Thlaspi. 3015) kuşkerdimesi: (< T. bir veya iki yıllık. VIII. Trifolium ambiguum. 191) kuş mancası: (< T. -si) bk. 3015) kuşkonmaz: (< T. 190) kuşfesleği: (< T. Ağz. 2. yemeği yapılan bir ot (DS. kaplamacılıkta kullanılan yabani ağaç. . VI. beyaz veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. VIII. kuş + gözü) lkbaharda çıkan. 190.459 bitki. kuş + Yun. saksılarda yetiştirilen. XII. çok yıllık. VIII. kuş otu (TBAS. DS. 4574. toprak altı kök saplarından çıkan taze sürgünleri yenen bir bitki. kuş + Erm. uzun saplı. kerasi + T. kuş + konmaz) 1. (TBAS. gelinfeneri).. 2202.A. 1422. 3016) kuşmak: (< ? ) bk. 3015. DS. yaprak açmadan önce beyaz çiçek veren. rozet yapraklı. Asparagus plumosus. 2753) kuş elması: (< T. kuş + Yun. (TBAS. 190) kuş kirazı: (< T. 191) . 3015.

kuşlak) Böreğe konan bir çeşit ot (DS. 1423. 3016) kuş otu: (< T. emrūd + T. beyaz çiçekli. 3017) kuşübüğü: (< T. kuzgun + Far. (TBAS. kuş + üzümü) Siyah. kuş + ibiği) Aslanağzı çiçeği (DS. 2. 20-80 cm yükseklikte. VIII. 2. (TS. 1424) kuşyemi: (< T. VIII. kuş + Far. VIII. kuş + yemişi) bk. Phalaris canariensis. kuş + otu) Yol kenarları. kuş + yürek) Tavukların sevdiği açık yeşil yapraklı bir çeşit ot (DS. 2. baharda çıkan beyaz çiçekli bir kır otu (DS. duvar dipleri ve bahçelerde yetişen. 192) kuşyürek: (< T. kuş + yemi) Buğdaygillerden. (TS. bir yıllık ve otsu bir bitki. küçük yapraklı. 191. 2. yumurta biçiminde. 3019) kuyu fındığı: (< T. 191) kuş yemişi: (< T. kuş + yüreği) Bir yıllık. -u) Sert. TBAS. 1428) kuzgun armudu: (< T. 3017) kuş üzümü: (< T. 3017) kuyguç: (< T. otsu ve basit yapraklı bir bitki. DS. VIII. sarı renkli bir çeşit armut (DS. 3017) kuşulak: (< T. kuyu + Ar. TBAS. -ı) Çekirdeksiz tatlı nar (DS. nār + T. fundu + T. Theligonum cynocrambe. 3021) . alıç (TBAS. 1424. durgun sularda yetişen. koyguç < koy-) nce saplı. VIII. çok ufak taneli çekirdeksiz bir üzüm çeşidi (TS. otsu ve bir yıllık bir bitki. VIII.460 kuşnarı: (< T. 192) kuşyüreği: (< T. -ı) Yeşilken toprağa gömülerek ayrı bir çeşni verilen fındık (TS. VIII. Stellaria media.

401. VIII. (kuzu mantarı). sarı çiçekli. -i) Çok yıllık. 1429) kuzukıran: (< T. (TS. 3022) kuzu kestanesi: (< T. kazık köklü. 3021) kuzla: (< ? ) Kar çiçeği (DS. küçük. özel kokulu ve otsu bir bitkidir. 1429) kuzgun otu: (< T. VIII. kuzu + dili) Bir cins bitki (DS. bütün türleri lezzetli olan. 3022) kuzuböpreği: (< T. “< ET. kuzgun + kılıcı) Süsengillerden. ensiz ve sivri yapraklı bir süs bitkisi. Gladiolus illyricus. 2. “< ET. kuzu + böbreği) Sert taneli. kurtkulağı (DS. kuzu + Far. Büyük kayaların çatlakları arasında yetişir. şapkası kalın ve etli. kuzu + gevreği) bk. (TS. 3022) kuzudili: (< T. kuzu + Yun. 1816”) bk. 192. kuzu + kemirdi. Agaricus compestris. BTS. DS. 3022) kuzukemirdi: (< T. 192) kuzu kişnişi: (< T. kastania + T. 1641”) bk. 2. 1429. 3022) kuzu gevreği: (< T. kozı. halk tarafından pazarlanan ve yenen bir mantar çeşidi. uzun. yuvarlak bir çeşit üzüm (DS. VIII. 192) kuzugöbeği: (< T. VIII. 2. 3022) kuzubaşı: (< T. lezzetli bir kestane türü (TS. VIII. glayöl.461 kuzgunkılıcı: (< T. siyah. kuzgun + otu) Eğrelti otu (DS. kemür-. VIII. kuzu + göbeği) Sulak çayırlarda yetişen. kantaron (TBAS. gişnīz + T. VIII. kurtkulağı (DS. kuzu + kıran) bk. MBTS. Türkiye’de dört tür ile temsil edilen. Taban yaprakları . TBAS. 2. eşek marulu (TBAS. -si) Yabani ağaçlardan elde edilen. kuzu + başı. MBTS. 2.

kuzu + kürkü) bk. (TS. çayırlarda. Brassica rapa. 193) kuzu pıtrağı: (< T. Bir veya çok yıllık. pürüzlü. (yağ şalgamı). kanarya otu (TBAS. Boletus edulis. UA. çok yıllık. 192) kuzukulağı: (< T. -i) 1. kuzu + pıtrağı) bk. 2. 2205. 2. beyaz sütlü.462 ilkbaharda Bozkır (Konya) pazarında kişniş adıyla satılır ve salata olarak yenir. DS. kuzu + sarmaşığı) Boyu 3 m kadar olabilen. küçük + öz. 1430) kuzu otu: (< T. 192. koni biçiminde. manitari + T. 193) kuzu sarmaşığı: (< T. kuzu + otu) Reseda türlerine verilen genel ad. EYAD. 1429. kuzu + Yun. TBAS. 2. çiçekleri iki evcikli ve kırmızımtırak. 2. koyun otu (TBAS. kalın. (TS. sulak yerlerde yetişen. 236. şapkası etli. yenilir bir mantar. (TS. Bu ağacın baharat olarak da kullanılan ceviz biçimindeki yemişi. sulak yerlerde yetişen. 15-40 cm yükseklikte. 1432) küllüce otu: (< T. otsu ve sarı çiçekli türler (TBAS. is. Canvolvulus arvensis. 2. küçük + Far. Ferulago trachycarpa. 2. cevz + T. 124) kuzukürkü: (< T. ekşi yapraklı bir bitki. 1430) küçük Hindistan cevizi: (< T. şal am) Turpgillerden. VIII. kolzaya benzeyen bir bitki. kuzu + kulağı) Kara buğdaygillerden. 3030) . sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç. Myristica frangrans. 103) kuzu mantarı: (< T. 1431) küçük şalgam: (< T. küllüce + otu) bk. çok yıllık ve otsu bir bitki. -ı) Bazitli mantarlardan. çiçekleri kokulu. (TBAS. eşek marulu (TBAS. ki çeneklilerden. tohumlarından ışık araçlarında ve sabun yapımında kullanılan bir yağ çıkarılan. küllük) Eğrelti otu (DS. (TS. Hindistan + Ar. 193) küllük: (< T. (TS. VI. tırmanıcı. Rumex acetosa.

Bu bitkinin kırmızı. küpe. pembe. 198. güpdüşen. Nişanyan. 2. 1439) küpeli: (< T. “< ET. UA. Küpe çiçeğigillerin örneği olan süs bitkisi. 3036. kināfe–künāfe. küp + Yun. kürcü) Susam (TS. küpeli) ki renkli bir çeşit çiçek (DS. 258”) bk. küp + kıran) Gelincik çiçeği (DS. Fuchsia. 1436) küncü: (< Far. bitkileri) nsanlarca yetiştirilen bitkilerin bütünü (TS. VI. 3041) küp evleği: (< T. küpe + çiçeği + -giller) Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden. 2. 1438. 3040) küpe çiçeği: (< T. (And. VI. kuncud). MBTS. culture + T. Ağz. VIII. 193) kültür bitkileri: (< Fr. ADYA. 2152. 2. künci. yakı otu. dağ nanesi (TBAS.: gupdüşen. küp. mor veya beyaz renkli çiçeği.. kül + otu) bk. 2.A. 3031) kül otu: (< T. avláki + T. 2225. güzel bir cins değildir (Gaz. 3041) kür: (< ? ) bk. 2. (And. VIII. DS. AVA. kupdüşen) Kaz yumurtası büyüklüğünde tatlı bir çeşit kış armudu (DS. 224. 334. 1826). 2. böğürtlen (TBAS. 194) küpkıran: (< T. DS.A. VIII. MBTS. 194) . 1439) küpe çiçeğigiller: (< T. “< ET. 469. göl kestanesi gibi bitkileri içine alan bir familya (TS. güncü. küpe çiçeği. küpe + çiçeği.463 küllükara: (< T. -i. 4577. küllü + kara) Bir çeşit kara üzüm (DS. VIII. 119) künefi: (< Ar. III. DS. evlek mantarı (TBAS. küp + düşen). 3003. DS. Ağz. küncüt. (And. KBAYA. 470) küpdüşen: (< T. Gaz. 1827”) 1.. (TS. VIII. 85. 2. VI. Ağz. yuvarlak bir üzüm ki. 2197. III. 2233.: göncü. güncük. XII.: külefi) Pembe renkli. DS.

meyve çekirdekleri zehirli bir bitki.464 kürdan otu: (< Fr. 2778) küte: (< ? ) Bir çeşit salatalık. IV. asma. < OT. DS. (TS. VIII. 2. 1442) küsküt: (< Fr. yaban hıyarı (DS. (TS. 1442. küstüm). çiçeği) Globularia türlerine verilen genel ad (TBAS. kürt. Clauson. 276) Kara burçak (TS. 2. VIII. curcas. diş otu (TBAS. küstüm otu (TS. kürt ‘kerestelik bir tür ağaç’. 2. 3051) küstüm: (< T. böğürtlen (TBAS. cure-dent + T. DS. siyah üzüm gibi meyveleri olan sağlam kerestelik bir ağaç (DS. (şeytansaçı). TaS. 1831) bk. 738. Eren. VIII. Mimosa pudica. Cuscuta. XII. 3047) küseğen: (< T. VIII. DS. VIII. 194) kürkas: (< Lat. baklagiller ve bazı meyve ağaçlarına sarılarak onları sömüren. 1830) Sütleğengillerden. ince uzun ipliksi saplarıyla. küseğen. VIII. 2. 2980. Jatropha curcas. MBTS. 4579) . DS. VIII. 3046) kürüç: (< ? ) Bir çeşit sert ağaç (DS. MBTS. kuşnā. (TS. 3051) küstüm otu: (< T. 3053. II. cuscute) Çit sarmaşığıgillerden. 1443. 2. klorofilsiz bir asalak bitki. dokunulduğunda yaprakları pörsüyen bir bitki. 194) küre çiçeği: (< Ar. 1441) kürmez: (< ? ) bk. 1442. küstüm) Eflatun renkli bir çeşit boru çiçeği (DS. Gülensoy. kure + T. 194) kürt: (< Hak. 3051) küşne: (< Ar. 2. (küseğen. (Hint fıstığı). otu) bk. küstüm + otu) Baklagillerden. 606) Dağlık ve kayalık yerlerde yetişen. 2.

3054) kütner: (< Yun. 2. -giller) ki çeneklilerden. Ağz. Doğu . Ağz. VII. 50-60 m kadar yükseklikte olan.465 kütkütü kiraz: (< kütkütü “ses taklidi söz” + Yun. Nişanyan. otsu ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki. 1834). Cistus creticus. 3056) -Llâbada: (< Yun. çiçekleri er dişi. Rumex petientia. yaprakları basit. 2. 1446. (And. VIII.: ledin) Çamgillerden. 1837. Nişanyan. < Blg. kerasi) Bir çeşit sert kiraz (DS. 197. Gülensoy. DS. bir ya da çok yıllık. Ağz. 3055) kütük mantarı: (< T. manitari + T. Eren. VII. 3054) kütük: (< T. karşılıklı ya da almaşlı dizilişli. ışınsal simetrili. dere kıyılarında. 2. lāden). köknar (DS. 2519) lâdengiller: (< Far. 2982. kukunaria) Siyah çam. MBTS. ilibadabi) Karabuğdaygillerden. 277). II. kütük. VIII. DS. 2. ülkemizde doğal olarak 5 cins ve 28 türle temsil edilen. (And. (And. 1446. Ağz. VIII. 1445. lapato = EYun. çok yıllık. Pholiota mutabilis. 195. kütük + Yun. sulak çayırlarda kendiliğinden yetişen. ilābada. (TS. 260). beyaz veya pembe çiçekli. VIII. 3055) küvrüç: (< ? ) Dayanıklı ve uzun boylu bir çeşit ağaç (DS. Akdeniz ülkelerinde yetişen. 2522) lâden: (< Far. I. reçinesi hekimlikte kullanılan bir bitki. loboda. TBAS. alapata.: alabada. 2. 260. lapathon. 2517. kışın yapraklarını dökmeyen. DS. 172.: ildan) Lâdengillerden. (And. Akdeniz ülkelerinde yetişen tüylü ve genellikle yapışkan yapraklı. MBTS. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS. 607. lāden + T. 194) kütür: (< T.: kötük) Lahana (DS. VIII. (TS. 408) lâdin: (< kökü belli değildir. -ı) Yaşlı ağaç kütükleri üzerinde ve gruplar hâlinde yetişir. BTS. Yenen bir türdür. kütür) Olmuş karpuz (DS. (TBAS.

(TS. KMYA. 121. nahma. Brassica oleracea. 3064) lapaza: (< Lat. gölgeli ve kayalık yerlerinde yetişen. havuca benzer yabanıl bir bitki (DS. 260. lapaza + T. 3064) lapa: (< T. Liriodendron tulipifera. 2. ZBK A. 269. K A. 3062) lap: (< lap “ses taklidi”. DS. 187) lâle: (< Far. ağacı) Manolyagillerden. 42. 3070. 1849) Taze incir (DS.. IX. 3061. ana yurdu Güney Amerika olan.A. IX. TAYA. 370. düz gövdeli. çam türüne çok yakın bir orman ağacı. DS. 247. 278). DS.A. çiçeği) Kuzeydoğu Anadolu dağlarının rutubetli. Nişanyan. 409. IX. XII. 53. ADYA. 345. yaprakları uzun saplı ve alt kısmı beyazımtırak . ilahana. lahano = EYun. 20. 250. nahana. 1446. 63. GD AT. yaprakları uzun ve mızraksı. < Yun.466 Karadeniz bölgesi dağlarında yetişen. III. Picea orientalis. OAAD. IX. Tulipa Gesneriana. 3065) lapaza çiçeği: (< Lat. çok yıllık. (TS. AAT. 1451. 3234. 24. (TS. VII. DS. II. çiçekleri lâleye benzeyen bir süs ağacı. OAAD. ilahna. . çiçekleri kadeh biçiminde. güz ve kış sebzesi olarak yetiştirilen ve birçok türü olan otsu bir bitki. TBAS. otsu. XII. 155. IX. E A. 310. Erz. (TS. 4602. 2517. lāle) Zambakgillerden. 123) lâle ağacı: (< Far. bir süs bitkisi. türlü renkte. ilana. 195. 5. 2. 2. 210.. nahna) Turpgillerden. soğanlı. IX. kozalağı aşağıya doğru sarkık. 195. BTS. 2. 4523) lahana: (< Yun. 506. TBAS. ST AT. ETA. DS. (And. lakhanon. 1451) lamsan: (< ? ) Ekin tarlalarında kendiliğinden yetişen ve sığırlara yedirilen. III. 2. IX. DS. lapaza) Yaprakları uzun ve enli bir bitki (DS. Türkiye’de 18 kadar yabani türü yetişen. Ağz.: ilaane. Gaz. lāle + T. MBTS. 96. lapa “ses taklidi”) Denizin dibinde yetişen ve beyaz çiçek açan bir bitki (DS. AAT. Eren. kelem. 1449. 126. UA. laxano. kerestesi ve reçinesi çok beğenilen.

çok yıllık. 197) leylâk: (< Ar. Petasites albus. çiçeği) Latin çiçeklerinden. beyaz. otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir. . 280). 412) lavantin: (< t. Latin + T. EYAD. KBAYA. tabanda çalımsı. lavantin) Lavanta çiçeğinin bir başka türü (TS. DS. (TS. sulu ve tatlı bir çeşit üzüm (DS. (And. 2. BTS. 2. 3065) lapra: (< ? ) Kara.467 tüylü. Ağz. leylah. élastique + T. IX. Latania rubra. lazud) Mısır (TS. ölmez çiçek (TBAS. 3069. eflatun veya pembe renkte. leylāk). (TBAS. sarı ve kırmızı çiçekli bir süs bitkisi. çiçeği) bk. güzel kokulu çiçekleri olan. (TS. IX.: leyla. lazot. ağacı) Kauçuk (TS. 2. mavi veya mor çiçekleri koku sanayiinde kullanılan. 2. Yonca. lavanda + T. kuvvetli kokulu. Lazca lazudi ve Mingrelce lazeti karşılıklarını da vermiştir. Lavandula angustiflia. 1454) lâtanya: (< Fr. (TS. kışın yaprak döken. latur) 1. koni durumunda toplanmış. IX. 196. Tropeoalum. latania “Karaip dilinden”) Bazı türleri evlerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. (And. Ağz. DS. seylak) Zeytingillerden. lazotu. siyahımsı mor renkli çiçekleri olan. rizomlu. bazı türlerinden de dokumalık iplik elde edilen bir tür palmiye. 1456. Ağz. Akdeniz kökenli bir bitki. leblebū + T. kalkan biçiminde yuvarlak yapraklı. is. 3067) Latin çiçeği: (< öz. 198) leblebi çiçeği: (< Far.: latir. 1456) lavanta çiçeği: (< t. 236. IX. 3066) lastik ağacı: (< Fr.: lazıt. 1457) lazotu: (< ? ) bk. lâzut (DS. 2. leyleyh. 3069) lâzut: (< Dankoff Ermenice lazut ‘corn’ biçimiyle birleştirmiş. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. IX. çiçeği) Ballıbabagillerden. 1455) latır: (< ? ). Bezelye (DS. 2. 1458. (And. Eren. 2.

3075) lif kabağı: (< Ar. 197) leylim otu: (< Ar. la la + ? gaga + T. 3075) leylekburnu: (< Ar.. 197. DS. IX. DS. (BTS. 3079) lilpar: (< ? ) Sulak yerlerde yetişen. Ağz. 335. DS. (devrinti). III. yaprağı) bk. 3075) leylekgagası: (< Ar. dişi çiçekleri tek. 2. 198) . bur(u)nu) Uzun yapraklarının uçları kuruduktan sonra kıvrılarak leylek gagasına benzeyen yabanıl bir ot (DS. la la + T. meyveleri çok lifli olan. 2521.468 küçük bir ağaççık. AVA. otu) bk.: ilfar. Caltha polypetala. 197) leylim yaprağı: (< Ar.A. BTS. . X. Luffa cylindrica. 2. 416) lifor: (< ? ). “< Ar. Nişanyan. ayağı. la la + T. leylim + T. Zambak (DS. yalancı ısırgan (TBAS. Nişanyan. -sı) bk. ilifar. lįf + T. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. Menekşe. IX. 415. 3075. olgunlaştıktan sonra banyo süngeri gibi kullanılan bir bitki. IX. kabağı) Kabakgiller familyasından. la la ‘leylek’. Erz. 265”) Kuruyunca incecik sapları kendi üzerinde kıvrılan saatçiçeği bitkisi (DS. IX. 266) Bir mantarla bir su yosununun ortak yaşamasıyla ortaya çıkan bitkilerin genel adı (TS. 3598. saçma büyüklüğündeki meyveleri yenilebilen küçük bir ağaç 2. VII. IX. leikhen < leikhein. lichen ~ EYun. iğnelik (TBAS. IX. leylim + T. çok yıllık. (TS. yalancı ısırgan (TBAS. (And. 212) leylekayağı: (< Ar. 1462. 3. Syringa vulgaris. Dağda yetişen. TBAS. (TBAS. 3078) liken: (< Fr. lifar) 1. 197) leylingiç: (< ? ) Bir çeşit dut (DS. 1464) lil: (< ? ) Su yosunu (DS.

IX. 417. DS. BTS. beyaz çiçekli bir ağaç. (And. 477. 2. DS. MBTS. 4580. 212) . leymun.A. lobiye. K A. 3080. 3093. XII. lobbak. léymun. ST AT. (And. 266).A.: nevik. IX.469 limon: (< Far. yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. .. IX. 1469. 21) limonelması: (< Far. III. kara bir çeşit üzüm (DS. IX. lobik. 131. labiye. oğul otu (DS. eriği) Büyük ve ekşi bir çeşit erik (DS. nünük. lobiya. 3-5 m yükseklikte. Ağz. 2. 147) livikeriği: (< ? livik + T. nunuk. 2. DS. lobya. 12. Citrus limonum. III. 2525. DS. (TS. leymūn + T. 1466. AA. GD AT. Erz. līmūn / Ar. IX. elması) Bir çeşit elma (DS. DS. Lobelia “Alman botanikçisi Matthias de Lobel’in adından”. 3253. līmūn / Ar. (TS.. 3081) livinç: (< ? ) Yaban pancarı. 2. 3257. 275. Eren. IX. Lippia citriodora. otu) Kışın yapraklarını döken. salkım çiçekli bir ağaççık. 3079) limonnanesi: (< Far. Lobelia. Ağz. 164. līmūn / Ar.: iliman. leymūn + T. 281. lumun) Turunçgillerden. Ağz. DA. (TS. (And. Gaz. 3079) limon otu: (< Far. IX. 1466) linlingara: (< ? ) Küçük. IX. 1873). 131. līmūn / Ar. 3081) livon: (< ? ) Mezarlık otu (DS. 313. ülkemizin Akdeniz ve Ege bölgelerinde yetişen. -si) Melissa officinalis. leymūn. na’nā’ + T. lübye) Salkım durumunda mavi çiçekleri bulunan bir veya çok yıllık Kuzey Amerika bitkisi. 3081) lobelya: (< Lat. kışın yapraklarını dökmeyen. 3081. 3078. IX. IX. C vitamini bakımından oldukça zengin meyveleri olan. leymūn + Ar. Nişanyan. VII. nivik.: libye. TAYA. 294. 3080) livik: (< ? livik). 3057. pazı (DS. nünnük) Mısır yaprağına benzeyen yapraklarının tadı ekşi ve buruk olan.

börülce. lovlaz. 1472) lover: (< ? ) Bir metre uzunluğunda. Gaz. kokulu. loĥúsa + T. levles. -u) Yazın yetişen.. çiçekleri er dişi. 3084) lokurdak: (< T. Aristolochia. çiçeği) Yaprakları genellikle kalp biçiminde. kapsül tipi meyveleri olan. ışınsal ya da tek simetrili. loylaz. III. Bezelye (DS. IX. 2. UA. (TBAS. çiçekleri pipo görünüşünde olan ve bazı türlerinin kökleri tedavide kullanılan. lokurdak) Beyaz renkli bir çeşit üzüm (DS. encīr) ri ve yumuşak bir tür incir (TS. EYAD. lövlez. GD AT. otsu ya da odunsu bitkiler (BTS. otu) ki çeneklilerden. lülez. lotus < Yun. levaz. tazeyken hayvanların yemediği bir bitki (DS. Ağz. levlez. 1848) Patates (DS. 1470) loğusa otugiller: (< Yun.470 loğlaz: (< ? ). IX. almaşlı. levlaz. IX. IX.A. sürünücü. yatık. XII. emrūd + T. lölez. sarı renkli ve sulu bir armut çeşidi (DS. çanak yaprakları birleşik. löleş. 480. 3087) lop incir: (< T. (And. 3086) loparmudu: (< T. 2. DS. leylaz. loĥúsa + T. 2. Taze ya da kuru fasulye. çok yıllık. luvaz. lop + Far. leyvaz. 421) lokko: (< lokko < lok “ses taklidi”) Ham incir (DS. 125) loğusa çiçeği: (< Yun. ovaryum alt durumlu. 2. (TS. lolaz. loĥúsa + T. lüles. 2. 242. loloz. 3084) longur: (< langır. 4580. Aristolochia. 1472) lotus: (< Lat. X. lehaz. tırmanıcı bir bitki. 3083. taç yaprakları az ya da hiç olmayan. yeşil ve büyük yapraklı. çiçekleri koyu kahverengi ve pis kokulu. 236. IX. lop + Far. 198) loğusa otu: (< Yun. söylez) 1. 3088) . DS. lotos) Nilüfer cinsinden birçok bitkiye verilen genel ad (TS. loğlas. 3684. otsu bitkiler. löylez. 295.: lavlaz. otu + -giller) Yaprakları basit. MBTS. IX.

MBTS. badımak. 3093) Lübnan sediri: (< öz. -ın + oy(u)naşı) bk. -i) bk.. 3088) löggiye: (< ? ) Sardunya denilen çiçek (Gaz. badımalak. lollik) Domates (DS. Lübnan + Far. madamak. Macar) Küçük taneli kırmızı buğday (DS.: badıma. IX. is. Ağz. 3095) lüzi: (< ? ) Karaağaç (DS. Eren. 578) lülük: (< lülük < Far. matutak + T. 512) maççez: (< ? ) Çok olgunlaşmış. is. madımalağı. is. lūr + T. pipéri + T. madımalah. IX. IX.471 lozi: (< ? ) Zerdalinin tatlı ve güzel kokulu bir çeşidi (DS. 2. Macar + Yun. Ağz. 1880). 285). üstünde kırmızı benekler olan fasulye (DS. IX. IX. I. berç (TaS. 3098) Macar (II): (< öz. 3098) Macar biberi: (< öz. lolik. 3061. 481) lörotu: (< Far. 3100) madımağın oynaşı: (< Erm. madımanaħ. is. 2. 3085. 190) madımak: (< Erm. 1478) Macar üzümü: (< öz. (And. (And. Macar + T. III. kuşekmeği (TBAS.A. sedīr + T. 3096) -MMacar (I): (< öz. sedir (BTS. üzümü) bk. otu) Su kıyılarında biten güzel görünüşlü bir ot (DS.: lalik. lüle. badimaħ. 3100) maçır: (< ? ) Ekin tarlalarında kendiliğinden yetişen dikenli bir ot (DS. madımalak. matutak. badima. Macar) Koyu sarı renkli. IX. IX. -i) Hafif acı kırmızı biber (TS. ekşimiş üzüm (DS. is. IX. . madık.

472 madınak. beyaz çiçekli bir ağaç. nohut büyüklüğünde yemişi olan. maĥmūde) bk. (TS. maĥmūr + T. IX. DS. XII. malıç) 1. 3104) mahlep: (< Ar. DS. 1890) Kara üzüm (DS. me āre. “< Far. Convolvulus scammonia. 2. IX. 2. (And. kalın köklü ve otsu bir bitki. Arpaya benzeyen bir çeşit kabuklu buğday. otsu ve pembe çiçekli bir bitki (TS. mağlıç. madimak. mahmude otu (TS. 200. 60.. maduk. DS. ufak yeşil yapraklı. 4583) mahmude: (< Ar. 2. IX. maĥmūde + T. 2. madumah. 2.A. 3102) madrap: (< ? ) ncir (DS. temmuz ortalarında olgunlaşan bir çeşit elma (DS. meyve ve dalları özel kokulu. kökleri çok yayılan yabanıl bir bitki (DS. kırmızılı beyazlı çiçekler açan. II. Ağz. TBAS. 199. 3101. Prunus mahaleb. 6-10 m yüksekliğinde. 2. 1486. IX. 3169) mahluç: (< Ar. Pamuk (DS. madik. II. çiçeği) Çiğdem (TS. maĥleb). 1893) Tarlalarda kendiliğinden biten. mağzin + T. TBAS. MBTS. 3113. 1486. elması. Ka. (TS. çok yıllık. 279) madik: (< Erm. 1904). Ağz. mardımalak) lkbaharda kırlarda yetişen. 1486) mahmude otu: (< Ar. çok yıllık. 2. ma z ‘kabuklu meyvelerin içi’. maĥlūc. DS.Y. 467. 2. sürünücü. IX. 130. MBTS. 3105. 1895”) Orta büyüklükte ve oval biçimli. 240.: merhep) Gülgillerden. (And. MBTS. IX. 1481. ETA. DS. 2. 361. TBAS. 200) mahmur çiçeği: (< Ar. AAT. otu) Süt rengi veya soluk sarı renkli çiçekleri olan. 2. XII. 3103) mağzinelması: (< Far. 1487) . IX. 3102) mağara: (< Ar. madmalak. 4439. ıspanak gibi yenilen.: mağlaç. BÜYA. MBTS. mahlaç.

2. Centranthus. sarı renkli. IX. mahonia “botanikçi Mc Mahon’un adından”) ki çeneklilerden. 274) Biçimi dereotuna çok benzeyen. 2. māle. tepe) Yenilen bir çeşit mantar (DS. mihmez/mihmāz + T. IX. 3113) Malta eriği: (< öz. kadın) Üstü saman renginde. māl + Soğd. 1496) maltepe: (< Ar. yenilebilir bir çeşit mantar (DS. 1492. iri çekirdekli. Ağz. Mahonia. 2. sulu ve mayhoş yemişi (TS.473 mahmuz çiçeği: (< Ar. 3114) . çiçeği) ki çenekliler familyasından Akdeniz bölgesinde yetişen kırmızı. 3111) malatura: (< t. 2. IX. 425) mala: (< Far. içi beyaz. kalın köklü. 4584) malhamı: (< ? ) Şubatta ekilen buğday (DS. 1492) Kuraklığa dayanıklı çalımsı bitki topluluklarının oluşturduğu Akdeniz Bölgesi’ne özgü bitki toplulukları (TS. 3113) malkadın: (< Ar. Bu ağacın erik büyüklüğündeki. 2. IX. Tietze. 3129) mahunya: (< Fr. pomidoro/pomodoro. pembe veya beyaz çiçekler açan iki yıllık otsu bir bitki. 2. Eriobotrya japonia. başı. māl + T. is. Malta + T. 3111) maler: (< ? ) Bir çeşit yaban pancarı (DS. macchi. 1488) maki: (< t. köklerinden sarı boya çıkarılan bir süs bitkisi. TS. 3106. MBTS. (TS. 2. IX. tadı değişik bir bitki (DS. eriği) 1. (TS. 3107) malaşa: (< ? ) Ebegümeci (DS. Gülgillerden bir ağaç. çiçekleri sarı renkte. “< ? mahra. MBTS. IX. (And. 1487) mahrabaşı: (< ? mahra + T. yeni dünya. 1923) Mısır (DS. 2. XII. 1907”).: marhabaşı) Mor renkli bir çeşit üzüm (DS. IX. kokulu ve salkım durumunda olan. BTS.

3120) . mor renkli. MBTS.: malyer) Yaylalarda yetişen bir çeşit meşe (DS. 1936) Çok büyük bir çeşit patates (DS. IX. dağ eriği. 334) manamık: (< ? ). (And. “< manda ‘kökü belli değildir’. hardal otu (TBAS. 2. 3159) mamıza: (< Ar. çok zehirli bir ağaç. küçük yapraklı. mananuh) bk. 200) mancana: (< t. MBTS.: mananık. 1929”) Bir çeşit kaktüs. Manzenilla.. Bir çeşit kara üzüm (DS. güzel kokulu ve yumuşak bir çeşit erik (DS. 3115) mamık: (< ? ). māmezā.474 malto: (< manto < Fr. 3115) mamula: (< ? ) Kırmızı meyveleri bulunan bir diken ağacı (K AT. kaynanadili (DS. 3119) mandakulağı: (< ? manda + T. MBTS. Ağz. IX. 200) mandalak: (< ? ) 1. Yenilen yumru köklü bir bitki. IX. 152. IX. 2. (And. Yabanıl havuç (DS. IX. Ağz. 1927) Beyaz çiçekli. 3118) mandadili: (< ? manda + T. IX. memik) 1. kulağı) bk. Yer elması. 3115. dili. Yaban eriği. Kabak (DS. 2. kökü kesilince süt gibi suyu çıkan yabanıl sarmaşık (DS. Antil Adalarında yetişen. 2. 3114) mamak: (< mamak < kabak) 1. (TS. 1499) mancarlık: (< Erm. manzenilla) Sütleğengillerden. içi sarı. 2. mamuk. IX. 3114) malyar: (< ? ). manteau < Lat. ince köklü bir çeşit labada (DS. 3119) mandaeriği: (< ? manda + T. camuskulağı (TBAS. -lık) nce yapraklı. (And. 2. eriği) ri. IX. 2.: mamuħ. IX. Ağz. banjar + T.

Eren. beyaz ve limon kokusunda. BTS. Turunçgillerden. Fungi. mandarine ‘turunçgillerden Çin kökenli bir meyve’ < mandarin ‘eskiden Çinli yönetici sınıfına mensup kişi’ < Hind. Magnolia grandiflora. Phelloderidron amurerıse. manolya gibi çoğu güzel kokulu bitkileri içine alan familya (TS. 3123) Manisa lâlesi: (< öz. lāle + T. 2. 277) 1. 2. parçalı yapraklı. Manolyagillerden. 1502. TBAS. IX. E A. büyük çiçekli ve otsu bitkiler. ağacı) Turunçgillerden. 3125. 201. kerestesi çok gözenekli. 1501) mani: (< ? ) Küçük fındık (DS. lezzetli meyvesi. -si) Düğün çiçeğigillerden. yaprakları almaşık. Anemone pulsatilla. IX. 279). kokulu. (And. portakala çok benzeyen bir ağaç. manitari < EYun. (TS. süngerimsi. 1502. klorofil taşımayan ilkel bitkilerin genel adı. içinde zehirlileri de bulunan. mantri ‘danışman. güzel çiçeği.475 mandalina: (< Fr. 2. Manisa + Far. emeçleri bir gövde ve bunun üstünde bir şapka biçiminde gelişmiş. amanites. 1502. 2. 201) manolya: (< Fr. 1502) mantar: (< Yun. 2. kırlarda yetişen. (TS. 207. DS. mantra ‘Eskiden Çin yönetici sınıfı üyelerinin giydiği portakal rengi giysiden dolayı’. korularda. 428) manolyagiller: (< Fr. 287. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. IX. Ağz.: mansur) Mantarlardan. Bu ağacın çok iri. TBAS. magnolia + T. 3120) manduruş: (< ? ) Maydanoz (DS. 2. (TS. is. 2. 1503) . iri ve parlak yeşil renkte bir süs ağacı. manitari + T. 3121) mango: (< Port. 233) mantar ağacı: (< Yun. Nişanyan. (TS. Citrus nobilis. 1499) mandana: (< ? ) Su kabağı (DS. K A. Bu ağacın tatlı. 2. magnolia “Pierre Magnol’un adından”) 1. açık sarı renkli bir ağaç. (TS. 2. müsteşar’ < Sans. IX. manga) Hint kirazı (TS. çok yıllık. Nişanyan.

sert köklü. otu. IX. yenilen bir çeşit ot (DS. 3126) mantik: (< ? ) Hayvana yedirilen dikenli bir çeşit ot (DS. IX. IX. Maranta arundinacea denen cinsinin kök yumrularından ararot isimli nişasta elde edilen bir tropikal iklim bitkisi (MBTS. 1503) mantı: (< mantu “Çin-Kore kökenli bir kelime”. 2. maranta “Botanikçi Bartolemeo Maranta’nın adından”) Zencefilgiller familyasından. bīşa + T. Kasımpatı. MBTS. 220) mantırıç: (< ? ) Mart inciri (DS. XII. ekilmiş tarlalara zarar veren bir ot. mantüvar) Kulak ağrısını geçirmek için kullanılan. MBTS. çiçeği) bk. -si) Batı Akdeniz bölgesinde yetişen bir tür meşe. 3125) mantı çiçeği: (< Çin. 249. 1938”) Kayalıklarda. 3126) mara: (< ? ) 1. ayrık otu (DS. 3126) manuk: (< ? ) Maydanoz (DS. XII. 334) mardağıl: (< ? ) Dağlarda biten. Şebboy (DS. IX. 4586) mare: (< ? ) Böğürtlen (DS. Amerika yerlilerinin ok yaralarını iyileştirmede kullandıkları. (TS. 2. IX. kara renkli yabanıl üzüm (DS. mantu + T. maral + T. 4586) mantuvar: (< ? ). Ağz. K AT. Sararmış hıyar. güzel yapraklarından dolayı süs bitkisi olarak yetiştirilen. 3126) maralotu: (< Moğ. ölmez çiçek (TBAS. 1935) 1. çiçekleri güzel kokulu ve sarı renkli bir kır bitkisi (DS. maral ‘dişi geyik’. (And. 3127) maranta: (< Fr. 3128) .476 mantar meşesi: (< Yun. “< Moğ. Quercus suber. dere kıyılarında biten. Kalın. 2. IX. IX. manitari + Far. 1938. 2. 2. 2.: mantıvar.

TBAS. geniş ve uzun olan yeşil yaprakları taze olarak yenilen. 3125. -cuk) bk. Tanacetum balsamita. marguerite < Lat. 199.. Frenk inciri (TBAS. mārul) Birleşikgillerden. marseme. 1508. Eren. MBTS. 201) margarit çiçeği: (< Fr. beyaz sütlü ve sarı çiçekli otsu bitkiler. Ka. oval taneli. masuri.Y. 1509. beyaz papatya (TBAS. IX. XII. 202) marul: (< Yun. KYA. 1939) bk. otu. 250. Lactuca sativa. IX.A. BTS. III. sert bir çeşit üzüm (DS. 430. Nişanyan. 487. merzübān. maruli + T. 201) margul: (< ? ) Havuç (DS. + T. 2. 1513) masura: (< Yun. 1942”) (And. 171. TBAS. (TS. marsama otu. 4587. amarulla < amarus. 2. 1950).. T YA. martius + T. marsıma.: masıra) Küçük hıyar. “< Far. çöpleme (TS.A.: marıl. marsımana. Ağz. (And. maruli ~ Lat. 3130) marsıvan otu: (< Far. < Yun. IX. merseme) Birleşikgillerden bir cins kokulu bitki. 2. 310) marulcuk: (< Yun. maste + T. 288). IX. MBTS. maruli. Ağz. Ağz. 225. merzübān + T.: barsama otu. 3129) marseni: (< ? ) Kuşburnu ağacı (DS. DS. 252) . ST AT. 281. 1. beyaz papatya (TBAS. 2. bir veya çok yıllık. marol. 503) marzıvat: (< ? ) Beyaz. (And. IX. 44. 202.477 margarita: (< Fr. (TS.. 3130) mart yemişi: (< Lat. çiçeği) Öküzgözü (TS. 22. Gaz. 201. 3170) marsili: (< ? ) Patates (DS. 2. çiçeği) bk. mansımana. MBTS. kabak (DS. yemişi) bk. marguerite < Lat. 3131) mastı çiçeği: (< Yun. 2.

kargı (TBAS. 1950). Ağz. IX. 1513. 202) mavi kantaron: (< Ar. 3139) mayana: (< ? ) Anason (DS. yenen bir türdür. yenilebilen bir bitki. 1959) ncir (DS.. IX. MBTS. 2. (And.: marş) Baklagillerden. māye. elması). maya çiçeği (DS. -ı) bk. ağacı) Meyvelerinden yemek yağı çıkarılan bir tür hurma ağacı. III. 3139) maya ağacı: (< Far. 2. peygamber çiçeği. Ağz. masuri + ? T. (TS. ana vatanı Kuzey Amerika olan. DS. Phaseolus aureus. 1516) mavi cincile: (< Ar. belemir. 431) maya: (< Far. māye + T. XII. 2. (TS. 3097. (TS.478 masura kamışı: (< Yun. 4587. Elaels. MBTS. 2. 30 m kadar boylanabilen. 2. (And. DS. 2. Laccaria amethystina. 490) maya otu: (< Far. 236) maun: (< Amerika yerlilerinin dillerinden) Tespih ağacıgillerden. (TBAS.: maasuselması) Kışın yetişen. 1517) mavi lâdin: (< Ar. kentauron) Birleşikgillerden. her dem yeşil. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir tür. māş. Gaz. IX. yaşlanınca solan. mā’į + Yun. (BTS. dayanıklı. (TS. baharda buğday tarlalarında mor renkli çiçekler açan bir bitki. EYAD. IX. māye + T. 3133. kırmızı renkli. Centaurea cyanus. 3133) maş: (< Ar. 202) masusaelması: (< ? masusa + T. mā’į + ? cincile) Gençken koyu mor renkli. mā’į + ? lâdin) Çamgiller familyasından. māye + T. 3130. ekşi bir çeşit elma (DS. 1517) maya çiçeği: (< Far. IX. Hindistan ve Honduras’ta yetişen büyük bir orman ağacı. çiçeği) Peynir mayası yapılan çiçek (DS. 3139) . Picea pungens. otu) bk. IX. 3140. Swietenia mahagoni. yaprakları mavimsi yeşil. kamış + T.A.

Ağz.479 mayasıl otu: (< Ar. Ka. anason.. 145) mazı: (< Far. sarı çiçekli. DS. IX. nadiren çalımsı bitkiler (TS. III. 12.A. dikeni) Kırlarda kendiliğinden biten. bahtunez. BÜYA. mā-yesįl + T. 164. papadia + T. MBTS. mağdanos. çiçeğinin tomurcukları tespih tanesine benzeyen. 3140) mayıs çiçeği: (< Lat. DS. iki ya da çok yıllık. bodünüs. 1518. gövdesinin içi yumuşak öz ile dolu bir bitki (DS.A. IX. bahdeniz. otsu. papatya (TBAS. altın otu (BTS. Petroselinum crispum. 3100. 50-80 cm yükseklikte. III. çiçekleri şemsiye durumunda olan. UA. ma ā + Far. maydanos. XII. II. EYAD. II. 489. 114. 214. kozalakları dikdörtgenimsi veya . 222) maza armudu: (< Ar. DS. -giller) Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden. -u) Bir armut çeşidi (AA. makedonesi + T.: badınos. ülkemizde 97 cins ve 400 kadar türle temsil edilen. IX. GD AT.Y. bahteniz.A. madünüs. madunus. BTS. 2. maius + Yun. gülgillerden. . (And. maydunus) Maydanozgillerden. ETA. madenis. 96) maydanozgiller: (< Yun. II. 137. DS. maius + T. mādanıs. 431) maye: (< Far. 250. mādinoz. 279. 67. Eren. Erz. 1959”) bk. māye) Domates (DS. 431. 3141) mayıs papatyası: (< Lat. 361. ufak yeşil yapraklı. 3141) mayıs dikeni: (< Lat. 24. DA. māzū. SA. bahtenes. maydanoz ve kimyon gibi bitkileri içine alan. çiçeği) Çayırlarda biten. TAYA. emrūd + T. 264. TS. Eren.. bakdanos. 35. özel kokulu iki yıllık otsu bir bitki. Gaz. 2. otu. OAAD. (TS. “< Ar. 4582. 2. 1518. 431) maydanoz: (< Yun. yaraların iyileştirilmesi için yakı gibi kullanılan bir bitki (DS. kereviz. 291) Servigiller familyasından. makedonesi. behteniz. -sı) bk. maius + T. bahtenis. 467. maadanüs. KMYA. KYA. 231. badınoz. IX. 312. 1518. 214. bir. yaprakları karşılıklı ya da çarpraz pulsu ve kiremit dizilişli. bektenis. baktenis.. 165. BTS. mā-yesį l. 61. 290). 2. sürgünleri şişkin.

yaprak döken. IX. 3153) . 3-10 çiçek durumlu. (TS. DS. emrūd + T. māzū + T.: meke. yaprak dökmeyen çalı ya da ağaççıklar. 1-6 m kadar boylanabilen. -li) Tütünlerin dibinde biterek onları kurutan asalak bir ot (DS. Mekke). meki) Mısır bitkisi ve tanesi (DS. (TBAS. IX. her pulda beş kadar tohum olan. yaprakları dikenli ve çiçekleri morumsu kırmızı renkli olan bir bitki. -si) Kayıngiller familyasından. taneleri dağınık bir çeşit üzüm (DS. 3149) mekke: (< öz. 3148) medeş: (< ? ) Salkımı büyük. (BTS. 203. çok yıllık. XII. otu) Erkek incir çiçeklerinin (mazı) dişi incirin çiçeklerini döllemesi için dişi incirin dallarına asılır. mekge. küçük yaz armudu (DS. kırlarda biten. 223-229) mazlıħ: (< Far. Ağz. māzū + T. Cirsium rhizocephalum. birçok sanayi dalında kullanılan. DS. % 40 oranında tanen içeren. Juncus gerardi. 432. 432) mazı otu: (< Far. IX. Bundan dolayı “mazı otu” denilmiştir. Quercus infectoria. 3145) meçikli: (< ? meçik + T. 2. IX. pulları ince ve bükülebilen. māzū + bīşa + T.480 konik. 4590) mekrikarmudu: (< ? mekrik + Far. IX. 1520. is. -lık) Bir çeşit çiçek (DS. DS. IX. (Duran. 3145) mazı meşesi: (< Far. -u) Sarı renkli. 3149) medine: (< öz. Thuya. is. genç dallarının Cynips gallea tinctoria adlı böcek tarafından sokulmasıyla şişkin mazılar oluşan. IX. Mazı adı verilen erkek çiçeklerin dişi incire asılmasında bu bitkinin gövdesi ip gibi kullanılmaktadır. 3152. 3149) medik: (< ? ) Gövdesi 15 cm kadar uzunlukta. BTS. (And. IX. Medine) Kına çiçeği (DS. küçük ağaç ya da çalılar.

