T.C.

ERC YES ÜN VERS TES SOSYAL B L MLER ENST TÜSÜ

TÜRK YE TÜRKÇES NDE B TK ADLARI

Tezi Hazırlayan M. Fatih ALKAYIŞ

Tezi Yöneten Prof. Dr. Mustafa ARGUNŞAH

Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Doktora Tezi

Nisan, 2007 KAYSER

2

i

ÖN SÖZ Sait Faik’in bir sözü vardır: “Çiçek ve balık adlarını bilmeyen, hikâye yazamaz.” Buradaki çiçek kavramı, aslında bütün bitkiler için geçerlidir. Bitkilerin hayatımızda ne denli önemli bir yere sahip olduğunu hepimiz biliriz. Bitki adları bir milletin hayal gücünün derinliğini, kıvrak zekâsını, tabiata bakış açısını ve hayatı kavrayış biçimini ortaya koyan dil hazineleridir. Türkçede bitki adlarının önemli bir yeri vardır. Faydaları sayılamayacak kadar çok olan bitkiler, dilimizde büyük oranda yer tutmaktadır. Buna rağmen, şimdiye kadar bitki adlarını derli toplu ele alan bir dil çalışması yapılmamıştır. “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” başlıklı tezimizin konusunu, bitki adlarının etimolojik-morfolojik yapısı ve adlandırma yolları oluşturmaktadır. Bu çalışmada basit, türemiş ve birleşik yapılı bitki adları anlam ve şekil özelliklerine göre etraflıca incelenmiştir. Bunun yanında, bitki adlarının aldığı yapım ekleri ayrı bir bölüm olarak sunulmuştur. Bu ekler “isimden isim yapma, isimden fiil yapma, fiilden fiil yapma, fiilden isim yapma ekleri” başlıkları altında ele alınmıştır. Yine bu bölümde türemiş bitki adlarının yanı sıra, birleşik bitki adlarının aldığı yapım ekleri de gösterilmiştir. Tezin hazırlanmasına önce Sözlük kısmından başlanmıştır. Taranan kaynaklarda geçen bitki adları fişlenmiş ve ilk olarak Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü oluşturulmuştur. Aynı bitki adı için farklı eserlerde geçen çeşitli tanımlar birleştirilmiş ve bunlardan tek bir tanım elde edilmiştir. Sözlüğümüzde tanımların yanı sıra bitki adlarının etimolojik yapısı, Anadolu ağızlarındaki varyantları ve faydalanılan kaynaklar da verilmiştir. Ancak bazı bitki adlarının etimolojik yapısı tespit edilemediği için, bunların kökenleriyle ilgili bilgiler verilememiştir. Birleşik yapılı bazı bitki adlarının ayrı ya da bitişik yazımı konusunda kaynaklar arasında farklı yazılışlara rastlanmıştır. Bu tür durumlarda söz konusu kelimelerin TDK Türkçe Sözlük’teki yazılışları esas alınmıştır.

ii

Türk kültürüne ve Türk diline hizmet ettiğini düşündüğümüz bu tezin Etnobotanik, Ekoloji ve Eczacılık gibi alanlarla uğraşan bilim adamları için faydalı olacağını; bitki adlarıyla ilgili hazırlanacak çalışmalara da kaynaklık edeceğini düşünüyoruz. Tez çalışmamızın yürütülmesi ve tezin hazırlanması sırasında yardımlarını esirgemeyen, destek ve ilgisini sonuna kadar gösteren danışman hocam Sayın Prof. Dr. Mustafa ARGUNŞAH’a ve Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünün değerli öğretim üyelerine teşekkürlerimi sunmayı bir borç bilirim.

KAYSER , 2007

M. Fatih ALKAYIŞ

iii

TÜRK YE TÜRKÇES NDE B TK ADLARI M. Fatih ALKAYIŞ ÖZET “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” başlıklı tezimizde bitkilerin adlandırma yolları ile etimolojik ve morfolojik yapıları konu edilmiştir. Bitki adlarının şekil ve anlam yapılarıyla ilgili kapsamlı bir çalışma niteliğinde olan bu tezde “Giriş, nceleme, Bitki Adlarında Geçen Yapım Ekleri, Sözlük ve Sonuç” bölümleri yer almaktadır. nceleme bölümünde “basit, türemiş ve birleşik” yapılı bitki adları ele alınmıştır. Basit yapılı bitki adlarını “Türkçe kökenli olanlar ve Alıntılar” oluşturmaktadır. Bunlardan Türkçe kökenli olan basit yapılı bitki adları az yer tutmaktadır. Dilimizde kullanılan alıntı bitki adları “Arapça, Farsça, Ermenice, Latince, Yunanca, Fransızca, ngilizce, talyanca, spanyolca, Bulgarca, Çince, Gürcüce, Sırpça, Slavca, Moğolca, Rusça, Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. Türemiş yapılı bitki adları ayrı bir başlık altında verilmiştir. Birleşik yapılı bitki adları esas olarak “yapı ve kavram” bakımından incelenmiştir. Yapı bakımından birleşik bitki adları “isim tamlaması, sıfat tamlaması, sıfat-fiil grubu, isnat grubu, tekrar grubu ve cümle biçiminde olanlar” şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Kavram bakımından birleşik bitki adları ise “insana özgü özeliklerle; hayvan, organ, tür, yer, eşya-nesne adları ve benzetmelerle kurulanlar” başlıkları altında değerlendirilmiştir. Sözlükten hemen önce gelen yapım ekleri bölümü dört ana başlıktan oluşmaktadır: “ simden isim, isimden fiil, fiilden fiil ve fiilden isim yapma ekleri”. Bu bölümde bitki adları, aldıkları yapım eklerine göre listelenerek tahlil edilmiştir. Sözlük kısmında bitki adları madde başı yapılarak bunların tanımları, varyantları ve kaynaklarının yanı sıra bitki adları ile ilgili çeşitli etimolojik bilgiler verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yapı Bakımından Bitkiler, Kavram Bakımından Bitkiler, Bitki Adları Sözlüğü.

iv

THE PLANT NAMES IN TURKEY TURKISH M. Fatih ALKAYIŞ ABSTRACT The subject of the thesis, titled “The Plant Names in Turkey Turkish” is denomination ways of plants and etimological and morphological structure of plants. This thesis, which is a large study about meaning and structure forms of plants, containes those parts: “Introduction, Examining, Suffixex at the Plant Names and Result and Dictionary”. “Simple, Constructed and Compound” plant names are studied at the part of Examining. “Turkish origion plants and borrowed plants” are at the section of Simple Plant Names. There are just a few Turkish origion plant names. Borrowed plants names in Turkish are from “Arabic, Persion, Armenian, Latin, Greek, French, Italian, English, Spanish, Bulgarian, Chinese, Georgian, Serbian, Slavic, Mongolian, Russian, Portuguese and Polish”. Constructed plants names are given in another title. Compound plant names are examined about structure and meaning. Compound plant names about structure are formed with “noun groups, adjective groups, adjective-verb groups, imputation groups, repeating groups and sentences”. Compound plant names about meaning are formed with “human characteristics; animals, organs, places, objects names and imitation”. Suffixes part, coming before the Dictionary, has four main titles: “From noun to noun, from noun to verb, from verb to verb, from verb to noun”. Plant names are listed and examined at this section according to their suffixes. There are definitions, varieties, sources and etimological knowledges at the part of Dictionary for each plant names. Keywords: Plants about structure, Plants about meaning, Plant Names Dictionary.

v

Ç NDEK LER Sayfa Numarası ÖN SÖZ…………………………………………………………………………...i-ii TÜRKÇE ÖZET……………………………………………………………….…iii NG L ZCE ÖZET……………………………………………………………….iv KISALTMALAR L STES ………………………………………....................x-xii S MGELER ……………………………………………………………………xiii I. II. G R Ş…………………………………………………………………......1-7 NCELEME………………………………………………………………8107 1. Basit Yapılı Bitki Adları…………………………………………………….9-20 1.1. Türkçe Kökenli Bitki Adları………………………………………………9 1.2. Alıntı Bitki Adları………………………………………………….......10-20 1.2.1. Arapça Alıntı Bitki Adları………………………………………10-12 1.2.2. Farsça Alıntı Bitki Adları……………………………………….13-15 1.2.3. Ermenice Alıntı Bitki Adları………………………………………15 1.2.4. Yunanca Alıntı Bitki Adları…………………………………….15-17 1.2.5. Latince Alıntı Bitki Adları…………………………………………17 1.2.6. Fransızca Alıntı Bitki Adları……………………………………17-18 1.2.7. 1.2.8. 1.2.9. ngilizce Alıntı Bitki Adları……………………………………….18 talyanca Alıntı Bitki Adları………………………………………18 spanyolca Alıntı Bitki Adları…………………………………..18-19

1.2.10. Bulgarca Alıntı Bitki Adları……………………………………….19 1.2.11. Çince Alıntı Bitki Adları……………………………………..........19 1.2.12. Gürcüce Alıntı Bitki Adları………………………………………..19 1.2.13. Sırpça Alıntı Bitki Adları………………………………………….19 1.2.14. Slavca Alıntı Bitki Adları………………………………………….19 1.2.15. Yabancı Yer simleriyle Kurulan Bitki Adları…………………….20 1.2.16. Diğer Alıntı Bitki Adları…………………………………………..20 2. Türemiş Bitki Adları…………………………………………………………21-29 3. Birleşik Bitki Adları…………………………………………………….…30-107

vi

3.1.Yapı Bakımından Birleşik Bitki Adlarının Kuruluşu…………………........30-66 3.1.1. sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………30-50 3.1.1.1. Türkçe sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………………………………………30-50 3.1.1.2. Arapça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları....50 3.1.1.3. Farsça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları….50 3.1.2. Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………51-59 3.1.2.1. Türkçe Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………………………………………51-59 3.1.2.2. Arapça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………………………………………….59 3.1.2.3. Farsça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları……………………………………………………59 3.1.3. Sıfat-Fiil Grubu Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………60-61 3.1.3.1. –An Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları…………….60-61 3.1.3.2. –DI Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları……………..61 3.1.3.3. –gAn Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları……………61 3.1.3.4. –mAz Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları…………...61 3.1.3.5. –miş Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları……………61 3.1.4. Tekrar Grubu Biçiminde Kurulan Bitki Adları…………………62-63 3.1.4.1. Aynen Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları……………….62 3.1.4.2. Yakın Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları………62-63

vii

3.1.4.3. Zıt Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları………….63 3.1.4.4. Pekiştirmeli Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları………….63 3.1.5. snat Grubu Biçiminde Kurulan Bitki Adları……………………64 3.1.6. Cümle Biçiminde Kurulan Bitki Adları……………………..65-66 3.1.6.1. ki Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları……65 3.1.6.2. Bir Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları……65-66 3.1.6.3. sim + Fiil ile Kurulan Bitki Adları…………………….66 3.1.6.4. Fiil + Fiil ile Kurulan Bitki Adları……………………...66 3.2. Kavram Bakımından Birleşik Bitki Adlarının Kuruluşu……………67-107 3.2.1. nsana Özgü Özelliklerle Kurulan Bitki Adları…………………67-75 3.2.1.1. Aile Durumuyla lgili Bitki Adları………………………….68 3.2.1.2. Akrabalık Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………….68-69 3.2.1.3. Beceriyle lgili Bitki Adları……………………………........69 3.2.1.4. Boy ve Millet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………69-70 3.2.1.5. Cinsiyet Belirten Bitki Adları………………………………..70 3.2.1.6. Din ve nançla lgili Bitki Adları…………………………….70-71 3.2.1.7. Dinî ve Edebî Şahsiyetlerle lgili Bitki Adları………….........71 3.2.1.8. Duygularla lgili Bitki Adları………………………………...71-72 3.2.1.9. Evlilikle lgili Bitki Adları……………………………………72 3.2.1.10. nsanın Fiziki Yapısıyla lgili Bitki Adları……………………72-73 3.2.1.11. nsan Hayatının Evreleri ile lgili Bitki Adları………………..73 3.2.1.12. nsanın Karakteriyle lgili Bitki Adları……………………......73 3.2.1.13. Kişi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………………………..73 3.2.1.14. Maddi Durumla lgili Bitki Adları…………………………….74

viii

3.2.1.15. Meslek ve Çalışmayla lgili Bitki Adları………………………74 3.2.1.16. Unvan Belirten Bitki Adları…………………………………..74-75 3.2.2. Hayvan Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………………76-80 3.2.2.1. Hayvan Adı + Bitki Adıyla Kurulanlar……………………..76-78 3.2.2.2. Hayvan Adı + Organ Adıyla Kurulanlar……………………78-80 3.2.2.3. Sadece Hayvan Adıyla Kurulanlar…………………………….80 3.2.2.4. çinde Hayvan Adı Geçenler…………………………………..80 3.2.3. Organ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………......81-85 3.2.3.1. Birinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları……………81-82 3.2.3.2. kinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları…………….82-84 3.2.3.3. Her ki Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları……….......84-85 3.2.4. Eşya-Nesne Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………86-93 3.2.4.1. Araç-Gereç Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………..86-87 3.2.4.2. Aydınlatma Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları………………87 3.2.4.3. Çalgı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………….87 3.2.4.4. Doğada Var Olan Nesne Adlarıyla Kurulan Bitki Adları.87-88 3.2.4.5. Ev Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları………………………88 3.2.4.6. Gıda Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………88 3.2.4.7. Giysi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………………..88-89 3.2.4.8. ş Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………….89 3.2.4.9. Kap-Kacak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………….89 3.2.4.10. Kesici-Delici-Batıcı Alet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları.. 8990 3.2.4.11. Kırtasiye Malzemeleriyle Kurulan Bitki Adları………….90 3.2.4.12. Kumaş Yapımı Ürün Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…….90 3.2.4.13. Metal-Maden Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………….91 3.2.4.14. Oyuncak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………………91 3.2.4.15. Patlayıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………… 91 3.2.4.16. Takı ve Süs Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları…………….92 3.2.4.17. Temizlik Aletleriyle Kurulan Bitki Adları………………..92

ix

3.2.4.18. Yakıcı ve Yanıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…92 3.2.4.19. Yapı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………93 3.2.5. Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları………………………………94100 3.2.5.1. nsana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları………………..94-95 3.2.5.2. Hayvana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları………………..95 3.2.5.3. Organa Benzetilerek Kurulan Bitki Adları……………….95-98 3.2.5.4. Nesneye Benzetilerek Kurulan Bitki Adları…………...98-100 3.2.5.5. Güzelliğe Dayalı Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları……..100 3.2.5.6. Hayalî Yaratıklara Benzetilerek Kurulan Bitki Adları……. 100 3.2.6. Tür Adlarıyla Kurulan Bitki Adları ………………………...101-102 3.2.6.1. +giller Ekiyle Kurulan Bitki Türleri……………….. .101-102 3.2.6.2. +lAr Ekiyle Kurulan Bitki Türleri…………………………102 3.2.7. Yer Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………...103-107 3.2.7.1. Bağ-Bahçe, Tarla ve Çeşitli Kara Parçalarıyla Kurulan Bitki Adları…………………………………………………103-104 3.2.7.2. Dağ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………104 3.2.7.3. Deniz, Göl ve Dere Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…104-105 3.2.7.4. Dinsel Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………105 3.2.7.5. Ülke, Şehir, lçe, Semt Adlarıyla Kurulan Bitki Adları.105-106 3.2.7.6. Kapalı Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………106-107 III. B TK ADLARINDA GEÇEN YAPIM EKLER ………………108-153 1. simden sim Yapma Ekleri………………………………………..109-127 2. simden Fiil Yapma Ekleri………………………………………128-129 3. Fiilden Fiil Yapma Ekleri………………………………………….130-133 4. Fiilden sim Yapma Ekleri………………………………………134-153 IV. V. VI. TÜRK YE TÜRKÇES B TK ADLARI SÖZLÜĞÜ…………..154-620 SONUÇ……………………………………………………………..621-622 B BL YOGRAFYA………………………………………………..623-628

x

KISALTMALAR L STES ESER ADLARI AA: AAT: ADYA: AVA: BTS: BÜYA: DA: DS: E A: Erz. .A. : ETA: EYA: EYAD: Gaz.A. : GBAA: GD AT: Ka.Y.A. : KBAYA: K A: K AT: KMYA: Krş.Y.A. : KYA: MBTS: Aybastı Ağzı Anadolu Ağızlarından Toplamalar Adıyaman ve Yöresi Ağızları Avşar Ağızları Biyoloji Terimleri Sözlüğü Bünyan ve Yöresi Ağızları Diyarbakır Ağzı Derleme Sözlüğü Edirne li Ağzı Erzurum li Ağızları Eskişehir Türkmen Ağızları Eskişehir ve Yöresi Ağızları Elazığ Yöresi Ağızlarından Derlemeler Gaziantep Ağzı III Güney Batı Anadolu Ağızları Güney Doğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar Kaman ve Yöresi Ağızları Keban-Baskil ve Ağın Yöresi Ağızları Kars li Ağzı Kuzeydoğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar Karaman ve Yöresi Ağızları Kırşehir ve Yöresi Ağızları Kütahya ve Yöresi Ağızları Misalli Büyük Türkçe Sözlük

EFr. Çin. Ar. EErm. Blg. Fr. Almanca Arapça Aramice Bulgarca Çağatayca Çince Eski Anadolu Türkçesi Eski Ermenice Eski Farsça Eski Fransızca Ermenice Eski Türkçe Eski Yunanca Farsça Fransızca Gürcüce Hakanî Lehçesi Hint-Avrupa Dilleri Hintçe branice . HAvr. Hint. Erm. Çağ. ET. br. EYun. Gürc. Aram. Far. EFar.xi OAAD: SA: ST AT: TaS: TBAS: TS: TAYA: T YA: UA: ZBK A: Orta Anadolu Ağızlarından Derlemeler Suluova Ağızları Sivas ve Tokat lleri Ağızlarından Toplamalar Tarama sözlüğü Türkçe Bitki Adları Sözlüğü Türkçe Sözlük Talas ve Yöresi Ağızları Tokat li ve Yöresi Ağızları Urfa Ağzı Zonguldak-Bartın-Karabük lleri Ağızları D L ADLARI Alm. Hak. EAT.

Moğ. ngilizce spanyolca talyanca Latince Moğolca Orta Farsça Orta Latince Osmanlıca Orta Türkçe Sanskritçe Sırpça Sogdca Sümerce Slavca Türkçe Yeni Türkçe Yunanca D ĞER KISALTMALAR And. çoc. sp. T. öz.Ağz. dil. krş.xii ng. t. Sans. Sl. Osm. OLat. is. Sogd. Anadolu Ağızlarında Çocuk Dili Özel sim karşılığı . Sırp. OFar. OT. Yun. Sümer. YT. Lat.

xiii S MGELER Uzun a Yunan alfabesinde kullanılan bir tür a sesi Arapça kelimelerde kullanılan h sesi ( ) Uzun e Kalın g ( ) ħ į Hırıltılı h ( ) Uzun i Kalın k ( ) ŋ ō ó ś ŧ ū Nazal n Uzun o Yunan alfabesinde kullanılan bir tür o sesi Arapça kelimelerde kullanılan sad sesi ( ) Arapça kelimelerde kullanılan tı sesi ( ) Uzun u Arapça kelimelerde kullanılan zı sesi ( ) ź Arapça kelimelerde kullanılan ze sesi ( ) ā á ĥ ē .

Yani tabiatı isimlendirirken evrenin şekil yapısından ziyade. bazen renk ve koku. Ağaç. Caminin içine . dil yetisinin yanında çevresine. yaşadığı dünyaya ait sürekli deneyimler edinme. Bu tasnifin oluşturulmasında “bitki”nin esas alınması. kokusu ve görüntüsüyle çevremizi baştan başa saran bitkilerin tabiata sağladığı faydalar ve insana sunduğu nimetler saymakla bitmez. 188). dünyadaki nesneleri sınıflandırmayı. Ekin ekme ve biçme işlerinde eskiden beri bilgi ve tecrübe sahibi olan Türkler. 40). Tabiattaki varlıklar. 61. Bitki kavramının ifade ettiği o kadar çok mana vardır ki. tavşan gibi yaratıklar ise hayvan kavramına ulaştırır (Aksan. bazen sevgiliye sunulabilecek en güzel hediye. ekilmiş toprak parçasına da “tarla” denmektedir (Ögel. biçilen veya kendi kendine yetişen varlıklar da “bitki” adıyla tanımlanmıştır. şirketin veya takımın sembolüdür.1 I. köpek. ekilmemiş toprak parçasına “kır. elle tutulur bir varlık olarak görmekteydi (Ögel. Her bitkinin ayrı bir değeri ve ayrı bir anlamı vardır. tilki. Bitkiler içerisinde “ağaç” mimarimizin ve bütün hayatımızın en lütufkâr yardımcısıdır (Tanpınar. bazen de bir ilin. tanıma yetisine de sahiptir. Toprak bitkilere hayat veren. bir yandan bizim bitkiye verdiğimiz önemi gösterirken. G R Ş nsanoğlu dil gücünün. Bitkiler hayatımızın her alanına girmiş varlıklardır. “toprağı” dünyayı baştan başa saran. inek. bazen duygularımızı anlatmanın en güzel yolu. 6). genel kavramlara ulaşmayı sağlar. Rengi. benzer özellikleri sayesinde tasnif edilmektedir. yazı”. Beş Şehir. 93). Bitkinin yetişmesi toprağa. diğer yandan bitki odaklı bir bakış açısına sahip olduğumuzu ortaya koymaktadır. nsan zihninde var olan bir yeti. gülün. toprağın korunması da bitkiye bağlıdır. bitkiler bazen edebiyatın konusu. bir kültür mahsulüdür. at. Menekşenin. Ekilen. ürünün bereketini ve verimliliğini arttıran bir güçtür. Atalarımız ağaç ile mimariyi. üzerindeki bitki örtüsü esas alınmaktadır. sardunyanın ortak niteliklerine dayanılarak yapılan bir sınıflandırma bizi bitki kavramına. Türkçemizde. tabiat ile medeniyeti uzlaştırmışlardır. Anlambilim.

özellikle onların biçimlerini yansıtmak üzere doğadaki benzer nesnelerle ilişki kurma yoluna gidildiği. 223-229). kadifeçiçeği. çünkü bitkiler. gül gibi”. yumuşaklığı belirtmek için “pamuk gibi”. aslında bitkilerdir. kaşıkotu” (Aksan. Tabiat. Tabiatı şiire. ayıkulağı. aslankuyruğu. kuşburnu. Yunancada. Yine bazı kelimelerde doğadaki nesnelerden bitkiye yönelik adlandırmalar vardır: “boruçiçeği. öküzdili (sığırdili). nsanlar yakından uzağa doğru. itburnu. incelik ve uzunluğu tasvir etmek için “fidan gibi” sözlerini kullanırız. buzağıburnu. tabiatı görünür ve izlenmeye değer kılar. yüksükotu. güzelliğini bitkilerden alır. çantaçiçeği. Fransızcada hep “farekulağı” diye adlandırılır.2 ağacı ve suyu sokmuşlardır (Kaplan. Örneğin çiçeğinin biçimi aslanın ağzına çok benzeyen Anthirrinum bitkisi Türkçede “aslanağzı” adını alırken ngilizce (lion’s mouth). Çiçeği farenin kulağına bezeyen Auricula muris bitkisi de Latincede. aslanpençesi. 51). yıldızçiçeği. görünüşü ve yetiştiği ortam dikkate alınmaktadır (Duran. horozibiği. koyungözü. Arapçada. Anlatımlarımızda bitki adlarını çok sık kullanmamız. resme ve çeşitli sanat dallarına sokan. Her dilde. Hayvan organlarına dayanan. keçisakalı. Örneğin ekşiliği anlatmak için “limon gibi”. öküzgözü. 60). Türkçenin Gücü. bitki adlarının Türkçede ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir. . güzel bir kokuyu tanımlamak için “çiçek gibi. Almanca (löwenmaul) karşılıkları da aynıdır. atkuyruğu. sığırkuyruğu. doğaya bağlı anlatımın tanığı olan aşağıdaki bitki adları içinde de başka dillerdeki karşılıklarıyla anlamca yakınlığı bulunanlar vardır: “tavşankulağı. Bitkilerin adlandırılmasında bitkinin kullanılışı. kendilerine faydalı olanlardan başlayarak bütün bitki dünyasını adlandırmışlardır. Bu adlandırmada faydacı bir yaklaşım esas alınmıştır. kuzukulağı. Bir nesnenin özelliklerini daha da belirgin olarak anlatmak üzere başka bir nesneden faydalanma eğilimi diğer dillerde olduğu gibi Türkçede de çoğu zaman başvurulan bir yöntemdir. eşekkulağı. Sayılarını daha da arttırabileceğimiz bu örnekler Türk insanının ne kadar özgün ve nükteli benzetme ve adlandırmalar yapabildiğinin açık göstergeleri durumundadır. birçok bitkiye doğadaki nesnelerle benzerliklerine dayanılarak ad verildiği görülmektedir. turnagagası” gibi. Sözlü ve yazılı dilde örnek gösterirken veya benzetme yaparken bitki adlarını çok sık kullanırız. devetabanı. keçiboynuzu. Farsçada.

Toplumların tüketim oranlarının ve kültürel yapılarının bitkileri tasnif etmekte oynadığı rolün önemi burada ortaya çıkmaktadır. Kırsal kesimde yabanî ot. halkın yakacağı ve hayvanların yemi olarak da kullanılabilmektedir.blogstop. kök. gıda olarak kullanılan bitkilerle tıp alanında kullanılan bitkiler arasında büyük bir örtüşme vardır (http://etnofertug. Bitki adları sadece dilcileri değil.com). Bu eksikliği gidermek için. Aslında bu zenginlik botanikçiler. bitkileri ve bitki adlarını konu edinen bütün bilim dallarını yakından tanımamız gerekmektedir. Yapılan araştırmalar da ne yazık ki birçok yönden doyurucu olmaktan uzaktır. Dilimizi ve kültürümüzü daha iyi kavrayabilmemiz için. Ayrıca belli bir merkezde değerlendirilmediği için dağınık ve zor ulaşılan yayınlar hâlinde kalmıştır (http://etnofertug. Aynı bitki bazı toplumlarda damak tadı olarak ön sıralarda gelirken. çeşitli alanlarda çalışan bilim adamlarının bir araya gelerek kendi çalışmalarını ortaya koymaları. başka bir toplumda hiç el sürülmeyen bir bitki durumunda olabilmektedir.3 Tasnif yaparken her toplum kendi faydasını göz önünde bulundurmuştur. Kaldı ki. çevrebilimcileri ve özellikle de etnobotanikçileri yakından ilgilendirmektedir. aynı zamanda antropologları. Ayrıca erozyonu ve çeşitli çevre felaketlerini önlemede en etkili çözüm olan bitkilerden hasır. beslenme uzmanları. Örneğin kırmızıbiber (acı biber) Türkiye’de çok tüketilirken. meyve ve mantarlar gıda olarak kullanılmaktadır. arkeologlar ve genetikçiler tarafından şimdiye dek oldukça az araştırılmıştır. Bunun yanında etnobotanik. Halkın binlerce yıldan beri kullandığı yabanî bitkiler ve tarıma alınmış bitkiler ile bu bitkilerin toplanma ve işlenme teknikleri etnobotanik kapsamına giren konulardır (http://etnofertug.com). sepet. görüş alış verişinde bulunmaları ve ortak değerlendirmeler yapmaları gerekmektedir. Bitkiler gıda ve ilaç olmak üzere iki temel kullanım alanına sahip bulunsa da.com). Bu gibi çeşitli araç-gereçler de .blogstop. Rusya’da neredeyse hiç tüketilmez.blogstop. eczacıları. Pek çok kültür ve medeniyete ev sahipliği yapmış olan Anadolu’nun zengin bir bitki dünyası vardır. ekonomi uzmanları. süpürge yapılabilmektedir. kültürlerin isimlendirme ve tasnif üzerindeki etkisini de araştırmaktadır.

Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. Çince. Bugün Anadolu ağızlarımız yazı diline oranla birkaç kat daha geniş bir söz varlığına sahiptir (Aksan. Basit yapılı bitki adlarını Türkçe kökenli olanlar ve Alıntı bitki adları oluşturmaktadır. Ermenice. Sırpça. Moğolca. Alıntı bitki adları ise “Arapça. dilimizdeki bitki adlarını yapı ve kavram bakımından inceleyerek bitkilerin adlandırma yollarını belirlemek ve Türkçenin bitki zenginliğini ortaya koymaktır. Bu malzemeler. bizleri bitkilerle ilgili daha geniş bilgilere ulaştıracaktır. Türkçe bitki adlarıyla ilgili ilk bilgiler 11. Fransızca. Anadolu’da gerek eski uygarlıklardan. yüzyılda Kâşgarlı Mahmut tarafından yazılmış olan ve Türk dilinin ilk sözlüğü olarak kabul edilen Divanü Lûgat-it Türk’te bulunmaktadır. Türkiye Türkçesinde kullanılan bitki adlarını “Basit. Rusça. gerekse Türk kültürünün çeşitli gelişim dönemlerinden kalma derin bir kültür hazinesi bulunmaktadır. 1). Gürcüce. Bitki adlarının önemli bir yer tutmasında Türk insanının doğayla iç içe yaşaması. Slavca. Türemiş ve Birleşik” yapılı olmak üzere üç ana başlık altında inceleyebiliriz. gerekse yazı dilimizde bitki adlarının önemli bir yeri vardır. spanyolca. Türkçe kökenli olan basit yapılı bitkiler dilimizde az yer tutmaktadır. Latince. Türkçenin Gücü.4 değerlendirmelerle ortaya çıkacak sonuçlar. ngilizce. Farsça. Yunanca. “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” isimli doktora tezimizin amacı. Anadolu’nun Türk kültürü sayesinde nasıl yurt hâline getirildiğini algılamamıza yardımcı olacak kaynaklardır. 223-229). öteden beri tarım ve hayvancılıkla uğraşması. ekip biçtiği toprağı “sadık bir yâr” olarak görmesi gibi faktörler etkili olmuştur. Bulgarca. Anadolu ağızlarındaki bitki isimleri halk biyolojisinin en önemli malzemeleri durumundadır (halk biyolojisi için bk. Berlin Brent ve Diğerleri. Bu sözlükte kayıtlı olan bitki adlarının birçoğu hâlen Anadolu’da kullanılmaktadır (Duran. talyanca. Gerek Anadolu ağızlarında. 69). .

yapı ve kavram bakımından incelenebilmektedir. Hayvanların besin kaynağının bitkiler olması sebebiyle. it. kurt. tavuk otu. bitkilerin adlandırılmasında çeşitli hayvan isimleri kullanılmıştır. yılandili. Adlandırma yaparken. tavşan kirazı. yılanbaklası”. fiilden fiil. yer adları ve benzetmelerle kurulanlar” olmak üzere çeşitli yönlerden değerlendirilebilmektedir. yılankuyruğu” kelimelerini örnek gösterebiliriz. Organ adları dilin en eski kelimelerindendir. tekrar grubu. Bitkiler insan hayatını daha anlamlı kılan ve kolaylaştıran varlıklardır. sıfat tamlaması. Alman papatyası. Osmanlı lâlesi. nsanların bitkilerden faydalanabilmeleri için öncelikle onları adlandırmaları gerekmekteydi. Organ adlarıyla kurulmuş bitkilere “aslanağzı. kulak otu. tosbağa otu. deve dikeni. kurt baklası. fiilden isim yapma ekleri”nden bir ya da birkaçını alarak kurulmuştur. isnat grubu. deve. Hayvan adlarıyla kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “ayı ardıcı. sıfat-fiil grubu. bozoğlan. domuz baklası. eşya-nesne. yapım ekleri bölümünde ayrıntılı olarak ele alınmış ve bitki adları tahlil edilmiştir. tavşan gibi kelimelerdir. gülburnu. eşek. isimden fiil. hayvan. insanlar bitkilere kendi yaşayış ve kültürlerini yansıtmış. . hanımeli. domuz. nsanın bitkileri organ adlarıyla tanımlaması. Bu nedenle bitki adlarında insana özgü özellikler geniş yer tutmaktadır. Bu ekler. Macar üzümü. dilin oluşum mantığından kaynaklanmaktadır.5 Türemiş bitki adları “isimden isim. bitkileri kendilerine çok yakın görmüşlerdir. peygamber üzümü. Özellikle benzetme yaparken organ adlarını çok sık kullanırız. Kavram bakımından birleşik bitki adları ise “insana özgü özellikler taşıyanlar. kadınparmağı. Bitkilerde en çok rastlanan hayvan adları ayı. Yapı bakımından birleşik bitki adları şu kelime gruplarıyla oluşmuştur: “isim tamlaması. Birleşik bitki adları. cümle biçiminde kurulanlar”. itgülü. kuş. Türk biberi”. nsana özgü özelliklerle kurulan bitki adlarına şu örnekleri verebiliriz: “dede gülü. eşek yoncası. Bitkileri adlandırmanın diğer bir yolu da organ adlarından faydalanmaktır. Bunda organların şekil yapıları önemli ölçüde etkilidir. deve elması. organ. tür.

defnegiller. dağ kavağı. ayıparmağı. papaztakkesi. tohumlu bitkiler”. Tür adları Türkçede +giller ve +lAr ekiyle kurulmaktadır. Yetişme alanından dolayı bazı bitkilerin adlandırılmasında yer isimleri kullanılmıştır. Bunlar. borazan mantarı. bodurmahmut. etimolojik sözlükler . zeytingiller. “Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü” kısmı tezimizin en önemli bölümlerinden biridir. sultanküpesi”. Girit lâlesi. hayvanlara. IX). Burada bitki adlarının tanımları. Yer adları. Her bitkinin kendine has bir yetişme alanı vardır. şemsiye mantarı” kelimelerini örnek verebiliriz. Tür adlarıyla kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “abanozgiller. Bunlar bitkinin kaynağını. tek çenekliler. altınbaşak. çeşitli organ ve nesnelere benzetilerek kurulmaktadır. nsanlar yerleşik hayata geçtikten sonra çeşitli araç-gereçlere ve ev eşyalarına sahip oldular. Yeryüzünde aynı türe mensup olan ve yapı olarak birbirine benzeyen birçok bitki bulunmaktadır. Halep çamı”. Benzetmelerle kurulan bitkilerin adlandırılmasında bitkinin rengi. Böylelikle tabiatı. Benzetmelerle kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “ağlayangelin. süsengiller. bir milletin yerleşme (iskân) tarihi için en önemli belgelerden birisidir (Gülensoy. dutgiller. Bitki adlarının kökenleriyle ilgili bilgiler verilirken. Eşya-nesne adlarıyla kurulmuş bitkilere “akbardak. görünümü ve kullanım özellikleri esas alınmaktadır. bir türün temsil ettiği bütün bitkileri içine alan ve bitki aileleri oluşturan eklerdir. kimileri hiç yetişmez. gelindili. Anadolu ağızlarındaki varyantlarının yanında. Bitkilere eşya-nesne adlarının verilmesindeki temel sebepler. Bu sözlükte bitki adlarının kökenleriyle ilgili bilgi ve kaynaklar topluca bir arada bulunmaktadır. Türkçe Yer Adları Kılavuzu. aktavuk. çanakkıran. etraflarındaki eşyalarla tanımlamaya başladılar. kaynakları. Kimi bitkiler bazı yörelerde rahatlıkla yetişebilirken. Bir türe ait bütün bitkileri ifade edebilmek için tür adları kullanılır. biçimi.6 Bitkilerin adlandırılmasında eşya-nesne adları çok kullanılmıştır. bitki adlarıyla ilgili etimolojik bilgiler de yer almaktadır. Yer adlarıyla kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “ada soğanı. Bunlar genellikle insanlara. nereden geldiğini ve yayıldığını gösterir. bitkinin şekil benzerliği ve eşya-nesne yapımında kullanılmasıdır. kozalaklılar. nerede üretildiğini. bahçe teresi.

kök ve kelimeler ait oldukları dillere göre verilmiştir. bizlere Türk dilini. zihinden zihine süzülen kültür varlıklarımızın âdeta kelimelere damıtılmasıyla oluşmuştur. Kültür unsurlarımızı canlı tutan ve milli kimliğimizin oluşumuna katkıda bulunan en değerli varlığımızdır. Bu sebeple bazı bitki adlarına kaynak gösterilememiştir. zor bir iştir. . Sonuç olarak şunları söyleyebiliriz: Türkçe. bitki adlarının asıl kökenlerine ulaşmak daha da zor olmuştur. 15). Her millet. çevresinde bulduğu ya da yetiştirdiği bitkileri kendi kültürüne göre kullanır ve kendi dil mantığına göre adlandırır. sadece tanımları ve kaynakları belirtilmiştir. Bitki dünyamızı ayrıntılarıyla ortaya koymamız ve bitkilerin adlandırma yollarını belirlememiz. Ancak bazı bitki adlarının etimolojik yapılarıyla ilgili hiçbir kaynağa veya açıklamaya rastlanmadığından. Türk düşüncesini ve yaşadığımız coğrafyayı daha yakından tanıtacaktır. Bitki adlarının kökenini bulmak.7 kaynak gösterilmiştir. binlerce yıldan beri nesilden nesile aktarılan yaşama düzenimizin. Bitki adlarını oluşturan ek. tabiatı tanıma ve algılama biçimimizin. Türk Dilinin Yurtları. Özellikle Anadolu ağızlarında kullanılan bitki adlarında birçok ses değişmesi görüldüğünden. Bu kelimeler kültür tarihimizin. dünyanın en eski ve en çok kullanılan dilleri arasında önemli bir yere sahiptir (Özkan. bunların kökenleriyle ilgili bilgiler verilememiş.

8 II. NCELEME .

9 1. TÜRKÇE KÖKENL B TK ADLARI Basit kelimeler. kayın. Basit yapılı bitki adları Türkiye Türkçesinde az yer tutmakla birlikte. 219). iğde. ot. bunlardan “arpa. saz” gibi bitkiler günlük hayatta çok geniş bir kullanım alanına sahiptir. BAS T YAPILI B TK ADLARI 1. çim. darı. kavun. kök durumunda olan ve herhangi bir türetme ekiyle genişletilmemiş bulunan tek kelimeden ibaret adlardır (Korkmaz. kök. dal.1. ağu ala ardıç arpa aşı bağa bey bıyık boya bük cırt cız çağ çaşıt çet çiğ çim çomak çöğür çöpür dal darı dip düve ebe ekşi enek erik geyik gonur gön iğde kak kat kav kavun kayın kayır kök ot sası saz tilki tip tük üvez . erik.

bā ilā) baytaran: (< Ar.10 1. Arapça Alıntı Bitki Adları ablak: (< Ar. spanyolca. culcul) cümbez: (< Ar. amber+būy). Moğolca. Slavca. Farsça. ‘acūr) adile: (< Ar. cumel) . dilimizde yapım ekleriyle genişletilmedikleri sürece basit kelimelerdir (Korkmaz. Fransızca. ‘ayān) ayıt: (< Ar. a ra) amme: (< Ar. ‘uśfur) aşkar: (< Ar. Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. Rusça. bil-‘usāre) buttum: (< Ar. ‘anzerūt) araz: (< Ar.2. ‘acem) acemi: (< Ar. Gürcüce. Sırpça. türemiş kelimeler olsalar bile. Çince.1. Alıntı bitki adlarını. Bunlar arasında amberbu (< Far. bezr) bilisura: (< Ar. ‘acemî) acur: (< Ar. ‘amme) anzarot: (< Ar. alıntı yapılan dillere göre listeledik. Arapça za’ferān kelimesi Türkçeye safran olarak. ebūzanba ) acem: (< Ar. 219). Yunanca. ba am) bakla: (< Ar. ngilizce. Örneğin. ‘īd) bakam: (< Ar. Bulgarca. talyanca. culbān) cimcime: (< Ar. cummayz) cümele: (< Ar. ‘araz) asfur: (< Ar. ħiyār+çenber). Bunlar “Arapça. Yunanca domáta kelimesi domates olarak geçmiştir. Alıntı bitki adları dilimize girerken birtakım ses değişikliklerine uğramış ve Türkçenin yapısına uyum sağlamıştır. buŧm) celep: (< Ar. ‘ādile) afat: (< Ar.2. abla ) abuzambak: (< Ar. hezār+reng) gibi birleşik kelimeler de bulunmaktadır. āfāt) akri: (< Ar. transkripsiyonlarıyla birlikte. ALINTI B TK ADLARI Başka bir dilden alınmış kelimelere alıntı kelimeler denir. culbān) cücül: (< Ar. eş ar) aşur: (< Ar. ‘abaytarān) berdi: (< Ar. hezaren (< Far. Latince. hıyarşembe (< Far. Alıntı kelimeler geldikleri dillerin kurallarına göre. cumcuma) culban: (< Ar. Türkiye Türkçesinde kullanılan alıntı kelimeler arasında çok sayıda bitki adı bulunmaktadır. ‘uśfur) aspir: (< Ar. 1. Ermenice. bardī) bezir: (< Ar. cevz) cılban: (< Ar. ‘āşūre) ayān: (< Ar. celeb) ceviz: (< Ar.

kināfe–künāfe) küşne: (< Ar. fundu ) fıstık: (< Ar. enfiyye) fattak: (< Ar. herį m) hıta: (< Ar. ħarrūb/ħarnūb) ħas: (< Ar. fustu ) filfil: (< Ar. maĥmūde) mamıza: (< Ar. mercān) meydanî: (< Ar. ā ulle) keme: (< Ar. ĥalfe) haliç: (< Ar. emr) emriz: (< Ar. fūl) gādime: (< Ar. emrāz) enfiye: (< Ar./Far. firfir) fitri: (< Ar. galle < gılāl) halayık: (< Ar. leymūn) mağara: (< Ar. ħayr) hazık: (< Ar. līmūn / Ar. ħalā’i ) halfa: (< Ar. elmelik) emir: (< Ar. melikî) mercan: (< Ar. cawşīran) çitil: (< Ar. ĥanžal) hardal: (< Ar. kuşnā) leylâk: (< Ar.11 çam: (< Ar. Dimaş /Dimiş +î) elmelik: (< Ar. ferį k) fındık: (< Ar. meydānį) mısır: (Ar. kettān) kılıf: (< Ar. leylāk) limon: (< Far. ħiŧŧa) hiltit: (< Ar. hülbî) hünnap: (< Ar. fıŧrį) ful: (< Ar. maĥlūc) mahmude: (< Ar. melike) meliki: (< Ar. māmezā) maş: (< Ar. ilĥāĥ) incaz: (< Ar. kam’a) kereviz: (< Ar. fat ) ferik: (< Ar. şam’) çaşıran: (< Ar. miśr) mışmış: (< Ar. ħardel) harnup: (Ar. ĥamį ze) hanzal: (< Ar. ħāśś) haşhaş: (Ar. ‘ibrān) ilhah: (< Ar. şaŧl) dımışkı: (< Ar. maĥleb) mahluç: (< Ar. ĥalį c) hamıza: (< Ar. ĥāzık) hebil: (< Ar. mişmiş) . ilāf) kırmızı: (< Ar. arīb) gasil: (< Ar. allāt) garip: (< Ar. ahve) kakule: (< Ar. ‘unnāb) ibran: (< Ar. ādime) galete: (< Ar. ħatmi) hayır: (< Ar. me āre) mahlep: (< Ar. asl) gılla: (< Ar. ĥiltį t) hindiba: (< Ar. ħabl) herim: (< Ar. irmizį) künefi: (< Ar. ħaşħāş) hatmi: (< Ar. kerefs) keten: (< Ar. ĥalfe) halfat: (< Ar. incāz) kahve: (< Ar. hindibā) hülübü: (< Ar. māş) melike: (< Ar.

śāmit) sandal: (< Ar. źihnį) zeytin: (< Ar. nebāt) nebatat: (< Ar. miskî) misvak: (< Ar. uşniyye) velvele: (< Ar. sūsen) şahab: (< Ar. raśad) razakı: (< Ar. -āver) şıkık: (< Ar. mişkāt) muz: (< Ar. sa‘leb) salman: (< Ar. nārenciyye) narınç: (< Ar. selmān) samit: (< Ar. şemāme) şemsaver: (< Ar. misvāk) mişkat: (< Ar. mürte’iş) müşgül: (< Ar. rāzi į ) reyhan: (< Ar. nārenc) nebat: (< Ar. tefārī ) temsil: (< Ar. tesbį ’) tevris: (< Ar. śināb) silk: (< Ar. silk) suduran: (< Ar. za ūm) zavrak: (< Ar. sīsām) süsen: (< Ar. mūz) mültüme: (< Ar.12 miski: (< Ar. dabbūs) tum: (< Ar. misk) nane: (< Ar. balluŧ) rasat: (< Ar. velvele) zahter: (< Ar. şihāb) şahabî: (< Ar. şems + Far. zülbeyā) . mültemi) mürdeşe: (< Ar. şa ā’i ) şamama: (< Ar. tu’m) tutya: (< Ar. sa’tar) zakkum: (< Ar. şı ) taflan: (< Ar. temŝį l) tesbi: (< Ar. ŧarħūn) tefarik: (< Ar. za’ferān) salep: (< Ar. daħl) tarhun: (< Ar. summāk) susam: (< Ar. nebātāt) patpat: (< Ar. baŧbāŧ) pelit: (< Ar. zevra ) zehni: (< Ar. müşkil) müşk: (< Ar. śandal) savat: (< Ar. reyĥān) safran: (< Ar. tevrįś) topuz: (< Ar. tūtyā) uşrat: (< Ar. zivān) zülbeya: (< Ar. sevād) sınap: (< Ar. na’nā’) narenc: (< Ar. zeytūn) zivan: (< Ar. nārenc) narenciye: (< Ar. diflā) tahıl: (< Ar. uşrat) üşniye: (< Ar. şihābî) şakayık: (< Ar. śudūran) sumak: (< Ar.

çunbul/çumbul) cücük: (< Far. barga) birincivasıf: (< Far. būstān) cığa: (< Far. bādām) badıramba: (< Far. emrūd/ermūd/enberūd) azat: (< Far. hevīc) hevek: (< Far. sirīş) çükündür: (< Far. çelik) çeltik: (< Far. belesān) bamya: (< Far. ābnūs/abanūs) aferin: (< Far. er avān) erişte: (< Far. unce) gül: (< Far. kiyāh) gonca: (< Far. bāk) balaband: (< Far. ħāvlincān) havuç: (< Far. da da ān) dudiye: (< Far. ħurmā) hülü: (< Far. şalam) çelik: (< Far. behār) bāk: (< Far. sipandān) ışgın: (< Far. Farsça Alıntı Bitki Adları abanoz: (< Far. cücek) çağla: (< Far. ça ale) çavdar: (< Far. hezār+reng) hıyar: (< Far. bā bān) bahar: (< Far. çaşma-zan) çevşen: (< Far. rīşte) filbahar: (< Far. āzād) azvay: (< Far. āferīn) ağuş: (< Far. çu undur) dağdağan: (< Far. bāmiya) beneviş: (< Far. ħiyār) hıyarşembe: (< Far. ħōş) hurma: (< Far. çelāna) çınar: (< Far. ŧūŧīye) dut: (< Far. encīr) isfendan: (< Far. ħar) havlıcan: (< Far. ispandān. çenār) çiriş: (< Far. benefş) berge: (< Far. ħiyār-çenber) hoş: (< Far. tūt. āveng) hezaren: (< Far. çūdār) çedene: (< Far. fūl-bahār) giya: (< Far. cevşen) çılan: (< Far. şeltūk) çeşmezen: (< Far. isfendān) . bālābān) balsama: (< Far. bādranbūya) bagmen: (< Far. çelān. āzvāy) badem: (< Far. ālū) amberbu: (< Far. ālūçe) alo: (< Far. caudāna) çelem: (< Far. aşħūn) incir: (< Far. cį a) cumbur: (< Far. amberbūy) arış: (< Far. ā uş) alıç: (< Far.13 1. gurz) ħar: (< Far.2. gul) gülâbi: (< Far.2. gulābī) gürz: (< Far. ereş-eriş) armut: (< Far. tūd) erguvan: (< Far. birincāsf) bostan: (< Far. hulū) ıspatan: (< Far.

nevrūz) naz: (< Far. sebze < sebz) sedir: (< Far. kenger) keraviye: (< Far.14 işan: (< Far. būy) pür: (< Far. māle) maya: (< Far. į şān) kāhu: (< Far. pāzı) perdeben: (< Far. nefį r) nergis: (< Far. nuħūd) palan: (< Far. serv) süde: (< Far. kāhį) karanfil: (< Far. parparam) piyaz: (< Far. perdebend) peren: (< Far. sūde) sümbül: (< Far. mercümek) merze: (< Far. pesį n) pir: (< Far. gizį r) koz: (< Far. kūse) kunt: (< Far. bīşa) meyve: (< Far. benefşe) mercanköşk: (< Far. nārdīn) narven: (< Far. nāz) nefirne: (< Far. ħarbūza) kayısı: (< Far. merz) mestan: (< Far. şāhten) şahtere: (< Far. māye) mazı: (< Far. lāle) lülük: (< Far. keşkūl) kişmiş: (< Far. pur) ravent: (< Far. ħarbuz. gazar) keşkül: (< Far. mayva) nar: (< Far. gawz) köse: (< Far. pį r) pirasit: (< Far. nergis) nilüfer: (< Far. nār / enār) narcil: (< Far. şahterre) . sedīr) servi: (< Far. nargį l) nardin: (< Far. lāden) lâle: (< Far. rāvend) rezene: (< Far. piyāz) poy: (< Far. rāziyāna) sebze: (< Far. māzū) menekşe: (< Far. pį rāste) pirinç: (< Far. birinc) pirpirim: (< Far. mīva. kālak) kelem: (< Far. panbu ) patlıcan: (< Far. kerāviye) keşir: (< Far. nārven) navruz: (< Far. kuncud) lâden: (< Far. māye) maye: (< Far. bādām) pazı: (< Far. kund) küncü: (< Far. aysī) kelek: (< Far. kişmiş) kişniş: (< Far. lüle) mala: (< Far. aranfül) karpuz: (< Far. kalam) kenger: (< Far. mestān) meşe: (< Far. nīlūfer) nohut: (< Far. merzengūş) mercimek: (< Far. bādingān) payam: (< Far. pālān) pamuk: (< Far. gişnīz) kizir: (< Far. sunbul) şahten: (< Far. peren) pesin: (< Far.

yāsemen) yulaf: (< Far. madik) mor: (< Erm. zerrīn) zerringade: (< Far. ayı’nga) badıç: (< Erm. şį r) şireder: (< Far. patic) cancur: (< Erm. turub. matutak) madik: (< Erm. zindegān) zoğal: (< Far. tuħmugān) tömbeki: (< Far. mor/morm) mora: (< Erm. zerdeçāv) zerrin: (< Far. alaf) zambak: (< Far. dan gluħ) eğinç: (< Erm. kornkan) lâzut: (< Erm. ananuħ) ayınga: (< Erm. ahlada) turunç: (< Far. ts’maħ) çortu: (< Erm. şemşīr) şir: (< Far. mor/morm) moruk: (< Erm. zu āl) hozan: (< Erm. ç’ort’t’u) dangalak: (< ? Erm. şireder) tarçın: (< Far. zerd-ālū) zerde: (< Far. abril) anık: (< Erm. zerāvend) zerdali: (< Far. turf) 1. tenbākū) turp: (< Far. turb. zerrīngede) zeyrek: (< Far.2. za īrak) zindiyan: (< Far. zanba ) zeravent: (< Far. zerde) zerdeçal: (< Far. dārçīn) teberze: (< Far. mōruk) pancar: (< Erm. Ermenice Alıntı Bitki Adları abrıl: (< Erm. p’sat) tel: (< Erm. şeb-būy) şeftali: (< Far.15 şalgam: (< Far. çaman) çımak: (< Erm. akantos) . tere) tiryaki: (< Far. cançul) çemen: (< Erm. teberze) tere: (< Far. ts’maħ) çomağ: (< Erm. şal am) şebboy: (< Far. ħosor) 1. turunc) yasemin: (< Far. tiryākī) töhmekan (< Far. şeft-ālū) şikar: (< Far. e ic) hışır: (< Erm. tel) akunduz: (< EYun. banjar) pışat: (< Erm. şikār) şimşir: (< Far. lazut) madımak: (< Erm.4. Yunanca Alıntı Bitki Adları ahlat: (< Yun.2. ħozan) korunga: (< Erm.3.

troħílos) efek: (< Yun. daphnē) damaskene: (< Yun. parténin/partén) beladan: (< Yun. dafni < EYun. mukhlia) . melissa) mersin: (< Yun. damáskino) defne: (< Yun. pipéri) biberiye: (< Yun. áħerdos) avat: (< Yun. halsphyton) ıhlamur: (< Yun. diminitis) dimenit: (< Yun. diminitis) göleğez: (< Yun. endomē’) enginar: (< Yun. bànda) barbun: (< Yun.) filiz: (< Yun. barbounia) bartun: (< Yun. piperiá) biberiza: (< Yun. drágana) dilmit: (< Yun. tsiħórion) dafne: (< Yun. arakas < arakos) aşendos: (< EYun. lahano) mantar: (< Yun. flamuri) ıspanak: (< Yun. kannavi) kerdeme: (< Yun. fiton < EYun. pápiri) banda: (< Yun. spanaki) kantaron: (< Yun. kerasi) kiren: (< Yun. bizélia) biber: (< Yun. bótsa) böbük: (< Yun. ires) fasulye: (< Yun. maruli) masura: (< Yun. ankinára) epsit: (< Yun. avátin/vatin) ayvadana: (< Yun. bubúki) cimbiz: (< Yun. piperitza) bidek: (< Yun. masuri) maydanoz: (< Yun. damaskino) amofta: (< Yun. barbounia) barbunya: (< Yun. mespilon) mühliye: (< Yun. kráno) köknar: (< Yun. kukunaria < kukunara) kütner: (< Yun. filisa) gırmit: (< dilmit < Yun. kolokaz) halofit: (Yun. kardamo) kiraz: (< Yun.16 amesken: (< EYun. tsimbidi) cimlā: (< Yun. ayiovotano) babır: (< Yun. kentauron) kenevir: (< Yun. plátanos) bezelye: (< Yun. apsída) erez: (< Yun. phideia) fiğ: (< Yun. apidáki) boçça: (< Yun. makedonesi) melisa: (< Yun. diminitis) domates: (< Yun. vasilikon < vasilikos) fidan: (< Yun. fasulia) fesleğen: (< Yun. mirsini) murt: (< Yun. phyton) fide: (< Yun. kisón) çukur: (< Yun. anison) araka: (< Yun. dáfni) dırağan: (< Yun. xamofta) anadut: (< Yun. domáta) duduli: (< EYun. anadoti) anason: (< Yun. tzímbla) çisan: (< Yun. murto) muşmula: (< Yun. manitari) marul: (< Yun. afáki) emen: (< Yun. kukunaria) lahana: (< Yun.

prinos) 1. muscarimi) okume: (< Lat. felix) flora: (< Lat. gardenia) ipeka: (< Fr. begonia) centiyane: (< Lat. jute) kakao: (< Fr. papadia) pırasa: (< Yun. cachemire) kola: (< Fr. cacao) kaktüs: (< Fr. salvia) feliks: (< Lat.17 palamut: (< Yun. curcas) lobelya: (< Lat. ananas) atol: (< Fr. camelia) kapuçin: (< Fr.6. atoll) alg: ( < Fr.) ortanca: (< Lat. aspidistra) badat: (< Fr. dahlia) drosera: (< Fr. fougero) gardenya: (< Fr. Fransızca Alıntı Bitki Adları akasya: (< Fr.2. Gentiana) komatula: (< Lat. lotus) müşkülüm: (< Lat. caoutchouc) keşbir: (< Fr. fleole. cola) kolza: (< Fr. flora) ginseng: (< Lat. tomari) kürkas: (< Lat. colza) . prinari) piren: (< Yun. triphyllon) tomara: (< Yun. ruca) sekoya: (< Lat. arachide) aspidistra: (< Fr. sacer) çalba: (< Lat. botanique) dalya: (< Fr. anemone) araşit: (< Fr. gentiāna) çakır: (< Lat. capucine) kavasya: (< Fr. cactus) kamelya: (< Fr. Comatula) 1.5. vagina) fujer: (< Fr. Latince Alıntı Bitki Adları basya: (< Lat. prason) pırnal: (< Yun. sequoia) vanilya: (< Lat. drosera) fleol: (< Fr. phleole) radika: (< Yun. quassia) kauçuk: (< Fr. bambou) botanik: (Fr. bassia) begonya: (< Lat. hortensia) rezede: (< Lat. reseda) roka: (< Lat. ipéca) jüt: (< Fr. Lobelia) lotus: (< Lat.2. palamudi) papatya: (< Yun. ginseng) kantiyane: (< Lat. patate) bambu: (< Fr. algue) anemon: (< Fr. acacia) ananas: (< Fr. radikia) şıka: (< Yun. şıko veya şıka) tirfil: (< Yun.

9. paprika) 1. lichen) mahunya: (< Fr. bordo) ceran: (< t. marguerite) mikoz: (< Fr. mycose) mimoza: (< Fr. spanyolca Alıntı Bitki Adları avokado: (< sp. geranio) funda: (< t. ngilizce Alıntı Bitki Adları greyfurt: (< ng. talyanca Alıntı Bitki Adları açelya: (< t. rami) starking: (< ng. azalea) banadura: (< t. portugal) ratanya: (< Fr. palmier) papirüs: (< Fr.2. Grapefruit) kivi: (< ng. ratanhia) tatula: (< Fr.) patates: (< t. papyrus) petunya: (< Fr. fondo) iskorçina: (< t. pomidoro/pomodoro) belladonna: (< t. belladonna) borda: (< t. sardonya) veronika: (< t.2. mimosa) 1.18 kornişon: (< Fr. manteau) mandalina: (< Fr. pig) rafya: (< ng.7. patata) peçek: (< peçe < t. magnolia) maranta: (< Fr. veronica) vardıyan: (< t. macchi) 1.8. papaya) paprika: (< ng. maranta) margarita: (< Fr. raffia) rambil: (< ng. kiwi) papaya: (< ng. muguet) ofris: (< Fr. mandarine) manolya: (< Fr. starking) malatura: (< t. latania) liken: (< Fr. petunia) portakal: (< Fr. ophrys) okaliptüs: (< Fr. scorzone) maki: (< t. pezza) sardunya: (< t. cuscute) lâtanya: (< Fr. avocado) mini: (< Fr. mahonia) malto: (< manto < Fr. datura) pik: (< ng. cornichon) küsküt: (< Fr. guardiana) .2. orchidee) palmiye: (< Fr. mini) müge: (< Fr. eucalyptus) orkide: (< Fr. pomidoro/pomodoro) mancana: (< t.

10. coca) 1. Slavca Alıntı Bitki Adları koçan: (< Sl. kral) koçaç: (< Sırp.-Hırv. loboda) pelin: (< Blg. bójur) canka: (< Blg. djanka) gocuk: (< Blg. Çince Alıntı Bitki Adları aylandız: (< Çince ailanto’dan) çay: (< Çin. popadica) kıral: (< Sırp. stir) kumpir: (< Blg.14.) vişne: (< Sl. vişnya) ıştır: (< Blg. quinaquina) koka: (< sp. çay) mantı: (< Çin. pelyn) . p’it’na < *pinta) dombay: (< Gürc.2. brekinya) bocur: (< Blg. kojux) 1. koçijaş) 1.2. Sırpça Alıntı Bitki Adları babaçça: (< Sırp.. askili) bitne: (< Gürc. krumpí r) lâbada: (< Blg. Bulgarca Alıntı Bitki Adları biryedim: (< Blg.2. mantu) 1.13.12. Gürcüce Alıntı Bitki Adları askil: (< Gürc. dombay) 1.2.-Hırv.19 kınakına: (< sp.-Sırp.Sırp.2.11.

2.16. karağana) kartol: (< Rus.20 1. niemcy) . manga) nemisa: (< Lehçe. Diğer Alıntı Bitki Adları acırga: (< Moğ.2. Yabancı Yer simleriyle Kurulan Bitki Adları agılı: (< Meksika’daki Akala şehrinin adından) anapa: (< belki bir yer isminden) fulya: (< Güney talya’da bir bölge adı) kalembek: (< Hint Denizi’nde bir ada) 1.15. kartofel) mango: (< Port. acırga) baobap: (< Afrika yerli dillerinden) karağan: (< Moğ.

cak) arakçıl: (< Yun. ayı+cı) azan: (< T. az-an) azırgan: (< T. ak+ça) aklan: (< T. an+gıç) anslı: (< ? ans + T.21 2. acı-ma) acımak: (< T. aşı+la-ma) atınaklı: (< ? atınak + T. ala+ca) alaz: (< T. Türkçe bir yapım eki alıp da kökeni yabancı olan ya da bilinmeyen bitki adları da burada gösterilmiştir. arak + T. Türemiş bitki adlarının aldığı yapım ekleri şunlardır: “ simden isim yapma ekleri. akşa-y-ık) aħsıl: (< T. az-ır-gan) azmuk: (< T. al+az) alça: (< T. lı) apırcak: (< ? apır + T. TÜREM Ş B TK ADLARI Türemiş kelimeler. at-ma+lı) avukçu: (< ? avuk + T. çıl) arcıman: (< ? arcı + T. aşı+lak) aşılama: (< T. bağır-gan) bağırtlak: (< T. az-muk) bağırgan: (< T. al+dan-gaç) alluca: (< T. bağır + t + lak) bağlaşık: (< T. Bu yol. bal-tır-gan) ballı: (< T. man) argun: (< T. altın+cık) angıç: (< T. as-ma) aşılak: (< T. ay+dın) ayıcı: (< T. art-ağan) artlı: (< T. al+lı+ca) almalık: (< T. lı) atmalı: (< T. al+ça) alçacık: (< T. bal+lık) . ak+la-n) alaca: (< T. alma + lık) altıncık: (< T. bağ+la-ş-ık) bakıldak: (< T. lak) aydın: (< T. fiilden fiil yapma ekleri. bal+lı+ca) ballık: (< T. kelime türetme yoluyla elde edilir. isimden fiil yapma ekleri. ak+ça+ca) ağşayık: (< T. acı+ca) acıma: (< T. acı-mak) acımık: (< T. bakılda-k) baldırgan: (< T. ak+sıl) akça: (< T. 31). acı-mık) ağcaca: (< T. arpa + gan) artıgan: (< T. acıca: (< T. çu) avurtlak: (< ? avurt + T. art+lı) asma: (< T. ar-gın) arpağan: (< T. fiilden isim yapma ekleri”. ancak bu kelimeler yapım ekleri kısmında daha ayrıntılı bir şekilde tahlil edilmiştir. bal+lı) ballıca: (< T. Türemiş bitki adları aşağıda listelenmiştir. al+çak+cık) aldangeç: (< T. kelime kök ve gövdelerine ekler getirilerek değişik anlamda yeni kelimeler yapma yoludur (Korkmaz.

cırt+lak) cırtlan: (< T. çap-u-l) çatlağan: (< T. çek-i-r-gen) cıbarca: (< T. lak) çakıldak: (< T. cik) benek: (< T. büğrü+ez) bürgülü: (< T. bardak+cık) bardak: (< T. cır+la-n-gıç) cırmılak: (< T. boyun+u+z) buyurgan: (< T. cıbır+ca / cıbıl+ca) cıcılık: (< cici + T. buğday+ık) burağan: (< T. bit-ki) bizlengiç: (< bizle-n-giç) bodurgan: (< T. buyur-gan) bızalık: (< ? bıza + T. çakıl+da-k) çalağan: (< T. büz-gü+lü) cegirgen:(< T. bit-en) bitiniş: (< T. bur-ga+can) burgaç: (< T. pipéri + T. ban-dık) bandırma: (< T. çat+la-ğan) çatlak: (< T. cırt+la-vuk) cızlağan: (< T. boz-dur-ma) bozuk: (< T. ban-dır-ma) bardacık: (< T. bil-dik) biten: (< T. boz-u-k) böcü: (< T. çal-ağan) çalak: (< T. çūb + T. baş+ak) batırgan: (< T. li+ce) bildik: (< T. bıngıl+dak) benlik: (< T. bür-gü+lü) bürük: (< T. boz+anak) bozdurma: (< T. bür-ü-k) büzgülü (< T. cır-ı-k) cırlangıç: (< T.22 banak: (< T. ben+lik) bıçgın: (< T. bö+cü) buğdaycık: (< T. çal-ı) çalık: (< T. ben+ek) bengildek: (< T. lik) coplak: (< Far. çat+la-n-gaç) . cırt+la-n) cırtlavuk: (< T. bit-i-r-ge) bitki: (< T. cız+la-ğan) cızlayık: (< T. buğday+cık) buğdayık: (< T. bart+ak) bardakçı: (< T. ban-ak) bandık: (< T. bıyık+lı) bıyırgan: (< T. çal-ık) çapul: (< T. buyur-gan) büğrez: (< T. bart+lak) başak: (< T. çal-ak) çalı: (< T. bur-ağan) burgacan: (< T. bat-ır-gan) bebekçik: (< bebe+k+çik) bekmezcik: (< Far. bardak+çı) bartlak: (< T. lık) biberlice: (< Yun. cız+la-yık) civcilik: (< civciv+ T. çat+lak) çatlangaç: (< T. bıç-kın) bıyıklı: (< T. bit-i-n-i-ş) bitirge: (< T. cırma+lak) cırtlak: (< T. bur-gaç) buynuz: (< T. boya+çın) boyalık: (< T. begmāz + T. boya+lık) bozamık: (< T. lik) cırık: (< T. boz+a+mık) bozanak: (< T. bodur+gan) boyaçın: (< T.

çıt+la-mak) çıtlamık: (< T. çöp+le-me) çöpürlü: (< T. çev-i-r-dik) çevrince: (< T. deve+lik) devrinti: (< T. çek-me) çetme: (< T. ŧabl + T. dal+la-ma) damarcık: (< T. çit+lek) çitlembik: (< çitle-mik) çökeren: (< T. çay + mık) çekem: (< T. cūl + T. çu undur+T. çık-ma) çımkırık: (< T. mik) develik: (< T. çite-me) çitlek: (< T. demir+li) demirliyen: (< T. tat-ı-r-gan) dağarcık: (< T. ük) dadırgan: (< T. çay + T. dağ+la-ma) dalağan: (< T. çıldır-ım) çırlavuk: (< T. lik) çiçek: (< çeç-ek) çiğindirik: (< T. damar+cık) damarlıca: (< T. çiğin+dirik) çildirim: (< T. çek-em) çekme: (< T. lu+ca) çulluk: (< Ar. çıt+ı-mık) çıtlak: (< T. değirmen+ci) delice: (< T. çıldır-ım) çirti: (< T. dala-ğan) dallama: (< T. çük+lü+ce) çükündürük: (< Far. çır+la-vuk) çırpı: (< T. çöpür+lü) çulluca: (< Ar. demir+le-y-en) destimik: (< Far. dik-me) dillice: (< T. çev(i)r-i-n-ce) çığırgan: (< T. çıt-lak) çıtlamak: (< T. la-mık) çaymık: (< Çin. cūl + T. dil+li+ce) dipçin: (< T. çırp-ı) çıtımık: (< T. demir+cik) demirli: (< T. lık) çaylamık: (< Çin. çöğür+ce) çömelen: (< T. çıt+la-mık) çıtlık: (< T. luk+ça) çüklüce: (< T. deli+ce) demircik: (< T. devir-i-n-ti) diken: (< T. dağar+cık) dağlama: (< T. çağır-gan) çıkart: (< T. çık-ı-n-tı) çıkma: (< T. çımkır-ı-k) çildirim: (< T. çık-ar-t) çıkıntı: (< T. çet-me) çevik: (< T. çūdār + T. çirt+i) çirtik: (< çirt+ik) çitime: (< T. çev-i-k) çevirdik: (< T. çömel-en) çöpleme: (< T. desti + T.23 çavdarlık: (< Far. darı+ca) darıcan: (< T. luk) çullukça: (< Ar. cu) değirmenci: (< T. cūl + T. damar+lı+ca) darıca: (< T. darı+can) davşancık: (< T. çıt+lık) çıyancık: (< T. tavşan+cık) davulcu: (< Ar. çök-er-en) çökülce: (< T. dip+çin) . çıyan+cık) çibillik: (< ? çibil + T. dik-en+cik) dikme: (< T. dik-en) dikencik: (< T.

ebe+lik) eğece: (< T. eğ-(i)-r-i+li+ce) eğrim: (< T. er-gil) erinç: (< T. gel-i-ç) gelincik: (< T. gen+ce) geneç: (< T. kart+lı) gavruk: (< T. ekşi+li+ce) ekşilik: (< T. er-en) ergen: (< T. kavur-uk) gavşak: (< T. dola-man) domalan: (< domal-an) domatça: (< Yun. cik) gevrecik: (< T. dongur-ak) dökülcen: (< T. ek+le-mik) ekşice: (< T. eğ-i-r-im) ekin: (< T. gen+eç) gerce: (< ? ger + T. eğ-ecen) eğilce: (< T. domáta + T. dökül-gen) durnacık: (< turna+T. düz-gü+lü) ebeli: (< T. ebe+li) ebelik: (< T. ekşi+ce) ekşilice: (< T. er-i-n-ç) ezgil: (< T. dür-me) dürülü: (< T. eğ-i-r-i) eğrilce: (< T. er-gen) ergil: (< T. eğ-i-l-ik) eğlim: (< T. düğme+cik) düğmeli: (< T. eğ-i-l-ce) eğilcen: (< T. lük) düğem: (< T. en+eç) erekleme: (< T. gel-i-n+cik) gence: (< T. cık) dutulga: (< T. diz-i) doğum: (< T. ek-in) eklemik: (< T. kavuş-ak) geli: (< T. ez-gin) fısırgan: (< T. gevre-k+cik) . er-ek+lik) eren: (< T. lı) dongurak: (< T. ce) gercik: (< ? ger + T. dombay + T. ez-gil) ezgin: (< T. eğe+ce) eğecen: (< T. ekşi+men) ekşimik: (< ekşi-mik) elmacık: (< T. fısır-gan) fışıldayık: (< T. eğ-i-l-im) eğri: (< T. dişi+ce) dizi: (< T. dür-ü-l-ü) düvülcek: (< T. tut-u-l-ga) duvaklıca: (< T. düğül+cek) düzgülü: (< T. dökül-cen) dökülgen: (< T. ça) domaylı: (< Gürc. gel-i) geliç: (< T. fış+ıl+da-yık) gagaç: (< gaga+ç) garmak: (< T. em-ecen) eneç: (< T. elma + cık) emecen: (< T. doğ-um) dolaman: (< T. er-ek+le-me) erelik: (< T. duvak+lı+ca) düdüllük: (< ? düdül + T. düğ-em) düğmecik: (< T. kar-mak) gartlı: (< T. eğ-i-l-cen) eğlik: (< T. ekşi+lik) ekşimcik: (< T.24 dişice: (< T. ekşi+m+cik) ekşimen: (< T. düğme+li) dürme: (< T.

göz+enek) güllük: (< Far. gövde+lek) göğce: (< T. la) hıyarcık: (< Far. il-me) ilmek: (< T. anoi + T. iğne+cik) iğnelik: (< T. kol+lu+ca) göbelek: (< T. göm-meç) gömülgen: (< T. gök+çek) göğdeli: (< T. lı) hartlak: (< hart + T. göl+ek) gömeç: (< T. gevre-y-en) geyicek: (< T. iğne+lik) iğnesil: (< T. gök+çe) göğcek: (< T. göbek+lek) gödelek: (< T. gez-er) gıcık: (< T. gövde+li) göğelek: (< T. gök+dün) gölek: (< T. (h)öl+lük) ırmık: (< T.25 gevreyik: (< T. ışıl+gan) iğcik: (< T. la-ma) hohalak: (< ? hoh + T. gıcı-ma) gırçıl: (< T. iv-ecen) . il-im) ilişken: (< T. gıcı-k) gıcime: (< T. ışıl+ak) ışıldırik: (< T. lap) haşlama: (< T. ısır-gan) ısırgı: (< T. kır+çıl) gıyık: (< T. git-i-l-cen) gidişgen: (< T. gök+çe) gökdün: (< T. ısı-t-an) ışığan: (< T. il-men) ilmik: (< T. ısır-gı) ısıtan: (< T. gön+en) gövrek: (< T. il-mek) ilmen: (< T. ışı-ğan) ışılak: (< T. il-mik) ivecen: (< T. göm-ü-l-gen) gömürgen: (< T. ħiyār + T. iğne+sil) iletir: (< T. gün+sü) hanaylı: (< Yun. gevre-k) gözenek: (< T. gök+ü-n-dür-me) gökçe: (< T. gul + T. er-mik ?) ısırgan: (< T. ħiyār + T. ilet-ir) ilim: (< T. göğem+cik) göğen: (< T. ışıl+dırık) ışılgan: (< T. lük) günsü: (< T. git-i-ş-gen) gollüce: (< T. gök+lük) göğündürme: (< T. kıy-ı-k) gıyşak: (< T. gevre-y-ik) gevriyen: (< T. geyik+cek) gezer: (< T. göm-ü-r-gen) gönen: (< T. gök+em) göğemcik: (< T. gök+le-mez) göğlük: (< T. alak) hölemez: (< höle-mez ?) höllük: (< T. il-i-ş-ken) ilme: (< T. kıy-ı-ş-ak) gidilcen: (< T. gök+en) göğlemez: (< T. lak) hartlap: (< hart + T. iğ+cik) iğdiş: (< igit-iş) iğnecik: (< T. gök+elek) göğem: (< T. cık) hıyarlama: (< Far. haş+la-ma) havazla: (< ? havaz + T.

kara-mış) karamuk: (< T. kok-ar) . laş-ka) kakma: (< T. kaymak+cık) kaymaklık: (< T. ez-me-li+ce) kabak: (< T. kırk+lık) kırlı: (< T. kabar-gıç) kabartlak: (< T. lik) kendirik: (< ? kendir + T. ħāyegįne + T. kıvır+cık) kıvrışık: (< T. keçe+mik) kekeremik: (< T. kara+cık) karalık: (< T. kıv-ı-r-ı-ş-ık) kıvışkan: (< T. kır-ı-k) kırklık: (< T. lık) karçin: (< T. kıl-gın) kılık: (< T. kara+ca) karacık: (< T. -cen) kendillik: (< ? kendir + T. kızla-muk) kızılak: (< T. kıv-ı-r-ım) kıyak: (< T. kir+li+ce) kirtil: (< kirt + T. kapan+cak) kaplıca: (< T. kızıl+lık) kirlice: (< T. kara+lık) karamaz: (< T. kan+a-t-ma) kangırcak: (< ? kangır + T. kızıl+ca) kızılcık: (< T. kirtil + T. kabartla-k) kabartlama: (< T. cık) kaymacık: (< T. kaz-maç) keçemçik: (< T. kak-ma) kamalak: (< kama+lak) kanak: (< T. kıv-ı-ş-kan) kıvrım: (< T. kabar+cık) kabargıç: (< T. kıy-ı-ş-ak) kızamık: (< T. kan+lık) kapçık: (< T. cak) kanlık: (< T.26 izmelece: (< T. kofurga+lık) kokar: (< T. kap+çık) kapıncak: (< T. kara-n-tı ?) karavlık: (< ? karav + T. kekre+mik) kekilcen: (< Far. kara-maz) karamış: (< T. kara+muk) karantı: (< T. kıy-ak) kıyışak: (< T. kes-er+cik) kesme: (< T. kākül + T. kabartla-ma) kakalaşka: (< kaka+ T. kab+ak) kabarcık: (< T. kavuş+lak) kayacık: (< T. kızıl+ak) kızılca: (< T. kap+lı+ca) karaca: (< T. kert-me) kesercik: (< T. kan+a-k) kanatma: (< T. kaymak+lık) kazık: (< kaz-ı-k) kazmaç: (< T. kes-me) kığıştak: (< kığış+ta-k) kılgın: (< T. kas-an) kavak: (< kav+ak) kavlağan: (< kavla-gan) kavuşlak: (< T. ce) kertme: (< T. kıl-ı-k) kırık: (< T. ik) kertilce: (< Yun. kır+lı) kıvırcık: (< T. keçe+m+cik) keçemük: (< T. kar+çin) kasan: (< T. kaya+cık) kayganacık: (< Far. il) kofurgalık: (< T. kızıl+cık) kızıllık: (< T.

nefer + T. śabr + T. pat+la-n-gaç) patlangıç: (< T. kozak + T. küs-güç) kubatça: (< T. lik) nevbetçik: (< Far. cak) pamuça: (< Far. cık) papurtlama: (< ? papurt + T. ca) pıtırgan: (< T. çik) oğunduruk: (< T. cuk) kovancık: (< ? koğan + T. iksia + T. lak) pıtırca: (< pıtır + T. lak) pamucak: (< Far. lu) pamukluk: (< Far. panbu + T. ova + T. kok-ar+cık) koluncuk: (< ? kolon + T. koy-guç) küllük: (< T. la-ma) paralık: (< Far. ör-me+ce) ötürge: (< T. ok+luk) orman: (< T. oy-ma+lık) öğüm: (< T. otur-ak) ovaca: (< ? T. cık) kozalak: (< Far. sakız+dırık) . pāre + T. küpe+li) küseğen: (< T. cuk) mazlıħ: (< Far. ök+süz+ce) örmece: (< T. ulle + T. luk) pancarcık: (< Erm. lık) marulcuk: (< Yun. lokur+da-k) mancarlık: (< Erm. panbu + T. lık) parlacık: (< T. mor/morm + T. ca) neferlik: (< Ar.27 kokarcık: (< T. kuş+ça) kuşulak: (< T. kül+lük) küpeli: (< T. maruli + T. māzū + T. lık) sakalak: (< Ar. öz+lü+lük) paflak: (< paf + T. li) morca: (< Erm. kuş+lak) kuyguç: (< T. or+man) oturak: (< T. kuru-t-an) kurugan: (< T. lık) meçikli: (< ? meçik + T. kurt+lu+ca) kurudan: (< T. küs-eğen) kütür: (< T. ca) sakızdırık: (< T. küt+ür) lokurdak: (< T. banjar + T. ör-üm) ökselek: (< Yun. pat+la-n-gıç) pıslak: (< pıs + T. cik) kurtluca: (< T. kudur-uk) kulecik: (< Ar. bat-ı-r-ak) pirelik: (< T. köpü-r-gen) kösgüç: (< T. bat-ı-r-gan) pıtrak: (< T. kubat+ça) kuduluk: (< T. kuru-t-ma) kuşça: : (< T. pat+la-k) patlangaç: (< T. -lek) öksüzce: (< T. parla-k+cık) patlak: (< T. köpü-r-ecek) köpürgen: (< T. ça) pamuklu: (< Far. banjar + T. nevbet + T. lak) sakarca: (< ? sakar + T. ca) oymalık: (< T. oğul+duruk ?) okcül: (< T. pürçek+li) sabırlık: (< Ar. panbu + T. kur-u-l-gan) kurutma: (< T. kuru-gan) kurulgan: (< T. lak) köpürcek: (< T. saka + T. panbu + T. öt-ür-ge) özüllük: (< T. porsu-k) pürçüklü: (< T. pire+lik) porsuk: (< T. ok+çul) okluk: (< T.

cek) semizlik: (< T. tak-ım+cık) tamli: (< Ar. somur-mak) soyuk: (< T. sür-me+li) sürtmeğ: (< T. serp-i-k) sergen: (< T. topal+an) . sol-gun) sormaħ: (< T. süt+lü+ce) sütlücen: (< T. salata + T. top+çak) tomdurcuk: (< T. sar-ı-k+lık) sarmalık: (< T. tak+alak) takımcık: (< T. süt+lü+cen) şakıldak: (< şak + T. tır-mık) toklu: (< T. şa’r + T. tomur+cuk) topaçça: (< T. ŧa’m + T. tat+lı) tekecen: (< ? teke + T. lek) söğecen: (< T. sünük+lük ?) süpürge: (< T. sıyır-ma) soğanak: (< T. ca) saracak: (< T. çekirdek+li) şişti: (< T. sı-mak) sırımsız: (< T. şang+alak) şaplak: (< T. ıl+da-k) şangalak: (< T. tok+lu) tomçak: (< T. sar-ma+lık) sarmaşık: (< T. ser+gen) sımak: (< T. lık) şikirdaklı: (< T. danış-man) taraklık: (< T. top+alak) topalan: (< T.28 sakızlak: (< T. ce) tellice: (< Erm. tara-k+lık) tarma: (< T. tık-an) tıkıç: (< T. şap+la-k) şarlık: (< Ar. süp-ü-r-ge) süpürgelik: (< T. süp-ü-r-ge+lik) sürmeli: (< T. sar+acak) sarıklık: (< T. selle + T. soy-u-k) soyulgan: (< T. sarmaş-ı-k) sazan: (< T. sakız+lak) sakızlık: (< T. saz+an) selecek: (< Ar. li+ce) tespihlik: (< Ar. lik) tetirli: (< ? tetir + T. soğan+cık) soğukluk: (< T. cen) teknecik: (< ? tekne + T. soğan+ak) soğancık: (< T. tel + T. süt+le-ğen) sütlüce: (< T. lık) salmanca: (< Ar. tesbīĥ + T. sırım+sız) sıvarma: (< T. cik) telçe: (< Erm. semiz+lik) sepik: (< T. sür-t-mek) sütleğen: (< T. tık-ı-ç) tırmık: (< T. şiş-ti) takalak: (< T. tar-ma) tatarcık: (< Tatar+cık) tatlı: (< T. selmān + T. soğu-k+luk) solgun: (< T. tel + T. li) tıkan: (< T. su+luk) suvarmılık: (< T. sakız+lık) salatalık: (< t. top+aç+ça) topalak: (< T. soy-u-l-gan) söbelek: (< ? söbe + T. li ?) tanışman: (< T. suv+ar-ma) sıyırma: (< T. söğ-ecen) suluk: (< T. suv+ar-ma+lık) süleymencik: (< Süleyman+cık) süngüllük: (< T.

tür+e-me) tütün: (< T. üz-üm+lü) varcık: (< T. ye-miş+en) yemlik: (< T. yoğurt+çuk) yordanlı: (< ? yordan + T. yan+alak) yandıran: (< T. yan-dır-az) yapılcan: (< T. ur-u-n-guç) uruşman: (< T. yal-dır-an) yanal: (< T. yas-mık) yaygın: (< T. yay-ı-l-gan) yazılı: (< T. yapılda-k) yaprak: (< T. yer+leş-ik) yellice: (< T. yağ+lı+cak) yağlık: (< T. yağ+lık) yakmuk: (< T.29 topluca: (< T. yazı+lı) yeleşik: (< T. yay-gın) yayılgan: (< T. zįver + T. yap-ur-gak) yasmık: (< T. yak-muk) yalangı: (< T. lak) zıplak: (< zıp + T. yan+al) yanalak: (< T. top+aç) topuk: (< T. yığ-ı-n-ç) yiğilcik: (< ? yiğil + T. daş) yaldıran: (<T. çu) toruk: (< T. yum-ur+u) yumuk: (< T. yağ+lı+ca) yağlıcak: (< T. tur-ma) tüllü: (< Fr. top+ul) tortçu: (< ? tort + T. top+lu+ca) topoç: (< T. tulle + T. yem+lik) yeşillik: (< T. yumur+ca) yumurcak: (< T. yap-ı-l-can) yapıldak: (< T. lak) zivircik: (< Far. yum-u-k) yumurca: (< T. yüksük+çük) zartlak: (< zart + T. var+cık) yabantırak: (< Far. yel+li+ce) yemiş: (< T. cik) yoğurtçuk: (< T. yala-n-gı) yaldaş: (< ? yal + T. top+uk) topul: (< T. yum-ak) yumru: (< T. tüy+lü+ce) ulama: (< T. tüt-ü-n) tüylü: (< T. ur-u-ş-man) üşüş: (< T. un+lu+ca) urunguç: (< T. lü) türeme: (< T. üvez+li) üzerlik: (< yüz-er+lik) üzüm: (< T. tor-u-k) turma: (< T. cik) . tüy+lü) tüylüce: (< T. lı) yumak: (< T. üz-üm) üzümlü: (< T. ye-miş) yemişen: (< T. yeşil+lik) yığınç: (< T. yumur+cak) yüksükçük: (< T. yaban + -tırak) yağlıca: (< T. yan-dır-an) yandıraz: (< T. ula-ma) unluca: (< T. üş-üş) üvezli: (< T.

Bu adlardan yalnızca biri belirtili isim tamlaması. bir nesnenin başka bir nesneye ait bulunduğunu veya bir nesnenin başka bir nesne ile tamamlandığını ifade etmek için bu kelime grubuna başvurulur. S M TAMLAMASI B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI 3. Çünkü belirtili ad tamlamalarında. Grubu meydana getiren iki isim unsurundan biri tamlayan.1. B RLEŞ K B TK ADLARI 3. Türkçe sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları sim tamlaması. 381).1. Bir ismin manasının iyelik sistemi içinde başka bir isimle tamamlanması esasına dayanır. belirtisiz isim tamlamaları birleşik kelime kurmaya çok elverişli olan kelime gruplarıdır. isim tamlaması biçiminde kurulan bitki adları belirtisiz isim tamlaması kalıbındadır.1. YAPI BAKIMINDAN B RLEŞ K B TK ADLARININ KURULUŞU 3.1. sim tamlaması biçiminde kurulan bitki adlarını aşağıda listeler hâlinde sıraladık. Bir nesnenin başka bir nesnenin parçası olduğunu. Belirtili sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları madımağın oynaşı . 139). geriye kalanlar ise belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur.30 3. ki unsur iyelik sistemiyle birbirine bağlanır ve grubun temelini iyelik ifadesi teşkil eder (Ergin.1. Belirtisiz ad tamlamaları. Yukarıda da belirttiğimiz gibi. Tamlayan önce. bir tür adına yöneliktir (Korkmaz. tamlanan sonra gelir. biri tamlanan unsurdur. belirtisiz ad tamlamalarında ilişki doğrudan doğruya belirsiz genel bir nesneye. birleşik kelime kurmaya çok elverişli olan kelime gruplarıdır. Bu sebeple.1. tamlayana eklenen ilgi durumu eki. iki isim unsurunun meydana getirdiği kelime grubudur. tamlayanı belirli bir kişi ya da nesneye dar bir aitlik ilişkisiyle bağladığı hâlde.

31 Belirtisiz sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları abdestbozan otu abdüsselam otu abı kızı acamlar alması acem çiçeği acem kimyonu acem lâlesi acıgıcı kulağı ada çayı adamotu adamkökü ada soğanı Afrika menekşesi Afşar otu ağaç çileği ağaç ebegümeci ağaç göğsü ağaç kavunu ağaç küpesi ağaç mantarı ağaç minesi ağaç üzümü ağda çiçeği ağı çalısı ağı çiçeği ağı dalı ağı otu ağu ağacı ağukunduzu ağustos alması ağustos gülü aħbun otu ahırotu ahlat armudu akça armudu akçakızı ak kadın parmağı aklahna üzümü akşam sabah güzeli akşekeri ala kangalı alakavun otu alamangumpili alasit üzümü alatavşan üzümü alay çiçeği alaz armudu albalı Alibey buğdayı alim üzümü Allahekmeği allik taması almacık otu Alman papatyası alma yaprağı aloğlu altın ağacı altın çiçeği altın dikeni altın otu altın yumurta mantarı alvar eriği amber ağacı amber çiçeği Amerika bademi Amerika elması Amerikan armudu Amerika üzümü anababa kekiği anababa kokusu anaç tikeni Anadolu otu anakara üzümü anapa paħlisi andız otu anduz otu Antep fıstığı Antep karası Anzer çayı aptal baklası aptal otu Arabistan defnesi Arap buturağı Arap elması Arap mantarı Arap otu arapsaçı arapsiki Arap sümbülü Arap şalgamı araptaşağı Arap topalağı Arap yasemini .

32 ardıç burcu ardıç kıliği ardıç otu areb kozu arı çiçeği arı götü arı gülü arı otu arı pürü armut kabağı armut otu Arnavut biberi Arnavut darısı Arnavutköy çileği arpa armudu arpacık soğanı arpa elması arslanayağı asker borusu asker gülü askı düleği aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi asma kabağı asma üzümü aş eriği aş inciri aşk merdiveni aş otu at dikeni at elması ateş buğdayı ateş çiçeği ateş dikeni ateş yaprağı at kestanesi atkulağı atkuyruğu atlas çiçeği atmemesi at paklası at yoncası avcı üzümü avize ağacı avlu ağacı avrat otu Avşar otu avu çiçeği ay alması ayçiçeği aydın çiçeği aydın gülü aygün aşığı aygün çiçeği ayı ardıcı ayı asması ayıayağı ayı baldıranı ayı çiğdemi ayı çileği ayıeli ayı elması ayı eriği ayı fındığı ayı fıstığı ayı gülü ayıkulağı ayı liforu ayı ligarbası ayı mantarı ayıkulağı ayı otu ayıparmağı ayıpençesi ayı soğanı ayı şalgamı ayı üzümü ayı yemişi ayrık otu ayu mamuğu ayvaganı azak eğiri baba inciri bağa yaprağı Bağdat hurması bağırsak otu bahar otu bahçe domatesi bahçe hezareni bahçe kekiği bahçe nanesi bahçe teresi bakıldak otu bakır bağcığı baklaçalısı bakla çiçeği bal armudu .

33 balbardağı balçık hurması bal çiçeği baldıran otu balgam elması balık ağusu balık otu balık sütleğeni bal kabağı ballık otu bal mantarı bal üzümü bambul otu ban ağacı bandırma kabı bandırma üzümü ban otu bardacık eriği bardakçı inciri bardak eriği bartınya otu barut ağacı basbaşı basur otu bataklık nergisi bataklık süseni batı mazısı bayır turpu beğ börkü Bektaşî üzümü belerçe üzümü bengilik otu benli üzümü bere otu bertik otu Besni üzümü beşdamar otu beşparmak otu bey armudu beyazdikencik üzümü beyböreği beyolu beyzambağı bıcırgan otu bıldırcınbudu bıraş otu bidek ağacı bilader ağacı bilon otu bira çiçeği bit otu bodukmuhı bodur otu boğa dikeni boğan otu boğaz çiçeği boğumluca otu bohça çiçeği Bombay fasulyesi boncuk otu bor ağacı boranı elması borazan mantarı bortum üzümü boru çiçeği bosça otu bostan borusu bostan güzeli bostan karanfili bostan otu Boşnak eriği boyacı aspiri boyacı dikeni boyacı kökü boyacı papatyası boya çiçeği boya kökü boya otu boya pürü boy otu bozdoğan armudu böğrek eriği börek mantarı börek otu börtliyen dikeni Brüksel lahanası buğasiki buğdaycık otu buğday çiçeği buğday karamuğu buğdaylık otu buhur otu bulak otu bulut üzümü bunbul almasi Bursa buğdayı burut dimnidi buvur sakızı buy otu .

34 buzağıburnu buzağı otu buz karpuzu bük tudu bük üzümü bülbülyuvası büyü otu cadısüpürgesi cadı şimşiri cafa çiçeği camgüzeli camızmemesi cam otu camuskulağı camuz baklası canavar otu can eriği can otu cazu gülü cehennem zambağı cenik sovanı cennet biberi cennet otu cerik ağacı ceylan çiçeği Cezayir menekşesi cıngıravu elması cırdatan düleği cırtlak otu cırtlak sakızı cız dikeni cicik üzümü ciğer otu cimcik dikeni cinbiberi Cincife üzümü cin darısı cinek otu cingen dikeni cin mısırı cin otu cinsaçı civanperçemi cüce bağırsağı cül üzümü çadır çiçeği çadır uşağı çağman otu çakal armudu çakal çiğdemi çakal eriği çakal otu çakıl dikeni çakırca dikeni çakır dikeni çakşır otu çalgıcı otu çalıdibi çalı dikeni çalı fasulyesi çalıgagası çalı kızılcığı çalı navruzu çalı süpürgesi çal kirazı çaltı dikeni çam buğdayı çam fıstığı çam otu çam üzümü çanak çömlek otu çan çiçeği çangal fasilesi çanta çiçeği çarık dikeni çatlak otu çavdarmahmuzu çavuş üzümü çayır düğmesi çayır güzeli çayır mantarı çayır melikesi çayır otu çayır papatyası çayır sedefi çayır soğanı çayır teresi çayır tirfili çayır yulafı çayterüzüsü çay üzümü çeçik kulağı çekirken otu çeküm çileği çemen otu çengel otu çengel sakızı çetmi dikeni çetük otu .

35 çıbı işi çıkrık tekeri çınar mantarı çıngırak otu çıra üzümü çır şalgamı çıtçıtan ağacı çıyan otu çiçek lahanası çiçek otu çiçek soğanı çiçek yaprağı çilbir otu çilek üzümü Çin anasonu Çin gülü Çin karanfili Çin lahanası Çin leylâğı Çin tarçın ağacı çiriş otu çit sarmaşığı çivit otu çobançantası çobançırası çobandeğneği çobandüdüğü çobanekmeği çoban elması çobankaşığı çobaniğnesi çoban kösteği çobanpüskülü çobansüzgeci çobantakkesi çobantarağı çobantuzluğu çoban üzümü çocuk nefesi çöl turpu çömlek otu çöp bitkisi çöp içi çörek mantarı çörek otu çöre otu çör otu çubuk ağacı çuha çiçeği çulluoğlu dağ armudu dağbaklası dağ çamı dağ çayı dağ çileği dağ çöveni dağ dalak otu dağ elması dağ eriği dağ erik otu dağgülü dağ karanfili dağ kavağı dağ kestanesi dağ kimyonu dağ kirazı dağ lâlesi dağ marulu dağ misgisi dağ nanesi dağ nohudu dağ pırasası dağ reyhanı dağsabunu dağ sakızı dağ sarmaşığı dağ servisi dağ soğanı dağ sümbülü dağ üzümü dağ yemişi dakka otu dalak otu dal limonu damar otu damar yaprağı dam koruğu danaayağı danabaklası danaburnu danadili danagöbeği danagözü danakıran otu danakuyruğu danamemesi dancak otu dantel ağacı daraklık otu .

36 darıca otu darı mısırı davun otu Davut yaprağı dededeğneği dede gülü dedemsakalı dedesakalı dedesakalı mantarı defne yaprağı değirmen armudu değirmenci üzümü delialan maydanozu deli otu demir ağacı demir bıtırağı demir dikeni demir otu deniz börülcesi denizgülü deniz otu deniz pırasası deniz rezenesi deniz sarmaşığı deniz soğanı deniz teresi deniz üzümü deniz yosunu deper otu dere kabalağı dereotu deveboynu devecibardağı deve dikeni devedişi deve elması devegözü devegülü devekulağı develik otu deve mercimeği deveşaplağı devetabanı devetopalağı deveturpu diken ağacı diken başı diken çileği diken dutu dikenucu diken üzümü dilberdudağı dilberkirpiği dirlik otu diş bademi diş hilali diş otu Diyarbakır karpuzu doğu kayını doğu lâdini doğu mazısı dolama otu dolma otu dolu börülcesi dombay eriği domuzağırşağı domuz ayrığı domuz ayrık otu domuz baklası domuzbıtırağı domuz dikeni domuz elması domuz eriği domuzkuyruğu domuz lahanası domuz marulu domuz otu domuz pancarı domuzpotulağı domuz soğanı domuz turpu domuz üzümü dor otu doru otu döven otu döymeç otu duduburnu dulaptal otu dulavrat otu dulkarıgömleği duman otu durak otu dut çöğürü duvar fesleğeni duvar sarmaşığı duvar sedefi düğün çiçeği düğün otu düğün yaprağı .

37 dülekkazı ebecik otu ebegümeci ebekulağı ebembulguru ebembükü ebem ekmeği ebemekşisi ebucehil karpuzu efek otu eğir kökü eğrelti otu eğrilcen otu ekin dudu ekmek ağacı ekmek ayvası eldaş üzümü elik yoncası elma çalısı emzik otu endirek ağacı enek memesi engerek otu ereğil otu erenler çiçeği ergan üzümü ergen perçemi erkeçsakalı Ermeni kimyonu esrar otu eşek baklası eşek baldıranı eşek çıtlığı eşek dikeni eşek elması eşek eriği eşek gevreği eşek gülü eşek helvası eşek hıyarı eşek inciri eşek kangalı eşek kengeri eşek kömürdeği eşek közlemesi eşekkulağı eşek lalesi eşek madımağı eşek marulu eşek maydanozu eşek memesi eşek navruzu eşek otu eşek papatyası eşektırnağı eşek turpu eşek yağırı eşek yoncası eşşekganağı et elması et mantarı et şeftalisi etteni eriği et üzümü evlek mantarı evlenme çiçeği evliya otu evren gülü eyilcan otu fare dikeni farekulağı fare otu Fatmasaçı fenerit üzümü Fenike portakalı fesçitarağı fesliğan üzümü fıçı otu fık otu fındık otu fırıldak çiçeği fıstık çamı fıtık otu fil elması filkulağı Finike ardıcı fink baklası Firavun inciri firfil ağacı fos mantarı Frenk asması Frenk biberi Frenk çileği Frenk elması Frenk inciri Frenk kimyonu Frenk lahanası Frenk maydanozu Frenk menekşesi .

38 Frenk patlıcanı Frenk üzümü Frenk yemişi gadın budu garan kulpu garayağı garğaburnu garğa kavunu garipler urganı gavun armudu gâvur baklası gâvur haşhaşı gâvur hıyarı gâvur pancarı gâvur soğanı gâvur tilkişeni gazelboynuzu gazel otu gazotu gebre otu gece gündüz çiçeği gece menekşesi gecesefası gelemir buğdayı gelinarmudu gelincikmancarı gelin çiçeği gelindili gelindüğmesi gelineli gelinelması gelinfeneri gelin gülü gelin güveyi elması gelin mantarı gelinmumu gelin otu gelinparmağı gelinsaçı gelinteli mantarı gelintırnağı gelinyanağı gelinyemişi genegerçek otu geren dikeni geren otu geyik dikeni geyikdili geyik elması geyik göbeği geyik mantarı geyik otu geyiksırtı geyik tuzu gez ağacı gıcıkdan otu gıcık hardalı gıcık otu gıral ağacı gıvışgan otu gızlar yağlığı gidişgen otu Ginko ağacı Girit kekiği Girit lâlesi Girit otu Girit şakayığı godıl elması golpezüğü gonyaşı govan sakızı göbek elması göbek mantarı göbek otu göğündürme lâlesi gölezeriği gölge bitkileri göl kestanesi göl soğanı gömeçeriği gönüldolabı götlek ormanı gövercin göksü gövercin topuğu gözlükotu gramofon çiçeği guga dikeni gugu çiçeği guguk lâlesi guli bacağı gübre mantarı gül armudu gülburcu tikeni gülburnu güldibi gülgülü gülgülüm gülhatmi gülyağı .

39 gün çiçeği gündüz gülü gündüzsefası güneştopu gün gülü günlük ağacı güşad otu güvem eriği güveyfeneri güyeği keküğü güyeğü otu güylek cevizi güz armudu güz çiğdemi güzelavrat otu güzelhatun çiçeği güzgülü hacılar otu Halep çamı halıdokuyan çiçeği halsaçağı halus otu hamzan kökü hançer çiçeği hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hanımyaması hardal otu Hasankeyf tütünü hasekiküpesi hasır otu hasret çiçeği hatunmemesi hatunparmağı hatuntuzluğu havaotu havıt otu havvaanaeli haylan kabağı helep şalgamı helvacı çöveni helvacı kabağı helvacı kökü Hicaz buğdayı hilal otu Hindistan cevizi Hint armudu Hint bademi Hint baklası Hint bezelyesi Hint biberi Hint çiçeği Hint darısı Hint fıstığı Hint fulü Hint hıyarı Hint hurması Hint inciri Hint kamışı Hint keneviri Hint kirazı Hint leylâğı Hint pamuğu Hint pirinci Hint portakalı Hint safranı Hint yağı ağacı hocalar yemişi hodayı armudu holis otu Hollanda kavağı horozbudağı horozcuk otu horoz fasulyesi horozgözü horoz gülü horoz ibiği horoz karası horozkursağı horoz mantarı humma otu hurma eriği hurma üzümü Isparta gülü ıtır çiçeği idris ağacı idris otu iğ ağacı iğnelik otu ikbal çiçeği ikbal otu iletir sakızı imparator lâlesi imparator mantarı imparator otu inabut çalısı inci çiçeği inci sümbülü .

40 inekbiciği inek emceği inek memesi insan otu ipek ağacı ipek çiçeği ipek fidanı ipek gülü ipek mantarı ipkesiği irülü ız armudu sa dikeni ishal otu stanbul kekiği stanbul lâlesi stanbul şalgamı stanbul üzümü it alici itboncuğu itboruğu itburnu it cumurdu iteriği itgülü itinciri ithıyarı itkabağı itkişnişi itkuyruğu itnanesi itsarımsağı itsineği itsoğanı it üzümü izōlu armudu Japon armudu Japon ayvası Japon elması Japon gülü Japon hurması Japon kaktüsü Japon sarmaşığı Japon şemsiyesi Japon üzümü kabakarmudu kabakulak mantarı kabakulak otu kabaldızdikeni kabarcıkotu Kâbe süpürgesi kadıbaşı kadıngöbeği kadınparmağı kadıntuzluğu kadı otu kadife çiçeği kafesotu kâfur ağacı kâğıt ağacı kâğıt dutu kağşak otu kahkaha çiçeği kamış otu kanarya çiçeği kanarya otu kanavcı otu kandamlası kandıra ağacı kandıra otu kan dikeni kandil çiçeği kandil otu kangal dikeni kanlıca mantarı kan otu kan portakalı kantar kabağı kantartopu kantorbası kanyaşı kapçık otu kaplan postu kaplıngaba keleği karabaş otu karaburcu karaca darısı karaca occanı Karacaoğlan mantarı Karagöl buğdayı karakoruğu karakulak mantarı Karaman kimyonu karamoru karamuk dikeni karanfil elması karanfil kökü karantı dikeni kar ardıcı kara yosunları .

41 kara yosunu karcık üzümü kar çiçeği kardeşkanı ağacı kar dikeni kargabardağı karga bostanı karga cevizi karga düleği karga ibiği karga keleği karga kozağı kargasabunu karga soğanı kargayüreği kargıdalı kargı kamışı karğayamşağı karıngeveni karıyaşı karpuz armudu kartal ağacı kartopu karulaotu kasık otu kasnak meşesi kaşık otu katırazığı katır çiçeği katır çiğdemi katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu katırtırnağı katran ağacı katran ardıcı katran çamı katranköpüğü katran otu katran yoncası kavak elması kavak inciri kav mantarı kavurt otu kayayağı kaya kekiği kaya koruğu kaya sarımsağı kaya sarmaşığı kaya üzümü kaya yarpuzu kaygana çiçeği kayık çiçeği kayındili kayın mantarı kaymak otu kaynanadili kaynanayumruğu kazankarası kazankulpu kazayağı Kazdağı köknarı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçi emceği keçi kirazı keçi kömüreni keçi mantarı keçi marulu keçimemesi keçisakalı keçisedefi keçi söğüdü keçi yemişi kediayağı kedicibiği kediçırnağı kedi dutu kedigözü kedikınası kedikulağı kedikuyruğu kedi nanesi kedi otu keditırnağı kefe kimyonu kefe lâlesi keklik çiğdemi keklikganağı keklikgözü keklik otu kek otu kelçiçeği kelebek çiçeği kelebek otu kelemli otu keler kuyruğu kelkız çiçeği .

42 Kemer patlıcanı kendir otu kendir palmiyesi kene ağacı kenebörülcesi kene otu kengi otu kepir yavşanı kermes meşesi kese çiçeği kestane kabağı keşirlik otu keşiş otu keşişyemez armudu ketengömleği Kıbrıs akasyası kılıç kekiği kılıç otu kılkirişi kıl otu kına ağacı kına çiçeği kıngıra otu kınnap otu kıral eğreltisi kırçkırç otu kırgın otu kır gülü Kırkağaç kavunu kırkbaş otu kırkboğum otu kırkkilit otu kırksinir otu kır lâlesi kırlangıç otu kır menekşesi kır sakızı kır soğanı kır yasemini kısamahmut otu kısmet ağacı kışgözü kızgüzeli kışla dikeni kış mantarı kıyık elması kızılcadişi kızılgöz dikeni kızlargöbeği kızlar yemişi kızmemesi kızyanağı kibrit otu kilim ucu kiraz elması kirez armudu kocabaşı koçkuyruğu koçlama mantarı koç mantarı koç otu koçtaşağı koğuş ağacı kokar otu koku ağacı kola ağacı kovan otu koyun baklası koyun çiçeği koyundibi koyunekmeği koyungöbeği koyungözü koyun mantarı koyun otu koyun yumağı kozak üzümü köçet elması kök boyası kökçiçeği kök enfiye kömürcü şıkığı kömüşciciği köpekayası köpekcevizi köpekdili köpek elması köpekgülü köpeklolosı köpekmantarı köpekmemesi köpek otu köpek sarımsağı köpek soğanı köpektaşağı köpek üzümü köpük elması köse buğdayı köse otu .

43 köse tahılı köstüköpeği köyağı köy mantarı köy otu kralkandili kudret narı kuduz otu kukas otu kulak mantarı kulak otu kulunc otu kumacı otu kumarmudu kum çavdarı kum eriği kum otu kumpir üzümü kum zambağı kurbağa gözü kurbağa otu kurbağa zehiri kurşun otu kurtayağı kurtbağı kurtbağrı kurtbaharı kurt baklası kurt böğürtleni kurtkulağı kurt mantarı kurt otu kurtpençesi kurt soğanı kurttırnağı kurt yatağı kuşağzı kuş alıcı kuşayağı kuş böyreği kuşburnu kuşçırlığı kuş çubuğu kuşdili kuşekmeği kuş elması kuşfesleği kuşgözü kuşkerdimesi kuş kirazı kuşkuş otu kuş mancarı kuşnarı kuş otu kuşübüğü kuş üzümü kuşyemi kuş yemişi kuşyüreği kuyu fındığı kuzgun armudu kuzgunkılıcı kuzgun otu kuzubaşı kuzuböpreği kuzudili kuzu gevreği kuzugöbeği kuzu kestanesi kuzu kişnişi kuzukulağı kuzukürkü kuzu mantarı kuzu otu kuzu pıtrağı kuzu sarmaşığı küllüce otu kül otu kültür bitkileri küpe çiçeği küp evleği kürdan otu küre çiçeği küstüm otu kütük mantarı lâle ağacı lapaza çiçeği lastik ağacı Latin çiçeği lavanta çiçeği lazotu leblebi çiçeği leylekayağı leylekburnu leylekgagası leylim otu leylim yaprağı lif kabağı limonelması .

44 limonnanesi limon otu livikeriği loğusa çiçeği loğusa otu loparmudu lörotu Lübnan sediri maasuselması Macar biberi Macar üzümü mağzinelması mahmude otu mahmur çiçeği mahmuz çiçeği mahrabaşı Malta eriği mandadili mandaeriği mandakulağı Manisa lâlesi mantar ağacı mantar meşesi mantı çiçeği maralotu margarit çiçeği marsıvan otu mart yemişi mastı çiçeği masura kamışı masusaelması maya ağacı maya çiçeği maya otu mayasıl otu mayıs çiçeği mayıs dikeni mayıs papatyası mazı meşesi mazı otu mekrikarmudu melek otu melendere ayvası menekşe gülü menekşe kökü menendiarmudu mera bitkileri mercan ağacı mercan çiçeği mercan otu mercanüzümü Meryemana asması Meryemana dikeni Meryemanaeldiveni Meryem otu mesir otu meşe burçu meşe çiçeği meşe mantarı mevzek otu meyan kökü meyhaneci otu meyve ağacı mezarlık otu mezarlık servisi mezarlık zambağı mığırıkarmudu mıhtepesi mıhtepesi mantarı mıkbaşı mısır anasonu mısır baklası mısır darısı Mısır fulü Mısır yasemini mısmıl ağacı mine çiçeği mine çiçeğigiller miskiçelması misk soğanı mis üzümü muhabbet çiçeği mum ağacı mum çiçeği mum palmiyesi mut üzümü mübarek dikeni mübarek otu mürdüm eriği nane çiçeği nanedalı nar armudu nar gülü nazar otu nazik elması nemnem otu nemse kimyonu nergis zambağı nevruz otu .

45 nezle otu ninemelması nişasta buğdayı norzeriği nuteşir soğanı nuzlaotu oğlakkarası oğlakkulağı oğlanelması oğlan otu oğul otu oltu otu orakeriği orman gülü ormangüzeli orman liforu orman ligarbası orman sarmaşığı Osmanlı lâlesi osurgangülü osuruk ağacı osuruk çiçeği ot çayı oteriği otkökü oturakfasulyesi ova nergisi oya çiçeği oymalı yaprak öd ağacı öğrek otu öğür otu ökse otu öksürük otu öksüz çiğdemi öksüzoğlan çiğdemi öküz baklası öksüz çiçeği öküzdili öküzgöbeği öküzgötü öküzgözü öküzkütüğü öküzpörçüğü öksüzoğlan ölmez otu ölü soğanı ömür çiçeği ömür otu öveyikbuğdayı öz dikeni palamut meşesi pamuklıyanotu pamuk otu pancar otu panzehir otu papazkülahı papaztakkesi parmak üzümü paryavşanı pas mantarı paşa ağacı paşaçadırı paşakılıcı patarık otu patiçi patlıcan çiçeği patlıcan inciri patpat otu pazıbaşı peçelması pelesenk ağacı peygamber ağacı peygamber buğdayı peygamber çiçeği peygamber dikeni peygamber üzümü peynir ağacı peynir otu pıtraklı otu pimpiri mantarı pipo çiçeği pirenyavşağı pire otu pisikcırnağı pisik otu pisiktaşağı pisiktetiği pisiktırnağı pisi pisi otu polen çiçeği porsuk ağacı porukluk çalısı pos mantarı potuotu poy otu puf mantarı pürpürüm mantarı renk otu .

46 saat çiçeği saat otu sabahyıldızı sabun ağacı sabunçiçeği sabun otu saçak mantarı safran çiçeği safran çiğdemi sahil çamı sakal otu sakar otu sakız ağacı sakız baklası sakız dikeni sakız enginarı sakız kabağı sakız otu sakızözü saksıgüzeli salep otu salkım ağacı salkım çiçeği salon çamı sancakotu sancı çubuğu sancı otu sapankıran otu sapot ağacı sapsız meşe saray çiçeği saray menekşesi sarıayak mantarı sarıgöbek elması sarıhızır elması sarımsak hardalı sarımsak otu sarımsak salebi saz otu sebuzek dikeni sedef otu selam otu semiz otu sepetçi kavağı sepetçi söğüdü serçedili serçe otu sergi üzümü sıcak otu sıçan dikeni sıçankulağı sıçanotu sığır baldıranı sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu sığır otu sığırödü sığırsoğanı sığırtikeni sıraca otu sırık domatesi sırık fasulyesi sıtma ağacı sıtma otu sıyırmadikeni siğil otu sihirbaz otu silindirçiçeği sinekmantarı sinir otu sirken otu sivri kökü soğan çiçeği soğan ufağı soğan uşağı soğlaç buğdayı solucan eğreltisi solucan otu somrukotu soya fasulyesi söbelen mantarı söhsökü su baldıranı suçiçeği sugerdimesi sugözü otu su gülü suibriği su kabağı su kamışı su karanfili su kazayağı su kerdemesi su kestanesi su keteni su lâlesi sulandık otu sulfata ağacı .

47 sultan börkü sultanküpesi sultan otu suluyoncası su mantarları su mercimeği su nanesi su nergisi suoku su rezenesi susakkabağı su sarımsağı suşeridi su teresi suyarpuzu su yoncası su yosunu su zambağı süğüt elması Süleyman otu süluğotu sümbül çiçeği süpürge çalısı süpürge darısı süpürge kamışı süpürge otu sürme mantarları süs biberi süs bitkisi süslühanım çiçeği süt ağacı süt otu şagrak mantarı şahtuğu şalgam armudu şal kabağı şamdarı Şam fıstığı Şam razakısı Şam üzümü şark çöveni şehmelik otu şeker ağacı şekerci boyası şekerci çöveni şeker fasulyesi şeker kamışı şeker pancarı şemsiye mantarı şemsiye otu şerbet boyası şerbetçi otu şevket otu şeytan elması şeytan keleği şeytankulağı şeytan otu şeytanpatlıcanı şeytansaçı şeytan şalgamı şeytanteresi şeytantırnağı şeytan yağı şeytan zeytini şifa otu şomalop armudu taç yaprağı tahdik otu tahta yemişi tarakdalı tarakdikeni tarak otu tarhana otu tarla çöveni tarla gülü tarla mantarı tarla sarmaşığı taşarmudu taş bademi taş kekiği taşkıran çiçeği taşkıran otu taşlıoğlu buğdayı taş mantarı taş nanesi taş piyamı taş sarımsağı tatarbaşı tatlı bayram tatlı elması tatlı su gelinciği taun otu tavşanağzı tavşanbaşı tavşanbıyığı tavşancıl otu tavşançakıldağı tavşan elması tavşanfasulyası .

48 tavşan kirazı tavşankulağı tavşanmemesi tavşan meyvesi tavşanpaçası tavşantopuğu tavukbacağı mantarı tavuk çiçeği tavuk mantarı tavuk otu tavukpençesi tavukyastığı taze fasulye teke dikeni tekelpancarı tekerelması tekesakalı teleme otu telgraf çiçeği tel pancarı temre otu teperotu tespih ağacı tespih otu tik ağacı tilki kişnişi tilkikuyruğu tilki üzümü titrekotu tokaloğlu tömbeki tütünü tongarelması topbaş üzümü topuk çayı topus dikeni torasaninciri Toros sediri tosbağa otu toskafa kavunu tosunburnu tozağacı toz mantarı Trabzon çayı Trabzon hurması tuluħ mantarı tulukarmudu turnaayağı turnadili turnagagası turp lahanası turp otu turunçotu tükürük otu türbe eriği Türk biberi Türk meşesi Türk otu türüz otu tütünbulkarı tüylü dalak otu ulu avrat otu Uludağ köknarı un mantarı urgiye çiçeği uyuz otu ülkerçiçeği ülker üzümü ürkeğen otu üzümcü eriği üzüm eriği üzümotu valay armudu venüsçarığı venüssaçı verem otu vezirsalkımı viks çiçeği yaban ağacı yaban armudu yaban asması yaban ayvası yaban baklası yabandarısı yaban defnesi yaban elması yaban enginarı yaban eriği yaban fesleğeni yaban gülü yaban havucu yaban inciri yaban kabağı yaban keteni yaban maydanozu yaban mersini yaban nanesi yaban pancarı yaban pazısı yaban pırasası .

49 yaban sarımsağı yaban sarmaşığı yaban sinamekisi yaban soğanı yaban sümbülü yaban teresi yaban turpu yaban yasemini yabru armudu yağ marulu yağmurbastığı yağ şalgamı Yahudi baklası Yahudi hurması yakı ağacı yakı otu yakı sakızı yalı otu Yalova misketi yamaneyisi yapışkan otu yarpaħ armudu yaprak mantarı yaraaçan otu yara otu yarkökü yavruağzı yavşan otu yayarmudu yayla çayı yayla çiçeği yayla gülü yaylagüzeli yayla kekiği yayla kestanesi yayla otu yayla sarımsağı yayla tütünü yayla yavşanı yayoħu yazı mantarı yazıpancarı yazkışgövdesi yedi damar otu yegenaşısı yelkovan otu yelmeşük otu yel otu yer çamı yerdutu yer elması yer fesleğeni yer fıstığı yergöbeği yer iğdesi yer incisi yerküpelisi yer mantarı yermeseri yer meşesi yer narı yer otu yer palamudu yer pelidi yer pırasası yersakızı yer sarmaşığı yer servisi yer somunu yer şakayığı yer yenidünyası yer yoncası yeryumurtası yılanbaklası yılanbıçağı yılanboncuğu yılanburçağı yılancücüğü yılan çiçeği yılan dikeni yılandili yılanekmeği yılan gülü yılan kökü yılankuyruğu yılan otu yılanpancarı yılanyastığı yıldız anasonu yıldız çiçeği yıldızkökü yıldız yasemini yoğurt çiçeği yoğurt otu yonuz eriği yuka ağacı yumak otu yumurta boyası yumurta mantarı .

3.50 yüksük otu yün otu zamk ağacı zamk akasyası zavzara kirezi zemberek otu zembil çiçeği zembil otu zencefil kökü zerdali dikeni zerdeli aşması zeytinüzümü zıngırdak otu zomzom eriği zulfa otu 3.1.1.2. Farsça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları aksışam aynısefa buyucan çarkıfelek demirhindi devriamber devramel hasmıhan < ‘aks-ı şām < ‘ayn-ı śafā’ < būy-ı cān < çark-ı felek < temr-i hindī < devr-i ‘anber < devr-i ‘amel < ħaśm-ı ħān hüsnüyusuf karnabahar mendilimelek sinameki < ĥusn-i Yūsuf < keremb-i bahār < mendil-i melek < sinā-i mekkī < şevket-i būstān < verd-i nār < zulf-i ‘arūs buhurumeryem < buħūr-ı Meryem mührüsüleyman < mühr-i Süleymān sümbül-ü Rūmî < sünbül-i Rūmį şevketibostan verdinar zülfaris .1.1. Arapça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları abuzambak < ebū-zanba 3.

isim sonra getirilir. bir sıfat ile bir isimden kurulan iki kelimelik tamlamadır (Ergin. isim unsuru ise bir isim veya isim vazifesi gören bir kelime grubu olur. 380). yabanî. Sıfatın anlam ve işlev bakımından kendi varlığını ortaya koyabilmesi için mutlaka bir adın önünde bulunması ve o adı nitelemesi veya belirtmesi gerekir (Korkmaz. acı. kızıl.51 3. eğri. sarı. kırmızı. SIFAT TAMLAMASI B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI 3. yardımcı. Sıfat tamlaması eksiz bir birleşmedir. En basit sıfat tamlaması. küçük. zehirli gibi çeşitli niteleme sıfartları kullanılmaktadır. yalancı. ekşi gibi tat bildiren sıfatlar. bozca. ala. 333). büyük. bir sıfat unsuru ile bir isim unsurunun meydana getirdikleri kelime grubudur. yani sıfat önce. mavi.2. Türkçe Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları Türkiye Türkçesinde çok geniş bir yeri olan sıfatlar.1. adlardan önce gelerek onları niteleyen. kara.1. acı ağaç acı badem acı bakla acı cehre acı ceviz acı çiğdem acı düğlek acı elma acı günek acı hıyar acıkabalak acı kara acı karpuz acı kavak acı kavruk acı kavun acı kayısı acı kiraz acı koruk acı kök acıkulak acı mantar acı marul acı meyan acı ot acı pelin acı piyan acı soğan acı tere acı tilkişen . Sıfat tamlamasında sıfat ismin başına gelir. asıl unsurdur. tüylü. Sıfat tamlaması.1. nasıl olduklarını gösteren veya çeşitli yönlerden belirten sözlerdir. mor. Tamlamanın sıfat unsuru bir sıfat veya sıfat olarak kullanılan kelime grubu. Her iki unsur da ek almadan doğrudan doğruya yan yana getirilir. Sıfat tamlaması biçiminde kurulan bitki adlarında en çok ak.2. tatlı. Sıfat unsuru. Sıfat tamlayan. beyaz. alaca. boz. isim unsurunu vasıflandırmak veya belirtmek için getirilir. yeşil gibi renk adları. isim tamlanan. sivri.

52 acı yavşan acı yonca adî ardıç adî papatya adî servi adî şebboy ağcabek ağdalak ağdirmit ağlayan çam ağlayangelin ağ mantarlar ağsüntere ağtop ağ yemşen ağ yonca akağaç ak alıç ak arpa akasma akbaba akbabaç akbacak akbadılcan akbakla ak baldır akbardak akbaş akbaşak akbaşlı akbıtırak akbörülce akbuğday akbulama akbulgar akburçak akbülgül akcabağ akçaağaç akçabardak akçabudak akça buğday akça elma akçakavak akça kesme akçalı akça mercimek akçavdar akçayazlık akçiçek akçöpleme akdarı akdene akdiken akdirmit akdut ak elma akfiğ akganak akgernaz akgevrek ak gök akguyruk ak gül ak güneyik ak hindiba akkanat akkavak akkayşak akkız akkozak akköse akkulak akkulut aklar ot akleyvaz akmandır ak mantar ak ot akova akpancar akparmak ak pas ak pelin akpusa ak sarmaşık ak sedef otu akser aksirke aksoğan aksöğüt aksulu aksünter aktaş aktavuk aktop aktopaç ak üzüm akyavşan .

53 akyazlık ak yıldız akzahran akzambak ala ayaş alabacak alabaş ala börülce alaca bakla alaca gök alaca kır alaca menekşe alaca ot alaca üzüm ala cehri alaçam alagöbek alagöz alakakaç alakoruk alamelek alaoğlak ala pakla ala pancar alasulu alatura alaz armut albadılcan algemre aliçehre alidede alim erik ali yonca al pehlivan altı kıran arpa altı köşe arpa altınbaş altınbaşak altıntop altı parmak alyanak al yonca Amerikan biber ağacı anahtar bitkiler Arapdede arcı ağaç arı saman arşın üzüm asılmışadam asma gabak aşağı bitkiler aşûra buğday ayaklı kekik aydede aydın buğday aydın göz aygır incir ayı köşk ayşekadın bakla soğan balaşlama balbardak balkadın ballıbaba ballı boynuz ballıdarı ballıkara balma üzüm baltabatak başlahana başlı ot bazitli mantarlar benekliköse benli belerce beşbıyık beşparmak beyaz çiriş beyaz çöpleme beyaz divlek beyaz harbak beyaz kamış beyaz kekik beyaz kızılcık beyaz mantar beyaz ot beyaz papatya beyaz püren beyaz salkım beyaz soğan biberli mantar bileşik meyve binkulaç birincivasıf bodurmahmut bodur ot boncuk fasulye boynuzlu dücük boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş .

54 boz ağaç boz armut bozbodur ot bozca ot boz darı boz elma bozik kenger bozkulak bozoğlan boz ot buğdaysı meyve buluti üzüm burmalı marıl bülçüklü sovan büyük kantaron büyük sarı can kesme çakırdiken çakmur buğday çalık kavak çarliston biber çatlaggara çıtır erik çıtnak kara çiçekli bitkiler çiçeksiz bitkiler çil pancar çil soğan çitili kavun çok yıllık çöti tiken dalfidan danadaşak danagöz daş kiraz dedebört delibadılcan deli batbat delibiber deliboynuz delibuğday delierik delikanlı delikara delikiraz deli lâle deli mantar deli maydanoz deli ot deli salep deli tütün deli yulaf delüce bakla demiryonca dıranı üzüm dikenli acı ot dikenli meyan dikenli mısır dikenli ot diplitura diri örtü dişbudak dişi çöven dişlek darı dogrukara dokuzbaşlı dokuzdonlu dokuztepeli dolaşık ot dolma biber dövülmüş avrat otu dözdömbelek duvaklı mantar düğmeli ot eğriboyun eğri kestane eğri yavşan ek kök ekli ot ekşi elma ekşi hamur ekşikara ekşi kiraz ekşikulak ekşi limon ekşimelek ekşioğlak ekşi ot ekşi yonca elâgöz emirali emirsultan engili buğday ergenkirez erkek ağaç erkek üzüm esmer su yosunları eterik etli meyve .

55 fatmaşal fındık biber gadın barmak gapcuħ fasille gara fatma garagavuk garaħan garaħat garalâle gara ot gelinkadın gıldikli yonca gılıf ceviz gocadarı gonca gül göğ baldırcan göğ erik göğsulu gök ala buğday gök bakla gökbaş gök börülce gökçe ağaç gökdedem gök diken gökgız göksulu gönü kavun göv sovan göybiber gülhatmi gülhatun gülibrişim gülnar gülnazik gülük üzüm gül üzüm gümüşdüğme gürüzüm güylek cevizi güzdede güzeloğlan güzlük buğday hafızali hacıbalbal hasbaldırcan hoşkuran hoşvaran hoşveren içlikız iğne yaprak iki çenekliler iki çenetliler inceniyar irikara kabaağaç kabatepek kadıbaş tiken kalıntı bitki kambak buğday kanlıpınar kapalı tohumlular karaağaç karaağır karaardıç kara asma karabacak karabadacık kara baldır karabaldırcan karabaş karabaşak karabaş kekik karabiber karaboğaz karabuğday karabulgar karabüzgül kara çörek karaca kovuk karaca ot karaçalı karaçam kara çavuş karaçayır karaçön kara derme kara diken karadut kara erik karagevrek kara göndürme karagöz karagülle karahindiba karahurma karahülün kara iskorçina karakabuk .

56 karakafes karakat kara kavak karakavruk karakavza karakayın karakazancık kara kekik kara keme karakılçık karakıllı karakovuk karakulak karalahana karamama karamanca kara mancar kara mantar kara mürver karanfilbaş tütün karaoğlan kara ot karaparmak karapazı karasergi karasirke kara şabla karatavuk karatombalak kara topalak karaturp kara üzüm karayandık kara yaprak kara yemiş kara yonca kargayürek kartallı eğrelti otu katağaç katmerli badem kayı soğan kayisi üzüm kedibaş kelbaş kelçiçek kelkaş kelleliot ketenköynek kılıçarpa kılkuyruk kıllı kozak kınalıparmak kırkboğum kırk budak kırk günlük kırkkanat kırkma kamış kırmızıbiber kırmızı gevrek kırmızı kantaron kırmızı kedi otu kırmızı kök kırmızı lahana kırmızı turp kısacamahmut kısacıkmahmut kıvırcık salata kıvrak buğday kıvrak darı kızhanım kızılağaç kızılbacak kızıl boya kızılburun kızılcırık kızılçam kızıldip kızıleğlim kızıl enik kızılgücük kızılkantaron kızıl kaytarma kızıl kök kızılot kızıl sarmaşık kızıl su yosunları kızılyaprak kirtik kiraz klimaks bitki koca ağaç koca bakla kocabaş koca buğday koca yemiş kokar ağaç kokar çaşır kokarganak kokar ot kokarzade .

57 kokceviz kokone buğday kokulu çayır otu kokulu kiraz kokulu narpis kokulu yonca kökelma kök karanfil köknar kökten çiçekli kömür tut körtiken köse buğday kösehalil kösesefer kud fasulya kumdarı kunduzağu kunduz buğday kuru fasulye kuruşakşak kurutakırdak kuşbudak kuşyürek küçük Hindistan cevizi küçük şalgam küllükara kütkütü kiraz lop incir malkadın maltepe mavi cincile mavi kantaron mavi lâdin miskicearmut mislibuğday morbaş morca süpürge mor çiçek mor dut mormenekşe mor salkım morşabla nebi dede on bir aylık otçam oymalı yaprak öksüzali öksüzoğlan ölmez çiçek parlak mantar perpertiken pırpılkavak piçgül piçkiren ruderal bitki saçak darı sağırkulak salkım başak salkım söğüt saplıcatinton saplı mantar saplı meşe saplıtinton sapsız meşe sarıbaş sarıcaerik sarı centiyan sarı çalı sarı çam sarı çiçek sarıçiğdem sarı çiriş sarı çubuk sarı diken sarı erik sarıfiğ sarı kantaron sarı kavak sarıkılçık sarıkoğuk sarı kokulu sarıkök sarı mantar sarımantı sarı mercimek sarı ot sarıoturak fasulye sarıpapatya sarıparmak sarıpatlıcan sarısabır sarısalkım sarı süsen sarı sütleğen sarı şebboy sarıtoppas sarıyazlık sarı yemiş .

58 sarı zambak semizebe semiz kabak sıksarı sırımağu sıyırma pakla sidikli meşe sinirli ot sivri biber sivri kekik siyah kimyon siyah ot siyah tirmit suluca armut sulucagümbet suluzırtlak südlüsarı sütlübiyan sütlü kengel sütlü ot şamakı tut şamdarı şatır arpa tallı bitkiler tatlıgöbek tatlı kenger tatlı kök tatlı limon tatlı ravent taze fasulye tekçekirdek tek çenekliler teknegöt telgömlek telot tergömlek terskulak tıbbî papatya tırtlıeşki titrek kavak tohumlu bitkiler tokalı dücük tok buğday tokmaküzüm topbaş toppancar topuklutiken tüylübaba tüylübarak tüylü boya tüylüceyumru tüylü çay tüylü dalak otu tüylü kanak tüylü meşe tüylütombalak tüylütoparlak uçkulak ulamayonca uzunalma uzunsap üçgül yabanbacı yabanî akdiken yabanî bezelye yabanî biber yabanî ceviz yabanî elma yabanî enginar yabanî erik yabanî hardal yabanî hindiba yabanî ıspanak yabanî incir yabanî kavun yabanî kereviz yabanî kimyon yabanî kiraz yabanî kuşkonmaz yabanî lahana yabanî mantar yabanî marul yabanî menekşe yabanî mercanköşk yabanî mersin yabanî pancar yabanî pırasa yabanî sarımsak yabanî sedef otu yabanî sinameki yabanî tere yabanî tirfil yabanî turp yabanî tütün yabanî üzüm yağlı dürülü yağlıısırgan yağlımancar yağlı ot .

2. Arapça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları abdülleziz < ĥabbu‘l-leźīź 3.2.2. Farsça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları amberbu çeşmezen hezaren hıyarşembe navruz perdeben şebboy < amber-būy < çaşma-zan < hezār-reng < ħiyār-çenber < nev-rūz < perde-bend < şeb-būy < şeft-ālū < şems-āver < zer-āvend < zerd-ālū < zerde-çāv < zerrīn-gede şeftali şemsaver zeravent zerdali zerdeçal zerringade .1.59 yalancı akasya yalancı biber yalancı çiriş yalancı eğir yalancı havacıva yalancı ısırgan yalancıkeçi yalancı kenevir yalancı lavanta çiçeği yalancı öd ağacı yalancı porsuk bitkisi yalancı portakal ağacı yalancı safran yalancı sümbül yalancı tespih ağacı yapraklı kara yosunları yarma şeftali yavrubaş yazılı incir yazlık buğday yedideli yenibahar yenidünya yeşilbiber yeşil soğan yoksul buğday yongöbek yumrukara yüsüfefendi zehirli çiğdem zehirli mantar zeytinsi meyve 3.3.1.

Adlardan önce gelen sıfat-fiiller birer sıfat görevi yüklendikleri hâlde. iyelik ve ad çekim ekleri ile genişletilmiş olanları ad görevindedir (Korkmaz. -An Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları acı kokan akçalıbasan alma erdiren ayıboğan bacakkıran bağboğan bağbozan baklakıran balıkkıran balık öldüren belbağlıyan beslek kaçıran boğaz alan bostanbozan böcekkapan cırtatan çakalboğan çalıbasan çanakçatlatan çanakkıran çarıkkesen çobançökerten çobankaldıran çömlekçatlatan demirbozan demirdelen destebasan destebozan desteçürüten deveçökerten dilburan dilkanatan dilkiboğan eldüren elkoğan elkurtaran erkurtaran eryeten evcikıran gecebiten gelinboğan gelingüldüren göçkovan göktenyağan gübür kaldıran günebakan günetapan hamur kesen hapkesen haptutan hoşvaran hoşveren itboğan kalegezen kanburuyan kankurutan kaplanboğan . 3. Sıfat-fiillerde hareket ifadesinden başka zaman ifadesi de vardır (Ergin. nesnelerin hareket vasıflarını karşılayan fiil şekilleridir.3.1. SIFAT-F L GRUBU B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI Sıfat-fiiller.1. Bu kelime grubunda sıfat-fiil eki sonda bulunur.60 3. bunların kendinden sonraki ada bağlı olmadan yalın durumda bulunanları veya çokluk. sıfat-fiile bağlı unsurlar ise önce gelir. bir sıfat-fiil ve ona bağlı unsurlardan oluşan kelime grubudur.1. 910).3. Sıfat-fiil grubu. Hareket vasıflarını belirtmek suretiyle nesneleri karşıladıklarına göre. 333). nesne karşılayan kelimeler olarak sıfat-fiiller anlam bakımından isim cinsinden kelimeler arasına girer.

-DI Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları akberdi beybeğendi bulgarsıktı dalasıçtı dalbastı gündoğdu gündöndü kuzukemirdi paşabeğendi 3.1.1.61 kardelen kargabüken kargadelen karıgezdiren kayışkıran kazandelen kendi biten kocadepen komşugezen kotankıran koyunkıran köle doyuran kurtboğan kuzukıran küpdüşen küpkıran namazbozan orakgıran sabankıran sakalçürüten sakalıslayan serpenekıran silisseven sinekkapan sinekkıran sinektutan tüylütapan uçkurutan yerebakan yerebatan yeregeçen yerekaçan yeryaran 3.3. -gAn Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları bozbağırgan sütleğen 3.3. -mAz Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları çalıbasmaz hüryemez kuşkonmaz yabanî kuşkonmaz 3.2.3.1.1.5.3. –miş Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları kazık yemiş .4.3.

4. Yakın Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Yakın anlamlı tekrarlardan oluşan bitki adları altı tanedir.4.4.1. Bu tür bitki adları. kişkiş. Tekrarların başlıca üç fonksiyonu vardır: Kuvvetlendirme. Yansıma seslerden oluşmuş aynen tekrarlar şunlardır: “cırt cırt. şakşak. pürüpürü. tömtöm”. gıli gıli. çığçığ. sıfatlar. çakçak. mirtmirt. vıccı vıccı”. hırhır. Bunlardan allıballı ve analı kızlı kelimeleri +lı…+lı ekiyle kurulmuştur: .1. çokluk ve devamlılık (Ergin. Türkçede hemen hemen her çeşit kelimeden tekrar yapılabilir. 3. Aynen Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Aynen tekrarlar. Fakat tekrara en elverişli kelime çeşitleri isimler. kırt kırt. kılkıl. zarflardır. gilgil. güvegüve. Bunların dışında kalan aynen tekrarlar ise bir ismin yinelenmesi yoluyla oluşmuştur: “aşıaşı. yansıma seslerin tekrarlanması ya da aynı ismin iki kez bir araya gelmesi yoluyla oluşmuştur. pıtpıt.1.1. aşıaşı cırt cırt çakçak çığçığ çibiçibi çömçöm denden divdiv fışfış gıcıgıcı gıli gıli gilgil güvegüve hılhıl hırhır kılkıl kırt kırt kişkiş mirtmirt nemnem pıtpıt pürüpürü şakşak vıccı vıccı tömtöm 3.2. divdiv. çibiçibi. 377). gıcıgıcı. çömçöm. TEKRAR GRUBU B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI Tekrarlar aynı cinsten iki kelimenin arka arkaya getirilmesiyle meydana gelen kelime gruplarıdır. nemnem. fışfış. hılhıl. bir kelimenin ya da yansıma sesin art arda sıralanmasıyla oluşmuş kelime gruplarıdır. denden.62 3.

4. tıktıkı” ilk üç sesin tekrarlanması yoluyla oluşmuştur. Pekiştirmeli Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Anlamı bir başka ek veya kelimeyle güçlendirilmiş olan tekrarlara pekiştirmeli tekrarlar denir.63 allıballı analı kızlı dildamak dildoku evrümçevrüm patküt 3.3. “saba” ve “bici” kelimeleri anlamsızdır.4. patpatik. “talaşmalaş” örneğinde ise ikinci kelimenin başına “m” sesi getirilerek pekiştirme yapılmıştır.1. Zıt Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Zıt anlamlı tekrarlardan oluşan bitki adları sadece bir tanedir: akşam sabah 3.4. Pekiştirmeli tekrarlardan “kabasaba” ve “cicibici” örneklerinde “kaba” ve “cici” kelimeleri anlamlı.1. şakşakı. kabasaba cicibici patpatanak patpatik şakşakı talaşmalaş tıktıkı . Pekiştirmeli tekrarlarla kurulan bitki adlarından “patpatanak.

adıyaman aşıkara bağrıbütün bağrıkara boynuburuk boynubükük burnukızıl dibikara dibikıllı diliçıkık dilidüdük elibayır hamı tatlı içikızıl karnıkara sapısarı sapıuzun yanıkara yanıkızıl . 392).1. sıfat olarak kullanılabilecek niteliktedir.5. SNAT GRUBU B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI snat grubu. snat edilen unsur isnat olunandan.64 3. Bu grup. Kendisine isnat edilen unsur yalın hâlde veya teklik üçüncü şahıs iyelik eki almış olarak bulunur (Ergin. biri diğerine isnat edilen iki isim unsurunun meydana getirdiği kelime grubudur. kendisine isnat edilenden sonra gelir.

bir hareketi. titregızım.6. dağdel demal dönbaba kançal titregızım unutmabeni < dağ del < dem al < dön baba < kan çal < titre kızım < unutma beni . 398). bir olayı tam olarak bir hüküm hâlinde ifade eden kelime grubudur. bir duyguyu.1.65 3. ki Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları Her iki kelimesi de emir biçiminde olan bitki adları. hüküm ifade etmektir (Ergin. şahıs emir kipiyle kurulmuştur.1. “unutmabeni” örneği olumsuzluk eki almıştır. emir anlamının birinci ya da ikinci kelimede bulunması bakımından iki şekilde ele alınabilir. diğer bitki adlarında olumsuzluk eki bulunmamaktadır. CÜMLE B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI Cümle. "gezgez” örneğinde ise her iki kelime de aynıdır: alyud durdabak gezgez kalkgit vargit < al yut < dur da bak < gez gez < kalk git < var git 3. Bunlardan “dönbaba. unutmabeni” örneklerinde emir anlamı birinci kelimede. Sadece “durdabak” örneğinde iki kelimenin arasına “da” bağlacı girmiştir.1.2. “dağdel.6. Cümle biçiminde kurulan bitki adlarını birkaç başlık altında sınıflandırabiliriz: 3. demal. bir düşünceyi. Cümlenin temel fonksiyonu.6. Bir Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları Yalnızca bir kelimesi emir biçiminde olan bitki adları.1. teklik 2. kançal” örneklerinde ise ikinci kelimede bulunmaktadır.

1.1.66 3.3.6.6.4. Fiil + Fiil ile Kurulan Bitki Adları alyud durçalak durdabak gezgez kalkgit vargit < al yut < dur çalalım < dur da bak < gez gez < kalk git < var git . sim + Fiil ile Kurulan Bitki Adları dağdel demal eysebak gödüredi < dağ del < dem al < iyi ise bak < gök türedi eltieltiyeküstü < elti eltiye küstü 3.

1. nsan hayatının evreleri ile ilgili bitki adları nsana özgü . Cinsiyet belirten bitki adları 6. nsanlar. KAVRAM BAKIMINDAN B RLEŞ K B TK ADLARININ KURULUŞU 3. yaşamak için bitkileri tanımak ve çeşitli sahalarda kullanmak zorundaydı. felsefesini. Duygularla ilgili bitki adları 9. Bitkileri insanlar adlandırır. Türkler bitkileri adlandırırken onlara kendilerinden birçok özellik katmışlar. hayatlarını avcılıkla sürdüren ilk insanlardan bu yana herkes için önemli bir geçim kaynağı olmuştur. Beceriyle ilgili bitki adları 4. Evlilikle ilgili bitki adları 10. düşünce ve hayallerini ortaya koyar. duygu. doğayla iç içe olan ve somut anlatıma dayanan bir dildir. Bu nedenle bitki adlarında insana özgü niteliklerin geniş yer tuttuğu görülür. yetişme ve kullanım alanını da dikkate alarak isimlendirme yoluna gitmişlerdir (Duran. en iyi tanınması gereken bitkilere insana özgü vasıfların yüklenmesi gayet doğaldır. biçimi. Aile durumuyla ilgili bitki adları 2. Akrabalık adlarıyla kurulan bitki adları 3. Din ve inançla ilgili bitki adları 7.2. NSANA ÖZGÜ ÖZELL KLERLE KURULAN B TK ADLARI Bitkiler. Bitkilerin adlandırılmasında her millet kendi bakış açısını. nsanın fiziki yapısıyla ilgili bitki adları 11. Dinî ve edebî şahsiyetlerle ilgili bitki adları 8. Bu sebeple.2. duygu ve düşünce dünyalarının yanı sıra. Türkçe. bitkinin rengi. 223-229). hayata bakış açıları.67 3. hayat tarzını. Boy ve millet adlarıyla kurulan bitki adları 5. özelliklerle kurulan bitki adlarını şu başlıklar altında tasnif edebiliriz: 1.

dede. hem sıfat.68 12. Kişi adlarıyla kurulan bitki adları 14.1. Bunlardan en çok kullanılanı “dede” kelimesidir. öksüzali öksüz çiğdemi öksüzoğlan öksüzoğlan çiğdemi piçgül piçkiren 3. Akrabalık adlarıyla kurulan bitki adlarından bazıları sıfat tamlaması.1. diğer örnekler tür adlarıyla kurulmuştur. kız” kelimeleridir. Akrabalık Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerde kullanılan akrabalık adları “ana. anababa kokusu. Aile Durumuyla lgili Bitki Adları Aile durumuyla ilgili olan bitki adları “öksüz” ve “piç” kelimeleriyle kurulmuştur. Aile durumuyla ilgili olarak tespit edilen altı adet bitkiden sadece bir tanesi (öksüzali) özel isim almıştır. Bazılarında ise iki akrabalık adı birlikte kullanılmıştır: “anababa kekiği. Maddî durumla ilgili bitki adları 15. Farsça piç kelimesi ise bitkilerde şu anlamlara gelmektedir: a) Aşılı olmayan. analı kızlı”.2. Alidede anababa kekiği anababa kokusu analı kızlı aydede baba inciri ballıbaba dedebört dededeğneği dede gülü dedemsakalı dedesakalı dedesakalı mantarı dönbaba gökdedem . nine. hem tamlayan. Meslek ve çalışmayla ilgili bitki adları 16.2. Bunlardan sadece bir tanesi (dönbaba) cümle biçiminde kurulmuştur. 1605). hem de tamlanan olarak kullanılabilmektedir. yeğen. b) Bir ana bitkinin çevresinde yeniden beliren sürgün ve filizler (TS. bacı. Unvan belirten bitki adları 3. Ayrıca “Alidede” bitkisinde özel isim kullanılmışken. nsanın karakteriyle ilgili bitki adları 13. Akrabalık adı hem isim. bazıları da isim tamlaması biçimindedir. baba.2. Öksüz kelimesi Türkçede “annesi olmayan” anlamındadır. kardeş.1.

Amerikan. bazen sıfat. Frenk. bazen isim tamlamalarının tamlayanı görevindedir. Latin. Arnavut. Boşnak. Boy ve Millet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitki isimlerindeki boy ve millet adlarını “Alman. Ayrıca “Latin” ve “Osmanlı” kelimeleri geçmişte yaşamış kavimlerin adı olup. bitkilerin yurdunu göstermektedir. diğerleri günümüz kavimlerine verilen isimlerdir. Bunlar.2. Avşar. diğerleri ise isim tamlaması biçimindedir.1. Macar. Beceriyle lgili Bitki Adları sakar otu 3. Alman papatyası Amerikan armudu Amerikan biber ağacı Arapdede Arap elması Arap mantarı Arap otu arapsaçı arapsiki Arap sümbülü Arap şalgamı araptaşağı Arap topalağı Arap yasemini Arnavut biberi Arnavut darısı Avşar otu Boşnak eriği Ermeni kimyonu Frenk asması Frenk biberi Frenk çileği Frenk elması Frenk inciri Frenk kimyonu Frenk lahanası Frenk maydanozu Frenk menekşesi Frenk patlıcanı Frenk üzümü Frenk yemişi Japon armudu Japon ayvası Japon elması Japon gülü Japon hurması Japon kaktüsü Japon sarmaşığı Japon şemsiyesi Japon üzümü Latin çiçeği Macar biberi .4.1. Japon.2. Bunlardan “Avşar” kelimesi bir boy adıdır. Arap. Boy ve millet adları. Ermeni. Amerikan biber ağacı ve Arapdede bitkileri sıfat tamlaması.3. Türk” kelimeleri oluşturmaktadır.69 güzdede kardeşkanı ağacı kaynanacık kaynanadili kaynanayumruğu ninemelması tüylübaba yabanbacı yeğenaşısı 3. Osmanlı. Diğerleri ise birer millet adıdır.

hatun. oğul. “er. Bunlardan “kız. karı. evliya. erkek.1. gâvur. hacı. hanım. namaz”. karı. er. oğul. kutsal mekân özelliği taşıyan “türbe”. akçakızı ak kadın parmağı akkız aloğlu avrat otu ayşekadın balkadın bozoğlan dövülmüş avrat otu dulavrat otu dulkarıgömleği erkek ağaç erkek üzüm erkurtaran gülhatun kadınparmak kadınbudu güzelavrat otu güzelhatun çiçeği güzeloğlan hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hanımyaması hatunmemesi hatunparmağı hatuntuzluğu içlikız kadıngöbeği kadınparmağı kadıntuzluğu karaoğlan karıgezdiren karıyaşı kızhanım kızlargöbeği kızlar yağlığı kızlar yemişi kızmemesi kızyanağı oğlanelması oğlan otu oğul otu süslühanım çiçeği titrekızım uluavrat otu 3. sıfat ve isim tamlamaları içerisinde bulunarak hem tamlayan. hanım. avrat. Bunlardan ibadetle ilgili olanlar “abdest.5.6. kadın. oğlan”. keşiş. Cinsiyet Belirten Bitki Adları Bitki adlarında kullanılan cinsiyetle ilgili kelimeler şunlardır: “kız.70 Macar üzümü Osmanlı lâlesi Türk biberi Türk meşesi Türk otu 3.2. erkek. avrat. hoca. hem de tamlanan görevinde kullanılabilmektedir. hatun” bayanlara özgü. papaz. . Din ve nançla lgili Bitki Adları Din ve inancın etkisi her alanda olduğu gibi. bitki adlarında da kendini göstermektedir. Cinsiyet belirten bu kelimeler. oğlan” ise erkeklere özgü cinsiyet belirten kelimelerdir.2. dinî kimlik ve mensubiyet belirtenler “Bektaşî. kadın.1.

Hızır) Kur’an’da geçmektedir. Din ile ilgili şahsiyetlerin isimleri (Davut. Bunlardan “Havva” ve “Meryem” kadın. hasret. peygamber” kelimeleri slâmiyet ile. Müslüman olmayanlara verilen genel bir addır.1. “Karacaoğlan” ise bir halk şairi olup. Havva. Bunlardan “ağlamak” genellikle üzüntünün. türbe. namaz. Ebucehil. 17. sa. evliya. hacı. buhurumeryem Davut yaprağı Ebucehil karpuzu Havvaanaeli sa dikeni Karacaoğlan mantarı Meryemana asması Meryemana dikeni Meryemanaeldiveni Meryem otu mührüsüleyman sarıhızır elması 3.2. hoca.2. “Yahudi” kelimesi Yahudilik ile. kahkaha. bazen de . Hızır” erkek şahsiyetlerdir. sa. gebr’den gelme olup. abdestbozan otu Bektaşî üzümü evliya otu gâvur baklası gâvur haşhaşı gâvur hıyarı gâvur pancarı gâvur soğanı gâvur tilkişeni hacıbalbal hacılar otu hocalar yemişi keşiş otu keşişyemez armudu namazbozan papazkülahı papaztakkesi peygamber ağacı peygamber buğdayı peygamber çiçeği peygamber dikeni peygamber üzümü türbe eriği Yahudi baklası Yahudi hurması 3. “Davut. “gâvur” kelimesi ise Ar. cefa.1. Ayrıca “abdest. “keşiş. Süleyman. Ebucehil. Meryem.71 peygamber” kelimeleridir. Bektaşî. Süleyman. Duygularla lgili Bitki Adları Duygularla ilgili olan bitki adlarını “ağlamak. papaz” kelimeleri Hristiyanlık ile ilgilidir. Dinî ve Edebî Şahsiyetlerle lgili Bitki Adları Bu tür bitki adları dine ya da edebiyata mal olmuş kimselerin isimleriyle kurulmuştur. muhabbet” kelimeleri oluşturmaktadır.8.7. kāfir veya Far. yüzyıl Anadolu Türk Edebiyatının önde gelen temsilcilerindendir.

Bunlardan “cüce. cücekız kelbaş kelçiçeği kelçiçek kelkız çiçeği köse buğday . “kahkaha” mutluluğu. “dul” medeni durumla. “sağır” işitmeyle ilgili bir kavramdır. “hasret” özlem duygusunu. Evlilikle lgili Bitki Adları Bitki adlarında geçen evlilik ile ilgili kavramlar “gelin.1. Bunlardan “gelin. güvey” eşlerle.2. sağır”. köse.9. dulaptal otu dulavrat otu dulkarıgömleği evlenme çiçeği gelinarmudu gelinboğan gelin çiçeği gelindili gelindüğmesi gelineli gelinelması gelinfeneri gelingüldüren gelin gülü gelin güveyi elması gelinkadın gelin mantarı gelinmumu gelin otu gelinparmağı gelinsaçı gelinteli mantarı gelintırnağı gelinyanağı gelinyemişi güveyfeneri güvey kekiği güvey otu 3. kel. kel. güvey. evlenme” kelimeleridir. kelçiçeği.1. “evlenme” kelimesi ise evlilikle ilgili bir kavramdır. ağlayan çam ağlayangelin cefa çiçeği hasret çiçeği kahkaha çiçeği muhabbet çiçeği 3. köse buğdayı ile köse tahılı aynı anlamlara gelmektedir.10. “cefa” sıkıntıyı. köse buğdayı ve köse tahılı isim tamlaması. “muhabbet” sevgiyi ve yarenliği anlatır. kelçiçek ve köse buğday sıfat tamlaması biçimindedir. Bu bitkilerden kelçiçeği ile kelçiçek ve köse buğday.72 sevincin yol açtığı durumu. köse” kişinin görünümüyle. dul. nsanın Fiziki Yapısıyla lgili Bitki Adları nsanın fiziki ve biyolojik özellikleri ile kurulmuş bitki adlarını oluşturan kelimeler şunlardır: “cüce.2.

Fatma.11. nsan Hayatının Evreleri ile lgili Bitki Adları çocuk nefesi delikanlı 3.2. nsanın Karakteriyle lgili Bitki Adları nsanın karakterini yansıtan bitki adlarını “yalancı” kelimesi oluşturmaktadır.1. Bunlardan “Ali. Meryem.12. Yusuf” erkek adları. Ayşe.73 köse buğdayı kösehalil köse otu kösesefer köse tahılı sağırkulak 3. Süleyman ve Yusuf”. Mahmut. Nebi. Mahmut.1. dris.13. yalancı akasya yalancı biber yalancı çiriş yalancı eğir yalancı havacıva yalancı ısırgan yalancıkeçi yalancı kenevir yalancı lavanta çiçeği yalancı öd ağacı yalancı porsuk bitkisi yalancı portakal ağacı yalancı safran yalancı sümbül yalancı tespih ağacı 3.2. Kişi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitki adlarında kullanılan kişi adları şu isimlerden oluşmaktadır: “Ali. Fatma. dris. “Ayşe. Nebi. Süleyman.2. Meryem” ise bayan adlarıdır.1. Alibey buğdayı Alidede Aliöksüz ayşekadın bodurmahmut buhurumeryem fatmasaçı karafatma hafızali hüsnüyusuf dris ağacı dris otu kısacamahmut (kısacıkmahmut) kısamahmut otu Nebi dede Süleyman otu Yusufefendi .

2. şerbetçi. “emir. efendi”. imparator. hem erkeklere. şerbetçi. şah. değirmenci.14. çoban.1. özel yetenek gerektirenler “çalgıcı. Bu kelimeler isim ve sıfat tamlamalarında kimi zaman tamlayan. paşa. sultan. avcı. Bunlardan “sultan” hem bayanlara.16. pehlivan. “bey. imparator. sepetçi. Unvan Belirten Bitki Adları Bitki adlarında kullanılan unvanlar şunlardır: “bey. vezir.1. al pehlivan asker borusu asker gülü avcı üzümü çalgıcı otu çobançantası çobançırası çobançökerten çobandeğneği çobandüdüğü çobanekmeği çoban elması çobankaşığı çobaniğnesi çobankaldıran çoban kösteği çobanpüskülü çobanpüskülügiller çobansüzgeci çobantakkesi çobantarağı çobantuzluğu çoban üzümü değirmenci üzümü kömürcü şıkığı sepetçi kavağı sepetçi söğüdü sihirbaz otu şerbetçi otu üzümcü eriği 3. sihirbaz” kelimeleridir. kadı. kral. kömürcü. vezir” yönetimle ilgili. kömürcü. çalgıcı. paşa.2. emir. kadı. değirmenci. sihirbaz.2. çoban. üzümcü”. Maddî Durumla lgili Bitki Adları yoksul buğday 3. sepetçi. işe dayananlar “avcı. asker. Alibey buğdayı bey armudu beybeğendi beyböreği beyzambağı emirali emirsultan imparator lâlesi imparator mantarı . pehlivan. Meslek ve Çalışmayla lgili Bitki Adları Bitki adlarında yer alan meslek ve çalışma ile ilgili kavramlar şunlardır: “asker. efendi” ise sosyal statülerle ilgili unvanlardır. diğerleri ise sadece erkeklere özgü unvanlardır. üzümcü”. kral. Bunlardan harekete. şah.1. sultan.15. kimi zaman tamlanan olarak kullanılabilmektedir.74 3.

75 imparator otu kadıbaş diken kadıbaşı kadı otu kralkandili paşa ağacı paşabeğendi paşaçadırı paşakılıcı sultanküpesi sultan otu şahtuğu şehduran şehmelik otu vezir salkımı Yusufefendi .

bitkileri adlandırmakta çeşitli hayvan isimlerini kullanmışlardır. Hayvanların da besin kaynağının bitkiler olması sebebiyle. Hayvan adlarıyla kurulan bitki adlarını şu başlıklar altında inceleyebiliriz: 1. Hayvan Adı + Bitki Adıyla Kurulanlar Bunlar. HAYVAN ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI nsanlar yerleşik hayata geçtikten sonra hayvanları evcilleştirmeye başlamışlardır. it.76 3.2. onları kendi yaşam alanlarına dâhil etmişlerdir. deve.2. çinde Hayvan Adı Geçenler 3. Birlikte yaşadıkları hayvanlara çeşitli adlar verip. Sadece Hayvan Adıyla Kurulanlar 4. Hayvan Adı + Organ Adıyla Kurulanlar 3. diğerleri ise belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Hayvan adları bitkilerin adlandırılmasında önemli ölçüde yer tutmaktadır. Bu bitki adlarından sadece kartallı eğrelti otu ve kunduz buğday sıfat tamlaması. kuş. Hayvan Adı + Bitki Adıyla Kurulanlar 2. Bitkilerin adlandırılmasında en çok ayı. arı çiçeği arı gülü arı otu at baklası at dikeni at elması at kestanesi at yoncası ayı ardıcı ayı asması ayı baldıranı ayı çiğdemi ayı çileği ayı elması ayı eriği ayı fındığı ayı fıstığı ayı gülü ayı mantarı ayı otu ayı soğanı ayı şalgamı ayı üzümü ayı yemişi balık otu balık sütleğeni boğa dikeni buzağı otu camus baklası ceylan çiçeği . eşek. kurt. domuz.2.1. tavşan gibi hayvan adları kullanılmaktadır.2. bir hayvan adı ve bir bitki adının yan yana gelmesiyle kurulmuş olan birleşik kelimelerdir.

