T.C.

ERC YES ÜN VERS TES SOSYAL B L MLER ENST TÜSÜ

TÜRK YE TÜRKÇES NDE B TK ADLARI

Tezi Hazırlayan M. Fatih ALKAYIŞ

Tezi Yöneten Prof. Dr. Mustafa ARGUNŞAH

Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Doktora Tezi

Nisan, 2007 KAYSER

2

i

ÖN SÖZ Sait Faik’in bir sözü vardır: “Çiçek ve balık adlarını bilmeyen, hikâye yazamaz.” Buradaki çiçek kavramı, aslında bütün bitkiler için geçerlidir. Bitkilerin hayatımızda ne denli önemli bir yere sahip olduğunu hepimiz biliriz. Bitki adları bir milletin hayal gücünün derinliğini, kıvrak zekâsını, tabiata bakış açısını ve hayatı kavrayış biçimini ortaya koyan dil hazineleridir. Türkçede bitki adlarının önemli bir yeri vardır. Faydaları sayılamayacak kadar çok olan bitkiler, dilimizde büyük oranda yer tutmaktadır. Buna rağmen, şimdiye kadar bitki adlarını derli toplu ele alan bir dil çalışması yapılmamıştır. “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” başlıklı tezimizin konusunu, bitki adlarının etimolojik-morfolojik yapısı ve adlandırma yolları oluşturmaktadır. Bu çalışmada basit, türemiş ve birleşik yapılı bitki adları anlam ve şekil özelliklerine göre etraflıca incelenmiştir. Bunun yanında, bitki adlarının aldığı yapım ekleri ayrı bir bölüm olarak sunulmuştur. Bu ekler “isimden isim yapma, isimden fiil yapma, fiilden fiil yapma, fiilden isim yapma ekleri” başlıkları altında ele alınmıştır. Yine bu bölümde türemiş bitki adlarının yanı sıra, birleşik bitki adlarının aldığı yapım ekleri de gösterilmiştir. Tezin hazırlanmasına önce Sözlük kısmından başlanmıştır. Taranan kaynaklarda geçen bitki adları fişlenmiş ve ilk olarak Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü oluşturulmuştur. Aynı bitki adı için farklı eserlerde geçen çeşitli tanımlar birleştirilmiş ve bunlardan tek bir tanım elde edilmiştir. Sözlüğümüzde tanımların yanı sıra bitki adlarının etimolojik yapısı, Anadolu ağızlarındaki varyantları ve faydalanılan kaynaklar da verilmiştir. Ancak bazı bitki adlarının etimolojik yapısı tespit edilemediği için, bunların kökenleriyle ilgili bilgiler verilememiştir. Birleşik yapılı bazı bitki adlarının ayrı ya da bitişik yazımı konusunda kaynaklar arasında farklı yazılışlara rastlanmıştır. Bu tür durumlarda söz konusu kelimelerin TDK Türkçe Sözlük’teki yazılışları esas alınmıştır.

ii

Türk kültürüne ve Türk diline hizmet ettiğini düşündüğümüz bu tezin Etnobotanik, Ekoloji ve Eczacılık gibi alanlarla uğraşan bilim adamları için faydalı olacağını; bitki adlarıyla ilgili hazırlanacak çalışmalara da kaynaklık edeceğini düşünüyoruz. Tez çalışmamızın yürütülmesi ve tezin hazırlanması sırasında yardımlarını esirgemeyen, destek ve ilgisini sonuna kadar gösteren danışman hocam Sayın Prof. Dr. Mustafa ARGUNŞAH’a ve Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünün değerli öğretim üyelerine teşekkürlerimi sunmayı bir borç bilirim.

KAYSER , 2007

M. Fatih ALKAYIŞ

iii

TÜRK YE TÜRKÇES NDE B TK ADLARI M. Fatih ALKAYIŞ ÖZET “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” başlıklı tezimizde bitkilerin adlandırma yolları ile etimolojik ve morfolojik yapıları konu edilmiştir. Bitki adlarının şekil ve anlam yapılarıyla ilgili kapsamlı bir çalışma niteliğinde olan bu tezde “Giriş, nceleme, Bitki Adlarında Geçen Yapım Ekleri, Sözlük ve Sonuç” bölümleri yer almaktadır. nceleme bölümünde “basit, türemiş ve birleşik” yapılı bitki adları ele alınmıştır. Basit yapılı bitki adlarını “Türkçe kökenli olanlar ve Alıntılar” oluşturmaktadır. Bunlardan Türkçe kökenli olan basit yapılı bitki adları az yer tutmaktadır. Dilimizde kullanılan alıntı bitki adları “Arapça, Farsça, Ermenice, Latince, Yunanca, Fransızca, ngilizce, talyanca, spanyolca, Bulgarca, Çince, Gürcüce, Sırpça, Slavca, Moğolca, Rusça, Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. Türemiş yapılı bitki adları ayrı bir başlık altında verilmiştir. Birleşik yapılı bitki adları esas olarak “yapı ve kavram” bakımından incelenmiştir. Yapı bakımından birleşik bitki adları “isim tamlaması, sıfat tamlaması, sıfat-fiil grubu, isnat grubu, tekrar grubu ve cümle biçiminde olanlar” şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Kavram bakımından birleşik bitki adları ise “insana özgü özeliklerle; hayvan, organ, tür, yer, eşya-nesne adları ve benzetmelerle kurulanlar” başlıkları altında değerlendirilmiştir. Sözlükten hemen önce gelen yapım ekleri bölümü dört ana başlıktan oluşmaktadır: “ simden isim, isimden fiil, fiilden fiil ve fiilden isim yapma ekleri”. Bu bölümde bitki adları, aldıkları yapım eklerine göre listelenerek tahlil edilmiştir. Sözlük kısmında bitki adları madde başı yapılarak bunların tanımları, varyantları ve kaynaklarının yanı sıra bitki adları ile ilgili çeşitli etimolojik bilgiler verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yapı Bakımından Bitkiler, Kavram Bakımından Bitkiler, Bitki Adları Sözlüğü.

iv

THE PLANT NAMES IN TURKEY TURKISH M. Fatih ALKAYIŞ ABSTRACT The subject of the thesis, titled “The Plant Names in Turkey Turkish” is denomination ways of plants and etimological and morphological structure of plants. This thesis, which is a large study about meaning and structure forms of plants, containes those parts: “Introduction, Examining, Suffixex at the Plant Names and Result and Dictionary”. “Simple, Constructed and Compound” plant names are studied at the part of Examining. “Turkish origion plants and borrowed plants” are at the section of Simple Plant Names. There are just a few Turkish origion plant names. Borrowed plants names in Turkish are from “Arabic, Persion, Armenian, Latin, Greek, French, Italian, English, Spanish, Bulgarian, Chinese, Georgian, Serbian, Slavic, Mongolian, Russian, Portuguese and Polish”. Constructed plants names are given in another title. Compound plant names are examined about structure and meaning. Compound plant names about structure are formed with “noun groups, adjective groups, adjective-verb groups, imputation groups, repeating groups and sentences”. Compound plant names about meaning are formed with “human characteristics; animals, organs, places, objects names and imitation”. Suffixes part, coming before the Dictionary, has four main titles: “From noun to noun, from noun to verb, from verb to verb, from verb to noun”. Plant names are listed and examined at this section according to their suffixes. There are definitions, varieties, sources and etimological knowledges at the part of Dictionary for each plant names. Keywords: Plants about structure, Plants about meaning, Plant Names Dictionary.