III. 2.A. melikî). 3156. Ağz. 291) Oğul otu (TS.: mendeyh) 1. Eren. Baldıran otu. 2. yapraklarından dolma. 3156) melike: (< Ar. 3158) mencekibuğday: (< ? menceki + T. çorbası yapılan bir ot (DS. (TS. 203) melendere ayvası: (< ? melendere + Far. Ağz. lkbaharda kırlarda kendiliğinden biten. MBTS. IX. Ağz. Ağz. 1529) melles: (< kökü bulunamamıştır. (And. IX. 1528. IX. -sı) Bir okka ağırlığında bir çeşit ayva (DS. IX. . su kenarlarında yetişen. 223) . otu) Maydanozgillerden.: meliki) Kırmızı renkli. 2. IX. IX. melissa.: meleviçen. tespih tanesi büyüklüğündeki meyveleri kırmızı. IX. (And. 3158) melevcen: (< ? ). MBTS. yenilen bir çeşit mantar (DS. melövcan) Eflatun renginde küçük çiçekler açan. (And. IX. ısırgana benzer. (kekire). çok yıllık. TBAS.: melötre) Dereotuna benzeyen ve yenilen bir bitki (DS. 2.: melki) Çam ve çalı diplerinde biten.. melek + T. 2. 3159) mendek: (< ? ). (And. Ağz. melike. 1993) Sulu ve ekşimsi yaz elması (DS. 3157) meliki: (< Ar. 70-200 cm yükseklikte.481 melek otu: (< Ar. güzel kokulu bir çeşit üzüm (DS. kalın köklü bir bitki. 3157) melisa: (< Yun. 3155) melesir: (< ? ) Mürver ağacı (DS. çiçekleri yeşilimtırak beyaz. ince dallarından yumurta ile kavrularak yemek yapılan dikenli bir ot (DS. Erz. Angelica sylvestris. kırmızı renkli. (And. IX. 1994). melocan. buğday) ri taneli ve başağı kırmızı bir çeşit buğday (DS. 3160. ābiyā + T. 3156) meletüre: (< ? ).

(TS.-î + Far. kapsül ya da bakka tipi meyveleri olan. 246. DS. 313. kökü) bk. melencük. 556. 628. Ağz. 1532. OAAD. T YA. melenküş. dış kabuğu soyularak özü yenilen. Chaerophyllum macropodum. . TaS. ETA. 292. 335. ülkemizde menekşe cinsi ve bu cinse ait 22 türle temsil edilen. 204) menendiarmudu: (< Far. küçük çiçekli bir gül. IX. Nişanyan. DS. 224. benöyşe. 241. ovaryum üst durumlu. ST AT. menefşe. III. 204. 3160) mendilimelek: (< Far. 1532. IX. DA. 251. IX. 1993). otsu. 2803) menekşegiller: (< Far. 14. 3160) menekşe: (< Far. -giller) Yaprakları almaşlı dizilişte. mellengiç.: benevşe. 436) menekşe gülü: (< Far. II. GD AT. 91. domuzağırşağı (TBAS.482 mendi: (< ? ) 40-120 cm yükseklikte. 2. IX. 204. Ağz. 2. 3162. Rosa chinensis. 2. vanavşak. 493. melmeşe. melenkiç. menevşe.. taç ve çanak yaprakları 5 parçalı. -u) Yazın yetişen yeşil renkli.A. BTS. mellengeç. MBTS. IX. Krş. 3158. emrūd + T.Y. menemşe. er dişi. AAT. 2. DS. güzel kokulu çiçeği olan. bir ya da çok yıllık. minevşe) Menekşegillerden. SA. otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir. MBTS. melengiç. iki yıllık. IV. 128. olgunlaştıkça sararan bir çeşit armut (DS. 165. -ü) Tırmanıcı. . (And. nadiren tırmanıcı çalı formundaki bitkiler (TS. 3161) menengiç: (< kökü bulunamamıştır. benövşe. Gaz. benefşe + T. menövşe.. II. tekli ya da kümeler hâlinde çiçekleri olan. Erz. tadı ve kokusu güzel. DS. bir veya çok yıllık otsu bitki. melekşe. 1532) menekşe kökü: (< Far. 193. benefşe + T. menegüç. ışınsal simetrili. 2001). benefşe < OFar. bazı kültür formları süs bitkisi olarak kullanılan.: melangeç. (TBAS. (TS. Tietze.. 211. 64. melengiş. benefşe + gul + T. (And. III. K AT. 118. 2.A. TBAS. 45.A. 363. mendil-i melek) Birkaç renkli yaprakları çiçek gibi duran bir bitki (DS. 288. 88. menend + Ar. 90. melencüyh. K A. Viola tricolor. 489. mor renkli.

1536) . menevş. merlengiç. Ağz. meneviş. menevrik. 2. 60. 2. 2. IX. meniç. çiçekleri parlak kırmızı. menengüç. (TS. şile. Sonbaharda ekilen buğday. meneş. www. 1535) mercan: (< Ar. 6 m kadar yükselebilen ve kışın yapraklarını döken bir ağaç veya ağaççık. (TS. merzengūş. merengiç. 3162) menevrek: (< ? ). + T.: mentur) Şebboy (DS. 3162) menize: (< ? ) Domates (DS.483 menekiş. mercān < br. IX. ağacı) Fasulyegillerden. IX. Pistacia terebinthus. çiçeği) Mercan isimli çiçekten esinlenerek yapıldığı için halk arasında aynı isimle bilinen çiçek (Aksan. 1536) mercan çiçeği: (< Ar. Çavdar (DS.A. (And. III. merzengūş) Ballıbabagillerden. IX. mineç) Genç sürgünleri pazarlarda satılan. mendevrek) Hıyar (DS. 3164) mentir: (< ? ). güzel kokulu bir saksı bitkisi.. 3072. sıcak ülkelerde yetişen. 3166) mercan ağacı: (< Ar.gov. 3162) mengen: (< ? ) 1. bitkileri) Meralarda kendiliğinden yetişen ve sun’i olarak yetiştirilen. Erz. Nişanyan. Ağz. 1528.: lenevrek. IX. mer’ā + T. IX. 3165) mera bitkileri: (< Ar. küçük yapraklı.akmb. (TBAS. DS. (And. Türkçenin Gücü. Erythrina. menengiş. 222) menevit: (< ? ) Kestane (DS. menengeç. tırmanıcı bir süs bitkisi. 2. . 2.. 2. merlengeç. 205. IX. mercān < br. mercān < br. TS. 290) Bir çeşit fasulye (DS. + T. 2011. yem değeri olan veya olmayan tüm bitki türleri (TS. Origanum majorana. 3161. 3155. MBTS.tr) mercanköşk: (< Far.

SA. 192. ADYA. 206) mersingiller: (< Yun. çiçekleri beyaz. Güney ve Batı Anadolu dağlarında yetişen. Nişanyan. (And. 2. 44. T YA.. 3169. mercümek. ana + dikeni) bk. iri taneli. ufak. 200. 163. 2. Aşılı. 2. Meryem + T. nemli yerlerde yetişen. yasmık. 1537. AAT. 12. ST AT. 145.: meni) 1. 1541) meryemana asması: (< öz.: marcimag. 144. 3170) mersin: (< Yun. yuvarlak ve yassıca tohumu.A. (TS. 290). 491. is. 437. 2. GD AT. 237. ana + asması) bk. TAYA. karanfil. 199. Gaz. 3166) mercimek: (< Far. Ağz. ak asma (TS. 296. Beyaz. mavimsi. mercān < br. 400) meri: (< ? ). KYA. (And. -giller) ki çeneklilerden. III. beyaz çiçekli bir ağaç. eflatun çiçekleri olan. myrton. mēcimek. 242. 2. IX. Myrtus communis. Lens culinaris. Meryem + T. zehirsiz bir çeşit mantar (DS. 5 m kadar yükselebilen. 337. TBAS. Sagyna procumbens. mercān < br. 1541) meryemana dikeni: (< öz. 135. 2. otu) Karanfilgillerden. AVA. mirsini + T. çok yıllık otsu bir bitki. + T. deve dikeni (TS. (TS. Bu bitkinin. bir yıllık ve otsu bir tarım bitkisi. + T.484 mercan otu: (< Ar. beyaz. çekirdekli üzüm. IX. 1541) . Ağz. yeşil veya kahverenkli. Nişanyan. KBAYA. mirsini < EYun. iri taneli kiraz (DS. Baklagillerden. 2. okaliptus gibi yaprakları almaşık. BTS. KMYA. 56. 80. 1536) mercanüzümü: (< Ar. EYAD. GBAA. besin değeri yüksek. 1540. yaprakları yaz kış yeşil kalan. çiçekleri genel olarak talkım durumunda bulunan ıtırlı bitkileri içine alan bir familya (TS. üzümü) Tanesi ve çekirdeği küçük. 291) Mersingillerden. yaprakları karşılıklı. 184. 43. beyaz üzüm (DS. IX. 2. is. mercümek) 1. mersin. (TS. 252) merki: (< ? ) Yenilen.

çiçeği) Kasımpatı (DS. 207. mesį r + T. 294”) . 85) meşe burçu: (< Far. manitari + T. OAAD. (TS. (TBAS. Loranthus europaeus. 3172) meşe mantarı: (< Far. is. 2.. 4593) meşe: (< Far. üç yüz kadar türü arasında. GD AT. 293) Kayıngillerden. 181. ana + eldiveni) Çan çiçeğinin bir türü.Y. marica/marīca + T. acı yavşan (TBAS. 1544. E A. bīşa + T. otu) Anason (DS. otu) bk. 3172) mestan: (< Far. XII. yumuşak tüylü. 2020) Köfteye konulan. 150. 4592) mesir otu: (< Ar. Tietze. 207) mevzek otu: (< ? mevzek + T. ADYA. 207) merze: (< Far. 214. 2. 207) meşe çiçeği: (< Far. Companula medium. IX. Eren. Eren.A. 1541) meryem otu: (< öz. IX.sesi benzeşme sonunda m-’ye çevrilmiştir. Quercus. kerestesi dayanıklı bir orman ağacı. MBTS. merz. (TS. TBAS. Meryem + T. XII. 252. otu) 30-100 cm yükseklikte. K AT. KYA. TBAS. kökü. IX. 33. hoş kokulu. 2. “< ? meyan ‘başka bir dilden gelmiş olabilir’. Delphinium staphisagria. 7. bīşa + Yun. iki yıllık. 3172. 52. AAT. kış yaz yapraklarını dökmeyenleri de bulunan. mestān) Çok küçük kavun (DS. burç < Sans. tavukbacağı mantarı (TBAS. 207) meskenye: (< ? ) Mercimek (DS. 207) meyan kökü: (< ? meyan + T.485 meryemanaeldiveni: (< öz. özellikle meşe ve kestane türlerinin üzerinde yaşayan yarı asalak bir bitkidir. Ka. 360. 34. bīşa. kışın yapraklarını döken. (TBAS. -u) 50 cm kadar yükselebilen. bīşa + T. kirli mavi çiçekli ve otsu bir bitki. Meryem + T. -ı) bk. < baştaki b. ince uzun yapraklı bir çeşit bitki (DS. is.

. 2. 4593) meyve: (< Far. AAT. tatlı olan toprak altı bölümleri hekimlikte ve serinletici içkilerin yapımında kullanılan. ħurd. Ağz. tüysü yapraklı. çok yıllık otsu bir bitki. mayva.486 Fasulyegillerden. mezār + T. 3177) . 2. ħurd. meydānį . -lık + Far. 30-60 cm yükseklikte. IX. 208) mezarlık servisi: (< Ar. çıplak ve beyaz çiçekli bir bikti. -lık + otu) Çok yıllık. 2.. BTS. K AT. 2. DS. II. is. ağacı) Meyve veren ağaç (TS. mīva + T.A.. 246. Bu ad Doğu Anadolu Bölgesi’nde kullanılmaktadır. IX. DA. mezār + T. adî servi (BTS. meyħāne + T. MBTS. 137. 301. Telephium imperati. ci + otu) Çobandüdüğü (TS. 3205. K A. T YA. 1553) meyremhurt: (< öz. -si) bk. 672. IX. II.A. 208) mezla: (< ? ) Dağlarda yetişen. otsu. ST AT. 1552) meyhaneci otu: (< Far. 120) meydanî: (< Ar. Glycyrrhiza glabra. mor çiçekli. TBAS. DS. süsen (TBAS. (TS. 294). (TBAS. EYA. uzun.: meyma. 1299”) Nane (DS. mezār + T. meyva) Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan organ. serv + T. 253. Ka. 227. 2. 271. Meryem + Far. 65. 1553. Erz. 2054) Bir tür çiçek (TS. 3177) mezmeze: (< ? mez + meze) Sert kabuklu. 131. 1551. yemiş (TS. 194. Gaz. 2. mīva. XII. üzerinde dilim biçiminde çizgiler olan bir çeşit kavun (DS. (And. 304) meyve ağacı: (< Far. mavimsi. III. 441. -ı) bk. III. “< Far. 2. 208. kerestesinden yapılarda yararlanılan bir çeşit ağaç (DS. 73. 165. 1554) mezarlık otu: (< Ar.A. zanba + T. MBTS.. -lık + Ar. Eren. AVA.Y. ETA. 6) mezarlık zambağı: (< Ar.

(TBAS. 2. IX. 208. 3186) mırık: (< ? ) 1. miśr. 242. 497) Mısır fulü: (< öz. . 171.. 997) Mısır yasemini: (< öz. is. IX. 238. bir yanı kırmızı. 134. 229. Mısır + Far.Y. 3182) mıhtepesi mantarı: (< Far. yaprakları büyük. diş otu (TBAS. 38.A. 3203. AVA. mısır buğdayı (Gaz. III. 33. 1390). -ü) bk. -i) bk. mıhtepesi mantarı (DS. içi kumlu bir çeşit armut (DS.Y. 396. manitari + T. Gaz. III. Krş. is. 193. erkek çiçekleri tepede salkım durumunda. tepesi) bk. IX. yasemin (TBAS. mīħ + T. 127. Mısır + Ar. 208) mırgıl: (< ? ) Patates (DS.: misir) Buğdaygillerden gövdesi kalın. T YA. 254. 125. Erz. karanfil gibi kokan. 173. IX.. BTS. KYA. K A. 125. 3182) mıkbaşı: (< Far. -ı) Şapkası kızılımsı sarı renkli. tepesi + Yun. yāsemen + T. 219. miśr + Ar. DS. 1.. 1557. K AT. Hint fulü (TS. E A. -u) Bir yanı açık sarı. bā ilā + T. 197.A. AA. anison + T. boyu yaklaşık 2 m olabilen. mıhtepesi mantarı (TBAS. 280. 146. 204. III. mīħ + T. (TS. OAAD. A. 227.A. dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan. 208) mısır baklası: (< Ar. 63. 69. 32.A.487 mığırıkarmudu: (< ? mığırık + Far. emrūd + T. (And. Ağz. özellikle Karadeniz Bölgesi’nde tohumları için kültürü yapılan bir bitki ve bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü. Merasmius oreades. Marul (DS. -u) bk. başı) bk. domuz baklası (TBAS. IX. 3180) mıhtepesi: (< Far. Ka. mīħ + T. miśr + Yun. GBAA.. 442. fūl + T. -sı) bk. ZBK A. içi beyaz renkte. 2. 76. 209) .. IX. DS. Zea mays. darısı) Mısır. 3187) mısır: (< Ar. AAT. Domates. SA. 208) mısır darısı: (< Ar. TS. 497. miśr + T. KMYA. 189) mısır anasonu: (< Ar. 76. 215. çayırlarda birçoğu bir arada yetişen ve yenen bir mantar.

DS. IX. ağacı. 3199) mikoz: (< Fr. 2078) Çamların iğde büyüklüğündeki meyvesi (DS. mısmıl + T. 4597. Mimosa (TS. mısmıl ‘temiz. MBTS. 15 m kadar boylanabilen. 2. mavi veya menekşe renginde. 1567) mine çiçeğigiller: (< Far. (TS. 2. 1561) mimoza: (< Fr. 448) mindiraç: (< ? ) Mürver ağacı (DS. pak şey’. mişmiş. MBTS. 3191) mışka: (< ? ) Yaz armudu (DS. mimosa) Baklagillerden. sapı dört köşeli olan ıtırlı bir bitki. Eren. Gaz. “< Far.. 499) mihra: (< ? ) Böğürtlen (DS. çiçeği + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. 3192) mışkat: (< ? ) Ebegümeci çiçeği (DS. yaprakları karşılıklı ve oymalı. 3197) milkide: (< ? ) Salatası yapılan bir çeşit ot (DS. mini. yaprakları akasya yaprağına benzeyen bir süs bitkisi. çiçeği) Mine çiçeğigillerden. 295) Kayısı veya zerdali (TS. IX. IX. 215. IX. 2. 1559. mine çiçeği ve benzeri türleri içine alan bir bitki familyası (TS. Verbana. minā + T.488 mısmıl ağacı: (< Far. 363. ADYA. minā + T. 3192) mışmış: (< Ar. 3201) . IX. 2. XII. 2. 2. IX. III. mycose) Mantar (TS.A. çiçekleri sarı ve bazı türleri beyaz veya menekşe renginde. 2. 2064”) Mürver ağacı (DS. IX. 3200) mine çiçeği: (< Far. BTS. çiçekleri başak durumunda alacalı. 1567) mini: (< Fr. 1566.

sarı bir çeşit elma (DS. 3204) mitik: (< ? ) Yıldızçiçeği ve bitkisi (DS. (TS. ce + elması) Küçük. 3188. ran ve Hindistan’da yetişen dikensiz küçük bir ağaç. 3202) mirtmirt: (< mirt + mirt “ses taklidi”). 2. 3201) minkiriç: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS. miskî. Salvadora persica. 3202) mircilik: (< ? ) Devetabanı bitkisi (DS. 2084) 1. DS. MBTS. IX. 2. 3203) misk soğanı: (< Ar. misk + T. Pembe renkli. 3201) miravulcan: (< ? ) Baharda süren filizleri yenilen bir çeşit diken (DS. (And. IX. 2. misk + T. misvāk. miskî + T. 3. güzel kokulu bir çeşit armut (DS. mişkāt. ce + Far. 4600) miski: (< Ar. 3203) miskicearmut: (< Ar. IX. 1571) misvak: (< Ar. 3204) . -li + buğday) Kırmızı buğday (DS. tatlı. emrūd) Yumurta biçiminde ve büyüklüğünde. Ağz. 2. IX. IX. IX. Armudun küçüğü. Nişanyan. 1571) mişkat: (< Ar. IX. müşkülüm (TBAS. 2086) Sardunya çiçeği (DS. IX. 3203) miskiçelması: (< Ar.: murmut. 2. üzümü) Kokulu üzüm (TS. mis + T. 3203. güzel kokulu bir çeşit üzüm. Ekşi limon (DS. Diken (DS. MBTS. güzel kokulu. soğanı) bk. IX. mırmıt) 1.489 minimeç: (< ? ) Çitlembik (DS. IX. 3203) mis üzümü: (< Ar. Hayvanların çok sevdiği küçük bir ot. 209) mislibuğday: (< Ar. miskî + T. IX. XII. 2. 300) Kuzey Afrika.

TBAS. 3210) mor çiçek: (< Erm. böğürtlen. 3209) mora: (mora < Erm. bir yıllık.490 miyasıl: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. 209) mor dut: (< Erm. mor/morm + T. çiçekleri yoğurt çorbalarına renk vermek için kullanılır. mor/morm + T.karadut. IX. beyaz. mor/morm + T. 20 metreye kadar uzayabilen çok yıllık bir sarmaşık. 826”) Baklagillerden. Nişanyan. (TS. Böğürtlen. IX. 303) Patlıcan (DS. baş) bk. çiçek) 20-75 cm yükseklikte. -mık) Bahçe çevresinde çit yerine kullanılan. Clauson. Yaban çileği (DS. IX. *moro. dut (TBAS. Ağz. ca + süpürge) Pembe çiçek açan. IX. mor/morm + T. DS. IX. IX. mor/morm + T. 210) mor salkım: (< Erm. IX. 3209) moramık: (mora < Erm. mor/morm + T. 2. 3208) mor: (< Erm. 1577) . 2.: moloşa) Ebegümeci (DS. salkım < sarkım < sark-. mor menik. 3210. ca) bk. 3206) moloş: (< ? ). süpürge yapılan bir çeşit ot (DS. salkım. morminik) Rengi mora çalan bir tür menekşe (TS. 210) mormenekşe: (< Erm. Ağz. “< T. DS. 1577. 3210. mor/morm + Far. mor. benefşe). güz çiğdemi (TBAS. salkım durumunda mavi. 2. Consolida orientalis. (And.: mormeni. 3210) morbaş: (< Erm. Wisteria sinensis. mor renkli meyveleri olan çalılar (DS. (TBAS. dağ sümbülü (TBAS. mor/morm karadut veya böğürtlen ~ HAvr. 209) morca süpürge: (< Erm. pembe renkli çiçekler açan. IX. Sivas bölgesinde. otsu ve koyu mor renkli çiçekli bir bitkidir. 209) morca: (< Erm. boz renkli. mor/morm) 1. tūt) bk. (And. mor/morm + Far.

otsu. dünyada 6 cins ve 75 türle. gövdesi boyunca 1 cm kalınlığında bir mum katmanı bulunan. 3210) moruk (I): (< Erm. 2095) Leylâk (DS. 2. iki veya çok yıllık bir süs bitkisi.491 morşabla: (< Erm. IX. 2. güzel kokulu. 210) mum palmiyesi: (< Far. 2. (TS. güzel kokulu bir süs bitkisi. çiçeği) ki çeneklilerden. Sazlık yerlerde yetişen. çiçeği + -giller) Yaprakları almaşlı. 2. (TS. 2. mūm. meĥabbet + T. 457) mum ağacı: (< Far. palmier + T. IX. 3219) murmurik: (< ? ) Böğürtlen (DS. “< Far. çanak ve taç yaprakları serbest ya da bazen olmayabilen. IX. IX. meĥabbet + T. mor/morm + Lat. sarılıcı. suyu mayasılı iyileştirmekte kullanılan. mūm + T. mōruk. adaçayına benzer bir çeşit ot (DS. Cerinthe minor ve Cerinthe retortra. çiçeği) Muhabbet çiçeğigillerden. yaprakları hurma yaprağına benzeyen bir ağaç. Reseda odorata. mūm + Fr. 297”) Sıcak ülkeler ile Kuzey ve Batı Avrupa’da yetişen bir tür mum palmiyesi. 3210) moruk (II): (< Erm. 3210) muhabbet çiçeği: (< Ar. -si) Ilıman bölgelerde yetişen. salvia) Kırda yetişen. 1583) muhabbet çiçeğigiller: (< Ar. TBAS. ülkemizde ise muhabbet çiçeği cinsi ve bu cinse ait 13 türle temsil edilen bir familya (TS. 1591) mumuzak: (< ? ) Kırda biten dikenli bir bitkinin böğürtlene benzeyen kırmızı meyvesi (DS. 3221) . Bir çeşit diken. (TS. mavi çiçekli bir çeşit ot (DS. ağacı. 2. Cerexylon andicola. ekleri yeşilimtırak beyaz. 2. mōruk) 1. 1583. 1591) mum çiçeği: (< Far. BTS. (TS. kapsül ya da bakka tipi meyveleri olan. Myrica cerifera. ovaryum üst durumlu. basit ya da parçalı. etli yapraklı. Eren. MBTS. şemsiye biçiminde küçük beyaz çiçekler açan. IX. boya ve parfümeri sanayiinde kullanılan ve süs bitkisi olarak da yetiştirilen. mūm + T. 1591.

sarı çiçekli. tropik ve subtropik bölgelerde doğal olarak yetişen. IX. 2. 2193) Adana bölgesinde yetiştirilen ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki. bir yıllık ve otsu bir bitki.492 murt: (< Yun. mübārek + T. 4600. 2-3 m yükseklikte. mūz + -giller) Sıcak bölgelerde yetişen. 459. dikeni) bk. mukhlia. BTS. Mespilus germanica. Musa sapientum. (TS. mespilon) Gülgillerden.. şevketibostan (TBAS. Mut + T. murto. buruk ve beş çekirdekli meyvesi olan. küçük bir ağaççık. 298) Mersin ağacı (TS. tek çenekli ve çok yıllık bir bitki. olgunlaşıp çürüdükten sonra yenilebilen.A. mayhoş. (TS. Nişanyan. kendine özgü hoş kokulu. (TS. muguet < EFr. 310) Muzgillerden. (TS. dikenli. Ka. 3226) mut üzümü: (< öz. 2. otu) Birleşikgillerden. kalın kabuklu. Corchlorus olitorius. XII. is. 459) muzgiller: (< Ar. üzümü) Çekirdeği kolay ezilen siyah ve gevrek bir çeşit üzüm (DS. mübārek + T. uzun meyvesi olan. BTS. IX. 195) mutrum: (< ? ) Bir çeşit armut (DS. 3226) mübarek dikeni: (< Ar. 3226) muz: (< Ar. 2. IX. 2. 1599. mugue/musc. 210) mübarek otu: (< Ar. Cnicus benedictus. Nişanyan. özellikle muzları içine alan bir çenekliler familyası (TS. tatlı. DS. 1604) .Y. 2. yuvarlak. 2. 2. besleyici. MBTS. 1599) muzkurt: (< ? ) Palamut (DS. 1603) mühliye: (< Yun. 2. mūz. Eren. 1595. 1593) muşmula: (< Yun. 312) nci çiçeği (TS. 1600) müge: (< Fr.

MBTS. IX. MBTS. mühr-i Süleyman) Kuzey Anadolu’da orman ve çalılıklar altında bulunan. otsu kısmı hayvan yemi olarak kullanılan. IV. 3210. IX. tüysüz. çok yıllık ve otsu bir bitki. 1610) mürdümük: (< kökü belli değildir. Hyrus sativus. 3231) müşgül: (< Ar. mültemi “parlak. 2. ürdümük) Baklagillerden. beyaz. 2. (boğumluca otu). 3231) . dede gülü (TBAS. TBAS. 2. 2. müşkil. TaS. meyvesi zeytine benzer bir ağaççık. Polygonatum multiflorum. 30–80 cm yüksekliğinde. 2. 1604. 4068. 210) mültüme: (< Ar. IX. XI. eriği. 1610. IX. demet durumundaki beyaz çiçeklerinden hekimlikte yararlanılan. Sambucus nigra. 211) müşekkire: (< ? ) Kuşkonmaz otu (DS. 211) müşk: (< Ar. 211) mürdüm eriği: (< ? mürdüm + T. TBAS. 2249) bk.: mordik. misk) Güzel kokulu. dikenli bir ot (DS. MBTS. 2. TBAS. açık mavi veya mor çiçekli bir bitkidir. 3228) mümülü: (< ? ) Gelincik çiçeği (DS. yazın ekilen. 2222).493 mührüsüleyman: (< Far. DS. 2. MBTS. parlayan”. MBTS. akdiken (TBAS. IX. 3229. (TS. 1612. (And. 211) mürdeşe: (< ? ) bk. 2204) Bir çeşit ot (DS. 4–10 m yükseklikte. “< mürdüm ‘kökü belli değildir’. 3228) mülye: (< ? ) Domates (DS. 3221. IX. 2. 2. bir yıllık. 2227) Hanımeligillerden. yaprakları karşılıklı. DS. Ağz. (TS. 2822) mürver: (< kökü belli değildir. 2222”) Reçeli veya hoşafı yapılan bir cins küçük ve kara erik (TS. 3228. TBAS. 211. (TS.

muscarimi) Sümbülgillerden. -u) ri. TBAS. 13) nar armudu: (< Far. AVA. dalı) Lahana (DS. Urfa bölgesinde yetiştirilir ve meyveleri. Ağz. kırmızı ve sarı renkli armut (DS. rutubetli yerlerde yetişen. koyu kırmızı renkte. 3239) . 462.: namzan) Bir çeşit pancar (DS. EYA. MBTS. 12) nane çiçeği: (< Ar. 2. iri ve uzun taneli bir çeşit üzüm (Eren. 2301) Nargillerden. 3239) nar: (< Far. Mentha piperita. 211. yaprakları karşılıklı. (TBAS. mor çiçek (TBAS. 160. 37. (TS. 1631. 301. 176. yumrulu ve otsu bir bitkidir. TAYA. otsu ve beyaz çiçekli bir bitki. Nişanyan. (And. bozan) Eğrelti otu türünden bir bitki (TS. ıtırlı. II. MBTS. çiçekleri büyük. 1632. 98. DA. BTS. 321. 213) nanedalı: (< Ar. ilkbaharda kayalıklarda biten. çiçeği) bk. sarımtırak renkli çiçekleri güzel kokan. çiçekleri beyaz veya menekşe renginde. 3231) -Nnamazbozan: (< Ar. BTS. na’nā’ + T. 508. gaz söktürücü ve süt arttırıcı olarak kullanılır. 2. 298) müşkülüm: (< Lat. 2. Trachyspermum ammi (TBAS. 3238) nanahan: (< ? ) 10-70 cm yükseklikte.494 müşküle: (< kökenini bilmiyoruz) Kalınca kabuklu. çok yıllık ve otsu bir kültür bitkisi. 213. ülkemizde 7 türle temsil edilen. 463. 2. IX. TAYA. nār + emrūd + T. sulu taneler bulunduran yuvarlak yemişi olan. 2. K A. Muscari muscarimi. DS. bir yıllık. 321) Ballıbabagillerden. GD AT. OAAD. yaprakları sapsız. 67. 10-20 cm yükseklikte. (TS. IX. kırmızımtırak sarı sert bir kabukla örtülü. Nişanyan. ETA. fındıksı tip meyveleri olan. na’nā’ + T. IX. küçük bir ağaç. IX. na’nā’. Punica granatum. içinde çok sayıda kırmızımtırak. 2300. AAT. nār / enār. nemāz + T. 1629) namzam: (< ? ). 127. 213) nane: (< Ar.

MBTS. nārenciyye) Turunçgiller (TS. 2. nārenc) Turunç (TS. 3239) nartük: (< ? ) Mısır (DS. Tütün içmekte kullanılan nargile adı da bu kökene bağlıdır.: narince) Pembe. yuvarlak taneli. lk nargileler Hindistan cevizi meyvesinden yapılmıştır (TBAS. basit ve stipulasız. nārven. nār / enār + T. (And. 2. çanak yaprakları 5-8 loplu ve kırmızı. 213) nardin: (< Far. 2. IX. hermafrodit. 463) nar gülü: (< Far. Farsça nargil kelimesinden gelir. nārdīn) Maydanozgillerden. ülkemizde de nar türü ile temsil edilen familya (BTS. IX. 1632) narenc: (< Ar. 3240) narven: (< Far. taç yaprakları 5-7 parçalı. ışınsal simetrili. 3239) narbis: (< ? ) Zambak (DS. Eryngium campestre. 2. IX. 3239) narcil: (< Far. IX. MBTS. 2. Ağz. 1633) .495 narat: (< ? ) Çam ağacı (DS. 2303) Karaağaç (TS. -ü) Nar ağacına benzeyen bir ağacın gül gibi olan çiçeği (DS. 1632) narenciye: (< Ar. dünyada punica cinsi ve bu cinse ait iki türle. 2301) Hindistan cevizi ağacının meyvesi. (TS. -giller) Yaprakları karşılıklı ya da kümeler hâlinde. başakçıkları tek çiçekli küçük bir bitki. 2. MBTS. IX. 1632) nargiller: (< Far. 2302). bakka tipi meyvesi olan. meyvesi için kültürü yapılan. nargį l. nārenc. çayırlarda yetişen ve hayvanlara yem olarak verilen. çiçekleri uçta tek ya da kimoz durumlarda. 3239) narınç: (< Ar. nār + gul + T. 2. tatlı bir üzüm çeşidi (DS.

Nebi + T. yumrulu. DS. nefer + T. 2. 2309) Çam ağacı (DS. na ar + T. 3246) nemnem: (< Far. IX. IX. 2328) Ayşekadın fasulyesi (DS. 3243) nefirne: (< nefirne < Far. KMYA. Datura. 3243) neferlik: (< Ar. 214. MBTS. 2. küçük taneli. 3244. nāz. ST AT. nebāt) Bitki (TS. 338. 2. botanik (TS. IX. nāzuk + T. dede) bk. nem + nem) Büyük yapraklı. 209. IX. AAT. AVA. Ağz. 2.: nevi) Mısır (DS. 254) naz: (< Far. tadı buruk bir ot (DS. elması) Yazın yetişen kırmızı renkli bir çeşit elma (DS. MBTS. sarı çiçekli bir çeşit nane (DS. Nebi). 2. nefį r “boru”. MBTS. 214) nazik elması: (< Far. 325) Erken ilkbaharda çiçek açan. nāv “içi oyuk şey” ve küçültme eki –çe ile nāvçe’den (?). 243. 2. IX. (TS. 4607) nemisa: (< Lehçe. MBTS. pek beğenilmeyen üzüm (DS. nebātāt) 1. IX. 3242) nebat: (< Ar. 1639) nebi: (< öz. nevrūz. XII. 3242) nazar otu: (< Ar. (And.496 navçağan: (< Far. otu) bk. 1635) navruz: (< Far.A. DS. niemcy. (TBAS. 2. 1639) nebatat: (< Ar. Bitkiler. 209) nedrebol: (< ? ) nce kabuklu üzüm (DS. 2342. çok yıllık. Nişanyan. (And. is. Bitki bilimi.: nüfürne) Ufak salkımlı. dımışkı (Gaz. IX. MBTS. Ağz. IX. 2309) Çiçekleri katmerli ve mor renkte olan bir tatula türü. is. 3242) nebi dede: (< öz. 3246) . 2. mor veya kirli sarı çiçekli. -lik) Büyük yapraklı. üzerlik (TBAS. küçük ve otsu bitkiler. 2. III. 2324). 3242. IX.

EYAD. GD AT. III. pembe renkte. 214. Frenk kimyonu (TBAS. 2. 214) nergis: (< Far. 255. 467. çiçekleri aslanağzına benzeyen. (TS.. nevrūz + T. nīlūfer. ST AT. 241. açılmadan önce bir yenle örtülü bulunan ve bazı türlerinde beyaz.497 nemnem otu: (< Far. (And. 255) nergisgiller: (< Far. MBTS. Ağz. 2328”) bk. fulya. nezle + T. iri ve güzel çiçekli bir süs bitkisi. 2. 3248) nevruz otu: (< Far. 94. nergis < EYun. narkissos < narke. Nişanyan. kemmūn + T. 28. 50–60 cm yükseklikte. “< Lehçe. 1646) nergis zambağı: (< Far. nergis. 1646) nevbetçik: (< Far. nargöz. 2. otu) bk. 2331). Ballota saxatilis. 215) nezle otu: (< Ar. IX. zanba + T. 188. AVA. durgun sularda veya havuzlarda yetişen bir su bitkisi. Amaryllis. Linaria vulgaris. nergiz) Nergisgillerden. 2. Nişanyan. IX. 169. otu) Boğaz ağrılarına karşı kullanılan. 214) nemse kimyonu: (< Lehçe. 324. 2. TBAS. niemcy. çok yıllık bir kır bitkisi. otu) ki çeneklilerden. sularda yetişen. 1651) nilüfer: (< Far. 326. 300) Nilüfergillerden. (TBAS. çiçekleri beyaz. -giller) Bir çeneklilerden. TBAS. çiçekleri ayrı veya bir kök sap üzerinde şemsiye durumunda. DS. -ı) Soğanla üretilen. niemcy + Ar. Narcissus. -u. soğanlı ve çok yıllık bir süs bitkisi. MBTS. TBAS. (TS. Erz. Eren. nevbet + T. çik) Papatya (DS. 1646. kardelen gibi çoğu küçük ve kokulu çiçekleri içine alan bir bitki familyası (TS. türlü renkte.: nargoz. nergis + Ar. mavi. pirekapan (TS. yaprakları yuvarlak ve geniş. 1650. çok yıllık. otsu ve pembe çiçekli bir bitkidir. nem + nem + T. 215) . nergis + T. 3239. 2. (TS. 20-80 cm yükseklikte. E A. taşıdığı glikozit sebebiyle iç söktürücü olarak kullanılan. 2. (TS. yumrulu. Nymphea. BTS. OAAD. (güzelhatun çiçeği). 39. 2. .A. 1654. sarı. bazılarında sarı renkte.

örnek bitkisi nilüfer olan bir familya (TS. 147. birleşik telek yapraklı. GD AT. 242. 2. 2378”) Kara üzüm (DS. TBAS. 2352”) Temmuzda olgunlaşan. 163. kuzukulağı (TBAS. 280. yumrulu. 2. çiçekleri sarımtırak renkte. AA.. 1659. 158. 185. 129. 1656) nohut: (< Far. otsu bir bitki. bol nişastalı. IX. TAYA. nohud. meyvesi baklamsı.A. (And. AAT. nīlūfer + T. 314. IX. 232. SA. ada soğanı (TBAS. 1671) oğlakkarası: (< T. buğdayı) Kaplıcayı andıran. çiçekleri sinek. IX.A. 3255) nuteşir soğanı: (< ? nuteşir + T. noud. 3252) nişasta buğdayı: (< Far. ADYA. 24. 189) norzeriği: (< ? norz + T. OAAD. otu) Kayaların çatlak ve oyuklarında biten. (TS. (TS. “< nine. -giller) ki çeneklilerden. nuħūd. AVA. 210. 2. nohot. 216) nuzlaotu: (< ? nuzla + T.Y. nout.Y. noħut. yuvarlak ve kepekli bir çeşit elma (DS. 1654) ninemelması: (< nene “çocuk dilinde” + T. 2. 111. BTS. 44. oğlak + karası. oğlak + kulağı) bk. 413. Ağz. eriği) Sarı ve acı bir çeşit erik (DS. 2. dişeti hastalığında kullanılan bir çeşit ot (DS. MBTS. 198. yuvarlak taneli. nişastası çok. 3267) oğlakkulağı: (< T. Nişanyan. soğanı). nufut) Baklagillerden. E A. 12. ophrus) Salepgillerden. 111. 244. ophrys < Yun. Nişanyan. MBTS. ZBK A. Krş.: nōd.498 nilüfergiller: (< Far. ufak taneli. 170. 4606) -Oofris: (< Fr. nişeste + T. 227. 327). “< ET. 150. 20-40 cm yükseklikte. GBAA. örümcek gibi birtakım böcekleri andıran. Ka. Ophrys. otsu bir bitki. 469. nohıt. -m + elması. o lak < oğul. dağlık yerlerde yetişen bir buğday türü (TS. 331. Cicer arietinum. 130. 145. 3. KMYA. (dağ nohudu). 217) . Ağz. KBAYA. XII.. (And.: loteşir soğanı) bk. ST AT. 215.

“< ET. 217) on bir aylık: (< T. oğlan + otu) Ağız ve karın ağrılarını geçirmek için kullanılan bir çeşit yabanıl ot (DS. asıl yurdu Avustralya olan. oğul+duruk ?. IX. o ul. kerestesi parlak. (TS. 217) okaliptüs: (< Fr. MBTS. okçul) Bir ot (AA. (TS. on + bir + aylık) bk. 2379) Taze çam (DS. otu. 304”) Yaban gülünün fındık büyüklüğündeki kırmızı renkli meyvesi (DS. IX. o lan < oğul. 3. 3. “< or ak. 3286) .499 oğlanelması: (< T. 3268) oğlanotu: (< T. < ET. 3268) oğul otu: (< T. 331. kovan otu. pire otu (TBAS. çuha çiçeği (TS. Eucalyptus globulus. 2388”) bk. 20–150 cm yükseklikte. IX. (TS. MBTS. eucalyptus < Yun. 2. 331”) Ballı babagillerden. 1676) oltu otu: (< ? oltu + T. IX. Aucoumea. melisa. boyu 100 m’yi aşabilen. Nişanyan. “< ET. 2. 3. kamış (DS. 3270) ohşaran: (< ? ) bk. 1686) orakeriği: (< T. oğul + (a)n. tilkikuyruğu (TBAS. IX. toprağın suyunu çekerek yerin bataklık duruma gelmesini önleyen bir ağaç. öz odunu mor. 1672) oğunduruk: (< T. 2395”) Mürdümeriği (DS. MBTS. 1673) okcül: (< T. 2. Melissa officinalis. “< oltu’nun kökü bulunamamıştır.) Afrika’da yetişen. 2. Eren. 148) okluk: (< T. tıpta yapraklarından yararlanılan çok yıllık ve otsu bir bitki. orak + eriği. dış odunu pembe renkli bir ağaç. okluk) Bir çeşit saz. oğlan + elması.) Mersingillerden. oğul + otu. 3275) okume: (< Lat. Nişanyan.

Ağz. MBTS. IX. 3. orman + Far. 3290) orum: (< ? ). 2. orun. orman + Yun. 1694) ormangüzeli: (< T. Asya dağlarında yetişen açelyaya benzer bitki (TS. (And. -u) bk. özsuyu yakıcı bir ot (DS. 217) orman sarmaşığı: (< T.500 orakgıran: (< T. IX. 3290) orun: (< ET. orman + ? lifor + T. orak + kıran) Ekinle birlikte tarlada biten sivri yapraklı. 3. orım) 1. IX. duvar sarmaşığı (TBAS. hortensia) Taşkırangillerden. Hydrangea hortensia. 3. 4614) orkide: (< Fr. Bir buğday çeşidi. 4615) orman gülü: (< T. Nişanyan. 2403) Yuvarlak. çay üzümü (TBAS. orman + sarmaşığı) bk. 1694) orman: (< T. -sı) bk. 1700) oruka: (< ? ) Taze mısır (DS. 335) Böğürtlen ağacı (DS. Ekinler arasında yetişen bir çeşit zararlı bitki. -ü) Avrupa. 2. Karamuk bitkisi (DS. suyu az bir üzüm çeşidi (DS. ligarba + T. XII. 2. MBTS. DS. 3290) . orchidee < Yun. 217) ortanca: (< Lat. çay üzümü (TBAS. 217) orman ligarbası: (< T.: oram. kalın kabuklu. 3286. gölgelik yerlerde yetiştirilen bir süs bitkisi. kırmızı. pembe veya mor renkli çiçeklerini yaz başında açan. gul + T. çiçeklerinin güzelliği dolayısıyla camlıklarda yetiştirilen birtakım bitki türlerinin ortak adı (TS.) Salepgillerden. or+man. 2397. orman + güzeli) Kökü lahana köküne benzeyen. 3288. 2. IX. sert köklü bir çeşit ot (DS. 3288. IX. (TS. XII. 3288) orman liforu: (< T.