77 çakal armudu çakal çiğdemi çakal eriği çakal otu danabaklası danakıran otu deve dikeni deve elması devegülü develik otu deve mercimeği deveturpu domuz ayrığı domuz ayrık otu domuz baklası domuzbıtırağı domuz dikeni domuz elması domuz eriği domuz lahanası domuz marulu domuz otu domuz pancarı domuz soğanı domuz turpu domuz üzümü eşek baklası eşek baldıranı eşek çıtlığı eşek dikeni eşek elması eşek eriği eşek gülü eşek hıyarı eşek inciri eşek kengeri eşek kömürdeği eşek lalesi eşek madımağı eşek marulu eşek maydanozu eşek otu eşek papatyası eşek turpu eşek yoncası fare dikeni fare otu fil elması filkulağı geyik dikeni geyik elması geyik mantarı geyik otu horozcuk otu horoz fasulyesi horoz gülü horoz mantarı italıcı iteriği itgülü itinciri ithıyarı itkabağı itkişnişi itnanesi itsarımsağı itsoğanı it üzümü kanarya çiçeği kanarya otu kaplumbağa keleği karga cevizi karga düleği karga keleği karga kozağı kargasabunu karga soğanı kartal ağacı kartallı eğrelti otu katır çiçeği katır çiğdemi keçi kirazı keçi kömüreni keçi mantarı keçi marulu keçi söğüdü keçi yemişi kedi dutu kedi nanesi kedi otu keklik çiğdemi keklik otu koç mantarı koç otu koyun baklası koyun çiçeği koyun mantarı koyun otu köpekcevizi .

Hayvan Adı + Organ Adıyla Kurulanlar Bu tür bitki adları bir hayvan ismi ve bir organ isminin bir araya gelmesiyle kurulmuş olup. Bunlardan danadaşak.78 köpek elması köpekgülü köpekmantarı köpek otu köpek sarımsağı köpek soğanı köpek üzümü kunduz buğday kurbağa otu kurt baklası kurt böğürtleni kurt mantarı kurt otu kurt soğanı kuş alıcı kuş elması kuş kirazı kuş mancarı kuşnarı kuş otu kuş üzümü kuşyemi kuş yemişi kuzgun armudu kuzgun otu kuzu kestanesi kuzu mantarı kuzu otu kuzu sarmaşığı pire otu pisik otu serçe otu sıçan dikeni sıçanotu sığır baldıranı sığırdikeni sığır otu sığırsoğanı sinekmantarı solucan eğreltisi solucan otu tavşancıl otu tavşan elması tavşanfasulyesi tavşan kirazı tavşan meyvesi tavuk çiçeği tavuk mantarı tavuk otu tosbağa otu yılanbaklası yılanburçağı yılan çiçeği yılan dikeni yılan gülü yılan otu yılanpancarı 3. genellikle iki kelimeden oluşmaktadır. Yalnızca “tavukbacağı mantarı” bitkisi üç kelimeden oluşmuştur.2. diğerleri ise belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. kedibaş ve kuşyürek sıfat tamlaması.2. arı götü arslanayağı aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi atkulağı atkuyruğu atmemesi ayıeli ayıkulağı ayıparmağı ayıpençesi bıldırcınbudu boğasiki buzağıburnu camuskulağı danaayağı .2. kargayürek. danagöz.

79 danaburnu danadaşak danadili danagöbeği danagöz danagözü danakuyruğu danamemesi deveboynu devedişi devegözü devekulağı devetabanı domuzkuyruğu duduburnu eşekkulağı eşek memesi eşektırnağı farekulağı filkulağı geyikdili geyik göbeği geyiksırtı horozgözü horoz ibiği horozkursağı horozyüreği inekbiciği inek emceği inek memesi itburnu itkuyruğu kaplan postu karga ibiği kargayürek kargayüreği katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu katırtırnağı kazayağı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçi emceği keçimemesi keçisakalı kediayağı kedibaş kediçırnağı kedigözü kedikulağı kedikuyruğu keditırnağı keklikgözü koçkuyruğu koçtaşağı koyungöbeği koyungözü köpekayası köpekdili köpeklolosu köpekmemesi köpektaşağı kurbağa gözü kurtayağı kurtbağrı kurtkulağı kurtpençesi kurttırnağı kuşağzı kuşayağı kuşburnu kuşdili kuşgözü kuşyüreği kuşyürek kuzubaşı kuzuböbreği kuzudili kuzugöbeği kuzukulağı kuzukürkü leylekayağı leylekburnu leylekgagası pisikcırnağı pisiktaşağı pisiktırnağı serçedili sıçankulağı sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu sığırödü su kazayağı tavşanağzı tavşanbaşı tavşanbıyığı .

4.2. akbaba 3.80 tavşankulağı tavşanmemesi tavşantopuğu tavukbacağı mantarı tavukpençesi turnaayağı turnadili turnagagası yılandili yılankuyruğu 3. Bu tür bitki adlarında ilk kelime hayvan adıdır. Hayvan adından sonra gelen kelime ise ya bir hareket. ya bir nesne.2.2. ya da bir durum belirtmektedir. belirtisiz isim tamlaması ve sıfat-fiil grubu biçiminde kurulmuştur.3. arı pürü ayıboğan ayı liforu ayı ligarbası balıkkıran balık öldüren böcekkapan bülbülyuvası çakalboğan deveçökerten deveşaplağı devetopalağı eşek gevreği eşek helvası geyik tuzu horozbudağı horoz karası kaplanboğan kargabardağı karga bostanı kargabüken kargadelen kargasabunu kedikınası koyundibi koyunkıran koyun yumağı kurtbağı kurtbaharı kurtboğan kurt yatağı kuş çubuğu kuşkonmaz kuzgunkılıcı kuzukemirdi kuzukıran sinekkapan sinekkıran sinektutan tavşanpaçası tavukyastığı yılanbıçağı yılanboncuğu yılanekmeği yılanyastığı .2. çinde Hayvan Adı Geçenler çinde hayvan adı geçen bitki adları. Sadece Hayvan Adıyla Kurulanlar Sadece hayvan adıyla kurulan bir bitkimiz vardır: “akbaba”.

ORGAN ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI Türkçede bitkileri adlandırma yollarından biri de organ adlarından yararlanmaktır. Bunda organların şekil ve kullanım özellikleri etkilidir. gerekse hayvan organlarının çok kullanıldığını görürüz. sosyal ve kültürel yapısını yansıtması bakımından önem arz etmektedir. Türkçede organ adlarının geçtiği bitki isimlerini incelediğimizde gerek insan organlarının.2. kelime gruplarında tamlayan görevinde kullanılmaktadır. Bu durum Türk milletinin tabiata bakış açısını. nsanın kendi çevresini organ adlarıyla tanımlaması.81 3.2.3. Birinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları 2. diğerleri ise hem hayvanlara. Türkiye Türkçesinde organ adlarının geçtiği bitkileri şu başlıklar altında toplayabiliriz: 1. Birinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları Birinci kelimesi organ bildiren bitki adları isim tamlaması. Organ adları dillerin en eski kelimelerindendir. sıfat-fiil grubu ve isnat grubu biçiminde kurulmuştur. Bitki adlarında geçen boynuz. Benzetme yaparken organ adlarını çok sık kullanırız. kuyruk gibi organlar sadece hayvanlara. gaga. hem insanlara özgü kelimelerdir. sıfat tamlaması. Her ki Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları 3.3. kanat. kinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları 3. Organ bildiren bu adlar. sim Tamlaması Biçiminde Olanlar diş bademi diş hilali diş otu kulak mantarı kulak otu . nsanlar önce organlara ad vermişlerdir. Türkçede bitkilerin adlandırılmasında organ adları önemli ölçüde yer tutmaktadır. dilin oluşum mantığından kaynaklanmaktadır.1.

2.2. kinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları kinci kelimesi organ bildiren bitki adları isim tamlaması ve sıfat tamlaması olmak üzere iki şekilde kurulmuştur.82 Sıfat Tamlaması Biçiminde Olanlar boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş dişbudak kelleliot Sıfat-Fiil Grubu Biçiminde Olanlar bacakkıran dilkanatan snat Grubu Biçiminde Olanlar boynuburuk boynubükük diliçıkık dilidüdük 3. sim Tamlaması Biçiminde Olanlar ağaç göğsü akkadın barmağı arapsiki araptaşağı arı götü arslanayağı aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi atkulağı atkuyruğu atmemesi ayıeli ayıkulağı ayıparmağı ayıpençesi bıldırcınbudu boğasiki camuskulağı camusmemesi cüce bağırsağı çalıgagası danaayağı danaburnu danadili danagöbeği danagözü danakuyruğu danamemesi deveboynu devegözü devekulağı .3.

83 diken başı dilberdudağı dilberkirpiği domuzkuyruğu duduburnu durnadili ebekulağı eşekkulağı eşek memesi farekulağı filkulağı gazelboynuzu gelindili gelineli gelinparmağı gelinyanağı geyikdili geyiksırtı gülburnu hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hatunmemesi hatunparmağı havvaanaeli horozgözü horozibiği horozkursağı horozyüreği inekbiciği inek emceği inek memesi itburnu itkuyruğu kadınbudu kadıngöbeği kadınparmağı karga ibiği kargaburnu kargayüreği katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu kayındili kaynanadili kazayağı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçiemceği keçimemesi kediayağı kedigözü kedikulağı kedikuyruğu keklikgözü kızılcadişi kızlargöbeği kızmemesi kocabaşı koçkuyruğu koçtaşağı koyungöbeği koyungözü köpekayası köpekdili köpeklolosu köpekmemesi köpektaşağı kurbağa gözü kurtayağı kurtbağrı kurtkulağı kurtpençesi kuşağzı kuşayağı kuşburnu kuşdili kuşgözü kuşyüreği kuzubaşı kuzuböbreği kuzudili kuzugöbeği kuzukulağı leylekayağı leylekburnu leylekgagası mandadili mandakulağı oğlakkulağı öküzdili öküzgöbeği öküzgötü öküzgözü pazıbaşı pisiktaşağı serçedili sıçankulağı .

.2. Doku.3. 615) anlamına geldiği için bu başlık altında verilmiştir. Bu bitki adları dil. bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü (TS.3.84 sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu su kazayağı şeytankulağı tatarbaşı tavşanağzı tavşanbaşı tavşankulağı tavşanmemesi tavşantopuğu tavukpençesi tilkikuyruğu tosunburnu turnaayağı turnadili turnagagası yavruağzı yergöbeği yılandili yılankuyruğu Sıfat Tamlaması Biçiminde Olanlar acıkulak akkanat akkulak akkuyruk akparmak alabacak alabaş alagöbek alagöz altınbaş altı parmak alyanak ballı boynuz beşparmak bozkulak danadaşak danagöz deliboynuz dilberdudak dokuzbaşlı elâgöz foskulak gökbaş karabacak kara baldır karabaş karaboğaz karagöz karakulak karaparmak kargayürek kedibaş kelbaş kelkaş kılkuyruk kınalıparmak kırmızı bacaklı kızılbacak kızılburun kocabaş kuşyürek morbaş sarıbaş sarıparmak tatlıgöbek teknegöt terskulak topbaş uçkulak yavrubaş yongöbek 3. Her ki Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları Her iki kelimesi de organ bildiren bitki adlarından sadece iki tane tespit edilmiştir. 1. damak ve doku kelimeleriyle kurulmuştur.

85 dildamak dildoku .

2. lastik. geri kalanlar ise belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. değnek. organ bildirenler.2. Araç-Gereç Adlarıyla Kurulan Bitki Adları nsanların ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli işlerde kullandıkları birtakım araçgereçler vardır. kumaş yapımı ürünler. Bitki adları. yapılar. düğme. kazık yemiş sıfat-fiil grubu. çobandüdüğü şekil benzerliğinden verilmiş isimlerdir.4. yay. kütük. çanakkıran. bazı bitkilerin adlandırılmasında da kullanılmıştır. asker borusu boru çiçeği camgüzeli cam otu çanakçatlatan çanakkıran çan çiçeği çayır düğmesi çobandeğneği çobantuzluğu dededeğneği emzik otu gelindüğmesi hatuntuzluğu ipkeseği . sırık. oyuncaklar. duyularla algılanabilen. genellikle şu tür eşya-nesnelerden kurulmuştur: Araç-gereçler. aydınlatma araçları. tekne. takı ve süs eşyaları. teknegöt. çalgılar. yakıcı ve yanıcı maddeler. belli bir ağırlığı ve rengi olan. Bitki adlarında yer alan araç-gereç isimleri şunlardır: Boru. Bunlardan çanakçatlatan. EŞYA-NESNE ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI nsanlar yerleşik hayata geçtikten sonra çeşitli araç-gereçlere ve ev eşyalarına sahip oldular. şemsiye. doğada var olan nesneler. torba. kırtasiye malzemeleri. temizlik aletleri. gıdalar. kürdan. kapkacaklar. tokmaküzüm sıfat tamlaması. Hasır yapımında kullanılan bitkiye ise hasır otu denmiştir. hava durumu ile ilgili olanlar. Böylelikle tabiatı. ip. metaller-madenler. giysiler. kayış. patlayıcı maddeler. çanak. ev eşyaları.86 3. emzik.1. Örneğin emzik otu. Bitkilerin adlandırılmasında eşya-nesne adları çok kullanılmıştır. Bitkilere eşya-nesne adlarının verilmesindeki temel sebepler. iş araçları. tokmak. Eşyanesneler. cam. tuzluk. Bu araç-gereçler.4. 3. etraflarındaki eşyalarla tanımlamaya başladılar. bitkinin şekil benzerliği ve eşya-nesne yapımında kullanılmasıdır. kesici-delici-batıcı aletler. katı veya yumuşak hâlde bulunan. kayışkıran. tahta. türlü amaçlarla kullanılan cansız varlıklardır. kazık.

2.2.2.4.4. bitkinin sertlik-yumuşaklık özelliği ve yetişme alanları göz önünde bulundurularak verilmiştir. düdük ve gramofon kelimeleridir. Çalgı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan çalgılar borazan.87 kadıntuzluğu kantorbası kayışkıran kazık yemiş kürdan otu lastik ağacı öküzkütüğü sırık domatesi sırık fasulyesi şemsiye mantarı şemsiye otu tahta yemişi teknegöt tokmaküzüm yayarmudu yayoku 3.3. Bu isimler. Bunlarla kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir: borazan mantarı çobandüdüğü gramofon çiçeği 3.2. Şekil benzerliğinden yola çıkılarak bitkilere bu adlar verilmiştir. Doğada Var Olan Nesne Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bazı bitki adlarında. kum. gramofon ise bir tür müzikçalardır. Bu adlar benzetme yoluyla bitkilere verilmiştir. doğada var olan “kaya. Aydınlatma Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında iki çeşit aydınlatma aracı kullanılmıştır: Fener ve mum. gelinfeneri gelinmumu güveyfeneri mum ağacı mum çiçeği mum palmiyesi 3. taş” gibi nesne isimleri yer almaktadır. aktaş daş kiraz kayayağı .4.4. Borazan ve düdük üflemeli türden çalgılardır.

2. Bunlardan çarık ayağa.7.4. yumurta” kelimeleri birer gıda ismi olup.4.4. bazı bitkilerin adlandırılmasında kullanılmıştır. takke. aksirke akşekeri çobanekmeği ekmek ağacı ekmek ayvası ekşi hamur karamama karasirke kaymak otu yeryumurtası yumurta boyası yumurta mantarı 3. Gıda Adlarıyla Kurulan Bitki Adları “Sirke. Bu adlar. Giysi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan giyecekler şunlardır: Çarık. bitkilere benzetme yoluyla verilmiştir. şal.2. gömlek.5. kaymak. Ev Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adlarında yer alan ev eşyaları “dolap” ve “hasır” kelimeleridir. şeker. “hasır otu” bitkisi ise hasır yapımında kullanıldığı için bu adı almıştır. . eldiven. mama. kadife. gönüldolabı hasır otu 3. ekmek. Ev eşyalarıyla kurulmuş iki tane bitki adı bulunmaktadır. Kadife ve yün ise giyeceklerin yapımında kullanılan kumaşlardır. hamur. külah.6. takke ve külah başa.2. eldiven ele. Bunlardan “gönüldolabı” benzetme yoluyla kurulmuştur. yün. gömlek ve şal bedene giyilir.88 kaya kekiği kaya koruğu kaya sarımsağı kaya sarmaşığı kaya üzümü kaya yarpuzu kumarmudu kum çavdarı kumdarı kum eriği kum otu kum zambağı taşarmudu taş bademi taş kekiği taş mantarı taş nanesi taş sarımsağı 3.

Kesici-Delici-Batıcı Alet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin kesici-delici-batıcı alet isimlerini almalarında hem şekil benzerliğinin. tarlalar sürülürken sabanı tuttuğu için bu adı almıştır. Tuluk kelimesi bazı yiyecek ve içecekler için koruyucu kap olarak kullanıldığından buraya alınmıştır (TS. mıh. süzgeç. . sabankıran 3. hançer.89 çarık dikeni çarıkkesen çobantakkesi dulkarıgömleği fatmaşal kadife çiçeği meryemanaeldiveni papazkülahı papaztakkesi yün otu 3. fıçı.10.4. Bu tür bitkilerde yer alan eşya-nesne isimleri şunlardır: Bardak.8.4. 2251). ş Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları ş araçlarıyla kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: sabankıran. 2. tuluk. akbardak akçabardak balbardağı balbardak bandırma kabı bardak eriği çobankaşığı çobansüzgeci çömlekçatlatan çömlek otu fıçı otu karakazancık kargabardağı kazandelen kazankarası kazankulpu küp evleği küpkıran suibriği tulukarmudu tuluk mantarı 3. delici ve batıcı aletler şunlardır: Balta. iğne. genellikle mutfak eşyalarıdır. Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kesici. kap. küp.2. ibrik. Kökleri toprağa derince girip. kazan.2.4. bıçak. hem de kesici-delici ve batıcı özelliklerde olmalarının etkisi vardır.9. kılıç. çömlek. kaşık. Kap-Kacak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kap-kacaklar.2.

bohça çiçeği çadır çiçeği çadır uşağı çulluoğlu diri örtü kese çiçeği kilim ucu paşaçadırı tavukyastığı . kılıç ve orak kesici. Bunlardan çanta çiçeği ve çobançantası benzerlikten. çanta çiçeği çobançantası kâğıt ağacı kâğıt dutu 3. kilim.2. örtü. kâğıt ağacı ve kâğıt dutu ise kâğıt yapımında kullanılmasından dolayı bu adları almıştır. kese. çadır.4. Kırtasiye Malzemeleriyle Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kırtasiye malzemeleri çanta ve kâğıt kelimeleridir.12.90 orak.2. çul. Kumaş Yapımı Ürün Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kumaş yapımı ürünler şunlardır: Bohça. Bu kelimelerle kurulan toplam dört tane bitki adı vardır. baltabatak çobaniğnesi hançer çiçeği iğne yaprak kılıçarpa kılıç kekiği kılıç otu mıhtepesi mıhtepesi mantarı orakeriği orakkıran paşakılıcı yılanbıçağı 3. balta.4. hançer ve bıçak ise delici aletlerdir. Bunlardan iğne ve mıh batıcı.11. yastık.

tel ve demir ise metaldir. Patlayıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Patlayıcı madde isimlerini alarak kurulan bitki adları iki tane olup. aktopaç çıngırak otu 3. bakır.15.4. barut ağacı kurşun otu .13. demir. Bitkilere verilen altın kelimesi bitkilerin renginden kaynaklanmaktadır. Bunlardan altın.91 3.14. gümüş. bor.2. Metal-Maden Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bazı bitkilerin adlandırılmasında kullanılan metaller ve madenler şunlardır: Altın. altın ağacı altınbaş altınbaşak altın çiçeği altın dikeni altın otu altıntop altın yumurta mantarı bakır bağcığı bor ağacı demir ağacı demir bıtrağı demirbozan demirdelen demir dikeni demir otu demiryonca gümüşdüğme telgömlek tel pancarı 3. bakır. bor ve gümüş maden.2.4.2.4. Oyuncak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bazı bitkilerin adlandırılmasında kullanılan oyuncak isimleri “topaç ve çıngırak” kelimeleridir. tel. bunlarda geçen patlayıcı maddeler “barut” ve “kurşun” kelimeleridir. Bu kelimelerle kurulan iki tane bitki adı tespit edilmiştir.

kibrit otu kömür tut . avize ağacı boncuk fasulye boncuk otu çobantarağı dantel ağacı fesçitarağı gözlükotu hasekiküpesi inci çiçeği inci sümbülü itboncuğu küpe çiçeği oltu otu pipo çiçeği saat çiçeği saat otu sultanküpesi sürme mantarları taç yaprağı tarakdalı tarakdikeni tarak otu tespih ağacı tespih otu yılanboncuğu yüksük otu 3.17. kömür ise ısınmada kullanılan siyah renkli bir yakacak adıdır.16. tarak.4.2. saat. Takı ve Süs Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan takı ve süs eşyaları şunlardır: avize.2. küpe. sürme. Yakıcı ve Yanıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan yakıcı ve yanıcı maddeler “kibrit ve kömür” kelimeleridir. gözlük. inci. Temizlik Aletleriyle Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan temizlik aletleri sabun ve süpürge kelimeleridir.2.4. tespih. taç.18. dantel. cadısüpürgesi çalı süpürgesi dağsabunu kargasabunu morca süpürge sabun ağacı sabunçiçeği sabun otu süpürge çalısı süpürge darısı süpürge kamışı süpürge otu 3. yüksük. boncuk. pipo. ucu sert bir şeye sürtüldüğü zaman yanan çöp parçası.92 3. Kibrit.4. oltu.

19. kafes. Yapı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan yapılar şunlardır: Duvar.93 3. aşk merdiveni duvar fesleğeni duvar sarmaşığı duvar sedefi kafesotu karakafes .4. Duvar ve merdiven betondan.2. kafes ise ya demirden ya da ahşaptan yapılır. merdiven.

görünümü ve kullanım özellikleri etkili olmaktadır. baba. “dul.2. Firavun. köse. efendi. ana. Benzetmelerle kurulan bitkilerin adlandırılmasında bitkinin rengi. Hayvana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 3. Hayalî Yaratıklara Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 3. avrat. Mahmut. hanım. gelin. öksüz. pehlivan” erkeklere özgü. delikanlı. Ayşe. 1. kadın. Nesneye Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 5. Sefer. avrat. kız. dede. hayvanlara. Organa Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 4.1. sultan” bayanlara özgü. Bunlardan “Ali. çeşitli organ ve nesnelere benzetilerek kurulmaktadır. Benzetmelerle kurulan bitki adlarını şu başlıklar altında inceleyebiliriz: 1. hatun. melike. imparator. imparator. melike. oğlan.94 3. efendi. erkek. erkek. Ayşe. hem erkeklere özgü kavramlardır. evliya. “ana. nsana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 2. biçimi. hanım. 269).5. Bu tür bitkiler genellikle insanlara. hatun. evliya.2. bir şeyin niteliğini anlatmak için. kadın. köse. hafız. dul. Yusuf” gibi insanı anlatan kelimelerdir. hafız. baba. bacı. bacı. Halil. dede. oğul. Fatma. gelin. o niteliği eksiksiz taşıyan bir şeyi örnek olarak gösterme işidir (TS. kaynana. pehlivan. Halil. oğul. kaynana. Fatma. Ali. Mahmut. “adam. delikanlı. adamotu ağlayangelin akçakızı akkız akköse Alidede Aliöksüz al pehlivan analı kızlı Arapdede asılmışadam aydede Ayşekadın balkadın ballıbaba . öksüz” ise hem bayanlara.5. Güzelliğe Dayalı Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları 6. nsana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adlarında kullanılan benzetme ögeleri “adam. Firavun. oğlan. sultan. Yusuf” kişi adları. BENZETMELERLE KURULAN B TK ADLARI Benzetme.

Bu tür bitkilerde kullanılan organ adları şunlardır: Ağız. akbaba aktavuk alaoğlak karatavuk 3. dalak. Bunlarda kullanılan hayvan adları “akbaba. boyun. cırnak. Bu bitkilerin dördü de sıfat tamlaması biçimindedir. bağırsak. bicik. burun. dil. bıyık. oğlak. diş. hindi.95 beyoğlu bodurmahmut bozoğlan cücekız çayır melikesi delikanlı dövülmüş avrat otu dulaptal otu dulavrat otu emirali emirsultan erkek ağaç erkek üzüm evliya otu fatmasaçı fatmaşal Firavun inciri gelinkadın gökdedem gökkız gülhatun güzdede güzelavrat otu güzelhatun çiçeği güzeloğlan hafızali içlikız imparator lâlesi imparator mantarı imparator otu karaoğlan kaynanacık kelkız çiçeği kısacamahmut kısacıkmahmut kısamahmut otu kızhanım kösehalil kösesefer öksüzali öksüzoğlan öksüzoğlan çiğdemi süslühanım çiçeği titrekızım tüylübaba ulu avrat otu yabanbacı Yusufefendi 3. Hayvana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Hayvana benzetilerek kurulan dört tane bitki adı tespit edilmiştir. bağır. ayak.2. boynuz.3. tavuk” kelimeleridir. baş.5.2. bacak. .2. damak.5. Organa Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Benzetmelerle oluşturulan bitki adlarından bazıları çeşitli organlara benzetilerek kurulmuştur. but.

damak. kulak. taşak. göz.96 dudak. lolo. göğüs. topuk. kursak. kelle. tırnak. kaş. hem insanlara özgü organlardır. kanat. diş. kuyruk. gaga. kuyruk. kelle. dudak. bicik. sik. bağırsak. kanat. sakal. göbek. tırnak. lolo. yürek” ise hem hayvanlara. bacak. göt. saç. el. bağır. yumruk. sırt. baş. meme. emcek. parmak. kursak. acıgıcı kulağı acıkulak ağaç göğsü akbacak akbaş ak kadın parmağı akkulak akkuyruk alabacak alagöz altınbaş altı parmak alyanak arapsaçı arapsiki araptaşağı arı götü arslanayağı aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi atkulağı atkuyruğu atmemesi ayaklı kekik aydın göz ayıayağı ayıeli ayıkulağı ayıparmağı ayıpençesi ballı boynuz beşbıyık beşparmak beşparmak otu boğasiki boyacı katırtırnağı boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş bozkulak buzağıburnu camusmemesi cinsaçı cüce bağırsağı dalak otu danaayağı danaburnu danadaşak danadili danagöbeği danagöz danagözü danakuyruğu danamemesi dedemsakalı dedesakalı dedesakalı mantarı deliboynuz deveboynu devedişi devegözü devekulağı dilberdudağı dilberdudak dilberkirpiği dildamak dokuzbaşlı domuzkuyruğu duduburnu ebekulağı eğriboyun elâgöz eşekkulağı eşek memesi . cırnak. göbek. kaş. boyun. burun. sırt. topuk. göz. ayak. yürek. pençe. boğaz. Bunlardan “boynuz. göğüs. gaga. saç. parmak. kirpik. pençe” sadece hayvanlara özgü. taşak. sik. meme. yumruk. el. but. “bıyık. “ağız. dalak. kulak. sakal” sadece insanlara özgü. dil. kirpik. göt.

97 eşektırnağı farekulağı fatmasaçı filkulağı gelindili gelineli gelinparmağı gelinsaçı gelintırnağı gelinyanağı geyikdili geyik göbeği geyiksırtı gülburnu hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hatunmemesi hatunparmağı horozgözü horozkursağı horozyüreği inekbiciği inek emceği inek memesi itburnu itkuyruğu kadıbaşı kadınbudu kadıngöbeği kadınparmağı karabaş karaboğaz karagöz karakulak karakulak mantarı karaparmak kargaburnu kargayüreği katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu katırtırnağı kayındili kaynanadili kaynanayumruğu kazayağı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçi emceği keçimemesi keçisakalı kediayağı kedibaş kedigözü kedikulağı kedikuyruğu keditırnağı kelbaş kelkaş kelleliot kılkuyruk kınalıparmak kırkbaş otu kırkkanat kızılbacak kızılburun kızlargöbeği kızmemesi kızyanağı kocabaş kocabaşı koçkuyruğu koçtaşağı koyungöbeği koyungözü köpekdili köpeklolosu köpekmemesi köpektaşağı kurbağa gözü kurtayağı kurtbağrı kurtkulağı kurtpençesi kurttırnağı kuşağzı kuşayağı kuşburnu kuşdili kuşgözü kuşyüreği kuşyürek kuzubaşı kuzudili kuzugöbeği kuzukulağı leylekayağı .

urgan. takke. bıçak. çanta. kılçık. dolap. topaç. bağcık. boru. keten. emzik. kütük. ibrişim. eldiven. küpe. tarak. bardak. Nesneye Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Nesnelere benzetilerek kurulan bitki adlarında renk. telgraf. kaşık. çıngırak. küp. gülle. taç. kılıç. boncuk.5.98 leylekburnu leylekgagası mandadili mandakulağı oğlakkulağı öküzdili öküzgöbeği öküzgötü öküzgözü pisikcırnağı pisiktaşağı pisiktırnağı sarıayak mantarı sarıbaş sarıgöbek elması serçedili sıçankulağı sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu şeytankulağı şeytansaçı şeytantırnağı tavşanağzı tavşanbaşı tavşanbıyığı tavşankulağı tavşanmemesi tavşantopuğu tavukbacağı mantarı tekesakalı teknegöt terskulak tilkikuyruğu toskafa kavunu tosunburnu turnaayağı turnadili turnagagası yavruağzı yavrubaş yergöbeği yılandili yılankuyruğu yongöbek 3. torba. mum. şekil ve kullanım özellikleri etkilidir.4. çanak. çark. top. demir. fener. ağaç küpesi ağtop akbardak akçabardak aktop aktopaç altın ağacı altınbaşak altın çiçeği altın dikeni altın otu altıntop altın yumurta mantarı asker borusu bakır bağcığı balbardağı balbardak bardak eriği . düğme. duvak. düdük. borazan. tel. yay. teker. toka. kayık.2. ibrik. süpürge. Bitkilerin adlandırılmasında benzetme yapılan nesneler şunlardır: Altın. çul. bakır. sabun. bohça. pipo. gömlek. külâh. çadır. hançer. kafes. gözlük. tuzluk. çömlek. çarık. yastık. şemsiye. kürk. kazancık. iğne. kazan. yüksük. çan. süzgeç. kilit. kese. kömür. dantel. değnek. püskül.

99 bohça çiçeği boncuk fasulye boncuk otu borazan mantarı boru çiçeği bostan borusu cadısüpürgesi çadır çiçeği çanak çömlek otu çan çiçeği çanta çiçeği çarık dikeni çarkıfelek çayır düğmesi çıkrık tekeri çıngırak otu çobançantası çobandeğneği çobandüdüğü çobaniğnesi çoban kaşığı çobanpüskülü çobansüzgeci çobantakkesi çobantarağı çobantuzluğu çömlek otu çulluoğlu dağsabunu dantel ağacı dededeğneği demir ağacı demir bıtrağı demir dikeni demiryonca devecibardağı dilidüdük dulkarıgömleği duvaklı mantar düğmeli ot emzik otu fesçitarağı fıçı otu garipler urganı gelindüğmesi gelinfeneri gelinmumu gönüldolabı gözlükotu gülibrişim gümüşdüğme güneştopu güveyfeneri hançer çiçeği hasekiküpesi hatuntuzluğu iğne yaprak itboncuğu Japon şemsiyesi Kâbe süpürgesi kadıntuzluğu kafesotu kantartopu kantorbası karagülle karakafes karakazancık kargabardağı kargasabunu kartopu kaşık otu kayık çiçeği kazankulpu kese çiçeği ketengömleği ketenköynek kırkkilit otu kömür dut kuzgunkılıcı kuzukürkü küpe çiçeği küp evleği kütük mantarı Meryemanaeldiveni morca süpürge öküzkütüğü papazkülahı papaztakkesi paşaçadırı paşakılıcı pipo çiçeği sabun ağacı sabunçiçeği sabun otu sarıkılçık suibriği sultanküpesi şemsiye mantarı şemsiye otu .

2. Bu kelimelerle kurulan iki tane bitki adı vardır.6. canavar otu cazı gülü .5. Hayalî Yaratıklara Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adlarında kullanılan hayalî yaratıklar canavar ve cazı kelimeleridir.5. Güzelliğe Dayalı Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları Güzelliğe dayalı benzetmelerle kurulan bitki adları toplam dört tane olup. bunların tamamı “güzel” kelimesiyle kurulmuştur ve belirtisiz isim tamlaması biçimindedir.100 tarakdalı tarakdikeni tarak otu taş kiraz tavukyastığı telgömlek telgraf çiçeği tokalı dücük venüsçarığı yayarmudu yılanbıçağı yılanboncuğu yılanekmeği yılanyastığı yüksük otu 3. camgüzeli çayır güzeli dünyagüzeli kızgüzeli 3. Her iki bitki adı da belirtisiz isim tamlaması biçimindedir.2.5.

Bunlar. Bir türe mensup bütün bitkileri ifade edebilmek için tür adları kullanılır. +giller Ekiyle Kurulan Bitki Türleri abanozgiller ananasgiller Antep fıstığıgiller asmagiller at kestanesigiller atkuyruğugiller atlas çiçeğigiller baklagiller ballıbabagiller bileşikgiller binbir delik otugiller boru çiçeğigiller buğdaygiller canavar otugiller cehrigiller cevizgiller çamgiller çan çiçeğigiller çarkıfelekgiller çaygiller çınargiller çit sarmaşığıgiller çobanpüskülügiller çuha çiçeğigiller dam koruğugiller defnegiller demir ağacıgiller demir dikenigiller deniz üzümügiller diş otugiller dolama otugiller dolma otugiller droseragiller dulaptal otugiller dutgiller düğün çiçeğigiller ebegümecigiller eğrelti otugiller ekşi yoncagiller erguvangiller fasulyegiller fesçitarağıgiller fukusgiller fundagiller gebre otugiller gecesefasıgiller gelincikgiller gülgiller gürgengiller hanımeligiller hasır otugiller hodangiller horoz ibiğigiller huş ağacıgiller hünnapgiller ıhlamurgiller ılgıngiller ısırgangiller ıspanakgiller iğdegiller kabakgiller kahkaha çiçeğigiller kakaogiller kaktüsgiller kantarongiller karaağaçgiller karabibergiller karabuğdaygiller karanfilgiller kayıngiller kazayağıgiller kebere otugiller . aynı türden gelen birçok bitki bulunmaktadır. 3.2.2. Tür adları +giller ve +lAr ekiyle kurulur.1.6.101 3. bir türün temsil ettiği bütün bitkileri içine alan ve bitki aileleri oluşturan eklerdir.6. TÜR ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI Tabiatta birbirine yapı olarak benzeyen.

2.6.2. +lAr Ekiyle Kurulan Bitki Türleri ayrı çanak yapraklılar ayrı taç yapraklılar bitişik çanak yapraklılar bitişik taç yapraklılar gerçek mantarlar iki çenekliler iki çenetliler kozalaklılar tallı bitkiler tek çenekliler tohumlu bitkiler yapraklı kara yosunları .102 kedi otugiller kendirgiller ketengiller kına çiçeğigiller kızılcıkgiller kızılkantarongiller kolagiller kök boyasıgiller kurbağa zehirigiller küpe çiçeğigiller lâdengiller loğusa otugiller manolyagiller maydanozgiller menekşegiller mersingiller mine çiçeğigiller muhabbet çiçeğigiller muzgiller nargiller nergisgiller nilüfergiller ökse otugiller palmiyegiller papatyagiller papirüsgiller pas mantarıgiller patlıcangiller porsukgiller sandalgiller sardunyagiller sarmaşıkgiller sedef otugiller serçediligiller servigiller sığırdiligiller sığırkuyruğugiller sıracagiller sinekkapangiller sinir otugiller söğütgiller suibriğigiller su kabağıgiller su kamışıgiller suokugiller susamgiller su servisigiller sürme mantarıgiller süsengiller sütleğengiller süt otugiller şahteregiller şakayıkgiller şekerci boyasıgiller şimşir ağacıgiller şimşirgiller tarak otugiller tespih ağacıgiller turpgiller turunçgiller yabanî kimyongiller yılanyastığıgiller zakkumgiller zambakgiller zencefilgiller zeytingiller 3.

Dağ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 3. Ayrıca yayla adı olarak “Anzer ve Karagöl” kelimeleri geçmektedir.7. YER ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI Her bitkinin kendine has bir yetişme alanı vardır. mera.1. Bağ-Bahçe. çayır. lçe. bahçe. Semt Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 6. köy. Kapalı Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 3. Göl ve Dere Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 4. Dinsel Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 5. bayır.2. bataklık. sahil. kimi bitkiler hiç yetişmez. öyle ki bazı bitkilerin adlandırılmasında yer adları kullanılmıştır. Tarla ve Çeşitli Kara Parçalarıyla Kurulan Bitki Adları 2. Bağ-Bahçe. Şehir. Yer bildiren bitki adlarını şu başlıklar altında toplayabiliriz: 1.2.7.103 3. tarla ve çeşitli kara parçalarıyla kurulan bitki adlarında “ada. nereden geldiğini ve yayıldığını gösterir. Deniz. ada çayı ada soğanı Anzer çayı bahçe domatesi bahçe hezareni bahçe kekiği bahçe nanesi bahçe teresi bataklık nergisi bataklık süseni bayır turpu çayır düğmesi çayır güzeli çayır mantarı çayır melikesi çayır otu çayır otu çayır papatyası çayır sedefi çayır soğanı çayır teresi çayır tirfili çayır yulafı Karagöl buğdayı kara yosunları kara yosunu kır sakızı kır soğanı kır yasemini köygöçüren köy mantarı köy otu mera bitkileri . tarla” kelimeleri bulunmaktadır. Bitkilerin büyümesinde yetişme alanının çok büyük etkisi vardır. Tarla ve Çeşitli Kara Parçalarıyla Kurulan Bitki Adları Bağ-bahçe. nerede üretildiğini. Bunlar bitkinin kaynağını. mezarlık. Kimi bitkiler bazı yörelerde rahatlıkla yetişirken. Ülke. kır. kara.

“deredaban” bitkisi hariç. Bunlardan “dağ” kelimesi cins isim. Kazdağı.7.2.2. Göl ve Dere Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adları “deniz.3. Dağ adlarıyla kurulan bitkilerin tamamı. Uludağ” özel isimlerdir. belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. Dağ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Dağ adlarıyla kurulan bitki adlarında “dağ. diğerleri belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. Uludağ” kelimeleri kullanılmıştır. göl. deniz börülcesi denizgülü deniz otu deniz pırasası deniz rezenesi deniz sarmaşığı .2.7. dere” kelimeleri kullanılarak kurulmuş olup.104 mezarlık otu mezarlık servisi mezarlık zambağı sahil çamı tarla çöveni tarla gülü tarla mantarı tarla sarmaşığı yayla çayı yayla çiçeği yayla gülü yaylagüzeli yayla kekiği yayla kestanesi yayla otu yayla sarımsağı yayla yavşanı 3. Toros. Toros. “Kazdağı. Deniz. dağ armudu dağ baklası dağ çamı dağ çayı dağ çileği dağ çöveni dağ dalak otu dağ elması dağ eriği dağ erik otu dağ gülü dağ karanfili dağ kavağı dağ kestanesi dağ kimyonu dağ kirazı dağ lâlesi dağ marulu dağ nanesi dağ nohudu dağ pırasası dağ reyhanı dağsabunu dağ sakızı dağ sarmaşığı dağ servisi dağ soğanı dağ sümbülü dağ üzümü dağ yemişi Kazdağı köknarı Toros sediri Uludağ köknarı 3.

stanbul. Hindistan. “Bandırma. Hollanda. Brüksel. Besni. belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Kemer. Cincife. Arnavutköy. Bitkilerde geçen ülke. “Antep. Hindistan. Malta. Arabistan. Diyarbakır. “Arnavutköy” semt adı.2. yayılma alanını gösterir. Arabistan. Şam. Kıbrıs. Semt Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Ülke.105 deniz soğanı deniz teresi deniz üzümü deniz yosunu deredaban dere kabalağı dereotu göl kestanesi göl soğanı 3. Bursa. Bağdat. Trabzon. “Malta” aynı zamanda bir devletin adıdır. Lübnan. Anadolu.7. Bağdat. Fenike. “Anadolu” Türkiye’nin Asya kıtasında kalan bölümünün adı.5. Şehir. Bunlardan “Afrika. Hint. Mısır. Cezayir. cehennem zambağı cennet biberi cennet otu Kâbe süpürgesi 3. Trabzon. Bu tür bitki adları toplam dört tane olup. Girit. şehir. Şam. Isparta. Karaman. Kemer. Ülke. Yalova” şehir adları. Hicaz. Mısır” ülke adları.2. Bu adları taşıyan bitkiler. Amerika. Hollanda. Halep. Halep. Bursa. cehennem ve Kâbe kelimeleri kullanılmıştır. dünyanın diğer bölgelerinde yetişen aynı bitki türlerinden tat ve kalite olarak farklılık arz eder. Cezayir. lçe. Dinsel Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Dinsel mekân bildiren bitki adlarında cennet. ilçe ve semt adlarıyla kurulan bitki adları “Afrika. Örneğin “Isparta gülü”nün diğer gül türleri arasında. Hicaz. Diyarbakır. Antep. ilçe ve semt adları bitkinin kaynağını. Yalova” kelimeleriyle oluşturulmuştur. Bandırma. Isparta. Manisa. Kırkağaç. Brüksel. Karaman. Bombay. stanbul. “Cincife” ise bir köy adıdır. “Malta eriği”nin diğer erik türleri arasında ayrı bir yeri bulunmaktadır. Ayrıca “Bombay” bir eyalet adı. Besni. “Girit” ve “Malta” ise birer ada ismi olup.4. üretildiği bölgeyi. Manisa. Kıbrıs. Fenike. Çin. Çin. Kırkağaç” ilçe adları. . Hasankeyf. şehir. Amerika.7. Lübnan.

2.106 Afrika menekşesi Amerika bademi Amerika elması Amerika üzümü Anadolu otu Antep fıstığı Antep karası Arabistan defnesi Arnavutköy çileği Bağdat hurması Bandırma kabı Bandırma üzümü Besni üzümü Bombay fasulyesi Brüksel lahanası Bursa buğdayı Cezayir menekşesi Cincife üzümü Çin anasonu Çin gülü Çin karanfili Çin lahanası Çin leylâğı Çin tarçın ağacı Diyarbakır karpuzu Fenike ardıcı Fenike portakalı Girit kekiği Girit lâlesi Girit otu Girit şakayığı Halep çamı Halep şalgamı Hasankeyf tütünü Hicaz buğdayı Hindistan cevizi Hint armudu Hint bademi Hint baklası Hint bezelyesi Hint biberi Hint çiçeği Hint darısı Hint fıstığı Hint fulü Hint hıyarı Hint hurması Hint inciri Hint kamışı Hint keneviri Hint kirazı Hint leylâğı Hint pamuğu Hint pirinci Hint portakalı Hint safranı Hint yağı ağacı Hollanda kavağı Isparta gülü stanbul kekiği stanbul lâlesi stanbul şalgamı stanbul üzümü Karaman kimyonu Kemer patlıcanı Kıbrıs akasyası Kırkağaç kavunu Lübnan sediri Malta eriği Manisa lâlesi Mısır fulü Mısır yasemini Şam fıstığı Şam razakısı Şam üzümü Trabzon çayı Trabzon hurması Yalova misketi 3.7. kapalı mekân adlarıyla kurulan bitki adlarını salon ve saray kelimeleri oluşturmuştur. Kapalı Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Kapalı mekânlar insanların oturdukları ve yaşadıkları yerler olup.6. .

107 salon çamı saray çiçeği saray menekşesi .

108 III. B TK ADLARINDA GEÇEN YAPIM EKLER .

sazan. Bu ek gönen. topalan ve yemişen kelimelerinde görülmektedir. Bunlardan bir kısmı az işlek eklerdir.109 1. ancak bir iki örnekte görülen bir ektir. 33). Bugün canlılığını kaybederek bulunduğu kelimelerde köke karışmış durumdadır. 154). gönen karaoğlan oğlanelması oğlan otu öksüzoğlan sazan topalan yemişen +AnAk sim köklerine gelerek renk ve şekil benzerliği kuran bir ektir. sim kök ve gövdelerinden türetme yapacak eklerin bir kısmı çok işlek. isimden yapılmış isim gövdelerine ve fiilden yapılmış isim gövdelerine eklenirler. türettikleri kelime sayısı oldukça sınırlıdır (Korkmaz. oğlan. Bu ekle kurulmuş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: < gön+en < kara oğ(u)l+an < oğ(u)l+an elması < oğ(u)l+an otu < öksüz oğ(u)l+an < saz+an < topal+an < yemiş+en Karacaoğlan mantarı < Karaca oğ(u)l+an mantarı öksüzoğlan çiğdemi < öksüz oğ(u)l+an çiğdemi . güçlendirme ve çokluk görevindeki bir ekin Türkiye Türkçesine uzanmış ve kökle kaynaşarak canlılığını yitirmiş bir kalıntısı niteliğindedir (Korkmaz. 174). Eski Türkçede bağlılık. Çok belirli bir fonksiyonu yoktur (Ergin. dolayısıyla canlı olan eklerdir. S MDEN S M YAPMA EKLER simden isim yapma ekleri isim kök ve gövdelerinden isim yapmak için kullanılan yapım ekleridir. +An Bu ek işlek olmayan. 33). Yani isimden isim yapma ekleri. isimden isim yapma eklerinden ve fiilden isim yapma eklerinden sonra gelebilirler (Ergin. Bu ekler isim köklerine. Bu nedenle.

+çA Aslında bir çekim eki olan bu ek klişeleşerek veya fonksiyon değiştirerek eskiden beri yapım eki hâlinde de kullanılmaktadır (Ergin. 175). arpağan bodurgan ışılgan < arpa+gan < bodur+gan < ışıl+gan +cA. 36). benzerlik ve karşılaştırma görevinde kullanılan bir ektir (Korkmaz. isim ve sıfat görevindedir. Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: acıca ağcaca akça akçaağaç akçabağ akçabardak akçabudak akça elma akçakavak akça kesme akçakızı < acı+ca < ak+ça+ca < ak+ça < ak+ça ağaç < ak+ça bağ < ak+ça bardak < ak+ça budak < ak+ça elma < ak+ça kavak < ak+ça kesme < ak+ça kızı akçayazlık alaca alluca ballıca biberlice börülce cıbarca çökülce çulluca çullukça çüklüce damarlıca darıca < ak+ça yazlık < ala+ca < allı+ca < ballı+ca < biberli+ce < böğürül+ce < cıbır+ca < çöğür+ce < çullu+ca < çulluk+ça < çüklü+ce < damar+lı+ca < darı+ca akça armudu < ak+ça armudu akça buğday < ak+ça buğday .110 bozanak gözenek < boz+anak < göz+enek +gan şlek olmayan eklerden biridir (Ergin. 167). Eşitlik. Ekin getirildiği kelimeler. Bu ekle kurulmuş toplam üç tane bitki adı tespit edilmiştir.

165). +çAk Bu ek Türkçede başlangıçtan beri kullanılan. Bu ekle kurulmuş toplam on bir tane bitki adı tespit edilmiştir: . fakat işlekliği gittikçe azalan bir ektir.111 delice dişice dillice domatça duvaklıca eğece eğrilce ekşice ekşilice gence gerce gollüce gökçe izmelece kaplıca karaca karaca ot kertilce kızılca kızılca dişi kirlice kubatça kurtluca < deli+ce < dişi+ce < dilli+ce < domat+ça < duvaklı+ca < eğe+ce < eğ(i)rili+ce < ekşi+ce < ekşili+ce < gen+ce < ger+ce < kollu+ca < gök+çe < ezmeli+ce < kaplı+ca < kara+ca < kara+ca ot < kirtil+ce < kızıl+ca < kızıl+ca dişi < kirli+ce < kubat+ça < kurtlu+ca kuşça küllüce otu morca ovaca öksüzce örmece pamuça pıtırca sakarca salmanca sarıca erik < kuş+ça < küllü+ce otu < mor+ca < ova+ca < öksüz+ce < örme+ce < pamu(k)+ça < pıtır+ca < sakar+ca < salman+ca < sarı+ca erik morca süpürge< mor+ca süpürge saplıcatinton < saplı+ca tinton suluca armut < sulu+ca armut sulucagümbet < sulu+ca gümbet sütlüce telçe tellice topaçça topluca tüylüce yağlıca yellice yumurca < sütlü+ce < tel+ce < telli+ce < topaç+ça < toplu+ca < tüy+lü+ce < yağlı+ca < yelli+ce < yumur+ca kanlıca mantarı< kanlı+ca mantarı karaca kovuk < kara+ca kovuk kısacamahmut < kısa+ca mahmut tüylüceyumru < tüylü+ce yumru +cAk. Yapım eki olarak başlıca fonksiyonu küçültme ve sevgi ifade etmektir (Ergin.

112 apırcak düvülcek geyicek göğcek kangırcak kapıncak < apır+cak < düğül+cek < geyi(k)+cek < göğ+cek < kangır+cak < kapan+cak pamucak selecek tomçak yağlıcak yumurcak < pamu(k)+cak < sele+cek < top+çak < yağlı+cak < yumur+cak +cAn simden isim yapan +cAn eki. +çI. Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: avukçu ayıcı bardakçı boyacı aspiri boyacı dikeni boyacı katırtırnağı boyacı kökü < avuk+çu < ayı+cı < bardak+çı < boya+cı aspiri < boya+cı dikeni < boya+cı k < boya+cı kökü boyacı papatyası böcü çalgıcı otu davulcu değirmenci değirmenci üzümü deveci bardağı < boya+cı p < bö+cü < çalgı+cı otu < davul+cu < değirmen+ci <değirmen+ci ü < deve+ci bardağı . işleklik derecesi çok yüksektir (Ergin. kuvvetli bir eğilimi. bir özelliği veya bir kabiliyeti ifade eden sıfatların türetilmesine yarar (Çeneli. +çU Bu ek Türkçenin eskiden beri kullanılan ve işlekliğini kaybetmemiş bulunan isimden isim yapma eklerinden biridir. 157). 1). Bu ekle kurulmuş beş tane bitki adı tespit edilmiştir: burgacan darıcan kekilcen sütlücen tekecen < burga+can < darı+can < kākül+cen < sütlü+cen < teke+cen +cI +cU. Kullanım sahası çok geniş. Başlıca fonksiyonu isimlerin sonuna gelerek meslek ve uğraşma ile ilgili isimler yapmaktır.

alçacık altıncık bardacık bebekçik bekmezcik buğdaycık çıyancık dağarcık damarcık davşancık demircik < alçak+cık dikencik durnacık düğmecik ebecik otu ekşimcik elmacık gelincik gercik gevrecik göğemcik hıyarcık iğcik < diken+cik < turna+cık < düğme+cik < ebe+cik otu < ekşim+cik < elma+cık < gelin+cik < ger+cik < gevre(k)+cik < göğem+cik < hıyar+cık < iğ+cik < altın+cık < barda(k)+cık < bebek+çik < pekmez+cik arpacık soğanı < arpa+cık soğanı bardacık eriği < barda(k)+cık eriği < buğday+cık < çıyan+cık < dağar+cık < damar+cık < tavşan+cık < demir+cik horozcuk otu < horoz+cuk otu . Ünlü ve ünsüz uyumlarına bağlı olup. +cUk. +çUk Bu ek Batı Türkçesinin başından beri görülen ve son zamanlarda çok işlek hâle gelen bir ektir. Başlıca fonksiyonları isimden küçültme ve sevgi ifade eden isimler yapmaktır (Ergin.113 helvacı çöveni helvacı kabağı helvacı kökü kömürcü şıkığı sepetçi kavağı sepetçi söğüdü şerbetçi otu tortçu üzümcü eriği yalancı akasya yalancı biber yalancı çiriş < helva+cı çöveni < helva+cı kabağı < helva+cı kökü < kömür+cü ş < sepet+çi kavağı < sepet+çi söğüdü < şerbet+çi otu < tort+çu < üzüm+cü eriği < yalan+cı akasya < yalan+cı biber < yalan+cı çiriş yalancı eğir yalancı havacıva yalancı ısırgan yalancıkeçi yalancı kenevir yalancı öd ağacı < yalan+cı eğir < yalan+cı h < yalan+cı ısırgan < yalan+cı keçi < yalan+cı k < yalan+cı öd a yalancı lavanta çiçeği < yalan+cı l ç yalancı porsuk bitkisi < yalan+cı p b yalancı portakal ağacı < yalan+cı p a yalancı safran yalancı sümbül < yalan+cı safran < yalan+cı s yalancı tespih ağacı < yalan+cı t a +cIk. +çIk. bitkilerin adlandırılmasında da kullanılmaktadır. 163).

114 iğnecik kabarcık kabarcıkotu kapçık kapçık otu karacık kayacık kayganacık kaymacık keçemçik kesercik kıvırcık kızılcık kokarcık koluncuk < iğne+cik < kabar+cık < kabar+cık+otu < kap+çık < kap+çık otu < kara+cık < kaya+cık < kaygana+cık < kayma+cık < keçem+çik < keser+cik < kıvır+cık < kızıl+cık < kokar+cık < kolon+cuk kovancık kulecik marulcuk nevbetçik pancarcık parlacık soğancık takımcık tatarcık teknecik tomdurcuk varcık yiğilcik yoğurtçuk yüksükçük zivircik < kovan+cık < kule+cik < marul+cuk < nevbet+çik < pancar+cık < parla(k)+cık < soğan+cık < takım+cık < Tatar+cık < tekne+cik < tomur+cuk < var+cık < yiğil+cik < yoğurt+çuk < yüksük+cük < ziver+cik karakazancık < karakazan+cık süleymencik < Süleyman+cık kısacıkmahmut< kısa+cık mahmut kıvırcık salata < kıvır+cık salata +(A)ç Bu ek işlek olmayan eklerden biridir. anaç. 175). akbabaç aktopaç anaç tikeni eneç gagaç geneç soğlaç < akbaba+ç < aktop+aç < ana+ç dikeni < en+eç < gaga+ç < gen+eç < soğla+ç . Bu ekle oluşturulmuş sekiz tane bitki adı tespit edilmiştir. Anlamı kuvvetlendirme fonksiyonu vardır (Ergin. babaç kelimelerinde görülür. Eskiden beri ataç. Bunlardan akbabaç. anaç dikeni belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. aktopaç sıfat tamlaması.

115

topoç

< top+aç

+cıl, +çıl Ünlü ve ünsüz uyumlarına bağlı ve vurgulu, az işlek bir ektir. Eklendiği ada “bir şeye düşkünlük, alışkanlık, bağımlılık, benzerlik” işlevleri katan ad ve sıfatlar türetir (Korkmaz, 44). Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan tavşancıl otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. arakçıl gırçıl okcül < arak+çıl < kır+çıl < ok+çul

tavşancıl otu < tavşan+cıl otu

+çIn şlek olmayan bir isimden isim yapma ekidir, birkaç kelimede bulunmaktadır (MBTS, 3, 3526) Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir. boyaçın dipçin karçin < boya+çın < dip+çin < kar+çin

+daş simlerden “ortaklık, beraberlik” bildiren isim ve sıfatlar türeten bir ektir (Korkmaz, 46). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: yaldaş < yal+daş

116

+dın, +dün +dın, +dün eki ay ve gök kelimelerine gelerek kökün belirttiği anlamı pekiştiren ve bunlardan bitki adı kuran bir ektir. Ekin getirildiği kelimeler, isim ve sıfat görevinde kullanılmıştır. aydın aydın çiçeği aydın göz aydın gülü gökdün < ay+dın < ay+dın çiçeği < ay+dın göz < ay+dın gülü < gök+dün

aydın buğday < ay+dın buğday

+dIrIk, +duruk Bu ek organ adlarına gelerek onlarla ilgili alet isimleri yapar. -duruk eki durmak fiilinden gelme olup, tutan anlamını taşımaktadır (Banguoğlu, 170). Bu ekle kurulmuş toplam dört tane bitki adı tespit edilmiştir. -dIrIk eki bunlardan sadece çiğindirik (çiğin “omuz”) kelimesinde organ adına getirilmiştir. çiğindirik ışıldırik oğunduruk sakızdırık < çiğin+dirik < ışıl+dırık < oğul+duruk ? < sakız+dırık

+Il, +al Benzerlik gösteren, adlardan ad ve sıfat türeten bir ektir (Korkmaz, 49). Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: kızılağaç kirtil topul < kız+ıl ağaç < kirt+il < top+ul

117

yanal yeşilbiber

< yan+al < yaş+ıl biber

+lAk +lAk eki, isimden fiil yapmakta kullanılan +lA- ve fiilden isim yapan -ik eklerinin birleşmesinden oluşmuştur. sim ve sıfat yapmakta kullanılır (Banguoğlu, 186). Eklendiği kelimeye alışkanlık, süreklilik ve pekiştirme anlamı katan bir ektir. Genellikle ses taklidi kelimelere getirilmiştir. Bu ekle kurulan bitki adları şunlardır: avurtlak aşılak bağırtlak bartlak cırmılak cırtlak cırtlak otu coplak çatlak çatlak otu çıtlak çitlek göbelek < avurt+lak < aşı+lak < bağırt+lak < bart+lak < cırma+lak < cırt+lak < cırt+lak otu < cop+lak < çat+lak < çat+lak otu < çıt+lak < çit-lek < göbe(k)+lek gödelek kabalak kamalak kavuşlak kozalak kuşulak ökselek paflak patlak pıslak sakalak sakızlak söbelek zıplak < gö(v)de+lek < kaba+lak < kama+lak < kavuş+lak < kozak+lak < kuş+lak < ökse+lek < paf+lak < pat+lak < pıs+lak < saka+lak < sakız+lak < söbe+lek < zıp+lak

götlek ormanı < göt+lek ormanı

beslek kaçıran < bes(i)+lek kaçıran

cırtlak sakızı < cırt+lak sakızı

+Ak Eski Türkçedeki +GAk küçültme ve kuvvetlendirme ekiyle ilişkisi olan bu ek, genellikle tek heceli kelimelere gelerek benzetme ve küçültme işleviyle az sayıda adlar türetmiştir (Korkmaz, 35). Bu ekle kurulmuş on dört tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan saçak mantarı belirtisiz isim tamlaması, saçak darı sıfat tamlaması, çanakçatlatan sıfat-fiil grubu biçiminde kurulmuştur.

118

bardak başak benek gölek ışılak kabak kavak

< bart+ak < baş+ak < ben+ek < göl+ek < ışıl+ak < kab+ak < kav+ak

kızılak saçak darı sazak soğanak yangak

< kızıl+ak < saç+ak darı < saz+ak < soğan+ak < yan+ak

saçak mantarı < saç+ak mantarı

çanakçatlatan < çan+ak ç

+Az Küçültme işlevinde isimden isim türeten ve işlek olmayan bir ektir (Korkmaz, 36). Bu ekle kurulmuş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: büğrez < büğrü+ez alaz < al+az

+Ik, +Uk Küçültme işlevinde bazı isimler ve sıfatlar türeten bir ektir (Korkmaz, 47). Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir: buğdayık çirtik çükündürük kendirik kütük topuk < buğday+ık < çirt+ik < çukundur+uk < kendir+ik < küt+ük < top+uk

+i Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir:

119

çirti

< çirt+i

+AlAk +AlAk eki, küçültme anlamında isimler türeten ve bazı bitki adlarında kullanılan bir ektir (Banguoğlu, 174). Bu ekle kurulmuş yedi tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan kara topalak sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. göğelek hohalak kara topalak şangalak takalak topalak yanalak < gök+elek < hoh+alak < kara top+alak < şang+alak < tak+alak < top+alak < yan+alak

+lI, +lU Bu ek, işleklik derecesi çekim eklerine yakın olan (Ergin, 159), Türkiye Türkçesinin her isme gelebilen ve isimden isim ve sıfat türeten eklerinden biridir (Korkmaz, 53). Bitkilerin adlandırılmasında da çok sık kullanılan +lI, +lU eki, bunlardan isim, isim tamlaması, sıfat, sıfat tamlaması ve isnat grubu oluşturmuştur. Bu ekle kurulan bitki adları şunlardır: akbaşlı alasulu allıballı alluca analı kızlı anslı artlı atınaklı atmalı < akbaş+lı < alasu+lu < al+lı bal+lı < al+lı+ca < ana+lı kız+lı < ans+lı ? < art+lı < atınak+lı < atma+lı ayaklı kekik ballı ballı boynuz ballıca ballıdarı benekliköse benli belerce benli üzümü bıyıklı < ayak+lı kekik < bal+lı < bal+lı boynuz < bal+lı+ca < bal+lı darı < benek+li köse < ben+li belerce < ben+li üzümü < bıyık+lı

120

biberlice biberli mantar boynuzlu dücük boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş burmalı marul bürgülü büzgülü çitili kavun çöpürlü çulluca çulluoğlu çüklüce damarlıca daşlıca armut datlıbilem demirli dibi kıllı dikenli acı ot dikenli meyan dikenli mısır dikenli ot dillice dokuzbaşlı dokuzdonlu dokuztepeli domaylı duvaklıca duvaklı mantar düğmeli düzgülü ebeli eğrilce

< biber+li+ce < biber+li mantar < boynuz+lu d < boynuz+lu g < boynuz+lu h < burma+lı marul < bürgü+lü < büzgü+lü < çiti+li kavun < çöpür+lü < çul+lu+ca < çul+lu oğlu < çük+lü+ce < damar+lı+ca < taş+lı+ca armut < tat+lı bilem < demir+li < dibi kıl+lı < diken+li acı ot < diken+li meyan < diken+li mısır < diken+li ot < dilli+ce < dokuzbaş+lı < dokuzdon+lu < dokuztepe+li < dombay+lı < duvak+lı+ca < duvak+lı m < düğme+li < düzgü+lü < ebe+li < eğ(i)ri+li+ce

ekşilice gartlı gollüce göğdeli hanaylı içlikız izmelece kanlıca mantarı kaplıca karakıllı kartallı eğrelti otu katmerli badem kelleliot kıllı kozak kırlı kokulu çayır otu kokulu kiraz kokulu narpis kokulu yonca kurtluca küpeli meçikli mislibuğday Osmanlı lâlesi özüllük pamuklu pıtıraklı otu pürçüklü renkli ot saplı mantar saplı meşe saplıtinton sarı kokulu

< ekşi+li+ce < kart+lı < kol+lu+ca < gövde+li < hanay+lı < iç+li kız < ezme+li+ce < kan+lı+ca m < kap+lı+ca < karakıl+lı < kartal+lı e o < katmer+li b < kelle+li ot < kıl+lı kozak < kır+lı < koku+lu ç o < koku+lu kiraz < koku+lu narpis < koku+lu yonca < kurt+lu+ca < küpe+li < meçik+li < mis+li buğday < Osman+lı lâlesi < öz+lü+lük < pamuk+lu < pıtırak+lı otu < pürçük+lü < renk+li ot < sap+lı mantar < sap+lı meşe < sap+lı tinton < sarı koku+lu

121

sinirli ot sürmeli sütlüce şikirdaklı tamli tatlı tatlı bayram tatlı elması tatlıgöbek tatlı kenger tatlı kök tatlı limon tatlı ravent tatlı su gelinciği tellice tetirli tohumlu bitkiler tokalı dücük toklu topluca topuklutiken tüllü tüylü tüylübaba tüylübarak

< sinir+li ot < sürme+li < süt+lü+ce < çekirdek+li < ŧa’m+lı ? < tat+lı < tat+lı bayram < tat+lı elması < tat+lı göbek < tat+lı kenger < tat+lı kök < tat+lı limon < tat+lı ravent < tat+lı s g < tel+li+ce < tetir+li < tohum+lu b < toka+lı dücük < tok+lu < top+lu+ca < top+lu diken < tül+lü < tüy+lü < tüy+lü baba < tüy+lü barak

tüylü boya tüylüce tüylüceyumru tüylü çay tüylü dalak otu tüylü kanak tüylü meşe tüylütapan tüylütombalak tüylütoparlak unluca üvezli üzümlü yağlıca yağlıcak yağlı dürülü yağlıısırgan yağlımancar yağlı ot yazılı yellice yordanlı zehirli çiğdem zehirli mantar

< tüy+lü boya < tüy+lü+ce < tüy+lü+ce y < tüy+lü çay < tüy+lü d o < tüy+lü kanak < tüy+lü meşe < tüy+lü tapan < tüy+lü t < tüy+lü toparlak < un+lu+ca < üvez+li < üzüm+lü < yağ+lı+ca < yağ+lı+cak < yağ+lı dürülü < yağ+lı ısırgan < yağ+lı+mancar < yağ+lı ot < yazı+lı < yel+li+ce < yordan+lı < zehir+li çiğdem < zehir+li mantar

+lIk, +lUk Bu ek başlangıçtan beri Türkçenin belli başlı isimden isim yapma eklerinden biri olarak kullanılagelmiştir. Geçici olduğu gibi kalıcı isimler de yapar. Yani bir nesnenin bir vasfını bildirerek sıfat gibi kullanılan isimler yaptığı gibi, nesne adı olarak kalıcı isimler de teşkil eder. Başlıca fonksiyonları isimlerden yer, alet, topluluk isimleri ve sıfat yapmaktır (Ergin, 155). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan +lIk, +lUk eki isim,

122

sıfat ve isim tamlaması biçiminde bitki adları kurmuştur. Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: akçayazlık akyazlık almalık ballık ballık otu bataklık nergisi bataklık süseni benlik bızalık boyalık cıcılık civcivlik çavdarlık çibillik çıtlık çulluk daraklık otu develik düdüllük ebelik erelik ekşilik göğlük güllük paralık pirelik sabırlık sakızlık salatalık sarıklık < akçayaz+lık < akyaz+lık < alma+lık < bal+lık < bal+lık otu < batak+lık n < batak+lık s < ben+lik < bıza+lık < boya-lık < cici+lik < civciv+lik < çavdar+lık < çibil+lik < çıt+lık < çul+luk < tarak+lık otu < deve-lik < düdül+lük < ebe+lik < ere(k)+lik < ekşi+lik < gök+lük < gül+lük < para+lık < pire+lik < sabır+lık < sakız+lık < salata+lık < sarık+lık günlük ağacı höllük iğnelik iğnelik otu kanlık karalık karavlık kaymaklık kendilik kırklık kızıllık kofurgalık küllük mancarlık mazlıħ mezarlık otu mezarlık servisi mezarlık zambağı neferlik okluk on bir aylık oymalık özüllük pamukluk sarmalık semizlik soğukluk suluk suvarmılık süngüllük < gün+lük ağacı < (h)öl+lük < iğne+lik < iğne+lik otu < kan+lık < kara+lık < karav+lık < kaymak+lık < kendir+lik < kırk+lık < kızıl+lık < kofurga+lık < kül+lük < mancar+lık < mazı+lık < mezar+lık otu < mezar+lık s < mezar+lık z < nefer+lik < ok+luk < on bir ay+lık < oyma+lık < özlü+lük < pamuk+luk < sarma+lık < semiz+lik < soğuk+luk < su+luk < suvarma+lık < sünük+lük ?

123

süpürgelik şarlık taraklık tespihlik

< süpürge+lik < şa’r+lık < tarak+lık < tespih+lik

üzerlik yağlık yemlik yeşillik

< yüzer+lik < yağ+lık < yem+lik < yeşil+lik

+ ür Ses yansımalı köklerden yeni türetmeler yapılabilmesi için gövde oluşturan bir ektir (Korkmaz, 48). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: kütür < küt+ür

+mAn Bu ek, sıfatlardan kişileri niteleyen sıfatlar türeten bir ektir. Eklendiği sıfata “abartma, aşırılık” anlamı katar. şlek bir ek olmadığı için türettiği kelimeler oldukça sınırlıdır (Korkmaz, 58). Asıl fonksiyonu isimden isim yapmak olan bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı vardır: arcıman ekşimen orman < arcı+man < ekşi+men < or+man

+mIk, +mUk Bu ekin asıl görevi fiilden isim yapmaktır; ancak “bozamık, çaymık, destimik, karamuk, keçemük” kelimelerinde ekin isimden isim yapma görevinde kullanıldığı görülmektedir.

124

bozamık çaymık destimik karamuk keçemük

< boz+a+mık < çay+mık < desti+mik < kara+muk < keçe+mük

+tırak sim köklerine gelerek “gibilik, benzerlik, yakınlık” anlamları katan bir ektir (Korkmaz, 59). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir. yabantırak < yaban+tırak

+sü Eski Türkçeden beri dilimizde az işlek olarak kullanılan ve benzerlik sıfatları yapan bir ektir (Banguoğlu, 199). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: günsü < gün+sü

+sIl simden benzerlik fiili türeten +sI eki ile fiilden isim türeten -l ekinin kaynaşmasından oluşan bu birleşik ek, dilimizde bir iki kelime bırakmış ölü eklerdendir (Korkmaz, 63). Bu ekle türetilmiş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: aħsıl < ak+sıl

iğnesil < iğne+sil

+sIz, +sUz Bu ek, addan “yokluk, eksiklik” bildiren olumsuz anlamda sıfatlar türeten çok işlek bir ektir. “Sahip olma, kendinde bulundurma” görevindeki sıfat türeten +lI, +lU ekinin

125

karşıtıdır (Korkmaz, 64). Bu ekle türetilmiş sekiz tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan altı tanesini, kalıcı bir isim hâline gelmiş olan “öksüz” kelimesi oluşturmaktadır. Bu kelimede ekin belirttiği olumsuzluk anlamı kaybolmuştur. Diğer iki örnekte ise (sapsız, sırımsız) olumsuzluk anlamı bulunmaktadır. Aliöksüz öksüzali öksüzce < Aliök+süz < ök+süz Ali < ök+süz+ce

öksüz çiçeği < ök+süz çiçeği öksüz çiğdemi < ök+süz çiğdemi öksüzoğlan sapsız meşe sırımsız < ök+süz oğlan < sap+sız meşe < sırım+sız

+(I)z, +(U)z simlere ve sayı adlarına gelerek topluluk veya ikilik gösteren bir isimden isim yapma ekidir. Çok eski bir ek olduğu için işlekliğini kaybetmiş, günümüze kalıp hâlinde, eklendiği sözlerle birlikte gelmiştir (Korkmaz, 66). Bu ek sadece boynuz kelimesiyle kurulmuş bitki adlarında görülmektedir. ballı boynuz boynuzlu dücük boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş buynuz < ballı boyun+(u)z < boyun+(u)z+lu dücük < boyun+(u)z+lu gelincik < boyun+(u)z+lu haşhaş < boyun+(u)z

Ar. +î Nispet eki olan î, sonuna geldiği kelimelere “ait olan, ilgili, mensup, …niteliğinde olan” vb. anlamlar katar (MBTS, 2, 1332). Bu ek “Bektaş, meydan, tıp ve yaban” kelimelerine gelerek bitkilerin adlandırılmasında kullanılmıştır. Bunlardan Bektaş bir özel isim,

126

diğerleri ise cins isimdir. Bektaşî, meydanî ve tıbbî kelimeleriyle birer; yabanî kelimesiyle otuz iki tane bitki adı kurulmuştur.

Bektaşî üzümü meydanî tıbbî papatya yabanî akdiken yabanî bezelye yabanî biber yabanî ceviz yabanî elma yabanî enginar yabanî erik yabanî hardal yabanî hindiba yabanî ıspanak yabanî incir yabanî kavun yabanî kereviz yabanî kimyon yabanî kiraz yabanî kuşkonmaz yabanî lahana yabanî mantar yabanî marul yabanî menekşe yabanî mercanköşk yabanî mersin yabanî pancar yabanî pırasa yabanî sarımsak yabanî sedef otu yabanî sinameki

< Bektaş+î üzümü < meydan+î < tıbb+î papatya < yaban+î akdiken < yaban+î bezelye < yaban+î biber < yaban+î ceviz < yaban+î elma < yaban+î enginar < yaban+î erik < yaban+î hardal < yaban+î hindiba < yaban+î ıspanak < yaban+î incir < yaban+î kavun < yaban+î kereviz < yaban+î kimyon < yaban+î kiraz < yaban+î kuşkonmaz < yaban+î lahana < yaban+î mantar < yaban+î marul < yaban+î menekşe < yaban+î mercanköşk < yaban+î mersin < yaban+î pancar < yaban+î pırasa < yaban+î sarımsak < yaban+î sedef otu < yaban+î sinameki

Örneklerde de görüldüğü gibi.127 yabanî tere yabanî tirfil yabanî turp yabanî tütün yabanî üzüm < yaban+î tere < yaban+î tirfil < yaban+î turp < yaban+î tütün < yaban+î üzüm Far. kavim isimlerinin sonuna gelerek memleket adları yapar (MBTS. Bu ekle kurulmuş toplam üç tane bitki adı tespit edilmiştir: Arabistan defnesi Hindistan cevizi < Arab+istan defnesi < Hind+istan cevizi küçük Hindistan cevizi < küçük Hind+istan cevizi Moğ. 2. birer kavim adı olan Arap ve Hint kelimelerinin sonuna gelerek bitkilerin adlandırılmasında kullanılmıştır. +t süt < sü+t . 1441). bazı kelimelerin sonuna gelerek yer adları. +istan Bu ek.

Eski Türkçede ekin hem d’li. Bitki adlarında kullanılan isimden fiil yapma eklerinin sayısı fazla değildir. Bu ekler isim köklerine. 114). Batı Türkçesinde yalnız iste. S MDEN F L YAPMA EKLER simden fiil yapma ekleri isim kök ve gövdelerinden fiil yapmak için kullanılan eklerdir.fiilinde kalmıştır (Ergin.128 2. 3. 3532). hem t’li şekilleri vardı. 182). kurutakırdak sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. çünkü isimden fiil yapma eklerinden sonra fiilden isim yapma eki gelmelidir. Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir: kanak kanatma türeme < kan+a-k < kan+a-t-ma < tür+e-me +dABirkaç tek heceli ad dışında ses yansımalı sözlerden ses yansımalı fiiller türeten bir ektir (Korkmaz. bengildek çakıldak fışıldayık < bengil+de-k < çakıl+da-k < fışıl+da-yık kurutakırdak < kuru takır+da-k lokurdak şakıldak < lokur+da-k < şakıl+da-k fırıldak çiçeği < fırıl+da-k çiçeği zıngırdak otu < zıngır+da-k otu . Bu eklerle kurulmuş örnekler şunlardır: +AFazla işlek olmayan ve bazı kelimelerde görülen bir isimden fiil yapma ekidir. simlerden olma veya yapma ifade eden fiiller yapar (MBTS. Bitki adlarında yer alan isimden fiil yapma ekleri kelimenin sonunda kullanılamaz. Bunlardan fırıldak çiçeği ve zıngırdak otu belirtisiz isim tamlaması. 179). t’li şekil. isimden yapılmış isim gövdelerine ve fiilden yapılmış isim gövdelerine eklenirler (Ergin.

isimden fiil yapma eklerinin en işlek olanıdır.ekiyle kurulmuş çok sayıda bitki adı bulunmaktadır. 180). Bu ek Türkçede eskiden beri hep aynı kalmıştır (Ergin. Hemen hemen her çeşit ismin sonuna gelerek yapma veya olma ifade eden fiiller yapar. +lA.129 +lABu ek. aklan aşılak aşılama bağlaşık cırlangıç cırtlak cırtlak otu cırtlan cırtlavuk cızlağan cızlayık coplak çatlağan çatlak çatlak otu çatlangaç çırlavuk çıtlak çıtlamak < ak+la-n < aşı+la-k < aşı+la-ma < bağ+la-şık < cır+la-ngıç < cırt+la-k < cırt+la-k otu < cırt+la-n < cırt+la-vuk < cız+la-ğan < cız+la-yık < cop+la-k < çat+la-ğan < çat+la-k < çat+la-k otu < çat+la-ngaç < çır-la-vuk < çıt+la-k < çıt+la-mak çıtlamık çöpleme dallama demirliyen dişlek darı erekleme göğlemez hartlap haşlama havazla hıyarlama kakalaşka papurtlama patlak patlangaç patlangıç sakızlak sütleğen şaplak zıplak < çıt+la-mık < çöp+le-me < dal+la-ma < demir+le-y-en < diş+le-k darı < erek+le-me < göğ+le-mez < hart+la-p < haş+la-ma < havaz+la! < hıyar+la-ma < kaka+la-şka < papurt+la-ma < pat+la-k < pat+la-ngaç < pat+la-ngıç < sakız+la-k < süt+le-gen < şap+la-k < zıp+la-k beslek kaçıran < bes(i)+le-k kaçıran götlek ormanı < göt+le-k ormanı cırtlak sakızı < cırt+la-k sakızı .

-r. fiilden yapılmış fiil gövdelerine ve isimden yapılmış fiil gövdelerine eklenirler. Bu ekle kurulmuş bitki adlarından alma erdiren. -dUr-. -tIr-. Sayıları azdır. ünlüyle biten tek heceli fiillerle ünsüzle biten bütün fiil kök ve gövdelerini içine alır (Ergin. göğündürme lâlesi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. 212). şleklik sahası. -tUrBu ek. en çok kullanılanı bu ektir. Bu ekler fiil köklerine. alma erdiren bandırma bozdurma çobankaldıran gelingüldüren -r. azırgan batırgan < az-ı-r-gan < bat-ı-r-gan bitirge çevirdik < bit-i-r-ge < çev-i-r-dik < alma er-dir-en < ban-dır-ma < boz-dur-ma < çoban kal-dır-an < gelin gül-dür-en göğündürme yaldıran yandıraz < gök+ü-n-dür-me < yal-dır-an < yan-dır-az göğündürme lâlesi < gök+ü-n-dür-me l .. Ekin getirildiği kelimeler isim ve sıfat görevinde kullanılmaktadır.130 3. -dIr-.eki de Türkçede eskiden beri görülen ve işlek olarak kullanılan bir fiilden fiil yapma ekidir. Faktitif ekleri içinde bugün en işlek olanı.ve -t. 209). F LDEN F L YAPMA EKLER Fiilden fiil yapma ekleri fiil kök ve gövdelerinden fiil yapmak için kullanılan eklerdir. Türkçede eskiden beri bulunan ve işlek olarak kullanılan fiilden fiil yapma eklerinden biridir. çobankaldıran ve gelingüldüren sıfat-fiil grubu. Faktitif ekleri denilen bu ekler oldurma ve yaptırma ifade ederler. -ar-r-.gibi oldurma ve yaptırma ekidir. -ar. 200). Yani olma veya yapma ifade eden fiillerden oldurma veya yaptırma ifade eden fiiller yaparlar (Ergin. fakat çok geniş bir işleklik derecesine sahiptir (Ergin. Bu ek fonksiyonları tamamıyla birbirinin aynı olan ve bu yüzden aynı isim altında toplanan birkaç ekten biridir.

Bunlardan çömlekçatlatan sıfat-fiil grubu biçimindedir. . çömlekçatlatan < çömlek çatla-t-an ısıtan kanatma < ısı-t-an < kana-t-ma kurudan kurutma sürtmeğ < kuru-t-an < kuru-t-ma < sür-t-mek -(i)zEski Türkçede de sayılı örnekler veren bir ettirgenlik ekidir. 136).131 çevrince çıkart eğriboyun eğrilce eğrilcen otu eğrim eğri yavşan gömürgen kıvrak buğday kıvrak darı kıvrışık köpürcek köpürgen köygöçüren < çev-i-r-ince < çık-ar-t < eğ-(i)-r-i boyun < eğ-(i)-r-i+li+ce < eğ-(i)-r-ilcen o < eğ-(i)-r-im < eğ-(i)-r-i yavşan < göm-ü-r-gen < kıv-(ı)-r-ak b < kıv-(ı)-r-ak darı < kıv-(ı)-r-ışık < köpü-r-ecek < köpü-r-gen < köy göç-ü-r-en ötürge pıtırgan pıtrak sıyırma sıyırma dikeni sıyırma pakla süpürge süpürge çalısı süpürge darısı süpürge kamışı süpürgelik süpürge otu < öt-ü-r-ge < bat-ı-r-gan < bat-ı-r-ak < sıy-ı-r-ma < sıy-ı-r-ma d < sıy-ı-r-ma pakla < süp-ü-r-ge < süp-ü-r-ge çalısı < süp-ü-r-ge d < süp-ü-r-ge k < süp-ü-r-gelik < süp-ü-r-ge otu -tBu ek de faktitif eklerinden biridir. Bu bitki adı belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir. Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir. 211). Türkçede eskiden beri görülen ve işlek olarak kullanılan bir fiilden fiil yapma ekidir (Ergin. Türkiye Türkçesine uzanan birkaç kelimede kaynaşmış ve kalıplaşmış durumdadır (Korkmaz. Yani fiillerden oldurma ve yaptırma ifade eden fiiller yapar.

Karşıladıkları hareket o hareketi yapan veya olan nesnenin üzerinde döndüğü için -n. Edilgenlik ekinin geçtiği bitki adları şunlardır: asılmışadam dökülcen dökülgen dutulga dürülü -n. 204).132 emzik otu < em-(i)z-ik otu -l. 202). kalıntı bitki sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. Bu ek geçişsiz. geçişsiz fiillere de getirilmektedir. yani olma ifade eden fiillerden meçhul fiiller yapar. Edilgenlik ve meçhullük eki geçişli fiillere de. kendi kendine yapma veya olma ifade eden fiiller yapmaktır.eki ile yapılan bu fiillere dönüşlü fiiller ve -n.(Edilgenlik) Türkçede eskiden beri işlek olarak kullanılan fiilden fiil yapma eklerinden biridir. aldangeç bandık bandırma cırlangıç çatlangaç < alda-n-gaç < ba-n-dık < ba-n-dırma < cırla-n-gıç < çatla-n-gaç çevrince çıkıntı devrinti göğündürme < çev(i)r-i-n-ce < çık-ı-n-tı < dev(i)r-i-n-ti < gök+ü-n-dürme < as-ı-l-mış adam < dök-ü-l-cen < dök-ü-l-gen < tut-u-l-ga < dür-ü-l-ü gömülgen kurulgan soyulgan yapılcan yayılgan < göm-ü-l-gen < kur-u-l-gan < soy-u-l-gan < yap-ı-l-can < yay-ı-l-gan dövülmüş avrat otu < döv-ü-l-müş a o göğündürme lâlesi < gök+ü-n-dürme l . Meçhul fiiller fail istemeyen. Fonksiyonu. gösterdiği hareketin kimin tarafından yapıldığı belli olmayan fiillerdir (Ergin. çekim sırasında faili olmayan. Dönüşlülük ekiyle kurulmuş bitki adlarından göğündürme lâlesi ve sulandık otu belirtisiz isim tamlaması. Fonksiyonu edilgenlik ve meçhullük ifade eden fiiller yapmaktır.ekine de dönüşlülük eki adı verilir (Ergin.(Dönüşlülük) Bu ek de Türkçede eskiden beri kullanılan çok işlek bir fiilden fiil yapma ekidir. Aşağıdaki bitki adlarından asılmışadam ve dövülmüş avrat otu sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur.

Türkçede eskiden beri çok işlek olarak kullanılan fiilden fiil yapma eklerindendir. gidişgen otu belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. Ortaklaşma ifade eden fiiller müşterek yapılan. -ş. birden fazla fail tarafından yapılan fiillerdir. birlikte yapılma (Ergin. Yaptığı fiiller bir ortaklaşma veya bir oluş ifade ederler. bağlaşık bitişik çanak yapraklılar bitişik taç yapraklılar gidişgen gidişgen otu ilişken kakalaşka kıvışkan kıvrışık kıyışak uruşman < bağla-ş-ık < bit-i-ş-ik çanak yapraklılar < bit-i-ş-ik taç yapraklılar < git-i-ş-gen < git-i-ş-gen otu < il-i-ş-ken < kakala-ş-ka < kıv-ı-ş-kan < kıv(ı)r-ı-ş-ık < kıy-ı-ş-ak < ur-u-ş-man .133 kalıntı bitki patlangaç patlangıç sulandık otu -ş.( şteşlik) < kal-ı-n-tı bitki < patla-n-gaç < patla-n-gıç < sula-n-dık otu urunguç yalangı yığınç < ur-u-n-guç < yala-n-gı < yığ-ı-n-ç Bu ek. şteşlik ekiyle kurulmuş bitki adlarından bitişik çanak yapraklılar ve bitişik taç yapraklılar sıfat tamlaması. iki tip ortaklık ifade eder: Karşılıklı yapılma.ekinin asıl ortaklaşma fonksiyonu iki şekilde ortaya çıkar. 207).

Sıfat-Fiil Ekleriyle Kurulan Bitki Adları Sıfat-fiiller nesnelerin hareket vasıflarını karşılayan fiil şekilleridir. -AcAk Gelecek zaman ifade eden bu ek ile kurulmuş bir tane bitki adı bulunmaktadır: saracak < sar-acak -An Geniş zaman ifade eden bu ek. isimden fiil yapma eklerinden ve fiilden fiil yapma eklerinden sonra gelebilirler. Bitki adlarında kullanılan fiilden isim yapma eklerinin çoğunu sıfat-fiil ekleri ve fiil isimleri oluşturmaktadır. adetleri sayılamayacak kadar çoktur (Ergin. Fiilden isim yapma ekleriyle yapılan isimler çok çeşitli olup. fiil kök ve gövdelerinden isim yapmak için kullanılan eklerdir. F LDEN S M YAPMA EKLER Fiilden isim yapma ekleri. Sıfat-fiillerde hareket ifadesinden başka. Yani fiilden isim yapma ekleri. isimden yapılmış fiil gövdelerine ve fiilden yapılmış fiil gövdelerine eklenirler. Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan fiilden isim yapma eklerinin tamamı şunlardır: 4.1. zaman ifadesi de vardır (Ergin. Geniş zaman sıfat-fiili yapmak için en çok bu ek kullanılır (Ergin. nesne karşılayan kelimeler olarak sıfatfiiller. Bu ekle kurulmuş çok sayıda bitki adı bulunmaktadır: acı kokan < acı kok-an akçalıbasan < akçalı bas-an . Hareket vasıflarını belirtmek üzere nesneleri karşıladıklarına göre. 333). Bu ekler fiil köklerine.134 4. eskiden beri en geniş ölçüde kullanılan bir sıfat-fiil ekidir. 334). Sıfat-fiil ekleriyle kurulan çok sayıda bitki adı bulunmaktadır. 184). Eski Türkçede -gAn şeklindeydi. Sıfat-fiil ekleri kalıcı adlar türetir. En fazla -An ekiyle yapılmış örneklere rastlanır. Bu şekildeki kullanışları da gayet geniştir. anlam bakımından isim cinsinden kelimeler arasına girer.

135 alma erdiren < alma erdir-en ayıboğan azan bacakkıran bağboğan bağbozan baklakıran balıkkıran belbağlayan biten boğaz alan böcekkapan cırtatan çakalboğan çalıbasan çanakkıran çarıkkesen < ayı boğ-an < az-an < bacak kır-an < bağ boğ-an < bağ boz-an < bakla kır-an < balık kır-an < bel bağla-y-an < bit-en < boğaz al-an < böcek kap-an < cırt at-an < çakal boğ-an < çalı bas-an < çanak kır-an < çarık kes-en diken dilburan dilkanatan dilkiboğan domalan eldüren elkoğan elkurtaran eren erkurtaran eryeten evcikıran gecebiten gelinboğan gevreyen göçkovan < dik-en < dil bur-an < dil kanat-an < dilkiboğ-an < domal-an < el dür-en < el koğ-an < el kurtar-an < er-en < er kurtar-an < er yet-en < evci kır-an < gece bit-en < gelin boğ-an < gevre-y-en < göç kov-an balık öldüren < balık öldür-en beslek kaçıran < beslek kaçır-an bostanbozan < bostan boz-an gelingüldüren < gelin güldür-en göktenyağan < gökten yağ-an gübür kaldıran < gübür kaldır-an günebakan günetapan hamurkesen hapkesen haptutan hoşkuran hoşvaran hoşveren ısıtan itboğan kalegezen kanburuyan kankurutan < güne bak-an < güne tap-an < hamur kes-en < hap kes-en < hap tut-an < hoş kur-an < hoş var-an < hoş ver-en < ısıt-an < it boğ-an < kale gez-en < kan buru-y-an < kan kurtar-an çanakçatlatan < çanak çatlat-an çobançökerten < çoban çökert-en çobankaldıran < çoban kaldır-an çökeren çömelen demirbozan demirdelen demirliyen destebasan destebozan < çöker-en < çömel-en < demir boz-an < demir del-en < demirle-y-en < deste bas-an < deste boz-an çömlekçatlatan< çömlek çatlat-an desteçürüten < deste çürüt-en deveçökerten < deve çökert-en kaplanboğan < kaplan boğ-an .

136

kardelen kargabüken kargadelen kasan kayışkıran kazandelen kendi biten kocadepen kotankıran koyunkıran kurtboğan kurudan kuzukıran küpdüşen küpkıran

< kar del-en < karga bük-en < karga del-en < kas-an < kayış kır-an < kazan del-en < kendi bit-en < koca dep-en < kotan kır-an < koyun kır-an < kurt boğ-an < kurut-an < kuzu kır-an < küp düş-en < küp kır-an

orakkıran sabankıran sakalıslayan silisseven sinekkapan sinekkıran sinektutan tıkan tüylütapan uçkurutan yaldıran yandıran yerebakan yerebatan yeregeçen yerekaçan yeryaran

< orak kır-an < saban kır-an < sakal ısla-y-an < silis sev-en < sinek kap-an < sinek kır-an < sinek tut-an < tık-an < tüylü tap-an < uç kurut-an < yaldır-an < yandır-an < yere bak-an < yere bat-an < yere geç-en < yere kaç-an < yer yar-an

sakalçürüten < sakal çürüt-en serpenekıran < serpene kır-an

karıgezdiren < karı gezdir-en

komşugezen < komşu gez-en

köle doyuran < köle doyur-an

namazbozan < namaz boz-an

-Ar, -Ir Çok işlek bir ektir. Bu ek, eklendiği fiilin gösterdiği işi bir özellik olarak “her zaman üzerinde bulundurma” niteliğinde sıfatlar ve bazı kalıcı adlar türetmiştir (Korkmaz, 104). -Ar eki gezer, kesercik, kokar ve üzerlik kelimelerinde; -Ir eki ise iletir ve yumru kelimelerinde kullanılarak bitki adları oluşturmuştur. Bu ekle kurulmuş on tane bitki adı tespit edilmiştir. gezer iletir kesercik kokar kokar ağaç < gez-er < ilet-ir < kes-er+cik < kok-ar < kok-ar ağaç

137

kokar çaşır kokar ot kokarzade üzerlik yumru

< kok-ar çaşır < kok-ar ot < kok-ar+zade < yüz-er+lik < yum-ur+u

-dI, -dU, -tI, -tU -DI, -DU geçmiş zaman ekinin kalıplaşması sonucu oluşan ve yapım eki olarak kullanılan bir sıfat-fiil ekidir (Korkmaz, 172). Bazı kalıcı isimlerde bulunan bu ek, son zamanlarda sıfat-fiil eki durumuna geçmiştir. Her hâlde bu ekin sıfat-fiil eki olduğunu ihtiyatla kabul etmek lazımdır (Ergin, 337). Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: akberdi beybeğendi bulgarsıktı dalasıçtı dalbastı < ak ver-di < bey beğen-di < bulgar sık-tı < dala sıç-tı < dal bas-tı gündoğdu gündöndü < gün doğ-du < gün dön-dü

kuzukemirdi < kuzu kemir-di paşabeğendi < paşa beğen-di şişti < şiş-ti

-dIk, -tık Geçmiş zaman ifade eden ve çok kullanılan bir sıfat-fiil ekidir. Bu ekin dikkati çeken tarafı, bilhassa iyelik eki alarak kullanılmasıdır. yelik eki, sıfat-fiil eki ile âdeta kaynaşmış durumdadır. Bu ek de şekil ve zaman eki durumuna geçmeyen bir sıfat-fiil ekidir (Ergin, 335). Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan “bildik ve karayandık” örneklerinde kalıcı isim yapma görevinde kullanılan ek, “yağmurbastığı” örneğinde sıfat-fiil eki fonksiyonundadır. sulandık otu bitkisi de belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. bildik karayandık < bil-dik < kara yan-dık

sulandık otu < sulan-dık otu yağmurbastığı < yağmurbas-tık-ı

138

-gAn, -kAn Bu ek, eskiden beri kullanılan ve bugün işlek olarak birçok kalıcı isim örneğinde görülen bir sıfat-fiil ekidir. Fonksiyonunda kuvvetli bir aşırılık manası vardır. Teşkil ettiği isimler çok yapan ve olanı ifade eder (Ergin, 190). Bu ekin fonksiyonunu aşağıda sıralanmış olan bitki adlarında da görmek mümkündür. bağırgan baldırgan bıyırgan bitgen buyurgan cegirgen cızlağan çatlağan çıçırgan çığırgan dadırgan dalağan dökülgen ergen fısırgan gidişgen < bağır-gan < baltır-gan < buyur-gan < bit-ken < buyur-gan < çekir-gen < cızla-gan < çatla-gan < çıçır-gan < çığır-gan < tatır-gan < dala-gan < dökül-gen < er-gen < fısır-gan < gitiş-ken gömülgen ısırgan ışığan ilişken kavlağan kıvışkan köpürgen kurugan kurulgan pıtırgan sergen soyulgan sütleğen yağlıısırgan yayılgan < gömül-gen < ısır-gan < ışı-gan < iliş-ken < kavla-gan < kıvış-kan < köpür-gen < kuru-gan < kurul-gan < batır-gan < ser-gen < soyul-gan < sütle-ğen < yağlı ısır-gan < yayıl-gan

bozbağırgan < boz bağır-gan

yalancı ısırgan < yalancı ısır-gan

-mAz Olumsuz geniş zaman partisip eki olan bu ek, Türkçede eskiden beri geniş ölçüde kullanılmaktadır. -mAz ekinin aslında -mA- olumsuzluk ve -z partisip veya isim yapma ekinin birleşmesinden ortaya çıktığı açıktır (Ergin, 336). Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan çalıbasmaz, hüryemez, kuşkonmaz ve yabani kuşkonmaz bitkileri sıfat-fiil grubu biçiminde kurulmuştur.

139

çalıbasmaz hölemez hüryemez karamaz kuşkonmaz yabanî kuşkonmaz

< çalı bas-maz < höle-mez < hür ye-mez < kara-maz < kuş kon-maz < yabanî kuş kon-maz

-mIş Geçmiş zaman ifade eden ve çok kullanılan bir sıfat-fiil ekidir. Bu ek de aynı zamanda şekil ve zaman eki durumuna geçen sıfat-fiil eklerindendir. Sıfat-fiil eki olarak bu ekin geçmiş zaman ifadesinde öğrenilen geçmiş zaman ifadesi pek yoktur. Sadece geçmiş zaman ifadesi vardır (Ergin, 335). Aşağıdaki bitki adlarında da görüldüğü gibi, -mIş eki karamış ve yemiş kelimelerinde geçmektedir. Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir: kara yemiş karamış kazık yemiş koca yemiş sarı yemiş yemiş < kara ye-miş < kara-mış < kazık ye-miş < koca ye-miş < sarı ye-miş < ye-miş

4.2. Fiil simleriyle Kurulan Bitki Adları Fiil isimlerinin asıl fonksiyonu varlık, mefhum, eşya gibi nesne isimleri yapmak değil; hareket ve iş isimleri yapmaktır (Ergin, 187). Türkçede fiil ismi yapmak için şu üç ek kullanılır: -Iş; -mA; -mAk. Fiil isimleriyle kurulmuş bitki adları şunlardır:

140

-Iş, -Uş Bu ek -mA ve -mAk tipinde fiil isimleri yapan eklerden biridir. şleklik sahası onlar gibi bütün fiil kök ve gövdelerini içine alır. Tek ve çok heceli fiil kök ve gövdelerinden fiilin esas anlamını değiştirmeden, yapılan işin tarzını bildiren geçici kılış adları türetir (Korkmaz, 106). Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir: bitiniş iğdiş üşüş < bitin-iş < igit-iş < üş-üş

-mA şleklik sahası bütün fiil kök ve gövdelerini içine alan bir ektir. -mA ekinin fonksiyonu iş isimleri yapmaktır. ş de harekete göre bir çeşit nesnedir. Onun için -mA’lı isimler iş ifadesi yanında kalıplaşarak veya kalıplaşmadan birçok belirli nesne, eşya ismi olarak isim ve sıfat şeklinde kullanılırlar (Ergin, 186). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan bu ek bazı örneklerde isim ve sıfat tamlaması oluşturmuş; kimi zaman tamlayan, kimi zaman tamlanan görevinde kullanılmıştır. ezmelice ve suvarmalık örneklerinde -mA’nın üzerine yapım eki gelmiştir. acıma akasma akbulama akça kesme akçöpleme asma aşılama atmalı balaşlama bandırma bozdurma can kesme < acı-ma < ak as-ma < ak bula-ma < akça kes-me < ak çöple-me < as-ma < aşıla-ma < at-ma+lı < bal aşıla-ma < bandır-ma < bozdur-ma < can kes-me çekme çetme çıkma çitime çöpleme dağlama dallama dikme dolama otu dolma biber dolma otu dürme < çek-me < çet-me < çık-ma < çite-me < çöple-me < dağla-ma < dalla-ma < dik-me < dola-ma otu < dol-ma biber < dol-ma otu < dür-me

141

evlenme çiçeği< evlen-me çiçeği erekleme gıcime haşlama hıyarlama ilme izmelece kabartlama kakma kara asma kara derme kertme kesme < erekle-me < gıcı-ma < haşla-ma < hıyarla-ma < il-me < ez-me+lice < kabartla-ma < kak-ma < kara as-ma < kara der-me < kert-me < kes-me

kurutma oymalık papurtlama sıvarma suvarmılık sıyırma

< kurut-ma < oy-ma+lık < papurtla-ma < suvar-ma < suvar-ma+lık < sıyır-ma

göğündürme < göğündür-me

sıyırma dikeni < sıyır-ma dikeni sıyırma pakla < sıyır-ma bakla tarma türeme turma ulama < tar-ma < türe-me < tur-ma < ula-ma

yarma şeftali < yar-ma şeftali

-mAk stisnasız bütün fiil kök ve gövdelerine getirilen bu ek, eskiden beri Türkçenin fiilden isim yapma eklerinin başında gelir. Fonksiyonu, fiillerin hareket isimlerini yapmaktır (Ergin, 185). -mAk eki “acı-, ek-, il-, kar-, somur-, sürt-, tok-” fiillerine gelerek onlardan bitki adları kurmuş ve kalıcı isimler yapmıştır. Bunlardan ekmek ağacı ve ekmek ayvası belirtisiz isim tamlaması; tokmak üzüm ise sıfat tamlaması biçimindedir. acımak < acı-mak sımak sormaħ sürtmeğ < sı-mak < somur-mak < sürt-mek

ekmek ağacı < ek-mek ağacı ekmek ayvası < ek-mek ayvası garmak ilmek < kar-mak < il-mek

tokmak üzüm < tok-mak üzüm

142

4.3. Diğer Fiilden sim Yapma Ekleriyle Kurulan Bitki Adları

-Im, -Um Genellikle fiilin gösterdiği işi ada çeviren, o işle ilgili hareket adı yapan bir ektir. Başka bir anlatımla, fiilin gösterdiği işin adıdır. Bu ek ünlü ile biten fiillere yalnız -m olarak, ünsüz ile bitenlere, araya -I- / -U- bağlantı ünlüsü alarak eklenir (Korkmaz, 89). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan bu ek, örneklerde de görüldüğü gibi kalıcı isimler yapmıştır. Bunlardan kırkboğum ve sarısalkım sıfat tamlaması; salkım ağacı da belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. çildirim doğum eğlim eğrim ilim kırkboğum kıvrım < çıldır-ım < doğ-um < eğil-im < eğir-im < il-im < kırk boğ-um < kıvır-ım öğüm sarısalkım sırım takımcık üzüm < ör-üm < sarı sark-ım < sır-ım < tak-ım+cık < üz-üm

salkım ağacı < sark-ım ağacı

-em şlek olmayan, yalnızca birkaç kelimede görülen bir ektir (Korkmaz, 72). Bu ekle kurulmuş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: çekem düğem < çek-em < düğ-em

-AğAn Daha çok tek heceli fiil köklerine gelen, eklendiği fiildeki hareketi sürekli ve çokça yapanı gösteren, abartma görevinde sıfatlar türeten birleşik bir ektir (Korkmaz, 69). Fonksiyon bakımından -gAn, -kAn’a benzer (Ergin, 191). Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir:

143

artıgan burağan çalağan küseğen

< art-ağan < bur-ağan < çal-ağan < küs-eğen

-cAn -cAn eki, getirildiği fiildeki işi sürekli ve çokça yapanı gösteren bitki adları kurmuştur. Bu ekle kurulmuş toplam beş bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan eğrilcen otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. dökülcen eğilcen eğrilcen otu gidilcen yapılcan < dökül-cen < eğil-cen < eğril-cen otu < git-il-cen < yapıl-can

-ce -ce eki fazla işlek olmayan ve fiilin gösterdiği hareketle ilgili isimler türeten bir ektir. Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: çevrince < çev(i)rin-ce

-ç, -aç Bu ek, getirildiği fiildeki hareketi yapanı, yapılan hareketi veya o hareketle ilgili bir niteliği, bir özelliği gösteren soyut isimler ve sıfatlar türetme görevi yüklenmiştir (Korkmaz, 76). Fonksiyonunda bir aşırılık ifadesi vardır (Ergin, 191). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan bu ek “erinç, yığınç” örneklerinde dönüşlü fiil gövdelerine getirilmiştir. Bu ekle kurulmuş beş tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan alakakaç bitkisi sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur.

144

alakakaç erinç geliç tıkıç yığınç

< ala kak-aç < erin-ç < gel-i-ç < tık-ı-ç < yığın-ç

-ecen Bu ek, getirildiği fiildeki hareketi çokça yapanı gösteren bir fiilden isim yapma ekidir. Bitkilerin adlandırılmasında çok kullanılan bir ek değildir. Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir: eğecen emecen ivecen söğecen < eğ-ecen < em-ecen < iv-ecen < söğ-ecen

-gA Bu ek Türkçede eskiden beri görülen, eskiden çok kullanılan, fakat sonradan işlekliğini kaybeden bir ektir. Bugün görülen örnekleri fazla değildir. Hareketi yapanı, olanı veya yapılan nesneleri karşılayan isimler yapar (Ergin, 189). Bu ek “bitirge, gölge, ötürge, süpürge ve tutulga” kelimelerinde kullanılarak bitki adları oluşturmuştur. Bunlardan gölge bitkileri, süpürge çalısı, süpürge darısı, süpürge kamışı ve süpürge otu kelimeleri belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. bitirge dutulga kakalaşka ötürge süpürge < bitir-ge < tutul-ga < kakalaş-ka < ötür-ge < süpür-ge süpürge çalısı < süpür-ge çalısı süpürge darısı < süpür-ge darısı süpürge kamışı< süpür-ge kamışı süpürgelik süpürge otu < süpür-ge-lik < süpür-ge otu

gölge bitkileri < köli-ge bitkileri

145

-gAç Eskiden beri görülen, fakat işlek olmayan bir ektir (Ergin, 190). Fiil kök ve gövdelerinden ad ve sıfatlar türetir. Eklendiği fiil gövdeleri genellikle -n- ve -r- çatı eki almış gövdelerdir (Korkmaz, 79). Bunlardan çobansüzgeci belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Diğerleri ise türemiş yapılı bitki adlarıdır. aldangeç angaç burgaç çatlangaç patlangaç < aldan-gaç < an-gaç < bur-gaç < çatlan-gaç < patlan-gaç

çobansüzgeci < çoban süz-geç-i

-gI, -gU; -kI, -kU Türkçede eskiden beri işlek olarak kullanılan eklerden biridir (Ergin, 189). Eklendiği fiilin son ses durumuna göre ön sesi tonlu ve tonsuz biçimler alabilen ek, genellikle tek heceli fiil kökleriyle çeşitli çatı ekleri almış fiil gövdelerinden adlar türeten çok işlek bir ektir. Bu ek, görevi bakımından çeşitli araç-gereç adları, çeşitli nitelikte somut ve soyut adlar türetir (Korkmaz, 80-81). Bu ekle kurulmuş bitki adları, örneklerde de görüldüğü gibi, sıfat ve isim görevinde kullanılmaktadır. “çalgıcı otu ve sergi üzümü” bitkileri birleşik yapılı kelimeler olup, belirtisiz isim tamlaması görevinde kullanılmıştır. Diğerleri ise türemiş yapılı bitki adlarıdır. bitki bürgülü büzgülü çalgıcı otu < bit-ki < bür-gü-lü < büz-gü-lü < çal-gı-cı otu düzgülü ısırgı yalangı < düz-gü-lü < ısır-gı < yalan-gı

sergi üzümü < ser-gi üzümü

146

-gIç, -gUç Türkçede eskiden beri görülen, fakat işlek olmayan bir ektir. Yapan, olan veya yapılan nesneleri karşılayan isimler yapar (Ergin, 190). Bu ekle kurulmuş sekiz tane bitki adı tespit edilmiştir. angıç bizlengiç cırlangıç kabargıç kösgüç kuyguç patlangıç urunguç < an-gıç < bizle-giç < cırlan-gıç < kabar-gıç < küs-güç < koy-guç < patlan-gıç < urun-guç

-gIl, -gUl -gIl, -gUl eki fiilden isim yapan; ancak bitkilerin adlandırılmasında çok az kullanılan bir ektir. Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan kara büzgül bitkisi sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. ergil ezgil karabüzgül < er-gil < ez-gil < kara büz-gül

-gIn, -gUn; -kUn Bu ek Türkçede eskiden beri kullanılan ve bugün birçok örneği bulunan işlek bir ektir. Esas itibarıyla tek heceli fiil köklerine getirilir. Birden çok heceli fiil kök ve gövdelerine getirilmesi çok nadirdir. Fonksiyonunda bir büyültme, bir aşırılık manası vardır. Teşkil ettiği isimler, olan veya yapılan nesneleri; yapılan işi karşılar (Ergin, 189). Bu ek, tek heceli bazı fiil köklerine getirilerek onlardan bitki adları türetmiştir. Bunlardan kırgın

147

otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Bu ekle türetilmiş bitki adları şunlardır: argun bıçgın ezgin kılgın kırgın otu solgun yaygın < ar-gun < bıç-kın < ez-gin < kıl-gın < kır-gın otu < sol-gun < yay-gın

-I, -U Daha çok tek heceli geçişli ve geçişsiz fiillere gelen bu ek, çok işlek ve verimli bir ektir. şlev bakımından fiilin gösterdiği işin ürünü veya sonucu olan somut ve soyut adlar ve sıfatlar türetir (Korkmaz, 82). Eski Türkçedeki -g fiilden isim yapma ekinin Batı Türkçesinde düşmesi yüzünden yardımcı sesin fiilden isim yapma eki hâline gelmesiyle ortaya çıkmıştır (Ergin, 192). Bu ek “ayrı, batı, çalı, çırpı, diri, dizi, dolu, dürülü, eğri, geli, koku, örtü ve yakı” kelimelerine gelerek bitki adları kurmuştur. Bu kelimeler sıfat ve isim görevinde bulunmaktadır. -I, -U ekiyle kurulmuş bitki adları şunlardır: ayrı çanak yapraklılar < ay(ı)r-ı ç y batı mazısı çalı çırpı diri örtü dizi dolu börülcesi dürülü eğri < bat-ı mazısı < çal-ı < çırp-ı < dir-i ört-ü < diz-i < dol-u börülcesi < dürül-ü < eğ(i)r-i eğriboyun eğri kestane eğrilce eğri yavşan geli koku ağacı yakı ağacı yakı otu yakı sakızı < eğ(i)r-i boyun < eğ(i)r-i kestane < eğ(i)r-i+lice < eğ(i)r-i yavşan < gel-i < kok-u ağacı < yak-ı ağacı < yak-ı otu < yak-ı sakızı

188). -(U)k Bu ek de eskiden beri çok işlek olan fiilden isim yapma eklerinden biridir. -(I)k. Yaptığı isimler genellikle fiilin gösterdiği harekete uğramış olan.148 -k. bazen de o hareketten doğmuş bulunan veya o hareketi yapan çeşitli nesneleri karşılar (Ergin. Ekin getirildiği kelimeler sıfat ve isim görevinde kullanılmıştır. Bu ekle kurulmuş çok sayıda bitki adı vardır. acı kavruk akçabudak akgevrek ak sarmaşık aşılak bağlaşık bakıldak bengildek bertik otu beslek kaçıran boynuburuk boynubükük bozuk bulak otu bürük büyük ayrık otu büyük kantaron büyük sarı cırık cırtlak cırtlak otu cırtlak sakızı çakıldak çalık çalık kavak < acı kav(u)r-u-k < akça buda-k < ak gevre-k < ak sarmaş-ı-k < aşıla-k < bağlaş-ı-k < bakılda-k < bengilde-k < bert-i-k otu < besle-k kaçıran < boynu bur-u-k < boynu bük-ü-k < boz-u-k < bula-k otu < bürü-k <büyü-k ay(ı)r-ı-k < büyü-k k < büyü-k sarı < cır-ı-k < cırtla-k < cırtla-k otu < cırtla-k sakızı < çakılda-k < çal-ı-k < çal-ı-k kavak çatlak çatlak otu çevik çımkırık çıtlak diliçıkık dişbudak dişlek darı dolaşık otu emzik otu fırıldak çiçeği gavruk gıcık gıyık götlek ormanı hartlak kabartlak kağşak otu kanak kara gevrek karakavruk kasık otu kaşık otu kayık çiçeği kazık < çatla-k < çatla-k otu < çev-i-k < çımkır-ı-k < çıtla-k < dili çık-ı-k < diş buda-k < dişle-k darı < dolaş-ı-k otu < em(i)z-i-k otu < fırılda-k çiçeği < kav(u)r-u-k < gıcı-k < kıy-ı-k < götle-k ormanı < hartla-k < kabartla-k < kağşa-k otu < kana-k < kara gevre-k <kara kav(u)r-u-k < kas-ı-k otu < kaşı-k otu < kay-ı-k çiçeği < kaz-ı-k .

sadece iki tane bitki adında tespit edilmiştir: cırtlavuk < cırtla-vuk çırlavuk < çırla-vuk . ağşayık fışıldayık gevreyik < akşa-y-ık < fışılda-y-ık < gevre-y-ik -vuk Fazla işlek olmayan bu ek.149 kazık yemiş kılık kırık kırtık kıyık elması köpük elması kuduluk kurutakırdak kuşbudak lokurdak osuruk ağacı osuruk çiçeği öksürük otu paflak patlak porsuk sakızlak < kaz-ı-k yemiş < kıl-ı-k < kır-ı-k < kırt-ı-k < kıy-ı-k elması < köpü-k elması < kudur-u-k < kuru takırda-k < kuş buda-k < lokurda-k < osur-u-k ağacı < osur-u-k çiçeği < öksür-ü-k otu < pafla-k < patla-k < porsu-k < sakızla-k sepik soğukluk soyuk sünük şakıldak şaplak tarak dalı tarak dikeni tarak otu toruk tükürük otu tüylütoparlak yapıldak yeleşik yumuk zartlak zıngırdak otu < serp-i-k < soğu-k-luk < soy-u-k < sün-ü-k < şakılda-k < şapla-k < tara-k dalı < tara-k dikeni < tara-k otu < tor-u-k < tükür-ü-k otu < tüylü toparla-k < yapılda-k < yerleş-i-k < yum-u-k < zartla-k < zıngırda-k otu -(y)Ik Geçişli geçişsiz tek ve çok heceli fiillere gelerek sıfat ve adlar türeten işlek bir ektir (Korkmaz. 84). Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir.

Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir. Bu ek “çalak. kıvrak. kanak. oturak. Bunlardan döymeç otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. 197). Yaptığı isimler fiilin gösterdiği hareketi çokça yapanı. 188). pıtrak. fiilin tesirinde kalan çeşitli nesneleri karşılar (Ergin. kavşak. kıyak. çıngırak.150 -Ak Bu ek de eskiden beri işlek olan ve birçok örneği bulunan bir ektir. donak. Ekin fonksiyonu. çiçek. -Ak ekiyle kurulmuş bitki adları şunlardır: banak çalak çıngırak otu çiçek dongurak durak otu gavşak gıyşak < ban-ak < çal-ak < çıngır-ak otu < çeç-ek < dongur-ak < dur-ak otu < kav(u)ş-ak < kıy(ı)ş-ak kıvrak buğday < kıv(ı)r-ak buğday kıvrak darı kıyak oturak pıtrak yaprak yumak < kıv(ı)r-ak darı < kıy-ak < otur-ak < batır-ak < yapur-(g)ak < yum-ak -mAç şlek olmayan bir fiilden isim yapma ekidir (Ergin. Bunlardan “çıngırak. döymeç otu gömeç kazmaç < döy-meç otu < göm-meç < kaz-maç . yaprak” kelimelerine gelerek bitki adı oluşturmuştur. yaprak” kelimeleri aynı zamanda nesne adı olarak kullanılmaktadır. kökün belirttiği anlam doğrultusunda kelime türetmektir.

99). Ünlü uyumuna bağlanmamıştır (Ergin. Bu ekle kurulmuş toplam üç tane bitki adı tespit edilmiştir: çakmur buğday < çak-mur buğday kömür dut < kö-mür dut < acı-mık < az-muk < çayla-mık < çıtı-mık < çıtla-mık < çitle-mik < ekle-mik < ekşi-mik ırmık ilmik kekeremik kızamık tırmık yakmuk yasmık < er-mik ? < il-mik < kekre-mik < kızla-muk < tır-mık < yak-muk < yas-mık . tek veya iki heceli fiillerden isim türeten ve işlek olmayan bir ektir. Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: acımık azmuk çaylamık çıtımık çıtlamık çitlembik eklemik ekşimik -mUr şlek olmayan eklerden biridir. Ancak bazı örneklerde fiilden isim yapma görevinde kullanılmıştır: ilmen tanışman tolaman uruşman < il-men < danış-man < dola-man < uruş-man -mIk.151 -mAn Bu ek. küçüklük” ve “parça” anlamlı isimler türetmiştir (Korkmaz. aslında bir isimden isim yapma ekidir. Bıraktığı örnekler işlev bakımından daha çok fiilin gösterdiği işin sonucu olan “artıklık. 198). -mUk Bu ek.

Bu < akla-n < bağrı büt-ü-n < başı büt-ü-n < cırtla-n < deli tüt-ü-n < düğ-ü-n çiçeği < düğ-ü-n ç < düğ-ü-n otu < düğ-ü-n yaprağı < ek-i-n < ek-i-n dudu < gel-i-n armudu < gel-i-n boğan < gel-i-n çiçeği < gel-i-n dili < gel-i-n düğmesi < gel-i-n eli < gel-i-n elması < gel-i-n feneri gelingüldüren gelin gülü gelin güveyi elması gelinkadın gelin mantarı gelinmumu gelin otu gelinparmağı gelinsaçı gelinteli mantarı gelintırnağı gelinyanağı gelinyemişi karanfilbaş tütün kızılburun tütün yabanî tütün < gel-i-n güldüren < gel-i-n gülü < gel-i-n g e < gel-i-n kadın < gel-i-n mantarı < gel-i-n mumu < gel-i-n otu < gel-i-n parmağı < gel-i-n saçı < gel-i-n t m < gel-i-n tırnağı < gel-i-n yanağı < gel-i-n yemişi < k baş tüt-ü-n < kızıl bur-u-n < tüt-ü-n < yabanî tüt-ü-n . düğün. yapılanı ifade eder (Ergin. Türkçede eskiden beri görülen fiilden isim yapma eklerinden biridir. olanı ve daha çok. aklan bağrıbütün başıbütün cırtlan deli tütün düğün çiçeği düğün çiçeğigiller düğün otu düğün yaprağı ekin ekin dudu gelinarmudu gelinboğan gelin çiçeği gelindili gelindüğmesi gelineli gelinelması gelinfeneri -tI Türkçede eskiden beri işlek olarak kullanılan fiilden isim yapma eklerinden biridir. fiilin gösterdiği hareketi yapanı. burun. cırtlan. Yaptığı isimler. bütün. 189). Teşkil ettiği isimler yapan. 194). ekin. gelin. olan veya yapılan çeşitli nesneleri karşılar (Ergin. tütün” kelimelerine gelerek birçok bitki adı oluşturmuştur. Bu ek “aklan.152 yağmurbastığı < yağ-mur-bastığı -n Bu ek.

“Fiilin gösterdiği işi yapan” veya “fiilin gösterdiği işten etkilenen” anlamında ad ve sıfatlar türetmiştir (Korkmaz. bugün işlekliğini kabetmiş çok eski bir türetme ekidir. karaboğaz yandıraz < kara boğ-az < yandır-az . çapul < çap-u-l -Az -Az eki. Bunlardan kalıntı bitki örneği sıfat tamlaması biçimindedir. kökle iyiden iyiye kaynaşmış olduğundan çoğu kez varlığını duyurmaz olmuştur. ancak Türkiye Türkçesinde fazla işlek olmayan bir ektir (Korkmaz. Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı vardır: çıkart < çıkar-t -(u)l Türkçede eskiden beri görülen. 195). Bunlardan karaboğaz bitkisi sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. 107).153 ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir. 109). Bu ek çapul kelimesine gelerek bitki adı kurmuştur. çıkıntı devrinti kalıntı bitki karantı < çık-ı-n-tı < dev(i)r-i-n-ti < kal-ı-n-tı bitki < kara-n-tı ? -t Eski Türkçeden beri kullanılan. fakat işlek olmayan bir ektir (Ergin. Türkiye Türkçesine kadar gelebilmiş örneklerde ek.

TÜRK YE TÜRKÇES B TK ADLARI SÖZLÜĞÜ .154 IV.

2. gavaħ. 1937. TBAS. BTS. kavak < kav + -(a)k. kışın yaprağını döken. 571-578. Orta Türkçede almıla. 256. Şen. 181. 177. Türkçede alma biçiminin elma’ya çevrildiği göze çarpıyor. ST AT. Ağz. sulak bölgelerde yetişen. kerestesinden yararlanılan bir ağaç. 106.: gabak. Bazı etimolojik sözlüklerde bitki adlarının kökenleriyle ilgili farklı açıklamalara rastlanmaktadır. K AT. 1608). 1241. gavag. 64. Örnek: elma: (< elmanın menşeini Hint-Avrupa dillerine dayandıran görüşler dışında. Eren. (TS.155 Sözlük Hakkında Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü kısmı. onun alfiilinden geldiğine inanan halk etimolojisi de bulunmaktadır. Aynı bitki adı için yapılan farklı açıklamalar. 204. 201. kök ve kelimeler ait oldukları dillere göre verilmiştir. < alma/elma ‘bazı araştırıcılara göre Türkçeye eski bir zamanda girmiş bir Hint-Avrupa kelimesi’. 163. MBTS. 157) .Y. etimolojik sözlükler kaynak gösterilmiştir. Latince adları ve kaynakları verilmiştir. SA. KBAYA. 94. Eren. II. 187. Bu sözlüğün kullanımında göz önünde bulundurulması gereken birtakım özellikler vardır. Eski kaynaklarda ve yerel ağızlarda alma olarak kullanılır. Bitki adlarının kökenleriyle ilgili bilgiler verilirken. 59. Anadolu ağızlarındaki varyantları. < Kökenini bilmiyoruz. sırasıyla bitki adlarının etimolojisi. ETA. 204.A. T YA. boyu bazı türlerinde otuz veya kırk m ye değin çıkan. 267) 2. 2.. E A. 322. AVA. Bu özellikleri şu şekilde sıralayabiliriz: 1. 107. 239. 221. (And. kavaħ) Söğütgillerden. gavak. Tietze. Eski Kıpçakçada da alma olarak geçer. 345. 217. sözlüğümüzde kaynaklarıyla birlikte yan yana verilmiştir. 254. Örnek: kavak: (< T. Ka. 219. VI. 162. Populus. 47. DS. 133. Bitki adlarını oluşturan ek. KYA. ADYA. EYAD. tezimizin en kapsamlı bölümünü oluşturmaktadır. Sözlüğün oluşturulmasında her bir bitki adı madde başı yapılmış. AAT. tanımları. Moğolca alima biçimi Türkçeden alınmıştır.

beyaz veya mavi çiçekli. bitki’. tarla + Far. manitari + T. acı + Ar. mavi çiçekli. 21) adamotu: (< Ar. Örnek: tarla çöveni: (< T. 17) domuz baklası: (< T. Örnek: abdüsselam otu: (< Ar. Bitki adlarının geçtiği kaynaklar parantez içinde. Aşağıdaki örneklerde de görüldüğü gibi “tarla” kelimesinin kökeniyle ilgili bilgiler her defasında tekrarlanmamış. 21. otu). 1. tarla + ? çöven + T. 4. tüylü. Mandragora autumnalis. 23. -i. -ı) tarla sarmaşığı: (< T. gönderme yapılmış bitkilere bakmak gerekmektedir. tarı +-la < tarı ‘ekin. “< ET. hoş kokulu ve zehirli bir bitki.” kısaltması ile yapılmış göndermeler bulunmaktadır. çok yıllık. Aynı kelime ya da kökle kurulmuş birçok bitki adı bulunmaktadır. bir yıllık. 183) 5. tarla + Yun. ‘abdu‘s-selām + T. -ü) tarla mantarı: (< T. domuz baklası (TBAS. Bunun yanında kaynağın cilt ve sayfa numarası da belirtilmiştir. bā ilā) bk. kısaltmalarla verilmiştir. tarla + sarmaşığı) 4. diğerlerinin ise ait oldukları dil belirtilmiştir. otu) bk. 64) acı bakla: (< T. Ağz. BTS. bir kaynağı temsil etmektedir. 395”) tarla gülü: (< T. adamotu (TBAS.: adem otu) Patlıcangillerden. meyveleri suda kaynatıldıktan sonra yenen otsu bitkilerdir (TBAS. Bu bitkilerin tanımları için. 93. TBAS. Bunların etimolojileriyle ilgili bilgiler verilirken ilk sırada gelen kelime ya da köke kaynak gösterilmiş. (TS. domuz + Ar. erik büyüklüğündeki meyveleri sarı renkli. BTS. DS. . gul + T. Eren. bā ilā + T. ādem + T. birinci örnekte gösterilmiştir. Her bir kısaltma.156 3. geniş yapraklı. I. -sı) Baklagiller familyasından. (And. Bazı bitki adlarında “bk. 22.

BTS. çiçekleri mavi. 338. taranan çeşitli kaynaklarda farklı tanımlarla açıklanmıştır. “< sakar ‘XIV. Sayfa 71. Örnek: albustan: (< öz. 2043) pafit: (< ? ) Asmaya benzer. 643) . bir yıllık. 6. 1. 205. (TS. Sözlük hazırlanırken kimi örneklerde farklı tanımlar birleştirilerek bunlardan tek bir tanım elde edilmiş. 228) çıntar: (< ? ) Yenilen bir çeşit mantar (DS. 1183) gılımboz: (< ? ) Pancar (DS. 45. is. 205: Türkçe Sözlük. Cilt 1. Trigonella faenum graecum. I. 1. yüzyıldan beri kullanılmakta olan kelimenin kökü belli değildir’. 1. Bu yüzden birçok kelimenin kökenini tespit edemedik. 71: Biyoloji Terimleri Sözlüğü.157 Örnek: baklagiller: … (TS. 2645”) 7. Bazılarında ise şüphemizi soru işaretiyle gösterdik. Sayfa 205. 52. kimi örneklerde ise en kapsamlı tanım hangisi ise o verilmiştir. Örnek: boy otu: Baklagillerden. BTS. otsu bitki. I. 3377) sakarca: (< ? sakar + T. ca. sarı veya beyaz renkli. 10-15 cm yükseklikte. 71) TS. 208) avar: (< ? avar. IX. özellikle halk ağzında meydana gelen ses değişmeleri sebebiyle kelimelerin aslını tespit etmek zor. Bitki adlarında. kurutulan tohumları çemen yapımında kullanılan. 3. TaS. Aynı bitki adları. Tietze. MBTS. sepet yapmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. VI. III. Elbistan ?) Kırmızı ve ufak taneli bir çeşit buğday (DS. TBAS.

24) abrıl: (< Erm. Bu bitkinin yemiş gibi yenilen. ābnūs/abanūs < Yun. dalları dikenli bir çeşit ağaç ve meyvesi (DS. otu) bk. 23) acamlar alması: (< Ar. BTS. 1) abdülleziz: (< Ar. 1 m kadar boylanabilen. 71) Abanozgillerin ağır. Nişanyan. (And. bozan + otu) Gülgiller familyasından. ébenos. siyah ve yeşil boya çıkarılan bir bitki. I. I. 1. ābnūs/abanūs < Yun. I. ĥabbu‘l-leźīź) 1. 3. 79) yice kararmamış. sıcak ülkelerde yetişen ve kerestesine abanoz denilen bir bitki familyası (TS. 31) abuzambak: (< Ar. 37) . kızı) Gelincik çiçeği (DS. Poterium spinosum. TBAS. 2) abanozgiller: (< Far. Akdeniz bölgesinde ve Afrika’da yetişen çok yıllık ve otsu bir bitki. adamotu (TBAS. tatlı ve yağlı ürünü (TS. (TS. Tietze. Ağz. olgunlaşmamış üzüm (DS. 1. aprilis < Lat. Tietze. aprilis. I. 21) ablak: (< Ar. 2. abril < Yun. 33. ébenos + T. -giller) ki çeneklilerden. ‘abdu‘s-selām + T. āb-dest + T.158 Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü -Aabanoz: (< Far. I. -ler + elması) Kırmızı renkli bir çeşit elma (DS. ‘acem + T. 21) abı kızı: (< ? abı + T. abla . kökleri şeker hastalığına karşı kullanılan. 1.: abızambak) Yaprağı astımlı hastalar tarafından sigara yapılarak içilen bir çeşit ot (DS. 3) abdüsselam otu: (< Ar. 2) abdestbozan otu: (< Far. Tietze. sert ve siyah renkli tahtası (TS. 1. 19) abılan: (< ? ) Ahlat büyüklüğünde. ebū “baba” + zanba ). 1. 80) Nisan ayında açan sarı çiçekli bir ot (DS. I.

cehre) bk. acı + Lat. ‘acem + T. salvia) Öksürüğe karşı kaynatılıp içilen bir dağ otu (DS. keskin kokulu meyvesi. güzel görünüşlü bir ceviz türü (TS. (And. I. 17) acı ceviz: (< T. çiçeği) Gece safası çiçeği (DS. tohumla saksıda ve tarlada üretilebilen bir süs bitkisi. I. acı + Ar. 44) acemi: (< Ar. I. 1. I. 1. ‘acem + Far. 8. acuce) lkbaharda su kenarlarında kendiliğinden yetişen ve yenilen baharlı bir ot (DS. kavasya. 2. I. sıcak ülkelerde yetişen. 7) acı ağaç: (< T. 17) acem lâlesi: (< Ar. Amygdalus amara. ‘īd) Kırlarda ve tarlalarda kendiliğinden biten ve hoş kokulu pembe çiçekleri olan küçük ağaç (DS. 1. acı + Ar. bā ilā) bk. 8) acı bakla: (< T. 1. acı + Far. DS. kabuğu ve odunu hekimlikte kullanılan küçük bir ağaç. ‘acem) Bir çeşit beyaz buğday (DS. -u) bk. güneş topu (TS. 44) acem çiçeği: (< Ar. Bu ağacın acımtırak. Quassia amara. 45) acı ayıt: (< T.: acice. 8) . bādām) 1. ‘acem + -î) ri. Ağz. 45) acı cehre: (< T.159 acem: (< Ar. (TS. ala cehri (TBAS. acı + ağaç) Sedef otugillerden. turuncu ve sarı renkte çiçekli. acıca). -si) Taşkırangillerden. I. ‘acem + kemmūn + T. yıllık ve çok yıllık türleri olan. kimyon (TBAS. acı + Far. cevz) Genellikle Kuzey Amerika’da yetişen. 45) acıcalba: (< T. 45) acı badem: (< T. 44) acem kimyonu: (< Ar. (TS. domuz baklası (TBAS. Gülgillerden bir meyve ağacı. 17) acıca: (< T. acı + Ar. çekirdeği tatlı kayısı (DS. lāle + T. I.

acı + kabalak).: acıgıcı kulağı. Ağz. I. Ağz. acı + gıcı “acılı”. “< güneyik ‘kökü bulunamamıştır’. Lâbada. 3) acı düğlek: (< T. ebucehil karpuzu (TS. Tietze. 87”). acıgıcı (DS. acımcak) 1. I.: acıkalabak) lâç olarak kullanılan geniş yapraklı bir ot (DS. BTS.: acı hıyar.: acı gara) 1. Colchicum autumnale. I. 2. Turunç. Bir çeşit elma (DS. yuvarlak ve küçük taneli bir çeşit ekşi üzüm. acı günek. 1. MBTS. acı + elma). ħiyār) bk. acıkulak. acı + kara). 10-30 cm boyunda. acı + çiğdem) Zambakgillerden. 46) acı hıyar: (< T. 48) acı kara: (< T. Sık. (And. acı + Far. I. Hindiba (DS. 8) acıgıcı: (< T. Limon (DS. özellikle ilkbahar ya da sonbaharda çiçek açan zehirli. acıgıcı + kulağı) bk. acı + ekşi) 1. 1118”) bk. 1. “< gıcı “kafiyeli tekrar”. acıgıcı (DS. 1. (And. Ağz. TBAS. (TS. 45) acı ekşi: (< T. beyaz ya da pembe çiçekli. ahlat (DS. 8) acık: (< T. ebucehil karpuzu (TS. 2. 1. 46) acı günek: (< T. 17. 8. (And. acı + güneyik. yumrulu ve otsu bir çiğdem türü.160 acı çiğdem: (< T. 48) acıkabalak: (< T. 46) acıgıcı kulağı: (< T. acı karpuz) bk. acı + divlek) Zeytinyağı ile karıştırılarak ağrı ve sızı olan yerlere sürülen bir ot (DS. acık) Yaban armudu. 2. I. I. (And. acıkıcı. Ağz. 45) acı elma: (< T. I. 48) . tohumları romatizma tedavisinde kullanılan. acıgici. I.

sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. acı + Yun. 8. 19) acı mantar: (< T. acıma) bk. TBAS. zerdali (TBAS. Meyveleri müshil olarak kullanılır. loğusa otu (TBAS. ħarbuz) Çok yıllık. I. sürgününden çıkan sütü uyuşturucu ve yatıştırıcı olarak kullanılan iki yıllık bir bitki. kerasi) bk. manitari) bk. 48) acı kavun: (< T. Citrullus colocynthis. acı + kavak) Dağ kavağı veya titrek kavak. acı + kök) bk. (TBAS. acı + Far. acı + Far. acı + kulak) bk. sürünücü. kanlıca mantarı (TBAS. acı + Yun. maruli) Birleşikgillerden. I. aysī) bk. 19) . eşek hıyarı (TS. (TS. 1. Lactuca virosa. kiraz (TBAS. dişli yapraklı. hindiba (TBAS. acımak) bk. 49) acı koruk: (< T. Populus tremula. acı + kav(u)ruk) Kırlarda yetişen ve yenen bir ot (DS. 1. koruk) Üzüm (DS. acı + kavun) bk. acı + kokan) Keklik otu (DS. 19) acı kokan: (< T. 19) acımak: (< T. 19) acı marul: (< T. I. 8) acı kayısı: (< T. I. hindiba (TBAS. acı + Yun. 46) acıma: (< T. 19) acı kiraz: (< T. 19) acıkulak: (< T. acıgıcı (DS. 49) acı kök: (< T. (TS. 8) acı kavruk: (< T.161 acı karpuz: (< T. acı + ? Far. tadı acı. 18) acı kavak: (< T.

acı + Yun. acı + ot) Kuzey Anadolu dağlarının ormanlarında yetişen. (TS. 53) acı soğan: (< T. toprak altında bilek kalınlığında kökü bulunan çok yıllık ve otsu bir bitki. pelinos) bk. AAT. DS. Sophora. 19. 201) acı murt: (< T. pelemir. 54) . 2. 2. yılanyastığı (TBAS. parçalı yapraklı. acımığ. ince bir çeşit armut (DS.. kaynamış suyu ağrılara ilaç olarak kullanılan. süt beyazı renkli çiçekli. XII. 4405. acı ve fena kokulu. 20. Eren. (TBAS. I. 44. çok sık dallı. çok yıllık. acımıħ. 20) acırga: (< Çağ. acumuk) 100 cm kadar boylanabilen. tohumları bazı yörelerimizde ezilip un edilerek ekmek hamuruna tat vermek için katılan bir bitki.: acara. Cephalaria syriaca. acı + ? tilkişen) bk. (BTS. acergan. acı + Far. 10-40 cm yükseklikte. acimik. şekerci boyası (TBAS. 3) acımık: (< T. acımık). 3. Teucrium polium. I. DS. 37.: acamık. tere) Maydanoz cinsinden bir ot (DS. bk. 1. otsu. Yenilmeyen. I. ülkemizde iki türü yetişen otsu bitkiler. bir yıllık. BTS. çok yıllık. acırga < Moğ. 238) acı yavşan: (< T. Yabanî turp. 10) acı pelin: (< T. sarmaşık (TBAS. Ağz. DS. Ağz. TBAS. 50. 10. 1.: acı piyan) Baklagiller familyasından. 40. acı + ? meyan). acimık. acı + soğan) bk. acılga) 1. I. Tamus communis. (And. Ağz. 2). murto) bk. (And. tüylü dalak otu. 54) acı tilkişen: (< T. acı + yavşan) 1. acımuħ. sık tüylü ve beyaz çiçekli bir bitki. 19) acı ot: (< T. pelin otu (TBAS. acımuk. otsu. acı + Yun. 20) acı tere: (< T. (TS. (And. 44. acemik. 50.162 acı meyan: (< T.

3. soğanından ilaç olarak yararlanılan birtakım maddeler elde edilen. Rhododendron. kabuğu çizgili ve tüylü. güzel renkli çiçekler açan bir bitki. 4. ādem + T. Mandragora autumnalis. susuzluktan yanan”. UA. 11. 1. 54) acur: (< Ar. DS. I. 54) acibicik: (< T. Urginea maritima. Eren. 23. acı + ? bicik) Kışın yaylalarda biten bir ot (DS. adı + yaman). cacur. 21. 51. erik büyüklüğündeki meyveleri sarı renkli.: ediyaman) 1. çok yıllık. XII. acor. kökü kokulu ve çok acı yaprakları hekimlikte kullanılan bir bitki. (TS.163 acı yonca: (< T. XII. 201. 201) . azelya) Kokusuz. yurdumuzda çok yetişen. yeşil veya sarı. 22. (And. 4. Tietze. III. BTS. (TS. DS. 1. Nişanyan. Salvia oflicinalis. I.: acar. ancur. DS. I. DS. ada + Çin. (TS. tüylü ve beyazımtırak yaprakları olan. 4) adamotu: (< Ar. çay + T. 4406. AAT. ada + soğanı) Zambakgillerden. 2. 1. çalımsı veya otsu bitkilerdir. ādem + T.: açalya. V. acır. DS. bataklık yerlerde yetişen. I. DS. acure. I. 9) açelya: (< t. acir. TaS. 4419. 2.: adem otu) Patlıcangillerden. 4. Ağz. otu). I. adamotu (TS. (And. sarımtırak. 4) ada çayı: (< T. Ağz. 92). 10. ‘acūr. Havuç (DS. çok yıllık. 23) ada soğanı: (< T. geniş yapraklı. DS. (And. (TS. (TS. 21. DS. 23. angur. Tietze. 92. (And. acur. beyaz çiçekli ve otsu bir bitki. TBAS. 1659. Ağz. 64) adıyaman: (< T. ncir. acuruk. hayvanlara yem olarak da verilebilen. azalea < EYun. accor. AAT. azaléos “susamış. V. TBAS. 90). (TS. üzeri yeşil lekeli. 840. 1. TBAS. I. 64) adamkökü: (< Ar. Menyanthes trifoliata. 20. Ağz. 20. 1. 67. DS. 255. Badem. Cucumis flexuosus. 1666. 11. eccur) Kabakgillerden. Şeftali. kökü) bk. -ı) Ballı babagillerden. acı + ? yonca) Kızıl kantarongillerden. hoş kokulu ve zehirli bir bitki. 1. VI. 3. BTS. BTS. 2028. 1. mavi çiçekli. DS. irice bir çeşit hıyar. çok yıllık. BTS.

com). papatya (TBAS. is. Toprak altı kısmı kusturucu ve balgam söktürücü olarak tanınmıştır. I. (TBAS. (And. 1. Anadolu’da mezarlıklarda yetiştirilen bir ağaç türü. ‘ādį + Far. Aristolochiaceae. 22) adî servi: (< Ar. “Afşar/Avşar adı Wambery’e göre avşkökünden türeyip “toplayıcı” ve “zaptiye neferi. 68) afat: (< Ar. (TS. mavi çiçekli ve otsu bir bitkidir. 22) aferin: (< Far.164 adî ardıç: (< Ar. 50 cm kadar boylanabilen. Afşar/Avşar + T. serv) Servigiller familyasından. (TBAS. 10) Afşar otu: (< öz. kırmızı renklidir.: Avşar otu) Çok yıllık. Saintpaulia ionantha. ‘ādį + Yun. 6) adî şebboy: (< Ar. Çiçeklerinin iç kısmı esmer. tüylü yapraklı. çok yıllık. 71) Afrika menekşesi: (< öz. Gölgeli orman altlarında yetişir. (BTS. çiçekleri sarıdan turuncuya kadar değişen. benefşe + T. www. is. Cheiranthus. otsu. (sarı şebboy). Cupressus sempervirens. Zeki Velidi Togan’a göre bu kelime “avcı+er”den gelmektedir”. Juniperus communis. ana vatanı Afrika olan. mor. āferīn) Yer elması (DS. evlerde saksıda yetiştirilen. kültürü de yapılabilen süs bitkileri.avsarobasi. tohumları kozalaklar içerisinde olan. 6) adu: (< Ar. 30 m kadar boylanabilen. ardıç) Servigiller familyasından. rizomlu otsu bir bitkidir. pembe ve beyaz çiçekli. papadia) bk. genelde yaygın olan çalı ve ağaççık. şeb-būy) Turpgiller familyasından. 6) adile: (< Ar. (BTS. ‘adū) Mısır. Ağz. āfāt) 30 cm kadar yükseklikte. ‘ādį + T. çok yıllık bir süs bitkisi. 67) adî papatya: (< Ar. I. mezarlık servisi. BTS. mübaşir” anlamlarına gelmektedir. (BTS. ülkemizde Artvin ve Erzincan civarında yetişen. Afrika + Far. I. Gentianaceae. pulsu yapraklı. darı (DS. Toprak üstü kısımları iştah açıcı ve kurt düşürücü olarak kullanılır. kışın yapraklarını dökmeyen. ‘ādį + Far. -si) ki çeneklilerden. 22) . 30. otu. ‘ādile) Yemeği yapılan bir bitki (DS.

KMYA. GD AT. I. āfyūn “afyon” ~ EYun. EYA. 78. ETA.165 afyon (< Ar. 132. ı aç / yı aç. 155. agac. 109). 32) . Tietze. ópion < ópos ~ HAvr. DS. 80. ağeş.“özsuyu. ADYA. āç. 1. (TS. DA. Akdeniz ülkelerinde yetişen. Krş.. küçük bir ağaç. GBAA. 266.. 58. ağaç + çileği) Ahududu (TS. 72. I. 32) ağaç ebegümeci: (< T. akala (DS. 73. 22) agılı: (< Meksika’daki Akala şehrinin adından. Ka. Turunçgillerden. 149. 1. 208. 6. 134. AVA. Nişanyan. OAAD. 17. 55. 154. 584. KBAYA. 217. 183. MBTS. 80) ağaç kavunu: (< T. 91. Tietze. 32) ağaç küpesi: (< T. K AT. SA. 145. 103. DS.A. Clauson. 79. Nişanyan. 92. 261.A.A. 1. 48. III. ağaç + kavunu) 1. agaç. 97. Gaz. 227. 28. 221. 85. 65) Bir nevi pamuk. 195. (TS. boyu yüksek bir ot. 57. 1. AA. 35.: aaç. K A.A. 115. 107) bk. Bu ağacın iri bir limon görünüşündeki buruşuk kabuklu yemişi Citrus medica. aaş. 250. 70. ayeç) Gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen çok yıllık bitkiler. KYA. 254. (TS.. ağeç. 208. 76) ağaç: (< ET. 295. T YA.Y. 48. TAYA. 18. taç yaprakları mavimsi pembe. E A. 201. Ağz. . 367) ağaç çileği: (< T. 198. 2. 11. 6.Y.*sokwo. 32. 19. 267. I. AAT. ST AT. (And. EYAD. 460. 1. (Fr. Lavatere). 95. I. 4. ağaç + göğsü) Köknar ağacında biten ve yemeği yapılan bir çeşit mantar (DS. 147. 29. 1. II. 140. 293. 35. haşhaş (TBAS. Erz.. aveç. ağaç + ebegümeci) Ebegümecigillerden. 65. āş. 428. III. ağaç + küpesi) Hatmi (TS. 305. 32) ağaç göğsü: (< T. 28. reçine”. BTS.

I. 1. çiçeği) Çuha çiçeği (DS. dirmit/tirmit) Çok tatlı. ak + ? bıkeri) Bir çeşit üzüm (DS. Collybia velutipes. kırmızı. 34) ağı çalısı: (< T. (And. akçaca) Baharda tarlalarda biten ve yemeği yapılan bir ot (DS. -si) Mine çiçeğigillerden. MBTS. Ağz. manitari + T. zakkum (TBAS. 89) . “< döğü < ET. 86) ağcaca: (< T. 87) ağdirmit: (< T. (And. ağı + düğü. 33. 1. I. tögi < tög-.: ağcabeğ. Ağz. ak + dalak) Yol kenarlarında çalılar arasında biten bir çeşit ısırgan otu (DS. iri salkımlı bir çeşit üzüm (DS. I. 86) ağda çiçeği: (< Ar. ağaç + Yun. 1. ağı < ET. (TS. ağaç + Far. sonbahar ve kışın meydana gelen bazitli mantarlardır. 88) ağı ağacı: (< T. ağı + çalısı) bk. 34) ağı dalı: (< T. akça + bey). (TS. ağcebek) Börülce (DS. 773”). I. 1. 33) ağaç üzümü: (< T.: ağu düğü) Karın ağrısına ilaç olarak kullanılan sarı bir ot (DS. ağı + dalı) bk. 23) ağı düğü: (< T. 86) ağcabek: (< T. I. 1. I. mor çiçekli bir ağaççık Lantana. 22) ağaç minesi: (< T. 87. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. ağı + çiçeği) bk. kokulu.166 ağaç mantarı: (< T. TBAS. ak + Yun. TBAS. 81) ağbıkeri: (< T. ‘a īde + T. I. ağı ağacı (TS. minā + T. a u + ağacı) Zakkum (TS. ağaç + üzümü) Dut (DS. I. 23) ağı çiçeği: (< T. 22) ağdalak: (< T. zakkum (TBAS. -ı) Yaşlı ağaç kütükleri üzerinde gruplar hâlinde.

113) ağu: (< ET. 22. I. a u. BTS. 231) ağınar: (< T. 4). ağu + ağacı). 51. şam’) Çamgiller familyasından. akşayık) Kırda yetişen bir çeşit ot (DS. 113) ağşayık: (< T. ağlayan + gelin) Zambakgiller familyasından. 238) ağu ağacı: (< T. 1. ülkemizde kültürü yapılan bir tür. otsu ve soğanlı bir bitkidir. Ağz. 14) ağlayangelin: (< T.: ağışaħ. 23. 34) ağırşaħ: (< T. ağı + otu) Baldıran (TS. (TBAS. is. I. Ağz. 14) ağmağeni: (< ? ) Çam ağacına benzeyen bir çeşit ağaç (DS. zakkum (TBAS. ağırşak < T. (And.: ağacı) bk.167 ağın: (< öz. (And. 92) ağlayan çam: (< T. ağlayan + Ar. sarısabır (TBAS. 50-100 cm yükseklikte. 113) ağtop: (< T. 102) ağ mantarlar: (< T. ak + Yun. ağışak) Bir çeşit elma (DS. turuncu çiçekli. 23) . manitari + T. 44) ağsüntere: (< T. ağı + Far. Ağın) Bir üzüm türü (EYAD. ağır + -şak. ak + ? süntere) Bir cins buğday (DS. Himalayaların ılıman bölgelerinde tabii olarak yetişen. -lar) nsan ve hayvanlarda hastalığa yol açan ve birçok türü içine alan ilkel bitkiler topluluğu (TS. Eren. (BTS. 1. I. ak + top) Bir çeşit buğday (DS. her dem yeşil. Pinus grifitthis. 114) bk. iğne yapraklı. 50 m kadar boylanabilen. 183) ağı otu: (< T. I. nār) Bir cins üzüm (KBAYA. I. Liliaceae. Tietze.

-ü) Yabani gül (TaS. I. āħur/āħūr + T. beyaz çiçekli. ahlet. I. 115) ağustos gülü: (< Lat. 116) ağ yonca: (< T. ā uş) Asma filizi (DS. kabukları soyulunca sapı yenebilen. I. gul + T. 115) ağ yemşen: (< T. ağaç formunda. Yer yoncası. Nişanyan. akhrad. 7. ak + kabak) Turşusu yapılan. 135) ahlat: (< Yun. I. küçük beyaz çiçekli bir çeşit yabani ot (DS. augustus + Far. 116) aħalak: (< ? ) Bir çeşit kara üzüm (DS. ağu + kunduzu) bk. tatlı ve kuşburnuna benzeyen meyvesi (DS. sarı çiçekli bir ot (DS. I. ak + yem(i)şen) Yabancı bir ağacın beyaz renkli. 6. ak + dam) Beyaz mısır (DS. I. salatalık (DS. 59) ağuş: (< Far.: ağlat. I. otu) Çiçekleri papatyaya benzeyen. 130. Tietze. ahlada = EYun. DS. 127) ahdam: (< T. 124) aħbun otu: (< Erm. aklap. beyaz renkli bir cins kabak (DS. 115) ağustos alması: (< Lat. I. ālad. akçöpleme ağure: (< ? ) Hıyar.168 ağukunduzu: (< T. augustus + T. 118). 127) ahgabak: (< T. I. bozumsu yeşil renkli bir ot (DS. Açık yeşil yaprakları olan. hahlat) Gülgillerden. otu) Gübreliklerde yetişen. 129) ahırotu: (< Far. Eren. . aħbun + T. 2. I. I. yuvarlak. akhras. ak + ? yonca) 1. güzel kokulu. elması) Yumuşak ve mayhoş bir çeşit elma (DS. Ağz. I. (And. toprak üstüne yayılan kısa boylu bir çeşit yonca.

I. AVA. Doğu Anadolu’nun meşe ormanlarında nadiren görülür. ālūçe) Dağlarda yetişen yabani ve dikenli bir ağacın meyvesi. Pirus piraster. (And. 23. 304. Rubus idaeus. ak + asma) Düğün çiçeğigillerden. ak + ağaç) Gürgengillerden. Betula alba. (TS. axısga. -u. ak + arpa) Bir çeşit beyaz arpa (DS. 24) akağaç: (< T. I. āreste ‘süslü’. aksıl). Ağz. Clematis vitalba. 140. (TS. -u) bk. BTS.169 meyveleri olgunlaştıktan sonra yenen yabani armut. 1. 24. akakia < belki bir eski Mısır kelimesinden. 30-35 m yükseklikte. MBTS. 158. BTS. 17) ak alıç: (< T. 4410) akasma: (< T. dikenli. I. 140) ak arpa: (< T. kırmızı renkli. TBAS. DS. 14. I. 68) akasya: (< Fr. Nişanyan. TBAS. 259) ahlat armudu: (< Yun. kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir ağaçtır. I. 1. DS. Tietze. TBAS. alıç (DS. āreste. 1. 1. DS. kışın yapraklarını döken. I. acacia ~ EYun. “< Far. 100 cm kadar bir yüksekliğe erişebilen. 17. 1. (TS. odunsu. 4410. 8) Gülgillerden.: agasiya. VII. bileşik veya basit yapılı. Nişanyan. 24. Ağz. < Fr. 124). acacia < EYun. DS. 8. ahlat (TBAS. XII. I. bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen sarılıcı bir bitki. tırmanıcı. TBAS. ak + Far. 48. 158”) Bir çeşit yumuşak buğday (DS. acacia < Lat. 134) ahududu: (< Far. 50. . 24) ahnıt: (< ? ) Otlaklarda yetişen ve çeşitli renklerde çiçekleri olan acı kabuklu bir ağaç (DS. (And. sulu ve kokulu yemişi. E A. 101. XII. 137) akarısta: (< T. TaS. (TS. 132. emrūd + T. 53. ahlada + Far. 52. beyaz çiçek veren. āhū + tūt + T. dişbudağa benzer meyvesiz bir ağaç (DS. çok yıllık bir bitki ve bu bitkinin duta benzeyen. 2252.: aħsil) Yaprakları kızılcık yaprağını andıran. beyaz çiçekli. akakia. ak + Far. 133) aħsıl: (< T. BTS.

(TBAS.: ak baldıran. akbaşlık. akbubecik. akbabaçya. kardelen (TBAS. 1. I. 2. 24. XII. ak + baldır). pāçak) Çiğ olarak yenilen bir ot (DS. bādingān) Yeşil domates (DS. DS. akbaba (DS. 141) akbadılcan: (< T.170 akısga) 25 m kadar yükselebilen. akbuleşce. I. I. boya gibi maddelerinden yararlanılan beyaz çiçekli bir ağaç. (TS. bk. DS. 140) akbabaç: (< T. akbubatça. 25) akbaşak: (< T. I.A. 80 cm kadar bir boya erişebilen. (DS. ak + Ar. Ağz. 25) akbaş: (< T. 4410) ak baldır: (< T. sıcak iklimlerde birçok çeşidi yetişen ve tanen. 141. . DS. ak pandur) Zambakgiller familyasından. akbabaçça. DS.: akbabacca. 85. (And. nce ve sık yapraklı. zamk. akbaş. akbubeşce. akçıbaba. akpopatça) Papatya (DS. ak + başak) 1. akbubecci. I. 131. DS. (And. akbaşlı. akbubaşça. ak + başlı) 1. (TBAS. DS. I. Boyar madde olarak kullanılır. 142) akbaşlı: (< T. bk. asıl vatanı Kuzey Amerika olmakla beraber. bā ilā). soğanlı. ak + Far. papatya (TBAS. 53. 27. (And.. 25) akbacak: (< T. 2. Ağz. çok yıllık. beyaz çiçekli bir yabanî ot. 141) akbardak: (< T. I. 53. ak + bardak) bk. I. -ç) bk. ak + baş) Bir yıllık ve otsu bir bitkidir. bābā). bk. bābā + T. ak + Far. 85. Ornithogalum narbonense. I. 18) akbaba: (< T. BTS. akbaşlı (I). akbubacca. 1. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. ayvadana. ak + Far. I. Robinia pseudoacacia. akbuğday. Erz. akpakla) Kuru fasulye (TS. TBAS. 141) akbakla: (< T. akbubaçya. Türkiye’de özellikle yol kenarlarında görülen. Chrozophora tinctoria. akmubatça. I.: ahpahla. akbubetçe. 146. akbubaç. 18. ak + OFar. 142) . III. akçababaş. akbabaç. Ağz. 25. DS.

bk. 142) akbıtırak: (< T. ak + verdi) Bataklıklarda yetişen ve hasır dokumaya yarayan bir çeşit ot (DS. 143) akcabağ: (< T. iri yuvarlak taneli beyaz üzüm (DS. 32. 4411) akça: (< T.: akböğrülce. (TS. beyaz kabuklu.: akbaş. ak + ? bülgül) Çavuş üzümü (DS. I. 143. I. (And. büyük kışlık kavun. Ağz. akça + bağ) Ağaçlara sarılan. I. Ağz. XII. akbörül) 1. ak + burçak) Baklagillerden. (And. küçük yapraklı bir çeşit sarmaşık (DS. I. 36) . I. akbaşak. I. 145) akcıllıgarabalı: (< T. 35. burçağa yakın bir bitki cinsi. 53) akbülgül: (< T. akça) Derelerin içinde yetişen basit yapraklı. 2. I. 142) akbuğday: (< T. akbuldey. akçıllı + kara + balı) Erken olgunlaşan bir çeşit kiraz (DS. DS. I. sonbaharda ekilen. DS. (TS.: ābutırak) Tarlalarda yetişen zararlı ve dikenli bir ot (DS. ak + bulama) Beyaz kabuklu. ak + bulgar) Büyük salkımlı. I. beyaz divlek (DS. 142) akbörülce: (< T. 1. akça buğday) Kurak iklime dayanıklı. ak + börülce). ak + buğday). (And. yassı. ak + pıtrak). 143) akburçak: (< T. akbuydey. Karnıkara. kırmızı çiçekli. 143) akbulgar: (< T. I.171 akberdi: (< T. güzel kokulu. I. 145) akbulama: (< T. akbakla. yumuşak bir çeşit ekmeklik buğday. Ağz. Lathyrus sativus. börülce (DS. iki metre kadar boyu olan bir çalı (DS. DS. 1. akbaşlı. 53.

54. örneği akçaağaç olan. 146) . 54. I. TaS. kardelen (TBAS. 145) akça elma: (< T. DS. ovaryum üst durumlu. çanak ve taç yaprakları 45 adet serbest ya da birleşik. 145) akça buğday: (< T. DS. 1. I. süs ağacı olarak da dikilen. I. çalı (DS. Çit yapılan bir çeşit diken. I. akça + buğday) Beyaz. çiçekleri er dişi ya da tek eşeyli. XII. ağaç ya da çalı formundaki bitkiler (TS. ülkemizde 1 cins ve 11 türle temsil edilen. yaprakları karşılıklı dizilişli. 25. I. XII. I.: akçe kesme) Dağlarda yetişen ve keçiler tarafından yenilen çalı (DS. I. akça + kesme). 25) akçabudak: (< T. karaağaç (DS. 19. tahtası hafif ve sağlam bir ağaç. 1.172 akçaağaç: (< T. şizokarp tipi meyvesi olan. 146) akçakızı: (< T. kışın yaprak döken. Aceraceae. akça + elma) Bir çeşit elma (DS. (TS. emrūd + T. akça + ağaç) Akçaağaçgillerden. DS. TBAS. akça + budak) Kerestesi sert ve sağlam olan bir ağaç. I. DS. kılçıksız bir çeşit buğday (DS. 30) akçalı: (< T. 1. ülkemizde 10 kadar türü bulunan. sarı. 4411. ince kabuklu. 144. 145) akçakavak: (< T. Ağz. ak + çalı) 1. akça + ağaç + -giller) ki çeneklilerden. akça + kavak) Akkavak (TS. 69) akçaağaçgiller: (< T. akça + bardak) bk. 4411) akçabardak: (< T. 19) akça armudu: (< T. altın dikeni (TBAS. BTS. akça + kızı) bk. 54) akça kesme: (< T. 2. akça + Far. -u) Erken olgunlaşan. (isfendan). I. BTS. 144. Dalları yassı olan bir çeşit çalı. etli ve sulu bir tür armut (TS. DS. 54. 1. 86. (And.