v

Ç NDEK LER Sayfa Numarası ÖN SÖZ…………………………………………………………………………...i-ii TÜRKÇE ÖZET……………………………………………………………….…iii NG L ZCE ÖZET……………………………………………………………….iv KISALTMALAR L STES ………………………………………....................x-xii S MGELER ……………………………………………………………………xiii I. II. G R Ş…………………………………………………………………......1-7 NCELEME………………………………………………………………8107 1. Basit Yapılı Bitki Adları…………………………………………………….9-20 1.1. Türkçe Kökenli Bitki Adları………………………………………………9 1.2. Alıntı Bitki Adları………………………………………………….......10-20 1.2.1. Arapça Alıntı Bitki Adları………………………………………10-12 1.2.2. Farsça Alıntı Bitki Adları……………………………………….13-15 1.2.3. Ermenice Alıntı Bitki Adları………………………………………15 1.2.4. Yunanca Alıntı Bitki Adları…………………………………….15-17 1.2.5. Latince Alıntı Bitki Adları…………………………………………17 1.2.6. Fransızca Alıntı Bitki Adları……………………………………17-18 1.2.7. 1.2.8. 1.2.9. ngilizce Alıntı Bitki Adları……………………………………….18 talyanca Alıntı Bitki Adları………………………………………18 spanyolca Alıntı Bitki Adları…………………………………..18-19

1.2.10. Bulgarca Alıntı Bitki Adları……………………………………….19 1.2.11. Çince Alıntı Bitki Adları……………………………………..........19 1.2.12. Gürcüce Alıntı Bitki Adları………………………………………..19 1.2.13. Sırpça Alıntı Bitki Adları………………………………………….19 1.2.14. Slavca Alıntı Bitki Adları………………………………………….19 1.2.15. Yabancı Yer simleriyle Kurulan Bitki Adları…………………….20 1.2.16. Diğer Alıntı Bitki Adları…………………………………………..20 2. Türemiş Bitki Adları…………………………………………………………21-29 3. Birleşik Bitki Adları…………………………………………………….…30-107

vi

3.1.Yapı Bakımından Birleşik Bitki Adlarının Kuruluşu…………………........30-66 3.1.1. sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………30-50 3.1.1.1. Türkçe sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………………………………………30-50 3.1.1.2. Arapça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları....50 3.1.1.3. Farsça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları….50 3.1.2. Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………51-59 3.1.2.1. Türkçe Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………………………………………51-59 3.1.2.2. Arapça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………………………………………….59 3.1.2.3. Farsça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları……………………………………………………59 3.1.3. Sıfat-Fiil Grubu Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………60-61 3.1.3.1. –An Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları…………….60-61 3.1.3.2. –DI Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları……………..61 3.1.3.3. –gAn Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları……………61 3.1.3.4. –mAz Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları…………...61 3.1.3.5. –miş Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları……………61 3.1.4. Tekrar Grubu Biçiminde Kurulan Bitki Adları…………………62-63 3.1.4.1. Aynen Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları……………….62 3.1.4.2. Yakın Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları………62-63

vii

3.1.4.3. Zıt Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları………….63 3.1.4.4. Pekiştirmeli Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları………….63 3.1.5. snat Grubu Biçiminde Kurulan Bitki Adları……………………64 3.1.6. Cümle Biçiminde Kurulan Bitki Adları……………………..65-66 3.1.6.1. ki Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları……65 3.1.6.2. Bir Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları……65-66 3.1.6.3. sim + Fiil ile Kurulan Bitki Adları…………………….66 3.1.6.4. Fiil + Fiil ile Kurulan Bitki Adları……………………...66 3.2. Kavram Bakımından Birleşik Bitki Adlarının Kuruluşu……………67-107 3.2.1. nsana Özgü Özelliklerle Kurulan Bitki Adları…………………67-75 3.2.1.1. Aile Durumuyla lgili Bitki Adları………………………….68 3.2.1.2. Akrabalık Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………….68-69 3.2.1.3. Beceriyle lgili Bitki Adları……………………………........69 3.2.1.4. Boy ve Millet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………69-70 3.2.1.5. Cinsiyet Belirten Bitki Adları………………………………..70 3.2.1.6. Din ve nançla lgili Bitki Adları…………………………….70-71 3.2.1.7. Dinî ve Edebî Şahsiyetlerle lgili Bitki Adları………….........71 3.2.1.8. Duygularla lgili Bitki Adları………………………………...71-72 3.2.1.9. Evlilikle lgili Bitki Adları……………………………………72 3.2.1.10. nsanın Fiziki Yapısıyla lgili Bitki Adları……………………72-73 3.2.1.11. nsan Hayatının Evreleri ile lgili Bitki Adları………………..73 3.2.1.12. nsanın Karakteriyle lgili Bitki Adları……………………......73 3.2.1.13. Kişi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………………………..73 3.2.1.14. Maddi Durumla lgili Bitki Adları…………………………….74

viii

3.2.1.15. Meslek ve Çalışmayla lgili Bitki Adları………………………74 3.2.1.16. Unvan Belirten Bitki Adları…………………………………..74-75 3.2.2. Hayvan Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………………76-80 3.2.2.1. Hayvan Adı + Bitki Adıyla Kurulanlar……………………..76-78 3.2.2.2. Hayvan Adı + Organ Adıyla Kurulanlar……………………78-80 3.2.2.3. Sadece Hayvan Adıyla Kurulanlar…………………………….80 3.2.2.4. çinde Hayvan Adı Geçenler…………………………………..80 3.2.3. Organ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………......81-85 3.2.3.1. Birinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları……………81-82 3.2.3.2. kinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları…………….82-84 3.2.3.3. Her ki Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları……….......84-85 3.2.4. Eşya-Nesne Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………86-93 3.2.4.1. Araç-Gereç Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………..86-87 3.2.4.2. Aydınlatma Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları………………87 3.2.4.3. Çalgı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………….87 3.2.4.4. Doğada Var Olan Nesne Adlarıyla Kurulan Bitki Adları.87-88 3.2.4.5. Ev Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları………………………88 3.2.4.6. Gıda Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………88 3.2.4.7. Giysi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………………..88-89 3.2.4.8. ş Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………….89 3.2.4.9. Kap-Kacak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………….89 3.2.4.10. Kesici-Delici-Batıcı Alet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları.. 8990 3.2.4.11. Kırtasiye Malzemeleriyle Kurulan Bitki Adları………….90 3.2.4.12. Kumaş Yapımı Ürün Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…….90 3.2.4.13. Metal-Maden Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………….91 3.2.4.14. Oyuncak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………………91 3.2.4.15. Patlayıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………… 91 3.2.4.16. Takı ve Süs Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları…………….92 3.2.4.17. Temizlik Aletleriyle Kurulan Bitki Adları………………..92