310. K A. bu çeşitlerin Osmanlı döneminde ve yalnız stanbul’da yetiştirilmesine dayanarak stanbul lâlesi olarak çevirmeyi uygun bulduk (TBAS. osuruk + çiçeği) lkbaharda kırlarda yetişen. 80. 254) otçam: (< T. dağ çayı (TBAS. ot + Ar. gul + T. ilkbaharda bitip. SA. aylandız (DS. lāle + T. -si) XVI-XVIII. ETA. ot + kökü) Pancar (DS. osurmak. Clauson. Biz bu adı. yüzyıllar arasında stanbul’da elde edilmiş olan ve 1500 kadar adlandırılmış çeşidi bulunan lâle formlarına verilen genel ad. 167. Osmanlı + Far. MBTS. Nişanyan. XII. EYAD. pis kokulu bir bitki (DS. 3291) ot: (< ET. BÜYA. IX. osurgan + Far. 56. “< ET. ot. 91. şam’) bk. 155. 3. 15.501 Osmanlı lâlesi: (< öz. 289. 164. osuruk + ağacı) Yaprakları pis kokulu bir ağaç. 218) ot çayı: (< T. -ı) bk. AAT. bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkilere verilen ortak ad (TS. otur-ak. 3293) oturak (I): (< T. is. IX. ot + eriği) Çok erken olgunlaşan tatlı bir çeşit erik (DS. 3296) . 218) oteriği: (< T. 251. 336”) Kırlarda yetişen. çay + T. pis kokulu. ot + Çin. E A. Clauson. 130. 3293) otkökü: (< T. 336) Toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan. 129. GD AT. 34. IX. 3291) osuruk çiçeği: (< T. Eren. Osmanlı döneminde bu lâle çeşidine lâle-i Rūmî adı veriliyordu. 4615) osuruk ağacı: (< T. 2406) Armutla ahlat arasında. IX. 217) osurgangülü: (< T. -ü. OAAD. beyaz çiçekli. KBAYA. K AT. II. 1702. çörek otu (TBAS. 207. IX. T YA. 2. tadı ekşimsi bir armut çeşidi (DS. sarı çiçekli bir çeşit bitki (DS. Nişanyan. 84.

oturak + Yun. oya + T. Lagerstroemia indica. XII. otur-ak). Ağz. -si) Bir çeşit fasulye (DS. oymalık) Dolmalık biber (DS. 3296. 3. öğ(ü)rek + otu) Ağılı ot (DS. 3302) oymalı yaprak: (< T. 3. DS. çiçeği. IX. (TS. (TS. 3297) ovaca: (< ? T. yapraksız bir çeşit yabanıl ağaç (DS. Aquilaria agallocha. 3. MBTS. 4617) ova nergisi: (< ? T. 2416”) Dulaptal otugillerden. IX. 3319) . 2. 2. + T. “< ? ET. -i) Ak ya da sarı çiçek açan kır zambağı (DS. ova + Far. örüm) nce dallarından sepet örülen. IX.: olturak) Çam fidanı (DS. nergis + T. oya. sıcak ülkelerde yetişen. IX. ova ‘kökü kesin olarak belli değildir’. tropik bölgelerde yetişen.502 oturak (II): (< T. Saccoglottis gabonensis. ‘ūd < Hintçe. “MBTS. fasulia + T. 2409”) Koyu menekşe veya pembe renkte çiçekler açan süs bitkisi. -ca. 4612) oturakfasulyesi: (< T. (TS. MBTS. 2. odunu ve kabuğu hoş kokulu bir ağaç. 4617) oya çiçeği: (< ? Moğ. XII. dinî törenlerde yakılan ve yanarken güzel koku veren. 3317) öğüm: (< T. “< ? Moğ. 1714) -Ööd ağacı: (< Ar. 2408”) Bir çeşit kara armut (DS. ova + T. 1716) öğrek otu: (< T. oymalı + yaprak) Meşe yaprağı gibi kenarları girintili çıkıntılı olan yaprak (TS. IX. (And. 1709) ozuga: (< ? ) Tropikal Afrika ve ormanlık alanlarda yetişen ince dokulu bir ağaç türü. ağacı. 1708) oymalık: (< T. XII. 2.

saplarından ökse otu çıkarılan zararlı bitki. is. 498) öksürük otu: (< T. IX. öksüz + oğ(u)lan) Çiğdeme benzer. IX. IX. 497. (And. otu + -giller) Taçsız iki çeneklilerden. 3327) öksüzoğlan çiğdemi: (< T. iksia + T. öksüz + öz. ökse otu (DS. 3326) öksüz çiğdemi: (< T. 314”) bk. (TS. sarı çiçekli. Ali. 1722. IX. bölük’. kiraz. üzüme benzer yemiş veren. 3326) ökse otu: (< Yun. ekin tarlaları için zararlı. çalılar ya da ağaçlar üzerinde yarı parazit olarak yaşayan. MBTS. 2419”). DS. ıhlamur. erik gibi ağaçların dalları üzerinde asalak olarak yaşayan. XII. iksia + T. öksüz + çiçeği) bk. 3327) öksüzce: (< T. öksürük + otu. (TS. Tussilago farfara. “< ET. 219) . (DS. 3326) ökse otugiller: (< Yun. meyveleri tekli ve eriksi yapıda olup yapışkan bir madde ile kaplı olan. elma. öksüz + oğ(u)lan + çiğdemi) Afyon bitkisi (DS. öksüz + çiğdemi) bk. iksia + T. BTS. 219. 2. beyaz ya da mor çiçek açan bir kır çiçeği. ögür ‘sürü. MBTS. “< öküs+ü+r+mek ‘ses taklidi’. 4621) ökselek: (< Yun. otu) Ökse otugillerden. armut. Ağz. 1722) öksüzali: (< T. DS. Eren. 2.503 öğür otu: (< T. 3327) öksüz çiçeği: (< T. 3. 2420”) Gövdesi pullarla kaplı. IX. her dem yeşil bir familya (TS. 3. Viscum album. öğür + otu. IX. IX.: ögür otu) bk. canavar otu (TBAS. BTS. 3327) öksüzoğlan: (< T. öksüzoğlan (DS. 2. öksüzce (DS. 1722. öksüzce) Çiğdem (öksüz çiğdemi). armut ağaçlarında görülen ve hastalık yapan bir ot. güz çiğdemi (TBAS. ögsüz < ög + -süz. -lek) Elma. çok yıllık ve otsu bir bitki. “< ET. kardelen (DS.

220) ölmez çiçek: (< T. Ömer + T. yayla gülü. 4623) öküzdili: (< T. bā ilā + T. 3328. (TS. öküz. Xeranthemum. 2. (TS. öküz + kütüğü) Yaprakları boz renkli ve kozalarının içi boş olan. parlak sarı çiçekleri uzun zaman saklanabilen. < öküz Kökeni karışıktır. 315”) Bir çeşit yabanıl bakla (DS. öküz + dili) Sığırdili (TS. öküz + gözü) Birleşikgillerden. -sı. AAT. IX. sarı renkte. IX. DS. Ramstedt ise Altayca *pökü-r biçiminden çıktığını ileri sürmüştür. 2. DS.504 öküz baklası: (< T. öküz + pürçeği) bk. 2. ölmez + çiçek) Basit ve tüylü yapraklı. bk. TBAS. Gülensoy. çok yıllık ve otsu bir bitki. 668. dağlarda kendiliğinden biten bir çalı ve bunun kırmızı renkli. Németh. 3334) Ömer otu: (< öz. ölmez + otu) Beyaz. küçük yuvarlak meyvesi (öküzgötü). 1726. otu) bk. öküz + Ar. IX. Eren. 220) . 1723) öküzkütüğü: (< T. ölü + soğanı) Mezarlara dikilen mor çiçekli bir zambak (DS. 246) ölü soğanı: (< T. papatyayı andırır bir çiçek ve onun bitkisi. II. 3330) ölmez otu: (< T. (DS. şerbetçi otu (TBAS. IX. sığırkuyruğu (TBAS. öküz + götü) 1. 2. IX. “< ET. (TS. Helichrysum. arnika. Kızılcık (DS. öküzgöbeği. mor veya firfiri çiçek açan otsu bitki. özel kokulu. 220. sığırgözü. 3328) öküzgözü: (< T. XII. 1726. is. Clauson ve Menges Toharcadan geldiğini dile getirmiş. öküz + göbeği) Kırlarda. XII. 2. 1723) öküzgöbeği: (< T. 3328) öküzpörçüğü: (< T. mastı çiçeği. 4623) öküzgötü: (< T. Arnica montana. yalnız odunundan yararlanılan bir ağaç (DS.

‘ömr + T. dip yaprakları rozet biçiminde bir araya toplanmış olan. sepet yapmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. üvez + Ar.: ömece) Başakları örgü biçiminde. -î. iki yıllık ve otsu bir bitkidir. öz + dikeni) Dikenli. 3377) paflak: (< paf “ses taklidi” + T. ötürge) Bir erik cinsi (ST AT. 220) ömür otu: (< Ar. 1744) özüllük: (< T. IX. çiçeği) bk. buğdayı. 3373) -Ppaçık: (< ? ) Ebegümeci (DS. iri taneli. MBTS. “< T. kırmızı ve küçük taneli kılçıklı buğday (DS. Ağz. DS. IX.505 ömür çiçeği: (< Ar. örmece). otu) 20 cm kadar yükseklikte. 3. IX. -lak) Akan kanı durdurmak için kullanılan bir çeşit bitki (DS. 220) örmece: (< T. 3378) pahe: (< ? ) Patates (DS. 429”) Bir çeşit üzüm (DS. ‘ömr + T. (And. 3280”) Üveyik renginde. IX. 2. (TS. 3380) . tırmanıcı ve kışın yapraklarını dökmeyen bir bitki. 3376) pafit: (< ? ) Asmaya benzer. üvez. Eren. sert bir çeşit buğday (DS. kırmızı çiçekli. “< üveyik ‘kökü belli değildir’. Orta ve Doğu Anadolu bölgelerinde yetişen. Smilax aspara. özlülük) çi özlü bir çeşit ağaç (DS. 3363. 4629) övezi: (< T. IX. (TBAS. ömür otu (TBAS. 3334. IX. 256) öveyikbuğdayı: (< ? üveyik + T. IX. 3376) paçkar: (< ? ) Ormanlarda yetişen ve yaprakları hayvanlara yedirilen bir bitki (DS. 3363) öz dikeni: (< T. tüylü. IX. IX. 3348) ötürge: (< T. diken otu. XII. Sedum sempervivoides.

2. TBAS. 507) pambılba: (< ? ) Hindiba (DS. 92. 150. DS. pelik. balemit. 3383) palmiye: (< Fr. DS. palmier < Lat. özellikle Doğu Anadolu bölgesinde yetişen.A. odunsu çalı ya da ağaç şeklinde. 3388) pamit: (< ? ) nce kabuklu. XII. meyveleri kalp şeklinde. 254. DA. DS. 248. 4634. erken olgunlaşan kara üzüm (DS. (And. pölüt) Yurdumuzda yetişen meşe türlerinin uzunca.A.: palağ. 221. basit bir kon gövde ve bu gövdenin tepesinde yelpaze biçiminde telek damarlı yaprakları olan. 3388) . boli. palmier + T. yaprak kenarları dişli olan ve kışın yapraklarını döken bir meşe türü. BTS. balamut. ana vatanı Çin ve Japonya olan. 3382) palamut: (< Yun. 2449) Süpürge otu (DS. AVA. MBTS. 3185) palamut meşesi: (< Yun. (And. 341. . 343) Palmiyegiller familyasından. IX. 547. Nişanyan. 2. 2. IX. II. IX. III. (TS. KMYA. palamudi + Far. DS. palaħ) 30-80 cm yükseklikte. başakları süs olarak kullanılan. 1755. pālān. palıt. Eren. MBTS. 499. Akdeniz ve Ege sahillerinde park ve caddelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir tür ağaç (kendir palmiyesi). AA. 205.. tanen bakımından zengin meyvesi. yuvarlağımsı ve parçalı yapraklı. 257.11. 2451. sert ve pürüzlü. AAT. IX.. palut. Ağz. AAT. Ağz. 3. hurma ve Hindistan cevizi ağaçlarını içine alan bir familya (TS. bir yüksük içinde bulunan. UA. 2. 735. (TS. 3. Valonea. 1756. çiçekleri ikili ya da dörtlü gruplar hâlinde. 505) palan: (< Far. 322). Gaz.: balamıt. V. 314. Erz. 1754. çok yıllık ve otsu bir bitki. BTS. 506) palmiyegiller: (< Fr. TaS.506 palak: (< ? ). 101. palamudi. yaprak tabanları kalıcı. T YA. ST AT. Stipa hohenackeriana. 221. BTS. yurdumuzun batı bölgesinde yetişen 5–10 m yüksekliğinde. fındığa benzeyen.. 128. 1756. (TBAS. 299. 10-15 m boyunda. -giller) Genellikle sıcak bölgelerde yetişen. bīşa + T. (TS. IX. 3382. III. pelut. -si) Kayıngiller familyasından. pelit.

sıcak bölgelerde yetişen. III. 3391. -ça) Hayvanlara yedirilen. IX. Ağz. 365.A. ülkemizde bazı türlerinin kültürü yapılan. DS. 105. Eren. -cak) Sarı renkli. GBAA. GD AT. 3389) pamuklu: (< Far. 2. 553. DA. 129. 102. 340. otsu ya da yarı çalımsı türleri olan bir cins. bir yıllık. iri taneli bir çeşit buğday (DS. sütlü bir çeşit ot (DS. 378. Gossypium. pambık. 313. 3389) pamucak: (< Far. pambuħ. KMYA. panbu + T. yenilen bir bitki. DS. 3389) pamuça: (< Far. panbu + T. Erz. Pembe veya beyaz çiçekli ve çalı görünüşünde bitkiler (TBAS. koza biçimindeki meyvesi üç. IX. 1758. panbu ). II. otu) Cistus türlerine verilen genel ad. tohumları üzerindeki beyaz tüyler pamuk olarak kullanılan. ADYA. (Duran. E A. (TS. pamuğ. BTS. -lu) Çiçeklerinin çok nazik ve yumuşak olması sebebiyle bu isim verilmiştir. K A. panbıh) Ebegümecigillerden. yaban gülüne benzer bir çeşit küçük ağaç (DS. V. yaz kış yaprağını dökmeyen. layan + otu) Pamuk gibi çiçekleri olan bir kır bitkisi (DS. -luk) Ormanlarda yetişen. 46. K AT. Ağz. ETA. . yemeği veya turşusu yapılan. TaS. DS. 77. beş dilimli olan. IX. T YA. 3387. (And. dört. 221) pancar: (< Erm. 218. 146. IX. panbu + T. 128. pambuk. (And.507 pampara: (< ? ) lkbaharda kırlarda yetişen. IX. pammuğ. tohumlarından yağ elde edilen. 7. 167. SA. 323). UA. 217. . yoncaya benzer. (TS. AAT. 507.: mancar. 301. 223-229) pamukluk: (< Far. AVA. Cistus creticus. DS. 3390. banjar. IX. AA. panbu + T. 179. pencer) Ispanakgillerden. Beta vulgaris. 2. 1757. 3175) pamuklıyanotu: (< Far. 3389) pamuk: (< Far. 255. 101. XII. boz yapraklı bir çeşit ot (DS.: banbık. pamık. 35. panbığ. panbu + T. E A. IX. vitamince zengin. 4634) pamuk otu: (< Far.. panbu + T. 3117. IX.

137. “< Yun. iğ ağacı (TBAS. aken tipi meyveleri olan. banjar + T. otsu. Nişanyan. II. 20–50 cm yükseklikte. 74. pād-zehr + T. kökü zehirli. I. V. 356. Nil kıyılarında yetişen bir bitki. otu) Küçük. papas + Far. BTS. IX. (TS. -cık) Yaban pancarı (DS. 3. DS. T YA. çiçekleri idrar arttırıcı. TBAS. -si) bk. 509) papaya: (< ng. çiçekleri bir kapitulum üzerinde bulunan. 231. IX. iğ ağacı (TBAS. 227. 188) pancarcık: (< Erm. taç yaprakları beyaz. Matricaria chamomilla. (TS. baharda çiçek açan. 2. 1761) . beyaz çiçekli. 1760) papatya: (< Yun. Cyperus papirus. 2. 345) Bir tür meyve (TS. çanak yaprakları tüy şekline dönüşmüş. 3175) papatyagiller: (< Yun. K A. 222. otu) bk. banjar + T. SA.508 EYAD. 307. K AT. nadiren de ağaçsı bitkiler (BTS. -giller) Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı. papaya. 296. 1760. papas. 222) panzehir otu: (< Far. papas + Far. bir. 222) papır: (< ? ) Nane (DS. centiyane (TBAS. 3393) papirüs: (< Fr. ETA. 1761) papazkülahı: (< Yun. taç yaprakları 4–5 tane olup tüpsü ya da dilsi. IX. (TS. 2. bir yıllık otsu bir bitki. çok yıllık ve otsu bitki. sütlü ya da sütsüz. iki ya da çok yıllık. ZBK A. 2. TaS. 2455”) bk. papyrus < Yun.) Papirüsgillerden. 3393. TaS. -ı. basit ya da birleşik ayalı. ŧā ye + T. papadia + T. ortası sarı kömeçli. 279. 509. ülkemizde 130 cins ve 1100 kadar türle temsil edilen. iştah açıcı ve haricen yara iyi edici olarak kullanılan. külāh + T. Cynanchum acutum. 274. 160. papadia) Birleşikgillerden. MBTS. 222) papaztakkesi: (< Yun. 129. 3390) pancar otu: (< Erm. UA. çalımsı.

Yenen türlerdir (TBAS. 2464) bk semiz otu (TBAS. pāre + T. Sonbaharda çayırlarda yetişir. 3394) paprika: (< ng. erŋek parmak. 1761) papurtlama: (< ? papurt + T. yaprakları ıtır yaprağı biçiminde ve güzel kokulu bir bitki (DS. 1761) papra: (< papra < ? papura “kökü belli değildir”. geniş yapraklarından yemek yapılan bir çeşit bitki (DS. -lama) Kırlarda yetişen. IX. 2465) ri yapraklı. 3. 3394) paralık: (< Far. manitari) Hygrophorus türlerine verilen genel ad. IX. IX. 222) parmak üzümü: (< T. 3396) parlacık: (< T. Eren.509 papirüsgiller: (< Fr. parlak + Yun. paprika) Acısı az bir çeşit kırmızı biber (TS. papyrus + T. “< ET. -lık) Meyveleri yuvarlak metal paralara benzediğinden “paralık” denilmiştir. 1770) parpar: (< par + par “ses taklidi söz”. MBTS. 222) partal: (< kökü belli değildir. 2.: parlacuħ) Sulak yerlerde yetişen. parmak + üzümü. IX. 222) parşen: (< ? ) bk. -giller) Bir çeneklilerden. 348”) Uzun taneli bir üzüm türü (TS. 3397) parlak mantar: (< T. 2. (And. Medicago orbicularis. sarı çiçekli. MBTS. örneği papirüs olan otlu bitkiler familyası (TS. parla(k)cık). IX. değersiz tütün (DS. 2. 2456) Eğrelti otu (DS. 3. MBTS. 223-229) pardinç: (< ? ) Taze fasulye (DS. 3. 3402) . Ağz. (Duran. yer fesleğeni (TBAS. Nişanyan. 325.

-ı) Begonyagillerden. manitari + T. Ağz. kasımpatına benzeyen bir çiçek (TS. 2469) Birleşikgillerden. 1774) paşa ağacı: (< ? paşa + T. 3. IX. 3405) paşaçadırı: (< ? paşa + Far. manitari + T. IX. ağacı) Kerestesi açık sarı. beğendi) Kasımpatı (DS. 2466”) Pas mantarıgillerden. Sanseviera. iri gözenekli.510 partem: (< ? ) bk. 285) pas mantarı: (< ? pas + Yun. buğdaygillerde ve baklagillerde pas hastalığına sebep olan mantar. 1775) paşakılıcı: (< ? paşa + T. kalp biçimindeki yapraklarının altı kırmızımtırak. 2. (And. 1774) pas mantarıgiller: (< ? pas + Yun. gri şeritli. genellikle kaplama olarak kullanılan değerli bir mobilya ağacı (TS. 3. çādar + T. yavşanı). DS. 1775) paşabeğendi: (< ? paşa + T. 2. kılıcı) Zambakgiller familyasından. DS. Uromyces. (TS. Begonia feasti. “< pas ‘kökü belli değildir’. IX. MBTS. 1775. 514) pat: (< ? pat. (TS. gövdesi sürünücü ve etli bir süs bitkisi. -ı. 222) paryavşanı: (< ? par + T. yaprakları yeşil.DS. yeşilimsi renkte. üstü koyu yeşil. Ağz. 2. 3406) patamak: (< ? ) Olmamış incir (DS. MBTS. -ı + -giller) Bitkilerin üzerinde yaşayarak pas denilen lekeler yapan asalak bir mantar takımı (TS. 2. yer fesleğeni (TBAS. II. rizomlu bitkiler. 3408) .: badanak) Ispanağa benzer bir çeşit bitki (DS. (BTS. 463.: apar yavşanı) Yavşan otu (DS. IX. gümüş. 3407) patanak: (< ? ). I. (And. IX. 3403. 2.

XII. 3410) patküt: (< pat + küt “ses taklidi söz”) Kasımpatı (DS. 4652. batcan. .: pata. AVA.A. yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki. III. Erz. 158. BÜYA. E A. 3411. 571. 102. patlankuç) Mürver ağacı (DS. (And. badımcan. AAT. II. 248. IX. IX. 167. 42. 158. 1778. otsu bir bitki. küçük yapraklı bir ağaç. Ağz. 340. funda. 327) patiçi: (< ? pat + T. 1776.A. 443. baldırcan. 364. II. (TS. BTS. 2. beyaz ya da pembe çiçekli. patlangaç. AA. mor ya da siyahımsı bakka tipi meyveleri olan ve kültürü yapılan. 207. bayincan. 3412) patlıcan: (< Ar. çok yıllık. IX. 307. patlıçan. DA. patana.A. 247. IX.: portlak) Yuvarlak. çi boş dallarından mekik yapılan. III. (And. DS. DS. (And. 256. bk. beyaz çiçekli ve tüysüz bir tür. T YA. patlangıç. bādincān < Far. (And.Y. (TS. Krş. 502. 2. II. pıtına) Patlıcangillerden. KYA. balcan. 2. 149. EYA. uzun. tek yıllık. yuvarlaksı. KMYA. ülkemizde geniş alanda kültürü yapılan. 127. bādingān). 92. baldıcan. (TBAS. ETA. XII. 3377. 205. 38. patalak.. . 4. 514. 514. Erz. . DS. patatis. padılcan. patlangaç). II. TAYA. ETA. Ağz. II. patlangıç) 1. otu) Meyveleri balon gibi şişkin olan. 274. IX. 4441. patatiz. Ağz. IX. 2. DS. TS. BTS. 76. batlican. patıko. 12. içi) Taze fasulye (DS. Solanum melongena. 3411) patlangıç: (< T. toprak altı yumruları sebze olarak kullanılan. patelek. Coluteocarpus vesicaria. 251. otsu. GBAA. iri taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS.A. 234. 223) patates: (< t. III.. 65. DS. pıtata. 3470) patlangaç: (< T. pıtana.: batlangoz... Kırmızı ve beyaz çiçekli bir çeşit gelincik (DS. 66. 376. ADYA. IX. patele. 549. patlican) Patlıcangillerden. 1776). DS. patdis. 207. Çalı. Solanum tuberosum. AAT. 3. Gaz.511 patarık otu: (< ? patarık + T. 466. DS. patata < Amerika yerlilerinin dilinden. çiçekleri tekli. kalın saplı. 3408. 3411) patlak: (< T. Ağz. patlak).: badılcan.

yuvarlak meyveli. 2.: batbat otu) Küçük. encīr + T. 1778.Y. sap tarafı sivri. 167.: balcan inciri) ncirin. çanak ve taç yaprakları 5 parçalı ve parçaları birleşik. 53. 267.. -i). K AT.A.Y. 464. Ağz. 2. paya. 501) patpat: (< Ar.: badbad.A. bayan. çiçeği) Patlıcan çiçeği (Aksan. BTS. TAYA. bādincān < Far. 60) patlıcangiller: (< Ar. örnek bitkisi patlıcan olan.A. III. (And. bādingān + T. TBAS. tütün gibi birçok bitkiyi alan bir familya (TS. (And. GD AT. kokusuz bir çiçek (DS. 1780) . katmerli sümbüle benzer. Ka. Tietze. ağız tarafı geniş.. batbat. baŧbāŧ + T. IX. ovaryum üst durumlu. Ağz. bıyam. 2. piyam) bk. KBAYA. Ağz. çiçekleri er dişi. (And. bādingān + Far. 3. 2473). bādincān < Far. Türkçenin Gücü. Doğu Anadolu’da yetişen bir bitki (TS. 227. Krş. Ağz. bādingān + T. bādām. 1779. 570) patpat otu: (< Ar. 264. GBAA. 2. UA. biber. 4639) payam: (< Far. TBAS. MBTS. DS. lâleye benzer ak çiçek açan. 44) patpatanak: (< ? ) Baharda dağlarda yetişen. DS.512 Gaz. 12. 307. içine domates. 145. 3412) patpatik: (< ? ) Mürver ağacı (DS. KMYA. 1778. 514) patlıcan inciri: (< Ar. badem (TS. 158. (And. zehirli bir çeşit bitki (DS. 104. uzun yapraklı. 44.. XII. 189. iri ve mor bir türü (TS. ışınsal simetrili. -giller) ki çeneklilerden. baŧbāŧ . 184. 94) patlıcan çiçeği: (< Ar. 103. ülkemizde 9 cins ve 25 türle temsil edilen. 69. bādincān < Far.: bayam. 463. II. 4640. XII. batbit) Kökü yumru şekilde şişkin. 293). otu). payem. K AT. yaprakları almaşlı dizilişte. II. patates.

2. IX. 1782. mor veya esmer. belesān. pezük) Ispanakgillerden. 1786. < Blg. 3. bir ya da çok yıllık otsu bitki. Ağz.Y. Tohumlarından yağ elde edilir ve tohum unu lezzet vermesi için ekmek ununa karıştırılır. pazik. yabanî ıspanak). (yaban pancarı. 3419) pelemir: (< kökü belli olmayan kelime yabancı bir dilden gelmiş olmalıdır. pāzı + T. yaprakları sebze olarak kullanılan. TBAS. DS. başı) Pancar yaprağı (DS. 3194) pazıbaşı: (< Far. 3427) peçek: (< peçe < t. II. elması) Yazın yetişen kırmızı renkli bir çeşit elma (DS. peçe + T. Cephalaria syriaca. IX. “< Far. 100 cm kadar yükselebilen. 224) . 224. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. IX. 224) pelit: (< Ar. belesān + T. 327). 3. (And.A. pelinos ~ Slav. hekimlikte kullanılan çok yıllık ve otsu bir bitki. pelyn. 3418. 493. 224) pelesenk ağacı: (< Far. 2. V. değerli kerestesi kahverengi. gürgene benzer bir çeşit bitki (DS. Ağz. 650. 2. 515. TaS. Anthriscus nemorosa. 2477) 40–150 cm yükseklikte. 3417) pebik: (< ? ).: bazi. (And. Nişanyan. Eren. ST AT. pelin. çok yıllık. Eren. hatta vişne çürüğü olabilen. 4641. beze.: pepük) Sancı dindirmekte kullanılan. doğramacılıkta kullanılan bir ağaç. (TS. MBTS. Commiphora opobalsamum. 587. BTS. Krş. 444. IX. (TBAS. 3417. ıtırlı bir madde bulunan. Beta vulgaris varcicla. yapraklarında ve öteki bölümlerinde çok acı. balluŧ. pāzı. DS. (TS. 2480”) Kızıldeniz’in Afrika ve Asya kıyılarında yetişen ve kışın yapraklarını dökmeyen. tüylü ve pembe çiçekli bir bitkidir. 1. 329) bk. 352. (TS. MBTS. IX. ağacı. 323) 100 cm kadar yükselebilen. Artemisia absinthium. DS. 3418) peçelması: (< t. XII. Eren. DS.. palamut (TBAS. 3439. MBTS. 257. pezi. pezza. 328) Birleşikgillerden. (TBAS.513 pazı: (< Far. bir yıllık. 1786) pelin: (< Yun.

Güney Amerika kökenli. IX. “< pepe ‘ses taklidi kelime’. IX. MBTS. 3. 3431) pesin: (< Far. (TS. MBTS. petunia < Lat. ağacı) Yabani kimyongillerden. Kara ya da beyaz. IX. kokulu bir süs bitkisi. 522) peygamber ağacı: (< Far. XII. IX. BTS. 3429) perese: (< kökü belli değildir. 3427) pepir: (< ? ) Kuş üzümü (DS. IX. çeşitli renkte çiçekler açan. kuş. 3. (DS. IX. 3428) peren: (< Far. 10-15 m yükseklikte. 2487) Gri yeşil renkli ve tüylü. (TS. 2. 2484”) Hindibaya benzer bir ot (DS. Guaiacum of cicinale. IX. IX. pey ām-ber + T. 1798) peygamber buğdayı: (< Far. küçük taneli pekmez üzümü. 2488) Fidan (DS. kışın yapraklarını dökmeyen. 224) perpir: (< ? ) 1. 3. Antil Adalarında ve Vanezuela’da yetişen.514 pençer: (< ? ) Ebegümeci (DS. 2495) Su yosunu (DS. perver + T. 2. IX. pesį n. MBTS. 1797. 3437) . 3434) petunya: (< Fr. 3. Kuş üzümü. pey ām-ber + T. 3427) perdeben: (< Far. Petunia. MBTS. 3425) pepekuş: (< pepe + T. peren. 3431.) Patlıcangillerden. DS. reçinesinden gayakol çıkarılan bir ağaç. 2. çobanyastığı da denilen bir bitki (DS. diken) bk semiz otu (TBAS. 4643) perpertiken: (< Far. buğdayı) Yabanıl buğday (DS. perde + bend) Bir çeşit çiçek (DS.

purnari/prinari = EYun. AA. DS. 1799) peynir otu: (< Far. 1800. 4654. (And. E A.: bırasa. 3448) . 1799. 2. XII. IX. TAYA. belemir. Karadeniz Bölgesi’nde doğal olarak yayılış gösteren. 2. 2. 3447) pışat: (< Erm. Bombax criodendron. (TS. beyaz ve parlak olan kavak ağacı (DS. IX. 49. pırısa. 2285. praso = EYun. 283. çiçeği) Mavi kantaron. (TS. < Yun. 333). deve dikeni (TS. AAT. pirısa. 2. üzümü) Bağcılarca da beğenilen. BTS. II. yabanıl iğde (DS. 357. < Yun. DS. Centaurea cyanus. 2. IX. prason. prason. 1798) peygamber üzümü: (< Far. 184. 114) pırnal: (< Yun. 225) pırasa: (< Yun. kozalarında kısa lifli pamuk bulunan ağaç. 524. IX. 10–15 m kadar boylanabilen. 3443) pıslak: (< pıs “ses taklidi” + T. Ağz. purasa) Zambakgillerden. pey ām-ber + T. iri üzüm (TS. kışın yapraklarını dökmeyen bir tür meşe çalısı. otu) 30–100 cm yükseklikte. DS. soğanlı. 332). gövdesi ve yaprakları sebze olarak kullanılan. DS. SA. Eren. Ağz. (And. dikeni) bk. 669. p’sat. (TS. otsu ve sık tüylü bir bitkidir. 3438) peynir ağacı: (< Far. . 332) Kayıngiller familyasından. IX. DS. pey ām-ber + T. VII. Zosima absinthifolia. ağacı) Ebe gümecigillerden. haransa.: puşat) ğde.515 peygamber çiçeği: (< Far. horansa. çok yıllık bir kış sebzesi. kalın köklü. DS. 2408. K AT. 524. 111. 1798. Eren. prīnos. (TS. bir çeşit tatlı. çok yıllık. penį r + T. prinari. pey ām-ber + T. 134. 12. 1798) peygamber dikeni: (< Far. 155. parasa. Allium porrum. 3464) pırpılkavak: (< ? pırpıl + T. (TBAS. kavak) Yaprakları küçük. BTS. Eren. 42. Nişanyan. 2. 3395. tropikal bölgelerde yetişen. IX. 357. -lak) Mantara benzer bir çeşit bitki (DS. penį r + T. Quercus ilex. EYA. ZBK A. Nişanyan.

2507”) Bir mantar türü (AA. ekinler içinde biten. beççe < beçe + Yun. BTS. kráno) Kızılcığa benzeyen bir çeşit ağaç (DS. çam sürgünü (DS. MBTS. 3. 4648) pik: (< ng. II. pıtrak (TBAS. Tietze. Ağz.516 pışpışik: (< T. piş + pişik) Tazeyken kavrularak yenilen. 3450) pıtrak: (< ET. IX. 3448) pıta: (< pıta < pıt “ses taklidi”) 1. DS. 3. 524. 806. 3448) pıtırca: (< pıtır “ses taklidi” + T. 3464) pıtırgan: (< T. DS.: bıtırak. 87. 150) pinar: (< pinar < Far. 3454) . Xanthium. nār) Nar ağacı ve meyvesi (DS. (And. -ca). 3452) pimpiri mantarı: (< ? pimpirik + Yun. yeşil yapraklı. 3493. IX. (pıtırgan. IX. 226) pıtpıt: (< pıt + pıt “ses taklidi”) Patates (DS. dikenli bir ot (DS. IX. XII. 2. pıtırah. MBTS. UA. bir yıllık. ST AT. manitari + T. Çam ağacı.: pitirca) Baharda açan koyu pembe renkli bir çeşit çiçek (DS. buturgak. pıtrak (TBAS. “< pimpirik/pinpirik ‘kökü belli değildir’. beççe < beçe + gul) Yaban gülü (DS. 226) piçgül: (< Far. DS. TaS. 3451) piçkiren: (< Far. Çam fidanı. otsu bir bitki. 3449. 588. 2506) Bezelye (DS. batırgan) bk. IX. I. (TBAS. (And. pıtraklı + otu) bk. 722) pıtraklı otu: (< T. pig. pıtırak) Papatyagiller familyasından. bıtrak. bıtırık. meyveleri dikenli ve yapışıcı olan. II. Ağz. pıtraklı otu). -ı. IX. ETA. 3449. 161. IX. 226. 402). 129. IX. IX.

3458. II. 3. 3388”) Kaynatılarak suyu içilen. 1805. (TS. BTS. Ka. MBTS. AVA. Ağz. IX. “< yavşak < yapış-ak. pirinş. çiçeği) bk. BÜYA. ETA. 269. donatılmış”. çok yıllık.A. birinc. III. Gaz. pırınç. 72. Ağz. pį rāste “süslenmiş.517 pinpakla: (< T. kökünden kömür yapılan küçük bir ağaç (TS. prinos. 362. çok yıllık bitki. 613. MBTS. parçalı yapraklı. Hanımeline benzeyen beyaz çiçekleri güzel kokulu. DS. 3498. 111. pirinc. 2508) Fidan (DS.A. piriç. Tietze. TBAS. süpürge otu. nezle otu. Asma yaprağı. Eren. 90. kökleri bol su içinde yetişen bir bitki ve bu bitkinin besin olarak kullanılan tanesi.. 3458. K A. 1834. 91. 199. kasımpatına benzer. IX. 3457) pirasit: (< pirasit < Far. 3. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. DA. (TS. pire + otu) Yaklaşık 25-50 cm yükseklikte. 3. (And. 2.: birem. DS. bürge ‘pire’. bazı türlerinden böcek öldürücü bir toz elde edilen. 3458) pirinç: (< Far. Sebze yaprağı. + T.: birinç. EYAD.. 3457) pirekapan: (< T. Oryza sativa. pippo < Lat. ADYA. IX. 334. 406”) ki çenekliler sınıfının birleşikgiller familyasından. Zeytin yaprağı. 5. 3458) piren: (< Yun. piriş) Buğdaygillerden. (And. (oltu otu). 87. pį r. 341). 353). 526. beyaz çiçekli. 2507) 1. bin + Ar. pire + kapan. “< ET. Eren. 226) pir: (< Far. 140. 2. püren. 2. loğusa otu (TBAS. prinos + T. 3. KBAYA. MBTS. 226. 2. . Havuç yaprağı. pürene) 1. 109. II. XII. güç verdiğine inanılan bir çeşit eğreltiotu (DS. Pyrethrum. 229. IX. IX. pirelik) Papatya (DS. EYA. soluk veya koyu pembe çiçekli bir bitki. 2509) pirelik: (< T. 2. Çam yaprağı (DS. DS. AAT. Tanacetum coccineum. 557. 208. DS. 168. yavşağı. 699) pirenyavşağı: (< Yun. IX. 4649) pire otu: (< T. 3456) pipo çiçeği: (< t. 282. bā ilā) Bezelyeye benzeyen bir çeşit bakla (DS. 234. Tietze. 3. 247. (MBTS.Y. IX. pirem. 4. Clauson. 1805. otsu.

“< ET. tırnağı. “< pisik ‘ses taklidi kelime’. (TS. (TBAS. p’rp’rem < Far. “< pisi pisi ‘ses taklidi söz’. 136. 335) bk. semiz otu (DS. 227) pisko: (< ? ) Böğürtlen (DS. 227) pisiktırnağı: (< pisik + T. 158. 33. Krş. 12. OAAD. 2. 227. (TBAS. 258. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. taşak ‘taş + -ak’. 251. koyu mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. IX. TBAS. 66. 1806. 566”) Çok yıllık. Meyve küremsi şekilli. 3461) pişot: (< ? ) ğde (KBAYA. 444. IX. -i) 80-100 cm yükseklikte. 3461) pisiktetiği: (< pisik + ? tetik + T. TAYA. iki yıllık.. Nepeta racemosa. 227) pisi pisi otu: (< pisi pisi + T. K AT. Onobrychis argyrea. (TBAS. 2511”) Buğdaygillerden. 202) pitana: (< ? ) Patates (DS. pisiktetiği (TBAS. 46. T YA. 227) pisiktaşağı: (< pisik + T. 4649) pisikcırnağı: (< pisik + T. 9 mm kadar uzunlukta. 314.A. otu. 217. 111. 181. 3. MBTS. batıcı tüylü. 3. 3459) pisar: (< ? ) Asalak bir çeşit ot (DS. KYA. IX. koyu kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir. tırnağı) bk. MBTS. Tohumları yenir. parparam’. XII. tarla ve yol kenarlarında kendi kendine biten bir tür arpa. çok yıllık. IX. Tietze. 10-45 cm yükseklikte. 227) pisik otu: (< pisik + T.518 275. ST AT. Cynoglossum officinale. 91. pisiktetiği (TBAS. üzeri sık tüylü. 2510”) bk. Eren. 493. Hordeum murnium. kuvvetli kokulu. SA. KMYA. DS. 218. otu) 25-50 cm yükseklikte.Y. 376) pirpirim: (< Dankoff’a göre Ermeniceden alınmıştır ‘Erm. 40 cm kadar yükseklikte. taşağı. 3463) .

ovülleri 1-2 tane olgun tohum veren. 536. 536) portakal: (< Fr. 83. 531) ponpaz: (< ? ) Nevruz çiçeği (DS. kışın yapraklarını dökmeyen. portakıl. ETA.A. 1818. 20 m kadar boylanabilen. Erz. IX. II. meyvelerinin üzeri aril denilen etli bir tabaka ile kaplı olan. Pollen “ince un” + T. ST AT. portikal. Nişanyan. toparlak veya söbe. 3464) pohur: (< ? ) Kabuğu yakıldığında güzel kokan bir bitki. 274. piyāz. DS.: pervaz) Soğan (DS. Taxus baccata. IX. 260. 338. Ağz. her dem yeşil. XII. kötü mantar (DS. ADYA. 613. Akdeniz ülkelerinde yetişen. portekel. ancak çok fazla çiçek tozu oluşturarak böcekleri çeken çiçek (BTS. BTS. IX. 193. 3470) porsuk ağacı: (< T. ülkemizde adi porsuk türü ile temsil edilen bir familya (TS. borsmuk. kırmızı ve etli kozalaklı. (And. zehirli bir orman ve süs ağacı. 1818. . (And. TBAS. 2. portahal. 2521) Kırlarda biten içi dolu. 3437) pocğı: (< ? ) Yaprakları hayvanlara yedirilen bir orman bitkisi (DS. portugal “Portekiz”). IX. 2. yapraklarında reçine kanalları olmayan.. 168. (TS. 359). porsuk + ağacı) Porsukgillerden. Citrus aurantium. 3471) . KBAYA. 226. 228. III. her dem yeşil bir ağaç ve bu ağacın kırmızıya çalan sarı. IX. 3467) polen çiçeği: (< Lat. IX. 3475. DA. IX. 4651. -luk + çalısı) Dikenli bir çeşit ot (DS. 85. örneği porsuk ağacı olan. Ağz. 536) porsukgiller: (< T. OAAD. 3468) porsuk: (< ET. 131. 3. kabuğu güzel kokulu meyvesi. 131) porukluk çalısı: (< ? boruk + T. porsuk + -giller) Açık tohumlulardan. mahlep (DS. (TS. 1817. K AT. E A. MBTS.: portağal.519 piyaz: (< Far. BTS. BTS. ülkemizde park ve bahçelerde yetiştirilen. potukal) Turunçgillerden. yaprakları iğne biçiminde. DS. çiçeği) Bal özü oluşturmayan. 2.

229) pun: (< ? ) Yabanıl nane (DS. IX. otsu ve tüysüz bir bitkidir. karabiberle karıştırılarak pastırma çemeninde kullanılan bir bitki. 3481) pucda: (< ? ) Fide (DS. 4654) puta: (< Far. 3472) pos mantarı: (< Far. fesçitarağı (TBAS. 228) potuk: (< kökünü bilmiyoruz. -ı. çemen otu. pūst < post + Yun. Sarı renkli boyar madde elde etmek için kullanılır. bir yıllık. būy) Tohumları kırmızı bibere benzeyen. 3. manitari + T. 2532”) bk. MBTS. IX. IX. otu) bk. 3476) pöstük: (< ? ) Erik (DS. MBTS. 3482) puf mantarı: (< puf + Yun. “< puf ‘ses taklidi kelime’. Eren. IX. but ‘put’tan (?). 3.520 posalak: (< ? posa + T. otu) Yapraklarından kara boya elde edilen bir çeşit ot (DS. Kuzey Anadolu bölgesinde yetişir (TBAS. 3492) . “< posa “kökü belli değildir”. 2535) Çam fidanı (DS. 3476) poy: (< Far. 2. poy (DS. 228) pukiç: (< ? ) bk. 2522) Kuruyunca toz gibi ufalanan bir çeşit mantar (DS. 3. (TS. Polygonum bellardii. IX. 339) 20-60 cm yükseklikte. DS. -ı) Lycoperdom türlerine verilen genel ad. XII. MBTS. IX. 3476) poy otu: (< Far. manitari + T. 1822. -lak. 228) potuotu: (< ? potuk + T. Trigonella joenumgraecum. pos mantarı (TBAS. (TBAS. IX. 10-15 cm yükseklikte. būy + T.

nohut büyüklüğündeki meyvesi acı olup yenmeyen bir orman ağacı. MBTS. 1840) rambil: (< ng. 3. Çam ağacı. Raphie. 1838) rafya: (< ng. TBAS.521 puya: (< ? ) And dağlarında yetişen. 1833. Yaz kış yapraklarını dökmeyen. 2. 251) rasat: (< Ar. 2543) Yaprakları salata olarak yenen baharlı. MBTS. 2. bürçük. IX. -ı) lkbaharda ormanlarda yetişen bir çeşit mantar (DS. (TS. 3494) pürçüklü: (< T. pürçekli. Çam. lâdin ağaçlarının iğne gibi ince yaprakları. 357”) hlk. 2. 229) pünpürün: (< ? ) Patates (DS. parparam + Yun. çok yıllık bir bitki. 3499) pürüpürü: (< pürü + pürü “ses taklidi”) Çam fidanı (DS. DS. MBTS. raśad. ardıç. 3. 3494) pür: (< Far. 371. 1834) pürpürü: (< pür + pürü “ses taklidi”) Bir çeşit ısırgan otu (DS. rami “Malezya dilinden”. 3. IX. IX. radikia. MBTS. 2. uzun yapraklı palmiye. Taraxacum officinale. 60-70 yılda bir en görklü tek çiçeğini veren bitki (TS. manitari + T. 3494. IX. funda (DS. IX. “< ET. 4. 3499) pürpürüm mantarı: (< Erm. bürçek < bür-. 1833) pülü: (< ? ) Süpürge otu. 3. (TS. Havuç (TS. Clauson. IX. 3500) -Rradika: (< Yun. iri gövdeli. Bodur ardıç ağacı (TS. 2536) 1. 3. raffia “Madagaskar yerlilerinin dilinden”) Afrika ve Amerika’da yetişen. 2555) Fide (DS. 3505) . 2. p’rp’rem < Far. IX. 2. pur. 2553) Bir nevi ottur (AAT. Nişanyan.