125. ak + Far. akça + yazlık) Martta ekilen yazlık buğday (DS. I. ak + çiçek) Akasya ağacı (DS. akça + Far. 4411) akdirmit: (< T. Çorba için iri öğütülen arpa (DS. I. dalları dikenli. Tietze. 1. 54) ak elma: (< T. 1. Bir çeşit fasulye. Rhamnus cathartica. yeşilimsi beyaz çiçekli. kuraklığa dayanıklı bir bitki (TBAS. küçük taneli bir çeşit üzüm (DS.com) akdene: (< T. TBAS. I. dāne) 1. I. 147) akdiken: (< T. ak + Far. 146) akçiçek: (< T. akça + ? Rodos) Bir çeşit beyaz buğday (DS.draligus. I. ak + Far. ak + darı) Buğdaygillerden. çūdār) Bir çeşit çavdar (DS. mercümek) ri taneli bir çeşit mercimek (DS. ak + diken) Hünnapgillerden. 54.173 akçalıbasan: (< T. ak + Yun. I. (TS. 628) Beyaz. tohumları besin olarak kullanılan. ak + çöpleme) Zambakgillerden. 146) akçöpleme: (< T. hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan bir bitki cinsi. Veratrum album. (TS. 100 cm kadar bir yüksekliğe erişebilen. 26. 148) akdut: (< T. kazık köklü. I. ak + elma) Bir çeşit yuvarlak elma (DS. 54. 2. 26. 146) akçavdar: (< T. dirmit/tirmit ‘bir cins mantar’. ak + çalı + basan) Bir çeşit buğday (DS. DS. 26) akdarı: (< T. I. çok yıllık ve otsu bir bitki. 2-6 m yükseklikte. 146) akça mercimek: (< T. 146) akçayazlık: (< T. www. TBAS. tūt) Beyaz renkte olan dut (TS. yaprakları uzun. XII. 1. I. 146) akçarados: (< T. 137) .

I. ak + gevrek. 149) akgut: (< T. 26) ak hindiba: (< T. ak + gök) 1. I. fiğ) Bezelye (DS.174 akfiğ: (< T. parmağı) Büyük salkımlı. ak + kılık) Küçük.: ak günek) bk. yaprakları tüylü bir çeşit ot (DS. güzel kokulu bir çeşit beyaz üzüm (DS. 1118”). Ağz. sert kabuklu. ak + kuyruk) yi cins çay (DS. hindibā) bk. 690”) Beyaz. I. 164. gul) Beyaz gül (DS. 26) ak kadın parmağı: (< T. Çeşitli sebze (DS. 155) akkadina: (< T. XII. akyannaz) Bir çeşit beyaz ve yumuşak buğday (DS. 2. DS. hindiba (TBAS. yarı olmuş yarı olmamış sebze veya meyve. XII. ak + Yun. MBTS. 149. 149) akganak: (< T. I. akkermaz. 149) ak gök: (< T. 155) . I. Ağz. gevrek bir çeşit üzüm (DS. ak + Far. 149. boz renkli bir çeşit ağaç (DS. I. Clauson. ak + Ar. “< güneyik ‘kökü bulunamamıştır’. kadın + T. ak + ? gernaz). (And. uzun taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS. I. I. sarı meyveli. 4411) akglik: (< T. ak + güneyik. hindiba (TBAS. 1.: akgernez. XII. 149) akgernaz (< T. I. DS. akyarnaz. I. ak + Soğd. 3. 4411) akgevrek: (< T. “< kevre-k. yi kötü. 4411) ak gül: (< T. 150) akguyruk: (< T. 150) ak güneyik: (< T. (And. Bir çeşit incir. I. DS. ak + kanak) Kökü kesildiği zaman çıkan sütünden sakız yapılan. ak + ? kadina) Papatyaya benzer sarı çiçekli bir ot (DS. ak + ? gut) ri taneli. 150.

I. ak + Yun. DS. 2. 61. 156) akköse: (< T. 156) akkulut: (< T. I. I. Populus alba. ak + ? leyvaz). kūse) Sonbaharda ekilen. soğuğa dayanıklı bir çeşit buğday (DS. ak + kay(ı)şak) Bir çeşit mantar (DS. (And. (TBAS. çok yıllık. 158) . ak + ? kulut) Yeşil renkli. Yaprakları kabız ve kan dindirici olarak kullanılır. I. 156) akkulak: (< T. ayşekadın fasulyesi (DS. 1. şevketibostan. 156) akkozak: (< T. iri taneli bir çeşit üzüm (DS. ūzek) Beyaz renkli afyon çiçeği (DS.: ağlövlez) 1. yapraklarının altı beyaz olan. kalın kabuklu. 85. Ağz. 157) aklan: (< T. 2. aklar + ot) 1-2 m yükseklikte. akbakla. I. 155) akkız: (< T. I. kalın gövdeli. 157) aklahna üzümü: (< T. lahano + T. bk. pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. aklan) Yeşil kabuğu kolay soyulan iyi cins ceviz (DS.175 akkanat: (< T. XII. ak + kavak). 3. Lythrum salicaria. boyu çok uzayan bir çeşit kavak. tüylü mor çiçekli bir çeşit diken olup sapları soyularak yenir. 2. (And. Hollanda kavağı). I. I. Sütü kurutularak güzel kokulu sakız yapılan bir çeşit ot (DS. üzümü) ri yuvarlak taneli.: akgavak) Söğütgillerden. dayanıklı bir çeşit beyaz üzüm (DS. 4411) akkayşak: (< T. (TS. I. ak + Far. uzun yapraklı. 157) aklar ot: (< T. Ağz. ak + Far. geniş dallı. ak + kız) 1. Killi ve nemli toprakta yetişen. Beyaz mantar. ak + kulak) 1. 155) akkavak: (< T. Yaylalarda yetişen ve kuruyunca içi boş kamış hâline gelen ot (DS. ak + kanat) Ürün vermeyen mısır bitkisi (DS. Genger otunun tazesi. (akçakavak. 27) akleyvaz: (< T. I.

I. turp. 159) akpancar: (< T. IV. ak + ? pas) Lahana. keçi mantarı. ak + ot) Haşhaşın bir çeşidi (TaS. I. acı yavşan (TBAS. manitari) Tadı güzel ve besleyici bir tür mantar. otu) bk. ova) Bir çeşit yumuşak buğday (DS. (TS. I. 3. (TS. banjar) Ispanak gibi yenilen lezzetli. “< Yun. mantra) Sütünden sakız yapılan ot. 1. 74) akova: (< T. śadef + T. ak + pus < Yun. 160) akri: (< ? ) Kırmızı ve dayanıklı kerestesi olan bir çeşit orman ağacı (DS. 159) akmantar: (< T. MBTS. özellikle semiz otugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar. I. 1. sakızlık (DS. ak + sarmaşık) Evren gülü. 63) akpelin: (< T. Albugo candida. ak + Yun. 62) akmeri: (< T. ak + Erm. 161) ak sarmaşık: (< T. pissa. pelin (TS. 160) akparmak: (< T. I. ak + Yun. 74) ak sedef otu: (< T. 1574) ak pas: (< T. pissa. ak + Ar. yabani bir ot (DS. Agaricus campestris. ak + mandıra < Yun. I.176 akmandır: (< T. I. şalgam. I. dökülgen (DS. ak + ? T. 2534”) Bir çeşit beyaz buğday (DS. 1786) akpusa: (< T. 159) ak ot: (< T. 27) . pelinos) bk. ak + ? meri) Bir çeşit beyaz üzüm (DS. 2. ak + parmak) bk. binkulaç ve ak asma da denilen sarmaşık (TaS. karnabahar gibi bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen.

I. 1. (DS. I. 162) akşekeri: (< T. I. ak + Ar. kabukları eczacılıkta kullanılan bir söğüt türü. 66) aksöğüt: (< T. I. ak + ? sünter) Sonbaharda ekilen. śabāĥ + T. tavuk) Çiğdeme benzeyen ve ilkbaharda açan bir çeşit beyaz çiçek (DS. Salix alba. ak + söğüt) Söğütgillerden. 162) akşam sabah (< Sogd. sirke) Bir çeşit üzüm (DS. 161) aksoğan: (< T. ak + Far. ak + Far. akşam + Ar. I. daħl “tahıl”) Buğday (DS. I. śabāĥ) Bir çeşit çiçek. 161) aksışam: (< Far. güzeli) bk. ak + soğan) Ada soğanı (TS. tatlı bir çeşit armut (DS. 69) aksulu: (< T. I. (TS. şeker + T. ak + ? T. 162) aktahal: (< T. ser) Başakları koyu sarı renkte olan bir çeşit sert buğday (DS.177 akser: (< T. (akşam sabah güzeli). 162) aktaş: (< T. 162) aksünter: (< T. 27) aktavuk: (< T. akşam + Ar. 1. ak + sulu) Bir çeşit armut (DS. akşam sabah (DS. 162) akşam sabah güzeli: (< Sogd. ak + taş) bk. kışa dayanıklı yumuşak bir çeşit buğday (DS. 163) . ak + Far. -i) Sarı renkli. 161) aksirke: (< T. I. I. I. kardelen (TBAS. ‘aks-ı şām) Beyaz ve iri taneli bir çeşit buğday (DS.

I. ala + ayaş) Siyahlı beyazlı ve iri taneli bir çeşit üzüm (DS. I. ala. ak + yazlık) Kellesi dört sıra olarak olgunlaşan sarı buğday (DS. 2. ak + Ar. (And. I. 165) akzambak: (< T. karpuz. ak + üzüm) Sık taneli. Ağz. 161. (DS.: aksarhan aksavran) Bir çeşit tohumluk buğday (DS. otsu gövdeli. 27) akzahran: (< T. DS. çiçeği diş ve yüz şişlerinin tedavisinde kullanılan bir bitki. 1. MBTS. 133) Yaylalarda yetişen. I. ak + yıldız) Yumrulu. süs bitkisi olarak yetiştirilen. 169) ala ayaş: (< T. I. yaprakları lahanaya benzeyen. I. safran < za’ferān). 164) ak üzüm: (< T. kökü şalgamdan daha büyük olan ve yemeği yapılan bir çeşit bitki (TS. ala + OFar. ala + baş) Turpgillerden. aktop (DS. (TBAS. Tietze. 1. alaca kır). beyaz çiçekli ve otsu bitkilerdir. ak + Ar. Şeftali. ak + topaç) bk. 171) alabaş: (< T. (TS. zanba ) Zambakgillerden. 1. Biber (DS. 163) aktopaç: (< T.178 aktop: (< T. Lilium candidum. 173) . Ornithogalum. I. meyve (alaca gök. akantos. ak + top) Bir çeşit buğday. I. 164) akyavşan: (< T. geniş yapraklı. I. Liliaceae. 86) Olgunlaşmamış ham kavun. büyük salkımlı bir çeşit beyaz üzüm (DS. 69) ala: (< ET. I. pāçak) 1. ak + yavşan) Karın ağrılarında ilaç olarak kullanılan bir çeşit kokulu ot. dalsız bitki (DS. I. 165) ak yıldız: (< T. 165) akyazlık: (< T. (aktopaç). (DS. 163) akunduz: (< EYun. 70. 171) alabacak: (< T. acı yavşan (DS.

meyvesi yenmeyen ağaç veya ağaççıklardır.. 2.. ala + göz) Küçük taneli. dikenli bir çeşit ot (DS. I. alaca + ot) Susuz yerlerde yetişen geniş yapraklı. I. 178) alaçam: (< T. alaca + Ar. bk. Gaz. I. ala + Ar. 187) alagöz (I): (< T. erken olgunlaşan bir çeşit üzüm (DS. ala + göz) Kırlarda biten ince. ala (DS. alaca) Ben düşmüş üzüm. bazıları yeşil olan bir çeşit üzüm (DS. alaca + Far. 187) alagöz (II): (< T. ala + Far. I. 71) alaca ot: (< T. cehre) Dikenli veya dikensiz. alaca + gök) bk. I. I. Krş. şam’) Rengi kızıla yakın bir çam türü (TS. 175) alaca bakla: (< T. Beyaz börülce. I. 27. 36. bā ilā) 1. DS. 187) alagöbek: (< T. 71) alaganta: (< ? ) Domates (DS. 174) alaca: (< T. 169) alaca menekşe: (< T. ala + göbek) Karaağaçlarda çıkan ve yemeği yapılan bir çeşit büyük mantar (DS. alaca + üzüm) Bazı taneleri olgunlaşmış.Y. Rhamnaceae. ekşice bir çeşit üzüm (DS. benefşe) Hercaî menekşe (TS. 176) alaca gök: (< T. alaca + kır) bk. kılçıklı bir çeşit yaban otu (DS. ala (DS. kışın yaprak döken.179 ala börülce: (< T. I. akbakla (DS. XII. 1. 1. 4413) . I. 461) ala cehri: (< T. III. I. I. 178.A.A. 178) alaca üzüm: (< T. (TBAS. 169) alaca kır: (< T. ala + börülce) Siyah benekli bir çeşit fasulye (DS.

ala + Erm. I. 191) alamangumpili: (< öz. ala + oğlak) Beyaz ve kahverenkli bir çeşit fasulye. 199) . yenebilen bir çeşit ot (DS. 4414) alamelek: (< T. 197) alapo: (< ? ) Akasya ağacına benzer bir çeşit ağaç (DS. iri taneli kiraz (DS. ala + Ar.: alamelik) Bir yanı kırmızı. banjar) Baharda görülen ve yemeği yapılan bir çeşit bitki (DS. 197) ala pancar: (< T. -ı) Yaprakları geniş ve benekli. I. -i) ri. üzümü) nce kabuklu. 190) alakoruk: (< T. is. I. ala + kakaç) Gelincik çiçeği (DS. I. XII. sarı ve sert. I. (ala pakla) (DS. I. (And. Ağz. I. ala + ? kangal + T. 197) alasit üzümü: (< ? alasit + T. I.180 alahta: (< ? ) Büyük yapraklı bir çeşit bitki (DS. 197) ala pakla: (< T. Krumpir + T. 193) alantın: (< ? ) Gürgenlerin dibinde veya alan yerlerde biten sütlü. 197) alaoğlak: (< T. I. ala + kavun + otu) Ezildiği zaman kavun gibi kokan bir çeşit ot (DS. ala + Ar. bir yanı sarı. kenarları dikenli. I. 189) ala kangalı: (< T. beyaz renkli ve yemeği yapılan bir çeşit mantar (DS. bā ilā) bk. I. iri taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS. koruk) Yarı olmuş üzüm (DS. iyi bir çeşit patates (DS. I. alaoğlak (DS. ala + ? Far. 189) alakavun otu: (< T. 189) alakakaç: (< T. Alman + Blg. melek).

ala + tura) Bir çeşit kırmızı üzüm (DS. -u) bk. alça(k)cık) Tarlada ekin arasında biten beyaz çiçekli bir ot (DS. I. I. bādincān < Far. I. I. çiçeği) bk. al + balı) Vişne (DS. alaz (DS. ölmez çiçek (TBAS. alaz + Far. alaz + Far. al + Yun. 203) alay çiçeği: (< Yun. 208) alça: (< T. alaz”. 3. ala + tavşan + üzümü) Sarı renkli ve çilli bir çeşit üzüm (DS. diminitis) Pembe renkli bir çeşit üzüm (DS. Gülensoy. 3354. I. (DS. 202) alavurt: (< ? ) Su kabağı (DS. I. alça) bk. 210) . MBTS. 205) alaz armut: (< T. I. 201) alatura: (< T. Ağz. 221) alaz armudu: (< T. I. I. (And. 207) albalı: (< T. al + Ar. 209) aldimnit: (< T. 220) alaz: (< T. emrūd) bk. 209) aldangeç: (< T.181 alasulu: (< T. bādingān) Domates (DS. erik (TBAS. ahlat (alaz armudu. I. I. ala + sulu) Yeni olmaya başlamış meyve (DS. aldangaç) lkbaharda kırlarda yetişen ve patatesin küçüğüne benzeyen yenilebilir bir çeşit bitki (DS. emrūd + T. alaz armut). alaz (DS. 199) alatavşan üzümü: (< T. alaz < yalaz “alev. I.: alız)Yabani armut. Elbistan ?) Kırmızı ve ufak taneli bir çeşit buğday (DS. 207) albustan: (< öz. is. 101) alçacık: (< T. 205) albadılcan: (< T. allágion + T. 23). 205. I. I.

246. dede) Güz armudu. 233. çehre) Yuvarlak. II. 1. 1896) alısın: (< ? ) Tarlada ekine zarar veren yabancı otlar (DS. 151) Bir çeşit iri bezelye (DS. ETA. al + ? gemre) Koyu kırmızı renkte. 29. ‘ālī + Far. Nişanyan. ālūçe küçük erik < alū erik. 2262. üzümü) Küçük ve sık taneli siyah üzüm (DS. I. I. güz çiğdemi (TBAS. Eren. -ı) Bir çeşit buğday (DS. algue ~ Lat. TBAS. Ali + T. mor ya da siyah renkli yabani bir ağaç. Gaz. GD AT. 222) alim erik: (< Ar. 80) algemre: (< T. I. is. DS. I. meyvesi sarı. Tietze. 28. Crataegus. 8) Gülgillerden. BTS. I. kırlarda yetişen. bey + ? buğday + T. Nişanyan. 14. 212) alguş: (< Yun. I. ‘ālī + ? yonca) Küçük yapraklı ve yoncaya benzer bir ot (DS. DS. ‘alį m + T. kışın yapraklarını döken. erik) Aşılı ve tatlı bir çeşit erik (DS. is. afkos. 221) aliçehre: (< Ar.. I. I. 1. 183. VII. 222) alim üzümü: (< Ar. 202. 92. kırmızı. bir yabani meyve (DS. 14) Su yosunu (TS. Ali + T. 222) Aliöksüz: (< öz. dayanıklı bir çeşit üzüm (DS. is. 29) ali yonca: (< Ar. I. alga. III.182 alevlet: (< ? ) Alıçtan büyük. 220) Alibey buğdayı: (< öz. III. TaS. 221) alidede: (< öz. Ali + T. 39. I. (TS. 262. üzüme benzer meyvesi olan ve dericilikte kullanılan bir ağaç (DS. 585. 211) alg: ( < Fr. AAT. AVA. KBAYA. 81. 214) alıç: (< Far. 222) . öksüz) bk. ‘alį m + T.A. küçük ve bir tarafı kırmızı armut (DS. I. küçük ve siyah renkli.

al + ? muħarı) Bir çeşit erik (DS. al + ? mümmük) Gelincik (DS. I. vişneye benzer bir çeşit bitki (DS. (TS. bk. taş ve kayalık yerlerde görülen mantar cinsinden. 228) almuħarı: (< T. allıca). Kara erik (DS. ekmeği) lkbaharda. elmacık + otu) Geniş yapraklı bir çeşit ot (DS. 229) . (And. I. allı + ballı) Üzümden daha iri taneli mayhoş bir çeşit meyve (DS. elma + erdiren) Dikenli. köksüz ve çocuklar tarafından yenen bir çeşit bitki (DS. Alman + Yun. 225) allik taması: (< T. I.: almalıħ) Büyük yapraklı bir çeşit ot (DS. is. I. ālū. can eriği. Tietze. Allāh + T. 228) alo: (< Far. is. I. Ağz.: alluce) Yemeklere konulan yeşil erik (DS. -ı) Küçük ve tatlı bir çeşit erik (DS. Anfhemis mobilis.183 alkakuca: (< ? ) Gelincik çiçeği (DS. 4416) aloğlu: (< T. I. yeşil. I. 225) almacık otu: (< T. 228. elma + yaprağı) Enli yapraklı bir çeşit bitki (DS. almalık). Ağz. 90) alma yaprağı: (< T. 227) Alman papatyası: (< öz. XII. I. beyaz bir ot (DS. I. 2. I. 227) almalık: (< T. 157) 1. DS. al + oğ(u)lu) Yemeye ve şarap yapmaya yarayan kokulu. -sı) Orta Avrupa’da yetişen bir papatya türü. sarı renkli üzüm (DS. çokça yağmur sonu. I. 225) alluca: (< T. 228) almümmük: (< T. 223) allıballı: (< T. 227) alma erdiren: (< T. 222) Allahekmeği: (< öz. I. I. papadia + T. (And. 228) aloruħ: (< ? ) Otların üzerinde görülen. I. allık + ? tamas + T. 1.

yuvarlak. altı + Far. “< altın Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. Räsänen. kökeni üzerinde durmamıştır. Bu görüşü Räsänen de benimsemiştir. Eski Kıpçakçada da altūn biçimi kullanılır. 93. III. 18”) bk. 230) altın ağacı: (< T. altıncık) Latin çiçeği (DS. DS. 10. kenār) bk. I. altı kıran arpa (DS. altı köşe arpa. pehlevān) Bir çeşit kırmızı üzüm (DS. Gaz. kalın kabuklu bir çeşit lezzetli üzüm. 2. altı kıran arpa (DS. 231) . kıyı. DS. altın + ağacı. Ancak Doerfer Türkçede ton (metal) sözünün geçmediğini vurgulayarak bu açıklamaya katılmamıştır. I. kūşe + T. altan biçimlerinin Türkçe al (kızıl) ve Korece ton (değerli metal) sözlerinden oluştuğunu yazmıştır. 159.184 al pehlivan: (< T. I. 30. 231) altın çiçeği: (< T. altı + Far. 29) altıncık: (< T. altı kıran. ölmez çiçek (TBAS. altın + başak) bk. (TBAS. Ramstedt altun biçiminin başında Türkçe al (kızıl) sözünün geçtiğini dile getirmiştir. 231) altınbaşak: (< T. Daha sonra ET. cehri (TBAS. 230. Ağz. Eren. altı + T. 230) altı kıran: (< T. “< kıraŋ. kabuğu sarı benekli. Németh Türkçe altun’u Moğolca altan biçimiyle birleştirmekle yetinmiş. Sarı. 42) altı köşe arpa: (< T. altı + T. I.A. kıran + arpa) Sulu toprakta yetişen ve başağı altı sıralı olan arpa (And. I. Süpürge yapılan.: altı gıran arpa. 1. al + Far.. (DS. MBTS. 29) altınbaş: (< T. Kökenini açık olarak bilmiyoruz. I. I. altın + çiçeği) bk. ölmez çiçek. arpa) bk. altun. uç’. altı kıran arpa (DS. Orta Türkçede altūn olarak geçer. mavi çiçekli bir ot (TS. altın + baş) Daha çok Ege bölgesinde yetişen. 3. altīran). çok tatlı bir kavun türü 2. kıran ‘kenar. 230) altı kıran arpa: (< T. 9. 1677”) bk. < *āl + ton. altun ve Moğ. altı kenar. 229) altı kenar: (< T. I. < ET. Tietze.

235) .185 altın dikeni: (< T. 5-20 cm yükseklikte. manitari + T. yuvarlak erik (DS. Turunçgillerden. 30) altın kökü: (< T. greyfrut. Cephaelis ipeca cuanha. tadı acımsı meyvesi. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. Scolymus hispanicus. 4. iri taneli bir çeşit kiraz (DS. kız memesi. 5. (And. 2. 232) altıntop (I): (< T. Amanita caesarea. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. yaprakları idrar söktürücü ve kabız giderici olarak kullanılan. altın + otu) Kaya boşluklarında ve nemli yerlerde yetişen. altın + top) 1. Ağz. al + var + eriği) Yaş ve kuru olarak yenen. 234. 232) alvala: (< ET. (TS. 94) altın yumurta mantarı: (< T. 30) altı parmak: (< T. TBAS. Trollius ranunculoides. I. yenen bir mantardır. 30. Bir çeşit zerdali. kusturucu niteliği olan bir kök. altın + kökü) Güney Amerika’da yetişen. vāla ‘bir cins ipekli’. al ‘kuvvetli açık kırmızı’ ve Far. ipeka. 30) alvar eriği: (< T. I. (TBAS. 2. Citrus decumana. uzun. 160). Tietze. tarla gülü (DS. dikenli. çiçeksiz. 1. 1. sıcak bölgelerde yetişen bir meyve ağacı. Bir yanı kırmızı renkli elma (DS. altın + top) ki çeneklilerden. 94) altıntop (II): (< T.: alvele) Gelincik. dikenli ve kürecikler hâlinde sapları olan bir kaktüs türü. al + yanak) 1. Aspleniaceae. I. (TBAS. 1. DS. I. 32. kırmızı. Bazı Amanita türleri ölüm ile sonuçlanan zehirlenmelere neden olmaktadır. I. Bu ağacın kanarya sarısı renginde. BTS. Kırmızı kabuklu bir çeşit üzüm. nce kabuklu. altın + yumurta + Yun. -ı) stanbul civarında yetişir. tüylü. greyfrut. tatlı ve kırmızı renkli bir çeşit kiraz. Ayşekadın fasulyesi. altı + parmak + otu) Kısa saplı. (TS. 3. 234) alyanak: (< T. altın + dikeni) 70-80 cm yükseklikte. (TS. 94) altın otu: (< T. (TBAS.

is.186 al yonca: (< T. Amerika + T. 24) amariken: (< öz. 2. Bu ağacın armuda benzer yemişi. 173) Hindistan’da. altın sarısı renginde güzel kokulu çiçeği (TS. 237) amber ağacı: (< Far. I. -i) Aselbent ve zamk gibi maddeler veren bir sıcak iklim ağacı. is. Amasya). 98) amber çiçeği: (< Far. is. çiçeği) Amber ağacının toparlak. armuda benzer yemişi. Styrax americana. 99) Amerika bademi: (< öz. Amerikan) Bir çeşit buğday (DS. amber < Ar. is. 279) . pişince güzel bir koku veren. çekirdekli. Amerika + Far.: amasiya) Uzun zaman taze kalan bir çeşit üzüm (DS. Amerika’da yetişen bir ağaç ve bu ağacın badem biçiminde. 99) Amerikan biber ağacı: (< öz. 1. iri ve uzun taneli bir tür pirinç (TS. bādām + T. al + ? yonca) Hayvanların severek yedikleri kırmızı çiçekli bir ot (DS. is. Anacardium occidentale. Tietze. elması) 1. amber + T. Amerika’da yetişen bir ağaç. -u) 1. yalancı biber ağacı (TBAS. ağacı) Baklagillerden bir cins mimoza. (TS. (And. ran’da yetişen. (bilader ağacı).A. (TS. Defnegillerden. I. al + yut) Hindistan cevizi (Erz. Nişanyan. Persea gratissima. 98) Amerika armudu: (< öz. pipéri + T. 99) Amerika elması: (< öz. 1. Amerika + Far. Amerikan + Yun. 237) Amasya: (< öz. 1. fındık büyüklüğünde. is. . ağacı) bk. (TS. I. 16. III. ‘anber + T. 235) alyud: (< T. Antep fıstığıgillerden. 98) amberbu: (< Far. emrūd + T. 1. 1. (TS. Geum urbonum. 1. amber + būy.. Ağz.

ana + Far. 165). 2. I. Tietze. otu) bk. 244) anaç tikeni: (< T. bitkiler) Mera üzerinde çok bulunan ve bunların doğru bir şekilde otlatılmaları ile tüm meranın doğru bir şekilde otlanmış olacağı kabul edilen bitki türleri (TS. 31) anadut: (< Yun. I. Tietze. çay üzümü (TBAS. 171) Yaşlı dut ağacı (DS. üzümü) bk. ameskene) Bir çeşit küçük.187 Amerika üzümü: (< öz. anadoti. 248) anahtar bitkiler: (< Yun. 238) amez: (< ? ) Bir çeşit güz armudu (DS. I. turuncu renkli bir çeşit meyve (DS. Ankara ? + T. ‘amme) Bağdat hurması veya Trabzon hurması denilen elma büyüklüğünde. 105) anakara üzümü: (< öz. 168) Dağ çileği (DS. siyah erik (DS. 249) . 247) Anadolu otu: (< öz. -i) bk. Yaprağı kekik otuna benzeyen. bābā + ? kekik + T. mercanguş da denilen bir çeşit çiçek (DS. xamofta. şekerci boyası (TS. I. Tietze. 1. ana + Far. 2083) amesken: (< EYun. is. Kır menekşesi. damaskino. anaç + dikeni) Bir iki metre yüksekliğinde dikenli bir bitki (DS. I. bābā + T. is. 239) amofta: (< Yun. 2. 238) amme: (< Ar. aniktiri + T. Ağz.: amaskene. Amerika + T. is. I. I. üzümü) Şarapçılıkta kullanılan iri taneli. 239) anababa kekiği: (< T. (And. I. kokusu) 1. Anadolu + T. ince kabuklu bir çeşit üzüm (DS. acı yavşan (TBAS. 20) anababa kokusu: (< T.

XII. 106. I. KYA. BTS. (And. 258) andıra: (< ? ). 252) anapa paħlisi: (< anapa + Ar. 1. Ağz. (anapa paħlisi). sıcak bölgelerde yetişen. anapa (DS. 260. 19. kokulu tohumu hamur işlerinde ve rakı yapımında kullanılan. Kırlarda yetişen yabani bir otun kökü. TBAS. Servi ağacı. Tietze. Nişanyan. Tietze. 31. bā ilā + T. 173) Maydanozgillerden. DS. BTS. 254) ancap: (< ? ) Bir çeşit yaban armudu (DS. meyvesi çam kozalağına benzeyen. Nişanyan. analı + kızlı) Salkımında irili ufaklı taneleri bulunan bir çeşit üzüm (DS. küçük meyveli bir kiraz ağacı (DS. is. Tietze. 251) ananas: (< Fr. 1. 41) ananasgiller: (< Fr.188 analı kızlı: (< T. < Brezilya Kızılderililerinden olan Guarani’lerin dilinde nana.: andiraz) lkbaharda ilk defa olgunlaşan. Antartika ?) Eflatun renkte meyvesi olan kara yemiş (DS. ananas < sp. 1. aŋduz. 262) andız: (< ET. çok yıllık. I. bir yıllık. Cupressaceae. -sı) bk. 60-120 cm kadar boylanabilen. 3. 42. 106) anapa: (< belki bir yer isminden. I. (anduz . I. 2. 19) Ananasgillerden. Yaprakları dikenli olan bir çeşit ardıç. Pimpinella anisum. 176) 1. 255) andatıka: (< öz. anison = EYun. (DS. -giller) Bir çeneklilerden. acı kabuklu. 172. aneton. ananas + T. I. sıcak ülkelerde yetişen ve örneği ananas olan bitki familyası (TS. Nişanyan. (TS. 107. 19. I. anethon/annethon. yurdumuzda ekimi yapılan. 4418. Tietze. 252) anason: (< Yun. anīsūn/yansūn < EYun. Ananas sativus. 207) anbak: (< ? ) Yeşil kabuklu taze ceviz (DS. (TS. 172) Bir çeşit fasulye. < Ar. otsu bitkiler. beyaz çiçekli bir bitki. I. otsu.

VII. I. yağlı yemişi. 1. 178). 109. 116. angıç). TBAS. XII. Antep + Ar. 109. (And. 32. (And. 13. 1-2 m yükseklikte. DS. BTS. BTS. 31) anemon: (< Fr. 268. 306) anis: (< ? ) Yaprağından ve meyvesinden yem olarak faydalanılan bir çeşit ağaç (DS. ğde ve kara çalının dikeni. KBAYA. Bu ağacın ince ve sert kabuklu.: angaç) Zakkum ağacı (DS.: anduz otu) Birleşikgillerden. anemone) Dağ lâlesi (TS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. Tietze. 2477. Pistacia vera. DS. gövdesi ardıca benzer bir çeşit orman ağacı (DS. 1. anuħ. I. andız + otu). TBAS. -ı) 1.. yurdumuzda Gazi Antep ve Siirt bölgelerinde yetişen. anıħ.: anıh. MBTS. 271) anık: (< Erm. aŋız “kökü belli değildir”. Eren. kazık köklü. 10 m kadar bir boya erişebilen ve kışın yaprak döken bir ağaç. Antep fıstığıgillerin örnek bitkisi. K AT. 231. (TS. TaS. Ağz. (TS. Ağz. BTS. . 273) ankri: (< ? ) Yaprağı çama. nemli yerlerde yetişen. çok yıllık. III. 141) 1. 4419. mavi çiçekli. 32. I. (And. 42.189 ağacı). I. 150) andız otu: (< T. 43. annuk. I. (TBAS. fustu + T. 1. 264) angıç: (< T. anuk) Ballıbabagiller familyasından. 31. EYAD.A. 25. yemeklere koku vermek için kullanılan bir bitki. (TS. 274) anslı: (< ? ans + T. I. -lı). Ağz. is. annuh. DS. I.: ansli) Fena kokulu bir çeşit ot (DS. 280) Antep fıstığı: (< öz. Erz. 1. 1. 4420. I. Tarla kenarlarındaki otlar (DS. DS. ananuħ. Ağz. 183. 261. (And. Ziziphora. 2. tek yıllık. I. TBAS. 265) angız: (< ET. XII. 2. 45) . 109) anger: (< ? ) Bir çeşit armut (DS. DS.

Arabistan + Yun. 119) Anzer çayı: (< öz. -si) Dulaptal otugillerden. (TBAS. 1. kenevir (TBAS. I. çay + T. bā ilā + T. BTS. 287) apotı: (< ? ) Patates (DS. -ı) Ballıbabagiller familyasından. 2. 289) aptal baklası: (< Ar. Eren. 1. çok yıllık. 289) appa: (< ? ) Dağlarda biten bir çeşit yabani ot (DS. Nişanyan. 123) aragogik: (< ? ) Tarlalarda biten ve kestaneye benzeyen bir ot kökü (DS. -cak) Yeşil kabuklu ceviz (DS. Doğu Karadeniz bölgesinde yaygın olan. ebdāl + T. is. MBTS. 148) 1. 23. 283) apartu: (< ? ) Baharda erken biten beyaz çiçekli bir ot (DS. çiçek ve yaprakları çay olarak içilen. 280) anzarot: (< Ar. 33) Arabistan defnesi: (< öz. 185) Sıcak ülkelerde yetişen bodur bir ağaç. karası) Bir çeşit kırmızı üzüm (DS. 291) aptal otu: (< Ar. I. Anzer + Çin. Tietze. otu) bk. 10-25 cm yükseklikte. -sı) Bir çeşit bakla (DS. 1. is. 285) apırcak: (< ? apır + T. Biraz yükselmiş ekin (DS. I. Daphne gnidium. 116) Antep karası: (< öz. ‘anzerūt. 1. 13. 48) apalak: (< kökü bulunamamıştır. fustu + T. I. (TS. Asya ve Afrika’nın sıcak bölgelerinde yetişen. Antep + T. 3. kuvvetli kokulu ve pembe çiçekli bir bitkidir. is. Antep + Ar. I. 293) . tipik örneği Antep fıstığı ağacı olan bir familya (TS. ebdāl + Ar. 32. I. (TS. is. gür fidan. kabukları hekimlikte kullanılan bir ağaççık.190 Antep fıstığıgiller: (< öz. Kuvvetli. dáfni + T. Sarcocolla. I. -ı + -giller) Ayrı taç yapraklılardan. I. Labiataea. Çiğdem çiçeği.

15. is. şal am + T. 292) Arap mantarı: (< öz. dikenli bir yaz bitkisi (DS. Eren. I. DS. dağ sümbülü (TBAS. 294) arani: (< ? ) Kavak ağacı (DS. Siyah turp. cān) Su kenarında yetişen dikenli. 191) ri taneli bezelye (TS. Arap + T. Arap + T. kısa dallı. I. sunbul + T. koyu kırmızı. mayhoş. -çıl) Sebuzek dikeni de denilen ve köylülerce süt süzgeci olarak kullanılan yumruk büyüklüğünde bir çeşit diken (DS. 124. Arap + Far. 2. is. is. ince uzun bir çeşit bitki (DS. Arap + Far. 298) Arap buturağı: (< öz.191 araka: (< Yun. is. dede) bk. is. Arap + T. Tietze. Arap + Yun. I. 299) . kiraz mevsiminde yetişen bir çeşit elma (DS. 33) Arap şalgamı: (< öz. 127) arapsiki: (< öz. Arap + Far. domalan (TaS. Kara kabuklu yer elması (DS. 1. dağ sümbülü (TBAS. -ı) 1. II. is. 33) Arap elması: (< öz. 294) arakçıl: (< ? arak + T. siki) bk. yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan. Arap + T. -ü) bk. is. is. arakas < arakos. pıtrağı) Yüksek. 33) arapsaçı: (< öz. saçı) Küçük. 1208) Arap otu: (< öz. I. Arap + T. 298) Arapdede: (< öz. 298) Arapcan: (< öz. manitari + T. -ı) bk. otu) bk. uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi (TS. 299) Arap sümbülü: (< öz. Araptaşağı (DS. I. is. I. I. Arap + T. elması) rice. I. centiyane (TBAS. 1. is.

-i) bk. 128. 280. burç < Sans. yāsemen + T. 15. 128) . (And. 304) ardıç otu: (< T. taşağı) 1.: arduç. DS. üzeri çizgili. yasemin (TBAS. is. çok acı ve siyah renkli bir otun meyvesi. (ardıç kıliği). 1. 1. 302) arcıman: (< ? arcı + T. artuç. Tam olgunlaşmamış siyah incir. 4. ardıç + otu) Ardıç ağacının küçük bitkisi (TS. I. 1. Arap + T. yumru köklü bir çeşit ot. BTS. Eren. I. 25. I. 193). kışın yapraklarını dökmeyen. 298) Arap topalağı: (< öz. 34. TBAS. 33) araşit: (< Fr. salkım şeklinde mor çiçekli bir kır çiçeği. ardıç + kılığı) bk. arachide) Yer fıstığı (TS. 33) Arap yasemini: (< öz. Juniperus. ağaç) Kırlarda bulunan bodur bir çeşit ağaç olup. Nişanyan. Yeşil çiçekli. II. 2. 3. (Arapsiki). (TS. Arap + Far. 307. Clauson. 302) ardıç: (< ET. DS. 281. (DS. 159) Bir çeşit ot (DS. I. DS. Loranthaceae. 1. kara topalak (TBAS. yaprakları oğlaklara yedirilir (DS. yuvarlak kara yemişleri ilâç olarak kullanılan bir ağaççık. 127) araz: (< Ar. 33. yarı parazit bir bitkidir. I. 302. DS.192 araptaşağı: (< öz. ‘araz. SA. Koni şeklinde. Arap + T. 304) ardıç kıliği: (< T. nce uzun yapraklı. -man) Karaçalı (DS. MBTS. -u) 5-20 cm yükseklikte. 301) arcı ağaç: (< ? arcı + T. ETA. 128) ardıç burcu: (< T. topalağı) bk. 52. ardıç + T. KMYA. ardıç burcu (DS. 4423. is. I. (TBAS. ardunç) Servigillerden. marica/marīca + T. 204. güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen. I. is. XII. I. Ağz. Tietze.

arı + çiçeği) Kırlarda biten. I. DS. 27. 25. 322) arı pürü: (< T. I. 51. 55.A. K A. 2. 148. UA. 2. Eren. 218. Pirus communis. 239. sarı renkli. pür + T. arı + götü) Ekinlerin içinde çok bulunan bir çeşit dikenli ot (DS. Ağz. 324) armut: (< Far. T YA. ereş-eriş. arıların da bal topladığı bir çeşit bitki (DS. 19) . EYAD. āmut. yurdumuzun her yerinde yetişen bir ağaç ve bu ağacın rengi sarıdan yeşile kadar değişebilen tatlı. 194. DS. 91. I. en fazla 20 cm büyüklüğünde. BTS. 18. 14. 247. 315) arı otu: (< T. (And. 1. küçük ve tüylü yapraklı bir ot (DS. Tietze. āmit. 194) bk. gonca hâlinde toplu çiçekleri bulunan. arı + Far.A. 199). ‘Arab + Far. 322) arı saman: (< T. ufak çekirdekli meyvesi. I. Tietze. 461. 80. 304) areb kozu: (< Ar. I.. I. amıt. 135. 322) arış: (< Far.Y. 1. I. AA. -u) Kabuklu taze ceviz (DS. K AT.: arıs) 1.. -ü) Gelincik (DS.. I. OAAD.193 ardık: (< ? ) Dağda yetişen. Nişanyan. 338. Erz. III.: almut. 308) argun: (< ET. gul + T. . KMYA. koyunların severek yediği.102. kılıç şeklindeki yaprakları hayvanlara yem olarak verilen bir çeşit bitki (DS.. gōz + T. 34) arı çiçeği: (< T. (TS. armıd. -ü) Arı çiçeği (DS. 237. 328. arıların çokça kondukları bir kır çiçeği. ADYA. GD AT. arı + saman) Beyaz buğday (DS. I. arı + otu) 1. 36. armıt) Gülgillerden. (And.A. arı + Far. 27. 322. AVA. III. 314) arı götü: (< T. yaprağını döken. 218. 409.Y. I. DS. 315) arı gülü: (< T. 22. 162). çiçekleri beyaz. 165. Asma. Gelincik (DS. DA. I. Ağz. argun/arkun. MBTS. Gaz. ST AT. ahlat (TBAS. sulu. yumuşak. Krş. emrūd/ermūd/enberūd. Kırmızı. Yenilebilen. 28. 228.A. Ka. I.

1. 200. Bilimsel yayınlarda Hint-Avrupa dillerinden alındığı sıklıkla dile getirilmiştir. ETA. 486) arpa: (< ET. 200. T YA. Ağz. 66. 147. II. arpa + gan. emrūd + T. yeşil renkli bir çeşit armut (DS. taneleri ekmek ve bira yapımında kullanılan. (TS. 180. 103.: arpagan) Yabani arpa (TS. 143) arpa armudu (< T. is. koyu mor renkli iri taneli bir çeşit üzüm (DS. “< Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. 34) arnad: (< ? ) Yuvarlak. 235. 136. 227. (And. ZBK A. 136) arpa elması: (< T. AVA. -i) Acı. Clauson.A. ADYA. Arnavut + T.: arparmıdı) Arpa zamanı yetişen. darısı) bk. KYA. 43. bir yıllık otsu bitki. 248. DS. 330. 1. OAAD. pipéri + T. kırmızı biber (TS. 34) Arnavutköy çileği: (< öz. AAT. çileği) bk. 1. 119. I. emrūd + T. arpacık + soğanı) Tohumdan yetiştirilen ve tohumluk olarak kullanılan küçük soğan (TS. -u). 184. (And. 330) . hayvanlara yem olarak verilen. Hordeum vulgare. 330) arpağan: (< T. BTS. AA. 70. 19”) Buğdaygillerden. 55. burç (TBAS. sulu. 1. EYAD.194 armut kabağı: (< Far. I. arpa. is. I. 19). K A. 136. 169. 329) Arnavut biberi: (< öz. arpa + Far. kabağı) Ürünü armut biçiminde olan bir süs kabağı (TS. 1. 264. GBAA. Eren. 1. Orta Türkçede arpa olarak geçer. 9.. Ka. Arnavut + Far. 136) Arnavut darısı: (< öz. is. 219. emrūd + T. 198. 58. Ağz. Eren. I. SA. DS. Arnavut + Yun. I. sulu. kūy + T. Eski Kıpçakçada da arpa biçimi kullanılır. 135) armut otu: (< Far. 275.Y. darı (TBAS. K AT. GD AT. Tietze. arpa + elması) Yazın yetişen bir çeşit elma (DS. 164. çilek (TS. 74. ülkemizde geniş bir alanda kültürü yapılan. 118. 130. 105. otu) bk. 330) arpacık soğanı: (< T.

208) Bahçelerde yetiştirilen.+ -ağan). I. arslan + kulağı) Bir sap üzerinde dizili sarı veya kırmızı çiçekli otsu bir bitki (TS. uzun. kokusuz çiçekleri olan bir bitki (TS. 146.: aslanāzı) Sıraca otugillerden. 143) asker borusu: (< Ar. üzerinde kara çizgiler bulunan bir çeşit kavun (DS. artlı) Bol meyveli ağaç. askı + divleği) Sarı renkli. üzüm) Beyaz. yemeklerde kullanılan bir bitki (DS. 344) askı düleği: (< T. I. (And. çiçekleri asılmış bir insana benzeyen ve köklerinden salep çıkarılan bir bitki (TS. asılmış + Ar. ‘asker + T. 344) asker gülü: (< Ar. ‘asker + Far. 345) aslankulağı: (< T. DS. I.: artığa) Yaprakları dövülerek ele kına gibi yakılan bir çeşit bitki (DS. (And.195 arslanayağı: (< T. artağan < art. I. türlü renkte. borusu) Çobandüdüğü de denilen bir çiçek (DS. Ağz. ‘uśfūr. I. bir çeşit üzüm (DS. bitki (DS. aslanpençesi (TBAS. I. ādem) Salepgillerden. 211) Kuşburnu meyvesi (DS. Tietze. Tietze. I. 146) . I. 345) aslanağzı: (< T. 34) arşın üzüm: (< Ar. 333) artıgan: (< T. sarı çiçekli. güzel. 336) asfur: (< Ar. 341) asılmışadam: (< T. 334) artlı: (< T. Ağz. gul + T. -ü) Dağlarda yetişen bir çeşit yaban gülü (DS. 1. I. arşın + T. 344) askil: (< Gürc. arslan + ayağı) bk. askili. arslan + ağ(ı)zı). 1. 1.

147) aspir: (< Ar. arslan + kuyruğu) Ballıbabagillerden. -si) Gülgillerden. asma + kabak) Bir çeşit süs kabağı (DS. 105. 34. Kışın yenmek üzere hevenk şeklinde asılıp saklanan büyük taneli ve kalın kabuklu bir çeşit üzüm. 247) asma gabak: (< T. 146) asma kabağı: (< T. Asmagillerden. asma + üzümü) 1. Lageneria vulgaris. Gaz. genellikle saksıda yetiştirilen. I. 1. Belirli bir tür üzüm veren bitki. Çardaklara. (And. sebze olarak kullanılan ürünü (TS. XII. 347. Alchemilla. DS. I. DS. Leonurus. 346) aspidistra: (< Fr.. 1. Kabakgillerden. çok yıllık. VII. otsu. asma + -giller) ki çeneklilerden. Vitis. 35. 1. BTS. 345) asma: (< T. ağaç dallarına kadar uzayan üzüm (DS. 55) aslım: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. 146. DS.196 aslankuyruğu: (< T. MBTS. sarı ve beyaz çiçekli bir yabani bitki. sürüngen veya sarılgan. I. arslan + Far. yaprakları doğrudan doğruya topraktan çıkan bir süs bitkisi (TS. aspidistra) Zambakgillerden.: hasbir. 146. I. asma) 1. 146) asma üzümü: (< T. DS. 1. III. pençe + T. asma + kabağı) 1. TBAS. tohumundan yağ çıkarılan. XII. (TBAS. (yer pırasası). (TS. 146) aslanpençesi: (< T. (TS. 2298. Bu türün ince uzun. T YA. 2. belli başlı türü asma olan bitki familyası (TS. 2. 391) . haspir) 25-50 cm yükseklikte. Carthamus tinctorius. turuncu çiçekli ve otsu bir bitkidir. 1. 2. ‘uśfūr. 4425) asmagiller: (< T. 1. dalları çardak üzerine yayılan bitkilere genel olarak verilen ad. mevsimlik bir kabak türü. Orta Anadolu bölgesinde yetiştirilir. (TS. GD AT. K AT. 1. Ağz. 187). 4425. 23. 345. eskiden hekimlikte terletici olarak kullanılan bir bitki.A.

(And. aşı + kara) bk. kūy) Bir çeşit kara üzüm. I. 352) aşı: (< T. I. (aşıkara). aşı + kara + Far. MBTS. aşılama) Büyük ve sulu armut (DS. 353) aşıaşı: (< T. 1. I. 2304) aşılama: (< T. I. aşılak). büyükçe bir ot (DS. I. haşlak) Aşılanmış bitki (DS. 196) ri taneli. encīr + T. 354) aşılak: (< T. nerdibān + T. 354) aşı karaköy: (< T. 191) Armut (DS. mantarlar ve kara yosunları gibi su dışında fazla boy atmayan damarsız bitkiler (TS. 353) aşıkara: (< T. DS. 1. -ı) bk. aşı karaköy (DS. VII. aşı. 215) Bir çeşit armut (DS. aş + Far. (DS.197 aster: (< ? ) Beyaz renkte açan bir yaban çiçeği (DS. -i) Küçük cins incir (TaS. Ağz. aşağı + bitkiler) Su yosunları. I. 804) . 358) aşk merdiveni: (< Ar. çok tatlı bir çeşit üzüm (DS. 359. 354) aş inciri: (< T. 352) aşenpilunç: (< ? ) Eğrelti otuna benzeyen bir çeşit ot (DS. DS. eş ar. aşı + aşı) Tohum kapakları sert. 351) aşendos: (< EYun. 347) aşağı bitkiler: (< T. MBTS. ‘aş + Far. 149) aşbak: (< ? ) Aşısız fidan (DS. 265) aşkar: (< Ar. 352) aş eriği: (< T. I. 1. I. fujer (TS. 1. I. 354. I. áħerdos. Tietze. I. I.: aşlak. aş + eriği) Bir çeşit iri erik (DS. sert kabuklu. I. I.

(TS. 159. 36) atınaklı: (< ? atınak + T. 369) atiçi: (< ? ) Küçük hıyar (DS. 36) ateş buğdayı: (< Far. (TS. yaprağı) bk. at + Yun. dikeni) bk. çiçekleri dik duruşlu ve salkım şeklinde. 35) aşur: (< Ar. kastania + T. 197) Bir çeşit bitki (DS. ātiş + T. 1. bağa (TBAS. ateş kırmızısı renginde çiçekler açan bir süs bitkisi. at + elması) 5-6 m yükseklikte bir ağaççıktır. 370) at kestanesi: (< T. Eriolobus trilobatus. MBTS. ātiş + T. 36) ateş yaprağı: (< Far. Gazi Antep ve Kahraman Maraş bölgelerinde turşu yapılır. ātiş + T. (TBAS. Salvia splendens. sarı renkli ve ekşidir. I. 1. at + dikeni) bk. -si) At kestanesigillerden. 370) atitfel: (< ? ) Yaprakları farekulağına benzeyen bir çeşit bitki (DS. 367) ateş çiçeği: (< Far. I. Meyveleri yenir. ‘āşūre + T. aş + otu) bk. buğdayı) Kırmızıya çalar renkte bir çeşit buğday (DS. geniş yapraklı. I. 1. I. -lı) Nergis çiçeği (DS. boğa dikeni (TBAS.198 aş otu: (< T. Aesculus hippocastanum. buğday) Rengi kırmızıya çalan bir çeşit buğday (DS. ātiş + T. tavşan elması (TBAS. I. 61) . 363) aşūra buğday: (< Ar. pembe ve beyaz noktalı. 363) at dikeni: (< T. I. gelincik (TBAS. Meyveleri 3 cm kadar çapında. park ve caddelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir tür ağaç. BTS. çiçeği) Ballı babagillerden. ‘āşūre. 35) at elması: (< T. 15 ile 30 m yükseklikte. 157) ateş dikeni: (< Far.

-si + -giller) ki çeneklilerden. 159. otsu bitkiler (TS. verimli gövdeler beyaz ya da kahverengimsi. 2. yer elması (DS. 1. yaprakları büyüme noktalarında kın şeklinde körelmiş. ince kabuklu. 160) atmalı: (< T. 210). biraz geniş yapraklı. uzun taneli. BTS. (And. at + memesi. 1. (And. sporla üreyen. 62) atkuyruğugiller: (< T. TBAS.: akkulağı) Kuzukulağına benzeyen. at + kulağı). yeşil yapraklarından turşu yapılabilen bir bitki. dil. “< çoc. atoll < ng.. Ağz. 372) atol: (< Fr. aŧlas + T. I.: attol) Sürülmüş tarlalarda kendiliğinden biten. çok yıllık. beyaz. 160) atlas çiçeğigiller: (< Ar. 62) atlas çiçeği: (< Ar. çok yıllık ve otsu bitkilerdir.199 at kestanesigiller: (< T. I. 36) atkuyruğu: (< T. MBTS. (And. BTS. 368. 159. camuskulağı (DS. çiçeği + -giller) Kaktüsgiller (TS. rizomlu. yuvarlak bir kış üzümü (DS. çiçeği) Uzun ve sarkık yapraklı. MBTS. ülkemizde Equisetum cinsi ve bu cinse ait 7 türle temsil edilen. 26. aŧlas + T.: atmemegi) ri. at + kuyruğu) Atkuyruğugillerden. verimsizler yeşilimsi. parlak kırmızı çiçekler açan kaktüs (TS. 1. 159) atkulağı: (< T. 1996”). 1. at + kuyruğu + -giller) Eğrelti otugillerden. Ağz. 372) atmen: (< ? ) Ekim ayında yenen bir çeşit armut (DS. örneği at kestanesi olan bir bitki familyası (TS. 1. (TS. 372) atmemesi: (< T. I. Equisetum arvense. atmalı) Kar altında bile varlığını koruyan. 36. at + Yun. beyaz bir çeşit üzüm (DS. kök sapı ömürlü olan. tatlı yumruları çiğ ve pişmiş olarak yenilebilen. I. kastania + T. 372) . gövdenin üzeri oluklu ve içi boş. TBAS. ekşimsi bir bitki. örneği atkuyruğu olan. 1. genellikle dere kenarlarında ya da nemli alanlarda yetişen ve ilâç olarak kullanılan rizomlu. Ağz. I. meme.

(And. kimyon (TBAS. (And. 379) avgıç: (< ? ). 373) avadik: (< ? ) Melezleşmiş buğday (DS. Adonis. 378) avcar: (< ? ) bk. sık dallı bir ağaççık (DS. yaylalarda kendiliğinden yetişen ince yapraklı bir bitki (DS. 381) avı: (< agı / agu) Yabani zakkum (DS. iri ve beyaz çiçekli bir süs ağacı. 378. I. 1. AAT. at + Ar. I. Yucca glosiosa. 63) . 36) av buğday: (< T. 375. avcı + üzümü) bk. çay üzümü (TBAS. parlak zehirli bir bitki. bā ilā + T. (TS. I. I. TBAS. BTS. Tietze. Ağz. I. Amerika’dan dünyanın her yanına yayılmış olan. (yuka ağacı). börülce gibi taneleri yenen bir ot (DS. Tietze. -sı) Siyah. 374) avar: (< ? avar. 373) at yoncası: (< T. 1. sert. kokusuz. büyük bakla (DS. ak + buğday) Beyaz buğday (DS. 36) avcı otu: (< T. avize biçiminde sarkık. 164) avcıyel: (< ? ). 36) avcı üzümü: (< T. ağacı) Zambakgillerden. I. 382) avize ağacı: (< Far. 204) avat: (< Yun. Tarladaki sebze. at + ? yoncası) Tarlalarda. 228) Böğürtlen (DS. Ağz. avcı + otu) Düğün çiçeğigillerden. I. avátin/vatin. 228) 1. I. (TS.: avgış. avguç) Bezelye. I.: avceyil) Funda gibi kısa. 2. āvīze + T. Hıyar (DS.200 at paklası: (< T. 165.

ağacı) bk. ayaklı + ? kekik) bk. beyaz patates (AA. kara kekik (TBAS. şam’) Beyaz çiçekli kısa bir ağaç (DS. I. 394) Avşar otu: (< öz. ayı elması (TBAS. is. 395) avurtlak: (< ? avurt + T. lak. 37) avokado: (< sp. av + kuş ?) Mürdük ve mürdümük de denilen bir bitki (TaS. Başak tutmak üzere olan ekin. 33) Defnegiller familyasından. 283) avlu ağacı: (< Yun.201 avkuş: (< T. BTS. akşak) 1. Eren. ‘avret + T. 165. 117) avşak: (< T. avocado. I. agu) Ormanların taşlık yerlerinde yetişen zehirli bir bitki. mor renkli ve armut şeklinde. 37) avu: (< T. 2. -çu). Nişanyan. 1. Persea americana. 63) avrat otu: (< Ar. 391) avrus: (< ? ) Bir patates türü. (Amerikan armudu). otu) bk. lkbaharda çiğdemle birlikte açan. Afşar/Avşar + T. “< avurt ‘kökünü bilmiyoruz. kokusuz. I. ri taneli. avli + T. I. Ardıç çalısı gibi bir dağ çalısı. (TS. 37) avrizi: (< ? ) Deniz yosunu (DS. 20 m kadar boylanabilen. güzelavrat otu (TBAS. 394) avukçu: (< ? avuk + T. eriksi meyveleri olan bir tür. otu) bk. avu (DS. Akdeniz Bölgesi’nde üzüm mevsiminde sarı çiçek açan geniş yapraklı bir ot (DS. ak + Ar. 2. 37) . I. I. Afşar otu (TBAS. 26”) 1. 393) avşam: (< T. Eski Türkçede adurt olarak geçer’. I. 384) ayaklı kekik: (< T. 394) avu çiçeği: (< T. kalın kabuklu bir çeşit beyaz üzüm (DS. menekşeye benzer bir çiçek (DS. (avu çiçeği). (DS. agu + çiçeği) bk. I.

I.202 ay alması: (< T. 412) aydın göz: (< T.tr”) Kimi siyah. gün çiçeği. I. bir yıllık. BTS. 412) aygır incir: (< T. erken olan bir çeşit üzüm (DS. adgır + Far. I. I.. aydın + buğday) Yassı ve beyaz bir çeşit buğday (DS.Y. 412) aydın buğday: (< T. 65. aygır < ET. ayçiçeği (DS. ‘ayān. 407) ayaş: (< T. I. 411) aydede: (< T. 412) . kimi beyaz iri taneli üzüm (DS. meyveleri kuruyemiş olarak yenen ya da yağ eldesinde kullanılan. SA. 318. aydın + göz) Siyah. Helianthus annuus. 414) aygün: (< T. 553. ETA. 236) bk. aygün. günebakan). I. acı meyveli. II. “Parlak. gündöndü. I. ayçiçeği (DS. gul + T.bel. aydın + Far. I. I. aydın. 408) ayçiçeği: (< T. ay + gün) bk. aydın çiçeği. 173. 412) aydın çiçeği: (< T. 268. Clauson. uzun saplı. aydın gülü. ayçiçeği (DS. Tietze. yurdumuzda çok yetiştirilen. I. günaşık. sarı renkli çiçeği çok iri olan. (TS. 197. Krş. 1. iri taneli. ayçiçeği (DS. 411) aydın: (< ET. I. aygün aşığı. ay + elması) Kırmızı. 405) ayān: (< Ar. aydın + çiçeği) bk. aydıŋ. ayaş < ayas. ay + çiçeği) Birleşikgillerden.ayas. aydınlık gece anlamına gelen Türkçe bir isimdir. (aydede. 412) aydın gülü: (< T. 460. ay + dede) bk. encīr) Erkek incir (DS.A. gürgene benzer bir çeşit ağaç (DS. gündoğdu. Tietze. 412) aydeçi: (< ? ) Ayrık otu (DS. I. -ü) bk. aygün çiçeği çekirdek. DS. 234) Zakkum (DS. www. ayçiçeği (DS. otsu bir bitki türü. I.

203

aygün aşığı: (< T. aygün + Ar. āşı + T. -ı) bk. ayçiçeği (DS, I, 412) aygün çiçeği: (< T. aygün + çiçeği) bk. ayçiçeği (DS, I, 412) ayı ardıcı: (< T. ayı + ardıcı) Kış mevsiminde olgunlaşan meyveler ayılar tarafından besin olarak tüketilir. Meyvelerini ayıların yemesinden dolayı bu ismi almıştır, Juniperus drupacea, (Duran, 223-229) ayı asması: (< T. ayı + asması) Hanımeli çiçeği (DS, I, 416) ayıayağı: (< T. ayı + ayağı) Bitkinin parçalı yaprakları ayı ayağına benzemesinden dolayı bu ismi almıştır, Ptilostemon chamaepeuce, (Duran, 223-229) ayı baldıranı: (< T. ayı + ? baldıran + T. -ı) Yumru kökü zehirli bir ot, baldıran otu (DS, I, 416) ayıboğan: (< T. ayı + boğan) Yenmesi zor, boğaz tıkayan bir çeşit armut (DS, I, 416) ayıcı: (< T. ayıcı) Bir çeşit sarı mantar (DS, I, 416) ayı çiğdemi: (< T. ayı + çiğdemi) Çokça ormanlarda biten, seyrek dokulu, acı bir çiğdem çeşidi (DS, I, 416) ayı çileği: (< T. ayı + çileği) bk. güzelavrat otu (TBAS, 37) ayıeli: (< T. ayı + eli) bk. peynir otu (TBAS, 37) ayı elması: (< T. ayı + elması) Dutgiller familyasından, ana vatanı Amerika olan, bahçe kenarlarında çit bitkisi olarak yetiştirilen, meyveleri 10-15 cm çapında, portakal biçiminde, dikenli ve diyoik bir ağaç türüdür, Maclura pomifera, (TBAS, 37; BTS, 65; DS, I, 416)

204

ayı eriği: (< T. ayı + eriği) Yenmeye elverişli olmayan çok ekşi ya da çok acı bir erik çeşidi (DS, I, 416) ayı fındığı: (< T. ayı + Ar. fundu + T. -ı) Ayı fındığıgiller familyasından, 2-5 m kadar boyda, yaprakları büyük, gövdesi marangozluğa elverişli, beyaz çiçekli, meyveleri 1-2 tohumlu, tohumlarından yağ elde edilen ve tespih yapılan çalımsı bir bitki, Styracaceae, (TBAS, 37; BTS, 65; DS, I, 416) ayı fıstığı: (< T. ayı + Ar. fustu + T. -ı) Gürgen meyvesi (DS, I, 416) ayı gülü: (< T. ayı + Far. gul + T. -ü) ki çenekliler sınıfının düğün çiçeğigiller familyasından, çiçekleri büyük ve kırmızı renkli, çok yıllık, otsu ve rizomlu bir şakayık türü, Peconia corollina, (TS, 1, 174; TBAS, 37; DS, I, 416; DS, I, 432; TaS, I, 341) ayı köşk: (< T. ayı + Far. kōşk) Bir çeşit zehirli mantar (DS, I, 417) ayıkulağı: (< T. ayı + kulağı) Çok yıllık, sarı çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitki; çuha çiçeğinin bir türü, Primula auricula, (TS, 1, 174; TBAS, 38; DS, I, 416; TaS, I, 341) ayı liforu: (< T. ayı + ? lifor + T. -u) bk. güzelavrat otu (TBAS, 38) ayı ligarbası: (< T. ayı + Yun. ligarba + T. –sı; “< Yun. ligarba; www.ekshi.net”) bk. güzelavrat otu (TBAS, 38) ayı mantarı: (< T. ayı + Yun. manitari + T. -ı) Zehirsiz mantarlardan Boletus türlerine verilen genel ad. Yenen büyük mantarlardır, Boletaceae, (TBAS, 38; BTS, 65) ayınga: (< Erm. ayı’nga) Kaçak tütün, tütün (TS, 1, 175) ayı otu: (< T. ayı + otu) Geniş ve parlak yapraklı bir çeşit yaban ot (DS, I, 420) ayıparmağı: (< T. ayı + parmağı) 10-20 cm yükseklikte, otsu, parazit ve kırmızı çiçekli bir bitki, Phelypaea tournefortii, (TBAS, 38)

205

ayıpençesi: (< T. ayı + Far. pençe + T. -si) Ayıpençesigiller familyasından, çiçekleri kurutularak çaylara koku vermesi için katılan, çok yıllık, dikenli ve otsu bir bitki, Acanthus dioscoridis, (TBAS, 39; BTS, 66) ayı soğanı: (< T. ayı + soğanı) bk. ada soğanı (TBAS, 39) ayı şalgamı: (< T. ayı + Far. şal am + T. -ı) Dağ soğanı da denilen, ince, yeşil yapraklı, yumru köklü bir ot (DS, I, 420) ayıt: (< Ar. ‘īd; Eren, 176; Tietze, 237), (And. Ağz.: hayıt) Mine çiçeğigillerden, Akdeniz çevresinde yetişen, küçük, ince yapraklı, kokulu, mavi, beyaz veya menekşe renginde çiçekler açan, halk indinde kutsal sayılan, 1-2 m boyunda bir ağaççık, hayıt, Vitex agnuscastus, (TS, 1, 176, 968; DS, I, 421; TaS, I, 317) ayı üzümü: (< T. ayı + üzümü) Fundagillerden, 25 cm kadar boyda, küçük taneli yemişler veren, Karadeniz Bölgesi’nde yüksek kesimlerde orman altlarında yaygın olarak bulunan ve yaprak döken tüylü bir bitki, Arbutus uva ursi, (yaban mersini), (TS, 1, 176; BTS, 65) ayı yemişi: (< T. ayı + yemişi) Koca yemiş (DS, I, 421; TBAS, 39) aylandız: (< Çince ailanto’dan; TS, 1, 177) Sedef otugillerden, Avrupa’ya Çin’den getirilmiş, kısa zamanda yetişip boy attığı için bir gölge ağacı olarak dikilen, kötü kokan bir ağaç, kokar ağaç, Ailanthus glandulosa, (TS, 1, 177) aynısefa: (< Far. ‘ayn-ı śafā’) Birleşikgillerden, çiçekleri sarı renkli bir kır bitkisi, Calendula arvensis, (TS, 1, 178) ayrelli: (< ? Yun.) Kuşkonmaz çiçeği (DS, I, 430) ayrı çanak yapraklılar: (< T. ayrı + çanak + yapraklılar) Çanak yaprakları birbirine bitişmiş olmayan bitkiler (TS, 1, 179)

206

ayrık otu: (< T. ayrık < ET. adrık + otu) (And. Ağz.: aylık) Buğdaygillerden, kökü hekimlikte idrar söktürücü olarak kullanılan, çok yıllık, rizomlu, otsu ve yabani bir bitkidir, Agropyrum repens, (TS, 1, 179; TBAS, 39; BTS, 66; DS, I, 425; AVA, 246) ayrı taç yapraklılar: (< T. ayrı + Ar./Far. tāc + T. yapraklılar) Taç yaprakları birbirine bitişik olmayıp yan yana yer almış bulunan bitkiler (TS, 1, 181) ayşekadın: (< öz. is. Ayşe + Soğd. kadın), (And. Ağz.: ağşādın, ağşağadun, ağşa kadın, ayşagadın, ayşakadın) Kılçıksız, lezzetli bir tür fasulye (TS, 1, 181; DS, I, 113, DS, I, 431; DS, XII, 4426; Krş.Y.A., 272, 475) ayu mamuğu: (< T. ayı + ? mamuk + T. -u) Yabani can eriği (DS, I, 432) ayva: (< Far. ābiyā; Nişanyan, 34; Eren, 29; Tietze, 244), (And. Ağz.: eyva, hayva, heyva) Gülgillerden, çiçekleri iri ve pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç ve bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi, Cydonia vulgaris, (TS, 1, 181; BTS, 66; DS, VII, 2355; DS, XII, 4516; AA, 140; AAT, 56; DA, 120, 159; EYAD, 162; Gaz.A., III, 397; GD AT, 84, 288; Ka.Y.A., 252, 276; K AT, 222; Krş.Y.A., 218, 482; OAAD, 40, 160; ST AT, 243; T YA, 254; UA, 85, 113; TaS, III, 1907) ayvadana: (< Yun. ayiovotano; Eren, 29; Tietze, 244) Yüksekliği 15-70 cm, sık tüylü, soluk sarı çiçekli, çok yıllık ve otsu bir bitki, Archillea nobilis (TS, 1, 181) ayvaganı: (< Far. ābiyā + T. kanı) Beyaz çiçek açan, dere kenarlarında yetişen bir çeşit ağaç (DS, I, 433) azak: (< ? ) Domates (DS, I, 435) azak eğiri: (< ? azak + Yun. ákoron + T. -i) bk. eğir kökü (TBAS, 39)

207

azan: (< T. azan), (And. Ağz.: azgan, azzan) Dikenli, bol ve ufak sarı çiçekli bir çeşit çalı (DS, I, 435, 438, 443) azat: (< Far. āzād; MBTS, 1, 240) 1. Kırlarda yetişen tek ve büyük ağaç, 2. Yabani armut, 3. Ormanda, tarlada budanmadan büyümeye bırakılmış ağaç, 4. ri ağaç, 5. Palamut ağacı, 6. Budanmış büyük meşe, ardıç ağacı (DS, I, 435) azezi: (< Ar. ‘azį z + Ar. -î), (And. Ağz.: azazi) Taneleri sivri uçlu bir çeşit üzüm (DS, I, 437) azırgan: (< T. azırgan) Yol kenarlarında birbirine sarılarak büyüyen, boyu iki-üç metre kadar yükselebilen bir çeşit dikenli bitki (DS, I, 440) azmuk: (< T. azmuk), (And. Ağz.: azmuh) Bahçe ve bostanlarda biten yabani otlar (DS, I, 443) azor: (< ? ) Söğüte benzer bit ağaç (DS, I, 443) azraz: (< ? ) Ormanlarda kendiliğinden yetişen bir meyve ağacı ve bu ağacın küçük kahverengi meyvesi (DS, I, 443) azvay: (< Far. āzvāy; Tietze, 251; Eren, 30), (And. Ağz.: azvéy) Acı bir bitki, sarısabır (DS, I, 443) -Bbabaçça: (< Sırpça-Hırvatça popadica; Tietze, 253) 1. Papatya, 2. Pire öldüren bir çeşit ot (DS, II, 448; TBAS, 40) baba inciri: (< Far. bābā + encīr + T. -i) Olgunlaşmadan düşen erkek incir (DS, II, 450) babak: (< çocuk dili) Çocuk dilinde kabak, kavun, karpuz vb.ne verilen ad (DS, II, 450)

208

babır: (< Yun. pápiri; Tietze, 254), (And. Ağz.: babıra, babrik, barba) Göl kenarlarında biten bir çeşit saz (DS, II, 453; TBAS, 40) babut: (< ? ), (And. Ağz.: bacud) Taze fasulye (DS, II, 455) babutsa: (< ? ) Mısır inciri (DS, II, 455) bacakkıran: (< OFar. pāçak + T. kıran) Nemli bölgelerde yetişen yeşilimsi sarı çiçekli bir bitki, Narthecium, (TS, 1, 189) badat: (< Fr. patate “Eski zamanda Orta Amerika’da yaşayan Taino Kızılderililerinin dilindeki batata (patates) kelimesinden”; Tietze, 256) Birleşikgillerden, şekeri çok, bir tür yer elması (TS, 1, 190) baddem: (< ? ) Kaynatıldığında al renk veren bir çeşit ot (DS, XII, 4439) badem: (< Far. bādām; Nişanyan, 36; Eren, 32; Tietze, 256), (And. Ağz.: bayam, bayan, bıyam, paya, payam, payem, piyam) Gülgillerden, 6-8 m yükseklikte, yurdumuzun her yerinde yetişen, dikensiz, pembe veya beyaz çiçekli bir ağaç ve bu ağacın yaş veya kuru yenilen yemişi, Amygdalus communis, (TS, 1, 190; TBAS, 40; BTS, 68; DS, II, 578; DS, XII, 4449; DS, XII, 4640; DA, 136, 149; EYAD, 47, 76; EYAD, 237; Gaz.A., III, 550; GD AT, 301; Ka.Y.A., 202; Krş.Y.A., 464; UA, 128; TaS, I, 465; TaS, V, 3182) badıç: (< Erm. patic; Eren, 32; Tietze, 257) Bir çeşit ot (DS, XII, 4439) badıramba: (< Far. bādranbūya/bād-rang-būya; Tietze, 258) Arıların çok sevdiği güzel kokulu bir ot (DS, II, 467) badi: (< ? badik < badi) Ufak mısır, cin mısırı (DS, II, 470) badik: (< ? badik “kısa boylu, bodur, tıknaz”; Tietze, 258) Kuru fasulye (DS, II, 470)

209

bagmen: (< bağmen < Far. bā bān; Tietze, 262) Bir çeşit armut (DS, II, 472) bağa: (< ET. bāka “kurbağa”; MBTS, 1, 254) Yaprakları yaraları iyileştirmekte ve et dolması sarmakta sebze olarak kullanılan, bir veya çok yıllık otsu bitkiler (TBAS, 40; DS, II, 473) bağa yaprağı: (< bağa < ET. bāka + yaprağı) bk. bağa (TBAS, 41) bağboğan: (< Far. bā + T. boğan) Küsküt, şeytansaçı (TS, 1, 192) bağbozan: (< Far. bā + T. bozan) bk. bostanbozan (TBAS, 41) Bağdat hurması: (< öz. is. Bağdat + Far. ħurmā + T. -sı) bk. amme (DS, I, 239) bağırgan: (< T. bağırgan), (And. Ağz.: bağurganı) Tarla sarmaşığı (DS, II, 479) bağırsak otu: (< T. bağırsak < ET. bagırsuk + otu) Farekulağı (TS, 1, 195) bağırtlak: (< ET. bagırlak < bağır “göğüs” + -lak eki ‘Aradaki -t- eki fonetik bir ilâvedir’; Tietze, 261), (And. Ağz.: boğartlak, boğurtlak) 1. Yoncaya benzeyen bir ot, 2. Yeni çıkan başak (DS, II, 480, 723, 731) bağlaşık: (< T. bağlaşık) Sarmaşık (DS, II, 484) bağrıbütün: (< T. bağrı + bütün), (And. Ağz.: baribütün) Top çekirdekli bir çeşit kavun (DS, II, 484; 533) bağrıkara: (< T. bağrı + kara) bk. baldırıkara (TBAS, 41) bahar: (< Far. behār) 1. Zeytin çekirdeği ve ceviz büyüklüğündeki kavun, 2. Yeşillik, yenilebilen otlar, 3. Sigara tütünü (DS, II, 487) bahar otu: (< Far. behār + T. otu) bk. çuha çiçeği (TBAS, 41)

210

bahçe domatesi: (< Far. bā ça + Yun. domates + T. -i) Tarla ve bahçelerde sun’i gübre kullanmadan, doğal olarak yetiştirilen domates türü (TS, 1, 200) bahçe hezareni: (< Far. bā ça + Far. hezār-reng + T. -i) bk. hezaren (TBAS, 41) bahçe kekiği: (< Far. bā ça + ? kekik + T. -i) Bahçelerde özel yöntemlerle yetiştirilen kekik (TS, 1, 200) bahçe nanesi: (< Far. bā ça + Ar. na’nā’ + T. -si) Bahçelerde yetiştirilen bir nane türü (TS, 1, 200) bahçe teresi: (< Far. bā ça + Far. tere + T. -si) bk. tere (TBAS, 41) bāk: (< Far. bāk; MBTS, 1, 264) Esrar otu, afyon (DS, II, 489) bakam: (< Ar. ba am) Baklagillerden, odunundan kırmızı boya çıkarılan bir ağaç, bakkam, Haematoxylon campechianum, (TS, 1, 202) bakıldak: (< T. bakıldak ?) Taze fasulye (DS, II, 492) bakıldak otu: (< T. bakıldak + otu) Susam (DS, II, 492) bakır bağcığı: (< T. bakır + bağcığı) Dere kenarlarında yetişen bir çeşit sarmaşık (DS, II, 494) bakla: (< Ar. bā ilā; MBTS, 1, 267), (And. Ağz.: bağala, bahla, bala, bekle, boklo, paala, pağla, pahla, paħla, pakla, palaa, patla) Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, beyaz çiçekli, taneleri badıç içinde bulunan tek yıllık, otsu bir bitki ve bu bitkinin yeşil ürünü veya kuru tanesi, Vicia faba, (TS, 1, 205; BTS, 71; DS, II, 473, 494, 496; DS, IX, 3379, 3381; DS, XII, 4632; AA, 149; AAT, 205; AAT, 43; AVA, 340; Erz. .A., III, 254; Gaz.A., III, 547; GD AT, 178, 301; K AT, 18; OAAD, 254; SA, 184; T YA, 251; UA, 128; ZBK A, 164, 190)

211

baklaçalısı: (< Ar. bā ilā + T. çalısı) Ekin tarlalarında yetişen, yeşil meyveli, baklagillerden bir bitki (DS, II, 495) bakla çiçeği: (< Ar. bā ilā + T. çiçeği) Sarımtırak eflatuna çalan beyaz renkte olan bitki (TS, 1, 205) baklagiller: (< Ar. bā ilā + T. -giller) Bakla, fasulye, akasya, keçiboynuzu gibi badıçlı pek çok sebze ve ağaçları içine alan, yaprakları parçalı, çiçekleri er dişi, çanak yaprakları 5’li ve birleşik, 10 adet stamenli, legümen ya da lomentum tipi meyveleri olan, ülkemizde 68 cins ve 100 kadar türle temsil edilen, bir, iki ya da çok yıllık, otsu, çalımsı ya da ağaçsı bitkiler (TS, 1, 205; BTS, 71) baklakıran: (< Ar. bā ilā + T. kıran) bk. canavar otu (TBAS, 41) bakla soğan: (< Ar. bā ilā + T. soğan) Bakla zamanı çıkan bir çeşit soğan (DS, II, 495) balanur: (< ? ) ncir (DS, XII, 4441) balaband: (< Far. bālābān; Tietze, 269) Kaynatılarak içilen bir ot (DS, II, 497) baladız: (< ? ), (And. Ağz.: balardız, balarış, balarız, balaz, baldız) 1. Ağaç, asma filizi, sürgün, fışkın, piç, 2. Çalılar arasında yetişen, yakacak olarak kullanılan bir bitki (DS, II, 497) bal armudu: (< T. bal + Far. emrūd + T. -u) bk. balbardağı (DS, II, 500) balaşlama: (< T. bal + aş(ı)lama) bk. balbardağı (DS, II, 500) balbal: (< T. bal + bal) Beyaz ve yuvarlak taneli bir çeşit üzüm (DS, II, 500)

212

balbardağı (< T. bal + bardağı) 1. Erken olgunlaşan, yeşil renkli, çok sulu ve tatlı bir çeşit armut, 2. Küçük yapraklı, kırmızı çiçekli, kırıldığı zaman tatlı bir su salıveren zehirsiz bir ot, (DS, II, 500) balbardak: (< T. bal + bardak) bk. balbardağı (DS, II, 500) balçık hurması: (< OT. balçık + Far. ħurmā + T. -sı; “< OT. balçık < balk + -(a)ç; Eren, 35”) Mısır ve Irak’ta yetişen bir çeşit hurma (DS, II, 501) bal çiçeği: (< T. bal + çiçeği), (And. Ağz.: bal çiçē) Almaşık yapraklı, kırmızı veya kırmızıya çalar sarı renkli çiçekli ağaççık (TS, 1, 208; DS, II, 501) baldıran: (< kökü belli değildir; MBTS, 1, 271) Maydanozgillerden, nemli yerlerde yetişen, bir veya iki yıllık, beyaz çiçekli, parçalı yapraklı, kuvvetli kokulu ve otsu bir bitkidir, Conium maculatum, (TS, 1, 208; TBAS, 42; BTS, 73; DS, II, 501; DS, XII, 4442; AA, 118; E A, 259) baldıran otu: (< ? baldıran + T. otu) bk. baldıran (TBAS, 42) baldırgan: (< görünüşe göre bal-tır- fiilinin fiilsıfatı; Tietze, 270) 1-1.5 m yükseklikte, çok yıllık, özel kokulu, beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. Erzurum ve Kars bölgelerinde gövdesi, kabuğu soyulduktan sonra çiğ olarak yenir. Heracleum trachyloma, (TBAS, 42) baldırıkara: (< T. baldırı + kara) 10-25 cm boyunda, çok yıllık ve otsu bir bitkidir. Yaprak sapı dip kısımda siyah renklidir. Toprak üstü kısmı balgam söktürücü ve öksürük kesici olarak kullanılır. Asplenium adiantum-nigrum, (TBAS, 43) baldırıkız: (< T. baldırı + kız) Semiz otu (DS, II, 502) balgam elması: (< Ar. bal am + T. elması) Sarı renkli, iri ve tatlı bir çeşit elma (DS, II, 503)

213

balık ağusu: (< T. balık + ağusu) Sarı sütleğen denilen bitki (TaS, I, 390) balıkkıran: (< T. balık + kıran) Tohumu suya atıldığı zaman balıkları sersemleştirerek suyun yüzüne çıkmalarını temin eden sarı çiçekli ve sapları sütlü bir bitki (DS, II, 505) balık otu: (< T. balık + otu) Cava ve Malabar’da yetişen, zehirli meyvesiyle balıkları sersemleterek avlamaya yarayan bir bitki, Anamirta (TS, 1, 210) balık öldüren: (< T. balık + öldüren) Sarı sütleğen denilen bitki (TaS, I, 391) balık sütleğeni: (< T. balık + sütleğeni) bk. balıkkıran (DS, II, 505) balımışık: (< T. balım + ışık) Baharda yetişen ve yaprağından börek yapılan bir bitki (DS, II, 505) bal kabağı: (< T. bal + kabağı) çi turuncu, iri ve tatlı bir kabak çeşidi, Cucurbita moschata, (TS, 1, 211) balkadın: (< T. bal + Soğd. kadın) Yenilebilen bir çeşit mantar (DS, II, 507) balkıza: (< T. bal + kız + a) Yarısı kırmızı, yarısı beyaz veya karışık olarak meyve veren dut ağacı (DS, II, 508) ballı: (< T. ballı), (And. Ağz.: bāli) Koyu pembe renkli, ince kabuklu, çekirdeği orta büyüklükte, kısa saplı ve çok tatlı bir çeşit kiraz (DS, II, 506, 509) ballıbaba: (< T. ballı + Far. bābā) Ballıbabagillerden, boynuz gibi meyvesi olan ve tanelerinden tespih yapılan, beyaz çiçekli, bir ya da çok yıllık otsu bir bitki, Lamiumalbum, (TS, 1, 212; TBAS, 43; BTS, 375; DS, II, 509) ballıbabagiller: (< T. ballı + Far. bābā + T. -giller) Gövdeleri dört köşeli, yaprakları basit ya da parçalı, güzel kokan, aromatik yağ içermelerinden dolayı farmakoloji ve parfümeri sanayiinde kullanılan, ülkemizde 750 kadar türle temsil edilen, nane, lavanta

214

çiçeği, kekik gibi kokulu bitkileri içine alan, bir ya da çok yıllık, otsu ya da çalımsı bitkiler (TS, 1, 212; BTS, 75) ballı boynuz: (< T. ballı + boynuz) Bakla şeklinde ve kahve renkli, yenilebilen tatlı bir çeşit meyve (DS, II, 509) ballıca: (< T. ballıca) Bir çeşit armut (DS, II, 509) ballıdarı: (< T. ballı + darı) ncir (TS, 1, 212); ballık: (< T. ballık), (And. Ağz.: bollık) Baklagillerden, çiçeği emildiğinde tatlımsı bir madde çıkaran bitki (DS, II, 510, 735) ballıka: (< ? ) Soya fasulyesi (DS, II, 510) ballıkara: (< T. ballı + kara) Bir çeşit kara incir (DS, II, 510) ballık otu: (< T. ballık + otu) bk. ballıbaba (TBAS, 43) bal mantarı: (< T. bal + Yun. manitari + T. -ı) stanbul civarında (Belgrat ormanı) yetişir, yenen bir türdür, Armillariella mellea, (TBAS, 43) balma üzüm: (< ? balma + üzüm), (And. Ağz.: balma) Taneleri iri ve koni şeklinde olan kurutulmaya elverişli üzüm (DS, II, 510) balsama: (< Far. belesān) Misvak ağacı (TaS, I, 394) baltabatak: (< T. balta + batak; “< balta < ET. baltu ‘Hangi dilden alındığı kesin olarak belli değildir, kelime Türkçeden komşu dillere de geçmiştir’ MBTS, 1, 275; Eren, 37”) Kır sarmaşığı (DS, II, 511) bal üzümü: (< T. bal + üzümü) Kokulu ve yuvarlak taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS, II, 512; GD AT, 264)

sıcak ülkelerde yetişen. II. IX. (And. 1.A. mobilya. banader. II. IX. 3389. 75. banadara. 3388) bambu: (< Fr. bamle. 275). banadora. (And. 1. 214. 146. DS. otu). 513. DS. 515. III. manadura. (TS. 214) banak: (< T. (And. IX. 12. 4443) ban ağacı: (< Ar. Ağz. hem de kurutularak yenilen bir bitki. IX. manator. BTS. baston gibi birçok eşyanın yapımında kullanılan bir tür kamış. meyvesinden kokusuz bir yağ elde edilen ağaç. (TS. Asya’nın tropik bölgelerinde ve Afrika’nın kuzeyinde yetişen.215 bambal: (< ? ). 214. mamador. 463. Tietze. 33.. DS. . 71. panadura) Domates (DS. Ar. DS. sorkun (TS. II.: mambalotu) Sıcak ve ılıman bölgelerde yetişen otsu veya çalı türü bir bitki. bāmiya. TAYA. pomidoro/pomodoro. 274). çiçekleri salkım durumunda. III. Krş. mamye. Ağz. 1. 1. ZBK A. Moringa oleifera. 514) bambul otu: (< ? bambul + T. 514. Ağz. Heliotropium. (TS. yaprakları telek damarlı. 2. banadore. bān + T. bamile. Gaz.A. ülkemizde kültürü yapılan. ağacı) 1. Hibiscus esculentus. XII.: bamıya..A. 516) . Tietze. panadora. 279. banadur. manya) Ebegümecigiller familyasından. 214. (And. BTS.Y.Y. 175) banadura: (< t. 3116. Bambusa vulgaris.A. Tietze. bandura. banya.: bamador..: pampal) Karaağacın meyve veya çiçekleri. Ka. bambou) Buğdaygillerden. Sepetçi söğüdü. DS. II. Tietze. 37. 3115) bamya: (< Far. banada. banatura. Gelincik çiçeği (DS. DS. merdiven. 75) bambul: (< ? bambul. bonadura. 275) Marul (DS. bamiye. müsilaj bakımından zengin meyveleri hem taze olarak. boyu 25 m kadar olabilen.. 3116. bāmiyā/bāmiya. banak < ban-. 275) Zambak (DS. II. Erz. mamya. Ağz. 2.

Ağz. Yabanî armut. bān + T. 524) barbun: (< Yun. II. II. beyaz üzüm çeşidi (DS. (TS. sıcak ülkelerde yetişen. *bhardha. barbounia ~ t. 276). Kuzey Afrika ve Avrupa’nın sıcak bölgelerinde yetişen. is. barba ~ HAvr. kırmızı benekli bir tür fasulye. barbounia ~ t. (TS. üzümü) bk. II. çok yüksek olmamakla birlikte. Bandırma). 41. sulu. ahlat. Eren. bondırma) ri taneli beyaz üzüm. panta) 1. is. 75) banraz: (< ? ) Kayın ağacı (DS. Ağz. banda. 44. yaprakları ağrı kesici olarak kullanılan. DS. bandık) Genişçe yapraklı yabani bir ot (DS. Tietze. Nişanyan.216 banda: (< Yun. is. (And.: banga. (And. 518) ban otu: (< Ar. (DS. Elmadan küçük. 20-100 cm yükseklikte. bandırma (DS. Hyoscyamus. otu) Asya. TBAS. (TS. TBAS. 218. 222) bandık: (< T. bara barmak ?) Bir çeşit ot (DS. ekşimtırak bir meyve. kabı) bk. BTS. bànda < t. Eren. II. 1. barbone < Lat. 527) . barba ~ HAvr. bandırma (DS. 1. 40) Taneleri yuvarlak. Bandırma + T. oval veya yassı. 217) bara barmak: (< T. II. II. 41. 518) Bandırma üzümü: (< öz. yumuşak tüylü. 517) Bandırma: (< öz. 2. Adansonia digitata. 517. 527) barbunya: (< Yun. zehirli ve otsu bir bitki. 522) baobap: (< Afrika yerli dillerinden) Ebegümecigillerden. banta. Nişanyan. Bandırma + T. 518) Bandırma kabı: (< öz.: bandurma. *bhardha. razakı (bandırma kabı. barbone < Lat. II. 519. elmanın ufağı (DS. 527) barcaş: (< ? ) Pekmez yapmaya elverişli. II. II. 40) Barbunya (fasulye) (DS. (barbun). 1. gövdesinin çevresi 20 m yi aşabilen bir ağaç. 216. II. bandırma üzümü).

(DS. 30-35 cm yüksekliğinde bir bitki (DS. otu) Mısır tarlalarında yetişen. bardakçık + eriği) bk. Ağz. 527) bardacık eriği: (< T. Nişanyan.: bartlek) lkbaharda tarlalarda kendiliğinden yetişen ve sarı çiçek açan yabani bir ot (DS. Tietze. kabukları müshil olarak kullanılan. 284) Yiyen hayvanları öldürebilen zehirli bir ot (DS. (DS. bardacık – 1. 325. bartlak). 1. II. 2. II. II. ağacı) Cehrigiller familyasından. 348) Havuç (DS. (DS. Tietze. 527) bardakçı: (< T. Frangula alnus. pyritēs “barut” + T.217 bardacık: (< T. Uzun. (DS. Eren. Tietze. parmak. parténin/partén. II. (And. sarı veya mor renkte bir çeşit erik (DS. 44. 77) basbaşı: (< ? bas + T. bart “testi. bardak + -cık “küçültme eki”. dikensiz bir ağaççıktır. 527) bardakçı inciri: (< T. 529) bardak eriği: (< T. 535) bartlak: (< T. bardakçı) bk. bardacık –1. -i) bk. 280) bk. kap” + -ak küçültme eki. 535) bartun: (< Yun. başı) Gözerin üstüne gelen tohumluk iri buğday (DS. encīr + T. 535) barut ağacı: (< Yun. II. bardakçı + Far. II. 2-3 m yükseklikte. bardacık – 1. (TBAS. Taze incir. parténion + T. bardacık – 1. kokulu. II. 219) barnak: (< T. II. 527) bardak: (< ET. BTS. 538) . II. 535) bartınya otu: (< EYun. bardak + eriği) ri ve tatlı bir tür erik (TS. II. 280) 1.

II. māzū + T. tohumlarından sabunculukta kullanılan bir yağ elde edilen. 80) batırgan: (< T. -sı) Servigiller familyasından. 244. Caltha palustris. sarı çiçek açan küçük bir bitki. (TBAS. nergis + T. 1. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. nemli ormanlarda biten. çok yıllık. 565. Asya’da yetişen bir ağaç (TS. yaprakları salgılı. 290) Arpa. 77. 1. 44) batı mazısı: (< T. 559) başlahana: (< T.218 basur otu: (< Ar. Spika. 244) bataklık süseni: (< T. baş + Yun. II. II. lahano) Yaprakları sıkı. 378. sūsen + T. (TS. -i) Rizomlu. Eren. 228) basya: (< Lat. buğday. batırgan) Yaprağı maydanoza benzeyen ve sapı soyularak yenen bir bitki (DS. Thuja occidentalis. bataklık + Ar. kozalakları olgunlaştığında dikdörtgenimsi olan.A. 1. yuvarlak başlı lahana. (BTS. 43. yulaf gibi ekinlerin taneleri taşıyan kılçıklı başı. 239) başlı ot: (< T. Dere ve bataklık kenarlarında yetişir. (TS. 571) . II. sarımsı ya da mavimsi yeşil. Clauson.Y. 468) batısabak: (< ? ) Taç yaprakları bitişik bir çiçek (DS. Krş. ana vatanı Kuzey Amerika olan. 1. Iris pseudacorus. II. baş + ak “küçültme eki”. 196. (TS. ülkemizde park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen ağaç ya da çalımsı bitkiler. BTS. -i) Avrupa ve Kuzey Amerika’da güneşli su kıyılarında yetişen çok yıllık bir bitki. Ranunculus ficaria. 228) başak: (< T. batı + Far.. otu) Düğün çiçeğigillerden. 1. (TS. bāsūr + T. bataklık + Far./Far. 463) başıbütün: (< T. Brassica oleracea. başı + bütün) Kırmızı pancar (DS. E A. Tietze. başlı + ot) Ekinler arasında biten yabani ot (DS. 235. köklerinde basur memelerine iyi gelen bir madde bulunan. 564) bataklık nergisi: (< T. DS. bassia) Sapotugillerden.

304) Akdeniz bölgesinde yaygın bir çiçek (TS. 248) baytaran: (< Ar. -lar) Sporları bazitlerin içinde bulunan mantarlar grubu (TS. güzel kokulu. Sakız ağacının meyvesi (DS. 3417) bazik: (< Fr. II.: bedren) 1. II. Tietze. DS.: baytıran. ahlat (DS. Ağz. basique. Tietze. paytaran) nce yapraklı. 251) bebekçik: (< bebe “çocuk dili” + T. 1. II. II. II. 595. 255) . manitari + T. Begonia. turb + T. 590) becik kula: (< ? becik + T. 596) begonvil: (< 19. 255) begonya: (< Lat. Çitlembik ağacının çiçeği. Cochlearia armoracia. (And. 1. 300) Gelincik çiçeği (DS. 1. asrın başında şöhret kazanan Fransız kaptan Bougainville’in adından. 573) bayır turpu: (< ? bayır + Far. II. (TS. 587) bazitli mantarlar: (< Fr. 2. “Kâbe süpürgesi” de denilen bir bitki (DS. -li + Yun.219 bavala: (< ? ) Sarı renkli zehirli bir çiçek (DS. Ağz. 593) bediren: (< ? ). 1. pek çok çeşitleri bulunan sıcak ülke bitkisi. 585. -kçik “küçültme eki”. 73). kulağı) Ekşimsi tadı olan bir ot (AVA. (And. TS. 308) beçğı: (< ? ) Bir çeşit ağaç (DS. dekoratif yaprakları ve renkli çiçekleri olan. (TS. begonia “Michel Begon’un adından”) Begonyagillerden. IX. 587) bazin: (< ? ) Evlenme çiçeği de denilen bir çiçek (DS. Tietze. ‘abaytarān. 3416. 251) Yaban armudu. 1. -u) ri bir turp türü. baside + T. paytar. II.

örneği begonya olan bir bitki familyası (TS. 1. plátanos. -giller) ki çeneklilerden. Tietze. horozibiği de denilen çiçek (TaS. 305) Rengi sarımtırak beyaz olan. Taşkırangillerden bir çalı. II. DS. 610. 4648) belbağlıyan: (< T.220 begonyagiller: (< Lat. 1. ince kabuklu üzüm (belerçe üzümü). beleŋ-bileŋ. üzümü) 1. Tietze. (TS. “OT. XII. sarmaşık gibi bir bitki (TBAS. peygamber çiçeği. çiçekleri mavimsi renkte bir yıllık bir bitki. Tietze. IX. 414”) Bostangüzeli. 308. 1. begmāz. piladan) 1. -cik. IX. begonia + T. II. II. 255) beğ börkü: (< T. bekmes/pekmes < Far. II. is. börk. bel + bağlayan) Beyaz renkli bir çeşit üzüm (DS. 1. 333). Ağz. kadife. üzümü) bk. Bu çalının mayhoş. 323). 613) belerçe üzümü: (< ? belerce + T. 612) belerce: (< ? belerce. (DS. 45. bey + börkü. 258) beladan: (< Yun. nohut büyüklüğünde. 613) belestik: (< ? ) Ele sürünce sabun gibi köpüren bir çeşit bitki (DS. MBTS. 3154. DS. (And. II. 3155) belen: (< EAT. “kökü kesin olarak belli değildir”. 2480”) Tarlarlarda yetişen bir çeşit ot (DS. begmāz + T. Bir çeşit çınar. küçük çekirdekli. mavi kantaron. “< ET. I. Ağz. Ribes grossularia. belerce (DS. Cephalaria syriaca.: meleden. belem) Kokulu. 260.: melemir) Orta Anadolu’da tarlalarda yetişen. çavuş üzümü (DS. Eren. (And. II. (TS. 606) belemir: (< ? belemir. DS. iri beyaz taneli bir çeşit üzüm. 309). 3. 480) bekmezcik: (< Far. MBTS. (And. 1. MBTS. ak veya kara yemişi. 604) Bektaşî üzümü: (< öz. Bektaşî + T. 2. Ağz. 2. 615) . Meşe köklerine sarılan güzel kokulu.

benek) Bir çeşit ot (DS. 264) bembenlik: (< T. 3163) benli belerce: (< T. 627) benekliköse: (< T. 330”). 4454) . II. II. Tietze.: mengilik otu) Bir çeşit ağılı ot (TBAS. I. “< Far. II. Tietze. benli + üzümü) Tanelerinin üzerinde benler bulunan bir çeşit üzüm (DS. 45) bengilik otu: (< Far. MBTS. benekli + Far. 508) bengildek: (< T. benefş “menekşe renginde. 317) Suda yetişen. lik + otu. benli + ? belerce) Beyaz renkte. bengi ‘esrar’. DS. 317) Macar üzümü denilen meyvedir ki bundan ökse adı verdiğimiz yapışkan madde çıkarılır (TaS. mor”. 1. 629) berç: (< ? berç. Ağz. bardī. 314) Çitlembik (TaS. bıngıldak < bıngıl “anlatıma güç katan söz”. 624) benek: (< T. II. kamışa benzer bir çeşit ot (DS. ben + benlik) Hasır sandalye ve hasır örmeye yarayan bir çeşit ot (DS. IX. 627) beneviş: (< Far. I.221 belladonna: (< t. kırmızı benekli bir çeşit üzüm (DS. (And. ban otu (TBAS. 629) benli üzümü: (< T. bengi + T. II. belladonna < bella “güzel” + donna “kadın”. kūse) Tanelerinin karın kısmında benekler bulunan bir çeşit fasulye (DS. 1. II. MBTS. Tietze. 512) berdi: (< Ar. Tietze. dikenli ve sarı çiçekli bir ot (DS. 45. 355) bk. 311) Güzelavrat otu (TS. 629) benlik: (< T. benlik) Kırlarda yetişen. XII. 1.

üzümü) En iyisi Besni’de yetişen.222 bere otu: (< ? ET. MBTS. 640) Besni üzümü: (< öz. ST AT. 1. yol kıyılarında ve çayırlarda yetişen. yapışkan otu (TBAS. II. II. 1.: berke) 1. (TS. 220) bertik otu: (< T. (TS. beş + parmak) Ayıt adı verilen küçük bir ağaç (DS. 1. beş + bıyık) ri muşmula (TS. 2. 1. bertik + otu) Yaraların tedavisinde kullanılan bir çeşit ot. Şeftali (DS. 94) beşbıyık: (< T. Potentilla reptans. 45) beşparmak: (< T. 276) beşdamar otu: (< T. bēg.. otu) bk. kokulu ve tatlı bir armut türü (TS. Kayısı. 645) beşparmak otu: (< T. Gaz. yuvarlak taneli bir çeşit üzüm (DS. 271. 637) beslek kaçıran: (< T. zerdali. bergamotto < T. sürgüne karşı kullanılan bir bitki. bey + Far. taze meyvelerinden bergamut esansı elde edilen ve parfümeri sanayiinde kullanılan ağaçsı bitkiler. çok tatlı. kuru soğan (DS. III. Besni + T. kabuklarından reçel yapılan. Tietze. beş + parmak + otu) Gülgillerden. -u) ri. II. Tietze. 231. 279) . (DS. II. 633. 84) berge: (< Far. beslek + kaçıran. is. 341”) Çok küçük. bağa (TBAS. Ağz. Citrus bergamia. 304) Bir çeşit mısır (DS. 45) bergamot: (< t. 1. 277) bey: (< ET. bere + T. 51. EYAD. 318). beş + damar + otu) bk. XII. barga. 640. II. (And. “< besi+le-mek < bisü+le-mek.A. çekirdeksiz. emrūd + T. Asparagus officinalis. BTS. 4455) bey armudu: (< T. kurt pençesi. beğ armudu) Turunçgiller familyasından.

bayā + ? kekik) 50 cm kadar yükseklikte. Batı ve Güney Anadolu’da kekik yerine kullanılır. prinos) bk. akasya (TBAS. Coridothymus capitatus. “< sarkım < sark-. bayā + T. 10-35 cm yükseklikte. sivri taneli ve geç olan üzüm (DS. 826”) bk. Clauson. kızılcık (TBAS. divlek) bk akbulama (DS. kekik kokulu. I. 46) beyaz kekik: (< Ar. bayā + T. 87) beyaz püren: (< Ar. ada soğanı (TBAS. 46) beyaz papatya: (< Ar. (TBAS. küçük çekirdekli. ot) bk. 46) beyaz mantar: (< Ar. manitari) bk. kızılcık) bk. mor çiçekli. acı yavşan (TBAS. çok yıllık ve çalımsı bir bitkidir. 647) beyaz divlek: (< Ar. BTS. soğan) bk. bayā + ? T. un mantarı (TBAS. bayā + Yun. otsu ve parçalı yapraklı bir tür. sirīş) bk. bayā + T. (TBAS. bayā + T. çiriş otu (TBAS. 46) beyaz ot: (< Ar. 46) beyaz salkım: (< Ar. 46) beyazdikencik üzümü: (< Ar. II. Anthemis chia. 46) beyaz kamış: (< Ar. 46. 47) beyaz soğan: (< Ar. 647) beyaz kızılcık: (< Ar. 46) beyaz çöpleme: (< Ar. DS. salkım. 47) . papadia) Papatyagiller familyasından. 46. kamış (TBAS. akçöpleme (TBAS. bayā + Yun. bayā + Yun. bayā + ħarba ) bk. akçöpleme (TBAS. bayā + T. dikencik + üzümü) nce kabuklu. 143) beyaz harbak: (< Ar. biberiye (TBAS. bir yıllık.223 beyaz çiriş: (< Ar. kamış) bk. bayā + T. çöpleme) bk. II. bayā + Far. bayā + T.

II. DS. 50) Acı. budursun (buldursun ?) Clauson. leylâk ve kırmızımsı çiçekleri olan. “< bıcırgan ‘kökü belli değildir’.com) bezelye: (< Yun. bey + beğendi). (DS. II.: bedene. 648) beyzambağı: (< T. beyaz. (TS. türlü renklerde olan bir çiçek (DS. Lilium candidum. 647) beydug: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. -ı) Güney ve Batı Anadolu’da 10-1300 metrede kireç taşları ve kum taşları üzerinde yapraklarını döken ağaçlardan oluşmuş orman ve çayırlıklar arasında yetişen ve mayıs ayında çiçek açan bir bitki. zanba + T. bey + böreği) Bir çiçek türü (DS. otu. Tietze. 339) bezir: (< Ar. Ağz.: beybeyendi) Kokusuz. bey + oğ(u)lu) Bir çeşit üzüm (DS. 648) beyolu: (< T. “ET. II. 653) bıcırgan otu: (< ? bıcırgan + T. 88. Pisum sativum. (And. bezerne) Baklagillerden. 655) bıçgın: (< T. II. bezerna baklası.224 beybeğendi: (< T. 283. Nişanyan. bıldırcın + budu. 332”) Bir armut çeşidi (DS. 632. bezene. bizélia < t. 651. biçkin < bıçkın) Bir yabanıl ot (DS. Tietze. II. 647) beylerce: (< ? “Belki bir yer adından”. 647) beyböreği: (< T. yurdumuzun her yanında yetiştirilen. piselli. bey + Ar. kokulu ve ilaç olarak kullanılan zehirli bir ot (DS. Tietze. beyaz. II. 1. Ağz.google. K AT. 354”) Nanegillerden. II. yuvarlak taneli ve kokulu bir çeşit üzüm (DS. II. tırmanıcı bir bitki ve bu bitkinin yuvarlak tanesi. BTS. 309. bezr. 305) Büyük. MBTS. 1. II. II. 649. 664) . bereme. 329) (And. II. tohumluk patlıcan (DS. 655) bıldırcınbudu: (< T. www.

rizomlu. 38. yurdumuzda çok yetişen bir bitki ve bu bitkinin. 253. Tietze. 43. Ağz. Tietze. 3220. buyurgan ?) Yaprağı söğüt yaprağına. BTS. (And. 3202. burçalak. II. II. 671) bıydım: (< ? ) Sarımsı. bırçılak. burçak kelimesinin bir varyantı. II. 673) bızalık: (< ? bıza + T. 234. 5) . 397). bibe. kırmızı bir dağ çiçeği (DS. DS. pırçalık. (TBAS. 115. 52. 795. 362. Scorzonera mollis. AVA. 224. (And. -lık) Yerde. burçalık. Nişanyan. DS. III. 811. 665) bılkaz: (< ? ) Yuvarlak taneli. E A. (And. büber. II. 51. purçalak. 673) bıyıklı: (< T. 669) bırçalık: (< ET. 333) Asma filizi (DS. yeşil üzüm (DS. 52). sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. (TS. II. 335. AAT. 55.. burçalar. bürçelek. IX. otu) Dokumada kullanılan bir ot (DS. II. II.A. II. KYA. TAYA. 669. KMYA. purçalık) Çok yıllık. yaprakları ince. 288. ETA. II.225 bılka: (< ? ) ri ve çizgili yapraklı bir kır bitkisi (DS. 47. 132. yapışık küçük yapraklı bir ot (DS. Gaz.: bırçalak. 1. Ağz. EYA. 673) bıyırgan: (< T. 501) bıtım: (< ? ). büver) Patlıcangillerden. yemişi mürverinkine benzeyen bir metre boyunda acı bir ot (DS.: bıttım) Fıstık cinsinden meyve (DS. yumru köklü. BÜYA. DS. murçalıh. Ağz. II. 673) bıyık: (< ET. 245. 89. porçalık. 825. çiçeği.: bibar. mircalık. bıyıklı) Çalı fasulyesi (DS. 171. Capsicum annuum. II. tazeyken sebze olarak yenilen veya kurutulup baharat olarak yararlanılan ürünü. bıdık. pipéri < EYun. péperi < Eski Hintçe pippali. Eren. Tietze. 665) bıraş otu: (< ? bıraş + T. murçalık. 674) biber: (< Yun. 209. II.

2. manitari) bk. 678) bicibici: (< bici + bici. bildik). II. 111”) 1. XII. Şapka huni biçiminde. barbunya (DS. biberlice (TBAS. 3. “< bici ‘yansıma ses’. 48. Palamut. 684. II. 335) Yaprağı bibere benzeyen. 690. piperiá. 4458) biberlice: (< Yun. Yabanıl ağaçların yenmeyen meyvesi.Y. Rosmarinus officinalis. 464) bidek ağacı: (< Yun.A. II. apidáki + T. II. 335) Ballıbabagiller familyasından. Ağz. 291) bildik: (< T. -li + Yun. piperitza. mor çiçekli ve çalı görünümünde bir bitkidir.: bıldık.. -lice) Acı. Kırmızı benekli fasulye. (TBAS. 689) bilader ağacı: (< Far. (And.226 biberiye: (< Yun. Gülensoy. 2. lezzetli olan bazı Lactarius türlerine verilen genel ad. (And.: biddik) 1. 185) . 1. ağacı) Ardıç (DS. biddik) 1. birāder + T. EYAD. 2. 231. I. balık avlamakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. BTS. 48) bibodca: (< ? ) Kışın hayvan yemi olarak kullanılan bir ot (DS. 684) bijiyo: (< ? ) Çam ve köknar ağaçlarının meyvesi (DS. beyaz veya kirli yeşil renklidir (TBAS. pipéri + T. sık yetişen bir çeşit ot. Tietze. 48) biberli mantar: (< Yun. 683) bidek: (< Yun. 337). II. koyu yeşil yapraklı. Krş. dere kıyılarında yetişen. 89) biberiza: (< Yun. Ağz. II. KBAYA. pipéri + T. Tietze. II. Bir çeşit ufak üzüm (DS. Domates (DS. apidáki. kışın yapraklarını dökmeyen. Tietze. Küçük. 100 cm kadar yükseklikte. ağacı) Amerika elması (TS. 680) biçinçizılkı: (< ? ) Mart ayında göğeren bir çeşit ufacık bitki (DS. Ardıç ağacının meyve ve tohumu.

bi’l-‘usāre “özlü”) Bazı yaraları iyileştirmekte kullanılan genişçe yapraklı bir bitki (DS. II. yumuşak ve alt tarafı tüylü bir bitki (DS. 702) . bier + T. karşılıklı dizilişli ya da nadiren dairesel dizilişli. tohumlarında besi doku bulunmayan. 697) birgi: (< ? birgi). çanak ve taç yaprakları beş parçalı. 90) binbiryaprak otu: (< T. (BTS. Hypericaceae. kantaron (TBAS. Ufak taneli siyah üzüm.227 bileşikgiller: (< T. Ağz. 693) bilon otu: (< ? bilon + T. şerbetçi otu (TBAS. şeytan şalgamı (TBAS. 48) binbir delik otugiller: (< T. II. ülkemizde bin bir delik otu cinsi ve bu cinse ait 70 kadar türle temsil edilen otsu ya da çalımsı bitkiler. bin + bir + delik + otu) bk. II. otu) ştah açmak için kaynatılarak içilen bir çeşit ot (DS. birra < Alm. 695) binbal: (< T. 293) bileşik meyve: (< T. II. kokulu ya da kokusuz yağ damlacıklarına sahip. civanperçemi (TBAS. Tarlalarda yetişen ve taze iken turşusu yapılan dikenli bir ot (DS. birleşik + -giller) Bitişik yapraklı iki çeneklilerden. çiçekleri kömeç durumunda toplu olarak bulunan. bin + bir + yaprak + otu) bk. 90) bilisura: (< Ar. 701. 48) birbamba: (< ? ) Yaprağı yuvarlak. II. 48) bira çiçeği: (< t. 2. birleşik + Far.: birki) 1. bin + bal) Koyu kırmızı renkli ve tatlı bir cins kiraz (DS. 48) binkulaç: (< T. çiçeği) bk. 1. bin + bir + delik + otu + -giller) Yaprakları basit. bin + kulaç) bk. meyve toplulukları (BTS. bazı cinsleri uçucu yağ veya süt taşıyan bir familya (TS. 695) binbir delik otu: (< T. (And. mīva) ncir ve dut gibi. sık çiçek durumundan meydana gelen meyveler.

barancāsaf. 315) bitne: (< Gürc. 2. pireytin) 1. bitiniş) Kazayağı da denilen bir ot (DS. 1. brekinya. Tietze. ot. II. bitişik + çanak + yapraklılar) Çanak yapraklıları birbirine bitişmiş bulunan bitkiler (TS. p’it’na < *pinta. I. nebat (TS. birçok çeşitleri bulunan ve kuzey yarım kürede yetişen bir bitki (TS. 712) bit otu: (< T. piretin. birincāsf/birincāsb < Ar. I. 3458) bisamcık: (< ? bisam + T.+ -ki. DS. yosun. tāc + T. yapraklılar) Taç yaprakları birbirleriyle yandan bitişik olan bitkiler (TS. 1. 609. Tietze. 1. 710) bitiniş: (< T. ağaç gibi canlıların genel adı. (And. Bir çeşit dikenli ot (TaS.-Sırp. II. döl veren ve hayatını tamamladıktan sonra kuruyarak varlığı sona eren. 1. 54. 314) bitki: (YT. II. II.: piredin. hekimlikte kullanılan bir bitki (TS. Alıç. 316) .228 birincivasıf: (< Far. Tietze. 711) bitişik taç yapraklılar: (< T. Kocayemiş (TaS. Ağz. II. 615. 702) biryedim: (< Bulg. piretün. Tietze. 703) biten: (< T. < bit. biten). (And. bitirge) Kayısı (DS.-Hırv. 1. 352). bitişik + Ar. -cık) Tarlalarda yetişen ve hayvan yemi olarak kurutulan bir çeşit ot (DS. IX.: bitgen) 1. 314) bitişik çanak yapraklılar: (< T. 2. 354) Birleşikgillerden. bitki. Nişanyan. bit + otu) Sıracagillerden. 310) birkım: (< ? ) Dağ armudu (DS. 359) Bulunduğu yere kökleriyle tutunup gelişen. 359) Bir ot çeşidi (DS. Nebat. Ağz. 711) bitirge: (< T. II. DS.

bios “hayat” + phyton “bitki” + T. bójur. is. 3. 364) 1. -ler) Parazit bitkiler (BTS. bótsa. siyah renkli bir yemiş (DS. Teucrium labiatac. Bamya çiçeği. 715) bobo: (< ? ) Fasulye (DS. Salatası yapılan bir bitki (DS. Fiğlerin çiçekleri dökülünce görülen meyveleri. II. 715) boce: (< ? ) Gelincik (DS. Tietze. II. II. laç olarak kullanılan. II. 316) biyofitler: (< Yun. 363) Yabanî badem (DS. II. II. Yabani bezelye.-Hırv. 1. 2. taze bakla (DS. II. 715) bobruk: (< ? ) Kırmızı ve sütlü bir mantar (DS. II. 716) bocur: (< Bulg. 363) Şakayık. butık. Tietze. Tietze. Mahmut) 1.“(hayvanları) övendire ile yütütmek” + -geç/-giç. daha çok akvaryumlarda bulundurulan su bitkisi (TS. 716) boçça: (< Yun. II.229 biyaprak: (< ? ) Yaprakları halka dizilişli. 2. 722) bodurmahmut: (< T. Bakla. 361) Bir armut çeşidi (DS. kırmızı renkli bir çiçek (DS. 722) bodurgan: (< T. 722) .. 717) boduç: (< ET. mīħ + T.Sırp. -ı) lkbaharda. bodurgan) Tatlı. 3. Tietze. güve için tütsü yapılan bir çeşit ot. 715) bobotinca: (< ? ) Bir ot çeşidi (DS. çayırda küme küme yetişen bir mantar çeşidi (DS. II. II. 94) bizlengiç: (< bizle. bodur + öz. 720) bodukmuhı: (< ? boduk + Far.

(TBAS. yılan sokmasında ilaç yerine kullanılan. tırmanıcı bir bitki. II. otsu ve dikenli bitkilerdir. 1. bodur + otu) Çok yıllık. çok yıllık. 722) bodur ot: (< T. boğça + T. 326) . 99. su kenarlarında biten. Sulu olmayan bir çeşit ayva. II. BTS. Eryngium. 320) boğaz alan: (< T. -si) Baklagiller familyasından. 100) boncuk fasulye: (< ET. Acunitum napellus. (TBAS. bodur + oğlu) ri taneli üzüm (DS. Bir çeşit armut (DS. özellikle kökünde akonitin adında bir zehir bulunan bitki. boğa + dikeni) Maydanozgiller familyasından. 51) boğumluca otu: (< T. 722) bodur otu: (< T. boğaz + alan) 1. (DS. boğan + otu) Düğün çiçeğigillerden. otsu. 727) boğaz çiçeği: (< T. çok yıllık. boğumluca + otu) bk. Bombay + Yun.230 boduroğlu: (< T. boğaz + ? kere) Bir çeşit üzüm (EYAD. meyveleri legümen tipte. (TS. bodur + ot) Kurak yerlerde yetişen ve fazla büyümeyen bir ot. 49) boğazkere: (< T. 49. ham ayva. DS. 2. II. beyaz çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir. II. kurtboğan otu. fasulia) Bir tür iri taneli fasulye (TS. Ajuge chamaepytis labiatae. kırmızı çiçekli. 1. fasulia + T. 49) boğa dikeni: (< T. II. boncuk/moncuk + Yun. (BTS. mührüsüleyman (TBAS. papatya (TBAS. Hayvanlarda zehirlenme yapar. 779) boğan otu: (< T. Phaseolus coccineus. Burdur ve Isparta dolaylarında kültürü yapılan. 49) bohça çiçeği: (< Far. Denizli. Cionura arecta. is. boğaz + çiçeği) bk. 731) Bombay fasulyesi: (< öz. çiçeği) Bir çeşit çiçek (DS.

49. II. 736) bor ağacı: (< bor + T. Craterellus cornucopioides. siyah renkli. 398”) Nohut yaprağı gibi yuvarlak yapraklı. bir yıllık. (TS. II. bordo. bahār) Müshil olarak kullanılan ince köklü bir ot (DS. süpürgeye benzer. boncuk + otu) Myosotis türlerine verilen genel ad. 740) borcak: (< burçak ?. süpürge ve yakacak olarak kullanılan çalı. yenen bir mantar. huni biçiminde. otsu ve zehirli bir bitkidir. MBTS. Tietze. 741) boru çiçeği: (< T. 330. (TBAS. II. BTS. II. boru < ET. MBTS. boru + çiçeği + -giller) Çan çiçeğigiller (TS. 1. 740) bortum üzümü: (< ? bortum + T.231 boncuk otu: (< T. Tietze. Datura stramonium. 1. 1. şapkalı. kokulu. 101) borcabahar: (< ? bor + T. 50) boru çiçeğigiller: (< T. 50. Bir veya çok yıllık. sarı çiçek açan ve meyvesi çocuklar tarafından patlatılarak oynanan bir ağaç (DS. 739) borazan mantarı: (< T. 372) Dağlarda yetişen. manitari + T. 741) bosça otu: (< ? bosça + T. 330) boruk: (< ? boruk. -ı) Cantharellaceae familyasından. ot (DS. 1. ağacı. siyah üzüm (DS. yakılabilen bir ot (DS. 371) Sarı çiçekli. 400) Yuvarlak taneli bir üzüm (DS. borani/porani + T. elması) Yeşil renkli yaz elması (DS. 740) borda: (< t. II. TBAS. II. otu) Dağlarda yetişen ve hayvanlara ilaç yapmakta kullanılan beyaz çiçekli bir ot (DS. II. Moğolcadan veya Yunanca pori’den gelmiş olabilir. II. II. boru + Far. üzümü) ri taneli. otsu ve mavi çiçekli bitkilerdir (TBAS. zan + Yun. 737) boranı elması: (< Erm. beyaz çiçekli. -ca + Far. DS. 742) . borgu + çiçeği) 50-200 cm boyunda. “< bor kökü karışıktır.

2. II. 742) Boşnak eriği: (< öz. 4463. 742) bostanbozan: (< Far. borusu) bk. karpuz (bostan borusu). XII. Çiçekleri sarı renkli boyar madde olarak kullanılır. boyacı + dikeni) bk. II. pırasa aralarında yetişen bir çeşit ot. . Erz. II. 51) bostan otu: (< Far. boru çiçeği (TBAS.) Bitki bilimi. Tarlalarda yetişen hardala benzer kırmızı çiçekli bir ot (DS. boya) Bir çeşit ağaç (DS. 207. bostan (DS. boyacı + Ar. 51) boyacı kökü: (< T. yuvarlak. 743) botanik: (Fr. būstān + T. güzeli) 1. (TBAS. 51) boyacı katırtırnağı: (< T.A. çok yıllık ve çalı görünüşünde bir bitkidir. salatalık. -i) bk. eriği) Elle kolayca bölünebilen ve çekirdeği ayrılan. (DS. Genista tinctoria. II. klorofilsiz ve asalak bitkilerdir (TBAS. oval. cehri (TBAS. otu) 1. būstān + arnfül + T. morumsu bir erik çeşidi (DS. būstān + T. kök boyası (TBAS.232 bostan: (< Far. 50) bostan güzeli: (< Far. 2. boyacı + kökü) bk. nebatat (TS. Küçük. 744) boyacı aspiri: (< T. bozan) Cuscuta türlerine verilen genel ad. kokulu bir çeşit kavun. -i) bk. II. 51) boyacı dikeni: (< T. būstān + T. 1. ‘uśfūr + T. II. 48) bostan borusu: (< Far.. DS. 51) . 742) bostan karanfili: (< Far. III. 742. 334) boya: (< T. būstān) Hıyar. botanique < Yun. aspir (TBAS. būstān + T. boyacı + katır + tırnağı) Sarı çiçekli. Semizotu (DS. Bu türler bir veya çok yıllık. is. AAT. Boşnak + T. Bahçelerde.

boynuzlu + gelincik) Glaucium türlerine verilen genel ad. (Duran. Dalında olmuş. II. (DS. 744) boya çiçeği: (< T. Coronilla grandiflora. boynuburuk (1). boyalık. Bir veya çok yıllık. boynuzlu + ? dücük) Bitkinin olgunlaşan meyveleri kıvrılarak boynuz şeklini almaktadır. boy(u)nu + bükük) bk. çiçekleri turuncu. 744) boya otu: (< T. boyapürü). 744) boynuburuk: (< T. kök boyası (TBAS. II. 746) boynubükük: (< T. -ü) bk. sarıpapatya (TBAS. II. boya + çiçeği) ki veya çok yıllık. 51) . Meyvelerinin kıvrılmasından dolayı bu isim verilmiştir. 746) boynuzlu dücük: (< T. II. mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. 51) boyalık: (< T. II. II. 2. kırmızı veya mor renkli. boyaçın (DS. papadia + T. boyaçın (DS. (DS. 51) boyaçın: (< T.233 boyacı papatyası: (< T. 51) boyaçili: (< T. boya + çili) bk. 744) boya kökü: (< T. boyaçın (DS. II. 744) boyapürü: (< T. boya + otu) bk. -sı) bk. boyacı + Yun. sapı bükülmüş incir (boynubükük). 223-229) boynuzlu gelincik: (< T. meyvesi boynuz biçiminde otsu bitkilerdir (TBAS. Çiçekleri Sivas bölgesinde boyar madde olarak kullanılır. boyalık) bk. Menekşe (DS. boy(u)nu + buruk) 1. pür + T. boya + kökü) bk. boya + Far. Tchihatchewia isatidea. boyaçın (DS. boya otu. boyaçın) Kökünden boya yapılan bir çeşit ot (boyaçili. (TBAS.

643) boz ağaç: (< T. bir yıllık. būy. (And. yer çamı (TBAS. II. ħaşħāş) bk. II. (And. boz + Yun. 375”). boz + bağırgan) Sarmaşık gibi. 52) boy otu: (< Far. Trigonella faenum graecum. 749) bozbağırgan: (< T. 10-15 cm yükseklikte. II. boz + ? boruk + T. boz + ağaç) bk. TaS. otu. II. bir çeşit ufak armut (DS. yer çamı (TBAS. TBAS. boy) Baklagillerden. boz + bodur + ot) bk. 52) bozalkat: (< T. Tietze.: bay. 750) bozdurma: (< T. boz + doğan + Far. bozdurma) Bir çeşit üzüm (DS. çiçekleri mavi. II. bozamık (DS. II. 52) boz darı: (< T. II. köknar (TBAS. iri. yakılan bir ot (bozanak). boz + Far. boz + darı) bk. būy + T. Ağz. bozdurğan) Yazın olan. 750) bozca ot: (< T. 338. yaprakları tüylü bir ot (DS.: bozdığan. II. -u). 749) bozanak: (< T. 1. Ağz. 52) bozboruk otu: (< T. Eren. 59. 45. I. boynuzlu gelincik (TBAS. ahlat) Ahlat. (DS. 749) bozamık: (< T. 52) bozdoğan armudu: (< T.234 boynuzlu haşhaş: (< T. boynuzlu + Ar. kurutulan tohumları çemen yapımında kullanılan. darı (TBAS. bozca + ot) bk. boz renkli. bozamık) Ufak. “< Far. 750) . sarı ve iyi cins bir armut (DS. (TS. emrūd) Dağ armudu (DS. 750) boz bodur ot: (< T. sarı veya beyaz renkli. emrūd + T. bozanak) bk. 749) boz armut: (< T. otsu bitki. 52. otu) Dağlarda biten ve yem olarak kullanılan bir yabanıl ot (DS.

böğürtleğen. I. 755) bödük: (< ? ) Havuç (DS. börtliyem. börtleğen. bövürtlen. boz + oğ(u)lan) bk.: böci) Yüksek yerlerde yetişen. sık tüylü ve beyaz çiçekli bir bitkidir. BTS. börtlenge. bahçe çitlerinde ve . 57). büldürgen. kenger) Dere boylarında. Marrubium vulgare. 387) Çiçek (DS. bögürtleğen. buğurtlen. 754) böcekkapan: (< T. 750) bozge: (< ? ) Tahıl çimlendirmeye yarayan bir ot (DS. 52. BTS. 751) bozkulak: (< T. bortlen. 751) böbük: (< Yun. boz + kulak) bk. börtlen. (And.: boğürtlen. II. böcek + kapan) Örnek bitkisi drosera olan ve bazı organları böcek yakalamaya. boz + elma) Kış elması (DS. 52) boz ot: (< T. II. uzun bir çeşit ot (DS. kalın gövdeli. bozuk) Armut (DS. II. böbrek + eriği) Can eriği (TaS. 52) bozoğlan: (< T. II. DS. boz + ot) Ballıbabagiller familyasından. böğürtlen. baharat olarak kullanılan. II. böğürtlen. bögörtlen. Nişanyan. II. (And. 751) bozuk: (< T. 1. böğürtlem. büğürtlen. (TBAS. börtlüyen. II. 664) böğürtlen: (< ET. 106) böcü: (< T. büyürlen) Gülgillerden. ölmez çiçek (TBAS. Ağz. I. bögürtlen. 343. börtliyen. 751) bozik kenger: (< ? bozik + Far. 141). 757) böğrek eriği: (< T. II. sığırkuyruğu (TBAS. böğürtlemen. Ağz. 1-2 m yükseklikte. 104. bubumka. karaağaca benzer bir ağaç (DS. bubúki. Gülensoy. 60 cm kadar yükseklikte. çok yıllık. bö+cü. Tietze.235 boz elma: (< T. sindirmeye elverişli olan bitkilerin ortak adı (TS. çok gübreli yerlerde yetişen ve geniş yapraklı.

böğrülce. dağda yetişen. bölce. “< börek ‘Kökü kesin olarak belli değildir. 203. 769) börtliyen dikeni: (< T. XII. < Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. DS. II. 1. (And. olgunlaşınca kararan mayhoş yemişi. börgüce. 413”) Yufka arasına konularak yemek yapılan tatlı mantar (DS. 4464. II. börügüç. çok yıllık bir çalı ve bu bitkinin önce kırmızı iken. Eren. dil. böğürce. 414). 4465) bubu: (< ? çoc. Türkçeden Farsça ve Rusçaya da geçmiştir’. 1. Rubus caesus. Brassica oleracea gemmifera. böyrülçe) Fasulyeye benzer bir bitki ve bu bitkinin sebze olarak yararlanılan yeşil ürünü. 59. 772) börülce: (< T. bubu. K AT. MBTS. Clauson. (TS. maydanoz cinsinden bir ot (DS. boğa + siki) Ormanda. 120. buğday . 1. T YA. Orta Türkçede buğdāy olarak geçer. II. 769) börek otu: (< ? T. II. T YA. Türkçe böğür’den geldiği anlaşılıyor. 79. Vigna sinensis. 105. dikenli. II. DS. 61. dikeni (DS. 348) bubahca: (< ? ) Sarı çiğdeme benzeyen. Eski Kıpçakçada būday. 775) bubumka: (< ? ) Böğürtlen. DS. -sı) Ceviz büyüklüğünde bir lahana türü. II. (Frenk lahanası). (TS. 765. 312. 819. 107. XII. 20-100 cm boyunda bir ot (DS. TBAS. manitari + T. börücek. II. börek + otu) Dereotu. bu day.: bogülce. Nişanyan. (TS. is. K AT. GBAA.AA. bödek. 779) buğday: (< ET. Tietze. 53. 21. börülce. Brüksel + Yun. taç yaprakları yenilebilen bir çeşit dağ çiçeği (DS. II. 326) börek mantarı: (< ? T. 387) Dut (DS. 309. börek + Yun. bölcen.236 yol kenarlarında kendiliğinden yetişen. 1. 343. Ağz. börüce. BTS. 346. 775) buğasiki: (< T. bövülce. 1. KYA. 120. börtleyen + dikeni) Böğürtlen çalısı. börçe. Kelime. -ı. 418) Brüksel lahanası: (< öz. MBTS. böğülce. dut üzümü (DS. AA. böğce. lahano + T. ST AT.

350. 100. TaS. 389) bk. yaprakları kılıçsı ve paralel damarlı. buyde. AA. ayrık ve çayır otları. buğdaylık otu). 340. Agrostemma githago. DA. Kökenini bilmiyoruz. buydey.A. 98. morumsu kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir. I. K AT. II. buğdaycık (DS. 350. ZBK A. 53. 780) buğdaygiller: (< T. 151. II. III. 109) buğdayık: (< T. 119. Tietze. kökleri saçak şeklinde. (TBAS. 1. 35. Eren. 114. ülkemizde 142 cins ve 520 kadar türle temsil edilen. tohumları kullanılan. 227. gövdelerinin içi boş. buğdaylık + otu) bk. çavdar. 84. 118. bugday. 309. būday. yulaf. ETA. 144. 136. GBAA. 109. II. E A. 86. K A. 417. SA. poğday. 337. AVA. 269. 116. 267. BTS. OAAD. 62). 182. DS. buğdaycık (DS. 202. 121. 780) . II. buide. Ağz. KMYA. 58. buğday + çiçeği) 50-75 cm yükseklikte. AAT. buğday çiçeği (TBAS.. T YA. 58. 147. bambu olan. 155. buğday + -giller) Bir çeneklilerden. 200. kamış. 105. 76. BTS. (TS.: boyday. bir ya da çok yıllık. DS. 4466. büdey. 42. 681) buğdaycık: (< T. KBAYA.A. buğday + -ık “küçültme eki”. 155. ilkbaharda buğday tarlasında biten. Ka. 780) buğday karamuğu: (< T. EYAD. bulday. buğday + karamuğu) bk. 222. 149. seyrek tüylü. 1.. 113. büyük bir bitki familyası (TS. 154. ülkemizde geniş bir alanda kültürü yapılan. (DS. būdey. XII. 39. buğdaycık) Buğdaya benzeyen bir çeşit ot. 54) buğdaylık otu: (< T.237 biçimleri göze çarpar. 81. KYA. 110. ADYA. mısır. arpa. 153. Triticum. 235. 94. yabanıl buğday (buğdayık. buğdey. Gaz. puğda. pirinç. buldey. buydar. 589. bir yıllık. 780) buğday çiçeği: (< T. UA. Moğolca buğudai biçimi Türkçeden alınmıştır.Y. 56. buğda. II. GD AT. 245. buğde. 277. 87. (And. bir yıllık otsu bitki. 780) buğdaycık otu: (< T. II. çiçeklenmesi başak şeklinde. 238. 106. örneği buğday. 164. 251. çiçekleri başak durumunda. buğdaycık + otu) Eşek kengeri (DS. ST AT. puğday) Buğdaygiller familyasından.

KMYA. bulgar + sıktı) Yer elması (DS. domuzağırşağı (TBAS. bulut üzümü). Ağz. üzüm) bk. bulak + otu) Su gözlerinde biten. II. II. soğan çeşidinden bir sebze (DS.-î + T. bulutu (DS. 227. Tietze. ETA. 791) bulut üzümü: (< T. otu) Bir çeşit ot (DS. II. II. ST AT. II. bir veya çok yıllık. elması) Kırmızılı yeşilli tatlı elma (DS. 162) . II. 1. açılmayan kuru bir meyve. Vicia. 792) burağan: (< T. 794) burç: (< ET. 789) buluti üzüm: (< T. Clauson. (TBAS. 3487. 795. 783) buhurumeryem: (< Far. 791) bulutu: (< T. 515. 788) bullumbıççık: (< ? ). 394) Özel bir rengi olan iri taneli üzüm (buluti üzüm. marica/marīca. 219. mercimeğe benzeyen. mīva) Üst durumlu bir ovaryumdan gelişen ve tohum kabuğunun meyve kabuğundan ayrılmayacak bir şekilde birleştiği tek tohumlu. bulut + Ar. Tietze. hayvan yemi olarak da kullanılan. sarı çiçekli. 397. buħūr < Ar. 357) Baklagillerden. bulutu (DS. Tietze. baħūr + T. 54. IX. bulumbuç. II. 161. II. 109) buhur otu: (< Far. 359) burçak: (< ET. bulut + Ar. DS. (DS. murç/burç < Sans. 54) bulak otu: (< T. buğdaysı + Far. 397) Ökse otu (TS.238 buğdaysı meyve: (< T. KYA. yakılabilen otsu bitkilerdir. burağan) Buruk tatlı armut (DS. 791) bunbul almasi: (< ? bunbul + T. II. (And. karyopsis (BTS. hoş kokulu ve yemeklerde kullanılan bir ot (DS. II. burçak. bulumbuşşuk) lkbaharda yaylalarda yetişen ve böreğe konulan.-î.: bullumbuç. 785) bulgarsıktı: (< T. bulut + üzümü) bk. buħūr-ı Meryem) bk. DS. II.

6-7 m yükseklikte ve kışın yapraklarını döken yabani. aşısız fıstık ağacı ve bunun meyvesi. XII. Tietze. burnu) bk. II. hayvan yemi olarak kullanılan bir çeşit bitki (DS. DS. buddum. 55. II. buŧm. www. 801) burnukızıl: (< T. 805) buttum: (< Ar. günlük de denilen bir bitki (DS. 796) burgaç: (< T.. 4466) burmalı marıl: (< T. açık sarı taneli buğday (DS.: bıdım. diminitis + T. 55) buyurgan: (< T. bıttım. 806. Bir çeşit erik. Ağz. 801) Bursa buğdayı: (< öz. burgaç) Mercimeğe benzeyen. 65. 808) buy otu: (< Far. maruli) Göbekli marul (DS. 2. 801) burut dimnidi: (< ? burut + Yun. Türkçenin Gücü. boy otu (TBAS. DS. II. -i) Bir çeşit üzüm (DS. UA. sakızı) Tütsü olarak kullanılan. 118. II. būy + T. buğdayı) ri. II. Anacardiaceae. 402).: burnuğızıl) 1. Eren.com) . II. III. butum) Gazi Antep çevresinde çok yetişen.239 burgacan: (< T. baħūr “buhur” + T.google. burgacan) Dikenli bir ot (DS. Ağz. bur(u)nu + kızıl).A. būy-ı cān) bk. Kızılcık (DS. bıtım. 60. II. boynuz) Güzel çiçekli ağaç (DS. (And. is. Gaz. 98) buvur sakızı: (< Ar. II. danaburnu (Aksan. buyurgan) Sultan otu da denilen bir ot (DS. civanperçemi (TBAS. otu) bk. II. 806. burmalı + Yun. Bursa + T. (And. 55) buyucan: (< Far. 807) buynuz: (< T. (TBAS. 809) buzağıburnu: (< ? buzağı + T. II.

II. yılanyastığı (TBAS. II. 814) bük: (< ET. (And. Eski Türkçe bög ‘böcek’le ilişkili olabilir. ħarbuz + T. (TS. 814. 55) buzalabut: (< ? ) Baharda kırlarda açan mor bir çiçek (DS. II. DS. II. 199) bük tudu: (< T. II.: böğelek) Sarmaşık şeklinde yabani bir ot (DS. II. bük (DS. -cük). II. bellimbebek. 821) bürgülü: (< T. büğrez) Eğri büyüyen ağaç (DS. 809) buz karpuzu: (< T. 404) Böğürtlen (bük tudu. bellinebenek. Ağz. bük. II. II. 819) büllümbebek: (< ? ). pürçekli + soğan) Yeşil soğan (DS. 1. 819) bülbüze: (< ? ) Yabani menekşe (DS. 820) bülücük: (< ? bülü + T. bulbul + T. 813) büğrez: (< T. tūt + T. 366. (And. II. Ağz. bülücüyh. SA. Ağz. bürgülü) Büyük taneli bir çeşit üzüm (DS. bük + üzümü) bk. bülürcüyh) Fasulye (DS. MBTS. II. 814) bülbülyuvası: (< Far. -u) Beyaz çekirdekli. 814) bük üzümü: (< T. 761. -u) bk. bellümbebek) Papatya (DS.: belimbebek.: bülücek. 810) büğelek: (< kökü kesin olarak belli değildir. 1. 827) . II. bük + Far. buz + Far. otu) bk. 434). 819) bülçüklü sovan: (< T. bük (DS. (And. bük üzümü. bürük). II. açılıp güneşe konulduğunda buz gibi soğuyan karpuz (DS. Tietze. yuvası) Büyük kırmızı gül (DS.240 buzağı otu: (< ? buzağı + T.

süpürgesi) Emeçleri özellikle dal uçlarındaki kabuk altında sıkı bir ağ örerek çekirdekli yemiş ağaçlarının çiçeklenmesine. 1. centiyane (TBAS. dolayısıyla meyve verimine engel olan asklı mantar. sivri dikenli bir bitki (DS. kentauron) bk. acı yavşan (TBAS. 411) 1. III. çiçeği) Sarmaşık (DS. Taphrina cerasi.241 bürük: (< T. III. (And. büyük + ay(ı)rık + otu) bk. MBTS. Yabanî mantar (DS. şemşīr + T. büyük + Yun. büzgüllü) Kalın kabuklu. 838) cacık: (< kökü belli değildir. domuz ayrık otu (TBAS. cefā + T. Ağz. (And. 58) büyük sarı: (< T. Ağz. büyük + sarı) Sert. 56) büyük kantaron: (< T. -i) Yaprakları daima yeşil. cādū/cāźū + Far. 443. 57) cadısüpürgesi: (< Far. III. 839) cadı: (< Far.: çabala) Böreğe konulan bir çeşit ot (DS. 2. Tietze. lkbaharda tarlalarda biten ve yenilebilen otlar. büyü + otu) bk. büyük ve irmik yapmakta kullanılan buğday (DS. ufak. uzun taneli. 412) bk. 837) cabcıl: (< ? ) Beyaz çiçekli bir ot (DS. dayanıklı siyah üzüm (DS. III. 833) büyü otu: (< T. cādū/cāźū + T. Semiz otu. II. 1. bük (DS. cādū/cāźū. 50) büzgülü (< T. 834) -Ccabana: (< ? ). boru çiçeği (TBAS. Tietze. 840) . (TS. bürük) bk. 814) büyük ayrık otu: (< T. büzgülü). II. 376) cadı şimşiri: (< Far. 3.: büzgüle. 840) cafa çiçeği: (< Ar. III. II.

378) camızmemesi: (< Far. cāmūs/cāmūş + T. TBAS. domuz baklası (TBAS. Tietze. 83) cam otu: (< Far. 1.: çançur) Kırmızı. III. Sedum telephium. cānvar/cānvār + T. 57. bā ilā + T. döküntü üzüm (DS. Impatiens sultanı. III. Genellikle yeşilken yenen sert. değişik türlerin kökleri üzerinde yaşayan ve klorofil taşımayan çiçekli bir bitki. Tietze. Kayısı (TS. Türkiye’de 40 kadar türü bulunan. Orobanche ramosa. cançul.242 cambıt: (< ? ) Bağ bozulduktan sonra yetişen küçük taneli. kuş otu (TBAS. gövdeleri kırmızının değişik tonlarında olabilen. cām + T. 57) camuskulağı: (< Far. 1. Ağz. güzeli) Evlerde süs olarak yetiştirilen. 118) cancur: (< Erm. dağ sümbülü (TBAS. etli yapraklı. DS. kulağı) 30–40 cm boyunda. 1. tzaneriki. (TS. III. 1. cāmūs/cāmūş + T. cām + T. (And. 384. 855) can eriği: (< Yun. 416). 853) camburt: (< ? ) Yaylalarda yetişen ve kökünden hayvan bitini öldürmeye yarayan ilaç yapılan bir ot (DS. -sı) bk. pembe. 383. yeşilimsi beyaz çiçekli. kırmızı çiçekler açan bir tür kına çiçeği. (TBAS. memesi) bk. MBTS. otsu formda. BTS. 383. 417. otu + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. tarım bitkilerine zarar veren asalak bir bitki familyası (TS. III. siyah erik (DS. 455) 1. otu) Canavar otugiller familyasının örnek türlerinden olan. cānvar/cānvār + T. BTS. (TS. sulu bir tür erik. 118) canavar otugiller: (< Far. 2. 855) . çok yıllık ve otsu bir bitkidir. cāmūs/cāmūş + Ar. 1. 853) camgüzeli: (< Far. 57) camuz baklası: (< Far. otu) bk. 57) canavar otu: (< Far.

857) can otu: (< Far. cān + T. 2. -ü) Yaban gülü (DS. III. cān + T. kesme) Sonbaharda yetişen bir çeşit buğday (DS. Madımalak (DS. -ı) Süsen çiçeği (DS. cehre + T. çanak yaprakları 4-5 birleşik. 417) Küçük. 875. 857) carhala: (< ? ). Eren. III. djanka. 119. Ağz. cehre. er dişi. ülkemizde ise 4 cins ve 25 kadar türle temsil edilen ağaç. 1. 864) cayrak: (< ? ) Ağustosta yetişen bir çeşit sulu. bakka. 252) cehri: (< Far. TBAS. çorħala) 1. Tietze. Pancar. kabuk veya odunundan güzel kırmızı renk elde edilen dikenli bir ağaççıktır. III. meyve. 874) cegirgen: (< T. (TS. cahannam < br. 392. 1271) catıra: (< ? ) Yakacak olarak kullanılan bir dağ bitkisi (DS. -giller) Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı. 119) .243 canka: (< Bulg. iri armut (DS. çiçekler genellikle yaprak koltuklarında korimboz ya da kimoz durumda. otu) 1. cādū/cāźū + gul + T. kapsül ya da kanatlı fındık tipi meyveleri olan. gēhinnōm + Ar. BTS. çekirgen < çekir. 2. dünyada yaklaşık 58 cins ve 900 kadar türle.: calhala. çargala. 861. sarı bir çeşit erik (DS. Pazı (DS. nadiren de otsu türleri olan bir familya (BTS. çarhala. III. III. III. 871) cef: (< ? ) Mercimek büyüklüğünde meyve veren yabani bir cins ağaç (DS. III.< çek-) Isırgan otu (DS. çalı. III. III. zanba + T. Ispanak. 857) can kesme: (< Far. Rhamnus infectorius. 58. 3 m kadar yükselebilen. III. taç yaprakları 4-5 serbest ya da bazen bulunmayan. 875) cehennem zambağı: (< Ar. ışınsal simetrili. III. (And. 876) cehrigiller: (< Far. DS. TBAS. 69) Kök boyasıgillerden. 870) cazu gülü: (< Far.

878) celkek: (< ? ) Koparıldığında süt çıkaran bir cins kır bitkisi (DS. genişçe biçimli bir cins soğan (DS. 1. III. uzun ömürlü. AAT. gentiāna. cevz ~ OFar. awz. gövdesi kalın. 88. meyvesi için yetiştirilen. cövüz.: cerk) Su kenarında yetişen. 209. (TS. III. TBAS. auz. 881) cenik sovanı: (< ? cenik + T. < Ar. geranium. III. iyi kokan bir çeşit çiçek (DS. cooz. Juglans regia. Ağz. 39. Nişanyan. 859. AA. cennet + Yun. 887) ceviz: (< Ar. 400. Tietze. 886) cetlemük: (< T.: caran) Kırmızı renkli. < Ar. marul tadında bir cins ot (DS. cöyüz. Tietze. ADYA. (And. MBTS. rizomlu ve sarı çiçekli bir dağ bitkisidir. BTS. 430). III. III. 58. cavz. Ağz. 236. cevüz. javuz) Cevizgiller familyasından. 882) cennet biberi: (< Ar. Gentiana lutea. III. cevuz. 884) cerik ağacı: (< ? cerik + T.: cevez. Tietze. yurdumuzda çok yetişen bir ağaç. Eren. cauz < Far. 434). kerestesi değerli. (And. pipéri + T. III. ağacı) (And. 72. 883) centiyane: (< Lat. 430) Çok yıllık. geranio < Lat. 121. 878) ceneği: (< ? ) Yüksek yerlerde yetişip yaprakları hayvanlara yedirilen bir cins ağaç (DS. (TBAS. 30 m kadar yükselebilen. cennet + T. 395) cennet otu: (< Ar. soğanı) Tatlımsı. yedi sekiz metre yükselen ve kömüründen barut yapılan bir cins ağaç (DS.244 celep: (< Ar. mor renkli. çitlembik) Bir çeşit armut (DS. otu) Yuvarlak ve ince yapraklı. geviz. 58) ceran: (< t. III. Ağz. . -i) Zencefilgillerden karabiber tadında bir bitki (TS. 1. 1. 67. celeb. 69. 466) Aşılanmamış meyve (DS. 122.

TBAS. (And. 912) .: cilban) 1. III. ince uzun yapraklı. açık. çok türlü bir cins ot (DS. çok yıllık. cevz + T. 145) cevizgiller: (< Ar. culbān. 237. 2. III. KMYA. -giller) Örneği ceviz olan. 437). K AT. 58) cığa: (< Far. 51. 56. 121) cıbarca: (< T. 485). 1. 908) cılık: (< cılık < cılk “ses taklidi”. 1. -lik) bk. Burçak (DS. çıçırgan (TBAS. (TS. Vinca. Yabanî bezelye. MBTS. III. “< Moğ. 71. 191. 402. Tietze. BTS. TS. 256. 37. Tietze. 482. 45. çiçeği. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. III. 899. 485”) Bir cins eğrelti otu (DS. 363”) Yaprağı beş köşeli olup. kendine özgü mavi.A. Ağz. GBAA. MBTS. benefşe + T. EYAD. 76. 59.. 232) ceylan çiçeği: (< Moğ. 190. erkek ve dişi çiçekleri ayrı ayrı olan. III. 163. . 1. çalımsı veya otsu bir bitki. III. Cezayir + Far. Erz. 1. pembe çiçek açan bir bitki (DS. 905) cılban: (< Ar. 60. II.245 E A. GD AT. “< cıbır/cıbıl ‘çıplak’ kelimesiyle aynı kökten gelmiş olması muhtemeldir. cį a. 888) Cezayir menekşesi: (< öz. (And. ceylān. 900) cığra: (< ? ) Bir cins dikenli ot (DS. cıbırca/cıbılca. 233. OAAD. ETA. 440. 181. mor renkli çiçekleri ve ortası çukur taç yaprakları olan. 400.: cığan) Beyaz ve sarı renkte. BTS. ZBK A. III. ST AT. 121) cevzeni: (< ? ) Bir üzüm türü (EYAD. is. yaprakları almaşlı dizilişte ve parçalı. 437) ncir (DS. taçsız iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS. 889) cıcılık: (< cici “çocuk dili” + T. 311. Ağz. 223. ceylān + T. T YA. KBAYA. -si) Zakkumgillerden. 1. MBTS.

: cırlangeç. 438) Turunçgillerden.: cıynak. 576). 935) cırnak: (< T. cırlangıç). III. güzel kokulu. III. cırtlak. 923) cırdatan düleği: (< T.: cırtıgaz) Ekilmeyen tarlalarda yetişen geniş yapraklı. cırık < cır-. cırt + cırt) bk. 939) . (And. Yenmeyen. III. pat pat otu (DS. 3. hatmi çiçeğine benzeyen çiçekler açan bir bitki (DS. cırtatan (DS. cırtatan (DS. güzel kokulu. III. 937) cırt cırt: (< T. III. Tietze. 936. tırnak. ırlangıç) bk. 937) cırtlak otu: (< T. cırtlavak. Gelincik otuna benzer. yenilmeyen. 937) cırtdangaz: (< T. cırt. cırt cırt. III. Ağz. 937. 2487) cırmılak: (< T. cırlangeç. MBTS. yaprakları sarılarak yemek yapılan geniş yapraklı bir bitki (cırdatan düleği. elması) Sallanınca içinde çekirdekleri ses çıkaran bir çeşit elma (DS. çiynak) Çobançantası denilen ot (DS. cırt + atan + divleği) bk. yabani bir meyve (DS. Mayhoş tadı olan. VII. (And. 937) cırık: (< T. portakal büyüklüğünde kavun cinsinden bir meyve. Ağz. 929) cırlangıç: (< T. cırtdangaz). 2. 945) cırt: (< cırt “yansıma ses”) bk. III. 937) cırtatan: (< T. cırtatan (DS. cırtlan. 1. 938) cırtlak: (< T. cırmalak) Yemeği yapılan küçük mantar (DS. III. cırtlak) bk. çırlangıç. çırlangıç): (DS.246 cıngıravu elması: (< ? cıngıravu + T. cırtatan (DS. III. III. (And. DS. III. 1187. cırt + atan) 1. cırlangıç. başaklarından olgunlaşınca sıkıldığı zaman tohum ve su fışkıran bir bitki. cırtatan (DS. cırtlavuk. III. kavuna benzeyen. cırtlak + otu) Nohuda benzer acı bir ot. Ağz.

III. 951) cibik: (< ? ) Cin mısırı (DS. III. III. cız + cız + dikeni) bk. 958) cicik üzümü: (< ? cicik “meme” + T. cız (DS. 962) . 946) cızcız dikeni: (< T. 959) ciğarı: (< ? ) Kırmızı tohumları olan.: cızgan) Isırgan otu (DS. 59) cız: (< cız “ses taklidi”) Tohumları oraya buraya yapışan. cırtatan (DS. cızlağan). 946) cızlağan: (< T. 955) cicamık: (< ? ) Ardıç ağacı ve meyvesi (DS. III. (And. MBTS. III. tarlalarda görülen bir çeşit ot (cızcız dikeni). III. 937) cıvak: (< ? ) Şeytantırnağı (DS. 443. 939) cırtlan: (< T. cırtlan) bk. böğürtlene benzeyen bir çeşit ağaç (DS. 955) cibille: (< ? ) Semiz otu (DS. (And. cırtlavuk). Ağz. cırtatan (DS. cızlayık) Bir çeşit bitki (DS.: cırtlavak) bk. III. 1. 957) cicibici: (< cici + bici “çocuk dilinde” Tietze. III. Ağz. 489) Yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. (DS. III.247 cırtlak sakızı: (< T. gıvışgan otu (TBAS. cırtlak + sakızı) Sakız çıkarılan bir cins ot (DS. 942) cıvrıncık: (< ? cıvrın + T. III. 937) cırtlavuk: (< T. üzümü) Parmak gibi uzun olan bir çeşit üzüm (DS. 950) cızlayık: (< T. III. III. III. -cık) bk. III.

919. pipéri + T. otu) bk. III. 1. MBTS. darısı) bk. 447) Başı şemsiye şeklinde olmayan mantar (DS.248 ciğer otu: (< Far. 978) cinek otu: (< ? cinek + T. Tietze. cinn + T. Tietze. III. Ağz. -i) Süs biberi (DS. 1. 975) Cincife üzümü: (< öz.: cıncıla) Bazı Tricholoma türlerine verilen genel ad. (And. 60. cinek (DS. dikeni. 410) cinek: (< ? ) Mısır tarlalarında biten. 971) cimit: (< ? ) Keten (TBAS. cimcik + T. 122) cimbiz: (< cımbız < Yun. üzümü) Kırmızı. III. 979) . 970) cimcime: (< Ar. is. III. yaprakları buğday yaprağına benzeyen bir çeşit ot (cinek otu). Marchantia polymorpha. otu) Düğün çiçeğigillerden. III. 447) Cin mısırı (DS. cin mısırı (TS. III. 975) cin darısı: (< Ar. zehirsiz mantarlardır (TBAS. III. III. 978) cingen dikeni: (< Yun. 976) cincile: (< ? ). Genellikle yenebilen. Tsingános “çingene” + T. çok yıllık otsu bir bitki. DS. ciğer + T. 1. tzímbla. DS. şarap yapmakta kullanılan bir çeşit üzüm (DS. 60) cimlā: (< Yun. III. 973) cinbiberi: (< Ar. cumcuma. Cincife + T. cimcik. (DS. cinn + Yun. III. dikeni) Dikenli bir çeşit ağaç (DS. “< Moğ. 407. tsimbidi. Tietze. küçük taneli. 447”) Böğürtlen (DS. 486) Kurutulduktan sonra gövdesi kürdan gibi kullanılan bitki (DS. BTS. 968) cimcik dikeni: (< Moğ. (TS. III.

yeşil. cinn + miśr + T. III. tüylü. III. 983) citteli keçi: (< ? citte + T. -i) Birleşikgillerden. 988) civelek: (< ? civelek. Ağz. küçük bir cins fasulye (DS. III. 979) cingiş: (< ? ) Deve dikeni (DS. Achillea millefolium. cinn + T. 2. bostanbozan (TBAS. 60. Gelincik otu (DS. çivek) Küçük taneli. Tietze. (TS. 1. III. TBAS. III. 410) cin otu: (< Ar. 980) cinik: (< ? ) Küçük hıyar (DS. 451) 1. 988) ciyner: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS. 100 cm kadar yükselebilen. birçok türü olan. cin darısı (TS. 123) civcilik: (< civciv “ses taklidi” + T. 991) .: cüvek. BTS. boru çiçeği (TBAS. 988) civek: (< ? ). 60) cipil: (< ? ) Gelişigüzel yetişen fidan (DS. saçı) bk. otsu. otu) bk. III. aŧīfe) Bir çeşit kadife çiçeği (DS. 980) cin mısırı: (< Ar. cevān + perçem + T. 980) cinibiz: (< ? ) Ufak.249 cingil kadife: (< Yun. cinn + T. beyaz veya sarı çiçekli ve kuvvetli kokulu bir bitkidir. çok yıllık. III. cingil + Ar. -ı) Bir tür ufak taneli mısır. III. siyah yabani üzüm (DS. li + keçi) Gelincik çiçeği (DS. (And. III. 987) civanperçemi: (< Far. III. Bir çeşit elma. 412. -lik) Yemeği yapılan beyaz çiçekli kır otu (DS. 60) cinsaçı: (< Ar. 1.

culcul. cücek ‘yavru’. burçak (DS. Ağz. yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. Tietze. III. 1016) cumurd: (< ? ) bk. cunbut) Gonca (DS. Ağz. III.: cumburt. cūce + T. 1019) cuşka: (< ? ) Bir cins yuvarlak biber (DS. cülbent. 539). 999) coruk: (< ? ) Fidan (DS. (And. III. 1020) cüce bağırsağı: (< Far. (And. 61) curta: (< ? ) Yabani kiraz (DS. MBTS. çulhat): Yabani bezelye. bağırsağı) nce. 1024) cücül: (< Ar. (And. III. III. Ağz. 1012) cumbur: (< Far. akdiken (TBAS. culbat. III. cūce + T. culvan. Eren. III. kıvrık yapraklı. 1015) cumbut: (< ? ). 62) . Tietze. 72). 1021) cücekız: (< Far. 1002) cöcce: (< ? ) Çörek otu (TBAS. cülbant. III. börülce). 3. 995) coplak: (< Far. ağaç mantarı (TBAS. (And. III. 457) bk. 992) col: (< ? ). Ağz. tavukbacağı mantarı (TBAS. III. 61) cücük: (< Far.250 cizgit börülce: (< ? cizgit + T. çunbul/çumbul.: cümbüt. Ağz.: culbant. -lak) Geniş yapraklı bir bitki (DS.: cola) Yabanî çilek (DS. 61) culban: (< Ar.: cizvit börülce) Bir çeşit beyaz fasulye (DS. çūb + T. (And. çulbant. III. çumbul) Küçük taneli yabani üzüm (DS. culbān. 504) Dağ çileği (DS. kız) bk.

incire benzer meyveleri olan bir ağaç (DS. 1. III. III. çādar + T. kırmızı kabuklu bir çeşit şeftali (DS. çiçeği) Nilüfergillerden. 1. pembe ve beyaz çiçekli bir bitki. 1024) cülük: (< ? ) Yabani bezelye (DS. saçtı) Funda cinsinden dikenli. cüvek). cül üzümü (DS. cūl + T. ufak darı (DS. 1031) çadır çiçeği: (< Far. III. III. III. çadır şeklinde açan. cummayz. III. TaS. 1026) cürgül: (< ? ) Bir çeşit mısır (DS. 1027) cümele: (< Ar. (DS. (paşaçadırı). II. cumel. açık renkli bir cins üzüm (cünül. 1026) cüvür: (< ? ) Eylül ayı sonunda yetişen iri. sert bir çeşit ağaç (DS. III. 420. üzümü) Şarap yapımında kullanılan ince kabuklu. yemeği yapılan bir ot (DS. III. cül üzümü (DS.251 cücül darı: (< Ar. 782) . 1026) cümbez: (< Ar. 1028) cüvek: (< ? ) bk. darı) nce. Çin ve Amerika ırmaklarında yetişen. 458) Tropik bölgelerde yetişen. III. büyük yapraklı. III. 1026) cül üzümü: (< Ar. Tietze. MBTS. 1028) cürük: (< ? ) Yer elması (DS. (TS. 1027) cünül: (< ? ) bk. Euryaleferox. culcul + T. III. 506) Pancara benzer. 1029) -Ççactı: (< T.

hindiba (TBAS. şa āl < Sans. 3. 420) çağ: (< ET. 72. Nişanyan. ham yemiş. III. 1. 2. şa āl < Sans. 462) 1. 1. 1. 76. eriği) Çok ekşi. < Far. 466). çakıl+da-k. Eren. şa āl < Sans. 72) Yaprakları hayvanlara yedirilen bir bitki (DS. III. Tietze. bk. baklagillerden bir bitki. otu) Bir yıllık. şri āla + T. çağala. şri āla + T. Tietze. < Far. (TS. III. 1043) çakıldak: (< T. -u) Yabanî armut. 60 cm kadar yükselebilen. şri āla + Far. öz suyu hekimlikte kullanılan bir bitki. otu) Suyu. 1. çiğdemi) bk. 1037) çakal armudu: (< Far. 63) çakal eriği: (< Far.252 çadır uşağı: (< Far. tüylü ve otsu bir bitkidir. iri çekirdekli bir erik türü. şri āla + T. Olmamış. ça ale “ham meyve”. 423) çakal çiğdemi: (< Far. laç yapmakta kullanılan. Nişanyan. kayısı. (TBAS. 1. acı çiğdem (TBAS. 63) çakıl: (< T. Ağz. ça āla. ça “ses taklidi”. emrūd + T. çakıl “ses taklidi kelime”. 1032) çağla: (< Far. sert. ça āna. 515) Taze fasulye (DS. şri āla + T. çak + çak) bk. Badem. uşağı) Maydanozgillerden. . Sakız kabağı. (TS. erik gibi tek çekirdekli yemişlerin körpe iken yenilebilen ham şekli (TS. MBTS. zar içinde tohumları olan. zehirlenen hayvanlara içirilen bir çeşit ot (DS. 63) çakçak: (< T. şa āl < Sans. 2. 423) çakal otu: (< Far. 422) çağman otu: (< ? çağman + T. Prunus spinosa.: çağıldak) 1. Dorema ammoniacum. 1. ahlat (TS. 423) çakalboğan: (< Far. (And. şa āl < Sans. Conyza bonariensis. boğan) Kırlarda rastlanan bir bitki (TS. çādar + T.

