T.C.

ERC YES ÜN VERS TES SOSYAL B L MLER ENST TÜSÜ

TÜRK YE TÜRKÇES NDE B TK ADLARI

Tezi Hazırlayan M. Fatih ALKAYIŞ

Tezi Yöneten Prof. Dr. Mustafa ARGUNŞAH

Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Doktora Tezi

Nisan, 2007 KAYSER

2

i

ÖN SÖZ Sait Faik’in bir sözü vardır: “Çiçek ve balık adlarını bilmeyen, hikâye yazamaz.” Buradaki çiçek kavramı, aslında bütün bitkiler için geçerlidir. Bitkilerin hayatımızda ne denli önemli bir yere sahip olduğunu hepimiz biliriz. Bitki adları bir milletin hayal gücünün derinliğini, kıvrak zekâsını, tabiata bakış açısını ve hayatı kavrayış biçimini ortaya koyan dil hazineleridir. Türkçede bitki adlarının önemli bir yeri vardır. Faydaları sayılamayacak kadar çok olan bitkiler, dilimizde büyük oranda yer tutmaktadır. Buna rağmen, şimdiye kadar bitki adlarını derli toplu ele alan bir dil çalışması yapılmamıştır. “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” başlıklı tezimizin konusunu, bitki adlarının etimolojik-morfolojik yapısı ve adlandırma yolları oluşturmaktadır. Bu çalışmada basit, türemiş ve birleşik yapılı bitki adları anlam ve şekil özelliklerine göre etraflıca incelenmiştir. Bunun yanında, bitki adlarının aldığı yapım ekleri ayrı bir bölüm olarak sunulmuştur. Bu ekler “isimden isim yapma, isimden fiil yapma, fiilden fiil yapma, fiilden isim yapma ekleri” başlıkları altında ele alınmıştır. Yine bu bölümde türemiş bitki adlarının yanı sıra, birleşik bitki adlarının aldığı yapım ekleri de gösterilmiştir. Tezin hazırlanmasına önce Sözlük kısmından başlanmıştır. Taranan kaynaklarda geçen bitki adları fişlenmiş ve ilk olarak Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü oluşturulmuştur. Aynı bitki adı için farklı eserlerde geçen çeşitli tanımlar birleştirilmiş ve bunlardan tek bir tanım elde edilmiştir. Sözlüğümüzde tanımların yanı sıra bitki adlarının etimolojik yapısı, Anadolu ağızlarındaki varyantları ve faydalanılan kaynaklar da verilmiştir. Ancak bazı bitki adlarının etimolojik yapısı tespit edilemediği için, bunların kökenleriyle ilgili bilgiler verilememiştir. Birleşik yapılı bazı bitki adlarının ayrı ya da bitişik yazımı konusunda kaynaklar arasında farklı yazılışlara rastlanmıştır. Bu tür durumlarda söz konusu kelimelerin TDK Türkçe Sözlük’teki yazılışları esas alınmıştır.

ii

Türk kültürüne ve Türk diline hizmet ettiğini düşündüğümüz bu tezin Etnobotanik, Ekoloji ve Eczacılık gibi alanlarla uğraşan bilim adamları için faydalı olacağını; bitki adlarıyla ilgili hazırlanacak çalışmalara da kaynaklık edeceğini düşünüyoruz. Tez çalışmamızın yürütülmesi ve tezin hazırlanması sırasında yardımlarını esirgemeyen, destek ve ilgisini sonuna kadar gösteren danışman hocam Sayın Prof. Dr. Mustafa ARGUNŞAH’a ve Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünün değerli öğretim üyelerine teşekkürlerimi sunmayı bir borç bilirim.

KAYSER , 2007

M. Fatih ALKAYIŞ

iii

TÜRK YE TÜRKÇES NDE B TK ADLARI M. Fatih ALKAYIŞ ÖZET “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” başlıklı tezimizde bitkilerin adlandırma yolları ile etimolojik ve morfolojik yapıları konu edilmiştir. Bitki adlarının şekil ve anlam yapılarıyla ilgili kapsamlı bir çalışma niteliğinde olan bu tezde “Giriş, nceleme, Bitki Adlarında Geçen Yapım Ekleri, Sözlük ve Sonuç” bölümleri yer almaktadır. nceleme bölümünde “basit, türemiş ve birleşik” yapılı bitki adları ele alınmıştır. Basit yapılı bitki adlarını “Türkçe kökenli olanlar ve Alıntılar” oluşturmaktadır. Bunlardan Türkçe kökenli olan basit yapılı bitki adları az yer tutmaktadır. Dilimizde kullanılan alıntı bitki adları “Arapça, Farsça, Ermenice, Latince, Yunanca, Fransızca, ngilizce, talyanca, spanyolca, Bulgarca, Çince, Gürcüce, Sırpça, Slavca, Moğolca, Rusça, Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. Türemiş yapılı bitki adları ayrı bir başlık altında verilmiştir. Birleşik yapılı bitki adları esas olarak “yapı ve kavram” bakımından incelenmiştir. Yapı bakımından birleşik bitki adları “isim tamlaması, sıfat tamlaması, sıfat-fiil grubu, isnat grubu, tekrar grubu ve cümle biçiminde olanlar” şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Kavram bakımından birleşik bitki adları ise “insana özgü özeliklerle; hayvan, organ, tür, yer, eşya-nesne adları ve benzetmelerle kurulanlar” başlıkları altında değerlendirilmiştir. Sözlükten hemen önce gelen yapım ekleri bölümü dört ana başlıktan oluşmaktadır: “ simden isim, isimden fiil, fiilden fiil ve fiilden isim yapma ekleri”. Bu bölümde bitki adları, aldıkları yapım eklerine göre listelenerek tahlil edilmiştir. Sözlük kısmında bitki adları madde başı yapılarak bunların tanımları, varyantları ve kaynaklarının yanı sıra bitki adları ile ilgili çeşitli etimolojik bilgiler verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yapı Bakımından Bitkiler, Kavram Bakımından Bitkiler, Bitki Adları Sözlüğü.

iv

THE PLANT NAMES IN TURKEY TURKISH M. Fatih ALKAYIŞ ABSTRACT The subject of the thesis, titled “The Plant Names in Turkey Turkish” is denomination ways of plants and etimological and morphological structure of plants. This thesis, which is a large study about meaning and structure forms of plants, containes those parts: “Introduction, Examining, Suffixex at the Plant Names and Result and Dictionary”. “Simple, Constructed and Compound” plant names are studied at the part of Examining. “Turkish origion plants and borrowed plants” are at the section of Simple Plant Names. There are just a few Turkish origion plant names. Borrowed plants names in Turkish are from “Arabic, Persion, Armenian, Latin, Greek, French, Italian, English, Spanish, Bulgarian, Chinese, Georgian, Serbian, Slavic, Mongolian, Russian, Portuguese and Polish”. Constructed plants names are given in another title. Compound plant names are examined about structure and meaning. Compound plant names about structure are formed with “noun groups, adjective groups, adjective-verb groups, imputation groups, repeating groups and sentences”. Compound plant names about meaning are formed with “human characteristics; animals, organs, places, objects names and imitation”. Suffixes part, coming before the Dictionary, has four main titles: “From noun to noun, from noun to verb, from verb to verb, from verb to noun”. Plant names are listed and examined at this section according to their suffixes. There are definitions, varieties, sources and etimological knowledges at the part of Dictionary for each plant names. Keywords: Plants about structure, Plants about meaning, Plant Names Dictionary.

v

Ç NDEK LER Sayfa Numarası ÖN SÖZ…………………………………………………………………………...i-ii TÜRKÇE ÖZET……………………………………………………………….…iii NG L ZCE ÖZET……………………………………………………………….iv KISALTMALAR L STES ………………………………………....................x-xii S MGELER ……………………………………………………………………xiii I. II. G R Ş…………………………………………………………………......1-7 NCELEME………………………………………………………………8107 1. Basit Yapılı Bitki Adları…………………………………………………….9-20 1.1. Türkçe Kökenli Bitki Adları………………………………………………9 1.2. Alıntı Bitki Adları………………………………………………….......10-20 1.2.1. Arapça Alıntı Bitki Adları………………………………………10-12 1.2.2. Farsça Alıntı Bitki Adları……………………………………….13-15 1.2.3. Ermenice Alıntı Bitki Adları………………………………………15 1.2.4. Yunanca Alıntı Bitki Adları…………………………………….15-17 1.2.5. Latince Alıntı Bitki Adları…………………………………………17 1.2.6. Fransızca Alıntı Bitki Adları……………………………………17-18 1.2.7. 1.2.8. 1.2.9. ngilizce Alıntı Bitki Adları……………………………………….18 talyanca Alıntı Bitki Adları………………………………………18 spanyolca Alıntı Bitki Adları…………………………………..18-19

1.2.10. Bulgarca Alıntı Bitki Adları……………………………………….19 1.2.11. Çince Alıntı Bitki Adları……………………………………..........19 1.2.12. Gürcüce Alıntı Bitki Adları………………………………………..19 1.2.13. Sırpça Alıntı Bitki Adları………………………………………….19 1.2.14. Slavca Alıntı Bitki Adları………………………………………….19 1.2.15. Yabancı Yer simleriyle Kurulan Bitki Adları…………………….20 1.2.16. Diğer Alıntı Bitki Adları…………………………………………..20 2. Türemiş Bitki Adları…………………………………………………………21-29 3. Birleşik Bitki Adları…………………………………………………….…30-107

vi

3.1.Yapı Bakımından Birleşik Bitki Adlarının Kuruluşu…………………........30-66 3.1.1. sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………30-50 3.1.1.1. Türkçe sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………………………………………30-50 3.1.1.2. Arapça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları....50 3.1.1.3. Farsça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları….50 3.1.2. Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………51-59 3.1.2.1. Türkçe Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………………………………………51-59 3.1.2.2. Arapça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………………………………………….59 3.1.2.3. Farsça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları……………………………………………………59 3.1.3. Sıfat-Fiil Grubu Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………60-61 3.1.3.1. –An Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları…………….60-61 3.1.3.2. –DI Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları……………..61 3.1.3.3. –gAn Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları……………61 3.1.3.4. –mAz Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları…………...61 3.1.3.5. –miş Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları……………61 3.1.4. Tekrar Grubu Biçiminde Kurulan Bitki Adları…………………62-63 3.1.4.1. Aynen Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları……………….62 3.1.4.2. Yakın Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları………62-63

vii

3.1.4.3. Zıt Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları………….63 3.1.4.4. Pekiştirmeli Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları………….63 3.1.5. snat Grubu Biçiminde Kurulan Bitki Adları……………………64 3.1.6. Cümle Biçiminde Kurulan Bitki Adları……………………..65-66 3.1.6.1. ki Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları……65 3.1.6.2. Bir Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları……65-66 3.1.6.3. sim + Fiil ile Kurulan Bitki Adları…………………….66 3.1.6.4. Fiil + Fiil ile Kurulan Bitki Adları……………………...66 3.2. Kavram Bakımından Birleşik Bitki Adlarının Kuruluşu……………67-107 3.2.1. nsana Özgü Özelliklerle Kurulan Bitki Adları…………………67-75 3.2.1.1. Aile Durumuyla lgili Bitki Adları………………………….68 3.2.1.2. Akrabalık Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………….68-69 3.2.1.3. Beceriyle lgili Bitki Adları……………………………........69 3.2.1.4. Boy ve Millet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………69-70 3.2.1.5. Cinsiyet Belirten Bitki Adları………………………………..70 3.2.1.6. Din ve nançla lgili Bitki Adları…………………………….70-71 3.2.1.7. Dinî ve Edebî Şahsiyetlerle lgili Bitki Adları………….........71 3.2.1.8. Duygularla lgili Bitki Adları………………………………...71-72 3.2.1.9. Evlilikle lgili Bitki Adları……………………………………72 3.2.1.10. nsanın Fiziki Yapısıyla lgili Bitki Adları……………………72-73 3.2.1.11. nsan Hayatının Evreleri ile lgili Bitki Adları………………..73 3.2.1.12. nsanın Karakteriyle lgili Bitki Adları……………………......73 3.2.1.13. Kişi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………………………..73 3.2.1.14. Maddi Durumla lgili Bitki Adları…………………………….74

viii

3.2.1.15. Meslek ve Çalışmayla lgili Bitki Adları………………………74 3.2.1.16. Unvan Belirten Bitki Adları…………………………………..74-75 3.2.2. Hayvan Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………………76-80 3.2.2.1. Hayvan Adı + Bitki Adıyla Kurulanlar……………………..76-78 3.2.2.2. Hayvan Adı + Organ Adıyla Kurulanlar……………………78-80 3.2.2.3. Sadece Hayvan Adıyla Kurulanlar…………………………….80 3.2.2.4. çinde Hayvan Adı Geçenler…………………………………..80 3.2.3. Organ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………......81-85 3.2.3.1. Birinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları……………81-82 3.2.3.2. kinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları…………….82-84 3.2.3.3. Her ki Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları……….......84-85 3.2.4. Eşya-Nesne Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………86-93 3.2.4.1. Araç-Gereç Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………..86-87 3.2.4.2. Aydınlatma Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları………………87 3.2.4.3. Çalgı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………….87 3.2.4.4. Doğada Var Olan Nesne Adlarıyla Kurulan Bitki Adları.87-88 3.2.4.5. Ev Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları………………………88 3.2.4.6. Gıda Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………88 3.2.4.7. Giysi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………………..88-89 3.2.4.8. ş Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………….89 3.2.4.9. Kap-Kacak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………….89 3.2.4.10. Kesici-Delici-Batıcı Alet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları.. 8990 3.2.4.11. Kırtasiye Malzemeleriyle Kurulan Bitki Adları………….90 3.2.4.12. Kumaş Yapımı Ürün Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…….90 3.2.4.13. Metal-Maden Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………….91 3.2.4.14. Oyuncak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………………91 3.2.4.15. Patlayıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………… 91 3.2.4.16. Takı ve Süs Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları…………….92 3.2.4.17. Temizlik Aletleriyle Kurulan Bitki Adları………………..92

ix

3.2.4.18. Yakıcı ve Yanıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…92 3.2.4.19. Yapı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………93 3.2.5. Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları………………………………94100 3.2.5.1. nsana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları………………..94-95 3.2.5.2. Hayvana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları………………..95 3.2.5.3. Organa Benzetilerek Kurulan Bitki Adları……………….95-98 3.2.5.4. Nesneye Benzetilerek Kurulan Bitki Adları…………...98-100 3.2.5.5. Güzelliğe Dayalı Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları……..100 3.2.5.6. Hayalî Yaratıklara Benzetilerek Kurulan Bitki Adları……. 100 3.2.6. Tür Adlarıyla Kurulan Bitki Adları ………………………...101-102 3.2.6.1. +giller Ekiyle Kurulan Bitki Türleri……………….. .101-102 3.2.6.2. +lAr Ekiyle Kurulan Bitki Türleri…………………………102 3.2.7. Yer Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………...103-107 3.2.7.1. Bağ-Bahçe, Tarla ve Çeşitli Kara Parçalarıyla Kurulan Bitki Adları…………………………………………………103-104 3.2.7.2. Dağ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………104 3.2.7.3. Deniz, Göl ve Dere Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…104-105 3.2.7.4. Dinsel Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………105 3.2.7.5. Ülke, Şehir, lçe, Semt Adlarıyla Kurulan Bitki Adları.105-106 3.2.7.6. Kapalı Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………106-107 III. B TK ADLARINDA GEÇEN YAPIM EKLER ………………108-153 1. simden sim Yapma Ekleri………………………………………..109-127 2. simden Fiil Yapma Ekleri………………………………………128-129 3. Fiilden Fiil Yapma Ekleri………………………………………….130-133 4. Fiilden sim Yapma Ekleri………………………………………134-153 IV. V. VI. TÜRK YE TÜRKÇES B TK ADLARI SÖZLÜĞÜ…………..154-620 SONUÇ……………………………………………………………..621-622 B BL YOGRAFYA………………………………………………..623-628

x

KISALTMALAR L STES ESER ADLARI AA: AAT: ADYA: AVA: BTS: BÜYA: DA: DS: E A: Erz. .A. : ETA: EYA: EYAD: Gaz.A. : GBAA: GD AT: Ka.Y.A. : KBAYA: K A: K AT: KMYA: Krş.Y.A. : KYA: MBTS: Aybastı Ağzı Anadolu Ağızlarından Toplamalar Adıyaman ve Yöresi Ağızları Avşar Ağızları Biyoloji Terimleri Sözlüğü Bünyan ve Yöresi Ağızları Diyarbakır Ağzı Derleme Sözlüğü Edirne li Ağzı Erzurum li Ağızları Eskişehir Türkmen Ağızları Eskişehir ve Yöresi Ağızları Elazığ Yöresi Ağızlarından Derlemeler Gaziantep Ağzı III Güney Batı Anadolu Ağızları Güney Doğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar Kaman ve Yöresi Ağızları Keban-Baskil ve Ağın Yöresi Ağızları Kars li Ağzı Kuzeydoğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar Karaman ve Yöresi Ağızları Kırşehir ve Yöresi Ağızları Kütahya ve Yöresi Ağızları Misalli Büyük Türkçe Sözlük

ET. Erm. Çağ. HAvr.xi OAAD: SA: ST AT: TaS: TBAS: TS: TAYA: T YA: UA: ZBK A: Orta Anadolu Ağızlarından Derlemeler Suluova Ağızları Sivas ve Tokat lleri Ağızlarından Toplamalar Tarama sözlüğü Türkçe Bitki Adları Sözlüğü Türkçe Sözlük Talas ve Yöresi Ağızları Tokat li ve Yöresi Ağızları Urfa Ağzı Zonguldak-Bartın-Karabük lleri Ağızları D L ADLARI Alm. EYun. Gürc. EFr. Ar. Hak. EFar. EErm. Almanca Arapça Aramice Bulgarca Çağatayca Çince Eski Anadolu Türkçesi Eski Ermenice Eski Farsça Eski Fransızca Ermenice Eski Türkçe Eski Yunanca Farsça Fransızca Gürcüce Hakanî Lehçesi Hint-Avrupa Dilleri Hintçe branice . Aram. Fr. EAT. Çin. br. Far. Blg. Hint.

Sl. t. YT.xii ng. OFar. sp. is. Yun. Osm. Sümer.Ağz. Sırp. krş. Lat. dil. Sans. çoc. Anadolu Ağızlarında Çocuk Dili Özel sim karşılığı . OLat. öz. ngilizce spanyolca talyanca Latince Moğolca Orta Farsça Orta Latince Osmanlıca Orta Türkçe Sanskritçe Sırpça Sogdca Sümerce Slavca Türkçe Yeni Türkçe Yunanca D ĞER KISALTMALAR And. Moğ. Sogd. T. OT.

xiii S MGELER Uzun a Yunan alfabesinde kullanılan bir tür a sesi Arapça kelimelerde kullanılan h sesi ( ) Uzun e Kalın g ( ) ħ į Hırıltılı h ( ) Uzun i Kalın k ( ) ŋ ō ó ś ŧ ū Nazal n Uzun o Yunan alfabesinde kullanılan bir tür o sesi Arapça kelimelerde kullanılan sad sesi ( ) Arapça kelimelerde kullanılan tı sesi ( ) Uzun u Arapça kelimelerde kullanılan zı sesi ( ) ź Arapça kelimelerde kullanılan ze sesi ( ) ā á ĥ ē .

at. Ekin ekme ve biçme işlerinde eskiden beri bilgi ve tecrübe sahibi olan Türkler. Bu tasnifin oluşturulmasında “bitki”nin esas alınması. elle tutulur bir varlık olarak görmekteydi (Ögel. tilki.1 I. benzer özellikleri sayesinde tasnif edilmektedir. biçilen veya kendi kendine yetişen varlıklar da “bitki” adıyla tanımlanmıştır. Ağaç. tanıma yetisine de sahiptir. bir yandan bizim bitkiye verdiğimiz önemi gösterirken. Caminin içine . Her bitkinin ayrı bir değeri ve ayrı bir anlamı vardır. bir kültür mahsulüdür. ekilmiş toprak parçasına da “tarla” denmektedir (Ögel. Bitkiler içerisinde “ağaç” mimarimizin ve bütün hayatımızın en lütufkâr yardımcısıdır (Tanpınar. genel kavramlara ulaşmayı sağlar. Bitkinin yetişmesi toprağa. G R Ş nsanoğlu dil gücünün. bazen sevgiliye sunulabilecek en güzel hediye. bazen duygularımızı anlatmanın en güzel yolu. Tabiattaki varlıklar. 6). ürünün bereketini ve verimliliğini arttıran bir güçtür. Toprak bitkilere hayat veren. Menekşenin. Bitkiler hayatımızın her alanına girmiş varlıklardır. Ekilen. Anlambilim. dil yetisinin yanında çevresine. 61. sardunyanın ortak niteliklerine dayanılarak yapılan bir sınıflandırma bizi bitki kavramına. ekilmemiş toprak parçasına “kır. tabiat ile medeniyeti uzlaştırmışlardır. gülün. Türkçemizde. bazen renk ve koku. Atalarımız ağaç ile mimariyi. Beş Şehir. yazı”. 40). 93). üzerindeki bitki örtüsü esas alınmaktadır. toprağın korunması da bitkiye bağlıdır. bazen de bir ilin. köpek. tavşan gibi yaratıklar ise hayvan kavramına ulaştırır (Aksan. Yani tabiatı isimlendirirken evrenin şekil yapısından ziyade. bitkiler bazen edebiyatın konusu. “toprağı” dünyayı baştan başa saran. yaşadığı dünyaya ait sürekli deneyimler edinme. 188). Bitki kavramının ifade ettiği o kadar çok mana vardır ki. Rengi. dünyadaki nesneleri sınıflandırmayı. kokusu ve görüntüsüyle çevremizi baştan başa saran bitkilerin tabiata sağladığı faydalar ve insana sunduğu nimetler saymakla bitmez. nsan zihninde var olan bir yeti. şirketin veya takımın sembolüdür. diğer yandan bitki odaklı bir bakış açısına sahip olduğumuzu ortaya koymaktadır. inek.

koyungözü. kadifeçiçeği. Bitkilerin adlandırılmasında bitkinin kullanılışı. özellikle onların biçimlerini yansıtmak üzere doğadaki benzer nesnelerle ilişki kurma yoluna gidildiği. Çiçeği farenin kulağına bezeyen Auricula muris bitkisi de Latincede. öküzgözü. Anlatımlarımızda bitki adlarını çok sık kullanmamız. sığırkuyruğu. keçisakalı. 223-229). incelik ve uzunluğu tasvir etmek için “fidan gibi” sözlerini kullanırız. aslanpençesi. Sözlü ve yazılı dilde örnek gösterirken veya benzetme yaparken bitki adlarını çok sık kullanırız. nsanlar yakından uzağa doğru. Arapçada. Almanca (löwenmaul) karşılıkları da aynıdır. kuzukulağı. yıldızçiçeği. itburnu. . kendilerine faydalı olanlardan başlayarak bütün bitki dünyasını adlandırmışlardır. atkuyruğu.2 ağacı ve suyu sokmuşlardır (Kaplan. güzelliğini bitkilerden alır. 51). aslankuyruğu. Yunancada. keçiboynuzu. gül gibi”. Bu adlandırmada faydacı bir yaklaşım esas alınmıştır. birçok bitkiye doğadaki nesnelerle benzerliklerine dayanılarak ad verildiği görülmektedir. tabiatı görünür ve izlenmeye değer kılar. Her dilde. 60). yüksükotu. çantaçiçeği. Fransızcada hep “farekulağı” diye adlandırılır. güzel bir kokuyu tanımlamak için “çiçek gibi. Hayvan organlarına dayanan. Tabiatı şiire. Farsçada. Türkçenin Gücü. devetabanı. aslında bitkilerdir. turnagagası” gibi. kaşıkotu” (Aksan. Örneğin çiçeğinin biçimi aslanın ağzına çok benzeyen Anthirrinum bitkisi Türkçede “aslanağzı” adını alırken ngilizce (lion’s mouth). yumuşaklığı belirtmek için “pamuk gibi”. çünkü bitkiler. ayıkulağı. Örneğin ekşiliği anlatmak için “limon gibi”. kuşburnu. resme ve çeşitli sanat dallarına sokan. horozibiği. Tabiat. bitki adlarının Türkçede ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir. buzağıburnu. doğaya bağlı anlatımın tanığı olan aşağıdaki bitki adları içinde de başka dillerdeki karşılıklarıyla anlamca yakınlığı bulunanlar vardır: “tavşankulağı. Bir nesnenin özelliklerini daha da belirgin olarak anlatmak üzere başka bir nesneden faydalanma eğilimi diğer dillerde olduğu gibi Türkçede de çoğu zaman başvurulan bir yöntemdir. Sayılarını daha da arttırabileceğimiz bu örnekler Türk insanının ne kadar özgün ve nükteli benzetme ve adlandırmalar yapabildiğinin açık göstergeleri durumundadır. eşekkulağı. Yine bazı kelimelerde doğadaki nesnelerden bitkiye yönelik adlandırmalar vardır: “boruçiçeği. görünüşü ve yetiştiği ortam dikkate alınmaktadır (Duran. öküzdili (sığırdili).

ekonomi uzmanları. Bitkiler gıda ve ilaç olmak üzere iki temel kullanım alanına sahip bulunsa da. beslenme uzmanları. arkeologlar ve genetikçiler tarafından şimdiye dek oldukça az araştırılmıştır. Halkın binlerce yıldan beri kullandığı yabanî bitkiler ve tarıma alınmış bitkiler ile bu bitkilerin toplanma ve işlenme teknikleri etnobotanik kapsamına giren konulardır (http://etnofertug. Aynı bitki bazı toplumlarda damak tadı olarak ön sıralarda gelirken. çevrebilimcileri ve özellikle de etnobotanikçileri yakından ilgilendirmektedir.com). Toplumların tüketim oranlarının ve kültürel yapılarının bitkileri tasnif etmekte oynadığı rolün önemi burada ortaya çıkmaktadır. Kırsal kesimde yabanî ot. sepet.blogstop. Yapılan araştırmalar da ne yazık ki birçok yönden doyurucu olmaktan uzaktır. kültürlerin isimlendirme ve tasnif üzerindeki etkisini de araştırmaktadır. Bitki adları sadece dilcileri değil. Bunun yanında etnobotanik. meyve ve mantarlar gıda olarak kullanılmaktadır. süpürge yapılabilmektedir. Bu gibi çeşitli araç-gereçler de . Bu eksikliği gidermek için. gıda olarak kullanılan bitkilerle tıp alanında kullanılan bitkiler arasında büyük bir örtüşme vardır (http://etnofertug. Rusya’da neredeyse hiç tüketilmez. Kaldı ki.com). başka bir toplumda hiç el sürülmeyen bir bitki durumunda olabilmektedir. aynı zamanda antropologları. Aslında bu zenginlik botanikçiler. Ayrıca belli bir merkezde değerlendirilmediği için dağınık ve zor ulaşılan yayınlar hâlinde kalmıştır (http://etnofertug. Pek çok kültür ve medeniyete ev sahipliği yapmış olan Anadolu’nun zengin bir bitki dünyası vardır. eczacıları. çeşitli alanlarda çalışan bilim adamlarının bir araya gelerek kendi çalışmalarını ortaya koymaları.blogstop. görüş alış verişinde bulunmaları ve ortak değerlendirmeler yapmaları gerekmektedir. Örneğin kırmızıbiber (acı biber) Türkiye’de çok tüketilirken.com). bitkileri ve bitki adlarını konu edinen bütün bilim dallarını yakından tanımamız gerekmektedir. kök. Dilimizi ve kültürümüzü daha iyi kavrayabilmemiz için.blogstop. halkın yakacağı ve hayvanların yemi olarak da kullanılabilmektedir. Ayrıca erozyonu ve çeşitli çevre felaketlerini önlemede en etkili çözüm olan bitkilerden hasır.3 Tasnif yaparken her toplum kendi faydasını göz önünde bulundurmuştur.

Fransızca. Çince. Türkçe kökenli olan basit yapılı bitkiler dilimizde az yer tutmaktadır. “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” isimli doktora tezimizin amacı. Anadolu’nun Türk kültürü sayesinde nasıl yurt hâline getirildiğini algılamamıza yardımcı olacak kaynaklardır. Basit yapılı bitki adlarını Türkçe kökenli olanlar ve Alıntı bitki adları oluşturmaktadır. talyanca. 1).4 değerlendirmelerle ortaya çıkacak sonuçlar. Anadolu ağızlarındaki bitki isimleri halk biyolojisinin en önemli malzemeleri durumundadır (halk biyolojisi için bk. ekip biçtiği toprağı “sadık bir yâr” olarak görmesi gibi faktörler etkili olmuştur. Türkçenin Gücü. Bulgarca. spanyolca. dilimizdeki bitki adlarını yapı ve kavram bakımından inceleyerek bitkilerin adlandırma yollarını belirlemek ve Türkçenin bitki zenginliğini ortaya koymaktır. Bu malzemeler. Farsça. Türkçe bitki adlarıyla ilgili ilk bilgiler 11. Bitki adlarının önemli bir yer tutmasında Türk insanının doğayla iç içe yaşaması. Yunanca. . Bugün Anadolu ağızlarımız yazı diline oranla birkaç kat daha geniş bir söz varlığına sahiptir (Aksan. gerekse Türk kültürünün çeşitli gelişim dönemlerinden kalma derin bir kültür hazinesi bulunmaktadır. Slavca. Moğolca. Alıntı bitki adları ise “Arapça. Anadolu’da gerek eski uygarlıklardan. Bu sözlükte kayıtlı olan bitki adlarının birçoğu hâlen Anadolu’da kullanılmaktadır (Duran. Rusça. gerekse yazı dilimizde bitki adlarının önemli bir yeri vardır. 69). 223-229). bizleri bitkilerle ilgili daha geniş bilgilere ulaştıracaktır. yüzyılda Kâşgarlı Mahmut tarafından yazılmış olan ve Türk dilinin ilk sözlüğü olarak kabul edilen Divanü Lûgat-it Türk’te bulunmaktadır. Sırpça. Latince. Türemiş ve Birleşik” yapılı olmak üzere üç ana başlık altında inceleyebiliriz. öteden beri tarım ve hayvancılıkla uğraşması. Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. Türkiye Türkçesinde kullanılan bitki adlarını “Basit. Berlin Brent ve Diğerleri. ngilizce. Gerek Anadolu ağızlarında. Gürcüce. Ermenice.

Yapı bakımından birleşik bitki adları şu kelime gruplarıyla oluşmuştur: “isim tamlaması. Bu ekler. Organ adları dilin en eski kelimelerindendir. domuz. bitkilerin adlandırılmasında çeşitli hayvan isimleri kullanılmıştır. yılankuyruğu” kelimelerini örnek gösterebiliriz. sıfat tamlaması. kurt baklası. . peygamber üzümü. Macar üzümü. bozoğlan. Hayvanların besin kaynağının bitkiler olması sebebiyle. yer adları ve benzetmelerle kurulanlar” olmak üzere çeşitli yönlerden değerlendirilebilmektedir. Birleşik bitki adları. nsanların bitkilerden faydalanabilmeleri için öncelikle onları adlandırmaları gerekmekteydi. tavşan gibi kelimelerdir. Bitkileri adlandırmanın diğer bir yolu da organ adlarından faydalanmaktır. organ. Bitkilerde en çok rastlanan hayvan adları ayı. Osmanlı lâlesi. kulak otu. fiilden fiil. eşek. eşek yoncası. isnat grubu. eşya-nesne. cümle biçiminde kurulanlar”. bitkileri kendilerine çok yakın görmüşlerdir. deve. Kavram bakımından birleşik bitki adları ise “insana özgü özellikler taşıyanlar. tür. fiilden isim yapma ekleri”nden bir ya da birkaçını alarak kurulmuştur.5 Türemiş bitki adları “isimden isim. kurt. insanlar bitkilere kendi yaşayış ve kültürlerini yansıtmış. Türk biberi”. deve elması. Bu nedenle bitki adlarında insana özgü özellikler geniş yer tutmaktadır. domuz baklası. Hayvan adlarıyla kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “ayı ardıcı. kadınparmağı. tekrar grubu. nsana özgü özelliklerle kurulan bitki adlarına şu örnekleri verebiliriz: “dede gülü. Alman papatyası. sıfat-fiil grubu. yılandili. tavşan kirazı. tavuk otu. Adlandırma yaparken. itgülü. Organ adlarıyla kurulmuş bitkilere “aslanağzı. it. hanımeli. tosbağa otu. isimden fiil. yapım ekleri bölümünde ayrıntılı olarak ele alınmış ve bitki adları tahlil edilmiştir. yapı ve kavram bakımından incelenebilmektedir. Bitkiler insan hayatını daha anlamlı kılan ve kolaylaştıran varlıklardır. hayvan. Bunda organların şekil yapıları önemli ölçüde etkilidir. Özellikle benzetme yaparken organ adlarını çok sık kullanırız. yılanbaklası”. gülburnu. nsanın bitkileri organ adlarıyla tanımlaması. kuş. deve dikeni. dilin oluşum mantığından kaynaklanmaktadır.

“Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü” kısmı tezimizin en önemli bölümlerinden biridir. bitki adlarıyla ilgili etimolojik bilgiler de yer almaktadır.6 Bitkilerin adlandırılmasında eşya-nesne adları çok kullanılmıştır. etraflarındaki eşyalarla tanımlamaya başladılar. Eşya-nesne adlarıyla kurulmuş bitkilere “akbardak. dutgiller. etimolojik sözlükler . Tür adları Türkçede +giller ve +lAr ekiyle kurulmaktadır. Türkçe Yer Adları Kılavuzu. tohumlu bitkiler”. dağ kavağı. çanakkıran. Yetişme alanından dolayı bazı bitkilerin adlandırılmasında yer isimleri kullanılmıştır. Benzetmelerle kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “ağlayangelin. defnegiller. süsengiller. bitkinin şekil benzerliği ve eşya-nesne yapımında kullanılmasıdır. Bunlar. Benzetmelerle kurulan bitkilerin adlandırılmasında bitkinin rengi. Bunlar genellikle insanlara. Her bitkinin kendine has bir yetişme alanı vardır. zeytingiller. sultanküpesi”. Yer adlarıyla kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “ada soğanı. nsanlar yerleşik hayata geçtikten sonra çeşitli araç-gereçlere ve ev eşyalarına sahip oldular. çeşitli organ ve nesnelere benzetilerek kurulmaktadır. bir türün temsil ettiği bütün bitkileri içine alan ve bitki aileleri oluşturan eklerdir. biçimi. Yer adları. papaztakkesi. Tür adlarıyla kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “abanozgiller. altınbaşak. Bir türe ait bütün bitkileri ifade edebilmek için tür adları kullanılır. borazan mantarı. tek çenekliler. Bitki adlarının kökenleriyle ilgili bilgiler verilirken. Anadolu ağızlarındaki varyantlarının yanında. şemsiye mantarı” kelimelerini örnek verebiliriz. Bunlar bitkinin kaynağını. Böylelikle tabiatı. ayıparmağı. nerede üretildiğini. bahçe teresi. aktavuk. bodurmahmut. kimileri hiç yetişmez. Halep çamı”. Bu sözlükte bitki adlarının kökenleriyle ilgili bilgi ve kaynaklar topluca bir arada bulunmaktadır. nereden geldiğini ve yayıldığını gösterir. hayvanlara. görünümü ve kullanım özellikleri esas alınmaktadır. Bitkilere eşya-nesne adlarının verilmesindeki temel sebepler. gelindili. Girit lâlesi. Burada bitki adlarının tanımları. Yeryüzünde aynı türe mensup olan ve yapı olarak birbirine benzeyen birçok bitki bulunmaktadır. kaynakları. Kimi bitkiler bazı yörelerde rahatlıkla yetişebilirken. bir milletin yerleşme (iskân) tarihi için en önemli belgelerden birisidir (Gülensoy. kozalaklılar. IX).

.7 kaynak gösterilmiştir. bitki adlarının asıl kökenlerine ulaşmak daha da zor olmuştur. zor bir iştir. Bitki dünyamızı ayrıntılarıyla ortaya koymamız ve bitkilerin adlandırma yollarını belirlememiz. dünyanın en eski ve en çok kullanılan dilleri arasında önemli bir yere sahiptir (Özkan. Bu kelimeler kültür tarihimizin. çevresinde bulduğu ya da yetiştirdiği bitkileri kendi kültürüne göre kullanır ve kendi dil mantığına göre adlandırır. Türk düşüncesini ve yaşadığımız coğrafyayı daha yakından tanıtacaktır. Bitki adlarının kökenini bulmak. sadece tanımları ve kaynakları belirtilmiştir. kök ve kelimeler ait oldukları dillere göre verilmiştir. bizlere Türk dilini. 15). Sonuç olarak şunları söyleyebiliriz: Türkçe. binlerce yıldan beri nesilden nesile aktarılan yaşama düzenimizin. Bitki adlarını oluşturan ek. Bu sebeple bazı bitki adlarına kaynak gösterilememiştir. Her millet. zihinden zihine süzülen kültür varlıklarımızın âdeta kelimelere damıtılmasıyla oluşmuştur. Özellikle Anadolu ağızlarında kullanılan bitki adlarında birçok ses değişmesi görüldüğünden. bunların kökenleriyle ilgili bilgiler verilememiş. Kültür unsurlarımızı canlı tutan ve milli kimliğimizin oluşumuna katkıda bulunan en değerli varlığımızdır. Türk Dilinin Yurtları. tabiatı tanıma ve algılama biçimimizin. Ancak bazı bitki adlarının etimolojik yapılarıyla ilgili hiçbir kaynağa veya açıklamaya rastlanmadığından.

8 II. NCELEME .

çim.9 1. Basit yapılı bitki adları Türkiye Türkçesinde az yer tutmakla birlikte. ot. 219). kayın. kök. ağu ala ardıç arpa aşı bağa bey bıyık boya bük cırt cız çağ çaşıt çet çiğ çim çomak çöğür çöpür dal darı dip düve ebe ekşi enek erik geyik gonur gön iğde kak kat kav kavun kayın kayır kök ot sası saz tilki tip tük üvez . kök durumunda olan ve herhangi bir türetme ekiyle genişletilmemiş bulunan tek kelimeden ibaret adlardır (Korkmaz.1. saz” gibi bitkiler günlük hayatta çok geniş bir kullanım alanına sahiptir. TÜRKÇE KÖKENL B TK ADLARI Basit kelimeler. BAS T YAPILI B TK ADLARI 1. kavun. erik. bunlardan “arpa. iğde. dal. darı.

Türkiye Türkçesinde kullanılan alıntı kelimeler arasında çok sayıda bitki adı bulunmaktadır. spanyolca. bardī) bezir: (< Ar.10 1. ebūzanba ) acem: (< Ar. culcul) cümbez: (< Ar. ħiyār+çenber). Arapça Alıntı Bitki Adları ablak: (< Ar. ‘araz) asfur: (< Ar. hezār+reng) gibi birleşik kelimeler de bulunmaktadır. Yunanca. Sırpça. ‘acūr) adile: (< Ar. celeb) ceviz: (< Ar. Slavca. dilimizde yapım ekleriyle genişletilmedikleri sürece basit kelimelerdir (Korkmaz. cummayz) cümele: (< Ar. Çince. Alıntı kelimeler geldikleri dillerin kurallarına göre. cevz) cılban: (< Ar. ‘amme) anzarot: (< Ar. culbān) cücül: (< Ar. Bunlar arasında amberbu (< Far. Yunanca domáta kelimesi domates olarak geçmiştir. alıntı yapılan dillere göre listeledik.2. ‘acem) acemi: (< Ar. Gürcüce. bil-‘usāre) buttum: (< Ar. transkripsiyonlarıyla birlikte. Moğolca. ba am) bakla: (< Ar. culbān) cimcime: (< Ar. ‘āşūre) ayān: (< Ar. 1.2. Rusça. ALINTI B TK ADLARI Başka bir dilden alınmış kelimelere alıntı kelimeler denir. ‘acemî) acur: (< Ar. bā ilā) baytaran: (< Ar. Bulgarca. cumcuma) culban: (< Ar. ngilizce. ‘ādile) afat: (< Ar. abla ) abuzambak: (< Ar. āfāt) akri: (< Ar. 219). ‘abaytarān) berdi: (< Ar. Fransızca. Alıntı bitki adlarını. Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. ‘ayān) ayıt: (< Ar. Latince. ‘uśfur) aspir: (< Ar. amber+būy). eş ar) aşur: (< Ar. hıyarşembe (< Far. ‘īd) bakam: (< Ar. Arapça za’ferān kelimesi Türkçeye safran olarak. Örneğin. cumel) . bezr) bilisura: (< Ar. ‘anzerūt) araz: (< Ar.1. Ermenice. türemiş kelimeler olsalar bile. a ra) amme: (< Ar. hezaren (< Far. buŧm) celep: (< Ar. Farsça. Bunlar “Arapça. ‘uśfur) aşkar: (< Ar. talyanca. Alıntı bitki adları dilimize girerken birtakım ses değişikliklerine uğramış ve Türkçenin yapısına uyum sağlamıştır.

Dimaş /Dimiş +î) elmelik: (< Ar.11 çam: (< Ar. leymūn) mağara: (< Ar. asl) gılla: (< Ar. ĥalfe) halfat: (< Ar. ħardel) harnup: (Ar. miśr) mışmış: (< Ar. ahve) kakule: (< Ar. melikî) mercan: (< Ar. ĥanžal) hardal: (< Ar. ādime) galete: (< Ar. ħaşħāş) hatmi: (< Ar. ħiŧŧa) hiltit: (< Ar. māş) melike: (< Ar. ‘unnāb) ibran: (< Ar. ħāśś) haşhaş: (Ar. maĥlūc) mahmude: (< Ar. emr) emriz: (< Ar. ħarrūb/ħarnūb) ħas: (< Ar. me āre) mahlep: (< Ar. kam’a) kereviz: (< Ar. ħayr) hazık: (< Ar. kerefs) keten: (< Ar. fat ) ferik: (< Ar. hindibā) hülübü: (< Ar. līmūn / Ar. ħabl) herim: (< Ar. fūl) gādime: (< Ar. kuşnā) leylâk: (< Ar. mişmiş) . meydānį) mısır: (Ar. ilāf) kırmızı: (< Ar. irmizį) künefi: (< Ar. hülbî) hünnap: (< Ar. allāt) garip: (< Ar. cawşīran) çitil: (< Ar. enfiyye) fattak: (< Ar. ferį k) fındık: (< Ar. ħatmi) hayır: (< Ar. galle < gılāl) halayık: (< Ar. fustu ) filfil: (< Ar. ĥāzık) hebil: (< Ar. şaŧl) dımışkı: (< Ar. leylāk) limon: (< Far. fıŧrį) ful: (< Ar. kināfe–künāfe) küşne: (< Ar. elmelik) emir: (< Ar. emrāz) enfiye: (< Ar. ħalā’i ) halfa: (< Ar. kettān) kılıf: (< Ar. ĥalfe) haliç: (< Ar. şam’) çaşıran: (< Ar. herį m) hıta: (< Ar. ā ulle) keme: (< Ar. firfir) fitri: (< Ar. ilĥāĥ) incaz: (< Ar. incāz) kahve: (< Ar. maĥleb) mahluç: (< Ar. ĥiltį t) hindiba: (< Ar./Far. ‘ibrān) ilhah: (< Ar. melike) meliki: (< Ar. ĥalį c) hamıza: (< Ar. maĥmūde) mamıza: (< Ar. fundu ) fıstık: (< Ar. arīb) gasil: (< Ar. ĥamį ze) hanzal: (< Ar. mercān) meydanî: (< Ar. māmezā) maş: (< Ar.

nārenc) narenciye: (< Ar. śināb) silk: (< Ar. dabbūs) tum: (< Ar. śudūran) sumak: (< Ar. şihāb) şahabî: (< Ar. nebāt) nebatat: (< Ar. zülbeyā) . -āver) şıkık: (< Ar. tesbį ’) tevris: (< Ar. selmān) samit: (< Ar. müşkil) müşk: (< Ar. baŧbāŧ) pelit: (< Ar. velvele) zahter: (< Ar. şı ) taflan: (< Ar. tu’m) tutya: (< Ar. şems + Far.12 miski: (< Ar. tefārī ) temsil: (< Ar. şihābî) şakayık: (< Ar. mürte’iş) müşgül: (< Ar. śāmit) sandal: (< Ar. ŧarħūn) tefarik: (< Ar. zivān) zülbeya: (< Ar. sevād) sınap: (< Ar. śandal) savat: (< Ar. tevrįś) topuz: (< Ar. na’nā’) narenc: (< Ar. za ūm) zavrak: (< Ar. summāk) susam: (< Ar. diflā) tahıl: (< Ar. tūtyā) uşrat: (< Ar. mūz) mültüme: (< Ar. za’ferān) salep: (< Ar. misvāk) mişkat: (< Ar. rāzi į ) reyhan: (< Ar. nebātāt) patpat: (< Ar. mültemi) mürdeşe: (< Ar. şa ā’i ) şamama: (< Ar. reyĥān) safran: (< Ar. sa‘leb) salman: (< Ar. uşrat) üşniye: (< Ar. źihnį) zeytin: (< Ar. temŝį l) tesbi: (< Ar. şemāme) şemsaver: (< Ar. nārenciyye) narınç: (< Ar. raśad) razakı: (< Ar. balluŧ) rasat: (< Ar. sa’tar) zakkum: (< Ar. sūsen) şahab: (< Ar. mişkāt) muz: (< Ar. misk) nane: (< Ar. uşniyye) velvele: (< Ar. daħl) tarhun: (< Ar. nārenc) nebat: (< Ar. miskî) misvak: (< Ar. zevra ) zehni: (< Ar. sīsām) süsen: (< Ar. silk) suduran: (< Ar. zeytūn) zivan: (< Ar.

çu undur) dağdağan: (< Far. barga) birincivasıf: (< Far. unce) gül: (< Far. çaşma-zan) çevşen: (< Far. emrūd/ermūd/enberūd) azat: (< Far. hezār+reng) hıyar: (< Far. gurz) ħar: (< Far. āferīn) ağuş: (< Far. bādranbūya) bagmen: (< Far. ħiyār-çenber) hoş: (< Far. caudāna) çelem: (< Far. şeltūk) çeşmezen: (< Far. hevīc) hevek: (< Far. belesān) bamya: (< Far.13 1. tūt. ālū) amberbu: (< Far. ā uş) alıç: (< Far. fūl-bahār) giya: (< Far. hulū) ıspatan: (< Far. cücek) çağla: (< Far. āzvāy) badem: (< Far. çelāna) çınar: (< Far. çelān. bāmiya) beneviş: (< Far. çenār) çiriş: (< Far. tūd) erguvan: (< Far. ālūçe) alo: (< Far. ispandān.2. sipandān) ışgın: (< Far. benefş) berge: (< Far. ābnūs/abanūs) aferin: (< Far. ħāvlincān) havuç: (< Far. gulābī) gürz: (< Far. ħar) havlıcan: (< Far. bāk) balaband: (< Far. aşħūn) incir: (< Far. çūdār) çedene: (< Far. amberbūy) arış: (< Far. çunbul/çumbul) cücük: (< Far. birincāsf) bostan: (< Far. ħurmā) hülü: (< Far. da da ān) dudiye: (< Far. er avān) erişte: (< Far. sirīş) çükündür: (< Far. āzād) azvay: (< Far. gul) gülâbi: (< Far. kiyāh) gonca: (< Far. bādām) badıramba: (< Far. encīr) isfendan: (< Far. āveng) hezaren: (< Far. ça ale) çavdar: (< Far. cį a) cumbur: (< Far. ereş-eriş) armut: (< Far. bālābān) balsama: (< Far. bā bān) bahar: (< Far. Farsça Alıntı Bitki Adları abanoz: (< Far. būstān) cığa: (< Far. behār) bāk: (< Far.2. şalam) çelik: (< Far. rīşte) filbahar: (< Far. ħōş) hurma: (< Far. ŧūŧīye) dut: (< Far. çelik) çeltik: (< Far. isfendān) . ħiyār) hıyarşembe: (< Far. cevşen) çılan: (< Far.

māzū) menekşe: (< Far. kerāviye) keşir: (< Far. şahterre) . keşkūl) kişmiş: (< Far. bādām) pazı: (< Far. piyāz) poy: (< Far. bādingān) payam: (< Far. nefį r) nergis: (< Far. benefşe) mercanköşk: (< Far. pāzı) perdeben: (< Far. parparam) piyaz: (< Far. pesį n) pir: (< Far. gawz) köse: (< Far. sedīr) servi: (< Far. nergis) nilüfer: (< Far. nārdīn) narven: (< Far. į şān) kāhu: (< Far. aysī) kelek: (< Far. kāhį) karanfil: (< Far. māye) maye: (< Far. nārven) navruz: (< Far. sūde) sümbül: (< Far. gişnīz) kizir: (< Far. mercümek) merze: (< Far. lāle) lülük: (< Far. ħarbuz. serv) süde: (< Far. birinc) pirpirim: (< Far. nevrūz) naz: (< Far. rāvend) rezene: (< Far. māle) maya: (< Far. sunbul) şahten: (< Far. pį rāste) pirinç: (< Far. nargį l) nardin: (< Far. mīva. kālak) kelem: (< Far. māye) mazı: (< Far. nār / enār) narcil: (< Far. sebze < sebz) sedir: (< Far. kalam) kenger: (< Far. perdebend) peren: (< Far. kuncud) lâden: (< Far. kişmiş) kişniş: (< Far. gizį r) koz: (< Far. panbu ) patlıcan: (< Far. nāz) nefirne: (< Far.14 işan: (< Far. rāziyāna) sebze: (< Far. şāhten) şahtere: (< Far. mayva) nar: (< Far. merz) mestan: (< Far. bīşa) meyve: (< Far. ħarbūza) kayısı: (< Far. pālān) pamuk: (< Far. peren) pesin: (< Far. kūse) kunt: (< Far. lāden) lâle: (< Far. nuħūd) palan: (< Far. kund) küncü: (< Far. nīlūfer) nohut: (< Far. lüle) mala: (< Far. kenger) keraviye: (< Far. mestān) meşe: (< Far. aranfül) karpuz: (< Far. pį r) pirasit: (< Far. merzengūş) mercimek: (< Far. būy) pür: (< Far. pur) ravent: (< Far. gazar) keşkül: (< Far.

dan gluħ) eğinç: (< Erm. ts’maħ) çomağ: (< Erm. tuħmugān) tömbeki: (< Far. şeft-ālū) şikar: (< Far. tere) tiryaki: (< Far.3. turunc) yasemin: (< Far. mor/morm) moruk: (< Erm. madik) mor: (< Erm. şį r) şireder: (< Far. p’sat) tel: (< Erm. banjar) pışat: (< Erm. turb. ahlada) turunç: (< Far. zerde) zerdeçal: (< Far. zu āl) hozan: (< Erm.2. za īrak) zindiyan: (< Far. tenbākū) turp: (< Far. ananuħ) ayınga: (< Erm. zerāvend) zerdali: (< Far. yāsemen) yulaf: (< Far. lazut) madımak: (< Erm. alaf) zambak: (< Far. ayı’nga) badıç: (< Erm. dārçīn) teberze: (< Far. şeb-būy) şeftali: (< Far. patic) cancur: (< Erm. Ermenice Alıntı Bitki Adları abrıl: (< Erm. cançul) çemen: (< Erm. şemşīr) şir: (< Far. çaman) çımak: (< Erm. mōruk) pancar: (< Erm. zerdeçāv) zerrin: (< Far. ħosor) 1. turub.4. ħozan) korunga: (< Erm. ts’maħ) çortu: (< Erm. turf) 1. abril) anık: (< Erm. şikār) şimşir: (< Far. akantos) . mor/morm) mora: (< Erm. zerrīngede) zeyrek: (< Far. şireder) tarçın: (< Far. zerd-ālū) zerde: (< Far. Yunanca Alıntı Bitki Adları ahlat: (< Yun. tiryākī) töhmekan (< Far. zerrīn) zerringade: (< Far. matutak) madik: (< Erm.15 şalgam: (< Far.2. e ic) hışır: (< Erm. zanba ) zeravent: (< Far. şal am) şebboy: (< Far. ç’ort’t’u) dangalak: (< ? Erm. kornkan) lâzut: (< Erm. zindegān) zoğal: (< Far. tel) akunduz: (< EYun. teberze) tere: (< Far.

kardamo) kiraz: (< Yun. mespilon) mühliye: (< Yun. plátanos) bezelye: (< Yun. piperiá) biberiza: (< Yun. fasulia) fesleğen: (< Yun. flamuri) ıspanak: (< Yun. murto) muşmula: (< Yun. mirsini) murt: (< Yun. phideia) fiğ: (< Yun. filisa) gırmit: (< dilmit < Yun. bànda) barbun: (< Yun. anadoti) anason: (< Yun. arakas < arakos) aşendos: (< EYun. kráno) köknar: (< Yun. ires) fasulye: (< Yun. vasilikon < vasilikos) fidan: (< Yun. kerasi) kiren: (< Yun. avátin/vatin) ayvadana: (< Yun. anison) araka: (< Yun. dafni < EYun.) filiz: (< Yun. ankinára) epsit: (< Yun. tsimbidi) cimlā: (< Yun. lahano) mantar: (< Yun. troħílos) efek: (< Yun. barbounia) barbunya: (< Yun. kukunaria) lahana: (< Yun. diminitis) dimenit: (< Yun. drágana) dilmit: (< Yun. diminitis) göleğez: (< Yun. makedonesi) melisa: (< Yun. halsphyton) ıhlamur: (< Yun. domáta) duduli: (< EYun.16 amesken: (< EYun. kukunaria < kukunara) kütner: (< Yun. bubúki) cimbiz: (< Yun. kisón) çukur: (< Yun. spanaki) kantaron: (< Yun. dáfni) dırağan: (< Yun. afáki) emen: (< Yun. xamofta) anadut: (< Yun. barbounia) bartun: (< Yun. maruli) masura: (< Yun. áħerdos) avat: (< Yun. kannavi) kerdeme: (< Yun. tzímbla) çisan: (< Yun. ayiovotano) babır: (< Yun. tsiħórion) dafne: (< Yun. piperitza) bidek: (< Yun. apidáki) boçça: (< Yun. mukhlia) . parténin/partén) beladan: (< Yun. manitari) marul: (< Yun. daphnē) damaskene: (< Yun. apsída) erez: (< Yun. bizélia) biber: (< Yun. pápiri) banda: (< Yun. phyton) fide: (< Yun. diminitis) domates: (< Yun. bótsa) böbük: (< Yun. damaskino) amofta: (< Yun. fiton < EYun. kentauron) kenevir: (< Yun. endomē’) enginar: (< Yun. pipéri) biberiye: (< Yun. melissa) mersin: (< Yun. masuri) maydanoz: (< Yun. damáskino) defne: (< Yun. kolokaz) halofit: (Yun.

reseda) roka: (< Lat. fleole. Lobelia) lotus: (< Lat. patate) bambu: (< Fr. papadia) pırasa: (< Yun. camelia) kapuçin: (< Fr.) ortanca: (< Lat. gardenia) ipeka: (< Fr. sequoia) vanilya: (< Lat. hortensia) rezede: (< Lat. muscarimi) okume: (< Lat. aspidistra) badat: (< Fr. drosera) fleol: (< Fr.6. sacer) çalba: (< Lat. capucine) kavasya: (< Fr. jute) kakao: (< Fr. acacia) ananas: (< Fr. salvia) feliks: (< Lat.2. dahlia) drosera: (< Fr. cola) kolza: (< Fr. caoutchouc) keşbir: (< Fr. cachemire) kola: (< Fr. vagina) fujer: (< Fr. arachide) aspidistra: (< Fr. quassia) kauçuk: (< Fr. phleole) radika: (< Yun. radikia) şıka: (< Yun. ipéca) jüt: (< Fr. fougero) gardenya: (< Fr. algue) anemon: (< Fr. ginseng) kantiyane: (< Lat. Gentiana) komatula: (< Lat. cacao) kaktüs: (< Fr. prinari) piren: (< Yun. gentiāna) çakır: (< Lat. botanique) dalya: (< Fr. lotus) müşkülüm: (< Lat. bassia) begonya: (< Lat. flora) ginseng: (< Lat. Latince Alıntı Bitki Adları basya: (< Lat. ruca) sekoya: (< Lat. anemone) araşit: (< Fr. prason) pırnal: (< Yun.2. curcas) lobelya: (< Lat. begonia) centiyane: (< Lat. colza) . şıko veya şıka) tirfil: (< Yun. bambou) botanik: (Fr. atoll) alg: ( < Fr. felix) flora: (< Lat. cactus) kamelya: (< Fr.17 palamut: (< Yun. prinos) 1.5. Comatula) 1. triphyllon) tomara: (< Yun. Fransızca Alıntı Bitki Adları akasya: (< Fr. ananas) atol: (< Fr. palamudi) papatya: (< Yun. tomari) kürkas: (< Lat.

sardonya) veronika: (< t. lichen) mahunya: (< Fr.) patates: (< t. raffia) rambil: (< ng. orchidee) palmiye: (< Fr. rami) starking: (< ng. palmier) papirüs: (< Fr. maranta) margarita: (< Fr.2. pezza) sardunya: (< t. veronica) vardıyan: (< t. Grapefruit) kivi: (< ng. papyrus) petunya: (< Fr. mycose) mimoza: (< Fr. marguerite) mikoz: (< Fr.9. spanyolca Alıntı Bitki Adları avokado: (< sp. petunia) portakal: (< Fr. manteau) mandalina: (< Fr. fondo) iskorçina: (< t. latania) liken: (< Fr. guardiana) . bordo) ceran: (< t. cornichon) küsküt: (< Fr. muguet) ofris: (< Fr. scorzone) maki: (< t. patata) peçek: (< peçe < t.7. paprika) 1. papaya) paprika: (< ng. belladonna) borda: (< t. talyanca Alıntı Bitki Adları açelya: (< t. pomidoro/pomodoro) mancana: (< t. mini) müge: (< Fr.8. azalea) banadura: (< t. mahonia) malto: (< manto < Fr. avocado) mini: (< Fr. pomidoro/pomodoro) belladonna: (< t. cuscute) lâtanya: (< Fr. datura) pik: (< ng. kiwi) papaya: (< ng.2. mandarine) manolya: (< Fr. geranio) funda: (< t. ratanhia) tatula: (< Fr. magnolia) maranta: (< Fr. macchi) 1.2. ophrys) okaliptüs: (< Fr. ngilizce Alıntı Bitki Adları greyfurt: (< ng. starking) malatura: (< t. eucalyptus) orkide: (< Fr.18 kornişon: (< Fr. mimosa) 1. pig) rafya: (< ng. portugal) ratanya: (< Fr.

12. p’it’na < *pinta) dombay: (< Gürc.-Sırp. kojux) 1. Çince Alıntı Bitki Adları aylandız: (< Çince ailanto’dan) çay: (< Çin. krumpí r) lâbada: (< Blg.13. loboda) pelin: (< Blg.2. quinaquina) koka: (< sp. brekinya) bocur: (< Blg. vişnya) ıştır: (< Blg.10. bójur) canka: (< Blg. popadica) kıral: (< Sırp. Bulgarca Alıntı Bitki Adları biryedim: (< Blg.) vişne: (< Sl. pelyn) . dombay) 1. stir) kumpir: (< Blg. koçijaş) 1.11.2. Gürcüce Alıntı Bitki Adları askil: (< Gürc.2. kral) koçaç: (< Sırp. çay) mantı: (< Çin. mantu) 1.-Hırv. coca) 1. Slavca Alıntı Bitki Adları koçan: (< Sl..-Hırv. djanka) gocuk: (< Blg. Sırpça Alıntı Bitki Adları babaçça: (< Sırp.2.Sırp. askili) bitne: (< Gürc.2.19 kınakına: (< sp.14.

Yabancı Yer simleriyle Kurulan Bitki Adları agılı: (< Meksika’daki Akala şehrinin adından) anapa: (< belki bir yer isminden) fulya: (< Güney talya’da bir bölge adı) kalembek: (< Hint Denizi’nde bir ada) 1.15.2. acırga) baobap: (< Afrika yerli dillerinden) karağan: (< Moğ.16. kartofel) mango: (< Port.20 1.2. Diğer Alıntı Bitki Adları acırga: (< Moğ. niemcy) . manga) nemisa: (< Lehçe. karağana) kartol: (< Rus.

ak+la-n) alaca: (< T. çıl) arcıman: (< ? arcı + T. man) argun: (< T. ak+ça) aklan: (< T. fiilden fiil yapma ekleri. kelime kök ve gövdelerine ekler getirilerek değişik anlamda yeni kelimeler yapma yoludur (Korkmaz. an+gıç) anslı: (< ? ans + T. lı) atmalı: (< T. 31). az-muk) bağırgan: (< T. alma + lık) altıncık: (< T. al+lı+ca) almalık: (< T. acı-ma) acımak: (< T. ay+dın) ayıcı: (< T. ancak bu kelimeler yapım ekleri kısmında daha ayrıntılı bir şekilde tahlil edilmiştir. ar-gın) arpağan: (< T. Bu yol. at-ma+lı) avukçu: (< ? avuk + T. bağır-gan) bağırtlak: (< T. bal+lı+ca) ballık: (< T. art+lı) asma: (< T.21 2. altın+cık) angıç: (< T. al+az) alça: (< T. bal-tır-gan) ballı: (< T. Türkçe bir yapım eki alıp da kökeni yabancı olan ya da bilinmeyen bitki adları da burada gösterilmiştir. ayı+cı) azan: (< T. acı-mık) ağcaca: (< T. art-ağan) artlı: (< T. acıca: (< T. al+dan-gaç) alluca: (< T. al+ça) alçacık: (< T. akşa-y-ık) aħsıl: (< T. ak+ça+ca) ağşayık: (< T. al+çak+cık) aldangeç: (< T. bal+lık) . bakılda-k) baldırgan: (< T. lı) apırcak: (< ? apır + T. as-ma) aşılak: (< T. Türemiş bitki adları aşağıda listelenmiştir. arak + T. lak) aydın: (< T. çu) avurtlak: (< ? avurt + T. fiilden isim yapma ekleri”. isimden fiil yapma ekleri. ala+ca) alaz: (< T. ak+sıl) akça: (< T. bal+lı) ballıca: (< T. az-an) azırgan: (< T. bağ+la-ş-ık) bakıldak: (< T. aşı+la-ma) atınaklı: (< ? atınak + T. bağır + t + lak) bağlaşık: (< T. TÜREM Ş B TK ADLARI Türemiş kelimeler. az-ır-gan) azmuk: (< T. arpa + gan) artıgan: (< T. acı-mak) acımık: (< T. kelime türetme yoluyla elde edilir. acı+ca) acıma: (< T. cak) arakçıl: (< Yun. aşı+lak) aşılama: (< T. Türemiş bitki adlarının aldığı yapım ekleri şunlardır: “ simden isim yapma ekleri.

ban-dır-ma) bardacık: (< T.22 banak: (< T. cırt+lak) cırtlan: (< T. cır+la-n-gıç) cırmılak: (< T. lık) biberlice: (< Yun. bur-ağan) burgacan: (< T. bart+ak) bardakçı: (< T. bit-en) bitiniş: (< T. buğday+ık) burağan: (< T. bit-ki) bizlengiç: (< bizle-n-giç) bodurgan: (< T. büz-gü+lü) cegirgen:(< T. buyur-gan) büğrez: (< T. çat+la-n-gaç) . baş+ak) batırgan: (< T. bıç-kın) bıyıklı: (< T. buğday+cık) buğdayık: (< T. boz-u-k) böcü: (< T. cırt+la-n) cırtlavuk: (< T. ben+ek) bengildek: (< T. çakıl+da-k) çalağan: (< T. büğrü+ez) bürgülü: (< T. çal-ı) çalık: (< T. bıyık+lı) bıyırgan: (< T. bit-i-n-i-ş) bitirge: (< T. bur-ga+can) burgaç: (< T. çal-ağan) çalak: (< T. bur-gaç) buynuz: (< T. boz+anak) bozdurma: (< T. çal-ık) çapul: (< T. bit-i-r-ge) bitki: (< T. cırt+la-vuk) cızlağan: (< T. lak) çakıldak: (< T. çūb + T. cırma+lak) cırtlak: (< T. boya+çın) boyalık: (< T. bart+lak) başak: (< T. ban-ak) bandık: (< T. cız+la-yık) civcilik: (< civciv+ T. bardak+cık) bardak: (< T. bür-gü+lü) bürük: (< T. bil-dik) biten: (< T. boz-dur-ma) bozuk: (< T. cıbır+ca / cıbıl+ca) cıcılık: (< cici + T. ban-dık) bandırma: (< T. boz+a+mık) bozanak: (< T. bür-ü-k) büzgülü (< T. cır-ı-k) cırlangıç: (< T. bat-ır-gan) bebekçik: (< bebe+k+çik) bekmezcik: (< Far. cız+la-ğan) cızlayık: (< T. çek-i-r-gen) cıbarca: (< T. lik) cırık: (< T. çat+la-ğan) çatlak: (< T. çat+lak) çatlangaç: (< T. pipéri + T. begmāz + T. bardak+çı) bartlak: (< T. boya+lık) bozamık: (< T. çap-u-l) çatlağan: (< T. bodur+gan) boyaçın: (< T. ben+lik) bıçgın: (< T. boyun+u+z) buyurgan: (< T. li+ce) bildik: (< T. buyur-gan) bızalık: (< ? bıza + T. cik) benek: (< T. bıngıl+dak) benlik: (< T. lik) coplak: (< Far. bö+cü) buğdaycık: (< T. çal-ak) çalı: (< T.

darı+can) davşancık: (< T. çık-ar-t) çıkıntı: (< T. dip+çin) . dik-en) dikencik: (< T. dil+li+ce) dipçin: (< T. çirt+i) çirtik: (< çirt+ik) çitime: (< T. çırp-ı) çıtımık: (< T. lu+ca) çulluk: (< Ar. çıldır-ım) çirti: (< T. cūl + T. çık-ı-n-tı) çıkma: (< T. çite-me) çitlek: (< T. luk+ça) çüklüce: (< T. çık-ma) çımkırık: (< T. darı+ca) darıcan: (< T. çıt-lak) çıtlamak: (< T. lik) çiçek: (< çeç-ek) çiğindirik: (< T.23 çavdarlık: (< Far. çu undur+T. lık) çaylamık: (< Çin. dik-en+cik) dikme: (< T. çağır-gan) çıkart: (< T. demir+li) demirliyen: (< T. çay + mık) çekem: (< T. çük+lü+ce) çükündürük: (< Far. demir+cik) demirli: (< T. çev(i)r-i-n-ce) çığırgan: (< T. çay + T. tavşan+cık) davulcu: (< Ar. cūl + T. çöpür+lü) çulluca: (< Ar. çıt+la-mık) çıtlık: (< T. dala-ğan) dallama: (< T. dağ+la-ma) dalağan: (< T. değirmen+ci) delice: (< T. dağar+cık) dağlama: (< T. çek-em) çekme: (< T. çev-i-k) çevirdik: (< T. çök-er-en) çökülce: (< T. çiğin+dirik) çildirim: (< T. damar+lı+ca) darıca: (< T. çūdār + T. damar+cık) damarlıca: (< T. deve+lik) devrinti: (< T. cu) değirmenci: (< T. deli+ce) demircik: (< T. desti + T. dik-me) dillice: (< T. çıyan+cık) çibillik: (< ? çibil + T. la-mık) çaymık: (< Çin. ŧabl + T. çev-i-r-dik) çevrince: (< T. çır+la-vuk) çırpı: (< T. devir-i-n-ti) diken: (< T. luk) çullukça: (< Ar. çöğür+ce) çömelen: (< T. cūl + T. çımkır-ı-k) çildirim: (< T. mik) develik: (< T. tat-ı-r-gan) dağarcık: (< T. dal+la-ma) damarcık: (< T. çöp+le-me) çöpürlü: (< T. çıldır-ım) çırlavuk: (< T. çıt+lık) çıyancık: (< T. demir+le-y-en) destimik: (< Far. çıt+la-mak) çıtlamık: (< T. çek-me) çetme: (< T. çömel-en) çöpleme: (< T. ük) dadırgan: (< T. çıt+ı-mık) çıtlak: (< T. çit+lek) çitlembik: (< çitle-mik) çökeren: (< T. çet-me) çevik: (< T.

gel-i-ç) gelincik: (< T. doğ-um) dolaman: (< T. kart+lı) gavruk: (< T. tut-u-l-ga) duvaklıca: (< T. cik) gevrecik: (< T. gel-i) geliç: (< T. eğ-ecen) eğilce: (< T. eğ-i-l-cen) eğlik: (< T. eğ-i-l-ik) eğlim: (< T. fış+ıl+da-yık) gagaç: (< gaga+ç) garmak: (< T. kavur-uk) gavşak: (< T. düğme+li) dürme: (< T. ek-in) eklemik: (< T. er-gen) ergil: (< T. dökül-cen) dökülgen: (< T. ebe+lik) eğece: (< T. ez-gin) fısırgan: (< T. kavuş-ak) geli: (< T. fısır-gan) fışıldayık: (< T. domáta + T. ek+le-mik) ekşice: (< T. diz-i) doğum: (< T. lük) düğem: (< T. em-ecen) eneç: (< T. ekşi+lik) ekşimcik: (< T. lı) dongurak: (< T. eğ-(i)-r-i+li+ce) eğrim: (< T. dür-ü-l-ü) düvülcek: (< T. düz-gü+lü) ebeli: (< T. dombay + T. ekşi+men) ekşimik: (< ekşi-mik) elmacık: (< T. duvak+lı+ca) düdüllük: (< ? düdül + T. en+eç) erekleme: (< T. er-ek+le-me) erelik: (< T. dökül-gen) durnacık: (< turna+T. dola-man) domalan: (< domal-an) domatça: (< Yun. dür-me) dürülü: (< T. ez-gil) ezgin: (< T. dişi+ce) dizi: (< T. er-ek+lik) eren: (< T. ekşi+li+ce) ekşilik: (< T. düğme+cik) düğmeli: (< T. düğ-em) düğmecik: (< T. elma + cık) emecen: (< T. er-en) ergen: (< T. ce) gercik: (< ? ger + T. er-gil) erinç: (< T. ebe+li) ebelik: (< T. eğe+ce) eğecen: (< T. düğül+cek) düzgülü: (< T. gen+ce) geneç: (< T. gel-i-n+cik) gence: (< T. ekşi+ce) ekşilice: (< T. ça) domaylı: (< Gürc. kar-mak) gartlı: (< T. gevre-k+cik) . eğ-i-l-ce) eğilcen: (< T. eğ-i-r-im) ekin: (< T. cık) dutulga: (< T. eğ-i-l-im) eğri: (< T. gen+eç) gerce: (< ? ger + T. dongur-ak) dökülcen: (< T. eğ-i-r-i) eğrilce: (< T.24 dişice: (< T. ekşi+m+cik) ekşimen: (< T. er-i-n-ç) ezgil: (< T.

iğ+cik) iğdiş: (< igit-iş) iğnecik: (< T. göbek+lek) gödelek: (< T. göğem+cik) göğen: (< T. il-mek) ilmen: (< T. la-ma) hohalak: (< ? hoh + T. iv-ecen) . gök+ü-n-dür-me) gökçe: (< T. alak) hölemez: (< höle-mez ?) höllük: (< T. gez-er) gıcık: (< T. kır+çıl) gıyık: (< T. iğne+lik) iğnesil: (< T. er-mik ?) ısırgan: (< T. iğne+cik) iğnelik: (< T. (h)öl+lük) ırmık: (< T. la) hıyarcık: (< Far. lı) hartlak: (< hart + T. göz+enek) güllük: (< Far. ışıl+gan) iğcik: (< T. cık) hıyarlama: (< Far. anoi + T. ilet-ir) ilim: (< T. göm-ü-r-gen) gönen: (< T. ışıl+dırık) ışılgan: (< T. lük) günsü: (< T. gök+çe) gökdün: (< T. gıcı-ma) gırçıl: (< T. gök+elek) göğem: (< T. gul + T. göm-ü-l-gen) gömürgen: (< T. lap) haşlama: (< T. gön+en) gövrek: (< T. ısır-gan) ısırgı: (< T. geyik+cek) gezer: (< T. haş+la-ma) havazla: (< ? havaz + T. gıcı-k) gıcime: (< T. gök+lük) göğündürme: (< T. kol+lu+ca) göbelek: (< T. git-i-ş-gen) gollüce: (< T.25 gevreyik: (< T. gevre-k) gözenek: (< T. gevre-y-ik) gevriyen: (< T. gövde+lek) göğce: (< T. kıy-ı-k) gıyşak: (< T. ışıl+ak) ışıldırik: (< T. lak) hartlap: (< hart + T. ısır-gı) ısıtan: (< T. gövde+li) göğelek: (< T. kıy-ı-ş-ak) gidilcen: (< T. il-im) ilişken: (< T. gün+sü) hanaylı: (< Yun. il-mik) ivecen: (< T. ħiyār + T. il-men) ilmik: (< T. il-me) ilmek: (< T. il-i-ş-ken) ilme: (< T. gök+çek) göğdeli: (< T. gök+em) göğemcik: (< T. ışı-ğan) ışılak: (< T. gök+le-mez) göğlük: (< T. ısı-t-an) ışığan: (< T. gök+en) göğlemez: (< T. git-i-l-cen) gidişgen: (< T. gök+çe) göğcek: (< T. gök+dün) gölek: (< T. gevre-y-en) geyicek: (< T. ħiyār + T. iğne+sil) iletir: (< T. göl+ek) gömeç: (< T. göm-meç) gömülgen: (< T.

kap+çık) kapıncak: (< T. kara+cık) karalık: (< T. kan+lık) kapçık: (< T. kabar-gıç) kabartlak: (< T. kok-ar) . kir+li+ce) kirtil: (< kirt + T. ez-me-li+ce) kabak: (< T. kes-er+cik) kesme: (< T. kara+muk) karantı: (< T. kızıl+lık) kirlice: (< T. kıy-ak) kıyışak: (< T. kekre+mik) kekilcen: (< Far. kızıl+cık) kızıllık: (< T. kofurga+lık) kokar: (< T. -cen) kendillik: (< ? kendir + T. kan+a-t-ma) kangırcak: (< ? kangır + T. kırk+lık) kırlı: (< T. kıv-ı-ş-kan) kıvrım: (< T. lik) kendirik: (< ? kendir + T. kıl-gın) kılık: (< T. kıy-ı-ş-ak) kızamık: (< T.26 izmelece: (< T. kıvır+cık) kıvrışık: (< T. kirtil + T. kaz-maç) keçemçik: (< T. cak) kanlık: (< T. kıl-ı-k) kırık: (< T. kara-maz) karamış: (< T. kızıl+ca) kızılcık: (< T. kara-mış) karamuk: (< T. kabartla-k) kabartlama: (< T. kapan+cak) kaplıca: (< T. keçe+mik) kekeremik: (< T. lık) karçin: (< T. ik) kertilce: (< Yun. keçe+m+cik) keçemük: (< T. kaymak+lık) kazık: (< kaz-ı-k) kazmaç: (< T. kır+lı) kıvırcık: (< T. kızıl+ak) kızılca: (< T. kızla-muk) kızılak: (< T. kara-n-tı ?) karavlık: (< ? karav + T. kab+ak) kabarcık: (< T. kak-ma) kamalak: (< kama+lak) kanak: (< T. kes-me) kığıştak: (< kığış+ta-k) kılgın: (< T. kas-an) kavak: (< kav+ak) kavlağan: (< kavla-gan) kavuşlak: (< T. il) kofurgalık: (< T. kar+çin) kasan: (< T. ce) kertme: (< T. kara+lık) karamaz: (< T. kıv-ı-r-ı-ş-ık) kıvışkan: (< T. kabartla-ma) kakalaşka: (< kaka+ T. kıv-ı-r-ım) kıyak: (< T. ħāyegįne + T. kan+a-k) kanatma: (< T. kavuş+lak) kayacık: (< T. kabar+cık) kabargıç: (< T. kaymak+cık) kaymaklık: (< T. kert-me) kesercik: (< T. kaya+cık) kayganacık: (< Far. kap+lı+ca) karaca: (< T. kākül + T. cık) kaymacık: (< T. kır-ı-k) kırklık: (< T. laş-ka) kakma: (< T. kara+ca) karacık: (< T.

li) morca: (< Erm. küs-eğen) kütür: (< T. ça) pamuklu: (< Far. kuş+lak) kuyguç: (< T. ok+luk) orman: (< T. koy-guç) küllük: (< T. lik) nevbetçik: (< Far. lık) parlacık: (< T. lak) köpürcek: (< T. mor/morm + T. lık) marulcuk: (< Yun. lak) sakarca: (< ? sakar + T. pat+la-n-gıç) pıslak: (< pıs + T. cık) papurtlama: (< ? papurt + T. küpe+li) küseğen: (< T. pāre + T. lak) pamucak: (< Far. -lek) öksüzce: (< T. nefer + T. kozak + T. öt-ür-ge) özüllük: (< T. lık) sakalak: (< Ar. kurt+lu+ca) kurudan: (< T. lu) pamukluk: (< Far. lak) pıtırca: (< pıtır + T. kuş+ça) kuşulak: (< T. śabr + T. nevbet + T. pat+la-n-gaç) patlangıç: (< T. ca) neferlik: (< Ar. ör-me+ce) ötürge: (< T. iksia + T. öz+lü+lük) paflak: (< paf + T. ova + T. pat+la-k) patlangaç: (< T. köpü-r-ecek) köpürgen: (< T. panbu + T. panbu + T. sakız+dırık) . banjar + T. ca) sakızdırık: (< T. ca) pıtırgan: (< T. parla-k+cık) patlak: (< T. panbu + T. çik) oğunduruk: (< T. ök+süz+ce) örmece: (< T. küt+ür) lokurdak: (< T. otur-ak) ovaca: (< ? T. kül+lük) küpeli: (< T. kudur-uk) kulecik: (< Ar. köpü-r-gen) kösgüç: (< T. māzū + T. küs-güç) kubatça: (< T. ulle + T. cik) kurtluca: (< T. cuk) mazlıħ: (< Far. cak) pamuça: (< Far. oğul+duruk ?) okcül: (< T. kuru-t-ma) kuşça: : (< T. or+man) oturak: (< T. pire+lik) porsuk: (< T. ok+çul) okluk: (< T. kubat+ça) kuduluk: (< T. cık) kozalak: (< Far. maruli + T. kuru-t-an) kurugan: (< T. lık) meçikli: (< ? meçik + T. ör-üm) ökselek: (< Yun. luk) pancarcık: (< Erm. kuru-gan) kurulgan: (< T. cuk) kovancık: (< ? koğan + T. bat-ı-r-gan) pıtrak: (< T. ca) oymalık: (< T. la-ma) paralık: (< Far. panbu + T. banjar + T. pürçek+li) sabırlık: (< Ar. kok-ar+cık) koluncuk: (< ? kolon + T. kur-u-l-gan) kurutma: (< T. saka + T. bat-ı-r-ak) pirelik: (< T. porsu-k) pürçüklü: (< T. lokur+da-k) mancarlık: (< Erm. oy-ma+lık) öğüm: (< T.27 kokarcık: (< T.

somur-mak) soyuk: (< T. tak+alak) takımcık: (< T. sı-mak) sırımsız: (< T. tat+lı) tekecen: (< ? teke + T. şap+la-k) şarlık: (< Ar. sar-ı-k+lık) sarmalık: (< T. top+alak) topalan: (< T. tar-ma) tatarcık: (< Tatar+cık) tatlı: (< T. sıyır-ma) soğanak: (< T. tok+lu) tomçak: (< T.28 sakızlak: (< T. sür-me+li) sürtmeğ: (< T. lık) şikirdaklı: (< T. sarmaş-ı-k) sazan: (< T. ıl+da-k) şangalak: (< T. serp-i-k) sergen: (< T. çekirdek+li) şişti: (< T. soy-u-k) soyulgan: (< T. cek) semizlik: (< T. sar-ma+lık) sarmaşık: (< T. ŧa’m + T. top+aç+ça) topalak: (< T. soğan+ak) soğancık: (< T. selle + T. saz+an) selecek: (< Ar. soğu-k+luk) solgun: (< T. suv+ar-ma+lık) süleymencik: (< Süleyman+cık) süngüllük: (< T. tel + T. tesbīĥ + T. sar+acak) sarıklık: (< T. li) tıkan: (< T. su+luk) suvarmılık: (< T. danış-man) taraklık: (< T. soy-u-l-gan) söbelek: (< ? söbe + T. suv+ar-ma) sıyırma: (< T. topal+an) . lık) salmanca: (< Ar. tel + T. tır-mık) toklu: (< T. semiz+lik) sepik: (< T. şiş-ti) takalak: (< T. li ?) tanışman: (< T. tomur+cuk) topaçça: (< T. selmān + T. süt+lü+ce) sütlücen: (< T. soğan+cık) soğukluk: (< T. ce) tellice: (< Erm. cik) telçe: (< Erm. şa’r + T. süp-ü-r-ge) süpürgelik: (< T. tık-ı-ç) tırmık: (< T. lik) tetirli: (< ? tetir + T. ser+gen) sımak: (< T. sünük+lük ?) süpürge: (< T. sırım+sız) sıvarma: (< T. tak-ım+cık) tamli: (< Ar. süt+le-ğen) sütlüce: (< T. süp-ü-r-ge+lik) sürmeli: (< T. sakız+lık) salatalık: (< t. süt+lü+cen) şakıldak: (< şak + T. tık-an) tıkıç: (< T. salata + T. li+ce) tespihlik: (< Ar. sür-t-mek) sütleğen: (< T. lek) söğecen: (< T. şang+alak) şaplak: (< T. sakız+lak) sakızlık: (< T. ca) saracak: (< T. sol-gun) sormaħ: (< T. top+çak) tomdurcuk: (< T. söğ-ecen) suluk: (< T. tara-k+lık) tarma: (< T. cen) teknecik: (< ? tekne + T.

yağ+lık) yakmuk: (< T. tor-u-k) turma: (< T. yala-n-gı) yaldaş: (< ? yal + T. yapılda-k) yaprak: (< T. lı) yumak: (< T. ye-miş+en) yemlik: (< T. tur-ma) tüllü: (< Fr.29 topluca: (< T. top+uk) topul: (< T. yüksük+çük) zartlak: (< zart + T. ur-u-ş-man) üşüş: (< T. yak-muk) yalangı: (< T. yağ+lı+ca) yağlıcak: (< T. yan-dır-az) yapılcan: (< T. yan+al) yanalak: (< T. yay-gın) yayılgan: (< T. lak) zıplak: (< zıp + T. yumur+ca) yumurcak: (< T. lü) türeme: (< T. yeşil+lik) yığınç: (< T. un+lu+ca) urunguç: (< T. yas-mık) yaygın: (< T. yoğurt+çuk) yordanlı: (< ? yordan + T. yap-ı-l-can) yapıldak: (< T. top+aç) topuk: (< T. yal-dır-an) yanal: (< T. top+lu+ca) topoç: (< T. tüy+lü) tüylüce: (< T. yel+li+ce) yemiş: (< T. üvez+li) üzerlik: (< yüz-er+lik) üzüm: (< T. ula-ma) unluca: (< T. daş) yaldıran: (<T. üz-üm) üzümlü: (< T. yığ-ı-n-ç) yiğilcik: (< ? yiğil + T. tür+e-me) tütün: (< T. tulle + T. yap-ur-gak) yasmık: (< T. cik) yoğurtçuk: (< T. lak) zivircik: (< Far. çu) toruk: (< T. yan-dır-an) yandıraz: (< T. tüy+lü+ce) ulama: (< T. yan+alak) yandıran: (< T. yum-u-k) yumurca: (< T. üz-üm+lü) varcık: (< T. yay-ı-l-gan) yazılı: (< T. yazı+lı) yeleşik: (< T. ur-u-n-guç) uruşman: (< T. yum-ak) yumru: (< T. yağ+lı+cak) yağlık: (< T. top+ul) tortçu: (< ? tort + T. yer+leş-ik) yellice: (< T. yum-ur+u) yumuk: (< T. var+cık) yabantırak: (< Far. ye-miş) yemişen: (< T. yaban + -tırak) yağlıca: (< T. üş-üş) üvezli: (< T. zįver + T. yumur+cak) yüksükçük: (< T. yem+lik) yeşillik: (< T. cik) . tüt-ü-n) tüylü: (< T.

139).1. Türkçe sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları sim tamlaması. tamlayanı belirli bir kişi ya da nesneye dar bir aitlik ilişkisiyle bağladığı hâlde. S M TAMLAMASI B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI 3. tamlanan sonra gelir. Bu sebeple.1. 381). Çünkü belirtili ad tamlamalarında. Bu adlardan yalnızca biri belirtili isim tamlaması.1. belirtisiz ad tamlamalarında ilişki doğrudan doğruya belirsiz genel bir nesneye. YAPI BAKIMINDAN B RLEŞ K B TK ADLARININ KURULUŞU 3. Belirtili sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları madımağın oynaşı . Yukarıda da belirttiğimiz gibi. ki unsur iyelik sistemiyle birbirine bağlanır ve grubun temelini iyelik ifadesi teşkil eder (Ergin.1. iki isim unsurunun meydana getirdiği kelime grubudur. Belirtisiz ad tamlamaları. birleşik kelime kurmaya çok elverişli olan kelime gruplarıdır. tamlayana eklenen ilgi durumu eki. Tamlayan önce. bir nesnenin başka bir nesneye ait bulunduğunu veya bir nesnenin başka bir nesne ile tamamlandığını ifade etmek için bu kelime grubuna başvurulur. sim tamlaması biçiminde kurulan bitki adlarını aşağıda listeler hâlinde sıraladık. belirtisiz isim tamlamaları birleşik kelime kurmaya çok elverişli olan kelime gruplarıdır.1. Grubu meydana getiren iki isim unsurundan biri tamlayan. isim tamlaması biçiminde kurulan bitki adları belirtisiz isim tamlaması kalıbındadır. geriye kalanlar ise belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. biri tamlanan unsurdur.1.30 3. bir tür adına yöneliktir (Korkmaz. Bir nesnenin başka bir nesnenin parçası olduğunu. Bir ismin manasının iyelik sistemi içinde başka bir isimle tamamlanması esasına dayanır. B RLEŞ K B TK ADLARI 3.

31 Belirtisiz sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları abdestbozan otu abdüsselam otu abı kızı acamlar alması acem çiçeği acem kimyonu acem lâlesi acıgıcı kulağı ada çayı adamotu adamkökü ada soğanı Afrika menekşesi Afşar otu ağaç çileği ağaç ebegümeci ağaç göğsü ağaç kavunu ağaç küpesi ağaç mantarı ağaç minesi ağaç üzümü ağda çiçeği ağı çalısı ağı çiçeği ağı dalı ağı otu ağu ağacı ağukunduzu ağustos alması ağustos gülü aħbun otu ahırotu ahlat armudu akça armudu akçakızı ak kadın parmağı aklahna üzümü akşam sabah güzeli akşekeri ala kangalı alakavun otu alamangumpili alasit üzümü alatavşan üzümü alay çiçeği alaz armudu albalı Alibey buğdayı alim üzümü Allahekmeği allik taması almacık otu Alman papatyası alma yaprağı aloğlu altın ağacı altın çiçeği altın dikeni altın otu altın yumurta mantarı alvar eriği amber ağacı amber çiçeği Amerika bademi Amerika elması Amerikan armudu Amerika üzümü anababa kekiği anababa kokusu anaç tikeni Anadolu otu anakara üzümü anapa paħlisi andız otu anduz otu Antep fıstığı Antep karası Anzer çayı aptal baklası aptal otu Arabistan defnesi Arap buturağı Arap elması Arap mantarı Arap otu arapsaçı arapsiki Arap sümbülü Arap şalgamı araptaşağı Arap topalağı Arap yasemini .

32 ardıç burcu ardıç kıliği ardıç otu areb kozu arı çiçeği arı götü arı gülü arı otu arı pürü armut kabağı armut otu Arnavut biberi Arnavut darısı Arnavutköy çileği arpa armudu arpacık soğanı arpa elması arslanayağı asker borusu asker gülü askı düleği aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi asma kabağı asma üzümü aş eriği aş inciri aşk merdiveni aş otu at dikeni at elması ateş buğdayı ateş çiçeği ateş dikeni ateş yaprağı at kestanesi atkulağı atkuyruğu atlas çiçeği atmemesi at paklası at yoncası avcı üzümü avize ağacı avlu ağacı avrat otu Avşar otu avu çiçeği ay alması ayçiçeği aydın çiçeği aydın gülü aygün aşığı aygün çiçeği ayı ardıcı ayı asması ayıayağı ayı baldıranı ayı çiğdemi ayı çileği ayıeli ayı elması ayı eriği ayı fındığı ayı fıstığı ayı gülü ayıkulağı ayı liforu ayı ligarbası ayı mantarı ayıkulağı ayı otu ayıparmağı ayıpençesi ayı soğanı ayı şalgamı ayı üzümü ayı yemişi ayrık otu ayu mamuğu ayvaganı azak eğiri baba inciri bağa yaprağı Bağdat hurması bağırsak otu bahar otu bahçe domatesi bahçe hezareni bahçe kekiği bahçe nanesi bahçe teresi bakıldak otu bakır bağcığı baklaçalısı bakla çiçeği bal armudu .

33 balbardağı balçık hurması bal çiçeği baldıran otu balgam elması balık ağusu balık otu balık sütleğeni bal kabağı ballık otu bal mantarı bal üzümü bambul otu ban ağacı bandırma kabı bandırma üzümü ban otu bardacık eriği bardakçı inciri bardak eriği bartınya otu barut ağacı basbaşı basur otu bataklık nergisi bataklık süseni batı mazısı bayır turpu beğ börkü Bektaşî üzümü belerçe üzümü bengilik otu benli üzümü bere otu bertik otu Besni üzümü beşdamar otu beşparmak otu bey armudu beyazdikencik üzümü beyböreği beyolu beyzambağı bıcırgan otu bıldırcınbudu bıraş otu bidek ağacı bilader ağacı bilon otu bira çiçeği bit otu bodukmuhı bodur otu boğa dikeni boğan otu boğaz çiçeği boğumluca otu bohça çiçeği Bombay fasulyesi boncuk otu bor ağacı boranı elması borazan mantarı bortum üzümü boru çiçeği bosça otu bostan borusu bostan güzeli bostan karanfili bostan otu Boşnak eriği boyacı aspiri boyacı dikeni boyacı kökü boyacı papatyası boya çiçeği boya kökü boya otu boya pürü boy otu bozdoğan armudu böğrek eriği börek mantarı börek otu börtliyen dikeni Brüksel lahanası buğasiki buğdaycık otu buğday çiçeği buğday karamuğu buğdaylık otu buhur otu bulak otu bulut üzümü bunbul almasi Bursa buğdayı burut dimnidi buvur sakızı buy otu .

34 buzağıburnu buzağı otu buz karpuzu bük tudu bük üzümü bülbülyuvası büyü otu cadısüpürgesi cadı şimşiri cafa çiçeği camgüzeli camızmemesi cam otu camuskulağı camuz baklası canavar otu can eriği can otu cazu gülü cehennem zambağı cenik sovanı cennet biberi cennet otu cerik ağacı ceylan çiçeği Cezayir menekşesi cıngıravu elması cırdatan düleği cırtlak otu cırtlak sakızı cız dikeni cicik üzümü ciğer otu cimcik dikeni cinbiberi Cincife üzümü cin darısı cinek otu cingen dikeni cin mısırı cin otu cinsaçı civanperçemi cüce bağırsağı cül üzümü çadır çiçeği çadır uşağı çağman otu çakal armudu çakal çiğdemi çakal eriği çakal otu çakıl dikeni çakırca dikeni çakır dikeni çakşır otu çalgıcı otu çalıdibi çalı dikeni çalı fasulyesi çalıgagası çalı kızılcığı çalı navruzu çalı süpürgesi çal kirazı çaltı dikeni çam buğdayı çam fıstığı çam otu çam üzümü çanak çömlek otu çan çiçeği çangal fasilesi çanta çiçeği çarık dikeni çatlak otu çavdarmahmuzu çavuş üzümü çayır düğmesi çayır güzeli çayır mantarı çayır melikesi çayır otu çayır papatyası çayır sedefi çayır soğanı çayır teresi çayır tirfili çayır yulafı çayterüzüsü çay üzümü çeçik kulağı çekirken otu çeküm çileği çemen otu çengel otu çengel sakızı çetmi dikeni çetük otu .

35 çıbı işi çıkrık tekeri çınar mantarı çıngırak otu çıra üzümü çır şalgamı çıtçıtan ağacı çıyan otu çiçek lahanası çiçek otu çiçek soğanı çiçek yaprağı çilbir otu çilek üzümü Çin anasonu Çin gülü Çin karanfili Çin lahanası Çin leylâğı Çin tarçın ağacı çiriş otu çit sarmaşığı çivit otu çobançantası çobançırası çobandeğneği çobandüdüğü çobanekmeği çoban elması çobankaşığı çobaniğnesi çoban kösteği çobanpüskülü çobansüzgeci çobantakkesi çobantarağı çobantuzluğu çoban üzümü çocuk nefesi çöl turpu çömlek otu çöp bitkisi çöp içi çörek mantarı çörek otu çöre otu çör otu çubuk ağacı çuha çiçeği çulluoğlu dağ armudu dağbaklası dağ çamı dağ çayı dağ çileği dağ çöveni dağ dalak otu dağ elması dağ eriği dağ erik otu dağgülü dağ karanfili dağ kavağı dağ kestanesi dağ kimyonu dağ kirazı dağ lâlesi dağ marulu dağ misgisi dağ nanesi dağ nohudu dağ pırasası dağ reyhanı dağsabunu dağ sakızı dağ sarmaşığı dağ servisi dağ soğanı dağ sümbülü dağ üzümü dağ yemişi dakka otu dalak otu dal limonu damar otu damar yaprağı dam koruğu danaayağı danabaklası danaburnu danadili danagöbeği danagözü danakıran otu danakuyruğu danamemesi dancak otu dantel ağacı daraklık otu .

36 darıca otu darı mısırı davun otu Davut yaprağı dededeğneği dede gülü dedemsakalı dedesakalı dedesakalı mantarı defne yaprağı değirmen armudu değirmenci üzümü delialan maydanozu deli otu demir ağacı demir bıtırağı demir dikeni demir otu deniz börülcesi denizgülü deniz otu deniz pırasası deniz rezenesi deniz sarmaşığı deniz soğanı deniz teresi deniz üzümü deniz yosunu deper otu dere kabalağı dereotu deveboynu devecibardağı deve dikeni devedişi deve elması devegözü devegülü devekulağı develik otu deve mercimeği deveşaplağı devetabanı devetopalağı deveturpu diken ağacı diken başı diken çileği diken dutu dikenucu diken üzümü dilberdudağı dilberkirpiği dirlik otu diş bademi diş hilali diş otu Diyarbakır karpuzu doğu kayını doğu lâdini doğu mazısı dolama otu dolma otu dolu börülcesi dombay eriği domuzağırşağı domuz ayrığı domuz ayrık otu domuz baklası domuzbıtırağı domuz dikeni domuz elması domuz eriği domuzkuyruğu domuz lahanası domuz marulu domuz otu domuz pancarı domuzpotulağı domuz soğanı domuz turpu domuz üzümü dor otu doru otu döven otu döymeç otu duduburnu dulaptal otu dulavrat otu dulkarıgömleği duman otu durak otu dut çöğürü duvar fesleğeni duvar sarmaşığı duvar sedefi düğün çiçeği düğün otu düğün yaprağı .

37 dülekkazı ebecik otu ebegümeci ebekulağı ebembulguru ebembükü ebem ekmeği ebemekşisi ebucehil karpuzu efek otu eğir kökü eğrelti otu eğrilcen otu ekin dudu ekmek ağacı ekmek ayvası eldaş üzümü elik yoncası elma çalısı emzik otu endirek ağacı enek memesi engerek otu ereğil otu erenler çiçeği ergan üzümü ergen perçemi erkeçsakalı Ermeni kimyonu esrar otu eşek baklası eşek baldıranı eşek çıtlığı eşek dikeni eşek elması eşek eriği eşek gevreği eşek gülü eşek helvası eşek hıyarı eşek inciri eşek kangalı eşek kengeri eşek kömürdeği eşek közlemesi eşekkulağı eşek lalesi eşek madımağı eşek marulu eşek maydanozu eşek memesi eşek navruzu eşek otu eşek papatyası eşektırnağı eşek turpu eşek yağırı eşek yoncası eşşekganağı et elması et mantarı et şeftalisi etteni eriği et üzümü evlek mantarı evlenme çiçeği evliya otu evren gülü eyilcan otu fare dikeni farekulağı fare otu Fatmasaçı fenerit üzümü Fenike portakalı fesçitarağı fesliğan üzümü fıçı otu fık otu fındık otu fırıldak çiçeği fıstık çamı fıtık otu fil elması filkulağı Finike ardıcı fink baklası Firavun inciri firfil ağacı fos mantarı Frenk asması Frenk biberi Frenk çileği Frenk elması Frenk inciri Frenk kimyonu Frenk lahanası Frenk maydanozu Frenk menekşesi .

38 Frenk patlıcanı Frenk üzümü Frenk yemişi gadın budu garan kulpu garayağı garğaburnu garğa kavunu garipler urganı gavun armudu gâvur baklası gâvur haşhaşı gâvur hıyarı gâvur pancarı gâvur soğanı gâvur tilkişeni gazelboynuzu gazel otu gazotu gebre otu gece gündüz çiçeği gece menekşesi gecesefası gelemir buğdayı gelinarmudu gelincikmancarı gelin çiçeği gelindili gelindüğmesi gelineli gelinelması gelinfeneri gelin gülü gelin güveyi elması gelin mantarı gelinmumu gelin otu gelinparmağı gelinsaçı gelinteli mantarı gelintırnağı gelinyanağı gelinyemişi genegerçek otu geren dikeni geren otu geyik dikeni geyikdili geyik elması geyik göbeği geyik mantarı geyik otu geyiksırtı geyik tuzu gez ağacı gıcıkdan otu gıcık hardalı gıcık otu gıral ağacı gıvışgan otu gızlar yağlığı gidişgen otu Ginko ağacı Girit kekiği Girit lâlesi Girit otu Girit şakayığı godıl elması golpezüğü gonyaşı govan sakızı göbek elması göbek mantarı göbek otu göğündürme lâlesi gölezeriği gölge bitkileri göl kestanesi göl soğanı gömeçeriği gönüldolabı götlek ormanı gövercin göksü gövercin topuğu gözlükotu gramofon çiçeği guga dikeni gugu çiçeği guguk lâlesi guli bacağı gübre mantarı gül armudu gülburcu tikeni gülburnu güldibi gülgülü gülgülüm gülhatmi gülyağı .

39 gün çiçeği gündüz gülü gündüzsefası güneştopu gün gülü günlük ağacı güşad otu güvem eriği güveyfeneri güyeği keküğü güyeğü otu güylek cevizi güz armudu güz çiğdemi güzelavrat otu güzelhatun çiçeği güzgülü hacılar otu Halep çamı halıdokuyan çiçeği halsaçağı halus otu hamzan kökü hançer çiçeği hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hanımyaması hardal otu Hasankeyf tütünü hasekiküpesi hasır otu hasret çiçeği hatunmemesi hatunparmağı hatuntuzluğu havaotu havıt otu havvaanaeli haylan kabağı helep şalgamı helvacı çöveni helvacı kabağı helvacı kökü Hicaz buğdayı hilal otu Hindistan cevizi Hint armudu Hint bademi Hint baklası Hint bezelyesi Hint biberi Hint çiçeği Hint darısı Hint fıstığı Hint fulü Hint hıyarı Hint hurması Hint inciri Hint kamışı Hint keneviri Hint kirazı Hint leylâğı Hint pamuğu Hint pirinci Hint portakalı Hint safranı Hint yağı ağacı hocalar yemişi hodayı armudu holis otu Hollanda kavağı horozbudağı horozcuk otu horoz fasulyesi horozgözü horoz gülü horoz ibiği horoz karası horozkursağı horoz mantarı humma otu hurma eriği hurma üzümü Isparta gülü ıtır çiçeği idris ağacı idris otu iğ ağacı iğnelik otu ikbal çiçeği ikbal otu iletir sakızı imparator lâlesi imparator mantarı imparator otu inabut çalısı inci çiçeği inci sümbülü .

40 inekbiciği inek emceği inek memesi insan otu ipek ağacı ipek çiçeği ipek fidanı ipek gülü ipek mantarı ipkesiği irülü ız armudu sa dikeni ishal otu stanbul kekiği stanbul lâlesi stanbul şalgamı stanbul üzümü it alici itboncuğu itboruğu itburnu it cumurdu iteriği itgülü itinciri ithıyarı itkabağı itkişnişi itkuyruğu itnanesi itsarımsağı itsineği itsoğanı it üzümü izōlu armudu Japon armudu Japon ayvası Japon elması Japon gülü Japon hurması Japon kaktüsü Japon sarmaşığı Japon şemsiyesi Japon üzümü kabakarmudu kabakulak mantarı kabakulak otu kabaldızdikeni kabarcıkotu Kâbe süpürgesi kadıbaşı kadıngöbeği kadınparmağı kadıntuzluğu kadı otu kadife çiçeği kafesotu kâfur ağacı kâğıt ağacı kâğıt dutu kağşak otu kahkaha çiçeği kamış otu kanarya çiçeği kanarya otu kanavcı otu kandamlası kandıra ağacı kandıra otu kan dikeni kandil çiçeği kandil otu kangal dikeni kanlıca mantarı kan otu kan portakalı kantar kabağı kantartopu kantorbası kanyaşı kapçık otu kaplan postu kaplıngaba keleği karabaş otu karaburcu karaca darısı karaca occanı Karacaoğlan mantarı Karagöl buğdayı karakoruğu karakulak mantarı Karaman kimyonu karamoru karamuk dikeni karanfil elması karanfil kökü karantı dikeni kar ardıcı kara yosunları .

41 kara yosunu karcık üzümü kar çiçeği kardeşkanı ağacı kar dikeni kargabardağı karga bostanı karga cevizi karga düleği karga ibiği karga keleği karga kozağı kargasabunu karga soğanı kargayüreği kargıdalı kargı kamışı karğayamşağı karıngeveni karıyaşı karpuz armudu kartal ağacı kartopu karulaotu kasık otu kasnak meşesi kaşık otu katırazığı katır çiçeği katır çiğdemi katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu katırtırnağı katran ağacı katran ardıcı katran çamı katranköpüğü katran otu katran yoncası kavak elması kavak inciri kav mantarı kavurt otu kayayağı kaya kekiği kaya koruğu kaya sarımsağı kaya sarmaşığı kaya üzümü kaya yarpuzu kaygana çiçeği kayık çiçeği kayındili kayın mantarı kaymak otu kaynanadili kaynanayumruğu kazankarası kazankulpu kazayağı Kazdağı köknarı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçi emceği keçi kirazı keçi kömüreni keçi mantarı keçi marulu keçimemesi keçisakalı keçisedefi keçi söğüdü keçi yemişi kediayağı kedicibiği kediçırnağı kedi dutu kedigözü kedikınası kedikulağı kedikuyruğu kedi nanesi kedi otu keditırnağı kefe kimyonu kefe lâlesi keklik çiğdemi keklikganağı keklikgözü keklik otu kek otu kelçiçeği kelebek çiçeği kelebek otu kelemli otu keler kuyruğu kelkız çiçeği .

42 Kemer patlıcanı kendir otu kendir palmiyesi kene ağacı kenebörülcesi kene otu kengi otu kepir yavşanı kermes meşesi kese çiçeği kestane kabağı keşirlik otu keşiş otu keşişyemez armudu ketengömleği Kıbrıs akasyası kılıç kekiği kılıç otu kılkirişi kıl otu kına ağacı kına çiçeği kıngıra otu kınnap otu kıral eğreltisi kırçkırç otu kırgın otu kır gülü Kırkağaç kavunu kırkbaş otu kırkboğum otu kırkkilit otu kırksinir otu kır lâlesi kırlangıç otu kır menekşesi kır sakızı kır soğanı kır yasemini kısamahmut otu kısmet ağacı kışgözü kızgüzeli kışla dikeni kış mantarı kıyık elması kızılcadişi kızılgöz dikeni kızlargöbeği kızlar yemişi kızmemesi kızyanağı kibrit otu kilim ucu kiraz elması kirez armudu kocabaşı koçkuyruğu koçlama mantarı koç mantarı koç otu koçtaşağı koğuş ağacı kokar otu koku ağacı kola ağacı kovan otu koyun baklası koyun çiçeği koyundibi koyunekmeği koyungöbeği koyungözü koyun mantarı koyun otu koyun yumağı kozak üzümü köçet elması kök boyası kökçiçeği kök enfiye kömürcü şıkığı kömüşciciği köpekayası köpekcevizi köpekdili köpek elması köpekgülü köpeklolosı köpekmantarı köpekmemesi köpek otu köpek sarımsağı köpek soğanı köpektaşağı köpek üzümü köpük elması köse buğdayı köse otu .

43 köse tahılı köstüköpeği köyağı köy mantarı köy otu kralkandili kudret narı kuduz otu kukas otu kulak mantarı kulak otu kulunc otu kumacı otu kumarmudu kum çavdarı kum eriği kum otu kumpir üzümü kum zambağı kurbağa gözü kurbağa otu kurbağa zehiri kurşun otu kurtayağı kurtbağı kurtbağrı kurtbaharı kurt baklası kurt böğürtleni kurtkulağı kurt mantarı kurt otu kurtpençesi kurt soğanı kurttırnağı kurt yatağı kuşağzı kuş alıcı kuşayağı kuş böyreği kuşburnu kuşçırlığı kuş çubuğu kuşdili kuşekmeği kuş elması kuşfesleği kuşgözü kuşkerdimesi kuş kirazı kuşkuş otu kuş mancarı kuşnarı kuş otu kuşübüğü kuş üzümü kuşyemi kuş yemişi kuşyüreği kuyu fındığı kuzgun armudu kuzgunkılıcı kuzgun otu kuzubaşı kuzuböpreği kuzudili kuzu gevreği kuzugöbeği kuzu kestanesi kuzu kişnişi kuzukulağı kuzukürkü kuzu mantarı kuzu otu kuzu pıtrağı kuzu sarmaşığı küllüce otu kül otu kültür bitkileri küpe çiçeği küp evleği kürdan otu küre çiçeği küstüm otu kütük mantarı lâle ağacı lapaza çiçeği lastik ağacı Latin çiçeği lavanta çiçeği lazotu leblebi çiçeği leylekayağı leylekburnu leylekgagası leylim otu leylim yaprağı lif kabağı limonelması .

44 limonnanesi limon otu livikeriği loğusa çiçeği loğusa otu loparmudu lörotu Lübnan sediri maasuselması Macar biberi Macar üzümü mağzinelması mahmude otu mahmur çiçeği mahmuz çiçeği mahrabaşı Malta eriği mandadili mandaeriği mandakulağı Manisa lâlesi mantar ağacı mantar meşesi mantı çiçeği maralotu margarit çiçeği marsıvan otu mart yemişi mastı çiçeği masura kamışı masusaelması maya ağacı maya çiçeği maya otu mayasıl otu mayıs çiçeği mayıs dikeni mayıs papatyası mazı meşesi mazı otu mekrikarmudu melek otu melendere ayvası menekşe gülü menekşe kökü menendiarmudu mera bitkileri mercan ağacı mercan çiçeği mercan otu mercanüzümü Meryemana asması Meryemana dikeni Meryemanaeldiveni Meryem otu mesir otu meşe burçu meşe çiçeği meşe mantarı mevzek otu meyan kökü meyhaneci otu meyve ağacı mezarlık otu mezarlık servisi mezarlık zambağı mığırıkarmudu mıhtepesi mıhtepesi mantarı mıkbaşı mısır anasonu mısır baklası mısır darısı Mısır fulü Mısır yasemini mısmıl ağacı mine çiçeği mine çiçeğigiller miskiçelması misk soğanı mis üzümü muhabbet çiçeği mum ağacı mum çiçeği mum palmiyesi mut üzümü mübarek dikeni mübarek otu mürdüm eriği nane çiçeği nanedalı nar armudu nar gülü nazar otu nazik elması nemnem otu nemse kimyonu nergis zambağı nevruz otu .

45 nezle otu ninemelması nişasta buğdayı norzeriği nuteşir soğanı nuzlaotu oğlakkarası oğlakkulağı oğlanelması oğlan otu oğul otu oltu otu orakeriği orman gülü ormangüzeli orman liforu orman ligarbası orman sarmaşığı Osmanlı lâlesi osurgangülü osuruk ağacı osuruk çiçeği ot çayı oteriği otkökü oturakfasulyesi ova nergisi oya çiçeği oymalı yaprak öd ağacı öğrek otu öğür otu ökse otu öksürük otu öksüz çiğdemi öksüzoğlan çiğdemi öküz baklası öksüz çiçeği öküzdili öküzgöbeği öküzgötü öküzgözü öküzkütüğü öküzpörçüğü öksüzoğlan ölmez otu ölü soğanı ömür çiçeği ömür otu öveyikbuğdayı öz dikeni palamut meşesi pamuklıyanotu pamuk otu pancar otu panzehir otu papazkülahı papaztakkesi parmak üzümü paryavşanı pas mantarı paşa ağacı paşaçadırı paşakılıcı patarık otu patiçi patlıcan çiçeği patlıcan inciri patpat otu pazıbaşı peçelması pelesenk ağacı peygamber ağacı peygamber buğdayı peygamber çiçeği peygamber dikeni peygamber üzümü peynir ağacı peynir otu pıtraklı otu pimpiri mantarı pipo çiçeği pirenyavşağı pire otu pisikcırnağı pisik otu pisiktaşağı pisiktetiği pisiktırnağı pisi pisi otu polen çiçeği porsuk ağacı porukluk çalısı pos mantarı potuotu poy otu puf mantarı pürpürüm mantarı renk otu .

46 saat çiçeği saat otu sabahyıldızı sabun ağacı sabunçiçeği sabun otu saçak mantarı safran çiçeği safran çiğdemi sahil çamı sakal otu sakar otu sakız ağacı sakız baklası sakız dikeni sakız enginarı sakız kabağı sakız otu sakızözü saksıgüzeli salep otu salkım ağacı salkım çiçeği salon çamı sancakotu sancı çubuğu sancı otu sapankıran otu sapot ağacı sapsız meşe saray çiçeği saray menekşesi sarıayak mantarı sarıgöbek elması sarıhızır elması sarımsak hardalı sarımsak otu sarımsak salebi saz otu sebuzek dikeni sedef otu selam otu semiz otu sepetçi kavağı sepetçi söğüdü serçedili serçe otu sergi üzümü sıcak otu sıçan dikeni sıçankulağı sıçanotu sığır baldıranı sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu sığır otu sığırödü sığırsoğanı sığırtikeni sıraca otu sırık domatesi sırık fasulyesi sıtma ağacı sıtma otu sıyırmadikeni siğil otu sihirbaz otu silindirçiçeği sinekmantarı sinir otu sirken otu sivri kökü soğan çiçeği soğan ufağı soğan uşağı soğlaç buğdayı solucan eğreltisi solucan otu somrukotu soya fasulyesi söbelen mantarı söhsökü su baldıranı suçiçeği sugerdimesi sugözü otu su gülü suibriği su kabağı su kamışı su karanfili su kazayağı su kerdemesi su kestanesi su keteni su lâlesi sulandık otu sulfata ağacı .

47 sultan börkü sultanküpesi sultan otu suluyoncası su mantarları su mercimeği su nanesi su nergisi suoku su rezenesi susakkabağı su sarımsağı suşeridi su teresi suyarpuzu su yoncası su yosunu su zambağı süğüt elması Süleyman otu süluğotu sümbül çiçeği süpürge çalısı süpürge darısı süpürge kamışı süpürge otu sürme mantarları süs biberi süs bitkisi süslühanım çiçeği süt ağacı süt otu şagrak mantarı şahtuğu şalgam armudu şal kabağı şamdarı Şam fıstığı Şam razakısı Şam üzümü şark çöveni şehmelik otu şeker ağacı şekerci boyası şekerci çöveni şeker fasulyesi şeker kamışı şeker pancarı şemsiye mantarı şemsiye otu şerbet boyası şerbetçi otu şevket otu şeytan elması şeytan keleği şeytankulağı şeytan otu şeytanpatlıcanı şeytansaçı şeytan şalgamı şeytanteresi şeytantırnağı şeytan yağı şeytan zeytini şifa otu şomalop armudu taç yaprağı tahdik otu tahta yemişi tarakdalı tarakdikeni tarak otu tarhana otu tarla çöveni tarla gülü tarla mantarı tarla sarmaşığı taşarmudu taş bademi taş kekiği taşkıran çiçeği taşkıran otu taşlıoğlu buğdayı taş mantarı taş nanesi taş piyamı taş sarımsağı tatarbaşı tatlı bayram tatlı elması tatlı su gelinciği taun otu tavşanağzı tavşanbaşı tavşanbıyığı tavşancıl otu tavşançakıldağı tavşan elması tavşanfasulyası .

48 tavşan kirazı tavşankulağı tavşanmemesi tavşan meyvesi tavşanpaçası tavşantopuğu tavukbacağı mantarı tavuk çiçeği tavuk mantarı tavuk otu tavukpençesi tavukyastığı taze fasulye teke dikeni tekelpancarı tekerelması tekesakalı teleme otu telgraf çiçeği tel pancarı temre otu teperotu tespih ağacı tespih otu tik ağacı tilki kişnişi tilkikuyruğu tilki üzümü titrekotu tokaloğlu tömbeki tütünü tongarelması topbaş üzümü topuk çayı topus dikeni torasaninciri Toros sediri tosbağa otu toskafa kavunu tosunburnu tozağacı toz mantarı Trabzon çayı Trabzon hurması tuluħ mantarı tulukarmudu turnaayağı turnadili turnagagası turp lahanası turp otu turunçotu tükürük otu türbe eriği Türk biberi Türk meşesi Türk otu türüz otu tütünbulkarı tüylü dalak otu ulu avrat otu Uludağ köknarı un mantarı urgiye çiçeği uyuz otu ülkerçiçeği ülker üzümü ürkeğen otu üzümcü eriği üzüm eriği üzümotu valay armudu venüsçarığı venüssaçı verem otu vezirsalkımı viks çiçeği yaban ağacı yaban armudu yaban asması yaban ayvası yaban baklası yabandarısı yaban defnesi yaban elması yaban enginarı yaban eriği yaban fesleğeni yaban gülü yaban havucu yaban inciri yaban kabağı yaban keteni yaban maydanozu yaban mersini yaban nanesi yaban pancarı yaban pazısı yaban pırasası .

49 yaban sarımsağı yaban sarmaşığı yaban sinamekisi yaban soğanı yaban sümbülü yaban teresi yaban turpu yaban yasemini yabru armudu yağ marulu yağmurbastığı yağ şalgamı Yahudi baklası Yahudi hurması yakı ağacı yakı otu yakı sakızı yalı otu Yalova misketi yamaneyisi yapışkan otu yarpaħ armudu yaprak mantarı yaraaçan otu yara otu yarkökü yavruağzı yavşan otu yayarmudu yayla çayı yayla çiçeği yayla gülü yaylagüzeli yayla kekiği yayla kestanesi yayla otu yayla sarımsağı yayla tütünü yayla yavşanı yayoħu yazı mantarı yazıpancarı yazkışgövdesi yedi damar otu yegenaşısı yelkovan otu yelmeşük otu yel otu yer çamı yerdutu yer elması yer fesleğeni yer fıstığı yergöbeği yer iğdesi yer incisi yerküpelisi yer mantarı yermeseri yer meşesi yer narı yer otu yer palamudu yer pelidi yer pırasası yersakızı yer sarmaşığı yer servisi yer somunu yer şakayığı yer yenidünyası yer yoncası yeryumurtası yılanbaklası yılanbıçağı yılanboncuğu yılanburçağı yılancücüğü yılan çiçeği yılan dikeni yılandili yılanekmeği yılan gülü yılan kökü yılankuyruğu yılan otu yılanpancarı yılanyastığı yıldız anasonu yıldız çiçeği yıldızkökü yıldız yasemini yoğurt çiçeği yoğurt otu yonuz eriği yuka ağacı yumak otu yumurta boyası yumurta mantarı .

2. Arapça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları abuzambak < ebū-zanba 3.1.1.1. Farsça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları aksışam aynısefa buyucan çarkıfelek demirhindi devriamber devramel hasmıhan < ‘aks-ı şām < ‘ayn-ı śafā’ < būy-ı cān < çark-ı felek < temr-i hindī < devr-i ‘anber < devr-i ‘amel < ħaśm-ı ħān hüsnüyusuf karnabahar mendilimelek sinameki < ĥusn-i Yūsuf < keremb-i bahār < mendil-i melek < sinā-i mekkī < şevket-i būstān < verd-i nār < zulf-i ‘arūs buhurumeryem < buħūr-ı Meryem mührüsüleyman < mühr-i Süleymān sümbül-ü Rūmî < sünbül-i Rūmį şevketibostan verdinar zülfaris .3.1.50 yüksük otu yün otu zamk ağacı zamk akasyası zavzara kirezi zemberek otu zembil çiçeği zembil otu zencefil kökü zerdali dikeni zerdeli aşması zeytinüzümü zıngırdak otu zomzom eriği zulfa otu 3.

boz. ekşi gibi tat bildiren sıfatlar. Sıfat tamlayan.1. Sıfat tamlaması eksiz bir birleşmedir. isim tamlanan.2.51 3. Sıfat tamlamasında sıfat ismin başına gelir. nasıl olduklarını gösteren veya çeşitli yönlerden belirten sözlerdir. asıl unsurdur. acı. isim unsuru ise bir isim veya isim vazifesi gören bir kelime grubu olur. kızıl. yardımcı. eğri. küçük. bozca. tatlı. acı ağaç acı badem acı bakla acı cehre acı ceviz acı çiğdem acı düğlek acı elma acı günek acı hıyar acıkabalak acı kara acı karpuz acı kavak acı kavruk acı kavun acı kayısı acı kiraz acı koruk acı kök acıkulak acı mantar acı marul acı meyan acı ot acı pelin acı piyan acı soğan acı tere acı tilkişen .2. mavi. yeşil gibi renk adları. 333).1. Tamlamanın sıfat unsuru bir sıfat veya sıfat olarak kullanılan kelime grubu. SIFAT TAMLAMASI B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI 3. tüylü. Sıfatın anlam ve işlev bakımından kendi varlığını ortaya koyabilmesi için mutlaka bir adın önünde bulunması ve o adı nitelemesi veya belirtmesi gerekir (Korkmaz. isim sonra getirilir. ala. Türkçe Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları Türkiye Türkçesinde çok geniş bir yeri olan sıfatlar. isim unsurunu vasıflandırmak veya belirtmek için getirilir.1. sarı. Sıfat unsuru. Her iki unsur da ek almadan doğrudan doğruya yan yana getirilir. alaca. Sıfat tamlaması biçiminde kurulan bitki adlarında en çok ak. 380). sivri. bir sıfat unsuru ile bir isim unsurunun meydana getirdikleri kelime grubudur. mor. yani sıfat önce. bir sıfat ile bir isimden kurulan iki kelimelik tamlamadır (Ergin. yabanî. kırmızı. yalancı. büyük. En basit sıfat tamlaması. beyaz. adlardan önce gelerek onları niteleyen. zehirli gibi çeşitli niteleme sıfartları kullanılmaktadır. Sıfat tamlaması. kara.

52 acı yavşan acı yonca adî ardıç adî papatya adî servi adî şebboy ağcabek ağdalak ağdirmit ağlayan çam ağlayangelin ağ mantarlar ağsüntere ağtop ağ yemşen ağ yonca akağaç ak alıç ak arpa akasma akbaba akbabaç akbacak akbadılcan akbakla ak baldır akbardak akbaş akbaşak akbaşlı akbıtırak akbörülce akbuğday akbulama akbulgar akburçak akbülgül akcabağ akçaağaç akçabardak akçabudak akça buğday akça elma akçakavak akça kesme akçalı akça mercimek akçavdar akçayazlık akçiçek akçöpleme akdarı akdene akdiken akdirmit akdut ak elma akfiğ akganak akgernaz akgevrek ak gök akguyruk ak gül ak güneyik ak hindiba akkanat akkavak akkayşak akkız akkozak akköse akkulak akkulut aklar ot akleyvaz akmandır ak mantar ak ot akova akpancar akparmak ak pas ak pelin akpusa ak sarmaşık ak sedef otu akser aksirke aksoğan aksöğüt aksulu aksünter aktaş aktavuk aktop aktopaç ak üzüm akyavşan .

53 akyazlık ak yıldız akzahran akzambak ala ayaş alabacak alabaş ala börülce alaca bakla alaca gök alaca kır alaca menekşe alaca ot alaca üzüm ala cehri alaçam alagöbek alagöz alakakaç alakoruk alamelek alaoğlak ala pakla ala pancar alasulu alatura alaz armut albadılcan algemre aliçehre alidede alim erik ali yonca al pehlivan altı kıran arpa altı köşe arpa altınbaş altınbaşak altıntop altı parmak alyanak al yonca Amerikan biber ağacı anahtar bitkiler Arapdede arcı ağaç arı saman arşın üzüm asılmışadam asma gabak aşağı bitkiler aşûra buğday ayaklı kekik aydede aydın buğday aydın göz aygır incir ayı köşk ayşekadın bakla soğan balaşlama balbardak balkadın ballıbaba ballı boynuz ballıdarı ballıkara balma üzüm baltabatak başlahana başlı ot bazitli mantarlar benekliköse benli belerce beşbıyık beşparmak beyaz çiriş beyaz çöpleme beyaz divlek beyaz harbak beyaz kamış beyaz kekik beyaz kızılcık beyaz mantar beyaz ot beyaz papatya beyaz püren beyaz salkım beyaz soğan biberli mantar bileşik meyve binkulaç birincivasıf bodurmahmut bodur ot boncuk fasulye boynuzlu dücük boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş .

54 boz ağaç boz armut bozbodur ot bozca ot boz darı boz elma bozik kenger bozkulak bozoğlan boz ot buğdaysı meyve buluti üzüm burmalı marıl bülçüklü sovan büyük kantaron büyük sarı can kesme çakırdiken çakmur buğday çalık kavak çarliston biber çatlaggara çıtır erik çıtnak kara çiçekli bitkiler çiçeksiz bitkiler çil pancar çil soğan çitili kavun çok yıllık çöti tiken dalfidan danadaşak danagöz daş kiraz dedebört delibadılcan deli batbat delibiber deliboynuz delibuğday delierik delikanlı delikara delikiraz deli lâle deli mantar deli maydanoz deli ot deli salep deli tütün deli yulaf delüce bakla demiryonca dıranı üzüm dikenli acı ot dikenli meyan dikenli mısır dikenli ot diplitura diri örtü dişbudak dişi çöven dişlek darı dogrukara dokuzbaşlı dokuzdonlu dokuztepeli dolaşık ot dolma biber dövülmüş avrat otu dözdömbelek duvaklı mantar düğmeli ot eğriboyun eğri kestane eğri yavşan ek kök ekli ot ekşi elma ekşi hamur ekşikara ekşi kiraz ekşikulak ekşi limon ekşimelek ekşioğlak ekşi ot ekşi yonca elâgöz emirali emirsultan engili buğday ergenkirez erkek ağaç erkek üzüm esmer su yosunları eterik etli meyve .

55 fatmaşal fındık biber gadın barmak gapcuħ fasille gara fatma garagavuk garaħan garaħat garalâle gara ot gelinkadın gıldikli yonca gılıf ceviz gocadarı gonca gül göğ baldırcan göğ erik göğsulu gök ala buğday gök bakla gökbaş gök börülce gökçe ağaç gökdedem gök diken gökgız göksulu gönü kavun göv sovan göybiber gülhatmi gülhatun gülibrişim gülnar gülnazik gülük üzüm gül üzüm gümüşdüğme gürüzüm güylek cevizi güzdede güzeloğlan güzlük buğday hafızali hacıbalbal hasbaldırcan hoşkuran hoşvaran hoşveren içlikız iğne yaprak iki çenekliler iki çenetliler inceniyar irikara kabaağaç kabatepek kadıbaş tiken kalıntı bitki kambak buğday kanlıpınar kapalı tohumlular karaağaç karaağır karaardıç kara asma karabacak karabadacık kara baldır karabaldırcan karabaş karabaşak karabaş kekik karabiber karaboğaz karabuğday karabulgar karabüzgül kara çörek karaca kovuk karaca ot karaçalı karaçam kara çavuş karaçayır karaçön kara derme kara diken karadut kara erik karagevrek kara göndürme karagöz karagülle karahindiba karahurma karahülün kara iskorçina karakabuk .

56 karakafes karakat kara kavak karakavruk karakavza karakayın karakazancık kara kekik kara keme karakılçık karakıllı karakovuk karakulak karalahana karamama karamanca kara mancar kara mantar kara mürver karanfilbaş tütün karaoğlan kara ot karaparmak karapazı karasergi karasirke kara şabla karatavuk karatombalak kara topalak karaturp kara üzüm karayandık kara yaprak kara yemiş kara yonca kargayürek kartallı eğrelti otu katağaç katmerli badem kayı soğan kayisi üzüm kedibaş kelbaş kelçiçek kelkaş kelleliot ketenköynek kılıçarpa kılkuyruk kıllı kozak kınalıparmak kırkboğum kırk budak kırk günlük kırkkanat kırkma kamış kırmızıbiber kırmızı gevrek kırmızı kantaron kırmızı kedi otu kırmızı kök kırmızı lahana kırmızı turp kısacamahmut kısacıkmahmut kıvırcık salata kıvrak buğday kıvrak darı kızhanım kızılağaç kızılbacak kızıl boya kızılburun kızılcırık kızılçam kızıldip kızıleğlim kızıl enik kızılgücük kızılkantaron kızıl kaytarma kızıl kök kızılot kızıl sarmaşık kızıl su yosunları kızılyaprak kirtik kiraz klimaks bitki koca ağaç koca bakla kocabaş koca buğday koca yemiş kokar ağaç kokar çaşır kokarganak kokar ot kokarzade .

57 kokceviz kokone buğday kokulu çayır otu kokulu kiraz kokulu narpis kokulu yonca kökelma kök karanfil köknar kökten çiçekli kömür tut körtiken köse buğday kösehalil kösesefer kud fasulya kumdarı kunduzağu kunduz buğday kuru fasulye kuruşakşak kurutakırdak kuşbudak kuşyürek küçük Hindistan cevizi küçük şalgam küllükara kütkütü kiraz lop incir malkadın maltepe mavi cincile mavi kantaron mavi lâdin miskicearmut mislibuğday morbaş morca süpürge mor çiçek mor dut mormenekşe mor salkım morşabla nebi dede on bir aylık otçam oymalı yaprak öksüzali öksüzoğlan ölmez çiçek parlak mantar perpertiken pırpılkavak piçgül piçkiren ruderal bitki saçak darı sağırkulak salkım başak salkım söğüt saplıcatinton saplı mantar saplı meşe saplıtinton sapsız meşe sarıbaş sarıcaerik sarı centiyan sarı çalı sarı çam sarı çiçek sarıçiğdem sarı çiriş sarı çubuk sarı diken sarı erik sarıfiğ sarı kantaron sarı kavak sarıkılçık sarıkoğuk sarı kokulu sarıkök sarı mantar sarımantı sarı mercimek sarı ot sarıoturak fasulye sarıpapatya sarıparmak sarıpatlıcan sarısabır sarısalkım sarı süsen sarı sütleğen sarı şebboy sarıtoppas sarıyazlık sarı yemiş .

58 sarı zambak semizebe semiz kabak sıksarı sırımağu sıyırma pakla sidikli meşe sinirli ot sivri biber sivri kekik siyah kimyon siyah ot siyah tirmit suluca armut sulucagümbet suluzırtlak südlüsarı sütlübiyan sütlü kengel sütlü ot şamakı tut şamdarı şatır arpa tallı bitkiler tatlıgöbek tatlı kenger tatlı kök tatlı limon tatlı ravent taze fasulye tekçekirdek tek çenekliler teknegöt telgömlek telot tergömlek terskulak tıbbî papatya tırtlıeşki titrek kavak tohumlu bitkiler tokalı dücük tok buğday tokmaküzüm topbaş toppancar topuklutiken tüylübaba tüylübarak tüylü boya tüylüceyumru tüylü çay tüylü dalak otu tüylü kanak tüylü meşe tüylütombalak tüylütoparlak uçkulak ulamayonca uzunalma uzunsap üçgül yabanbacı yabanî akdiken yabanî bezelye yabanî biber yabanî ceviz yabanî elma yabanî enginar yabanî erik yabanî hardal yabanî hindiba yabanî ıspanak yabanî incir yabanî kavun yabanî kereviz yabanî kimyon yabanî kiraz yabanî kuşkonmaz yabanî lahana yabanî mantar yabanî marul yabanî menekşe yabanî mercanköşk yabanî mersin yabanî pancar yabanî pırasa yabanî sarımsak yabanî sedef otu yabanî sinameki yabanî tere yabanî tirfil yabanî turp yabanî tütün yabanî üzüm yağlı dürülü yağlıısırgan yağlımancar yağlı ot .

3.1.1.2. Arapça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları abdülleziz < ĥabbu‘l-leźīź 3.59 yalancı akasya yalancı biber yalancı çiriş yalancı eğir yalancı havacıva yalancı ısırgan yalancıkeçi yalancı kenevir yalancı lavanta çiçeği yalancı öd ağacı yalancı porsuk bitkisi yalancı portakal ağacı yalancı safran yalancı sümbül yalancı tespih ağacı yapraklı kara yosunları yarma şeftali yavrubaş yazılı incir yazlık buğday yedideli yenibahar yenidünya yeşilbiber yeşil soğan yoksul buğday yongöbek yumrukara yüsüfefendi zehirli çiğdem zehirli mantar zeytinsi meyve 3. Farsça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları amberbu çeşmezen hezaren hıyarşembe navruz perdeben şebboy < amber-būy < çaşma-zan < hezār-reng < ħiyār-çenber < nev-rūz < perde-bend < şeb-būy < şeft-ālū < şems-āver < zer-āvend < zerd-ālū < zerde-çāv < zerrīn-gede şeftali şemsaver zeravent zerdali zerdeçal zerringade .2.2.

1. bir sıfat-fiil ve ona bağlı unsurlardan oluşan kelime grubudur.1. Hareket vasıflarını belirtmek suretiyle nesneleri karşıladıklarına göre. 3.3. iyelik ve ad çekim ekleri ile genişletilmiş olanları ad görevindedir (Korkmaz. 333). Adlardan önce gelen sıfat-fiiller birer sıfat görevi yüklendikleri hâlde. bunların kendinden sonraki ada bağlı olmadan yalın durumda bulunanları veya çokluk. nesne karşılayan kelimeler olarak sıfat-fiiller anlam bakımından isim cinsinden kelimeler arasına girer. Sıfat-fiil grubu. nesnelerin hareket vasıflarını karşılayan fiil şekilleridir. SIFAT-F L GRUBU B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI Sıfat-fiiller. -An Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları acı kokan akçalıbasan alma erdiren ayıboğan bacakkıran bağboğan bağbozan baklakıran balıkkıran balık öldüren belbağlıyan beslek kaçıran boğaz alan bostanbozan böcekkapan cırtatan çakalboğan çalıbasan çanakçatlatan çanakkıran çarıkkesen çobançökerten çobankaldıran çömlekçatlatan demirbozan demirdelen destebasan destebozan desteçürüten deveçökerten dilburan dilkanatan dilkiboğan eldüren elkoğan elkurtaran erkurtaran eryeten evcikıran gecebiten gelinboğan gelingüldüren göçkovan göktenyağan gübür kaldıran günebakan günetapan hamur kesen hapkesen haptutan hoşvaran hoşveren itboğan kalegezen kanburuyan kankurutan kaplanboğan .3.1.60 3. Bu kelime grubunda sıfat-fiil eki sonda bulunur. 910). Sıfat-fiillerde hareket ifadesinden başka zaman ifadesi de vardır (Ergin. sıfat-fiile bağlı unsurlar ise önce gelir.

1.1.3.1. –miş Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları kazık yemiş .61 kardelen kargabüken kargadelen karıgezdiren kayışkıran kazandelen kendi biten kocadepen komşugezen kotankıran koyunkıran köle doyuran kurtboğan kuzukıran küpdüşen küpkıran namazbozan orakgıran sabankıran sakalçürüten sakalıslayan serpenekıran silisseven sinekkapan sinekkıran sinektutan tüylütapan uçkurutan yerebakan yerebatan yeregeçen yerekaçan yeryaran 3.3.5.3. -DI Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları akberdi beybeğendi bulgarsıktı dalasıçtı dalbastı gündoğdu gündöndü kuzukemirdi paşabeğendi 3. -gAn Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları bozbağırgan sütleğen 3. -mAz Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları çalıbasmaz hüryemez kuşkonmaz yabanî kuşkonmaz 3.4.3.2.3.1.

TEKRAR GRUBU B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI Tekrarlar aynı cinsten iki kelimenin arka arkaya getirilmesiyle meydana gelen kelime gruplarıdır.1. Yakın Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Yakın anlamlı tekrarlardan oluşan bitki adları altı tanedir. vıccı vıccı”. güvegüve.1. çibiçibi.4.2. kişkiş. pıtpıt. yansıma seslerin tekrarlanması ya da aynı ismin iki kez bir araya gelmesi yoluyla oluşmuştur. divdiv. nemnem. mirtmirt. Bunlardan allıballı ve analı kızlı kelimeleri +lı…+lı ekiyle kurulmuştur: . 3. kılkıl.4.4. gıli gıli. bir kelimenin ya da yansıma sesin art arda sıralanmasıyla oluşmuş kelime gruplarıdır. çokluk ve devamlılık (Ergin. zarflardır. aşıaşı cırt cırt çakçak çığçığ çibiçibi çömçöm denden divdiv fışfış gıcıgıcı gıli gıli gilgil güvegüve hılhıl hırhır kılkıl kırt kırt kişkiş mirtmirt nemnem pıtpıt pürüpürü şakşak vıccı vıccı tömtöm 3. hırhır. Bu tür bitki adları. çakçak. hılhıl.1. Fakat tekrara en elverişli kelime çeşitleri isimler.1. tömtöm”. Tekrarların başlıca üç fonksiyonu vardır: Kuvvetlendirme. gıcıgıcı. şakşak.62 3. denden. Türkçede hemen hemen her çeşit kelimeden tekrar yapılabilir. çığçığ. Aynen Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Aynen tekrarlar. sıfatlar. fışfış. Yansıma seslerden oluşmuş aynen tekrarlar şunlardır: “cırt cırt. pürüpürü. 377). gilgil. çömçöm. kırt kırt. Bunların dışında kalan aynen tekrarlar ise bir ismin yinelenmesi yoluyla oluşmuştur: “aşıaşı.

1.63 allıballı analı kızlı dildamak dildoku evrümçevrüm patküt 3. Pekiştirmeli Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Anlamı bir başka ek veya kelimeyle güçlendirilmiş olan tekrarlara pekiştirmeli tekrarlar denir. kabasaba cicibici patpatanak patpatik şakşakı talaşmalaş tıktıkı . Pekiştirmeli tekrarlardan “kabasaba” ve “cicibici” örneklerinde “kaba” ve “cici” kelimeleri anlamlı.1. tıktıkı” ilk üç sesin tekrarlanması yoluyla oluşmuştur.3.4. şakşakı. Pekiştirmeli tekrarlarla kurulan bitki adlarından “patpatanak. “saba” ve “bici” kelimeleri anlamsızdır. Zıt Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Zıt anlamlı tekrarlardan oluşan bitki adları sadece bir tanedir: akşam sabah 3. “talaşmalaş” örneğinde ise ikinci kelimenin başına “m” sesi getirilerek pekiştirme yapılmıştır. patpatik.4.4.

Kendisine isnat edilen unsur yalın hâlde veya teklik üçüncü şahıs iyelik eki almış olarak bulunur (Ergin.64 3.1. 392). Bu grup. kendisine isnat edilenden sonra gelir. biri diğerine isnat edilen iki isim unsurunun meydana getirdiği kelime grubudur. snat edilen unsur isnat olunandan. adıyaman aşıkara bağrıbütün bağrıkara boynuburuk boynubükük burnukızıl dibikara dibikıllı diliçıkık dilidüdük elibayır hamı tatlı içikızıl karnıkara sapısarı sapıuzun yanıkara yanıkızıl . SNAT GRUBU B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI snat grubu.5. sıfat olarak kullanılabilecek niteliktedir.

6. CÜMLE B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI Cümle.1. diğer bitki adlarında olumsuzluk eki bulunmamaktadır. kançal” örneklerinde ise ikinci kelimede bulunmaktadır. titregızım. bir olayı tam olarak bir hüküm hâlinde ifade eden kelime grubudur.1.1. dağdel demal dönbaba kançal titregızım unutmabeni < dağ del < dem al < dön baba < kan çal < titre kızım < unutma beni . "gezgez” örneğinde ise her iki kelime de aynıdır: alyud durdabak gezgez kalkgit vargit < al yut < dur da bak < gez gez < kalk git < var git 3. emir anlamının birinci ya da ikinci kelimede bulunması bakımından iki şekilde ele alınabilir.6. “dağdel. hüküm ifade etmektir (Ergin. 398). şahıs emir kipiyle kurulmuştur. Sadece “durdabak” örneğinde iki kelimenin arasına “da” bağlacı girmiştir.65 3. “unutmabeni” örneği olumsuzluk eki almıştır. ki Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları Her iki kelimesi de emir biçiminde olan bitki adları. demal. teklik 2. unutmabeni” örneklerinde emir anlamı birinci kelimede. Cümlenin temel fonksiyonu. bir düşünceyi. Cümle biçiminde kurulan bitki adlarını birkaç başlık altında sınıflandırabiliriz: 3. Bunlardan “dönbaba.1.2. bir duyguyu. Bir Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları Yalnızca bir kelimesi emir biçiminde olan bitki adları. bir hareketi.6.

3.1.6.6. sim + Fiil ile Kurulan Bitki Adları dağdel demal eysebak gödüredi < dağ del < dem al < iyi ise bak < gök türedi eltieltiyeküstü < elti eltiye küstü 3.1.66 3. Fiil + Fiil ile Kurulan Bitki Adları alyud durçalak durdabak gezgez kalkgit vargit < al yut < dur çalalım < dur da bak < gez gez < kalk git < var git .4.

KAVRAM BAKIMINDAN B RLEŞ K B TK ADLARININ KURULUŞU 3. nsan hayatının evreleri ile ilgili bitki adları nsana özgü . duygu. Aile durumuyla ilgili bitki adları 2. Bitkileri insanlar adlandırır. Din ve inançla ilgili bitki adları 7. Türkler bitkileri adlandırırken onlara kendilerinden birçok özellik katmışlar. Duygularla ilgili bitki adları 9. Evlilikle ilgili bitki adları 10. doğayla iç içe olan ve somut anlatıma dayanan bir dildir.2. biçimi. Bu sebeple. yetişme ve kullanım alanını da dikkate alarak isimlendirme yoluna gitmişlerdir (Duran. Bitkilerin adlandırılmasında her millet kendi bakış açısını. nsanın fiziki yapısıyla ilgili bitki adları 11.1. bitkinin rengi. Beceriyle ilgili bitki adları 4. özelliklerle kurulan bitki adlarını şu başlıklar altında tasnif edebiliriz: 1. hayatlarını avcılıkla sürdüren ilk insanlardan bu yana herkes için önemli bir geçim kaynağı olmuştur. Türkçe. duygu ve düşünce dünyalarının yanı sıra. Dinî ve edebî şahsiyetlerle ilgili bitki adları 8. Bu nedenle bitki adlarında insana özgü niteliklerin geniş yer tuttuğu görülür. Boy ve millet adlarıyla kurulan bitki adları 5. felsefesini. hayata bakış açıları. hayat tarzını.2. Akrabalık adlarıyla kurulan bitki adları 3. yaşamak için bitkileri tanımak ve çeşitli sahalarda kullanmak zorundaydı. düşünce ve hayallerini ortaya koyar. en iyi tanınması gereken bitkilere insana özgü vasıfların yüklenmesi gayet doğaldır. nsanlar. 223-229).67 3. NSANA ÖZGÜ ÖZELL KLERLE KURULAN B TK ADLARI Bitkiler. Cinsiyet belirten bitki adları 6.

Bunlardan en çok kullanılanı “dede” kelimesidir.1. Aile Durumuyla lgili Bitki Adları Aile durumuyla ilgili olan bitki adları “öksüz” ve “piç” kelimeleriyle kurulmuştur.68 12. kardeş. Meslek ve çalışmayla ilgili bitki adları 16. öksüzali öksüz çiğdemi öksüzoğlan öksüzoğlan çiğdemi piçgül piçkiren 3. dede. Kişi adlarıyla kurulan bitki adları 14. 1605). analı kızlı”. yeğen. nsanın karakteriyle ilgili bitki adları 13.1. hem tamlayan. Farsça piç kelimesi ise bitkilerde şu anlamlara gelmektedir: a) Aşılı olmayan. baba. Bazılarında ise iki akrabalık adı birlikte kullanılmıştır: “anababa kekiği. Alidede anababa kekiği anababa kokusu analı kızlı aydede baba inciri ballıbaba dedebört dededeğneği dede gülü dedemsakalı dedesakalı dedesakalı mantarı dönbaba gökdedem .1. diğer örnekler tür adlarıyla kurulmuştur.2. hem de tamlanan olarak kullanılabilmektedir. kız” kelimeleridir. bacı. Ayrıca “Alidede” bitkisinde özel isim kullanılmışken. b) Bir ana bitkinin çevresinde yeniden beliren sürgün ve filizler (TS.2. Akrabalık adlarıyla kurulan bitki adlarından bazıları sıfat tamlaması. nine. bazıları da isim tamlaması biçimindedir. Öksüz kelimesi Türkçede “annesi olmayan” anlamındadır. hem sıfat. anababa kokusu. Aile durumuyla ilgili olarak tespit edilen altı adet bitkiden sadece bir tanesi (öksüzali) özel isim almıştır. Bunlardan sadece bir tanesi (dönbaba) cümle biçiminde kurulmuştur. Maddî durumla ilgili bitki adları 15. Akrabalık adı hem isim.2. Akrabalık Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerde kullanılan akrabalık adları “ana. Unvan belirten bitki adları 3.

Beceriyle lgili Bitki Adları sakar otu 3.2.3. Latin. Amerikan biber ağacı ve Arapdede bitkileri sıfat tamlaması. Arnavut. Boşnak.1.4. Frenk. Avşar. Boy ve Millet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitki isimlerindeki boy ve millet adlarını “Alman. Ermeni. Alman papatyası Amerikan armudu Amerikan biber ağacı Arapdede Arap elması Arap mantarı Arap otu arapsaçı arapsiki Arap sümbülü Arap şalgamı araptaşağı Arap topalağı Arap yasemini Arnavut biberi Arnavut darısı Avşar otu Boşnak eriği Ermeni kimyonu Frenk asması Frenk biberi Frenk çileği Frenk elması Frenk inciri Frenk kimyonu Frenk lahanası Frenk maydanozu Frenk menekşesi Frenk patlıcanı Frenk üzümü Frenk yemişi Japon armudu Japon ayvası Japon elması Japon gülü Japon hurması Japon kaktüsü Japon sarmaşığı Japon şemsiyesi Japon üzümü Latin çiçeği Macar biberi . bazen isim tamlamalarının tamlayanı görevindedir. Macar. Bunlardan “Avşar” kelimesi bir boy adıdır. Boy ve millet adları.1.2. Ayrıca “Latin” ve “Osmanlı” kelimeleri geçmişte yaşamış kavimlerin adı olup. diğerleri günümüz kavimlerine verilen isimlerdir. diğerleri ise isim tamlaması biçimindedir. Arap. Japon. bazen sıfat. Amerikan. Bunlar. Türk” kelimeleri oluşturmaktadır. Osmanlı.69 güzdede kardeşkanı ağacı kaynanacık kaynanadili kaynanayumruğu ninemelması tüylübaba yabanbacı yeğenaşısı 3. bitkilerin yurdunu göstermektedir. Diğerleri ise birer millet adıdır.

“er.2.5. er.1. hanım. akçakızı ak kadın parmağı akkız aloğlu avrat otu ayşekadın balkadın bozoğlan dövülmüş avrat otu dulavrat otu dulkarıgömleği erkek ağaç erkek üzüm erkurtaran gülhatun kadınparmak kadınbudu güzelavrat otu güzelhatun çiçeği güzeloğlan hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hanımyaması hatunmemesi hatunparmağı hatuntuzluğu içlikız kadıngöbeği kadınparmağı kadıntuzluğu karaoğlan karıgezdiren karıyaşı kızhanım kızlargöbeği kızlar yağlığı kızlar yemişi kızmemesi kızyanağı oğlanelması oğlan otu oğul otu süslühanım çiçeği titrekızım uluavrat otu 3.6. gâvur. avrat. hatun. dinî kimlik ve mensubiyet belirtenler “Bektaşî. Bunlardan “kız. Bunlardan ibadetle ilgili olanlar “abdest. karı. erkek. oğlan”. keşiş. hanım. oğul.2. evliya. hem de tamlanan görevinde kullanılabilmektedir. hoca.1. karı. hatun” bayanlara özgü. Cinsiyet Belirten Bitki Adları Bitki adlarında kullanılan cinsiyetle ilgili kelimeler şunlardır: “kız. oğlan” ise erkeklere özgü cinsiyet belirten kelimelerdir. avrat. namaz”. . Din ve nançla lgili Bitki Adları Din ve inancın etkisi her alanda olduğu gibi. bitki adlarında da kendini göstermektedir. sıfat ve isim tamlamaları içerisinde bulunarak hem tamlayan. kadın. oğul. kutsal mekân özelliği taşıyan “türbe”. kadın. hacı. papaz. Cinsiyet belirten bu kelimeler. erkek.70 Macar üzümü Osmanlı lâlesi Türk biberi Türk meşesi Türk otu 3.

abdestbozan otu Bektaşî üzümü evliya otu gâvur baklası gâvur haşhaşı gâvur hıyarı gâvur pancarı gâvur soğanı gâvur tilkişeni hacıbalbal hacılar otu hocalar yemişi keşiş otu keşişyemez armudu namazbozan papazkülahı papaztakkesi peygamber ağacı peygamber buğdayı peygamber çiçeği peygamber dikeni peygamber üzümü türbe eriği Yahudi baklası Yahudi hurması 3. namaz. türbe. kahkaha. buhurumeryem Davut yaprağı Ebucehil karpuzu Havvaanaeli sa dikeni Karacaoğlan mantarı Meryemana asması Meryemana dikeni Meryemanaeldiveni Meryem otu mührüsüleyman sarıhızır elması 3. Hızır” erkek şahsiyetlerdir. hoca. sa. “gâvur” kelimesi ise Ar. Bektaşî. Ebucehil. cefa. Bunlardan “ağlamak” genellikle üzüntünün. “Davut.2. sa.71 peygamber” kelimeleridir. kāfir veya Far. Dinî ve Edebî Şahsiyetlerle lgili Bitki Adları Bu tür bitki adları dine ya da edebiyata mal olmuş kimselerin isimleriyle kurulmuştur. papaz” kelimeleri Hristiyanlık ile ilgilidir. muhabbet” kelimeleri oluşturmaktadır. “keşiş. evliya. Süleyman.1. hasret. “Karacaoğlan” ise bir halk şairi olup. Süleyman. Hızır) Kur’an’da geçmektedir. Müslüman olmayanlara verilen genel bir addır. hacı. Ebucehil.1. “Yahudi” kelimesi Yahudilik ile. Havva. gebr’den gelme olup.7. yüzyıl Anadolu Türk Edebiyatının önde gelen temsilcilerindendir.8. Ayrıca “abdest. 17. Bunlardan “Havva” ve “Meryem” kadın.2. bazen de . Din ile ilgili şahsiyetlerin isimleri (Davut. peygamber” kelimeleri slâmiyet ile. Meryem. Duygularla lgili Bitki Adları Duygularla ilgili olan bitki adlarını “ağlamak.

Evlilikle lgili Bitki Adları Bitki adlarında geçen evlilik ile ilgili kavramlar “gelin. “muhabbet” sevgiyi ve yarenliği anlatır. “hasret” özlem duygusunu. kelçiçeği. “kahkaha” mutluluğu. “evlenme” kelimesi ise evlilikle ilgili bir kavramdır. evlenme” kelimeleridir.2. “sağır” işitmeyle ilgili bir kavramdır.72 sevincin yol açtığı durumu. Bunlardan “gelin. ağlayan çam ağlayangelin cefa çiçeği hasret çiçeği kahkaha çiçeği muhabbet çiçeği 3. güvey” eşlerle. Bunlardan “cüce. “dul” medeni durumla. dul. kel. köse. nsanın Fiziki Yapısıyla lgili Bitki Adları nsanın fiziki ve biyolojik özellikleri ile kurulmuş bitki adlarını oluşturan kelimeler şunlardır: “cüce. güvey. sağır”. kel. Bu bitkilerden kelçiçeği ile kelçiçek ve köse buğday.9. köse buğdayı ve köse tahılı isim tamlaması.2.1. kelçiçek ve köse buğday sıfat tamlaması biçimindedir. köse buğdayı ile köse tahılı aynı anlamlara gelmektedir. “cefa” sıkıntıyı. cücekız kelbaş kelçiçeği kelçiçek kelkız çiçeği köse buğday . köse” kişinin görünümüyle.1.10. dulaptal otu dulavrat otu dulkarıgömleği evlenme çiçeği gelinarmudu gelinboğan gelin çiçeği gelindili gelindüğmesi gelineli gelinelması gelinfeneri gelingüldüren gelin gülü gelin güveyi elması gelinkadın gelin mantarı gelinmumu gelin otu gelinparmağı gelinsaçı gelinteli mantarı gelintırnağı gelinyanağı gelinyemişi güveyfeneri güvey kekiği güvey otu 3.

Kişi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitki adlarında kullanılan kişi adları şu isimlerden oluşmaktadır: “Ali.11.73 köse buğdayı kösehalil köse otu kösesefer köse tahılı sağırkulak 3. Ayşe.2.2. dris. Mahmut. Nebi. Fatma. Bunlardan “Ali. Süleyman ve Yusuf”. yalancı akasya yalancı biber yalancı çiriş yalancı eğir yalancı havacıva yalancı ısırgan yalancıkeçi yalancı kenevir yalancı lavanta çiçeği yalancı öd ağacı yalancı porsuk bitkisi yalancı portakal ağacı yalancı safran yalancı sümbül yalancı tespih ağacı 3. Nebi. dris. Meryem. Fatma. Mahmut. Süleyman. Meryem” ise bayan adlarıdır.2.1. “Ayşe. nsanın Karakteriyle lgili Bitki Adları nsanın karakterini yansıtan bitki adlarını “yalancı” kelimesi oluşturmaktadır.1.1.13. Alibey buğdayı Alidede Aliöksüz ayşekadın bodurmahmut buhurumeryem fatmasaçı karafatma hafızali hüsnüyusuf dris ağacı dris otu kısacamahmut (kısacıkmahmut) kısamahmut otu Nebi dede Süleyman otu Yusufefendi . nsan Hayatının Evreleri ile lgili Bitki Adları çocuk nefesi delikanlı 3. Yusuf” erkek adları.12.

emir.1. hem erkeklere. şerbetçi. çalgıcı. al pehlivan asker borusu asker gülü avcı üzümü çalgıcı otu çobançantası çobançırası çobançökerten çobandeğneği çobandüdüğü çobanekmeği çoban elması çobankaşığı çobaniğnesi çobankaldıran çoban kösteği çobanpüskülü çobanpüskülügiller çobansüzgeci çobantakkesi çobantarağı çobantuzluğu çoban üzümü değirmenci üzümü kömürcü şıkığı sepetçi kavağı sepetçi söğüdü sihirbaz otu şerbetçi otu üzümcü eriği 3. işe dayananlar “avcı. kral. değirmenci. paşa.2.15. sihirbaz” kelimeleridir. şah. efendi”. Bunlardan “sultan” hem bayanlara.2. sihirbaz.1. kömürcü. imparator. “emir. asker. değirmenci. Maddî Durumla lgili Bitki Adları yoksul buğday 3. çoban. özel yetenek gerektirenler “çalgıcı. “bey. sultan. avcı. Bu kelimeler isim ve sıfat tamlamalarında kimi zaman tamlayan. diğerleri ise sadece erkeklere özgü unvanlardır. sepetçi. çoban. üzümcü”. kadı.1.74 3.16. pehlivan.14. şerbetçi. üzümcü”. Meslek ve Çalışmayla lgili Bitki Adları Bitki adlarında yer alan meslek ve çalışma ile ilgili kavramlar şunlardır: “asker. pehlivan. sultan. paşa.2. vezir” yönetimle ilgili. Bunlardan harekete. kömürcü. kadı. sepetçi. kimi zaman tamlanan olarak kullanılabilmektedir. şah. efendi” ise sosyal statülerle ilgili unvanlardır. kral. Alibey buğdayı bey armudu beybeğendi beyböreği beyzambağı emirali emirsultan imparator lâlesi imparator mantarı . vezir. Unvan Belirten Bitki Adları Bitki adlarında kullanılan unvanlar şunlardır: “bey. imparator.

75 imparator otu kadıbaş diken kadıbaşı kadı otu kralkandili paşa ağacı paşabeğendi paşaçadırı paşakılıcı sultanküpesi sultan otu şahtuğu şehduran şehmelik otu vezir salkımı Yusufefendi .

bir hayvan adı ve bir bitki adının yan yana gelmesiyle kurulmuş olan birleşik kelimelerdir. deve. kuş. Bu bitki adlarından sadece kartallı eğrelti otu ve kunduz buğday sıfat tamlaması. HAYVAN ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI nsanlar yerleşik hayata geçtikten sonra hayvanları evcilleştirmeye başlamışlardır. onları kendi yaşam alanlarına dâhil etmişlerdir. Birlikte yaşadıkları hayvanlara çeşitli adlar verip. kurt. Hayvanların da besin kaynağının bitkiler olması sebebiyle.2. Hayvan Adı + Bitki Adıyla Kurulanlar Bunlar.76 3. tavşan gibi hayvan adları kullanılmaktadır.2. Bitkilerin adlandırılmasında en çok ayı. domuz. Sadece Hayvan Adıyla Kurulanlar 4. çinde Hayvan Adı Geçenler 3. Hayvan Adı + Bitki Adıyla Kurulanlar 2.1.2.2. eşek. Hayvan Adı + Organ Adıyla Kurulanlar 3. it. Hayvan adlarıyla kurulan bitki adlarını şu başlıklar altında inceleyebiliriz: 1. bitkileri adlandırmakta çeşitli hayvan isimlerini kullanmışlardır. Hayvan adları bitkilerin adlandırılmasında önemli ölçüde yer tutmaktadır. arı çiçeği arı gülü arı otu at baklası at dikeni at elması at kestanesi at yoncası ayı ardıcı ayı asması ayı baldıranı ayı çiğdemi ayı çileği ayı elması ayı eriği ayı fındığı ayı fıstığı ayı gülü ayı mantarı ayı otu ayı soğanı ayı şalgamı ayı üzümü ayı yemişi balık otu balık sütleğeni boğa dikeni buzağı otu camus baklası ceylan çiçeği . diğerleri ise belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur.