344) Maydanozgillerden. 1860) rezede: (< Lat. reyĥān) Fesleğen (TS. çıplak. 230) reyhalaya: (< ? ) Bir çiçek adıdır (K AT. baharlı meyveleri anason gibi yemeklerde ve bazı içkilerde tat verici olarak kullanılan. -li + ot) bk. renk otu (TBAS. AAT. rāzi į ). 249. (TS.522 ratanya: (< Fr. tohumlarından kandil yağı. reng + T. hekimlikte gaz söktürücü olarak yararlanılan çok yıllık. Eren. 3. 230) renkli ot: (< Far. 2. reng + T. yaprakları iplik biçiminde parçalı hoş kokulu. çok yıllık ve otsu bir bitki. kökü sürgün kesici olarak kullanılan ağaççık. 20-40 cm yükseklikte. 343) reyhan: (< Ar. (TS. (TS. 2560. 2. 2. reseda) Muhabbet çiçeğigillerden. DS. 1. 231) . Rheum officinale. Datisca cannabina. 1-2 m yükseklikte. 2. çıplak ve bileşik yapraklı otsu bir bitkidir. rāziyāna. 2. Reseda luteola.5 m yüksekliğinde. Feoniculum vulgare. otsu ve özel kokulu bir bitki. beyaz çiçekli. büyük yapraklı. otu) 1-2 m yükseklikte. TBAS. 1860. (TBAS. Van bölgesinde iplik boyamak için kullanılır. ratanhia “Peru dilinden”) Kara buğdaygillerden. (TS. 251) renk otu: (< Far. basit yapraklı.: rızaħı) Kalın kabuklu. çok yıllık. çiçeklerinden sarı boya çıkarılan otsu bir bitki. 3506) riyo: (< ? ) Sphagnum türlerine Doğu Karadeniz bölgesinde verilen genel ad (TBAS. IX. (And. 230. sarı çiçekli. Krameria triandra. 1848) razakı: (< Ar. rāvend) Karabuğdaygillerden. 1847) ravent: (< Far. 1-2 m yüksekliğinde. uzun iri taneli bir üzüm cinsi (MBTS. Ağz. 1860) rezene: (< Far.

BTS. 1874) saat otu: (< Ar. beyazımtırak veya sarımtırak çiçekli. 2. sebze olarak bahçelerde yetiştirilen. 1875) sabırlık: (< Ar. iğnelik (TBAS. X. ağacı) Öz suyu köpüren ağaçlara verilen ad. 232) sabahyıldızı: (< Ar. sā’at + T. otsu bir bitki. 1875) sabankıran: (< T. śabāĥ + T. Nauclea didemichii. śabūn + T. ruca) Turpgillerden. 2. 30-70 cm yükseklikte. (TS. TBAS. (TS. 2615”) Kayışkıran (TS. 2. MBTS. kokulu ve otsu bir bitki. Saponaria officinalis. 232) . 566. çöp bitkisi (BTS. 232) sabun otu: (< Ar. 232) sabun ağacı: (< Ar. idrar söktürücü olarak da kullanılan. 563) ruderal bitki: (< Lat. çiçeği) Bir tür çiçek (TS. turuncu sarı renkli ağaç.523 roka: (< Lat. Sapindaceae. beyaz ve pembe çiçekli. otu) bk. 1864. (TS. BTS. otsu. śabūn + T. 2. 3507) saçak darı: (< T. saçak + darı) bk. parçalı yapraklı. saban + kıran. Eruca sativa. darı (TBAS. 20-40 cm yüksekliğinde. sā’at + T. 232. (TS. 1877. śabūn + T. TBAS. sarısabır (TBAS. 2. DS. 146) -Ssaat çiçeği: (< Ar. 2. çöğenotu. X. yıldızı) Afrika’da yetişen sert ve kaba dokulu. 3. “< saban < sap+an. 3507. TBAS. 231. çiçeği) Sabun otu. çok yıllık. bitki) bk. çok yıllık. ruderal + T. 1877) sabun çiçeği: (< Ar. yaprakları salata gibi yenen. (DS. śabr + T. otu) Karanfilgiller familyasından. Saponaria officinalis. -lık) bk.

“< Ar. yaprağı kavak yaprağına benzeyen bir çeşit ot (DS. her dem yeşil. za’ferān. 3509) safran: (< Ar. asıl vatanı Güneybatı Avrupa olan. 348”) Tarlalarda ekin arasında biten. 233) sağırkulak: (< T. X. 350. safran (TBAS. soğanlı ve yumrulu bir kültür bitkisi. saç + kıl) ri darı (DS. 232. sa y > sa ā. sakal + T. ıslayan) Çok tatlı bir çeşit sulu armut (DS. safran (TBAS. (BTS.524 saçak mantarı: (< T. TBAS. 3. 3516) sakalak: (< Ar. MBTS. (TS. X. sağır + kulak. Crocus sativus. saka + T. 40 m kadar boylanabilen. X. safran. 3517) sakal otu: (< ? T. 568) sahran: (< ? ) Altın sarısı renginde bir çeşit buğday (DS. “< T. sakal + T. lokum ve ilaç yapımında kullanılan. 3. ülkemizde de kültürü yapılan bir ağaç türü. şam’ + T. ZBK A. 1882. “< Eski çağlardan başlayarak kullanılır (sakal). za’ferān + çiğdemi) bk. 388) Süsengillerden. otu) Dereotu (DS. sāĥil + Ar. çürüten. -ı) Çamgiller familyasından. 3517) sakalıslayan: (< ? T. -lak. iğne yapraklı. baharda mor renkli ve büyük çiçekler açan. MBTS. çiçeği) bk. 233) . manitari + T. 233) safran çiğdemi: (< Ar. 2644”) Bir çeşit sulu şeftali (DS. 2. X. sağır < saŋır < saŋar ‘tek kulaklı’. sahillerde yetişen. 2630. X. 3517. 190) safran çiçeği: (< Ar. TBAS. X. 20-30 cm boyunda. X. saçak + Yun. 3513) sahil çamı: (< Ar. 3. za’ferān + T. 2643) Mantar (DS. Eren. Nişanyan. -ı) Clavaria ve Ramaria türlerine verilen genel ad (TBAS. Pinus maritima. 3517) sakalçürüten: (< ? T. MBTS. Eren. 232) saçkıl: (< T. sakal + T.

V. sakız biçimleri geçer. -ı) Yaprakları sivri. 1892) sakızdırık: (< T. bā ilā + T. 233. ankinára + T. kışın yaprak dökmeyen. 2. yüzyıldan beri kullanılmakta olan kelimenin kökü belli değildir’. 2645”). ca. MBTS. (sakızlık). 2. TBAS. (TS. 389. sakız + kabağı) Sebze olarak kullanılan kabak. 1892) sakız kabağı: (< T. 1892) sakızlak: (< T. (TS. (And. Dorycnium. menengiç (TBAS. sakız + ağacı. 2. 3. Ağz. 351”) Antep fıstığıgillerden. X. bodur bir ağaç. sakız. lezzetli bir enginar türü (TS. Nişanyan. 1892) sakız enginarı: (< T. 1892. 233) . sakızdırık) bk. 2. 3518. meyvesi üzümsü ve yağlı. X. otu) Yuvarlak başlı. sakız + Yun. 2. X. 1890) sakava: (< ? ) lkbaharda çıkan çiçekli bir ot (DS. AA. 3519) sakız dikeni: (< T. 2. 3518) sakız ağacı: (< T.: saħarca) Çiğdem (DS. pembe veya beyaz çiçekli çalı tipi bir bitki. 1-5 m yükseklikte. 150) sakar otu: (< ? sakar + T. sakız + dikeni) Sakız çıkarılan bir tür diken (TS. Cucurbita pepo. Kökünü bilmiyoruz. “< ET. Eren. Eski Kıpçakçada da sakız olarak kullanılır. -sı) Uzun ve ince. Orta Türkçede sağız. (TS. sakız + Ar. Ege ve Akdeniz bölgelerinde yaygın olarak yetişen. sakızlık –1 (DS. çok lezzetli turfanda bakla çeşidi (TS.525 sakarca: (< ? sakar + T. Pistacia lentiscus. sakızlak) bk. < Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. “< sakar ‘XIV. kenarları düzgün. 3256) sakız baklası: (< T. (TaS.

salep gibi bitkileri kapsayan. Hindiba (DS. sakız + özü) Böğürtlen (DS. 1896. X. sinekkıran. 390”) Hıyar (TS. 2. venüsçarığı. -giller) Güzel çiçekli. salata’. 2. 3520) saksıgüzeli: (< T. salkım + çiçeği) Silene türlerine verilen genel ad. sinektutan adı verilmektedir (TBAS. X. “< t. -lık. yaprakları etli. sa‘leb. Cotyledon umbilicus. 1896) salep otu: (< Ar. Clauson. 235) . sakız + otu) Büyük ve tüylü yapraklı. çiçekleri başak biçiminde bir süs bitkisi. 2650”) Dam koruğugillerden. kökünden sakız alınan bir bitki (DS. Ophrys ve Dactylorhiza türlerine veya bu türlerin. Çitlembik de denilen. Nişanyan. Gövdesi yapışkan olan ve bu nedenle de üzerine küçük sineklerin yapıştığı türlere sinekkapan. X. tek çeneklilerden bir familya (TS. 1897) salkım başak: (< T. 3520) sakızözü: (< T. fıstık tadında bir çeşit sakız ağacı. 234) salepgiller: (< Ar. “< T. 826”) Akasya (TS. 2. TBAS. 2. 2. 2. salep (TBAS. MBTS. saksı ‘kökü belli değildir’. (TS. salkım + ağacı. 1895) salep: (< Ar. orkide. salkım + başak) Tek veya birleşik başakların salkım şeklinde oluşturduğu bitki (TS. 234) salkım ağacı: (< T. salepgillerin örnek bitkisi. (TS. sa‘leb + T. sakızlık) 1. 3519) sakız otu: (< T. mercimek büyüklüğünde meyveleri burukça. 1893) salatalık: (< t. MBTS. salata ‘tuzlanmış şey. sa‘leb + T. saksı + güzeli. 3. (salep otu). otu) bk. 2. salata + T. 3. vanilya. 2654) Bazı Orchis.526 sakızlık: (< T. 1897) salkım çiçeği: (< T. haşlandıktan sonra kurutulmuş olan yumrularına verilen genel ad. “< sarkım < sark-.

3. sarı). 3531) samit: (< Ar. X. 1899) saltapla: (< ? ) Meyvesi tatlı. XII. 3533. Ara ucaria. X. X. X. -ca) Söğüt yaprağına benzeyen yapraklarının arkası beyaz bir çeşit bitki (DS. Nişanyan. X. salkım + söğüt) Dalları ve yaprakları yere sarkan bir çeşit söğüt. 235) samruk: (< ? ) Bir çeşit yaban çiçeği (DS. “< ET. 3529) samala: (< ? ) Karpuza benzer. DS. sancak + otu.: samuk. selmān) Bir çeşit üzüm (DS. + Ar. şam’ + T. 2664).: salmansara) Kuruyunca solmayan. kayalar arasında biten. dalları üzerinde diken bulunan bir süs bitkisi. 1897) salman: (< Ar. TBAS. 3535) sancı çubuğu: (< T. 4667) salon çamı: (< Fr. sançı < sanç-. 4667) salmansarı: (< Ar. X. selmān + T. salon < Lat. DS. selmān + T. sancak < sanç-. (And. 3529. 392”) Zencefil (DS. somit) Dereotu (DS. bostan güzeli de denilen bir bitki ve meyvesi (DS. X. 3535) . 3529. 392”) Isırgan otu (DS. XII. sancı + çubuğu.527 salkım söğüt: (< T. (TS. Ağz. X. Nişanyan. (TS. (And. 2. Ağz. Salix babylonica. XII. aşılanmış bir çeşit armut (DS. X. śāmit. MBTS. 2. -ı) Küçük çam şeklinde. 3530) samardala: (< ? ) Yaban pırasası (DS. “< ET. 3533) sancakotu: (< T. 4667) salmanca: (< Ar. şubat sonlarında çıkan bir çeşit yayla çiçeği (DS.

yurdumuzda yetişen. 3541) sapıuzun: (< T. bir ya da iki yılda olgunlaşabilen bir meşe türü. Quercus robur. BTS. (TS. 3. 3542) . sapı + uzun) Bir çeşit armut (DS. X. -giller) Tropikal ve ılıman bölgelerde yaşayan.528 sancı otu: (< T. 3542) saplı mantar: (< T. MBTS. 2. (TS. saplı + Far. 2615”) Bir çeşit ot (DS. saplıca + tinton). sancı + otu) Tüylü dalak otu (TS. 2. mıhtepesi mantarı (TBAS. 1903) sandalgiller: (< Ar. X. 2. manitari) bk. 2. “< saban < sap+an. 3541) saplıcatinton: (< T. 1903) sapankıran otu: (< T. saplı + tinton) bk. 3539) saparna: (< sapa’rna “Amerika yerlilerinin dilinden”) Eskiden kökü hekimlikte kullanılmış olan. śandal + T. sapı + sarı) Bir çeşit üzüm (DS. (saplıtinton) 1. 25 m kadar boylanabilen. saplı + Yun. 1903) sandal: (< Ar. X. 571) saplıtinton: (< T. kerestesi sert ve kokulu bir ağaç. yeşilimsi çiçekli. meyveleri uzun bir sap üzerinde bulunan. śandal) Sandalgillerden. sapan + kıran + otu. Patlıcan. (TS. 2. X. Santalum album. 235) saplı meşe: (< T. bīşa) Kayıngiller familyasından. dikenli ve tırmanıcı. zambakgillerden. çok yıllık bir bitki. Smilax. 1907) sapısarı: (< T. saplıcatinton (DS. iki yüzden çok türü olan taçsız iki çenekli bitkiler familyası (TS. 1908. X. 2. Dağ elması (DS. yapraklarını döken.

30 m kadar boylanabilen. sarāy. genellikle Orta Amerika’da yetişen. 1910) saraypatı: (< Far. ıtır. -giller) ki çeneklilerden. çok yıllık. Achras sapota. sapote + T. çoğunlukla pembe çiçekler açan. X. otsu bir bitki. TBAS. (BTS. süs bitkisi olarak yetiştirilen. Quercus petraea. benefşe + T. 1910) sardunya: (< t. 2. (TS. 356”) Hezaren (TS. yaprakları elsi bölmeli. 1908) sapsız meşe: (< T. 1910) . ağacı) Sapotgillerin örnek bitkisi olan. -giller) ki çeneklilerden. çiçeği. sapote “Antil Adaları dilinden” + T. 571) sardunyagiller: (< t. sardonya + T. 1910. 2. 2. 571) sar: (< ? ) Sahillerde yetişen.529 sapot ağacı: (< Fr. gövde ve yaprakları üzerinde hoş kokulu salgı tüyleri taşıyan. X. Eren. meyve sapı olmayan. (TS. örnek bitkisi sapot ağacı olan. -ı) Güzel çiçekleri için yetiştirilen bir süs bitkisi. kerestesi küçük bir çam (DS. 1908) sapotgiller: (< Fr. sardonya) Sardunyagillerden. Geranium. bīşa) Kayıngiller familyasından. 2. sapsız + Far. (TS. turna gagası gibi bitkileri içine alan bir familya (TS. BTS. yaprak döken. sıcak ülkelerde. sarāy + T. 2. 1910) saray menekşesi: (< Far. sardunya. 3542) saracak: (< T. saracak) Ebegümeci (DS. Callistephus sinensis. 3542. ülkemizin hemen her tarafında yayılış gösteren bir tür. -si) Gösterişli ve bol çiçekli bir tür menekşe (TS. bazı cinslerinden gütaperka çıkarılan bir bitki familyası (TS. 235) saray çiçeği: (< Far. sarāy + ? pat + T. lezzetli meyvesi ve çiklet yapımında kullanılan sütlü salgısı için sıcak ülkelerde yetiştirilen bir ağaç. 2. 2. “< Far. sarāy + Far.

kısmen de Sivas. sarı + çiçek) Ölmez çiçek (TS. turşusu yapılan bir çeşit sarı üzüm (DS..: saribaş) 1 m kadar yükselebilen. sarı + ağu. (TS. 270) sarıbuzğulu: (< T. Pinus sylvestris. 572) sarıçiçek: (< T. 236) . III. 5-15 m kadar boyda. bodur bir çeşit ağaç (DS. X. Berberis vulgaris. DS. (TBAS. gentiāna) bk. sarı + Far. 236) sarıçalı: (< T. kabuğu ve kökü solucan düşürücü ilaç olarak kullanılan bir bitki. 3544) sarıayak mantarı: (< T. X. sarıca + erik) Ekşi. sarıg.A. Gomphidius viscidus.530 sarıağu: (< T. çok sulu bir çeşit erik (DS. sirīş) bk. (BTS. sarı + büzgülü) Sert kabuklu. manitari + T. 1911) sarı çiriş: (< T. iğne yapraklı. 2. . 100-2700 m yüksekliklerde ve ülkemizin Karadeniz bölgesinde. 1911) sarıçiğdem: (< T. X. Çiçekleri boyar madde olarak kullanılır. çiriş (TBAS. Erz. Ağz. 235) sarıbaş: (< T. 3544) sarıcaerik: (< T. sarı + çalı) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. sarı + ayak + Yun. amberbaris. 394”) Sarı çiçekli ve yaprakları ağılı. 1911) sarı çam: (< T. Erzincan ve Sarıkamış’ta orman oluşturan bir ağaç türü. kadıntuzluğu. 2. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 2. X. meyvesi ekşi ve kırmızı renkte. “< ET. çiçekleri sarı. şam’) Çamgiller familyasından. 3544. Nişanyan. -ı) Yenen bir mantardır. centiyane (TBAS. (And. sarı + baş). çok yıllık. sarı + Ar. 3545) sarı centiyan: (< T. her dem yeşil. 236. Centaurea macrocephala. sarıca + Lat. sarı + çiğdem) Çiçekleri sarı renkli çiğdem (TS. (TBAS.

sarı + kovuk) Bir çeşit incir (DS. 3545) sarı kantaron: (< T. (TBAS. sarı + göbek + elması) Sarımsı yeşil sonbahar elması (DS. elması). yumrulu. Scolymus hispanicus. Ağz. sarı + kök) Zencefilgillerden bir çeşit bitki. iki veya çok yıllık otsu bir bitki. 2. (Duran. 236) sarıkök: (< T. XII. 1911) sarıerik: (< T. 3315) sarıkılçık: (< T. sarı + diken) Dikenli. sarıklık) Çiğdem (DS. Eranthis hyemalis. X. sarı + Yun. Fontanesia philliraeoides. sarı + çubuk) nce ve çubuk şeklindeki gövdeleri sarı renklidir. 3545) sarıkoğuk: (< T. (And. sarı + kılçık) Bir çeşit pirinç (DS. sarı + Yun. Özellikle Güney ve Doğu Anadolu dağlarında yetişir. X. 4672) . 3545) sarıklık: (< T. X. sarı çiçekli. sarı + erik) Kayısı (TS. kantaron (TBAS. kentauron) bk.531 sarı çubuk: (< T. (And. 223-229) sarıdiken: (< T. (kovancık). sarı + kavak). sarı + kokulu) 5-15 cm yükseklikte. tüylü. Hıdır + T. X. 1912) sarıfiğ: (< T. is. zerdeçal (DS. V. 1912) sarıgöbek elması: (< T. sarı + öz. 3545) sarı kokulu: (< T. 3545) sarıhızır elması: (< T. 236) sarı kavak: (< T. Gövde özelliklerine bağlı olarak “sarı çubuk” adı verilmiştir. otsu ve çok yılık bir bitkidir.: sarıhıdır elması) Bir çeşit elma (DS. 2. fiğ) Sarı renkli fiğ (TS. (TS. X.: saru kavak) Çınar (TaS. Ağz. 2.

beyaz. çiçekleri uçta şemsiye şeklinde olan. KYA. 1912) sarımsak: (< ET. T YA. 574. (sarımsak hardalı). mercümek) Sarı renkli bir tür mercimek (TS. Gaz. yapraklarında. 244) sarımsak hardalı: (< T. AVA.Y. sarmusak / sarumsak / samursak. 237) sarımsak otu: (< T. 2. 1913. taze ya da kuru olarak yenen bir kültür bitkisi. ħardel + T. Ağz. Clauson. Alliaria petolata. ST AT. saplarında ve toprak altındaki soğan biçimli sürgünlerinde kokulu yağ bulunan. sarı + Far. Nişanyan. fasulia) Sırığa sarılmayan bir çeşit fasulye (DS. 207. 151. 1913. 228. (And. 115. 25-100 cm yükseklikte. sarımsak + Ar. 577. 573) sarımantı: (< T. DS. Boreava orientalis. ETA.: sarrot) 30 cm kadar yükselebilen. Krş. < OT. -i) bk. E A. X. esmer benekli ve zehirli olmayan bir mantar türü. X. Eren. bir yıllık. TBAS. -ı) bk. 20-80 cm yükseklikte. (BTS. (TS. DS. 3546) sarı mercimek: (< T.A. TBAS. 853) Zambakgillerden. 3533. Ekin tarlaları içinde yetişir. AAT. sarmusak / samursak Zajaczkowski’nin Türkçe sar. saĥleb + T.. 357. TAYA. sarı + oturak + Yun. Erz. < sarumsak < *sarum. 384. BÜYA. 271. III. 494. II. 252. 2.A. 237) sarı ot: (< T. 237) sarımsak salebi: (< T. 3548) sarıoturak fasulye: (< T. 260. 209. manitari) Şapkası soluk sarı. 395. 237 BTS..532 sarı mantar: (< T. 237. sarımsak + otu) Turpgillerden. küçük çiçekli. sarı + Yun. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. 2. Allium sativum.. Amanita citrina. (TS. X. AA. sarımsak otu (TBAS.kökünden geldiği yolundaki açıklaması kuşkuludur.A. 12. . iki yıllık bir bitki. sarı + mantı “< mantu ‘Çin-Kore kökenli bir kelime’) Şebboy çiçeği (DS. X. deli salep (TBAS. III. sarı + ot). ovulduğunda sarımsak kokusu veren. 251. 3546) . (TBAS. sarımsak + Ar.

TBAS. yaprakları oldukça yüksek bir sapın tepesinde rozet biçiminde toplanmış bulunan. 3546) sarıpatlıcan: (< T. V. 499”) Çiğdem (DS. X. DS. çok yıllık bir süs bitkisi. (TS. BTS. 3546) sarıyazlık: (< T. sarı + Ar. şeb-būy) 1. 237) sarıparmak: (< T. X. sarı + Far. sarı + ? toppas) Sarı ve kılçıklı buğday (DS. sarı + Ar. 2. 238. adî şebboy (TBAS. X. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaç. 3546) sarı yemiş: (< T. Laburnum anagyroides. salkım durumunda sarı çiçekleri bulunan. zağar. sarı + parmak) Havuç (DS. X. “< ? Far. 6) sarıtoppas: (< T. bādincān < Far. 238) sarı sütleğen: (< T. 3546) sarısabır: (< T. 1913) sarı süsen: (< T. 3546) sarısalkım: (< T. 20–45 cm yükseklikte. yapraklarından elde edilen sıvı müshil olarak kullanılan. 2. Aloe vera. 3546) . (ağu. vatanı Kuzeydoğu Afrika olan.533 sarıpapatya: (< T. bk. śabr) Zambakgillerden. sarı + ? Far. X. sıcak bölgelerde yetişen./Far. sarı + yemiş) Şeftali (DS. BTS. sarı + sütleğen) Dereotuna benzer bir ot (TaS. papadia) Çiçekleri sarı renkli. sarı + salkım) Baklagillerden. şebboy. çok yıllık. sūsen) bk. Nişanyan. sarı + Yun. sarı + Ar. sarı + yazlık) Az taneli ak buğday (DS. (TS. Anthemis tinctoria. 2. zağar ‘av köpeği’. ülkemizde Akdeniz Bölgesi’nde yetişen. sabırlık). sık tüylü. TBAS. X. X. 238. bk. 3546) sarızağar: (< T. 1913. otsu bir çeşit papatya. (TS. bataklık süseni (TBAS. 3316) sarı şebboy: (< T. 1913. bādingān) Domates (DS. 2. 574.

hasır otu. (And. 1925) . 3.“çürümüş. düz yerlere yapışarak tırmanan. çok yıllık. Nişanyan. GD AT. kiliz. sevād “karartı. 2. TBAS. küçük çiçekli ve otsu bir bitki. Ranunculus polyanthemos. 2688) Şalgam (DS. sarı + Ar. değişik biçimli yaprakları olan. X. 2834”) Bir armut çeşidi (AA. 238. kofa (TS. sāz.. 151) sası: (< T.A. sarmalık) bk. MBTS. 3. Ağz. 2. zanba ) Sarı çiçekli zambak (TS. sarı + oğul) Yaban eriği (DS. 3553) sayut: (< ? ) Mısır (DS. iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS. III. Hedera helix. MBTS. 21. AAT. 1915) sarol: (< T. 3548) sarusöpü: (< T. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. bozulmuş. (TS. 395). 3561) saz: (< T. yılanyastığı (TBAS. 270) sarmalık: (< T. kalın köklü. 1913) sarioza: (< T. sarımsı yeşil. 238) sarmaşık: (< T. (TBAS. 239) savat: (< Ar. sarmaşuk) Sarmaşıkgillerden. 2. ‘yumurta şeklinde olan. 3. X.: sarmaşu. oval’. 3547. 2697) nce kamış. . 1915. “< söbü ‘kökü belli değildir’. çok yıllık. 2. sap ve dallarından çıkan küçük ek köklerle dik. 239) sarmaşıkgiller: (< T. kokuşmuş”. X.534 sarızambak: (< T. sarmaşık + -giller) Örnek bitkisi sarmaşık olan. MBTS. sarı + ? oza) Sarısabır denilen bitki (Erz. sarı + ? söpü. 3. siyahlık”. X. X. MBTS. 2684) Bir çeşit ot (DS. DS. 3549) sav: (< sav < T. sası < sası. sap) 25-40 cm yükseklikte. sarmaşık < sarmaş-.

A. AVA. genellikle yeşil renkli. zebze. śadef + T. 74. 2. 294) sedef otu: (< Ar. 3567) . KYA. sazak < saz+ak. 239. 1930. 239. TBAS. 397) Kozalaklılardan. 2. sarı çiçekli. sedīr. 3. DS. 213. çalı görünüşünde. BTS. 3564) seke: (< ? ) Yuvarlak. II. (TS.535 sazak: (< T. 1927. BTS. otu) Sedef otugillerden. 2. II. (TS. 190) sebuzek dikeni: (< ? sebuzek + T. X.Y. 3562) saz otu: (< T. 4677) sazat: (< ? ) Mısır (DS. SA. MBTS. 4355. 577) sedef otugiller: (< Ar. 254. 365. Nişanyan. kışın yaprağını dökmeyen. (TBAS. TBAS. 2697) Saz bitkisi (DS. Schoenoplectus lacustris. Ka. 70. 4675. zepze) Çürümeye bırakıldıklarında mantar oluşturan. sebze < sebz. 358). arakçıl (DS. çok yıllık ve otsu bir bitki. ETA. TBAS. X. özel kokulu. Ağz. XII. tatlı bir çeşit armut (DS. BTS. 1929) sedir: (< Far. Eren. XI. 396. KMYA. 239) sebze: (< Far. su kenarlarında yetişir. boyu 40 m kadar olabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılan iğne yapraklı bir orman ağacı. DS. 2. 3562. pişirilerek yenen bitkiler veya bunların taneleri (TS. 577. I. 733) Mersin ağacı (DS. X. X. 50 cm kadar yükselebilen. hekimlikte kullanılan.. XII. 578) seftila: (< ? ) Kırmızı renkli şeker pancarı (DS. saz + otu) 40–300 cm yükseklikte. 1929. dikeni) bk. 49. 239) sazan: (< T. (And.: savzu. Toros ve Antitoros dağlarında bulunan. Gülensoy. çok yıllık bir ağaççık. otu + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. Nişanyan. Cerrust. sazan < saz+an ‘küçültme eki’. Ruta graveolens. śadef + T. örnek bitkisi sedef otu ve alt familyası turunçgiller olan geniş bir bitki familyası (TS.

serp-i-k). Eren. semiz + otu) Semiz otugillerden. sapad + T. X. 428) sepetçi söğüdü: (< Far. hayvanlarda zehirlenmelere neden olan. MBTS. Nişanyan. çi + kavağı. Ağz. X. hekimlikte kullanılan bir bitki. semiz + ebe. 240) semizlik: (< T. 3380) sepetçi kavağı: (< Far. çok yıllık ve sarı çiçekli bir bitki. 10–20 cm boyunda. (TS. “< Far. < semiz “Etimolojik olarak semri. DS. çalık kavak (TS. semiz + kabak) bk. Salix viminalis. 3. Sequoia. selām + T. selle. Lotus corniculatus. (TS. 1-2 m boyunda. otu) Maydanozgillerden. X. etli ve mayhoş yaprakları sebze olarak yenilen otsu ve bir yıllık bitki. dalları sepet örmeye elverişli bir söğüt türü. 1933) selam otu: (< Ar. 361”) bk. 240) semiz kabak: (< T. Ağz. V. 2720”) Erguvan çiçeği (DS.: selna) Kereviz (DS. 400. 2. (And. çi + söğüdü) Söğütgillerden. sokrun. 2. 3580. 1939. 3576. Portulaca oleracea. 257) . TBAS. sapad + T. 2. 1941) sepik: (< T. “< Ar. (TS. 3578) semizebe: (< T.: şerpik) 50 cm kadar yükseklebilen. selle + T. Kaliforniya’da yetişen. X. 2. “< ET. TaS. pis kokulu. 1935) selecek: (< Ar. büyük bir orman ağacı. 3575) selina: (< ? ). 1. X. Clauson. -cek. şeytan şalgamı (TBAS.fiiliyle bağlantısı vardır. (And. (TBAS. 100-130 m boyunda. (TS. DS. sequoia “Kaliforniya yerlilerinin dilinden”) Kozalaklıların porsukgiller familyasından. Levisticum. yaprakları uzun. semiz.536 sekoya: (< Lat. semizlik) Semiz otu (DS. 240. 830”) bk semiz otu (TBAS. 240. 3580) semiz otu: (< T. sapad/sabad.

XI. serçe + otu) Bir çeşit bitki. şırası az bir çeşit üzüm (DS. 3590) serteş: (< ? ) bk. X. Sileneinflata. 169. TBAS.: selbi. Thymelaeaceae. selmi. topuz (TBAS. AAT. otsu. 3589) serhişing: (< ? ) Soğanlı. KYA. X. 4359. DS. 2. X. kuş otu (TBAS. (And. 86. 275. Ka. DA.A. 1949. kozalakları kabız olarak kullanılan. 583) serçe otu: (< T. Eren. 1949) . OAAD. mazı gibi ağaçları içine alan. 261) servigiller: (< Far. selfi. 240) serçediligiller: (< T. 3577. caryophllaceae. “< T. 3590) serpenekıran: (< T. Akdeniz bölgesinde çok yetişen. çok yıllık ve mavi çiçekli bir bitki. serv + T. Ağz. Eren. bir ya da çok yıllık. 403. GD AT.537 serçedili: (< T. 166. (BTS. (TS. zelvi) Servigillerden. bazen de çalımsı bitkiler. 241.. ovaryumları üst durumlu. 3583. serçe + dili. otsu. sergen) Kırmızı. 60.A. DS. (DS. ardıç. DS. X. 29. 4680. III.. servi. 3588) sergi üzümü: (< T. serv. ince uzun bir ağaç.Y. 344. sevlü. Cupressus sempenvirens. 117. selvi. DS. (And. sevli. 241) servi: (< Far. 3586) sergen: (< T. . Erz. (TBAS. 2. çiçekleri bir veya iki evcikli bir bitki familyası (TS. 241) serkile: (< ? ) Mavi çiçeklerinden kara boya çıkarılan ot (DS.: sepenekıran) nce kabuklu. XII. serpene + kıran). kışın yapraklarını dökmeyen. 112. 304. 362”) bk. ST AT. serçe + dili + -giller) Hermafrodit çiçekli ya da tek eşeyli. Puschkinia scilloides. 257. Ağz. sergi + üzümü) Kalın kabuklu bir çeşit üzüm (DS. 190. X. K AT. ülkemizde 3 cins ve bu cinslere ait 16 türle temsil edilen. X. X. -giller) Kozalaklılardan. yuvarlak taneli bir çeşit ak üzüm (DS. 363). Nişanyan. serçe.

“< sıcak < ısıcak. sığır + kuyruğu) Sıracagillerden. 2768”) bk.538 seyreksiççe: (< T. 2. sıçan + kulağı) bk. 1960) sıçan otu: (< T. 814”) Bir çeşit baldıran otu (DS. 3603) sığırdili: (< T. “< ET. 2. sığır + dili) Sığırdiligillerden. X. çavuş üzümünden küçük taneli bir çeşit ak üzüm (DS. sığır + gözü) bk. sığır dili ve havacıva bitkilerini içine alan familya (TS. 241) sığırkuyruğu: (< T. MBTS. sığır + ? baldıran + T. sıç an < sıç-mak. seyrek + ? siççe. Arsenik (TS. 241) sıçan dikeni: (< T. sığırkuyruğu (DS. sığır + dili + -giller) ki çeneklilerden. ak bir çeşit üzüm (DS. 3598) sezü: (< ? ) bk. çiçekli dalları idrar arttırıcı olarak kullanılan. sıcak + otu. 3. 2. 2768”) Bir çeşit dikenli bitki. farekulağı (TS. 1958) sıcak otu: (< T. Clauson. (DS. Anchusa officinalis. -ı. 2. 3600) sıçankulağı: (< T. 30-60 cm yükseklikte. (TS. mantar meşesi (TS. Cardinis. 3. 2764”) Uzun taneli. 1960) sıdılak: (< ? ) Ağustos ayında yetişen. Eren. X. Acenthoides. 1962) sığırgözü: (< T. X. kısamahmut otu (TBAS. 241) sığırdiligiller: (< T. sedrek < sedre-mek ‘incelmek. X. batıcı tüylü ve mavi çiçekli bir bitki. 2. bazı türlerin çiçekleri balgam söktürücü. TBAS. sıçan + otu) hlk. “< ET. 1962. sıçan + dikeni. “< sağır ‘sığır’ < sağ-+-(ı)r. 3601) sığır baldıranı: (< T. < ET. X. sigir/siyir. seyrekleşmek’. MBTS. 364. ülkemizde yabani olarak birçok türleri yetişen. bazılarının tohumları balık . çok yıllık ve otsu. 3. MBTS. 3603. TBAS.

588. 3608) sınap: (< Ar. 3607) sımak: (< ET. silcan. sığır + dikeni) Sığırlarda yağ yapan bir çeşit bitki (DS. Scrophulariaceae. 2. çalımsı. sığır + otu) bk. 4689) sıncan: (< kökü bulunamamıştır. (BTS. sarı çiçekli bir kır bitkisi. 244. (And. 3. 1962. 3. (And. nadiren ağaçsı olan ototrof ya da parazit bitkiler.. 3607) sıksarı: (< T. 3. sıknaz < sık-) Sık. bir. -ü) Kırlarda görülen bir tür çalı cinsi bitki (TS. TBAS. 1962) sıknaz: (< T. 2777) Bir çeşit bitki (DS. 2801). 2. Astragalus. 3604) sığırtikeni: (< T. X. X. sī-mak. Ağz. Verbascum. 242. 3603) sığırkuyruğugiller: (< T.: sıncar. (TS. 1967. sık + sarı) Bir çeşit sarı ve yuvarlak taneli üzüm (DS. tüylü yapraklı. (TS. 588) sığır otu: (< T. sığır + kuyruğu + -giller) Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli. X. 2. ülkemizde 30 cins ve 480 kadar türü bulunan. DS. 1962) sığırsoğanı: (< T. X. çanak yaprakları 4-5 adet. + T. 2778) Küçük yapılı bir çeşit elma (DS. tek simetrili. BTS. TBAS. sığırkuyruğu (TBAS. ‘ūd < Hintçe. ak taneli bir çeşit üzüm (DS. śināb < Yun. 242) sığırödü: (< T. DS. X. X. MBTS. otsu. iki ya da çok yıllık. MBTS.539 avlamada zehir olarak kullanılan. sığır + Ar. (TS. ovaryum üst durumlu. Liquidambar orientalis. çiçekleri er dişi. nadiren 6-8 adet. XII. sığır + soğanı) Soğan gibi kokan bir çeşit yaban otu (DS. 3610) . 3604) sığla: (< ? ). kapsül tipi meyveleri olan. MBTS. 20 m yüksekliğe erişebilen.: sigala) Ülkemizde Muğla ilinde yetişen. sincan) Sakızlı bir tür dikenli çalı. X. 243. 2. yuvarlak. çınar görünüşünde bir ağaç. Ağz.

3. iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS. sarımsı yeşil çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir. birçok türünün kökleri hekimlikte kullanılmış olan bir bitki. 1972) sırım: (< OT. sırık < ET. Ağz. 3. 3618) sıtma ağacı: (< T. 1970) sıraca otu: (< ? sıraca + otu) Sıracagillerden. “< sıtma < ısıtma. 2. sert yapraklı bir çeşit bitki (DS. 1971) sırık fasulyesi: (< T. Scrophularia. -si) Dalları sırıkla desteklenerek yetiştirilen. fasulia + T. 2. yaprakları ve meyveleri zehirli olan. MBTS. Vatanı Avustralya olan. 2783) Bataklık kıyılarında biten. 2. iri. 243) . (And. 2783”). 3. kışın yapraklarını dökmeyen. 3. 2. (TBAS. 2786”) Eucalyptus türlerine verilen genel ad. sıruk + Yun. “< OT. 3616) sırımağu: (< T. düzgün ve etli meyve veren bir tür domates (TS. Daphne pontica. uzun. domates + T. 3616) sırsıdi: (< ? ) Çok kokulu bir çeşit çiçek (DS. -i) Dalları sırıkla desteklenerek yetiştirilen. X. MBTS. -giller. sıtma + ağacı. kılçıksız bir tür fasulye (TS. MBTS. (TS. sırım + ağu. MBTS. sıdrım ‘kayış’. X.540 sıra: (< kelimenin Yunancadan (sira) Türkçeye geçtiğini ileri sürenler varsa da Türkçe asıllı olması daha kuvvetli bir ihtimaldir. “< sıraca ‘kökü bulunamamıştır’. sıdrım. X. 1970) sırık domatesi: (< T. X. 2781”) Sıraca otu. sırımsız) Ayşekadın fasulyesi (DS. 2780) Kimyon ve buna benzer kokulu bir ot (DS. ince. MBTS. 3. 3614) sıracagiller: (< ? sıraca + T. sırık + Yun. bit otu gibi bitkileri içine alan. bazı türleri Güney ve Batı Anadolu sahil şeridinde yetiştirilen ve kışın yaprak dökmeyen ağaçlar (TBAS.: sırımbağı) 50-100 cm yükseklikte. 242) sırımsız: (< T.

Türkiye’de 15 kadar tür bulunmaktadır.541 sıtma otu: (< T. otu) bk. cylindre + T. 3633) silindirçiçeği: (< Fr. 243) sihirbaz otu: (< Ar. XII. sıdırma. beyaz veya sarımtırak çiçekli bitkiler. 3. yumuşak tüylü. X. siğil + otu. otsu. X. Taze yaprağının ezilmesi ile elde edilen usare siğilleri yok etmek için siğil üzerine sürülür. X. seven) Silisli toprakları seven bitki (TS. 2788) 1. silice + T. bā ilā) Taze kara bakla (DS. 2. 3621) sıvarma: (< T. 407”) Yanarken su çıkaran bir meşe türü (TS. siĥ r + Far. 1979) siğil otu: (< T. Nişanyan. 3. Taze börülce. silk. 3. bīşa. sarı çiçekli. Taze fasulye. 3625) sidikli meşe: (< T. 1983) silk: (< Ar. X. çiçeği) Hatmi çiçeği (DS. acı köklü ve çok yıllık bir bitki. MBTS. 2. sıyırma + dikeni) Deve dikeni (DS. 2. sıyırma + Ar. (TBAS. 2792”) Heliotropium (Boraginaceae) türlerine verilen genel ad. AVA. 343) sıyırmadikeni: (< T. 243. Eupatorium cannabinum. “< ET. sigil. sıtma + otu) Birleşikgillerden. boru çiçeği (TBAS. X. 2796) Pancar (DS. 3635) . 50) silar: (< ? ) Yaban eriği (DS. 3622) sıyırma: (< T. 3635) silisseven: (< Fr. çalı görünüşünde. 3. (DS. Bir veya çok yıllık. sıyırma < ET. MBTS. bāz + T. 4693. DS. X. “< ET. MBTS. suvarma < sūv “su”) Sulak yerlerde yetişen kavun (DS. 3632) sile: (< ? ) Bataklıkta çıkan dikenli bir çeşit ot (DS. sidük < sį d-mek. 1 m kadar yükselebilen. tüylü. DS. X. 3. X. 2790. Hayvanlara yedirilen bir çeşit dikenli bitki. MBTS. X. sidikli + Far. 3625. (TBAS. 3625) sıyırma pakla: (< T.

60–100 cm kadar boylanabilen. sinek < ET. sinā-i mekkī ‘Mekke sinası’ < sinā ‘kabuğu kullanılan bir tür ağaç’. 1989. 1987) sinektutan: (< T. böcekleri sıkıp emen bir bitki. 3637) sinameki: (< Far. 2. (TS. BTS. almaşlı ya da nadiren karşılıklı dizili. 597) sinsek: (< ? ) bk. 2. ana vatanı Arabistan ve Somali olan. 1987) sinekkapangiller: (< T. sinir + otu) Sinir otugillerden. genelde otsu nadiren çalımsı bitkiler (TS. 2. “< ET. bir ya da çok yıllık. 2. (TS. BTS. Cassia. yapraklarına konan sinekleri. bağa (TBAS. siŋir”) bk. 1987) sinekkıran: (< T. -ı) Bir mantar türü (TS. sinek + kıran) Tarlalarda biten bir çeşit ot (DS. Kuzey Karolina bataklıklarında yetişen. 2. sinir + otu + -giller) Yaprakları basit. özellikle bataklıklarda böcekle beslenen bitkileri içine alan bir bitki familyası (TS. 244) . salkım çiçeği (TBAS. çiçekleri tek bir sapın ucunda başak durumunda. sinek + Yun. 593) sinekkapan: (< T.542 simişka: (< ? ) Ayçiçeği (DS. bağa (TBAS. 1986. sinek + tutan) bk. 244) sinir otu: (< T. siŋek + kapan) Droseragillerden. Dionaea muscicapa. Plantago. (TS. birçok yabanî türü bulunan ve hekimlikte kullanılan bir bitki. manitari + T. yaprakları ve meyveleri eczacılıkta müshil yapımında kullanılan çok yıllık. kapsül ya da fındıksı meyveleri bulunan. X. sinirli + ot. X. çalımsı bir bitki. sinek + kapan + -giller) Sıcak ve ılıman bölgelerde. 3639) sinek mantarı: (< T. 1989) sinir otugiller: (< T. 409) Baklagillerden. dörtlü çanak ve taç yaprakları olan. 2. 244) sinirli ot: (< T. Nişanyan.

sį r “sarımsak”. 3489) sirken otu: (< ? sirken + T. otsu. 245) sirmik: (< sirmik < Far. X. ot) Toprak üstü kısımları iplik boyamak için kullanılan. Ağz. 599. 152. siyāh + Ar. 3650. Eren. X. DS. 1992. 245) siyah kimyon: (< Far. siyāh + T. X. sinek. TaS. 246) siyeç: (< ? ) Kara ve ufak taneli erik (DS. 245. Salvia nemorosa. sivri + kökü) bk. II. 3060 cm yükseklikte. borazan mantarı (TBAS. XII. sivri + ? kekik) bk. MBTS. 2812”) Uzunca ve ince yeşil biber (TS. centiyane (TBAS. sirken (TBAS. 3653. 4699) soç: (< ? ) Lâdin (DS. 3. otu) bk. 1995) sivri kekik: (< T. çok yıllık. dirmit/tirmit) bk. “< ET. bir yıllık ve otsu bitkilerdir. sirkeyen) Kazayağıgiller familyasından. kemmūn) bk. BTS. DS. Gülensoy. XII. kaya kekiği (TBAS. 4700) . pipéri. Chenopodium album. V. X. 370). MBTS. TBAS.543 sirken: (< kökünü bilmiyoruz. 343. sivri + Yun. (And. DS. X. (TBAS. kırmızı veya morumsu çiçekli bir bitkidir. 3646. toprak üstü kısımları ıspanak gibi pişirilerek sebze olarak kullanılan. 2. çörek otu (TBAS. AA. 2. TBAS. süvri. AVA. 766) Kırmızı ya da sarı çiçek açan bir çeşit bitki (DS. (And. (TS. 245) sivri biber: (< T. 3650) siyek: (< T. 10150 cm yükseklikte.: sirkene. 2807). 3. 246) siyah tirmit: (< Far. siyāh + Yun. 3646. 4698. Ağz. 245) sivri kökü: (< T. XII. DS. 246) siyah ot: (< Far.: sirmo) Yaban soğanı (DS.