1. cawşīr/cāwşīr < Far. abdestbozan otu (TBAS. çalı görünüşünde. III.: çağşır.253 3. Ağz. (TBAS. 1038.: calak) 1. dikeni) bk. Arctium tomentosum. 2. çok yıllık. çakmur + buğday) ri. III. yumruları çiğ olarak yenen ve süs bitkisi olarak dış ülkelere satılan. çavşır. 424) çakır dikeni: (< Ar. çaveşir. Olmamış karpuz (DS. çarşır. Colutea arborescens. otu). çalağan) Isırgan otu (DS. BTS. şa r < Lat. 63) çakmur buğday: (< T. III. 1036. (TS. 1048) çalba: (< Lat. parçalı yapraklı. 1044) çakır: (< Ar. mor çiçekli. çakıl + dikeni) bk. gāwşīr + T. (And. pembe veya sarı renkli. şa r + T. Clauson. çakşur. otsu ve çok yıllık bir bitki. 1044) çakırca dikeni: (< Ar. sacer. şabla. çakırca dikeni (DS. genelde sarı çiçekli bitkiler (TBAS. 409) Isırgan otu (DS. Geranium tuberosum. çiçekli ve yağlı bir çeşit ot. Börülce. çay . çalak). III. Kırlarda yetişen. salvia. 1046) çakmuz: (< ? ) 10-30 cm yükseklikte. uzun ve sert sapı olan diken (çakıl dikeni). Ferula Umbelliferae cinsine ait. Ağz. (DS. şa r + T. köklü. DS. III. çanşır. şalba) Ballıbabagiller familyasından. çiçekleri mor. diken) Maydanozgillerden. hekimlikte kullanılan bir bitki. şa r + T. (DS. 469). (And. III. Ağz. 64. 69. Küçük karpuz. çarşu. III. çeşir) Maydanozgiller familyasından. 1043) çakıl dikeni: (< T. çok yıllık. 64) çakşır otu: (< Ar. çaşur.: calba. 1044) çakırdiken: (< Ar. 129. 1084) çalağan: (< T. 1048) çalak: (< T. III. ca + dikeni) Sarı çiçek açan. Tietze. (And. 4. ağır bir çeşit buğday (DS.

61. (TBAS. karaçalı (TS.Y.. Sisymbrium. TBAS. yumru kökü yenilen kırmızı çiçek açan bir bitki (DS. Ka. uzun saplı ve kılçıklı bir cins buğday (DS. Ağz. kızılcık (TBAS. çalı + kızılcığı) bk. 1054) çalıbasmaz: (< T. çalı + ? gaga + T. 67) çalıbasan: (< T. çalı + ? gaga) ğde (DS.254 olarak içilen yaprakları tam ve sık tüylü bitkiler. 190 . 1054. . X. 1. 1054) çalıdibi: (< T. 64. 1. (TS. çok yıllık bitkiler (TS. böğürtlen. 1050. I. 65) çalıgagası: (< T. çalı < çal-ı. XII. çalı + dibi) Çalılıklarda biten.: çali.. 67. 125) çalgıcı otu: (< T. çalu) Boyları 1-3 m kadar olan. çalı + Yun. çalı + dikeni) bk. III. -si) Kılçıklı bir çeşit fasulye (TS. ahu dudu gibi ağaççıktan küçük. Gaz. çalı + basmaz) Kara kılçıklı buğday (DS.A. III.A. 3732. 65) çalık: (< T. III. ADYA. DS. 518). 427) çalı: (< T.A. çalı + basan) ri ve sert taneli. 3739. III. 72. 338. Gülensoy. 1054) çalı dikeni: (< T. AA. çalık) Kırlarda biten. -sı) bk. III. BTS. Nişanyan. 4475. çalı “çal siyah-beyaz karışık renkli. 129.. III. 122. 129. (And. kurak yerlerde yetişen bir bitki cinsi. Erz. çıçırgan (TBAS. fasulia + T. Labiatea. çalgıcı + otu) Turpgillerden. 75. yemeği yapılan bit ot (DS. dalları çok çatallı ve sapları odunsu. III. DA. alaca”. 1. 428) çalıgaga: (< T. 1054) çalı kızılcığı: (< T. III. < ? T. 1. MBTS. 427. < kökü belli değildir. 65) . DS. DS. 428) çalı fasulyesi: (< T. BTS.

431) çaltı dikeni: (< T. AAT. şam’ + T. -giller) Kozaklılardan. III. çıplak tepe’. 4719. 189. 1062) çam: (< Arapçadan kalma bir alıntı olduğu anlaşılıyor < Ar. DS. (TBAS. 432) çamgiller: (< Ar. 138. 7. Türkçe çalı sözüyle çaltı arasındaki benzerlik düşündürücüdür. 201. yağlı ve nişastalı tohum (TS. 1058) çaltı: (< Yalnız Anadolu ağızlarında kullanıldığı anlaşılıyor. Eren. OAAD. (sepetçi kavağı). 45. III. Iris unguicularis. çalık + kavak) Dalları sepetçilikte kullanılan bir kavak türü. 130. çaltı (DS. 312) çam buğdayı: (< Ar. 428) çalı navruzu: (< T. BTS. (TS. kozalaklı bir orman ağacı. 77). 87. K A. KMYA. -ı. EYAD. DS. 4522. her dem yeşil. şam’ + T. 471) Diken. nevrūz + T. GBAA. tohumları çıplak olarak kozalak pulları üzerinde bulunan. 65. iğne gibi ince ve uzun yapraklarını yaz kış dökmeyen. 1. T YA.255 çalık kavak: (< T. Tietze. Ağz. Pinus. (TS. DS. çalı + Far. SA. çalı (TS. 53.: çom) Çamgillerin örnek bitkisi olan. çaltı + dikeni) bk. Eren. III. mavi veya morumsu çiçekli bir bitki. XII. 1. çam. -ı) Fıstık çamının kozalak biçimindeki meyvesinden çıkarılan sert kabuklu. 315. 1. TBAS. çalı + süpürgesi) Kırmızı çiçekleri olan ve süpürge yapımında kullanılan bir bitki (TS. şam’ + fustu + T. kışın yaprak dökmeyen ve yurdumuzda birçok türü yetişen. 90. < ??. ufak taneli buğday (DS. “< çal ‘taşlık yer. buğdayı) Açık kırmızı renkli. KYA. TS. 1. 65) çalı süpürgesi: (< T. (And. 1064) çam fıstığı: (< Ar. III. XII. rizomlu. 107. kerasi + T. -u) 15-40 cm yükseklikte. çal + Yun. 385”) Beyaz kiraz (DS. 77. 1. çok yıllık. iğne yapraklı. 429) çal kirazı: (< T. . 431. 1264. şam’ “mum”.

(TS. 1. 1066) çanakçatlatan: (< T. otu) bk. ovaryum alt durumlu. soğanlı. erguvanî veya sarı renkli bir süs bitkisi (TS. “< çan kelimesi eski çağlardan başlayarak kullanılmaktadır. 130) çam otu: (< Ar. Orta Türkçede çaŋ olarak geçer. çanak) bk. 66) çan çiçeği: (< T. 432. Campanella. küçük taneli. fasulia + T. çiçeği) ki çeneklilerden. beyaz çiçekli. 1070) çanta çiçeği: (< Yun. BTS. 1. çan+ak. beyaz. -si) Sırık fasulyesi (DS. 435) çaplançanak: (< ? çaplan + T. 66) çanakkıran: (< T. 36) çam üzümü: (< Ar. çiçekleri çan biçiminde olan. çanak + ? çömlek + T. Eski Kıpçakçada da çaŋ biçimi kullanılır.256 köknar. çanak + kıran) bk. MBTS. BTS. ladin gibi bitki türlerini içine alan reçineli ağaçlar familyası (TS. 1067) çanak çömlek otu: (< T. 1. 524”) Gelincik çiçeği (DS. çanak + çatlatan. çan + çiçeği + -giller) Bitişik taç yapraklılardan. atkuyruğu (TBAS. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS. III. boynuzlu gelincik (TBAS. “< T. III. çengāl + Yun. 434. otu) bk. TBAS. 434. çok yıllık ve otsu bir bitki. şam’ + T. 78”) Çan çiçeğigillerden. ban otu (TBAS. gelincik (TBAS. III. çiçekleri er dişi. Çanın çıkardığı sesten geldiği anlaşılıyor. 131) çangal fasilesi: (< Far. şam’ + T. Eren. 1. süs bitkisi olarak ekilen. yaprakları almaşlı. üzümü) Kırmızı renkli. 66) çan çiçeğigiller: (< T. bir ya da çok yıllık. 1. 66) . çan + çiçeği. örneği çan çiçeği olan. geanta + T. şıra için kullanılan üzüm (DS.

(fırıldak çiçeği). 480) Üzüm (DS. III. duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi. (TS. çarık + dikeni) bk. çapul < çap-u-l. 439) çarkıfelekgiller: (< Far. çanak) Baklagillerden bir bitki (DS. siyah kiraz (AA. 66) çarıkkesen: (< T. 1085) çatlaggara: (< T. Ağz. pipéri) Çarliston adı verilen bir biber türü (TS. 476. büyük. çarık + kesen) bk. çark-ı felek) Çarkıfelekgillerden güzel. 840. I. III. çatlağan) Bu bitki odunlarının yakılması esnasında patlayarak çatırtılı sesler çıkarmaktadır. çatlak) bk. çatlak + kara) Bir kiraz çeşidi. 123) çatlağan: (< T. Tietze. demir dikeni (TBAS. 196) Göl veya çay kenarlarında yetişen ot (DS. 439) çaşıran: (< çaşıran < Ar. Cotinus coggyria. 1085) çaşıt: (< ET. -giller) Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden. Gülensoy. örneği çarkıfelek olan bir bitki familyası (TS. 1078) çardımçanak: (< ? çardım + T. 1. Tietze. (Duran. III. Bu özelliği sebebiyle “çatlağan” denilmiştir. charleston + Yun. 1. 223-229) çatlak: (< T. cawşīr + -an). cacıran) Geniş.257 çapul: (< T. 1081) çarık dikeni: (< T. 439) çarliston biber: (< ng. 66) çarkıfelek: (< Far. Passiflora caerulea. (And. III. parlak kırmızı çiçekleri olan. çatlak otu (DS. 1. çark-ı felek + T. çaşut. yuvarlak yapraklarından dolma yapılan bir çeşit ot (DS. 1091) . III. köygöçüren (TBAS.

sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 210. (TS. Secale cereale. 1093) çavdarmahmuzu: (< Far. çekirdeği ufak.: çattımçanah) Gelincik çiçeği (DS. nadiren tek eşeyli. 132) çaygiller: (< Çin. (TS. (And.258 çatlak otu: (< T. 447) çay: (< çay < Çin. -lık) Çavdar bitkisi kadar büyüyen. asıl vatanı Çin ve Japonya olan. 1. hindiba (TBAS. III. (And. ışınsal simetrili. 227. çatlak + otu) 30-50 cm yükseklikte. 1092. 1-4 cm uzunlukta. 67) çattımçanak: (< T. Bongardia chrysogonum. ağaççık ya da çalı formundaki bitkiler. çiçekleri er dişi. çavuş + üzümü) Kabuğu ince. III. 81. genç yaprakları toplanıp özel metotlarla kurutularak içecek olarak kullanılan. kapsül tipi meyveleri olan. 447. 485. Tietze. AAT. çatlangaç). ça. 74. 1. -u) Buğdaygillerden ve en çok çavdarın başağı üzerinde türeyip koyu mor renkte bir horoz mahmuzunu andıran. Thea chinensis. az çok kıvrık. Nişanyan. Eren. 1091) çatlangaç: (< T. taç yaprakları 5 ya da daha fazla . kolayca kırılabilen. Tietze. 485. (TBAS.: çatlankoz) bk. MBTS. (TS. çattım + çanak). çiçekleri genellikle er dişi ya da tek eşeyli. kökünde patates gibi yumrular bulunan. 148) çavdarlık: (< Far. iri taneli bir tür beyaz üzüm (TS. 67. 81) Çaygiller familyasından. Ağz. Claviceps purpurea. 333. her dem yeşil. 1. Eren. KMYA. 1. 228) çavdar: (< Far. başak verdiği hâlde tanesi olmayan. mihmāz + T. çalı içlerinde yetişen bir çeşit bitki (DS. -giller) Yaprakları basit ve alternat dizilişli. ADYA. silindir yapılı çubuklar hâlinde olan ve hekimlikte kullanılan asklı mantarlardan biri. 1. çok yıllık. ülkemizin Doğu Karadeniz bölgesinde kültürü yapılan. 447) çavuş üzümü: (< T. OAAD. OAAD. çūdār. çūdār + Ar. özel kokulu. 447. III. Ağz. BTS. 539) Buğdaygillerden. 2-7 mm genişlikte. (çatlak). çay + T. çūdār + T. DS. unlu tane veren bir bitki.

manitari + T.259 parçalı. genellikle rizomlu. beyaz çiçekli. düğmesi) Otsu. (TS. 67) çayır teresi: (< ? çayır + Far. (TS. koyungözü – I. 1. 67) çayır sedefi: (< ? çayır + Ar. TBAS. Sanguisorba. kökü iç sürdürücü olarak kullanılan. Phleum pratense. tere + T. papadia + T. śadef + T. güzeli) Buğdaygillerden bir bitki. otsu bitkiler. Buğdaygillerden kuru ve kireçli yerlerde yetişen küçük bir çayır otu. Çayır oluşturan çeşitli bitkilerin genel adı. melīke + T. yenilebilen ve zehirli de olabilen mantar türlerinin ortak adı (TS. Erogrostis major. her dem yeşil. 448) çayır papatyası: (< ? çayır + Yun. 448) çayır otu: (< ? çayır + T. -i) Baklagillerden. çok yıllık ve pennat yapraklı bitkilerdir. soğan (TBAS. 448) çayır mantarı: (< ? çayır + Yun. 132) çayır düğmesi: (< ? çayır + T. -si) Turpgillerden. (TBAS. (TS.67) çayır soğanı: (< ? çayır + T. 449) çayır tirfili: (< ? çayır + Yun. -sı) bk. 1. fleol. soğanı) bk. meyveleri kapsül tipinde. 1. hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki. 448. keçisakalı (TS. (TBAS. Cardemina pratensis. 448. 1. Trifolium pratense. 448) çayır melikesi: (< ? çayır + Ar. Doğu Karadeniz bölgesinde kültürü yapılan. -i) Düğün çiçeğigillerden. -si) Erkeçsakalı. çalı ya da ağaçsı bitkiler (TS. sulak yerlerde yetişen. 1. triphyllon + T. (TS. Thalictrum. 1. 1. -ı) Şapkasının alt yüzü ince dilimli. (TS. (delialan maydanozu). otu) 1. BTS. 67) çayır güzeli: (< ? çayır + T. 449) . 2. çok yılık. 1. yabani bir bitki.

Ağz. 75. Kendir. kulağı) Semizotuna benzer bir cins ot (DS. III. üzümü) 1-6 m yükseklikte. kışın yaprak döken. çay+la-mık). < ses taklidi kelimelerden.: çekire. II. 68) çayterüzüsü: (< Çin. III. söğüt (DS. 4. 1.: çekkem) Yeşil yapraklı. 1212. fıstık’. Keten tohumu. ateşe atıldığında çatırdayarak yanan bir bitki (TS. TaS. (And. çınar (DS. caudāna. 1097) çaymık: (< Çin. 489). Ağz. 1115) . Tietze. terāzū “terazi” + T.: cedene) 1. 3.. TBAS. 1106. 450. 1114) çekirdek: (< ET. Erz. yulafa benzeyen bir kır bitkisi. III. 65) çekirken otu: (< T. dikensi. 1101) çeçik kulağı: (< ? çeçik + T. 1098.A. 68) çeblebi: (< T. III. Ağz. 449) çaylamık: (< Çin. (And. III. (And. ayrık otu (DS. çay + mık). Tietze. beyaz çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir. çekirken + otu). ayçiçeği (BTS. çalı. 63) çekme: (< T. 491) bk.: çaynuğ) bk. Tietze.260 çayır yulafı: (< ? çayır + yulaf + T. çekem < çek-em. III. Nişanyan. şekirtük ‘fındık. III. XII. -ı) Buğdaygillerden. 4476) çay üzümü: (< Çin. DS. çay + Far. kenevir tohumu. III. Vaccinium arctostaphylos. (And. 1105) çedene: (< Far. Avenastrum. 1114. (TBAS. çalab+î ?) Çay kenarlarında kendi kendine yetişen ağaç. (And. Ağz. 486). 1. çay + T. 2. 1105. çekme) Geven bitkisi otu (DS. III. 760) çekem: (< T. Sakız ağacı meyvesi.: çaylambuk) Kökleri sağlam bir ot. Çam kozalağı (DS. çikirken) lkbaharda tarlalarda çıkan bir ot (DS. Ağz. . -si) Bir çeşit hıyar (DS. (TS.

çepiş. MBTS. 458) çemen: (< Erm. 3. 69) çemiş: (< ET.261 çekmer: (< ? ) Ardıç cinsinden bir ağaç (DS. 1147) çeş: (< ? ) Kabuklu fındık (DS. Tietze. 69) çeremük: (< ? ). 1145) çermayı: (< ? ) Yazın olgunlaşan yeşil renkli bir armut çeşidi (DS. III. 1119) çelepeten: (< ? ) Kırlarda yetişen yabani bir ot türü (DS. III. Tietze. 1.: cerenük) Erik (DS. (TBAS. 1118) çelem: (< Far. 69) . 500) bk. III. otu) bk. Cuminum cyminum. 2. çaman + T. 2. iki veya çok yıllık. 553) Maydanozgillerden bir bitki ve bunun kokulu tohumu. çaşma-zan. çekim + çileği) Siyah renkli bir tür çilek (DS. 492) 1. çengāl + T. 1. Pancar. 1. (And. çengāl + T. III. 1122) çeltik: (< Far. III. 1117) çele: (< ? ) Taze fasulye (DS. şalam. 69) çengel sakızı: (< Far. 1120) çelik: (< Far. beyaz sütlü ve sarı çiçekli bir tür. Şalgam. Chondrilla juncea. 497) Ballanmış armut. XII. III. Ağz. 4477) çeşmezen: (< Far. Tietze. (TS. 459) çemen otu: (< Erm. Kavun (DS. 1116) çeküm çileği: (< T. çelik) ğde ağacı (DS. 1129) çengel otu: (< Far. III. sakızı) 40-100 cm yükseklikte. III. otsu. III. karaçalı (TBAS. otu) bk. şeltūk) Kabuğu ayıklanmamış pirinç (TS. kenger (TBAS. çaman. Kırmızı turp (DS. boy otu (TBAS.

III. meyvelerin sarmal biçimde olması nedeniyle verilmiş olmalıdır (TBAS. cevşen. 1155) çeyem: (< ? ) Yaprakları çama benzeyen. 1. Bu ad. III. genellikle sarı çiçekli ve otsu bitkiler. MBTS. 500) Olmamış karpuz (DS. nohut büyüklüğünde kırmızı meyveleri olan. Tietze. dikeni) bk.262 çet: (< Çağ. (And. 1. Tietze. DS. 69) çetrez: (< ? ) Geven cinsinden dikenli bir ot (DS. çevirdik) Kısa boylu gürgen ağacı (DS. 70) çevik: (< T. 1151) çetme: (< T. 1150) çetin: (< kökü belli değildir. III. Prosopis farcta. Tietze. MBTS. çevik < çev-ik. (TBAS. III.: çedi) 30-100 cm yükseklikte. Bir veya çok yıllık. III. çit. 501) Palamut (DS. çeti (TBAS. 69. 1152) çevirdik: (< T. 500) Ormanlarda büyük ağaçlar arasında yetişen gövdesi ve dalları elastiki bir cins küçük ağaç (DS. III. çev(i)rince) Medicago (Leguminosae) türlerine verilen genel ad. 561) Ökse otu (DS. III. 1155) çıbı işi: (< ? çıbı + T. 500). yarmak” < ET. 481) Yaprağı sarma yapmak için elverişli bir çeşit üzüm (DS. III. 1151) çetmi dikeni: (< ? çeti + T. otu) bk. 70) çevşen: (< Far. 1152) çevrince: (< T. 1149) çeti: (< ? çeti. işi) Üzüm (DS. ket-. dikenli ve sarı çiçekli bir çalıdır. III. çetme < çet.“kesmek. Afşar otu (TBAS. 1157) . 1152) çetük otu: (< ? çetük + T. Tietze. çet < ET. III. Ağz. bir metre boyunda bir çeşit ağaç (DS.

III. çıkma) Çavuş üzümü (DS. çığ + çığ) Atkuyruğu bitkisi (DS. 1. 70) çığırgan: (< T. III. 1167) çıkma: (< T. Ağz. çıkrık + tekeri) Taş aralarında yetişen. çığırgan < çağırgan) Yabani menekşe (DS. ts’maħ. meyvesi yuvarlak ve dikenli olan bir ot (DS.: çişkan) Kışın yapraklarını döken. 905) çıkıntı: (< T. III. 1158) çıdar: (< ? ) Çam ağacı (DS. Ağz. Tietze. III. 89) ri bir çeşit çiğde (TS. 1158) çıdik: (< ? ) Yabani asma üzümü (DS. çıkıntı) Afyonun fena bir cinsi (DS. 1165. 70. 1170) çılak: (< ? ) Üzerinde morumsu top top dikenler olan ve boyu bazen 1. III. 1170) çıkrık tekeri: (< T. 1176) . 74. DS. 493) Bit öldüren zehirli bir ot (DS. Hippophae rhamnoides. III. kuruyunca çocuklar mızrak gibi kullanırlar (DS. 1175) çımçıtlık: (< çım + çıtlık) Sakız çıkarılan bir bitki çeşidi (DS. sarı çiçekli bodur ağaç (DS. Eren. 1159. TBAS. (TBAS. 1158) çığçığ: (< T. (And. çok dikenli bir çalı veya ağaççık. III.5 metreyi geçen bir bitki ki. III. III. çelān. çelāna. 1158) çıfın: (< ? ) Fundalıklarda olan. III. III. 1170) çılan: (< Far. çaçırgan < saçırgan). III. 474) çımak: (< Erm. çıkart).263 çıçırgan: (< T. III. (And.: cıkart) Yer elması (DS. 1161) çıkart: (< T.

264 çımkırık: (< T. çenār + T. üzümü) Taneleri beyaz ve üstü kırmızı olan. -giller) Yaprakları basit ya da elsi bölmeli. 509) ki çeneklilerden. Clitocybe squamulosa. BTS. tek evcikli. 89. dünyada 1 cins ve 10 kadar tür ile. Tietze. 70. yapraklarını döken ağaçlar (TS. EYAD. 357) çınargiller: (< Far. çırpı < çırp-ı. 137) çınar mantarı: (< Far. DS. TBAS. 1. çiçekleri tek eşeyli ve aşağıya doğru sarkan küre şeklindeki başaklarda bulunan. 511) Yaprak (DS. 70) çıngırak otu: (< T. Türkiye’de 100 kadar yabani formu bulunan bir ya da çok yıllık otsu bitkiler (TBAS. III. 1177) çınar: (< Far. çıngırak + otu. DS. (TS. geniş yapraklı. BTS. 475. Tietze. mor ya da erguvan renkli. çenār + Yun. GD AT. “ET. Platanus. manitari + T. (TBAS. Küçük erik. 2. 134. park ve bahçelerde gölgesinden faydalanmak için yetiştirilen. OAAD. 129. 1186) çırlavuk: (< T. çenār. su kenarlarında. Çan çiçeğigiller familyasından. 1251. 1183) çıra üzümü: (< Far. BTS. 138) çıntar: (< ? ) Yenilen bir çeşit mantar (DS. çıŋrak < çıŋra-. ST AT. süs ağacı olarak yetiştirilen büyük ve gösterişli bir ağaçtır. -ı) Sarımtırak veya deve tüyü renkli. ince saplı ve yumuşak etli bir mantardır. 509) 1. Tietze. çiçekleri beyaz. huni biçiminde. Küçük domates (DS. sarı renkli bir ot (DS. 475. çerā + T. TS. 40. şıra yapmakta kullanılan bir çeşit üzüm (DS. 137. çan çiçeği cinsine ait. III. ülkemizde de çınar türü ile temsil edilen. 30 m’ye kadar uzayabilen. III. 475. 1189) . III. gövdesi kalın. 1. III. çırlavuk) Yaprakları yarım metreye uzayan. 1187) çırpı: (< T. Tietze. T YA. III. 69. Eren. EYA. çımkırık < çımkır-ık. uzun ömürlü. üzeri esmer lekeli. mavi. 1. III. 76. 70. 509”) Campanula türlerine verilen genel ad. 1179.

III. 1. Tietze. 513”) bk. çır + Far. Ağz. 71) çıtçıt: (< çıtçıt “çıtırtı sesi. III. 71) . ağacı) Çitlenbik ağacı (DS. “çıyan < ET. 1194) çıtlak: (< T. çıyancık. 1151. çıtlak). 1190) çır şalgamı: (< T.: çetlek) Sakız ağacının meyvesi (DS. Ağaç filizi (DS. Sonbaharda ekilip sulanarak erken yeşillenen. DS. 480. TBAS. XII. III. 4478) çıtır erik: (< çıtır + T. çıyan + otu) bk. -ı) Çok yıllık. 1196) çıtlık: (< T. Bunias orientalis. çıtımık) Sakız ağacının meyvesi (DS. III.: cıltık) Çitlembik (TS. 1192) çıtımık: (< T. III. (And. Ağz. Çavdar. III. 3. (And. kara) Ufak taneli bir çeşit siyah üzüm (DS.265 çırpız: (< ? ) 1. otsu ve sarı çiçekli bir tür. Tietze. erik) Çarşamba’da yetişen bir çeşit erik (DS. çıtlık). çıtlamık) Bir çeşit mürver ağacı (DS. 512) nce çalı (DS. 1192) çıtçıtan ağacı: (< ? çıtçıtan + T. Nişanyan. 1193) çıtır: (< ses taklidi kelime. 1196) çıtlamık: (< T. III. 2. 71) çıtlamak: (< T. 914) çıtnak kara: (< ? çıtnak + T. kurtpençesi (TBAS. 71) çıyan otu: (< T. filizlenen buğday. şal am + T. III. 77”) ncir ağacının yaprak vermeden önce verdiği ilk meyve (DS. III. 1198) çıyancık: (< T. çadan. III. kurtpençesi (TBAS. (TBAS. çıtlamak) Alıca benzeyen bir yemiş (DS.

190. 276. 93. 1105. 368. 482) çifek: (< ? ) Kırlarda. 1. Bir bitkinin. 207. III. 482) çiçek otu: (< T. AVA. 1203) çiçek: (< ET. III. 1202) çibindirik: (< T. 1205) . 91-92). 1. çéçek. III. ormanlarda yetişen bir çeşit yaban üzümü (DS. 442) Söğüt ağacının çiçeği (DS. < Türkçede “çeçek” çeç< seç. özel biçimler gösteren yaprak (TS. T YA. 1205. çifek çitçeg) 1. çibil (DS. 231. GBAA. 88. KMYA. çiçek + yaprağı) Çiçek sapı üzerinde ve çiçeğe yakın. (And. 276. 514. 115.Y. üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu. XII. GD AT. 117. 191.. çiçeksiz + bitkiler) Mantarlar ve eğrelti otları gibi. 138. -lik) bk. II. KYA. 1202) çibillik: (< ? çibil + T. 293. 150.A. DA. 1202) çibil: (< ? ) Su içinde yetişen bir çeşit ot (çibillik). çiçeğ. BTS. 18. çiçekli + bitkiler) Tohumlu bitkiler (TS. E A. III. ST AT. çiçeg. III. çicek. 30. cibindirik < cibin + dirik. 283. Nişanyan. EYA. çiçek + Yun. 1. DS. TAYA. AAT. lahano + T. çiçek + otu) Karnabahar (DS.kökünden gelir. -sı) Karnıbahar (DS. 209. renkli bölümü. 220. III. III. Tietze. Eren. Clauson. 1. 400. 482) çiçek yaprağı: (< T. 1. K A. 7. 4479) çiçeksiz bitkiler: (< T. Tietze. 2. (DS. DS. OAAD. K AT. 18. 355) çiçek lahanası: (< T. 481. 171.266 çibiçibi: (< çibi + çibi) Bir çeşit ot (DS. 1203) çiçekli bitkiler: (< T. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi (TS.: çeçek. 104. çiçek + soğanı) Lâle gibi çiçeklerin ekim zamanı köklerinde oluşan soğan biçimindeki yumru filiz (TS. III. Ağz. 109. SA. 77. Ka. üreme organları gizli olan bitkiler sınıfı (TS. 482) çiçek soğanı: (< T. ETA.

102) çiğelek: (< ET. hünnap (TBAS. Colchicum. 368. 1208) çiğirdik: (< ? ) Ökse otu (DS. III. çiğindirik < çiğin+dirik. türlü renklerde çiçek açan bir kır bitkisi. 211. 517). Clauson. AAT. ormanlarda yetişen 3-4 m boyunda olan ve zehirli bir çiçek (DS. 1206) çiğde: (< ET. 485. Ağz. yigde. ekin. 515) Köylerde süt süzmeye yarayan. 414) Kuru fasulye (DS. 486) Filiz. EYA. 3. Bu biçimlerdeki –r-’ler sonradan türemiştir. cil. 71) çiğdem: (< ET. DS. 72. Nişanyan. ST AT.? yilek/ciğlek/çiğelek. III. Eren. III. BTS. 217. 2. 1208) çiğirdek: (< çekirdek) Olmamış kavun (DS. Topraktan yeni çıkan bitki.267 çifin: (< ? ). 92. çok yıllık. 246. Tietze. Tazeyken yenilen dikenli bir çeşit ot (DS. Doerfer’e göre tipik bir kültür sözü olarak Türkçeden çok. Tietze. OAAD. III.: cil) 1. bazı türlerinden safran elde edilen. 77) bk. 1209) çiğit: (< Eski kaynaklarda çığıt olarak geçer. Tietze. çigit. Tietze. 516. 74. (And. ran kökenli bir ögedir. III. 516) bk. çilek (DS. 170.: çivtan) Zambakgillerden. çig. < ET. bir iki metre uzunlukta. yumruları yenen. III. Yaprakları sebze olarak kullanılan labadanın çok tazesi. II. TBAS. yaprakları dikenli ve üst tarafında haşhaş başı gibi yuvarlak bir başı olan ot türü (DS. 178. Tietze. çigdem. Nişanyan. 1205) çiğ: (< ET. GD AT. III. yumrulu. Ağz. taze yaprak (DS. 1213) . 1206) çiğindirik: (< T. 1210) çil: (< Erm. 212. 77. (And. UA. 1249.: cifin) Fundalıklarda. Ağızlarda çiğirt ( > çiğirdek) biçimleri de göze çarpar. Clauson. ETA. III. 414. 1. III. T YA. Ağz. 139. 77). (TS. (And.

1206. III. 1220) çim: (< ET. Tietze. III. Eren. (TS. 965. çıldırım) Çay kıyılarında yetişen bir ot (DS. 1. bazen de haşlanıp salata yapılarak yenen bir ot (DS. Illicium anisatum. Çin + Yun. çilek < çiğelek. çiçekleri beyaz bir bitki. 2. < ET. Lolium. 1. III. III. III. III. III. 488) çingiş: (< ? ) Arapsaçı da denen ota benzeyen ve bazen çiğ. 1220) çil soğan: (< Erm. 1214. Fragaria xananassa. 487) çilgi: (< ? ) Siyah üzüm (DS. 1228) . sapları sürüngen. K AT. T YA. is. 73) çilbirtir: (< ? ) bk. III. 518) Buğdaygillerden. -u) Manolyagillerden. DS.A. cil + T. 1217) çil pancar: (< Erm. tsvabur. III. BTS. anison + T. soğan) Taze soğan (DS.268 çilbaş: (< Erm. bahçelerin yeşillendirilmesinde yararlanılan çok yıllık bitki. çınar (DS. 1224) Çin anasonu: (< öz. Bu bitkinin güzel kokulu. Nişanyan. 486. 73) çildirim: (< T. Nişanyan. pembe. TBAS. III.. sarı renkteki çiçekleri anason kokan bir ağaççık. otu. 1. cil + T. çim veya çım. 73. 1. cil + banjar) Labadaya benzeyen bir bitki (DS. 487. kırmızı renkli meyvesi. 138) çilek üzümü: (< T. Gülgillerden. 378) çimit: (< ? ) Siyah susam (DS. 93) 1. 77. 76”) Semiz otu (DS. çilek + üzümü) Bir tür üzüm (TS. 153. 139. yavşan otu (TBAS. baş) bk. XII. TBAS. 1214. Gaz. (TS. 282) çilbir otu: (< ? Erm. çım. “< ? Erm. 4479) çilek: (< T. DS. tsvabur ‘çılbır’ + T. (TS.

GD AT. DS. lahano + T. Cinnamonum cassia. is. yumrulu. 500). 1236) çirti: (< T. Nişanyan. çirtik) Kuş üzümü (DS. sirīş + T. Genç yaprakları sebze olarak kullanılır. Eremurus spectabilis. 1238) çirtik: (< T. 390. XII. leylāk + T. şatl. is. 1. is. III.269 Çin gülü: (< öz. 1179) çini çıtlık: (< ? çini + T. 134) . 522). DS. TBAS. gul + T. < Far. parlak yapraklı. 100 cm kadar yükselebilen. -sı) Çin’de yetiştirilen bir tür lahana (TS. sirīş “tutkal” < sirīşten = OFar.: çişan) Sarmaşık (DS. Çin + Yun. 144. Ağz. (TBAS. 4479. -ı) Tespih ağacı (TS. EYAD. 1235. 2. 368. 313) çiriş otu: (< Far. otu) Zambakgillerden. fide (DS. 3788. 73. Asphodelus. 94) 100–150 cm yükseklikte. 489) Çin leylâğı: (< öz. III. Eren. ağacı) Defnegiller familyasından. 1228) Çin karanfili: (< öz. 4698. 489. hüsnüyusuf (TBAS. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. sriştan. 1243. (And. AVA. -i) bk. Eren. 78. 232. sarımsı çiçekli ve otsu bir bitkidir. ADYA. III.: şitil) Fidan. 74. (TS. 73) Çin lahanası: (< öz. Tietze. 187. kisón. çok yıllık. çıtlık) Kökünden sakız yapılan ot (DS. çiçekleri yaprak koltuklarında ya da dal uçlarında bulunan. III. X. BTS. III. sirīş. 1. DA. (BTS. 1. DS. DS. III. tarçın + T. is. kamelya (TS. (And. aranfül + T. KBAYA. DS. Ağz. -ü) bk. Çin + Ar. Çin + Far. çirti) Dikenli ardıç ağacı (DS. UA. 171. 140. Çin + Far. gövde ve dal kabukları baharat olarak kullanılan bir tür. is. 489) Çin tarçın ağacı: (< öz. 1239) çitil: (< Ar. XII. Çin + Far. III. Tietze. 140) çiriş: (< Far. 1238) çisan: (< Yun. 307.

Tietze. Celtis. iki veya çok yıllık. Capsella bursa pastoris. III. çiteme < çite-me. 1. 74. çōbān + çerā + T.: çitemek. kabuğunun üzerinde sık ve birbirini kesen küçük yarıklar bulunan tatlı bir kavun cinsi (DS.. beyaz çiçekli. Ağz. 74) çit sarmaşığıgiller: (< T. çitlek) Ayçiçeği (Ka. salis tinctoria. daha çok tarla kenarlarında yetişen. (TS. Convolvulus sepium. Clauson ise alıntı olduğu olasılığı üzerinde durmuş. -sı) Turpgillerden. Räsänen (s. (TS. (TS. çüvit olarak geçer. 491. çitlembik) Fındık (And. 1254) . çivit + otu. 523) Gri renkli. parlak sarı çiçekli. 1244) çitime: (< T. tüysüz ve uzun saplı. 95”) Baklagillerden. 141. 491) çivit otu: (< T. çitili + kavun) Bir çeşit kokulu kavun (DS. çok yıllık ve otsu bir bitki. 141) çobançantası: (< Far. 1244) çitlek: (< T. mercimekten az büyük. III.270 çitili kavun: (< T. 1. III. Eren.: çörlövük. 1. çit sarmaşığı. çit + sarmaşığı + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. 270) çitlembik: (< T.Y. TBAS. 1. çitlembik < çitle-mik. kışın yapraklarını döken ağaççıklar. “< Orta Türkçede çüwit. 40–90 cm yükseklikte. 491. kahkaha çiçeği. (And.112) çivit’i ? işaretiyle Uygurca yipin. 523). otsu kısmından mavi renkli çivit boyası elde edilen bir bitki türü. 492. -sı) Kuşkonmaz denilen bitki (DS. BTS. buruk lezzette meyvesi olan. TBAS. TBAS. küsküt gibi bitkileri içine alan bir familya (TS. 1294) çit sarmaşığı: (< T. çit + sarmaşığı) Çit sarmaşığıgillerin örnek bitkisi olan. DS. sarılıcı. ancak kökenini bilmediğini dile getirmiştir. BTS. (TS. çōbān + Yun.A. 1. III. Tietze. 1246. 1246) çitlevik: (< T. yipün biçimiyle karşılaştırmıştır. III. çitemik) Karaağaçgillerden. 1293. mahmude. çörtleük) (DS. 74. yemişleri torbayı andıran bir yaban bitkisi. Ağz. 494) çobançırası: (< Far. geanta + T.

(And. DS.271 çobançökerten: (< Far. III. çōbān + Yun. ekşimsi. kaldıran). -ü) Çobanpüskülügillerden bir süs bitkisi. III. iğnesi) Itır çiçeği cinsinden kokulu bir bitki. kūstek + T. 1255) çobankaşığı: (< Far. dalları dikenli ve dokunduğu yeri kızartan bir ot (DS. düdüğü) ki çeneklilerden. çōbān + T. 494) çobandüdüğü: (< Far. çōbān + T. opuscolo + T.: çobankalgıdan) Bir veya çok yıllık. nemli yerlerde yetişen bir bitki. çōbān + T. dikenli. (TS. III. (TS. yürek biçimi yapraklı. Ağz. 494) çobanekmeği: (< Far. katmerli içi çok sulu bir bitki (DS. beyaz veya pembe çiçekli. meyhaneci otu. Geranium. III. 1254) çobandeğneği: (< Far. otsu bir kır bitkisi. soluk pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. III. Polygonum aviculare. 1255) çobanpüskülü: (< Far. çökerten) Karpuz teveği gibi yarım metre kadar uzunlukta. ekmeği) Dağlarda yetişen. çōbān + T. Centaurea calcitrapa. 75. elması) Ufak boylu ağacın mısır büyüklüğündeki kırmızı meyvesi (DS. 1. 494) çobankaldıran: (< Far. 494) . 1. olgunlaşınca meyveleri kaşık şeklini alır (DS. III. Llex aquifolium. -i) Karamama denilen bir bitki (DS. 1. çōbān + T. 1. çōbān + T. Asarum europaeum. (TS. çōbān + Far. çōbān + t. çōbān + kaşığı) Dağlarda biten bir çeşit bitki olup. 1254) çobaniğnesi: (< Far. -i) Kara buğdaygillerden. 1254) çoban kösteği: (< Far. sap ve yapraklarında keskin bir koku ve acı bir tat olan. 1254) çoban elması: (< Far. (TS. dekanós + T. (TBAS.

çōbān + Ar. III. III. tarağı) Maydanozgillerden. üzümü) Kışın yapraklarını döken. -i) nce. taneleri içli bir çeşit buğday (DS.: çomağ) 1.272 çobanpüskülügiller: (< Far. 495) çoban üzümü: (< Far. nefes + T. III. 1259) çok yıllık: (< T. 2. çalı görünüşünde ve soluk yeşilimsi pembe çiçekli bir bitki. 494) çobansüzgeci: (< Far. 1262) çomak: (< ET. süzgeci) Yoğurt otu (TS. 75) çocuk nefesi: (< T. beyaz çiçekli bir bitki. 529). (< And. çōbān + t. 1265) çonça: (< ? ) Sarımsak (DS. 499) çolaka: (< ? ) Ebegümeci (DS. MBTS. opuscolo + T. Scandix. çōbān + T. 1255) çokal: (< ? çokal. 30 cm kadar yükseklikte. ŧā iye + T. 1268) . III. 1. örnek bitkisi çobanpüskülü olan bitki familyası (TS. toprak mantarına benzeyen huni şeklindeki ağzı yukarı olan bir çeşit ot (DS. 596. III. çok + yıllık) Yıllarca toprak üstünde ve toprak altında canlılığını sürdürebilen bitki (TS. Zehirli bir bitki. 1. Vaccinium myrtillus. Tietze. (TS. 527) Kızılcık (DS. çomak. Ağz. 495) çobantuzluğu: (< Far. kokusuz. 1255) çobantarağı: (< Far. ufak yapraklı. Tietze. Kılçıksız. tuzluğu) Sarı çalı (TS. çōbān + T. 495) çobantakkesi: (< Far. ilkbaharda minik. beyaz çiçek açan bitki (DS. (TBAS. 1. 1. III. -si) Dağlarda ve kırlarda yetişen. çōbān + T. çōbān + T. tarlalarda çok rastlanan. 1. 1. -ü + -giller) ki çeneklilerden. çocuk + Ar.

2. 1282) çöl turpu: (< Moğ. 1284) çömçöm: (< çöm + çöm) Süpürge yerine kullanılan bir cins ot (DS. yabanî turp (DS. çöl + Far. III. III. ç’ort’t’u. dut çöğürü. Tietze. 76) . ban otu (TBAS. bir çeşit dikenli yaban bitkisi. yapıları nitrat anyonunca zengin olan bitkiler (ruderal bitki). Ahlat dikeni (DS. çöp + bitkisi) Genellikle çöplüklerde ve terk edilmiş yerlerde yetişen. boynuzlu gelincik çömlek otu: (< ? çömlek + T. 1. III. 1285) çömelen: (< T. 1276) çöğür: (< Çağ. çökeren) Kırlarda. Ağz. III. (TS. 76) çöp bitkisi: (< T. 2.: çöğül) 1. 531) Yabani ardıç ağacı (DS. 500. III. 1273) çorum: (< öz. (BTS. Tohumdan yetişmiş küçük fidan.273 çoral: (< ? ). -u) bk. EYA. III. çömelen) Kılçıksız bir çeşit fasulye (DS. 179) çortu: (< Erm. çengel sakızı (TBAS. 1273) çöbek: (< ? ) Kökünden sakız çıkarılan bir çeşit ot (DS. dağlarda biten bir çeşit diken (DS. çatlatan) bk. 532) (And. III. 1270. DS. is. III.: çolar) 1. otu) bk. Çorum) Soya fasulyesi (DS. Ağz. Yabani zeytin ağacı. 146) çöp içi: (< T. Bodur ağaç. 1289) çöpkanak: (< T. çöp + kanak) bk. III. turb + T. III. Maydanozgillerden. Tietze. 1280) çökeren: (< T. çöp + içi) Kocakarı ilacı yapmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. 3. 1286) çömlekçatlatan: (< ? çömlek + T. çöğürce) Çiğdem (DS. III. 1281) çökülce: (< T. çükür/çügür. (And.

mavi çiçekli ve otsu bir bir bitki. çörek otu (TBAS. BTS. topraklı fasulye (DS.274 çöpleme: (< T. 1290) çöpür: (< ET.. III. çörek + T. yaprakları geniş ve parçalı. çortük. 469. çörek. 1. < ??. TBAS. çok yıllık. 77) çört: (< ? ) Meşe ağacına benzeyen bir çeşit ağaç (DS. Tietze. (TS. T YA. III. “< ET. 503. 147.A. BTS. çördüğü. Tietze. -ı. 504. otsu bitkiler. III. çörtüh. bir yıllık. çötür. cürdük. kökleri iç sürdürücü olarak kullanılan. çöpürlü) Çöplü. 1297) çötüre: (< ? ) Yeşil domates (DS. III. 1291) çördük: (< Türkçe bir türev olduğu anlaşılıyor. Helleborus. Nigella damascena. 1. 1291) çöpürlü: (< T.Y. 1. çöpür. (marulcuk). III. yeşil çöpleme ve sarı çöpleme gibi türleri olan. çörtük. 1295. cövür. 536). 1291. Yabanî armut. ülkemizde iki türle temsil edilen. III. 100. otu) Düğün çiçeğigillerden. otu) bk. çertük. Eren. 1297) . diken) Kırmızı renkli. 1293) çöti tiken: (< ? çöti + T. ahlat. Muşmula (DS. çördik. 25-50 cm yükseklikte. çörek + T. Ağz. Krş. TBAS. 1292. 146) çöplöv: (< ? ) Ayçiçeği (DS. manitari + T. çöyür) 1. meyvesi yenilmeyen bir çeşit çalı (DS. (TS. 2. çörek + Yun. çortuk. 237) çöre otu: (< T. kara çöpleme. (And. çöpleme) Düğün çiçeğigillerden.: cördük. 536”) Ormanlık alanlarda yetişen bir mantar (TS. Tietze. 535) Kırlarda yetişen meyvesiz bir çeşit ağaç (DS. çertik. 77. III. çövür. 503) çörek otu: (< T. 396. 77) çörek mantarı: (< T.

cūl. 70. çiçeği) ki çeneklilerden. değişik renkli çiçekleri ve rozet yaprakları olan. 455”) bk. 270) çubuk ağacı: (< T. 1302) çulluca: (< Ar. TBAS. III. 4481) çözümelek: (< ? çöz-ü melek) Büyük mantar (Ka. (And. çūħa + T. salatası yapılan ot. (TS. kök boyası (TBAS. Bir çeşit kırmızı biber. 1. çiçekleri ışınsal simetrili. kir temizleyici bir bitki. Nişanyan. 1300) çuha çiçeği: (< Far. kapsül tipi meyveleri olan. yeşil biber (DS. 538). 506. çubuk + boya) bk. 147) çukur: (< Yun. -luk) Meyvesi müshil yerine kullanılan bir çeşit ağaç (DS. 101) (And. pembe veya mor çiçekli bir süs bitkisi. Primulaceae. 1. TS. BTS. 147) çuha çiçeğigiller: (< Far. (TS. 1. çanak ve taç yaprakları 4-9 parçalı. XII. Ağz. -luca. çūħa + T.A. saçak mantarı (TBAS. BTS. 2. ülkemizde 9 cins ve 40 türle temsil edilen. Ağz. ovaryum üst nadiren orta durumlu.: çuhur) Yeşil ve taze iken yenen. çok yıllık. 77. Eren. 506. “< Ar. cūl + T. sarı. Tietze. III. < çöven < çöğen “kökünü bilmiyoruz”. beyaz. DS. TBAS. Mabea. tsiħórion. kökü ve dalları suyu köpürten.: çevgen) Pembe veya beyaz çiçekli. örneği çuha çiçeği olan.275 çöven: (< ? çoğan. 1256) çövre: (< ? ) Çitlembik (DS. 79. çubuk + ağacı) Sütleğengillerden. 1. 504. 1303) . hindiba (DS. içi delik olan dalları çubuk gibi kullanılan bir ağaççık.. 78) çuçka: (< ? ) 1. acı. III. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS. (TS. dere kenarlarında da yetişen. er dişi. 505) çubukboya: (< T.Y. Saponaria officinalis. 78. III. 78) çulluk: (< Ar. bir ya da çok yıllık. nce uzun. çiçeği + -giller) ki çeneklilerden. yaprakları karşılıklı ya da dairesel dizilişli. cūl + T.

tadırgan) Tarlalarda kendiliğinden yetişen ve yenilebilen büyük yapraklı bir çeşit ot (DS.. 508. 960) çükündürük: (< Far. yuvarlak acı biber (DS. XII. Lahana (TS. 1320) . -lukça) bk. çüklüce) bk. IV. DS. 2. (TBAS. 1307) çülül: (< ? ) Kuş üzümü (DS. DS. 1317) dadel: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS. III. 1303) çüçerka: (< ? ) Küçük. III. 1308) çünk: (< ? ) Çok yıllık. 4481. 102). çükündür –1 (DS. yuvarlak acı biber (DS. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. Pancar (çüklüce. çu undur. Eren. III. AAT. III. -lu + oğ(u)lu) Bir çeşit üzüm (DS. IV. 1319) dadırgan: (< T.A. 1309) çüttöyuħ: (< ? ) Peygamber çiçeğine benzer bir çeşit ot (DS. 176. III. 1306) çüklüce: (< T. 3. III. cūl + T. çükündür – 1 (DS. Gaz. 1310) -Ddadah: (< ? ) Yumruları yenilebilen tatlımsı bir bitki (DS. III. IV. 1. Trollius ranunculinus. cūl + T. Sulak yerlerde yetişir. 212. TaS. 1307) çükündür: (< Far. 1307. 79) çüşka: (< ? ) Küçük. çu undur + -ük) bk. çükündürük).276 çullukça: (< Ar. II. 78) çulluoğlu: (< Ar. saçak mantarı (TBAS. 1. Havuç. III. III.

2. kuvvetli kokulu ve çalı görünüşünde bitkilerdir (TBAS. fasulyeye benzer taneleri olan yabani bir bitki (DS. 1. sarı çiçekli ve çok yıllık bir dağ bitkisidir. Kışın yaprak döken veya dökmeyen. 1. bā ilā + T. 81) dağdağan: (< Far. Scorzonera rigida. çok yıllık. dağ + ? çöven + T. 511. dağ + Çin. IV. sarı veya pembe çiçekli ve çalı görünüşünde bitkilerdir. (TS. dağ + Ar. dağ < ET. DS. 149. 1324) dağdağan ağ: (< Far. 511) dağ çöveni: (< T. dağarcık < ET. DS. 1324. ta + Far. (TBAS. BTS. Nişanyan. IV. 80. 1325) . da da ān + T. Teucrium montana. -u) Yabani armut. dağ + dalak + otu) 5-10 cm yükseklikte. -ı) Dağda yetişen çam türü (TS. daphnē. eflatun renkli. 511) dağdel: (< T. tagar+cık. çay + T. Çitlembik ağacı ve meyvesi. (TBAS. BTS. tüylü. gilaburu (TBAS. dafni = EYun. emrūd + T. 1. 1323) dağbaklası: (< T. 1. ahlat (TS. kalın köklü. IV. beyaz. 1323) dağ çamı: (< T. IV. 80. Thymelaceae. 85) Daphne türlerine verilen genel ad. da da ān. 1. 1323) dağ armudu: (< T. 149) dağarcık: (< T. -sı) Ekin tarlalarında biten. yeşilimsi. -ı) Ballıbabagiller familyasından.277 dafne: (< Yun. Tietze. 611) Dağlarda yetişen yabani bir yemiş (DS. gövde ve çiçekleri kaynar suya katılıp çay olarak içilen. yer yatık ve çiçekleri soluk sarı renkli bir dalak otu türü. AVA. 119) dağ dalak otu: (< T. dağ + çileği) Dağda yetişen çilek. 511) dağ çayı: (< T. IV. şam’ + T. ağacı) bk. MBTS. Kömürü çok kuvvetli olan bir ağaç (DS. otsu. dağ + del) Yaban cevizi (DS. dağ + Ar. IV. yaban çileği (TS. 260) dağ çileği: (< T. 545) 1. sarı. -i) 10-30 cm yükseklikte.

kemmūn + T. dairesel dizilişli. 8) dağ kestanesi: (< T. -u) bk. -ı) bk. çok yıllık. 20-70 cm yükseklikte. Anemone vulgaris. kefe kimyonu (TBAS. 1. 82) dağ marulu: (< T. (TS. çok yıllık. -si) Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen sert yapılı ağaç ve bu ağacın meyvesi. -i) Toprak üstü kısımları Doğu Anadolu Bölgesi’nde süpürge olarak kullanılan bir bitki. 82) . anemon. acı kavak (TS. dağ + elması). dağ + Far. (TS. dağ + Far. lāle + T. bir yıllık. dağ + eriği) Yabanî erik (TS. otsu bitki. 1321) dağ eriği: (< T. Ağz. 513) dağ kimyonu: (< T. 81) dağ kavağı: (< T.278 dağ elması: (< T. Prunella vulgaris. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. dağ + Yun. -ü) Gelincik (DS. (TBAS. maruli + T. yaprakları basit ya da hafif parçalı. dağ + Far. 513) dağlama: (< T. IV. 1. Sloane berteriana. -si) Düğün çiçeğigillerden. dağlama) Bazı chrysanthemun türlerine verilen genel ad. 1325) dağ karanfili: (< T. sarı çiçekli ve otsu bitkilerdir (TBAS. aranfül + T. (BTS. Hyoseris radiata. dağ + kavağı) bk. çan biçimi tüylü çiçekleri olan otsu bir bitki. 1. 82) dağ kirazı: (< T. gul + T. (And.: dağalması)Yabani elma (TS. IV. dağ + Yun. mor renkli. dağ + Ar. dağ + erik + otu) Ballıbabagiller familyasından. kastania + T. (TBAS. kiraz (TBAS. 1. 511. 1. dağ + Yun. 511) dağ erik otu: (< T. 149) dağgülü: (< T. fındıksı tipte meyveleri olan. kerasi + T. DS. 82) dağ lâlesi: (< T. -u) 10-25 cm yükseklikte. Xeranthemum annuum.

Arap otu ve Bellavalia cinslerinin türlerine verilen genel ad. sunbul + T. 82) dağ nohudu: (< T. -ü) Zambakgiller familyasından. 83) dağ servisi: (< T. dağ + Far. dağ + Far. 1930) dağ soğanı: (< T. IV. kuvvetli nane kokulu. praso + T. 83) dahat: (< ? ) Lahana (DS. müşkülüm (TBAS. 82) dağ nanesi: (< T. kanlık (TBAS. 1326) dağ sakızı: (< T. Scilla hyacinthoides. nohut (TBAS. dağ + Ar. 82) dağ pırasası: (< T. 83. -ı) bk. śabūn + T. (TBAS. (TS. dağ + ? misgisi) bk. 2. 83) dağ sümbülü: (< T. -si) Yüksekliği 20-50 cm arasında olan. reyĥān + T. dağ + sarmaşık + T. (TBAS. na’nā’ + T. nuħūd + T. 152) dağ sarmaşığı: (< T. dağ + Ar. -u) bk. dağ + yemişi) bk. 82) dağ reyhanı: (< T. dağ + Far. dağ + Yun. 1. sık beyaz tüylü. TBAS. BTS. dağ + üzümü) Pekmezi yapılan siyah bir çeşit üzüm (DS. Yapraklar kuvvetli kokulu. -si) bk. 82) dağsabunu: (< T. dağ + Ar. dağ + soğanı) 100 cm kadar yükseklikte. koca yemiş (TBAS. IV. çiçekler morumsu kırmızı renklidir. 150) dağ üzümü: (< T. çok yıllık ve otsu bir bitki. bodur otu (TBAS. -sı) bk. -u) Bir çeşit ot (DS. 514. Cyclotrichium niveum. IV. serv + T. 1328) . büyük soğanlı. sedir (TS. -ı) Ziziphora (Labiatae) türlerine verilen genel ad. dağ + sakızı) bk. çiriş (TBAS. mavimsimor çiçekli ve otsu bir bitki. Toprak üstü kısımları bitkisel çay olarak kullanılır (TBAS. Bir veya çok yıllık otsu bitkiler.279 dağ misgisi: (< T. 1326) dağ yemişi: (< T.

dalak) bk.+ -gan/-ğan “insana saldıran. fiton) Taze ve yeni fidan (TS. IV. 489) Ağaç (KBAYA. (TS. ısırgan (TBAS. aşılı kiraz (DS. talak + otu) Ballıbabagillerden. 1345) dal limonu: (< T. 1. dal + Far. 1345) dallama: (< T. 1338) dalbastı: (< T. IV. duvar sedefi. dalak < ET.280 dahlı: (< ? ) ncir (DS. 1329) dakırdalak: (< ? dakır + T. dal + bastı) Bir çeşit iri. ısıran”. Tietze. Tietze. 83) dal: (< ET. 1335. -u) Dalından düşüp yerden toplandığı için pek makbul tutulmayan limon (DS. 517) dalik: (< ? ) Ham kavun (DS. līmūn / Ar. 1340) dalfidan: (< T. yüz kadar türü bulunan. dahlia. leymūn + T. otu) bk. IV. dal + Yun. IV. 188) dalağan: (< dala. Akdeniz çevresinde kuru yerlerde yetiştirilen. 553) Yıldız çiçeği (DS. IV. IV. Teucrium chamaedrys. iğnelik (TBAS. güçlendirici. dala + sıçtı) Çok çabuk olgunlaşıp kendiliğinden düşen ve dallara çarpıp patlayan bir cins sarı erik (DS. 83) dalak otu: (< T. 1. tal. 83) dakka otu: (< ? dakka + T. IV. Tietze. 549. 1347) . 517) dalasıçtı: (< T. dallama) Papatya (DS. IV. uyarıcı ve yara sağaltıcı olarak kullanılan otsu veya odunsu bitki. TBAS. 550) Isırgan otu (DS. Clauson. 1346) dalya: (< Fr.

dana + Ar. dam + ? Far. tamar/tamır < tam-. dili) bk. 1. bağa (TBAS. 1. Sedum. damar + otu) Sulak yerlerde biten. taşak. 557”) Yılanyastığıgillerden. 1. koruk + T. Tietze. IV. dana + T. damarlıca) bk. 1. 526) danabaklası: (< ? T. 82. bur(u)nu) Aslanağzı çiçeği (TS. “< ? ET. yaprakları lekeli bir tür bitki. iç bakla. 554) bk. taşak < taş+ak. koruk + T. eski yapıların üzerinde yetişen ve bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan. ince damarlı. DS. tana. 1350) damar otu: (< T. dana + T. damáskino. 566”) Tohumu tespih taneleri gibi olan bir çeşit bitki (DS. 1355) danadili: (< ? T. damar otu (DS. (TS. ılık iklimlerde yetişen otsu bir bitki. geyikdili (TBAS. -sı) Koca bakla. tam + ? Far. Tietze. iltihaplı yaraların tedavisinde kullanılan bir ot (DS. 1350) damar yaprağı: (< T. -u + -giller) ki çeneklilerden örnek bitkisi dam koruğu olan bir bitki familyası (TS. 1355) danaburnu: (< ? T. Tietze. ayağı. dam < ET. IV. Nişanyan. bir veya çok yıllık türleri olan. damar otu (DS. 84) . (TS. tane bakla (DS. IV. 1350) damarlıca: (< T. IV. geniş yapraklı. 525) danaayağı: (< ? T. 1350) dam koruğu: (< T. 84) damaskene: (< Yun. -u) Dam koruğugillerden. 508. 555) Bir çeşit erik (DS. 525. Tietze. “< ET. IV. dana + T. damar + yaprağı) bk. 526) danadaşak: (< ? T. Clauson.281 damarcık: (< ET. IV. daenu ‘inek’. Arum. IV. bā ilā + T. 1353) dam koruğugiller: (< T. < ? EFar. dana + T.

sığırkuyruğu (TBAS. kara. 1. dan gluħ. Bu ağacın çitlembik büyüklüğünde. IV. sulu üzüm (danagözü). memesi) 1. 1356) dancak otu: (< ? dancak + T. dana + T. danagöz (DS. göbeği) bk. Antillerde yetişen. 84) danagöz: (< ? T. otu) bk. 1. 1367) dardağan: (< “dağan” dağınık’tan “dar + dağan”. dana + T. Epipactis. (TS. (TS. 633) 1. kuyruğu) bk. IV. ağacı) Dulaptal otugillerden. taraklık + otu) Anasongillerden bir bitki (DS. kıran + otu) Salepgillerden. dentelle + T. gözü) bk. dana + T. ısırgan (TBAS. 139) dangalak: (< ? Erm. IV. 2. Lagetta. Milium effusum. domuzağırşağı (TBAS. 527) daraklık otu: (< T. IV. Tietze. sünger gibi kullanılan. MBTS. 84) danamemesi: (< ? T. dana + T. göz) Bir çeşit ekşi. bataklık yerlerde yetişen bir bitki. Çiğdem gibi bir bitki (DS. 1359) dantara: (< ? ) Bir cins beyaz erik (DS. dana + T. sert çekirdekli tatlı yemişi. 1. 558) Ispanağa benzeyen bir bitki (DS. 1. 1363) dantel ağacı: (< Fr. kabuk lifleri dantele benzeyen bir ağaç. 529) . 1356) danakıran otu: (< ? T. Bir çeşit kara üzüm. IV. IV. dana + T. 526) danakuyruğu: (< ? T. 1356) danagözü: (< ? T. (TS. Palmiye cinsinden bir ağaç 2. (DS.282 danagöbeği: (< ? T.

ahlat (DS. tarı. darıca otu (TBAS. darıca) bk.283 darende: (< öz. 31.: davşımak) 1. Pırnal ağacı. DS. (And. Ağz.. DA. ırmak kıyılarında kendiliğinden biten tatlı meyveli bir bitki (DS. 152. 1. 314) darıca: (< T. 1382) . 1369. III. otsu bir bitki. darıca otu (TBAS. IV. EYAD. Nişanyan. Cistaceae. 153. az sulu bir üzüm çeşidi (DS. miśr + T. 100. DS. 2. IV. Echinochloa crusgalli. 1377) datlıbilem: (< T. Yaprağı yapışkan bir ot.A. 85) darıcan: (< T. bir yıllık. 1370. taş + Yun. 32. Kendisi ve çekirdeği uzun ve tatlı. IV. 1433) darı: (< ET. ufak taneli. Eren. meyveleri için yetiştirilen. hardala benzer iri yaprakları olan ve yemeği yapılan. çok kokulu iyi cins bir kayısı çeşidi. (DS. tek yıllık. IV.. GBAA. 1371) daş kiraz: (< T. K AT. tohumları gereğinde buğday yerine besin olarak kullanılan. 530. (And. kuş yumurtası gibi meyvesi olan kokulu bir bitki (DS. IV. BTS. 192.: derende) 1. 136. darıca + otu) Sulak yerlerde biten. kerasi) Bir çeşit kiraz (DS. darı + Ar. emrūd) Yabani armut. 33. 1. (TS. 1382) davşancık: (< T. tarı < T. otsu bir bitki. Ağz. IV. is.5 m kadar yükselebilen. 1377) daşlıca armut: (< T. Darende). (TBAS. AA. -ı) Cin mısırı. kuraklığa dayanıklı. sivri uçlu mısır (DS. Panicum. tavşancık) Kolay yanabilen. 3. Koyu kırmızı renkli. IV. Gaz. 82) Buğdaygillerden. 85. darıcan) bk. 106. taşlıca + Far. 125. 85. IV. 1378) davşanak: (< ? ). 2. sulak yerlerde ve pirinç tarlaları içinde yetişen. IV. tatlı + bilem) Kırlarda. 90. Funda. TBAS.+ . 85) darıca otu: (< T. 1370) darı mısırı: (< T.

ETA. Köklerinden çiriş elde edilir. DS. 1383) dedebört: (< T. Lepiota procera. çok yıllık. II. yumrulu. 2. is. Asphodeline tenuior. Dāvūd + T. 86) dede gülü: (< T. dekaniki < dekanós + T. (TBAS. 86) dededeğneği: (< T. domates. 569). -cu) Böğürtlen (DS. 86) dedemene: (< T. IV. yenilebilen bir ot (dedemsakalı). IV. ortasında mememsi bir çıkıntısı olan ve yenilebilen bir mantar. IV. tavılku. 1398) dedesakalı: (< T. Jurinella moschus. (And. 1382) davun otu: (< ? davun + T. asalak bir ot (DS.: dovun) Mısır. beyaz çiçekli ve otsu bir tür. Tietze. yaprağı) Sulak yerlerde yetişen. 594) . dede + ? bört) Şapkası sütlü. 1382) davulgu: (< ET. (TBAS. kavun. davulgu. 1383. Tietze. otu). havuca benzeyen. dede + sakalı) Kırlarda yetişen. dede + ? mene) bk. sert ve dayanıklı bir ağaç (DS. dedem + sakalı) bk. IV. dede + Far. bk. tavılku. -i) Çok yıllık. IV. (DS. IV. -ü) Bodur. Ağz. büyük yaprakları bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan bir ot (DS. üzerinde koyu renkli parçacıklar bulunan.: davılga) 1. Ağz. 4487) Davut yaprağı: (< öz. karpuz gibi bitkilerin köküne yapışarak büyüyen. dedesakalı (DS. otsu ve pembe çiçekli bir bitkidir. (TBAS. gul + T. (And. XII. 569) Kocayemiş ağacı ve meyvesi (DS. 1379. IV. 86) dedemsakalı: (< T. ŧabl + T. 1398. kahverengi veya beyaz. Hint yağı ağacı (TBAS. dede + Yun.284 davulcu: (< Ar. Kırmızı kabuklu. mavi çiçekli. 1382) davulga: (< ET.

IV. TBAS. 1401) değirmenci: (< T. IV. değirmenci + üzümü) bk. (DS. 1401) dek: (< ? ) Şeker pancarına benzeyen. Nişanyan. değirmenci (DS. 1. IV. yaprakları güzel kokulu ve yaz kış yeşil olan bir ağaç. dáfni + T. IV. birçok türü içine alan bir bitki familyası (TS. 86) delibadılcan: (< T. 1410) . yaprağı) Çeşitli yiyeceklere güzel koku versin diye katılan yaprak (TS. sarı ya da beyaz çiçekli. deli + alan + Yun.285 dedesakalı mantarı: (< T. 1406) delialan maydanozu: (< T. 537) değirmen armudu: (< T. 575. 537. tegirmen + Far. kavak ağacı (DS. -u) Yazın olgunlaşan ve yeşil renkli olan bir armut çeşidi (DS. emrūd + T. 1406) dekavun: (< ? ) Servi. 1. bādingān) Domates (DS. -u) bk. dáfni. (TS. değirmenci) Siyah bir üzüm çeşidi. 153) defne yaprağı: (< Yun. yumru köklü. 1401) değirmenci üzümü: (< T. (değirmenci üzümü). dede + sakalı + Yun. 1. BTS. meyvelerinden yağ elde edilen. kar beyazı veya soluk sarı renkli bir mantardır. dalları üzerinde dikenli çıkıntılar bulunan. dáfni + T. 153) defnegiller: (< Yun. manitari + T. çayır sedefi (TBAS. 85) Defnegillerden. 86. Hericium coralloides. -giller) Örnek bitkisi defne olan. -ı) Çok dallanmış. değirmen < ET. BTS. iki çeneklilerin ayrı taç yapraklılarından. IV. 2-5 m yükseklikte. tatlı ve yenilebilen bir bitki (DS. Tietze. 86) defne: (< Yun. deli + Ar. bādincān < Far. yaprakları kokulu. IV. 537. (TBAS. Laurus nobilis. makedonesi + T.

Rozet yaprakları sebze olarak kullanılır. kerasi) Bir çeşit kiraz (DS. manitari) Şapkası kırmızı veya turuncu renkli. 1412) delikara: (< T. BTS. 86) deli batbat: (< T. deli otu (DS. IV.286 delibardağan: (< T. IV. 1069) delierik: (< T. deli + Ar. deli + Yun. (TBAS. deli + Yun. 87) deliot: (< T. deli + boynuz) bk. ban otu (TBAS. 1412) deli lâle: (< T. lāle) bk. 87. deli + kara) Bir çeşit siyah üzüm (DS. makedonesi) 30-60 cm yükseklikte. 1411. zehirli olmakla beraber öldürücü olmayan bir mantar (TBAS. IV. otsu ve yabani bir bitki. delice) 50-100 cm yükseklikte. kadife çiçeği (DS. erguvan (TBAS. deli + buğday) Kunduru denilen buğday çeşidi. TaS. deli + erik) Çakal eriği (DS. II. pipéri) Kırmızı. 1412) delikiraz: (< T. yumru köklü. deli + ot) bk. 86) delibiber: (< T. 1411) delikanlı: (< T. ban otu (TBAS. deli + kanlı) Kına çiçeği. (TBAS. IV. IV. 1411) delice: (< T. IV. deli + Yun. 1411) deliboynuz: (< T. 155) deli maydanoz: (< T. Oenanthe pimpinellodies. bir yıllık. deli + Yun. IV. deli + Far. deli + ? bardağan) bk. kırmızı buğday (DS. 87) deli mantar: (< T. lâle (TBAS. Lolium temulentum. acı biber (DS. DS. IV. 87) delibuğday: (< T. 87. 1413) . baŧbāŧ ) bk. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir.

(TBAS. 155. 87. sa‘leb) Dammer türünün kurutulmuş yumrularıdır. Casuarina. çok yedikleri zaman da onları patlatan. demircik) bk. (TBAS. deli + ? yulaf) bk. ana yurdu Avustralya olan bir evcikli veya iki evcikli bir ağaç. temir + ağacı) ki çeneklilerden. demir + bozan) Tirfil. deli + Ar. demir + ağacı + -giller) Yaprakları dairesel dizilişli. 550) demir ağacıgiller: (< T. 150 cm kadar yükselebilen. domuz baklası (TBAS. IV. erkek ve dişi çiçekleri ayrı ayrı olan. (BTS. koyu yeşil renkli. kayışkıran (TBAS. deli + tütün) Domatesgiller familyasından. 375) demir ağacı: (< T. Alyssum. Nicotiana rustica. 94) demal: (< Far. demir dikeni (TBAS. 87) deli tütün: (< T. at ve eşeklerin az yediklerinde ağızlarını köpürten. deli + otu) Turpgillerden. dişbudak (TBAS. demir + delen) bk. (TS. odunu sert olan ve süs eşyası yapımında kullanılan. 88) demirdelen: (< T.287 deli otu: (< T. büyük yapraklı ve yeşilimsi sarı çiçekli bir tütün türüdür. 1413) deli yulaf: (< T. 218. IV. demir < ET. 2503) delüce bakla: (< T. demir + pıtrağı) bk. 1. 155) demir bıtırağı: (< T. DS. 88) demirbozan: (< T. Göksun bölgesinde elde edilir ve salep yerine satılır. 547. bahçelere süs olarak dikilen. Casuarinaceae. 1417) demircik: (< T. Colchicum cilicium. IV. 1. delice + Ar. bā ilā) bk. çok yıllık bitkiler. demir ağacı türü Batı ve Güney Anadolu’da yetişen. dem + T. kuduz otu. (TS. yabani yonca (DS. BTS. 1413) deli salep: (< T. sivri yapraklı bir dağ otu. DS. ibran (DS. VII. al) Küçük yaban eriği (K A. 88) .

kapsül nadiren de üzümsü meyveleri olan. 88) denizgülü: (< T. deniz + Far. çok yıllık. 155) demir dikenigiller: (< T. bir ya da çok yıllık bitkiler (BTS. er dişi. demir + ? yonca) Yoncaya benzeyen bir ot (DS. Tamarindus indica. deniz < ET. 108. (TS. TBAS. meyvesi 10 mm kadar çapında. 551. otsu ve sürünücü bir bitki. Baklagillerden. temr-i hindī “Hint hurması” < temr hurma. 155) demirhindi: (< Far. IV. mavi. (BTS. 88) demiryonca: (< T. 2. IV. 1418) denden: (< den + den) Bir çeşit kır meyvesi (DS. yalnız yaşayan türleri içine alan bir cins. 88) demir otu: (< T. IV. teŋiz + börülcesi) 40 cm kadar yükseklikte. boynuz şeklinde sivri uçlara sahip. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. Salicornia europaea. (TS. 551) demirli: (< T. 1418. Tribulus terrestris. ovaryum üst durumlu. demirli) Büyük dut ağacı (DS. mercanlar sınıfından dokunaçları oldukça kısa. Eren.288 demir dikeni: (< T. otsu ya da çalımsı. Bu ağacın meyvesi. (TBAS. çiçekleri ışınsal simetrili. sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç. kırmızı. demirleyen) bk. IV. demir + dikeni + -giller) Yaprakları karşılıklı ya da almaşlı dizilişte. 1418. çiçekleri küçük ve açık sarı renkli. 1418) demirliyen: (< T. Nişanyan. TBAS. 1. TBAS. 88. 87) 1. demir + dikeni) Toprak üzerinde yatık olarak bulunan. 1. demir dikeni (DS. demir + otu) Ayrık otu (DS. 158) . IV. 1420) deniz börülcesi: (< T. yeşil renkli. -ü) Sölenterlerden knidliler filumunun. BTS. gul + T. ülkemizde beş cins ve altı türle temsil edilen. kanatlı fındık. Actinia. çanak ve taç yaprakları beşli ve serbest.

1424) deniz pırasası: (< T. -si) Maydanozgillerden. 558) deniz rezenesi: (< T. IV. praso + T. beyaz sütlü ve otsu bir bitki. 559) deper otu: (< T. 1. -si) 50 cm kadar yükseklikte. yaprakları pulsu ve kın hâlinde dalları sarmış.289 deniz otu: (< T. Crithmum maritimum. deniz kumsallarında bol olarak yetişen. ıtırlı bir bitki. 158) deniz üzümügiller: (< T. 1-2 m yükseklikte. BTS. Deniz kenarlarındaki kayalar üzerinde yetişir. 89) deniz teresi: (< T. -sı) Denizlerde yetişen bir tür yosun (TS. meyvesi bezelye büyüklüğünde. sürünücü. deniz + otu) Deniz kenarındaki bataklık yerlerde yetişen ve turşusu yapılan sivri yapraklı bir ot (DS. 558. -u) Denizlerde biten ve genellikle kıyılarda ve kayalıklarda yoğun olarak görülen bir bitki türü (TS. dalları yeşil renkli. deniz + Far. tere + T. 1. kırmızı ve nadiren sarı renkli. (TS. deniz + Far. 1. (TS. 558) deniz sarmaşığı: (< T. deniz + soğanı) bk. 158) deniz yosunu: (< T. 2 m kadar boylanabilen. meyveleri eriksi tipte. 1432) . 558) deniz soğanı: (< T. (TS. deniz + ? yosun + T. 1428) derdik: (< ? ) Bir çeşit şalgam (DS. deniz + üzümü + -giller) ki ya da bir evcikli. çalı görünüşünde. yaprakları nodlarda pul şekline dönüşmüş. deniz + sarmaşığı) Çok yıllık. deniz + Yun. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. rāziyāna + T. Convolvulus soldanella. IV. TBAS. Ephedromajor. ada soğanı (TBAS. 1. deniz + üzümü) Deniz üzümügiller familyasından. Crithmum maritimum. zengin dallanma gösteren. (TBAS. 1. 89) deniz üzümü: (< T. IV. 89. sürünücü ya da tırmanıcı bitkiler (BTS. sarımsı çiçekli. teper + otu) Havuç (DS. çok yıllık bir bitki. dik dallı.

dere + T. Tietze. deve + boy(u)nu. IV.290 deredaban: (< Far. BÜYA. IV. meyveleri gaz söktürücü olan. deveci + bardağı) Armut şeklinde meyvesi olan yabani bir bitki (DS. çürüten) Ekin tarlalarında yetişen yabani bir bitki (DS. bozan) Hindiba (DS. güzel kokulu bir çeşit tatlı kavun (DS. 1437) deveboynu: (< T. 1440) devecibardağı: (< T. kabalağı) Su kenarlarında yetişen. desti + T. fena kokulu bir ilkbahar çiçeği (DS. 1440) . 468) de bu birleştirmeye katılmıştır. T YA. deste + T. 1432) dereotu: (< Far. güzel kokulu. 593. derya. IV. sarı çiçekli. ince yapraklı. “deve < teve Eski çağlardan başlayarak kullanılır. -mik) Yuvarlak. 1. 562. 1. 1436) destebozan: (< Far. Türkçe teve ile Moğolca temegen arasındaki bağ bilimsel yayınlarda türlü tartışma ve açıklamalara yol açmıştır. 1437) destimik: (< Far. deste + T. Anethum. 110”) Süsen cinsinden. 237) destebasan: (< Far. < Far. deste + T. 162. 1436) desteçürüten: (< Far. sarı çiçek açan. MBTS. (TS. 114. otu) Maydanozgillerden. TBAS. bir yıllık ve otsu bir bitki. yaprakları kabak yaprağına benzeyen yabani bir bitki (DS. BTS. uzun sapı deve boynuna benzeyen. 672”) Kaya aralıklarında yetişen ve kök kısmı yenilen bir çeşit çiçek (DS. Bu kelime Türkçeden komşu dillere de geçmiştir. Ramstedt Moğolca temegen’i Türkçe teve (> deve) ile birleştirmiştir. derre. IV. eski çağlarda Türkçeden Moğolcaya geçtiğini dile getirmiştir. 60 cm kadar yükseklikte. Räsänen (s. basan) Erken olgunlaşan bir armut çeşidi (DS. Eren. Clauson. “dere < Far. dere + T. küçük. dere + T. IV. IV. taban. IV. 89. IV. 1432) dere kabalağı: (< Far.

deve + şaplağı) bk. -ü) Hatmi denilen bitki (DS. 1441) devegülü: (< T. Silyum marianum. 571) devegözü: (< T. beyaz üzüm (DS. 286) deve mercimeği: (< T. yol ve tarla kenarlarında yetişen. ebegümeci (TBAS. kabalak (TBAS. 1440) deve dikeni: (< T. 1.291 deveçökerten: (< T. 30-100 cm yükseklikte. ri taneli mısır (DS. Limonium meyeri. çok yıllık. Phlodentron. deve + Far. gul + T. deve + kulağı) 40-90 cm yükseklikte. deve + gözü) 1. develik + otu) bk. yılan otu (TBAS. 2. 90. yuvarlak taneli. 1-2 yıllık ve otsu bir bitki. kabuğu kalın ve sert siyah üzüm. IV. çivit otu (TBAS. 1. Kalın kabuklu. deve + dikeni) Birleşikgillerden. -i) bk. ri. 1441) devekulağı: (< T. geniş yapraklı bir süs bitkisi. mercümek + T. (TS. IV. büyük taneli. 90) develangır: (< T. 1441) deve elması: (< T. IV. deve + langır “çalkalama sesi. 262”) bk. 90) deveşaplağı: (< T. iri taneli bir buğday çeşidi. deve + elması) Çakırdiken (TS. 90) develik otu: (< T. develik) bk. 90) develik: (< T. (TBAS. 90) devetabanı: (< T. 572) . (TS. ebegümeci (TBAS. Sarı. deve + tabanı) Birleşikgillerden. deve + Far. sarı çiçekli ve çok dikenli yabanî bir ot (DS. deve + çökerten) Kurak ve sert topraklı yerlerde yetişen. IV. deve + dişi) 1. 2. 1. sulu. Nişanyan. mavimsi mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. 571) devedişi: (< T.

. sert bir kiraz çeşidi (DS. üzüm) Erken olgunlaşan. pembe renkli. Ağz. 470) devrinti: (< T. 217. tere gibi baharlı olan yaprakları yenilebilen bir ot (DS. dev(i)rinti) Leylâk ağacı (DS. 91) dığrak: (< ? ) Erken olgunlaşan. Dimaş /Dimiş + î. 694). MBTS. “< Dimaş /Dimiş Suriye’deki Şam şehrinin adı”. Tietze. kanlıca mantarı (TBAS. siyah renkli. 1446. 209) dıngıl: (< dingil “ses taklidi”. XII.Y.: devrianber) Ayçiçeği (DS. tatlı ve uzunca bir üzüm (nebi dede). IV. 1452. 607) ri taneli. 1465) dırağan: (< Yun. 608) Geç olgunlaşan. deve + Far. KMYA. drágana. III. 4484. IV. dızdığı) Ahlat. sert bir çeşit üzüm (DS. 1461. turb + T. 1475. 471) dırbalan: (< ? ) bk. IV. 1444) devriamber: (< Far.Y. 1442) devramel: (< Far. devr-i ‘amel) Ayçiçeği (DS. Krş. sarı renkli. 306. -u) lkbaharda kırlarda yetişen. 1467. yer elması gibi yumru kökleri olan yabani bir bitki (DS. Tietze. yaban armudu (DS. (And. 1466) dıranı üzüm: (< ? dıranı + T. 1463) dıngıra: (< ? ) Zambak (DS. TBAS. IV. Gaz. IV.: deydikli. IV.A. IV. Krş.. uzun saplı.. beyaz. dığdak.A. (And.A. Tietze.292 devetopalağı: (< T. deve + topalağı) Kırlarda yetişen. 1. IV. devr-i ‘anber). 1445) dığdığı: (< ses taklidi kelime. IV. (DS. is. kısa saplı bir çeşit buğday (DS. IV. dıydıklı. 1451. IV. 1453) dımışkı: (< öz. Ağz. 623) Kuşkonmaz çiçeği (DS. 1442) deveturpu: (< T. 91) .

23. 615).A.: tikān. is.. Ağz. 137) diken ağacı: (< T. AVA. 77. 1480) dida: (< ? ) Tuzla yenilen bir çeşit ot (DS. dikencik). AAT. Clauson. XII. K AT. 672. 499. (And. tiken < *tikgen < tik-. 1481) difenbahya: (< öz. tiken) 1. Gaz.: dikencük) Ufak taneleri olan. ST AT. ardıca benzeyen bir çeşit ağaç (DS. 1. IV. 1479) dibiz: (< ? ) Kuru soğan (DS. DS. Dieffenbach) Yapraklarının güzelliği nedeniyle sera ve salonlarda yetiştirilen bir süs bitkisi. . 9. IV. GD AT. Nişanyan. 1. 309. 259. KYA. IV. diken + ağacı) Akasya (DS. 1486) . 91) dikencik: (< T. 2. OAAD. Erz.Y. III. Ka. Krş. meyve kabuğu gibi bölümlerinde ve bazı hayvanların derisinde bulunan sert. EYAD. 1486) dikenbaşı: (< T. 582. UA. X.A. 1482) diken: (< ET.. 581) diga: (< ? ) Yalnız ilkbaharda ekilen bir buğday çeşidi (DS. (And. dibi + kara) Kalın kabuklu. 129. 311.A. 201. diken + başı) bk.A. yaprak. 258. 48. ucu sivri ve batıcı çıkıntılardan her biri. 106. dibi + kıllı) Domates (DS. DS. 93. 1479) dibikıllı: (< T. 417. 232) dibikara: (< T. Tietze. 175. 483.293 dırı: (< ? ) Gül fidanına benzeyen dikenli bir çalı (DS. ufak ve sık taneli bir çeşit üzüm (DS. 3930. IV. 144. (TS. 4762. 93. 339.Y. III. Ağz. 299. IV. topuz (TBAS. ADYA. Bazı bitkilerin dal.. IV. Dikeni çok olan bitki (TS. 208.. IV. IV. 348. 59. 1469) dırik: (< ? ) Böğürtlen (EYAD. E A.

dikenli + ? meyan) Bir iki metre yükseklikte. dilber + T. 3. 91) dikenli meyan: (< T. Clauson. -u) Böğürtlen (TS. yeni dikişmiş fidan. IV. dikenli + acı + ot) bk. 91) dikme: (< T. erin’in de kökünü bilmiyoruz. “< dudak Eski Kıpçakçadan başlayarak kullanılır. böğürtlen (TBAS. dikenli + ot) Cynara cardunculus. IV. dilber + T. Eren. dikenli + Ar. 1488) dilberdudağı: (< Far. Budanmış palamut ve meşe ağacı (DS. 583) dikenli mısır: (< T. diken + çileği) bk. karamuk (TBAS. dudak) Nergis çiçeği (DS. dikme < tik-me. 1486) diken üzümü: (< T. dilber + T. tūt + T. IV. 91) diken dutu: (< T. 582) dikenli acı ot: (< T. 1. IV. Fidan. diken + Far. IV. Doerfer’e göre Türkçe *tōtak biçiminden yola çıkmak gerekir. Glycyrrhiza echinata. tilkişen (TBAS. IV. 1486) dikenli ot: (< T. 2. diken + üzümü) bk. tüysü yapraklı çok yıllık bir bitki. (TS. 122”) Sarmaşık çiçeği (DS. Türkçe dudak gibi. yeni sürgünlerinden de turşu. IV.294 diken çileği: (< T. miśr) Arpa şeklinde küçük taneli bir çeşit mısır (DS. 4. 482) 1. beyazımsı mor çiçekli. Fidanlıktan çıkmış ağaç. 1491) dilberdudak: (< Far. Çelikleme yoluyla dikilen kavak ve söğüt fidanı. dudağı. compositae (DS. 1486) dikenucu: (< T. 1491) dilberkirpiği: (< Far. 1. diken + ucu) Meyvelerinden sakıza öz. 1491) . Eski ve yeni diyalektlerde dudak olarak erin adının kullanıldığını görüyoruz. kirpiği) Nergis çiçeği (DS. yemek yapılan bir çeşit bitki (DS.

Tietze. dimnit. dili + düdük) bk. Taneleri ufak olan bir çeşit zeytin (DS. dirnit. Erken olgunlaşan bir çeşit siyah üzüm. tilki + boğan) Kırmızı renkli. dimrit. diminitis. dili + çıkık) Aslanağzı çiçeği (dildamak. 1492) dildoku: (< T. 1494) dilidüdük: (< T. 1498. dimlit. 1494) dilit: (< ? ) Taneleri irili ufaklı olan bir çeşit üzüm (DS. IV. Kına çiçeği. (And. X. 3932) dilmit: (< Yun. 1495) dilkiboğan: (< T. X. üstü dikenli bir ot (DS. 2. dilidüdük). 1495) dilkanatan: (< T. 2. 232) dilve: (< ? ) Kavun (DS. DS. 1498) dimenit: (< Yun. 620) En iyi cins buğday (DS. diliçıkık (DS. tirimit) 1. Ağz. diminitis. dil + damak) 1.: dilkanadan) Sarmaşık gibi büyüyen. dil + kanatan). 1519. tillice) Yenilebilen bir çeşit mantar (DS. dil < ET. IV. 2. Çok tatlı. susuz ve kekremsi tadı olan bir üzüm çeşidi (DS. diliçıkık. IV. IV. Siyah ve uzun olan bir çeşit üzüm. Burçak çiçeği (DS. 3. IV. (DS. 1499) . 3.295 dilburan: (< T. IV. IV. DS. mavimsi renkli bir çeşit mantar (DS. 1495) dilkimen: (< T. IV. dimnid. 1492) diliçıkık: (< T. yemek yapılan yabani bir bitki (DS. IV. dil + doku) Salep çiçeği (DS. uçlarından salata. 1495) dillice: (< T. Tietze. til + buran) 1. tilkimen) Ormanlarda yetişen. IV. 3938. IV. Ağz. 1491) dildamak: (< T. OAAD. dirmit. sarmaşık gibi ağaçlara sarılarak uzayan. bk. Yerken insanın dilini yakan. dili yakan bir çeşit kavun.: dimbit. IV. (And. 621). IV.

1511) diri örtü: (< T. div) 1. 1. delice (DS. 1503) dip: (< ET. 176. II. 4. 114) Zeytingillerden. TaS. 40 m kadar yükselebilen. < Yalnız Anadolu ve Balkan alanında kullanıldığı anlaşılıyor. (TS. Yer elması. EYAD. yenilirse insanı sersem eden bir bitki. şeker pancarı (DS. Tietze. 232. -i) bk. Tietze. -i) Kabuğu ince olduğu için dişle kırılabilen bir badem türü (TS. TaS. 1502) dingdingkara: (< ding ding “ses taklidi” + T. IV. Eren. kerestesi sert ve değerli bir ağaç. K AT. 92) . 2. Ağz. bādām + T. 1503) dinge: (< ? ).: dingi) Fidan (DS. kökü iltihaplı yaraların tedavisinde kullanılan bir bitki (DS. 1180) diş bademi: (< T. 273.: dib. dipçin) Filiz (DS. II. diş < ET. (And. (And. IV. Lahana. 189. 1164) dipçin: (< T. IV. diş otu (TBAS. 92. kırmızı açan çiçekleri yavaş yavaş mavi ve mor renk alan. II. gösterişli. BTS. IV. 629. 1343) diş hilali: (< T. dirlik + otu) Ölüme karşı ilaç olan sağlık otu (TaS. Pancar ve kökü. 611). kara) Kök tarafında tüylü yaprakları olan. tiş + Far. diş + budak. 3. tüb. 602. 1. Şalgam. 186. çırpı veya odunsu bitkiler (TS. Ağz.296 dinep: (< ? ) Buğday tarlalarında yetişen ve arpaya benzeyen. dipli + ? tura) Çobançantası bitkisi (DS. 1509. 1. IV. KBAYA. 602) dişbudak: (< T. 1510) diplitura: (< T. GD AT. Havuç. diri + örtü) Ormanlık bölgelerde ağaçların altında yeşeren çalı. TBAS. Fraxinus excelsior. IV. “sertliğinden dolayı dişe benzer”. hilāl + T. 599) dirlik otu: (< T. diş + Ar. 5.

560”) Otundan faydalanmak için ekilen darı. düvlek. TBAS. dövelek. IV. doğru + kara) nce kabuklu. divle. dişice. divlek “Türkçeden Balkan dillerine de geçmiştir”. (And.Y. “< ET. beyaz çiçekli ve otsu bir bitki. Krş. IV. 2. 1535) doğu kayını: (< T. BTS. olgun kavun. 20–100 cm yükseklikte. 1615. düklek. 1. 92. düğülek.. 92) dişlek darı: (< T. 1527. IV. Diyarbakır + Far. 1. 1526) divlek: (< T. 603. tişi+çe. (TS. Olgun. 175) diş otugiller: (< T. dayanıksız bir üzüm çeşidi (DS. ħarbuz + T. düyüleg.297 dişice: (< T. TaS. siyah küçük taneli ve tatlı. diş + otu) Diş otugillerden. 1531) dogrukara: (< T. IV. tizig. 233. -u).A. Ağz. 115). Ağz. Kalın kabuklu. doğu + kayını) Doğu bölgelerinde yetişen bir tür kayın ağacı (TS. dişi + ? çöven) bk. 613) . Tietze. düvelek. 1523) dişi çöven: (< T. 132) dizi: (< T. düğelek. diş + otu + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. çöven (TBAS. Plumbago europea. kurak ve çorak yerlerde yetişen. düylek. EYAD. akdarı gibi bitkiler (DS.: diblek. “< ET. Clauson.: Diyarbekir karpuzi) Diyarbakır karpuzu (DA. OAAD. divlik. örneği diş otu olan ve genellikle sıcak ve kurak yerlerde yetişen bitkilerden oluşan familya (TS. 471. IV. düyülek. düzlek): 1. dişlek + darı) ri taneli mısır (DS. düğlek. 232. düglek. dizi. çok yıllık. II. ufak kavun (DS. dülek. 603) divdiv: (< div + div) Dikenli bir bitki (DS. 1525) diş otu: (< T. (And. 1. duvdak. 1302) Diyarbakır karpuzu: (< öz. 634”) ncir (DS. Eren. IV. is.

298 doğu lâdini: (< T. (TS.: dugum) Frenk üzümü (DS. dolama + otu + -giller) ki çeneklilerden. büyük biber türü (TS. doğu + Far. her dem yeşil. 93) dolaman: (< T. kozalakları aşağı sarkan. 93) dokuzdonlu: (< T. māzū + T. Lâle (DS. X. iğne yapraklı. 617) dolaşık ot: (< T. 1545) dolma biber: (< T. çiçekleri küçük. tokuz/tokkuz + başlı) bk. -i) Çamgiller familyasından. Thuja orientalis. DS. (And. 621) . yeşil veya beyaz bir bitki. dolaman). 1543. Ağz. 1. TBAS. yaprakları uzun sürgünler üzerinde almaşık olarak dizili. 1539) doğu mazısı: (< T. doğu + ? lâdin + T. Picea orientalis. dolaşık + ot) Kır sarmaşığı (DS. pipéri) Dolma yapmaya uygun. dolma + Yun. dokuz + donlu) bk. örnek bitkisi dolama otu olan ve içine kasık otunu da alan karanfilgillerin alt familyası (TS. Paronychia serpilifolia. -sı) Servigiller familyasından. 35 m kadar boylanabilen. doğum). 1. akçöpleme (TBAS. 268) dolama otu: (< T. Ağz. ülkemizde Doğu Karadeniz bölgesinde yetişen bir ağaç türü. 3952. IV. dokuz < ET.: tolaman) 1. IV. (BTS. dolama + otu) Dolama otugillerden. IV. kozalakları 6-8 pullu. 181) doğum: (< T. 2. Patatese benzeyen ve yenilebilen bir çeşit mantar. IV. 93) dokuztepeli: (< T. 1. akçöpleme (TBAS. yaprakları tamamen yeşil. (BTS. 617) dolama otugiller: (< T. park ve bahçelerde yetiştirilen çalımsı bitkiler. 1540) dokuzbaşlı: (< T. dokuz + tepeli) bk. ana vatanı Çin olan. hanımeli (TBAS. 181) dokkuk: (< ? ) Lâle (DS. (And.

domáta < t. IV. 376. 1550) . Ağz. KMYA. E A. 1. XII. -an) 1. KBAYA. IV. Patlıcangillerden. TaS. BTS. 370. 1533. 183. 43. 197. 114. 1550. DS. III. 204. 369. yağmurdan sonra çıkan ve yenilebilen bir bitki. dolma + otu) Dolma otugillerden. tamatis. ADYA. 621) dolma otugiller: (< T. -ça) Patates (DS. domas. T YA. dolu + börülcesi) Beyaz. (TS. kırmızı ürünü için yetiştirilen bir bitki 2. domata. (TS. AVA. 643). 61. domáta + T. XII. Paronychia serpilifolia. domat. tomatis. 622. (And. 132. 621) dolu börülcesi: (< T. 1550) domates: (< Yun. DS. Bu bitkinin yenilen ürünü. 91. yaprakları tüylü. 284. IV. 622. 4767. domáta + T. domate. Yumru köklü bir çeşit bitki.A. 1547) domalan: (< T. IV. Tuber melanosporum. 113. E A. . Lycopersion esculentum. dolma + otu + -giller) ki çeneklilerden. Erz. toprak içinde yumru biçiminde yetişen. ETA. keme. 228. DS. DS. 171. sarı çiçekleri salkım durumunda. 252. yer mantarı. –lı) Süs kavunu (DS. Tietze. 312. tamates. 4736. Tietze. XII. yeşil veya beyaz bir bitki. II. 234. Salep (DS. vitamince zengin. tomatiz) 1. KYA. 221. II. tamata. 4482. (TS. IV. Ağz. tomatas. tomata < sp. örnek bitkisi dolma otu olan ve içine kasık otunu da alan karanfilgillerin alt familyası (TS. ZBK A. 1.299 dolma otu: (< T. çiçekleri küçük. DS. dombay + T. 341. IV. 145. XII. 133. 1. (And. domatis. 3875. 643). 2. DS. domal-an. SA. yuvarlak bir fasulye çeşidi (DS. 191) domaylı: (< Gürc. X.. 1. 161. 28. DS. 1208) domatan: (< ? Yun. AAT.: domadız. 1549. temetos. 4487) domatça: (< Yun.: tomalan) Asklı mantarlardan. 314. tomata.

bir yıllık. (And. güzel kokulu. toŋuz. rizomlu. 118”) Cyclamen türlerine verilen genel ad. donuzbıtırağı) Uçları iğne gibi dikenli bir çeşit bitki. 183) domuzbıtırağı: (< T. BTS. IV. tüylü. domuz + pıtrağı). 94) domuz eriği: (< T. Xanthium strumarium compositae. beyaz veya mavi çiçekli. tarıma zararlı. DS. 93) domuz ayrık otu: (< T.: domuzpıtrağı. Eski ve yeni diyalektlerde ‘yağlı. dombay + T. (TS. çok yıllık ve otsu bir bir bitki. “domuz < ET. domuz + dikeni) Yaprakları sapsız ve dikenli. 1. Cynodon dactylon. domuzağırşağı (TBAS. domuz + ağırşakı. domuz + ay(ı)rığı) bk. dombay “yaban öküzü”. çiçekleri etli otsu bir bitki (TS. meyveleri suda kaynatıldıktan sonra yenen otsu bitkilerdir (TBAS. 1552) domuzağırşağı: (< T. şişman’ olarak kullanılan toŋ (> don) köküyle toŋuz adı arasındaki bağ üzerinde özel olarak durulmaya değer. IV. pembe veya beyaz çiçekli. 93) domuz baklası: (< T. Orta Türkçede ve Eski Kıpçakçada toŋuz biçimi geçer. domuz + elması) bk. 643) Küçük ve yuvarlak bir çeşit hıyar (DS. 93. domuz + eriği) Yabanî erik (DS. IV. Tietze. 623. 1562) . çok yıllık ve otsu bitkilerdir (TBAS.300 dombay: (< Gürc. iri bir çeşit erik (DS. 92. bā ilā + T. Ağz. Eren. domuz ayrık otu (TBAS. DS. Eski çağlardan başlayarak kullanılır. içi sarı renkli. eriği) Kabuğu mor. IV. 1555) domuz ayrığı: (< T. 1. 1552) dombay eriği: (< Gürc. 1555) domuz dikeni: (< T. Yumrulu. Kökeni karışıktır. IV. 623. IV. -sı) Baklagiller familyasından. semiz. (DS. domuz + ay(ı)rık + otu) Buğdaygillerden. TBAS. domuz + Ar. 1556) domuz elması: (< T.

94) domuz marulu: (< T. domuz + otu) Kumsallarda ve kayalıklarda yetişen sarı çiçekli ot (TS. IV. domuz + potu(k)lağı. 1560) doran: (< ? ) Mısır çiçeği (DS. Domuzların bu bitki soğanlarını çok yemesinden dolayı bu isim verilmiştir. domuz + soğanı) Çevredeki yaban hayatının bir parçası olan domuzlar bu bitkinin soğanlarını toprak altından çıkararak yemektedir. 2525”) Yumru kökü yenilebilen yabani bir bitki (DS. domuz + üzümü) Çok yıllık. 223-229) domuz turpu: (< T. Meyveler 10 mm kadar çapta ve parlak siyah renkli. ayı. MBTS. dongurak) Domates (DS. domuz + Yun. IV. manda. -ı) bk. -u) bk. IV. lahano + T. Muscari armeniacum. domuz + Erm. otsu. 1563) . Actaea spicata. TBAS. 623) domuz pancarı: (< T. 1557) domuz soğanı: (< T. yılanyastığı (TBAS. 1. 1556. 287) domuz otu: (< T. yılanyastığı (TBAS. turb + T. 94) domuz üzümü: (< T. Zehirli bir bitkidir. “< potuk ‘halk ağzı. (Duran. köpek. -u) bk. maruli + T. büyük yabani bir ot (DS. rizomlu ve beyaz çiçekli bir bitki. domuz ve özellikle deve yavrusu’. domuzağırşağı (TBAS. 94) dongurak: (< T. domuz + Far. domuz + Yun. (TBAS. 1556) domuz lahanası: (< T. domuz + kuyruğu) Beyaz tüylü. banjar + T. IV. IV.301 domuzkuyruğu: (< T. 287) domuzpotulağı: (< T. 3. -sı) Yılanyastığı denilen bitki (DS.

95) döymeç otu: (< T. akparmak da denilen bir çeşit üzüm (TS. MBTS. IV. 653. dövülmüş + Ar. 1. IV. dön + Far. sarı çiçekli bir çeşit ot (DS. sarmaşık (TBAS. (And. dökülgen).: dökürgen) Beyaz. bābā) Turnagagası bitkisi (DS. drosera < Yun. IV. DS. Ağz. 1. 633. IV. ‘avret + T. 94) dökülcen: (< T. Drosera rotundifolia. 1574) dönbaba: (< T. 1. 1594) dözdömbelek: (< ? ) Dikenli bir bitkinin kırmızı renkli ve yenilebilen meyvesi (DS. 1592) dövülmüş avrat otu: (< T. topuz biçimindeki yapraklarının üst yüzeyi böcekleri yakalayan yapışkan tüyler ile örtülü otsu bir bitki. ince kabuklu. 3982) dövdes: (< ? ) Taze fasulye (DS. 753) (And. otu) bk. IV. yaprakları söğüt yaprağından daha kalın olan meyvesiz bir ağaç (DS. 639) . IV. otu) bk.: töngel) Muşmula (TS. Tietze. dere + T. dökülcen) Bir çeşit kış elması (DS. otu) bk. 1581) döngel: (< kökü belli değildir. IV. 1594) drosera: (< Fr. 1574) dökülgen: (< T. DS. IV.302 doranı: (< ? ) Söğüt ağacına benzeyen. 94) doru otu: (< Far. 630. dere + T. X. dereotu (TBAS. Ağz. döymeç + otu) Yakı gibi kullanılan. 1564) dor otu: (< Far. IV. 1541.) Droseragillerden. 1. 1592) döven otu: (< T. (TS. dereotu (TBAS. DS. küçük yapraklı. döven + otu) Yakı otu (DS.

(TS. ŧūŧīye). Daphne mezereum. Ağz. 1595) duduli: (< EYun. dul + Ar. IV. 1563. dul < ET. 95. troħílos. dul + Ar. IV. otsu ve kırmızı çiçekli bir bitki. 641. 95) . TBAS. 639) dudiye: (< Far. az çiçekli bir çeşit ot (DS. (And. 1598) duman otu: (< T. dorak otu) bk. IV. IV. dereotu (DS. 1602) durak otu: (< T. 30-60 cm yükseklikte.303 droseragiller: (< Fr. IV. ele alındığında çiçeği titreyen bir kır çiçeği (DS. otu + -giller) Örnek bitkisi dulaptal otu olan. 1. Tietze. dikenli. akarsu kenarlarında yetişen. 1. Arctium tomentosum.: dunbak) Kestane meyvesi (DS. örnek bitkisi drosera olan bitki familyası (TS. IV. 94. 635) lkbaharda tarlalarda yetişen ve yemeği yapılan bir ot (DS. 1595) duduburnu: (< Far. taçsız iki çeneklilerden bir familya (TS. çok yıllık bir bitki. (TS. duman + otu) Baklagiller içinde çok çıkıp fideleri kurutan asalak bir ot (DS. otu) Birleşikgillerden. TBAS. Ağz.: duduya) Yaylalarda. 1. (And. 187) dulkarıgömleği: (< T. tul + Ar. 1602) dumbak: (< ? ). drosera + T. (And. 641) dulavrat otu: (< T. otu) Dulaptal otugillerin örnek bitkisi olan. 641) dulaptal otugiller: (< T. Kuzeydoğu Anadolu dağlarında yetişen. ‘avret + T. çalı görünüşünde. dul + karı + gömleği) Büyük yapraklı.: donak otu. BTS. karanfilgillerden. Ağz. -giller) ki çeneklilerden. çiçekleri güzel kokan. bur(u)nu) Zeynibostan çiçeği (DS. 1595) dulaptal otu: (< T. ŧūŧī + T. IV. 1. ebdāl + T. iki yıllık. durak + otu). ebdāl + T.

Tietze. duvaklı + Yun. 188. tūd. III. 1606) dut: (< Far. TAYA. Morus. DS. 233. Eren.A. çöğürü) bk. EYA. ST AT. 665) Dutgillerden. yaprak ve meyvesi için bütün Türkiye’de yetiştirilen. 685. 4015. 1. Eren. bazen taç yaprakları bulunmayan. dur + da + bak) Fesleğen çeşidinden bir çiçek (DS. 1605) durdabak: (< T. UA. 1. 124”) Yenilebilen. 130. IV. 95) . 118. 1614) duvaklı mantar: (< T. X. X. EYAD. 128. 72. OAAD. 1. tūt + T. 646. K AT. 500) dutgiller: (< Far. ZBK A. dut. E A. tut-a + elma) Dalından elle koparılarak toplanan elma (DS. meyveleri fındıksı. 139. tūt. 11. KMYA. 646. -giller) Ağaç ya da çalı formunda olup. 188) dutulga: (< T. IV. DS. “< OT. çöğür (TS. 13. tek evcikli. kuzey yarım kürenin genellikle ılıman bölgelerinde yetişen. 95. eriksi ya da küçük kapçık şeklinde. tūt + T. tuğ ‘örtü. 166. Türkçede tuğak biçimi duğak > duvak olarak gelişmiştir. kapak’ + -(a)k ‘küçültme eki’. 1611) dut çöğürü: (< Far. 1605) durnacık: (< turna + T. (TS. manitari) bk. IV. DA. 208. evlek mantarı (TBAS. 158. lezzetli bir çeşit mantar (DS. halk arasında sıtma tedavisinde kullanılan bir bitki (DS. 185. 206. KBAYA. kışın yapraklarını döken büyük ağaçlar. 3997. tohumu zehirli yabani bir bitki (DS. -cık) Parmak uzunluğunda yaprakları olan ve beyaz çiçek açan bir ot (DS. BTS. BTS. yapraklarıyla ipek böceği beslenen. IV. 1613) duvaklıca: (< T. IV. 350. incir ve benzeri cinsleri içine alan iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS. tutulga < tutul-) Buğday tarlalarında yetişen. 124.. IV.304 durçalak: (< T. 132) duta elma: (< T. < Far. Gaz. tūt < Ar. duvaklıca. dur + çalak) Devetabanına benzeyen. tūt. TBAS.

96. Ağaçların. śadef + T. 2. meyvesi bezelye tanesi büyüklüğünde etli. Ranunculus. ham meyve. tügme. 1616) düdüllük: (< ? düdül + T. düğmeli + ot) bk. sert ve derimsi. Kara nohut kadar yuvarlak tohumu olan bir çeşit çayır otu (DS. 281) duvar sarmaşığı: (< Far. IV. sarı veya morumsu siyah renkli. tırmanıcı ve zehirli bir bitki. 647) dübe: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. 3. BTS. 1618) düğem: (< T. hayvanlara yedirilen bir çeşit ot (DS. TBAS. II. 2. üst yüzü koyu. 1622) düğün çiçeği: (< T. gelincik (DS. Ham incir. dīvār + Yun. IV. dīvār + Ar. Kızıl ağaç meyvesi. IV. çok yıllık. Hedera helix. bir veya çok yıllık. -i) bk. -i) bk. 1620) düğmecik: (< T. Meşe ve çam palamudu (DS. 188) duvar sedefi: (< Far. düğem < düğ-em) Çamgillerden meyveli bir çeşit ağaç (DS. 95.305 duvar fesleğeni: (< Far. otsu ve genellikle parlak sarı çiçekli bitkiler. dīvār + T. IV. 1621) düğmeli: (< T. düğmecik “< ET. 652. tügün + çiçeği) Bazı çeşitleri süs bitkisi olarak yetiştirilen. -lük) Özü yumuşak bir çeşit ağaç (DS. 4. 3. 669”) 1. alt yüzü açık yeşil renkli. vasilikon + T. 1306) . (TS. küçük çiçekli. dalak otu (TS. yaprakları oval biçimde olan ve mavi renkli çiçek açan bir ot. Ekinlerin içinde biten. (TS. yapışkan otu (TBAS. düğmeli) Yapraklarının üzeri benekli olan ve çoğunlukla su kıyılarında bulunan. Leylak renginde ve kokusuz çiçekleri olan bir bitki. 1. 647. Tietze. sarmaşığı) Yaprak dökmeyen. TBAS. 1622) düğmeli ot: (< T. 1. 1615) düdek: (< ? ) 1. 1. IV. IV. düğün < ET. TaS. IV. çiçeklerini döktükten sonra meydana çıkan küçük meyveleri. gövde yaprakları saplı.

düğün + çiçeği + -giller) ki çeneklilerden. dürme) Lahana (DS. Ham eriklerin arasından daha önce olgunlaşıp. 1652) .: döğün otu) Yara işletmekte kullanılan yapraksız. 1640) düvülcek: (< T. IV. IV. (And. divlek + kazı) Bir çeşit küçük incir (DS. 1. nadiren çalımsı ya da tırmanıcı özellik gösteren bitkiler (TS. düğülcek < tüğülcek ?) Nar ağacının çiçeği (DS. IV. V. 96) dürme: (< T. IV. otsu. 668. 1637) düve: (< ET. IV. 1627) dünyagüzeli: (< Ar. Ağz. 1646) -Eebe: (< ET. 2. 1642) düzgülü: (< T. IV. bir ya da çok yıllık. ülkemizde ise 17 cins ve 180 kadar türle temsil edilen. 1634) dürülü: (< T. tüge. düğün + otu). ebecik + otu) Bir çeşit tarla otu (DS. hermafrodit. IV. nadiren bir eşeyli. ışınsal ya da bilâteral simetrili. şekerci boyası (TBAS. 1572) düğün yaprağı: (< T. Bir çeşit mantar (DS. güzeli) bk. bazı türleri süs bitkisi olarak kullanılan. dut gibi taneleri olan bitki (DS. 189) düğün otu: (< T. aken ya da folikül meyveli. yenebilen ekşi erik. ebe. 1650) ebecik otu: (< T. dünyada 50 cins ve 1800 türle. Nişanyan.306 düğün çiçeğigiller: (< T. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. dürülü) Marul (DS. BTS. V. yaprakları parçalı ve karşılıklı dizilişli. düğün + yaprağı) Dere kenarlarında biten geniş yapraklı bir ot (DS. IV. Tietze. 669) Küçük karpuz (DS. 1625) dülekkazı: (< T. düzgülü) Beyzi taneli bir çeşit üzüm (DS. 105) 1. dünyā + T.

1652. 97. AVA. pligúre + T. 668. Gaz. V. mor çiçekli ve otsu bir bitki. kendiliğinden yetişen. DS. 2. 1654) ebelik: (< T. 97) ebembülük: (< T. sarı çiçek açan sütlü bir bitki (DS. BTS. V. V. ebem + ? bülük) Yaprakları hindibaya benzeyen. V.307 ebegümeci: (< T. 1654) ebem ekmeği: (< T. V. Tütüne benzeyen bir bitki. Yaralara sarılan ve yarayı yumuşatmaya yarayan geniş yapraklı bitki (DS. III. 1. Yabani pancar. 668. 361. 1657) . 239. Malva siylvestris. yenilebilen bir kır bitkisi. III. ebelik) 1. (TS. ebem + ekmeği) Ebegümecine benzeyen bir bitki (DS. ebe + gümeci) Ebegümecigillerden. V. II. ebem + bükü) bk. 1654) ebişek: (< ? ) Bir çeşit mantar (DS. TaS. 246. ebem + ekşisi) Kuzukulağı (DS. ebegümeci + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. ebem + Yun. -u) Bük üzümü (DS. BTS. V. ülkemizde 10 cinsle temsil edilen. 191) ebekulağı: (< T. DS. 1654. 1654) ebembükü: (< T. Ebegümeci. 3. bir ya da çok yıllık. yaprakları sebze olarak kullanılan. V. örnek bitkisi ebegümeci olan.. TBAS. ebe + kulağı) Kuzuların yediği küçük yapraklı bir ot (DS. 1. tavşan elması (TBAS. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS. 1383) ebegümecigiller: (< T. Uzunca yassı yapraklı. sapının dip tarafı kırmızı ve ekşi tatta.A. çok yıllık. ebeli) Yer elması (DS. 1653) ebeli: (< T. ETA. V. 1654) ebemekşisi: (< T. 5. 4. V. 1654) ebembulguru: (< T. 191. çiçekleri ilaç.

V. efelik otu. otsu ve rizomlu bir su bitkisi. DS. V. havacıva (TBAS. (TS. elma büyüklüğündeki meyvesi çok acı ve iç sürdürücü.: ebenk. Ağz. 1661) efek: (< Yun. V. Yabanî yonca. egic. 2510) eğilcen: (< T. fiğ. 50-125 cm yüksekliğinde. III. Acorus calamus. 2509) eğilce: (< T. V.: efelek otu. (And. Tietze. TaS. 98. XII. efeng) 1. (And. kökü. 98) . otu).: eyecen. Ebūcehil + Far. Tietze. is. 695) Dere ve durgun su kenarlarında yetişen. V. (And. 668. evelik) bk. eğilce) Arpa başağına benzeyen bir ot (DS. ákoron. 1668) efek otu: (< Yun. 1667. eğece) Buğdaygiller familyasından bir çeşit kılçıklı bitki (DS. 1819. 1667. 689). 1. 1675. efek (DS. karın ağrısını iyi etmek için kullanılan. 1655. Ağz. çok yıllık. 2. V. afáki + T. 676. ħarbuz + T. eğ(i)lik). 1805. 695) Isırgan otu (DS. 1678) eğir kökü: (< Yun. ishal yapıcı bir bitki. 1659) eci bücü: (< ? eci + bücü) Kırda kendi kendine yetişen ve yenebilen bir ot (DS. -u) Kabakgillerden. “< Yun. 1395) eğlik: (< T. iğecen) Büyüyüp kuruyunca tohumları iğne gibi insanın üstüne sıvışan bir çeşit çayır otu (DS. DS. VII. V. Ağz. V. VII. TBAS. afáki. eğecen). Tietze.308 ebucehil karpuzu: (< öz. Bir cins ot (DS. 1672) eğinç: (< Erm. (And. (TS. 1675) eğecen: (< T. Citrullus colocynthis. eğilcen) Çayır cinsinden bir ot (DS.: eğnik) bk. ákoron + T. DS. 1. 4499) eğece: (< T. V. Ağz. 1651) ebzeköget: (< ? ) Yemişi olan bir ağaç (DS.

III. XII. Ağz. eğri + Yun. 104. 4491) eğrelti otu: (< T. eğri) Sarı çiçek açan kısa boylu bir ağaç (DS. eğri + boyun) Bitkinin gelişme dönemindeki taze uç sürgünleri eğilmektedir.309 eğlim: (< T. eğrelti + otu). 1685) eğri yavşan: (< T. eğrelti + otu + -giller) Damarlı çiçeksizlerden. çiçeksiz ve otsu bir bitki. 223-229) eğri kestane: (< T. Isatis tinctoria. bir çeşit kır bitkisi (DS. V. V. V. eyraltu) Eğrelti otugillerden. 1. örneği eğrelti otu olan bir bitki topluluğu (TS. eğri + yavşan) Lavanta çiçeği (DS. eğrilcen + otu) ğneli tohumlu. DS. V. eğrilce) Kuruduğunda insanları kaşındırarak rahatsız eden. 1686) ekır: (< ? ) Çam ağacına benzeyen zehirli bir çeşit ağaç (DS. kastania) Havlican (TaS. 1684) eğrilcen otu: (< T. kumlu yerlerde yetişen. V. eğ(i)lim) Domates (DS. çok yıllık. XII. 1408) . eğrim) Domates (DS. TBAS.: eylentü. 678. 4491) eğrim: (< T. 150 cm kadar yükselebilen. ekin) Buğday (TaS. 678) eğri: (< T. Boynu bükük bir görünüm arz etmesinden dolayı “eğri boyun” adı verilmiştir. 1. III. (And. (Duran. 1683) eğriboyun: (< T. saçak köklü bir çeşit ot (DS. Driopteris flix-mas. 1403) eğrilce: (< T. 1694) ekin: (< T. V. 1825) eğrelti otugiller: (< T. (TS. 98. tıpta bağırsak kurtlarını düşürmek için kullanılan.

sulu ve iri taneli bir çeşit üzüm. Büyük. V. 683) ekmek ayvası: (< T. -u) Meyvelerinin olgunlaşması ile ekinlerin biçilmesi aynı döneme rastladığından “ekin dudu” adını alan bir bitki. 681) eklemik: (< T. soğan köklü bir bitki (DS. atkuyruğu (TBAS. Kuzukulağı (TS. V. ekşice) lkbaharda kurak yerlerde biten ekşi bir ot (DS. 1. ekli + ot) bk. Morus nigra. huni biçiminde. ekşi + kara) 1. 687) ekşikulak: (< T. Artocarpus incisa. ekşig. ekşi + kulak) hlk. III. I. meyvesi beyaz etli ve biraz unlu. ekşilice) Sarı renkli. 2. 1. besleyici bir bitki. eklemik) Sarmaşık denilen ot (TaS. sıcak ülkelerde yetişen. 1411) ekli ot: (< T. 1. 1. ekin + Far. 683) ekşi: (< ET. -sı) Gevrek ve sulu bir tür ayva (TS. 98) ekmek ağacı: (< T. ābiyā + T. (TS. 1698) ekşice: (< T. V. sulu ve şeker oranı düşük bir elma (TS. 223-229) ek kök: (< T. sulu. tūt + T. (Duran. 687) ekşilice: (< T. V. iri ve ekşi karadut (DS. ekmek + Far. 1698) ekşi elma: (< T. 1. ħamīr) Ekinlerin içinde yetişen ve yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. 704) Limon (DS. Siyah. ekşi + elma) Sert. 1699) . 162) ekşikara: (< T. ek + kök) Sapın yanlarından çıkan ince kök (TS. 1. Tietze. 686) ekşi hamur: (< T. siyah. 1698) ekşi kiraz: (< T. ekşi + Yun. kerasi) Vişne (TS. ekmek + ağacı) Dutgillerden.310 ekin dudu: (< T. ekşi + Ar.

kuzukulağı (TBAS. 1. 1708) .+ -mik. kuzukulağı (TBAS. leymūn) Ekşiliği fazla olan ham limon (TS. 99) ekşi yoncagiller: (< T. V. V. ekşilik (DS. ekşi + ot) Çiğ olarak yenilen bir çeşit ot (DS. yumuşak. eldaş (DS. ekşimen) Yeşil köklü ve yuvarlak yapraklı mayhoş bir bitki (DS. yapraklarında kuzukulağı asidi bulunan bir bitki familyası (TS. el + daş + T. 704) bk. V. ekşi + oğlak) bk. (ekşioğlak). çok yıllık otsu ve beyaz çiçekli bir bitki. 687. V. ekşice ?) Ekşi. üzümü) bk. (TS. 192) ekşioğlak: (< T. V. 1707) eldirek: (< ? ) Taneleri küçük. 1. (DS. 1689) ekşi ot: (< T. ala + göz) Çiğdemgillerden yumrusu yenen bir çeşit çiçek (DS. ekşi + Far. V. 1700) ekşi yonca: (< T. 1689) ekşi limon: (< T. 1699) ekşimik: (< ekşi. 1707) eldaş üzümü: (< T. 687) ekşiza: (< T. Oxalis acetosella. rengi esmer bir çeşit buğday (DS. ekşilik) Yeşil köklü ve yuvarlak yapraklı mayhoş bir bitki. el + daş ?) Bir çeşit üzüm (eldaş üzümü). V. 4492) elâgöz: (< T. (DS. TBAS.311 ekşilik: (< T. 192) ekşimen: (< T. yenmeyen bir çeşit ot (DS. 687) ekşimcik: (< T. 1702) eldaş: (< T. XII. V. ekşimcik) bk. ekşi + ? yonca) Ekşi yoncagillerden. Tietze. 1. ekşi + yonca + -giller) ki çeneklilerden. līmūn / Ar.

199. eflatun çiçekli. ST AT. 571-578. 62.. 125. Eren.A. < Kökenini bilmiyoruz. 1718) elkoğan: (< T. < alma/elma ‘bazı araştırıcılara göre Türkçeye eski bir zamanda girmiş bir Hint-Avrupa kelimesi’. ZBK A. Bayramlarda kabir taşlarına bağlanması görenek olan bir çiçek (DS. 304. 202. 218. tadı ekşi veya tatlı. el + düren) Kaynatılıp ağrıyan yerlere sıcak sıcak sarılmak suretiyle. Pirus malus. K A. el + kurtaran) Kökü çövene benzeyen.A. sert. 79. Eski Kıpçakçada da alma olarak geçer. 1709) elibayır: (< T. III. 51. (And. EYAD. 114. 218. 88.Y. OAAD. Krş. BTS. 23. 99. ETA. elik + ? yonca + T. ufak çekirdekli meyvesi. DS. AAT. II. 1. K AT. 243. Tietze. kokusu hoş. kırmızıdan yeşile kadar türlü renkte. Şen. 70. Ağz. . 266. I. 92. 1708) eldüren: (< T. 134. Moğolca alima biçimi Türkçeden alınmıştır. 12. 135. Eski kaynaklarda ve yerel ağızlarda alma olarak kullanılır. eli + ? bayır) Bir çeşit buğday (DS. 703. I.Y. 493. 183. çiçekleri pembe veya beyaz bir ağaç ve bu ağacın kabuğu parlak. V. 1717) elite: (< ? ) Bizlengiç de denilen bir çiçek (DS. AVA. 266. V. 147. TaS. GD AT. 10 m kadar yükselebilen. Erz.312 elduran: (< T. Dağlarda yetişen ve çayı pişirilen bir çeşit ot. 2. 133. 19. V. Türkçede alma biçiminin elma’ya çevrildiği göze çarpıyor. 1715) elik yoncası: (< T. Ka. el + kovan) Leylak (DS. 1719) elkurtaran: (< T. (TS. 127. UA. V. Orta Türkçede almıla.. 217. 182. E A. 187. TBAS. KBAYA. V.: alma) Gülgillerden. el + duran) 1. KYA. T YA.A. V. V. 48. 200. 226. -sı) Ormanlarda yetişen. dokusu gevrek. 157). DA.. 1719) elma: (< elmanın menşeini Hint-Avrupa dillerine dayandıran görüşler dışında. lapa yapılarak çıbanları oldurmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. 20. 29. 108) . yoncaya benzer bir ot (DS. onun alfiilinden geldiğine inanan halk etimolojisi de bulunmaktadır. halk arasında ilâç olarak kullanılan bir çeşit bitki (DS.

V. “< ET. “< ET. V. Ağz. yaz kış dökülmeyen bir çeşit ağaç (DS. emr + öz. VII. 1742) endirek ağacı: (< T. 1725) elma çalısı: (< T. (And. fındık kadar meyveleri olan. Semiz otu. Tietze. 1731) emen: (emen/emmen < Yun. 100. V. em-. V. Tietze. 703) emecen: (< T. mürdüm eriği (DS. V. emrāz) Çayır otları arasında bulunan dikenli bir ot (DS. Yaban çitlembiği (DS. 722) 1. 719”). DS. 1. 262) emirali: (< Ar. 1747) . endir-ek ? + ağacı) Kabuğu ve meyvesi kırmızı olan. V. V. V. emüz. DS. 2. Emir + sulŧān) Yeşil soğan (DS. endomē’. elma + çalısı) ri. Meşe ağacı. Tietze. Ağz. 1736) emirsultan: (< öz. 714”) Ballıbaba denilen bir çeşit bitki (DS. Ali) Kışa kadar saklanabilen.313 elmacık: (< T. sarı renkli bir çeşit üzüm (DS. lezzetli. yaprağı ayva yaprağına benzeyip. tavşan kirazı (TBAS. emr) bk. (And.: ilemelik) 1. 2. Dişbudak ağacı. 3. elmacık) Bir çeşit bitki (DS. 1733) emesken: (< ? ) Bir çeşit siyah küçük erik. V. ada çayı da denilen bir bitki (DS. is.+ -ik. 1734) emir: (< Ar.: emzük otu) Onosma türlerine verilen genel ad (TBAS. V. pelit (DS. 1741) emzik otu: (< T. 1736) emriz: (< Ar. 2519) eltieltiyeküstü: (< elti eltiye küstü) Bir tür bitki (TS. 715. Palamut meyvesi. is. emzik + otu. 1725) elmelik: (< Ar. elmelik ?). emecen. 1726. V.

723) Sarmaşık şeklinde. enfiyye. V. eneç < en + eç. 713. 4496) enek memesi: (< T. MBTS. (And. yenilebilen bir çeşit ot (DS. Akasya ağacı (DS. 4496) eneç: (< T. Ruscus aculeatus. çok yıllık. XII. otu) Hodangillerden. 204) enir: (< kökü belli değildir.314 endirez: (< ? ). 1747. 1. 2. 859) Bir tür yaban mersini. V. 1749) enfiye: (< Ar. V. V. V. MBTS. Ağz. türleri süs bitkisi olarak yetiştirilen. DS. Eren. Yabanî kiraz. Nişanyan. 1761) epsemye: (< ? ) Şeker pancarı (DS. 836) Kuru fasulye (DS. (And. Ağz. endürüz) 1. “< engil üzüm çubuklarının ince ve uzun dalları”) Ak buğday (DS. Tietze. 1.: ennemene) Bir çeşit mantar (DS. (TS. 135) Birleşikgillerden. 1764) . V. yaprakları sert tüylü bir ot. 713) engili buğday: (< T. 1747) enek: (< ET. 714) ennimene: (< ? ). Tietze. BTS. engilli ? + buğday. 857). Tietze.: endiriz. enek + ağacı) Uzun yapraklı. 723. dikenli bir kültür bitkisi. 725. 1670) engerek otu: (< ? engerek + T. 1760) ensin: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS. (TS. (TS. yumru kökü meyve gibi yenilen bir çeşit bitki (DS. sebze olarak kullanılan. XII. V. 1. MBTS.: efiye) Güzel kokusu olan bir çiçek ve ot (DS. Ağz. 1. eŋek. Echium vulgare. 1. V. 115. 1. (And. 1754) enginar: (< Yun. Cynara scolymus. ankinára.

(And. ergil) Muşmula. 1765) erelik: (< T. ergen (DS. 1766) erez: (< Yun. Ağz. erekleme) Yabanî semiz otu (DS. V. 1765) erekmek: (< ? ). ere(k)lik) Yaprakları şeker pancarı yaprağına benzeyen. otu) Havuç (DS. 1768. V. 1768) ergen perçemi: (< T. V. (And. V. perçem + T. -i) Reyhan çiçeği (DS. Ağz. beyaz taneli bir çeşit üzüm (DS. ergen (DS. V.315 epsit: (< Yun. istendiği zaman yaprakları sarılarak yenen bir çeşit ot (DS. erenler + çiçeği) Kekik gibi kokan bir çiçek (DS. eren) bk. V. 733). Tietze.: erkenet) Kırmızı saplı. V.: eres) bk. 1774) ergenkirez: (< T. V.: eremeki) Kendi kendine biten bir çeşit bitki (DS. Ağz. 1766. ergen + Yun. XII. V. (And. V. delice (TBAS. 1767) erenler çiçeği: (< T. erken olgunlaşan bir çeşit üzüm (DS. V. ires. 1768) ergil: (< T. seyrek ve top top biten. 100) ergan üzümü: (< T. apsída. 730) Mantar (DS. kerasi) bk. 1767) ergen: (< T. ergen) Kızılcık (DS. ergen + üzümü) Küçük siyah taneli. ergen + Far. 1767) ergenet: (< ? ). döngel (DS. 1768) . V. 1765) eren: (< T. 1764) ereğil otu: (< ? ereğil + T. V. 4497) erekleme: (< T. Tietze. DS.

tek ve sert çekirdekli yemişi. DS. V. Batı ve Güney Anadolu’da doğal olarak yayılış gösteren. çayır melikesi (TS. DS. V. 735”) bk. 733. T YA. 209. kayısı. Tietze. K AT. kalın kabuklu üzüm (DS. 155. erkeç üç dört yaşlarında enenmiş erkek keçi. 207. Orta Türkçede erük olarak geçer. 1714) erguvangiller: (< Far. 97. (TBAS. mora kadar türlü renkte. 719. Cercis siliquastrum. 1. eflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan. (TS. MBTS. erik gibi yemişlere verilen ortak bir addır. 137). mayhoş veya tatlı. ZBK A. güzel bir süs ağacı. 1 cm kadar genişlikte ve 50 cm kadar uzunluktadır. 865) Baklagillerden. TBAS. ST AT. Posidonia oceanica. 100. beyaz çiçekli bir ağaç ve bu ağacın kabuğu ince. sarıdan kırmızıya. Yaprakları şerit şeklinde. kışın yapraklarını döken. eti sulu. 719) erik: (< ET. V. 101. BTS. KMYA. -giller) Almaşık yapraklı ağaç familyası (TS. Nişanyan. II. 1778. GD AT. 210. DS. K A. Tietze. III. Tietze. 231. rīşte. 1. 277. erinç) bk. 1502) erkek üzüm: (< T. 2-10 m yükseklikte. Grunus domestica. 448) erkek ağaç: (< T. Eren. er avān + T. 99. erkeç + sakalı. 271. 139) erişte: (< Far. < Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. 222. DA. 1774) . örük) Gülgillerden. Kaşgarlı Mahmut’a göre şeftali. 318. (TS. Ağz. ısırgan (TBAS. 1. E A. DS. 3352. erük. 719.316 erguvan: (< Far. erkek + üzüm) Şırası az çıkan.: eriyh. (And. Türkçeden Moğolcaya erük olarak geçmiştir. 69. 189) erika: (< ? ) Süpürge otu (TS. 101. 343. “ET. 1773) erkeçsakalı: (< T. erkek + ağaç) Yemiş vermeyen ağaç (TaS. Clauson. er avān. 118. 253. eruk. AAT. ETA. 87. V. 342. 720) erinç: (< T. TBAS. Nişanyan. 1. BTS. 737. yapraklarını döken. 118) Rizomlu ve çok yıllık bir deniz bitkisidir. IX. 1. erük. 367. 246. 1.

V. ersin. 1778) esmer su yosunları: (< Ar. kısamahmut otu (TBAS. Kökeni karışıktır. bā ilā + T. 102) eşekcuğa: (< T. (TBAS. eşek + ? cuğa) Mantar denilen bitki (DS. 1778) esbalı: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. -ı) Çok yıllık. 101) Ermeni kimyonu: (< öz. kemmūn + T. V. Orta Türkçede eşgek. 731) eşek baklası: (< T. V. eşek + ? baldıran + T. 138-139”) Bakladan küçük. 729) esrar otu: (< Ar. eşyek olarak geçer. 1. Eski Kıpçakçada eşek biçimi kullanılır. otu) Hint keneviri (TS. 1789) . ersün. -ları) Şeritleri bölmeli. Frenk kimyonu (TBAS. renkli esmer su yosunları (TS. koyu ve alaca renkli büyük bir çeşit fasulye (DS. eş sözünün –gek. “< eşek Eski çağlardan başlayarak kullanılır (eşgek). otsu. V. eşek + Ar. kalın rizomlu. -sı. asrār + T. Doerfer eşek sözünün büyük bir olasılıkla Türkçe bir türev olduğunu dile getirmiştir. -ek küçültme ekiyle yapılmış bir türev olduğunu yazmıştır. yeşil renkli bir cins incir (DS. Pedersen’e göre Ermeniceden alınmıştır.317 erkurtaran: (< T. erşün. 1. esmer + T. I. Bang ve Clauson. Ermeni + Ar. er + kurtaran) bk. beyaz çiçekli ve tüysü yapraklı bir bitki. eşek + çıtlığı) Düzgün kamış gibi yetişen bir çeşit ot (DS. -u) bk. Gülensoy. Eren. 1789) eşek baldıranı: (< T. Lecokia cretica. V. 325) Bir çeşit güzel kokulu bitki (DS. is. 101) ersin: (< EAT. 1789) eşek çıtlığı: (< T. er + yeten) Beyaz incirden daha büyük ve sivrice. su + ? yosun + T. 1777) eryeten: (< T. V.

yabani. eşek + gevreği) bk. 1789) eşek kengeri: (< T. 1789) eşek gevreği: (< T. DS. -i) Meyvesi yenmeyen yabani incir (DS. eşek + Far. 1789) eşek kalkanı: (< T. 1789) eşek hıyarı: (< T. 734.318 eşek dikeni: (< T. Ecballıum elaterium. 1789) eşek kangalı: (< T. tırmanıcı. eşek + eriği) Uçları sivri ve uzun bir çeşit yeşil erik (DS. 1789) . -ı) Kabakgillerden. 102) eşek helvası: (< T. dalları dikenli bir bitki (DS. (TS. V. 1789) eşek kömürdeği: (< T. 1789) eşek eriği: (< T. eşek marulu (TBAS. Onopordum tauricum. ayı gülü (TBAS. -i) Kökü tatlı. eşek + elması) Yazın yetişen. eşek + Far. kenger + T. V. (TS. 102) eşek inciri: (< T. V. V. V. -ü) bk. V. 1. eşek + kömürdeği) Eşeklerin çok yediği bir çeşit ot (DS. iki yıllık. eşek + dikeni) 60-100 cm yükseklikte. -ı) bk. eşek + közlemesi) bk. 102) eşek gülü: (< T. eşek kömürdeği (DS. 1789) eşek elması: (< T. V. otsu bir bitkidir. karalahana büyüklüğünde. V. 1. gul + T. ĥalvā + T. eşek + ? kangal + T. eşek + Far. 102. eşek helvası (DS. TBAS. eşek + kalkanı) bk. dikenli ve pembe çiçekli. V. sarı çiçekli ve otsu bir bitki. V. -sı) Enginara benzer bir çeşit bitki (DS. eşek + Ar. eşek + Far. 1789) eşek közlemesi: (< T. eşek kengeri (DS. TBAS. çok yıllık. lezzetsiz bir çeşit elma (DS. 734. ħiyār + T. encīr + T.

1790) eşek yoncası: (< T. (TS. -u) Maydanozgillerden. 1790) . eşek + memesi) ri taneli. eşek + tırnağı) Kesildiğinde süt gibi sıvı çıkaran bir çeşit ot (DS. -u) bk. Anthriscus silvestrisis. 734) eşek papatyası: (< T. eşek + otu) Evliya otu (TS. 103) eşektırnağı: (< T. papadia + T. eşek + yağırı) Meşe ağaçlarının kabuklu ceviz büyüklüğünde. (TS. bir veya iki yıllık. eşek + Far. V. 103) eşek otu: (< T. çiçekleri boyar madde olarak kullanılan. TBAS. 103) eşek madımağı: (< T. kuşekmeği (TBAS. -u) Hardal denilen ot (DS. 1. 1. 1790) eşek turpu: (< T. 1. eşek + Yun. V. nevrūz + T. navruz (TBAS. 734) eşek memesi: (< T. eşek + kulağı) Karakafes (TS. lāle + T. siyaha yakın renkte olan meyvesi (DS. eşek + Yun.319 eşekkulağı: (< T. 103) eşek maydanozu: (< T. 734) eşek lâlesi: (< T. V. V. 1. Melilotus officinalis. eşek + Far. turb + T. 734. sütlü ve otsu bir bitkidir. -sı) Ekin tarlalarında yetişen. eşek + Yun. 103. eşek + ? yonca + T. V. -ı) bk. matutak + T. soluk sarı çiçekli. 1790) eşek yağırı: (< T. -si) bk. eşek + Erm. 1789) eşek navruzu: (< T. beyaz papatya (TBAS. maruli + T. oval bir çeşit siyah üzüm (DS. -u) 10-150 cm yükseklikte. Sonchus oleraceus. 40-250 cm yükseklikte. süsen (TBAS. -sı) bk. eşek + Far. iki yıllık otsu bir bitki. (TBAS. bir veya iki yıllık. makedonesi + T. 103) eşek marulu: (< T. DS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir.

38) et şeftalisi: (< T. ten + T. V. -i + eriği) Pembe ve yeşil renkli. etli + bitki) Kurak ortamda yaşayan ve dokuları içinde bol su depo eden. et + erik) Çok tatlı ve kırmızı renkli bir çeşit erik (DS. 1798) etli bitki: (< T. avláki + Yun. -si) Eti çekirdeğinden ayrılmayan bir şeftali türü. 1. manitari + T.320 eşemene: (< ? ) Yabanıl kavun (DS. 104) evlenme çiçeği: (< T. 587) . et + Far. 742) etteni eriği: (< T. 1800) et üzümü: (< T. V. et + Far. V. evci + kıran) Çok zehirli. beyaz renkli bir çeşit mantar (DS. hafif buruk lezzetli bir erik çeşidi (DS. V. II. etli + Far. Prunus persica duracina. 1797) eterik: (< T. 1801) evlek mantarı: (< Yun. 4498) eşi: (< ? ) Nemli yerlerde biten bir çeşit ot (DS. (TS. 4499) et elması: (< T. yeşil renkli bir çeşit elma (DS. bazin (DS. 1792) eşşekganağı: (< T. XII. sulu üzüm (DS. XII. 1. Çayır ve otlaklarda gruplar hâlinde yetişen ve yenen mantar türleri (TBAS. manitari + T. 1. ayı mantarı (TBAS. yaprakları ve sapları kalın bitki (TS. 741) et mantarı: (< T. -ı) Agaricus türlerine verilen genel ad. et + elması) Yazın yetişen. V. eşek + kanağı) Bir çeşit bitki (DS. 1800) evcikıran: (< T. mīva) Ortası etli ve sulu olan yemiş (TS. et + Yun. 741) etli meyve: (< T. -ı) bk. et + üzümü) Dolgun. evlenme + çiçeği) bk. şeft-ālū + T. V.

V. V. V.: ezentere. keten (TBAS. V. ekşi + gece) Bir çeşit ekşi ot (DS. V. 1828) ezgil: (< T. V. ezertene. 1813) evren gülü: (< T. (TS. V. 1841) fare dikeni: (< Ar. 106) . tavşan kirazı (TBAS. V. evren + Far. ezgin) bk. 1830) ezzezze: (< ? ) Çayırlarda olan karahindiba bitkisi (DS. 1827) eyşi gece: (< T. Onobrychis. gul + T. hayvanlara yedirilmek için ekilen bir bitki (eşek otu). fāre + T. eğrelti) Eğrelti otu (DS. 1831) fakfakı: (< fak + fakı ?) ri ve sulu zerdali (DS. V. I. 1821) eysebak: (< iyi + ise + bak) ri taneli bir çeşit üzüm (DS. 1830) -Ffadine: (< ? ) Kışlık kavun (DS. 1827) ezeltere: (< ? ). V. V. 1. 172) ezine: (< ? ) Bezelye (DS. 1829) ezgin: (< T. 1831) falemin: (< ? ) Buğday (DS. 1814) eyilcan otu: (< T. dikeni) bk. V. 74) evrümçevrüm: (< T. ezertere) Anason (DS. evliyā + T. 747) evratı: (< T. eğilcen + otu) Sulak yerlerde yetişen bir çeşit ot (DS. ak sarmaşık (TaS.321 evliya otu: (< Ar. (And. ezgil) Muşmula (DS. -ü) bk. ev(i)rim + çev(i)rim) Papatya (DS. otu) Baklagillerden. Ağz.

247. DS. TBAS. 170. çalı. 474. III. ADYA. ETA. 100. Anagallis. 129. 1840) favli: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. 301. E A. 761) farşak: (< ? ) Kalın kabuklu üzüm (DS. is. Ağz.. iki çenekli. barbunya. 1. fasulya. 1840) . ayrı taç yapraklı çiçekli bitkiler familyası (TS. 1840) favlak: (< ? ) Yeşil kabuklu ceviz (DS. 243. 1. Fatma + Far. fasuliya. 227. fasülye. otsu ve çıplak bitkilerdir. mavi çiçekli. (And. 381. Phaseolus vulgaris. fāre + T. 129. 106) fare otu: (< Ar. tohumları fare zehiri olarak kullanılan bir bitki (TS. 764) fatmasaçı: (< öz. fasilya. TAYA. venüssaçı (TBAS. AAT. fasille. 234. meyveleri legümen tipte. Ka.Y. 127). 4505. 221. bir yıllık. beyaz. şāl) Uzun bir sap üzerinde sıra ile gittikçe küçülerek çiçek açan bir çiçek (DS. 1. fosüla) Baklagiller familyasından.A. 154.. KBAYA. otsu ve tırmanıcı bir bitki. KYA. (TS. otu) Sütleğengillerden. 390. 222. Erz. DS. 1838..A. fasulia = EYun. 53. V. 273. 213. V.A. 113. III. 111. Ayşe kadın. T YA.A. XII. 1837) fasulye: (< Yun. . Gaz. 164) fasulyegiller: (< Yun. 273. KMYA. BTS. V. 109. 12. 163. pembe ya da mor çiçekli. 761.: fasılya. fat ?) Zakkum ağacı (DS. 135. II. bir yıllık. (TS. V. fasēlos. SA. fasulia + T. Fatma + T. çiçekleri mavi veya kırmızı renkli. 42. BÜYA. 319.. is. V. Krş.322 farekulağı: (< Ar.Y. 109. fasile. 240. ZBK A. 150. saçı) bk. horoz gibi birçok türleri bulunan. -giller) Kapalı tohumlu. 127. AA. 106) fatmaşal: (< öz. 1. tohumu kuş yemi olarak kullanılan. V. 764. Nişanyan. taze ve kuru sebze olarak yenen. K AT. fāre + T. 1840) fattak: (< Ar. kulağı) Çuha çiçeğigillerden. 267.

769) fenerit üzümü: (< ? fenerit + T. is. 106. iki ya da çok yıllık. 130. 1846) fesçitarağı: (< öz. 1848. 1. bir. üzümü) Kırmızı renkli. park ve bahçelerde süs için kullanılan iri gövdeli bir bitki. 1. beyaz veya soluk pembe çiçekli bir bitkidir. V. V. TBAS. beyaz veya pembe çiçekli. XII. nadiren çalımsı bitkiler (BTS. vasilikon < vasilikos = EYun. Fes + T. (TS. V. DS. ferį k. şaraplık bir çeşit üzüm (DS. çi + tarağı) 2 m kadar bir boya erişebilen. is. 10-40 cm yükseklikte. felix) Palmiye yaprağına benzeyen. 4502) feliks: (< Lat. Ocimum basilicum. TaS. taç yaprakları 4-5 parçalı olan. aken tipi meyveleri olan. -ı) Fenike ve yöresinde yetiştirilen sulu ve kokulu bir tür portakal (TS. 106) fesçitarağıgiller: (< öz. Eren. is. 1843) Fenike portakalı: (< öz. Dipsacus laciniatus. Akdeniz ülkelerinde yetişen. ülkemizde 10 cins ve 200 kadar türle temsil edilen. yaprakları güzel kokulu. -çi + tarağı + -giller) Yaprakları karşılıklı ya da dairesel dizilişli. (TS. portugal + T. bir yıllık ve otsu bir süs bitkisi. V. Fenike + Fr.323 felika: (< ? ) Çiçeksiz lahana (DS. 1. 939) Taze fasulye (DS. otsu. 1. 223) fesleğen: (< Yun. ovaryum alt durumlu. ince kabuklu. otsu. 144) Ballıbabagillerden. MBTS. (TBAS. Fes “Fas ülkesi” + T. basilikos < basileus. 3193) . 775. Phoenix canariersis. V. 1845) ferik: (< Ar. er dişi. Nişanyan. iki yıllık. Arapça yoluyla Rumca vasilikon’dan geldiği anlaşılıyor. 771) feren: (< ? ) Lahana (DS. çiçekleri toplu hâlde ve bir simetrili. çanak yaprakları 5-10 tane. dikenli.

85. 107) fındık: (< Ar.A. (And. AA. III. 107) fırıldak çiçeği: (< T. otu) 30 cm kadar yükseklikte. 155. fundu + Yun. 2364. 3503) . 45. ADYA. pistek “şam fıstığı”. TaS. fustuk. fundu + T. DS. Nişanyan. 76. 60. nişastalı ürünü. Gaz. IX. 1. TaS. hındık) Kayıngillerden. 1859) fıstık: (< Ar. 104. fıstıħ. 276.A. fırıldak + çiçeği) Çarkıfelek (TS.. fustu ~ Far. Ka. V. 86. 131). 155. 1858) fıska: (< ? ) Olmamış incir (DS. AAT. V. 1. K AT. 263. V. I. 107.: fısdıħ. 308. TBAS. 111. 104. 1851. 1. yumrulu. 131). 107) fık otu: (< ? fık + T. 280. böğürtlen (DS.: bunduk. otu) Diken çileği. 782. AVA. otu) bk. DS. BÜYA. BÜYA. fısdık. Ağz. AAT. KMYA. kuzey yarım kürenin ılık yerlerinde ve yurdumuzun daha çok Doğu Karadeniz bölgesinde yetişen bir ağaççık ve bu ağaççığın sert bir kabuk içinde bulunan yağlı. üzümü) Fesleğen gibi kokan bir çeşit üzüm (DS. ST AT. K AT. otsu ve zehirli bir bitkidir. fakat çok acı olan bir çeşit biber (DS. 359. aslanpençesi (TBAS. fıstuk. V. Nişanyan. vutsí + T. fındıħ.Y. T YA. 780) fısırgan: (< T. (TBAS. (And.Y. 1853) fındık otu: (< Ar. 778. ZBK A. 1848) fıçı otu: (< Yun. beyaz sütlü. (TS. 320.A. 107. 231. fısırgan) Güzün yetişen patates (DS. püste) Antep fıstığı. VII. 148. çam fıstığı veya yer fıstığı denilen yemişlerin genel adı (TS.. 152. 223. pipéri) Küçük. Euphorbia apios. GD AT. TBAS. Corylus avellana. 703) fındık biber: (< Ar. 1606. III. 76. BTS. vasilikon + T. fundu ~ OYun. fınduk. Pontikon karion “Karadeniz cevizi”..324 fesleğen üzümü: (< Yun. 231. 279. V. Ka. Ağz. AVA.

1. 132. (TS. Eren. Ege ve Akdeniz bölgelerinde bulunan bir ağaç türü. MBTS. Nişanyan. Ağz. fūl-bahār. iğne yapraklı. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen ağaççık. akasma. 221. 1. 107) ficik: (< ? ) 1.. 25 m kadar boylanabilen. AAT.: fik) Baklagillerden. 785. 145) 1. Turunçgillerden. 79. 785. 787) . TaS. phideia) Bahçıvanlıkta yastıklarda tohumdan yetiştirilip başka yerlere dikilmek için hazırlanan sebze veya körpe çiçek (TS. 1859) fışıldayık: (< T. 783. AAT. fīl ~ OFar. GD AT. (And. 1. fiton bitki < EYun. DS. V. T YA. 107. 786) fil elması: (< Ar. pīl + T. hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki. Vicia sativa. 1860) fıtık otu: (< Ar. 784. -ı) Çamgiller familyasından. koyun otu (TBAS. (TS. Eren. 279. III. < YUN. her dem yeşil. 1864. Başka bir yere dikilmek için bulunduğu yerden çıkarılan taze ağaç. 1.: filbahri) Taşkırangillerden. 328. TS. 784) fiğ: (< Yun. 1.325 fıstık çamı: (< Ar. fıt + T. 14. 145). filbahri. 961) (And. III. Bu ağacın yenilen meyvesi. (TS. V. V. Pinus pinea. dikme (TS. V. 1607) fide: (< Yun. Philadelphus. 1. 224) fışfış: (< fış + fış) Zerdali (DS. TaS. 1863) fidan: (< Yun. phyt-. 86. Ağacın filizi. fiton. Marmara. 2. ZBK A. Ağz. 2. ADYA. Hindistan’da yetişen bir ağaç. fustu + şam’ + T. otu) bk. ülkemizde Doğu Karadeniz. 1. (TS. EYAD. Feronia elephantum. 117. fışıldayık) Bir çeşit büyük boylu ot (DS. 83. BTS. 1607) filbahar: (< Far. phyton bitki < phyein. Ağaç ve ağaççıkların yeni yetişeni. Ekinler arasında yetişen fiğe benzeyen bir çeşit ot (DS. GBAA. TBAS. 1. elması) 1. ilkbaharda beyaz ve güzel kokulu çiçekler açan. 2. deniz seviyesinden 350 m kadar olan yüksekliklerde yetişen.

. Juniperus phoenicia. Biber. 787) filkulağı: (< Ar. 4504. V. fīl ~ OFar. 790) firfil ağacı: (< Ar. filiz < filo = EYun. 966) 1. MBTS. tırmanıcı. kulağı) Yılan yastığıgillerden. 1866) fin: (< ? ) Yaban bezelyesi (DS. 1. 2. 789. (TBAS. V. Nişanyan. ülkemizde Muğla civarında yetişen çalımsı ya da ağaçsı bitki. V. bir yıllık otsu bir bitkidir. MBTS. -sı) 30-300 cm boyunda. Caladium. TS. XII. 787) filye: (< ? ) Sardunya çiçeği (DS. 1865) filiz: (< Yun. bā ilā + T. kökü yumrulu bir süs bitkisi. phyllon yaprak ~ HAvr. Yonca otu (DS. pīl + T. Baklagillerden hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki (DS. sürgün (TS. beyaz. pembe veya kırmızı çiçekli. 227) fink: (< ? fink. + T.. DS. is. 1. 133) Yeni sürmüş körpe ve küçük dal veya yaprak. filisa yaprakçık. 1. (BTS. Vigna unguiculata. 1869) .< *bhel. 108) Firavun inciri: (< öz. “< Ar. 966”) Kavak ağacı (DS. 2. 1.326 filfil: (< Ar. 1. Nişanyan. firfį r < Yun. *bhol-yo. yaprakları pulsu ve kışın kalıcı. Fenike + T. Böğrülce. ardıcı) Servigiller familyasından. is. encīr + T. firfį r < Yun. Batı ve Güney Anadolu’da yetiştirilir. 1867) fink baklası: (< ? fink + Ar. (TS. V.bitki bitmek. V. 1. -i) Frenk inciri (TS. V. pirpirim ?) Bir çeşit çiçek (DS. ana yurdu tropikal Amerika olan. Firavun “eski Mısır hükümdarı” + Far. firfį r < Yun. ağacı. 1866) Finike ardıcı: (< öz. 133) 1. 1869) firfirim: (< krş. deniz seviyesinden 400 m kadar olan yüksekliklerde.

pos mantarı (TBAS. bitey (TS. kulak. 1868. boş. fleole. 1877) fos mantarı: (< fos + Yun. Frenk) Domates (Frenk elması. (DS. 1878) föü: (< ? ) Beyaz taneli çok ürün veren bir çeşit üzüm asması (DS. V. 795) foskulak: (< fos “ses taklidi” + T. flora) Bir bölgede yetişen bitkilerin hepsi. böğürtlen (DS. çamlar arasında yetişen. değirmi yapraklı ve yalnız çorbası yapılan bir bitki (DS. Frenk patlıcanı). 1879) Fransola: (< öz. 976”) Mantargillerden. 1. küçük bir çayır otu (TS. Ağz. içinde siyah toz bulunan bir çeşit mantar (DS. 1871) fiske: (< ? ). V. V.327 fisil: (< ? ) Küçük soğan. -ul) Pişmiş armut (AA. V. 1. phleole) Buğdaygillerden. UA. XII. 1. kof. is. -ı) bk. 4504. bitki örtüsü.: fisko. arpacık soğanı (DS. TBAS. temelsiz’. 108) fosul: (< fos + T. “< fos ‘çürük. fıŧrį. 1872) fitri: (< Ar. V. V. 1874) fleol: (< Fr. 1879) Frenk: (< öz. Fransola) Güzel kokulu. V. 108) fiskilen: (< ? ) Erik (DS. MBTS. MBTS. 1. 130) fotanak: (< ? ) Karalahanaya benzeyen. V. 1880. (And. V. DS. 795) flora: (< Lat. 957) Ökse otu (DS. 110) . fuska) Diken çileği. is. beyaz renkli ve boru gibi çiçek açan bir bitki (DS. manitari + T.