ix

3.2.4.18. Yakıcı ve Yanıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…92 3.2.4.19. Yapı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………93 3.2.5. Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları………………………………94100 3.2.5.1. nsana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları………………..94-95 3.2.5.2. Hayvana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları………………..95 3.2.5.3. Organa Benzetilerek Kurulan Bitki Adları……………….95-98 3.2.5.4. Nesneye Benzetilerek Kurulan Bitki Adları…………...98-100 3.2.5.5. Güzelliğe Dayalı Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları……..100 3.2.5.6. Hayalî Yaratıklara Benzetilerek Kurulan Bitki Adları……. 100 3.2.6. Tür Adlarıyla Kurulan Bitki Adları ………………………...101-102 3.2.6.1. +giller Ekiyle Kurulan Bitki Türleri……………….. .101-102 3.2.6.2. +lAr Ekiyle Kurulan Bitki Türleri…………………………102 3.2.7. Yer Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………...103-107 3.2.7.1. Bağ-Bahçe, Tarla ve Çeşitli Kara Parçalarıyla Kurulan Bitki Adları…………………………………………………103-104 3.2.7.2. Dağ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………104 3.2.7.3. Deniz, Göl ve Dere Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…104-105 3.2.7.4. Dinsel Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………105 3.2.7.5. Ülke, Şehir, lçe, Semt Adlarıyla Kurulan Bitki Adları.105-106 3.2.7.6. Kapalı Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………106-107 III. B TK ADLARINDA GEÇEN YAPIM EKLER ………………108-153 1. simden sim Yapma Ekleri………………………………………..109-127 2. simden Fiil Yapma Ekleri………………………………………128-129 3. Fiilden Fiil Yapma Ekleri………………………………………….130-133 4. Fiilden sim Yapma Ekleri………………………………………134-153 IV. V. VI. TÜRK YE TÜRKÇES B TK ADLARI SÖZLÜĞÜ…………..154-620 SONUÇ……………………………………………………………..621-622 B BL YOGRAFYA………………………………………………..623-628

x

KISALTMALAR L STES ESER ADLARI AA: AAT: ADYA: AVA: BTS: BÜYA: DA: DS: E A: Erz. .A. : ETA: EYA: EYAD: Gaz.A. : GBAA: GD AT: Ka.Y.A. : KBAYA: K A: K AT: KMYA: Krş.Y.A. : KYA: MBTS: Aybastı Ağzı Anadolu Ağızlarından Toplamalar Adıyaman ve Yöresi Ağızları Avşar Ağızları Biyoloji Terimleri Sözlüğü Bünyan ve Yöresi Ağızları Diyarbakır Ağzı Derleme Sözlüğü Edirne li Ağzı Erzurum li Ağızları Eskişehir Türkmen Ağızları Eskişehir ve Yöresi Ağızları Elazığ Yöresi Ağızlarından Derlemeler Gaziantep Ağzı III Güney Batı Anadolu Ağızları Güney Doğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar Kaman ve Yöresi Ağızları Keban-Baskil ve Ağın Yöresi Ağızları Kars li Ağzı Kuzeydoğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar Karaman ve Yöresi Ağızları Kırşehir ve Yöresi Ağızları Kütahya ve Yöresi Ağızları Misalli Büyük Türkçe Sözlük

Gürc. Çağ. ET. Hak. EAT. HAvr.xi OAAD: SA: ST AT: TaS: TBAS: TS: TAYA: T YA: UA: ZBK A: Orta Anadolu Ağızlarından Derlemeler Suluova Ağızları Sivas ve Tokat lleri Ağızlarından Toplamalar Tarama sözlüğü Türkçe Bitki Adları Sözlüğü Türkçe Sözlük Talas ve Yöresi Ağızları Tokat li ve Yöresi Ağızları Urfa Ağzı Zonguldak-Bartın-Karabük lleri Ağızları D L ADLARI Alm. Far. EFar. br. EYun. Fr. Erm. EErm. Hint. Ar. EFr. Çin. Blg. Aram. Almanca Arapça Aramice Bulgarca Çağatayca Çince Eski Anadolu Türkçesi Eski Ermenice Eski Farsça Eski Fransızca Ermenice Eski Türkçe Eski Yunanca Farsça Fransızca Gürcüce Hakanî Lehçesi Hint-Avrupa Dilleri Hintçe branice .

Sans. Yun.xii ng. Osm. T. dil. Sırp. ngilizce spanyolca talyanca Latince Moğolca Orta Farsça Orta Latince Osmanlıca Orta Türkçe Sanskritçe Sırpça Sogdca Sümerce Slavca Türkçe Yeni Türkçe Yunanca D ĞER KISALTMALAR And. Sümer. sp. OLat. Sl. Lat. Anadolu Ağızlarında Çocuk Dili Özel sim karşılığı . OT. t. Sogd. krş. çoc.Ağz. is. YT. OFar. Moğ. öz.

xiii S MGELER Uzun a Yunan alfabesinde kullanılan bir tür a sesi Arapça kelimelerde kullanılan h sesi ( ) Uzun e Kalın g ( ) ħ į Hırıltılı h ( ) Uzun i Kalın k ( ) ŋ ō ó ś ŧ ū Nazal n Uzun o Yunan alfabesinde kullanılan bir tür o sesi Arapça kelimelerde kullanılan sad sesi ( ) Arapça kelimelerde kullanılan tı sesi ( ) Uzun u Arapça kelimelerde kullanılan zı sesi ( ) ź Arapça kelimelerde kullanılan ze sesi ( ) ā á ĥ ē .

Ekin ekme ve biçme işlerinde eskiden beri bilgi ve tecrübe sahibi olan Türkler. Bitki kavramının ifade ettiği o kadar çok mana vardır ki. Rengi. 188). 6). kokusu ve görüntüsüyle çevremizi baştan başa saran bitkilerin tabiata sağladığı faydalar ve insana sunduğu nimetler saymakla bitmez. Bu tasnifin oluşturulmasında “bitki”nin esas alınması. bazen duygularımızı anlatmanın en güzel yolu. Atalarımız ağaç ile mimariyi. “toprağı” dünyayı baştan başa saran. Bitkinin yetişmesi toprağa. bitkiler bazen edebiyatın konusu. 61. tabiat ile medeniyeti uzlaştırmışlardır. Her bitkinin ayrı bir değeri ve ayrı bir anlamı vardır. at. tavşan gibi yaratıklar ise hayvan kavramına ulaştırır (Aksan. yazı”. bazen de bir ilin. yaşadığı dünyaya ait sürekli deneyimler edinme. Toprak bitkilere hayat veren. 93). Ekilen. bir kültür mahsulüdür. biçilen veya kendi kendine yetişen varlıklar da “bitki” adıyla tanımlanmıştır. Caminin içine . nsan zihninde var olan bir yeti. bazen sevgiliye sunulabilecek en güzel hediye. bazen renk ve koku. 40). şirketin veya takımın sembolüdür. Menekşenin. Tabiattaki varlıklar. diğer yandan bitki odaklı bir bakış açısına sahip olduğumuzu ortaya koymaktadır.1 I. bir yandan bizim bitkiye verdiğimiz önemi gösterirken. tilki. benzer özellikleri sayesinde tasnif edilmektedir. inek. gülün. Bitkiler hayatımızın her alanına girmiş varlıklardır. ekilmemiş toprak parçasına “kır. Bitkiler içerisinde “ağaç” mimarimizin ve bütün hayatımızın en lütufkâr yardımcısıdır (Tanpınar. G R Ş nsanoğlu dil gücünün. dil yetisinin yanında çevresine. tanıma yetisine de sahiptir. ekilmiş toprak parçasına da “tarla” denmektedir (Ögel. dünyadaki nesneleri sınıflandırmayı. Ağaç. Anlambilim. Yani tabiatı isimlendirirken evrenin şekil yapısından ziyade. köpek. genel kavramlara ulaşmayı sağlar. üzerindeki bitki örtüsü esas alınmaktadır. elle tutulur bir varlık olarak görmekteydi (Ögel. Türkçemizde. ürünün bereketini ve verimliliğini arttıran bir güçtür. sardunyanın ortak niteliklerine dayanılarak yapılan bir sınıflandırma bizi bitki kavramına. toprağın korunması da bitkiye bağlıdır. Beş Şehir.