XII. (And. SA. yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan. ZBK A.. 3654) soğukluk: (< T. yaban yasemini (TBAS. 131. X. sohan. 339. (TS. otsu ve ıtırlı bir bitki. 425) ve Ramstedt “? işaretiyle” Moğolca soŋgina’dan alındığını belirtse de. soğan ufağı (DS. Krş. 496. Gaz. TBAS. 161. 421. 247) soğan çiçeği: (< T. KMYA.Y.544 sofur: (< ? ) bk. soğlaç + buğdayı. Eren. AVA. XII. 168. çok yıllık. 246) soğan: (< ET. ETA. 163. soğanak) bk. 71. KYA. 283. suğan. özel kokulu. 3654) soğan uşağı: (< T. 3655. II. III. 140.A. 43.A. soğan + çiçeği) Fulya (TS. 114. BTS. soğancık) bk. Dimitriev’in soğan’ı Moğolca bir alıntı sayması yanlıştır. 412. X. AAT. 2000. 163.: soan. suvan) Zambakgillerden. 247) soko: (< ? ) Mantar (DS. 3654) soğlaç buğdayı: (< T. 4700. 253. Brockelmann soğan ve soğun biçimlerini –gan ve –gun ekleriyle yapılmış türevler arasında saymıştır. Ağz. kardelen (TBAS. E A. itsarımsağı (DS. TBAS. X. soğukluk) Semiz otu (DS. 306. TAYA. 610. X. Allium cepa. “< T. 607. 415. 12. so un / so an. GD AT. 345. X. soğan + ufağı) Arpacık soğanı (soğan uşağı). VII. 382. 164. 259. 107..A. 4702) . 118.. DS. < Räsänen (s. sovan. 252. sögan. 376. K AT. solgun) Yabanıl söğüt ağacı (DS. Nişanyan. soğan + uşağı) bk. (DS. 190) soğanak: (< T. 246. 131. sogan. 61. 2000) soğan ufağı: (< T. 170. 209. 2.Y. Gülensoy. T YA. 158. II. Ka. 2570) soğancık: (< T. 2. 3658) solgun: (< T. soğanlı. 372). DA. Clauson’a göre Türkçeden Moğolcaya soŋgina olarak geçmiştir. soğlaç. BÜYA. 766”) Soğla yerde yetiştiği için özsüz olan ve beğenilmeyen buğday (DS.

MBTS. 3671) . çalıya benzer bir çeşit söğüt (TS. soyuk) 1. bal gibi tatlı bir çeşit yabanıl ot (DS. fasulia + T. ng. 2. sorħun) Irmak kenarlarındaki kumsallıkta yetişen. tek yıllık otsu bir tür fasulye. “< somur. X. 3668) soya fasulyesi: (< Fr. solucan + otu) Birleşikgillerden. 2. 3664) sorkun: (< kökü bulunamamıştır. 3671) soyulgan: (< T. DS. X. 2016. eğrelti otu (TBAS. Taze hıyar. DS. 11. Ağz. ince uzun yapraklı. Nişanyan. X. -si) Baklagiller familyasından.: sorhun. (TS. 262) sormaħ: (< T. 2. Kökeni Çin ve Japonya’ya uzanan. 2012. Soia hispida. TBAS. 2. Ağz. X. 132. X. soyulgan) Tarlada biten bir çeşit ot (DS. soja < Mançiu dilinden). solucan + eğreltisi. 3663) sonrun: (< ? ) Buğday (DS. EYAD. Taze dut (DS. 2. suluncan/suvlacan ‘solucan’. X. BTS. X. sepet yapımında kullanılan. 612) soyuk: (< T. ST AT. Pelargonium endlicherianum. 3665) soya: (< Fr. 2830). X. X. Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde yetişen. 247) somoder: (< ? ) Bir çeşit buğday (DS.< sömür-”) Saçak köklü.545 solik: (< ? ) Domates (DS. soja. (TS. sarı çiçekli ve içinde tatlımsı su bulunan bir çeşit ot (DS. (And. 2016.: soy) Fasulyeye benzer bir bitki. 3665. ülkemizde tohumlarından yağ elde etmek için kültürü yapılan. somurmak) Beyaz çiçekli. 15-35 cm yükseklikte. 2006. Soja hispida. 3663) somrukotu: (< T. “< ET. yuvarlak yapraklı çiçekleri solucan düşürücü olarak kullanılan çok yıllık ve otsu bir bitki. (TS. (And. 247) solucan otu: (< T. 3661) solucan eğreltisi: (< T. som(u)ruk + otu. 3. 413”) bk. soja + Yun.

X. genellikle almaşlı dizilişte. 4399. 3675. 88. DS.A. akarsu kenarlarında yetişen. 248) söbelen mantarı: (< ? söbe + T. Gaz. KMYA. DS. lek. Eski Kıpçakçada da ‘söğüt’ olarak kullanıldığı göze çarpıyor. 2834”) bk. 314. söğürt. “< söbe/söbü ‘kökü belli değildir’. 3. manitari + T. Gülensoy. zöüt) Söğütgillerden. TBAS. 375). Nişanyan. 191) söğütgiller: (< T. söt.A. < Uygurcada ‘ağaç’ olarak kullanılır. sögüt. 32. 59. MBTS. söğöt. II. 110. 3674) söğüt: (< ET. X.: sögürd. 3. Ermeniceden alındığı yolundaki sav yanlıştır. 615. EYAD. baklava dilimli. DS. MBTS. 117. X. AVA. söğüt. kavak ve benzeri türleri içine alan. yaprakları kılıçsı. 3672. yaprak döken ağaç ya da çalı şeklindeki bitkiler (TS. 284. Bolu bölgesinde çok yetişen. (And. III. 415. 2018. 3682. yenilebilen bir çeşit mantar. . sögüt. 248. len + Yun. taç yaprakları olmayan. 613. 3675) . ZBK A. 3672) söbüsülek: (< ? söbü + ? sülek) bk. söğecen) Menekşeye benzer. 203. BTS. 2018.546 söbelek: (< ? söbe + T. -ı) Tarlalarda biten. pembe ve ak. XI. BÜYA. BTS. 248. Türkiye’de 25 kadar türü bulunan. DS. söüd. kışın yaprak döken. 165.. 89. GD AT. T YA. Salix. 236. III. 150. 2. X. söğüt + -giller) ki çeneklilerden. söbelen mantarı (TBAS. sügüt. Eren. (TS. DS. 128. KYA. AAT. Kökünü bilmiyoruz.. Erz. kalpsi ayalı. 775. 40. KBAYA. Orta Türkçede artık ‘söğüt’ olarak geçer. II. “< sökü’nün kökü bulunamamıştır. 198. çiçekleri tek eşeyli. DS. 2. 306. söbelen mantarı (TBAS. 613) söhsökü: (< ? söh + sökü. (TBAS. X. X. ETA. 248) söğecen: (< T. OAAD. 254. 365. 2835”) Çoğunlukla pınar başlarında ve sulak yerlerde biten. Coprinus comatus. yaprakları almaşık ve alt yüzleri havla örtülü büyük bir ağaç. kara boya yapımında kullanılan bir çeşit bitki (DS. 346. 4705. Ağz. hoş kokulu bir çeşit dağ çiçeği (DS. XII. 181. sövüt.

sub < sūv. gul + T. Cicuta virosa. (su rezenesi). Nepenthes destillatoria. su + Far. Clauson. -ı. 2. -i + -giller) ki çeneklilerden. -i) Suibriğigillerden. 783. X. su + çiçeği) bk. 2038) suibriğigiller: (< T. 2038) . (TS. 2035) suçiçeği: (< T. star + king) Bir çeşit elma (TS. MBTS. 3680) sövdek: (< ? ) Bir çeşit ak üzüm (DS. 3688) sugözü otu: (< T. su + Ar. ibrī + T. yenilebilen uzun yapraklı bir ot (DS. śudūr “ortaya çıkma” + -an. sapları uzun ve sülüksü. 3688) su gülü: (< T. 2. otsu bir bitki. X. 3. 2030) su baldıranı: (< T. çuha çiçeği (TBAS. 249) suibriği: (< T. 2852) lkbaharda kırlarda ve dağlarda yetişen. X. 3684) starking: (< ng. kardamo + T. 3688) sugerdimesi: (< T. su + ? baldıran + T. 2846”) Maydanozgillerden. nilüfer (TBAS. 2. “< ET. X. ibrī + T. X. su + Ar. 248) suduran: (< Ar.547 söldane: (< ? ) Uzun kavak (DS. 2. zehirli. 3680) söysek: (< ? ) Bir çeşit söğüt ağacı (DS. otuz kadar bitki türünü içine alan ve örnek bitkisi suibriği olan bitki familyası (TS. -ü) bk. yaprak ayası ibrik biçiminde gelişmiş olan. (TS. semizotuna benzer bir bitki (DS. X. 3677) sösük: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS. sıcak ülkelerde yetişen. su kıyılarında ve bataklıklarda yetişen. yaprakları almaşık. 3. su + Yun. MBTS. X. -si) Akarsu kıyılarında biten ve yenilebilen. su + gözü + otu) Bataklıkta biten bir çeşit bitki (DS. tırmanıcı bir bitki.

türleri içine alan bir familya (TS. Sium sisarum. 249) su keteni: (< T. kökleri kabız ve kuvvet verici olarak kullanılan. -si) bk.5 m kadar olabilen. 2. Batı Anadolu’da yetiştirilen. -si) bk. 249) su kerdemesi: (< T. 2. kastania + T. 249) . 2. Typha. çok yıllık otsu bitkiler (BTS. su + kabağı) Kabakgillerden. suda ve bataklıklarda yetişen. 2039) su lâlesi: (< T. -ı) Su kamışıgillerden. (TBAS. ülkemizde sukamışı cinsi ve bu cinse ait 6 türü bulunan. bir türü pembe çiçekli bitki. (TS. dişi çiçekler aşağıda yer alan. çok yıllık. Eupatorium cannabinum. otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir. rizomlu. su + Ar. (yaban keteni). Lagenaria vulgaris. su + kabağı + -giller) Bataklıklarda ve su kenarlarında yetişen. 2038. kamış + T. 2. 620) su kamışı: (< T. birçok yerde kurutulup su kabı olarak kullanılan. (TS. çok yıllık ve otsu bir bitki. 2. 3700. -i) Ormanlarda. su şeridi vb. kettān + T. sarı çiçekli. UA. yaprakları şeritsi ve genellikle tabanlardan çıkan. akarsu ve göl kenarlarında yetişen. erkek çiçekler koçanların yukarısında. 2038) su karanfili: (< T. 2038) su kamışıgiller: (< T. kardamo + T. (TS. sulak yerlerde yetişen. -si) Maydanoz ve su teresi (TaS. su kamışı. nilüfer (TBAS. Geum urbanum. tırmanıcı. su + ? T. TBAS. 3571) su kestanesi: (< T. (TS. su + Far. bileşik yapraklı ve beyaz çiçekli bir bitkidir. su + Yun. boyu 1. 20-50 cm yükseklikte.548 su kabağı: (< T. X. su + ? T. 2038. 620. lāle + T. -i) Birleşikgillerden. su + Far. TBAS. V. kamış + T. dişi ve erkek çiçekleri ayrı başaklar durumunda toplanmış küçük bir bitki. aranfül + T. otsu. yaprakları almaşık. bir yıllık. su + kaz + ayağı) 60-100 cm yükseklikte. alt bölümü şişkin. DS. -ı + -giller) Bir çeneklilerden. göl kestanesi (TBAS. 249. 133) su kabağıgiller: (< T. BTS. su + Yun. 249) su kazayağı: (< T.

sulu + ? yonca + T. 3691) sultan otu: (< Ar. X. 623. (TS. III. Rhus coriafia. 2041. 249) sulfata ağacı: (< t. 4702. 3711. bileşik yapraklı. X. sulu + zırtlak. summāk). . TaS. kabuğu hekimlikte. otu) bk.. X. X. sulfato + T. 3662. Erz. V. -sı) Sulak yerlerde biten. 269. 1. “< zırt ses taklidi”) Limon. sulŧān + T. DS. 2. X. 4708) sumak: (< Ar. 3691) sultanküpesi: (< Ar. yemeklik. 4708) suluzırtlak: (< T. sıcak bölgelerde yetişen. çalı görünüşünde bir ağaççıktır.A. 3692) sulucagümbet: (< T. XII. sümek) Antep fıstığıgillerden. sulŧān + T. XII. börkü. X. sulŧān + Yun. suluca + Far. 3692) suluk: (< T. DS. 249. sumaç. suluca + Far. Ağz. 619. somak. 3693. 3692) suluyoncası: (< T. küpesi) Bir çeşit saksı çiçeği (DS. tadı güzel bir çeşit üzüm (DS. V. X.549 sulandık otu: (< T. kabalak (TBAS. BTS.. genç dalları tüylü. XII.A. hayvanları besleyen bir çeşit ot (DS. ağacı) Okaliptüs ağacı (DS. 3691) sultan börkü: (< Ar. MBTS. sulŧān + T. kırmızı ve ekşi meyveleri olan. DS. X. 1-3 m yükseklikte. suluk) Yaban dereotu (DS. samak. 3530. yaprakları dericilikte kullanılan. “< ET. Gaz. 414”) Beybörkü de denilen bir çiçek adı (TaS. III. (And.: samaħ. portakal (DS. 249) suluca armut: (< T. 3576) . emrūd) Bir çeşit armut (DS. 3573) sultandimlik: (< Ar. mürver (TBAS. börk. sulandık + otu) bk. dirmit/tirmit) Kırmızımtırak. gunbed) Karpuz (DS. TBAS.

X. nergis + T. (TS. 2859) Ak. su + Far. sıŋkur. X. lilpar (TBAS. yaprakları saplı ve kuvvetli kokulu. tatlı ve sulu bir çeşit üzüm (DS. kırmızımtırak renkli. mercimeğe benzeyen yaprakları suların yüzünü kaplayan bir su bitkisi. mercümek + T. Sagitteria. 2041. 2041) suna: (< kökü belli değildir. (TS. küçük bir bitki. 2035) . -ları) Klorofilleri olmadığından su içindeki bozulmuş organik madde üzerinde saprofit veya su canlıları üzerinde parazit olarak yaşayan su bitkileri (TS. 250) sungur: (< ET. Lemna. DS. su + Far. iri taneli. çok yıllık. az veya çok tüylü. -si) 20 ile 90 cm yükseklikte. manitari + T. -i) bk. 3. 250) suokugiller: (< T. su + Ar. 2041. otsu. 621) su mercimeğigiller: (< T. -i) Su mercimeğigillerden. na’nā’ + T. (yarpuz). kurutulunca yenilebilen. MBTS. bataklık bölgelerde ve su kenarlarında yetişen. çok yıllık ve otsu bir bitki. 250. su + oku + -giller) Bir çeneklilerden. TBAS. X. 2. 2041) su mercimeği: (< T. su baldıranı (TS. 2. BTS.550 su mantarları: (< T. MBTS. 2. 3696) su nergisi: (< T. 3695) su nanesi: (< T. rāziyāna + T. (TS. örnek bitkisi su mercimeği olan küçük bir bitki familyası (TS. su + Far. Mentha aquatica. 2042. mercümek + T. 3696) suoku: (< T. -si) bk. su + Yun. su + Far. 2858) Yaprakları ince. su + oku) Suokugillerden. 2. TBAS. 2042) su rezenesi: (< T. 2. 2. maydanoza benzer bir bitki (DS. kök sapları taze iken kekre olan. 2. 3. -i + -giller) Bir çeneklilerden. örnek bitkisi suoku olan ve yetmiş kadar türü bilinen bir bitki familyası (TS.

2047. dişi kozalak uçlarda bulunan.+ . -si) Turpgillerden. 3700) susam: (< Ar. suvarmalık. X. “< sus. 3. su + Far. 2. TaS. EYAD. tere + T. (BTS. bir ya da çok yıllık. X. şerīŧ + T. 251) . BTS. genellikle her dem yeşil. 3590) susamgiller: (< Ar. 250) suşeridi: (< T. -sı) Yaprakları üç yaprakçıklı. 621) suskal: (< T. 3703. TBAS. serv + T. (yabanî tere). tereye benzeyen. Menyanthes trifoliata. X. X. 251) suyarpuzu: (< T. 2. salkım çiçekli. su + Far. TBAS. bazen yapraklarını döken ağaç ya da nadiren çalımsı bitkiler. 2044. yaprakları karşılıklı ya da üst taraflarda almaşlı. çok yıllık ve otsu bir bitki. -u) Su nanesi (DS. su + sarımsağı) Kurtluca (TS. (TS. çok yıllık bir su bitkisi. 1 m ye kadar uzayabilen. bir evcikli. (TS. 2. 73. su + ? yarpuz + T. yaprakları açık yeşil renkte sucul bir bitki. Eren. erkek kozalakları yaprak koltuklarında. TBAS. 2044) su servisigiller: (< T. UA. “< suv+ar-ma+lık. en önemli ve örnek bitkisi susam olan.ak. 2. sus + kal) bk. (TS. Sparmanaum. (TS. sīsām + T. 33.551 susakkabağı: (< T. 2865”) Dişbudak ağacı (DS. beyaz çiçekli. susak + kabağı. 2046. su + ? yonca + T. 624) su sarımsağı: (< T. 2. 3701) suvarmılık: (< T. -giller) ki çeneklilerden. tacı beyaz. 2. Nasturium officinale. -si + -giller) Yaprakları iğnemsi olup sarmal dizilişli. nadiren çalımsı bir bitki familyası. 2046) su teresi: (< T. DS. -i) Su kamışıgillerden. GBAA. 2044. su kenarlarında yetişen. (TS. 3702. Taxodiaceae. DS. 133) su yoncası: (< T. 622. sıcak bölgelerde yetişen küçük bir bitki. su + Ar. V. BTS. Sesamum indicum. şeridi andıran. otsu. süsen (TBAS. 378”) Su kabağı (DS. 250. MBTS. 10-90 cm uzunlukta. 3619. sīsām) Susamgillerden. X.

-ı) bk. X. K AT. “< Far. zalūk ‘a leech’. 142. çiçekleri kuvvetli kokulu ve türlü renkli. Süleyman + T. sunbul). klorofilli bitki. zanba + T. soğanla üretilen. EYAD. X. nilüfer (TBAS. -ları) Denizlerde. su + Ar. TBAS. otu) Bir tür ot (AVA. 73. 379”) Bir çeşit bitki (DS. 251. 344) süleymencik: (< öz. otsu bir süs bitkisi. 211. sunbul + T. 298. sūde. alg (TS. 3706) Süleyman otu: (< öz. 28. 2047) su zambağı: (< T. 90) sümbül çiçeği: (< Far. GD AT. is. 15-20 cm yükseklikte. 2. ST AT. sütlü + sarı) Kışa kadar kalan bir çeşit sarı incir (DS. 3. Süleyman + T. 3708) sümbül: (< Far. 626. sülük + T. Hyacinthus orientalis. -u) Su yosunlarından. MBTS. yaprak veya tel biçiminde tallı bitkiler alt şubesi. XII. 251) . GBAA. yumru köklü bir bitki (DS. 2852) Hayvanların yediği bir çeşit ot (DS. AAT. Eren. is. 3705) südlüsarı: (< T. tatlı ve durgun sularda. 251) süde: (< Far. 67. 3708) süluğotu: (< Far. 69. taş nanesi (TBAS. (And. OAAD. su + ? yosun + T. DS. çiçeği) bk. otu. 71. BTS. 2047) su yosunu: (< T. 38. söğüt + elması) Söğüt elması da denilen yeşil renkli yaz elması (DS. cık) Kırmızı çiçekli. X. K A. 53.: sünbül. daha çok su yüzeyinde yaşayan. 14. zümbül) Zambakgillerden. (TS.552 su yosunları: (< T. 68. 2. 3705) süğüt elması: (< T. 2. şalūk. Ağz. üşniye. 4842. 2049. çok yıllık. su + ? yosun + T. X. X. algler (TS.

sürme + Yun. X. 2052. sıcak bölgelerde yetişen ve çiçek saplarından süpürge yapılan. TBAS. 3697. sünbül-i Rūmį) bk. işlenmemiş topraklar üzerinde yetişen. sülük. 252. süpürge + darısı) Buğdaygillerden. 3717) süpürge: (< T. darıya benzeyen bir bitki (TS. manitari + T. -ı) bk. 792) Yabanıl mısır (DS. 422). süpürge + çalısı) bk. sipir-. Eren. sarı çiçekli ve çok yıllık bir bitkidir. süğünük. süpürge + ? T. sümbül (TBAS. 3675. 3715. 251) süngüllük: (< T. sünüklük ?. sünük) Mantar (DS.553 sümbül-ü Rūmî: (< Far. 4713) sürmeli: (< T. 252) süpürge otu: (< T. 379). süpürge otu.: söğünük. Ağz. X. XII. Chamaecytisus austriacus. 2. X. 3712) sünük: (< T. Erica. kışın yaprağını dökmeyen. çalı görünüşünde bir bitki. sunter. (And. 3729) sünter: (< kökenini bilmiyoruz. 3582. 2. sürmeli) Bir çeşit buğday (DS. (TBAS. süpürge + otu) Fundagillerden. 2052) süpürge kamışı: (< T. kamış + T. 2056) . 2. süğüllik. kamış (TBAS. 2. X. (TS. DS. dallarından kaba süpürge yapılan. 3706. X. Ağz. çavdara benzer bir çeşit sert buğday (DS. sümter) Kırmızı renkli. süynük) Ihlamur ağacı (DS. 3716. Nişanyan. . 3716) süpsöber: (< ? ) Mantar (DS. süpürgelik) 15–70 cm yükseklikte. süğnük. süpürge < ET. 2052) süpürge darısı: (< T. Clauson. 3717) süpürge çalısı: (< T. kökünden ağızlık. çalı görünüşünde. çiçekleri küçük bir çana benzeyen. (TS. 3722) sürme mantarıgiller: (< T. (And.: seniter. X. -ı + -giller) Sürme mantarlarından bir familya (TS. 252) süpürgelik: (< T.

3725) süs bitkisi: (< ? süs + T.554 sürme mantarları: (< T. 3722) sürtmeğ: (< T. yaprakları kılıç biçiminde. XII. X. 2. Nişanyan. 250. 2. otsu nadiren çalı formunda olan bitkiler (TS. -i) Acı olmayan. -giller) Bir çeneklilerden. sūsen ~ Aram. soğanlı ya da soğansı gövdeli./Far. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak da yetiştirilen. 2. X. şūşan/şūşanā ~ Akad. kapsül tipi meyveleri olan. yaprakları kılıç şeklinde. 3725) . yalnız rengi için yemeklerde kullanılan kırmızı biber (DS. çiçekleri ışınsal ya da tek simetrili. 2059. BTS. bitkisi) Yerleşim bölgesinde iç ve dış dekorasyonu sağlayan bitki (TS. özellikle tahılların dokularında yaşayan sürme veya rastık denilen hastalığı yapan. alt ve üst yüzü ayırt edilemeyen. 2. rizomlu. çanak ve taç yaprak ayrımı olmayan. manitari + T. 2059) süsen: (< Ar. 252. bazitli asalak mantarlar takımı (TS. sürtmek) Mayıs ayının sonlarına doğru çöllerde yetişen. gövdesinin kabuğu soyularak yenilen bir çeşit bitki (DS. pipéri + T./Far. ovaryum alt durumlu. çok yıllık bir bitki. ülkemizde 6 cins ve 85 kadar türle temsil edilen. kırmızı çiçekler açan bir bitki (DS. sūsen + T. (TS. 424). 2059. X.: sursal) Süsengillerden. TBAS. mezarlıklarda. ris germanica. çok yıllık. -lü + hanım + çiçeği) Yaz kış küçük. 628) süsengiller: (< Ar. BTS. sürme + Yun. şeşanu. Ağz. güzel görünüşlü ve kokulu. 628) süslühanım çiçeği: (< ? süs + T. 4714) süs biberi: (< ? süs + Yun. 2056) sürsülük: (< ? ) Kırmızı alıç (DS. çiçekleri iri ve mor renkli. (And. -ları) Bitkilerin.

DS. 2. 2060) sütleğen: (< T. KMYA. (TS. XII. 3727) sütlü kengel: (< T. iki çenekli. kekre ve yakıcı bir öz su bulunan. sütleğen. (And. Güney Amerika ormanlarında yetişen. 253. DS. 700 kadar türü bilinen. sütlü öz suyu çok olan bitki. (TS. nadiren karşılıklı dizili. 2. yaprakları basit. Euphorbia. 344. sütlüce) Düğün çiçeği (TS.555 süt ağacı: (< T. “< s t. 2. sütlü + ot) Çuha çiçeğigillerden. X. kenger) Deve dikeni (TS. süt+le-ğen “çok süt veren”) Sütleğengillerden. 4715. X. bir veya çok yıllık bir bitki. 4710) sütlüce: (< T. sütleğen + -giller) ki çeneklilerden. ballıbaba (DS. yaprakları salata gibi yenilen bir bitki. 2062) . almaşlı. X. 3726. Kuzey Amerika’da yetişen. 3727) sütlücen: (< T. 2. AVA. Glaux maritima. süt + otu) Süt otugillerden. Ağz. (TS. Galactodendron. süt + ağacı. BTS. 2. TBAS. 628. bazı türleri sebze olarak kullanılan. Eren. 380”) Isırgangillerden. manyok gibi önemli bitkileri içine alan bir familya. şizokarp tipte meyveleri olan. DS. 628) sütlübiyan: (< T. (TS. 2061. 3727. sütlücen) Bir çeşit ilkbahar bitkisi (DS. X. 2061. Polygala vulgaris. BTS. kökleri hekimlikte kullanılan otsu bir bitki. 2061) süt otugiller: (< T. 2. 2061) süt otu: (< T.: süddübiyan) Yaprak ya da sapı kırılınca sütü çıkan bir çeşit ot. 315) sütleğengiller: (< T. bazılarından boyar madde elde edilen. ayrı taç yapraklı çiçekli bitkiler familyası (TS. sütlü + Far. DS. 2061. süt + otu + -giller) Sarılgan gövdeli ot ve çalıları içine alan. 2061) sütlü ot: (< T. (TS. sütlü + ? meyan). yaprak sap ve köklerinde süt görünüşlü. 2. XII. 2. verdiği öz su türlerine göre hekimlikte ve sanayide kullanılan. kauçuk. kelime sonundaki –t’nin Moğolca bir çokluk eki olduğunu söyler: Eren.

çiçekleri hekimlikte kullanılan. tuğu. şihābî). 3734. tarla ve yol kenarlarında yetişen. MBTS. ağlayangelin (TBAS. çok yıllık ve otsu bir bitki. “< şakrak < şakı-. şābı) ri taneli. TBAS. 630. sert. X. 2067) şahtuğu: (< Far. MBTS. 3735) şahteregiller: (< Far. kırmızı özlü bir çeşit buğday (DS. Fumaria officinalis. parçalı yapraklı. 2067.: şaabı. (And. 3. (tilki kişnişi). TBAS. şakrak + Yun. geç olgunlaşan bir çeşit kırmızı üzüm (DS. (TS. X. (And. Ağz. şahterre + T. 255. XII. evlek mantarı (TBAS. 3732. -giller) ki çeneklilerden. X. DS. 3196”) bk. olgunlaştığında sarı renkli. -man) Parlak. X. aslanpençesi (TBAS. şahterre) Şahteregillerden. büyükçe çekirdekli. 2. şahtere ve benzeri türleri içine alan küçük bir bitki familyası (TS. X. 2897). şāh + ten) bk. 4662) şahman: (< Far. X. “< ET. 3734) şahten: (< Far. 20-40 cm yükseklikte. mayhoş bir meyve (DS. 255) şahtere: (< Far. 255) şakatur: (< ? ) Eriğe benzeyen. şāh + T. iri yapraklı bir çeşit ot (DS. 255) şahab: (< Ar. 255) şahabî: (< Ar. BTS. şāh + T. -ı. şihāb. 3735) . 426”) bk. 3732) şabir: (< ? ) nce saz otu (DS. sert. X. manitari + T. Ağz. 3732) şagrak mantarı: (< T. tū . 3732) şabılat: (< ? ) Tarlada biten. 2.556 -Şşabbalıt: (< ? ) Şeftali (DS. DS. X. 3. Nişanyan.: şabah) Badem (DS.

3736) şakşak: (< şakşak “ses taklidi”. Dağlarda biten. III. şa ā’i + T. 238. 2070. 383). şa ā’i ) Düğün çiçeğigillerden. 630) şakıldak: (< şak “ses taklidi” + T. 2.557 şakayık: (< Ar. Sarı çiçekli bir bitki. MBTS. 3739) . 3522) şalgam: (< Far. insan ve hayvanlar için besin olarak kullanılan etli ve tatlı kökü olan bir bitki. şal am. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. 3738. yeşil renkli orta büyüklükte bir çeşit armut (DS.: şakık. EYAD. çok yıllık güzel bir süs bitkisi. Erz. DS. çakılgan). MBTS. -u) Kışın yetişen. 630. 42. şakok. (And. OAAD. çiçekleri türlü renkte.: şakşaka) Fındık (DS. (TS. (And. meyve kabuğu etli olan. X. GBAA. X. 289. 3737) şakşakı: (< şakşak + -ı). . X.: çalgam. şağlom. Ağz. 383. 258. otsu ya da çalımsı bitkiler (BTS. ülkemizde 6 türü bulunan. yenilebilir bir ot (DS. -ıldak) Kabuğundan sele. 2. (And. 4722..Y. şal am + emrūd + T. 2. X. Eren. DS. 3733. X. 97) şalgam armudu: (< Far. Ağz. 204) şalak: (< kökenini bilmiyoruz. Eren. 2905). XII. şēlim) Turpgillerden. KBAYA. X. (And. -giller) Yaprakları birleşik ve almaşlı dizilişli. Ağz. X. 3738) şakuk: (< şakuk < şak “ses taklidi”). 2069) şakayıkgiller: (< Ar. Ağz. (turp lahanası).. 497.: şakgalham. 3736) şakkalgan: (< T. BTS. (TS. şalaħ) Kabuğu kıllıca olan ham kavun. Paeonia mascula. 3. şağlam. kelek (Krş. çok yıllık. ekşimsi. şakkalhan) Ayçiçeği (DS. 2904) 1. DS.: salak.A. X. (And. Ağz. erkek organları çok sayıda ve sarmal dizilişli. AAT. Brassica rapa. şakkalham. şakuka) Bir armut türü (DS. 3. sepet örülebilen bir ağaç (DS.A.

bir yıllık.. Cucumis dudaim. lezzetli ve küçük bir kavun görünüşünde olan. 3741) Şam fıstığı: (< öz. (TBAS. 3740) şamakı tut: (< ? şamakı + Far. Güzel kokulu bir tür küçük kavun. X. X. . -ı) Antep fıstığı (TS. şām + Ar.: şamama. şimama) 1.A. 2071. III. şememe. şemelek. 256) şamak: (< ? ) Su kıyılarında. Şam + Ar. sürünücü ve sarı çiçekli bir tür. XII. 4719. şangalak < şang+alak) Yer elması (DS. şemāme. Ağz. is. X. (DS. Gaz. Ağz. X. 3740) şamama: (< Ar. -sı) bk. Şam üzümü (DS. Şam + Ar. şāl < Hint. is. darı) Mısır (DS. 2071).-î + Far. 2. TS. şemen. tūt) Hafifçe moraran bir çeşit dut (DS. 3742) Şam razakısı: (< öz. şamom. şalgaba) Meyveleri 2-4 cm çapında. DS. kabağı). 3741) şamik: (< ? ) Domates (DS.. 2. Şam + T.558 şal kabağı: (< Far. acı. X. 3742) Şam üzümü: (< öz. otsu. X. tūt) Kara dut (DS. fustu + T. 2. bataklıklarda top top büyüyen yuvarlak gövdeli saz (DS. üzümü) Kalın kabuklu bir çeşit üzüm (Şam razakısı). + T. Erz. (TS. 3741) şampurt: (< ? ) Yer elması (DS. III. Kavuna benzer bir yıllık otsu ve sürüngen bir bitki. KBAYA.A. şām + T. 2072) şamı tud: (< Far. X. X.: şalkaba. 292. 3742) şangalak: (< T. is. (And. 3742) . rāzi į + T. 639. 204) şamdarı: (< Far. Cucumis trigonus. X. (And. 2.

EYAD. 3753) şebboy: (< Far. şaplak) Deveşaplağı da denilen boz renkli.: çefdeli. X. Nişanyan. 631) şefit: (< ? ) Kızılcık (DS. 638. III. tatlı ve sulu meyvesi olan. ST AT. X. DS. AAT. 35. 3750) şatır arpa: (< Ar. bazı kültür formları süs bitkisi olarak yetiştirilen. GD AT. X. ılıman bölgelerde yetişen. Eren. şefdali. 3756. T YA. 1106. otsu ve turuncu çiçekli bir bitkidir. 87. 2910”) Havuç (DS. 3744) şaptal: (< ? ) Kayısı (DS. arpa) Dayanıklı bir çeşit arpa (DS. BTS. Cheiranthus cheiri. 2. şeh + T. şeh + Ar. şevteli) Gülgiller familyasından. 3747) şark çöveni: (< Ar. 1155. 30. 2081.. çok yıllık. Gaz. BTS. 8-10 m yükseklikte. 3. çevtali. DS. 2. 121. şar + ? çöven + T. X. MBTS. -i) bk. 429. ana vatanı Çin olup ülkemizde de kültürü yapılan. şevtali. 247) şehduran: (< Far. TS. DA. duran) bk.559 şaplak: (< T. (TBAS. 2081. şefteli. 179. şeb-būy “gece kokan”) Turpgiller familyasına ait. (And. 270. X. 14. şefdelü. 171. 3750) şarmuk: (< ? ) Ballıbaba (DS. şa’r + T. 36. X. şefdeli. 263. aslanpençesi (TBAS. “< Ar. büyük yapraklı bir ot (DS. Ağz. 50 cm kadar yükselebilen. otu) Bir metre boyunda söğüt yaprağına benzer yaprakları olan ve hayvan yemi olarak kullanılan kokulu bir ot (DS. 631. GBAA. 256. K AT. -lık. Persica vulgaris. 3756) . X. pembe renkli bir ağaç. 256) şarlık: (< Ar. 385). 257) şehmelik otu: (< Far.A. 312. III. (TS. melik + T. X. şeft-ālū. şaŧ r + T. 3756) şeftali: (< Far. DS. 51. şa’r ‘kıl’. III. 256. çöven (TBAS.

Adana ve civarında kültürü yapılan. etli kökünden şeker elde edilen. rizomlu. 2083. 257) şeker fasulyesi: (< Far. -si) Badıcı etli. çok yıllık bir bitki. -li + ot) 15-50 cm yükseklikte. 2083) şekeri: (< Far. TBAS. 3757) şeker kamışı: (< Far. Hovenia dulcis. şeker + Erm. -ı) Ispanakgillerden. 2. üzümsü meyvesinden şarapları boyamak için kırmızı boya çıkarılan çok yıllık. 2082. kamış + T. T YA. 2. 2. -ci + boyası + -giller) Ispanaklar takımına giren. 257) şekerci boyası: (< Far. otsu bir bitki.560 şeker ağacı: (< Far. fasulia + T. 8-10 m yükseklikte. 257) şeker pancarı: (< Far. şeker + Ar. 2. kökü iç sürdürücü olarak kullanılan. tüylü. şeker + ? T. 3757) . şeker + T. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 2083. X. bitkileri içine alan bir bitki familyası (TS. şeklî) Havuç (DS. 10 m ye kadar uzayabilen. BTS. şeker + Yun. Beta vulgaris var rapa. -î) Çok tatlı. öz suyundan şeker çıkarılan. (TS. şeker + T. Kastamonu köylerinde toprak üstü kısmı su ile kaynatılır ve elde edilen su hülasa tatlandırıcı olarak kullanılır. yeşilimsi beyaz çiçekli bir ağaçtır. X. 2-3 m yükseklikte. Saccarum officinarum. BTS. 631. 2. tohumu yuvarlak ve beyaz bir tür fasulye (TS. 2083) şekerci çöveni: (< Far. (TS. 227. iki yıllık. ci + ? çöven + T. çöven (TBAS. banjar + T. (TS. TBAS. 2. -i) bk. şeker + T. KMYA. ufak bir çeşit armut (DS. 283) şekli: (< Ar. şekerci boyası vb. çok yıllık. Inula oculus-christi. şeker + T. ağacı) Vatanı Doğu Asya olmakla beraber Güney Anadolu’da bazı bahçelerde yetiştirilen. 631) şekerli ot: (< Far. (TBAS. şeker + T. -ı) Buğdaygillerden. yumrulu. ci + boyası) Şekerci boyasıgillerden. Phytolacca americana. 257) şekerci boyasıgiller: (< Far. 2083. beyaz veya yeşilimtırak renkli çiçekli bir bitki. otsu. çiçekleri salkım durumunda başakçıklar oluşturan. (TS.

sapı sarılgan olan. şeyŧān + Far. şekerci boyası (TBAS. DS. 2. Lepiota procera. “< Far. eşek hıyarı (TBAS. X. Ağz. otu) bk. (TBAS. baldıran (TBAS. manitari + T. Bolu ve stanbul civarı ormanlarında yetişen ve yenen bir mantardır. tırmanıcı ve otsu bir bitki. Nişanyan. bir yıllık. 3760. 257) şerbetçi otu: (< Ar. XII. -āver. şemsiyye + T. otu) bk. şevketibostan (TBAS. (And. 257) şemsiye otu: (< Ar. şeyŧān + T. 2. TBAS.: şengar) Acur (DS. tüylü. çiçekleri yumurtamsı kozalaklara dönüşen ve kozalaklarından bira yapımında yararlanılan. Ağz. Yer elması (DS. X. çi + otu) Yaprakları karşılıklı.: şemsamer. boyası) bk. kulağı) Kuzukulağı da denilen yabanıl ot (DS. (And. şevket-i būstān) 35 cm kadar yükselebilen. şemşamel. 257) şevketibostan: (< Far. (TS. -i) bk. 2086. şevket + T. -āver ‘getiren. (TBAS. Cnicus benedictus. şemsiyye + Yun. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir.561 şemsiye mantarı: (< Ar. 3765) . kālak + T. 32”). şems + Far. 258) şeytan elması: (< Ar. şeyŧān + T. 258) şevket otu: (< Ar. -ı) Kuzey Anadolu. çok yıllık. elması) Tatula (TS. şerbet + T. Ayçiçeği . 4722) şenger: (< ? ). şemşamer) 1. X. 2. 258) şeytankulağı: (< Ar. Humulus lupulus. 2090) şeytan keleği: (< Ar. sahip olan’. 257) şemsaver: (< Ar. şerbet + T. 3760) şerbet boyası: (< Ar.

2. şeyŧān + T. TBAS. Bryonia diocia. şeyŧān + Far. 258) şıka: (< Yun. -ı) Kabakgillerden. -i) bk. şeyŧān + T. 2090) şeytanpatlıcanı: (< Ar. zeytūn + T. 223-229) şeytan zeytini: (< Ar. tırmanıcı. 2091. nişastadan oluşan. şı ) Gelincik (DS. 3766) şıkık: (< Ar. 258) şeytanteresi: (< Ar. -ı) Hatmi çiçeği (DS. 2. 2091) şeytan şalgamı: (< Ar. 2. tırnağı) Çan çiçeğigillerden. 2091) şeytantırnağı: (< Ar.562 şeytan otu: (< Ar. otsu. Hayalet şeklindeki çok zor görünen bu bitkiye “şeytan yağı” denilmiştir. yalancı tespih ağacı (TBAS. 3767) şırlop: (< şır + lop “ses taklidi”) ncir (DS. görülmesi oldukça zordur. şal am + T. X. Orta Asya’da ve Akdeniz ülkelerinde yetişen. şeyŧān + Ar. çok yıllık. bādingān + T. şeyŧān + Ar. pis kokulu bitki. kök sapından müshil olarak yararlanılan. Eren. Bupleurum subuliflorum. (Duran. (TS. X. otu) Maydanozgiller familyasından. yağı) Bitkinin gövde ve dallarının çok ince ve dağınık olmasından. (TS. Seabiosa ukranica. (TS. sarı çiçekli. mavi çiçekli çok yıllık bir bitki. küsküt (TS. 3766) şılar: (< ? ) Ham erik (DS. Phyteuma. X. şeyŧān + T. tere + T. 3765) şeytansaçı: (< Ar. şıko veya şıka. kalın köklü. şeyŧān + T. Ferula assafoetida. iri ve etli. nemli yerlerde yetişen. 2. bādincān < Far. saçı) bk. (TS. yeşilimsi sarı çiçekli ve meyveleri olgunlukta siyah renkli olan bir süs bitkisi. birçoğu dağlarda yetişen bir çeşit bitki. 3773) . X. şeyŧān + Far. X. 2091) şeytan yağı: (< Ar. -si) Maydanozgillerden. 385) ncir (DS.

ülkemizde 1 cins ve 2 türle temsil edilen.: şibzi) Kırmızıbiber (DS. 3775) şifan: (< ? ). lokukusit kapsül tipi meyveleri olan. 921) şimşir ağacıgiller: (< Far. (And. ağaç. 3. X. TBAS. çekirdekli) çindeki çekirdekleri oynayan uzun bir çeşit elma (DS. 2097) . Erigeron. 3776. 632) şimşirgiller: (< Far. taç yaprakları olmayan. odunu sarımsı renkli ve çok sert olan. (And. 258. X. (And. taşlık.: şıfan) Yulaf (DS. 2.563 şibiji: (< ? ). 2953) Yaban gülü (DS. XII. 3777) şilop: (< ? ) Yulaf (DS. şemşīr + T. çanak yaprakları dörtlü ve tabanda birleşik. 1-5 m yükseklikte bir ağaççık. nadiren de otsu bitkiler (BTS. 2. Ağz. otu) Demet hâlinde çiçek açan ve küçük bir saraypatına benzeyen otsu bir bitki. 3776) şikirdaklı: (< T. Ağz. çorak bölgelerde kendiliğinden yetişen veya bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. 4724) şifa otu: (< Ar. XII. şemşīr + T. Ağz. X. MBTS. şikār. DS. her dem yeşil. Buxus sempervirens. yaprakları her mevsim yeşil kalan. çalı. ağacı + -giller) Bir ya da iki evcikli. TaS. 3776.: çimşir) Şimşirgillerden. 4726) şikar: (< Far. 3777) şilfuni: (< ? ) Kırmızıya bakan bir çeşit üzüm (DS. 3778) şimşir: (< Far. ovaryum üst durumlu. X. DS. X. -giller) ki çeneklilerden. örnek bitkisi şimşir olan ve şimşir türlerini içine alan bir bitki familyası (TS. X. şemşīr). (TS. 2096. II. (TS. X. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı. 2. 2094) şifi: (< ? ) Fidan (DS. şifā’ + T.

kışın yapraklarını dökmeyen. kırmızı renkli bir çeşit ot. X. olgunlaşınca kararan bir çeşit armut (DS. yaprağı) Tacı oluşturan yaprakçıklardan her biri (TS. sabun otu (DS. 3800. 2958) Sarımsak (DS. daphne “defne”. (And. (And. 3943) tağun: (< ? ) Çitlembik (DS. 3800) tahannebi: (< ? tahan + öz. Prunus laurocerasus.564 şir: (< Far. IX. otu). III. X.: t‘ah‘annebi. küçük çekirdekli. Gaz.: nahtik. X. namtik) Yemeği yapılan. is. X. X. Ağz. X. MBTS. 2111. 3. 238. şį r. XII. şişti) Mürver çiçeği (DS. 3788) şomalop armudu: (< ? şomalop + Far. 3787) şişti: (< T. X. TBAS.. 3786. 2958). Nişanyan. 2. taĥdį + T. 2111) taflan: (< Ar. diflā ~ ? EYun. DS. DS. Ağz. 3238. X. şireder < şį re ‘şıra’. 3784) şirite: (< ? ) lkbaharda açan ak. Nebi). X. 3860. tehennavı. (And. DS. 436) Gülgillerden. (TS.: şileder) Bir çeşit üzüm (DS. tāc + T. 259) . X. 3784) şişarka: (< ? ). çiçekleri salkım durumunda ve beyaz olan. 3790) -Ttaç yaprağı: (< Ar. MBTS. tazeyken yeşil. 3.: şişirka) Biber (DS. Ağz. emrūd + T. sarı. (And./Far. küçük çiçekli bir bitki (DS. 649) tahdik otu: (< Ar. Ağz. 3234. -u) Güz mevsiminde yetişen. X. DS. 2. 3801. ternebi) Uzun. 3798. süs bitkisi olarak bahçelerde yetiştirilen küçük bir ağaç. EYAD. 4728) şireder: (< Far.A. 2-6 m yükseklikte. tatlı bir çeşit üzüm (DS.