77 çakal armudu çakal çiğdemi çakal eriği çakal otu danabaklası danakıran otu deve dikeni deve elması devegülü develik otu deve mercimeği deveturpu domuz ayrığı domuz ayrık otu domuz baklası domuzbıtırağı domuz dikeni domuz elması domuz eriği domuz lahanası domuz marulu domuz otu domuz pancarı domuz soğanı domuz turpu domuz üzümü eşek baklası eşek baldıranı eşek çıtlığı eşek dikeni eşek elması eşek eriği eşek gülü eşek hıyarı eşek inciri eşek kengeri eşek kömürdeği eşek lalesi eşek madımağı eşek marulu eşek maydanozu eşek otu eşek papatyası eşek turpu eşek yoncası fare dikeni fare otu fil elması filkulağı geyik dikeni geyik elması geyik mantarı geyik otu horozcuk otu horoz fasulyesi horoz gülü horoz mantarı italıcı iteriği itgülü itinciri ithıyarı itkabağı itkişnişi itnanesi itsarımsağı itsoğanı it üzümü kanarya çiçeği kanarya otu kaplumbağa keleği karga cevizi karga düleği karga keleği karga kozağı kargasabunu karga soğanı kartal ağacı kartallı eğrelti otu katır çiçeği katır çiğdemi keçi kirazı keçi kömüreni keçi mantarı keçi marulu keçi söğüdü keçi yemişi kedi dutu kedi nanesi kedi otu keklik çiğdemi keklik otu koç mantarı koç otu koyun baklası koyun çiçeği koyun mantarı koyun otu köpekcevizi .

2. Hayvan Adı + Organ Adıyla Kurulanlar Bu tür bitki adları bir hayvan ismi ve bir organ isminin bir araya gelmesiyle kurulmuş olup. Yalnızca “tavukbacağı mantarı” bitkisi üç kelimeden oluşmuştur. Bunlardan danadaşak. arı götü arslanayağı aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi atkulağı atkuyruğu atmemesi ayıeli ayıkulağı ayıparmağı ayıpençesi bıldırcınbudu boğasiki buzağıburnu camuskulağı danaayağı . kargayürek.2.2.78 köpek elması köpekgülü köpekmantarı köpek otu köpek sarımsağı köpek soğanı köpek üzümü kunduz buğday kurbağa otu kurt baklası kurt böğürtleni kurt mantarı kurt otu kurt soğanı kuş alıcı kuş elması kuş kirazı kuş mancarı kuşnarı kuş otu kuş üzümü kuşyemi kuş yemişi kuzgun armudu kuzgun otu kuzu kestanesi kuzu mantarı kuzu otu kuzu sarmaşığı pire otu pisik otu serçe otu sıçan dikeni sıçanotu sığır baldıranı sığırdikeni sığır otu sığırsoğanı sinekmantarı solucan eğreltisi solucan otu tavşancıl otu tavşan elması tavşanfasulyesi tavşan kirazı tavşan meyvesi tavuk çiçeği tavuk mantarı tavuk otu tosbağa otu yılanbaklası yılanburçağı yılan çiçeği yılan dikeni yılan gülü yılan otu yılanpancarı 3. kedibaş ve kuşyürek sıfat tamlaması. danagöz. genellikle iki kelimeden oluşmaktadır. diğerleri ise belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur.

79 danaburnu danadaşak danadili danagöbeği danagöz danagözü danakuyruğu danamemesi deveboynu devedişi devegözü devekulağı devetabanı domuzkuyruğu duduburnu eşekkulağı eşek memesi eşektırnağı farekulağı filkulağı geyikdili geyik göbeği geyiksırtı horozgözü horoz ibiği horozkursağı horozyüreği inekbiciği inek emceği inek memesi itburnu itkuyruğu kaplan postu karga ibiği kargayürek kargayüreği katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu katırtırnağı kazayağı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçi emceği keçimemesi keçisakalı kediayağı kedibaş kediçırnağı kedigözü kedikulağı kedikuyruğu keditırnağı keklikgözü koçkuyruğu koçtaşağı koyungöbeği koyungözü köpekayası köpekdili köpeklolosu köpekmemesi köpektaşağı kurbağa gözü kurtayağı kurtbağrı kurtkulağı kurtpençesi kurttırnağı kuşağzı kuşayağı kuşburnu kuşdili kuşgözü kuşyüreği kuşyürek kuzubaşı kuzuböbreği kuzudili kuzugöbeği kuzukulağı kuzukürkü leylekayağı leylekburnu leylekgagası pisikcırnağı pisiktaşağı pisiktırnağı serçedili sıçankulağı sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu sığırödü su kazayağı tavşanağzı tavşanbaşı tavşanbıyığı .

arı pürü ayıboğan ayı liforu ayı ligarbası balıkkıran balık öldüren böcekkapan bülbülyuvası çakalboğan deveçökerten deveşaplağı devetopalağı eşek gevreği eşek helvası geyik tuzu horozbudağı horoz karası kaplanboğan kargabardağı karga bostanı kargabüken kargadelen kargasabunu kedikınası koyundibi koyunkıran koyun yumağı kurtbağı kurtbaharı kurtboğan kurt yatağı kuş çubuğu kuşkonmaz kuzgunkılıcı kuzukemirdi kuzukıran sinekkapan sinekkıran sinektutan tavşanpaçası tavukyastığı yılanbıçağı yılanboncuğu yılanekmeği yılanyastığı . Sadece Hayvan Adıyla Kurulanlar Sadece hayvan adıyla kurulan bir bitkimiz vardır: “akbaba”.80 tavşankulağı tavşanmemesi tavşantopuğu tavukbacağı mantarı tavukpençesi turnaayağı turnadili turnagagası yılandili yılankuyruğu 3. ya da bir durum belirtmektedir. Bu tür bitki adlarında ilk kelime hayvan adıdır. Hayvan adından sonra gelen kelime ise ya bir hareket.2. akbaba 3.2.2.4. ya bir nesne.2. belirtisiz isim tamlaması ve sıfat-fiil grubu biçiminde kurulmuştur. çinde Hayvan Adı Geçenler çinde hayvan adı geçen bitki adları.3.

gaga. kinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları 3. Türkçede organ adlarının geçtiği bitki isimlerini incelediğimizde gerek insan organlarının.2. Birinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları 2. Türkiye Türkçesinde organ adlarının geçtiği bitkileri şu başlıklar altında toplayabiliriz: 1. sıfat-fiil grubu ve isnat grubu biçiminde kurulmuştur.3. sosyal ve kültürel yapısını yansıtması bakımından önem arz etmektedir. Bu durum Türk milletinin tabiata bakış açısını. kelime gruplarında tamlayan görevinde kullanılmaktadır. sim Tamlaması Biçiminde Olanlar diş bademi diş hilali diş otu kulak mantarı kulak otu . dilin oluşum mantığından kaynaklanmaktadır.1. ORGAN ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI Türkçede bitkileri adlandırma yollarından biri de organ adlarından yararlanmaktır. hem insanlara özgü kelimelerdir. diğerleri ise hem hayvanlara. nsanlar önce organlara ad vermişlerdir. Bitki adlarında geçen boynuz.3. Türkçede bitkilerin adlandırılmasında organ adları önemli ölçüde yer tutmaktadır. Organ adları dillerin en eski kelimelerindendir. gerekse hayvan organlarının çok kullanıldığını görürüz. Birinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları Birinci kelimesi organ bildiren bitki adları isim tamlaması. sıfat tamlaması.2. Bunda organların şekil ve kullanım özellikleri etkilidir. kanat.81 3. Organ bildiren bu adlar. Her ki Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları 3. Benzetme yaparken organ adlarını çok sık kullanırız. kuyruk gibi organlar sadece hayvanlara. nsanın kendi çevresini organ adlarıyla tanımlaması.

2. sim Tamlaması Biçiminde Olanlar ağaç göğsü akkadın barmağı arapsiki araptaşağı arı götü arslanayağı aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi atkulağı atkuyruğu atmemesi ayıeli ayıkulağı ayıparmağı ayıpençesi bıldırcınbudu boğasiki camuskulağı camusmemesi cüce bağırsağı çalıgagası danaayağı danaburnu danadili danagöbeği danagözü danakuyruğu danamemesi deveboynu devegözü devekulağı .2.82 Sıfat Tamlaması Biçiminde Olanlar boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş dişbudak kelleliot Sıfat-Fiil Grubu Biçiminde Olanlar bacakkıran dilkanatan snat Grubu Biçiminde Olanlar boynuburuk boynubükük diliçıkık dilidüdük 3.3. kinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları kinci kelimesi organ bildiren bitki adları isim tamlaması ve sıfat tamlaması olmak üzere iki şekilde kurulmuştur.

83 diken başı dilberdudağı dilberkirpiği domuzkuyruğu duduburnu durnadili ebekulağı eşekkulağı eşek memesi farekulağı filkulağı gazelboynuzu gelindili gelineli gelinparmağı gelinyanağı geyikdili geyiksırtı gülburnu hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hatunmemesi hatunparmağı havvaanaeli horozgözü horozibiği horozkursağı horozyüreği inekbiciği inek emceği inek memesi itburnu itkuyruğu kadınbudu kadıngöbeği kadınparmağı karga ibiği kargaburnu kargayüreği katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu kayındili kaynanadili kazayağı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçiemceği keçimemesi kediayağı kedigözü kedikulağı kedikuyruğu keklikgözü kızılcadişi kızlargöbeği kızmemesi kocabaşı koçkuyruğu koçtaşağı koyungöbeği koyungözü köpekayası köpekdili köpeklolosu köpekmemesi köpektaşağı kurbağa gözü kurtayağı kurtbağrı kurtkulağı kurtpençesi kuşağzı kuşayağı kuşburnu kuşdili kuşgözü kuşyüreği kuzubaşı kuzuböbreği kuzudili kuzugöbeği kuzukulağı leylekayağı leylekburnu leylekgagası mandadili mandakulağı oğlakkulağı öküzdili öküzgöbeği öküzgötü öküzgözü pazıbaşı pisiktaşağı serçedili sıçankulağı .

. bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü (TS. 615) anlamına geldiği için bu başlık altında verilmiştir. 1.3.84 sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu su kazayağı şeytankulağı tatarbaşı tavşanağzı tavşanbaşı tavşankulağı tavşanmemesi tavşantopuğu tavukpençesi tilkikuyruğu tosunburnu turnaayağı turnadili turnagagası yavruağzı yergöbeği yılandili yılankuyruğu Sıfat Tamlaması Biçiminde Olanlar acıkulak akkanat akkulak akkuyruk akparmak alabacak alabaş alagöbek alagöz altınbaş altı parmak alyanak ballı boynuz beşparmak bozkulak danadaşak danagöz deliboynuz dilberdudak dokuzbaşlı elâgöz foskulak gökbaş karabacak kara baldır karabaş karaboğaz karagöz karakulak karaparmak kargayürek kedibaş kelbaş kelkaş kılkuyruk kınalıparmak kırmızı bacaklı kızılbacak kızılburun kocabaş kuşyürek morbaş sarıbaş sarıparmak tatlıgöbek teknegöt terskulak topbaş uçkulak yavrubaş yongöbek 3.3. Doku. damak ve doku kelimeleriyle kurulmuştur. Her ki Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları Her iki kelimesi de organ bildiren bitki adlarından sadece iki tane tespit edilmiştir. Bu bitki adları dil.2.

85 dildamak dildoku .

oyuncaklar.86 3. emzik. EŞYA-NESNE ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI nsanlar yerleşik hayata geçtikten sonra çeşitli araç-gereçlere ve ev eşyalarına sahip oldular. kırtasiye malzemeleri. kütük.1. Bitki adları. etraflarındaki eşyalarla tanımlamaya başladılar. organ bildirenler. değnek. belli bir ağırlığı ve rengi olan. Araç-Gereç Adlarıyla Kurulan Bitki Adları nsanların ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli işlerde kullandıkları birtakım araçgereçler vardır. düğme. geri kalanlar ise belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. hava durumu ile ilgili olanlar.2. duyularla algılanabilen. kazık yemiş sıfat-fiil grubu. Bitkilere eşya-nesne adlarının verilmesindeki temel sebepler. yakıcı ve yanıcı maddeler. türlü amaçlarla kullanılan cansız varlıklardır. çobandüdüğü şekil benzerliğinden verilmiş isimlerdir. çanakkıran. cam. kumaş yapımı ürünler. genellikle şu tür eşya-nesnelerden kurulmuştur: Araç-gereçler. kapkacaklar. çalgılar. yapılar. çanak. ev eşyaları. ip.4. temizlik aletleri. tokmak. Örneğin emzik otu. tahta. bitkinin şekil benzerliği ve eşya-nesne yapımında kullanılmasıdır. bazı bitkilerin adlandırılmasında da kullanılmıştır. Bu araç-gereçler. doğada var olan nesneler. sırık. kayış. kürdan. 3. asker borusu boru çiçeği camgüzeli cam otu çanakçatlatan çanakkıran çan çiçeği çayır düğmesi çobandeğneği çobantuzluğu dededeğneği emzik otu gelindüğmesi hatuntuzluğu ipkeseği . Bitkilerin adlandırılmasında eşya-nesne adları çok kullanılmıştır. metaller-madenler. kesici-delici-batıcı aletler. teknegöt. tokmaküzüm sıfat tamlaması. şemsiye. kayışkıran. torba. Eşyanesneler. katı veya yumuşak hâlde bulunan. iş araçları. tekne.2. kazık. Bunlardan çanakçatlatan. Bitki adlarında yer alan araç-gereç isimleri şunlardır: Boru.4. tuzluk. lastik. gıdalar. yay. giysiler. aydınlatma araçları. Böylelikle tabiatı. Hasır yapımında kullanılan bitkiye ise hasır otu denmiştir. patlayıcı maddeler. takı ve süs eşyaları.

3. aktaş daş kiraz kayayağı .4. Doğada Var Olan Nesne Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bazı bitki adlarında. taş” gibi nesne isimleri yer almaktadır. doğada var olan “kaya.2. gelinfeneri gelinmumu güveyfeneri mum ağacı mum çiçeği mum palmiyesi 3. Aydınlatma Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında iki çeşit aydınlatma aracı kullanılmıştır: Fener ve mum.2. kum. bitkinin sertlik-yumuşaklık özelliği ve yetişme alanları göz önünde bulundurularak verilmiştir.87 kadıntuzluğu kantorbası kayışkıran kazık yemiş kürdan otu lastik ağacı öküzkütüğü sırık domatesi sırık fasulyesi şemsiye mantarı şemsiye otu tahta yemişi teknegöt tokmaküzüm yayarmudu yayoku 3. Bu isimler.4.2. Çalgı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan çalgılar borazan. gramofon ise bir tür müzikçalardır. düdük ve gramofon kelimeleridir.2.4. Bunlarla kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir: borazan mantarı çobandüdüğü gramofon çiçeği 3.4. Bu adlar benzetme yoluyla bitkilere verilmiştir. Borazan ve düdük üflemeli türden çalgılardır. Şekil benzerliğinden yola çıkılarak bitkilere bu adlar verilmiştir.

88 kaya kekiği kaya koruğu kaya sarımsağı kaya sarmaşığı kaya üzümü kaya yarpuzu kumarmudu kum çavdarı kumdarı kum eriği kum otu kum zambağı taşarmudu taş bademi taş kekiği taş mantarı taş nanesi taş sarımsağı 3.4. yumurta” kelimeleri birer gıda ismi olup. külah.4. ekmek. eldiven. Bu adlar. şeker. Kadife ve yün ise giyeceklerin yapımında kullanılan kumaşlardır.6. mama. “hasır otu” bitkisi ise hasır yapımında kullanıldığı için bu adı almıştır. Bunlardan çarık ayağa. Ev Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adlarında yer alan ev eşyaları “dolap” ve “hasır” kelimeleridir. kaymak. Bunlardan “gönüldolabı” benzetme yoluyla kurulmuştur. gönüldolabı hasır otu 3. Ev eşyalarıyla kurulmuş iki tane bitki adı bulunmaktadır.2.2. yün. eldiven ele. bitkilere benzetme yoluyla verilmiştir. Giysi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan giyecekler şunlardır: Çarık.4.7. takke ve külah başa. şal. kadife. hamur. gömlek. bazı bitkilerin adlandırılmasında kullanılmıştır. takke. . gömlek ve şal bedene giyilir. aksirke akşekeri çobanekmeği ekmek ağacı ekmek ayvası ekşi hamur karamama karasirke kaymak otu yeryumurtası yumurta boyası yumurta mantarı 3. Gıda Adlarıyla Kurulan Bitki Adları “Sirke.2.5.

tarlalar sürülürken sabanı tuttuğu için bu adı almıştır. Tuluk kelimesi bazı yiyecek ve içecekler için koruyucu kap olarak kullanıldığından buraya alınmıştır (TS.10. sabankıran 3.8. bıçak. ibrik. Kökleri toprağa derince girip. tuluk. çömlek. 2. genellikle mutfak eşyalarıdır. kazan. Kesici-Delici-Batıcı Alet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin kesici-delici-batıcı alet isimlerini almalarında hem şekil benzerliğinin. iğne. fıçı. hem de kesici-delici ve batıcı özelliklerde olmalarının etkisi vardır. Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kesici. süzgeç. delici ve batıcı aletler şunlardır: Balta. küp.9.4.2. akbardak akçabardak balbardağı balbardak bandırma kabı bardak eriği çobankaşığı çobansüzgeci çömlekçatlatan çömlek otu fıçı otu karakazancık kargabardağı kazandelen kazankarası kazankulpu küp evleği küpkıran suibriği tulukarmudu tuluk mantarı 3.2. Bu tür bitkilerde yer alan eşya-nesne isimleri şunlardır: Bardak. mıh.2.89 çarık dikeni çarıkkesen çobantakkesi dulkarıgömleği fatmaşal kadife çiçeği meryemanaeldiveni papazkülahı papaztakkesi yün otu 3. Kap-Kacak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kap-kacaklar. 2251). hançer.4. ş Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları ş araçlarıyla kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: sabankıran. kılıç. . kap. kaşık.4.

hançer ve bıçak ise delici aletlerdir. Bunlardan iğne ve mıh batıcı. kâğıt ağacı ve kâğıt dutu ise kâğıt yapımında kullanılmasından dolayı bu adları almıştır. çadır. Bu kelimelerle kurulan toplam dört tane bitki adı vardır.2.11. bohça çiçeği çadır çiçeği çadır uşağı çulluoğlu diri örtü kese çiçeği kilim ucu paşaçadırı tavukyastığı .12. baltabatak çobaniğnesi hançer çiçeği iğne yaprak kılıçarpa kılıç kekiği kılıç otu mıhtepesi mıhtepesi mantarı orakeriği orakkıran paşakılıcı yılanbıçağı 3. Kumaş Yapımı Ürün Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kumaş yapımı ürünler şunlardır: Bohça.4.90 orak. kilim. yastık. kılıç ve orak kesici. çanta çiçeği çobançantası kâğıt ağacı kâğıt dutu 3. balta. Bunlardan çanta çiçeği ve çobançantası benzerlikten. Kırtasiye Malzemeleriyle Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kırtasiye malzemeleri çanta ve kâğıt kelimeleridir. örtü. kese. çul.2.4.

bunlarda geçen patlayıcı maddeler “barut” ve “kurşun” kelimeleridir. Metal-Maden Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bazı bitkilerin adlandırılmasında kullanılan metaller ve madenler şunlardır: Altın. bor. Bunlardan altın.15.2. Bu kelimelerle kurulan iki tane bitki adı tespit edilmiştir.91 3. gümüş. bakır.14.4. bakır. Patlayıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Patlayıcı madde isimlerini alarak kurulan bitki adları iki tane olup.4. barut ağacı kurşun otu .13. aktopaç çıngırak otu 3.2. demir.4. bor ve gümüş maden. Bitkilere verilen altın kelimesi bitkilerin renginden kaynaklanmaktadır.2. tel ve demir ise metaldir. tel. Oyuncak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bazı bitkilerin adlandırılmasında kullanılan oyuncak isimleri “topaç ve çıngırak” kelimeleridir. altın ağacı altınbaş altınbaşak altın çiçeği altın dikeni altın otu altıntop altın yumurta mantarı bakır bağcığı bor ağacı demir ağacı demir bıtrağı demirbozan demirdelen demir dikeni demir otu demiryonca gümüşdüğme telgömlek tel pancarı 3.

Takı ve Süs Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan takı ve süs eşyaları şunlardır: avize. taç. oltu. dantel. tespih. saat.4. Yakıcı ve Yanıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan yakıcı ve yanıcı maddeler “kibrit ve kömür” kelimeleridir. cadısüpürgesi çalı süpürgesi dağsabunu kargasabunu morca süpürge sabun ağacı sabunçiçeği sabun otu süpürge çalısı süpürge darısı süpürge kamışı süpürge otu 3.17. sürme.2. ucu sert bir şeye sürtüldüğü zaman yanan çöp parçası. boncuk. küpe. kömür ise ısınmada kullanılan siyah renkli bir yakacak adıdır.16. gözlük. kibrit otu kömür tut . inci.2.4. yüksük. tarak.2.92 3. Temizlik Aletleriyle Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan temizlik aletleri sabun ve süpürge kelimeleridir. Kibrit. pipo.18. avize ağacı boncuk fasulye boncuk otu çobantarağı dantel ağacı fesçitarağı gözlükotu hasekiküpesi inci çiçeği inci sümbülü itboncuğu küpe çiçeği oltu otu pipo çiçeği saat çiçeği saat otu sultanküpesi sürme mantarları taç yaprağı tarakdalı tarakdikeni tarak otu tespih ağacı tespih otu yılanboncuğu yüksük otu 3.4.

4. Yapı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan yapılar şunlardır: Duvar.93 3. kafes ise ya demirden ya da ahşaptan yapılır. merdiven.19. kafes. Duvar ve merdiven betondan.2. aşk merdiveni duvar fesleğeni duvar sarmaşığı duvar sedefi kafesotu karakafes .

BENZETMELERLE KURULAN B TK ADLARI Benzetme. hem erkeklere özgü kavramlardır. Organa Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 4. Bu tür bitkiler genellikle insanlara.2. Hayalî Yaratıklara Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 3. Ayşe. dede. Halil. Sefer. görünümü ve kullanım özellikleri etkili olmaktadır. sultan. kaynana.5. kız. Halil. dul. nsana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adlarında kullanılan benzetme ögeleri “adam. pehlivan” erkeklere özgü. Bunlardan “Ali.94 3. efendi. Firavun. delikanlı. nsana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 2. oğul. bacı. baba. oğlan. avrat. Yusuf” kişi adları. erkek. Benzetmelerle kurulan bitkilerin adlandırılmasında bitkinin rengi. evliya. 1. Yusuf” gibi insanı anlatan kelimelerdir. Nesneye Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 5. hatun. o niteliği eksiksiz taşıyan bir şeyi örnek olarak gösterme işidir (TS.1. Ayşe. adamotu ağlayangelin akçakızı akkız akköse Alidede Aliöksüz al pehlivan analı kızlı Arapdede asılmışadam aydede Ayşekadın balkadın ballıbaba . “dul. avrat.5. delikanlı. efendi. hafız. melike. oğul. Ali. gelin.2. hatun. hanım. öksüz” ise hem bayanlara. Hayvana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 3. oğlan. erkek. Firavun. baba. bacı. sultan” bayanlara özgü. kadın. hayvanlara. pehlivan. bir şeyin niteliğini anlatmak için. hafız. gelin. imparator. Güzelliğe Dayalı Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları 6. kadın. 269). Benzetmelerle kurulan bitki adlarını şu başlıklar altında inceleyebiliriz: 1. öksüz. evliya. köse. Mahmut. biçimi. çeşitli organ ve nesnelere benzetilerek kurulmaktadır. “adam. kaynana. hanım. ana. köse. melike. imparator. “ana. Fatma. Fatma. Mahmut. dede.

5.5. Organa Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Benzetmelerle oluşturulan bitki adlarından bazıları çeşitli organlara benzetilerek kurulmuştur. burun. dil.2. bağır. baş. oğlak. hindi.2. bıyık. Bu tür bitkilerde kullanılan organ adları şunlardır: Ağız. ayak. bağırsak. damak. diş. dalak. cırnak. . akbaba aktavuk alaoğlak karatavuk 3. boynuz.3. bacak. Hayvana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Hayvana benzetilerek kurulan dört tane bitki adı tespit edilmiştir.95 beyoğlu bodurmahmut bozoğlan cücekız çayır melikesi delikanlı dövülmüş avrat otu dulaptal otu dulavrat otu emirali emirsultan erkek ağaç erkek üzüm evliya otu fatmasaçı fatmaşal Firavun inciri gelinkadın gökdedem gökkız gülhatun güzdede güzelavrat otu güzelhatun çiçeği güzeloğlan hafızali içlikız imparator lâlesi imparator mantarı imparator otu karaoğlan kaynanacık kelkız çiçeği kısacamahmut kısacıkmahmut kısamahmut otu kızhanım kösehalil kösesefer öksüzali öksüzoğlan öksüzoğlan çiğdemi süslühanım çiçeği titrekızım tüylübaba ulu avrat otu yabanbacı Yusufefendi 3. bicik. Bunlarda kullanılan hayvan adları “akbaba. Bu bitkilerin dördü de sıfat tamlaması biçimindedir. tavuk” kelimeleridir. but. boyun.2.

boğaz. kursak. dudak. el. kirpik. bicik. kuyruk. kursak. parmak. gaga. sik. kanat. sakal” sadece insanlara özgü. ayak. göbek. göt. topuk. sırt. göğüs. damak. meme. kaş. kelle. burun. Bunlardan “boynuz. hem insanlara özgü organlardır. sakal. kulak. bağır. dil. taşak. pençe. bacak. kulak. but. kelle. “ağız. baş. tırnak. gaga. göz. kanat. yumruk. yürek. göt. dalak. topuk. meme. emcek. sik. acıgıcı kulağı acıkulak ağaç göğsü akbacak akbaş ak kadın parmağı akkulak akkuyruk alabacak alagöz altınbaş altı parmak alyanak arapsaçı arapsiki araptaşağı arı götü arslanayağı aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi atkulağı atkuyruğu atmemesi ayaklı kekik aydın göz ayıayağı ayıeli ayıkulağı ayıparmağı ayıpençesi ballı boynuz beşbıyık beşparmak beşparmak otu boğasiki boyacı katırtırnağı boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş bozkulak buzağıburnu camusmemesi cinsaçı cüce bağırsağı dalak otu danaayağı danaburnu danadaşak danadili danagöbeği danagöz danagözü danakuyruğu danamemesi dedemsakalı dedesakalı dedesakalı mantarı deliboynuz deveboynu devedişi devegözü devekulağı dilberdudağı dilberdudak dilberkirpiği dildamak dokuzbaşlı domuzkuyruğu duduburnu ebekulağı eğriboyun elâgöz eşekkulağı eşek memesi . kuyruk. saç. yumruk.96 dudak. göbek. pençe” sadece hayvanlara özgü. el. cırnak. taşak. boyun. lolo. “bıyık. kirpik. sırt. lolo. saç. yürek” ise hem hayvanlara. diş. göğüs. göz. bağırsak. parmak. kaş. tırnak.

97 eşektırnağı farekulağı fatmasaçı filkulağı gelindili gelineli gelinparmağı gelinsaçı gelintırnağı gelinyanağı geyikdili geyik göbeği geyiksırtı gülburnu hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hatunmemesi hatunparmağı horozgözü horozkursağı horozyüreği inekbiciği inek emceği inek memesi itburnu itkuyruğu kadıbaşı kadınbudu kadıngöbeği kadınparmağı karabaş karaboğaz karagöz karakulak karakulak mantarı karaparmak kargaburnu kargayüreği katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu katırtırnağı kayındili kaynanadili kaynanayumruğu kazayağı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçi emceği keçimemesi keçisakalı kediayağı kedibaş kedigözü kedikulağı kedikuyruğu keditırnağı kelbaş kelkaş kelleliot kılkuyruk kınalıparmak kırkbaş otu kırkkanat kızılbacak kızılburun kızlargöbeği kızmemesi kızyanağı kocabaş kocabaşı koçkuyruğu koçtaşağı koyungöbeği koyungözü köpekdili köpeklolosu köpekmemesi köpektaşağı kurbağa gözü kurtayağı kurtbağrı kurtkulağı kurtpençesi kurttırnağı kuşağzı kuşayağı kuşburnu kuşdili kuşgözü kuşyüreği kuşyürek kuzubaşı kuzudili kuzugöbeği kuzukulağı leylekayağı .

gülle. düğme. bıçak. urgan. kılıç. düdük. bakır. torba. taç. yüksük. emzik. küpe. kömür. çan. çanak. kılçık. püskül. çul. küp.4. mum. süpürge. fener. topaç. çark. iğne. çömlek.98 leylekburnu leylekgagası mandadili mandakulağı oğlakkulağı öküzdili öküzgöbeği öküzgötü öküzgözü pisikcırnağı pisiktaşağı pisiktırnağı sarıayak mantarı sarıbaş sarıgöbek elması serçedili sıçankulağı sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu şeytankulağı şeytansaçı şeytantırnağı tavşanağzı tavşanbaşı tavşanbıyığı tavşankulağı tavşanmemesi tavşantopuğu tavukbacağı mantarı tekesakalı teknegöt terskulak tilkikuyruğu toskafa kavunu tosunburnu turnaayağı turnadili turnagagası yavruağzı yavrubaş yergöbeği yılandili yılankuyruğu yongöbek 3. şekil ve kullanım özellikleri etkilidir. hançer. yay. kese. borazan. ağaç küpesi ağtop akbardak akçabardak aktop aktopaç altın ağacı altınbaşak altın çiçeği altın dikeni altın otu altıntop altın yumurta mantarı asker borusu bakır bağcığı balbardağı balbardak bardak eriği .2. yastık. külâh. duvak. değnek. bohça. çıngırak. kafes. teker. pipo. kütük. dantel. gözlük. ibrik. süzgeç. gömlek. kayık. kazancık. sabun. çanta. tel. dolap. bağcık. kazan. tarak. kürk. takke. telgraf. demir. boru. eldiven.5. tuzluk. bardak. top. boncuk. Bitkilerin adlandırılmasında benzetme yapılan nesneler şunlardır: Altın. kilit. Nesneye Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Nesnelere benzetilerek kurulan bitki adlarında renk. ibrişim. şemsiye. kaşık. toka. çadır. keten. çarık.

99 bohça çiçeği boncuk fasulye boncuk otu borazan mantarı boru çiçeği bostan borusu cadısüpürgesi çadır çiçeği çanak çömlek otu çan çiçeği çanta çiçeği çarık dikeni çarkıfelek çayır düğmesi çıkrık tekeri çıngırak otu çobançantası çobandeğneği çobandüdüğü çobaniğnesi çoban kaşığı çobanpüskülü çobansüzgeci çobantakkesi çobantarağı çobantuzluğu çömlek otu çulluoğlu dağsabunu dantel ağacı dededeğneği demir ağacı demir bıtrağı demir dikeni demiryonca devecibardağı dilidüdük dulkarıgömleği duvaklı mantar düğmeli ot emzik otu fesçitarağı fıçı otu garipler urganı gelindüğmesi gelinfeneri gelinmumu gönüldolabı gözlükotu gülibrişim gümüşdüğme güneştopu güveyfeneri hançer çiçeği hasekiküpesi hatuntuzluğu iğne yaprak itboncuğu Japon şemsiyesi Kâbe süpürgesi kadıntuzluğu kafesotu kantartopu kantorbası karagülle karakafes karakazancık kargabardağı kargasabunu kartopu kaşık otu kayık çiçeği kazankulpu kese çiçeği ketengömleği ketenköynek kırkkilit otu kömür dut kuzgunkılıcı kuzukürkü küpe çiçeği küp evleği kütük mantarı Meryemanaeldiveni morca süpürge öküzkütüğü papazkülahı papaztakkesi paşaçadırı paşakılıcı pipo çiçeği sabun ağacı sabunçiçeği sabun otu sarıkılçık suibriği sultanküpesi şemsiye mantarı şemsiye otu .

Her iki bitki adı da belirtisiz isim tamlaması biçimindedir.6. Güzelliğe Dayalı Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları Güzelliğe dayalı benzetmelerle kurulan bitki adları toplam dört tane olup.2.5.5.2. Hayalî Yaratıklara Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adlarında kullanılan hayalî yaratıklar canavar ve cazı kelimeleridir. Bu kelimelerle kurulan iki tane bitki adı vardır. canavar otu cazı gülü .5. bunların tamamı “güzel” kelimesiyle kurulmuştur ve belirtisiz isim tamlaması biçimindedir.100 tarakdalı tarakdikeni tarak otu taş kiraz tavukyastığı telgömlek telgraf çiçeği tokalı dücük venüsçarığı yayarmudu yılanbıçağı yılanboncuğu yılanekmeği yılanyastığı yüksük otu 3. camgüzeli çayır güzeli dünyagüzeli kızgüzeli 3.

Tür adları +giller ve +lAr ekiyle kurulur. 3. bir türün temsil ettiği bütün bitkileri içine alan ve bitki aileleri oluşturan eklerdir.1.2. aynı türden gelen birçok bitki bulunmaktadır.101 3.6. +giller Ekiyle Kurulan Bitki Türleri abanozgiller ananasgiller Antep fıstığıgiller asmagiller at kestanesigiller atkuyruğugiller atlas çiçeğigiller baklagiller ballıbabagiller bileşikgiller binbir delik otugiller boru çiçeğigiller buğdaygiller canavar otugiller cehrigiller cevizgiller çamgiller çan çiçeğigiller çarkıfelekgiller çaygiller çınargiller çit sarmaşığıgiller çobanpüskülügiller çuha çiçeğigiller dam koruğugiller defnegiller demir ağacıgiller demir dikenigiller deniz üzümügiller diş otugiller dolama otugiller dolma otugiller droseragiller dulaptal otugiller dutgiller düğün çiçeğigiller ebegümecigiller eğrelti otugiller ekşi yoncagiller erguvangiller fasulyegiller fesçitarağıgiller fukusgiller fundagiller gebre otugiller gecesefasıgiller gelincikgiller gülgiller gürgengiller hanımeligiller hasır otugiller hodangiller horoz ibiğigiller huş ağacıgiller hünnapgiller ıhlamurgiller ılgıngiller ısırgangiller ıspanakgiller iğdegiller kabakgiller kahkaha çiçeğigiller kakaogiller kaktüsgiller kantarongiller karaağaçgiller karabibergiller karabuğdaygiller karanfilgiller kayıngiller kazayağıgiller kebere otugiller . Bunlar. Bir türe mensup bütün bitkileri ifade edebilmek için tür adları kullanılır. TÜR ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI Tabiatta birbirine yapı olarak benzeyen.6.2.

6.102 kedi otugiller kendirgiller ketengiller kına çiçeğigiller kızılcıkgiller kızılkantarongiller kolagiller kök boyasıgiller kurbağa zehirigiller küpe çiçeğigiller lâdengiller loğusa otugiller manolyagiller maydanozgiller menekşegiller mersingiller mine çiçeğigiller muhabbet çiçeğigiller muzgiller nargiller nergisgiller nilüfergiller ökse otugiller palmiyegiller papatyagiller papirüsgiller pas mantarıgiller patlıcangiller porsukgiller sandalgiller sardunyagiller sarmaşıkgiller sedef otugiller serçediligiller servigiller sığırdiligiller sığırkuyruğugiller sıracagiller sinekkapangiller sinir otugiller söğütgiller suibriğigiller su kabağıgiller su kamışıgiller suokugiller susamgiller su servisigiller sürme mantarıgiller süsengiller sütleğengiller süt otugiller şahteregiller şakayıkgiller şekerci boyasıgiller şimşir ağacıgiller şimşirgiller tarak otugiller tespih ağacıgiller turpgiller turunçgiller yabanî kimyongiller yılanyastığıgiller zakkumgiller zambakgiller zencefilgiller zeytingiller 3.2. +lAr Ekiyle Kurulan Bitki Türleri ayrı çanak yapraklılar ayrı taç yapraklılar bitişik çanak yapraklılar bitişik taç yapraklılar gerçek mantarlar iki çenekliler iki çenetliler kozalaklılar tallı bitkiler tek çenekliler tohumlu bitkiler yapraklı kara yosunları .2.

7.103 3. kara. Bitkilerin büyümesinde yetişme alanının çok büyük etkisi vardır. Şehir. tarla ve çeşitli kara parçalarıyla kurulan bitki adlarında “ada. Yer bildiren bitki adlarını şu başlıklar altında toplayabiliriz: 1. Dağ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 3. Tarla ve Çeşitli Kara Parçalarıyla Kurulan Bitki Adları 2.2. lçe. bataklık. Ülke. kır.2.1. mezarlık. kimi bitkiler hiç yetişmez. Tarla ve Çeşitli Kara Parçalarıyla Kurulan Bitki Adları Bağ-bahçe. Kapalı Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 3. Bunlar bitkinin kaynağını. sahil. mera. Bağ-Bahçe. nereden geldiğini ve yayıldığını gösterir. Dinsel Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 5. tarla” kelimeleri bulunmaktadır. ada çayı ada soğanı Anzer çayı bahçe domatesi bahçe hezareni bahçe kekiği bahçe nanesi bahçe teresi bataklık nergisi bataklık süseni bayır turpu çayır düğmesi çayır güzeli çayır mantarı çayır melikesi çayır otu çayır otu çayır papatyası çayır sedefi çayır soğanı çayır teresi çayır tirfili çayır yulafı Karagöl buğdayı kara yosunları kara yosunu kır sakızı kır soğanı kır yasemini köygöçüren köy mantarı köy otu mera bitkileri . çayır. nerede üretildiğini.7. Göl ve Dere Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 4. YER ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI Her bitkinin kendine has bir yetişme alanı vardır. Deniz. Bağ-Bahçe. öyle ki bazı bitkilerin adlandırılmasında yer adları kullanılmıştır. köy. Semt Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 6. bayır. Kimi bitkiler bazı yörelerde rahatlıkla yetişirken. bahçe. Ayrıca yayla adı olarak “Anzer ve Karagöl” kelimeleri geçmektedir.

Toros. deniz börülcesi denizgülü deniz otu deniz pırasası deniz rezenesi deniz sarmaşığı . göl. “Kazdağı. Dağ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Dağ adlarıyla kurulan bitki adlarında “dağ. Kazdağı.2. dağ armudu dağ baklası dağ çamı dağ çayı dağ çileği dağ çöveni dağ dalak otu dağ elması dağ eriği dağ erik otu dağ gülü dağ karanfili dağ kavağı dağ kestanesi dağ kimyonu dağ kirazı dağ lâlesi dağ marulu dağ nanesi dağ nohudu dağ pırasası dağ reyhanı dağsabunu dağ sakızı dağ sarmaşığı dağ servisi dağ soğanı dağ sümbülü dağ üzümü dağ yemişi Kazdağı köknarı Toros sediri Uludağ köknarı 3.7. Göl ve Dere Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adları “deniz. Bunlardan “dağ” kelimesi cins isim. Toros.104 mezarlık otu mezarlık servisi mezarlık zambağı sahil çamı tarla çöveni tarla gülü tarla mantarı tarla sarmaşığı yayla çayı yayla çiçeği yayla gülü yaylagüzeli yayla kekiği yayla kestanesi yayla otu yayla sarımsağı yayla yavşanı 3.3.2. Uludağ” özel isimlerdir. “deredaban” bitkisi hariç.2. Deniz. belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. Dağ adlarıyla kurulan bitkilerin tamamı. Uludağ” kelimeleri kullanılmıştır. diğerleri belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. dere” kelimeleri kullanılarak kurulmuş olup.7.

Bağdat. “Antep. Yalova” kelimeleriyle oluşturulmuştur.105 deniz soğanı deniz teresi deniz üzümü deniz yosunu deredaban dere kabalağı dereotu göl kestanesi göl soğanı 3. Besni. . Halep. Antep. yayılma alanını gösterir. Hint. Cezayir. Anadolu. Lübnan. Isparta.2. Örneğin “Isparta gülü”nün diğer gül türleri arasında. Kıbrıs. üretildiği bölgeyi. şehir. Şam. ilçe ve semt adları bitkinin kaynağını. “Anadolu” Türkiye’nin Asya kıtasında kalan bölümünün adı. Arabistan. cehennem ve Kâbe kelimeleri kullanılmıştır. Trabzon. Dinsel Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Dinsel mekân bildiren bitki adlarında cennet. Kemer. Cezayir. Kırkağaç” ilçe adları. Bursa. Hindistan. Semt Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Ülke. “Arnavutköy” semt adı. Brüksel. Bombay. Yalova” şehir adları. Diyarbakır. “Bandırma. Halep. dünyanın diğer bölgelerinde yetişen aynı bitki türlerinden tat ve kalite olarak farklılık arz eder. Besni. Çin. Amerika. Girit. Hollanda. cehennem zambağı cennet biberi cennet otu Kâbe süpürgesi 3. Isparta. Diyarbakır. Bursa. Bu tür bitki adları toplam dört tane olup. Kırkağaç. Manisa. Şam. Brüksel. “Malta” aynı zamanda bir devletin adıdır. Cincife. Karaman. Hicaz. Mısır.4. Kemer.2. stanbul. “Girit” ve “Malta” ise birer ada ismi olup. “Cincife” ise bir köy adıdır.7. Lübnan. Malta. “Malta eriği”nin diğer erik türleri arasında ayrı bir yeri bulunmaktadır.5. Ayrıca “Bombay” bir eyalet adı. Hollanda. lçe. stanbul. belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur.7. Mısır” ülke adları. şehir. Bunlardan “Afrika. Bu adları taşıyan bitkiler. Ülke. Fenike. Arabistan. Hindistan. Çin. Şehir. Fenike. Hasankeyf. Bitkilerde geçen ülke. Manisa. Kıbrıs. Hicaz. Arnavutköy. Bağdat. Bandırma. ilçe ve semt adlarıyla kurulan bitki adları “Afrika. Trabzon. Amerika. Karaman.

2. Kapalı Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Kapalı mekânlar insanların oturdukları ve yaşadıkları yerler olup.7. kapalı mekân adlarıyla kurulan bitki adlarını salon ve saray kelimeleri oluşturmuştur. .6.106 Afrika menekşesi Amerika bademi Amerika elması Amerika üzümü Anadolu otu Antep fıstığı Antep karası Arabistan defnesi Arnavutköy çileği Bağdat hurması Bandırma kabı Bandırma üzümü Besni üzümü Bombay fasulyesi Brüksel lahanası Bursa buğdayı Cezayir menekşesi Cincife üzümü Çin anasonu Çin gülü Çin karanfili Çin lahanası Çin leylâğı Çin tarçın ağacı Diyarbakır karpuzu Fenike ardıcı Fenike portakalı Girit kekiği Girit lâlesi Girit otu Girit şakayığı Halep çamı Halep şalgamı Hasankeyf tütünü Hicaz buğdayı Hindistan cevizi Hint armudu Hint bademi Hint baklası Hint bezelyesi Hint biberi Hint çiçeği Hint darısı Hint fıstığı Hint fulü Hint hıyarı Hint hurması Hint inciri Hint kamışı Hint keneviri Hint kirazı Hint leylâğı Hint pamuğu Hint pirinci Hint portakalı Hint safranı Hint yağı ağacı Hollanda kavağı Isparta gülü stanbul kekiği stanbul lâlesi stanbul şalgamı stanbul üzümü Karaman kimyonu Kemer patlıcanı Kıbrıs akasyası Kırkağaç kavunu Lübnan sediri Malta eriği Manisa lâlesi Mısır fulü Mısır yasemini Şam fıstığı Şam razakısı Şam üzümü Trabzon çayı Trabzon hurması Yalova misketi 3.

107 salon çamı saray çiçeği saray menekşesi .

108 III. B TK ADLARINDA GEÇEN YAPIM EKLER .

174). 33). Bu ekle kurulmuş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: < gön+en < kara oğ(u)l+an < oğ(u)l+an elması < oğ(u)l+an otu < öksüz oğ(u)l+an < saz+an < topal+an < yemiş+en Karacaoğlan mantarı < Karaca oğ(u)l+an mantarı öksüzoğlan çiğdemi < öksüz oğ(u)l+an çiğdemi . türettikleri kelime sayısı oldukça sınırlıdır (Korkmaz. S MDEN S M YAPMA EKLER simden isim yapma ekleri isim kök ve gövdelerinden isim yapmak için kullanılan yapım ekleridir. +An Bu ek işlek olmayan. 33). sim kök ve gövdelerinden türetme yapacak eklerin bir kısmı çok işlek. ancak bir iki örnekte görülen bir ektir. isimden isim yapma eklerinden ve fiilden isim yapma eklerinden sonra gelebilirler (Ergin. Çok belirli bir fonksiyonu yoktur (Ergin. Yani isimden isim yapma ekleri. Eski Türkçede bağlılık. güçlendirme ve çokluk görevindeki bir ekin Türkiye Türkçesine uzanmış ve kökle kaynaşarak canlılığını yitirmiş bir kalıntısı niteliğindedir (Korkmaz. sazan. topalan ve yemişen kelimelerinde görülmektedir. dolayısıyla canlı olan eklerdir. Bugün canlılığını kaybederek bulunduğu kelimelerde köke karışmış durumdadır.109 1. 154). oğlan. gönen karaoğlan oğlanelması oğlan otu öksüzoğlan sazan topalan yemişen +AnAk sim köklerine gelerek renk ve şekil benzerliği kuran bir ektir. isimden yapılmış isim gövdelerine ve fiilden yapılmış isim gövdelerine eklenirler. Bu ekler isim köklerine. Bu ek gönen. Bunlardan bir kısmı az işlek eklerdir. Bu nedenle.

Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: acıca ağcaca akça akçaağaç akçabağ akçabardak akçabudak akça elma akçakavak akça kesme akçakızı < acı+ca < ak+ça+ca < ak+ça < ak+ça ağaç < ak+ça bağ < ak+ça bardak < ak+ça budak < ak+ça elma < ak+ça kavak < ak+ça kesme < ak+ça kızı akçayazlık alaca alluca ballıca biberlice börülce cıbarca çökülce çulluca çullukça çüklüce damarlıca darıca < ak+ça yazlık < ala+ca < allı+ca < ballı+ca < biberli+ce < böğürül+ce < cıbır+ca < çöğür+ce < çullu+ca < çulluk+ça < çüklü+ce < damar+lı+ca < darı+ca akça armudu < ak+ça armudu akça buğday < ak+ça buğday . Bu ekle kurulmuş toplam üç tane bitki adı tespit edilmiştir. isim ve sıfat görevindedir. 175).110 bozanak gözenek < boz+anak < göz+enek +gan şlek olmayan eklerden biridir (Ergin. Ekin getirildiği kelimeler. benzerlik ve karşılaştırma görevinde kullanılan bir ektir (Korkmaz. 36). +çA Aslında bir çekim eki olan bu ek klişeleşerek veya fonksiyon değiştirerek eskiden beri yapım eki hâlinde de kullanılmaktadır (Ergin. 167). Eşitlik. arpağan bodurgan ışılgan < arpa+gan < bodur+gan < ışıl+gan +cA.

165). Yapım eki olarak başlıca fonksiyonu küçültme ve sevgi ifade etmektir (Ergin. Bu ekle kurulmuş toplam on bir tane bitki adı tespit edilmiştir: .111 delice dişice dillice domatça duvaklıca eğece eğrilce ekşice ekşilice gence gerce gollüce gökçe izmelece kaplıca karaca karaca ot kertilce kızılca kızılca dişi kirlice kubatça kurtluca < deli+ce < dişi+ce < dilli+ce < domat+ça < duvaklı+ca < eğe+ce < eğ(i)rili+ce < ekşi+ce < ekşili+ce < gen+ce < ger+ce < kollu+ca < gök+çe < ezmeli+ce < kaplı+ca < kara+ca < kara+ca ot < kirtil+ce < kızıl+ca < kızıl+ca dişi < kirli+ce < kubat+ça < kurtlu+ca kuşça küllüce otu morca ovaca öksüzce örmece pamuça pıtırca sakarca salmanca sarıca erik < kuş+ça < küllü+ce otu < mor+ca < ova+ca < öksüz+ce < örme+ce < pamu(k)+ça < pıtır+ca < sakar+ca < salman+ca < sarı+ca erik morca süpürge< mor+ca süpürge saplıcatinton < saplı+ca tinton suluca armut < sulu+ca armut sulucagümbet < sulu+ca gümbet sütlüce telçe tellice topaçça topluca tüylüce yağlıca yellice yumurca < sütlü+ce < tel+ce < telli+ce < topaç+ça < toplu+ca < tüy+lü+ce < yağlı+ca < yelli+ce < yumur+ca kanlıca mantarı< kanlı+ca mantarı karaca kovuk < kara+ca kovuk kısacamahmut < kısa+ca mahmut tüylüceyumru < tüylü+ce yumru +cAk. fakat işlekliği gittikçe azalan bir ektir. +çAk Bu ek Türkçede başlangıçtan beri kullanılan.

işleklik derecesi çok yüksektir (Ergin. 157). +çU Bu ek Türkçenin eskiden beri kullanılan ve işlekliğini kaybetmemiş bulunan isimden isim yapma eklerinden biridir. Başlıca fonksiyonu isimlerin sonuna gelerek meslek ve uğraşma ile ilgili isimler yapmaktır. bir özelliği veya bir kabiliyeti ifade eden sıfatların türetilmesine yarar (Çeneli. 1).112 apırcak düvülcek geyicek göğcek kangırcak kapıncak < apır+cak < düğül+cek < geyi(k)+cek < göğ+cek < kangır+cak < kapan+cak pamucak selecek tomçak yağlıcak yumurcak < pamu(k)+cak < sele+cek < top+çak < yağlı+cak < yumur+cak +cAn simden isim yapan +cAn eki. +çI. Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: avukçu ayıcı bardakçı boyacı aspiri boyacı dikeni boyacı katırtırnağı boyacı kökü < avuk+çu < ayı+cı < bardak+çı < boya+cı aspiri < boya+cı dikeni < boya+cı k < boya+cı kökü boyacı papatyası böcü çalgıcı otu davulcu değirmenci değirmenci üzümü deveci bardağı < boya+cı p < bö+cü < çalgı+cı otu < davul+cu < değirmen+ci <değirmen+ci ü < deve+ci bardağı . Kullanım sahası çok geniş. Bu ekle kurulmuş beş tane bitki adı tespit edilmiştir: burgacan darıcan kekilcen sütlücen tekecen < burga+can < darı+can < kākül+cen < sütlü+cen < teke+cen +cI +cU. kuvvetli bir eğilimi.

+cUk. +çUk Bu ek Batı Türkçesinin başından beri görülen ve son zamanlarda çok işlek hâle gelen bir ektir. +çIk. bitkilerin adlandırılmasında da kullanılmaktadır. 163).113 helvacı çöveni helvacı kabağı helvacı kökü kömürcü şıkığı sepetçi kavağı sepetçi söğüdü şerbetçi otu tortçu üzümcü eriği yalancı akasya yalancı biber yalancı çiriş < helva+cı çöveni < helva+cı kabağı < helva+cı kökü < kömür+cü ş < sepet+çi kavağı < sepet+çi söğüdü < şerbet+çi otu < tort+çu < üzüm+cü eriği < yalan+cı akasya < yalan+cı biber < yalan+cı çiriş yalancı eğir yalancı havacıva yalancı ısırgan yalancıkeçi yalancı kenevir yalancı öd ağacı < yalan+cı eğir < yalan+cı h < yalan+cı ısırgan < yalan+cı keçi < yalan+cı k < yalan+cı öd a yalancı lavanta çiçeği < yalan+cı l ç yalancı porsuk bitkisi < yalan+cı p b yalancı portakal ağacı < yalan+cı p a yalancı safran yalancı sümbül < yalan+cı safran < yalan+cı s yalancı tespih ağacı < yalan+cı t a +cIk. alçacık altıncık bardacık bebekçik bekmezcik buğdaycık çıyancık dağarcık damarcık davşancık demircik < alçak+cık dikencik durnacık düğmecik ebecik otu ekşimcik elmacık gelincik gercik gevrecik göğemcik hıyarcık iğcik < diken+cik < turna+cık < düğme+cik < ebe+cik otu < ekşim+cik < elma+cık < gelin+cik < ger+cik < gevre(k)+cik < göğem+cik < hıyar+cık < iğ+cik < altın+cık < barda(k)+cık < bebek+çik < pekmez+cik arpacık soğanı < arpa+cık soğanı bardacık eriği < barda(k)+cık eriği < buğday+cık < çıyan+cık < dağar+cık < damar+cık < tavşan+cık < demir+cik horozcuk otu < horoz+cuk otu . Ünlü ve ünsüz uyumlarına bağlı olup. Başlıca fonksiyonları isimden küçültme ve sevgi ifade eden isimler yapmaktır (Ergin.

Eskiden beri ataç. Bu ekle oluşturulmuş sekiz tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan akbabaç. akbabaç aktopaç anaç tikeni eneç gagaç geneç soğlaç < akbaba+ç < aktop+aç < ana+ç dikeni < en+eç < gaga+ç < gen+eç < soğla+ç . anaç. aktopaç sıfat tamlaması. anaç dikeni belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. 175).114 iğnecik kabarcık kabarcıkotu kapçık kapçık otu karacık kayacık kayganacık kaymacık keçemçik kesercik kıvırcık kızılcık kokarcık koluncuk < iğne+cik < kabar+cık < kabar+cık+otu < kap+çık < kap+çık otu < kara+cık < kaya+cık < kaygana+cık < kayma+cık < keçem+çik < keser+cik < kıvır+cık < kızıl+cık < kokar+cık < kolon+cuk kovancık kulecik marulcuk nevbetçik pancarcık parlacık soğancık takımcık tatarcık teknecik tomdurcuk varcık yiğilcik yoğurtçuk yüksükçük zivircik < kovan+cık < kule+cik < marul+cuk < nevbet+çik < pancar+cık < parla(k)+cık < soğan+cık < takım+cık < Tatar+cık < tekne+cik < tomur+cuk < var+cık < yiğil+cik < yoğurt+çuk < yüksük+cük < ziver+cik karakazancık < karakazan+cık süleymencik < Süleyman+cık kısacıkmahmut< kısa+cık mahmut kıvırcık salata < kıvır+cık salata +(A)ç Bu ek işlek olmayan eklerden biridir. babaç kelimelerinde görülür. Anlamı kuvvetlendirme fonksiyonu vardır (Ergin.

115

topoç

< top+aç

+cıl, +çıl Ünlü ve ünsüz uyumlarına bağlı ve vurgulu, az işlek bir ektir. Eklendiği ada “bir şeye düşkünlük, alışkanlık, bağımlılık, benzerlik” işlevleri katan ad ve sıfatlar türetir (Korkmaz, 44). Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan tavşancıl otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. arakçıl gırçıl okcül < arak+çıl < kır+çıl < ok+çul

tavşancıl otu < tavşan+cıl otu

+çIn şlek olmayan bir isimden isim yapma ekidir, birkaç kelimede bulunmaktadır (MBTS, 3, 3526) Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir. boyaçın dipçin karçin < boya+çın < dip+çin < kar+çin

+daş simlerden “ortaklık, beraberlik” bildiren isim ve sıfatlar türeten bir ektir (Korkmaz, 46). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: yaldaş < yal+daş

116

+dın, +dün +dın, +dün eki ay ve gök kelimelerine gelerek kökün belirttiği anlamı pekiştiren ve bunlardan bitki adı kuran bir ektir. Ekin getirildiği kelimeler, isim ve sıfat görevinde kullanılmıştır. aydın aydın çiçeği aydın göz aydın gülü gökdün < ay+dın < ay+dın çiçeği < ay+dın göz < ay+dın gülü < gök+dün

aydın buğday < ay+dın buğday

+dIrIk, +duruk Bu ek organ adlarına gelerek onlarla ilgili alet isimleri yapar. -duruk eki durmak fiilinden gelme olup, tutan anlamını taşımaktadır (Banguoğlu, 170). Bu ekle kurulmuş toplam dört tane bitki adı tespit edilmiştir. -dIrIk eki bunlardan sadece çiğindirik (çiğin “omuz”) kelimesinde organ adına getirilmiştir. çiğindirik ışıldırik oğunduruk sakızdırık < çiğin+dirik < ışıl+dırık < oğul+duruk ? < sakız+dırık

+Il, +al Benzerlik gösteren, adlardan ad ve sıfat türeten bir ektir (Korkmaz, 49). Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: kızılağaç kirtil topul < kız+ıl ağaç < kirt+il < top+ul

117

yanal yeşilbiber

< yan+al < yaş+ıl biber

+lAk +lAk eki, isimden fiil yapmakta kullanılan +lA- ve fiilden isim yapan -ik eklerinin birleşmesinden oluşmuştur. sim ve sıfat yapmakta kullanılır (Banguoğlu, 186). Eklendiği kelimeye alışkanlık, süreklilik ve pekiştirme anlamı katan bir ektir. Genellikle ses taklidi kelimelere getirilmiştir. Bu ekle kurulan bitki adları şunlardır: avurtlak aşılak bağırtlak bartlak cırmılak cırtlak cırtlak otu coplak çatlak çatlak otu çıtlak çitlek göbelek < avurt+lak < aşı+lak < bağırt+lak < bart+lak < cırma+lak < cırt+lak < cırt+lak otu < cop+lak < çat+lak < çat+lak otu < çıt+lak < çit-lek < göbe(k)+lek gödelek kabalak kamalak kavuşlak kozalak kuşulak ökselek paflak patlak pıslak sakalak sakızlak söbelek zıplak < gö(v)de+lek < kaba+lak < kama+lak < kavuş+lak < kozak+lak < kuş+lak < ökse+lek < paf+lak < pat+lak < pıs+lak < saka+lak < sakız+lak < söbe+lek < zıp+lak

götlek ormanı < göt+lek ormanı

beslek kaçıran < bes(i)+lek kaçıran

cırtlak sakızı < cırt+lak sakızı

+Ak Eski Türkçedeki +GAk küçültme ve kuvvetlendirme ekiyle ilişkisi olan bu ek, genellikle tek heceli kelimelere gelerek benzetme ve küçültme işleviyle az sayıda adlar türetmiştir (Korkmaz, 35). Bu ekle kurulmuş on dört tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan saçak mantarı belirtisiz isim tamlaması, saçak darı sıfat tamlaması, çanakçatlatan sıfat-fiil grubu biçiminde kurulmuştur.

118

bardak başak benek gölek ışılak kabak kavak

< bart+ak < baş+ak < ben+ek < göl+ek < ışıl+ak < kab+ak < kav+ak

kızılak saçak darı sazak soğanak yangak

< kızıl+ak < saç+ak darı < saz+ak < soğan+ak < yan+ak

saçak mantarı < saç+ak mantarı

çanakçatlatan < çan+ak ç

+Az Küçültme işlevinde isimden isim türeten ve işlek olmayan bir ektir (Korkmaz, 36). Bu ekle kurulmuş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: büğrez < büğrü+ez alaz < al+az

+Ik, +Uk Küçültme işlevinde bazı isimler ve sıfatlar türeten bir ektir (Korkmaz, 47). Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir: buğdayık çirtik çükündürük kendirik kütük topuk < buğday+ık < çirt+ik < çukundur+uk < kendir+ik < küt+ük < top+uk

+i Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir:

119

çirti

< çirt+i

+AlAk +AlAk eki, küçültme anlamında isimler türeten ve bazı bitki adlarında kullanılan bir ektir (Banguoğlu, 174). Bu ekle kurulmuş yedi tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan kara topalak sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. göğelek hohalak kara topalak şangalak takalak topalak yanalak < gök+elek < hoh+alak < kara top+alak < şang+alak < tak+alak < top+alak < yan+alak

+lI, +lU Bu ek, işleklik derecesi çekim eklerine yakın olan (Ergin, 159), Türkiye Türkçesinin her isme gelebilen ve isimden isim ve sıfat türeten eklerinden biridir (Korkmaz, 53). Bitkilerin adlandırılmasında da çok sık kullanılan +lI, +lU eki, bunlardan isim, isim tamlaması, sıfat, sıfat tamlaması ve isnat grubu oluşturmuştur. Bu ekle kurulan bitki adları şunlardır: akbaşlı alasulu allıballı alluca analı kızlı anslı artlı atınaklı atmalı < akbaş+lı < alasu+lu < al+lı bal+lı < al+lı+ca < ana+lı kız+lı < ans+lı ? < art+lı < atınak+lı < atma+lı ayaklı kekik ballı ballı boynuz ballıca ballıdarı benekliköse benli belerce benli üzümü bıyıklı < ayak+lı kekik < bal+lı < bal+lı boynuz < bal+lı+ca < bal+lı darı < benek+li köse < ben+li belerce < ben+li üzümü < bıyık+lı

120

biberlice biberli mantar boynuzlu dücük boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş burmalı marul bürgülü büzgülü çitili kavun çöpürlü çulluca çulluoğlu çüklüce damarlıca daşlıca armut datlıbilem demirli dibi kıllı dikenli acı ot dikenli meyan dikenli mısır dikenli ot dillice dokuzbaşlı dokuzdonlu dokuztepeli domaylı duvaklıca duvaklı mantar düğmeli düzgülü ebeli eğrilce

< biber+li+ce < biber+li mantar < boynuz+lu d < boynuz+lu g < boynuz+lu h < burma+lı marul < bürgü+lü < büzgü+lü < çiti+li kavun < çöpür+lü < çul+lu+ca < çul+lu oğlu < çük+lü+ce < damar+lı+ca < taş+lı+ca armut < tat+lı bilem < demir+li < dibi kıl+lı < diken+li acı ot < diken+li meyan < diken+li mısır < diken+li ot < dilli+ce < dokuzbaş+lı < dokuzdon+lu < dokuztepe+li < dombay+lı < duvak+lı+ca < duvak+lı m < düğme+li < düzgü+lü < ebe+li < eğ(i)ri+li+ce

ekşilice gartlı gollüce göğdeli hanaylı içlikız izmelece kanlıca mantarı kaplıca karakıllı kartallı eğrelti otu katmerli badem kelleliot kıllı kozak kırlı kokulu çayır otu kokulu kiraz kokulu narpis kokulu yonca kurtluca küpeli meçikli mislibuğday Osmanlı lâlesi özüllük pamuklu pıtıraklı otu pürçüklü renkli ot saplı mantar saplı meşe saplıtinton sarı kokulu

< ekşi+li+ce < kart+lı < kol+lu+ca < gövde+li < hanay+lı < iç+li kız < ezme+li+ce < kan+lı+ca m < kap+lı+ca < karakıl+lı < kartal+lı e o < katmer+li b < kelle+li ot < kıl+lı kozak < kır+lı < koku+lu ç o < koku+lu kiraz < koku+lu narpis < koku+lu yonca < kurt+lu+ca < küpe+li < meçik+li < mis+li buğday < Osman+lı lâlesi < öz+lü+lük < pamuk+lu < pıtırak+lı otu < pürçük+lü < renk+li ot < sap+lı mantar < sap+lı meşe < sap+lı tinton < sarı koku+lu

121

sinirli ot sürmeli sütlüce şikirdaklı tamli tatlı tatlı bayram tatlı elması tatlıgöbek tatlı kenger tatlı kök tatlı limon tatlı ravent tatlı su gelinciği tellice tetirli tohumlu bitkiler tokalı dücük toklu topluca topuklutiken tüllü tüylü tüylübaba tüylübarak

< sinir+li ot < sürme+li < süt+lü+ce < çekirdek+li < ŧa’m+lı ? < tat+lı < tat+lı bayram < tat+lı elması < tat+lı göbek < tat+lı kenger < tat+lı kök < tat+lı limon < tat+lı ravent < tat+lı s g < tel+li+ce < tetir+li < tohum+lu b < toka+lı dücük < tok+lu < top+lu+ca < top+lu diken < tül+lü < tüy+lü < tüy+lü baba < tüy+lü barak

tüylü boya tüylüce tüylüceyumru tüylü çay tüylü dalak otu tüylü kanak tüylü meşe tüylütapan tüylütombalak tüylütoparlak unluca üvezli üzümlü yağlıca yağlıcak yağlı dürülü yağlıısırgan yağlımancar yağlı ot yazılı yellice yordanlı zehirli çiğdem zehirli mantar

< tüy+lü boya < tüy+lü+ce < tüy+lü+ce y < tüy+lü çay < tüy+lü d o < tüy+lü kanak < tüy+lü meşe < tüy+lü tapan < tüy+lü t < tüy+lü toparlak < un+lu+ca < üvez+li < üzüm+lü < yağ+lı+ca < yağ+lı+cak < yağ+lı dürülü < yağ+lı ısırgan < yağ+lı+mancar < yağ+lı ot < yazı+lı < yel+li+ce < yordan+lı < zehir+li çiğdem < zehir+li mantar

+lIk, +lUk Bu ek başlangıçtan beri Türkçenin belli başlı isimden isim yapma eklerinden biri olarak kullanılagelmiştir. Geçici olduğu gibi kalıcı isimler de yapar. Yani bir nesnenin bir vasfını bildirerek sıfat gibi kullanılan isimler yaptığı gibi, nesne adı olarak kalıcı isimler de teşkil eder. Başlıca fonksiyonları isimlerden yer, alet, topluluk isimleri ve sıfat yapmaktır (Ergin, 155). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan +lIk, +lUk eki isim,

122

sıfat ve isim tamlaması biçiminde bitki adları kurmuştur. Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: akçayazlık akyazlık almalık ballık ballık otu bataklık nergisi bataklık süseni benlik bızalık boyalık cıcılık civcivlik çavdarlık çibillik çıtlık çulluk daraklık otu develik düdüllük ebelik erelik ekşilik göğlük güllük paralık pirelik sabırlık sakızlık salatalık sarıklık < akçayaz+lık < akyaz+lık < alma+lık < bal+lık < bal+lık otu < batak+lık n < batak+lık s < ben+lik < bıza+lık < boya-lık < cici+lik < civciv+lik < çavdar+lık < çibil+lik < çıt+lık < çul+luk < tarak+lık otu < deve-lik < düdül+lük < ebe+lik < ere(k)+lik < ekşi+lik < gök+lük < gül+lük < para+lık < pire+lik < sabır+lık < sakız+lık < salata+lık < sarık+lık günlük ağacı höllük iğnelik iğnelik otu kanlık karalık karavlık kaymaklık kendilik kırklık kızıllık kofurgalık küllük mancarlık mazlıħ mezarlık otu mezarlık servisi mezarlık zambağı neferlik okluk on bir aylık oymalık özüllük pamukluk sarmalık semizlik soğukluk suluk suvarmılık süngüllük < gün+lük ağacı < (h)öl+lük < iğne+lik < iğne+lik otu < kan+lık < kara+lık < karav+lık < kaymak+lık < kendir+lik < kırk+lık < kızıl+lık < kofurga+lık < kül+lük < mancar+lık < mazı+lık < mezar+lık otu < mezar+lık s < mezar+lık z < nefer+lik < ok+luk < on bir ay+lık < oyma+lık < özlü+lük < pamuk+luk < sarma+lık < semiz+lik < soğuk+luk < su+luk < suvarma+lık < sünük+lük ?

123

süpürgelik şarlık taraklık tespihlik

< süpürge+lik < şa’r+lık < tarak+lık < tespih+lik

üzerlik yağlık yemlik yeşillik

< yüzer+lik < yağ+lık < yem+lik < yeşil+lik

+ ür Ses yansımalı köklerden yeni türetmeler yapılabilmesi için gövde oluşturan bir ektir (Korkmaz, 48). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: kütür < küt+ür

+mAn Bu ek, sıfatlardan kişileri niteleyen sıfatlar türeten bir ektir. Eklendiği sıfata “abartma, aşırılık” anlamı katar. şlek bir ek olmadığı için türettiği kelimeler oldukça sınırlıdır (Korkmaz, 58). Asıl fonksiyonu isimden isim yapmak olan bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı vardır: arcıman ekşimen orman < arcı+man < ekşi+men < or+man

+mIk, +mUk Bu ekin asıl görevi fiilden isim yapmaktır; ancak “bozamık, çaymık, destimik, karamuk, keçemük” kelimelerinde ekin isimden isim yapma görevinde kullanıldığı görülmektedir.

124

bozamık çaymık destimik karamuk keçemük

< boz+a+mık < çay+mık < desti+mik < kara+muk < keçe+mük

+tırak sim köklerine gelerek “gibilik, benzerlik, yakınlık” anlamları katan bir ektir (Korkmaz, 59). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir. yabantırak < yaban+tırak

+sü Eski Türkçeden beri dilimizde az işlek olarak kullanılan ve benzerlik sıfatları yapan bir ektir (Banguoğlu, 199). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: günsü < gün+sü

+sIl simden benzerlik fiili türeten +sI eki ile fiilden isim türeten -l ekinin kaynaşmasından oluşan bu birleşik ek, dilimizde bir iki kelime bırakmış ölü eklerdendir (Korkmaz, 63). Bu ekle türetilmiş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: aħsıl < ak+sıl

iğnesil < iğne+sil

+sIz, +sUz Bu ek, addan “yokluk, eksiklik” bildiren olumsuz anlamda sıfatlar türeten çok işlek bir ektir. “Sahip olma, kendinde bulundurma” görevindeki sıfat türeten +lI, +lU ekinin

125

karşıtıdır (Korkmaz, 64). Bu ekle türetilmiş sekiz tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan altı tanesini, kalıcı bir isim hâline gelmiş olan “öksüz” kelimesi oluşturmaktadır. Bu kelimede ekin belirttiği olumsuzluk anlamı kaybolmuştur. Diğer iki örnekte ise (sapsız, sırımsız) olumsuzluk anlamı bulunmaktadır. Aliöksüz öksüzali öksüzce < Aliök+süz < ök+süz Ali < ök+süz+ce

öksüz çiçeği < ök+süz çiçeği öksüz çiğdemi < ök+süz çiğdemi öksüzoğlan sapsız meşe sırımsız < ök+süz oğlan < sap+sız meşe < sırım+sız

+(I)z, +(U)z simlere ve sayı adlarına gelerek topluluk veya ikilik gösteren bir isimden isim yapma ekidir. Çok eski bir ek olduğu için işlekliğini kaybetmiş, günümüze kalıp hâlinde, eklendiği sözlerle birlikte gelmiştir (Korkmaz, 66). Bu ek sadece boynuz kelimesiyle kurulmuş bitki adlarında görülmektedir. ballı boynuz boynuzlu dücük boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş buynuz < ballı boyun+(u)z < boyun+(u)z+lu dücük < boyun+(u)z+lu gelincik < boyun+(u)z+lu haşhaş < boyun+(u)z

Ar. +î Nispet eki olan î, sonuna geldiği kelimelere “ait olan, ilgili, mensup, …niteliğinde olan” vb. anlamlar katar (MBTS, 2, 1332). Bu ek “Bektaş, meydan, tıp ve yaban” kelimelerine gelerek bitkilerin adlandırılmasında kullanılmıştır. Bunlardan Bektaş bir özel isim,

126

diğerleri ise cins isimdir. Bektaşî, meydanî ve tıbbî kelimeleriyle birer; yabanî kelimesiyle otuz iki tane bitki adı kurulmuştur.

Bektaşî üzümü meydanî tıbbî papatya yabanî akdiken yabanî bezelye yabanî biber yabanî ceviz yabanî elma yabanî enginar yabanî erik yabanî hardal yabanî hindiba yabanî ıspanak yabanî incir yabanî kavun yabanî kereviz yabanî kimyon yabanî kiraz yabanî kuşkonmaz yabanî lahana yabanî mantar yabanî marul yabanî menekşe yabanî mercanköşk yabanî mersin yabanî pancar yabanî pırasa yabanî sarımsak yabanî sedef otu yabanî sinameki

< Bektaş+î üzümü < meydan+î < tıbb+î papatya < yaban+î akdiken < yaban+î bezelye < yaban+î biber < yaban+î ceviz < yaban+î elma < yaban+î enginar < yaban+î erik < yaban+î hardal < yaban+î hindiba < yaban+î ıspanak < yaban+î incir < yaban+î kavun < yaban+î kereviz < yaban+î kimyon < yaban+î kiraz < yaban+î kuşkonmaz < yaban+î lahana < yaban+î mantar < yaban+î marul < yaban+î menekşe < yaban+î mercanköşk < yaban+î mersin < yaban+î pancar < yaban+î pırasa < yaban+î sarımsak < yaban+î sedef otu < yaban+î sinameki

127 yabanî tere yabanî tirfil yabanî turp yabanî tütün yabanî üzüm < yaban+î tere < yaban+î tirfil < yaban+î turp < yaban+î tütün < yaban+î üzüm Far. kavim isimlerinin sonuna gelerek memleket adları yapar (MBTS. bazı kelimelerin sonuna gelerek yer adları. Bu ekle kurulmuş toplam üç tane bitki adı tespit edilmiştir: Arabistan defnesi Hindistan cevizi < Arab+istan defnesi < Hind+istan cevizi küçük Hindistan cevizi < küçük Hind+istan cevizi Moğ. +istan Bu ek. +t süt < sü+t . birer kavim adı olan Arap ve Hint kelimelerinin sonuna gelerek bitkilerin adlandırılmasında kullanılmıştır. 1441). 2. Örneklerde de görüldüğü gibi.

179). kurutakırdak sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. simlerden olma veya yapma ifade eden fiiller yapar (MBTS. çünkü isimden fiil yapma eklerinden sonra fiilden isim yapma eki gelmelidir. 3. Eski Türkçede ekin hem d’li. hem t’li şekilleri vardı. 3532). S MDEN F L YAPMA EKLER simden fiil yapma ekleri isim kök ve gövdelerinden fiil yapmak için kullanılan eklerdir.128 2. t’li şekil. Bu eklerle kurulmuş örnekler şunlardır: +AFazla işlek olmayan ve bazı kelimelerde görülen bir isimden fiil yapma ekidir. Bu ekler isim köklerine. 114). Bunlardan fırıldak çiçeği ve zıngırdak otu belirtisiz isim tamlaması. Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir: kanak kanatma türeme < kan+a-k < kan+a-t-ma < tür+e-me +dABirkaç tek heceli ad dışında ses yansımalı sözlerden ses yansımalı fiiller türeten bir ektir (Korkmaz. Bitki adlarında kullanılan isimden fiil yapma eklerinin sayısı fazla değildir.fiilinde kalmıştır (Ergin. 182). Batı Türkçesinde yalnız iste. bengildek çakıldak fışıldayık < bengil+de-k < çakıl+da-k < fışıl+da-yık kurutakırdak < kuru takır+da-k lokurdak şakıldak < lokur+da-k < şakıl+da-k fırıldak çiçeği < fırıl+da-k çiçeği zıngırdak otu < zıngır+da-k otu . isimden yapılmış isim gövdelerine ve fiilden yapılmış isim gövdelerine eklenirler (Ergin. Bitki adlarında yer alan isimden fiil yapma ekleri kelimenin sonunda kullanılamaz.

isimden fiil yapma eklerinin en işlek olanıdır. Hemen hemen her çeşit ismin sonuna gelerek yapma veya olma ifade eden fiiller yapar. Bu ek Türkçede eskiden beri hep aynı kalmıştır (Ergin. +lA.ekiyle kurulmuş çok sayıda bitki adı bulunmaktadır.129 +lABu ek. 180). aklan aşılak aşılama bağlaşık cırlangıç cırtlak cırtlak otu cırtlan cırtlavuk cızlağan cızlayık coplak çatlağan çatlak çatlak otu çatlangaç çırlavuk çıtlak çıtlamak < ak+la-n < aşı+la-k < aşı+la-ma < bağ+la-şık < cır+la-ngıç < cırt+la-k < cırt+la-k otu < cırt+la-n < cırt+la-vuk < cız+la-ğan < cız+la-yık < cop+la-k < çat+la-ğan < çat+la-k < çat+la-k otu < çat+la-ngaç < çır-la-vuk < çıt+la-k < çıt+la-mak çıtlamık çöpleme dallama demirliyen dişlek darı erekleme göğlemez hartlap haşlama havazla hıyarlama kakalaşka papurtlama patlak patlangaç patlangıç sakızlak sütleğen şaplak zıplak < çıt+la-mık < çöp+le-me < dal+la-ma < demir+le-y-en < diş+le-k darı < erek+le-me < göğ+le-mez < hart+la-p < haş+la-ma < havaz+la! < hıyar+la-ma < kaka+la-şka < papurt+la-ma < pat+la-k < pat+la-ngaç < pat+la-ngıç < sakız+la-k < süt+le-gen < şap+la-k < zıp+la-k beslek kaçıran < bes(i)+le-k kaçıran götlek ormanı < göt+le-k ormanı cırtlak sakızı < cırt+la-k sakızı .

ünlüyle biten tek heceli fiillerle ünsüzle biten bütün fiil kök ve gövdelerini içine alır (Ergin. -ar. -tIr-. Ekin getirildiği kelimeler isim ve sıfat görevinde kullanılmaktadır.ve -t. 209). Bu ek fonksiyonları tamamıyla birbirinin aynı olan ve bu yüzden aynı isim altında toplanan birkaç ekten biridir. göğündürme lâlesi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur.eki de Türkçede eskiden beri görülen ve işlek olarak kullanılan bir fiilden fiil yapma ekidir. -dIr-. çobankaldıran ve gelingüldüren sıfat-fiil grubu. Sayıları azdır. alma erdiren bandırma bozdurma çobankaldıran gelingüldüren -r.gibi oldurma ve yaptırma ekidir. Yani olma veya yapma ifade eden fiillerden oldurma veya yaptırma ifade eden fiiller yaparlar (Ergin. fakat çok geniş bir işleklik derecesine sahiptir (Ergin. azırgan batırgan < az-ı-r-gan < bat-ı-r-gan bitirge çevirdik < bit-i-r-ge < çev-i-r-dik < alma er-dir-en < ban-dır-ma < boz-dur-ma < çoban kal-dır-an < gelin gül-dür-en göğündürme yaldıran yandıraz < gök+ü-n-dür-me < yal-dır-an < yan-dır-az göğündürme lâlesi < gök+ü-n-dür-me l . F LDEN F L YAPMA EKLER Fiilden fiil yapma ekleri fiil kök ve gövdelerinden fiil yapmak için kullanılan eklerdir. -r. -tUrBu ek. -ar-r-. en çok kullanılanı bu ektir. fiilden yapılmış fiil gövdelerine ve isimden yapılmış fiil gövdelerine eklenirler. -dUr-.. 212). Bu ekle kurulmuş bitki adlarından alma erdiren.130 3. 200). Faktitif ekleri içinde bugün en işlek olanı. şleklik sahası. Faktitif ekleri denilen bu ekler oldurma ve yaptırma ifade ederler. Türkçede eskiden beri bulunan ve işlek olarak kullanılan fiilden fiil yapma eklerinden biridir. Bu ekler fiil köklerine.

. Bu bitki adı belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan çömlekçatlatan sıfat-fiil grubu biçimindedir. 136). Türkiye Türkçesine uzanan birkaç kelimede kaynaşmış ve kalıplaşmış durumdadır (Korkmaz. Yani fiillerden oldurma ve yaptırma ifade eden fiiller yapar. çömlekçatlatan < çömlek çatla-t-an ısıtan kanatma < ısı-t-an < kana-t-ma kurudan kurutma sürtmeğ < kuru-t-an < kuru-t-ma < sür-t-mek -(i)zEski Türkçede de sayılı örnekler veren bir ettirgenlik ekidir.131 çevrince çıkart eğriboyun eğrilce eğrilcen otu eğrim eğri yavşan gömürgen kıvrak buğday kıvrak darı kıvrışık köpürcek köpürgen köygöçüren < çev-i-r-ince < çık-ar-t < eğ-(i)-r-i boyun < eğ-(i)-r-i+li+ce < eğ-(i)-r-ilcen o < eğ-(i)-r-im < eğ-(i)-r-i yavşan < göm-ü-r-gen < kıv-(ı)-r-ak b < kıv-(ı)-r-ak darı < kıv-(ı)-r-ışık < köpü-r-ecek < köpü-r-gen < köy göç-ü-r-en ötürge pıtırgan pıtrak sıyırma sıyırma dikeni sıyırma pakla süpürge süpürge çalısı süpürge darısı süpürge kamışı süpürgelik süpürge otu < öt-ü-r-ge < bat-ı-r-gan < bat-ı-r-ak < sıy-ı-r-ma < sıy-ı-r-ma d < sıy-ı-r-ma pakla < süp-ü-r-ge < süp-ü-r-ge çalısı < süp-ü-r-ge d < süp-ü-r-ge k < süp-ü-r-gelik < süp-ü-r-ge otu -tBu ek de faktitif eklerinden biridir. Türkçede eskiden beri görülen ve işlek olarak kullanılan bir fiilden fiil yapma ekidir (Ergin. Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir. 211).

Fonksiyonu edilgenlik ve meçhullük ifade eden fiiller yapmaktır. aldangeç bandık bandırma cırlangıç çatlangaç < alda-n-gaç < ba-n-dık < ba-n-dırma < cırla-n-gıç < çatla-n-gaç çevrince çıkıntı devrinti göğündürme < çev(i)r-i-n-ce < çık-ı-n-tı < dev(i)r-i-n-ti < gök+ü-n-dürme < as-ı-l-mış adam < dök-ü-l-cen < dök-ü-l-gen < tut-u-l-ga < dür-ü-l-ü gömülgen kurulgan soyulgan yapılcan yayılgan < göm-ü-l-gen < kur-u-l-gan < soy-u-l-gan < yap-ı-l-can < yay-ı-l-gan dövülmüş avrat otu < döv-ü-l-müş a o göğündürme lâlesi < gök+ü-n-dürme l . yani olma ifade eden fiillerden meçhul fiiller yapar. geçişsiz fiillere de getirilmektedir. Fonksiyonu. çekim sırasında faili olmayan. 202). gösterdiği hareketin kimin tarafından yapıldığı belli olmayan fiillerdir (Ergin. Dönüşlülük ekiyle kurulmuş bitki adlarından göğündürme lâlesi ve sulandık otu belirtisiz isim tamlaması. kalıntı bitki sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur.(Edilgenlik) Türkçede eskiden beri işlek olarak kullanılan fiilden fiil yapma eklerinden biridir. kendi kendine yapma veya olma ifade eden fiiller yapmaktır. Edilgenlik ekinin geçtiği bitki adları şunlardır: asılmışadam dökülcen dökülgen dutulga dürülü -n. Bu ek geçişsiz.ekine de dönüşlülük eki adı verilir (Ergin.eki ile yapılan bu fiillere dönüşlü fiiller ve -n.(Dönüşlülük) Bu ek de Türkçede eskiden beri kullanılan çok işlek bir fiilden fiil yapma ekidir. Aşağıdaki bitki adlarından asılmışadam ve dövülmüş avrat otu sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. 204). Karşıladıkları hareket o hareketi yapan veya olan nesnenin üzerinde döndüğü için -n. Edilgenlik ve meçhullük eki geçişli fiillere de. Meçhul fiiller fail istemeyen.132 emzik otu < em-(i)z-ik otu -l.

-ş. 207). gidişgen otu belirtisiz isim tamlaması biçimindedir.ekinin asıl ortaklaşma fonksiyonu iki şekilde ortaya çıkar. Yaptığı fiiller bir ortaklaşma veya bir oluş ifade ederler. Türkçede eskiden beri çok işlek olarak kullanılan fiilden fiil yapma eklerindendir. iki tip ortaklık ifade eder: Karşılıklı yapılma. şteşlik ekiyle kurulmuş bitki adlarından bitişik çanak yapraklılar ve bitişik taç yapraklılar sıfat tamlaması. birlikte yapılma (Ergin. Ortaklaşma ifade eden fiiller müşterek yapılan. bağlaşık bitişik çanak yapraklılar bitişik taç yapraklılar gidişgen gidişgen otu ilişken kakalaşka kıvışkan kıvrışık kıyışak uruşman < bağla-ş-ık < bit-i-ş-ik çanak yapraklılar < bit-i-ş-ik taç yapraklılar < git-i-ş-gen < git-i-ş-gen otu < il-i-ş-ken < kakala-ş-ka < kıv-ı-ş-kan < kıv(ı)r-ı-ş-ık < kıy-ı-ş-ak < ur-u-ş-man .( şteşlik) < kal-ı-n-tı bitki < patla-n-gaç < patla-n-gıç < sula-n-dık otu urunguç yalangı yığınç < ur-u-n-guç < yala-n-gı < yığ-ı-n-ç Bu ek. birden fazla fail tarafından yapılan fiillerdir.133 kalıntı bitki patlangaç patlangıç sulandık otu -ş.

Geniş zaman sıfat-fiili yapmak için en çok bu ek kullanılır (Ergin. Sıfat-fiil ekleri kalıcı adlar türetir. isimden fiil yapma eklerinden ve fiilden fiil yapma eklerinden sonra gelebilirler. isimden yapılmış fiil gövdelerine ve fiilden yapılmış fiil gövdelerine eklenirler.134 4. 333). Sıfat-Fiil Ekleriyle Kurulan Bitki Adları Sıfat-fiiller nesnelerin hareket vasıflarını karşılayan fiil şekilleridir. zaman ifadesi de vardır (Ergin. Hareket vasıflarını belirtmek üzere nesneleri karşıladıklarına göre. Eski Türkçede -gAn şeklindeydi. -AcAk Gelecek zaman ifade eden bu ek ile kurulmuş bir tane bitki adı bulunmaktadır: saracak < sar-acak -An Geniş zaman ifade eden bu ek. Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan fiilden isim yapma eklerinin tamamı şunlardır: 4. nesne karşılayan kelimeler olarak sıfatfiiller. eskiden beri en geniş ölçüde kullanılan bir sıfat-fiil ekidir. adetleri sayılamayacak kadar çoktur (Ergin. Bu ekle kurulmuş çok sayıda bitki adı bulunmaktadır: acı kokan < acı kok-an akçalıbasan < akçalı bas-an .1. Sıfat-fiillerde hareket ifadesinden başka. Bu şekildeki kullanışları da gayet geniştir. Bu ekler fiil köklerine. fiil kök ve gövdelerinden isim yapmak için kullanılan eklerdir. Bitki adlarında kullanılan fiilden isim yapma eklerinin çoğunu sıfat-fiil ekleri ve fiil isimleri oluşturmaktadır. Fiilden isim yapma ekleriyle yapılan isimler çok çeşitli olup. Sıfat-fiil ekleriyle kurulan çok sayıda bitki adı bulunmaktadır. F LDEN S M YAPMA EKLER Fiilden isim yapma ekleri. Yani fiilden isim yapma ekleri. En fazla -An ekiyle yapılmış örneklere rastlanır. 184). 334). anlam bakımından isim cinsinden kelimeler arasına girer.

135 alma erdiren < alma erdir-en ayıboğan azan bacakkıran bağboğan bağbozan baklakıran balıkkıran belbağlayan biten boğaz alan böcekkapan cırtatan çakalboğan çalıbasan çanakkıran çarıkkesen < ayı boğ-an < az-an < bacak kır-an < bağ boğ-an < bağ boz-an < bakla kır-an < balık kır-an < bel bağla-y-an < bit-en < boğaz al-an < böcek kap-an < cırt at-an < çakal boğ-an < çalı bas-an < çanak kır-an < çarık kes-en diken dilburan dilkanatan dilkiboğan domalan eldüren elkoğan elkurtaran eren erkurtaran eryeten evcikıran gecebiten gelinboğan gevreyen göçkovan < dik-en < dil bur-an < dil kanat-an < dilkiboğ-an < domal-an < el dür-en < el koğ-an < el kurtar-an < er-en < er kurtar-an < er yet-en < evci kır-an < gece bit-en < gelin boğ-an < gevre-y-en < göç kov-an balık öldüren < balık öldür-en beslek kaçıran < beslek kaçır-an bostanbozan < bostan boz-an gelingüldüren < gelin güldür-en göktenyağan < gökten yağ-an gübür kaldıran < gübür kaldır-an günebakan günetapan hamurkesen hapkesen haptutan hoşkuran hoşvaran hoşveren ısıtan itboğan kalegezen kanburuyan kankurutan < güne bak-an < güne tap-an < hamur kes-en < hap kes-en < hap tut-an < hoş kur-an < hoş var-an < hoş ver-en < ısıt-an < it boğ-an < kale gez-en < kan buru-y-an < kan kurtar-an çanakçatlatan < çanak çatlat-an çobançökerten < çoban çökert-en çobankaldıran < çoban kaldır-an çökeren çömelen demirbozan demirdelen demirliyen destebasan destebozan < çöker-en < çömel-en < demir boz-an < demir del-en < demirle-y-en < deste bas-an < deste boz-an çömlekçatlatan< çömlek çatlat-an desteçürüten < deste çürüt-en deveçökerten < deve çökert-en kaplanboğan < kaplan boğ-an .

136

kardelen kargabüken kargadelen kasan kayışkıran kazandelen kendi biten kocadepen kotankıran koyunkıran kurtboğan kurudan kuzukıran küpdüşen küpkıran

< kar del-en < karga bük-en < karga del-en < kas-an < kayış kır-an < kazan del-en < kendi bit-en < koca dep-en < kotan kır-an < koyun kır-an < kurt boğ-an < kurut-an < kuzu kır-an < küp düş-en < küp kır-an

orakkıran sabankıran sakalıslayan silisseven sinekkapan sinekkıran sinektutan tıkan tüylütapan uçkurutan yaldıran yandıran yerebakan yerebatan yeregeçen yerekaçan yeryaran

< orak kır-an < saban kır-an < sakal ısla-y-an < silis sev-en < sinek kap-an < sinek kır-an < sinek tut-an < tık-an < tüylü tap-an < uç kurut-an < yaldır-an < yandır-an < yere bak-an < yere bat-an < yere geç-en < yere kaç-an < yer yar-an

sakalçürüten < sakal çürüt-en serpenekıran < serpene kır-an

karıgezdiren < karı gezdir-en

komşugezen < komşu gez-en

köle doyuran < köle doyur-an

namazbozan < namaz boz-an

-Ar, -Ir Çok işlek bir ektir. Bu ek, eklendiği fiilin gösterdiği işi bir özellik olarak “her zaman üzerinde bulundurma” niteliğinde sıfatlar ve bazı kalıcı adlar türetmiştir (Korkmaz, 104). -Ar eki gezer, kesercik, kokar ve üzerlik kelimelerinde; -Ir eki ise iletir ve yumru kelimelerinde kullanılarak bitki adları oluşturmuştur. Bu ekle kurulmuş on tane bitki adı tespit edilmiştir. gezer iletir kesercik kokar kokar ağaç < gez-er < ilet-ir < kes-er+cik < kok-ar < kok-ar ağaç

137

kokar çaşır kokar ot kokarzade üzerlik yumru

< kok-ar çaşır < kok-ar ot < kok-ar+zade < yüz-er+lik < yum-ur+u

-dI, -dU, -tI, -tU -DI, -DU geçmiş zaman ekinin kalıplaşması sonucu oluşan ve yapım eki olarak kullanılan bir sıfat-fiil ekidir (Korkmaz, 172). Bazı kalıcı isimlerde bulunan bu ek, son zamanlarda sıfat-fiil eki durumuna geçmiştir. Her hâlde bu ekin sıfat-fiil eki olduğunu ihtiyatla kabul etmek lazımdır (Ergin, 337). Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: akberdi beybeğendi bulgarsıktı dalasıçtı dalbastı < ak ver-di < bey beğen-di < bulgar sık-tı < dala sıç-tı < dal bas-tı gündoğdu gündöndü < gün doğ-du < gün dön-dü

kuzukemirdi < kuzu kemir-di paşabeğendi < paşa beğen-di şişti < şiş-ti

-dIk, -tık Geçmiş zaman ifade eden ve çok kullanılan bir sıfat-fiil ekidir. Bu ekin dikkati çeken tarafı, bilhassa iyelik eki alarak kullanılmasıdır. yelik eki, sıfat-fiil eki ile âdeta kaynaşmış durumdadır. Bu ek de şekil ve zaman eki durumuna geçmeyen bir sıfat-fiil ekidir (Ergin, 335). Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan “bildik ve karayandık” örneklerinde kalıcı isim yapma görevinde kullanılan ek, “yağmurbastığı” örneğinde sıfat-fiil eki fonksiyonundadır. sulandık otu bitkisi de belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. bildik karayandık < bil-dik < kara yan-dık

sulandık otu < sulan-dık otu yağmurbastığı < yağmurbas-tık-ı

138

-gAn, -kAn Bu ek, eskiden beri kullanılan ve bugün işlek olarak birçok kalıcı isim örneğinde görülen bir sıfat-fiil ekidir. Fonksiyonunda kuvvetli bir aşırılık manası vardır. Teşkil ettiği isimler çok yapan ve olanı ifade eder (Ergin, 190). Bu ekin fonksiyonunu aşağıda sıralanmış olan bitki adlarında da görmek mümkündür. bağırgan baldırgan bıyırgan bitgen buyurgan cegirgen cızlağan çatlağan çıçırgan çığırgan dadırgan dalağan dökülgen ergen fısırgan gidişgen < bağır-gan < baltır-gan < buyur-gan < bit-ken < buyur-gan < çekir-gen < cızla-gan < çatla-gan < çıçır-gan < çığır-gan < tatır-gan < dala-gan < dökül-gen < er-gen < fısır-gan < gitiş-ken gömülgen ısırgan ışığan ilişken kavlağan kıvışkan köpürgen kurugan kurulgan pıtırgan sergen soyulgan sütleğen yağlıısırgan yayılgan < gömül-gen < ısır-gan < ışı-gan < iliş-ken < kavla-gan < kıvış-kan < köpür-gen < kuru-gan < kurul-gan < batır-gan < ser-gen < soyul-gan < sütle-ğen < yağlı ısır-gan < yayıl-gan

bozbağırgan < boz bağır-gan

yalancı ısırgan < yalancı ısır-gan

-mAz Olumsuz geniş zaman partisip eki olan bu ek, Türkçede eskiden beri geniş ölçüde kullanılmaktadır. -mAz ekinin aslında -mA- olumsuzluk ve -z partisip veya isim yapma ekinin birleşmesinden ortaya çıktığı açıktır (Ergin, 336). Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan çalıbasmaz, hüryemez, kuşkonmaz ve yabani kuşkonmaz bitkileri sıfat-fiil grubu biçiminde kurulmuştur.

139

çalıbasmaz hölemez hüryemez karamaz kuşkonmaz yabanî kuşkonmaz

< çalı bas-maz < höle-mez < hür ye-mez < kara-maz < kuş kon-maz < yabanî kuş kon-maz

-mIş Geçmiş zaman ifade eden ve çok kullanılan bir sıfat-fiil ekidir. Bu ek de aynı zamanda şekil ve zaman eki durumuna geçen sıfat-fiil eklerindendir. Sıfat-fiil eki olarak bu ekin geçmiş zaman ifadesinde öğrenilen geçmiş zaman ifadesi pek yoktur. Sadece geçmiş zaman ifadesi vardır (Ergin, 335). Aşağıdaki bitki adlarında da görüldüğü gibi, -mIş eki karamış ve yemiş kelimelerinde geçmektedir. Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir: kara yemiş karamış kazık yemiş koca yemiş sarı yemiş yemiş < kara ye-miş < kara-mış < kazık ye-miş < koca ye-miş < sarı ye-miş < ye-miş

4.2. Fiil simleriyle Kurulan Bitki Adları Fiil isimlerinin asıl fonksiyonu varlık, mefhum, eşya gibi nesne isimleri yapmak değil; hareket ve iş isimleri yapmaktır (Ergin, 187). Türkçede fiil ismi yapmak için şu üç ek kullanılır: -Iş; -mA; -mAk. Fiil isimleriyle kurulmuş bitki adları şunlardır:

140

-Iş, -Uş Bu ek -mA ve -mAk tipinde fiil isimleri yapan eklerden biridir. şleklik sahası onlar gibi bütün fiil kök ve gövdelerini içine alır. Tek ve çok heceli fiil kök ve gövdelerinden fiilin esas anlamını değiştirmeden, yapılan işin tarzını bildiren geçici kılış adları türetir (Korkmaz, 106). Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir: bitiniş iğdiş üşüş < bitin-iş < igit-iş < üş-üş

-mA şleklik sahası bütün fiil kök ve gövdelerini içine alan bir ektir. -mA ekinin fonksiyonu iş isimleri yapmaktır. ş de harekete göre bir çeşit nesnedir. Onun için -mA’lı isimler iş ifadesi yanında kalıplaşarak veya kalıplaşmadan birçok belirli nesne, eşya ismi olarak isim ve sıfat şeklinde kullanılırlar (Ergin, 186). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan bu ek bazı örneklerde isim ve sıfat tamlaması oluşturmuş; kimi zaman tamlayan, kimi zaman tamlanan görevinde kullanılmıştır. ezmelice ve suvarmalık örneklerinde -mA’nın üzerine yapım eki gelmiştir. acıma akasma akbulama akça kesme akçöpleme asma aşılama atmalı balaşlama bandırma bozdurma can kesme < acı-ma < ak as-ma < ak bula-ma < akça kes-me < ak çöple-me < as-ma < aşıla-ma < at-ma+lı < bal aşıla-ma < bandır-ma < bozdur-ma < can kes-me çekme çetme çıkma çitime çöpleme dağlama dallama dikme dolama otu dolma biber dolma otu dürme < çek-me < çet-me < çık-ma < çite-me < çöple-me < dağla-ma < dalla-ma < dik-me < dola-ma otu < dol-ma biber < dol-ma otu < dür-me

141

evlenme çiçeği< evlen-me çiçeği erekleme gıcime haşlama hıyarlama ilme izmelece kabartlama kakma kara asma kara derme kertme kesme < erekle-me < gıcı-ma < haşla-ma < hıyarla-ma < il-me < ez-me+lice < kabartla-ma < kak-ma < kara as-ma < kara der-me < kert-me < kes-me

kurutma oymalık papurtlama sıvarma suvarmılık sıyırma

< kurut-ma < oy-ma+lık < papurtla-ma < suvar-ma < suvar-ma+lık < sıyır-ma

göğündürme < göğündür-me

sıyırma dikeni < sıyır-ma dikeni sıyırma pakla < sıyır-ma bakla tarma türeme turma ulama < tar-ma < türe-me < tur-ma < ula-ma

yarma şeftali < yar-ma şeftali

-mAk stisnasız bütün fiil kök ve gövdelerine getirilen bu ek, eskiden beri Türkçenin fiilden isim yapma eklerinin başında gelir. Fonksiyonu, fiillerin hareket isimlerini yapmaktır (Ergin, 185). -mAk eki “acı-, ek-, il-, kar-, somur-, sürt-, tok-” fiillerine gelerek onlardan bitki adları kurmuş ve kalıcı isimler yapmıştır. Bunlardan ekmek ağacı ve ekmek ayvası belirtisiz isim tamlaması; tokmak üzüm ise sıfat tamlaması biçimindedir. acımak < acı-mak sımak sormaħ sürtmeğ < sı-mak < somur-mak < sürt-mek

ekmek ağacı < ek-mek ağacı ekmek ayvası < ek-mek ayvası garmak ilmek < kar-mak < il-mek

tokmak üzüm < tok-mak üzüm

142

4.3. Diğer Fiilden sim Yapma Ekleriyle Kurulan Bitki Adları

-Im, -Um Genellikle fiilin gösterdiği işi ada çeviren, o işle ilgili hareket adı yapan bir ektir. Başka bir anlatımla, fiilin gösterdiği işin adıdır. Bu ek ünlü ile biten fiillere yalnız -m olarak, ünsüz ile bitenlere, araya -I- / -U- bağlantı ünlüsü alarak eklenir (Korkmaz, 89). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan bu ek, örneklerde de görüldüğü gibi kalıcı isimler yapmıştır. Bunlardan kırkboğum ve sarısalkım sıfat tamlaması; salkım ağacı da belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. çildirim doğum eğlim eğrim ilim kırkboğum kıvrım < çıldır-ım < doğ-um < eğil-im < eğir-im < il-im < kırk boğ-um < kıvır-ım öğüm sarısalkım sırım takımcık üzüm < ör-üm < sarı sark-ım < sır-ım < tak-ım+cık < üz-üm

salkım ağacı < sark-ım ağacı

-em şlek olmayan, yalnızca birkaç kelimede görülen bir ektir (Korkmaz, 72). Bu ekle kurulmuş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: çekem düğem < çek-em < düğ-em

-AğAn Daha çok tek heceli fiil köklerine gelen, eklendiği fiildeki hareketi sürekli ve çokça yapanı gösteren, abartma görevinde sıfatlar türeten birleşik bir ektir (Korkmaz, 69). Fonksiyon bakımından -gAn, -kAn’a benzer (Ergin, 191). Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir:

143

artıgan burağan çalağan küseğen

< art-ağan < bur-ağan < çal-ağan < küs-eğen

-cAn -cAn eki, getirildiği fiildeki işi sürekli ve çokça yapanı gösteren bitki adları kurmuştur. Bu ekle kurulmuş toplam beş bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan eğrilcen otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. dökülcen eğilcen eğrilcen otu gidilcen yapılcan < dökül-cen < eğil-cen < eğril-cen otu < git-il-cen < yapıl-can

-ce -ce eki fazla işlek olmayan ve fiilin gösterdiği hareketle ilgili isimler türeten bir ektir. Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: çevrince < çev(i)rin-ce

-ç, -aç Bu ek, getirildiği fiildeki hareketi yapanı, yapılan hareketi veya o hareketle ilgili bir niteliği, bir özelliği gösteren soyut isimler ve sıfatlar türetme görevi yüklenmiştir (Korkmaz, 76). Fonksiyonunda bir aşırılık ifadesi vardır (Ergin, 191). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan bu ek “erinç, yığınç” örneklerinde dönüşlü fiil gövdelerine getirilmiştir. Bu ekle kurulmuş beş tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan alakakaç bitkisi sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur.

144

alakakaç erinç geliç tıkıç yığınç

< ala kak-aç < erin-ç < gel-i-ç < tık-ı-ç < yığın-ç

-ecen Bu ek, getirildiği fiildeki hareketi çokça yapanı gösteren bir fiilden isim yapma ekidir. Bitkilerin adlandırılmasında çok kullanılan bir ek değildir. Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir: eğecen emecen ivecen söğecen < eğ-ecen < em-ecen < iv-ecen < söğ-ecen

-gA Bu ek Türkçede eskiden beri görülen, eskiden çok kullanılan, fakat sonradan işlekliğini kaybeden bir ektir. Bugün görülen örnekleri fazla değildir. Hareketi yapanı, olanı veya yapılan nesneleri karşılayan isimler yapar (Ergin, 189). Bu ek “bitirge, gölge, ötürge, süpürge ve tutulga” kelimelerinde kullanılarak bitki adları oluşturmuştur. Bunlardan gölge bitkileri, süpürge çalısı, süpürge darısı, süpürge kamışı ve süpürge otu kelimeleri belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. bitirge dutulga kakalaşka ötürge süpürge < bitir-ge < tutul-ga < kakalaş-ka < ötür-ge < süpür-ge süpürge çalısı < süpür-ge çalısı süpürge darısı < süpür-ge darısı süpürge kamışı< süpür-ge kamışı süpürgelik süpürge otu < süpür-ge-lik < süpür-ge otu

gölge bitkileri < köli-ge bitkileri

145

-gAç Eskiden beri görülen, fakat işlek olmayan bir ektir (Ergin, 190). Fiil kök ve gövdelerinden ad ve sıfatlar türetir. Eklendiği fiil gövdeleri genellikle -n- ve -r- çatı eki almış gövdelerdir (Korkmaz, 79). Bunlardan çobansüzgeci belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Diğerleri ise türemiş yapılı bitki adlarıdır. aldangeç angaç burgaç çatlangaç patlangaç < aldan-gaç < an-gaç < bur-gaç < çatlan-gaç < patlan-gaç

çobansüzgeci < çoban süz-geç-i

-gI, -gU; -kI, -kU Türkçede eskiden beri işlek olarak kullanılan eklerden biridir (Ergin, 189). Eklendiği fiilin son ses durumuna göre ön sesi tonlu ve tonsuz biçimler alabilen ek, genellikle tek heceli fiil kökleriyle çeşitli çatı ekleri almış fiil gövdelerinden adlar türeten çok işlek bir ektir. Bu ek, görevi bakımından çeşitli araç-gereç adları, çeşitli nitelikte somut ve soyut adlar türetir (Korkmaz, 80-81). Bu ekle kurulmuş bitki adları, örneklerde de görüldüğü gibi, sıfat ve isim görevinde kullanılmaktadır. “çalgıcı otu ve sergi üzümü” bitkileri birleşik yapılı kelimeler olup, belirtisiz isim tamlaması görevinde kullanılmıştır. Diğerleri ise türemiş yapılı bitki adlarıdır. bitki bürgülü büzgülü çalgıcı otu < bit-ki < bür-gü-lü < büz-gü-lü < çal-gı-cı otu düzgülü ısırgı yalangı < düz-gü-lü < ısır-gı < yalan-gı

sergi üzümü < ser-gi üzümü

146

-gIç, -gUç Türkçede eskiden beri görülen, fakat işlek olmayan bir ektir. Yapan, olan veya yapılan nesneleri karşılayan isimler yapar (Ergin, 190). Bu ekle kurulmuş sekiz tane bitki adı tespit edilmiştir. angıç bizlengiç cırlangıç kabargıç kösgüç kuyguç patlangıç urunguç < an-gıç < bizle-giç < cırlan-gıç < kabar-gıç < küs-güç < koy-guç < patlan-gıç < urun-guç

-gIl, -gUl -gIl, -gUl eki fiilden isim yapan; ancak bitkilerin adlandırılmasında çok az kullanılan bir ektir. Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan kara büzgül bitkisi sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. ergil ezgil karabüzgül < er-gil < ez-gil < kara büz-gül

-gIn, -gUn; -kUn Bu ek Türkçede eskiden beri kullanılan ve bugün birçok örneği bulunan işlek bir ektir. Esas itibarıyla tek heceli fiil köklerine getirilir. Birden çok heceli fiil kök ve gövdelerine getirilmesi çok nadirdir. Fonksiyonunda bir büyültme, bir aşırılık manası vardır. Teşkil ettiği isimler, olan veya yapılan nesneleri; yapılan işi karşılar (Ergin, 189). Bu ek, tek heceli bazı fiil köklerine getirilerek onlardan bitki adları türetmiştir. Bunlardan kırgın

147

otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Bu ekle türetilmiş bitki adları şunlardır: argun bıçgın ezgin kılgın kırgın otu solgun yaygın < ar-gun < bıç-kın < ez-gin < kıl-gın < kır-gın otu < sol-gun < yay-gın

-I, -U Daha çok tek heceli geçişli ve geçişsiz fiillere gelen bu ek, çok işlek ve verimli bir ektir. şlev bakımından fiilin gösterdiği işin ürünü veya sonucu olan somut ve soyut adlar ve sıfatlar türetir (Korkmaz, 82). Eski Türkçedeki -g fiilden isim yapma ekinin Batı Türkçesinde düşmesi yüzünden yardımcı sesin fiilden isim yapma eki hâline gelmesiyle ortaya çıkmıştır (Ergin, 192). Bu ek “ayrı, batı, çalı, çırpı, diri, dizi, dolu, dürülü, eğri, geli, koku, örtü ve yakı” kelimelerine gelerek bitki adları kurmuştur. Bu kelimeler sıfat ve isim görevinde bulunmaktadır. -I, -U ekiyle kurulmuş bitki adları şunlardır: ayrı çanak yapraklılar < ay(ı)r-ı ç y batı mazısı çalı çırpı diri örtü dizi dolu börülcesi dürülü eğri < bat-ı mazısı < çal-ı < çırp-ı < dir-i ört-ü < diz-i < dol-u börülcesi < dürül-ü < eğ(i)r-i eğriboyun eğri kestane eğrilce eğri yavşan geli koku ağacı yakı ağacı yakı otu yakı sakızı < eğ(i)r-i boyun < eğ(i)r-i kestane < eğ(i)r-i+lice < eğ(i)r-i yavşan < gel-i < kok-u ağacı < yak-ı ağacı < yak-ı otu < yak-ı sakızı

bazen de o hareketten doğmuş bulunan veya o hareketi yapan çeşitli nesneleri karşılar (Ergin. acı kavruk akçabudak akgevrek ak sarmaşık aşılak bağlaşık bakıldak bengildek bertik otu beslek kaçıran boynuburuk boynubükük bozuk bulak otu bürük büyük ayrık otu büyük kantaron büyük sarı cırık cırtlak cırtlak otu cırtlak sakızı çakıldak çalık çalık kavak < acı kav(u)r-u-k < akça buda-k < ak gevre-k < ak sarmaş-ı-k < aşıla-k < bağlaş-ı-k < bakılda-k < bengilde-k < bert-i-k otu < besle-k kaçıran < boynu bur-u-k < boynu bük-ü-k < boz-u-k < bula-k otu < bürü-k <büyü-k ay(ı)r-ı-k < büyü-k k < büyü-k sarı < cır-ı-k < cırtla-k < cırtla-k otu < cırtla-k sakızı < çakılda-k < çal-ı-k < çal-ı-k kavak çatlak çatlak otu çevik çımkırık çıtlak diliçıkık dişbudak dişlek darı dolaşık otu emzik otu fırıldak çiçeği gavruk gıcık gıyık götlek ormanı hartlak kabartlak kağşak otu kanak kara gevrek karakavruk kasık otu kaşık otu kayık çiçeği kazık < çatla-k < çatla-k otu < çev-i-k < çımkır-ı-k < çıtla-k < dili çık-ı-k < diş buda-k < dişle-k darı < dolaş-ı-k otu < em(i)z-i-k otu < fırılda-k çiçeği < kav(u)r-u-k < gıcı-k < kıy-ı-k < götle-k ormanı < hartla-k < kabartla-k < kağşa-k otu < kana-k < kara gevre-k <kara kav(u)r-u-k < kas-ı-k otu < kaşı-k otu < kay-ı-k çiçeği < kaz-ı-k . 188). Ekin getirildiği kelimeler sıfat ve isim görevinde kullanılmıştır. Yaptığı isimler genellikle fiilin gösterdiği harekete uğramış olan. -(U)k Bu ek de eskiden beri çok işlek olan fiilden isim yapma eklerinden biridir. -(I)k. Bu ekle kurulmuş çok sayıda bitki adı vardır.148 -k.

Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir. 84). ağşayık fışıldayık gevreyik < akşa-y-ık < fışılda-y-ık < gevre-y-ik -vuk Fazla işlek olmayan bu ek.149 kazık yemiş kılık kırık kırtık kıyık elması köpük elması kuduluk kurutakırdak kuşbudak lokurdak osuruk ağacı osuruk çiçeği öksürük otu paflak patlak porsuk sakızlak < kaz-ı-k yemiş < kıl-ı-k < kır-ı-k < kırt-ı-k < kıy-ı-k elması < köpü-k elması < kudur-u-k < kuru takırda-k < kuş buda-k < lokurda-k < osur-u-k ağacı < osur-u-k çiçeği < öksür-ü-k otu < pafla-k < patla-k < porsu-k < sakızla-k sepik soğukluk soyuk sünük şakıldak şaplak tarak dalı tarak dikeni tarak otu toruk tükürük otu tüylütoparlak yapıldak yeleşik yumuk zartlak zıngırdak otu < serp-i-k < soğu-k-luk < soy-u-k < sün-ü-k < şakılda-k < şapla-k < tara-k dalı < tara-k dikeni < tara-k otu < tor-u-k < tükür-ü-k otu < tüylü toparla-k < yapılda-k < yerleş-i-k < yum-u-k < zartla-k < zıngırda-k otu -(y)Ik Geçişli geçişsiz tek ve çok heceli fiillere gelerek sıfat ve adlar türeten işlek bir ektir (Korkmaz. sadece iki tane bitki adında tespit edilmiştir: cırtlavuk < cırtla-vuk çırlavuk < çırla-vuk .

fiilin tesirinde kalan çeşitli nesneleri karşılar (Ergin. Bu ek “çalak. kıyak. Ekin fonksiyonu. 197). kökün belirttiği anlam doğrultusunda kelime türetmektir. çıngırak. Bunlardan döymeç otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Yaptığı isimler fiilin gösterdiği hareketi çokça yapanı. yaprak” kelimelerine gelerek bitki adı oluşturmuştur. kavşak. Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir. 188). donak. çiçek. kıvrak. pıtrak.150 -Ak Bu ek de eskiden beri işlek olan ve birçok örneği bulunan bir ektir. oturak. döymeç otu gömeç kazmaç < döy-meç otu < göm-meç < kaz-maç . Bunlardan “çıngırak. yaprak” kelimeleri aynı zamanda nesne adı olarak kullanılmaktadır. kanak. -Ak ekiyle kurulmuş bitki adları şunlardır: banak çalak çıngırak otu çiçek dongurak durak otu gavşak gıyşak < ban-ak < çal-ak < çıngır-ak otu < çeç-ek < dongur-ak < dur-ak otu < kav(u)ş-ak < kıy(ı)ş-ak kıvrak buğday < kıv(ı)r-ak buğday kıvrak darı kıyak oturak pıtrak yaprak yumak < kıv(ı)r-ak darı < kıy-ak < otur-ak < batır-ak < yapur-(g)ak < yum-ak -mAç şlek olmayan bir fiilden isim yapma ekidir (Ergin.

198). Ünlü uyumuna bağlanmamıştır (Ergin. Bıraktığı örnekler işlev bakımından daha çok fiilin gösterdiği işin sonucu olan “artıklık. Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: acımık azmuk çaylamık çıtımık çıtlamık çitlembik eklemik ekşimik -mUr şlek olmayan eklerden biridir. aslında bir isimden isim yapma ekidir.151 -mAn Bu ek. Ancak bazı örneklerde fiilden isim yapma görevinde kullanılmıştır: ilmen tanışman tolaman uruşman < il-men < danış-man < dola-man < uruş-man -mIk. -mUk Bu ek. tek veya iki heceli fiillerden isim türeten ve işlek olmayan bir ektir. Bu ekle kurulmuş toplam üç tane bitki adı tespit edilmiştir: çakmur buğday < çak-mur buğday kömür dut < kö-mür dut < acı-mık < az-muk < çayla-mık < çıtı-mık < çıtla-mık < çitle-mik < ekle-mik < ekşi-mik ırmık ilmik kekeremik kızamık tırmık yakmuk yasmık < er-mik ? < il-mik < kekre-mik < kızla-muk < tır-mık < yak-muk < yas-mık . küçüklük” ve “parça” anlamlı isimler türetmiştir (Korkmaz. 99).

gelin. tütün” kelimelerine gelerek birçok bitki adı oluşturmuştur. yapılanı ifade eder (Ergin. aklan bağrıbütün başıbütün cırtlan deli tütün düğün çiçeği düğün çiçeğigiller düğün otu düğün yaprağı ekin ekin dudu gelinarmudu gelinboğan gelin çiçeği gelindili gelindüğmesi gelineli gelinelması gelinfeneri -tI Türkçede eskiden beri işlek olarak kullanılan fiilden isim yapma eklerinden biridir. olanı ve daha çok. Bu ek “aklan. Teşkil ettiği isimler yapan. olan veya yapılan çeşitli nesneleri karşılar (Ergin. ekin. Bu < akla-n < bağrı büt-ü-n < başı büt-ü-n < cırtla-n < deli tüt-ü-n < düğ-ü-n çiçeği < düğ-ü-n ç < düğ-ü-n otu < düğ-ü-n yaprağı < ek-i-n < ek-i-n dudu < gel-i-n armudu < gel-i-n boğan < gel-i-n çiçeği < gel-i-n dili < gel-i-n düğmesi < gel-i-n eli < gel-i-n elması < gel-i-n feneri gelingüldüren gelin gülü gelin güveyi elması gelinkadın gelin mantarı gelinmumu gelin otu gelinparmağı gelinsaçı gelinteli mantarı gelintırnağı gelinyanağı gelinyemişi karanfilbaş tütün kızılburun tütün yabanî tütün < gel-i-n güldüren < gel-i-n gülü < gel-i-n g e < gel-i-n kadın < gel-i-n mantarı < gel-i-n mumu < gel-i-n otu < gel-i-n parmağı < gel-i-n saçı < gel-i-n t m < gel-i-n tırnağı < gel-i-n yanağı < gel-i-n yemişi < k baş tüt-ü-n < kızıl bur-u-n < tüt-ü-n < yabanî tüt-ü-n . cırtlan. burun. Yaptığı isimler. Türkçede eskiden beri görülen fiilden isim yapma eklerinden biridir. 189).152 yağmurbastığı < yağ-mur-bastığı -n Bu ek. fiilin gösterdiği hareketi yapanı. bütün. 194). düğün.

153 ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir. Bu ek çapul kelimesine gelerek bitki adı kurmuştur. Türkiye Türkçesine kadar gelebilmiş örneklerde ek. 109). 195). bugün işlekliğini kabetmiş çok eski bir türetme ekidir. Bunlardan kalıntı bitki örneği sıfat tamlaması biçimindedir. “Fiilin gösterdiği işi yapan” veya “fiilin gösterdiği işten etkilenen” anlamında ad ve sıfatlar türetmiştir (Korkmaz. karaboğaz yandıraz < kara boğ-az < yandır-az . Bunlardan karaboğaz bitkisi sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı vardır: çıkart < çıkar-t -(u)l Türkçede eskiden beri görülen. fakat işlek olmayan bir ektir (Ergin. 107). çapul < çap-u-l -Az -Az eki. çıkıntı devrinti kalıntı bitki karantı < çık-ı-n-tı < dev(i)r-i-n-ti < kal-ı-n-tı bitki < kara-n-tı ? -t Eski Türkçeden beri kullanılan. ancak Türkiye Türkçesinde fazla işlek olmayan bir ektir (Korkmaz. kökle iyiden iyiye kaynaşmış olduğundan çoğu kez varlığını duyurmaz olmuştur.

154 IV. TÜRK YE TÜRKÇES B TK ADLARI SÖZLÜĞÜ .

106. Ka. 219. 64. Eren. Populus. 157) . tanımları. < alma/elma ‘bazı araştırıcılara göre Türkçeye eski bir zamanda girmiş bir Hint-Avrupa kelimesi’. Aynı bitki adı için yapılan farklı açıklamalar. Orta Türkçede almıla. 94. Bitki adlarının kökenleriyle ilgili bilgiler verilirken. 163. Eski Kıpçakçada da alma olarak geçer.155 Sözlük Hakkında Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü kısmı. gavaħ. onun alfiilinden geldiğine inanan halk etimolojisi de bulunmaktadır. 221. 201. Örnek: kavak: (< T. Sözlüğün oluşturulmasında her bir bitki adı madde başı yapılmış. K AT. ETA. AAT. ST AT. kavaħ) Söğütgillerden. tezimizin en kapsamlı bölümünü oluşturmaktadır. < Kökenini bilmiyoruz. Tietze. KBAYA. T YA. 59. BTS. 181. Örnek: elma: (< elmanın menşeini Hint-Avrupa dillerine dayandıran görüşler dışında.: gabak. gavak. Bitki adlarını oluşturan ek. ADYA. sulak bölgelerde yetişen.A. 47. Bu sözlüğün kullanımında göz önünde bulundurulması gereken birtakım özellikler vardır.Y. 256. kök ve kelimeler ait oldukları dillere göre verilmiştir. 254. Ağz. 2. (And. 322. SA. kavak < kav + -(a)k. Türkçede alma biçiminin elma’ya çevrildiği göze çarpıyor. Şen. 2. 1241. 1937. 217. 204. 267) 2. 107. kerestesinden yararlanılan bir ağaç. 177. 345. 1608). (TS. Bazı etimolojik sözlüklerde bitki adlarının kökenleriyle ilgili farklı açıklamalara rastlanmaktadır.. E A. boyu bazı türlerinde otuz veya kırk m ye değin çıkan. AVA. VI. kışın yaprağını döken. 204. 162. sırasıyla bitki adlarının etimolojisi. 571-578. TBAS. Bu özellikleri şu şekilde sıralayabiliriz: 1. II. Eren. 133. 187. sözlüğümüzde kaynaklarıyla birlikte yan yana verilmiştir. EYAD. etimolojik sözlükler kaynak gösterilmiştir. MBTS. 239. Moğolca alima biçimi Türkçeden alınmıştır. Anadolu ağızlarındaki varyantları. KYA. Eski kaynaklarda ve yerel ağızlarda alma olarak kullanılır. gavag. Latince adları ve kaynakları verilmiştir. DS.

” kısaltması ile yapılmış göndermeler bulunmaktadır. tarla + Far. otu). Bu bitkilerin tanımları için. erik büyüklüğündeki meyveleri sarı renkli. domuz baklası (TBAS. tarla + Yun. Aşağıdaki örneklerde de görüldüğü gibi “tarla” kelimesinin kökeniyle ilgili bilgiler her defasında tekrarlanmamış. 17) domuz baklası: (< T. bir yıllık. “< ET. Eren. gul + T. (And. Ağz. hoş kokulu ve zehirli bir bitki. çok yıllık. birinci örnekte gösterilmiştir. Bunun yanında kaynağın cilt ve sayfa numarası da belirtilmiştir. 4. 23. diğerlerinin ise ait oldukları dil belirtilmiştir. Her bir kısaltma. bā ilā) bk. I. tarı +-la < tarı ‘ekin. Bunların etimolojileriyle ilgili bilgiler verilirken ilk sırada gelen kelime ya da köke kaynak gösterilmiş. beyaz veya mavi çiçekli. DS. 183) 5. -i. ādem + T. -sı) Baklagiller familyasından. tüylü. geniş yapraklı. tarla + sarmaşığı) 4. Örnek: tarla çöveni: (< T. Mandragora autumnalis. ‘abdu‘s-selām + T. 1. 395”) tarla gülü: (< T. bitki’. -ü) tarla mantarı: (< T. (TS. bir kaynağı temsil etmektedir. Aynı kelime ya da kökle kurulmuş birçok bitki adı bulunmaktadır. manitari + T. meyveleri suda kaynatıldıktan sonra yenen otsu bitkilerdir (TBAS. mavi çiçekli. . tarla + ? çöven + T. Bitki adlarının geçtiği kaynaklar parantez içinde. gönderme yapılmış bitkilere bakmak gerekmektedir. Örnek: abdüsselam otu: (< Ar.: adem otu) Patlıcangillerden. Bazı bitki adlarında “bk. 22. 21) adamotu: (< Ar.156 3. acı + Ar. TBAS. 64) acı bakla: (< T. 21. 93. -ı) tarla sarmaşığı: (< T. adamotu (TBAS. bā ilā + T. kısaltmalarla verilmiştir. BTS. otu) bk. BTS. domuz + Ar.

Bu yüzden birçok kelimenin kökenini tespit edemedik. 52. Sayfa 71. 71) TS. 71: Biyoloji Terimleri Sözlüğü. sarı veya beyaz renkli. 2043) pafit: (< ? ) Asmaya benzer. 1. 45. çiçekleri mavi. yüzyıldan beri kullanılmakta olan kelimenin kökü belli değildir’. Cilt 1. I. Trigonella faenum graecum. BTS. (TS. Sözlük hazırlanırken kimi örneklerde farklı tanımlar birleştirilerek bunlardan tek bir tanım elde edilmiş. otsu bitki. 6.157 Örnek: baklagiller: … (TS. bir yıllık. 643) . ca. 338. TBAS. TaS. 205: Türkçe Sözlük. “< sakar ‘XIV. kurutulan tohumları çemen yapımında kullanılan. 205. MBTS. taranan çeşitli kaynaklarda farklı tanımlarla açıklanmıştır. 228) çıntar: (< ? ) Yenilen bir çeşit mantar (DS. is. 208) avar: (< ? avar. 1. III. özellikle halk ağzında meydana gelen ses değişmeleri sebebiyle kelimelerin aslını tespit etmek zor. IX. BTS. 3377) sakarca: (< ? sakar + T. Elbistan ?) Kırmızı ve ufak taneli bir çeşit buğday (DS. Sayfa 205. VI. 1. sepet yapmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. I. Bazılarında ise şüphemizi soru işaretiyle gösterdik. Bitki adlarında. Tietze. 1183) gılımboz: (< ? ) Pancar (DS. Örnek: boy otu: Baklagillerden. 2645”) 7. 3. Aynı bitki adları. 10-15 cm yükseklikte. Örnek: albustan: (< öz. kimi örneklerde ise en kapsamlı tanım hangisi ise o verilmiştir.

2. I. 3. 1. I. Tietze. 33. abla . aprilis. 1 m kadar boylanabilen. I. ‘acem + T. TBAS. 1.: abızambak) Yaprağı astımlı hastalar tarafından sigara yapılarak içilen bir çeşit ot (DS. Akdeniz bölgesinde ve Afrika’da yetişen çok yıllık ve otsu bir bitki. 21) abı kızı: (< ? abı + T. 19) abılan: (< ? ) Ahlat büyüklüğünde. 80) Nisan ayında açan sarı çiçekli bir ot (DS. 23) acamlar alması: (< Ar. kızı) Gelincik çiçeği (DS. 1) abdülleziz: (< Ar. bozan + otu) Gülgiller familyasından. -giller) ki çeneklilerden. 3) abdüsselam otu: (< Ar. otu) bk. abril < Yun. ābnūs/abanūs < Yun. I. sıcak ülkelerde yetişen ve kerestesine abanoz denilen bir bitki familyası (TS. ébenos. adamotu (TBAS. 2) abanozgiller: (< Far. I. -ler + elması) Kırmızı renkli bir çeşit elma (DS. 2) abdestbozan otu: (< Far. 1. Ağz.158 Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü -Aabanoz: (< Far. dalları dikenli bir çeşit ağaç ve meyvesi (DS. Bu bitkinin yemiş gibi yenilen. BTS. ‘abdu‘s-selām + T. ébenos + T. kökleri şeker hastalığına karşı kullanılan. (TS. sert ve siyah renkli tahtası (TS. (And. tatlı ve yağlı ürünü (TS. 1. aprilis < Lat. siyah ve yeşil boya çıkarılan bir bitki. ebū “baba” + zanba ). Poterium spinosum. 1. 71) Abanozgillerin ağır. 31) abuzambak: (< Ar. Tietze. I. Nişanyan. ĥabbu‘l-leźīź) 1. 79) yice kararmamış. 21) ablak: (< Ar. Tietze. ābnūs/abanūs < Yun. olgunlaşmamış üzüm (DS. 24) abrıl: (< Erm. āb-dest + T. 37) .

Bu ağacın acımtırak. 44) acemi: (< Ar. güzel görünüşlü bir ceviz türü (TS. 1. çekirdeği tatlı kayısı (DS.159 acem: (< Ar. 45) acıcalba: (< T. acı + Far. domuz baklası (TBAS. tohumla saksıda ve tarlada üretilebilen bir süs bitkisi. 8) acı bakla: (< T. 44) acem çiçeği: (< Ar. Ağz. I. 17) acı ceviz: (< T. acı + Ar. I. I. ‘acem) Bir çeşit beyaz buğday (DS. lāle + T. 45) acı ayıt: (< T. I. kabuğu ve odunu hekimlikte kullanılan küçük bir ağaç. acı + Ar. ‘acem + kemmūn + T. 17) acıca: (< T. 2. acı + Ar. Quassia amara. acıca). 8. yıllık ve çok yıllık türleri olan. cehre) bk. ‘acem + T. 45) acı cehre: (< T. acı + Far. DS. acı + ağaç) Sedef otugillerden. acı + Lat. turuncu ve sarı renkte çiçekli. -u) bk. ‘acem + Far. acuce) lkbaharda su kenarlarında kendiliğinden yetişen ve yenilen baharlı bir ot (DS. (TS. ‘acem + -î) ri. ala cehri (TBAS. kavasya. güneş topu (TS. 1. çiçeği) Gece safası çiçeği (DS. sıcak ülkelerde yetişen. bādām) 1. ‘īd) Kırlarda ve tarlalarda kendiliğinden biten ve hoş kokulu pembe çiçekleri olan küçük ağaç (DS. kimyon (TBAS. cevz) Genellikle Kuzey Amerika’da yetişen. I. 17) acem lâlesi: (< Ar. 45) acı badem: (< T. Amygdalus amara. salvia) Öksürüğe karşı kaynatılıp içilen bir dağ otu (DS. 1. (TS. 7) acı ağaç: (< T. (And. Gülgillerden bir meyve ağacı. -si) Taşkırangillerden.: acice. bā ilā) bk. 1. I. keskin kokulu meyvesi. 8) . 44) acem kimyonu: (< Ar. I.

acıgici. özellikle ilkbahar ya da sonbaharda çiçek açan zehirli. 1. acı + kara). 10-30 cm boyunda. 8. 87”). I. ebucehil karpuzu (TS. acı + kabalak). 8) acıgıcı: (< T. Colchicum autumnale. acıkulak. I. (And. Lâbada. I.: acıkalabak) lâç olarak kullanılan geniş yapraklı bir ot (DS. 45) acı elma: (< T. acı günek. Ağz. Hindiba (DS. 2.160 acı çiğdem: (< T. TBAS. acıgıcı (DS. I. 1. 1. Ağz. 17. acı + elma). ħiyār) bk. Bir çeşit elma (DS. 1. (And. 8) acık: (< T. acı + divlek) Zeytinyağı ile karıştırılarak ağrı ve sızı olan yerlere sürülen bir ot (DS.: acıgıcı kulağı. Turunç. 48) acıkabalak: (< T. BTS. I. acık) Yaban armudu. tohumları romatizma tedavisinde kullanılan. 46) acıgıcı kulağı: (< T. acı + gıcı “acılı”. Sık. 2.: acı gara) 1. acıgıcı + kulağı) bk. 46) acı günek: (< T. ebucehil karpuzu (TS. Ağz.: acı hıyar. yuvarlak ve küçük taneli bir çeşit ekşi üzüm. “< güneyik ‘kökü bulunamamıştır’. Tietze. 48) acı kara: (< T. I. acı + güneyik. I. acı + ekşi) 1. acımcak) 1. 3) acı düğlek: (< T. acıkıcı. (TS. (And. Limon (DS. 1118”) bk. acı + Far. MBTS. yumrulu ve otsu bir çiğdem türü. beyaz ya da pembe çiçekli. acıgıcı (DS. 45) acı ekşi: (< T. I. ahlat (DS. (And. Ağz. 2. acı karpuz) bk. 46) acı hıyar: (< T. acı + çiğdem) Zambakgillerden. 48) . “< gıcı “kafiyeli tekrar”.

I. acı + Yun. koruk) Üzüm (DS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. Meyveleri müshil olarak kullanılır. acı + ? Far. 8) acı kayısı: (< T. I. acı + kök) bk. acı + Far. zerdali (TBAS. tadı acı. 19) acı mantar: (< T. 8) acı kavruk: (< T. acı + Yun. manitari) bk. 19) . loğusa otu (TBAS. kiraz (TBAS. acı + kokan) Keklik otu (DS. 46) acıma: (< T. ħarbuz) Çok yıllık. sürünücü. 19) acıkulak: (< T. 19) acı kiraz: (< T. hindiba (TBAS. acı + kavak) Dağ kavağı veya titrek kavak. acı + kulak) bk. (TS. acıma) bk.161 acı karpuz: (< T. hindiba (TBAS. 1. kerasi) bk. 49) acı kök: (< T. I. acımak) bk. (TS. 19) acımak: (< T. Populus tremula. 49) acı koruk: (< T. 1. acı + Yun. dişli yapraklı. TBAS. acı + kavun) bk. I. Citrullus colocynthis. aysī) bk. 18) acı kavak: (< T. acıgıcı (DS. kanlıca mantarı (TBAS. Lactuca virosa. sürgününden çıkan sütü uyuşturucu ve yatıştırıcı olarak kullanılan iki yıllık bir bitki. eşek hıyarı (TS. (TBAS. maruli) Birleşikgillerden. 8. 19) acı kokan: (< T. 48) acı kavun: (< T. 19) acı marul: (< T. acı + Far. acı + kav(u)ruk) Kırlarda yetişen ve yenen bir ot (DS.

20. toprak altında bilek kalınlığında kökü bulunan çok yıllık ve otsu bir bitki. pelemir. Yenilmeyen.162 acı meyan: (< T. 3. 3) acımık: (< T. Tamus communis. acırga < Moğ. (BTS. çok sık dallı.: acara. acı + Yun.: acamık. acımığ. acemik. kaynamış suyu ağrılara ilaç olarak kullanılan. Cephalaria syriaca. 201) acı murt: (< T. 19) acı ot: (< T. 10) acı pelin: (< T. 20) acı tere: (< T. (TBAS. 53) acı soğan: (< T. tüylü dalak otu. acı + yavşan) 1. tere) Maydanoz cinsinden bir ot (DS. AAT. 54) . Ağz. DS. 54) acı tilkişen: (< T. 2). acı + ? meyan). 1. DS. Yabanî turp. 44. ince bir çeşit armut (DS. tohumları bazı yörelerimizde ezilip un edilerek ekmek hamuruna tat vermek için katılan bir bitki. sık tüylü ve beyaz çiçekli bir bitki. çok yıllık. 2. (And.: acı piyan) Baklagiller familyasından. Teucrium polium. bk. acı + Far. Ağz. (TS. acı + ? tilkişen) bk. TBAS. I. acılga) 1. acı + Yun. 37. acumuk) 100 cm kadar boylanabilen. şekerci boyası (TBAS. acimik. DS. murto) bk. acımuk. XII. 19. parçalı yapraklı. Eren. I. (TS. acergan. ülkemizde iki türü yetişen otsu bitkiler. 20) acırga: (< Çağ. acımıħ. pelinos) bk. (And. 50. (And. bir yıllık. 50. 44. 4405. otsu. acı + ot) Kuzey Anadolu dağlarının ormanlarında yetişen. sarmaşık (TBAS. yılanyastığı (TBAS. 238) acı yavşan: (< T. acımuħ. BTS. Sophora. pelin otu (TBAS. çok yıllık. I. 10.. acimık. otsu. 40. süt beyazı renkli çiçekli. 1. 2. acı + soğan) bk. acımık). I. Ağz. acı ve fena kokulu. 10-40 cm yükseklikte.

çalımsı veya otsu bitkilerdir. 21. acır. (And. 23. 2. DS. VI. azaléos “susamış. 1. DS. Tietze. I. 4) adamotu: (< Ar. acı + ? bicik) Kışın yaylalarda biten bir ot (DS. TBAS. (TS. 4419. acur. accor. çok yıllık. 54) acur: (< Ar. DS. kabuğu çizgili ve tüylü. acure. TBAS. kökü kokulu ve çok acı yaprakları hekimlikte kullanılan bir bitki. 51. ādem + T. I. 840. Havuç (DS. ‘acūr. çay + T. hayvanlara yem olarak da verilebilen. I. XII. 23. UA. 1. Cucumis flexuosus. Nişanyan. mavi çiçekli. 1. ncir. (TS. eccur) Kabakgillerden.: ediyaman) 1. 3. Urginea maritima. 2028. Ağz. 21. 67. 23) ada soğanı: (< T. (TS. çok yıllık. 90). DS. BTS. I. (And. TaS. 20. DS.163 acı yonca: (< T. Salvia oflicinalis. azelya) Kokusuz. (TS. I. (TS. ada + soğanı) Zambakgillerden. 22. çok yıllık. acor. (And. 10. 3. bataklık yerlerde yetişen.: adem otu) Patlıcangillerden. 1666. 4) ada çayı: (< T. -ı) Ballı babagillerden. 54) acibicik: (< T. 4406. (TS. III. 1. Ağz. angur. acir. acı + ? yonca) Kızıl kantarongillerden. 1.: acar. 11. hoş kokulu ve zehirli bir bitki. V. sarımtırak. Menyanthes trifoliata. 4. Tietze. 4. soğanından ilaç olarak yararlanılan birtakım maddeler elde edilen. Eren. geniş yapraklı. Rhododendron. 20. 64) adıyaman: (< T. 1. I. DS. ancur. otu). kökü) bk. 201. 1659. BTS. adamotu (TS. erik büyüklüğündeki meyveleri sarı renkli. Ağz. Şeftali. azalea < EYun. 255. 92. I. 1. beyaz çiçekli ve otsu bir bitki. güzel renkli çiçekler açan bir bitki. DS. 201) . acuruk. cacur. DS. susuzluktan yanan”. Mandragora autumnalis. Badem. DS. XII. ādem + T. üzeri yeşil lekeli. 2. adı + yaman). yurdumuzda çok yetişen. V. 64) adamkökü: (< Ar. yeşil veya sarı. DS. tüylü ve beyazımtırak yaprakları olan. Ağz. ada + Çin. irice bir çeşit hıyar. 4. AAT.: açalya. 92). AAT. 9) açelya: (< t. BTS. TBAS. 11. (And. BTS.

22) adî servi: (< Ar. ‘ādile) Yemeği yapılan bir bitki (DS. 10) Afşar otu: (< öz. Zeki Velidi Togan’a göre bu kelime “avcı+er”den gelmektedir”. 22) . ana vatanı Afrika olan. ‘ādį + T. mübaşir” anlamlarına gelmektedir. otu. Aristolochiaceae. (TS. āferīn) Yer elması (DS. benefşe + T. (TBAS. 67) adî papatya: (< Ar. 50 cm kadar boylanabilen. Gölgeli orman altlarında yetişir. 68) afat: (< Ar. ‘ādį + Far. 6) adile: (< Ar. 22) aferin: (< Far. “Afşar/Avşar adı Wambery’e göre avşkökünden türeyip “toplayıcı” ve “zaptiye neferi. Afşar/Avşar + T. Gentianaceae. genelde yaygın olan çalı ve ağaççık. otsu. (And. ülkemizde Artvin ve Erzincan civarında yetişen. Çiçeklerinin iç kısmı esmer. ‘adū) Mısır. papadia) bk. Saintpaulia ionantha. evlerde saksıda yetiştirilen. 71) Afrika menekşesi: (< öz. çok yıllık bir süs bitkisi. BTS. çok yıllık.avsarobasi. Ağz. kışın yapraklarını dökmeyen. çiçekleri sarıdan turuncuya kadar değişen. I. 1. I. 6) adu: (< Ar. (BTS. āfāt) 30 cm kadar yükseklikte. tüylü yapraklı. (TBAS. ardıç) Servigiller familyasından. mezarlık servisi. mavi çiçekli ve otsu bir bitkidir.: Avşar otu) Çok yıllık. Afrika + Far. kültürü de yapılabilen süs bitkileri. şeb-būy) Turpgiller familyasından. 30 m kadar boylanabilen. ‘ādį + Far. Anadolu’da mezarlıklarda yetiştirilen bir ağaç türü. pulsu yapraklı. Juniperus communis. Toprak altı kısmı kusturucu ve balgam söktürücü olarak tanınmıştır. (BTS. -si) ki çeneklilerden. is. darı (DS. Cheiranthus. ‘ādį + Yun. pembe ve beyaz çiçekli. (BTS. Cupressus sempervirens. 6) adî şebboy: (< Ar. papatya (TBAS.com). 30. (sarı şebboy). serv) Servigiller familyasından.164 adî ardıç: (< Ar. Toprak üstü kısımları iştah açıcı ve kurt düşürücü olarak kullanılır. is. www. rizomlu otsu bir bitkidir. kırmızı renklidir. tohumları kozalaklar içerisinde olan. I. mor.

95. taç yaprakları mavimsi pembe. 155. 2. 1. 80. . 22) agılı: (< Meksika’daki Akala şehrinin adından. agaç. (And. 154. MBTS. 55. 217.A. ST AT. 267. ağaç + göğsü) Köknar ağacında biten ve yemeği yapılan bir çeşit mantar (DS. AVA. 367) ağaç çileği: (< T.. 29. 149. 28. 208. 1. II. 35.“özsuyu.. Bu ağacın iri bir limon görünüşündeki buruşuk kabuklu yemişi Citrus medica. DS. haşhaş (TBAS. 65) Bir nevi pamuk. ADYA. Nişanyan. 65. I. 147. (TS. 85. 145. ağeş. 57. DA. agac. boyu yüksek bir ot. 91. ağaç + çileği) Ahududu (TS. 305. 221. 18. 201. aaş. 195. BTS. (Fr. Nişanyan. III. 293. 72. ağaç + kavunu) 1. Tietze.A. 261. DS. 4. 78.: aaç. 227. 1. 6. küçük bir ağaç. 115. 109). 73. K A. 460. I. 32) ağaç küpesi: (< T. T YA. 208. GBAA. ağaç + küpesi) Hatmi (TS.A. 11.A. Krş. SA. EYA. I. I. 97. 48. 79. 134. 70. āfyūn “afyon” ~ EYun. 198. 584. 6. 32) . 32) ağaç ebegümeci: (< T. Gaz.Y. ETA. reçine”. (TS. Tietze. 58. 32. āç. Clauson. 32) ağaç göğsü: (< T. 250. 48. (TS. KBAYA.Y. ópion < ópos ~ HAvr. 103. KYA. 19. Lavatere). 254. EYAD. Turunçgillerden.. 35. 428. 107) bk. 80) ağaç kavunu: (< T. 92. 266. Ağz. TAYA. aveç. 1. ağaç + ebegümeci) Ebegümecigillerden. ağeç. Ka. akala (DS. 140. III. KMYA. AA. AAT. Erz. 132. 183. ayeç) Gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen çok yıllık bitkiler. 28. GD AT. Akdeniz ülkelerinde yetişen. 1. OAAD. 17. E A. 76) ağaç: (< ET. 1. K AT. āş. 295.*sokwo..165 afyon (< Ar. ı aç / yı aç.

23) ağı çiçeği: (< T. TBAS. ak + Yun. ağaç + Yun. Ağz. 88) ağı ağacı: (< T. ağı + çiçeği) bk. ağı < ET. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. 87) ağdirmit: (< T. dirmit/tirmit) Çok tatlı. I. TBAS. 86) ağcabek: (< T. ağaç + Far. I. zakkum (TBAS. 23) ağı düğü: (< T. ağı ağacı (TS. I. 1. ‘a īde + T. sonbahar ve kışın meydana gelen bazitli mantarlardır. tögi < tög-. 33. 86) ağcaca: (< T. (And. 1. çiçeği) Çuha çiçeği (DS. ağı + dalı) bk. a u + ağacı) Zakkum (TS.: ağcabeğ. 22) ağaç minesi: (< T. 34) ağı çalısı: (< T. minā + T. ağaç + üzümü) Dut (DS. 89) . ağı + çalısı) bk. I. I. 1. akça + bey). I. 1. -ı) Yaşlı ağaç kütükleri üzerinde gruplar hâlinde. “< döğü < ET. zakkum (TBAS. akçaca) Baharda tarlalarda biten ve yemeği yapılan bir ot (DS. -si) Mine çiçeğigillerden.: ağu düğü) Karın ağrısına ilaç olarak kullanılan sarı bir ot (DS. (TS. ak + dalak) Yol kenarlarında çalılar arasında biten bir çeşit ısırgan otu (DS. kırmızı. 773”). (TS.166 ağaç mantarı: (< T. ağı + düğü. Collybia velutipes. (And. 81) ağbıkeri: (< T. 1. 86) ağda çiçeği: (< Ar. iri salkımlı bir çeşit üzüm (DS. ağcebek) Börülce (DS. I. 22) ağdalak: (< T. kokulu. mor çiçekli bir ağaççık Lantana. Ağz. 33) ağaç üzümü: (< T. MBTS. I. ak + ? bıkeri) Bir çeşit üzüm (DS. 34) ağı dalı: (< T. manitari + T. 87.

92) ağlayan çam: (< T. (And. (TBAS. 4). Tietze. 14) ağlayangelin: (< T. I. iğne yapraklı. I. sarısabır (TBAS. 1. ağırşak < T. 231) ağınar: (< T. I.167 ağın: (< öz. manitari + T. (And. ağu + ağacı). 114) bk. 113) ağşayık: (< T. 113) ağu: (< ET. 44) ağsüntere: (< T. ak + ? süntere) Bir cins buğday (DS. 34) ağırşaħ: (< T. Pinus grifitthis. ağır + -şak. ak + top) Bir çeşit buğday (DS. a u. Ağz. (BTS. 23) . ağı + Far. Ağın) Bir üzüm türü (EYAD. BTS. ağı + otu) Baldıran (TS. 50-100 cm yükseklikte. Liliaceae. 14) ağmağeni: (< ? ) Çam ağacına benzeyen bir çeşit ağaç (DS. 183) ağı otu: (< T. is. I. 50 m kadar boylanabilen. 113) ağtop: (< T. ağışak) Bir çeşit elma (DS. Eren.: ağacı) bk. otsu ve soğanlı bir bitkidir. akşayık) Kırda yetişen bir çeşit ot (DS. 23. 238) ağu ağacı: (< T. 22. turuncu çiçekli. ülkemizde kültürü yapılan bir tür. 1. ağlayan + gelin) Zambakgiller familyasından. 102) ağ mantarlar: (< T. şam’) Çamgiller familyasından. nār) Bir cins üzüm (KBAYA. her dem yeşil. zakkum (TBAS.: ağışaħ. Himalayaların ılıman bölgelerinde tabii olarak yetişen. ak + Yun. -lar) nsan ve hayvanlarda hastalığa yol açan ve birçok türü içine alan ilkel bitkiler topluluğu (TS. Ağz. I. ağlayan + Ar. 51.

aklap. Tietze. 118). toprak üstüne yayılan kısa boylu bir çeşit yonca. -ü) Yabani gül (TaS. beyaz renkli bir cins kabak (DS. I. ağaç formunda. gul + T. ahlet. . 2. ak + ? yonca) 1. elması) Yumuşak ve mayhoş bir çeşit elma (DS. 115) ağustos gülü: (< Lat. otu) Çiçekleri papatyaya benzeyen. güzel kokulu. 127) ahdam: (< T. āħur/āħūr + T. augustus + T. I. I. aħbun + T. 130. akhrad. 116) ağ yonca: (< T. I. ahlada = EYun. 127) ahgabak: (< T. 59) ağuş: (< Far. I. akhras. I.: ağlat. (And.168 ağukunduzu: (< T. 115) ağustos alması: (< Lat. 7. 6. 115) ağ yemşen: (< T. akçöpleme ağure: (< ? ) Hıyar. beyaz çiçekli. Açık yeşil yaprakları olan. augustus + Far. I. yuvarlak. kabukları soyulunca sapı yenebilen. I. 129) ahırotu: (< Far. DS. I. ā uş) Asma filizi (DS. Yer yoncası. Nişanyan. Ağz. küçük beyaz çiçekli bir çeşit yabani ot (DS. Eren. tatlı ve kuşburnuna benzeyen meyvesi (DS. 124) aħbun otu: (< Erm. ak + dam) Beyaz mısır (DS. ak + kabak) Turşusu yapılan. I. 116) aħalak: (< ? ) Bir çeşit kara üzüm (DS. I. ağu + kunduzu) bk. otu) Gübreliklerde yetişen. hahlat) Gülgillerden. sarı çiçekli bir ot (DS. ak + yem(i)şen) Yabancı bir ağacın beyaz renkli. salatalık (DS. ālad. bozumsu yeşil renkli bir ot (DS. 135) ahlat: (< Yun. I.

I. Tietze. DS. Ağz. 140) ak arpa: (< T. 158”) Bir çeşit yumuşak buğday (DS. (TS. BTS. ak + Far. āreste. dişbudağa benzer meyvesiz bir ağaç (DS. alıç (DS. çok yıllık bir bitki ve bu bitkinin duta benzeyen. 4410) akasma: (< T. odunsu. 1. Rubus idaeus. (TS. ak + ağaç) Gürgengillerden. 24. 133) aħsıl: (< T. DS. 48. 50. beyaz çiçekli. 101. 1. Nişanyan. MBTS. ak + Far. Pirus piraster. 2252. 1. 137) akarısta: (< T. ak + asma) Düğün çiçeğigillerden. E A. 24. (TS. “< Far. TaS. XII. ak + arpa) Bir çeşit beyaz arpa (DS. 100 cm kadar bir yüksekliğe erişebilen.: agasiya. acacia < EYun. (And. beyaz çiçek veren. 24) akağaç: (< T. 1. I. tırmanıcı. XII. kışın yapraklarını döken.: aħsil) Yaprakları kızılcık yaprağını andıran. bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen sarılıcı bir bitki. 304. -u) bk. 134) ahududu: (< Far. emrūd + T. < Fr. 158. 30-35 m yükseklikte. AVA. Clematis vitalba. DS. 4410. 132. 8) Gülgillerden. (TS. BTS. 140.169 meyveleri olgunlaştıktan sonra yenen yabani armut. acacia ~ EYun. BTS. sulu ve kokulu yemişi. axısga. (And. āhū + tūt + T. I. VII. aksıl). ahlat (TBAS. āreste ‘süslü’. I. 124). kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir ağaçtır. dikenli. 259) ahlat armudu: (< Yun. Nişanyan. I. Betula alba. bileşik veya basit yapılı. . 14. TBAS. ālūçe) Dağlarda yetişen yabani ve dikenli bir ağacın meyvesi. 23. DS. 24) ahnıt: (< ? ) Otlaklarda yetişen ve çeşitli renklerde çiçekleri olan acı kabuklu bir ağaç (DS. ahlada + Far. akakia < belki bir eski Mısır kelimesinden. -u. kırmızı renkli. 17. I. 8. 53. 1. 52. akakia. 17) ak alıç: (< T. Doğu Anadolu’nun meşe ormanlarında nadiren görülür. acacia < Lat. TBAS. TBAS. 68) akasya: (< Fr. Ağz. TBAS. I.

1. BTS.: akbabacca. I. I. akbubacca. akbubecik. DS. ak + Far. 142) . XII. I. akbaşlı. 25) akbaş: (< T. ak + Far. ak + Ar. ak + başlı) 1. boya gibi maddelerinden yararlanılan beyaz çiçekli bir ağaç. . ak + OFar. bābā). akmubatça. 140) akbabaç: (< T. DS. III. bk. 25. -ç) bk. 142) akbaşlı: (< T. ak + Far. akbabaçça. I. bābā + T. Ağz. akbubeşce. Türkiye’de özellikle yol kenarlarında görülen. 4410) ak baldır: (< T. zamk. Boyar madde olarak kullanılır. akpakla) Kuru fasulye (TS.: ahpahla. I. (TS. 85. çok yıllık. DS. bādingān) Yeşil domates (DS. akbabaç. akbubetçe. DS. akbubaçya. 2. nce ve sık yapraklı. ak + bardak) bk. ak + baş) Bir yıllık ve otsu bir bitkidir. 131. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. 85. Robinia pseudoacacia. 25) akbacak: (< T. 141. bā ilā). I. bk. akbuleşce. akbaşlı (I). sıcak iklimlerde birçok çeşidi yetişen ve tanen. akbabaçya. akbubaşça. 80 cm kadar bir boya erişebilen. (DS. DS. ayvadana. Ornithogalum narbonense. akçababaş. akbubaç. DS. kardelen (TBAS. TBAS. I.. akbubatça. beyaz çiçekli bir yabanî ot. I. Ağz. akpopatça) Papatya (DS. I. akbaş. 2. 18) akbaba: (< T. (And. ak + baldır). (TBAS. I. ak + başak) 1. 141) akbadılcan: (< T.A. 25) akbaşak: (< T. 141) akbakla: (< T.: ak baldıran. pāçak) Çiğ olarak yenilen bir ot (DS. (And. akbaşlık. soğanlı. 53. akbubecci. 24. 146. akbuğday. bk. (TBAS. papatya (TBAS. 18. 53. 141) akbardak: (< T. Chrozophora tinctoria. (And. I. akçıbaba. 27. ak pandur) Zambakgiller familyasından. asıl vatanı Kuzey Amerika olmakla beraber. 1. DS. Erz. akbaba (DS.170 akısga) 25 m kadar yükselebilen. Ağz.

: akböğrülce. bk. güzel kokulu. 143) akcabağ: (< T. XII. I. (TS. (TS. akbaşlı. 35. iri yuvarlak taneli beyaz üzüm (DS. I. 1. (And.: akbaş. 142) akbuğday: (< T. I. 145) akbulama: (< T. ak + bulgar) Büyük salkımlı. akçıllı + kara + balı) Erken olgunlaşan bir çeşit kiraz (DS. Ağz. 142) akbıtırak: (< T. I. DS. 4411) akça: (< T. börülce (DS. DS. 143. akbuydey. küçük yapraklı bir çeşit sarmaşık (DS. iki metre kadar boyu olan bir çalı (DS. 1. (And. akbaşak. 32. akbörül) 1. beyaz kabuklu. akça) Derelerin içinde yetişen basit yapraklı. ak + burçak) Baklagillerden. 143) akbulgar: (< T. akça + bağ) Ağaçlara sarılan. I. I. ak + börülce). I. beyaz divlek (DS. akbakla. 53. akça buğday) Kurak iklime dayanıklı. I. I. yumuşak bir çeşit ekmeklik buğday. Lathyrus sativus. Ağz. 143) akburçak: (< T. kırmızı çiçekli. büyük kışlık kavun. ak + bulama) Beyaz kabuklu. 53) akbülgül: (< T. I. 36) . 145) akcıllıgarabalı: (< T. ak + verdi) Bataklıklarda yetişen ve hasır dokumaya yarayan bir çeşit ot (DS. DS. sonbaharda ekilen. I.171 akberdi: (< T. 2.: ābutırak) Tarlalarda yetişen zararlı ve dikenli bir ot (DS. akbuldey. burçağa yakın bir bitki cinsi. ak + buğday). 142) akbörülce: (< T. (And. ak + pıtrak). yassı. Ağz. Karnıkara. ak + ? bülgül) Çavuş üzümü (DS.

4411) akçabardak: (< T. tahtası hafif ve sağlam bir ağaç. 54. sarı. I. örneği akçaağaç olan. akça + bardak) bk. 1. TBAS. (TS. kılçıksız bir çeşit buğday (DS. akça + kızı) bk. I. çalı (DS. çanak ve taç yaprakları 45 adet serbest ya da birleşik. 146) akçakızı: (< T. I. 69) akçaağaçgiller: (< T. DS. akça + budak) Kerestesi sert ve sağlam olan bir ağaç. etli ve sulu bir tür armut (TS. 30) akçalı: (< T. emrūd + T. 54. Aceraceae. DS. 25. 4411. süs ağacı olarak da dikilen. DS. I. (And. I. kardelen (TBAS. Ağz. DS. BTS. BTS. akça + elma) Bir çeşit elma (DS. 2. ovaryum üst durumlu. 54) akça kesme: (< T.172 akçaağaç: (< T. Dalları yassı olan bir çeşit çalı. ülkemizde 10 kadar türü bulunan. akça + kavak) Akkavak (TS. I. akça + buğday) Beyaz. -u) Erken olgunlaşan. ülkemizde 1 cins ve 11 türle temsil edilen. ağaç ya da çalı formundaki bitkiler (TS. 25) akçabudak: (< T. 145) akça buğday: (< T. çiçekleri er dişi ya da tek eşeyli. yaprakları karşılıklı dizilişli. I. 144. 86. XII. karaağaç (DS. akça + ağaç + -giller) ki çeneklilerden. ince kabuklu. 1. 1. I. akça + Far. 145) akçakavak: (< T. şizokarp tipi meyvesi olan. Çit yapılan bir çeşit diken. 19. TaS. altın dikeni (TBAS. 1. ak + çalı) 1. (isfendan). 144. kışın yaprak döken. XII. 19) akça armudu: (< T. 145) akça elma: (< T. 54. akça + ağaç) Akçaağaçgillerden. I. DS. akça + kesme). 146) .: akçe kesme) Dağlarda yetişen ve keçiler tarafından yenilen çalı (DS.