223-229). kuzukulağı. kaşıkotu” (Aksan. Sayılarını daha da arttırabileceğimiz bu örnekler Türk insanının ne kadar özgün ve nükteli benzetme ve adlandırmalar yapabildiğinin açık göstergeleri durumundadır. horozibiği. keçiboynuzu. gül gibi”. görünüşü ve yetiştiği ortam dikkate alınmaktadır (Duran. yıldızçiçeği. Örneğin ekşiliği anlatmak için “limon gibi”. Sözlü ve yazılı dilde örnek gösterirken veya benzetme yaparken bitki adlarını çok sık kullanırız. ayıkulağı. yüksükotu. öküzgözü. tabiatı görünür ve izlenmeye değer kılar. nsanlar yakından uzağa doğru. Her dilde. Hayvan organlarına dayanan. devetabanı. aslankuyruğu. güzel bir kokuyu tanımlamak için “çiçek gibi. bitki adlarının Türkçede ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir. Yine bazı kelimelerde doğadaki nesnelerden bitkiye yönelik adlandırmalar vardır: “boruçiçeği. öküzdili (sığırdili). keçisakalı. buzağıburnu. . Çiçeği farenin kulağına bezeyen Auricula muris bitkisi de Latincede. özellikle onların biçimlerini yansıtmak üzere doğadaki benzer nesnelerle ilişki kurma yoluna gidildiği. yumuşaklığı belirtmek için “pamuk gibi”. atkuyruğu. Tabiatı şiire. Farsçada. çantaçiçeği. kadifeçiçeği. birçok bitkiye doğadaki nesnelerle benzerliklerine dayanılarak ad verildiği görülmektedir. güzelliğini bitkilerden alır. Yunancada. Bir nesnenin özelliklerini daha da belirgin olarak anlatmak üzere başka bir nesneden faydalanma eğilimi diğer dillerde olduğu gibi Türkçede de çoğu zaman başvurulan bir yöntemdir. kuşburnu. doğaya bağlı anlatımın tanığı olan aşağıdaki bitki adları içinde de başka dillerdeki karşılıklarıyla anlamca yakınlığı bulunanlar vardır: “tavşankulağı. Fransızcada hep “farekulağı” diye adlandırılır. 60). resme ve çeşitli sanat dallarına sokan. aslında bitkilerdir. Anlatımlarımızda bitki adlarını çok sık kullanmamız. Almanca (löwenmaul) karşılıkları da aynıdır. Örneğin çiçeğinin biçimi aslanın ağzına çok benzeyen Anthirrinum bitkisi Türkçede “aslanağzı” adını alırken ngilizce (lion’s mouth). Bu adlandırmada faydacı bir yaklaşım esas alınmıştır. Tabiat. aslanpençesi. 51). itburnu. koyungözü.2 ağacı ve suyu sokmuşlardır (Kaplan. eşekkulağı. çünkü bitkiler. turnagagası” gibi. kendilerine faydalı olanlardan başlayarak bütün bitki dünyasını adlandırmışlardır. sığırkuyruğu. Bitkilerin adlandırılmasında bitkinin kullanılışı. Türkçenin Gücü. Arapçada. incelik ve uzunluğu tasvir etmek için “fidan gibi” sözlerini kullanırız.

bitkileri ve bitki adlarını konu edinen bütün bilim dallarını yakından tanımamız gerekmektedir. arkeologlar ve genetikçiler tarafından şimdiye dek oldukça az araştırılmıştır.com). eczacıları. kök. halkın yakacağı ve hayvanların yemi olarak da kullanılabilmektedir. Aslında bu zenginlik botanikçiler.blogstop. Ayrıca belli bir merkezde değerlendirilmediği için dağınık ve zor ulaşılan yayınlar hâlinde kalmıştır (http://etnofertug. Örneğin kırmızıbiber (acı biber) Türkiye’de çok tüketilirken. çevrebilimcileri ve özellikle de etnobotanikçileri yakından ilgilendirmektedir. Ayrıca erozyonu ve çeşitli çevre felaketlerini önlemede en etkili çözüm olan bitkilerden hasır. Bu gibi çeşitli araç-gereçler de . Bu eksikliği gidermek için.blogstop. Aynı bitki bazı toplumlarda damak tadı olarak ön sıralarda gelirken. sepet. aynı zamanda antropologları. Bitkiler gıda ve ilaç olmak üzere iki temel kullanım alanına sahip bulunsa da. beslenme uzmanları. ekonomi uzmanları. Kırsal kesimde yabanî ot. Pek çok kültür ve medeniyete ev sahipliği yapmış olan Anadolu’nun zengin bir bitki dünyası vardır. Dilimizi ve kültürümüzü daha iyi kavrayabilmemiz için. Bitki adları sadece dilcileri değil. başka bir toplumda hiç el sürülmeyen bir bitki durumunda olabilmektedir.com).blogstop.com). Halkın binlerce yıldan beri kullandığı yabanî bitkiler ve tarıma alınmış bitkiler ile bu bitkilerin toplanma ve işlenme teknikleri etnobotanik kapsamına giren konulardır (http://etnofertug. Kaldı ki. süpürge yapılabilmektedir.3 Tasnif yaparken her toplum kendi faydasını göz önünde bulundurmuştur. Toplumların tüketim oranlarının ve kültürel yapılarının bitkileri tasnif etmekte oynadığı rolün önemi burada ortaya çıkmaktadır. Yapılan araştırmalar da ne yazık ki birçok yönden doyurucu olmaktan uzaktır. gıda olarak kullanılan bitkilerle tıp alanında kullanılan bitkiler arasında büyük bir örtüşme vardır (http://etnofertug. Rusya’da neredeyse hiç tüketilmez. çeşitli alanlarda çalışan bilim adamlarının bir araya gelerek kendi çalışmalarını ortaya koymaları. meyve ve mantarlar gıda olarak kullanılmaktadır. kültürlerin isimlendirme ve tasnif üzerindeki etkisini de araştırmaktadır. görüş alış verişinde bulunmaları ve ortak değerlendirmeler yapmaları gerekmektedir. Bunun yanında etnobotanik.