109) Frenk menekşesi: (< öz. V. Frenk + T. Frenk + Yun. yuvarlak ve çok acı bir çeşit biber (DS. beyaz veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. encīr + T. Frenk + Yun. kalın kabuklu ve tatlı yemişi olan. 1. Hesperis. -si) Turpgillerden. Frenk + T. TBAS. -i) Küçük. makedonesi + T. salata ve salçalarda kullanılan. V. bir yıllık. -u) Maydanozgillerden. yaprakları etli ve yayvan dikenli. 803. V. bādingān + T. kırmızı. (TS. (TS. -i) Kaktüsgillerden. (TBAS. Frenk + Yun. 803) Frenk patlıcanı: (< öz. is. 1. is. pipéri + T. TBAS. Frenk + T. is. elması) bk. 803. 109) Frenk lahanası: (< öz. sarı çiçekli bir bitki. 108) Frenk kimyonu: (< öz. is. Frenk + Far. kırmızı iri meyve veren çilek türü (TS. benefşe + T. sonbaharda yaprakları güzel bir renk alan süs sarmaşığı. Opuntia ficus-indica. Frenk + Ar. Frenk + Far. 1. çok yıllık. is. otsu. -sı) Brüksel lahanası (TS. asması) Asmagillerden. çileği) Kokusuz. is. ülkemizde Güney ve Güneybatı Anadolu’da yetişen. tüylü ve beyaz çiçekli bir bitki (TS. Ampelopsis. Frenk + Ar. 1. Carum carvi. bādincān < Far.328 Frenk asması: (< öz. is. 1. lahano + T. -ı) bk. kemmūn + T. (TS. 1. Frenk (DS. meyveleri baharat olarak kullanılan. çiçekleri güzel kokulu bir süs bitkisi. 1869) Frenk çileği: (< öz. -u) 20-80 cm yükseklikte. 802) Frenk biberi: (< öz. Frenk (DS. 1868) Frenk inciri: (< öz. çok yıllık. 803) Frenk maydanozu: (< öz. 803) Frenk elması: (< öz. is. 1868) . is. is.

804) fukuku: (< ? ) bk. 2. 804) funda: (< t. -giller) Su yosunlarından. dikensiz. V. 1. gelgitli denizlerin kayalıklara yakın yerlerinde yetişen esmer bir yosun (TS. 804) ful: (< Ar. Puglia ‘Güney talya’da bir bölge adı’. 109) fukusgiller: (< Lat. -giller) Fundalar takımından. 1. Frenk + T.329 Frenk üzümü: (< öz. 1. bahçelerde yetiştirilen. yaban mersini. 1. TBAS. yemişi) bk. azelya. Frenk inciri (TBAS. -lar) Fundagillerle birlikte bunlara benzeyen daha başka familyaları da içinde toplayan bir bitki takımı (TS. 1. Narcissus jonquilla. 233) Frenk yemişi: (< öz. parçalı yapraklı ve kırmızı meyveli bir çalı bir çalı. fukus + T. fougero) Eğrelti otu. 805) fundagiller: (< t. BTS. soğan köklü bir bitki ve bu bitkinin zerrin ve nergis adlarıyla da anılan güzel kokulu çiçekleri. (TS. böğürtlen (TBAS. 139) Nergisgillerden. 804) fulya: (< öz. is. fondo + T. (TS. Casmin sambac. Taşkırangillerden. 1. fūl) 1. 805. Frenk + T. 1. birçok türü bulunan ağaççık ve bunun güzel kokulu beyaz çiçeği. koca yemiş gibi çoğu her zaman yeşil birçok çalı ve ağaççığı içine alan bir bitki familyası (TS. yaprak döken. (TS. ülkemizde altı türü bulunan. 805) furuş: (< ? ) Çok olgunlaştığı için üzeri buruşuk olan incir (DS. Taşkırangillerden. fondo. is. Fibes nigrum. 1880) . Küçük taneli bir bakla türü. Nişanyan. 139) Süpürge otu (TS. nadiren dökmeyen. ülkemizde 8 cins ve 19 türle temsil edilen. Otranto (Pulia) fatihi Gedik Ahmet Paşa tarafından 1481 yılında stanbul’a getirilmiştir. is. fondo + T. 234) fundalar: (< t. 803. 109) fujer: (< Fr. Nişanyan. aşk merdiveni (TS. 109. 1. bayağı funda veya süpürge çalısı. üzümü) 1. BTS.

galdireyik. galdirek.: gaħ) Yabani armut. 990) Gelincik (DS. XII. Ağz. VI. (And. gavete) Domates (DS. ses taklidi kelime olabilir”. kara + öz. 1885) gadın barmak: (< Soğd. VI. Ağz. ādime) Tere (DS. 1885) gabide: (< T. 300-500 tanesi bir arada olan bir ot kökü (DS. 1900. 1. 4506) galo: (< ? ) Şeker pancarı (DS. VI. (And. fasulia) Kabuklu fasulye (AA. 1890) gādime: (< Ar. parmak) Güzel kokulu parmak üzümü (DS. budu) Biçimi uzun olan karpuz türü (DS. VI. (And. kırmızı ve yeşil saplı. VI. 1904) gane: (< ? ) Havuç (DS. 1918) . VI.: galdirik. galdurayak. Ağz. 1899) galete: (< ? ). 1910) gapcuħ fasille: (< T. 1892) gaggoç: (< ? ) Tarlada yetişen. VI. DS. galduruk) Tüylü ve geniş yapraklı. is. kadın + T. kaba + iğde) Kaba iğde (DS. VI. kapçık + Yun. VI. VI. 1893) gak: (< ? ). kadın + T. VI. Fatma) Kökü yenen bir ot (DS. 132) gara fatma: (< T. MBTS. VI. 1895) galdırık: (< ? ). yenen bir bitki (DS. VI. 1890) gadın budu: (< Soğd.: gafete.330 -Ggaber: (< ? ) Gürgen ağacı (DS. 1890) gagaç: (< gagaç < gaga “kökü belli değildir. ahlat (DS.

garagavlık. kara + Far. VI. VI. 1578”) Baklagillere benzeyen ve çayırlarda yetişen bir çeşit bitki (DS. 1921) garayağı: (< T. kavunu) Zehirli bir ot (DS. VI. VI. 1921) gardenya: (< Fr. -u) Bahçelerde yetişen bir ot (DS. 1920) garan: (< ? ) Maki cinsinden bir bitki (DS. 1918) garaħan: (< T. ulb + T. 2. VI.331 garagavuk: (< T. 1922) gargakülülü: (< karga + ? külülü. VI. (TS. Kök boyasıgillerden. Ağz. Ağz. gardenia) 1. MBTS. VI. 1. 1920) garan kulpu: (< ? garan + Ar. VI. bur(u)nu) Meyveleri karga gagasına benzeyen bir ot (DS. VI. 1919) garahülü: (< T.: garagavık. kara + kavuk). VI. VI. kara + yağı) Sulak yerlerde ve ark kenarlarında yetişen bir bitki (DS. (And. kara + ? hülü) Karadut (DS. Ağz. 1919) garalâle: (< T. 1920) gara ot: (< T. 1919) garamsa: (< ? ). kara + ? ħan). Gardenia. sıcak bölgelerde yetişen bir ağaç veya ağaççık cinsi ve bu ağaççığın güzel kokulu çiçeği.: garaħat) Küçük fundalıklarda ağaçların üzerinde olan salkım şeklinde bir bitki (DS.: garamsal) Maydanoz (DS. kara + ot) Şiddetli ağrılara ilaç için kullanılan bir çeşit ot (DS. garagavuħ) Beyaz kökü olan ve yenen bir ot (DS. 1925) . “< karga ‘ses taklidi kelime’. 1923) garğaburnu: (< karga + T. VI. (And. (And. 1925) garğa kavunu: (< karga + T. VI. 814) garellik: (< ? ) Gövdesi köşeli ve yaprakları tüylü bir çeşit ot (DS. lāle) Karalâle (DS.

VI. arīb + T. 1938) gavruk: (< T. kav(u)şak) Buğday tarlalarında bulunan pembe ve sarı çiçekli bir çeşit ot (DS. XII. emrūd + T. Periploca graeca. (And. kavun + Far. üzeri gri çizgili bir ağaç (DS. kabağa benzer yuvarlak bir bitki (DS. 1927) garipler urganı: (< Ar. 1941) gavun armudu: (< T. VI. urgan gibi kullanılmasından dolayı bu ismi almıştır. 223-229) garmak: (< T.332 garık: (< ? ) Baharda erken yetişmesi için dikilen soğan (DS. 1926) garip: (< Ar. kav(u)şak) Tohumunu kabarcıklı bir zar içinde saklayan. VI. (Duran. 1941) gavşak (II): (< T. arīb) Krizantem çiçeği (DS. -u) Kavun armudu (AA. VI. 1941) gavşak (III): (< T. -ler + urganı) Bitki liyan (tırmanıcı) özelliğinde olup. 1940) gavşak (I): (< T. 30 metreye kadar uzayabilmektedir. VI.: gasıl) Hayvan yemi olarak kullanılan ve başakları olgunlaşmadan biçilen arpa (DS. VI. Ağz. VI. VI. karmak ?) Kara dut (DS. 134) . 1931) gasil: (< ? ). 4507) gartlı: (< T. Gövdesinin ince ve elastik olması. VI. 1932) gaşşak: (< ? ) Kamış cinsinden bir bitki (DS. kartlı) Süs için kullanılan. 1934) gavcar: (< ? ) Çok hafif ve lifli olan sapından şişe tıpası yapılan bir çeşit bitki (DS. kav(u)şak) Kestane (DS. VI. kav(u)ruk) Büyük köknar ağacı (DS.

112) gâvur tilkişeni: (< Ar. sepik (TBAS. gebr + Erm. VI. MBTS. kara topalak (TBAS. gebr + Ar. VI. boynuzu) bk. otu) Kayalık yerlerde yetişen. 823) gecebiten: (< T. kapari + T. 1. 112) gâvur hıyarı: (< Ar. III. kāfir veya Far. DS. 1. otu) Kuzey Anadolu bölgesinde yetişen. 1004”) bk.333 gâvur baklası: (< Ar. 866) gâvur pancarı: (< Ar. kapari + T. VI. “Ar. kiçe + biten) bk. ħaşħāş + T. sarmaşık (TBAS. (kebere). Capparis. 1945) gazelboynuzu: (< Ar. beyaz veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. -i) bk. kāfir veya Far. gaz + T. gebr + T. ilaç yapımında kullanılan ve sürekli yeşil kalan çalı görünümünde bir bitki. VI. kāfir veya Far. bā ilā + T. azel + T. 112) gaynanacuħ: (< T. gebr + Ar. gebr + ? tilkişen + T. ban otu (TBAS. gebr ‘ateşe tapan’ . 1955) gebre otu: (< Yun. -ı) Eşek hıyarı (DS. domuz baklası (TBAS. kayın + anacık) Sarı çiçekleri olan dikenli bir ot (DS. Dictamnus albus. soğanı) bk. 823. 112) gâvur haşhaşı: (< Ar. dağ sümbülü (TBAS. banjar + T. 112) gazotu: (< Fr. kāfir veya Far. (TS. -sı. yılanyastığı (TBAS. azel + T. gece < ET. (TBAS. kāfir veya Far. ħiyār + T. kāfir veya Far. 1956. otu + -giller) Gebre otu gibi bitkileri kapsayan familya (TS. 112) gâvur soğanı: (< Ar. kāfir veya Far. otu) Baldıran otu (DS. 159) . -ı) bk. çok yıllık. 112) gazel otu: (< Ar. DS. 1. gebr + Far. 1957) gebre otugiller: (< Yun. -ı) bk.

geli) Ardıç ağacının meyvesi (DS. VI. 1. geh+a+reng) bk. gecem) Bir çeşit küçük elma (DS. otsu bir bitkidir. geliç) Ayrık otu cinsinden zehirli. 1971) gelegemri: (< ? ) Kalın kabuklu bir çeşit üzüm (DS. vatanı tropikal Amerika olan. VI. śafā + T. 113) gece sefa gündüz cefa: (< T. -si) 100 cm kadar yükselebilen. -sı) ki çeneklilerden. geceleri açan pembe renkte bir çeşit çiçek (DS. 230) gehte: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. gece + gündüz + çiçeği) lkbaharda açılan ve gece güzel koku yayan bir çeşit çiçek (DS. 1959) gecesefasıgiller: (< T. gece + Ar. VI. gece + Ar. 1959) gece menekşesi: (< T. VI. benefşe + T. 1977) . bahçe ve parklarda yetiştirilen. renk otu (TBAS. DS. Çiçeklerinin gece açması nedeniyle bu ad verilmiştir (TBAS. Mirabilis jalapa. 824) geharenk: (< Far. 1958) gecem: (< T. VI. gündüz + Ar. śafā + T. cefā) Gündüzleri kapanan. iki yıllık. 1959) gecesefası: (< T. 824. 1975) geli: (< T.334 gece gündüz çiçeği: (< T. VI. VI. 1974) gelemir buğdayı: (< ? gelemir + T. (TS. 113. 1. buğdayı) Küçük sarı buğday (DS. VI. -sı + -giller) Örnek bitkisi gecesefası olan bir bitki (TS. VI. küçük kokulu çiçekleri gece açan otsu bir bitki. gece + Far. kökü derinlere kadar giden boğumlu bir çeşit ot (DS. 1977) geliç: (< T. TBAS. śafā + T. gece + Ar. pembe veya beyaz çiçekli.

-i) Kuş kirazı (TS. 1980) gelindüğmesi: (< T. içine gelincik. gelincik + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. 1. 1627) gelincikgiller: (< T. gelin + eli) Gelincik çiçeği (DS. kırmızı ve kokusuz çiçekleri olan bir çeşit saksı çiçeği (DS. OAAD. VI. -ı) Yenilir bir çeşit ot (DS. II. 1979) gelinboğan: (< T. Fritillaria imperialis. boğan) Bir ahlat türü (TS. (TS. VI. (TS. gelinparmağı (TBAS. 832) gelingüldüren: (< T. III. 243. DS. ülkemizde ise 5 cins ve 45 kadar türle temsil edilen. gelin + çiçeği) Zambakgillerden bir bitki. dünyada 28 cins ve 250 kadar türle. 832) gelincik: (< T. 1980) . -u) Allı ve küçük bir çeşit armut (DS. 832. 832. 1978. kırlangıç otu gibi bitkileri alan familya (TS. ETA. 1. 1. gelin < ET. 241. 1980) gelinfeneri: (< T. TaS. 1980. banjar + T. phanari + T. 113. gelin + dili) Yaprağı mısır yaprağına benzeyen. VI. gelin + güldüren) Portakalgillerden güzel kokulu bir ağaç (DS. 114) gelinelması: (< T. kelin + Far. 832) gelindili: (< T. 60 cm kadar yükselebilen. TBAS. VI. yaprakları almaşlı. BTS. VI. 1. VI. gelin + düğmesi) bk. haşhaş. özellikle ekin tarlalarında yetişen.335 gelinarmudu: (< T. büyük bir çeşit elma (DS. gelincik) Yazın kırlarda. BTS. 114) gelineli: (< T. gelin + elması) Kırmızı. gelin + Yun. 241) gelincik mancarı: (< T. gelincik + Erm. TBAS. genelde tek çiçekli ve ışınsal simetrili. 348. emrūd + T. VI. 1980) gelin çiçeği: (< T. 1. kırmızı ve otsu bitki. Papaver rhoeas. gelin + T.

336 gelin gülü: (< T. gelin + yemişi) 1. TaS. yaprakları etli. kadın) bk. Ayva ağacına benzeyen. çiçeklerinin ucu mor. VI. gelincik (TBAS. 1979. çok yıllık ve otsu bir bitki. VI. manitari + T. VI. -u) Kırmızı renkte bir çeşit çiçek (DS. zehirli mantar (TBAS. VI. gelin + saçı) bk. sarı çiçekli. 1981) gelin otu: (< T. (TS. 2. 833) gelinparmağı: (< T. 113) gelin mantarı: (< T. 114) gelin güveyi elması: (< T. 114) gelinmumu: (< T. -ı) bk. DS. kırmızı elma (DS. 1. Sempervivum armenum. gelin + parmağı) 1. 1. DS. gelin + Erm. 1982) gelinyemişi: (< T. gelin + Far. 1627) gelinsaçı: (< T. gelin + tırnağı) Baharda kırlarda açan. mūm + T. Uzun taneli bir üzüm türü. VI. gelin + yanağı) Portakal renginde. 114) gelintırnağı: (< T. VI. Rozet yapraklı. 1981. gelin + otu) Güveyfeneri (TS. tel + T. -i + Yun. dipleri beyaz bir çeşit çiçek (DS. 2. 114) gelinteli mantarı: (< T. çuha çiçeği (TBAS. gelin + Soğd. bostanbozan (TBAS. -ü) bk. TBAS. -ı) bk. yenilir bir çeşit mantar (DS. 1982) gelinyanağı: (< T. Sarı papatya. 1980) gelinkadın: (< T. 1982) . manitari + T. gul + T. III. tellice (TBAS. gelin + güveyi + elması) Tatlı. gelin + Far. gelin + Yun. 114. fasulyeye benzer meyve veren bir çeşit ağaç (DS. VI. 833. çiçekleri mor renkli.

VI. 1. -lar) Bağlarda mildiyu hastalığını yapan emeçleri iyi gelişmiş mantarlar. 1999) . “gen < ET. gence. 1994) gercik: (< ? ) Böğürtlen (DS. Peronospora viticola. VI. VI. Ağz. börülce (DS. 2. Hint yağı tohumu (DS. 841) gerçemek: (< ? ) lkbaharda yetişen.: gemri) Son turfanda yetişen sert kabuklu. 1035”) bk. 114) geneç: (< T. 1990) genegerçek otu: (< T. -si) Acı badem (DS. renk otu (TBAS. (TS. dikeni. 1990) gerce: (< ? ) Sarmaşık türünden bir çeşit bitki (DS. VI. siyah bir çeşit üzüm (DS. geneç) bk. VI. otu) bk. gene < yine + gerçek + otu) bk. 115) geren otu: (< ? geren + T. (And. gene < yine + Ar. MBTS. 1995) gerdenge: (< ? ) Çalılık yerlerde bulunan bir çeşit diken (DS. çok sulu bir çeşit bitki (DS. 1. 115) gerensi: (< ? geren + T. kiŋ ‘geniş’. abdestbozan otu (TBAS. VI. VI. deniz börülcesi (TBAS. gerçek + Yun. 1996) geren dikeni: (< ? geren + T. yaprakları dikenli ve uzun kökü havuca benzer. renk otu (TBAS. bā ilā) Üzeri benekli bir çeşit ufak fasulye. VI. MBTS. gene < yine + gerçek) 1. “< geren ‘kökü belli değildir’. Beziryağı çıkarılan bir çeşit bitki. 1995) gerçek mantarlar: (< T.337 gemre: (< ? ). 1. 114) genepakla: (< T. 1987) gence: (< T. 114) genegerçek: (< T. 1028”) bk. Hint yağı ağacı (TBAS. manitari + T.

848) . Astragalus. bīşa) Bir çeşit meşe ağacı (DS. meyve veren bir çeşit dikenli çalı (DS. VIII.A. Gaz. III. Eren. 2005) gernik: (< ? ) Başak taneleri siyez gibi kabuklu olup. gevreyen) Bir buçuk metre boyunda. III. keyik. 2006) geven: (< Kökenini bilmiyoruz. keven) Baklagillerden. (And. (And. DS. Ağz. kavan. III. 755). VIII. VI. kestane yaprağına benzer bir çeşit ot (DS. fakat ondan iri ve parlak olan. . VI. VI. (And. 2000) germesik: (< ? ) Yabani kızılcık (DS. geyi(k)cek) bk. VI. 2775. 2010) gevrecik: (< T. akdiken (TS. VI. dikenli ve yastık biçiminde dağ bitkileri. çok yıllık. 2015) geyik: (< ET. TBAS. (TS. 1. Clauson.. geyik + dikeni) bk. 155). 2009. VI. gevreyik). 2013) gevreyik: (< T. DS. 477. 155.A. gevre(k)cik) Kayalık yerlerde yetişen kokulu bir çeşit bitki (DS.: gevreyük) Hayvanların yediği sütlü bir çeşit ot (DS. 2015.Y.: gevenur.338 gergendi: (< ? ) Kiraza benzer bir çeşit meyve (DS. 2778) geyik dikeni: (< T. VI. 1676) geveş: (< ? ) Kiraza benzeyen. 243. 133. 2005) germeşe: (< ? ger + Far. bulgur yapmaya yarayan bir çeşit buğday (DS. VI. 847.. geyik elması (DS. Ağızlarda keven biçimi de yaygın olarak kullanılır.: keyik) Mavi çiçekli bir çeşit çiğdem (DS. 2014) geyicek: (< T. Krş. VI. DS. Ağz. Eren. VI. 2014) gevriyen: (< T. Erz. 116. 2687. Ağz.. TaS. 456.A. 1. VI.

2782. (TS. Ağz. Meyvelerinin dışı tuz tadındadır. 117) gıcı: (< gıcı “ses taklidi”). 848. (Duran.: kıcı) Tarlada biten ve yenilebilen. geyik + otu) Sedef otugillerden. 1044) gezer: (< T. geyik + sırtı) Geyik tüyü renginde. gez + gez) bk. bahçelerde süs olarak yetiştirilen ıtırlı bir bitki. Chroogomphus rutilus. 848) geyiksırtı: (< T. VI. Scolopendrium officinale. geyik + göbeği) Dağlarda biten boz renkli. (TBAS. (TS. VI. Dictamnus fraxinella. gez menni denen kudret helvası ve sarı boya elde edilen bir tür dişbudak ağacı. Cicer isauricum. -ı) Bolu bölgesinde yetişir ve bölge halkı tarafından yenir. VI. otsu ve çiçeksiz bitkiler. manitari + T. 2015) geyik göbeği: (< T. 117. çok yıllık. 323) geyik mantarı: (< T. AVA. Fraxinus ornus. yenilen bir çeşit mantar (DS. TaS. 1. 2467) . Yörede geyiklerin besin kaynakları arasında bulunan bu bitkiye “geyik tuzu” denilir. gezer) Havuç (DS. ısırgan (TBAS. geyik + elması) Yabani elma (DS. 223-229) gez ağacı: (< T.339 geyikdili: (< T. VI. IV. gez + ağacı) Ege ve Akdeniz sahillerinde yetişen. geyik + tuzu) Yetiştirilen nohut bitkisine çok benzemektedir. rizomlu. DS. geyik + Yun. (MBTS. 2016) geyik tuzu: (< T. 116) geyik otu: (< T. TBAS. geyik + dili) Eğrelti otugillerden. VIII. 116) geyik elması: (< T. 1. 2015. tereye benzer bir ot (TBAS. 2022) gezgez: (< T. yaprakları uzunca dil biçiminde. ortası mor bir çeşit çiçek (DS. 1. Kuzey ve Batı Anadolu’nun kıyı kesimlerinde yetişen. (And.

cevz) Yeşil kabuğundan kolay ayrılan. VI. 1. VI. 117) gıcık hardalı: (< T. 2. 117) gıcime: (< T. VI. “< gıcı-mak ‘kaşınmak’. 117. 1046) bk. (gıcı. fındık büyüklüğünde. gıcıktan + otu) bk. Silene alba. 2041) gılıf ceviz: (< Ar. VI. Ardıç ağacının meyvesi. -ı) ri yapraklı ve dikenli bir çeşit ot (DS. VI. uyuz otu (TBAS. 30-80 cm yükseklikte. (TBAS. glik (2). bk. 117) gıldikli yonca: (< ? gıldikli + yonca) Yuvarlak tohumlu bir çeşit ot (DS. VI. 2043) gıli gıli: (< ? gıli + gıli) 1. gıcık < gıcı-k. VI. 1046”) bk. gıcime).340 gıcıgıcı: (< gıcı + gıcı) Dağlarda yetişen. 2025) gıcık: (< T. 2043) gımı: (< ? ) Yaprakları maydanoza benzeyen. sapı oyularak yenilen bir çeşit ot (DS. 1. 117) gıcıkdan otu: (< T. ħardel + T. ilāf + Ar. MBTS. mahsul”) Ceviz (DS. bir veya çok yıllık. ısırgan (TBAS. olgunlaşmış ceviz (DS. VI. gıcık + Ar. gıcık. MBTS. 2045) gıncırop: (< ? ) Kökü yenen. DS. 2048) . (DS. gıcıgıcı (TBAS. ilkbaharda yetişen bir çeşit yabani ot (DS. VI. galle < gılāl “tahıl. gıcıgıcı (TBAS. 2042) gılımboz: (< ? ) Pancar (DS. gıcık + otu) bk. 2043) gılla: (< Ar. 2026) gıcık otu: (< T. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. gıcıma < gıcı-ma.

günlük. kıyık) Hasır dokunurken ip olarak kullanılan bir çeşit ot (DS. (TBAS. 2069) . kamış cinsinden ince saplı bir çeşit ot (DS. diminitis) Bir çeşit meyve (DS. 2061) gıvışgan otu: (< T. MBTS. VIII.: çığıştak. kırçıl < kır + -çıl. 2781) gıyan: (< ? ) Alçak yerlerde yetişen bir çeşit saz (DS. 1681”) Kahverenkli bir çeşit fasulye (DS. (And. VI. kıbışkan) 80 cm kadar yükselebilen. DS. VI. VI. beyaz veya kırmızı çiçekli. 2065) gıyık: (< T. VI. VI. 1678) Dağda taşlık yerlerde yetişen buğdaygillerden bir bitki (DS. 118.341 gındık: (< ? ) Kurutulup yakacak olarak kullanılan bir çeşit dikenli keven bitkisi (DS. kral + T. 2055) gırħgünnüyh: (< kırk + T. “< kırk ‘Eski Türkçeden beri kullanılır’. VI. VI. kıvışkan + otu). Silene vulgaris. Ağz. 2061) gırtıl: (< gırt ‘ses taklidi’ + T. kıbıçkan. baharda tarlalarda yetişen bir çeşit ot (DS. ağacı) Akasya ağacı (DS. 2. 2057) gırlangeç: (< T. 2059) gırmit: (< dilmit < Yun. 2052) gırçıl: (< T. 2049) gıral ağacı: (< Sırp. -ıl) Suyu olmayan dağlarda yetişen. kırlangıç) Küçük ve güzel kokulu süs kavunu (DS. VI. çok yıllık. 70. VI. VI. 2. 2067) gıyşak: (< T. MBTS. otsu bir bitkidir. VI. kıy(ı)şak) Yapraklarından yemek yapılan. 2060) gırnık: (< ? ) Tohumları dışarıda ve dikenli olan bir ot (DS.

: geleboru. gi(t)işgen + otu) bk. gedirgen) Yaprakları çalıya benzeyen. UA. 1.: gedilgen. 191. 2-4 m yükseklikte. 2076) gilgil: (< ? gil + gil) Mısır (GD AT. 2079) . meyve olgunlukta kırmızı renkli bir ağaççık. ısırgan (TBAS. dağlarda yetişen yaban baklası (DS. VI. (And. 2071) gidilcen: (< T. 119) gilemaç: (< ? ). 2075. 2078) gin: (< ? ) Maydanoz (DS. 2079) gineş: (< ? ) Siyah ve sulu bir çeşit üzüm (DS. 2078) gille: (< ? ) Domates (DS. 1973. (And. Ağz. DS. kalın gövdesi soyulup yenilen bir çeşit bitki (DS. Vilburnum opulus. gilebolu) Kuzey ve Orta Anadolu’da orman kenarlarında yetişen. ince dikenli. 1967) gidişgen: (< T. TBAS. çiçekler beyaz renkli. VI. 1967). VI. VI. 118. VI. 2074. KBAYA. gidilcen). 2078) gimi: (< ? ) Eğrelti otuna benzer gövdesi yenen bir bitki (DS. VI. VI. VI. 854. kızlar + yağlığı) Geniş ve etli yapraklı. 286. Ağz. yapraklar genellikle 3 parçalı. VI. 119. 111) gillan: (< ? ) Yuvarlak ve tatlı bir çeşit armut (DS. ısırgan (DS. gilaburu (TBAS. (TS. 118) gilaburu: (< ? ). (DS. TBAS. 2076) gilappa: (< ? ) Frenk üzümü (DS. VI. VI. gilabada. 118) gidişgen otu: (< T.: gilamaç) Bağlarda üzüm çubuklarına sarılarak onları kurutan bir çeşit sarmaşık (DS. (And. Ağz. 2076) gildar: (< ? ) bk. VI.342 gızlar yağlığı: (< T. gi(t)işgen) bk.

Manisa lâlesi (TBAS. is. Origanum dictamnus. 119) Girit şakayığı: (< öz. koca + darı) Büyük taneli beyaz mısır (DS. kiyāh. beyaz tüylü. 2081) Girit kekiği: (< öz. 2086) gizven: (< ? ) bk. -i) Girit adasında yetişen. 1. yapraklarını döken. 856) Girit lâlesi: (< öz. Kore vb. VI. otsu ve çok yıllık bir bitki. Ağz. buttum (TBAS. Girit + T. VI. 1. Japonya. VI. 119) Girit otu: (< öz. MBTS. -ı) bk. günümüzde soyu tükenmekte olan bir ağaç türü. VI. Girit + ? kekik + T. Ot. 1059).) yetişen. ginseng) Uzak Doğu ülkelerinde (Çin. 2089) . 248) ginseng: (< Lat. kojux.: giye) 1. (TS. (And. -si) bk. Ginko + T. (BTS. şa ā’i + T. kazık köklü. is. 2089) gocuk: (< Bulg. 2. VI. ufak taneli siyah bir çeşit üzüm (DS. Manisa lâlesi (TBAS. Çamgillerden bir çeşit ağaç (DS. geleneksel tedavilerde kullanılan. 1062) Nohut bitkisi (DS. tabii olarak Kuzey Çin ve Japonya’da yetişen. Girit + Ar. otu) bk. VI. gazel otu (TBAS. is. 1. 1. lāle + T. Ginkgo biloba. MBTS. Panax ginseng. is.343 Ginko ağacı: (< Lat. Girit + Far. (TS. 2089) gocaş: (< ? ) Bir çeşit ahlat (DS. 854) girek: (< ? ) Seyrek salkımlı. 119) giya: (< Far. pembe çiçekli ve çok yıllık bir bitki. 119) gobar: (< ? ) Ufak yapraklı ve odun kısmı sert olan bir çeşit meşe (DS. 40 m kadar boylanabilen. 2088) gocadarı: (< T. ağacı) Ginkgoaceae familyasından.

120) gokko: (< ? ) Çiçek (DS. goncuk. 2102) gonyaşı: (< ? ) Yaprakları mısır yaprağı.A. 2102) . 1. 1351. 2098) gonca: (< Far. 149). 2092) godri: (< ? ) Bir çeşit yabani armut (DS. VI. VI. Nişanyan.. 2100. VI.344 godıl elması: (< ? godıl + T. 2. 1743) Siyah. kol + Far. Ka. GD AT. kolluca) Bir armut çeşidi (AA. 2. bol sulu bir çeşit üzüm (DS. Ağz.: goncalo. sığdırmak. VI. 140. 115. 137) golo: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. VI. 2101) gonur: (< konur < ET. kalın kabuklu. 2093) goftigoda: (< ? ) bk. 83) goner: (< ? ) Küçük soğan (DS. yemlik (TBAS. DS. VI. koŋur. pāzı + T. (And. 154. elması) Yazın ve güzün yetişen yeşil renkli bir çeşit elma (DS. konca) Henüz açılmamış veya açılmak üzere olan çiçek. 2101) gongalak: (< ? ) Büyük yumurta biçiminde ceviz (DS. 2096) golağaz: (< ? ) Patatese benzeyen yumru kökü birkaç kilo gelen ve yenilen. VI. TS. tohumları darı gibi olan bir çeşit ot (DS. -sı) Yaprakları uzunca bir pancar çeşidi (DS. 861. VI. OAAD.Y. iskorçina. bırçalık. 2097) gollüce: (< T. MBTS. yaprakları filkulağı bitkisinin yaprakları gibi olan bir çeşit bitki (DS. ST AT. 2098) golpezüğü: (< T. VI. unce tomurcuk < uncīden toparlamak. tomurcuk (TS. VI. VI.

A. 120) gödelek: (< T. VI. kövelek) Yenilen bir çeşit mantar (TS. 111. 2114) göbek mantarı: (< T. 2115. VI. gövdelek) Yaprakları ve yumrusu pancara benzeyen ve yumrusu çiğ olarak yenen bir çeşit bitki (DS.. kuzugöbeği (TBAS. DS. 2126) göğ baldırcan: (< T. VI. 1. 2205. DS. VI. 286. ayı mantarı. gömelek. bādincān < Far.Y. TaS. 326. koçu) lkbaharda topraktan çıkarılarak yenen bir çeşit yer elması (DS. gök + türedi) Beyaz renkli dolgun çavdar (DS. 2109) gozgoçu: (< koz < Far. XII. 2126) . sakızı) Kökünden sakız yapılan bir bitki (DS. ham domates (DS. gawz + T. gövelek. VI. (And. 2946. 2113) göbek: (< ET. UA. 4570. 863. otsu bir bitki.345 govan sakızı: (< ? kovan + T. köbelek. DS. 1714) göcöz: (< ? ) Peygamber çiçeği (DS. göbek + elması) Bir çeşit elma (DS. VI. 1063) bk. GD AT. göbek + -lek küçültme eki. bādingān) Yeşil. VI. 1. MBTS. 2124) gödüredi: (< T. VI. göbek + T. -ı) bk. otu) Yaprakları etli. (TS. Eren. Ağz. EYAD.: gobelek. DS. güz çiğdemi (TBAS. göç + kovan) bk. göbek. VI. 234. Krş. 487. manitari + T. göbeleyh. VIII. köbek. 2120) göçkovan: (< T. VI. AVA. III. 2115) göbek elması: (< T. 301. 157). 863) göbelek: (< T. göbek + Yun. Umbilicus pendulinus. 120) göbek otu: (< T. 1. gök + Ar. köpelek. göbelek (DS.

göğem + eriği) bk. Bir çeşit mantar. VI. 1. 2131) göğlük: (< T. (And. 2126. göğem (DS. VI.: kündürme) Göz hastalığının tedavisinde kullanılan bir çeşit bitki (DS. 2095) göğsulu: (< T. 2128) göğen: (< T. VI. 3037) göğündürme lâlesi: (< T. DS.: gökce. VI. 2240) göğemcik: (< T. 2095) göğdeli: (< T. göğem < gök + -en. 2128) göğem eriği: (< T. VI. VI. 2167) göğem: (< T. 2128) göğlemez: (< T. 2. göğündürme). Ağz. (And. Böğürtlen (DS. VI. baharlı bir çeşit bitki (DS. 2127) göğelek: (< T. VI. göveldek) bk. 2128. Ağz. ekşi erik (DS. MBTS.: göyen) 1. gök + sulu) Aşılı armut (DS. 1. gök + erik) bk.: gövelek.346 göğce: (< T. (And.: güven) Bir çeşit yabanî. 2133. VIII. 2133) göğündürme: (< T. Ağz. Ağz. gökçe) Ağaçlarda görülen ve asalak olarak yaşayan bir bitki (DS. VI. göğem < gök+em. MBTS. 2126) göğcek: (< T. VI. (And. VI. Ağz. VI. göğemcik) Böğürtlen (DS. VI. gövdeli) Bir çeşit zerdali (DS. (And. 1065). (And. göklük ‘yeşillik’) Yeşil soğan (DS.: goğcek) nce kabuklu ve sık taneli beyaz üzüm (DS. göklemez) Tere gibi yenen. göğündürme + Far. göğelek). 2128. VI. lāle + T. 2133) . Ağz. göğündürme (DS. gökçe). 1065). gökçek). -si) bk. göğem (DS. 2127. göğce (DS. 2171) göğ erik: (< T.

347 gök ala buğday: (< T. mavi çiçekli bir çeşit bitki. VI. 2135) gök bakla: (< T. 2. 2136) gökdedem: (< T. gök + sulu) 1. (DS. gök bakla (DS. gök + baş) Tarlalarda yetişen. sanki gökten gelerek yerleşmiş izlenimi vermektedir. VI. gök + Ar. tatlı ve sulu bir çeşit zerdali (DS. gökdün) Beziryağı çıkarılan bir çeşit bitki (DS. gök + ? birik) Bir çeşit sulu üzüm (DS. gökdedem (DS. 2135) gökbirik: (< T. gök + kız) bk. gök + ala + buğday) Kırmızı ve iri olan buğday (DS. 2139) göktenyağan: (< T. yaprakları küçük ve dikenli bir çeşit ağaç (DS. VI. yeşil fasulye (gök börülce). Toprakla direkt bağlantısı olmayan bitki. Cuscuta planiflora. 121) gökdün: (< T. gökçe + ağaç) 1. peygamber çiçeği (DS. VI. VI. 2135) gökbaş: (< T. VI. gökçe) Taşlık alanda yetişen. gök + dedem) Mavi çiçekli çiğdem (gökgız). 2137) gök diken: (< T. gök + diken) bk. VI. Sulu ve yeşil renkli bir çeşit armut. Bundan dolayı bitkiye “göktenyağan” adı verilmiştir. gökten + yağan) Parazit olan bu bitkinin kökleri bulunmaz. VI. Üzerinde yaşadığı bitkiden emeçleriyle besin ihtiyacını giderir. VI. topuz (TBAS. 223-229) . 2. Kayın ağacı (DS. Yeşil renkli. (Duran. 2135) gök börülce: (< T. Gürgen ağacı. gök + börülce) bk. 2137) göksulu: (< T. VI. 2137) gökgız: (< T. bā ilā) Taze. (DS. VI. 2135) gökçe: (< T. 2135) gökçe ağaç: (< T.

kara renkli bir çeşit tatlı erik (DS. DS. eriği) Küçük. 1. Bir çeşit papatya. VI. 2144) göl soğanı: (< T. kolokaz. büyük yapraklı ve patates gibi yenilen otsu bir bitki. Ağz. kastania + T. 869. oğlaz. “< ET. VI. öleğez) Sulak yerlerde yetişen. gömülgen) bk. Eren. 2143) gölezeriği: (< Yun. gömeç + eriği) Sonbaharda olgunlaşan büyükçe bir erik (DS. 3. gölge + bitkileri. 2148) gömülgen: (< T. çan çiçeği (TBAS. Trapa natans. IX. kararmak. otsu ve yaprakları ile su yüzünde yüzen bir bitki. 256) göl kestanesi: (< T. 1068) Mantar (DS. DS. göleğiz. gölcül < göl+cül. 160).348 gölcür: (< T. 3268. 150”) Gelişmelerini en iyi gölgede yapan bitkiler (BTS. 2141. gölek < göl+ek. 2142) gölendir: (< ? ) Nane (DS. 1. kömeç < köm-meç. 121. VI.: golağaz. 2148) gömeçeriği: (< T. 2141) göleğez: (< Yun. bir yıllık. 1068) Ekinler içinde bulunan yabani ot (DS. VI. göl + soğanı) bk. (And. VI. 2144) gölge bitkileri: (< T. 121. 3328) gölek: (< T. 246) . MBTS. MBTS. 1. -si) Suda yetişen ve kestane gibi yenilen. (TBAS. VI. 2145) gömeç: (< ET. 2. VI. Colocasia esculenta. Ebegümeci. gölevez. TBAS. 1069) 1. soğan (TBAS. VI. DS. yumru şeklinde olan. yumrulu. Nişanyan. MBTS. kolokaz + T. 121) gölücür: (< ? ) Gövdesi ve yaprakları yapışkan bir ot (DS. göl + Yun. Bir çeşit erik (DS. ölağaz. 1. VI. kölige < kölimek gölgelenmek. (TS.

A. gömürgen) Yabani sarımsak (DS. 2170) göv sovan: (< T. Nişanyan. 2152) gönen: (< T. kuzukulağından büyük. VI. VI. -ı)Bir çeşit çiçek (DS. pipéri) Yeşil biber (DS. güvercin + göğ(ü)sü. Baldıran otu (DS. 2158) götlek ormanı: (< T. VI. VI. “< ET. VI. dōlāb + T. VI. 2155) göre: (< ? ) Tarlalarda yetişen. kökürçgen/kökürçgün. VI. suyu ve gölgeliği seven bir çeşit ot (DS. VI. 1. Clauson. VI. kön. gönül < ET. VI. gevrek “< ET. 2169) gövercin topuğu: (< T. kevrek < kevre-. gönü + kavun) Çabuk olgunlaşan kavun (DS. 1042”) 1. uzun ve yumuşak bir çeşit kavun (DS. 1071) Develerin yediği ve kitre denilen bir çeşit zamk yapılan dikenli bir bitki (DS. 2165) gövenşe: (< ? ) Sarı. gök + soğan) Taze soğan (Gaz. VI. Bir çeşit dikenli ot. 1. 2169) gövrek: (< T. MBTS. 361) göybiber: (< T. gök + Yun. götlek + ormanı) Böğürtlen (DS. III. güvercin + topuğu) Yemek yapılan bir çeşit ot (DS. MBTS. 2155) gönüldolabı: (< T. 155”) bk.349 gömürgen: (< T. 2155) gönü kavun: (< T. 2168) gövercin göksü: (< T. gövercin topuğu (DS. kögercin/köwercin < kökermek mavi veya grimsi mavi olmak. 2171) . 2. 2154) göngür: (< ? ) Buğdaylar içinde bir siyah tohumlu bitki (DS. köŋül + Far. gönen) Çam ağaçlarının üst dallarında yetişen ve ot bulunmadığı zamanlar keçilere yedirilen asalak bir bitki (DS. 2151) gön: (< T. VI.. VI. 690.

896. Citrus decumana. 1. çiğdeme benzer bir çeşit bitki (DS. Ağz. 2. çiçeği) Sarı ve turuncu renkli bir tür çiçek (Aksan. VI. www. 2179. tadı acımsı meyvesi. AVA. (And. göy(ü)nük. 2192) . 1. gözlük + otu) Lunaria biennis. gözüm) Nane otu (DS. ruaferae (DS. 2187) guga dikeni: (< Yun. BTS. 2111) gözenek: (< T. turşusu yapılan bir çeşit üzüm (DS. “< guguk ‘ses taklidi’. (altıntop). 259) gucur: (< ? ) Patates (DS. 1.350 göyemin: (< ? ) Yeşil renkli. gözenek) Soğanı yenilen. VI. VI. kuka + T. VIII. 2171) göynük: (< T. 2183) gözüm: (< T. 2992) guguvak: (< gugu + vak “ses taklidi”) bk. 1097”). böğürtlen (TBAS.com) greyfurt: (< ng. 2184) gramofon çiçeği: (< Fr. “< Yun. 122) guli bacağı: (< ? guli + OFar. 1083) Bir çeşit çalı (DS. 1779”) bk. VI. Grape-fruit) Turunçgillerden sıcak bölgelerde yetişen bir meyve ağacı ve bu ağacın kanarya sarısı renginde. MBTS. 327) gözlükotu: (< T. VI. çiçeği) bk. yuvarlak taneli. -si. -ı) Büyük lahana (DS.: kuku) Bir çeşit lâle (DS. (TS. hüsnüyusuf (TS. MBTS. evlek mantarı (TBAS. dikeni. 60. 122) gugu çiçeği: (< gugu “ses taklidi” + T. gramophone + T. lāle + T. Türkçenin Gücü. DS. 897) guguk lâlesi: (< guguk + Far. 2190.siyahkahve. MBTS. 1. VI. kuka. VI. pāçak + T. VI.

beyaz. DA. 88) . 39.. VI. 2. 2198) gursalık: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. 202. VI. (TS. AAT. 2200) gurşeyik: (< ? ) lkbaharda bağ ve bahçelerde biten. GD AT. manitari + T. VI. kaldıran) Ormanlarda çam gübrelerinin altında çıkan bir çeşit mantar (DS.Y. dikenli. OAAD. gul). 2200) gurundişi: (< ? gurun + T. 246. GBAA. 2203) gut: (< ? ) Erken olgunlaşan sık taneli üzüm (DS. 17. TBAS. 180. VI. 2197) gurgum: (< ? ) Böğürtlen (DS. Bodur ardıç ağacı (DS. 1. VI. EYAD. 2212) gül: (< Far. kopria + Yun. ülkemizde 24 tür ile temsil edilen.A. kopria + T. EYA. Rosa.. -ı) bk. Ka. Ağz. 10. 2207) güdek: (< ? ) Pelit ağacının meyvesi (DS. BTS.A. söbelen mantarı (TBAS. 48.351 gurante: (< ? ) Dağlarda yetişen yabani soğan (DS. E A. sarı. VI. 210. 128. kışın yapraklarını döken. 123) gübür kaldıran: (< Yun. 327) gurya: (< ? ). 30. 242. 14. 176. 2202. 261. K A. 479. 188. 34. 2203) gübre mantarı: (< Yun. 902. ETA. VI. 190.Y.: gulya. TAYA. 99. (And. T YA. kavrularak yemeği yapılan bir bitki (DS. (And. 439. pembe veya kırmızı çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir. 7. Krş. guya) 1.: gul) Gülgiller familyasından. Ağz. SA. 123. VI. 201. UA. 65. dişi) Bir bitki adı (AVA. 160. 228. Yer elması. 2194. II.

burç/murç + T. Althaea rosea. Ağz. gul + emrūd + T. ülkemizde 35 cins ve 242 kadar türle temsil edilen. 915”) 20 cm kadar yükseklikte. otsu. dibi) Tarlalarda biten pancargillerden bir bitki (DS. ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. MBTS. gul + Ar. MBTS. VI. çiçekleri büyük ve türlü renklerde olan. yemiş’. 2217) gülbeser: (< Far. hıyar (DS. 2217) gülburcu tikeni: (< Far. gulābī) Bir çeşit armut. 124) gülgiller: (< Far. gul + T. -ü) Gelincik (DS. çok yıllık otsu bir bitki. Merendera kurdica. gul + T. fākih. gul + T. VI. 165) gül armudu: (< Far. (TBAS. 1. VI. VI. elma. armut.352 gülâbi: (< Far. -u + dikeni) Yabani gül fidanı (DS. 1. BTS. 1. -u) Kırmızı renkli bir çeşit armut (DS. 2217) güldibi: (< Far. 2219) gülhatmi: (< Far. badem gibi türleri içine alan. -giller) Çilek. VI. ħaŧmī. gul + ? beser) Salatalık. VI. 2219) gülgülüm: (< Far. 903. gul + Sans. bur(u)nu) Yabani gül meyvesi (DS. gul + gul + T. “< Ar. DS. gülgülü (DS. fākihe ‘meyve. 1. 2217) gülfaki: (< Far. (TS. -üm) bk.: gülfatma) Ebegümecigillerden. hatun) bk. (And. 2219) gülhatun: (< Far. yaprakları geniş ve yuvarlak. VI. Niğde’de gülābi armudu olarak geçer (Eren. VI. gul-be-şeker. 1108) Koyu kırmızı renkte gül (DS. çalımsı ya da ağaçsı bir bitki familyası (TS. boynuzlu gelincik (TBAS. örneği gül olan. 124) . MBTS. 1109). gul + T. VI. soğanlı ve pembe çiçekli bir bitki. gul + gul + T. 2217) gülbeşeker: (< Far. 261) gülgülü: (< Far. gul + Ar. 1. 903. 2217) gülburnu: (< Far.

ayçiçeği (TS. nāsir. gul + T. (And. 1. 124) gülnar: (< Far. 2221) gülnazik: (< Far. yağı) Itır çiçeği (DS. VI. gul + nāzuk) Menekşe (DS. Albizia julibrissin. VI. 2. 2221) gümüşdüğme: (< T. 4513) gülnasir: (< Far. gul + nār) Kiraz (DS. (And. 125) günâşık: (< T. 2220) gülük: (< ET. (TBAS.: gülyasır) Yabani gül (DS. tüysü yapraklı. kün + Ar. Ağz. 909) gün çiçeği: (< T. 1. kölük. (TBAS. TBAS. gün + çiçeği) bk. Ağz. VI. gul + ebrīşum) 10 m kadar yükselebilen. nāsir.: gülül. VI. 2220. gün < ET. 1111) bk. 193) gül üzüm: (< Far. 173) . ‘āşı ) Ayçiçeği (TS. gülük + üzüm) Kırmızı renkli bir çeşit üzüm (DS. külür) 1. gul + T. -lük) Eğrelti otu (DS. vatanı subtropikal Asya olan ve Kuzeybatı Anadolu’da süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaççıktır. 2220) gülür: (< ? ). beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. 2. VI. 124) gülük üzüm: (< T. 2221) gülyağı: (< Far. VI. stamenleri soluk pembe renkli. Tanacetum parthenium. 2221. 1. 2306”). “< Ar. çiriş (TBAS. MBTS. gul + Ar.353 gülibrişim: (< Far. gul + T. XII. Mürdümük (DS. MBTS. Bezelye. VI. 124) güllük: (< Far. çok yıllık. 2219. TBAS. üzüm) Gül renkli üzüm (DS. çiçek örtüsü yeşilimtırak. gümüş + düğme) 20-60 cm yükseklikte.

1. gündüz < ET. kızılağaç gibi kerestelik ağaçları içine alan bir familya (TS. 262. gürgan. ayçiçeği (BTS. 1. 69. VI. -ü) bk. 147. 1. güne + tapan) Ayçiçeği (DS. 910) günebakan: (< T. yuvarlak. günlük + ağacı) Asya’nın sıcak bölgelerinde (Styrax) ve Afrika’da yetişen (Boswelia) türlerinden günlük çıkarılan değişik cinste ağaçlara verilen ortak ad (TS. 1. (And. 1. gürgen. śafā’ + T. K AT. 912) günsü: (< T. küntüz + Far. huş. Acem lâlesi (TS. 2196) güneyik: (< kökü bulunamamıştır. 170. 2229) günlük ağacı: (< T. 326) gürgengiller: (< ? gürgen + T. 913. siyah üzüm (DS.: cürcen. gul + T. -sı) Kahkaha çiçeği (TS. MBTS. MBTS. gülgen) Gürgengillerden. fındık. 2230) gürgen: (< kökenini bilmiyoruz. 155). gün + Far. TBAS.354 gündoğdu: (< T. kışın yaprak döken. günsü < gün+sü. çiçek durumları tırtılsı. VI. -giller) ki çeneklilerden. gul + T. VI. Eren. 1118) ri. (TS. VI. gülgan. 125. EYA. 65) gündöndü: (< T. 1. gündüz + Ar. TBAS. gün + döndü) Ayçiçeği (TS. -ü) Gelincik (DS. 911) günetapan: (< T. gün + doğdu) bk. 125) gündüzsefası: (< T. 1. 1. Ağz. 167. gelincik (TBAS. 910) gündüz gülü: (< T. Carpinus betulus. 1118) Hindiba (DS. Karadeniz kıyılarındaki ormanlarımızda çok yetişen ve kerestesi beğenilen bir ağaç. 125) gün gülü: (< T. Nişanyan. güne + bakan) Ayçiçeği (TS. sulu. 913) . 2229. güneş + topu) bk. 1. 910) güneştopu: (< T.

kökünden –gü ekiyle türetildiği anlaşılıyor. 1889) güylek cevizi: (< T. Türkçe *küde. 126) güvem eriği: (< T. MBTS. -i) ri taneli ceviz (DS. güvey + Yun. 1121”) bk. gentiyane (TBAS. VI. Eren. otu) bk. tosbağa otu (TBAS. (TaS. Physalis alkekengi. güve + güve. çok yıllık. “< güvey Eski çağlardan başlayarak kullanıldığını biliyoruz (küdegü). gür + üzüm) bk. Eski Kıpçakçada küyegü biçimi kullanılır. VI. göğelek + Ar. 1065”) bk. Orta Türkçede de küdegü olarak geçer. acı bir çiğdem. güvey + ? kekik + T. “< güve < ET. 1. güz < ET. TBAS. küye. -u) bk. (TBAS. (TS. 1. güz + dede) Hindiba (DS. güşād + T. gurz. 168”) 30-60 cm yükseklikte. güz + çiğdemi) Sonbaharda çiçek açan. emrūd + T. böğürtlen (TBAS. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. küz + Far. MBTS. 222) güz çiğdemi: (< T. 2243) . rizomlu. 915) güveyfeneri: (< T. VI. alidede (DS. -i. 126) güvegüve: (< T. güyeğü otu güyeğü otu: (< T. cevz + T. akdiken (TS. 917. 2238) güşad otu: (< Far. 126) güyeği keküğü: (< T.355 gür üzüm: (< T. 1. 1. 126) güzdede: (< T. “< gövem. zehirli. güvey + otu) Kekik otu. zater (güyeği keküğü). güvem + eriği. -i) bk. I. Colchicum. MBTS. 1121) Yaraları iyileştirmekte kullanılan iri yapraklı bir ot (DS. 2242) güz armudu: (< T. phanari + T. 126) gürz: (< Far. III. 1.

ħalā’i . 1154) Bir çeşit ot (DS. 127. 917) güzeloğlan: (< T. 2243) güzgülü: (< T. hacı + T. 2243) güzlük buğday: (< T. gul + T. 1. “< Ar. güzlük + buğday) Sonbaharda ekilen sert ve koyu renkli bir çeşit buğday (DS. -lar + otu) bk. 2257) . TBAS. 924) habalbilik: (< ? ) Yenince bağırsakları bozan bir çeşit ot (DS. is. 100-150 cm yükseklikte. VI. nergis zambağı (TS. 2. sarı renkli bir çeşit üzüm (DS. VI. balbal. -ü) Kış mevsimine kadar dayanan. güzel + hatun + çiçeği) bk. adamotu (TBAS. otu) Patlıcangillerden. Ali) Seyrek taneli. 2250. güzel + Ar. VI. MBTS. 917. 263. (TS. 2248) hacılar otu: (< Ar. ülkemizde Karadeniz Bölgesi’nde doğal olarak yetişen. VII.356 güzelavrat otu: (< T. VII. 921”) Bir çeşit tatlı üzüm (DS. TS. hacı + T. 1. VII. 1. atropin denilen zehirli ilacın çıkarıldığı pis kokulu. 2244) -Hhafızali: (< Ar. TBAS. VII. çok yıllık. güz + Far. 2245) hacıbalbal: (< Ar. geç olgunlaşan bir cins üzüm (DS. ĥācc. parlak siyah renkli. BTS. 1. 2243) güzelhatun çiçeği: (< T. 128) hadimala: (< Fadime hala ?) Dereotu (DS. mor çiçekli ve otsu bir bitki. ‘avret + T. meyveleri 1-2 cm çapında. güzel + oğ(u)lan) Yuvarlak kalın kabuklu. ĥāfıž + öz. etli ve parlak altın sarısı renginde büyük taneli bir tür üzüm (TS. Atropa belladonna. kalın kabuklu. 128) halayık: (< Ar. VI. DS.

128) . 2260) halik: (< ? ) Domuz otu (DS. 932) halfat: (< halfat < Ar. VII. VII. 25 m kadar boylanabilen. Yabanî armut. 2262) halvan: (< ? ) Çok yıllık. 2. MBTS. Kuzey ve Doğu Anadolu bölgelerinin dağ çayırlarında yetişir. (TBAS. lifleri ip. 2259) halfa: (< Ar. phyton: bitki) Tuzlu topraklarda. VII. deniz seviyesinden 100-150 m kadar yükseklerde yetişen. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. DS.) Buğdaygillerden. Hals: tuz. Boyu 4 metreye kadar erişebilir. ülkemizde Kozan civarında görülen bir ağaç türü. ālī. -ı) Çamgiller familyasından. VII. Halep + Ar.357 Halep çamı: (< öz. ahlat (DS. VII. VII. 2260) haliç: (< Ar. şapka gibi kısmı saçaklı olan bir çeşit mantar (DS. 2. saçağı) Büyük. 266) halsaçağı: (< Far. iğne yapraklı. (BTS. 265) halevi: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. ĥalį c. VII. is. 1. 1155”) Bir çeşit çiçek (DS. Bu ad Hamsiköy-Trabzon’da kullanılmaktadır. 2266. 2. Sitipa tenacissima. 128. her dem yeşil. deniz kıyılarında yetişen bitkiler (BTS. şam’ + T. 2259) halıdokuyan çiçeği: (< Far. MBTS. halı + T. 1156) 1. çuval ve kâğıt yapımında kullanılan bir bitki. VII. 2261) halofit: (Yun. ĥalfe < br. halı + T. 2262) hamdakuka: (< ? ) Böğürtlen (DS. Xanthogalum purpurascens. VII. TBAS. kalı < Far. “halı < EAT. beyaz. 2261) halus otu: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. Pinus halepensis. ĥalfe) Yabanî armut. (TS. Yer elması (DS. dokuyan + çiçeği.

2269) hamıza: (< Ar. -ı + tatlı). (And. Eren. kirpiği) Kasımpatı (DS. kökü) Yağı ilaç olarak kullanılan. 1. 941) hanımkirpiği: (< T. 2271. örneği hanımeli olan bir bitki familyası (TS. ülkemizde 7 doğal türle temsil edilen. 129. güzel kokulu bir bitki. 1. “< hanay < Yun. hafif pembe renkli. 2. VII. 941. çalılıklarda yetişen. 2268) hamur kesen: (< Ar. VII. anoi + T. Ufak buğday. (And. sarı veya kırmızı çiçekli. hanım + T. DS. ĥamį ze) Kökünden çıkarılan sütü. 2. 1170. Ebegümeci (DS. Ağz. 940) hanımağzı: (< T. 2274) . VII. ĥam an + T. 2274) hanımeli: (< T. ħamīr + T. hanım + eli) Hanımeligillerden. korularda. 2267.358 hamı tatlı: (< Far. -lı. hanım + eli + -giller) ki çeneklilerden. toparlak bir çeşit erik (DS. TBAS. 2264. TBAS. beyaz. tırmanıcı. VII. kesen) Dikenli yabani bir çeşit bitki (DS. kışın yaprak döken. karpuz yaprağına benzer yaprakları olan bir çeşit bitki (DS. 172”). ħām + T.: hamaylık) 1.: hamtatlı) Yeşili çok. anoi. VII. 1. çiçeği) Çiçekleri hançer sapını andırdığı için Latin çiçeğine verilen bir ad (TS. Ağz. çok yıllık. VII. sarmaşığa benzeyen bir çeşit bitki (DS. 2270) hanaylı: (< Yun. VII. 2267) hamofta: (< ? ) Yaban çileği (DS. VII. hanım + ağ(ı)zı) Aslanağzı çiçeği (DS. 128) hançer çiçeği: (< Far. BTS. VII. karın ağrısı ve sıtmaya iyi gelen. ħancer + T. 2270) hamzan kökü: (< Ar. Lonicera caprifolium. (TS. 267) hanımeligiller: (< T. MBTS.

1. 1. VII. 162) Keçiboynuzu (TS. VII. Sinapid arvensis. TBAS. VII. VII. VII. ħar) Diken (K A. tutan) Yaprakları kaynatılarak içilen ve bağırsak bozukluğu hastalığına iyi gelen bir çeşit bitki (DS. III. 129) hardalsı: (< Ar. kırmızı meyvesi olan bir çeşit ağaç (DS. 2281. hanım + T. ħardel + T. (TS. 161) Turpgillerden 100-150 cm yükseklikte. 244) ħar: (< Far. VII. hart) Havuç (DS. 946) harım: (< ? ) Bodur. sarı çiçekli. ħarrūb. Gaz. tadı acı ve bir yıllık bir bitki.. 1175. ħardel. 2274.A. 1. 129) hapkesen: (< Ar. -sı) Uzun iki çenetli meyve (TS. 2295) hart: (< T. ħardel + T. 390) hardal otu: (< Ar. 946. kesen) Sancı geçirmek için kullanılan acı bir ot (DS. Nişanyan. hartlak) Ceviz ağacına benzeyen kırmızı renkte. bir yıllık.359 hanımyaması: (< T. 2280) haptutan: (< Ar. ĥanžal) Ebûcehil karpuzu veya acı hıyar denen bitki (MBTS. dikenli yaprakları olan palamut ağacı (DS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 2296) . OAAD. Brassica nigra. 129) hanzal: (< Ar. 2. TBAS. yaması) Dulavrat otu (DS. ħarrūb/ħarnūb ~ Aram. 950) harsı: (< ? ) Çalı fasulyesi (DS. deriyi yakıcı nitelikte olan ve tohumu hekimlikte kullanılan. 2295) hartlak: (< T. (TBAS. 2289) harnup: (Ar. Nişanyan. 211) hardal: (< Ar. ĥabb + T. otu) 20-60 cm yükseklikte. VII. ĥabb + T.

(And. Nişanyan. tohumlarından yağ çıkarılan otsu bir kültür bitkisi. 952) hasır otugiller: (< Ar. 113) hasanı: (< öz. örneği hasır otu olan bir bitki familyası (TS. 852”) Düğün çiçeğigillerden bir süs bitkisi. MBTS. SA. semerci sazı. bir veya çok yıllık. fındıktan küçük. 2414) ħas: (< Ar. 954. otu) Hasır otugillerden. tütünü) bk. VII. (And. çiçeği) Dam koruğu bitkisi. 952) hasret çiçeği: (< Ar. Senpervivum. 130) hasbaldırcan: (< Ar. zembil otu. ĥaśīr + T. ħāśś. 137) . 33. hortlap) 1. UA. Hasan + Ar. Hasankeyf + T. kırmızı meyvesi olan bir çeşit ağaç (DS. deli tütün (TBAS. is. “ haseki < Ar. (TS. bataklıklarda yetişen düz. Ağz. Ağz.5 m boyunda. ĥaśīr + T. 268. 1. 2300) hasekiküpesi: (< Ar. 119. (TS. 1193. BTS. (TS. 51) Hasankeyf tütünü: (< öz. 2300) haşhaş: (< Ar.: ħaz) Marul (DA. ĥasret + T. Kocayemiş ağacı ve meyvesi (DS. -î) Bir çeşit üzüm (EYAD. 2296. 145. Ak gürgene benzer meşe ağacı. büyük ve kırmızı çiçekli. 1. is. 87. ince uzun ve dayanıklı olan yaprakları kıtık yapmaya. haseki + T. 2. ħaśm-ı ħān) Dağlarda yetişen. VII. KBAYA. 158. küpesi. 2.360 hartlap: (< T. 951) hasır otu: (< Ar. 97. ħāśśa’nın Farsça mastar eki almış şekli ħāśśagį . kofa. Typa. 2306. su kamışı. bādingān) Patlıcan (DS. ħaşħāş) Gelincikgillerden. 1-1. Papaver somniferum.: hatlap. ħāśś + bādincān < Far. (DS. 162). otu + -giller) Su kıyılarında yetişen. VII. 1. 2298) hasmıhan: (< Far. crassulaceae. KYA. hasır ve zembil örmeye yarayan bir saz. TBAS. 1. hartlap). Aquilegia. VII. kiliz. kapsüllerinden afyon. 130. TS.

Ağz. 164) Zencefilgillerden. semer ve hasır yapılan ot (DS. DS. 1. (TS. 159) hatunmemesi: (< T. DS. bir veya çok yıllık. TBAS. 2350) havaotu: (< Ar. mavi çiçekli. otu. hāvut + T. VII. 2310) havıt otu: (< Far. sabun çiçeği (DS. VII. 2307) hatunparmağı: (< T. otu) Vücudun fazla ateşini almaya yarayan sabun köpüğü biçiminde bir çeşit bitki. TS. 863”) Sazlık ve bataklıklarda yetişen. ħāvlincān. 957. sarı veya kırmızı çiçekli. (DS.361 haşlama: (< T. 1211) Sığırdiligillerden. (TS. 131. hatun + tuzluğu) bk. 10. VII. 131) havacıva: (< hava + cıva “adlandırma sebebi bulunamamıştır”. VII. VII. haşlama) 1. “< Far. ħatmi) Ebegümecigillerden. Aralık ayında beyaz çiçek açan bir çeşit Akdeniz Bölgesi bitkisi (DS.: havaza) Zeytin yaprağı gibi yaprakları olan. TBAS. 959. 2. BTS. Alkanna tinctoria. -la). VII. bazı cisimlerinin kök ve çiçekleri hekimlikte kullanılan. 2309) havazla: (< ? havaz + T. 238) havlıcan: (< Far. 962) . (ağaç küpesi). Taze börülce (DS. hatun + parmağı) Uzun. 2. MBTS. Tütün fidesi. VII. 268. Nişanyan. tüylü. çok yıllık. 2304) hathul: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. beyaz. VII. çok yıllık. (And. beyaz bir çeşit üzüm (hatunmemesi). otsu bir süs bitkisi. DA. tüylü. KMYA. otsu bir bitki. Akdeniz bölgesinde yetişen ve köklerinden kırmızı boya elde edilen. hevā + T.30 cm yükseklikte. karamuk (TBAS. VII. hatun + memesi) bk. 2305) hatmi: (< Ar. 2389. Galanga officinalis. hāvut. 1. 2307) hatuntuzluğu: (< T. genellikle büyük. 131. (TS. hatunparmağı (DS. aynı adla anılan kök sapları baharat olarak kullanılan ıtırlı bir bitki. Althaea officinalis. 144. 2311. 1.

pembemsi ya da sarı renkli. tırmanıcı. Halep + Far. ĥalvā + T. 164) Maydanozgillerden. 2324) helep şalgamı: (< öz. içi sarı renkli. tek yıllık. is.. -ı) Yer elması (DS. 194) helis: (< ? ) Sütlü bir çeşit ot (DS. DS. VII. pürçüklü). 963. 271) . BTS. 2. Gaz. ħayr). Genellikle uçurumlarda bulunan. 1. (TS. 963) havzal: (< ? ) 1. 132) helvacı kabağı: (< Ar. VII. -i) bk. iri bir kabak türü. cı + ? çöven + T. Ağz. 2319) hazık: (< Ar. 2351. (And. VII.A. 2314) hayır: (< Ar. ana + eli) Küçük beyaz çiçekli bir yıllık bitki. 2. VII. 2312) havuç: (< Far. VII. 43. (TS. (yeregeçen. VII. ĥāzık) Ham dut (DS. MBTS. ĥalvā + T. çöven (TBAS. Cucurbita maxima. 2317) haylan kabağı: (< ? haylan + T. Havva + T. BTS. AAT. hevīc. kabağı) Asma kabağı (DS. cı + kabağı) Kabakgillerden. (kestane kabağı). is. 269. Mısır yaprağı (DS.362 havsak: (< ? ) Kestane (DS.: hayyır) ncir (DS. (TS. VII. Daucus carota. 395) havvaanaeli: (< öz. 1. 2334) helvacı çöveni: (< Ar. taç yaprakları beyaz. VII. Anastatica hierochuntia. şal am + T. III. Su yosunu. Nişanyan. koni biçimindeki etli kökü için sebze olarak yetiştirilen iki yıllık otsu bir kültür bitkisi. 1. 2331) helgog: (< ? ) Yabani bir dağ yemişi (KBAYA. VII. tatlısı yapılan dışı boz. kayaların üstüne yapışan bir çeşit sarmaşık. 2322) hebil: (< Ar. sürünücü. 977. ħabl. 2. Bir çeşit armut (DS. 1130) 1.

ölmez çiçek (TBAS. 2345) hernük: (< ? ) Dikenler arasında bulunan. ĥalvā + T. menekşeye benzer çiçekleri olan. VII. Fasulye (DS. her + dem + tāze) bk. VII. VII. sarkık. 168). 2348) heşdan: (< heşdan < Far. aklar ot (TBAS. VII. Ağz. 977) hemil: (< ? ) Bir çeşit sarmaşık (TaS. 220) herdidik: (< Far. (And. 2351) . 1. III. 1911) hercaî menekşe: (< Far. 2350) hevhulma: (< ? ) bk. beyaz renkte. Nişanyan. 1247) Domates (DS. fındığa benzer bir çeşit yemiş (DS. MBTS. 2349) hevek: (< hevenk < Far. Viola tricolor. VII. hercā’į + Far. 133) hevlek: (< evlek) Ağaç köklerinde yetişen bir çeşit mantar (DS. 2347) heses: (< ? ) Mercimek (DS. 2344) herim: (< Ar. kökündeki yumruları yenilen bir çeşit ot (DS. bir yıllık bir bitki. herį m.363 helvacı kökü: (< Ar. 1. (TS. VII. sarı. VII. salkım”. çöven (TS. yumuşak kabuklu. VII. Kara üzüm. āveng “asılı şey. mor. her + T. (alaca menekşe).: hevg. 2. heşt) Yenilen bir çeşit ot (DS. cı + kökü) bk. hevk) 1. 980) herdemtaze: (< Far. didik) Uçlarında yeşil yaprakları olan uzun saplı bir çeşit ot (DS. benefşe) Menekşegillerden. 2. 2342) hergolik: (< ? ) Açık mavi çiçekli.

2371) hırnık: (< ? ) Kara hurma (DS.364 heylül: (< ? ) Kuşkonmaz otu (DS. 2354) hezaren: (< Far. VII. VII. VII. VII. mor. 2356) hılca: (< ? ) Taze mısır (DS. VII. tarlalarda yetişen. 2372) hırtı: (< hırtı < hırt) Küçük kavun. bir veya çok yıllık. 2376) . VII. 2358) hıltan: (< ? ) Top durumundaki çiçekleri kuruduktan sonra sapları kürdan olarak kullanılan yabanî bir bitki (TS. VII. ekşi. hezār-reng. 2373) hışdenep: (< ? ) Yazın yetişen. VII. 2366) hırçan: (< ? ) Ham kavun (DS. 133) hezertere: (< Far. sulu bir çeşit elma (DS. yenilir bir çeşit ot (DS. 2369) hırladız: (< ? ) Sarmısak (DS. 986) hınt: (< ? ) Arpa (DS. TBAS. otsu. 2. VII. VII. MBTS. -anış) Siyah. beyaz veya sarı çiçekli bitkiler (TBAS. 2369) hırhır: (< hır + hır) Kürdan olarak kullanılan bir çeşit ot (DS. Yaprakları parçalı. 1255) Delphinium türlerine verilen genel ad. 2368) hırhındilik: (< ? ) Dağlarda. 1. VII. 2358) hılhıl: (< hıl + hıl) Tohumunda santonin maddesi bulunan bir ot (DS. karpuz (DS. 134) hırtanış: (< hırt “ses taklidi” + T. VII. uzun bir çeşit üzüm (DS. 2371. VII. hezār + tara) Dereotu (DS.

A. VII. Koyu yeşil renkte yaprakları olan kokulu bir çeşit çiçek (DS. Krş. (DS. 4518) hıta: (< Ar.A. bir yıllık otsu bitki.. 1263. kelek (DS. 59. siyah renkte olan meyvelerinin içinde çekirdeklerden başka. buğdayı) Beyaz ve büyük taneli bir çeşit buğday (DS. MBTS. ħiyār + T. hilāl + T. 1263) nce. 223-229) hıyarlama: (< Far. otu) Diş otu. (Hint hıyarı). 275. Trifolium resupinatum. Cucumis sativus. 990. 250) hıyarcık: (< Far. 2. 172. 2384.365 hışır: (< Erm. KMYA. GD AT. 84. 134) hıyar dücük: (< Far. 170) Kabakgillerden. 209. . Nişanyan. 134) hiliça: (< ? ) Taze mısır (DS. 178) Olgunlaşmamış kavun (DS. ħiyār-çenber) Baklagillerden. (Duran. VII. 1. ħiŧŧa. Çam ağacı. AVA. III. VII. VII. sürüngen. 2.. 106. Bu sebeple bölge söyleyişiyle “hiyar” adını almıştır. Eren. TBAS. 2. XII. uzun. MBTS. Ammi visnaga. Cassia fistula. (salatalık). 2380) hıtır: (< hıtır “ses taklidi”. 1263) 1. 88. VII. DA. MBTS. 2383) hilal otu: (< Ar. 2. Erz. is. 2380) hıyar: (< Far. BTS. ħosor. 2384) . ħiyār + ? dücük) Bitki taze döneminde hıyar (salatalık) gibi kokmaktadır. –cık) bk. eşek hıyarı (TBAS. 2381) hıyarşembe: (< Far.Y. K AT. Umbelliflorae. Hicaz + T. ħiyār + T. uzun ve üzerinde uzunlamasına çizgiler olan açık yeşil renkte bir çeşit hıyar (DS. VII. (TS. hekimlikte kullanılan bir öz bulunan bitki. ħiyār. iri meyveli. (TS. 1. –lama) Ham kavun. 990) Hicaz buğdayı: (< öz.

-u) Mersingillerden. -i) Kırmızı biber (TS. Hint + Ar. kene otu (TS. (TS. mavi çiçekli. is. 1274) Birleşikgillerden.: hiltik. -i) Kakao (TS. -i) Palmiyegillerden. 1. Hint + Yun. hindibā. emrūd + T. (TS. 996) . 996) Hint baklası: (< öz. is. hindiba (TBAS.366 hilik: (< ? ) ncir ağacı (DS. Ağz. 996. 996) Hint bezelyesi: (< öz. 2387) Hint armudu: (< öz. piselli + T. 1. VII. bā ilā + T. sıcak bölgelerde yetişen. Ricinus communis Euphorbiaceae. Hint + Far. meyvesi yenen. (And. 134) hindibahar: (< Ar. (DS. pipéri + T. 2384) hiltit: (< Ar. 20-100 cm kazık köklü. yaprakları haşlanarak salata gibi yenilebilen. ĥiltį t). -si) Baklagillerden. hindibā) bk. MBTS. sıcak ülkelerde yetişen. VII. 135) Hindistan cevizi: (< öz. Hindiyye) Kene otu. is. birkaç yıllık otsu bir bitki. 178. tropikal bölgelerde yetişen bir ağaç ve bu ağacın portakaldan büyük. 134. 1. 371. TBAS. TBAS. Cocos nucifera. -sı) Hint yağı ağacı. 1. 1. tahtası sert bir ağaç. 996) Hindiye: (< öz. tohumları fasulyeye benzeyen bir bitki (TS. 996) Hint biberi: (< öz. çok sert kabuklu yemişi. cevz + T. (TS. 996) Hint bademi: (< öz. şeytan teresi (Devellioğlu. is. is. Hindistan + Ar. Psidium. is. 1. 2. 1. Hint + Yun. bādām + T. is. Eren. Hint + Far. 2386) hingiç: (< ? ) Kestane (DS. Cichorium endivia. bizélia < t. 135) hindiba: (< Ar. hitik) Fena kokulu bir çeşit zamk. VII.

1. (Mısır fulü). 1. 1. Nelubrium. (TS. Cannabis sativa. Sorghum vulgare. is. 997) Hint leylâğı: (< öz. Hint + Ar. mango. -ı) Sumak familyasından. 1. Hint + Far. 997) Hint kamışı: (< öz. 997) Hint hıyarı: (< öz. 1. leylāk + T. 996) Hint darısı: (< öz. is. -i) Frenk inciri (TS. ħiyār + T. Hint + Ar. Hint + Yun. çiçeği) Hindistan’a özgü bir tür çiçek (TS. kannavi + T. is. is. meyvesinden reçel yapılan çok sert bir ağaç. is. panbu + T. fustu + T. is. kastania + T. is. Hint + Far. Hint + Yun. 996) Hint fıstığı: (< öz. 997) Hint keneviri: (< öz. Hint + Ar. sıcak ülkelerde yetişen. is. is. is. Hint + T. 997) Hint fulü: (< öz. -ı) Bambu (TS. ħurmā + T. doğu ülkelerinde ekilen. -ı) bk. Hint + Yun. -i) Yapraklarından esrar elde edilen bir tür kenevir. zeytin büyüklüğünde yenilir bir meyvesi olan büyük bir ağaç. -ı) Kürkas (TS. 997) Hint kirazı: (< öz. 135) Hint pamuğu: (< öz. fūl + T. darısı) Buğdaygillerden. -ı) Hıyarşembe (TS. Borrassus. 1. -u) Hindistan’a özgü bir pamuk türü (TS. encīr + T. 1. 1. Hint + Far. taze filizleri Hindistan’da sebze gibi yenen. taneleri yenilen. 1. 997) Hint hurması: (< öz. (TS. Mangifera domestica. is.367 Hint çiçeği: (< öz. is. 1. 1. Hint + ? T. (TS. 997) Hint inciri: (< öz. kerasi + T. yalancı tespih ağacı (TBAS. -ü) Beyaz renkli bir nilüfer türü. -si) At kestanesi (TS. kamış + T. -sı) Palmiyegillerden. darıya benzeyen bir bitki. 1. 997) Hint kestanesi: (< öz. Hint + Far. Hint + T. 997) . (TS. (TS. is.

otsu. 1. Hint + T. BTS. Hint + Ar. bir yıllık. 997) Hinttaş: (< öz. is. -ı) bk. portugal + T. Hindistan ve Etiyopya’da yetiştirilen. is. Hint + ? taş) bk. parçalı yapraklı. VII. is. 2392) hodangiller: (< ? hodan + T. 135) Hint yağı ağacı: (< öz. yaprakları almaşlı ya da nadiren karşılıklı dizilişli. ayı elması (TBAS. 2389) hobban: (< ? ) Bir çeşit dikenli ot (DS. birinc + T. DS. uzun yapraklı. Borago officinalis. 2390) hocalar yemişi: (< Far. 1. VII. çiçekleri genellikle er dişi. 135. -giller) ki çeneklilerden. TBAS. (TS. 997. 1001. tüylü ve açık mavi çiçekli bir bitki. Hint + Fr. za’ferān + T. -ı) Zerdeçal (TS. -i) Buğdaygillerden. is. 178) Hodangillerden. 2390) hodan: (< kökenini bilmiyoruz. Hint + Far. Eren. batıcı. tropik bölgelerde 810 m yüksekliğe ulaşabilen. VII. 279) hiren: (< ? ) nce. 30-60 cm yükseklikte. 997) Hint portakalı: (< öz. kökü pancara benzer ve hardal yerine kullanılan bir çeşit ot (DS. taneleri pirinç yerine kullanılan bir bitki (TS. ħāce + T. is. Hint yağı ağacı (TBAS. VII. 1.368 Hint pirinci: (< öz. çiçekleri hekimlikte kullanılan ve kökü kavrularak yenilen. TBAS. 135. fındıksı ya da nadiren eriksi meyveleri . (TS. 135) Hint safranı: (< öz. çok yıllık. Ricinus communa. 1. yağı + ağacı) ki çeneklilerden. tohumlarından zehirli yağ elde edilen. VII. -lar + yemişi) Taşlık yerde yetişen. kırmızı kiraza benzer meyveleri olan bir çeşit küçük ağaç (DS. 2388) hitiri: (< ? ) Bir çeşit erik (DS. otsu ya da çalı formundaki bitkiler.

ħurōs. (yaban teresi). kavağı) bk. VII. 174”) Siyah renkli. cuk + otu) Turpgillerden. VII. 1. 1.369 olan. 1. VII. 1004) . ħodā + Ar.: hupbak) Portakal (DS. -alak) Açmamış gonca (DS. VII. 1. 2405) hoppak: (< hoppak < hop). -u) Yazın yetişen sulu armut (DS. akkavak (TS. 2392) hoduk: (< ? ) Yeşil kabuklu fındık (DS. 2398) holusu: (< ? ) Kestane (DS. “< Far. Nişanyan.-î + Far. ħurōs + T. 2397) holoz: (< ? ) Mor. Eren. eskiden kuduzun ilacı sanılan ıtırlı bir dağ bitkisi. VII. ħurōs + T. 2444) horozbudağı: (< Far. budağı. emrūd + T. VII. otu) Ekin tarlalarında biten. (And. VII. 2394) holis otu: (< ? holis + T. BTS. Ağz. 1004) horoz fasulyesi: (< Far. VII. 2396) Hollanda kavağı: (< öz. is. 2412) horozcuk otu: (< Far. 1001. bardacık eriği (DS. üzeri sert dikenlerle kaplı otsu ve ağaçsı bitkiler familyası (TS. VII. kalın kabuklu. hayvan yemi olarak kullanılan bir çeşit ot (DS. 2398) hopan: (< ? ) Bir çeşit erik. 282) hodayı armudu: (< Far. ülkemizde 32 cins ve 275 kadar türle temsil edilen. Lepidium campestre. VII. bir metre boyunda ağaç (DS. Hollanda + T. tarlalarda yetişen bir çeşit yonca (DS. fasulia + T. (TS. 2393) hohalak: (< ? hoh + T. 180. 61) holos: (< ? ) Kökü derine inen. büyük çekirdekli bir çeşit üzüm (DS. ħurōs + Yun. -si) Bir tür fasulye (TS. beyaz ve sarı çiçek açan.

VII. manitari + T. 1004. 2416) hoş: (< Far. GD AT. 1287) Tatlı limon (DS. ħōş. ħurōs + T.: ħoruz karası) Bir çeşit üzüm (TS. ħurōs + Far. aken. VII. BTS. kırmızı çiçekleri horoz ibiğini andıran. 2. MBTS. ħurōs + T. VII. bir yıllık. otsu ve sarı çiçekli bir süs bitkisi. beyaz veya pembe çiçekli bir bitki. 286) horoz karası: (< Far. TBAS. (TS. -ü) bk. ħurōs + T. ħurōs + T. 2412) horoz gülü: (< Far. VII. keklikgözü (TBAS. 135) horoz ibiği: (< Far. 1. yüreği). 1. ħurōs + T. 2412) horoz mantarı: (< Far. -ı) Yenilebilen bir cins mantar. ibiği) Horoz ibiğigillerden. taç yaprakları olmayan. (TS. karası). ibiği + -giller) Ispanakgiller takımından. VII. Ağz. bir ya da çok yıllık. DS. 1. kursağı) Bir çeşit ot (DS. (And. 2411) hostu: (< ? ) Taze mısır (DS. Seseli tortuosum. Ağz. baharda açan. Amaranthus. ülkemizde bir cins ve dokuz türle temsil edilen. 1. örneği horoz ibiği olan. Cantherellus cibarius.: horizüré. otsu. ħurōs + Yun. 1.370 horozgözü: (< Far. 1004. 1004. gul + T. ovaryum üst durumlu. ħurōs + T. 135) horoz ibiğigiller: (< Far. fındıksı ya da bakka tipi meyveleri bulunan. (And. çiçekleri er dişi. nadiren çalı ya da ağaçsı bitkiler (TS. 291) horozkursağı: (< Far. kapaklı kapsül. horuzyüreği) Keklik yumurtası büyüklüğünde bir çeşit üzüm (DS. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli. (TS. 1004. gözü) Maydanozgillerden. 2416) . çanak yaprakları 3-5 tane. 1004) horozyüreği: (< Far.

2. 1. (And. Patates. höllek) 1.371 hoşkuran: (< Far. 2440. varan) bk. DS. VII. 2441) humma otu: (< Ar. (And. 1006. DS. 4519) hölemez: (< höle-mez ?) Mavi çiçekleri ve sedefe benzeyen yaprakları olan. VII. Pancar (DS. VII. 2443) . DS. çiçekleri ve dalları ıspanak gibi pişirilen. karpuz. 2417) hoşveren: (< Far. otsu bir bitki. Şalgam (DS. Yer elması. VII. 3. 4. Amaranthus lividus. 2. beyaz renkli deve dikeni bitkisi (DS. Pancar. 2. VIII. hoşuran) Tarlalarda yetişen. Ağz. haşuran. ħōş + T. 2430) höllük: (< T. 4520) hukar: (< ? ) Tohumu dövülüp toz hâline getirilerek çocuklara uyku vermesi için yedirilen tarakotu (DS. (h)öl+lük). VII. 2433) hözmür: (< ? ). Küçük kavun. 2430) hömbeles: (< ? ) Mersin bitkisi ve meyvesi (DS. 2304. 2443) hunk: (< ? ) Günlük ağacı (DS. hozmur. hormuz. VII. ħōş + T. VII. XII. ħozan. 2946. Ağz. 2416. DS. kozmur) Patates (DS. VII. (TS. bir yıllık. 141) hoşulga: (< hoşurga < hoşur “ses taklidi”) Lahana (DS. 1290) Tarlada kendi kendine biten uzun bir çeşit ot (DS. hoşveren (DS. AA. VII. veren) Ispanağa benzer bir çeşit ot (DS. 2397. XII. Ağz. ĥummā + T.: holluk. 2417. VII. 2446. kuran).: haşran. MBTS. 2417) hoşvaran: (< Far. 2417) hozan: (< Erm. VII. ħōş + T.: hazmur. VII. otu) Sedef otu (DS. (And. 2432) höngül: (< ? ) 1. VII.

137. ADYA. çiçekleri tek eşeyli. 195. SA. 136) hülek: (< ? ) Domates (DS. TBAS. Ağz. ħurmā + T. hulū. 2449) hülü: (< Far.A. V. 176) Gürgengillerden. humma. karahurma (TBAS. 1880. 287) hüddüdü: (< ? ) bk. dikenli ve çiçekleri sarı bir ağaççık. ħurma) Palmiyegillerden. DS. VII. TBAS. 1010. 88.372 hurma: (< Far. Betula. 30 m kadar yükselebilen ve kışın yaprak dökmeyen. 182) Bir çeşit şeftali (DS. ülkemizde beş cins ve on iki türle temsil edilen bir familya (BTS. yenilen meyvesi için özellikle Batı ve Güney Anadolu’da yetiştirilen. ‘unnāb). iri çekirdekli. ağacı + -giller) Bir evcikli. ħurmā + T. V. beyaz bir çeşit üzüm (DS. 8) hurma eriği: (< Far. 2449) hünnap: (< Ar. ħurmā yemiş.: fırma. ovaryum alt durumlu. gelincik (TBAS. DS. Ka. DA. 193. Zizyphus jujuba. ince kabuklu. kerestelik bir ağaç cinsi. 136. Eren. ST AT.Y. 188. kışın yapraklarını döken. Ağz.. 274. 236. 5-10 m yükseklikte. üzümü) ri taneli. 1857. (And. 136) hurma üzümü: (< Far. furma. 159. kışın yapraklarını döken. (And. 1014. DS. VII. 1. BTS. 2050) . 176). VII. Nişanyan. 2449) hülübü: (< Ar. Phoenix dactylifera. 55. E A. 1010.: gınnap) Hünnapgillerden. 283. (TS. VI. yaprakları almaşlı ve yapraklarını döken. VII. 1. eski çağlardan beri meyvesi için Kuzey Afrika’da kültürü yapılan bir bitki. Nişanyan. meyveleri fındıksı ya da kanatlı fındıksı tipte. OAAD. eriği) bk. KBAYA. hülb + -î) Taze fasulye (DS. 1. (TS. 136) huş ağacıgiller: (< ? huş + T. K AT. 290. 2445) huş: (< ? huş. TBAS. (TS.

*flammula < flamma. 2460) . nadiren de otsu bitkiler (TS. DS.373 hünnapgiller: (< Ar. 2450) hürle: (< kökenini bilmiyoruz. VII. sarımsı veya beyazımsı çiçekli. 1014. ülkemizde iki cins ve beş türle temsil edilen. büyük bir gölge ağacı. 2453) -Iıhlamur: (< Yun. DS. bazı türleri bahçelere süs olarak dikilen. 107. III. örneği hünnap olan ve sıcak ülkelerde yetişen bir bitki familyası (TS. BTS. bakka. nadiren tek eşeyli. ıhlambur. 1. bir ya da çok yıllık. felembur. (TS. (And. 1932) hürmiye: (< ? ) Sarı erik (DS. DS. VII. 1017. örneği ıhlamur ağacı olan. ĥurr + T. 178. çiçekleri çay gibi içilebilen. 1014) hüsnüyusuf: (< Ar. TBAS. uhlamur) Ihlamurgillerden. 183). 1014) hünük: (< ? ) Gelincik çiçeği (DS. 141. V. illamur. flamuri + T. ihlamır. ovaryum üst durumlu. 180) ıhlamurgiller: (< Yun. 1. Ağz. ışınsal simetrili. -giller) ki çeneklilerden. 1. Eren. VII. pembe çiçekli ve otsu bir bitki. (TS. kerestesi beğenilen. 292) ıhlığ: (< ? ) Bir çeşit saz (DS. yemez) Bir çeşit elma (TS. kışın yapraklarını döken. 137) hüzmün: (< ? ) Patates (DS. çalı. TaS. XI. 2451) hüryemez: (< Ar. 1. 291. VII. XII. 1015. 182) Bir cins burçak (TS. eriksi ya da fındıksı tip meyveleri olan. ĥusn-i Yūsuf) Karanfilgillerden. VII. ağaç. çok yıllık. Dianthus barbatus. BTS. çiçekleri er dişi. 106. flamuri. 1. 1833. < Yun. 1017. III. 4031. fılambur. 60-70 cm yükseklikte.A.: fambur. 1. bazen taç yaprakları olmayan. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. DS. Eren. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. 138. 2517. her dem yeşil ya da yapraklarını döken. Erz. Nişanyan. yaprakları almaşlı dizilişli. flamuri ~ ? OLat. Tilia. TBAS. 4503. AA. ilamur. .. ‘unnāb + T.

Ağz. VII. 1. ayrı taç yapraklı iki çenekli bitkiler familyası (TS. 183) Kuş kirazı (TS. VII. TaS. 1018. Türkçe ılgın sözüyle birleştirilmesi yanlıştır. VII. 2478) ırbam: (< ? ) Yulaf (DS.374 ıhnaz: (< ? ) Ekin tarlalarında biten. 2461) ılamık: (< ? ) Ayrık cinsinden bir çeşit ot (DS. (And. 1. yenilebilir bir çeşit bitki (DS. VII. DS. 4269. 4522) ırhak: (< ? ). 138. 2485) . (And. çiçeği pembe mor renkli zararlı bir bitki (DS. ılgın + -giller) Örnek bitkisi ılgın olan. 1019) ıncık: (< ? ) Ceviz (DS. 2474) ıncak: (< ? ) Kara erik (DS. VI. XII. 1. VII. (TS. 2477) ıngıldana: (< ? ) Hasta diş etlerini kanatarak tedavi etmeye yarayan bir çeşit ot (DS. yılgun) Ilgıngillerden. 2464) ıldırangıç: (< ? ) Dağlarda yetişen. 1018) ımık acı: (< ? ımık + T. VII. VII. Eren.: yılgım. Akdeniz bölgesinde yetişen. Eren. karanfilgillerden. 4582) ılgıncar: (< kökenini bilmiyoruz. VII. Ağz. 183). yılgın. TBAS. acı) Bir çeşit ot (DS. 1018) ılgıngiller: (< T. 1. 2477) ıncalız: (< ? ) Turşusu yapılan bir tür küçük yaban soğanı (TS. XI. Tamarix. beyaz veya pembe çiçekli bir ağaç veya ağaççık cinsi. ılgın.: ırhah) Leylak ağacı (DS. 2465) ılgın: (< T.

293.375 ırkı: (< ? ) Yonca (DS. bir veya çok yıllık otsu bitkiler. VII. Ağz. ısırgı) bk. ısmanak. tüyleri kırılınca karınca asidi denilen çok kaşındırıcı bir madde çıkartan. BTS. gövde ve yapraklarında yakıcı tüyler taşıyan. 178). -ü) Isparta yöresinde yetişen. 12. 670. pancar gibi başka türleri de içine alan bir familya (TS. X. 293) ısırgı: (< T. gul + T. 1322) Isırgangillerden. 1024) Isparta gülü: (< öz. 45. 100. ısmalak. -giller) ki çeneklilerden. 2488) ısırgan: (< T. her tarafı sert tüylerle kaplı. MBTS. ispenāk “Batı dillerine Yunancadan geçmiştir”. spanaki ~ OYun. 185. TAYA. BTS. is. DS. otsu ya da çalımsı. otsu. bir ya da çok yıllık. Nişanyan. 2487) ırmık: (< T. . 3615. Spinakion ~ OFar. 1. SA. (And. II. ısbanak. DS. 2491. çiçekleri tek ya da iki eşeyli olan. örnek bitkisi ıspanak olan. III. ermik ?) Olgun meyve (DS. 228.: ısbanaħ. 139) ısıtan: (< T. II. ısıtan) Hardal (TaS. 279) ısırgangiller: (< T. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişte. spanaki + T. 1975) ıspanak: (< Yun. iki evcikli. bir yıllık bitki. kendine özgü kokusu ve değişik renkleri ile tanınan bir tür gül (TS. ıspanag) Ispanakgillerden.A. VII. 293. yapraklarından sebze olarak yararlanılan.. 1. 1. 364. 389) ıspanakgiller: (< Yun. 2488) ırnık gordoş: (< ? ırnık + gordoş) Bir çeşit patates (DS. ETA. 1024. 1. ısırgan + -giller) ki çeneklilerden. Urtica. pazı. 2. (TS. (TS. VII. Spinacia oleracea. 1025) . 139. TBAS. ısmınak. DS. ülkemizde iki cins ve dokuz türle temsil edilen. VII. DS. nadiren ağaç formundaki bitkiler (TS. aken ya da eriksi tipi meyveleri olan. ısır-gan. ısırgan (TBAS. 1021. 2492. Isparta + Far. 1. VII. 1021. 184. Erz. III. örneği ısırgan otu olan. BTS. T YA. AA. 50-150 cm yükseklikte. KYA. ovaryum üst durumlu.

2496) ışıldırik: (< T. VII. VII. 2554. (And. VII. DS. 2494. 1794.376 ıspata: (< ? ) Yaprakları ayçiçeğininki gibi olan. DS. XI. istapan. 40 cm kadar yükseklikte. Erz. 2493. yaprakların kenarı dikenli dişli ve meyvesi parlak kırmızı renkli. VII. VII. 359) ıspıt: (< ? ). 1992) ışığan: (< T. Trachystenon orientale. DS. sipandān. DS. 2493) ıstat: (< ? ) Karabiber (DS.A. (TBAS. (TBAS.. 2493) ıspatan: (< Far. DS. Eren. otsu ve kökü yenilebilir bir bitkidir. V. Ağz. AVA. Rheum ribes. 142. geniş yapraklı. 330. 2496) ışılgan: (< T. yaprakları ve kabukları yenen. V. ışığan) 1-3 m boyda. VII. ispit) Ballıbaba türünden. VII. VII. aşħūn. 142. kışın yapraklarını dökmeyen. sarı ya da beyaz çiçekli bir çeşit bitki (DS. ADYA.: ısbıt. 2494) ışgın: (< Far. DS. mavi kırmızı çiçekli. 194). VII.. (TBAS. ışıldırık) Sazlık yerlerde biten. 1792. DS. 2489. sarımsı beyaz çiçekli. 294. 184) Karabuğdaygiller familyasından. 4045. 140. VII. yeşil bir bitki (DS. 30-40 cm yükseklikte. çalı görünüşünde bir bitkidir.: ıstapan. (And. 101. BTS. Eren. AA. ispatan. 2495) ışılak: (< T. Ağz.A. AA. VII. . 140) . istepan) Yabani tere (DS. III. 196. III. 2494. DS. rizomlu. Ka. Ilex colchica. 139. tüylü. ışılgan) bk. TaS. 2559. 163. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. 139. 2493. KBAYA. DS. Kuzey Anadolu bölgesinde yetişen. ışığan (TBAS. kalın köklü. ispandān. çok yıllık.Y. ışılak) Geniş ve oval yapraklarının bir yüzü parlak olan bir çeşit ot (DS.

141) . TBAS. deli yulaf (DS. DS. 2. 141) ibran: (< Ar. 1029. III. ağacı) Meyvesi hoş kokulu. 1047. 1656. 196) Ispanakgillerden. VII. VII. Sapının içi boş olan bir çeşit ot. TaS. çiçeği) Sardunyagillerden. “< ibiş ‘kökü belli değildir’. 2497) ıtır çiçeği: (< Ar. 1. (TS. Prunus mahaleb. sapları etli. 2503) içikızıl: (< T. is. içi + kızıl) Bir çeşit mantar (DS. 238. VII. Eren. VII. VII. Blitum capitatum. 1993) -ibibik: (< ET. (And. yemeği yapılan bir ot. 2502) ibişgıbış: (< ? ibiş + ? gıbış. 1334). 141) idris ağacı: (< öz. AAT. Eren. kerestesi güzel bir kiraz türü. rozet yapraklı. otu) Özellikle Hindistan’da yetiştirilen ve toprak üstü kısımlarından su buharı damıtması yoluyla idris yağı elde edilen bir tür ayrık otu. TBAS. ‘iŧr + T. 1. ‘ibrān) Buğday tarlasında biten ve yenilince baş döndüren bir çeşit yulaf. (TBAS. (TS. 185) 10-50 cm yükseklikte. Cymbopogon martinii. mahlep. stir. çiçekleri türlü renklerde bir süs bitkisi. DS. 2505) içlikız: (< T. bir yıllık ve otsu bir bitkidir. sarımsı renkli çiçekli. dris + T. üpgük – üpük. dris + T.377 ıştır: (< Blg. MBTS. DS. 1. (TS. (TS. 2. kokulu kiraz. evlek mantarı (TBAS. Eruca cappadocia. V. (yaban pazısı). 1047) idris otu: (< öz. 1334”) bk. Pelargonium radicula. 140. 2499. yaprakları güzel kokulu. Gelincik çiçeği (DS. VII. gıvışgan otu (TBAS. Ağz. içli + kız) bk.: ebibük) 1. 2. tohumlarından bezir yağı çıkarılan. 2501) ibini: (< ? ) Fesleğen çiçeği (DS. 1029) ızgın: (< kökenini bilmiyoruz. 1. 140. is. MBTS.

çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. dikenli bitki familyası (TS. iğnecik). 235. VII. (And. beyaz unlu ve tadı mayhoş yemişi olan. 2508) iğ ağacı: (< T. 336. VII. ovaryum alt durumlu. (And.: idiş) Armut (DS.A. 141. 297) iğdiş: (< ET. (TS.: ilek) Baba incir. 2509) iğcik: (< T. dikenli ya da dikensiz. 1.: īde. AAT. Erz. 141.. VII. 2507) ifteri: (< ? ) 1. 183). III. TBAS. yigde. BTS. 2509) iğlek: (< ilik. TAYA. 176. 2. DS. çiçekleri ışınsal simetrili ve yaprak koltuklarından tek ya da demetler şeklinde çıkan. 1. Evonymus. 1. DS. 2509) iğde: (< ET. VII. 278. TBAS. iğ + ağacı) Ana yurdu Asya’nın dağlık bölgeleri olan. Ağz. 179. Nişanyan. 10 m kadar boylanabilen. (And. igdiş < igit-. Ağz. (TS. Ağz. iyde. Ka. 5-6 m kadar yükseklebilen küçük bir ağaç. Eğrelti otu. 63) iğdegiller: (< T. Ağz. VII.: iknecik) Bir çeşit ot (DS.. basit ve stipülsüz.Y. VII. K AT. 1050. KYA. Elaeagnus. kabuğu kırmızıya çalan sarı renkte. 2510) iğnecik: (< T. Krş. (And.378 ifdoğum: (< ? ) Sonbaharda ekilen buğday (DS. Kökü yirmi santimetre yüksekliğinde yeşil ot kümeleri (DS. 183). kömürü ile kara resim yapılan. Eren. odunu tornacılık ve kaplamacılıkta kullanılan. erkek incir (DS. güzel kokulu çiçekleri olan bir çeşit ağaç (DS.Y. örneği iğde olan. niyde) ğdegiller familyasından. iğcik) Yaprakları söğüt yaprağına benzeyen. 1050. 1050. iğde + -giller) ki çeneklilerden. VII. 187). 256.A. yaprakları almaşlı dizilişte.A. çalı ya da ağaç formunda. 297. . 2507. 9.. VII. BTS. 2517) . 217. zeytin biçiminde. Nişanyan. bazı türlerinde yaprakları kışın dökülen.

iletir + sakızı) Kökünden sakız çıkarılan bir çeşit yabani ot (DS. çiçeği) bk. DS. 298) iki çenetliler: (< T. -liler. iki + ? çenet + T. 2517) ilekke: (< ? ) Mısır (DS. -liler. 2513) ikbal çiçeği: (< Ar. 1. 2521) iletir sakızı: (< T. 1385) Leylak (DS. sivri uçlu yaprak (TS. MBTS. VII. 142) ikbal otu: (< Ar. otu) bk. 1059. VII. DS. Bir veya çok yıllık otsu bitkiler (TBAS. VII. 1051) iğşe: (< ? ) Fidan (DS. 555”) ki çenetli kabuklu yumuşakçalar sınıfı (TS. 1. 2521) ilhah: (< Ar. 1. VII. i bāl + T. VII. iğnesil) Bir çeşit armut (DS. 141. 555”) Tohumlarında iki çenek bulunan kapalı tohumlu bitkiler sınıfı (TS. VII. 2.379 iğnelik: (< T. VII. iğne + yaprak) Çam türlerinde görülen. VII. iğnelik) Erodium ve Geranium türlerine verilen genel ad. iletir) Sahlep otu (DS. ilĥāĥ. VII. DS. 142) iki çenekliler: (< T. 1. 2512) iğne yaprak: (< T. MBTS. i bāl + T. iğnelik + otu) bk. iğnelik (TBAS. 2519) iletir: (< T. ömür otu (TBAS. 2512. “< çenek ‘kökü ve eki belli değildir’. “< çenet ‘kökü ve eki belli değildir’. ömür otu (TBAS. 2541. MBTS. VII. BTS. 2544) iğnelik otu: (< T. 142) iğnesil: (< T. 2522) . 1059) ilāğaç: (< ? ) Portakal büyüklüğünde güzel kokulu bir çeşit kavun (DS. 1. ince uzun. iki + ? çenek + T.

VII. -ı) bk. altın yumurta mantarı (TBAS. ilmen) 1. 2525) ilimaç: (< ? ) Asma kütüğüne sarılarak zarar veren. imperator + T. ilişken) Küçük dikenli tohumları olan bir çeşit ot (DS. imperator + Far. baharlı ve yakıcı olan kökü hekimlikte kullanılan bir ot. VII. Bağ ve tarlalardaki çalı. VII. böğürtlen. Bir çeşit dikenli ağaç (DS.380 ilibitce: (< ? ). 143) imparator otu: (< Lat. VII. 2537) . ilmik) Ebegümeci (DS. kurutan bir çeşit ot (DS. 2532) ilmek: (< T. ilme) Diken (DS. başaklar içindeki küçük bir çeşit darı (DS. VII.: ilibiççe) Gelincik çiçeği (DS. 2532) ilmen: (< T. VII. Ağz. ağlayangelin (BTS. havuca benzer bir çeşit bitki (DS. ilim) Tanelerinden çorba ve aş yapılan. (TS. 14) imparator mantarı: (< Lat. 2527) ilme: (< T. VII. VII. 2533) ilmik: (< T. 1077) inabut çalısı: (< ? inabut + T. VII. manitari + T. (And. çalısı) Akasya ağacına benzer dikenli bir ağaç (DS. 2525) ilişken: (< T. 2523) ilificce: (< ? ) Yabani afyon (DS. kedi kuyruğuna benzeyen. -si) bk. imperator + Yun. VII. VII. TBAS. ilmek) lkbaharda yetişen. 2533. 1. otu) Maydanozgillerden. lāle + T. 142) imamselek: (< ? ) Kırlarda yetişen. yenilebilir bir çeşit ot (DS. 2533) imparator lâlesi: (< Lat. Peucedaum imperatoria. 2523) ilim: (< T. 2.

K AT. inci + T. encīr. DS. 303. 191) Dutgillerden. sunbul + T. iki evcikli. çü. 103. 182) inci sümbülü: (< Çin. 199. 235) inceniyar: (< T. 721. (müge). VII. otsu ve kökü yenir bir ot. 1. (TS. 2541) insan otu: (< Ar.A. insān + T. 282. erkek ve dişi bireyin ayrı ayrı bulunduğu ağaç formunda bir bitki. DS. BTS. ince + Far. 143) incir: (< Far. sümbül (TBAS. Ficus carica. ingek. (TBAS. Banium microcarpum. inci + Far. Tietze. çiçeği. ZBK A. temren biçimindeki yaprakları arasında ince bir sap üzerinde küçük çan biçiminde beyaz çiçekler açan. 189. 160. -ü) bk. -i. nigâr) Papatyaya benzer ince yapraklı bir çeşit çiçek (DS. siyah bir çeşit üzüm (inek emceği). çok yıllık. Tietze. < ? bicik. Ağz. 189. inek + memesi) ri taneli. Convallaria. 2541) inek memesi: (< T. 10-35 cm yükseklikte. III. 2538) inci çiçeği: (< Çin. sütlü. Nişanyan. TBAS. VII. yapraklarını döken. yumrulu. Eren. 1. inek memesi (DS. 184. 1083. 189. 143) inekbiciği: (< T. 1745. . adamotu (TBAS. 190”) Zambakgillerden. Clauson.. 2541) inek emceği: (< T. 187) incirop: (< ? ). (TS. “< ET. 336”) nek memesi şeklinde etli yaprakları olan bir ot (DS. otu) bk. çok yıllık. Erz. asıl yurdu Akdeniz kıyıları olan. inek + ? bicik + T. “< yinçü ‘inci’ < Çin. çiçekleri etlenmiş çiçek tablası içinde bulunan ve etli kısım meyve olarak yenen. V. Nişanyan. inek + emceği) bk. Nişanyan. 143. 1082. GD AT. EYAD. 143. (And. 87. rizomlu ve otsu bir süs bitkisi. 12. (DS. Eren. 2539.381 incaz: (< ? ) Erik (DA. VII. VII. 143) . ADYA. 156.: incilob) lkbaharda yetişen. TBAS. VII. beyaz çiçekli.

manitari + T. gul + T. 2546) irikara: (< T. -ı) Sarılıcı. 127. ip + keseği) bk. VII. zehirli. 2549) irim: (< T. is. emrūd + T. 1093) ipek çiçeği: (< T. 2550) irülü ız armudu: (< T. sa + T. değerli bir mobilya ağacı (TS. karaçalı (TBAS. güzel çiçek açan bir bitki cinsi. çiçekleri kırmızımsı ve mor renkli bir bitkidir. “< yip (> ip) + -(e)k. Periploca graece. 192”) Ekvatoral bölgelerde yetişen. isfendān) Akçaağaç (TS. 144) ipek gülü: (< T. 1. ipek + Far. fiton + T. bir armut çeşidi (AA. yulafa benzer bitki (DS. 1094) ipek fidanı: (< T.382 ipeka: (< Fr. 144) ipni: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS. kerestesi ipek görünüşünde. ipek + Yun. Eren. 1. Portulaca grandiflora. süt taşıyan. 1. VII. (TS. 1. irim < iri+m) Böğürtlen (DS. (TBAS. ipek + çiçeği) Semizotugillerden. kışın yaprağını döken. 143) sa dikeni: (< öz. ipek + ağacı. odunsu. -ü) bk. 1093) ipek ağacı: (< T. ipéca) Altın kökü (TS. ipek + Yun. gülibrişim (TBAS. VII. iri + kara) ri taneli siyah bir çeşit üzüm (DS. 144) ipek mantarı: (< T. irili + kız + Far. VII. 144) isfendan: (< Far. güzelavrat otu (TBAS. 144) ipkeseği: (< T. sarı parıltılı. 2546) iprom: (< ? ) Ekinlerin arasında biten. -ı) bk. 1098) . dikeni) bk. kayın mantarı (TBAS. -u) rili kız armudu.

GD AT. ısırga ?) nce yapraklı. 2493. Gürgen ağacı. VII. 2555) isirik: (< ? ) Kayın ağacı (DS.. ishot. ısı + ot). 2559) iskorçina: (< t.: isat. lāle + T. 4525. is. scorzone) Birleşikgillerden. stanbul + Far. 1101. kuvvetli kokulu. 2558. TaS. 2595) stanbul üzümü: (< öz. Erz. 1103) stanbul lâlesi: (< öz. 2. issat. 2559) stanbul kekiği: (< öz. sarı renkli. Sarıya yakın renkte beyaz. TBAS. Beyaz ya da siyah renkli. DS. 144) stanbul şalgamı: (< öz. Bir çeşit meşe ağacı (DS. ince kabuklu bir çeşit üzüm. ishāl + T. 237. 360. issiot.383 ishal otu: (< Ar. stanbul + Far. stanbul + T. Ağz. 2555. 144) isirge: (< T. III. XII. üzümü) Böğürtlen (DS. izot) Biber (DS. VIII. isdotu. -si) bk. III.: isrin) 1. ADYA. Scorzonera hispanica. 2561) . (And. 1. 2. is. beyaz ve pembe çiçekli. istot. Batı ve Güney Anadolu’da yetişen sık tüylü. is. VII. VII. kağmut (DS. Origanum heradeoticum.A. 2555) isirin: (< ? ). 185. VII. VII. kokulu. 291. VII. çok yıllık bir bitki. 1. isut. AAT. 235. VII. issot. 186. . DS. Osmanlı lâlesi (DS. lezzetli kökleri sebze olarak kullanılan. isoduni. -i) Trakya. 144) isot: (< T. EYAD. -ı) bk. uzun bir çeşit üzüm (DS. venüssaçı (TBAS. (TS. uzun bir çeşit üzüm (DS. is. stanbul + ? kekik + T. 2560) istiriç: (< ? ) Bir çeşit meşe (DS. (TS. kalın kabuklu. isotu. VII. otu) bk. Ağz. (And. isdot. şal am + T. Akdeniz bölgesinde çok yetiştirilen bir bitki. 1984) ispitiren: (< ? ) 1. isiot. VII.

436. bir yıllık. Gaz. Aethusa cynapium. ebucehil karpuzu (TS. -u) bk. 2563) it alici: (< T. 332. it + ? boruk + T. VII. “< ET. VII. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. 2568) itgülü: (< T. it + kabağı) bk. encīr + T. 2561) işħan: (< ? ) Sonbaharda yetişen bir cins erik (DS. III. (And. -ı) Acı elma. şeytan şalgamı (TBAS. DS. -i) Yabani incir (DS. 1. 145) . it + Far. 2545. VII. 1122) itboncuğu: (< T. -ı. VII. 2567) itburnu: (< T. Ağz. ālūçe + T. 1. acı hıyar. 145) itboruğu: (< T. it + ? cumurt + T. VII. it + boncuğu) bk. gişnīz + T. 1122) itkabağı: (< T.: ipburnu) Yaban gülünün meyvesi (TS. it + Far. III. it + eriği) Yabani erik (DS. it üzümü (TBAS. VII. 1. į şān) Çam ağacı (DS. gul + T. (TBAS. 145) iteriği: (< T. VII. -u) Yabani gül (DS. AVA. 197”) Yabani bir meyve (AAT. 2568) itinciri: (< T. 237) itboğan: (< T.384 işan: (< Far. 2126) itcumurdu: (< T. it + Far. -i) 100 cm kadar yükselebilen.. ħiyār + T. it + Far. 2569) ithıyarı: (< T. 145) itkişnişi: (< T. it + Far. it + bur(u)nu). -u) Bir çeşit ot (DS.A. it + boğan) Kaplanboğan (TS. TaS. Nişanyan. 1122. akdiken (TBAS. ıt.

bazı ilaçların yapımında kullanılan. it + Ar. 237. III. AAT. VII. it + sineği) bk. it + soğanı) bk. VII. 145) itsoğanı: (< T. 315) . yapraklanmadan önce kırmızı renkli ve iri çiçekler açan. itsarımsağı (DS. is. 2576) izōlu armudu: (< ? izōlu + Far. 2570) it üzümü: (< T. TBAS. fena kokulu bir çeşit ot (itsoğanı. -u) ki çenekliler sınıfından olup Japonya’da ve Çin’de yetiştirilen bir bitki türü (TS. 2570. it + sarımsağı) Soğanak da denilen keskin. it + üzümü) Patlıcangillerden. 1125) itnanesi: (< T. 237) itsarımsağı: (< T. Gaz. Erz. VII. 2570. -u) Bir armut çeşidi (AA. (TS. Japon + Far. AAT. başak çiçekli. 2570) itsineği: (< T. bir yıllık otsu ve beyaz çiçekli bir bitki. soğanak.A. 1125. 1133) Japon ayvası: (< öz. 145. ivecen) Diken gibi olan tohumları vücudu yakan bir çeşit yabani ot (DS. (BTS. 2571) izmelece: (< T. is. emrūd + T. VII. (TS. DS.385 itkuyruğu: (< T. -si) Yabani nane (DS. (DS. yabanî sarımsak). ezmelice) Dikenlerinden yemek yapılabilen bir çeşit bitki (DS. emrūd + T. 1. Chaenomeles speciosa. meyveleri bezelye büyüklüğünde ve olgunlukta. ābiyā + T. Japon + Far. 1. Solanum nigrum. -sı) Gülgiller familyasından. it + kuyruğu) Kenarları düz şerit gibi yapraklı ve saplarının ucu koçanı andıran. na’nā’ + T. III. 1. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. VII. 20-50 cm yüksekliğinde.A. . VII. 188. Phleum. otsu bir bitki.. 143) -JJapon armudu: (< öz. boz ot (TBAS. 437) ivecen: (< T. yaprakları oval ve kenarları testere dişli bir bitki türü..

cactus < Yun. 1. is. 1136. Japon + Ar. Eski Kıpçakçada da kabak biçimi kullanılır. 2577) kabak: (< Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. < Bengali dilinden. kaba + ağaç). 1133) Japon gülü: (< öz. Japon + Fr. is. Hindistan ve Bangladeş’te yetişen. Hint yağı ağacı (TBAS. Orta Türkçede kabak olarak geçer. -ü) Sütleğen (TS. ħurmā + T. Japon + Far. Japon + Far. Corchorus capsularis. 1. 1134) Japon sarmaşığı: (< öz. (TS. Japon + -ika) bk. 1. Ağz. 1. 2577) kabaeldaş: (< T. kabaç. VIII. Doerfer de Türkçe kap (kāp) kökünün küçültme biçimi olarak değerlendirilebileceğini . kabağaç) Kalın gövdeli meşe ağacı (DS. ana yurdu Çin ve Japonya olan. ip ve çuval yapımında kullanılan. gul + T. Nişanyan. -ü) Kamelya (TS. -si)bk. is. 1133) Japon hurması: (< öz. Japon + T. 1. 203) Ihlamurgillerden. -sı) Trabzon hurması (TS. Clauson’a göre kāb’ın küçültme biçimidir.: kabaaç. is. Japon + T. + T. kaba + eldaş ?) Bir çeşit üzüm (DS. liflerinden yararlanılan bir bitki. Japon + T. elması) Japonya’ya özgü bir bitki türü (TS.386 Japon elması: (< öz. şemsiyye + T. jute < ng. 147) Japon üzümü: (< öz. is. 1. VIII. is. is. sülüklerinin ucu duvarlara tutunmak için genellikle daire biçiminde genişlemiş olan sarılıcı bir süs bitkisi. şeker ağacı (TBAS. 1134) Japonika: (< öz. üzümü) bk. 147) Japon kaktüsü: (< öz. (TS. is. sarmaşığı) Asmagillerden. 1134) Japon şemsiyesi: (< öz. Hint yağı ağacı (TBAS. 147) jüt: (< Fr. Ampelopsis japonica. 1136) -Kkabaağaç: (< T. 1. TS. (And.

kabak + Far. Ağz. etli ve olgunlukta açılmayan bakka tipi meyvesi olan. GBAA. eriksi. AA. XII. çiçekleri huni şeklinde ve sarı renkli. kavun. VIII. hıyar gibi cinsleri içine alan. kabarcık) nce kabuklu. 281. 2581) kabarcık (II): (< T. Eren. 2578) kabakgiller: (< T. 140) kabakarmudu: (< T. ETA. kabak + -giller) ki çeneklilerden. VIII. (TBAS. II. AVA. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 335. DS. kayın mantarı (TBAS. 2614. 317. . III. 2.387 açıklamıştır. kırda ya da su kenarlarında yetişen. Tussilago farfara. 1138. 57. 148. -u) Bir çeşit armut (DS. 199). emrūd + T. 320. kabarcık) Soğan köklü. gavaħ. Türkçeden belli başlı komşu dillere de geçmiştir. DS. 2581) . 115. (And. TAYA. manitari + T. 209. kaba + kulak + Yun. 1138. gabaħ.A. geniş yapraklı. ovaryum alt durumlu. bakka ya da etli kapsül tipinde meyveleri olan. gabak. tüylü. rizomlu. kambuk) Kabakgillerden. ZBK A. zeravent (TS. yaprakları almaşlı dizilişte olan. VI. 191. sürüngen ve sarılgan bir bitki familyası (TS. 85. otsu bir bitki. 2. 148) kabakulak otu: (< T. kaba + kulak + otu) Loğusa otu. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. yuvarlak. karpuz. E A. K AT. GD AT. beyaz çiçek açan bir bitki (DS. 1139) kabalak: (< T. VIII. çiçekleri tek ya da iki eşeyli. (TS. kaba + yıldız + dikeni) Ekinler kaldırılırken dikenleri yuvarlanarak uçan bir çeşit bitki (DS. 130. kabak. BTS. beyaz. 45. 364. 12. -ı) bk. 199. çok yıllık. tek yıllık. Cucurbita. Erz.: gabah. 2579) kabaldızdikeni: (< T. EYAD. parlak yeşil yapraklı. BTS. sürünücü ya da tırmanıcı. kabak yaprakları biçiminde yaprakları olan. DS. tohumlarında endosperm bulunmayan. VIII. 178. 1882. T YA. kabaħ. 2. 4527) kabarcık (I): (< T. çekirdekli bir çeşit üzüm (DS. 317) kabakulak mantarı: (< T. EYA. kabalak) Geniş.. etli. VIII. 134.

kabartlak) Olmamış incir (DS. 2590) kadıbaş tiken: (< Ar. ince. 2581) kabargıç: (< T. VIII. 1884) kabatepek: (< T. is. VI. kaba + saba). uçlarına doğru gittikçe morumsu renkte olan dikenli bir bitki (DS. 148) kabırcık: (< kabarcık) 1. baş + diken) Küre biçiminde. kaba + ? tevek. 2590) . 2583) kabiye: (< ? ) Büyük kavun (DS. 2587) kadıbaşı: (< Ar. kara üzüm (DS. Kâbe + T. “< Eski kaynaklarda teğek olarak geçer < teğ + ek ‘küçültme eki’. VIII. kabarcık + otu) Yele karşı kullanılan zehirli bir ot (DS. 2582) kabek: (< ? ) Mantar (DS. 405”) Kalın kabuklu. kabargıç) bk. ā ī + T. başı) Lâle (DS. VIII. civanperçemi (TBAS.388 kabarcıkotu: (< T. Eren. süpürgesi) bk. Ağz. kabartlama) bk. VIII. VIII.: gabasaba) lkbaharda yetişen bir çeşit yabani ot (DS. 2582) kabesu: (< ? ) Yaprakları açık sarı. VIII. kabartlak (DS. VIII. kokulu bir çiçek (DS. Gelincik yaprağı (DS. VIII. ā ī + T. (And. 2. VIII. VIII. 2582) kabasaba: (< T. VIII. 2582) Kâbe süpürgesi: (< öz. VIII. VIII. 2582) kabartlak: (< T. 2582) kabbar: (< ? ) Meyvesinden turşu yapılan dikenli bir bitki (DS. Mısır yaprağı. 2583) kaçkırt: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. kabartlak (DS. 2582) kabartlama: (< T.

ince kabuklu bir çeşit üzüm. Bir cins mantar (DS. otu) Yalancı havacıva otu. pişmeden de yenebilen bir ot (DS. Uzak Doğu’da yetişen. 2593) kâğıt ağacı: (< Far. 2. MBTS. Cinnamonum camphora. “<Far. 2592) kafete: (< ? ) Domates (DS. kâfur elde edilen ağaç. yumuşak bir cins armut. uzun. 1505”) 1. uzun. sarı çalı (TS. Tagetes. (TS. 2590) kadıntuzluğu: (< Soğd. 2590) kadıngöbeği: (< Soğd. çiçekleri genellikle parlak sarı renkte ve kadife görünümünde bir süs bitkisi. 1149) kadı otu: (< Ar. (DS. tuzluğu) bk. kā ıd. Beyaz ya da siyah. IV. ağacı. 2.389 kadımalak: (< kadı + malak ?) Kırda yetişen. onosma. 2. yabangülü meyvesi. 2590) kadınparmağı: (< Soğd. aŧīfe + T. kadın + T. 2. otu) Hindiba (TaS. VIII. 1150) kado: (< ? ) Kabak (DS. göbeği. (TS. parmağı) 1. ağacı) Defnegillerden. 2. Üç kulaklı ekşimsi bir ot (DS. VIII. ħātūn < ħātēn. çiçeği) Birleşikgillerden. VIII. nce. 1156) . VIII. afes + T. kāfir + T. VIII. MBTS. Kızılcık büyüklüğünde içi kılçıklı bir meyve. 3. 2. kā ıd + T. borraginaceae. 1156) kağaver: (< ? ) Yaban otu (DS. ā ī + T. sulu. kadın + T. 2. 1513”) Kâğıt dutu (TS. VIII. 2159) kadife çiçeği: (< Ar. kadın + T. 2591) kafesotu: (< Far. 2592) kâfur ağacı: (< Ar. “< ET. VIII. kātūn < Soğd. 2.

-u) Dutgillerden. XII. 1159.390 kâğıt dutu: (< Far. Coffea arabica. çoğu kenarları mavi bir çizgi ile çevrili beyaz. (TS. Nişanyan. VIII.: guvşak) Tarlalarda görülen bir çeşit ot (DS. MBTS. TBAS. TBAS. (TS. Broussenetia papyrifera. 1520). çanak ve taç yaprakları beşli. sıcak iklimlerde yetişen. VIII. 2. 2. üst durumlu ovaryumdan gelişen lokulusit kapsül tipinde meyveleri olan. 2596. koğşak < koğşa-k. mavi. TBAS. 1156) kağmut: (< ? ) Devetabanı ya da stanbul şalgamı denilen. kağşak + otu. VIII. 149. 2. 4529) kahve: (< Ar. (< And. TS. 319) kak: (< ET. 2602) . (And. 2601) kakali: (< ? ). MBTS. çiçeği) ki çeneklilerden. MBTS. kak. otsu ya da çalımsı bitkiler (BTS. VIII. 74) kahkaha çiçeği: (< Ar. (gündüzsefası). VIII. 2. 1158. 1514”). 2. ülkemizde 4 cins ve 38 doğal türle temsil edilen. VIII. 2601. Ağz. pembe veya morumsu çiçekler açan. bir veya çok yıllık. kāhį ) Marul (DS. 149) kahkaha çiçeğigiller: (< Ar.: kaka) Yemiş (DS. ahve. BTS. 2. beyaz çiçekli. 60 kadar türü olan bir ağaç. VIII. çiçeği + -giller) Yaprakları almaşlı ve basit. 2598) kakalaşka: (< kaka “ses taklidi” + T. DS. pomoea. Ağz. kabuğundan kâğıt yapılan bir ağaç. (And. 1517.: kakıl. -laşka) Bir çeşit acı biber (DS. tohumlarından kahve elde edilen. Çin’de ve Japonya’da yetişen. turpgiller familyasından bir bitki ve meyvesi (DS. ah aha + T. tırmanıcı ve otsu bir süs bitkisi. 207) Kökboyasıgiller familyasından. meyveleri 1-2 tohumlu ve eriksi yapıda. 319) kahmuği: (< ? ) Yapraklarının alt yüzü beyaz tüylü bir cins kavak (DS. kā ıd + tūt + T. ah aha + T. 2595) kağşak otu: (< T. kakkil) Ceviz (DS. 2598) kāhu: (< Far. bir ya da çok yıllık. “< ET. Ağz.

gövdesi ve yaprakları etli. cacao < sp.: kallegezen) Havuç (DS. yaprakları yayvan ve dikenli. gezen). cactus < Yun. ~ Akad. ā ullu. otsu ya da odunsu bir bitki familyası. kakma) Gelincik otu (DS. çiçekleri er dişi. (TS. 2. sıcak iklimlerde yetişen ıtırlı bir bitki. cacao + T. aynı zamanda süs bitkisi olarak da kullanılan. Bir cins kokulu sandal ağacı. çok yıllık. cacauati “Aztekçe ‘cacauati’ kelimesinden”) ki çeneklilerden. 2. VIII. Bir cins mısır (TS. (TBAS. VIII. Nişanyan. nadiren tek eşeyli. sıcak ve kurak ülkelerde yetişen. 4530) kalegezen: (< Ar. (TS. BTS. (TS.: galabak) 1 m kadar yükselebilen. 1162) kalabak: (< ? ). TBAS. mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. -giller) Yaprakları almaşlı dizilişte. 10 cm eninde. (atlas çiçeği). dikenli. Cactus.391 kakao: (< Fr. 2. güzel. 30 cm boyunda. (And. 207) Zencefilgillerden. Ağz. Arctium minus. ā ulle(t) ~ Aram. parlak renkte çiçekler açan bir bitki. 1160. XII. şizokarp ya da kapsül tipi meyveleri olan. 1167) . BTS. (atlas çiçeğigiller). 320) kakaogiller: (< Fr. cactus + T. 2610) kalembek: (< Hint Denizi’ndeki bir adanın adından) 1. 2. 110. 1162) kaktüsgiller: (< Fr. 2. Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen. 320) kakma: (< T. al’a’ + T. yalancı öd ağacı. -giller) ki çeneklilerden. her dem yeşil. 149) kalak: (< ? ) ri soğan (DS. 1162. kakao ve kola elde etmek için yetiştirilen.) Kaktüsgillerden. Ağz. (TS. 149) kaktüs: (< Fr. ağaç. 2. nadiren de otsu formdaki çok yıllık bitkiler (BTS. Theobroma cacao. (And. 320) kakule: (< Ar. 2605. Elettaria cardamomum. etli ve açılmayan kapsül tipi meyveleri olan bir ağaç. (Hint bademi). çalı. iki yıllık.

2. kelle + T. VIII.. VIII. 1538) Baharda duvarlarda çıkan. anber + ? -iz) Karamık ağacı (DS. 2614) kamelya: (< Fr. VIII. VIII. (TS.A. VIII. 1179. 1540). MBTS. günümüzde bu özelliklerini kaybetmiş. g‘am‘al‘ak) Sarı katran çıkarılan bir çeşit çam ağacı (DS. 150) kallekabak: (< Far. 322) kalkgit: (< T. 2610) kamalak: (< kamalak < kama+la-mak “iki parçayı kamalar aracılığıyla birbirine bağlamak”. gamalak. 2614) kambaz: (< ? ) Armut (DS. Eski Kıpçakçada kamış biçimi göze çarpar. 324) kamış: (< En eski çağlardan başlayarak kullanıldığını biliyoruz. 2610) kalmi: (< ? ) Domates (DS. VIII. Çin gülü). buğday) Bir çeşit kılçıksız buğday (DS. camelia) Çaygillerden. bu ad Moğolca bir alıntıdır. VIII. 2. 10 m kadar boylanabilen. 287) kambak buğday: (< ? kambak + T. etli yaprağı şapka gibi olan yumru köklü bir bitki (DS. 2. is. örtü”den küçültme ekiyle kalıp+ak. dayanıklı yapraklı bir bitki. Camellia japonica. 2610) kalpak: (< Lehçelerde kullanılan kalıp “kapak. 2612. MBTS. Eren ve Clauson ‘sap’ olarak kullanılan Çuvaşça xămăl . Yakutlar xomus yanında kulusun adını da kullanırlar. pembe veya kırmızı renkte çiçekler açan. yer yer bulunan bitkiler (BTS. (Japon gülü. güz çiğdemi (TBAS.: gamalaħ. BTS. (And. kalamos. MBTS. Gaz. Ağz. VIII. Orta Türkçede kamış olarak geçer.392 kaleme: (< Ar. 1905. III. DS. Çuvaşça xămăş. xumăş komşu diyalektlerden alınmıştır. kalk + git) bk. 2614) kamberiz: (< öz. beyaz. kabak) Bir çeşit kış kabağı (DS. alem < Yun. 1526) Kavak ağacı (DS. kalıntı + bitki) Geçmiş dönemlerde dünya florasında yaygın hâlde bulunurken. büyük. 2609) kalıntı bitki: (< T. 2. VI.

kırmızı veya sarı çiçekli. Eren. boğumlu. 151) kanavcı otu: (< ? kanav + T. 2619) kandamlası: (< T. TBAS. 151) kançal: (< T. kan + buruyan) bk. 112. (TS. 2. 1542). çok yıllık otsu bitkiler. 150) kamşan: (< ? ) bk. kanatma) bk. sarı renkli bir çiçek. Adonis. OAAD. çiçeği) Çan çiçeğigillerden. sarı veya turuncu çiçekli ve otsu bir bitki. Alsine media. tohumları kafes kuşlarına yem olarak verilen. TBAS. (And. III. VIII. (TS. 3 m kadar yükselebilen. 288. 2617. Phragmites australis. TBAS. 237. E A. 73. (TS. 150) kanarya çiçeği: (< sp. VIII. canario + T. -cı + otu). kan + damlası) Asya ve Avrupa’da ılıman bölgelerde yetişen. TBAS. 2620) . 124. 229. 2. 2617. 321.A. VIII. ST AT. 204.393 biçimini Türkçe kamış’ın karşılığı olarak vermiştir. DS. canario + T.. VIII. kenger (DS. 2. 125) kamış otu: (< ? T. TBAS. 1184) kanarya otu: (< sp. kan + çal) Bir çeşit diken (DS. 150) kanak: (< T. 2617. sakız otu.: gamış) Buğdaygillerden. otu) bk. kamış + T. 1184. 150. 151) kanburuyan: (< T. Ağz. 43. bir veya çok yıllık. 1180. kanak) Kökünden sakız elde edilen sütlü bitkilere verilen genel ad. ADYA. GBAA.: kanaçı) Uzun yapraklı bir ot (DS. otsu bir bitki. Gaz. (And. (TS. 150) kanatma: (< T. kamış (TBAS. 150) kan ağacı: (< T. Türkçe kamış komşu dillere de geçmiştir. 120. tavşancıl otu (TBAS. VIII. Ağz. 1186. dere ve bataklık kenarlarında yetişen. kenger (TBAS. otu) Çuha çiçeğigillerden. MBTS. K AT. sert gövdesi olan. 2. tosbağa otu (TBAS. göl. 2. kan + ağacı) Zakkum ağacı (DS. Tropaeolum peregrinum.

otsu bir bitki. VIII. kandıra + T. 598. 211”) Civanperçemi (TS. kangal (DS. ağacı. 2622. 170) kandil çiçeği: (< Lat. candela ‘mum’. 117. 2. kanlıca + Yun. otu) Buğdaygillerden. (TS. 151. DS. “< Ar. bir karış boyunda bir çeşit ot (DS. VIII. 1188) kanlıca mantarı: (< T. VIII.A. VIII. -cak) Tazeyken yenen. kenger (TBAS. (TS. Yabani enginar. MBTS. 1911. 2621) kangal: (< kökünü bilmiyoruz. dikeni) bk. çok yıllık. 1550”) Mine çiçeğigillerden. Erz. 151) kangırcak: (< ? kangır + T. kan + kurutan) Adamotu (TS. 2917. ETA. DS. III. ıtırlı bir süs bitkisi. indīl < Lat. Lactarius. . Calamagrostis. 2. manitari + T. sürünücü. 2. Lipia citriodora. 207) 1. Deve dikeni. 475) kangala: (< kangala < ? kangal) Gelincik çiçeği (DS. lâle (DS.Y.A. (DS. yenilen bir çeşit mantar. candela + T. DS. 2622) kangal dikeni: (< ? kangal + T. 2. 1550. 2. 2. (kangal dikeni). ballo ta acetabulosa labiatae. 2. (TBAS. 2622) kangılız: (< ? ) Gelincik. 2621. kandıra. Dikenli bir çeşit ot.. TBAS. (TS. kandıra + T. 1186) kandıra otu: (< Lat. VIII. VIII. 3. MBTS. VIII. Nişanyan.. otu) Ballıbabagillerden bir bitki. “< Lat. Krş. 299. kan + dikeni) bk. DS. II. 2622) kankurutan: (< T. çiçeği. VIII.394 kandıra ağacı: (< Lat. Eren. VI. candela + T. 1187. 1186) kandil otu: (< Lat. 2626) . 1186) kan dikeni: (< T. 2. -ı) Kırmızı renkli.

1553”) Bir çeşit armut (DS. 151) kanlıpınar: (< T. 1191) kantorbası: (< T. aş(ı)lama. kentauron + T. 152) kantarongiller: (< Yun. Tietze. inŧār < Yun. küçük bir bitki. 1190. VIII. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. sarı. birleşme yerinden açılan kapsül tipi meyveleri olan. kantar + T.. taç yaprakları 4-12 tane ve birleşik.395 kanlık: (< T. torba + T. (TS. Gentiana lutca. 328) kantartopu: (< Lat. buŋar. kentauron) 1. 1189) kantar aşlama: (< Lat. 2628) . zehirli bir bitki (TS. VIII. Birleşikgillerden. 1189) kan portakalı: (< T. acı köklü. çiçekleri er dişi. 332”) Kısa saplı kırmızı renkli bir çeşit kiraz (DS. ovaryum üst durumlu. MBTS. Centaurea. -ı) çi kırmızı bir portakal türü (TS. 2626) kan otu: (< T. 2. 1190) kantaron: (< Yun. bir. Kızıl kantarongillerden. 3186”) Kırmızı turp (DS. kırmızı çiçekli türleri bulunan otsu bir bitki. “< Far. kan + Fr. kan + otu) Gelincikgiller familyasından kan kırmızı renkte. ülkemizde 7 cins ve 24 türle temsil edilen. çanak yaprakları 4-5 tane olup birleşik. -sı. 2627) kantar kabağı: (< Lat. çok yıllık. (TS. < Lat. mavi. 2. Gentiana) Kızıl kantarongillerden. 2627) kantiyane: (< Lat. 2. portugal + T. 2. MBTS. tōbre < Hint. tatlı kavun (DS. -giller) Yaprakları karşılıklı. TBAS. (TBAS. kanlık) 10-25 cm yükseklikte. iki ya da çok yıllık.. Scorzonera sublanata. sarı çiçekli. hekimlikte kullanılan. “< Ar. hekimlikte iştah açıcı olarak kullanılan bir tür bitki. 2. 2. çok yıllık. topu) Küçük. 3. 2. kan + Hint. “< ET. kantar + T. kantar + T. otsu ya da çalımsı bitkiler (BTS. VIII. kabağı) Su kabağı (TS. VIII. kalın köklü. kanlı + pınar.

152) kapalı tohumlular: (< T. 2. kapancak). kālak + T. 209”) Ekin tarlalarında yetişen afyon büyüklüğünde meyvesi olan bir bitki (DS. 2. 153) kaplanboğan: (< ? kaplan + T. VI. 1915. 152. VIII.: kapırcak. Triticum monococcum. gelincik (TBAS. (And. VIII.396 kanyaş: (< T. 1201) . 584. 30-150 cm yükseklikte. 2. kap+çık) bk. VIII. boğan. 2634) kaplıngaba keleği: (< T. gelincik (TBAS. Sorghum halepense. sulak yerlerde biten. DS. bulgurluk bir çeşit buğday. 152) kapıncak: (< T. (TS. 152. kaplıca) Taneleri ufak. 1194) kapçık: (< T. 2634) kaplıca: (< T. -i. Eren. kaplu bağa ‘kaplumbağa’. tuħm + T. -u) Koyu turuncu. DS. çok yıllık. VIII. (TBAS. “< T. DS. capucine) Latin çiçeği (TS. kapurcak) bk. Clauson. kapalı + Far. 2. pōst + T. gelincik (TBAS. 2635) kapuçin: (< Fr. 2634) kaplan postu: (< ? kaplan + Far. 1562”) Bir çeşit bitki (DS. 152) kapçık otu: (< T. “< kaplān ‘Eski Türkçede geçmeyen bir kelimedir. VIII. üzerinde siyah benekleri olan bir çeşit susam çiçeği (DS. otsu ve zehirli bir bitkidir. -lular) Açık tohumlularla tohumlu bitkileri içine alan bitkiler âleminin bir alt şubesi (TS. Bazı hayvan isimlerinin sonunda –lān eki vardır’. 1200. kan + yaş) Yaprakları kamış yaprağına benzeyen. Kökenini bilmiyoruz. 2628) kanyaşı: (< T. kaplumbağa + Far. MBTS. kanyaş (TBAS. kan + yaşı) bk. Ağz. kapçık + otu) bk. rizomlu.

Mısırlarda olan bir mantar (DS. 4. yaprakları dişli. 2637) karabaş: (< T. VIII. BTS. karaağaç.: gara arduç) Servigiller familyasından. karabaşak –1. kara + ağaç + -giller) ki çeneklilerden. eğreltiotugillerden bir ot (DS. pulsu yapraklı. 334. 2. pāçak) 1. (TS. (TS. 2637) karabahnı: (< T. VIII. kara + OFar. kara + baş) 1. kara + Ar. 1203. kerestesi değerli bir ağaç. çalı şeklinde bir bitki türü.: gağaç. 233) kara asma: (< T. bādincān < Far. çok yıllık.397 karaağaç: (< T. sarmaşık (TBAS. Bir cins lahana. karageç) Karaağaçgillerin örnek bitkisi olan. VI. 153) karabacak: (< T. VI. kara + ? bahnı) Bir çeşit üzüm (DS. DS. karāç. Eren. 219. Juniperus sabina. 334) karaağır: (< T. bk. kara + ağır. (TS. Ağz. 2637) karabadacık: (< T. 153. 2638) . 2637) karaardıç: (< T. 2. mor çiçek açan bir çeşit ağaç (DS. TBAS. 1203. çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. maydanozgillerden bir bitki. kara + asma) bk. 3. dünyada Güney Avrupa’da. VIII. Pancar. (And. 1203. E A. 2637) karabaldır: (< T. kara + bardakçık) Mürdüm eriği (DS. 19) karaağaçgiller: (< T. 153) karabaldırcan: (< T. çiçekleri demet durumunda ve meyveleri kapçık meyve olan. 2. VIII. VIII. VIII. garageç. T YA. Baldırıkara denilen. Bir cins ot. DS. kara + ardıç). 3. baldırıkara (TBAS. bādingān) Patlıcan (DS. Ağz. ülkemizde ise Karadeniz ve Akdeniz bölgeleri ile kısmen ç Anaddolu bölgesinde yetişen. 30-40 m kadar yükselebilen. AVA.+ -(ı)r. Ulmus. 2. BTS. 2. yerde yatık. 4”) Yapraklarını dökmeyen. 1893. 1918. “< ağ. VIII. Zatülcemp hastalığında kaynatılarak içilen. kara + baldır) bk. kara + ağaç). DS. çitlembik gibi cinsleri içine alan. (And. 2643.

bazen karşılıklı dizilişte. 2. (TS. 50 cm kadar yükselebilen. kara + baş + otu) Yaprak ve çiçeklerinden uçucu yağ elde edilen. BTS. AAT. ravent. Bir cins pirinç (DS. kurtpençesi. kara + başak) 1. 252. uzun. 56”) Bir çeşit soğan (DS. tırmanıcı bitkiler. (And. 376) karabibergiller: (< T. 1204) karabuğdaygiller: (< T. KMYA. GBAA. 58. 34. 1204. “< ET. T YA. 374. 1204) . çiçekleri başak veya salkım durumunda bazı türleri hekimlikte kullanılan bitkileri içinde toplayan bir familya (TS. çiçekleri genellikle er dişi. garbiber) Karabibergiller familyasından. 1204. tohumları olgunlaşmadan önce toplanıp ezilerek karabiber. kara + boğaz. 153) karabaş otu: (< T. kara kekik (TBAS.398 karabaşak (< T. 2. kara + baş + ? kekik) bk. Lavandula stoechhas. pipéri). yaprakları almaşlı. mor çiçekli ve çalımsı bitkidir.A. II. OAAD. VIII. (TBAS. pipéri + T. Ağz. otsu ya da çalımsı.a)z. kara + buğday + -giller) Taçsız iki çeneklilerden. ETA. Kışa dayanıklı sert buğday (karabaş). 335. çobandeğneği ve karabuğday gibi sapları boğumlu. kara + buğday) Karabuğdaygillerden. tohumları için yetiştirilen. 335) karaboğaz: (< T. BTS. (TS. 71. 2. 2. baharat olarak kullanılan. 72. Fagopyrum. 2638) karabaş kekik: (< T. -giller) Taçsız iki çeneklilerden. TAYA. Güney Doğu Asya’da yayılış gösteren. çiçekleri er dişi ya da tek eşeyli. boğuz < boğ. 12. Eren. Piper nigrum. kara + Yun. tırmanıcı. 153) karabiber: (< T. karabiberle türlerini içine alan. 4533) karabuğday: (< T. Ka. nadiren ağaçsı bitkiler (TS. bir yıllık bitki. kuzukulağı. dik ya da tırmanıcı.: garabiber. çok yıllık. olgunlaştıktan sonra toplanıp soyularak beyaz biber elde edilen. kara + Yun. ülkemizde doğal olarak yayılış göstermeyen. XII. 2.+ (u.Y. 59. 172. taç yaprakları olmayan..

30 m kadar boylanabilen. ülkemizde Karadeniz. kurak yerlerde yetişen. VIII. -ı) bk. 153) karaca occanı: (< T. Akdeniz ve yer yer Orta Anadolu’da ormanlar oluşturan bir ağaç türü. 4533. DS. kara + büzgül) bk. 1204. deniz seviyesinden 1500 m kadar olan yüksekliklerde yetişen.A. 2. kokulu. iğne yapraklı. (karagülle). karaburcu (DS. kayın mantarı (TBAS. VIII. 2. şam’) Çamgiller familyasından. 154) Karacaoğlan mantarı: (< öz. Ege. kara tohumlu bir çeşit bitki.399 karabulgar: (< T. 1204) karaca kovuk: (< T. çengel sakızı (TBAS. Ka. DS. is. kara + T. pekmez yapmaya elverişli bir cins üzüm (DS. hayvanlara yedirilmek için ekilen bir bitki. 2640. 2-4 m yükseklikte. TBAS. kışın yaprağını döken. -u) Küçük taneli. BTS. 1204. Paliurus spinosa. (DS. 1204) karacık: (< T. çiçekleri altın sarısı renginde. 332) . VIII. marica/marīca + T. karaca) bk. çörekotu (TBAS. manitari + T. (TS. 154. burç < Sans. 154) karaca ot: (< T. karaca + kovuk) bk. 191) karaçam (I): (< T. 2638) karaburcu: (< T. 2638) karabüzgül: (< T. kara + çalı) Hünnapgillerden. 4533) karaçalı: (< T. Pinus nigra. VIII. Panicum milliaceum. karaburcu (DS. 2.Y. 2638) karaca: (< T. Karacaoğlan + Yun. Marmara. XII. 2638) karaca darısı: (< T. dikenli bir bitki. VIII. (TS. karacık) Buğday tarlalarında biten yuvarlak. kara + bulgar) Küçük salkımlı bir cins üzüm (DS. karaca + ? occanı) bk. XII. her dem yeşil. karaca + darısı) Buğdaygillerden. (TS. karaca + ot) Çörek otu (TS. 2. kara + Ar..

baklagillerden bir bitki (DS. çörek otu (TBAS. sert dikenleri olan bir ot (DS. 3817) karagevrek: (< T. is.400 karaçam (II): (< T. kara + göndürme) 10-75 cm yükseklikte. 2641) kara çörek: (< T. çimen biçiminde veya geniş çayır olarak yetiştirilen bir park bitkisi. Clauson. kara + ? çön) Amasya elmasına benzeyen bir çeşit kış elması (DS. kara + gevrek. VIII. VIII. kara + erik) bk. 1205) karaçön: (< T. 2. şam’). kara + Far. (TBAS. VIII. X. kevrek < kevre-. 2642) karadut: (< T. VIII. sert bir çeşit buğday (DS.: karaçan) Sarı çiçekli. Lolium. (DS. 1205) kara erik: (< T. 690”) Bir çeşit üzüm (TS. kara + çörek) bk. 2. 154) kara diken: (< T. 2. kara + Ar. “< ET. 2643) Karagöl buğdayı: (< öz. (And. 1205. Karagöl + buğdayı) Karamsı. (TS. boz ot (TBAS. 2643) kara göndürme: (< T. tūt) Siyah renkte olan dut (TS. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. VIII. kara + ? çayır) Buğdaygillerden. 2640) kara çavuş: (< T. DS. Ağz. 1204) karaçayır: (< T. Silifke bölgesinde kara göndürme adıyla tanınan. kara + derme) bk. 155) . 154) kara derme: (< T. Sanguisorba minor. tamas –2. kara + diken) Çok sivri. kara + çavuş) Bir tür üzüm (TS. 2.

VIII. VIII. karagöz (I) (DS. kara + Ar. 2645) kara iskorçina: (< T. (TBAS. Börülce. Fırça gibi kullanılan. iskorçina (TBAS. VIII. Diospyros lotus. VIII. 2. gūle) bk. Ebegümeci. karagöz (I) (DS. 2. 4. kara + göz + çiçeği) bk. Clauson. uzun ve dişli yapraklı. bodur funda boyunda dikensiz bir bitki (DS. karacık (DS. 2644) karahindiba: (< T. Başı kara bir çeşit buğday. hulü. 1310”) Karadut (DS. kara + göz + Yun. kara + t. scorzone) bk. hindibā) Birleşikgillerden. çok yıllık. 2. kara + göz) 1. (TS. kara + Far. kara + göz) Nohuttan büyük meyveleri yenen. MTS. VIII. 657) 1. 4533) karağan: (< kara:ka:n < Moğ. kara + Far. 144) karaişgildi: (< T. Fasulye. fasulia) bk. XII. hulü. 155) karahülün: (< T. kara + hülün < Far. Yapışkan ve kokulu yaprağı olan. TBAS. -ı) bk. kışın yapraklarını döken. 2643) karagözmancarı: (< T. Taraxacum. sarımsı beyaz çiçekli bir ağaçtır. VIII. çiçekleri sarı ve kömeç biçiminde. Bir çeşit çiçek (DS. VIII. odunu çok sağlam olan bir cins ağaç (DS. 2643) karagülle: (< T. VIII. karağana. 5. 155) karahurma: (< T. 1205. 2645) . 2.401 karagöz (I): (< T. kara + göz + Erm. 2643) karagözçiçeği: (< T. 3. otsu bir bitki. kara + ? işgildi) Yaban mersini (DS. banjar + T. ħurmā) 15 m kadar yükselebilen. sert tüylü bir bitki. 2643) karagözfasulye: (< T. karagöz (I) (DS. 2643) karagöz (II): (< T. “< Far.

kara + Far. 156) karakat: (< T. 2645) . 2646. 156) kara kekik: (< T. 2646. otsu ve tüylü bitkiler. kara + kavak) 35 m’ye kadar yükselebilen. Thymbra spicata. DS. 156) kara keme: (< T. karakabuk (DS. 2. 1623”) Gelincik çiçeği ve bitkisi (DS. ab a) Yaban havucu (TS. 1206) karakayın: (< T. Symphytum. 2. kara + kayın) Yemişli ağaç (DS. kara + kav(u)ruk) bk. VIII. 2.402 karakabuk: (< T. DS. Populus nigra. Sakızotu (DS. kara + ? kekik) 10-40 cm yükseklikte. 2. XII. 2. Kuzukulağı. mor veya pembe çiçekli ve kuvvetli kokulu bir bitkidir. VIII. çiçekleri beyaz ve menekşeye çalar kırmızı renkte. “< kazan < ET. 4. 1206. kara + Ar. 156) karakavuk: (< T. 2646) karakavza: (< T. TBAS. MBTS. 3. kaz an. kara + kılçık) Kılçıkları siyah olan. VIII. kem’e. eczacılıkta kullanılan. 1639”) Yer mantarı (TS. Tarçın (DS. (TBAS. kara + kat) bk. kara + kabuk) 1. Hindiba. karakabuk (DS. (TS. 2645) kara kavak: (< T. kara + kavuk) 1. kara + kazancık. sert taneli buğday (TS. TBAS. kara + Ar. 2. afes) Sığırdiligillerden. VIII. Çörekotu. 1206. soğuğa dayanıklı. Kestane. VIII. 1206) karakavruk: (< T. kara + kıllı) bk. çok yıllık. kem’e. VIII. çengel sakızı (TBAS. 2. kabuğu koyu renkli bir kavak türü. VIII. 2. MBTS. 2645) karakafes: (< T. çok yıllık. 1206) karakılçık: (< T. kırmızı veya beyaz. 2. “keme < Ar. 2646) karakazancık: (< T. 4534) karakıllı: (< T. (TS.

2. kara + Erm. üstü kirli sarı ve uçları kömür karası renkli bir mantardır. 2650) Karaman kimyonu: (< öz. kara + kulak) Zambak cinsinden bir çeşit çiçek (DS. 2. 157) karakovuk: (< T. Polyporus squamosus. 157) kara mantar: (< T. kara + kurut. kara + kulak + Yun. Karadeniz bölgesi ormanlarında. Pazarlarda satılır. VIII. -u) bk. VIII. deniz börülcesi (TBAS.403 kara koruğu: (< T. MBTS. -ı) bk. alt kısmında ince delikler bulunan. manitari) Yelpaze veya yassı huni biçiminde. kara + Yun. Karaman + Ar. kara + mama) Böğürtlen çalısı (DS. 1755”) Su kıyılarında yetişen. VIII. kemmūn + T. 1207) karalık: (< T. maydanozgillerden. karalık) Bir cins üzüm (DS. 1803”) Karaardıç ağacı (DS. VIII. karamanca (DS. kovuk. banjar) Kara lahana (DS. Genç iken yenir. kara + ? Far. VIII. 2647) karakulak: (< T. lahano) Yaprakları koyu yeşil olan bir tür lahana (TS. 2650. kara + Yun. VIII. MBTS. 2648) karalahana: (< T. kurut. 2650) kara mancar: (< T. kara + kovuk. devrilmiş ağaç gövdeleri üzerinde gruplar hâlinde yetişir. “< ET. 2647) karakulak mantarı: (< T. Frenk kimyonu (TBAS. 157) karamanca: (< T. (TBAS. koruk + T. 157) . “< ET. 164) karakurut: (< T. VIII. manitari + T. kayın mantarı (TBAS. 2649) karamama: (< T. -u) bk. böbrek taşı düşürmek için suyu içilen bir bitki (DS. is. 2. TBAS. banjar) bk. kara + Erm.

2. Agrostemmagithago. 238. ETA. 2 m kadar yükselebilen. karamfil) 1. 373.A. baş + tütün) Yaprakları ince bir cins tütün (DS. 170. 4534) karamoru: (< T. 123) karanfilbaş tütün: (< Far. Dianthus caryophyllus. TBAS. 321. 1209. 82.. 440. galenfil. 158) kara mürver: (< T. bazılarının kültürü yapılan. IV. 466. -u) Bir çeşit armut (DS. Filipinlerde ve Hindistan’da yetişen bir ağaç. gelemfil. 2053. VIII. aranfül + T. 234. DS.: galafil. III. karamaz) Damlara örülen bir çeşit yabanıl bitki (DS. Ka. bir ya da çok yıllık bir süs bitkisi. Gülensoy. 222. 2.. genefil. 215. kara + ? mürver) bk. T YA. VI. Molük adalarında. BTS. ganefil. 298. AVA. 1209. ST AT. 281. 157. 1572). 159. 2650) karamaz: (< T. Caryophyllus aromaticus. 2. < ? karamuk “kökü bulunamamıştır. KMYA. GD AT. 157. mürver (TBAS. mor + T. yaprakları karşılıklı. 336. 2.404 karamarı: (< T. 30. VIII. 119. kara + ? marı) Bir cins siyah üzüm (DS. karamuh. VIII. (And. 2269) karamuk dikeni: (< T. K AT. VIII. 185. 105. 423. çiçeği pembe mor renkte. Karanfilgillerden. 2. VIII. XII. TaS. 2663. 2651) karanfil: (< Far. kara + Erm. AVA. VI. karamuk < kara+muk. ülkemizde doğal olarak yetişen 67 türü bulunan. 321. 83. aranfül ~ Hind. güzel renkli çiçekler açan. (TS. OAAD. Mersingillerden. gızambaħ. 1900. karamış) Kocayemiş (DS. 2650. 1920. Ağz. AAT. 2651) karamuk: (< T. 158) karan: (< ? ) Yaban nanesine benzeyen bir bitki (DS. 1572). 2650) karamış: (< T. EYAD. çok dikenli ve zararlı bir bitki. karamuk + dikeni) bk. 95. MBTS. karamuk (TBAS. (And. MBTS. UA. II. 178. karamık. karefil. 15. (TS. ekin tarlalarında biten. Nişanyan.. VIII.Y. VIII. galefir. çok yıllık.: garamık. 166. DS.A. 220. Ağz. gıranbuħ. . DS. I. 2651) . DS. Erz. karanbuk) Karanfilgillerden. garafil.

Kar yağışının çok olduğu yüksekliklerde bulunmasından dolayı bu isim verilmiştir. pāzı) Koyun sarmaşığı denilen ot. VIII. 2652) karaoğlan (II): (< T. 1209) karanfil kökü: (< Far. aranfül + T. VIII. 2652) karapazı: (< T. VIII. kökü) bk. IV. VIII. aranfül + T. yeşil renkli. kara + parmak) bk. kara + oğ(u)lan) Patlıcan (DS. elması) Yazın yetişen. (Duran. 158) karanıt: (< ? ) Geniş yapraklı. 158) karantı dikeni: (< T. Juniperus foetidissima. 223-229) . karantı + dikeni) bk. kokulu bir cins elma (DS. 158) karaoğlan (I): (< T. kök karanfil (TBAS. örnek bitkisi karanfil olan. sabun otu ve benzeri cinsleri içine alan bir familya (TS. böğürtlen (TBAS. (DS.405 karanfil elması: (< Far. VIII. böğürtlen (TBAS. çöven. 2652) kara ot: (< T. karantı) bk. karasergi (DS. 2. -giller) ki çeneklilerden. VIII. 2651) karantı: (< T. kara + ot) Sarılık hastalığının iyileşmesinde kullanılan ot (DS. uzun boylu bir ağaç (DS. aranfül + T. kara + oğ(u)lan) Zeytin (karatavuk. 2652) karaparmak: (< T. kara + Far. sirken (TaS. karamuk. 2277) kar ardıcı: (< T. kar + ardıcı) Araştırma alanında (Antalya – Akseki) orman sınırının üzerinde hemen göze çarpan ağaç formundaki tek bitki türüdür. 2651) karanfilgiller: (< Far. karatombalak).