X. “< Fr. ak çiçek açan bir çeşit bitki (DS. 3818) tanışman: (< T. “< ET. arpa. X. yemişi) bk. X. 3831) . thalle + T. daħl. X. 3814) tallı bitkiler: (< Fr. X. Erik. tomas) 1. hububat (TS. 2113. Nişanyan. thalle. gövde. lezzet”. 3807) tahta yemişi: (< Far. Eren. Ağz. 562”) bk. 259) tarakdikeni: (< T. “< Ar. tāħte + T. Frenk inciri (TBAS. çavdar. Ağz. 391). 2126) tamas: (< ? ).565 tahıl: (< Ar. 3812) talaşmalaş: (< ? talaş + malaş) Küçük. tarak + dikeni) Ağrı ve sızıları gidermeye yarayan bir çeşit dikenli bitki (DS. DS. tarak + dalı. mısır. 3806) takımcık: (< T. 442. 2. 3. 2. -li ?. 2. tanışman < danışman) Salatası yapılan bir çeşit ot (DS. 3821) tarakdalı: (< T. 3018”) Fındık ağacı (DS. X.: tamaz. 2. Tietze.: takıl) Buğday. yabanıl elma (DS. 3. 2124”) Kök. takalak) Domates (DS. -lı + bitkiler. TS. ŧa’m “tat. dereotu (TBAS. X. tamuş. yulaf. takımcık) Çardak genişliğinde yayılabilen. tar ak < tara-. 259) takalak: (< T. 3808) takulen: (< ? ) Güzel. X. hafif kokulu bir çiçek (DS. Kara erik. Bardak eriği (DS. (And. MBTS. (And. 3817) tamli: (< Ar. yaprak gibi ana organlardan yoksun bulunan ve çoğu asalak veya çürükçül yaşayan ilkel bitkiler topluluğu (TS. X. pirinç gibi ürünlerin genel adı. ŧa’m + T.

395) Defnegillerden bir ağaç. (TS. Eren. 1367. 2. tarma) Asma üzümü (DS. 260) tarma: (< T. 259) tarhun: (< Ar. 2137) tarbaz: (< ? ) Uzun. AVA. 2139. 2138. Dipsacus. yenilebilir bir çeşit mantar (DS. hekimlikte kullanılan. 2. sarı çiçekli ve çok yıllık bir bitkidir.A. çok yıllık ve sarımtırak çiçekli bir bitki. tarla + ? çöven + T. evlek mantarı (TBAS. (TBAS. (TS. 260) tarla sarmaşığı: (< T. -ü) bk. 3833) tarçın: (< Far. 638. Nişanyan. Eren. 395) Birleşikgillerden.566 taraklık: (< T. 79. III. IV. manitari + T. “< ET. 395”) bk. II. 191) tarhana otu: (< Far. tarla + sarmaşığı) bk.A. Çorba ve yemeklere koku vermek için kullanılır. zmir pazarlarında satılır. tarak + otu + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden bir familya (TS. 4740) . 260. 3832) tarak otu: (< T. kuvvetli kokulu. Gaz. 209. 442. otu) 60-100 cm yükseklikte. tarla + Yun. Eren. Ağz. -i.. III. . tarħūn. tarak + otu) Tarak otugillerden otsu bir bitki. XII. kokulu bir çeşit elma (DS.. 260) tarla gülü: (< T. 373. BTS. I. 2137) tarak otugiller: (< T. alvala (DS. ıtırlı. Hippomarathrum cristatum. parçalı yapraklı. dār-ı çīn “Çin ağacı”. mahmude otu (TBAS. tarħāna + T. Erz. taraklık). 2. ETA. 234) tarla mantarı: (< T. < Far. (TS. 2. bitki’. X. 60-120 cm yükseklikte. DS. TBAS. -ı) bk. gul + T. Cinnamomum. Artemisia dracunculus. X. 300) tarla çöveni: (< T. tarla + Far. çöven (TBAS. dārçīn.: daraklık) Acımsı. (And. tarı +-la < tarı ‘ekin.

örnek bitkisi taşkıran otu olan. taşlı + oğ(u)lu + buğdayı) Ak ve büyük taneli bir çeşit buğday (DS. 4741) taş bademi: (< T. -si) 10-50 cm yüksekliğinde. taş + Far. saplarının parçalanmasıyla üreyen bir bitki. 2. taş + Yun. emrūd + T. 2149. 2. 223-229) taş sarımsağı: (< T. taş + Far. -i) Kabuğu çok sert bir tür badem (TS. (TS. (TS. -i) bk. (TS. taş + kıran + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. -ı) Bir tür mantar (TS. Amygdalus graeca. bādām + T. 2500 m den yukarı yerlerde sert kayaları yarıp yetişen bir çiçek. taş + ? kekik + T. Saxifraga. taş + sarımsağı) Genç yaprakları soğan yerine kullanılan bir soğan türü. kaya kekiği (TBAS. Eren. 556”) Kırlarda yetişen bir çeşit armut (DS. Micromeria fruticosa. Clauson. 2149) taşkırangiller: (< T. 2. na’nā’ + T. 396. 2150. 260) taş piyamı: (< T. X. tüylü ve çok yıllık. (TS. 2150) .567 taşarmudu: (< T. TBAS. 2. bazı türleri süs bitkisi olarak yetiştirilen. 641) taşkıran otu: (< T. taş + kıran + otu) Taşkırangillerden. tāş. Yetişme ortamının özelliğine göre bu bitki taş piyamı (taş bademi) şeklinde isimlendirilmiştir. -u. bir ya da çok yıllık. bādām + T. taş + Ar. Allium scorodoprasum. XII. 2. ülkemizde 3 cins ve 22 türle temsil edilen. BTS. Leontopodium alpinum. 2147) taş kekiği: (< T. 2149) taşlıoğlu buğdayı: (< T. taş + kıran + çiçeği) Taşkırangillerden. (Duran. “< ET. 2149) taş nanesi: (< T. otsu bitkiler familyası (TS. 2. manitari + T. 3841) taş mantarı: (< T. taş + Far. nane kokulu. -ı) Bu bitki taşlık alanlar ile kaya çatlaklarında yetişmektedir. 2. beyaz çiçekli bir bitki. 260) taşkıran çiçeği: (< T.

15-40 cm yükseklikte. (DS. Lxiolirion tataricum. tatlı + kök) bk. Tatar + T. 3844) tatlıgöbek: (< T. BTS. tatlı + Far. 3844) tatlı: (< T. küçük ve ak çiçekli. kaynatılarak içilen. (And. X.: tatlı biyan) bk. is. 641) tatıramba: (< ? ). meyan kökü (TBAS.: dadiranba) Isırgan otuna benzer yaprakları olan. 2. 3844) tatlı bayram: (< T. IV. tatlı + su + gelinciği) Tatlı sularda biten bir tür gelincik (TS. Ağz. X. kenger (TBAS. (TBAS. rāvend) bk. 2. X. tatlı elması (DS. 261. tatlı + ? meyan). 1320. yumrulu.568 tatarbaşı: (< öz. yazın yetişen bir çeşit elma (tatlıgöbek). is. çok yıllık. kenger) bk. tatlı) ncir (DS. X. 3842) tatarcık: (< öz. mavi veya morumsu mavi çiçekli bir bitkidir. başı) çi yenilebilen bir diken (DS. 2153) tatlı ravent: (< T. ışgın (TBAS. kokulu bir bitki (DS. 2153) . līmūn / Ar. DS. 261) tatlı su gelinciği: (< T. (And. 3844) tatlı kenger: (< T. 260) tatlı elması: (< T. 261) tatlı kök: (< T. Tatar + T. meyan kökü (TBAS. Ağz. tatlı + Far. otsu. -cık) Amaryllidaceae familyasından. 261) tatlı limon: (< T. leymūn) Suyu tatlı olan bir tür limon (TS. tatlı + Far. tatlı + elması) Yeşil renkli. X. tatlı + göbek) bk.

tavşan + Yun. küremsi şekilli. 2156) tavşancıl otu: (< T. ŧ ā‘ūn + T. otsu. körpesi bazı yerlerde hayvan yemi olarak kullanılan. tavşancıl + otu) Maydanozgillerden. bir yıllık ve otsu bir bitki. 3848) tavşan elması: (< T. tavşan + elması). “< ET. 3848) tavşanfasulyesi: (< T. Ağz. X. tavşan + bıyığı) Bir yonca türü (TS. Datura stramonium. Heracleum. 2154. tatüle) Patlıcangillerden. X. 2156) tavşanbaşı: (< T. 3842. 397”) Pembe renkli bir tür çiçek (TS. 3848) . X. tavşanların yediği dikenli ve beyaz çiçekli bir bitki.‘koşmak. Eren. DS. 2. X. TBAS. Ağz. 2. 1382. (TBAS. datura). çok yıllık. 3845) taun otu: (< Ar. 3 m kadar yükselebilen. atlamak. (And. 262) tavşançakıldağı: (< T. -si) Taneleri kurutularak yenen ve ağaca sarılmadan yetişen bir çeşit fasulye (DS. 2. Bir çeşit büyük armut. fasulia + T. Bir çeşit ayva (DS. 282) tavşanağzı: (< T. (TS. IV. 1-2 m yükseklikte. otu) bk. 2. yavşan otu (TBAS. nemli yerlerde yetişen. tavışgan < tavış-/tabış. sıçramak’ + . DS. Bir çeşit elma. 2.: tatala. tavşan + çakıldağı) Sarı çiçekleri olan küçük bir ağaç (DS. (TS. çiçekleri beyaz veya mor renkte.: davşan elması) Meyveleri 5-7 mm çapında. tavşan + başı) 1. DS.569 tatula: (< Fr. 3848) tavşanbıyığı: (< T.an. 3. meyveleri dikenli. tavşan + ağ(ı)zı. 2156. beyaz çiçekli ve kuvvetli kokulu bir bitki. 262. X. 261) tavşan: (< ? ) bk. canavar otu (TBAS. (And. Pyracantha coccinea.

siklamen. pāçak + T. tavuk + Yun. 263) tavşantopuğu: (< T. otu) 1. 3850) . yaban mersini. tavşan + Far. manitari + T. çalı görünüşünde. Camotu. pā-çe + T. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. 262) tavşankulağı: (< T. 2156) tavşanmemesi: (< T. 263) tavuk otu: (< ? T. kışın yapraklarını dökmeyen bir ağaççık. (TBAS. çok yıllık bir bitki. güzel kokulu. 3849) tavşanpaçası: (< T. “~ ET. 40 cm boyunda. domuzağırşağı (TBAS. Sternbergia sicula. meyveleri küre biçiminde ve kırmızı renkli. kışın yaprak dökmeyen. takağu tavuk “Kökenini bilmiyoruz”. tavşan elması (DS. 2. tavşan + Yun. buhurumeryem. 3.570 tavşan kirazı: (< T. (TBAS. tavşan + Far. tavuk + OFar. -ı) bk. pazarlarda satılır ve halk tarafından yenir. X. -ı. 2. Böreğe konulan bir çeşit ot (DS. Bolu ve stanbul bölgelerinde yetişir. takığu ~ OT. X. tavuk + T. 3057”) Karadeniz bölgesi. 2. kalp biçiminde geniş yapraklı. Kırlarda biten. X. tavşan + kulağı) Çuha çiçeğigillerden. kökü soyularak yenilen bir çeşit yabanıl ot (DS. 263) tavuk çiçeği: (< ? T. tavşan + topuğu) 1. tavuk + çiçeği) Batı Anadolu bölgesinde yetişen. -ı + Yun. sarı çiçekli. tavukbacağı mantarı (TBAS. 263) tavuk mantarı: (< ? T. Ruscus aculeatus. 2156) tavşan meyvesi: (< T. manitari + T. MBTS. sarı kır çiçeği. Cantharellus cibarius. 2. Top biçiminde. kerasi + T. pembe. Ruscus aculeatus. -sı) bk. beyaz. -ı) 20-50 cm yükseklikte. serçedili. (TS. Stellarie media coryophllaceae. tavşan + memesi) 30-100 cm yükseklikte. yaprak biçimindeki dalları sert ve batıcı olan. (TS. (TBAS. 3849) tavukbacağı mantarı: (< ? T. mīva + T. -si) bk. Eren. Cyclamen. yumrulu. 398. şarap rengi çiçekli bir bitki.

4745) tefarik: (< Ar. büyük yapraklı ve beyaz çiçekli bir bitki. tek + çekirdek) Az çekirdekli. ananasgiller. 3244. 3861.571 tavukpençesi: (< ? T. tahnal. tavuk + Far. Yaprak (DS. tefrün. teber. 643) . (And. BTS. 2157) tavukyastığı: (< ? T. X. X.: nehtel. 2. IX. XII. 4745) tebik: (< ? ). fasulia) Fasulye bitkisinin taze ve turfanda olanı (TS. yastığı) bk. (TS. Ağz. tek + ? çenek + T. -liler. 3150) 1. Ağz. 2. 3. 555”) Buğdaygiller. 3858) tehnel: (< ? ). XII. teynel) Defne (DS. pençe + T. 3862) tek çenekliler: (< T. 3. tenhel. MBTS. MBTS. 2159) teberze: (< teberze < Far. muzgiller gibi bitkilerin önemli bir sınıfı. tefārī ) 60-100 cm yüksekliğinde. (TS. 1. zambakgiller. 214) tekçekirdek: (< T. X. çok tatlı kayısı (DS. 2. 3066) Kurutmaya elverişli. (And. X. 263) taze fasulye: (< Far. -si) Tropikal bölgelerin karakteristik çim bitkisi (TS. tāze + Yun. MBTS. 3801. Ebegümeci (DS. ncir. 2.: tebük) 1. 263) tee: (< ? ) Dağlarda yetişen bir çeşit yabanıl ağaç (DS. iri taneli bir çeşit ak üzüm (DS. TBAS. 2. 2170. 3855. 2166) tefek: (< teğek < teğ ‘asma’ ve +ek ‘küçültme eki’.Asma. tavuk + T. salepgiller. “< ? çenek. TBAS. palmiyeler. 3856. 2. gıvışgan otu (TBAS. Pogostemon patchouly. DS.

DS. X. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. DS. MBTS. 3865) teknecik: (< ? tekne + T. dikenli. 4747) tekerelması: (< T. TBAS. TBAS. 264) teknegöt: (< ? tekne + T. X. sulu. kökleri sebze olarak kullanılan. yüksek çalı biçiminde. -ı) Yaban pancarı (DS. DS. Tragopogon porrifolius. ce) Bir çeşit ot (DS. MBTS. X. 2170. DS. X. yumuşak ve geniş yapraklı bir bitki (DS. (TBAS. 3088”) Yeşil renkli. Medicago orbicularis. 3. (And. 4747) teke dikeni: (< ? teke + T. 1407. banjar + T. X. tel + T. çok sulu bir çeşit armut (DS.: tekercen. 3863) tekesakalı: (< ? teke + T.572 tekecen: (< ? teke + T. 264) tekel: (< T. 3088”). yassı bir çeşit elma (DS. dikeni) Patlıcangiller familyasından. 3094) Kavurması ya da bulgurla karışık çorbası yapılan. otsu bir bitki. MBTS. DS. “< tekne ‘kökü belli değildir’. tel. XII. tekesakallı. 3864) tekkeş: (< ? ) Sulak yerlerde yetişen. tegre ‘teker’. “< teke ‘kökü belli değildir’. IV. 264. 3868) . 2172. X. 3863. tekkesakalı. 3867) telçe: (< Erm. 3092”) Bir yıllık. büyük. Ağz. 3. X. X. Türkiye’de 20 kadar türü bulunan. X. al saplı ince ve küçük yapraklı bir çeşit ot (DS. tırmanıcı ve mor çiçekli bir bitki. XII. “< ET. cik.: dekesakalı. teker + elması. 3865. Ağz. 3. 3866) tel: (< Erm. MBTS. (TS. sakalı). tekilcan) Tarlalarda biten ve yenilebilen bir çeşit ot (DS. X. teksakal) Birleşikgillerden. (And. göt) Yassı. 2. -cen. bir veya çok yıllık. 3863. tekersakalı. 2. 3. mor veya sarı çiçekli. küçük bir çeşit armut (DS. 3863) tekelpancarı: (< T. tek + el) Kırlarda biten. (TS. tek + el + Erm.

temśį l. mavi veya pembe çiçekli bir süs bitkisi. X. güveyfeneri (TBAS. X. tel + T. 264) telgömlek: (< Erm. X. 3097”) bk. “< ET. -ı) 20-150 cm yükseklikte. yaprakları etli. (TBAS. çiçeği) Bir çeneklilerden. otsu. bazı türlerinde yaprakların alt ve üst yüzü mor ve gümüşî yollu. pembe çiçekli bir bitki (DS. 264. 4749) tellice: (< Erm. temriye < temregü + otu) bk. bir yıllık. 3872) tel pancarı: (< Erm. tepelik “?”) Yumuşak toprakta yetişen.A. 3.. MBTS. 3883) . temregü < *temre-gü < temür. 2180) teli: (< ? ) Diken (DS. III. télégraphe + T. 3. 2. tüylü ve yabanıl bir çeşit ot. küçük yapraklı. 3876) temsil: (< Ar. (TS. XII. X. otu. MBTS. –lice) Küçük taneli mantar (DS. 3872) telot: (< Erm. DS. 3870) telgraf çiçeği: (< Fr. X. temre otu (DS. uçları sivri. tel + T. 4750) tenbilik: (< ? ) Patates (DS. yapraksız. 3109) Mercimek (DS. X. 3. XII. yemeği yapılan. tel + banjar + T. boğumlu sarkık dallı.573 teleme otu: (< ? teleme + T. 3109”) Temriye hastalığını iyileştirmek için kullanılan. küçük ve çok yapraklı. 3876) temrekil otu: (< T. 305) temre otu: (< T. gömlek) Büyük bir çeşit armut (DS. beyaz. “< teleme < deleme ‘kökü belli değildir’. . MBTS. 3877) tepenik: (< T. sulu bir çeşit ot (DS. 4749. tel + T. temriye + otu. X. XII. Tradescantia. bir çeşit yabanıl bitki (DS. ot) Tel gibi ince dallı. Chenopodium album. Erz.

fındıktan büyük meyvesi olan ve çekirdeğinin içindeki ak madde sabun gibi kullanılabilen bir çeşit çalı (DS. 3891. pembe bir çeşit üzüm. teper + otu). Çin leylâğı. 267. ters + kulak. 4753) terme: (< kökenini bilmiyoruz. V. Lepidium. X. 2. tergönek. Ağz. 3895) tesçe: (< ? ) Bir çeşit kara üzüm (DS. 3130”) Bir çeşit mantar (DS. al ya da sarı renkli bir çeşit elma. tesbīĥ + T. Ağz. 649. Lupinus albus. (And. 265. 1432. tevsi < Çin. 3792) tergömlek: (< T. X.: tergömek. (And. 404) Turpgillerden. X.574 teperotu: (< T.. boz yapraklı. tere. MBTS. 2205) . XII. kabukları ateş düşürücü bir ağaç. 3896) tespih ağacı: (< Ar. X. DS. MBTS. 3120) Dağlarda yetişen. BTS. X. nce kabuklu. IV. DS. (And. tepelotu) Havuç (DS. DS. 3129) Yabanıl turp (DS. MBTS. 3891. 309. 3. Eren. 4754) terskulak: (< T. XII. 386.: teberotu. 3887) tercan: (< ? ) Kırmızı buğday (DS. 3135). ağacı) Tespih ağacıgillerden. Hindistan’da ve Avrupa’nın sıcak bölgelerinde yetişen. (TBAS. ters. 2. 3888) tere: (< Far. TaS. 4754) tesbi: (< Ar. bir yıllık ve otsu bir bitkidir. X. Eren. DS. temriye < temregü). 2197. “< ET. baharlı bir bitki. 3. (TS. 3.: tespi) Yaylalarda yetişen. beyaz çiçekli.: tirmis) 100 cm kadar yükselebilen. tergöynek) 1. X. II. 2. tek yıllık. meyvesi zehirli. 3. MBTS. 4753. 3. nce kabuklu kabak (DS. yaprakları salata olarak yenen. bir ya da iki metre boyunda. fındık biçimindeki meyvesi su ile köpüren bir çeşit ağaç (DS. ter + gömlek). (And. tüylü. (TS. nce kabuklu. 3893) termiye: (< T. ETA. GD AT. X. Ağz. 3883) tepsi: (< ET. XII. DS. XII. Ağz. 404. tesbį ’.

2. 3. Styrax officinalis. (TBAS. -lı + ekşi) Bir çeşit limon (DS. X. 222) tıkan: (< T. MBTS. 3896. X. X. 3925) . XII. 2205) tespihlik: (< Ar. 3167) Bir çeşit dikenli bitki (DS. otsu bir bitki.: tıhı. ağacı + -giller) ki çeneklilerden. 165) tevris: (< Ar. 3147”) Kayalık yerlerde yetişen ve boyasından yararlanılan bir çeşit bitki (DS. 3923) tırtlıeşki: (< ? tırt + T. tıhıl)Domates (DS. 3910) tıktıkı: (< tık + tıkı “ses taklidi”) Ham incir (DS. “< tetir ‘kökü belli değildir’. tıkıç) Dolgun. otu) Meyvelerinden tespih yapmak için yararlanılan. X. tarmak. 3. MBTS. Coix lacrima-jobi. -li. 3912) tırmık: (< T. (DS. MBTS. -lik) Ayı fındığı ağacı. 3900) tevenk: (< teğek < teğ ‘asma’ ve +ek ‘küçültme eki’. 265) tespih otu: (< Ar. tıkan). tıbbî + Yun. 4761) tırmut: (< ? ) Yenilen mantar (DS. tesbīĥ + T. tespih ağacı ve maun ağacı ile benzer cinsleri içine alan bir bitki familyası (TS. 3909) tıkıç: (< T. tesbīĥ + T. Ağz. bir yıllık. X. tesbīĥ + T. 3150) Bir çeşit üzüm (EYAD. yuvarlak fasulye (DS. TBAS. 265) tetirli: (< ? tetir + T. X.575 tespih ağacıgiller: (< Ar. 3. 3. 3153) Domates (DS. papatya (TBAS. tırmık < ET. papadia) bk. 3903) tıbbî papatya: (< Ar. X. X. MBTS. tevrįś. (And.

otsu bir bitki. DS.: dilkü üzümü) Meyveleri olgunlukta siyah renkli. Nişanyan. hoşkuran. Paris incompleta. 2. -i) bk. 459) Oval taneli bir çeşit üzüm. tiryākī. çobankaldıran (TBAS. Timur + T.: tomun) Kara erik (DS. 2. Clauson. Ağz. top ?) 1. 2. zamanla havada kendiliğinden koyulaşan bir sıcak iklim ağacı. X. 2226) tiryaki: (< Far. dikeni) bk. X. Tectona grandis. üçgül (TS. ağacı) Çift çeneklilerden. Turp (DS. yuvarlak. dalları yeşil renkli ve dikenli bir bitkidir. X. Maranthus. 2. Birleşikgillerden. 619) Yosun (DS. (TS. triphyllon) Yabanî yonca. Ağz. 3936) tip: (< T. teck. 266) tilkikuyruğu: (< T. razakı üzümü (DS. 2. (TS. Tietze. şahtere (TBAS. X. Pancar. 1156) tilye: (< ? ) Ihlamur (DS. Uzun salkımlı bir çeşit üzüm (TS. çok yıllık. ekşi. 3933. tilki + Far. 498. 4762) tilki kişnişi: (< T. 2224) tilkişen: (< ? ) Meyveleri küre biçiminde ve olgunlukta siyah renkli olan. tilki + kuyruğu) 1. 2224. TBAS. 2223) tilki: (< ET. TaS. 3958) Timur dikeni: (< öz. Asparagus acutifolius. X. (TBAS. 267) tinton: (< tin + ton) Ahlata benzer. çok yıllık. tilkü. yabanıl bir çeşit meyve (DS. 267) tilki üzümü: (< T. 3936) tirfil: (< Yun. 2. 3932) timun: (< ? ). is. (And. tek < Port. (And. II. teca + T. 3940) . hekimlikte kullanılan bir bitki. 267. gişnīz + T. korunga. tilki + üzümü). doğal rengi sarı. XII.576 tik ağacı: (< Fr. X. kaplamada kerestesinden yararlanılan.

3941) tohumlu bitkiler: (< Far. X. 2. tokalı + oğ(u)lu. 410) Üç yapraklı. tokalı + ? dücük) Bitkinin çiçek durumu yuvarlak tokalara benzemektedir. tokımak. 2227) titrekotu: (< T. toklı. Eren. 4765) tokalı dücük: (< T. çiçekli bitkiler (TS. Japonya ve Türkiye’nin bütün orman bölgelerinde yetişen. “< ET. toku < ? tokımak. 4766) tok buğday: (< T. titrek + kavak) Bütün Avrupa. 460”) Kara. X. 267) titrek kavak: (< T. 3941. 3948) toklu: (< OT. Kuzey Afrika. XII. 3949) tolik: (< ? ) bk. tokmak + üzüm. X. ıspanağa benzer bir çeşit ot (DS. iri taneli üzüm (DS. X. 410) Bir çeşit uzun. 223-229) tokat: (< tokat “kökenini bilmiyoruz”. tok + buğday) Tam olgunlaşmamış. 3948) tokmaküzüm: (< T. (Duran. iri. sert. XII. Trifolium cherleri. titrek + otu) Kurusu süs olarak kullanılan bir çeşit kır çiçeği (DS. eylülde yetişen bir çeşit üzüm (DS. Nişanyan. ebegümeci (TBAS. X. 2228) tokaloğlu: (< T. tuħm + T. X. Kafkasya. 2.577 tita: (< ? ) Ormanda yetişen yenilir bir çeşit mantar (DS. 3940) titregızım: (< T. TBAS. Sibirya. Eren. “< ET. Ön Asya. -lu + bitkiler) Bitkiler dünyasının büyük bir şûbesi. Nişanyan. 460”) Bir çeşit kayısı (DS. titre + kızım) Gelincik (DS. Aradaki bu benzerlik bitkinin adını “tokalı dücük” olarak yaygınlaştırmıştır. çalı veya ağaççık hâlinde bir kavak türü (TS. 268) . iri buğday (DS.

tonbayan. 3178) Uzun biber (DS.: tomşak) Gonca (DS. MBTS. (TS. 3. 3955) tombatın: (< tumbadız “kökü bulunamamıştır”. 3179) Kayısı (DS. 3954) tomara: (< tomara < Yun. topaçça).: lobatça.: toplalak) Hünnapgillerden. ucu dikenli ve buğday sapına benzer yaprakları olan bir bitki (DS. Ağz. X. topalak). (And. (And. 3957) tongarelması: (< ? tongar + T. tomatça) Papatya (DS. tomari. 3956) tomsuk: (< ? ) Bataklıklarda yetişen. 4580) topalak: (< T. DS. Rhamnus clorophorus globosus. Yer elması (DS. Ağz. 3956) tomçak: (< T. X. X. 3178) Pazıya benzer. 3954) tombak: (< T. (And. kendi kendine yetişen bir çeşit bitki (DS. X. (And. XII. 3. 3961. 2. 3962) . büyük çekirdekli bir çeşit kiraz (DS. tombatum. 3959) topaçça: (< T. tonbatın. MBTS. yapraklarından yeşil boya çıkarılan bir bitki. topalan) Uzun yapraklı bir çayır otu (DS. Ağz. 2. 3817. MBTS.: tambatın. 3964) topalan: (< T. bir yanı kırmızı olan bir çeşit elma (DS. 3955. elması) Bir tanesi yarım kilo gelecek kadar büyük. 3958) tombuş: (< T. DS. Pancar. X. MBTS. 3200). 3956) tomdurcuk: (< T. tomurcuk) Gelincik çiçeği (DS. X. sapları pişirilerek yenen. X. tombuş < tonbuş) Koyu pembe renkli.578 tomak: (< kökü bulunamamıştır. 3954. X. DS. 2233. 3. X. X. X. tombalak < top+alak. Ağz. tomçak < top+çak). 3. X. tumbatun) 1. X.

X. dabbūs < Far. X. X. is. 268) topuz: (< Ar. 3964) topoç: (< T. yumuşak. yumru köklü. şıra yapılan ak üzüm (DS. 3965) topus dikeni: (< Ar. X. top + Erm. Toros + Far. iki yıllık ve otsu bitkiler. 50-100 cm yükseklikte. X. Eren. 3963) topbaş üzümü: (< T. (TBAS. topaç) Karpuz (DS. topul) Ham domates (DS. Ak. 268. çay + T. is. topuz (TBAS. DS. 3965) topuk çayı: (< T. 3965) topul: (< T. topuk + Çin. -i) bk. dabūs + T. 4769) torasaninciri: (< torasan < öz. taş nanesi (TBAS. X. topluca) Yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. X. DS. 349) topuk: (< T. X. -ı) bk. meyvesi koza biçiminde olan bir çeşit diken (DS. topuklu + diken) Sapı sert tüylerle kaplı. iyi cins buğday. top + baş) 1. K AT. sedir (TBAS. tatlı bir incir (DS. 2. top + baş + üzümü) ri taneli. 412) Badem ve ceviz büyüklüğünde yumru kökleri olan bir çeşit ot (DS. 269) . 571) Köke yakın yerinde birkaç yaprağı olan.579 topbaş: (< T. Akasya fidanı (DS. 3964) toppancar: (< T. Toros + Far. 268) topuklutiken: (< T. -i) Patlıcan incirinden küçük. X. dikeni) bk. 3968) Toros sediri: (< öz. 3964. 3963) topluca: (< T. dabūs. 3965. banjar) Lahana (DS. top + -(u)k. dikenli. dabbūs < Far. sapının tepesindeki kurşuni renkli dikenleri soyularak yenilebilen. morumsu renkte. sedīr + T. Tietze. X. encīr + T. XII.

3. -ı) bk. 269. Ergin. DS.: doruk. tütünü) bk. toz + Yun.: toççu) ri ve sert taneli. tökmekan. 3972. 3188”) Bir çeşit elma (DS. DS. Eren. köklerinden kırmızı boya elde edilen. BTS. (TBAS. 3189”) Kavak ağacı (DS. 3976) toz mantarı: (< T. X. 3972) toskafa kavunu: (< tos + Ar. nargile tütünü. sık tüylü. XII. bur(u)nu. (And. 3.580 tort: (< ? tort) Kalın yapraklı. toruk < tor. X. beyaz veya sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. X. Alkanna orientalis. “< tos ‘ses taklidi’ + ET. Orhun Abideleri. 462”) Hodangiller familyasından. 269) tosunburnu: (< ? tosun + T. tenbākū) Özellikle ran’da yetişen ve nargile ile içilen bir tütün türü. 269) tozağacı: (< T. 3970. 3972. tenbākū + T.: töğmeken. baka + otu. 2244) tömbeki tütünü: (< Far. un mantarı (TBAS. 3973) totuk: (< ? ) bk. tōz. 269) . 3943. fidan (DS. X. dikenli ve süt gibi suyu olan bir ot (DS. 660. (And. toru) Yeni yetişen çam ağacı. 3969) toruk: (< ET. Ağz. X. X. X. töymeken): Semiz otu (DS. 100). 4487) tosbağa otu: (< tos + T. 417). (TS. 30-50 cm yükseklikte.“zayıflamak”. Nişanyan. baka ‘kurbağa. manitari + T. toz + ağacı. Nişanyan. 3969) tortçu: (< ? tort + T. Ağz. 3978) tömbeki: (< Far. deli tütün (TBAS. (And. Ağz. Nicotiana persica. X. DS. X. 2. ahududu (TBAS. MBTS. 116. kaplumbağa’. afā’ + T. 269) töhmekan (< Far. töymekan. -çu). tuħmugān. DS. kavunu) bk. adamotu (TBAS. bol ürün veren kırmızı bir çeşit buğday (DS. töhmeken. “< tosun ‘kökü belli değildir’. MBTS. “ET.

Abanozgillerden 15 m kadar yükselebilen büyük bir ağaç. X. 3198”) Bir çeşit mantar (DS. -u) Yazın yetişen. 2. 3995. Gülensoy. nce uzun yapraklı. XII. 4774) tulukarmudu: (< tuluk + Far. 865) Küçük ardıç ağacı (DS. Erkek incir (DS. Bu ağacın elma büyüklüğünde. “< turna adının. sarımsı yeşil renkte. 418”) bk. olgunlaşınca tatlılaşan meyvesi. X. 2. 2. düğün çiçeği (TS. ayağı. kısa”. MBTS. II. X. II. 870) Turp (DS.: durnadili) Uzun taneli bir çeşit buğday (DS. Ham incir. 3995) turnaayağı: (< turna + T. -sı) 1. “< tuluk ‘Eski Türkçeden beri kullanılır’. is. ħurmā + T. 3987) tuluħ mantarı: (< tuluk + Yun. 3. Eren. yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. (TS. 269) Trabzon hurması: (< öz. X. X.581 tömek: (< T. tu’m) 1. is. 2245) tulkuk: (< ? ) 1. tömek “alçak. IV. turuncu renkte. ham iken kekre olan. Trabzon + Çin. Ağz. (And. dili). Türk + yemez) Bir armut çeşidi (AA. 2. 3988) tum: (< Ar. 3981) Trabzon çayı: (< öz. hafif tüylü. Gülensoy. -ı) bk. -ı. çay üzümü (TBAS. X. Diospyros kaki. Trabzon + Far. Gelincik çiçeği. turma < tur-ma “tur.toplanmak”. 3981) tömtöm: (< töm + töm) Papatya (DS. 1606) . 155) turma: (< ET. (Japon hurması). kuşun çıkardığı sesten geldiği anlaşılıyor. 2254) turnadili: (< turna + T. X. is. çay + T. emrūd + T. DS. 3989) turkyemez: (< öz. 2. manitari + T. sarı renkli bir armut (DS.

sarı ve mor renkli. 670. 2254. -sı) bk. turb. X. 2. 2. turunc) Turunçgillerden. BTS. 670) turunçgiller: (< Far. çiçekleri er dişi. BTS. hardal. turunc + T.582 turnagagası: (< turna + ? gaga + T. (TS. 630) turp otu: (< Far. 43. Raphanus raphanistrum. 270) turşkiraz: (< Far. tūtyā. 2. Ağz. turş “ekşi” + Yun. 15-50 cm kadar boylanabilen. 252. çiçekleri beyaz. 118) turpgiller: (< Far. turp + T. 2254) turp: (< Far. kerasi) Vişne (DS. beyaz. şalgam (BTS. BTS. 419) Turpgillerden. 2. otsu bitkiler. Raphanus sativus. Eren. MBTS. turp.: tutça) bk. DA. 2255. tek yıllık. 4775) tutya: (< Ar. ıtır çiçeği. AVA. limon. 670) turp lahanası: (< Far. (TS. 2254. -giller) ki çeneklilerden. meyveleri açılan ya da açılmayan kapsül tipinde olan. turunc + T. bütün Akdeniz ülkelerinde yetişen. otu) 15-50 cm yükseklikte. Citrus aurantium amara. narenciye (TS. 2. turunç. 3210). -giller) Sedef otugillerin. -sı) Sardunyagillerden. lahano + T. XII. turp + Yun. kışın yaprağını dökmeyen bir ağaç ve bu ağacın portakala benzeyen. tohumlarının ucunda turna gagasına benzer ince uzun bir uç bulunan. pembe veya sarı çiçekli. 2254. AAT. yaprakları güzel kokulu bir bitki. turp + T. çuha çiçeği (TBAS. 2255) turunçotu: (< Far. portakal. yaprakları almaşlı dizilişte. bir yıllık ve otsu bir bitkidir. 3. suyu acımtırak meyvesi. çanak ve taç yaprakları 4 parçalı. ülkemizde 85 cins ve 460 kadar türle temsil edilen. yaprakları tüylü. (TS. (TS. Geranium robertianum. (And. otu) Kokulu bir çeşit ot (DS. 2. mandalina ve benzerlerini içine alan bir alt familyası. TBAS. turub. 3995) turunç: (< Far. kaşık otu gibi bitkileri içine alan geniş bir familya (TS. etli ve yenilen kökü olan. lahana. 270) . turf. karnabahar.

meyveleri iki yılda olgunlaşan. 672) . 4011) tüppek: (< ? ). -si) Kayıngiller familyasından.: türppek) Hardal otu (DS. 4014. X. X. turba + T. eriği. kokulu bir bitki (DS. is. pipéri + T. tüy < tük. 2. X. 4009) tülüş: (< ? ) Bir çeşit buğday (DS. otsu ve çok yıllık bir bitki. X. 420”) Gülgillerden. tulle + T. 2. is. 4006) tükürük otu: (< T. (And. Quercus cerris. kökü belli değildir.583 tuzak: (< Eski Türkçeden beri kullanılır. X. 2. Türk + Yun. -i) Kırmızı biber (TS. 3211) nce saplarının uçlarında bir yanı açık kozaları bulunan bir çeşit yabanıl ot (DS. 3. 875) Yosun (DS. turba. touloupa. X. 4003) tüçça: (< ? ) Bir ot cinsi (ST AT. bīşa + T. 2267) Türk meşesi: (< öz. 66. 3. etinden kolay sıyrılabilen bir erik çeşidi (TS. “< Ar. 2267. beyaz veya sarı çiçekli. şāħ) Çiçekleri eflatun renkli. TBAS. 4013) Türk biberi: (< öz. 4009) tümmüssemek: (< ? ) Aslanağzı da denilen bir çiçek (DS. MBTS. ülkemizin her tarafında görülebilen bir tür. 4008) tülüp: (< Yun. Ornithogalum umbellatum. türeme) Boz renkli bir ot (DS. X. (TS. 2266) türeme: (< T. tükürük + otu) Zambakgillerden. X. küçük. -lü) ncir (DS. II. tüylü + Far. küçük çekirdekli. kırmızı. 265) tük: (< T. Ağz. Gülensoy. BTS. 3199) Pamuk (DS. 2263) tüllü: (< Fr. (TS. 4009) tülüşah: (< T. Eren. tatlı. 20-30 cm yükseklikte. X. 2. 25 m kadar boylanabilen. 270) türbe eriği: (< Ar. MBTS. Türk + Far. yapraklarını döken.

4008. yaprakları yenen ve yemişi olan bir bitki. boğa dikeni (TBAS. 689) tüylü: (< T. 189. 271) tütün: (< ET. tüylübaba (DS. tütün + ? bulkar + T. 2. ETA. DS. (And. V. Kır çiçeği. güzel kokulu ve tırmanıcı bir süs bitkisi. ST AT. 4778) türüz otu: (< ? türüz + T. 280”) bk. is.A. zencefil (TaS. tüylü + barak. kırmızı çiçekli. barak. BTS. OAAD. X. 4017) tüylübaba: (< T. 135.: tutun. 2268) tüsü: (< ? ) bk. fakat üzerinde gayet ince tüyler bulunan meyve (Gaz. II. 89. 4017) tüylübarak: (< T. “< ET. ince. X. 350. 248. (DS.584 Türk otu: (< öz. tüdün. X. andız. otu) Eğir. (TS. 2. Nişanyan. park. (TS. tüylü + Ar. Kırmızı lâle. 87. 3. (DS. 30. T YA. K A. X. 3 m kadar boylanabilen. GBAA. Tietze. GD AT. 211. tüylü + Far. bābā) 1. otu. 457). MBTS. 144. 1. 73. 79. (And. KBAYA. 2269. 231. Türk + T. EYAD. 3217) Hanımeligillerden. 4014. E A. AA. yeşil yapraklı bir çeşit bitki (DS. Clauson. K AT. 4016) tüvlü ‘acir: (< T. MBTS. birleşiminde nikotin bulunan. 470. yumru gövdesi yenilen. 679. 310) tütünbulkarı: (< T. 672. 107. Ağz. XII. 230. tütün. DA. -ı) Kahverengiye yakın bir çeşit üzüm (DS. ‘acūr) Hıyara benzeyen..: tülü) Toprak altında yetişen ak. 2. 3875) türtü: (< ? ) Çalı cinsinden. 4017) . Leonicera japonica. tüylü). III. Nicotiana tabacum. (tüylübarak). tütun) Patlıcangillerden. bahçe ve yol kenarlarında süs bitkisi olarak yetiştirilen otsu bir bitki. 67. sarı. 138. Ağz. X. 64.