Yunanca. Türemiş ve Birleşik” yapılı olmak üzere üç ana başlık altında inceleyebiliriz. Gerek Anadolu ağızlarında. gerekse Türk kültürünün çeşitli gelişim dönemlerinden kalma derin bir kültür hazinesi bulunmaktadır. Türkçe kökenli olan basit yapılı bitkiler dilimizde az yer tutmaktadır. öteden beri tarım ve hayvancılıkla uğraşması. Moğolca. Bugün Anadolu ağızlarımız yazı diline oranla birkaç kat daha geniş bir söz varlığına sahiptir (Aksan. 223-229). Slavca. bizleri bitkilerle ilgili daha geniş bilgilere ulaştıracaktır. Çince. ngilizce. Türkçenin Gücü. Türkçe bitki adlarıyla ilgili ilk bilgiler 11. Türkiye Türkçesinde kullanılan bitki adlarını “Basit. yüzyılda Kâşgarlı Mahmut tarafından yazılmış olan ve Türk dilinin ilk sözlüğü olarak kabul edilen Divanü Lûgat-it Türk’te bulunmaktadır. Ermenice. Fransızca. Farsça.4 değerlendirmelerle ortaya çıkacak sonuçlar. Anadolu’nun Türk kültürü sayesinde nasıl yurt hâline getirildiğini algılamamıza yardımcı olacak kaynaklardır. Bu sözlükte kayıtlı olan bitki adlarının birçoğu hâlen Anadolu’da kullanılmaktadır (Duran. Anadolu’da gerek eski uygarlıklardan. Rusça. dilimizdeki bitki adlarını yapı ve kavram bakımından inceleyerek bitkilerin adlandırma yollarını belirlemek ve Türkçenin bitki zenginliğini ortaya koymaktır. Anadolu ağızlarındaki bitki isimleri halk biyolojisinin en önemli malzemeleri durumundadır (halk biyolojisi için bk. ekip biçtiği toprağı “sadık bir yâr” olarak görmesi gibi faktörler etkili olmuştur. gerekse yazı dilimizde bitki adlarının önemli bir yeri vardır. Bu malzemeler. Gürcüce. Sırpça. 1). “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” isimli doktora tezimizin amacı. Basit yapılı bitki adlarını Türkçe kökenli olanlar ve Alıntı bitki adları oluşturmaktadır. Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. Alıntı bitki adları ise “Arapça. Berlin Brent ve Diğerleri. Bulgarca. . 69). spanyolca. Latince. Bitki adlarının önemli bir yer tutmasında Türk insanının doğayla iç içe yaşaması. talyanca.

Adlandırma yaparken. kurt baklası. Osmanlı lâlesi. Hayvan adlarıyla kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “ayı ardıcı. bitkileri kendilerine çok yakın görmüşlerdir. kadınparmağı. Birleşik bitki adları. Bunda organların şekil yapıları önemli ölçüde etkilidir. Macar üzümü. tosbağa otu. sıfat tamlaması. nsana özgü özelliklerle kurulan bitki adlarına şu örnekleri verebiliriz: “dede gülü. tavşan kirazı. isimden fiil. tavşan gibi kelimelerdir. tekrar grubu. insanlar bitkilere kendi yaşayış ve kültürlerini yansıtmış. it. Hayvanların besin kaynağının bitkiler olması sebebiyle. organ. domuz. deve elması. isnat grubu. fiilden fiil. nsanın bitkileri organ adlarıyla tanımlaması. Türk biberi”. Özellikle benzetme yaparken organ adlarını çok sık kullanırız. Bitkiler insan hayatını daha anlamlı kılan ve kolaylaştıran varlıklardır. deve dikeni. kuş. peygamber üzümü. yılankuyruğu” kelimelerini örnek gösterebiliriz. cümle biçiminde kurulanlar”. Kavram bakımından birleşik bitki adları ise “insana özgü özellikler taşıyanlar. yılandili. Bitkileri adlandırmanın diğer bir yolu da organ adlarından faydalanmaktır. bitkilerin adlandırılmasında çeşitli hayvan isimleri kullanılmıştır. eşek yoncası. . yer adları ve benzetmelerle kurulanlar” olmak üzere çeşitli yönlerden değerlendirilebilmektedir. yapım ekleri bölümünde ayrıntılı olarak ele alınmış ve bitki adları tahlil edilmiştir. Bu ekler. eşya-nesne. Alman papatyası. kulak otu. Bu nedenle bitki adlarında insana özgü özellikler geniş yer tutmaktadır. bozoğlan. Organ adları dilin en eski kelimelerindendir. Yapı bakımından birleşik bitki adları şu kelime gruplarıyla oluşmuştur: “isim tamlaması. nsanların bitkilerden faydalanabilmeleri için öncelikle onları adlandırmaları gerekmekteydi. hayvan. yılanbaklası”. kurt. fiilden isim yapma ekleri”nden bir ya da birkaçını alarak kurulmuştur. itgülü. hanımeli. tavuk otu. yapı ve kavram bakımından incelenebilmektedir.5 Türemiş bitki adları “isimden isim. sıfat-fiil grubu. eşek. dilin oluşum mantığından kaynaklanmaktadır. Bitkilerde en çok rastlanan hayvan adları ayı. tür. gülburnu. domuz baklası. Organ adlarıyla kurulmuş bitkilere “aslanağzı. deve.

Tür adlarıyla kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “abanozgiller. aktavuk. dutgiller. Bir türe ait bütün bitkileri ifade edebilmek için tür adları kullanılır. “Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü” kısmı tezimizin en önemli bölümlerinden biridir. sultanküpesi”. Bu sözlükte bitki adlarının kökenleriyle ilgili bilgi ve kaynaklar topluca bir arada bulunmaktadır. kaynakları. tohumlu bitkiler”. nsanlar yerleşik hayata geçtikten sonra çeşitli araç-gereçlere ve ev eşyalarına sahip oldular. Bunlar bitkinin kaynağını. Benzetmelerle kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “ağlayangelin. bahçe teresi. Bitkilere eşya-nesne adlarının verilmesindeki temel sebepler. Benzetmelerle kurulan bitkilerin adlandırılmasında bitkinin rengi. Yer adları. bitki adlarıyla ilgili etimolojik bilgiler de yer almaktadır.6 Bitkilerin adlandırılmasında eşya-nesne adları çok kullanılmıştır. Kimi bitkiler bazı yörelerde rahatlıkla yetişebilirken. Bitki adlarının kökenleriyle ilgili bilgiler verilirken. Türkçe Yer Adları Kılavuzu. bitkinin şekil benzerliği ve eşya-nesne yapımında kullanılmasıdır. çeşitli organ ve nesnelere benzetilerek kurulmaktadır. bir milletin yerleşme (iskân) tarihi için en önemli belgelerden birisidir (Gülensoy. Eşya-nesne adlarıyla kurulmuş bitkilere “akbardak. nerede üretildiğini. defnegiller. gelindili. nereden geldiğini ve yayıldığını gösterir. Halep çamı”. etimolojik sözlükler . Tür adları Türkçede +giller ve +lAr ekiyle kurulmaktadır. süsengiller. etraflarındaki eşyalarla tanımlamaya başladılar. bir türün temsil ettiği bütün bitkileri içine alan ve bitki aileleri oluşturan eklerdir. ayıparmağı. Bunlar genellikle insanlara. kimileri hiç yetişmez. Yer adlarıyla kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “ada soğanı. Burada bitki adlarının tanımları. bodurmahmut. Böylelikle tabiatı. Yetişme alanından dolayı bazı bitkilerin adlandırılmasında yer isimleri kullanılmıştır. Girit lâlesi. altınbaşak. IX). Her bitkinin kendine has bir yetişme alanı vardır. tek çenekliler. papaztakkesi. çanakkıran. Bunlar. zeytingiller. borazan mantarı. şemsiye mantarı” kelimelerini örnek verebiliriz. Yeryüzünde aynı türe mensup olan ve yapı olarak birbirine benzeyen birçok bitki bulunmaktadır. Anadolu ağızlarındaki varyantlarının yanında. kozalaklılar. dağ kavağı. hayvanlara. biçimi. görünümü ve kullanım özellikleri esas alınmaktadır.