3. kara + tombalak. kara + ? T. 2652) karasuluk: (< T. (And. (And. “< T. tavuk) bk. turb) Turpgillerden. karaoğlan –II. VIII. etli. kara + ? tamas). kara + yandık). 2654) karayandık: (< T.: karayantak) Deve dikeni (TS. VIII. taze yumruları yenen. 1212. 3. kara + sergi) Siyah. “< T.: karavluk) Kökünden sakız elde edilen bir ot (DS. iri beyaz köklü çok yıllık bir bitki. MBTS. VIII. 2652) karasirke: (< T. MBTS. ekşi bir çeşit üzüm (karaparmak. VIII. kara + Far. VIII.406 karasergi: (< T. VIII. Ağz. kara + tıkız. DS. 2653) karatombalak: (< T. sirke) bk. 2653) karatamas: (< T. VIII. (DS. VIII. ekşimsi bir çeşit armut (DS. kara + üzüm) Kara üzüm (EYA. karasirke). 3161”) Az tatlı. Cyperus rotundus. Raphanus sativusvar niger. 2654) . sulu bir cins üzüm (DS. karaoğlan –II. 1212) kara üzüm: (< T. VIII. 2652) karatıkız: (< T. otsu bir bitkidir. kara + suluk) Beyaz. 2653) karatavuk: (< T. karasergi (DS. kara + Far. 2652) kara topalak: (< T. kara + topalak) Çok yıllık.: kara şapla) Yaprağından siyah boya elde edilen kötü kokulu. (DS. (TBAS. 2. (DS. Ağz. yuvarlak. ısırgan otuna benzer bir ot (DS. 177) karavlık: (< ? karav + T. 2653) kara şabla: (< T. -lık). kara + ? şabla). tıkız < tık-ı-z. VIII. Mürdüm eriği (DS. (And. Ağz. tombalak < topalak. (TS. 159) karaturp: (< T. 3179”) bk. 2.

kara + ? yosun + T. -ları) Bitkiler âleminin çiçeksiz bitkiler sınıfından. Laurocerasus officinalis. 1214. 2. 337) kardeşkanı ağacı: (< T. 159) kara yonca: (< T. (TS. 2. VIII. Clauson. Galanthus nivalis. Draceane draco. MBTS. pek çok türleri bulunan bir bitki familyası (TS. gerçek anlamda kök. beyaz ve pembe çiçekler açan soğanlı bitki. 334) kara yosunu: (< T. 2654) kara yemiş: (< T. (TS. kara + ? yosun + T. 2656) kardelen: (< T. eczacılıkta kullanılan. VIII. Leuconium. kara + ? yonca) Yaban yoncası (DS. 1213) karcık üzümü: (< T. sonra siyahımsı renklidir. VIII. 662. karcık + üzümü) Beyaz. beyaz çiçekli ve soğanlı bir bitki. 2655) kara yosunları: (< T. Meyveler önce kırmızı. (TBAS. (TS. 1577”) Baklagillerden. nemli yerlerde yetişen.407 kara yaprak: (< T. kara + yemiş) 5-6 m kadar yükselebilen. kışa dayanıklı bir çeşit üzüm (DS. Kuzeydoğu Anadolu bölgesinde pazarlarda satılır. 1213. 1214) karçin: (< T. en çok Asya’nın sıcak bölgelerinde yetişen bir ağaç. kara + yaprak) Bir çeşit elma (DS. Olgun meyveleri yenir. kışın yaprağını dökmeyen. VIII. 2. karçin) Yaban armudu. karındaş. “< ET. birleşim veya spor verme yoluyla üreyen. 160. erken ilkbaharda kardan hemen sonra ya da karın üzerinde çiçek açan. 2655) kar çiçeği: (< T. BTS. beyaz çiçekli bir ağaççıktır. kardeş + kanı + ağacı. yuvarlak taneli. BTS. yumrulu. Taze veya kurutulmuş hâlde. ahlat (DS. kar + delen) Nergisgillerden. -u) Çayır ve ormanlarda yumuşak bir bitki oluşturan çiçeksiz bitki (TS. kar + çiçeği) Süsengillerden. 2. gövde ve yaprak gibi yapıları olmayan. 2. otsu. TBAS. 1214) . 2.

VIII. (TS. 1216. 2. eşek hıyarı (TBAS. 2657) kargabardağı: (< karga + T. 160) kargadelen: (< karga + T. VIII. kar + dikeni) Diş otugillerden. MBTS. üzerinde meyveleri olan bir yaban otu (DS. 160) karga keleği: (< karga + T. çiçekleri talkım durumunda olan. Stryhnos nuxvomice.408 kar dikeni: (< T. 1216) karga ibiği: (< karga + T. pis kokulu. 2659) . DS. Acantholimon echinus. eşek hıyarı (TBAS. -ı. divleği) Acı hıyar (TS. 1578”) Tarlalarda biten. eşek hıyarı (TBAS. 160) kargasabunu: (< karga + Ar. bardağı. śabūn + T. yaprakları karşılıklı. būtsān + T. 1759”) bk. -ı) bk. (TS. 1215) kardoş: (< ? ) Domates (DS. 1216) karga düleği: (< karga + T. ibiği) bk. delen) Kabuğunun çok gevrek olması dolayısıyla kolay kırılan bir tür badem (TS. eşek hıyarı (TBAS. 2. 2. -i) bk. MBTS. ūzek + T. “< Far. cevz + T. 2657) karga bostanı: (< karga + Far. 160) karga kozağı: (< karga + Far. 2. ūzek. 2. 2. büken) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. eşek hıyarı (TBAS. VIII. -u) Su kenarlarında çıkan. VIII. pembe çiçekli bir tür çalı. meyvesi zehirli bir ağaç. keleği) bk. 160) kargabüken: (< karga + T. “< karga ‘ses taklidi kelime’. iri yaprakları su ile ele sürülünce köpüren bir ot (DS. 2658) karga cevizi: (< karga + Ar.

161) karğakülülü: (< karga + ? külülü) Buğday tarlalarında biten yaban bezelyesi (DS. (TBAS. yüreği) bk. karı + yaşı) Sığırlara gaz sancısı veren. VIII. -ı) Toprak yüzüne yayılan bir çeşit sarmaşık (DS. 470”) Karın ağrısında kullanılan. karğu < karğuy < karğuŋ. 2660) karğayamşağı: (< karga + ? yaşmak + T. 2664) . toprak altında kök salan bir yaban bitkisi (DS. BTS. Arundo donax. VIII. 1923) kargayürek: (< karga + T. TBAS. -ı) bk. kamış + T. Ağz. karı + gezdiren) Bir çeşit börülce (DS. 2661) karıngeveni: (< T. soğanı). DS. VI. VIII. 2659) kargı kamışı: (< T. VIII.409 karga soğanı: (< karga + T. Clauson. kargayürek (DS. kargı + dalı). (DS. (And. karın + ? geven + T.: kardıhal) Mısır (DS.: garga soğanı) Yumrulu. gövdesinden kaval ve ney yapılan. yürek) Kara ve uzunca bir çeşit üzüm (karğayüreği). dağlarda biten bir bitki (DS. 5-6 m yüksekliğe erişebilen. kargı + ? T. karın. VIII. kargı (TBAS. 2664) karide: (< ? ) Ceviz (DS. 338) kargıdalı: (< T. (TS. 2659) kargayüreği: (< karga + T. VIII. çok yıllık ve otsu bitkiler. “< ET. 2661) karıgezdiren: (< T. II. 2663) karıyaşı: (< T. VIII. 653) Buğdaygiller familyasından. 160. 2. 2657. rizomlu ve çok yıllık bir bitki. VIII. -i. 161. 1216. Ağz. Gladiolus. (And. 2659) kargı: (< ET. VIII. Gülensoy.

266. 214). 2667) karsamba: (< ? ) Büyük yapraklı nane (DS. ADYA. 2668) karsbağ: (< ? ) Kılçıklı siyah buğday (DS. 182. 190. 145. VI. 235. 78. (And. 70. 2667) karpuzcuk: (< Far. MBTS. 161. 2667. otsu bir bitki. karnı + kara. (TS. K A. 2667) kars: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS. 1222. 76. yaprakları lahana yaprağına benzeyen.A. III. 123. 2756) karpuz: (< Far. K AT.. 1929. 315. 305. VIII. 2.: garpıs. 433.Y. Ağz. 2. 49.A. Brassica oleracea botrytis. sarı ve sulu... 248. Gaz. 2664) karnabahar: (< Far.. VIII. ħarbuz + T. 101. temmuzda olgunlaşan bir çeşit armut (DS. 390. 233. iri ve sulu meyvesi olan. gövdesinin içi yumuşak. ħarbuza. sebze olarak kullanılan bir bitki.: keroz) Maydanoz (DS. VIII. DS.: garnabahar) Turpgillerden. MBTS. 341. OAAD. garpız. 115. harpuz.410 karkalak: (< ? ) Fundalıkta yetişen. KBAYA. VIII. ħarbūza. 322. 42) karnıkara: (< T. emrūd + T. KMYA. ħarbuz. 1223. 136. 121. T YA. kapıs) Kabakgillerden. tek yıllık. (TS. ETA. (And. Eren. 230. 475. AVA. 1586). VI.A. VIII. (And. DA. BTS. Krş. 2295. VII. 174) karpuz armudu: (< Far. . 2668) . 1223. 1587) Börülce (TS. çiçekleri etli ve tanecikleri bir görünüşte olan. 65. VIII. GD AT. 2. Ağz. VIII. KYA. sürüngen gövdeli. DS. Erz. DS. E A. 1929. 2. ceviz büyüklüğünde meyvesi olan bir çeşit bodur ağaç (DS. -cuk) Düğün çiçeği (DS. EYAD. 300. SA. -u) Büyük. 131. 207. GBAA. garpuz. keremb-i bahār. ST AT. karpız. 2. 28. 2666) karoz: (< ? ).Y. Citrullus vulgaris. 274. DS.A. ZBK A. Ka. VIII. AAT. ħarbuz + Far. Ağz. 69. III. II. 69.

MBTS. Herniaria hirsuta. SA. saz biçiminde ince sapları olan. Pteridium aquilinium. kortol.almancasozluk. 1591”) Dulaptal otugillerden. 2. (TS. ST AT. yaprak sapının enine kesiti mikroskop altında iki başlı bir kartalı andıran. www.web. 376. VIII. VIII. 2674) kasık otu: (< ? kasık + T. DS. Hindistan’da yetişen. K A. < kartal ‘kökü belli değildir. çiçekleri iri. kortal. otu) Ağrı giderici olarak kullanılan bir çeşit ot (DS. 2673) kasgur: (< ? ) Yenilebilen yaban pancarı (DS. 2. “< kartal < kara tal. kasık yaralarına yararlı sayılan bir bitki. 649. kartal + ağacı. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak kullanılan. (And. BTS. 1226) kartallı eğrelti otu: (< T. sonbahardan kışa değin açan. kardoğ. 4536. 1594”) Karanfilgillerden. VIII. kastul.411 kartal ağacı: (< T. 2671. 1594) Birleşikgillerden. “< kasık ‘kökü bulunamamıştır’. odunu öd ağacı gibi kokan bir ağaç (TS. kasan) nce samanlı. cılız buğday (DS. kardof. Chyrsanthemum. kar + topu) Kasımpatı çiçeği (DS. XII.com). 206.: gartol. 209. katut. EYAD. kartopu. www. 1229. 235. katmerli ve türlü renkte. kerto.tr. 2085. otsu bitkiler. 2. kartul. güzel çiçekler açan. (krizantem). büyük yapraklı bir eğrelti türü. 1229) kasımpatı: (< kökü bulunamamıştır. kertol. 2671) karulaotu: (< ? karula + T. 1226) kartol: (< Rus. 133) kartopu: (< T. MBTS. otu. kostil) Patates (DS. 2672) karus: (< ? ) Maydanoz (DS. tek yıllık. VI. kartoffel. 2. (TS. VIII. kartof. kartop. kartal. 2. kardu. 2. Ağz. karton.sozluk. 2672) kasan: (< T. Clauson. VIII. MBTS. kastil. girtüp. kartof < Alm. (TS. kartallı + eğrelti + otu) Yurdumuzun kıyı bölgelerinde sık rastlanan. 343) . VIII. DS. 2.

“< kasnak < ? kas-ı-n-ak. 2682. katı + kara). parçalı yapraklı ve sarı çiçekli bir bitkidir. gövdesi soyularak yenen. çok yıllık. kat + ağaç) Meşe ağacı (DS. Eren. Ferula szowitsiana. 161) katır çiçeği: (< T. 161) katır çiğdemi: (< T. VIII. MBTS. katır + taşağı) bk. VIII. kaşuk < kaşı-. XII. 162) katırdaşağı: (< T. 1233) kat: (< T. otsu. (TS. VIII. 2. “< ET. yuvarlak ve kara renkli bir kış üzümü (DS. DS. katır. yaprak döken ve yapraklarının alt yüzeyinde yıldız şeklinde tüyler bulunan. Kütahya. VIII. iskobüte karşı kullanılan. ülkemizde Konya. 2683) . kaşık + otu. 1. (BTS. güzel çiçekler açan bir bitki. 2. Clauson. katır + kulağı) Yapraklarından dolma yapılan bir bitki (DS. (TBAS. 216”) Turpgillerden. Isparta ve Afyon’da doğal olarak yetişen endemik bir tür. 2676) kaşık otu: (< T. DS. -si. “< ET. kasnak + Far. acı çiğdem (TBAS. 1596) 30-70 cm yükseklikte. 2681) katağaç: (< T. 221. kat) Bir çeşit çiçek (DS. azuk. büyük yapraklı. 1596”) Kayıngiller familyasından. 162) katırkulağı: (< T.: gatıgara) Kalın kabuklu. özel kokulu. 2681) katıkara: (< T.412 kasnak meşesi: (< ? T. yaprakları kaşığı andıran. 2. 604. katır + azığı. 4507) katırazığı: (< T. iri. (And. Cochlearla officinalis. MBTS. acı çiğdem (TBAS. 25-30 m kadar boylanabilen. katır + çiğdemi) bk. 242”) bk. MBTS. 161. Quercus vulcanica. acı çiğdem (TBAS. Ağz. 343) kasnı: (< kökü bulunamamıştır. < ET. buğday çiçeği (TBAS. VIII. katır + çiçeği) bk. Nişanyan. bīşa + T.

ağacı) Lübnan ve Toroslarda yetişen bir sedir türü. 1237. 2. dalları çok ince. 1240) katranköpüğü: (< Ar. (TS. 610”) Baklagillerden. 162. 2. katır + kuyruğu) Baklagillerden. aŧrān + ? yonca + T. Pinus rigida. 162) . Genista scoparia. “< katmer < kat+mar ‘halk ağzında kullanılmaktadır’. ülkemizin her tarafında bozuk orman ve orman açıklıklarında yetişen çalı şeklindeki bir bitki türü. bādām. aŧrān + Ar. aŧrān + T. meyvelerinden andız katranı elde edilen. BTS. 2. TBAS. 1237) katırtırnağı: (< T. XII. aŧrān + T. (TBAS. tırŋak. çalı görünüşünde bir bitki. çiçekleri sarı ve şemsiye durumunda olan acı bir bitki. otu) bk. 2. (TS. şapkasının alt yüzü dilim dilim ve bir halka ile çevrili bulunan bir cins mantar. 345) katran çamı: (< Ar. 2683. “< ET. (TS. 4537) katmerli badem: (< katmer + T. MBTS. 2. -ı) Gemilerde kullanılan katranın çıkarıldığı çam türü. DS. 1240) katran ardıcı: (< Ar. morumsu mavi çiçekli ve üç parçalı yapraklı bir bitkidir. yaprak döken. 2. çok yıllık. Anagyris foetida. aŧrān + T. yaprakları dikenli ve kışın kalıcı. 1-3 m kadar boyda. 1240) katran otu: (< Ar. 1239) katran ağacı: (< Ar. Juniperus oxycedrus. 1607”) Çiçekleri güzel bir tür süs çalısı (TS. (BTS. çiçekleri sarı. aŧrān + T. (TS. Tietze. VIII. -sı) Çok yıllık. bazı türleri hekimlikte idrar söktürücü olarak kullanılan. katır + tırnağı. 162) katran yoncası: (< Ar. Polyporus igniarius. (TS. tohumları zehirli. şam’ + T. 345. DS. Cedrus libani. -li + Far.413 katırkuyruğu: (< T. kuvvetli katran kokulu. katran yoncası (TBAS. 2. ardıcı) Servigiller familyasından. köpüğü) Çayır mantarlarından. Psoralea bituminosa.

süt kıvamında.) Acı ağaç (TS. TBAS. (lastik ağacı). (TS. 2. XII. -i) Açık mor renkli bir tür incir (TS. KBAYA. 1241. ADYA. 201. Ka. 59. quassia < Lat. 1241) kavanez: (< ? ) Domates (DS. EYAD. kavak + elması) Orta sertlikte. caoutchouc < sp. 163. Ağz. kavaħ) Söğütgillerden. 2. encīr + T. Populus. kavak + Far. 2. kışın yaprağını dökmeyen. DS. 219. sulak bölgelerde yetişen. kav) Eskiden taşlı çakmaklarda kullanılan. 345) kav: (< T. VI. Eren. 322.: gabak. 221. VIII. vatanı Doğu Hindistan olmakla beraber. 64. (TS. gövdesi odunsu. VIII. 217. 267) kavak elması: (< T. öz suyu yapışkan. BTS. 239. II. kavak < kav + -(a)k. 345. Eren.+ -gan. 254. TBAS. SA. 47. AAT. MBTS. ST AT. 1937. Güney Anadolu sahillerinde yetiştirilen bir sıcak ülke bitkisi. 4538) kavak: (< T. kavlağan < kavla. 1243) . 1608). 2. ekşimsi ya da tatlı bir çeşit elma (DS. kolay yanan.) Sütleğengiller familyasından. 2686) kavak inciri: (< T. 162. 2687) kavasya: (< Fr. E A. BTS.A. ormanlık yerlerde biten bir çeşit mantar (DS. 2688) kavlağan: (< T. VIII.. 219) Çınar ağacı (TS. gavag. 1240. 2. (And. K AT. 1242) kavdan: (< ? ) Gövdesi uzun bir çeşit ot (DS. Ficus elastica. yaprakları oval biçimli. gavaħ. T YA. AVA.Y. 204. parlak ve kalın. 20 m kadar boylanabilen.414 kattak: (< ? ) Taflan ağacı (DS. VIII. kerestesinden yararlanılan bir ağaç. 181. 107. 204. 94. KYA. 187. gavak. 106. 162. 2. ETA. kışın yaprağını döken. 256. boyu bazı türlerinde otuz veya kırk m ye değin çıkan. 177. 2685) kauçuk: (< Fr.

gon. “< ET. Eren. kara üzüm gibi meyveleri olan.Y. sürüngen gövdeli. 163) kavuşlak: (< T. kavuşlak) Mor renkli yaban menekşesi (DS. kaya + ? Far. DA. “< kav ‘Eski Türkçeden beri kullanılır’.A. DS. Eski Kıpçakçada kāwun (ve kowun) biçimi kullanılır. (TS. Fomes fomentarius. kaya + sarmaşığı) Kayalıklarda biten sarımsak (TS.: gavın. 2108. DS. ağaçların gövdesinde veya dallarında yetişen ve kurusu kav olarak kullanılan. 1246) . (TBAS. (TS. 163) kavun: (< ET. 136. 2. Allium ampeloprasum. VI. at ayağı biçiminde bir mantardır. (TS. genellikle güzel kokulu. 674”) 20 m kadar yükselebilen ve kışın yaprak döken bir ağaç. 1244. 101. VIII. TAYA. -i) 20-40 cm yükseklikte. Cucum. 59) kavurt otu: (< T. < Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. VIII. -u) Ekşi. 2694) kayacık: (< T. tek yıllık bir bitki. TBAS. 1941. EYAD. III. 2. 345.A. bir veya çok yıllık. 232. Ostrya carpinifolia. Kökenini açık olarak bilmiyoruz. Clauson. 2313. 49. 163.415 kav mantarı: (< kav + Yun. DS. 73. ülkemizde kültürü yapılan. kaya + ? kekik + T. 482. 1243. kavurt + otu) bk. koruk + T. gavun. kayalık yerlerde biten. 163) kaya koruğu: (< T. Sedum (TBAS. 306. 88. 2. Ağz. VI. kayacık. AVA. MBTS. kuvvetli kokulu. OAAD. 1246) kaya sarmaşığı: (< T. (TBAS. mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. sulu ve etli meyvesi olan. II. Gaz. manitari + T. (And.. çok yıllık. ka un.. AA. 133. goun. 2. DS. VII. Satureja thymbra. Gülensoy. uyuz otu (TBAS. BTS. 220). 2696) kaya sarımsağı: (< T. 163) kaya kekiği: (< T. otsu bir yaban bitkisi. 13. havun) Kabakgillerden. 12. 1608”) Bazitli mantarlardan. kaya + sarımsağı) Genç yaprakları sarımsak yerine kullanılan bir tür yaban sarımsağı. KYA. Orta Türkçede kāğūn olarak geçer. 322. Ka. 2. DS. 14. VI. -ı. kaya < *kada < *kad-. 2099. K AT.

2699) kaygana çiçeği: (< Far. VIII.: gaysı. palamut diye adlandırılan meyveleri yüksüksü bir kadehçik içinde duran. kaya + üzümü) Kırlarda biten. 164) kayındili: (< T. ana vatanı Çin olan. kayın + -giller) ki çeneklilerden. Ağz. her dem yeşil. VIII. 222. 2698) kayayağı: (< T. 164) kayır: (< ET. MBTS. (And. Eren. özsuyu beyaz bir yaban bitkisi. kayık + çiçeği) bk. VIII. taş nanesi (TBAS. kayır “çiğnenmiş toprak. 222) Kayıngillerin örnek bitkisi olan. 1248. VIII. 164) kayın: (< ET. kayışkıran (TBAS. 30-40 m kadar bir boya erişebilen. 2700) kayıngiller: (< T. VIII. kaya + ? yarpuz + T. ħāyegįne + T. ülkemizde de kültürü yapılan. 260) kayganacık: (< Far. çiçeği) Geniş. kayın. 2698) kaya yarpuzu: (< T. meşe. 347) kayın mantarı: (< T. kaysi) Gülgiller familyasından. 2. 2. kayın + Yun. kaygana çiçeği (DS. -ı) Pleurotus türlerine verilen genel ad (TBAS. -u) bk. 2. ħāyegįne + T. (DS. BTS. kayın + dili) Bir çeşit kaktüs (DS. meyvesi dövülerek yaralara sarılan bir çeşit bitki. kum”. (kayayağı) (DS. . manitari + T. yuvarlak yapraklarının içinden çıkan filizlerin ucunda sarı çiçek açan. Eren. aysī. yaprak döken. kaya + yağı) bk. 222. VIII. yapraklarını döken. 1617) ncir (DS. 2701) kayısı: (< Far. TBAS. kestane gibi çoğu kerestelik orman ağaçlarını içine alan. cık) bk. 1248.416 kaya üzümü: (< T. (TS. Fagus orientalis. kadhıŋ. kaya üzümü (DS. kerestesi beyaz bir orman ağacı. < kayın < Ana Türkçe *kadıŋ. 222). Nişanyan. kışın yaprak döken. Nişanyan. 2699) kayık çiçeği: (< T. (kayganacık). çalı ya da ağaçsı bitkiler (TS.

479”) bk. kazankulpu (TBAS. Prunus armeniaca. Frenk inciri (TBAS. 164) kaymak otu: (< T. MBTS. kaymak otu (TBAS. çok yıllık ve dikenli bir bitki. 2708) kazandelen: (< T. güzel kokulu ve açık turuncu renkli meyveleri eriksi tipte olan bir bitki. 1252) kaynanayumruğu: (< T. kökleri toprağa derince girerek tarlalar sürülürken sabanı tutan. 1623”) bk. 1616”) Yeşil soğan (DS. kayı + soğan. ETA. VIII. 2. 106. VIII. 2. 2. 162. II. ortası marul gibi sarı göbekli. kayın + ana + yumruğu. 164. 2703) kaymaklık: (< T. 1249. 458. 2701) kayisi üzüm: (< Far. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. “< kayı. 9. çok yıllık. idrar arttırıcı ve taş düşürücü olarak bilinen. kavrularak yenen bir ot (DS. 165) kayşalak: (< ? ) Beyaz mantar (DS. (TBAS. DS. 2. TBAS. 302) kayışkıran: (< T. kazan + delen. “< T. TAYA. Onosis spinosa. çiçekleri kırmızı. “< ET. kaymak + otu) 1-3 m yükseklikte. üzüm) Yerli bir üzüm cinsi (GD AT. (TS. 341. kaymakcık) Yaprakları enginar yaprağına benzer. kayış + kıran) Baklagillerden. 59) kayı soğan: (< T. (TS. 165) . kayın + ana + dili) Dil biçiminde yassı ve dikenli dalları olan bir kaktüs türüne halkın verdiği ad (TS.417 eti sulu. kaz an. 2. VIII. kaymaklık) bk. MBTS. yumruk. DA. KYA. VIII. 347. Opopanax hispidus. 1249. 154. 2701) kaymacık: (< T. BTS. aysī + T. Nişanyan. Eren. 164) kaynanadili: (< T.

genç sürüngenleri Doğu Anadolu Bölgesi’nde ıspanak gibi pişirilerek veya turşu yapılarak yenen. meyveleri etli yapı ile çevrlmiş fındıksı ya da kapsül tipte. Chenopodiaceae. 1256. gazeyağı. kazık + yemiş) bk. yumrulu ve tüysüz bitkiler (TBAS. gazyak. iki ya da çok yıllık. II. kazan + Ar. 165. kaz + ? gaga + T. (TS. Erz. kazuk < kaz-.. equi-trojani. kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir. gazayak. kaz. VIII. kazıyak) Ispanakgillerden. kazağ. 2710) kazankulpu: (< T. ulb + T. TBAS. Ağz. 490”). kazan + karası) lkbaharda kırlarda biten. Çok yıllık. (BTS. 165) kazayağı: (< T. yapraklarını dökmeyen. is.A. kazık (DS. Cirsium ciliatum. kaz + ayağı + -giller). III. 2. Abies nordmanniana subsp. Chenopodium.. 681) Havuç (kazık yemiş). ovaryumları genellikle üst. 348) Kazdağı köknarı: (< öz. VIII. bir.A.: gazayağı. çiçekleri ışınsal simetrili. . Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli. iki veya çok yıllık. genellikle tuzlu topraklarda yetişen. -u) 90-120 cm yükseklikte. 124. OT. 2713) . 2712) kazmaç: (< T. dağlarda yetişen bodur ağaç (DS. Gaz. Clauson. 1953. 312) kazayağıgiller: (< T. -ı) Çamgiller familyasından. (TBAS. 165) kazık: (< ET. ülkemizde doğal olarak 27 cins ve 71 türle temsil edilen. (DS. kaz + ayağı. VIII. VIII. yaprakları kaz ayağına benzeyen. dikenli. 348) kazgagası: (< T.418 kazankarası: (< T. kazayak. otsu ya da çalımsı bitkiler. VI. 2712) kazık yemiş: (< T. “< ET. (BTS. kazmaç) Kış yaz yapraklarını dökmeyen.. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. otsu. Gülensoy. 25-100 cm yükseklikte. -sı) Corydalis türlerine verilen genel ad. iki yıllık. iğne yapraklı. nadiren alt durumlu. taç yaprakları olmayan. ülkemize özgü bir orman ağacı. (And. Kazdağı + Yun. yemeği yapılan bir bitki (DS. kukunaria + T. III. DS. sadece Kaz Dağı’nda (Balıkesir) yetişen.

2715) keçemük: (< T. MBTS. 1259) keçi mantarı: (< T. -ı) Kiraza benzer küçük meyveleri olan bir ağaç (DS. keçi + boynuzu) Baklagillerden. 2716) keçi kömüreni: (< T. keçi + ? bicik + T. -u) bk. 2. Ceratonia. bileşik yapraklı. VIII. şekerli olan yemişi. VIII. 3-10 m yükseklikte. 2716) keçi kirazı: (< T. maruli + T. ovaryum üst durumlu. “< keçi. 2. -i. kapsül ya da bakka tipi meyveleri olan. taç yaprakları 4 tane ya da olmayan. keçi + emceği) Siyah renkli bir çeşit incir (DS. keçi + Yun. keçi + Yun. 1259) keçi marulu: (< T. Michauxia campanuloides. 348) keçemçik: (< T. VIII. 2. keçemik) Sütlü ve tatlı bir çeşit ot (DS. ak mantar (TS. keçi + kömüreni) Yaprakları soğan yerine kullanılan bir tür yaban sarımsağı (TS. iki yıllık. 2716) keçibiciği: (< T. (harnup) (TS. VIII. 2713) kebere otugiller: (< Lat. keçemcik) Taş aralarında biten ve yenen bir cins ot (DS. yeşilken pişirilip yenilen. 166. 2. 166) . kerestesi marangozlukta kullanılan bir ağaç ve bu ağacın baklamsı. DS.419 kazrek: (< ? ) Çiğ olarak yenilen bir çeşit ot (DS. ‘Orta Türkçeden beri kullanılır. Capra + T. tüylü ve otsu bir bitkidir. beyaz çiçekli. -ı) bk. keçi + Yun. otu + -giller) Yaprakları almaşlı nadiren karşılıklı. 1628”) 100-150 cm yükseklikte. dağ marulu (TBAS. çanak yaprakları 4-8 tane olup serbest ya da birleşik. TBAS. kerasi + T. 1259. basit ya da birleşik. 2716) keçiboynuzu: (< T. VIII. (TBAS. VIII. manitari + T. ülkemizde 2 cins ve 3 türle temsil edilen bitkiler (BTS. 166) keçi emceği: (< T. keçileri çağırmak için söylenen keç keç sözünden geldiği ileri sürülmektedir’.

śadef + T. 2. 2. tūt + T. (DS. VIII. 1629”) Birleşikgillerden. 1259) keçi söğüdü: (< T. VIII. -i) Keçisakalı (TS. iri taneli. gözü) bk. 2. 1259) keçisakalı: (< T. baş) Bir cins elma (DS. 2. 2718. kediçırnağı (DS. VIII. 2717) kediçırnağı (< ? kedi + T. “< kedi ‘kökü belli değildir’. çiçekleri mavimtırak veya mor renkte lâden bitkisinin bir türü. Antennaria dioica. keçi + memesi) Sert kabuklu. MBTS. (kedigözü. -u) Böğürtlen (DS. 2717) kedicibiği: (< ? kedi + ? bicik + T. 2. -i) Havuç (DS. 1259) kedene: (< ? ) Dökülen tahıldan kendi kendine biten ekin (DS. güzel kokulu çiçekleri olan bir çeşit yaban otu. Yoncaya benzeyen. çayırmelikesi. nemli yerlerde yetişen. 2. 238) kedi dutu: (< ? kedi + Far.420 keçimemesi: (< T. erkeçsakalı. (TS. VIII. 2718) . 1259) keçi yemişi: (< T. 1259) keçisedefi: (< T. yumuşak. 2717) kediayağı: (< ? kedi + T. TBAS. çayırlarda. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaççık. süs bitkisi olarak da yetiştirilen. 167) kedigözü: (< ? kedi + T. Pancar. Lâdengillerden. 2. (TS. tırnağı) 1. 2. Spiraea aruncus. sık tüylü bir bitki. 2717. keditırnağı). 1260) kedibaş: (< ? kedi + T. 2. VIII. (TS. beyaz veya pembe çiçekli. keçi + Ar. VIII. toprakları mızraksı ve çizgili. AAT. beyazımsı. Cistus ciretius. keçi + sakalı) 1. Salix caprea. ayağı. keçi + söğüdü) Bataklıklarda ve nemli ormanlarda çok bulunan bir söğüt türü. keçi + yemişi) Yaban mersini (TS. beyaz veya kırmızımsı bir çeşit üzüm (TS. Gülgillerden. uzunca.

349) kedi otugiller: (< ? kedi + T. 2718) kefe kimyonu: (< Ar. tüysüz ve beyaz çiçekli bir bitkidir. tırnağı) bk. -sı) Dövülüp ezilince kına gibi boyalı suyu çıkan bir cins ot (DS. 150 cm kadar bir boya erişebilen. iki çenekli bitkiler familyası (TS. VIII. 2718) kedi nanesi: (< ? kedi + Ar. kuyruğu) bk. (TS. kekremik) Kokulu bir cins ot (DS. kedikulağı (DS. 167) kefe lâlesi: (< Ar. otsu. 1260) kedi otu: (< ? kedi + T. -u) 50-120 cm yükseklikte. yüzyılda stanbul’da satılan bir lâle çeşidi.421 kedikınası: (< ? kedi + Ar. ĥinnā + T. keffe + Far. seyrek olarak da çalı durumundaki bitkileri kapsayan bitişik taç yapraklı. TBAS. 2718) kedikuyruğu: (< ? kedi + T. çok yıllık. VIII. Laser trilobum. Valeriana. VIII. 1260. Tulipa schrenkii regel türünün bir çeşidi olmalıdır (TBAS. 2. Özellikle çam ormanlarının altında yetişir. 2. çok yıllık. BTS. Olgun meyveleri baharat olarak kullanılır. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. 167. -si) Ballıbabagillerden. 168) kekeremik: (< T. 1260) keditırnağı: (< ? kedi + T. otu) ki çeneklilerden. kedilerin kokusundan çok hoşlandığı bir bitki. -si) Kırım’ın güneyinde bir şehir olan Kefe’de yetiştirilen ve 17. yaprağı el büyüklüğünde bir ot (kedikuyruğu). otu + -giller) Yaprakları sapsız olan otsu bitkileri. VIII. 2718) kedikulağı: (< ? kedi + T. lāle + T. kediçırnağı (DS. kulağı) 60-70 cm uzunluğunda. na’nā’ + T. (yaban sümbülü). (TBAS. kök sapı hekimlikte kullanılan. VIII. (DS. (TS. Nepeta cataria. kırlarda yetişen. keffe + kemmūn + T. 2. 2722) .

kākül. beyaz. 2724) kek otu: (< kekik + otu) bk. 1633) Ballıbabagillerden. Acroptilon repens. 143. IV. . MBTS. çiçek) Papatya (DS. 168) keklik otu: (< T. “kekil < Far. 2. II. kel + T. Erz. odunsu saplı. 498”) Tekesakalı da denilen. 224. 227. keklik + gözü) Adonis türlerine verilen genel ad. 4542) keklikgözü: (< T.422 kekik: (< kökenini bilmiyoruz. keklik + otu) bk. 168) kekilcen: (< Far. 2724. BTS. kuvvetli kokulu ve çok yıllık bir bitki. Gülensoy. karga soğanı (TBAS. kelçiçek (DS. 169. pembe. “< Far. Eren. baş. < kekliğin çıkardığı sesten geldiği anlaşılıyor. VIII. 349. VIII. (TBAS. kekik (TBAS. keklik/kekelik. kekre (DS. 2. 2723) keklikganağı: (< T. çiğ yenen bir kır bitkisi (DS. Nişanyan. 2. Eren. VIII. çok yıllık ve otsu bir bitki. kırmızı ve nadiren beyaz çiçekli. çiçeği) bk. 2725) . VIII. XII. 194) kelbaş: (< Far. -cen. karşılıklı küçük yapraklı. (TS. kekre. MBTS. kel + T. TS. kırmızı başak durumunda çiçekleri olan ve çiçeği bahar gibi kullanılan. keklik + çiğdemi. kākül + T.. keklik + kanağı) Bir çeşit bitki (DS.A. VIII. kel + T. DS. 1263”) Sarı zambak (DS. dikensiz. 4543) kelçiçeği: (< Far. “< ET. 1634) Birleşikgillerden. TaS. 2725) kelçiçek: (< Far. 2398) keklik çiğdemi: (< T. TBAS. 168. 168. III. XII. 2. pembe. ülkemizde 38 türle temsil edilen. Thymus vulgaris. Otsu. kel. 1262. yaprakları acı olan. AA. 227”) bk. bir veya çok yıllık ve kırmızı çiçekli bitkilerdir (TBAS. 168) kekre: (< ET.

2735) kemçik: (< ? ) Bayırlarda biten. 195. 2. Lahana (TS. . 2728.Y. ETA. 227”) ki çeneklilerden. 1264. 2403) kelemenkeşir: (< ? ).: keleyh) Ham kavun. SA. 235. “< ET. VIII. 4543. Eren. 228). kel + T. Erzurum ve Kars bölgelerinde sebze olarak kullanılan bazı bitkilere verilen genel ad (TBAS. 2734) kelleliot: (< Far. II. 1263) kelebek otu: (< T. VIII. 228). 2729) kelkaş: (< Far. (And. tat) Bir çeşit ot (DS. yenen bir çeşit bitki (DS. Eren. Nişanyan. III. kālak. 1263) kelek: (< Far. karpuz (DA. -li + otu) Tarlalarda biten. DS.A. 127. 169. 2727. VIII.. 2734) keltat: (< Far. kel + T. TaS. Erz. T YA. Krş. VIII. OAAD. kelebek + çiçeği. VIII. aydınlık oda ve salonlarda zengin renkli ve çok dallı bir süs bitkisi (TS. DS. 2. kelle + T. kalam. EYAD. VIII. Eren. 423. 2728) keler kuyruğu: (< T. 2728) kelemne: (< ? ) Papatya (DS. Erz. XII. 2. 195) kelemli otu: (< Far. Ağz. . E A.: kelemekeşir) Kırlarda biten. III. kalam + T. Gülensoy. 485) kelem: (< Far. II. 249. keler. Ağz. gövdesi büyük bir çeşit ot (DS. VIII. çorbalara konulan. kelebek + otu) Bir cins yaban yoncası (TS. DS. mor çiçekler açan bir bitki (DS. kel + T. 248. kız + çiçeği) Papatya (DS. kaş) Karnabahar (DS.A. keler + kuyruğu. (And. 194. 2737) . < OT. 2734) kelkız çiçeği: (< Far. 225. IV. 135. -li + ot) Bir çeşit arpa (DS.423 kelebek çiçeği: (< T. 500”) Yaprağı küçük. 608. VIII. kepēli. keler. VIII.A.. VIII.. “kelebek < OT.

Ağz. 3. kanah. 2. 2. palmier + T. Beyaz ve iri taneli bir cins üzüm (DS. MBTS. 1273) kendirgiller: (< ? kendir + T. Eren. 170) kendir palmiyesi: (< ? kendir + Fr. kam’a. 1267) kemezen: (< ? ) Sarımtırak bir erik cinsi (K AT.: kenek) Sütleğengillerden. 2742) kendir otu: (< ? kendir + T. kendi + biten) 1. ağaç veya ağaççık durumunu alabilen. VIII. Patatese benzeyen bir çeşit mantar. -si) bk. 1646. VIII. kanah + T. 331) kendi biten: (< T. Yer elması. kanah + T. 2. börülcesi) Bir çeşit fasulye (DS. Eren. (And. kanah + T. şerbetçi otu. otu). “< Far. -ı) Bir çeşit ince uzun patlıcan (TS. 229). 2742) kene otu: (< Far. 729) Kenevir (TS. VIII. 2742) kenebörülcesi: (< Far. 1273. 1273) kendirik: (< ? kendir + T. 2. Ağz. 2741) kendillik: (< ? kendir + T. bādingān + T. 506) kene ağacı: (< Far. tropik bölgelerde yetişen.: kem) 1. TBAS. bādincān < Far. VIII. -ik) 1. Eren. Clauson. -giller) ki çeneklilerden. kenevir (TBAS. otu) bk. 2. 2. 169) kendir: (< kökenini bilmiyoruz. Hint keneviri gibi bitkileri içine alan bir familya (TS. DS. is. 2. 2. Kene otu. -lik) Kenevir (DS. 2738) Kemer patlıcanı: (< öz. palmiye (BTS. Sütleğengillerden Hint yağı çıkarılan bitki (TS. Kenevir. tohumlarından koyu bir . 2. VIII. 230”) 1. Yaban armudu.424 keme: (< Ar. 2736. Börülce (DS. 2741. Kemer + Ar. kendir. ağacı. (And. lkbaharda yetişen bir çeşit ot (DS. 230. VIII.

çok yıllık. çuval gibi kaba örgüler yapılan. kerāviye. III. kenger = OFar. 2. 1648) Bodur ağaç (DS. BTS. DS. (TS. VIII. 2. bir yıllık otsu bir bitki. sapındaki liflerden halat. 2751) keraviye: (< Far. 50-350 cm yükseklikte. (TBAS. gerdime. AVA. IV. yaprakları dikenli. DS. *kannabis. otu) bk. kardamo. VIII. germide) 20-50 cm yükseklikte. 1991. 171) kerdeme: (< Yun. IV. VIII. 170. yavşanı) bk. DS. bir yıllık ve otsu bir bitki. 1138. 2005. kangar. ilkbaharda yetişen. kangar. Nişanyan. 2742) kenevir: (< Yun. 171. acı yavşan (TBAS. 170. MBTS. 2439) kengi otu: (< Far. beyaz veya pembe çiçekli. kenger + T. VI. kannavi = EYun. < Far. Ağz. 1273. 2. 171) kera: (< ? ) Bir çeşit turfanda armut (DS. 2440) . iki evcikli. 232). 1273. 231) Birleşikgillerden.425 bitkisel yağ elde edilen. Lepidium sativum. gerdüme. kannabis ~ HAvr. DS. VIII. DS. 2743. 2. VI. 354) kenger: (< Far. erkek ve dişi çiçekleri esrar yapımında kullanılan. 1996. Nişanyan. 3. 333. 4545. TBAS. otsu ve yabani bir bitki. 2749) kepir yavşanı: (< ? kepir + T. 1649) bk. XII. 226. VIII. Eren. sütlü. DS. VIII. TaS. (TS. 116. DS. Cannabis sativa. bir yıllık ve otsu bir bitkidir.: gerdeme. TBAS. 1273. Ricinus comminus. Frenk kimyonu (TBAS. 2752. tohumları. TaS. Eren. MBTS. 170) kep: (< ? ) Kuru soğan (DS. UA. (TS. Cynara cardunculus. taze sürgünleri. tere. 2744) kepir: (< kökü belli değildir. (And. 20-100 cm yükseklikte. kenger (TBAS. 226) Kendirgillerden.

kartalos. Clauson. 1276. VIII. iki yıllık ve otsu bir bitki. Apium graveolens. kirtil + T. TBAS. ahlat (TBAS. 172. 226). kį se + T. Ege ve Akdeniz bölgelerinde geniş bir yayılış gösteren. kerefs ~ Aram. 1714”) Labada (DS. 1991. 2757) kertilce: (< Yun. VI. 1652) bk. kökleri ve yaprakları sebze olarak kullanılan. Nişanyan. kireviz) Maydanozgillerden. (And. (TS. Akdeniz bölgesinde yaygın olan ve 5 m kadar yükselebilen bir ağaççık. DS. (TS. 2755) kermes meşesi: (< Fr. VIII. Ağz. 354) kerpize: (< ? ) Dağlarda yetişen kekiğe benzer kokulu. yaprakları dikenli. 2754) kermah: (< ? ) Atlara yedirilen besleyici bir ot (DS. 1278) kesercik: (< T. Ceanothus. (BTS. kesercik) Karçiçeği. MBTS. 2. 2. VIII. “< Yun. çiğdem (DS. 2757) kertme: (< T./Far. her dem yeşil. 2762) kesme: (< T. 2766) . VIII. ufak incir. VIII.: geneviz. bīşa + T. 2. 2754) kerik: (< ? ) Bir çeşit sert. çiçeği) Süs için yetiştirilen ve demet olarak çiçek açan bitki. kermesse + Far. DS. VIII. 2753. 30-100 cm yükseklikte. kesme) Kışın yaprağını dökmeyen. VIII. Marmara. -si) Kayıngiller familyasından. -ce. 738. kokulu. 2. VIII.426 kereviz: (< Ar. 43) kerğaş: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS. Phillyrea latifolia. (TBAS. küçük yapraklı bir çeşit ot (DS. 2756) kersin: (< ? ) Yemeklere konulan bir çeşit bitki (DS. kereöz. DS. MBTS. kertme < kert-. krepsā. AAT. Quercus coccifera. makinin en baskın bitkilerinden biri. 171. 171) kese çiçeği: (< Far. baba incir (DS. VIII.

2772) keşiş otu: (< Far. 357. gazar. gazar + T. MBTS. kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı ve bu ağacın yenilebilen meyvesi. 25-30 m kadar boylanabilen. emrūd + T. 10. 2772) keten: (< Ar. yemez + Far. kestene) Kayıngillerden. otsu bir bitki. 19. MBTS. özellikle tohumu için yetiştirilen. VIII. Castanea sabva. 2. (And. 172. Nişanyan. Eren. keşkūl. 1283) keşbir: (< Fr. UA. 1662) Su kabağı (DS. çiçekleri mavi renkte ve beş taç yapraklı. karabaş otu (TBAS. cachemire < ng. lifleri dokumacılıkta kullanılan. AAT. kastania + T. TBAS. . ZBK A. Erz. 228) Ketengillerden. 197. 235) keşir: (< Far.427 kestane: (< Yun. (And. 2768. BTS. (TS.. -u) Yeşil renkli. VIII. 211. VIII. TaS. VIII. IV. kökü yenilen bir çeşit yaban bitkisi (DS. keşį ş + T. 117. 2457) keşirlik otu: (< Far. 172) keşişyemez armudu: (< Far. kışın yapraklarını döken. K AT. 9. VIII. bir veya iki yıllık. ılıman iklimlerde yetişen. 2772) keşkül: (< Far.: keşşir. tohumu kaynatılarak hastalara içirilen bir çeşit bitki (DS. TaS.: kesdane. kitūm ~ Sümer. TBAS. 1283. 235). 234). Ağz.. kask kestane. (TS. DS. Eren. kişir) Havuç (DS. iyi bir çeşit yaz armudu (DS. kastania < Erm. Linumusitatissimum. 2454) kestane kabağı: (< Yun. 108. 357) . 1600) Üzüm türü (EYAD. kettān ~ Aram. 1285. 2. 2772) keşkut: (< ? ) Baharda dere kenarlarında biten. 10-100 cm yükseklikte. IV. 2. kettān/kittūnā ~ Akad. 2771. keşür. otu) bk. kesdene. Ağz. III. VIII. BTS. kabağı) Helvacı kabağı (TS. 51. keşį ş + T. 2. -lik + otu) Hoş kokulu. kaskeni kestane ağacı. 144. 2. “Keşmir yer adından”. 172.A.

2790) kılamık: (< ? ). ülkemizde 2 cinsle temsil edilen. Küçük domates (DS. gömlek) Bir çeşit armut (DS.: kılamuk) Kurak yerlerde yetişen bir çeşit ot. 1669) Sinir hastalığının iyileştirilmesinde kullanılan. gömleği) nce kabuklu. VIII. çok yıllık. 2. 3. keten ve benzeri türleri içine alan. BTS. MBTS. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli. VIII. 1285. ayrık otu (DS. kettān + T. çiçek durumu küremsi şekilli ve 10-15 mm çapında. (TS. VIII. 3-5 karpelli ve ovaryum üst durumlu. 2773) ketiğen: (< ? ) Bir çeşit dikenli ot (DS. 2795) . DS. kettān + T. VIII. kapsül tipinde meyveleri olan. Yapraklar çıplak. Alyssum corsium. 357) ketengömleği: (< Ar. tatlı bir çeşit incir (DS. UA. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. 2774) kevke: (< ? ) 60 cm kadar yükselebilen. 2. (And. 2777) Kıbrıs akasyası: (< öz. is. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. 2792. 4551) kıldır: (< ? ) 1. VIII. (TBAS. çiçekler sarı renkli. VIII. 173) kevren: (< ? ) Yer elması (DS. Acacia cyanophylla. VIII.428 ketengiller: (< Ar. 117) ketenköynek: (< Ar. Ağz. 2. XII. çiçekleri ışınsal simetrili. erkek organları 4-5 adet. (TBAS. Kıbrıs + Fr. kaynatılarak suyu içilen bir bitki (DS. çalı görünüşünde bir ağaççıktır. Batı Anadolu bölgesinde yaygın olan. 2787) kığıştak: (< ses taklidi kığış’tan “kığış+ta-k”. 2773. kettān + T. Domates. 173) kıdıman: (< kıdı+man ?) Çiğdem (DS. VIII. Vatanı Güneybatı Avustralya olmakla beraber Akdeniz bölgesi sahil kumlarında yetişir. Yeşil domates. otsu ya da çalımsı bitkiler. acacia + T. -sı) 3-5 m yükseklikte.

2798) kılımboz: (< ? ). kaya kekiği (TBAS. 2798) kılık: (< ET. Ağz. 3. DS. VIII. VI.429 kılgın: (< T. bir yıllık ve özel kokulu otsu bir bitki. VIII. 1673) Taze fasulye (DS.. 2. VIII. Erz. kendine özgü kokusu ve tozu olan. 5. “< ET. Yaraları iyileştirmekte kullanılan. kılıç + otu) 1. kılınboz) Pancar (DS.A. 2798) kılıf: (< Ar. 1291) kılıtır: (< ? ) ncir. Palamut. kılıç + arpa. 2. Çam. 2799) kılkıl: (< T. Yaprakları kamışa benzeyen. Kuru fasulye 3. (And. VIII. VIII. 1673). 4552) kılıç kekiği: (< T. ardıç vb. incir dizisi (DS. 2. Arapsaçı otu (DS. VI. VIII. VIII. 2. 2800) . ağaçların meyveleri (DS. uzunca bir çeşit arpa (DS. 2800. (And. 2798) kılır: (< ? ) Maydanozgillerden. XII. III. dere kıyılarında yetişen ince yapraklı bir ağaç (DS. 2. kenarları keskin ve kısa bir ot. VI. . 2077. 2800) kılkuyruk: (< T. 4. Ammi visnaga.: kılımbaz. kılık. kıl + kıl) Mısır (DS. DS. kıl + kuyruk) Tohumluk olarak kullanılmaya elverişli olmayan buğday (DS. -i) bk. Ağz. kıl + kirişi) Yaban soğanı (DS. (TS. 2796) kılıçarpa: (< T. kılıç. DS. ilāf. MBTS. 2043. 198) kılkirişi: (< T. meşe. 2. söğüt yaprağı gibi yaprakları ve sarı çiçekleri olan bir ot. kılgın) Serviye benzer. Bir çeşit küçük mantar. kılıç + ? kekik + T. 2077. turşusu ve reçeli yapılan bir yaban meyvesi. Fındık büyüklüğünde. MBTS. VIII. VIII. MBTS. 1672”) Hayvanlara yedirilen sivri.: gılik) 1. 173) kılıç otu: (< T.

VIII. çiçekleri türlü renkte olan. Ağz. 1293) kınakına: (< sp. Hindistan ve Endonezya’da da yetiştirilen. kabuğundan kinin çıkarılan bir ağaç. 2.: kındıl. 1292. 2. 2049. DS. (TBAS. (TS. küçük bir ağaç.430 kıllı kozak: (< T. 2809. TaS. TBAS. 2. (And. ağacı) ki çeneklilerden. Pancar (DS. kandıra) Sulu yerlerde biten ince uzun yapraklarının kenarları keskin.. 2. (TS. (And. 4552) kındır: (< kökenini bilmiyoruz. 324. ucu diken gibi. 2808. XII. kemi. kurutulmuş yapraklarından kına elde edilen. 2812. Gaz. VIII. DS. 1675). ūzek) Kestane (DS. 1675). Ağz. tropikal bölgelerde yetişen. dikenli. kundur) 1. (And. (TS. 326. VIII.A. 2. 173) kına ağacı: (< Ar. beyaz çiçekli. Nardus. Cinchona. 2808. kimi) 60-90 cm yükseklikte. kıntır. asıl yurdu Güney Amerika olan. 2. 173) kına çiçeği: (< Ar. AVA. 2802) kımi: (< ? ). Ağz. III. VIII. bir veya çok yıllık otsu bitki. kındırka. MBTS. ĥinnā + T. çiçeği + -giller) ki çeneklilerden. 1293) kınalıparmak: (< Ar. iki yıllık. Balsamina hortensis. 1292) kımçırık: (< ? ) Mürver ağacı (DS. VI. kıllı + Far. 2. 2. 1292) kına çiçeğigiller: (< Ar.: gimi. gındırık. VIII. Lawsonia inermis. IV. quinaquina) Kök boyasıgillerden.: gındıra. MBTS. gındırga. Chaerophyllum bulbosum. yumru köklü. 237. koyu renkli bir çeşit çayır otu (DS. örneği bahçelerde yetişen kına çiçeği olan bir familya (TS. kıl + otu) Dağlık çayırlarda yetişen ince ve sert yapraklı bir bitki. 3001) kındıra: (< kökenini bilmiyoruz. (TS. 2801) kıl otu: (< T. 2492) . çiçeği) Kına çiçeğigillerden. ĥinnā + T. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. Eren. ĥinnā + T. -lı + parmak) Havuç (DS. ĥinnā + T. Kevene benzer dikenli bir çeşit ot.

2. inneb. 2824) Kırkağaç kavunu: (< öz. 2815) kırbıdak: (< ? ) Yenilen bir çeşit ot (DS. MBTS. VIII. 267) kır gülü: (< T. 2. Kırkağaç + T. 1771) Akasya ağacı (DS. olgunlaşınca siyah. otu. 1296) kırık: (< T. VIII. otu) Baş ağrısını iyileştirmekte kullanılan bir çeşit ot (DS. kral. 2810) kınnap otu: (< Ar. 2814) kıral eğreltisi: (< Sırp. 2817) kırçkırç otu: (< T. is. çiçeksiz ve otsu bir bitkidir. 2. küçük meyveleri olan bir çeşit funda (DS. 2819) kırgın otu: (< T. 174) kıra: (< ? ) Fasulye (DS. kırç + kırç + otu) lkbaharda yetişen. (TBAS. 1676”) bk. 2. 174) kıramık: (< kıra-muk ?) Hamken yeşil. (TS. 2814) kıral: (< Sırp. tilkişen (TBAS.431 kıngıra otu: (< ? kıngıra + T. kral + T. kırmızı çiçekleri olan ve davarlara yedirilen kır otu (DS. kır + Far. VIII. kavunu) Kabuğu alacalı sarı renkte olan bir tür kavun (TS. VIII. kırık) Bir çeşit kılçıksız başaklı buğday (DS. kırgın + otu) bk. ince uzun yaprakları. Osmunda regalis. 1299) . VIII. VIII. VIII. MBTS. gul + T. rizomlu. inneb + T. eğreltisi) Çok yıllık. kenevir otu (TBAS. Fumana. “< Ar. -ü) Çorak bölgelerde biten ve gün gülüne benzeyen bir tür çiçek.

yumrulu. tanelerinden asitsiz bir yağ elde edilen. sütü . kırkma + ? T.432 kırkat: (< ? ). 174) kır lâlesi: (< T. 2056. otu) bk. VIII. 262) kırkbaş otu: (< T. lāle + T. Ağz. (And. 2828) kırkboğum otu: (< T. “< ET. TBAS. boğumlu gövdesinden kaval yapılan bir çeşit kamış (DS. çiçekleri altın ve limon sarısı renginde olan. 2828. Loentice leontopetalum. XII. kanat. çok yıllık. kırk + budak) Fesleğen çiçeği (DS. kırk + boğum) Tilkikuyruğu da denilen. VIII. kırk + boğum + otu) bk. kırklık) Kırk günde yetişen bir çeşit kırmızı buğday (DS. boğum boğum olan dalları süpürge çöpüne benzeyen ve yiyen hayvanları ishale uğratan bir ot (DS. i līd + T. 174) kırklık: (< T. su kenarlarında. 174) kırkboğum: (< T. VIII. 174) kırk budak: (< T. Nişanyan. kırk + kanat. 2829) kırkkanat: (< T. muşmulaya benzer küçük dikenli ağaç (DS. VI. “< ET. yaprakları damarlı bir ot (DS. 2830) kırkkilit otu: (< T. çayırlarda biten.: gırgat. atkuyruğu (TBAS. karlaguç. Manisa lâlesi (TBAS. bağa (TBAS. kamış) Sulak yerlerde yetişen. Eren. kirkat) Kırmızı ya da kestane rengi meyveleri olan. (TBAS. -si) bk. kırk + sinir + otu) bk. 2829) kırk günlük: (< T. DS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 205”) Yaraları iyileştirmek için kullanılan. kırk + Ar. 174) kırlangıç otu: (< T. kır + Far. atkuyruğu (TBAS. 211. kırk + baş + otu) 10-80 cm yükseklikte. VIII. 4555) kırksinir otu: (< T. 2830) kırkma kamış: (< T. VIII. Eren. kırlangıç + otu. 238”) Gelincikgillerden. kırk + günlük) Mayıs ayında çıkan ve kırk günde yetişen bir çeşit bakla (DS. VIII.

otu) 50-80 cm yükseklikte. irmizį + Yun. 174) kırlı: (< T. 174) kırmızı kedi otu: (< Ar. irmizį . 175) kırmızı lahana: (< Ar. 240) kırmızı bacaklı: (< Ar. irmizį + T. kır + Far. kentauron) 50-80 cm kadar yükselebilen. 1300. pipéri) Patlıcangillerden bir biber türü (TS.. (temre otu). irmizį + OFar. 174) kırmızı: (< Ar. kırmızı veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. (TBAS. irmizį + Yun.Y. ştah açıcı olarak kullanılır. Clauson. VIII. gevrek. çok yıllık ve otsu bir bitki. 2834) kırmızıbiber: (< Ar. iki yıllık. (TS. 690”) Kırmızı ile siyah arası şaraplık üzüm (DS. dalları ezilerek yaralara sarılan kırmızı renkli bir ot (DS. (And. kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 4509. 1301) kırmızı gevrek: (< Ar. (TS. VIII. Ağz. TBAS. 136. rizomlu. XII. 477.. TS. kevrek < kevre-.: gırmızı) Domates (DS. Krş. “< ET.433 siğillere karşı kullanılan. 2834) kırmızı kantaron: (< Ar. Centaurium erythraea. 2. Yatıştırıcı ve uyutucu olarak kullanılır. domuzağırşağı (TBAS. 2. Ka. kırlı) Sebze fidesi (DS. 226. 1302) . irmizį + ? kedi + T. 275. OAAD. kök boyası (TBAS. 2. 1302) kırmızı turp: (< Ar. Centranthus ruber. (TBAS. çok yıllık. lahano) Rengi kırmızı olan bir tür lahana (TS. kök) bk. 2832) kır menekşesi: (< T. kökü kırmızı olan bir turp türü. turb) Turpgillerden. benefşe + T.A. -si) bk. 2. irmizį + T. 1301).A. 2. Raphanus sativus varradicula. Chelidonium majus.Y. 175) kırmızı kök: (< Ar. VIII. AA. -lı) Yaban çileği gibi toprak üstünde uzanan. irmizį + Far. irmizį + Yun. pāçak + T.

4556) kırt kırt: (< kırt + kırt “ses taklidi”) Havuç (DS. AVA. kısa + öz. 175) kırtık: (< T. kır + sakızı) bk. 1307) kışgana: (< ? ) Karadut (DS. kısacıkmahmut (DS. fisge. fıska. otu) ştah açıcı ve mide ağrılarını giderici olarak kullanılan. otsu.434 kırna: (< ? ) Yaban zambağı (DS. kır + soğanı) bk. Buna karşılık Tizitzilis Rumcadan geldiğini yazmıştır. DS. XII. kırtık) Yapraksız çalı (DS. Gaz. 2839) kısacıkmahmut: (< T. Eren. III. VIII. is. Mahmut) bk. soğan (TBAS. 2834) kır sakızı: (< T.: fısga. Mahmut + T. XII. 2838) kır yasemini: (< T. VIII. (TBAS. (TS. gıska) Arpacık soğanı. (And. 334) kısmet ağacı: (< Ar. yaban yasemini (TBAS. Ağz.A. is. 151) kır soğanı: (< T. 2. 2839) kısamahmut otu: (< T. çok yıllık. V. is. kırmızımtırak mor çiçekli bir bitki. gısğa. kanlık (TBAS. tohumluk küçük soğan (DS. Clerodendron. 50 cm kadar yükselebilen. VIII. Mahmut) Tütüne karıştırılıp içilen. VIII. gısha. kır + Far. yāsemen + T. 2062. VI. DS. 175. sarılık hastalığında kullanılan yaban otu (DS. ısmet + T. 2839) kıska: (< Kökeni karışıktır. 2845) . Teucrium chamaedrys. 1858. 240). -i) bk.. 324. DS. kısacık + öz. gizĥa biçiminden alınmıştır. VIII. gısga. 4556. VIII. kısaca + öz. 175) kısacamahmut: (< T. Tietze’ye göre Ar. ağacı) Bütün sıcak ülkelerde sık rastlanan tırmanıcı ve iri gövdeli ağaç.

176) kıvşıyık: (< ? ) bk. kıvrak + darı) nce taneli.: kıvırşık) 1. VIII. yaprakları kıvırcık bir tür marul. 175) kıtış: (< ? ) Küçük. kış + Yun. kıvırcık + t. 1311) kıvırcık salata: (< T. otsu. karaçalı (TBAS. 2848) kıvırcık: (< T. salata) Yeşil salata. kara bir çeşit mantar (DS. kış + gözü) Sonbahar ve kış aylarında bahçelerde kendiliğinden yetişen ve kavrularak yaprakları yenilen bir ot (DS. 2. 2845) kışla dikeni: (< T. (And. Pancar yaprağı (DS. 2. VIII. 1311) kıvrışık: (< T. 175) kış mantarı: (< T. manitari + T. çok patlayan bir çeşit mısır (DS. VIII.435 kışgözü: (< T. çok yıllık. Pazı bitkisi. 176) . kıvırcık (TS. kalın köklü. 2. 2848) kıtleyük: (< ? ) Kiraz (DS. 2852) kıvrım: (< T. kıv(ı)rışkan) bk. kıv(ı)rım) 15-45 cm yükseklikte. VIII. kışla + dikeni) bk. kıvırcık) bk. 2850) kıvışkan: (< T. VIII. kıvrak + buğday) lkbaharda ekilip. 2850) kıvrak buğday: (< T. -ı) bk. VIII. Ağz. kıvırcık salata (TS. Scorzonera semicana. VIII. sonbahar ekimi ile beraber yetişen buğday (DS. kıv(ı)rışık). ağaç mantarı (TBAS. gıvışgan otu (TBAS. sütlü ve sarı çiçekli bir bitki. kıvrışık (DS. 2852) kıvrak darı: (< T. (TBAS.

Eren. kız + hanım) Hüsnüyusuf. 176. 2. kıyak < kıy-ak. Clauson. IV.: kızambuk) bk. 2. kerestesi kolay işlenebilir bir ağaç. Orta Türkçede geçen kızlamuk biçimindeki -l-’nin erken bir çağda düştüğü anlaşılıyor. 2856) kıyışak: (< T. 2860) kızgüzeli: (< T. kızıl + OFar. kıyık + elması) Yaban elması (DS. kız + güzeli) Bir çeşit bitki (Aksan. VIII. DS. 366. Türkçe kızıl kökünden geldiği açıktır. (TS. (And. kökle gövde arası turuncu olan bir çeşit yaban otu. (DS. 2863) kızılbacak (II): (< T. Gülgillerden alıç ağacı ve meyvesi. 176) . kızıl + boya) bk. Orta Türkçede kızlamuk olarak geçer. 2863) kızılbacak (I): (< T. kızılak) 1. Alnus. kışın yapraklarını döken ve 20 m kadar yükselebilen. pāçak) Yemeği yapılan. dişi çiçekleri küçük ve sarımtırak. VIII. Kızılcık ağacı ve meyvesi. 2854) kıyık elması: (< T. VIII. Rosaceae crataegus. 1695) Sazlık yerlerde biten. 2539) kızılak: (< T. 1318. MBTS. kızıl + OFar. VIII. VIII. kızıl + ağaç) Gürgengillerden. 684). Çin karanfili (DS. 60) kızhanım: (< T. kır pancarı (DS. 242. 176. < kızlamuk < T. VIII. VIII. 2863) kızıl boya: (< T. Ağz. kıyışak) Ebegümecigillerden bir çeşit ot (DS. kızıl. VIII. 2862) kızılağaç: (< T. kök boyası (TBAS. TaS. hayvanların çok aç kalmadıkça yemediği kalın ve kuruduğu zaman yanları keskinleşen bir çayır otu (DS. BTS. kızamık. Türkçede –mık ekiyle yapılmış birçok türev vardır. 2857) kızamık: (< T. karamuk (TBAS.436 kıyak: (< T. TBAS. pāçak) Yapıncak üzümü (DS. erkek çiçekleri püskül biçiminde olan. Türkçenin Gücü. 2.

1318. kızılca) Kızıla çalan bir çeşit buğday (TS. 366) kızılcırık: (< T. 2864. 243”). 2864) kızılcadişi: (< T. kırmızı renkli. VIII. (TS. 2. lahana büyüklüğünde. deniz seviyesinden 1200 m kadar olan yüksekliklerde yetişen. 364) kızıldip: (< T. 1318. BTS. kırmızı. 2. gızılcuħ) Kızılcıkgillerden. 2864) kızılca (II): (< T. reçeli ve şerbeti yapılan. zararlı bir çeşit ot (DS. kızıl + burun) Pembemsi yeşil renkli. VIII. 2864) . 2863) kızılca (I): (< T. kızılca + dişi) 4-5 m yükseklikte. yaprakları karşılıklı ya da almaşlı.437 kızılburun: (< T. (TS. Cornus mas. . kızılcık. güzel kokulu bir çeşit erik (DS. DS. VIII. VIII. 139) kızılcıkgiller: (< T. 2. iğne yapraklı. VIII. Pinus brutia. (And.: gızılcıħ. buruk bir tadı olan yemişi. genellikle eriksi tip meyveleri olan. VIII. 2. kızıl + cırık) Tarlalarda biten. TBAS. “< kızıl + -cık. 2. kızıl + eğ(i)lim) Domates (DS. ülkemizde kısmen Karadeniz. BTS. 2864) kızılçam: (< T. Eren. 1318. diken yapraklı. şam’) Çamgiller familyasından. III. AA. beyaz çiçekli bir ağaç ve bu ağacın güzün olgunlaşan. (TS. 2864) kızıleğlim: (< T. 1318) kızılcık: (< T. her dem yeşil. VIII. Ağz. çalı ya da yarı çalımsı bitkiler (TS. Ege ve Akdeniz bölgelerinde ormanlar oluşturan bir ağaç türü. 25 m kadar boylanabilen. DS. ülkemizde bir cins ve iki türle temsil edilen ağaç. çoğu iri gövdeli. Pazı bitkisi (DS. Yaprakları geniş ve tohumları şeker pancarına benzeyen bir ot.. 2. kızılcık + -giller) ki çeneklilerden. 176. kızıl + Ar. Erz. 1318. tek çekirdekli.A. kışın yaprağını döken. Marmara. kızıl + dip) Pancar (DS. beyaz çiçekli bir ağaççık (Cornus senguinea). kızılca) 1. 136.

bostanbozan (TBAS. kızıl + Yun. 2. 2865) kızılkantaron: (< T. Scolymus compositae. -ları) Denizlerin yaklaşık 200 m derinliklerinde yaşayan kırmızı renkli su yosunları (TS. kızıl + ? işgildi) Kırmızı yaban mersini (DS. VIII. 136”) Kökünden kırmızı boya çıkarılan bir ot (DS. 2. 2866) kızıl ot (I): (< T. kızıl + Yun. kentauron) Kızılkantarongillerin örnek bitkisi olan. -giller) ki çeneklilerden. 2865) kızılgücük: (< T. kızıl + kök) bk. 2866) kızıl ot (II): (< T.438 kızılenik: (< T. Eren. 2866) kızıl sarmaşık: (< T. XII. kızıllık) Üzerinde kızılcığa benzer meyvesi biten bir çalı (DS. kırmızı çiçekli. kızıl + Çuv. kızılkantaron. anç k ‘enik’. VIII. 177) kızıl kök: (< T. 4559) kızıl işgildi: (< T. enik. 2. kızıl + kaytarma) bk. 1318) kızılkantarongiller: (< T. 1318) kızıl kaytarma: (< T. 10-50 cm yükseklikte. (DS. kızıl + küçük) Havuç (DS. kızıl + sarmaşık) bk. Eryhraea centaurium. altın dikeni. 1319) . VIII. sap ve yaprakları hekimlikte kullanılan. VIII. 177) kızıllık: (< T. kök boyası (TBAS. kızıl + ot) 1. 2864) kızılgöz dikeni: (< T. 2. kızıl + ot) Havuç (DS. Bir çeşit ot. 177) kızıl su yosunları: (< T. iki yıllık otsu bir bitki. VIII. güveyfeneri (TBAS. Eğrelti otu. kentauron + T. VIII. (TS. acı yonca cinsleri içine alan bir bitki familyası (TS. “< Çuv. karşılıklı yapraklı. 3. kızıl + su + ? yosun + T. Bağlarda teveklere sarılan sarmaşıkgillerden bir ot (DS. kızıl + göz + dikeni) Sarı diken.

Altıntop. kızlar + yemişi) bk. Kuzeydoğu Anadolu dağlarının ormanlarında bulunan. 2572) kinkar: (< ? ) Devedikeni. 178. otu) Gövdenin ikiye dallanarak uzamasıyla kolayca tanınan. beyaz çiçeği olan. 177) kilim ucu: (< Far. TaS. 1325. 244) bk. Lycopodium clavatum. Gaz. greyfrut. VIII. 177) kızlar yemişi: (< T. (TBAS. Bir tür şeftali (TS. 2873) . kız + memesi) 1. VIII. bir yıllık.. çivit otu (TBAS.) Maydanozgillerden. gilį m + T. alıç (TBAS. Cuminum cyminum. 2871) kiliz: (< kökenini bilmiyoruz. VIII. 2. IV. (TS. sarı çiçek açan bir bitki. VIII.A. diken (DS. kız + yanağı) Pembe renkli. ince kabuklu bir çeşit üzüm (DS. 2869) kibre: (< gebre ) Bir çeşit ot (DS. VIII. TBAS. yol kenarlarında biten. 2.439 kızılyaprak: (< T. 2. (TS. ucu) Itır çiçeği (DS. 2869) kialan: (< ? ) ğde yaprağı gibi yaprakları. Eren. kızlar + göbeği) bk. ana vatanı Mısır olan. kofa (TS. 1319) kızlargöbeği: (< T. BTS. 50 cm kadar yükseklikte. 2. kibrį t + T. Agrimonia eupatorium. otsu ve çiçeksiz bir bitkidir. kemmūn < Yun. 446. 1320) kızyanağı: (< T. ahlat (DS. VIII. yuvarlak taneli. III. 2869) kialmas: (< ? ) bk. 2869) kibrit otu: (< Ar. 368. 1338) kimyon: (< Ar. 177) kızmemesi: (< T. beyaz veya pembe çiçekli. meyveleri baharat olarak kullanılan. haziran ayında dağlarda görülen bir bitki (DS. kızıl + yaprak) Gülgillerden. 2. ıtırlı ve otsu bir bitki.

: gilyaz. 2877) kiriş: (< ET. 1713. < Yun. beyaz veya pembe çiçekli bir meyve ağacı. Nişanyan. 2235. DS. 2078. evlek mantarı (TBAS. Nişanyan. 2. 21. 178) kirkit: (< ? ). VIII.: eğren. VIII. 144) kirez armudu: (< Yun. giren. kirlice) Şarap ve sirke yapmaya yarayan. 149. 183. VIII. 302) kiraz elması: (< Yun. sulu. Ağz. (And. 2754. IV. etli. 331. 2877. tek çekirdekli meyvesi olan. Pırasa. 2. 2879. VIII. EYAD. üzeri benekli. 36. DS. Eren. tatlı ve gevrek bir çeşit üzüm (DS. Havuç (DS. 2879) kirmit: (< ? ) Ağaçların arasında biten. VIII. 2877) kirlice: (< T. Tietze. TBAS. kıren. 3. 369. 2881) . K AT. 245. 1327. 2876. T YA. 1327) kiren: (< Yun. DS. 16. dikenli veya dikensiz. yapıncak denilen bir çeşit üzüm (DS. 280. (TS. kerasi = EYun. VI. III.: kirgit) Badem şekeri biçiminde. kirez) Gülgillerden. BTS. kerasi + Far.: keriş) 1. kiriş. 233. 233). AA. -u) Kiraz zamanı yetişen bir çeşit armut (DS. GBAA.kiraz. 2. Taşlar arasında biten bir çeşit ot. Ağz. VIII. kráno. giraz. kerasos ~ HAvr. AAT. küçük ve sert bir elma türü (TS. 2. (And. TaS. (And. 108. Eren. elması) Kırmızı. 2878) kirkin: (< ? ) bk. güren. 144. Ağz. (And. VIII. 697). 3 m kadar yükselebilen. gören. emrūd + T. MBTS. TaS. 1882. kerasi. OAAD. 244). VI. 178. Ağz. DS. Cerasus avium. kiran) Kızılcık (DS. 2575) kiresep: (< ? ) Bir armut çeşidi (AA. yenilen bir çeşit mantar (DS. *ker. VIII. 73. kerasi + T.440 kiraz: (< Yun.

VIII. 2. 4561) kişmiş: (< Far. Eren. (TS. VII. Actinidia chinensis. (TBAS. VIII. VIII. 2. 2890) kobuk: (< T. gişnīz (kişnīz). 2890) koca bakla: (< T. bir yıllık. koca + Ar. DS.: hırtıl) Havuç (DS. C vitamini bakımından zengin meyve. DS. kerasi) Geç olgunlaşan sert bir çeşit kiraz (DS. çok yıllık.441 kirtik kiraz: (< T. 1718) Kökü ve yaprağı yenilen küçük bir ot (DS. BTS. 1333. -il).: kişkiş) 20-50 cm yükseklikte. Türkçede benzeşme sonunda kişniş biçimini almıştır. XII. (And. kahverengi tüylü kabuğu soyularak yenen. MBTS. kabuk. VIII. (And. 2886) kitir: (< kıtır “ses taklidi”) Salatalık (AAT. 1332) kişniş: (< Far. climax + T. kiwi. Ağz. Coriandrum sativum. 247) Küçük taneli bir tür çekirdeksiz siyah üzüm (TS. 2. bitki) Bir iklim bölgesinde en iyi yetişen ve verimi en fazla olan bitki (BTS. beyaz veya pembe çiçekli bir bitkidir. 247). kişmiş. 2891) . otsu. 2883) kirtil: (< kirt “ses taklidi” + T. sulu. patatese benzeyen bir bitki (DS. gizį r. VIII. Eren. 239) kivi: (< ng. 2888) klimaks bitki: (< Ing. 233) Ana vatanı Çin olan. VIII. MBTS. meyveleri baharat olarak kullanılan ve üzeri şeker ile kaplanarak kişniş şekeri yapılan. yaprakları dikenli ve yassı. yeşil renkli. kertik + Yun. 2. 371) kizir: (< Far. 372) kobar: (< ? ) Meşe ağacı (DS. 2373. 179. Ağz. bā ilā) Bir çeşit bakla (DS. Nişanyan. 1498) Çayırlarda biten.

VIII. 180) koç mantarı: (< T. (TS. 2894) koçkuyruğu: (< T. SA.442 kocabaş: (< T. 2891) koca yemiş: (< T. kırmızı renkli meyvesi. VIII. koçijaş < Macarca. 2891. 2. XII. 180) koçaç: (< Sırpça. VIII. 1337. koca + buğday) ri taneli. bk. Mavi renkli çiçeği ve nohut büyüklüğünde tohumu olan bir buçuk metre boyundaki dikenli bir ot (DS. (DS. Turp. manitari + T. kabukları ince ve küçük bir çeşit armut (DS. pembe veya mor çiçekli bir bitkidir. koç + kuyruğu) Çok yıllık. TBAS. 3. yumuşak ve sarımsı bir çeşit buğday (DS. Pancar (kocabaşı). 2. 237) kocabaşı: (< T. koçan. -ı) Bazı Clitocybe türlerine verilen genel ad.. -ı) Russula türlerine verilen genel ad (TBAS. kocabaş (–1). 2891) kocadepen: (< T. koca + başı) 1. koçlama + Yun.: goçotu) Yaylalarda yetişen kokulu bir çeşit ot (DS. (TBAS. Astragalus subrobustus. MBTS. 208. 1722) Armut (DS. 2. 1722) Yer elması (DS. 2. koca + yemiş) Fundagillerden. koç + otu). koçan. 3-6 m yükseklikte. koca + tepen) Sulu. 171. Bulg. 180) koçlama mantarı: (< T. ayrıca Türkçe koç kelimesinden türemiş olabileceği de ileri sürülmüştür. manitari + T. TBAS. ST AT. 180) . MBTS. 2893) koçan: (< Muhtemelen Slav dillerinden alınmıştır: Rus. koç + Yun. VIII. (And. kışın yapraklarını dökmeyen bir ağaççık ve bu ağacın 1-2 cm çapında. 4510. VIII. bazıları da zehirlidir (TBAS. koca + baş) 1. 2891) koca buğday: (< T. çiçekleri beyaz veya pembe. Lahana. Arbutus uneda. Bazı türler yenilebilir. VIII. 2. Ağz. 180) koç otu: (< T.

VIII. kokar + Far. VIII. (TS.443 koçtaşağı: (< T. XII. pis kokulu. 1723”) Bodur ağaç (DS. 2904) kokar ağaç: (< T. 2904) kokar: (< T. (DS. 249) Hasır otu. kokar + kanak) Kötü kokulu bir çeşit ot (kokarzade). 181. 2904) kokarcık: (< T. XII. 1723”) Dağlarda yetişen. (Duran. 4563) . 2. “Türkçede isimden isim yapan +l eki yoktur. kokar) Domates (DS. 1339. gāwşīr ‘çakşır’) Yaprakları çaşır yaprağına benzeyen bitkinin hoş olmayan bir kokusu vardır. VIII. çiçekleri küçük ve sarımtırak. MBTS. TBAS. en çok Peru’da yetişen bir bitki. 2. Scrophularia myriophylla. ağacı. VIII. Ailantthus. 2. yapraklarından kokain çıkarılan. koç + taşağı) bk. 180) kofa: (< kökünü bilmiyoruz. kokarcık) Arpacık soğanı. dallarından ok ve yay yapılan bir çeşit ağaç. DS. Erytrroxylon. DS. 20 m kadar yükselebilen. 2904) kokar çaşır: (< T. ilkbaharda sarı çiçek açan ve harman süpürgesi yapılan bir çeşit bitki (DS. kofurgalık “< ET. 1339. Bu özelliğinden dolayı “kokar çaşır” denilmiştir. kiliz (TS. 223-229) kokarganak: (< T. “< koğuş ‘kökü bulunamamıştır’. kamış. 1723”) Dağ yamaçlarında yetişen. VIII. MBTS. Eren. kokar + ağaç) Uzak doğuda yetişen. küçük soğan (DS. 1338) koful: (< kof+u+l. 4563) kofurgalık: (< T. büyük bir ağaç. kof ‘içi boş’. 2. zeytine benzer meyvesi kırmızı renkte olan. koçkuyruğu (TBAS. 2. kayın ağacı (DS. coca “Peru dilinden”) ki çeneklilerden. 2. 2900) koğuş ağacı: (< ? koğuş + T. 2903) koka: (< sp. zehirli. kışın yapraklarını döken. MBTS. VIII. (TS. saz.

2905) kokone buğday: (< Yun. kerasi) bk. XII. 2. 2. cevz) Kabuklu ceviz (DS. Anthoxanthum odoratum. 2608) kokulu çayır otu: (< T. 2. VIII. 181) kola: (< Fr. VIII. 249) Mısır (TS. kokulu + ? yonca) bk. 2906) kokoroz: (< Balkan ve Avrupa dillerinde yaygın olarak geçen bu sözün kökenini bilmiyoruz. 1725”) Çok tane veren bir çeşit buğday (DS. VIII. kokulu + ? çayır + T. cola “Sudan dilinden”) Kolagillerden. kokarganak (DS. kabuk + Ar. VIII. kokona + T. çayırlarda yetişen. (TS. VIII. kokulu + ? yarpuz) Nane (DS. Eren. 1340) kokoz: (< kökenini bilmiyoruz. otu) Buğdaygillerden. Eren. hayvanlar için iyi bir yem olan ıtırlı bitki. IV. 2906) kokulu yonca: (< T. çekirdekleri kahveden daha . kokar + ot) 1. kokar ot –1 (DS. 4563) kokaz: (< ? ) Yaban pırasası (DS. 249) bk. “< Yun. 2905) kokarzade: (< T. Kereviz (DS. kokar + otu) bk. 2905) kokceviz: (< T. koku + ağacı) Öd ağacı (TaS. kokar + Far. buğday. 181) koku ağacı: (< T. Afrika’nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan. kokulu + Yun. 2905) kokar otu: (< T. VIII. zāde) bk. 12 m kadar boylanabilen. 2. 1341) kokulu narpis: (< T. MBTS. 2. 1340) kokulu kiraz: (< T. kokona. Kokulu bir yaban otu.444 kokar ot: (< T. eşek yoncası (TBAS. ahlat (TBAS. idris ağacı (TS.

DS. 376) kolagiller: (< Fr. komşu + gezen) Evde küçük alanlarda yetişen ve her tarafa kol atarak uzayan bir süs bitkisi (DS.445 uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki. VIII. TBAS. 2. BTS. Ağz. Cola acuminata. 2912) kolza: (< Fr. 2926) . (BTS. cola + T. bir çeşit sarımsak (DS. 376) kola ağacı: (< Fr. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. VIII. VIII. DS. (TS. genç evrede saplı. kolon + T. MBTS. (TS. 182. 342) komar: (< kökü bulunamamıştır.: kormen) Yaban pırasası. ağacı) bk. 2193. “< Fr. 1348. Comatula. VIII. 2. 2914) korman: (< ? ). Hododendron ponticum. 1342) kolak: (< ? ) Ekşi ve iri bir çeşit kış elması (DS. Comatula) Deniz lâleleri sınıfından. büyük ve küçük kola ağaçları gibi birçok türü içine alan bir bitki familyası (TS. 1348) komallug: (< ? ) Bir ağaç nevi (K AT. 1342. MBTS. 2. Ağz. (And. iri ve mor çiçekleri olan zehirli bir ağaççık. (TS. Brassica napus. VI.: guluncak) Kadınparmağı denilen ot (DS. ergin hâlde serbest hareketli türleri olan bir derisi dikenli cinsi. yağlı tohumlu mevsimlik bitki. 2. cola + T. -cuk. 177. VIII. 2911) koluncuk: (< Fr. VIII. kola (BTS. colza) Turpgillerden. 1734) Kuzey Anadolu dağlarında yetişen. colonne. 379) komşugezen: (< T. 1731”). (And. kışın yapraklarını dökmeyen. 2913) komatula: (< Lat. (kola ağacı). 3-5 m boyunda. 2907) koloz: (< ? ) Bir çeşit sarı buğday (DS. 2. 2.

2672. 2602) kovancık: (< ? koğan + T. 2. -cık. MBTS. govuk. “< kovan ‘kökü belli değildir’. 1367. Eren. DS. Farsça talx üzerinde duruyor. XII. Orta Türkçede koruğa talka. 1755”) bk. 182) kova: (< ET. yabancı bir dilden alındığı açıktır. VIII. 4563. hasır otu (TS. (And. Nişanyan. 2. DS. TBAS. VIII. XII. Clauson’a göre. 2901. Clauson. koringön. II. körigen) Yabanî yonca. 2938. 185) koşkoz: (< ? ) 30-80 cm yükseklikte. karuk) Henüz olgunlaşmamış ekşi üzüm (TS. IV. Centaurea glastifolia. 253). DS. 183) kovan otu: (< ? koğan + T. kıran. VIII. DS. Ağz. tirfil (TS. 1365) koruk: (< Scherner’e göre Farsçadan alınmıştır (< Far.: korangal. DS. (TBAS. TaS. VI. 2. 1370. 182. 1366. DS. VIII. gōra). Eren. 2924. Ammi visnaga (Umbelliferae). kōt’an. nār) Bir ağaç cinsi (K AT. VIII. kökünde yumrular bulunan. 2. 2094. 2934) kotankıran: (< Erm.: goruħ. parlak pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. kornkan. DS. kor + Far. lezzetli bir tür turşuluk hıyar (TS. Ağz. VIII. kōt’an + T. DS. 247). 2933) koşni: (< ? ) Diş hilali otu. otu) Oğul otu (TS. 1750). (And. 1754”) 100 cm kadar yükselebilen. Bu ad “olmamış yemiş” olarak da kullanılır. Lathyrus tuberosus. 1371) . DS. cornichon) Kabuğunun üzeri pürtüklü.446 kornar: (< T. < kökü belli değildir. 2. 602) korunga: (< Erm. 2. 4567. MBTS. 2925. kov a < ? kovı içi boş kof. 2106. goruk. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. 2. (DS. ETA. MBTS. “< Erm. (And. tarka adı verilir. Ancak Farsça gōra’nın Türkçe koruk biçimini ses bakımından karşılamadığı açıktır. 2. çok yıllık.: goğa. 253. Ağz. 343) kornişon: (< Fr. sarı kokulu (TBAS. koğa) Bataklıklarda yetişen bir çeşit saz. VI. (TBAS.

koyun + ekmeği) 15-75 cm yükseklikte. koyun + Yun. koyungözü – I. 2944) koyun otu: (< T.A. koyun + otu) 20-120 cm yükseklikte. 2111. TaS. 183. MBTS. koyun + Ar. 183) koyun yumağı: (< T. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. yumak otu (TBAS. MBTS. çok yıllık. (And. sarı kantaron (DS. DS. Ağz. koyun + çiçeği) bk. DS. (DS. 2944. 2943. koyun + gözü) ri ve yassı taneli bir çeşit kara üzüm (DS. koyun + kıran) lâç yapmakta kullanılan bir çeşit bitki. VIII. . gawz ‘Arapça yoluyla Türkçeye ceviz olarak da geçmiştir’. 1757”) bk. 2944) koyun mantarı: (< T. Matricaria parthenium. Malabaila secacul. 183) koyun çiçeği: (< T. parçalı yapraklı. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. TBAS. 2943) koyunekmeği: (< T. Eren. tüylü. 183) koz: (< Far. koyun mantarı (TS. domuz baklası (TBAS. 144. 255. 2. Nişanyan. 183) koyundibi: (< T. 183) koyungöbeği: (< T. koyun + göbeği) Bir çeşit mantar. VIII. (TS. beyaz ve iri bir papatya türü. “< ET. çok yıllık. III. çok yıllık. 2686) koyungözü (II): (< T. (TBAS. koy/koyn (viii). TBAS. 2. VIII. 1758) Ceviz (TS. 247. kalın köklü. -sı. koyun + yumağı) bk. 1373) koyungözü (I): (< T. koyun + dibi) Bir çeşit ot (DS. 2944) koyunkıran: (< T. Agrimonia eupatoria. VIII.. -ı) Bir çeşit mantar (DS. 2. rizomlu. VIII. rozet yapraklı.447 koyun baklası: (< T. VI. Erz. 1373) . IV. bā ilā + T. 2.: goyungözü) Birleşikgillerden. VIII. koyun + gözü). (TBAS. 1373. 2. manitari + T.

rizomlu. TBAS. 1952. çamgilleri içine alan bir bitki takımı. Pancar. kozak + T. tepsi koni biçiminde ve odunsu dokulu meyvesi (TS. VIII. servigilleri. çabuk çürümeyen. Salep kökü (DS. 2950) köhnü: (< ? ) Bir üzüm türü (EYAD. üzümü. DS. (And. 2. 2. VIII. yemişleri kozalak biçiminde. 1374. MBTS. gövdesi sert dikenli. 1376. kozak + T. 1376) . 2. II. 51. 2113) kozalaklılar: (< Far. çekirdekli. (TS. porsukgilleri. altın kökü gibi birçok cinsleri ve bunlara bağlı dört bin kadar türü içine alan bir familya (TS. “< Far. kömür) Karadut (DS. VI. kınakına. çalı görünüşünde. kök + boyası) Kök boyasıgillerden. iri taneli. 2946) köçet elması: (< ? köçet + T. 2. 2945) kozalak: (< Far. soluk sarı çiçekli. Ağz. 1-2 metre uzunluğunda. 2951). ūzek + T. VIII. 235) kök: (< ET. -lak). 1-2 m uzunluğunda. kök boyası. çok yıllık bir bitki. sert ve sulu bir çeşit elma (DS. Flubia tinctorum. VIII. 1759”) Kalın kabuklu. 2947) köğrek: (< T. gökrek) lkbaharda dağlarda biten. yoğurt otu. kök) 1. yaprakları iğnemsi. elması) Sonbaharda yetişen. meyveleri zeytinsi olan ve kahve ağacı. Pancar (ETA. yaprakları karşılıklı. laklılar) Açık tohumlulardan. siyah ya da beyaz bir çeşit üzüm (DS. VIII. VIII. iğne yapraklılar (TS. kök + boyası + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. 2.448 kozak üzümü: (< Far.: gozlak) Kozalaklıların çoğu dibi yuvarlak. 2. 184) kök boyasıgiller: (< T. 2950) köhnar: (< ? ) Susam (DS. 1374) köbür: (< T. ūzek. göbeği kuruyunca dik ve mantar gibi olan bir çeşit bitki (DS. 608) kök boyası: (< T.

1378. 2951) kökelma: (< T. tūt) Kara renkli dut (DS. 387. Nişanyan. (TS. 2951) kök enfiye: (< T. 2. 2957) kömüren: (< T.449 kökçiçeği: (< T. DS. DS. kök + Ar. akçöpleme (TBAS. VIII. kök + elma) ri ve yeşil renkli bir çeşit elma (DS. 257) Çiğ olarak yenilen. VIII. Kurutulmuş kökleri karanfil kokulu olup. 256. 1377. 248”) nce saplı. Nişanyan. XII. 4569) kömür tut: (< T. VIII. 184) kök karanfil: (< T. çok yıllık. ilkbaharda açan kırmızı renkli bir çeşit kır çiçeği.+ -(ü)r. reçineli ve kozalaklı. Eren. 184) köknar: (< Yun. 2. VIII. DS. XII. kömürcü + Ar. “< ET. (TBAS. BTS. anfīya. rengi hafif yeşil olan. gösterişli bir orman ağacı. Ağz. yassı olan.: günar) Çamgillerden. kukunaria < kukunara. köpürgen < köpür. kışın yaprağını dökmeyen. DS. kömür + Far. 1377) köle doyuran: (< T. Tietze. 724”) bk. VIII. 2953) kömürcü şıkığı: (< T. (And. kök + çiçeği) Salep çiçeği (DS. (TS. ince yapraklı. kömür < köm. Eren. Abies. kökten + çiçekli) Çiçekleri kök saptan veya kök yanından süren bitki çeşitlerine denir (TS. Allium rotuntum. şıkık + T. yüksek bölgelerde yetişen. VIII. iğne yaprakları kısa. sarımsağa benzer bir yaban otu. TBAS. 184. VIII. 256). 30-35 m yükseklikte. -ı.+ -gen. koyu renkli bir çeşit üzüm (DS. köle + doyuran) ri ve yuvarlak taneli. 3026) kökten çiçekli: (< T. 4511. Eren. 2957) . “< Ar. 124. 247. anfīya. bir çeşit gelincik (DS. Orthurus heterocarpus. kök + Far. aranfül) 15-45 cm yükseklikte. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. çaya koku vermek için kullanılır. 2. 2967.

2. -ı) Bir çeşit zehirli mantar (DS. 1876”) Gelincik (DS. VIII. köpek + lolosu. köpek + otu) bk. 2958) köner: (< ? ) Çamfıstığı ağacı ve meyvesi (DS. 1763”) Ballı babagillerden. 2960) köpekdili: (< T. köpek + Far. 2958) köndar: (< ? ) Kayalıklarda biten güzel kokulu bir ot (DS. köpek + Ar. VIII. VIII. 2. 227) köpek elması: (< T. köpek + elması) bk. MBTS. 185) köpekgülü: (< T. VIII. (TS.450 kömüşciciği: (< Far. 2959) köpekayası: (< T. VIII. (DS. 1379) köpekcevizi: (< T. VIII. VIII. MBTS. 2960) köpeklolosı: (< T. -ü) Yaban gülü (DS. VIII. itüzümü.gul + T. adamotu (TBAS. 2960) köpekmemesi: (< T. köpek ‘kelimenin köpeğin çıkardığı sesten geldiği ileri sürülmektedir’. çiçekleri sap çevresinde demet durumunda toplanmış. köpek + dili) bk. manitari + T. “< lolo ‘ses taklidi’. boz ot (TBAS. Solanum nigrum. -i) Tohumu baş ağrısı için koklanan bir çeşit bitki (DS. ıtırlı birçok türü olan bir bitki. köpek + Yun. 2959) könik: (< ? ) Hindiba (DS. köpek + memesi) Kimi ilâçların yapılmasında kullanılan patlıcangillerden bir bitki. -i) Uzun taneli bir çeşit kara üzüm (DS. cevz + T. pisiktetiği (TBAS. 185) . köpek + ayası. 2. gāvmį ş + ? cicik “meme” + T. VIII. “< Eski Kıpçakça. Marrubium vulgare. 2960) köpek otu: (< T. 2960) köpekmantarı: (< T.

DS. 248”) bk. VIII. buğdayı) bk. VIII. 185) körtiken: (< Far. (TS. ekşimsi. köpek + sarımsağı) bk. 248”) Sonbaharda yetişen kırmızı renkli. gayet sık. VIII. “< ET. VIII. 2968) köse: (< Far. MBTS. 2971) köse buğdayı: (< Far. köpek + soğanı) Yaban sarımsağı (TS. 2960) köpek soğanı: (< T. adamotu (TBAS. 1767) bk. köse tahılı). köse buğday (DS. kūse. 185) körek: (< ? ) Baldıran otu (DS. 2. 1380) köpektaşağı: (< T. 1380) köpük elması: (< T. 185) köpek üzümü: (< T. 2972) . köpek + taşağı) bk. köpürecek) Sabun gibi suda köpüren bir çeşit ot (DS. 2. Halil) Çok tatlı. buğday) Başağı kılçıksız bit çeşit buğday (köse. VIII. dayanıklı bir çeşit elma (DS. sabun otu (TBAS. Nişanyan. köpürgen. köse buğdayı. TBAS. Nişanyan. 2. yuvarlak taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS. köpük + elması. Clauson. 687. VIII. köse buğday (DS. 1385. 2961) köpürcek: (< T. köpek + üzümü) t üzümü (TS. kūse + öz. 2963. bozumsu yeşil renkte ve çalı gibi dikenli bir çeşit bitki (DS. “< ET. köpük < köpük < köp-. diken) Kaba yapılı. VIII. kūse + T. 2. is. VIII. kömüren (DS.451 köpek sarımsağı: (< T. VIII. 2971) köse buğday: (< Far. 2971) kösehalil: (< Far. gūr + T. 2962) köpürgen: (< T. köpürmek < köpmek. kūse + T.

VIII. köse buğday (DS. 144) köy mantarı: (< Far. kūy + Yun. 186) kralkandili: (< Sırp. ekinler arasında görülen ve ürüne zarar veren. otu) bk. yün boyamaya yarayan bir çeşit sarı yosun (DS. 104) köy otu: (< Far. kūy + T. VIII. sık dikenli ve pembe çiçekli bir bitkidir. 186) kösüm: (< ? ) Siyah kayaların üstünde biten. (TBAS. VIII. kubatça) Papatya (DS. taneleri birbirinin üstüne sıkışmış. evlek mantarı (TBAS. 2972) kösesefer: (< Far. küsgüç) Tarlalarda kendiliğinden yetişen. -ı) bk. Sefer) Dolmalık bir çeşit kabak (DS. kūy + T. daħl + T. 2983) köygöçüren: (< Far. 2988) . kuşekmeği (TBAS. VIII. 2972) köse tahılı: (< Far. 4331) kubar: (< ? ) Meşe ağacı (DS. Cirsium arvense. AA. DS.452 kösemen: (< Far. yün otu (DS. is. çok yıllık. VIII. VIII. domuzağırşağı (TBAS. Ağz. XI. VIII. -ı) bk. 2971) kösgüç: (< T. 2983. 2978) köyağı: (< Far. VIII. otu) Kuraklık nedeniyle büyüyemeyen ot (DS.: koygoçüren) 20-100 cm kadar yükselebilen. köygöçüren (TBAS. köpeği) bk. toprak altındaki güzel kokulu yumru kökü yenilebilen bir çeşit bitki (DS. göçüren). 2987) kubatça: (< T. 2972) köstüköpeği: (< ? köstü + T. kūy + T. kūse + Ar. (And. kral + Lat. ağı) Yuvarlak. candela + T. kūse + öz. kūse + -men) bk. -i) bk. sulu ve tatlı bir çeşit pekmezlik üzüm (DS. otsu. 186. VIII. manitari + T. 186) köse otu: (< Far. kūse + T.

2992) kukuruz: (< kokoroz ?) Mısır buğdayı (DS. “< ET. kulak + Yun. 187) kukuk: (< guguk “ses taklidi”) Mor renkli bir çeşit kır çiçeği (DS. 2991) kuduz otu: (< T. 2. 187) kulak otu: (< T. ulle + T. 187) kulecik: (< Ar. VIII. 1784”) Kırda yetişen bir çeşit mantar (DS. önce yeşil ve sonra parlak sarı veya turuncu renkli meyvesi olan.453 kud fasulye: (< ? kud + Yun. 2995) kulumcak: (< ? kulum + T. Nişanyan. iğ biçiminde. 1397) kukas otu: (< ? kukas + T. sarı çiçekli. deli otu (TS. VIII. 2997) . ulle. yemeği yapılan bir çeşit ilkbahar bitkisi (DS. VIII. VIII. VIII. 2993) kulak: (< T. tırmanıcı ve bir yıllık otsu bir bitki. 252”) bk. camuskulağı (TBAS. 2995) kulfal: (< ? ). kulak < ET. TBAS. manitari + T. udret + Far. parçalı yapraklı. 2. 187) kuduluk: (< T. kulak + otu) bk. VIII. (And. “< Ar. 4571) kulak mantarı: (< T.: kulfar) Mor zambak (DS. kuduz + otu. nār + T. VIII. Eren. fasulia) Kılçıksız fasulye (DS. MBTS. kutuz. süs bitkisi olarak yetiştirilen. otu) bk. Ağz. -ı) bk. kuduruk ?) Sazlıkta biten iki metre yükseklikte otlar (DS. boz ot (TBAS. -ı) 10-15 cm uzunlukta. kayın mantarı (TBAS. XII. Momordica charantia. (TS. -cak) Yenilen bir çeşit yaban bitkisi (DS. 2990) kudoru: (< ? ) Fasulye (DS. VIII. 2. 264) Çamlıklarda biten. 2990) kudret narı: (< Ar. kulgak. 1396. –cik. üzeri pürtüklü.

kum + eriği) Yaban eriği (DS. çūdār + T. ince gövdeli. otu. VIII. krumpí r. 2999) kum otu: (< T. -ı) Kumluk sahillerde yetişen. Pancratium maritimum.454 kulunc otu: (< Ar. 265”) bk. 187) kumara: (< ? ) Dağ çileğine benzer meyveleri olan bir bitki (DS. VIII. 1405) kumpir: (< Blg. üzümü) Çavuş üzümü (DS. Eren. otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir. ūlenc. emrūd + T. çok yıllık. cı + otu. 2. 187) kunar: (< ? ) bk. kısamahmut otu (TBAS. kum + darı) Tanelerinin uçları sivri ve küçük mısır (DS. ūlenc + T. uzun ve yumuşak sarmaşık ağaççığı (DS. kum + Ar. -u) Sarı renkli bir yaz armudu (DS. VIII. (TBAS. 2195) kumpir üzümü: (< Blg. zanbak + T. 252”) Havlican (TaS. VIII. 2729) kumacı otu: (< ? kuma+T. 2999) kum eriği: (< T. 2999) kumarmudu: (< T. krumpí r + T. 187) . kum + otu) Uyuz otu (TS. VIII. zanba ~ OFar. “< Ar. VI. kum + Far. 2999) kum çavdarı: (< T. kum + Far. Eren. VIII. “< ? kuma. soğanlı. 3000) kum zambağı: (< T. -ı) Deniz kenarındaki kumluklarda yetişir. (TBAS. karaçalı (TBAS. Nişanyan. IV. 2999) kumdarı: (< T. Leymus racemosus. süs bitkisi olarak kullanılan. 187) kumda: (< ? ) Sulak yerlerde yetişen. 266) Patates (DS.

küçük. -i + -giller) Bir çeneklilerden. çok yıllık ve otsu bir süs bitkisi. zehir + T. 2196. kısa ve yuvarlak taneli bir çeşit buğday (DS. gunduru. ureyş ‘kabile adı’. tatlı sularda yaşayan. VIII. 1409) kurbağa zehiri: (< T. akçöpleme (TBAS. kurbağa zehri ve benzeri su bitkilerini içine alan bir familya (TS. 1790) Beyaz. 2. 2. 2. 646”) Küçük beyaz taneli bir çeşit üzüm (DS. 635. 2. sarı buğday (DS. 2. Nişanyan.: gurmut) 1. -i) Kurbağa zehirigillerden. 3005) kurbağa otu: (< T. VIII. 187) kunduz buğday: (< T. (And. yürek biçimi yapraklı.455 kunduru: (< ? ). Nişanyan. DS. yuvarlak taneli bir çeşit üzüm (DS. 1794) Geç olgunlaşan. “< ET. 188) kurbağa zehirigiller: (< T. kurbaka < baka ‘kurbağa. çekirdekli meyveleri olan bir yaban ağacı (DS. 3001) kunduz ağu: (< T. kund. kurbağa + Far. kunduz. 1409) Kureyş: (< öz. MBTS. VI. Clauson. TBAS. Clauson. (TS. sık taneli bir çeşit üzüm (DS. MBTS. kunduz + buğday) Kalın. Yaban armudu. kurbağa + gözü. 254. 253”) bk. Ağz. AVA. Bufonia. (TS. Kırmızı. zehir + T. is. 2. kaplumbağa’. Ağz. < kurbaka < kur + baka. 3003) kurbağa gözü: (< T. kurbağa + Far. 3001) kunt: (< Far. “< ET. 3007) kurmut: (< ? ). bütünü veya bir kesimi su içinde yaşayan.: gundulu. VIII. VIII. Hydrocharis. kunduz + ağu. VIII. VIII. beyaz çiçekli. gunduri. kurbağa + otu) Düğün çiçeğigillerden bir bitki. gundürü) Başağı dört sıralı bir çeşit sert. 1409. 327) . (And. 3008.

(TBAS. 1414) kurtboğan: (< T. (TBAS. Ballıbabagillerden. Oncocyclus. 188) kurt baklası: (< T. dalsız gövdeli ve tek çiçekli. Kuzey ve Orta Anadolu bölgelerinde orman açıklıklarında yetişir. MBTS. 1414. Ağz. geniş yapraklı. VIII. kurt + boğan) 50-100 cm yükseklikte. meşecik. (And. çit yapmakta kullanılan bir süs bitkisi. 1415) . tırmanıcı sarı çiçekleri olan. morumsu veya koyu mavi çiçekli bir bitki. korogşin. kokulu ve salkım durumunda olan. göl ve akarsu kıyıları gibi nemli yerlerde yetişen bir bitki. 254”) bk.456 kurşun otu: (< T. “< ET. -ı) 3 m kadar bir boya erişebilen. 188) kurtbağrı: (< T. 1414) kurtbağı: (< T. (TS. Nişanyan. diş otu (TS. yaprakları mızrağa benzer. -sı) Acı bakla (TS. 2. Lycopodium clavatum. kurşun + otu. 2. 188) kurt böğürtleni: (< T. kurtluca) 1. küçük yapraklarla örtülü. su sarımsağı. rizomlu. Aconitum napellus. behār + T. Loğusa otu. 236) kurtluca: (< T. kurt + böğürtleni) bk. 648.: gurtgulağı) Kulak biçiminde meyveleri olan. EYAD. II. ince bir sap görünüşünde olan bir bitki. 2. Gülensoy. 2. 188. çiçekleri beyaz. “kurşun < ET. Ligustrum vulgare. 1797”) Damarlı çiçeksizlerden. yenilen bir bitki. Clauson. sırımağu (TBAS. bā ilā + T. (TS. 188) kurtkulağı: (< T. kurt + Far. yer meşesi. zeravent (TS. 3010. VI. TBAS. DS. kalın köklü. 2. 2. 1413) kurtayağı: (< T. otsu. 2201. 586. çalı görünüşünde ve beyaz çiçekli bir ağaççıktır. yer palamudu. kurt + kulağı). kurt + bağı) bk. kokusu sarımsağı andıran. kurt + bağ(ı)rı) Zeytingillerden. kurt + ayağı. güzelavrat otu (TBAS. 1414) kurtbaharı: (< T. (TS. 2. çok yıllık. DS. 2. kurt/kurd. kurt + Ar.

3012) kuruşakşak: (< T. kurt + Far. VIII. manitari + T. pembe çiçekleri salkım biçiminde.457 kurt mantarı: (< T. Lycoperdon. kurudan) Patlıcana benzer bir ot (TaS. 2. 1414) kurudan: (< T. 2. küçük yapraklarla örtülü ince bir sap görünüşünde olan bitki.: kurulkan) Kalkan dikeni de denilen uzun saplı. 1799”). (TS. 1416. 51. 189) kurttırnağı: (< T. kuru + şak + şak “ses taklidi”) bk. 253) kurugan: (< T. yemeği yapılan bir bitki (DS. IV. kurtpençesi (TS. kökü kabız ve kan dindirici olarak kullanılan. Ağz. (And. ak yıldız (TBAS. 1415. (And. kuru + takırdak) Ceviz (kuruşakşak). kurt + soğanı) bk. (DS. yuvarlak biçimli. 3011) kurulgan: (< T. otsu bir bitki. 20-50 cm yükseklikte. 2. Polygonum bistorta. (And. 2. kurutma). 3012) kurutakırdak: (< T. VIII. kurutakırdak (DS. 189) kurtpençesi: (< T. kurulgan).Y. kuru . küçük kırmızı çiçekler açan dikenli bir bitki (DS.: guru fasille) Fasulye bitkisinin beyaz tohumu (TS. -ı) Tazeyken yenebilen. -si) Kara buğdaygillerden. kuru + Yun. 1415) kurt yatağı: (< T. 189) kurt soğanı: (< T. (TS. kurt + Yun. Ağz. 2. sap ve kökünde bol tanen bulunan. VIII. kurt + otu) bk. 2747) kuru fasulye: (< T. TBAS. kurugan) Ekin içlerinde biten. kurtboğan (TBAS.A. kurt + tırnağı) bk. fasulia. 2. olgunlaştığında basılınca sporlar saçan. (TS. 1415) kurt otu: (< T. bazitli bir mantar. 3013) kurutma: (< T. Lycopodium clavatum. Ka. VIII. kurt + yatağı) Damarlı çiçeksizlerden. beyaz renkli. pençe + T. “kuru < ET. MBTS.: gurutma) Bir üzüm türü (EYAD.. Ağz. çok yıllık. 236) .

otçul . 3015) kuş çubuğu: (< T. 2202. DS. VIII. guşgurnu) Gülgiller familyasından.: gışburnu. çalı şeklinde bir yaban gülü ağacı ve meyvesi. eskiden hekimlikte kullanılmış olan.458 kuskusa: (< ? ) Siklamen çiçeği. kuş + ekmeği) Turpgillerden. 3015) kuşçırlığı: (< T. kuş + ağ(ı)zı) Aslanağzı çiçeği (DS. tavşan elması (TBAS. kuş + budak) Keresteye elverişli. kuş + çubuğu) bk. BTS. beyaz ya da pembe çiçekli. Rosa canina. kabalak (TBAS. 1422) kuşekmeği: (< T.Y.. 3014) kuş alıcı: (< T. VIII. kuş + Far. VIII. dikenli. 190) kuşayağı: (< T. ālūçe + T. Ağz. guşburnu. kuş + böbreği) Mor renkli. Ka. 3014) kuşburnu: (< T. VIII. gevrek bir çeşit üzüm (DS. 398. VI. uzun koyu yeşil yapraklı çok sert bir ağaç (DS. 3014) kusut: (< ? ) bk. (TS. 2. 2. iri taneli. VIII. kuş + ayağı) Böreğe konulan bir çeşit ot (DS. VIII. guşbunnu. 148) kuşağzı: (< T. bir yıllık. VI. Cyclamen Primulaceae. kuş + çırlığı < ? çırnağı) Yenilir bir cins mantar (DS. katırtırnağı (TBAS. 190) kuşdili: (< T. 2062. kuş + bur(u)nu). beyaz veya mor çiçekli. 3014) kuşbudak: (< T. ülkemizde yaygın olarak bulunan. 1422.A. kuş + dili) Bir tür dişbudak (TS. çorak yerlerde yetişen. (DS. 276) kuşça: (< T. VIII. -ı) bk. 201. (And. boyar madde elde edilen. DS. yapraklarını döken. kuşça) Küçük hıyar (DS. 3014) kuş böyreği: (< T.

(And. VIII. -sı) bk. -i) Yaban bezelyesi (DS. uzun saplı. 3015. toprak altı kök saplarından çıkan taze sürgünleri yenen bir bitki. VIII. kuş + Yun. VIII.459 bitki. DS. kaplamacılıkta kullanılan yabani ağaç. kerasi + T. beyaz veya pembe çiçekli otsu bir bitkidir. kuş + Erm. 3016) kuşmak: (< ? ) bk. Zambakgillerden. DS. DS. yaprak açmadan önce beyaz çiçek veren. DS. 2. TaS. (ılgıncar. 2. Asparagus officinalis. Ağz. Capsella bursa-pastoris.. 2. yemeği yapılan bir ot (DS. 2753) kuş elması: (< T. 4574. -si) bk. 1422. kuşkuş otu (TBAS. XII. 3015. 3015) kuşgözü (I): (< T. 191) . Trifolium ambiguum. 191) kuş mancası: (< T. Aynı familyadan. kuş otu (TBAS. 190) kuşfesleği: (< T. III. 191. 2202. uç dalları yapraksı görünüşte. Erz. kuş + elması) 10-35 cm yükseklikte. (TBAS. saksılarda yetiştirilen. 3015) kuşgözü (II): (< T.A. VIII. VIII. Cerasus padus. meyvesinden reçel ve likör yapılan. 190. VIII. Asparagus plumosus. çok yıllık. (TBAS. 1422) kuşkuş otu: (< T. kuşkuş otu (DS. VI. (TS. 149. kuş + Yun. kuş + kuş + otu) 50 cm kadar yükselebilen. 3015) kuşkerdimesi: (< T. 1422. Thlaspi. TBAS. (TS. ince ve küçük yapraklı bir süs bitkisi. VIII. DS. beyaz veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. gelinfeneri). -ı). 3015) kuşkonmaz: (< T.: guşkirazı) Gülgillerden. IV. kardamo + T. rozet yapraklı. banjar + T. kuş + gözü) Kuş üzümü (DS. (TS. 190) kuş kirazı: (< T. kuş + konmaz) 1. TBAS. bir veya iki yıllık. kuş + Yun. vasilikon + T. kuş + gözü) lkbaharda çıkan. . 2.

3017) kuşübüğü: (< T.460 kuşnarı: (< T. 3017) kuş üzümü: (< T. 191. kuş + yemişi) bk. Stellaria media. VIII. 2. otsu ve basit yapraklı bir bitki. emrūd + T. 191) kuş yemişi: (< T. küçük yapraklı. VIII. 2. (TBAS. sarı renkli bir çeşit armut (DS. kuyu + Ar. TBAS. 192) kuşyüreği: (< T. durgun sularda yetişen. 1424) kuşyemi: (< T. 192) kuşyürek: (< T. nār + T. fundu + T. DS. kuşlak) Böreğe konan bir çeşit ot (DS. (TS. 2. koyguç < koy-) nce saplı. 1428) kuzgun armudu: (< T. 3021) . TBAS. kuş + yüreği) Bir yıllık. çok ufak taneli çekirdeksiz bir üzüm çeşidi (TS. -ı) Çekirdeksiz tatlı nar (DS. VIII. Phalaris canariensis. kuş + yürek) Tavukların sevdiği açık yeşil yapraklı bir çeşit ot (DS. kuzgun + Far. otsu ve bir yıllık bir bitki. VIII. kuş + üzümü) Siyah. 3017) kuyguç: (< T. kuş + ibiği) Aslanağzı çiçeği (DS. baharda çıkan beyaz çiçekli bir kır otu (DS. yumurta biçiminde. -ı) Yeşilken toprağa gömülerek ayrı bir çeşni verilen fındık (TS. VIII. duvar dipleri ve bahçelerde yetişen. beyaz çiçekli. 3016) kuş otu: (< T. bir yıllık ve otsu bir bitki. Theligonum cynocrambe. 2. kuş + Far. alıç (TBAS. kuş + otu) Yol kenarları. 1423. 20-80 cm yükseklikte. (TS. kuş + yemi) Buğdaygillerden. 3019) kuyu fındığı: (< T. VIII. 3017) kuşulak: (< T. 1424. VIII. -u) Sert.

kuzu + dili) Bir cins bitki (DS. VIII. MBTS. kurtkulağı (DS. yuvarlak bir çeşit üzüm (DS. VIII. kuzu + kıran) bk. DS. VIII. 2. kantaron (TBAS. Gladiolus illyricus. kuzu + Far. 1429) kuzukıran: (< T. kuzu + kemirdi. kuzu + gevreği) bk. glayöl. gişnīz + T. 3022) kuzudili: (< T. kuzu + başı. VIII. kuzu + böbreği) Sert taneli. kemür-. (TS. Türkiye’de dört tür ile temsil edilen. 3022) kuzuböpreği: (< T. “< ET. 3021) kuzla: (< ? ) Kar çiçeği (DS. 192. bütün türleri lezzetli olan. siyah. eşek marulu (TBAS. 401. kuzu + göbeği) Sulak çayırlarda yetişen. BTS. lezzetli bir kestane türü (TS. uzun. özel kokulu ve otsu bir bitkidir. Taban yaprakları . VIII. kazık köklü. 2. 1429. (kuzu mantarı). 2. MBTS. VIII. ensiz ve sivri yapraklı bir süs bitkisi. halk tarafından pazarlanan ve yenen bir mantar çeşidi. küçük. 3022) kuzu gevreği: (< T. -si) Yabani ağaçlardan elde edilen. 1429) kuzgun otu: (< T. 192) kuzu kişnişi: (< T. 3022) kuzukemirdi: (< T. 2. 2. kuzu + Yun.461 kuzgunkılıcı: (< T. “< ET. kozı. kastania + T. Agaricus compestris. Büyük kayaların çatlakları arasında yetişir. 1641”) bk. VIII. kuzgun + otu) Eğrelti otu (DS. -i) Çok yıllık. kurtkulağı (DS. 192) kuzugöbeği: (< T. kuzgun + kılıcı) Süsengillerden. 3022) kuzubaşı: (< T. TBAS. sarı çiçekli. (TS. 1816”) bk. şapkası kalın ve etli. 3022) kuzu kestanesi: (< T.

Hindistan + Ar. (TS. 2. 192. -ı) Bazitli mantarlardan. Ferulago trachycarpa. -i) 1. 1430) küçük Hindistan cevizi: (< T. (yağ şalgamı). Rumex acetosa. kuzu + Yun. 1429. DS. 1430) kuzu otu: (< T. küllük) Eğrelti otu (DS. (TBAS. Brassica rapa. çiçekleri iki evcikli ve kırmızımtırak.462 ilkbaharda Bozkır (Konya) pazarında kişniş adıyla satılır ve salata olarak yenir. 2. kolzaya benzeyen bir bitki. 192) kuzukulağı: (< T. 124) kuzukürkü: (< T. koyun otu (TBAS. (TS. 15-40 cm yükseklikte. Canvolvulus arvensis. küçük + öz. 193) küllük: (< T. (TS. küçük + Far. sulak yerlerde yetişen. TBAS. ki çeneklilerden. çayırlarda. sulak yerlerde yetişen. sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç. 236. koni biçiminde. Bir veya çok yıllık. beyaz sütlü. 103) kuzu mantarı: (< T. ekşi yapraklı bir bitki. Myristica frangrans. VI. is. 2. küllüce + otu) bk. şapkası etli. Bu ağacın baharat olarak da kullanılan ceviz biçimindeki yemişi. 3030) . 2. çok yıllık. (TS. kuzu + sarmaşığı) Boyu 3 m kadar olabilen. kalın. 1431) küçük şalgam: (< T. tırmanıcı. (TS. 193) kuzu pıtrağı: (< T. tohumlarından ışık araçlarında ve sabun yapımında kullanılan bir yağ çıkarılan. VIII. 2205. çiçekleri kokulu. 2. Boletus edulis. kuzu + pıtrağı) bk. 193) kuzu sarmaşığı: (< T. manitari + T. UA. kanarya otu (TBAS. kuzu + kulağı) Kara buğdaygillerden. cevz + T. otsu ve sarı çiçekli türler (TBAS. kuzu + kürkü) bk. yenilir bir mantar. EYAD. çok yıllık ve otsu bir bitki. şal am) Turpgillerden. eşek marulu (TBAS. kuzu + otu) Reseda türlerine verilen genel ad. pürüzlü. 2. 1432) küllüce otu: (< T.

VIII. Nişanyan. DS. 193) kültür bitkileri: (< Fr. Gaz. böğürtlen (TBAS. DS. 334. güzel bir cins değildir (Gaz. 469. yakı otu.. kupdüşen) Kaz yumurtası büyüklüğünde tatlı bir çeşit kış armudu (DS. (And. kināfe–künāfe. 198. 3041) kür: (< ? ) bk. KBAYA.: gupdüşen. 1438. MBTS. 224. Ağz. 4577. 1439) küpeli: (< T. 85. VI. 2152. VIII.A. Bu bitkinin kırmızı. VI. VIII. -i. “< ET. kül + otu) bk. 258”) bk. 2. “< ET. culture + T. 3041) küp evleği: (< T. 3036. yuvarlak bir üzüm ki. küpe. Ağz. küp. küncüt. DS. 1827”) 1. DS. 1439) küpe çiçeğigiller: (< T. MBTS. göl kestanesi gibi bitkileri içine alan bir familya (TS. küp + kıran) Gelincik çiçeği (DS. 194) küpkıran: (< T. avláki + T. dağ nanesi (TBAS. 2. VI. (And. ADYA. AVA. (TS. künci. küp + düşen). 194) . 3031) kül otu: (< T. VIII. (And. güncük.463 küllükara: (< T. küpeli) ki renkli bir çeşit çiçek (DS. küp + Yun. Fuchsia. Ağz.. III. 2225. VIII. 2233. kuncud). küpe + çiçeği. evlek mantarı (TBAS. güpdüşen. 3040) küpe çiçeği: (< T. XII. bitkileri) nsanlarca yetiştirilen bitkilerin bütünü (TS. küpe + çiçeği + -giller) Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden. küllü + kara) Bir çeşit kara üzüm (DS. Küpe çiçeğigillerin örneği olan süs bitkisi. 2. 2. III. 1826). DS. mor veya beyaz renkli çiçeği. 2. 3003. 2.: külefi) Pembe renkli. küpe çiçeği. pembe. kürcü) Susam (TS.A. 119) künefi: (< Ar. 1436) küncü: (< Far.: göncü. 2197. UA. 2. güncü. 470) küpdüşen: (< T.

VIII. (küseğen. 3046) kürüç: (< ? ) Bir çeşit sert ağaç (DS. XII. 1442) küsküt: (< Fr. 3051) küstüm: (< T. Gülensoy. baklagiller ve bazı meyve ağaçlarına sarılarak onları sömüren. küseğen. 1830) Sütleğengillerden. otu) bk. DS. 3051) küstüm otu: (< T. 1441) kürmez: (< ? ) bk. klorofilsiz bir asalak bitki. VIII. VIII. küstüm) Eflatun renkli bir çeşit boru çiçeği (DS. 2. dokunulduğunda yaprakları pörsüyen bir bitki. 1443. 2. 3051) küşne: (< Ar. diş otu (TBAS. VIII. IV. 2980. 194) kürkas: (< Lat. cuscute) Çit sarmaşığıgillerden. TaS. curcas. MBTS. VIII. kuşnā. kürt. böğürtlen (TBAS. siyah üzüm gibi meyveleri olan sağlam kerestelik bir ağaç (DS. cure-dent + T. (TS.464 kürdan otu: (< Fr. DS. (TS. 1442. < OT. 1831) bk. meyve çekirdekleri zehirli bir bitki. 2778) küte: (< ? ) Bir çeşit salatalık. VIII. 2. 276) Kara burçak (TS. 2. II. (şeytansaçı). Eren. (Hint fıstığı). 3047) küseğen: (< T. asma. küstüm). yaban hıyarı (DS. Mimosa pudica. 3053. 194) küre çiçeği: (< Ar. 2. 1442. küstüm + otu) Baklagillerden. küstüm otu (TS. ince uzun ipliksi saplarıyla. kure + T. 4579) . Cuscuta. DS. Jatropha curcas. 606) Dağlık ve kayalık yerlerde yetişen. MBTS. kürt ‘kerestelik bir tür ağaç’. DS. 2. 194) kürt: (< Hak. (TS. VIII. 738. 2. çiçeği) Globularia türlerine verilen genel ad (TBAS. Clauson.

2. 1837. BTS. 277). 194) kütür: (< T. Cistus creticus. MBTS. Nişanyan. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS. VIII. 195.: ledin) Çamgillerden. 1446. 3055) kütük mantarı: (< T. lāden). çok yıllık. 2519) lâdengiller: (< Far. karşılıklı ya da almaşlı dizilişli. (And. TBAS. 2. Eren. dere kıyılarında. Rumex petientia. Gülensoy. 607.: ildan) Lâdengillerden. çiçekleri er dişi.: kötük) Lahana (DS. yaprakları basit. Ağz. lapathon. Nişanyan.465 kütkütü kiraz: (< kütkütü “ses taklidi söz” + Yun. Ağz. bir ya da çok yıllık. lapato = EYun. DS. 50-60 m kadar yükseklikte olan. kütük. VII. 2. Doğu . 3055) küvrüç: (< ? ) Dayanıklı ve uzun boylu bir çeşit ağaç (DS. I. Akdeniz ülkelerinde yetişen tüylü ve genellikle yapışkan yapraklı. sulak çayırlarda kendiliğinden yetişen. (And. VIII. 3056) -Llâbada: (< Yun. loboda. II. 2982. 1446. MBTS. (TS. kukunaria) Siyah çam. < Blg. Yenen bir türdür. 2. (TBAS. kütür) Olmuş karpuz (DS. DS. -ı) Yaşlı ağaç kütükleri üzerinde ve gruplar hâlinde yetişir. otsu ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki. VIII. kerasi) Bir çeşit sert kiraz (DS. 2522) lâden: (< Far. DS. 2. alapata. köknar (DS. Ağz. 197. beyaz veya pembe çiçekli. manitari + T. 408) lâdin: (< kökü belli değildir. kışın yapraklarını dökmeyen. 260. kütük + Yun. ilābada. 1445. lāden + T. (And. Pholiota mutabilis. (And. ülkemizde doğal olarak 5 cins ve 28 türle temsil edilen. ışınsal simetrili. 3054) kütner: (< Yun. 3054) kütük: (< T. VII. VIII. Akdeniz ülkelerinde yetişen. 260). 1834). (TS. 2517. 172. ilibadabi) Karabuğdaygillerden. reçinesi hekimlikte kullanılan bir bitki.: alabada. Ağz. -giller) ki çeneklilerden. VIII.

kelem. yaprakları uzun saplı ve alt kısmı beyazımtırak . Picea orientalis. lāle) Zambakgillerden. güz ve kış sebzesi olarak yetiştirilen ve birçok türü olan otsu bir bitki. gölgeli ve kayalık yerlerinde yetişen. IX. 63. lahano = EYun. nahma. ZBK A. ana yurdu Güney Amerika olan. AAT. DS. havuca benzer yabanıl bir bitki (DS. AAT.. 370. 42.A. lāle + T. IX. Tulipa Gesneriana. IX. 1849) Taze incir (DS. Nişanyan. 1451) lamsan: (< ? ) Ekin tarlalarında kendiliğinden yetişen ve sığırlara yedirilen. çiçeği) Kuzeydoğu Anadolu dağlarının rutubetli. IX. çok yıllık. II. lapaza + T. 155. 24. 1449. lapa “ses taklidi”) Denizin dibinde yetişen ve beyaz çiçek açan bir bitki (DS. (TS. ST AT. DS. laxano. BTS. lapaza) Yaprakları uzun ve enli bir bitki (DS. (TS. 195. DS. ilahana. KMYA. soğanlı. 3064) lapaza: (< Lat. IX. 345. 2. 1446. 53. 506. OAAD. 4602. nahna) Turpgillerden. 2517. UA. 278). 126. 5. 409. 3061. VII. 2. ETA. 247. 3064) lapa: (< T. XII. 2. Türkiye’de 18 kadar yabani türü yetişen. bir süs bitkisi. IX. 121. 250. 3070. ağacı) Manolyagillerden. çiçekleri kadeh biçiminde. DS. Erz. GD AT. (TS. Brassica oleracea. 123) lâle ağacı: (< Far. 195. Gaz. Eren. kozalağı aşağıya doğru sarkık. 3234. yaprakları uzun ve mızraksı. III. 3062) lap: (< lap “ses taklidi”. MBTS. 2. TBAS. OAAD. nahana. ilana.466 Karadeniz bölgesi dağlarında yetişen. 1451. 96. 310. DS. 187) lâle: (< Far. çam türüne çok yakın bir orman ağacı. . 20. XII. (TS. DS. 269. çiçekleri lâleye benzeyen bir süs ağacı. 210. otsu. K A. 2. < Yun.: ilaane. E A.A. türlü renkte. ADYA. Ağz. III. düz gövdeli. TBAS. kerestesi ve reçinesi çok beğenilen.. (And. ilahna. TAYA. IX. 260. Liriodendron tulipifera. lakhanon. 3065) lapaza çiçeği: (< Lat. 4523) lahana: (< Yun.

2. lazud) Mısır (TS. IX. Akdeniz kökenli bir bitki. 1458.467 tüylü. (And. eflatun veya pembe renkte. çiçeği) Ballıbabagillerden. leblebū + T. KBAYA. (TS. sarı ve kırmızı çiçekli bir süs bitkisi. siyahımsı mor renkli çiçekleri olan. tabanda çalımsı. 2. Bezelye (DS. kalkan biçiminde yuvarlak yapraklı. 3065) lapra: (< ? ) Kara. 1456) lavanta çiçeği: (< t. IX. ölmez çiçek (TBAS. mavi veya mor çiçekleri koku sanayiinde kullanılan. leylah. beyaz. latania “Karaip dilinden”) Bazı türleri evlerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. Latania rubra. 236. Ağz. Eren.: latir. lavantin) Lavanta çiçeğinin bir başka türü (TS. kışın yaprak döken.: leyla. lavanda + T. . 3069) lâzut: (< Dankoff Ermenice lazut ‘corn’ biçimiyle birleştirmiş. latur) 1. 197) leylâk: (< Ar. élastique + T. 1456. bazı türlerinden de dokumalık iplik elde edilen bir tür palmiye. kuvvetli kokulu. 2. Lazca lazudi ve Mingrelce lazeti karşılıklarını da vermiştir. DS. güzel kokulu çiçekleri olan. (TBAS. koni durumunda toplanmış. 1454) lâtanya: (< Fr. 2. 1457) lazotu: (< ? ) bk. Latin + T. is. 3069. 196. 198) leblebi çiçeği: (< Far. 3066) lastik ağacı: (< Fr. Lavandula angustiflia. Tropeoalum. lazot. ağacı) Kauçuk (TS.: lazıt. (TS. 2. Ağz. 412) lavantin: (< t. IX. BTS. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir. çiçeği) Latin çiçeklerinden. sulu ve tatlı bir çeşit üzüm (DS. 2. (And. (TS. seylak) Zeytingillerden. Petasites albus. (And. 2. Ağz. DS. rizomlu. IX. IX. EYAD. 1455) latır: (< ? ). Yonca. 3067) Latin çiçeği: (< öz. 280). lazotu. leylāk). çiçeği) bk. çok yıllık. leyleyh. lâzut (DS.

IX. 198) . la la + T. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. la la ‘leylek’. la la + T. . (devrinti). IX. 212) leylekayağı: (< Ar. DS. yaprağı) bk. leikhen < leikhein. (TBAS. ilifar. Dağda yetişen. olgunlaştıktan sonra banyo süngeri gibi kullanılan bir bitki. 197) leylim otu: (< Ar. leylim + T. X. çok yıllık. 3075) lif kabağı: (< Ar. kabağı) Kabakgiller familyasından. BTS. TBAS. 3075) leylekgagası: (< Ar. Nişanyan. (BTS. 197) leylim yaprağı: (< Ar. Luffa cylindrica. 3078) liken: (< Fr. leylim + T. III. ayağı. 2. (And. AVA. 2521. -sı) bk. lįf + T. Nişanyan. 416) lifor: (< ? ). 266) Bir mantarla bir su yosununun ortak yaşamasıyla ortaya çıkan bitkilerin genel adı (TS. 197) leylingiç: (< ? ) Bir çeşit dut (DS. IX. 335. Menekşe. yalancı ısırgan (TBAS. iğnelik (TBAS. Caltha polypetala. Zambak (DS.: ilfar. Syringa vulgaris. VII. DS. 197. otu) bk. 2. “< Ar. 415. dişi çiçekleri tek. 1462. (TS. saçma büyüklüğündeki meyveleri yenilebilen küçük bir ağaç 2. IX. 3075. Ağz. 1464) lil: (< ? ) Su yosunu (DS.468 küçük bir ağaççık.A. 3. la la + ? gaga + T. meyveleri çok lifli olan. IX. 3075) leylekburnu: (< Ar.. lifar) 1. yalancı ısırgan (TBAS. Erz. DS. lichen ~ EYun. 3079) lilpar: (< ? ) Sulak yerlerde yetişen. bur(u)nu) Uzun yapraklarının uçları kuruduktan sonra kıvrılarak leylek gagasına benzeyen yabanıl bir ot (DS. 265”) Kuruyunca incecik sapları kendi üzerinde kıvrılan saatçiçeği bitkisi (DS. 3598. IX.

BTS. 477. Ağz. 3081) lobelya: (< Lat.: libye. 12. Gaz.: iliman. 417. Lippia citriodora. 3081) livon: (< ? ) Mezarlık otu (DS. beyaz çiçekli bir ağaç. IX.A. līmūn / Ar. ülkemizin Akdeniz ve Ege bölgelerinde yetişen.A. na’nā’ + T. -si) Melissa officinalis. lübye) Salkım durumunda mavi çiçekleri bulunan bir veya çok yıllık Kuzey Amerika bitkisi. 3093. GD AT. IX. 4580. līmūn / Ar. 3257. līmūn / Ar. otu) Kışın yapraklarını döken. 3079) limonnanesi: (< Far. leymun. (And.. K A. nünük. pazı (DS. 313. IX. IX. leymūn. Citrus limonum. 3079) limon otu: (< Far.: nevik. Erz. nunuk. leymūn + T. kara bir çeşit üzüm (DS. nünnük) Mısır yaprağına benzeyen yapraklarının tadı ekşi ve buruk olan. lobya. lobiya. 2. 3-5 m yükseklikte. nivik. IX. IX. (TS. IX. 1466. 3078. līmūn / Ar. Nişanyan. 131. (TS. 212) . 3080. C vitamini bakımından oldukça zengin meyveleri olan. elması) Bir çeşit elma (DS. 2. DS. 266). VII. 21) limonelması: (< Far. III. 2. 1469. (And. lobik. DS. léymun. 3081. ST AT. 294. XII.. III. lobbak. 3253. DS. salkım çiçekli bir ağaççık. DS. IX. leymūn + Ar. eriği) Büyük ve ekşi bir çeşit erik (DS. DS. 281. Lobelia “Alman botanikçisi Matthias de Lobel’in adından”. leymūn + T. (TS. DA. lumun) Turunçgillerden. 275. IX. 147) livikeriği: (< ? livik + T. Ağz. oğul otu (DS. 3081) livinç: (< ? ) Yaban pancarı. IX.469 limon: (< Far. 131. lobiye. 1873). labiye. Lobelia. . yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. TAYA. 164. AA. 2525. Eren. kışın yapraklarını dökmeyen. 1466) linlingara: (< ? ) Küçük. 3080) livik: (< ? livik). 3057. Ağz. 2. MBTS. (And.

ışınsal ya da tek simetrili. GD AT. IX. DS. çiçeği) Yaprakları genellikle kalp biçiminde. sarı renkli ve sulu bir armut çeşidi (DS. loğlas. Gaz. lovlaz. levlez. UA.A. III. IX. çanak yaprakları birleşik. levlaz. börülce. Aristolochia. yatık. 421) lokko: (< lokko < lok “ses taklidi”) Ham incir (DS. loĥúsa + T. otu) ki çeneklilerden. lülez. ovaryum alt durumlu. çiçekleri er dişi. 1470) loğusa otugiller: (< Yun. otsu bitkiler. 4580. kapsül tipi meyveleri olan.470 loğlaz: (< ? ). kokulu. DS. lokurdak) Beyaz renkli bir çeşit üzüm (DS.: lavlaz. -u) Yazın yetişen. 1472) lotus: (< Lat. lölez. Bezelye (DS.. 2. 3088) . 3086) loparmudu: (< T. Taze ya da kuru fasulye. 3084) lokurdak: (< T. çiçekleri pipo görünüşünde olan ve bazı türlerinin kökleri tedavide kullanılan. XII. loĥúsa + T. lolaz. (TBAS. çok yıllık. loylaz. leylaz. lotos) Nilüfer cinsinden birçok bitkiye verilen genel ad (TS. lehaz. (And. yeşil ve büyük yapraklı. IX. 198) loğusa otu: (< Yun. 2. EYAD. taç yaprakları az ya da hiç olmayan. lüles. 3084) longur: (< langır. lotus < Yun. tazeyken hayvanların yemediği bir bitki (DS. leyvaz. 3083. encīr) ri ve yumuşak bir tür incir (TS. 125) loğusa çiçeği: (< Yun. Ağz. levaz. loloz. 2. 2. IX. 2. 295. MBTS. Aristolochia. 480. söylez) 1. çiçekleri koyu kahverengi ve pis kokulu. otsu ya da odunsu bitkiler (BTS. sürünücü. lövlez. levles. X. emrūd + T. 3087) lop incir: (< T. 242. lop + Far. luvaz. tırmanıcı bir bitki. IX. (TS. IX. almaşlı. 1848) Patates (DS. löleş. 236. otu + -giller) Yaprakları basit. lop + Far. loĥúsa + T. löylez. 1472) lover: (< ? ) Bir metre uzunluğunda. 3684.

. is. 512) maççez: (< ? ) Çok olgunlaşmış. sedīr + T. Macar + Yun. IX. 3096) -MMacar (I): (< öz. madımalağı. 3098) Macar (II): (< öz. madımalah. matutak. IX. üstünde kırmızı benekler olan fasulye (DS. madımalak. IX. badimaħ. IX. 3095) lüzi: (< ? ) Karaağaç (DS. Ağz. badima. madımanaħ. IX. 3100) madımağın oynaşı: (< Erm. badımalak. Macar) Koyu sarı renkli. 481) lörotu: (< Far. is. 578) lülük: (< lülük < Far. (And. 1478) Macar üzümü: (< öz. IX. otu) Su kıyılarında biten güzel görünüşlü bir ot (DS. IX. Lübnan + Far. 3098) Macar biberi: (< öz. Macar) Küçük taneli kırmızı buğday (DS. Ağz. -i) Hafif acı kırmızı biber (TS. madık. lollik) Domates (DS. badımak. berç (TaS. is.. sedir (BTS. -i) bk. 3088) löggiye: (< ? ) Sardunya denilen çiçek (Gaz. madamak. 3100) maçır: (< ? ) Ekin tarlalarında kendiliğinden yetişen dikenli bir ot (DS. pipéri + T. 1880). 2. lüle. üzümü) bk. ekşimiş üzüm (DS. III. 3093) Lübnan sediri: (< öz. IX. kuşekmeği (TBAS. is.: badıma. 190) madımak: (< Erm. 2. Eren. 3085. I. -ın + oy(u)naşı) bk.A.: lalik. 3061. 285). lūr + T. MBTS. lolik.471 lozi: (< ? ) Zerdalinin tatlı ve güzel kokulu bir çeşidi (DS. (And. Macar + T. matutak + T. is.

2. kalın köklü ve otsu bir bitki.: mağlaç. 2. 2. XII. 3113. mahlaç. XII. 3104) mahlep: (< Ar. 200) mahmur çiçeği: (< Ar. DS. ma z ‘kabuklu meyvelerin içi’. 467. meyve ve dalları özel kokulu. 60. IX. maĥlūc. mahmude otu (TS. Pamuk (DS. maĥleb). 1893) Tarlalarda kendiliğinden biten. DS. II. 2.Y. 4439. 240. çok yıllık. maĥmūr + T. TBAS. 1895”) Orta büyüklükte ve oval biçimli. çok yıllık. 6-10 m yüksekliğinde. Ka. MBTS. mağzin + T. IX. çiçeği) Çiğdem (TS. temmuz ortalarında olgunlaşan bir çeşit elma (DS. madik. madimak. IX. 1904).472 madınak. 2. 1486. 4583) mahmude: (< Ar. ETA. 3102) madrap: (< ? ) ncir (DS. IX. 2. otu) Süt rengi veya soluk sarı renkli çiçekleri olan. 200. 3101. (And. 2. ıspanak gibi yenilen.A. IX. DS. 1890) Kara üzüm (DS. IX. 2. 1486. 3105. (And. kökleri çok yayılan yabanıl bir bitki (DS. 3102) mağara: (< Ar. (TS. Ağz. Convolvulus scammonia. Arpaya benzeyen bir çeşit kabuklu buğday. ufak yeşil yapraklı. 130. IX. maĥmūde) bk. 3103) mağzinelması: (< Far. 1486) mahmude otu: (< Ar.. MBTS. maĥmūde + T. madumah. sürünücü. DS. mardımalak) lkbaharda kırlarda yetişen. me āre. 2. TBAS. 1481. “< Far. 1487) . nohut büyüklüğünde yemişi olan. 199. elması. (TS. MBTS. maduk. 279) madik: (< Erm.: merhep) Gülgillerden. II. AAT. 361. mağlıç. Ağz. BÜYA. TBAS. MBTS. Prunus mahaleb. madmalak. kırmızılı beyazlı çiçekler açan. DS. otsu ve pembe çiçekli bir bitki (TS. 2. malıç) 1. 3169) mahluç: (< Ar. beyaz çiçekli bir ağaç.

çiçekleri sarı renkte. sulu ve mayhoş yemişi (TS. XII. tadı değişik bir bitki (DS. 3111) malatura: (< t. māle. (TS. çiçeği) ki çenekliler familyasından Akdeniz bölgesinde yetişen kırmızı. 2. Tietze. IX. Ağz. MBTS. 2. kalın köklü. māl + Soğd. iri çekirdekli. sarı renkli. 3113) Malta eriği: (< öz. 3113) malkadın: (< Ar. 1492) Kuraklığa dayanıklı çalımsı bitki topluluklarının oluşturduğu Akdeniz Bölgesi’ne özgü bitki toplulukları (TS. pomidoro/pomodoro. başı.473 mahmuz çiçeği: (< Ar. Mahonia. mihmez/mihmāz + T. 2. TS. yeni dünya.: marhabaşı) Mor renkli bir çeşit üzüm (DS. 1492. IX. BTS. IX. IX. 2. macchi. 2. tepe) Yenilen bir çeşit mantar (DS. 1907”). 3129) mahunya: (< Fr. Centranthus. Malta + T. Gülgillerden bir ağaç. IX. 1488) maki: (< t. (TS. 3114) . köklerinden sarı boya çıkarılan bir süs bitkisi. 2. yenilebilir bir çeşit mantar (DS. MBTS. mahonia “botanikçi Mc Mahon’un adından”) ki çeneklilerden. 1923) Mısır (DS. māl + T. 2. 1496) maltepe: (< Ar. 425) mala: (< Far. Bu ağacın erik büyüklüğündeki. 3106. “< ? mahra. 3111) maler: (< ? ) Bir çeşit yaban pancarı (DS. 2. 4584) malhamı: (< ? ) Şubatta ekilen buğday (DS. pembe veya beyaz çiçekler açan iki yıllık otsu bir bitki. 3107) malaşa: (< ? ) Ebegümeci (DS. IX. kokulu ve salkım durumunda olan. 274) Biçimi dereotuna çok benzeyen. içi beyaz. (And. IX. kadın) Üstü saman renginde. eriği) 1. is. Eriobotrya japonia. 1487) mahrabaşı: (< ? mahra + T.

3115. banjar + T.: mamuħ. Ağz. Manzenilla. kulağı) bk. 1927) Beyaz çiçekli. (TS. içi sarı. IX. mor renkli. māmezā. manteau < Lat. IX. 1936) Çok büyük bir çeşit patates (DS.. 3115) mamula: (< ? ) Kırmızı meyveleri bulunan bir diken ağacı (K AT. MBTS.: mananık. 2. 3118) mandadili: (< ? manda + T. mamuk. kaynanadili (DS. Bir çeşit kara üzüm (DS. IX. 3159) mamıza: (< Ar. 200) mancana: (< t. 2. Ağz. 2. -lık) nce yapraklı. 3120) . (And. 1929”) Bir çeşit kaktüs. IX. IX. 3119) mandakulağı: (< ? manda + T. manzenilla) Sütleğengillerden. 3119) mandaeriği: (< ? manda + T. ince köklü bir çeşit labada (DS. memik) 1. IX. MBTS. Kabak (DS. (And. IX. kökü kesilince süt gibi suyu çıkan yabanıl sarmaşık (DS. eriği) ri. 200) mandalak: (< ? ) 1. camuskulağı (TBAS. 1499) mancarlık: (< Erm. 2. dili. 2. mananuh) bk. Antil Adalarında yetişen. hardal otu (TBAS. 2. Yer elması. 334) manamık: (< ? ). dağ eriği. Ağz. Yaban eriği.: malyer) Yaylalarda yetişen bir çeşit meşe (DS. küçük yapraklı. güzel kokulu ve yumuşak bir çeşit erik (DS. Yenilen yumru köklü bir bitki. 3115) mamık: (< ? ).474 malto: (< manto < Fr. “< manda ‘kökü belli değildir’. 152. 3114) mamak: (< mamak < kabak) 1. 2. Yabanıl havuç (DS. MBTS. çok zehirli bir ağaç. (And. 3114) malyar: (< ? ). IX. IX.

büyük çiçekli ve otsu bitkiler. is. 2. 1503) . emeçleri bir gövde ve bunun üstünde bir şapka biçiminde gelişmiş. kerestesi çok gözenekli. 428) manolyagiller: (< Fr. TBAS. Manolyagillerden. Bu ağacın tatlı. 2. Turunçgillerden. Phelloderidron amurerıse. 233) mantar ağacı: (< Yun. Citrus nobilis. 1502. DS. beyaz ve limon kokusunda. Bu ağacın çok iri. 201) manolya: (< Fr. IX. güzel çiçeği. yaprakları almaşık. 2.475 mandalina: (< Fr. magnolia “Pierre Magnol’un adından”) 1. korularda. 3121) mango: (< Port. açık sarı renkli bir ağaç. (TS. -si) Düğün çiçeğigillerden. kokulu. 3125. Nişanyan. magnolia + T. 1502. 2. 1502) mantar: (< Yun. manga) Hint kirazı (TS. Ağz. süngerimsi. IX. lāle + T. (TS. portakala çok benzeyen bir ağaç. IX. klorofil taşımayan ilkel bitkilerin genel adı. 1499) mandana: (< ? ) Su kabağı (DS. içinde zehirlileri de bulunan. iri ve parlak yeşil renkte bir süs ağacı. 2. Fungi. 279). BTS. lezzetli meyvesi. (TS. Magnolia grandiflora. 3120) manduruş: (< ? ) Maydanoz (DS. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. IX. 1502. K A. müsteşar’ < Sans. amanites. mandarine ‘turunçgillerden Çin kökenli bir meyve’ < mandarin ‘eskiden Çinli yönetici sınıfına mensup kişi’ < Hind. (And.: mansur) Mantarlardan. 287. ağacı) Turunçgillerden. 2. mantra ‘Eskiden Çin yönetici sınıfı üyelerinin giydiği portakal rengi giysiden dolayı’. 277) 1. 1501) mani: (< ? ) Küçük fındık (DS. parçalı yapraklı. 207. 2. E A. 201. Eren. manitari + T. mantri ‘danışman. Manisa + Far. manolya gibi çoğu güzel kokulu bitkileri içine alan familya (TS. Anemone pulsatilla. kırlarda yetişen. 2. (TS. Nişanyan. manitari < EYun. (TS. TBAS. 2. 3123) Manisa lâlesi: (< öz. çok yıllık.

yenilen bir çeşit ot (DS. kara renkli yabanıl üzüm (DS. Sararmış hıyar. MBTS. Quercus suber.476 mantar meşesi: (< Yun. 3128) . dere kıyılarında biten. Kalın. (TS. 3126) manuk: (< ? ) Maydanoz (DS. XII. (And. 1938”) Kayalıklarda. “< Moğ. maral + T. Amerika yerlilerinin ok yaralarını iyileştirmede kullandıkları.: mantıvar. 4586) mare: (< ? ) Böğürtlen (DS. 3125) mantı çiçeği: (< Çin. 3126) maralotu: (< Moğ. maral ‘dişi geyik’. 4586) mantuvar: (< ? ). çiçeği) bk. IX. bīşa + T. 220) mantırıç: (< ? ) Mart inciri (DS. K AT. IX. Kasımpatı. sert köklü. 2. -si) Batı Akdeniz bölgesinde yetişen bir tür meşe. IX. 3127) maranta: (< Fr. IX. 1503) mantı: (< mantu “Çin-Kore kökenli bir kelime”. 1938. çiçekleri güzel kokulu ve sarı renkli bir kır bitkisi (DS. IX. 3126) mara: (< ? ) 1. manitari + Far. ayrık otu (DS. Şebboy (DS. 2. 2. 2. ölmez çiçek (TBAS. otu. 3126) mantik: (< ? ) Hayvana yedirilen dikenli bir çeşit ot (DS. MBTS. Maranta arundinacea denen cinsinin kök yumrularından ararot isimli nişasta elde edilen bir tropikal iklim bitkisi (MBTS. 334) mardağıl: (< ? ) Dağlarda biten. XII. güzel yapraklarından dolayı süs bitkisi olarak yetiştirilen. 1935) 1. ekilmiş tarlalara zarar veren bir ot. mantüvar) Kulak ağrısını geçirmek için kullanılan. 2. maranta “Botanikçi Bartolemeo Maranta’nın adından”) Zencefilgiller familyasından. 2. mantu + T. 249. IX. IX. Ağz.

sert bir çeşit üzüm (DS. 3131) mastı çiçeği: (< Yun. marseme. (And. amarulla < amarus. marsama otu. TBAS. Ağz. IX. (TS. Lactuca sativa. III. 2. 3170) marsili: (< ? ) Patates (DS. Eren. maruli ~ Lat. KYA. 1509. T YA. beyaz sütlü ve sarı çiçekli otsu bitkiler. (And. maruli. IX.: masıra) Küçük hıyar. Ağz. 281. 1942”) (And. 201) margul: (< ? ) Havuç (DS. IX. 2. 250. 3129) marseni: (< ? ) Kuşburnu ağacı (DS. marguerite < Lat. 288). merzübān + T. Frenk inciri (TBAS. IX. 202) marul: (< Yun.A. BTS. ST AT. masuri.: barsama otu. marguerite < Lat. XII. 22. mārul) Birleşikgillerden. Gaz. -cuk) bk.: marıl. çiçeği) bk. 201. 310) marulcuk: (< Yun. 3125. mansımana.. çiçeği) Öküzgözü (TS. Nişanyan. 201) margarit çiçeği: (< Fr. 1508. çöpleme (TS.477 margarita: (< Fr. marol. 3130) mart yemişi: (< Lat. “< Far. merzübān. DS. 1939) bk. TBAS. merseme) Birleşikgillerden bir cins kokulu bitki. 171. Ka. martius + T. 225. beyaz papatya (TBAS. yemişi) bk. 2. MBTS. kabak (DS. geniş ve uzun olan yeşil yaprakları taze olarak yenilen. + T.. 430. 2. (TS. Ağz. marsımana. 252) . 2. MBTS.A.Y. otu. 503) marzıvat: (< ? ) Beyaz. 2. < Yun. bir veya çok yıllık. 1950). maste + T. 487. beyaz papatya (TBAS. 44. 4587. 1. IX. oval taneli. 202. 3130) marsıvan otu: (< Far. Tanacetum balsamita. marsıma. MBTS. 199.. maruli + T. 1513) masura: (< Yun.

1516) mavi cincile: (< Ar. 1513. 1517) maya çiçeği: (< Far. 2. MBTS. ana vatanı Kuzey Amerika olan. (TS. (BTS. kırmızı renkli.A. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir tür. Centaurea cyanus.: maasuselması) Kışın yetişen. Elaels. (TS. 431) maya: (< Far. (TS. 2. IX. (TS.. yenen bir türdür. III. Ağz. 3140. 202) mavi kantaron: (< Ar. çiçeği) Peynir mayası yapılan çiçek (DS. 3139) mayana: (< ? ) Anason (DS. Hindistan ve Honduras’ta yetişen büyük bir orman ağacı. IX. ağacı) Meyvelerinden yemek yağı çıkarılan bir tür hurma ağacı. -ı) bk. 3133. māş. (And. māye + T. 2. 490) maya otu: (< Far. yenilebilen bir bitki. (And. EYAD. 202) masusaelması: (< ? masusa + T. māye + T. 30 m kadar boylanabilen. Picea pungens. otu) bk. 4587. XII. IX. yaprakları mavimsi yeşil. peygamber çiçeği.: marş) Baklagillerden. kentauron) Birleşikgillerden. dayanıklı. MBTS. Phaseolus aureus. 2. IX. (TBAS. IX. DS. DS. 3130. Laccaria amethystina. Swietenia mahagoni. 2. māye. IX. ekşi bir çeşit elma (DS. māye + T. 1959) ncir (DS. yaşlanınca solan. 2. mā’į + Yun. 3133) maş: (< Ar. 3139) maya ağacı: (< Far. 3097. mā’į + ? lâdin) Çamgiller familyasından. 1517) mavi lâdin: (< Ar. her dem yeşil. 236) maun: (< Amerika yerlilerinin dillerinden) Tespih ağacıgillerden. masuri + ? T. mā’į + ? cincile) Gençken koyu mor renkli. kamış + T. maya çiçeği (DS. kargı (TBAS. Gaz.478 masura kamışı: (< Yun. elması). belemir. baharda buğday tarlalarında mor renkli çiçekler açan bir bitki. Ağz. 3139) . 1950).

145) mazı: (< Far. 431. baktenis. gülgillerden. 264. yaprakları karşılıklı ya da çarpraz pulsu ve kiremit dizilişli. 1518. 50-80 cm yükseklikte.A. iki ya da çok yıllık. papatya (TBAS.: badınos. 467. Ka. mādanıs. TS. 1959”) bk. mā-yesį l. 165. 24. çiçeğinin tomurcukları tespih tanesine benzeyen. SA. ETA. 214. DS. 1518. bahtenis. sarı çiçekli. 1518. 431) maydanoz: (< Yun. maius + T. madünüs. 290). -u) Bir armut çeşidi (AA. IX. II. 61. 214. IX.. maadanüs. IX. III. mādinoz. BÜYA. bir. kereviz. maius + Yun. BTS. Gaz. II. nadiren çalımsı bitkiler (TS. 222) maza armudu: (< Ar. BTS. 489. II. bektenis.A. bakdanos. altın otu (BTS. 35. 114. 2. OAAD. otu. GD AT. çiçeği) Çayırlarda biten. 312. mağdanos. DS. maius + T. yaraların iyileştirilmesi için yakı gibi kullanılan bir bitki (DS.Y. 2. Erz. 250. DS. Eren. behteniz. Petroselinum crispum. 3100. bahtenes. anason. bahdeniz. KMYA. 164. Eren. özel kokulu iki yıllık otsu bir bitki. makedonesi. maydunus) Maydanozgillerden. emrūd + T. UA. 231. mā-yesįl + T. MBTS. 3141) mayıs papatyası: (< Lat. 96) maydanozgiller: (< Yun. 279.. sürgünleri şişkin. . (And. 2.. 67. maydanoz ve kimyon gibi bitkileri içine alan. madunus. -sı) bk. dikeni) Kırlarda kendiliğinden biten. -giller) Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden. EYAD. DA. māzū. makedonesi + T. IX. III. gövdesinin içi yumuşak öz ile dolu bir bitki (DS. XII. DS. bahtunez. ma ā + Far. bodünüs. çiçekleri şemsiye durumunda olan. māye) Domates (DS. “< Ar. 3141) mayıs dikeni: (< Lat. 361. kozalakları dikdörtgenimsi veya .A. 137. 4582. 291) Servigiller familyasından. 2. ufak yeşil yapraklı. bahteniz. 12.479 mayasıl otu: (< Ar. ülkemizde 97 cins ve 400 kadar türle temsil edilen. (TS. 3140) mayıs çiçeği: (< Lat. 431) maye: (< Far. badınoz. otsu. KYA. TAYA. Ağz. papadia + T. maydanos. madenis.

DS. (And. (BTS. her pulda beş kadar tohum olan. -u) Sarı renkli. 3153) . IX. Mekke). Ağz. çok yıllık. māzū + T. Thuya. 3149) medik: (< ? ) Gövdesi 15 cm kadar uzunlukta. is. meki) Mısır bitkisi ve tanesi (DS. DS. 1-6 m kadar boylanabilen. genç dallarının Cynips gallea tinctoria adlı böcek tarafından sokulmasıyla şişkin mazılar oluşan. kırlarda biten. 3145) mazı meşesi: (< Far. yaprak dökmeyen çalı ya da ağaççıklar. 4590) mekrikarmudu: (< ? mekrik + Far. māzū + bīşa + T. Mazı adı verilen erkek çiçeklerin dişi incire asılmasında bu bitkinin gövdesi ip gibi kullanılmaktadır. Bundan dolayı “mazı otu” denilmiştir. 432) mazı otu: (< Far. 3152. küçük ağaç ya da çalılar. pulları ince ve bükülebilen. Cirsium rhizocephalum. (TS. (TBAS. DS. IX. yaprak döken. IX. yaprakları dikenli ve çiçekleri morumsu kırmızı renkli olan bir bitki. 3149) medine: (< öz. otu) Erkek incir çiçeklerinin (mazı) dişi incirin çiçeklerini döllemesi için dişi incirin dallarına asılır. IX. -li) Tütünlerin dibinde biterek onları kurutan asalak bir ot (DS. emrūd + T. 203. 3-10 çiçek durumlu. mekge. 432. (Duran.480 konik. 3149) mekke: (< öz. taneleri dağınık bir çeşit üzüm (DS. Quercus infectoria. IX.: meke. birçok sanayi dalında kullanılan. IX. -lık) Bir çeşit çiçek (DS. BTS. IX. -si) Kayıngiller familyasından. % 40 oranında tanen içeren. XII. 223-229) mazlıħ: (< Far. Medine) Kına çiçeği (DS. küçük yaz armudu (DS. 3148) medeş: (< ? ) Salkımı büyük. Juncus gerardi. 2. māzū + T. 1520. IX. is. 3145) meçikli: (< ? meçik + T.