585

tüylü boya: (< T. tüylü + boya) bk. havacıva (TBAS, 271) tüylüce: (< T. tüylüce) Yaprağı tüylü, kökü çiğdeme benzeyen bir çeşit ot (DS, XII, 4777) tüylüceyumru: (< T. tüylüce + yumru) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017) tüylü çay: (< T. tüylü + Çin. çay ) Yörede ada çayı olarak kullanılan bu bitkinin çiçeklenme kısmında uzun ve yumuşak tüyleri vardır. Dikkati çeken uzun tüyleri sebebiyle “tüylü çay” denilmiştir, Stachys lavandulifolia, (Duran, 223-229) tüylü dalak otu: (< T. tüylü + dalak + otu) 10-40 cm yüksekliğinde, yatık veya dik, gri veya beyaz tüylü, çok yıllık bir dalak otu türü, Teucrium polium, (TS, 2, 2270) tüylü kanak: (< T. tüylü + kanak) Genellikle bir yıllık, 10-60 cm yükseklikte, sarı çiçekli, beyaz tüylü ve otsu bir bitki, Crepis foetida, (TBAS, 271) tüylü meşe: (< T. tüylü + Far. bīşa) Kayıngiller familyasından, 4-5 m kadar boylanabilen, yaprak döken ve yapraklarının alt yüzü sık tüylerle örtülü olan, fındıksı tipte meyveleri olan, ülkemizin her tarafında yetişen bir tür, Quercus pubescens, (TS, 2, 2270; BTS, 672) tüylütapan: (< T. tüylü + tapan) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017) tüylütombak: (< T. tüylü + tombak) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017) tüylütombalak: (< T. tüylü + tombalak) Şeftali (tüylü, tüylüceyumru, tüylütapan, tüylütombak, tüylütoparlak) (DS, X, 4017; DS, X, 4009) tüylütoparlak: (< T. tüylü + toparlak) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017)

586

-Uuccam: (< ? ) Çörek otu (DS, XI, 4019) uçkulak: (< T. uç + kulak) Çayır arasında biten bir ot (DS, XI, 4021) uçkurutan: (< T. uç + kurutan) Turunçgillerden, özellikle limonlarda gelişerek, dal uçlarının kurumasına yol açan ve birkaç yıl içinde ağacın ölmesine sebep olan bir tür mantar (TS, 2, 2273) uğur: (< kökü belli değildir; MBTS, 3, 3230) Ceviz ağacı (DS, XI, 4030) ulama: (< T. ulama; MBTS, 3, 3233) Sulak yerlerde yetişen bir çeşit ot (ulamayonca), (DS, XI, 4032) ulamayonca: (< T. ulama + ? yonca) bk. ulama (DS, XI, 4032) uluavrat otu: (< T. ulu + Ar. ‘avret + T. otu) bk. dulavrat otu (TBAS, 272) Uludağ köknarı: (< öz. is. Uludağ + Yun. kukunaria + T. -ı) Çamgiller familyasından, iğne yapraklı, yapraklarını dökmeyen, Marmara, Batı Karadeniz ve Orta Karadeniz bölgesinde yetişen, ülkemize özgü bir orman ağacı, Abies nordmanniana, (BTS, 675) unluca: (< T. unluca; “< ET. ūn; MBTS, 3, 3239”), (And. Ağz.: unnuca) Dal ve yaprakları unlu gibi tüylü olan, 2 m kadar yükselebilen, bir yıllık ve otsu bir bitkidir, Atriplex nitens, (TBAS, 272; DS, XI, 4040) un mantarı: (< T. un + Yun. manitari + T. -ı) Yenen bir mantar türüdür, Clitopilus prunulus, (TBAS, 272) unutmabeni: (< T. unutma + beni) ki çeneklilerden, küçük mavi çiçekler açan bir bitki, Myosotis palustris, (TS, 2, 2283; BTS, 676) urgiye çiçeği: (< ? urgiye + T. çiçeği) Bir çeşit çiçek (DS, XI, 4041)

587

urumtut: (< öz. is. Rum + Far. tūt) Karadut (EYAD, 238) urumu: (< öz. is. Rum + Ar.-î) Ak, yuvarlak üzüm (DS, XI, 4042; Gaz.A., III, 699; GD AT, 311) urunguç: (< T. urunguç), (And. Ağz.: ulunkuş) Bir armut çeşidi (DS, XI, 4035, 4042) uruşman: (< T. uruşman) Ekinler arasında biten bir sarı çiçek (DS, XI, 4042) uşkun: (< kökü bulunamamıştır; MBTS, 3, 3247) Karabuğdaygillerden, yaprakları yürek biçiminde, kökü dıştan sincabî ve içten sarı renkte olan bir ravent türü, Rheum rhaponticum, (TS, 2, 2288) uşrat: (< Ar. uşrat < ‘uşį r) Salatası yapılabilen, güzel kokulu bir kır bitkisi (DS, XI, 4045) uyuz otu: (< T. uyuz + otu; “< ET. uduz; MBTS, 3, 3255”) Fesçitarağıgiller familyasından, hekimlikte uyuza karşı kullanılan, Türkiye’de 30 kadar türü bulunan, bir veya çok yıllık, beyaz, sarı veya pembe çiçekli bir bitki, Scabiosa rotata, (TS, 2, 2297; TBAS, 272; BTS, 678)

uzunalma: (< T. uzun + elma) Armut (DS, XI, 4053) uzunsap: (< T. uzun + sap) Çok iri, uzun saplı bir armut çeşidi (DS, XI, 4054) -Üüçgül: (< T. üç + Far. gul; Eren, 427) Yaban yoncası, tirfil, Trifolium, (TS, 2, 2304) üğüm: (< ? ) Fındık ağacı (DS, XI, 4061) ülkerçiçeği: (< ? ülker + T. çiçeği; “< ülker ‘kökü belli değildir’; MBTS, 3, 3266”) Yıldız biçiminde küçük parçaları olan iri bir çiçek (DS, XI, 4063)

588

ülker üzümü: (< ? ülker + T. üzümü) Baharda asma dallarının ucu kırılarak ikinci kez alınan üzüm (DS, XII, 4793) ülübe: (< ? ) 1. Patates, 2. Fasulye (DS, XI, 4064; DS, XII, 4793) ülüngür: (< ? ) Kırda yetişen ve yemeği yapılan, pancara benzer bir bitki (DS, XI, 4064) ümbürek: (< ? ) Kara üzüm (DS, XI, 4065) üngülüz: (< ? ) Bir ahlat çeşidi (DS, XI, 4066) ürge: (< ? ) Bir ağaç çeşidi (DS, XI, 4069) ürkeğen otu: (< T. ürkeğen + otu) Mavi çiçekli bir kır bitkisi (DS, XI, 4069) üsgündür: (< ? ), (And. Ağz.: üsküdür) Ufak armut (DS, XI, 4073; DS, XI, 4073) üsküle: (< ? ), (And. Ağz.: üskülen) Büyümemiş, küçük soğan (DS, XII, 4796) üskülü: (< ? ) Kökü fazla büyümeyen, tadı güzel bir çeşit marul (DS, XI, 4074) üşniye: (< Ar. uşniyye) Su yosunları (TS, 2, 2320) üşüş: (< T. üşüş) Papatya (Erz. .A., III, 323) ütküy: (< ? ) Üzüm (DS, XI, 4079) üven: (< ? ) Zeytin tanesi iriliğinde kara ve buruk tatta bir çeşit erik (DS, XI, 4082) üveyik: (< kökü belli değildir; MBTS, 3, 3280), (And. Ağz.: eveyik) Sarı renkli, özlü bir çeşit buğday (DS, V, 1806; DS, XII, 4798)

589

üvez: (< ET. uyaz; Nişanyan, 477; < T. üvez; Eren, 429), (And. Ağz.: eyvaz, gövez, ivaz, ivez, oğaz, övez, uvaz, üwez) Gülgiller familyasından, muşmulaya benzer meyveleri yenen, kışın yapraklarını döken, dikensiz, basit ya da bölmeli yapraklı, beyaz çiçekli ağaç ya da ağaççıklar, Pirus sorbus, (TS, 2, 2321; TBAS, 273; BTS, 685; DS, VI, 2169; DS, VII, 2571; DS, IX, 3267; DS, IX, 3363; DS, XI, 4047; Erz. .A., III, 323; TaS, VI, 4127) üvezli: (< T. üvezli) Bir çeşit kavak (DS, XII, 4798) üzerlik: (< ET. yüzerlik; Nişanyan, 477; < yüzerlik < yüzer < yüz-; Clauson, 988) Sedef otugillerden, 30-70 cm yükseklikte, yaprakları almaşık, çiçekleri beyaz renkte, susama benzeyen tohumları acı olan, halk hekimliğinde tedavi ettiğine inanılan, meyveleri toplanarak nazarlık yapımında kullanılan, çok yıllık, otsu bir bitki, Peganum harmala, (TS, 2, 2323; TBAS, 273; BTS, 685; DS, XI, 4085; AAT, 262; Krş.Y.A., 501) üzüm: (< ET. üzüm < üz- “kesmek, koparmak” + -(ü)m; Eren, 431; Nişanyan, 477; Clauson, 288), (And. Ağz.: cüzüm, üzim, üzum, yüzüm) Asmagiller familyasından, meyveleri taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan, ülkemizde 3 tür ve pek çok kültür çeşidi ile temsil edilen, tırmanıcı gövdeli, çalı formundaki bitkiler (TS, 2, 2324; BTS, 685; DS, III, 1029; AAT, 26; ADYA, 279; AVA, 165; BÜYA, 95, 124; DA, 87, 88, 91, 175; ETA, II, 370; EYAD, 56; GBAA, 53; Ka.Y.A., 201; KBAYA, 114, 139; K AT, 34, 139, 287; KMYA, 159; Krş.Y.A., 218; KYA, 136; OAAD, 7, 8, 107; SA, 133; ST AT, 27, 176; TAYA, 9; T YA, 247; ZBK A, 118) üzümcü eriği: (< T. üzümcü + eriği) bk. üzüm eriği (DS, XI, 4086) üzüm eriği: (< T. üzüm + eriği) Küçük, kara erik (üzümcü eriği, üzüm erik), (DS, XI, 4087) üzüm erik: (< T. üzüm + erik) bk. üzüm eriği (DS, XI, 4087) üzümlü: (< T. üzümlü) Ak renkli, ortası sarı bir börülce çeşidi (DS, XI, 4086)

590

üzümotu: (< T. üzüm + otu) Güzel çiçekleri olan yabanıl bir bitki (DS, XI, 4087) -Vv‘ahv‘ah: (< Ar. vāh + vāh; ‘ses taklidi söz’; MBTS, 3, 3286) Zambağa benzer bir çeşit soğan ki sonbaharda, kışa doğru sarı çiçek açar (Gaz.A., III, 714) valay armudu: (< Far. vālā + emrūd + T. -u) Yumuşak, sarı renkli bir armut çeşidi (DS, XI, 4089) valve: (< ? ) En iyi cins kestane (DS, XI, 4089) vanilya: (< t. vanilla ~ sp. vainilla ~ Lat. vagina; Nişanyan, 479) Salepgillerden, hava kökleri olan, meyvelerinde yağ, reçine ve vanilin bulunan, likör, pasta ve dondurmaya lezzet verici olarak katılan, tropiklerde yetişen, çiçekleri beyaz, kokulu, tırmanıcı, küçük bir bitki, Vanilla planifolia, (TS, 2, 2330; BTS, 687) varcık: (< T. varcık) Sulu yerlerde biten, yaprağı kamışa benzeyen bir ot (DS, XI, 4091) vardıyan: (< t. guardiana < Lat.; MBTS, 3, 3297) Ayçiçeği (DS, XI, 4091) vargit: (< T. var- + git-) bk. güz çiğdemi (TBAS, 274) varı: (< ? ) Mısır (DS, XI, 4091) vayıyo: (< ? ) Ihlamura benzeyen, daha ufak boyda bir ağaç (DS, XI, 4093) velvele: (< Ar. velvele; MBTS, 3, 3314) Kına çiçeği (DS, XI, 4095) venki: (< ? ) Yuvarlak taneli bir üzüm çeşidi (DS, XI, 4095)

591

venüsçarığı: (< Fr. vénus + T. çarığı) Salepgillerden, esmer kırmızımtırak renkte olan, çiçekleri çarığa benzeyen güzel bir süs bitkisi, Ceypripedium calceolus, (TS, 2, 2340) venüssaçı: (< Fr. vénus + T. saçı) Nemli ortamlarda yetişen, balgam söktürücü ve öksürük kesici olarak kullanılan, çok yıllık, rizomlu ve çiçeksiz bir bitki, Adiantum capillus-veneris, (TBAS, 274; BTS, 689) verdinar: (< Far. verd-i nār “nar gülü”) bk. köknar (TBAS, 274) verem otu: (< Ar. verem + T. otu) bk. canavar otu (TBAS, 274) veronika: (< t. veronica) Yavşan otu (TS, 2, 2344)

vezirsalkımı: (< Ar. vezį r + T. salkımı) Akasya (DS, XI, 4098) vıcı vıcı: (< vıcı + vıcı “ses taklidi söz”) Gelincik bitkisi (DS, XI, 4098; TBAS, 274) viks çiçeği: (< ? viks + T. çiçeği) bk. taş nanesi (TBAS, 274) vişne: (< Sl. vişnya; TS, 2, 2349; < Slav dillerinden alınmıştır; Eren, 436), (And. Ağz.: fisne, fışna, fışne fişne) Gülgillerden, yapraklarını döken, ekşimtırak meyvelerinden reçel ve şerbet yapılan, dalları kırmızımtırak, çiçekleri beyaz renkte, kiraza benzer bir ağaç, Cerasus vulgaris, (TS, 2, 2349; BTS, 691; DS, V, 1873; ETA, II, 251; KBAYA, 54, 191; K AT, 320; KYA, 225, 247; T YA, 304, 326; UA, 110)

-Yyaban ağacı: (< Far. yaban + T. ağacı; “< Far. biyābān < OFar. viyāpan; Eren, 437”) Akasya (DS, XI, 4112) yaban armudu: (< Far. yaban + emrūd + T. -u) Dağlarda veya sert toprakta yetişen bir armut türü (TS, 2, 2358)

592

yaban asması: (< Far. yaban + T. asması) Akasma (TS, 2, 2358) yaban ayvası: (< Far. yaban + ābiyā + T. -sı) bk. ayı fındığı (TBAS, 275) yabanbacı: (< Far. yaban + ? bacı) Baklagillerden bir bitki (DS, XI, 4112) yaban baklası: (< Far. yaban + Ar. bā ilā + T. -sı) bk. domuz baklası (TBAS, 275) yabandarısı: (< Far. yaban + T. darısı) Semer otu da denilen bir çeşit kamış (DS, XI, 4112) yaban defnesi: (< Far. yaban + Yun. dáfni + T. -sı) ki çeneklilerden, çiçekleri beyaz, sarı veya pembe renkli, orman ve çayırlarda yetişen bir süs bitkisi, Daphne pontica, (TS, 2, 2359) yaban elması: (< Far. yaban + T. elması) bk. elma (TBAS, 275) yaban enginarı: (< Far. yaban + Yun. ankinára + T. -ı) Deve dikeninin bir türü (TS, 2, 2359) yaban eriği: (< Far. yaban + T. eriği) Sert çekirdekli ve sert kabuklu bir tür erik, çakal eriği (TS, 2, 2359) yaban fesleğeni: (< Far. yaban + Yun. vasilikon + T. -i) Yer fesleğeni (TS, 2, 2359) yaban gülü: (< Far. yaban + Far. gul + T. -ü) Gülgillerden, çiçekleri soluk pembe, beyaz, yemişi parlak kırmızı renkte bir bitki, Rosa canina, (TS, 2, 2359) yaban havucu: (< Far. yaban + Far. hevīc + T. -u) Maydanozgillerden, kökleri yenilebilen, hayvan yemi olarak da kullanılan, yıllık veya çok yıllık otsu bitki, Pastinaca sativa, (karakavza), (TS, 2, 2359)

593

yabanî akdiken: (< Far. yaban + Ar.-î + T. ak + diken) Hünnapgillerden, yaprakları almaşık, kırmızı renkli yemişi olan bir bitki, Rhamnus frengula, (TS, 2, 2359) yabanî bezelye: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. bizélia < t. piselli) bk. cılban –1, (DS, III, 908) yabanî biber: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. pipéri) bk. güveyfeneri (TBAS, 275) yabanî ceviz: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar. cevz) bk. kokar ağaç (TBAS, 275) yabanî elma: (< Far. yaban + Ar.-î + T. elma) bk. dağ elması (TS, 1, 511) yabanî enginar: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. ankinára) Kengel, kenger, eşek dikeni, domuz dikeni, diken enginarı, büyük deve dikeni olarak da bilinen bitki (TS, 2, 2359) yabanî erik: (< Far. yaban + Ar.-î + T. erik) bk. dağ eriği (TS, 1, 511) yabanî hardal: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar. ħardel) bk. hardal otu (TBAS, 276) yabanî hindiba: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar. hindibā) bk. hindiba (TBAS, 276) yabanî ıspanak: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. spanaki) Pazı (TS, 2, 2359) yabanî incir: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. encīr) 1. ncir ağacının yabani türü, 2. Yaban inciri (TS, 2, 2359) yabanî kavun: (< Far. yaban + Ar.-î + T. kavun) bk. şal kabağı (TBAS, 276) yabanî kereviz: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar./Far. kerefs) Smyrnium türlerine verilen genel ad (TBAS, 276) yabanî kimyon: (< Far. yaban + Ar.-î + kemmūn) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, Doğu Anadolu’da yetişen, kurt düşürücü olarak kullanılan, 20-60 cm yükseklikte, çok

594

yıllık, otsu, beyaz veya turuncu çiçekli bir bitki, Zygophyllum fabago, (TS, 2, 2359; TBAS, 276; DS, XI, 4112) yabanî kimyongiller: (< Far. yaban + Ar.-î + kemmūn + T. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, yabanî kimyon, peygamber ağacı gibi bitkileri içine alan bir familya (TS, 2, 2359) yabanî kiraz: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. kerasi) Ülkemizde yetişen bir kiraz türü, Cerasus microcarpa, (TS, 2, 2359) yabanî kuşkonmaz: (< Far. yaban + Ar.-î + T. kuş + konmaz) bk. tilkişen (TBAS, 276) yabanî lahana: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. lahano) Turpgillerden, kumlu yerlerde yetişen ve sebze gibi yenen bir bitki (TS, 2, 2359) yabanî mantar: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. manitari) bk. cacık –3, (DS, III, 839) yabanî marul: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. maruli) 50-150 cm yükseklikte, sarı çiçekli, beyaz sütlü, iki yıllık otsu bir bitki, Lactuca serriola, (yağ marulu), (TS, 2, 2359) yabanî menekşe: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. benefşe) Menekşe çiçeğinin yabanî bir türü (TS, 2, 2359) yabanî mercanköşk: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. merzengūş) Mercanköşk çiçeğinin yabanî bir türü, Origanum vulgare, (TS, 2, 2359) yabanî mersin: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. mirsini) bk. tavşan kirazı (TBAS, 277) yaban inciri: (< Far. yaban + Far. encīr + T. -i) 1. Dutgillerden, Mısır’da yetişen ve kerestesi eski Mısırlılarca mumyalara sanduka yapmakta kullanılmış olan bir ağaç, 2. Bu ağacın meyvesi (TS, 2, 2359)

595

yabanî pancar: (< Far. yaban + Ar.-î + Erm. banjar) Tazeyken kavrulup yemek yapılan bir bitki (DS, XI, 4112) yabanî pırasa: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. praso) bk. çiriş (TBAS, 277) yabanî sarımsak: (< Far. yaban + Ar.-î + T. sarımsak) bk. itsarımsağı (DS, VII, 2570) yabanî sedef otu: (< Far. yaban + Ar.-î + śadef + T. otu) bk. üzerlik (TBAS, 273) yabanî sinameki: (< Far. yaban + Ar.-î + sinā-i mekkī) 5 m kadar yükselebilen, kışın yapraklarını döken, yaprakları müshil olarak kullanılan, meyveleri şişkin ve sarı çiçekli bir ağaççık, Colutea cilicica, (TBAS, 277) yabanî tere: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. tere) bk. su teresi (TBAS, 277) yabanî tirfil: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. triphyllon) Kara yonca, dağ yoncası (TaS, VI, 4181) yabanî turp: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. turb) Yaban turpu, acırga (TS, 2, 2360) yabanî tütün: (< Far. yaban + Ar.-î + T. tütün) Patlıcangiller familyasından, 3 m kadar yükselebilen, Batı ve Güney Anadolu’da yetişen, sarı çiçekli, çalı görünüşünde, zehirli bir bitkidir, Nicotiana glauca, (TBAS, 277; BTS, 697) yabanî üzüm: (< Far. yaban + Ar.-î + T. üzüm) bk. böğürtlen (TBAS, 53) yaban kabağı: (< Far. yaban + T. kabağı) bk. şeytan şalgamı (TBAS, 258) yaban keteni: (< Far. yaban + Ar. kettān + T. -i) Su keteni (TS, 2, 2360) yaban maydanozu: (< Far. yaban + Yun. makedonesi + T. -u) Baldıranın maydanoza benzeyen bazı türlerine verilen ad (TS, 2, 2360)

596

yaban mersini: (< Far. yaban + Yun. mirsini + T. -i) Fundagillerden, çiçekleri beyaz veya pembe, yaprakları taneli bir bitki, keçi yemişi, Vaccinium myrtillus, (TS, 2, 2360) yaban nanesi: (< Far. yaban + Ar. na’nā’ + T. -si) Yabanî bir tür nane (TS, 2, 2360) yaban pancarı: (< Far. yaban + Erm. banjar + T. -ı) Pazı (TS, 2, 2360) yaban pazısı: (< Far. yaban + Far. pāzı + T. -sı) Iştır (TS, 2, 2360) yaban pırasası: (< Far. yaban + Yun. praso + T. -sı) Gâvur soğanı (DS, III, 867) yaban sarımsağı: (< Far. yaban + T. sarımsağı) bk. kömüren (TS, 2, 1378) yaban sarmaşığı: (< Far. yaban + T. sarmaşığı) bk. akasma (TBAS, 277) yaban sinamekisi: (< Far. yaban + sinā-i mekkī + T. -si) bk. yabanî sinameki (TBAS, 277) yaban soğanı: (< Far. yaban + T. soğanı) Peynire de konulan, sarımsak tadında bir ot (DS, XI, 4112) yaban sümbülü: (< Far. yaban + Far. sunbul + T. -ü) Kedi nanesi (TS, 2, 2360) yaban teresi: (< Far. yaban + Far. tere + T. -si) Horozcuk otu (TS, 2, 2360) yabantırak: (< Far. yaban + “-tırak” eki) Sulak yerlerde yetişen bir tür dereotu, Anethum graveolens, (TS, 2, 2360) yaban turpu: (< Far. yaban + Far. turb + T. -u) Turpgillerden, kökü ve yaprakları baharlı, beyaz çiçek açan bir bitki, Raphanus raphanistrum, (TS, 2, 2360)

(DS. XI. 2360. yāğ. 4123) yağlı ot: (< T. -u) Bir armut çeşidi (AA. geniş yapraklı. 4122) yağlıısırgan: (< T. 278) yabru armudu: (< ? yavru + Far. (TS. emrūd + T. yalı otu (TBAS. yağlıca) 1. 2 m kadar yükselebilen. yağlı + Erm. 4121) yağlıca: (< T. 4116) yağlaç: (< T. Püren de denilen yeşil süpürge otu. XI. Clauson. lkbaharda yetişen. TBAS. -i) Patlıcangillerden. çiğ yenilen bir bitki (DS. 4123. 3343) Kocayemiş (DS. yenilen bir ot (DS. maruli + T. XI. 2. yaban + yāsemen + T. yağlı + ağaç) Bir turp çeşidi (DS. banjar) Yemeği yapılan bir ot (DS. 157) yağardıç: (< T. 2. zehirli ve çok yıllık bir bitki. yumru köklü bir çeşit bitki (DS. yağlı bir ardıç çeşidi (DS. yağlı + ısırgan) Sukestane otu. Stipites dulcamara. yağlı + ot) bk. XI. yağlıcak) Kırda yetişen. 2. kayalık ve sert topraklarda biten. yağlı + dürülü) Marul (DS. “< ET. köşeli gövdeli. MBTS. sulak yerlerde ve çit kenarlarında yetişen. XI. 278) yağma: (< Far. sapı çiğ olarak . 278) yağ marulu: (< T. TBAS. 4122) yağlı dürülü: (< T. -u) Yabanî marul (TS. 3. XI. ya mā / yā mā. 4121) yağlıcak: (< T. 4808) yağlımancar: (< T. XII. 895”) Güzel kokulu. 3. 4122) yağlık: (< T. Scrophulariaciae. XI. tırmanıcı. yağ + ardıç. yağ + Yun.597 yaban yasemini: (< Far. 2365) lkbaharda kendiliğinden yetişen ve yemeği yapılan bir bitki. yağlık) Yer elmasına benzer. mor çiçekli. XI.

2. 3353”) Baklagiller familyasından. 4130) yalancı akasya: (< T. Epilobium. beyaz çiçekli. 5-10 m yüksekliğinde. 2. (TS. (TBAS. Robinia pseudoacacia. 2368) yakı otu: (< T. yakmuk) Asma yaprağı (DS. 2370. (TS. (TS. Clauson.+ -mur. (Allahekmeği). BTS. küçük bir süs bitkisi. XI. 2. 3. acacia. yağ + Far. Yahudi + Ar. BTS. MBTS. Schimus mollis. ħurmā + T.598 yağmurbastığı: (< T. yalancı + Yun. otsu. is. pipéri) Akdeniz ülkelerinde süs ağacı olarak yetiştirilen. sulak yerlerde yetişen. Yağmurlardan sonra ortaya çıkar. 2. 439. TBAS. -ı) bk. yal an. MBTS. yakı + sakızı) bk. 279) yalancı çiriş: (< T. 3348”) Kabukları yakı olarak kullanılan defne türünden bir ağaç. “< ET. çiriş otu (TBAS. 279) yakmuk: (< T. yağmur + bastığı. küçük şalgam (TS. 278) yağ şalgamı: (< T. Daphne quidium. yol kenarlarında süs bitkisi olarak kullanılan. 279) . yalancı + Far. -sı) bk. Esmer mavi renkli ve müsilajlı bir görünümü vardır. yalancı + Fr. bā ilā + T. 2373. 2. yakı otu (TBAS. kırmızı veya pembe çiçekli. çiçekleri kabızlığa karşı yatıştırıcı ve safra arttırıcı olarak kullanılan bir ağaç türü. çok yıllık. “< yağmur < yağ. yakı < yak-mak. 278) yakı ağacı: (< T. “< ET. 2366) Yahudi hurması: (< öz. 699) yalancı biber: (< T. Eren. 1432) Yahudi baklası: (< öz. sirīş) bk. (TS. 698) yakı sakızı: (< T. yakı + otu) Küpe çiçeğigillerden. sarımsı çiçekli küçük bir ağaççık. TBAS. 903”) Mavi alglerden bir Nostoc türü. yaklaşık 60 cm kadar boylanabilen. is. şal am + T. 2373. 25 m kadar boylanabilen. Yahudi + Far. karahurma (TBAS. 2. -sı) Acı bakla (TS. kışın yaprak dökmeyen. 279. yakı + ağacı. 3.

tesbīĥ + T. 4139) yalancı kenevir: (< T. 279) yalancı safran: (< T. OAAD. yalancı + porsuk + bitkisi) Porsukgiller familyasından. 279) yalancı havacıva: (< T. 261) . emzik otu (TBAS. Melia azedarach. ağacı) Kalembek (TS. yalancı + Ar. lavanda + T. ayı elması (TBAS. 280) yalancı sümbül: (< T. yalancı + Yun.cį ve) bk. dağ sümbülü (TBAS.599 yalancı eğir: (< T. yalankı) Dağlarda biten ve süpürge yapılan bir ot (DS. renk otu (TBAS. çiçeği) bk. yalancı + t. XI. 280) yalangı: (< T. karabaş otu yalancı öd ağacı: (< T. yalancı + Ar. jį ve. (TBAS. meyveleri olgunlukta sarı renkli. 280) yalancı tespih ağacı: (< T. sunbul) bk. 2. yalancı + Fr. yalancı + Ar. küçük bir ağaç. yalancı + ısırgan) 100 cm kadar yükselebilen. 279) yalancı lavanta çiçeği: (< T. tüylü. yalangı). 699) yalancı portakal ağacı: (< T. ağacı) Ege ve Akdeniz bölgelerinde yetiştirilen. portugal + T. ‘ūd < Hintçe. 15 m kadar boylanabilen. otsu ve kırmızı çiçekli bir tür. za’ferān) bk. 4139. yalancı + keçi) Erguvan ağacı ve çiçeği (DS. Ballota nigra. yapraklarını dökmeyen erkek ve dişi kozalakları ayrı ayrı bitkilerde bulunan bir çalı ya da ağaç türü (BTS. yalancı + Far. hevā + Far.: yalanı. yalancı + Ar. (And. ağacı) bk. Ağz. pennat yapraklı. kannavi) bk. bir yıllık. XI. 2373) yalancı porsuk bitkisi: (< T. 279) yalancı ısırgan: (< T. ákoron) bk. 279) yalancıkeçi: (< T. yalancı + Yun. (TBAS. bataklık süseni (TBAS. aspir (TBAS. + T.

Ağz. Ipomoea stolonifera. MBTS. is.: yandak) Baklagillerden. 192. muscat + T. 3. sıcak ve kurak bölgelerde yetişen. 3352) Bir üzüm çeşidi (DS. otsu. TBAS. 3361) Bir elma cinsi (ST AT. Solanum nigrum Solanaceae. (DS. XI. yaman + iyisi) Şalgam (DS. 2377) yamaneyisi: (< T. 2382. yana düşen”. (yağlı ot). “< Yun. 4159) yanal: (< T. Ağz. yaldıran < yal-dır-an. 3. 2. 269) yanalak: (< T. 3. yandıran) Köpek üzümü. Mürver ağacı. MBTS.: yalankoz) 1. bir veya çok yıllık. 4143) yaldıran: (< T. XI. XI. 4163) . MBTS. kökü bulunamamıştır. it üzümü (TBAS. 4160) yandık: (< ? yandık. (And. XI. beyaz veya sarı çiçekli bir tür. 2. MBTS. Alhagi maurorum. 280. sarımtırak küçük tohumlarından kudret helvasına benzer bir madde elde edilen bitki. kerestelik bir ağaç (DS. (And. DS. XI. (And. otu. XI. 4153) yanabidildamak: (< ? ) Beyaz ısırgan otu. 145) yalı otu: (< Yun. yalos ‘yalı’.600 yalangoz: (< T. 3. (TS. 280) yandıran: (< T.: yalotu) Güney Anadolu sahillerinin kumluklarında yetişen. yanalak) Bir yanı çökük kavun. 4149) Yalova misketi: (< öz. yanal < yan+al “yan tarafta olan. Lamium Amplexicule Labiate. Yalova + Fr. 3362). yalangoz). yalos + T. 3. 2. MBTS. (DS. 4139) yaldaş: (< ? yal + T. -daş. (TBAS. Aylandız da denilen. “< yal “kökü belli değildir”. 3355”). 3354) bk. -i) Bir çeşit üzüm (TS. suda yetişen. XI. karpuz (DS. Ağz.

kayın mantarı (TBAS. 4177. yapur ak < yapur-. (TS. bir veya çok yıllık. Clauson. 140. 352. yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. ETA. K AT. XI. 2391. bataklık yerde yetişen. 82. 702. XI. 879.Y. DS. ağaç kabuklarının yüzünde halı tüyleri gibi sık biten kara yosunları (TS. 2389. OAAD. 365. DS. 4168) yanıkızıl: (< T. çoğu klorofilli. -ları) Kayaların. 286. DS. (And. XI. Fasulye (DS. yanı + kara) 1. 2. yarpak) Bitkilerde solunum. GD AT. yaprak) Bodur meşe ağacı (DS. yanak < ET. XI. II. SA. XI. yaprak + Far. 4164) yanıkara: (< T. yarpaħ. 158. XI. yumuşak tüylü. MBTS. 334. Krş. TAYA. 4177) yapıldak: (< T. Parietaria. Nişanyan. duvarlar üzerinde gelişen. yarbak. 14. XI. 2. karbon özümlenmesi. 99. ADYA. AA. 2. EYAD. 3. terleme gibi olayların oluştuğu. 281) . 502. -u) Bir armut çeşidi (AA. ZBK A. yapıldak ?) Sıcak. EYA. yapraklı + kara + ? yosun + T. DS. 194. XI. III.: yapık. 2. Ka.. 224. BTS. XI. manitari + T. 97. 492). Erz.A. yaprag. 68. 158) yaprak (I): (< T. 4177) yapışkan otu: (< T. 4163) yangak: (< T. Börülce. 4178) yarpaħ armudu: (< T. Folium. (TS. otsu ve yaprakları yapışkan bir bitki. -ı) bk. 4181. 12. TBAS. yapılcan) Dikenli ardıç (DS. yaŋak. yanı + kızıl) Bir yanı kızarık yaz armudu çeşidi (DS. 106) yaprak (II): (< T. ST AT. Ağz. 4179) yapraklı kara yosunları: (< T.. yapışkan + otu) Isırgangillerden. .A.601 yandıraz: (< T. 3361) Ceviz (DS. enli ve çok yapraklı bir çeşit kamış (DS. 312. 335. 45. XI.A. yaprak < ET.. 163. yapraħ. 4189. 193. 2392) yaprak mantarı: (< T. yandıraz) Mültüme de denilen bir bitki (DS. 76. 4168) yapılcan: (< T. 269.Y. 281. XI. emrūd + T. 71. yaprak + Yun.

TaS. 3. çayır otuna benzer bir ot (DS. 704. BTS. MBTS. nane türünden. 3. Clauson. III.. “< ET. 2. MBTS. 753) yasmık: (< T.: yavrağzı. XI. Ağz. (TS. TBAS. Mentha pulegium. ağ(ı)zı.A. 2. 3. “< yavru ‘kökü kesin olarak belli değildir’. yar + kökü. (And. kırmızı veya sarı renkli çiçekleri güzel kokulu olan bir ağaççık. 2394) yarkökü: (< T. 3379) Ballıbabagillerden. 2. 4189) yarpuz: (< kökü belli değildir. 2404. kısa saplı. 975) Mercimek (TS. 2. az veya çok tüylü. yarma + Far. düğün çiçeği (TBAS. şeft-ālū) Eti çekirdeğinden kolayca ayrılan şeftali (TS. “< yara ‘yar-mak’ fiilinden türemiş olduğu şüphelidir. kışın yaprak döken veya dökmeyen. yavraz) Sarı çiçekli bir kır bitkisi (DS. 4186) yarma şeftali: (< T.602 yaraaçan otu: (< ? T. baş) Çayırda yetişen. beyaz. 2. yasmık < yas-muk. 4205) . yer yarığı’. 3371”) Havuç (DS. VI. 3371”) bk. ince başaklı. XI. otu) Halk arasında yaralara iyi geldiğine inanılan bitki (TS. Gaz. yara + T. 3388”). MBTS. MBTS. 2402) yasemin: (< Far. yār ‘dik ve derin uçurum. çiçekleri birbirinden ayrı halka durumunda. XI. açan + otu. 281) yara otu: (< ? T. 281. 2404. XI. güzel kokulu bir bitki. yāsemen) Zeytingillerden. 2402) yarnaz: (< ? ) Kırmızı buğday da denilen bir çeşit buğday (DS. 3. yara + T. 4371) yavruağzı: (< ? yavru + T. (TS. Jasminum. yavruağız. 4205) yavrubaş: (< ? yavru + T.

Ağz.: yaykın.: yavsun. kastania + T. yayla + ? kekik + T. TBAS. iki veya çok yıllık. III. TaS. (TS. XI. emrūd + T. -ı. yayla + güzeli) Boncuk gibi. 4229) yayılgan: (< T. yabçan-yavçan ‘kökü kesin olarak belli değildir’. XI. 4212) yayla kekiği: (< T. 4211. kurt düşürücü. VI. XI. otsu veya çalımsı bir bitki. yavşan + T. 3. yayla + Yun. Artemisia. özel kokulu çok yıllık ve otsu bir bitki. MBTS. 2. sıtmaya karşı ve iştah açıcı olarak kullanılan. “< yavşan Orta Türkçeden başlayarak kullanılır: yabçan. katmer yapraklı bir bitki (DS. XI. 282) . yayla + çiçeği) Çiçekleri sarı renkte. “< ET. otu. ölmez çiçek. 2416) yaylagüzeli: (< T. bir. yavçan. 4407. yayla . MBTS. . çiğdem (TBAS. -i) bk.603 yavşan otu: (< T. AA.kökünden yola çıkılabileceğini söylemiştir. XI. mercanköşk (TS. yayla + Çin. 282. 4207. gul + T. 3388”). 158) yayarmudu: (< T. DS. çay + T. Helichrysum. 4206. 3. 316.A. 2. yay + Far. (TS. (And. Türkiye’de 20 kadar türü yetişen. 2. 444. Ağz. 2416) yayla kestanesi: (< T. < ET. dağ çayı (TBAS. -ü) bk. yaygın). yayla + Far. kırmızı çiçekli. Eren. STJa *yabış. 2. ölmez çiçek (TS. DS. yayılgan) Sarmaşık (DS. yekin) Kızılağaç (DS. mavi ve beyaz renkte çiçekler açan. XI.. yavşağan) Sıracagillerden. Räsänen *yabı-ş-ğan biçiminden geldiğini yazmıştır. 3391”) bk. 2413. Erz./ yapış. küçük. -si) bk. 2416) yayla gülü: (< T. ateş düşürücü. 706. 4210) yayla çayı: (< T. Pritsak ise yavşan’ın yap-ış-çan’dan geldiğini ortaya atmıştır. 336. BTS. -u) Erken olgunlaşan bir çeşit armut (DS. 4209) yaygın: (< T. (And. KMYA. 282) yayla çiçeği: (< T. Eski Kıpçakçada da yavşan olarak geçer.

Ağz. 223-229) yayla yavşanı: (< T. (And. 283) . Yörenin yaylalarında yetişen bu bitkiye “yayla sarımsağı” denilmiştir. encīr) Olgunluktan yarılmış. Kokuları da birbirine çok benzemektedir. yazı + Erm. evlek mantarı (TBAS. XI. (Duran. MBTS. 4217) yazılı incir: (< T. manitari + T. 4214) yazılı: (< T. “< ET.604 yayla otu: (< T. 4217) yazkışgövdesi: (< T. yemeği yapılan yeşil otların tümü (DS. 1082”) Meyve ağaçlarının gövdesinde biten asalak ot (DS. 4217) yazlık buğday: (< T. Yörenin yaylalarında yetişmesinden dolayı “yayla tütünü” denilmiştir. 4217) yazı mantarı: (< T. yedi + damar + otu) bk. yazı + Yun. patlıcan inciri de denilen mor renkli incir (DS. yay + oku) Öküzkuyruğu da denilen bir bitki (DS. kövdöŋ ‘gövde’. küçük taneli.: yazupancarı) lkbaharda kırda biten. yayla + otu) bk. yazılı) Börülce (DS. yayla + yavşanı) Tüylü dalak otu (TS. 4218) yedi damar otu: (< T. XI. (Duran. 223-229) yayla tütünü: (< T. yaz + kış + gövdesi. XI. yayla + tütünü) Bitkinin yaprakları kurutulup tütün olarak kullanılır. XI. 2. 1. -ı). banjar + T. 283) yazıpancarı: (< T. XI. sert bir çeşit buğday (DS. 2417) yayoħu: (< T. Solenanthus stamineus. bağa (TBAS. 283) yayla sarımsağı: (< T. yayla + sarımsağı) Bu bitkinin cinsi ile kullandığımız sarımsağın cinsi (Allium sativum) aynıdır. yazlık + buğday) lkbaharda ekilen. XI. -ı) bk. ölmez çiçek (TBAS. yazılı + Far.

meyvesi elmaya benzeyen. GD AT. (And. XI. 451. 98) yelpenek: (< ? ) Hıyar (DS. 495) 1. XI. Ağz. 339. TaS. 3402”) Mor çiçekli dikenli bir ot (DS. Nişanyan. MBTS. 283) yellimkara: (< yellim + T. yemliyh. 2. Bitkilerde. 503. (And. 452). XI.. XI. kök karanfil (TBAS. 4237) yelmeşük otu: (< ? yelmeşük + T. III. yumurtamsı biçimde ve kenarları dişli olan. 4233) yelkovan otu: (< T. yelmik. 2. 2430. 2430. yelebük. 4221) yegenaşısı: (< T. yimlik) Papatyagiller familyasından. 352. otu) Sancı.605 yedideli: (< T. 4239) yemiş: (< ET. yaprakları kısa saplı. yelmük.: emlik. ağrı gidermede ve tahtakurularına karşı kullanılan bir ot (DS. yellice) bk. yermük. “< yellim ‘ses taklidi kelime’. 262. 14. XI. XI. yaprakları . döllenme sonunda çiçeği meyve yapraklarından oluşan ve tohumu taşıyan organ. Ağz.+ miş. yeleşik < yerleşik) Tatula da denen bir bitki (DS. XI. 4223) yeleşik: (< T. Clauson.A. 934). 4242) yemlik: (< T. yemiş + -(e)n. 3.A. XI. DS. OAAD.. 2. yedi + deli) Türlü renklerde açan. 4236) yellice: (< T. yelmiyh.: yemişan) Gülgillerden. kasımpatına benzer. Eren. . 4602) yemişen: (< T. 88. kara. VI. yemlik < yém < yé-. DS. Krş. kokusuz bir çiçek (DS. eğir kökü (TBAS. yeğen + aşısı) Bir çeşit kayısı ağacı (DS. 4238) yel otu: (< T. AVA. yel + kovan + otu) Sardunyaya benzer yabanıl bir bitki (DS. ncir (TS.Y. yel + otu) bk. yémiş “meyve” < ye. XI. Eren. Erz. 4242. AA. meyve. dikenli bir bitki (TS.

353) yer çamı: (< T. 1739. yeni + Far. XI. Gaz. XI. sulu ve mayhoş yemişi olan her dem yeşil bir ağaç.606 ipliksi ve paralel damarlı. 284. 4250) yerebatan: (< T. baş aşağı çiçek açan bir çeşit kır çiçeği (DS. yerebatan (DS. II. TBAS. dunyā) Gülgillerden. bir yıllık. tūt + T. yere + bakan). otsu bir bitki. yerebatan (DS. 2437. XI. 4243. Erz. 4245. terletici veya yara iyi edici olarak kullanılan. toplanıp yenilebilen gümüş renkli bir ot (DS. aken tipi meyve taşıyan. XI. (TS. yer + Far. 4253.. AAT. 4248) yepelek: (< ? ) Yulaf (DS. yeni + Ar. 2. sarı renkli. III. 2431) yenidünya: (< T. III. kuvvet verici. MBTS. DS. ETA. limon sarısı renkli. 621. 3408”) 5-10 cm yüksekliğinde.. Eriobotrya Japonica. DS. 750) yepel: (< ? ) Kırda yetişen. 4250) yerebakan: (< T. BTS. BTS. iri çekirdekli. III. (Malta eriği). AVA. -u) Böğürtlen (DS. -ı.. 246. bir ya da çok yıllık otsu bitkiler (TBAS. 3. V. yere + batan) Havuç (yeregeçen. ülkemizde 18 türle temsil edilen. (TS. şam’ + T. (DS. ülkemizde kültürü yapılan. 4248. ana vatanı Çin ve Japonya olan. çiçekleri uzun bir sap üzerinde bulunan. Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen bir bitki. 2. 4250) . yerekaçan). yere + geçen) bk. XI. yer + Ar. erik büyüklüğünde. XI. 708. (TS. yere + kaçan) bk. Ajuga chamaepitys. Pimenta officinalis. Ağz. yį r. 4250) yerekaçan: (< T. 707. 4250) yeregeçen: (< T. K AT. BÜYA. XI. 748) yenibahar: (< T. 4819. Gaz. 2432. “< ET. behār) Mersingillerden. XI.: yerebaħan) Küpeçiçeği gibi. 265.A. DS. DS.A. 284) yerdutu: (< T. 2. 339. XI. 140.A. XII. (And. .

çiçekleri döllendikten sonra toprağa gömülerek meyve veren. 2438. 159. DS. 2. yer + Yun. BTS. yer + Ar. sarı çiçekli. T YA. sürüngen gövdeli bitki. KBAYA. 2439) yermeseri: (< T. 4250. yer + Far. yer + iğdesi) bk. 2. 709) yergöbeği: (< T. mesir + T. 4249. vasilikon + T. Mercurialis. 285) yer incisi: (< T. çıçırgan (TBAS.: yer alması) Birleşikgillerden. Cytinus hypocistis. AA. (TS. manitari + T. XI. 2. XI. (And. küpelisi) Küpeçiçeğine benzeyen.607 yer elması: (< T. 2439) yermeşik: (< ? ) Gelincik (DS. XI. -si) 1. XI. Kurtluca. 2437. Arachis hypogaea. TBAS. 377) yer fesleğeni: (< T. bīşa + T. bahçede yetiştirilen bir çiçek (DS. nār + T. XI. 2438. kök sapları yumru durumunda olan bir bitki. (TS. yer + elması). -ı) Cistus türlerinin köklerinde parazit olarak yaşayan bir bitkidir. 4251) yer iğdesi: (< T. 2. 4253) yer meşesi: (< T. 285) . -si) nci çiçeği (TaS. 2. fustu + T. Dalak otu. -ı) bk. 246. 2. Ağz. (TS. yer + Yun. yer + Çin. yer palamudu (TS. -ı) Baklagillerden. yer palamudu. yer + Ar. hayvanlarda zehirlenmelere neden olan. XI. 285) yer fıstığı: (< T. DS. otsu veya odunsu. yer + T. inci + T. hlk. -i) Ak erik (DS. 208. 4253) yer mantarı: (< T. yer + Far. 4539) yerküpelisi: (< T. (TBAS. 10-50 cm yükseklikte. yer + göbeği) Bakla tarlasında köklerden beslenen bir asalak ot (DS. -i) Sütleğengillerden. otsu bir tarım bitkisi. AVA. domalan (TS. Helianthus tuberosus. tek yıllık. 4253) yer narı: (< T. VI.

yeşil + Yun. yer + Yun. XI. yer + ? yonca + T. duvar diplerinde yetişen bir bitki. 4254) yer yenidünyası: (< T. 285) yer yoncası: (< T.: yişillik) 1. yeşillik). psomion + T. XI. Dalak otu. 4253) yer palamudu: (< T. Sebze (DS. 2440) yersakızı: (< T. yer meşesi. palamudi + T. domuzağırşağı (TBAS. yer + Ar. yer + sakızı) Kökünden kara renkli sakız çıkarılan bir ot (DS. XI. 2440) yer pırasası: (< T. ayı gülü (TBAS. aslankuyruğu (TS. dunyā + T. yer + Yun. serv + T. pipéri) Yeşil renkli taze. 285) yer şakayığı: (< T. yer meşesi (TS. sivri ve dolma biber (TS. yer + Yun. -sı) bk. hlk. 4254) yeşilbiber: (< T. XI. 116) yeryumurtası: (< T. 2. (TS. 2440) yer servisi: (< T. -ı) bk. XI. balluŧ + T. yer + yumurtası) Patates (DS. -sı) bk. -u) 1. yer + sarmaşığı) Gebre otugillerden. nemli yerlerde. 4256) .608 yer otu: (< T. 2. Hıyar. Ağz. yer çamı (TBAS. Cleome. (DS. yer + yaran) Bir çeşit mantar (DS. 2. -u) bk. 2. 2. -sı) bk. ağ yonca –1. 4254) yer sarmaşığı: (< T. 37) yeryaran: (< T. yer + Far. 285) yer somunu: (< T. Ağz. praso + T. -i) Yer meşesi (TS. I. 2441) yeşillik: (< T. yer + Ar. (And. 2440) yer pelidi: (< T. 2. -si) bk. (And. 2. yer + yeni + Ar. adamotu (TBAS. yer + otu).: yir otu) Havuç (DS. şa ā’i + T. Kurtluca.

yılan + çiçeği) Mide ve barsak hastalıklarına iyi geldiği sanılan. 2448) yılanekmeği: (< T. -ü) bk. yılanyastığı (TBAS. 4262) yılanbaklası: (< T. XI. yılan + burçağı) 1. Ophioglossum. çok yıllık ve otsu bir bitki.609 yeşil soğan: (< T. kayalık yerlerde biten enli. 4264) yılanboncuğu: (< T. (And. 2. -sı. 286) yılandili: (< T.: yeşil sögan) Yeşil soğan (DA. DS. 4264) yılanbıçağı: (< T. < “ET. gul + T. XI. 930”) Fiğe benzer bir bitki (DS. bk. sarımsağa benzer yumrulu. Clauson. 4265) yılan çiçeği: (< T. yılan + Far. cücek + T. 2. yılan + Ar. 4264) yılancücüğü: (< T. 2448. VII. yılan + dikeni) bk. Batı ve Güney Anadolu’da bulunan. XI. XI. kokusuz. yılan + dili) Küçük eğrelti otu. yığınç) Isırgan otu (DS. yılan + boncuğu) bk. 88. (TBAS. 496. kırmızı başaklı bir çeşit ot (DS. (TBAS. yılan + ekmeği) Yaprakları uzun saplı ve ok biçiminde. -i) Yılan otu da denilen. 286) . Nişanyan. 2517. yılanbıçağı (DS. (TS. DS. yumruları süs bitkisi olarak dış ülkelere satılan. Dracunculus vulgaris. Ağz. 286) yılan gülü: (< T. yılan + bıçağı) Genellikle mezarlıklarda. DS. kıvrımlı eğrelti otunun bir türü (TS. yeşil + soğan). 118) yığınç: (< T. 2. Arisarum vulgare. 10-20 cm yükseklikte. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. XI. uzun parlak yapraklı. 4265) yılan dikeni: (< T. çiçekleri karanfile benzeyen. 286) yılanburçağı: (< T. yılan. Yaban baklasına benzer bir bitki. boğa dikeni (TBAS. bā ilā + T. ölmez çiçek (TBAS. 285. yılan + Far. XI.