bunların kökenleriyle ilgili bilgiler verilememiş. Her millet. zor bir iştir. bizlere Türk dilini. Ancak bazı bitki adlarının etimolojik yapılarıyla ilgili hiçbir kaynağa veya açıklamaya rastlanmadığından. Sonuç olarak şunları söyleyebiliriz: Türkçe.7 kaynak gösterilmiştir. Bitki adlarının kökenini bulmak. Türk düşüncesini ve yaşadığımız coğrafyayı daha yakından tanıtacaktır. Bu sebeple bazı bitki adlarına kaynak gösterilememiştir. kök ve kelimeler ait oldukları dillere göre verilmiştir. bitki adlarının asıl kökenlerine ulaşmak daha da zor olmuştur. sadece tanımları ve kaynakları belirtilmiştir. Bitki adlarını oluşturan ek. tabiatı tanıma ve algılama biçimimizin. çevresinde bulduğu ya da yetiştirdiği bitkileri kendi kültürüne göre kullanır ve kendi dil mantığına göre adlandırır. . binlerce yıldan beri nesilden nesile aktarılan yaşama düzenimizin. Özellikle Anadolu ağızlarında kullanılan bitki adlarında birçok ses değişmesi görüldüğünden. zihinden zihine süzülen kültür varlıklarımızın âdeta kelimelere damıtılmasıyla oluşmuştur. 15). Bitki dünyamızı ayrıntılarıyla ortaya koymamız ve bitkilerin adlandırma yollarını belirlememiz. Türk Dilinin Yurtları. Kültür unsurlarımızı canlı tutan ve milli kimliğimizin oluşumuna katkıda bulunan en değerli varlığımızdır. dünyanın en eski ve en çok kullanılan dilleri arasında önemli bir yere sahiptir (Özkan. Bu kelimeler kültür tarihimizin.

NCELEME .8 II.

dal. Basit yapılı bitki adları Türkiye Türkçesinde az yer tutmakla birlikte. bunlardan “arpa. 219). darı. iğde. kayın. BAS T YAPILI B TK ADLARI 1. TÜRKÇE KÖKENL B TK ADLARI Basit kelimeler. erik. çim. ağu ala ardıç arpa aşı bağa bey bıyık boya bük cırt cız çağ çaşıt çet çiğ çim çomak çöğür çöpür dal darı dip düve ebe ekşi enek erik geyik gonur gön iğde kak kat kav kavun kayın kayır kök ot sası saz tilki tip tük üvez . ot. kök durumunda olan ve herhangi bir türetme ekiyle genişletilmemiş bulunan tek kelimeden ibaret adlardır (Korkmaz.9 1.1. kavun. kök. saz” gibi bitkiler günlük hayatta çok geniş bir kullanım alanına sahiptir.

Latince. Alıntı bitki adlarını. talyanca. Bunlar “Arapça. ‘amme) anzarot: (< Ar. Bulgarca. ‘anzerūt) araz: (< Ar. a ra) amme: (< Ar. türemiş kelimeler olsalar bile. ‘āşūre) ayān: (< Ar. ALINTI B TK ADLARI Başka bir dilden alınmış kelimelere alıntı kelimeler denir. ‘ādile) afat: (< Ar. hezār+reng) gibi birleşik kelimeler de bulunmaktadır. hıyarşembe (< Far. ‘abaytarān) berdi: (< Ar. eş ar) aşur: (< Ar. celeb) ceviz: (< Ar. buŧm) celep: (< Ar.2. bil-‘usāre) buttum: (< Ar. alıntı yapılan dillere göre listeledik. cummayz) cümele: (< Ar. culcul) cümbez: (< Ar.2. Rusça. Slavca. ngilizce. cumcuma) culban: (< Ar. Yunanca domáta kelimesi domates olarak geçmiştir. Yunanca. ‘īd) bakam: (< Ar. Alıntı bitki adları dilimize girerken birtakım ses değişikliklerine uğramış ve Türkçenin yapısına uyum sağlamıştır. ba am) bakla: (< Ar. Sırpça. Farsça. ‘acūr) adile: (< Ar. Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. ħiyār+çenber). culbān) cimcime: (< Ar. Ermenice.10 1. amber+būy). hezaren (< Far. ‘araz) asfur: (< Ar. Fransızca. transkripsiyonlarıyla birlikte. Bunlar arasında amberbu (< Far. āfāt) akri: (< Ar. bezr) bilisura: (< Ar. Moğolca. Gürcüce. cevz) cılban: (< Ar. bardī) bezir: (< Ar. ‘acem) acemi: (< Ar. ‘uśfur) aspir: (< Ar. culbān) cücül: (< Ar. abla ) abuzambak: (< Ar. ebūzanba ) acem: (< Ar. Örneğin. spanyolca. ‘acemî) acur: (< Ar. bā ilā) baytaran: (< Ar. Türkiye Türkçesinde kullanılan alıntı kelimeler arasında çok sayıda bitki adı bulunmaktadır. ‘ayān) ayıt: (< Ar.1. Arapça za’ferān kelimesi Türkçeye safran olarak. ‘uśfur) aşkar: (< Ar. Arapça Alıntı Bitki Adları ablak: (< Ar. Çince. 219). 1. cumel) . dilimizde yapım ekleriyle genişletilmedikleri sürece basit kelimelerdir (Korkmaz. Alıntı kelimeler geldikleri dillerin kurallarına göre.

‘unnāb) ibran: (< Ar. maĥleb) mahluç: (< Ar. kerefs) keten: (< Ar. ħāśś) haşhaş: (Ar. ahve) kakule: (< Ar. mercān) meydanî: (< Ar. enfiyye) fattak: (< Ar. ħiŧŧa) hiltit: (< Ar. cawşīran) çitil: (< Ar. fūl) gādime: (< Ar. ādime) galete: (< Ar. kam’a) kereviz: (< Ar. miśr) mışmış: (< Ar. māş) melike: (< Ar. leylāk) limon: (< Far. arīb) gasil: (< Ar. galle < gılāl) halayık: (< Ar. līmūn / Ar. fat ) ferik: (< Ar. fıŧrį) ful: (< Ar. ĥalfe) halfat: (< Ar. emr) emriz: (< Ar. me āre) mahlep: (< Ar. firfir) fitri: (< Ar. ā ulle) keme: (< Ar. kettān) kılıf: (< Ar. Dimaş /Dimiş +î) elmelik: (< Ar. ĥāzık) hebil: (< Ar. ħardel) harnup: (Ar. irmizį) künefi: (< Ar. şam’) çaşıran: (< Ar. şaŧl) dımışkı: (< Ar. kināfe–künāfe) küşne: (< Ar. ħayr) hazık: (< Ar. allāt) garip: (< Ar. māmezā) maş: (< Ar. ħarrūb/ħarnūb) ħas: (< Ar. maĥmūde) mamıza: (< Ar. hülbî) hünnap: (< Ar. ilāf) kırmızı: (< Ar.11 çam: (< Ar. maĥlūc) mahmude: (< Ar. ĥalį c) hamıza: (< Ar. fundu ) fıstık: (< Ar. ħatmi) hayır: (< Ar. ilĥāĥ) incaz: (< Ar. elmelik) emir: (< Ar. hindibā) hülübü: (< Ar. emrāz) enfiye: (< Ar. ħabl) herim: (< Ar. ferį k) fındık: (< Ar. ĥanžal) hardal: (< Ar. ĥiltį t) hindiba: (< Ar. ĥamį ze) hanzal: (< Ar. incāz) kahve: (< Ar. kuşnā) leylâk: (< Ar. leymūn) mağara: (< Ar. fustu ) filfil: (< Ar./Far. meydānį) mısır: (Ar. mişmiş) . melike) meliki: (< Ar. ‘ibrān) ilhah: (< Ar. asl) gılla: (< Ar. ħalā’i ) halfa: (< Ar. ĥalfe) haliç: (< Ar. ħaşħāş) hatmi: (< Ar. melikî) mercan: (< Ar. herį m) hıta: (< Ar.