IX. 3156. otu) Maydanozgillerden. IX. Baldıran otu. (TS. Angelica sylvestris.: meleviçen. TBAS. 3159) mendek: (< ? ). IX. çok yıllık. Ağz. (And.: melki) Çam ve çalı diplerinde biten. lkbaharda kırlarda kendiliğinden biten. 3160. melek + T. 203) melendere ayvası: (< ? melendere + Far. 2. 3156) melike: (< Ar. yapraklarından dolma. çiçekleri yeşilimtırak beyaz. 3158) melevcen: (< ? ). IX.481 melek otu: (< Ar. (kekire). melissa. Ağz..A. 70-200 cm yükseklikte. 1994). 1528. 3157) melisa: (< Yun. melikî). MBTS. Erz. Ağz. Eren. tespih tanesi büyüklüğündeki meyveleri kırmızı. 3157) meliki: (< Ar. 3158) mencekibuğday: (< ? menceki + T. ābiyā + T.: mendeyh) 1. ısırgana benzer. melövcan) Eflatun renginde küçük çiçekler açan. kalın köklü bir bitki. -sı) Bir okka ağırlığında bir çeşit ayva (DS. melike. IX. Ağz. 3156) meletüre: (< ? ). IX. (And. yenilen bir çeşit mantar (DS. (And. buğday) ri taneli ve başağı kırmızı bir çeşit buğday (DS. güzel kokulu bir çeşit üzüm (DS. (And. MBTS.: melötre) Dereotuna benzeyen ve yenilen bir bitki (DS. 1993) Sulu ve ekşimsi yaz elması (DS. III. çorbası yapılan bir ot (DS. kırmızı renkli. 223) . melocan. IX. IX. 291) Oğul otu (TS. Ağz. 2. ince dallarından yumurta ile kavrularak yemek yapılan dikenli bir ot (DS. . 2. 1529) melles: (< kökü bulunamamıştır. su kenarlarında yetişen.: meliki) Kırmızı renkli. 3155) melesir: (< ? ) Mürver ağacı (DS. IX. (And. 2. 2.

-giller) Yaprakları almaşlı dizilişte. 2. 64. 313. 292. K AT. Krş.. güzel kokulu çiçeği olan. domuzağırşağı (TBAS. 1532. 3158. . menövşe. 91.A. menegüç. 1532) menekşe kökü: (< Far. mendil-i melek) Birkaç renkli yaprakları çiçek gibi duran bir bitki (DS. benefşe + T. 128. SA. 45. kökü) bk. tekli ya da kümeler hâlinde çiçekleri olan. 224. TBAS. bazı kültür formları süs bitkisi olarak kullanılan. benöyşe. III. 363. K A. Tietze. otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir. melencük. Viola tricolor. IX. DA. 204. (And. GD AT. dış kabuğu soyularak özü yenilen. DS. IX. 211. menefşe. ETA. 288. III. MBTS. melengiç. benövşe. 118. 2001).: melangeç. 2803) menekşegiller: (< Far. BTS. 2. menend + Ar. 489. benefşe + gul + T. 90. 3160) mendilimelek: (< Far. 335. DS.: benevşe. melengiş. MBTS. 14. 2. Gaz. kapsül ya da bakka tipi meyveleri olan. 436) menekşe gülü: (< Far. vanavşak. emrūd + T. IV. benefşe < OFar. 628. bir ya da çok yıllık. Nişanyan. Rosa chinensis.. ülkemizde menekşe cinsi ve bu cinse ait 22 türle temsil edilen. DS. -ü) Tırmanıcı. 3160) menekşe: (< Far. benefşe + T. 204) menendiarmudu: (< Far. IX. 193. . IX. 3162.. melekşe. iki yıllık.Y. DS. (TS. Chaerophyllum macropodum. OAAD. 165. 3161) menengiç: (< kökü bulunamamıştır. IX. melenküş. ovaryum üst durumlu. melmeşe. -u) Yazın yetişen yeşil renkli. 88. II. olgunlaştıkça sararan bir çeşit armut (DS. 241. 556. ST AT. II. mellengeç. T YA. Ağz. melenkiç. mellengiç. er dişi. (And. melencüyh. tadı ve kokusu güzel. minevşe) Menekşegillerden. 1532. 251.A. küçük çiçekli bir gül.-î + Far. 2. (TS. 2. nadiren tırmanıcı çalı formundaki bitkiler (TS.482 mendi: (< ? ) 40-120 cm yükseklikte. menevşe. bir veya çok yıllık otsu bitki. ışınsal simetrili.A. Ağz. 493. 1993). otsu. Erz. 204. mor renkli. 246. taç ve çanak yaprakları 5 parçalı. AAT. (TBAS. TaS. menemşe.

3165) mera bitkileri: (< Ar. 3162) menevrek: (< ? ). www. Erz. + T. 2011. meneş. 3166) mercan ağacı: (< Ar. 1528. (TBAS. bitkileri) Meralarda kendiliğinden yetişen ve sun’i olarak yetiştirilen. IX. güzel kokulu bir saksı bitkisi. 3162) mengen: (< ? ) 1. IX. Çavdar (DS. mendevrek) Hıyar (DS. IX. menengüç. 60. mercān < br. yem değeri olan veya olmayan tüm bitki türleri (TS. meneviş. (And. (TS. 205. merengiç. merlengiç. MBTS. Pistacia terebinthus. IX. 222) menevit: (< ? ) Kestane (DS.A. Ağz. IX. mer’ā + T.. IX. DS. çiçeği) Mercan isimli çiçekten esinlenerek yapıldığı için halk arasında aynı isimle bilinen çiçek (Aksan. menengiş. menevrik. TS. 1536) mercan çiçeği: (< Ar. (And. 3161. 2. 3164) mentir: (< ? ). meniç. merzengūş) Ballıbabagillerden. 2. 1535) mercan: (< Ar. tırmanıcı bir süs bitkisi. III. menevş. Ağz.akmb. + T.: mentur) Şebboy (DS. 3155. 3162) menize: (< ? ) Domates (DS.483 menekiş. ağacı) Fasulyegillerden. mineç) Genç sürgünleri pazarlarda satılan. IX. 290) Bir çeşit fasulye (DS. sıcak ülkelerde yetişen. mercān < br. 6 m kadar yükselebilen ve kışın yapraklarını döken bir ağaç veya ağaççık. Türkçenin Gücü. 2. menengeç. 1536) . merzengūş. 2. (TS.: lenevrek. Erythrina. 3072. . çiçekleri parlak kırmızı. Nişanyan. 2. 2.tr) mercanköşk: (< Far. Sonbaharda ekilen buğday. merlengeç. Origanum majorana.gov. mercān < br. şile.. küçük yapraklı.

mirsini < EYun. IX. 5 m kadar yükselebilen. -giller) ki çeneklilerden. 2. beyaz. karanfil. iri taneli kiraz (DS. Gaz. mersin.. 12. otu) Karanfilgillerden. III. EYAD. deve dikeni (TS.484 mercan otu: (< Ar. Meryem + T. 3166) mercimek: (< Far. 135.: meni) 1. 1541) meryemana dikeni: (< öz. 145. Nişanyan. (TS. eflatun çiçekleri olan. 291) Mersingillerden. üzümü) Tanesi ve çekirdeği küçük. 3170) mersin: (< Yun. 2. 491. myrton. 2. 2. 80. 252) merki: (< ? ) Yenilen. mercümek. iri taneli. 1537. 144. çiçekleri beyaz. 43. okaliptus gibi yaprakları almaşık. 1540. (And. 1541) . Lens culinaris. TAYA. IX. AAT. 199. Ağz. yeşil veya kahverenkli. is. 2. AVA. (TS. 2. çekirdekli üzüm. ADYA. çiçekleri genel olarak talkım durumunda bulunan ıtırlı bitkileri içine alan bir familya (TS. BTS. 44. bir yıllık ve otsu bir tarım bitkisi. (TS. yaprakları karşılıklı. Meryem + T. beyaz çiçekli bir ağaç. 242. Güney ve Batı Anadolu dağlarında yetişen. mercān < br.: marcimag. 237. TBAS. KMYA. is. nemli yerlerde yetişen. zehirsiz bir çeşit mantar (DS. 1536) mercanüzümü: (< Ar. ana + dikeni) bk. T YA. GBAA. beyaz üzüm (DS. 192. Nişanyan. Baklagillerden. yasmık. ak asma (TS. besin değeri yüksek. ST AT. KBAYA. IX. mirsini + T. 290). mavimsi. SA. KYA. 296. GD AT. Sagyna procumbens. ufak. Bu bitkinin. Beyaz. 184. ana + asması) bk. 56. Myrtus communis. 200. 206) mersingiller: (< Yun. mercümek) 1. (And. 3169. 1541) meryemana asması: (< öz. Aşılı.A. çok yıllık otsu bir bitki. 337. 437. Ağz. 2. 400) meri: (< ? ). mercān < br. mēcimek. + T. 2. + T. 163. yuvarlak ve yassıca tohumu. yaprakları yaz kış yeşil kalan.

2. 207) mevzek otu: (< ? mevzek + T. 150. 52. 252. ince uzun yapraklı bir çeşit bitki (DS. 85) meşe burçu: (< Far.. 3172) mestan: (< Far.485 meryemanaeldiveni: (< öz. 33. IX. 4593) meşe: (< Far. mestān) Çok küçük kavun (DS. otu) 30-100 cm yükseklikte. 207) meşe çiçeği: (< Far. bīşa + Yun. hoş kokulu. -ı) bk. marica/marīca + T. iki yıllık. 4592) mesir otu: (< Ar. AAT. 7. E A. Quercus. 207. 34. kış yaz yapraklarını dökmeyenleri de bulunan. 2020) Köfteye konulan. kışın yapraklarını döken. is. Eren. kökü. özellikle meşe ve kestane türlerinin üzerinde yaşayan yarı asalak bir bitkidir. XII. < baştaki b. 214. (TS. Tietze. IX. 181. 2.sesi benzeşme sonunda m-’ye çevrilmiştir. GD AT. Eren. 2. OAAD. burç < Sans. çiçeği) Kasımpatı (DS. mesį r + T. 207) meyan kökü: (< ? meyan + T. Loranthus europaeus. kerestesi dayanıklı bir orman ağacı. MBTS. 360. ADYA. KYA.A. manitari + T. (TS. Delphinium staphisagria. TBAS. merz. Companula medium. Ka. K AT. 207) meskenye: (< ? ) Mercimek (DS. bīşa + T. IX. TBAS. “< ? meyan ‘başka bir dilden gelmiş olabilir’. tavukbacağı mantarı (TBAS. bīşa + T. 3172. 294”) . XII. acı yavşan (TBAS. yumuşak tüylü. 1541) meryem otu: (< öz. otu) Anason (DS. Meryem + T. ana + eldiveni) Çan çiçeğinin bir türü. is. Meryem + T. -u) 50 cm kadar yükselebilen.Y. üç yüz kadar türü arasında. (TBAS. 293) Kayıngillerden. 3172) meşe mantarı: (< Far. bīşa. (TBAS. 207) merze: (< Far. kirli mavi çiçekli ve otsu bir bitki. otu) bk. 1544.

208) mezarlık servisi: (< Ar.. 30-60 cm yükseklikte. Bu ad Doğu Anadolu Bölgesi’nde kullanılmaktadır. mavimsi. 1552) meyhaneci otu: (< Far. mayva.A. Erz.: meyma. EYA. uzun. 1299”) Nane (DS. AAT. “< Far. 1553) meyremhurt: (< öz. -lık + otu) Çok yıllık. IX. 137. 73.A. is. süsen (TBAS. 294). 2. . serv + T. 2. DS. 3177) . mīva. mezār + T. 1551. Gaz. adî servi (BTS. Meryem + Far. (TBAS. 120) meydanî: (< Ar. yemiş (TS. (And. 2. IX. ağacı) Meyve veren ağaç (TS. Ka. DA. AVA. Glycyrrhiza glabra. 208. 208) mezla: (< ? ) Dağlarda yetişen. üzerinde dilim biçiminde çizgiler olan bir çeşit kavun (DS. çıplak ve beyaz çiçekli bir bikti. 165. 4593) meyve: (< Far. 2. XII. mezār + T. 2. 3177) mezmeze: (< ? mez + meze) Sert kabuklu. 441. -si) bk. 672. 304) meyve ağacı: (< Far. 2054) Bir tür çiçek (TS. 3205.Y. Eren. ci + otu) Çobandüdüğü (TS. 6) mezarlık zambağı: (< Ar. K AT. meyħāne + T. 65. 227. ETA. MBTS. meydānį . K A. (TS. kerestesinden yapılarda yararlanılan bir çeşit ağaç (DS. BTS. meyva) Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan organ. mezār + T. 2.. 301. II. 1553. 2. II. 131. -ı) bk. -lık + Far. T YA. ST AT. çok yıllık otsu bir bitki. Ağz.A. tatlı olan toprak altı bölümleri hekimlikte ve serinletici içkilerin yapımında kullanılan. III. 253. TBAS. ħurd. 271. IX. tüysü yapraklı.. III. 1554) mezarlık otu: (< Ar. DS. zanba + T. Telephium imperati. 194.486 Fasulyegillerden. MBTS. -lık + Ar. mīva + T. mor çiçekli. ħurd. otsu. 246.

487 mığırıkarmudu: (< ? mığırık + Far.A. -u) Bir yanı açık sarı. IX.. KYA. 219. mısır buğdayı (Gaz. mīħ + T. Mısır + Far. içi beyaz renkte. 3180) mıhtepesi: (< Far. 2. manitari + T. SA. 3203. K AT. AA. 173. 197. tepesi + Yun. 3182) mıhtepesi mantarı: (< Far. 215. III.. 76. 497) Mısır fulü: (< öz. 171. mıhtepesi mantarı (TBAS. Mısır + Ar. 3182) mıkbaşı: (< Far. T YA. Marul (DS. mīħ + T. 125. 1. IX. dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan. 1390). is. mıhtepesi mantarı (DS. anison + T. 63. 32. ZBK A. BTS. (TBAS. içi kumlu bir çeşit armut (DS.A. darısı) Mısır. miśr. IX. Gaz. miśr + T. (TS. 134. diş otu (TBAS. GBAA. 242. 76. III. is. 1557. 208) mısır baklası: (< Ar. 3187) mısır: (< Ar. 396. 125. 442. domuz baklası (TBAS. 497. yaprakları büyük. bā ilā + T. 280. DS. 127. mīħ + T. boyu yaklaşık 2 m olabilen. miśr + Ar. yāsemen + T. 208) mırgıl: (< ? ) Patates (DS. -ü) bk. 2. 189) mısır anasonu: (< Ar. karanfil gibi kokan. -sı) bk. 254. Erz. A. AVA. emrūd + T. yasemin (TBAS. (And. Domates. Ka. 229. IX. E A. 208) mısır darısı: (< Ar. bir yanı kırmızı. 69.A. KMYA. tepesi) bk. 3186) mırık: (< ? ) 1. .Y. fūl + T. DS. 146. erkek çiçekleri tepede salkım durumunda. miśr + Yun. Hint fulü (TS.A.Y. K A.. III..: misir) Buğdaygillerden gövdesi kalın. Zea mays. OAAD. 238. 208. 193. 38. başı) bk. Ağz. -ı) Şapkası kızılımsı sarı renkli. -u) bk. özellikle Karadeniz Bölgesi’nde tohumları için kültürü yapılan bir bitki ve bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü. TS.. 997) Mısır yasemini: (< öz. IX. 209) . 33. Merasmius oreades. -i) bk. 227. AAT. 204. Krş. IX. çayırlarda birçoğu bir arada yetişen ve yenen bir mantar.

3197) milkide: (< ? ) Salatası yapılan bir çeşit ot (DS. 2. IX.A. mavi veya menekşe renginde. 1567) mine çiçeğigiller: (< Far. 1559. IX. DS. 15 m kadar boylanabilen. sapı dört köşeli olan ıtırlı bir bitki. (TS. 363. mimosa) Baklagillerden. 448) mindiraç: (< ? ) Mürver ağacı (DS. XII. mine çiçeği ve benzeri türleri içine alan bir bitki familyası (TS. Eren. IX. 295) Kayısı veya zerdali (TS. çiçeği + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. Mimosa (TS. mycose) Mantar (TS. çiçekleri sarı ve bazı türleri beyaz veya menekşe renginde. BTS. “< Far. mini. 499) mihra: (< ? ) Böğürtlen (DS. ADYA. 2. mısmıl ‘temiz. çiçeği) Mine çiçeğigillerden. 1566. 3192) mışkat: (< ? ) Ebegümeci çiçeği (DS. Verbana. 2.. 2078) Çamların iğde büyüklüğündeki meyvesi (DS. 3199) mikoz: (< Fr. mısmıl + T. minā + T. III. 3201) . 3192) mışmış: (< Ar. IX. pak şey’. ağacı. minā + T. çiçekleri başak durumunda alacalı. MBTS. Gaz. IX. IX. 2064”) Mürver ağacı (DS.488 mısmıl ağacı: (< Far. 4597. 215. 2. yaprakları akasya yaprağına benzeyen bir süs bitkisi. 2. 2. 3200) mine çiçeği: (< Far. IX. 1561) mimoza: (< Fr. mişmiş. 1567) mini: (< Fr. yaprakları karşılıklı ve oymalı. MBTS. 2. 3191) mışka: (< ? ) Yaz armudu (DS.

3203) mis üzümü: (< Ar. 2. Ekşi limon (DS. 4600) miski: (< Ar. 3202) mirtmirt: (< mirt + mirt “ses taklidi”). mis + T.489 minimeç: (< ? ) Çitlembik (DS. müşkülüm (TBAS. XII. 3204) . 1571) mişkat: (< Ar. 3204) mitik: (< ? ) Yıldızçiçeği ve bitkisi (DS. IX. 3203. misk + T. MBTS. 3203) miskicearmut: (< Ar. Diken (DS. 3202) mircilik: (< ? ) Devetabanı bitkisi (DS. misk + T. 2. 3201) miravulcan: (< ? ) Baharda süren filizleri yenilen bir çeşit diken (DS. miskî. emrūd) Yumurta biçiminde ve büyüklüğünde. misvāk. IX. 2084) 1. IX. 2086) Sardunya çiçeği (DS. ran ve Hindistan’da yetişen dikensiz küçük bir ağaç. IX. 300) Kuzey Afrika. 3203) misk soğanı: (< Ar. Salvadora persica. mişkāt. 1571) misvak: (< Ar. güzel kokulu bir çeşit üzüm. Pembe renkli. Nişanyan. 3201) minkiriç: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS. IX. 2. IX. miskî + T. IX.: murmut. -li + buğday) Kırmızı buğday (DS. IX. Hayvanların çok sevdiği küçük bir ot. (And. ce + Far. sarı bir çeşit elma (DS. 3203) miskiçelması: (< Ar. güzel kokulu bir çeşit armut (DS. (TS. IX. miskî + T. ce + elması) Küçük. IX. 2. üzümü) Kokulu üzüm (TS. Armudun küçüğü. tatlı. 2. 2. Ağz. soğanı) bk. güzel kokulu. 3. DS. 3188. MBTS. mırmıt) 1. IX. 209) mislibuğday: (< Ar.

3206) moloş: (< ? ). mor/morm + T. salkım < sarkım < sark-. otsu ve koyu mor renkli çiçekli bir bitkidir. IX. çiçekleri yoğurt çorbalarına renk vermek için kullanılır. Yaban çileği (DS. 3209) mora: (mora < Erm. pembe renkli çiçekler açan. DS. Wisteria sinensis. baş) bk. “< T. 210) mormenekşe: (< Erm. mor/morm karadut veya böğürtlen ~ HAvr. 2. 210) mor salkım: (< Erm. 3210) morbaş: (< Erm. mor/morm + T. 2.490 miyasıl: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. mor. Clauson. *moro. (TBAS. 3210. mor/morm + T. 3210) mor çiçek: (< Erm. ca + süpürge) Pembe çiçek açan. IX. Ağz. Sivas bölgesinde. mor/morm + Far. mor/morm + T. 209) morca: (< Erm. 3210. mor/morm + T. DS. tūt) bk. çiçek) 20-75 cm yükseklikte. TBAS.: moloşa) Ebegümeci (DS. Böğürtlen. (TS. IX. Ağz. 1577) . Consolida orientalis. boz renkli. morminik) Rengi mora çalan bir tür menekşe (TS. mor/morm + Far. ca) bk. IX. (And. güz çiğdemi (TBAS. dut (TBAS. Nişanyan. -mık) Bahçe çevresinde çit yerine kullanılan. dağ sümbülü (TBAS.karadut.: mormeni. IX. bir yıllık. süpürge yapılan bir çeşit ot (DS. salkım durumunda mavi. IX. IX. 209) morca süpürge: (< Erm. mor renkli meyveleri olan çalılar (DS. 1577. 20 metreye kadar uzayabilen çok yıllık bir sarmaşık. (And. mor/morm + T. IX. benefşe). beyaz. 303) Patlıcan (DS. mor/morm) 1. 826”) Baklagillerden. salkım. 2. böğürtlen. 3208) mor: (< Erm. 3209) moramık: (mora < Erm. 209) mor dut: (< Erm. mor menik.

2. basit ya da parçalı. ovaryum üst durumlu. Cerinthe minor ve Cerinthe retortra. IX. 210) mum palmiyesi: (< Far. güzel kokulu bir süs bitkisi. (TS. 3210) moruk (II): (< Erm. 1583. adaçayına benzer bir çeşit ot (DS. 2095) Leylâk (DS. IX. mūm + T. -si) Ilıman bölgelerde yetişen. 2. 3210) muhabbet çiçeği: (< Ar. etli yapraklı. 2. IX. BTS.491 morşabla: (< Erm. çiçeği) ki çeneklilerden. çiçeği) Muhabbet çiçeğigillerden. çiçeği + -giller) Yaprakları almaşlı. boya ve parfümeri sanayiinde kullanılan ve süs bitkisi olarak da yetiştirilen. yaprakları hurma yaprağına benzeyen bir ağaç. MBTS. mūm. (TS. Sazlık yerlerde yetişen. 1591) mumuzak: (< ? ) Kırda biten dikenli bir bitkinin böğürtlene benzeyen kırmızı meyvesi (DS. mor/morm + Lat. çanak ve taç yaprakları serbest ya da bazen olmayabilen. TBAS. “< Far. (TS. ekleri yeşilimtırak beyaz. suyu mayasılı iyileştirmekte kullanılan. sarılıcı. Cerexylon andicola. Myrica cerifera. dünyada 6 cins ve 75 türle. otsu. mōruk) 1. 3221) . 1591. salvia) Kırda yetişen. iki veya çok yıllık bir süs bitkisi. Bir çeşit diken. IX. 3219) murmurik: (< ? ) Böğürtlen (DS. 457) mum ağacı: (< Far. şemsiye biçiminde küçük beyaz çiçekler açan. 2. Eren. meĥabbet + T. IX. 1583) muhabbet çiçeğigiller: (< Ar. mōruk. 2. gövdesi boyunca 1 cm kalınlığında bir mum katmanı bulunan. 297”) Sıcak ülkeler ile Kuzey ve Batı Avrupa’da yetişen bir tür mum palmiyesi. 2. mūm + T. ülkemizde ise muhabbet çiçeği cinsi ve bu cinse ait 13 türle temsil edilen bir familya (TS. güzel kokulu. 1591) mum çiçeği: (< Far. Reseda odorata. kapsül ya da bakka tipi meyveleri olan. meĥabbet + T. 3210) moruk (I): (< Erm. (TS. palmier + T. 2. ağacı. mūm + Fr. mavi çiçekli bir çeşit ot (DS.

3226) muz: (< Ar. mespilon) Gülgillerden. 459) muzgiller: (< Ar. Eren. buruk ve beş çekirdekli meyvesi olan. Mespilus germanica. (TS. 459. mayhoş. (TS. Ka. Nişanyan. 4600.. olgunlaşıp çürüdükten sonra yenilebilen. 310) Muzgillerden. 312) nci çiçeği (TS. 2. 298) Mersin ağacı (TS. Cnicus benedictus. 2. şevketibostan (TBAS. Musa sapientum. 2. 2. kendine özgü hoş kokulu. mūz + -giller) Sıcak bölgelerde yetişen. IX. IX. 2193) Adana bölgesinde yetiştirilen ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki. (TS. sarı çiçekli. 210) mübarek otu: (< Ar. otu) Birleşikgillerden. kalın kabuklu. mūz. Corchlorus olitorius. tek çenekli ve çok yıllık bir bitki. 1603) mühliye: (< Yun. 3226) mut üzümü: (< öz. üzümü) Çekirdeği kolay ezilen siyah ve gevrek bir çeşit üzüm (DS. BTS. 1593) muşmula: (< Yun. 2. 1599. mukhlia. uzun meyvesi olan. küçük bir ağaççık. bir yıllık ve otsu bir bitki. özellikle muzları içine alan bir çenekliler familyası (TS. tropik ve subtropik bölgelerde doğal olarak yetişen. yuvarlak.A.Y. muguet < EFr. 3226) mübarek dikeni: (< Ar. murto. XII. 1595. tatlı. mübārek + T. dikeni) bk. (TS. MBTS. Mut + T. 2-3 m yükseklikte. BTS. 2. 1600) müge: (< Fr. is. 2. 2. 1604) .492 murt: (< Yun. DS. mübārek + T. 1599) muzkurt: (< ? ) Palamut (DS. 195) mutrum: (< ? ) Bir çeşit armut (DS. Nişanyan. besleyici. mugue/musc. dikenli. IX.

2822) mürver: (< kökü belli değildir. MBTS. 3229. 3228) mümülü: (< ? ) Gelincik çiçeği (DS. 2. IX. (TS. 2222”) Reçeli veya hoşafı yapılan bir cins küçük ve kara erik (TS. 2204) Bir çeşit ot (DS. 2. 3231) . 211) müşk: (< Ar. eriği. 211) müşekkire: (< ? ) Kuşkonmaz otu (DS. 3221. 2222). MBTS. yazın ekilen. 2227) Hanımeligillerden. tüysüz. (TS. demet durumundaki beyaz çiçeklerinden hekimlikte yararlanılan. 211.: mordik. 2. 1604. 4–10 m yükseklikte. XI. (And. misk) Güzel kokulu. “< mürdüm ‘kökü belli değildir’. MBTS. Hyrus sativus. IX. (boğumluca otu). 3228. parlayan”. 3228) mülye: (< ? ) Domates (DS. dede gülü (TBAS. 3210. mültemi “parlak. 210) mültüme: (< Ar. akdiken (TBAS. müşkil. 2. Sambucus nigra. IV. IX. TaS. Ağz. TBAS. 2. 2249) bk. beyaz. IX. 211) mürdeşe: (< ? ) bk. DS. Polygonatum multiflorum. mühr-i Süleyman) Kuzey Anadolu’da orman ve çalılıklar altında bulunan. 1612. 1610) mürdümük: (< kökü belli değildir. 3231) müşgül: (< Ar. 30–80 cm yüksekliğinde. otsu kısmı hayvan yemi olarak kullanılan. IX. 1610. 2. bir yıllık. TBAS. MBTS. açık mavi veya mor çiçekli bir bitkidir. yaprakları karşılıklı. 2. 4068. (TS. TBAS. DS. çok yıllık ve otsu bir bitki. MBTS.493 mührüsüleyman: (< Far. ürdümük) Baklagillerden. 2. dikenli bir ot (DS. 211) mürdüm eriği: (< ? mürdüm + T. TBAS. 2. IX. meyvesi zeytine benzer bir ağaççık.

nār + emrūd + T. 2301) Nargillerden. ETA. Nişanyan. 37. DA. TAYA. -u) ri. içinde çok sayıda kırmızımtırak. (TBAS. 462. 321) Ballıbabagillerden. AAT. ilkbaharda kayalıklarda biten. na’nā’ + T. 98. yumrulu ve otsu bir bitkidir. otsu ve beyaz çiçekli bir bitki. sulu taneler bulunduran yuvarlak yemişi olan. iri ve uzun taneli bir çeşit üzüm (Eren. GD AT. 3238) nanahan: (< ? ) 10-70 cm yükseklikte. dalı) Lahana (DS. TAYA. Mentha piperita. Ağz. 176. koyu kırmızı renkte. 3239) . 211. MBTS. na’nā’. AVA. DS. TBAS. 213. 298) müşkülüm: (< Lat. bir yıllık. 3239) nar: (< Far. 2. küçük bir ağaç. çiçekleri büyük. 13) nar armudu: (< Far. 1629) namzam: (< ? ). yaprakları sapsız. 2300. ülkemizde 7 türle temsil edilen. 1632. 508. mor çiçek (TBAS. gaz söktürücü ve süt arttırıcı olarak kullanılır.: namzan) Bir çeşit pancar (DS. OAAD. BTS. MBTS. nemāz + T. K A. (TS. çok yıllık ve otsu bir kültür bitkisi. II. Muscari muscarimi. IX. 301.494 müşküle: (< kökenini bilmiyoruz) Kalınca kabuklu. nār / enār. fındıksı tip meyveleri olan. 10-20 cm yükseklikte. çiçekleri beyaz veya menekşe renginde. 67. IX. BTS. kırmızı ve sarı renkli armut (DS. 2. 127. kırmızımtırak sarı sert bir kabukla örtülü. 160. (TS. EYA. rutubetli yerlerde yetişen. (And. bozan) Eğrelti otu türünden bir bitki (TS. 321. 463. sarımtırak renkli çiçekleri güzel kokan. 213) nanedalı: (< Ar. 213) nane: (< Ar. muscarimi) Sümbülgillerden. 2. Nişanyan. 2. na’nā’ + T. Punica granatum. çiçeği) bk. 2. Urfa bölgesinde yetiştirilir ve meyveleri. yaprakları karşılıklı. 12) nane çiçeği: (< Ar. 3231) -Nnamazbozan: (< Ar. 1631. IX. Trachyspermum ammi (TBAS. ıtırlı. IX.

çiçekleri uçta tek ya da kimoz durumlarda. 3239) narcil: (< Far. MBTS. 2. Ağz. 2. 2303) Karaağaç (TS. nargį l. 2. başakçıkları tek çiçekli küçük bir bitki. Eryngium campestre. nārven. bakka tipi meyvesi olan. 2302). tatlı bir üzüm çeşidi (DS. nārdīn) Maydanozgillerden. lk nargileler Hindistan cevizi meyvesinden yapılmıştır (TBAS. 2. 1632) narenc: (< Ar. 2. nārenciyye) Turunçgiller (TS. 2. yuvarlak taneli. çanak yaprakları 5-8 loplu ve kırmızı. Farsça nargil kelimesinden gelir. 3240) narven: (< Far. ülkemizde de nar türü ile temsil edilen familya (BTS. IX. 1632) narenciye: (< Ar. 463) nar gülü: (< Far. nārenc) Turunç (TS. ışınsal simetrili.: narince) Pembe. hermafrodit. Tütün içmekte kullanılan nargile adı da bu kökene bağlıdır. MBTS. -giller) Yaprakları karşılıklı ya da kümeler hâlinde. MBTS. (And. dünyada punica cinsi ve bu cinse ait iki türle. basit ve stipulasız. (TS. IX. 3239) nartük: (< ? ) Mısır (DS. 2. 1633) .495 narat: (< ? ) Çam ağacı (DS. nārenc. nār / enār + T. nār + gul + T. taç yaprakları 5-7 parçalı. IX. 3239) narbis: (< ? ) Zambak (DS. 1632) nargiller: (< Far. IX. -ü) Nar ağacına benzeyen bir ağacın gül gibi olan çiçeği (DS. çayırlarda yetişen ve hayvanlara yem olarak verilen. 2301) Hindistan cevizi ağacının meyvesi. 3239) narınç: (< Ar. IX. meyvesi için kültürü yapılan. 213) nardin: (< Far.

is. otu) bk. AVA. IX. Nişanyan. botanik (TS. 3243) neferlik: (< Ar. 3242) nebi dede: (< öz. MBTS. 3242) nazar otu: (< Ar. IX. nevrūz. 1639) nebi: (< öz. 3242. IX. MBTS. 3244. üzerlik (TBAS. 214. 1639) nebatat: (< Ar. 2. MBTS. (And. 3242) nebat: (< Ar.496 navçağan: (< Far. XII. sarı çiçekli bir çeşit nane (DS. nāv “içi oyuk şey” ve küçültme eki –çe ile nāvçe’den (?). 214) nazik elması: (< Far. Nebi).: nüfürne) Ufak salkımlı. nebātāt) 1. AAT. 3243) nefirne: (< nefirne < Far. nāzuk + T. yumrulu. 1635) navruz: (< Far. 2. is. (And. Nebi + T. elması) Yazın yetişen kırmızı renkli bir çeşit elma (DS. 2. IX. çok yıllık. Bitkiler. 3246) . IX. ST AT. dımışkı (Gaz. 2309) Çam ağacı (DS. 2. na ar + T. (TS. tadı buruk bir ot (DS. küçük ve otsu bitkiler. MBTS.: nevi) Mısır (DS. KMYA. DS. dede) bk. 254) naz: (< Far. 2. III. 2. nefį r “boru”. 2328) Ayşekadın fasulyesi (DS. 2342. IX.A. nāz. pek beğenilmeyen üzüm (DS. nefer + T. 209. 2324). (TBAS. Ağz. IX. IX. 2. 338. nebāt) Bitki (TS. küçük taneli. 2. 209) nedrebol: (< ? ) nce kabuklu üzüm (DS. Datura. DS. nem + nem) Büyük yapraklı. IX. mor veya kirli sarı çiçekli. -lik) Büyük yapraklı. 3246) nemnem: (< Far. niemcy. 325) Erken ilkbaharda çiçek açan. 243. MBTS. Ağz. 2. Bitki bilimi. 4607) nemisa: (< Lehçe. 2309) Çiçekleri katmerli ve mor renkte olan bir tatula türü.

(TS. 1646) nevbetçik: (< Far. bazılarında sarı renkte. Eren. (TS. IX. Erz. durgun sularda veya havuzlarda yetişen bir su bitkisi. kemmūn + T. soğanlı ve çok yıllık bir süs bitkisi. nevrūz + T. Nymphea. nergis + Ar. fulya. 20-80 cm yükseklikte. 39. 215) . (TS. mavi. 324. zanba + T. 214) nergis: (< Far. . sularda yetişen. 1646. 241. ST AT. 188.: nargoz. pirekapan (TS. TBAS. 300) Nilüfergillerden. 1646) nergis zambağı: (< Far.497 nemnem otu: (< Far. nergis < EYun. Nişanyan. pembe renkte. (And. 28. niemcy. 2. MBTS. 2328”) bk. Frenk kimyonu (TBAS. TBAS. 2. çiçekleri ayrı veya bir kök sap üzerinde şemsiye durumunda. 214) nemse kimyonu: (< Lehçe. 2. nezle + T. 3248) nevruz otu: (< Far. 1651) nilüfer: (< Far. nergis. sarı. açılmadan önce bir yenle örtülü bulunan ve bazı türlerinde beyaz. çiçekleri aslanağzına benzeyen. GD AT. otsu ve pembe çiçekli bir bitkidir.. -ı) Soğanla üretilen. nevbet + T. 50–60 cm yükseklikte. AVA. 94. EYAD. kardelen gibi çoğu küçük ve kokulu çiçekleri içine alan bir bitki familyası (TS. 169. 215) nezle otu: (< Ar. DS. TBAS. (TS. MBTS. türlü renkte. narkissos < narke. -u.A. niemcy + Ar. Nişanyan. 2331). yaprakları yuvarlak ve geniş. Ballota saxatilis. “< Lehçe. otu) ki çeneklilerden. 2. 214. Amaryllis. (TBAS. 1654. -giller) Bir çeneklilerden. 2. 255. III. taşıdığı glikozit sebebiyle iç söktürücü olarak kullanılan. otu) bk. (güzelhatun çiçeği). iri ve güzel çiçekli bir süs bitkisi. nargöz. OAAD. IX. otu) Boğaz ağrılarına karşı kullanılan. nem + nem + T. 2. Narcissus. çiçekleri beyaz. 255) nergisgiller: (< Far. çok yıllık. 1650. BTS. 2. 326. Ağz. yumrulu. 2. 467. Linaria vulgaris. çik) Papatya (DS. nergis + T. nīlūfer. çok yıllık bir kır bitkisi. E A. 3239. nergiz) Nergisgillerden.

o lak < oğul. 4606) -Oofris: (< Fr. 232. 147. ada soğanı (TBAS. 2. dişeti hastalığında kullanılan bir çeşit ot (DS. -giller) ki çeneklilerden. 280. 130. buğdayı) Kaplıcayı andıran. otsu bir bitki. soğanı). 1671) oğlakkarası: (< T. 24. XII. 189) norzeriği: (< ? norz + T. Nişanyan. nīlūfer + T. yuvarlak taneli. ZBK A. 163. meyvesi baklamsı. çiçekleri sarımtırak renkte. AA. 1654) ninemelması: (< nene “çocuk dilinde” + T. 170. 3252) nişasta buğdayı: (< Far. 2. (dağ nohudu). TAYA. 198. Nişanyan. 3255) nuteşir soğanı: (< ? nuteşir + T.: loteşir soğanı) bk. 44. (And. nufut) Baklagillerden. IX. 1659.. 20-40 cm yükseklikte. BTS. 111.A. E A. “< nine. KBAYA. ophrys < Yun. dağlık yerlerde yetişen bir buğday türü (TS. oğlak + karası. Ophrys.Y. 3267) oğlakkulağı: (< T. -m + elması. nişastası çok. 150. 158. Cicer arietinum. çiçekleri sinek. “< ET. GD AT. 129. ophrus) Salepgillerden. 413. (TS.Y. 210. Krş. örümcek gibi birtakım böcekleri andıran.A.: nōd. 244. IX. otsu bir bitki. 145. IX. birleşik telek yapraklı. OAAD. ADYA. KMYA. 185. otu) Kayaların çatlak ve oyuklarında biten. Ka.. GBAA. TBAS. AVA. 227. yumrulu. nohud. 327). noħut. kuzukulağı (TBAS. 12. 2352”) Temmuzda olgunlaşan. nohıt. 2. MBTS. 242. 111. nuħūd. nişeste + T. Ağz. noud. 215. 2. 469.498 nilüfergiller: (< Far. 2378”) Kara üzüm (DS. (TS. 216) nuzlaotu: (< ? nuzla + T. örnek bitkisi nilüfer olan bir familya (TS. 331. ufak taneli. 2. oğlak + kulağı) bk. yuvarlak ve kepekli bir çeşit elma (DS. ST AT. bol nişastalı. (And. nout. 1656) nohut: (< Far. 314. SA. MBTS. eriği) Sarı ve acı bir çeşit erik (DS. nohot. Ağz. 217) . AAT. 3.

1686) orakeriği: (< T. oğlan + elması. 3275) okume: (< Lat. 3270) ohşaran: (< ? ) bk. öz odunu mor. 1672) oğunduruk: (< T. 148) okluk: (< T. o ul. dış odunu pembe renkli bir ağaç. MBTS. 2395”) Mürdümeriği (DS. 3268) oğlanotu: (< T. asıl yurdu Avustralya olan. MBTS. eucalyptus < Yun. (TS. tilkikuyruğu (TBAS. oğul + otu. kovan otu. “< ET. 3. pire otu (TBAS.) Mersingillerden. 3268) oğul otu: (< T. Aucoumea. Melissa officinalis. tıpta yapraklarından yararlanılan çok yıllık ve otsu bir bitki. oğul + (a)n. 331. IX. 304”) Yaban gülünün fındık büyüklüğündeki kırmızı renkli meyvesi (DS. 2388”) bk. okluk) Bir çeşit saz. Eucalyptus globulus. oğlan + otu) Ağız ve karın ağrılarını geçirmek için kullanılan bir çeşit yabanıl ot (DS. MBTS. 2. kerestesi parlak. oğul+duruk ?. on + bir + aylık) bk. Nişanyan. 2.499 oğlanelması: (< T. IX. IX. 331”) Ballı babagillerden. o lan < oğul. Nişanyan. 1676) oltu otu: (< ? oltu + T. otu. 20–150 cm yükseklikte. toprağın suyunu çekerek yerin bataklık duruma gelmesini önleyen bir ağaç. çuha çiçeği (TS. 3286) . (TS. okçul) Bir ot (AA. 2379) Taze çam (DS. (TS. 2. 3. “< or ak. melisa. 1673) okcül: (< T. orak + eriği.) Afrika’da yetişen. 217) on bir aylık: (< T. 217) okaliptüs: (< Fr. 3. Eren. IX. boyu 100 m’yi aşabilen. < ET. IX. “< ET. 2. “< oltu’nun kökü bulunamamıştır. kamış (DS.

217) orman ligarbası: (< T. çay üzümü (TBAS. 3. orman + Yun. 1694) orman: (< T. orman + güzeli) Kökü lahana köküne benzeyen. IX. Nişanyan. kırmızı. 1700) oruka: (< ? ) Taze mısır (DS. kalın kabuklu. orman + ? lifor + T. 2.: oram. 4615) orman gülü: (< T. -sı) bk. orman + sarmaşığı) bk. orım) 1. DS. -ü) Avrupa. 4614) orkide: (< Fr. XII. 3288. orman + Far. MBTS. IX. 217) ortanca: (< Lat. Karamuk bitkisi (DS. 3286. Ekinler arasında yetişen bir çeşit zararlı bitki. Bir buğday çeşidi. orun. orchidee < Yun. Hydrangea hortensia. 335) Böğürtlen ağacı (DS. 2. Ağz. 2. çay üzümü (TBAS. 3288. IX.) Salepgillerden. gölgelik yerlerde yetiştirilen bir süs bitkisi. orak + kıran) Ekinle birlikte tarlada biten sivri yapraklı. gul + T. 217) orman sarmaşığı: (< T. or+man. pembe veya mor renkli çiçeklerini yaz başında açan. 3290) . duvar sarmaşığı (TBAS. IX. IX. 2397. 3290) orun: (< ET. MBTS. -u) bk. 3290) orum: (< ? ). 3. (And. 2. suyu az bir üzüm çeşidi (DS. özsuyu yakıcı bir ot (DS. (TS. sert köklü bir çeşit ot (DS. 3288) orman liforu: (< T. XII. 1694) ormangüzeli: (< T. Asya dağlarında yetişen açelyaya benzer bitki (TS. 2403) Yuvarlak. 3.500 orakgıran: (< T. ligarba + T. çiçeklerinin güzelliği dolayısıyla camlıklarda yetiştirilen birtakım bitki türlerinin ortak adı (TS. hortensia) Taşkırangillerden.

gul + T. II. otur-ak. IX. yüzyıllar arasında stanbul’da elde edilmiş olan ve 1500 kadar adlandırılmış çeşidi bulunan lâle formlarına verilen genel ad. ETA. AAT. 336”) Kırlarda yetişen. 254) otçam: (< T. 207. pis kokulu. beyaz çiçekli. Eren. çörek otu (TBAS. Nişanyan. KBAYA. 91. 310. T YA. EYAD. K AT. 336) Toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan. 2406) Armutla ahlat arasında. 56. SA. ot + Çin. 155. Osmanlı döneminde bu lâle çeşidine lâle-i Rūmî adı veriliyordu. ot. 2. osuruk + ağacı) Yaprakları pis kokulu bir ağaç. Biz bu adı. IX. ot + kökü) Pancar (DS. pis kokulu bir bitki (DS. Nişanyan. 3293) oturak (I): (< T. 34. XII. osurmak. dağ çayı (TBAS. 84. 167. osurgan + Far. 130. is. OAAD. Clauson. 3291) ot: (< ET. “< ET. BÜYA. ot + Ar. 1702. 3293) otkökü: (< T. Clauson. GD AT. aylandız (DS. sarı çiçekli bir çeşit bitki (DS. osuruk + çiçeği) lkbaharda kırlarda yetişen. E A. ilkbaharda bitip.501 Osmanlı lâlesi: (< öz. 217) osurgangülü: (< T. IX. 289. 218) oteriği: (< T. 129. 3291) osuruk çiçeği: (< T. 3296) . 164. tadı ekşimsi bir armut çeşidi (DS. Osmanlı + Far. IX. MBTS. 4615) osuruk ağacı: (< T. IX. bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkilere verilen ortak ad (TS. -ı) bk. 251. 80. çay + T. lāle + T. bu çeşitlerin Osmanlı döneminde ve yalnız stanbul’da yetiştirilmesine dayanarak stanbul lâlesi olarak çevirmeyi uygun bulduk (TBAS. K A. şam’) bk. 218) ot çayı: (< T. -si) XVI-XVIII. 15. ot + eriği) Çok erken olgunlaşan tatlı bir çeşit erik (DS. 3. -ü.

4617) ova nergisi: (< ? T. ‘ūd < Hintçe. 2408”) Bir çeşit kara armut (DS. ova + Far. “< ? ET. 3. -i) Ak ya da sarı çiçek açan kır zambağı (DS. “< ? Moğ. oturak + Yun. (And. 2. DS. -ca. IX. 2. (TS. tropik bölgelerde yetişen. 3319) . Lagerstroemia indica. + T. “MBTS. -si) Bir çeşit fasulye (DS. 3297) ovaca: (< ? T. IX. oya + T.: olturak) Çam fidanı (DS. IX. sıcak ülkelerde yetişen. yapraksız bir çeşit yabanıl ağaç (DS. ova ‘kökü kesin olarak belli değildir’. 2. (TS. MBTS. Aquilaria agallocha. 3. 4617) oya çiçeği: (< ? Moğ. örüm) nce dallarından sepet örülen. oymalık) Dolmalık biber (DS. 3317) öğüm: (< T. ova + T. 2409”) Koyu menekşe veya pembe renkte çiçekler açan süs bitkisi.502 oturak (II): (< T. Saccoglottis gabonensis. 2. IX. MBTS. Ağz. 2416”) Dulaptal otugillerden. XII. 4612) oturakfasulyesi: (< T. dinî törenlerde yakılan ve yanarken güzel koku veren. ağacı. XII. 3302) oymalı yaprak: (< T. (TS. IX. 1709) ozuga: (< ? ) Tropikal Afrika ve ormanlık alanlarda yetişen ince dokulu bir ağaç türü. öğ(ü)rek + otu) Ağılı ot (DS. otur-ak). XII. 3296. çiçeği. oya. oymalı + yaprak) Meşe yaprağı gibi kenarları girintili çıkıntılı olan yaprak (TS. nergis + T. 1716) öğrek otu: (< T. 3. 1708) oymalık: (< T. 1714) -Ööd ağacı: (< Ar. odunu ve kabuğu hoş kokulu bir ağaç. fasulia + T.

“< öküs+ü+r+mek ‘ses taklidi’. kardelen (DS. “< ET. DS.503 öğür otu: (< T. ökse otu (DS. 2. (TS. IX. 3327) öksüz çiçeği: (< T. 3326) ökse otu: (< Yun. sarı çiçekli. canavar otu (TBAS. (TS. armut. IX. öksüzce (DS. 219) . 2419”). IX. 3326) ökse otugiller: (< Yun. BTS. öksüzoğlan (DS. öksüz + oğ(u)lan + çiğdemi) Afyon bitkisi (DS. her dem yeşil bir familya (TS. çok yıllık ve otsu bir bitki. armut ağaçlarında görülen ve hastalık yapan bir ot. otu) Ökse otugillerden. 498) öksürük otu: (< T. 497. meyveleri tekli ve eriksi yapıda olup yapışkan bir madde ile kaplı olan. -lek) Elma. Ali. IX. iksia + T. beyaz ya da mor çiçek açan bir kır çiçeği. erik gibi ağaçların dalları üzerinde asalak olarak yaşayan. Tussilago farfara. öksüz + çiğdemi) bk. Eren. otu + -giller) Taçsız iki çeneklilerden. MBTS. IX. DS. elma. 3326) öksüz çiğdemi: (< T. bölük’. MBTS. öksürük + otu. üzüme benzer yemiş veren. 314”) bk. ıhlamur. 2420”) Gövdesi pullarla kaplı. öğür + otu. güz çiğdemi (TBAS. 219. 1722) öksüzali: (< T. IX. ögür ‘sürü. ekin tarlaları için zararlı. öksüz + öz. iksia + T. iksia + T. ögsüz < ög + -süz. kiraz. 1722. (DS. Viscum album. 3. 2. 3327) öksüzoğlan: (< T.: ögür otu) bk. “< ET. 3327) öksüzoğlan çiğdemi: (< T. IX. öksüzce) Çiğdem (öksüz çiğdemi). 4621) ökselek: (< Yun. saplarından ökse otu çıkarılan zararlı bitki. (And. 2. 1722. çalılar ya da ağaçlar üzerinde yarı parazit olarak yaşayan. XII. is. BTS. 3327) öksüzce: (< T. öksüz + çiçeği) bk. 3. Ağz. öksüz + oğ(u)lan) Çiğdeme benzer.

IX. otu) bk. mastı çiçeği. 220) ölmez çiçek: (< T. < öküz Kökeni karışıktır. 315”) Bir çeşit yabanıl bakla (DS. (TS. Ömer + T. öküz + götü) 1. özel kokulu. 2. AAT. 220) . parlak sarı çiçekleri uzun zaman saklanabilen. “< ET. 246) ölü soğanı: (< T. DS. 4623) öküzdili: (< T. II. öküzgöbeği. Xeranthemum. XII. sığırgözü. (TS. (TS. TBAS. sarı renkte. 220. öküz + Ar. 3328) öküzpörçüğü: (< T. yalnız odunundan yararlanılan bir ağaç (DS. öküz + kütüğü) Yaprakları boz renkli ve kozalarının içi boş olan. -sı. 1726. bā ilā + T. 1723) öküzkütüğü: (< T. is. çok yıllık ve otsu bir bitki. öküz + göbeği) Kırlarda. öküz + dili) Sığırdili (TS. Németh. 2. bk. 3328) öküzgözü: (< T. IX. sığırkuyruğu (TBAS. 2.504 öküz baklası: (< T. dağlarda kendiliğinden biten bir çalı ve bunun kırmızı renkli. öküz. küçük yuvarlak meyvesi (öküzgötü). papatyayı andırır bir çiçek ve onun bitkisi. ölmez + otu) Beyaz. arnika. Ramstedt ise Altayca *pökü-r biçiminden çıktığını ileri sürmüştür. 1726. 2. öküz + pürçeği) bk. Clauson ve Menges Toharcadan geldiğini dile getirmiş. 3334) Ömer otu: (< öz. XII. Arnica montana. DS. ölmez + çiçek) Basit ve tüylü yapraklı. (DS. Gülensoy. IX. ölü + soğanı) Mezarlara dikilen mor çiçekli bir zambak (DS. IX. 2. IX. yayla gülü. mor veya firfiri çiçek açan otsu bitki. 3330) ölmez otu: (< T. Kızılcık (DS. Eren. öküz + gözü) Birleşikgillerden. 1723) öküzgöbeği: (< T. Helichrysum. 4623) öküzgötü: (< T. 668. 3328. şerbetçi otu (TBAS.

MBTS. dip yaprakları rozet biçiminde bir araya toplanmış olan. 3. iki yıllık ve otsu bir bitkidir. Smilax aspara. IX. tırmanıcı ve kışın yapraklarını dökmeyen bir bitki. özlülük) çi özlü bir çeşit ağaç (DS. tüylü. ‘ömr + T. 3376) paçkar: (< ? ) Ormanlarda yetişen ve yaprakları hayvanlara yedirilen bir bitki (DS. 3373) -Ppaçık: (< ? ) Ebegümeci (DS. sepet yapmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. Sedum sempervivoides. DS. 3363) öz dikeni: (< T. 3280”) Üveyik renginde. örmece). 3378) pahe: (< ? ) Patates (DS. Eren. diken otu.: ömece) Başakları örgü biçiminde. 1744) özüllük: (< T. IX.505 ömür çiçeği: (< Ar. 3380) . Ağz. 220) örmece: (< T. (And. kırmızı ve küçük taneli kılçıklı buğday (DS. (TS. 2. IX. IX. 3334. 4629) övezi: (< T. IX. 3377) paflak: (< paf “ses taklidi” + T. IX. IX. “< T. otu) 20 cm kadar yükseklikte. XII. 3376) pafit: (< ? ) Asmaya benzer. -î. öz + dikeni) Dikenli. çiçeği) bk. iri taneli. 220) ömür otu: (< Ar. -lak) Akan kanı durdurmak için kullanılan bir çeşit bitki (DS. buğdayı. IX. kırmızı çiçekli. üvez. Orta ve Doğu Anadolu bölgelerinde yetişen. 256) öveyikbuğdayı: (< ? üveyik + T. 3348) ötürge: (< T. sert bir çeşit buğday (DS. 3363. ömür otu (TBAS. ötürge) Bir erik cinsi (ST AT. IX. (TBAS. 429”) Bir çeşit üzüm (DS. ‘ömr + T. “< üveyik ‘kökü belli değildir’. üvez + Ar.

V. 92. (TBAS. 101. AVA. IX. palmier < Lat. 257. Stipa hohenackeriana. 221. 3382. 3382) palamut: (< Yun.A..: balamıt. TaS. Erz. 3. hurma ve Hindistan cevizi ağaçlarını içine alan bir familya (TS. 4634. palamudi. pelik. fındığa benzeyen. 1756. IX. 205. IX. . yurdumuzun batı bölgesinde yetişen 5–10 m yüksekliğinde. BTS.. 499. odunsu çalı ya da ağaç şeklinde. 1756.A. 2. DS. 2.: palağ. balemit. (TS. IX. özellikle Doğu Anadolu bölgesinde yetişen. pelut. KMYA. -si) Kayıngiller familyasından. 2. 248. ST AT. 128. 506) palmiyegiller: (< Fr. palmier + T. çok yıllık ve otsu bir bitki.506 palak: (< ? ). Ağz. AA. (TS. UA. palamudi + Far. DS. AAT. pālān. palaħ) 30-80 cm yükseklikte. 254. XII. 3388) pamit: (< ? ) nce kabuklu. III. tanen bakımından zengin meyvesi. erken olgunlaşan kara üzüm (DS. Eren. 3388) . 3. çiçekleri ikili ya da dörtlü gruplar hâlinde. MBTS. 3185) palamut meşesi: (< Yun. 1755. BTS. pölüt) Yurdumuzda yetişen meşe türlerinin uzunca.11. 735. 221. Nişanyan. DA. Gaz. 150. TBAS. (And. palut. palıt. 341. 299. 10-15 m boyunda. IX. pelit. Ağz. sert ve pürüzlü. (And. yuvarlağımsı ve parçalı yapraklı. 3383) palmiye: (< Fr. -giller) Genellikle sıcak bölgelerde yetişen. DS. BTS. yaprak kenarları dişli olan ve kışın yapraklarını döken bir meşe türü. boli. Akdeniz ve Ege sahillerinde park ve caddelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir tür ağaç (kendir palmiyesi). 2. balamut. basit bir kon gövde ve bu gövdenin tepesinde yelpaze biçiminde telek damarlı yaprakları olan. 1754. T YA. 314. DS.. II. 507) pambılba: (< ? ) Hindiba (DS. 2451. 322). III. Valonea. ana vatanı Çin ve Japonya olan. yaprak tabanları kalıcı. AAT. 2449) Süpürge otu (DS. 343) Palmiyegiller familyasından. bīşa + T. MBTS. bir yüksük içinde bulunan. 547. başakları süs olarak kullanılan. (TS. 505) palan: (< Far. meyveleri kalp şeklinde.

yaban gülüne benzer bir çeşit küçük ağaç (DS. 365. (Duran. 255. DS. yenilen bir bitki. 129. -lu) Çiçeklerinin çok nazik ve yumuşak olması sebebiyle bu isim verilmiştir. 1757. 35. 46. IX. -cak) Sarı renkli. koza biçimindeki meyvesi üç. 217. ADYA. yaz kış yaprağını dökmeyen. GD AT. 313. 507. 77.. 3175) pamuklıyanotu: (< Far. UA. 101. 301. 167. pambuk. IX. panbu + T. AVA. IX. panbıh) Ebegümecigillerden. 128.: mancar. pambık. 3389) pamuklu: (< Far. 3390. E A. E A. 179. ETA. (And. 3389) pamucak: (< Far. 3387. boz yapraklı bir çeşit ot (DS. 2. 323). IX. sütlü bir çeşit ot (DS. otu) Cistus türlerine verilen genel ad. vitamince zengin. Ağz. 223-229) pamukluk: (< Far. panbu + T. K AT. Eren. SA. AA. DS. III. 105. 146. dört. DS. IX. Beta vulgaris. sıcak bölgelerde yetişen. -ça) Hayvanlara yedirilen. K A. BTS. 7. 3117. . . 3391. pammuğ. IX. (TS. panbu + T. II. iri taneli bir çeşit buğday (DS. bir yıllık. TaS. layan + otu) Pamuk gibi çiçekleri olan bir kır bitkisi (DS. 553. DS. (TS. 3389) pamuça: (< Far. panbu + T. GBAA. 3389) pamuk: (< Far. otsu ya da yarı çalımsı türleri olan bir cins. panbu + T. DA. IX. 340. pencer) Ispanakgillerden. 218. Ağz. 221) pancar: (< Erm. pamık. Pembe veya beyaz çiçekli ve çalı görünüşünde bitkiler (TBAS. yoncaya benzer. 4634) pamuk otu: (< Far. 2. pamuğ. tohumları üzerindeki beyaz tüyler pamuk olarak kullanılan. tohumlarından yağ elde edilen. (And. -luk) Ormanlarda yetişen. yemeği veya turşusu yapılan. KMYA. Erz. pambuħ. T YA. panbu + T. banjar. panbu ).A. XII. 1758. beş dilimli olan. IX. Gossypium.507 pampara: (< ? ) lkbaharda kırlarda yetişen. Cistus creticus. V. 102. panbığ. AAT.: banbık. 378. ülkemizde bazı türlerinin kültürü yapılan.

Cyperus papirus. 509) papaya: (< ng.) Papirüsgillerden. ZBK A. çok yıllık ve otsu bitki. 188) pancarcık: (< Erm. 2. iğ ağacı (TBAS. 296. sütlü ya da sütsüz. 231. Nil kıyılarında yetişen bir bitki. 1761) papazkülahı: (< Yun. otsu. MBTS. K A. 160. bir yıllık otsu bir bitki. ülkemizde 130 cins ve 1100 kadar türle temsil edilen. iki ya da çok yıllık. çiçekleri idrar arttırıcı. 356. nadiren de ağaçsı bitkiler (BTS. ortası sarı kömeçli. 3. otu) bk. -ı. aken tipi meyveleri olan. DS. külāh + T. papaya. 307. papadia + T. “< Yun. 222) panzehir otu: (< Far. papyrus < Yun. -si) bk. 222) papaztakkesi: (< Yun. K AT. taç yaprakları 4–5 tane olup tüpsü ya da dilsi. papas + Far. çanak yaprakları tüy şekline dönüşmüş. V. ŧā ye + T. iğ ağacı (TBAS. papas + Far. Cynanchum acutum. kökü zehirli. banjar + T. çalımsı. taç yaprakları beyaz. 3175) papatyagiller: (< Yun. 1760.508 EYAD. centiyane (TBAS. 20–50 cm yükseklikte. 222) papır: (< ? ) Nane (DS. 3390) pancar otu: (< Erm. 2. baharda çiçek açan. 279. pād-zehr + T. banjar + T. 129. bir. 74. 1760) papatya: (< Yun. UA. II. (TS. 227. (TS. (TS. IX. -giller) Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı. IX. 345) Bir tür meyve (TS. 222. Nişanyan. 2. basit ya da birleşik ayalı. 509. 137. 2. IX. BTS. çiçekleri bir kapitulum üzerinde bulunan. -cık) Yaban pancarı (DS. iştah açıcı ve haricen yara iyi edici olarak kullanılan. ETA. TaS. otu) Küçük. 1761) . papadia) Birleşikgillerden. T YA. 3393. beyaz çiçekli. Matricaria chamomilla. 2455”) bk. 274. TBAS. TaS. papas. I. 3393) papirüs: (< Fr. SA.

348”) Uzun taneli bir üzüm türü (TS. MBTS. pāre + T. -lama) Kırlarda yetişen. MBTS. erŋek parmak. IX. 222) parmak üzümü: (< T. paprika) Acısı az bir çeşit kırmızı biber (TS. Nişanyan. manitari) Hygrophorus türlerine verilen genel ad. 3394) paprika: (< ng. geniş yapraklarından yemek yapılan bir çeşit bitki (DS. (And. “< ET. (Duran. 2456) Eğrelti otu (DS.: parlacuħ) Sulak yerlerde yetişen. 2. parlak + Yun. parla(k)cık). Eren. 2. 3. Ağz. 3397) parlak mantar: (< T. 2. 2464) bk semiz otu (TBAS. 3402) . Yenen türlerdir (TBAS. yaprakları ıtır yaprağı biçiminde ve güzel kokulu bir bitki (DS. 1761) papurtlama: (< ? papurt + T. 3394) paralık: (< Far. 1761) papra: (< papra < ? papura “kökü belli değildir”. 223-229) pardinç: (< ? ) Taze fasulye (DS. yer fesleğeni (TBAS. MBTS. 222) partal: (< kökü belli değildir.509 papirüsgiller: (< Fr. -giller) Bir çeneklilerden. 2465) ri yapraklı. Medicago orbicularis. 325. sarı çiçekli. Sonbaharda çayırlarda yetişir. IX. -lık) Meyveleri yuvarlak metal paralara benzediğinden “paralık” denilmiştir. 222) parşen: (< ? ) bk. IX. 3. örneği papirüs olan otlu bitkiler familyası (TS. 3. IX. 3396) parlacık: (< T. değersiz tütün (DS. IX. parmak + üzümü. 1770) parpar: (< par + par “ses taklidi söz”. papyrus + T.

genellikle kaplama olarak kullanılan değerli bir mobilya ağacı (TS. 2. -ı + -giller) Bitkilerin üzerinde yaşayarak pas denilen lekeler yapan asalak bir mantar takımı (TS. IX. DS. (And. II. manitari + T. beğendi) Kasımpatı (DS. 222) paryavşanı: (< ? par + T. 2. gövdesi sürünücü ve etli bir süs bitkisi. (TS. (TS. 2466”) Pas mantarıgillerden. Begonia feasti. yavşanı). 3. gri şeritli. Uromyces. 3. -ı) Begonyagillerden. DS. IX. (BTS. yeşilimsi renkte. gümüş. 463. 1775) paşabeğendi: (< ? paşa + T. IX. MBTS. kılıcı) Zambakgiller familyasından. 1774) pas mantarıgiller: (< ? pas + Yun. 514) pat: (< ? pat. 3407) patanak: (< ? ). 2. 2. IX. IX. 3408) . Ağz. manitari + T. “< pas ‘kökü belli değildir’.510 partem: (< ? ) bk. rizomlu bitkiler. yer fesleğeni (TBAS. ağacı) Kerestesi açık sarı. 3403. -ı. 3406) patamak: (< ? ) Olmamış incir (DS. 2. MBTS.: apar yavşanı) Yavşan otu (DS. üstü koyu yeşil. 2469) Birleşikgillerden. 1775. I. kalp biçimindeki yapraklarının altı kırmızımtırak. 1775) paşakılıcı: (< ? paşa + T. 285) pas mantarı: (< ? pas + Yun.: badanak) Ispanağa benzer bir çeşit bitki (DS. buğdaygillerde ve baklagillerde pas hastalığına sebep olan mantar.DS. Ağz. iri gözenekli. Sanseviera. yaprakları yeşil. 1774) paşa ağacı: (< ? paşa + T. 3405) paşaçadırı: (< ? paşa + Far. (And. kasımpatına benzeyen bir çiçek (TS. çādar + T.

çiçekleri tekli. 248. batcan.. (And. otu) Meyveleri balon gibi şişkin olan. 1776). BTS. 92. Coluteocarpus vesicaria. 466.A. ETA. III. DS. 207. II. 443. bk.. 42. 3. KMYA. DS. 514. 223) patates: (< t. Solanum tuberosum. patelek. Ağz. patlak).: batlangoz. 127. 340. balcan. çok yıllık. DS. çi boş dallarından mekik yapılan. 4652. funda. uzun. II. 207. beyaz ya da pembe çiçekli. patlıçan. Gaz. 205. DA. 3410) patküt: (< pat + küt “ses taklidi söz”) Kasımpatı (DS. IX. 158. BTS. Kırmızı ve beyaz çiçekli bir çeşit gelincik (DS. 158. AVA. patdis. 167. IX. pıtata. Solanum melongena. T YA.511 patarık otu: (< ? patarık + T. 2. 274. 3377. kalın saplı. tek yıllık. II.: portlak) Yuvarlak. patıko. II. (And. baldıcan. 65. içi) Taze fasulye (DS. bādingān). IX. 502. yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki. pıtana.: badılcan.A. TS. bādincān < Far. ADYA. IX. 66. DS. patatis. Krş. DS. 38. IX.. toprak altı yumruları sebze olarak kullanılan. XII. 102. II. 251. Ağz. AAT. III. Çalı. 1776. 3412) patlıcan: (< Ar. . AA. ülkemizde geniş alanda kültürü yapılan. (And.Y. GBAA. IX. (And. E A. 571. 2. patlican) Patlıcangillerden.. 3411) patlangıç: (< T. . (TS. pıtına) Patlıcangillerden. 247. BÜYA. 3411. (TBAS. 1778. bayincan. 12. 514. 2. patlangaç). mor ya da siyahımsı bakka tipi meyveleri olan ve kültürü yapılan.: pata. patele. 2. otsu bir bitki. TAYA. 3408. Ağz. (TS. 256. 4441. KYA. küçük yapraklı bir ağaç. 3411) patlak: (< T. badımcan. batlican. EYA. yuvarlaksı. 376. padılcan. III. AAT. patata < Amerika yerlilerinin dilinden. 234. DS. DS. patlankuç) Mürver ağacı (DS. 149. otsu. ETA. 3470) patlangaç: (< T. iri taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS. patatiz. patlangaç. Erz. . patlangıç. patalak. 327) patiçi: (< ? pat + T. baldırcan. beyaz çiçekli ve tüysüz bir tür. 364. patana. 549. XII. patlangıç) 1. Ağz.A. 4.A. 307. IX. 76. Erz.

184. -giller) ki çeneklilerden. 145.. GBAA. 4640. TAYA. yaprakları almaşlı dizilişte. 1778. lâleye benzer ak çiçek açan. biber. Ağz. (And. uzun yapraklı. 3412) patpatik: (< ? ) Mürver ağacı (DS. bādingān + T. batbit) Kökü yumru şekilde şişkin. 3. 60) patlıcangiller: (< Ar. paya. bayan. MBTS. 501) patpat: (< Ar. 94) patlıcan çiçeği: (< Ar. II. 264. bādingān + Far. çiçekleri er dişi. iri ve mor bir türü (TS. bādincān < Far. 307. 2. badem (TS. 158. (And. 44) patpatanak: (< ? ) Baharda dağlarda yetişen. 104. bādincān < Far. Ka. UA. ovaryum üst durumlu. K AT. XII. Krş. çanak ve taç yaprakları 5 parçalı ve parçaları birleşik. 227. 4639) payam: (< Far. baŧbāŧ . bādām. -i). 2. 167. TBAS.Y. Tietze. 570) patpat otu: (< Ar. (And. II.Y. sap tarafı sivri. GD AT. katmerli sümbüle benzer. batbat. 103. XII. bıyam. encīr + T.. KMYA. 2.: balcan inciri) ncirin. Ağz. 2. ışınsal simetrili. piyam) bk. otu). ağız tarafı geniş. TBAS. 12. IX. 514) patlıcan inciri: (< Ar. 293).. Türkçenin Gücü. içine domates. 53.A. DS. DS. zehirli bir çeşit bitki (DS. bādingān + T.: batbat otu) Küçük. patates. 463. 189. ülkemizde 9 cins ve 25 türle temsil edilen. 1779. çiçeği) Patlıcan çiçeği (Aksan. 1778.512 Gaz. payem. 2473). bādincān < Far. 44. tütün gibi birçok bitkiyi alan bir familya (TS. Ağz. örnek bitkisi patlıcan olan. III. baŧbāŧ + T. kokusuz bir çiçek (DS. 267. 1780) .A. K AT. yuvarlak meyveli.: bayam. 69. (And. BTS. Doğu Anadolu’da yetişen bir bitki (TS. Ağz.A. KBAYA. 464.: badbad.

: bazi. 323) 100 cm kadar yükselebilen. değerli kerestesi kahverengi. Commiphora opobalsamum. 2. (TBAS.: pepük) Sancı dindirmekte kullanılan. pāzı. 3419) pelemir: (< kökü belli olmayan kelime yabancı bir dilden gelmiş olmalıdır. yapraklarında ve öteki bölümlerinde çok acı.. (And. 515. (TS. MBTS. < Blg. elması) Yazın yetişen kırmızı renkli bir çeşit elma (DS. IX. 444. 4641. gürgene benzer bir çeşit bitki (DS. 493. 587. Ağz. Eren. XII. pazik. DS. Eren. 3427) peçek: (< peçe < t. Eren. 3418. DS. 3194) pazıbaşı: (< Far. Tohumlarından yağ elde edilir ve tohum unu lezzet vermesi için ekmek ununa karıştırılır. 1. pelinos ~ Slav. V. (TS. Beta vulgaris varcicla. 1782. yaprakları sebze olarak kullanılan. pelin. bir yıllık. bir ya da çok yıllık otsu bitki. (And. peçe + T. Ağz. MBTS. “< Far. 1786) pelin: (< Yun. 328) Birleşikgillerden. pelyn. DS. 3418) peçelması: (< t. 100 cm kadar yükselebilen. 650. pezük) Ispanakgillerden. hekimlikte kullanılan çok yıllık ve otsu bir bitki. 3417. 327). Anthriscus nemorosa. belesān + T.Y. (TS. palamut (TBAS. çok yıllık. ağacı. 2480”) Kızıldeniz’in Afrika ve Asya kıyılarında yetişen ve kışın yapraklarını dökmeyen. (TBAS. başı) Pancar yaprağı (DS. 224) pelit: (< Ar. II. TaS. 3. 352. Cephalaria syriaca. doğramacılıkta kullanılan bir ağaç. 257. beze. 224) pelesenk ağacı: (< Far. pezi. 224) . hatta vişne çürüğü olabilen. IX. balluŧ. IX. ST AT. mor veya esmer. pāzı + T. 329) bk. belesān. 3439. pezza.A. 2. Krş. (yaban pancarı. TBAS. 1786. yabanî ıspanak). Nişanyan. MBTS. ıtırlı bir madde bulunan. Artemisia absinthium.513 pazı: (< Far. 2477) 40–150 cm yükseklikte. 2. tüylü ve pembe çiçekli bir bitkidir. 224. 3. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. IX. 3417) pebik: (< ? ). DS. BTS. IX.

kuş. pey ām-ber + T. IX. 2495) Su yosunu (DS. 3434) petunya: (< Fr. 3428) peren: (< Far. 3431. çobanyastığı da denilen bir bitki (DS. petunia < Lat. 3. ağacı) Yabani kimyongillerden. Petunia.) Patlıcangillerden. Antil Adalarında ve Vanezuela’da yetişen. “< pepe ‘ses taklidi kelime’. perver + T. 1798) peygamber buğdayı: (< Far. (TS. perde + bend) Bir çeşit çiçek (DS. IX. 2. kokulu bir süs bitkisi. 522) peygamber ağacı: (< Far. MBTS. çeşitli renkte çiçekler açan. IX. DS. 3427) pepir: (< ? ) Kuş üzümü (DS. IX. 3425) pepekuş: (< pepe + T. reçinesinden gayakol çıkarılan bir ağaç. Güney Amerika kökenli. 2. 2484”) Hindibaya benzer bir ot (DS. pesį n. 2. 2488) Fidan (DS. diken) bk semiz otu (TBAS. (DS. buğdayı) Yabanıl buğday (DS. Guaiacum of cicinale. IX. 10-15 m yükseklikte.514 pençer: (< ? ) Ebegümeci (DS. XII. 3. 1797. Kara ya da beyaz. 3. 4643) perpertiken: (< Far. IX. 3427) perdeben: (< Far. 3437) . IX. 224) perpir: (< ? ) 1. MBTS. pey ām-ber + T. peren. 3429) perese: (< kökü belli değildir. MBTS. BTS. IX. 3. kışın yapraklarını dökmeyen. (TS. 3431) pesin: (< Far. küçük taneli pekmez üzümü. Kuş üzümü. MBTS. IX. 2487) Gri yeşil renkli ve tüylü.

Zosima absinthifolia. 2. DS. 2. belemir. Eren. gövdesi ve yaprakları sebze olarak kullanılan. soğanlı. E A. Ağz. 2. penį r + T.515 peygamber çiçeği: (< Far. ağacı) Ebe gümecigillerden. 134. 524. Nişanyan. prason. 3447) pışat: (< Erm. BTS. IX. < Yun. yabanıl iğde (DS. beyaz ve parlak olan kavak ağacı (DS. 2408. IX. SA. üzümü) Bağcılarca da beğenilen. Eren. penį r + T. 2. TAYA. pey ām-ber + T. kozalarında kısa lifli pamuk bulunan ağaç. IX. haransa. K AT. pey ām-ber + T. çok yıllık. Karadeniz Bölgesi’nde doğal olarak yayılış gösteren. bir çeşit tatlı. çok yıllık bir kış sebzesi. XII. (TS. 1798) peygamber üzümü: (< Far. AA. 1798. DS. dikeni) bk. pey ām-ber + T. VII. parasa. (TS. otu) 30–100 cm yükseklikte. Bombax criodendron.: bırasa. prason. pirısa. praso = EYun. 2. 184. Allium porrum. . 669. IX. Quercus ilex. 524. 12. prīnos. 1799) peynir otu: (< Far. 357. AAT. DS. iri üzüm (TS. p’sat. horansa. 42. 1800. 357. kalın köklü. ZBK A. 3443) pıslak: (< pıs “ses taklidi” + T. 4654. Eren. 332) Kayıngiller familyasından. 3448) . purnari/prinari = EYun. tropikal bölgelerde yetişen. 49. 333). (TS. DS. purasa) Zambakgillerden. EYA. 3464) pırpılkavak: (< ? pırpıl + T. Nişanyan. < Yun. (TBAS. kavak) Yaprakları küçük. pırısa. -lak) Mantara benzer bir çeşit bitki (DS.: puşat) ğde. (And. 332). 1798) peygamber dikeni: (< Far. DS. 10–15 m kadar boylanabilen. 2. prinari. 3438) peynir ağacı: (< Far. 114) pırnal: (< Yun. 2285. otsu ve sık tüylü bir bitkidir. Ağz. (TS. 1799. 3395. BTS. 225) pırasa: (< Yun. II. deve dikeni (TS. IX. kışın yapraklarını dökmeyen bir tür meşe çalısı. Centaurea cyanus. 155. 283. çiçeği) Mavi kantaron. DS. (And. 111. IX.

çam sürgünü (DS. 129. 806. IX. 150) pinar: (< pinar < Far. UA. 3493. MBTS. 722) pıtraklı otu: (< T. ST AT. TaS. Xanthium. 87. (And. “< pimpirik/pinpirik ‘kökü belli değildir’. 3. IX. DS. (pıtırgan. Ağz. IX. 524. 3449.516 pışpışik: (< T. 3452) pimpiri mantarı: (< ? pimpirik + Yun. pıtırah. II. manitari + T. ekinler içinde biten. Ağz. otsu bir bitki. DS. meyveleri dikenli ve yapışıcı olan. bir yıllık.: bıtırak. 2. beççe < beçe + gul) Yaban gülü (DS. IX. Çam fidanı. pıtraklı + otu) bk. piş + pişik) Tazeyken kavrularak yenilen. IX. (And. 226. 3454) . -ı. 588. 3451) piçkiren: (< Far. kráno) Kızılcığa benzeyen bir çeşit ağaç (DS. pıtraklı otu). 226) piçgül: (< Far. IX. pıtırak) Papatyagiller familyasından. BTS. buturgak. Çam ağacı. ETA. bıtırık. pıtrak (TBAS. 4648) pik: (< ng. 2507”) Bir mantar türü (AA. (TBAS. pıtrak (TBAS. 161. XII. dikenli bir ot (DS. IX. 3449. 3448) pıtırca: (< pıtır “ses taklidi” + T. yeşil yapraklı. 2506) Bezelye (DS. 3464) pıtırgan: (< T. bıtrak. nār) Nar ağacı ve meyvesi (DS. II. 3. DS. 226) pıtpıt: (< pıt + pıt “ses taklidi”) Patates (DS. MBTS. 3450) pıtrak: (< ET. IX. 3448) pıta: (< pıta < pıt “ses taklidi”) 1. IX. -ca).: pitirca) Baharda açan koyu pembe renkli bir çeşit çiçek (DS. beççe < beçe + Yun. I. pig. Tietze. batırgan) bk. 402).

+ T. süpürge otu. 208. TBAS. II. 3. 2. 406”) ki çenekliler sınıfının birleşikgiller familyasından. (oltu otu). 109. prinos. birinc. 199. Tietze. (And. bürge ‘pire’. 168. 3458. çok yıllık. 140. AVA. çok yıllık bitki. AAT. 2508) Fidan (DS. MBTS. 3. 362. Tietze. loğusa otu (TBAS. BTS.517 pinpakla: (< T. 4649) pire otu: (< T. Ağz. Gaz. pį rāste “süslenmiş. donatılmış”. IX. 1805. IX. (TS. 2. Zeytin yaprağı. DS. prinos + T.. 5. 282. kökünden kömür yapılan küçük bir ağaç (TS. ADYA. 699) pirenyavşağı: (< Yun. 3. Sebze yaprağı. EYAD. 3458) piren: (< Yun. Hanımeline benzeyen beyaz çiçekleri güzel kokulu.: birinç. 91. 3456) pipo çiçeği: (< t. DS. piriş) Buğdaygillerden. (And.. 226. DA. 269. beyaz çiçekli. “< ET. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. 2. otsu. KBAYA. Eren. 526. II. K A. (TS. pį r. “< yavşak < yapış-ak. 3498. 3457) pirasit: (< pirasit < Far. 353). 3457) pirekapan: (< T. güç verdiğine inanılan bir çeşit eğreltiotu (DS. 341).A. Ağz. 334. 1834. Pyrethrum. . 247. bazı türlerinden böcek öldürücü bir toz elde edilen. kökleri bol su içinde yetişen bir bitki ve bu bitkinin besin olarak kullanılan tanesi. MBTS. BÜYA. 226) pir: (< Far. EYA. pirelik) Papatya (DS. 2507) 1. kasımpatına benzer. pürene) 1. pippo < Lat. 1805. 229. DS. ETA. 557. DS. 3388”) Kaynatılarak suyu içilen. çiçeği) bk. pire + kapan.Y. piriç. 87. Eren. 2509) pirelik: (< T. XII. Asma yaprağı. pirinş. (MBTS. pire + otu) Yaklaşık 25-50 cm yükseklikte. parçalı yapraklı. 111. 3. 72. Havuç yaprağı. Clauson. püren. bā ilā) Bezelyeye benzeyen bir çeşit bakla (DS. yavşağı. 3458) pirinç: (< Far. Ka. IX. pirem. MBTS. 3. nezle otu. 3458. 613.A. Tanacetum coccineum. 90. 2. 2. bin + Ar. pırınç. soluk veya koyu pembe çiçekli bir bitki.: birem. III. IX. 234. IX. IX. IX. 4. Çam yaprağı (DS. pirinc. Oryza sativa.

227) pisik otu: (< pisik + T. 3463) . 3459) pisar: (< ? ) Asalak bir çeşit ot (DS. kuvvetli kokulu. 376) pirpirim: (< Dankoff’a göre Ermeniceden alınmıştır ‘Erm. 158. koyu kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 227.Y. 217. 218. 2511”) Buğdaygillerden. 227) pisiktırnağı: (< pisik + T. 251. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. SA. (TBAS. 9 mm kadar uzunlukta. 40 cm kadar yükseklikte. batıcı tüylü. KYA. Meyve küremsi şekilli. 91. iki yıllık. IX. koyu mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. IX. 3. MBTS. 444. 2510”) bk. “< pisik ‘ses taklidi kelime’. taşağı.A. Onobrychis argyrea. ST AT. XII. üzeri sık tüylü. 33. 258. “< ET. Nepeta racemosa. DS. çok yıllık. p’rp’rem < Far. pisiktetiği (TBAS. 2. Hordeum murnium. 66. semiz otu (DS. Krş.. 181. OAAD. 3461) pisiktetiği: (< pisik + ? tetik + T. 227) pisi pisi otu: (< pisi pisi + T. parparam’. Eren. tarla ve yol kenarlarında kendi kendine biten bir tür arpa. 227) pisko: (< ? ) Böğürtlen (DS. 12. tırnağı) bk. (TBAS. KMYA. T YA. (TS. 227) pisiktaşağı: (< pisik + T. IX. -i) 80-100 cm yükseklikte. 314. TBAS. otu) 25-50 cm yükseklikte. “< pisi pisi ‘ses taklidi söz’. (TBAS. 566”) Çok yıllık. 335) bk. tırnağı. taşak ‘taş + -ak’. 4649) pisikcırnağı: (< pisik + T. 136. MBTS. 1806. Cynoglossum officinale. pisiktetiği (TBAS. otu. 3461) pişot: (< ? ) ğde (KBAYA. 46. 10-45 cm yükseklikte. 493. 3. 111. K AT.518 275. IX. Tohumları yenir. 202) pitana: (< ? ) Patates (DS. TAYA. Tietze.

Pollen “ince un” + T. 3464) pohur: (< ? ) Kabuğu yakıldığında güzel kokan bir bitki. 359). E A. 2. 3467) polen çiçeği: (< Lat. TBAS. 2521) Kırlarda biten içi dolu. ülkemizde park ve bahçelerde yetiştirilen. (TS. 536) portakal: (< Fr. zehirli bir orman ve süs ağacı. toparlak veya söbe.: pervaz) Soğan (DS. kötü mantar (DS. borsmuk. portahal. -luk + çalısı) Dikenli bir çeşit ot (DS. Ağz. 2. (And. IX. 536) porsukgiller: (< T. 20 m kadar boylanabilen. 85. KBAYA. IX. (And. ETA. portakıl. IX. 536. kışın yapraklarını dökmeyen. 1818. 3468) porsuk: (< ET. 338. BTS. IX. 4651. XII. IX. ancak çok fazla çiçek tozu oluşturarak böcekleri çeken çiçek (BTS. Ağz. 168.: portağal. Nişanyan. çiçeği) Bal özü oluşturmayan. 260. 131) porukluk çalısı: (< ? boruk + T. portikal. porsuk + -giller) Açık tohumlulardan. 3475. Citrus aurantium.519 piyaz: (< Far. 3471) . . 83. ADYA. 226. II. 2. OAAD. DS. portekel. DS. ovülleri 1-2 tane olgun tohum veren. 193. III. K AT. portugal “Portekiz”). meyvelerinin üzeri aril denilen etli bir tabaka ile kaplı olan. 1818. IX. yaprakları iğne biçiminde. 531) ponpaz: (< ? ) Nevruz çiçeği (DS. her dem yeşil. kabuğu güzel kokulu meyvesi. her dem yeşil bir ağaç ve bu ağacın kırmızıya çalan sarı. 1817. potukal) Turunçgillerden. porsuk + ağacı) Porsukgillerden. ülkemizde adi porsuk türü ile temsil edilen bir familya (TS. (TS. mahlep (DS. kırmızı ve etli kozalaklı. 613. piyāz. Erz. IX. 3470) porsuk ağacı: (< T. BTS. 3. 3437) pocğı: (< ? ) Yaprakları hayvanlara yedirilen bir orman bitkisi (DS. ST AT.A.. örneği porsuk ağacı olan. Taxus baccata. MBTS. 131. BTS. Akdeniz ülkelerinde yetişen. yapraklarında reçine kanalları olmayan. DA. 274. 228.

3476) poy: (< Far. pūst < post + Yun. “< puf ‘ses taklidi kelime’. 3481) pucda: (< ? ) Fide (DS. manitari + T.520 posalak: (< ? posa + T. fesçitarağı (TBAS. 3476) pöstük: (< ? ) Erik (DS. but ‘put’tan (?). 2. Kuzey Anadolu bölgesinde yetişir (TBAS. 10-15 cm yükseklikte. 3. -ı. 228) potuk: (< kökünü bilmiyoruz. (TS. 339) 20-60 cm yükseklikte. çemen otu. 228) pukiç: (< ? ) bk. 3492) . 3. 3476) poy otu: (< Far. 2522) Kuruyunca toz gibi ufalanan bir çeşit mantar (DS. -ı) Lycoperdom türlerine verilen genel ad. Trigonella joenumgraecum. XII. bir yıllık. Polygonum bellardii. būy + T. otu) bk. 228) potuotu: (< ? potuk + T. Sarı renkli boyar madde elde etmek için kullanılır. DS. IX. poy (DS. MBTS. “< posa “kökü belli değildir”. karabiberle karıştırılarak pastırma çemeninde kullanılan bir bitki. 3472) pos mantarı: (< Far. otsu ve tüysüz bir bitkidir. Eren. pos mantarı (TBAS. (TBAS. 4654) puta: (< Far. MBTS. 1822. IX. IX. IX. IX. IX. 2535) Çam fidanı (DS. 229) pun: (< ? ) Yabanıl nane (DS. -lak. būy) Tohumları kırmızı bibere benzeyen. MBTS. 2532”) bk. 3482) puf mantarı: (< puf + Yun. 3. manitari + T. IX. otu) Yapraklarından kara boya elde edilen bir çeşit ot (DS.

2. iri gövdeli. çok yıllık bir bitki.521 puya: (< ? ) And dağlarında yetişen. uzun yapraklı palmiye. (TS. 357”) hlk. 2. 1833. “< ET. 3494. pürçekli. IX. 3. ardıç. 3494) pürçüklü: (< T. 1840) rambil: (< ng. 3505) . 2. IX. 1838) rafya: (< ng. 60-70 yılda bir en görklü tek çiçeğini veren bitki (TS. 2543) Yaprakları salata olarak yenen baharlı. 3500) -Rradika: (< Yun. MBTS. parparam + Yun. pur. (TS. manitari + T. IX. raffia “Madagaskar yerlilerinin dilinden”) Afrika ve Amerika’da yetişen. IX. lâdin ağaçlarının iğne gibi ince yaprakları. IX. IX. funda (DS. 2553) Bir nevi ottur (AAT. 251) rasat: (< Ar. 2. TBAS. Raphie. 2555) Fide (DS. MBTS. Clauson. 3499) pürpürüm mantarı: (< Erm. nohut büyüklüğündeki meyvesi acı olup yenmeyen bir orman ağacı. Nişanyan. 1834) pürpürü: (< pür + pürü “ses taklidi”) Bir çeşit ısırgan otu (DS. 3. bürçük. -ı) lkbaharda ormanlarda yetişen bir çeşit mantar (DS. bürçek < bür-. MBTS. 2. p’rp’rem < Far. 1833) pülü: (< ? ) Süpürge otu. Çam. MBTS. 3494) pür: (< Far. IX. 2. Bodur ardıç ağacı (TS. Havuç (TS. 2536) 1. Taraxacum officinale. 3. 3. radikia. 3. 3499) pürüpürü: (< pürü + pürü “ses taklidi”) Çam fidanı (DS. 229) pünpürün: (< ? ) Patates (DS. rami “Malezya dilinden”. 4. Çam ağacı. raśad. Yaz kış yapraklarını dökmeyen. 371. DS.

230) reyhalaya: (< ? ) Bir çiçek adıdır (K AT. renk otu (TBAS. 2560. 2. Rheum officinale. 2. (TS. reng + T. çıplak ve bileşik yapraklı otsu bir bitkidir. 343) reyhan: (< Ar. DS. (And. IX. baharlı meyveleri anason gibi yemeklerde ve bazı içkilerde tat verici olarak kullanılan.522 ratanya: (< Fr. ratanhia “Peru dilinden”) Kara buğdaygillerden. (TBAS. Datisca cannabina. uzun iri taneli bir üzüm cinsi (MBTS. rāziyāna. çok yıllık. basit yapraklı. 1860) rezede: (< Lat.5 m yüksekliğinde. otsu ve özel kokulu bir bitki. tohumlarından kandil yağı. 1860.: rızaħı) Kalın kabuklu. TBAS. rāvend) Karabuğdaygillerden. otu) 1-2 m yükseklikte. (TS. 2. 1. 2. -li + ot) bk. 249. 230) renkli ot: (< Far. çiçeklerinden sarı boya çıkarılan otsu bir bitki. Ağz. 20-40 cm yükseklikte. reyĥān) Fesleğen (TS. Reseda luteola. çıplak. Eren. (TS. rāzi į ). AAT. hekimlikte gaz söktürücü olarak yararlanılan çok yıllık. 1848) razakı: (< Ar. kökü sürgün kesici olarak kullanılan ağaççık. 1860) rezene: (< Far. 231) . 1-2 m yüksekliğinde. çok yıllık ve otsu bir bitki. 3506) riyo: (< ? ) Sphagnum türlerine Doğu Karadeniz bölgesinde verilen genel ad (TBAS. 3. Van bölgesinde iplik boyamak için kullanılır. 2. reng + T. reseda) Muhabbet çiçeğigillerden. 230. (TS. sarı çiçekli. 1-2 m yükseklikte. yaprakları iplik biçiminde parçalı hoş kokulu. 344) Maydanozgillerden. beyaz çiçekli. 251) renk otu: (< Far. Feoniculum vulgare. büyük yapraklı. Krameria triandra. 1847) ravent: (< Far.

232) sabun otu: (< Ar. śabūn + T. BTS. ruderal + T. 1877. 1864. śabr + T. çiçeği) Bir tür çiçek (TS. 1877) sabun çiçeği: (< Ar. 2. TBAS. 20-40 cm yüksekliğinde. darı (TBAS. 232) . 1875) sabırlık: (< Ar. -lık) bk. (TS. X. sarısabır (TBAS. 232. ruca) Turpgillerden. (TS. “< saban < sap+an. śabūn + T. idrar söktürücü olarak da kullanılan. 232) sabahyıldızı: (< Ar. 3507. TBAS. 231. çok yıllık. parçalı yapraklı. DS. Saponaria officinalis. 2. MBTS. otu) Karanfilgiller familyasından. (DS. 2615”) Kayışkıran (TS. 2. 146) -Ssaat çiçeği: (< Ar. saçak + darı) bk. yaprakları salata gibi yenen. 232) sabun ağacı: (< Ar. (TS. śabūn + T. çöp bitkisi (BTS. ağacı) Öz suyu köpüren ağaçlara verilen ad. X. iğnelik (TBAS. Eruca sativa. turuncu sarı renkli ağaç. Sapindaceae. saban + kıran. 566. 3507) saçak darı: (< T. otu) bk. beyaz ve pembe çiçekli. śabāĥ + T. sā’at + T. TBAS. 1874) saat otu: (< Ar. yıldızı) Afrika’da yetişen sert ve kaba dokulu. beyazımtırak veya sarımtırak çiçekli.523 roka: (< Lat. (TS. sā’at + T. 2. otsu. 2. 2. 1875) sabankıran: (< T. 30-70 cm yükseklikte. çöğenotu. çiçeği) Sabun otu. Nauclea didemichii. sebze olarak bahçelerde yetiştirilen. kokulu ve otsu bir bitki. BTS. 563) ruderal bitki: (< Lat. otsu bir bitki. bitki) bk. Saponaria officinalis. çok yıllık. 3.

Eren. saçak + Yun. X. Nişanyan. 348”) Tarlalarda ekin arasında biten. 388) Süsengillerden. “< Ar. sakal + T. (TS. 568) sahran: (< ? ) Altın sarısı renginde bir çeşit buğday (DS. 3. safran (TBAS. X. 350. her dem yeşil. ıslayan) Çok tatlı bir çeşit sulu armut (DS. 3. şam’ + T. safran (TBAS. manitari + T. safran. sahillerde yetişen. 3517) sakalıslayan: (< ? T. -lak. sağır + kulak. 233) safran çiğdemi: (< Ar. otu) Dereotu (DS. sağır < saŋır < saŋar ‘tek kulaklı’. sakal + T. “< T. 3516) sakalak: (< Ar. saka + T.524 saçak mantarı: (< T. 3517. çürüten. baharda mor renkli ve büyük çiçekler açan. TBAS. çiçeği) bk. 1882. MBTS. 2644”) Bir çeşit sulu şeftali (DS. za’ferān + çiğdemi) bk. 3. “< Eski çağlardan başlayarak kullanılır (sakal). 232. -ı) Çamgiller familyasından. 232) saçkıl: (< T. TBAS. 233) . X. za’ferān + T. 40 m kadar boylanabilen. X. 190) safran çiçeği: (< Ar. X. soğanlı ve yumrulu bir kültür bitkisi. 3513) sahil çamı: (< Ar. 3509) safran: (< Ar. Pinus maritima. yaprağı kavak yaprağına benzeyen bir çeşit ot (DS. saç + kıl) ri darı (DS. 20-30 cm boyunda. za’ferān. 2643) Mantar (DS. ZBK A. MBTS. X. Crocus sativus. 233) sağırkulak: (< T. lokum ve ilaç yapımında kullanılan. 3517) sakal otu: (< ? T. Eren. 2. (BTS. sakal + T. 2630. 3517) sakalçürüten: (< ? T. -ı) Clavaria ve Ramaria türlerine verilen genel ad (TBAS. sāĥil + Ar. iğne yapraklı. sa y > sa ā. X. asıl vatanı Güneybatı Avrupa olan. ülkemizde de kültürü yapılan bir ağaç türü. MBTS.

yüzyıldan beri kullanılmakta olan kelimenin kökü belli değildir’. 1892) sakız enginarı: (< T. (And. sakız + dikeni) Sakız çıkarılan bir tür diken (TS. 3519) sakız dikeni: (< T. MBTS. -sı) Uzun ve ince. (TS. kışın yaprak dökmeyen. ca. “< sakar ‘XIV. 3518) sakız ağacı: (< T. -ı) Yaprakları sivri. V. Pistacia lentiscus. çok lezzetli turfanda bakla çeşidi (TS. sakız + Yun. Eski Kıpçakçada da sakız olarak kullanılır. 3518. Dorycnium. 1890) sakava: (< ? ) lkbaharda çıkan çiçekli bir ot (DS. 233) . 2. 2.525 sakarca: (< ? sakar + T. menengiç (TBAS. 1-5 m yükseklikte.: saħarca) Çiğdem (DS. meyvesi üzümsü ve yağlı. 233. 1892) sakızlak: (< T. (sakızlık). sakız. sakız + Ar. kenarları düzgün. Nişanyan. AA. sakız + ağacı. 150) sakar otu: (< ? sakar + T. 2645”). (TS. Cucurbita pepo. “< ET. sakız biçimleri geçer. X. 389. 351”) Antep fıstığıgillerden. lezzetli bir enginar türü (TS. (TS. 2. Ege ve Akdeniz bölgelerinde yaygın olarak yetişen. bodur bir ağaç. sakız + kabağı) Sebze olarak kullanılan kabak. ankinára + T. Kökünü bilmiyoruz. 1892) sakızdırık: (< T. sakızdırık) bk. otu) Yuvarlak başlı. X. 3. 1892) sakız kabağı: (< T. TBAS. 2. pembe veya beyaz çiçekli çalı tipi bir bitki. 1892. Orta Türkçede sağız. 2. X. sakızlık –1 (DS. 3256) sakız baklası: (< T. < Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. Eren. sakızlak) bk. 2. Ağz. (TaS. bā ilā + T.

Nişanyan. 234) salkım ağacı: (< T. 1896) salep otu: (< Ar. salkım + başak) Tek veya birleşik başakların salkım şeklinde oluşturduğu bitki (TS.526 sakızlık: (< T. “< t. çiçekleri başak biçiminde bir süs bitkisi. tek çeneklilerden bir familya (TS. Gövdesi yapışkan olan ve bu nedenle de üzerine küçük sineklerin yapıştığı türlere sinekkapan. yaprakları etli. MBTS. 1896. 1897) salkım çiçeği: (< T. 826”) Akasya (TS. 2. orkide. venüsçarığı. 1895) salep: (< Ar. saksı ‘kökü belli değildir’. salepgillerin örnek bitkisi. vanilya. (TS. Cotyledon umbilicus. kökünden sakız alınan bir bitki (DS. 3520) sakızözü: (< T. 235) . fıstık tadında bir çeşit sakız ağacı. 3520) saksıgüzeli: (< T. salata’. salkım + ağacı. sakız + otu) Büyük ve tüylü yapraklı. X. Çitlembik de denilen. (TS. TBAS. 3. sa‘leb + T. X. sinektutan adı verilmektedir (TBAS. Ophrys ve Dactylorhiza türlerine veya bu türlerin. 3519) sakız otu: (< T. salkım + çiçeği) Silene türlerine verilen genel ad. MBTS. sa‘leb. 2. sa‘leb + T. 2650”) Dam koruğugillerden. 2654) Bazı Orchis. 390”) Hıyar (TS. “< sarkım < sark-. salata + T. saksı + güzeli. -giller) Güzel çiçekli. salep gibi bitkileri kapsayan. 2. sakızlık) 1. 2. 1893) salatalık: (< t. -lık. sinekkıran. 1897) salkım başak: (< T. salep (TBAS. Clauson. X. salata ‘tuzlanmış şey. 2. (salep otu). Hindiba (DS. mercimek büyüklüğünde meyveleri burukça. “< T. 3. haşlandıktan sonra kurutulmuş olan yumrularına verilen genel ad. 234) salepgiller: (< Ar. sakız + özü) Böğürtlen (DS. 2. 2. otu) bk.

TBAS. Nişanyan. sancak < sanç-. aşılanmış bir çeşit armut (DS.527 salkım söğüt: (< T. sarı). 4667) salon çamı: (< Fr. selmān + T. sancak + otu. -ı) Küçük çam şeklinde. kayalar arasında biten. 4667) salmansarı: (< Ar. (And. (TS. śāmit. 3529) samala: (< ? ) Karpuza benzer. MBTS. 3535) . 3. XII. salkım + söğüt) Dalları ve yaprakları yere sarkan bir çeşit söğüt. şubat sonlarında çıkan bir çeşit yayla çiçeği (DS. DS. 2. 3533. 235) samruk: (< ? ) Bir çeşit yaban çiçeği (DS. selmān) Bir çeşit üzüm (DS. 2. + Ar. Ara ucaria. “< ET. sançı < sanç-. DS. X. X. 3533) sancakotu: (< T. bostan güzeli de denilen bir bitki ve meyvesi (DS. XII. 392”) Isırgan otu (DS. 3529. 3531) samit: (< Ar. 3530) samardala: (< ? ) Yaban pırasası (DS. (And.: samuk. X. 3535) sancı çubuğu: (< T. Salix babylonica. (TS. Nişanyan. 2664). XII. X. “< ET. 1897) salman: (< Ar. Ağz. 1899) saltapla: (< ? ) Meyvesi tatlı. 392”) Zencefil (DS. sancı + çubuğu. salon < Lat. X.: salmansara) Kuruyunca solmayan. X. 4667) salmanca: (< Ar. 3529. X. selmān + T. dalları üzerinde diken bulunan bir süs bitkisi. Ağz. şam’ + T. X. -ca) Söğüt yaprağına benzeyen yapraklarının arkası beyaz bir çeşit bitki (DS. X. somit) Dereotu (DS.

yapraklarını döken. 2. 3541) saplıcatinton: (< T. 1907) sapısarı: (< T. Patlıcan. çok yıllık bir bitki. Santalum album. 1908. (TS. X. mıhtepesi mantarı (TBAS. saplıcatinton (DS. 3542) . dikenli ve tırmanıcı.528 sancı otu: (< T. X. bīşa) Kayıngiller familyasından. Dağ elması (DS. meyveleri uzun bir sap üzerinde bulunan. iki yüzden çok türü olan taçsız iki çenekli bitkiler familyası (TS. saplı + tinton) bk. 2615”) Bir çeşit ot (DS. (saplıtinton) 1. śandal) Sandalgillerden. BTS. 25 m kadar boylanabilen. yurdumuzda yetişen. 1903) sapankıran otu: (< T. 2. 3541) sapıuzun: (< T. “< saban < sap+an. śandal + T. sancı + otu) Tüylü dalak otu (TS. yeşilimsi çiçekli. Smilax. (TS. 235) saplı meşe: (< T. 3539) saparna: (< sapa’rna “Amerika yerlilerinin dilinden”) Eskiden kökü hekimlikte kullanılmış olan. 2. -giller) Tropikal ve ılıman bölgelerde yaşayan. X. Quercus robur. X. 1903) sandal: (< Ar. sapan + kıran + otu. (TS. saplı + Yun. 1903) sandalgiller: (< Ar. zambakgillerden. 2. saplı + Far. 2. sapı + sarı) Bir çeşit üzüm (DS. sapı + uzun) Bir çeşit armut (DS. MBTS. 3542) saplı mantar: (< T. 571) saplıtinton: (< T. bir ya da iki yılda olgunlaşabilen bir meşe türü. X. kerestesi sert ve kokulu bir ağaç. manitari) bk. 3. saplıca + tinton). 2.

sarāy. 1910) . 1910) saraypatı: (< Far. (TS. 2. örnek bitkisi sapot ağacı olan. Quercus petraea. -ı) Güzel çiçekleri için yetiştirilen bir süs bitkisi. 1908) sapotgiller: (< Fr. yaprakları elsi bölmeli. ülkemizin hemen her tarafında yayılış gösteren bir tür. ağacı) Sapotgillerin örnek bitkisi olan. -si) Gösterişli ve bol çiçekli bir tür menekşe (TS. 571) sardunyagiller: (< t. turna gagası gibi bitkileri içine alan bir familya (TS. benefşe + T. 571) sar: (< ? ) Sahillerde yetişen. 2. 3542. saracak) Ebegümeci (DS. yaprak döken. sapote “Antil Adaları dilinden” + T. gövde ve yaprakları üzerinde hoş kokulu salgı tüyleri taşıyan. (BTS. 1910. sardonya + T. sarāy + ? pat + T. sapsız + Far. (TS. 1908) sapsız meşe: (< T. lezzetli meyvesi ve çiklet yapımında kullanılan sütlü salgısı için sıcak ülkelerde yetiştirilen bir ağaç. 2. Achras sapota. sardunya. BTS. 2. sarāy + Far. Callistephus sinensis. çok yıllık. Eren. “< Far. 1910) sardunya: (< t. bīşa) Kayıngiller familyasından. 3542) saracak: (< T. genellikle Orta Amerika’da yetişen. (TS. 356”) Hezaren (TS. süs bitkisi olarak yetiştirilen. TBAS. 30 m kadar boylanabilen. -giller) ki çeneklilerden.529 sapot ağacı: (< Fr. sapote + T. kerestesi küçük bir çam (DS. 2. otsu bir bitki. 2. sardonya) Sardunyagillerden. bazı cinslerinden gütaperka çıkarılan bir bitki familyası (TS. X. sarāy + T. 1910) saray menekşesi: (< Far. sıcak ülkelerde. -giller) ki çeneklilerden. 2. Geranium. meyve sapı olmayan. çiçeği. 235) saray çiçeği: (< Far. X. çoğunlukla pembe çiçekler açan. ıtır.

her dem yeşil. (TBAS. Nişanyan.: saribaş) 1 m kadar yükselebilen. sarı + Far. sarı + ağu. DS. X. III. 3545) sarı centiyan: (< T. 236) sarıçalı: (< T. centiyane (TBAS. sarı + baş). çiriş (TBAS. 5-15 m kadar boyda. 3544) sarıcaerik: (< T. Erz. çiçekleri sarı. amberbaris. Gomphidius viscidus. X. sarı + çalı) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir.A. sarı + ayak + Yun. 270) sarıbuzğulu: (< T. 2. 1911) sarı çiriş: (< T. -ı) Yenen bir mantardır. sarı + Ar. manitari + T. meyvesi ekşi ve kırmızı renkte. sarı + çiçek) Ölmez çiçek (TS. 235) sarıbaş: (< T. sirīş) bk. 1911) sarı çam: (< T. sarı + büzgülü) Sert kabuklu. kısmen de Sivas. sarıca + Lat. Centaurea macrocephala. Erzincan ve Sarıkamış’ta orman oluşturan bir ağaç türü. gentiāna) bk. 100-2700 m yüksekliklerde ve ülkemizin Karadeniz bölgesinde. Berberis vulgaris. 2. Çiçekleri boyar madde olarak kullanılır. 236. 394”) Sarı çiçekli ve yaprakları ağılı. 2. (TS. (And. X. 3544. sarı + çiğdem) Çiçekleri sarı renkli çiğdem (TS. X. Ağz. şam’) Çamgiller familyasından. “< ET. turşusu yapılan bir çeşit sarı üzüm (DS. (TBAS. bodur bir çeşit ağaç (DS.530 sarıağu: (< T. 3544) sarıayak mantarı: (< T.. sarıg. iğne yapraklı. kabuğu ve kökü solucan düşürücü ilaç olarak kullanılan bir bitki. çok yıllık. 236) . Pinus sylvestris. kadıntuzluğu. sarıca + erik) Ekşi. 572) sarıçiçek: (< T. çok sulu bir çeşit erik (DS. 1911) sarıçiğdem: (< T. . (BTS.

sarıklık) Çiğdem (DS. sarı + kavak).: saru kavak) Çınar (TaS. (TBAS. Gövde özelliklerine bağlı olarak “sarı çubuk” adı verilmiştir. sarı + göbek + elması) Sarımsı yeşil sonbahar elması (DS. sarı + kovuk) Bir çeşit incir (DS. 3545) sarıkoğuk: (< T. 4672) . sarı + kök) Zencefilgillerden bir çeşit bitki. Eranthis hyemalis. X. 223-229) sarıdiken: (< T. Fontanesia philliraeoides. elması).531 sarı çubuk: (< T. sarı + kokulu) 5-15 cm yükseklikte. fiğ) Sarı renkli fiğ (TS. Hıdır + T. kentauron) bk. X. 2. (And. Scolymus hispanicus. yumrulu. Özellikle Güney ve Doğu Anadolu dağlarında yetişir. X. XII. 236) sarıkök: (< T. otsu ve çok yılık bir bitkidir. (And. X. sarı çiçekli. zerdeçal (DS. 1911) sarıerik: (< T. 1912) sarıfiğ: (< T. sarı + Yun. 2. Ağz. iki veya çok yıllık otsu bir bitki. is. tüylü. Ağz. sarı + Yun. sarı + diken) Dikenli. X. 3315) sarıkılçık: (< T. 236) sarı kavak: (< T. 3545) sarı kantaron: (< T. sarı + erik) Kayısı (TS. sarı + öz. (kovancık). kantaron (TBAS. sarı + çubuk) nce ve çubuk şeklindeki gövdeleri sarı renklidir. (TS. V. 2. 3545) sarıhızır elması: (< T. sarı + kılçık) Bir çeşit pirinç (DS. 3545) sarı kokulu: (< T. 1912) sarıgöbek elması: (< T.: sarıhıdır elması) Bir çeşit elma (DS. 3545) sarıklık: (< T. (Duran.

357. . 20-80 cm yükseklikte.: sarrot) 30 cm kadar yükselebilen. sarmusak / samursak Zajaczkowski’nin Türkçe sar. T YA. (TS.. 115. sarımsak + Ar. Amanita citrina. Gaz. ETA. 3533. TBAS. 3548) sarıoturak fasulye: (< T. sarı + ot). Nişanyan. 25-100 cm yükseklikte. Ağz. taze ya da kuru olarak yenen bir kültür bitkisi.. Krş. 1912) sarımsak: (< ET. III. < sarumsak < *sarum. 2. -ı) bk. Eren. 3546) sarı mercimek: (< T. deli salep (TBAS. 574. manitari) Şapkası soluk sarı. X.A. DS. 2. sarı + Yun. (sarımsak hardalı). sarı + oturak + Yun. X. çiçekleri uçta şemsiye şeklinde olan. 2. esmer benekli ve zehirli olmayan bir mantar türü.. bir yıllık. 573) sarımantı: (< T. 251. mercümek) Sarı renkli bir tür mercimek (TS. AAT. Clauson. -i) bk. Allium sativum. 244) sarımsak hardalı: (< T. 395. Alliaria petolata. 3546) . Ekin tarlaları içinde yetişir. 1913. beyaz. iki yıllık bir bitki. 260. sarımsak + otu) Turpgillerden. AVA. sarımsak otu (TBAS. saĥleb + T.532 sarı mantar: (< T. 12. (TBAS.A. 494. BÜYA. (And. küçük çiçekli.A. 209. (TS. yapraklarında. DS. 237) sarımsak otu: (< T. AA. 237 BTS. 1913. 853) Zambakgillerden. 237) sarı ot: (< T. E A. sarımsak + Ar. saplarında ve toprak altındaki soğan biçimli sürgünlerinde kokulu yağ bulunan. sarmusak / sarumsak / samursak. 237) sarımsak salebi: (< T. 252. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. 151. sarı + mantı “< mantu ‘Çin-Kore kökenli bir kelime’) Şebboy çiçeği (DS. TBAS.Y. 577. X.kökünden geldiği yolundaki açıklaması kuşkuludur. sarı + Far. < OT. ST AT. fasulia) Sırığa sarılmayan bir çeşit fasulye (DS. 228. (BTS. 271. ħardel + T. KYA. II. 384. ovulduğunda sarımsak kokusu veren. X. III. 207. Erz. 237. TAYA. Boreava orientalis.

X. yapraklarından elde edilen sıvı müshil olarak kullanılan. śabr) Zambakgillerden. 238. “< ? Far. 20–45 cm yükseklikte. sarı + Yun. TBAS. (ağu. sarı + ? toppas) Sarı ve kılçıklı buğday (DS. vatanı Kuzeydoğu Afrika olan. sarı + sütleğen) Dereotuna benzer bir ot (TaS. sūsen) bk. (TS. V. sarı + Ar. 237) sarıparmak: (< T. salkım durumunda sarı çiçekleri bulunan. 238) sarı sütleğen: (< T. 238. sarı + ? Far. Laburnum anagyroides. şebboy. 499”) Çiğdem (DS. sarı + salkım) Baklagillerden. otsu bir çeşit papatya. BTS. 2./Far. 3546) sarızağar: (< T. yaprakları oldukça yüksek bir sapın tepesinde rozet biçiminde toplanmış bulunan. adî şebboy (TBAS. sarı + parmak) Havuç (DS. 3316) sarı şebboy: (< T. sarı + Ar. 3546) . 574. X. (TS. sabırlık). (TS. sarı + yazlık) Az taneli ak buğday (DS. X. 3546) sarıpatlıcan: (< T. zağar ‘av köpeği’. sarı + Ar. bādingān) Domates (DS. 2. 1913. BTS. bk. bk. 3546) sarı yemiş: (< T. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaç. sarı + Far. Anthemis tinctoria. 3546) sarısalkım: (< T. 3546) sarıyazlık: (< T. bādincān < Far. 2. çok yıllık bir süs bitkisi. X. X. Nişanyan. 6) sarıtoppas: (< T. bataklık süseni (TBAS. sıcak bölgelerde yetişen.533 sarıpapatya: (< T. X. TBAS. zağar. ülkemizde Akdeniz Bölgesi’nde yetişen. DS. 2. X. sarı + yemiş) Şeftali (DS. Aloe vera. şeb-būy) 1. papadia) Çiçekleri sarı renkli. 1913) sarı süsen: (< T. sık tüylü. 1913. 3546) sarısabır: (< T. çok yıllık.

Nişanyan. oval’. ‘yumurta şeklinde olan. MBTS. sap) 25-40 cm yükseklikte. Hedera helix. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. bozulmuş. 2688) Şalgam (DS. 2697) nce kamış. 3. kalın köklü.: sarmaşu. değişik biçimli yaprakları olan. . sarı + ? söpü.“çürümüş. iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS. kofa (TS. 3561) saz: (< T. Ranunculus polyanthemos. X. zanba ) Sarı çiçekli zambak (TS. 395). 2. sası < sası. sap ve dallarından çıkan küçük ek köklerle dik. kokuşmuş”. 270) sarmalık: (< T. sarı + Ar. MBTS. “< söbü ‘kökü belli değildir’. DS. 3547. düz yerlere yapışarak tırmanan. 3549) sav: (< sav < T. 2. X. 3. kiliz. 239) sarmaşıkgiller: (< T. 1915. sarmaşık < sarmaş-.534 sarızambak: (< T. 2684) Bir çeşit ot (DS. 3553) sayut: (< ? ) Mısır (DS. (And. 2834”) Bir armut çeşidi (AA. sarımsı yeşil. Ağz. 3548) sarusöpü: (< T. sevād “karartı. AAT. MBTS. GD AT. 151) sası: (< T. sarı + ? oza) Sarısabır denilen bitki (Erz. 1925) . (TBAS. X. 1913) sarioza: (< T. 3. 239) savat: (< Ar.A. 238. küçük çiçekli ve otsu bir bitki. MBTS. sāz. sarı + oğul) Yaban eriği (DS. 3. yılanyastığı (TBAS. çok yıllık. TBAS. 238) sarmaşık: (< T.. hasır otu. 1915) sarol: (< T. X. X. çok yıllık. sarmaşuk) Sarmaşıkgillerden. III. sarmalık) bk. 2. 2. siyahlık”. (TS. sarmaşık + -giller) Örnek bitkisi sarmaşık olan. 21.

zepze) Çürümeye bırakıldıklarında mantar oluşturan. 1930. 396. (TS. pişirilerek yenen bitkiler veya bunların taneleri (TS. 358). örnek bitkisi sedef otu ve alt familyası turunçgiller olan geniş bir bitki familyası (TS. 239) sazan: (< T. KMYA. MBTS. ETA. XII. 2. BTS. 50 cm kadar yükselebilen. 213. BTS. 190) sebuzek dikeni: (< ? sebuzek + T.535 sazak: (< T. 577) sedef otugiller: (< Ar. (TS. Toros ve Antitoros dağlarında bulunan. 239. 2. çok yıllık bir ağaççık. X. AVA. sedīr. sarı çiçekli. 74. DS. boyu 40 m kadar olabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılan iğne yapraklı bir orman ağacı. sazan < saz+an ‘küçültme eki’. 4355. 397) Kozalaklılardan. 578) seftila: (< ? ) Kırmızı renkli şeker pancarı (DS. 3562. II. (And. BTS. X. tatlı bir çeşit armut (DS. 239. śadef + T. XII. TBAS. X. XI. Gülensoy. DS. saz + otu) 40–300 cm yükseklikte. śadef + T. Nişanyan. I. Ağz. 1927. 2697) Saz bitkisi (DS. 2. 3564) seke: (< ? ) Yuvarlak. 1929) sedir: (< Far. 2. genellikle yeşil renkli. 70. 294) sedef otu: (< Ar.: savzu. 365. çok yıllık ve otsu bir bitki. Ka. hekimlikte kullanılan. Schoenoplectus lacustris. otu + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. kışın yaprağını dökmeyen. X. 4675.Y. 1929. KYA. Cerrust. (TBAS. 4677) sazat: (< ? ) Mısır (DS.A. özel kokulu. II. otu) Sedef otugillerden. TBAS. TBAS. 3. 239) sebze: (< Far. 733) Mersin ağacı (DS. dikeni) bk. arakçıl (DS.. zebze. SA. 577. su kenarlarında yetişir. 49. sebze < sebz. 3562) saz otu: (< T. 254. Nişanyan. çalı görünüşünde. sazak < saz+ak. 3567) . Eren. Ruta graveolens.

sokrun. Levisticum. Salix viminalis. (TS. 240. (And. X. (TBAS.: selna) Kereviz (DS. şeytan şalgamı (TBAS. 428) sepetçi söğüdü: (< Far. pis kokulu. sapad + T. (And. 1-2 m boyunda. MBTS. 1. TBAS. çi + söğüdü) Söğütgillerden. sequoia “Kaliforniya yerlilerinin dilinden”) Kozalaklıların porsukgiller familyasından. 3575) selina: (< ? ). -cek. yaprakları uzun.536 sekoya: (< Lat. Eren. 2720”) Erguvan çiçeği (DS. 3380) sepetçi kavağı: (< Far. semizlik) Semiz otu (DS. semiz + otu) Semiz otugillerden. selām + T. 3580. 1935) selecek: (< Ar. otu) Maydanozgillerden. < semiz “Etimolojik olarak semri. V. Sequoia. 3580) semiz otu: (< T. 830”) bk semiz otu (TBAS. 2. 240) semizlik: (< T. selle. 240. 2. Clauson. X. X. “< ET. X. selle + T. dalları sepet örmeye elverişli bir söğüt türü. semiz. sapad/sabad. büyük bir orman ağacı. Ağz. çok yıllık ve sarı çiçekli bir bitki. serp-i-k). hekimlikte kullanılan bir bitki. (TS. hayvanlarda zehirlenmelere neden olan. TaS. 3578) semizebe: (< T. Lotus corniculatus. 3. DS. sapad + T. 100-130 m boyunda. 361”) bk. 1941) sepik: (< T. Nişanyan. (TS. semiz + ebe. Kaliforniya’da yetişen. 3576.: şerpik) 50 cm kadar yükseklebilen. semiz + kabak) bk. 2.fiiliyle bağlantısı vardır. 240) semiz kabak: (< T. etli ve mayhoş yaprakları sebze olarak yenilen otsu ve bir yıllık bitki. “< Far. (TS. 400. 2. çalık kavak (TS. DS. “< Ar. X. Portulaca oleracea. 10–20 cm boyunda. 1933) selam otu: (< Ar. Ağz. 1939. 257) . çi + kavağı.

serv + T. DS. serçe + dili + -giller) Hermafrodit çiçekli ya da tek eşeyli. (BTS. 1949) . sevli. 4680. (TBAS. serv. . Ağz. selmi. 29. Puschkinia scilloides. X. 112. 3577. 1949. ardıç. DA. X. selvi. otsu. 3589) serhişing: (< ? ) Soğanlı. sevlü. Sileneinflata. 86. 117. 583) serçe otu: (< T. 2. servi. X. 60. bazen de çalımsı bitkiler. mazı gibi ağaçları içine alan. 3588) sergi üzümü: (< T. kuş otu (TBAS. ülkemizde 3 cins ve bu cinslere ait 16 türle temsil edilen. Eren. Nişanyan. 3586) sergen: (< T. 240) serçediligiller: (< T. bir ya da çok yıllık.. Akdeniz bölgesinde çok yetişen. ovaryumları üst durumlu. serçe + otu) Bir çeşit bitki. OAAD. ince uzun bir ağaç. ST AT. kozalakları kabız olarak kullanılan. 3590) serteş: (< ? ) bk. Cupressus sempenvirens. çok yıllık ve mavi çiçekli bir bitki. yuvarlak taneli bir çeşit ak üzüm (DS. DS. “< T. 241) serkile: (< ? ) Mavi çiçeklerinden kara boya çıkarılan ot (DS. (And. 261) servigiller: (< Far. X. 3583. -giller) Kozalaklılardan. sergi + üzümü) Kalın kabuklu bir çeşit üzüm (DS. 275.: selbi. kışın yapraklarını dökmeyen. TBAS.A. DS. 2. Erz. Thymelaeaceae. XII. 4359. AAT. (TS. şırası az bir çeşit üzüm (DS. 362”) bk. GD AT. sergen) Kırmızı. Ağz. Ka. 344. 190.. X. 257. serçe + dili.A. 3590) serpenekıran: (< T. zelvi) Servigillerden. (DS. serpene + kıran). X. 169. III. 363).Y. 304. caryophllaceae. selfi. XI. 403. serçe. çiçekleri bir veya iki evcikli bir bitki familyası (TS. K AT. (And. 241) servi: (< Far. 241.: sepenekıran) nce kabuklu.537 serçedili: (< T. KYA. 166. topuz (TBAS. X. otsu. DS. Eren.

241) sıçan dikeni: (< T. 241) sığırdiligiller: (< T. “< sıcak < ısıcak. 3. sığır + kuyruğu) Sıracagillerden. sıçan + dikeni. MBTS. 3598) sezü: (< ? ) bk. 30-60 cm yükseklikte. sigir/siyir. MBTS. TBAS. Clauson. sığır + ? baldıran + T. 2768”) bk. 2. (DS. (TS. ak bir çeşit üzüm (DS. “< ET. 2764”) Uzun taneli.538 seyreksiççe: (< T. sığır dili ve havacıva bitkilerini içine alan familya (TS. 241) sığırkuyruğu: (< T. 3600) sıçankulağı: (< T. 3601) sığır baldıranı: (< T. 1958) sıcak otu: (< T. farekulağı (TS. Anchusa officinalis. “< ET. Acenthoides. MBTS. mantar meşesi (TS. X. 2. 814”) Bir çeşit baldıran otu (DS. “< sağır ‘sığır’ < sağ-+-(ı)r. -ı. seyrek + ? siççe. 1962. sıçan + otu) hlk. kısamahmut otu (TBAS. sığır + dili + -giller) ki çeneklilerden. 1962) sığırgözü: (< T. 1960) sıçan otu: (< T. sedrek < sedre-mek ‘incelmek. X. sıcak + otu. 2. 2768”) Bir çeşit dikenli bitki. bazılarının tohumları balık . 3. sıçan + kulağı) bk. seyrekleşmek’. 3603. 1960) sıdılak: (< ? ) Ağustos ayında yetişen. çavuş üzümünden küçük taneli bir çeşit ak üzüm (DS. 3603) sığırdili: (< T. çiçekli dalları idrar arttırıcı olarak kullanılan. bazı türlerin çiçekleri balgam söktürücü. ülkemizde yabani olarak birçok türleri yetişen. < ET. Cardinis. batıcı tüylü ve mavi çiçekli bir bitki. sığırkuyruğu (DS. 2. X. 2. X. sığır + gözü) bk. Arsenik (TS. 364. TBAS. çok yıllık ve otsu. sığır + dili) Sığırdiligillerden. X. 3. sıç an < sıç-mak. Eren.

sıknaz < sık-) Sık. X. 3. X. 1962) sığırsoğanı: (< T. XII. ovaryum üst durumlu. nadiren ağaçsı olan ototrof ya da parazit bitkiler. bir. 3604) sığırtikeni: (< T. 2. sarı çiçekli bir kır bitkisi. 588. X. sī-mak. tüylü yapraklı. 3604) sığla: (< ? ). sincan) Sakızlı bir tür dikenli çalı.539 avlamada zehir olarak kullanılan. ‘ūd < Hintçe. 244. + T. 3608) sınap: (< Ar. ülkemizde 30 cins ve 480 kadar türü bulunan. MBTS. X. 242) sığırödü: (< T. Verbascum. tek simetrili.: sigala) Ülkemizde Muğla ilinde yetişen. çiçekleri er dişi. (And. 2801). sığır + dikeni) Sığırlarda yağ yapan bir çeşit bitki (DS. 3610) . 1962. TBAS. Scrophulariaceae. (TS. sığır + Ar. DS. çanak yaprakları 4-5 adet. 2777) Bir çeşit bitki (DS. 20 m yüksekliğe erişebilen. (And. sık + sarı) Bir çeşit sarı ve yuvarlak taneli üzüm (DS. sığır + otu) bk. X. yuvarlak. otsu. 2. 3607) sıksarı: (< T. sığır + kuyruğu + -giller) Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli. ak taneli bir çeşit üzüm (DS. 2778) Küçük yapılı bir çeşit elma (DS. 3. -ü) Kırlarda görülen bir tür çalı cinsi bitki (TS. sığırkuyruğu (TBAS. śināb < Yun. 243. 2. (TS. 3607) sımak: (< ET. çalımsı. Ağz. silcan.: sıncar. Astragalus. 1962) sıknaz: (< T. 3. 1967. 242. (BTS. (TS. TBAS. Liquidambar orientalis. iki ya da çok yıllık. BTS. 588) sığır otu: (< T. kapsül tipi meyveleri olan. nadiren 6-8 adet. 2. Ağz.. sığır + soğanı) Soğan gibi kokan bir çeşit yaban otu (DS. X. X. çınar görünüşünde bir ağaç. MBTS. DS. 3603) sığırkuyruğugiller: (< T. 4689) sıncan: (< kökü bulunamamıştır. MBTS.

sırık < ET. 2783) Bataklık kıyılarında biten. 2781”) Sıraca otu. -giller. domates + T. 2780) Kimyon ve buna benzer kokulu bir ot (DS. birçok türünün kökleri hekimlikte kullanılmış olan bir bitki. 242) sırımsız: (< T. MBTS. 2. sırımsız) Ayşekadın fasulyesi (DS. iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS. kılçıksız bir tür fasulye (TS. 1972) sırım: (< OT. “< OT. sıdrım. Scrophularia. sıtma + ağacı. fasulia + T. -i) Dalları sırıkla desteklenerek yetiştirilen. sırım + ağu. 3. (And. 3616) sırımağu: (< T. X. 3. uzun. (TBAS. düzgün ve etli meyve veren bir tür domates (TS. Vatanı Avustralya olan. 2786”) Eucalyptus türlerine verilen genel ad. 1970) sıraca otu: (< ? sıraca + otu) Sıracagillerden. X. kışın yapraklarını dökmeyen. sırık + Yun. 3616) sırsıdi: (< ? ) Çok kokulu bir çeşit çiçek (DS. sıdrım ‘kayış’. bazı türleri Güney ve Batı Anadolu sahil şeridinde yetiştirilen ve kışın yaprak dökmeyen ağaçlar (TBAS. 1971) sırık fasulyesi: (< T. 3614) sıracagiller: (< ? sıraca + T. X. bit otu gibi bitkileri içine alan. MBTS. 2. iri. yaprakları ve meyveleri zehirli olan. 3618) sıtma ağacı: (< T. 243) . -si) Dalları sırıkla desteklenerek yetiştirilen. MBTS.: sırımbağı) 50-100 cm yükseklikte. sert yapraklı bir çeşit bitki (DS.540 sıra: (< kelimenin Yunancadan (sira) Türkçeye geçtiğini ileri sürenler varsa da Türkçe asıllı olması daha kuvvetli bir ihtimaldir. Ağz. “< sıtma < ısıtma. sıruk + Yun. MBTS. 3. 2783”). Daphne pontica. 1970) sırık domatesi: (< T. ince. 3. MBTS. “< sıraca ‘kökü bulunamamıştır’. sarımsı yeşil çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir. (TS. 3. 2. 2. X.

3633) silindirçiçeği: (< Fr. 3621) sıvarma: (< T. sıyırma + Ar. Nişanyan. DS. sıyırma + dikeni) Deve dikeni (DS. X. acı köklü ve çok yıllık bir bitki. 3632) sile: (< ? ) Bataklıkta çıkan dikenli bir çeşit ot (DS. 1 m kadar yükselebilen. 3635) silisseven: (< Fr. Taze börülce. MBTS. 3622) sıyırma: (< T.541 sıtma otu: (< T. sidük < sį d-mek. boru çiçeği (TBAS. 2. XII. AVA. 3625) sıyırma pakla: (< T. X. 2796) Pancar (DS. X. X. siĥ r + Far. X. tüylü. sigil. 2792”) Heliotropium (Boraginaceae) türlerine verilen genel ad. X. 3. 50) silar: (< ? ) Yaban eriği (DS. otu) bk. 2790. sıyırma < ET. Bir veya çok yıllık. sidikli + Far. sarı çiçekli. 243) sihirbaz otu: (< Ar. 3. Taze yaprağının ezilmesi ile elde edilen usare siğilleri yok etmek için siğil üzerine sürülür. 1983) silk: (< Ar. çiçeği) Hatmi çiçeği (DS. 2. 4693. seven) Silisli toprakları seven bitki (TS. sıdırma. X. 343) sıyırmadikeni: (< T. Eupatorium cannabinum. Hayvanlara yedirilen bir çeşit dikenli bitki. otsu. 1979) siğil otu: (< T. 2. MBTS. 3635) . 407”) Yanarken su çıkaran bir meşe türü (TS. 3. yumuşak tüylü. Taze fasulye. “< ET. silice + T. siğil + otu. 3. MBTS. beyaz veya sarımtırak çiçekli bitkiler. bīşa. bāz + T. suvarma < sūv “su”) Sulak yerlerde yetişen kavun (DS. MBTS. 243. 3625) sidikli meşe: (< T. “< ET. 3625. (DS. sıtma + otu) Birleşikgillerden. X. 2788) 1. silk. bā ilā) Taze kara bakla (DS. Türkiye’de 15 kadar tür bulunmaktadır. 3. (TBAS. DS. cylindre + T. (TBAS. X. çalı görünüşünde.

Nişanyan. Dionaea muscicapa. -ı) Bir mantar türü (TS. 1986. X. 1987) sinekkıran: (< T. yaprakları ve meyveleri eczacılıkta müshil yapımında kullanılan çok yıllık. manitari + T. 244) sinirli ot: (< T. genelde otsu nadiren çalımsı bitkiler (TS. “< ET. yapraklarına konan sinekleri. (TS. 2. (TS. Kuzey Karolina bataklıklarında yetişen. bağa (TBAS. 3637) sinameki: (< Far. dörtlü çanak ve taç yaprakları olan. sinek < ET. X. ana vatanı Arabistan ve Somali olan. Cassia. 2. bir ya da çok yıllık. 2. 1987) sinektutan: (< T. sinek + tutan) bk. çiçekleri tek bir sapın ucunda başak durumunda. kapsül ya da fındıksı meyveleri bulunan. sinir + otu + -giller) Yaprakları basit. 244) . BTS. birçok yabanî türü bulunan ve hekimlikte kullanılan bir bitki. böcekleri sıkıp emen bir bitki. sinek + kapan + -giller) Sıcak ve ılıman bölgelerde. 1989) sinir otugiller: (< T. bağa (TBAS. 2. (TS. özellikle bataklıklarda böcekle beslenen bitkileri içine alan bir bitki familyası (TS. Plantago. sinek + kıran) Tarlalarda biten bir çeşit ot (DS. sinā-i mekkī ‘Mekke sinası’ < sinā ‘kabuğu kullanılan bir tür ağaç’. 1987) sinekkapangiller: (< T. çalımsı bir bitki. 409) Baklagillerden. 60–100 cm kadar boylanabilen. 3639) sinek mantarı: (< T. 2. 244) sinir otu: (< T. siŋek + kapan) Droseragillerden. BTS. sinir + otu) Sinir otugillerden. almaşlı ya da nadiren karşılıklı dizili. siŋir”) bk. 2. salkım çiçeği (TBAS.542 simişka: (< ? ) Ayçiçeği (DS. sinirli + ot. 597) sinsek: (< ? ) bk. 1989. sinek + Yun. 593) sinekkapan: (< T.

Gülensoy. AA. 245) sirmik: (< sirmik < Far. çörek otu (TBAS. 246) siyah tirmit: (< Far. toprak üstü kısımları ıspanak gibi pişirilerek sebze olarak kullanılan. MBTS. X. AVA. BTS.: sirkene. X. sinek. 3650. 2807). 3650) siyek: (< T. (TS. 343. Ağz. 2. 3489) sirken otu: (< ? sirken + T. sivri + Yun. MBTS. 245. 3646. 2812”) Uzunca ve ince yeşil biber (TS. V. 245) sivri kökü: (< T. 3646. 3. Ağz. borazan mantarı (TBAS. kaya kekiği (TBAS. Salvia nemorosa. sirken (TBAS. sivri + ? kekik) bk. 3653. Chenopodium album. siyāh + Yun. II. 3. dirmit/tirmit) bk. kemmūn) bk. sivri + kökü) bk. 3060 cm yükseklikte. X.543 sirken: (< kökünü bilmiyoruz. süvri. ot) Toprak üstü kısımları iplik boyamak için kullanılan. 245) sivri biber: (< T. otsu. 4698. siyāh + T. DS. 245) siyah kimyon: (< Far. DS. otu) bk. 599. 4700) . pipéri. 2. XII. TBAS. DS. TBAS. (And. bir yıllık ve otsu bitkilerdir. (And. 370). 10150 cm yükseklikte. DS. XII. 246) siyeç: (< ? ) Kara ve ufak taneli erik (DS. “< ET.: sirmo) Yaban soğanı (DS. kırmızı veya morumsu çiçekli bir bitkidir. XII. (TBAS. 152. 1995) sivri kekik: (< T. centiyane (TBAS. çok yıllık. 246) siyah ot: (< Far. TaS. 4699) soç: (< ? ) Lâdin (DS. X. siyāh + Ar. 766) Kırmızı ya da sarı çiçek açan bir çeşit bitki (DS. Eren. sį r “sarımsak”. 1992. sirkeyen) Kazayağıgiller familyasından. X.

soğan + uşağı) bk. özel kokulu. VII. 345. 209. XII. 4700.A. “< T.544 sofur: (< ? ) bk. 425) ve Ramstedt “? işaretiyle” Moğolca soŋgina’dan alındığını belirtse de. DS. X. II. Nişanyan. 140.Y. (DS. 382. 766”) Soğla yerde yetiştiği için özsüz olan ve beğenilmeyen buğday (DS. 306. solgun) Yabanıl söğüt ağacı (DS. XII. 163. 161. soğan ufağı (DS. T YA. 114. 247) soko: (< ? ) Mantar (DS. 107. 246. 246) soğan: (< ET. kardelen (TBAS. soğancık) bk. sögan. itsarımsağı (DS.: soan. ETA. GD AT. X. 190) soğanak: (< T. AVA. 12. 2. soğlaç. 43. E A. 2000. KMYA. X. Eren. suğan. 372). Ağz. 170. 158. 168. II. 4702) .A. sovan. BÜYA. III. 164. Dimitriev’in soğan’ı Moğolca bir alıntı sayması yanlıştır. 253. Ka. Gülensoy. 3658) solgun: (< T. soğan + ufağı) Arpacık soğanı (soğan uşağı). 2570) soğancık: (< T. yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan. KYA. 3654) soğlaç buğdayı: (< T. 376.Y. (And. SA.. TBAS. sohan. soğukluk) Semiz otu (DS. Brockelmann soğan ve soğun biçimlerini –gan ve –gun ekleriyle yapılmış türevler arasında saymıştır. AAT. 415. 118. 283. 2. ZBK A. 252. X.. TAYA. 610. 131. soğlaç + buğdayı. yaban yasemini (TBAS. BTS. K AT. TBAS. so un / so an. 71. 61. 3654) soğukluk: (< T. 339. 259. 607. 3655. Clauson’a göre Türkçeden Moğolcaya soŋgina olarak geçmiştir. soğanlı. 131. X. Krş. < Räsänen (s. 412. (TS. 247) soğan çiçeği: (< T. çok yıllık. soğan + çiçeği) Fulya (TS. 496. sogan. suvan) Zambakgillerden. 3654) soğan uşağı: (< T.A.. 421. Allium cepa. 2000) soğan ufağı: (< T. DA. soğanak) bk. Gaz. 163. otsu ve ıtırlı bir bitki.

(TS. 11. 3661) solucan eğreltisi: (< T. soja < Mançiu dilinden). som(u)ruk + otu. Kökeni Çin ve Japonya’ya uzanan. sarı çiçekli ve içinde tatlımsı su bulunan bir çeşit ot (DS.< sömür-”) Saçak köklü. sorħun) Irmak kenarlarındaki kumsallıkta yetişen. 262) sormaħ: (< T. Pelargonium endlicherianum. DS. BTS. ülkemizde tohumlarından yağ elde etmek için kültürü yapılan. Soja hispida. TBAS. çalıya benzer bir çeşit söğüt (TS. Soia hispida. 612) soyuk: (< T. -si) Baklagiller familyasından. Taze dut (DS. 3663) somrukotu: (< T. X. 2012. X. MBTS. X. bal gibi tatlı bir çeşit yabanıl ot (DS. fasulia + T. solucan + eğreltisi. DS. yuvarlak yapraklı çiçekleri solucan düşürücü olarak kullanılan çok yıllık ve otsu bir bitki. (And. 3663) sonrun: (< ? ) Buğday (DS. “< somur. Taze hıyar. (And. “< ET. 15-35 cm yükseklikte. soja. ST AT. Ağz. X. X. 2016. ng. 3665. 2016.: sorhun. (TS. ince uzun yapraklı. 2. somurmak) Beyaz çiçekli. soja + Yun. 3668) soya fasulyesi: (< Fr. 2. 3664) sorkun: (< kökü bulunamamıştır. EYAD. 3665) soya: (< Fr. 132. X. 2. tek yıllık otsu bir tür fasulye. soyulgan) Tarlada biten bir çeşit ot (DS. 3671) . (TS. soyuk) 1. X. X. 3671) soyulgan: (< T. solucan + otu) Birleşikgillerden. Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde yetişen. Ağz. 247) somoder: (< ? ) Bir çeşit buğday (DS. 2. 247) solucan otu: (< T. 2. X. 2006. Nişanyan. 413”) bk. 2830).: soy) Fasulyeye benzer bir bitki. suluncan/suvlacan ‘solucan’.545 solik: (< ? ) Domates (DS. sepet yapımında kullanılan. eğrelti otu (TBAS. 3.

775. BTS. yaprak döken ağaç ya da çalı şeklindeki bitkiler (TS. 2018. . 365. 613. II. “< söbe/söbü ‘kökü belli değildir’. X. (TBAS. AVA. 89. DS. yaprakları kılıçsı. AAT. MBTS. KYA. 3672) söbüsülek: (< ? söbü + ? sülek) bk. KBAYA. Bolu bölgesinde çok yetişen. X. XII. 3672. 314. manitari + T. genellikle almaşlı dizilişte. pembe ve ak. Kökünü bilmiyoruz. Eski Kıpçakçada da ‘söğüt’ olarak kullanıldığı göze çarpıyor. kara boya yapımında kullanılan bir çeşit bitki (DS. 284. 2. 415. söğüt. 236. X. III. 2835”) Çoğunlukla pınar başlarında ve sulak yerlerde biten. “< sökü’nün kökü bulunamamıştır. söğüt + -giller) ki çeneklilerden. Salix. 346. 613) söhsökü: (< ? söh + sökü. 2834”) bk. Ermeniceden alındığı yolundaki sav yanlıştır. DS. T YA. Türkiye’de 25 kadar türü bulunan. DS. sögüt. çiçekleri tek eşeyli. sövüt. 128. söğecen) Menekşeye benzer. -ı) Tarlalarda biten. yenilebilen bir çeşit mantar. 4399. 59. Orta Türkçede artık ‘söğüt’ olarak geçer. 306. 198. TBAS. sügüt. 248. 203. len + Yun. söğöt. 150.546 söbelek: (< ? söbe + T. 248) söbelen mantarı: (< ? söbe + T. yaprakları almaşık ve alt yüzleri havla örtülü büyük bir ağaç. Coprinus comatus. BTS.A. 88. 254. X. III. 110. taç yaprakları olmayan. 3675. söt. GD AT. ZBK A. söbelen mantarı (TBAS. 3675) . 2018.. akarsu kenarlarında yetişen. söüd. 3674) söğüt: (< ET. Gülensoy. 2. zöüt) Söğütgillerden. II. DS. Erz. söbelen mantarı (TBAS. Eren. EYAD. 117. XI. KMYA. Ağz. X.. Nişanyan. X.: sögürd. 32. OAAD. sögüt. (TS. 181. 3682. 3. DS. lek. ETA. kavak ve benzeri türleri içine alan. baklava dilimli. DS. 3. MBTS. 248) söğecen: (< T. Gaz. BÜYA. 165. kalpsi ayalı. < Uygurcada ‘ağaç’ olarak kullanılır. 40. 4705. hoş kokulu bir çeşit dağ çiçeği (DS. (And.A. 615. kışın yaprak döken. 191) söğütgiller: (< T. söğürt. 375). 248.

(TS. su + Yun. -i + -giller) ki çeneklilerden. Nepenthes destillatoria. 2. X. su + Ar. 3. kardamo + T. 2846”) Maydanozgillerden. su + ? baldıran + T. otuz kadar bitki türünü içine alan ve örnek bitkisi suibriği olan bitki familyası (TS. gul + T. sıcak ülkelerde yetişen. 3688) sugerdimesi: (< T. sub < sūv. X. su + Ar. Cicuta virosa. 3677) sösük: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS. nilüfer (TBAS. 2. X. 2035) suçiçeği: (< T. 248) suduran: (< Ar. star + king) Bir çeşit elma (TS. “< ET. 2852) lkbaharda kırlarda ve dağlarda yetişen. 3680) söysek: (< ? ) Bir çeşit söğüt ağacı (DS. 249) suibriği: (< T. (su rezenesi). yaprakları almaşık. X. 3688) sugözü otu: (< T. 3684) starking: (< ng.547 söldane: (< ? ) Uzun kavak (DS. 3680) sövdek: (< ? ) Bir çeşit ak üzüm (DS. tırmanıcı bir bitki. -si) Akarsu kıyılarında biten ve yenilebilen. semizotuna benzer bir bitki (DS. X. yaprak ayası ibrik biçiminde gelişmiş olan. 2038) suibriğigiller: (< T. MBTS. -ü) bk. yenilebilen uzun yapraklı bir ot (DS. 2030) su baldıranı: (< T. ibrī + T. MBTS. Clauson. -ı. su + çiçeği) bk. zehirli. 783. çuha çiçeği (TBAS. sapları uzun ve sülüksü. 3688) su gülü: (< T. ibrī + T. X. -i) Suibriğigillerden. su + Far. X. 3. su + gözü + otu) Bataklıkta biten bir çeşit bitki (DS. 2038) . 2. otsu bir bitki. su kıyılarında ve bataklıklarda yetişen. 2. śudūr “ortaya çıkma” + -an. (TS.

TBAS. 2038) su kamışıgiller: (< T. -si) bk. su + kabağı) Kabakgillerden. alt bölümü şişkin. 133) su kabağıgiller: (< T. 249) . (TS. su + Far. kamış + T. X. dişi ve erkek çiçekleri ayrı başaklar durumunda toplanmış küçük bir bitki. 249. su + ? T. türleri içine alan bir familya (TS. çok yıllık ve otsu bir bitki. erkek çiçekler koçanların yukarısında. su + ? T. kettān + T. kastania + T. Geum urbanum. boyu 1. su + Ar. kardamo + T. 249) su kerdemesi: (< T. 249) su keteni: (< T. sarı çiçekli.548 su kabağı: (< T. 2038) su karanfili: (< T. (TBAS. 2. aranfül + T. BTS. yaprakları almaşık. V. 2. Sium sisarum. su + kaz + ayağı) 60-100 cm yükseklikte. çok yıllık. 3700. Eupatorium cannabinum. -ı) Su kamışıgillerden. bir yıllık. kamış + T. -ı + -giller) Bir çeneklilerden. Batı Anadolu’da yetiştirilen. su şeridi vb. Lagenaria vulgaris. UA. -si) bk. (yaban keteni). 2038. 2. 2. su + Yun. yaprakları şeritsi ve genellikle tabanlardan çıkan. su + kabağı + -giller) Bataklıklarda ve su kenarlarında yetişen. 2038. otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir. -i) Birleşikgillerden. tırmanıcı. Typha. kökleri kabız ve kuvvet verici olarak kullanılan. birçok yerde kurutulup su kabı olarak kullanılan. su kamışı. akarsu ve göl kenarlarında yetişen. ülkemizde sukamışı cinsi ve bu cinse ait 6 türü bulunan. 2. (TS. TBAS.5 m kadar olabilen. -si) Maydanoz ve su teresi (TaS. çok yıllık otsu bitkiler (BTS. 620. nilüfer (TBAS. 3571) su kestanesi: (< T. (TS. 620) su kamışı: (< T. bileşik yapraklı ve beyaz çiçekli bir bitkidir. 20-50 cm yükseklikte. sulak yerlerde yetişen. göl kestanesi (TBAS. 2039) su lâlesi: (< T. DS. bir türü pembe çiçekli bitki. dişi çiçekler aşağıda yer alan. otsu. -i) Ormanlarda. su + Yun. suda ve bataklıklarda yetişen. (TS. rizomlu. su + Far. 249) su kazayağı: (< T. lāle + T.

sulŧān + T. portakal (DS. sulu + ? yonca + T. X. Erz. samak. 3691) sultanküpesi: (< Ar.. kabalak (TBAS. sulfato + T. çalı görünüşünde bir ağaççıktır. 249. 3662. börk. 1-3 m yükseklikte. -sı) Sulak yerlerde biten. “< ET. 3711. III. XII. tadı güzel bir çeşit üzüm (DS. küpesi) Bir çeşit saksı çiçeği (DS. DS. 4708) sumak: (< Ar. Gaz. suluca + Far. 3693. sümek) Antep fıstığıgillerden. suluca + Far. suluk) Yaban dereotu (DS. sıcak bölgelerde yetişen. 619. kabuğu hekimlikte.: samaħ. X. hayvanları besleyen bir çeşit ot (DS. 414”) Beybörkü de denilen bir çiçek adı (TaS. 269. (And. X. genç dalları tüylü. 2041. “< zırt ses taklidi”) Limon. 3692) sulucagümbet: (< T. yemeklik. XII. börkü. somak. X. BTS. (TS. MBTS. sulu + zırtlak. X. 4702. bileşik yapraklı. 3691) sultan otu: (< Ar. emrūd) Bir çeşit armut (DS. 3692) suluyoncası: (< T. mürver (TBAS. gunbed) Karpuz (DS. 249) sulfata ağacı: (< t. TBAS. sulandık + otu) bk. III. Rhus coriafia. X. DS. sulŧān + T. 1. sumaç. 3692) suluk: (< T. X. TaS. ağacı) Okaliptüs ağacı (DS. 4708) suluzırtlak: (< T. V.A. sulŧān + Yun. .. kırmızı ve ekşi meyveleri olan. 3573) sultandimlik: (< Ar. DS. XII. 249) suluca armut: (< T. 2. otu) bk.A. 3576) . Ağz. sulŧān + T. V. X. 3691) sultan börkü: (< Ar. yaprakları dericilikte kullanılan. dirmit/tirmit) Kırmızımtırak. summāk). 3530.549 sulandık otu: (< T. 623.

2859) Ak. MBTS. örnek bitkisi su mercimeği olan küçük bir bitki familyası (TS. rāziyāna + T. çok yıllık ve otsu bir bitki. mercümek + T. 2041. kurutulunca yenilebilen. -si) bk. su + Far. -ları) Klorofilleri olmadığından su içindeki bozulmuş organik madde üzerinde saprofit veya su canlıları üzerinde parazit olarak yaşayan su bitkileri (TS. 2858) Yaprakları ince. sıŋkur. 2. su + Far. kök sapları taze iken kekre olan. 2.550 su mantarları: (< T. -i) bk. 250) sungur: (< ET. manitari + T. 2. 3696) su nergisi: (< T. TBAS. su + Ar. maydanoza benzer bir bitki (DS. 2. Lemna. kırmızımtırak renkli. çok yıllık. 2. su + Far. (TS. su + oku) Suokugillerden. 2041) su mercimeği: (< T. su + Far. (TS. X. 3696) suoku: (< T. Mentha aquatica. 250. su baldıranı (TS. (TS. (yarpuz). 2035) . az veya çok tüylü. 3. 2. mercimeğe benzeyen yaprakları suların yüzünü kaplayan bir su bitkisi. 621) su mercimeğigiller: (< T. su + Yun. -si) 20 ile 90 cm yükseklikte. 250) suokugiller: (< T. BTS. DS. na’nā’ + T. TBAS. 2042) su rezenesi: (< T. iri taneli. bataklık bölgelerde ve su kenarlarında yetişen. 3695) su nanesi: (< T. otsu. -i) Su mercimeğigillerden. MBTS. tatlı ve sulu bir çeşit üzüm (DS. örnek bitkisi suoku olan ve yetmiş kadar türü bilinen bir bitki familyası (TS. mercümek + T. lilpar (TBAS. 2. X. küçük bir bitki. yaprakları saplı ve kuvvetli kokulu. 2041. 2041) suna: (< kökü belli değildir. Sagitteria. 2042. -i + -giller) Bir çeneklilerden. 3. X. nergis + T. su + oku + -giller) Bir çeneklilerden.

(BTS. (TS. BTS.+ . 2047. UA. şeridi andıran. 3700) susam: (< Ar. 251) suyarpuzu: (< T. (yabanî tere). (TS. 251) . su kenarlarında yetişen. EYAD. 250) suşeridi: (< T. serv + T. TBAS. -giller) ki çeneklilerden. -si + -giller) Yaprakları iğnemsi olup sarmal dizilişli. dişi kozalak uçlarda bulunan. 1 m ye kadar uzayabilen. BTS. nadiren çalımsı bir bitki familyası. bir evcikli. 2044. Eren. TBAS. 2046. -i) Su kamışıgillerden. X. TBAS. 2046) su teresi: (< T. genellikle her dem yeşil. şerīŧ + T. “< suv+ar-ma+lık. 2865”) Dişbudak ağacı (DS. (TS. Taxodiaceae. MBTS. suvarmalık. (TS. 622. 33. 2. V. sus + kal) bk. 2. çok yıllık ve otsu bir bitki. 624) su sarımsağı: (< T. sīsām + T. su + Far. 2044. yaprakları açık yeşil renkte sucul bir bitki. X. tere + T. bazen yapraklarını döken ağaç ya da nadiren çalımsı bitkiler. su + Far. “< sus. en önemli ve örnek bitkisi susam olan. X. 3619. yaprakları karşılıklı ya da üst taraflarda almaşlı. 3701) suvarmılık: (< T. 2. 378”) Su kabağı (DS. 3. 2. tacı beyaz. sīsām) Susamgillerden. Menyanthes trifoliata. 10-90 cm uzunlukta. TaS. salkım çiçekli. -sı) Yaprakları üç yaprakçıklı. su + Ar. 73. X. çok yıllık bir su bitkisi. su + ? yonca + T. DS. susak + kabağı. DS. -si) Turpgillerden. 3590) susamgiller: (< Ar. 133) su yoncası: (< T. (TS. Sparmanaum. otsu. süsen (TBAS.ak. 3703. X. Nasturium officinale.551 susakkabağı: (< T. 2044) su servisigiller: (< T. -u) Su nanesi (DS. 3702. 2. sıcak bölgelerde yetişen küçük bir bitki. su + ? yarpuz + T. bir ya da çok yıllık. su + sarımsağı) Kurtluca (TS. beyaz çiçekli. 621) suskal: (< T. 2. erkek kozalakları yaprak koltuklarında. tereye benzeyen. GBAA. Sesamum indicum. 250.

2047) su yosunu: (< T. Süleyman + T. 211. ST AT. nilüfer (TBAS. sülük + T. söğüt + elması) Söğüt elması da denilen yeşil renkli yaz elması (DS. BTS. 73. 53. klorofilli bitki. Süleyman + T. şalūk. yumru köklü bir bitki (DS. K AT. 3706) Süleyman otu: (< öz. 2. su + ? yosun + T. X. çok yıllık. X. 251) . X. 71. OAAD. DS. alg (TS. 626. GD AT. otsu bir süs bitkisi. MBTS. üşniye. otu. Ağz. -u) Su yosunlarından. soğanla üretilen. çiçeği) bk. 344) süleymencik: (< öz. yaprak veya tel biçiminde tallı bitkiler alt şubesi.: sünbül. 2049. otu) Bir tür ot (AVA. 2047) su zambağı: (< T. 3705) südlüsarı: (< T. TBAS. cık) Kırmızı çiçekli. 4842. zümbül) Zambakgillerden. 3. AAT. 68. su + Ar. 2. (TS. sütlü + sarı) Kışa kadar kalan bir çeşit sarı incir (DS. 251) süde: (< Far. sūde. 142. -ı) bk. 67. 2. çiçekleri kuvvetli kokulu ve türlü renkli. 69. su + ? yosun + T. Eren. is. zalūk ‘a leech’. 28. Hyacinthus orientalis. 3708) süluğotu: (< Far. 379”) Bir çeşit bitki (DS. algler (TS. XII. X. 90) sümbül çiçeği: (< Far. 251. 3708) sümbül: (< Far. -ları) Denizlerde. 3705) süğüt elması: (< T. sunbul). taş nanesi (TBAS. tatlı ve durgun sularda. (And. 2852) Hayvanların yediği bir çeşit ot (DS. 15-20 cm yükseklikte. K A. X. daha çok su yüzeyinde yaşayan. zanba + T. 298. EYAD. GBAA. 38. 14.552 su yosunları: (< T. is. sunbul + T. “< Far.

379). X. -ı + -giller) Sürme mantarlarından bir familya (TS. dallarından kaba süpürge yapılan. Eren. 251) süngüllük: (< T. TBAS. (And. 2052) süpürge kamışı: (< T. 422). 2. 252) süpürgelik: (< T.553 sümbül-ü Rūmî: (< Far. sunter. sümter) Kırmızı renkli. X. . sıcak bölgelerde yetişen ve çiçek saplarından süpürge yapılan. kışın yaprağını dökmeyen. 4713) sürmeli: (< T. 3729) sünter: (< kökenini bilmiyoruz. Chamaecytisus austriacus. 3582. 2052. Erica.: söğünük. XII. sünük) Mantar (DS. Ağz. 252. süpürge + çalısı) bk. 2. 2. 3717) süpürge çalısı: (< T. 3715. 3675. DS. 3722) sürme mantarıgiller: (< T. 3697. sürme + Yun. (TBAS. süpürgelik) 15–70 cm yükseklikte. manitari + T. X. süpürge < ET. 3716) süpsöber: (< ? ) Mantar (DS. 3717) süpürge: (< T. 3712) sünük: (< T. kamış + T. sünbül-i Rūmį) bk. X. (TS. süğünük. sipir-. sülük. kökünden ağızlık. 3706. Ağz. süpürge + darısı) Buğdaygillerden. çalı görünüşünde. süpürge + ? T. süpürge otu. 252) süpürge otu: (< T. (And. X. 2052) süpürge darısı: (< T. süynük) Ihlamur ağacı (DS. çalı görünüşünde bir bitki. 2056) . sarı çiçekli ve çok yıllık bir bitkidir. süğüllik. işlenmemiş topraklar üzerinde yetişen. sürmeli) Bir çeşit buğday (DS. X. çavdara benzer bir çeşit sert buğday (DS. çiçekleri küçük bir çana benzeyen. Clauson. -ı) bk. Nişanyan. süğnük. süpürge + otu) Fundagillerden. 2. darıya benzeyen bir bitki (TS. sünüklük ?. kamış (TBAS. (TS. 3716.: seniter. 792) Yabanıl mısır (DS. sümbül (TBAS.

Ağz. 4714) süs biberi: (< ? süs + Yun. 424). manitari + T. (TS. sūsen + T. 2. mezarlıklarda. Nişanyan. 628) süsengiller: (< Ar. X. alt ve üst yüzü ayırt edilemeyen. pipéri + T. sūsen ~ Aram. -giller) Bir çeneklilerden. çanak ve taç yaprak ayrımı olmayan. 250. soğanlı ya da soğansı gövdeli. X.: sursal) Süsengillerden. -ları) Bitkilerin. ris germanica. 2. 2059) süsen: (< Ar. sürme + Yun. kırmızı çiçekler açan bir bitki (DS./Far. otsu nadiren çalı formunda olan bitkiler (TS. kapsül tipi meyveleri olan.554 sürme mantarları: (< T. yaprakları kılıç biçiminde. şūşan/şūşanā ~ Akad. 2059. sürtmek) Mayıs ayının sonlarına doğru çöllerde yetişen. X. şeşanu. özellikle tahılların dokularında yaşayan sürme veya rastık denilen hastalığı yapan. BTS. 3722) sürtmeğ: (< T. -lü + hanım + çiçeği) Yaz kış küçük. yalnız rengi için yemeklerde kullanılan kırmızı biber (DS. TBAS. 2. güzel görünüşlü ve kokulu. çiçekleri ışınsal ya da tek simetrili. 3725) . gövdesinin kabuğu soyularak yenilen bir çeşit bitki (DS. çok yıllık. ülkemizde 6 cins ve 85 kadar türle temsil edilen./Far. yaprakları kılıç şeklinde. çiçekleri iri ve mor renkli. 2. XII. 2059. BTS. ovaryum alt durumlu. bazitli asalak mantarlar takımı (TS. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak da yetiştirilen. bitkisi) Yerleşim bölgesinde iç ve dış dekorasyonu sağlayan bitki (TS. 628) süslühanım çiçeği: (< ? süs + T. (And. 3725) süs bitkisi: (< ? süs + T. 2056) sürsülük: (< ? ) Kırmızı alıç (DS. rizomlu. -i) Acı olmayan. çok yıllık bir bitki. 252.