54) ak elma: (< T. çok yıllık ve otsu bir bitki. yeşilimsi beyaz çiçekli.173 akçalıbasan: (< T. mercümek) ri taneli bir çeşit mercimek (DS. Bir çeşit fasulye. I. I. 628) Beyaz. 26) akdarı: (< T. I. akça + ? Rodos) Bir çeşit beyaz buğday (DS. dāne) 1. hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan bir bitki cinsi. ak + Far. DS. çūdār) Bir çeşit çavdar (DS. I.com) akdene: (< T. I. tūt) Beyaz renkte olan dut (TS. kuraklığa dayanıklı bir bitki (TBAS. ak + Far. 147) akdiken: (< T. 1. akça + yazlık) Martta ekilen yazlık buğday (DS. I. tohumları besin olarak kullanılan. ak + diken) Hünnapgillerden. 146) akça mercimek: (< T. 2-6 m yükseklikte. 2. ak + Yun. 146) akçavdar: (< T. Rhamnus cathartica. 26. 137) . 26. Çorba için iri öğütülen arpa (DS. ak + çöpleme) Zambakgillerden. ak + elma) Bir çeşit yuvarlak elma (DS. akça + Far. 146) akçayazlık: (< T. 146) akçarados: (< T. yaprakları uzun. kazık köklü. 146) akçiçek: (< T. (TS. 54. 148) akdut: (< T. I.draligus. (TS. Veratrum album. I. I. 125. ak + Far. 54. 1. 4411) akdirmit: (< T. TBAS. dirmit/tirmit ‘bir cins mantar’. küçük taneli bir çeşit üzüm (DS. 100 cm kadar bir yüksekliğe erişebilen. 146) akçöpleme: (< T. dalları dikenli. ak + çalı + basan) Bir çeşit buğday (DS. Tietze. ak + darı) Buğdaygillerden. XII. www. ak + çiçek) Akasya ağacı (DS. 1. TBAS.

parmağı) Büyük salkımlı. 1. I. Çeşitli sebze (DS. ak + güneyik. 155) . ak + Far. 155) akkadina: (< T. 3. 164. 149) akganak: (< T. yaprakları tüylü bir çeşit ot (DS. 2. DS. ak + gevrek. fiğ) Bezelye (DS. hindiba (TBAS. ak + ? kadina) Papatyaya benzer sarı çiçekli bir ot (DS. I. yarı olmuş yarı olmamış sebze veya meyve. 4411) akgevrek: (< T. Ağz. I.: ak günek) bk. DS. ak + Soğd. 4411) akglik: (< T. XII. gevrek bir çeşit üzüm (DS. MBTS. “< güneyik ‘kökü bulunamamıştır’.174 akfiğ: (< T. 149) ak gök: (< T. 149) akgernaz (< T. ak + kanak) Kökü kesildiği zaman çıkan sütünden sakız yapılan. 4411) ak gül: (< T. XII. ak + Ar. hindibā) bk. ak + ? gut) ri taneli. ak + kılık) Küçük. I. XII. akkermaz. boz renkli bir çeşit ağaç (DS. 150) ak güneyik: (< T. ak + gök) 1. kadın + T. I. I. Bir çeşit incir. DS. sert kabuklu. akyannaz) Bir çeşit beyaz ve yumuşak buğday (DS. güzel kokulu bir çeşit beyaz üzüm (DS. 690”) Beyaz. ak + kuyruk) yi cins çay (DS. I. Clauson. 149) akgut: (< T.: akgernez. (And. ak + Yun. 149. “< kevre-k. I. 150) akguyruk: (< T. akyarnaz. uzun taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS. 26) ak hindiba: (< T. 150. ak + ? gernaz). (And. 149. 26) ak kadın parmağı: (< T. I. yi kötü. gul) Beyaz gül (DS. I. sarı meyveli. hindiba (TBAS. 1118”). Ağz. I.

27) akleyvaz: (< T. Sütü kurutularak güzel kokulu sakız yapılan bir çeşit ot (DS. tüylü mor çiçekli bir çeşit diken olup sapları soyularak yenir. 157) aklan: (< T. 157) aklahna üzümü: (< T. 158) . Yaprakları kabız ve kan dindirici olarak kullanılır. bk. ak + kay(ı)şak) Bir çeşit mantar (DS. 85. ak + Far. I. (And. Killi ve nemli toprakta yetişen. pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. Hollanda kavağı). Lythrum salicaria. (akçakavak. 4411) akkayşak: (< T. 1. Beyaz mantar. çok yıllık. 2. 61. geniş dallı. akbakla. ak + ? leyvaz). (And. kūse) Sonbaharda ekilen. (TBAS. 156) akkozak: (< T. 156) akkulak: (< T.175 akkanat: (< T. ak + Yun. kalın kabuklu. 156) akköse: (< T. I. Yaylalarda yetişen ve kuruyunca içi boş kamış hâline gelen ot (DS. iri taneli bir çeşit üzüm (DS. kalın gövdeli. I. I. yapraklarının altı beyaz olan.: akgavak) Söğütgillerden. 2. 2. 156) akkulut: (< T. üzümü) ri yuvarlak taneli. I. ūzek) Beyaz renkli afyon çiçeği (DS. I. uzun yapraklı. I. I. 155) akkavak: (< T. boyu çok uzayan bir çeşit kavak. ak + kız) 1. I. aklar + ot) 1-2 m yükseklikte. Ağz. dayanıklı bir çeşit beyaz üzüm (DS. ak + kanat) Ürün vermeyen mısır bitkisi (DS. Populus alba. ayşekadın fasulyesi (DS. 157) aklar ot: (< T. 3. Genger otunun tazesi. soğuğa dayanıklı bir çeşit buğday (DS. ak + ? kulut) Yeşil renkli. lahano + T. I.: ağlövlez) 1. ak + kavak). DS. aklan) Yeşil kabuğu kolay soyulan iyi cins ceviz (DS. (TS. ak + kulak) 1. ak + Far. 155) akkız: (< T. Ağz. XII. şevketibostan.

159) ak ot: (< T. 1. MBTS. mantra) Sütünden sakız yapılan ot. 161) ak sarmaşık: (< T. I. śadef + T. ak + sarmaşık) Evren gülü. ak + pus < Yun. ak + Ar. 27) . ova) Bir çeşit yumuşak buğday (DS. 159) akpancar: (< T. ak + Yun. pissa. 160) akparmak: (< T. ak + mandıra < Yun. otu) bk. 3. 1. “< Yun. 159) akmantar: (< T. keçi mantarı. 62) akmeri: (< T. özellikle semiz otugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar. Agaricus campestris. ak + ot) Haşhaşın bir çeşidi (TaS. manitari) Tadı güzel ve besleyici bir tür mantar. I. ak + ? pas) Lahana. ak + ? meri) Bir çeşit beyaz üzüm (DS. pelin (TS. karnabahar gibi bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen. acı yavşan (TBAS.176 akmandır: (< T. turp. I. 2. pelinos) bk. ak + ? T. şalgam. Albugo candida. yabani bir ot (DS. I. ak + Erm. 2534”) Bir çeşit beyaz buğday (DS. I. ak + parmak) bk. I. ak + Yun. binkulaç ve ak asma da denilen sarmaşık (TaS. I. (TS. 160) akri: (< ? ) Kırmızı ve dayanıklı kerestesi olan bir çeşit orman ağacı (DS. IV. pissa. 1574) ak pas: (< T. dökülgen (DS. 74) ak sedef otu: (< T. (TS. 63) akpelin: (< T. I. banjar) Ispanak gibi yenilen lezzetli. sakızlık (DS. 1786) akpusa: (< T. 74) akova: (< T.

akşam sabah (DS. ak + Far. ak + ? sünter) Sonbaharda ekilen. ak + ? T. 163) . ak + Far. ak + Far. 161) aksirke: (< T. ser) Başakları koyu sarı renkte olan bir çeşit sert buğday (DS. ak + söğüt) Söğütgillerden. 162) akşam sabah güzeli: (< Sogd. 69) aksulu: (< T. ak + sulu) Bir çeşit armut (DS. (TS. 27) aktavuk: (< T. 1. 162) aktahal: (< T. I. 162) aksünter: (< T. I. şeker + T. ak + soğan) Ada soğanı (TS. -i) Sarı renkli. 161) aksışam: (< Far. tavuk) Çiğdeme benzeyen ve ilkbaharda açan bir çeşit beyaz çiçek (DS. ak + taş) bk. tatlı bir çeşit armut (DS. I. güzeli) bk. akşam + Ar. kabukları eczacılıkta kullanılan bir söğüt türü. I. 1. I. śabāĥ + T. (akşam sabah güzeli). I. kardelen (TBAS. 162) aktaş: (< T. 162) akşekeri: (< T. ak + Ar.177 akser: (< T. (DS. 162) akşam sabah (< Sogd. śabāĥ) Bir çeşit çiçek. kışa dayanıklı yumuşak bir çeşit buğday (DS. daħl “tahıl”) Buğday (DS. sirke) Bir çeşit üzüm (DS. Salix alba. I. I. I. I. 161) aksoğan: (< T. 66) aksöğüt: (< T. akşam + Ar. ‘aks-ı şām) Beyaz ve iri taneli bir çeşit buğday (DS.

aktop (DS. 86) Olgunlaşmamış ham kavun. 70. 171) alabacak: (< T. 165) akzambak: (< T.178 aktop: (< T. pāçak) 1. I. beyaz çiçekli ve otsu bitkilerdir. I. (aktopaç). ala + ayaş) Siyahlı beyazlı ve iri taneli bir çeşit üzüm (DS. zanba ) Zambakgillerden. ak + yazlık) Kellesi dört sıra olarak olgunlaşan sarı buğday (DS. 173) . 164) akyavşan: (< T. akantos. 1. ak + top) Bir çeşit buğday. 164) ak üzüm: (< T. MBTS. I. 27) akzahran: (< T. Liliaceae. otsu gövdeli. 163) akunduz: (< EYun. ala. 1. (TS. (DS. dalsız bitki (DS. geniş yapraklı. 171) alabaş: (< T. 2. ak + yavşan) Karın ağrılarında ilaç olarak kullanılan bir çeşit kokulu ot. Şeftali. 161. yaprakları lahanaya benzeyen. I. (DS. (And. Ağz. ak + Ar. ak + Ar. 169) ala ayaş: (< T. kökü şalgamdan daha büyük olan ve yemeği yapılan bir çeşit bitki (TS. Biber (DS. (TBAS. I. I. ala + baş) Turpgillerden. karpuz. 165) ak yıldız: (< T. 69) ala: (< ET. çiçeği diş ve yüz şişlerinin tedavisinde kullanılan bir bitki. 133) Yaylalarda yetişen. Ornithogalum. I. acı yavşan (DS. süs bitkisi olarak yetiştirilen. 165) akyazlık: (< T. büyük salkımlı bir çeşit beyaz üzüm (DS. DS. I. ak + yıldız) Yumrulu.: aksarhan aksavran) Bir çeşit tohumluk buğday (DS. safran < za’ferān). Lilium candidum. ak + topaç) bk. Tietze. alaca kır). meyve (alaca gök. I. I. ala + OFar. I. 1. ak + üzüm) Sık taneli. 163) aktopaç: (< T.

ala + göz) Kırlarda biten ince. alaca + üzüm) Bazı taneleri olgunlaşmış. I.179 ala börülce: (< T. ala (DS. (TBAS. 71) alaca ot: (< T. kışın yaprak döken. XII. 178) alaçam: (< T. 71) alaganta: (< ? ) Domates (DS. 178) alaca üzüm: (< T. I. erken olgunlaşan bir çeşit üzüm (DS.. 1. bā ilā) 1. 169) alaca kır: (< T. 27. III. cehre) Dikenli veya dikensiz. alaca + kır) bk. bk. 36. alaca + Far. Rhamnaceae. dikenli bir çeşit ot (DS. benefşe) Hercaî menekşe (TS. 1. şam’) Rengi kızıla yakın bir çam türü (TS.Y. 169) alaca menekşe: (< T. DS. bazıları yeşil olan bir çeşit üzüm (DS. Gaz. I..A. ala + börülce) Siyah benekli bir çeşit fasulye (DS. kılçıklı bir çeşit yaban otu (DS.A. I. I. 187) alagöz (II): (< T. I. 175) alaca bakla: (< T. meyvesi yenmeyen ağaç veya ağaççıklardır. 4413) . alaca + Ar. Krş. I. ala + göbek) Karaağaçlarda çıkan ve yemeği yapılan bir çeşit büyük mantar (DS. 461) ala cehri: (< T. alaca) Ben düşmüş üzüm. 174) alaca: (< T. 187) alagöbek: (< T. 176) alaca gök: (< T. I. Beyaz börülce. ala + Far. ala + göz) Küçük taneli. 2. alaca + gök) bk. ala (DS. I. alaca + ot) Susuz yerlerde yetişen geniş yapraklı. 187) alagöz (I): (< T. I. I. ala + Ar. 178. akbakla (DS. ekşice bir çeşit üzüm (DS.

ala + kavun + otu) Ezildiği zaman kavun gibi kokan bir çeşit ot (DS.180 alahta: (< ? ) Büyük yapraklı bir çeşit bitki (DS. is. yenebilen bir çeşit ot (DS. -ı) Yaprakları geniş ve benekli. 199) . 190) alakoruk: (< T. 189) alakakaç: (< T. Ağz. 197) ala pakla: (< T. üzümü) nce kabuklu. banjar) Baharda görülen ve yemeği yapılan bir çeşit bitki (DS. I. Alman + Blg. I. 197) alaoğlak: (< T. 191) alamangumpili: (< öz. I. 189) ala kangalı: (< T. XII. ala + Ar.: alamelik) Bir yanı kırmızı. (ala pakla) (DS. ala + oğlak) Beyaz ve kahverenkli bir çeşit fasulye. kenarları dikenli. I. ala + Erm. iyi bir çeşit patates (DS. ala + kakaç) Gelincik çiçeği (DS. I. I. I. iri taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS. 197) alasit üzümü: (< ? alasit + T. 189) alakavun otu: (< T. I. ala + ? kangal + T. bir yanı sarı. I. koruk) Yarı olmuş üzüm (DS. sarı ve sert. 193) alantın: (< ? ) Gürgenlerin dibinde veya alan yerlerde biten sütlü. 197) alapo: (< ? ) Akasya ağacına benzer bir çeşit ağaç (DS. -i) ri. beyaz renkli ve yemeği yapılan bir çeşit mantar (DS. I. iri taneli kiraz (DS. alaoğlak (DS. 4414) alamelek: (< T. bā ilā) bk. 197) ala pancar: (< T. I. Krumpir + T. melek). I. (And. ala + ? Far. ala + Ar.

208) alça: (< T. al + Yun.181 alasulu: (< T. emrūd) bk. alaz < yalaz “alev. I. -u) bk. I. (And. 202) alavurt: (< ? ) Su kabağı (DS. alaz”. 3. 209) aldangeç: (< T. diminitis) Pembe renkli bir çeşit üzüm (DS. alaz (DS. Ağz. (DS. 203) alay çiçeği: (< Yun. I. 220) alaz: (< T. emrūd + T. I. 221) alaz armudu: (< T. alça(k)cık) Tarlada ekin arasında biten beyaz çiçekli bir ot (DS. ala + tavşan + üzümü) Sarı renkli ve çilli bir çeşit üzüm (DS. 23). alaz armut). 205) alaz armut: (< T. I. is. 209) aldimnit: (< T. I. 205) albadılcan: (< T. I. alaz + Far. ahlat (alaz armudu. 3354. 207) albalı: (< T. çiçeği) bk. alaz + Far. 199) alatavşan üzümü: (< T. 101) alçacık: (< T. Gülensoy. 207) albustan: (< öz. 210) . I. aldangaç) lkbaharda kırlarda yetişen ve patatesin küçüğüne benzeyen yenilebilir bir çeşit bitki (DS.: alız)Yabani armut. I. bādingān) Domates (DS. Elbistan ?) Kırmızı ve ufak taneli bir çeşit buğday (DS. MBTS. 205. alaz (DS. I. ala + sulu) Yeni olmaya başlamış meyve (DS. 201) alatura: (< T. alça) bk. erik (TBAS. al + balı) Vişne (DS. allágion + T. I. ala + tura) Bir çeşit kırmızı üzüm (DS. bādincān < Far. ölmez çiçek (TBAS. I. al + Ar. I. I.

algue ~ Lat. 28. III. 39. I. ETA. ālūçe küçük erik < alū erik. 222) . 1. bey + ? buğday + T. erik) Aşılı ve tatlı bir çeşit erik (DS. AVA. 29. 222) Aliöksüz: (< öz. is. I. Ali + T. Tietze. 220) Alibey buğdayı: (< öz. küçük ve bir tarafı kırmızı armut (DS. is. Nişanyan. I. 1896) alısın: (< ? ) Tarlada ekine zarar veren yabancı otlar (DS. kışın yapraklarını döken. Nişanyan. Crataegus. mor ya da siyah renkli yabani bir ağaç. Gaz. BTS. TaS. afkos. 222) alim üzümü: (< Ar. 222) alim erik: (< Ar. 92.A. AAT. TBAS. III. I. al + ? gemre) Koyu kırmızı renkte. 151) Bir çeşit iri bezelye (DS. ‘ālī + Far. 14.182 alevlet: (< ? ) Alıçtan büyük. KBAYA. 1. 183. 246. I. 2262. kırmızı. ‘ālī + ? yonca) Küçük yapraklı ve yoncaya benzer bir ot (DS. Ali + T. dede) Güz armudu. II. Ali + T. üzümü) Küçük ve sık taneli siyah üzüm (DS. 80) algemre: (< T. GD AT. 221) alidede: (< öz. küçük ve siyah renkli. 214) alıç: (< Far. meyvesi sarı. güz çiğdemi (TBAS. I. DS. 585. I. I. 221) aliçehre: (< Ar. 262.. Eren. öksüz) bk. I. 202. ‘alį m + T. dayanıklı bir çeşit üzüm (DS. 211) alg: ( < Fr. DS. VII. 29) ali yonca: (< Ar. ‘alį m + T. çehre) Yuvarlak. 14) Su yosunu (TS. (TS. 212) alguş: (< Yun. I. is. -ı) Bir çeşit buğday (DS. üzüme benzer meyvesi olan ve dericilikte kullanılan bir ağaç (DS. 81. 233. kırlarda yetişen. bir yabani meyve (DS. 8) Gülgillerden. I. alga.

(And. 223) allıballı: (< T. 222) Allahekmeği: (< öz. I. is. bk. -ı) Küçük ve tatlı bir çeşit erik (DS.: alluce) Yemeklere konulan yeşil erik (DS. vişneye benzer bir çeşit bitki (DS. (TS. 227) alma erdiren: (< T. 1. sarı renkli üzüm (DS. al + ? mümmük) Gelincik (DS. allı + ballı) Üzümden daha iri taneli mayhoş bir çeşit meyve (DS. 227) almalık: (< T. 4416) aloğlu: (< T.: almalıħ) Büyük yapraklı bir çeşit ot (DS. ālū. Alman + Yun. Allāh + T. 228) almuħarı: (< T. 225) almacık otu: (< T. I. is. 225) allik taması: (< T. elma + erdiren) Dikenli. I. -sı) Orta Avrupa’da yetişen bir papatya türü. Ağz. I. Ağz. I. XII. I. elmacık + otu) Geniş yapraklı bir çeşit ot (DS. 225) alluca: (< T. taş ve kayalık yerlerde görülen mantar cinsinden. elma + yaprağı) Enli yapraklı bir çeşit bitki (DS. I. I. I. 228) almümmük: (< T. 228) aloruħ: (< ? ) Otların üzerinde görülen. I. yeşil. almalık). beyaz bir ot (DS. allıca). papadia + T. 2. I. allık + ? tamas + T. al + ? muħarı) Bir çeşit erik (DS. (And. 229) . al + oğ(u)lu) Yemeye ve şarap yapmaya yarayan kokulu. can eriği. 228. 90) alma yaprağı: (< T. ekmeği) lkbaharda. 227) Alman papatyası: (< öz. I. Tietze.183 alkakuca: (< ? ) Gelincik çiçeği (DS. I. I. 157) 1. Kara erik (DS. çokça yağmur sonu. köksüz ve çocuklar tarafından yenen bir çeşit bitki (DS. 228) alo: (< Far. Anfhemis mobilis. DS.

altīran).. < *āl + ton. Ramstedt altun biçiminin başında Türkçe al (kızıl) sözünün geçtiğini dile getirmiştir. MBTS. I. altın + baş) Daha çok Ege bölgesinde yetişen. kıyı. 230) altı kıran: (< T. DS. arpa) bk. altı + Far. 229) altı kenar: (< T. Räsänen. 10. (DS. 3. altı + T. altı kenar. kalın kabuklu bir çeşit lezzetli üzüm. altı + Far. 42) altı köşe arpa: (< T. Bu görüşü Räsänen de benimsemiştir. Gaz. altı kıran arpa (DS. 230. altı köşe arpa. Süpürge yapılan. III. < ET. 9. 29) altıncık: (< T. 231) . 18”) bk. altın + başak) bk. altın + ağacı. DS. altun ve Moğ. ölmez çiçek (TBAS. kökeni üzerinde durmamıştır. kūşe + T. cehri (TBAS. Sarı. I. çok tatlı bir kavun türü 2. kenār) bk. Tietze. altun. 30. Ancak Doerfer Türkçede ton (metal) sözünün geçmediğini vurgulayarak bu açıklamaya katılmamıştır. Ağz. 159. kıran ‘kenar. 29) altınbaş: (< T. kıran + arpa) Sulu toprakta yetişen ve başağı altı sıralı olan arpa (And.: altı gıran arpa. altı kıran arpa (DS. al + Far. Daha sonra ET. 2. ölmez çiçek.184 al pehlivan: (< T. Orta Türkçede altūn olarak geçer. I. 1. Eski Kıpçakçada da altūn biçimi kullanılır. kabuğu sarı benekli. I. 230) altı kıran arpa: (< T. mavi çiçekli bir ot (TS. (TBAS. uç’.A. I. pehlevān) Bir çeşit kırmızı üzüm (DS. altın + çiçeği) bk. altı + T. I. Kökenini açık olarak bilmiyoruz. 1677”) bk. altı kıran arpa (DS. altan biçimlerinin Türkçe al (kızıl) ve Korece ton (değerli metal) sözlerinden oluştuğunu yazmıştır. Németh Türkçe altun’u Moğolca altan biçimiyle birleştirmekle yetinmiş. 231) altın çiçeği: (< T. I. 93. I. altıncık) Latin çiçeği (DS. 230) altın ağacı: (< T. “< kıraŋ. altı kıran. yuvarlak. “< altın Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. Eren. 231) altınbaşak: (< T.

tüylü. Bir çeşit zerdali. 5. Citrus decumana. (TBAS. 234. 2. greyfrut. yaprakları idrar söktürücü ve kabız giderici olarak kullanılan. dikenli ve kürecikler hâlinde sapları olan bir kaktüs türü. 232) alvala: (< ET. Bazı Amanita türleri ölüm ile sonuçlanan zehirlenmelere neden olmaktadır. greyfrut. 30. altın + dikeni) 70-80 cm yükseklikte. (And. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. Tietze. 5-20 cm yükseklikte. Ayşekadın fasulyesi. 30) altın kökü: (< T.: alvele) Gelincik. altın + otu) Kaya boşluklarında ve nemli yerlerde yetişen. altın + yumurta + Yun. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. al + var + eriği) Yaş ve kuru olarak yenen. 2. iri taneli bir çeşit kiraz (DS. altın + kökü) Güney Amerika’da yetişen. I. uzun. sıcak bölgelerde yetişen bir meyve ağacı. 232) altıntop (I): (< T. dikenli. -ı) stanbul civarında yetişir. 1. Bir yanı kırmızı renkli elma (DS. 30) altı parmak: (< T. BTS. DS. (TBAS. Kırmızı kabuklu bir çeşit üzüm. kusturucu niteliği olan bir kök. 94) altıntop (II): (< T. 160). 235) . Aspleniaceae. (TS. nce kabuklu. 234) alyanak: (< T. 32. TBAS. I. 1. I. kırmızı. Trollius ranunculoides. al ‘kuvvetli açık kırmızı’ ve Far. (TS. manitari + T. Ağz. Amanita caesarea. (TBAS. kız memesi. çiçeksiz. altı + parmak + otu) Kısa saplı. ipeka. 4. Turunçgillerden. 30) alvar eriği: (< T. 94) altın yumurta mantarı: (< T. 1. altın + top) 1. I. tatlı ve kırmızı renkli bir çeşit kiraz. I. 3. Cephaelis ipeca cuanha. Scolymus hispanicus. yenen bir mantardır. Bu ağacın kanarya sarısı renginde. tarla gülü (DS. (TS. 94) altın otu: (< T. tadı acımsı meyvesi. al + yanak) 1. vāla ‘bir cins ipekli’.185 altın dikeni: (< T. altın + top) ki çeneklilerden. yuvarlak erik (DS.

(TS. I. I. 99) Amerika bademi: (< öz.: amasiya) Uzun zaman taze kalan bir çeşit üzüm (DS. Bu ağacın armuda benzer yemişi.A. iri ve uzun taneli bir tür pirinç (TS. Amerikan) Bir çeşit buğday (DS. 98) Amerika armudu: (< öz. 99) Amerikan biber ağacı: (< öz. -u) 1. 235) alyud: (< T. (And. Antep fıstığıgillerden. 99) Amerika elması: (< öz. ran’da yetişen. Amerika’da yetişen bir ağaç ve bu ağacın badem biçiminde. Ağz. 1. 1. 1. amber + būy. (TS. amber < Ar. Amerika + Far.186 al yonca: (< T. ‘anber + T. çiçeği) Amber ağacının toparlak. I. fındık büyüklüğünde. Amerikan + Yun. 1. Tietze. 2. 1. ağacı) bk. bādām + T. is. . al + yut) Hindistan cevizi (Erz. (TS. Geum urbonum. is. 16. emrūd + T. III. Amerika + Far. amber + T. 24) amariken: (< öz. 237) amber ağacı: (< Far. 98) amberbu: (< Far. 279) . ağacı) Baklagillerden bir cins mimoza. pişince güzel bir koku veren. is. armuda benzer yemişi. is. Anacardium occidentale. (TS. 98) amber çiçeği: (< Far. 173) Hindistan’da. is. al + ? yonca) Hayvanların severek yedikleri kırmızı çiçekli bir ot (DS. yalancı biber ağacı (TBAS.. Amerika + T. -i) Aselbent ve zamk gibi maddeler veren bir sıcak iklim ağacı. 237) Amasya: (< öz. altın sarısı renginde güzel kokulu çiçeği (TS. çekirdekli. Nişanyan. Persea gratissima. is. (bilader ağacı). Amasya). pipéri + T. Amerika’da yetişen bir ağaç. Styrax americana. Defnegillerden. 1. elması) 1.

20) anababa kokusu: (< T. çay üzümü (TBAS. ‘amme) Bağdat hurması veya Trabzon hurması denilen elma büyüklüğünde. anadoti. Ankara ? + T. ameskene) Bir çeşit küçük. is.: amaskene. kokusu) 1. I. siyah erik (DS. bābā + ? kekik + T. I. 2. is. 168) Dağ çileği (DS. Amerika + T. 105) anakara üzümü: (< öz. acı yavşan (TBAS. Yaprağı kekik otuna benzeyen. 171) Yaşlı dut ağacı (DS. I. 247) Anadolu otu: (< öz. 239) anababa kekiği: (< T. ana + Far. 2083) amesken: (< EYun. ana + Far. Tietze. turuncu renkli bir çeşit meyve (DS. is. üzümü) bk. Tietze. 238) amme: (< Ar. anaç + dikeni) Bir iki metre yüksekliğinde dikenli bir bitki (DS. bitkiler) Mera üzerinde çok bulunan ve bunların doğru bir şekilde otlatılmaları ile tüm meranın doğru bir şekilde otlanmış olacağı kabul edilen bitki türleri (TS. (And. 248) anahtar bitkiler: (< Yun. 2. I. 249) . I. I. damaskino. 31) anadut: (< Yun. Ağz. ince kabuklu bir çeşit üzüm (DS. xamofta. 239) amofta: (< Yun. mercanguş da denilen bir çeşit çiçek (DS. I. üzümü) Şarapçılıkta kullanılan iri taneli. 1.187 Amerika üzümü: (< öz. I. 165). Kır menekşesi. 244) anaç tikeni: (< T. bābā + T. otu) bk. -i) bk. 238) amez: (< ? ) Bir çeşit güz armudu (DS. aniktiri + T. şekerci boyası (TS. Anadolu + T. Tietze.

173) Maydanozgillerden. Ananas sativus. I. Tietze. 207) anbak: (< ? ) Yeşil kabuklu taze ceviz (DS. (anduz . 60-120 cm kadar boylanabilen. bir yıllık. (anapa paħlisi). 172) Bir çeşit fasulye. I. ananas < sp. otsu.188 analı kızlı: (< T. Yaprakları dikenli olan bir çeşit ardıç. yurdumuzda ekimi yapılan. ananas + T. aneton. 1. 176) 1. TBAS. (DS. I. (And. I. aŋduz. 106. sıcak bölgelerde yetişen. 41) ananasgiller: (< Fr. 260. Pimpinella anisum. 19. XII.: andiraz) lkbaharda ilk defa olgunlaşan. 1. 262) andız: (< ET. Kırlarda yetişen yabani bir otun kökü. acı kabuklu. Cupressaceae. -sı) bk. 1. I. 258) andıra: (< ? ). küçük meyveli bir kiraz ağacı (DS. Ağz. Nişanyan. < Brezilya Kızılderililerinden olan Guarani’lerin dilinde nana. sıcak ülkelerde yetişen ve örneği ananas olan bitki familyası (TS. < Ar. KYA. 254) ancap: (< ? ) Bir çeşit yaban armudu (DS. Nişanyan. 3. anīsūn/yansūn < EYun. -giller) Bir çeneklilerden. anison = EYun. bā ilā + T. 31. meyvesi çam kozalağına benzeyen. Tietze. 106) anapa: (< belki bir yer isminden. DS. Tietze. BTS. kokulu tohumu hamur işlerinde ve rakı yapımında kullanılan. 42. analı + kızlı) Salkımında irili ufaklı taneleri bulunan bir çeşit üzüm (DS. is. 2. I. 107. beyaz çiçekli bir bitki. (TS. 251) ananas: (< Fr. 4418. anethon/annethon. Antartika ?) Eflatun renkte meyvesi olan kara yemiş (DS. 172. BTS. (TS. çok yıllık. anapa (DS. Tietze. 252) anason: (< Yun. 252) anapa paħlisi: (< anapa + Ar. Nişanyan. I. 19) Ananasgillerden. 255) andatıka: (< öz. otsu bitkiler. Servi ağacı. 19.

TBAS. EYAD. DS. . ğde ve kara çalının dikeni. Pistacia vera. BTS. Bu ağacın ince ve sert kabuklu. anemone) Dağ lâlesi (TS. I. 2477. 183. çok yıllık. I. K AT. 43. fustu + T. I. 31. 4420. MBTS.A. 2. 268. 109) anger: (< ? ) Bir çeşit armut (DS..: anduz otu) Birleşikgillerden. 231. XII. 1-2 m yükseklikte. 109.: angaç) Zakkum ağacı (DS. 31) anemon: (< Fr. 10 m kadar bir boya erişebilen ve kışın yaprak döken bir ağaç. angıç). Ağz. 264) angıç: (< T. 1. ananuħ. Ağz. (And. Ziziphora. 116. 141) 1. annuh. nemli yerlerde yetişen. (And. 42.189 ağacı). (TS. 1. andız + otu). 32. tek yıllık. 2. -ı) 1. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. is. anuk) Ballıbabagiller familyasından. DS. I. I. BTS. 25. I. Antep fıstığıgillerin örnek bitkisi. (TS. III. yurdumuzda Gazi Antep ve Siirt bölgelerinde yetişen. 280) Antep fıstığı: (< öz. 109. 4419. 13. 306) anis: (< ? ) Yaprağından ve meyvesinden yem olarak faydalanılan bir çeşit ağaç (DS. I. TaS. aŋız “kökü belli değildir”. Erz. 32. anuħ. 261. I. gövdesi ardıca benzer bir çeşit orman ağacı (DS. Ağz.: anıh. BTS. I. 1. annuk. anıħ. 150) andız otu: (< T. 178). (TS. -lı). KBAYA. Antep + Ar. (And. yemeklere koku vermek için kullanılan bir bitki. DS. (And. XII. Tietze. TBAS. 265) angız: (< ET. yağlı yemişi. TBAS. Eren. 273) ankri: (< ? ) Yaprağı çama. 45) . 1. DS.: ansli) Fena kokulu bir çeşit ot (DS. Tarla kenarlarındaki otlar (DS. 1. (TBAS. kazık köklü. 274) anslı: (< ? ans + T. 271) anık: (< Erm. Ağz. mavi çiçekli. DS. VII.

Antep + T. Nişanyan. 285) apırcak: (< ? apır + T. tipik örneği Antep fıstığı ağacı olan bir familya (TS. kenevir (TBAS. I. I. Sarcocolla. 185) Sıcak ülkelerde yetişen bodur bir ağaç. 116) Antep karası: (< öz. 1. 10-25 cm yükseklikte. kabukları hekimlikte kullanılan bir ağaççık. ebdāl + Ar. I. Biraz yükselmiş ekin (DS. ebdāl + T. is. 48) apalak: (< kökü bulunamamıştır. is. is. -ı + -giller) Ayrı taç yapraklılardan. I. BTS. 3. ‘anzerūt. -si) Dulaptal otugillerden. Antep + Ar. 1. 148) 1. 23. (TS. Anzer + Çin. I. 1. 119) Anzer çayı: (< öz. bā ilā + T. Tietze. gür fidan. (TBAS. fustu + T. 123) aragogik: (< ? ) Tarlalarda biten ve kestaneye benzeyen bir ot kökü (DS. I. 293) . kuvvetli kokulu ve pembe çiçekli bir bitkidir. is. Daphne gnidium. Doğu Karadeniz bölgesinde yaygın olan. 2. çok yıllık. (TS. 289) aptal baklası: (< Ar. 289) appa: (< ? ) Dağlarda biten bir çeşit yabani ot (DS. dáfni + T. Arabistan + Yun. 33) Arabistan defnesi: (< öz. 1. 287) apotı: (< ? ) Patates (DS.190 Antep fıstığıgiller: (< öz. 280) anzarot: (< Ar. Labiataea. Çiğdem çiçeği. Kuvvetli. I. I. 283) apartu: (< ? ) Baharda erken biten beyaz çiçekli bir ot (DS. çay + T. -sı) Bir çeşit bakla (DS. 291) aptal otu: (< Ar. -cak) Yeşil kabuklu ceviz (DS. 13. karası) Bir çeşit kırmızı üzüm (DS. -ı) Ballıbabagiller familyasından. otu) bk. Asya ve Afrika’nın sıcak bölgelerinde yetişen. 32. MBTS. Eren. çiçek ve yaprakları çay olarak içilen.

kısa dallı. 1. I. pıtrağı) Yüksek. is. Arap + Far. is. is. otu) bk. 294) arani: (< ? ) Kavak ağacı (DS. DS. -ü) bk. 298) Arapcan: (< öz. siki) bk. dede) bk. Arap + T. I. is. I. 2. Arap + T. is. is. manitari + T. Arap + Yun. dağ sümbülü (TBAS. I. dikenli bir yaz bitkisi (DS. 299) . 294) arakçıl: (< ? arak + T. 33) arapsaçı: (< öz. sunbul + T. is. Siyah turp. cān) Su kenarında yetişen dikenli. I. 33) Arap elması: (< öz. 298) Arapdede: (< öz. Arap + Far. elması) rice. Arap + T. dağ sümbülü (TBAS. I. II. Arap + T. saçı) Küçük. 191) ri taneli bezelye (TS. 299) Arap sümbülü: (< öz. Araptaşağı (DS. -çıl) Sebuzek dikeni de denilen ve köylülerce süt süzgeci olarak kullanılan yumruk büyüklüğünde bir çeşit diken (DS. 1208) Arap otu: (< öz. I. I. uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi (TS. mayhoş. is.191 araka: (< Yun. is. Arap + T. 1. arakas < arakos. Eren. domalan (TaS. 33) Arap şalgamı: (< öz. is. 292) Arap mantarı: (< öz. kiraz mevsiminde yetişen bir çeşit elma (DS. 124. yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan. -ı) 1. ince uzun bir çeşit bitki (DS. 298) Arap buturağı: (< öz. Tietze. Arap + Far. Arap + T. -ı) bk. 127) arapsiki: (< öz. centiyane (TBAS. koyu kırmızı. şal am + T. 15. Kara kabuklu yer elması (DS.

Koni şeklinde. I. kara topalak (TBAS. yuvarlak kara yemişleri ilâç olarak kullanılan bir ağaççık. 127) araz: (< Ar. 298) Arap topalağı: (< öz. 128. Loranthaceae. 280.192 araptaşağı: (< öz. 4423. çok acı ve siyah renkli bir otun meyvesi. BTS. güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen. 302) arcıman: (< ? arcı + T. 34. I. (And. Arap + T. Nişanyan.: arduç. DS. (ardıç kıliği). 33) Arap yasemini: (< öz. 33) araşit: (< Fr. (TBAS. DS. is. Eren. (TS. taşağı) 1. üzeri çizgili. 304) ardıç otu: (< T. Juniperus. 281. ağaç) Kırlarda bulunan bodur bir çeşit ağaç olup. 128) . 4. ‘araz. yarı parazit bir bitkidir. I. MBTS. TBAS. yāsemen + T. 1. arachide) Yer fıstığı (TS. salkım şeklinde mor çiçekli bir kır çiçeği. KMYA. 1. 304) ardıç kıliği: (< T. ardıç + otu) Ardıç ağacının küçük bitkisi (TS. artuç. ardıç + T. 33. marica/marīca + T. 302. Yeşil çiçekli. 193). Arap + T. Ağz. 1. (DS. (Arapsiki). ETA. 204. 52. ardunç) Servigillerden. 159) Bir çeşit ot (DS. 1. 128) ardıç burcu: (< T. yaprakları oğlaklara yedirilir (DS. Clauson. kışın yapraklarını dökmeyen. -i) bk. I. I. XII. Arap + Far. 25. -u) 5-20 cm yükseklikte. is. Tietze. I. 301) arcı ağaç: (< ? arcı + T. is. yumru köklü bir çeşit ot. DS. 3. 307. -man) Karaçalı (DS. II. DS. ardıç + kılığı) bk. nce uzun yapraklı. SA. burç < Sans. 15. ardıç burcu (DS. 302) ardıç: (< ET. topalağı) bk. Tam olgunlaşmamış siyah incir. I. yasemin (TBAS. I. 2.

Eren. arıların çokça kondukları bir kır çiçeği. 328. I. 315) arı otu: (< T.Y. -ü) Arı çiçeği (DS. UA. Krş. 228. ST AT. ufak çekirdekli meyvesi. 148. 51. amıt. I. 247. 27. 322) arı saman: (< T.. 324) armut: (< Far.A. 194. Ka. . āmit. 194) bk. pür + T. DS. -ü) Gelincik (DS. T YA. arı + çiçeği) Kırlarda biten. I. āmut. armıt) Gülgillerden. küçük ve tüylü yapraklı bir ot (DS. AA. III. 218. gul + T. K AT. 322) arı pürü: (< T. 22. (TS. arıların da bal topladığı bir çeşit bitki (DS. 304) areb kozu: (< Ar. 338. kılıç şeklindeki yaprakları hayvanlara yem olarak verilen bir çeşit bitki (DS. 165. Nişanyan. armıd. Tietze. Ağz. koyunların severek yediği. arı + saman) Beyaz buğday (DS. DA. 25.: almut. 461. arı + Far. yumuşak. 322. Asma. MBTS. III. 80. 28.. 27. 19) . 135. (And. K A. ereş-eriş. I. 218. I. 237. 55. 162). 308) argun: (< ET. 2. ADYA. arı + Far. I. 1. yurdumuzun her yerinde yetişen bir ağaç ve bu ağacın rengi sarıdan yeşile kadar değişebilen tatlı. yaprağını döken. AVA.Y. 14. 199). I. 18. DS. 322) arış: (< Far. Kırmızı. gōz + T. en fazla 20 cm büyüklüğünde. sarı renkli. gonca hâlinde toplu çiçekleri bulunan.193 ardık: (< ? ) Dağda yetişen. 239. DS.A. Pirus communis. 34) arı çiçeği: (< T. ‘Arab + Far. emrūd/ermūd/enberūd.. EYAD. I. I. Gaz. 2. I. GD AT. I. 1. Tietze.A. OAAD. Erz.102.. sulu. Yenilebilen. 315) arı gülü: (< T. 314) arı götü: (< T. arı + götü) Ekinlerin içinde çok bulunan bir çeşit dikenli ot (DS. Ağz. (And. argun/arkun. 36. 91. Gelincik (DS. KMYA. arı + otu) 1. ahlat (TBAS. BTS.A. I. 409.: arıs) 1. çiçekleri beyaz. -u) Kabuklu taze ceviz (DS.

1. Arnavut + Yun. sulu. 118. GBAA.: arparmıdı) Arpa zamanı yetişen. K A. ADYA. arpa. arpa + elması) Yazın yetişen bir çeşit elma (DS. T YA. 9. Orta Türkçede arpa olarak geçer. otu) bk. 1. (And. Hordeum vulgare. 264. 136. 200. Tietze. 130. 136) arpa elması: (< T. 70. Ka. emrūd + T. 219.Y. 330) arpağan: (< T. 330) arpacık soğanı: (< T. 329) Arnavut biberi: (< öz. 58. OAAD.. 180. ETA. Arnavut + T.194 armut kabağı: (< Far. 147. (And. taneleri ekmek ve bira yapımında kullanılan. BTS. DS. pipéri + T. 66. 19”) Buğdaygillerden. KYA. SA. 143) arpa armudu (< T. GD AT. K AT. kūy + T. 1. Ağz. ülkemizde geniş bir alanda kültürü yapılan. 235. I. is. 198. kabağı) Ürünü armut biçiminde olan bir süs kabağı (TS. -u). 119. 169. AAT. Ağz. 105. 103. arpa + Far. 19). 200. 135) armut otu: (< Far. is. Eski Kıpçakçada da arpa biçimi kullanılır. Bilimsel yayınlarda Hint-Avrupa dillerinden alındığı sıklıkla dile getirilmiştir. hayvanlara yem olarak verilen. I. ZBK A. emrūd + T. 136) Arnavut darısı: (< öz. Eren. Clauson. 248. I. darı (TBAS. emrūd + T. 227. 1. arpa + gan. darısı) bk. sulu. 486) arpa: (< ET. 34) arnad: (< ? ) Yuvarlak. koyu mor renkli iri taneli bir çeşit üzüm (DS. Eren. 164. 136. “< Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. 184. 74. 330) . DS. is. (TS. AA. 55.: arpagan) Yabani arpa (TS. EYAD. kırmızı biber (TS. II. -i) Acı. 275. çileği) bk. I. bir yıllık otsu bitki. burç (TBAS.A. I. 1. 34) Arnavutköy çileği: (< öz. 1. AVA. Arnavut + Far. 43. arpacık + soğanı) Tohumdan yetiştirilen ve tohumluk olarak kullanılan küçük soğan (TS. 330. çilek (TS. yeşil renkli bir çeşit armut (DS.

-ü) Dağlarda yetişen bir çeşit yaban gülü (DS. arslan + ayağı) bk. bir çeşit üzüm (DS. yemeklerde kullanılan bir bitki (DS. ‘asker + T. 345) aslanağzı: (< T. DS. aslanpençesi (TBAS. ‘asker + Far. Ağz. ādem) Salepgillerden. artağan < art. borusu) Çobandüdüğü de denilen bir çiçek (DS. 1. 344) asker gülü: (< Ar. askili. I. sarı çiçekli. arşın + T. asılmış + Ar. uzun. 146) . üzüm) Beyaz. 345) aslankulağı: (< T. askı + divleği) Sarı renkli. I. kokusuz çiçekleri olan bir bitki (TS. 336) asfur: (< Ar. ‘uśfūr. I. bitki (DS. güzel. 143) asker borusu: (< Ar. 1.+ -ağan). I. arslan + ağ(ı)zı). 344) askı düleği: (< T. I. türlü renkte. 341) asılmışadam: (< T. (And. 211) Kuşburnu meyvesi (DS. çiçekleri asılmış bir insana benzeyen ve köklerinden salep çıkarılan bir bitki (TS. 1. I. 208) Bahçelerde yetiştirilen. artlı) Bol meyveli ağaç.195 arslanayağı: (< T. 333) artıgan: (< T. I.: aslanāzı) Sıraca otugillerden. I. 146. 344) askil: (< Gürc. I. üzerinde kara çizgiler bulunan bir çeşit kavun (DS. (And. 334) artlı: (< T. arslan + kulağı) Bir sap üzerinde dizili sarı veya kırmızı çiçekli otsu bir bitki (TS. Tietze. gul + T. Tietze. 34) arşın üzüm: (< Ar. Ağz.: artığa) Yaprakları dövülerek ele kına gibi yakılan bir çeşit bitki (DS.

146) asma kabağı: (< T. asma + -giller) ki çeneklilerden. Ağz. 4425. 1. 1. sarı ve beyaz çiçekli bir yabani bitki. asma + kabağı) 1. 1. dalları çardak üzerine yayılan bitkilere genel olarak verilen ad. haspir) 25-50 cm yükseklikte. I. 2298. 247) asma gabak: (< T. K AT. Gaz. sebze olarak kullanılan ürünü (TS. 345. BTS. 35.A. VII. Leonurus. Bu türün ince uzun. (yer pırasası). 347. Asmagillerden. MBTS.. tohumundan yağ çıkarılan. 346) aspidistra: (< Fr. 345) asma: (< T. GD AT. DS. 147) aspir: (< Ar. pençe + T. yaprakları doğrudan doğruya topraktan çıkan bir süs bitkisi (TS. 146. 4425) asmagiller: (< T.: hasbir. Alchemilla. 23. arslan + Far. 1. I. çok yıllık. 105. 146) aslanpençesi: (< T. XII. 34. 2. Kışın yenmek üzere hevenk şeklinde asılıp saklanan büyük taneli ve kalın kabuklu bir çeşit üzüm. 146) asma üzümü: (< T. DS. 2. 391) . Kabakgillerden. 55) aslım: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. 1. belli başlı türü asma olan bitki familyası (TS. asma) 1. (TS.196 aslankuyruğu: (< T. ağaç dallarına kadar uzayan üzüm (DS. otsu. (And. 187). Vitis. arslan + kuyruğu) Ballıbabagillerden. aspidistra) Zambakgillerden. Lageneria vulgaris. 1. ‘uśfūr. 2. III. TBAS. Carthamus tinctorius. mevsimlik bir kabak türü. sürüngen veya sarılgan. XII. genellikle saksıda yetiştirilen. DS. Belirli bir tür üzüm veren bitki. (TS. turuncu çiçekli ve otsu bir bitkidir. DS. (TBAS. 146. asma + kabak) Bir çeşit süs kabağı (DS. -si) Gülgillerden. 1. T YA. I. eskiden hekimlikte terletici olarak kullanılan bir bitki. Çardaklara. Orta Anadolu bölgesinde yetiştirilir. (TS. I. asma + üzümü) 1.

MBTS. 191) Armut (DS. 352) aş eriği: (< T. 347) aşağı bitkiler: (< T. aşı. aşılama) Büyük ve sulu armut (DS. aşılak). büyükçe bir ot (DS. 1. mantarlar ve kara yosunları gibi su dışında fazla boy atmayan damarsız bitkiler (TS. I. I. çok tatlı bir çeşit üzüm (DS. DS. I. (DS. sert kabuklu.197 aster: (< ? ) Beyaz renkte açan bir yaban çiçeği (DS. 359. 352) aşı: (< T. 353) aşıkara: (< T. 149) aşbak: (< ? ) Aşısız fidan (DS. 1. 1. áħerdos. I. 1. aşı + kara + Far. 215) Bir çeşit armut (DS. kūy) Bir çeşit kara üzüm. 358) aşk merdiveni: (< Ar. ‘aş + Far. eş ar. 354) aş inciri: (< T. (aşıkara). Tietze. aşağı + bitkiler) Su yosunları. aş + eriği) Bir çeşit iri erik (DS. I. I. aşı karaköy (DS. I. aşı + kara) bk. fujer (TS. 354) aşılak: (< T. nerdibān + T. encīr + T. 354) aşı karaköy: (< T. 351) aşendos: (< EYun. 353) aşıaşı: (< T.: aşlak. MBTS. I. -ı) bk. aş + Far. I. 2304) aşılama: (< T. 352) aşenpilunç: (< ? ) Eğrelti otuna benzeyen bir çeşit ot (DS. -i) Küçük cins incir (TaS. haşlak) Aşılanmış bitki (DS. aşı + aşı) Tohum kapakları sert. I. (And. 354. 265) aşkar: (< Ar. 804) . Ağz. I. I. 196) ri taneli. DS. I. I. VII.

Gazi Antep ve Kahraman Maraş bölgelerinde turşu yapılır. at + Yun. I. Eriolobus trilobatus. ‘āşūre. 197) Bir çeşit bitki (DS. 363) at dikeni: (< T. Meyveleri yenir. 1. 1. dikeni) bk. buğday) Rengi kırmızıya çalan bir çeşit buğday (DS. (TS. 369) atiçi: (< ? ) Küçük hıyar (DS. gelincik (TBAS. 36) ateş yaprağı: (< Far. ‘āşūre + T. 159. -si) At kestanesigillerden. -lı) Nergis çiçeği (DS. Aesculus hippocastanum. kastania + T. 36) atınaklı: (< ? atınak + T. at + elması) 5-6 m yükseklikte bir ağaççıktır. I. 367) ateş çiçeği: (< Far. 35) aşur: (< Ar. 363) aşūra buğday: (< Ar. aş + otu) bk. 15 ile 30 m yükseklikte. çiçeği) Ballı babagillerden.198 aş otu: (< T. Salvia splendens. MBTS. tavşan elması (TBAS. 157) ateş dikeni: (< Far. Meyveleri 3 cm kadar çapında. 370) atitfel: (< ? ) Yaprakları farekulağına benzeyen bir çeşit bitki (DS. ātiş + T. at + dikeni) bk. geniş yapraklı. boğa dikeni (TBAS. 36) ateş buğdayı: (< Far. 35) at elması: (< T. yaprağı) bk. ātiş + T. ātiş + T. I. (TS. bağa (TBAS. sarı renkli ve ekşidir. 1. buğdayı) Kırmızıya çalar renkte bir çeşit buğday (DS. pembe ve beyaz noktalı. I. BTS. I. 370) at kestanesi: (< T. 61) . I. (TBAS. çiçekleri dik duruşlu ve salkım şeklinde. ātiş + T. park ve caddelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir tür ağaç. ateş kırmızısı renginde çiçekler açan bir süs bitkisi.

at + kuyruğu) Atkuyruğugillerden. I. 62) atkuyruğugiller: (< T. 36) atkuyruğu: (< T. 160) atmalı: (< T. 372) atol: (< Fr. (And. (TS. 1. BTS. 1. yaprakları büyüme noktalarında kın şeklinde körelmiş.199 at kestanesigiller: (< T.: attol) Sürülmüş tarlalarda kendiliğinden biten. BTS. 1996”). parlak kırmızı çiçekler açan kaktüs (TS. 26. 159. biraz geniş yapraklı.: akkulağı) Kuzukulağına benzeyen. -si + -giller) ki çeneklilerden. çok yıllık ve otsu bitkilerdir. aŧlas + T. TBAS. yeşil yapraklarından turşu yapılabilen bir bitki. 1. meme. aŧlas + T. beyaz bir çeşit üzüm (DS. gövdenin üzeri oluklu ve içi boş. MBTS. rizomlu. çiçeği + -giller) Kaktüsgiller (TS. MBTS. at + Yun. “< çoc. tatlı yumruları çiğ ve pişmiş olarak yenilebilen. verimsizler yeşilimsi. atmalı) Kar altında bile varlığını koruyan. at + kuyruğu + -giller) Eğrelti otugillerden. I. Equisetum arvense. çok yıllık. 372) . 1. 159. camuskulağı (DS. kök sapı ömürlü olan. 62) atlas çiçeği: (< Ar. at + memesi. verimli gövdeler beyaz ya da kahverengimsi. örneği at kestanesi olan bir bitki familyası (TS. I. 210). Ağz. 36. sporla üreyen.: atmemegi) ri. TBAS. dil. uzun taneli. ekşimsi bir bitki. Ağz. 160) atlas çiçeğigiller: (< Ar. 368. 2. 1. 159) atkulağı: (< T. beyaz. 372) atmen: (< ? ) Ekim ayında yenen bir çeşit armut (DS. genellikle dere kenarlarında ya da nemli alanlarda yetişen ve ilâç olarak kullanılan rizomlu. örneği atkuyruğu olan. ülkemizde Equisetum cinsi ve bu cinse ait 7 türle temsil edilen. kastania + T. atoll < ng. I.. yer elması (DS. yuvarlak bir kış üzümü (DS. Ağz. 1. çiçeği) Uzun ve sarkık yapraklı. I. (And. at + kulağı). ince kabuklu. otsu bitkiler (TS. 372) atmemesi: (< T. (And.

63) . I. I. bā ilā + T. 381) avı: (< agı / agu) Yabani zakkum (DS.: avgış. 379) avgıç: (< ? ). AAT. Hıyar (DS. (yuka ağacı). 374) avar: (< ? avar.200 at paklası: (< T. avize biçiminde sarkık. 378. 378) avcar: (< ? ) bk. I. büyük bakla (DS. 204) avat: (< Yun. 165. Tietze. kokusuz. avcı + üzümü) bk. (TS. kimyon (TBAS. I. çay üzümü (TBAS. I. āvīze + T. Adonis. Tietze. avcı + otu) Düğün çiçeğigillerden. -sı) Siyah. 373) avadik: (< ? ) Melezleşmiş buğday (DS. yaylalarda kendiliğinden yetişen ince yapraklı bir bitki (DS. 36) avcı otu: (< T. Yucca glosiosa. (And. avguç) Bezelye. I. 1. 36) av buğday: (< T. 36) avcı üzümü: (< T. 228) Böğürtlen (DS. BTS. I. Amerika’dan dünyanın her yanına yayılmış olan. börülce gibi taneleri yenen bir ot (DS. Ağz. 1. 373) at yoncası: (< T. 375.: avceyil) Funda gibi kısa. avátin/vatin. 2. at + ? yoncası) Tarlalarda. ak + buğday) Beyaz buğday (DS. at + Ar. 382) avize ağacı: (< Far. ağacı) Zambakgillerden. (And. (TS. 164) avcıyel: (< ? ). 228) 1. TBAS. Ağz. I. sert. sık dallı bir ağaççık (DS. parlak zehirli bir bitki. I. iri ve beyaz çiçekli bir süs ağacı. Tarladaki sebze.

37) . Ardıç çalısı gibi bir dağ çalısı. (Amerikan armudu). Afşar otu (TBAS. 37) avokado: (< sp.201 avkuş: (< T. 165. 394) Avşar otu: (< öz. avu (DS. 391) avrus: (< ? ) Bir patates türü. Başak tutmak üzere olan ekin. 393) avşam: (< T. (TS. (avu çiçeği). I. Akdeniz Bölgesi’nde üzüm mevsiminde sarı çiçek açan geniş yapraklı bir ot (DS. I. Afşar/Avşar + T. 2. Nişanyan. -çu). agu) Ormanların taşlık yerlerinde yetişen zehirli bir bitki. güzelavrat otu (TBAS. 33) Defnegiller familyasından. ri taneli. menekşeye benzer bir çiçek (DS. otu) bk. I. avli + T. Eren. is. I. 1. ‘avret + T. 20 m kadar boylanabilen. 384) ayaklı kekik: (< T. “< avurt ‘kökünü bilmiyoruz. Eski Türkçede adurt olarak geçer’. 394) avukçu: (< ? avuk + T. I. 117) avşak: (< T. 283) avlu ağacı: (< Yun. I. avocado. ak + Ar. I. I. 37) avrizi: (< ? ) Deniz yosunu (DS. ayı elması (TBAS. lak. ağacı) bk. lkbaharda çiğdemle birlikte açan. otu) bk. Persea americana. 26”) 1. ayaklı + ? kekik) bk. av + kuş ?) Mürdük ve mürdümük de denilen bir bitki (TaS. kalın kabuklu bir çeşit beyaz üzüm (DS. kara kekik (TBAS. 395) avurtlak: (< ? avurt + T. 2. 394) avu çiçeği: (< T. 37) avu: (< T. agu + çiçeği) bk. (DS. beyaz patates (AA. kokusuz. eriksi meyveleri olan bir tür. 63) avrat otu: (< Ar. mor renkli ve armut şeklinde. şam’) Beyaz çiçekli kısa bir ağaç (DS. BTS. akşak) 1.

aygün. ayçiçeği (DS. I. günaşık. meyveleri kuruyemiş olarak yenen ya da yağ eldesinde kullanılan. I. aydın + çiçeği) bk. erken olan bir çeşit üzüm (DS. encīr) Erkek incir (DS. acı meyveli. I. 412) . 460. I. ay + çiçeği) Birleşikgillerden. I. aygır < ET. ayçiçeği (DS.Y. (TS. 412) aygır incir: (< T.A. ‘ayān. 65. aydın + Far. 553. otsu bir bitki türü. aydın + buğday) Yassı ve beyaz bir çeşit buğday (DS. I. bir yıllık. ay + dede) bk. 408) ayçiçeği: (< T. 412) aydın çiçeği: (< T. BTS. gündoğdu. www. 407) ayaş: (< T. I. 411) aydın: (< ET. 236) bk. 197. II. Helianthus annuus. iri taneli. sarı renkli çiçeği çok iri olan. ay + gün) bk. I. aydın çiçeği.ayas. ETA. 173. I. 412) aydın buğday: (< T. ayçiçeği (DS. 405) ayān: (< Ar. -ü) bk. gul + T. kimi beyaz iri taneli üzüm (DS. 412) aydın göz: (< T. 234) Zakkum (DS. DS. ayaş < ayas.202 ay alması: (< T. aygün çiçeği çekirdek. gün çiçeği. I. aydıŋ. aydınlık gece anlamına gelen Türkçe bir isimdir. 318. 412) aydın gülü: (< T. SA. 268. I. ayçiçeği (DS.bel. Krş. yurdumuzda çok yetiştirilen.. uzun saplı. Clauson. aygün aşığı. I. aydın gülü. (aydede. aydın + göz) Siyah. gürgene benzer bir çeşit ağaç (DS.tr”) Kimi siyah. aydın. adgır + Far. Tietze. “Parlak. 412) aydeçi: (< ? ) Ayrık otu (DS. ay + elması) Kırmızı. 411) aydede: (< T. 1. günebakan). Tietze. I. 414) aygün: (< T. gündöndü. ayçiçeği (DS.

203

aygün aşığı: (< T. aygün + Ar. āşı + T. -ı) bk. ayçiçeği (DS, I, 412) aygün çiçeği: (< T. aygün + çiçeği) bk. ayçiçeği (DS, I, 412) ayı ardıcı: (< T. ayı + ardıcı) Kış mevsiminde olgunlaşan meyveler ayılar tarafından besin olarak tüketilir. Meyvelerini ayıların yemesinden dolayı bu ismi almıştır, Juniperus drupacea, (Duran, 223-229) ayı asması: (< T. ayı + asması) Hanımeli çiçeği (DS, I, 416) ayıayağı: (< T. ayı + ayağı) Bitkinin parçalı yaprakları ayı ayağına benzemesinden dolayı bu ismi almıştır, Ptilostemon chamaepeuce, (Duran, 223-229) ayı baldıranı: (< T. ayı + ? baldıran + T. -ı) Yumru kökü zehirli bir ot, baldıran otu (DS, I, 416) ayıboğan: (< T. ayı + boğan) Yenmesi zor, boğaz tıkayan bir çeşit armut (DS, I, 416) ayıcı: (< T. ayıcı) Bir çeşit sarı mantar (DS, I, 416) ayı çiğdemi: (< T. ayı + çiğdemi) Çokça ormanlarda biten, seyrek dokulu, acı bir çiğdem çeşidi (DS, I, 416) ayı çileği: (< T. ayı + çileği) bk. güzelavrat otu (TBAS, 37) ayıeli: (< T. ayı + eli) bk. peynir otu (TBAS, 37) ayı elması: (< T. ayı + elması) Dutgiller familyasından, ana vatanı Amerika olan, bahçe kenarlarında çit bitkisi olarak yetiştirilen, meyveleri 10-15 cm çapında, portakal biçiminde, dikenli ve diyoik bir ağaç türüdür, Maclura pomifera, (TBAS, 37; BTS, 65; DS, I, 416)

204

ayı eriği: (< T. ayı + eriği) Yenmeye elverişli olmayan çok ekşi ya da çok acı bir erik çeşidi (DS, I, 416) ayı fındığı: (< T. ayı + Ar. fundu + T. -ı) Ayı fındığıgiller familyasından, 2-5 m kadar boyda, yaprakları büyük, gövdesi marangozluğa elverişli, beyaz çiçekli, meyveleri 1-2 tohumlu, tohumlarından yağ elde edilen ve tespih yapılan çalımsı bir bitki, Styracaceae, (TBAS, 37; BTS, 65; DS, I, 416) ayı fıstığı: (< T. ayı + Ar. fustu + T. -ı) Gürgen meyvesi (DS, I, 416) ayı gülü: (< T. ayı + Far. gul + T. -ü) ki çenekliler sınıfının düğün çiçeğigiller familyasından, çiçekleri büyük ve kırmızı renkli, çok yıllık, otsu ve rizomlu bir şakayık türü, Peconia corollina, (TS, 1, 174; TBAS, 37; DS, I, 416; DS, I, 432; TaS, I, 341) ayı köşk: (< T. ayı + Far. kōşk) Bir çeşit zehirli mantar (DS, I, 417) ayıkulağı: (< T. ayı + kulağı) Çok yıllık, sarı çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitki; çuha çiçeğinin bir türü, Primula auricula, (TS, 1, 174; TBAS, 38; DS, I, 416; TaS, I, 341) ayı liforu: (< T. ayı + ? lifor + T. -u) bk. güzelavrat otu (TBAS, 38) ayı ligarbası: (< T. ayı + Yun. ligarba + T. –sı; “< Yun. ligarba; www.ekshi.net”) bk. güzelavrat otu (TBAS, 38) ayı mantarı: (< T. ayı + Yun. manitari + T. -ı) Zehirsiz mantarlardan Boletus türlerine verilen genel ad. Yenen büyük mantarlardır, Boletaceae, (TBAS, 38; BTS, 65) ayınga: (< Erm. ayı’nga) Kaçak tütün, tütün (TS, 1, 175) ayı otu: (< T. ayı + otu) Geniş ve parlak yapraklı bir çeşit yaban ot (DS, I, 420) ayıparmağı: (< T. ayı + parmağı) 10-20 cm yükseklikte, otsu, parazit ve kırmızı çiçekli bir bitki, Phelypaea tournefortii, (TBAS, 38)

205

ayıpençesi: (< T. ayı + Far. pençe + T. -si) Ayıpençesigiller familyasından, çiçekleri kurutularak çaylara koku vermesi için katılan, çok yıllık, dikenli ve otsu bir bitki, Acanthus dioscoridis, (TBAS, 39; BTS, 66) ayı soğanı: (< T. ayı + soğanı) bk. ada soğanı (TBAS, 39) ayı şalgamı: (< T. ayı + Far. şal am + T. -ı) Dağ soğanı da denilen, ince, yeşil yapraklı, yumru köklü bir ot (DS, I, 420) ayıt: (< Ar. ‘īd; Eren, 176; Tietze, 237), (And. Ağz.: hayıt) Mine çiçeğigillerden, Akdeniz çevresinde yetişen, küçük, ince yapraklı, kokulu, mavi, beyaz veya menekşe renginde çiçekler açan, halk indinde kutsal sayılan, 1-2 m boyunda bir ağaççık, hayıt, Vitex agnuscastus, (TS, 1, 176, 968; DS, I, 421; TaS, I, 317) ayı üzümü: (< T. ayı + üzümü) Fundagillerden, 25 cm kadar boyda, küçük taneli yemişler veren, Karadeniz Bölgesi’nde yüksek kesimlerde orman altlarında yaygın olarak bulunan ve yaprak döken tüylü bir bitki, Arbutus uva ursi, (yaban mersini), (TS, 1, 176; BTS, 65) ayı yemişi: (< T. ayı + yemişi) Koca yemiş (DS, I, 421; TBAS, 39) aylandız: (< Çince ailanto’dan; TS, 1, 177) Sedef otugillerden, Avrupa’ya Çin’den getirilmiş, kısa zamanda yetişip boy attığı için bir gölge ağacı olarak dikilen, kötü kokan bir ağaç, kokar ağaç, Ailanthus glandulosa, (TS, 1, 177) aynısefa: (< Far. ‘ayn-ı śafā’) Birleşikgillerden, çiçekleri sarı renkli bir kır bitkisi, Calendula arvensis, (TS, 1, 178) ayrelli: (< ? Yun.) Kuşkonmaz çiçeği (DS, I, 430) ayrı çanak yapraklılar: (< T. ayrı + çanak + yapraklılar) Çanak yaprakları birbirine bitişmiş olmayan bitkiler (TS, 1, 179)

206

ayrık otu: (< T. ayrık < ET. adrık + otu) (And. Ağz.: aylık) Buğdaygillerden, kökü hekimlikte idrar söktürücü olarak kullanılan, çok yıllık, rizomlu, otsu ve yabani bir bitkidir, Agropyrum repens, (TS, 1, 179; TBAS, 39; BTS, 66; DS, I, 425; AVA, 246) ayrı taç yapraklılar: (< T. ayrı + Ar./Far. tāc + T. yapraklılar) Taç yaprakları birbirine bitişik olmayıp yan yana yer almış bulunan bitkiler (TS, 1, 181) ayşekadın: (< öz. is. Ayşe + Soğd. kadın), (And. Ağz.: ağşādın, ağşağadun, ağşa kadın, ayşagadın, ayşakadın) Kılçıksız, lezzetli bir tür fasulye (TS, 1, 181; DS, I, 113, DS, I, 431; DS, XII, 4426; Krş.Y.A., 272, 475) ayu mamuğu: (< T. ayı + ? mamuk + T. -u) Yabani can eriği (DS, I, 432) ayva: (< Far. ābiyā; Nişanyan, 34; Eren, 29; Tietze, 244), (And. Ağz.: eyva, hayva, heyva) Gülgillerden, çiçekleri iri ve pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç ve bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi, Cydonia vulgaris, (TS, 1, 181; BTS, 66; DS, VII, 2355; DS, XII, 4516; AA, 140; AAT, 56; DA, 120, 159; EYAD, 162; Gaz.A., III, 397; GD AT, 84, 288; Ka.Y.A., 252, 276; K AT, 222; Krş.Y.A., 218, 482; OAAD, 40, 160; ST AT, 243; T YA, 254; UA, 85, 113; TaS, III, 1907) ayvadana: (< Yun. ayiovotano; Eren, 29; Tietze, 244) Yüksekliği 15-70 cm, sık tüylü, soluk sarı çiçekli, çok yıllık ve otsu bir bitki, Archillea nobilis (TS, 1, 181) ayvaganı: (< Far. ābiyā + T. kanı) Beyaz çiçek açan, dere kenarlarında yetişen bir çeşit ağaç (DS, I, 433) azak: (< ? ) Domates (DS, I, 435) azak eğiri: (< ? azak + Yun. ákoron + T. -i) bk. eğir kökü (TBAS, 39)

207

azan: (< T. azan), (And. Ağz.: azgan, azzan) Dikenli, bol ve ufak sarı çiçekli bir çeşit çalı (DS, I, 435, 438, 443) azat: (< Far. āzād; MBTS, 1, 240) 1. Kırlarda yetişen tek ve büyük ağaç, 2. Yabani armut, 3. Ormanda, tarlada budanmadan büyümeye bırakılmış ağaç, 4. ri ağaç, 5. Palamut ağacı, 6. Budanmış büyük meşe, ardıç ağacı (DS, I, 435) azezi: (< Ar. ‘azį z + Ar. -î), (And. Ağz.: azazi) Taneleri sivri uçlu bir çeşit üzüm (DS, I, 437) azırgan: (< T. azırgan) Yol kenarlarında birbirine sarılarak büyüyen, boyu iki-üç metre kadar yükselebilen bir çeşit dikenli bitki (DS, I, 440) azmuk: (< T. azmuk), (And. Ağz.: azmuh) Bahçe ve bostanlarda biten yabani otlar (DS, I, 443) azor: (< ? ) Söğüte benzer bit ağaç (DS, I, 443) azraz: (< ? ) Ormanlarda kendiliğinden yetişen bir meyve ağacı ve bu ağacın küçük kahverengi meyvesi (DS, I, 443) azvay: (< Far. āzvāy; Tietze, 251; Eren, 30), (And. Ağz.: azvéy) Acı bir bitki, sarısabır (DS, I, 443) -Bbabaçça: (< Sırpça-Hırvatça popadica; Tietze, 253) 1. Papatya, 2. Pire öldüren bir çeşit ot (DS, II, 448; TBAS, 40) baba inciri: (< Far. bābā + encīr + T. -i) Olgunlaşmadan düşen erkek incir (DS, II, 450) babak: (< çocuk dili) Çocuk dilinde kabak, kavun, karpuz vb.ne verilen ad (DS, II, 450)

208

babır: (< Yun. pápiri; Tietze, 254), (And. Ağz.: babıra, babrik, barba) Göl kenarlarında biten bir çeşit saz (DS, II, 453; TBAS, 40) babut: (< ? ), (And. Ağz.: bacud) Taze fasulye (DS, II, 455) babutsa: (< ? ) Mısır inciri (DS, II, 455) bacakkıran: (< OFar. pāçak + T. kıran) Nemli bölgelerde yetişen yeşilimsi sarı çiçekli bir bitki, Narthecium, (TS, 1, 189) badat: (< Fr. patate “Eski zamanda Orta Amerika’da yaşayan Taino Kızılderililerinin dilindeki batata (patates) kelimesinden”; Tietze, 256) Birleşikgillerden, şekeri çok, bir tür yer elması (TS, 1, 190) baddem: (< ? ) Kaynatıldığında al renk veren bir çeşit ot (DS, XII, 4439) badem: (< Far. bādām; Nişanyan, 36; Eren, 32; Tietze, 256), (And. Ağz.: bayam, bayan, bıyam, paya, payam, payem, piyam) Gülgillerden, 6-8 m yükseklikte, yurdumuzun her yerinde yetişen, dikensiz, pembe veya beyaz çiçekli bir ağaç ve bu ağacın yaş veya kuru yenilen yemişi, Amygdalus communis, (TS, 1, 190; TBAS, 40; BTS, 68; DS, II, 578; DS, XII, 4449; DS, XII, 4640; DA, 136, 149; EYAD, 47, 76; EYAD, 237; Gaz.A., III, 550; GD AT, 301; Ka.Y.A., 202; Krş.Y.A., 464; UA, 128; TaS, I, 465; TaS, V, 3182) badıç: (< Erm. patic; Eren, 32; Tietze, 257) Bir çeşit ot (DS, XII, 4439) badıramba: (< Far. bādranbūya/bād-rang-būya; Tietze, 258) Arıların çok sevdiği güzel kokulu bir ot (DS, II, 467) badi: (< ? badik < badi) Ufak mısır, cin mısırı (DS, II, 470) badik: (< ? badik “kısa boylu, bodur, tıknaz”; Tietze, 258) Kuru fasulye (DS, II, 470)

209

bagmen: (< bağmen < Far. bā bān; Tietze, 262) Bir çeşit armut (DS, II, 472) bağa: (< ET. bāka “kurbağa”; MBTS, 1, 254) Yaprakları yaraları iyileştirmekte ve et dolması sarmakta sebze olarak kullanılan, bir veya çok yıllık otsu bitkiler (TBAS, 40; DS, II, 473) bağa yaprağı: (< bağa < ET. bāka + yaprağı) bk. bağa (TBAS, 41) bağboğan: (< Far. bā + T. boğan) Küsküt, şeytansaçı (TS, 1, 192) bağbozan: (< Far. bā + T. bozan) bk. bostanbozan (TBAS, 41) Bağdat hurması: (< öz. is. Bağdat + Far. ħurmā + T. -sı) bk. amme (DS, I, 239) bağırgan: (< T. bağırgan), (And. Ağz.: bağurganı) Tarla sarmaşığı (DS, II, 479) bağırsak otu: (< T. bağırsak < ET. bagırsuk + otu) Farekulağı (TS, 1, 195) bağırtlak: (< ET. bagırlak < bağır “göğüs” + -lak eki ‘Aradaki -t- eki fonetik bir ilâvedir’; Tietze, 261), (And. Ağz.: boğartlak, boğurtlak) 1. Yoncaya benzeyen bir ot, 2. Yeni çıkan başak (DS, II, 480, 723, 731) bağlaşık: (< T. bağlaşık) Sarmaşık (DS, II, 484) bağrıbütün: (< T. bağrı + bütün), (And. Ağz.: baribütün) Top çekirdekli bir çeşit kavun (DS, II, 484; 533) bağrıkara: (< T. bağrı + kara) bk. baldırıkara (TBAS, 41) bahar: (< Far. behār) 1. Zeytin çekirdeği ve ceviz büyüklüğündeki kavun, 2. Yeşillik, yenilebilen otlar, 3. Sigara tütünü (DS, II, 487) bahar otu: (< Far. behār + T. otu) bk. çuha çiçeği (TBAS, 41)

210

bahçe domatesi: (< Far. bā ça + Yun. domates + T. -i) Tarla ve bahçelerde sun’i gübre kullanmadan, doğal olarak yetiştirilen domates türü (TS, 1, 200) bahçe hezareni: (< Far. bā ça + Far. hezār-reng + T. -i) bk. hezaren (TBAS, 41) bahçe kekiği: (< Far. bā ça + ? kekik + T. -i) Bahçelerde özel yöntemlerle yetiştirilen kekik (TS, 1, 200) bahçe nanesi: (< Far. bā ça + Ar. na’nā’ + T. -si) Bahçelerde yetiştirilen bir nane türü (TS, 1, 200) bahçe teresi: (< Far. bā ça + Far. tere + T. -si) bk. tere (TBAS, 41) bāk: (< Far. bāk; MBTS, 1, 264) Esrar otu, afyon (DS, II, 489) bakam: (< Ar. ba am) Baklagillerden, odunundan kırmızı boya çıkarılan bir ağaç, bakkam, Haematoxylon campechianum, (TS, 1, 202) bakıldak: (< T. bakıldak ?) Taze fasulye (DS, II, 492) bakıldak otu: (< T. bakıldak + otu) Susam (DS, II, 492) bakır bağcığı: (< T. bakır + bağcığı) Dere kenarlarında yetişen bir çeşit sarmaşık (DS, II, 494) bakla: (< Ar. bā ilā; MBTS, 1, 267), (And. Ağz.: bağala, bahla, bala, bekle, boklo, paala, pağla, pahla, paħla, pakla, palaa, patla) Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, beyaz çiçekli, taneleri badıç içinde bulunan tek yıllık, otsu bir bitki ve bu bitkinin yeşil ürünü veya kuru tanesi, Vicia faba, (TS, 1, 205; BTS, 71; DS, II, 473, 494, 496; DS, IX, 3379, 3381; DS, XII, 4632; AA, 149; AAT, 205; AAT, 43; AVA, 340; Erz. .A., III, 254; Gaz.A., III, 547; GD AT, 178, 301; K AT, 18; OAAD, 254; SA, 184; T YA, 251; UA, 128; ZBK A, 164, 190)

211

baklaçalısı: (< Ar. bā ilā + T. çalısı) Ekin tarlalarında yetişen, yeşil meyveli, baklagillerden bir bitki (DS, II, 495) bakla çiçeği: (< Ar. bā ilā + T. çiçeği) Sarımtırak eflatuna çalan beyaz renkte olan bitki (TS, 1, 205) baklagiller: (< Ar. bā ilā + T. -giller) Bakla, fasulye, akasya, keçiboynuzu gibi badıçlı pek çok sebze ve ağaçları içine alan, yaprakları parçalı, çiçekleri er dişi, çanak yaprakları 5’li ve birleşik, 10 adet stamenli, legümen ya da lomentum tipi meyveleri olan, ülkemizde 68 cins ve 100 kadar türle temsil edilen, bir, iki ya da çok yıllık, otsu, çalımsı ya da ağaçsı bitkiler (TS, 1, 205; BTS, 71) baklakıran: (< Ar. bā ilā + T. kıran) bk. canavar otu (TBAS, 41) bakla soğan: (< Ar. bā ilā + T. soğan) Bakla zamanı çıkan bir çeşit soğan (DS, II, 495) balanur: (< ? ) ncir (DS, XII, 4441) balaband: (< Far. bālābān; Tietze, 269) Kaynatılarak içilen bir ot (DS, II, 497) baladız: (< ? ), (And. Ağz.: balardız, balarış, balarız, balaz, baldız) 1. Ağaç, asma filizi, sürgün, fışkın, piç, 2. Çalılar arasında yetişen, yakacak olarak kullanılan bir bitki (DS, II, 497) bal armudu: (< T. bal + Far. emrūd + T. -u) bk. balbardağı (DS, II, 500) balaşlama: (< T. bal + aş(ı)lama) bk. balbardağı (DS, II, 500) balbal: (< T. bal + bal) Beyaz ve yuvarlak taneli bir çeşit üzüm (DS, II, 500)

212

balbardağı (< T. bal + bardağı) 1. Erken olgunlaşan, yeşil renkli, çok sulu ve tatlı bir çeşit armut, 2. Küçük yapraklı, kırmızı çiçekli, kırıldığı zaman tatlı bir su salıveren zehirsiz bir ot, (DS, II, 500) balbardak: (< T. bal + bardak) bk. balbardağı (DS, II, 500) balçık hurması: (< OT. balçık + Far. ħurmā + T. -sı; “< OT. balçık < balk + -(a)ç; Eren, 35”) Mısır ve Irak’ta yetişen bir çeşit hurma (DS, II, 501) bal çiçeği: (< T. bal + çiçeği), (And. Ağz.: bal çiçē) Almaşık yapraklı, kırmızı veya kırmızıya çalar sarı renkli çiçekli ağaççık (TS, 1, 208; DS, II, 501) baldıran: (< kökü belli değildir; MBTS, 1, 271) Maydanozgillerden, nemli yerlerde yetişen, bir veya iki yıllık, beyaz çiçekli, parçalı yapraklı, kuvvetli kokulu ve otsu bir bitkidir, Conium maculatum, (TS, 1, 208; TBAS, 42; BTS, 73; DS, II, 501; DS, XII, 4442; AA, 118; E A, 259) baldıran otu: (< ? baldıran + T. otu) bk. baldıran (TBAS, 42) baldırgan: (< görünüşe göre bal-tır- fiilinin fiilsıfatı; Tietze, 270) 1-1.5 m yükseklikte, çok yıllık, özel kokulu, beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. Erzurum ve Kars bölgelerinde gövdesi, kabuğu soyulduktan sonra çiğ olarak yenir. Heracleum trachyloma, (TBAS, 42) baldırıkara: (< T. baldırı + kara) 10-25 cm boyunda, çok yıllık ve otsu bir bitkidir. Yaprak sapı dip kısımda siyah renklidir. Toprak üstü kısmı balgam söktürücü ve öksürük kesici olarak kullanılır. Asplenium adiantum-nigrum, (TBAS, 43) baldırıkız: (< T. baldırı + kız) Semiz otu (DS, II, 502) balgam elması: (< Ar. bal am + T. elması) Sarı renkli, iri ve tatlı bir çeşit elma (DS, II, 503)

213

balık ağusu: (< T. balık + ağusu) Sarı sütleğen denilen bitki (TaS, I, 390) balıkkıran: (< T. balık + kıran) Tohumu suya atıldığı zaman balıkları sersemleştirerek suyun yüzüne çıkmalarını temin eden sarı çiçekli ve sapları sütlü bir bitki (DS, II, 505) balık otu: (< T. balık + otu) Cava ve Malabar’da yetişen, zehirli meyvesiyle balıkları sersemleterek avlamaya yarayan bir bitki, Anamirta (TS, 1, 210) balık öldüren: (< T. balık + öldüren) Sarı sütleğen denilen bitki (TaS, I, 391) balık sütleğeni: (< T. balık + sütleğeni) bk. balıkkıran (DS, II, 505) balımışık: (< T. balım + ışık) Baharda yetişen ve yaprağından börek yapılan bir bitki (DS, II, 505) bal kabağı: (< T. bal + kabağı) çi turuncu, iri ve tatlı bir kabak çeşidi, Cucurbita moschata, (TS, 1, 211) balkadın: (< T. bal + Soğd. kadın) Yenilebilen bir çeşit mantar (DS, II, 507) balkıza: (< T. bal + kız + a) Yarısı kırmızı, yarısı beyaz veya karışık olarak meyve veren dut ağacı (DS, II, 508) ballı: (< T. ballı), (And. Ağz.: bāli) Koyu pembe renkli, ince kabuklu, çekirdeği orta büyüklükte, kısa saplı ve çok tatlı bir çeşit kiraz (DS, II, 506, 509) ballıbaba: (< T. ballı + Far. bābā) Ballıbabagillerden, boynuz gibi meyvesi olan ve tanelerinden tespih yapılan, beyaz çiçekli, bir ya da çok yıllık otsu bir bitki, Lamiumalbum, (TS, 1, 212; TBAS, 43; BTS, 375; DS, II, 509) ballıbabagiller: (< T. ballı + Far. bābā + T. -giller) Gövdeleri dört köşeli, yaprakları basit ya da parçalı, güzel kokan, aromatik yağ içermelerinden dolayı farmakoloji ve parfümeri sanayiinde kullanılan, ülkemizde 750 kadar türle temsil edilen, nane, lavanta

214

çiçeği, kekik gibi kokulu bitkileri içine alan, bir ya da çok yıllık, otsu ya da çalımsı bitkiler (TS, 1, 212; BTS, 75) ballı boynuz: (< T. ballı + boynuz) Bakla şeklinde ve kahve renkli, yenilebilen tatlı bir çeşit meyve (DS, II, 509) ballıca: (< T. ballıca) Bir çeşit armut (DS, II, 509) ballıdarı: (< T. ballı + darı) ncir (TS, 1, 212); ballık: (< T. ballık), (And. Ağz.: bollık) Baklagillerden, çiçeği emildiğinde tatlımsı bir madde çıkaran bitki (DS, II, 510, 735) ballıka: (< ? ) Soya fasulyesi (DS, II, 510) ballıkara: (< T. ballı + kara) Bir çeşit kara incir (DS, II, 510) ballık otu: (< T. ballık + otu) bk. ballıbaba (TBAS, 43) bal mantarı: (< T. bal + Yun. manitari + T. -ı) stanbul civarında (Belgrat ormanı) yetişir, yenen bir türdür, Armillariella mellea, (TBAS, 43) balma üzüm: (< ? balma + üzüm), (And. Ağz.: balma) Taneleri iri ve koni şeklinde olan kurutulmaya elverişli üzüm (DS, II, 510) balsama: (< Far. belesān) Misvak ağacı (TaS, I, 394) baltabatak: (< T. balta + batak; “< balta < ET. baltu ‘Hangi dilden alındığı kesin olarak belli değildir, kelime Türkçeden komşu dillere de geçmiştir’ MBTS, 1, 275; Eren, 37”) Kır sarmaşığı (DS, II, 511) bal üzümü: (< T. bal + üzümü) Kokulu ve yuvarlak taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS, II, 512; GD AT, 264)

BTS. TAYA. 75) bambul: (< ? bambul. pomidoro/pomodoro. meyvesinden kokusuz bir yağ elde edilen ağaç. . banada. manadura. DS. III.215 bambal: (< ? ). mamador. sorkun (TS.A. DS. II. (And. merdiven.. II. sıcak ülkelerde yetişen. boyu 25 m kadar olabilen. Tietze. XII. çiçekleri salkım durumunda. Tietze. 214. 515. 513. IX. (TS. Ar. 516) . Moringa oleifera. Ağz. 3389. (TS.: bamador. 3116. mobilya. Bambusa vulgaris. Tietze. banadora. banadore. panadura) Domates (DS. IX. Ağz. yaprakları telek damarlı. banader.A. Gaz. 3116. 33. 279. DS. Asya’nın tropik bölgelerinde ve Afrika’nın kuzeyinde yetişen. 12. bandura. 71. (TS.: pampal) Karaağacın meyve veya çiçekleri. DS. 3388) bambu: (< Fr. mamya.Y. manya) Ebegümecigiller familyasından. II. 4443) ban ağacı: (< Ar. bonadura. Ağz. 274). II. Hibiscus esculentus. 214) banak: (< T. otu). bambou) Buğdaygillerden. Tietze. müsilaj bakımından zengin meyveleri hem taze olarak. bāmiyā/bāmiya. Krş. III. banak < ban-. Ka. 514) bambul otu: (< ? bambul + T. 275). 3115) bamya: (< Far. manator. DS. IX. (And. bāmiya. 75. ZBK A.. Erz. ülkemizde kültürü yapılan.: bamıya.: mambalotu) Sıcak ve ılıman bölgelerde yetişen otsu veya çalı türü bir bitki. (And. bamiye. 1. (And. II.. mamye.. 1. 2. 1. ağacı) 1. banadur. panadora. 275) Zambak (DS.Y. BTS. 1. 146. DS. 2. Ağz. 214. banya. Heliotropium. hem de kurutularak yenilen bir bitki. Gelincik çiçeği (DS. bamle. Sepetçi söğüdü. 37. banadara. banatura. 463. bān + T. baston gibi birçok eşyanın yapımında kullanılan bir tür kamış. 214. 514.A. bamile. 175) banadura: (< t. IX.A. 275) Marul (DS.

beyaz üzüm çeşidi (DS. II. barbounia ~ t. barbounia ~ t. Eren. 1. ekşimtırak bir meyve. BTS. barbone < Lat. TBAS. Elmadan küçük. Bandırma). barba ~ HAvr. 517. 20-100 cm yükseklikte. (And. bandırma üzümü).216 banda: (< Yun. 2. oval veya yassı. 217) bara barmak: (< T. (barbun).: bandurma. 1. DS. II. üzümü) bk. TBAS. Adansonia digitata. Eren. Ağz. 40) Barbunya (fasulye) (DS. (And. Bandırma + T. 522) baobap: (< Afrika yerli dillerinden) Ebegümecigillerden. barba ~ HAvr. II. bandık) Genişçe yapraklı yabani bir ot (DS. *bhardha. sıcak ülkelerde yetişen. (TS. II. banda. is. 218. bara barmak ?) Bir çeşit ot (DS. 524) barbun: (< Yun.: banga. *bhardha. elmanın ufağı (DS. yumuşak tüylü. 222) bandık: (< T. is. Tietze. 527) barcaş: (< ? ) Pekmez yapmaya elverişli. II. sulu. panta) 1. 44. (TS. Yabanî armut. bandırma (DS. Nişanyan. (TS. 517) Bandırma: (< öz. 518) ban otu: (< Ar. kabı) bk. gövdesinin çevresi 20 m yi aşabilen bir ağaç. II. 41. 40) Taneleri yuvarlak. 41. is. zehirli ve otsu bir bitki. 276). banta. 1. bān + T. bandırma (DS. Bandırma + T. Kuzey Afrika ve Avrupa’nın sıcak bölgelerinde yetişen. 75) banraz: (< ? ) Kayın ağacı (DS. ahlat. bondırma) ri taneli beyaz üzüm. (DS. 216. 518) Bandırma üzümü: (< öz. çok yüksek olmamakla birlikte. 527) . Nişanyan. barbone < Lat. 518) Bandırma kabı: (< öz. kırmızı benekli bir tür fasulye. 519. Hyoscyamus. II. razakı (bandırma kabı. otu) Asya. II. II. bànda < t. 527) barbunya: (< Yun. Ağz. II. yaprakları ağrı kesici olarak kullanılan.

II. bardacık – 1. II. II. Eren.: bartlek) lkbaharda tarlalarda kendiliğinden yetişen ve sarı çiçek açan yabani bir ot (DS. 325. 280) bk.217 bardacık: (< T. parténion + T. bart “testi. Ağz. BTS. 527) bardak: (< ET. 30-35 cm yüksekliğinde bir bitki (DS. II. başı) Gözerin üstüne gelen tohumluk iri buğday (DS. bardakçık + eriği) bk. -i) bk. Uzun. 535) bartlak: (< T. 527) bardakçı inciri: (< T. II. (DS. parmak. bardak + -cık “küçültme eki”. Taze incir. II. Tietze. otu) Mısır tarlalarında yetişen. (DS. (DS. (And. bardacık – 1. II. bardacık –1. 2-3 m yükseklikte. Frangula alnus. 535) barut ağacı: (< Yun. sarı veya mor renkte bir çeşit erik (DS. dikensiz bir ağaççıktır. kabukları müshil olarak kullanılan. 527) bardakçı: (< T. 535) bartınya otu: (< EYun. 538) . 529) bardak eriği: (< T. 44. encīr + T. Nişanyan. II. 77) basbaşı: (< ? bas + T. 2. II. bardakçı) bk. bardakçı + Far. parténin/partén. bartlak). 1. 284) Yiyen hayvanları öldürebilen zehirli bir ot (DS. II. 535) bartun: (< Yun. ağacı) Cehrigiller familyasından. (TBAS. 348) Havuç (DS. 527) bardacık eriği: (< T. bardacık – 1. kokulu. 280) 1. Tietze. 219) barnak: (< T. bardak + eriği) ri ve tatlı bir tür erik (TS. (DS. pyritēs “barut” + T. kap” + -ak küçültme eki. Tietze.

tohumlarından sabunculukta kullanılan bir yağ elde edilen. (TS. (BTS. başlı + ot) Ekinler arasında biten yabani ot (DS. II. bataklık + Ar. 77. ana vatanı Kuzey Amerika olan. 196. 565./Far. Clauson.218 basur otu: (< Ar. sarı çiçek açan küçük bir bitki. batı + Far. baş + Yun. ülkemizde park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen ağaç ya da çalımsı bitkiler. (TS. sarımsı ya da mavimsi yeşil. Ranunculus ficaria. kozalakları olgunlaştığında dikdörtgenimsi olan. yulaf gibi ekinlerin taneleri taşıyan kılçıklı başı. -i) Avrupa ve Kuzey Amerika’da güneşli su kıyılarında yetişen çok yıllık bir bitki. buğday. 244. 228) başak: (< T. māzū + T. çok yıllık. 235. II. 244) bataklık süseni: (< T. 1. başı + bütün) Kırmızı pancar (DS. II.A. E A. BTS. otu) Düğün çiçeğigillerden. yaprakları salgılı. Eren. lahano) Yaprakları sıkı. (TS. 80) batırgan: (< T. (TS. yuvarlak başlı lahana. 468) batısabak: (< ? ) Taç yaprakları bitişik bir çiçek (DS.. 463) başıbütün: (< T. 228) basya: (< Lat. Asya’da yetişen bir ağaç (TS. Thuja occidentalis. Krş. 1. 378. bāsūr + T. -sı) Servigiller familyasından. II. Spika. 1. bataklık + Far. köklerinde basur memelerine iyi gelen bir madde bulunan. (TBAS. batırgan) Yaprağı maydanoza benzeyen ve sapı soyularak yenen bir bitki (DS. II. 1. 571) . sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 290) Arpa. Tietze. nergis + T. Dere ve bataklık kenarlarında yetişir. nemli ormanlarda biten. 1. -i) Rizomlu. 239) başlı ot: (< T. 559) başlahana: (< T. baş + ak “küçültme eki”. Iris pseudacorus. bassia) Sapotugillerden. Caltha palustris. Brassica oleracea. DS.Y. 44) batı mazısı: (< T. sūsen + T. 43. 564) bataklık nergisi: (< T.

turb + T. 1. 587) bazin: (< ? ) Evlenme çiçeği de denilen bir çiçek (DS. -li + Yun. 573) bayır turpu: (< ? bayır + Far. 1. II. 587) bazitli mantarlar: (< Fr. IX. Ağz. 593) bediren: (< ? ). güzel kokulu. 255) begonya: (< Lat.219 bavala: (< ? ) Sarı renkli zehirli bir çiçek (DS. 1. 308) beçğı: (< ? ) Bir çeşit ağaç (DS. Tietze. pek çok çeşitleri bulunan sıcak ülke bitkisi. -kçik “küçültme eki”. 595. 251) bebekçik: (< bebe “çocuk dili” + T. II. Çitlembik ağacının çiçeği. Ağz. baside + T. (TS. 248) baytaran: (< Ar. TS.: baytıran. DS. Sakız ağacının meyvesi (DS. 251) Yaban armudu. (TS. Tietze. -u) ri bir turp türü. begonia “Michel Begon’un adından”) Begonyagillerden. paytar. II. basique. 300) Gelincik çiçeği (DS. 1. -lar) Sporları bazitlerin içinde bulunan mantarlar grubu (TS. II. (And. 255) . (And. 73). II. 590) becik kula: (< ? becik + T. II. kulağı) Ekşimsi tadı olan bir ot (AVA. 3416. II. 2. 585. paytaran) nce yapraklı. 304) Akdeniz bölgesinde yaygın bir çiçek (TS. 596) begonvil: (< 19. Begonia. asrın başında şöhret kazanan Fransız kaptan Bougainville’in adından. ahlat (DS.: bedren) 1. “Kâbe süpürgesi” de denilen bir bitki (DS. manitari + T. dekoratif yaprakları ve renkli çiçekleri olan. Tietze. 1. ‘abaytarān. 3417) bazik: (< Fr. Cochlearia armoracia.

Taşkırangillerden bir çalı.: melemir) Orta Anadolu’da tarlalarda yetişen. 612) belerce: (< ? belerce. -cik. “< ET. ince kabuklu üzüm (belerçe üzümü). begmāz. 258) beladan: (< Yun. 260. 1. 255) beğ börkü: (< T. I. Ağz. ak veya kara yemişi. 1. küçük çekirdekli. 333). 3155) belen: (< EAT. sarmaşık gibi bir bitki (TBAS.: meleden. Meşe köklerine sarılan güzel kokulu. peygamber çiçeği. üzümü) 1. Tietze. MBTS. bel + bağlayan) Beyaz renkli bir çeşit üzüm (DS. horozibiği de denilen çiçek (TaS.220 begonyagiller: (< Lat. (TS. 2480”) Tarlarlarda yetişen bir çeşit ot (DS. 323). (And. (And. II. Ağz. Tietze. “OT. Tietze. DS. (And. 45. 606) belemir: (< ? belemir. 613) belestik: (< ? ) Ele sürünce sabun gibi köpüren bir çeşit bitki (DS. 3. bekmes/pekmes < Far. Bektaşî + T. 1. 604) Bektaşî üzümü: (< öz. 480) bekmezcik: (< Far. -giller) ki çeneklilerden. Eren. 1. DS. 610. is. MBTS. II. 613) belerçe üzümü: (< ? belerce + T. 1. (TS. Ağz. örneği begonya olan bir bitki familyası (TS. üzümü) bk. DS. mavi kantaron. 615) . begonia + T. çavuş üzümü (DS. belem) Kokulu. begmāz + T. nohut büyüklüğünde. 305) Rengi sarımtırak beyaz olan. 3154. II. XII. beleŋ-bileŋ. belerce (DS. II. piladan) 1. 309). Bir çeşit çınar. “kökü kesin olarak belli değildir”. IX. IX. II. Ribes grossularia. bey + börkü. iri beyaz taneli bir çeşit üzüm. börk. kadife. plátanos. II. 2. çiçekleri mavimsi renkte bir yıllık bir bitki. Cephalaria syriaca. MBTS. Bu çalının mayhoş. 4648) belbağlıyan: (< T. (DS. 414”) Bostangüzeli. 308. 2.

Ağz. 264) bembenlik: (< T. benefş “menekşe renginde. bengi + T. 627) beneviş: (< Far. Tietze. Tietze. II. ban otu (TBAS. lik + otu. 629) berç: (< ? berç. 4454) . bardī. kırmızı benekli bir çeşit üzüm (DS. kamışa benzer bir çeşit ot (DS. II. 512) berdi: (< Ar. IX. 1. XII. kūse) Tanelerinin karın kısmında benekler bulunan bir çeşit fasulye (DS. II. 317) Suda yetişen. (And. 3163) benli belerce: (< T. Tietze. MBTS. “< Far. benli + üzümü) Tanelerinin üzerinde benler bulunan bir çeşit üzüm (DS. I. 627) benekliköse: (< T. ben + benlik) Hasır sandalye ve hasır örmeye yarayan bir çeşit ot (DS. 317) Macar üzümü denilen meyvedir ki bundan ökse adı verdiğimiz yapışkan madde çıkarılır (TaS.221 belladonna: (< t. 629) benli üzümü: (< T. benekli + Far. mor”. 45) bengilik otu: (< Far. 45. 629) benlik: (< T. bıngıldak < bıngıl “anlatıma güç katan söz”. 1. Tietze. benli + ? belerce) Beyaz renkte. 355) bk. DS. 311) Güzelavrat otu (TS. 330”). II. MBTS. 314) Çitlembik (TaS. I. benek) Bir çeşit ot (DS. II. 624) benek: (< T. 508) bengildek: (< T. belladonna < bella “güzel” + donna “kadın”. II.: mengilik otu) Bir çeşit ağılı ot (TBAS. 1. benlik) Kırlarda yetişen. bengi ‘esrar’. dikenli ve sarı çiçekli bir ot (DS.

kabuklarından reçel yapılan. “< besi+le-mek < bisü+le-mek. MBTS. Asparagus officinalis. Gaz. 84) berge: (< Far. III. Ağz. emrūd + T. XII. 1. 94) beşbıyık: (< T. barga. yuvarlak taneli bir çeşit üzüm (DS. 277) bey: (< ET. 1. 279) . 1. sürgüne karşı kullanılan bir bitki. yapışkan otu (TBAS. bey + Far. ST AT. beğ armudu) Turunçgiller familyasından. 1. çekirdeksiz. (And. beş + parmak + otu) Gülgillerden. 637) beslek kaçıran: (< T. EYAD. üzümü) En iyisi Besni’de yetişen. (DS. bağa (TBAS.222 bere otu: (< ? ET. Potentilla reptans. Citrus bergamia. 318). Tietze. 4455) bey armudu: (< T. Besni + T. kuru soğan (DS. 276) beşdamar otu: (< T. BTS. 341”) Çok küçük. 271. II. 640. bēg. 633. 220) bertik otu: (< T. bere + T. taze meyvelerinden bergamut esansı elde edilen ve parfümeri sanayiinde kullanılan ağaçsı bitkiler. (TS. beslek + kaçıran.: berke) 1. 231. 304) Bir çeşit mısır (DS. 45) bergamot: (< t. 2.A. bertik + otu) Yaraların tedavisinde kullanılan bir çeşit ot. kokulu ve tatlı bir armut türü (TS. 645) beşparmak otu: (< T. II. II. 51. Kayısı. is.. çok tatlı. bergamotto < T. beş + parmak) Ayıt adı verilen küçük bir ağaç (DS. kurt pençesi. (TS. Tietze. yol kıyılarında ve çayırlarda yetişen. 640) Besni üzümü: (< öz. -u) ri. otu) bk. Şeftali (DS. beş + damar + otu) bk. zerdali. 1. II. II. 45) beşparmak: (< T. beş + bıyık) ri muşmula (TS.

akasya (TBAS. divlek) bk akbulama (DS. kızılcık (TBAS. II. (TBAS. sirīş) bk. Batı ve Güney Anadolu’da kekik yerine kullanılır. 46. kızılcık) bk. mor çiçekli. DS. kekik kokulu. BTS. papadia) Papatyagiller familyasından. bayā + T. 647) beyaz kızılcık: (< Ar. ada soğanı (TBAS. un mantarı (TBAS. 46) beyaz çöpleme: (< Ar. soğan) bk. 10-35 cm yükseklikte. manitari) bk. kamış (TBAS. bayā + T. Anthemis chia. biberiye (TBAS. 46) beyazdikencik üzümü: (< Ar. bayā + ? T. II. 143) beyaz harbak: (< Ar. küçük çekirdekli. salkım. bayā + T. Clauson. bir yıllık. dikencik + üzümü) nce kabuklu. bayā + ħarba ) bk. bayā + Yun. 46. ot) bk. 46) beyaz mantar: (< Ar. 46) beyaz papatya: (< Ar. 47) beyaz soğan: (< Ar. 46) beyaz salkım: (< Ar. bayā + Far. bayā + T. akçöpleme (TBAS. Coridothymus capitatus. 46) beyaz ot: (< Ar. otsu ve parçalı yapraklı bir tür. 87) beyaz püren: (< Ar. bayā + ? kekik) 50 cm kadar yükseklikte. acı yavşan (TBAS.223 beyaz çiriş: (< Ar. I. çiriş otu (TBAS. 647) beyaz divlek: (< Ar. çok yıllık ve çalımsı bir bitkidir. çöpleme) bk. 46) beyaz kekik: (< Ar. akçöpleme (TBAS. bayā + T. bayā + Yun. prinos) bk. kamış) bk. (TBAS. bayā + Yun. sivri taneli ve geç olan üzüm (DS. bayā + T. “< sarkım < sark-. bayā + T. 826”) bk. 47) . 46) beyaz kamış: (< Ar.

: beybeyendi) Kokusuz. II. budursun (buldursun ?) Clauson. 329) (And. 647) beyböreği: (< T. 647) beylerce: (< ? “Belki bir yer adından”. Tietze. II. II. bezerna baklası. bezr. 651. II. bezerne) Baklagillerden. 332”) Bir armut çeşidi (DS. Lilium candidum. bey + böreği) Bir çiçek türü (DS. -ı) Güney ve Batı Anadolu’da 10-1300 metrede kireç taşları ve kum taşları üzerinde yapraklarını döken ağaçlardan oluşmuş orman ve çayırlıklar arasında yetişen ve mayıs ayında çiçek açan bir bitki. zanba + T. 653) bıcırgan otu: (< ? bıcırgan + T. tırmanıcı bir bitki ve bu bitkinin yuvarlak tanesi. bizélia < t. II. Nişanyan. yuvarlak taneli ve kokulu bir çeşit üzüm (DS. kokulu ve ilaç olarak kullanılan zehirli bir ot (DS. II. 647) beydug: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. 354”) Nanegillerden. 309. 1. bey + Ar. beyaz. beyaz. 655) bıldırcınbudu: (< T. 648) beyolu: (< T. II.224 beybeğendi: (< T.: bedene. 1. türlü renklerde olan bir çiçek (DS. 655) bıçgın: (< T. DS. bereme. piselli. Ağz. bey + oğ(u)lu) Bir çeşit üzüm (DS. www. Tietze. 648) beyzambağı: (< T. otu. II. 339) bezir: (< Ar. bezene.google. (DS. 664) . II. 283. leylâk ve kırmızımsı çiçekleri olan. bıldırcın + budu. II. yurdumuzun her yanında yetiştirilen. Ağz. BTS. II. (And. 305) Büyük.com) bezelye: (< Yun. Tietze. “< bıcırgan ‘kökü belli değildir’. 649. 632. 50) Acı. “ET. (TS. tohumluk patlıcan (DS. 88. bey + beğendi). Pisum sativum. K AT. biçkin < bıçkın) Bir yabanıl ot (DS. MBTS.

: bırçalak. II. 51. 43. II. 253. 55. 673) bıyırgan: (< T. DS. E A. 501) bıtım: (< ? ). Ağz. 362. 333) Asma filizi (DS. 115. II. Ağz. yapışık küçük yapraklı bir ot (DS. bırçılak. rizomlu. II. murçalıh. II. -lık) Yerde. bürçelek. Nişanyan. tazeyken sebze olarak yenilen veya kurutulup baharat olarak yararlanılan ürünü. 52. yurdumuzda çok yetişen bir bitki ve bu bitkinin. II. 38. TAYA. yumru köklü. burçalar. 397). (And. pırçalık. 52). Scorzonera mollis. Ağz. 1. 3220. 673) bıyık: (< ET. BÜYA. burçalık. 3202.225 bılka: (< ? ) ri ve çizgili yapraklı bir kır bitkisi (DS. II. II. AVA. 335. 795. 234. 669) bırçalık: (< ET. III.: bıttım) Fıstık cinsinden meyve (DS. burçalak. 171. péperi < Eski Hintçe pippali. otu) Dokumada kullanılan bir ot (DS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. bıdık. II. 5) . purçalak. II.A.. yemişi mürverinkine benzeyen bir metre boyunda acı bir ot (DS. büver) Patlıcangillerden. 811. porçalık. KYA. yaprakları ince. 673) bızalık: (< ? bıza + T. 665) bıraş otu: (< ? bıraş + T. bıyıklı) Çalı fasulyesi (DS. murçalık. 89. burçak kelimesinin bir varyantı. bibe. yeşil üzüm (DS. kırmızı bir dağ çiçeği (DS. ETA. II. pipéri < EYun. AAT. buyurgan ?) Yaprağı söğüt yaprağına. 288. 674) biber: (< Yun. Capsicum annuum. DS. (And. DS. Eren. Tietze. 224. Gaz. büber. (TS. Tietze. BTS. çiçeği. 47. II. Tietze. EYA.: bibar. 209. KMYA. 245. 673) bıyıklı: (< T. mircalık. (TBAS. IX. purçalık) Çok yıllık. 825. 671) bıydım: (< ? ) Sarımsı. 132. 669. 665) bılkaz: (< ? ) Yuvarlak taneli. (And.

89) biberiza: (< Yun. 48) biberli mantar: (< Yun.: biddik) 1.: bıldık. 678) bicibici: (< bici + bici. 683) bidek: (< Yun. 464) bidek ağacı: (< Yun. 689) bilader ağacı: (< Far. XII. Tietze. apidáki + T. 335) Yaprağı bibere benzeyen. koyu yeşil yapraklı. 690. II. birāder + T. 48) bibodca: (< ? ) Kışın hayvan yemi olarak kullanılan bir ot (DS. barbunya (DS. I. -lice) Acı. manitari) bk. piperitza. EYAD. Domates (DS. beyaz veya kirli yeşil renklidir (TBAS. 291) bildik: (< T. 231. II. 335) Ballıbabagiller familyasından. dere kıyılarında yetişen. 2. BTS. Yabanıl ağaçların yenmeyen meyvesi. Küçük. Tietze. 4458) biberlice: (< Yun. 48. 100 cm kadar yükseklikte. Ağz. sık yetişen bir çeşit ot. II. pipéri + T. 2. 337). apidáki. 3. Tietze. II. 2. Ardıç ağacının meyve ve tohumu. 1.A. Gülensoy. (And. ağacı) Amerika elması (TS. Krş. 680) biçinçizılkı: (< ? ) Mart ayında göğeren bir çeşit ufacık bitki (DS. mor çiçekli ve çalı görünümünde bir bitkidir. Palamut. 684) bijiyo: (< ? ) Çam ve köknar ağaçlarının meyvesi (DS. piperiá. II. Şapka huni biçiminde. kışın yapraklarını dökmeyen. KBAYA. pipéri + T. Rosmarinus officinalis. II. 185) . Kırmızı benekli fasulye. “< bici ‘yansıma ses’. biberlice (TBAS. Ağz. biddik) 1. II. balık avlamakta kullanılan bir çeşit bitki (DS.Y. lezzetli olan bazı Lactarius türlerine verilen genel ad. -li + Yun. bildik). (And. ağacı) Ardıç (DS. 684. Bir çeşit ufak üzüm (DS.226 biberiye: (< Yun. (TBAS.. 111”) 1.

48) bira çiçeği: (< t. 697) birgi: (< ? birgi). Ufak taneli siyah üzüm. yumuşak ve alt tarafı tüylü bir bitki (DS. 695) binbir delik otu: (< T. 702) . kantaron (TBAS. civanperçemi (TBAS. şerbetçi otu (TBAS. 1. meyve toplulukları (BTS. bin + bir + yaprak + otu) bk. Tarlalarda yetişen ve taze iken turşusu yapılan dikenli bir ot (DS. 48) binkulaç: (< T. II. bazı cinsleri uçucu yağ veya süt taşıyan bir familya (TS. II. 90) bilisura: (< Ar. bin + bir + delik + otu) bk. 48) binbir delik otugiller: (< T. çiçeği) bk. (And. II. II. sık çiçek durumundan meydana gelen meyveler.227 bileşikgiller: (< T. Ağz. 693) bilon otu: (< ? bilon + T. 2. bin + bal) Koyu kırmızı renkli ve tatlı bir cins kiraz (DS. II. şeytan şalgamı (TBAS. mīva) ncir ve dut gibi. çiçekleri kömeç durumunda toplu olarak bulunan. 48) birbamba: (< ? ) Yaprağı yuvarlak. 701. birleşik + Far. bier + T. 293) bileşik meyve: (< T. Hypericaceae. 90) binbiryaprak otu: (< T. 695) binbal: (< T. bi’l-‘usāre “özlü”) Bazı yaraları iyileştirmekte kullanılan genişçe yapraklı bir bitki (DS. birra < Alm. bin + kulaç) bk. (BTS. tohumlarında besi doku bulunmayan.: birki) 1. karşılıklı dizilişli ya da nadiren dairesel dizilişli. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. otu) ştah açmak için kaynatılarak içilen bir çeşit ot (DS. bin + bir + delik + otu + -giller) Yaprakları basit. birleşik + -giller) Bitişik yapraklı iki çeneklilerden. ülkemizde bin bir delik otu cinsi ve bu cinse ait 70 kadar türle temsil edilen otsu ya da çalımsı bitkiler. kokulu ya da kokusuz yağ damlacıklarına sahip.

II. 2. 315) bitne: (< Gürc. I. II. 615. bitişik + çanak + yapraklılar) Çanak yapraklıları birbirine bitişmiş bulunan bitkiler (TS. 702) biryedim: (< Bulg. 314) bitki: (YT. I. yapraklılar) Taç yaprakları birbirleriyle yandan bitişik olan bitkiler (TS. p’it’na < *pinta. 314) bitişik çanak yapraklılar: (< T. Tietze. 354) Birleşikgillerden. -cık) Tarlalarda yetişen ve hayvan yemi olarak kurutulan bir çeşit ot (DS. 1. bitki. 703) biten: (< T. 310) birkım: (< ? ) Dağ armudu (DS. yosun. Ağz. II. Nebat. Tietze. II. bitiniş) Kazayağı da denilen bir ot (DS. 1. tāc + T. II. nebat (TS.228 birincivasıf: (< Far. Tietze. Ağz. 3458) bisamcık: (< ? bisam + T. brekinya.-Sırp. Alıç.-Hırv.: bitgen) 1. (And. 712) bit otu: (< T. IX. birincāsf/birincāsb < Ar. bitişik + Ar. 352). 54. 2. 359) Bir ot çeşidi (DS. birçok çeşitleri bulunan ve kuzey yarım kürede yetişen bir bitki (TS. 711) bitirge: (< T. döl veren ve hayatını tamamladıktan sonra kuruyarak varlığı sona eren. Tietze. II. piretün. ağaç gibi canlıların genel adı. Kocayemiş (TaS.+ -ki. 316) . 1. 1.: piredin. 359) Bulunduğu yere kökleriyle tutunup gelişen. (And. biten). hekimlikte kullanılan bir bitki (TS. 711) bitişik taç yapraklılar: (< T. pireytin) 1. ot. bitirge) Kayısı (DS. 1. bit + otu) Sıracagillerden. DS. barancāsaf. Bir çeşit dikenli ot (TaS. DS. < bit. 710) bitiniş: (< T. Nişanyan. piretin. 609.

bodurgan) Tatlı. 3.“(hayvanları) övendire ile yütütmek” + -geç/-giç. laç olarak kullanılan. kırmızı renkli bir çiçek (DS. bójur. 716) bocur: (< Bulg. Tietze. Tietze. II. 2. Bakla. mīħ + T. Tietze. -ı) lkbaharda. II. çayırda küme küme yetişen bir mantar çeşidi (DS. 715) boce: (< ? ) Gelincik (DS. II. Teucrium labiatac. 2. Salatası yapılan bir bitki (DS. 720) bodukmuhı: (< ? boduk + Far. II. butık. bodur + öz. II. güve için tütsü yapılan bir çeşit ot. bios “hayat” + phyton “bitki” + T. 715) bobruk: (< ? ) Kırmızı ve sütlü bir mantar (DS. 3. daha çok akvaryumlarda bulundurulan su bitkisi (TS. taze bakla (DS. 716) boçça: (< Yun. 361) Bir armut çeşidi (DS. Fiğlerin çiçekleri dökülünce görülen meyveleri. 722) bodurgan: (< T. siyah renkli bir yemiş (DS. 94) bizlengiç: (< bizle.-Hırv. II. 717) boduç: (< ET. 715) bobo: (< ? ) Fasulye (DS. 364) 1.229 biyaprak: (< ? ) Yaprakları halka dizilişli.Sırp. bótsa. -ler) Parazit bitkiler (BTS.. Yabani bezelye. 363) Yabanî badem (DS. II. 1. II. II. Bamya çiçeği. Mahmut) 1. is. II. 715) bobotinca: (< ? ) Bir ot çeşidi (DS. 363) Şakayık. 722) bodurmahmut: (< T. II. 722) . 316) biyofitler: (< Yun. Tietze.

722) bodur ot: (< T. II. çok yıllık. boğaz + ? kere) Bir çeşit üzüm (EYAD. (TBAS.230 boduroğlu: (< T. 731) Bombay fasulyesi: (< öz. 1. otsu ve dikenli bitkilerdir. 722) bodur otu: (< T. papatya (TBAS. (DS. 51) boğumluca otu: (< T. II. Eryngium. Sulu olmayan bir çeşit ayva. ham ayva. 49. otsu. 326) . bodur + oğlu) ri taneli üzüm (DS. bodur + ot) Kurak yerlerde yetişen ve fazla büyümeyen bir ot. 1. yılan sokmasında ilaç yerine kullanılan. boğa + dikeni) Maydanozgiller familyasından. II. 49) boğazkere: (< T. II. boğan + otu) Düğün çiçeğigillerden. 779) boğan otu: (< T. BTS. kırmızı çiçekli. 99. Hayvanlarda zehirlenme yapar. Cionura arecta. is. boğça + T. (BTS. mührüsüleyman (TBAS. 727) boğaz çiçeği: (< T. (TS. su kenarlarında biten. II. Denizli. -si) Baklagiller familyasından. boncuk/moncuk + Yun. Burdur ve Isparta dolaylarında kültürü yapılan. 320) boğaz alan: (< T. çiçeği) Bir çeşit çiçek (DS. Bir çeşit armut (DS. 2. (TBAS. Acunitum napellus. 49) bohça çiçeği: (< Far. Phaseolus coccineus. DS. 100) boncuk fasulye: (< ET. tırmanıcı bir bitki. bodur + otu) Çok yıllık. 49) boğa dikeni: (< T. Ajuge chamaepytis labiatae. boğaz + çiçeği) bk. özellikle kökünde akonitin adında bir zehir bulunan bitki. fasulia + T. çok yıllık. meyveleri legümen tipte. Bombay + Yun. fasulia) Bir tür iri taneli fasulye (TS. boğaz + alan) 1. kurtboğan otu. boğumluca + otu) bk. beyaz çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir.

(TS. MBTS. (TBAS. 740) borda: (< t. II. bordo. 398”) Nohut yaprağı gibi yuvarlak yapraklı. boru + çiçeği + -giller) Çan çiçeğigiller (TS. II. süpürge ve yakacak olarak kullanılan çalı. üzümü) ri taneli. TBAS. 330) boruk: (< ? boruk. Datura stramonium. beyaz çiçekli. şapkalı. 740) bortum üzümü: (< ? bortum + T. bahār) Müshil olarak kullanılan ince köklü bir ot (DS. otu) Dağlarda yetişen ve hayvanlara ilaç yapmakta kullanılan beyaz çiçekli bir ot (DS. yenen bir mantar. 1. Tietze. boncuk + otu) Myosotis türlerine verilen genel ad. 741) bosça otu: (< ? bosça + T. kokulu. -ı) Cantharellaceae familyasından. 101) borcabahar: (< ? bor + T. 1. bir yıllık. sarı çiçek açan ve meyvesi çocuklar tarafından patlatılarak oynanan bir ağaç (DS. borgu + çiçeği) 50-200 cm boyunda. II. 741) boru çiçeği: (< T. ağacı. 740) borcak: (< burçak ?. MBTS. 372) Dağlarda yetişen. II. 49. borani/porani + T. boru + Far. siyah renkli. 739) borazan mantarı: (< T. 1. manitari + T. II. -ca + Far. II. 50. 330. zan + Yun. 50) boru çiçeğigiller: (< T. II. 400) Yuvarlak taneli bir üzüm (DS. süpürgeye benzer. 371) Sarı çiçekli. Craterellus cornucopioides. siyah üzüm (DS. otsu ve zehirli bir bitkidir. Moğolcadan veya Yunanca pori’den gelmiş olabilir. “< bor kökü karışıktır. huni biçiminde. 1. 737) boranı elması: (< Erm.231 boncuk otu: (< T. otsu ve mavi çiçekli bitkilerdir (TBAS. boru < ET. BTS. Bir veya çok yıllık. II. ot (DS. Tietze. II. 742) . yakılabilen bir ot (DS. elması) Yeşil renkli yaz elması (DS. DS. 736) bor ağacı: (< bor + T.

Bu türler bir veya çok yıllık.A.) Bitki bilimi. 744) boyacı aspiri: (< T. 2. XII. būstān + T. 51) boyacı dikeni: (< T. kök boyası (TBAS. .. 50) bostan güzeli: (< Far. eriği) Elle kolayca bölünebilen ve çekirdeği ayrılan. çok yıllık ve çalı görünüşünde bir bitkidir. būstān) Hıyar. 4463. pırasa aralarında yetişen bir çeşit ot. -i) bk. Genista tinctoria. DS. bozan) Cuscuta türlerine verilen genel ad. botanique < Yun. 48) bostan borusu: (< Far. 51) . nebatat (TS. 207. III. būstān + T. (DS. boyacı + Ar. boru çiçeği (TBAS. ‘uśfūr + T. Tarlalarda yetişen hardala benzer kırmızı çiçekli bir ot (DS. 51) boyacı kökü: (< T. aspir (TBAS. 742. II. klorofilsiz ve asalak bitkilerdir (TBAS. (TBAS. -i) bk. otu) 1. būstān + T. II. karpuz (bostan borusu). kokulu bir çeşit kavun. 742) bostanbozan: (< Far. 51) boyacı katırtırnağı: (< T. Boşnak + T. boyacı + kökü) bk. Çiçekleri sarı renkli boyar madde olarak kullanılır. 334) boya: (< T. II. oval. bostan (DS. II. güzeli) 1. 742) Boşnak eriği: (< öz. salatalık. is. būstān + arnfül + T. yuvarlak. II. cehri (TBAS. Küçük. boyacı + katır + tırnağı) Sarı çiçekli. 743) botanik: (Fr. II. Semizotu (DS.232 bostan: (< Far. borusu) bk. AAT. Bahçelerde. 51) bostan otu: (< Far. morumsu bir erik çeşidi (DS. 742) bostan karanfili: (< Far. būstān + T. Erz. boya) Bir çeşit ağaç (DS. 2. boyacı + dikeni) bk. 1.

Dalında olmuş. 744) boya çiçeği: (< T. boya + kökü) bk. pür + T. boyapürü). boyacı + Yun. boynuburuk (1). boya + çiçeği) ki veya çok yıllık. Menekşe (DS. boyaçın (DS. Tchihatchewia isatidea. Bir veya çok yıllık. boyaçın (DS. 51) boyaçili: (< T. 223-229) boynuzlu gelincik: (< T. 51) boyaçın: (< T. 2. sarıpapatya (TBAS. II. 744) boyapürü: (< T. papadia + T. II. Coronilla grandiflora. Meyvelerinin kıvrılmasından dolayı bu isim verilmiştir. II. 744) boya kökü: (< T. meyvesi boynuz biçiminde otsu bitkilerdir (TBAS. 746) boynuzlu dücük: (< T. boyaçın (DS. boy(u)nu + bükük) bk. boyaçın) Kökünden boya yapılan bir çeşit ot (boyaçili. kırmızı veya mor renkli. II. 744) boynuburuk: (< T. Çiçekleri Sivas bölgesinde boyar madde olarak kullanılır. (DS. mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. 744) boya otu: (< T. 746) boynubükük: (< T. II. 51) . -sı) bk. II. boya + çili) bk. boyaçın (DS. boyalık. (TBAS. boya + otu) bk. (DS. sapı bükülmüş incir (boynubükük). boya otu. boy(u)nu + buruk) 1. boya + Far.233 boyacı papatyası: (< T. -ü) bk. II. 51) boyalık: (< T. boynuzlu + gelincik) Glaucium türlerine verilen genel ad. kök boyası (TBAS. (Duran. çiçekleri turuncu. boyalık) bk. boynuzlu + ? dücük) Bitkinin olgunlaşan meyveleri kıvrılarak boynuz şeklini almaktadır.

338. 52) bozboruk otu: (< T. ahlat) Ahlat. “< Far. 52) boy otu: (< Far. 375”). boz + bodur + ot) bk. 643) boz ağaç: (< T. I. 750) . II. būy + T. boz + bağırgan) Sarmaşık gibi. boz renkli. -u). otu) Dağlarda biten ve yem olarak kullanılan bir yabanıl ot (DS. yer çamı (TBAS. Trigonella faenum graecum. boz + ağaç) bk. 10-15 cm yükseklikte. sarı veya beyaz renkli. bir yıllık. ħaşħāş) bk. yer çamı (TBAS. çiçekleri mavi. 59. emrūd) Dağ armudu (DS. boz + Yun. bozamık) Ufak. köknar (TBAS. Ağz. Tietze. kurutulan tohumları çemen yapımında kullanılan. bozdurğan) Yazın olan. TBAS. boz + ? boruk + T. bozamık (DS. 749) bozbağırgan: (< T. 52) boz darı: (< T. otu. 750) bozdurma: (< T. boz + darı) bk. (DS. 1. Eren. sarı ve iyi cins bir armut (DS. II. II. TaS. būy. yakılan bir ot (bozanak). 749) bozamık: (< T. yaprakları tüylü bir ot (DS. II. emrūd + T. II. 749) boz armut: (< T.234 boynuzlu haşhaş: (< T. 52. bozdurma) Bir çeşit üzüm (DS. 45. darı (TBAS. boy) Baklagillerden. (TS. bozca + ot) bk. boynuzlu + Ar. otsu bitki. 52) bozalkat: (< T. II. II. Ağz.: bozdığan. 750) bozca ot: (< T. (And. boynuzlu gelincik (TBAS. (And. boz + doğan + Far. 750) boz bodur ot: (< T. bozanak) bk. II. boz + Far. 749) bozanak: (< T. 52) bozdoğan armudu: (< T. iri.: bay. bir çeşit ufak armut (DS.

Nişanyan. 57). DS. börtliyem. börtleğen. böğürtleğen. 52. karaağaca benzer bir ağaç (DS. boz + ot) Ballıbabagiller familyasından. I. sığırkuyruğu (TBAS. bögörtlen. II. bögürtlen. II. sindirmeye elverişli olan bitkilerin ortak adı (TS. II.: böci) Yüksek yerlerde yetişen. börtlüyen. baharat olarak kullanılan. (And. boz + elma) Kış elması (DS. Marrubium vulgare. kenger) Dere boylarında. boz + oğ(u)lan) bk. bahçe çitlerinde ve . büldürgen. 750) bozge: (< ? ) Tahıl çimlendirmeye yarayan bir ot (DS. 106) böcü: (< T. bozuk) Armut (DS. sık tüylü ve beyaz çiçekli bir bitkidir. II. böcek + kapan) Örnek bitkisi drosera olan ve bazı organları böcek yakalamaya. II. büğürtlen. 1. 754) böcekkapan: (< T. böğürtlemen. böbrek + eriği) Can eriği (TaS. ölmez çiçek (TBAS. BTS. 755) bödük: (< ? ) Havuç (DS. 1-2 m yükseklikte. bortlen. 757) böğrek eriği: (< T. çok yıllık. bögürtleğen. çok gübreli yerlerde yetişen ve geniş yapraklı. 104. I. 751) böbük: (< Yun. böğürtlen. bubumka. 141). kalın gövdeli. Tietze. II. bö+cü. börtlen. Ağz. büyürlen) Gülgillerden. 52) bozoğlan: (< T. 60 cm kadar yükseklikte. Gülensoy. BTS. bövürtlen. 751) bozik kenger: (< ? bozik + Far. 751) bozuk: (< T. buğurtlen. boz + kulak) bk. 664) böğürtlen: (< ET. böğürtlen. börtliyen. (TBAS. 52) boz ot: (< T. II. uzun bir çeşit ot (DS. böğürtlem. 387) Çiçek (DS.: boğürtlen.235 boz elma: (< T. II. Ağz. (And. börtlenge. 343. 751) bozkulak: (< T. bubúki.

K AT. AA. Tietze. börek + otu) Dereotu. 765. II. 414). böyrülçe) Fasulyeye benzer bir bitki ve bu bitkinin sebze olarak yararlanılan yeşil ürünü. boğa + siki) Ormanda. buğday . K AT. bu day. MBTS. Kelime. II. Nişanyan. 20-100 cm boyunda bir ot (DS.AA. DS. (TS. Türkçe böğür’den geldiği anlaşılıyor. börücek. Türkçeden Farsça ve Rusçaya da geçmiştir’. 53. maydanoz cinsinden bir ot (DS. -sı) Ceviz büyüklüğünde bir lahana türü. böğürce. 775) bubumka: (< ? ) Böğürtlen. 769) börtliyen dikeni: (< T. 203.236 yol kenarlarında kendiliğinden yetişen. 105. 309. bövülce. 4465) bubu: (< ? çoc. 79. börüce. KYA. MBTS. DS. T YA. bödek. 779) buğday: (< ET. 413”) Yufka arasına konularak yemek yapılan tatlı mantar (DS. II. 4464. II. Brassica oleracea gemmifera. (And. 326) börek mantarı: (< ? T. 343. Eski Kıpçakçada būday. 120. Orta Türkçede buğdāy olarak geçer. Clauson. 1. II. 819. II. (TS. bölce. dağda yetişen. 418) Brüksel lahanası: (< öz. dut üzümü (DS. ST AT. börek + Yun. 346. < Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. Vigna sinensis. DS. 1. böğce. XII. börgüce. böğrülce. “< börek ‘Kökü kesin olarak belli değildir. 1. börçe. Rubus caesus. GBAA. T YA. TBAS. is. lahano + T. 775) buğasiki: (< T. XII. 1. manitari + T. börülce. çok yıllık bir çalı ve bu bitkinin önce kırmızı iken. bubu. Ağz.: bogülce. 21. 59. 348) bubahca: (< ? ) Sarı çiğdeme benzeyen. olgunlaşınca kararan mayhoş yemişi. BTS. II. 772) börülce: (< T. dikenli. 769) börek otu: (< ? T. (TS. Eren. 120. Brüksel + Yun. dikeni (DS. börügüç. bölcen. 1. (Frenk lahanası). -ı. II. dil. 312. börtleyen + dikeni) Böğürtlen çalısı. 387) Dut (DS. taç yaprakları yenilebilen bir çeşit dağ çiçeği (DS. böğülce. 61. 107.

53. AVA. poğday. 114. Moğolca buğudai biçimi Türkçeden alınmıştır. DA. 42. buğdaycık + otu) Eşek kengeri (DS. ilkbaharda buğday tarlasında biten. ETA. buydar. 350. 251. (TS. 780) buğdaycık otu: (< T. E A. yulaf. II. 269. I. 164. II. 54) buğdaylık otu: (< T. 155. 58. gövdelerinin içi boş.. morumsu kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 227. büdey. 309. 245. 182. (TBAS. seyrek tüylü. K A. buğday + karamuğu) bk.Y. 202. Ağz. buğdaycık) Buğdaya benzeyen bir çeşit ot. 153. GD AT. 154. K AT. Agrostemma githago. ZBK A. 200. 389) bk. buğdaylık otu). 144. 121. 780) buğday karamuğu: (< T. buğdey. mısır. 136. 109. II. 235. buyde. 350. 86. çiçeklenmesi başak şeklinde. 417. BTS. (DS. 780) . 81. örneği buğday.A. ST AT. 35. ülkemizde 142 cins ve 520 kadar türle temsil edilen. pirinç. ayrık ve çayır otları. 110. 39. yaprakları kılıçsı ve paralel damarlı. 681) buğdaycık: (< T. 106. 155. buğde. Kökenini bilmiyoruz. puğday) Buğdaygiller familyasından. DS. OAAD. 100. 589. AA. 4466. buğday + -giller) Bir çeneklilerden. çiçekleri başak durumunda. KMYA. bir ya da çok yıllık. Eren. bir yıllık otsu bitki. 277.: boyday. bambu olan. 113. TaS. buğdaycık (DS. bir yıllık. buğday + -ık “küçültme eki”. III. tohumları kullanılan. Triticum. kökleri saçak şeklinde. kamış. bulday. XII. buide. Tietze. bugday. 340. çavdar. DS. arpa. 151. 84. yabanıl buğday (buğdayık. KBAYA. 98. 56. 147. Ka. puğda. 76.237 biçimleri göze çarpar. 1. 58. II. KYA. (And.A. 238. buldey. AAT. T YA. 118. 119. GBAA. 62). 105. SA. 87. Gaz. 337. 109) buğdayık: (< T. 116. 222. buğday çiçeği (TBAS.. buğdaycık (DS. 149. II. II. 94. EYAD. buydey. būdey. ülkemizde geniş bir alanda kültürü yapılan. buğday + çiçeği) 50-75 cm yükseklikte. ADYA. büyük bir bitki familyası (TS. 1. būday. 267. BTS. buğda. UA. 780) buğday çiçeği: (< T. buğdaylık + otu) bk. 780) buğdaygiller: (< T.

ETA. elması) Kırmızılı yeşilli tatlı elma (DS. Tietze. 785) bulgarsıktı: (< T. 162) . bulak + otu) Su gözlerinde biten. marica/marīca. 795. 788) bullumbıççık: (< ? ). 515. 54.-î. 783) buhurumeryem: (< Far. 219. buħūr-ı Meryem) bk. bulut + Ar. 227. II. murç/burç < Sans. 794) burç: (< ET. (TBAS. bulutu (DS. burçak. II. DS. 791) bunbul almasi: (< ? bunbul + T. bulgar + sıktı) Yer elması (DS. Tietze. karyopsis (BTS. 789) buluti üzüm: (< T. soğan çeşidinden bir sebze (DS. 3487. 792) burağan: (< T. 1. bulumbuç. KYA. sarı çiçekli. 357) Baklagillerden. yakılabilen otsu bitkilerdir. burağan) Buruk tatlı armut (DS.-î + T. 54) bulak otu: (< T. 359) burçak: (< ET. hayvan yemi olarak da kullanılan. II. buħūr < Ar. 394) Özel bir rengi olan iri taneli üzüm (buluti üzüm. bulut + üzümü) bk. bulumbuşşuk) lkbaharda yaylalarda yetişen ve böreğe konulan. mīva) Üst durumlu bir ovaryumdan gelişen ve tohum kabuğunun meyve kabuğundan ayrılmayacak bir şekilde birleştiği tek tohumlu. Ağz. otu) Bir çeşit ot (DS. KMYA.: bullumbuç. Vicia. DS. bir veya çok yıllık. 791) bulut üzümü: (< T. II. II. domuzağırşağı (TBAS. II. IX. II. 397. 109) buhur otu: (< Far. açılmayan kuru bir meyve. (And. baħūr + T. buğdaysı + Far.238 buğdaysı meyve: (< T. 161. 397) Ökse otu (TS. bulut + Ar. Tietze. ST AT. üzüm) bk. II. hoş kokulu ve yemeklerde kullanılan bir ot (DS. II. bulut üzümü). Clauson. mercimeğe benzeyen. II. 791) bulutu: (< T. bulutu (DS. (DS. II.

: bıdım. otu) bk. 118.. II. burmalı + Yun. 4466) burmalı marıl: (< T. sakızı) Tütsü olarak kullanılan. buğdayı) ri. bur(u)nu + kızıl). XII. 98) buvur sakızı: (< Ar. II. günlük de denilen bir bitki (DS. (TBAS. II. 807) buynuz: (< T. aşısız fıstık ağacı ve bunun meyvesi. Gaz. butum) Gazi Antep çevresinde çok yetişen. Bursa + T.: burnuğızıl) 1. 2. 806. bıttım. Bir çeşit erik. 796) burgaç: (< T. açık sarı taneli buğday (DS. II.239 burgacan: (< T. II. (And. baħūr “buhur” + T. 801) burnukızıl: (< T. 806. diminitis + T. III. burnu) bk. UA. maruli) Göbekli marul (DS. 65. hayvan yemi olarak kullanılan bir çeşit bitki (DS. -i) Bir çeşit üzüm (DS. 55. DS. Tietze. Ağz. Ağz. bıtım. DS. 805) buttum: (< Ar. buddum. boy otu (TBAS. II. Eren. 6-7 m yükseklikte ve kışın yapraklarını döken yabani. II.google. danaburnu (Aksan. II. 808) buy otu: (< Far. 801) Bursa buğdayı: (< öz. burgacan) Dikenli bir ot (DS.com) . 402). (And. 801) burut dimnidi: (< ? burut + Yun. 60. 809) buzağıburnu: (< ? buzağı + T. Türkçenin Gücü. boynuz) Güzel çiçekli ağaç (DS. Kızılcık (DS. būy-ı cān) bk. 55) buyurgan: (< T. www. 55) buyucan: (< Far. buŧm. Anacardiaceae. civanperçemi (TBAS. is. buyurgan) Sultan otu da denilen bir ot (DS. būy + T.A. II. burgaç) Mercimeğe benzeyen. II.

819) bülçüklü sovan: (< T. (And. yuvası) Büyük kırmızı gül (DS. otu) bk. bellinebenek. 819) büllümbebek: (< ? ). II. 55) buzalabut: (< ? ) Baharda kırlarda açan mor bir çiçek (DS.240 buzağı otu: (< ? buzağı + T. DS. II. Ağz. (TS. (And. büğrez) Eğri büyüyen ağaç (DS. 404) Böğürtlen (bük tudu. 814) bük: (< ET. bük (DS. SA. 199) bük tudu: (< T. 809) buz karpuzu: (< T. 810) büğelek: (< kökü kesin olarak belli değildir. II. bük. 366. bülücüyh. pürçekli + soğan) Yeşil soğan (DS. bülürcüyh) Fasulye (DS.: belimbebek. buz + Far. bürgülü) Büyük taneli bir çeşit üzüm (DS. 1. II. 1. II. 434). bulbul + T. 814) bük üzümü: (< T. (And. bük + üzümü) bk. II. açılıp güneşe konulduğunda buz gibi soğuyan karpuz (DS. bük (DS. bük üzümü. Eski Türkçe bög ‘böcek’le ilişkili olabilir. 814. Ağz. II.: bülücek. II. II. II. Ağz. II. bük + Far. tūt + T. -u) Beyaz çekirdekli. 821) bürgülü: (< T. -u) bk. 814) bülbülyuvası: (< Far. 820) bülücük: (< ? bülü + T. 827) . 813) büğrez: (< T. MBTS. 819) bülbüze: (< ? ) Yabani menekşe (DS. Tietze. II. -cük). 761. bellimbebek. bürük). II. ħarbuz + T. bellümbebek) Papatya (DS.: böğelek) Sarmaşık şeklinde yabani bir ot (DS. yılanyastığı (TBAS.

III. çiçeği) Sarmaşık (DS. cādū/cāźū. bürük) bk. 840) . cādū/cāźū + T. büyük + ay(ı)rık + otu) bk. 57) cadısüpürgesi: (< Far.: çabala) Böreğe konulan bir çeşit ot (DS. büyük + Yun. 1. centiyane (TBAS. -i) Yaprakları daima yeşil.241 bürük: (< T. sivri dikenli bir bitki (DS. III. uzun taneli. 376) cadı şimşiri: (< Far. Taphrina cerasi. III. cefā + T. bük (DS. Tietze. (And. Ağz. acı yavşan (TBAS. büzgülü). 58) büyük sarı: (< T. 834) -Ccabana: (< ? ). II. boru çiçeği (TBAS. büzgüllü) Kalın kabuklu. domuz ayrık otu (TBAS. dayanıklı siyah üzüm (DS. şemşīr + T. lkbaharda tarlalarda biten ve yenilebilen otlar. III. Yabanî mantar (DS. dolayısıyla meyve verimine engel olan asklı mantar. 840) cafa çiçeği: (< Ar.: büzgüle. Tietze. 411) 1. III. ufak. 412) bk. II. 837) cabcıl: (< ? ) Beyaz çiçekli bir ot (DS. 3. büyü + otu) bk. kentauron) bk. 839) cadı: (< Far. büyük ve irmik yapmakta kullanılan buğday (DS. 814) büyük ayrık otu: (< T. II. (And. 2. cādū/cāźū + Far. süpürgesi) Emeçleri özellikle dal uçlarındaki kabuk altında sıkı bir ağ örerek çekirdekli yemiş ağaçlarının çiçeklenmesine. MBTS. 56) büyük kantaron: (< T. Ağz. (TS. 1. 838) cacık: (< kökü belli değildir. 50) büzgülü (< T. büyük + sarı) Sert. 833) büyü otu: (< T. Semiz otu. 443.

(TS. 1. 417. Impatiens sultanı. 416). kırmızı çiçekler açan bir tür kına çiçeği.242 cambıt: (< ? ) Bağ bozulduktan sonra yetişen küçük taneli. Genellikle yeşilken yenen sert. otu + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. siyah erik (DS. sulu bir tür erik. Tietze. cāmūs/cāmūş + T. BTS.: çançur) Kırmızı. (And. (TS. 855) can eriği: (< Yun. Kayısı (TS. cām + T. döküntü üzüm (DS. memesi) bk. kulağı) 30–40 cm boyunda. 853) camgüzeli: (< Far. 2. otu) Canavar otugiller familyasının örnek türlerinden olan. 118) cancur: (< Erm. 57) canavar otu: (< Far. 83) cam otu: (< Far. cāmūs/cāmūş + T. III. BTS. Ağz. güzeli) Evlerde süs olarak yetiştirilen. cānvar/cānvār + T. 57. 118) canavar otugiller: (< Far. gövdeleri kırmızının değişik tonlarında olabilen. Tietze. 383. Orobanche ramosa. bā ilā + T. 384. dağ sümbülü (TBAS. 57) camuskulağı: (< Far. 455) 1. MBTS. değişik türlerin kökleri üzerinde yaşayan ve klorofil taşımayan çiçekli bir bitki. TBAS. 1. kuş otu (TBAS. Sedum telephium. DS. III. tzaneriki. III. 1. cām + T. pembe. domuz baklası (TBAS. otu) bk. 1. 383. 855) . cāmūs/cāmūş + Ar. -sı) bk. etli yapraklı. tarım bitkilerine zarar veren asalak bir bitki familyası (TS. 853) camburt: (< ? ) Yaylalarda yetişen ve kökünden hayvan bitini öldürmeye yarayan ilaç yapılan bir ot (DS. 378) camızmemesi: (< Far. III. 57) camuz baklası: (< Far. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. Türkiye’de 40 kadar türü bulunan. cānvar/cānvār + T. (TBAS. cançul. 1. otsu formda. yeşilimsi beyaz çiçekli.

kabuk veya odunundan güzel kırmızı renk elde edilen dikenli bir ağaççıktır. cehre. dünyada yaklaşık 58 cins ve 900 kadar türle. zanba + T. -ü) Yaban gülü (DS. sarı bir çeşit erik (DS. 871) cef: (< ? ) Mercimek büyüklüğünde meyve veren yabani bir cins ağaç (DS. 875) cehennem zambağı: (< Ar. III. -ı) Süsen çiçeği (DS. otu) 1. 392. 857) can kesme: (< Far. Pazı (DS. 1271) catıra: (< ? ) Yakacak olarak kullanılan bir dağ bitkisi (DS. ışınsal simetrili. Tietze. çarhala. III. çanak yaprakları 4-5 birleşik. cān + T. Ağz. III. Rhamnus infectorius. taç yaprakları 4-5 serbest ya da bazen bulunmayan. ülkemizde ise 4 cins ve 25 kadar türle temsil edilen ağaç. 870) cazu gülü: (< Far. 857) carhala: (< ? ).< çek-) Isırgan otu (DS. III. (And.: calhala. 864) cayrak: (< ? ) Ağustosta yetişen bir çeşit sulu. cahannam < br. bakka. cān + T. cādū/cāźū + gul + T.243 canka: (< Bulg. er dişi. 58. 2. TBAS. 252) cehri: (< Far. BTS. iri armut (DS. III. cehre + T. 875. 857) can otu: (< Far. meyve. III. çargala. 119. nadiren de otsu türleri olan bir familya (BTS. 1. Eren. çekirgen < çekir. III. III. 861. çiçekler genellikle yaprak koltuklarında korimboz ya da kimoz durumda. 874) cegirgen: (< T. 119) . 2. Madımalak (DS. Ispanak. 69) Kök boyasıgillerden. TBAS. III. DS. çalı. gēhinnōm + Ar. III. djanka. çorħala) 1. 876) cehrigiller: (< Far. 3 m kadar yükselebilen. (TS. 417) Küçük. kapsül ya da kanatlı fındık tipi meyveleri olan. III. -giller) Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı. kesme) Sonbaharda yetişen bir çeşit buğday (DS. Pancar.

Ağz. 69. 1. pipéri + T. (And.: cevez. cevüz. III. 430) Çok yıllık. Gentiana lutea. 882) cennet biberi: (< Ar. 1. kerestesi değerli. uzun ömürlü. 878) ceneği: (< ? ) Yüksek yerlerde yetişip yaprakları hayvanlara yedirilen bir cins ağaç (DS. III. 39. 887) ceviz: (< Ar. 883) centiyane: (< Lat. javuz) Cevizgiller familyasından. 121. 58) ceran: (< t. rizomlu ve sarı çiçekli bir dağ bitkisidir. 878) celkek: (< ? ) Koparıldığında süt çıkaran bir cins kır bitkisi (DS. 1. 884) cerik ağacı: (< ? cerik + T. otu) Yuvarlak ve ince yapraklı. cennet + T. III. geranio < Lat. Juglans regia. 72. BTS. 466) Aşılanmamış meyve (DS. cauz < Far. cevz ~ OFar. Tietze. 67. 122. Tietze. < Ar. ağacı) (And. mor renkli. 434). (TS. gövdesi kalın. (TBAS. soğanı) Tatlımsı. awz. 881) cenik sovanı: (< ? cenik + T. iyi kokan bir çeşit çiçek (DS. MBTS. auz. marul tadında bir cins ot (DS. 88.244 celep: (< Ar. III. 395) cennet otu: (< Ar. gentiāna. ADYA. geviz. cavz. cennet + Yun. III. meyvesi için yetiştirilen. celeb. 886) cetlemük: (< T. -i) Zencefilgillerden karabiber tadında bir bitki (TS. Ağz. genişçe biçimli bir cins soğan (DS. yurdumuzda çok yetişen bir ağaç. Ağz. 400.: cerk) Su kenarında yetişen. Nişanyan. . 236. AAT. 859. III. 58. TBAS. Eren. 209. geranium. 430). < Ar. cevuz. cöyüz.: caran) Kırmızı renkli. AA. cövüz. cooz. 30 m kadar yükselebilen. (And. yedi sekiz metre yükselen ve kömüründen barut yapılan bir cins ağaç (DS. çitlembik) Bir çeşit armut (DS. Tietze. III. III.

yaprakları almaşlı dizilişte ve parçalı. 889) cıcılık: (< cici “çocuk dili” + T. MBTS. 45. çıçırgan (TBAS. 888) Cezayir menekşesi: (< öz. -lik) bk. 437). Burçak (DS. cevz + T.: cığan) Beyaz ve sarı renkte. 56. 485). mor renkli çiçekleri ve ortası çukur taç yaprakları olan. Yabanî bezelye. ST AT. Cezayir + Far. 437) ncir (DS. çiçeği. 190. 1. çalımsı veya otsu bir bitki. II. açık. KBAYA. MBTS. kendine özgü mavi. 485”) Bir cins eğrelti otu (DS. ince uzun yapraklı. 908) cılık: (< cılık < cılk “ses taklidi”. T YA. benefşe + T.: cilban) 1. 37. III. 76. 2. ETA. (And. 163. “< Moğ. pembe çiçek açan bir bitki (DS. erkek ve dişi çiçekleri ayrı ayrı olan. cį a. GD AT. ceylān. çok türlü bir cins ot (DS. 1. TS. TBAS. 59. III. 121) cıbarca: (< T. K AT. 60. cıbırca/cıbılca. BTS. OAAD. ZBK A. -giller) Örneği ceviz olan. 900) cığra: (< ? ) Bir cins dikenli ot (DS. Erz. III. BTS. 400. EYAD. Ağz. 1. GBAA. 58) cığa: (< Far. 191. 256. Tietze. taçsız iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS. 232) ceylan çiçeği: (< Moğ.245 E A.A. 51. 905) cılban: (< Ar. 181.. III. (And. III. 237. 1. culbān. Ağz. KMYA. 363”) Yaprağı beş köşeli olup. Tietze. MBTS. -si) Zakkumgillerden. Vinca. . 1. (TS. is. ceylān + T. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. 311. 440. 899. 402. 121) cevzeni: (< ? ) Bir üzüm türü (EYAD. 71. III. 482. çok yıllık. “< cıbır/cıbıl ‘çıplak’ kelimesiyle aynı kökten gelmiş olması muhtemeldir. 223. III. 233. 145) cevizgiller: (< Ar. 912) .

cırtatan (DS. cırt. cırtdangaz). DS. (And. 929) cırlangıç: (< T. 937) cırtlak otu: (< T. cırt + atan + divleği) bk. cırtlavak. cırtlavuk. cırtlak. 1187. 935) cırnak: (< T. 2487) cırmılak: (< T. III. başaklarından olgunlaşınca sıkıldığı zaman tohum ve su fışkıran bir bitki. III.: cıynak. III. 2. güzel kokulu. 936. 3. Ağz. yabani bir meyve (DS. kavuna benzeyen. 939) . 923) cırdatan düleği: (< T. Ağz. cırtlan. çiynak) Çobançantası denilen ot (DS.: cırtıgaz) Ekilmeyen tarlalarda yetişen geniş yapraklı. Gelincik otuna benzer. cırtatan (DS. cırlangeç. III. cırlangıç). cırtatan (DS. pat pat otu (DS. Mayhoş tadı olan. tırnak. III. III. portakal büyüklüğünde kavun cinsinden bir meyve. cırık < cır-. cırtlak) bk. cırtatan (DS. 937. cırt + cırt) bk. III. III. III. yenilmeyen. 937) cırık: (< T. cırt + atan) 1. 576). 937) cırtatan: (< T. cırlangıç. 938) cırtlak: (< T. Ağz. 1. (And. 937) cırtdangaz: (< T. Yenmeyen. güzel kokulu. cırt cırt. 937) cırt cırt: (< T. yaprakları sarılarak yemek yapılan geniş yapraklı bir bitki (cırdatan düleği.: cırlangeç. III. MBTS. (And. III. VII. cırtatan (DS. 945) cırt: (< cırt “yansıma ses”) bk.246 cıngıravu elması: (< ? cıngıravu + T. 438) Turunçgillerden. cırmalak) Yemeği yapılan küçük mantar (DS. çırlangıç. cırtlak + otu) Nohuda benzer acı bir ot. III. elması) Sallanınca içinde çekirdekleri ses çıkaran bir çeşit elma (DS. çırlangıç): (DS. Tietze. ırlangıç) bk. hatmi çiçeğine benzeyen çiçekler açan bir bitki (DS.

955) cicamık: (< ? ) Ardıç ağacı ve meyvesi (DS. cırtatan (DS. 962) . 959) ciğarı: (< ? ) Kırmızı tohumları olan. III. Ağz. 489) Yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. tarlalarda görülen bir çeşit ot (cızcız dikeni). III. cız + cız + dikeni) bk. cırtlavuk). (And. (DS. III. 946) cızcız dikeni: (< T. üzümü) Parmak gibi uzun olan bir çeşit üzüm (DS. 958) cicik üzümü: (< ? cicik “meme” + T. -cık) bk. cızlağan). III. 951) cibik: (< ? ) Cin mısırı (DS. 1. 443. 937) cırtlavuk: (< T. gıvışgan otu (TBAS.247 cırtlak sakızı: (< T. III. III. cırtatan (DS. 955) cibille: (< ? ) Semiz otu (DS. cırtlan) bk. 950) cızlayık: (< T. (And. cızlayık) Bir çeşit bitki (DS. III. 957) cicibici: (< cici + bici “çocuk dilinde” Tietze. III.: cırtlavak) bk. Ağz.: cızgan) Isırgan otu (DS. III. III. 937) cıvak: (< ? ) Şeytantırnağı (DS. cız (DS. 59) cız: (< cız “ses taklidi”) Tohumları oraya buraya yapışan. 942) cıvrıncık: (< ? cıvrın + T. 939) cırtlan: (< T. 946) cızlağan: (< T. III. III. III. III. MBTS. cırtlak + sakızı) Sakız çıkarılan bir cins ot (DS. böğürtlene benzeyen bir çeşit ağaç (DS.

BTS. şarap yapmakta kullanılan bir çeşit üzüm (DS. “< Moğ. III. üzümü) Kırmızı. yaprakları buğday yaprağına benzeyen bir çeşit ot (cinek otu). tzímbla. 975) cin darısı: (< Ar. otu) Düğün çiçeğigillerden. 122) cimbiz: (< cımbız < Yun. III. DS. III. 60. III. 447”) Böğürtlen (DS. 978) cingen dikeni: (< Yun. dikeni) Dikenli bir çeşit ağaç (DS. 447) Başı şemsiye şeklinde olmayan mantar (DS. cimcik + T. cimcik. 447) Cin mısırı (DS. 978) cinek otu: (< ? cinek + T. 410) cinek: (< ? ) Mısır tarlalarında biten. 968) cimcik dikeni: (< Moğ.248 ciğer otu: (< Far. cumcuma. Tietze. çok yıllık otsu bir bitki. 975) Cincife üzümü: (< öz. cinek (DS. III. zehirsiz mantarlardır (TBAS. Genellikle yenebilen. 407. 486) Kurutulduktan sonra gövdesi kürdan gibi kullanılan bitki (DS. ciğer + T. 60) cimlā: (< Yun. 970) cimcime: (< Ar. cinn + Yun. MBTS. 919. darısı) bk. tsimbidi. Tietze. (And. -i) Süs biberi (DS. Ağz. cinn + T. is. III. otu) bk. 976) cincile: (< ? ). Marchantia polymorpha. küçük taneli. III. 1. 1. cin mısırı (TS. pipéri + T. III. 973) cinbiberi: (< Ar. III.: cıncıla) Bazı Tricholoma türlerine verilen genel ad. (TS. 979) . 971) cimit: (< ? ) Keten (TBAS. DS. 1. Tsingános “çingene” + T. Tietze. III. III. Cincife + T. dikeni. (DS.

100 cm kadar yükselebilen. aŧīfe) Bir çeşit kadife çiçeği (DS. TBAS. çok yıllık. bostanbozan (TBAS. siyah yabani üzüm (DS. III. boru çiçeği (TBAS. birçok türü olan. 451) 1. III. 980) cinik: (< ? ) Küçük hıyar (DS. yeşil. 412. cinn + miśr + T. (And. cinn + T. III.249 cingil kadife: (< Yun. III. BTS. beyaz veya sarı çiçekli ve kuvvetli kokulu bir bitkidir. 60) cipil: (< ? ) Gelişigüzel yetişen fidan (DS. cingil + Ar. III. 410) cin otu: (< Ar. Tietze. 988) civelek: (< ? civelek. 60. 60) cinsaçı: (< Ar. (TS. III. li + keçi) Gelincik çiçeği (DS. III. tüylü. 2. Bir çeşit elma. otu) bk. -lik) Yemeği yapılan beyaz çiçekli kır otu (DS. 980) cin mısırı: (< Ar. otsu. cinn + T. 988) ciyner: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS. cin darısı (TS. küçük bir cins fasulye (DS. III. saçı) bk. III. III. cevān + perçem + T. -ı) Bir tür ufak taneli mısır. 980) cinibiz: (< ? ) Ufak.: cüvek. 983) citteli keçi: (< ? citte + T. 1. 987) civanperçemi: (< Far. 988) civek: (< ? ). 991) . çivek) Küçük taneli. Ağz. -i) Birleşikgillerden. 979) cingiş: (< ? ) Deve dikeni (DS. Achillea millefolium. 123) civcilik: (< civciv “ses taklidi” + T. Gelincik otu (DS. 1.