sa‘leb) salman: (< Ar. dabbūs) tum: (< Ar. şı ) taflan: (< Ar. müşkil) müşk: (< Ar. şihāb) şahabî: (< Ar. nārenciyye) narınç: (< Ar.12 miski: (< Ar. şihābî) şakayık: (< Ar. balluŧ) rasat: (< Ar. śāmit) sandal: (< Ar. şemāme) şemsaver: (< Ar. diflā) tahıl: (< Ar. tu’m) tutya: (< Ar. tesbį ’) tevris: (< Ar. zivān) zülbeya: (< Ar. misk) nane: (< Ar. za ūm) zavrak: (< Ar. sūsen) şahab: (< Ar. za’ferān) salep: (< Ar. ŧarħūn) tefarik: (< Ar. śināb) silk: (< Ar. nebātāt) patpat: (< Ar. tūtyā) uşrat: (< Ar. summāk) susam: (< Ar. tefārī ) temsil: (< Ar. nārenc) nebat: (< Ar. tevrįś) topuz: (< Ar. reyĥān) safran: (< Ar. selmān) samit: (< Ar. mişkāt) muz: (< Ar. źihnį) zeytin: (< Ar. silk) suduran: (< Ar. daħl) tarhun: (< Ar. uşniyye) velvele: (< Ar. nebāt) nebatat: (< Ar. şa ā’i ) şamama: (< Ar. sa’tar) zakkum: (< Ar. mūz) mültüme: (< Ar. nārenc) narenciye: (< Ar. mürte’iş) müşgül: (< Ar. şems + Far. uşrat) üşniye: (< Ar. rāzi į ) reyhan: (< Ar. zevra ) zehni: (< Ar. velvele) zahter: (< Ar. śandal) savat: (< Ar. raśad) razakı: (< Ar. misvāk) mişkat: (< Ar. sīsām) süsen: (< Ar. -āver) şıkık: (< Ar. miskî) misvak: (< Ar. temŝį l) tesbi: (< Ar. baŧbāŧ) pelit: (< Ar. na’nā’) narenc: (< Ar. zeytūn) zivan: (< Ar. zülbeyā) . sevād) sınap: (< Ar. mültemi) mürdeşe: (< Ar. śudūran) sumak: (< Ar.

2. tūt. da da ān) dudiye: (< Far. ābnūs/abanūs) aferin: (< Far. bādranbūya) bagmen: (< Far. gulābī) gürz: (< Far.2. Farsça Alıntı Bitki Adları abanoz: (< Far. bāk) balaband: (< Far. ispandān. bādām) badıramba: (< Far. āzād) azvay: (< Far. ħiyār-çenber) hoş: (< Far. tūd) erguvan: (< Far. cevşen) çılan: (< Far. ā uş) alıç: (< Far. āveng) hezaren: (< Far. ħiyār) hıyarşembe: (< Far. ħurmā) hülü: (< Far. sirīş) çükündür: (< Far. belesān) bamya: (< Far. encīr) isfendan: (< Far. gurz) ħar: (< Far. çelik) çeltik: (< Far. fūl-bahār) giya: (< Far. çelāna) çınar: (< Far. amberbūy) arış: (< Far. çu undur) dağdağan: (< Far. sipandān) ışgın: (< Far. isfendān) . behār) bāk: (< Far. bā bān) bahar: (< Far. birincāsf) bostan: (< Far. ça ale) çavdar: (< Far. gul) gülâbi: (< Far. şalam) çelik: (< Far. cį a) cumbur: (< Far. çunbul/çumbul) cücük: (< Far. emrūd/ermūd/enberūd) azat: (< Far. çelān. çenār) çiriş: (< Far. unce) gül: (< Far. çūdār) çedene: (< Far. caudāna) çelem: (< Far. hevīc) hevek: (< Far. cücek) çağla: (< Far. būstān) cığa: (< Far. rīşte) filbahar: (< Far. benefş) berge: (< Far. hulū) ıspatan: (< Far. bālābān) balsama: (< Far. ālūçe) alo: (< Far. ħāvlincān) havuç: (< Far. bāmiya) beneviş: (< Far. ħōş) hurma: (< Far. hezār+reng) hıyar: (< Far. ŧūŧīye) dut: (< Far. ereş-eriş) armut: (< Far. barga) birincivasıf: (< Far. ħar) havlıcan: (< Far.13 1. āferīn) ağuş: (< Far. er avān) erişte: (< Far. şeltūk) çeşmezen: (< Far. kiyāh) gonca: (< Far. āzvāy) badem: (< Far. çaşma-zan) çevşen: (< Far. ālū) amberbu: (< Far. aşħūn) incir: (< Far.

piyāz) poy: (< Far. parparam) piyaz: (< Far. peren) pesin: (< Far. į şān) kāhu: (< Far. mīva. nevrūz) naz: (< Far. ħarbuz. gişnīz) kizir: (< Far. nār / enār) narcil: (< Far. kerāviye) keşir: (< Far. merz) mestan: (< Far. kālak) kelem: (< Far. pur) ravent: (< Far. pį r) pirasit: (< Far. sūde) sümbül: (< Far. lāle) lülük: (< Far. gazar) keşkül: (< Far. kenger) keraviye: (< Far. māye) maye: (< Far. māle) maya: (< Far. aranfül) karpuz: (< Far. bīşa) meyve: (< Far. kalam) kenger: (< Far. keşkūl) kişmiş: (< Far. birinc) pirpirim: (< Far. būy) pür: (< Far. pāzı) perdeben: (< Far. nārdīn) narven: (< Far. nargį l) nardin: (< Far. gawz) köse: (< Far. bādingān) payam: (< Far. ħarbūza) kayısı: (< Far. lüle) mala: (< Far. sedīr) servi: (< Far. panbu ) patlıcan: (< Far. rāziyāna) sebze: (< Far. nuħūd) palan: (< Far. kuncud) lâden: (< Far. pesį n) pir: (< Far. sunbul) şahten: (< Far. benefşe) mercanköşk: (< Far. aysī) kelek: (< Far. kişmiş) kişniş: (< Far.14 işan: (< Far. māye) mazı: (< Far. kūse) kunt: (< Far. nārven) navruz: (< Far. perdebend) peren: (< Far. kund) küncü: (< Far. bādām) pazı: (< Far. pālān) pamuk: (< Far. gizį r) koz: (< Far. māzū) menekşe: (< Far. şāhten) şahtere: (< Far. nāz) nefirne: (< Far. nīlūfer) nohut: (< Far. nergis) nilüfer: (< Far. şahterre) . pį rāste) pirinç: (< Far. serv) süde: (< Far. nefį r) nergis: (< Far. merzengūş) mercimek: (< Far. rāvend) rezene: (< Far. mercümek) merze: (< Far. mayva) nar: (< Far. sebze < sebz) sedir: (< Far. mestān) meşe: (< Far. kāhį) karanfil: (< Far. lāden) lâle: (< Far.