2. 315) sütleğengiller: (< T. 4715. DS. sütleğen + -giller) ki çeneklilerden. sütlü + Far. (TS. (TS. AVA. 253. nadiren karşılıklı dizili. 628. Galactodendron. yaprak sap ve köklerinde süt görünüşlü. bir veya çok yıllık bir bitki. 2061) süt otugiller: (< T. 4710) sütlüce: (< T. KMYA. 2. 3726. yaprakları salata gibi yenilen bir bitki. Polygala vulgaris. 2. 344. süt + ağacı. DS. ballıbaba (DS.555 süt ağacı: (< T. 2061. kelime sonundaki –t’nin Moğolca bir çokluk eki olduğunu söyler: Eren. X. Eren. sütlü + ot) Çuha çiçeğigillerden. 380”) Isırgangillerden. DS.: süddübiyan) Yaprak ya da sapı kırılınca sütü çıkan bir çeşit ot. 3727) sütlü kengel: (< T. yaprakları basit. X. sütlü öz suyu çok olan bitki. Kuzey Amerika’da yetişen. Euphorbia. 2. 2060) sütleğen: (< T. 2061) sütlü ot: (< T. sütlüce) Düğün çiçeği (TS. kökleri hekimlikte kullanılan otsu bir bitki. 2. 2061. ayrı taç yapraklı çiçekli bitkiler familyası (TS. sütlü + ? meyan). 2. BTS. XII. kauçuk. Glaux maritima. Ağz. “< s t. 2062) . (And. Güney Amerika ormanlarında yetişen. kekre ve yakıcı bir öz su bulunan. 3727) sütlücen: (< T. bazı türleri sebze olarak kullanılan. BTS. DS. X. 3727. sütlücen) Bir çeşit ilkbahar bitkisi (DS. 700 kadar türü bilinen. süt + otu + -giller) Sarılgan gövdeli ot ve çalıları içine alan. (TS. 2. sütleğen. şizokarp tipte meyveleri olan. süt+le-ğen “çok süt veren”) Sütleğengillerden. 628) sütlübiyan: (< T. 2061) süt otu: (< T. verdiği öz su türlerine göre hekimlikte ve sanayide kullanılan. (TS. TBAS. (TS. almaşlı. XII. manyok gibi önemli bitkileri içine alan bir familya. bazılarından boyar madde elde edilen. iki çenekli. kenger) Deve dikeni (TS. süt + otu) Süt otugillerden. 2061. X. 2.

3735) şahteregiller: (< Far. tū . BTS. -ı. 2. Ağz. şahterre + T. TBAS. kırmızı özlü bir çeşit buğday (DS. tuğu. 2067. ağlayangelin (TBAS. şahterre) Şahteregillerden. (TS. 255) şahabî: (< Ar. şāh + T. 255) şahab: (< Ar. 3. (And. 3732) şabir: (< ? ) nce saz otu (DS.: şaabı. X. 255) şakatur: (< ? ) Eriğe benzeyen. şahtere ve benzeri türleri içine alan küçük bir bitki familyası (TS. TBAS. şābı) ri taneli. 3734. 3732) şabılat: (< ? ) Tarlada biten. manitari + T. X. X. DS. geç olgunlaşan bir çeşit kırmızı üzüm (DS. XII. evlek mantarı (TBAS. çiçekleri hekimlikte kullanılan. sert. Nişanyan. MBTS. 2067) şahtuğu: (< Far. çok yıllık ve otsu bir bitki. Fumaria officinalis.: şabah) Badem (DS. aslanpençesi (TBAS. -man) Parlak. 3735) . sert. X. büyükçe çekirdekli. 20-40 cm yükseklikte. iri yapraklı bir çeşit ot (DS. 255) şahtere: (< Far. olgunlaştığında sarı renkli. MBTS. şāh + ten) bk. 3196”) bk. şihābî). 3732. 3. 630. 3732) şagrak mantarı: (< T. “< şakrak < şakı-. 255. X. 2897).556 -Şşabbalıt: (< ? ) Şeftali (DS. 426”) bk. X. DS. mayhoş bir meyve (DS. tarla ve yol kenarlarında yetişen. X. şakrak + Yun. “< ET. (tilki kişnişi). (And. 2. parçalı yapraklı. 4662) şahman: (< Far. Ağz. 3734) şahten: (< Far. X. şihāb. şāh + T. -giller) ki çeneklilerden.

(TS. DS. şakuka) Bir armut türü (DS. ülkemizde 6 türü bulunan. 3. 4722. XII.: salak. X. 42. 2904) 1. 383. şalaħ) Kabuğu kıllıca olan ham kavun. Dağlarda biten. MBTS. 383). 2070. Brassica rapa. çiçekleri türlü renkte. -giller) Yaprakları birleşik ve almaşlı dizilişli. çakılgan). (And.. şakkalhan) Ayçiçeği (DS. 204) şalak: (< kökenini bilmiyoruz. kelek (Krş. 238. 2. şağlom. şağlam. Ağz. Sarı çiçekli bir bitki. yeşil renkli orta büyüklükte bir çeşit armut (DS. çok yıllık güzel bir süs bitkisi. DS. 2905). erkek organları çok sayıda ve sarmal dizilişli. sepet örülebilen bir ağaç (DS. ekşimsi. X. III. X.557 şakayık: (< Ar. şa ā’i ) Düğün çiçeğigillerden. insan ve hayvanlar için besin olarak kullanılan etli ve tatlı kökü olan bir bitki.A. 497.: şakşaka) Fındık (DS. 3737) şakşakı: (< şakşak + -ı). Paeonia mascula. X. (TS. (turp lahanası). X. -ıldak) Kabuğundan sele. Eren. DS. MBTS. GBAA. Ağz. 3522) şalgam: (< Far.: şakık. (And.. Eren. 3. EYAD.A. şal am. şal am + emrūd + T. 3733. OAAD. şakkalham. 2. 3738. meyve kabuğu etli olan. -u) Kışın yetişen. (And. Erz. 3738) şakuk: (< şakuk < şak “ses taklidi”). 3739) . . Ağz. Ağz. 630) şakıldak: (< şak “ses taklidi” + T. 3736) şakşak: (< şakşak “ses taklidi”. yenilebilir bir ot (DS. Ağz. KBAYA. X. BTS. 289. 258. 630. şēlim) Turpgillerden. 2069) şakayıkgiller: (< Ar. 97) şalgam armudu: (< Far. AAT. çok yıllık. çanak ve taç yaprakları beş parçalı.Y. 3736) şakkalgan: (< T. şakok. 2.: şakgalham. X. şa ā’i + T. X. (And. otsu ya da çalımsı bitkiler (BTS.: çalgam. (And.

. Cucumis dudaim. -sı) bk. 2072) şamı tud: (< Far. sürünücü ve sarı çiçekli bir tür. Ağz. Şam üzümü (DS. Erz. is. is. şām + Ar. Güzel kokulu bir tür küçük kavun. . bir yıllık. X. (And. X. III. Ağz.A. 3742) Şam razakısı: (< öz. DS. şemen. (DS. 256) şamak: (< ? ) Su kıyılarında. şām + T. (TS. XII. 2.558 şal kabağı: (< Far. şamom. rāzi į + T. X. X. (And. şāl < Hint. (TBAS. TS.. tūt) Hafifçe moraran bir çeşit dut (DS. -ı) Antep fıstığı (TS. fustu + T. şalgaba) Meyveleri 2-4 cm çapında. 204) şamdarı: (< Far. 2. darı) Mısır (DS. KBAYA.: şalkaba. bataklıklarda top top büyüyen yuvarlak gövdeli saz (DS. 292. 4719. 3741) şamik: (< ? ) Domates (DS. X. lezzetli ve küçük bir kavun görünüşünde olan. üzümü) Kalın kabuklu bir çeşit üzüm (Şam razakısı). Şam + Ar. 3741) Şam fıstığı: (< öz. 2. tūt) Kara dut (DS. 3742) . Kavuna benzer bir yıllık otsu ve sürüngen bir bitki. Şam + Ar. Şam + T. şemelek. 3742) Şam üzümü: (< öz. III. 639. 2. X. 2071. şemāme. acı. 3741) şampurt: (< ? ) Yer elması (DS. şimama) 1. 3740) şamakı tut: (< ? şamakı + Far. 3742) şangalak: (< T. otsu. şememe. şangalak < şang+alak) Yer elması (DS. X. + T. kabağı).: şamama. X. Gaz. 2071). X. Cucumis trigonus. is.-î + Far. 3740) şamama: (< Ar.A.

şaŧ r + T. şefdali. 3756) şeftali: (< Far. 50 cm kadar yükselebilen. şefdeli. şeh + Ar. 385). GD AT.. (TS. otsu ve turuncu çiçekli bir bitkidir. 2. Ağz. pembe renkli bir ağaç. şevtali.559 şaplak: (< T. 3756. çöven (TBAS. TS. şeb-būy “gece kokan”) Turpgiller familyasına ait. 51. melik + T. otu) Bir metre boyunda söğüt yaprağına benzer yaprakları olan ve hayvan yemi olarak kullanılan kokulu bir ot (DS. 2. 1106. III. X. DS. ılıman bölgelerde yetişen. (TBAS. 256. EYAD. Gaz. ST AT. MBTS. 247) şehduran: (< Far. X. şa’r ‘kıl’. şefdelü. çok yıllık. arpa) Dayanıklı bir çeşit arpa (DS. 171. 3750) şatır arpa: (< Ar. şeh + T. 3756) . tatlı ve sulu meyvesi olan. X. 3753) şebboy: (< Far. BTS. çevtali. 35. 87. 263. BTS. 638. 270. 257) şehmelik otu: (< Far. Cheiranthus cheiri. 2910”) Havuç (DS. 256. T YA. 631) şefit: (< ? ) Kızılcık (DS. X. X. 631. büyük yapraklı bir ot (DS. duran) bk. 2081. X. şa’r + T.A. GBAA. DA. DS. 179. 14. 3. şar + ? çöven + T. K AT. Nişanyan. şefteli. 429. 36. 312.: çefdeli. 3747) şark çöveni: (< Ar. -lık. 8-10 m yükseklikte. X. 3750) şarmuk: (< ? ) Ballıbaba (DS. (And. 2081. bazı kültür formları süs bitkisi olarak yetiştirilen. “< Ar. X. 3744) şaptal: (< ? ) Kayısı (DS. -i) bk. DS. 256) şarlık: (< Ar. şevteli) Gülgiller familyasından. şaplak) Deveşaplağı da denilen boz renkli. Eren. şeft-ālū. aslanpençesi (TBAS. 121. AAT. III. Persica vulgaris. 30. 1155. III. ana vatanı Çin olup ülkemizde de kültürü yapılan.

T YA. 2. -li + ot) 15-50 cm yükseklikte. 631. 2083. 227. kamış + T. 3757) . BTS. -ı) Buğdaygillerden. etli kökünden şeker elde edilen. yumrulu. çiçekleri salkım durumunda başakçıklar oluşturan. şekerci boyası vb. 257) şeker fasulyesi: (< Far. 283) şekli: (< Ar. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. üzümsü meyvesinden şarapları boyamak için kırmızı boya çıkarılan çok yıllık. şeker + T. kökü iç sürdürücü olarak kullanılan. -ı) Ispanakgillerden. 257) şekerci boyası: (< Far. şeker + Erm. fasulia + T. şeker + T. çöven (TBAS. (TS. 8-10 m yükseklikte. bitkileri içine alan bir bitki familyası (TS. 2. X. şeklî) Havuç (DS. iki yıllık. 2083) şekeri: (< Far. otsu bir bitki. ağacı) Vatanı Doğu Asya olmakla beraber Güney Anadolu’da bazı bahçelerde yetiştirilen. Phytolacca americana. yeşilimsi beyaz çiçekli bir ağaçtır. (TS. 2083. 10 m ye kadar uzayabilen. (TBAS. otsu. KMYA. 3757) şeker kamışı: (< Far. öz suyundan şeker çıkarılan. şeker + T. ufak bir çeşit armut (DS. çok yıllık. banjar + T. 2. Kastamonu köylerinde toprak üstü kısmı su ile kaynatılır ve elde edilen su hülasa tatlandırıcı olarak kullanılır. çok yıllık bir bitki. Adana ve civarında kültürü yapılan. ci + ? çöven + T. şeker + Yun. şeker + T. Saccarum officinarum. tohumu yuvarlak ve beyaz bir tür fasulye (TS. Inula oculus-christi. Beta vulgaris var rapa. X. (TS. 2. 631) şekerli ot: (< Far. -ci + boyası + -giller) Ispanaklar takımına giren. TBAS. (TS. tüylü. 257) şeker pancarı: (< Far. 2-3 m yükseklikte. -si) Badıcı etli. 2083) şekerci çöveni: (< Far. -i) bk. beyaz veya yeşilimtırak renkli çiçekli bir bitki. Hovenia dulcis. ci + boyası) Şekerci boyasıgillerden. şeker + ? T. şeker + Ar. şeker + T. 257) şekerci boyasıgiller: (< Far.560 şeker ağacı: (< Far. rizomlu. 2082. 2083. 2. 2. -î) Çok tatlı. TBAS. BTS.

baldıran (TBAS. tırmanıcı ve otsu bir bitki. 258) şevket otu: (< Ar. şemsiyye + Yun. 257) şemsaver: (< Ar. DS. -āver. şevket + T. XII. X. 3765) . Lepiota procera. çiçekleri yumurtamsı kozalaklara dönüşen ve kozalaklarından bira yapımında yararlanılan. Ağz. boyası) bk. çi + otu) Yaprakları karşılıklı. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 3760. 2. 2090) şeytan keleği: (< Ar. şemsiyye + T. şems + Far. 258) şeytankulağı: (< Ar. (And. sahip olan’. Yer elması (DS. şekerci boyası (TBAS. şerbet + T. şevket-i būstān) 35 cm kadar yükselebilen. 258) şeytan elması: (< Ar. bir yıllık. 2. şemşamer) 1. manitari + T. 4722) şenger: (< ? ). şeyŧān + Far. 3760) şerbet boyası: (< Ar. 32”). (And. şerbet + T. 257) şemsiye otu: (< Ar. tüylü. şeyŧān + T. Cnicus benedictus. 2086. kālak + T.: şengar) Acur (DS. 257) şevketibostan: (< Far. Nişanyan. (TBAS. Humulus lupulus. şevketibostan (TBAS. -i) bk. (TS. otu) bk. X.561 şemsiye mantarı: (< Ar. elması) Tatula (TS. -āver ‘getiren. sapı sarılgan olan. 2. Bolu ve stanbul civarı ormanlarında yetişen ve yenen bir mantardır. (TBAS. 257) şerbetçi otu: (< Ar. çok yıllık. şemşamel.: şemsamer. X. TBAS. Ağz. Ayçiçeği . “< Far. eşek hıyarı (TBAS. otu) bk. -ı) Kuzey Anadolu. şeyŧān + T. kulağı) Kuzukulağı da denilen yabanıl ot (DS.

562 şeytan otu: (< Ar. sarı çiçekli. Bupleurum subuliflorum. TBAS. (TS. 3767) şırlop: (< şır + lop “ses taklidi”) ncir (DS. şeyŧān + T. Phyteuma. Orta Asya’da ve Akdeniz ülkelerinde yetişen. şeyŧān + Far. tırnağı) Çan çiçeğigillerden. mavi çiçekli çok yıllık bir bitki. 3766) şıkık: (< Ar. yalancı tespih ağacı (TBAS. şeyŧān + Far. 2091) şeytan yağı: (< Ar. (TS. 2. birçoğu dağlarda yetişen bir çeşit bitki. Hayalet şeklindeki çok zor görünen bu bitkiye “şeytan yağı” denilmiştir. küsküt (TS. pis kokulu bitki. (TS. X. -i) bk. X. otu) Maydanozgiller familyasından. -ı) Kabakgillerden. şeyŧān + T. -si) Maydanozgillerden. 3766) şılar: (< ? ) Ham erik (DS. 2091. yağı) Bitkinin gövde ve dallarının çok ince ve dağınık olmasından. Seabiosa ukranica. X. Ferula assafoetida. otsu. nemli yerlerde yetişen. şeyŧān + T. (Duran. bādingān + T. şıko veya şıka. 3773) . kök sapından müshil olarak yararlanılan. 223-229) şeytan zeytini: (< Ar. bādincān < Far. tere + T. zeytūn + T. 258) şıka: (< Yun. 2. şal am + T. şeyŧān + T. Eren. iri ve etli. 2091) şeytantırnağı: (< Ar. saçı) bk. görülmesi oldukça zordur. 2. şı ) Gelincik (DS. -ı) Hatmi çiçeği (DS. (TS. X. Bryonia diocia. X. nişastadan oluşan. şeyŧān + Ar. 2090) şeytanpatlıcanı: (< Ar. tırmanıcı. 258) şeytanteresi: (< Ar. 2. şeyŧān + Ar. 2091) şeytan şalgamı: (< Ar. 3765) şeytansaçı: (< Ar. yeşilimsi sarı çiçekli ve meyveleri olgunlukta siyah renkli olan bir süs bitkisi. çok yıllık. 385) ncir (DS. kalın köklü.

3777) şilfuni: (< ? ) Kırmızıya bakan bir çeşit üzüm (DS. 2096. 2. X. 4726) şikar: (< Far. çanak yaprakları dörtlü ve tabanda birleşik. Ağz. otu) Demet hâlinde çiçek açan ve küçük bir saraypatına benzeyen otsu bir bitki. şemşīr + T. XII. şemşīr). odunu sarımsı renkli ve çok sert olan. Ağz. TBAS. XII. nadiren de otsu bitkiler (BTS. II.: şıfan) Yulaf (DS. 2953) Yaban gülü (DS. X. şifā’ + T. Ağz. (TS. (And. TaS. 1-5 m yükseklikte bir ağaççık. çekirdekli) çindeki çekirdekleri oynayan uzun bir çeşit elma (DS. ovaryum üst durumlu. 3776. Erigeron. yaprakları her mevsim yeşil kalan. X. DS. çorak bölgelerde kendiliğinden yetişen veya bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. 2094) şifi: (< ? ) Fidan (DS. 3778) şimşir: (< Far. X. 4724) şifa otu: (< Ar. 632) şimşirgiller: (< Far. X. 3776. 2. çalı. lokukusit kapsül tipi meyveleri olan.: şibzi) Kırmızıbiber (DS. ağaç. 258. 921) şimşir ağacıgiller: (< Far. örnek bitkisi şimşir olan ve şimşir türlerini içine alan bir bitki familyası (TS. DS. 2097) . 3776) şikirdaklı: (< T. ağacı + -giller) Bir ya da iki evcikli. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı. (TS. 3777) şilop: (< ? ) Yulaf (DS. -giller) ki çeneklilerden. 3775) şifan: (< ? ). Buxus sempervirens.: çimşir) Şimşirgillerden. MBTS. 3. şemşīr + T. X. her dem yeşil. taşlık. (And. 2. ülkemizde 1 cins ve 2 türle temsil edilen. (And. taç yaprakları olmayan. şikār.563 şibiji: (< ? ). X.

X. (And. X. 3234. 3. kışın yapraklarını dökmeyen. EYAD. tehennavı. 3790) -Ttaç yaprağı: (< Ar. X. 3784) şirite: (< ? ) lkbaharda açan ak. X. sarı. Prunus laurocerasus. X. şişti) Mürver çiçeği (DS. (And. çiçekleri salkım durumunda ve beyaz olan. DS. DS. namtik) Yemeği yapılan. X. is. 649) tahdik otu: (< Ar. sabun otu (DS. olgunlaşınca kararan bir çeşit armut (DS. III. diflā ~ ? EYun. 3786. küçük çekirdekli. 3801.A. 4728) şireder: (< Far. X. X. 3943) tağun: (< ? ) Çitlembik (DS. 3784) şişarka: (< ? ). süs bitkisi olarak bahçelerde yetiştirilen küçük bir ağaç. -u) Güz mevsiminde yetişen. Ağz. 3860. 3788) şomalop armudu: (< ? şomalop + Far. Nebi). 2.: şileder) Bir çeşit üzüm (DS. (And. XII. 238. 2958) Sarımsak (DS. ternebi) Uzun. 3798. Ağz. 3238. Gaz. 436) Gülgillerden. TBAS.: t‘ah‘annebi.: şişirka) Biber (DS. Ağz. (TS. yaprağı) Tacı oluşturan yaprakçıklardan her biri (TS. X. 2111. 3. (And.. 2-6 m yükseklikte. X. MBTS. şį r. DS./Far. tāc + T. kırmızı renkli bir çeşit ot. 2. daphne “defne”. MBTS. 3800) tahannebi: (< ? tahan + öz. emrūd + T. 2958).: nahtik. X. 259) . küçük çiçekli bir bitki (DS. 2111) taflan: (< Ar. tazeyken yeşil. Nişanyan. taĥdį + T. 3787) şişti: (< T. Ağz. IX.564 şir: (< Far. 3800. otu). DS. tatlı bir çeşit üzüm (DS. şireder < şį re ‘şıra’.

(And. Tietze. X. 3808) takulen: (< ? ) Güzel. “< Fr. takımcık) Çardak genişliğinde yayılabilen. tarak + dikeni) Ağrı ve sızıları gidermeye yarayan bir çeşit dikenli bitki (DS. arpa. -li ?. X. ak çiçek açan bir çeşit bitki (DS. 3818) tanışman: (< T. tanışman < danışman) Salatası yapılan bir çeşit ot (DS.: takıl) Buğday. ŧa’m “tat. 3814) tallı bitkiler: (< Fr. hububat (TS. MBTS. 2124”) Kök. takalak) Domates (DS. X. pirinç gibi ürünlerin genel adı. 562”) bk. 2. çavdar. tamuş. Nişanyan. 2. Ağz. 3806) takımcık: (< T. 3812) talaşmalaş: (< ? talaş + malaş) Küçük. -lı + bitkiler. yabanıl elma (DS. 391). DS. 259) takalak: (< T. Kara erik. X. 3018”) Fındık ağacı (DS. 3. X.: tamaz. 442. tomas) 1. X. yemişi) bk.565 tahıl: (< Ar. Erik. Frenk inciri (TBAS. X. lezzet”. 3821) tarakdalı: (< T. 2. Ağz. 3807) tahta yemişi: (< Far. dereotu (TBAS. (And. thalle + T. thalle. 2. X. “< Ar. tāħte + T. ŧa’m + T. 3817) tamli: (< Ar. yaprak gibi ana organlardan yoksun bulunan ve çoğu asalak veya çürükçül yaşayan ilkel bitkiler topluluğu (TS. 2113. Eren. hafif kokulu bir çiçek (DS. Bardak eriği (DS. 3. mısır. gövde. “< ET. yulaf. 3831) . tarak + dalı. TS. 259) tarakdikeni: (< T. 2126) tamas: (< ? ). X. daħl. tar ak < tara-.

< Far. tarħūn. IV. taraklık). 395) Birleşikgillerden. 2138. 79. 191) tarhana otu: (< Far. X. çöven (TBAS. 395) Defnegillerden bir ağaç. Cinnamomum. gul + T. tarħāna + T. dārçīn. 3833) tarçın: (< Far. XII. Eren.A. bitki’. I. zmir pazarlarında satılır. manitari + T. tarma) Asma üzümü (DS. Dipsacus. 2. Gaz. otu) 60-100 cm yükseklikte. “< ET. (TS. mahmude otu (TBAS. 2. 638. çok yıllık ve sarımtırak çiçekli bir bitki. (TBAS.. 1367. Ağz. 260) tarma: (< T. parçalı yapraklı. BTS. -i. 373. 395”) bk. Hippomarathrum cristatum. ıtırlı. (TS. Eren. 2. tarak + otu) Tarak otugillerden otsu bir bitki. tarla + ? çöven + T. kuvvetli kokulu. . kokulu bir çeşit elma (DS. 2137) tarbaz: (< ? ) Uzun.: daraklık) Acımsı. 4740) . 2137) tarak otugiller: (< T. tarla + Far. 260. Nişanyan. AVA. 259) tarhun: (< Ar. 3832) tarak otu: (< T. (And.A. 60-120 cm yükseklikte. Çorba ve yemeklere koku vermek için kullanılır. tarla + sarmaşığı) bk. III. 209. hekimlikte kullanılan. X. 234) tarla mantarı: (< T. tarla + Yun. 300) tarla çöveni: (< T.566 taraklık: (< T. DS. 260) tarla gülü: (< T. dār-ı çīn “Çin ağacı”. tarak + otu + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden bir familya (TS. sarı çiçekli ve çok yıllık bir bitkidir. -ü) bk. Erz. alvala (DS.. tarı +-la < tarı ‘ekin. (TS. evlek mantarı (TBAS. 442. Eren. 2. 2139. II. TBAS. ETA. Artemisia dracunculus. 260) tarla sarmaşığı: (< T. III. yenilebilir bir çeşit mantar (DS. -ı) bk.

“< ET. -ı) Bir tür mantar (TS. Yetişme ortamının özelliğine göre bu bitki taş piyamı (taş bademi) şeklinde isimlendirilmiştir. 2149) taş nanesi: (< T. na’nā’ + T. taş + Far. bir ya da çok yıllık. 2149. nane kokulu. (TS. -si) 10-50 cm yüksekliğinde. 2150. 260) taş piyamı: (< T. tüylü ve çok yıllık. 2. (TS. 396. 556”) Kırlarda yetişen bir çeşit armut (DS. örnek bitkisi taşkıran otu olan. TBAS. taş + Far. 2. 2147) taş kekiği: (< T. kaya kekiği (TBAS. X. (TS. 260) taşkıran çiçeği: (< T. BTS. taş + sarımsağı) Genç yaprakları soğan yerine kullanılan bir soğan türü. (TS. 641) taşkıran otu: (< T. taşlı + oğ(u)lu + buğdayı) Ak ve büyük taneli bir çeşit buğday (DS. 2149) taşlıoğlu buğdayı: (< T. otsu bitkiler familyası (TS. 3841) taş mantarı: (< T. -i) bk. taş + Yun. taş + kıran + çiçeği) Taşkırangillerden. Leontopodium alpinum. taş + kıran + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. -u. 2. 2. taş + Ar. Clauson. 2. bādām + T. (Duran. 2. 2149) taşkırangiller: (< T. 4741) taş bademi: (< T. -i) Kabuğu çok sert bir tür badem (TS. Amygdalus graeca. taş + Far. emrūd + T. 223-229) taş sarımsağı: (< T. 2. Saxifraga. 2500 m den yukarı yerlerde sert kayaları yarıp yetişen bir çiçek. tāş. taş + kıran + otu) Taşkırangillerden. -ı) Bu bitki taşlık alanlar ile kaya çatlaklarında yetişmektedir. Eren. bazı türleri süs bitkisi olarak yetiştirilen.567 taşarmudu: (< T. 2150) . taş + ? kekik + T. XII. Allium scorodoprasum. saplarının parçalanmasıyla üreyen bir bitki. ülkemizde 3 cins ve 22 türle temsil edilen. manitari + T. bādām + T. beyaz çiçekli bir bitki. Micromeria fruticosa.

tatlı + Far. (And. 2153) . 261) tatlı su gelinciği: (< T. līmūn / Ar. kokulu bir bitki (DS. kenger) bk. mavi veya morumsu mavi çiçekli bir bitkidir. 261) tatlı limon: (< T. 2. tatlı + Far. 3844) tatlı bayram: (< T. 261) tatlı kök: (< T. BTS. tatlı + göbek) bk. Ağz. 15-40 cm yükseklikte. 2. (TBAS. tatlı elması (DS. tatlı + kök) bk. tatlı + elması) Yeşil renkli. X. yumrulu. rāvend) bk. yazın yetişen bir çeşit elma (tatlıgöbek). küçük ve ak çiçekli. Lxiolirion tataricum. DS.568 tatarbaşı: (< öz. Ağz. X. IV. is. kenger (TBAS. 3844) tatlı kenger: (< T. tatlı + ? meyan). X. (DS. tatlı + su + gelinciği) Tatlı sularda biten bir tür gelincik (TS. 2153) tatlı ravent: (< T. meyan kökü (TBAS. (And. 1320. 260) tatlı elması: (< T. X. 641) tatıramba: (< ? ). 261. çok yıllık. kaynatılarak içilen. leymūn) Suyu tatlı olan bir tür limon (TS. Tatar + T. tatlı) ncir (DS. ışgın (TBAS. meyan kökü (TBAS.: dadiranba) Isırgan otuna benzer yaprakları olan. 3844) tatlıgöbek: (< T. X.: tatlı biyan) bk. otsu. -cık) Amaryllidaceae familyasından. 3842) tatarcık: (< öz. tatlı + Far. is. Tatar + T. 3844) tatlı: (< T. başı) çi yenilebilen bir diken (DS.

körpesi bazı yerlerde hayvan yemi olarak kullanılan. beyaz çiçekli ve kuvvetli kokulu bir bitki. (And. meyveleri dikenli. otsu. 3. DS. tatüle) Patlıcangillerden. 2156) tavşanbaşı: (< T. 2156. 2. sıçramak’ + . 2. 282) tavşanağzı: (< T. Datura stramonium.569 tatula: (< Fr. (TS. 3 m kadar yükselebilen. otu) bk.an. 261) tavşan: (< ? ) bk. TBAS.: davşan elması) Meyveleri 5-7 mm çapında. atlamak. fasulia + T. X. Bir çeşit büyük armut. tavşan + elması). Bir çeşit elma. IV. tavşan + ağ(ı)zı. 262. X. Bir çeşit ayva (DS. Heracleum. X. yavşan otu (TBAS. 2. 2. 397”) Pembe renkli bir tür çiçek (TS. tavşan + bıyığı) Bir yonca türü (TS. tavşan + çakıldağı) Sarı çiçekleri olan küçük bir ağaç (DS. DS. 2. ŧ ā‘ūn + T. canavar otu (TBAS. 3848) tavşanfasulyesi: (< T. 3848) tavşanbıyığı: (< T. 3842.: tatala. tavşanların yediği dikenli ve beyaz çiçekli bir bitki. Pyracantha coccinea. çiçekleri beyaz veya mor renkte. Ağz. “< ET. (TBAS. tavışgan < tavış-/tabış. (And. 2156) tavşancıl otu: (< T. bir yıllık ve otsu bir bitki. -si) Taneleri kurutularak yenen ve ağaca sarılmadan yetişen bir çeşit fasulye (DS. 3848) . DS.‘koşmak. X. nemli yerlerde yetişen. tavşan + Yun. (TS. 1-2 m yükseklikte. çok yıllık. Ağz. datura). X. 3845) taun otu: (< Ar. 3848) tavşan elması: (< T. 2154. Eren. 1382. 262) tavşançakıldağı: (< T. tavşancıl + otu) Maydanozgillerden. küremsi şekilli. tavşan + başı) 1.

tavukbacağı mantarı (TBAS. Bolu ve stanbul bölgelerinde yetişir. 2. kışın yaprak dökmeyen. MBTS. (TS. 263) tavuk mantarı: (< ? T. pāçak + T. kerasi + T. yaban mersini. çok yıllık bir bitki. pā-çe + T. meyveleri küre biçiminde ve kırmızı renkli. çalı görünüşünde. kalp biçiminde geniş yapraklı. manitari + T. tavuk + çiçeği) Batı Anadolu bölgesinde yetişen. pazarlarda satılır ve halk tarafından yenir. (TBAS. domuzağırşağı (TBAS. 398. Cyclamen. X. 2. kışın yapraklarını dökmeyen bir ağaççık. -si) bk. yumrulu. yaprak biçimindeki dalları sert ve batıcı olan. tavşan + kulağı) Çuha çiçeğigillerden. Sternbergia sicula. takığu ~ OT. 3. sarı çiçekli. -ı + Yun. X. -ı) bk. 2156) tavşanmemesi: (< T. tavşan + topuğu) 1. Kırlarda biten. Ruscus aculeatus. 3849) tavukbacağı mantarı: (< ? T. tavuk + Yun. kökü soyularak yenilen bir çeşit yabanıl ot (DS. buhurumeryem. Böreğe konulan bir çeşit ot (DS. (TS. Camotu. serçedili. (TBAS. 2156) tavşan meyvesi: (< T. 263) tavuk otu: (< ? T. tavşan elması (DS. tavuk + OFar. Stellarie media coryophllaceae. tavşan + memesi) 30-100 cm yükseklikte. X. 3850) . takağu tavuk “Kökenini bilmiyoruz”. manitari + T. beyaz. tavşan + Far. Eren. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. otu) 1. siklamen. şarap rengi çiçekli bir bitki. tavşan + Far. 2. -ı. 262) tavşankulağı: (< T. mīva + T. “~ ET. sarı kır çiçeği. Top biçiminde. tavuk + T. 40 cm boyunda. -sı) bk. 263) tavuk çiçeği: (< ? T. 2. (TBAS. Cantharellus cibarius. pembe. -ı) 20-50 cm yükseklikte.570 tavşan kirazı: (< T. 263) tavşantopuğu: (< T. tavşan + Yun. 3057”) Karadeniz bölgesi. Ruscus aculeatus. güzel kokulu. 3849) tavşanpaçası: (< T.

ananasgiller. Ağz. 2. ncir. zambakgiller. muzgiller gibi bitkilerin önemli bir sınıfı. 3856.Asma. TBAS. 3862) tek çenekliler: (< T. 2. X. 4745) tebik: (< ? ). 263) tee: (< ? ) Dağlarda yetişen bir çeşit yabanıl ağaç (DS. 2159) teberze: (< teberze < Far. MBTS. MBTS. 2157) tavukyastığı: (< ? T.571 tavukpençesi: (< ? T.: tebük) 1. pençe + T. 2. Yaprak (DS. 3801. IX. tāze + Yun. Pogostemon patchouly. 263) taze fasulye: (< Far. (TS. MBTS. tefrün. 2170. 3244. teber. fasulia) Fasulye bitkisinin taze ve turfanda olanı (TS. çok tatlı kayısı (DS. 643) . BTS. 3855. X. -liler. tek + ? çenek + T. gıvışgan otu (TBAS. 3861. 2. (TS. XII. 3150) 1. iri taneli bir çeşit ak üzüm (DS.: nehtel. X. TBAS. 2166) tefek: (< teğek < teğ ‘asma’ ve +ek ‘küçültme eki’. 3066) Kurutmaya elverişli. X. 3. 214) tekçekirdek: (< T. tefārī ) 60-100 cm yüksekliğinde. (And. 555”) Buğdaygiller. tek + çekirdek) Az çekirdekli. 3. XII. 2. tavuk + Far. büyük yapraklı ve beyaz çiçekli bir bitki. DS. 3858) tehnel: (< ? ). salepgiller. 1. tenhel. 4745) tefarik: (< Ar. Ebegümeci (DS. (And. tahnal. tavuk + T. 2. -si) Tropikal bölgelerin karakteristik çim bitkisi (TS. yastığı) bk. palmiyeler. teynel) Defne (DS. “< ? çenek. Ağz.

X. 3863) tekesakalı: (< ? teke + T. (And. IV. 3865) teknecik: (< ? tekne + T. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. Türkiye’de 20 kadar türü bulunan. “< ET. XII. cik. Ağz. X.: tekercen. (TS. “< teke ‘kökü belli değildir’. mor veya sarı çiçekli. yüksek çalı biçiminde. 3865. “< tekne ‘kökü belli değildir’. DS. banjar + T. DS. 1407. MBTS. teksakal) Birleşikgillerden. Tragopogon porrifolius. X. tek + el) Kırlarda biten. 4747) tekerelması: (< T. otsu bir bitki. X. 3092”) Bir yıllık. MBTS. X. dikeni) Patlıcangiller familyasından. 3.: dekesakalı. çok sulu bir çeşit armut (DS. küçük bir çeşit armut (DS. tel + T. TBAS. 3094) Kavurması ya da bulgurla karışık çorbası yapılan. X. büyük. TBAS. (And. 3867) telçe: (< Erm. ce) Bir çeşit ot (DS. 264. 3864) tekkeş: (< ? ) Sulak yerlerde yetişen. 3863) tekelpancarı: (< T. tel. 3868) . kökleri sebze olarak kullanılan. 264) tekel: (< T. DS. (TS. 2170. 3. 3088”) Yeşil renkli. tegre ‘teker’. tekkesakalı. bir veya çok yıllık. X. (TBAS. MBTS. sakalı). teker + elması. 2172. 3866) tel: (< Erm. sulu. -ı) Yaban pancarı (DS. tek + el + Erm. tırmanıcı ve mor çiçekli bir bitki. Medicago orbicularis. X. DS. 3863. X. 264) teknegöt: (< ? tekne + T. 3863. 3. Ağz. yumuşak ve geniş yapraklı bir bitki (DS. dikenli. 3. 2. tekersakalı. XII. al saplı ince ve küçük yapraklı bir çeşit ot (DS. X. -cen. yassı bir çeşit elma (DS. DS. MBTS. tekesakallı. göt) Yassı. 3088”). 2. 4747) teke dikeni: (< ? teke + T.572 tekecen: (< ? teke + T. tekilcan) Tarlalarda biten ve yenilebilen bir çeşit ot (DS.

otsu. 3. . 264) telgömlek: (< Erm. güveyfeneri (TBAS. X. küçük yapraklı. 2. uçları sivri. -ı) 20-150 cm yükseklikte. 3097”) bk. MBTS. XII. temre otu (DS. çiçeği) Bir çeneklilerden. 3872) telot: (< Erm. (TBAS. 3870) telgraf çiçeği: (< Fr. temregü < *temre-gü < temür. MBTS. III. 3876) temsil: (< Ar. 3876) temrekil otu: (< T. 2180) teli: (< ? ) Diken (DS. beyaz. temśį l. –lice) Küçük taneli mantar (DS. X. tel + T. yapraksız. (TS. yaprakları etli. “< teleme < deleme ‘kökü belli değildir’. XII. 4749. XII. mavi veya pembe çiçekli bir süs bitkisi. 3109) Mercimek (DS. Chenopodium album. MBTS. X. 3109”) Temriye hastalığını iyileştirmek için kullanılan. 3872) tel pancarı: (< Erm. ot) Tel gibi ince dallı. bir çeşit yabanıl bitki (DS. 3877) tepenik: (< T. bir yıllık. sulu bir çeşit ot (DS.573 teleme otu: (< ? teleme + T. 4750) tenbilik: (< ? ) Patates (DS. temriye + otu. “< ET. Tradescantia. 305) temre otu: (< T. 4749) tellice: (< Erm. 264. 3. otu. tel + banjar + T. tel + T. Erz. X. tel + T. DS. bazı türlerinde yaprakların alt ve üst yüzü mor ve gümüşî yollu. X. tepelik “?”) Yumuşak toprakta yetişen. X. 3883) . boğumlu sarkık dallı. X. gömlek) Büyük bir çeşit armut (DS. tüylü ve yabanıl bir çeşit ot.A. küçük ve çok yapraklı. yemeği yapılan. télégraphe + T.. temriye < temregü + otu) bk. 3. pembe çiçekli bir bitki (DS.

MBTS. (And. IV. 2. TaS.. 404. baharlı bir bitki. 3120) Dağlarda yetişen. X. nce kabuklu. (And. 2. 3130”) Bir çeşit mantar (DS. 3887) tercan: (< ? ) Kırmızı buğday (DS. pembe bir çeşit üzüm. 3135). 2197. (TS. 386. 3891. (And. 3883) tepsi: (< ET. X. 3893) termiye: (< T. tergönek. tek yıllık. 3896) tespih ağacı: (< Ar. DS. DS. ter + gömlek). ters. tüylü. 404) Turpgillerden. “< ET. 649. MBTS. Eren. XII. ters + kulak. ağacı) Tespih ağacıgillerden. 4753) terme: (< kökenini bilmiyoruz. bir ya da iki metre boyunda. X. 2205) . DS. (TS. nce kabuklu. Lupinus albus. tevsi < Çin. Ağz. tere. DS. Eren. tesbį ’. Hindistan’da ve Avrupa’nın sıcak bölgelerinde yetişen. beyaz çiçekli. tepelotu) Havuç (DS. nce kabuklu kabak (DS.: tergömek. 3792) tergömlek: (< T. 3895) tesçe: (< ? ) Bir çeşit kara üzüm (DS. (And. boz yapraklı. 3. DS. 265. meyvesi zehirli. 267. yaprakları salata olarak yenen. 3. X. 3888) tere: (< Far. Ağz. 2. XII. Lepidium. 3. 4753.574 teperotu: (< T. fındık biçimindeki meyvesi su ile köpüren bir çeşit ağaç (DS. 3891. X. Çin leylâğı. bir yıllık ve otsu bir bitkidir. teper + otu).: tespi) Yaylalarda yetişen. ETA. V. X. MBTS. temriye < temregü). XII. tesbīĥ + T.: teberotu. kabukları ateş düşürücü bir ağaç.: tirmis) 100 cm kadar yükselebilen. 3. fındıktan büyük meyvesi olan ve çekirdeğinin içindeki ak madde sabun gibi kullanılabilen bir çeşit çalı (DS. 3. 3129) Yabanıl turp (DS. X. 309. 1432. 4754) terskulak: (< T. (TBAS. X. tergöynek) 1. Ağz. XII. II. MBTS. Ağz. BTS. GD AT. 4754) tesbi: (< Ar. al ya da sarı renkli bir çeşit elma.

otsu bir bitki. tıbbî + Yun. X. XII. 265) tespih otu: (< Ar. 3925) . -lı + ekşi) Bir çeşit limon (DS. 3167) Bir çeşit dikenli bitki (DS. 2205) tespihlik: (< Ar. X. tespih ağacı ve maun ağacı ile benzer cinsleri içine alan bir bitki familyası (TS. ağacı + -giller) ki çeneklilerden. -lik) Ayı fındığı ağacı. tıkıç) Dolgun. “< tetir ‘kökü belli değildir’. 3150) Bir çeşit üzüm (EYAD. bir yıllık. 3. 2. Ağz. 3153) Domates (DS. 3896. papatya (TBAS. (TBAS. 265) tetirli: (< ? tetir + T. 3909) tıkıç: (< T. (And. 3. yuvarlak fasulye (DS. tıkan). MBTS. 4761) tırmut: (< ? ) Yenilen mantar (DS. TBAS. 3900) tevenk: (< teğek < teğ ‘asma’ ve +ek ‘küçültme eki’. tesbīĥ + T. X. 222) tıkan: (< T. MBTS. -li. tesbīĥ + T. Styrax officinalis. 3912) tırmık: (< T. X. 3903) tıbbî papatya: (< Ar. X. 3. X. X.: tıhı. tırmık < ET. MBTS. papadia) bk. MBTS. 165) tevris: (< Ar. 3147”) Kayalık yerlerde yetişen ve boyasından yararlanılan bir çeşit bitki (DS.575 tespih ağacıgiller: (< Ar. 3910) tıktıkı: (< tık + tıkı “ses taklidi”) Ham incir (DS. otu) Meyvelerinden tespih yapmak için yararlanılan. tarmak. (DS. X. tevrįś. tesbīĥ + T. 3923) tırtlıeşki: (< ? tırt + T. 3. Coix lacrima-jobi. tıhıl)Domates (DS.

266) tilkikuyruğu: (< T. tilkü. 2. hoşkuran. Ağz. (And. tilki + üzümü). Clauson. (And. doğal rengi sarı. TaS. teca + T. X. dalları yeşil renkli ve dikenli bir bitkidir. Turp (DS. 2224) tilkişen: (< ? ) Meyveleri küre biçiminde ve olgunlukta siyah renkli olan. Birleşikgillerden. 619) Yosun (DS. Maranthus. zamanla havada kendiliğinden koyulaşan bir sıcak iklim ağacı. yuvarlak. 498. Paris incompleta. 2223) tilki: (< ET. 3936) tirfil: (< Yun.: dilkü üzümü) Meyveleri olgunlukta siyah renkli. otsu bir bitki. 2. 1156) tilye: (< ? ) Ihlamur (DS. tiryākī. ağacı) Çift çeneklilerden. hekimlikte kullanılan bir bitki. tilki + kuyruğu) 1. razakı üzümü (DS. X. tilki + Far. kaplamada kerestesinden yararlanılan. 2224. dikeni) bk. 3940) .: tomun) Kara erik (DS. ekşi. X. 2226) tiryaki: (< Far. 3932) timun: (< ? ). -i) bk. 2. top ?) 1. 2. Asparagus acutifolius. Pancar. XII. II. teck. 459) Oval taneli bir çeşit üzüm. TBAS. çok yıllık. 4762) tilki kişnişi: (< T. Nişanyan.576 tik ağacı: (< Fr. is. 3933. 3958) Timur dikeni: (< öz. çobankaldıran (TBAS. şahtere (TBAS. (TBAS. Uzun salkımlı bir çeşit üzüm (TS. yabanıl bir çeşit meyve (DS. X. tek < Port. çok yıllık. X. triphyllon) Yabanî yonca. üçgül (TS. Ağz. 2. (TS. 267) tinton: (< tin + ton) Ahlata benzer. korunga. 3936) tip: (< T. Tietze. DS. 2. (TS. 267. 267) tilki üzümü: (< T. Timur + T. X. Tectona grandis. gişnīz + T.

3948) tokmaküzüm: (< T. tokmak + üzüm. Trifolium cherleri. Ön Asya. iri taneli üzüm (DS. ebegümeci (TBAS. ıspanağa benzer bir çeşit ot (DS.577 tita: (< ? ) Ormanda yetişen yenilir bir çeşit mantar (DS. çiçekli bitkiler (TS. 3940) titregızım: (< T. X. (Duran. 2. toklı. 2227) titrekotu: (< T. tok + buğday) Tam olgunlaşmamış. toku < ? tokımak. titrek + otu) Kurusu süs olarak kullanılan bir çeşit kır çiçeği (DS. X. “< ET. 460”) Kara. tokalı + oğ(u)lu. çalı veya ağaççık hâlinde bir kavak türü (TS. 3941. titre + kızım) Gelincik (DS. Aradaki bu benzerlik bitkinin adını “tokalı dücük” olarak yaygınlaştırmıştır. 268) . 4766) tok buğday: (< T. X. titrek + kavak) Bütün Avrupa. 4765) tokalı dücük: (< T. Nişanyan. 460”) Bir çeşit kayısı (DS. 3948) toklu: (< OT. XII. sert. Nişanyan. X. 3949) tolik: (< ? ) bk. iri buğday (DS. 2228) tokaloğlu: (< T. TBAS. eylülde yetişen bir çeşit üzüm (DS. Kafkasya. 3941) tohumlu bitkiler: (< Far. 267) titrek kavak: (< T. tokımak. 2. 223-229) tokat: (< tokat “kökenini bilmiyoruz”. Eren. Eren. “< ET. Kuzey Afrika. X. tokalı + ? dücük) Bitkinin çiçek durumu yuvarlak tokalara benzemektedir. 410) Bir çeşit uzun. Japonya ve Türkiye’nin bütün orman bölgelerinde yetişen. XII. iri. X. Sibirya. tuħm + T. -lu + bitkiler) Bitkiler dünyasının büyük bir şûbesi. 410) Üç yapraklı.

topalak). X. 3955) tombatın: (< tumbadız “kökü bulunamamıştır”. 2. (And. elması) Bir tanesi yarım kilo gelecek kadar büyük. Rhamnus clorophorus globosus. 3954) tomara: (< tomara < Yun. Pancar. Ağz. X.: tomşak) Gonca (DS. ucu dikenli ve buğday sapına benzer yaprakları olan bir bitki (DS. 3961. 3. tombatum. X. tonbatın. X. 3958) tombuş: (< T. MBTS. X.: toplalak) Hünnapgillerden. bir yanı kırmızı olan bir çeşit elma (DS. 3. 3956) tomsuk: (< ? ) Bataklıklarda yetişen. 3964) topalan: (< T. 3817. X. tomari. 2. 3178) Uzun biber (DS. kendi kendine yetişen bir çeşit bitki (DS. X. Yer elması (DS. 4580) topalak: (< T. 3957) tongarelması: (< ? tongar + T. DS. Ağz. 3959) topaçça: (< T.: tambatın. yapraklarından yeşil boya çıkarılan bir bitki. 3179) Kayısı (DS. 2233. X. 3954. (TS. (And. X. Ağz. Ağz. X. (And.578 tomak: (< kökü bulunamamıştır. 3. tombalak < top+alak. tonbayan. X. 3962) . X. XII. MBTS. sapları pişirilerek yenen. DS. 3. 3200). 3956) tomdurcuk: (< T. tomatça) Papatya (DS. MBTS. X. tombuş < tonbuş) Koyu pembe renkli. 3956) tomçak: (< T. büyük çekirdekli bir çeşit kiraz (DS. 3954) tombak: (< T. (And. topalan) Uzun yapraklı bir çayır otu (DS. DS. tumbatun) 1. topaçça). tomçak < top+çak). 3178) Pazıya benzer. tomurcuk) Gelincik çiçeği (DS. MBTS. 3955.: lobatça.

encīr + T. 3963) topluca: (< T. şıra yapılan ak üzüm (DS. topluca) Yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. X. yumuşak. DS. 349) topuk: (< T. taş nanesi (TBAS. X. topuk + Çin. 3963) topbaş üzümü: (< T. is. 50-100 cm yükseklikte. topul) Ham domates (DS. X. X.579 topbaş: (< T. sedīr + T. X. top + baş) 1. 3965) topul: (< T. -ı) bk. Eren. Toros + Far. top + baş + üzümü) ri taneli. X. 3964) toppancar: (< T. iyi cins buğday. 3968) Toros sediri: (< öz. dabbūs < Far. (TBAS. Akasya fidanı (DS. sapının tepesindeki kurşuni renkli dikenleri soyularak yenilebilen. -i) Patlıcan incirinden küçük. topuz (TBAS. X. is. iki yıllık ve otsu bitkiler. 269) . 3965. topaç) Karpuz (DS. 3965) topus dikeni: (< Ar. -i) bk. meyvesi koza biçiminde olan bir çeşit diken (DS. Ak. X. 3965) topuk çayı: (< T. Toros + Far. 2. top + Erm. morumsu renkte. 268. 268) topuz: (< Ar. dabbūs < Far. dikenli. tatlı bir incir (DS. topuklu + diken) Sapı sert tüylerle kaplı. X. K AT. sedir (TBAS. X. DS. 571) Köke yakın yerinde birkaç yaprağı olan. dikeni) bk. çay + T. 268) topuklutiken: (< T. 3964) topoç: (< T. top + -(u)k. 412) Badem ve ceviz büyüklüğünde yumru kökleri olan bir çeşit ot (DS. dabūs + T. XII. dabūs. yumru köklü. 4769) torasaninciri: (< torasan < öz. 3964. banjar) Lahana (DS. Tietze.

MBTS. toz + ağacı. 4487) tosbağa otu: (< tos + T. 3189”) Kavak ağacı (DS. toruk < tor. baka ‘kurbağa. 3. 100). 3973) totuk: (< ? ) bk. toz + Yun. DS. 3943. XII. tōz. (And. tökmekan. Eren. X. töymeken): Semiz otu (DS. fidan (DS. DS. 3976) toz mantarı: (< T. X. beyaz veya sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 3188”) Bir çeşit elma (DS. -çu).: doruk. 269) tosunburnu: (< ? tosun + T. (And. 3970. X. 269) . Ağz. tütünü) bk. -ı) bk. Ağz. 269) tozağacı: (< T. bol ürün veren kırmızı bir çeşit buğday (DS. un mantarı (TBAS. tenbākū) Özellikle ran’da yetişen ve nargile ile içilen bir tütün türü. töymekan. köklerinden kırmızı boya elde edilen. 116. 3972) toskafa kavunu: (< tos + Ar. 417). “< tosun ‘kökü belli değildir’. ahududu (TBAS. 3969) toruk: (< ET. X. Ağz. Nişanyan. toru) Yeni yetişen çam ağacı. baka + otu. Nişanyan. “< tos ‘ses taklidi’ + ET. DS. dikenli ve süt gibi suyu olan bir ot (DS. 269.“zayıflamak”. 2. kaplumbağa’. Nicotiana persica. 3978) tömbeki: (< Far. DS. (TBAS. X. 269) töhmekan (< Far. nargile tütünü.: töğmeken. “ET. 3. Orhun Abideleri. adamotu (TBAS. Alkanna orientalis. manitari + T. kavunu) bk. deli tütün (TBAS. 30-50 cm yükseklikte. 3969) tortçu: (< ? tort + T. 3972. 3972. tuħmugān. X. 660. tenbākū + T. Ergin. afā’ + T. X. (And. BTS. MBTS. X. 2244) tömbeki tütünü: (< Far. (TS. 462”) Hodangiller familyasından.: toççu) ri ve sert taneli.580 tort: (< ? tort) Kalın yapraklı. töhmeken. sık tüylü. bur(u)nu. X.

is. X. Ağz. “< tuluk ‘Eski Türkçeden beri kullanılır’. tömek “alçak. ham iken kekre olan. Diospyros kaki. -ı. 3988) tum: (< Ar. emrūd + T.581 tömek: (< T. -u) Yazın yetişen. hafif tüylü. 2. MBTS. tu’m) 1. çay üzümü (TBAS. 2. 2245) tulkuk: (< ? ) 1. -sı) 1. 3. turuncu renkte. 865) Küçük ardıç ağacı (DS. 3987) tuluħ mantarı: (< tuluk + Yun.: durnadili) Uzun taneli bir çeşit buğday (DS. kuşun çıkardığı sesten geldiği anlaşılıyor. is. X. 2254) turnadili: (< turna + T. 3198”) Bir çeşit mantar (DS. kısa”. Erkek incir (DS. olgunlaşınca tatlılaşan meyvesi. 870) Turp (DS. turma < tur-ma “tur. Trabzon + Çin. 3995) turnaayağı: (< turna + T. Gelincik çiçeği. ħurmā + T. 2. X. “< turna adının. Türk + yemez) Bir armut çeşidi (AA. Gülensoy. sarımsı yeşil renkte. 269) Trabzon hurması: (< öz. X. (Japon hurması). 3981) tömtöm: (< töm + töm) Papatya (DS. II. XII. nce uzun yapraklı. 418”) bk. IV. Abanozgillerden 15 m kadar yükselebilen büyük bir ağaç. Gülensoy.toplanmak”. 4774) tulukarmudu: (< tuluk + Far. 1606) . DS. 3981) Trabzon çayı: (< öz. Ham incir. 2. (And. manitari + T. (TS. ayağı. Trabzon + Far. X. X. dili). 155) turma: (< ET. düğün çiçeği (TS. 2. Eren. 3989) turkyemez: (< öz. Bu ağacın elma büyüklüğünde. çay + T. 3995. X. yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. II. sarı renkli bir armut (DS. -ı) bk. is.

turp + T. otu) Kokulu bir çeşit ot (DS. 670. turunc + T. turunc + T. tek yıllık. (TS. 2254. 118) turpgiller: (< Far. çanak ve taç yaprakları 4 parçalı. yaprakları güzel kokulu bir bitki. sarı ve mor renkli. 15-50 cm kadar boylanabilen. lahano + T. 252. 4775) tutya: (< Ar. (TS. 2254) turp: (< Far. -sı) bk. 43. turş “ekşi” + Yun. hardal. (And. 630) turp otu: (< Far. kerasi) Vişne (DS. 2. 2254. turp. turunc) Turunçgillerden. turub. yaprakları almaşlı dizilişte. 419) Turpgillerden. turunç. 270) turşkiraz: (< Far. narenciye (TS. suyu acımtırak meyvesi. portakal.: tutça) bk. -giller) Sedef otugillerin. -sı) Sardunyagillerden. çuha çiçeği (TBAS. turp + T. 2255) turunçotu: (< Far. meyveleri açılan ya da açılmayan kapsül tipinde olan. tūtyā. Eren. Raphanus sativus. 670) turp lahanası: (< Far. 3210). (TS. AAT. otsu bitkiler. 2255. Ağz. 2. turf. 270) . mandalina ve benzerlerini içine alan bir alt familyası. tohumlarının ucunda turna gagasına benzer ince uzun bir uç bulunan. yaprakları tüylü. etli ve yenilen kökü olan. turb. 3. DA. limon. -giller) ki çeneklilerden. şalgam (BTS. bir yıllık ve otsu bir bitkidir. 3995) turunç: (< Far. MBTS. 2254. Geranium robertianum. kışın yaprağını dökmeyen bir ağaç ve bu ağacın portakala benzeyen. çiçekleri beyaz. AVA. ıtır çiçeği. Raphanus raphanistrum. 670) turunçgiller: (< Far.582 turnagagası: (< turna + ? gaga + T. karnabahar. Citrus aurantium amara. ülkemizde 85 cins ve 460 kadar türle temsil edilen. otu) 15-50 cm yükseklikte. bütün Akdeniz ülkelerinde yetişen. 2. 2. çiçekleri er dişi. lahana. TBAS. BTS. BTS. XII. kaşık otu gibi bitkileri içine alan geniş bir familya (TS. BTS. (TS. 2. X. turp + Yun. beyaz. pembe veya sarı çiçekli. 2.

turba. 66. Ornithogalum umbellatum. 2263) tüllü: (< Fr. (TS. -i) Kırmızı biber (TS. kırmızı. (TS. X. BTS. 25 m kadar boylanabilen. türeme) Boz renkli bir ot (DS. 4014. 4003) tüçça: (< ? ) Bir ot cinsi (ST AT. küçük. 2. X.583 tuzak: (< Eski Türkçeden beri kullanılır. küçük çekirdekli. beyaz veya sarı çiçekli. is. MBTS. 672) . 4009) tülüşah: (< T. X. II. -lü) ncir (DS. is. pipéri + T. 4006) tükürük otu: (< T. Ağz. 3199) Pamuk (DS. Türk + Far. 3. eriği. X. 4008) tülüp: (< Yun. 4009) tülüş: (< ? ) Bir çeşit buğday (DS. 4011) tüppek: (< ? ). tükürük + otu) Zambakgillerden. 20-30 cm yükseklikte. X. 265) tük: (< T. X. Eren. 2267) Türk meşesi: (< öz. 875) Yosun (DS. otsu ve çok yıllık bir bitki. X. kokulu bir bitki (DS. turba + T. 2. 2266) türeme: (< T. 2. (And. tulle + T. TBAS. Gülensoy. 3.: türppek) Hardal otu (DS. şāħ) Çiçekleri eflatun renkli. Türk + Yun. etinden kolay sıyrılabilen bir erik çeşidi (TS. yapraklarını döken. 4009) tümmüssemek: (< ? ) Aslanağzı da denilen bir çiçek (DS. tatlı. X. Quercus cerris. 3211) nce saplarının uçlarında bir yanı açık kozaları bulunan bir çeşit yabanıl ot (DS. bīşa + T. 4013) Türk biberi: (< öz. meyveleri iki yılda olgunlaşan. touloupa. X. 420”) Gülgillerden. “< Ar. 2. kökü belli değildir. tüy < tük. -si) Kayıngiller familyasından. tüylü + Far. 2267. MBTS. 270) türbe eriği: (< Ar. ülkemizin her tarafında görülebilen bir tür.

K A. BTS. sarı. 4016) tüvlü ‘acir: (< T. 2. E A. 248. 470. 457). Ağz. Leonicera japonica. (DS. 189. Kır çiçeği. Ağz. tüylü). tütün. bābā) 1. Türk + T. 3 m kadar boylanabilen. -ı) Kahverengiye yakın bir çeşit üzüm (DS. 280”) bk. tüylü + barak. 271) tütün: (< ET. ST AT. Clauson. EYAD. tütün + ? bulkar + T. 679.. DA.: tutun. XII. (tüylübarak). 135. 89. X. kırmızı çiçekli. 350. MBTS. K AT. is. 79. X. Nicotiana tabacum. yumru gövdesi yenilen. X. otu. 4014. birleşiminde nikotin bulunan. 211. 4017) . AA. 689) tüylü: (< T. tüylü + Ar. KBAYA. DS. 87. yaprakları yenen ve yemişi olan bir bitki.A. 73. OAAD. (And. 3. 67. (And. park. 2. MBTS. fakat üzerinde gayet ince tüyler bulunan meyve (Gaz. X. 107. Tietze. 30. tüdün. ince. V. ETA. II. Nişanyan. andız.584 Türk otu: (< öz. güzel kokulu ve tırmanıcı bir süs bitkisi. 2269. 144. tüylübaba (DS. otu) Eğir. 3217) Hanımeligillerden. 138. 1. tüylü + Far. (DS. 4017) tüylübaba: (< T. (TS. boğa dikeni (TBAS. X. “< ET. 4778) türüz otu: (< ? türüz + T. 2. GD AT. (TS. 2268) tüsü: (< ? ) bk. barak. 231. III. 230. 310) tütünbulkarı: (< T. 64. 672. 3875) türtü: (< ? ) Çalı cinsinden. yeşil yapraklı bir çeşit bitki (DS. tütun) Patlıcangillerden. ‘acūr) Hıyara benzeyen. GBAA. 4017) tüylübarak: (< T. bahçe ve yol kenarlarında süs bitkisi olarak yetiştirilen otsu bir bitki. 4008. T YA. Kırmızı lâle.: tülü) Toprak altında yetişen ak. zencefil (TaS.

585

tüylü boya: (< T. tüylü + boya) bk. havacıva (TBAS, 271) tüylüce: (< T. tüylüce) Yaprağı tüylü, kökü çiğdeme benzeyen bir çeşit ot (DS, XII, 4777) tüylüceyumru: (< T. tüylüce + yumru) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017) tüylü çay: (< T. tüylü + Çin. çay ) Yörede ada çayı olarak kullanılan bu bitkinin çiçeklenme kısmında uzun ve yumuşak tüyleri vardır. Dikkati çeken uzun tüyleri sebebiyle “tüylü çay” denilmiştir, Stachys lavandulifolia, (Duran, 223-229) tüylü dalak otu: (< T. tüylü + dalak + otu) 10-40 cm yüksekliğinde, yatık veya dik, gri veya beyaz tüylü, çok yıllık bir dalak otu türü, Teucrium polium, (TS, 2, 2270) tüylü kanak: (< T. tüylü + kanak) Genellikle bir yıllık, 10-60 cm yükseklikte, sarı çiçekli, beyaz tüylü ve otsu bir bitki, Crepis foetida, (TBAS, 271) tüylü meşe: (< T. tüylü + Far. bīşa) Kayıngiller familyasından, 4-5 m kadar boylanabilen, yaprak döken ve yapraklarının alt yüzü sık tüylerle örtülü olan, fındıksı tipte meyveleri olan, ülkemizin her tarafında yetişen bir tür, Quercus pubescens, (TS, 2, 2270; BTS, 672) tüylütapan: (< T. tüylü + tapan) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017) tüylütombak: (< T. tüylü + tombak) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017) tüylütombalak: (< T. tüylü + tombalak) Şeftali (tüylü, tüylüceyumru, tüylütapan, tüylütombak, tüylütoparlak) (DS, X, 4017; DS, X, 4009) tüylütoparlak: (< T. tüylü + toparlak) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017)

586

-Uuccam: (< ? ) Çörek otu (DS, XI, 4019) uçkulak: (< T. uç + kulak) Çayır arasında biten bir ot (DS, XI, 4021) uçkurutan: (< T. uç + kurutan) Turunçgillerden, özellikle limonlarda gelişerek, dal uçlarının kurumasına yol açan ve birkaç yıl içinde ağacın ölmesine sebep olan bir tür mantar (TS, 2, 2273) uğur: (< kökü belli değildir; MBTS, 3, 3230) Ceviz ağacı (DS, XI, 4030) ulama: (< T. ulama; MBTS, 3, 3233) Sulak yerlerde yetişen bir çeşit ot (ulamayonca), (DS, XI, 4032) ulamayonca: (< T. ulama + ? yonca) bk. ulama (DS, XI, 4032) uluavrat otu: (< T. ulu + Ar. ‘avret + T. otu) bk. dulavrat otu (TBAS, 272) Uludağ köknarı: (< öz. is. Uludağ + Yun. kukunaria + T. -ı) Çamgiller familyasından, iğne yapraklı, yapraklarını dökmeyen, Marmara, Batı Karadeniz ve Orta Karadeniz bölgesinde yetişen, ülkemize özgü bir orman ağacı, Abies nordmanniana, (BTS, 675) unluca: (< T. unluca; “< ET. ūn; MBTS, 3, 3239”), (And. Ağz.: unnuca) Dal ve yaprakları unlu gibi tüylü olan, 2 m kadar yükselebilen, bir yıllık ve otsu bir bitkidir, Atriplex nitens, (TBAS, 272; DS, XI, 4040) un mantarı: (< T. un + Yun. manitari + T. -ı) Yenen bir mantar türüdür, Clitopilus prunulus, (TBAS, 272) unutmabeni: (< T. unutma + beni) ki çeneklilerden, küçük mavi çiçekler açan bir bitki, Myosotis palustris, (TS, 2, 2283; BTS, 676) urgiye çiçeği: (< ? urgiye + T. çiçeği) Bir çeşit çiçek (DS, XI, 4041)

587

urumtut: (< öz. is. Rum + Far. tūt) Karadut (EYAD, 238) urumu: (< öz. is. Rum + Ar.-î) Ak, yuvarlak üzüm (DS, XI, 4042; Gaz.A., III, 699; GD AT, 311) urunguç: (< T. urunguç), (And. Ağz.: ulunkuş) Bir armut çeşidi (DS, XI, 4035, 4042) uruşman: (< T. uruşman) Ekinler arasında biten bir sarı çiçek (DS, XI, 4042) uşkun: (< kökü bulunamamıştır; MBTS, 3, 3247) Karabuğdaygillerden, yaprakları yürek biçiminde, kökü dıştan sincabî ve içten sarı renkte olan bir ravent türü, Rheum rhaponticum, (TS, 2, 2288) uşrat: (< Ar. uşrat < ‘uşį r) Salatası yapılabilen, güzel kokulu bir kır bitkisi (DS, XI, 4045) uyuz otu: (< T. uyuz + otu; “< ET. uduz; MBTS, 3, 3255”) Fesçitarağıgiller familyasından, hekimlikte uyuza karşı kullanılan, Türkiye’de 30 kadar türü bulunan, bir veya çok yıllık, beyaz, sarı veya pembe çiçekli bir bitki, Scabiosa rotata, (TS, 2, 2297; TBAS, 272; BTS, 678)

uzunalma: (< T. uzun + elma) Armut (DS, XI, 4053) uzunsap: (< T. uzun + sap) Çok iri, uzun saplı bir armut çeşidi (DS, XI, 4054) -Üüçgül: (< T. üç + Far. gul; Eren, 427) Yaban yoncası, tirfil, Trifolium, (TS, 2, 2304) üğüm: (< ? ) Fındık ağacı (DS, XI, 4061) ülkerçiçeği: (< ? ülker + T. çiçeği; “< ülker ‘kökü belli değildir’; MBTS, 3, 3266”) Yıldız biçiminde küçük parçaları olan iri bir çiçek (DS, XI, 4063)

588

ülker üzümü: (< ? ülker + T. üzümü) Baharda asma dallarının ucu kırılarak ikinci kez alınan üzüm (DS, XII, 4793) ülübe: (< ? ) 1. Patates, 2. Fasulye (DS, XI, 4064; DS, XII, 4793) ülüngür: (< ? ) Kırda yetişen ve yemeği yapılan, pancara benzer bir bitki (DS, XI, 4064) ümbürek: (< ? ) Kara üzüm (DS, XI, 4065) üngülüz: (< ? ) Bir ahlat çeşidi (DS, XI, 4066) ürge: (< ? ) Bir ağaç çeşidi (DS, XI, 4069) ürkeğen otu: (< T. ürkeğen + otu) Mavi çiçekli bir kır bitkisi (DS, XI, 4069) üsgündür: (< ? ), (And. Ağz.: üsküdür) Ufak armut (DS, XI, 4073; DS, XI, 4073) üsküle: (< ? ), (And. Ağz.: üskülen) Büyümemiş, küçük soğan (DS, XII, 4796) üskülü: (< ? ) Kökü fazla büyümeyen, tadı güzel bir çeşit marul (DS, XI, 4074) üşniye: (< Ar. uşniyye) Su yosunları (TS, 2, 2320) üşüş: (< T. üşüş) Papatya (Erz. .A., III, 323) ütküy: (< ? ) Üzüm (DS, XI, 4079) üven: (< ? ) Zeytin tanesi iriliğinde kara ve buruk tatta bir çeşit erik (DS, XI, 4082) üveyik: (< kökü belli değildir; MBTS, 3, 3280), (And. Ağz.: eveyik) Sarı renkli, özlü bir çeşit buğday (DS, V, 1806; DS, XII, 4798)

589

üvez: (< ET. uyaz; Nişanyan, 477; < T. üvez; Eren, 429), (And. Ağz.: eyvaz, gövez, ivaz, ivez, oğaz, övez, uvaz, üwez) Gülgiller familyasından, muşmulaya benzer meyveleri yenen, kışın yapraklarını döken, dikensiz, basit ya da bölmeli yapraklı, beyaz çiçekli ağaç ya da ağaççıklar, Pirus sorbus, (TS, 2, 2321; TBAS, 273; BTS, 685; DS, VI, 2169; DS, VII, 2571; DS, IX, 3267; DS, IX, 3363; DS, XI, 4047; Erz. .A., III, 323; TaS, VI, 4127) üvezli: (< T. üvezli) Bir çeşit kavak (DS, XII, 4798) üzerlik: (< ET. yüzerlik; Nişanyan, 477; < yüzerlik < yüzer < yüz-; Clauson, 988) Sedef otugillerden, 30-70 cm yükseklikte, yaprakları almaşık, çiçekleri beyaz renkte, susama benzeyen tohumları acı olan, halk hekimliğinde tedavi ettiğine inanılan, meyveleri toplanarak nazarlık yapımında kullanılan, çok yıllık, otsu bir bitki, Peganum harmala, (TS, 2, 2323; TBAS, 273; BTS, 685; DS, XI, 4085; AAT, 262; Krş.Y.A., 501) üzüm: (< ET. üzüm < üz- “kesmek, koparmak” + -(ü)m; Eren, 431; Nişanyan, 477; Clauson, 288), (And. Ağz.: cüzüm, üzim, üzum, yüzüm) Asmagiller familyasından, meyveleri taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan, ülkemizde 3 tür ve pek çok kültür çeşidi ile temsil edilen, tırmanıcı gövdeli, çalı formundaki bitkiler (TS, 2, 2324; BTS, 685; DS, III, 1029; AAT, 26; ADYA, 279; AVA, 165; BÜYA, 95, 124; DA, 87, 88, 91, 175; ETA, II, 370; EYAD, 56; GBAA, 53; Ka.Y.A., 201; KBAYA, 114, 139; K AT, 34, 139, 287; KMYA, 159; Krş.Y.A., 218; KYA, 136; OAAD, 7, 8, 107; SA, 133; ST AT, 27, 176; TAYA, 9; T YA, 247; ZBK A, 118) üzümcü eriği: (< T. üzümcü + eriği) bk. üzüm eriği (DS, XI, 4086) üzüm eriği: (< T. üzüm + eriği) Küçük, kara erik (üzümcü eriği, üzüm erik), (DS, XI, 4087) üzüm erik: (< T. üzüm + erik) bk. üzüm eriği (DS, XI, 4087) üzümlü: (< T. üzümlü) Ak renkli, ortası sarı bir börülce çeşidi (DS, XI, 4086)

590

üzümotu: (< T. üzüm + otu) Güzel çiçekleri olan yabanıl bir bitki (DS, XI, 4087) -Vv‘ahv‘ah: (< Ar. vāh + vāh; ‘ses taklidi söz’; MBTS, 3, 3286) Zambağa benzer bir çeşit soğan ki sonbaharda, kışa doğru sarı çiçek açar (Gaz.A., III, 714) valay armudu: (< Far. vālā + emrūd + T. -u) Yumuşak, sarı renkli bir armut çeşidi (DS, XI, 4089) valve: (< ? ) En iyi cins kestane (DS, XI, 4089) vanilya: (< t. vanilla ~ sp. vainilla ~ Lat. vagina; Nişanyan, 479) Salepgillerden, hava kökleri olan, meyvelerinde yağ, reçine ve vanilin bulunan, likör, pasta ve dondurmaya lezzet verici olarak katılan, tropiklerde yetişen, çiçekleri beyaz, kokulu, tırmanıcı, küçük bir bitki, Vanilla planifolia, (TS, 2, 2330; BTS, 687) varcık: (< T. varcık) Sulu yerlerde biten, yaprağı kamışa benzeyen bir ot (DS, XI, 4091) vardıyan: (< t. guardiana < Lat.; MBTS, 3, 3297) Ayçiçeği (DS, XI, 4091) vargit: (< T. var- + git-) bk. güz çiğdemi (TBAS, 274) varı: (< ? ) Mısır (DS, XI, 4091) vayıyo: (< ? ) Ihlamura benzeyen, daha ufak boyda bir ağaç (DS, XI, 4093) velvele: (< Ar. velvele; MBTS, 3, 3314) Kına çiçeği (DS, XI, 4095) venki: (< ? ) Yuvarlak taneli bir üzüm çeşidi (DS, XI, 4095)

591

venüsçarığı: (< Fr. vénus + T. çarığı) Salepgillerden, esmer kırmızımtırak renkte olan, çiçekleri çarığa benzeyen güzel bir süs bitkisi, Ceypripedium calceolus, (TS, 2, 2340) venüssaçı: (< Fr. vénus + T. saçı) Nemli ortamlarda yetişen, balgam söktürücü ve öksürük kesici olarak kullanılan, çok yıllık, rizomlu ve çiçeksiz bir bitki, Adiantum capillus-veneris, (TBAS, 274; BTS, 689) verdinar: (< Far. verd-i nār “nar gülü”) bk. köknar (TBAS, 274) verem otu: (< Ar. verem + T. otu) bk. canavar otu (TBAS, 274) veronika: (< t. veronica) Yavşan otu (TS, 2, 2344)

vezirsalkımı: (< Ar. vezį r + T. salkımı) Akasya (DS, XI, 4098) vıcı vıcı: (< vıcı + vıcı “ses taklidi söz”) Gelincik bitkisi (DS, XI, 4098; TBAS, 274) viks çiçeği: (< ? viks + T. çiçeği) bk. taş nanesi (TBAS, 274) vişne: (< Sl. vişnya; TS, 2, 2349; < Slav dillerinden alınmıştır; Eren, 436), (And. Ağz.: fisne, fışna, fışne fişne) Gülgillerden, yapraklarını döken, ekşimtırak meyvelerinden reçel ve şerbet yapılan, dalları kırmızımtırak, çiçekleri beyaz renkte, kiraza benzer bir ağaç, Cerasus vulgaris, (TS, 2, 2349; BTS, 691; DS, V, 1873; ETA, II, 251; KBAYA, 54, 191; K AT, 320; KYA, 225, 247; T YA, 304, 326; UA, 110)

-Yyaban ağacı: (< Far. yaban + T. ağacı; “< Far. biyābān < OFar. viyāpan; Eren, 437”) Akasya (DS, XI, 4112) yaban armudu: (< Far. yaban + emrūd + T. -u) Dağlarda veya sert toprakta yetişen bir armut türü (TS, 2, 2358)

592

yaban asması: (< Far. yaban + T. asması) Akasma (TS, 2, 2358) yaban ayvası: (< Far. yaban + ābiyā + T. -sı) bk. ayı fındığı (TBAS, 275) yabanbacı: (< Far. yaban + ? bacı) Baklagillerden bir bitki (DS, XI, 4112) yaban baklası: (< Far. yaban + Ar. bā ilā + T. -sı) bk. domuz baklası (TBAS, 275) yabandarısı: (< Far. yaban + T. darısı) Semer otu da denilen bir çeşit kamış (DS, XI, 4112) yaban defnesi: (< Far. yaban + Yun. dáfni + T. -sı) ki çeneklilerden, çiçekleri beyaz, sarı veya pembe renkli, orman ve çayırlarda yetişen bir süs bitkisi, Daphne pontica, (TS, 2, 2359) yaban elması: (< Far. yaban + T. elması) bk. elma (TBAS, 275) yaban enginarı: (< Far. yaban + Yun. ankinára + T. -ı) Deve dikeninin bir türü (TS, 2, 2359) yaban eriği: (< Far. yaban + T. eriği) Sert çekirdekli ve sert kabuklu bir tür erik, çakal eriği (TS, 2, 2359) yaban fesleğeni: (< Far. yaban + Yun. vasilikon + T. -i) Yer fesleğeni (TS, 2, 2359) yaban gülü: (< Far. yaban + Far. gul + T. -ü) Gülgillerden, çiçekleri soluk pembe, beyaz, yemişi parlak kırmızı renkte bir bitki, Rosa canina, (TS, 2, 2359) yaban havucu: (< Far. yaban + Far. hevīc + T. -u) Maydanozgillerden, kökleri yenilebilen, hayvan yemi olarak da kullanılan, yıllık veya çok yıllık otsu bitki, Pastinaca sativa, (karakavza), (TS, 2, 2359)

593

yabanî akdiken: (< Far. yaban + Ar.-î + T. ak + diken) Hünnapgillerden, yaprakları almaşık, kırmızı renkli yemişi olan bir bitki, Rhamnus frengula, (TS, 2, 2359) yabanî bezelye: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. bizélia < t. piselli) bk. cılban –1, (DS, III, 908) yabanî biber: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. pipéri) bk. güveyfeneri (TBAS, 275) yabanî ceviz: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar. cevz) bk. kokar ağaç (TBAS, 275) yabanî elma: (< Far. yaban + Ar.-î + T. elma) bk. dağ elması (TS, 1, 511) yabanî enginar: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. ankinára) Kengel, kenger, eşek dikeni, domuz dikeni, diken enginarı, büyük deve dikeni olarak da bilinen bitki (TS, 2, 2359) yabanî erik: (< Far. yaban + Ar.-î + T. erik) bk. dağ eriği (TS, 1, 511) yabanî hardal: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar. ħardel) bk. hardal otu (TBAS, 276) yabanî hindiba: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar. hindibā) bk. hindiba (TBAS, 276) yabanî ıspanak: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. spanaki) Pazı (TS, 2, 2359) yabanî incir: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. encīr) 1. ncir ağacının yabani türü, 2. Yaban inciri (TS, 2, 2359) yabanî kavun: (< Far. yaban + Ar.-î + T. kavun) bk. şal kabağı (TBAS, 276) yabanî kereviz: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar./Far. kerefs) Smyrnium türlerine verilen genel ad (TBAS, 276) yabanî kimyon: (< Far. yaban + Ar.-î + kemmūn) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, Doğu Anadolu’da yetişen, kurt düşürücü olarak kullanılan, 20-60 cm yükseklikte, çok

594

yıllık, otsu, beyaz veya turuncu çiçekli bir bitki, Zygophyllum fabago, (TS, 2, 2359; TBAS, 276; DS, XI, 4112) yabanî kimyongiller: (< Far. yaban + Ar.-î + kemmūn + T. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, yabanî kimyon, peygamber ağacı gibi bitkileri içine alan bir familya (TS, 2, 2359) yabanî kiraz: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. kerasi) Ülkemizde yetişen bir kiraz türü, Cerasus microcarpa, (TS, 2, 2359) yabanî kuşkonmaz: (< Far. yaban + Ar.-î + T. kuş + konmaz) bk. tilkişen (TBAS, 276) yabanî lahana: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. lahano) Turpgillerden, kumlu yerlerde yetişen ve sebze gibi yenen bir bitki (TS, 2, 2359) yabanî mantar: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. manitari) bk. cacık –3, (DS, III, 839) yabanî marul: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. maruli) 50-150 cm yükseklikte, sarı çiçekli, beyaz sütlü, iki yıllık otsu bir bitki, Lactuca serriola, (yağ marulu), (TS, 2, 2359) yabanî menekşe: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. benefşe) Menekşe çiçeğinin yabanî bir türü (TS, 2, 2359) yabanî mercanköşk: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. merzengūş) Mercanköşk çiçeğinin yabanî bir türü, Origanum vulgare, (TS, 2, 2359) yabanî mersin: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. mirsini) bk. tavşan kirazı (TBAS, 277) yaban inciri: (< Far. yaban + Far. encīr + T. -i) 1. Dutgillerden, Mısır’da yetişen ve kerestesi eski Mısırlılarca mumyalara sanduka yapmakta kullanılmış olan bir ağaç, 2. Bu ağacın meyvesi (TS, 2, 2359)

595

yabanî pancar: (< Far. yaban + Ar.-î + Erm. banjar) Tazeyken kavrulup yemek yapılan bir bitki (DS, XI, 4112) yabanî pırasa: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. praso) bk. çiriş (TBAS, 277) yabanî sarımsak: (< Far. yaban + Ar.-î + T. sarımsak) bk. itsarımsağı (DS, VII, 2570) yabanî sedef otu: (< Far. yaban + Ar.-î + śadef + T. otu) bk. üzerlik (TBAS, 273) yabanî sinameki: (< Far. yaban + Ar.-î + sinā-i mekkī) 5 m kadar yükselebilen, kışın yapraklarını döken, yaprakları müshil olarak kullanılan, meyveleri şişkin ve sarı çiçekli bir ağaççık, Colutea cilicica, (TBAS, 277) yabanî tere: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. tere) bk. su teresi (TBAS, 277) yabanî tirfil: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. triphyllon) Kara yonca, dağ yoncası (TaS, VI, 4181) yabanî turp: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. turb) Yaban turpu, acırga (TS, 2, 2360) yabanî tütün: (< Far. yaban + Ar.-î + T. tütün) Patlıcangiller familyasından, 3 m kadar yükselebilen, Batı ve Güney Anadolu’da yetişen, sarı çiçekli, çalı görünüşünde, zehirli bir bitkidir, Nicotiana glauca, (TBAS, 277; BTS, 697) yabanî üzüm: (< Far. yaban + Ar.-î + T. üzüm) bk. böğürtlen (TBAS, 53) yaban kabağı: (< Far. yaban + T. kabağı) bk. şeytan şalgamı (TBAS, 258) yaban keteni: (< Far. yaban + Ar. kettān + T. -i) Su keteni (TS, 2, 2360) yaban maydanozu: (< Far. yaban + Yun. makedonesi + T. -u) Baldıranın maydanoza benzeyen bazı türlerine verilen ad (TS, 2, 2360)

596

yaban mersini: (< Far. yaban + Yun. mirsini + T. -i) Fundagillerden, çiçekleri beyaz veya pembe, yaprakları taneli bir bitki, keçi yemişi, Vaccinium myrtillus, (TS, 2, 2360) yaban nanesi: (< Far. yaban + Ar. na’nā’ + T. -si) Yabanî bir tür nane (TS, 2, 2360) yaban pancarı: (< Far. yaban + Erm. banjar + T. -ı) Pazı (TS, 2, 2360) yaban pazısı: (< Far. yaban + Far. pāzı + T. -sı) Iştır (TS, 2, 2360) yaban pırasası: (< Far. yaban + Yun. praso + T. -sı) Gâvur soğanı (DS, III, 867) yaban sarımsağı: (< Far. yaban + T. sarımsağı) bk. kömüren (TS, 2, 1378) yaban sarmaşığı: (< Far. yaban + T. sarmaşığı) bk. akasma (TBAS, 277) yaban sinamekisi: (< Far. yaban + sinā-i mekkī + T. -si) bk. yabanî sinameki (TBAS, 277) yaban soğanı: (< Far. yaban + T. soğanı) Peynire de konulan, sarımsak tadında bir ot (DS, XI, 4112) yaban sümbülü: (< Far. yaban + Far. sunbul + T. -ü) Kedi nanesi (TS, 2, 2360) yaban teresi: (< Far. yaban + Far. tere + T. -si) Horozcuk otu (TS, 2, 2360) yabantırak: (< Far. yaban + “-tırak” eki) Sulak yerlerde yetişen bir tür dereotu, Anethum graveolens, (TS, 2, 2360) yaban turpu: (< Far. yaban + Far. turb + T. -u) Turpgillerden, kökü ve yaprakları baharlı, beyaz çiçek açan bir bitki, Raphanus raphanistrum, (TS, 2, 2360)

597 yaban yasemini: (< Far. XI. 3. XI. -u) Yabanî marul (TS. 4122) yağlık: (< T. “< ET. yaban + yāsemen + T. yağlıca) 1. geniş yapraklı. 4123) yağlı ot: (< T. emrūd + T. kayalık ve sert topraklarda biten. 278) yabru armudu: (< ? yavru + Far. yağlı + ot) bk. yağlık) Yer elmasına benzer. 2. 2. Püren de denilen yeşil süpürge otu. tırmanıcı. TBAS. yalı otu (TBAS. XI. yumru köklü bir çeşit bitki (DS. XII. XI. maruli + T. 2365) lkbaharda kendiliğinden yetişen ve yemeği yapılan bir bitki. XI. 895”) Güzel kokulu. Stipites dulcamara. lkbaharda yetişen. 3343) Kocayemiş (DS. yağ + ardıç. (DS. 4121) yağlıca: (< T. sapı çiğ olarak . -i) Patlıcangillerden. yenilen bir ot (DS. yağlı + ağaç) Bir turp çeşidi (DS. XI. ya mā / yā mā. Clauson. yağlıcak) Kırda yetişen. yāğ. zehirli ve çok yıllık bir bitki. 3. banjar) Yemeği yapılan bir ot (DS. 157) yağardıç: (< T. 278) yağ marulu: (< T. 2. mor çiçekli. XI. köşeli gövdeli. 4121) yağlıcak: (< T. (TS. çiğ yenilen bir bitki (DS. yağ + Yun. 4808) yağlımancar: (< T. sulak yerlerde ve çit kenarlarında yetişen. yağlı bir ardıç çeşidi (DS. XI. 4122) yağlı dürülü: (< T. 4116) yağlaç: (< T. 4122) yağlıısırgan: (< T. TBAS. 2 m kadar yükselebilen. 2360. 278) yağma: (< Far. -u) Bir armut çeşidi (AA. MBTS. yağlı + Erm. yağlı + dürülü) Marul (DS. yağlı + ısırgan) Sukestane otu. Scrophulariaciae. 4123.

3. yal an. ħurmā + T. is. beyaz çiçekli. çok yıllık. (TBAS. Yağmurlardan sonra ortaya çıkar. -sı) bk. acacia. 279) . TBAS. 3348”) Kabukları yakı olarak kullanılan defne türünden bir ağaç. yakı < yak-mak. MBTS. yakı + otu) Küpe çiçeğigillerden. (TS. Schimus mollis. pipéri) Akdeniz ülkelerinde süs ağacı olarak yetiştirilen. yakı + sakızı) bk. “< ET. 278) yağ şalgamı: (< T. Yahudi + Ar. 439. yaklaşık 60 cm kadar boylanabilen. BTS. sulak yerlerde yetişen. kışın yaprak dökmeyen. Robinia pseudoacacia. yalancı + Fr. küçük bir süs bitkisi. 699) yalancı biber: (< T. 2373. 2366) Yahudi hurması: (< öz. “< ET. 2. 279. BTS. sirīş) bk. 5-10 m yüksekliğinde. 2. -ı) bk. TBAS. (TS. “< yağmur < yağ. 2. karahurma (TBAS. yakı otu (TBAS. 2. Epilobium. sarımsı çiçekli küçük bir ağaççık. yol kenarlarında süs bitkisi olarak kullanılan. 2. 2. -sı) Acı bakla (TS. yalancı + Yun. çiriş otu (TBAS. MBTS. 25 m kadar boylanabilen. 278) yakı ağacı: (< T. 2368) yakı otu: (< T. XI. Yahudi + Far. Daphne quidium. kırmızı veya pembe çiçekli. yağ + Far. is. 2373. yağmur + bastığı. yakmuk) Asma yaprağı (DS. çiçekleri kabızlığa karşı yatıştırıcı ve safra arttırıcı olarak kullanılan bir ağaç türü. yakı + ağacı. küçük şalgam (TS. 3353”) Baklagiller familyasından. 279) yalancı çiriş: (< T. (Allahekmeği). yalancı + Far. şal am + T.+ -mur.598 yağmurbastığı: (< T. 2370. 4130) yalancı akasya: (< T. 3. (TS. 1432) Yahudi baklası: (< öz. (TS. Esmer mavi renkli ve müsilajlı bir görünümü vardır. 698) yakı sakızı: (< T. Eren. otsu. 903”) Mavi alglerden bir Nostoc türü. Clauson. 279) yakmuk: (< T. bā ilā + T.

yalancı + ısırgan) 100 cm kadar yükselebilen. XI. OAAD. ağacı) bk. (TBAS. küçük bir ağaç. lavanda + T. bir yıllık. 279) yalancıkeçi: (< T. + T. yalancı + Fr. 280) yalancı tespih ağacı: (< T. ‘ūd < Hintçe.599 yalancı eğir: (< T. ağacı) Ege ve Akdeniz bölgelerinde yetiştirilen. Melia azedarach. çiçeği) bk. kannavi) bk. dağ sümbülü (TBAS. bataklık süseni (TBAS. 279) yalancı ısırgan: (< T. (TBAS. Ağz. 279) yalancı lavanta çiçeği: (< T. yalancı + Yun. aspir (TBAS. yalangı). yalancı + Yun. 15 m kadar boylanabilen. portugal + T. yalancı + Ar. XI. hevā + Far. meyveleri olgunlukta sarı renkli. yalancı + Ar. tesbīĥ + T. emzik otu (TBAS. karabaş otu yalancı öd ağacı: (< T. otsu ve kırmızı çiçekli bir tür. 4139. 4139) yalancı kenevir: (< T. za’ferān) bk. Ballota nigra. 2.: yalanı. 2373) yalancı porsuk bitkisi: (< T. yalancı + Ar. 280) yalangı: (< T. 699) yalancı portakal ağacı: (< T. jį ve. renk otu (TBAS.cį ve) bk. 261) . sunbul) bk. tüylü. yapraklarını dökmeyen erkek ve dişi kozalakları ayrı ayrı bitkilerde bulunan bir çalı ya da ağaç türü (BTS. (And. yalancı + t. ayı elması (TBAS. yalancı + Ar. pennat yapraklı. yalancı + porsuk + bitkisi) Porsukgiller familyasından. yalankı) Dağlarda biten ve süpürge yapılan bir ot (DS. 279) yalancı safran: (< T. ağacı) Kalembek (TS. yalancı + keçi) Erguvan ağacı ve çiçeği (DS. ákoron) bk. 280) yalancı sümbül: (< T. 279) yalancı havacıva: (< T. yalancı + Far.

“< yal “kökü belli değildir”. 4143) yaldıran: (< T. 4153) yanabidildamak: (< ? ) Beyaz ısırgan otu. XI. 3. 3. (And. yaldıran < yal-dır-an. kökü bulunamamıştır. 192. Yalova + Fr. (And. MBTS. Ağz. muscat + T. XI. otsu. XI. 3361) Bir elma cinsi (ST AT. DS. 4163) . 4139) yaldaş: (< ? yal + T. (DS. yalangoz). karpuz (DS. XI. (TS. 2. XI. XI. XI. sarımtırak küçük tohumlarından kudret helvasına benzer bir madde elde edilen bitki. yaman + iyisi) Şalgam (DS. kerestelik bir ağaç (DS. 3362). Lamium Amplexicule Labiate. bir veya çok yıllık. yanal < yan+al “yan tarafta olan. MBTS.: yandak) Baklagillerden. Ağz. yandıran) Köpek üzümü. 2382. yanalak) Bir yanı çökük kavun. 3352) Bir üzüm çeşidi (DS. 3355”). 145) yalı otu: (< Yun. 2377) yamaneyisi: (< T. sıcak ve kurak bölgelerde yetişen. Alhagi maurorum. 4160) yandık: (< ? yandık. 3. TBAS. Ipomoea stolonifera. Mürver ağacı. 2. Aylandız da denilen. “< Yun. suda yetişen. (DS. 3. Solanum nigrum Solanaceae. 280) yandıran: (< T. 3. MBTS. it üzümü (TBAS. is.: yalankoz) 1. 2.600 yalangoz: (< T. (And. 280. 4159) yanal: (< T. MBTS. MBTS. (TBAS. yalos + T.: yalotu) Güney Anadolu sahillerinin kumluklarında yetişen. -i) Bir çeşit üzüm (TS. -daş. 269) yanalak: (< T. yalos ‘yalı’. 4149) Yalova misketi: (< öz. (yağlı ot). yana düşen”. otu. beyaz veya sarı çiçekli bir tür. 3354) bk. Ağz.

601 yandıraz: (< T. otsu ve yaprakları yapışkan bir bitki. 4177) yapışkan otu: (< T. 106) yaprak (II): (< T. 334. Nişanyan. DS. 281. 269. 224. 193. (TS. terleme gibi olayların oluştuğu. -ı) bk. 879. yarpak) Bitkilerde solunum. yapur ak < yapur-. XI. enli ve çok yapraklı bir çeşit kamış (DS. yapraħ. ZBK A. 286. XI. 2. 194. 3. bir veya çok yıllık. yaprak + Yun. ETA. Fasulye (DS. TAYA. 4163) yangak: (< T. yaprak) Bodur meşe ağacı (DS. XI. EYA. BTS. XI. DS. 158) yaprak (I): (< T. 492). çoğu klorofilli. 158. XI.: yapık. yapıldak ?) Sıcak. Börülce. yarpaħ. 97. 68. duvarlar üzerinde gelişen. yumuşak tüylü.A.. 82. yapışkan + otu) Isırgangillerden.Y. 45. yeşil ve türlü biçimdeki bölümler.. 2. 14. yaprag. 4168) yanıkızıl: (< T. III. yanı + kızıl) Bir yanı kızarık yaz armudu çeşidi (DS. (And. 4164) yanıkara: (< T. Ka. 99. yaŋak. -ları) Kayaların. SA. GD AT.. 2392) yaprak mantarı: (< T. Clauson. 163. 3361) Ceviz (DS. 281) . 12. 312. ADYA. 4177) yapıldak: (< T.A. yapraklı + kara + ? yosun + T. yaprak < ET. 502. yarbak. XI. XI. yanak < ET. 71. 365. DS. II. Parietaria. 4178) yarpaħ armudu: (< T. manitari + T. kayın mantarı (TBAS. yandıraz) Mültüme de denilen bir bitki (DS.Y. bataklık yerde yetişen. 4181. yanı + kara) 1. 4189. EYAD. Folium. 2. 352. AA. 702. Erz. XI. XI. 2. -u) Bir armut çeşidi (AA. 4177. Ağz. Krş. 2391. yapılcan) Dikenli ardıç (DS. ST AT. OAAD. DS. yaprak + Far. emrūd + T. ağaç kabuklarının yüzünde halı tüyleri gibi sık biten kara yosunları (TS. 2389. MBTS. 335. 4179) yapraklı kara yosunları: (< T. . karbon özümlenmesi.A. 4168) yapılcan: (< T. 140. XI. XI. 76. K AT. (TS. TBAS.

MBTS. XI. güzel kokulu bir bitki. 4186) yarma şeftali: (< T. (TS. XI. 2. yavraz) Sarı çiçekli bir kır bitkisi (DS. 4205) yavrubaş: (< ? yavru + T. yāsemen) Zeytingillerden. “< yavru ‘kökü kesin olarak belli değildir’. yara + T. MBTS. baş) Çayırda yetişen. 2404. 3388”). TaS. yara + T. yarma + Far. ağ(ı)zı. yar + kökü. 2. 4371) yavruağzı: (< ? yavru + T. Ağz. beyaz. 2. çayır otuna benzer bir ot (DS. 2402) yasemin: (< Far. 3. 3. (TS. yasmık < yas-muk. Jasminum. “< yara ‘yar-mak’ fiilinden türemiş olduğu şüphelidir. şeft-ālū) Eti çekirdeğinden kolayca ayrılan şeftali (TS.: yavrağzı.A. kısa saplı. 2394) yarkökü: (< T. kışın yaprak döken veya dökmeyen. ince başaklı. 3379) Ballıbabagillerden. Clauson. 3371”) bk. III. 4189) yarpuz: (< kökü belli değildir. 2. 3. TBAS. yer yarığı’. açan + otu. XI. BTS. 281. 704. MBTS. otu) Halk arasında yaralara iyi geldiğine inanılan bitki (TS. Gaz. 281) yara otu: (< ? T. düğün çiçeği (TBAS. yavruağız. 2402) yarnaz: (< ? ) Kırmızı buğday da denilen bir çeşit buğday (DS. 2404. MBTS.602 yaraaçan otu: (< ? T. XI. (And. VI. nane türünden. 3. “< ET. 753) yasmık: (< T. kırmızı veya sarı renkli çiçekleri güzel kokulu olan bir ağaççık. 3371”) Havuç (DS. az veya çok tüylü. yār ‘dik ve derin uçurum.. 975) Mercimek (TS. 2. 4205) . Mentha pulegium. çiçekleri birbirinden ayrı halka durumunda.

küçük. yayla + çiçeği) Çiçekleri sarı renkte. AA. 4206. 2. “< yavşan Orta Türkçeden başlayarak kullanılır: yabçan. 3388”). 444. 3.kökünden yola çıkılabileceğini söylemiştir. (And. 4207. MBTS. -ı. DS. yayılgan) Sarmaşık (DS. Räsänen *yabı-ş-ğan biçiminden geldiğini yazmıştır. bir. Türkiye’de 20 kadar türü yetişen. ölmez çiçek. VI. yavşağan) Sıracagillerden. XI. ateş düşürücü.603 yavşan otu: (< T. 336./ yapış. yavçan. Artemisia. Pritsak ise yavşan’ın yap-ış-çan’dan geldiğini ortaya atmıştır. yayla + ? kekik + T. dağ çayı (TBAS. ölmez çiçek (TS. yayla + Far. yayla + Çin. yabçan-yavçan ‘kökü kesin olarak belli değildir’. yay + Far. 4209) yaygın: (< T. 4212) yayla kekiği: (< T. 706. Ağz. 2. XI. 4407. Ağz. XI. . MBTS. 2416) yayla gülü: (< T.: yaykın. STJa *yabış. III. 282) . çiğdem (TBAS. 4229) yayılgan: (< T. DS. Erz. 2. yayla + Yun. kastania + T. XI. otsu veya çalımsı bir bitki. “< ET. (TS. -u) Erken olgunlaşan bir çeşit armut (DS. Helichrysum. kurt düşürücü. gul + T. 316. 158) yayarmudu: (< T. yavşan + T. 3391”) bk. TBAS. < ET. (TS. TaS. XI. (And. yayla . yaygın). yekin) Kızılağaç (DS. emrūd + T. mercanköşk (TS. XI. sıtmaya karşı ve iştah açıcı olarak kullanılan. -si) bk. 282. iki veya çok yıllık.A. kırmızı çiçekli. -ü) bk. özel kokulu çok yıllık ve otsu bir bitki. 4211. 4210) yayla çayı: (< T.. 3. yayla + güzeli) Boncuk gibi. çay + T. 282) yayla çiçeği: (< T. 2. Eren. KMYA. otu. 2413. Eski Kıpçakçada da yavşan olarak geçer. 2416) yayla kestanesi: (< T. katmer yapraklı bir bitki (DS. mavi ve beyaz renkte çiçekler açan. -i) bk.: yavsun. BTS. 2416) yaylagüzeli: (< T.

kövdöŋ ‘gövde’. XI. XI.: yazupancarı) lkbaharda kırda biten. Ağz. bağa (TBAS. 4214) yazılı: (< T. 1082”) Meyve ağaçlarının gövdesinde biten asalak ot (DS. MBTS. yaz + kış + gövdesi. 2. “< ET. yedi + damar + otu) bk. 283) . XI. 223-229) yayla tütünü: (< T. 4217) yazlık buğday: (< T.604 yayla otu: (< T. (Duran. XI. manitari + T. yazılı + Far. yayla + tütünü) Bitkinin yaprakları kurutulup tütün olarak kullanılır. yay + oku) Öküzkuyruğu da denilen bir bitki (DS. küçük taneli. XI. Yörenin yaylalarında yetişen bu bitkiye “yayla sarımsağı” denilmiştir. Yörenin yaylalarında yetişmesinden dolayı “yayla tütünü” denilmiştir. 4217) yazılı incir: (< T. 4217) yazı mantarı: (< T. yazılı) Börülce (DS. 1. 4217) yazkışgövdesi: (< T. 2417) yayoħu: (< T. 4218) yedi damar otu: (< T. yayla + sarımsağı) Bu bitkinin cinsi ile kullandığımız sarımsağın cinsi (Allium sativum) aynıdır. evlek mantarı (TBAS. yazı + Erm. -ı). 223-229) yayla yavşanı: (< T. yemeği yapılan yeşil otların tümü (DS. 283) yayla sarımsağı: (< T. (Duran. yayla + yavşanı) Tüylü dalak otu (TS. -ı) bk. patlıcan inciri de denilen mor renkli incir (DS. yazlık + buğday) lkbaharda ekilen. Kokuları da birbirine çok benzemektedir. yazı + Yun. encīr) Olgunluktan yarılmış. banjar + T. sert bir çeşit buğday (DS. XI. ölmez çiçek (TBAS. Solenanthus stamineus. (And. 283) yazıpancarı: (< T. yayla + otu) bk.

XI. 4238) yel otu: (< T. kök karanfil (TBAS.A. 283) yellimkara: (< yellim + T. 2430. XI. XI. yelmük. 4242) yemlik: (< T. yaprakları . GD AT.. 4602) yemişen: (< T. 2. yermük.: emlik. 4223) yeleşik: (< T. 452). yelebük.605 yedideli: (< T. 98) yelpenek: (< ? ) Hıyar (DS. Clauson. 4239) yemiş: (< ET. (And. XI. Nişanyan. AVA. 495) 1. 88. XI. yaprakları kısa saplı. 4221) yegenaşısı: (< T. OAAD. yeleşik < yerleşik) Tatula da denen bir bitki (DS. 934). 3. DS. yumurtamsı biçimde ve kenarları dişli olan. 4237) yelmeşük otu: (< ? yelmeşük + T. TaS. yelmiyh. otu) Sancı. yemliyh. Eren. . yelmik. yémiş “meyve” < ye. XI. Erz. kasımpatına benzer. III. MBTS. meyve.+ miş. VI. 14.Y. 4242. ağrı gidermede ve tahtakurularına karşı kullanılan bir ot (DS. döllenme sonunda çiçeği meyve yapraklarından oluşan ve tohumu taşıyan organ. Krş. Ağz. Eren. DS. XI.A. Ağz. 2430. yemiş + -(e)n. XI. 262. “< yellim ‘ses taklidi kelime’. yemlik < yém < yé-. ncir (TS. Bitkilerde. eğir kökü (TBAS. yimlik) Papatyagiller familyasından.. 2. (And. 3402”) Mor çiçekli dikenli bir ot (DS. 503. kokusuz bir çiçek (DS. yellice) bk. dikenli bir bitki (TS. yel + kovan + otu) Sardunyaya benzer yabanıl bir bitki (DS. XI. 4236) yellice: (< T. kara. AA. 2.: yemişan) Gülgillerden. meyvesi elmaya benzeyen. yeğen + aşısı) Bir çeşit kayısı ağacı (DS. 339. yedi + deli) Türlü renklerde açan. 352. 451. yel + otu) bk. 4233) yelkovan otu: (< T.

yerekaçan). çiçekleri uzun bir sap üzerinde bulunan. 621. kuvvet verici. 4250) yeregeçen: (< T. (And. Erz. yerebatan (DS. 265. 284) yerdutu: (< T. yer + Far. TBAS. yere + geçen) bk. Ajuga chamaepitys. sarı renkli. 4250) . 140. sulu ve mayhoş yemişi olan her dem yeşil bir ağaç. 3408”) 5-10 cm yüksekliğinde. DS.A. DS. 2. 4245. DS. XI. MBTS. XI. XI. V. 2.A. (Malta eriği). 708. III. Gaz. yere + kaçan) bk. (DS. 4250) yerekaçan: (< T. . 284. dunyā) Gülgillerden. bir yıllık. 1739. 4248. Pimenta officinalis.: yerebaħan) Küpeçiçeği gibi. 2432. Gaz. XI. yeni + Ar. III.A. 2437. limon sarısı renkli. 4243. AAT. 3. III. II. XI. “< ET.. 2. yį r. (TS. XI. (TS. erik büyüklüğünde. 707. Eriobotrya Japonica. iri çekirdekli. 4250) yerebatan: (< T. (TS.. yere + batan) Havuç (yeregeçen. bir ya da çok yıllık otsu bitkiler (TBAS.606 ipliksi ve paralel damarlı.. terletici veya yara iyi edici olarak kullanılan. ETA. AVA. yeni + Far. 353) yer çamı: (< T. şam’ + T. XI. BÜYA. ülkemizde 18 türle temsil edilen. BTS. yerebatan (DS. tūt + T. yer + Ar. aken tipi meyve taşıyan. 750) yepel: (< ? ) Kırda yetişen. otsu bir bitki. Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen bir bitki. 246. XI. XI. baş aşağı çiçek açan bir çeşit kır çiçeği (DS. -ı. ana vatanı Çin ve Japonya olan. 4253. BTS. yere + bakan). XII. DS. toplanıp yenilebilen gümüş renkli bir ot (DS. -u) Böğürtlen (DS. 748) yenibahar: (< T. 4819. ülkemizde kültürü yapılan. 2431) yenidünya: (< T. 4248) yepelek: (< ? ) Yulaf (DS. K AT. 339. Ağz. behār) Mersingillerden. 4250) yerebakan: (< T.

Cytinus hypocistis. 2. (And. DS. (TBAS. sarı çiçekli. 285) yer incisi: (< T. 159. 2. 2. manitari + T. bahçede yetiştirilen bir çiçek (DS. 10-50 cm yükseklikte. AA. küpelisi) Küpeçiçeğine benzeyen. 4253) yer narı: (< T. XI. yer + iğdesi) bk. yer + Yun. otsu veya odunsu. Helianthus tuberosus. çiçekleri döllendikten sonra toprağa gömülerek meyve veren. yer + Ar. Kurtluca. -ı) bk. -i) Sütleğengillerden. 2. tek yıllık. 246. Arachis hypogaea. yer + Far. Dalak otu. 2438. sürüngen gövdeli bitki. 4253) yer meşesi: (< T. yer + T. XI. yer + Yun. -si) nci çiçeği (TaS. -i) Ak erik (DS. nār + T. (TS. domalan (TS. 285) . 377) yer fesleğeni: (< T. yer + elması). Mercurialis. yer + Çin. 2439) yermeşik: (< ? ) Gelincik (DS. (TS. AVA. XI. 2. KBAYA. çıçırgan (TBAS. XI. DS. kök sapları yumru durumunda olan bir bitki. mesir + T. BTS. 4250. otsu bir tarım bitkisi. 4253) yer mantarı: (< T. hayvanlarda zehirlenmelere neden olan. 2438. hlk. 4539) yerküpelisi: (< T. 709) yergöbeği: (< T. vasilikon + T. -ı) Baklagillerden. 208. yer + Far. yer + Ar. bīşa + T. XI. 2. inci + T. Ağz. 4251) yer iğdesi: (< T. -ı) Cistus türlerinin köklerinde parazit olarak yaşayan bir bitkidir. 2439) yermeseri: (< T. TBAS. 2437. VI. T YA. yer palamudu (TS. 4249.607 yer elması: (< T. (TS. yer + göbeği) Bakla tarlasında köklerden beslenen bir asalak ot (DS. XI. fustu + T.: yer alması) Birleşikgillerden. 285) yer fıstığı: (< T. yer palamudu. -si) 1.

608 yer otu: (< T. 2.: yir otu) Havuç (DS. 4254) yer sarmaşığı: (< T. Hıyar. Kurtluca. 4253) yer palamudu: (< T. psomion + T. 2440) yersakızı: (< T. dunyā + T. yer + yumurtası) Patates (DS. -ı) bk. Cleome. balluŧ + T. 2. 4256) . yer + Yun. 2440) yer pırasası: (< T. yer + ? yonca + T. yer + sakızı) Kökünden kara renkli sakız çıkarılan bir ot (DS. 2.: yişillik) 1. praso + T. 2. -u) 1. 116) yeryumurtası: (< T. I. 4254) yer yenidünyası: (< T. yer + sarmaşığı) Gebre otugillerden. domuzağırşağı (TBAS. XI. 2441) yeşillik: (< T. yer + yaran) Bir çeşit mantar (DS. Ağz. -sı) bk. XI. 2440) yer servisi: (< T. 2. duvar diplerinde yetişen bir bitki. hlk. XI. -sı) bk. -sı) bk. palamudi + T. 285) yer yoncası: (< T. (DS. sivri ve dolma biber (TS. (TS. ayı gülü (TBAS. Ağz. yer çamı (TBAS. nemli yerlerde. ağ yonca –1. 2. Sebze (DS. XI. yer + Yun. 285) yer somunu: (< T. -u) bk. 2440) yer pelidi: (< T. (And. yer + yeni + Ar. 4254) yeşilbiber: (< T. 2. yer + Ar. XI. aslankuyruğu (TS. yer meşesi. yer + Yun. 37) yeryaran: (< T. -i) Yer meşesi (TS. yer + Far. serv + T. Dalak otu. adamotu (TBAS. yer meşesi (TS. (And. yer + Ar. pipéri) Yeşil renkli taze. yer + otu). 285) yer şakayığı: (< T. yeşillik). -si) bk. şa ā’i + T. yeşil + Yun.

XI. yılan + dikeni) bk. yılan + bıçağı) Genellikle mezarlıklarda. Ophioglossum. XI. 4265) yılan dikeni: (< T.609 yeşil soğan: (< T. 10-20 cm yükseklikte. 88. yılanyastığı (TBAS. 4265) yılan çiçeği: (< T. yılan + burçağı) 1. Yaban baklasına benzer bir bitki. 285. VII. çok yıllık ve otsu bir bitki. DS. yılan + ekmeği) Yaprakları uzun saplı ve ok biçiminde. yumruları süs bitkisi olarak dış ülkelere satılan. uzun parlak yapraklı. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. 2. (TBAS. 286) yılan gülü: (< T. kayalık yerlerde biten enli. 118) yığınç: (< T. XI. -ü) bk. Arisarum vulgare. -i) Yılan otu da denilen. yeşil + soğan). DS. yılanbıçağı (DS. 2448. XI. Dracunculus vulgaris. yılan + Far. 4264) yılanboncuğu: (< T. yılan + Far. yılan. 4262) yılanbaklası: (< T. bk. 4264) yılancücüğü: (< T. cücek + T. XI. kıvrımlı eğrelti otunun bir türü (TS. 286) yılandili: (< T. gul + T. XI. 496. kokusuz. 2517. yılan + Ar. 2448) yılanekmeği: (< T. Ağz. yılan + dili) Küçük eğrelti otu. yılan + boncuğu) bk. 930”) Fiğe benzer bir bitki (DS. (And. Batı ve Güney Anadolu’da bulunan. ölmez çiçek (TBAS.: yeşil sögan) Yeşil soğan (DA. Clauson. 2. çiçekleri karanfile benzeyen. < “ET. -sı. yığınç) Isırgan otu (DS. (TBAS. DS. bā ilā + T. Nişanyan. (TS. 2. 4264) yılanbıçağı: (< T. sarımsağa benzer yumrulu. 286) . yılan + çiçeği) Mide ve barsak hastalıklarına iyi geldiği sanılan. boğa dikeni (TBAS. 286) yılanburçağı: (< T. kırmızı başaklı bir çeşit ot (DS.

yaprakları sebze olarak kullanılan. yılan + kökü) bk. anison + T. BTS. 2448. 2. kök sapında süt görünüşünde. 712) yıldız anasonu: (< T. mısır koçanı şeklinde çiçeklenen. XI. çok yıllık. yıldız + Far. kurtpençesi (TBAS. 712. Aristolochia hirta. DS. DS. 4266) yılanyastığı: (< T. yıldız + kökü) Yer elması (DS. 2449) yıldızkökü: (< T. Japonya’da yetişen. bakka tipi meyveleri olan. 287. danaayağı. -u. 4266) yılanpancarı: (< T. 286) yılankuyruğu: (< T. Dracunculus vulgaris. banjar + T. 2. ülkemizde 11 türle temsil edilen. çok yıllık. yılanyastığı vb. yılan + kuyruğu) Baharda biten. yumrulu. Clauson. XI. meyveleri zehirli bir ağaççık. sulak ve nemli yerlerde yetişen. XI. yılan + Erm. silindrik köklü. 2. yıldız + Yun. yakıcı ve acı bir öz su bulunan. 15-50 cm yükseklikte. (TS. esmer-yeşil çiçekli ve otsu bir bitki. XI. yıldız + çiçeği) Birleşikgillerden. yılan + otu) Kökü yılan sokmasına karşı kullanılan. yāsemen + T. cinsleri içine alan bir bitki familyası (TS. BTS. yılan + yastığı + -giller) Bir çeneklilerden. yultuz. yıldız biçiminde ve türlü renkte bir süs bitkisi. çiçekleri katmerli. 2449) yıldız çiçeği: (< T. -ı) Gövdede oluşan şişleri iyileştirmek için üstüne konulan bir ot (DS. llicium anisatum. TBAS. “< ET. Dahlia. yılan kuyruğuna benzeyen ve sarmaşık gibi uzayan bir ot (DS. (TS. 4266) yılanyastığıgiller: (< T. (TS. 2450) . 4266) yılan otu: (< T. XI. -i) Zakkumgiller familyasından her mevsim yeşil olma özelliğini koruyan odunsu bir bitki (TS. 2. 4268) yıldız yasemini: (< T.610 yılan kökü: (< T. yılan + yastığı) Yılanyastığıgillerden. zehirli bir bitki. 2448. (dalya). (TBAS. 286. 2. 922”) Manolyagillerden. basit ya da parçalı yapraklı.

çiçekli dal uçlarında sütü kestirmekte kullanılan bir maya bulunan.611 yıllığıç: (< ? ). 246. kara kılçıklı bir çeşit buğday (DS. KYA. 4294) . Manisa lâlesi (TBAS. 2456) yoğurtçuk: (< T. TBAS. Bitki adlarında kullanılan –nçğa ekiyle yapıldığı anlaşılıyor. bir veya çok yıllık. ak renkli. Eren. Galium. BTS. (TS. ETA. Yunan) Yunan buğdayı da denilen iri başaklı bir çeşit buğday (DS. 170. Oğuzlar ise yorınca biçimini kullanırlar. yaprakları genellikle üç yaprakçıklı olan bitkiler. 107) yongöbek: (< ? yon + T. 159) yiğilcik: (< ? yiğil + T. XII. (And. 2. XI. yivdim. AVA. Ağz.düşmüştür. XI. Ağz. başak durumundaki çiçekleri kırmızı veya mor renkli. 457) Baklagillerden. 2.: yıllıgıç) Şamama. XI. is. 4271) yidin: (< ? ). bir yıllık veya çok yıllık otsu bitki. kavuna benzeyen. yoksul + buğday) Başağı dört köşe. Türkçe yonca biçiminin yorınca’dan geldiği açıktır. Kaşgarlı Mahmud’a göre Orta Türkçede yorınçğa biçimi geçer. (And. KBAYA. 2. II. Bu biçimde -r. ST AT. 4276) yoğurt çiçeği: (< T. göbek) yi çeşit yemeklik mantar (DS. yoğurt + çiçeği) Papatya (TS. 288. yoğurt + otu) Kök boyasıgillerden. 621. otsu. yivdin) Frenk üzümü iriliğinde meyvesi olan zehirli bir bitki (DS. EYAD. 287) yoğurt otu: (< T. XI. 237. 197. 713. (TS. 2456) yoksul buğday: (< T. 4823) yonca: (< Eski Türkçede yorunçğa olarak kullanılır. ülkemizde 95 kadar türle temsil edilen. yoğurtçuk) bk. 4276. 2462. XI. 4288) yonan: (< öz. -cik) Meşe (DS. DS. AA.: yiğdin. XI. Trifolium. Kökünü açık olarak bilmiyoruz. güzel kokulu ama yenilmeyen meyve (DS. 4283.

KMYA.Y. yumak otu (DS. 500. gelincik (DS. yumru) Domates (DS. (TS. AAT. Ağz. Clauson. eriği). 4297. Ağz. XI. Ağz. 227. GBAA. Dimitrieva’ya göre Ermeniceden alınmıştır. avize ağacı (BTS. 4299) yoz: (< ET. yolaf) 1. 4825) yumak otu: (< T.TBAS. VII. 714. yosmuk. Ekşi yaban eriği.: ılaf. Ağz. en çok hayvan yemi olarak yetiştirilen. MBTS. 265. 283) yumak: (< ET. 3438”).: yorduma) Lâle. MBTS. 4302) yuka ağacı: (< Lat. 714. çime benzer bir çeşit ot.612 yonuz eriği: (< ? yonuz + T. yumru + kara) Bir çeşit kara üzüm (DS. XI. XI. ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad (TS. 2465. Festuca. Nişanyan. “< yordam ‘kökü bulunamamıştır’. 3440. yoz “kısır”. DS. otsu bitki. 4316) yumrukara: (< T. çoğu sularda yetişen. 4295) yordanlı: (< ? yordan + T. 288.: yonuz erī) 1. Yucca + ağacı) bk.: yoğsun. yilaf. BTS. (And. 288) yosun: (< kökü belli değildir. 936) bk. 3. STJa. (And. DS. XI. Eren. 2469.A. ulaf. 3440) Meyvesiz ağaç (DS. MBTS. XII.. (TBAS. (And. nemli topraklar ve ağaç gövdeleri üzerinde yaşayan. bir yıllık. 2464. DS. 2. 3. XI. -lı ‘yordamlı’. DS. Buğdaygillerden. yem” biçiminden getirmiştir. 457). XI. 2. (And. 2. 3. Malta eriği (DS. birinci bölümünü Farsçada arpaya verilen cau adıyla birleştirmiş. 4825) yumru: (< T. 63) yulaf: (< Tzitzilis’e göre Rumcadan alınmıştır. yumak + otu) Kaya aralıklarında yetişen. 33. XI. 497). T YA. 4316) . ikinci bölümünü ise Arapçadan kalma Farsça alaf “ot. Avena sativa. 307. yosul) Tallı bitkilerin. BTS. Bu bitkinin tanesi. Krş. yum ak < *yum-. 4298. XII. 2.

MBTS. XI. 3. yuŋ. “< ET. 4316) yumuk: (< T. Yusuf + Yun. MBTS. yımırtğa/yumurtğa < *yumurt. TBAS. Yusuf + Ar. Eren.< *yum-. (yüksükçük). 4334) yüsüre: (< yüsrü “kökü bulunamamıştır”. Digitalis purpurea. XI. yüksük + otu) Sıracagillerden. 3. 4328) yüksük otu: (< T. kök boyası (TBAS. 3. is. manitari + T. MBTS. yumurta + boyası. DS. -ı) Çok lezzetli bir mantar çeşidi (DS. XI. 4334) . yumurta + Yun. 288) yumurta mantarı: (< T. 498”) Yüksük otu. 4317) yumurcak: (< T. gül goncası (DS. -î) Limon (DS. 3458) Yasemin (DS. sarı ve kırmızı çiçekleri olan. Digitalis purpurea. otsu bir bitki. is. XI. aféndis) Mandalina (DS. (TS. XI. iki yıllık. (DS. “< ET. 4331) yüsüfefendi: (< öz. ülkemizde dokuz türü bulunan. kralkandili denilen bir ot. yumurca < yumruk + ca. kalp hastalarında dijitalin adıyla kullanılan bir alkaloit veren. 938”) bk. 4316) yumurca: (< T. 3. 288) yumurta boyası: (< T. 2480. XI. XI. yumurcak < yumruk+ cak. XI. XI. 4318) yusufu: (< öz. 462. 288. yüksük biçiminde. 3444) bk. Nişanyan. Verbascum scrophulariaceal. “< ET. MBTS.613 yumrut: (< ? ) Üvez meyvesi (DS. yüksük < yik ‘dikiş’ + -sik eki. BTS. yüksükçük. yün + otu. 3444) Anasonun arasında yetişen kokulu bir bitki (DS. 4322) yüksükçük: (< T. kişniş (TBAS. 2. Clauson. yumuk) Açılmamış çiçek. 3454”) Sığırkuyruğu. 717. 4328) yün otu: (< T. XI. (DS.

UA. 719. za ūm + T. ovaryum alt ya da orta durumlu. DS. kışın yapraklarını dökmeyen zehirli bir ağaççık. 3465) Süpürgeotu (DS.. Akdeniz ülkelerinde yetişen. 2. çok yıllık bir süs bitkisi. III. 4831. çiçekleri tekli. çok yıllık. soğanlı. zanba + T. 2495. BTS. Gaz. güzel ve iri çiçekli. XI. 289. 719) zakota: (< ? ) Yabanıl sarımsak (DS. folikül. nadiren çalı formundaki bitkiler (TS. 719. TBAS. BTS. kapsül. zakkum. 6 m kadar yükselebilen. XI. BTS. TBAS. ışınsal simetrili. 719) . (TS. MBTS. zanba ~ OFar. abŧ. BTS. 466) bk. 499) Zambakgillerden. süt içeren. Nişanyan. otsu ya da ağaçsı bitkiler (TS. 780. 2. 2496. Erz. za ūm) Zakkumgiller familyasından. dik ya da tırmanıcı gövdesi olan. XI. . 2495.A. -giller) ki çeneklilerden. (TS. Türkiye’de 6 türü bulunan. 4344) zalıkıldı: (< ? zalı + T. kara kekik (TBAS. Lilium candidum. çiçekleri ışınsal ya da tek simetrili. Nerium oleander. 4341) zahter: (< Ar. 289. bakka ya da eriksi tip meyveleri olan. Eren. -giller) Bir çeneklilerden.614 -Zzabıt: (< Ar. kapsül ya da nadiren bakka tipi meyveleri olan. 3. XII. er dişi. çok yıllık. 289) zakkum: (< Ar. Cezayir menekşesi gibi türleri içine alan. III. çiçek örtü yaprakları iki daire etrafında dizilmiş 6 parçalı. zanbak. otsu. 4345) zambak: (< Ar. yaprakları karşılıklı ya da dairesel. 2497.A. 23) zambakgiller: (< Ar. çiçekleri beyaz veya pembe renkli. sa’tar. 4340) zaguda: (< ? ) Soğanın küçüğü (DS. kıldı) Çalı cinsinden bir bitki (DS. XI. ülkemizde 4 cins ve 6 türle temsil edilen. 352) zakkumgiller: (< Ar. ülkemizde 43 cins ve 420 kadar türle temsil edilen. 150. 90-100 cm yüksekliğinde. 2. 2. çanak ve taç yaprakları 5 parçalı ve parçalar birleşik. KYA..

290) zehni: (< Ar. zıvrak) 1. -ı) Bir kiraz cinsi (AA. (And. źihnį. 2. 4347. 264) zavzara kirezi: (< ? zavzara + Yun. Akasya. (And. MBTS. 2504) .: zamzalak. Tespih ağacı. Limon (DS. zevrak. 290) zehirli mantar: (< Far. 4352. TBAS. karpuz gibi bitkilere sarılarak büyüyen ve mavi çiçekler açan bir asalak bitki (DS. kerasi + T. zavzu. 4. -li + Yun. -sı) bk. 4347) zangalak: (< zang “ses taklidi” + T. 2. OAAD. şam + Fr. Havuç. 3497). 4346) zandak: (< ? ) Yeşil diken (DS. manitari) nsan ve hayvanlarda hafif veya ölümle sonuçlanan zehirlenmelere neden olan mantarlar (TBAS. 3505) Bir üzüm türü (EYAD. -li + çiğdem) bk. 268. Leylâk. Erguvan çiçeği (DS. zavarak. 239) zemberek otu: (< Far. Ağz. XI. XI. 3. Kızılcık. 2497) zamzak: (< ? ) Mısır. acı çiğdem (TBAS. kavun. şam + T. -alak). XI.: zarvak. 4351. XI. mimoza gibi zamk veya reçineli zamka benzeyen maddeler veren okaliptüslere ve daha birçok ağaca verilen ad. zamk akasyası. otu) Atkuyruğu (TS. 3. 3. 2. zarzalak. zavzak. 4383. 2. zenbūrek + T.615 zamk ağacı: (< Ar. 2497) zamk akasyası: (< Ar. (TS. zehr + T. zamk ağacı (TS. domates. XI. zavrah. 4355) zehirli çiğdem: (< Far. zavzı. 4351) zavrak: (< Ar. ağacı) Akasya. 4348. 3. AAT. zavza. Hıyar. 4. XI. 4354. 290) zartlak: (< zart “ses taklidi” + T. 160) zegur: (< ? ) Çileğe benzer bir meyve (DS. 2. MBTS. -lak) Domates (DS. zazalak) 1. acacia + T. zehr + T. zevra . zanzalak. Ağz.

-li + Far. XI.: zerdek) Havuç (DS. zerāvend.A. 502) Zencefilgillerden. 3. Armeniaca vulgaris. 2504) zencefil: (< Ar. 3492) bk./Far. 2. 4361) zerde: (< Far. tadı acı ve çekirdekli meyvesi olan bir türü. zenbį l + T. DS. 4359) zembil otu: (< Far.616 zembil çiçeği: (< Far. 2506. Briza. *zengepīl. 3492). 88. 2. 4832) . 2. XI. 291) zembiligozgoz: (< Far. Ağz. (TS.: zerdeli. Ağz. K AT. zencebīl ~ OFar. Nişanyan. otu) Buğdaygillerden. 31. 2. 4361.. (TS. 175) zencefilgiller: (< Ar. zenbįl + T. 198) zerdali: (< Far. 145../Far.. 291) zeravent: (< Far. . XI. 2. GBAA. 502). 148. XI. zenbį l + T. XII. sarı. DA. 292. 349. zencefil. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. zencebīl + T. 296. zencebīl + T. dikeni) 60-150 cm yükseklikte. Krş. kamış görünüşünde. TBAS. kökü) bk. Erz. hodan (TBAS. 782. 505) zerdali dikeni: (< Far.Y. III. III. Eren. ana) Sütleğen (DS. MBTS. zerdeçal gibi ıtırlı bitkileri içine alan bir familya (TS. 15 m kadar yükselebilen. 2505) zencefil kökü: (< Ar. DS.A. ayrık otuna benzeyen. 3. çok yüksek ve otsu bir bitki. zer + T. XI.A. kök karanfil (TBAS. zerdili) Kayısı ağacının Akdeniz ülkelerinde yetiştirilen./Far. Zingiber officinale. 291. TBAS. Gaz. kakule. (TBAS. yaklaşık 100 cm yüksekliğinde. 2506. zerde. Hindistan ve Malezya’da yetişen. zerd-ālū + T. çorak yerlerde yetişen bitki. 468. Nişanyan. gawz + gawz) Ceviz (DS. (And. 4361. etli. loğusa çiçeği (TBAS. DS. 2505. (TS. dikenli. çok yıllık. Centaurea sostitialin. 184) zerana: (< Far. çiçeği) bk. -giller) Bir çeneklilerden. zerd-ālū. 4361. (And. MBTS. TS.

zevtin. 2508) . 4361) zerrin: (< Far. Curcuma longa.617 zerdeçal: (< Far. Eren. 207. 2508. tadı az bir çeşit üzüm (DS. za īr + -(a)k küçültme eki. . çok yıllık bir bitki. dalları dikensiz. 7. Nişanyan. 187. mīva) Erik. zeytūn + T. zeğrek) bk. zītin) 1. XI. GD AT. 502) Zencefilgillerden. zerd-ālū + T. 160. Olea europea. zegerek. 10-20 m yüksekliğinde. zeytün. GBAA. 2. OAAD. 4362. yapraklarını döken. siyrek. 4833) zevik: (< ? ) Kışa doğru yetişen. (TS. segrek. 721. (TS. (Hint safranı). 386. ZBK A. 6. 292. Eren. KYA. 127. 721) zeytinsi meyve: (< Ar. zerrīn + -gede) Turuncu lâle (DS. TBAS. zefdin.: setin. zeytun. 2. 134. 2506) zerringade: (< Far. sebze < sebz “yeşil”) Tohumdan yetişen yeşil soğan (DS. 2506) zerdeli aşması: (< Far. küçük ve gümüş renginde. DS. 468. BTS. kiraz. ülkemizde 7 cinsle temsil edilen bir familya. EYA. aşılaması) Kayısı (DS. zerde-çāv. BÜYA. 136. 21.: seğelek. eriksi ya da üzümsü olan. -si + Far. kanatlı fındıkçık. 2. 158. 172) zeytin: (< Ar. 467). TAYA. 125. BTS. genellikle ağaç ya da bazen çalı formunda olabilen. badem gibi tek çekirdekli meyvelerin genel adı (TS. TS. şarap rengi. XI. 2. 2. Zeytingillerden. yaprakları karşılıklı. 72. Erz. çiçekleri ışınsal simetrili. -giller) ki çeneklilerden. zarek.A. XI. (And. II. 102) zeytingiller: (< Ar. 349. K AT. zetin. XII. 3593. 73. sonradan kararan. AA. çiçekleri sarı renkte. (TS. (And. keten (TBAS. uzun ömürlü bir ağaç. kök saplarından safranı andıran boyalı bir madde çıkarılan. Ağz. 2. yaprakları sivri uçlu. zeytūn). meyveleri kapsül. E A. 2508. Bu ağacın taze iken yeşil. XI. her dem yeşil.. 264. 4363) zevze: (< Far. III. Akdeniz ülkelerinde yetişen. zerrīn) Fulya (TS. kayısı. 2. sert. seyelek. 2506. 4363) zeyrek: (< Far. zeytūn + T. X. ETA. Ağz. DS. yüksek besin değeri taşıyan yağlı meyvesi.

(And. 4366) zıka: (< ? ) Hardal otu (DS. (TBAS. pazı (DS. üzümü) Tanesi zeytine benzer kara. XI. XI. XI. zehirli bir bitkidir. XI. 4367) zılgar: (< ? ) Genç çam ağacı (DS.: zılbırt) Yemeği yapılan bir kır bitkisi (DS. XI. buğday (DS. 4367) zılcan: (< ? ) Bir çeşit diken (DS. 4370) zıngırdak otu: (< zıngırdak + T. -lak) Pancar (DS. kimyon (TBAS. 293. XI. Rhododendron luteum. XI. yaprağından sarma yapılan bir kış sebzesi. “< zıngır ses taklidi kelime”) Tahıla zararlı bir ot (DS. XI. 4363) zığlan: (< ? ) Uzun çam ağacı (DS. sarı çiçekli ve çalı görünüşünde. 4386) . 4367) zılk: (< ? ) Marula benzeyen. XI. 4375) zıra: (< ? ). (And. 292. 4366) zılbıt: (< ? ). Ağz. DS. 293) zifin: (< ? ) Kışın yapraklarını döken. XI. 4385) zile: (< ? ) Nemli yerde kendiliğinden çıkan arpa. zeytūn + T. 4373) zınzov: (< ? ) Dağ menekşesi (DS.618 zeytinüzümü: (< Ar.: zira) bk. XI. Ağz. 4369) zımbıldik: (< ? ) Akarsu kıyılarında yetişen bir çeşit ot (DS. XI. 4373) zıplak: (< zıp “ses taklidi” + T. otu. XI. tatlı bir çeşit üzüm (DS.

genellikle deniz kıyılarında biten. XI. MBTS. zu āl) Kızılcık (Eren. zivān. 3508) Pırnal meşesi ağacı (Gaz. dolgun taneli hevenk üzümü (DS.: zimbilaçı. yaprağı yenilebilen ve sarı çiçeği kumaş boyamada kullanılan bir ot (DS. 4390) zivan: (< Ar. çiçekleri sarı renkli. 4699) zoğal: (< Far. zįver + T. MBTS. zenbį l + T. 4389) ziron: (< ? ) Kılçıksız buğday (DS. 4390) zivircik: (< Far. zimilas) Kışın yemiş veren bir çeşit diken (DS. XI. Eren. XI. 4393) .: siyircik) Akdeniz Bölgesi’nde yetişen. Anagyris foetida. kötü kokulu bir ot (DS. yaprakları 3 yaprakçıklı. 471) zomzom eriği: (< zom + zom + T. 4393) zongula: (< zongula < zonk “ses taklidi”) Ağısız mantar (DS. XI. TBAS. 3. 3. -cik). (TS. Ağz. Ağz. 4388) zindiyan: (< Far. III. 4388) zincilip: (< ? ) lkbaharda biten. Ağz. (And. XI. XI. (And. 4389) zirge: (< ? ) Sert. XII. XI. 785) zingit: (< ? ) Yabanıl armut ağacı (DS. 100-300 cm yüksekliğinde. DS. 293. XI. XI. kuvvetli kokulu bir çalı. TBAS.: zimerit. zinebit. (And. “< zom ‘kökü belli değildir’..619 zimbit: (< ? ).A. 4387. 470) Buğday tarlalarında biten tohumu acı bir ot (DS. dallarından süpürge yapılan. yapışkan yapraklı. zindegān. eriği. zinemit) Sarı çiçekli. tohumları zehirli. 293) zimilacı: (< Far. 2. ağacı). 2517. 3512”) Bir çeşit erik (DS.

zulf-i ‘arūs) Baklagillerden bir süs bitkisi ve bunun güzel kokulu. (And. çorbalara koku ve tat vermek için kullanılan.620 zulfa otu: (< Ar. akçöpleme (TBAS. 20-40 cm yükseklikte. Ağz. nane gibi. 4402) zülfaris: (< Far. mavimsi çiçekli bir bitki. zulfe + T. mor. 4400) zumagu: (< ? ) bk. 294) zulfar: (< ? ) Susam (DS. dolu”). XI. 2522) . tüylü. zülbeyā “< beyā dolmuş. otu) Yaprakları. XI. Phaseolus caracalla.: züllee) Geç olgunlaşan kara ve küçük bir erik çeşidi (DS. (TS. Hyssopus officinalis. 4401. çok yıllık. 294) zülbeya: (< Ar. saç lülesi görünüşünde olan kıvrıntılı çiçeği. beyaz renkli. 2. (TBAS.

tıpkı kendi çocuklarımıza verdiğimiz isimler gibi. Basit yapılı bitki adlarını Türkçe kökenli olanlar ve Alıntı bitki adları oluşturmaktadır. 6. cümle biçiminde kurulanlar” şeklinde incelenmiştir. Slavca. 5. 2. Farsça. bitki adlarıyla ilgili olarak şu sonuçlara varılmıştır: 1. Bunlar arasında kökü Türkçe olanların yanı sıra. Yunanca.621 V. Sırpça. Rusça. Bitkilere verdiğimiz isimler. bizleri geçmişimize götüren kopmaz bağlardır. Türemiş ve Birleşik” yapılı olmak üzere üç temel bölümden oluşmakta. Türkçe kökenli olan basit yapılı bitkiler dilimizde az yer tutmaktadır. yabancı dilden gelerek yapım eki alanlar da vardır. Latince. espri anlayışını. Bulgarca. Bu çalışma ışığında. SONUÇ “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” isimli doktora tezimizde bitki adları yapı ve kavram bakımından ele alınmış ve Türkçenin zengin bir bitki kültürüne sahip olduğu görülmüştür. isnat grubu. bunlar da kendi aralarında alt başlıklara ayrılmaktadır. sıfat-fiil grubu. Birleşik bitki adları. fiilden isim” yapma eklerinden bir ya da birkaçını alarak kurulmuştur. fiilden fiil. tekrar grubu. tabiata bakış açısını ve hayatı kavrayış biçimini ortaya koyan dil hazineleridir. Alıntı bitki adları ise “Arapça. Geniş bir coğrafyada binlerce yıldan beri yaşayan Türk milleti. sıfat tamlaması. Çince. Kavram bakımından . Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. talyanca. Gürcüce. Bitki adları bir milletin hayal gücünün derinliğini. kıvrak zekâsını. Fransızca. oldukça hacimli bir bitki koleksiyonu oluşturmuştur. 4. Yapı bakımından birleşik bitki adları “isim tamlaması. Türemiş bitki adları “isimden isim. basit ve türemiş bitki adlarına oranla daha geniş yer tutmuş ve daha teferruatlı olarak ele alınmıştır. isimden fiil. 3. spanyolca. Moğolca. Ermenice. Türkiye Türkçesinde kullanılan bitki adları “Basit. ngilizce.

Bitki adları. aldıkları yapım eklerine göre listelenerek tahlil edilmiştir. “Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü” kısmı.622 birleşik bitki adları ise “insana özgü özellikler taşıyanlar. Her madde başında derin bir kültür birikimi bulunan bitki adları sözlüğümüz. Ayrıca bu eklerin işlevleri de kaynak gösterilerek belirtilmiştir. şekil özelliklerinin yanında. . eşyanesne. Anadolu ağızlarındaki varyantları ve kaynakları belirtilmiştir. tür. organ. etimolojileri. hayvan. “Bitki Adlarında Geçen Yapım Ekleri” başlıklı bölümde hem türemiş. 7. Bu sebeple insanın bitkiye bakışı ve onları adlandırma yolları çok çeşitlilik arz etmektedir. tezde en çok yer tutan bölümdür. Bu bölümde bitki adları madde başı yapılarak bitkilerin tanımları. hem de birleşik bitki adlarının aldığı ekler gösterilmiştir. bitkilerle ilgili çalışma yapan bütün bilim adamlarının rahatlıkla faydalanabilecekleri bir çalışma niteliğindedir. Tabiatın dengesini sağlayan bitkiler. 8. Alfabetik sıraya uygun olarak hazırlanmış bu sözlük. Türk insanının adlandırmada ve tabiatı algılamada göstermiş olduğu ustalığı ortaya koymaktadır. yer adları ve benzetmelerle kurulanlar” olmak üzere birçok bakımdan değerlendirilmiştir. insan hayatının da vazgeçilmez unsurlarıdır.

lhan. Ova ve Balören Ağızları. ----------. 1999. stanbul. ----------. Türkçenin Gücü. Kâşgarlı Mahmut: Divanü Lûgat’it Türk Dizin: "Endeks" IV. ndeks. Ağız Araştırmaları Bilgi Şöleni (9 Mayıs 1997). Semih. ----------. Ata. ----------. Türkiye Türkçesinin Dünü. Ankara. Türk Dil Devriminin Kendine Özgü Yönleri: Uygulamalı Dilbilim Açısından Türkçenin Görünümü. Ettuhfet-üz-Zekiyye fi’l-Lûgat-it-Türkiyye. Aysu. TDK Yayınları. Ankara. Deyimler. Nehcü’l-Ferâdıs Cennetlerin Açık Yolu III (Dizin-Sözlük). Bölge Ağızlarından Atasözleri ve Deyimler I-II. Ömer Asım. B BL YOGRAFYA Acar. Tezcan. s. . ----------. TDK Yayınları. Engin Yayın Evi. Ankara. Gaziantep Ağzı III. 1999. zmit’in Taşköprü. 1945. 2. Reşit Rahmeti. 300+91. 1946. stanbul. Engin Yayın Evi. Bilgi Yayın Evi. TKAE Yayınları. Azerbaycan Halk Yazını Örnekleri. ----------. Ehliman. stanbul. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.1999. Yüksek Lisans Tezi. Ankara. Ankara. 1979. Ahundov. Dualar. TDK Yayınları. 1996. TDK Yayınları. ----------. Kâşgarlı Mahmut: Divanü Lûgat’it Türk Tercümesi I-III. Aydın. Beddualar. Anlambilim. ----------. Başka Diller ve Ağızlarla lgili Halk Ağzından Parçalar. Aybastı Ağzı ( nceleme-Metin-Sözlük). stanbul. Türkçenin Sözvarlığı. 2002. 1996. Ankara. Ankara. Ankara.baskı.1998. 1999. TDK Yayınları. Her Yönüyle Dil. 1998. TDK Yayınları. TDAY – Belleten. Ayverdi. Misalli Büyük Türkçe Sözlük. Aksoy. Bilgi Yayınevi. TDK Yayınları. TDK Yayınları. Kutadgu Bilig III. Arat. TDK Yayınları. 63-68. Yarını. ----------. Gaziantep Ağzı II. 1994. 1988. ----------. Ankara. Aksan. Atasözleri. stanbul. TDK Yayınları. Meşhur Sözler. Atalay. 3 cilt. 1994. Bugünü. 1945. stanbul. Besim. 2003. 1945. Kubbealtı Neşriyatı. Ankara.623 VI. Kenan. Ankara. . Mehmet. TDK Yayınları. Ankara. 1998-1999. 2005. Doğan. Gaziantep Ağzı I (Fonetik-Morfoloji-Sentaks). (Faksimile).

1995. ----------. California Univercity. ---------. Akçadağ Yöresi Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözdizimi). Berlin. TDK Yayınları. 1972. Orta Anadolu Ağızlarından Derlemeler. Ankara. E. Şeref. (2). 1968. Borjakow. Güneydoğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar. 1997. 1994. stanbul. Caferoğlu. 1994. Ankara. Raven. ----------. stanbul. General Principles of Classification and Nomenclature in Folk Biology. 1999. Baskil ve Ağın Yöresi Ağızları / ELAZIĞ /. 1960. Kuzeydoğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar. stanbul. 1969.drâk li-lisân al-Atrâk. TDK Yayınları. 2. Baskakov. Hamzaev. Sivas ve Tokat llerinden Toplamalar. 1983. (Ses Bilgisi).1999. Ankara-2000. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Üzerine Araştırmalar II (Ağızlar).624 Azmun. Türkmen Dilinin Grammatikasy. 1995. TDK Yayınları. London. Ahmet. Ankara. Sanglax – A Persian Guide to the Turkish Language by Muhammad Mahdî Xân (Facsimile Text). Boyraz. DTCF Yayınları. Ankara. 1992. 1944. ----------. TDK Yayınları. Himmet. Morfologiya. Sir Gerard. “Karacaoğlan’da Hayvan ve Bitki Adlarının Fonksiyonları”. Turhan. TDK Yayınları. Ahmet. Ankara.. ve Diğerleri. Buran. A. stanbul. ----------. 1995. Yusuf. TDK Yayınları. TDK Yayınları. Yüksek Lisans Tezi. . Clauson. Anadolu lleri Ağızlarından Derlemeler. M. Doğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar. Karryev. Ankara. Ja. ----------. Kitâb al. 1973. TDK Yayınları. TDK Yayınları. ----------. Başdaş. Moskova. Aşgabat. TDK Yayınları. ----------. Dennis. Boğaziçi lmi Araştırmalar Serisi: 8. TDK Yayınları. stanbul. Oxford At The Clarendon Press. Banguoğlu. Brent. Türkçe Bitki Adları Sözlüğü. A. Eski Uygur Türkçesi Sözlüğü. Anadolu Ağızlarından Toplamalar. TDK Yayınları. Abû-Hayyân. Biray. Türkçenin Grameri. B. An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth-Century Turkish. N. 1996. ----------. Peter. Ankara. Batı Grubu Türk Yazı Dillerinde sim. XV+186+158. cilt.. Cahit. Ana Çizgileriyle Türkmence Dilbilgisi. Türklük Bilimi Araştırmaları. Ankara. H. Ankara. Baytop. I. 1992. Ankara. Breedlove.baskı. Keban. 1931. A.. 225-250. 1997. Tahsin. 1995. ----------. Turkmensko-Russkiy Slovar. nönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.

TDK Yayınları. 1993. TDK Yayınları. Ankara. Bünyan ve Yöresi Ağızları. 1991. Ankara-2005. 223-229. Kültür Bakanlığı Yayınları. 1992. Marcel. Gagauz Türkçesinin Sözlüğü. Türkische und Mongolische Elemente im Neupersischen. Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Yayınları. Kütahya ve Yöresi Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözlük). Eren. Ankara. Yayınları. Kaynak. cilt. Kudret. Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Münir. Ankara. Duran. Ercilasun. Türk Dili. Wiesbaden. Ergin. 1963-1975. . I-XII. baskı. Ankara. Derleme Sözlüğü. ----------. Doğru. Acıpayam ve Çameli (Denizli) lçeleri Ağızları. ----------. “Türkçede Bazı Bitki Adlarının Veriliş Sebepleri”. brahim. 1988. Erdal. 1991. 32-35. Abdullah. 1987. Abdülmecit. TDK Yayınları. Ankara. Ercilasun. 1995. G. ----------. Zonguldak. Ankara. Ahmet Bican.625 Derin. Bayrak Yayınları. G. Rıza. Kilis Merkez ve Köy Ağızları. 1984. smail (Aktaranlar). ----------. Gül. 1991. TDK Yayınları. TDK Yayınları.. Ankara. Türk Dilinin Etimolojik Sözlüğü. smail. Ankara. Köken Bilgisi Sözlüğü I-II (Etimolojik Sözlük Denemesi). 1997. 1983. Türkçe Yer Adları Kılavuzu. Ahmet. Türkmence Metinler. Türk Dil Bilgisi. 1999.Bartın–Karabük lleri Ağızları. (555). Türk Lehçeleri Sözlüğü. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Kültür Bakanlığı Yay. Doğan. Ü. 1993. Ahmet Bican ve diğerleri. Yüksek Lisans Tezi. 1995. Kars li Ağzı. Eren. Wiesbaden. Tuncer. Mart-1998. Ankara. Doerfer. 1993. TDK Yayınları. Akkışla ve Yöresi Ağızları (Dil-Folklor-Etnik Unsurlar) Yüksek Lisans Tezi. Ankara. Erzurum li Ağızları II. Erzurum li Ağızları . Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Erten. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 1994. Gülensoy. stanbul. ----------. Tarih ve Toplum. Ankara. Efrasiyap. TDK Yayınları. stanbul. Gemalmaz. Emin. 1. 1-4. Erzurum li Ağızları III. Yüksek Lisans Tezi. Yüksek Lisans Tezi. 1995. Hasan. Diyarbakır Ağzı. 1991. Uygarlık ve Bitki Adları. Muharrem. Elgün. 1995. Erzurum.(9). 1995. TDK Yayınları. Emiroğlu.. ( nceleme-MetinSözlük). II cilt. Ankara. Old Turkic Word Formation.

Bingöl Merkez lçe ve Köyleri Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözlük). 1998. 1994. DTCF Yayınları. Edirne li Ağzı. Ankara. Korkmaz. Azerbaycan Dilinin Tarıhı Grammatikası. Morfolojik nceleme-MetinlerSözlük). Kerkük Türkçesinin Sözlüğü. Ayşe. Ankara. Güney-Batı Anadolu Ağızları (Fonetik). Akçağ Yayınları. Türkiye Türkçesi Grameri (Şekil Bilgisi). Oskar. H. Tuncer. 1956.baskı. Elazığ. Yüksek Lisans Tezi. stanbul. TDK Yayınları. Ankara.. Türkmence El Kitabı. MEB Yayınları. Ankara. . Kerkük Vakfı Yay. 1994. Mehmet. Kürkçüoğlu. TDK Yayınları. Batı Grubu Türk Yazı Dillerinde Fiil. Ula ve Yöresi Ağızları. Ankara. Karol. 2. Ankara. Hanser. Ankara.TDK Yayınları. 2000. TDK Yayınları. stanbul. Alaaddin. Ankara. Karahan. 2001. Yüksek Lisans Tezi. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Ankara. Türk Dilleri Araştırmaları Dizisi: 17. Ankara. Zeynep.: Zühal Kargı Ölmez). Ahmet. Avşar Ağızları. Nevşehir ve Yöresi Ağızları.626 Gülensoy. Emin. Kaplan. Habib. Buran. TDK Yayınları. Canan. 1991. Ankara. Cilt. leri. Ankara. Yüksek Lisans Tezi. Kılıç. Boğaziçi lmi Araştırmalar Serisi:14. 1997. Küçüker. Ercan. Anadolu Ağızlarının Sınıflandırılması. Sevinç ve Diğerleri. Ahmet. Elazığ ve Yöresi Ağızlarından Derlemeler I. 2003. TDK Yayınları. Edip. 1996. Tunceli ve Yöresi Ağızlarından Derlemeler. ----------. Ankara. Tuncer. Ayşen. Korkmazlar.2000. K. Türkiye Türkçesi Ağızları Bibliyografyası. Gülensoy. ----------. Leylâ. Kırşehir ve Yöresi Ağızları. TDK Yayınları. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Yüksek Lisans Tezi. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Türk Milletinin Kültürel Değerleri. Talas ve Yöresi Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözlük). 1990. Alkaya. Paki. TDK Yayınları. TDK Yayınları. Ses Bilgisi. 1998. Kırlı. 2003. Hürmüzlü. Ali. Günşen. Bartın ve Yöresi Ağızları. 1993. 1991. Bakı. 1994.. ----------. 1991. Yüksek Lisans Tezi. Mirzezade. TDK Yayınları. lker. 1994. ----------. Eskişehir Türkmen Ağızları (Fonetik. Ankara. Biyoloji Terimleri Sözlüğü. 1992. (çev. I. Kalay. Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 2003. 2003. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Urfa Ağzı.

Versuch Eines Etymologischen Wörterbuchs Der Turksprachen. ve diğerleri. Grammatika Russkogo Yazıka. Derya Örs. 403-406. Hazırlayanlar: Prof. Moskova 1974. Etimologiçeskiy slovar’ tyurkskih yazıkov. 2001. Yüksek Lisans Tezi. Ankara. ----------. stanbul. Dr. Ögel. Zafer. Dr. 1977-1988. Pehlivanova. 357-392. Anadolu Ağızlarında sim ve Fiil Dışı Kullanılan Kelimeler. Burhân-ı Kâtı. ----------. vol. Gagavuz Türkçesi Grameri. Yüzyıl Anadolu Türkçesi Botanik Terimleri”. 1991. 1-4. 1994. Türk Çiçek ve Ziraat Kültürü Üzerine. Nadalyayev. Martti. Helsinki. 1990. Röhrborn. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. . Drevnetyurkskiy Slovar’. I-IV. Özkan. TDK Yayınları. V. N. Adıyaman ve Yöresi Ağızları. brahim Ethem. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. K. [Fahir z Armağanı]. Nişanyan. Lieferung. Moskova. Sevan. Yüksek Lisans Tezi. . Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. ----------. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Müntahab-ı Şifâ I (Giriş-Metin). Sözlerin Soyağacı: Çağdaş Türkçenin Etimolojik Sözlüğü. Räsänen. 1991. Ankara. Ankara. Paçacıoğlu. Önler. Harvard Üniversity. TDK Yayınları. 2002. TDK Yayınları.V. (413). Wiesbaden. Sivas lbeyi Ağzı ( nceleme-Metinler-Sözlük). Yüksek Lisans Tezi. Leningrad.. Cevat Rüştü’den Bir Güldeste. “Hacı Paşa’nın Müntehâb-ı Şifâ Adlı Eserinde Geçen Bitki Adları Üzerine”. “XIV ve XV. Kitabevi Yayınları. Türk Dilinin Yurtları. Akçağ Yayınları. Hikmet. Kültür Bakanlığı Yayınları. Burhan. 1987. E. Adam Yayınları. Sadi. Ankara-2002... Özkan. Pilancı. Ardanuç Yöresi ve Ağızları. Ankara. Bahaeddin. Journal of Turkish Studies. 1994. 1991. Uigurisches Wörterbuch. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.14. K. Sevortyan. Türk Kültür Tarihine Giriş II. Ankara. Hülya. 2000. 51. Eskişehir ve Yöresi Ağızları. Sprachmaterial der vorislamischen türkischen Texte aus Zentralasien. 1990.M. Nevzat. 1980-1989.627 Mütercim Âsım Efendi. 1996. ----------. Mürsel Öztürk. Yüksek Lisans Tezi. Nakipoğlu. 1988. Polat. Türk Dili. Doktora Tezi. 1969. Mayıs-1986. 1969.

Tarihi ve Etimolojik Türkiye Türkçesi Lugati. Yeşilöz. Talat ve diğerleri. TDK. A-E. Tarama Sözlüğü. (Çev. 1996.: Yusuf Gedikli). 1993. Orhon Türkçesi Grameri. Türkçe Sözlük. Kıpçak Türkçesi Sözlüğü. Ankara. Tietze. Ankara.nceleme-Metin-Sözlük).10. Ürgüp ve Avanos Yöresi Ağızları. 2002. 1987. Andreas. Mesut. 1993. Ankara. Osman Nedim. Malatya. 1998. 1994. 1999. Simurg. Tuna.628 Şen. Büyük Türk Kurultayı Bildirileri. Ankara. 2 cilt. 2003. Cem Yayınevi. “Malatya’da Bir Yazma Tıp Kitabı ve Türk Bitki Adlarının Kaynakları”. Kaman ve Yöresi Ağızları (Giriş. cilt I. Ferhat. TDK. Tekin. Simurg. Yüksek Lisans Tezi. TDK. TDK Yayınları. 1995. Ankara. stanbul. Ankara. Türk Dilleri Araştırmaları Dizisi:18. Zeynalov. Türkmence-Türkçe Sözlük. stanbul-Wien. 2000. Türk Dilleri Araştırmaları Dizisi: 9. Recep ve Diğerleri. Zafer. ----------.1987). Tekin. “Elma Kelimesi Üzerine”. Yüksek Lisans Tezi. . I-VIII. Azerbaycan Dialektoloji Lüğeti. Toparlı. Battal Gazi ve Malatya Çevresi Halk Kültürü Sempozyumu (1921. Türk Lehçelerinin Karşılaştırmalı Dilbilgisi. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 2 cilt. Ankara-2006. Feridun. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.

dört kişilik bir ailenin ilk çocuğu olarak Adıyaman’da dünyaya geldi.01. “Adıyaman li Ağzı” adlı bitirme teziyle 1999 yılında bu bölümden mezun oldu. Çeşitli kurultaylarda sunmuş olduğu ikisi ulusal.1975 tarihinde. Yeni Uygur Türkçesi alanında hazırlamış olduğu “Ziya Semediy’in Örük Gülligen Çağda Adlı Hikâyesinde Aktarma Meseleleri” başlıklı tezini sunarak 2002 yılında yüksek lisansını tamamladı. Fatih ALKAYIŞ’ın. Dr.com 0 536 265 43 98 .629 ÖZ GEÇM Ş M. lk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra 1995 yılında Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü kazandı. Mustafa ARGUNŞAH’ın yönetiminde “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” isimli doktora tezini hazırladı. biri uluslar arası olmak üzere toplam üç bildirisi ve hakemli dergilerde yayımlanmış iki makalesi bulunmaktadır. yazıp oynattığı birçok tiyatro eseri vardır. E-Posta: Telefon: fatihalkayis@mynet. 1999 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Türk Dili yüksek lisans programını kazandı. 2002 yılında Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Türk Dili doktora programını kazandı. ngilizce bilen M. Danışmanı Prof. Fatih ALKAYIŞ. 30.