992) col: (< ? ). (And. 1020) cüce bağırsağı: (< Far. çulbant.: cumburt.: culbant.250 cizgit börülce: (< ? cizgit + T. Ağz. cülbent. III.: cümbüt. Tietze. tavukbacağı mantarı (TBAS. cücek ‘yavru’. (And. Eren. akdiken (TBAS. III. 539). kıvrık yapraklı. culbat.: cola) Yabanî çilek (DS. bağırsağı) nce. çumbul) Küçük taneli yabani üzüm (DS. -lak) Geniş yapraklı bir bitki (DS. kız) bk. 457) bk. III. 999) coruk: (< ? ) Fidan (DS. Ağz. 1024) cücül: (< Ar. 1012) cumbur: (< Far. III. 1015) cumbut: (< ? ). III. III. 1002) cöcce: (< ? ) Çörek otu (TBAS. 61) curta: (< ? ) Yabani kiraz (DS. (And. MBTS. (And. 1021) cücekız: (< Far. (And. çulhat): Yabani bezelye. III. 72). Ağz. Ağz. 62) . çunbul/çumbul. 1016) cumurd: (< ? ) bk. 504) Dağ çileği (DS. III. III. 3. cūce + T. yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. III.: cizvit börülce) Bir çeşit beyaz fasulye (DS. III. cülbant. Ağz. culbān. ağaç mantarı (TBAS. cunbut) Gonca (DS. culvan. 995) coplak: (< Far. Tietze. 1019) cuşka: (< ? ) Bir cins yuvarlak biber (DS. 61) culban: (< Ar. börülce). culcul. burçak (DS. çūb + T. 61) cücük: (< Far. cūce + T.

cül üzümü (DS. 458) Tropik bölgelerde yetişen. çādar + T. sert bir çeşit ağaç (DS. culcul + T. TaS. 1026) cüvür: (< ? ) Eylül ayı sonunda yetişen iri. III. cūl + T. 1027) cünül: (< ? ) bk. 1026) cürgül: (< ? ) Bir çeşit mısır (DS. 420. cumel. III. (paşaçadırı). III. Tietze. 1029) -Ççactı: (< T. cül üzümü (DS. 1.251 cücül darı: (< Ar. ufak darı (DS. Euryaleferox. çiçeği) Nilüfergillerden. (TS. III. MBTS. büyük yapraklı. 1027) cümele: (< Ar. III. III. III. 1028) cürük: (< ? ) Yer elması (DS. darı) nce. incire benzer meyveleri olan bir ağaç (DS. cummayz. 1026) cül üzümü: (< Ar. 1031) çadır çiçeği: (< Far. III. III. 1024) cülük: (< ? ) Yabani bezelye (DS. 1. III. kırmızı kabuklu bir çeşit şeftali (DS. Çin ve Amerika ırmaklarında yetişen. II. pembe ve beyaz çiçekli bir bitki. saçtı) Funda cinsinden dikenli. çadır şeklinde açan. 1028) cüvek: (< ? ) bk. 506) Pancara benzer. cüvek). yemeği yapılan bir ot (DS. 782) . açık renkli bir cins üzüm (cünül. III. (DS. 1026) cümbez: (< Ar. üzümü) Şarap yapımında kullanılan ince kabuklu.

2. tüylü ve otsu bir bitkidir. Tietze. 63) çakçak: (< T. 63) çakal eriği: (< Far. şri āla + T. şa āl < Sans. 72. 423) çakal otu: (< Far. bk. Conyza bonariensis. 1. çakıl “ses taklidi kelime”. ça āna. zehirlenen hayvanlara içirilen bir çeşit ot (DS. Prunus spinosa. 462) 1. ahlat (TS. III. (TS. iri çekirdekli bir erik türü. 1. 420) çağ: (< ET. III. 423) çakalboğan: (< Far. 1. şri āla + Far. 3. sert. 76. şa āl < Sans. Tietze. kayısı. şa āl < Sans. boğan) Kırlarda rastlanan bir bitki (TS. Olmamış. şa āl < Sans. şa āl < Sans. 515) Taze fasulye (DS. ham yemiş. -u) Yabanî armut. Badem. 1. 63) çakıl: (< T. ça āla. öz suyu hekimlikte kullanılan bir bitki. 1037) çakal armudu: (< Far. eriği) Çok ekşi. şri āla + T. 1. çakıl+da-k. çak + çak) bk. (And. erik gibi tek çekirdekli yemişlerin körpe iken yenilebilen ham şekli (TS. çādar + T. < Far. III. ça ale “ham meyve”. < Far. otu) Bir yıllık. 1032) çağla: (< Far. çiğdemi) bk. Dorema ammoniacum. (TS. şri āla + T. 1043) çakıldak: (< T. zar içinde tohumları olan. uşağı) Maydanozgillerden. laç yapmakta kullanılan. emrūd + T. Ağz. 466). (TBAS. Nişanyan. baklagillerden bir bitki. 60 cm kadar yükselebilen. Nişanyan. otu) Suyu. şri āla + T. . acı çiğdem (TBAS. 72) Yaprakları hayvanlara yedirilen bir bitki (DS. çağala.252 çadır uşağı: (< Far. MBTS. hindiba (TBAS. 2. Sakız kabağı. Eren. 423) çakal çiğdemi: (< Far.: çağıldak) 1. ça “ses taklidi”. 422) çağman otu: (< ? çağman + T. 1.

çaşur. sacer. (TBAS. III. diken) Maydanozgillerden. Arctium tomentosum. salvia. III. mor çiçekli. şa r < Lat. 129. (TS. (And. 69. çiçekli ve yağlı bir çeşit ot. 1036. 1043) çakıl dikeni: (< T. şa r + T. gāwşīr + T. Ağz. çakşur. 1084) çalağan: (< T. parçalı yapraklı. çalağan) Isırgan otu (DS. çarşu. çalı görünüşünde. 4. köklü. 1048) çalba: (< Lat. dikeni) bk. 2. 469). 409) Isırgan otu (DS. genelde sarı çiçekli bitkiler (TBAS. çarşır. çanşır. çakmur + buğday) ri. III. abdestbozan otu (TBAS. Olmamış karpuz (DS. çakırca dikeni (DS. III. şa r + T. Tietze. otu). 1048) çalak: (< T. ağır bir çeşit buğday (DS.: çağşır. 63) çakmur buğday: (< T. Küçük karpuz. çay . cawşīr/cāwşīr < Far. Ağz. 1044) çakırca dikeni: (< Ar. III. DS. çok yıllık. Colutea arborescens. yumruları çiğ olarak yenen ve süs bitkisi olarak dış ülkelere satılan. 64. III. 64) çakşır otu: (< Ar. 1038. çaveşir. Börülce. (And. Geranium tuberosum. 1044) çakırdiken: (< Ar.253 3. otsu ve çok yıllık bir bitki. şabla. şalba) Ballıbabagiller familyasından. III. BTS. çakıl + dikeni) bk.: calba. (DS. çiçekleri mor. Ağz. pembe veya sarı renkli. Kırlarda yetişen. 424) çakır dikeni: (< Ar. çavşır. uzun ve sert sapı olan diken (çakıl dikeni).: calak) 1. ca + dikeni) Sarı çiçek açan. (DS. Clauson. 1044) çakır: (< Ar. çok yıllık. şa r + T. III. Ferula Umbelliferae cinsine ait. çeşir) Maydanozgiller familyasından. hekimlikte kullanılan bir bitki. çalak). 1. (And. 1046) çakmuz: (< ? ) 10-30 cm yükseklikte.

75. Nişanyan. uzun saplı ve kılçıklı bir cins buğday (DS. dalları çok çatallı ve sapları odunsu. 1054. DS. 67) çalıbasan: (< T. -sı) bk.A. (TBAS. 428) çalı fasulyesi: (< T. MBTS.254 olarak içilen yaprakları tam ve sık tüylü bitkiler. ahu dudu gibi ağaççıktan küçük. 1. çalı “çal siyah-beyaz karışık renkli. 65) çalıgagası: (< T. DA. yumru kökü yenilen kırmızı çiçek açan bir bitki (DS. 61. AA. 64. Ağz.. 4475. DS. çıçırgan (TBAS. yemeği yapılan bit ot (DS. (TS. 1054) çalı dikeni: (< T. -si) Kılçıklı bir çeşit fasulye (TS. DS. Gülensoy. 1054) çalı kızılcığı: (< T. kızılcık (TBAS. . I. Ka. çalı + basan) ri ve sert taneli. çalı + kızılcığı) bk. 125) çalgıcı otu: (< T. çalı < çal-ı. 65) çalık: (< T. çalı + dikeni) bk. III. 338. ADYA. 1054) çalıdibi: (< T. çalı + Yun. 518). 427. III.: çali. çalu) Boyları 1-3 m kadar olan. Labiatea. 122. Sisymbrium. 72. X. 1050. 3732. TBAS. III. çalı + ? gaga + T. III. 427) çalı: (< T. 1. kurak yerlerde yetişen bir bitki cinsi. böğürtlen. < kökü belli değildir. 3739. BTS. III. 129.Y. Erz. çalı + dibi) Çalılıklarda biten. 1. III. çalı + basmaz) Kara kılçıklı buğday (DS. 1054) çalıbasmaz: (< T. III.. III. Gaz. çalı + ? gaga) ğde (DS. 67.A. çalık) Kırlarda biten. 129. alaca”. çok yıllık bitkiler (TS. XII. 1. 428) çalıgaga: (< T. < ? T. (And.A. BTS. 65) . çalgıcı + otu) Turpgillerden. karaçalı (TS. fasulia + T.. 190 .

385”) Beyaz kiraz (DS. çaltı + dikeni) bk. 432) çamgiller: (< Ar. çal + Yun. çalı + Far. 107. iğne gibi ince ve uzun yapraklarını yaz kış dökmeyen. SA. 53. (TBAS. OAAD. XII. buğdayı) Açık kırmızı renkli. EYAD. rizomlu. TS. 4522. Türkçe çalı sözüyle çaltı arasındaki benzerlik düşündürücüdür. 45. 189. 77). < ??. çalı (TS. BTS. 429) çal kirazı: (< T. Tietze. mavi veya morumsu çiçekli bir bitki. 1. 87. XII. şam’ “mum”. 1. iğne yapraklı. 201. III. -giller) Kozaklılardan. kozalaklı bir orman ağacı. 130. çaltı (DS. T YA. çalık + kavak) Dalları sepetçilikte kullanılan bir kavak türü.255 çalık kavak: (< T. çıplak tepe’.: çom) Çamgillerin örnek bitkisi olan. “< çal ‘taşlık yer. 1264. GBAA. 431) çaltı dikeni: (< T. 138. 1058) çaltı: (< Yalnız Anadolu ağızlarında kullanıldığı anlaşılıyor. -ı) Fıstık çamının kozalak biçimindeki meyvesinden çıkarılan sert kabuklu. 1064) çam fıstığı: (< Ar. 428) çalı navruzu: (< T. 312) çam buğdayı: (< Ar. 65. 90. her dem yeşil. DS. 4719. KYA. 431. Iris unguicularis. tohumları çıplak olarak kozalak pulları üzerinde bulunan. Pinus. III. TBAS. Ağz. DS. çok yıllık. DS. kışın yaprak dökmeyen ve yurdumuzda birçok türü yetişen. 315. -u) 15-40 cm yükseklikte. 1. 1. K A. ufak taneli buğday (DS. nevrūz + T. III. 471) Diken. 1. (TS. Eren. çam. 7. şam’ + T. (sepetçi kavağı). 77. . kerasi + T. yağlı ve nişastalı tohum (TS. şam’ + fustu + T. (And. -ı. III. KMYA. çalı + süpürgesi) Kırmızı çiçekleri olan ve süpürge yapımında kullanılan bir bitki (TS. 1062) çam: (< Arapçadan kalma bir alıntı olduğu anlaşılıyor < Ar. şam’ + T. AAT. Eren. (TS. 65) çalı süpürgesi: (< T.

çiçekleri er dişi. 435) çaplançanak: (< ? çaplan + T. 66) . örneği çan çiçeği olan. 1070) çanta çiçeği: (< Yun. ladin gibi bitki türlerini içine alan reçineli ağaçlar familyası (TS. Eren. MBTS. çanak) bk. çan + çiçeği + -giller) Bitişik taç yapraklılardan. Çanın çıkardığı sesten geldiği anlaşılıyor. otu) bk. şam’ + T. “< T. küçük taneli. 434. 432. 78”) Çan çiçeğigillerden. ovaryum alt durumlu. 1. “< çan kelimesi eski çağlardan başlayarak kullanılmaktadır. çan+ak. 66) çan çiçeğigiller: (< T.256 köknar. ban otu (TBAS. çiçekleri çan biçiminde olan. 66) çanakkıran: (< T. 1. üzümü) Kırmızı renkli. bir ya da çok yıllık. 1. geanta + T. çok yıllık ve otsu bir bitki. soğanlı. -si) Sırık fasulyesi (DS. 524”) Gelincik çiçeği (DS. şam’ + T. atkuyruğu (TBAS. 36) çam üzümü: (< Ar. 66) çan çiçeği: (< T. yaprakları almaşlı. erguvanî veya sarı renkli bir süs bitkisi (TS. BTS. beyaz çiçekli. BTS. gelincik (TBAS. 1066) çanakçatlatan: (< T. Orta Türkçede çaŋ olarak geçer. çan + çiçeği. 1. çanak + ? çömlek + T. Eski Kıpçakçada da çaŋ biçimi kullanılır. (TS. şıra için kullanılan üzüm (DS. TBAS. III. 434. 130) çam otu: (< Ar. beyaz. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS. süs bitkisi olarak ekilen. fasulia + T. III. III. 1. çengāl + Yun. Campanella. boynuzlu gelincik (TBAS. 131) çangal fasilesi: (< Far. çiçeği) ki çeneklilerden. çanak + çatlatan. otu) bk. 1067) çanak çömlek otu: (< T. çanak + kıran) bk.

çapul < çap-u-l. 480) Üzüm (DS. yuvarlak yapraklarından dolma yapılan bir çeşit ot (DS. 1. 123) çatlağan: (< T. demir dikeni (TBAS. çarık + kesen) bk. III. Ağz. örneği çarkıfelek olan bir bitki familyası (TS. 223-229) çatlak: (< T. 66) çarkıfelek: (< Far. 439) çarkıfelekgiller: (< Far. çark-ı felek) Çarkıfelekgillerden güzel. duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi. 66) çarıkkesen: (< T. Cotinus coggyria. Tietze. çatlak otu (DS. çanak) Baklagillerden bir bitki (DS. 439) çaşıran: (< çaşıran < Ar. Bu özelliği sebebiyle “çatlağan” denilmiştir. parlak kırmızı çiçekleri olan. 1081) çarık dikeni: (< T. III. (TS. 1. köygöçüren (TBAS. 1085) çatlaggara: (< T. (And. Passiflora caerulea. 840. çatlak + kara) Bir kiraz çeşidi.257 çapul: (< T. 476. pipéri) Çarliston adı verilen bir biber türü (TS. çatlak) bk. çark-ı felek + T. 1078) çardımçanak: (< ? çardım + T. I. 1085) çaşıt: (< ET. cacıran) Geniş. 1. çarık + dikeni) bk. Tietze. (fırıldak çiçeği). -giller) Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden. (Duran. charleston + Yun. III. cawşīr + -an). III. büyük. Gülensoy. III. çaşut. 196) Göl veya çay kenarlarında yetişen ot (DS. 1091) . çatlağan) Bu bitki odunlarının yakılması esnasında patlayarak çatırtılı sesler çıkarmaktadır. 439) çarliston biber: (< ng. siyah kiraz (AA.

ülkemizin Doğu Karadeniz bölgesinde kültürü yapılan. çūdār + T. 447. 81. (TS. 210. Eren. -u) Buğdaygillerden ve en çok çavdarın başağı üzerinde türeyip koyu mor renkte bir horoz mahmuzunu andıran. 1091) çatlangaç: (< T. çattım + çanak). Bongardia chrysogonum.: çattımçanah) Gelincik çiçeği (DS. çūdār. çalı içlerinde yetişen bir çeşit bitki (DS. 74. Ağz. çekirdeği ufak. 1093) çavdarmahmuzu: (< Far. çok yıllık. genç yaprakları toplanıp özel metotlarla kurutularak içecek olarak kullanılan. AAT. hindiba (TBAS. OAAD.258 çatlak otu: (< T. 1. 485. 1. -giller) Yaprakları basit ve alternat dizilişli. 485. 1092. unlu tane veren bir bitki. MBTS. asıl vatanı Çin ve Japonya olan. III. 447) çay: (< çay < Çin. (TS. 67. Thea chinensis. Tietze. çay + T. özel kokulu. III. (And. ADYA. 333. (And. 148) çavdarlık: (< Far. (çatlak). 67) çattımçanak: (< T. (TBAS. 1-4 cm uzunlukta. Secale cereale. az çok kıvrık. Tietze. 228) çavdar: (< Far. çūdār + Ar. (TS. Ağz. kökünde patates gibi yumrular bulunan. 227. kapsül tipi meyveleri olan. ağaççık ya da çalı formundaki bitkiler. Nişanyan. Eren. KMYA. mihmāz + T. çatlangaç). silindir yapılı çubuklar hâlinde olan ve hekimlikte kullanılan asklı mantarlardan biri. nadiren tek eşeyli. 132) çaygiller: (< Çin.: çatlankoz) bk. 81) Çaygiller familyasından. 447. çiçekleri er dişi. BTS. Claviceps purpurea. başak verdiği hâlde tanesi olmayan. 447) çavuş üzümü: (< T. çatlak + otu) 30-50 cm yükseklikte. ça. 1. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. OAAD. 539) Buğdaygillerden. III. her dem yeşil. çavuş + üzümü) Kabuğu ince. iri taneli bir tür beyaz üzüm (TS. taç yaprakları 5 ya da daha fazla . 1. kolayca kırılabilen. -lık) Çavdar bitkisi kadar büyüyen. 1. çiçekleri genellikle er dişi ya da tek eşeyli. 2-7 mm genişlikte. DS. ışınsal simetrili.

TBAS. 448) çayır papatyası: (< ? çayır + Yun. Cardemina pratensis. -si) Turpgillerden. Buğdaygillerden kuru ve kireçli yerlerde yetişen küçük bir çayır otu. çok yılık. keçisakalı (TS. sulak yerlerde yetişen.67) çayır soğanı: (< ? çayır + T. düğmesi) Otsu. otsu bitkiler. 1. 1. 448. koyungözü – I. 1. 67) çayır teresi: (< ? çayır + Far. Doğu Karadeniz bölgesinde kültürü yapılan. Trifolium pratense. hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki. Sanguisorba. çok yıllık ve pennat yapraklı bitkilerdir. 67) çayır güzeli: (< ? çayır + T. -si) Erkeçsakalı. (TBAS. beyaz çiçekli. 1. soğanı) bk. 1. yabani bir bitki. papadia + T. 448) çayır otu: (< ? çayır + T. Çayır oluşturan çeşitli bitkilerin genel adı. Thalictrum. BTS. otu) 1. (TS. her dem yeşil. meyveleri kapsül tipinde.259 parçalı. triphyllon + T. śadef + T. güzeli) Buğdaygillerden bir bitki. tere + T. 448) çayır mantarı: (< ? çayır + Yun. (TBAS. (TS. yenilebilen ve zehirli de olabilen mantar türlerinin ortak adı (TS. manitari + T. çalı ya da ağaçsı bitkiler (TS. kökü iç sürdürücü olarak kullanılan. melīke + T. -i) Düğün çiçeğigillerden. 448) çayır melikesi: (< ? çayır + Ar. 1. 1. -sı) bk. 449) çayır tirfili: (< ? çayır + Yun. (TS. 449) . 1. genellikle rizomlu. fleol. 448. Erogrostis major. soğan (TBAS. (TS. (delialan maydanozu). 132) çayır düğmesi: (< ? çayır + T. 2. (TS. Phleum pratense. -i) Baklagillerden. 67) çayır sedefi: (< ? çayır + Ar. -ı) Şapkasının alt yüzü ince dilimli.

. (TS. XII. Keten tohumu. ayrık otu (DS. (And. < ses taklidi kelimelerden. ateşe atıldığında çatırdayarak yanan bir bitki (TS. çay+la-mık). fıstık’. 1. çay + T. ayçiçeği (BTS. III. 486). III. TBAS. (And. terāzū “terazi” + T. Sakız ağacı meyvesi. DS. üzümü) 1-6 m yükseklikte.A. Erz. Ağz. 63) çekme: (< T. 4476) çay üzümü: (< Çin. Ağz. 1212. II. 1. Vaccinium arctostaphylos. III. 1097) çaymık: (< Çin. 1105) çedene: (< Far. Ağz. III. 2. kulağı) Semizotuna benzer bir cins ot (DS. 4. çikirken) lkbaharda tarlalarda çıkan bir ot (DS. şekirtük ‘fındık. 68) çeblebi: (< T. III. çalı. 1114) çekirdek: (< ET. çay + mık).: çaylambuk) Kökleri sağlam bir ot. TaS. çay + Far. III. çınar (DS. kışın yaprak döken.: çekkem) Yeşil yapraklı. 1106. Ağz. -ı) Buğdaygillerden.: çekire. 760) çekem: (< T. 1098. çekem < çek-em. Çam kozalağı (DS. Nişanyan. Tietze.. (And. 489). (TBAS. III. III.260 çayır yulafı: (< ? çayır + yulaf + T. Avenastrum. beyaz çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir.: cedene) 1. 65) çekirken otu: (< T. 3. çekirken + otu). -si) Bir çeşit hıyar (DS. Tietze. III. 1115) .: çaynuğ) bk. 75. kenevir tohumu. Kendir. (And. 1114. 491) bk. Ağz. 1105. (And. yulafa benzeyen bir kır bitkisi. söğüt (DS. caudāna. çekme) Geven bitkisi otu (DS. 1101) çeçik kulağı: (< ? çeçik + T. 449) çaylamık: (< Çin. çalab+î ?) Çay kenarlarında kendi kendine yetişen ağaç. 450. 68) çayterüzüsü: (< Çin. Tietze. dikensi.

Tietze. III. III. III. (And. karaçalı (TBAS. Kırmızı turp (DS. çelik) ğde ağacı (DS. çaman + T. III. III. otu) bk. Kavun (DS. kenger (TBAS. 2. 458) çemen: (< Erm. iki veya çok yıllık. 69) . Cuminum cyminum. boy otu (TBAS. 500) bk. 69) çeremük: (< ? ). 69) çengel sakızı: (< Far.261 çekmer: (< ? ) Ardıç cinsinden bir ağaç (DS. Tietze. 1117) çele: (< ? ) Taze fasulye (DS. 1. 1145) çermayı: (< ? ) Yazın olgunlaşan yeşil renkli bir armut çeşidi (DS. III. şeltūk) Kabuğu ayıklanmamış pirinç (TS. Tietze. otsu. 1116) çeküm çileği: (< T. 1147) çeş: (< ? ) Kabuklu fındık (DS. Pancar. 492) 1. çepiş. 4477) çeşmezen: (< Far. Chondrilla juncea. 497) Ballanmış armut. (TS. 1. 459) çemen otu: (< Erm. 69) çemiş: (< ET. çaşma-zan. 1129) çengel otu: (< Far. çengāl + T.: cerenük) Erik (DS. beyaz sütlü ve sarı çiçekli bir tür. MBTS. çaman. Şalgam. 3. otu) bk. 2. III. 1. 553) Maydanozgillerden bir bitki ve bunun kokulu tohumu. şalam. sakızı) 40-100 cm yükseklikte. çekim + çileği) Siyah renkli bir tür çilek (DS. çengāl + T. III. 1122) çeltik: (< Far. Ağz. (TBAS. XII. 1118) çelem: (< Far. 1119) çelepeten: (< ? ) Kırlarda yetişen yabani bir ot türü (DS. 1120) çelik: (< Far. III.

III. III. 500). yarmak” < ET. (And. III. işi) Üzüm (DS. Tietze. 500) Olmamış karpuz (DS. dikenli ve sarı çiçekli bir çalıdır. Tietze. 1. 500) Ormanlarda büyük ağaçlar arasında yetişen gövdesi ve dalları elastiki bir cins küçük ağaç (DS.262 çet: (< Çağ. III. III. 1150) çetin: (< kökü belli değildir. Afşar otu (TBAS. Bu ad. 1151) çetme: (< T. 1149) çeti: (< ? çeti. Bir veya çok yıllık. otu) bk. Tietze. meyvelerin sarmal biçimde olması nedeniyle verilmiş olmalıdır (TBAS. Ağz. 1152) çevrince: (< T. MBTS. bir metre boyunda bir çeşit ağaç (DS. cevşen. 1152) çevirdik: (< T. çevik < çev-ik. (TBAS. 70) çevşen: (< Far. Tietze. ket-. 69) çetrez: (< ? ) Geven cinsinden dikenli bir ot (DS. çit. çev(i)rince) Medicago (Leguminosae) türlerine verilen genel ad. 561) Ökse otu (DS. III. çeti (TBAS. 481) Yaprağı sarma yapmak için elverişli bir çeşit üzüm (DS. genellikle sarı çiçekli ve otsu bitkiler. MBTS.“kesmek. 1. çet < ET. 501) Palamut (DS. 70) çevik: (< T.: çedi) 30-100 cm yükseklikte. 1152) çetük otu: (< ? çetük + T. dikeni) bk. 1151) çetmi dikeni: (< ? çeti + T. Prosopis farcta. DS. III. 1157) . III. 1155) çıbı işi: (< ? çıbı + T. III. III. nohut büyüklüğünde kırmızı meyveleri olan. çetme < çet. çevirdik) Kısa boylu gürgen ağacı (DS. 69. 1155) çeyem: (< ? ) Yaprakları çama benzeyen.

çaçırgan < saçırgan). (TBAS. çığırgan < çağırgan) Yabani menekşe (DS. çıkart). III. (And. (And. 1170) çılak: (< ? ) Üzerinde morumsu top top dikenler olan ve boyu bazen 1. TBAS. III. 1158) çıfın: (< ? ) Fundalıklarda olan. Eren. 493) Bit öldüren zehirli bir ot (DS. çelāna.: cıkart) Yer elması (DS. 474) çımak: (< Erm. 89) ri bir çeşit çiğde (TS. III. 70. Ağz. 74. III. 1158) çığçığ: (< T. 1176) . III. çıkrık + tekeri) Taş aralarında yetişen. III. III. 1175) çımçıtlık: (< çım + çıtlık) Sakız çıkarılan bir bitki çeşidi (DS. III. çıkma) Çavuş üzümü (DS. 905) çıkıntı: (< T. 70) çığırgan: (< T. III. 1161) çıkart: (< T. III. Hippophae rhamnoides.5 metreyi geçen bir bitki ki. 1167) çıkma: (< T. 1170) çıkrık tekeri: (< T.263 çıçırgan: (< T. DS. çıkıntı) Afyonun fena bir cinsi (DS. sarı çiçekli bodur ağaç (DS. 1158) çıdik: (< ? ) Yabani asma üzümü (DS. kuruyunca çocuklar mızrak gibi kullanırlar (DS. çığ + çığ) Atkuyruğu bitkisi (DS. Tietze. Ağz. meyvesi yuvarlak ve dikenli olan bir ot (DS. ts’maħ. 1159.: çişkan) Kışın yapraklarını döken. çelān. 1170) çılan: (< Far. 1. 1158) çıdar: (< ? ) Çam ağacı (DS. III. III. 1165. çok dikenli bir çalı veya ağaççık. III.

dünyada 1 cins ve 10 kadar tür ile. 134. gövdesi kalın. “ET. çenār + Yun. Türkiye’de 100 kadar yabani formu bulunan bir ya da çok yıllık otsu bitkiler (TBAS. III. 40. 1183) çıra üzümü: (< Far. 1251. III. çiçekleri tek eşeyli ve aşağıya doğru sarkan küre şeklindeki başaklarda bulunan. çırpı < çırp-ı. 30 m’ye kadar uzayabilen. GD AT. 70. çıngırak + otu. üzümü) Taneleri beyaz ve üstü kırmızı olan. 475. 2. (TBAS. DS. çiçekleri beyaz. huni biçiminde. Çan çiçeğigiller familyasından. 509) ki çeneklilerden. 357) çınargiller: (< Far. III. 509”) Campanula türlerine verilen genel ad. çenār + T. çıŋrak < çıŋra-. yapraklarını döken ağaçlar (TS. 137) çınar mantarı: (< Far. Clitocybe squamulosa. TS. süs ağacı olarak yetiştirilen büyük ve gösterişli bir ağaçtır. III. 1177) çınar: (< Far. III. Tietze. 137. 76.264 çımkırık: (< T. Eren. 70) çıngırak otu: (< T. 1186) çırlavuk: (< T. üzeri esmer lekeli. 511) Yaprak (DS. 1187) çırpı: (< T. Tietze. sarı renkli bir ot (DS. 138) çıntar: (< ? ) Yenilen bir çeşit mantar (DS. ST AT. park ve bahçelerde gölgesinden faydalanmak için yetiştirilen. su kenarlarında. 509) 1. BTS. 1. Küçük domates (DS. OAAD. 1179. çenār. 1. Tietze. ülkemizde de çınar türü ile temsil edilen. Küçük erik. 70. tek evcikli. BTS. Platanus. şıra yapmakta kullanılan bir çeşit üzüm (DS. EYA. çerā + T. geniş yapraklı. TBAS. Tietze. çımkırık < çımkır-ık. mavi. III. 129. 89. T YA. III. 1. 69. 475. ince saplı ve yumuşak etli bir mantardır. -giller) Yaprakları basit ya da elsi bölmeli. çırlavuk) Yaprakları yarım metreye uzayan. 475. çan çiçeği cinsine ait. (TS. uzun ömürlü. BTS. manitari + T. mor ya da erguvan renkli. 1189) . -ı) Sarımtırak veya deve tüyü renkli. EYAD. DS.

III. 71) . (TBAS. III. 71) çıtlamak: (< T. çıtlamık) Bir çeşit mürver ağacı (DS. kara) Ufak taneli bir çeşit siyah üzüm (DS. çır + Far. Ağaç filizi (DS. erik) Çarşamba’da yetişen bir çeşit erik (DS. III. 1196) çıtlamık: (< T. Ağz. çıtlık). çıtımık) Sakız ağacının meyvesi (DS. 1198) çıyancık: (< T. 1194) çıtlak: (< T. (And. çıtlamak) Alıca benzeyen bir yemiş (DS. 512) nce çalı (DS. Nişanyan. 2. 1192) çıtımık: (< T. kurtpençesi (TBAS. filizlenen buğday. 77”) ncir ağacının yaprak vermeden önce verdiği ilk meyve (DS. ağacı) Çitlenbik ağacı (DS. III. Tietze. çıyan + otu) bk. 1190) çır şalgamı: (< T. Bunias orientalis. çıyancık. 1192) çıtçıtan ağacı: (< ? çıtçıtan + T. 480. (And. XII. Ağz. -ı) Çok yıllık. 3.265 çırpız: (< ? ) 1. 1. Sonbaharda ekilip sulanarak erken yeşillenen. 1193) çıtır: (< ses taklidi kelime. III. III. Tietze. kurtpençesi (TBAS. “çıyan < ET. 513”) bk.: cıltık) Çitlembik (TS. 71) çıtçıt: (< çıtçıt “çıtırtı sesi. 4478) çıtır erik: (< çıtır + T. otsu ve sarı çiçekli bir tür. çıtlak).: çetlek) Sakız ağacının meyvesi (DS. 1151. Çavdar. III. şal am + T. 914) çıtnak kara: (< ? çıtnak + T. III. çadan. TBAS. 71) çıyan otu: (< T. III. 1196) çıtlık: (< T. III. DS.

117. 1. 482) çiçek soğanı: (< T. çiçek + yaprağı) Çiçek sapı üzerinde ve çiçeğe yakın. 115. 18. çiçek + otu) Karnabahar (DS. çibil (DS. 482) çiçek otu: (< T. ST AT. Ka. 482) çifek: (< ? ) Kırlarda.. 283. AVA. 7. çéçek. II. çiçeğ.kökünden gelir. Tietze. DS. çifek çitçeg) 1. 150. 442) Söğüt ağacının çiçeği (DS. 481. TAYA. III. XII. K AT. 482) çiçek yaprağı: (< T. renkli bölümü. 514. çiçeksiz + bitkiler) Mantarlar ve eğrelti otları gibi. Nişanyan. ETA. 1202) çibindirik: (< T. DA. Ağz.A. Tietze. 91-92). III. -sı) Karnıbahar (DS. 293. üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu. 1. E A. < Türkçede “çeçek” çeç< seç. 209. 190. 220. 1205) . 368. EYA. OAAD. 1. 1202) çibillik: (< ? çibil + T. 1202) çibil: (< ? ) Su içinde yetişen bir çeşit ot (çibillik). III. KMYA. cibindirik < cibin + dirik. çiçek + soğanı) Lâle gibi çiçeklerin ekim zamanı köklerinde oluşan soğan biçimindeki yumru filiz (TS. 77. K A. (DS.Y. III. III. GBAA. 1203) çiçekli bitkiler: (< T. 1205. 93. 138. 1. 30.: çeçek. KYA. DS. 4479) çiçeksiz bitkiler: (< T. çiçekli + bitkiler) Tohumlu bitkiler (TS. çiçek + Yun. 2. özel biçimler gösteren yaprak (TS. -lik) bk. III. 276. T YA. 1. 1203) çiçek: (< ET. 109. 355) çiçek lahanası: (< T. III. Bir bitkinin. (And. 1105. 18. III. lahano + T. 231. SA. 400. 104. üreme organları gizli olan bitkiler sınıfı (TS. AAT. 171. GD AT. Clauson. çicek. çiçeg. 88. BTS. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi (TS. 191. ormanlarda yetişen bir çeşit yaban üzümü (DS. 276.266 çibiçibi: (< çibi + çibi) Bir çeşit ot (DS. 207. Eren.

III. 3. Topraktan yeni çıkan bitki. yumruları yenen. 74. 170. T YA.: cil) 1. III. 212. 414) Kuru fasulye (DS. Ağızlarda çiğirt ( > çiğirdek) biçimleri de göze çarpar.267 çifin: (< ? ). 1209) çiğit: (< Eski kaynaklarda çığıt olarak geçer. 77. (And. III.: cifin) Fundalıklarda. II. ran kökenli bir ögedir. Ağz. Yaprakları sebze olarak kullanılan labadanın çok tazesi. 72. 1. 139. yumrulu. III. Tietze. 414. 178. çigit. çilek (DS. 1208) çiğirdek: (< çekirdek) Olmamış kavun (DS. 1205) çiğ: (< ET. III. ETA. Tietze. 1206) çiğde: (< ET. (TS. OAAD. hünnap (TBAS. 1249. 71) çiğdem: (< ET.? yilek/ciğlek/çiğelek. 246. (And. 485. Nişanyan. BTS. çok yıllık. yaprakları dikenli ve üst tarafında haşhaş başı gibi yuvarlak bir başı olan ot türü (DS. 77) bk. Doerfer’e göre tipik bir kültür sözü olarak Türkçeden çok. taze yaprak (DS. 368. Ağz. TBAS. 515) Köylerde süt süzmeye yarayan. bazı türlerinden safran elde edilen. Nişanyan. UA. 1208) çiğirdik: (< ? ) Ökse otu (DS. III. GD AT. Tietze. 516) bk. 102) çiğelek: (< ET. ormanlarda yetişen 3-4 m boyunda olan ve zehirli bir çiçek (DS. bir iki metre uzunlukta. türlü renklerde çiçek açan bir kır bitkisi. III. 1213) . 517). EYA. 516. ekin. 1206) çiğindirik: (< T. 77). DS. AAT. 211. Tietze. Tietze. çiğindirik < çiğin+dirik. Tazeyken yenilen dikenli bir çeşit ot (DS. Bu biçimlerdeki –r-’ler sonradan türemiştir. 2. Clauson. Colchicum. çigdem. Eren. cil.: çivtan) Zambakgillerden. III. Clauson. ST AT. 217. yigde. (And. 1210) çil: (< Erm. Ağz. < ET. 486) Filiz. III. 92. çig.

is. tsvabur ‘çılbır’ + T. cil + T. Çin + Yun. 2. III. TBAS. kırmızı renkli meyvesi.. -u) Manolyagillerden. 1. DS. BTS. çıldırım) Çay kıyılarında yetişen bir ot (DS.268 çilbaş: (< Erm. (TS. 76”) Semiz otu (DS. TBAS. 77. Nişanyan. 486. 1220) çil soğan: (< Erm. Bu bitkinin güzel kokulu. 488) çingiş: (< ? ) Arapsaçı da denen ota benzeyen ve bazen çiğ. 1224) Çin anasonu: (< öz. Fragaria xananassa.A. tsvabur. 73) çilbirtir: (< ? ) bk. Eren. III. 93) 1. çim veya çım. 487. 4479) çilek: (< T. 1214. 1. çiçekleri beyaz bir bitki. çım. Tietze. 1228) . 139. Gülgillerden. < ET. III. T YA. 1206. 965. III. yavşan otu (TBAS. Nişanyan. otu. bazen de haşlanıp salata yapılarak yenen bir ot (DS. çilek + üzümü) Bir tür üzüm (TS. çilek < çiğelek. DS. 378) çimit: (< ? ) Siyah susam (DS. baş) bk. XII. anison + T. 1. III. 518) Buğdaygillerden. (TS. Gaz. “< ? Erm. pembe. 282) çilbir otu: (< ? Erm. III. cil + banjar) Labadaya benzeyen bir bitki (DS. (TS. soğan) Taze soğan (DS. sarı renkteki çiçekleri anason kokan bir ağaççık. III. 1220) çim: (< ET. 153. K AT. bahçelerin yeşillendirilmesinde yararlanılan çok yıllık bitki. 1. sapları sürüngen. III. III. 1217) çil pancar: (< Erm. 138) çilek üzümü: (< T. çınar (DS. 73. 487) çilgi: (< ? ) Siyah üzüm (DS. 1214. Illicium anisatum. Lolium. III. cil + T. 73) çildirim: (< T.

4479. III. leylāk + T. 489) Çin tarçın ağacı: (< öz. sirīş “tutkal” < sirīşten = OFar. 2. 1236) çirti: (< T. 4698. Çin + Ar. DS. AVA. 140) çiriş: (< Far. Ağz. kisón. sriştan. parlak yapraklı. 1238) çirtik: (< T. 1243. 1. XII. sarımsı çiçekli ve otsu bir bitkidir. fide (DS. Çin + Far. 522). 94) 100–150 cm yükseklikte. is. is. DS. 1235. otu) Zambakgillerden. hüsnüyusuf (TBAS. 187. 78. Çin + Far. III. GD AT. -sı) Çin’de yetiştirilen bir tür lahana (TS. gul + T. Tietze. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. 368. gövde ve dal kabukları baharat olarak kullanılan bir tür. 489) Çin leylâğı: (< öz. çiçekleri yaprak koltuklarında ya da dal uçlarında bulunan. -i) bk.269 Çin gülü: (< öz. XII. BTS. 500). is. is.: çişan) Sarmaşık (DS. tarçın + T. III. 390. III. yumrulu. sirīş + T. (TS. Ağz. -ü) bk. Tietze. 307. (TBAS. DA. 73. Genç yaprakları sebze olarak kullanılır. < Far.: şitil) Fidan. Eren. Nişanyan. ADYA. 1228) Çin karanfili: (< öz. kamelya (TS. lahano + T. ağacı) Defnegiller familyasından. aranfül + T. 171. (And. KBAYA. şatl. III. X. Çin + Yun. çirti) Dikenli ardıç ağacı (DS. 73) Çin lahanası: (< öz. 144. III. 3788. çıtlık) Kökünden sakız yapılan ot (DS. 1. 313) çiriş otu: (< Far. -ı) Tespih ağacı (TS. Asphodelus. 134) . 1238) çisan: (< Yun. 232. III. Cinnamonum cassia. TBAS. EYAD. UA. 74. 140. DS. 100 cm kadar yükselebilen. (And. 1. 1179) çini çıtlık: (< ? çini + T. Eremurus spectabilis. çirtik) Kuş üzümü (DS. 1239) çitil: (< Ar. 489. Eren. DS. is. DS. sirīş. (BTS. çok yıllık. Çin + Far.

“< Orta Türkçede çüwit. daha çok tarla kenarlarında yetişen. çok yıllık ve otsu bir bitki. salis tinctoria. Convolvulus sepium. BTS.A. 1. 491. III. Ağz. çōbān + Yun. 1244) çitlek: (< T. çitlek) Ayçiçeği (Ka. beyaz çiçekli. buruk lezzette meyvesi olan. geanta + T. kahkaha çiçeği. iki veya çok yıllık.: çörlövük. 74) çit sarmaşığıgiller: (< T. 1. 1. 523) Gri renkli. (TS. otsu kısmından mavi renkli çivit boyası elde edilen bir bitki türü. kabuğunun üzerinde sık ve birbirini kesen küçük yarıklar bulunan tatlı bir kavun cinsi (DS. 1294) çit sarmaşığı: (< T. 1254) . tüysüz ve uzun saplı. (And. kışın yapraklarını döken ağaççıklar. parlak sarı çiçekli. çörtleük) (DS.112) çivit’i ? işaretiyle Uygurca yipin. mahmude. çit sarmaşığı. TBAS. 95”) Baklagillerden. 491) çivit otu: (< T. çüvit olarak geçer.Y. 270) çitlembik: (< T. 1246) çitlevik: (< T. Eren. çitemik) Karaağaçgillerden. 492. çiteme < çite-me. 74. çōbān + çerā + T. Clauson ise alıntı olduğu olasılığı üzerinde durmuş. 1246. III. yemişleri torbayı andıran bir yaban bitkisi.: çitemek. 74. çitili + kavun) Bir çeşit kokulu kavun (DS. TBAS. sarılıcı. BTS. III. çivit + otu. çit + sarmaşığı) Çit sarmaşığıgillerin örnek bitkisi olan. 491. III. Celtis. 141. çitlembik) Fındık (And. 494) çobançırası: (< Far. DS. Ağz. (TS. küsküt gibi bitkileri içine alan bir familya (TS. 1293. 40–90 cm yükseklikte.. 1. 141) çobançantası: (< Far. mercimekten az büyük.270 çitili kavun: (< T. -sı) Turpgillerden. 1. çitlembik < çitle-mik. (TS. (TS. -sı) Kuşkonmaz denilen bitki (DS. yipün biçimiyle karşılaştırmıştır. Tietze. III. TBAS. 1244) çitime: (< T. çit + sarmaşığı + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. ancak kökenini bilmediğini dile getirmiştir. Tietze. Capsella bursa pastoris. Räsänen (s. 523).

dekanós + T. 1254) çobaniğnesi: (< Far. dalları dikenli ve dokunduğu yeri kızartan bir ot (DS. -ü) Çobanpüskülügillerden bir süs bitkisi. III. (TS. otsu bir kır bitkisi.271 çobançökerten: (< Far. yürek biçimi yapraklı. olgunlaşınca meyveleri kaşık şeklini alır (DS. III. -i) Kara buğdaygillerden. 1. çōbān + T. çōbān + T. (TS. 1. (TBAS. (TS. 494) . ekşimsi. çōbān + t. III. 494) çobandüdüğü: (< Far. kaldıran). 1254) çoban elması: (< Far. ekmeği) Dağlarda yetişen. (TS. -i) Karamama denilen bir bitki (DS. 494) çobanekmeği: (< Far.: çobankalgıdan) Bir veya çok yıllık. çōbān + Far. çōbān + T. Asarum europaeum. 1255) çobankaşığı: (< Far. III. 1. düdüğü) ki çeneklilerden. Geranium. sap ve yapraklarında keskin bir koku ve acı bir tat olan. Centaurea calcitrapa. çökerten) Karpuz teveği gibi yarım metre kadar uzunlukta. soluk pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. nemli yerlerde yetişen bir bitki. iğnesi) Itır çiçeği cinsinden kokulu bir bitki. elması) Ufak boylu ağacın mısır büyüklüğündeki kırmızı meyvesi (DS. (And. opuscolo + T. çōbān + T. 75. III. 1254) çobandeğneği: (< Far. dikenli. kūstek + T. çōbān + T. Ağz. çōbān + Yun. III. DS. 1255) çobanpüskülü: (< Far. 494) çobankaldıran: (< Far. katmerli içi çok sulu bir bitki (DS. 1254) çoban kösteği: (< Far. Polygonum aviculare. çōbān + kaşığı) Dağlarda biten bir çeşit bitki olup. çōbān + T. Llex aquifolium. beyaz veya pembe çiçekli. meyhaneci otu. 1.

beyaz çiçek açan bitki (DS. ŧā iye + T. 1. Zehirli bir bitki. 2. MBTS. ufak yapraklı. 495) çoban üzümü: (< Far. taneleri içli bir çeşit buğday (DS. çok + yıllık) Yıllarca toprak üstünde ve toprak altında canlılığını sürdürebilen bitki (TS. 1265) çonça: (< ? ) Sarımsak (DS. Ağz. 494) çobansüzgeci: (< Far. III. 499) çolaka: (< ? ) Ebegümeci (DS. çalı görünüşünde ve soluk yeşilimsi pembe çiçekli bir bitki. 529). süzgeci) Yoğurt otu (TS. kokusuz. -si) Dağlarda ve kırlarda yetişen. çōbān + T. nefes + T. örnek bitkisi çobanpüskülü olan bitki familyası (TS. 1262) çomak: (< ET. 75) çocuk nefesi: (< T. opuscolo + T. 596.272 çobanpüskülügiller: (< Far. (TS. 1. III. Tietze. Tietze. III. çōbān + t. Kılçıksız. Scandix. 495) çobantakkesi: (< Far. 1268) . çōbān + T. (TBAS. çocuk + Ar.: çomağ) 1. 1. 527) Kızılcık (DS. 1255) çobantarağı: (< Far. 30 cm kadar yükseklikte. çōbān + T. 1. tuzluğu) Sarı çalı (TS. çōbān + Ar. ilkbaharda minik. tarlalarda çok rastlanan. 1259) çok yıllık: (< T. 1. III. üzümü) Kışın yapraklarını döken. (< And. -i) nce. III. 1. Vaccinium myrtillus. çōbān + T. III. toprak mantarına benzeyen huni şeklindeki ağzı yukarı olan bir çeşit ot (DS. çomak. beyaz çiçekli bir bitki. 495) çobantuzluğu: (< Far. -ü + -giller) ki çeneklilerden. 1255) çokal: (< ? çokal. tarağı) Maydanozgillerden.

çengel sakızı (TBAS. ban otu (TBAS. Ahlat dikeni (DS. III. 76) . 1270. 146) çöp içi: (< T. çöl + Far. III. 532) (And. 2. 1289) çöpkanak: (< T. Maydanozgillerden. çöp + bitkisi) Genellikle çöplüklerde ve terk edilmiş yerlerde yetişen. turb + T. 2. III.: çolar) 1. 1282) çöl turpu: (< Moğ. çükür/çügür. EYA. 500. 1286) çömlekçatlatan: (< ? çömlek + T. boynuzlu gelincik çömlek otu: (< ? çömlek + T. DS. 1280) çökeren: (< T. ç’ort’t’u. çatlatan) bk. 1273) çöbek: (< ? ) Kökünden sakız çıkarılan bir çeşit ot (DS. dut çöğürü. III. çömelen) Kılçıksız bir çeşit fasulye (DS. III. III. 1285) çömelen: (< T. is. çöğürce) Çiğdem (DS. (And. Ağz. 3. bir çeşit dikenli yaban bitkisi. 531) Yabani ardıç ağacı (DS. Tietze. 179) çortu: (< Erm. III. (TS. yabanî turp (DS. yapıları nitrat anyonunca zengin olan bitkiler (ruderal bitki). Bodur ağaç. 1273) çorum: (< öz. 1276) çöğür: (< Çağ. çöp + içi) Kocakarı ilacı yapmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. III.: çöğül) 1. otu) bk. 1281) çökülce: (< T. 76) çöp bitkisi: (< T. III. Tohumdan yetişmiş küçük fidan.273 çoral: (< ? ). III. Çorum) Soya fasulyesi (DS. çöp + kanak) bk. 1284) çömçöm: (< çöm + çöm) Süpürge yerine kullanılan bir cins ot (DS. III. -u) bk. (BTS. Yabani zeytin ağacı. çökeren) Kırlarda. Tietze. 1. Ağz. dağlarda biten bir çeşit diken (DS.

ahlat. çöpleme) Düğün çiçeğigillerden. (marulcuk). BTS. çertük. III. Muşmula (DS. otsu bitkiler. yaprakları geniş ve parçalı. çörek otu (TBAS. çörek + T. kara çöpleme. 1297) çötüre: (< ? ) Yeşil domates (DS. çörek + Yun. 469. çötür. 77) çört: (< ? ) Meşe ağacına benzeyen bir çeşit ağaç (DS. çördüğü. ülkemizde iki türle temsil edilen. 25-50 cm yükseklikte. 396.A. çertik. çörtüh. yeşil çöpleme ve sarı çöpleme gibi türleri olan. -ı. (TS. Eren. otu) Düğün çiçeğigillerden. 1. 1295. 77.: cördük. TBAS. çörek. 146) çöplöv: (< ? ) Ayçiçeği (DS. çördik. 1. çörek + T. 77) çörek mantarı: (< T. III. 1291.274 çöpleme: (< T. < ??. III. “< ET. 2. diken) Kırmızı renkli. çöpürlü) Çöplü. meyvesi yenilmeyen bir çeşit çalı (DS. Helleborus. 1292. Tietze. Krş. kökleri iç sürdürücü olarak kullanılan. topraklı fasulye (DS. manitari + T. 1291) çöpürlü: (< T. 503) çörek otu: (< T. 1293) çöti tiken: (< ? çöti + T. çörtük. 535) Kırlarda yetişen meyvesiz bir çeşit ağaç (DS. çok yıllık..Y. mavi çiçekli ve otsu bir bir bitki. 1291) çördük: (< Türkçe bir türev olduğu anlaşılıyor. çövür. 1290) çöpür: (< ET. Nigella damascena. (And. 504. cürdük. TBAS. 536). 1. III. T YA. Tietze. çöpür. Ağz. 237) çöre otu: (< T. III. çortük. bir yıllık. çöyür) 1. otu) bk. 147. III. BTS. 100. III. çortuk. (TS. 503. Yabanî armut. 1297) . cövür. 536”) Ormanlık alanlarda yetişen bir mantar (TS. Tietze.

nce uzun. III. çubuk + boya) bk. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS..: çevgen) Pembe veya beyaz çiçekli. cūl. Saponaria officinalis. 78) çulluk: (< Ar. -luca. çanak ve taç yaprakları 4-9 parçalı. 2. TBAS. değişik renkli çiçekleri ve rozet yaprakları olan. DS. çūħa + T. kök boyası (TBAS. yeşil biber (DS. Mabea. tsiħórion. 1. 1. çūħa + T. BTS. 1300) çuha çiçeği: (< Far. cūl + T. dere kenarlarında da yetişen. Eren. çiçekleri ışınsal simetrili. TS. 1. saçak mantarı (TBAS. acı. 147) çukur: (< Yun. cūl + T. Ağz. 455”) bk. “< Ar.275 çöven: (< ? çoğan. 78) çuçka: (< ? ) 1. içi delik olan dalları çubuk gibi kullanılan bir ağaççık. çiçeği + -giller) ki çeneklilerden. 79. BTS. Bir çeşit kırmızı biber. ovaryum üst nadiren orta durumlu. çok yıllık. III. III. çubuk + ağacı) Sütleğengillerden. 506. XII. 4481) çözümelek: (< ? çöz-ü melek) Büyük mantar (Ka. (TS. Tietze. TBAS. 1256) çövre: (< ? ) Çitlembik (DS. 77. Nişanyan. -luk) Meyvesi müshil yerine kullanılan bir çeşit ağaç (DS.: çuhur) Yeşil ve taze iken yenen. salatası yapılan ot. (And. hindiba (DS. III. kökü ve dalları suyu köpürten. (TS. 270) çubuk ağacı: (< T. çiçeği) ki çeneklilerden. sarı. 538). 78. ülkemizde 9 cins ve 40 türle temsil edilen. 101) (And. bir ya da çok yıllık. beyaz. yaprakları karşılıklı ya da dairesel dizilişli. (TS. 505) çubukboya: (< T. 1302) çulluca: (< Ar. 1303) . 1. 70. 506. pembe veya mor çiçekli bir süs bitkisi.A. kapsül tipi meyveleri olan. Ağz. < çöven < çöğen “kökünü bilmiyoruz”. kir temizleyici bir bitki. er dişi. örneği çuha çiçeği olan.Y. 147) çuha çiçeğigiller: (< Far. 504. Primulaceae.

III. III. 4481. Eren. 1317) dadel: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS. Gaz.276 çullukça: (< Ar. III. DS. III. 1310) -Ddadah: (< ? ) Yumruları yenilebilen tatlımsı bir bitki (DS. III. 1306) çüklüce: (< T. 78) çulluoğlu: (< Ar. 1303) çüçerka: (< ? ) Küçük. III. Trollius ranunculinus.A. 1307) çükündür: (< Far. Sulak yerlerde yetişir. DS. 79) çüşka: (< ? ) Küçük. 1307) çülül: (< ? ) Kuş üzümü (DS. çüklüce) bk. Pancar (çüklüce. cūl + T. tadırgan) Tarlalarda kendiliğinden yetişen ve yenilebilen büyük yapraklı bir çeşit ot (DS. IV. çükündürük). saçak mantarı (TBAS. 176. AAT. 1319) dadırgan: (< T. III. 508. çu undur + -ük) bk. çükündür –1 (DS. II. -lukça) bk. TaS. (TBAS. 3. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. IV. 2. çu undur. IV. XII. Havuç. cūl + T. 1. 1308) çünk: (< ? ) Çok yıllık. 102). 212. III. yuvarlak acı biber (DS. Lahana (TS. 1320) . yuvarlak acı biber (DS. III.. 1309) çüttöyuħ: (< ? ) Peygamber çiçeğine benzer bir çeşit ot (DS. 960) çükündürük: (< Far. 1307. -lu + oğ(u)lu) Bir çeşit üzüm (DS. çükündür – 1 (DS. 1.

Scorzonera rigida. 1325) . dağ + Çin. dağ + Ar. dağ + Ar. -sı) Ekin tarlalarında biten. 1323) dağ çamı: (< T. 81) dağdağan: (< Far. daphnē. 85) Daphne türlerine verilen genel ad. kuvvetli kokulu ve çalı görünüşünde bitkilerdir (TBAS. BTS. IV. sarı. (TBAS. AVA. Kışın yaprak döken veya dökmeyen. Kömürü çok kuvvetli olan bir ağaç (DS. beyaz. 1. fasulyeye benzer taneleri olan yabani bir bitki (DS. 1. DS. IV. yaban çileği (TS. 119) dağ dalak otu: (< T. 2. yeşilimsi. dağarcık < ET. 1324. Teucrium montana. ahlat (TS. BTS. 511) dağ çöveni: (< T. 149) dağarcık: (< T. -i) 10-30 cm yükseklikte. 1. -ı) Ballıbabagiller familyasından. (TS. 1323) dağbaklası: (< T. dağ + ? çöven + T. (TBAS. 1. MBTS. sarı veya pembe çiçekli ve çalı görünüşünde bitkilerdir. dağ + çileği) Dağda yetişen çilek. 149. tagar+cık. sarı çiçekli ve çok yıllık bir dağ bitkisidir. emrūd + T. DS. yer yatık ve çiçekleri soluk sarı renkli bir dalak otu türü. ağacı) bk. IV. 80. gövde ve çiçekleri kaynar suya katılıp çay olarak içilen. Çitlembik ağacı ve meyvesi. şam’ + T. tüylü. çok yıllık. 511. 1324) dağdağan ağ: (< Far. 260) dağ çileği: (< T.277 dafne: (< Yun. Thymelaceae. 511) dağdel: (< T. dağ + del) Yaban cevizi (DS. 1323) dağ armudu: (< T. bā ilā + T. 611) Dağlarda yetişen yabani bir yemiş (DS. 545) 1. Nişanyan. dağ + dalak + otu) 5-10 cm yükseklikte. Tietze. ta + Far. IV. IV. 80. kalın köklü. da da ān. dağ < ET. otsu. çay + T. IV. -ı) Dağda yetişen çam türü (TS. da da ān + T. gilaburu (TBAS. 511) dağ çayı: (< T. dafni = EYun. 1. -u) Yabani armut. eflatun renkli.

(And. anemon. sarı çiçekli ve otsu bitkilerdir (TBAS. çok yıllık. 1321) dağ eriği: (< T. 1. maruli + T. Prunella vulgaris. kerasi + T. lāle + T. çok yıllık. -u) 10-25 cm yükseklikte. -ı) bk. 513) dağlama: (< T. çan biçimi tüylü çiçekleri olan otsu bir bitki. 82) dağ marulu: (< T. 149) dağgülü: (< T. kefe kimyonu (TBAS. IV. (TS. -si) Düğün çiçeğigillerden. dağlama) Bazı chrysanthemun türlerine verilen genel ad. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. -si) Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen sert yapılı ağaç ve bu ağacın meyvesi. 511) dağ erik otu: (< T. Xeranthemum annuum. acı kavak (TS. 1. kastania + T. 513) dağ kimyonu: (< T. Anemone vulgaris. dağ + Yun. 1. (TBAS. dağ + Far. fındıksı tipte meyveleri olan. 82) . 8) dağ kestanesi: (< T. dağ + Yun. Sloane berteriana. DS.: dağalması)Yabani elma (TS. dağ + erik + otu) Ballıbabagiller familyasından. aranfül + T. 511. kiraz (TBAS. Hyoseris radiata. yaprakları basit ya da hafif parçalı. dağ + kavağı) bk. dağ + Yun. (TBAS. mor renkli. -u) bk. -i) Toprak üstü kısımları Doğu Anadolu Bölgesi’nde süpürge olarak kullanılan bir bitki. 1325) dağ karanfili: (< T. 20-70 cm yükseklikte. dağ + Far. -ü) Gelincik (DS. dağ + Ar. dağ + eriği) Yabanî erik (TS. 1. gul + T. (TS. Ağz. 1. IV.278 dağ elması: (< T. dağ + elması). kemmūn + T. (BTS. otsu bitki. 81) dağ kavağı: (< T. dağ + Far. bir yıllık. 82) dağ kirazı: (< T. 82) dağ lâlesi: (< T. dairesel dizilişli.

dağ + soğanı) 100 cm kadar yükseklikte. 1930) dağ soğanı: (< T. reyĥān + T. 83) dahat: (< ? ) Lahana (DS. 82) dağ nohudu: (< T. dağ + ? misgisi) bk. dağ + üzümü) Pekmezi yapılan siyah bir çeşit üzüm (DS. sunbul + T. 152) dağ sarmaşığı: (< T. dağ + Ar. 82) dağ nanesi: (< T. -ü) Zambakgiller familyasından. IV. kanlık (TBAS. 1326) dağ sakızı: (< T. 82) dağ pırasası: (< T. -u) Bir çeşit ot (DS. 2. sedir (TS. 83) dağ sümbülü: (< T. na’nā’ + T. mavimsimor çiçekli ve otsu bir bitki. kuvvetli nane kokulu. dağ + Far. 82) dağsabunu: (< T. Yapraklar kuvvetli kokulu. büyük soğanlı. 1328) . praso + T. 1326) dağ yemişi: (< T. (TBAS.279 dağ misgisi: (< T. çiçekler morumsu kırmızı renklidir. dağ + sakızı) bk. koca yemiş (TBAS. TBAS. 82) dağ reyhanı: (< T. dağ + sarmaşık + T. bodur otu (TBAS. BTS. -u) bk. çiriş (TBAS. nohut (TBAS. Cyclotrichium niveum. -ı) Ziziphora (Labiatae) türlerine verilen genel ad. 83) dağ servisi: (< T. 150) dağ üzümü: (< T. Arap otu ve Bellavalia cinslerinin türlerine verilen genel ad. IV. (TS. dağ + Far. dağ + yemişi) bk. -si) Yüksekliği 20-50 cm arasında olan. Toprak üstü kısımları bitkisel çay olarak kullanılır (TBAS. Scilla hyacinthoides. 83. dağ + Far. (TBAS. sık beyaz tüylü. -ı) bk. dağ + Ar. 1. dağ + Ar. 514. nuħūd + T. -sı) bk. müşkülüm (TBAS. IV. Bir veya çok yıllık otsu bitkiler. serv + T. śabūn + T. çok yıllık ve otsu bir bitki. -si) bk. dağ + Yun.

talak + otu) Ballıbabagillerden. dal + bastı) Bir çeşit iri. dalak < ET. IV. 1345) dal limonu: (< T. ısıran”. 1329) dakırdalak: (< ? dakır + T. tal. dal + Far. Teucrium chamaedrys. IV. 1. Tietze. dahlia. IV. uyarıcı ve yara sağaltıcı olarak kullanılan otsu veya odunsu bitki. dallama) Papatya (DS. 1347) . 188) dalağan: (< dala. otu) bk. IV. ısırgan (TBAS.280 dahlı: (< ? ) ncir (DS. Clauson. duvar sedefi. 517) dalik: (< ? ) Ham kavun (DS. iğnelik (TBAS.+ -gan/-ğan “insana saldıran. aşılı kiraz (DS. 1335. 1. 1340) dalfidan: (< T. 549. dal + Yun. IV. dala + sıçtı) Çok çabuk olgunlaşıp kendiliğinden düşen ve dallara çarpıp patlayan bir cins sarı erik (DS. -u) Dalından düşüp yerden toplandığı için pek makbul tutulmayan limon (DS. TBAS. 489) Ağaç (KBAYA. līmūn / Ar. Akdeniz çevresinde kuru yerlerde yetiştirilen. 517) dalasıçtı: (< T. dalak) bk. IV. fiton) Taze ve yeni fidan (TS. Tietze. 550) Isırgan otu (DS. 1345) dallama: (< T. 83) dalak otu: (< T. 1346) dalya: (< Fr. IV. yüz kadar türü bulunan. 83) dal: (< ET. leymūn + T. 83) dakka otu: (< ? dakka + T. 1338) dalbastı: (< T. 553) Yıldız çiçeği (DS. IV. güçlendirici. Tietze. (TS.

dili) bk. Clauson. ılık iklimlerde yetişen otsu bir bitki. 1355) danadili: (< ? T. taşak < taş+ak. 84) . 1350) damarlıca: (< T. taşak. 1350) dam koruğu: (< T. damáskino. 1355) danaburnu: (< ? T. 526) danadaşak: (< ? T. Sedum. tana. 1. dana + Ar. damar otu (DS. IV. 508. “< ? ET. IV. -sı) Koca bakla. tane bakla (DS.281 damarcık: (< ET. koruk + T. bur(u)nu) Aslanağzı çiçeği (TS. 555) Bir çeşit erik (DS. (TS. tam + ? Far. 1. 1350) damar otu: (< T. Tietze. IV. geniş yapraklı. Tietze. 526) danabaklası: (< ? T. tamar/tamır < tam-. ince damarlı. eski yapıların üzerinde yetişen ve bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan. 1353) dam koruğugiller: (< T. 554) bk. dana + T. 525. dana + T. bir veya çok yıllık türleri olan. Tietze. dam + ? Far. < ? EFar. 525) danaayağı: (< ? T. geyikdili (TBAS. bağa (TBAS. (TS. koruk + T. bā ilā + T. dana + T. 557”) Yılanyastığıgillerden. daenu ‘inek’. IV. 84) damaskene: (< Yun. damar + yaprağı) bk. IV. Nişanyan. Arum. IV. 1. DS. 566”) Tohumu tespih taneleri gibi olan bir çeşit bitki (DS. damar otu (DS. yaprakları lekeli bir tür bitki. ayağı. dam < ET. 82. iç bakla. “< ET. 1350) damar yaprağı: (< T. iltihaplı yaraların tedavisinde kullanılan bir ot (DS. damar + otu) Sulak yerlerde biten. 1. IV. -u + -giller) ki çeneklilerden örnek bitkisi dam koruğu olan bir bitki familyası (TS. dana + T. Tietze. -u) Dam koruğugillerden. damarlıca) bk.

dana + T. 1367) dardağan: (< “dağan” dağınık’tan “dar + dağan”. (TS. ağacı) Dulaptal otugillerden. taraklık + otu) Anasongillerden bir bitki (DS. sert çekirdekli tatlı yemişi. kabuk lifleri dantele benzeyen bir ağaç. IV. dana + T. IV. otu) bk. 1356) dancak otu: (< ? dancak + T. 558) Ispanağa benzeyen bir bitki (DS. 139) dangalak: (< ? Erm. IV. IV. (TS. (DS. dana + T. domuzağırşağı (TBAS. kuyruğu) bk. 2. bataklık yerlerde yetişen bir bitki. Bu ağacın çitlembik büyüklüğünde. IV. 527) daraklık otu: (< T. 1. sünger gibi kullanılan. ısırgan (TBAS. memesi) 1. MBTS. 529) . dana + T. dana + T. göbeği) bk. sulu üzüm (danagözü). Epipactis. 526) danakuyruğu: (< ? T. 84) danamemesi: (< ? T. Palmiye cinsinden bir ağaç 2. Tietze. 1356) danagözü: (< ? T. sığırkuyruğu (TBAS. Antillerde yetişen. Milium effusum. dana + T. 84) danagöz: (< ? T. Çiğdem gibi bir bitki (DS.282 danagöbeği: (< ? T. Bir çeşit kara üzüm. kıran + otu) Salepgillerden. (TS. danagöz (DS. göz) Bir çeşit ekşi. gözü) bk. dan gluħ. 1359) dantara: (< ? ) Bir cins beyaz erik (DS. 1. 1363) dantel ağacı: (< Fr. dentelle + T. 633) 1. 1. IV. kara. 1. Lagetta. 1356) danakıran otu: (< ? T.

. 85. IV. kuş yumurtası gibi meyvesi olan kokulu bir bitki (DS. taşlıca + Far. (TBAS. ahlat (DS. 32.5 m kadar yükselebilen. IV. 82) Buğdaygillerden. IV. 152. 1382) davşancık: (< T. IV. meyveleri için yetiştirilen. (DS. otsu bir bitki. tavşancık) Kolay yanabilen. 153. tarı. TBAS. kuraklığa dayanıklı. ufak taneli. 3. çok kokulu iyi cins bir kayısı çeşidi. sivri uçlu mısır (DS. 1370. tatlı + bilem) Kırlarda. IV. darı + Ar. IV. (And. 314) darıca: (< T. 1369. 136. 100. 1378) davşanak: (< ? ). 1370) darı mısırı: (< T. 192. III. Pırnal ağacı. IV. (TS. otsu bir bitki. darıca otu (TBAS. emrūd) Yabani armut. -ı) Cin mısırı. 31. 1377) daşlıca armut: (< T. 1. EYAD. taş + Yun. 90. darıca) bk. 85) darıcan: (< T. 2. DA. BTS.. miśr + T. Koyu kırmızı renkli. darıca otu (TBAS. is. bir yıllık. 85) darıca otu: (< T. Gaz. (And. tarı < T. tohumları gereğinde buğday yerine besin olarak kullanılan. Funda. 33. hardala benzer iri yaprakları olan ve yemeği yapılan. Darende). 2. Kendisi ve çekirdeği uzun ve tatlı. Ağz.: derende) 1.+ . 106. Cistaceae. 85. Echinochloa crusgalli.: davşımak) 1. darıca + otu) Sulak yerlerde biten. GBAA. 125. 1377) datlıbilem: (< T. Ağz. tek yıllık. 1382) . K AT. IV. Nişanyan. DS. sulak yerlerde ve pirinç tarlaları içinde yetişen. IV. Panicum. 1. Yaprağı yapışkan bir ot. 1371) daş kiraz: (< T.A. 530. Eren. 1433) darı: (< ET. kerasi) Bir çeşit kiraz (DS. az sulu bir üzüm çeşidi (DS. AA.283 darende: (< öz. DS. darıcan) bk. ırmak kıyılarında kendiliğinden biten tatlı meyveli bir bitki (DS.

çok yıllık. 86) dededeğneği: (< T. 569). IV. -cu) Böğürtlen (DS. 569) Kocayemiş ağacı ve meyvesi (DS. Jurinella moschus. büyük yaprakları bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan bir ot (DS. 1383. 86) dedemene: (< T. -i) Çok yıllık. Ağz. 1383) dedebört: (< T. dedem + sakalı) bk. 1382) davulga: (< ET. 86) dedemsakalı: (< T. davulgu. Hint yağı ağacı (TBAS. sert ve dayanıklı bir ağaç (DS. Ağz. 1382) davun otu: (< ? davun + T. dede + Yun. (DS. yenilebilen bir ot (dedemsakalı). -ü) Bodur. otsu ve pembe çiçekli bir bitkidir. IV. otu). IV.: davılga) 1. (And. (And. XII. Asphodeline tenuior. II. dekaniki < dekanós + T. yumrulu.: dovun) Mısır. gul + T. havuca benzeyen. kahverengi veya beyaz. IV. dede + Far. Tietze. dede + ? mene) bk. dedesakalı (DS. (TBAS. yaprağı) Sulak yerlerde yetişen. IV. dede + sakalı) Kırlarda yetişen. IV. Kırmızı kabuklu. mavi çiçekli. ŧabl + T. Tietze.284 davulcu: (< Ar. ortasında mememsi bir çıkıntısı olan ve yenilebilen bir mantar. Köklerinden çiriş elde edilir. DS. 4487) Davut yaprağı: (< öz. IV. Lepiota procera. domates. bk. (TBAS. 86) dede gülü: (< T. tavılku. (TBAS. üzerinde koyu renkli parçacıklar bulunan. karpuz gibi bitkilerin köküne yapışarak büyüyen. 1398. 1382) davulgu: (< ET. Dāvūd + T. kavun. is. 1379. 594) . ETA. 2. beyaz çiçekli ve otsu bir tür. dede + ? bört) Şapkası sütlü. asalak bir ot (DS. tavılku. 1398) dedesakalı: (< T.

deli + alan + Yun. 153) defnegiller: (< Yun. yaprağı) Çeşitli yiyeceklere güzel koku versin diye katılan yaprak (TS. 1. 1401) değirmenci: (< T. Hericium coralloides. IV. bādincān < Far. sarı ya da beyaz çiçekli.285 dedesakalı mantarı: (< T. 86. iki çeneklilerin ayrı taç yapraklılarından. tatlı ve yenilebilen bir bitki (DS. 2-5 m yükseklikte. Tietze. Laurus nobilis. IV. 575. birçok türü içine alan bir bitki familyası (TS. dalları üzerinde dikenli çıkıntılar bulunan. 153) defne yaprağı: (< Yun. (TS. yaprakları güzel kokulu ve yaz kış yeşil olan bir ağaç. (TBAS. değirmenci + üzümü) bk. IV. IV. meyvelerinden yağ elde edilen. emrūd + T. bādingān) Domates (DS. -ı) Çok dallanmış. -giller) Örnek bitkisi defne olan. 1. 537. dáfni. yaprakları kokulu. 85) Defnegillerden. manitari + T. değirmenci (DS. TBAS. IV. (DS. 537. çayır sedefi (TBAS. 1401) dek: (< ? ) Şeker pancarına benzeyen. kar beyazı veya soluk sarı renkli bir mantardır. Nişanyan. dáfni + T. 1410) . -u) Yazın olgunlaşan ve yeşil renkli olan bir armut çeşidi (DS. makedonesi + T. dáfni + T. 1406) delialan maydanozu: (< T. 86) delibadılcan: (< T. 86) defne: (< Yun. deli + Ar. 1401) değirmenci üzümü: (< T. 537) değirmen armudu: (< T. IV. (değirmenci üzümü). BTS. -u) bk. değirmenci) Siyah bir üzüm çeşidi. dede + sakalı + Yun. yumru köklü. kavak ağacı (DS. 1. tegirmen + Far. değirmen < ET. 1406) dekavun: (< ? ) Servi. BTS.

IV. IV. kerasi) Bir çeşit kiraz (DS. BTS. lâle (TBAS. deli + ? bardağan) bk. 1411) delikanlı: (< T. 1411) delice: (< T. (TBAS. deli + kara) Bir çeşit siyah üzüm (DS. IV. Lolium temulentum. 1413) . deli + ot) bk. lāle) bk. pipéri) Kırmızı. deli + kanlı) Kına çiçeği. makedonesi) 30-60 cm yükseklikte. IV. 87. 1412) delikiraz: (< T. 87) deliot: (< T. 1069) delierik: (< T.286 delibardağan: (< T. deli + Yun. kadife çiçeği (DS. erguvan (TBAS. otsu ve yabani bir bitki. acı biber (DS. 86) deli batbat: (< T. IV. 1412) delikara: (< T. 86) delibiber: (< T. IV. (TBAS. manitari) Şapkası kırmızı veya turuncu renkli. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. 155) deli maydanoz: (< T. 1411) deliboynuz: (< T. deli otu (DS. DS. Oenanthe pimpinellodies. TaS. deli + Yun. kırmızı buğday (DS. deli + erik) Çakal eriği (DS. 87. ban otu (TBAS. bir yıllık. deli + Far. 1412) deli lâle: (< T. deli + Yun. IV. 87) deli mantar: (< T. deli + boynuz) bk. yumru köklü. 87) delibuğday: (< T. II. ban otu (TBAS. deli + buğday) Kunduru denilen buğday çeşidi. deli + Ar. Rozet yaprakları sebze olarak kullanılır. zehirli olmakla beraber öldürücü olmayan bir mantar (TBAS. deli + Yun. 1411. delice) 50-100 cm yükseklikte. baŧbāŧ ) bk. IV.

demir ağacı türü Batı ve Güney Anadolu’da yetişen. demircik) bk. çok yedikleri zaman da onları patlatan. delice + Ar. 547. çok yıllık bitkiler. dem + T. odunu sert olan ve süs eşyası yapımında kullanılan. 1413) deli yulaf: (< T. 150 cm kadar yükselebilen. 87) deli tütün: (< T. IV. bā ilā) bk. Nicotiana rustica. 88) . koyu yeşil renkli. domuz baklası (TBAS. 155. deli + Ar. demir + pıtrağı) bk. sivri yapraklı bir dağ otu. demir + delen) bk. yabani yonca (DS. 550) demir ağacıgiller: (< T. bahçelere süs olarak dikilen. 375) demir ağacı: (< T. deli + ? yulaf) bk. demir + bozan) Tirfil. (TBAS. 155) demir bıtırağı: (< T. 218. 2503) delüce bakla: (< T. temir + ağacı) ki çeneklilerden. (TS. Göksun bölgesinde elde edilir ve salep yerine satılır. kayışkıran (TBAS. 94) demal: (< Far. 88) demirbozan: (< T. deli + tütün) Domatesgiller familyasından. sa‘leb) Dammer türünün kurutulmuş yumrularıdır. (TBAS. DS. (BTS. BTS. 88) demirdelen: (< T. erkek ve dişi çiçekleri ayrı ayrı olan. IV. Colchicum cilicium. 1417) demircik: (< T. demir dikeni (TBAS. dişbudak (TBAS. Alyssum. demir < ET. Casuarina. kuduz otu. ana yurdu Avustralya olan bir evcikli veya iki evcikli bir ağaç. IV. 1413) deli salep: (< T. VII. ibran (DS. 87. al) Küçük yaban eriği (K A.287 deli otu: (< T. demir + ağacı + -giller) Yaprakları dairesel dizilişli. deli + otu) Turpgillerden. büyük yapraklı ve yeşilimsi sarı çiçekli bir tütün türüdür. DS. at ve eşeklerin az yediklerinde ağızlarını köpürten. Casuarinaceae. (TS. 1. 1.

demirleyen) bk. çok yıllık. IV. Tamarindus indica. kırmızı. 551) demirli: (< T. BTS.288 demir dikeni: (< T. 155) demirhindi: (< Far. bir ya da çok yıllık bitkiler (BTS. 87) 1. çanak ve taç yaprakları beşli ve serbest. 158) . yalnız yaşayan türleri içine alan bir cins. 88) denizgülü: (< T. -ü) Sölenterlerden knidliler filumunun. meyvesi 10 mm kadar çapında. Salicornia europaea. gul + T. deniz + Far. demir dikeni (DS. 551. demirli) Büyük dut ağacı (DS. TBAS. otsu ve sürünücü bir bitki. 88. Tribulus terrestris. 88) demiryonca: (< T. Baklagillerden. 1418) demirliyen: (< T. IV. kanatlı fındık. 2. (TS. 1418) denden: (< den + den) Bir çeşit kır meyvesi (DS. çiçekleri küçük ve açık sarı renkli. teŋiz + börülcesi) 40 cm kadar yükseklikte. ovaryum üst durumlu. ülkemizde beş cins ve altı türle temsil edilen. 108. çiçekleri ışınsal simetrili. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. (TBAS. IV. IV. otsu ya da çalımsı. deniz < ET. demir + ? yonca) Yoncaya benzeyen bir ot (DS. Actinia. mercanlar sınıfından dokunaçları oldukça kısa. kapsül nadiren de üzümsü meyveleri olan. demir + otu) Ayrık otu (DS. (TS. 88) demir otu: (< T. Nişanyan. mavi. temr-i hindī “Hint hurması” < temr hurma. IV. (BTS. Eren. sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç. 1. 1418. 1420) deniz börülcesi: (< T. Bu ağacın meyvesi. TBAS. 1418. 155) demir dikenigiller: (< T. boynuz şeklinde sivri uçlara sahip. demir + dikeni + -giller) Yaprakları karşılıklı ya da almaşlı dizilişte. TBAS. er dişi. 1. demir + dikeni) Toprak üzerinde yatık olarak bulunan. yeşil renkli.

sürünücü ya da tırmanıcı bitkiler (BTS. Convolvulus soldanella. deniz + soğanı) bk. Deniz kenarlarındaki kayalar üzerinde yetişir. 89) deniz teresi: (< T. 1. 89) deniz üzümü: (< T. (TS. deniz + sarmaşığı) Çok yıllık. deniz + otu) Deniz kenarındaki bataklık yerlerde yetişen ve turşusu yapılan sivri yapraklı bir ot (DS. 559) deper otu: (< T. Crithmum maritimum. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. deniz + ? yosun + T. dik dallı. 1424) deniz pırasası: (< T. deniz + üzümü + -giller) ki ya da bir evcikli. 1. zengin dallanma gösteren. çalı görünüşünde. 558) deniz rezenesi: (< T. 558. IV. yaprakları nodlarda pul şekline dönüşmüş. 1432) . sarımsı çiçekli. (TBAS. TBAS. ıtırlı bir bitki. deniz kumsallarında bol olarak yetişen. (TS. deniz + Far. (TS. -sı) Denizlerde yetişen bir tür yosun (TS. Crithmum maritimum. meyveleri eriksi tipte. rāziyāna + T. IV. dalları yeşil renkli. 1-2 m yükseklikte.289 deniz otu: (< T. tere + T. deniz + üzümü) Deniz üzümügiller familyasından. -u) Denizlerde biten ve genellikle kıyılarda ve kayalıklarda yoğun olarak görülen bir bitki türü (TS. 558) deniz sarmaşığı: (< T. 2 m kadar boylanabilen. -si) 50 cm kadar yükseklikte. 158) deniz üzümügiller: (< T. yaprakları pulsu ve kın hâlinde dalları sarmış. 1428) derdik: (< ? ) Bir çeşit şalgam (DS. Ephedromajor. deniz + Far. 158) deniz yosunu: (< T. -si) Maydanozgillerden. meyvesi bezelye büyüklüğünde. IV. 1. çok yıllık bir bitki. BTS. 1. ada soğanı (TBAS. teper + otu) Havuç (DS. 1. 89. kırmızı ve nadiren sarı renkli. 558) deniz soğanı: (< T. praso + T. sürünücü. beyaz sütlü ve otsu bir bitki. deniz + Yun.

ince yapraklı. 60 cm kadar yükseklikte. MBTS. BÜYA. kabalağı) Su kenarlarında yetişen. güzel kokulu. “dere < Far. sarı çiçek açan. IV. deve + boy(u)nu. (TS. sarı çiçekli. 1437) deveboynu: (< T. çürüten) Ekin tarlalarında yetişen yabani bir bitki (DS. 1440) . Clauson. bir yıllık ve otsu bir bitki. BTS. güzel kokulu bir çeşit tatlı kavun (DS. küçük. 237) destebasan: (< Far. deste + T. IV. 672”) Kaya aralıklarında yetişen ve kök kısmı yenilen bir çeşit çiçek (DS. fena kokulu bir ilkbahar çiçeği (DS. derya. IV. IV. 468) de bu birleştirmeye katılmıştır. 89. dere + T. Ramstedt Moğolca temegen’i Türkçe teve (> deve) ile birleştirmiştir. 1432) dere kabalağı: (< Far. 114. 1. deveci + bardağı) Armut şeklinde meyvesi olan yabani bir bitki (DS. IV. 1436) destebozan: (< Far. 162. meyveleri gaz söktürücü olan. Türkçe teve ile Moğolca temegen arasındaki bağ bilimsel yayınlarda türlü tartışma ve açıklamalara yol açmıştır. 110”) Süsen cinsinden. 562. derre. 593. deste + T. bozan) Hindiba (DS.290 deredaban: (< Far. eski çağlarda Türkçeden Moğolcaya geçtiğini dile getirmiştir. otu) Maydanozgillerden. -mik) Yuvarlak. yaprakları kabak yaprağına benzeyen yabani bir bitki (DS. 1. < Far. Räsänen (s. IV. “deve < teve Eski çağlardan başlayarak kullanılır. 1440) devecibardağı: (< T. Anethum. 1437) destimik: (< Far. Eren. IV. 1432) dereotu: (< Far. IV. Tietze. uzun sapı deve boynuna benzeyen. T YA. taban. dere + T. desti + T. deste + T. dere + T. TBAS. Bu kelime Türkçeden komşu dillere de geçmiştir. 1436) desteçürüten: (< Far. basan) Erken olgunlaşan bir armut çeşidi (DS.

yol ve tarla kenarlarında yetişen. deve + şaplağı) bk. deve + gözü) 1. yuvarlak taneli. 571) devedişi: (< T. 1441) devekulağı: (< T. develik + otu) bk. çok yıllık. sarı çiçekli ve çok dikenli yabanî bir ot (DS. 1440) deve dikeni: (< T. gul + T. iri taneli bir buğday çeşidi. deve + elması) Çakırdiken (TS. 30-100 cm yükseklikte. 2. IV. 90) develik otu: (< T. IV. (TBAS. Silyum marianum. -ü) Hatmi denilen bitki (DS. 1. 90) devetabanı: (< T. 90. yılan otu (TBAS. deve + tabanı) Birleşikgillerden. IV. 1. Kalın kabuklu. geniş yapraklı bir süs bitkisi. (TS. Phlodentron. 572) . mavimsi mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. sulu. develik) bk. 2. mercümek + T. beyaz üzüm (DS. Limonium meyeri. 1. deve + Far. kabalak (TBAS. 571) devegözü: (< T. 286) deve mercimeği: (< T. deve + dikeni) Birleşikgillerden. ebegümeci (TBAS. deve + langır “çalkalama sesi. deve + çökerten) Kurak ve sert topraklı yerlerde yetişen. deve + kulağı) 40-90 cm yükseklikte. 90) deveşaplağı: (< T. 1-2 yıllık ve otsu bir bitki. deve + Far. ri taneli mısır (DS. deve + dişi) 1. 262”) bk. büyük taneli.291 deveçökerten: (< T. Nişanyan. -i) bk. 90) develik: (< T. 1441) deve elması: (< T. (TS. 90) develangır: (< T. kabuğu kalın ve sert siyah üzüm. ebegümeci (TBAS. çivit otu (TBAS. ri. IV. 1441) devegülü: (< T. Sarı.

-u) lkbaharda kırlarda yetişen. 608) Geç olgunlaşan.: devrianber) Ayçiçeği (DS. IV.Y. 623) Kuşkonmaz çiçeği (DS. kısa saplı bir çeşit buğday (DS.292 devetopalağı: (< T. devr-i ‘amel) Ayçiçeği (DS. 1453) dımışkı: (< öz. IV. 306. sarı renkli. yer elması gibi yumru kökleri olan yabani bir bitki (DS. IV. TBAS. (And. deve + topalağı) Kırlarda yetişen.. 1463) dıngıra: (< ? ) Zambak (DS. 1445) dığdığı: (< ses taklidi kelime. IV. XII. Gaz. IV. 1444) devriamber: (< Far. yaban armudu (DS. turb + T. Dimaş /Dimiş + î. sert bir kiraz çeşidi (DS. tere gibi baharlı olan yaprakları yenilebilen bir ot (DS. IV. 471) dırbalan: (< ? ) bk. is. dığdak. deve + Far. KMYA. IV. drágana. 1461. 91) . pembe renkli. (And. 217. IV. (DS. 1452. siyah renkli. Tietze. 209) dıngıl: (< dingil “ses taklidi”.. 694). sert bir çeşit üzüm (DS.Y.A. IV. III. Tietze. “< Dimaş /Dimiş Suriye’deki Şam şehrinin adı”. 1446. dıydıklı. kanlıca mantarı (TBAS. Tietze. dev(i)rinti) Leylâk ağacı (DS. üzüm) Erken olgunlaşan. MBTS. IV. 470) devrinti: (< T. Ağz. 1467. beyaz. 1442) devramel: (< Far. 607) ri taneli. 4484. uzun saplı. 91) dığrak: (< ? ) Erken olgunlaşan. Krş. Ağz. 1466) dıranı üzüm: (< ? dıranı + T.A. 1475. Krş. 1451.: deydikli.. tatlı ve uzunca bir üzüm (nebi dede). 1. 1465) dırağan: (< Yun.A. 1442) deveturpu: (< T. dızdığı) Ahlat. devr-i ‘anber). IV.

tiken < *tikgen < tik-.. 201. IV. 4762. diken + ağacı) Akasya (DS. 1480) dida: (< ? ) Tuzla yenilen bir çeşit ot (DS. Erz. 582. IV. 258. dibi + kara) Kalın kabuklu.A. ST AT. tiken) 1. 1479) dibikıllı: (< T. 299. GD AT. 106. diken + başı) bk. E A. ufak ve sık taneli bir çeşit üzüm (DS. DS. KYA. 1479) dibiz: (< ? ) Kuru soğan (DS. XII. 93. 175. (And. is. 48. 499. (And. (TS. 1482) diken: (< ET. 309. Krş.A. 672.293 dırı: (< ? ) Gül fidanına benzeyen dikenli bir çalı (DS. dikencik). 2. ardıca benzeyen bir çeşit ağaç (DS. IV. IV. 1. 208. . Ka. 3930.. 129. Tietze. EYAD. Ağz.: dikencük) Ufak taneleri olan. 9. yaprak. IV. topuz (TBAS. Dieffenbach) Yapraklarının güzelliği nedeniyle sera ve salonlarda yetiştirilen bir süs bitkisi. 23. 311. III. 91) dikencik: (< T. UA.Y. meyve kabuğu gibi bölümlerinde ve bazı hayvanların derisinde bulunan sert. ADYA. 77. 1486) dikenbaşı: (< T. 1481) difenbahya: (< öz. K AT. 339. Clauson. Gaz.Y. IV. 348. Ağz. 1469) dırik: (< ? ) Böğürtlen (EYAD. 259. IV. 93.A... AAT.A. X. 232) dibikara: (< T. DS. 59. III.: tikān. Bazı bitkilerin dal. 417. 144. 1486) . 615). IV. ucu sivri ve batıcı çıkıntılardan her biri. 1. 483. Nişanyan. Dikeni çok olan bitki (TS. AVA. OAAD. dibi + kıllı) Domates (DS. 137) diken ağacı: (< T. 581) diga: (< ? ) Yalnız ilkbaharda ekilen bir buğday çeşidi (DS.

Eren. dikenli + ? meyan) Bir iki metre yükseklikte. compositae (DS. Eski ve yeni diyalektlerde dudak olarak erin adının kullanıldığını görüyoruz. 582) dikenli acı ot: (< T. 91) diken dutu: (< T. Çelikleme yoluyla dikilen kavak ve söğüt fidanı. IV. karamuk (TBAS.294 diken çileği: (< T. yemek yapılan bir çeşit bitki (DS. 122”) Sarmaşık çiçeği (DS. 1491) . IV. 1486) dikenli ot: (< T. 482) 1. -u) Böğürtlen (TS. yeni dikişmiş fidan. dikenli + Ar. Clauson. diken + Far. 4. dikenli + acı + ot) bk. dilber + T. 1488) dilberdudağı: (< Far. 3. yeni sürgünlerinden de turşu. 1491) dilberdudak: (< Far. dilber + T. dikenli + ot) Cynara cardunculus. IV. tilkişen (TBAS. IV. diken + çileği) bk. 91) dikenli meyan: (< T. Doerfer’e göre Türkçe *tōtak biçiminden yola çıkmak gerekir. tūt + T. tüysü yapraklı çok yıllık bir bitki. 1. dudağı. diken + ucu) Meyvelerinden sakıza öz. erin’in de kökünü bilmiyoruz. 1491) dilberkirpiği: (< Far. IV. 91) dikme: (< T. dilber + T. Budanmış palamut ve meşe ağacı (DS. 1486) dikenucu: (< T. Glycyrrhiza echinata. dikme < tik-me. diken + üzümü) bk. “< dudak Eski Kıpçakçadan başlayarak kullanılır. 583) dikenli mısır: (< T. (TS. 1486) diken üzümü: (< T. Fidan. dudak) Nergis çiçeği (DS. böğürtlen (TBAS. 2. Türkçe dudak gibi. kirpiği) Nergis çiçeği (DS. IV. Fidanlıktan çıkmış ağaç. 1. miśr) Arpa şeklinde küçük taneli bir çeşit mısır (DS. IV. beyazımsı mor çiçekli.

1491) dildamak: (< T. 1495) dilkiboğan: (< T. Siyah ve uzun olan bir çeşit üzüm. 1495) dilkimen: (< T. DS. dimlit. IV. tilkimen) Ormanlarda yetişen. dimnit. 1495) dilkanatan: (< T. Ağz. dimrit. IV. tirimit) 1. mavimsi renkli bir çeşit mantar (DS. 1519. Yerken insanın dilini yakan. 2. Taneleri ufak olan bir çeşit zeytin (DS. diliçıkık (DS. IV. OAAD. 1495) dillice: (< T. diminitis.: dilkanadan) Sarmaşık gibi büyüyen. diliçıkık. dil + damak) 1. tillice) Yenilebilen bir çeşit mantar (DS. Kına çiçeği. dirnit. IV. (DS. dirmit. 1499) . dimnid. 3. üstü dikenli bir ot (DS. sarmaşık gibi ağaçlara sarılarak uzayan. IV. 621). Çok tatlı. dil < ET. dilidüdük). 1498) dimenit: (< Yun. uçlarından salata. IV. IV. Erken olgunlaşan bir çeşit siyah üzüm. dili + çıkık) Aslanağzı çiçeği (dildamak. 2. 620) En iyi cins buğday (DS. (And. diminitis. yemek yapılan yabani bir bitki (DS. 1492) dildoku: (< T. IV. Tietze. 3.: dimbit. (And. dili yakan bir çeşit kavun. 1494) dilidüdük: (< T. bk. 232) dilve: (< ? ) Kavun (DS. IV. 3938. IV. X. Burçak çiçeği (DS. DS. 1492) diliçıkık: (< T. Tietze. dili + düdük) bk. dil + kanatan). 1494) dilit: (< ? ) Taneleri irili ufaklı olan bir çeşit üzüm (DS. tilki + boğan) Kırmızı renkli. X. 3932) dilmit: (< Yun. 1498. til + buran) 1.295 dilburan: (< T. IV. IV. 2. IV. Ağz. susuz ve kekremsi tadı olan bir üzüm çeşidi (DS. dil + doku) Salep çiçeği (DS.

kara) Kök tarafında tüylü yaprakları olan. (TS. dipli + ? tura) Çobançantası bitkisi (DS. diş + budak. diş < ET. 189. II. 92. (And. -i) bk. IV. 602. Eren. 1503) dinge: (< ? ). K AT. TBAS.: dib. bādām + T. çırpı veya odunsu bitkiler (TS. 5. IV. IV. hilāl + T. Yer elması. delice (DS. < Yalnız Anadolu ve Balkan alanında kullanıldığı anlaşılıyor. dirlik + otu) Ölüme karşı ilaç olan sağlık otu (TaS. diş otu (TBAS. tüb. 599) dirlik otu: (< T. TaS. 611). Tietze. IV. Havuç. kerestesi sert ve değerli bir ağaç. Pancar ve kökü. 92) . şeker pancarı (DS. 40 m kadar yükselebilen. 629. 273. 176. kırmızı açan çiçekleri yavaş yavaş mavi ve mor renk alan. TaS. 1164) dipçin: (< T. 1. Ağz. BTS. 186. IV. 1343) diş hilali: (< T. tiş + Far. -i) Kabuğu ince olduğu için dişle kırılabilen bir badem türü (TS. Şalgam. EYAD. dipçin) Filiz (DS.296 dinep: (< ? ) Buğday tarlalarında yetişen ve arpaya benzeyen. 1510) diplitura: (< T. “sertliğinden dolayı dişe benzer”. diri + örtü) Ormanlık bölgelerde ağaçların altında yeşeren çalı. Fraxinus excelsior. 1. II. gösterişli. (And. kökü iltihaplı yaraların tedavisinde kullanılan bir bitki (DS. IV. Tietze. Ağz. 3. KBAYA. 1180) diş bademi: (< T. yenilirse insanı sersem eden bir bitki. 1511) diri örtü: (< T. diş + Ar. 1.: dingi) Fidan (DS. 1503) dip: (< ET. 1502) dingdingkara: (< ding ding “ses taklidi” + T. div) 1. 2. Lahana. GD AT. 1509. 602) dişbudak: (< T. 114) Zeytingillerden. 232. II. 4.

doğu + kayını) Doğu bölgelerinde yetişen bir tür kayın ağacı (TS.: diblek. 232. Clauson. tişi+çe. TaS. 1526) divlek: (< T. 92) dişlek darı: (< T. 1527. 233. TBAS. düklek. 2. IV. ufak kavun (DS. Krş.A. IV. 1. -u). EYAD. 115). ħarbuz + T. 132) dizi: (< T. 1531) dogrukara: (< T. BTS. düglek. 560”) Otundan faydalanmak için ekilen darı.297 dişice: (< T. (TS. düyülek. dişi + ? çöven) bk. 20–100 cm yükseklikte. 471. dövelek. “< ET. dülek.: Diyarbekir karpuzi) Diyarbakır karpuzu (DA. 1. Plumbago europea. Tietze. diş + otu) Diş otugillerden. çok yıllık. akdarı gibi bitkiler (DS. 1525) diş otu: (< T. düylek. divlik. diş + otu + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. 613) . beyaz çiçekli ve otsu bir bitki. IV. Eren. düğülek. IV. Kalın kabuklu. düzlek): 1. düvelek. örneği diş otu olan ve genellikle sıcak ve kurak yerlerde yetişen bitkilerden oluşan familya (TS. siyah küçük taneli ve tatlı. dizi. düyüleg. 1535) doğu kayını: (< T. divle. 1. II. divlek “Türkçeden Balkan dillerine de geçmiştir”. “< ET. IV. dişice. 92. 603) divdiv: (< div + div) Dikenli bir bitki (DS.Y. düğlek. dişlek + darı) ri taneli mısır (DS. IV. Ağz. 1302) Diyarbakır karpuzu: (< öz.. duvdak. 1615. (And. kurak ve çorak yerlerde yetişen. is. Olgun. 1523) dişi çöven: (< T. olgun kavun. 175) diş otugiller: (< T. OAAD. dayanıksız bir üzüm çeşidi (DS. doğru + kara) nce kabuklu. düvlek. Diyarbakır + Far. düğelek. 603. 634”) ncir (DS. çöven (TBAS. (And. Ağz. tizig.

1539) doğu mazısı: (< T.: tolaman) 1. 1540) dokuzbaşlı: (< T. IV. (And. IV. yaprakları uzun sürgünler üzerinde almaşık olarak dizili. 181) dokkuk: (< ? ) Lâle (DS. 93) dokuzdonlu: (< T. park ve bahçelerde yetiştirilen çalımsı bitkiler. dolaman). 35 m kadar boylanabilen. 93) dokuztepeli: (< T. 617) dolaşık ot: (< T. 1. her dem yeşil. TBAS. dokuz < ET. -i) Çamgiller familyasından. X. kozalakları 6-8 pullu. 621) . IV. 1543. 617) dolama otugiller: (< T. 93) dolaman: (< T. yaprakları tamamen yeşil. Ağz. -sı) Servigiller familyasından. (BTS. doğu + ? lâdin + T. (TS. dokuz + tepeli) bk. dolma + Yun. çiçekleri küçük. dolaşık + ot) Kır sarmaşığı (DS. iğne yapraklı. doğu + Far. 3952. 181) doğum: (< T. 1545) dolma biber: (< T. IV. (BTS. kozalakları aşağı sarkan. pipéri) Dolma yapmaya uygun. dolama + otu) Dolama otugillerden. 2. (And. Picea orientalis. akçöpleme (TBAS. 268) dolama otu: (< T. akçöpleme (TBAS. DS. Lâle (DS. yeşil veya beyaz bir bitki. 1. hanımeli (TBAS. Paronychia serpilifolia. tokuz/tokkuz + başlı) bk. Thuja orientalis. dolama + otu + -giller) ki çeneklilerden. doğum).: dugum) Frenk üzümü (DS. Ağz. māzū + T. dokuz + donlu) bk. büyük biber türü (TS. ana vatanı Çin olan.298 doğu lâdini: (< T. 1. ülkemizde Doğu Karadeniz bölgesinde yetişen bir ağaç türü. örnek bitkisi dolama otu olan ve içine kasık otunu da alan karanfilgillerin alt familyası (TS. Patatese benzeyen ve yenilebilen bir çeşit mantar.

–lı) Süs kavunu (DS. 4482. domatis. DS. Patlıcangillerden. 369. 113. dolma + otu) Dolma otugillerden. tamates. Paronychia serpilifolia. 1547) domalan: (< T. 197. keme. ETA. domáta + T. yağmurdan sonra çıkan ve yenilebilen bir bitki. DS. (TS. yer mantarı. 314. IV. 133. 204. tamatis. 1550. XII. -ça) Patates (DS. sarı çiçekleri salkım durumunda. 28. II. DS. DS. toprak içinde yumru biçiminde yetişen. domáta + T. ZBK A. dolu + börülcesi) Beyaz. 643). 1. Tietze. 1208) domatan: (< ? Yun. yaprakları tüylü. Tuber melanosporum. AAT. IV. 1. . 145. temetos. 4487) domatça: (< Yun. tamata. Ağz. 1549. 91. TaS. dombay + T. 221. 643). E A. çiçekleri küçük. AVA. domáta < t. tomatas.: tomalan) Asklı mantarlardan. 234.A. 1550) domates: (< Yun. 621) dolu börülcesi: (< T. 61. Lycopersion esculentum. 1533. (And. DS. tomata < sp. IV. XII. dolma + otu + -giller) ki çeneklilerden. ADYA. SA. 1. örnek bitkisi dolma otu olan ve içine kasık otunu da alan karanfilgillerin alt familyası (TS. 622. kırmızı ürünü için yetiştirilen bir bitki 2. XII. (TS. KBAYA. DS. 191) domaylı: (< Gürc. 183. domal-an. 4767. Salep (DS. 2. 252. 376. XII. Ağz. III. tomatis. 1550) . domate. T YA. KMYA. Yumru köklü bir çeşit bitki. domata. Tietze. 4736. Erz. yeşil veya beyaz bir bitki. IV. -an) 1. 171. 1. 132. (And. E A. 3875. KYA.. yuvarlak bir fasulye çeşidi (DS. 341. IV. domas. 114. X. IV. BTS. 43. tomatiz) 1. 621) dolma otugiller: (< T. 228. vitamince zengin. (TS. Bu bitkinin yenilen ürünü. DS.: domadız. 161. II. 622. domat. 370. 284. 312. tomata.299 dolma otu: (< T.

DS. IV. domuzağırşağı (TBAS. donuzbıtırağı) Uçları iğne gibi dikenli bir çeşit bitki. rizomlu. 623. -sı) Baklagiller familyasından. IV. Orta Türkçede ve Eski Kıpçakçada toŋuz biçimi geçer. Eski çağlardan başlayarak kullanılır. bir yıllık. TBAS. eriği) Kabuğu mor. Ağz. IV. 1556) domuz elması: (< T. (DS. 1555) domuz dikeni: (< T. Yumrulu. pembe veya beyaz çiçekli. (And. içi sarı renkli. domuz ayrık otu (TBAS. 1552) domuzağırşağı: (< T. beyaz veya mavi çiçekli. IV. dombay “yaban öküzü”. Xanthium strumarium compositae. dombay + T. Eren. çiçekleri etli otsu bir bitki (TS. 1. 93. domuz + ağırşakı. DS. domuz + Ar. Tietze. IV. domuz + ay(ı)rığı) bk. IV. domuz + eriği) Yabanî erik (DS. bā ilā + T. çok yıllık ve otsu bitkilerdir (TBAS. meyveleri suda kaynatıldıktan sonra yenen otsu bitkilerdir (TBAS. domuz + pıtrağı). 93) domuz ayrık otu: (< T.300 dombay: (< Gürc. 623. 1552) dombay eriği: (< Gürc. güzel kokulu. (TS. 183) domuzbıtırağı: (< T. 1562) .: domuzpıtrağı. 1555) domuz ayrığı: (< T. tarıma zararlı. Kökeni karışıktır. 643) Küçük ve yuvarlak bir çeşit hıyar (DS. toŋuz. iri bir çeşit erik (DS. domuz + ay(ı)rık + otu) Buğdaygillerden. şişman’ olarak kullanılan toŋ (> don) köküyle toŋuz adı arasındaki bağ üzerinde özel olarak durulmaya değer. BTS. çok yıllık ve otsu bir bir bitki. 92. 1. 94) domuz eriği: (< T. 118”) Cyclamen türlerine verilen genel ad. 93) domuz baklası: (< T. tüylü. domuz + elması) bk. Cynodon dactylon. domuz + dikeni) Yaprakları sapsız ve dikenli. semiz. “domuz < ET. Eski ve yeni diyalektlerde ‘yağlı.

domuzağırşağı (TBAS. 94) dongurak: (< T. Meyveler 10 mm kadar çapta ve parlak siyah renkli. domuz + otu) Kumsallarda ve kayalıklarda yetişen sarı çiçekli ot (TS. banjar + T. 223-229) domuz turpu: (< T. 1563) . -u) bk. lahano + T. domuz + kuyruğu) Beyaz tüylü. turb + T.301 domuzkuyruğu: (< T. 1557) domuz soğanı: (< T. IV. Muscari armeniacum. rizomlu ve beyaz çiçekli bir bitki. “< potuk ‘halk ağzı. 1560) doran: (< ? ) Mısır çiçeği (DS. 2525”) Yumru kökü yenilebilen yabani bir bitki (DS. ayı. 287) domuzpotulağı: (< T. köpek. domuz + üzümü) Çok yıllık. domuz + Far. -u) bk. büyük yabani bir ot (DS. 287) domuz otu: (< T. 94) domuz marulu: (< T. yılanyastığı (TBAS. yılanyastığı (TBAS. 1556) domuz lahanası: (< T. -sı) Yılanyastığı denilen bitki (DS. IV. (Duran. maruli + T. domuz + Erm. 3. domuz + Yun. domuz + potu(k)lağı. manda. dongurak) Domates (DS. domuz + soğanı) Çevredeki yaban hayatının bir parçası olan domuzlar bu bitkinin soğanlarını toprak altından çıkararak yemektedir. IV. 1556. domuz ve özellikle deve yavrusu’. IV. IV. (TBAS. otsu. Zehirli bir bitkidir. Domuzların bu bitki soğanlarını çok yemesinden dolayı bu isim verilmiştir. 623) domuz pancarı: (< T. MBTS. -ı) bk. TBAS. 1. 94) domuz üzümü: (< T. domuz + Yun. Actaea spicata.

Tietze. X. IV. IV. ince kabuklu. dere + T.: töngel) Muşmula (TS. 1. dökülcen) Bir çeşit kış elması (DS. 1594) dözdömbelek: (< ? ) Dikenli bir bitkinin kırmızı renkli ve yenilebilen meyvesi (DS. 1564) dor otu: (< Far. (TS. Ağz. 1574) dönbaba: (< T. IV. 3982) dövdes: (< ? ) Taze fasulye (DS. 95) döymeç otu: (< T. küçük yapraklı. IV. IV. sarmaşık (TBAS. topuz biçimindeki yapraklarının üst yüzeyi böcekleri yakalayan yapışkan tüyler ile örtülü otsu bir bitki. 639) . yaprakları söğüt yaprağından daha kalın olan meyvesiz bir ağaç (DS. 753) (And.) Droseragillerden. 94) dökülcen: (< T. dereotu (TBAS. DS. IV. IV. bābā) Turnagagası bitkisi (DS. otu) bk. dere + T. 1581) döngel: (< kökü belli değildir. 1. otu) bk. IV. 94) doru otu: (< Far. 633.302 doranı: (< ? ) Söğüt ağacına benzeyen. akparmak da denilen bir çeşit üzüm (TS. Ağz. 1592) döven otu: (< T. (And. 1541. 1594) drosera: (< Fr. döven + otu) Yakı otu (DS. DS. 1592) dövülmüş avrat otu: (< T. dön + Far. MBTS. 1. dereotu (TBAS. 1. IV. 1574) dökülgen: (< T. DS. ‘avret + T. dökülgen). otu) bk. dövülmüş + Ar. sarı çiçekli bir çeşit ot (DS. drosera < Yun. 653.: dökürgen) Beyaz. döymeç + otu) Yakı gibi kullanılan. Drosera rotundifolia. 630.

: dunbak) Kestane meyvesi (DS. IV.303 droseragiller: (< Fr. Ağz. (TS. 639) dudiye: (< Far. 94. dorak otu) bk. (And. 1563. az çiçekli bir çeşit ot (DS. dikenli. tul + Ar. Ağz. (And. troħílos. 1602) dumbak: (< ? ). BTS. otu) Birleşikgillerden. karanfilgillerden. Daphne mezereum. (And. IV. duman + otu) Baklagiller içinde çok çıkıp fideleri kurutan asalak bir ot (DS. 187) dulkarıgömleği: (< T. IV. 1595) duduli: (< EYun. IV. çalı görünüşünde. ebdāl + T. akarsu kenarlarında yetişen. TBAS. drosera + T. 1. 1. ŧūŧī + T. (TS. iki yıllık. ŧūŧīye). dul + Ar. çiçekleri güzel kokan. -giller) ki çeneklilerden. çok yıllık bir bitki. dul + karı + gömleği) Büyük yapraklı.: duduya) Yaylalarda. 1. 1602) durak otu: (< T. 95) . otu) Dulaptal otugillerin örnek bitkisi olan. ele alındığında çiçeği titreyen bir kır çiçeği (DS. 635) lkbaharda tarlalarda yetişen ve yemeği yapılan bir ot (DS. otsu ve kırmızı çiçekli bir bitki. 1. Kuzeydoğu Anadolu dağlarında yetişen. Tietze. bur(u)nu) Zeynibostan çiçeği (DS. ‘avret + T. 641) dulaptal otugiller: (< T. Ağz. ebdāl + T. 1595) duduburnu: (< Far. dereotu (DS. Arctium tomentosum. 30-60 cm yükseklikte. TBAS. dul < ET. dul + Ar. otu + -giller) Örnek bitkisi dulaptal otu olan. 641) dulavrat otu: (< T. 1598) duman otu: (< T. IV. 641. durak + otu). IV. IV. örnek bitkisi drosera olan bitki familyası (TS. 1595) dulaptal otu: (< T. 95.: donak otu. taçsız iki çeneklilerden bir familya (TS.

A. tuğ ‘örtü. UA. 500) dutgiller: (< Far. 95. Eren. KBAYA. kışın yapraklarını döken büyük ağaçlar. tūt. 1611) dut çöğürü: (< Far. halk arasında sıtma tedavisinde kullanılan bir bitki (DS. DS. K AT. EYA. manitari) bk. 13. kapak’ + -(a)k ‘küçültme eki’. 1613) duvaklıca: (< T. Türkçede tuğak biçimi duğak > duvak olarak gelişmiştir. tutulga < tutul-) Buğday tarlalarında yetişen. Gaz. Morus. X. tūd. 3997. < Far. IV. tūt + T. KMYA. TAYA. eriksi ya da küçük kapçık şeklinde. 188. duvaklıca. 206. 1606) dut: (< Far. 11. 685. 72. çöğür (TS. IV. BTS. 139. yaprak ve meyvesi için bütün Türkiye’de yetiştirilen. IV. 1605) durnacık: (< turna + T. tūt + T. tūt < Ar. 124”) Yenilebilen. duvaklı + Yun. 646. X. OAAD. 4015. -giller) Ağaç ya da çalı formunda olup. yapraklarıyla ipek böceği beslenen. 1614) duvaklı mantar: (< T. DS. E A. kuzey yarım kürenin genellikle ılıman bölgelerinde yetişen. 130. IV. (TS. 158. 665) Dutgillerden. çöğürü) bk. 233. 166. “< OT. 185. bazen taç yaprakları bulunmayan. tūt. evlek mantarı (TBAS. -cık) Parmak uzunluğunda yaprakları olan ve beyaz çiçek açan bir ot (DS. tohumu zehirli yabani bir bitki (DS. meyveleri fındıksı. 95) . IV..304 durçalak: (< T. dut. IV. tek evcikli. TBAS. incir ve benzeri cinsleri içine alan iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS. 132) duta elma: (< T. Tietze. BTS. Eren. 128. 124. 1. DA. 118. 188) dutulga: (< T. 208. lezzetli bir çeşit mantar (DS. tut-a + elma) Dalından elle koparılarak toplanan elma (DS. ST AT. dur + çalak) Devetabanına benzeyen. 1. 646. 1. 1605) durdabak: (< T. III. dur + da + bak) Fesleğen çeşidinden bir çiçek (DS. 350. ZBK A. EYAD.

bir veya çok yıllık. 1306) . BTS. düğün < ET. II. TBAS. sert ve derimsi. 652. 647. dīvār + Yun. düğmeli + ot) bk. sarmaşığı) Yaprak dökmeyen. düğmeli) Yapraklarının üzeri benekli olan ve çoğunlukla su kıyılarında bulunan. 96. çiçeklerini döktükten sonra meydana çıkan küçük meyveleri. 1. tırmanıcı ve zehirli bir bitki. Tietze. 647) dübe: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. 1622) düğmeli ot: (< T. IV. 1621) düğmeli: (< T. dīvār + T. Meşe ve çam palamudu (DS. yaprakları oval biçimde olan ve mavi renkli çiçek açan bir ot. IV. IV. gelincik (DS. 1622) düğün çiçeği: (< T. 281) duvar sarmaşığı: (< Far. dalak otu (TS. IV. IV. TBAS. 1618) düğem: (< T. Kara nohut kadar yuvarlak tohumu olan bir çeşit çayır otu (DS. dīvār + Ar. 188) duvar sedefi: (< Far. 95. 3. Kızıl ağaç meyvesi. 3. 1616) düdüllük: (< ? düdül + T. düğmecik “< ET. 1. 1. Ham incir. TaS. yapışkan otu (TBAS. 4. alt yüzü açık yeşil renkli. IV. tügme. tügün + çiçeği) Bazı çeşitleri süs bitkisi olarak yetiştirilen. Ekinlerin içinde biten. Leylak renginde ve kokusuz çiçekleri olan bir bitki. -i) bk. düğem < düğ-em) Çamgillerden meyveli bir çeşit ağaç (DS. meyvesi bezelye tanesi büyüklüğünde etli. (TS. vasilikon + T. ham meyve.305 duvar fesleğeni: (< Far. küçük çiçekli. Hedera helix. 2. Ağaçların. 1615) düdek: (< ? ) 1. IV. -lük) Özü yumuşak bir çeşit ağaç (DS. sarı veya morumsu siyah renkli. (TS. śadef + T. otsu ve genellikle parlak sarı çiçekli bitkiler. 669”) 1. -i) bk. 1620) düğmecik: (< T. gövde yaprakları saplı. çok yıllık. Ranunculus. hayvanlara yedirilen bir çeşit ot (DS. 2. üst yüzü koyu.

668. IV. ebecik + otu) Bir çeşit tarla otu (DS. Ağz. 669) Küçük karpuz (DS. Ham eriklerin arasından daha önce olgunlaşıp. güzeli) bk. V. IV.306 düğün çiçeğigiller: (< T. bazı türleri süs bitkisi olarak kullanılan. dünyā + T. 1640) düvülcek: (< T. IV. 1. Bir çeşit mantar (DS. IV. 1572) düğün yaprağı: (< T. ebe. 1625) dülekkazı: (< T. tüge. düzgülü) Beyzi taneli bir çeşit üzüm (DS. divlek + kazı) Bir çeşit küçük incir (DS. 1650) ebecik otu: (< T. dut gibi taneleri olan bitki (DS. 1646) -Eebe: (< ET. Nişanyan. düğün + otu). 96) dürme: (< T. (And. Tietze. düğün + yaprağı) Dere kenarlarında biten geniş yapraklı bir ot (DS. 189) düğün otu: (< T. 1642) düzgülü: (< T. düğün + çiçeği + -giller) ki çeneklilerden. IV. dürülü) Marul (DS. bir ya da çok yıllık. yaprakları parçalı ve karşılıklı dizilişli. otsu. ülkemizde ise 17 cins ve 180 kadar türle temsil edilen. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. V. aken ya da folikül meyveli. düğülcek < tüğülcek ?) Nar ağacının çiçeği (DS. nadiren bir eşeyli. yenebilen ekşi erik. BTS. dünyada 50 cins ve 1800 türle. dürme) Lahana (DS. IV. hermafrodit. 1652) . ışınsal ya da bilâteral simetrili. IV. nadiren çalımsı ya da tırmanıcı özellik gösteren bitkiler (TS. 1627) dünyagüzeli: (< Ar.: döğün otu) Yara işletmekte kullanılan yapraksız. 105) 1. 1634) dürülü: (< T. 2. 1637) düve: (< ET. şekerci boyası (TBAS. IV.

yaprakları sebze olarak kullanılan. V. mor çiçekli ve otsu bir bitki.A. V. ebegümeci + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. TBAS. (TS. ebem + ekşisi) Kuzukulağı (DS. ülkemizde 10 cinsle temsil edilen. 1654) ebembulguru: (< T.307 ebegümeci: (< T. 1657) . 1654) ebemekşisi: (< T. tavşan elması (TBAS. 5. ebeli) Yer elması (DS. V. 239. 1654. örnek bitkisi ebegümeci olan. V. pligúre + T. V. ebelik) 1. 2. V. 1. ebe + gümeci) Ebegümecigillerden. Tütüne benzeyen bir bitki. DS. çok yıllık. bir ya da çok yıllık. BTS. ebem + ? bülük) Yaprakları hindibaya benzeyen. 4. 1654) ebembükü: (< T. 1652. Ebegümeci. DS. -u) Bük üzümü (DS. ebe + kulağı) Kuzuların yediği küçük yapraklı bir ot (DS. Uzunca yassı yapraklı. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS. kendiliğinden yetişen. Yabani pancar. 97. 668. 1. 361. 191. 1653) ebeli: (< T. 1654) ebem ekmeği: (< T. 3. BTS. Malva siylvestris. Gaz. V. sapının dip tarafı kırmızı ve ekşi tatta. ETA. 97) ebembülük: (< T. 1654) ebelik: (< T. çiçekleri ilaç. sarı çiçek açan sütlü bir bitki (DS. AVA. II. V. Yaralara sarılan ve yarayı yumuşatmaya yarayan geniş yapraklı bitki (DS. V. TaS. 668. III. 1383) ebegümecigiller: (< T. yenilebilen bir kır bitkisi. ebem + ekmeği) Ebegümecine benzeyen bir bitki (DS. ebem + Yun. ebem + bükü) bk.. 246. 191) ebekulağı: (< T. III. V. 1654) ebişek: (< ? ) Bir çeşit mantar (DS.

V. 1819. 1651) ebzeköget: (< ? ) Yemişi olan bir ağaç (DS. V. XII. DS. 695) Isırgan otu (DS. Ağz. 689). 1675. Acorus calamus. eğecen). (And. 1. TBAS. III. (TS. is. -u) Kabakgillerden. 98) . eğece) Buğdaygiller familyasından bir çeşit kılçıklı bitki (DS. eğilcen) Çayır cinsinden bir ot (DS. Bir cins ot (DS. V.: eğnik) bk. Ağz. (TS. eğilce) Arpa başağına benzeyen bir ot (DS. V. Tietze. Citrullus colocynthis. “< Yun. V. V. evelik) bk. Ağz. 1672) eğinç: (< Erm. 668.308 ebucehil karpuzu: (< öz. karın ağrısını iyi etmek için kullanılan. ákoron + T. 2. 98. 1678) eğir kökü: (< Yun. ħarbuz + T. Tietze. ishal yapıcı bir bitki. ákoron. çok yıllık. 2509) eğilce: (< T. VII. egic. Tietze. Ağz. VII. 1659) eci bücü: (< ? eci + bücü) Kırda kendi kendine yetişen ve yenebilen bir ot (DS. 1667. afáki + T. otsu ve rizomlu bir su bitkisi. V. 676. (And. 50-125 cm yüksekliğinde. Ebūcehil + Far. iğecen) Büyüyüp kuruyunca tohumları iğne gibi insanın üstüne sıvışan bir çeşit çayır otu (DS. 1667. otu).: eyecen. havacıva (TBAS. V. afáki. 1675) eğecen: (< T. 695) Dere ve durgun su kenarlarında yetişen. eğ(i)lik). 1655. (And. 2510) eğilcen: (< T. 4499) eğece: (< T. (And. efelik otu. efek (DS.: efelek otu. efeng) 1. 1805. DS. 1395) eğlik: (< T. 1668) efek otu: (< Yun. fiğ. 1661) efek: (< Yun. TaS.: ebenk. elma büyüklüğündeki meyvesi çok acı ve iç sürdürücü. Yabanî yonca. 1. DS. kökü. V.

223-229) eğri kestane: (< T.: eylentü.309 eğlim: (< T. 678) eğri: (< T. III. 4491) eğrim: (< T. eğrilce) Kuruduğunda insanları kaşındırarak rahatsız eden. eğ(i)lim) Domates (DS. DS. çok yıllık. Driopteris flix-mas. kastania) Havlican (TaS. eğri + Yun. 1403) eğrilce: (< T. eğrelti + otu + -giller) Damarlı çiçeksizlerden. 1408) . V. V. TBAS. 1. (TS. eğri + boyun) Bitkinin gelişme dönemindeki taze uç sürgünleri eğilmektedir. çiçeksiz ve otsu bir bitki. eğri + yavşan) Lavanta çiçeği (DS. kumlu yerlerde yetişen. 1684) eğrilcen otu: (< T. 150 cm kadar yükselebilen. 4491) eğrelti otu: (< T. ekin) Buğday (TaS. XII. 98. V. bir çeşit kır bitkisi (DS. 1825) eğrelti otugiller: (< T. tıpta bağırsak kurtlarını düşürmek için kullanılan. 678. eğrilcen + otu) ğneli tohumlu. saçak köklü bir çeşit ot (DS. V. III. 1683) eğriboyun: (< T. eğrim) Domates (DS. V. 1. 1685) eğri yavşan: (< T. (Duran. 104. 1694) ekin: (< T. Ağz. (And. eğri) Sarı çiçek açan kısa boylu bir ağaç (DS. eğrelti + otu). Boynu bükük bir görünüm arz etmesinden dolayı “eğri boyun” adı verilmiştir. örneği eğrelti otu olan bir bitki topluluğu (TS. 1686) ekır: (< ? ) Çam ağacına benzeyen zehirli bir çeşit ağaç (DS. eyraltu) Eğrelti otugillerden. Isatis tinctoria. V. XII.

687) ekşikulak: (< T. ħamīr) Ekinlerin içinde yetişen ve yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. Artocarpus incisa. sulu ve iri taneli bir çeşit üzüm. (TS. V. 704) Limon (DS. Siyah. besleyici bir bitki. (Duran. meyvesi beyaz etli ve biraz unlu. 683) ekşi: (< ET. iri ve ekşi karadut (DS. 1. sulu ve şeker oranı düşük bir elma (TS. sıcak ülkelerde yetişen. 1. 1. ekşilice) Sarı renkli. huni biçiminde. ekşi + Yun. ekşi + elma) Sert. kerasi) Vişne (TS. 686) ekşi hamur: (< T. 1. Büyük. 1698) ekşi elma: (< T. 1. III. -u) Meyvelerinin olgunlaşması ile ekinlerin biçilmesi aynı döneme rastladığından “ekin dudu” adını alan bir bitki. 687) ekşilice: (< T. 681) eklemik: (< T. 1. soğan köklü bir bitki (DS. ekşice) lkbaharda kurak yerlerde biten ekşi bir ot (DS. 1698) ekşice: (< T. ekşig. -sı) Gevrek ve sulu bir tür ayva (TS. 98) ekmek ağacı: (< T. ekli + ot) bk. 1411) ekli ot: (< T. 683) ekmek ayvası: (< T. Tietze. 162) ekşikara: (< T. ek + kök) Sapın yanlarından çıkan ince kök (TS. ābiyā + T. sulu. ekmek + ağacı) Dutgillerden. ekmek + Far. 2. 1698) ekşi kiraz: (< T. Morus nigra. tūt + T. ekşi + kara) 1. atkuyruğu (TBAS. ekşi + kulak) hlk. 1699) . 223-229) ek kök: (< T. V. I. V. eklemik) Sarmaşık denilen ot (TaS. V. ekşi + Ar.310 ekin dudu: (< T. siyah. Kuzukulağı (TS. ekin + Far.

1689) ekşi limon: (< T. yapraklarında kuzukulağı asidi bulunan bir bitki familyası (TS. ala + göz) Çiğdemgillerden yumrusu yenen bir çeşit çiçek (DS. kuzukulağı (TBAS. üzümü) bk. V. 687) ekşiza: (< T.311 ekşilik: (< T. 704) bk. (DS.+ -mik. ekşi + yonca + -giller) ki çeneklilerden. 1689) ekşi ot: (< T. V. ekşimen) Yeşil köklü ve yuvarlak yapraklı mayhoş bir bitki (DS. (ekşioğlak). kuzukulağı (TBAS. V. 1707) eldaş üzümü: (< T. V. 687) ekşimcik: (< T. ekşi + ? yonca) Ekşi yoncagillerden. 1707) eldirek: (< ? ) Taneleri küçük. 1702) eldaş: (< T. yenmeyen bir çeşit ot (DS. ekşimcik) bk. XII. 1699) ekşimik: (< ekşi. līmūn / Ar. 687. (DS. V. el + daş + T. ekşi + ot) Çiğ olarak yenilen bir çeşit ot (DS. yumuşak. 1. V. ekşice ?) Ekşi. 1708) . V. rengi esmer bir çeşit buğday (DS. Oxalis acetosella. 192) ekşimen: (< T. çok yıllık otsu ve beyaz çiçekli bir bitki. ekşilik) Yeşil köklü ve yuvarlak yapraklı mayhoş bir bitki. (TS. ekşilik (DS. 4492) elâgöz: (< T. eldaş (DS. TBAS. 192) ekşioğlak: (< T. leymūn) Ekşiliği fazla olan ham limon (TS. ekşi + oğlak) bk. el + daş ?) Bir çeşit üzüm (eldaş üzümü). V. 1. 1700) ekşi yonca: (< T. 1. 99) ekşi yoncagiller: (< T. Tietze. ekşi + Far.

Eski Kıpçakçada da alma olarak geçer. ufak çekirdekli meyvesi. 125. 10 m kadar yükselebilen. onun alfiilinden geldiğine inanan halk etimolojisi de bulunmaktadır. el + kurtaran) Kökü çövene benzeyen. V. 226. 1719) elkurtaran: (< T. 703. el + duran) 1. 1719) elma: (< elmanın menşeini Hint-Avrupa dillerine dayandıran görüşler dışında. EYAD. 202. V. II. 51. 99. TBAS. DS. 183. 200. Erz. 134. 217. 23.A. 1. 114. Tietze. V. yoncaya benzer bir ot (DS. KYA. 92. Eski kaynaklarda ve yerel ağızlarda alma olarak kullanılır. TaS. E A. (And. 218.312 elduran: (< T.. Krş. 2. 182. V. 70. 266.Y. kokusu hoş. V. Eren. 79. 108) . 20. 1709) elibayır: (< T. K AT. -sı) Ormanlarda yetişen. . Ka. elik + ? yonca + T. 1708) eldüren: (< T. 147. 29.Y. 243. AAT. V. el + kovan) Leylak (DS. GD AT. UA. Pirus malus. < alma/elma ‘bazı araştırıcılara göre Türkçeye eski bir zamanda girmiş bir Hint-Avrupa kelimesi’. Orta Türkçede almıla. 1715) elik yoncası: (< T. 48. < Kökenini bilmiyoruz. T YA.: alma) Gülgillerden. kırmızıdan yeşile kadar türlü renkte. 187. ETA. el + düren) Kaynatılıp ağrıyan yerlere sıcak sıcak sarılmak suretiyle. AVA. lapa yapılarak çıbanları oldurmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS.A. 12. Bayramlarda kabir taşlarına bağlanması görenek olan bir çiçek (DS. KBAYA. K A. 135. 218. 1717) elite: (< ? ) Bizlengiç de denilen bir çiçek (DS.. Şen. III. Dağlarda yetişen ve çayı pişirilen bir çeşit ot. 157).. OAAD. 304. 266. 571-578.A. halk arasında ilâç olarak kullanılan bir çeşit bitki (DS. I. 1718) elkoğan: (< T. ST AT. 19. eflatun çiçekli. 133. çiçekleri pembe veya beyaz bir ağaç ve bu ağacın kabuğu parlak. (TS. tadı ekşi veya tatlı. BTS. DA. 62. 127. Moğolca alima biçimi Türkçeden alınmıştır. eli + ? bayır) Bir çeşit buğday (DS. sert. I. dokusu gevrek. 199. Ağz. V. ZBK A. Türkçede alma biçiminin elma’ya çevrildiği göze çarpıyor. 493. 88.

V. V. 3.313 elmacık: (< T. Tietze. tavşan kirazı (TBAS. 1725) elma çalısı: (< T. (And. 722) 1. emrāz) Çayır otları arasında bulunan dikenli bir ot (DS. 714”) Ballıbaba denilen bir çeşit bitki (DS. “< ET. 1736) emriz: (< Ar. 1726. 1. 715. elmacık) Bir çeşit bitki (DS. lezzetli. 1731) emen: (emen/emmen < Yun. elmelik ?). endomē’. Ağz. 1725) elmelik: (< Ar. em-. emecen. Ağz. 2. DS. endir-ek ? + ağacı) Kabuğu ve meyvesi kırmızı olan. elma + çalısı) ri. Tietze. is. 1733) emesken: (< ? ) Bir çeşit siyah küçük erik. emüz. 719”). V. Emir + sulŧān) Yeşil soğan (DS. Tietze. emr) bk. Meşe ağacı. 2. V. 703) emecen: (< T. fındık kadar meyveleri olan. V. mürdüm eriği (DS. emr + öz. 1734) emir: (< Ar.+ -ik. (And. pelit (DS. V. 262) emirali: (< Ar. “< ET. V. 100. V.: ilemelik) 1. is. ada çayı da denilen bir bitki (DS. 1736) emirsultan: (< öz. 1747) . Dişbudak ağacı. emzik + otu. V. 1742) endirek ağacı: (< T. Yaban çitlembiği (DS. sarı renkli bir çeşit üzüm (DS. yaz kış dökülmeyen bir çeşit ağaç (DS. VII. Semiz otu. 2519) eltieltiyeküstü: (< elti eltiye küstü) Bir tür bitki (TS. 1741) emzik otu: (< T.: emzük otu) Onosma türlerine verilen genel ad (TBAS. DS. yaprağı ayva yaprağına benzeyip. V. Ali) Kışa kadar saklanabilen. V. Palamut meyvesi.

yumru kökü meyve gibi yenilen bir çeşit bitki (DS. 859) Bir tür yaban mersini. 857). 723. 4496) eneç: (< T. endürüz) 1. 713. 1. 725. 1670) engerek otu: (< ? engerek + T. 115. Tietze. Tietze. V. V. 2. V. 4496) enek memesi: (< T. türleri süs bitkisi olarak yetiştirilen. “< engil üzüm çubuklarının ince ve uzun dalları”) Ak buğday (DS. Ağz. sebze olarak kullanılan. yaprakları sert tüylü bir ot. enek + ağacı) Uzun yapraklı. eŋek. Nişanyan. çok yıllık. Akasya ağacı (DS. (And. 135) Birleşikgillerden. 723) Sarmaşık şeklinde. V. otu) Hodangillerden. V. 1761) epsemye: (< ? ) Şeker pancarı (DS. 1749) enfiye: (< Ar. 204) enir: (< kökü belli değildir. Ruscus aculeatus. engilli ? + buğday. 1747. V. yenilebilen bir çeşit ot (DS. 1. eneç < en + eç. 1760) ensin: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS. V. MBTS. MBTS.: endiriz. 1754) enginar: (< Yun.: efiye) Güzel kokusu olan bir çiçek ve ot (DS. MBTS. Echium vulgare. 1. Eren. (And. dikenli bir kültür bitkisi. 1. (TS. 1. (And. Ağz. 836) Kuru fasulye (DS. Cynara scolymus.314 endirez: (< ? ).: ennemene) Bir çeşit mantar (DS. Ağz. Tietze. 1747) enek: (< ET. XII. Yabanî kiraz. (TS. enfiyye. ankinára. XII. DS. 714) ennimene: (< ? ). V. (TS. 713) engili buğday: (< T. 1. 1764) . BTS.

V. erken olgunlaşan bir çeşit üzüm (DS. V. DS.: eremeki) Kendi kendine biten bir çeşit bitki (DS. 1765) erelik: (< T. ires. 100) ergan üzümü: (< T. (And. V. 1766) erez: (< Yun. ergen) Kızılcık (DS. 1774) ergenkirez: (< T. 730) Mantar (DS. V. eren) bk. ergil) Muşmula. 1764) ereğil otu: (< ? ereğil + T. 1768) . apsída. erenler + çiçeği) Kekik gibi kokan bir çiçek (DS. döngel (DS. V. erekleme) Yabanî semiz otu (DS. -i) Reyhan çiçeği (DS. 733). 1768) ergen perçemi: (< T. Tietze. 1768. ergen + üzümü) Küçük siyah taneli. V. 1767) ergen: (< T. ergen + Far. Ağz. 1766. 1768) ergil: (< T. V. V. istendiği zaman yaprakları sarılarak yenen bir çeşit ot (DS. otu) Havuç (DS. beyaz taneli bir çeşit üzüm (DS. ere(k)lik) Yaprakları şeker pancarı yaprağına benzeyen.: eres) bk. Ağz.: erkenet) Kırmızı saplı. 1767) ergenet: (< ? ). kerasi) bk. Tietze. V. V. perçem + T. seyrek ve top top biten. ergen (DS. (And. ergen + Yun. 1767) erenler çiçeği: (< T. 1765) erekmek: (< ? ). V. V. 1765) eren: (< T. 4497) erekleme: (< T. ergen (DS. XII. Ağz.315 epsit: (< Yun. V. (And. delice (TBAS.

Batı ve Güney Anadolu’da doğal olarak yayılış gösteren. 737. kalın kabuklu üzüm (DS. DS. 719. 1774) . V. 101. IX. 207. 69. tek ve sert çekirdekli yemişi. (TS. 210. < Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. 318. “ET. Yaprakları şerit şeklinde. 719. 1. 448) erkek ağaç: (< T. Clauson. 139) erişte: (< Far. ST AT. kayısı. 733. Tietze. 99. 253. Nişanyan. ZBK A. 865) Baklagillerden. AAT. (TS. TBAS. 1. Cercis siliquastrum. III. 1. erkeç üç dört yaşlarında enenmiş erkek keçi. (TBAS. eruk. ısırgan (TBAS. eti sulu. 222. DS. örük) Gülgillerden. 137). erkek + ağaç) Yemiş vermeyen ağaç (TaS. BTS. DS. 1714) erguvangiller: (< Far. rīşte. V. Orta Türkçede erük olarak geçer. 1. Ağz. Tietze. kışın yapraklarını döken. 2-10 m yükseklikte. er avān + T. 735”) bk. yapraklarını döken. 1778. ETA. Grunus domestica. Türkçeden Moğolcaya erük olarak geçmiştir. MBTS. -giller) Almaşık yapraklı ağaç familyası (TS. 271. V. çayır melikesi (TS. erinç) bk. erik gibi yemişlere verilen ortak bir addır. 118) Rizomlu ve çok yıllık bir deniz bitkisidir. 97. 719) erik: (< ET. 1. 720) erinç: (< T. DA. (And. 1. E A. KMYA. K AT. 246. 189) erika: (< ? ) Süpürge otu (TS.: eriyh. V. 231. Kaşgarlı Mahmut’a göre şeftali. K A. beyaz çiçekli bir ağaç ve bu ağacın kabuğu ince. 1773) erkeçsakalı: (< T. er avān. T YA. 3352. 1502) erkek üzüm: (< T. 100. 155. erkeç + sakalı. erkek + üzüm) Şırası az çıkan. Posidonia oceanica. Nişanyan. 1 cm kadar genişlikte ve 50 cm kadar uzunluktadır. erük. GD AT. Eren. 343. 118. 277. mora kadar türlü renkte. TBAS. mayhoş veya tatlı. II. 87. güzel bir süs ağacı. DS. sarıdan kırmızıya. BTS. 342. erük. eflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan. 209. 101. Tietze. 367.316 erguvan: (< Far.

-sı.317 erkurtaran: (< T. is. Ermeni + Ar. erşün. renkli esmer su yosunları (TS. V. Frenk kimyonu (TBAS. V. 731) eşek baklası: (< T. V. Pedersen’e göre Ermeniceden alınmıştır. er + yeten) Beyaz incirden daha büyük ve sivrice. 325) Bir çeşit güzel kokulu bitki (DS. eşyek olarak geçer. 101) ersin: (< EAT. -u) bk. 729) esrar otu: (< Ar. eş sözünün –gek. (TBAS. V. V. ersin. 1778) esbalı: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. bā ilā + T. 102) eşekcuğa: (< T. V. -ek küçültme ekiyle yapılmış bir türev olduğunu yazmıştır. 1789) eşek çıtlığı: (< T. -ları) Şeritleri bölmeli. koyu ve alaca renkli büyük bir çeşit fasulye (DS. Orta Türkçede eşgek. eşek + ? baldıran + T. beyaz çiçekli ve tüysü yapraklı bir bitki. eşek + Ar. otsu. esmer + T. 101) Ermeni kimyonu: (< öz. 1778) esmer su yosunları: (< Ar. kısamahmut otu (TBAS. yeşil renkli bir cins incir (DS. kalın rizomlu. 1. Bang ve Clauson. “< eşek Eski çağlardan başlayarak kullanılır (eşgek). asrār + T. eşek + ? cuğa) Mantar denilen bitki (DS. kemmūn + T. I. 138-139”) Bakladan küçük. Kökeni karışıktır. ersün. su + ? yosun + T. Eren. 1. 1789) eşek baldıranı: (< T. otu) Hint keneviri (TS. 1789) . Lecokia cretica. Gülensoy. -ı) Çok yıllık. Eski Kıpçakçada eşek biçimi kullanılır. 1777) eryeten: (< T. eşek + çıtlığı) Düzgün kamış gibi yetişen bir çeşit ot (DS. Doerfer eşek sözünün büyük bir olasılıkla Türkçe bir türev olduğunu dile getirmiştir. er + kurtaran) bk.

yabani. 1789) eşek gevreği: (< T. 102) eşek inciri: (< T. dalları dikenli bir bitki (DS. -ı) Kabakgillerden. V. eşek helvası (DS. eşek + gevreği) bk. V. DS. 1789) eşek kömürdeği: (< T. V. eşek + eriği) Uçları sivri ve uzun bir çeşit yeşil erik (DS. 1789) eşek eriği: (< T. 1789) eşek kalkanı: (< T. 1789) eşek kangalı: (< T. eşek kömürdeği (DS. eşek + közlemesi) bk.318 eşek dikeni: (< T. 102) eşek gülü: (< T. ayı gülü (TBAS. kenger + T. 734. iki yıllık. -i) Meyvesi yenmeyen yabani incir (DS. 1789) eşek közlemesi: (< T. TBAS. 1789) eşek hıyarı: (< T. (TS. 1789) . -ı) bk. 1789) eşek elması: (< T. eşek + kalkanı) bk. Ecballıum elaterium. encīr + T. eşek + Far. -i) Kökü tatlı. karalahana büyüklüğünde. eşek + ? kangal + T. ĥalvā + T. 734. çok yıllık. eşek + Far. -ü) bk. 102) eşek helvası: (< T. Onopordum tauricum. V. V. sarı çiçekli ve otsu bir bitki. tırmanıcı. lezzetsiz bir çeşit elma (DS. 1789) eşek kengeri: (< T. 102. TBAS. ħiyār + T. V. V. eşek + Far. V. otsu bir bitkidir. eşek + elması) Yazın yetişen. eşek + Far. gul + T. eşek + Ar. dikenli ve pembe çiçekli. 1. (TS. V. eşek marulu (TBAS. eşek + dikeni) 60-100 cm yükseklikte. 1. V. -sı) Enginara benzer bir çeşit bitki (DS. eşek kengeri (DS. eşek + kömürdeği) Eşeklerin çok yediği bir çeşit ot (DS.

beyaz papatya (TBAS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. kuşekmeği (TBAS. eşek + otu) Evliya otu (TS. DS. -u) Maydanozgillerden. 103) eşek maydanozu: (< T. süsen (TBAS. navruz (TBAS. 734) eşek memesi: (< T. matutak + T. 103. (TBAS. eşek + memesi) ri taneli. 103) eşek madımağı: (< T. 1790) eşek yağırı: (< T. makedonesi + T. Anthriscus silvestrisis. bir veya iki yıllık. -u) bk. eşek + Yun. 1. eşek + Far. (TS. iki yıllık otsu bir bitki. soluk sarı çiçekli. Melilotus officinalis. V. eşek + Far. eşek + ? yonca + T. 1790) eşek turpu: (< T. (TS. V. 40-250 cm yükseklikte. 1. 103) eşek marulu: (< T. bir veya iki yıllık. -sı) Ekin tarlalarında yetişen. 1790) . V. papadia + T. 103) eşek otu: (< T. eşek + yağırı) Meşe ağaçlarının kabuklu ceviz büyüklüğünde. 1. çiçekleri boyar madde olarak kullanılan. eşek + kulağı) Karakafes (TS. sütlü ve otsu bir bitkidir. 103) eşektırnağı: (< T. V. eşek + Yun. 1. eşek + Erm. 734) eşek lâlesi: (< T. V. oval bir çeşit siyah üzüm (DS. 1790) eşek yoncası: (< T. 734. lāle + T. eşek + Far. 1789) eşek navruzu: (< T. nevrūz + T. 734) eşek papatyası: (< T. eşek + Yun. -si) bk. -ı) bk. -u) 10-150 cm yükseklikte.319 eşekkulağı: (< T. -u) Hardal denilen ot (DS. Sonchus oleraceus. maruli + T. turb + T. eşek + tırnağı) Kesildiğinde süt gibi sıvı çıkaran bir çeşit ot (DS. -sı) bk. siyaha yakın renkte olan meyvesi (DS. TBAS.

104) evlenme çiçeği: (< T. V. 587) . et + erik) Çok tatlı ve kırmızı renkli bir çeşit erik (DS. 1800) evcikıran: (< T. ten + T. 38) et şeftalisi: (< T. et + üzümü) Dolgun. V. yeşil renkli bir çeşit elma (DS. yaprakları ve sapları kalın bitki (TS. II. ayı mantarı (TBAS. 1800) et üzümü: (< T. -ı) Agaricus türlerine verilen genel ad. mīva) Ortası etli ve sulu olan yemiş (TS. sulu üzüm (DS. hafif buruk lezzetli bir erik çeşidi (DS. 741) etli meyve: (< T. 4499) et elması: (< T. et + Far. -si) Eti çekirdeğinden ayrılmayan bir şeftali türü. evci + kıran) Çok zehirli. Çayır ve otlaklarda gruplar hâlinde yetişen ve yenen mantar türleri (TBAS. -ı) bk. V.320 eşemene: (< ? ) Yabanıl kavun (DS. beyaz renkli bir çeşit mantar (DS. et + Yun. 1. 1801) evlek mantarı: (< Yun. 1. 4498) eşi: (< ? ) Nemli yerlerde biten bir çeşit ot (DS. V. şeft-ālū + T. V. etli + Far. XII. (TS. 1797) eterik: (< T. XII. 1792) eşşekganağı: (< T. manitari + T. -i + eriği) Pembe ve yeşil renkli. manitari + T. avláki + Yun. et + elması) Yazın yetişen. evlenme + çiçeği) bk. V. etli + bitki) Kurak ortamda yaşayan ve dokuları içinde bol su depo eden. bazin (DS. et + Far. eşek + kanağı) Bir çeşit bitki (DS. 742) etteni eriği: (< T. Prunus persica duracina. 1. 1798) etli bitki: (< T. 741) et mantarı: (< T.

V. 1841) fare dikeni: (< Ar. 1829) ezgin: (< T. 172) ezine: (< ? ) Bezelye (DS. V. otu) Baklagillerden. V. 74) evrümçevrüm: (< T. 1831) fakfakı: (< fak + fakı ?) ri ve sulu zerdali (DS. 1830) -Ffadine: (< ? ) Kışlık kavun (DS. hayvanlara yedirilmek için ekilen bir bitki (eşek otu). ezgin) bk. ezertere) Anason (DS. 1821) eysebak: (< iyi + ise + bak) ri taneli bir çeşit üzüm (DS. 1814) eyilcan otu: (< T. evren + Far.321 evliya otu: (< Ar. 1827) eyşi gece: (< T. Ağz. V. V. V. Onobrychis. tavşan kirazı (TBAS. 1. gul + T. 747) evratı: (< T. ekşi + gece) Bir çeşit ekşi ot (DS. keten (TBAS. 106) . eğrelti) Eğrelti otu (DS. 1828) ezgil: (< T. (TS. dikeni) bk. V. V. eğilcen + otu) Sulak yerlerde yetişen bir çeşit ot (DS. V. ak sarmaşık (TaS. 1827) ezeltere: (< ? ). V. fāre + T.: ezentere. evliyā + T. -ü) bk. ev(i)rim + çev(i)rim) Papatya (DS. I. (And. 1831) falemin: (< ? ) Buğday (DS. ezgil) Muşmula (DS. V. 1813) evren gülü: (< T. ezertene. 1830) ezzezze: (< ? ) Çayırlarda olan karahindiba bitkisi (DS. V.

XII. 1. pembe ya da mor çiçekli. 1. 243. III. meyveleri legümen tipte. 129. fasuliya. tohumu kuş yemi olarak kullanılan. 301. 240.Y. fasülye. fāre + T. 106) fatmaşal: (< öz. 1840) favli: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. 474. fasilya. 127. . otsu ve çıplak bitkilerdir. 381. 100.. III. 1840) favlak: (< ? ) Yeşil kabuklu ceviz (DS. ayrı taç yapraklı çiçekli bitkiler familyası (TS. otu) Sütleğengillerden. 234.A. Ağz. V. fosüla) Baklagiller familyasından. beyaz. 273. saçı) bk. 222. is. horoz gibi birçok türleri bulunan. AAT. otsu ve tırmanıcı bir bitki. fasile. (And. 53. 1. Phaseolus vulgaris. 4505. bir yıllık. iki çenekli. E A. 113. BÜYA. 1837) fasulye: (< Yun. V. TBAS. 154. 761. 247. ETA. 150. TAYA. 170. T YA. ADYA.: fasılya. fasulia + T.322 farekulağı: (< Ar. -giller) Kapalı tohumlu. çalı. 390.A. fat ?) Zakkum ağacı (DS. 109. V. is. 227. Erz. V. 273. 764. II. 319. ZBK A. 106) fare otu: (< Ar. fasulia = EYun. KYA.. 213. DS. Fatma + Far. 135. şāl) Uzun bir sap üzerinde sıra ile gittikçe küçülerek çiçek açan bir çiçek (DS. fasulya. KBAYA. 221.Y. 1. 109. tohumları fare zehiri olarak kullanılan bir bitki (TS. KMYA. SA. AA. 267. 163. kulağı) Çuha çiçeğigillerden. V. 1840) fattak: (< Ar. 127). (TS. K AT. taze ve kuru sebze olarak yenen. mavi çiçekli. BTS. 111. 42. 761) farşak: (< ? ) Kalın kabuklu üzüm (DS. fāre + T.A. Anagallis. Gaz. Krş. fasēlos.A. venüssaçı (TBAS. Fatma + T. V. 764) fatmasaçı: (< öz. bir yıllık. fasille. 1838. 1840) . Ayşe kadın. Nişanyan. barbunya. (TS. 129. çiçekleri mavi veya kırmızı renkli. Ka.. 12. DS. 164) fasulyegiller: (< Yun..

1848.323 felika: (< ? ) Çiçeksiz lahana (DS. (TS. is. TBAS. (TBAS. iki yıllık. er dişi. çi + tarağı) 2 m kadar bir boya erişebilen. ferį k. 769) fenerit üzümü: (< ? fenerit + T. Eren. 1845) ferik: (< Ar. V. iki ya da çok yıllık. park ve bahçelerde süs için kullanılan iri gövdeli bir bitki. 775. 1. üzümü) Kırmızı renkli. 939) Taze fasulye (DS. 771) feren: (< ? ) Lahana (DS. portugal + T. Ocimum basilicum. -ı) Fenike ve yöresinde yetiştirilen sulu ve kokulu bir tür portakal (TS. 223) fesleğen: (< Yun. 106) fesçitarağıgiller: (< öz. basilikos < basileus. 1846) fesçitarağı: (< öz. 106. 1. 4502) feliks: (< Lat. 10-40 cm yükseklikte. çanak yaprakları 5-10 tane. DS. taç yaprakları 4-5 parçalı olan. (TS. aken tipi meyveleri olan. otsu. yaprakları güzel kokulu. bir yıllık ve otsu bir süs bitkisi. otsu. nadiren çalımsı bitkiler (BTS. ovaryum alt durumlu. is. 1843) Fenike portakalı: (< öz. Nişanyan. is. 144) Ballıbabagillerden. V. vasilikon < vasilikos = EYun. V. 130. beyaz veya pembe çiçekli. Arapça yoluyla Rumca vasilikon’dan geldiği anlaşılıyor. Dipsacus laciniatus. beyaz veya soluk pembe çiçekli bir bitkidir. Fenike + Fr. Akdeniz ülkelerinde yetişen. ülkemizde 10 cins ve 200 kadar türle temsil edilen. Fes “Fas ülkesi” + T. TaS. dikenli. V. 3193) . V. 1. MBTS. Fes + T. XII. şaraplık bir çeşit üzüm (DS. -çi + tarağı + -giller) Yaprakları karşılıklı ya da dairesel dizilişli. ince kabuklu. çiçekleri toplu hâlde ve bir simetrili. felix) Palmiye yaprağına benzeyen. 1. Phoenix canariersis. bir.

231. K AT. Nişanyan.: bunduk.Y. K AT. fundu + T. 1. 131). TBAS. 76. 60. V. kuzey yarım kürenin ılık yerlerinde ve yurdumuzun daha çok Doğu Karadeniz bölgesinde yetişen bir ağaççık ve bu ağaççığın sert bir kabuk içinde bulunan yağlı. DS. 152.A.Y. 85.: fısdıħ. Ka. Ka. 86. 104. vasilikon + T. 778. AA. 2364. fıstuk. Euphorbia apios. III. pistek “şam fıstığı”. 703) fındık biber: (< Ar. III. 107) fık otu: (< ? fık + T. 280. 1851. 276. 308. fustuk. (And. otsu ve zehirli bir bitkidir. 782. 148. DS.. AVA. 104. V. 76. fırıldak + çiçeği) Çarkıfelek (TS. 1. 111. GD AT. Nişanyan. otu) bk. 780) fısırgan: (< T. fundu ~ OYun. AAT. 1. Ağz. aslanpençesi (TBAS. 45. üzümü) Fesleğen gibi kokan bir çeşit üzüm (DS. ZBK A. V. 131). AVA. çam fıstığı veya yer fıstığı denilen yemişlerin genel adı (TS. Ağz.. fıstıħ. TBAS. BÜYA.. fındıħ. fakat çok acı olan bir çeşit biber (DS. fısırgan) Güzün yetişen patates (DS. otu) 30 cm kadar yükseklikte. 1848) fıçı otu: (< Yun. 1858) fıska: (< ? ) Olmamış incir (DS. ADYA. nişastalı ürünü. 155. KMYA. 320. (And. 107) fındık: (< Ar. 1859) fıstık: (< Ar. fısdık. fınduk. Pontikon karion “Karadeniz cevizi”.A. T YA. 231. 1606. Corylus avellana. V. AAT. 263. ST AT. 107. 1853) fındık otu: (< Ar. I. vutsí + T. püste) Antep fıstığı. 279. 359. Gaz. pipéri) Küçük. IX. 107) fırıldak çiçeği: (< T. yumrulu. (TBAS. VII. BTS. 107. (TS. fundu + Yun.324 fesleğen üzümü: (< Yun. 3503) . hındık) Kayıngillerden. fustu ~ Far. TaS. otu) Diken çileği.A. V. böğürtlen (DS. 223. 155. TaS. BÜYA. beyaz sütlü.

784. Eren.. 2. EYAD. ilkbaharda beyaz ve güzel kokulu çiçekler açan. MBTS. 1. Eren. (TS. Hindistan’da yetişen bir ağaç. 961) (And. Ağz. Ağz. 107. V. Bu ağacın yenilen meyvesi. V. DS. 783. deniz seviyesinden 350 m kadar olan yüksekliklerde yetişen. 14. 1607) filbahar: (< Far. Ağacın filizi. ülkemizde Doğu Karadeniz. 1. 1. 1. 145). 328. phideia) Bahçıvanlıkta yastıklarda tohumdan yetiştirilip başka yerlere dikilmek için hazırlanan sebze veya körpe çiçek (TS. 132. fiton. fīl ~ OFar.: filbahri) Taşkırangillerden. Başka bir yere dikilmek için bulunduğu yerden çıkarılan taze ağaç. 1860) fıtık otu: (< Ar. 83. III. BTS. fustu + şam’ + T.325 fıstık çamı: (< Ar. GD AT. 279. 1. phyton bitki < phyein. T YA. 785. pīl + T. V. iğne yapraklı. fışıldayık) Bir çeşit büyük boylu ot (DS. -ı) Çamgiller familyasından. Marmara. her dem yeşil. 2.: fik) Baklagillerden. dikme (TS. 224) fışfış: (< fış + fış) Zerdali (DS. Philadelphus. Nişanyan. 2. Feronia elephantum. Ege ve Akdeniz bölgelerinde bulunan bir ağaç türü. 1. ADYA. (TS. AAT. GBAA. elması) 1. Ağaç ve ağaççıkların yeni yetişeni. 86. fūl-bahār. Pinus pinea. phyt-. fiton bitki < EYun. 79. hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki. 107) ficik: (< ? ) 1. 1863) fidan: (< Yun. 787) . otu) bk. Vicia sativa. ZBK A. 25 m kadar boylanabilen. TS. fıt + T. Ekinler arasında yetişen fiğe benzeyen bir çeşit ot (DS. 1607) fide: (< Yun. (And. 1859) fışıldayık: (< T. 145) 1. (TS. 1. V. TaS. < YUN. 117. 1. koyun otu (TBAS. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen ağaççık. 221. AAT. TBAS. akasma. (TS. 1864. 786) fil elması: (< Ar. 785. TaS. 784) fiğ: (< Yun. filbahri. III. Turunçgillerden.

ülkemizde Muğla civarında yetişen çalımsı ya da ağaçsı bitki. 1. DS. 1. 2.bitki bitmek. 108) Firavun inciri: (< öz. kökü yumrulu bir süs bitkisi. 966”) Kavak ağacı (DS. bā ilā + T. 1869) . 789. bir yıllık otsu bir bitkidir. V. 4504. 2. Baklagillerden hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki (DS. MBTS.< *bhel. 133) 1. 1866) fin: (< ? ) Yaban bezelyesi (DS. Nişanyan. (TS. 1. firfį r < Yun. pembe veya kırmızı çiçekli. 133) Yeni sürmüş körpe ve küçük dal veya yaprak. sürgün (TS. 787) filye: (< ? ) Sardunya çiçeği (DS.. 787) filkulağı: (< Ar. V. ana yurdu tropikal Amerika olan. 227) fink: (< ? fink. “< Ar. kulağı) Yılan yastığıgillerden. encīr + T. V. yaprakları pulsu ve kışın kalıcı. fīl ~ OFar. Biber.. 966) 1. Juniperus phoenicia. V. Vigna unguiculata. 1867) fink baklası: (< ? fink + Ar.326 filfil: (< Ar. V. TS. Batı ve Güney Anadolu’da yetiştirilir. is. Nişanyan. XII. 1866) Finike ardıcı: (< öz. 1. + T. V. 1. Yonca otu (DS. firfį r < Yun. -sı) 30-300 cm boyunda. 1. 790) firfil ağacı: (< Ar. pirpirim ?) Bir çeşit çiçek (DS. firfį r < Yun. ağacı. phyllon yaprak ~ HAvr. is. pīl + T. -i) Frenk inciri (TS. 1865) filiz: (< Yun. beyaz. Böğrülce. Firavun “eski Mısır hükümdarı” + Far. 1869) firfirim: (< krş. Caladium. (TBAS. deniz seviyesinden 400 m kadar olan yüksekliklerde. filiz < filo = EYun. tırmanıcı. (BTS. filisa yaprakçık. MBTS. Fenike + T. ardıcı) Servigiller familyasından. *bhol-yo.

is. -ul) Pişmiş armut (AA. 1878) föü: (< ? ) Beyaz taneli çok ürün veren bir çeşit üzüm asması (DS. (DS. (And. manitari + T. Fransola) Güzel kokulu. 108) fiskilen: (< ? ) Erik (DS. kof. 1. V. 1879) Fransola: (< öz. V. kulak. fuska) Diken çileği. Frenk patlıcanı). 1879) Frenk: (< öz. 130) fotanak: (< ? ) Karalahanaya benzeyen. “< fos ‘çürük. V.: fisko. 1. fıŧrį. MBTS. bitey (TS. 976”) Mantargillerden. TBAS. -ı) bk. Ağz. flora) Bir bölgede yetişen bitkilerin hepsi. 1. 110) . fleole. phleole) Buğdaygillerden. arpacık soğanı (DS. UA. 1872) fitri: (< Ar. V. pos mantarı (TBAS. içinde siyah toz bulunan bir çeşit mantar (DS. 1877) fos mantarı: (< fos + Yun. is. V. 957) Ökse otu (DS. 4504. 1880. çamlar arasında yetişen. MBTS. 1871) fiske: (< ? ). 108) fosul: (< fos + T. 795) foskulak: (< fos “ses taklidi” + T. DS. böğürtlen (DS. temelsiz’. XII.327 fisil: (< ? ) Küçük soğan. bitki örtüsü. V. 1. değirmi yapraklı ve yalnız çorbası yapılan bir bitki (DS. V. beyaz renkli ve boru gibi çiçek açan bir bitki (DS. V. 1874) fleol: (< Fr. 795) flora: (< Lat. boş. küçük bir çayır otu (TS. Frenk) Domates (Frenk elması. 1868. V.

kırmızı iri meyve veren çilek türü (TS. asması) Asmagillerden. 1868) . is. is. Frenk (DS. 1. yuvarlak ve çok acı bir çeşit biber (DS. kırmızı. yaprakları etli ve yayvan dikenli. 1869) Frenk çileği: (< öz. çileği) Kokusuz. Frenk + Yun. sarı çiçekli bir bitki. is. 803) Frenk maydanozu: (< öz. is. meyveleri baharat olarak kullanılan. Ampelopsis. 803) Frenk patlıcanı: (< öz. tüylü ve beyaz çiçekli bir bitki (TS. V. ülkemizde Güney ve Güneybatı Anadolu’da yetişen. -si) Turpgillerden. salata ve salçalarda kullanılan. Frenk + Ar. bādingān + T. V. 1. çok yıllık. -sı) Brüksel lahanası (TS. -i) Küçük. Opuntia ficus-indica. (TS. is. Frenk + T. (TBAS. 1. lahano + T. -i) Kaktüsgillerden. Frenk + T. 108) Frenk kimyonu: (< öz. bādincān < Far. Frenk (DS. Hesperis. 1868) Frenk inciri: (< öz. Frenk + Far. 803. 803. 803) Frenk elması: (< öz. benefşe + T. -u) 20-80 cm yükseklikte. (TS. Carum carvi. makedonesi + T. 1. otsu. Frenk + T. is. is. 1. Frenk + Yun. TBAS. çok yıllık. (TS. beyaz veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir.328 Frenk asması: (< öz. kalın kabuklu ve tatlı yemişi olan. is. bir yıllık. -ı) bk. -u) Maydanozgillerden. 109) Frenk lahanası: (< öz. Frenk + Yun. 1. Frenk + Ar. kemmūn + T. 109) Frenk menekşesi: (< öz. sonbaharda yaprakları güzel bir renk alan süs sarmaşığı. encīr + T. 802) Frenk biberi: (< öz. V. TBAS. pipéri + T. is. elması) bk. is. Frenk + Far. çiçekleri güzel kokulu bir süs bitkisi.

soğan köklü bir bitki ve bu bitkinin zerrin ve nergis adlarıyla da anılan güzel kokulu çiçekleri.329 Frenk üzümü: (< öz. Nişanyan. bayağı funda veya süpürge çalısı. 1. Narcissus jonquilla. 109) fujer: (< Fr. is. (TS. yemişi) bk. (TS. 1. gelgitli denizlerin kayalıklara yakın yerlerinde yetişen esmer bir yosun (TS. 2. -lar) Fundagillerle birlikte bunlara benzeyen daha başka familyaları da içinde toplayan bir bitki takımı (TS. Küçük taneli bir bakla türü. aşk merdiveni (TS. Taşkırangillerden. bahçelerde yetiştirilen. -giller) Su yosunlarından. is. Casmin sambac. 1. 804) fulya: (< öz. parçalı yapraklı ve kırmızı meyveli bir çalı bir çalı. nadiren dökmeyen. 805) fundagiller: (< t. böğürtlen (TBAS. 804) funda: (< t. Fibes nigrum. azelya. fondo + T. Frenk + T. V. ülkemizde altı türü bulunan. 109. BTS. is. 804) ful: (< Ar. 109) fukusgiller: (< Lat. fougero) Eğrelti otu. 234) fundalar: (< t. 1. 805. 233) Frenk yemişi: (< öz. üzümü) 1. Frenk inciri (TBAS. Frenk + T. Taşkırangillerden. 1. koca yemiş gibi çoğu her zaman yeşil birçok çalı ve ağaççığı içine alan bir bitki familyası (TS. TBAS. 139) Süpürge otu (TS. 805) furuş: (< ? ) Çok olgunlaştığı için üzeri buruşuk olan incir (DS. fondo. 1. ülkemizde 8 cins ve 19 türle temsil edilen. 803. birçok türü bulunan ağaççık ve bunun güzel kokulu beyaz çiçeği. BTS. Nişanyan. yaban mersini. fūl) 1. 1. 1880) . fukus + T. dikensiz. 804) fukuku: (< ? ) bk. Otranto (Pulia) fatihi Gedik Ahmet Paşa tarafından 1481 yılında stanbul’a getirilmiştir. fondo + T. 139) Nergisgillerden. -giller) Fundalar takımından. yaprak döken. Puglia ‘Güney talya’da bir bölge adı’. (TS. 1.