4266) yılan otu: (< T. 287. 922”) Manolyagillerden. yakıcı ve acı bir öz su bulunan. yıldız + Yun. 2. 712) yıldız anasonu: (< T. (TS. XI. XI. yaprakları sebze olarak kullanılan. “< ET. Dracunculus vulgaris. Japonya’da yetişen. bakka tipi meyveleri olan. 2. XI. yıldız biçiminde ve türlü renkte bir süs bitkisi. ülkemizde 11 türle temsil edilen. DS. yāsemen + T. yılan + Erm. esmer-yeşil çiçekli ve otsu bir bitki. -i) Zakkumgiller familyasından her mevsim yeşil olma özelliğini koruyan odunsu bir bitki (TS. XI. yılan + otu) Kökü yılan sokmasına karşı kullanılan. 4266) yılanyastığı: (< T. banjar + T. 286. anison + T. yıldız + çiçeği) Birleşikgillerden. (TS. (TBAS. basit ya da parçalı yapraklı. yıldız + kökü) Yer elması (DS. -u. mısır koçanı şeklinde çiçeklenen. yıldız + Far. sulak ve nemli yerlerde yetişen. Clauson. zehirli bir bitki. yılan kuyruğuna benzeyen ve sarmaşık gibi uzayan bir ot (DS. 2448. 2448. danaayağı. 2450) . yumrulu. cinsleri içine alan bir bitki familyası (TS. kök sapında süt görünüşünde. yılan + yastığı + -giller) Bir çeneklilerden. 712. (TS. yılan + kuyruğu) Baharda biten. 4266) yılanyastığıgiller: (< T. 4268) yıldız yasemini: (< T. 4266) yılanpancarı: (< T. DS. kurtpençesi (TBAS. 2. 2449) yıldızkökü: (< T. (dalya). 15-50 cm yükseklikte. 2. yultuz. çok yıllık. Aristolochia hirta. -ı) Gövdede oluşan şişleri iyileştirmek için üstüne konulan bir ot (DS. çiçekleri katmerli. 2. TBAS. yılan + yastığı) Yılanyastığıgillerden. XI. meyveleri zehirli bir ağaççık. llicium anisatum. BTS. çok yıllık. Dahlia. yılanyastığı vb. silindrik köklü. 2449) yıldız çiçeği: (< T. 286) yılankuyruğu: (< T. BTS. yılan + kökü) bk.610 yılan kökü: (< T.

yoğurtçuk) bk. 107) yongöbek: (< ? yon + T. 621.: yiğdin. EYAD. başak durumundaki çiçekleri kırmızı veya mor renkli. Kaşgarlı Mahmud’a göre Orta Türkçede yorınçğa biçimi geçer. ak renkli. 4276. otsu. bir veya çok yıllık. Ağz. 457) Baklagillerden. kara kılçıklı bir çeşit buğday (DS. ülkemizde 95 kadar türle temsil edilen. Ağz. Manisa lâlesi (TBAS. Bu biçimde -r. kavuna benzeyen. Galium. 713. yoksul + buğday) Başağı dört köşe. yaprakları genellikle üç yaprakçıklı olan bitkiler. Bitki adlarında kullanılan –nçğa ekiyle yapıldığı anlaşılıyor. Kökünü açık olarak bilmiyoruz. ETA.611 yıllığıç: (< ? ). KYA. XI. 2. (And. 288. bir yıllık veya çok yıllık otsu bitki. AVA.: yıllıgıç) Şamama. XI. 4294) . 2. yivdim. Eren. is. güzel kokulu ama yenilmeyen meyve (DS. XI. 4283. göbek) yi çeşit yemeklik mantar (DS. yivdin) Frenk üzümü iriliğinde meyvesi olan zehirli bir bitki (DS. ST AT. (TS. II. XI. TBAS. 246. AA. BTS. 2456) yoğurtçuk: (< T. yoğurt + otu) Kök boyasıgillerden. 2462. Türkçe yonca biçiminin yorınca’dan geldiği açıktır. 4276) yoğurt çiçeği: (< T. 2. XI. Trifolium. Oğuzlar ise yorınca biçimini kullanırlar. 170. (And. DS.düşmüştür. 4271) yidin: (< ? ). XI. 287) yoğurt otu: (< T. 4823) yonca: (< Eski Türkçede yorunçğa olarak kullanılır. 4288) yonan: (< öz. 159) yiğilcik: (< ? yiğil + T. -cik) Meşe (DS. KBAYA. XII. çiçekli dal uçlarında sütü kestirmekte kullanılan bir maya bulunan. (TS. 2456) yoksul buğday: (< T. 197. Yunan) Yunan buğdayı da denilen iri başaklı bir çeşit buğday (DS. yoğurt + çiçeği) Papatya (TS. 237.

265. yumru + kara) Bir çeşit kara üzüm (DS.. 714. 4316) . 500. ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad (TS. BTS. yumak + otu) Kaya aralıklarında yetişen. VII. 936) bk. 4302) yuka ağacı: (< Lat. Ağz. 4298. Malta eriği (DS. (And. en çok hayvan yemi olarak yetiştirilen. yosmuk. 3. Yucca + ağacı) bk. yum ak < *yum-.: yoğsun. çime benzer bir çeşit ot. 4299) yoz: (< ET.TBAS. yoz “kısır”. 4297. STJa. Ekşi yaban eriği. ulaf. DS. XII. Bu bitkinin tanesi.: yonuz erī) 1. MBTS. 4295) yordanlı: (< ? yordan + T. GBAA. bir yıllık. Eren. 3438”). 2. 288) yosun: (< kökü belli değildir. XI. Krş. 4825) yumru: (< T.: ılaf. 3440. avize ağacı (BTS. “< yordam ‘kökü bulunamamıştır’. 3. yumak otu (DS. nemli topraklar ve ağaç gövdeleri üzerinde yaşayan. Nişanyan. Avena sativa. çoğu sularda yetişen. yolaf) 1. (TBAS. (And.A. XI. (And. XI. 3. yumru) Domates (DS. Buğdaygillerden. KMYA. 2. 2465. Ağz. Clauson. MBTS. gelincik (DS. Dimitrieva’ya göre Ermeniceden alınmıştır. 497). BTS. (TS.612 yonuz eriği: (< ? yonuz + T. 4825) yumak otu: (< T. XI. XII. (And. 4316) yumrukara: (< T. 3440) Meyvesiz ağaç (DS. 714. yem” biçiminden getirmiştir. 2469. yosul) Tallı bitkilerin. 2464. XI. yilaf. -lı ‘yordamlı’. 33. 2. MBTS. ikinci bölümünü ise Arapçadan kalma Farsça alaf “ot. XI. Ağz. T YA. DS. 457). eriği). AAT. 227. DS. Ağz. Festuca. 63) yulaf: (< Tzitzilis’e göre Rumcadan alınmıştır. XI.: yorduma) Lâle. 283) yumak: (< ET. otsu bitki. 2. birinci bölümünü Farsçada arpaya verilen cau adıyla birleştirmiş.Y. DS. 288. 307.

(DS. 498”) Yüksük otu. XI. 3. Digitalis purpurea.613 yumrut: (< ? ) Üvez meyvesi (DS. 3458) Yasemin (DS. yumurta + boyası. 3454”) Sığırkuyruğu. Verbascum scrophulariaceal. 2480. 3. 2. 4331) yüsüfefendi: (< öz. 938”) bk. ülkemizde dokuz türü bulunan. Clauson. -ı) Çok lezzetli bir mantar çeşidi (DS.< *yum-. 3. Eren. gül goncası (DS. XI. 717. 4316) yumuk: (< T. 288) yumurta mantarı: (< T. kök boyası (TBAS. “< ET. Yusuf + Ar. 4322) yüksükçük: (< T. BTS. XI. MBTS. sarı ve kırmızı çiçekleri olan. yımırtğa/yumurtğa < *yumurt. 3444) bk. yüksükçük. 4317) yumurcak: (< T. XI. XI. manitari + T. (yüksükçük). 4316) yumurca: (< T. aféndis) Mandalina (DS. yumurta + Yun. XI. -î) Limon (DS. kişniş (TBAS. XI. MBTS. Yusuf + Yun. yumurcak < yumruk+ cak. yumuk) Açılmamış çiçek. 4328) yüksük otu: (< T. “< ET. 4334) . yüksük + otu) Sıracagillerden. Nişanyan. XI. MBTS. XI. 4334) yüsüre: (< yüsrü “kökü bulunamamıştır”. DS. iki yıllık. 4318) yusufu: (< öz. 462. is. XI. (TS. yüksük < yik ‘dikiş’ + -sik eki. is. “< ET. TBAS. Digitalis purpurea. kalp hastalarında dijitalin adıyla kullanılan bir alkaloit veren. 288) yumurta boyası: (< T. yumurca < yumruk + ca. 3. 3444) Anasonun arasında yetişen kokulu bir bitki (DS. yün + otu. otsu bir bitki. 288. yüksük biçiminde. kralkandili denilen bir ot. 4328) yün otu: (< T. yuŋ. (DS. MBTS.

BTS. 2. -giller) ki çeneklilerden. 352) zakkumgiller: (< Ar. za ūm + T.A. çiçekleri tekli. kapsül.. soğanlı. za ūm) Zakkumgiller familyasından. yaprakları karşılıklı ya da dairesel. TBAS. dik ya da tırmanıcı gövdesi olan. (TS. 4341) zahter: (< Ar. ülkemizde 4 cins ve 6 türle temsil edilen. 780. 466) bk. zanba ~ OFar. XI. çok yıllık. kıldı) Çalı cinsinden bir bitki (DS. çanak ve taç yaprakları 5 parçalı ve parçalar birleşik. çok yıllık bir süs bitkisi. 719. ovaryum alt ya da orta durumlu. 2495. 4344) zalıkıldı: (< ? zalı + T. 4340) zaguda: (< ? ) Soğanın küçüğü (DS. sa’tar. -giller) Bir çeneklilerden. 4345) zambak: (< Ar. ışınsal simetrili. çiçekleri beyaz veya pembe renkli. 2495. 2. otsu ya da ağaçsı bitkiler (TS. çok yıllık. Gaz. . er dişi. zanbak. TBAS. 2496. kapsül ya da nadiren bakka tipi meyveleri olan. 289. otsu.. Türkiye’de 6 türü bulunan. çiçek örtü yaprakları iki daire etrafında dizilmiş 6 parçalı. XI. zakkum. 4831. Nerium oleander. kara kekik (TBAS. 719) . BTS. III. folikül. UA. ülkemizde 43 cins ve 420 kadar türle temsil edilen. 3. bakka ya da eriksi tip meyveleri olan. abŧ.A. Eren. 150. güzel ve iri çiçekli. 2. Cezayir menekşesi gibi türleri içine alan. 499) Zambakgillerden. Lilium candidum. 719. XI.614 -Zzabıt: (< Ar. III. çiçekleri ışınsal ya da tek simetrili. 3465) Süpürgeotu (DS. XI. KYA. 719) zakota: (< ? ) Yabanıl sarımsak (DS. 23) zambakgiller: (< Ar. 289. 2. nadiren çalı formundaki bitkiler (TS. kışın yapraklarını dökmeyen zehirli bir ağaççık. 289) zakkum: (< Ar. Akdeniz ülkelerinde yetişen. BTS. BTS. XII. süt içeren. MBTS. 6 m kadar yükselebilen. 2497. zanba + T. 90-100 cm yüksekliğinde. DS. (TS. Nişanyan. Erz.

3. (And. -sı) bk. MBTS. şam + Fr. 2497) zamzak: (< ? ) Mısır. Hıyar. OAAD. zavrah. otu) Atkuyruğu (TS. kerasi + T. 3. 2. Ağz. MBTS. 2497) zamk akasyası: (< Ar. 290) zehni: (< Ar. zamk ağacı (TS. 4352. zenbūrek + T. kavun. Leylâk. Erguvan çiçeği (DS. 4347) zangalak: (< zang “ses taklidi” + T. şam + T. zavzu. -ı) Bir kiraz cinsi (AA. XI. Kızılcık. źihnį. 3497). acı çiğdem (TBAS. -li + çiğdem) bk. 4346) zandak: (< ? ) Yeşil diken (DS. 4383.: zamzalak. zarzalak. -lak) Domates (DS. XI. zavarak. Akasya. 4351. 4354. 239) zemberek otu: (< Far. zehr + T.615 zamk ağacı: (< Ar. acacia + T. ağacı) Akasya. zavzı. 264) zavzara kirezi: (< ? zavzara + Yun. 4. Tespih ağacı. zanzalak. 4355) zehirli çiğdem: (< Far. 290) zartlak: (< zart “ses taklidi” + T. Havuç. 2. 3. XI. TBAS. Ağz. XI. AAT. XI. zevra . 2. 4348. 2. (And. zehr + T. 290) zehirli mantar: (< Far. zamk akasyası. 2. 160) zegur: (< ? ) Çileğe benzer bir meyve (DS. domates. 2504) . karpuz gibi bitkilere sarılarak büyüyen ve mavi çiçekler açan bir asalak bitki (DS. -li + Yun. zavzak. 4. 268. -alak). manitari) nsan ve hayvanlarda hafif veya ölümle sonuçlanan zehirlenmelere neden olan mantarlar (TBAS. zıvrak) 1. XI. (TS. 4347. zavza. 3505) Bir üzüm türü (EYAD. 4351) zavrak: (< Ar. mimoza gibi zamk veya reçineli zamka benzeyen maddeler veren okaliptüslere ve daha birçok ağaca verilen ad.: zarvak. zevrak. 3. Limon (DS. zazalak) 1.

çok yıllık.. yaklaşık 100 cm yüksekliğinde. 291) zeravent: (< Far. MBTS. dikenli. 349. Erz. 468. (And./Far. (TS. 2506. 175) zencefilgiller: (< Ar./Far. ana) Sütleğen (DS.A. III. kökü) bk. 3. kamış görünüşünde. Krş. zerdili) Kayısı ağacının Akdeniz ülkelerinde yetiştirilen./Far. ayrık otuna benzeyen. loğusa çiçeği (TBAS. XI. 3492) bk. Ağz. 291) zembiligozgoz: (< Far. DS. 2. 3. MBTS. 2505) zencefil kökü: (< Ar.Y. gawz + gawz) Ceviz (DS. TBAS. zerāvend. (TS. zencebīl + T. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. TS. III. 4361. Ağz. zenbįl + T. etli. 2.: zerdeli. GBAA. -giller) Bir çeneklilerden. Nişanyan. 2504) zencefil: (< Ar. zerdeçal gibi ıtırlı bitkileri içine alan bir familya (TS. 2505. 2506.: zerdek) Havuç (DS. 148. Gaz. 4361. -li + Far. 4832) . XI. 4361) zerde: (< Far. 502) Zencefilgillerden. zer + T. zerde. Armeniaca vulgaris. 2. 31. XI. çok yüksek ve otsu bir bitki. 782. 184) zerana: (< Far. tadı acı ve çekirdekli meyvesi olan bir türü. 4359) zembil otu: (< Far. 198) zerdali: (< Far. Hindistan ve Malezya’da yetişen. *zengepīl. 2. sarı. DS. zerd-ālū + T. 145. zencefil. zencebīl + T.616 zembil çiçeği: (< Far. 3492). 292. zenbį l + T.. 15 m kadar yükselebilen.A. kakule. K AT. XII. çiçeği) bk. DA. (And.A. 296. 505) zerdali dikeni: (< Far. hodan (TBAS. Nişanyan. otu) Buğdaygillerden.. 4361. zencebīl ~ OFar. Briza. 88. TBAS. (TBAS. zenbį l + T. 502). kök karanfil (TBAS. Eren. Centaurea sostitialin. çorak yerlerde yetişen bitki. (TS. Zingiber officinale. zerd-ālū. . XI. DS. XI. dikeni) 60-150 cm yükseklikte. 291. 2.

BTS. segrek. zeytūn). E A. XI. 2. -si + Far. TAYA. 2. III. 2.: setin. 386. zerrīn + -gede) Turuncu lâle (DS. zeytūn + T. zeytün. 721. BTS. 4833) zevik: (< ? ) Kışa doğru yetişen. XI. K AT. DS. (And. 2. siyrek. kanatlı fındıkçık. 2508) . ETA. 4363) zeyrek: (< Far. 134. yapraklarını döken. II. Eren. Olea europea. za īr + -(a)k küçültme eki. Akdeniz ülkelerinde yetişen. zerde-çāv. her dem yeşil. ZBK A. 4362. sonradan kararan. kiraz. 2508. tadı az bir çeşit üzüm (DS. 502) Zencefilgillerden. 7.: seğelek. TBAS. X. 136. zerd-ālū + T. GD AT. 160. şarap rengi. sebze < sebz “yeşil”) Tohumdan yetişen yeşil soğan (DS. dalları dikensiz. 4363) zevze: (< Far. 73.617 zerdeçal: (< Far. 127. kayısı. 2. 207. 2506) zerringade: (< Far. zetin. çiçekleri sarı renkte. 72. 2506) zerdeli aşması: (< Far. Nişanyan. ülkemizde 7 cinsle temsil edilen bir familya. keten (TBAS. genellikle ağaç ya da bazen çalı formunda olabilen. . 2508. BÜYA. 172) zeytin: (< Ar. küçük ve gümüş renginde. 102) zeytingiller: (< Ar. KYA. 21.. zarek. zerrīn) Fulya (TS. XI. zītin) 1. (Hint safranı). 468. zefdin. Eren. zeytūn + T. -giller) ki çeneklilerden. Erz. 125. yüksek besin değeri taşıyan yağlı meyvesi. zegerek. yaprakları sivri uçlu. GBAA. eriksi ya da üzümsü olan. seyelek. (And. 2506. 467). 158. zeğrek) bk. DS. meyveleri kapsül. 10-20 m yüksekliğinde. 292. 264. badem gibi tek çekirdekli meyvelerin genel adı (TS. çok yıllık bir bitki. (TS. TS. (TS. uzun ömürlü bir ağaç. Ağz. 3593. XII. 2. AA. Ağz. XI. sert. 187. 6. yaprakları karşılıklı. Curcuma longa. mīva) Erik. zevtin. kök saplarından safranı andıran boyalı bir madde çıkarılan. OAAD. çiçekleri ışınsal simetrili. EYA. 349. 4361) zerrin: (< Far. zeytun. Bu ağacın taze iken yeşil. 2. (TS. 721) zeytinsi meyve: (< Ar.A. Zeytingillerden. aşılaması) Kayısı (DS.

293. sarı çiçekli ve çalı görünüşünde. üzümü) Tanesi zeytine benzer kara.: zira) bk. (TBAS.: zılbırt) Yemeği yapılan bir kır bitkisi (DS. XI. XI. 4366) zıka: (< ? ) Hardal otu (DS. XI. 292. “< zıngır ses taklidi kelime”) Tahıla zararlı bir ot (DS. XI. 4367) zılk: (< ? ) Marula benzeyen. zeytūn + T. XI. pazı (DS. buğday (DS. XI. 4373) zınzov: (< ? ) Dağ menekşesi (DS. otu. 4369) zımbıldik: (< ? ) Akarsu kıyılarında yetişen bir çeşit ot (DS. Ağz. zehirli bir bitkidir. XI. XI. (And. 4367) zılcan: (< ? ) Bir çeşit diken (DS. XI. 4370) zıngırdak otu: (< zıngırdak + T. kimyon (TBAS. 4386) . 4385) zile: (< ? ) Nemli yerde kendiliğinden çıkan arpa. tatlı bir çeşit üzüm (DS. 4375) zıra: (< ? ). DS. 4363) zığlan: (< ? ) Uzun çam ağacı (DS. yaprağından sarma yapılan bir kış sebzesi. 4367) zılgar: (< ? ) Genç çam ağacı (DS. XI. XI. Rhododendron luteum. XI. -lak) Pancar (DS. 4366) zılbıt: (< ? ). 4373) zıplak: (< zıp “ses taklidi” + T. 293) zifin: (< ? ) Kışın yapraklarını döken.618 zeytinüzümü: (< Ar. (And. XI. Ağz.

4387. zenbį l + T. 3508) Pırnal meşesi ağacı (Gaz. ağacı).: zimerit. Anagyris foetida. III. TBAS. XI. XI. 471) zomzom eriği: (< zom + zom + T. (And. XI. 4393) zongula: (< zongula < zonk “ses taklidi”) Ağısız mantar (DS. çiçekleri sarı renkli. 3. XI.619 zimbit: (< ? ). yaprağı yenilebilen ve sarı çiçeği kumaş boyamada kullanılan bir ot (DS.. 4393) . 4388) zincilip: (< ? ) lkbaharda biten. XI.A. zindegān. (And. MBTS. 4389) ziron: (< ? ) Kılçıksız buğday (DS. 3. -cik). 4388) zindiyan: (< Far. zinemit) Sarı çiçekli. 4390) zivircik: (< Far. Ağz. 2. “< zom ‘kökü belli değildir’. kuvvetli kokulu bir çalı. (And. XI. XI. kötü kokulu bir ot (DS. zivān. 100-300 cm yüksekliğinde. Eren. zimilas) Kışın yemiş veren bir çeşit diken (DS. tohumları zehirli. XI. yapışkan yapraklı. (TS. eriği. XII. MBTS. 4389) zirge: (< ? ) Sert. zinebit.: siyircik) Akdeniz Bölgesi’nde yetişen. DS. zįver + T. 4390) zivan: (< Ar. 4699) zoğal: (< Far. dolgun taneli hevenk üzümü (DS. Ağz. TBAS.: zimbilaçı. 293. XI. 3512”) Bir çeşit erik (DS. zu āl) Kızılcık (Eren. genellikle deniz kıyılarında biten. Ağz. 2517. dallarından süpürge yapılan. 293) zimilacı: (< Far. 470) Buğday tarlalarında biten tohumu acı bir ot (DS. 785) zingit: (< ? ) Yabanıl armut ağacı (DS. yaprakları 3 yaprakçıklı.

saç lülesi görünüşünde olan kıvrıntılı çiçeği.: züllee) Geç olgunlaşan kara ve küçük bir erik çeşidi (DS. 294) zulfar: (< ? ) Susam (DS. (TS. Phaseolus caracalla. zülbeyā “< beyā dolmuş. 20-40 cm yükseklikte. zulfe + T. XI. 294) zülbeya: (< Ar. 4401. 2. mor. otu) Yaprakları. nane gibi.620 zulfa otu: (< Ar. dolu”). beyaz renkli. (TBAS. (And. çok yıllık. Hyssopus officinalis. tüylü. XI. zulf-i ‘arūs) Baklagillerden bir süs bitkisi ve bunun güzel kokulu. mavimsi çiçekli bir bitki. Ağz. çorbalara koku ve tat vermek için kullanılan. 4400) zumagu: (< ? ) bk. 4402) zülfaris: (< Far. akçöpleme (TBAS. 2522) .

tıpkı kendi çocuklarımıza verdiğimiz isimler gibi. Moğolca. Gürcüce. Birleşik bitki adları. Bitkilere verdiğimiz isimler. Basit yapılı bitki adlarını Türkçe kökenli olanlar ve Alıntı bitki adları oluşturmaktadır.621 V. Çince. Türemiş bitki adları “isimden isim. Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. Bitki adları bir milletin hayal gücünün derinliğini. Yunanca. espri anlayışını. Alıntı bitki adları ise “Arapça. Farsça. fiilden isim” yapma eklerinden bir ya da birkaçını alarak kurulmuştur. Yapı bakımından birleşik bitki adları “isim tamlaması. Rusça. cümle biçiminde kurulanlar” şeklinde incelenmiştir. kıvrak zekâsını. Latince. Türkçe kökenli olan basit yapılı bitkiler dilimizde az yer tutmaktadır. 3. Türemiş ve Birleşik” yapılı olmak üzere üç temel bölümden oluşmakta. oldukça hacimli bir bitki koleksiyonu oluşturmuştur. 6. Bunlar arasında kökü Türkçe olanların yanı sıra. SONUÇ “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” isimli doktora tezimizde bitki adları yapı ve kavram bakımından ele alınmış ve Türkçenin zengin bir bitki kültürüne sahip olduğu görülmüştür. isnat grubu. sıfat-fiil grubu. spanyolca. Ermenice. Slavca. 2. Kavram bakımından . Türkiye Türkçesinde kullanılan bitki adları “Basit. fiilden fiil. tabiata bakış açısını ve hayatı kavrayış biçimini ortaya koyan dil hazineleridir. bitki adlarıyla ilgili olarak şu sonuçlara varılmıştır: 1. sıfat tamlaması. bunlar da kendi aralarında alt başlıklara ayrılmaktadır. Geniş bir coğrafyada binlerce yıldan beri yaşayan Türk milleti. ngilizce. isimden fiil. Bulgarca. 4. bizleri geçmişimize götüren kopmaz bağlardır. Fransızca. basit ve türemiş bitki adlarına oranla daha geniş yer tutmuş ve daha teferruatlı olarak ele alınmıştır. talyanca. yabancı dilden gelerek yapım eki alanlar da vardır. 5. tekrar grubu. Bu çalışma ışığında. Sırpça.

622 birleşik bitki adları ise “insana özgü özellikler taşıyanlar. tezde en çok yer tutan bölümdür. insan hayatının da vazgeçilmez unsurlarıdır. Ayrıca bu eklerin işlevleri de kaynak gösterilerek belirtilmiştir. hem de birleşik bitki adlarının aldığı ekler gösterilmiştir. “Bitki Adlarında Geçen Yapım Ekleri” başlıklı bölümde hem türemiş. etimolojileri. “Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü” kısmı. şekil özelliklerinin yanında. tür. Her madde başında derin bir kültür birikimi bulunan bitki adları sözlüğümüz. Tabiatın dengesini sağlayan bitkiler. organ. Türk insanının adlandırmada ve tabiatı algılamada göstermiş olduğu ustalığı ortaya koymaktadır. Bu bölümde bitki adları madde başı yapılarak bitkilerin tanımları. 8. Bitki adları. Anadolu ağızlarındaki varyantları ve kaynakları belirtilmiştir. bitkilerle ilgili çalışma yapan bütün bilim adamlarının rahatlıkla faydalanabilecekleri bir çalışma niteliğindedir. aldıkları yapım eklerine göre listelenerek tahlil edilmiştir. Bu sebeple insanın bitkiye bakışı ve onları adlandırma yolları çok çeşitlilik arz etmektedir. hayvan. . 7. Alfabetik sıraya uygun olarak hazırlanmış bu sözlük. yer adları ve benzetmelerle kurulanlar” olmak üzere birçok bakımdan değerlendirilmiştir. eşyanesne.

Meşhur Sözler. stanbul. 3 cilt. ndeks. Her Yönüyle Dil. TDK Yayınları. Besim. Kubbealtı Neşriyatı. Aysu. Ağız Araştırmaları Bilgi Şöleni (9 Mayıs 1997). Reşit Rahmeti. ----------. Kutadgu Bilig III. Kenan. zmit’in Taşköprü. TDK Yayınları. ----------. Azerbaycan Halk Yazını Örnekleri. TKAE Yayınları. 2005. Ehliman. Ömer Asım. Ata. TDAY – Belleten. Bilgi Yayın Evi. Kâşgarlı Mahmut: Divanü Lûgat’it Türk Tercümesi I-III. Başka Diller ve Ağızlarla lgili Halk Ağzından Parçalar. Türkiye Türkçesinin Dünü. 1945. Ankara. Dualar. Aybastı Ağzı ( nceleme-Metin-Sözlük). 1988. Deyimler. Gaziantep Ağzı III. B BL YOGRAFYA Acar. Türk Dil Devriminin Kendine Özgü Yönleri: Uygulamalı Dilbilim Açısından Türkçenin Görünümü. stanbul. Nehcü’l-Ferâdıs Cennetlerin Açık Yolu III (Dizin-Sözlük). ----------. ----------. TDK Yayınları. Ahundov. 1994. 1998. Misalli Büyük Türkçe Sözlük. 1998-1999. Ankara. Ankara. Ankara. stanbul.baskı. TDK Yayınları.623 VI. 1979. TDK Yayınları. Ankara. Doğan. Atalay. Mehmet. 1999. stanbul. Bölge Ağızlarından Atasözleri ve Deyimler I-II. Aksan.1999. Ettuhfet-üz-Zekiyye fi’l-Lûgat-it-Türkiyye. 1994. Yüksek Lisans Tezi. Türkçenin Gücü. Engin Yayın Evi. Aksoy. 63-68. TDK Yayınları. ----------. 1945. Aydın. ----------. (Faksimile). . Ankara. Engin Yayın Evi. TDK Yayınları. 2003. ----------. 1999. Anlambilim. . 2002. Gaziantep Ağzı II. stanbul. Kâşgarlı Mahmut: Divanü Lûgat’it Türk Dizin: "Endeks" IV. Beddualar. Ankara. Semih. Ankara. Bilgi Yayınevi. ----------. ----------. 1946. TDK Yayınları. TDK Yayınları. stanbul. ----------. Gaziantep Ağzı I (Fonetik-Morfoloji-Sentaks). TDK Yayınları. TDK Yayınları. Tezcan. 2. Ankara. lhan. 1996. Bugünü. 1945. Arat.1998. Ayverdi. 1999. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Ankara. 300+91. Türkçenin Sözvarlığı. Ova ve Balören Ağızları. s. Ankara. 1996. Atasözleri. Yarını. Ankara.

1995. Ankara.1999. stanbul. TDK Yayınları. M. Doğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar. Türklük Bilimi Araştırmaları. 1969. H. I. E. Abû-Hayyân. Ankara. Şeref. 1995. Ahmet. Ankara. TDK Yayınları. Raven. General Principles of Classification and Nomenclature in Folk Biology. Ankara. Kitâb al. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Üzerine Araştırmalar II (Ağızlar). ----------. TDK Yayınları. Boğaziçi lmi Araştırmalar Serisi: 8. Yusuf. Ankara. 225-250. ----------. 1995. Dennis. DTCF Yayınları. Türkçe Bitki Adları Sözlüğü. . 1944. TDK Yayınları. Boyraz. Akçadağ Yöresi Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözdizimi). ----------. 1999. Caferoğlu. An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth-Century Turkish. 1995. Baskakov. 1973.. ----------. Aşgabat. Turkmensko-Russkiy Slovar. (Ses Bilgisi).. TDK Yayınları. Morfologiya. Anadolu lleri Ağızlarından Derlemeler. XV+186+158. TDK Yayınları. 1994. ----------. 1960. Tahsin. California Univercity. Oxford At The Clarendon Press. TDK Yayınları. ve Diğerleri.baskı. Turhan.. Moskova. TDK Yayınları. TDK Yayınları. Eski Uygur Türkçesi Sözlüğü. London. Ankara. Baskil ve Ağın Yöresi Ağızları / ELAZIĞ /. stanbul. Türkmen Dilinin Grammatikasy. Türkçenin Grameri. A. ----------. B. Berlin. nönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 1994. 1983. Buran. Yüksek Lisans Tezi. Sivas ve Tokat llerinden Toplamalar. 1996. 1997. Güneydoğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar. Karryev. Breedlove. stanbul. TDK Yayınları. Biray. A. N.624 Azmun. 1992. Ankara. 2. TDK Yayınları. Sir Gerard. Cahit. 1992. Kuzeydoğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar. (2). cilt. Sanglax – A Persian Guide to the Turkish Language by Muhammad Mahdî Xân (Facsimile Text). Batı Grubu Türk Yazı Dillerinde sim. Keban. ----------. Hamzaev. TDK Yayınları. Ahmet. Brent. Peter. Ja. ----------. 1968. Orta Anadolu Ağızlarından Derlemeler. Baytop. Ankara. Clauson. 1931. Borjakow.drâk li-lisân al-Atrâk. Himmet. stanbul. Anadolu Ağızlarından Toplamalar. ---------. ----------. Ana Çizgileriyle Türkmence Dilbilgisi. Ankara-2000. “Karacaoğlan’da Hayvan ve Bitki Adlarının Fonksiyonları”. 1997. Ankara. Banguoğlu. Başdaş. stanbul. Ankara. 1972. A.

Abdullah. stanbul. Ankara-2005. Ankara. TDK Yayınları. ----------. Ercilasun. smail (Aktaranlar). Diyarbakır Ağzı. Ergin. Erten. Erdal. 1995. ----------. Türkçe Yer Adları Kılavuzu. Bayrak Yayınları. baskı. TDK Yayınları. Türk Dilinin Etimolojik Sözlüğü. Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Doerfer. 1995. Emin. Bünyan ve Yöresi Ağızları. Acıpayam ve Çameli (Denizli) lçeleri Ağızları. 1991. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Ankara. Ankara. Erzurum li Ağızları . Old Turkic Word Formation. ----------. Türk Dil Bilgisi. 1987. TDK Yayınları. Wiesbaden. Gül. Türk Lehçeleri Sözlüğü. Ankara. Ercilasun. Kültür Bakanlığı Yayınları. Muharrem. Hasan. 1995. Ankara. Marcel. Duran. Erzurum. Münir. Gagauz Türkçesinin Sözlüğü. Ankara.(9). 1997. Derleme Sözlüğü. Kaynak. Türk Dili. Yayınları. Köken Bilgisi Sözlüğü I-II (Etimolojik Sözlük Denemesi). 1994. Tuncer. TDK Yayınları. Kilis Merkez ve Köy Ağızları. Akkışla ve Yöresi Ağızları (Dil-Folklor-Etnik Unsurlar) Yüksek Lisans Tezi. ----------. 1991. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Uygarlık ve Bitki Adları. Elgün. G. “Türkçede Bazı Bitki Adlarının Veriliş Sebepleri”. Emiroğlu. Doğru. Kültür Bakanlığı Yay. Rıza. Eren. 1993. Doğan. 32-35. Tarih ve Toplum. 1-4. Türkmence Metinler. Erzurum li Ağızları II. 1992. 1995. Ankara. 1988. brahim. stanbul. cilt. Yüksek Lisans Tezi. 1983. Ahmet Bican ve diğerleri. Gemalmaz. TDK Yayınları. Kütahya ve Yöresi Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözlük). (555). ----------. Türkische und Mongolische Elemente im Neupersischen. 1963-1975. Ankara. TDK Yayınları. Kars li Ağzı. Yüksek Lisans Tezi. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 1991. I-XII. 1995. Ankara. Wiesbaden. Efrasiyap.. Ankara. ( nceleme-MetinSözlük). Abdülmecit. Mart-1998. 1. Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Yayınları. Ahmet. 1991. Kudret. Ahmet Bican. Ü. TDK Yayınları. G. Erzurum li Ağızları III. . Yüksek Lisans Tezi. Eren. Ankara. Zonguldak. TDK Yayınları. Gülensoy. II cilt. Ankara. 1999. 223-229.. 1984. smail.Bartın–Karabük lleri Ağızları. 1993. 1993.625 Derin.

Korkmaz. 2003. 2003. Karol. Alaaddin. 1956. DTCF Yayınları. 1991. Ankara. Türkiye Türkçesi Grameri (Şekil Bilgisi). Mehmet. Eskişehir Türkmen Ağızları (Fonetik. 1994. 2. Elazığ ve Yöresi Ağızlarından Derlemeler I. Ankara. Ankara. 2001. Yüksek Lisans Tezi. Ayşe. TDK Yayınları.: Zühal Kargı Ölmez). TDK Yayınları. Akçağ Yayınları. Türkiye Türkçesi Ağızları Bibliyografyası. ----------. Biyoloji Terimleri Sözlüğü. 1994. Ankara. Kerkük Türkçesinin Sözlüğü. Ankara. 1993. Türk Dilleri Araştırmaları Dizisi: 17. Ankara. Kaplan. Elazığ. Tuncer. Yüksek Lisans Tezi. Gülensoy. MEB Yayınları. Nevşehir ve Yöresi Ağızları. Bartın ve Yöresi Ağızları. Kırlı. ----------. Kalay. Hanser.2000. Ahmet. Yüksek Lisans Tezi. Emin. Hürmüzlü. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. H. 1994. 1998. Canan. Kerkük Vakfı Yay. I. Azerbaycan Dilinin Tarıhı Grammatikası. Yüksek Lisans Tezi. TDK Yayınları. Ercan.baskı. Yüksek Lisans Tezi. 1994. TDK Yayınları. TDK Yayınları. Edirne li Ağzı. Mirzezade. TDK Yayınları. Tuncer. TDK Yayınları. 1996. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. . Bingöl Merkez lçe ve Köyleri Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözlük). Ankara. 1991. 2003. Ankara. Oskar. Ula ve Yöresi Ağızları. 1991. lker. Ses Bilgisi. Ankara. stanbul. Ankara. Zeynep. Ankara. Batı Grubu Türk Yazı Dillerinde Fiil. Günşen. Paki. Ankara. Talas ve Yöresi Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözlük). 2000. 2003. 1998. Buran. TDK Yayınları. Urfa Ağzı. Ahmet. 1990. ----------. Alkaya. Edip. Ankara. 1992. Kırşehir ve Yöresi Ağızları. Ali. Sevinç ve Diğerleri. Küçüker. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Karahan. Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. ----------. Korkmazlar.. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Morfolojik nceleme-MetinlerSözlük). Ayşen. Türk Milletinin Kültürel Değerleri. Habib. Ankara. Türkmence El Kitabı. Kürkçüoğlu.. Tunceli ve Yöresi Ağızlarından Derlemeler. (çev. Anadolu Ağızlarının Sınıflandırılması. leri. TDK Yayınları. stanbul. Avşar Ağızları. K. Güney-Batı Anadolu Ağızları (Fonetik). Bakı. Cilt. Leylâ.626 Gülensoy. Boğaziçi lmi Araştırmalar Serisi:14. Kılıç. 1997.TDK Yayınları.

Leningrad. Nakipoğlu. 1991. Türk Dili. ----------. Hazırlayanlar: Prof. Ögel. Özkan. . Dr. I-IV.. Martti. Sivas lbeyi Ağzı ( nceleme-Metinler-Sözlük). Sevortyan. Anadolu Ağızlarında sim ve Fiil Dışı Kullanılan Kelimeler. Yüksek Lisans Tezi. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Röhrborn.V. 1994. Yüksek Lisans Tezi. ve diğerleri. Uigurisches Wörterbuch. 1996. Hülya. 1994.. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Türk Dilinin Yurtları. stanbul. Ardanuç Yöresi ve Ağızları. [Fahir z Armağanı]. Bahaeddin. . 357-392. (413). Özkan. V. 1987.627 Mütercim Âsım Efendi. K. Paçacıoğlu. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. vol. Ankara-2002. Derya Örs. ----------. E. 1988. TDK Yayınları. Mürsel Öztürk. Cevat Rüştü’den Bir Güldeste.. Pilancı.M. “XIV ve XV. Lieferung.14. K. Yüksek Lisans Tezi. Ankara. ----------. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 1980-1989. Harvard Üniversity. 2002. Doktora Tezi. Türk Çiçek ve Ziraat Kültürü Üzerine. Ankara. Adam Yayınları. Eskişehir ve Yöresi Ağızları. Grammatika Russkogo Yazıka. Sevan. Akçağ Yayınları. Nadalyayev. Helsinki. Pehlivanova. Nevzat. 51. Ankara. Dr. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. TDK Yayınları. 2000. Sözlerin Soyağacı: Çağdaş Türkçenin Etimolojik Sözlüğü. Moskova 1974. Versuch Eines Etymologischen Wörterbuchs Der Turksprachen. ----------. 1977-1988. Yüksek Lisans Tezi. Müntahab-ı Şifâ I (Giriş-Metin). 1969. Drevnetyurkskiy Slovar’. Sprachmaterial der vorislamischen türkischen Texte aus Zentralasien. Yüzyıl Anadolu Türkçesi Botanik Terimleri”. Ankara. Adıyaman ve Yöresi Ağızları. N. Räsänen. Wiesbaden. 1990. Etimologiçeskiy slovar’ tyurkskih yazıkov. Kitabevi Yayınları. 1969. Polat. TDK Yayınları. Ankara. Gagavuz Türkçesi Grameri. Hikmet. Mayıs-1986. Burhan. Kültür Bakanlığı Yayınları. Moskova. 1991. brahim Ethem. Önler. Türk Kültür Tarihine Giriş II. “Hacı Paşa’nın Müntehâb-ı Şifâ Adlı Eserinde Geçen Bitki Adları Üzerine”. 403-406. 1991. Burhân-ı Kâtı. Zafer. 1990. Journal of Turkish Studies. Nişanyan. 2001. 1-4. Sadi.

Zeynalov. 1994. cilt I.628 Şen. Ankara. A-E. Türk Dilleri Araştırmaları Dizisi: 9. Kaman ve Yöresi Ağızları (Giriş. 2 cilt. Malatya. Tarama Sözlüğü. Ankara. Tekin. Orhon Türkçesi Grameri. 1993.1987). Battal Gazi ve Malatya Çevresi Halk Kültürü Sempozyumu (1921.: Yusuf Gedikli). Talat ve diğerleri. TDK. 1999. Tietze. Türk Lehçelerinin Karşılaştırmalı Dilbilgisi. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. I-VIII. Azerbaycan Dialektoloji Lüğeti. 1995. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Simurg. Ankara-2006. 1998. Ankara. Tarihi ve Etimolojik Türkiye Türkçesi Lugati. (Çev. Yüksek Lisans Tezi. “Elma Kelimesi Üzerine”. Tekin. Mesut. 1987.10. Andreas. 1993. . stanbul-Wien. 1996. TDK Yayınları. stanbul. Ankara. Büyük Türk Kurultayı Bildirileri. ----------. Osman Nedim. Simurg. 2 cilt. Tuna. Cem Yayınevi. Ankara. 2002. TDK. Ankara. Türk Dilleri Araştırmaları Dizisi:18. 2003. “Malatya’da Bir Yazma Tıp Kitabı ve Türk Bitki Adlarının Kaynakları”. TDK.nceleme-Metin-Sözlük). Feridun. Yüksek Lisans Tezi. Kıpçak Türkçesi Sözlüğü. Türkçe Sözlük. 2000. Recep ve Diğerleri. Yeşilöz. Toparlı. Türkmence-Türkçe Sözlük. Ürgüp ve Avanos Yöresi Ağızları. Ferhat. Zafer.

Yeni Uygur Türkçesi alanında hazırlamış olduğu “Ziya Semediy’in Örük Gülligen Çağda Adlı Hikâyesinde Aktarma Meseleleri” başlıklı tezini sunarak 2002 yılında yüksek lisansını tamamladı. biri uluslar arası olmak üzere toplam üç bildirisi ve hakemli dergilerde yayımlanmış iki makalesi bulunmaktadır. yazıp oynattığı birçok tiyatro eseri vardır.1975 tarihinde. ngilizce bilen M.629 ÖZ GEÇM Ş M.com 0 536 265 43 98 . 30. dört kişilik bir ailenin ilk çocuğu olarak Adıyaman’da dünyaya geldi. Mustafa ARGUNŞAH’ın yönetiminde “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” isimli doktora tezini hazırladı. lk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra 1995 yılında Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü kazandı. 2002 yılında Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Türk Dili doktora programını kazandı. E-Posta: Telefon: fatihalkayis@mynet. Dr. Danışmanı Prof. Çeşitli kurultaylarda sunmuş olduğu ikisi ulusal. “Adıyaman li Ağzı” adlı bitirme teziyle 1999 yılında bu bölümden mezun oldu. Fatih ALKAYIŞ. 1999 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Türk Dili yüksek lisans programını kazandı. Fatih ALKAYIŞ’ın.01.