300-500 tanesi bir arada olan bir ot kökü (DS. 1904) gane: (< ? ) Havuç (DS. Ağz. fasulia) Kabuklu fasulye (AA. kadın + T. 1910) gapcuħ fasille: (< T. 1895) galdırık: (< ? ). budu) Biçimi uzun olan karpuz türü (DS. VI. 1890) gagaç: (< gagaç < gaga “kökü belli değildir. galdurayak. parmak) Güzel kokulu parmak üzümü (DS.: galdirik. Fatma) Kökü yenen bir ot (DS.: gafete. MBTS. 4506) galo: (< ? ) Şeker pancarı (DS. (And. 1893) gak: (< ? ). Ağz. gavete) Domates (DS. ahlat (DS. kadın + T.: gaħ) Yabani armut. galdirek. 1890) gadın budu: (< Soğd. VI. 132) gara fatma: (< T. 1918) . (And.330 -Ggaber: (< ? ) Gürgen ağacı (DS. ādime) Tere (DS. 1890) gādime: (< Ar. DS. VI. VI. kapçık + Yun. ses taklidi kelime olabilir”. galduruk) Tüylü ve geniş yapraklı. 1899) galete: (< ? ). VI. is. 1. 990) Gelincik (DS. galdireyik. 1900. 1885) gabide: (< T. VI. kırmızı ve yeşil saplı. 1885) gadın barmak: (< Soğd. VI. VI. VI. yenen bir bitki (DS. XII. VI. kara + öz. 1892) gaggoç: (< ? ) Tarlada yetişen. VI. (And. Ağz. VI. kaba + iğde) Kaba iğde (DS. VI.

kara + kavuk). (TS. 2. VI. VI. 1919) garahülü: (< T.331 garagavuk: (< T. VI. VI.: garaħat) Küçük fundalıklarda ağaçların üzerinde olan salkım şeklinde bir bitki (DS. (And. (And. 814) garellik: (< ? ) Gövdesi köşeli ve yaprakları tüylü bir çeşit ot (DS. “< karga ‘ses taklidi kelime’. VI. ulb + T. lāle) Karalâle (DS. garagavuħ) Beyaz kökü olan ve yenen bir ot (DS. gardenia) 1. Gardenia. 1919) garalâle: (< T. 1919) garamsa: (< ? ). VI.: garagavık. kara + Far. VI. bur(u)nu) Meyveleri karga gagasına benzeyen bir ot (DS. -u) Bahçelerde yetişen bir ot (DS. 1578”) Baklagillere benzeyen ve çayırlarda yetişen bir çeşit bitki (DS. 1. VI. Ağz. 1920) gara ot: (< T. 1923) garğaburnu: (< karga + T. sıcak bölgelerde yetişen bir ağaç veya ağaççık cinsi ve bu ağaççığın güzel kokulu çiçeği. kara + ? hülü) Karadut (DS. 1920) garan: (< ? ) Maki cinsinden bir bitki (DS.: garamsal) Maydanoz (DS. (And. 1921) gardenya: (< Fr. garagavlık. kavunu) Zehirli bir ot (DS. kara + ? ħan). VI. 1925) garğa kavunu: (< karga + T. Ağz. 1920) garan kulpu: (< ? garan + Ar. VI. kara + ot) Şiddetli ağrılara ilaç için kullanılan bir çeşit ot (DS. MBTS. 1918) garaħan: (< T. Ağz. Kök boyasıgillerden. VI. 1925) . VI. 1922) gargakülülü: (< karga + ? külülü. kara + yağı) Sulak yerlerde ve ark kenarlarında yetişen bir bitki (DS. 1921) garayağı: (< T. VI.

1941) gavşak (III): (< T. 1940) gavşak (I): (< T. -ler + urganı) Bitki liyan (tırmanıcı) özelliğinde olup. karmak ?) Kara dut (DS. VI. kav(u)ruk) Büyük köknar ağacı (DS. 1932) gaşşak: (< ? ) Kamış cinsinden bir bitki (DS. kav(u)şak) Kestane (DS. VI. arīb + T. emrūd + T.332 garık: (< ? ) Baharda erken yetişmesi için dikilen soğan (DS. Ağz. VI. üzeri gri çizgili bir ağaç (DS. kartlı) Süs için kullanılan. 134) . Gövdesinin ince ve elastik olması. urgan gibi kullanılmasından dolayı bu ismi almıştır. 1941) gavşak (II): (< T. kavun + Far. kav(u)şak) Buğday tarlalarında bulunan pembe ve sarı çiçekli bir çeşit ot (DS. VI. kabağa benzer yuvarlak bir bitki (DS. -u) Kavun armudu (AA. 1927) garipler urganı: (< Ar. (And. 1926) garip: (< Ar. VI. VI. arīb) Krizantem çiçeği (DS. VI. Periploca graeca. VI. XII. 1931) gasil: (< ? ). 1938) gavruk: (< T. (Duran. VI. 1934) gavcar: (< ? ) Çok hafif ve lifli olan sapından şişe tıpası yapılan bir çeşit bitki (DS. 223-229) garmak: (< T. 30 metreye kadar uzayabilmektedir. kav(u)şak) Tohumunu kabarcıklı bir zar içinde saklayan. VI.: gasıl) Hayvan yemi olarak kullanılan ve başakları olgunlaşmadan biçilen arpa (DS. 4507) gartlı: (< T. 1941) gavun armudu: (< T.

112) gâvur soğanı: (< Ar. kāfir veya Far. gebr + Erm. gece < ET. Capparis. ban otu (TBAS. dağ sümbülü (TBAS. 112) gâvur tilkişeni: (< Ar. kapari + T. gebr ‘ateşe tapan’ . 112) gazel otu: (< Ar. gebr + ? tilkişen + T. ilaç yapımında kullanılan ve sürekli yeşil kalan çalı görünümünde bir bitki. 1955) gebre otu: (< Yun. kāfir veya Far. 112) gâvur haşhaşı: (< Ar.333 gâvur baklası: (< Ar. 823. otu) Baldıran otu (DS. 1957) gebre otugiller: (< Yun. -ı) bk. kāfir veya Far. VI. yılanyastığı (TBAS. gebr + Ar. banjar + T. (TS. gebr + T. -i) bk. 159) . VI. (kebere). -sı. DS. VI. DS. (TBAS. 866) gâvur pancarı: (< Ar. bā ilā + T. 1956. otu) Kayalık yerlerde yetişen. -ı) bk. kāfir veya Far. 112) gâvur hıyarı: (< Ar. azel + T. kapari + T. azel + T. boynuzu) bk. kāfir veya Far. sepik (TBAS. kara topalak (TBAS. Dictamnus albus. 1004”) bk. kiçe + biten) bk. kāfir veya Far. 112) gaynanacuħ: (< T. gebr + Far. -ı) Eşek hıyarı (DS. MBTS. 1. “Ar. domuz baklası (TBAS. kāfir veya Far. kayın + anacık) Sarı çiçekleri olan dikenli bir ot (DS. sarmaşık (TBAS. çok yıllık. gebr + Ar. soğanı) bk. 112) gazotu: (< Fr. III. gaz + T. ħaşħāş + T. 823) gecebiten: (< T. VI. 1. 1. ħiyār + T. otu) Kuzey Anadolu bölgesinde yetişen. otu + -giller) Gebre otu gibi bitkileri kapsayan familya (TS. 1945) gazelboynuzu: (< Ar. beyaz veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir.

geli) Ardıç ağacının meyvesi (DS. 1975) geli: (< T. 1. -si) 100 cm kadar yükselebilen. 113. 824) geharenk: (< Far. VI. bahçe ve parklarda yetiştirilen. 1971) gelegemri: (< ? ) Kalın kabuklu bir çeşit üzüm (DS. TBAS. gece + Ar. gece + Ar. gece + gündüz + çiçeği) lkbaharda açılan ve gece güzel koku yayan bir çeşit çiçek (DS. geceleri açan pembe renkte bir çeşit çiçek (DS. benefşe + T. VI. VI. 1958) gecem: (< T. otsu bir bitkidir. 230) gehte: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. Mirabilis jalapa. gece + Ar. renk otu (TBAS. VI. śafā + T. 1977) geliç: (< T. buğdayı) Küçük sarı buğday (DS. VI. -sı) ki çeneklilerden. gündüz + Ar. Çiçeklerinin gece açması nedeniyle bu ad verilmiştir (TBAS. 1974) gelemir buğdayı: (< ? gelemir + T. kökü derinlere kadar giden boğumlu bir çeşit ot (DS. VI. cefā) Gündüzleri kapanan. 1.334 gece gündüz çiçeği: (< T. śafā + T. VI. geh+a+reng) bk. VI. VI. 113) gece sefa gündüz cefa: (< T. iki yıllık. pembe veya beyaz çiçekli. 1977) . vatanı tropikal Amerika olan. küçük kokulu çiçekleri gece açan otsu bir bitki. DS. gecem) Bir çeşit küçük elma (DS. (TS. geliç) Ayrık otu cinsinden zehirli. 824. 1959) gece menekşesi: (< T. śafā + T. 1959) gecesefası: (< T. 1959) gecesefasıgiller: (< T. -sı + -giller) Örnek bitkisi gecesefası olan bir bitki (TS. gece + Far.

Fritillaria imperialis. 1978. dünyada 28 cins ve 250 kadar türle. 113. gelin + Yun. gelin + eli) Gelincik çiçeği (DS. BTS. 832) gelincik: (< T. 114) gelineli: (< T. boğan) Bir ahlat türü (TS. özellikle ekin tarlalarında yetişen. VI. VI. 60 cm kadar yükselebilen. 241) gelincik mancarı: (< T. 1980. 1. gelin + düğmesi) bk. TBAS. III. (TS. DS. 1980) gelindüğmesi: (< T. ETA. genelde tek çiçekli ve ışınsal simetrili. yaprakları almaşlı. 243. gelin + çiçeği) Zambakgillerden bir bitki. gelincik + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. 348. emrūd + T. (TS. 114) gelinelması: (< T. gelincik) Yazın kırlarda. -u) Allı ve küçük bir çeşit armut (DS. kırmızı ve kokusuz çiçekleri olan bir çeşit saksı çiçeği (DS. gelincik + Erm. içine gelincik. 1980) gelinfeneri: (< T. VI. büyük bir çeşit elma (DS. Papaver rhoeas. 832. gelin + T. kırlangıç otu gibi bitkileri alan familya (TS. gelinparmağı (TBAS. 832) gelindili: (< T.335 gelinarmudu: (< T. gelin + güldüren) Portakalgillerden güzel kokulu bir ağaç (DS. 832) gelingüldüren: (< T. -i) Kuş kirazı (TS. VI. VI. gelin + elması) Kırmızı. haşhaş. 1. 241. VI. 1980) . kelin + Far. 1979) gelinboğan: (< T. ülkemizde ise 5 cins ve 45 kadar türle temsil edilen. 1. 1980) gelin çiçeği: (< T. gelin + dili) Yaprağı mısır yaprağına benzeyen. gelin < ET. TaS. phanari + T. 1. BTS. 1. VI. 1627) gelincikgiller: (< T. kırmızı ve otsu bitki. OAAD. II. 832. -ı) Yenilir bir çeşit ot (DS. banjar + T. TBAS.

tellice (TBAS.336 gelin gülü: (< T. gelin + otu) Güveyfeneri (TS. gelin + Erm. 1982) gelinyemişi: (< T. manitari + T. 1982) . tel + T. gelin + Far. -ı) bk. 1980) gelinkadın: (< T. 114. 1627) gelinsaçı: (< T. yaprakları etli. 1981. DS. Sempervivum armenum. kadın) bk. 114) gelinteli mantarı: (< T. gelincik (TBAS. VI. dipleri beyaz bir çeşit çiçek (DS. gelin + saçı) bk. gelin + yanağı) Portakal renginde. VI. VI. TBAS. 113) gelin mantarı: (< T. 833. gelin + güveyi + elması) Tatlı. -i + Yun. sarı çiçekli. çuha çiçeği (TBAS. VI. 2. 2. çok yıllık ve otsu bir bitki. gelin + parmağı) 1. zehirli mantar (TBAS. VI. kırmızı elma (DS. 114) gelin güveyi elması: (< T. 1. yenilir bir çeşit mantar (DS. VI. 114) gelintırnağı: (< T. 1982) gelinyanağı: (< T. 1979. gelin + Soğd. Uzun taneli bir üzüm türü. 833) gelinparmağı: (< T. TaS. 1. fasulyeye benzer meyve veren bir çeşit ağaç (DS. manitari + T. (TS. 114) gelinmumu: (< T. Rozet yapraklı. gul + T. VI. gelin + Far. -ı) bk. -u) Kırmızı renkte bir çeşit çiçek (DS. gelin + Yun. mūm + T. DS. Sarı papatya. çiçeklerinin ucu mor. 1981) gelin otu: (< T. Ayva ağacına benzeyen. -ü) bk. III. bostanbozan (TBAS. gelin + tırnağı) Baharda kırlarda açan. gelin + yemişi) 1. çiçekleri mor renkli.

“gen < ET. renk otu (TBAS. 1. Hint yağı ağacı (TBAS. gence. siyah bir çeşit üzüm (DS. 1035”) bk. manitari + T. gene < yine + gerçek + otu) bk. 1028”) bk. Hint yağı tohumu (DS. abdestbozan otu (TBAS. dikeni. 114) genegerçek: (< T. -si) Acı badem (DS. 114) genepakla: (< T. kiŋ ‘geniş’. VI. 1987) gence: (< T. 2. renk otu (TBAS. MBTS. deniz börülcesi (TBAS. gene < yine + gerçek) 1. çok sulu bir çeşit bitki (DS. 1. 1996) geren dikeni: (< ? geren + T. VI. gerçek + Yun. “< geren ‘kökü belli değildir’. VI. (TS. 1995) gerçek mantarlar: (< T. VI. 1. yaprakları dikenli ve uzun kökü havuca benzer. VI. otu) bk. MBTS. 1995) gerdenge: (< ? ) Çalılık yerlerde bulunan bir çeşit diken (DS. VI. 1990) genegerçek otu: (< T. bā ilā) Üzeri benekli bir çeşit ufak fasulye. geneç) bk. 114) geneç: (< T. Beziryağı çıkarılan bir çeşit bitki. VI. Ağz. (And.: gemri) Son turfanda yetişen sert kabuklu. Peronospora viticola. 1994) gercik: (< ? ) Böğürtlen (DS. börülce (DS. 841) gerçemek: (< ? ) lkbaharda yetişen. 115) geren otu: (< ? geren + T. 1990) gerce: (< ? ) Sarmaşık türünden bir çeşit bitki (DS. gene < yine + Ar. VI. 1999) . 115) gerensi: (< ? geren + T. -lar) Bağlarda mildiyu hastalığını yapan emeçleri iyi gelişmiş mantarlar.337 gemre: (< ? ).

VI. Eren. 2775. Astragalus. VI. gevreyen) Bir buçuk metre boyunda. VIII. 1.A. 2010) gevrecik: (< T. TaS. geyik + dikeni) bk.A. gevre(k)cik) Kayalık yerlerde yetişen kokulu bir çeşit bitki (DS. VIII. 2000) germesik: (< ? ) Yabani kızılcık (DS. akdiken (TS.: keyik) Mavi çiçekli bir çeşit çiğdem (DS. 2015) geyik: (< ET. 2014) gevriyen: (< T. 848) . çok yıllık. 2005) gernik: (< ? ) Başak taneleri siyez gibi kabuklu olup. VI. Clauson. gevreyik). geyi(k)cek) bk. 2006) geven: (< Kökenini bilmiyoruz. Eren. 2687. keyik. 477. VI. (And. 755). geyik elması (DS. bulgur yapmaya yarayan bir çeşit buğday (DS. . 2015. 2014) geyicek: (< T. TBAS. Ağz. kavan. III. Erz. DS. 847. III. kestane yaprağına benzer bir çeşit ot (DS. 155. Ağz.A. VI. VI. Ağızlarda keven biçimi de yaygın olarak kullanılır. 116.. (TS. III. VI. 2778) geyik dikeni: (< T. (And. 2005) germeşe: (< ? ger + Far. Ağz. 133. keven) Baklagillerden. VI. VI.: gevreyük) Hayvanların yediği sütlü bir çeşit ot (DS. DS. VI. 155). Gaz. bīşa) Bir çeşit meşe ağacı (DS. fakat ondan iri ve parlak olan. 2009. Krş.. 1.. 1676) geveş: (< ? ) Kiraza benzeyen. 2013) gevreyik: (< T.Y. DS. dikenli ve yastık biçiminde dağ bitkileri. 456. VI. 243.: gevenur. meyve veren bir çeşit dikenli çalı (DS.338 gergendi: (< ? ) Kiraza benzer bir çeşit meyve (DS. (And.

ısırgan (TBAS. 116) geyik elması: (< T. (And. 1. gez + ağacı) Ege ve Akdeniz sahillerinde yetişen. 2782. Chroogomphus rutilus. yaprakları uzunca dil biçiminde. (Duran. AVA. 848. geyik + dili) Eğrelti otugillerden. (TS. 2467) . manitari + T. DS. 848) geyiksırtı: (< T. 1. tereye benzer bir ot (TBAS.339 geyikdili: (< T. geyik + göbeği) Dağlarda biten boz renkli. rizomlu. (MBTS. ortası mor bir çeşit çiçek (DS. Yörede geyiklerin besin kaynakları arasında bulunan bu bitkiye “geyik tuzu” denilir. TaS. gez + gez) bk.: kıcı) Tarlada biten ve yenilebilen. (TBAS. Cicer isauricum. VI. 117) gıcı: (< gıcı “ses taklidi”). VIII. VI. 117. geyik + elması) Yabani elma (DS. -ı) Bolu bölgesinde yetişir ve bölge halkı tarafından yenir. 116) geyik otu: (< T. bahçelerde süs olarak yetiştirilen ıtırlı bir bitki. geyik + otu) Sedef otugillerden. Meyvelerinin dışı tuz tadındadır. VI. 1. 223-229) gez ağacı: (< T. (TS. Kuzey ve Batı Anadolu’nun kıyı kesimlerinde yetişen. Scolopendrium officinale. geyik + tuzu) Yetiştirilen nohut bitkisine çok benzemektedir. geyik + Yun. 1044) gezer: (< T. otsu ve çiçeksiz bitkiler. 323) geyik mantarı: (< T. gezer) Havuç (DS. gez menni denen kudret helvası ve sarı boya elde edilen bir tür dişbudak ağacı. geyik + sırtı) Geyik tüyü renginde. 2015. Ağz. çok yıllık. TBAS. Dictamnus fraxinella. IV. 2015) geyik göbeği: (< T. VI. Fraxinus ornus. 2016) geyik tuzu: (< T. yenilen bir çeşit mantar (DS. 2022) gezgez: (< T.

VI. 117) gıldikli yonca: (< ? gıldikli + yonca) Yuvarlak tohumlu bir çeşit ot (DS. 117) gıcık hardalı: (< T. 2043) gımı: (< ? ) Yaprakları maydanoza benzeyen. 2025) gıcık: (< T. ilāf + Ar. “< gıcı-mak ‘kaşınmak’. glik (2). 2043) gılla: (< Ar. ilkbaharda yetişen bir çeşit yabani ot (DS. olgunlaşmış ceviz (DS. DS. (DS. 2043) gıli gıli: (< ? gıli + gıli) 1. Silene alba. gıcık < gıcı-k. gıcık + otu) bk. bir veya çok yıllık. VI. 2048) . gıcıma < gıcı-ma. 117. VI. MBTS. 2041) gılıf ceviz: (< Ar. ħardel + T. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. VI. 1046) bk. 1. cevz) Yeşil kabuğundan kolay ayrılan. VI. gıcık + Ar. bk. MBTS. 1. gıcıgıcı (TBAS. sapı oyularak yenilen bir çeşit ot (DS. 2042) gılımboz: (< ? ) Pancar (DS. gıcime). VI. gıcık. VI. 2. Ardıç ağacının meyvesi. 117) gıcime: (< T. ısırgan (TBAS. mahsul”) Ceviz (DS. gıcıgıcı (TBAS. 2045) gıncırop: (< ? ) Kökü yenen. galle < gılāl “tahıl. -ı) ri yapraklı ve dikenli bir çeşit ot (DS. fındık büyüklüğünde. 1046”) bk. (gıcı. VI. 30-80 cm yükseklikte. uyuz otu (TBAS.340 gıcıgıcı: (< gıcı + gıcı) Dağlarda yetişen. VI. (TBAS. 117) gıcıkdan otu: (< T. gıcıktan + otu) bk. 2026) gıcık otu: (< T.

günlük. -ıl) Suyu olmayan dağlarda yetişen. beyaz veya kırmızı çiçekli. kamış cinsinden ince saplı bir çeşit ot (DS. VI. 1678) Dağda taşlık yerlerde yetişen buğdaygillerden bir bitki (DS. kıvışkan + otu). 2069) . VI. 2049) gıral ağacı: (< Sırp. kıy(ı)şak) Yapraklarından yemek yapılan. DS. VI. 2781) gıyan: (< ? ) Alçak yerlerde yetişen bir çeşit saz (DS. 2065) gıyık: (< T. 118. 2067) gıyşak: (< T. VI. “< kırk ‘Eski Türkçeden beri kullanılır’. MBTS. VI. 2057) gırlangeç: (< T. VI. 1681”) Kahverenkli bir çeşit fasulye (DS. kırçıl < kır + -çıl. kral + T. otsu bir bitkidir. 2060) gırnık: (< ? ) Tohumları dışarıda ve dikenli olan bir ot (DS. 2052) gırçıl: (< T. kıbıçkan.341 gındık: (< ? ) Kurutulup yakacak olarak kullanılan bir çeşit dikenli keven bitkisi (DS. Ağz. 70. çok yıllık.: çığıştak. 2061) gıvışgan otu: (< T. 2055) gırħgünnüyh: (< kırk + T. 2. 2061) gırtıl: (< gırt ‘ses taklidi’ + T. kıyık) Hasır dokunurken ip olarak kullanılan bir çeşit ot (DS. (TBAS. VI. MBTS. 2059) gırmit: (< dilmit < Yun. VIII. (And. kırlangıç) Küçük ve güzel kokulu süs kavunu (DS. VI. VI. baharda tarlalarda yetişen bir çeşit ot (DS. kıbışkan) 80 cm kadar yükselebilen. ağacı) Akasya ağacı (DS. VI. Silene vulgaris. 2. VI. diminitis) Bir çeşit meyve (DS.

kızlar + yağlığı) Geniş ve etli yapraklı. çiçekler beyaz renkli. (And. ısırgan (TBAS. 2071) gidilcen: (< T. 118. 1. kalın gövdesi soyulup yenilen bir çeşit bitki (DS. VI. DS. VI. VI. 2076) gildar: (< ? ) bk. 2078) gin: (< ? ) Maydanoz (DS. 1967) gidişgen: (< T. VI. gilebolu) Kuzey ve Orta Anadolu’da orman kenarlarında yetişen. Ağz.: geleboru.: gilamaç) Bağlarda üzüm çubuklarına sarılarak onları kurutan bir çeşit sarmaşık (DS. VI.: gedilgen. Ağz. gedirgen) Yaprakları çalıya benzeyen. 119) gilemaç: (< ? ). gidilcen). VI. VI. 2074. gilaburu (TBAS. 2075. TBAS. 286. (TS. (And. 2076) gilgil: (< ? gil + gil) Mısır (GD AT. 2079) . TBAS. 2078) gille: (< ? ) Domates (DS. 1973. gi(t)işgen) bk. 2078) gimi: (< ? ) Eğrelti otuna benzer gövdesi yenen bir bitki (DS. 1967). ince dikenli. 119. gi(t)işgen + otu) bk.342 gızlar yağlığı: (< T. VI. yapraklar genellikle 3 parçalı. ısırgan (DS. 191. Ağz. 118) gilaburu: (< ? ). 2079) gineş: (< ? ) Siyah ve sulu bir çeşit üzüm (DS. VI. (And. meyve olgunlukta kırmızı renkli bir ağaççık. 854. 111) gillan: (< ? ) Yuvarlak ve tatlı bir çeşit armut (DS. (DS. 2-4 m yükseklikte. VI. Vilburnum opulus. 118) gidişgen otu: (< T. 2076) gilappa: (< ? ) Frenk üzümü (DS. VI. gilabada. UA. KBAYA. VI. dağlarda yetişen yaban baklası (DS.

tabii olarak Kuzey Çin ve Japonya’da yetişen. Girit + T. 40 m kadar boylanabilen. is. Girit + ? kekik + T. ağacı) Ginkgoaceae familyasından. (And. kazık köklü. 2. Ginko + T.343 Ginko ağacı: (< Lat. otsu ve çok yıllık bir bitki. gazel otu (TBAS. 2088) gocadarı: (< T. Manisa lâlesi (TBAS. kiyāh. 1. 1. Origanum dictamnus. is. 119) gobar: (< ? ) Ufak yapraklı ve odun kısmı sert olan bir çeşit meşe (DS. şa ā’i + T. MBTS. Kore vb. 856) Girit lâlesi: (< öz. Ot. Çamgillerden bir çeşit ağaç (DS. 1062) Nohut bitkisi (DS. Ağz. -i) Girit adasında yetişen. -ı) bk. (BTS. is. beyaz tüylü. 2086) gizven: (< ? ) bk. VI. Ginkgo biloba. 248) ginseng: (< Lat. (TS. 1. 2089) gocaş: (< ? ) Bir çeşit ahlat (DS. is. koca + darı) Büyük taneli beyaz mısır (DS. buttum (TBAS. günümüzde soyu tükenmekte olan bir ağaç türü. VI. 119) giya: (< Far. (TS. lāle + T. VI. Japonya. 1059). VI. 119) Girit şakayığı: (< öz.) yetişen. Panax ginseng. ufak taneli siyah bir çeşit üzüm (DS. kojux. pembe çiçekli ve çok yıllık bir bitki. -si) bk. yapraklarını döken. 2081) Girit kekiği: (< öz. ginseng) Uzak Doğu ülkelerinde (Çin. VI. 1. otu) bk. 854) girek: (< ? ) Seyrek salkımlı.: giye) 1. VI. 2089) gocuk: (< Bulg. 2089) . 119) Girit otu: (< öz. Manisa lâlesi (TBAS. MBTS. Girit + Far. geleneksel tedavilerde kullanılan. Girit + Ar.

A. 1743) Siyah. sığdırmak. VI. VI. VI. Ağz. elması) Yazın ve güzün yetişen yeşil renkli bir çeşit elma (DS. VI. tohumları darı gibi olan bir çeşit ot (DS. 2101) gonur: (< konur < ET. 2092) godri: (< ? ) Bir çeşit yabani armut (DS. VI. 1. 154. 2093) goftigoda: (< ? ) bk. 83) goner: (< ? ) Küçük soğan (DS. -sı) Yaprakları uzunca bir pancar çeşidi (DS. 115. OAAD. 120) gokko: (< ? ) Çiçek (DS.344 godıl elması: (< ? godıl + T. bırçalık. tomurcuk (TS. 149). 2102) gonyaşı: (< ? ) Yaprakları mısır yaprağı. TS.Y. 2. bol sulu bir çeşit üzüm (DS. 2097) gollüce: (< T. VI. kalın kabuklu. (And. kol + Far. 2. iskorçina. MBTS. ST AT. 2096) golağaz: (< ? ) Patatese benzeyen yumru kökü birkaç kilo gelen ve yenilen.: goncalo. VI. 2101) gongalak: (< ? ) Büyük yumurta biçiminde ceviz (DS. 2098) golpezüğü: (< T. 1351. konca) Henüz açılmamış veya açılmak üzere olan çiçek. VI. VI. pāzı + T. Ka. yemlik (TBAS. 137) golo: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. unce tomurcuk < uncīden toparlamak. VI. kolluca) Bir armut çeşidi (AA. goncuk. 140. 2102) .. 2098) gonca: (< Far. koŋur. 2100. yaprakları filkulağı bitkisinin yaprakları gibi olan bir çeşit bitki (DS. GD AT. 861. Nişanyan. DS. VI.

1063) bk. 286. güz çiğdemi (TBAS. 120) gödelek: (< T. gök + Ar. gömelek.A. TaS. EYAD. ham domates (DS. göbek + elması) Bir çeşit elma (DS. köbelek. 111. gök + türedi) Beyaz renkli dolgun çavdar (DS. otsu bir bitki. göbek + -lek küçültme eki. MBTS.: gobelek. 120) göbek otu: (< T. VI. Eren. DS. göbek + Yun. 2126) göğ baldırcan: (< T. 2946. 2115. 2124) gödüredi: (< T.. göbelek (DS. 2109) gozgoçu: (< koz < Far. VI. 4570. göbek. VI. 1. göbek + T. 2120) göçkovan: (< T. 863. VI. göbeleyh. Ağz. köpelek. VI. 2126) . kövelek) Yenilen bir çeşit mantar (TS. 1. -ı) bk.Y.345 govan sakızı: (< ? kovan + T. DS. 2114) göbek mantarı: (< T. 326. VI. ayı mantarı. XII. AVA. 863) göbelek: (< T. III. DS. otu) Yaprakları etli. köbek. VIII. DS. gövdelek) Yaprakları ve yumrusu pancara benzeyen ve yumrusu çiğ olarak yenen bir çeşit bitki (DS. 1714) göcöz: (< ? ) Peygamber çiçeği (DS. 2115) göbek elması: (< T. 157). bādincān < Far. GD AT. VI. VI. 2113) göbek: (< ET. 487. VI. (And. bādingān) Yeşil. gawz + T. Umbilicus pendulinus. sakızı) Kökünden sakız yapılan bir bitki (DS. 301. koçu) lkbaharda topraktan çıkarılarak yenen bir çeşit yer elması (DS. 1. Krş. göç + kovan) bk. (TS. gövelek. kuzugöbeği (TBAS. 234. 2205. manitari + T. UA. VI.

göğündürme + Far. 2128. 2.: güven) Bir çeşit yabanî. gökçek). Ağz.: kündürme) Göz hastalığının tedavisinde kullanılan bir çeşit bitki (DS. VI. VI. baharlı bir çeşit bitki (DS. 2127) göğelek: (< T. 2126) göğcek: (< T. gövdeli) Bir çeşit zerdali (DS. 2095) göğdeli: (< T. 2128) göğem eriği: (< T. göğem < gök + -en. MBTS. VI. ekşi erik (DS.: gökce. 2131) göğlük: (< T. (And. (And. göğündürme). gökçe) Ağaçlarda görülen ve asalak olarak yaşayan bir bitki (DS. 1065). (And. gök + sulu) Aşılı armut (DS. göveldek) bk. 2240) göğemcik: (< T. Bir çeşit mantar. 1.: gövelek. Ağz.: göyen) 1. 1065). göğem < gök+em. VI. 2133. VI. Ağz. göğem + eriği) bk. 2133) . 2128) göğen: (< T. 2167) göğem: (< T. VIII. 2095) göğsulu: (< T. 2128. VI.: goğcek) nce kabuklu ve sık taneli beyaz üzüm (DS. Ağz.346 göğce: (< T. MBTS. 3037) göğündürme lâlesi: (< T. göğce (DS. gök + erik) bk. 2171) göğ erik: (< T. VI. 1. (And. DS. (And. göklemez) Tere gibi yenen. VI. gökçe). VI. göğemcik) Böğürtlen (DS. göğelek). -si) bk. Ağz. 2126. göğündürme (DS. göğem (DS. 2127. 2128) göğlemez: (< T. VI. VI. VI. göklük ‘yeşillik’) Yeşil soğan (DS. (And. lāle + T. VI. Böğürtlen (DS. VI. Ağz. göğem (DS. 2133) göğündürme: (< T.

gök + kız) bk.347 gök ala buğday: (< T. yeşil fasulye (gök börülce). Kayın ağacı (DS. VI. VI. 2135) gök bakla: (< T. Bundan dolayı bitkiye “göktenyağan” adı verilmiştir. VI. gökçe) Taşlık alanda yetişen. 2. VI. peygamber çiçeği (DS. Üzerinde yaşadığı bitkiden emeçleriyle besin ihtiyacını giderir. gök bakla (DS. bā ilā) Taze. VI. 2135) gök börülce: (< T. 2135) gökçe ağaç: (< T. 2137) gökgız: (< T. (DS. gök + ala + buğday) Kırmızı ve iri olan buğday (DS. gökdedem (DS. Cuscuta planiflora. 2135) gökbirik: (< T. VI. gök + dedem) Mavi çiçekli çiğdem (gökgız). VI. sanki gökten gelerek yerleşmiş izlenimi vermektedir. (Duran. gök + diken) bk. tatlı ve sulu bir çeşit zerdali (DS. gök + börülce) bk. 2137) göksulu: (< T. gökdün) Beziryağı çıkarılan bir çeşit bitki (DS. gök + sulu) 1. Gürgen ağacı. gökten + yağan) Parazit olan bu bitkinin kökleri bulunmaz. (DS. Toprakla direkt bağlantısı olmayan bitki. 223-229) . gök + baş) Tarlalarda yetişen. gök + ? birik) Bir çeşit sulu üzüm (DS. VI. mavi çiçekli bir çeşit bitki. VI. 2135) gökbaş: (< T. 2. 121) gökdün: (< T. Yeşil renkli. gökçe + ağaç) 1. gök + Ar. 2137) gök diken: (< T. 2135) gökçe: (< T. 2139) göktenyağan: (< T. VI. topuz (TBAS. yaprakları küçük ve dikenli bir çeşit ağaç (DS. 2136) gökdedem: (< T. VI. Sulu ve yeşil renkli bir çeşit armut.

VI. “< ET. kömeç < köm-meç. Colocasia esculenta. (TBAS. gömeç + eriği) Sonbaharda olgunlaşan büyükçe bir erik (DS. MBTS. 2142) gölendir: (< ? ) Nane (DS. kölige < kölimek gölgelenmek. 2141. büyük yapraklı ve patates gibi yenilen otsu bir bitki. ölağaz. öleğez) Sulak yerlerde yetişen. MBTS. 2145) gömeç: (< ET. 2141) göleğez: (< Yun. Eren. 160). gölcül < göl+cül. DS. 1. (And.: golağaz. 121. 2144) gölge bitkileri: (< T. 1069) 1. göl + soğanı) bk. VI. oğlaz. çan çiçeği (TBAS. 2148) gömeçeriği: (< T. 150”) Gelişmelerini en iyi gölgede yapan bitkiler (BTS. 121) gölücür: (< ? ) Gövdesi ve yaprakları yapışkan bir ot (DS. 1. Nişanyan. IX. VI. eriği) Küçük. 2. VI. VI. gölevez.348 gölcür: (< T. otsu ve yaprakları ile su yüzünde yüzen bir bitki. gömülgen) bk. bir yıllık. Ebegümeci. 2144) göl soğanı: (< T. VI. 2148) gömülgen: (< T. TBAS. Bir çeşit erik (DS. 121. VI. 2143) gölezeriği: (< Yun. gölek < göl+ek. DS. 246) . kastania + T. Trapa natans. Bir çeşit papatya. 3328) gölek: (< T. 1068) Ekinler içinde bulunan yabani ot (DS. 1. 3. 869. kararmak. kolokaz + T. yumrulu. 3268. yumru şeklinde olan. gölge + bitkileri. göleğiz. 1068) Mantar (DS. Ağz. VI. VI. göl + Yun. -si) Suda yetişen ve kestane gibi yenilen. soğan (TBAS. 256) göl kestanesi: (< T. kara renkli bir çeşit tatlı erik (DS. 1. kolokaz. DS. (TS. MBTS.

“< ET. VI. Nişanyan. VI. gönü + kavun) Çabuk olgunlaşan kavun (DS. VI. 2154) göngür: (< ? ) Buğdaylar içinde bir siyah tohumlu bitki (DS. 2171) . dōlāb + T. götlek + ormanı) Böğürtlen (DS. 2155) gönü kavun: (< T. kuzukulağından büyük. gönül < ET. MBTS. Baldıran otu (DS. 1. -ı)Bir çeşit çiçek (DS. 2158) götlek ormanı: (< T. gönen) Çam ağaçlarının üst dallarında yetişen ve ot bulunmadığı zamanlar keçilere yedirilen asalak bir bitki (DS. VI. 1042”) 1. VI. VI. güvercin + göğ(ü)sü. VI. VI. 1. gevrek “< ET. uzun ve yumuşak bir çeşit kavun (DS. MBTS. köŋül + Far. kön. 2155) göre: (< ? ) Tarlalarda yetişen. gök + Yun. 690. güvercin + topuğu) Yemek yapılan bir çeşit ot (DS. 2152) gönen: (< T. 2170) göv sovan: (< T. VI. gömürgen) Yabani sarımsak (DS. Clauson. 361) göybiber: (< T. III.. gök + soğan) Taze soğan (Gaz. 2.A.349 gömürgen: (< T. VI. 2165) gövenşe: (< ? ) Sarı. kökürçgen/kökürçgün. pipéri) Yeşil biber (DS. 2169) gövrek: (< T. kögercin/köwercin < kökermek mavi veya grimsi mavi olmak. VI. kevrek < kevre-. Bir çeşit dikenli ot. 2151) gön: (< T. 2169) gövercin topuğu: (< T. VI. 155”) bk. suyu ve gölgeliği seven bir çeşit ot (DS. VI. 1071) Develerin yediği ve kitre denilen bir çeşit zamk yapılan dikenli bir bitki (DS. 2168) gövercin göksü: (< T. 2155) gönüldolabı: (< T. gövercin topuğu (DS.

kuka. kuka + T. çiçeği) bk. Citrus decumana. MBTS. tadı acımsı meyvesi. VI.com) greyfurt: (< ng. gözüm) Nane otu (DS. -si. 2992) guguvak: (< gugu + vak “ses taklidi”) bk. 2190. lāle + T. 1. VI. MBTS. Türkçenin Gücü. 2111) gözenek: (< T. dikeni.: kuku) Bir çeşit lâle (DS. gözenek) Soğanı yenilen. Ağz. 122) gugu çiçeği: (< gugu “ses taklidi” + T. yuvarlak taneli. göy(ü)nük. 1779”) bk. DS. 327) gözlükotu: (< T. 2. 60. AVA. www. 1097”). 2184) gramofon çiçeği: (< Fr. VI. 259) gucur: (< ? ) Patates (DS. MBTS. 2187) guga dikeni: (< Yun. VI. 1. 1. (TS. VI. VI. 1083) Bir çeşit çalı (DS. (And. turşusu yapılan bir çeşit üzüm (DS. ruaferae (DS. 1. BTS. gramophone + T. hüsnüyusuf (TS.350 göyemin: (< ? ) Yeşil renkli. VI. “< Yun. VIII. (altıntop). 2192) . 2179. böğürtlen (TBAS. “< guguk ‘ses taklidi’. VI. gözlük + otu) Lunaria biennis. pāçak + T. 897) guguk lâlesi: (< guguk + Far. 122) guli bacağı: (< ? guli + OFar. çiğdeme benzer bir çeşit bitki (DS. evlek mantarı (TBAS. 2171) göynük: (< T. 896. çiçeği) Sarı ve turuncu renkli bir tür çiçek (Aksan.siyahkahve. Grape-fruit) Turunçgillerden sıcak bölgelerde yetişen bir meyve ağacı ve bu ağacın kanarya sarısı renginde. 2183) gözüm: (< T. -ı) Büyük lahana (DS.

2197) gurgum: (< ? ) Böğürtlen (DS. pembe veya kırmızı çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir. 88) . Ka. 128. GBAA. 2202. 479. EYAD. VI. VI.A. beyaz. 210. VI. manitari + T. VI. Ağz.: gulya.A. (And.Y. 188. VI. söbelen mantarı (TBAS. E A. 902. K A. kopria + Yun. 228. DA. 439. AAT. 2200) gurundişi: (< ? gurun + T. 2203) gübre mantarı: (< Yun. Ağz. TBAS. gul). Yer elması. 202. 201. dişi) Bir bitki adı (AVA. 48. 242. 34. 99. Bodur ardıç ağacı (DS. kavrularak yemeği yapılan bir bitki (DS. -ı) bk. (TS. 17. kaldıran) Ormanlarda çam gübrelerinin altında çıkan bir çeşit mantar (DS. 2200) gurşeyik: (< ? ) lkbaharda bağ ve bahçelerde biten. 261. 180. 2198) gursalık: (< ? ) Bir çeşit ot (DS.Y. 2203) gut: (< ? ) Erken olgunlaşan sık taneli üzüm (DS. kopria + T. SA. 2194. Rosa. 160. UA. 123) gübür kaldıran: (< Yun. 1. 123. ETA. 246. 2212) gül: (< Far. T YA. VI. 327) gurya: (< ? ). guya) 1. 65. VI. BTS. EYA.. II. GD AT.351 gurante: (< ? ) Dağlarda yetişen yabani soğan (DS. 2207) güdek: (< ? ) Pelit ağacının meyvesi (DS. 39. OAAD. Krş. 14. TAYA. 2. VI.: gul) Gülgiller familyasından. 30. 10. 176. sarı. ülkemizde 24 tür ile temsil edilen. 190. 7. dikenli.. (And. kışın yapraklarını döken.

gul + T. 903. VI. yaprakları geniş ve yuvarlak. MBTS. 2217) gülbeşeker: (< Far. 1. badem gibi türleri içine alan. VI. otsu. çalımsı ya da ağaçsı bir bitki familyası (TS. 2219) gülhatmi: (< Far. ħaŧmī. boynuzlu gelincik (TBAS. (TBAS. 261) gülgülü: (< Far. 1. VI.: gülfatma) Ebegümecigillerden. fākihe ‘meyve. gulābī) Bir çeşit armut. ülkemizde 35 cins ve 242 kadar türle temsil edilen. 124) gülgiller: (< Far. -giller) Çilek. gul + Ar. çiçekleri büyük ve türlü renklerde olan. fākih. 1. örneği gül olan. gülgülü (DS. “< Ar. 903. hatun) bk. 2219) gülhatun: (< Far. -u + dikeni) Yabani gül fidanı (DS. 2217) gülburcu tikeni: (< Far. MBTS.352 gülâbi: (< Far. gul-be-şeker. 1. VI. BTS. dibi) Tarlalarda biten pancargillerden bir bitki (DS. MBTS. bur(u)nu) Yabani gül meyvesi (DS. VI. (And. 1. -ü) Gelincik (DS. burç/murç + T. DS. 1109). armut. soğanlı ve pembe çiçekli bir bitki. 915”) 20 cm kadar yükseklikte. gul + T. Ağz. 2217) gülfaki: (< Far. VI. gul + ? beser) Salatalık. hıyar (DS. 165) gül armudu: (< Far. 2217) gülbeser: (< Far. gul + gul + T. Merendera kurdica. -üm) bk. VI. gul + gul + T. (TS. -u) Kırmızı renkli bir çeşit armut (DS. Niğde’de gülābi armudu olarak geçer (Eren. 2217) gülburnu: (< Far. gul + T. gul + emrūd + T. 2217) güldibi: (< Far. elma. çok yıllık otsu bir bitki. Althaea rosea. VI. gul + Ar. ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. yemiş’. gul + T. 2219) gülgülüm: (< Far. 124) . gul + Sans. VI. 1108) Koyu kırmızı renkte gül (DS.

909) gün çiçeği: (< T. (TBAS. 2221) gülyağı: (< Far. gul + T. Albizia julibrissin. 125) günâşık: (< T. gul + T. -lük) Eğrelti otu (DS. VI.: gülyasır) Yabani gül (DS. VI. nāsir. gün < ET. TBAS. 1. MBTS. 124) gülük üzüm: (< T. TBAS. üzüm) Gül renkli üzüm (DS. Ağz. 2219. 173) . 193) gül üzüm: (< Far. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir.353 gülibrişim: (< Far. 4513) gülnasir: (< Far. 2220. Ağz. 2221) gümüşdüğme: (< T. tüysü yapraklı. 2220) gülür: (< ? ). gün + çiçeği) bk. 1.: gülül. kün + Ar. 124) gülnar: (< Far. VI. nāsir. Tanacetum parthenium. 2220) gülük: (< ET. 2221. “< Ar. çok yıllık. XII. stamenleri soluk pembe renkli. Mürdümük (DS. kölük. gul + Ar. 2306”). gul + nār) Kiraz (DS. vatanı subtropikal Asya olan ve Kuzeybatı Anadolu’da süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaççıktır. 2. VI. 1. VI. yağı) Itır çiçeği (DS. ‘āşı ) Ayçiçeği (TS. 124) güllük: (< Far. (TBAS. gul + T. çiçek örtüsü yeşilimtırak. gülük + üzüm) Kırmızı renkli bir çeşit üzüm (DS. VI. 2. gul + nāzuk) Menekşe (DS. ayçiçeği (TS. gul + ebrīşum) 10 m kadar yükselebilen. çiriş (TBAS. külür) 1. MBTS. (And. VI. gümüş + düğme) 20-60 cm yükseklikte. Bezelye. 2221) gülnazik: (< Far. 1111) bk. (And.

gelincik (TBAS. gün + döndü) Ayçiçeği (TS. VI. 1. VI. gul + T. gün + Far. Acem lâlesi (TS. 910) güneştopu: (< T. VI. 125) gündüzsefası: (< T. gürgen. 170. 262. 1. Karadeniz kıyılarındaki ormanlarımızda çok yetişen ve kerestesi beğenilen bir ağaç. ayçiçeği (BTS. 326) gürgengiller: (< ? gürgen + T. 1. 125) gün gülü: (< T. -ü) bk. -giller) ki çeneklilerden. -ü) Gelincik (DS. 1. 1118) ri. güne + tapan) Ayçiçeği (DS. 1. gul + T. Nişanyan. Eren.354 gündoğdu: (< T. güneş + topu) bk. 1118) Hindiba (DS. kızılağaç gibi kerestelik ağaçları içine alan bir familya (TS. 155). K AT. gün + doğdu) bk. gündüz + Ar. 2196) güneyik: (< kökü bulunamamıştır. 167. -sı) Kahkaha çiçeği (TS. Carpinus betulus.: cürcen. 910) gündüz gülü: (< T. küntüz + Far. gülgen) Gürgengillerden. MBTS. 912) günsü: (< T. günsü < gün+sü. huş. gürgan. Ağz. gülgan. gündüz < ET. (And. 1. VI. 910) günebakan: (< T. 1. 913. 2229. siyah üzüm (DS. sulu. fındık. 1. 2230) gürgen: (< kökenini bilmiyoruz. 147. kışın yaprak döken. 125. (TS. günlük + ağacı) Asya’nın sıcak bölgelerinde (Styrax) ve Afrika’da yetişen (Boswelia) türlerinden günlük çıkarılan değişik cinste ağaçlara verilen ortak ad (TS. 65) gündöndü: (< T. EYA. çiçek durumları tırtılsı. yuvarlak. TBAS. 1. güne + bakan) Ayçiçeği (TS. śafā’ + T. 913) . 69. 911) günetapan: (< T. MBTS. TBAS. 2229) günlük ağacı: (< T.

1065”) bk. güşād + T. güvem + eriği. böğürtlen (TBAS. 126) güvem eriği: (< T. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. gür + üzüm) bk. cevz + T. (TaS. 915) güveyfeneri: (< T. güve + güve. 2243) . 1. (TBAS. alidede (DS. Orta Türkçede de küdegü olarak geçer. 126) güzdede: (< T.kökünden –gü ekiyle türetildiği anlaşılıyor. I. Türkçe *küde. “< güve < ET. MBTS. güvey + otu) Kekik otu. TBAS. 1. otu) bk. 1. küz + Far. zehirli. 917. acı bir çiğdem. 168”) 30-60 cm yükseklikte. güvey + Yun. güz + çiğdemi) Sonbaharda çiçek açan. -i) ri taneli ceviz (DS. 126) güvegüve: (< T. (TS. 2242) güz armudu: (< T. -i) bk.355 gür üzüm: (< T. güvey + ? kekik + T. gentiyane (TBAS. güz < ET. Eren. küye. “< gövem. güz + dede) Hindiba (DS. “< güvey Eski çağlardan başlayarak kullanıldığını biliyoruz (küdegü). emrūd + T. 2238) güşad otu: (< Far. 126) güyeği keküğü: (< T. 1121) Yaraları iyileştirmekte kullanılan iri yapraklı bir ot (DS. 1889) güylek cevizi: (< T. çok yıllık. Colchicum. tosbağa otu (TBAS. göğelek + Ar. VI. MBTS. gurz. -u) bk. VI. III. 222) güz çiğdemi: (< T. Eski Kıpçakçada küyegü biçimi kullanılır. zater (güyeği keküğü). -i. 1. VI. 1121”) bk. Physalis alkekengi. rizomlu. güyeğü otu güyeğü otu: (< T. akdiken (TS. 126) gürz: (< Far. MBTS. phanari + T. 1.

nergis zambağı (TS. 1154) Bir çeşit ot (DS. -ü) Kış mevsimine kadar dayanan. güzel + hatun + çiçeği) bk. (TS. güzlük + buğday) Sonbaharda ekilen sert ve koyu renkli bir çeşit buğday (DS. 917) güzeloğlan: (< T. parlak siyah renkli. gul + T. VII. ülkemizde Karadeniz Bölgesi’nde doğal olarak yetişen. VII. 263. otu) Patlıcangillerden. güz + Far. VI. hacı + T. çok yıllık. BTS. 2. 2250. sarı renkli bir çeşit üzüm (DS. TBAS. 2257) . 1.356 güzelavrat otu: (< T. 1. mor çiçekli ve otsu bir bitki. 128) hadimala: (< Fadime hala ?) Dereotu (DS. DS. atropin denilen zehirli ilacın çıkarıldığı pis kokulu. 127. 2248) hacılar otu: (< Ar. TS. güzel + Ar. 100-150 cm yükseklikte. ĥāfıž + öz. balbal. adamotu (TBAS. güzel + oğ(u)lan) Yuvarlak kalın kabuklu. VI. 2245) hacıbalbal: (< Ar. is. hacı + T. Ali) Seyrek taneli. 1. VI. VI. ‘avret + T. 917. ħalā’i . Atropa belladonna. “< Ar. 128) halayık: (< Ar. TBAS. geç olgunlaşan bir cins üzüm (DS. MBTS. VII. 2243) güzgülü: (< T. kalın kabuklu. -lar + otu) bk. ĥācc. 2243) güzlük buğday: (< T. etli ve parlak altın sarısı renginde büyük taneli bir tür üzüm (TS. 924) habalbilik: (< ? ) Yenince bağırsakları bozan bir çeşit ot (DS. 1. 2243) güzelhatun çiçeği: (< T. meyveleri 1-2 cm çapında. 2244) -Hhafızali: (< Ar. 921”) Bir çeşit tatlı üzüm (DS. VII.

ĥalį c. VII. -ı) Çamgiller familyasından.357 Halep çamı: (< öz. VII. is. çuval ve kâğıt yapımında kullanılan bir bitki. phyton: bitki) Tuzlu topraklarda. lifleri ip. 1156) 1. VII. 2. dokuyan + çiçeği. MBTS. deniz seviyesinden 100-150 m kadar yükseklerde yetişen. 266) halsaçağı: (< Far. 1. 265) halevi: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. VII. iğne yapraklı. Bu ad Hamsiköy-Trabzon’da kullanılmaktadır. şam’ + T. ĥalfe < br. ālī. VII. 128) . Hals: tuz. DS. 2260) haliç: (< Ar. 25 m kadar boylanabilen. 2259) halıdokuyan çiçeği: (< Far. 2266. kalı < Far. (TBAS. ahlat (DS. MBTS. VII. 1155”) Bir çeşit çiçek (DS. 2262) hamdakuka: (< ? ) Böğürtlen (DS. “halı < EAT. Yabanî armut. VII. ĥalfe) Yabanî armut. VII. (TS. (BTS. her dem yeşil. Halep + Ar. Sitipa tenacissima. beyaz. 932) halfat: (< halfat < Ar. TBAS. saçağı) Büyük. VII. halı + T. 2259) halfa: (< Ar. Kuzey ve Doğu Anadolu bölgelerinin dağ çayırlarında yetişir.) Buğdaygillerden. Xanthogalum purpurascens. ülkemizde Kozan civarında görülen bir ağaç türü. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. Pinus halepensis. deniz kıyılarında yetişen bitkiler (BTS. şapka gibi kısmı saçaklı olan bir çeşit mantar (DS. Yer elması (DS. 128. 2. halı + T. 2260) halik: (< ? ) Domuz otu (DS. 2. Boyu 4 metreye kadar erişebilir. 2261) halofit: (Yun. 2261) halus otu: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. 2262) halvan: (< ? ) Çok yıllık.

hanım + eli) Hanımeligillerden. anoi. (And. DS. ħamīr + T. 2274) hanımeli: (< T. tırmanıcı. 2. Ebegümeci (DS. güzel kokulu bir bitki. Ağz. 1170. Ağz. 128) hançer çiçeği: (< Far. 129. örneği hanımeli olan bir bitki familyası (TS. çiçeği) Çiçekleri hançer sapını andırdığı için Latin çiçeğine verilen bir ad (TS. anoi + T. karın ağrısı ve sıtmaya iyi gelen. 2268) hamur kesen: (< Ar. 267) hanımeligiller: (< T. (And. ĥamį ze) Kökünden çıkarılan sütü.: hamaylık) 1. 2264. 2274) . VII. TBAS. sarmaşığa benzeyen bir çeşit bitki (DS. 2267) hamofta: (< ? ) Yaban çileği (DS. Ufak buğday.358 hamı tatlı: (< Far. 941. 2269) hamıza: (< Ar. 172”). TBAS.: hamtatlı) Yeşili çok. 940) hanımağzı: (< T. kesen) Dikenli yabani bir çeşit bitki (DS. BTS. hanım + ağ(ı)zı) Aslanağzı çiçeği (DS. MBTS. 2267. korularda. ülkemizde 7 doğal türle temsil edilen. 1. VII. 1. -lı. 2271. sarı veya kırmızı çiçekli. VII. toparlak bir çeşit erik (DS. -ı + tatlı). 2270) hamzan kökü: (< Ar. kışın yaprak döken. Eren. karpuz yaprağına benzer yaprakları olan bir çeşit bitki (DS. Lonicera caprifolium. hanım + eli + -giller) ki çeneklilerden. VII. kirpiği) Kasımpatı (DS. VII. ĥam an + T. “< hanay < Yun. beyaz. ħancer + T. ħām + T. çalılıklarda yetişen. (TS. çok yıllık. 2. 1. VII. VII. hafif pembe renkli. 941) hanımkirpiği: (< T. VII. 2270) hanaylı: (< Yun. hanım + T. kökü) Yağı ilaç olarak kullanılan. VII.

ħarrūb/ħarnūb ~ Aram. 2280) haptutan: (< Ar. hanım + T. deriyi yakıcı nitelikte olan ve tohumu hekimlikte kullanılan. 1. VII. ħar) Diken (K A. 129) hanzal: (< Ar. 2295) hart: (< T.A. Sinapid arvensis. 1. 211) hardal: (< Ar. 162) Keçiboynuzu (TS. ħardel + T. VII. ħarrūb. 244) ħar: (< Far. 390) hardal otu: (< Ar. 1.359 hanımyaması: (< T. TBAS. 946) harım: (< ? ) Bodur. ħardel + T. 2296) . 946. 129) hardalsı: (< Ar. ħardel. ĥanžal) Ebûcehil karpuzu veya acı hıyar denen bitki (MBTS.. III. 2274. 1175. otu) 20-60 cm yükseklikte. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. hartlak) Ceviz ağacına benzeyen kırmızı renkte. 2. ĥabb + T. VII. hart) Havuç (DS. kırmızı meyvesi olan bir çeşit ağaç (DS. -sı) Uzun iki çenetli meyve (TS. tutan) Yaprakları kaynatılarak içilen ve bağırsak bozukluğu hastalığına iyi gelen bir çeşit bitki (DS. VII. kesen) Sancı geçirmek için kullanılan acı bir ot (DS. 2289) harnup: (Ar. Nişanyan. 950) harsı: (< ? ) Çalı fasulyesi (DS. VII. 161) Turpgillerden 100-150 cm yükseklikte. (TS. 129) hapkesen: (< Ar. 2295) hartlak: (< T. Nişanyan. Gaz. sarı çiçekli. bir yıllık. ĥabb + T. tadı acı ve bir yıllık bir bitki. (TBAS. 2281. Brassica nigra. TBAS. OAAD. VII. VII. yaması) Dulavrat otu (DS. dikenli yaprakları olan palamut ağacı (DS.

1.: hatlap. 137) . otu + -giller) Su kıyılarında yetişen. (And. ħaśm-ı ħān) Dağlarda yetişen. örneği hasır otu olan bir bitki familyası (TS. 2306. hasır ve zembil örmeye yarayan bir saz. bir veya çok yıllık. 33. hortlap) 1. 2. deli tütün (TBAS. 952) hasret çiçeği: (< Ar. otu) Hasır otugillerden. 1.: ħaz) Marul (DA. kırmızı meyvesi olan bir çeşit ağaç (DS. 113) hasanı: (< öz. 951) hasır otu: (< Ar. -î) Bir çeşit üzüm (EYAD. (TS. bataklıklarda yetişen düz. KBAYA. Senpervivum. 1.5 m boyunda. çiçeği) Dam koruğu bitkisi. (TS. 2414) ħas: (< Ar. 268. fındıktan küçük. UA. MBTS. semerci sazı. 1193. 954. Papaver somniferum. kiliz. VII. ħāśś + bādincān < Far. tohumlarından yağ çıkarılan otsu bir kültür bitkisi. 2. büyük ve kırmızı çiçekli. 2298) hasmıhan: (< Far. 1-1. ħāśśa’nın Farsça mastar eki almış şekli ħāśśagį . 162). 145. kofa. tütünü) bk. 2300) haşhaş: (< Ar. bādingān) Patlıcan (DS. SA. Aquilegia. “ haseki < Ar. 852”) Düğün çiçeğigillerden bir süs bitkisi. 87. Hasan + Ar. ĥaśīr + T. Ak gürgene benzer meşe ağacı. Typa. 1. is. (And. (DS. Kocayemiş ağacı ve meyvesi (DS. 158. TS. ħāśś. VII. VII. zembil otu. is. VII. 952) hasır otugiller: (< Ar. ĥasret + T. KYA. hartlap). BTS. TBAS. 119. ĥaśīr + T. Ağz. 97. 51) Hasankeyf tütünü: (< öz. 2296. 130) hasbaldırcan: (< Ar.360 hartlap: (< T. Ağz. ħaşħāş) Gelincikgillerden. Nişanyan. (TS. 2300) hasekiküpesi: (< Ar. ince uzun ve dayanıklı olan yaprakları kıtık yapmaya. crassulaceae. su kamışı. 130. haseki + T. kapsüllerinden afyon. küpesi. Hasankeyf + T.

1. hevā + T. 2307) hatuntuzluğu: (< T. MBTS. TBAS. DS. otsu bir bitki. ħatmi) Ebegümecigillerden. beyaz. 2. hatun + memesi) bk. sarı veya kırmızı çiçekli. 2307) hatunparmağı: (< T.361 haşlama: (< T. TS.30 cm yükseklikte. Akdeniz bölgesinde yetişen ve köklerinden kırmızı boya elde edilen. (ağaç küpesi). DA. hāvut + T. VII. 959. bir veya çok yıllık. Taze börülce (DS. 2310) havıt otu: (< Far. 131. 164) Zencefilgillerden. 2. Tütün fidesi. hatunparmağı (DS. Galanga officinalis. (And. 962) . 131) havacıva: (< hava + cıva “adlandırma sebebi bulunamamıştır”. VII. 863”) Sazlık ve bataklıklarda yetişen. Ağz. otu. 1211) Sığırdiligillerden. Nişanyan. hatun + tuzluğu) bk. 2389. VII. 2311. VII. DS. 2309) havazla: (< ? havaz + T. 957. bazı cisimlerinin kök ve çiçekleri hekimlikte kullanılan. (TS. haşlama) 1. 131. VII. KMYA. VII. sabun çiçeği (DS. “< Far. VII. mavi çiçekli. tüylü. genellikle büyük. VII. 10. 144. (DS. beyaz bir çeşit üzüm (hatunmemesi). otsu bir süs bitkisi. tüylü.: havaza) Zeytin yaprağı gibi yaprakları olan. semer ve hasır yapılan ot (DS. (TS. aynı adla anılan kök sapları baharat olarak kullanılan ıtırlı bir bitki. 2305) hatmi: (< Ar. 159) hatunmemesi: (< T. 2350) havaotu: (< Ar. hatun + parmağı) Uzun. Aralık ayında beyaz çiçek açan bir çeşit Akdeniz Bölgesi bitkisi (DS. Alkanna tinctoria. 2304) hathul: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. VII. hāvut. 238) havlıcan: (< Far. TBAS. otu) Vücudun fazla ateşini almaya yarayan sabun köpüğü biçiminde bir çeşit bitki. Althaea officinalis. 1. çok yıllık. 1. karamuk (TBAS. -la). çok yıllık. 268. BTS. ħāvlincān. (TS.

2317) haylan kabağı: (< ? haylan + T. ana + eli) Küçük beyaz çiçekli bir yıllık bitki. (yeregeçen. MBTS. DS. Cucurbita maxima. iri bir kabak türü. VII. şal am + T. 1. çöven (TBAS. Su yosunu. 2314) hayır: (< Ar. hevīc. 2324) helep şalgamı: (< öz.362 havsak: (< ? ) Kestane (DS. ĥalvā + T. VII. (kestane kabağı). 43. ħayr). Mısır yaprağı (DS. 2312) havuç: (< Far. (TS. BTS. 2. VII. Anastatica hierochuntia. Ağz. 2322) hebil: (< Ar. cı + ? çöven + T. 2351. 963) havzal: (< ? ) 1. 164) Maydanozgillerden. 1130) 1. VII. içi sarı renkli. AAT. is. sürünücü. tek yıllık. 269. pembemsi ya da sarı renkli. (TS. 2. Gaz. VII. ħabl. III. (TS. tatlısı yapılan dışı boz. 2319) hazık: (< Ar. pürçüklü). 2. 2334) helvacı çöveni: (< Ar.: hayyır) ncir (DS. 395) havvaanaeli: (< öz. (And. 963. 1. 132) helvacı kabağı: (< Ar. koni biçimindeki etli kökü için sebze olarak yetiştirilen iki yıllık otsu bir kültür bitkisi. -ı) Yer elması (DS. ĥāzık) Ham dut (DS. Halep + Far. tırmanıcı. Daucus carota. Genellikle uçurumlarda bulunan. kayaların üstüne yapışan bir çeşit sarmaşık. 2331) helgog: (< ? ) Yabani bir dağ yemişi (KBAYA.. BTS. Nişanyan. VII. 1. -i) bk. 977. VII. kabağı) Asma kabağı (DS. VII. is. taç yaprakları beyaz. cı + kabağı) Kabakgillerden. VII. Bir çeşit armut (DS. Havva + T. ĥalvā + T. 271) .A. 194) helis: (< ? ) Sütlü bir çeşit ot (DS.

cı + kökü) bk. bir yıllık bir bitki. sarkık. fındığa benzer bir çeşit yemiş (DS. 133) hevlek: (< evlek) Ağaç köklerinde yetişen bir çeşit mantar (DS. (TS. heşt) Yenilen bir çeşit ot (DS. VII. ölmez çiçek (TBAS. VII.: hevg. Nişanyan. (alaca menekşe). 2351) . didik) Uçlarında yeşil yaprakları olan uzun saplı bir çeşit ot (DS. 1. 2349) hevek: (< hevenk < Far. VII. III. Ağz. sarı. yumuşak kabuklu. 1247) Domates (DS. mor. 2345) hernük: (< ? ) Dikenler arasında bulunan. hevk) 1. beyaz renkte. 220) herdidik: (< Far. 980) herdemtaze: (< Far. çöven (TS. 2348) heşdan: (< heşdan < Far. VII. 168). 2. Kara üzüm. Fasulye (DS. 977) hemil: (< ? ) Bir çeşit sarmaşık (TaS. VII. VII. 2347) heses: (< ? ) Mercimek (DS. 1. āveng “asılı şey. VII. her + dem + tāze) bk. herį m. MBTS. ĥalvā + T. aklar ot (TBAS. hercā’į + Far. (And. 2350) hevhulma: (< ? ) bk. her + T. 2. salkım”. menekşeye benzer çiçekleri olan. benefşe) Menekşegillerden. 1911) hercaî menekşe: (< Far. kökündeki yumruları yenilen bir çeşit ot (DS. VII. 2342) hergolik: (< ? ) Açık mavi çiçekli.363 helvacı kökü: (< Ar. Viola tricolor. 2344) herim: (< Ar.

986) hınt: (< ? ) Arpa (DS. VII. TBAS. VII. 2373) hışdenep: (< ? ) Yazın yetişen. 1. 2366) hırçan: (< ? ) Ham kavun (DS. sulu bir çeşit elma (DS. MBTS. 2369) hırhır: (< hır + hır) Kürdan olarak kullanılan bir çeşit ot (DS. otsu. karpuz (DS. VII. VII. mor. 2371. 2358) hıltan: (< ? ) Top durumundaki çiçekleri kuruduktan sonra sapları kürdan olarak kullanılan yabanî bir bitki (TS. 2358) hılhıl: (< hıl + hıl) Tohumunda santonin maddesi bulunan bir ot (DS. VII. 133) hezertere: (< Far. VII. tarlalarda yetişen. uzun bir çeşit üzüm (DS. -anış) Siyah. VII. VII. VII. VII. 2371) hırnık: (< ? ) Kara hurma (DS. VII. 2. VII. ekşi. VII. 2372) hırtı: (< hırtı < hırt) Küçük kavun. hezār + tara) Dereotu (DS. 2356) hılca: (< ? ) Taze mısır (DS. 2368) hırhındilik: (< ? ) Dağlarda. 1255) Delphinium türlerine verilen genel ad. 2369) hırladız: (< ? ) Sarmısak (DS. hezār-reng. 2376) . 134) hırtanış: (< hırt “ses taklidi” + T. bir veya çok yıllık.364 heylül: (< ? ) Kuşkonmaz otu (DS. yenilir bir çeşit ot (DS. 2354) hezaren: (< Far. beyaz veya sarı çiçekli bitkiler (TBAS. Yaprakları parçalı.

Eren. XII.365 hışır: (< Erm. BTS. VII. . VII. 170) Kabakgillerden. 2380) hıtır: (< hıtır “ses taklidi”. Umbelliflorae. Cucumis sativus. 84. 2384. 275. sürüngen. 209. iri meyveli. 2383) hilal otu: (< Ar. 990) Hicaz buğdayı: (< öz. K AT. 4518) hıta: (< Ar. TBAS. ħiyār + T. (TS. Koyu yeşil renkte yaprakları olan kokulu bir çeşit çiçek (DS. VII. uzun.A. bir yıllık otsu bitki. VII. ħiŧŧa. is. 2380) hıyar: (< Far. 2. AVA. 59. hekimlikte kullanılan bir öz bulunan bitki. Çam ağacı. –lama) Ham kavun. uzun ve üzerinde uzunlamasına çizgiler olan açık yeşil renkte bir çeşit hıyar (DS. 1. 172. 134) hiliça: (< ? ) Taze mısır (DS. GD AT. 1. ħiyār + ? dücük) Bitki taze döneminde hıyar (salatalık) gibi kokmaktadır. VII. hilāl + T. (salatalık). 1263. Nişanyan. siyah renkte olan meyvelerinin içinde çekirdeklerden başka. Hicaz + T.. 106. Krş. eşek hıyarı (TBAS.Y. (Duran. Bu sebeple bölge söyleyişiyle “hiyar” adını almıştır. ħiyār. 88. 250) hıyarcık: (< Far. (Hint hıyarı). buğdayı) Beyaz ve büyük taneli bir çeşit buğday (DS. 178) Olgunlaşmamış kavun (DS. III. MBTS. ħosor. –cık) bk.A. kelek (DS. otu) Diş otu. 2381) hıyarşembe: (< Far. Erz. 1263) nce. 990. ħiyār-çenber) Baklagillerden. VII. (TS. 223-229) hıyarlama: (< Far. KMYA.. 2384) . 2. MBTS. Cassia fistula. 134) hıyar dücük: (< Far. 2. Ammi visnaga. (DS. DA. Trifolium resupinatum. 1263) 1. 2. MBTS. ħiyār + T.

1. tropikal bölgelerde yetişen bir ağaç ve bu ağacın portakaldan büyük. Ağz. is. birkaç yıllık otsu bir bitki. Hindistan + Ar. sıcak bölgelerde yetişen. tohumları fasulyeye benzeyen bir bitki (TS. -i) Kakao (TS. -sı) Hint yağı ağacı. -i) Kırmızı biber (TS. (And. 996) Hint baklası: (< öz. TBAS. 1274) Birleşikgillerden. (TS. 996) Hint bezelyesi: (< öz. piselli + T. 1. MBTS. hitik) Fena kokulu bir çeşit zamk. çok sert kabuklu yemişi. VII. Cichorium endivia. TBAS. 2386) hingiç: (< ? ) Kestane (DS. is. 2384) hiltit: (< Ar. 996. Hindiyye) Kene otu. Cocos nucifera. is. is. Hint + Far. yaprakları haşlanarak salata gibi yenilebilen. 135) hindiba: (< Ar. 178. 996) Hint bademi: (< öz. (TS. 135) Hindistan cevizi: (< öz. ĥiltį t).366 hilik: (< ? ) ncir ağacı (DS. VII. bā ilā + T. şeytan teresi (Devellioğlu. kene otu (TS. Hint + Yun. 371. -i) Palmiyegillerden.: hiltik. bizélia < t. -u) Mersingillerden. 2. 20-100 cm kazık köklü. tahtası sert bir ağaç. meyvesi yenen. (DS. Hint + Ar. Psidium. 1. mavi çiçekli. hindibā) bk. bādām + T. Hint + Yun. 134. 1. Ricinus communis Euphorbiaceae. is. 2387) Hint armudu: (< öz. 996) Hindiye: (< öz. 1. 1. pipéri + T. is. 996) Hint biberi: (< öz. Hint + Far. hindibā. 996) . VII. is. sıcak ülkelerde yetişen. cevz + T. Eren. emrūd + T. -si) Baklagillerden. 134) hindibahar: (< Ar. 1. (TS. hindiba (TBAS.

(TS. yalancı tespih ağacı (TBAS. is. 996) Hint fıstığı: (< öz. -ı) Kürkas (TS. -ı) bk. -ı) Bambu (TS. 1. 997) Hint kamışı: (< öz.367 Hint çiçeği: (< öz. 1. 997) Hint keneviri: (< öz. mango. 997) Hint kirazı: (< öz. darıya benzeyen bir bitki. darısı) Buğdaygillerden. ħiyār + T. Hint + Ar. 1. is. is. 997) Hint kestanesi: (< öz. panbu + T. Nelubrium. taze filizleri Hindistan’da sebze gibi yenen. Mangifera domestica. 1. 1. doğu ülkelerinde ekilen. taneleri yenilen. fūl + T. 1. kastania + T. Hint + T. kannavi + T. Sorghum vulgare. -ı) Hıyarşembe (TS. fustu + T. Cannabis sativa. (TS. (TS. Borrassus. Hint + Yun. is. (TS. 997) Hint leylâğı: (< öz. is. is. 997) . leylāk + T. Hint + Far. is. is. -ü) Beyaz renkli bir nilüfer türü. Hint + ? T. 997) Hint hurması: (< öz. -u) Hindistan’a özgü bir pamuk türü (TS. meyvesinden reçel yapılan çok sert bir ağaç. -i) Frenk inciri (TS. Hint + Far. is. is. (Mısır fulü). Hint + Yun. 1. 1. Hint + Ar. is. 1. is. -sı) Palmiyegillerden. encīr + T. çiçeği) Hindistan’a özgü bir tür çiçek (TS. 996) Hint darısı: (< öz. 1. 1. sıcak ülkelerde yetişen. (TS. zeytin büyüklüğünde yenilir bir meyvesi olan büyük bir ağaç. 135) Hint pamuğu: (< öz. is. Hint + Far. -i) Yapraklarından esrar elde edilen bir tür kenevir. 997) Hint fulü: (< öz. -ı) Sumak familyasından. Hint + Ar. Hint + Far. 1. Hint + T. Hint + Yun. -si) At kestanesi (TS. 997) Hint hıyarı: (< öz. kerasi + T. kamış + T. 997) Hint inciri: (< öz. ħurmā + T.

Hint + Fr. birinc + T. is. Hint + ? taş) bk. 1001. Hindistan ve Etiyopya’da yetiştirilen. 135. fındıksı ya da nadiren eriksi meyveleri . 135) Hint safranı: (< öz. otsu ya da çalı formundaki bitkiler. BTS. (TS. VII. 279) hiren: (< ? ) nce. çok yıllık. taneleri pirinç yerine kullanılan bir bitki (TS. parçalı yapraklı. 1. -giller) ki çeneklilerden. yaprakları almaşlı ya da nadiren karşılıklı dizilişli. DS. 1. 135) Hint yağı ağacı: (< öz. VII. Eren. TBAS. 178) Hodangillerden. 1. Hint + Far. (TS. tohumlarından zehirli yağ elde edilen. VII. portugal + T. -lar + yemişi) Taşlık yerde yetişen. VII. is. batıcı. 135. -ı) bk. -ı) Zerdeçal (TS. kökü pancara benzer ve hardal yerine kullanılan bir çeşit ot (DS. 997) Hint portakalı: (< öz. is. Borago officinalis. Hint + Ar. Ricinus communa. çiçekleri hekimlikte kullanılan ve kökü kavrularak yenilen. ayı elması (TBAS. is. 2392) hodangiller: (< ? hodan + T. Hint yağı ağacı (TBAS. kırmızı kiraza benzer meyveleri olan bir çeşit küçük ağaç (DS. Hint + T. 2388) hitiri: (< ? ) Bir çeşit erik (DS. 30-60 cm yükseklikte. 2390) hodan: (< kökenini bilmiyoruz. uzun yapraklı. yağı + ağacı) ki çeneklilerden.368 Hint pirinci: (< öz. ħāce + T. VII. 997. 2390) hocalar yemişi: (< Far. za’ferān + T. -i) Buğdaygillerden. TBAS. is. 1. 2389) hobban: (< ? ) Bir çeşit dikenli ot (DS. bir yıllık. tropik bölgelerde 810 m yüksekliğe ulaşabilen. otsu. çiçekleri genellikle er dişi. 997) Hinttaş: (< öz. tüylü ve açık mavi çiçekli bir bitki.

2398) hopan: (< ? ) Bir çeşit erik. ħurōs. 1004) horoz fasulyesi: (< Far. fasulia + T. budağı. 1004) . bir metre boyunda ağaç (DS. 2392) hoduk: (< ? ) Yeşil kabuklu fındık (DS. Lepidium campestre. BTS. hayvan yemi olarak kullanılan bir çeşit ot (DS. VII. VII. büyük çekirdekli bir çeşit üzüm (DS.-î + Far. “< Far. (And. Ağz. VII. 2405) hoppak: (< hoppak < hop). -si) Bir tür fasulye (TS. 2394) holis otu: (< ? holis + T. emrūd + T. 2412) horozcuk otu: (< Far.: hupbak) Portakal (DS. Nişanyan. kalın kabuklu. VII. VII. ħodā + Ar. 1. 2396) Hollanda kavağı: (< öz. tarlalarda yetişen bir çeşit yonca (DS. 2393) hohalak: (< ? hoh + T. 1. bardacık eriği (DS. -u) Yazın yetişen sulu armut (DS. VII. beyaz ve sarı çiçek açan.369 olan. VII. 174”) Siyah renkli. 282) hodayı armudu: (< Far. akkavak (TS. cuk + otu) Turpgillerden. 61) holos: (< ? ) Kökü derine inen. 2398) holusu: (< ? ) Kestane (DS. VII. is. kavağı) bk. ħurōs + T. 180. (yaban teresi). -alak) Açmamış gonca (DS. eskiden kuduzun ilacı sanılan ıtırlı bir dağ bitkisi. 2444) horozbudağı: (< Far. ülkemizde 32 cins ve 275 kadar türle temsil edilen. ħurōs + T. VII. Eren. Hollanda + T. 1. ħurōs + Yun. 1. (TS. üzeri sert dikenlerle kaplı otsu ve ağaçsı bitkiler familyası (TS. 1001. otu) Ekin tarlalarında biten. 2397) holoz: (< ? ) Mor. VII.

ħurōs + Yun. 1004. 1004) horozyüreği: (< Far. ħurōs + T. fındıksı ya da bakka tipi meyveleri bulunan. otsu. çanak yaprakları 3-5 tane. (TS. baharda açan. Seseli tortuosum. ħurōs + T. karası). 2412) horoz gülü: (< Far. bir ya da çok yıllık. aken. VII. 135) horoz ibiği: (< Far.: ħoruz karası) Bir çeşit üzüm (TS. beyaz veya pembe çiçekli bir bitki. gul + T. 1. -ü) bk. kırmızı çiçekleri horoz ibiğini andıran. 1. ħurōs + T. manitari + T. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli. nadiren çalı ya da ağaçsı bitkiler (TS. 1004. ülkemizde bir cins ve dokuz türle temsil edilen. 2416) hoş: (< Far. Cantherellus cibarius. VII. bir yıllık. ħurōs + Far. (TS. gözü) Maydanozgillerden. kursağı) Bir çeşit ot (DS.: horizüré. 286) horoz karası: (< Far. çiçekleri er dişi. ħurōs + T. ħōş. (TS. 1287) Tatlı limon (DS. 1004. yüreği). 2411) hostu: (< ? ) Taze mısır (DS. VII. Ağz. 135) horoz ibiğigiller: (< Far. 1004. kapaklı kapsül. DS. ħurōs + T. TBAS. ibiği) Horoz ibiğigillerden. ibiği + -giller) Ispanakgiller takımından. otsu ve sarı çiçekli bir süs bitkisi. 2. ħurōs + T. GD AT. -ı) Yenilebilen bir cins mantar. (And. Amaranthus. BTS. 2412) horoz mantarı: (< Far. örneği horoz ibiği olan. keklikgözü (TBAS.370 horozgözü: (< Far. MBTS. taç yaprakları olmayan. 1. 291) horozkursağı: (< Far. VII. (And. 1. ovaryum üst durumlu. 1. 2416) . Ağz. VII. horuzyüreği) Keklik yumurtası büyüklüğünde bir çeşit üzüm (DS.

2416. 1290) Tarlada kendi kendine biten uzun bir çeşit ot (DS. 1006. VII. haşuran. 2. Pancar (DS. hozmur. 2417) hoşvaran: (< Far. hoşveren (DS. VII. VII. VII. 2417) hoşveren: (< Far. kuran). bir yıllık. VII. 2443) . VII. Ağz. 2397. VIII.: holluk. DS. beyaz renkli deve dikeni bitkisi (DS. Yer elması. Küçük kavun. çiçekleri ve dalları ıspanak gibi pişirilen. 2446.371 hoşkuran: (< Far. MBTS. Ağz. 141) hoşulga: (< hoşurga < hoşur “ses taklidi”) Lahana (DS. XII. kozmur) Patates (DS. Pancar. 4520) hukar: (< ? ) Tohumu dövülüp toz hâline getirilerek çocuklara uyku vermesi için yedirilen tarakotu (DS. 2430) hömbeles: (< ? ) Mersin bitkisi ve meyvesi (DS. XII. ħozan. 4519) hölemez: (< höle-mez ?) Mavi çiçekleri ve sedefe benzeyen yaprakları olan. veren) Ispanağa benzer bir çeşit ot (DS. Ağz. VII.: hazmur. ĥummā + T. 3. hoşuran) Tarlalarda yetişen. VII. DS. hormuz. (And. 2417. AA. 2304. 1. DS. 2430) höllük: (< T. VII. 2946. Amaranthus lividus. otsu bir bitki. VII. (TS. 2417) hozan: (< Erm.: haşran. otu) Sedef otu (DS. höllek) 1. 2441) humma otu: (< Ar. Şalgam (DS. varan) bk. VII. ħōş + T. 2. 2443) hunk: (< ? ) Günlük ağacı (DS. Patates. ħōş + T. (And. 2432) höngül: (< ? ) 1. (h)öl+lük). 2440. 4. karpuz. VII. 2433) hözmür: (< ? ). 2. (And. ħōş + T. VII. DS.

ħurmā + T. Eren. üzümü) ri taneli. 136) huş ağacıgiller: (< ? huş + T. 2449) hünnap: (< Ar. Ağz. Nişanyan.: fırma. furma.A. E A. ħurmā yemiş. Nişanyan. 136. ADYA. 30 m kadar yükselebilen ve kışın yaprak dökmeyen. 159. ħurmā + T. TBAS. TBAS. DA. 136) hurma üzümü: (< Far. BTS. beyaz bir çeşit üzüm (DS. kışın yapraklarını döken. 2449) hülü: (< Far. ‘unnāb). 1010. 176) Gürgengillerden. DS. KBAYA. 55. ovaryum alt durumlu. Zizyphus jujuba. (And. ST AT. 1010. SA. yaprakları almaşlı ve yapraklarını döken. 1. hulū. 8) hurma eriği: (< Far. eriği) bk. VII. Ka. 1880. ülkemizde beş cins ve on iki türle temsil edilen bir familya (BTS. dikenli ve çiçekleri sarı bir ağaççık. 193. 88. 5-10 m yükseklikte. (And. VI. 182) Bir çeşit şeftali (DS. 1. K AT. Phoenix dactylifera. 1014. 287) hüddüdü: (< ? ) bk. TBAS. ħurma) Palmiyegillerden. 2050) . (TS. 137. gelincik (TBAS. DS. 176). Ağz. 1. VII. kışın yapraklarını döken. 136) hülek: (< ? ) Domates (DS. eski çağlardan beri meyvesi için Kuzey Afrika’da kültürü yapılan bir bitki. ağacı + -giller) Bir evcikli. DS. meyveleri fındıksı ya da kanatlı fındıksı tipte.. 195.: gınnap) Hünnapgillerden. 2449) hülübü: (< Ar.Y.372 hurma: (< Far. V. karahurma (TBAS. VII. (TS. (TS. Betula. çiçekleri tek eşeyli. 283. 290. VII. yenilen meyvesi için özellikle Batı ve Güney Anadolu’da yetiştirilen. 188. humma. 2445) huş: (< ? huş. 274. kerestelik bir ağaç cinsi. V. 236. OAAD. iri çekirdekli. ince kabuklu. 1857. hülb + -î) Taze fasulye (DS.

1932) hürmiye: (< ? ) Sarı erik (DS. uhlamur) Ihlamurgillerden. Ağz. 4031. eriksi ya da fındıksı tip meyveleri olan. III. 1015. 1. örneği ıhlamur ağacı olan.A. 2460) . çiçekleri er dişi. ovaryum üst durumlu. bir ya da çok yıllık. VII. 1017. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. DS. ağaç. Eren. III. 1014. 4503. 183). (TS. TBAS. 1. XII. V. 1. 60-70 cm yükseklikte. flamuri. ilamur. 2450) hürle: (< kökenini bilmiyoruz. TaS. 138. 2517. (And.: fambur. DS. 2451) hüryemez: (< Ar. VII. 141. -giller) ki çeneklilerden. 1014) hünük: (< ? ) Gelincik çiçeği (DS. TBAS. 1833. Erz. bazen taç yaprakları olmayan. örneği hünnap olan ve sıcak ülkelerde yetişen bir bitki familyası (TS. illamur. ülkemizde iki cins ve beş türle temsil edilen. çiçekleri çay gibi içilebilen. ĥurr + T. (TS. nadiren tek eşeyli. büyük bir gölge ağacı. ‘unnāb + T. 182) Bir cins burçak (TS. 1. kışın yapraklarını döken. kerestesi beğenilen. sarımsı veya beyazımsı çiçekli. VII. ışınsal simetrili. 292) ıhlığ: (< ? ) Bir çeşit saz (DS. BTS. 2453) -Iıhlamur: (< Yun. VII. 107. . yemez) Bir çeşit elma (TS. çalı. Dianthus barbatus. 106. felembur. ihlamır. bazı türleri bahçelere süs olarak dikilen. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. yaprakları almaşlı dizilişli. çok yıllık.373 hünnapgiller: (< Ar. 1017. 178. bakka. ĥusn-i Yūsuf) Karanfilgillerden. nadiren de otsu bitkiler (TS. XI. pembe çiçekli ve otsu bir bitki. 180) ıhlamurgiller: (< Yun. VII. her dem yeşil ya da yapraklarını döken. AA. DS. *flammula < flamma. Eren. DS. flamuri + T. 291. Nişanyan.. 1. ıhlambur. 137) hüzmün: (< ? ) Patates (DS. Tilia. BTS. 1014) hüsnüyusuf: (< Ar. fılambur. 1. < Yun. flamuri ~ ? OLat.

2461) ılamık: (< ? ) Ayrık cinsinden bir çeşit ot (DS. çiçeği pembe mor renkli zararlı bir bitki (DS. VII. VII. 2477) ıncalız: (< ? ) Turşusu yapılan bir tür küçük yaban soğanı (TS. 1018. 2478) ırbam: (< ? ) Yulaf (DS. 4582) ılgıncar: (< kökenini bilmiyoruz. 183). Akdeniz bölgesinde yetişen.: ırhah) Leylak ağacı (DS. 4522) ırhak: (< ? ). Ağz. VI. VII.374 ıhnaz: (< ? ) Ekin tarlalarında biten. Ağz. beyaz veya pembe çiçekli bir ağaç veya ağaççık cinsi. (And. VII. Tamarix. 1. 1. 2465) ılgın: (< T. 138. VII. (TS.: yılgım. Türkçe ılgın sözüyle birleştirilmesi yanlıştır. 1018) ılgıngiller: (< T. ılgın + -giller) Örnek bitkisi ılgın olan. VII. TBAS. XII. DS. acı) Bir çeşit ot (DS. 2485) . 2477) ıngıldana: (< ? ) Hasta diş etlerini kanatarak tedavi etmeye yarayan bir çeşit ot (DS. 1018) ımık acı: (< ? ımık + T. VII. yılgın. 1019) ıncık: (< ? ) Ceviz (DS. 4269. 183) Kuş kirazı (TS. ayrı taç yapraklı iki çenekli bitkiler familyası (TS. 1. Eren. XI. karanfilgillerden. yılgun) Ilgıngillerden. Eren. yenilebilir bir çeşit bitki (DS. TaS. 2474) ıncak: (< ? ) Kara erik (DS. 1. (And. ılgın. 2464) ıldırangıç: (< ? ) Dağlarda yetişen. VII.

. 1975) ıspanak: (< Yun. 2487) ırmık: (< T. Ağz. gul + T. ısbanak. ısırgan + -giller) ki çeneklilerden. kendine özgü kokusu ve değişik renkleri ile tanınan bir tür gül (TS. tüyleri kırılınca karınca asidi denilen çok kaşındırıcı bir madde çıkartan. II. II. iki evcikli. 2488) ırnık gordoş: (< ? ırnık + gordoş) Bir çeşit patates (DS. ovaryum üst durumlu. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişte. VII. ısırgı) bk. ülkemizde iki cins ve dokuz türle temsil edilen. 293) ısırgı: (< T. 185. nadiren ağaç formundaki bitkiler (TS. 45. Isparta + Far. 228. pazı. 3615. her tarafı sert tüylerle kaplı. -giller) ki çeneklilerden. ısırgan (TBAS. 2491. T YA. 389) ıspanakgiller: (< Yun. bir veya çok yıllık otsu bitkiler. 1. 1021. (TS. 1024) Isparta gülü: (< öz.: ısbanaħ. 670. pancar gibi başka türleri de içine alan bir familya (TS. VII. otsu. 2488) ısırgan: (< T. TAYA. 2. 293.. 12. bir ya da çok yıllık. otsu ya da çalımsı. X. 139. spanaki + T. 50-150 cm yükseklikte. 139) ısıtan: (< T. 100. 1. ısmanak. Erz. çiçekleri tek ya da iki eşeyli olan.A. is. 1025) . AA. DS. ıspanag) Ispanakgillerden. (And. 364. BTS. Spinakion ~ OFar. 279) ısırgangiller: (< T. ermik ?) Olgun meyve (DS. örneği ısırgan otu olan. Urtica. VII. ısmınak. BTS. 1. ısmalak. VII. Nişanyan. 1322) Isırgangillerden. BTS. örnek bitkisi ıspanak olan. ispenāk “Batı dillerine Yunancadan geçmiştir”. KYA. 1. gövde ve yapraklarında yakıcı tüyler taşıyan.375 ırkı: (< ? ) Yonca (DS. 2492. 1. ısır-gan. III. 1021. bir yıllık bitki. TBAS. 1024. DS. ETA. Spinacia oleracea. ısıtan) Hardal (TaS. (TS. MBTS. 184. DS. yapraklarından sebze olarak yararlanılan. SA. 178). 293. aken ya da eriksi tipi meyveleri olan. III. spanaki ~ OYun. -ü) Isparta yöresinde yetişen. VII. DS.

ışılgan) bk. ışılak) Geniş ve oval yapraklarının bir yüzü parlak olan bir çeşit ot (DS. DS. otsu ve kökü yenilebilir bir bitkidir. yaprakların kenarı dikenli dişli ve meyvesi parlak kırmızı renkli.A. 4045. 1992) ışığan: (< T.. Trachystenon orientale. sarı ya da beyaz çiçekli bir çeşit bitki (DS. 2493) ıstat: (< ? ) Karabiber (DS. kalın köklü. 2494. Ağz. VII. DS. VII.: ısbıt. AA. Ağz. aşħūn. tüylü. 359) ıspıt: (< ? ). 2494) ışgın: (< Far. (TBAS. KBAYA. 30-40 cm yükseklikte. 101. 1794. 2494. ışıldırık) Sazlık yerlerde biten. 2554. 142. 1792. 294. yaprakları ve kabukları yenen. 2495) ışılak: (< T. VII. kışın yapraklarını dökmeyen. XI. TaS. Ilex colchica. ispandān.Y. (TBAS. ışığan) 1-3 m boyda.: ıstapan. DS. Rheum ribes. 142. Ka. 2496) ışıldırik: (< T. 139. AA. 2493. Eren. 2559. V. 2493) ıspatan: (< Far. Eren. geniş yapraklı. Erz. DS. (And. 140. ispit) Ballıbaba türünden. VII. ADYA. Kuzey Anadolu bölgesinde yetişen. 184) Karabuğdaygiller familyasından. VII. ışığan (TBAS. BTS. rizomlu. DS. 2496) ışılgan: (< T. sarımsı beyaz çiçekli. 194). çalı görünüşünde bir bitkidir. 330. DS. VII. VII. 196. (TBAS. DS.A. çok yıllık. istepan) Yabani tere (DS. III. sipandān. yeşil bir bitki (DS.. 139. DS. 40 cm kadar yükseklikte. mavi kırmızı çiçekli. 2489. ispatan. 140) .376 ıspata: (< ? ) Yaprakları ayçiçeğininki gibi olan. AVA. istapan. 2493. VII. VII. . V. VII. DS. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. VII. 163. III. (And.

AAT. 2. kokulu kiraz. 2505) içlikız: (< T. sapları etli. (TS. (TS. 196) Ispanakgillerden. DS. 185) 10-50 cm yükseklikte. III. (TS. TBAS. 2503) içikızıl: (< T. mahlep. 2497) ıtır çiçeği: (< Ar. (yaban pazısı).: ebibük) 1. Eren. MBTS. VII. rozet yapraklı. 1029. çiçeği) Sardunyagillerden. yaprakları güzel kokulu. TaS. Sapının içi boş olan bir çeşit ot. yemeği yapılan bir ot. 1. otu) Özellikle Hindistan’da yetiştirilen ve toprak üstü kısımlarından su buharı damıtması yoluyla idris yağı elde edilen bir tür ayrık otu. ağacı) Meyvesi hoş kokulu. Eren. 141) idris ağacı: (< öz. VII. 1. TBAS. dris + T. 1993) -ibibik: (< ET. Gelincik çiçeği (DS. kerestesi güzel bir kiraz türü. DS. Cymbopogon martinii. 2499. 2502) ibişgıbış: (< ? ibiş + ? gıbış. içli + kız) bk. 1047) idris otu: (< öz. VII. 141) ibran: (< Ar. 2. ‘ibrān) Buğday tarlasında biten ve yenilince baş döndüren bir çeşit yulaf. 1334). bir yıllık ve otsu bir bitkidir. üpgük – üpük. içi + kızıl) Bir çeşit mantar (DS. 140. VII. 1029) ızgın: (< kökenini bilmiyoruz. 1047. VII. çiçekleri türlü renklerde bir süs bitkisi. is. tohumlarından bezir yağı çıkarılan. VII. Pelargonium radicula. Prunus mahaleb. is. 1334”) bk. DS. sarımsı renkli çiçekli. gıvışgan otu (TBAS. ‘iŧr + T. Ağz. deli yulaf (DS. 141) . 2501) ibini: (< ? ) Fesleğen çiçeği (DS. (TBAS. (TS. Blitum capitatum.377 ıştır: (< Blg. 1656. 238. V. evlek mantarı (TBAS. 2. stir. 1. “< ibiş ‘kökü belli değildir’. (And. Eruca cappadocia. 140. 1. MBTS. dris + T.

kömürü ile kara resim yapılan.A. çalı ya da ağaç formunda..: ilek) Baba incir. Ağz. 183). ovaryum alt durumlu. 187). 278. BTS. (And. Krş. çiçekleri ışınsal simetrili ve yaprak koltuklarından tek ya da demetler şeklinde çıkan. niyde) ğdegiller familyasından.: iknecik) Bir çeşit ot (DS. erkek incir (DS. dikenli bitki familyası (TS. 176. Erz. 5-6 m kadar yükseklebilen küçük bir ağaç. bazı türlerinde yaprakları kışın dökülen. Ağz.. KYA. DS. odunu tornacılık ve kaplamacılıkta kullanılan. 141. 2507) ifteri: (< ? ) 1. iğcik) Yaprakları söğüt yaprağına benzeyen. VII. Nişanyan. (And. 1. VII. 1050. 2507. Elaeagnus. (TS. igdiş < igit-. iyde. VII. Ka. 1050.Y.Y. TAYA. Evonymus. güzel kokulu çiçekleri olan bir çeşit ağaç (DS. VII. (And.A. Eren. 63) iğdegiller: (< T. BTS. kabuğu kırmızıya çalan sarı renkte. basit ve stipülsüz. 10 m kadar boylanabilen. VII. iğnecik). 2508) iğ ağacı: (< T. III.378 ifdoğum: (< ? ) Sonbaharda ekilen buğday (DS. TBAS. 235. örneği iğde olan.: idiş) Armut (DS. 2509) iğde: (< ET. VII. (TS.: īde. Kökü yirmi santimetre yüksekliğinde yeşil ot kümeleri (DS. Eğrelti otu. TBAS. yaprakları almaşlı dizilişte. Ağz. yigde.. 297. VII. zeytin biçiminde. 297) iğdiş: (< ET. 2517) . AAT. iğde + -giller) ki çeneklilerden. (And. çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. 1. . 2509) iğlek: (< ilik. 256. beyaz unlu ve tadı mayhoş yemişi olan. 179. 1050. 217. VII. Ağz. iğ + ağacı) Ana yurdu Asya’nın dağlık bölgeleri olan. K AT. Nişanyan. DS. 141.A. dikenli ya da dikensiz. 2510) iğnecik: (< T. 183). 2. 336. 9. 2509) iğcik: (< T. 1.

MBTS.379 iğnelik: (< T. 1. otu) bk. iki + ? çenek + T. sivri uçlu yaprak (TS. 1. 2521) ilhah: (< Ar. ilĥāĥ. “< çenek ‘kökü ve eki belli değildir’. “< çenet ‘kökü ve eki belli değildir’. iletir) Sahlep otu (DS. 1. VII. DS. BTS. 2521) iletir sakızı: (< T. 1059) ilāğaç: (< ? ) Portakal büyüklüğünde güzel kokulu bir çeşit kavun (DS. iğne + yaprak) Çam türlerinde görülen. 2517) ilekke: (< ? ) Mısır (DS. 2512) iğne yaprak: (< T. -liler. 2519) iletir: (< T. ömür otu (TBAS. DS. VII. MBTS. 2513) ikbal çiçeği: (< Ar. 1385) Leylak (DS. ömür otu (TBAS. DS. VII. VII. 2522) . VII. Bir veya çok yıllık otsu bitkiler (TBAS. 1. 2544) iğnelik otu: (< T. 142) ikbal otu: (< Ar. iki + ? çenet + T. MBTS. VII. iğnesil) Bir çeşit armut (DS. 555”) ki çenetli kabuklu yumuşakçalar sınıfı (TS. i bāl + T. iletir + sakızı) Kökünden sakız çıkarılan bir çeşit yabani ot (DS. 2512. 555”) Tohumlarında iki çenek bulunan kapalı tohumlu bitkiler sınıfı (TS. çiçeği) bk. 2541. 141. 1. VII. VII. VII. iğnelik + otu) bk. 142) iğnesil: (< T. i bāl + T. VII. iğnelik) Erodium ve Geranium türlerine verilen genel ad. 1051) iğşe: (< ? ) Fidan (DS. 1059. ince uzun. 142) iki çenekliler: (< T. -liler. iğnelik (TBAS. 2. 298) iki çenetliler: (< T.

2525) ilişken: (< T. VII. Ağz. -ı) bk. VII. VII. havuca benzer bir çeşit bitki (DS. yenilebilir bir çeşit ot (DS. 1. 142) imamselek: (< ? ) Kırlarda yetişen. 2537) . kedi kuyruğuna benzeyen. 2533. VII. imperator + Far. Bir çeşit dikenli ağaç (DS. otu) Maydanozgillerden. ilmen) 1. altın yumurta mantarı (TBAS. 2523) ilificce: (< ? ) Yabani afyon (DS. 2523) ilim: (< T. 1077) inabut çalısı: (< ? inabut + T. 2533) imparator lâlesi: (< Lat. başaklar içindeki küçük bir çeşit darı (DS. manitari + T. 14) imparator mantarı: (< Lat. VII. VII. imperator + Yun. ilim) Tanelerinden çorba ve aş yapılan. baharlı ve yakıcı olan kökü hekimlikte kullanılan bir ot. ilmek) lkbaharda yetişen. 2527) ilme: (< T. 2532) ilmek: (< T. kurutan bir çeşit ot (DS. ilişken) Küçük dikenli tohumları olan bir çeşit ot (DS. 2525) ilimaç: (< ? ) Asma kütüğüne sarılarak zarar veren. Bağ ve tarlalardaki çalı. böğürtlen. Peucedaum imperatoria. imperator + T. VII. -si) bk. VII. ilmik) Ebegümeci (DS. çalısı) Akasya ağacına benzer dikenli bir ağaç (DS.380 ilibitce: (< ? ). lāle + T. VII. ilme) Diken (DS. 2. (TS. ağlayangelin (BTS. 2532) ilmen: (< T. 143) imparator otu: (< Lat. TBAS. VII.: ilibiççe) Gelincik çiçeği (DS. VII. 2533) ilmik: (< T. (And.

1.: incilob) lkbaharda yetişen. 184. Nişanyan. “< yinçü ‘inci’ < Çin. sümbül (TBAS. 1082. 143) incir: (< Far. temren biçimindeki yaprakları arasında ince bir sap üzerinde küçük çan biçiminde beyaz çiçekler açan. DS. Banium microcarpum. inek + emceği) bk. BTS. DS. yumrulu. yapraklarını döken. 282. sunbul + T. 2539.A. ingek. 143. GD AT. Convallaria. çü. ADYA. inci + T. encīr. iki evcikli. inci + Far. Nişanyan. otsu ve kökü yenir bir ot. inek + ? bicik + T. “< ET. 160. sütlü. TBAS. insān + T. 189. (TS. VII. 2541) inek memesi: (< T. ZBK A. -i. III. 303. < ? bicik. Tietze. V. rizomlu ve otsu bir süs bitkisi. 1083. 143) . 235) inceniyar: (< T. Nişanyan. 143) inekbiciği: (< T. VII. Ficus carica. adamotu (TBAS. (TBAS. inek + memesi) ri taneli. K AT. 156. (And. VII. (TS. . 2541) inek emceği: (< T. 199. çiçekleri etlenmiş çiçek tablası içinde bulunan ve etli kısım meyve olarak yenen. 2541) insan otu: (< Ar. Eren. siyah bir çeşit üzüm (inek emceği). 191) Dutgillerden. ince + Far. Erz. 336”) nek memesi şeklinde etli yaprakları olan bir ot (DS. çiçeği. 10-35 cm yükseklikte. 190”) Zambakgillerden. 103. 1745. asıl yurdu Akdeniz kıyıları olan. 182) inci sümbülü: (< Çin. -ü) bk. Tietze. otu) bk. 189. çok yıllık. VII. nigâr) Papatyaya benzer ince yapraklı bir çeşit çiçek (DS. 143. Eren. 1. EYAD. 87. çok yıllık. 189. 721. VII. erkek ve dişi bireyin ayrı ayrı bulunduğu ağaç formunda bir bitki. inek memesi (DS. (DS. Clauson. Ağz. beyaz çiçekli. 2538) inci çiçeği: (< Çin. TBAS.. 12. 187) incirop: (< ? ). (müge).381 incaz: (< ? ) Erik (DA.

144) ipni: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS. 2546) irikara: (< T. isfendān) Akçaağaç (TS. dikeni) bk. -ı) Sarılıcı. bir armut çeşidi (AA. “< yip (> ip) + -(e)k. ipek + Yun. 1098) . VII. güzelavrat otu (TBAS. 1. 1. gülibrişim (TBAS. is. kerestesi ipek görünüşünde. Portulaca grandiflora. Eren. Periploca graece. değerli bir mobilya ağacı (TS. çiçekleri kırmızımsı ve mor renkli bir bitkidir. zehirli. fiton + T. gul + T. VII. VII. 1. ipek + ağacı. (TBAS.382 ipeka: (< Fr. odunsu. -ü) bk. 144) ipek mantarı: (< T. 144) ipkeseği: (< T. sa + T. irili + kız + Far. 192”) Ekvatoral bölgelerde yetişen. süt taşıyan. yulafa benzer bitki (DS. kayın mantarı (TBAS. 127. -u) rili kız armudu. karaçalı (TBAS. kışın yaprağını döken. 1094) ipek fidanı: (< T. emrūd + T. 144) isfendan: (< Far. ipek + Yun. 143) sa dikeni: (< öz. 144) ipek gülü: (< T. manitari + T. -ı) bk. sarı parıltılı. (TS. VII. 1093) ipek ağacı: (< T. güzel çiçek açan bir bitki cinsi. 2549) irim: (< T. ipéca) Altın kökü (TS. 1093) ipek çiçeği: (< T. ipek + Far. ipek + çiçeği) Semizotugillerden. irim < iri+m) Böğürtlen (DS. 2546) iprom: (< ? ) Ekinlerin arasında biten. 1. iri + kara) ri taneli siyah bir çeşit üzüm (DS. 2550) irülü ız armudu: (< T. ip + keseği) bk.

291. VII. stanbul + Far. ince kabuklu bir çeşit üzüm. 2558. ısırga ?) nce yapraklı. isoduni. Osmanlı lâlesi (DS. 144) stanbul şalgamı: (< öz. 1. istot. Origanum heradeoticum. is. DS. Batı ve Güney Anadolu’da yetişen sık tüylü. 1101. 2561) . ishot. is. 1984) ispitiren: (< ? ) 1. 2493. -si) bk. Sarıya yakın renkte beyaz. 2595) stanbul üzümü: (< öz. lezzetli kökleri sebze olarak kullanılan. Akdeniz bölgesinde çok yetiştirilen bir bitki. GD AT. 2.A. kağmut (DS. stanbul + ? kekik + T. -ı) bk. izot) Biber (DS. Ağz. VII. çok yıllık bir bitki. Bir çeşit meşe ağacı (DS. 237. (And. Gürgen ağacı. 186. şal am + T. (TS.. 2555) isirin: (< ? ). 2559) stanbul kekiği: (< öz. Erz. VIII. issot. issat. VII. 2. üzümü) Böğürtlen (DS. beyaz ve pembe çiçekli. 144) isot: (< T. III. sarı renkli. isut. VII. (TS. 185. lāle + T. Ağz. ısı + ot). VII.383 ishal otu: (< Ar. 2559) iskorçina: (< t. kalın kabuklu. ADYA. 4525. 360. isiot.: isat. 1. AAT. otu) bk. VII. Scorzonera hispanica. 1103) stanbul lâlesi: (< öz. kuvvetli kokulu. isdot. venüssaçı (TBAS. scorzone) Birleşikgillerden.: isrin) 1. VII. isotu. Beyaz ya da siyah renkli. 144) isirge: (< T. 2560) istiriç: (< ? ) Bir çeşit meşe (DS. -i) Trakya. VII. uzun bir çeşit üzüm (DS. is. 2555) isirik: (< ? ) Kayın ağacı (DS. stanbul + Far. III. issiot. TaS. kokulu. XII. DS. ishāl + T. VII. 2555. (And. 235. EYAD. uzun bir çeşit üzüm (DS. isdotu. is. stanbul + T. TBAS. .

145) iteriği: (< T. gul + T. it + eriği) Yabani erik (DS.384 işan: (< Far. VII. it + ? cumurt + T. it + Far. 1. 2568) itinciri: (< T. 2569) ithıyarı: (< T. 332. it + kabağı) bk. (And. AVA. acı hıyar. “< ET. it + boncuğu) bk. 2561) işħan: (< ? ) Sonbaharda yetişen bir cins erik (DS. -u) Yabani gül (DS. -u) Bir çeşit ot (DS. 2567) itburnu: (< T. it + Far. 145) itkişnişi: (< T. 2545. 145) itboruğu: (< T. VII. ebucehil karpuzu (TS. 197”) Yabani bir meyve (AAT. III. 1122. 1. it + boğan) Kaplanboğan (TS. 1122) itboncuğu: (< T. it + Far. VII. ālūçe + T. -ı. VII. Ağz. 1. -ı) Acı elma. encīr + T. it + Far. Gaz. şeytan şalgamı (TBAS. 237) itboğan: (< T. VII. bir yıllık. DS. Nişanyan. -u) bk. 2126) itcumurdu: (< T. 436. it + Far. akdiken (TBAS. -i) 100 cm kadar yükselebilen. 2568) itgülü: (< T. 1122) itkabağı: (< T. III. 145) . TaS. it üzümü (TBAS. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. ıt. VII. (TBAS. 2563) it alici: (< T. ħiyār + T.: ipburnu) Yaban gülünün meyvesi (TS. it + bur(u)nu). į şān) Çam ağacı (DS. VII. Aethusa cynapium.A. it + ? boruk + T.. gişnīz + T. -i) Yabani incir (DS.

DS. Erz. is. TBAS. VII. 1. 145. -si) Yabani nane (DS. it + sineği) bk. na’nā’ + T. VII. 188. 315) .A. ābiyā + T. başak çiçekli. 1. emrūd + T. 1133) Japon ayvası: (< öz. VII. boz ot (TBAS. 1125) itnanesi: (< T. meyveleri bezelye büyüklüğünde ve olgunlukta. 2570) itsineği: (< T. VII. (DS. Phleum. -u) ki çenekliler sınıfından olup Japonya’da ve Çin’de yetiştirilen bir bitki türü (TS. (TS. III. 2570. it + Ar. Japon + Far. yapraklanmadan önce kırmızı renkli ve iri çiçekler açan. Chaenomeles speciosa. it + üzümü) Patlıcangillerden. AAT. it + sarımsağı) Soğanak da denilen keskin. 237) itsarımsağı: (< T. 2570) it üzümü: (< T.385 itkuyruğu: (< T.A. III. soğanak. yaprakları oval ve kenarları testere dişli bir bitki türü.. (BTS. bazı ilaçların yapımında kullanılan.. (TS. itsarımsağı (DS. fena kokulu bir çeşit ot (itsoğanı. Japon + Far. 2570. . bir yıllık otsu ve beyaz çiçekli bir bitki. 1. otsu bir bitki. AAT. 237. VII. ezmelice) Dikenlerinden yemek yapılabilen bir çeşit bitki (DS. -sı) Gülgiller familyasından. 143) -JJapon armudu: (< öz. it + kuyruğu) Kenarları düz şerit gibi yapraklı ve saplarının ucu koçanı andıran. 1125. emrūd + T. Gaz. 2576) izōlu armudu: (< ? izōlu + Far. yabanî sarımsak). ivecen) Diken gibi olan tohumları vücudu yakan bir çeşit yabani ot (DS. 437) ivecen: (< T. -u) Bir armut çeşidi (AA. 2571) izmelece: (< T. is. 145) itsoğanı: (< T. VII. 20-50 cm yüksekliğinde. Solanum nigrum. it + soğanı) bk. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen.

sarmaşığı) Asmagillerden. kabaç. VIII. 1133) Japon hurması: (< öz. Hindistan ve Bangladeş’te yetişen. 1. Clauson’a göre kāb’ın küçültme biçimidir. kaba + eldaş ?) Bir çeşit üzüm (DS. is. üzümü) bk. Ampelopsis japonica. VIII. 2577) kabak: (< Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. 1134) Japon şemsiyesi: (< öz. 147) Japon üzümü: (< öz. şeker ağacı (TBAS. 1136) -Kkabaağaç: (< T. is. Japon + Far. jute < ng. is. is. Japon + T. Japon + -ika) bk. 147) Japon kaktüsü: (< öz. 1133) Japon gülü: (< öz. ana yurdu Çin ve Japonya olan. (TS. 1. sülüklerinin ucu duvarlara tutunmak için genellikle daire biçiminde genişlemiş olan sarılıcı bir süs bitkisi. Nişanyan. cactus < Yun. is. -si)bk. Japon + Far. < Bengali dilinden. Eski Kıpçakçada da kabak biçimi kullanılır. (TS. TS. 203) Ihlamurgillerden. gul + T. kabağaç) Kalın gövdeli meşe ağacı (DS. 1. Japon + Fr. Corchorus capsularis. 147) jüt: (< Fr. liflerinden yararlanılan bir bitki. elması) Japonya’ya özgü bir bitki türü (TS. Orta Türkçede kabak olarak geçer. is. ip ve çuval yapımında kullanılan.386 Japon elması: (< öz. Hint yağı ağacı (TBAS. is. 1. 1136. is. şemsiyye + T. -ü) Kamelya (TS. 1. 1134) Japon sarmaşığı: (< öz. -sı) Trabzon hurması (TS. Ağz. -ü) Sütleğen (TS. 1. ħurmā + T.: kabaaç. Japon + T. Doerfer de Türkçe kap (kāp) kökünün küçültme biçimi olarak değerlendirilebileceğini . Hint yağı ağacı (TBAS. (And. Japon + T. + T. kaba + ağaç). 1. 2577) kabaeldaş: (< T. Japon + Ar. 1134) Japonika: (< öz.

GBAA. kaba + kulak + Yun. kayın mantarı (TBAS. AVA. çiçekleri tek ya da iki eşeyli. kabarcık) nce kabuklu. tohumlarında endosperm bulunmayan. emrūd + T. (TS. 148. yaprakları almaşlı dizilişte olan. Cucurbita. 115. kabak. çekirdekli bir çeşit üzüm (DS. ovaryum alt durumlu. Türkçeden belli başlı komşu dillere de geçmiştir. bakka ya da etli kapsül tipinde meyveleri olan. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. parlak yeşil yapraklı. ETA. karpuz. VIII. E A.: gabah. 317) kabakulak mantarı: (< T. Erz. 317. kavun. sürüngen ve sarılgan bir bitki familyası (TS. 281. (And. 1139) kabalak: (< T. 57. Eren. VIII. ZBK A.387 açıklamıştır. tek yıllık. 85. BTS. 148) kabakulak otu: (< T. DS. hıyar gibi cinsleri içine alan. EYA. kabak yaprakları biçiminde yaprakları olan. 2. 2. 178. 45. 1138. otsu bir bitki. (TBAS. kambuk) Kabakgillerden. VI. etli. 1882. 335. 199). 12. çiçekleri huni şeklinde ve sarı renkli. tüylü.. kabak + -giller) ki çeneklilerden. geniş yapraklı. gavaħ. kaba + kulak + otu) Loğusa otu. EYAD. GD AT. manitari + T. Ağz. 2581) kabarcık (II): (< T. kabalak) Geniş. 2578) kabakgiller: (< T. K AT. VIII. 209. çok yıllık. 130. 191. DS. VIII. kabarcık) Soğan köklü. çanak ve taç yaprakları beş parçalı.A. DS. kabak + Far. 4527) kabarcık (I): (< T. -ı) bk. 199. 364. 140) kabakarmudu: (< T. eriksi. II. rizomlu. 1138. Tussilago farfara. XII. 320. kaba + yıldız + dikeni) Ekinler kaldırılırken dikenleri yuvarlanarak uçan bir çeşit bitki (DS. T YA. VIII. 2579) kabaldızdikeni: (< T. sürünücü ya da tırmanıcı. III. 134. 2581) . TAYA. gabak. beyaz çiçek açan bir bitki (DS. zeravent (TS. kırda ya da su kenarlarında yetişen. yuvarlak. . beyaz. etli ve olgunlukta açılmayan bakka tipi meyvesi olan. gabaħ. 2. BTS. kabaħ. -u) Bir çeşit armut (DS. 2614. AA.

405”) Kalın kabuklu. VIII. is. kabartlama) bk. 2582) kabasaba: (< T. 2. 2587) kadıbaşı: (< Ar. 2582) kabartlak: (< T. VIII. kaba + saba). kabargıç) bk. kabarcık + otu) Yele karşı kullanılan zehirli bir ot (DS. kaba + ? tevek. civanperçemi (TBAS. kokulu bir çiçek (DS. ince. 2590) . 2582) kabbar: (< ? ) Meyvesinden turşu yapılan dikenli bir bitki (DS. Gelincik yaprağı (DS. VIII. ā ī + T. 2590) kadıbaş tiken: (< Ar. başı) Lâle (DS. Eren. VIII. süpürgesi) bk. VIII. ā ī + T. (And. VIII. VIII. kabartlak (DS. 2582) kabek: (< ? ) Mantar (DS. 1884) kabatepek: (< T. kabartlak (DS. Ağz. kara üzüm (DS. baş + diken) Küre biçiminde. Kâbe + T.: gabasaba) lkbaharda yetişen bir çeşit yabani ot (DS. VIII. kabartlak) Olmamış incir (DS. VI. VIII. “< Eski kaynaklarda teğek olarak geçer < teğ + ek ‘küçültme eki’. 2581) kabargıç: (< T. uçlarına doğru gittikçe morumsu renkte olan dikenli bir bitki (DS.388 kabarcıkotu: (< T. VIII. 148) kabırcık: (< kabarcık) 1. Mısır yaprağı. 2583) kabiye: (< ? ) Büyük kavun (DS. 2583) kaçkırt: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. VIII. VIII. 2582) kabartlama: (< T. VIII. 2582) Kâbe süpürgesi: (< öz. 2582) kabesu: (< ? ) Yaprakları açık sarı.

1149) kadı otu: (< Ar. kātūn < Soğd. göbeği. 2592) kâfur ağacı: (< Ar. “<Far. IV. çiçeği) Birleşikgillerden. ħātūn < ħātēn. 2590) kadıntuzluğu: (< Soğd. 2. kadın + T. ağacı. 2592) kafete: (< ? ) Domates (DS. (TS. pişmeden de yenebilen bir ot (DS. kadın + T. 2. uzun. afes + T. 2. Tagetes.389 kadımalak: (< kadı + malak ?) Kırda yetişen. 2. 1150) kado: (< ? ) Kabak (DS. 2. MBTS. ağacı) Defnegillerden. “< ET. tuzluğu) bk. kâfur elde edilen ağaç. VIII. kā ıd. VIII. (DS. 3. 1513”) Kâğıt dutu (TS. Üç kulaklı ekşimsi bir ot (DS. Kızılcık büyüklüğünde içi kılçıklı bir meyve. uzun. Uzak Doğu’da yetişen. yumuşak bir cins armut. ā ī + T. MBTS. Bir cins mantar (DS. 2590) kadınparmağı: (< Soğd. VIII. VIII. Beyaz ya da siyah. VIII. 2. borraginaceae. sarı çalı (TS. otu) Yalancı havacıva otu. sulu. 1505”) 1. ince kabuklu bir çeşit üzüm. VIII. parmağı) 1. otu) Hindiba (TaS. aŧīfe + T. 2. nce. onosma. 2593) kâğıt ağacı: (< Far. yabangülü meyvesi. VIII. 2. kadın + T. Cinnamonum camphora. kā ıd + T. 2159) kadife çiçeği: (< Ar. (TS. 1156) kağaver: (< ? ) Yaban otu (DS. 1156) . kāfir + T. 2591) kafesotu: (< Far. 2590) kadıngöbeği: (< Soğd. çiçekleri genellikle parlak sarı renkte ve kadife görünümünde bir süs bitkisi.

VIII. ülkemizde 4 cins ve 38 doğal türle temsil edilen. 207) Kökboyasıgiller familyasından. 2. VIII. VIII. 1520).: kakıl. -laşka) Bir çeşit acı biber (DS. ah aha + T. çiçeği) ki çeneklilerden. 1156) kağmut: (< ? ) Devetabanı ya da stanbul şalgamı denilen. turpgiller familyasından bir bitki ve meyvesi (DS. MBTS.390 kâğıt dutu: (< Far. üst durumlu ovaryumdan gelişen lokulusit kapsül tipinde meyveleri olan. 319) kak: (< ET. beyaz çiçekli. tohumlarından kahve elde edilen. çoğu kenarları mavi bir çizgi ile çevrili beyaz. 2601) kakali: (< ? ). (And. 2595) kağşak otu: (< T. VIII. otsu ya da çalımsı bitkiler (BTS. Ağz. kāhį ) Marul (DS. 149. ah aha + T. Ağz. 2. kabuğundan kâğıt yapılan bir ağaç. 1514”). 2598) kakalaşka: (< kaka “ses taklidi” + T. (gündüzsefası). pomoea. 2. MBTS. 319) kahmuği: (< ? ) Yapraklarının alt yüzü beyaz tüylü bir cins kavak (DS. MBTS. çanak ve taç yaprakları beşli. 2. TBAS. 2598) kāhu: (< Far. 2601. TBAS. -u) Dutgillerden. (TS. tırmanıcı ve otsu bir süs bitkisi. 2. TBAS. Coffea arabica. kağşak + otu. ahve. Çin’de ve Japonya’da yetişen. pembe veya morumsu çiçekler açan. VIII. bir veya çok yıllık.: guvşak) Tarlalarda görülen bir çeşit ot (DS. 74) kahkaha çiçeği: (< Ar. XII. (< And. 2. kakkil) Ceviz (DS. 1159. 149) kahkaha çiçeğigiller: (< Ar. 2596. (And. (TS. 1158. 4529) kahve: (< Ar. 2602) . çiçeği + -giller) Yaprakları almaşlı ve basit. VIII. kak. “< ET.: kaka) Yemiş (DS. BTS. meyveleri 1-2 tohumlu ve eriksi yapıda. Broussenetia papyrifera. 60 kadar türü olan bir ağaç. DS. Nişanyan. kā ıd + tūt + T. bir ya da çok yıllık. TS. 1517. mavi. VIII. koğşak < koğşa-k. sıcak iklimlerde yetişen. Ağz.

149) kaktüs: (< Fr.: kallegezen) Havuç (DS. 320) kakma: (< T. (atlas çiçeğigiller). cactus < Yun.: galabak) 1 m kadar yükselebilen. (TS. (TBAS. 1162. parlak renkte çiçekler açan bir bitki. nadiren tek eşeyli. 2610) kalembek: (< Hint Denizi’ndeki bir adanın adından) 1. -giller) Yaprakları almaşlı dizilişte. Elettaria cardamomum. 149) kalak: (< ? ) ri soğan (DS. 1162) kalabak: (< ? ).391 kakao: (< Fr. Nişanyan. Cactus. kakao ve kola elde etmek için yetiştirilen. 2605. 10 cm eninde. VIII. 1167) . Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen. aynı zamanda süs bitkisi olarak da kullanılan. BTS. iki yıllık. 2. cacauati “Aztekçe ‘cacauati’ kelimesinden”) ki çeneklilerden. dikenli. XII. VIII. sıcak iklimlerde yetişen ıtırlı bir bitki. ā ullu. 320) kakaogiller: (< Fr. sıcak ve kurak ülkelerde yetişen. (atlas çiçeği). 207) Zencefilgillerden. ~ Akad. cacao < sp. etli ve açılmayan kapsül tipi meyveleri olan bir ağaç. Theobroma cacao. (Hint bademi). yaprakları yayvan ve dikenli. yalancı öd ağacı. TBAS. (TS. 2.) Kaktüsgillerden. Ağz. otsu ya da odunsu bir bitki familyası. (TS. 30 cm boyunda. 1160. mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. Bir cins kokulu sandal ağacı. BTS. kakma) Gelincik otu (DS. gezen). cactus + T. (And. 2. 110. cacao + T. Ağz. (And. şizokarp ya da kapsül tipi meyveleri olan. -giller) ki çeneklilerden. çiçekleri er dişi. 1162) kaktüsgiller: (< Fr. 320) kakule: (< Ar. (TS. nadiren de otsu formdaki çok yıllık bitkiler (BTS. çok yıllık. 2. gövdesi ve yaprakları etli. al’a’ + T. ağaç. 4530) kalegezen: (< Ar. çalı. her dem yeşil. Arctium minus. ā ulle(t) ~ Aram. Bir cins mısır (TS. güzel. 2. 2.

10 m kadar boylanabilen. kelle + T. Ağz. 2. 1526) Kavak ağacı (DS. VIII. güz çiğdemi (TBAS. pembe veya kırmızı renkte çiçekler açan. 1538) Baharda duvarlarda çıkan. 1905. 2614) kamelya: (< Fr.. dayanıklı yapraklı bir bitki. VI. VIII.: gamalaħ. 2614) kambaz: (< ? ) Armut (DS. Eski Kıpçakçada kamış biçimi göze çarpar. 2609) kalıntı bitki: (< T. g‘am‘al‘ak) Sarı katran çıkarılan bir çeşit çam ağacı (DS. 322) kalkgit: (< T. örtü”den küçültme ekiyle kalıp+ak. 2. (Japon gülü. Camellia japonica. VIII. Eren ve Clauson ‘sap’ olarak kullanılan Çuvaşça xămăl . VIII. alem < Yun. kalk + git) bk.A. büyük. xumăş komşu diyalektlerden alınmıştır. DS. MBTS. 2610) kamalak: (< kamalak < kama+la-mak “iki parçayı kamalar aracılığıyla birbirine bağlamak”. 324) kamış: (< En eski çağlardan başlayarak kullanıldığını biliyoruz. 2. anber + ? -iz) Karamık ağacı (DS. (And. Orta Türkçede kamış olarak geçer. MBTS. beyaz. gamalak. kalıntı + bitki) Geçmiş dönemlerde dünya florasında yaygın hâlde bulunurken. yer yer bulunan bitkiler (BTS. bu ad Moğolca bir alıntıdır. Çuvaşça xămăş. III. günümüzde bu özelliklerini kaybetmiş. MBTS. 2610) kalmi: (< ? ) Domates (DS. 150) kallekabak: (< Far. 2610) kalpak: (< Lehçelerde kullanılan kalıp “kapak. kalamos. Gaz. 2612.392 kaleme: (< Ar. (TS. Çin gülü). 2. VIII. camelia) Çaygillerden. Yakutlar xomus yanında kulusun adını da kullanırlar. VIII. 287) kambak buğday: (< ? kambak + T. kabak) Bir çeşit kış kabağı (DS. VIII. BTS. is. buğday) Bir çeşit kılçıksız buğday (DS. 1540). 1179. 2614) kamberiz: (< öz. VIII. etli yaprağı şapka gibi olan yumru köklü bir bitki (DS.

2617. dere ve bataklık kenarlarında yetişen. GBAA. 3 m kadar yükselebilen. kenger (DS. III.393 biçimini Türkçe kamış’ın karşılığı olarak vermiştir. MBTS. 73. Alsine media. (And. (And. kan + damlası) Asya ve Avrupa’da ılıman bölgelerde yetişen. 125) kamış otu: (< ? T. kanak) Kökünden sakız elde edilen sütlü bitkilere verilen genel ad. TBAS. (TS. VIII. 150) kanarya çiçeği: (< sp. VIII. 150) kan ağacı: (< T. Phragmites australis. 150) kanak: (< T.. otu) Çuha çiçeğigillerden. 151) kanburuyan: (< T. canario + T. Adonis. TBAS. canario + T. çok yıllık otsu bitkiler. tosbağa otu (TBAS. sert gövdesi olan. 2617. kamış (TBAS. otu) bk.: gamış) Buğdaygillerden. 2. 112. 1180. kan + ağacı) Zakkum ağacı (DS. 2619) kandamlası: (< T. bir veya çok yıllık. 150) kanatma: (< T. kanatma) bk. 204. kan + çal) Bir çeşit diken (DS. 321. 43. 2617. 1542). Türkçe kamış komşu dillere de geçmiştir. TBAS. DS. VIII. tohumları kafes kuşlarına yem olarak verilen. 124. 1184. VIII. 2620) . -cı + otu). 2. 150. sarı veya turuncu çiçekli ve otsu bir bitki. 120.: kanaçı) Uzun yapraklı bir ot (DS. 2. 2. 151) kanavcı otu: (< ? kanav + T. otsu bir bitki.A. 1186. boğumlu. Ağz. TBAS. (TS. göl. 1184) kanarya otu: (< sp. 2. TBAS. E A. (TS. Tropaeolum peregrinum. Ağz. kırmızı veya sarı çiçekli. Eren. 150) kamşan: (< ? ) bk. 151) kançal: (< T. K AT. OAAD. kamış + T. ST AT. ADYA. 229. kenger (TBAS. 288. (TS. 237. sakız otu. tavşancıl otu (TBAS. Gaz. sarı renkli bir çiçek. kan + buruyan) bk. VIII. çiçeği) Çan çiçeğigillerden.

. DS. otu) Buğdaygillerden. kangal (DS. candela + T. 2. (TS. Krş.A. 2. yenilen bir çeşit mantar. kandıra + T. candela + T. candela ‘mum’. 598. “< Ar. otsu bir bitki. 2622) kangal dikeni: (< ? kangal + T. otu) Ballıbabagillerden bir bitki. 211”) Civanperçemi (TS. bir karış boyunda bir çeşit ot (DS. VI. 2. kanlıca + Yun. dikeni) bk. 2. manitari + T. Yabani enginar. (TBAS. kandıra. 2. 3. 151) kangırcak: (< ? kangır + T. 117. VIII. indīl < Lat. 2. 170) kandil çiçeği: (< Lat.A. 1550. 151. Erz.. lâle (DS. 2621. 1911. VIII. 2. ıtırlı bir süs bitkisi. DS. çiçeği. -ı) Kırmızı renkli. çok yıllık. VIII. DS. Lipia citriodora. (TS. DS. VIII. kan + kurutan) Adamotu (TS. kenger (TBAS. 299. TBAS. “< Lat. MBTS. -cak) Tazeyken yenen.Y. 207) 1. Lactarius. (TS. 2621) kangal: (< kökünü bilmiyoruz.394 kandıra ağacı: (< Lat. 475) kangala: (< kangala < ? kangal) Gelincik çiçeği (DS. III. VIII. 1186) kandıra otu: (< Lat. 1186) kandil otu: (< Lat. (kangal dikeni). 1186) kan dikeni: (< T. Deve dikeni. Eren.. 2917. Calamagrostis. VIII. VIII. ağacı. 1550”) Mine çiçeğigillerden. 2626) . 1188) kanlıca mantarı: (< T. Nişanyan. 2. 2622. ballo ta acetabulosa labiatae. 1187. ETA. II. kandıra + T. MBTS. (DS. Dikenli bir çeşit ot. 2622) kankurutan: (< T. 2622) kangılız: (< ? ) Gelincik. sürünücü. kan + dikeni) bk. VIII.

Tietze. portugal + T. acı köklü. 1190. 328) kantartopu: (< Lat. 2. kentauron + T. 1191) kantorbası: (< T. kan + otu) Gelincikgiller familyasından kan kırmızı renkte.395 kanlık: (< T. kantar + T. hekimlikte iştah açıcı olarak kullanılan bir tür bitki. MBTS. zehirli bir bitki (TS.. kabağı) Su kabağı (TS. 151) kanlıpınar: (< T. çok yıllık. taç yaprakları 4-12 tane ve birleşik. 2. 2626) kan otu: (< T. topu) Küçük. MBTS. kan + Fr. 2. kan + Hint. 1189) kan portakalı: (< T. 2. Centaurea. mavi. 2627) kantiyane: (< Lat. VIII. -ı) çi kırmızı bir portakal türü (TS. 1553”) Bir çeşit armut (DS. kanlık) 10-25 cm yükseklikte. inŧār < Yun. kantar + T. “< ET. Gentiana lutca. < Lat. 2. VIII. 3186”) Kırmızı turp (DS. buŋar. hekimlikte kullanılan. TBAS. -sı. kantar + T. çanak yaprakları 4-5 tane olup birleşik. Kızıl kantarongillerden. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 3. VIII. (TS. sarı. VIII. otsu ya da çalımsı bitkiler (BTS. kentauron) 1. bir. küçük bir bitki. iki ya da çok yıllık. Birleşikgillerden. sarı çiçekli. 2627) kantar kabağı: (< Lat. kalın köklü. aş(ı)lama. 1189) kantar aşlama: (< Lat. 332”) Kısa saplı kırmızı renkli bir çeşit kiraz (DS. (TBAS. çiçekleri er dişi. 1190) kantaron: (< Yun. ülkemizde 7 cins ve 24 türle temsil edilen. kanlı + pınar. tōbre < Hint. “< Ar. çok yıllık. tatlı kavun (DS. kırmızı çiçekli türleri bulunan otsu bir bitki. 2. 2. 152) kantarongiller: (< Yun. (TS. -giller) Yaprakları karşılıklı. 2628) . “< Far. ovaryum üst durumlu.. Gentiana) Kızıl kantarongillerden. birleşme yerinden açılan kapsül tipi meyveleri olan. torba + T. Scorzonera sublanata.

“< T. 2634) kaplan postu: (< ? kaplan + Far. kaplıca) Taneleri ufak. otsu ve zehirli bir bitkidir. 152) kapıncak: (< T. rizomlu. 2. capucine) Latin çiçeği (TS. VIII. DS. VIII. kan + yaş) Yaprakları kamış yaprağına benzeyen. 152) kapçık otu: (< T. gelincik (TBAS. kapalı + Far. Sorghum halepense. 2. üzerinde siyah benekleri olan bir çeşit susam çiçeği (DS. sulak yerlerde biten. VIII. 209”) Ekin tarlalarında yetişen afyon büyüklüğünde meyvesi olan bir bitki (DS. 152) kapalı tohumlular: (< T. kan + yaşı) bk. Kökenini bilmiyoruz. DS. gelincik (TBAS. Clauson. 2. -i. 2628) kanyaşı: (< T. kaplu bağa ‘kaplumbağa’. kālak + T. -lular) Açık tohumlularla tohumlu bitkileri içine alan bitkiler âleminin bir alt şubesi (TS. Bazı hayvan isimlerinin sonunda –lān eki vardır’. 2. kapancak). Triticum monococcum. 30-150 cm yükseklikte. DS. tuħm + T. (And. 2634) kaplıca: (< T. VI. VIII. 1915. kapurcak) bk. kapçık + otu) bk.396 kanyaş: (< T. (TBAS. kap+çık) bk. 1201) .: kapırcak. 2635) kapuçin: (< Fr. VIII. pōst + T. 1200. 152. 1562”) Bir çeşit bitki (DS. MBTS. kaplumbağa + Far. Eren. 584. 2634) kaplıngaba keleği: (< T. bulgurluk bir çeşit buğday. 153) kaplanboğan: (< ? kaplan + T. “< kaplān ‘Eski Türkçede geçmeyen bir kelimedir. boğan. 152. gelincik (TBAS. 1194) kapçık: (< T. çok yıllık. -u) Koyu turuncu. Ağz. (TS. kanyaş (TBAS.

baldırıkara (TBAS. Juniperus sabina. mor çiçek açan bir çeşit ağaç (DS. dünyada Güney Avrupa’da. 3. kara + ? bahnı) Bir çeşit üzüm (DS. VIII. 1203. VIII. T YA. 334) karaağır: (< T. Zatülcemp hastalığında kaynatılarak içilen. 153) karabaldırcan: (< T. VI. 2. DS. 2637) karabahnı: (< T. maydanozgillerden bir bitki.397 karaağaç: (< T. kara + asma) bk. kara + ağaç). 4. pulsu yapraklı. VIII. karabaşak –1. 1893. karāç. AVA. TBAS. 1203. 2637) karaardıç: (< T. çiçekleri demet durumunda ve meyveleri kapçık meyve olan. 219. Ağz. (TS. 2643. 4”) Yapraklarını dökmeyen. yaprakları dişli. Pancar. “< ağ. (TS. karaağaç. çalı şeklinde bir bitki türü. bk. DS. BTS. Bir cins ot. bādingān) Patlıcan (DS. 153. sarmaşık (TBAS. 2637) karabaldır: (< T. kara + baldır) bk. yerde yatık. 19) karaağaçgiller: (< T. VIII. VI. (And. ülkemizde ise Karadeniz ve Akdeniz bölgeleri ile kısmen ç Anaddolu bölgesinde yetişen. kara + ağır. 2638) . pāçak) 1. 3. 2. 1203. Mısırlarda olan bir mantar (DS. eğreltiotugillerden bir ot (DS. garageç. DS. kara + bardakçık) Mürdüm eriği (DS. Baldırıkara denilen. (And. E A. kara + ardıç). çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. 1918. çok yıllık.+ -(ı)r. (TS. 2. 30-40 m kadar yükselebilen.: gara arduç) Servigiller familyasından. 2637) karabaş: (< T. karageç) Karaağaçgillerin örnek bitkisi olan. kerestesi değerli bir ağaç. kara + ağaç + -giller) ki çeneklilerden. Eren. 334. VIII. VIII. 233) kara asma: (< T. 153) karabacak: (< T. kara + baş) 1. 2637) karabadacık: (< T. VIII. kara + OFar.: gağaç. 2. kara + Ar. BTS. Ulmus. bādincān < Far. çitlembik gibi cinsleri içine alan. Ağz. Bir cins lahana. 2.

56”) Bir çeşit soğan (DS.a)z. II. 252. tohumları için yetiştirilen. 34. kara + Yun. kara + buğday) Karabuğdaygillerden. çiçekleri er dişi ya da tek eşeyli. ülkemizde doğal olarak yayılış göstermeyen. karabiberle türlerini içine alan. kara + baş + ? kekik) bk. kara + başak) 1. Kışa dayanıklı sert buğday (karabaş). (And. Fagopyrum. kara + baş + otu) Yaprak ve çiçeklerinden uçucu yağ elde edilen. taç yaprakları olmayan. olgunlaştıktan sonra toplanıp soyularak beyaz biber elde edilen. -giller) Taçsız iki çeneklilerden. baharat olarak kullanılan. 50 cm kadar yükselebilen. 2. 2. kara + buğday + -giller) Taçsız iki çeneklilerden. BTS. Lavandula stoechhas. pipéri). çiçekleri başak veya salkım durumunda bazı türleri hekimlikte kullanılan bitkileri içinde toplayan bir familya (TS. kurtpençesi. otsu ya da çalımsı. dik ya da tırmanıcı. ETA.A. 335. bazen karşılıklı dizilişte. 71. Ka. 1204) .398 karabaşak (< T. 335) karaboğaz: (< T. 72. çok yıllık. Piper nigrum.. 153) karabaş otu: (< T. 172. tohumları olgunlaşmadan önce toplanıp ezilerek karabiber. nadiren ağaçsı bitkiler (TS. 12. 1204) karabuğdaygiller: (< T. Bir cins pirinç (DS. (TBAS. tırmanıcı. bir yıllık bitki. GBAA. KMYA. XII. Eren. çobandeğneği ve karabuğday gibi sapları boğumlu. 374. kara + boğaz. tırmanıcı bitkiler. Güney Doğu Asya’da yayılış gösteren.: garabiber. mor çiçekli ve çalımsı bitkidir. 59. 58. (TS. 153) karabiber: (< T. kara kekik (TBAS.Y. kuzukulağı. 2638) karabaş kekik: (< T. 1204. AAT. ravent. OAAD. T YA. garbiber) Karabibergiller familyasından. BTS.+ (u. pipéri + T. çiçekleri genellikle er dişi. “< ET. yaprakları almaşlı. uzun. (TS. 2. boğuz < boğ. Ağz. 1204. 2. 4533) karabuğday: (< T. 2. VIII. kara + Yun. TAYA. 376) karabibergiller: (< T.

154) Karacaoğlan mantarı: (< öz.. iğne yapraklı. 1204) karacık: (< T. (karagülle). kokulu. Pinus nigra. 2638) karaca: (< T. Paliurus spinosa. karaca + kovuk) bk. 153) karaca occanı: (< T. pekmez yapmaya elverişli bir cins üzüm (DS. Ege.A. karaca + ot) Çörek otu (TS. çörekotu (TBAS. 2. 30 m kadar boylanabilen. VIII. Karacaoğlan + Yun. Panicum milliaceum. 154) karaca ot: (< T. 154. (TS. XII. 2638) karabüzgül: (< T. 2-4 m yükseklikte. VIII. BTS. (DS. kara + çalı) Hünnapgillerden.Y. 2. XII. Ka. kayın mantarı (TBAS. Akdeniz ve yer yer Orta Anadolu’da ormanlar oluşturan bir ağaç türü. karaburcu (DS. VIII. 4533) karaçalı: (< T. karaca + darısı) Buğdaygillerden. is. her dem yeşil. 1204. Marmara. VIII. kışın yaprağını döken. DS. burç < Sans. hayvanlara yedirilmek için ekilen bir bitki. ülkemizde Karadeniz. 191) karaçam (I): (< T. (TS. (TS. kara + büzgül) bk. VIII. DS. karacık) Buğday tarlalarında biten yuvarlak. çengel sakızı (TBAS. 332) . kurak yerlerde yetişen. kara + T. deniz seviyesinden 1500 m kadar olan yüksekliklerde yetişen. 2. şam’) Çamgiller familyasından. -u) Küçük taneli. 1204. 2638) karaburcu: (< T. kara + Ar. -ı) bk. 2. manitari + T. karaburcu (DS. kara tohumlu bir çeşit bitki. 4533. dikenli bir bitki. karaca) bk. 1204) karaca kovuk: (< T. TBAS. karaca + ? occanı) bk. 2640. marica/marīca + T.399 karabulgar: (< T. çiçekleri altın sarısı renginde. kara + bulgar) Küçük salkımlı bir cins üzüm (DS. 2638) karaca darısı: (< T.

(And. 2. kara + derme) bk. VIII. kara + ? çayır) Buğdaygillerden.: karaçan) Sarı çiçekli. 154) kara diken: (< T. Clauson. (TBAS. Lolium. kara + Ar. sert bir çeşit buğday (DS. 1205) karaçön: (< T. 154) kara derme: (< T. 1205. “< ET. baklagillerden bir bitki (DS. 2. VIII.400 karaçam (II): (< T. (TS. kevrek < kevre-. Ağz. 2640) kara çavuş: (< T. kara + çavuş) Bir tür üzüm (TS. (DS. 2. kara + erik) bk. boz ot (TBAS. kara + Far. Silifke bölgesinde kara göndürme adıyla tanınan. 2641) kara çörek: (< T. 2. 2643) Karagöl buğdayı: (< öz. 1205) kara erik: (< T. 155) . VIII. 1204) karaçayır: (< T. kara + çörek) bk. 3817) karagevrek: (< T. 2642) karadut: (< T. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. Sanguisorba minor. VIII. 690”) Bir çeşit üzüm (TS. kara + göndürme) 10-75 cm yükseklikte. kara + gevrek. çörek otu (TBAS. DS. kara + diken) Çok sivri. Karagöl + buğdayı) Karamsı. 2643) kara göndürme: (< T. kara + ? çön) Amasya elmasına benzeyen bir çeşit kış elması (DS. çimen biçiminde veya geniş çayır olarak yetiştirilen bir park bitkisi. X. tūt) Siyah renkte olan dut (TS. sert dikenleri olan bir ot (DS. VIII. şam’). tamas –2. is.

Taraxacum. karagöz (I) (DS. Fırça gibi kullanılan. uzun ve dişli yapraklı. VIII. VIII. VIII. karacık (DS. Fasulye. 3. TBAS. -ı) bk. 2. 2643) karagöz (II): (< T. 2644) karahindiba: (< T. 2643) karagülle: (< T. 2. 144) karaişgildi: (< T. VIII. Yapışkan ve kokulu yaprağı olan. ħurmā) 15 m kadar yükselebilen. çiçekleri sarı ve kömeç biçiminde. kara + hülün < Far. (TS. otsu bir bitki. kara + Far. kara + göz) Nohuttan büyük meyveleri yenen. karagöz (I) (DS. kışın yapraklarını döken. Börülce. banjar + T. 2643) karagözfasulye: (< T. VIII. bodur funda boyunda dikensiz bir bitki (DS. kara + t. VIII. Ebegümeci. 155) karahülün: (< T. kara + göz + Erm. Bir çeşit çiçek (DS. “< Far. 5. 155) karahurma: (< T. 2. kara + Far. 4. 1310”) Karadut (DS. sert tüylü bir bitki. iskorçina (TBAS. sarımsı beyaz çiçekli bir ağaçtır. çok yıllık. kara + göz + Yun. Clauson. kara + Ar. 1205. 2. Başı kara bir çeşit buğday.401 karagöz (I): (< T. hulü. 2645) . 657) 1. VIII. 2643) karagözmancarı: (< T. karagöz (I) (DS. scorzone) bk. 4533) karağan: (< kara:ka:n < Moğ. hindibā) Birleşikgillerden. VIII. kara + göz + çiçeği) bk. gūle) bk. MTS. 2645) kara iskorçina: (< T. odunu çok sağlam olan bir cins ağaç (DS. fasulia) bk. (TBAS. XII. hulü. kara + ? işgildi) Yaban mersini (DS. Diospyros lotus. 2643) karagözçiçeği: (< T. karağana. kara + göz) 1.

VIII. 2. 1639”) Yer mantarı (TS. afes) Sığırdiligillerden. Kestane. DS. Thymbra spicata. 156) kara kekik: (< T. çok yıllık. 2. 3. kara + kat) bk. (TS. 4. çengel sakızı (TBAS. VIII. sert taneli buğday (TS. MBTS. 2646. 2646) karakazancık: (< T. 2. kara + kabuk) 1. 2646) karakavza: (< T. VIII. XII. Hindiba. ab a) Yaban havucu (TS. VIII. 1206. 4534) karakıllı: (< T. (TBAS. 2645) karakafes: (< T. mor veya pembe çiçekli ve kuvvetli kokulu bir bitkidir. TBAS. 156) karakavuk: (< T. DS. “< kazan < ET. kara + ? kekik) 10-40 cm yükseklikte. kem’e. 156) kara keme: (< T. çiçekleri beyaz ve menekşeye çalar kırmızı renkte. Tarçın (DS. çok yıllık. 1206) karakavruk: (< T. kara + kıllı) bk. 2. 1623”) Gelincik çiçeği ve bitkisi (DS. 2. 2646. Sakızotu (DS. kara + Far.402 karakabuk: (< T. karakabuk (DS. VIII. eczacılıkta kullanılan. kem’e. kara + kavuk) 1. MBTS. (TS. Çörekotu. Populus nigra. otsu ve tüylü bitkiler. 1206) karakayın: (< T. kara + kavak) 35 m’ye kadar yükselebilen. 156) karakat: (< T. kara + Ar. kabuğu koyu renkli bir kavak türü. 2. kaz an. 2645) . 2. TBAS. Symphytum. kara + kazancık. 2. VIII. 2. 1206) karakılçık: (< T. Kuzukulağı. kırmızı veya beyaz. 2645) kara kavak: (< T. 1206. kara + kayın) Yemişli ağaç (DS. kara + Ar. karakabuk (DS. VIII. kara + kav(u)ruk) bk. kara + kılçık) Kılçıkları siyah olan. “keme < Ar. soğuğa dayanıklı.

-u) bk. 2. is. alt kısmında ince delikler bulunan. “< ET. kara + ? Far. 2. kara + kovuk. 2650) kara mancar: (< T. devrilmiş ağaç gövdeleri üzerinde gruplar hâlinde yetişir. 2650.403 kara koruğu: (< T. VIII. 2649) karamama: (< T. -ı) bk. maydanozgillerden. Frenk kimyonu (TBAS. kurut. TBAS. karalık) Bir cins üzüm (DS. -u) bk. MBTS. böbrek taşı düşürmek için suyu içilen bir bitki (DS. lahano) Yaprakları koyu yeşil olan bir tür lahana (TS. banjar) Kara lahana (DS. kara + kulak) Zambak cinsinden bir çeşit çiçek (DS. 2. kayın mantarı (TBAS. 1755”) Su kıyılarında yetişen. karamanca (DS. 2648) karalahana: (< T. 1207) karalık: (< T. kara + kulak + Yun. kara + Yun. 157) . kemmūn + T. 157) karakovuk: (< T. manitari + T. Polyporus squamosus. deniz börülcesi (TBAS. 2647) karakulak mantarı: (< T. kara + Yun. VIII. koruk + T. Karadeniz bölgesi ormanlarında. (TBAS. 157) karamanca: (< T. üstü kirli sarı ve uçları kömür karası renkli bir mantardır. 2647) karakulak: (< T. kovuk. kara + mama) Böğürtlen çalısı (DS. Genç iken yenir. 157) kara mantar: (< T. MBTS. 164) karakurut: (< T. “< ET. VIII. banjar) bk. kara + kurut. 2650) Karaman kimyonu: (< öz. kara + Erm. kara + Erm. Karaman + Ar. manitari) Yelpaze veya yassı huni biçiminde. VIII. VIII. VIII. Pazarlarda satılır. 1803”) Karaardıç ağacı (DS. VIII.

83. ganefil. T YA. 2650) karamaz: (< T. 281. TBAS. bir ya da çok yıllık bir süs bitkisi.A. çiçeği pembe mor renkte. (And. I. VI. VIII. VIII. Agrostemmagithago. garafil. mürver (TBAS. BTS. 336. kara + Erm. 1209.Y. . 30. DS. 423. karanbuk) Karanfilgillerden. karamaz) Damlara örülen bir çeşit yabanıl bitki (DS. mor + T. 238. (TS. VIII. AVA. OAAD. VIII. 170. 2663. karamık. 105. IV. karamuh. gızambaħ. Caryophyllus aromaticus. karamuk (TBAS. kara + ? marı) Bir cins siyah üzüm (DS. güzel renkli çiçekler açan. 1920. KMYA. yaprakları karşılıklı. karamfil) 1. EYAD. TaS. Ağz. 440. 178. 123) karanfilbaş tütün: (< Far. < ? karamuk “kökü bulunamamıştır. ETA. VIII. 158) karan: (< ? ) Yaban nanesine benzeyen bir bitki (DS.404 karamarı: (< T. karamuk < kara+muk. 157. 2651) . II. aranfül + T. (TS. 373. 1900. VI. DS. aranfül ~ Hind. 1572). gelemfil. 158) kara mürver: (< T. 298. Nişanyan. 166. 466. UA. 2651) karamuk: (< T. K AT. 1209. 2053. ülkemizde doğal olarak yetişen 67 türü bulunan. 2. 2269) karamuk dikeni: (< T. Filipinlerde ve Hindistan’da yetişen bir ağaç. 2. 321. gıranbuħ. Dianthus caryophyllus. baş + tütün) Yaprakları ince bir cins tütün (DS. galefir. kara + ? mürver) bk. VIII. 1572). karamış) Kocayemiş (DS. Ağz.: galafil. 157. 321. 234. karefil. DS. MBTS. 2. (And. XII. 222. bazılarının kültürü yapılan. AVA. -u) Bir çeşit armut (DS. çok yıllık. 4534) karamoru: (< T. ST AT. Molük adalarında. 2650) karamış: (< T. 2. VIII. GD AT. 159. genefil. Karanfilgillerden. Gülensoy.A. 2 m kadar yükselebilen.. çok dikenli ve zararlı bir bitki. 220.. Ka. AAT. 95. Mersingillerden. 15. MBTS. 82. 119.. 185. DS. galenfil. 215. 2651) karanfil: (< Far. III.: garamık. 2650. karamuk + dikeni) bk. ekin tarlalarında biten. 2. Erz.

aranfül + T. VIII. (Duran. kökü) bk. VIII. karantı + dikeni) bk. 158) karaoğlan (I): (< T. uzun boylu bir ağaç (DS. kara + parmak) bk. IV. 2277) kar ardıcı: (< T. 2652) kara ot: (< T. 2651) karantı: (< T. kar + ardıcı) Araştırma alanında (Antalya – Akseki) orman sınırının üzerinde hemen göze çarpan ağaç formundaki tek bitki türüdür. aranfül + T. 158) karantı dikeni: (< T. 2652) karapazı: (< T. 2652) karaparmak: (< T. 223-229) . çöven. yeşil renkli. böğürtlen (TBAS. pāzı) Koyun sarmaşığı denilen ot. aranfül + T. karatombalak). (DS. Juniperus foetidissima. VIII. böğürtlen (TBAS. karamuk. kök karanfil (TBAS. 158) karanıt: (< ? ) Geniş yapraklı. kara + oğ(u)lan) Patlıcan (DS. kara + oğ(u)lan) Zeytin (karatavuk. elması) Yazın yetişen. VIII. -giller) ki çeneklilerden. kara + Far. sirken (TaS. 1209) karanfil kökü: (< Far. kokulu bir cins elma (DS. 2. sabun otu ve benzeri cinsleri içine alan bir familya (TS. VIII. 2652) karaoğlan (II): (< T. VIII. karasergi (DS. kara + ot) Sarılık hastalığının iyileşmesinde kullanılan ot (DS. örnek bitkisi karanfil olan. Kar yağışının çok olduğu yüksekliklerde bulunmasından dolayı bu isim verilmiştir.405 karanfil elması: (< Far. karantı) bk. 2651) karanfilgiller: (< Far.

kara + topalak) Çok yıllık. (And. yuvarlak. VIII. karasergi (DS. 2. 3. (And. MBTS. sulu bir cins üzüm (DS. 1212) kara üzüm: (< T. kara + yandık). taze yumruları yenen. 2. ekşi bir çeşit üzüm (karaparmak. (TS. otsu bir bitkidir. VIII. 2652) karasuluk: (< T. Ağz. 159) karaturp: (< T. 2652) karatıkız: (< T. kara + tombalak. iri beyaz köklü çok yıllık bir bitki. tombalak < topalak. karasirke). (DS. Cyperus rotundus. 2654) karayandık: (< T. kara + Far.: kara şapla) Yaprağından siyah boya elde edilen kötü kokulu. -lık). kara + sergi) Siyah. VIII. kara + tıkız. “< T. Mürdüm eriği (DS. 1212. 2653) karatavuk: (< T. sirke) bk. VIII. ısırgan otuna benzer bir ot (DS. VIII. MBTS. Ağz. DS. 2653) karatombalak: (< T. kara + ? tamas). (TBAS.406 karasergi: (< T. karaoğlan –II. (And. 2653) karatamas: (< T. 3179”) bk. 2654) .: karavluk) Kökünden sakız elde edilen bir ot (DS. karaoğlan –II. kara + suluk) Beyaz. VIII. kara + ? şabla). tıkız < tık-ı-z. VIII. 3161”) Az tatlı. kara + ? T. 2653) kara şabla: (< T. “< T. etli. 3. 2652) kara topalak: (< T. tavuk) bk. kara + üzüm) Kara üzüm (EYA. ekşimsi bir çeşit armut (DS. 177) karavlık: (< ? karav + T. Ağz. VIII. Raphanus sativusvar niger. (DS. 2652) karasirke: (< T. (DS. kara + Far. VIII. turb) Turpgillerden. VIII.: karayantak) Deve dikeni (TS.

karçin) Yaban armudu. 2654) kara yemiş: (< T. kışın yaprağını dökmeyen. ahlat (DS. Galanthus nivalis. pek çok türleri bulunan bir bitki familyası (TS. Olgun meyveleri yenir. otsu. 334) kara yosunu: (< T. eczacılıkta kullanılan. Clauson. 662. birleşim veya spor verme yoluyla üreyen. (TS. kara + yaprak) Bir çeşit elma (DS. 1213) karcık üzümü: (< T. Leuconium. VIII. MBTS. karındaş. beyaz çiçekli ve soğanlı bir bitki. 159) kara yonca: (< T. 2. 1577”) Baklagillerden. 2. 2. 1214) . kara + ? yonca) Yaban yoncası (DS. en çok Asya’nın sıcak bölgelerinde yetişen bir ağaç. 2. TBAS. VIII. 2656) kardelen: (< T. Laurocerasus officinalis.407 kara yaprak: (< T. 1214) karçin: (< T. 160. kar + çiçeği) Süsengillerden. -u) Çayır ve ormanlarda yumuşak bir bitki oluşturan çiçeksiz bitki (TS. nemli yerlerde yetişen. yumrulu. VIII. karcık + üzümü) Beyaz. (TBAS. -ları) Bitkiler âleminin çiçeksiz bitkiler sınıfından. “< ET. Kuzeydoğu Anadolu bölgesinde pazarlarda satılır. (TS. kışa dayanıklı bir çeşit üzüm (DS. beyaz ve pembe çiçekler açan soğanlı bitki. kara + ? yosun + T. (TS. 2655) kara yosunları: (< T. BTS. gövde ve yaprak gibi yapıları olmayan. beyaz çiçekli bir ağaççıktır. kara + ? yosun + T. 1213. kara + yemiş) 5-6 m kadar yükselebilen. 2655) kar çiçeği: (< T. Draceane draco. 2. Taze veya kurutulmuş hâlde. yuvarlak taneli. sonra siyahımsı renklidir. 337) kardeşkanı ağacı: (< T. BTS. Meyveler önce kırmızı. kar + delen) Nergisgillerden. erken ilkbaharda kardan hemen sonra ya da karın üzerinde çiçek açan. 1214. kardeş + kanı + ağacı. 2. gerçek anlamda kök. VIII.

iri yaprakları su ile ele sürülünce köpüren bir ot (DS. -ı. eşek hıyarı (TBAS. 160) kargabüken: (< karga + T. 2. pembe çiçekli bir tür çalı. 160) kargadelen: (< karga + T.408 kar dikeni: (< T. pis kokulu. büken) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. eşek hıyarı (TBAS. eşek hıyarı (TBAS. divleği) Acı hıyar (TS. delen) Kabuğunun çok gevrek olması dolayısıyla kolay kırılan bir tür badem (TS. “< Far. 160) karga keleği: (< karga + T. VIII. -u) Su kenarlarında çıkan. meyvesi zehirli bir ağaç. DS. MBTS. “< karga ‘ses taklidi kelime’. 1578”) Tarlalarda biten. 1759”) bk. 1216) karga ibiği: (< karga + T. 2658) karga cevizi: (< karga + Ar. (TS. śabūn + T. MBTS. yaprakları karşılıklı. çiçekleri talkım durumunda olan. ūzek. 160) karga kozağı: (< karga + Far. Acantholimon echinus. 160) kargasabunu: (< karga + Ar. 2. -i) bk. 2657) kargabardağı: (< karga + T. cevz + T. 2659) . eşek hıyarı (TBAS. būtsān + T. Stryhnos nuxvomice. bardağı. 1215) kardoş: (< ? ) Domates (DS. kar + dikeni) Diş otugillerden. eşek hıyarı (TBAS. 2. 1216. VIII. keleği) bk. 2. 2. 1216) karga düleği: (< karga + T. 2657) karga bostanı: (< karga + Far. üzerinde meyveleri olan bir yaban otu (DS. -ı) bk. VIII. (TS. ūzek + T. 2. VIII. ibiği) bk.

Gülensoy. -ı) Toprak yüzüne yayılan bir çeşit sarmaşık (DS. (TS. (DS. 1923) kargayürek: (< karga + T. kargı + ? T. TBAS. -ı) bk. yürek) Kara ve uzunca bir çeşit üzüm (karğayüreği). karı + gezdiren) Bir çeşit börülce (DS. VIII. karı + yaşı) Sığırlara gaz sancısı veren. II. kargı (TBAS.: kardıhal) Mısır (DS.: garga soğanı) Yumrulu. 338) kargıdalı: (< T. karın + ? geven + T. 1216. -i. VIII. yüreği) bk. 5-6 m yüksekliğe erişebilen.409 karga soğanı: (< karga + T. 2. kamış + T. 2661) karıgezdiren: (< T. VIII. kargayürek (DS. VIII. Ağz. kargı + dalı). 2664) . VIII. (TBAS. soğanı). Gladiolus. Clauson. 2657. 2664) karide: (< ? ) Ceviz (DS. gövdesinden kaval ve ney yapılan. DS. toprak altında kök salan bir yaban bitkisi (DS. 161) karğakülülü: (< karga + ? külülü) Buğday tarlalarında biten yaban bezelyesi (DS. BTS. VIII. karğu < karğuy < karğuŋ. Arundo donax. rizomlu ve çok yıllık bir bitki. karın. VIII. çok yıllık ve otsu bitkiler. 161. VI. VIII. 2661) karıngeveni: (< T. “< ET. dağlarda biten bir bitki (DS. 2663) karıyaşı: (< T. (And. 160. Ağz. 2659) kargayüreği: (< karga + T. 2660) karğayamşağı: (< karga + ? yaşmak + T. (And. VIII. 2659) kargı kamışı: (< T. 2659) kargı: (< ET. 653) Buğdaygiller familyasından. 470”) Karın ağrısında kullanılan.

.. 1223. T YA. karpız. ħarbuz + Far. emrūd + T. 1587) Börülce (TS. garpız. Citrullus vulgaris. ZBK A. 2668) karsbağ: (< ? ) Kılçıklı siyah buğday (DS. 315. 65. 2.410 karkalak: (< ? ) Fundalıkta yetişen. Ka. (And. BTS. 69. 300. 1222. VIII. 145. 182.Y. sebze olarak kullanılan bir bitki. VII. 136. 190.: keroz) Maydanoz (DS. 131. çiçekleri etli ve tanecikleri bir görünüşte olan. 121. 2668) .A. garpuz. ADYA. sarı ve sulu. 1586). KMYA. tek yıllık. KYA. DS. GBAA. VIII. 248. VIII. 475. DS. VIII. AVA. DS. iri ve sulu meyvesi olan. 233. VI. MBTS. 2295. Krş. III. K AT. 266. 1929. 76. EYAD. 70. 1929.: garpıs.: garnabahar) Turpgillerden. (TS. 235. 1223. Ağz. 305. 341. 2.A. 123. 2664) karnabahar: (< Far. 390. KBAYA. 2756) karpuz: (< Far. (TS. ħarbuz. SA. Ağz. 2666) karoz: (< ? ).A. 2667) karpuzcuk: (< Far.. K A. 214). Brassica oleracea botrytis. 2667) karsamba: (< ? ) Büyük yapraklı nane (DS. karnı + kara. 230. (And. 28.. yaprakları lahana yaprağına benzeyen. 42) karnıkara: (< T.Y. 49. E A. VIII. ETA. -u) Büyük. VIII. DA. III. 274. GD AT. 322. harpuz. otsu bir bitki. keremb-i bahār. ħarbūza. 2. ħarbuza. MBTS. ħarbuz + T. OAAD. 2. 2. (And. 78. -cuk) Düğün çiçeği (DS. AAT. 69. VIII. Eren. sürüngen gövdeli. 101. 161. VI. ST AT.A. Erz. kapıs) Kabakgillerden. 207. 115. 2667. DS. II. ceviz büyüklüğünde meyvesi olan bir çeşit bodur ağaç (DS. 174) karpuz armudu: (< Far. Ağz. 433. 2667) kars: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS. Gaz. temmuzda olgunlaşan bir çeşit armut (DS. . VIII. gövdesinin içi yumuşak.

: gartol. 2. 2. 2. kartul.sozluk. kortol.tr. 133) kartopu: (< T. 2. tek yıllık. www. kartoffel. BTS. katut. (krizantem). 2671) karulaotu: (< ? karula + T.com). kerto. kartof. VIII. 206. odunu öd ağacı gibi kokan bir ağaç (TS. kardu. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak kullanılan. www. kartal + ağacı. kartal. 1229. XII. MBTS.web. çiçekleri iri. Clauson. 1226) kartol: (< Rus. 2. otu) Ağrı giderici olarak kullanılan bir çeşit ot (DS. Pteridium aquilinium. karton. “< kasık ‘kökü bulunamamıştır’. yaprak sapının enine kesiti mikroskop altında iki başlı bir kartalı andıran. 2673) kasgur: (< ? ) Yenilebilen yaban pancarı (DS. (TS. 343) . 235. 376. kasan) nce samanlı. kostil) Patates (DS. kortal. Herniaria hirsuta. 1594”) Karanfilgillerden. VIII. EYAD. kar + topu) Kasımpatı çiçeği (DS.almancasozluk. otsu bitkiler. kartop. “< kartal < kara tal. Ağz. 2671. 1229) kasımpatı: (< kökü bulunamamıştır. VIII. (TS. kardoğ. VIII. VIII. < kartal ‘kökü belli değildir. kastul. DS. kasık yaralarına yararlı sayılan bir bitki. 649. büyük yapraklı bir eğrelti türü. kartopu. (And. 4536. 2674) kasık otu: (< ? kasık + T. ST AT. kardof. cılız buğday (DS. 1594) Birleşikgillerden. 209.411 kartal ağacı: (< T. kastil. DS. MBTS. sonbahardan kışa değin açan. (TS. saz biçiminde ince sapları olan. K A. 2672) karus: (< ? ) Maydanoz (DS. katmerli ve türlü renkte. girtüp. Chyrsanthemum. 2085. VI. kartallı + eğrelti + otu) Yurdumuzun kıyı bölgelerinde sık rastlanan. 1591”) Dulaptal otugillerden. otu. VIII. kartof < Alm. kertol. 2. SA. güzel çiçekler açan. 2672) kasan: (< T. 1226) kartallı eğrelti otu: (< T. MBTS. 2. Hindistan’da yetişen.

DS. 1596) 30-70 cm yükseklikte. 2676) kaşık otu: (< T. (TS. kaşuk < kaşı-. azuk. “< ET. güzel çiçekler açan bir bitki. 161) katır çiğdemi: (< T. yuvarlak ve kara renkli bir kış üzümü (DS. < ET. 2682. buğday çiçeği (TBAS. bīşa + T. DS. katır + azığı. 162) katırkulağı: (< T. Quercus vulcanica. Kütahya. kat + ağaç) Meşe ağacı (DS. katır + kulağı) Yapraklarından dolma yapılan bir bitki (DS. katı + kara). XII. “< kasnak < ? kas-ı-n-ak. MBTS. 216”) Turpgillerden. kat) Bir çeşit çiçek (DS. 162) katırdaşağı: (< T.412 kasnak meşesi: (< ? T. 2681) katağaç: (< T. 2681) katıkara: (< T. büyük yapraklı. 161. VIII. çok yıllık. Eren. MBTS. VIII. 4507) katırazığı: (< T. gövdesi soyularak yenen. yaprakları kaşığı andıran. katır + çiğdemi) bk. acı çiğdem (TBAS. -si. iri. Cochlearla officinalis. VIII. ülkemizde Konya. 242”) bk. kaşık + otu. 2683) . (TBAS. yaprak döken ve yapraklarının alt yüzeyinde yıldız şeklinde tüyler bulunan. 25-30 m kadar boylanabilen.: gatıgara) Kalın kabuklu. katır + çiçeği) bk. (And. iskobüte karşı kullanılan. “< ET. parçalı yapraklı ve sarı çiçekli bir bitkidir. Isparta ve Afyon’da doğal olarak yetişen endemik bir tür. kasnak + Far. acı çiğdem (TBAS. 1596”) Kayıngiller familyasından. VIII. özel kokulu. Ağz. katır. 1233) kat: (< T. Nişanyan. 2. 221. katır + taşağı) bk. otsu. 2. VIII. acı çiğdem (TBAS. Clauson. 1. 604. (BTS. Ferula szowitsiana. MBTS. 2. 161) katır çiçeği: (< T. 343) kasnı: (< kökü bulunamamıştır.

morumsu mavi çiçekli ve üç parçalı yapraklı bir bitkidir. bazı türleri hekimlikte idrar söktürücü olarak kullanılan. -sı) Çok yıllık. katran yoncası (TBAS. 162. aŧrān + T. yaprakları dikenli ve kışın kalıcı. 162) katran yoncası: (< Ar. tohumları zehirli. 610”) Baklagillerden. dalları çok ince. katır + kuyruğu) Baklagillerden. 4537) katmerli badem: (< katmer + T. 1-3 m kadar boyda. 2. katır + tırnağı. Pinus rigida. 1239) katran ağacı: (< Ar. yaprak döken. 1240) katran ardıcı: (< Ar. Psoralea bituminosa. Genista scoparia. aŧrān + Ar. Anagyris foetida. meyvelerinden andız katranı elde edilen. (TS. çiçekleri sarı ve şemsiye durumunda olan acı bir bitki. 345) katran çamı: (< Ar. DS. ağacı) Lübnan ve Toroslarda yetişen bir sedir türü. “< katmer < kat+mar ‘halk ağzında kullanılmaktadır’. BTS. Polyporus igniarius. aŧrān + T. DS. aŧrān + T. XII. (TS. 2. VIII. “< ET. 2683. kuvvetli katran kokulu. çok yıllık. otu) bk. 1237) katırtırnağı: (< T. (TS. 2. -li + Far.413 katırkuyruğu: (< T. (BTS. aŧrān + ? yonca + T. 2. 1240) katranköpüğü: (< Ar. MBTS. çiçekleri sarı. ardıcı) Servigiller familyasından. tırŋak. Cedrus libani. köpüğü) Çayır mantarlarından. 2. 162) . şam’ + T. (TS. 1240) katran otu: (< Ar. Tietze. şapkasının alt yüzü dilim dilim ve bir halka ile çevrili bulunan bir cins mantar. 1237. ülkemizin her tarafında bozuk orman ve orman açıklıklarında yetişen çalı şeklindeki bir bitki türü. 345. 1607”) Çiçekleri güzel bir tür süs çalısı (TS. Juniperus oxycedrus. bādām. aŧrān + T. (TBAS. TBAS. 2. (TS. çalı görünüşünde bir bitki. 2. -ı) Gemilerde kullanılan katranın çıkarıldığı çam türü.

K AT. 201. ETA. 163. 181. 94. AAT. 1243) . KBAYA. (And. T YA. kavak < kav + -(a)k. 64. gavak. TBAS. Eren. ST AT. VIII. -i) Açık mor renkli bir tür incir (TS. süt kıvamında. 1608). boyu bazı türlerinde otuz veya kırk m ye değin çıkan. kavaħ) Söğütgillerden. 267) kavak elması: (< T. 2688) kavlağan: (< T. VI. kavak + elması) Orta sertlikte. Eren. kavak + Far. kolay yanan. 2.A. XII. 204. 4538) kavak: (< T.414 kattak: (< ? ) Taflan ağacı (DS. 2687) kavasya: (< Fr. 345. 2. 1937. gavaħ. ekşimsi ya da tatlı bir çeşit elma (DS.. E A. 221. kerestesinden yararlanılan bir ağaç. SA. 162. gövdesi odunsu. ormanlık yerlerde biten bir çeşit mantar (DS. VIII. quassia < Lat. 1240. TBAS. 219. 256. 239. 2686) kavak inciri: (< T.) Sütleğengiller familyasından. MBTS.: gabak. 177. 20 m kadar boylanabilen. 107. 1242) kavdan: (< ? ) Gövdesi uzun bir çeşit ot (DS. Ficus elastica.+ -gan. encīr + T. VIII. Populus. 2. Güney Anadolu sahillerinde yetiştirilen bir sıcak ülke bitkisi. 2. parlak ve kalın. kışın yaprağını dökmeyen. 2685) kauçuk: (< Fr. BTS. 322. 217. 2.Y. vatanı Doğu Hindistan olmakla beraber. 1241) kavanez: (< ? ) Domates (DS.) Acı ağaç (TS. kavlağan < kavla. 187. (lastik ağacı). 2. 219) Çınar ağacı (TS. 59. kav) Eskiden taşlı çakmaklarda kullanılan. kışın yaprağını döken. KYA. gavag. 204. VIII. II. öz suyu yapışkan. caoutchouc < sp. (TS. Ka. 106. Ağz. DS. 254. ADYA. 47. sulak bölgelerde yetişen. 162. yaprakları oval biçimli. 345) kav: (< T. AVA. (TS. BTS. 1241. EYAD.

1941. DS. DS. 220). III. kuvvetli kokulu. 2099. tek yıllık bir bitki. 2696) kaya sarımsağı: (< T. 13. 2108. kayacık. 133. 163) kavuşlak: (< T. AVA. koruk + T. DS. VIII. 1244. Cucum. VI. 163) kavun: (< ET. 49. 1246) kaya sarmaşığı: (< T. kaya < *kada < *kad-. havun) Kabakgillerden. 674”) 20 m kadar yükselebilen ve kışın yaprak döken bir ağaç. 101.Y.. < Eski Türkçeden başlayarak kullanılır.. TBAS. -ı. Eski Kıpçakçada kāwun (ve kowun) biçimi kullanılır. 2. Kökenini açık olarak bilmiyoruz. kayalık yerlerde biten. 482. gavun.A. 2. kavuşlak) Mor renkli yaban menekşesi (DS. “< ET. bir veya çok yıllık. manitari + T. (And. 2. II. 322. Ostrya carpinifolia. 14. -u) Ekşi. Fomes fomentarius.: gavın. Sedum (TBAS. 73. 2313. DA. (TS. kavurt + otu) bk. 232. kaya + ? kekik + T. kaya + ? Far. AA. 163) kaya kekiği: (< T. Allium ampeloprasum. 2694) kayacık: (< T. goun. at ayağı biçiminde bir mantardır. 136. Orta Türkçede kāğūn olarak geçer. EYAD. DS. VII. kaya + sarmaşığı) Kayalıklarda biten sarımsak (TS. KYA. OAAD. kara üzüm gibi meyveleri olan.415 kav mantarı: (< kav + Yun. TAYA. 2. 88. Gaz. (TS. DS. (TBAS. ka un. Ka. 2. K AT. BTS. VIII. “< kav ‘Eski Türkçeden beri kullanılır’. uyuz otu (TBAS. 306. gon.A. (TS. 163. 345. Satureja thymbra. 163) kaya koruğu: (< T. 1246) . 59) kavurt otu: (< T. Gülensoy. Eren. çok yıllık. sürüngen gövdeli. MBTS. 1243. VI. ülkemizde kültürü yapılan. (TBAS. Ağz. VI. mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. kaya + sarımsağı) Genç yaprakları sarımsak yerine kullanılan bir tür yaban sarımsağı. genellikle güzel kokulu. Clauson. -i) 20-40 cm yükseklikte. otsu bir yaban bitkisi. ağaçların gövdesinde veya dallarında yetişen ve kurusu kav olarak kullanılan. 12. sulu ve etli meyvesi olan. 1608”) Bazitli mantarlardan.

MBTS. kayışkıran (TBAS. kaya + yağı) bk. Fagus orientalis. ħāyegįne + T. BTS. kerestesi beyaz bir orman ağacı. kayın. kayın + -giller) ki çeneklilerden. < kayın < Ana Türkçe *kadıŋ. 2698) kayayağı: (< T. 1248. meşe. kaysi) Gülgiller familyasından. VIII. (TS. kışın yaprak döken. (kayganacık). 164) kayındili: (< T. kaya + üzümü) Kırlarda biten. kaya üzümü (DS. 2698) kaya yarpuzu: (< T.: gaysı. 222). çalı ya da ağaçsı bitkiler (TS. cık) bk. 1617) ncir (DS. 2699) kaygana çiçeği: (< Far. aysī. 2. 2. 1248. kaygana çiçeği (DS. . ħāyegįne + T. kum”. ana vatanı Çin olan. (kayayağı) (DS. meyvesi dövülerek yaralara sarılan bir çeşit bitki. palamut diye adlandırılan meyveleri yüksüksü bir kadehçik içinde duran. Nişanyan. özsuyu beyaz bir yaban bitkisi. kayın + Yun. manitari + T. 164) kayır: (< ET. -u) bk. 222. (DS. kestane gibi çoğu kerestelik orman ağaçlarını içine alan. 2. ülkemizde de kültürü yapılan. Ağz. her dem yeşil. VIII. 30-40 m kadar bir boya erişebilen. TBAS. yuvarlak yapraklarının içinden çıkan filizlerin ucunda sarı çiçek açan. VIII. 222. kaya + ? yarpuz + T. çiçeği) Geniş. kadhıŋ. yapraklarını döken. Eren. VIII. yaprak döken. Nişanyan.416 kaya üzümü: (< T. kayık + çiçeği) bk. 2700) kayıngiller: (< T. kayın + dili) Bir çeşit kaktüs (DS. VIII. kayır “çiğnenmiş toprak. taş nanesi (TBAS. (And. Eren. 260) kayganacık: (< Far. 164) kayın: (< ET. -ı) Pleurotus türlerine verilen genel ad (TBAS. 2701) kayısı: (< Far. 347) kayın mantarı: (< T. VIII. 222) Kayıngillerin örnek bitkisi olan. 2699) kayık çiçeği: (< T.

2701) kaymacık: (< T. VIII. TAYA. kaymakcık) Yaprakları enginar yaprağına benzer. kayış + kıran) Baklagillerden. 347. kavrularak yenen bir ot (DS. Onosis spinosa. 164) kaynanadili: (< T. kayın + ana + dili) Dil biçiminde yassı ve dikenli dalları olan bir kaktüs türüne halkın verdiği ad (TS. 479”) bk. VIII. 2. 164. 165) kayşalak: (< ? ) Beyaz mantar (DS. kökleri toprağa derince girerek tarlalar sürülürken sabanı tutan. 9. II. 302) kayışkıran: (< T. kazan + delen. ortası marul gibi sarı göbekli. “< T. yumruk. Opopanax hispidus. 2. 1249. 2. 2708) kazandelen: (< T. kaymaklık) bk. DS. Frenk inciri (TBAS. 458. “< kayı. kayı + soğan. 165) . sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. çiçekleri kırmızı. kaymak otu (TBAS. kaymak + otu) 1-3 m yükseklikte. 2703) kaymaklık: (< T. Nişanyan. 1623”) bk. 341. 1616”) Yeşil soğan (DS. üzüm) Yerli bir üzüm cinsi (GD AT. 59) kayı soğan: (< T. Prunus armeniaca. 2. güzel kokulu ve açık turuncu renkli meyveleri eriksi tipte olan bir bitki. kazankulpu (TBAS. “< ET. 162. (TBAS. VIII. idrar arttırıcı ve taş düşürücü olarak bilinen. çok yıllık ve dikenli bir bitki. kaz an. (TS.417 eti sulu. DA. 1252) kaynanayumruğu: (< T. 2. MBTS. 2701) kayisi üzüm: (< Far. BTS. VIII. aysī + T. 106. Eren. (TS. kayın + ana + yumruğu. ETA. 164) kaymak otu: (< T. çok yıllık. 1249. MBTS. 154. TBAS. KYA.

418 kazankarası: (< T. Gaz. çiçekleri ışınsal simetrili. -u) 90-120 cm yükseklikte. III. 312) kazayağıgiller: (< T. ulb + T. kaz + ayağı. VIII. is. kaz + ayağı + -giller). 165. yapraklarını dökmeyen. 2712) kazmaç: (< T. Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli. equi-trojani. (TS. kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 25-100 cm yükseklikte. OT. genç sürüngenleri Doğu Anadolu Bölgesi’nde ıspanak gibi pişirilerek veya turşu yapılarak yenen. Kazdağı + Yun.A. Chenopodiaceae. iki ya da çok yıllık. 681) Havuç (kazık yemiş). 348) Kazdağı köknarı: (< öz. VIII. 1953. DS. kaz + ? gaga + T. gazyak. gazayak. kazağ. “< ET. dikenli. iğne yapraklı. kazan + karası) lkbaharda kırlarda biten. otsu. Abies nordmanniana subsp. Erz. gazeyağı. yaprakları kaz ayağına benzeyen. Chenopodium. III. 124. meyveleri etli yapı ile çevrlmiş fındıksı ya da kapsül tipte. kazuk < kaz-. taç yaprakları olmayan. Çok yıllık. -ı) Çamgiller familyasından. kazık + yemiş) bk. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. iki yıllık. genellikle tuzlu topraklarda yetişen. II. ülkemizde doğal olarak 27 cins ve 71 türle temsil edilen.. 2713) .. . kukunaria + T.: gazayağı. (And. (BTS. otsu ya da çalımsı bitkiler. VIII. 2. kazan + Ar. yumrulu ve tüysüz bitkiler (TBAS. VIII. 348) kazgagası: (< T. Ağz. 490”). nadiren alt durumlu. (DS. ülkemize özgü bir orman ağacı. VI. Gülensoy. TBAS. -sı) Corydalis türlerine verilen genel ad. kazıyak) Ispanakgillerden. 1256. 165) kazık: (< ET. dağlarda yetişen bodur ağaç (DS. kazayak. Clauson. (TBAS. kazık (DS. 2710) kazankulpu: (< T. sadece Kaz Dağı’nda (Balıkesir) yetişen. kaz.. (BTS. iki veya çok yıllık. bir. 2712) kazık yemiş: (< T.A. kazmaç) Kış yaz yapraklarını dökmeyen. Cirsium ciliatum. ovaryumları genellikle üst. yemeği yapılan bir bitki (DS. 165) kazayağı: (< T.

1259. (harnup) (TS. kerasi + T. 348) keçemçik: (< T. keçi + ? bicik + T. VIII. Michauxia campanuloides. -i. bileşik yapraklı. VIII. ak mantar (TS. Capra + T. kapsül ya da bakka tipi meyveleri olan. keçi + Yun. ülkemizde 2 cins ve 3 türle temsil edilen bitkiler (BTS. VIII. 3-10 m yükseklikte. manitari + T. keçemik) Sütlü ve tatlı bir çeşit ot (DS. 2.419 kazrek: (< ? ) Çiğ olarak yenilen bir çeşit ot (DS. 166) keçi emceği: (< T. çanak yaprakları 4-8 tane olup serbest ya da birleşik. -ı) Kiraza benzer küçük meyveleri olan bir ağaç (DS. (TBAS. şekerli olan yemişi. 1259) keçi mantarı: (< T. 2. 1259) keçi marulu: (< T. tüylü ve otsu bir bitkidir. VIII. VIII. maruli + T. 2716) keçibiciği: (< T. ‘Orta Türkçeden beri kullanılır. “< keçi. kerestesi marangozlukta kullanılan bir ağaç ve bu ağacın baklamsı. taç yaprakları 4 tane ya da olmayan. 166. keçi + emceği) Siyah renkli bir çeşit incir (DS. 2. keçi + Yun. iki yıllık. VIII. -ı) bk. yeşilken pişirilip yenilen. 1628”) 100-150 cm yükseklikte. 2716) keçi kömüreni: (< T. 2. keçi + kömüreni) Yaprakları soğan yerine kullanılan bir tür yaban sarımsağı (TS. 2716) keçi kirazı: (< T. keçileri çağırmak için söylenen keç keç sözünden geldiği ileri sürülmektedir’. ovaryum üst durumlu. keçemcik) Taş aralarında biten ve yenen bir cins ot (DS. basit ya da birleşik. otu + -giller) Yaprakları almaşlı nadiren karşılıklı. Ceratonia. MBTS. 2716) keçiboynuzu: (< T. keçi + boynuzu) Baklagillerden. 2715) keçemük: (< T. -u) bk. DS. 166) . keçi + Yun. dağ marulu (TBAS. TBAS. 2713) kebere otugiller: (< Lat. beyaz çiçekli.

ayağı. tırnağı) 1. keçi + söğüdü) Bataklıklarda ve nemli ormanlarda çok bulunan bir söğüt türü. sık tüylü bir bitki. Gülgillerden. keçi + yemişi) Yaban mersini (TS. Antennaria dioica. 238) kedi dutu: (< ? kedi + Far. “< kedi ‘kökü belli değildir’. VIII. çayırlarda. iri taneli. 167) kedigözü: (< ? kedi + T. 2. çiçekleri mavimtırak veya mor renkte lâden bitkisinin bir türü. 2717) kedicibiği: (< ? kedi + ? bicik + T. nemli yerlerde yetişen. keçi + memesi) Sert kabuklu. çayırmelikesi. 2. beyaz veya kırmızımsı bir çeşit üzüm (TS. 2. toprakları mızraksı ve çizgili. 1259) kedene: (< ? ) Dökülen tahıldan kendi kendine biten ekin (DS. 2717. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaççık. 1259) keçi söğüdü: (< T. TBAS. beyazımsı. erkeçsakalı. beyaz veya pembe çiçekli. baş) Bir cins elma (DS. Salix caprea. 2718) . AAT. VIII. (TS. (TS. VIII. (kedigözü. 2. Spiraea aruncus. 2. śadef + T. tūt + T. 1629”) Birleşikgillerden. süs bitkisi olarak da yetiştirilen. VIII. keçi + Ar. 2. MBTS. 2. 2. kediçırnağı (DS. keditırnağı). -i) Havuç (DS. VIII. (DS. uzunca. 1259) keçi yemişi: (< T. Pancar. -i) Keçisakalı (TS. güzel kokulu çiçekleri olan bir çeşit yaban otu. gözü) bk. 2. 2718. 2717) kediçırnağı (< ? kedi + T. keçi + sakalı) 1. Lâdengillerden. yumuşak. Cistus ciretius. 1259) keçisakalı: (< T. (TS. Yoncaya benzeyen. 1259) keçisedefi: (< T. 1260) kedibaş: (< ? kedi + T.420 keçimemesi: (< T. -u) Böğürtlen (DS. VIII. 2717) kediayağı: (< ? kedi + T.

1260. VIII. 2718) kedikulağı: (< ? kedi + T. çok yıllık. Özellikle çam ormanlarının altında yetişir. 2722) . VIII. TBAS. kırlarda yetişen. 2718) kedikuyruğu: (< ? kedi + T. -si) Kırım’ın güneyinde bir şehir olan Kefe’de yetiştirilen ve 17. VIII. seyrek olarak da çalı durumundaki bitkileri kapsayan bitişik taç yapraklı. BTS. (TS. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. yüzyılda stanbul’da satılan bir lâle çeşidi. otsu. kedilerin kokusundan çok hoşlandığı bir bitki. otu + -giller) Yaprakları sapsız olan otsu bitkileri. 150 cm kadar bir boya erişebilen. (DS. (yaban sümbülü). VIII. 2718) kefe kimyonu: (< Ar. kediçırnağı (DS. 1260) kedi otu: (< ? kedi + T. 2. Nepeta cataria. -u) 50-120 cm yükseklikte. kuyruğu) bk. kedikulağı (DS. tırnağı) bk. 349) kedi otugiller: (< ? kedi + T. 2718) kedi nanesi: (< ? kedi + Ar. 1260) keditırnağı: (< ? kedi + T.421 kedikınası: (< ? kedi + Ar. kulağı) 60-70 cm uzunluğunda. (TS. kekremik) Kokulu bir cins ot (DS. Olgun meyveleri baharat olarak kullanılır. kök sapı hekimlikte kullanılan. 168) kekeremik: (< T. -si) Ballıbabagillerden. 167) kefe lâlesi: (< Ar. tüysüz ve beyaz çiçekli bir bitkidir. keffe + Far. na’nā’ + T. 2. 2. Valeriana. Laser trilobum. çok yıllık. otu) ki çeneklilerden. lāle + T. yaprağı el büyüklüğünde bir ot (kedikuyruğu). (TBAS. VIII. iki çenekli bitkiler familyası (TS. keffe + kemmūn + T. Tulipa schrenkii regel türünün bir çeşidi olmalıdır (TBAS. 167. ĥinnā + T. -sı) Dövülüp ezilince kına gibi boyalı suyu çıkan bir cins ot (DS.

baş. 2724. 227.. -cen. keklik + otu) bk. kekre. kākül + T. 2.A. 224. 168) keklik otu: (< T. çiçeği) bk. kelçiçek (DS. kuvvetli kokulu ve çok yıllık bir bitki. VIII. XII. 2724) kek otu: (< kekik + otu) bk. Acroptilon repens. 169. . kel. pembe. “< ET. 1262. 2725) . Gülensoy. 2725) kelçiçek: (< Far. 168) kekilcen: (< Far. 2. bir veya çok yıllık ve kırmızı çiçekli bitkilerdir (TBAS. VIII. Otsu. keklik + kanağı) Bir çeşit bitki (DS.422 kekik: (< kökenini bilmiyoruz. VIII. TS. 227”) bk. 4542) keklikgözü: (< T. (TBAS. kel + T. kırmızı ve nadiren beyaz çiçekli. ülkemizde 38 türle temsil edilen. 143. çiğ yenen bir kır bitkisi (DS. kekre (DS. XII. TaS. kel + T. odunsu saplı. “< Far. Erz. çok yıllık ve otsu bir bitki. çiçek) Papatya (DS. karşılıklı küçük yapraklı. keklik + gözü) Adonis türlerine verilen genel ad. “kekil < Far. < kekliğin çıkardığı sesten geldiği anlaşılıyor. beyaz. III. 2. Eren. IV. 168. 1634) Birleşikgillerden. 1263”) Sarı zambak (DS. 2. 2398) keklik çiğdemi: (< T. VIII. Thymus vulgaris. (TS. MBTS. kekik (TBAS. kel + T. MBTS. dikensiz. kırmızı başak durumunda çiçekleri olan ve çiçeği bahar gibi kullanılan. II. Nişanyan. VIII. TBAS. Eren. DS. 2723) keklikganağı: (< T. karga soğanı (TBAS. kākül. 349. AA. 194) kelbaş: (< Far. 498”) Tekesakalı da denilen. 1633) Ballıbabagillerden. pembe. 4543) kelçiçeği: (< Far. keklik + çiğdemi. yaprakları acı olan. 168. keklik/kekelik. BTS. 168) kekre: (< ET.

Lahana (TS. 1264. karpuz (DA. tat) Bir çeşit ot (DS. OAAD. 195) kelemli otu: (< Far. . kız + çiçeği) Papatya (DS. kel + T. 2735) kemçik: (< ? ) Bayırlarda biten. EYAD. 1263) kelek: (< Far. mor çiçekler açan bir bitki (DS. kel + T. VIII. III. kaş) Karnabahar (DS. T YA. 2737) . 2734) keltat: (< Far. 2729) kelkaş: (< Far. yenen bir çeşit bitki (DS. 127. VIII. keler. 2403) kelemenkeşir: (< ? ). III. 485) kelem: (< Far.. VIII. 228). kalam + T. 4543. DS.423 kelebek çiçeği: (< T. gövdesi büyük bir çeşit ot (DS. VIII. .A. II. 2728) keler kuyruğu: (< T. “< ET. 2. E A. 423. 608. keler. 2. (And. 249. 195. 500”) Yaprağı küçük.: keleyh) Ham kavun. Ağz. kepēli. Krş. VIII. Ağz.: kelemekeşir) Kırlarda biten. -li + otu) Tarlalarda biten. < OT. 235. 2727.Y. Eren. 2. çorbalara konulan. Erzurum ve Kars bölgelerinde sebze olarak kullanılan bazı bitkilere verilen genel ad (TBAS. kelebek + otu) Bir cins yaban yoncası (TS.. VIII. Erz. DS. VIII. VIII. kalam.A. Nişanyan. (And. II. 135. 194. VIII. keler + kuyruğu.. 228). 2734) kelleliot: (< Far. ETA. SA. 248. kelebek + çiçeği. 169. XII. TaS. DS. Eren. kālak. IV.A. Eren. Erz. -li + ot) Bir çeşit arpa (DS. aydınlık oda ve salonlarda zengin renkli ve çok dallı bir süs bitkisi (TS. 2728. kelle + T. 225. kel + T. 2728) kelemne: (< ? ) Papatya (DS. 2734) kelkız çiçeği: (< Far. VIII. 227”) ki çeneklilerden. “kelebek < OT. 1263) kelebek otu: (< T. Gülensoy.

“< Far. börülcesi) Bir çeşit fasulye (DS. Clauson. 170) kendir palmiyesi: (< ? kendir + Fr. Eren. Börülce (DS. kendir. kenevir (TBAS. Ağz. 2. 2. 2. ağaç veya ağaççık durumunu alabilen. 3. Eren. DS. 2742) kene otu: (< Far. Kemer + Ar. VIII. (And. 2741) kendillik: (< ? kendir + T. ağacı. 2738) Kemer patlıcanı: (< öz. VIII. is. TBAS. Yaban armudu. -ı) Bir çeşit ince uzun patlıcan (TS. tropik bölgelerde yetişen. kam’a. -lik) Kenevir (DS. 2. Eren. otu). 230”) 1. MBTS. -si) bk. 2. 169) kendir: (< kökenini bilmiyoruz. şerbetçi otu. bādincān < Far. lkbaharda yetişen bir çeşit ot (DS. 331) kendi biten: (< T. 230. tohumlarından koyu bir . Kene otu.: kenek) Sütleğengillerden. VIII. 729) Kenevir (TS. otu) bk. 2. 1646. 2. 1273) kendirgiller: (< ? kendir + T. 2736. kanah. Patatese benzeyen bir çeşit mantar. -ik) 1. 2. 1267) kemezen: (< ? ) Sarımtırak bir erik cinsi (K AT. 1273) kendirik: (< ? kendir + T.: kem) 1. 2741. Kenevir. 2742) kenebörülcesi: (< Far. 2742) kendir otu: (< ? kendir + T. -giller) ki çeneklilerden. Yer elması. bādingān + T.424 keme: (< Ar. Sütleğengillerden Hint yağı çıkarılan bitki (TS. kanah + T. Beyaz ve iri taneli bir cins üzüm (DS. kanah + T. 1273. 229). palmiye (BTS. Hint keneviri gibi bitkileri içine alan bir familya (TS. VIII. VIII. 506) kene ağacı: (< Far. (And. VIII. kanah + T. 2. kendi + biten) 1. palmier + T. Ağz.

kangar. VI. TaS. 2. Nişanyan. kannabis ~ HAvr. 226) Kendirgillerden. 1996. sapındaki liflerden halat. kenger (TBAS. gerdüme. DS. DS. 354) kenger: (< Far. 2742) kenevir: (< Yun. DS. (TS. 2751) keraviye: (< Far. 170. çok yıllık. XII. erkek ve dişi çiçekleri esrar yapımında kullanılan. bir yıllık ve otsu bir bitki. Ricinus comminus. kenger + T. taze sürgünleri. 1991. 116. sütlü. Eren. tohumları. beyaz veya pembe çiçekli. çuval gibi kaba örgüler yapılan. 2. kangar. Cynara cardunculus. TaS. *kannabis. Frenk kimyonu (TBAS. 2752. 333. 2. < Far. Cannabis sativa. 20-100 cm yükseklikte. 171) kera: (< ? ) Bir çeşit turfanda armut (DS. germide) 20-50 cm yükseklikte. BTS. 232). 50-350 cm yükseklikte. kannavi = EYun. 1648) Bodur ağaç (DS. DS. VIII. iki evcikli. (And. Nişanyan. DS. AVA. 171) kerdeme: (< Yun. 170. gerdime. bir yıllık otsu bir bitki. UA. VIII. VIII. 3. TBAS. 231) Birleşikgillerden. IV. otu) bk. IV. VIII. Lepidium sativum. yavşanı) bk. 1138. 226. acı yavşan (TBAS. TBAS. MBTS. tere. 2. VIII. kenger = OFar. 171. 2440) . otsu ve yabani bir bitki.: gerdeme. 2749) kepir yavşanı: (< ? kepir + T. 2744) kepir: (< kökü belli değildir. 170) kep: (< ? ) Kuru soğan (DS. 1273. 1273. 4545. MBTS. (TS. III. (TBAS. VI. Eren. kerāviye. ilkbaharda yetişen. yaprakları dikenli. 2005. 2439) kengi otu: (< Far.425 bitkisel yağ elde edilen. 1649) bk. bir yıllık ve otsu bir bitkidir. VIII. DS. 2743. (TS. 1273. DS. Ağz. kardamo.

iki yıllık ve otsu bir bitki. MBTS. Ege ve Akdeniz bölgelerinde geniş bir yayılış gösteren. baba incir (DS. DS. kį se + T. VIII. TBAS. her dem yeşil. 2755) kermes meşesi: (< Fr. 2766) . VIII. 226). VIII. DS. VIII. “< Yun. VI. (TS. çiğdem (DS. 1652) bk. 1991. Akdeniz bölgesinde yaygın olan ve 5 m kadar yükselebilen bir ağaççık. 2. Ceanothus. VIII. 2762) kesme: (< T. kirtil + T./Far. Marmara. 171. 43) kerğaş: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS. 738. ahlat (TBAS. VIII. 2757) kertilce: (< Yun. 172. 2753. Ağz. (And. 1714”) Labada (DS. kertme < kert-. VIII. 30-100 cm yükseklikte. 2. 2754) kerik: (< ? ) Bir çeşit sert. kartalos. Clauson. Nişanyan. kerefs ~ Aram. (BTS. kokulu. VIII. Apium graveolens. kermesse + Far. Phillyrea latifolia. -ce. krepsā. VIII. 2757) kertme: (< T. 354) kerpize: (< ? ) Dağlarda yetişen kekiğe benzer kokulu.: geneviz. çiçeği) Süs için yetiştirilen ve demet olarak çiçek açan bitki. -si) Kayıngiller familyasından. 171) kese çiçeği: (< Far. kesme) Kışın yaprağını dökmeyen. kireviz) Maydanozgillerden. 1276. (TBAS. küçük yapraklı bir çeşit ot (DS. MBTS. kesercik) Karçiçeği. DS. AAT. (TS. makinin en baskın bitkilerinden biri. 2. 1278) kesercik: (< T. kökleri ve yaprakları sebze olarak kullanılan. 2756) kersin: (< ? ) Yemeklere konulan bir çeşit bitki (DS. 2. kereöz. yaprakları dikenli.426 kereviz: (< Ar. ufak incir. 2754) kermah: (< ? ) Atlara yedirilen besleyici bir ot (DS. Quercus coccifera. bīşa + T.

25-30 m kadar boylanabilen. 2771. TBAS. 2454) kestane kabağı: (< Yun.: keşşir.A. 1662) Su kabağı (DS. 357. kabağı) Helvacı kabağı (TS. ZBK A. 235). 172) keşişyemez armudu: (< Far. 1600) Üzüm türü (EYAD. TBAS. TaS. III. 1283. (TS. VIII. 357) . 19. 2. cachemire < ng. BTS. IV. 9. kaskeni kestane ağacı. keşür. UA. kask kestane. kettān/kittūnā ~ Akad. keşkūl. kettān ~ Aram. Ağz. 234). -u) Yeşil renkli. çiçekleri mavi renkte ve beş taç yapraklı. 211. -lik + otu) Hoş kokulu.427 kestane: (< Yun. 2. IV. VIII. kökü yenilen bir çeşit yaban bitkisi (DS. 2772) keşkut: (< ? ) Baharda dere kenarlarında biten. 2772) keşiş otu: (< Far. 172. 2457) keşirlik otu: (< Far. 1285. VIII.. bir veya iki yıllık. Eren. kastania < Erm. (And. VIII. 2. yemez + Far. 197. 172. kişir) Havuç (DS. (And. 228) Ketengillerden. VIII. gazar. Linumusitatissimum. iyi bir çeşit yaz armudu (DS. 10-100 cm yükseklikte. kesdene. MBTS. VIII. DS. 117. Ağz.: kesdane. K AT. ılıman iklimlerde yetişen. tohumu kaynatılarak hastalara içirilen bir çeşit bitki (DS. 2. (TS. MBTS. Erz.. 2772) keşkül: (< Far. 2768. emrūd + T. “Keşmir yer adından”. kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı ve bu ağacın yenilebilen meyvesi. BTS. kastania + T. özellikle tohumu için yetiştirilen. Castanea sabva. kitūm ~ Sümer. 108. kestene) Kayıngillerden. 10. gazar + T. 2. 51. 235) keşir: (< Far. keşį ş + T. otsu bir bitki. Nişanyan. TaS. Eren. 144. otu) bk. . 1283) keşbir: (< Fr. 2772) keten: (< Ar. keşį ş + T. kışın yapraklarını döken. karabaş otu (TBAS. AAT. lifleri dokumacılıkta kullanılan.

VIII. 2773. 357) ketengömleği: (< Ar. 117) ketenköynek: (< Ar. keten ve benzeri türleri içine alan. 2773) ketiğen: (< ? ) Bir çeşit dikenli ot (DS. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli. kaynatılarak suyu içilen bir bitki (DS. Küçük domates (DS. 3-5 karpelli ve ovaryum üst durumlu. Ağz. gömlek) Bir çeşit armut (DS. Yapraklar çıplak. 2777) Kıbrıs akasyası: (< öz. çok yıllık. 2795) . otsu ve sarı çiçekli bir bitki. VIII. (TS. VIII. kettān + T. kettān + T. VIII. 173) kıdıman: (< kıdı+man ?) Çiğdem (DS. 173) kevren: (< ? ) Yer elması (DS. Kıbrıs + Fr. (And.428 ketengiller: (< Ar. Acacia cyanophylla. 2. çiçek durumu küremsi şekilli ve 10-15 mm çapında. DS. 1669) Sinir hastalığının iyileştirilmesinde kullanılan. (TBAS. kettān + T. VIII. 2790) kılamık: (< ? ). BTS. gömleği) nce kabuklu. 4551) kıldır: (< ? ) 1. 2. çalı görünüşünde bir ağaççıktır. ayrık otu (DS. (TBAS. erkek organları 4-5 adet. kapsül tipinde meyveleri olan. 3. Yeşil domates. is. MBTS. XII. Domates. VIII. 2792. Vatanı Güneybatı Avustralya olmakla beraber Akdeniz bölgesi sahil kumlarında yetişir. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. VIII. otsu ya da çalımsı bitkiler. -sı) 3-5 m yükseklikte. acacia + T. 2. çiçekler sarı renkli. çiçekleri ışınsal simetrili. 2787) kığıştak: (< ses taklidi kığış’tan “kığış+ta-k”. UA. ülkemizde 2 cinsle temsil edilen. 2774) kevke: (< ? ) 60 cm kadar yükselebilen. Batı Anadolu bölgesinde yaygın olan. Alyssum corsium. 1285. tatlı bir çeşit incir (DS. VIII.: kılamuk) Kurak yerlerde yetişen bir çeşit ot.

VIII. “< ET. Bir çeşit küçük mantar. 3. Çam. VIII. 4552) kılıç kekiği: (< T. 2077. 2796) kılıçarpa: (< T. Yaraları iyileştirmekte kullanılan. turşusu ve reçeli yapılan bir yaban meyvesi. incir dizisi (DS. kılıç + ? kekik + T. 2798) kılık: (< ET. 5. Ammi visnaga. VIII. 2798) kılıf: (< Ar. VIII. DS. VI. dere kıyılarında yetişen ince yapraklı bir ağaç (DS. 1672”) Hayvanlara yedirilen sivri. (TS. DS. söğüt yaprağı gibi yaprakları ve sarı çiçekleri olan bir ot. 2. -i) bk. ağaçların meyveleri (DS. kaya kekiği (TBAS.A. 4. 1673). meşe. 2. ardıç vb. kıl + kuyruk) Tohumluk olarak kullanılmaya elverişli olmayan buğday (DS. Arapsaçı otu (DS. 198) kılkirişi: (< T. 2798) kılımboz: (< ? ). 1291) kılıtır: (< ? ) ncir. ilāf. Ağz. VI. VI. Fındık büyüklüğünde. VIII. kılgın) Serviye benzer. Ağz. 2799) kılkıl: (< T. kılıç + otu) 1. kendine özgü kokusu ve tozu olan.. 2077. 2800) . kenarları keskin ve kısa bir ot. 2. III. VIII. Kuru fasulye 3. (And. 173) kılıç otu: (< T. kılık. DS. VIII. Palamut.: gılik) 1. kılıç. bir yıllık ve özel kokulu otsu bir bitki.429 kılgın: (< T. . kıl + kirişi) Yaban soğanı (DS. kılıç + arpa. Yaprakları kamışa benzeyen. XII. MBTS. 2798) kılır: (< ? ) Maydanozgillerden. MBTS. (And. VIII. 2. kıl + kıl) Mısır (DS. kılınboz) Pancar (DS. uzunca bir çeşit arpa (DS. VIII. MBTS. 2. Erz. 2.: kılımbaz. 2800. 2800) kılkuyruk: (< T. 1673) Taze fasulye (DS. 2043.

1293) kınakına: (< sp. kundur) 1. III. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. bir veya çok yıllık otsu bitki. kıntır. (TBAS. örneği bahçelerde yetişen kına çiçeği olan bir familya (TS. 2808. Lawsonia inermis. ūzek) Kestane (DS. VIII. 3001) kındıra: (< kökenini bilmiyoruz. ĥinnā + T.430 kıllı kozak: (< T. 2. quinaquina) Kök boyasıgillerden. çiçeği + -giller) ki çeneklilerden. VIII. dikenli. küçük bir ağaç. Balsamina hortensis. 237. 173) kına ağacı: (< Ar. Kevene benzer dikenli bir çeşit ot. (TS. 1675).. ĥinnā + T. Ağz. 324. kemi. Ağz. 1292. Ağz. koyu renkli bir çeşit çayır otu (DS. Nardus. Cinchona. 2. 2802) kımi: (< ? ). TaS. 2. kimi) 60-90 cm yükseklikte. (TS. Eren. kıllı + Far.: gimi. ağacı) ki çeneklilerden.A. VIII. 1675). (TS. MBTS. 2808. yumru köklü. 2. Pancar (DS. XII. çiçeği) Kına çiçeğigillerden. Hindistan ve Endonezya’da da yetiştirilen. 173) kına çiçeği: (< Ar. kurutulmuş yapraklarından kına elde edilen. ucu diken gibi. 1292) kımçırık: (< ? ) Mürver ağacı (DS. IV. VIII. 2049. kındırka. 4552) kındır: (< kökenini bilmiyoruz. TBAS. -lı + parmak) Havuç (DS.: gındıra. 326. tropikal bölgelerde yetişen. (TS. AVA. ĥinnā + T. asıl yurdu Güney Amerika olan. (And.: kındıl. 2. 2. kandıra) Sulu yerlerde biten ince uzun yapraklarının kenarları keskin. DS. 2. kabuğundan kinin çıkarılan bir ağaç. gındırık. VIII. beyaz çiçekli. 1292) kına çiçeğigiller: (< Ar. ĥinnā + T. gındırga. 2492) . (And. Gaz. 2809. 1293) kınalıparmak: (< Ar. MBTS. çiçekleri türlü renkte olan. 2801) kıl otu: (< T. (And. iki yıllık. 2. DS. 2812. Chaerophyllum bulbosum. kıl + otu) Dağlık çayırlarda yetişen ince ve sert yapraklı bir bitki. VI.

431 kıngıra otu: (< ? kıngıra + T. Fumana. 2814) kıral eğreltisi: (< Sırp. 2. otu) Baş ağrısını iyileştirmekte kullanılan bir çeşit ot (DS. “< Ar. 174) kıramık: (< kıra-muk ?) Hamken yeşil. 2. 2814) kıral: (< Sırp. kırmızı çiçekleri olan ve davarlara yedirilen kır otu (DS. VIII. kavunu) Kabuğu alacalı sarı renkte olan bir tür kavun (TS. (TS. 2817) kırçkırç otu: (< T. kırç + kırç + otu) lkbaharda yetişen. kral. MBTS. 174) kıra: (< ? ) Fasulye (DS. kırgın + otu) bk. VIII. rizomlu. otu. kenevir otu (TBAS. kır + Far. kırık) Bir çeşit kılçıksız başaklı buğday (DS. tilkişen (TBAS. olgunlaşınca siyah. 1296) kırık: (< T. 2810) kınnap otu: (< Ar. -ü) Çorak bölgelerde biten ve gün gülüne benzeyen bir tür çiçek. Osmunda regalis. 1771) Akasya ağacı (DS. 1299) . Kırkağaç + T. 2819) kırgın otu: (< T. 2. VIII. kral + T. gul + T. VIII. eğreltisi) Çok yıllık. (TBAS. VIII. inneb + T. 2. 2824) Kırkağaç kavunu: (< öz. VIII. çiçeksiz ve otsu bir bitkidir. küçük meyveleri olan bir çeşit funda (DS. 1676”) bk. VIII. is. MBTS. 267) kır gülü: (< T. ince uzun yaprakları. inneb. 2815) kırbıdak: (< ? ) Yenilen bir çeşit ot (DS.

VI. DS. 2828) kırkboğum otu: (< T. VIII. 2056. kırk + boğum + otu) bk. kırk + sinir + otu) bk. 238”) Gelincikgillerden. VIII. 205”) Yaraları iyileştirmek için kullanılan. bağa (TBAS. çayırlarda biten. VIII. su kenarlarında. Manisa lâlesi (TBAS. 174) kırlangıç otu: (< T. 174) kırk budak: (< T. 262) kırkbaş otu: (< T. kırk + kanat. kırk + boğum) Tilkikuyruğu da denilen. kırkma + ? T. sütü . -si) bk. 4555) kırksinir otu: (< T. kır + Far. 2829) kırkkanat: (< T. VIII. kırlangıç + otu. 174) kır lâlesi: (< T. karlaguç. 2828. VIII. kırklık) Kırk günde yetişen bir çeşit kırmızı buğday (DS. Ağz. “< ET. Eren. 174) kırkboğum: (< T.432 kırkat: (< ? ). 2830) kırkma kamış: (< T. boğum boğum olan dalları süpürge çöpüne benzeyen ve yiyen hayvanları ishale uğratan bir ot (DS. TBAS. i līd + T. kırk + Ar. XII. kırk + budak) Fesleğen çiçeği (DS.: gırgat. otu) bk. 2830) kırkkilit otu: (< T. çiçekleri altın ve limon sarısı renginde olan. muşmulaya benzer küçük dikenli ağaç (DS. lāle + T. 211. kanat. kirkat) Kırmızı ya da kestane rengi meyveleri olan. 2829) kırk günlük: (< T. Loentice leontopetalum. kırk + günlük) Mayıs ayında çıkan ve kırk günde yetişen bir çeşit bakla (DS. 174) kırklık: (< T. yaprakları damarlı bir ot (DS. “< ET. yumrulu. Nişanyan. kırk + baş + otu) 10-80 cm yükseklikte. Eren. (And. VIII. tanelerinden asitsiz bir yağ elde edilen. atkuyruğu (TBAS. kamış) Sulak yerlerde yetişen. boğumlu gövdesinden kaval yapılan bir çeşit kamış (DS. çok yıllık. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. atkuyruğu (TBAS. (TBAS.

174) kırmızı: (< Ar. 1301) kırmızı gevrek: (< Ar. Centranthus ruber. 275. lahano) Rengi kırmızı olan bir tür lahana (TS. 1302) kırmızı turp: (< Ar. (TS. (temre otu). kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 4509. irmizį + Yun. iki yıllık. 240) kırmızı bacaklı: (< Ar. kökü kırmızı olan bir turp türü. rizomlu. kır + Far. 2834) kırmızıbiber: (< Ar. turb) Turpgillerden. 477. -si) bk. dalları ezilerek yaralara sarılan kırmızı renkli bir ot (DS.: gırmızı) Domates (DS. 2. 1302) . 226. ştah açıcı olarak kullanılır. OAAD. kırlı) Sebze fidesi (DS. 2. 2. benefşe + T. kevrek < kevre-.Y. (TS. VIII. AA. pipéri) Patlıcangillerden bir biber türü (TS. irmizį + Far. -lı) Yaban çileği gibi toprak üstünde uzanan. Clauson. Krş. otu) 50-80 cm yükseklikte. 136. kök) bk. 690”) Kırmızı ile siyah arası şaraplık üzüm (DS. kırmızı veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir.Y. kök boyası (TBAS. gevrek. irmizį + Yun.A. 1301). 2. 2. çok yıllık. Chelidonium majus.433 siğillere karşı kullanılan. 175) kırmızı kök: (< Ar. 1300. irmizį + OFar. XII. (And. irmizį + T. VIII. 2834) kırmızı kantaron: (< Ar. 174) kırlı: (< T.. irmizį . Ağz. irmizį + ? kedi + T. pāçak + T. kentauron) 50-80 cm kadar yükselebilen. VIII. “< ET. 175) kırmızı lahana: (< Ar.. 174) kırmızı kedi otu: (< Ar. Yatıştırıcı ve uyutucu olarak kullanılır. TBAS. çok yıllık ve otsu bir bitki. domuzağırşağı (TBAS. TS. irmizį + T. Centaurium erythraea. 2832) kır menekşesi: (< T. Raphanus sativus varradicula.A. Ka. (TBAS. irmizį + Yun. (TBAS.

Gaz. tohumluk küçük soğan (DS. is. VIII. (And. VIII. kırmızımtırak mor çiçekli bir bitki. Mahmut) bk.. yāsemen + T. VI. Ağz. 2839) kısacıkmahmut: (< T. kanlık (TBAS. 175) kısacamahmut: (< T. sarılık hastalığında kullanılan yaban otu (DS.A. 324. 2834) kır sakızı: (< T. gizĥa biçiminden alınmıştır. 4556) kırt kırt: (< kırt + kırt “ses taklidi”) Havuç (DS. gısğa. Mahmut + T. V. gısha. gısga. 2845) . 2839) kısamahmut otu: (< T. gıska) Arpacık soğanı. Mahmut) Tütüne karıştırılıp içilen. is. 2062. DS. 240). ağacı) Bütün sıcak ülkelerde sık rastlanan tırmanıcı ve iri gövdeli ağaç. kısa + öz. 4556.: fısga. XII. 175. 2. 1858. AVA. DS. çok yıllık. Buna karşılık Tizitzilis Rumcadan geldiğini yazmıştır. Clerodendron. Tietze’ye göre Ar. ısmet + T. yaban yasemini (TBAS. soğan (TBAS. fıska. kısaca + öz. kır + Far. -i) bk. (TS. XII.434 kırna: (< ? ) Yaban zambağı (DS. kırtık) Yapraksız çalı (DS. III. (TBAS. fisge. kır + sakızı) bk. VIII. Eren. 151) kır soğanı: (< T. DS. 1307) kışgana: (< ? ) Karadut (DS. VIII. 50 cm kadar yükselebilen. 2839) kıska: (< Kökeni karışıktır. VIII. kısacıkmahmut (DS. otu) ştah açıcı ve mide ağrılarını giderici olarak kullanılan. 2838) kır yasemini: (< T. kısacık + öz. kır + soğanı) bk. 175) kırtık: (< T. VIII. Teucrium chamaedrys. otsu. is. 334) kısmet ağacı: (< Ar.

2850) kıvrak buğday: (< T. kıvırcık) bk. 1311) kıvrışık: (< T. 2852) kıvrak darı: (< T. kış + gözü) Sonbahar ve kış aylarında bahçelerde kendiliğinden yetişen ve kavrularak yaprakları yenilen bir ot (DS. kış + Yun. VIII. Scorzonera semicana. Pazı bitkisi. 175) kıtış: (< ? ) Küçük. kışla + dikeni) bk. VIII. ağaç mantarı (TBAS. kıv(ı)rışkan) bk. 2850) kıvışkan: (< T. 176) kıvşıyık: (< ? ) bk. gıvışgan otu (TBAS. 175) kış mantarı: (< T. karaçalı (TBAS. 2. kıvırcık (TS. 1311) kıvırcık salata: (< T. 2. sütlü ve sarı çiçekli bir bitki. kalın köklü. -ı) bk. kıvırcık salata (TS. çok patlayan bir çeşit mısır (DS. manitari + T. otsu. çok yıllık.: kıvırşık) 1. 2848) kıtleyük: (< ? ) Kiraz (DS. (And. kıvrışık (DS. VIII. VIII. kıvrak + darı) nce taneli. 2852) kıvrım: (< T. 2848) kıvırcık: (< T. 2. kıv(ı)rım) 15-45 cm yükseklikte.435 kışgözü: (< T. VIII. VIII. yaprakları kıvırcık bir tür marul. salata) Yeşil salata. 176) . VIII. kara bir çeşit mantar (DS. Pancar yaprağı (DS. kıvrak + buğday) lkbaharda ekilip. kıv(ı)rışık). kıvırcık + t. sonbahar ekimi ile beraber yetişen buğday (DS. 2845) kışla dikeni: (< T. (TBAS. Ağz.

TBAS. 60) kızhanım: (< T. 2863) kızılbacak (I): (< T. 2539) kızılak: (< T. Türkçenin Gücü. 366. kır pancarı (DS. 242. BTS. pāçak) Yemeği yapılan. VIII.436 kıyak: (< T. 1318. kıyışak) Ebegümecigillerden bir çeşit ot (DS. 176) . Türkçede –mık ekiyle yapılmış birçok türev vardır. 2. karamuk (TBAS. < kızlamuk < T. 2857) kızamık: (< T. 1695) Sazlık yerlerde biten. 2856) kıyışak: (< T. Clauson. 2854) kıyık elması: (< T. erkek çiçekleri püskül biçiminde olan. DS. kıyık + elması) Yaban elması (DS. Rosaceae crataegus. (And. dişi çiçekleri küçük ve sarımtırak. kızıl + boya) bk. 2. VIII. (DS. VIII. VIII. VIII. 176. VIII. TaS. kız + hanım) Hüsnüyusuf. MBTS. Eren. 2862) kızılağaç: (< T. kıyak < kıy-ak. kızılak) 1. kızıl + ağaç) Gürgengillerden. kız + güzeli) Bir çeşit bitki (Aksan. Türkçe kızıl kökünden geldiği açıktır. pāçak) Yapıncak üzümü (DS. VIII. kızıl + OFar. hayvanların çok aç kalmadıkça yemediği kalın ve kuruduğu zaman yanları keskinleşen bir çayır otu (DS. kerestesi kolay işlenebilir bir ağaç. Alnus. kızamık. (TS. 2863) kızılbacak (II): (< T. Orta Türkçede geçen kızlamuk biçimindeki -l-’nin erken bir çağda düştüğü anlaşılıyor. kızıl + OFar. Kızılcık ağacı ve meyvesi. 176. Çin karanfili (DS. Orta Türkçede kızlamuk olarak geçer. Gülgillerden alıç ağacı ve meyvesi. kızıl. 2. Ağz. 2863) kızıl boya: (< T.: kızambuk) bk. VIII. kök boyası (TBAS. kışın yapraklarını döken ve 20 m kadar yükselebilen. kökle gövde arası turuncu olan bir çeşit yaban otu. 2860) kızgüzeli: (< T. IV. 684).

2864. VIII. yaprakları karşılıklı ya da almaşlı. her dem yeşil. kızıl + dip) Pancar (DS. VIII.: gızılcıħ. kırmızı renkli. kışın yaprağını döken. zararlı bir çeşit ot (DS. şam’) Çamgiller familyasından. 2. BTS. 1318. Cornus mas. 139) kızılcıkgiller: (< T. Marmara. Eren. VIII. kırmızı. 2. 364) kızıldip: (< T.A. AA. çoğu iri gövdeli. 136. 243”). ülkemizde kısmen Karadeniz. . 25 m kadar boylanabilen. VIII. buruk bir tadı olan yemişi. beyaz çiçekli bir ağaççık (Cornus senguinea). kızılcık + -giller) ki çeneklilerden. 1318. 2864) . kızıl + eğ(i)lim) Domates (DS. Pinus brutia. deniz seviyesinden 1200 m kadar olan yüksekliklerde yetişen. kızılcık. BTS. 2. kızılca + dişi) 4-5 m yükseklikte. beyaz çiçekli bir ağaç ve bu ağacın güzün olgunlaşan. 2. VIII. kızıl + burun) Pembemsi yeşil renkli. III. TBAS.. 2863) kızılca (I): (< T.437 kızılburun: (< T. VIII. tek çekirdekli. iğne yapraklı. çalı ya da yarı çalımsı bitkiler (TS. (TS. DS. 176. DS. ülkemizde bir cins ve iki türle temsil edilen ağaç. (And. 2. 1318) kızılcık: (< T. “< kızıl + -cık. 2864) kızılca (II): (< T. reçeli ve şerbeti yapılan. Ağz. lahana büyüklüğünde. Pazı bitkisi (DS. güzel kokulu bir çeşit erik (DS. Yaprakları geniş ve tohumları şeker pancarına benzeyen bir ot. (TS. kızıl + cırık) Tarlalarda biten. gızılcuħ) Kızılcıkgillerden. kızıl + Ar. 2864) kızılcadişi: (< T. diken yapraklı. Ege ve Akdeniz bölgelerinde ormanlar oluşturan bir ağaç türü. 2864) kızıleğlim: (< T. Erz. 2. kızılca) 1. VIII. 1318. 2864) kızılçam: (< T. (TS. 1318. kızılca) Kızıla çalan bir çeşit buğday (TS. 366) kızılcırık: (< T. genellikle eriksi tip meyveleri olan.

kızıl + sarmaşık) bk. 2864) kızılgöz dikeni: (< T. 177) kızıl kök: (< T. 2866) kızıl ot (II): (< T. kızıllık) Üzerinde kızılcığa benzer meyvesi biten bir çalı (DS. VIII. iki yıllık otsu bir bitki. 2866) kızıl ot (I): (< T. -ları) Denizlerin yaklaşık 200 m derinliklerinde yaşayan kırmızı renkli su yosunları (TS. 4559) kızıl işgildi: (< T. kırmızı çiçekli. enik. (TS. kentauron) Kızılkantarongillerin örnek bitkisi olan. 3. 2. kızıl + ot) 1. Eren. kızıl + ot) Havuç (DS. kızıl + Yun. kızıl + ? işgildi) Kırmızı yaban mersini (DS. 177) kızıl su yosunları: (< T. kızıl + Çuv. kök boyası (TBAS. kızılkantaron. anç k ‘enik’. kızıl + kök) bk. (DS. 1318) kızılkantarongiller: (< T. kızıl + su + ? yosun + T. XII. güveyfeneri (TBAS. 1319) . 136”) Kökünden kırmızı boya çıkarılan bir ot (DS. “< Çuv. kızıl + Yun. 2865) kızılkantaron: (< T. -giller) ki çeneklilerden. VIII. altın dikeni. VIII. Eğrelti otu. kızıl + kaytarma) bk. VIII. kentauron + T. VIII. VIII. 2.438 kızılenik: (< T. sap ve yaprakları hekimlikte kullanılan. Bir çeşit ot. 2. 2866) kızıl sarmaşık: (< T. 2865) kızılgücük: (< T. 177) kızıllık: (< T. 10-50 cm yükseklikte. kızıl + küçük) Havuç (DS. 2. Scolymus compositae. karşılıklı yapraklı. Eryhraea centaurium. Bağlarda teveklere sarılan sarmaşıkgillerden bir ot (DS. kızıl + göz + dikeni) Sarı diken. 1318) kızıl kaytarma: (< T. acı yonca cinsleri içine alan bir bitki familyası (TS. bostanbozan (TBAS.

kız + yanağı) Pembe renkli. ince kabuklu bir çeşit üzüm (DS. (TS. 2869) kialan: (< ? ) ğde yaprağı gibi yaprakları. kemmūn < Yun. Cuminum cyminum. (TBAS. kız + memesi) 1. greyfrut. 1320) kızyanağı: (< T. VIII. 2871) kiliz: (< kökenini bilmiyoruz. III. 2869) kibre: (< gebre ) Bir çeşit ot (DS. ahlat (DS. VIII. TBAS. 50 cm kadar yükseklikte. 177) kilim ucu: (< Far. kızlar + göbeği) bk. kızlar + yemişi) bk. 2873) . ana vatanı Mısır olan. gilį m + T. 2. 2869) kibrit otu: (< Ar. (TS. 244) bk. Kuzeydoğu Anadolu dağlarının ormanlarında bulunan. VIII. Eren. kofa (TS.439 kızılyaprak: (< T. 177) kızmemesi: (< T. 1319) kızlargöbeği: (< T. 2. beyaz çiçeği olan. IV. VIII. yol kenarlarında biten. 2. 2. ıtırlı ve otsu bir bitki. 1325. kibrį t + T. Agrimonia eupatorium. 2869) kialmas: (< ? ) bk. 368. 2. Lycopodium clavatum. 2572) kinkar: (< ? ) Devedikeni.) Maydanozgillerden. haziran ayında dağlarda görülen bir bitki (DS. bir yıllık. 178. 1338) kimyon: (< Ar. sarı çiçek açan bir bitki. otu) Gövdenin ikiye dallanarak uzamasıyla kolayca tanınan. VIII. kızıl + yaprak) Gülgillerden. diken (DS. BTS. meyveleri baharat olarak kullanılan. 446. Altıntop. VIII. çivit otu (TBAS.. 177) kızlar yemişi: (< T. Gaz. ucu) Itır çiçeği (DS. Bir tür şeftali (TS. otsu ve çiçeksiz bir bitkidir. alıç (TBAS. TaS. beyaz veya pembe çiçekli. yuvarlak taneli.A.

73. 149. < Yun. 302) kiraz elması: (< Yun. evlek mantarı (TBAS.kiraz. 16. 2881) . Cerasus avium. 21. 2877) kiriş: (< ET. Ağz. 108. üzeri benekli. Eren. etli. 1327) kiren: (< Yun. 369. tatlı ve gevrek bir çeşit üzüm (DS. (And. DS. 331.: keriş) 1. kerasi. VIII. VIII. GBAA. 2754. Taşlar arasında biten bir çeşit ot. kıren. VI. VIII. 1713. Ağz. BTS. 2. VIII. 144) kirez armudu: (< Yun. kerasi = EYun. 144. kirlice) Şarap ve sirke yapmaya yarayan. yapıncak denilen bir çeşit üzüm (DS. giraz. VIII. 1327. gören. güren. OAAD. III. kerasi + T.440 kiraz: (< Yun. DS. 2879. kráno. TBAS. VIII. VIII. kirez) Gülgillerden. elması) Kırmızı. EYAD. beyaz veya pembe çiçekli bir meyve ağacı. 233). 183. TaS. (And. VI. 178. 233. kiran) Kızılcık (DS. 36. 697). dikenli veya dikensiz. sulu. kerasos ~ HAvr. 2879) kirmit: (< ? ) Ağaçların arasında biten. AAT. 245. 2. kerasi + Far. Eren. giren. Ağz.: gilyaz. Nişanyan. 1882. 2575) kiresep: (< ? ) Bir armut çeşidi (AA. 3. 3 m kadar yükselebilen. *ker. yenilen bir çeşit mantar (DS. (And. 280. 2876. IV. küçük ve sert bir elma türü (TS. (And. 178) kirkit: (< ? ). 2235. Havuç (DS. Ağz. (TS. 2877.: kirgit) Badem şekeri biçiminde. -u) Kiraz zamanı yetişen bir çeşit armut (DS. 244). kiriş. DS. AA.: eğren. MBTS. T YA. 2878) kirkin: (< ? ) bk. Nişanyan. emrūd + T. DS. Tietze. Pırasa. 2. 2877) kirlice: (< T. 2078. K AT. TaS. 2. tek çekirdekli meyvesi olan. VIII.

VIII. BTS. kişmiş. Türkçede benzeşme sonunda kişniş biçimini almıştır. VIII. yaprakları dikenli ve yassı. Eren. bitki) Bir iklim bölgesinde en iyi yetişen ve verimi en fazla olan bitki (BTS. kahverengi tüylü kabuğu soyularak yenen. otsu. yeşil renkli. DS. 2890) kobuk: (< T. gişnīz (kişnīz). -il). 1332) kişniş: (< Far. Ağz. kertik + Yun. Nişanyan. MBTS. kerasi) Geç olgunlaşan sert bir çeşit kiraz (DS. 2373. 247) Küçük taneli bir tür çekirdeksiz siyah üzüm (TS. Eren. bā ilā) Bir çeşit bakla (DS. kiwi. gizį r. bir yıllık. VII. 2888) klimaks bitki: (< Ing. 2886) kitir: (< kıtır “ses taklidi”) Salatalık (AAT. 247). VIII. 2. koca + Ar. MBTS. Coriandrum sativum. beyaz veya pembe çiçekli bir bitkidir. 2. 4561) kişmiş: (< Far. çok yıllık. (And. 1498) Çayırlarda biten. kabuk.441 kirtik kiraz: (< T. 2891) . 1333. 233) Ana vatanı Çin olan. 2883) kirtil: (< kirt “ses taklidi” + T. 239) kivi: (< ng. XII. Ağz. sulu.: kişkiş) 20-50 cm yükseklikte. patatese benzeyen bir bitki (DS.: hırtıl) Havuç (DS. 2. C vitamini bakımından zengin meyve. DS. 2. 372) kobar: (< ? ) Meşe ağacı (DS. 179. meyveleri baharat olarak kullanılan ve üzeri şeker ile kaplanarak kişniş şekeri yapılan. VIII. climax + T. (And. VIII. (TS. 2890) koca bakla: (< T. 371) kizir: (< Far. (TBAS. Actinidia chinensis. VIII. 1718) Kökü ve yaprağı yenilen küçük bir ot (DS.

Bazı türler yenilebilir. koçan..442 kocabaş: (< T. (TBAS. (DS. koca + yemiş) Fundagillerden. koç + otu). -ı) Russula türlerine verilen genel ad (TBAS. koca + buğday) ri taneli. 180) koçaç: (< Sırpça. Ağz. 2891. Pancar (kocabaşı). SA. 2891) koca yemiş: (< T. MBTS. yumuşak ve sarımsı bir çeşit buğday (DS. kabukları ince ve küçük bir çeşit armut (DS. 180) koçlama mantarı: (< T. 2. 171. bazıları da zehirlidir (TBAS. çiçekleri beyaz veya pembe. MBTS. Turp. 2891) koca buğday: (< T. 1337. ST AT. Bulg. pembe veya mor çiçekli bir bitkidir. (TS. kışın yapraklarını dökmeyen bir ağaççık ve bu ağacın 1-2 cm çapında. VIII. 1722) Yer elması (DS. XII. koç + Yun. koçan. TBAS. kırmızı renkli meyvesi. koca + tepen) Sulu. VIII. bk. 208. 2. 2893) koçan: (< Muhtemelen Slav dillerinden alınmıştır: Rus. koçlama + Yun. 237) kocabaşı: (< T. 2891) kocadepen: (< T. 3. 1722) Armut (DS. 2894) koçkuyruğu: (< T. 180) . (And. koca + başı) 1. 3-6 m yükseklikte. VIII. koçijaş < Macarca. Astragalus subrobustus. 4510. 2. kocabaş (–1). VIII. VIII. 180) koç mantarı: (< T. Mavi renkli çiçeği ve nohut büyüklüğünde tohumu olan bir buçuk metre boyundaki dikenli bir ot (DS. 2. manitari + T. VIII. 2. koca + baş) 1.: goçotu) Yaylalarda yetişen kokulu bir çeşit ot (DS. Arbutus uneda. 180) koç otu: (< T. Lahana. koç + kuyruğu) Çok yıllık. manitari + T. TBAS. ayrıca Türkçe koç kelimesinden türemiş olabileceği de ileri sürülmüştür. -ı) Bazı Clitocybe türlerine verilen genel ad.

181. XII. MBTS. 2. 2904) kokar ağaç: (< T. 1723”) Dağlarda yetişen. 2900) koğuş ağacı: (< ? koğuş + T. kiliz (TS. VIII. DS. VIII. Eren. VIII. kokar) Domates (DS. yapraklarından kokain çıkarılan. 2. 180) kofa: (< kökünü bilmiyoruz. VIII. dallarından ok ve yay yapılan bir çeşit ağaç. 1339. 1338) koful: (< kof+u+l. büyük bir ağaç. VIII. (TS. 2904) kokarcık: (< T. 1723”) Dağ yamaçlarında yetişen. küçük soğan (DS. ilkbaharda sarı çiçek açan ve harman süpürgesi yapılan bir çeşit bitki (DS. “Türkçede isimden isim yapan +l eki yoktur. DS. pis kokulu.443 koçtaşağı: (< T. koç + taşağı) bk. kokar + Far. kışın yapraklarını döken. kokarcık) Arpacık soğanı. Bu özelliğinden dolayı “kokar çaşır” denilmiştir. 1339. 2. kayın ağacı (DS. MBTS. TBAS. gāwşīr ‘çakşır’) Yaprakları çaşır yaprağına benzeyen bitkinin hoş olmayan bir kokusu vardır. çiçekleri küçük ve sarımtırak. en çok Peru’da yetişen bir bitki. 20 m kadar yükselebilen. 249) Hasır otu. 2904) kokar çaşır: (< T. koçkuyruğu (TBAS. (DS. 1723”) Bodur ağaç (DS. kokar + ağaç) Uzak doğuda yetişen. XII. 2. 4563) . coca “Peru dilinden”) ki çeneklilerden. 4563) kofurgalık: (< T. Ailantthus. (Duran. (TS. kokar + kanak) Kötü kokulu bir çeşit ot (kokarzade). 223-229) kokarganak: (< T. 2903) koka: (< sp. 2. Scrophularia myriophylla. 2. zeytine benzer meyvesi kırmızı renkte olan. kamış. Erytrroxylon. VIII. 2904) kokar: (< T. zehirli. kof ‘içi boş’. “< koğuş ‘kökü bulunamamıştır’. kofurgalık “< ET. ağacı. MBTS. saz.

kokar ot –1 (DS. kokarganak (DS. 1341) kokulu narpis: (< T. 2. 249) bk. kabuk + Ar. zāde) bk. 12 m kadar boylanabilen. Eren. 2608) kokulu çayır otu: (< T. 2. 2905) kokone buğday: (< Yun. buğday.444 kokar ot: (< T. cevz) Kabuklu ceviz (DS. VIII. 249) Mısır (TS. Eren. idris ağacı (TS. kokona. VIII. cola “Sudan dilinden”) Kolagillerden. çayırlarda yetişen. koku + ağacı) Öd ağacı (TaS. Anthoxanthum odoratum. MBTS. IV. 2. 2906) kokulu yonca: (< T. 1725”) Çok tane veren bir çeşit buğday (DS. 1340) kokulu kiraz: (< T. kokar + ot) 1. VIII. VIII. “< Yun. 2. 181) kola: (< Fr. hayvanlar için iyi bir yem olan ıtırlı bitki. kokar + otu) bk. kokulu + ? yonca) bk. 2. (TS. kokulu + ? yarpuz) Nane (DS. XII. 1340) kokoz: (< kökenini bilmiyoruz. VIII. Kereviz (DS. 2906) kokoroz: (< Balkan ve Avrupa dillerinde yaygın olarak geçen bu sözün kökenini bilmiyoruz. kokona + T. ahlat (TBAS. Kokulu bir yaban otu. Afrika’nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan. otu) Buğdaygillerden. VIII. kokulu + Yun. 2905) kokar otu: (< T. 2905) kokarzade: (< T. kokar + Far. çekirdekleri kahveden daha . 4563) kokaz: (< ? ) Yaban pırasası (DS. 181) koku ağacı: (< T. eşek yoncası (TBAS. kokulu + ? çayır + T. 2905) kokceviz: (< T. kerasi) bk.

2914) korman: (< ? ). kolon + T. DS. 1342) kolak: (< ? ) Ekşi ve iri bir çeşit kış elması (DS. 2911) koluncuk: (< Fr. Comatula) Deniz lâleleri sınıfından. VIII. 1734) Kuzey Anadolu dağlarında yetişen. 2. kışın yapraklarını dökmeyen. 1348. VIII. 1348) komallug: (< ? ) Bir ağaç nevi (K AT. colza) Turpgillerden. cola + T. (TS. 182. büyük ve küçük kola ağaçları gibi birçok türü içine alan bir bitki familyası (TS. bir çeşit sarımsak (DS. 2. 3-5 m boyunda. 2. -cuk. (TS. Comatula. “< Fr. DS. colonne. 2912) kolza: (< Fr. kola (BTS. VI. MBTS. yağlı tohumlu mevsimlik bitki. Cola acuminata. 342) komar: (< kökü bulunamamıştır. 2193. 1731”). 2913) komatula: (< Lat. 177. 2926) . 376) kola ağacı: (< Fr. Brassica napus. (And. 2907) koloz: (< ? ) Bir çeşit sarı buğday (DS. VIII. cola + T. MBTS.: guluncak) Kadınparmağı denilen ot (DS. 1342. ağacı) bk. 379) komşugezen: (< T. Hododendron ponticum. BTS. TBAS. (TS. VIII. ergin hâlde serbest hareketli türleri olan bir derisi dikenli cinsi. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. (And. Ağz.445 uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki.: kormen) Yaban pırasası. 376) kolagiller: (< Fr. 2. 2. komşu + gezen) Evde küçük alanlarda yetişen ve her tarafa kol atarak uzayan bir süs bitkisi (DS. (BTS. (kola ağacı). Ağz. iri ve mor çiçekleri olan zehirli bir ağaççık. genç evrede saplı. VIII. 2. VIII.

Ammi visnaga (Umbelliferae).: goruħ. 2672. DS. Farsça talx üzerinde duruyor. Clauson. 2934) kotankıran: (< Erm.: korangal. Bu ad “olmamış yemiş” olarak da kullanılır. 1754”) 100 cm kadar yükselebilen. Ağz. 2. VIII. kökünde yumrular bulunan. koğa) Bataklıklarda yetişen bir çeşit saz. Lathyrus tuberosus. XII. 2924. 2. 2094.446 kornar: (< T. Eren. DS. 253. VIII. tirfil (TS. 2.: goğa. 2938. ETA. körigen) Yabanî yonca. 1366. 2925. Orta Türkçede koruğa talka. 4567. yabancı bir dilden alındığı açıktır. Eren. MBTS. “< kovan ‘kökü belli değildir’. 1371) . otu) Oğul otu (TS. -cık. TBAS. “< Erm. 1755”) bk. gōra). 2602) kovancık: (< ? koğan + T. DS. cornichon) Kabuğunun üzeri pürtüklü. kōt’an + T. kıran. 182. 1750). VIII. DS. 2. kornkan. 1370. 2901. (And. (TBAS. kov a < ? kovı içi boş kof. lezzetli bir tür turşuluk hıyar (TS. < kökü belli değildir. VIII. DS. Clauson’a göre. 1365) koruk: (< Scherner’e göre Farsçadan alınmıştır (< Far. 182) kova: (< ET. çok yıllık. VIII. 253). VI. govuk. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. 2. kōt’an. DS. Ağz. Nişanyan. parlak pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. VIII. kor + Far. (DS. 4563. nār) Bir ağaç cinsi (K AT. (TBAS. hasır otu (TS. karuk) Henüz olgunlaşmamış ekşi üzüm (TS. Ancak Farsça gōra’nın Türkçe koruk biçimini ses bakımından karşılamadığı açıktır. DS. 343) kornişon: (< Fr. goruk. XII. 2106. IV. Centaurea glastifolia. TaS. MBTS. sarı kokulu (TBAS. Ağz. tarka adı verilir. VI. MBTS. (And. DS. 2. koringön. 185) koşkoz: (< ? ) 30-80 cm yükseklikte. 2. II. (And. DS. 2933) koşni: (< ? ) Diş hilali otu. 602) korunga: (< Erm. 2. 247). 183) kovan otu: (< ? koğan + T. 1367.

kalın köklü.: goyungözü) Birleşikgillerden. koyun + gözü). TaS. VIII. Malabaila secacul. koyun + otu) 20-120 cm yükseklikte. TBAS. Ağz. koyun + çiçeği) bk. 183) koyungöbeği: (< T. tüylü. koyun + gözü) ri ve yassı taneli bir çeşit kara üzüm (DS. 2943. bā ilā + T. 2944) koyun mantarı: (< T. (DS. -sı. VIII. 183) koyun yumağı: (< T. III.. (TBAS. 1757”) bk. 2943) koyunekmeği: (< T. koyun mantarı (TS. koyun + göbeği) Bir çeşit mantar. 2944) koyunkıran: (< T. 183) koyundibi: (< T. 247. IV. 2686) koyungözü (II): (< T. 1373) koyungözü (I): (< T. MBTS. yumak otu (TBAS. 255. 183) koz: (< Far. 2111. koyun + kıran) lâç yapmakta kullanılan bir çeşit bitki. DS. VIII. 2944) koyun otu: (< T. koyungözü – I. domuz baklası (TBAS. sarı kantaron (DS. 2. (TS. Eren. 2. beyaz ve iri bir papatya türü. “< ET. DS. Agrimonia eupatoria. manitari + T. rozet yapraklı. (TBAS. 2. 183. Erz. rizomlu. MBTS. . koyun + ekmeği) 15-75 cm yükseklikte. çok yıllık. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 144. 183) koyun çiçeği: (< T. 1373. Nişanyan. VIII. koyun + yumağı) bk. (And. 2. 1373) . VI. TBAS. gawz ‘Arapça yoluyla Türkçeye ceviz olarak da geçmiştir’. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. çok yıllık. çok yıllık. koyun + dibi) Bir çeşit ot (DS. parçalı yapraklı. VIII. 1758) Ceviz (TS. koy/koyn (viii). 2. VIII. -ı) Bir çeşit mantar (DS. koyun + Ar. koyun + Yun. 2944.447 koyun baklası: (< T. Matricaria parthenium.A.

kömür) Karadut (DS. 2113) kozalaklılar: (< Far. çalı görünüşünde. yaprakları iğnemsi. “< Far. 2950) köhnü: (< ? ) Bir üzüm türü (EYAD. Pancar (ETA. kozak + T. çok yıllık bir bitki. kınakına. II. elması) Sonbaharda yetişen. ūzek + T. VIII. DS. (TS. VIII. VIII. 2950) köhnar: (< ? ) Susam (DS. laklılar) Açık tohumlulardan. 1759”) Kalın kabuklu. porsukgilleri. çabuk çürümeyen. Pancar. 2947) köğrek: (< T. 2945) kozalak: (< Far. 2. soluk sarı çiçekli. kozak + T. üzümü. altın kökü gibi birçok cinsleri ve bunlara bağlı dört bin kadar türü içine alan bir familya (TS. yoğurt otu. ūzek. (And. rizomlu. 235) kök: (< ET. yaprakları karşılıklı. meyveleri zeytinsi olan ve kahve ağacı. 1-2 m uzunluğunda. -lak). VI. iğne yapraklılar (TS. yemişleri kozalak biçiminde.448 kozak üzümü: (< Far. 2. VIII. kök) 1. 2951). sert ve sulu bir çeşit elma (DS. kök boyası. 1374) köbür: (< T. Salep kökü (DS. 1374. göbeği kuruyunca dik ve mantar gibi olan bir çeşit bitki (DS. gövdesi sert dikenli. kök + boyası + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden.: gozlak) Kozalaklıların çoğu dibi yuvarlak. 608) kök boyası: (< T. siyah ya da beyaz bir çeşit üzüm (DS. iri taneli. Flubia tinctorum. MBTS. çekirdekli. 1376) . 1952. 2946) köçet elması: (< ? köçet + T. 51. 2. VIII. 2. TBAS. gökrek) lkbaharda dağlarda biten. 2. 184) kök boyasıgiller: (< T. 1376. VIII. kök + boyası) Kök boyasıgillerden. 1-2 metre uzunluğunda. tepsi koni biçiminde ve odunsu dokulu meyvesi (TS. 2. çamgilleri içine alan bir bitki takımı. servigilleri. Ağz.

TBAS. kök + çiçeği) Salep çiçeği (DS. DS. 3026) kökten çiçekli: (< T. 1377) köle doyuran: (< T. Tietze. anfīya. kömürcü + Ar. bir çeşit gelincik (DS. “< ET. aranfül) 15-45 cm yükseklikte. 2951) kök enfiye: (< T. Ağz. 1377. kömür < köm. kök + elma) ri ve yeşil renkli bir çeşit elma (DS. yüksek bölgelerde yetişen. koyu renkli bir çeşit üzüm (DS. DS. Eren. 2953) kömürcü şıkığı: (< T. rengi hafif yeşil olan. yassı olan. kök + Ar. kömür + Far. 124. (TS. “< Ar. Nişanyan. Eren. kışın yaprağını dökmeyen. 256). VIII. ince yapraklı. 724”) bk. XII. (And. VIII.+ -gen. iğne yaprakları kısa. VIII. köpürgen < köpür. reçineli ve kozalaklı.449 kökçiçeği: (< T. 30-35 m yükseklikte. kökten + çiçekli) Çiçekleri kök saptan veya kök yanından süren bitki çeşitlerine denir (TS. akçöpleme (TBAS. kök + Far. Nişanyan. 184. Allium rotuntum. VIII. gösterişli bir orman ağacı. VIII. Abies. 184) köknar: (< Yun. sarımsağa benzer bir yaban otu. -ı. 2957) . 184) kök karanfil: (< T.: günar) Çamgillerden. Kurutulmuş kökleri karanfil kokulu olup. Eren. BTS. 4569) kömür tut: (< T. XII. DS. 256. 2951) kökelma: (< T. (TBAS. çaya koku vermek için kullanılır. 387. VIII. (TS. Orthurus heterocarpus. çok yıllık.+ -(ü)r. VIII. şıkık + T. ilkbaharda açan kırmızı renkli bir çeşit kır çiçeği. 257) Çiğ olarak yenilen. 2967. anfīya. 2. 1378. 248”) nce saplı. 247. 2. kukunaria < kukunara. köle + doyuran) ri ve yuvarlak taneli. 2957) kömüren: (< T. 2. tūt) Kara renkli dut (DS. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. 4511. DS.

MBTS. -ü) Yaban gülü (DS. köpek + elması) bk. Marrubium vulgare. 185) . VIII. cevz + T. Solanum nigrum. VIII. 1763”) Ballı babagillerden. 1379) köpekcevizi: (< T. ıtırlı birçok türü olan bir bitki. 2960) köpek otu: (< T. VIII. manitari + T. itüzümü. adamotu (TBAS. (DS. köpek + dili) bk. 2960) köpekmantarı: (< T.gul + T. VIII. 2958) köner: (< ? ) Çamfıstığı ağacı ve meyvesi (DS. -i) Uzun taneli bir çeşit kara üzüm (DS. 185) köpekgülü: (< T. köpek + otu) bk. boz ot (TBAS. -i) Tohumu baş ağrısı için koklanan bir çeşit bitki (DS. pisiktetiği (TBAS. VIII.450 kömüşciciği: (< Far. çiçekleri sap çevresinde demet durumunda toplanmış. köpek + Yun. 1876”) Gelincik (DS. 227) köpek elması: (< T. -ı) Bir çeşit zehirli mantar (DS. 2. köpek + Far. VIII. köpek + memesi) Kimi ilâçların yapılmasında kullanılan patlıcangillerden bir bitki. 2960) köpekmemesi: (< T. köpek + ayası. 2. “< Eski Kıpçakça. 2958) köndar: (< ? ) Kayalıklarda biten güzel kokulu bir ot (DS. VIII. 2960) köpekdili: (< T. 2. VIII. köpek + lolosu. 2959) könik: (< ? ) Hindiba (DS. (TS. gāvmį ş + ? cicik “meme” + T. köpek + Ar. 2959) köpekayası: (< T. “< lolo ‘ses taklidi’. 2960) köpeklolosı: (< T. MBTS. köpek ‘kelimenin köpeğin çıkardığı sesten geldiği ileri sürülmektedir’. VIII.

2962) köpürgen: (< T.451 köpek sarımsağı: (< T. dayanıklı bir çeşit elma (DS. 2972) . Clauson. köpürecek) Sabun gibi suda köpüren bir çeşit ot (DS. VIII. gūr + T. buğdayı) bk. 2963. kūse + T. 2971) köse buğdayı: (< Far. 248”) Sonbaharda yetişen kırmızı renkli. Nişanyan. sabun otu (TBAS. köpek + üzümü) t üzümü (TS. Nişanyan. kūse + T. gayet sık. DS. yuvarlak taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS. köse buğday (DS. 2. köse buğday (DS. 2971) kösehalil: (< Far. kūse + öz. köpek + soğanı) Yaban sarımsağı (TS. VIII. kömüren (DS. 2. adamotu (TBAS. 248”) bk. 185) körek: (< ? ) Baldıran otu (DS. ekşimsi. 2. VIII. VIII. VIII. diken) Kaba yapılı. köpek + taşağı) bk. 185) körtiken: (< Far. VIII. is. köpürgen. 1767) bk. 1380) köpektaşağı: (< T. 2961) köpürcek: (< T. VIII. VIII. Halil) Çok tatlı. 1380) köpük elması: (< T. kūse. 185) köpek üzümü: (< T. bozumsu yeşil renkte ve çalı gibi dikenli bir çeşit bitki (DS. 2968) köse: (< Far. köse tahılı). “< ET. TBAS. köpük < köpük < köp-. köpük + elması. VIII. 2. 1385. MBTS. köpürmek < köpmek. 687. köpek + sarımsağı) bk. 2971) köse buğday: (< Far. köse buğdayı. (TS. 2960) köpek soğanı: (< T. buğday) Başağı kılçıksız bit çeşit buğday (köse. “< ET.

toprak altındaki güzel kokulu yumru kökü yenilebilen bir çeşit bitki (DS. Ağz. VIII. küsgüç) Tarlalarda kendiliğinden yetişen. ekinler arasında görülen ve ürüne zarar veren. 2972) kösesefer: (< Far. (And. XI. kūy + T. kūy + T. 104) köy otu: (< Far. sık dikenli ve pembe çiçekli bir bitkidir. VIII. VIII. sulu ve tatlı bir çeşit pekmezlik üzüm (DS. -ı) bk. VIII. 2988) . 186) kralkandili: (< Sırp. ağı) Yuvarlak. 4331) kubar: (< ? ) Meşe ağacı (DS. manitari + T. otu) Kuraklık nedeniyle büyüyemeyen ot (DS. 186. 2983) köygöçüren: (< Far. çok yıllık. VIII. 2987) kubatça: (< T. kral + Lat. 144) köy mantarı: (< Far. kūy + T. DS. köse buğday (DS. Cirsium arvense. 2972) köse tahılı: (< Far.452 kösemen: (< Far. kūse + öz. VIII. 2972) köstüköpeği: (< ? köstü + T. kūse + Ar. 2978) köyağı: (< Far. otsu. yün boyamaya yarayan bir çeşit sarı yosun (DS. -i) bk. kūse + -men) bk. taneleri birbirinin üstüne sıkışmış. köpeği) bk. kubatça) Papatya (DS. AA. göçüren). daħl + T. 2983. Sefer) Dolmalık bir çeşit kabak (DS. kūy + Yun. (TBAS. kuşekmeği (TBAS. VIII. VIII. 186) kösüm: (< ? ) Siyah kayaların üstünde biten.: koygoçüren) 20-100 cm kadar yükselebilen. is. 2971) kösgüç: (< T. 186) köse otu: (< Far. evlek mantarı (TBAS. otu) bk. candela + T. -ı) bk. yün otu (DS. köygöçüren (TBAS. domuzağırşağı (TBAS. VIII. kūse + T.

ulle. kulgak. -ı) 10-15 cm uzunlukta. 2993) kulak: (< T. VIII. -ı) bk. VIII. üzeri pürtüklü. parçalı yapraklı. manitari + T. sarı çiçekli. 4571) kulak mantarı: (< T. kayın mantarı (TBAS. VIII. 187) kulecik: (< Ar. –cik. (And. kulak + otu) bk. VIII.: kulfar) Mor zambak (DS. udret + Far. fasulia) Kılçıksız fasulye (DS. ulle + T. 187) kuduluk: (< T.453 kud fasulye: (< ? kud + Yun. 2991) kuduz otu: (< T. kulak < ET. nār + T. 2990) kudret narı: (< Ar. 187) kulak otu: (< T. VIII. VIII. boz ot (TBAS. 2. deli otu (TS. XII. otu) bk. yemeği yapılan bir çeşit ilkbahar bitkisi (DS. tırmanıcı ve bir yıllık otsu bir bitki. 1397) kukas otu: (< ? kukas + T. VIII. Ağz. 2. 1396. 2. TBAS. 187) kukuk: (< guguk “ses taklidi”) Mor renkli bir çeşit kır çiçeği (DS. kuduruk ?) Sazlıkta biten iki metre yükseklikte otlar (DS. 2992) kukuruz: (< kokoroz ?) Mısır buğdayı (DS. kulak + Yun. kutuz. süs bitkisi olarak yetiştirilen. 2997) . kuduz + otu. “< ET. Momordica charantia. önce yeşil ve sonra parlak sarı veya turuncu renkli meyvesi olan. 2995) kulumcak: (< ? kulum + T. 1784”) Kırda yetişen bir çeşit mantar (DS. 252”) bk. 2990) kudoru: (< ? ) Fasulye (DS. Nişanyan. VIII. iğ biçiminde. MBTS. -cak) Yenilen bir çeşit yaban bitkisi (DS. camuskulağı (TBAS. 2995) kulfal: (< ? ). Eren. 264) Çamlıklarda biten. (TS. “< Ar.

VIII. 265”) bk. 2195) kumpir üzümü: (< Blg. 187) . ūlenc + T. karaçalı (TBAS. 187) kunar: (< ? ) bk. VIII. kısamahmut otu (TBAS. 1405) kumpir: (< Blg. 2999) kumarmudu: (< T. kum + Far. zanba ~ OFar. Eren. üzümü) Çavuş üzümü (DS. kum + darı) Tanelerinin uçları sivri ve küçük mısır (DS. kum + Ar. 266) Patates (DS. uzun ve yumuşak sarmaşık ağaççığı (DS. -ı) Deniz kenarındaki kumluklarda yetişir. 3000) kum zambağı: (< T. kum + eriği) Yaban eriği (DS. süs bitkisi olarak kullanılan. 2999) kum otu: (< T. ūlenc. otu. zanbak + T. VIII. 187) kumda: (< ? ) Sulak yerlerde yetişen. çūdār + T. Nişanyan. “< ? kuma. ince gövdeli. 2729) kumacı otu: (< ? kuma+T. (TBAS. 2. emrūd + T. kum + otu) Uyuz otu (TS. 2999) kum eriği: (< T. krumpí r + T. -ı) Kumluk sahillerde yetişen. IV. otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir. çok yıllık. 187) kumara: (< ? ) Dağ çileğine benzer meyveleri olan bir bitki (DS. cı + otu. -u) Sarı renkli bir yaz armudu (DS. kum + Far. VIII. VIII. 2999) kum çavdarı: (< T. (TBAS. 252”) Havlican (TaS. VI. krumpí r. VIII. Eren. 2999) kumdarı: (< T. Leymus racemosus. soğanlı. “< Ar.454 kulunc otu: (< Ar. Pancratium maritimum.

2. “< ET. çok yıllık ve otsu bir süs bitkisi. Bufonia. (And. Kırmızı. 3007) kurmut: (< ? ). 1409) Kureyş: (< öz.: gundulu. (TS. 2. Yaban armudu. kunduz + buğday) Kalın. 2196. gunduri. sarı buğday (DS. 1794) Geç olgunlaşan. DS. küçük. AVA. (And.455 kunduru: (< ? ). TBAS. beyaz çiçekli. kunduz. 3001) kunt: (< Far. Clauson. 1409. 646”) Küçük beyaz taneli bir çeşit üzüm (DS. 327) . kunduz + ağu. Hydrocharis. 188) kurbağa zehirigiller: (< T. akçöpleme (TBAS. kurbağa zehri ve benzeri su bitkilerini içine alan bir familya (TS. VI. kaplumbağa’. kurbağa + Far. yuvarlak taneli bir çeşit üzüm (DS. bütünü veya bir kesimi su içinde yaşayan. yürek biçimi yapraklı. Ağz. 2. 3008. kısa ve yuvarlak taneli bir çeşit buğday (DS. gunduru. 3003) kurbağa gözü: (< T. MBTS. 1790) Beyaz. kurbağa + gözü. -i + -giller) Bir çeneklilerden. Nişanyan. tatlı sularda yaşayan. 635. 3005) kurbağa otu: (< T. 187) kunduz buğday: (< T. VIII. 3001) kunduz ağu: (< T. MBTS. 2. Clauson. 253”) bk. zehir + T. 1409) kurbağa zehiri: (< T. kurbağa + otu) Düğün çiçeğigillerden bir bitki. < kurbaka < kur + baka. sık taneli bir çeşit üzüm (DS. zehir + T. Nişanyan. VIII. 2. çekirdekli meyveleri olan bir yaban ağacı (DS. VIII. 254. ureyş ‘kabile adı’. “< ET. VIII.: gurmut) 1. (TS. kurbaka < baka ‘kurbağa. -i) Kurbağa zehirigillerden. VIII. VIII. 2. is. kund. gundürü) Başağı dört sıralı bir çeşit sert. Ağz. kurbağa + Far.

kurtluca) 1. 3010. “< ET. korogşin. Loğusa otu. 188. 1797”) Damarlı çiçeksizlerden. yer palamudu. 254”) bk. kokusu sarımsağı andıran. 2. kurt + Far. kurt + Ar. kurt + bağı) bk. 2. tırmanıcı sarı çiçekleri olan. Lycopodium clavatum. yenilen bir bitki. (TS. “kurşun < ET. sırımağu (TBAS. behār + T. ince bir sap görünüşünde olan bir bitki. 1414) kurtbağı: (< T. dalsız gövdeli ve tek çiçekli. (And. 1414. Ağz. morumsu veya koyu mavi çiçekli bir bitki. EYAD. 1413) kurtayağı: (< T. yer meşesi. çok yıllık. DS. küçük yapraklarla örtülü. 188) kurtkulağı: (< T. bā ilā + T. meşecik. Gülensoy.456 kurşun otu: (< T. otsu. kalın köklü. kurt/kurd. kurt + böğürtleni) bk. 2. (TS. -sı) Acı bakla (TS. zeravent (TS. 1414) kurtbaharı: (< T. 648. kurt + boğan) 50-100 cm yükseklikte. 586. (TBAS. (TBAS. Oncocyclus. 1415) . Clauson. rizomlu. Nişanyan. 1414) kurtboğan: (< T. DS. II. 236) kurtluca: (< T. -ı) 3 m kadar bir boya erişebilen. diş otu (TS. su sarımsağı. Kuzey ve Orta Anadolu bölgelerinde orman açıklıklarında yetişir. kurt + kulağı). MBTS. çalı görünüşünde ve beyaz çiçekli bir ağaççıktır.: gurtgulağı) Kulak biçiminde meyveleri olan. VIII. kurt + bağ(ı)rı) Zeytingillerden. kurt + ayağı. çit yapmakta kullanılan bir süs bitkisi. göl ve akarsu kıyıları gibi nemli yerlerde yetişen bir bitki. Ballıbabagillerden. Ligustrum vulgare. güzelavrat otu (TBAS. (TS. 2. kokulu ve salkım durumunda olan. çiçekleri beyaz. 188) kurt baklası: (< T. 2201. 2. 2. VI. TBAS. 188) kurtbağrı: (< T. 188) kurt böğürtleni: (< T. geniş yapraklı. kurşun + otu. 2. 2. yaprakları mızrağa benzer. Aconitum napellus.

189) kurttırnağı: (< T. Polygonum bistorta. kurt + otu) bk.. kurulgan).Y. yuvarlak biçimli. (And. kurtboğan (TBAS. Ağz. kurutakırdak (DS.457 kurt mantarı: (< T. kuru + şak + şak “ses taklidi”) bk. kuru + Yun. 3012) kuruşakşak: (< T. 1415. (And. çok yıllık. 2. kurutma).: gurutma) Bir üzüm türü (EYAD. (TS. kökü kabız ve kan dindirici olarak kullanılan. kuru . VIII. “kuru < ET. VIII. manitari + T. (TS. kurt + soğanı) bk. VIII. kurt + tırnağı) bk. 2. fasulia. bazitli bir mantar. 2. IV. Ağz. kurugan) Ekin içlerinde biten. 1799”). Lycoperdon. kurt + Far. Ka. 1416. kurudan) Patlıcana benzer bir ot (TaS. küçük yapraklarla örtülü ince bir sap görünüşünde olan bitki. ak yıldız (TBAS. 2. Lycopodium clavatum. otsu bir bitki. 189) kurtpençesi: (< T. 3013) kurutma: (< T.A. 20-50 cm yükseklikte.: guru fasille) Fasulye bitkisinin beyaz tohumu (TS. beyaz renkli. 189) kurt soğanı: (< T. pençe + T. 2. 1415) kurt otu: (< T. -si) Kara buğdaygillerden. -ı) Tazeyken yenebilen. Ağz. MBTS. TBAS. kurt + Yun. 3011) kurulgan: (< T. küçük kırmızı çiçekler açan dikenli bir bitki (DS. (DS. 1415) kurt yatağı: (< T. 253) kurugan: (< T. olgunlaştığında basılınca sporlar saçan. 2747) kuru fasulye: (< T. VIII. kuru + takırdak) Ceviz (kuruşakşak).: kurulkan) Kalkan dikeni de denilen uzun saplı. kurt + yatağı) Damarlı çiçeksizlerden. sap ve kökünde bol tanen bulunan. 3012) kurutakırdak: (< T. yemeği yapılan bir bitki (DS. (And. kurtpençesi (TS. 2. 1414) kurudan: (< T. 51. 236) . (TS. pembe çiçekleri salkım biçiminde.

VIII. 398. 190) kuşayağı: (< T. beyaz veya mor çiçekli.A. Rosa canina.Y. (And. VIII. bir yıllık. guşburnu. otçul .: gışburnu. kuş + bur(u)nu). kuş + çırlığı < ? çırnağı) Yenilir bir cins mantar (DS. DS. VIII. 3014) kuş böyreği: (< T. (DS. 1422. çorak yerlerde yetişen. ülkemizde yaygın olarak bulunan. VI. guşgurnu) Gülgiller familyasından.. çalı şeklinde bir yaban gülü ağacı ve meyvesi. 201. 3014) kuşbudak: (< T. kuş + ayağı) Böreğe konulan bir çeşit ot (DS. 3014) kuş alıcı: (< T. -ı) bk.458 kuskusa: (< ? ) Siklamen çiçeği. BTS. katırtırnağı (TBAS. kuş + budak) Keresteye elverişli. 2. VIII. uzun koyu yeşil yapraklı çok sert bir ağaç (DS. kabalak (TBAS. eskiden hekimlikte kullanılmış olan. VIII. kuş + dili) Bir tür dişbudak (TS. gevrek bir çeşit üzüm (DS. Cyclamen Primulaceae. iri taneli. yapraklarını döken. boyar madde elde edilen. 148) kuşağzı: (< T. 1422) kuşekmeği: (< T. ālūçe + T. Ağz. VIII. 2062. 2. Ka. kuşça) Küçük hıyar (DS. kuş + çubuğu) bk. tavşan elması (TBAS. 3015) kuşçırlığı: (< T. dikenli. kuş + ekmeği) Turpgillerden. 3014) kusut: (< ? ) bk. DS. 190) kuşdili: (< T. (TS. kuş + böbreği) Mor renkli. 276) kuşça: (< T. guşbunnu. 3014) kuşburnu: (< T. VI. beyaz ya da pembe çiçekli. VIII. kuş + ağ(ı)zı) Aslanağzı çiçeği (DS. 2202. kuş + Far. 3015) kuş çubuğu: (< T.

3016) kuşmak: (< ? ) bk. 1422) kuşkuş otu: (< T. DS. TBAS. beyaz veya pembe çiçekli otsu bir bitkidir. Asparagus plumosus. 3015) kuşgözü (II): (< T. rozet yapraklı. kuş + Yun. Cerasus padus. 2753) kuş elması: (< T. 2. bir veya iki yıllık. Asparagus officinalis. (TBAS. DS. (TS. beyaz veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. Aynı familyadan. 191. (TBAS. Zambakgillerden. IV. uzun saplı. 3015) kuşkonmaz: (< T. Thlaspi. TaS. TBAS. -si) bk. kuş + Erm. 3015. 149. XII.459 bitki. VIII. 190) kuşfesleği: (< T. uç dalları yapraksı görünüşte. saksılarda yetiştirilen. kardamo + T. meyvesinden reçel ve likör yapılan. -sı) bk. VIII. 2. kuş + konmaz) 1. 191) kuş mancası: (< T. DS. kuş + elması) 10-35 cm yükseklikte. . Erz. 1422. III. 191) . banjar + T. VIII. (And. DS.. ince ve küçük yapraklı bir süs bitkisi. 1422.: guşkirazı) Gülgillerden. kuşkuş otu (TBAS. 3015) kuşkerdimesi: (< T. yemeği yapılan bir ot (DS. 3015. kuş + Yun. DS. (TS. -ı). 2. kuş + Yun. 4574. vasilikon + T. 2. (ılgıncar. 2202. VIII. çok yıllık. Ağz. kuş otu (TBAS.A. Capsella bursa-pastoris. VIII. -i) Yaban bezelyesi (DS. 3015) kuşgözü (I): (< T. kuş + gözü) Kuş üzümü (DS. VIII. kuşkuş otu (DS. kaplamacılıkta kullanılan yabani ağaç. yaprak açmadan önce beyaz çiçek veren. gelinfeneri). kerasi + T. VI. kuş + kuş + otu) 50 cm kadar yükselebilen. 190) kuş kirazı: (< T. Trifolium ambiguum. VIII. (TS. toprak altı kök saplarından çıkan taze sürgünleri yenen bir bitki. kuş + gözü) lkbaharda çıkan. 190.

küçük yapraklı. VIII. kuş + üzümü) Siyah. VIII. kuşlak) Böreğe konan bir çeşit ot (DS. kuş + yemi) Buğdaygillerden. TBAS. -ı) Yeşilken toprağa gömülerek ayrı bir çeşni verilen fındık (TS. 3017) kuyguç: (< T. kuş + yemişi) bk. DS. Theligonum cynocrambe.460 kuşnarı: (< T. 192) kuşyüreği: (< T. emrūd + T. kuş + ibiği) Aslanağzı çiçeği (DS. baharda çıkan beyaz çiçekli bir kır otu (DS. 3019) kuyu fındığı: (< T. 3017) kuş üzümü: (< T. kuş + Far. 2. beyaz çiçekli. (TS. otsu ve bir yıllık bir bitki. 191. 1424) kuşyemi: (< T. 20-80 cm yükseklikte. VIII. 2. VIII. (TBAS. kuş + yüreği) Bir yıllık. koyguç < koy-) nce saplı. 1424. yumurta biçiminde. duvar dipleri ve bahçelerde yetişen. kuyu + Ar. 2. çok ufak taneli çekirdeksiz bir üzüm çeşidi (TS. otsu ve basit yapraklı bir bitki. 3016) kuş otu: (< T. sarı renkli bir çeşit armut (DS. fundu + T. kuş + otu) Yol kenarları. nār + T. Stellaria media. kuzgun + Far. alıç (TBAS. -u) Sert. 3017) kuşulak: (< T. 3021) . Phalaris canariensis. durgun sularda yetişen. -ı) Çekirdeksiz tatlı nar (DS. (TS. 3017) kuşübüğü: (< T. 2. kuş + yürek) Tavukların sevdiği açık yeşil yapraklı bir çeşit ot (DS. 1423. 191) kuş yemişi: (< T. VIII. 1428) kuzgun armudu: (< T. TBAS. 192) kuşyürek: (< T. VIII. VIII. bir yıllık ve otsu bir bitki.

MBTS. 3022) kuzubaşı: (< T. Agaricus compestris. 2. 2. kazık köklü. 3022) kuzukemirdi: (< T. VIII. kurtkulağı (DS. kantaron (TBAS. uzun. “< ET. 2. 1429. siyah. VIII. 1429) kuzgun otu: (< T. (TS. kuzu + gevreği) bk. kemür-. kuzu + kıran) bk. bütün türleri lezzetli olan. 3022) kuzuböpreği: (< T. kuzu + kemirdi. 3021) kuzla: (< ? ) Kar çiçeği (DS. gişnīz + T. şapkası kalın ve etli. özel kokulu ve otsu bir bitkidir. 192. eşek marulu (TBAS. kuzu + Far. 1816”) bk. DS. lezzetli bir kestane türü (TS. -si) Yabani ağaçlardan elde edilen. (TS. kastania + T. kuzgun + otu) Eğrelti otu (DS. MBTS. kuzu + böbreği) Sert taneli. glayöl. BTS. Gladiolus illyricus. kuzu + başı. VIII. sarı çiçekli. kuzgun + kılıcı) Süsengillerden. kuzu + dili) Bir cins bitki (DS. 3022) kuzu gevreği: (< T. 401. yuvarlak bir çeşit üzüm (DS. 2. Büyük kayaların çatlakları arasında yetişir. 2. 1429) kuzukıran: (< T. 3022) kuzu kestanesi: (< T. Taban yaprakları .461 kuzgunkılıcı: (< T. kurtkulağı (DS. kuzu + göbeği) Sulak çayırlarda yetişen. küçük. halk tarafından pazarlanan ve yenen bir mantar çeşidi. VIII. 192) kuzugöbeği: (< T. “< ET. kuzu + Yun. VIII. VIII. 3022) kuzudili: (< T. Türkiye’de dört tür ile temsil edilen. (kuzu mantarı). kozı. 192) kuzu kişnişi: (< T. 1641”) bk. TBAS. -i) Çok yıllık. VIII. ensiz ve sivri yapraklı bir süs bitkisi.

1431) küçük şalgam: (< T. pürüzlü. (yağ şalgamı). koyun otu (TBAS. 2. çayırlarda. 2205. 1429. EYAD. 2. çok yıllık. 2. 1430) küçük Hindistan cevizi: (< T. Brassica rapa. manitari + T. küllüce + otu) bk. 192) kuzukulağı: (< T. küçük + öz. çiçekleri kokulu. VIII. kuzu + kürkü) bk. TBAS. ki çeneklilerden. Canvolvulus arvensis. -i) 1. 193) kuzu pıtrağı: (< T. (TBAS. 1432) küllüce otu: (< T. kanarya otu (TBAS. kuzu + pıtrağı) bk. sulak yerlerde yetişen. 103) kuzu mantarı: (< T. cevz + T.462 ilkbaharda Bozkır (Konya) pazarında kişniş adıyla satılır ve salata olarak yenir. yenilir bir mantar. 2. otsu ve sarı çiçekli türler (TBAS. şal am) Turpgillerden. (TS. eşek marulu (TBAS. tohumlarından ışık araçlarında ve sabun yapımında kullanılan bir yağ çıkarılan. (TS. kuzu + Yun. çok yıllık ve otsu bir bitki. is. DS. Myristica frangrans. Boletus edulis. 2. (TS. ekşi yapraklı bir bitki. -ı) Bazitli mantarlardan. koni biçiminde. kuzu + sarmaşığı) Boyu 3 m kadar olabilen. Bu ağacın baharat olarak da kullanılan ceviz biçimindeki yemişi. VI. küllük) Eğrelti otu (DS. 124) kuzukürkü: (< T. 192. Ferulago trachycarpa. 193) küllük: (< T. 3030) . 2. çiçekleri iki evcikli ve kırmızımtırak. kolzaya benzeyen bir bitki. UA. kalın. Bir veya çok yıllık. sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç. 193) kuzu sarmaşığı: (< T. kuzu + otu) Reseda türlerine verilen genel ad. tırmanıcı. beyaz sütlü. kuzu + kulağı) Kara buğdaygillerden. küçük + Far. sulak yerlerde yetişen. 236. Hindistan + Ar. (TS. 15-40 cm yükseklikte. 1430) kuzu otu: (< T. Rumex acetosa. (TS. şapkası etli.

: gupdüşen. 194) . küp + düşen). küncüt. 2197. VIII. 334. VIII. güncü. evlek mantarı (TBAS. kuncud). ADYA. III. 258”) bk.: göncü. VIII.A. 2. 3040) küpe çiçeği: (< T. küp + kıran) Gelincik çiçeği (DS. 1826). 3003. DS. 2152. 3041) küp evleği: (< T. 3031) kül otu: (< T. mor veya beyaz renkli çiçeği. VIII. “< ET. (TS. 198. küpe + çiçeği + -giller) Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden. -i. 119) künefi: (< Ar. 2225. küpe. küpeli) ki renkli bir çeşit çiçek (DS. dağ nanesi (TBAS. 469.: külefi) Pembe renkli. culture + T. III. güpdüşen. Ağz. 2. kupdüşen) Kaz yumurtası büyüklüğünde tatlı bir çeşit kış armudu (DS. yuvarlak bir üzüm ki. 2. 4577. kināfe–künāfe. 1439) küpe çiçeğigiller: (< T. DS. Gaz. 193) kültür bitkileri: (< Fr. DS.. küp. 2. Küpe çiçeğigillerin örneği olan süs bitkisi. Fuchsia. 3041) kür: (< ? ) bk. VI. Bu bitkinin kırmızı. Ağz. bitkileri) nsanlarca yetiştirilen bitkilerin bütünü (TS. 224. XII. küpe çiçeği. 194) küpkıran: (< T. küp + Yun. VI. KBAYA. böğürtlen (TBAS. MBTS. 1436) küncü: (< Far. pembe.. Ağz. (And. küpe + çiçeği. 2. 2233. “< ET. künci. yakı otu. güzel bir cins değildir (Gaz. UA. güncük. küllü + kara) Bir çeşit kara üzüm (DS. 1439) küpeli: (< T. Nişanyan.A. 470) küpdüşen: (< T. 1827”) 1. VIII. VI. DS. kürcü) Susam (TS. 2. 85. (And. kül + otu) bk. 1438. (And. göl kestanesi gibi bitkileri içine alan bir familya (TS. 3036. DS.463 küllükara: (< T. MBTS. avláki + T. 2. AVA.

1441) kürmez: (< ? ) bk. VIII. Jatropha curcas. VIII. VIII.464 kürdan otu: (< Fr. DS. 3051) küşne: (< Ar. 2. 3046) kürüç: (< ? ) Bir çeşit sert ağaç (DS. çiçeği) Globularia türlerine verilen genel ad (TBAS. 2. 2. küstüm + otu) Baklagillerden. kuşnā. Mimosa pudica. kürt. 1830) Sütleğengillerden. DS. IV. 2980. Clauson. 606) Dağlık ve kayalık yerlerde yetişen. 2. (Hint fıstığı). 194) küre çiçeği: (< Ar. kure + T. MBTS. ince uzun ipliksi saplarıyla. < OT. 3053. VIII. 2778) küte: (< ? ) Bir çeşit salatalık. küstüm otu (TS. baklagiller ve bazı meyve ağaçlarına sarılarak onları sömüren. VIII. meyve çekirdekleri zehirli bir bitki. cure-dent + T. otu) bk. 1442. 738. 1442. 2. küstüm). 194) kürt: (< Hak. DS. siyah üzüm gibi meyveleri olan sağlam kerestelik bir ağaç (DS. klorofilsiz bir asalak bitki. 194) kürkas: (< Lat. yaban hıyarı (DS. 4579) . küstüm) Eflatun renkli bir çeşit boru çiçeği (DS. (TS. XII. II. DS. 3051) küstüm: (< T. asma. cuscute) Çit sarmaşığıgillerden. kürt ‘kerestelik bir tür ağaç’. dokunulduğunda yaprakları pörsüyen bir bitki. Cuscuta. VIII. (küseğen. (TS. 1443. 1442) küsküt: (< Fr. VIII. 2. 3051) küstüm otu: (< T. 3047) küseğen: (< T. 276) Kara burçak (TS. (TS. 2. böğürtlen (TBAS. curcas. diş otu (TBAS. TaS. Gülensoy. küseğen. MBTS. 1831) bk. (şeytansaçı). Eren.

kerasi) Bir çeşit sert kiraz (DS. lāden + T. Nişanyan. I. (TS. 195. 3054) kütner: (< Yun. 408) lâdin: (< kökü belli değildir. Doğu . sulak çayırlarda kendiliğinden yetişen. 607. VIII. 2. dere kıyılarında. VII. 2. DS. Yenen bir türdür. 1446. Akdeniz ülkelerinde yetişen tüylü ve genellikle yapışkan yapraklı. Nişanyan. Ağz. -giller) ki çeneklilerden. -ı) Yaşlı ağaç kütükleri üzerinde ve gruplar hâlinde yetişir. alapata. lāden). (And.: ledin) Çamgillerden. 1837. VIII. Rumex petientia. Ağz. Gülensoy. Ağz. 3055) küvrüç: (< ? ) Dayanıklı ve uzun boylu bir çeşit ağaç (DS. karşılıklı ya da almaşlı dizilişli. BTS. loboda. DS. 2. 3055) kütük mantarı: (< T. ülkemizde doğal olarak 5 cins ve 28 türle temsil edilen. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS. 2522) lâden: (< Far. < Blg. manitari + T. 2519) lâdengiller: (< Far. 1446. 2517. DS. lapathon. kütür) Olmuş karpuz (DS. (And. VII. (TBAS. 3056) -Llâbada: (< Yun. (And. 2. kütük.465 kütkütü kiraz: (< kütkütü “ses taklidi söz” + Yun. 260. Akdeniz ülkelerinde yetişen. kukunaria) Siyah çam.: kötük) Lahana (DS. 2. 3054) kütük: (< T. yaprakları basit. 2982. (TS. 172. ilibadabi) Karabuğdaygillerden. otsu ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki. kışın yapraklarını dökmeyen. (And. reçinesi hekimlikte kullanılan bir bitki. ışınsal simetrili. II. Ağz. bir ya da çok yıllık. MBTS. 260). 1445.: ildan) Lâdengillerden. 277). TBAS. çok yıllık. köknar (DS. Cistus creticus. beyaz veya pembe çiçekli. Eren. 1834). VIII. 194) kütür: (< T. 197. 50-60 m kadar yükseklikte olan. VIII. MBTS. çiçekleri er dişi. ilābada. lapato = EYun. kütük + Yun. Pholiota mutabilis. VIII.: alabada.

UA. 187) lâle: (< Far. çiçekleri kadeh biçiminde. 53. AAT. IX. 370. IX. 1849) Taze incir (DS.A. III. TAYA. (TS. 1451. ilana. (TS. IX. Brassica oleracea. < Yun. (TS. 506. DS. 3070. laxano. güz ve kış sebzesi olarak yetiştirilen ve birçok türü olan otsu bir bitki. 1451) lamsan: (< ? ) Ekin tarlalarında kendiliğinden yetişen ve sığırlara yedirilen. 1446. 278). 210. çiçekleri lâleye benzeyen bir süs ağacı. OAAD. KMYA. DS. 123) lâle ağacı: (< Far. nahana. . GD AT. IX. Tulipa Gesneriana. düz gövdeli. MBTS.: ilaane. XII. 1449. DS. lapa “ses taklidi”) Denizin dibinde yetişen ve beyaz çiçek açan bir bitki (DS. E A. Ağz. 3234. çok yıllık. yaprakları uzun saplı ve alt kısmı beyazımtırak . kerestesi ve reçinesi çok beğenilen. türlü renkte. ST AT. çam türüne çok yakın bir orman ağacı. 2. 121. (TS. 269. ilahna.. XII. 5. 3061. TBAS. Liriodendron tulipifera. 195. 260. nahma. 63.A. yaprakları uzun ve mızraksı. lakhanon. Gaz. IX. 96. otsu. 126. lapaza + T. 155.466 Karadeniz bölgesi dağlarında yetişen. DS. 310. 3064) lapa: (< T. Picea orientalis. 195. DS. (And. AAT. 4602. lahano = EYun. Eren. 2. lāle) Zambakgillerden. lāle + T. 2517. 4523) lahana: (< Yun. TBAS. havuca benzer yabanıl bir bitki (DS. 2. VII. ilahana. ETA. gölgeli ve kayalık yerlerinde yetişen. 3062) lap: (< lap “ses taklidi”. 2.. II. 2. nahna) Turpgillerden. BTS. 42. IX. Erz. K A. 3065) lapaza çiçeği: (< Lat. lapaza) Yaprakları uzun ve enli bir bitki (DS. çiçeği) Kuzeydoğu Anadolu dağlarının rutubetli. 409. bir süs bitkisi. ağacı) Manolyagillerden. IX. Türkiye’de 18 kadar yabani türü yetişen. kozalağı aşağıya doğru sarkık. kelem. ADYA. III. ZBK A. 345. 3064) lapaza: (< Lat. 20. ana yurdu Güney Amerika olan. 24. soğanlı. DS. 250. OAAD. 247. Nişanyan.

3066) lastik ağacı: (< Fr. ölmez çiçek (TBAS. ağacı) Kauçuk (TS.: lazıt. (TS. (And. sarı ve kırmızı çiçekli bir süs bitkisi. çiçeği) Ballıbabagillerden. IX. (TS. 280). latur) 1. lazud) Mısır (TS. 3069. 2. 1455) latır: (< ? ). leylāk). rizomlu. 2. IX. 198) leblebi çiçeği: (< Far. élastique + T. lâzut (DS. mavi veya mor çiçekleri koku sanayiinde kullanılan.467 tüylü. . seylak) Zeytingillerden. 3065) lapra: (< ? ) Kara. BTS. KBAYA. (And. (TS. tabanda çalımsı. Latin + T. EYAD. lazot. Ağz. leblebū + T. koni durumunda toplanmış. Lazca lazudi ve Mingrelce lazeti karşılıklarını da vermiştir. is. 3069) lâzut: (< Dankoff Ermenice lazut ‘corn’ biçimiyle birleştirmiş. 1456) lavanta çiçeği: (< t. otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir. IX. (TBAS. 3067) Latin çiçeği: (< öz. çiçeği) bk. DS. Bezelye (DS. Latania rubra. Akdeniz kökenli bir bitki. çiçeği) Latin çiçeklerinden. IX. güzel kokulu çiçekleri olan. Ağz. 1454) lâtanya: (< Fr. beyaz. 412) lavantin: (< t. 2. 1458. (And. kuvvetli kokulu. 2. 1456. lazotu. Tropeoalum. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. DS. Petasites albus. latania “Karaip dilinden”) Bazı türleri evlerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. leylah. sulu ve tatlı bir çeşit üzüm (DS. Eren. 2. 197) leylâk: (< Ar. çok yıllık. 1457) lazotu: (< ? ) bk. Lavandula angustiflia. kalkan biçiminde yuvarlak yapraklı. 236. bazı türlerinden de dokumalık iplik elde edilen bir tür palmiye. Yonca. 196.: latir. 2. eflatun veya pembe renkte. lavanda + T. Ağz. kışın yaprak döken. siyahımsı mor renkli çiçekleri olan. lavantin) Lavanta çiçeğinin bir başka türü (TS. 2.: leyla. IX. leyleyh.

“< Ar.A. yaprağı) bk. ayağı. 3078) liken: (< Fr. meyveleri çok lifli olan. DS. leylim + T. Dağda yetişen. TBAS. VII. Nişanyan. ilifar. -sı) bk. (BTS. IX. Erz. lįf + T. IX. 3075) leylekburnu: (< Ar. IX. çok yıllık. yalancı ısırgan (TBAS. saçma büyüklüğündeki meyveleri yenilebilen küçük bir ağaç 2. 197) leylim yaprağı: (< Ar. AVA. 2. 415. Luffa cylindrica. 3075. IX. 266) Bir mantarla bir su yosununun ortak yaşamasıyla ortaya çıkan bitkilerin genel adı (TS. Menekşe. (And. 2521. DS. 265”) Kuruyunca incecik sapları kendi üzerinde kıvrılan saatçiçeği bitkisi (DS. Caltha polypetala. 198) . iğnelik (TBAS. dişi çiçekleri tek. Zambak (DS.: ilfar. leylim + T. (TS. otu) bk. (devrinti). la la + ? gaga + T. la la + T. leikhen < leikhein. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. 3598. 416) lifor: (< ? ). IX. 197) leylim otu: (< Ar. lifar) 1. lichen ~ EYun. DS. 212) leylekayağı: (< Ar. IX. 3075) leylekgagası: (< Ar. bur(u)nu) Uzun yapraklarının uçları kuruduktan sonra kıvrılarak leylek gagasına benzeyen yabanıl bir ot (DS. . 197) leylingiç: (< ? ) Bir çeşit dut (DS. 3075) lif kabağı: (< Ar. (TBAS. olgunlaştıktan sonra banyo süngeri gibi kullanılan bir bitki. Nişanyan. BTS. Syringa vulgaris. 3. 2. 1464) lil: (< ? ) Su yosunu (DS. la la + T. 197.468 küçük bir ağaççık. la la ‘leylek’. yalancı ısırgan (TBAS. X. 1462. Ağz. 335. kabağı) Kabakgiller familyasından.. 3079) lilpar: (< ? ) Sulak yerlerde yetişen. III.

3080. Lippia citriodora. Ağz. lübye) Salkım durumunda mavi çiçekleri bulunan bir veya çok yıllık Kuzey Amerika bitkisi. 1466. 281. IX. (And. 3-5 m yükseklikte. 3078. nünnük) Mısır yaprağına benzeyen yapraklarının tadı ekşi ve buruk olan. IX. 1469. DS. -si) Melissa officinalis. DS. Ağz. Nişanyan. 266). C vitamini bakımından oldukça zengin meyveleri olan. nunuk. leymūn + T. 3257. IX. līmūn / Ar. DA. TAYA. 3079) limon otu: (< Far. 1873). lobbak. leymūn. otu) Kışın yapraklarını döken. BTS. 3081. IX. 212) . 2. léymun. Lobelia. 3081) livon: (< ? ) Mezarlık otu (DS. DS.469 limon: (< Far. līmūn / Ar. 2. lobik. na’nā’ + T. (TS. 147) livikeriği: (< ? livik + T. 164. IX. leymun.: nevik. 2. salkım çiçekli bir ağaççık.. (And. Lobelia “Alman botanikçisi Matthias de Lobel’in adından”. oğul otu (DS. lumun) Turunçgillerden. 21) limonelması: (< Far. 3080) livik: (< ? livik). 3079) limonnanesi: (< Far. līmūn / Ar. IX. IX. MBTS. ST AT.: iliman. Ağz. 313. (TS. pazı (DS. K A. 3057. IX. Gaz.. 12. leymūn + Ar. 131. 477. līmūn / Ar. 3081) lobelya: (< Lat. kışın yapraklarını dökmeyen. 131. 275.A. nivik. (And. lobiya. ülkemizin Akdeniz ve Ege bölgelerinde yetişen. III. leymūn + T. AA. IX. lobya. yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. 3081) livinç: (< ? ) Yaban pancarı.A. VII. labiye. (TS. Eren. DS. 294. kara bir çeşit üzüm (DS. elması) Bir çeşit elma (DS. DS. 4580. 3093. eriği) Büyük ve ekşi bir çeşit erik (DS. 2. lobiye. . XII. 1466) linlingara: (< ? ) Küçük. Citrus limonum.: libye. GD AT. Erz. 2525. beyaz çiçekli bir ağaç. 3253. IX. 417. III. nünük.

ışınsal ya da tek simetrili. DS. lokurdak) Beyaz renkli bir çeşit üzüm (DS. lop + Far. -u) Yazın yetişen. UA. luvaz. Aristolochia. encīr) ri ve yumuşak bir tür incir (TS. çiçekleri koyu kahverengi ve pis kokulu. 3087) lop incir: (< T. leyvaz. yatık. lövlez. 125) loğusa çiçeği: (< Yun. 3083. levles. lotus < Yun. IX. otu + -giller) Yaprakları basit. yeşil ve büyük yapraklı. loĥúsa + T. lovlaz. 3084) lokurdak: (< T. 480.470 loğlaz: (< ? ). MBTS. 295. (And. Taze ya da kuru fasulye. (TS. lotos) Nilüfer cinsinden birçok bitkiye verilen genel ad (TS. DS. loloz. otsu bitkiler. EYAD. 3086) loparmudu: (< T. IX. 2.. IX. börülce. 1848) Patates (DS. sürünücü. IX.: lavlaz. çiçekleri er dişi. Aristolochia. sarı renkli ve sulu bir armut çeşidi (DS. almaşlı. loylaz. Ağz. levaz. taç yaprakları az ya da hiç olmayan. çiçeği) Yaprakları genellikle kalp biçiminde. GD AT. Bezelye (DS. 3084) longur: (< langır. çiçekleri pipo görünüşünde olan ve bazı türlerinin kökleri tedavide kullanılan. Gaz. IX. loĥúsa + T. 421) lokko: (< lokko < lok “ses taklidi”) Ham incir (DS. 2. tazeyken hayvanların yemediği bir bitki (DS. 4580. XII. 242. 2. (TBAS. 2. löleş. otu) ki çeneklilerden. kapsül tipi meyveleri olan. III. tırmanıcı bir bitki. ovaryum alt durumlu. lüles. lülez. lehaz.A. 1472) lover: (< ? ) Bir metre uzunluğunda. çanak yaprakları birleşik. lölez. çok yıllık. levlez. levlaz. lolaz. lop + Far. otsu ya da odunsu bitkiler (BTS. 2. 3088) . IX. löylez. 1472) lotus: (< Lat. kokulu. 198) loğusa otu: (< Yun. leylaz. 1470) loğusa otugiller: (< Yun. X. 3684. loğlas. 236. loĥúsa + T. emrūd + T. söylez) 1.

A. IX. IX. IX. lūr + T. 1478) Macar üzümü: (< öz. IX. madımalak. is. Macar) Koyu sarı renkli. 3098) Macar (II): (< öz. lüle. is. badımalak. 3100) maçır: (< ? ) Ekin tarlalarında kendiliğinden yetişen dikenli bir ot (DS. (And. -i) Hafif acı kırmızı biber (TS. IX. 578) lülük: (< lülük < Far. üstünde kırmızı benekler olan fasulye (DS. otu) Su kıyılarında biten güzel görünüşlü bir ot (DS.471 lozi: (< ? ) Zerdalinin tatlı ve güzel kokulu bir çeşidi (DS. badima. 3096) -MMacar (I): (< öz. Ağz. IX.: badıma. 1880). IX. berç (TaS. sedir (BTS. matutak. 2. is. madık.: lalik. 2. 3100) madımağın oynaşı: (< Erm. 190) madımak: (< Erm. sedīr + T. (And. lollik) Domates (DS. pipéri + T. madımalah. is. -i) bk. Eren. . lolik. madamak.. Macar + Yun. 3088) löggiye: (< ? ) Sardunya denilen çiçek (Gaz. 481) lörotu: (< Far. Lübnan + Far. I. is. matutak + T. Macar + T. ekşimiş üzüm (DS. IX. 3095) lüzi: (< ? ) Karaağaç (DS. badimaħ. üzümü) bk. 3098) Macar biberi: (< öz. III. madımanaħ. 3093) Lübnan sediri: (< öz. badımak. 3085. -ın + oy(u)naşı) bk. kuşekmeği (TBAS. Ağz. Macar) Küçük taneli kırmızı buğday (DS. 512) maççez: (< ? ) Çok olgunlaşmış. madımalağı. 3061. MBTS. 285).

DS. Ağz. 240. ufak yeşil yapraklı. 3169) mahluç: (< Ar. mağlıç. DS. (And. 3105. 1487) . (TS. 2. me āre. 2. 200) mahmur çiçeği: (< Ar. “< Far. 2. Pamuk (DS. madimak. 1904). (TS. IX. (And. 1486. elması. 60. mahmude otu (TS. kırmızılı beyazlı çiçekler açan. nohut büyüklüğünde yemişi olan.. 2. 3104) mahlep: (< Ar. TBAS. 1890) Kara üzüm (DS. 1486. maĥmūde) bk. madumah. sürünücü. maĥlūc. otsu ve pembe çiçekli bir bitki (TS.: mağlaç. Ka. AAT. madik. TBAS. çok yıllık. 3102) mağara: (< Ar. beyaz çiçekli bir ağaç. 2. BÜYA. maĥmūr + T. Arpaya benzeyen bir çeşit kabuklu buğday. meyve ve dalları özel kokulu. 2. MBTS. Convolvulus scammonia. mağzin + T. IX. 2. 2. maĥmūde + T. 1486) mahmude otu: (< Ar. MBTS. 199. 2. kökleri çok yayılan yabanıl bir bitki (DS. otu) Süt rengi veya soluk sarı renkli çiçekleri olan. 4439. 3103) mağzinelması: (< Far. kalın köklü ve otsu bir bitki. IX. IX. 279) madik: (< Erm. 1893) Tarlalarda kendiliğinden biten. 2. malıç) 1. IX. 3113. ma z ‘kabuklu meyvelerin içi’. XII. II. temmuz ortalarında olgunlaşan bir çeşit elma (DS.Y. mardımalak) lkbaharda kırlarda yetişen. 3101. DS. 467.A. DS. DS. 361. 3102) madrap: (< ? ) ncir (DS. 4583) mahmude: (< Ar. çok yıllık. ETA. 200. MBTS. maĥleb). 1895”) Orta büyüklükte ve oval biçimli. 6-10 m yüksekliğinde. 130. çiçeği) Çiğdem (TS. MBTS. Prunus mahaleb. IX. madmalak. mahlaç.472 madınak. 1481. maduk. ıspanak gibi yenilen. Ağz.: merhep) Gülgillerden. II. IX. TBAS. XII.

: marhabaşı) Mor renkli bir çeşit üzüm (DS. mahonia “botanikçi Mc Mahon’un adından”) ki çeneklilerden. (TS. kadın) Üstü saman renginde. 2. macchi. kokulu ve salkım durumunda olan. Mahonia. TS. kalın köklü. 3113) Malta eriği: (< öz. çiçeği) ki çenekliler familyasından Akdeniz bölgesinde yetişen kırmızı. MBTS. pembe veya beyaz çiçekler açan iki yıllık otsu bir bitki. Eriobotrya japonia. eriği) 1. 274) Biçimi dereotuna çok benzeyen. 1923) Mısır (DS. 1496) maltepe: (< Ar. başı. (And. pomidoro/pomodoro. Malta + T. 3111) malatura: (< t. 1488) maki: (< t. IX. IX. Centranthus. 3106. IX. sulu ve mayhoş yemişi (TS. Tietze. yenilebilir bir çeşit mantar (DS. 1492. 3114) . yeni dünya. MBTS. Ağz. 425) mala: (< Far. iri çekirdekli. māle. tadı değişik bir bitki (DS. Gülgillerden bir ağaç. sarı renkli. 2. 1907”). 2. 4584) malhamı: (< ? ) Şubatta ekilen buğday (DS. “< ? mahra. 2. IX. māl + Soğd. çiçekleri sarı renkte. is. 3129) mahunya: (< Fr. Bu ağacın erik büyüklüğündeki. IX. 3113) malkadın: (< Ar. 3111) maler: (< ? ) Bir çeşit yaban pancarı (DS. IX. BTS. 1487) mahrabaşı: (< ? mahra + T. IX. (TS. 2. içi beyaz. tepe) Yenilen bir çeşit mantar (DS. XII.473 mahmuz çiçeği: (< Ar. 1492) Kuraklığa dayanıklı çalımsı bitki topluluklarının oluşturduğu Akdeniz Bölgesi’ne özgü bitki toplulukları (TS. mihmez/mihmāz + T. 2. 3107) malaşa: (< ? ) Ebegümeci (DS. köklerinden sarı boya çıkarılan bir süs bitkisi. 2. 2. māl + T.

3114) malyar: (< ? ). MBTS. Ağz. 2.: mamuħ. 1929”) Bir çeşit kaktüs. 3119) mandaeriği: (< ? manda + T. “< manda ‘kökü belli değildir’. (TS. Kabak (DS. ince köklü bir çeşit labada (DS. 3159) mamıza: (< Ar. mamuk. kulağı) bk. 2. (And. Ağz. çok zehirli bir ağaç. mor renkli. 200) mancana: (< t. IX. eriği) ri. 200) mandalak: (< ? ) 1. dağ eriği. IX. mananuh) bk. MBTS. 2. banjar + T. Yabanıl havuç (DS. Yaban eriği. camuskulağı (TBAS. manzenilla) Sütleğengillerden. manteau < Lat. 2. 2. 3114) mamak: (< mamak < kabak) 1. 2. içi sarı. māmezā. IX. kaynanadili (DS. hardal otu (TBAS. 1936) Çok büyük bir çeşit patates (DS. 1927) Beyaz çiçekli. 2. IX. 3119) mandakulağı: (< ? manda + T. -lık) nce yapraklı. 3115) mamık: (< ? ).: malyer) Yaylalarda yetişen bir çeşit meşe (DS. kökü kesilince süt gibi suyu çıkan yabanıl sarmaşık (DS. 334) manamık: (< ? ). Yer elması. Manzenilla. MBTS. IX. IX. küçük yapraklı. Yenilen yumru köklü bir bitki. 152. güzel kokulu ve yumuşak bir çeşit erik (DS.. IX. IX. memik) 1. (And. 3115. 3115) mamula: (< ? ) Kırmızı meyveleri bulunan bir diken ağacı (K AT. Antil Adalarında yetişen. Bir çeşit kara üzüm (DS. 1499) mancarlık: (< Erm. 3120) . (And.: mananık. Ağz. IX.474 malto: (< manto < Fr. 3118) mandadili: (< ? manda + T. dili.

Nişanyan. 1502) mantar: (< Yun. is. Phelloderidron amurerıse. amanites. Eren. 2. (TS. TBAS. Citrus nobilis. 2. TBAS. IX. iri ve parlak yeşil renkte bir süs ağacı. Anemone pulsatilla. 3121) mango: (< Port. 1499) mandana: (< ? ) Su kabağı (DS. lezzetli meyvesi. çok yıllık. kerestesi çok gözenekli. Manolyagillerden.475 mandalina: (< Fr. Bu ağacın tatlı. manga) Hint kirazı (TS. (TS. beyaz ve limon kokusunda. (TS. müsteşar’ < Sans. manitari < EYun. 2. (TS. Ağz. 2. 279). 2. 201) manolya: (< Fr. E A. açık sarı renkli bir ağaç. 428) manolyagiller: (< Fr. lāle + T. -si) Düğün çiçeğigillerden. 1502. ağacı) Turunçgillerden. 233) mantar ağacı: (< Yun. 2. manolya gibi çoğu güzel kokulu bitkileri içine alan familya (TS. güzel çiçeği. 3123) Manisa lâlesi: (< öz. emeçleri bir gövde ve bunun üstünde bir şapka biçiminde gelişmiş. 1501) mani: (< ? ) Küçük fındık (DS. 1502. içinde zehirlileri de bulunan. 277) 1. 1503) . BTS. 287. Manisa + Far. kokulu. Magnolia grandiflora. IX. korularda. 1502. mantra ‘Eskiden Çin yönetici sınıfı üyelerinin giydiği portakal rengi giysiden dolayı’. 2. Fungi. 2. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. magnolia + T. yaprakları almaşık. 3120) manduruş: (< ? ) Maydanoz (DS. (And. 2.: mansur) Mantarlardan. portakala çok benzeyen bir ağaç. parçalı yapraklı. 207. klorofil taşımayan ilkel bitkilerin genel adı. mantri ‘danışman. DS. (TS. Nişanyan. magnolia “Pierre Magnol’un adından”) 1. Turunçgillerden. IX. mandarine ‘turunçgillerden Çin kökenli bir meyve’ < mandarin ‘eskiden Çinli yönetici sınıfına mensup kişi’ < Hind. K A. büyük çiçekli ve otsu bitkiler. 3125. kırlarda yetişen. süngerimsi. 201. manitari + T. Bu ağacın çok iri. IX.

“< Moğ. Maranta arundinacea denen cinsinin kök yumrularından ararot isimli nişasta elde edilen bir tropikal iklim bitkisi (MBTS. XII. bīşa + T. mantu + T. (And. IX. maral ‘dişi geyik’. XII. 1938”) Kayalıklarda. 2. 249. Şebboy (DS. 3128) . MBTS. dere kıyılarında biten. maranta “Botanikçi Bartolemeo Maranta’nın adından”) Zencefilgiller familyasından. mantüvar) Kulak ağrısını geçirmek için kullanılan. 1938. otu. IX. Quercus suber. yenilen bir çeşit ot (DS. 1935) 1. 3125) mantı çiçeği: (< Çin. 2. manitari + Far. -si) Batı Akdeniz bölgesinde yetişen bir tür meşe. 220) mantırıç: (< ? ) Mart inciri (DS. Kalın. 3127) maranta: (< Fr. kara renkli yabanıl üzüm (DS. 3126) maralotu: (< Moğ. Ağz. IX. (TS.476 mantar meşesi: (< Yun. sert köklü. çiçekleri güzel kokulu ve sarı renkli bir kır bitkisi (DS. güzel yapraklarından dolayı süs bitkisi olarak yetiştirilen. IX. 2. 2. Sararmış hıyar. IX. 4586) mare: (< ? ) Böğürtlen (DS. Kasımpatı. IX. 4586) mantuvar: (< ? ). ayrık otu (DS. ölmez çiçek (TBAS. 3126) manuk: (< ? ) Maydanoz (DS. 1503) mantı: (< mantu “Çin-Kore kökenli bir kelime”. MBTS. ekilmiş tarlalara zarar veren bir ot. 2. maral + T.: mantıvar. 2. IX. Amerika yerlilerinin ok yaralarını iyileştirmede kullandıkları. 3126) mantik: (< ? ) Hayvana yedirilen dikenli bir çeşit ot (DS. çiçeği) bk. K AT. 334) mardağıl: (< ? ) Dağlarda biten. 3126) mara: (< ? ) 1.

3125.. -cuk) bk. TBAS. 3170) marsili: (< ? ) Patates (DS.. mansımana. 503) marzıvat: (< ? ) Beyaz. amarulla < amarus. ST AT. 1508. (TS. 2. maruli + T. marol. DS. Ağz. 1509. Frenk inciri (TBAS. Ağz. bir veya çok yıllık. IX. çöpleme (TS. oval taneli. marseme. 3129) marseni: (< ? ) Kuşburnu ağacı (DS. 22. 2. 2. MBTS. kabak (DS. 2. 199. 202) marul: (< Yun. mārul) Birleşikgillerden. XII. 3130) mart yemişi: (< Lat. 1939) bk. 252) .: barsama otu. III. BTS. otu. 44. Ka. 2. 202. 201) margarit çiçeği: (< Fr.A. 201. 3130) marsıvan otu: (< Far. beyaz papatya (TBAS. 2. 225. 487. martius + T. marsıma. 281.: masıra) Küçük hıyar. masuri.: marıl. Tanacetum balsamita. 310) marulcuk: (< Yun. Nişanyan. 201) margul: (< ? ) Havuç (DS.Y. merseme) Birleşikgillerden bir cins kokulu bitki. IX. sert bir çeşit üzüm (DS. + T. 430. marsama otu. Ağz. Lactuca sativa. 171. maruli. 1950). IX. 288). (TS. çiçeği) Öküzgözü (TS. (And. T YA. 1513) masura: (< Yun.477 margarita: (< Fr.A. 1. Gaz. “< Far. çiçeği) bk. marsımana. marguerite < Lat. KYA.. MBTS. merzübān + T. 250. 3131) mastı çiçeği: (< Yun. 4587. yemişi) bk. maste + T. Eren. (And. maruli ~ Lat. beyaz papatya (TBAS. IX. MBTS. TBAS. geniş ve uzun olan yeşil yaprakları taze olarak yenilen. beyaz sütlü ve sarı çiçekli otsu bitkiler. marguerite < Lat. 1942”) (And. merzübān. < Yun. IX.

XII. IX. çiçeği) Peynir mayası yapılan çiçek (DS. peygamber çiçeği. kentauron) Birleşikgillerden. (BTS. 2. 202) masusaelması: (< ? masusa + T. 3139) maya ağacı: (< Far. IX. dayanıklı. 1950). otu) bk. 30 m kadar boylanabilen. mā’į + ? cincile) Gençken koyu mor renkli. Ağz. (TS. (And. mā’į + ? lâdin) Çamgiller familyasından. belemir. kamış + T. 2. (TBAS.. ağacı) Meyvelerinden yemek yağı çıkarılan bir tür hurma ağacı. MBTS. IX. yenen bir türdür. 3140. ana vatanı Kuzey Amerika olan. 3097. māye. IX. 2.: maasuselması) Kışın yetişen. māye + T. Hindistan ve Honduras’ta yetişen büyük bir orman ağacı. -ı) bk. III. yaşlanınca solan. maya çiçeği (DS. 3133) maş: (< Ar. 431) maya: (< Far. (TS. elması). ekşi bir çeşit elma (DS. Centaurea cyanus. baharda buğday tarlalarında mor renkli çiçekler açan bir bitki.: marş) Baklagillerden. 2. IX. 3133. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir tür. Gaz. 2. Swietenia mahagoni. (And. 4587.A. 1517) maya çiçeği: (< Far. 1516) mavi cincile: (< Ar. 3139) . mā’į + Yun. yenilebilen bir bitki. (TS. 1517) mavi lâdin: (< Ar. 1959) ncir (DS. DS. māş. Phaseolus aureus. Picea pungens. 202) mavi kantaron: (< Ar. Ağz. 236) maun: (< Amerika yerlilerinin dillerinden) Tespih ağacıgillerden. Elaels. māye + T. masuri + ? T.478 masura kamışı: (< Yun. 1513. (TS. MBTS. 490) maya otu: (< Far. 3130. yaprakları mavimsi yeşil. kargı (TBAS. kırmızı renkli. EYAD. māye + T. IX. Laccaria amethystina. DS. 3139) mayana: (< ? ) Anason (DS. 2. her dem yeşil.

yaprakları karşılıklı ya da çarpraz pulsu ve kiremit dizilişli. behteniz. maydanoz ve kimyon gibi bitkileri içine alan. yaraların iyileştirilmesi için yakı gibi kullanılan bir bitki (DS. SA. çiçeği) Çayırlarda biten. DS. 264. 3100. 2. badınoz. 61. maius + Yun. 114. bakdanos. IX. gülgillerden. 3140) mayıs çiçeği: (< Lat. II. 2. makedonesi. ufak yeşil yapraklı. gövdesinin içi yumuşak öz ile dolu bir bitki (DS. DA. KMYA. 312. madunus. IX. IX. Eren. ülkemizde 97 cins ve 400 kadar türle temsil edilen. -sı) bk. 279. DS. TS. BÜYA.A. 4582. ma ā + Far. maius + T. mādinoz. sarı çiçekli. makedonesi + T. 137. anason. ETA. bektenis. XII. mā-yesįl + T. 431) maydanoz: (< Yun. papatya (TBAS. . dikeni) Kırlarda kendiliğinden biten..A. 1518. 431) maye: (< Far. Petroselinum crispum. 165. II. 164. Eren.A. -giller) Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden. maydunus) Maydanozgillerden. DS. bahtenes. otu. çiçekleri şemsiye durumunda olan. III. BTS. mādanıs. 291) Servigiller familyasından.. 50-80 cm yükseklikte. DS. 250. KYA. maadanüs. 12.479 mayasıl otu: (< Ar. māzū. 2. EYAD. māye) Domates (DS. 1518.Y. bir. 96) maydanozgiller: (< Yun. bahtunez. 489. çiçeğinin tomurcukları tespih tanesine benzeyen. 24. Ka. 3141) mayıs dikeni: (< Lat. 222) maza armudu: (< Ar. bahteniz. maius + T. UA. bahtenis. maydanos. bahdeniz. Gaz. -u) Bir armut çeşidi (AA. madünüs. kozalakları dikdörtgenimsi veya . sürgünleri şişkin.: badınos. IX. 1959”) bk. (TS. MBTS. otsu. nadiren çalımsı bitkiler (TS. 431. madenis. (And. mağdanos. GD AT. bodünüs. 467. emrūd + T. mā-yesį l. papadia + T. Erz. 214. 290). iki ya da çok yıllık. III. baktenis. 214. II. 2. 361.. OAAD. 67. 3141) mayıs papatyası: (< Lat. 145) mazı: (< Far. altın otu (BTS. 1518. Ağz. TAYA. “< Ar. 231. özel kokulu iki yıllık otsu bir bitki. BTS. kereviz. 35.

yaprak dökmeyen çalı ya da ağaççıklar. 1-6 m kadar boylanabilen. Juncus gerardi. IX. birçok sanayi dalında kullanılan. 3149) medine: (< öz. 4590) mekrikarmudu: (< ? mekrik + Far. -lık) Bir çeşit çiçek (DS.480 konik. küçük yaz armudu (DS. 432) mazı otu: (< Far. IX. Ağz. DS. 432. -u) Sarı renkli. (TBAS.: meke. IX. (TS. māzū + bīşa + T. küçük ağaç ya da çalılar. IX. pulları ince ve bükülebilen. 3145) meçikli: (< ? meçik + T. IX. 203. 1520. is. Thuya. 3149) medik: (< ? ) Gövdesi 15 cm kadar uzunlukta. -li) Tütünlerin dibinde biterek onları kurutan asalak bir ot (DS. Bundan dolayı “mazı otu” denilmiştir. taneleri dağınık bir çeşit üzüm (DS. XII. -si) Kayıngiller familyasından. yaprakları dikenli ve çiçekleri morumsu kırmızı renkli olan bir bitki. 2. her pulda beş kadar tohum olan. kırlarda biten. (BTS. is. Medine) Kına çiçeği (DS. BTS. yaprak döken. otu) Erkek incir çiçeklerinin (mazı) dişi incirin çiçeklerini döllemesi için dişi incirin dallarına asılır. Cirsium rhizocephalum. % 40 oranında tanen içeren. Mazı adı verilen erkek çiçeklerin dişi incire asılmasında bu bitkinin gövdesi ip gibi kullanılmaktadır. emrūd + T. (Duran. IX. genç dallarının Cynips gallea tinctoria adlı böcek tarafından sokulmasıyla şişkin mazılar oluşan. 3149) mekke: (< öz. IX. 3145) mazı meşesi: (< Far. 3-10 çiçek durumlu. çok yıllık. IX. 3153) . māzū + T. Mekke). 3152. 3148) medeş: (< ? ) Salkımı büyük. 223-229) mazlıħ: (< Far. māzū + T. DS. DS. mekge. Quercus infectoria. (And. meki) Mısır bitkisi ve tanesi (DS.

melikî). 291) Oğul otu (TS.: melötre) Dereotuna benzeyen ve yenilen bir bitki (DS. melocan. su kenarlarında yetişen. IX. 2. III. 223) . . 1529) melles: (< kökü bulunamamıştır. ısırgana benzer. (TS.: meliki) Kırmızı renkli. yapraklarından dolma. 3156) meletüre: (< ? ). 3159) mendek: (< ? ). IX.: mendeyh) 1.A. kalın köklü bir bitki. güzel kokulu bir çeşit üzüm (DS. Eren. Ağz. IX. MBTS. Ağz. çiçekleri yeşilimtırak beyaz. (And. yenilen bir çeşit mantar (DS. 1528. melike. 70-200 cm yükseklikte. 3156) melike: (< Ar. 203) melendere ayvası: (< ? melendere + Far. çok yıllık. Erz. Ağz. ince dallarından yumurta ile kavrularak yemek yapılan dikenli bir ot (DS. 2. 3156. Baldıran otu. otu) Maydanozgillerden. IX. IX.481 melek otu: (< Ar. melek + T. 3158) mencekibuğday: (< ? menceki + T. Angelica sylvestris. (And.. çorbası yapılan bir ot (DS. 3160. (And. 2. buğday) ri taneli ve başağı kırmızı bir çeşit buğday (DS. 3158) melevcen: (< ? ). MBTS. ābiyā + T. IX. IX. 3155) melesir: (< ? ) Mürver ağacı (DS. kırmızı renkli. tespih tanesi büyüklüğündeki meyveleri kırmızı. 3157) meliki: (< Ar. melövcan) Eflatun renginde küçük çiçekler açan. 1994). (kekire). IX.: melki) Çam ve çalı diplerinde biten. 2.: meleviçen. Ağz. melissa. 2. 3157) melisa: (< Yun. (And. TBAS. Ağz. (And. -sı) Bir okka ağırlığında bir çeşit ayva (DS. lkbaharda kırlarda kendiliğinden biten. 1993) Sulu ve ekşimsi yaz elması (DS. IX.

DS. AAT. IX. kökü) bk.482 mendi: (< ? ) 40-120 cm yükseklikte. K AT. 14. 2803) menekşegiller: (< Far. (TS.A. BTS. 1532. (TBAS. Rosa chinensis. 489. . MBTS. ovaryum üst durumlu. MBTS. 88. IX. 2. 3160) menekşe: (< Far. benefşe + T. menevşe. IX.A. er dişi. Krş. benefşe + gul + T. 2001). DS. taç ve çanak yaprakları 5 parçalı. melmeşe. bir veya çok yıllık otsu bitki. mor renkli. 224. Ağz. -giller) Yaprakları almaşlı dizilişte. Tietze. IX. . tadı ve kokusu güzel. 204) menendiarmudu: (< Far. Erz. melenkiç. melencüyh.-î + Far. menegüç. ST AT. ışınsal simetrili. kapsül ya da bakka tipi meyveleri olan. 193. Viola tricolor. 292. vanavşak. menemşe. menövşe. 3161) menengiç: (< kökü bulunamamıştır. 165. III. 251. iki yıllık. III.: benevşe. 246. 45. olgunlaştıkça sararan bir çeşit armut (DS. 204. benövşe. 493. menefşe. benefşe + T. DA. 128. 3158. minevşe) Menekşegillerden. 1532. melengiş. -ü) Tırmanıcı. mendil-i melek) Birkaç renkli yaprakları çiçek gibi duran bir bitki (DS. 556. mellengiç. DS. tekli ya da kümeler hâlinde çiçekleri olan. 118. Ağz. SA. IV. 2. 2. melenküş. ülkemizde menekşe cinsi ve bu cinse ait 22 türle temsil edilen. 3160) mendilimelek: (< Far. küçük çiçekli bir gül. 3162. bazı kültür formları süs bitkisi olarak kullanılan. (TS. T YA. 64. Nişanyan. TBAS. DS. menend + Ar. IX. 204. (And. Chaerophyllum macropodum. bir ya da çok yıllık. -u) Yazın yetişen yeşil renkli. 628. nadiren tırmanıcı çalı formundaki bitkiler (TS. 91. otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir. ETA. 288. emrūd + T. K A. 90. benefşe < OFar.Y. melencük. 211.A. OAAD. 436) menekşe gülü: (< Far. mellengeç. 2. benöyşe. GD AT. dış kabuğu soyularak özü yenilen. 363. 2. melengiç. 1532) menekşe kökü: (< Far. Gaz. 241... melekşe. II. 335. TaS. (And. II..: melangeç. güzel kokulu çiçeği olan. 313. otsu. domuzağırşağı (TBAS. 1993).

205. IX. IX. merlengeç.: mentur) Şebboy (DS. merlengiç. (And. 3155. (TBAS. 1536) . Erythrina. 3165) mera bitkileri: (< Ar. çiçeği) Mercan isimli çiçekten esinlenerek yapıldığı için halk arasında aynı isimle bilinen çiçek (Aksan. meneviş. çiçekleri parlak kırmızı. .A. merengiç. 2. IX. (TS. 2. menevrik. (TS.483 menekiş. IX. mercān < br.akmb. 1535) mercan: (< Ar. meniç. 3166) mercan ağacı: (< Ar. IX. Origanum majorana. mendevrek) Hıyar (DS. Erz.gov.: lenevrek. 1536) mercan çiçeği: (< Ar... yem değeri olan veya olmayan tüm bitki türleri (TS. 1528. 2. menengeç. 3164) mentir: (< ? ). meneş. mineç) Genç sürgünleri pazarlarda satılan. 60. Türkçenin Gücü. 2. 290) Bir çeşit fasulye (DS. + T. TS. küçük yapraklı. merzengūş. www. merzengūş) Ballıbabagillerden. 3162) menize: (< ? ) Domates (DS. 3162) mengen: (< ? ) 1. Sonbaharda ekilen buğday. mer’ā + T. 3161. tırmanıcı bir süs bitkisi. IX. 6 m kadar yükselebilen ve kışın yapraklarını döken bir ağaç veya ağaççık. menengüç. güzel kokulu bir saksı bitkisi. Ağz. DS. 3162) menevrek: (< ? ). + T. 2. şile. 222) menevit: (< ? ) Kestane (DS. ağacı) Fasulyegillerden. Pistacia terebinthus. (And. menengiş. 3072. sıcak ülkelerde yetişen. 2. IX. Çavdar (DS. menevş. mercān < br.tr) mercanköşk: (< Far. MBTS. bitkileri) Meralarda kendiliğinden yetişen ve sun’i olarak yetiştirilen. 2011. Ağz. mercān < br. III. Nişanyan.

200. 400) meri: (< ? ). 5 m kadar yükselebilen. TAYA. yaprakları yaz kış yeşil kalan. Gaz. mavimsi. 242. yaprakları karşılıklı. yuvarlak ve yassıca tohumu. 291) Mersingillerden. mēcimek. 1537. üzümü) Tanesi ve çekirdeği küçük. beyaz üzüm (DS. 3169. mersin. (And. AVA.. 144. okaliptus gibi yaprakları almaşık. 184. Aşılı. AAT. Myrtus communis. Baklagillerden. TBAS. is. 2. çok yıllık otsu bir bitki. is. 290). -giller) ki çeneklilerden. IX. beyaz çiçekli bir ağaç. 2. KYA. GBAA. mirsini < EYun. 80. Beyaz. Bu bitkinin. KBAYA. 491. Meryem + T. 12. IX. 2. beyaz. mercümek. SA. mirsini + T. mercān < br. 44. 1541) meryemana asması: (< öz. 437. Meryem + T. 1536) mercanüzümü: (< Ar. 337. 2. Güney ve Batı Anadolu dağlarında yetişen. çiçekleri genel olarak talkım durumunda bulunan ıtırlı bitkileri içine alan bir familya (TS. 56. Ağz. GD AT. çiçekleri beyaz. T YA. 1541) . ana + asması) bk.: meni) 1. 163. Nişanyan. ufak. 199.A. Ağz. 237. EYAD. ST AT. zehirsiz bir çeşit mantar (DS. eflatun çiçekleri olan. 252) merki: (< ? ) Yenilen. 1540. IX. BTS. 1541) meryemana dikeni: (< öz. 206) mersingiller: (< Yun. mercān < br. otu) Karanfilgillerden. ana + dikeni) bk. deve dikeni (TS. 3166) mercimek: (< Far.484 mercan otu: (< Ar. 296. myrton. (And. (TS. 2. 145. çekirdekli üzüm. + T. 3170) mersin: (< Yun. ak asma (TS. yeşil veya kahverenkli. 2. (TS. 43. KMYA. Nişanyan. mercümek) 1. nemli yerlerde yetişen.: marcimag. III. Sagyna procumbens. 192. 2. ADYA. (TS. 135. yasmık. iri taneli kiraz (DS. Lens culinaris. besin değeri yüksek. 2. karanfil. + T. iri taneli. bir yıllık ve otsu bir tarım bitkisi.

IX. E A. otu) 30-100 cm yükseklikte. bīşa + T. ana + eldiveni) Çan çiçeğinin bir türü. (TBAS. TBAS. Eren. çiçeği) Kasımpatı (DS. Companula medium. mestān) Çok küçük kavun (DS. bīşa.485 meryemanaeldiveni: (< öz. 181. 207) meskenye: (< ? ) Mercimek (DS. 294”) . 207. manitari + T. 2020) Köfteye konulan. 7. otu) bk. TBAS. burç < Sans. (TS. özellikle meşe ve kestane türlerinin üzerinde yaşayan yarı asalak bir bitkidir. IX. 4593) meşe: (< Far. hoş kokulu. bīşa + T. 207) meyan kökü: (< ? meyan + T. 3172) meşe mantarı: (< Far. 207) mevzek otu: (< ? mevzek + T. AAT. is. ince uzun yapraklı bir çeşit bitki (DS. (TBAS. MBTS. 207) meşe çiçeği: (< Far.sesi benzeşme sonunda m-’ye çevrilmiştir. K AT. Meryem + T. OAAD. 2. 2. KYA. iki yıllık. 4592) mesir otu: (< Ar.. marica/marīca + T. bīşa + Yun. XII. kış yaz yapraklarını dökmeyenleri de bulunan. otu) Anason (DS. 3172) mestan: (< Far. XII. 33. kışın yapraklarını döken. yumuşak tüylü. < baştaki b. -ı) bk. Tietze. kökü. IX. “< ? meyan ‘başka bir dilden gelmiş olabilir’. Delphinium staphisagria. tavukbacağı mantarı (TBAS. kirli mavi çiçekli ve otsu bir bitki. (TS. is. 85) meşe burçu: (< Far. 214. 293) Kayıngillerden. -u) 50 cm kadar yükselebilen. ADYA. Ka.A. Meryem + T. 1544. 52. 150. üç yüz kadar türü arasında. merz. GD AT. 252. Eren. 1541) meryem otu: (< öz. kerestesi dayanıklı bir orman ağacı. 360. Loranthus europaeus.Y. mesį r + T. 3172. acı yavşan (TBAS. Quercus. 207) merze: (< Far. 34. 2.

IX. meyva) Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan organ. mezār + T. -lık + Far. çok yıllık otsu bir bitki. EYA.Y. DS. DS. Telephium imperati. BTS.A. meyħāne + T.486 Fasulyegillerden. 1299”) Nane (DS. tüysü yapraklı. Erz. 120) meydanî: (< Ar. DA. 441. XII. Ağz. mor çiçekli. 131. çıplak ve beyaz çiçekli bir bikti. kerestesinden yapılarda yararlanılan bir çeşit ağaç (DS. mīva + T. ci + otu) Çobandüdüğü (TS. 2.. Bu ad Doğu Anadolu Bölgesi’nde kullanılmaktadır. mezār + T. IX. ağacı) Meyve veren ağaç (TS. AAT. 73. 6) mezarlık zambağı: (< Ar. III. meydānį . tatlı olan toprak altı bölümleri hekimlikte ve serinletici içkilerin yapımında kullanılan. 227. 2. mayva. MBTS. 3177) mezmeze: (< ? mez + meze) Sert kabuklu.A. Gaz. 165. yemiş (TS. 253. 30-60 cm yükseklikte. 3205. TBAS. 194. 2. (TS. 3177) . mavimsi. 672. is. 301. 208. K A. 208) mezarlık servisi: (< Ar. serv + T. 294). 1553) meyremhurt: (< öz. 1551. -ı) bk. K AT.A. 4593) meyve: (< Far. (And. III. 2. 1554) mezarlık otu: (< Ar.. 1553. II. 2. -si) bk. 2. -lık + Ar. 2. 2054) Bir tür çiçek (TS. -lık + otu) Çok yıllık. Glycyrrhiza glabra. zanba + T. T YA. “< Far. adî servi (BTS. MBTS. Ka. II. . Eren. Meryem + Far. ħurd. ETA. 65. mezār + T. 271. 1552) meyhaneci otu: (< Far. ST AT. (TBAS. süsen (TBAS. ħurd. AVA. otsu. uzun. IX. üzerinde dilim biçiminde çizgiler olan bir çeşit kavun (DS. mīva. 208) mezla: (< ? ) Dağlarda yetişen.: meyma.. 304) meyve ağacı: (< Far. 246. 137.

A. 1557. is. 396. 134. GBAA. . yasemin (TBAS. mıhtepesi mantarı (TBAS. Marul (DS. 38. is. 146. III. 209) ..A. Krş. TS. yāsemen + T.: misir) Buğdaygillerden gövdesi kalın. 3186) mırık: (< ? ) 1. Zea mays. 2. 32. SA. 208) mısır baklası: (< Ar. darısı) Mısır. diş otu (TBAS. -u) Bir yanı açık sarı. 3187) mısır: (< Ar. 125. IX. T YA. -i) bk. dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan. anison + T. bā ilā + T.A. 442. 125. Gaz.. miśr + Ar. -u) bk. 254. manitari + T.A. yaprakları büyük.. 3203. E A. III.Y. 208) mısır darısı: (< Ar. domuz baklası (TBAS.487 mığırıkarmudu: (< ? mığırık + Far. 215. OAAD. fūl + T. 171. IX. mīħ + T. özellikle Karadeniz Bölgesi’nde tohumları için kültürü yapılan bir bitki ve bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü. Mısır + Far. (TS. miśr.. Ka. Ağz. KYA. 238. Hint fulü (TS. 197. -ı) Şapkası kızılımsı sarı renkli. ZBK A. 173. DS. mīħ + T. miśr + Yun. karanfil gibi kokan. mısır buğdayı (Gaz. 208. AA. K A. erkek çiçekleri tepede salkım durumunda. emrūd + T. bir yanı kırmızı. BTS. 76. 2. (TBAS. içi beyaz renkte. 229. Domates. 33. 219. DS. 497. 76. miśr + T. 1390). KMYA. 3182) mıhtepesi mantarı: (< Far. Erz. 208) mırgıl: (< ? ) Patates (DS. 280. -sı) bk. IX. mīħ + T. 3180) mıhtepesi: (< Far. 497) Mısır fulü: (< öz. 227.. K AT. çayırlarda birçoğu bir arada yetişen ve yenen bir mantar.Y. 193. 242. Mısır + Ar. tepesi) bk. içi kumlu bir çeşit armut (DS. 204. IX. 3182) mıkbaşı: (< Far. tepesi + Yun.A. boyu yaklaşık 2 m olabilen. III. 997) Mısır yasemini: (< öz. 127. IX. AAT. 1. (And. IX. 69. 189) mısır anasonu: (< Ar. -ü) bk. AVA. 63. başı) bk. Merasmius oreades. mıhtepesi mantarı (DS.

ağacı. 2064”) Mürver ağacı (DS. pak şey’. sapı dört köşeli olan ıtırlı bir bitki. 3197) milkide: (< ? ) Salatası yapılan bir çeşit ot (DS. 2. 499) mihra: (< ? ) Böğürtlen (DS. 1559. çiçekleri sarı ve bazı türleri beyaz veya menekşe renginde. 3200) mine çiçeği: (< Far. IX. minā + T. mine çiçeği ve benzeri türleri içine alan bir bitki familyası (TS. 448) mindiraç: (< ? ) Mürver ağacı (DS. (TS. 15 m kadar boylanabilen. 1567) mine çiçeğigiller: (< Far. çiçekleri başak durumunda alacalı. IX. 3192) mışmış: (< Ar. 1561) mimoza: (< Fr. 1566.A. 2. IX. yaprakları akasya yaprağına benzeyen bir süs bitkisi. IX. 3192) mışkat: (< ? ) Ebegümeci çiçeği (DS. XII. çiçeği) Mine çiçeğigillerden. DS. mısmıl + T. IX. Gaz. mavi veya menekşe renginde. minā + T. 2. Mimosa (TS. 2. 2078) Çamların iğde büyüklüğündeki meyvesi (DS. 3199) mikoz: (< Fr. 2. 215. 1567) mini: (< Fr. BTS. 3191) mışka: (< ? ) Yaz armudu (DS. IX. Verbana. ADYA. mısmıl ‘temiz. 2. III. mini. “< Far. mycose) Mantar (TS.488 mısmıl ağacı: (< Far. MBTS. çiçeği + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. 363. Eren. MBTS. mişmiş.. IX. yaprakları karşılıklı ve oymalı. mimosa) Baklagillerden. 295) Kayısı veya zerdali (TS. 3201) . 4597. 2.

IX. IX. 2. DS. IX. 2. miskî + T. müşkülüm (TBAS. miskî. MBTS. ce + elması) Küçük. güzel kokulu bir çeşit armut (DS. üzümü) Kokulu üzüm (TS. IX. Armudun küçüğü. 3203) mis üzümü: (< Ar. IX. 1571) mişkat: (< Ar. 3203) miskiçelması: (< Ar. Salvadora persica. soğanı) bk. 1571) misvak: (< Ar. mis + T. (TS. IX. IX. 2. 3204) . 3202) mircilik: (< ? ) Devetabanı bitkisi (DS. Ekşi limon (DS. Nişanyan. 2. sarı bir çeşit elma (DS. -li + buğday) Kırmızı buğday (DS. IX. güzel kokulu bir çeşit üzüm. 3202) mirtmirt: (< mirt + mirt “ses taklidi”). 3188. XII. IX.: murmut. 3204) mitik: (< ? ) Yıldızçiçeği ve bitkisi (DS. mırmıt) 1. mişkāt. 3203) misk soğanı: (< Ar. 2086) Sardunya çiçeği (DS. 3201) minkiriç: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS. 3203) miskicearmut: (< Ar. 4600) miski: (< Ar. 209) mislibuğday: (< Ar. IX. Ağz.489 minimeç: (< ? ) Çitlembik (DS. (And. güzel kokulu. Pembe renkli. tatlı. Diken (DS. miskî + T. misk + T. 3203. MBTS. 2084) 1. Hayvanların çok sevdiği küçük bir ot. misvāk. 3. ran ve Hindistan’da yetişen dikensiz küçük bir ağaç. 2. 3201) miravulcan: (< ? ) Baharda süren filizleri yenilen bir çeşit diken (DS. misk + T. 300) Kuzey Afrika. emrūd) Yumurta biçiminde ve büyüklüğünde. 2. IX. ce + Far.

mor/morm + T. IX. Ağz. mor/morm + T. 210) mor salkım: (< Erm. çiçekleri yoğurt çorbalarına renk vermek için kullanılır. mor/morm + T. dağ sümbülü (TBAS. mor renkli meyveleri olan çalılar (DS. Nişanyan. DS. “< T. (TS. mor/morm + T. salkım < sarkım < sark-. salkım durumunda mavi. süpürge yapılan bir çeşit ot (DS. çiçek) 20-75 cm yükseklikte. DS. 1577) . (TBAS. Clauson.: mormeni. IX. dut (TBAS. mor/morm + T. 209) morca: (< Erm. -mık) Bahçe çevresinde çit yerine kullanılan.: moloşa) Ebegümeci (DS. 3210. güz çiğdemi (TBAS. mor/morm + Far. mor/morm + Far. 2. morminik) Rengi mora çalan bir tür menekşe (TS. (And. 303) Patlıcan (DS. 209) mor dut: (< Erm. Consolida orientalis. 3208) mor: (< Erm. boz renkli. 3206) moloş: (< ? ). 2. 20 metreye kadar uzayabilen çok yıllık bir sarmaşık. 3210) mor çiçek: (< Erm. IX. benefşe). ca) bk. 1577. bir yıllık. 209) morca süpürge: (< Erm. mor/morm) 1.karadut. otsu ve koyu mor renkli çiçekli bir bitkidir. Sivas bölgesinde. Ağz. beyaz. 3210) morbaş: (< Erm. baş) bk. mor menik. (And. 3209) mora: (mora < Erm. Wisteria sinensis. ca + süpürge) Pembe çiçek açan. IX. salkım. Böğürtlen. 3209) moramık: (mora < Erm. IX. mor. pembe renkli çiçekler açan. mor/morm + T. IX. 210) mormenekşe: (< Erm. 826”) Baklagillerden. 2. TBAS. mor/morm karadut veya böğürtlen ~ HAvr.490 miyasıl: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. IX. Yaban çileği (DS. tūt) bk. böğürtlen. IX. *moro. 3210.

mōruk. Reseda odorata. 1591) mum çiçeği: (< Far. Sazlık yerlerde yetişen. Cerexylon andicola. güzel kokulu bir süs bitkisi. 3210) moruk (II): (< Erm. 2. mūm. sarılıcı. mūm + T. 1583) muhabbet çiçeğigiller: (< Ar. adaçayına benzer bir çeşit ot (DS. iki veya çok yıllık bir süs bitkisi. TBAS. 1591) mumuzak: (< ? ) Kırda biten dikenli bir bitkinin böğürtlene benzeyen kırmızı meyvesi (DS. kapsül ya da bakka tipi meyveleri olan. 3219) murmurik: (< ? ) Böğürtlen (DS. 3221) . mōruk) 1. gövdesi boyunca 1 cm kalınlığında bir mum katmanı bulunan. 1591. şemsiye biçiminde küçük beyaz çiçekler açan. 3210) moruk (I): (< Erm. çanak ve taç yaprakları serbest ya da bazen olmayabilen. 3210) muhabbet çiçeği: (< Ar. BTS.491 morşabla: (< Erm. mūm + Fr. mor/morm + Lat. MBTS. ekleri yeşilimtırak beyaz. Myrica cerifera. mavi çiçekli bir çeşit ot (DS. suyu mayasılı iyileştirmekte kullanılan. (TS. ülkemizde ise muhabbet çiçeği cinsi ve bu cinse ait 13 türle temsil edilen bir familya (TS. 2095) Leylâk (DS. otsu. 2. IX. dünyada 6 cins ve 75 türle. Bir çeşit diken. 2. 2. ağacı. ovaryum üst durumlu. “< Far. IX. mūm + T. 297”) Sıcak ülkeler ile Kuzey ve Batı Avrupa’da yetişen bir tür mum palmiyesi. meĥabbet + T. (TS. 2. IX. -si) Ilıman bölgelerde yetişen. basit ya da parçalı. 210) mum palmiyesi: (< Far. (TS. (TS. IX. salvia) Kırda yetişen. etli yapraklı. çiçeği + -giller) Yaprakları almaşlı. güzel kokulu. 457) mum ağacı: (< Far. 2. meĥabbet + T. boya ve parfümeri sanayiinde kullanılan ve süs bitkisi olarak da yetiştirilen. 2. Cerinthe minor ve Cerinthe retortra. çiçeği) ki çeneklilerden. palmier + T. IX. Eren. çiçeği) Muhabbet çiçeğigillerden. yaprakları hurma yaprağına benzeyen bir ağaç. 1583.

459. yuvarlak. 1595.. 2. Corchlorus olitorius. tatlı. Nişanyan. şevketibostan (TBAS. MBTS. muguet < EFr. mūz. 2-3 m yükseklikte. Ka. 1604) . tek çenekli ve çok yıllık bir bitki. 1599. (TS. besleyici. murto. 1600) müge: (< Fr. IX. 310) Muzgillerden. 195) mutrum: (< ? ) Bir çeşit armut (DS. 1599) muzkurt: (< ? ) Palamut (DS. 2. Cnicus benedictus. 2. BTS. (TS. 3226) mübarek dikeni: (< Ar. 2. 2.492 murt: (< Yun. üzümü) Çekirdeği kolay ezilen siyah ve gevrek bir çeşit üzüm (DS.A. BTS. otu) Birleşikgillerden. mugue/musc. is. 1603) mühliye: (< Yun. mübārek + T.Y. 4600. bir yıllık ve otsu bir bitki. mukhlia. 2. Mespilus germanica. 210) mübarek otu: (< Ar. dikenli. küçük bir ağaççık. kendine özgü hoş kokulu. uzun meyvesi olan. kalın kabuklu. 459) muzgiller: (< Ar. mespilon) Gülgillerden. 3226) muz: (< Ar. dikeni) bk. (TS. Mut + T. 312) nci çiçeği (TS. olgunlaşıp çürüdükten sonra yenilebilen. IX. 2. mayhoş. IX. tropik ve subtropik bölgelerde doğal olarak yetişen. buruk ve beş çekirdekli meyvesi olan. (TS. Musa sapientum. Nişanyan. DS. 298) Mersin ağacı (TS. mūz + -giller) Sıcak bölgelerde yetişen. 3226) mut üzümü: (< öz. 2. XII. 1593) muşmula: (< Yun. Eren. sarı çiçekli. özellikle muzları içine alan bir çenekliler familyası (TS. 2193) Adana bölgesinde yetiştirilen ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki. mübārek + T.

IX. TBAS. 4068.: mordik. 2. DS. beyaz. 2. 1610. 3228. 2249) bk. 3228) mümülü: (< ? ) Gelincik çiçeği (DS. 210) mültüme: (< Ar. 2222). 2. ürdümük) Baklagillerden. 2227) Hanımeligillerden. TaS. 1612. yazın ekilen. Polygonatum multiflorum. MBTS. TBAS. 2222”) Reçeli veya hoşafı yapılan bir cins küçük ve kara erik (TS. 211) mürdüm eriği: (< ? mürdüm + T. 4–10 m yükseklikte. IX. (boğumluca otu). 2. XI. 3231) müşgül: (< Ar. misk) Güzel kokulu. 211) müşk: (< Ar. MBTS. 3228) mülye: (< ? ) Domates (DS. MBTS. 2. MBTS. meyvesi zeytine benzer bir ağaççık. 2. 2. müşkil.493 mührüsüleyman: (< Far. Ağz. 3210. 30–80 cm yüksekliğinde. DS. 3229. IV. mühr-i Süleyman) Kuzey Anadolu’da orman ve çalılıklar altında bulunan. IX. 1610) mürdümük: (< kökü belli değildir. IX. TBAS. MBTS. (TS. 3221. 2204) Bir çeşit ot (DS. 2. akdiken (TBAS. 211) müşekkire: (< ? ) Kuşkonmaz otu (DS. IX. Sambucus nigra. (TS. eriği. bir yıllık. “< mürdüm ‘kökü belli değildir’. parlayan”. 211. Hyrus sativus. TBAS. dikenli bir ot (DS. (TS. açık mavi veya mor çiçekli bir bitkidir. IX. 211) mürdeşe: (< ? ) bk. otsu kısmı hayvan yemi olarak kullanılan. 2. dede gülü (TBAS. tüysüz. demet durumundaki beyaz çiçeklerinden hekimlikte yararlanılan. çok yıllık ve otsu bir bitki. (And. 3231) . 1604. 2822) mürver: (< kökü belli değildir. yaprakları karşılıklı. mültemi “parlak.

12) nane çiçeği: (< Ar. GD AT. nār + emrūd + T. Punica granatum. (TS. DS. Trachyspermum ammi (TBAS. 2301) Nargillerden. EYA. muscarimi) Sümbülgillerden. 321) Ballıbabagillerden. 213) nanedalı: (< Ar. 2. 298) müşkülüm: (< Lat. ETA. IX. Urfa bölgesinde yetiştirilir ve meyveleri. 1632. 2300. na’nā’ + T. K A. iri ve uzun taneli bir çeşit üzüm (Eren. 1631. 37. TBAS. sulu taneler bulunduran yuvarlak yemişi olan. 463. bir yıllık. OAAD. 160. 2. 508. DA. 1629) namzam: (< ? ). rutubetli yerlerde yetişen. na’nā’ + T. (TS. 462. Mentha piperita. TAYA. sarımtırak renkli çiçekleri güzel kokan. Muscari muscarimi. yaprakları karşılıklı. (And. 2. (TBAS. na’nā’. MBTS. 3231) -Nnamazbozan: (< Ar. mor çiçek (TBAS. fındıksı tip meyveleri olan. çiçekleri büyük. Nişanyan. IX. kırmızımtırak sarı sert bir kabukla örtülü.: namzan) Bir çeşit pancar (DS. dalı) Lahana (DS. 10-20 cm yükseklikte. yaprakları sapsız. 127. IX.494 müşküle: (< kökenini bilmiyoruz) Kalınca kabuklu. AVA. 2. otsu ve beyaz çiçekli bir bitki. II. 176. ülkemizde 7 türle temsil edilen. 301. IX. 211. ıtırlı. çok yıllık ve otsu bir kültür bitkisi. gaz söktürücü ve süt arttırıcı olarak kullanılır. kırmızı ve sarı renkli armut (DS. 213. BTS. içinde çok sayıda kırmızımtırak. 3239) nar: (< Far. 321. nār / enār. bozan) Eğrelti otu türünden bir bitki (TS. MBTS. 67. Ağz. çiçekleri beyaz veya menekşe renginde. çiçeği) bk. AAT. BTS. 3239) . 2. Nişanyan. 3238) nanahan: (< ? ) 10-70 cm yükseklikte. 13) nar armudu: (< Far. TAYA. küçük bir ağaç. 98. 213) nane: (< Ar. koyu kırmızı renkte. ilkbaharda kayalıklarda biten. nemāz + T. -u) ri. yumrulu ve otsu bir bitkidir.

2. nārven. basit ve stipulasız. nārenc. nargį l. Tütün içmekte kullanılan nargile adı da bu kökene bağlıdır. dünyada punica cinsi ve bu cinse ait iki türle. MBTS. 1633) . 1632) narenciye: (< Ar. IX. 2302). (And. -giller) Yaprakları karşılıklı ya da kümeler hâlinde. Ağz. 1632) nargiller: (< Far. 2303) Karaağaç (TS. 2. 213) nardin: (< Far. IX. yuvarlak taneli. hermafrodit. ışınsal simetrili. 1632) narenc: (< Ar. 3239) nartük: (< ? ) Mısır (DS. 2.495 narat: (< ? ) Çam ağacı (DS. bakka tipi meyvesi olan. çiçekleri uçta tek ya da kimoz durumlarda. başakçıkları tek çiçekli küçük bir bitki. 3240) narven: (< Far.: narince) Pembe. IX. 2. MBTS. MBTS. (TS. 3239) narbis: (< ? ) Zambak (DS. 463) nar gülü: (< Far. ülkemizde de nar türü ile temsil edilen familya (BTS. Eryngium campestre. çanak yaprakları 5-8 loplu ve kırmızı. -ü) Nar ağacına benzeyen bir ağacın gül gibi olan çiçeği (DS. nārenciyye) Turunçgiller (TS. IX. meyvesi için kültürü yapılan. çayırlarda yetişen ve hayvanlara yem olarak verilen. Farsça nargil kelimesinden gelir. tatlı bir üzüm çeşidi (DS. nārdīn) Maydanozgillerden. IX. 2. 3239) narınç: (< Ar. taç yaprakları 5-7 parçalı. nār / enār + T. nārenc) Turunç (TS. lk nargileler Hindistan cevizi meyvesinden yapılmıştır (TBAS. 2. 2. nār + gul + T. 3239) narcil: (< Far. 2301) Hindistan cevizi ağacının meyvesi.

botanik (TS. MBTS. 2342. MBTS. Datura. 3246) . 1639) nebatat: (< Ar. nāzuk + T. Nişanyan. 2. -lik) Büyük yapraklı. IX. elması) Yazın yetişen kırmızı renkli bir çeşit elma (DS. is. 2309) Çiçekleri katmerli ve mor renkte olan bir tatula türü. 3242. (And. AVA. MBTS. IX. 2309) Çam ağacı (DS. 2. niemcy. Nebi + T. dımışkı (Gaz. sarı çiçekli bir çeşit nane (DS. 325) Erken ilkbaharda çiçek açan.: nüfürne) Ufak salkımlı. çok yıllık. nem + nem) Büyük yapraklı. 3243) nefirne: (< nefirne < Far. 3243) neferlik: (< Ar. Ağz.496 navçağan: (< Far. nebātāt) 1. 1639) nebi: (< öz. 2324). 214. yumrulu. 2. DS. IX. MBTS. 3244. (And. IX. nāv “içi oyuk şey” ve küçültme eki –çe ile nāvçe’den (?). 2328) Ayşekadın fasulyesi (DS. Ağz. mor veya kirli sarı çiçekli. is. 214) nazik elması: (< Far. III. Nebi). 254) naz: (< Far. 3242) nazar otu: (< Ar. IX. 4607) nemisa: (< Lehçe. küçük ve otsu bitkiler. XII. 2. AAT. otu) bk. IX. nefį r “boru”. IX. 2. 338. pek beğenilmeyen üzüm (DS. ST AT. IX. 243. 2. 1635) navruz: (< Far.: nevi) Mısır (DS. nāz. 209. KMYA. Bitki bilimi. Bitkiler. (TS. na ar + T. DS. 3242) nebi dede: (< öz. 3246) nemnem: (< Far. IX. 3242) nebat: (< Ar. (TBAS. 2. nefer + T. 2. 209) nedrebol: (< ? ) nce kabuklu üzüm (DS. nebāt) Bitki (TS. nevrūz. üzerlik (TBAS. dede) bk.A. tadı buruk bir ot (DS. MBTS. 2. küçük taneli.

214) nergis: (< Far. soğanlı ve çok yıllık bir süs bitkisi. çok yıllık bir kır bitkisi. 1654. nevbet + T. nargöz. 188. 20-80 cm yükseklikte. Narcissus. Ballota saxatilis. (And. 1646. -ı) Soğanla üretilen. narkissos < narke. 326. Frenk kimyonu (TBAS. nergis. OAAD. Amaryllis. 215) nezle otu: (< Ar. 2. (TS. 2. 241. -giller) Bir çeneklilerden. kemmūn + T. sarı. TBAS. 50–60 cm yükseklikte. yaprakları yuvarlak ve geniş. çok yıllık. 2. taşıdığı glikozit sebebiyle iç söktürücü olarak kullanılan. (TS.: nargoz. çik) Papatya (DS. E A. IX. nem + nem + T. Nişanyan. 214) nemse kimyonu: (< Lehçe. otu) Boğaz ağrılarına karşı kullanılan. TBAS. BTS. 324. 2. 2328”) bk. otu) ki çeneklilerden. durgun sularda veya havuzlarda yetişen bir su bitkisi. AVA. 467. Eren. MBTS. III. Ağz. Erz. MBTS. “< Lehçe.. sularda yetişen. (güzelhatun çiçeği). otsu ve pembe çiçekli bir bitkidir. çiçekleri beyaz. 3248) nevruz otu: (< Far. nergis + T. 1646) nergis zambağı: (< Far. nīlūfer. 214. Nymphea. 94. 3239. niemcy. 1650. 255) nergisgiller: (< Far. fulya. 2331). 1646) nevbetçik: (< Far. nergiz) Nergisgillerden. nevrūz + T. Nişanyan. 215) . 169. bazılarında sarı renkte. 2. mavi. Linaria vulgaris. (TS. 1651) nilüfer: (< Far. nezle + T. TBAS. çiçekleri aslanağzına benzeyen. 255. IX.A. nergis < EYun. zanba + T. yumrulu. pirekapan (TS. 39. 300) Nilüfergillerden. DS.497 nemnem otu: (< Far. -u. GD AT. iri ve güzel çiçekli bir süs bitkisi. . otu) bk. kardelen gibi çoğu küçük ve kokulu çiçekleri içine alan bir bitki familyası (TS. 2. nergis + Ar. ST AT. pembe renkte. 2. açılmadan önce bir yenle örtülü bulunan ve bazı türlerinde beyaz. 2. (TBAS. çiçekleri ayrı veya bir kök sap üzerinde şemsiye durumunda. 28. (TS. EYAD. niemcy + Ar. türlü renkte.

-giller) ki çeneklilerden. 150.. 2. 469. 3252) nişasta buğdayı: (< Far. otsu bir bitki. Ophrys. bol nişastalı.: loteşir soğanı) bk. -m + elması. nout. noħut. 314. 215. yuvarlak ve kepekli bir çeşit elma (DS. XII. SA.A. 227. buğdayı) Kaplıcayı andıran. 147. 2. (And. 189) norzeriği: (< ? norz + T. 170. oğlak + karası. örümcek gibi birtakım böcekleri andıran.Y. (And. 2. ufak taneli. 244. KBAYA. 24. çiçekleri sarımtırak renkte. nohıt. kuzukulağı (TBAS. oğlak + kulağı) bk. 1671) oğlakkarası: (< T. AVA. AA. 2352”) Temmuzda olgunlaşan. 185. nufut) Baklagillerden. AAT.498 nilüfergiller: (< Far. meyvesi baklamsı. 413.A. (TS. Ka. TAYA. soğanı). 3. Nişanyan. IX. ST AT. 129. Krş. otsu bir bitki. 242. Cicer arietinum. ophrus) Salepgillerden. BTS. TBAS. 20-40 cm yükseklikte. örnek bitkisi nilüfer olan bir familya (TS. nişastası çok. nişeste + T. 163. 3255) nuteşir soğanı: (< ? nuteşir + T. 1654) ninemelması: (< nene “çocuk dilinde” + T. Ağz. “< ET.. yumrulu. 3267) oğlakkulağı: (< T. nīlūfer + T. 44. 145. otu) Kayaların çatlak ve oyuklarında biten. noud. (dağ nohudu). GBAA. Ağz. OAAD. 232. ZBK A. MBTS. çiçekleri sinek. o lak < oğul. birleşik telek yapraklı. 2. 12. 4606) -Oofris: (< Fr. dağlık yerlerde yetişen bir buğday türü (TS. yuvarlak taneli. E A. 111. 331. 217) . MBTS. ada soğanı (TBAS. 130. GD AT. IX.: nōd. 1656) nohut: (< Far. 2. IX. 210. nuħūd. eriği) Sarı ve acı bir çeşit erik (DS. “< nine. ADYA. Nişanyan. 2378”) Kara üzüm (DS. 1659. ophrys < Yun. 216) nuzlaotu: (< ? nuzla + T. 158. KMYA. nohot. 111. (TS. 327).Y. 198. 280. dişeti hastalığında kullanılan bir çeşit ot (DS. nohud.

oğul + (a)n. kerestesi parlak. 1686) orakeriği: (< T. 2379) Taze çam (DS. on + bir + aylık) bk. 2. 2395”) Mürdümeriği (DS. tıpta yapraklarından yararlanılan çok yıllık ve otsu bir bitki. orak + eriği. o lan < oğul. < ET. Eren. “< ET. kamış (DS. 1676) oltu otu: (< ? oltu + T. 3286) . oğul+duruk ?. “< ET.) Afrika’da yetişen. asıl yurdu Avustralya olan. okçul) Bir ot (AA. 3268) oğul otu: (< T. 331”) Ballı babagillerden. 217) okaliptüs: (< Fr. IX. 2388”) bk. Aucoumea. “< or ak. 2. MBTS. oğul + otu. 2.) Mersingillerden. 217) on bir aylık: (< T. Nişanyan. MBTS. MBTS. (TS. kovan otu. IX. o ul. okluk) Bir çeşit saz. 2. toprağın suyunu çekerek yerin bataklık duruma gelmesini önleyen bir ağaç. Nişanyan. Eucalyptus globulus. melisa. 304”) Yaban gülünün fındık büyüklüğündeki kırmızı renkli meyvesi (DS. 1673) okcül: (< T. 3. 3275) okume: (< Lat. çuha çiçeği (TS. 3270) ohşaran: (< ? ) bk. (TS. oğlan + elması. eucalyptus < Yun. (TS. IX. 3. Melissa officinalis. IX. boyu 100 m’yi aşabilen. otu. pire otu (TBAS. 3. dış odunu pembe renkli bir ağaç. oğlan + otu) Ağız ve karın ağrılarını geçirmek için kullanılan bir çeşit yabanıl ot (DS. öz odunu mor. 20–150 cm yükseklikte. 331.499 oğlanelması: (< T. 1672) oğunduruk: (< T. IX. tilkikuyruğu (TBAS. 148) okluk: (< T. 3268) oğlanotu: (< T. “< oltu’nun kökü bulunamamıştır.

IX. 2403) Yuvarlak. 3288. orak + kıran) Ekinle birlikte tarlada biten sivri yapraklı. 1694) orman: (< T.) Salepgillerden. 217) orman sarmaşığı: (< T. 3. -ü) Avrupa. gul + T.: oram. pembe veya mor renkli çiçeklerini yaz başında açan. ligarba + T. orman + sarmaşığı) bk. orım) 1. Nişanyan. suyu az bir üzüm çeşidi (DS. IX. 2. çay üzümü (TBAS. kalın kabuklu. 2397. orman + güzeli) Kökü lahana köküne benzeyen. duvar sarmaşığı (TBAS. 1700) oruka: (< ? ) Taze mısır (DS. kırmızı. Hydrangea hortensia. 2. 3286. 335) Böğürtlen ağacı (DS. MBTS. IX. 4615) orman gülü: (< T. 3288. Karamuk bitkisi (DS. özsuyu yakıcı bir ot (DS. Ağz. hortensia) Taşkırangillerden. DS. 2. 3. 2. 3290) orun: (< ET. XII. MBTS. 3288) orman liforu: (< T. orman + ? lifor + T. 3290) orum: (< ? ).500 orakgıran: (< T. -sı) bk. sert köklü bir çeşit ot (DS. 3. 1694) ormangüzeli: (< T. (TS. or+man. (And. Bir buğday çeşidi. -u) bk. IX. Asya dağlarında yetişen açelyaya benzer bitki (TS. IX. 3290) . çiçeklerinin güzelliği dolayısıyla camlıklarda yetiştirilen birtakım bitki türlerinin ortak adı (TS. orchidee < Yun. çay üzümü (TBAS. 4614) orkide: (< Fr. orun. XII. gölgelik yerlerde yetiştirilen bir süs bitkisi. 217) ortanca: (< Lat. Ekinler arasında yetişen bir çeşit zararlı bitki. orman + Yun. 217) orman ligarbası: (< T. orman + Far.

3291) osuruk çiçeği: (< T. 3293) oturak (I): (< T. 207. 4615) osuruk ağacı: (< T. gul + T. ilkbaharda bitip. GD AT. 56. 3. 3291) ot: (< ET. 84. aylandız (DS. KBAYA. çay + T. 336) Toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan. bu çeşitlerin Osmanlı döneminde ve yalnız stanbul’da yetiştirilmesine dayanarak stanbul lâlesi olarak çevirmeyi uygun bulduk (TBAS. 254) otçam: (< T. 218) ot çayı: (< T. Clauson. 2. T YA. Osmanlı döneminde bu lâle çeşidine lâle-i Rūmî adı veriliyordu. 155. otur-ak. 15. AAT. E A. OAAD. yüzyıllar arasında stanbul’da elde edilmiş olan ve 1500 kadar adlandırılmış çeşidi bulunan lâle formlarına verilen genel ad. Nişanyan. SA. ot + kökü) Pancar (DS. is. 129. 310. 3293) otkökü: (< T. 251. 336”) Kırlarda yetişen. Biz bu adı. -ü. ot + Çin. K AT. beyaz çiçekli. 289. bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkilere verilen ortak ad (TS. K A. 130. Nişanyan. ETA. BÜYA. çörek otu (TBAS. şam’) bk. 164. 34. 167. dağ çayı (TBAS. Osmanlı + Far. 2406) Armutla ahlat arasında. 218) oteriği: (< T. -ı) bk. osuruk + çiçeği) lkbaharda kırlarda yetişen. II. 3296) . 1702. EYAD. osuruk + ağacı) Yaprakları pis kokulu bir ağaç. ot. osurgan + Far. sarı çiçekli bir çeşit bitki (DS. lāle + T. IX. pis kokulu bir bitki (DS. IX. IX. ot + Ar. ot + eriği) Çok erken olgunlaşan tatlı bir çeşit erik (DS. IX. pis kokulu.501 Osmanlı lâlesi: (< öz. MBTS. -si) XVI-XVIII. 80. IX. Clauson. “< ET. 91. osurmak. 217) osurgangülü: (< T. tadı ekşimsi bir armut çeşidi (DS. XII. Eren.

nergis + T. 4617) oya çiçeği: (< ? Moğ. odunu ve kabuğu hoş kokulu bir ağaç. 3.502 oturak (II): (< T. IX. oya + T. ova + Far. ova + T. XII. 1709) ozuga: (< ? ) Tropikal Afrika ve ormanlık alanlarda yetişen ince dokulu bir ağaç türü. 2409”) Koyu menekşe veya pembe renkte çiçekler açan süs bitkisi. (TS. oymalık) Dolmalık biber (DS. yapraksız bir çeşit yabanıl ağaç (DS. XII. 1716) öğrek otu: (< T. DS. çiçeği. Saccoglottis gabonensis. 3. 2. IX. 4612) oturakfasulyesi: (< T. tropik bölgelerde yetişen. “MBTS. ‘ūd < Hintçe. “< ? ET. 2. (TS. Aquilaria agallocha. oturak + Yun. ova ‘kökü kesin olarak belli değildir’. IX. 2416”) Dulaptal otugillerden. XII. otur-ak). -ca. IX. 1708) oymalık: (< T. 3319) . 3. oymalı + yaprak) Meşe yaprağı gibi kenarları girintili çıkıntılı olan yaprak (TS. -i) Ak ya da sarı çiçek açan kır zambağı (DS. 4617) ova nergisi: (< ? T. 3296. (TS. 2408”) Bir çeşit kara armut (DS. öğ(ü)rek + otu) Ağılı ot (DS. ağacı. örüm) nce dallarından sepet örülen. dinî törenlerde yakılan ve yanarken güzel koku veren. Lagerstroemia indica. 3297) ovaca: (< ? T. oya. 3317) öğüm: (< T. + T. sıcak ülkelerde yetişen. fasulia + T. -si) Bir çeşit fasulye (DS. Ağz. 1714) -Ööd ağacı: (< Ar. MBTS. “< ? Moğ. 3302) oymalı yaprak: (< T. (And. 2. 2.: olturak) Çam fidanı (DS. MBTS. IX.

2419”). IX. öksüzce) Çiğdem (öksüz çiğdemi). IX. her dem yeşil bir familya (TS. 219. IX. elma. 4621) ökselek: (< Yun. BTS. ögür ‘sürü. saplarından ökse otu çıkarılan zararlı bitki. (TS. iksia + T. “< ET. üzüme benzer yemiş veren. DS.: ögür otu) bk. otu + -giller) Taçsız iki çeneklilerden. 219) . bölük’.503 öğür otu: (< T. 3326) öksüz çiğdemi: (< T. (TS. sarı çiçekli. Ağz. çok yıllık ve otsu bir bitki. “< ET. (And. kiraz. öksüz + çiçeği) bk. 314”) bk. 2. 3327) öksüzoğlan çiğdemi: (< T. 2420”) Gövdesi pullarla kaplı. erik gibi ağaçların dalları üzerinde asalak olarak yaşayan. 1722) öksüzali: (< T. IX. öksüz + öz. IX. 2. 3327) öksüz çiçeği: (< T. (DS. öksüz + oğ(u)lan + çiğdemi) Afyon bitkisi (DS. öksüz + oğ(u)lan) Çiğdeme benzer. beyaz ya da mor çiçek açan bir kır çiçeği. 3327) öksüzce: (< T. meyveleri tekli ve eriksi yapıda olup yapışkan bir madde ile kaplı olan. ökse otu (DS. öğür + otu. 3. 498) öksürük otu: (< T. öksüzce (DS. armut. 2. BTS. IX. MBTS. IX. ögsüz < ög + -süz. kardelen (DS. güz çiğdemi (TBAS. Tussilago farfara. -lek) Elma. is. 3327) öksüzoğlan: (< T. Viscum album. öksürük + otu. XII. Eren. otu) Ökse otugillerden. iksia + T. 3. canavar otu (TBAS. 3326) ökse otu: (< Yun. Ali. 497. MBTS. 1722. ekin tarlaları için zararlı. öksüzoğlan (DS. “< öküs+ü+r+mek ‘ses taklidi’. DS. 1722. ıhlamur. iksia + T. armut ağaçlarında görülen ve hastalık yapan bir ot. 3326) ökse otugiller: (< Yun. öksüz + çiğdemi) bk. çalılar ya da ağaçlar üzerinde yarı parazit olarak yaşayan.

mor veya firfiri çiçek açan otsu bitki. Xeranthemum. yayla gülü. 668. “< ET. mastı çiçeği. arnika. DS. (TS. Gülensoy. 3334) Ömer otu: (< öz. Ömer + T. özel kokulu. parlak sarı çiçekleri uzun zaman saklanabilen. öküz. Kızılcık (DS. 2. 4623) öküzgötü: (< T. 220) . 220) ölmez çiçek: (< T. 4623) öküzdili: (< T. ölmez + otu) Beyaz. 1723) öküzgöbeği: (< T. otu) bk. 1726. 315”) Bir çeşit yabanıl bakla (DS. IX. sığırgözü. Arnica montana.504 öküz baklası: (< T. dağlarda kendiliğinden biten bir çalı ve bunun kırmızı renkli. sığırkuyruğu (TBAS. küçük yuvarlak meyvesi (öküzgötü). bā ilā + T. II. -sı. Eren. papatyayı andırır bir çiçek ve onun bitkisi. öküz + dili) Sığırdili (TS. ölmez + çiçek) Basit ve tüylü yapraklı. 3328) öküzgözü: (< T. IX. ölü + soğanı) Mezarlara dikilen mor çiçekli bir zambak (DS. 3328) öküzpörçüğü: (< T. AAT. sarı renkte. 220. öküz + gözü) Birleşikgillerden. Clauson ve Menges Toharcadan geldiğini dile getirmiş. (TS. öküz + pürçeği) bk. IX. is. öküz + Ar. öküzgöbeği. çok yıllık ve otsu bir bitki. (DS. 1723) öküzkütüğü: (< T. öküz + kütüğü) Yaprakları boz renkli ve kozalarının içi boş olan. XII. 2. 3330) ölmez otu: (< T. 2. bk. < öküz Kökeni karışıktır. XII. 3328. yalnız odunundan yararlanılan bir ağaç (DS. 2. 246) ölü soğanı: (< T. şerbetçi otu (TBAS. (TS. öküz + götü) 1. 2. IX. DS. 1726. öküz + göbeği) Kırlarda. TBAS. Ramstedt ise Altayca *pökü-r biçiminden çıktığını ileri sürmüştür. Németh. Helichrysum. IX.

örmece). Smilax aspara. -lak) Akan kanı durdurmak için kullanılan bir çeşit bitki (DS. (And. 3348) ötürge: (< T. 3363. dip yaprakları rozet biçiminde bir araya toplanmış olan. ötürge) Bir erik cinsi (ST AT. MBTS. IX. Ağz. 2. çiçeği) bk. 4629) övezi: (< T. DS. ‘ömr + T. (TS. ‘ömr + T. IX. (TBAS. öz + dikeni) Dikenli. sepet yapmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. iki yıllık ve otsu bir bitkidir. IX. IX. 429”) Bir çeşit üzüm (DS. Sedum sempervivoides. “< T. IX. üvez + Ar. kırmızı çiçekli. 1744) özüllük: (< T. üvez. IX. Orta ve Doğu Anadolu bölgelerinde yetişen. 3380) . tırmanıcı ve kışın yapraklarını dökmeyen bir bitki. 220) ömür otu: (< Ar. IX. özlülük) çi özlü bir çeşit ağaç (DS. IX. 3280”) Üveyik renginde. tüylü. 3. IX. 256) öveyikbuğdayı: (< ? üveyik + T. 3334. 3363) öz dikeni: (< T. iri taneli. diken otu. “< üveyik ‘kökü belli değildir’. buğdayı. 3376) pafit: (< ? ) Asmaya benzer. ömür otu (TBAS. 3377) paflak: (< paf “ses taklidi” + T. XII. 3373) -Ppaçık: (< ? ) Ebegümeci (DS. -î. kırmızı ve küçük taneli kılçıklı buğday (DS. 3376) paçkar: (< ? ) Ormanlarda yetişen ve yaprakları hayvanlara yedirilen bir bitki (DS. sert bir çeşit buğday (DS. 220) örmece: (< T. otu) 20 cm kadar yükseklikte.: ömece) Başakları örgü biçiminde. Eren. 3378) pahe: (< ? ) Patates (DS.505 ömür çiçeği: (< Ar.

DS. çok yıllık ve otsu bir bitki. 4634. palıt. 3185) palamut meşesi: (< Yun. 507) pambılba: (< ? ) Hindiba (DS. 2449) Süpürge otu (DS. 257. 499. 2. . ana vatanı Çin ve Japonya olan. yuvarlağımsı ve parçalı yapraklı.A. TBAS. 2. Nişanyan. Eren. IX. 343) Palmiyegiller familyasından. palamudi. meyveleri kalp şeklinde. DS. 1754. sert ve pürüzlü. (And.A. III. IX. yaprak kenarları dişli olan ve kışın yapraklarını döken bir meşe türü. 3382) palamut: (< Yun. BTS. 735. 322). 3382. 3383) palmiye: (< Fr. 3388) . pölüt) Yurdumuzda yetişen meşe türlerinin uzunca. UA. -giller) Genellikle sıcak bölgelerde yetişen. 10-15 m boyunda. AA. bir yüksük içinde bulunan. balemit. Erz. AVA. 1756. -si) Kayıngiller familyasından. V. 2. palmier + T. 101. 2. Akdeniz ve Ege sahillerinde park ve caddelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir tür ağaç (kendir palmiyesi). boli. IX. palut. MBTS. Stipa hohenackeriana. 1755.: balamıt.. 547. 3. palamudi + Far. (TS. basit bir kon gövde ve bu gövdenin tepesinde yelpaze biçiminde telek damarlı yaprakları olan. IX. Ağz. III. AAT. fındığa benzeyen. çiçekleri ikili ya da dörtlü gruplar hâlinde.. erken olgunlaşan kara üzüm (DS. 1756. pelit. 3. TaS. 205. tanen bakımından zengin meyvesi. MBTS. 506) palmiyegiller: (< Fr. 128. yurdumuzun batı bölgesinde yetişen 5–10 m yüksekliğinde. DS. 505) palan: (< Far. 254. BTS. odunsu çalı ya da ağaç şeklinde. AAT. palmier < Lat. 221. (And. palaħ) 30-80 cm yükseklikte. Valonea. II. hurma ve Hindistan cevizi ağaçlarını içine alan bir familya (TS. IX. balamut.506 palak: (< ? ). 299. (TBAS.11. 3388) pamit: (< ? ) nce kabuklu. pelik. başakları süs olarak kullanılan. yaprak tabanları kalıcı. (TS. 221. (TS. Gaz. özellikle Doğu Anadolu bölgesinde yetişen. DS. ST AT. 341. 2451. BTS. DA. Ağz. KMYA. 150. 92. 314. XII. 248. pelut. bīşa + T..: palağ. pālān. T YA.

AA. 46. . IX. yoncaya benzer. 255. BTS. tohumları üzerindeki beyaz tüyler pamuk olarak kullanılan.: banbık. layan + otu) Pamuk gibi çiçekleri olan bir kır bitkisi (DS. 323). IX. 507. K A. 7. otsu ya da yarı çalımsı türleri olan bir cins. pambık. yaz kış yaprağını dökmeyen. 2. 340. 101. ETA. 2. -luk) Ormanlarda yetişen. 128. 35. dört. T YA. IX. iri taneli bir çeşit buğday (DS. 3391. (Duran. 378. panbığ. 102. 221) pancar: (< Erm. E A.. 1757. 3117. DS.507 pampara: (< ? ) lkbaharda kırlarda yetişen. (TS. DS. II. Erz. -ça) Hayvanlara yedirilen. SA.A. pammuğ. panbu + T. 223-229) pamukluk: (< Far. 3175) pamuklıyanotu: (< Far. IX. 179. pencer) Ispanakgillerden. K AT. panbıh) Ebegümecigillerden. 3389) pamuklu: (< Far. Ağz. 365. GBAA. IX. GD AT. V. pamuğ. banjar. panbu + T. 3389) pamuk: (< Far. Beta vulgaris. IX. IX. Ağz. panbu + T. -lu) Çiçeklerinin çok nazik ve yumuşak olması sebebiyle bu isim verilmiştir. 4634) pamuk otu: (< Far. sıcak bölgelerde yetişen. AVA. TaS. ülkemizde bazı türlerinin kültürü yapılan. III. 218. -cak) Sarı renkli. pambuk. panbu + T. bir yıllık. DA. 167. panbu ). vitamince zengin. AAT. UA. 3390. E A. yemeği veya turşusu yapılan. boz yapraklı bir çeşit ot (DS. KMYA. ADYA. panbu + T. yaban gülüne benzer bir çeşit küçük ağaç (DS. 3389) pamucak: (< Far. (TS. 217. panbu + T.: mancar. DS. 146. IX. beş dilimli olan. tohumlarından yağ elde edilen. 129. sütlü bir çeşit ot (DS. DS. Eren. Pembe veya beyaz çiçekli ve çalı görünüşünde bitkiler (TBAS. otu) Cistus türlerine verilen genel ad. XII. 3387. 553. 77. koza biçimindeki meyvesi üç. 3389) pamuça: (< Far. yenilen bir bitki. . 301. pambuħ. pamık. Gossypium. Cistus creticus. 313. (And. 105. 1758. (And.

MBTS. BTS. çalımsı. ETA. taç yaprakları 4–5 tane olup tüpsü ya da dilsi. 2. 1760) papatya: (< Yun. çanak yaprakları tüy şekline dönüşmüş. 3393) papirüs: (< Fr. V. (TS. (TS. iğ ağacı (TBAS. (TS.508 EYAD. basit ya da birleşik ayalı. 74. 222) panzehir otu: (< Far. 222) papır: (< ? ) Nane (DS. 2. çok yıllık ve otsu bitki. papas + Far. 279. 509) papaya: (< ng. T YA. papadia + T. -cık) Yaban pancarı (DS. UA. TaS. I. bir yıllık otsu bir bitki. 356. baharda çiçek açan. ŧā ye + T. ortası sarı kömeçli. TBAS. ülkemizde 130 cins ve 1100 kadar türle temsil edilen. 227. papadia) Birleşikgillerden. bir. 1761) . 2. otu) Küçük. papyrus < Yun. 2. 296. 188) pancarcık: (< Erm. papas + Far. IX. IX. nadiren de ağaçsı bitkiler (BTS. Cynanchum acutum. aken tipi meyveleri olan. 1760. çiçekleri idrar arttırıcı. beyaz çiçekli. 3175) papatyagiller: (< Yun. banjar + T. banjar + T. papaya. K AT. -ı. sütlü ya da sütsüz. 345) Bir tür meyve (TS. Matricaria chamomilla. IX. DS. “< Yun. II. 160. 137. centiyane (TBAS. 222. 509. iki ya da çok yıllık. ZBK A. -giller) Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı. 222) papaztakkesi: (< Yun. külāh + T. SA. otu) bk. Nişanyan. otsu. 3390) pancar otu: (< Erm. pād-zehr + T. TaS. K A. çiçekleri bir kapitulum üzerinde bulunan. papas. taç yaprakları beyaz. iştah açıcı ve haricen yara iyi edici olarak kullanılan. -si) bk. 20–50 cm yükseklikte. 3393. 129. iğ ağacı (TBAS. 1761) papazkülahı: (< Yun. kökü zehirli. 3. 231.) Papirüsgillerden. Cyperus papirus. 307. 274. 2455”) bk. Nil kıyılarında yetişen bir bitki.

sarı çiçekli. parmak + üzümü. IX. 3402) . 3397) parlak mantar: (< T. 1770) parpar: (< par + par “ses taklidi söz”. örneği papirüs olan otlu bitkiler familyası (TS. değersiz tütün (DS. 223-229) pardinç: (< ? ) Taze fasulye (DS. Ağz. “< ET. MBTS. -lık) Meyveleri yuvarlak metal paralara benzediğinden “paralık” denilmiştir. 222) parmak üzümü: (< T. pāre + T. (And. IX. paprika) Acısı az bir çeşit kırmızı biber (TS. 2. 2465) ri yapraklı. geniş yapraklarından yemek yapılan bir çeşit bitki (DS. 1761) papra: (< papra < ? papura “kökü belli değildir”. 3. parlak + Yun. Sonbaharda çayırlarda yetişir. 3. MBTS.: parlacuħ) Sulak yerlerde yetişen. IX. IX. parla(k)cık). 3394) paprika: (< ng. Nişanyan. 222) partal: (< kökü belli değildir. 222) parşen: (< ? ) bk. MBTS. yer fesleğeni (TBAS. IX. erŋek parmak.509 papirüsgiller: (< Fr. 2. Yenen türlerdir (TBAS. -lama) Kırlarda yetişen. 3396) parlacık: (< T. 2464) bk semiz otu (TBAS. 2. 3394) paralık: (< Far. yaprakları ıtır yaprağı biçiminde ve güzel kokulu bir bitki (DS. (Duran. 348”) Uzun taneli bir üzüm türü (TS. -giller) Bir çeneklilerden. 3. 1761) papurtlama: (< ? papurt + T. Medicago orbicularis. Eren. 325. 2456) Eğrelti otu (DS. papyrus + T. manitari) Hygrophorus türlerine verilen genel ad.

3403. I. Uromyces. manitari + T. II. Begonia feasti. 2. 3406) patamak: (< ? ) Olmamış incir (DS. MBTS. 2. IX. buğdaygillerde ve baklagillerde pas hastalığına sebep olan mantar. (And. 3408) . (And. çādar + T. yavşanı). yaprakları yeşil. -ı. 3407) patanak: (< ? ). iri gözenekli. 2466”) Pas mantarıgillerden. IX.DS. -ı + -giller) Bitkilerin üzerinde yaşayarak pas denilen lekeler yapan asalak bir mantar takımı (TS. 1775. Ağz. IX. MBTS. (BTS.: apar yavşanı) Yavşan otu (DS. 3405) paşaçadırı: (< ? paşa + Far. genellikle kaplama olarak kullanılan değerli bir mobilya ağacı (TS. 285) pas mantarı: (< ? pas + Yun. 1774) pas mantarıgiller: (< ? pas + Yun. 3. gümüş. -ı) Begonyagillerden. üstü koyu yeşil. 1774) paşa ağacı: (< ? paşa + T. Sanseviera. 2469) Birleşikgillerden. IX. 2. 1775) paşakılıcı: (< ? paşa + T. yer fesleğeni (TBAS. ağacı) Kerestesi açık sarı. IX. 514) pat: (< ? pat. manitari + T. 3. Ağz. “< pas ‘kökü belli değildir’. kasımpatına benzeyen bir çiçek (TS. 463. 222) paryavşanı: (< ? par + T. (TS. 2. DS. 2. rizomlu bitkiler. beğendi) Kasımpatı (DS.510 partem: (< ? ) bk. 1775) paşabeğendi: (< ? paşa + T. DS. gövdesi sürünücü ve etli bir süs bitkisi. gri şeritli. kılıcı) Zambakgiller familyasından. (TS. kalp biçimindeki yapraklarının altı kırmızımtırak. yeşilimsi renkte.: badanak) Ispanağa benzer bir çeşit bitki (DS.

patalak. toprak altı yumruları sebze olarak kullanılan. kalın saplı. 2. BTS.Y. 514. patelek. IX.: batlangoz. GBAA. KYA. IX. uzun. (And. Kırmızı ve beyaz çiçekli bir çeşit gelincik (DS. 466.. bk. Ağz. II. III. Ağz. 12. 2. padılcan. batlican. IX. mor ya da siyahımsı bakka tipi meyveleri olan ve kültürü yapılan. (And. 3411) patlangıç: (< T. Ağz. BTS. patlankuç) Mürver ağacı (DS. otsu bir bitki. (And. DS. DA. küçük yapraklı bir ağaç. 42. II. DS. 2. Erz. 4441. . AVA. (TBAS. 66. 376. DS. pıtana. patatis. DS. 327) patiçi: (< ? pat + T. 3411) patlak: (< T. patlıçan. ADYA. (TS. pıtına) Patlıcangillerden.. IX. III. III. IX. 223) patates: (< t. Çalı. 158. yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki. 207. Solanum tuberosum. balcan.A. 307. 38. otu) Meyveleri balon gibi şişkin olan. 92. 158. AAT. E A. 340. Solanum melongena. patata < Amerika yerlilerinin dilinden. funda. . Krş. ETA. patana. yuvarlaksı. baldırcan. XII. bayincan. patıko. 364. batcan. (And. 1776. XII. iri taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS. çok yıllık. (TS. Ağz. 3412) patlıcan: (< Ar. bādingān). EYA. DS. 571. 3. 3470) patlangaç: (< T. 65. ülkemizde geniş alanda kültürü yapılan. patele. patlangaç).: pata. 4. 127. BÜYA. IX. 3410) patküt: (< pat + küt “ses taklidi söz”) Kasımpatı (DS. 256. patlangıç) 1. 549. çiçekleri tekli. 3408. 205. 502. patdis. II. patlangaç.A. AAT.. AA. 248. patlak). 1778. DS. 3377. 2. baldıcan. çi boş dallarından mekik yapılan. patlican) Patlıcangillerden. 251. 234. 247. TS. II. Coluteocarpus vesicaria. 274. TAYA. tek yıllık. Erz. 1776). 102. badımcan. II. 76.: portlak) Yuvarlak.A. 167.A. 149. beyaz ya da pembe çiçekli. ETA.. beyaz çiçekli ve tüysüz bir tür.: badılcan. içi) Taze fasulye (DS. KMYA. Gaz. T YA. IX. patlangıç. 514. DS. otsu. . bādincān < Far. 3411. patatiz. 443.511 patarık otu: (< ? patarık + T. 4652. pıtata. 207.

167. MBTS. katmerli sümbüle benzer. DS. lâleye benzer ak çiçek açan. Krş. 2. 501) patpat: (< Ar. 53. 464.. bıyam. örnek bitkisi patlıcan olan. XII. 103. KMYA. IX. 1778. 570) patpat otu: (< Ar.. 293). bādingān + Far. DS. ışınsal simetrili. payem. ülkemizde 9 cins ve 25 türle temsil edilen. UA. 1780) . yuvarlak meyveli. TAYA. Ağz. 3412) patpatik: (< ? ) Mürver ağacı (DS. 2. encīr + T. 145. Ağz. biber. batbit) Kökü yumru şekilde şişkin. TBAS. 69. sap tarafı sivri. 2473). III.. 307. 60) patlıcangiller: (< Ar. K AT. II. ağız tarafı geniş. 4640. içine domates. 44. II. zehirli bir çeşit bitki (DS. baŧbāŧ . yaprakları almaşlı dizilişte.: bayam. GD AT. (And. 227. bādincān < Far.: balcan inciri) ncirin. 104. GBAA. (And. 514) patlıcan inciri: (< Ar. 94) patlıcan çiçeği: (< Ar. XII. 463. K AT. 264. 184. 189. (And. 158. bādincān < Far. bādām.Y. Doğu Anadolu’da yetişen bir bitki (TS. çanak ve taç yaprakları 5 parçalı ve parçaları birleşik. otu).A. uzun yapraklı. TBAS. ovaryum üst durumlu. Ka. batbat. baŧbāŧ + T. çiçekleri er dişi. çiçeği) Patlıcan çiçeği (Aksan. (And. 2. 267. bādingān + T. piyam) bk. -giller) ki çeneklilerden. paya.: badbad. badem (TS. 2. 12. 1779. -i). bādincān < Far. iri ve mor bir türü (TS.A. patates. Tietze. tütün gibi birçok bitkiyi alan bir familya (TS. 1778. bayan. 44) patpatanak: (< ? ) Baharda dağlarda yetişen.Y.: batbat otu) Küçük. 3. Türkçenin Gücü.A. KBAYA. Ağz. kokusuz bir çiçek (DS. bādingān + T. Ağz. BTS. 4639) payam: (< Far.512 Gaz.

ST AT. hekimlikte kullanılan çok yıllık ve otsu bir bitki. yapraklarında ve öteki bölümlerinde çok acı. < Blg.. (yaban pancarı. (TS. 2480”) Kızıldeniz’in Afrika ve Asya kıyılarında yetişen ve kışın yapraklarını dökmeyen. DS. ağacı. belesān. 3418. pezza. yaprakları sebze olarak kullanılan. beze. 587. pezi. 257. Krş. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir.: pepük) Sancı dindirmekte kullanılan. 3418) peçelması: (< t. DS. pāzı. 444. başı) Pancar yaprağı (DS. Commiphora opobalsamum. 224) pelesenk ağacı: (< Far. MBTS. II. peçe + T. pazik. 3439. değerli kerestesi kahverengi. 2. pelin. pāzı + T. balluŧ. 1782. 224) pelit: (< Ar. (TBAS. gürgene benzer bir çeşit bitki (DS. 352. 328) Birleşikgillerden. 224) . Tohumlarından yağ elde edilir ve tohum unu lezzet vermesi için ekmek ununa karıştırılır. ıtırlı bir madde bulunan. 3417) pebik: (< ? ). 515. 2477) 40–150 cm yükseklikte. 100 cm kadar yükselebilen. (TBAS. 650. 224. 1786. IX. 3194) pazıbaşı: (< Far. pelinos ~ Slav. bir ya da çok yıllık otsu bitki. belesān + T. 3. Eren. V. (TS. pelyn. 2. hatta vişne çürüğü olabilen. bir yıllık. DS. 3419) pelemir: (< kökü belli olmayan kelime yabancı bir dilden gelmiş olmalıdır. 1.: bazi. 3427) peçek: (< peçe < t. 4641. Nişanyan. (And. BTS. palamut (TBAS. Eren. tüylü ve pembe çiçekli bir bitkidir. 2. Cephalaria syriaca. TaS. Beta vulgaris varcicla. Artemisia absinthium. Anthriscus nemorosa. 3.Y. mor veya esmer. XII. (TS. Eren. 1786) pelin: (< Yun. Ağz. IX. MBTS. IX. 329) bk. Ağz. 3417. TBAS. MBTS. elması) Yazın yetişen kırmızı renkli bir çeşit elma (DS.A. DS. IX. pezük) Ispanakgillerden. (And.513 pazı: (< Far. IX. doğramacılıkta kullanılan bir ağaç. 493. “< Far. 323) 100 cm kadar yükselebilen. çok yıllık. 327). yabanî ıspanak).

(TS. 522) peygamber ağacı: (< Far. 3427) pepir: (< ? ) Kuş üzümü (DS. (TS. IX. XII. 3. IX. çobanyastığı da denilen bir bitki (DS. IX. 3429) perese: (< kökü belli değildir. IX. MBTS. (DS. 224) perpir: (< ? ) 1. 3437) .) Patlıcangillerden. pey ām-ber + T. Kuş üzümü. 3427) perdeben: (< Far. 2. kuş. çeşitli renkte çiçekler açan. 2484”) Hindibaya benzer bir ot (DS. 3. IX.514 pençer: (< ? ) Ebegümeci (DS. 3428) peren: (< Far. “< pepe ‘ses taklidi kelime’. reçinesinden gayakol çıkarılan bir ağaç. diken) bk semiz otu (TBAS. 3434) petunya: (< Fr. 2495) Su yosunu (DS. MBTS. 2488) Fidan (DS. kokulu bir süs bitkisi. peren. küçük taneli pekmez üzümü. 3. 1797. Antil Adalarında ve Vanezuela’da yetişen. buğdayı) Yabanıl buğday (DS. MBTS. IX. 10-15 m yükseklikte. DS. ağacı) Yabani kimyongillerden. kışın yapraklarını dökmeyen. Petunia. pesį n. 4643) perpertiken: (< Far. 3431) pesin: (< Far. 3425) pepekuş: (< pepe + T. 2. BTS. Guaiacum of cicinale. 2. 1798) peygamber buğdayı: (< Far. perver + T. Kara ya da beyaz. IX. MBTS. 3. 3431. Güney Amerika kökenli. petunia < Lat. IX. IX. 2487) Gri yeşil renkli ve tüylü. pey ām-ber + T. perde + bend) Bir çeşit çiçek (DS.

Ağz. (TS. 49. p’sat. Bombax criodendron. 1798. dikeni) bk. Zosima absinthifolia. DS. Nişanyan.: puşat) ğde. (TS. IX. üzümü) Bağcılarca da beğenilen. IX. 3448) . 2. IX. 333). kalın köklü. çok yıllık bir kış sebzesi. Eren. E A. kışın yapraklarını dökmeyen bir tür meşe çalısı. 225) pırasa: (< Yun. prinari. pırısa. 12. AAT. otu) 30–100 cm yükseklikte. parasa. 332) Kayıngiller familyasından. DS. Karadeniz Bölgesi’nde doğal olarak yayılış gösteren. -lak) Mantara benzer bir çeşit bitki (DS. beyaz ve parlak olan kavak ağacı (DS. soğanlı. Eren. < Yun. 669. belemir. IX. 3443) pıslak: (< pıs “ses taklidi” + T. DS. 2. 111. Centaurea cyanus. 1800.515 peygamber çiçeği: (< Far. 357. 4654. purasa) Zambakgillerden. 2. IX. Nişanyan. 3447) pışat: (< Erm. DS. Quercus ilex. 3464) pırpılkavak: (< ? pırpıl + T. 3438) peynir ağacı: (< Far. kavak) Yaprakları küçük. (And. K AT. (TS. 2. AA. (And. (TBAS. prason. yabanıl iğde (DS. 1799) peynir otu: (< Far. TAYA. bir çeşit tatlı. XII. 357. penį r + T. prason. 2. 1799. Ağz. 184. BTS. 283. purnari/prinari = EYun. Eren. çiçeği) Mavi kantaron. BTS. çok yıllık. 42. 1798) peygamber üzümü: (< Far. 10–15 m kadar boylanabilen. deve dikeni (TS. IX. < Yun. penį r + T. VII. SA. 2285. pirısa. II. iri üzüm (TS. 114) pırnal: (< Yun. pey ām-ber + T. . pey ām-ber + T. kozalarında kısa lifli pamuk bulunan ağaç. 155. ZBK A. horansa. haransa. otsu ve sık tüylü bir bitkidir. pey ām-ber + T. DS. 1798) peygamber dikeni: (< Far. (TS. gövdesi ve yaprakları sebze olarak kullanılan. EYA. tropikal bölgelerde yetişen. 3395. 524. DS. 2. prīnos.: bırasa. 134. Allium porrum. 524. ağacı) Ebe gümecigillerden. 2408. praso = EYun. 332).

beççe < beçe + Yun. Ağz. 2507”) Bir mantar türü (AA. 588. 3452) pimpiri mantarı: (< ? pimpirik + Yun. UA. IX. buturgak. batırgan) bk. Ağz. II. 226) pıtpıt: (< pıt + pıt “ses taklidi”) Patates (DS. IX. (And. 129. 3449. ETA. 402). I. 3454) . IX. 87. MBTS. 226) piçgül: (< Far. IX. Tietze. pıtraklı otu). 2. 2506) Bezelye (DS. 722) pıtraklı otu: (< T. bir yıllık. 3493. piş + pişik) Tazeyken kavrularak yenilen. Çam ağacı. 4648) pik: (< ng. 524. yeşil yapraklı. pıtırah. ST AT. (And. IX. bıtrak. DS. beççe < beçe + gul) Yaban gülü (DS. Çam fidanı. 3450) pıtrak: (< ET. ekinler içinde biten. -ı. MBTS. pig. kráno) Kızılcığa benzeyen bir çeşit ağaç (DS. dikenli bir ot (DS. “< pimpirik/pinpirik ‘kökü belli değildir’. 3. IX. 806. (TBAS. pıtrak (TBAS. XII. BTS. II. 3. 3449. çam sürgünü (DS. pıtraklı + otu) bk.: bıtırak. nār) Nar ağacı ve meyvesi (DS. IX. pıtırak) Papatyagiller familyasından. Xanthium. bıtırık. 161. pıtrak (TBAS. otsu bir bitki. 3451) piçkiren: (< Far. 150) pinar: (< pinar < Far. 226. -ca). DS. (pıtırgan. manitari + T. meyveleri dikenli ve yapışıcı olan.: pitirca) Baharda açan koyu pembe renkli bir çeşit çiçek (DS. 3448) pıtırca: (< pıtır “ses taklidi” + T. 3464) pıtırgan: (< T. DS.516 pışpışik: (< T. 3448) pıta: (< pıta < pıt “ses taklidi”) 1. IX. TaS. IX.

140. IX. Gaz. Tietze. 234. 2509) pirelik: (< T. IX. 3. 699) pirenyavşağı: (< Yun. 2. 90. XII. prinos. ADYA. Tietze. IX. 3388”) Kaynatılarak suyu içilen. DS. II. 2. BTS. pirem. 5. bürge ‘pire’. püren.517 pinpakla: (< T. kökünden kömür yapılan küçük bir ağaç (TS. 3456) pipo çiçeği: (< t. KBAYA. 526. AVA. birinc. Hanımeline benzeyen beyaz çiçekleri güzel kokulu. 1805. (oltu otu). kasımpatına benzer. III. pırınç. DA. pį r. MBTS. çok yıllık. Pyrethrum. 2. Çam yaprağı (DS. 3458) pirinç: (< Far. Eren. Tanacetum coccineum.. yavşağı. MBTS. pirelik) Papatya (DS. pippo < Lat.: birem. EYAD. Sebze yaprağı. 199. 2508) Fidan (DS. “< yavşak < yapış-ak. 2507) 1. süpürge otu. 226) pir: (< Far. EYA. 557. 87. 613. pį rāste “süslenmiş. 353). 4. 3458) piren: (< Yun. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. bā ilā) Bezelyeye benzeyen bir çeşit bakla (DS. Eren. piriş) Buğdaygillerden. 334. 72. çok yıllık bitki. IX. (MBTS. çiçeği) bk. loğusa otu (TBAS. 2. MBTS. 3. Ağz. 2. 3498. DS. prinos + T. Havuç yaprağı. piriç. Ağz. IX. 208.Y. bin + Ar.A.: birinç. Ka. otsu. Clauson. (And. 3. 3458. ETA. Oryza sativa. 269. AAT. 3. 4649) pire otu: (< T. 109. IX. 341). 1805. 3458. Zeytin yaprağı. 247. 406”) ki çenekliler sınıfının birleşikgiller familyasından. 3. (And. . BÜYA. Asma yaprağı. kökleri bol su içinde yetişen bir bitki ve bu bitkinin besin olarak kullanılan tanesi. + T. “< ET. 168.A. (TS.. pürene) 1. pire + otu) Yaklaşık 25-50 cm yükseklikte. parçalı yapraklı. soluk veya koyu pembe çiçekli bir bitki. 91. pirinc. 229. 3457) pirekapan: (< T. güç verdiğine inanılan bir çeşit eğreltiotu (DS. nezle otu. pirinş. pire + kapan. 282. IX. beyaz çiçekli. K A. DS. 226. TBAS. 1834. (TS. 111. donatılmış”. DS. 362. bazı türlerinden böcek öldürücü bir toz elde edilen. 3457) pirasit: (< pirasit < Far. II.

Onobrychis argyrea. 3463) . iki yıllık. 91. 314. otu. 9 mm kadar uzunlukta. tarla ve yol kenarlarında kendi kendine biten bir tür arpa. “< pisi pisi ‘ses taklidi söz’. IX. pisiktetiği (TBAS. semiz otu (DS. 66. 202) pitana: (< ? ) Patates (DS. üzeri sık tüylü. TBAS. 1806. XII. T YA. 12. 2. ST AT. 3461) pişot: (< ? ) ğde (KBAYA. TAYA. kuvvetli kokulu. Cynoglossum officinale. 3459) pisar: (< ? ) Asalak bir çeşit ot (DS. 2510”) bk. taşağı. Eren. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. 258. (TBAS. Nepeta racemosa. IX. koyu kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 566”) Çok yıllık. (TBAS. 493. koyu mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. K AT. 136. Tietze. çok yıllık. pisiktetiği (TBAS. Krş. 40 cm kadar yükseklikte. 218. 251. 335) bk. 3. 227) pisiktırnağı: (< pisik + T. IX. -i) 80-100 cm yükseklikte. 376) pirpirim: (< Dankoff’a göre Ermeniceden alınmıştır ‘Erm. KYA. 181. 227) pisi pisi otu: (< pisi pisi + T. 444. MBTS. IX. 227. MBTS. 2511”) Buğdaygillerden. otu) 25-50 cm yükseklikte.. KMYA. 227) pisik otu: (< pisik + T. 10-45 cm yükseklikte. “< ET. (TBAS. 217. taşak ‘taş + -ak’. 33. OAAD. batıcı tüylü. DS. 3461) pisiktetiği: (< pisik + ? tetik + T. 4649) pisikcırnağı: (< pisik + T. 46. 111. 227) pisko: (< ? ) Böğürtlen (DS. “< pisik ‘ses taklidi kelime’. parparam’.A. p’rp’rem < Far. SA. tırnağı. Tohumları yenir. Meyve küremsi şekilli.518 275.Y. Hordeum murnium. tırnağı) bk. (TS. 227) pisiktaşağı: (< pisik + T. 3. 158.

536) portakal: (< Fr. kırmızı ve etli kozalaklı. ancak çok fazla çiçek tozu oluşturarak böcekleri çeken çiçek (BTS. 3475. 4651. mahlep (DS. portakıl. DS. KBAYA. BTS. 1818. kışın yapraklarını dökmeyen. ETA. Erz. BTS. kötü mantar (DS. 20 m kadar boylanabilen. 2521) Kırlarda biten içi dolu. 536) porsukgiller: (< T. toparlak veya söbe. IX. -luk + çalısı) Dikenli bir çeşit ot (DS.519 piyaz: (< Far. IX. 2. XII. 131. 3437) pocğı: (< ? ) Yaprakları hayvanlara yedirilen bir orman bitkisi (DS. her dem yeşil bir ağaç ve bu ağacın kırmızıya çalan sarı. 83. Ağz. Nişanyan. borsmuk. 131) porukluk çalısı: (< ? boruk + T. MBTS. 2. IX. Taxus baccata. 85. portahal. porsuk + -giller) Açık tohumlulardan. potukal) Turunçgillerden. kabuğu güzel kokulu meyvesi.: pervaz) Soğan (DS. 168. 3470) porsuk ağacı: (< T. meyvelerinin üzeri aril denilen etli bir tabaka ile kaplı olan. portekel. porsuk + ağacı) Porsukgillerden. her dem yeşil. ülkemizde adi porsuk türü ile temsil edilen bir familya (TS. 1817. örneği porsuk ağacı olan.: portağal. DS. 338. E A. 1818. . 531) ponpaz: (< ? ) Nevruz çiçeği (DS. DA. OAAD. IX. piyāz. yapraklarında reçine kanalları olmayan.A. portugal “Portekiz”). 359). 3471) . portikal. III. ST AT. 3468) porsuk: (< ET. 226. 193. II. 3464) pohur: (< ? ) Kabuğu yakıldığında güzel kokan bir bitki. (TS. 3467) polen çiçeği: (< Lat. Pollen “ince un” + T. IX. 228. 3. IX. ovülleri 1-2 tane olgun tohum veren. Akdeniz ülkelerinde yetişen. 260. Ağz. BTS. 2. K AT. 536. 613. ADYA. (And. TBAS. yaprakları iğne biçiminde. IX. zehirli bir orman ve süs ağacı. 274.. çiçeği) Bal özü oluşturmayan. Citrus aurantium. (TS. ülkemizde park ve bahçelerde yetiştirilen. (And.

229) pun: (< ? ) Yabanıl nane (DS. būy) Tohumları kırmızı bibere benzeyen. otu) Yapraklarından kara boya elde edilen bir çeşit ot (DS. 3492) . poy (DS. “< posa “kökü belli değildir”. IX. DS. IX. IX. otu) bk. (TBAS. 228) pukiç: (< ? ) bk. 2532”) bk. 3481) pucda: (< ? ) Fide (DS. XII. bir yıllık. -lak. manitari + T. 4654) puta: (< Far. 2522) Kuruyunca toz gibi ufalanan bir çeşit mantar (DS. fesçitarağı (TBAS. but ‘put’tan (?). Kuzey Anadolu bölgesinde yetişir (TBAS. 339) 20-60 cm yükseklikte. būy + T. 3. 3476) pöstük: (< ? ) Erik (DS. IX. 10-15 cm yükseklikte. 228) potuotu: (< ? potuk + T. manitari + T. MBTS. -ı. -ı) Lycoperdom türlerine verilen genel ad. 2. 3476) poy otu: (< Far. 3. 2535) Çam fidanı (DS. 3482) puf mantarı: (< puf + Yun. karabiberle karıştırılarak pastırma çemeninde kullanılan bir bitki. IX. 3. 3472) pos mantarı: (< Far. IX. MBTS. Sarı renkli boyar madde elde etmek için kullanılır. (TS. Trigonella joenumgraecum. çemen otu. IX. 1822. 228) potuk: (< kökünü bilmiyoruz. Polygonum bellardii. pos mantarı (TBAS. 3476) poy: (< Far. “< puf ‘ses taklidi kelime’. MBTS. otsu ve tüysüz bir bitkidir. pūst < post + Yun.520 posalak: (< ? posa + T. Eren.

Çam. Yaz kış yapraklarını dökmeyen. lâdin ağaçlarının iğne gibi ince yaprakları. 3494. Bodur ardıç ağacı (TS. MBTS. IX. 3505) . 2. 3500) -Rradika: (< Yun. 2553) Bir nevi ottur (AAT. MBTS. 3. 251) rasat: (< Ar. 1833. IX. parparam + Yun. 3499) pürpürüm mantarı: (< Erm. bürçük. IX. 1838) rafya: (< ng. 60-70 yılda bir en görklü tek çiçeğini veren bitki (TS. iri gövdeli. ardıç. 3494) pürçüklü: (< T. raśad. IX. 1834) pürpürü: (< pür + pürü “ses taklidi”) Bir çeşit ısırgan otu (DS. MBTS. 371. bürçek < bür-. Taraxacum officinale. 1833) pülü: (< ? ) Süpürge otu. uzun yapraklı palmiye. 357”) hlk. Havuç (TS. çok yıllık bir bitki. radikia. 2.521 puya: (< ? ) And dağlarında yetişen. p’rp’rem < Far. 3. IX. 4. 2. Raphie. DS. (TS. 3499) pürüpürü: (< pürü + pürü “ses taklidi”) Çam fidanı (DS. IX. 3. 2. 229) pünpürün: (< ? ) Patates (DS. “< ET. 3. rami “Malezya dilinden”. pur. 1840) rambil: (< ng. IX. funda (DS. 3. 2555) Fide (DS. Çam ağacı. 2543) Yaprakları salata olarak yenen baharlı. pürçekli. -ı) lkbaharda ormanlarda yetişen bir çeşit mantar (DS. MBTS. 2. 3494) pür: (< Far. TBAS. raffia “Madagaskar yerlilerinin dilinden”) Afrika ve Amerika’da yetişen. manitari + T. nohut büyüklüğündeki meyvesi acı olup yenmeyen bir orman ağacı. Clauson. 2536) 1. Nişanyan. 2. (TS.

rāzi į ). renk otu (TBAS.: rızaħı) Kalın kabuklu. 230) reyhalaya: (< ? ) Bir çiçek adıdır (K AT. Datisca cannabina. 343) reyhan: (< Ar. yaprakları iplik biçiminde parçalı hoş kokulu. 1847) ravent: (< Far. TBAS. 2. baharlı meyveleri anason gibi yemeklerde ve bazı içkilerde tat verici olarak kullanılan. (TBAS. 2. 1-2 m yükseklikte. 230) renkli ot: (< Far. uzun iri taneli bir üzüm cinsi (MBTS. 1. 1848) razakı: (< Ar. Rheum officinale. Van bölgesinde iplik boyamak için kullanılır. 3.5 m yüksekliğinde. 2. (TS. kökü sürgün kesici olarak kullanılan ağaççık. beyaz çiçekli. (TS. Feoniculum vulgare. 2560. reng + T. basit yapraklı. otu) 1-2 m yükseklikte. 2. 251) renk otu: (< Far. IX. tohumlarından kandil yağı. 230. 1860) rezede: (< Lat. çiçeklerinden sarı boya çıkarılan otsu bir bitki. 231) . 249. çok yıllık. otsu ve özel kokulu bir bitki. reyĥān) Fesleğen (TS. -li + ot) bk. ratanhia “Peru dilinden”) Kara buğdaygillerden. çıplak ve bileşik yapraklı otsu bir bitkidir. 1860. Krameria triandra. çok yıllık ve otsu bir bitki. rāvend) Karabuğdaygillerden. (And. (TS. Reseda luteola. reseda) Muhabbet çiçeğigillerden. Ağz. sarı çiçekli. DS.522 ratanya: (< Fr. çıplak. 344) Maydanozgillerden. 1-2 m yüksekliğinde. 1860) rezene: (< Far. 20-40 cm yükseklikte. rāziyāna. hekimlikte gaz söktürücü olarak yararlanılan çok yıllık. (TS. 2. AAT. büyük yapraklı. 3506) riyo: (< ? ) Sphagnum türlerine Doğu Karadeniz bölgesinde verilen genel ad (TBAS. reng + T. Eren.

saban + kıran. BTS. (DS. sebze olarak bahçelerde yetiştirilen. çok yıllık. śabr + T. turuncu sarı renkli ağaç. sarısabır (TBAS. 2. darı (TBAS. otu) Karanfilgiller familyasından. 232) sabun otu: (< Ar. śabūn + T. ruca) Turpgillerden. 146) -Ssaat çiçeği: (< Ar. 1874) saat otu: (< Ar. 566. 3507) saçak darı: (< T. çiçeği) Sabun otu. kokulu ve otsu bir bitki. (TS. TBAS. 2. 1877) sabun çiçeği: (< Ar. TBAS. çiçeği) Bir tür çiçek (TS. (TS. 231. 3. Eruca sativa. TBAS. bitki) bk. 2. -lık) bk. 2. 1875) sabankıran: (< T. beyazımtırak veya sarımtırak çiçekli. DS. çöp bitkisi (BTS. (TS. 2. ruderal + T. parçalı yapraklı. otsu bir bitki. 563) ruderal bitki: (< Lat. beyaz ve pembe çiçekli. çöğenotu. X.523 roka: (< Lat. 3507. 1877. Saponaria officinalis. 2. X. Nauclea didemichii. MBTS. yaprakları salata gibi yenen. Sapindaceae. 20-40 cm yüksekliğinde. çok yıllık. idrar söktürücü olarak da kullanılan. 232) sabahyıldızı: (< Ar. BTS. śabāĥ + T. (TS. śabūn + T. otu) bk. iğnelik (TBAS. saçak + darı) bk. sā’at + T. 232) sabun ağacı: (< Ar. 2615”) Kayışkıran (TS. otsu. “< saban < sap+an. 1864. 232) . yıldızı) Afrika’da yetişen sert ve kaba dokulu. Saponaria officinalis. 1875) sabırlık: (< Ar. 232. sā’at + T. ağacı) Öz suyu köpüren ağaçlara verilen ad. 30-70 cm yükseklikte. śabūn + T.

-ı) Çamgiller familyasından. ülkemizde de kültürü yapılan bir ağaç türü. TBAS. TBAS. 233) safran çiğdemi: (< Ar. -ı) Clavaria ve Ramaria türlerine verilen genel ad (TBAS. sakal + T. ıslayan) Çok tatlı bir çeşit sulu armut (DS. 232) saçkıl: (< T. 3517) sakalçürüten: (< ? T.524 saçak mantarı: (< T. (BTS. za’ferān + T. MBTS. Pinus maritima. (TS. 2. 1882. sāĥil + Ar. 3517) sakal otu: (< ? T. manitari + T. safran (TBAS. şam’ + T. 233) . 3. MBTS. sakal + T. saç + kıl) ri darı (DS. 2643) Mantar (DS. za’ferān + çiğdemi) bk. 568) sahran: (< ? ) Altın sarısı renginde bir çeşit buğday (DS. baharda mor renkli ve büyük çiçekler açan. MBTS. -lak. lokum ve ilaç yapımında kullanılan. Eren. asıl vatanı Güneybatı Avrupa olan. safran (TBAS. soğanlı ve yumrulu bir kültür bitkisi. sağır + kulak. 2644”) Bir çeşit sulu şeftali (DS. yaprağı kavak yaprağına benzeyen bir çeşit ot (DS. 388) Süsengillerden. za’ferān. 348”) Tarlalarda ekin arasında biten. 40 m kadar boylanabilen. 3509) safran: (< Ar. 190) safran çiçeği: (< Ar. 2630. X. 3517) sakalıslayan: (< ? T. X. çiçeği) bk. sakal + T. 350. Crocus sativus. ZBK A. X. iğne yapraklı. 232. “< Ar. X. “< Eski çağlardan başlayarak kullanılır (sakal). sahillerde yetişen. 3517. X. her dem yeşil. sağır < saŋır < saŋar ‘tek kulaklı’. 3. 3516) sakalak: (< Ar. X. saçak + Yun. 3513) sahil çamı: (< Ar. 3. otu) Dereotu (DS. X. Eren. Nişanyan. safran. saka + T. “< T. çürüten. 233) sağırkulak: (< T. 20-30 cm boyunda. sa y > sa ā.

< Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. 351”) Antep fıstığıgillerden. 3518) sakız ağacı: (< T. X. 2. yüzyıldan beri kullanılmakta olan kelimenin kökü belli değildir’. MBTS. sakızlık –1 (DS. otu) Yuvarlak başlı. 1892) sakız enginarı: (< T. Ege ve Akdeniz bölgelerinde yaygın olarak yetişen. 3519) sakız dikeni: (< T. 3518. kenarları düzgün. Eren. TBAS. 2. kışın yaprak dökmeyen. bodur bir ağaç. sakızlak) bk. 3. (sakızlık). 2. (And.: saħarca) Çiğdem (DS. sakız + Yun. (TS. 1892. Orta Türkçede sağız. Cucurbita pepo. sakız + ağacı. Nişanyan. 233. 2645”). (TaS. (TS. 3256) sakız baklası: (< T. V.525 sakarca: (< ? sakar + T. bā ilā + T. X. Dorycnium. AA. sakız + kabağı) Sebze olarak kullanılan kabak. 1-5 m yükseklikte. Eski Kıpçakçada da sakız olarak kullanılır. sakızdırık) bk. sakız + dikeni) Sakız çıkarılan bir tür diken (TS. “< ET. sakız biçimleri geçer. sakız + Ar. ankinára + T. 1892) sakız kabağı: (< T. pembe veya beyaz çiçekli çalı tipi bir bitki. -ı) Yaprakları sivri. “< sakar ‘XIV. meyvesi üzümsü ve yağlı. 2. Ağz. 389. Kökünü bilmiyoruz. 2. 2. -sı) Uzun ve ince. 1892) sakızlak: (< T. X. sakız. 1890) sakava: (< ? ) lkbaharda çıkan çiçekli bir ot (DS. ca. 150) sakar otu: (< ? sakar + T. çok lezzetli turfanda bakla çeşidi (TS. 233) . Pistacia lentiscus. 1892) sakızdırık: (< T. menengiç (TBAS. lezzetli bir enginar türü (TS. (TS.

3520) sakızözü: (< T. 3519) sakız otu: (< T. Clauson. Gövdesi yapışkan olan ve bu nedenle de üzerine küçük sineklerin yapıştığı türlere sinekkapan. saksı + güzeli. fıstık tadında bir çeşit sakız ağacı. salata ‘tuzlanmış şey. salep (TBAS. otu) bk. (TS. Hindiba (DS. sa‘leb. 3. MBTS. (salep otu). sa‘leb + T. salep gibi bitkileri kapsayan. X. kökünden sakız alınan bir bitki (DS. 2. 390”) Hıyar (TS. “< t. Ophrys ve Dactylorhiza türlerine veya bu türlerin. X. vanilya. venüsçarığı. 3. orkide. 3520) saksıgüzeli: (< T. 1897) salkım çiçeği: (< T. Çitlembik de denilen. yaprakları etli. tek çeneklilerden bir familya (TS. sa‘leb + T. 2654) Bazı Orchis. salepgillerin örnek bitkisi. Nişanyan. -lık. haşlandıktan sonra kurutulmuş olan yumrularına verilen genel ad. “< sarkım < sark-. Cotyledon umbilicus. (TS. 826”) Akasya (TS. 1896) salep otu: (< Ar. 1895) salep: (< Ar.526 sakızlık: (< T. sakız + özü) Böğürtlen (DS. salata + T. 2. salkım + ağacı. 234) salepgiller: (< Ar. çiçekleri başak biçiminde bir süs bitkisi. “< T. 2650”) Dam koruğugillerden. 1893) salatalık: (< t. salkım + çiçeği) Silene türlerine verilen genel ad. X. -giller) Güzel çiçekli. 1897) salkım başak: (< T. sakızlık) 1. 1896. saksı ‘kökü belli değildir’. 2. mercimek büyüklüğünde meyveleri burukça. salata’. 2. sinekkıran. 235) . 2. MBTS. sakız + otu) Büyük ve tüylü yapraklı. 2. 234) salkım ağacı: (< T. sinektutan adı verilmektedir (TBAS. salkım + başak) Tek veya birleşik başakların salkım şeklinde oluşturduğu bitki (TS. TBAS. 2.

: salmansara) Kuruyunca solmayan. -ca) Söğüt yaprağına benzeyen yapraklarının arkası beyaz bir çeşit bitki (DS. DS. salkım + söğüt) Dalları ve yaprakları yere sarkan bir çeşit söğüt. XII. Salix babylonica. kayalar arasında biten. (And. Ağz. selmān + T. Nişanyan. salon < Lat. aşılanmış bir çeşit armut (DS. śāmit. sancı + çubuğu. şubat sonlarında çıkan bir çeşit yayla çiçeği (DS. sarı). XII. 1897) salman: (< Ar. 2. Ağz. X. 2. -ı) Küçük çam şeklinde. 3530) samardala: (< ? ) Yaban pırasası (DS. XII. selmān + T.527 salkım söğüt: (< T. şam’ + T. 3533) sancakotu: (< T. Ara ucaria. 3529) samala: (< ? ) Karpuza benzer. X. 235) samruk: (< ? ) Bir çeşit yaban çiçeği (DS. somit) Dereotu (DS. 2664). X. sancak < sanç-. 392”) Zencefil (DS. X. “< ET. X. (TS. sançı < sanç-. 3535) . selmān) Bir çeşit üzüm (DS. (And. X. (TS. dalları üzerinde diken bulunan bir süs bitkisi. X. DS. 3529. bostan güzeli de denilen bir bitki ve meyvesi (DS. 4667) salmansarı: (< Ar. X. X. 4667) salmanca: (< Ar. 3535) sancı çubuğu: (< T.: samuk. sancak + otu. 1899) saltapla: (< ? ) Meyvesi tatlı. 392”) Isırgan otu (DS. “< ET. 3533. 4667) salon çamı: (< Fr. MBTS. 3. 3531) samit: (< Ar. 3529. + Ar. Nişanyan. TBAS.

Smilax. yapraklarını döken. 3542) . X. sapı + uzun) Bir çeşit armut (DS. śandal + T. 1908. X. meyveleri uzun bir sap üzerinde bulunan. 1903) sapankıran otu: (< T. saplı + Yun. (TS. (TS. saplı + Far. iki yüzden çok türü olan taçsız iki çenekli bitkiler familyası (TS. saplıca + tinton). kerestesi sert ve kokulu bir ağaç. 2. 1907) sapısarı: (< T. 3541) saplıcatinton: (< T. 1903) sandal: (< Ar.528 sancı otu: (< T. 2. 2615”) Bir çeşit ot (DS. dikenli ve tırmanıcı. MBTS. X. yeşilimsi çiçekli. çok yıllık bir bitki. (TS. X. (saplıtinton) 1. -giller) Tropikal ve ılıman bölgelerde yaşayan. 2. saplıcatinton (DS. yurdumuzda yetişen. saplı + tinton) bk. 2. 3541) sapıuzun: (< T. manitari) bk. Quercus robur. sapan + kıran + otu. 235) saplı meşe: (< T. 25 m kadar boylanabilen. X. sancı + otu) Tüylü dalak otu (TS. zambakgillerden. Santalum album. Dağ elması (DS. 571) saplıtinton: (< T. 3. bīşa) Kayıngiller familyasından. bir ya da iki yılda olgunlaşabilen bir meşe türü. 1903) sandalgiller: (< Ar. “< saban < sap+an. 2. 3539) saparna: (< sapa’rna “Amerika yerlilerinin dilinden”) Eskiden kökü hekimlikte kullanılmış olan. sapı + sarı) Bir çeşit üzüm (DS. śandal) Sandalgillerden. mıhtepesi mantarı (TBAS. Patlıcan. BTS. 2. 3542) saplı mantar: (< T.

3542. Eren. 2. TBAS. sardonya) Sardunyagillerden. sardunya. saracak) Ebegümeci (DS. 2. 1910) saraypatı: (< Far. 1910. bazı cinslerinden gütaperka çıkarılan bir bitki familyası (TS. sardonya + T. 1908) sapotgiller: (< Fr. genellikle Orta Amerika’da yetişen. -giller) ki çeneklilerden. Geranium. sıcak ülkelerde. yaprak döken. 571) sardunyagiller: (< t. BTS. Achras sapota. meyve sapı olmayan. (TS. 571) sar: (< ? ) Sahillerde yetişen. X. 1910) . 2. sarāy + Far. çoğunlukla pembe çiçekler açan. çiçeği. sarāy + T. 3542) saracak: (< T. turna gagası gibi bitkileri içine alan bir familya (TS. 2. -si) Gösterişli ve bol çiçekli bir tür menekşe (TS. süs bitkisi olarak yetiştirilen. -ı) Güzel çiçekleri için yetiştirilen bir süs bitkisi. benefşe + T. 1908) sapsız meşe: (< T. X. 235) saray çiçeği: (< Far. 2. ağacı) Sapotgillerin örnek bitkisi olan. gövde ve yaprakları üzerinde hoş kokulu salgı tüyleri taşıyan. 2. 1910) saray menekşesi: (< Far. lezzetli meyvesi ve çiklet yapımında kullanılan sütlü salgısı için sıcak ülkelerde yetiştirilen bir ağaç. örnek bitkisi sapot ağacı olan. sarāy + ? pat + T. sapsız + Far. ıtır. 30 m kadar boylanabilen. ülkemizin hemen her tarafında yayılış gösteren bir tür. sarāy. (TS. 1910) sardunya: (< t. -giller) ki çeneklilerden. “< Far. sapote “Antil Adaları dilinden” + T. kerestesi küçük bir çam (DS. (TS. Callistephus sinensis. 2. (BTS. çok yıllık. otsu bir bitki. Quercus petraea. sapote + T.529 sapot ağacı: (< Fr. 356”) Hezaren (TS. bīşa) Kayıngiller familyasından. yaprakları elsi bölmeli.

çiriş (TBAS. 100-2700 m yüksekliklerde ve ülkemizin Karadeniz bölgesinde. 2. sirīş) bk. çok yıllık.530 sarıağu: (< T. 3545) sarı centiyan: (< T. III. sarı + çiçek) Ölmez çiçek (TS. Pinus sylvestris. çok sulu bir çeşit erik (DS. 3544. 236) . Erzincan ve Sarıkamış’ta orman oluşturan bir ağaç türü. sarı + çiğdem) Çiçekleri sarı renkli çiğdem (TS. X. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 236. Erz. her dem yeşil. . 1911) sarı çam: (< T. 2. -ı) Yenen bir mantardır. iğne yapraklı. 572) sarıçiçek: (< T. meyvesi ekşi ve kırmızı renkte. Çiçekleri boyar madde olarak kullanılır. X. 394”) Sarı çiçekli ve yaprakları ağılı. sarıca + Lat.: saribaş) 1 m kadar yükselebilen. 2. sarı + büzgülü) Sert kabuklu. DS. sarı + baş). 236) sarıçalı: (< T. manitari + T. sarı + Far. kadıntuzluğu. sarıg. sarı + Ar. (And. 3544) sarıcaerik: (< T. sarı + ayak + Yun. 3544) sarıayak mantarı: (< T. sarı + çalı) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. gentiāna) bk. (BTS.. Berberis vulgaris. bodur bir çeşit ağaç (DS. 1911) sarıçiğdem: (< T. çiçekleri sarı. X. (TBAS. sarıca + erik) Ekşi. X. kısmen de Sivas. turşusu yapılan bir çeşit sarı üzüm (DS. (TBAS. Nişanyan. centiyane (TBAS. amberbaris. 270) sarıbuzğulu: (< T. Ağz. 235) sarıbaş: (< T. 1911) sarı çiriş: (< T. Centaurea macrocephala. 5-15 m kadar boyda. Gomphidius viscidus. şam’) Çamgiller familyasından.A. “< ET. (TS. kabuğu ve kökü solucan düşürücü ilaç olarak kullanılan bir bitki. sarı + ağu.

elması). 4672) . 3545) sarıklık: (< T. 1911) sarıerik: (< T.: sarıhıdır elması) Bir çeşit elma (DS. X. Ağz. sarı + göbek + elması) Sarımsı yeşil sonbahar elması (DS. X. 223-229) sarıdiken: (< T. XII. 2. sarı + Yun. iki veya çok yıllık otsu bir bitki. V. X. sarı + kavak). sarı + diken) Dikenli. kantaron (TBAS. 3545) sarı kokulu: (< T. 3315) sarıkılçık: (< T. is. sarı + öz. sarı + erik) Kayısı (TS. Eranthis hyemalis. fiğ) Sarı renkli fiğ (TS. sarı + çubuk) nce ve çubuk şeklindeki gövdeleri sarı renklidir. 236) sarıkök: (< T. sarı + kovuk) Bir çeşit incir (DS. (kovancık). sarı + kılçık) Bir çeşit pirinç (DS. zerdeçal (DS.: saru kavak) Çınar (TaS. 3545) sarıhızır elması: (< T. kentauron) bk. sarı + kök) Zencefilgillerden bir çeşit bitki. Özellikle Güney ve Doğu Anadolu dağlarında yetişir. (And. otsu ve çok yılık bir bitkidir. X. 1912) sarıgöbek elması: (< T. 2. 3545) sarıkoğuk: (< T. sarıklık) Çiğdem (DS. Gövde özelliklerine bağlı olarak “sarı çubuk” adı verilmiştir. 2. yumrulu. sarı + kokulu) 5-15 cm yükseklikte. (And. 1912) sarıfiğ: (< T. 3545) sarı kantaron: (< T. sarı çiçekli. sarı + Yun. Fontanesia philliraeoides. 236) sarı kavak: (< T. (Duran. tüylü. (TS. (TBAS. Hıdır + T.531 sarı çubuk: (< T. Scolymus hispanicus. X. Ağz.

Ağz. 115. 3546) . çiçekleri uçta şemsiye şeklinde olan. taze ya da kuru olarak yenen bir kültür bitkisi. sarımsak + Ar. 3546) sarı mercimek: (< T. sarı + oturak + Yun. 1913. 384. küçük çiçekli. beyaz. 12. saplarında ve toprak altındaki soğan biçimli sürgünlerinde kokulu yağ bulunan. (TBAS. sarımsak + Ar. 251. (sarımsak hardalı). sarımsak + otu) Turpgillerden. 395.532 sarı mantar: (< T. TBAS. (BTS. Erz. Clauson. 20-80 cm yükseklikte. yapraklarında. sarmusak / sarumsak / samursak. Amanita citrina. AA. Alliaria petolata. X. 573) sarımantı: (< T. fasulia) Sırığa sarılmayan bir çeşit fasulye (DS. 1913. ST AT. 244) sarımsak hardalı: (< T. sarı + mantı “< mantu ‘Çin-Kore kökenli bir kelime’) Şebboy çiçeği (DS.A. 207. ovulduğunda sarımsak kokusu veren. Eren. Nişanyan. DS. 271. 237. saĥleb + T. 237 BTS. (TS.. TBAS. 574. II. ETA. iki yıllık bir bitki.Y. T YA. 3533. 237) sarımsak otu: (< T. sarı + ot).A. 853) Zambakgillerden. E A. < OT. 228. sarı + Far. TAYA. -ı) bk. < sarumsak < *sarum. (TS. 494.A. 2. Allium sativum. 151. sarımsak otu (TBAS. DS. X. KYA. bir yıllık. (And.kökünden geldiği yolundaki açıklaması kuşkuludur. 260. 1912) sarımsak: (< ET. sarı + Yun. 3548) sarıoturak fasulye: (< T. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. 2. BÜYA. X. AAT.. .. manitari) Şapkası soluk sarı. Boreava orientalis. Gaz. 237) sarımsak salebi: (< T. sarmusak / samursak Zajaczkowski’nin Türkçe sar. 237) sarı ot: (< T. ħardel + T. Krş. Ekin tarlaları içinde yetişir. mercümek) Sarı renkli bir tür mercimek (TS. AVA. -i) bk. 357. 577. X. deli salep (TBAS. 2. III. 25-100 cm yükseklikte. III. 252.: sarrot) 30 cm kadar yükselebilen. esmer benekli ve zehirli olmayan bir mantar türü. 209.

bādincān < Far. X. sarı + yemiş) Şeftali (DS. BTS. TBAS./Far. X. X. bk. sarı + salkım) Baklagillerden. zağar. 2. sık tüylü. bk.533 sarıpapatya: (< T. 6) sarıtoppas: (< T. Aloe vera. sarı + Yun. sarı + Far. 2. 238) sarı sütleğen: (< T. adî şebboy (TBAS. sarı + sütleğen) Dereotuna benzer bir ot (TaS. Nişanyan. śabr) Zambakgillerden. zağar ‘av köpeği’. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaç. (TS. bādingān) Domates (DS. TBAS. (ağu. 20–45 cm yükseklikte. 238. yaprakları oldukça yüksek bir sapın tepesinde rozet biçiminde toplanmış bulunan. papadia) Çiçekleri sarı renkli. X. 2. 3546) . 3546) sarı yemiş: (< T. (TS. (TS. 1913. Laburnum anagyroides. sarı + Ar. sarı + parmak) Havuç (DS. 499”) Çiğdem (DS. 1913) sarı süsen: (< T. 3546) sarısabır: (< T. 1913. V. 3546) sarıpatlıcan: (< T. sabırlık). X. sarı + Ar. şeb-būy) 1. sarı + Ar. ülkemizde Akdeniz Bölgesi’nde yetişen. 238. 3546) sarısalkım: (< T. sıcak bölgelerde yetişen. 3546) sarızağar: (< T. çok yıllık. otsu bir çeşit papatya. 3316) sarı şebboy: (< T. 2. 3546) sarıyazlık: (< T. şebboy. BTS. X. salkım durumunda sarı çiçekleri bulunan. Anthemis tinctoria. DS. sarı + ? toppas) Sarı ve kılçıklı buğday (DS. 574. X. 237) sarıparmak: (< T. sūsen) bk. yapraklarından elde edilen sıvı müshil olarak kullanılan. vatanı Kuzeydoğu Afrika olan. “< ? Far. bataklık süseni (TBAS. çok yıllık bir süs bitkisi. sarı + yazlık) Az taneli ak buğday (DS. sarı + ? Far.

238. düz yerlere yapışarak tırmanan. 238) sarmaşık: (< T.: sarmaşu. sap ve dallarından çıkan küçük ek köklerle dik. DS. AAT. 3547. Ranunculus polyanthemos. 239) savat: (< Ar. GD AT. oval’. sarmaşık + -giller) Örnek bitkisi sarmaşık olan. “< söbü ‘kökü belli değildir’. sarmaşık < sarmaş-. X. sarı + ? söpü. iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS. 1913) sarioza: (< T. 3553) sayut: (< ? ) Mısır (DS. çok yıllık. X. sarmalık) bk. 2. kokuşmuş”. sarı + oğul) Yaban eriği (DS. Ağz. değişik biçimli yaprakları olan. siyahlık”.“çürümüş. sarımsı yeşil. (TS. zanba ) Sarı çiçekli zambak (TS. X. MBTS. sāz. sap) 25-40 cm yükseklikte. sası < sası. kiliz. 3548) sarusöpü: (< T. (TBAS. 3561) saz: (< T. Hedera helix.534 sarızambak: (< T. 3. sarmaşuk) Sarmaşıkgillerden. hasır otu. 270) sarmalık: (< T. 395). X. X. III. 2697) nce kamış. 1915. yılanyastığı (TBAS. 3. 2. sevād “karartı. 21.. 2834”) Bir armut çeşidi (AA. sarı + Ar. .A. 151) sası: (< T. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. 3. 3. sarı + ? oza) Sarısabır denilen bitki (Erz. Nişanyan. TBAS. MBTS. 2. 1915) sarol: (< T. 2. 2684) Bir çeşit ot (DS. (And. çok yıllık. 3549) sav: (< sav < T. MBTS. 2688) Şalgam (DS. MBTS. 239) sarmaşıkgiller: (< T. kalın köklü. bozulmuş. 1925) . ‘yumurta şeklinde olan. küçük çiçekli ve otsu bir bitki. kofa (TS.

śadef + T. 254. 2697) Saz bitkisi (DS. zebze. XII. X. sazan < saz+an ‘küçültme eki’. DS. 2. tatlı bir çeşit armut (DS. 4355. (TBAS. 578) seftila: (< ? ) Kırmızı renkli şeker pancarı (DS. 397) Kozalaklılardan. özel kokulu. X. sedīr. arakçıl (DS. śadef + T. 1929) sedir: (< Far. 396. 74. 2. XI. 2. 3. (TS. 4677) sazat: (< ? ) Mısır (DS. II. Eren. AVA. Ruta graveolens. 3562) saz otu: (< T. saz + otu) 40–300 cm yükseklikte. X. X. 3567) . 239. çok yıllık bir ağaççık. sazak < saz+ak. ETA. Nişanyan. 70. kışın yaprağını dökmeyen. 1929.Y. TBAS. BTS.: savzu. 239) sazan: (< T. 50 cm kadar yükselebilen. 358). dikeni) bk. su kenarlarında yetişir. Ka. 577. Ağz. 239) sebze: (< Far. Nişanyan. 2. Cerrust. 1930. boyu 40 m kadar olabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılan iğne yapraklı bir orman ağacı. 3562. genellikle yeşil renkli. (TS. 365. XII. otu + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. BTS. çok yıllık ve otsu bir bitki. örnek bitkisi sedef otu ve alt familyası turunçgiller olan geniş bir bitki familyası (TS. sarı çiçekli. DS. BTS. MBTS. I.A.535 sazak: (< T. 733) Mersin ağacı (DS. 190) sebuzek dikeni: (< ? sebuzek + T.. 1927. hekimlikte kullanılan. 294) sedef otu: (< Ar. 239. KMYA. 3564) seke: (< ? ) Yuvarlak. sebze < sebz. 213. SA. 577) sedef otugiller: (< Ar. zepze) Çürümeye bırakıldıklarında mantar oluşturan. pişirilerek yenen bitkiler veya bunların taneleri (TS. çalı görünüşünde. Toros ve Antitoros dağlarında bulunan. (And. KYA. otu) Sedef otugillerden. 49. TBAS. 4675. Schoenoplectus lacustris. II. TBAS. Gülensoy.

2. sapad + T. 3580) semiz otu: (< T. (TS. yaprakları uzun. 10–20 cm boyunda. 2. V. 3580. < semiz “Etimolojik olarak semri. Ağz. 3578) semizebe: (< T. 428) sepetçi söğüdü: (< Far. büyük bir orman ağacı.: şerpik) 50 cm kadar yükseklebilen. 400. 240) semiz kabak: (< T.536 sekoya: (< Lat. Ağz. çok yıllık ve sarı çiçekli bir bitki. X. 100-130 m boyunda. X. semizlik) Semiz otu (DS. (TS. dalları sepet örmeye elverişli bir söğüt türü. “< ET.: selna) Kereviz (DS. selām + T. 830”) bk semiz otu (TBAS. 2. -cek. çalık kavak (TS. Levisticum. Eren. (TS. Kaliforniya’da yetişen. Portulaca oleracea. X. selle. Clauson. “< Far. (And. 2.fiiliyle bağlantısı vardır. TaS. “< Ar. DS. 240) semizlik: (< T. semiz. hayvanlarda zehirlenmelere neden olan. otu) Maydanozgillerden. Sequoia. çi + söğüdü) Söğütgillerden. 257) . (TBAS. DS. 3. 1941) sepik: (< T. Salix viminalis. çi + kavağı. 1-2 m boyunda. sequoia “Kaliforniya yerlilerinin dilinden”) Kozalaklıların porsukgiller familyasından. TBAS. etli ve mayhoş yaprakları sebze olarak yenilen otsu ve bir yıllık bitki. 240. 3380) sepetçi kavağı: (< Far. X. Nişanyan. 1939. selle + T. hekimlikte kullanılan bir bitki. MBTS. sapad/sabad. Lotus corniculatus. 1933) selam otu: (< Ar. 361”) bk. sokrun. 3576. 1935) selecek: (< Ar. (And. semiz + kabak) bk. 1. X. pis kokulu. sapad + T. 2720”) Erguvan çiçeği (DS. şeytan şalgamı (TBAS. serp-i-k). 240. semiz + ebe. 3575) selina: (< ? ). semiz + otu) Semiz otugillerden. (TS.

ST AT. AAT. Akdeniz bölgesinde çok yetişen. kozalakları kabız olarak kullanılan.537 serçedili: (< T. X. 3588) sergi üzümü: (< T. selvi. çok yıllık ve mavi çiçekli bir bitki. Erz. 2. 2. (DS. otsu. 190.A. 241) serkile: (< ? ) Mavi çiçeklerinden kara boya çıkarılan ot (DS. ardıç. 112. şırası az bir çeşit üzüm (DS. DS. çiçekleri bir veya iki evcikli bir bitki familyası (TS. TBAS. . servi. serçe + dili + -giller) Hermafrodit çiçekli ya da tek eşeyli. X. Puschkinia scilloides. X. sergi + üzümü) Kalın kabuklu bir çeşit üzüm (DS. GD AT. X. 4680. Sileneinflata.. (And. 169. 60.: selbi. (BTS. 29. Ka. 3589) serhişing: (< ? ) Soğanlı. 3583. (TS. Ağz. 304. sevli. X. 3590) serteş: (< ? ) bk. bir ya da çok yıllık. topuz (TBAS. “< T. serpene + kıran). serçe + dili. serçe + otu) Bir çeşit bitki. 257. 1949. -giller) Kozalaklılardan. Ağz. Cupressus sempenvirens. KYA. K AT. DS. (TBAS. 261) servigiller: (< Far. 583) serçe otu: (< T. Eren. zelvi) Servigillerden. otsu. 241. X. selmi. 240) serçediligiller: (< T. 363). 362”) bk. 275. XI. kuş otu (TBAS. selfi. yuvarlak taneli bir çeşit ak üzüm (DS. DS. 3586) sergen: (< T. serv. caryophllaceae.A. ülkemizde 3 cins ve bu cinslere ait 16 türle temsil edilen. DA. ovaryumları üst durumlu. 241) servi: (< Far. III. 403. Eren. Thymelaeaceae. (And. X. 1949) . 86. 3590) serpenekıran: (< T. serçe. sergen) Kırmızı. 166. ince uzun bir ağaç. 344. serv + T. sevlü. kışın yapraklarını dökmeyen. DS. mazı gibi ağaçları içine alan.. bazen de çalımsı bitkiler.: sepenekıran) nce kabuklu. XII. OAAD. 3577. 4359. Nişanyan.Y. 117.

sıç an < sıç-mak. X. ak bir çeşit üzüm (DS. TBAS. 814”) Bir çeşit baldıran otu (DS. Arsenik (TS. çavuş üzümünden küçük taneli bir çeşit ak üzüm (DS. çiçekli dalları idrar arttırıcı olarak kullanılan. sıçan + kulağı) bk. (DS. sığır dili ve havacıva bitkilerini içine alan familya (TS. 3603. 241) sığırkuyruğu: (< T. Clauson. “< sağır ‘sığır’ < sağ-+-(ı)r. 3. TBAS. sıcak + otu. 3601) sığır baldıranı: (< T. bazılarının tohumları balık . seyrekleşmek’. -ı. “< ET. 2768”) Bir çeşit dikenli bitki. sığır + ? baldıran + T. X. bazı türlerin çiçekleri balgam söktürücü. 2. mantar meşesi (TS. sedrek < sedre-mek ‘incelmek. 2768”) bk. Cardinis. kısamahmut otu (TBAS. < ET. 30-60 cm yükseklikte. (TS. Anchusa officinalis. Acenthoides. 2. 1960) sıdılak: (< ? ) Ağustos ayında yetişen. 1962. MBTS. 3603) sığırdili: (< T. batıcı tüylü ve mavi çiçekli bir bitki. ülkemizde yabani olarak birçok türleri yetişen. 241) sığırdiligiller: (< T. farekulağı (TS. 241) sıçan dikeni: (< T. MBTS. sığır + gözü) bk.538 seyreksiççe: (< T. 2. 2. 3. 1962) sığırgözü: (< T. X. çok yıllık ve otsu. 1960) sıçan otu: (< T. “< ET. 364. sığır + dili + -giller) ki çeneklilerden. sıçan + dikeni. 1958) sıcak otu: (< T. “< sıcak < ısıcak. 3600) sıçankulağı: (< T. 2764”) Uzun taneli. 3. sigir/siyir. sığır + kuyruğu) Sıracagillerden. X. MBTS. 2. seyrek + ? siççe. sıçan + otu) hlk. sığır + dili) Sığırdiligillerden. 3598) sezü: (< ? ) bk. sığırkuyruğu (DS. X. Eren.

sincan) Sakızlı bir tür dikenli çalı. Liquidambar orientalis. 3. 3607) sıksarı: (< T. ak taneli bir çeşit üzüm (DS. 588) sığır otu: (< T. ovaryum üst durumlu. 2778) Küçük yapılı bir çeşit elma (DS. sığır + soğanı) Soğan gibi kokan bir çeşit yaban otu (DS. 2. sığır + otu) bk. tüylü yapraklı. Astragalus. 242) sığırödü: (< T. DS. çalımsı. nadiren 6-8 adet. (And. X. 3610) . otsu. + T. nadiren ağaçsı olan ototrof ya da parazit bitkiler. 2777) Bir çeşit bitki (DS. 1962) sığırsoğanı: (< T. çınar görünüşünde bir ağaç. X. 3603) sığırkuyruğugiller: (< T. Ağz. çanak yaprakları 4-5 adet. yuvarlak. sığır + dikeni) Sığırlarda yağ yapan bir çeşit bitki (DS. sī-mak. X. Ağz. 3608) sınap: (< Ar. 242. sık + sarı) Bir çeşit sarı ve yuvarlak taneli üzüm (DS. 2. sarı çiçekli bir kır bitkisi. 3. -ü) Kırlarda görülen bir tür çalı cinsi bitki (TS. ülkemizde 30 cins ve 480 kadar türü bulunan. śināb < Yun.: sigala) Ülkemizde Muğla ilinde yetişen. TBAS. 3604) sığırtikeni: (< T. kapsül tipi meyveleri olan. XII. 3. sığır + kuyruğu + -giller) Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli. 1962. iki ya da çok yıllık. MBTS. (BTS. MBTS. 2. 20 m yüksekliğe erişebilen. X. 3604) sığla: (< ? ). sıknaz < sık-) Sık. Verbascum. 244. 588.: sıncar. bir. 2801). (TS. (TS.539 avlamada zehir olarak kullanılan. TBAS.. sığırkuyruğu (TBAS. ‘ūd < Hintçe. X. 4689) sıncan: (< kökü bulunamamıştır. (TS. sığır + Ar. DS. 243. X. 1962) sıknaz: (< T. silcan. BTS. 2. çiçekleri er dişi. tek simetrili. 3607) sımak: (< ET. 1967. MBTS. (And. X. Scrophulariaceae.

(TBAS.: sırımbağı) 50-100 cm yükseklikte. MBTS. MBTS. 2786”) Eucalyptus türlerine verilen genel ad. MBTS. 3. Scrophularia. bazı türleri Güney ve Batı Anadolu sahil şeridinde yetiştirilen ve kışın yaprak dökmeyen ağaçlar (TBAS. 3616) sırımağu: (< T. kışın yapraklarını dökmeyen. 2783) Bataklık kıyılarında biten. 242) sırımsız: (< T. iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS. 3. uzun. sert yapraklı bir çeşit bitki (DS. Daphne pontica. domates + T. -si) Dalları sırıkla desteklenerek yetiştirilen. kılçıksız bir tür fasulye (TS. -i) Dalları sırıkla desteklenerek yetiştirilen. yaprakları ve meyveleri zehirli olan. 2. MBTS. 1971) sırık fasulyesi: (< T. 1970) sıraca otu: (< ? sıraca + otu) Sıracagillerden. -giller. 1972) sırım: (< OT. X. 2781”) Sıraca otu. MBTS. iri. X. (TS. 1970) sırık domatesi: (< T. 3. sırımsız) Ayşekadın fasulyesi (DS. sırık + Yun. X. 3. Ağz. 243) . sırık < ET. 2. düzgün ve etli meyve veren bir tür domates (TS. sıdrım ‘kayış’. sıdrım. fasulia + T. sıruk + Yun. Vatanı Avustralya olan. 2. “< OT. “< sıraca ‘kökü bulunamamıştır’. (And. X. sırım + ağu. sıtma + ağacı. sarımsı yeşil çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir. 3616) sırsıdi: (< ? ) Çok kokulu bir çeşit çiçek (DS. birçok türünün kökleri hekimlikte kullanılmış olan bir bitki. 2783”). “< sıtma < ısıtma.540 sıra: (< kelimenin Yunancadan (sira) Türkçeye geçtiğini ileri sürenler varsa da Türkçe asıllı olması daha kuvvetli bir ihtimaldir. 3614) sıracagiller: (< ? sıraca + T. 3. bit otu gibi bitkileri içine alan. 2780) Kimyon ve buna benzer kokulu bir ot (DS. ince. 2. 3618) sıtma ağacı: (< T.

MBTS. 2790. X. X. çalı görünüşünde. sıyırma + Ar. 3625) sıyırma pakla: (< T. X. 243) sihirbaz otu: (< Ar. 3635) silisseven: (< Fr. sarı çiçekli. X. 4693. sidikli + Far. 3622) sıyırma: (< T. Taze yaprağının ezilmesi ile elde edilen usare siğilleri yok etmek için siğil üzerine sürülür. 2788) 1. sigil. DS. sıyırma < ET. Hayvanlara yedirilen bir çeşit dikenli bitki. 2. bīşa. çiçeği) Hatmi çiçeği (DS. otsu. 2. (TBAS. Bir veya çok yıllık. MBTS. bā ilā) Taze kara bakla (DS. acı köklü ve çok yıllık bir bitki. sıtma + otu) Birleşikgillerden. 3625) sidikli meşe: (< T. 3. otu) bk. Taze börülce. 3625. sidük < sį d-mek. (DS. suvarma < sūv “su”) Sulak yerlerde yetişen kavun (DS. boru çiçeği (TBAS. 243. beyaz veya sarımtırak çiçekli bitkiler. silk. 3. siĥ r + Far. 3632) sile: (< ? ) Bataklıkta çıkan dikenli bir çeşit ot (DS. “< ET. MBTS. “< ET. 1 m kadar yükselebilen. X. 3. siğil + otu. Taze fasulye. yumuşak tüylü.541 sıtma otu: (< T. MBTS. Eupatorium cannabinum. 3. 1983) silk: (< Ar. tüylü. X. 2. 50) silar: (< ? ) Yaban eriği (DS. sıdırma. 2792”) Heliotropium (Boraginaceae) türlerine verilen genel ad. 3635) . X. 343) sıyırmadikeni: (< T. silice + T. 2796) Pancar (DS. AVA. 3621) sıvarma: (< T. bāz + T. DS. 3633) silindirçiçeği: (< Fr. XII. 3. Nişanyan. 407”) Yanarken su çıkaran bir meşe türü (TS. sıyırma + dikeni) Deve dikeni (DS. (TBAS. seven) Silisli toprakları seven bitki (TS. X. cylindre + T. Türkiye’de 15 kadar tür bulunmaktadır. 1979) siğil otu: (< T. X.

60–100 cm kadar boylanabilen. 2. (TS. 1987) sinekkıran: (< T. almaşlı ya da nadiren karşılıklı dizili. 409) Baklagillerden. X. dörtlü çanak ve taç yaprakları olan. 2. 2. sinek < ET. BTS. bağa (TBAS. sinir + otu) Sinir otugillerden. bir ya da çok yıllık. birçok yabanî türü bulunan ve hekimlikte kullanılan bir bitki. 1987) sinektutan: (< T. bağa (TBAS. Plantago. X. salkım çiçeği (TBAS. Nişanyan. özellikle bataklıklarda böcekle beslenen bitkileri içine alan bir bitki familyası (TS. yaprakları ve meyveleri eczacılıkta müshil yapımında kullanılan çok yıllık. siŋek + kapan) Droseragillerden. sinir + otu + -giller) Yaprakları basit. “< ET. 244) sinir otu: (< T. çalımsı bir bitki. kapsül ya da fındıksı meyveleri bulunan. sinek + tutan) bk. sinek + Yun. 597) sinsek: (< ? ) bk. ana vatanı Arabistan ve Somali olan. 1987) sinekkapangiller: (< T. -ı) Bir mantar türü (TS. sinā-i mekkī ‘Mekke sinası’ < sinā ‘kabuğu kullanılan bir tür ağaç’. manitari + T. sinek + kapan + -giller) Sıcak ve ılıman bölgelerde. 593) sinekkapan: (< T.542 simişka: (< ? ) Ayçiçeği (DS. sinek + kıran) Tarlalarda biten bir çeşit ot (DS. 244) . 2. Kuzey Karolina bataklıklarında yetişen. Dionaea muscicapa. (TS. yapraklarına konan sinekleri. 3637) sinameki: (< Far. (TS. 1986. 244) sinirli ot: (< T. 2. 2. sinirli + ot. BTS. 1989) sinir otugiller: (< T. genelde otsu nadiren çalımsı bitkiler (TS. 3639) sinek mantarı: (< T. 1989. çiçekleri tek bir sapın ucunda başak durumunda. Cassia. böcekleri sıkıp emen bir bitki. siŋir”) bk.

II. 245) sivri kökü: (< T. centiyane (TBAS. DS. Gülensoy. ot) Toprak üstü kısımları iplik boyamak için kullanılan. otu) bk. 246) siyah ot: (< Far. 2. sinek. 4698. 1995) sivri kekik: (< T. 245) sirmik: (< sirmik < Far. sivri + kökü) bk. çörek otu (TBAS. XII. 2807). (TS. X. 1992. Ağz. “< ET. siyāh + Ar. 766) Kırmızı ya da sarı çiçek açan bir çeşit bitki (DS. 10150 cm yükseklikte. 245) siyah kimyon: (< Far.: sirkene. siyāh + T. 3646. AA. 3650. XII. MBTS. (And. 246) siyeç: (< ? ) Kara ve ufak taneli erik (DS. 2812”) Uzunca ve ince yeşil biber (TS. kaya kekiği (TBAS. borazan mantarı (TBAS. DS. 246) siyah tirmit: (< Far. X. 245. sirken (TBAS. sirkeyen) Kazayağıgiller familyasından. siyāh + Yun. sivri + ? kekik) bk. sį r “sarımsak”. DS. dirmit/tirmit) bk. toprak üstü kısımları ıspanak gibi pişirilerek sebze olarak kullanılan. 152. bir yıllık ve otsu bitkilerdir. 3650) siyek: (< T. X. (TBAS. DS. Ağz. çok yıllık. TaS. 4700) . 3. pipéri. X. süvri. 3646. 3060 cm yükseklikte. (And. Salvia nemorosa. 370). TBAS. 343. sivri + Yun. MBTS. otsu. Chenopodium album. Eren. X. AVA. 2.: sirmo) Yaban soğanı (DS. BTS. 4699) soç: (< ? ) Lâdin (DS. V. kırmızı veya morumsu çiçekli bir bitkidir. 3. TBAS. 599.543 sirken: (< kökünü bilmiyoruz. 3489) sirken otu: (< ? sirken + T. kemmūn) bk. 3653. XII. 245) sivri biber: (< T.

II. 2000. 259. III.: soan. suğan. KMYA. soğanak) bk. 190) soğanak: (< T. 107. GD AT. 118. 2. X. yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan. 3654) soğlaç buğdayı: (< T. DS.544 sofur: (< ? ) bk. 3654) soğan uşağı: (< T. ETA. 252. Ka. X. ZBK A. 170. Brockelmann soğan ve soğun biçimlerini –gan ve –gun ekleriyle yapılmış türevler arasında saymıştır. X. TAYA. soğan + ufağı) Arpacık soğanı (soğan uşağı). TBAS. VII. soğancık) bk. 283. < Räsänen (s. 4702) . suvan) Zambakgillerden. 415. 372). 339. Gülensoy. 610.. sohan.Y. 161. sögan. soğukluk) Semiz otu (DS. DA. 43. soğlaç. Eren. otsu ve ıtırlı bir bitki. 131. 607.. çok yıllık. 61. 164. 3655. 376. (DS. Ağz. AVA. 12. K AT. 114. sogan. TBAS.A. soğlaç + buğdayı. 247) soko: (< ? ) Mantar (DS. XII. so un / so an. 382. 163. 3654) soğukluk: (< T. Clauson’a göre Türkçeden Moğolcaya soŋgina olarak geçmiştir. sovan. (TS. soğan + çiçeği) Fulya (TS. soğanlı. 766”) Soğla yerde yetiştiği için özsüz olan ve beğenilmeyen buğday (DS. 140. BTS. 2000) soğan ufağı: (< T. X. Nişanyan. X. AAT. 496. özel kokulu. XII. itsarımsağı (DS. 425) ve Ramstedt “? işaretiyle” Moğolca soŋgina’dan alındığını belirtse de. 4700. 253.. 168. soğan + uşağı) bk. 2. 421. KYA. 2570) soğancık: (< T. 412. Gaz. kardelen (TBAS. yaban yasemini (TBAS. 345.A. 131. 163. 158. 247) soğan çiçeği: (< T. BÜYA. 3658) solgun: (< T. soğan ufağı (DS.A. 306. solgun) Yabanıl söğüt ağacı (DS. II. 209. 246) soğan: (< ET. Dimitriev’in soğan’ı Moğolca bir alıntı sayması yanlıştır. 246. SA. Allium cepa. Krş. E A. (And. T YA. 71.Y. “< T.

2. 2. Ağz.: soy) Fasulyeye benzer bir bitki. Soja hispida. sepet yapımında kullanılan. X. (And. soyuk) 1. Taze dut (DS. 2006. 3665) soya: (< Fr. yuvarlak yapraklı çiçekleri solucan düşürücü olarak kullanılan çok yıllık ve otsu bir bitki. DS. X. X. 2. DS. “< somur. 2012.545 solik: (< ? ) Domates (DS. soja + Yun.: sorhun. 3665. 132. 2. BTS. sarı çiçekli ve içinde tatlımsı su bulunan bir çeşit ot (DS. 2016. X. 15-35 cm yükseklikte. somurmak) Beyaz çiçekli. (And. X. 2. bal gibi tatlı bir çeşit yabanıl ot (DS. fasulia + T. çalıya benzer bir çeşit söğüt (TS. EYAD. 262) sormaħ: (< T. X. ülkemizde tohumlarından yağ elde etmek için kültürü yapılan. 2016. (TS. Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde yetişen. 3661) solucan eğreltisi: (< T. X. 247) solucan otu: (< T. Nişanyan. MBTS. tek yıllık otsu bir tür fasulye. (TS.< sömür-”) Saçak köklü. solucan + otu) Birleşikgillerden. 247) somoder: (< ? ) Bir çeşit buğday (DS. 3664) sorkun: (< kökü bulunamamıştır. soja < Mançiu dilinden). solucan + eğreltisi. TBAS. sorħun) Irmak kenarlarındaki kumsallıkta yetişen. eğrelti otu (TBAS. Soia hispida. -si) Baklagiller familyasından. ince uzun yapraklı. 3671) soyulgan: (< T. X. 612) soyuk: (< T. Ağz. som(u)ruk + otu. ST AT. ng. Taze hıyar. 3668) soya fasulyesi: (< Fr. suluncan/suvlacan ‘solucan’. Pelargonium endlicherianum. 3. soja. 3663) somrukotu: (< T. X. 413”) bk. 11. 3663) sonrun: (< ? ) Buğday (DS. soyulgan) Tarlada biten bir çeşit ot (DS. “< ET. 2830). 3671) . (TS. Kökeni Çin ve Japonya’ya uzanan.

söğürt. 3675. söğecen) Menekşeye benzer. DS. Eski Kıpçakçada da ‘söğüt’ olarak kullanıldığı göze çarpıyor. 3674) söğüt: (< ET. kavak ve benzeri türleri içine alan. “< sökü’nün kökü bulunamamıştır. DS.A. taç yaprakları olmayan. BTS. 254. 314. 89. Salix.: sögürd. kalpsi ayalı.. söğöt. 2018. XI. X. Orta Türkçede artık ‘söğüt’ olarak geçer. 150. söğüt + -giller) ki çeneklilerden. sövüt. genellikle almaşlı dizilişte. DS. 4399. 613. EYAD. 248. X. (TBAS. XII. III. len + Yun. TBAS. 2834”) bk. X. MBTS.546 söbelek: (< ? söbe + T. III. sügüt. X. Türkiye’de 25 kadar türü bulunan. X. yaprak döken ağaç ya da çalı şeklindeki bitkiler (TS. (And. söt. X. 415. söbelen mantarı (TBAS. GD AT. 181. ZBK A. 3. 3672) söbüsülek: (< ? söbü + ? sülek) bk. 2835”) Çoğunlukla pınar başlarında ve sulak yerlerde biten. 3675) . yaprakları almaşık ve alt yüzleri havla örtülü büyük bir ağaç. (TS. 3. AAT. BTS. 284. 198. -ı) Tarlalarda biten. KYA. T YA. pembe ve ak. 613) söhsökü: (< ? söh + sökü. yaprakları kılıçsı. Ağz. 128. 3682. sögüt. Ermeniceden alındığı yolundaki sav yanlıştır. 2018. Bolu bölgesinde çok yetişen. söğüt. akarsu kenarlarında yetişen.A. 346. MBTS. yenilebilen bir çeşit mantar. 306. 3672. 59. II. DS. Eren. ETA. 110. 117. 248) söbelen mantarı: (< ? söbe + T. 375). 615. 32. baklava dilimli. 248. 365. zöüt) Söğütgillerden. II. AVA. DS. 236. sögüt. Nişanyan. 40. OAAD. 4705. DS. Erz. 2. söüd. Gülensoy. Coprinus comatus. .. Kökünü bilmiyoruz. kışın yaprak döken. hoş kokulu bir çeşit dağ çiçeği (DS. 165. lek. 775. KMYA. 203. “< söbe/söbü ‘kökü belli değildir’. < Uygurcada ‘ağaç’ olarak kullanılır. BÜYA. KBAYA. Gaz. manitari + T. 88. söbelen mantarı (TBAS. 2. çiçekleri tek eşeyli. kara boya yapımında kullanılan bir çeşit bitki (DS. 248) söğecen: (< T. 191) söğütgiller: (< T.

2030) su baldıranı: (< T. su + ? baldıran + T. yaprakları almaşık. -si) Akarsu kıyılarında biten ve yenilebilen. X. nilüfer (TBAS. X. 3677) sösük: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS. star + king) Bir çeşit elma (TS. yaprak ayası ibrik biçiminde gelişmiş olan. su + çiçeği) bk. Nepenthes destillatoria. 3684) starking: (< ng. X. 248) suduran: (< Ar. ibrī + T. 3688) sugözü otu: (< T. kardamo + T. MBTS. 2035) suçiçeği: (< T. sapları uzun ve sülüksü. 3. 3680) sövdek: (< ? ) Bir çeşit ak üzüm (DS. 2852) lkbaharda kırlarda ve dağlarda yetişen. “< ET. (TS. X. 2038) . otuz kadar bitki türünü içine alan ve örnek bitkisi suibriği olan bitki familyası (TS. X. 2. (TS. 3688) sugerdimesi: (< T. 249) suibriği: (< T. MBTS. 3688) su gülü: (< T. 2038) suibriğigiller: (< T. zehirli. -i + -giller) ki çeneklilerden. 2. su + Ar. Clauson. otsu bir bitki. 2. su + Far. semizotuna benzer bir bitki (DS. su + Ar. X. su kıyılarında ve bataklıklarda yetişen. 783. -ü) bk. sub < sūv. -i) Suibriğigillerden. çuha çiçeği (TBAS. -ı. su + Yun. gul + T. 2. sıcak ülkelerde yetişen. yenilebilen uzun yapraklı bir ot (DS. śudūr “ortaya çıkma” + -an.547 söldane: (< ? ) Uzun kavak (DS. Cicuta virosa. 3680) söysek: (< ? ) Bir çeşit söğüt ağacı (DS. 2846”) Maydanozgillerden. X. tırmanıcı bir bitki. ibrī + T. 3. (su rezenesi). su + gözü + otu) Bataklıkta biten bir çeşit bitki (DS.

Geum urbanum. boyu 1. 2038) su karanfili: (< T. 3700. su + Yun. çok yıllık otsu bitkiler (BTS. -ı + -giller) Bir çeneklilerden. göl kestanesi (TBAS. 2039) su lâlesi: (< T. yaprakları almaşık. dişi ve erkek çiçekleri ayrı başaklar durumunda toplanmış küçük bir bitki. 2038. (TS. -i) Birleşikgillerden. TBAS. 133) su kabağıgiller: (< T. 249) . -si) bk. kamış + T. (TBAS. 620. -si) bk. 249. su şeridi vb. türleri içine alan bir familya (TS. alt bölümü şişkin.548 su kabağı: (< T. bileşik yapraklı ve beyaz çiçekli bir bitkidir. lāle + T. birçok yerde kurutulup su kabı olarak kullanılan. sarı çiçekli. BTS. Typha. sulak yerlerde yetişen. otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir. (TS. erkek çiçekler koçanların yukarısında.5 m kadar olabilen. su kamışı. su + kabağı) Kabakgillerden. V. kastania + T. kamış + T. çok yıllık ve otsu bir bitki. DS. nilüfer (TBAS. 249) su kazayağı: (< T. 620) su kamışı: (< T. suda ve bataklıklarda yetişen. su + kabağı + -giller) Bataklıklarda ve su kenarlarında yetişen. 2. tırmanıcı. Lagenaria vulgaris. su + Far. dişi çiçekler aşağıda yer alan. 2. akarsu ve göl kenarlarında yetişen. (TS. -i) Ormanlarda. çok yıllık. 2038. X. otsu. su + ? T. 3571) su kestanesi: (< T. -si) Maydanoz ve su teresi (TaS. yaprakları şeritsi ve genellikle tabanlardan çıkan. su + kaz + ayağı) 60-100 cm yükseklikte. su + Ar. bir türü pembe çiçekli bitki. (yaban keteni). su + Yun. -ı) Su kamışıgillerden. TBAS. kettān + T. ülkemizde sukamışı cinsi ve bu cinse ait 6 türü bulunan. 2. 2. rizomlu. su + Far. su + ? T. Sium sisarum. aranfül + T. UA. Batı Anadolu’da yetiştirilen. 249) su kerdemesi: (< T. 249) su keteni: (< T. bir yıllık. Eupatorium cannabinum. kardamo + T. 2. (TS. kökleri kabız ve kuvvet verici olarak kullanılan. 20-50 cm yükseklikte. 2038) su kamışıgiller: (< T.

A. sulŧān + Yun. XII. 619. DS. X. X. Rhus coriafia. 2041. V. Ağz. börkü. 3691) sultan otu: (< Ar. XII. XII. Gaz. 4708) suluzırtlak: (< T. -sı) Sulak yerlerde biten. sulŧān + T. 2. 269. emrūd) Bir çeşit armut (DS. (And.549 sulandık otu: (< T. yaprakları dericilikte kullanılan. TBAS. tadı güzel bir çeşit üzüm (DS. 249) suluca armut: (< T. X. kabuğu hekimlikte. X. suluca + Far.. 3693. 3530. hayvanları besleyen bir çeşit ot (DS. (TS. MBTS. 623. küpesi) Bir çeşit saksı çiçeği (DS. 3691) sultanküpesi: (< Ar. otu) bk. somak. sulu + ? yonca + T. X. dirmit/tirmit) Kırmızımtırak. sulu + zırtlak. bileşik yapraklı. mürver (TBAS. 3576) . . 414”) Beybörkü de denilen bir çiçek adı (TaS. 3711. portakal (DS.: samaħ. 3692) suluyoncası: (< T. 1. Erz. X. 4708) sumak: (< Ar. sulŧān + T. kabalak (TBAS. 249. 3691) sultan börkü: (< Ar. 1-3 m yükseklikte. sumaç. suluk) Yaban dereotu (DS. genç dalları tüylü. yemeklik. “< ET. DS.. sulandık + otu) bk. samak. 4702. 3692) sulucagümbet: (< T. 249) sulfata ağacı: (< t. V. BTS. sulŧān + T. suluca + Far. III. sulfato + T. 3573) sultandimlik: (< Ar. börk. ağacı) Okaliptüs ağacı (DS. “< zırt ses taklidi”) Limon. summāk). TaS. DS.A. sümek) Antep fıstığıgillerden. gunbed) Karpuz (DS. III. X. kırmızı ve ekşi meyveleri olan. çalı görünüşünde bir ağaççıktır. 3692) suluk: (< T. X. 3662. sıcak bölgelerde yetişen.

DS. örnek bitkisi suoku olan ve yetmiş kadar türü bilinen bir bitki familyası (TS. 2. -i) Su mercimeğigillerden. 2041. (TS. su + Far. kurutulunca yenilebilen. su + Far. 250. 250) suokugiller: (< T. 2041) suna: (< kökü belli değildir. bataklık bölgelerde ve su kenarlarında yetişen. 2. su + oku + -giller) Bir çeneklilerden. su + Far. 2042) su rezenesi: (< T. maydanoza benzer bir bitki (DS. 3696) su nergisi: (< T. kırmızımtırak renkli. -si) bk. 2041) su mercimeği: (< T. -ları) Klorofilleri olmadığından su içindeki bozulmuş organik madde üzerinde saprofit veya su canlıları üzerinde parazit olarak yaşayan su bitkileri (TS. X. X. 2. su + Far. -si) 20 ile 90 cm yükseklikte. örnek bitkisi su mercimeği olan küçük bir bitki familyası (TS. 621) su mercimeğigiller: (< T. su + oku) Suokugillerden. 2. MBTS. 3695) su nanesi: (< T. az veya çok tüylü. (yarpuz). 2. su + Yun. 2858) Yaprakları ince. yaprakları saplı ve kuvvetli kokulu. -i) bk. 3. lilpar (TBAS. 3. Lemna. mercimeğe benzeyen yaprakları suların yüzünü kaplayan bir su bitkisi. X. MBTS. 2035) . iri taneli. mercümek + T. 2042. (TS. TBAS. -i + -giller) Bir çeneklilerden. 250) sungur: (< ET. (TS. 2859) Ak. nergis + T. TBAS. mercümek + T. su + Ar. 2. 3696) suoku: (< T.550 su mantarları: (< T. kök sapları taze iken kekre olan. manitari + T. otsu. rāziyāna + T. su baldıranı (TS. küçük bir bitki. tatlı ve sulu bir çeşit üzüm (DS. 2. 2041. sıŋkur. Sagitteria. na’nā’ + T. Mentha aquatica. çok yıllık ve otsu bir bitki. BTS. çok yıllık.

dişi kozalak uçlarda bulunan. 2044) su servisigiller: (< T. 2. 2044.551 susakkabağı: (< T. salkım çiçekli. tacı beyaz. “< sus. -i) Su kamışıgillerden. bazen yapraklarını döken ağaç ya da nadiren çalımsı bitkiler.ak. 3702. sīsām) Susamgillerden. 2. 2047. 2044. 133) su yoncası: (< T. yaprakları karşılıklı ya da üst taraflarda almaşlı. (TS. MBTS. erkek kozalakları yaprak koltuklarında. Menyanthes trifoliata. susak + kabağı. (TS. 10-90 cm uzunlukta. (yabanî tere). su + Ar. sīsām + T. 33. Sesamum indicum. tere + T.+ . (TS. nadiren çalımsı bir bitki familyası. su + ? yarpuz + T. çok yıllık bir su bitkisi. 250. X. 251) . 250) suşeridi: (< T. Eren. DS. X. 378”) Su kabağı (DS. su + sarımsağı) Kurtluca (TS. 1 m ye kadar uzayabilen. 2. TBAS. Nasturium officinale. BTS. tereye benzeyen. X. 2. su + Far. çok yıllık ve otsu bir bitki. EYAD. bir ya da çok yıllık. su kenarlarında yetişen. 624) su sarımsağı: (< T. 3703. -si + -giller) Yaprakları iğnemsi olup sarmal dizilişli. sıcak bölgelerde yetişen küçük bir bitki. şerīŧ + T. DS. 251) suyarpuzu: (< T. suvarmalık. Sparmanaum. 3701) suvarmılık: (< T. süsen (TBAS. X. 3. TaS. sus + kal) bk. (TS. BTS. su + ? yonca + T. “< suv+ar-ma+lık. 622. TBAS. en önemli ve örnek bitkisi susam olan. 3619. 621) suskal: (< T. 73. UA. -giller) ki çeneklilerden. -si) Turpgillerden. genellikle her dem yeşil. yaprakları açık yeşil renkte sucul bir bitki. TBAS. V. 2. Taxodiaceae. su + Far. 2865”) Dişbudak ağacı (DS. 3700) susam: (< Ar. 2046. 3590) susamgiller: (< Ar. serv + T. GBAA. 2046) su teresi: (< T. -u) Su nanesi (DS. 2. şeridi andıran. -sı) Yaprakları üç yaprakçıklı. (TS. bir evcikli. (BTS. X. beyaz çiçekli. otsu.

çiçekleri kuvvetli kokulu ve türlü renkli. K AT. 379”) Bir çeşit bitki (DS. -ı) bk. 3705) südlüsarı: (< T. tatlı ve durgun sularda. sütlü + sarı) Kışa kadar kalan bir çeşit sarı incir (DS. 2852) Hayvanların yediği bir çeşit ot (DS. yumru köklü bir bitki (DS. Süleyman + T. TBAS. OAAD. 3708) süluğotu: (< Far. -u) Su yosunlarından.: sünbül. otsu bir süs bitkisi. nilüfer (TBAS. BTS. zümbül) Zambakgillerden. 3706) Süleyman otu: (< öz. 298. 73. 68. 2. is. zalūk ‘a leech’. 2047) su yosunu: (< T. ST AT. klorofilli bitki. otu. K A. XII. su + ? yosun + T. X. taş nanesi (TBAS. EYAD. 251) süde: (< Far. 3708) sümbül: (< Far. 142. 4842. Ağz. 211. 15-20 cm yükseklikte. Eren. 69. 2. sülük + T. 2047) su zambağı: (< T. 3. 2049. MBTS. çok yıllık. 251) . X. (And. “< Far. 626. X. daha çok su yüzeyinde yaşayan. Süleyman + T. DS.552 su yosunları: (< T. üşniye. 344) süleymencik: (< öz. cık) Kırmızı çiçekli. 53. söğüt + elması) Söğüt elması da denilen yeşil renkli yaz elması (DS. sunbul). yaprak veya tel biçiminde tallı bitkiler alt şubesi. -ları) Denizlerde. 3705) süğüt elması: (< T. 90) sümbül çiçeği: (< Far. (TS. X. otu) Bir tür ot (AVA. çiçeği) bk. su + Ar. 71. 2. algler (TS. soğanla üretilen. GD AT. sūde. X. zanba + T. alg (TS. su + ? yosun + T. Hyacinthus orientalis. is. 251. AAT. 67. 28. 14. sunbul + T. GBAA. 38. şalūk.

çavdara benzer bir çeşit sert buğday (DS. (TS. süpürge + darısı) Buğdaygillerden. 4713) sürmeli: (< T.: söğünük. Erica. sarı çiçekli ve çok yıllık bir bitkidir.553 sümbül-ü Rūmî: (< Far. 3722) sürme mantarıgiller: (< T. 252) süpürge otu: (< T. 2052. 252. süğüllik. 2. Ağz. süynük) Ihlamur ağacı (DS. 3717) süpürge çalısı: (< T. Chamaecytisus austriacus. (And. sunter. sürme + Yun. süpürge + ? T. süğünük. darıya benzeyen bir bitki (TS. 3712) sünük: (< T. süpürge otu. 3582. sipir-. süğnük. çalı görünüşünde. kökünden ağızlık. X. kamış (TBAS. 3697. Ağz. (And. 2056) . 792) Yabanıl mısır (DS. 422). 3706. 3716. 2052) süpürge kamışı: (< T. sıcak bölgelerde yetişen ve çiçek saplarından süpürge yapılan. Eren. çiçekleri küçük bir çana benzeyen. sümter) Kırmızı renkli. 2. X. X. -ı) bk. TBAS. çalı görünüşünde bir bitki. X. işlenmemiş topraklar üzerinde yetişen. 3729) sünter: (< kökenini bilmiyoruz. -ı + -giller) Sürme mantarlarından bir familya (TS. . (TBAS. 3715. Clauson. süpürgelik) 15–70 cm yükseklikte. (TS. Nişanyan. 3717) süpürge: (< T.: seniter. sülük. 379). süpürge + çalısı) bk. süpürge < ET. kamış + T. dallarından kaba süpürge yapılan. süpürge + otu) Fundagillerden. 3716) süpsöber: (< ? ) Mantar (DS. X. sünüklük ?. 2. sümbül (TBAS. sürmeli) Bir çeşit buğday (DS. X. kışın yaprağını dökmeyen. 2052) süpürge darısı: (< T. 2. sünük) Mantar (DS. XII. sünbül-i Rūmį) bk. 251) süngüllük: (< T. 252) süpürgelik: (< T. 3675. DS. manitari + T.

pipéri + T. özellikle tahılların dokularında yaşayan sürme veya rastık denilen hastalığı yapan. 4714) süs biberi: (< ? süs + Yun. 2059./Far. kapsül tipi meyveleri olan. bitkisi) Yerleşim bölgesinde iç ve dış dekorasyonu sağlayan bitki (TS. 2059. rizomlu. 2. (And.554 sürme mantarları: (< T. soğanlı ya da soğansı gövdeli. çok yıllık. 3725) süs bitkisi: (< ? süs + T. şūşan/şūşanā ~ Akad. ovaryum alt durumlu. 628) süsengiller: (< Ar. sürme + Yun. X. mezarlıklarda. BTS. şeşanu. sürtmek) Mayıs ayının sonlarına doğru çöllerde yetişen. 3725) . yaprakları kılıç şeklinde. 2059) süsen: (< Ar. çiçekleri ışınsal ya da tek simetrili. yaprakları kılıç biçiminde. -lü + hanım + çiçeği) Yaz kış küçük. (TS. çiçekleri iri ve mor renkli. güzel görünüşlü ve kokulu. ris germanica. X. -ları) Bitkilerin. manitari + T. TBAS. BTS. yalnız rengi için yemeklerde kullanılan kırmızı biber (DS. ülkemizde 6 cins ve 85 kadar türle temsil edilen. 252. -giller) Bir çeneklilerden. sūsen + T. çok yıllık bir bitki. 424). 2. -i) Acı olmayan. bazitli asalak mantarlar takımı (TS. 628) süslühanım çiçeği: (< ? süs + T./Far. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak da yetiştirilen.: sursal) Süsengillerden. Nişanyan. alt ve üst yüzü ayırt edilemeyen. XII. otsu nadiren çalı formunda olan bitkiler (TS. 2. 250. sūsen ~ Aram. X. 3722) sürtmeğ: (< T. gövdesinin kabuğu soyularak yenilen bir çeşit bitki (DS. çanak ve taç yaprak ayrımı olmayan. 2. 2056) sürsülük: (< ? ) Kırmızı alıç (DS. Ağz. kırmızı çiçekler açan bir bitki (DS.

628. süt + ağacı. kauçuk. Kuzey Amerika’da yetişen. şizokarp tipte meyveleri olan. 700 kadar türü bilinen.: süddübiyan) Yaprak ya da sapı kırılınca sütü çıkan bir çeşit ot. süt + otu) Süt otugillerden. 2061. süt + otu + -giller) Sarılgan gövdeli ot ve çalıları içine alan. 2062) . 2061. 2. yaprakları salata gibi yenilen bir bitki. XII. 628) sütlübiyan: (< T. nadiren karşılıklı dizili. DS. 2. 2061) sütlü ot: (< T. 2061. 2061) süt otu: (< T. BTS. 2. Galactodendron. “< s t. X. verdiği öz su türlerine göre hekimlikte ve sanayide kullanılan. (And. BTS. 2. 2. Glaux maritima. 4710) sütlüce: (< T. Ağz. sütlücen) Bir çeşit ilkbahar bitkisi (DS. 253. (TS. bazı türleri sebze olarak kullanılan. (TS. bir veya çok yıllık bir bitki. Güney Amerika ormanlarında yetişen. DS. sütlü + ot) Çuha çiçeğigillerden. sütlü + Far. Polygala vulgaris. 380”) Isırgangillerden. X. Eren. DS. 3727) sütlü kengel: (< T. almaşlı. KMYA. sütleğen + -giller) ki çeneklilerden. TBAS. 344. 2060) sütleğen: (< T. (TS. manyok gibi önemli bitkileri içine alan bir familya. 2. sütlüce) Düğün çiçeği (TS. kelime sonundaki –t’nin Moğolca bir çokluk eki olduğunu söyler: Eren. 3727) sütlücen: (< T. X.555 süt ağacı: (< T. 4715. süt+le-ğen “çok süt veren”) Sütleğengillerden. (TS. sütleğen. 315) sütleğengiller: (< T. sütlü + ? meyan). yaprakları basit. 3727. yaprak sap ve köklerinde süt görünüşlü. XII. 3726. kenger) Deve dikeni (TS. Euphorbia. 2061) süt otugiller: (< T. 2. DS. ballıbaba (DS. iki çenekli. (TS. kökleri hekimlikte kullanılan otsu bir bitki. 2. X. AVA. kekre ve yakıcı bir öz su bulunan. ayrı taç yapraklı çiçekli bitkiler familyası (TS. bazılarından boyar madde elde edilen. sütlü öz suyu çok olan bitki.

MBTS. 3732) şabılat: (< ? ) Tarlada biten. X.556 -Şşabbalıt: (< ? ) Şeftali (DS. şihāb. tarla ve yol kenarlarında yetişen. -ı. şābı) ri taneli. şahterre + T. 2. 3732. 3734) şahten: (< Far. aslanpençesi (TBAS. TBAS. MBTS. 3735) şahteregiller: (< Far. Ağz. 4662) şahman: (< Far. olgunlaştığında sarı renkli. şakrak + Yun. X. tuğu. 3. 20-40 cm yükseklikte. şahterre) Şahteregillerden. Fumaria officinalis. DS. mayhoş bir meyve (DS. 3732) şabir: (< ? ) nce saz otu (DS. -man) Parlak. Ağz. 3196”) bk. X. tū . 3732) şagrak mantarı: (< T. BTS. X. şahtere ve benzeri türleri içine alan küçük bir bitki familyası (TS. “< ET. (TS. 630. “< şakrak < şakı-. şāh + T. 2067) şahtuğu: (< Far. X. 3. (tilki kişnişi). manitari + T. (And. iri yapraklı bir çeşit ot (DS. 3734. geç olgunlaşan bir çeşit kırmızı üzüm (DS. kırmızı özlü bir çeşit buğday (DS. 255.: şabah) Badem (DS. sert. şāh + T. ağlayangelin (TBAS. 2067. 2. 2897). şāh + ten) bk. şihābî). X. büyükçe çekirdekli. 255) şakatur: (< ? ) Eriğe benzeyen. çok yıllık ve otsu bir bitki. parçalı yapraklı. 255) şahtere: (< Far. çiçekleri hekimlikte kullanılan. X. TBAS. -giller) ki çeneklilerden.: şaabı. 255) şahabî: (< Ar. evlek mantarı (TBAS. 426”) bk. XII. (And. 255) şahab: (< Ar. 3735) . X. sert. DS. Nişanyan.

Eren. . GBAA.. çok yıllık. şakkalham. X. şağlom. (And. 2070.. OAAD. -u) Kışın yetişen. X.Y. 2905). MBTS. BTS. Paeonia mascula. Ağz. KBAYA. şal am. insan ve hayvanlar için besin olarak kullanılan etli ve tatlı kökü olan bir bitki. şakok. şakkalhan) Ayçiçeği (DS. şal am + emrūd + T. 204) şalak: (< kökenini bilmiyoruz. şağlam. Ağz. şa ā’i + T. şakuka) Bir armut türü (DS. AAT. ülkemizde 6 türü bulunan. 3738. 2. X. ekşimsi. (And. (turp lahanası). 2904) 1. 383. Brassica rapa. 2. X. yenilebilir bir ot (DS.A. 3. Erz. 289. çok yıllık güzel bir süs bitkisi. 3736) şakşak: (< şakşak “ses taklidi”. X. şa ā’i ) Düğün çiçeğigillerden. 4722. otsu ya da çalımsı bitkiler (BTS. 3738) şakuk: (< şakuk < şak “ses taklidi”). yeşil renkli orta büyüklükte bir çeşit armut (DS. 2069) şakayıkgiller: (< Ar. -giller) Yaprakları birleşik ve almaşlı dizilişli. Ağz. 630. meyve kabuğu etli olan. erkek organları çok sayıda ve sarmal dizilişli. sepet örülebilen bir ağaç (DS. 2. X. 383). 3522) şalgam: (< Far. çiçekleri türlü renkte.557 şakayık: (< Ar. çakılgan). Dağlarda biten. Ağz. şēlim) Turpgillerden. X. (TS.: şakık. 42. 3737) şakşakı: (< şakşak + -ı). III. 97) şalgam armudu: (< Far. 3736) şakkalgan: (< T. DS.: salak. kelek (Krş. Ağz.: şakgalham. MBTS. Eren. DS. 497. 238. (TS. -ıldak) Kabuğundan sele. 258. 3733. EYAD. X. 3739) . şalaħ) Kabuğu kıllıca olan ham kavun. Sarı çiçekli bir bitki. (And. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. XII. (And.: şakşaka) Fındık (DS.A. 3. 630) şakıldak: (< şak “ses taklidi” + T. DS.: çalgam. (And.

292. 2. 2. XII. şāl < Hint. şimama) 1. KBAYA. Ağz. (DS. Cucumis dudaim. III. is. + T. fustu + T. Şam + Ar. 639. üzümü) Kalın kabuklu bir çeşit üzüm (Şam razakısı). 3742) Şam razakısı: (< öz. şām + T. şamom. 3740) şamakı tut: (< ? şamakı + Far. 3740) şamama: (< Ar. 2071. sürünücü ve sarı çiçekli bir tür. 256) şamak: (< ? ) Su kıyılarında. Şam üzümü (DS. 3741) Şam fıstığı: (< öz. X. bir yıllık. X. TS. 3742) şangalak: (< T. rāzi į + T. şalgaba) Meyveleri 2-4 cm çapında. Ağz. Şam + Ar. şangalak < şang+alak) Yer elması (DS.A. Erz. bataklıklarda top top büyüyen yuvarlak gövdeli saz (DS. is. şemāme. otsu. Gaz. (And. şemelek. X. şām + Ar. Cucumis trigonus. şemen. is. 2. (And. X. lezzetli ve küçük bir kavun görünüşünde olan. 3742) Şam üzümü: (< öz. kabağı).A. şememe. 4719.: şamama. Güzel kokulu bir tür küçük kavun. Şam + T. -sı) bk. 3741) şamik: (< ? ) Domates (DS. DS.558 şal kabağı: (< Far. darı) Mısır (DS. Kavuna benzer bir yıllık otsu ve sürüngen bir bitki. tūt) Kara dut (DS.. X. acı. 2072) şamı tud: (< Far. (TBAS. X. (TS. .. 204) şamdarı: (< Far.: şalkaba. X. 3742) . -ı) Antep fıstığı (TS. X. tūt) Hafifçe moraran bir çeşit dut (DS. 2071). 2. X.-î + Far. III. 3741) şampurt: (< ? ) Yer elması (DS.

14. Persica vulgaris. şeh + T. 257) şehmelik otu: (< Far. çevtali. 87. şar + ? çöven + T. (TS. 179. -lık. şa’r ‘kıl’. tatlı ve sulu meyvesi olan. büyük yapraklı bir ot (DS. pembe renkli bir ağaç. ST AT. şevtali. ılıman bölgelerde yetişen. 312. Eren.A. DS. melik + T. şefdali. 2. ana vatanı Çin olup ülkemizde de kültürü yapılan. otu) Bir metre boyunda söğüt yaprağına benzer yaprakları olan ve hayvan yemi olarak kullanılan kokulu bir ot (DS. 3753) şebboy: (< Far. X. 256. 35. 36. Gaz. otsu ve turuncu çiçekli bir bitkidir. şa’r + T. (And. EYAD. bazı kültür formları süs bitkisi olarak yetiştirilen.559 şaplak: (< T. şeh + Ar. BTS. Cheiranthus cheiri. şefdelü. 3756) . 3744) şaptal: (< ? ) Kayısı (DS. 2. “< Ar. DS.: çefdeli. 256) şarlık: (< Ar. AAT. X. 2910”) Havuç (DS. 2081. arpa) Dayanıklı bir çeşit arpa (DS. 263. TS. III. III. X. DS. K AT. şefdeli. duran) bk. 1155. 429. MBTS. 1106. 50 cm kadar yükselebilen. 385). 247) şehduran: (< Far. şaŧ r + T. DA. BTS. 121.. (TBAS. X. şefteli. 51. X. şeft-ālū. aslanpençesi (TBAS. 3747) şark çöveni: (< Ar. 270. T YA. X. 30. GD AT. çöven (TBAS. Ağz. 638. 3756. GBAA. 2081. 3756) şeftali: (< Far. 256. Nişanyan. III. çok yıllık. 8-10 m yükseklikte. 631) şefit: (< ? ) Kızılcık (DS. -i) bk. şaplak) Deveşaplağı da denilen boz renkli. şevteli) Gülgiller familyasından. 3. 3750) şarmuk: (< ? ) Ballıbaba (DS. 631. 3750) şatır arpa: (< Ar. X. X. 171. şeb-būy “gece kokan”) Turpgiller familyasına ait.

T YA. etli kökünden şeker elde edilen. çöven (TBAS. Adana ve civarında kültürü yapılan. 2. 8-10 m yükseklikte.560 şeker ağacı: (< Far. 2. -î) Çok tatlı. çiçekleri salkım durumunda başakçıklar oluşturan. X. -si) Badıcı etli. şeker + T. Inula oculus-christi. şeker + T. X. otsu. 631) şekerli ot: (< Far. şeker + Ar. şeker + T. 2083) şekerci çöveni: (< Far. ağacı) Vatanı Doğu Asya olmakla beraber Güney Anadolu’da bazı bahçelerde yetiştirilen. 2083) şekeri: (< Far. 3757) şeker kamışı: (< Far. bitkileri içine alan bir bitki familyası (TS. rizomlu. 2083. 10 m ye kadar uzayabilen. şeker + ? T. 2082. -i) bk. 3757) . tüylü. üzümsü meyvesinden şarapları boyamak için kırmızı boya çıkarılan çok yıllık. şeker + T. şekerci boyası vb. 2. -ci + boyası + -giller) Ispanaklar takımına giren. 2. (TS. şeklî) Havuç (DS. (TBAS. -li + ot) 15-50 cm yükseklikte. -ı) Buğdaygillerden. otsu bir bitki. tohumu yuvarlak ve beyaz bir tür fasulye (TS. Kastamonu köylerinde toprak üstü kısmı su ile kaynatılır ve elde edilen su hülasa tatlandırıcı olarak kullanılır. 2. 257) şeker pancarı: (< Far. 2-3 m yükseklikte. (TS. kamış + T. fasulia + T. beyaz veya yeşilimtırak renkli çiçekli bir bitki. kökü iç sürdürücü olarak kullanılan. yeşilimsi beyaz çiçekli bir ağaçtır. 257) şeker fasulyesi: (< Far. -ı) Ispanakgillerden. Hovenia dulcis. 2083. (TS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. KMYA. Phytolacca americana. (TS. şeker + T. Saccarum officinarum. 283) şekli: (< Ar. öz suyundan şeker çıkarılan. şeker + Erm. çok yıllık. iki yıllık. TBAS. banjar + T. BTS. ci + ? çöven + T. 257) şekerci boyasıgiller: (< Far. Beta vulgaris var rapa. şeker + Yun. 631. 257) şekerci boyası: (< Far. BTS. yumrulu. çok yıllık bir bitki. 2. 2083. ci + boyası) Şekerci boyasıgillerden. 227. ufak bir çeşit armut (DS. TBAS.

şeyŧān + Far. Lepiota procera. Humulus lupulus. manitari + T. DS. şemşamer) 1. Ağz. Ayçiçeği . -i) bk. 257) şemsiye otu: (< Ar. -āver ‘getiren. şemşamel. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. X. kālak + T. çok yıllık. Nişanyan. X. Yer elması (DS. otu) bk. XII. baldıran (TBAS. 3760) şerbet boyası: (< Ar. 258) şeytan elması: (< Ar. 4722) şenger: (< ? ). çiçekleri yumurtamsı kozalaklara dönüşen ve kozalaklarından bira yapımında yararlanılan. 257) şevketibostan: (< Far. 257) şemsaver: (< Ar. (TS. şeyŧān + T. 2. (TBAS. çi + otu) Yaprakları karşılıklı. şerbet + T. şemsiyye + T.561 şemsiye mantarı: (< Ar. boyası) bk. 3760.: şengar) Acur (DS. Cnicus benedictus. 2. 2086. tırmanıcı ve otsu bir bitki. şeyŧān + T. “< Far. Bolu ve stanbul civarı ormanlarında yetişen ve yenen bir mantardır. sapı sarılgan olan. Ağz. 2090) şeytan keleği: (< Ar. kulağı) Kuzukulağı da denilen yabanıl ot (DS. elması) Tatula (TS. (And. (TBAS. 258) şeytankulağı: (< Ar. şekerci boyası (TBAS. 257) şerbetçi otu: (< Ar. şevket-i būstān) 35 cm kadar yükselebilen. -āver. tüylü. 3765) . şevket + T. eşek hıyarı (TBAS. şevketibostan (TBAS. (And. 2. -ı) Kuzey Anadolu. 32”). TBAS. sahip olan’. 258) şevket otu: (< Ar. şemsiyye + Yun. bir yıllık. X. otu) bk.: şemsamer. şems + Far. şerbet + T.

2091) şeytan şalgamı: (< Ar. nemli yerlerde yetişen. 3773) . 3765) şeytansaçı: (< Ar. -ı) Kabakgillerden. kök sapından müshil olarak yararlanılan. (Duran. yağı) Bitkinin gövde ve dallarının çok ince ve dağınık olmasından. 3766) şılar: (< ? ) Ham erik (DS. tere + T. (TS. şeyŧān + T. yalancı tespih ağacı (TBAS. 258) şeytanteresi: (< Ar. yeşilimsi sarı çiçekli ve meyveleri olgunlukta siyah renkli olan bir süs bitkisi. şeyŧān + T. tırnağı) Çan çiçeğigillerden. 2091. 258) şıka: (< Yun. 2091) şeytantırnağı: (< Ar. kalın köklü. mavi çiçekli çok yıllık bir bitki. Hayalet şeklindeki çok zor görünen bu bitkiye “şeytan yağı” denilmiştir. (TS. 3767) şırlop: (< şır + lop “ses taklidi”) ncir (DS. (TS. şeyŧān + Ar. X. tırmanıcı.562 şeytan otu: (< Ar. şeyŧān + T. bādingān + T. çok yıllık. X. Eren. saçı) bk. şal am + T. otsu. 2090) şeytanpatlıcanı: (< Ar. küsküt (TS. Bryonia diocia. birçoğu dağlarda yetişen bir çeşit bitki. Ferula assafoetida. X. şı ) Gelincik (DS. Orta Asya’da ve Akdeniz ülkelerinde yetişen. 2091) şeytan yağı: (< Ar. zeytūn + T. bādincān < Far. X. 2. şıko veya şıka. -ı) Hatmi çiçeği (DS. otu) Maydanozgiller familyasından. Bupleurum subuliflorum. 2. Seabiosa ukranica. görülmesi oldukça zordur. iri ve etli. 385) ncir (DS. 3766) şıkık: (< Ar. nişastadan oluşan. sarı çiçekli. şeyŧān + Far. -si) Maydanozgillerden. pis kokulu bitki. Phyteuma. TBAS. 2. şeyŧān + Far. 223-229) şeytan zeytini: (< Ar. 2. -i) bk. X. şeyŧān + Ar. şeyŧān + T. (TS.

X. şikār. şemşīr). TaS. (And. yaprakları her mevsim yeşil kalan. 3776. DS. DS.: çimşir) Şimşirgillerden. Ağz. 2953) Yaban gülü (DS. otu) Demet hâlinde çiçek açan ve küçük bir saraypatına benzeyen otsu bir bitki. MBTS. çalı. taç yaprakları olmayan. 3777) şilfuni: (< ? ) Kırmızıya bakan bir çeşit üzüm (DS. XII. Ağz. ülkemizde 1 cins ve 2 türle temsil edilen. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı. (TS. 2097) . lokukusit kapsül tipi meyveleri olan.: şibzi) Kırmızıbiber (DS. (TS. ovaryum üst durumlu. 2. X.: şıfan) Yulaf (DS. 1-5 m yükseklikte bir ağaççık. 3775) şifan: (< ? ). 2. X.563 şibiji: (< ? ). 2. Ağz. şemşīr + T. 632) şimşirgiller: (< Far. (And. 3. odunu sarımsı renkli ve çok sert olan. çanak yaprakları dörtlü ve tabanda birleşik. 3776. şemşīr + T. -giller) ki çeneklilerden. 3777) şilop: (< ? ) Yulaf (DS. çekirdekli) çindeki çekirdekleri oynayan uzun bir çeşit elma (DS. 2094) şifi: (< ? ) Fidan (DS. 4726) şikar: (< Far. XII. 3776) şikirdaklı: (< T. örnek bitkisi şimşir olan ve şimşir türlerini içine alan bir bitki familyası (TS. Buxus sempervirens. nadiren de otsu bitkiler (BTS. (And. II. TBAS. her dem yeşil. X. ağaç. Erigeron. 4724) şifa otu: (< Ar. X. ağacı + -giller) Bir ya da iki evcikli. çorak bölgelerde kendiliğinden yetişen veya bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. 258. 2096. 921) şimşir ağacıgiller: (< Far. X. taşlık. X. 3778) şimşir: (< Far. şifā’ + T.

3787) şişti: (< T. 2. yaprağı) Tacı oluşturan yaprakçıklardan her biri (TS. şişti) Mürver çiçeği (DS.: nahtik. 2958) Sarımsak (DS. X. (TS. X. ternebi) Uzun.A. 3. X. X. XII. Gaz. 238. 2-6 m yükseklikte. 3. X. 2111) taflan: (< Ar. diflā ~ ? EYun. 649) tahdik otu: (< Ar. DS.564 şir: (< Far. 3238.. 259) . X. 4728) şireder: (< Far. sarı. kışın yapraklarını dökmeyen. X. 3943) tağun: (< ? ) Çitlembik (DS. IX. X. Ağz. is./Far. süs bitkisi olarak bahçelerde yetiştirilen küçük bir ağaç. Ağz. şireder < şį re ‘şıra’. sabun otu (DS. namtik) Yemeği yapılan. 3788) şomalop armudu: (< ? şomalop + Far. Prunus laurocerasus. 3800) tahannebi: (< ? tahan + öz. 2111. III. otu). şį r. 3800. 3786. 2958). TBAS. 3860. 3798. küçük çekirdekli. MBTS. tāc + T. Nişanyan. 3784) şirite: (< ? ) lkbaharda açan ak. DS. (And. tatlı bir çeşit üzüm (DS. (And. kırmızı renkli bir çeşit ot. çiçekleri salkım durumunda ve beyaz olan.: t‘ah‘annebi. DS. taĥdį + T. 436) Gülgillerden. emrūd + T. Ağz. EYAD. tehennavı. olgunlaşınca kararan bir çeşit armut (DS. Nebi). küçük çiçekli bir bitki (DS.: şileder) Bir çeşit üzüm (DS. 3801. X. X. daphne “defne”. tazeyken yeşil. 3234. (And.: şişirka) Biber (DS. 2. DS. X. 3784) şişarka: (< ? ). 3790) -Ttaç yaprağı: (< Ar. (And. Ağz. MBTS. -u) Güz mevsiminde yetişen.

2.565 tahıl: (< Ar. 442. yaprak gibi ana organlardan yoksun bulunan ve çoğu asalak veya çürükçül yaşayan ilkel bitkiler topluluğu (TS. lezzet”. (And. (And. X.: takıl) Buğday. 3. 3814) tallı bitkiler: (< Fr. hafif kokulu bir çiçek (DS. Kara erik.: tamaz. dereotu (TBAS. 3817) tamli: (< Ar. “< ET. X. -lı + bitkiler. 259) tarakdikeni: (< T. 562”) bk. Ağz. ŧa’m “tat. yemişi) bk. “< Fr. ŧa’m + T. X. tamuş. mısır. arpa. Tietze. -li ?. 3818) tanışman: (< T. tarak + dikeni) Ağrı ve sızıları gidermeye yarayan bir çeşit dikenli bitki (DS. DS. X. 2113. tar ak < tara-. 259) takalak: (< T. tanışman < danışman) Salatası yapılan bir çeşit ot (DS. X. yulaf. 3808) takulen: (< ? ) Güzel. tāħte + T. çavdar. 391). hububat (TS. TS. daħl. ak çiçek açan bir çeşit bitki (DS. 3. X. 3821) tarakdalı: (< T. X. 2126) tamas: (< ? ). Ağz. 2124”) Kök. tarak + dalı. yabanıl elma (DS. Eren. Frenk inciri (TBAS. Erik. 3807) tahta yemişi: (< Far. 3831) . gövde. pirinç gibi ürünlerin genel adı. Nişanyan. takımcık) Çardak genişliğinde yayılabilen. 2. X. 3806) takımcık: (< T. tomas) 1. thalle. MBTS. X. 3018”) Fındık ağacı (DS. Bardak eriği (DS. takalak) Domates (DS. “< Ar. 2. 3812) talaşmalaş: (< ? talaş + malaş) Küçük. thalle + T. 2.

3833) tarçın: (< Far. Hippomarathrum cristatum. 260) tarla gülü: (< T. dār-ı çīn “Çin ağacı”. tarı +-la < tarı ‘ekin. . 638. tarak + otu + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden bir familya (TS. sarı çiçekli ve çok yıllık bir bitkidir. 2. DS. III. (TBAS. dārçīn. Eren. (TS. Eren. bitki’. 191) tarhana otu: (< Far. yenilebilir bir çeşit mantar (DS. 1367. otu) 60-100 cm yükseklikte.A. II. 2. AVA. 300) tarla çöveni: (< T. Cinnamomum. Gaz.A.: daraklık) Acımsı. tarla + ? çöven + T. 3832) tarak otu: (< T. çöven (TBAS. tarħāna + T. Ağz. 2. (And. tarak + otu) Tarak otugillerden otsu bir bitki. X. tarla + Yun. < Far. (TS. (TS. 2138. III. ETA. Çorba ve yemeklere koku vermek için kullanılır. hekimlikte kullanılan. 2137) tarak otugiller: (< T. 395”) bk. Eren. 395) Defnegillerden bir ağaç. 234) tarla mantarı: (< T. 373. tarla + Far. Nişanyan. IV. 2. tarma) Asma üzümü (DS. 2139. XII. Erz. taraklık). I. 60-120 cm yükseklikte. 259) tarhun: (< Ar. -i. kuvvetli kokulu. X. 260) tarma: (< T. çok yıllık ve sarımtırak çiçekli bir bitki. manitari + T. 442. evlek mantarı (TBAS. “< ET. 209. 260. Dipsacus. ıtırlı. BTS. 4740) . parçalı yapraklı. 395) Birleşikgillerden. -ü) bk. tarħūn.. -ı) bk. kokulu bir çeşit elma (DS. zmir pazarlarında satılır. mahmude otu (TBAS.. alvala (DS. gul + T. TBAS.566 taraklık: (< T. 260) tarla sarmaşığı: (< T. Artemisia dracunculus. tarla + sarmaşığı) bk. 2137) tarbaz: (< ? ) Uzun. 79.

396. 556”) Kırlarda yetişen bir çeşit armut (DS. 2. taş + Far. 2. 260) taş piyamı: (< T. 2. manitari + T. 260) taşkıran çiçeği: (< T. -i) Kabuğu çok sert bir tür badem (TS. 2147) taş kekiği: (< T. tüylü ve çok yıllık. emrūd + T. 2149) taşlıoğlu buğdayı: (< T. Leontopodium alpinum. taş + Far. 2.567 taşarmudu: (< T. 641) taşkıran otu: (< T. (TS. -i) bk. 2149. Clauson. -ı) Bu bitki taşlık alanlar ile kaya çatlaklarında yetişmektedir. otsu bitkiler familyası (TS. beyaz çiçekli bir bitki. 223-229) taş sarımsağı: (< T. taş + Far. -si) 10-50 cm yüksekliğinde. bir ya da çok yıllık. örnek bitkisi taşkıran otu olan. ülkemizde 3 cins ve 22 türle temsil edilen. -u. bādām + T. taş + kıran + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. Eren. na’nā’ + T. Saxifraga. 2149) taş nanesi: (< T. 3841) taş mantarı: (< T. tāş. 2150. Yetişme ortamının özelliğine göre bu bitki taş piyamı (taş bademi) şeklinde isimlendirilmiştir. “< ET. (TS. (TS. taş + Yun. BTS. taş + sarımsağı) Genç yaprakları soğan yerine kullanılan bir soğan türü. X. taş + kıran + otu) Taşkırangillerden. saplarının parçalanmasıyla üreyen bir bitki. XII. taşlı + oğ(u)lu + buğdayı) Ak ve büyük taneli bir çeşit buğday (DS. kaya kekiği (TBAS. 2500 m den yukarı yerlerde sert kayaları yarıp yetişen bir çiçek. (Duran. nane kokulu. 2. bādām + T. Micromeria fruticosa. Allium scorodoprasum. taş + Ar. (TS. 2150) . Amygdalus graeca. 2. -ı) Bir tür mantar (TS. 4741) taş bademi: (< T. TBAS. bazı türleri süs bitkisi olarak yetiştirilen. 2. 2149) taşkırangiller: (< T. taş + kıran + çiçeği) Taşkırangillerden. taş + ? kekik + T.

: tatlı biyan) bk. (And. Tatar + T.568 tatarbaşı: (< öz. IV. tatlı + göbek) bk. Ağz. 3842) tatarcık: (< öz. Lxiolirion tataricum. X. tatlı) ncir (DS. 15-40 cm yükseklikte. (TBAS. rāvend) bk. tatlı elması (DS.: dadiranba) Isırgan otuna benzer yaprakları olan. tatlı + su + gelinciği) Tatlı sularda biten bir tür gelincik (TS. tatlı + Far. 261) tatlı su gelinciği: (< T. yumrulu. X. kenger (TBAS. kokulu bir bitki (DS. 3844) tatlı bayram: (< T. Tatar + T. 261) tatlı limon: (< T. tatlı + Far. tatlı + kök) bk. is. X. (DS. tatlı + elması) Yeşil renkli. başı) çi yenilebilen bir diken (DS. -cık) Amaryllidaceae familyasından. 3844) tatlı kenger: (< T. meyan kökü (TBAS. Ağz. līmūn / Ar. 2. çok yıllık. mavi veya morumsu mavi çiçekli bir bitkidir. 260) tatlı elması: (< T. 1320. 261. leymūn) Suyu tatlı olan bir tür limon (TS. küçük ve ak çiçekli. tatlı + Far. ışgın (TBAS. 641) tatıramba: (< ? ). (And. BTS. kaynatılarak içilen. yazın yetişen bir çeşit elma (tatlıgöbek). is. DS. tatlı + ? meyan). X. 2. 261) tatlı kök: (< T. 3844) tatlı: (< T. otsu. kenger) bk. meyan kökü (TBAS. X. 3844) tatlıgöbek: (< T. 2153) tatlı ravent: (< T. 2153) .

yavşan otu (TBAS. TBAS. 2. 3848) tavşan elması: (< T. DS. 3848) . 2154. otsu. 3848) tavşanbıyığı: (< T. atlamak. Bir çeşit büyük armut. 2. tavşan + çakıldağı) Sarı çiçekleri olan küçük bir ağaç (DS. tavşan + bıyığı) Bir yonca türü (TS. 2156. canavar otu (TBAS. (TS. 2. 2156) tavşancıl otu: (< T. 282) tavşanağzı: (< T. tatüle) Patlıcangillerden. 397”) Pembe renkli bir tür çiçek (TS.569 tatula: (< Fr. (And. Bir çeşit elma. 262.an. DS. IV. otu) bk. Ağz. X. 3. çiçekleri beyaz veya mor renkte. çok yıllık. Pyracantha coccinea. tavşancıl + otu) Maydanozgillerden.: davşan elması) Meyveleri 5-7 mm çapında. 1382. 2. -si) Taneleri kurutularak yenen ve ağaca sarılmadan yetişen bir çeşit fasulye (DS. tavşan + elması). Bir çeşit ayva (DS. 3 m kadar yükselebilen. Heracleum. (And. 3848) tavşanfasulyesi: (< T. tavışgan < tavış-/tabış. körpesi bazı yerlerde hayvan yemi olarak kullanılan. 3842. tavşan + başı) 1. X. 2. tavşan + ağ(ı)zı. küremsi şekilli. tavşanların yediği dikenli ve beyaz çiçekli bir bitki. fasulia + T. (TS. nemli yerlerde yetişen. Eren. ŧ ā‘ūn + T. 261) tavşan: (< ? ) bk. meyveleri dikenli.: tatala. X. “< ET. beyaz çiçekli ve kuvvetli kokulu bir bitki. 3845) taun otu: (< Ar. Ağz. X. DS. Datura stramonium. (TBAS. datura). 1-2 m yükseklikte. 2156) tavşanbaşı: (< T. sıçramak’ + . tavşan + Yun.‘koşmak. bir yıllık ve otsu bir bitki. X. 262) tavşançakıldağı: (< T.

tavşan + Far. 263) tavuk çiçeği: (< ? T. -si) bk. “~ ET. tavukbacağı mantarı (TBAS. takığu ~ OT. yaban mersini. -ı) 20-50 cm yükseklikte. 2. pā-çe + T. Stellarie media coryophllaceae. manitari + T. Cantharellus cibarius. yaprak biçimindeki dalları sert ve batıcı olan. yumrulu. kerasi + T. X. kışın yapraklarını dökmeyen bir ağaççık. siklamen. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. pembe. 262) tavşankulağı: (< T. MBTS. (TBAS. 263) tavuk otu: (< ? T. tavşan + Far. X. tavuk + çiçeği) Batı Anadolu bölgesinde yetişen. tavşan elması (DS. Böreğe konulan bir çeşit ot (DS. (TBAS. beyaz. domuzağırşağı (TBAS. serçedili. 40 cm boyunda. şarap rengi çiçekli bir bitki. Ruscus aculeatus. manitari + T. tavuk + T. tavuk + OFar. (TBAS. -ı. -sı) bk. Cyclamen. tavşan + Yun. 3850) . takağu tavuk “Kökenini bilmiyoruz”. 3057”) Karadeniz bölgesi. 3. meyveleri küre biçiminde ve kırmızı renkli. 2. 2156) tavşan meyvesi: (< T. kışın yaprak dökmeyen. sarı çiçekli. mīva + T. 2. Bolu ve stanbul bölgelerinde yetişir. çok yıllık bir bitki. 398. 263) tavşantopuğu: (< T. tavşan + kulağı) Çuha çiçeğigillerden. Eren. pāçak + T. sarı kır çiçeği. -ı) bk. -ı + Yun. otu) 1. tavşan + memesi) 30-100 cm yükseklikte. tavuk + Yun. pazarlarda satılır ve halk tarafından yenir. 2. Kırlarda biten. Ruscus aculeatus. 2156) tavşanmemesi: (< T.570 tavşan kirazı: (< T. buhurumeryem. Top biçiminde. (TS. 3849) tavşanpaçası: (< T. tavşan + topuğu) 1. (TS. 263) tavuk mantarı: (< ? T. kalp biçiminde geniş yapraklı. Camotu. güzel kokulu. X. 3849) tavukbacağı mantarı: (< ? T. Sternbergia sicula. çalı görünüşünde. kökü soyularak yenilen bir çeşit yabanıl ot (DS.

2. X. 3862) tek çenekliler: (< T. 3858) tehnel: (< ? ). tahnal. 3856. pençe + T. yastığı) bk. teynel) Defne (DS. Ebegümeci (DS. DS. MBTS. çok tatlı kayısı (DS. 2. tefrün. tenhel. Yaprak (DS. 3244. 2157) tavukyastığı: (< ? T. tāze + Yun.Asma. 263) tee: (< ? ) Dağlarda yetişen bir çeşit yabanıl ağaç (DS. 2. büyük yapraklı ve beyaz çiçekli bir bitki. 643) . Pogostemon patchouly. tek + ? çenek + T. 3855. 2170. X. 3. tefārī ) 60-100 cm yüksekliğinde. ananasgiller. 3861. salepgiller. zambakgiller. 2. BTS. 3801.: tebük) 1. -si) Tropikal bölgelerin karakteristik çim bitkisi (TS. (TS. Ağz. tavuk + Far. teber. TBAS. 3. “< ? çenek. TBAS. palmiyeler. X. IX. tek + çekirdek) Az çekirdekli. 1. fasulia) Fasulye bitkisinin taze ve turfanda olanı (TS. 214) tekçekirdek: (< T. (TS. 555”) Buğdaygiller. MBTS. 2. 4745) tefarik: (< Ar. XII. 3066) Kurutmaya elverişli. 2159) teberze: (< teberze < Far. (And. gıvışgan otu (TBAS.571 tavukpençesi: (< ? T. ncir.: nehtel. Ağz. -liler. 4745) tebik: (< ? ). XII. X. (And. 2166) tefek: (< teğek < teğ ‘asma’ ve +ek ‘küçültme eki’. 3150) 1. MBTS. tavuk + T. iri taneli bir çeşit ak üzüm (DS. muzgiller gibi bitkilerin önemli bir sınıfı. 2. 263) taze fasulye: (< Far.

3864) tekkeş: (< ? ) Sulak yerlerde yetişen. (TBAS. DS. (TS. al saplı ince ve küçük yapraklı bir çeşit ot (DS. 3867) telçe: (< Erm. tel. dikeni) Patlıcangiller familyasından. XII. X. IV. göt) Yassı. cik. X. 264) tekel: (< T. -cen. teker + elması. 3865) teknecik: (< ? tekne + T. 2. 3865. tel + T. tegre ‘teker’. XII. tekesakallı. X. 1407. Ağz. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. (And. 3. büyük. sulu. TBAS. Tragopogon porrifolius. ce) Bir çeşit ot (DS. 3088”). “< tekne ‘kökü belli değildir’. DS. Medicago orbicularis. 264) teknegöt: (< ? tekne + T. tırmanıcı ve mor çiçekli bir bitki. tek + el + Erm. MBTS. X. MBTS. banjar + T. 3094) Kavurması ya da bulgurla karışık çorbası yapılan. tekersakalı. küçük bir çeşit armut (DS. DS. bir veya çok yıllık. 3868) . Ağz. tekkesakalı. otsu bir bitki. tekilcan) Tarlalarda biten ve yenilebilen bir çeşit ot (DS. yassı bir çeşit elma (DS.572 tekecen: (< ? teke + T. 3. -ı) Yaban pancarı (DS. X. 4747) teke dikeni: (< ? teke + T. 2. 3. mor veya sarı çiçekli. 3863. 3092”) Bir yıllık. dikenli. sakalı). 2170. X. X. X. 4747) tekerelması: (< T.: dekesakalı. kökleri sebze olarak kullanılan. X. yüksek çalı biçiminde. 3088”) Yeşil renkli. TBAS. 3866) tel: (< Erm. Türkiye’de 20 kadar türü bulunan. (And. “< teke ‘kökü belli değildir’. MBTS. çok sulu bir çeşit armut (DS.: tekercen. DS. “< ET. 3863) tekelpancarı: (< T. 3863) tekesakalı: (< ? teke + T. 3. teksakal) Birleşikgillerden. 2172. X. (TS. yumuşak ve geniş yapraklı bir bitki (DS. MBTS. DS. tek + el) Kırlarda biten. 3863. 264.

X.A. 3. yapraksız. télégraphe + T. 4750) tenbilik: (< ? ) Patates (DS. XII. 3870) telgraf çiçeği: (< Fr. 3. temre otu (DS. 3883) . X. temregü < *temre-gü < temür. X. tepelik “?”) Yumuşak toprakta yetişen. 305) temre otu: (< T.. 2. XII. mavi veya pembe çiçekli bir süs bitkisi. 3109) Mercimek (DS. X. –lice) Küçük taneli mantar (DS. (TS. küçük ve çok yapraklı. uçları sivri. 4749) tellice: (< Erm. 3876) temrekil otu: (< T. çiçeği) Bir çeneklilerden. DS. 4749. gömlek) Büyük bir çeşit armut (DS. temśį l. III. bazı türlerinde yaprakların alt ve üst yüzü mor ve gümüşî yollu. 3872) tel pancarı: (< Erm. pembe çiçekli bir bitki (DS. XII. güveyfeneri (TBAS. yaprakları etli. otu. 3872) telot: (< Erm. ot) Tel gibi ince dallı. MBTS. MBTS. 3877) tepenik: (< T. X.573 teleme otu: (< ? teleme + T. “< ET. temriye < temregü + otu) bk. tel + T. 264) telgömlek: (< Erm. MBTS. boğumlu sarkık dallı. 3097”) bk. -ı) 20-150 cm yükseklikte. beyaz. 2180) teli: (< ? ) Diken (DS. Chenopodium album. tel + T. (TBAS. tel + banjar + T. temriye + otu. sulu bir çeşit ot (DS. X. Tradescantia. yemeği yapılan. bir yıllık. küçük yapraklı. Erz. “< teleme < deleme ‘kökü belli değildir’. 3876) temsil: (< Ar. 3. tüylü ve yabanıl bir çeşit ot. 3109”) Temriye hastalığını iyileştirmek için kullanılan. X. otsu. . tel + T. 264. bir çeşit yabanıl bitki (DS.

MBTS. 3. 3883) tepsi: (< ET. (And. bir yıllık ve otsu bir bitkidir. XII. 3. nce kabuklu. DS. nce kabuklu. 267.: teberotu. Ağz. 309. fındık biçimindeki meyvesi su ile köpüren bir çeşit ağaç (DS. tesbį ’. (TBAS. pembe bir çeşit üzüm. X. (TS. ter + gömlek). BTS. II. al ya da sarı renkli bir çeşit elma. 3887) tercan: (< ? ) Kırmızı buğday (DS. DS. GD AT.: tergömek. “< ET. 3891. Lupinus albus. X. Ağz.: tirmis) 100 cm kadar yükselebilen. baharlı bir bitki. Çin leylâğı. X. TaS. 2. tüylü. tergöynek) 1. 3895) tesçe: (< ? ) Bir çeşit kara üzüm (DS. (TS. 404. 3888) tere: (< Far.. (And. ters. Eren. 3130”) Bir çeşit mantar (DS. XII. 4754) tesbi: (< Ar. X. fındıktan büyük meyvesi olan ve çekirdeğinin içindeki ak madde sabun gibi kullanılabilen bir çeşit çalı (DS. 2197. Eren. X. 1432. boz yapraklı. teper + otu). tevsi < Çin. 3. ETA. 4753) terme: (< kökenini bilmiyoruz. DS. (And. X. (And. beyaz çiçekli. 3129) Yabanıl turp (DS. 2205) . 404) Turpgillerden. ters + kulak. yaprakları salata olarak yenen. temriye < temregü). bir ya da iki metre boyunda. 3896) tespih ağacı: (< Ar. 3792) tergömlek: (< T. V. Ağz.: tespi) Yaylalarda yetişen. 4754) terskulak: (< T. 2. tesbīĥ + T. ağacı) Tespih ağacıgillerden. kabukları ateş düşürücü bir ağaç. 2. 4753. 265. nce kabuklu kabak (DS. 3135). X. XII. MBTS. 386. DS. XII. Ağz. MBTS.574 teperotu: (< T. X. 3893) termiye: (< T. Hindistan’da ve Avrupa’nın sıcak bölgelerinde yetişen. tere. tek yıllık. 3120) Dağlarda yetişen. 3. tepelotu) Havuç (DS. 3891. 3. Lepidium. meyvesi zehirli. MBTS. tergönek. 649. DS. IV.

(DS. 265) tespih otu: (< Ar.575 tespih ağacıgiller: (< Ar. MBTS. (TBAS. tespih ağacı ve maun ağacı ile benzer cinsleri içine alan bir bitki familyası (TS. MBTS. -lik) Ayı fındığı ağacı. Coix lacrima-jobi. (And. X. X. yuvarlak fasulye (DS. 3153) Domates (DS. MBTS. -li. 3923) tırtlıeşki: (< ? tırt + T. papatya (TBAS. 3167) Bir çeşit dikenli bitki (DS. MBTS. 3903) tıbbî papatya: (< Ar. 3900) tevenk: (< teğek < teğ ‘asma’ ve +ek ‘küçültme eki’. tesbīĥ + T. X. 3. otsu bir bitki. 3. TBAS. 2. X. X. X. papadia) bk. 3. 2205) tespihlik: (< Ar. 3896. tıhıl)Domates (DS. otu) Meyvelerinden tespih yapmak için yararlanılan. Styrax officinalis. tarmak. bir yıllık. X. X. 165) tevris: (< Ar. “< tetir ‘kökü belli değildir’. tevrįś. 3. tesbīĥ + T. Ağz. 3910) tıktıkı: (< tık + tıkı “ses taklidi”) Ham incir (DS. 222) tıkan: (< T. 265) tetirli: (< ? tetir + T. 3909) tıkıç: (< T. -lı + ekşi) Bir çeşit limon (DS. tesbīĥ + T. ağacı + -giller) ki çeneklilerden. tırmık < ET. tıkan). 3912) tırmık: (< T.: tıhı. 3147”) Kayalık yerlerde yetişen ve boyasından yararlanılan bir çeşit bitki (DS. tıkıç) Dolgun. 3150) Bir çeşit üzüm (EYAD. 4761) tırmut: (< ? ) Yenilen mantar (DS. XII. 3925) . tıbbî + Yun.

266) tilkikuyruğu: (< T.: dilkü üzümü) Meyveleri olgunlukta siyah renkli. Asparagus acutifolius. zamanla havada kendiliğinden koyulaşan bir sıcak iklim ağacı. Paris incompleta. hoşkuran. DS.: tomun) Kara erik (DS. X. dalları yeşil renkli ve dikenli bir bitkidir. çok yıllık. 2224) tilkişen: (< ? ) Meyveleri küre biçiminde ve olgunlukta siyah renkli olan. 267. 619) Yosun (DS. ekşi. otsu bir bitki. XII. Ağz. 2. Nişanyan. Clauson.576 tik ağacı: (< Fr. Ağz. yuvarlak. is. 3933. Uzun salkımlı bir çeşit üzüm (TS. teck. doğal rengi sarı. 2223) tilki: (< ET. TBAS. (TS. ağacı) Çift çeneklilerden. 2. 2. Birleşikgillerden. Timur + T. X. 3940) . (And. kaplamada kerestesinden yararlanılan. X. top ?) 1. (TBAS. 3936) tirfil: (< Yun. (And. Turp (DS. hekimlikte kullanılan bir bitki. şahtere (TBAS. Tectona grandis. teca + T. 3958) Timur dikeni: (< öz. çok yıllık. X. 4762) tilki kişnişi: (< T. üçgül (TS. Maranthus. tilki + üzümü). razakı üzümü (DS. 267) tilki üzümü: (< T. 2226) tiryaki: (< Far. 2224. dikeni) bk. tiryākī. X. 3936) tip: (< T. TaS. yabanıl bir çeşit meyve (DS. çobankaldıran (TBAS. tilki + kuyruğu) 1. 1156) tilye: (< ? ) Ihlamur (DS. tek < Port. tilkü. (TS. 267) tinton: (< tin + ton) Ahlata benzer. 2. 2. 3932) timun: (< ? ). -i) bk. korunga. Pancar. X. 498. Tietze. gişnīz + T. 2. triphyllon) Yabanî yonca. II. tilki + Far. 459) Oval taneli bir çeşit üzüm.

Japonya ve Türkiye’nin bütün orman bölgelerinde yetişen. iri buğday (DS.577 tita: (< ? ) Ormanda yetişen yenilir bir çeşit mantar (DS. tokalı + oğ(u)lu. Aradaki bu benzerlik bitkinin adını “tokalı dücük” olarak yaygınlaştırmıştır. Eren. XII. 410) Bir çeşit uzun. çiçekli bitkiler (TS. 3949) tolik: (< ? ) bk. sert. Sibirya. 4765) tokalı dücük: (< T. tuħm + T. “< ET. titrek + kavak) Bütün Avrupa. TBAS. 460”) Kara. 223-229) tokat: (< tokat “kökenini bilmiyoruz”. ebegümeci (TBAS. X. Kuzey Afrika. 3941. 460”) Bir çeşit kayısı (DS. 3940) titregızım: (< T. X. X. “< ET. X. tokalı + ? dücük) Bitkinin çiçek durumu yuvarlak tokalara benzemektedir. ıspanağa benzer bir çeşit ot (DS. Eren. 2. -lu + bitkiler) Bitkiler dünyasının büyük bir şûbesi. 3948) toklu: (< OT. 410) Üç yapraklı. Nişanyan. (Duran. çalı veya ağaççık hâlinde bir kavak türü (TS. Nişanyan. X. tok + buğday) Tam olgunlaşmamış. Trifolium cherleri. 2227) titrekotu: (< T. 2228) tokaloğlu: (< T. 268) . Ön Asya. eylülde yetişen bir çeşit üzüm (DS. X. tokmak + üzüm. 267) titrek kavak: (< T. 4766) tok buğday: (< T. 2. toklı. iri taneli üzüm (DS. 3948) tokmaküzüm: (< T. toku < ? tokımak. iri. Kafkasya. titrek + otu) Kurusu süs olarak kullanılan bir çeşit kır çiçeği (DS. titre + kızım) Gelincik (DS. 3941) tohumlu bitkiler: (< Far. XII. tokımak.

3. MBTS. (And. 3955) tombatın: (< tumbadız “kökü bulunamamıştır”. 3959) topaçça: (< T. 3954) tombak: (< T. 3178) Uzun biber (DS. X. XII. 3178) Pazıya benzer. topalan) Uzun yapraklı bir çayır otu (DS. X. tombalak < top+alak. MBTS. 3956) tomdurcuk: (< T. tumbatun) 1. 3955.: tambatın. 3. bir yanı kırmızı olan bir çeşit elma (DS. 3958) tombuş: (< T. 3954. 3817. 2. X. Ağz. tomurcuk) Gelincik çiçeği (DS. 3200). 3956) tomsuk: (< ? ) Bataklıklarda yetişen. Pancar. (TS.578 tomak: (< kökü bulunamamıştır. DS. tonbayan. tombatum. DS. 4580) topalak: (< T. X. 3956) tomçak: (< T. DS. 3954) tomara: (< tomara < Yun. topaçça). kendi kendine yetişen bir çeşit bitki (DS. MBTS. X. tomatça) Papatya (DS. Rhamnus clorophorus globosus. Ağz. elması) Bir tanesi yarım kilo gelecek kadar büyük. tomçak < top+çak). X. X. tomari.: tomşak) Gonca (DS. (And. MBTS. 3962) . X. sapları pişirilerek yenen. X. 3961. Ağz. 2233. (And. tonbatın. X. 3. 3. ucu dikenli ve buğday sapına benzer yaprakları olan bir bitki (DS. yapraklarından yeşil boya çıkarılan bir bitki. Ağz. büyük çekirdekli bir çeşit kiraz (DS. 2. X. (And. 3179) Kayısı (DS.: toplalak) Hünnapgillerden. Yer elması (DS. 3964) topalan: (< T. 3957) tongarelması: (< ? tongar + T. X.: lobatça. X. tombuş < tonbuş) Koyu pembe renkli. topalak).

X. iki yıllık ve otsu bitkiler. 3963) topbaş üzümü: (< T. sedir (TBAS. X. DS. yumru köklü. şıra yapılan ak üzüm (DS. topul) Ham domates (DS. 412) Badem ve ceviz büyüklüğünde yumru kökleri olan bir çeşit ot (DS. XII. tatlı bir incir (DS. 349) topuk: (< T. 268) topuz: (< Ar. sapının tepesindeki kurşuni renkli dikenleri soyularak yenilebilen. çay + T. top + Erm. 3963) topluca: (< T. X. 268) topuklutiken: (< T. taş nanesi (TBAS. dabūs. Toros + Far. dikeni) bk. is. X. dikenli. top + baş + üzümü) ri taneli. morumsu renkte. Ak. X. topuz (TBAS. topluca) Yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. -i) bk. Akasya fidanı (DS. X. 3964) topoç: (< T. yumuşak. 3965) topul: (< T. banjar) Lahana (DS. top + baş) 1. 3965. 50-100 cm yükseklikte. 3968) Toros sediri: (< öz. topuklu + diken) Sapı sert tüylerle kaplı. Tietze. encīr + T. X. X. Toros + Far. 268.579 topbaş: (< T. top + -(u)k. 3965) topuk çayı: (< T. X. 269) . K AT. X. dabbūs < Far. is. 3964) toppancar: (< T. dabūs + T. 4769) torasaninciri: (< torasan < öz. -i) Patlıcan incirinden küçük. topuk + Çin. topaç) Karpuz (DS. iyi cins buğday. -ı) bk. 2. meyvesi koza biçiminde olan bir çeşit diken (DS. 571) Köke yakın yerinde birkaç yaprağı olan. 3964. DS. dabbūs < Far. 3965) topus dikeni: (< Ar. (TBAS. Eren. sedīr + T.

X. tenbākū + T. tuħmugān. adamotu (TBAS. Orhun Abideleri. toz + ağacı. (TBAS. 269) tozağacı: (< T. X. 3972) toskafa kavunu: (< tos + Ar. deli tütün (TBAS. Nişanyan. Eren. MBTS. un mantarı (TBAS. toruk < tor. manitari + T. X. 3943. (TS. “< tosun ‘kökü belli değildir’. baka ‘kurbağa. X. “ET. dikenli ve süt gibi suyu olan bir ot (DS. Ağz. DS.580 tort: (< ? tort) Kalın yapraklı. 30-50 cm yükseklikte. Nicotiana persica. 3970. -ı) bk. köklerinden kırmızı boya elde edilen. (And. bur(u)nu.: toççu) ri ve sert taneli. tütünü) bk. 3972. afā’ + T. fidan (DS. 3978) tömbeki: (< Far. 3.: töğmeken. XII. “< tos ‘ses taklidi’ + ET. tōz. -çu). Ergin. nargile tütünü. X. (And. 3972. Ağz. beyaz veya sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. BTS. (And. 269. 3188”) Bir çeşit elma (DS. toz + Yun. 116. 462”) Hodangiller familyasından. Ağz. X. DS. DS. baka + otu. DS. 100). X. bol ürün veren kırmızı bir çeşit buğday (DS. kaplumbağa’. kavunu) bk. sık tüylü. 3189”) Kavak ağacı (DS. 4487) tosbağa otu: (< tos + T.: doruk. tökmekan. 3. 3969) tortçu: (< ? tort + T. Alkanna orientalis. 3969) toruk: (< ET. 269) töhmekan (< Far. töhmeken. tenbākū) Özellikle ran’da yetişen ve nargile ile içilen bir tütün türü. 2244) tömbeki tütünü: (< Far. 3973) totuk: (< ? ) bk. ahududu (TBAS. 3976) toz mantarı: (< T. MBTS. 2. 269) tosunburnu: (< ? tosun + T. 269) . 417). 660. toru) Yeni yetişen çam ağacı. X. töymeken): Semiz otu (DS.“zayıflamak”. X. Nişanyan. töymekan.

X. is. 418”) bk. dili). hafif tüylü. X. 3981) tömtöm: (< töm + töm) Papatya (DS.581 tömek: (< T. X. -ı) bk. manitari + T. 2. Gelincik çiçeği. tu’m) 1. (And. 2254) turnadili: (< turna + T. 3995. X. emrūd + T. II. 3995) turnaayağı: (< turna + T. kuşun çıkardığı sesten geldiği anlaşılıyor. Abanozgillerden 15 m kadar yükselebilen büyük bir ağaç. Diospyros kaki. -sı) 1. çay + T. 865) Küçük ardıç ağacı (DS. II. “< turna adının. is. is. “< tuluk ‘Eski Türkçeden beri kullanılır’. IV. ham iken kekre olan. 3989) turkyemez: (< öz. (TS. 4774) tulukarmudu: (< tuluk + Far. olgunlaşınca tatlılaşan meyvesi. 2. ayağı. (Japon hurması). Gülensoy. X. kısa”. 2. ħurmā + T. 269) Trabzon hurması: (< öz. 2245) tulkuk: (< ? ) 1. X. 3981) Trabzon çayı: (< öz. nce uzun yapraklı. Erkek incir (DS. XII.: durnadili) Uzun taneli bir çeşit buğday (DS. 155) turma: (< ET. çay üzümü (TBAS. Eren. tömek “alçak. X. -ı. -u) Yazın yetişen. 3988) tum: (< Ar. 870) Turp (DS. Türk + yemez) Bir armut çeşidi (AA. 3. 2. 3198”) Bir çeşit mantar (DS. 1606) . turma < tur-ma “tur. sarımsı yeşil renkte. Trabzon + Far. Ham incir. Ağz. Trabzon + Çin. yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. 3987) tuluħ mantarı: (< tuluk + Yun. Bu ağacın elma büyüklüğünde. sarı renkli bir armut (DS. DS. turuncu renkte. 2. düğün çiçeği (TS. Gülensoy. MBTS.toplanmak”.

otsu bitkiler. 2. -giller) ki çeneklilerden. bir yıllık ve otsu bir bitkidir. Geranium robertianum. çiçekleri er dişi. Ağz.: tutça) bk. limon. kışın yaprağını dökmeyen bir ağaç ve bu ağacın portakala benzeyen. yaprakları tüylü. MBTS. Citrus aurantium amara. 2. 270) turşkiraz: (< Far. 2254) turp: (< Far. otu) 15-50 cm yükseklikte. yaprakları güzel kokulu bir bitki. portakal. lahano + T. 2. 2. karnabahar. X. AAT. çiçekleri beyaz. 2254. 630) turp otu: (< Far. tek yıllık. bütün Akdeniz ülkelerinde yetişen. suyu acımtırak meyvesi. 252. turub. 3210). 2255. 43. 2255) turunçotu: (< Far. turunc + T. -giller) Sedef otugillerin. (TS. turunc) Turunçgillerden. Eren. turp. 2254. pembe veya sarı çiçekli. kerasi) Vişne (DS. beyaz. (TS. turf. 4775) tutya: (< Ar. XII. turp + T. 2254. (TS. BTS. mandalina ve benzerlerini içine alan bir alt familyası. BTS. -sı) bk. (And. 670) turp lahanası: (< Far. kaşık otu gibi bitkileri içine alan geniş bir familya (TS. turb. yaprakları almaşlı dizilişte. TBAS. 670) turunçgiller: (< Far. -sı) Sardunyagillerden. ıtır çiçeği. turp + Yun. otu) Kokulu bir çeşit ot (DS. tohumlarının ucunda turna gagasına benzer ince uzun bir uç bulunan. etli ve yenilen kökü olan. 3. DA. narenciye (TS. turp + T. çanak ve taç yaprakları 4 parçalı. çuha çiçeği (TBAS. hardal. turunc + T. sarı ve mor renkli. 270) . meyveleri açılan ya da açılmayan kapsül tipinde olan. (TS. 15-50 cm kadar boylanabilen. 3995) turunç: (< Far. 419) Turpgillerden. şalgam (BTS. 2. ülkemizde 85 cins ve 460 kadar türle temsil edilen. turunç. tūtyā. 2. Raphanus raphanistrum. BTS. 118) turpgiller: (< Far. lahana. 670. turş “ekşi” + Yun. Raphanus sativus. AVA.582 turnagagası: (< turna + ? gaga + T.

875) Yosun (DS. 2. (TS. Türk + Yun.: türppek) Hardal otu (DS. (TS. Ağz. 2266) türeme: (< T.583 tuzak: (< Eski Türkçeden beri kullanılır. is. MBTS. (And. 3199) Pamuk (DS. 66. 20-30 cm yükseklikte. BTS. Türk + Far. beyaz veya sarı çiçekli. Eren. pipéri + T. turba + T. 2. tüy < tük. X. türeme) Boz renkli bir ot (DS. 2. 2263) tüllü: (< Fr. tükürük + otu) Zambakgillerden. X. 4011) tüppek: (< ? ). X. MBTS. meyveleri iki yılda olgunlaşan. tulle + T. X. X. “< Ar. Gülensoy. -i) Kırmızı biber (TS. etinden kolay sıyrılabilen bir erik çeşidi (TS. 265) tük: (< T. eriği. tatlı. 4008) tülüp: (< Yun. TBAS. X. 3. is. 672) . 4009) tümmüssemek: (< ? ) Aslanağzı da denilen bir çiçek (DS. 3211) nce saplarının uçlarında bir yanı açık kozaları bulunan bir çeşit yabanıl ot (DS. touloupa. Ornithogalum umbellatum. 4003) tüçça: (< ? ) Bir ot cinsi (ST AT. 3. 4013) Türk biberi: (< öz. küçük çekirdekli. 2267) Türk meşesi: (< öz. X. bīşa + T. kökü belli değildir. -lü) ncir (DS. 4009) tülüşah: (< T. otsu ve çok yıllık bir bitki. 4014. 270) türbe eriği: (< Ar. tüylü + Far. 2267. II. turba. 2. yapraklarını döken. 25 m kadar boylanabilen. şāħ) Çiçekleri eflatun renkli. kırmızı. 420”) Gülgillerden. küçük. X. 4009) tülüş: (< ? ) Bir çeşit buğday (DS. 4006) tükürük otu: (< T. -si) Kayıngiller familyasından. ülkemizin her tarafında görülebilen bir tür. Quercus cerris. kokulu bir bitki (DS. X.

‘acūr) Hıyara benzeyen. 89. 230. XII. 144. Nişanyan. DA. E A. 64. K A. K AT. 4017) . 107.584 Türk otu: (< öz. AA. (DS. Leonicera japonica. Ağz. bahçe ve yol kenarlarında süs bitkisi olarak yetiştirilen otsu bir bitki. 679. (TS. zencefil (TaS. tüylü + Ar. boğa dikeni (TBAS. GD AT. II. ST AT. 3875) türtü: (< ? ) Çalı cinsinden. 2269.: tutun. tütün + ? bulkar + T. 4017) tüylübarak: (< T. bābā) 1. 4016) tüvlü ‘acir: (< T. 2. 73. yeşil yapraklı bir çeşit bitki (DS. Clauson. 231. 280”) bk. X. (And. tüylübaba (DS. ince. 30. tütün. GBAA. X. 672. fakat üzerinde gayet ince tüyler bulunan meyve (Gaz. 189. MBTS. 211. MBTS. V. 2.A. X. güzel kokulu ve tırmanıcı bir süs bitkisi. barak. 135. 470.. 689) tüylü: (< T. 79. ETA. is. Türk + T. “< ET. 4017) tüylübaba: (< T. Kır çiçeği. Tietze. (And. EYAD. yumru gövdesi yenilen. otu. T YA. tüylü). 67. birleşiminde nikotin bulunan. 2268) tüsü: (< ? ) bk. (tüylübarak). DS. Nicotiana tabacum. 3217) Hanımeligillerden. 350. 4014. park. III. 87. 248. -ı) Kahverengiye yakın bir çeşit üzüm (DS. yaprakları yenen ve yemişi olan bir bitki. 457). 271) tütün: (< ET. 3 m kadar boylanabilen. tüylü + Far. KBAYA. 138. Kırmızı lâle. 4778) türüz otu: (< ? türüz + T. (DS. 3. (TS. otu) Eğir. tütun) Patlıcangillerden. andız. X. 4008. 2. X. OAAD. 1. kırmızı çiçekli.: tülü) Toprak altında yetişen ak. tüylü + barak. BTS. 310) tütünbulkarı: (< T. sarı. Ağz. tüdün.

585

tüylü boya: (< T. tüylü + boya) bk. havacıva (TBAS, 271) tüylüce: (< T. tüylüce) Yaprağı tüylü, kökü çiğdeme benzeyen bir çeşit ot (DS, XII, 4777) tüylüceyumru: (< T. tüylüce + yumru) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017) tüylü çay: (< T. tüylü + Çin. çay ) Yörede ada çayı olarak kullanılan bu bitkinin çiçeklenme kısmında uzun ve yumuşak tüyleri vardır. Dikkati çeken uzun tüyleri sebebiyle “tüylü çay” denilmiştir, Stachys lavandulifolia, (Duran, 223-229) tüylü dalak otu: (< T. tüylü + dalak + otu) 10-40 cm yüksekliğinde, yatık veya dik, gri veya beyaz tüylü, çok yıllık bir dalak otu türü, Teucrium polium, (TS, 2, 2270) tüylü kanak: (< T. tüylü + kanak) Genellikle bir yıllık, 10-60 cm yükseklikte, sarı çiçekli, beyaz tüylü ve otsu bir bitki, Crepis foetida, (TBAS, 271) tüylü meşe: (< T. tüylü + Far. bīşa) Kayıngiller familyasından, 4-5 m kadar boylanabilen, yaprak döken ve yapraklarının alt yüzü sık tüylerle örtülü olan, fındıksı tipte meyveleri olan, ülkemizin her tarafında yetişen bir tür, Quercus pubescens, (TS, 2, 2270; BTS, 672) tüylütapan: (< T. tüylü + tapan) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017) tüylütombak: (< T. tüylü + tombak) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017) tüylütombalak: (< T. tüylü + tombalak) Şeftali (tüylü, tüylüceyumru, tüylütapan, tüylütombak, tüylütoparlak) (DS, X, 4017; DS, X, 4009) tüylütoparlak: (< T. tüylü + toparlak) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017)

586

-Uuccam: (< ? ) Çörek otu (DS, XI, 4019) uçkulak: (< T. uç + kulak) Çayır arasında biten bir ot (DS, XI, 4021) uçkurutan: (< T. uç + kurutan) Turunçgillerden, özellikle limonlarda gelişerek, dal uçlarının kurumasına yol açan ve birkaç yıl içinde ağacın ölmesine sebep olan bir tür mantar (TS, 2, 2273) uğur: (< kökü belli değildir; MBTS, 3, 3230) Ceviz ağacı (DS, XI, 4030) ulama: (< T. ulama; MBTS, 3, 3233) Sulak yerlerde yetişen bir çeşit ot (ulamayonca), (DS, XI, 4032) ulamayonca: (< T. ulama + ? yonca) bk. ulama (DS, XI, 4032) uluavrat otu: (< T. ulu + Ar. ‘avret + T. otu) bk. dulavrat otu (TBAS, 272) Uludağ köknarı: (< öz. is. Uludağ + Yun. kukunaria + T. -ı) Çamgiller familyasından, iğne yapraklı, yapraklarını dökmeyen, Marmara, Batı Karadeniz ve Orta Karadeniz bölgesinde yetişen, ülkemize özgü bir orman ağacı, Abies nordmanniana, (BTS, 675) unluca: (< T. unluca; “< ET. ūn; MBTS, 3, 3239”), (And. Ağz.: unnuca) Dal ve yaprakları unlu gibi tüylü olan, 2 m kadar yükselebilen, bir yıllık ve otsu bir bitkidir, Atriplex nitens, (TBAS, 272; DS, XI, 4040) un mantarı: (< T. un + Yun. manitari + T. -ı) Yenen bir mantar türüdür, Clitopilus prunulus, (TBAS, 272) unutmabeni: (< T. unutma + beni) ki çeneklilerden, küçük mavi çiçekler açan bir bitki, Myosotis palustris, (TS, 2, 2283; BTS, 676) urgiye çiçeği: (< ? urgiye + T. çiçeği) Bir çeşit çiçek (DS, XI, 4041)

587

urumtut: (< öz. is. Rum + Far. tūt) Karadut (EYAD, 238) urumu: (< öz. is. Rum + Ar.-î) Ak, yuvarlak üzüm (DS, XI, 4042; Gaz.A., III, 699; GD AT, 311) urunguç: (< T. urunguç), (And. Ağz.: ulunkuş) Bir armut çeşidi (DS, XI, 4035, 4042) uruşman: (< T. uruşman) Ekinler arasında biten bir sarı çiçek (DS, XI, 4042) uşkun: (< kökü bulunamamıştır; MBTS, 3, 3247) Karabuğdaygillerden, yaprakları yürek biçiminde, kökü dıştan sincabî ve içten sarı renkte olan bir ravent türü, Rheum rhaponticum, (TS, 2, 2288) uşrat: (< Ar. uşrat < ‘uşį r) Salatası yapılabilen, güzel kokulu bir kır bitkisi (DS, XI, 4045) uyuz otu: (< T. uyuz + otu; “< ET. uduz; MBTS, 3, 3255”) Fesçitarağıgiller familyasından, hekimlikte uyuza karşı kullanılan, Türkiye’de 30 kadar türü bulunan, bir veya çok yıllık, beyaz, sarı veya pembe çiçekli bir bitki, Scabiosa rotata, (TS, 2, 2297; TBAS, 272; BTS, 678)

uzunalma: (< T. uzun + elma) Armut (DS, XI, 4053) uzunsap: (< T. uzun + sap) Çok iri, uzun saplı bir armut çeşidi (DS, XI, 4054) -Üüçgül: (< T. üç + Far. gul; Eren, 427) Yaban yoncası, tirfil, Trifolium, (TS, 2, 2304) üğüm: (< ? ) Fındık ağacı (DS, XI, 4061) ülkerçiçeği: (< ? ülker + T. çiçeği; “< ülker ‘kökü belli değildir’; MBTS, 3, 3266”) Yıldız biçiminde küçük parçaları olan iri bir çiçek (DS, XI, 4063)

588

ülker üzümü: (< ? ülker + T. üzümü) Baharda asma dallarının ucu kırılarak ikinci kez alınan üzüm (DS, XII, 4793) ülübe: (< ? ) 1. Patates, 2. Fasulye (DS, XI, 4064; DS, XII, 4793) ülüngür: (< ? ) Kırda yetişen ve yemeği yapılan, pancara benzer bir bitki (DS, XI, 4064) ümbürek: (< ? ) Kara üzüm (DS, XI, 4065) üngülüz: (< ? ) Bir ahlat çeşidi (DS, XI, 4066) ürge: (< ? ) Bir ağaç çeşidi (DS, XI, 4069) ürkeğen otu: (< T. ürkeğen + otu) Mavi çiçekli bir kır bitkisi (DS, XI, 4069) üsgündür: (< ? ), (And. Ağz.: üsküdür) Ufak armut (DS, XI, 4073; DS, XI, 4073) üsküle: (< ? ), (And. Ağz.: üskülen) Büyümemiş, küçük soğan (DS, XII, 4796) üskülü: (< ? ) Kökü fazla büyümeyen, tadı güzel bir çeşit marul (DS, XI, 4074) üşniye: (< Ar. uşniyye) Su yosunları (TS, 2, 2320) üşüş: (< T. üşüş) Papatya (Erz. .A., III, 323) ütküy: (< ? ) Üzüm (DS, XI, 4079) üven: (< ? ) Zeytin tanesi iriliğinde kara ve buruk tatta bir çeşit erik (DS, XI, 4082) üveyik: (< kökü belli değildir; MBTS, 3, 3280), (And. Ağz.: eveyik) Sarı renkli, özlü bir çeşit buğday (DS, V, 1806; DS, XII, 4798)

589

üvez: (< ET. uyaz; Nişanyan, 477; < T. üvez; Eren, 429), (And. Ağz.: eyvaz, gövez, ivaz, ivez, oğaz, övez, uvaz, üwez) Gülgiller familyasından, muşmulaya benzer meyveleri yenen, kışın yapraklarını döken, dikensiz, basit ya da bölmeli yapraklı, beyaz çiçekli ağaç ya da ağaççıklar, Pirus sorbus, (TS, 2, 2321; TBAS, 273; BTS, 685; DS, VI, 2169; DS, VII, 2571; DS, IX, 3267; DS, IX, 3363; DS, XI, 4047; Erz. .A., III, 323; TaS, VI, 4127) üvezli: (< T. üvezli) Bir çeşit kavak (DS, XII, 4798) üzerlik: (< ET. yüzerlik; Nişanyan, 477; < yüzerlik < yüzer < yüz-; Clauson, 988) Sedef otugillerden, 30-70 cm yükseklikte, yaprakları almaşık, çiçekleri beyaz renkte, susama benzeyen tohumları acı olan, halk hekimliğinde tedavi ettiğine inanılan, meyveleri toplanarak nazarlık yapımında kullanılan, çok yıllık, otsu bir bitki, Peganum harmala, (TS, 2, 2323; TBAS, 273; BTS, 685; DS, XI, 4085; AAT, 262; Krş.Y.A., 501) üzüm: (< ET. üzüm < üz- “kesmek, koparmak” + -(ü)m; Eren, 431; Nişanyan, 477; Clauson, 288), (And. Ağz.: cüzüm, üzim, üzum, yüzüm) Asmagiller familyasından, meyveleri taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan, ülkemizde 3 tür ve pek çok kültür çeşidi ile temsil edilen, tırmanıcı gövdeli, çalı formundaki bitkiler (TS, 2, 2324; BTS, 685; DS, III, 1029; AAT, 26; ADYA, 279; AVA, 165; BÜYA, 95, 124; DA, 87, 88, 91, 175; ETA, II, 370; EYAD, 56; GBAA, 53; Ka.Y.A., 201; KBAYA, 114, 139; K AT, 34, 139, 287; KMYA, 159; Krş.Y.A., 218; KYA, 136; OAAD, 7, 8, 107; SA, 133; ST AT, 27, 176; TAYA, 9; T YA, 247; ZBK A, 118) üzümcü eriği: (< T. üzümcü + eriği) bk. üzüm eriği (DS, XI, 4086) üzüm eriği: (< T. üzüm + eriği) Küçük, kara erik (üzümcü eriği, üzüm erik), (DS, XI, 4087) üzüm erik: (< T. üzüm + erik) bk. üzüm eriği (DS, XI, 4087) üzümlü: (< T. üzümlü) Ak renkli, ortası sarı bir börülce çeşidi (DS, XI, 4086)

590

üzümotu: (< T. üzüm + otu) Güzel çiçekleri olan yabanıl bir bitki (DS, XI, 4087) -Vv‘ahv‘ah: (< Ar. vāh + vāh; ‘ses taklidi söz’; MBTS, 3, 3286) Zambağa benzer bir çeşit soğan ki sonbaharda, kışa doğru sarı çiçek açar (Gaz.A., III, 714) valay armudu: (< Far. vālā + emrūd + T. -u) Yumuşak, sarı renkli bir armut çeşidi (DS, XI, 4089) valve: (< ? ) En iyi cins kestane (DS, XI, 4089) vanilya: (< t. vanilla ~ sp. vainilla ~ Lat. vagina; Nişanyan, 479) Salepgillerden, hava kökleri olan, meyvelerinde yağ, reçine ve vanilin bulunan, likör, pasta ve dondurmaya lezzet verici olarak katılan, tropiklerde yetişen, çiçekleri beyaz, kokulu, tırmanıcı, küçük bir bitki, Vanilla planifolia, (TS, 2, 2330; BTS, 687) varcık: (< T. varcık) Sulu yerlerde biten, yaprağı kamışa benzeyen bir ot (DS, XI, 4091) vardıyan: (< t. guardiana < Lat.; MBTS, 3, 3297) Ayçiçeği (DS, XI, 4091) vargit: (< T. var- + git-) bk. güz çiğdemi (TBAS, 274) varı: (< ? ) Mısır (DS, XI, 4091) vayıyo: (< ? ) Ihlamura benzeyen, daha ufak boyda bir ağaç (DS, XI, 4093) velvele: (< Ar. velvele; MBTS, 3, 3314) Kına çiçeği (DS, XI, 4095) venki: (< ? ) Yuvarlak taneli bir üzüm çeşidi (DS, XI, 4095)

591

venüsçarığı: (< Fr. vénus + T. çarığı) Salepgillerden, esmer kırmızımtırak renkte olan, çiçekleri çarığa benzeyen güzel bir süs bitkisi, Ceypripedium calceolus, (TS, 2, 2340) venüssaçı: (< Fr. vénus + T. saçı) Nemli ortamlarda yetişen, balgam söktürücü ve öksürük kesici olarak kullanılan, çok yıllık, rizomlu ve çiçeksiz bir bitki, Adiantum capillus-veneris, (TBAS, 274; BTS, 689) verdinar: (< Far. verd-i nār “nar gülü”) bk. köknar (TBAS, 274) verem otu: (< Ar. verem + T. otu) bk. canavar otu (TBAS, 274) veronika: (< t. veronica) Yavşan otu (TS, 2, 2344)

vezirsalkımı: (< Ar. vezį r + T. salkımı) Akasya (DS, XI, 4098) vıcı vıcı: (< vıcı + vıcı “ses taklidi söz”) Gelincik bitkisi (DS, XI, 4098; TBAS, 274) viks çiçeği: (< ? viks + T. çiçeği) bk. taş nanesi (TBAS, 274) vişne: (< Sl. vişnya; TS, 2, 2349; < Slav dillerinden alınmıştır; Eren, 436), (And. Ağz.: fisne, fışna, fışne fişne) Gülgillerden, yapraklarını döken, ekşimtırak meyvelerinden reçel ve şerbet yapılan, dalları kırmızımtırak, çiçekleri beyaz renkte, kiraza benzer bir ağaç, Cerasus vulgaris, (TS, 2, 2349; BTS, 691; DS, V, 1873; ETA, II, 251; KBAYA, 54, 191; K AT, 320; KYA, 225, 247; T YA, 304, 326; UA, 110)

-Yyaban ağacı: (< Far. yaban + T. ağacı; “< Far. biyābān < OFar. viyāpan; Eren, 437”) Akasya (DS, XI, 4112) yaban armudu: (< Far. yaban + emrūd + T. -u) Dağlarda veya sert toprakta yetişen bir armut türü (TS, 2, 2358)

592

yaban asması: (< Far. yaban + T. asması) Akasma (TS, 2, 2358) yaban ayvası: (< Far. yaban + ābiyā + T. -sı) bk. ayı fındığı (TBAS, 275) yabanbacı: (< Far. yaban + ? bacı) Baklagillerden bir bitki (DS, XI, 4112) yaban baklası: (< Far. yaban + Ar. bā ilā + T. -sı) bk. domuz baklası (TBAS, 275) yabandarısı: (< Far. yaban + T. darısı) Semer otu da denilen bir çeşit kamış (DS, XI, 4112) yaban defnesi: (< Far. yaban + Yun. dáfni + T. -sı) ki çeneklilerden, çiçekleri beyaz, sarı veya pembe renkli, orman ve çayırlarda yetişen bir süs bitkisi, Daphne pontica, (TS, 2, 2359) yaban elması: (< Far. yaban + T. elması) bk. elma (TBAS, 275) yaban enginarı: (< Far. yaban + Yun. ankinára + T. -ı) Deve dikeninin bir türü (TS, 2, 2359) yaban eriği: (< Far. yaban + T. eriği) Sert çekirdekli ve sert kabuklu bir tür erik, çakal eriği (TS, 2, 2359) yaban fesleğeni: (< Far. yaban + Yun. vasilikon + T. -i) Yer fesleğeni (TS, 2, 2359) yaban gülü: (< Far. yaban + Far. gul + T. -ü) Gülgillerden, çiçekleri soluk pembe, beyaz, yemişi parlak kırmızı renkte bir bitki, Rosa canina, (TS, 2, 2359) yaban havucu: (< Far. yaban + Far. hevīc + T. -u) Maydanozgillerden, kökleri yenilebilen, hayvan yemi olarak da kullanılan, yıllık veya çok yıllık otsu bitki, Pastinaca sativa, (karakavza), (TS, 2, 2359)

593

yabanî akdiken: (< Far. yaban + Ar.-î + T. ak + diken) Hünnapgillerden, yaprakları almaşık, kırmızı renkli yemişi olan bir bitki, Rhamnus frengula, (TS, 2, 2359) yabanî bezelye: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. bizélia < t. piselli) bk. cılban –1, (DS, III, 908) yabanî biber: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. pipéri) bk. güveyfeneri (TBAS, 275) yabanî ceviz: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar. cevz) bk. kokar ağaç (TBAS, 275) yabanî elma: (< Far. yaban + Ar.-î + T. elma) bk. dağ elması (TS, 1, 511) yabanî enginar: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. ankinára) Kengel, kenger, eşek dikeni, domuz dikeni, diken enginarı, büyük deve dikeni olarak da bilinen bitki (TS, 2, 2359) yabanî erik: (< Far. yaban + Ar.-î + T. erik) bk. dağ eriği (TS, 1, 511) yabanî hardal: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar. ħardel) bk. hardal otu (TBAS, 276) yabanî hindiba: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar. hindibā) bk. hindiba (TBAS, 276) yabanî ıspanak: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. spanaki) Pazı (TS, 2, 2359) yabanî incir: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. encīr) 1. ncir ağacının yabani türü, 2. Yaban inciri (TS, 2, 2359) yabanî kavun: (< Far. yaban + Ar.-î + T. kavun) bk. şal kabağı (TBAS, 276) yabanî kereviz: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar./Far. kerefs) Smyrnium türlerine verilen genel ad (TBAS, 276) yabanî kimyon: (< Far. yaban + Ar.-î + kemmūn) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, Doğu Anadolu’da yetişen, kurt düşürücü olarak kullanılan, 20-60 cm yükseklikte, çok

594

yıllık, otsu, beyaz veya turuncu çiçekli bir bitki, Zygophyllum fabago, (TS, 2, 2359; TBAS, 276; DS, XI, 4112) yabanî kimyongiller: (< Far. yaban + Ar.-î + kemmūn + T. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, yabanî kimyon, peygamber ağacı gibi bitkileri içine alan bir familya (TS, 2, 2359) yabanî kiraz: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. kerasi) Ülkemizde yetişen bir kiraz türü, Cerasus microcarpa, (TS, 2, 2359) yabanî kuşkonmaz: (< Far. yaban + Ar.-î + T. kuş + konmaz) bk. tilkişen (TBAS, 276) yabanî lahana: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. lahano) Turpgillerden, kumlu yerlerde yetişen ve sebze gibi yenen bir bitki (TS, 2, 2359) yabanî mantar: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. manitari) bk. cacık –3, (DS, III, 839) yabanî marul: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. maruli) 50-150 cm yükseklikte, sarı çiçekli, beyaz sütlü, iki yıllık otsu bir bitki, Lactuca serriola, (yağ marulu), (TS, 2, 2359) yabanî menekşe: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. benefşe) Menekşe çiçeğinin yabanî bir türü (TS, 2, 2359) yabanî mercanköşk: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. merzengūş) Mercanköşk çiçeğinin yabanî bir türü, Origanum vulgare, (TS, 2, 2359) yabanî mersin: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. mirsini) bk. tavşan kirazı (TBAS, 277) yaban inciri: (< Far. yaban + Far. encīr + T. -i) 1. Dutgillerden, Mısır’da yetişen ve kerestesi eski Mısırlılarca mumyalara sanduka yapmakta kullanılmış olan bir ağaç, 2. Bu ağacın meyvesi (TS, 2, 2359)

595

yabanî pancar: (< Far. yaban + Ar.-î + Erm. banjar) Tazeyken kavrulup yemek yapılan bir bitki (DS, XI, 4112) yabanî pırasa: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. praso) bk. çiriş (TBAS, 277) yabanî sarımsak: (< Far. yaban + Ar.-î + T. sarımsak) bk. itsarımsağı (DS, VII, 2570) yabanî sedef otu: (< Far. yaban + Ar.-î + śadef + T. otu) bk. üzerlik (TBAS, 273) yabanî sinameki: (< Far. yaban + Ar.-î + sinā-i mekkī) 5 m kadar yükselebilen, kışın yapraklarını döken, yaprakları müshil olarak kullanılan, meyveleri şişkin ve sarı çiçekli bir ağaççık, Colutea cilicica, (TBAS, 277) yabanî tere: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. tere) bk. su teresi (TBAS, 277) yabanî tirfil: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. triphyllon) Kara yonca, dağ yoncası (TaS, VI, 4181) yabanî turp: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. turb) Yaban turpu, acırga (TS, 2, 2360) yabanî tütün: (< Far. yaban + Ar.-î + T. tütün) Patlıcangiller familyasından, 3 m kadar yükselebilen, Batı ve Güney Anadolu’da yetişen, sarı çiçekli, çalı görünüşünde, zehirli bir bitkidir, Nicotiana glauca, (TBAS, 277; BTS, 697) yabanî üzüm: (< Far. yaban + Ar.-î + T. üzüm) bk. böğürtlen (TBAS, 53) yaban kabağı: (< Far. yaban + T. kabağı) bk. şeytan şalgamı (TBAS, 258) yaban keteni: (< Far. yaban + Ar. kettān + T. -i) Su keteni (TS, 2, 2360) yaban maydanozu: (< Far. yaban + Yun. makedonesi + T. -u) Baldıranın maydanoza benzeyen bazı türlerine verilen ad (TS, 2, 2360)

596

yaban mersini: (< Far. yaban + Yun. mirsini + T. -i) Fundagillerden, çiçekleri beyaz veya pembe, yaprakları taneli bir bitki, keçi yemişi, Vaccinium myrtillus, (TS, 2, 2360) yaban nanesi: (< Far. yaban + Ar. na’nā’ + T. -si) Yabanî bir tür nane (TS, 2, 2360) yaban pancarı: (< Far. yaban + Erm. banjar + T. -ı) Pazı (TS, 2, 2360) yaban pazısı: (< Far. yaban + Far. pāzı + T. -sı) Iştır (TS, 2, 2360) yaban pırasası: (< Far. yaban + Yun. praso + T. -sı) Gâvur soğanı (DS, III, 867) yaban sarımsağı: (< Far. yaban + T. sarımsağı) bk. kömüren (TS, 2, 1378) yaban sarmaşığı: (< Far. yaban + T. sarmaşığı) bk. akasma (TBAS, 277) yaban sinamekisi: (< Far. yaban + sinā-i mekkī + T. -si) bk. yabanî sinameki (TBAS, 277) yaban soğanı: (< Far. yaban + T. soğanı) Peynire de konulan, sarımsak tadında bir ot (DS, XI, 4112) yaban sümbülü: (< Far. yaban + Far. sunbul + T. -ü) Kedi nanesi (TS, 2, 2360) yaban teresi: (< Far. yaban + Far. tere + T. -si) Horozcuk otu (TS, 2, 2360) yabantırak: (< Far. yaban + “-tırak” eki) Sulak yerlerde yetişen bir tür dereotu, Anethum graveolens, (TS, 2, 2360) yaban turpu: (< Far. yaban + Far. turb + T. -u) Turpgillerden, kökü ve yaprakları baharlı, beyaz çiçek açan bir bitki, Raphanus raphanistrum, (TS, 2, 2360)

yağ + ardıç. yaban + yāsemen + T. XI. Püren de denilen yeşil süpürge otu. maruli + T. 3. tırmanıcı. 2. XI. TBAS. XI. XI. 278) yağma: (< Far. 3. 2360. lkbaharda yetişen. yāğ. geniş yapraklı. Clauson. XI. 895”) Güzel kokulu. 4122) yağlık: (< T. MBTS. 3343) Kocayemiş (DS. yağlı + dürülü) Marul (DS. XI. 4808) yağlımancar: (< T. sapı çiğ olarak . -u) Yabanî marul (TS. mor çiçekli. 2 m kadar yükselebilen. yağlı + ot) bk. XI. yenilen bir ot (DS. -i) Patlıcangillerden. 278) yabru armudu: (< ? yavru + Far. yalı otu (TBAS. yağ + Yun. (TS. TBAS. Stipites dulcamara. 4121) yağlıcak: (< T. yağlı bir ardıç çeşidi (DS. 4116) yağlaç: (< T. 4122) yağlı dürülü: (< T. -u) Bir armut çeşidi (AA. Scrophulariaciae. yağlı + ısırgan) Sukestane otu. yağlıca) 1. 2. kayalık ve sert topraklarda biten. 4122) yağlıısırgan: (< T. (DS.597 yaban yasemini: (< Far. çiğ yenilen bir bitki (DS. ya mā / yā mā. 2365) lkbaharda kendiliğinden yetişen ve yemeği yapılan bir bitki. zehirli ve çok yıllık bir bitki. yağlı + ağaç) Bir turp çeşidi (DS. yağlı + Erm. yağlık) Yer elmasına benzer. XI. köşeli gövdeli. XII. yumru köklü bir çeşit bitki (DS. 2. 4123) yağlı ot: (< T. emrūd + T. yağlıcak) Kırda yetişen. 157) yağardıç: (< T. “< ET. sulak yerlerde ve çit kenarlarında yetişen. banjar) Yemeği yapılan bir ot (DS. 4123. 278) yağ marulu: (< T. 4121) yağlıca: (< T.

MBTS. Epilobium. küçük bir süs bitkisi. kışın yaprak dökmeyen. 2. 2373. XI. karahurma (TBAS. Robinia pseudoacacia. 439. Eren.598 yağmurbastığı: (< T. çiriş otu (TBAS. 5-10 m yüksekliğinde. 279. 2. 279) yalancı çiriş: (< T. 3353”) Baklagiller familyasından. küçük şalgam (TS. yağmur + bastığı. 1432) Yahudi baklası: (< öz. yalancı + Fr. yaklaşık 60 cm kadar boylanabilen. is. kırmızı veya pembe çiçekli. sulak yerlerde yetişen. sirīş) bk. yol kenarlarında süs bitkisi olarak kullanılan. 4130) yalancı akasya: (< T. 2373. -ı) bk.+ -mur. yal an. 2. yakı otu (TBAS. 2. çok yıllık. yakı + ağacı. 903”) Mavi alglerden bir Nostoc türü. yakı + otu) Küpe çiçeğigillerden. “< ET. acacia. Esmer mavi renkli ve müsilajlı bir görünümü vardır. “< yağmur < yağ. yakmuk) Asma yaprağı (DS. otsu. sarımsı çiçekli küçük bir ağaççık. -sı) bk. yakı < yak-mak. şal am + T. pipéri) Akdeniz ülkelerinde süs ağacı olarak yetiştirilen. 278) yakı ağacı: (< T. TBAS. BTS. (Allahekmeği). bā ilā + T. BTS. 279) . (TBAS. “< ET. Yahudi + Far. 2368) yakı otu: (< T. TBAS. 2366) Yahudi hurması: (< öz. 3. -sı) Acı bakla (TS. Schimus mollis. (TS. (TS. 2. Daphne quidium. Yahudi + Ar. (TS. beyaz çiçekli. yağ + Far. çiçekleri kabızlığa karşı yatıştırıcı ve safra arttırıcı olarak kullanılan bir ağaç türü. 25 m kadar boylanabilen. Clauson. yakı + sakızı) bk. 2. 699) yalancı biber: (< T. yalancı + Yun. 698) yakı sakızı: (< T. 3348”) Kabukları yakı olarak kullanılan defne türünden bir ağaç. MBTS. yalancı + Far. 2370. ħurmā + T. is. 3. 278) yağ şalgamı: (< T. (TS. 279) yakmuk: (< T. Yağmurlardan sonra ortaya çıkar.

(TBAS. çiçeği) bk. yapraklarını dökmeyen erkek ve dişi kozalakları ayrı ayrı bitkilerde bulunan bir çalı ya da ağaç türü (BTS. 15 m kadar boylanabilen. sunbul) bk. yalancı + Yun. jį ve. ayı elması (TBAS. 2373) yalancı porsuk bitkisi: (< T. yalancı + Yun. kannavi) bk. lavanda + T. 279) yalancıkeçi: (< T. hevā + Far. meyveleri olgunlukta sarı renkli. yalangı). za’ferān) bk.599 yalancı eğir: (< T. küçük bir ağaç. pennat yapraklı. emzik otu (TBAS. ‘ūd < Hintçe. ákoron) bk. 4139. 2. portugal + T. yalancı + porsuk + bitkisi) Porsukgiller familyasından. ağacı) Kalembek (TS. 4139) yalancı kenevir: (< T. otsu ve kırmızı çiçekli bir tür. 279) yalancı safran: (< T. XI. yalancı + ısırgan) 100 cm kadar yükselebilen. 261) .: yalanı. renk otu (TBAS. (And. yalancı + Ar. aspir (TBAS. XI. yalancı + Far. tüylü. 279) yalancı lavanta çiçeği: (< T. yalancı + t. yalancı + Ar. yalankı) Dağlarda biten ve süpürge yapılan bir ot (DS. yalancı + Ar. 279) yalancı havacıva: (< T. 279) yalancı ısırgan: (< T. OAAD. Ballota nigra. 699) yalancı portakal ağacı: (< T. + T. 280) yalancı tespih ağacı: (< T. yalancı + keçi) Erguvan ağacı ve çiçeği (DS. 280) yalancı sümbül: (< T. dağ sümbülü (TBAS. Ağz. bataklık süseni (TBAS. ağacı) Ege ve Akdeniz bölgelerinde yetiştirilen. bir yıllık.cį ve) bk. yalancı + Ar. Melia azedarach. ağacı) bk. (TBAS. 280) yalangı: (< T. tesbīĥ + T. karabaş otu yalancı öd ağacı: (< T. yalancı + Fr.

Ağz. 4139) yaldaş: (< ? yal + T. yalangoz). 3. otu. 3. 3. Aylandız da denilen. Ipomoea stolonifera. “< Yun. 145) yalı otu: (< Yun. 4149) Yalova misketi: (< öz. karpuz (DS. “< yal “kökü belli değildir”. muscat + T. 2382. XI. 2. XI. -i) Bir çeşit üzüm (TS. 3362). it üzümü (TBAS. Lamium Amplexicule Labiate. yana düşen”. (And. 3. yalos ‘yalı’. 4160) yandık: (< ? yandık. XI. XI. 280. MBTS. Yalova + Fr. XI. yalos + T. 3361) Bir elma cinsi (ST AT. yaman + iyisi) Şalgam (DS. kökü bulunamamıştır. (DS. 4163) . otsu. 269) yanalak: (< T. XI.: yandak) Baklagillerden. 3355”). MBTS.: yalotu) Güney Anadolu sahillerinin kumluklarında yetişen. (And. beyaz veya sarı çiçekli bir tür. 2. 2377) yamaneyisi: (< T. is. sarımtırak küçük tohumlarından kudret helvasına benzer bir madde elde edilen bitki. yaldıran < yal-dır-an. 2. yanal < yan+al “yan tarafta olan. 4153) yanabidildamak: (< ? ) Beyaz ısırgan otu. TBAS. 3354) bk. 192. kerestelik bir ağaç (DS. 4143) yaldıran: (< T. (TS.: yalankoz) 1. MBTS. Ağz. (DS. MBTS. suda yetişen. -daş. Solanum nigrum Solanaceae. sıcak ve kurak bölgelerde yetişen. 3352) Bir üzüm çeşidi (DS. XI. Alhagi maurorum. bir veya çok yıllık. (TBAS. MBTS. (yağlı ot). DS. (And. 280) yandıran: (< T. Ağz. yanalak) Bir yanı çökük kavun. 3. 4159) yanal: (< T.600 yalangoz: (< T. yandıran) Köpek üzümü. Mürver ağacı.

: yapık.A. yaprag. XI. MBTS. 2392) yaprak mantarı: (< T. yapılcan) Dikenli ardıç (DS. (TS. OAAD. 4177. 312. 106) yaprak (II): (< T. emrūd + T. 2. 4189. EYAD. çoğu klorofilli. 99. AA.Y. 76. 97. TAYA. Clauson. XI. 68. 334. 702. yaprak + Yun. 879. manitari + T. otsu ve yaprakları yapışkan bir bitki. DS. yanak < ET. duvarlar üzerinde gelişen. 492). 4164) yanıkara: (< T. II. yumuşak tüylü. 269. SA. TBAS. Folium. XI. ST AT. 2. DS. kayın mantarı (TBAS. K AT. 2. 12. XI. 158.. XI. . yaŋak. 502. 194. EYA. 140. bir veya çok yıllık. Fasulye (DS.601 yandıraz: (< T. yapraklı + kara + ? yosun + T. 71. yanı + kara) 1. yaprak < ET.A. 3. XI. 365. yapışkan + otu) Isırgangillerden. yapraħ. 3361) Ceviz (DS. terleme gibi olayların oluştuğu. yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. yanı + kızıl) Bir yanı kızarık yaz armudu çeşidi (DS. 335. 4179) yapraklı kara yosunları: (< T. DS. 45. ağaç kabuklarının yüzünde halı tüyleri gibi sık biten kara yosunları (TS. XI.. enli ve çok yapraklı bir çeşit kamış (DS. 286. 4178) yarpaħ armudu: (< T. 2391. GD AT. ZBK A. yarpaħ. Nişanyan. DS. XI. -ı) bk. 4168) yapılcan: (< T.Y. yarpak) Bitkilerde solunum. karbon özümlenmesi. 163. yarbak. XI.. ADYA. XI. 4177) yapışkan otu: (< T. BTS. (TS. XI. 4163) yangak: (< T. 2. 352. III. 193. yapur ak < yapur-. 4177) yapıldak: (< T. 82. ETA. yandıraz) Mültüme de denilen bir bitki (DS. 4168) yanıkızıl: (< T. yapıldak ?) Sıcak. 2389. 4181. -ları) Kayaların. Krş. yaprak) Bodur meşe ağacı (DS. 281) . -u) Bir armut çeşidi (AA. Ka. Erz. bataklık yerde yetişen.A. 14. Ağz. Parietaria. (And. yaprak + Far. Börülce. 281. 224. 158) yaprak (I): (< T.

602 yaraaçan otu: (< ? T. MBTS.. 2. çayır otuna benzer bir ot (DS. ağ(ı)zı. (TS. Jasminum. az veya çok tüylü. 281) yara otu: (< ? T. TBAS. XI. Mentha pulegium. kışın yaprak döken veya dökmeyen. (TS. yār ‘dik ve derin uçurum. kısa saplı. nane türünden. 4186) yarma şeftali: (< T. XI. açan + otu. 2404. yar + kökü. çiçekleri birbirinden ayrı halka durumunda. 704. 3379) Ballıbabagillerden. 2402) yarnaz: (< ? ) Kırmızı buğday da denilen bir çeşit buğday (DS. baş) Çayırda yetişen. 3. MBTS. yāsemen) Zeytingillerden. kırmızı veya sarı renkli çiçekleri güzel kokulu olan bir ağaççık. 3371”) Havuç (DS. MBTS. “< yavru ‘kökü kesin olarak belli değildir’. şeft-ālū) Eti çekirdeğinden kolayca ayrılan şeftali (TS.A. VI.: yavrağzı. 4205) yavrubaş: (< ? yavru + T. 2. Ağz. 4205) . 2. ince başaklı. yavruağız. 753) yasmık: (< T. 2404. XI. 4189) yarpuz: (< kökü belli değildir. 2394) yarkökü: (< T. 2402) yasemin: (< Far. Gaz. güzel kokulu bir bitki. yer yarığı’. (And. düğün çiçeği (TBAS. 281. beyaz. otu) Halk arasında yaralara iyi geldiğine inanılan bitki (TS. yara + T. MBTS. TaS. XI. Clauson. yarma + Far. “< ET. 2. yavraz) Sarı çiçekli bir kır bitkisi (DS. BTS. 3. 975) Mercimek (TS. III. 3371”) bk. “< yara ‘yar-mak’ fiilinden türemiş olduğu şüphelidir. 3. 3. 4371) yavruağzı: (< ? yavru + T. 3388”). 2. yara + T. yasmık < yas-muk.

-ı.A. yayla + güzeli) Boncuk gibi. (TS. kurt düşürücü. 282) . kastania + T. Eren. XI. 4212) yayla kekiği: (< T. 316. yayla . III. otu. Erz. DS. 158) yayarmudu: (< T. yayla + Yun. 4407. yayla + Far. 4211. . otsu veya çalımsı bir bitki.: yaykın. yekin) Kızılağaç (DS./ yapış. AA. 336. mavi ve beyaz renkte çiçekler açan. ölmez çiçek (TS. 706. yavşan + T. MBTS. TBAS. 282) yayla çiçeği: (< T. yaygın). yavçan. 2. (TS. XI. (And. VI. çiğdem (TBAS. yavşağan) Sıracagillerden. gul + T. mercanköşk (TS. 2416) yaylagüzeli: (< T. katmer yapraklı bir bitki (DS. 2. 3. yayla + çiçeği) Çiçekleri sarı renkte. 444. yayla + Çin. emrūd + T.kökünden yola çıkılabileceğini söylemiştir. KMYA. Helichrysum. dağ çayı (TBAS. 2416) yayla gülü: (< T. 2413. 4229) yayılgan: (< T. “< yavşan Orta Türkçeden başlayarak kullanılır: yabçan. XI. özel kokulu çok yıllık ve otsu bir bitki. XI. Eski Kıpçakçada da yavşan olarak geçer. -i) bk. ateş düşürücü. 2416) yayla kestanesi: (< T. MBTS. < ET. XI. Ağz. yayılgan) Sarmaşık (DS. ölmez çiçek..: yavsun. kırmızı çiçekli. Artemisia. BTS. DS. çay + T. Türkiye’de 20 kadar türü yetişen. Räsänen *yabı-ş-ğan biçiminden geldiğini yazmıştır. -u) Erken olgunlaşan bir çeşit armut (DS. 3388”). XI. 3. yay + Far. sıtmaya karşı ve iştah açıcı olarak kullanılan. 4207. “< ET. 2. Pritsak ise yavşan’ın yap-ış-çan’dan geldiğini ortaya atmıştır. (And. 4209) yaygın: (< T. bir. küçük. 2. 4210) yayla çayı: (< T. Ağz. TaS. 4206. 3391”) bk. yayla + ? kekik + T. -ü) bk. 282. yabçan-yavçan ‘kökü kesin olarak belli değildir’. STJa *yabış. iki veya çok yıllık.603 yavşan otu: (< T. -si) bk.

manitari + T. yemeği yapılan yeşil otların tümü (DS. ölmez çiçek (TBAS. -ı). yazlık + buğday) lkbaharda ekilen. 283) yayla sarımsağı: (< T. Yörenin yaylalarında yetişmesinden dolayı “yayla tütünü” denilmiştir. (Duran. 4218) yedi damar otu: (< T. 4217) yazlık buğday: (< T. yayla + yavşanı) Tüylü dalak otu (TS. yay + oku) Öküzkuyruğu da denilen bir bitki (DS.604 yayla otu: (< T. XI. -ı) bk. yayla + otu) bk. yayla + tütünü) Bitkinin yaprakları kurutulup tütün olarak kullanılır. 4217) yazkışgövdesi: (< T. sert bir çeşit buğday (DS. XI. (Duran. yazılı) Börülce (DS. XI. 4214) yazılı: (< T. patlıcan inciri de denilen mor renkli incir (DS. MBTS. kövdöŋ ‘gövde’.: yazupancarı) lkbaharda kırda biten. yazı + Erm. 1. encīr) Olgunluktan yarılmış. evlek mantarı (TBAS. 283) . (And. yazı + Yun. 2417) yayoħu: (< T. 4217) yazı mantarı: (< T. Kokuları da birbirine çok benzemektedir. küçük taneli. yazılı + Far. Ağz. 4217) yazılı incir: (< T. XI. 2. “< ET. XI. Yörenin yaylalarında yetişen bu bitkiye “yayla sarımsağı” denilmiştir. yayla + sarımsağı) Bu bitkinin cinsi ile kullandığımız sarımsağın cinsi (Allium sativum) aynıdır. banjar + T. bağa (TBAS. XI. 1082”) Meyve ağaçlarının gövdesinde biten asalak ot (DS. 223-229) yayla yavşanı: (< T. 283) yazıpancarı: (< T. Solenanthus stamineus. yaz + kış + gövdesi. 223-229) yayla tütünü: (< T. yedi + damar + otu) bk.

495) 1. ncir (TS. XI.605 yedideli: (< T. (And. eğir kökü (TBAS. yaprakları kısa saplı.. Erz. 503. yimlik) Papatyagiller familyasından. 4233) yelkovan otu: (< T. yermük. XI. XI. otu) Sancı. yumurtamsı biçimde ve kenarları dişli olan.: yemişan) Gülgillerden. 4221) yegenaşısı: (< T. kasımpatına benzer.Y. (And. 339. 14. yedi + deli) Türlü renklerde açan. 4242. XI. 262. 3402”) Mor çiçekli dikenli bir ot (DS. döllenme sonunda çiçeği meyve yapraklarından oluşan ve tohumu taşıyan organ. yelmik. yel + otu) bk. 4602) yemişen: (< T. 98) yelpenek: (< ? ) Hıyar (DS. III. DS. Clauson. 2430. Eren.A. MBTS. XI. Eren. Nişanyan. 3. OAAD. XI. GD AT.A. 352. yemlik < yém < yé-. 2. 2. XI. yelmiyh. 4223) yeleşik: (< T. 2430. 88. 4236) yellice: (< T. meyve. kök karanfil (TBAS. AA. VI. . 451. yemiş + -(e)n. yellice) bk. Ağz.: emlik. yel + kovan + otu) Sardunyaya benzer yabanıl bir bitki (DS. 452). 934). 2. yeleşik < yerleşik) Tatula da denen bir bitki (DS. AVA. XI. 283) yellimkara: (< yellim + T. TaS. yaprakları . dikenli bir bitki (TS. DS. 4242) yemlik: (< T. yemliyh. Ağz. 4239) yemiş: (< ET. yelmük. meyvesi elmaya benzeyen..+ miş. Bitkilerde. kara. kokusuz bir çiçek (DS. “< yellim ‘ses taklidi kelime’. 4237) yelmeşük otu: (< ? yelmeşük + T. ağrı gidermede ve tahtakurularına karşı kullanılan bir ot (DS. XI. yeğen + aşısı) Bir çeşit kayısı ağacı (DS. 4238) yel otu: (< T. yelebük. Krş. yémiş “meyve” < ye.

yį r. 246. DS. yerebatan (DS. 4245. “< ET. baş aşağı çiçek açan bir çeşit kır çiçeği (DS. Ağz. ülkemizde kültürü yapılan. DS. yere + geçen) bk. Pimenta officinalis. K AT.. 4253. yere + batan) Havuç (yeregeçen. (DS. 4248. 4250) yerekaçan: (< T. 140. yeni + Far.. TBAS. III. XI. erik büyüklüğünde. XI. bir ya da çok yıllık otsu bitkiler (TBAS. 3. Erz. toplanıp yenilebilen gümüş renkli bir ot (DS.A. 2. 2437. yere + kaçan) bk. V. 621. 339. 353) yer çamı: (< T. (And. MBTS. AVA. ülkemizde 18 türle temsil edilen. 4243. DS. sarı renkli. -u) Böğürtlen (DS. yere + bakan). 4250) yerebakan: (< T. şam’ + T.. behār) Mersingillerden. yerebatan (DS. XI. 3408”) 5-10 cm yüksekliğinde. BÜYA. 2432. limon sarısı renkli. 4250) . terletici veya yara iyi edici olarak kullanılan. XI. (TS.: yerebaħan) Küpeçiçeği gibi. 707. 4250) yeregeçen: (< T. 708. Gaz. -ı. XI. çiçekleri uzun bir sap üzerinde bulunan. ETA. tūt + T. 750) yepel: (< ? ) Kırda yetişen. iri çekirdekli. ana vatanı Çin ve Japonya olan. (TS. 4248) yepelek: (< ? ) Yulaf (DS. yer + Far. DS. 265. aken tipi meyve taşıyan. dunyā) Gülgillerden. 2431) yenidünya: (< T. XI.A.606 ipliksi ve paralel damarlı. XII. 284. 2. bir yıllık. 2. XI. Eriobotrya Japonica. kuvvet verici. Ajuga chamaepitys. BTS. AAT. II. 284) yerdutu: (< T. otsu bir bitki. Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen bir bitki. XI. III. BTS. XI. . 4250) yerebatan: (< T. III. 748) yenibahar: (< T. yeni + Ar. 1739.A. (Malta eriği). sulu ve mayhoş yemişi olan her dem yeşil bir ağaç. yerekaçan). (TS. 4819. Gaz. yer + Ar.

2438. Kurtluca. Arachis hypogaea. otsu bir tarım bitkisi. çıçırgan (TBAS. bahçede yetiştirilen bir çiçek (DS. XI. sarı çiçekli. 709) yergöbeği: (< T. 377) yer fesleğeni: (< T. (TS. 4249. 208. 4539) yerküpelisi: (< T. (TS. yer + göbeği) Bakla tarlasında köklerden beslenen bir asalak ot (DS. 4253) yer mantarı: (< T. manitari + T. AA. 4253) yer meşesi: (< T. DS. BTS. XI. Ağz. 285) yer fıstığı: (< T. yer + iğdesi) bk. yer + T. Cytinus hypocistis. DS. mesir + T. 2. 4250. yer + Çin. 10-50 cm yükseklikte. Mercurialis. yer + Ar. 2. otsu veya odunsu. yer + Ar. 246. sürüngen gövdeli bitki. XI. 2. 2439) yermeşik: (< ? ) Gelincik (DS. 4251) yer iğdesi: (< T.: yer alması) Birleşikgillerden. domalan (TS. yer palamudu. 2438. yer + Far. çiçekleri döllendikten sonra toprağa gömülerek meyve veren. Helianthus tuberosus. XI. yer + Yun. 159. 285) . (TS. inci + T. (TBAS. hlk. 4253) yer narı: (< T. tek yıllık. XI. hayvanlarda zehirlenmelere neden olan. 2437. küpelisi) Küpeçiçeğine benzeyen. yer + Far. VI. 2439) yermeseri: (< T. bīşa + T. -ı) Baklagillerden. yer + Yun. -si) 1. (And. AVA. fustu + T. 2. TBAS. -si) nci çiçeği (TaS. -i) Sütleğengillerden. vasilikon + T. -ı) Cistus türlerinin köklerinde parazit olarak yaşayan bir bitkidir. kök sapları yumru durumunda olan bir bitki. KBAYA. XI. yer palamudu (TS. 2. Dalak otu.607 yer elması: (< T. nār + T. 2. -ı) bk. 285) yer incisi: (< T. -i) Ak erik (DS. T YA. yer + elması).

yer + Yun. pipéri) Yeşil renkli taze. 285) yer yoncası: (< T. yer + Far. Cleome. 2440) yer pelidi: (< T. yer çamı (TBAS. XI. 2441) yeşillik: (< T. 4254) yer yenidünyası: (< T. 2. (DS. palamudi + T. Hıyar. yer + yeni + Ar. domuzağırşağı (TBAS. ayı gülü (TBAS. 2440) yer pırasası: (< T. XI. XI. 2. 4254) yer sarmaşığı: (< T. -u) bk. 2. ağ yonca –1. Kurtluca. 2440) yersakızı: (< T. XI. psomion + T. şa ā’i + T. 4253) yer palamudu: (< T. yer + Yun. balluŧ + T. -sı) bk. yeşillik). Sebze (DS.: yir otu) Havuç (DS. I. praso + T. 4254) yeşilbiber: (< T. (And.: yişillik) 1. XI. yeşil + Yun. 2. yer + Yun. (And. yer meşesi (TS. 116) yeryumurtası: (< T. Ağz. nemli yerlerde. 2. 285) yer şakayığı: (< T. hlk. yer + sarmaşığı) Gebre otugillerden. yer + yaran) Bir çeşit mantar (DS. 2. 37) yeryaran: (< T. dunyā + T. -i) Yer meşesi (TS. Dalak otu. yer + Ar. adamotu (TBAS. duvar diplerinde yetişen bir bitki. yer + Ar. 4256) . yer + yumurtası) Patates (DS. 285) yer somunu: (< T.608 yer otu: (< T. sivri ve dolma biber (TS. yer + sakızı) Kökünden kara renkli sakız çıkarılan bir ot (DS. (TS. -sı) bk. Ağz. 2440) yer servisi: (< T. 2. yer + otu). aslankuyruğu (TS. -sı) bk. serv + T. yer + ? yonca + T. -u) 1. yer meşesi. -ı) bk. -si) bk.

kokusuz. Ağz. çok yıllık ve otsu bir bitki. bk. XI. 2. sarımsağa benzer yumrulu. XI. XI. yılan + bıçağı) Genellikle mezarlıklarda. yılanyastığı (TBAS. 2517. gul + T. Yaban baklasına benzer bir bitki. 88. -ü) bk.609 yeşil soğan: (< T. 2448) yılanekmeği: (< T. kayalık yerlerde biten enli. XI. boğa dikeni (TBAS.: yeşil sögan) Yeşil soğan (DA. 2448. 286) yılanburçağı: (< T. (TBAS. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. yılan + Far. (TS. yılan. (TBAS. DS. yılan + boncuğu) bk. 4262) yılanbaklası: (< T. 286) yılandili: (< T. yığınç) Isırgan otu (DS. yılan + dikeni) bk. kırmızı başaklı bir çeşit ot (DS. 4264) yılancücüğü: (< T. < “ET. yeşil + soğan). 4264) yılanboncuğu: (< T. Clauson. yılan + burçağı) 1. 2. yumruları süs bitkisi olarak dış ülkelere satılan. yılanbıçağı (DS. 4264) yılanbıçağı: (< T. 285. XI. Dracunculus vulgaris. çiçekleri karanfile benzeyen. yılan + dili) Küçük eğrelti otu. kıvrımlı eğrelti otunun bir türü (TS. 4265) yılan çiçeği: (< T. DS. 286) yılan gülü: (< T. -sı. cücek + T. yılan + Ar. yılan + çiçeği) Mide ve barsak hastalıklarına iyi geldiği sanılan. bā ilā + T. yılan + Far. 2. yılan + ekmeği) Yaprakları uzun saplı ve ok biçiminde. Ophioglossum. Arisarum vulgare. 4265) yılan dikeni: (< T. 10-20 cm yükseklikte. 496. 118) yığınç: (< T. XI. 930”) Fiğe benzer bir bitki (DS. (And. VII. 286) . ölmez çiçek (TBAS. uzun parlak yapraklı. DS. Batı ve Güney Anadolu’da bulunan. Nişanyan. -i) Yılan otu da denilen.

silindrik köklü. 712. 712) yıldız anasonu: (< T. yılan + otu) Kökü yılan sokmasına karşı kullanılan. Dahlia. -i) Zakkumgiller familyasından her mevsim yeşil olma özelliğini koruyan odunsu bir bitki (TS. esmer-yeşil çiçekli ve otsu bir bitki. yılan + kuyruğu) Baharda biten. basit ya da parçalı yapraklı. (TS. çok yıllık. yıldız + çiçeği) Birleşikgillerden. -u. Japonya’da yetişen. XI. bakka tipi meyveleri olan. meyveleri zehirli bir ağaççık. 2450) . (TS. 4266) yılanpancarı: (< T. BTS. çok yıllık. 2449) yıldız çiçeği: (< T. XI. TBAS. 15-50 cm yükseklikte. yıldız + Yun. yılan kuyruğuna benzeyen ve sarmaşık gibi uzayan bir ot (DS. 286) yılankuyruğu: (< T. 287. 2. 4266) yılanyastığıgiller: (< T. 2. çiçekleri katmerli. Aristolochia hirta. 2.610 yılan kökü: (< T. yılan + Erm. BTS. DS. yultuz. kök sapında süt görünüşünde. llicium anisatum. 2. yılan + kökü) bk. 2449) yıldızkökü: (< T. yıldız biçiminde ve türlü renkte bir süs bitkisi. yaprakları sebze olarak kullanılan. DS. cinsleri içine alan bir bitki familyası (TS. yāsemen + T. 2448. Clauson. (TS. 2448. danaayağı. “< ET. yılan + yastığı) Yılanyastığıgillerden. XI. Dracunculus vulgaris. -ı) Gövdede oluşan şişleri iyileştirmek için üstüne konulan bir ot (DS. sulak ve nemli yerlerde yetişen. 922”) Manolyagillerden. 2. yıldız + kökü) Yer elması (DS. yıldız + Far. mısır koçanı şeklinde çiçeklenen. 4266) yılanyastığı: (< T. zehirli bir bitki. banjar + T. 286. anison + T. 4266) yılan otu: (< T. XI. XI. yumrulu. yılan + yastığı + -giller) Bir çeneklilerden. (dalya). yılanyastığı vb. 4268) yıldız yasemini: (< T. ülkemizde 11 türle temsil edilen. kurtpençesi (TBAS. yakıcı ve acı bir öz su bulunan. (TBAS.

: yiğdin. güzel kokulu ama yenilmeyen meyve (DS. kara kılçıklı bir çeşit buğday (DS. bir yıllık veya çok yıllık otsu bitki. AVA. 170. 621. (And. 246. DS. XI. XI. (TS. 4294) . 4276. Bitki adlarında kullanılan –nçğa ekiyle yapıldığı anlaşılıyor. 2456) yoğurtçuk: (< T. yoksul + buğday) Başağı dört köşe. 713. Oğuzlar ise yorınca biçimini kullanırlar. 288. 2. XI. BTS. 287) yoğurt otu: (< T. KYA. yivdin) Frenk üzümü iriliğinde meyvesi olan zehirli bir bitki (DS. göbek) yi çeşit yemeklik mantar (DS. çiçekli dal uçlarında sütü kestirmekte kullanılan bir maya bulunan. 457) Baklagillerden. Trifolium. TBAS. yoğurt + çiçeği) Papatya (TS. Eren. Kökünü açık olarak bilmiyoruz. -cik) Meşe (DS. 2. XI.: yıllıgıç) Şamama. Bu biçimde -r. ak renkli. Türkçe yonca biçiminin yorınca’dan geldiği açıktır. yoğurtçuk) bk. 237. başak durumundaki çiçekleri kırmızı veya mor renkli. Ağz. 4823) yonca: (< Eski Türkçede yorunçğa olarak kullanılır. yoğurt + otu) Kök boyasıgillerden. bir veya çok yıllık. 4283. yaprakları genellikle üç yaprakçıklı olan bitkiler. Ağz. XI. 4271) yidin: (< ? ). 197. ST AT. ülkemizde 95 kadar türle temsil edilen. 4276) yoğurt çiçeği: (< T. AA. EYAD. Galium. Kaşgarlı Mahmud’a göre Orta Türkçede yorınçğa biçimi geçer. 2462. 2. 2456) yoksul buğday: (< T. II. XI. 107) yongöbek: (< ? yon + T. Yunan) Yunan buğdayı da denilen iri başaklı bir çeşit buğday (DS. 159) yiğilcik: (< ? yiğil + T. 4288) yonan: (< öz. KBAYA. kavuna benzeyen. yivdim.611 yıllığıç: (< ? ). (TS. (And. otsu. ETA. is. Manisa lâlesi (TBAS. XII.düşmüştür.

(And. (And. ulaf. 3440. ikinci bölümünü ise Arapçadan kalma Farsça alaf “ot.612 yonuz eriği: (< ? yonuz + T. 457). -lı ‘yordamlı’. avize ağacı (BTS. 714. XI. 3. MBTS. 3440) Meyvesiz ağaç (DS. 2. AAT. XI. 500. 63) yulaf: (< Tzitzilis’e göre Rumcadan alınmıştır. Krş. 4825) yumru: (< T. nemli topraklar ve ağaç gövdeleri üzerinde yaşayan. 2469. yolaf) 1. 4302) yuka ağacı: (< Lat. bir yıllık. 2. T YA. (TS. yosmuk. 4298. MBTS. ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad (TS. 3. yumak + otu) Kaya aralıklarında yetişen. XII. XI. 936) bk. BTS. Clauson. 3. Ağz.: yoğsun. en çok hayvan yemi olarak yetiştirilen.: yonuz erī) 1. BTS. GBAA. yumru + kara) Bir çeşit kara üzüm (DS. STJa. DS. DS. yoz “kısır”. yumak otu (DS. 2465. Ağz. MBTS. 4825) yumak otu: (< T. Ekşi yaban eriği.TBAS. 33.: yorduma) Lâle. yilaf. çoğu sularda yetişen. 4299) yoz: (< ET.Y. Ağz. 714. 2464. Nişanyan. gelincik (DS. 4297. 2. 4295) yordanlı: (< ? yordan + T. yem” biçiminden getirmiştir. Avena sativa. çime benzer bir çeşit ot. eriği). “< yordam ‘kökü bulunamamıştır’.A. XI. birinci bölümünü Farsçada arpaya verilen cau adıyla birleştirmiş. 2.: ılaf. DS. Buğdaygillerden. 497). 288. 4316) . Festuca. (TBAS. Eren. Malta eriği (DS. otsu bitki. yum ak < *yum-. KMYA. VII. (And. XI. Bu bitkinin tanesi. 227. yosul) Tallı bitkilerin. 4316) yumrukara: (< T. Yucca + ağacı) bk. 283) yumak: (< ET. 288) yosun: (< kökü belli değildir. XI. Ağz. XII. Dimitrieva’ya göre Ermeniceden alınmıştır. XI. DS.. yumru) Domates (DS. 307. 265. 3438”). (And.

Clauson. yımırtğa/yumurtğa < *yumurt. XI. “< ET. 4322) yüksükçük: (< T. 3444) Anasonun arasında yetişen kokulu bir bitki (DS. Nişanyan. kök boyası (TBAS. yumurta + Yun. MBTS. Digitalis purpurea. XI.613 yumrut: (< ? ) Üvez meyvesi (DS. 3458) Yasemin (DS. 498”) Yüksük otu. XI. Verbascum scrophulariaceal. 3. TBAS. 4316) yumurca: (< T. iki yıllık. XI. Yusuf + Ar. 4317) yumurcak: (< T. XI. 288. is. 4334) . gül goncası (DS.< *yum-. 3444) bk. ülkemizde dokuz türü bulunan. yüksük < yik ‘dikiş’ + -sik eki. 3. 2480. 288) yumurta boyası: (< T. (DS. XI. yumuk) Açılmamış çiçek. 4328) yün otu: (< T. (DS. 4328) yüksük otu: (< T. kalp hastalarında dijitalin adıyla kullanılan bir alkaloit veren. MBTS. aféndis) Mandalina (DS. yüksük + otu) Sıracagillerden. (TS. yuŋ. yün + otu. 717. 3. DS. 462. kralkandili denilen bir ot. 4318) yusufu: (< öz. “< ET. 4316) yumuk: (< T. sarı ve kırmızı çiçekleri olan. MBTS. 2. manitari + T. “< ET. 938”) bk. yumurta + boyası. 4334) yüsüre: (< yüsrü “kökü bulunamamıştır”. 4331) yüsüfefendi: (< öz. MBTS. (yüksükçük). is. otsu bir bitki. -î) Limon (DS. kişniş (TBAS. BTS. yumurca < yumruk + ca. 288) yumurta mantarı: (< T. XI. Digitalis purpurea. yumurcak < yumruk+ cak. -ı) Çok lezzetli bir mantar çeşidi (DS. XI. yüksükçük. 3. XI. Eren. XI. 3454”) Sığırkuyruğu. Yusuf + Yun. yüksük biçiminde.

-giller) Bir çeneklilerden. kıldı) Çalı cinsinden bir bitki (DS. . Erz. soğanlı.A. Akdeniz ülkelerinde yetişen. kapsül ya da nadiren bakka tipi meyveleri olan.614 -Zzabıt: (< Ar. BTS. kara kekik (TBAS. zanba ~ OFar. Eren. 3. çanak ve taç yaprakları 5 parçalı ve parçalar birleşik. 90-100 cm yüksekliğinde. 4340) zaguda: (< ? ) Soğanın küçüğü (DS. 2495. za ūm + T. 289) zakkum: (< Ar. Nişanyan. BTS.. zanbak. çiçekleri tekli. III. XII. çiçekleri beyaz veya pembe renkli. 352) zakkumgiller: (< Ar. zakkum. 2. III. TBAS. sa’tar. kapsül. 2497. XI. (TS. Nerium oleander. bakka ya da eriksi tip meyveleri olan. ovaryum alt ya da orta durumlu. güzel ve iri çiçekli. Lilium candidum. abŧ. 3465) Süpürgeotu (DS. MBTS. 499) Zambakgillerden. er dişi. nadiren çalı formundaki bitkiler (TS. -giller) ki çeneklilerden. 2. çiçekleri ışınsal ya da tek simetrili. süt içeren. 4344) zalıkıldı: (< ? zalı + T. 2. 4341) zahter: (< Ar. ülkemizde 43 cins ve 420 kadar türle temsil edilen. UA. zanba + T. XI. 719. 289.. otsu ya da ağaçsı bitkiler (TS. KYA. 780. DS. 2495. 6 m kadar yükselebilen. çok yıllık bir süs bitkisi. 719) zakota: (< ? ) Yabanıl sarımsak (DS. Cezayir menekşesi gibi türleri içine alan. BTS. za ūm) Zakkumgiller familyasından. Gaz. 289. BTS. Türkiye’de 6 türü bulunan. yaprakları karşılıklı ya da dairesel. 4345) zambak: (< Ar. 2. kışın yapraklarını dökmeyen zehirli bir ağaççık. XI. folikül. 23) zambakgiller: (< Ar. 719. (TS. TBAS. dik ya da tırmanıcı gövdesi olan. XI. 466) bk. otsu. 150. 2496. ışınsal simetrili. 719) . çok yıllık. çok yıllık.A. çiçek örtü yaprakları iki daire etrafında dizilmiş 6 parçalı. 4831. ülkemizde 4 cins ve 6 türle temsil edilen.

Havuç. XI. -alak). Erguvan çiçeği (DS. 2497) zamk akasyası: (< Ar. 3. zavarak. -lak) Domates (DS. XI. -sı) bk. XI. Tespih ağacı. zevrak. acacia + T. 4346) zandak: (< ? ) Yeşil diken (DS. zavza. kerasi + T. 4347) zangalak: (< zang “ses taklidi” + T. 160) zegur: (< ? ) Çileğe benzer bir meyve (DS. zıvrak) 1. OAAD. 4351. Limon (DS. (TS. ağacı) Akasya. 2. XI. acı çiğdem (TBAS. 3. zavzu. 239) zemberek otu: (< Far. manitari) nsan ve hayvanlarda hafif veya ölümle sonuçlanan zehirlenmelere neden olan mantarlar (TBAS. XI. 264) zavzara kirezi: (< ? zavzara + Yun. zevra . 2497) zamzak: (< ? ) Mısır. Ağz. Leylâk.: zamzalak. 2. zarzalak. -li + çiğdem) bk. karpuz gibi bitkilere sarılarak büyüyen ve mavi çiçekler açan bir asalak bitki (DS. 2. mimoza gibi zamk veya reçineli zamka benzeyen maddeler veren okaliptüslere ve daha birçok ağaca verilen ad. 2504) . zavzı. -li + Yun. 2. XI. zazalak) 1. 3497). zavzak. zamk ağacı (TS. Hıyar. 4351) zavrak: (< Ar. (And. 290) zehni: (< Ar. 4347. -ı) Bir kiraz cinsi (AA. 4383. 290) zartlak: (< zart “ses taklidi” + T. 3. domates. 3. kavun. zenbūrek + T.615 zamk ağacı: (< Ar. 4352. 4354. şam + T. otu) Atkuyruğu (TS. 2. Kızılcık. źihnį. 4355) zehirli çiğdem: (< Far. zanzalak. AAT. Ağz.: zarvak. MBTS. 4. zamk akasyası. Akasya. şam + Fr. 4348. 290) zehirli mantar: (< Far. (And. zavrah. 268. TBAS. MBTS. 3505) Bir üzüm türü (EYAD. zehr + T. 4. zehr + T.

616 zembil çiçeği: (< Far. XII. Eren. (TBAS. 292. loğusa çiçeği (TBAS. 3. kakule. DA.. Zingiber officinale. zerāvend. Centaurea sostitialin. zencebīl + T. çok yıllık. 184) zerana: (< Far. 2.A. 88. 3. -giller) Bir çeneklilerden. Nişanyan. zenbįl + T.A. 3492). TBAS. zencebīl ~ OFar. 502) Zencefilgillerden. 4361) zerde: (< Far. Nişanyan. (And. 4361.. 468. 291) zeravent: (< Far.A. 349. zer + T. (TS. 15 m kadar yükselebilen. III. otu) Buğdaygillerden. etli. 4361. (And. kamış görünüşünde. gawz + gawz) Ceviz (DS. K AT. 148. XI. 782. zencefil. 4361. zenbį l + T. DS.Y. zerd-ālū + T. dikeni) 60-150 cm yükseklikte. XI. 2506. XI. 502). Krş. 31.: zerdek) Havuç (DS. XI. zenbį l + T. Armeniaca vulgaris.. *zengepīl. Hindistan ve Malezya’da yetişen./Far. 2505. 505) zerdali dikeni: (< Far. 175) zencefilgiller: (< Ar. yaklaşık 100 cm yüksekliğinde. Briza. TBAS. III. 3492) bk. zerdeçal gibi ıtırlı bitkileri içine alan bir familya (TS. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. 2505) zencefil kökü: (< Ar. çorak yerlerde yetişen bitki. DS. ana) Sütleğen (DS. XI. 2. kökü) bk. MBTS. zencebīl + T. kök karanfil (TBAS. Erz. çiçeği) bk. (TS. dikenli. 2. 2. Ağz. 4359) zembil otu: (< Far. 198) zerdali: (< Far. Ağz. GBAA. zerdili) Kayısı ağacının Akdeniz ülkelerinde yetiştirilen. sarı./Far. çok yüksek ve otsu bir bitki. 145. 2504) zencefil: (< Ar. . Gaz. 296. 2506. (TS. zerd-ālū. 291) zembiligozgoz: (< Far. 291.: zerdeli./Far. -li + Far. tadı acı ve çekirdekli meyvesi olan bir türü. zerde. 2. DS. hodan (TBAS. ayrık otuna benzeyen. MBTS. TS. 4832) .

X. zeytun. zītin) 1. 2508. Eren. 2508) . yüksek besin değeri taşıyan yağlı meyvesi. XI. kanatlı fındıkçık. XI. eriksi ya da üzümsü olan. zeytūn).617 zerdeçal: (< Far. zerd-ālū + T. (And. za īr + -(a)k küçültme eki. Bu ağacın taze iken yeşil. (TS. 127. BTS. 72. (TS. küçük ve gümüş renginde.: seğelek. DS. 2506) zerringade: (< Far. zeytūn + T. 3593. (And. zeytün. 73. 136. her dem yeşil. 172) zeytin: (< Ar. 207. 2. çiçekleri ışınsal simetrili. zerrīn) Fulya (TS. 502) Zencefilgillerden. Ağz. BÜYA. ZBK A. Akdeniz ülkelerinde yetişen. AA. Erz. GD AT. 2. yaprakları karşılıklı. siyrek. III. TAYA. keten (TBAS. K AT. zarek. 2. 4833) zevik: (< ? ) Kışa doğru yetişen. XI. (Hint safranı). EYA. ETA. Zeytingillerden. kök saplarından safranı andıran boyalı bir madde çıkarılan. 102) zeytingiller: (< Ar. 4361) zerrin: (< Far. XII. KYA. zeytūn + T. 187. yapraklarını döken. aşılaması) Kayısı (DS. OAAD. dalları dikensiz.A. 4363) zeyrek: (< Far. zerrīn + -gede) Turuncu lâle (DS. zetin. Olea europea. 349. 160. DS. 2506. 467). E A. kayısı. çok yıllık bir bitki. TBAS. 2506) zerdeli aşması: (< Far. Nişanyan. zefdin. yaprakları sivri uçlu. 721. II. Eren. 134. 4363) zevze: (< Far. 6. seyelek. genellikle ağaç ya da bazen çalı formunda olabilen. zegerek. segrek. sonradan kararan. Curcuma longa.: setin. . 158. (TS. ülkemizde 7 cinsle temsil edilen bir familya. BTS. sebze < sebz “yeşil”) Tohumdan yetişen yeşil soğan (DS. kiraz. 7. 2508. XI. 21. mīva) Erik. çiçekleri sarı renkte. -si + Far. GBAA. uzun ömürlü bir ağaç. 2. 10-20 m yüksekliğinde.. 125. 2. zerde-çāv. 468. -giller) ki çeneklilerden. 2. 2. sert. zeğrek) bk. TS. şarap rengi. Ağz. 264. badem gibi tek çekirdekli meyvelerin genel adı (TS. 292. 721) zeytinsi meyve: (< Ar. 4362. meyveleri kapsül. tadı az bir çeşit üzüm (DS. zevtin. 386.

buğday (DS. XI. 4366) zılbıt: (< ? ). “< zıngır ses taklidi kelime”) Tahıla zararlı bir ot (DS. üzümü) Tanesi zeytine benzer kara. 4363) zığlan: (< ? ) Uzun çam ağacı (DS. XI. (And. Ağz. 4367) zılgar: (< ? ) Genç çam ağacı (DS. zeytūn + T. XI. XI. pazı (DS. 4373) zıplak: (< zıp “ses taklidi” + T. XI. 4367) zılcan: (< ? ) Bir çeşit diken (DS. XI. zehirli bir bitkidir. 293. (TBAS. XI. 4367) zılk: (< ? ) Marula benzeyen. 4369) zımbıldik: (< ? ) Akarsu kıyılarında yetişen bir çeşit ot (DS.: zılbırt) Yemeği yapılan bir kır bitkisi (DS. (And. XI. -lak) Pancar (DS. XI. 293) zifin: (< ? ) Kışın yapraklarını döken. otu. 4386) . 4385) zile: (< ? ) Nemli yerde kendiliğinden çıkan arpa. XI. 4370) zıngırdak otu: (< zıngırdak + T. XI. DS. XI. Ağz. kimyon (TBAS. 292. 4373) zınzov: (< ? ) Dağ menekşesi (DS.618 zeytinüzümü: (< Ar. tatlı bir çeşit üzüm (DS. 4375) zıra: (< ? ). XI. 4366) zıka: (< ? ) Hardal otu (DS.: zira) bk. sarı çiçekli ve çalı görünüşünde. Rhododendron luteum. yaprağından sarma yapılan bir kış sebzesi.

DS. 3. XI. 4388) zincilip: (< ? ) lkbaharda biten. TBAS. 293. 4389) zirge: (< ? ) Sert. 471) zomzom eriği: (< zom + zom + T. 3. yapışkan yapraklı. zinemit) Sarı çiçekli. 4699) zoğal: (< Far.. zenbį l + T. çiçekleri sarı renkli. 2517. 470) Buğday tarlalarında biten tohumu acı bir ot (DS. 293) zimilacı: (< Far. Ağz. XI. zivān. 100-300 cm yüksekliğinde. “< zom ‘kökü belli değildir’. 4393) zongula: (< zongula < zonk “ses taklidi”) Ağısız mantar (DS. (And. zimilas) Kışın yemiş veren bir çeşit diken (DS. zįver + T. 785) zingit: (< ? ) Yabanıl armut ağacı (DS. 3512”) Bir çeşit erik (DS. zinebit. genellikle deniz kıyılarında biten. kötü kokulu bir ot (DS. XI. XI. 4393) . MBTS. TBAS.: zimbilaçı.: zimerit. Ağz. XI.: siyircik) Akdeniz Bölgesi’nde yetişen. Anagyris foetida. XI. (TS. 4390) zivircik: (< Far. kuvvetli kokulu bir çalı. yaprakları 3 yaprakçıklı. 4390) zivan: (< Ar. 2.619 zimbit: (< ? ). 4389) ziron: (< ? ) Kılçıksız buğday (DS. XI. 3508) Pırnal meşesi ağacı (Gaz. tohumları zehirli.A. MBTS. ağacı). zindegān. Ağz. dallarından süpürge yapılan. Eren. zu āl) Kızılcık (Eren. XII. yaprağı yenilebilen ve sarı çiçeği kumaş boyamada kullanılan bir ot (DS. (And. XI. XI. III. eriği. (And. 4388) zindiyan: (< Far. dolgun taneli hevenk üzümü (DS. 4387. -cik).

4402) zülfaris: (< Far. 294) zülbeya: (< Ar. çorbalara koku ve tat vermek için kullanılan. dolu”). (TS. zulf-i ‘arūs) Baklagillerden bir süs bitkisi ve bunun güzel kokulu. zülbeyā “< beyā dolmuş. 2. 4401. 4400) zumagu: (< ? ) bk.620 zulfa otu: (< Ar. nane gibi. otu) Yaprakları. çok yıllık. beyaz renkli.: züllee) Geç olgunlaşan kara ve küçük bir erik çeşidi (DS. Ağz. akçöpleme (TBAS. XI. 294) zulfar: (< ? ) Susam (DS. (And. saç lülesi görünüşünde olan kıvrıntılı çiçeği. tüylü. (TBAS. 2522) . zulfe + T. Hyssopus officinalis. XI. mor. Phaseolus caracalla. 20-40 cm yükseklikte. mavimsi çiçekli bir bitki.

basit ve türemiş bitki adlarına oranla daha geniş yer tutmuş ve daha teferruatlı olarak ele alınmıştır. Slavca. tabiata bakış açısını ve hayatı kavrayış biçimini ortaya koyan dil hazineleridir. espri anlayışını. 5. Rusça. Gürcüce. 2. Türemiş ve Birleşik” yapılı olmak üzere üç temel bölümden oluşmakta. ngilizce. Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. isnat grubu. Yapı bakımından birleşik bitki adları “isim tamlaması. spanyolca. Türemiş bitki adları “isimden isim. isimden fiil. sıfat-fiil grubu. Latince. fiilden isim” yapma eklerinden bir ya da birkaçını alarak kurulmuştur. SONUÇ “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” isimli doktora tezimizde bitki adları yapı ve kavram bakımından ele alınmış ve Türkçenin zengin bir bitki kültürüne sahip olduğu görülmüştür. Türkçe kökenli olan basit yapılı bitkiler dilimizde az yer tutmaktadır. tıpkı kendi çocuklarımıza verdiğimiz isimler gibi. oldukça hacimli bir bitki koleksiyonu oluşturmuştur. Bitki adları bir milletin hayal gücünün derinliğini. Fransızca. Bunlar arasında kökü Türkçe olanların yanı sıra. sıfat tamlaması. talyanca. fiilden fiil. Bulgarca. yabancı dilden gelerek yapım eki alanlar da vardır. Bitkilere verdiğimiz isimler. cümle biçiminde kurulanlar” şeklinde incelenmiştir. Basit yapılı bitki adlarını Türkçe kökenli olanlar ve Alıntı bitki adları oluşturmaktadır. Yunanca. Farsça. Sırpça. bunlar da kendi aralarında alt başlıklara ayrılmaktadır. Alıntı bitki adları ise “Arapça. 6. Geniş bir coğrafyada binlerce yıldan beri yaşayan Türk milleti. Çince. kıvrak zekâsını. Moğolca. bizleri geçmişimize götüren kopmaz bağlardır. Türkiye Türkçesinde kullanılan bitki adları “Basit. Bu çalışma ışığında. 3. bitki adlarıyla ilgili olarak şu sonuçlara varılmıştır: 1. 4. Birleşik bitki adları.621 V. tekrar grubu. Kavram bakımından . Ermenice.

insan hayatının da vazgeçilmez unsurlarıdır. hem de birleşik bitki adlarının aldığı ekler gösterilmiştir. aldıkları yapım eklerine göre listelenerek tahlil edilmiştir. Türk insanının adlandırmada ve tabiatı algılamada göstermiş olduğu ustalığı ortaya koymaktadır. şekil özelliklerinin yanında. Bu sebeple insanın bitkiye bakışı ve onları adlandırma yolları çok çeşitlilik arz etmektedir. hayvan. Bu bölümde bitki adları madde başı yapılarak bitkilerin tanımları. “Bitki Adlarında Geçen Yapım Ekleri” başlıklı bölümde hem türemiş. organ. Bitki adları. Alfabetik sıraya uygun olarak hazırlanmış bu sözlük. Her madde başında derin bir kültür birikimi bulunan bitki adları sözlüğümüz. tezde en çok yer tutan bölümdür.622 birleşik bitki adları ise “insana özgü özellikler taşıyanlar. Ayrıca bu eklerin işlevleri de kaynak gösterilerek belirtilmiştir. yer adları ve benzetmelerle kurulanlar” olmak üzere birçok bakımdan değerlendirilmiştir. tür. eşyanesne. etimolojileri. 7. bitkilerle ilgili çalışma yapan bütün bilim adamlarının rahatlıkla faydalanabilecekleri bir çalışma niteliğindedir. . 8. Tabiatın dengesini sağlayan bitkiler. Anadolu ağızlarındaki varyantları ve kaynakları belirtilmiştir. “Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü” kısmı.

Her Yönüyle Dil. Meşhur Sözler. Ankara. Mehmet. (Faksimile). Ankara. ----------. Ahundov. TDK Yayınları.1999. 300+91. TDAY – Belleten. Ayverdi. . Yüksek Lisans Tezi. stanbul. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. stanbul. Kâşgarlı Mahmut: Divanü Lûgat’it Türk Dizin: "Endeks" IV. stanbul. 1998-1999. Misalli Büyük Türkçe Sözlük. stanbul. 2005. Semih. Türk Dil Devriminin Kendine Özgü Yönleri: Uygulamalı Dilbilim Açısından Türkçenin Görünümü. 1999. Başka Diller ve Ağızlarla lgili Halk Ağzından Parçalar. ----------.623 VI. 1988. Anlambilim. Türkçenin Gücü. TDK Yayınları. Ankara. TDK Yayınları. Kenan. Ankara. Ova ve Balören Ağızları. Aksoy. 1996. B BL YOGRAFYA Acar. Aysu. TDK Yayınları. Ettuhfet-üz-Zekiyye fi’l-Lûgat-it-Türkiyye. 1999. Bugünü. 2. 1994. Türkiye Türkçesinin Dünü. Kubbealtı Neşriyatı. TDK Yayınları. Gaziantep Ağzı I (Fonetik-Morfoloji-Sentaks). Yarını. ----------. ndeks. Besim. Ata. 1945. ----------. Deyimler. Gaziantep Ağzı II. Azerbaycan Halk Yazını Örnekleri. Ankara. Reşit Rahmeti. Ankara. Ehliman. Kutadgu Bilig III. Ağız Araştırmaları Bilgi Şöleni (9 Mayıs 1997). . 1999. Bilgi Yayınevi. Beddualar. Ankara. 2003. ----------. s. Engin Yayın Evi. 1945. ----------. 1946. TDK Yayınları. Tezcan. 3 cilt. Doğan. lhan. TKAE Yayınları. Arat. Ankara. stanbul. ----------. Ömer Asım. Ankara. stanbul. 1998. 1996. zmit’in Taşköprü. 1979.baskı. Engin Yayın Evi. ----------. 2002. Gaziantep Ağzı III. Bölge Ağızlarından Atasözleri ve Deyimler I-II. TDK Yayınları. Türkçenin Sözvarlığı. Ankara. ----------. Aydın. ----------. 63-68. TDK Yayınları. Bilgi Yayın Evi. 1994. TDK Yayınları. TDK Yayınları. 1945. Dualar. TDK Yayınları. Nehcü’l-Ferâdıs Cennetlerin Açık Yolu III (Dizin-Sözlük). Ankara.1998. Ankara. Atalay. Atasözleri. Kâşgarlı Mahmut: Divanü Lûgat’it Türk Tercümesi I-III. Aybastı Ağzı ( nceleme-Metin-Sözlük). Aksan.

baskı. ----------. 1973. Banguoğlu. H. 1960. Turhan. 1995. Ankara-2000. Borjakow. Dennis. 1994. TDK Yayınları. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Üzerine Araştırmalar II (Ağızlar). 1997. TDK Yayınları. stanbul. General Principles of Classification and Nomenclature in Folk Biology. Ankara. M. TDK Yayınları. 1972. Ankara. Peter. ----------. Tahsin.. TDK Yayınları. Şeref.drâk li-lisân al-Atrâk. Ankara. Batı Grubu Türk Yazı Dillerinde sim. Sanglax – A Persian Guide to the Turkish Language by Muhammad Mahdî Xân (Facsimile Text). N. A. TDK Yayınları. XV+186+158. 1968. 1931. 1995. stanbul. TDK Yayınları. 1992. Ana Çizgileriyle Türkmence Dilbilgisi. Berlin. TDK Yayınları. Clauson. Yüksek Lisans Tezi. Kuzeydoğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar. ----------. Türkçe Bitki Adları Sözlüğü. Hamzaev. DTCF Yayınları. Kitâb al. ----------. Ankara. Boğaziçi lmi Araştırmalar Serisi: 8. TDK Yayınları. Baskakov. Morfologiya. stanbul. 1992. 1983. Türkçenin Grameri. (2). Anadolu lleri Ağızlarından Derlemeler. Ahmet. Ankara. ----------. Ahmet. “Karacaoğlan’da Hayvan ve Bitki Adlarının Fonksiyonları”. Oxford At The Clarendon Press. TDK Yayınları. TDK Yayınları.624 Azmun. Turkmensko-Russkiy Slovar. . Türkmen Dilinin Grammatikasy. 1969. Karryev. 1944. (Ses Bilgisi). Biray. nönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Türklük Bilimi Araştırmaları. 225-250. Himmet. Orta Anadolu Ağızlarından Derlemeler. Ankara. 1994. Ankara. A. Ja. ----------. Ankara. Baytop. Buran. Doğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar. E. 1997. Cahit. Raven. TDK Yayınları. An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth-Century Turkish. Breedlove. Boyraz. 1995. Sivas ve Tokat llerinden Toplamalar. Keban. ve Diğerleri. I. ---------. Ankara. Güneydoğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar. 2. Caferoğlu. stanbul. ----------.. B.1999. Brent. ----------. Akçadağ Yöresi Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözdizimi). ----------. Anadolu Ağızlarından Toplamalar. stanbul. Aşgabat. London. Ankara. 1999. Moskova. cilt. Başdaş. 1995.. 1996. Eski Uygur Türkçesi Sözlüğü. Baskil ve Ağın Yöresi Ağızları / ELAZIĞ /. TDK Yayınları. A. Abû-Hayyân. Sir Gerard. California Univercity. Yusuf.

Elgün. Ankara. 1987. 1991. Türk Lehçeleri Sözlüğü. Erzurum li Ağızları . stanbul. “Türkçede Bazı Bitki Adlarının Veriliş Sebepleri”. ----------. Acıpayam ve Çameli (Denizli) lçeleri Ağızları. Ankara. smail. Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Yayınları. brahim. Akkışla ve Yöresi Ağızları (Dil-Folklor-Etnik Unsurlar) Yüksek Lisans Tezi. 1995. Zonguldak. Türk Dili. TDK Yayınları. 1995. TDK Yayınları. Münir. Abdullah. ----------. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 1993. Abdülmecit. Kültür Bakanlığı Yayınları. Ercilasun. 1999. Mart-1998. (555). Ankara-2005. Ahmet Bican ve diğerleri. Tuncer. 1984. Gül. Emin. Türkmence Metinler. 1991. Ankara. 1991. Uygarlık ve Bitki Adları. Kudret. 1-4. 32-35. Gagauz Türkçesinin Sözlüğü. TDK Yayınları. TDK Yayınları. Ankara. Hasan. Ankara. Erzurum li Ağızları II. Wiesbaden. Tarih ve Toplum. Ankara. Doğan. cilt. Duran. Old Turkic Word Formation. Marcel. Kütahya ve Yöresi Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözlük). Wiesbaden. 1993. Ahmet Bican. Bayrak Yayınları. ----------. Gülensoy. 223-229.. Türk Dilinin Etimolojik Sözlüğü.Bartın–Karabük lleri Ağızları. Kültür Bakanlığı Yay. 1991. Türk Dil Bilgisi. 1995. Ü. Yüksek Lisans Tezi. Ergin. I-XII. Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Ahmet. Ankara. Emiroğlu. Yüksek Lisans Tezi. 1997. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Ankara. Erdal. Ankara. Kilis Merkez ve Köy Ağızları. 1994. Doğru. G. Bünyan ve Yöresi Ağızları. Erzurum li Ağızları III. Derleme Sözlüğü. Diyarbakır Ağzı. Rıza. Ankara. Ankara. TDK Yayınları. 1995. Erten. Yayınları. ----------. stanbul. TDK Yayınları. 1983. ----------. Kaynak. II cilt. G. Efrasiyap.(9). smail (Aktaranlar).625 Derin. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eren. 1993. 1992. 1. Köken Bilgisi Sözlüğü I-II (Etimolojik Sözlük Denemesi). Gemalmaz. Yüksek Lisans Tezi. Eren. 1995. baskı. . Muharrem. TDK Yayınları. Ankara. 1988. Erzurum. TDK Yayınları. Türkische und Mongolische Elemente im Neupersischen.. ( nceleme-MetinSözlük). Doerfer. Türkçe Yer Adları Kılavuzu. Kars li Ağzı. 1963-1975. Ercilasun.

Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Emin. Ankara. 1993. Kalay. Kırşehir ve Yöresi Ağızları. Yüksek Lisans Tezi. Ercan. . Türk Dilleri Araştırmaları Dizisi: 17. Hürmüzlü. 1996. Urfa Ağzı. TDK Yayınları. Alaaddin. Ankara. Ahmet. Bartın ve Yöresi Ağızları. Talas ve Yöresi Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözlük). TDK Yayınları. Zeynep. Karahan. Ankara. H. 1991. Ankara. 1994. Alkaya.baskı. Morfolojik nceleme-MetinlerSözlük). ----------. Ula ve Yöresi Ağızları. stanbul. Ankara. 1994.626 Gülensoy. Ali. Ankara.. TDK Yayınları. Mirzezade. 2003. Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.TDK Yayınları. Ankara. Günşen.2000. Güney-Batı Anadolu Ağızları (Fonetik).: Zühal Kargı Ölmez). TDK Yayınları. 1990. TDK Yayınları. Gülensoy. 2001. stanbul. Kerkük Vakfı Yay. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eskişehir Türkmen Ağızları (Fonetik. Bakı. Tunceli ve Yöresi Ağızlarından Derlemeler. Akçağ Yayınları. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Edip. Anadolu Ağızlarının Sınıflandırılması. Elazığ. Habib. Yüksek Lisans Tezi. ----------. 1956. 1998. 1994. 2003. Mehmet. Azerbaycan Dilinin Tarıhı Grammatikası. 1992. Canan. Ankara. Türkmence El Kitabı. Karol. 1991. Kürkçüoğlu. Leylâ. 1997. 1998. K. 2003. Yüksek Lisans Tezi. Ankara. Kaplan. TDK Yayınları. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Ankara. 1994. Ayşen. Ankara. TDK Yayınları. Bingöl Merkez lçe ve Köyleri Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözlük). 2003. Türkiye Türkçesi Grameri (Şekil Bilgisi).. Biyoloji Terimleri Sözlüğü. MEB Yayınları. Türkiye Türkçesi Ağızları Bibliyografyası. Avşar Ağızları. Elazığ ve Yöresi Ağızlarından Derlemeler I. ----------. Tuncer. Batı Grubu Türk Yazı Dillerinde Fiil. Ahmet. 2. Küçüker. 2000. Ankara. Boğaziçi lmi Araştırmalar Serisi:14. Sevinç ve Diğerleri. Nevşehir ve Yöresi Ağızları. I. Kırlı. Kerkük Türkçesinin Sözlüğü. Korkmazlar. Ayşe. Yüksek Lisans Tezi. Ses Bilgisi. leri. Türk Milletinin Kültürel Değerleri. 1991. Ankara. Yüksek Lisans Tezi. ----------. lker. Edirne li Ağzı. TDK Yayınları. (çev. Ankara. Korkmaz. Paki. DTCF Yayınları. Buran. Tuncer. Kılıç. TDK Yayınları. Hanser. Oskar. Cilt.

Yüksek Lisans Tezi. Yüzyıl Anadolu Türkçesi Botanik Terimleri”. 2000. 2001. Ögel. Röhrborn. Önler. Kitabevi Yayınları. Burhân-ı Kâtı. Eskişehir ve Yöresi Ağızları. 403-406.M. Nadalyayev.627 Mütercim Âsım Efendi. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Versuch Eines Etymologischen Wörterbuchs Der Turksprachen. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 357-392. Journal of Turkish Studies. 1991. 1990. Nakipoğlu. Harvard Üniversity. Adıyaman ve Yöresi Ağızları. 1987. Pilancı. Dr. Yüksek Lisans Tezi. Wiesbaden. Cevat Rüştü’den Bir Güldeste.V. Nevzat. Ardanuç Yöresi ve Ağızları. 2002. 1990. ----------. Türk Kültür Tarihine Giriş II. Sevan. Sprachmaterial der vorislamischen türkischen Texte aus Zentralasien. K. Leningrad. Türk Dili. Özkan. Sevortyan. Moskova 1974. Sözlerin Soyağacı: Çağdaş Türkçenin Etimolojik Sözlüğü. Ankara. ----------. Kültür Bakanlığı Yayınları. Grammatika Russkogo Yazıka. 1996. Türk Çiçek ve Ziraat Kültürü Üzerine. Adam Yayınları.14. Yüksek Lisans Tezi. Paçacıoğlu. . Özkan. 51. . [Fahir z Armağanı]. Ankara. Räsänen. “XIV ve XV.. 1994. Türk Dilinin Yurtları. Yüksek Lisans Tezi. Hazırlayanlar: Prof. Dr. Ankara. TDK Yayınları. vol. 1969. ----------. Polat. 1994. Zafer. E. Sivas lbeyi Ağzı ( nceleme-Metinler-Sözlük). Müntahab-ı Şifâ I (Giriş-Metin). Doktora Tezi. Moskova. Nişanyan. Etimologiçeskiy slovar’ tyurkskih yazıkov. ----------. 1991. Ankara. Ankara-2002. Martti. 1988. Helsinki.. Lieferung. Mürsel Öztürk. K.. I-IV. TDK Yayınları. Drevnetyurkskiy Slovar’. Uigurisches Wörterbuch. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Ankara. N. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Burhan. 1969. 1-4. 1977-1988. Pehlivanova. “Hacı Paşa’nın Müntehâb-ı Şifâ Adlı Eserinde Geçen Bitki Adları Üzerine”. 1980-1989. Mayıs-1986. Derya Örs. Akçağ Yayınları. 1991. Sadi. Hülya. TDK Yayınları. (413). Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. ve diğerleri. brahim Ethem. Hikmet. Anadolu Ağızlarında sim ve Fiil Dışı Kullanılan Kelimeler. V. Bahaeddin. stanbul. Gagavuz Türkçesi Grameri.

Osman Nedim. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. ----------. 1993. Kaman ve Yöresi Ağızları (Giriş. Ankara. 1993. Türk Dilleri Araştırmaları Dizisi:18. Tekin. Feridun. 1987. (Çev. Talat ve diğerleri. TDK Yayınları. Tarihi ve Etimolojik Türkiye Türkçesi Lugati. Tarama Sözlüğü. Tuna. 2 cilt. 2002. Yeşilöz. stanbul-Wien. Tekin. Ankara-2006. Ankara. Yüksek Lisans Tezi.628 Şen. A-E.1987). Mesut. 2 cilt. Recep ve Diğerleri. 1996. “Elma Kelimesi Üzerine”. Ankara. Türkçe Sözlük. Malatya. TDK. 1998. 1994. 2000. Ürgüp ve Avanos Yöresi Ağızları. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Ankara. Türk Lehçelerinin Karşılaştırmalı Dilbilgisi. stanbul. Simurg. Türkmence-Türkçe Sözlük. “Malatya’da Bir Yazma Tıp Kitabı ve Türk Bitki Adlarının Kaynakları”. Orhon Türkçesi Grameri. Toparlı. 2003. Zeynalov. Tietze.: Yusuf Gedikli). TDK. Kıpçak Türkçesi Sözlüğü. cilt I. Battal Gazi ve Malatya Çevresi Halk Kültürü Sempozyumu (1921. Simurg. Andreas. Ankara.10.nceleme-Metin-Sözlük). Yüksek Lisans Tezi. TDK. Ankara. Zafer. Azerbaycan Dialektoloji Lüğeti. Büyük Türk Kurultayı Bildirileri. Cem Yayınevi. 1995. I-VIII. . Türk Dilleri Araştırmaları Dizisi: 9. 1999. Ferhat.

Yeni Uygur Türkçesi alanında hazırlamış olduğu “Ziya Semediy’in Örük Gülligen Çağda Adlı Hikâyesinde Aktarma Meseleleri” başlıklı tezini sunarak 2002 yılında yüksek lisansını tamamladı. Mustafa ARGUNŞAH’ın yönetiminde “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” isimli doktora tezini hazırladı.629 ÖZ GEÇM Ş M. 2002 yılında Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Türk Dili doktora programını kazandı. Dr. “Adıyaman li Ağzı” adlı bitirme teziyle 1999 yılında bu bölümden mezun oldu. E-Posta: Telefon: fatihalkayis@mynet. Fatih ALKAYIŞ’ın. 1999 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Türk Dili yüksek lisans programını kazandı. yazıp oynattığı birçok tiyatro eseri vardır. ngilizce bilen M. Danışmanı Prof. Çeşitli kurultaylarda sunmuş olduğu ikisi ulusal.1975 tarihinde. lk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra 1995 yılında Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü kazandı.01. Fatih ALKAYIŞ. 30.com 0 536 265 43 98 . biri uluslar arası olmak üzere toplam üç bildirisi ve hakemli dergilerde yayımlanmış iki makalesi bulunmaktadır. dört kişilik bir ailenin ilk çocuğu olarak Adıyaman’da dünyaya geldi.