mōruk) pancar: (< Erm. turub. şemşīr) şir: (< Far. ts’maħ) çomağ: (< Erm. turunc) yasemin: (< Far. lazut) madımak: (< Erm.4.15 şalgam: (< Far. banjar) pışat: (< Erm. ç’ort’t’u) dangalak: (< ? Erm. zerde) zerdeçal: (< Far. şikār) şimşir: (< Far. ħozan) korunga: (< Erm. zerd-ālū) zerde: (< Far.3. zu āl) hozan: (< Erm. mor/morm) mora: (< Erm. zindegān) zoğal: (< Far. zerrīn) zerringade: (< Far. turb. kornkan) lâzut: (< Erm. çaman) çımak: (< Erm. teberze) tere: (< Far. şeft-ālū) şikar: (< Far. za īrak) zindiyan: (< Far. şį r) şireder: (< Far.2. madik) mor: (< Erm. tiryākī) töhmekan (< Far. ahlada) turunç: (< Far. ts’maħ) çortu: (< Erm. akantos) . cançul) çemen: (< Erm. zerāvend) zerdali: (< Far. alaf) zambak: (< Far. zerrīngede) zeyrek: (< Far. ħosor) 1. turf) 1. yāsemen) yulaf: (< Far. tuħmugān) tömbeki: (< Far. mor/morm) moruk: (< Erm. abril) anık: (< Erm. zerdeçāv) zerrin: (< Far. şeb-būy) şeftali: (< Far. zanba ) zeravent: (< Far. p’sat) tel: (< Erm. matutak) madik: (< Erm. patic) cancur: (< Erm. dārçīn) teberze: (< Far. tere) tiryaki: (< Far. tel) akunduz: (< EYun. Yunanca Alıntı Bitki Adları ahlat: (< Yun. şireder) tarçın: (< Far. ayı’nga) badıç: (< Erm. dan gluħ) eğinç: (< Erm. ananuħ) ayınga: (< Erm. Ermenice Alıntı Bitki Adları abrıl: (< Erm.2. e ic) hışır: (< Erm. tenbākū) turp: (< Far. şal am) şebboy: (< Far.

barbounia) barbunya: (< Yun. domáta) duduli: (< EYun. melissa) mersin: (< Yun. makedonesi) melisa: (< Yun. barbounia) bartun: (< Yun. maruli) masura: (< Yun. masuri) maydanoz: (< Yun. flamuri) ıspanak: (< Yun. bubúki) cimbiz: (< Yun. spanaki) kantaron: (< Yun. ankinára) epsit: (< Yun. pipéri) biberiye: (< Yun. diminitis) göleğez: (< Yun. áħerdos) avat: (< Yun. troħílos) efek: (< Yun. plátanos) bezelye: (< Yun. kentauron) kenevir: (< Yun. dáfni) dırağan: (< Yun. kisón) çukur: (< Yun. endomē’) enginar: (< Yun. pápiri) banda: (< Yun. bizélia) biber: (< Yun. afáki) emen: (< Yun. kerasi) kiren: (< Yun. diminitis) dimenit: (< Yun.16 amesken: (< EYun. lahano) mantar: (< Yun. ayiovotano) babır: (< Yun. bànda) barbun: (< Yun. phyton) fide: (< Yun. tsimbidi) cimlā: (< Yun. daphnē) damaskene: (< Yun. bótsa) böbük: (< Yun. kolokaz) halofit: (Yun. fiton < EYun. fasulia) fesleğen: (< Yun. murto) muşmula: (< Yun. kráno) köknar: (< Yun. filisa) gırmit: (< dilmit < Yun. mirsini) murt: (< Yun. kannavi) kerdeme: (< Yun. mukhlia) . mespilon) mühliye: (< Yun. vasilikon < vasilikos) fidan: (< Yun. dafni < EYun. xamofta) anadut: (< Yun. phideia) fiğ: (< Yun. kukunaria) lahana: (< Yun. piperiá) biberiza: (< Yun. drágana) dilmit: (< Yun. manitari) marul: (< Yun. piperitza) bidek: (< Yun. halsphyton) ıhlamur: (< Yun. kukunaria < kukunara) kütner: (< Yun. tsiħórion) dafne: (< Yun. arakas < arakos) aşendos: (< EYun. diminitis) domates: (< Yun. anadoti) anason: (< Yun. avátin/vatin) ayvadana: (< Yun. damáskino) defne: (< Yun. kardamo) kiraz: (< Yun. apsída) erez: (< Yun. tzímbla) çisan: (< Yun. damaskino) amofta: (< Yun. apidáki) boçça: (< Yun.) filiz: (< Yun. parténin/partén) beladan: (< Yun. anison) araka: (< Yun. ires) fasulye: (< Yun.

ruca) sekoya: (< Lat. Gentiana) komatula: (< Lat. gardenia) ipeka: (< Fr. caoutchouc) keşbir: (< Fr. palamudi) papatya: (< Yun. ipéca) jüt: (< Fr. Lobelia) lotus: (< Lat. arachide) aspidistra: (< Fr. algue) anemon: (< Fr. reseda) roka: (< Lat. anemone) araşit: (< Fr. acacia) ananas: (< Fr. ginseng) kantiyane: (< Lat. Fransızca Alıntı Bitki Adları akasya: (< Fr. prinari) piren: (< Yun. quassia) kauçuk: (< Fr. Latince Alıntı Bitki Adları basya: (< Lat. fougero) gardenya: (< Fr. radikia) şıka: (< Yun. prason) pırnal: (< Yun. drosera) fleol: (< Fr. sacer) çalba: (< Lat. papadia) pırasa: (< Yun. muscarimi) okume: (< Lat. ananas) atol: (< Fr.) ortanca: (< Lat. bambou) botanik: (Fr. dahlia) drosera: (< Fr. curcas) lobelya: (< Lat. felix) flora: (< Lat. fleole. cacao) kaktüs: (< Fr. phleole) radika: (< Yun. atoll) alg: ( < Fr.2. şıko veya şıka) tirfil: (< Yun.6.17 palamut: (< Yun. cactus) kamelya: (< Fr. triphyllon) tomara: (< Yun. tomari) kürkas: (< Lat. gentiāna) çakır: (< Lat. hortensia) rezede: (< Lat. vagina) fujer: (< Fr. Comatula) 1. cola) kolza: (< Fr. begonia) centiyane: (< Lat.2. capucine) kavasya: (< Fr. lotus) müşkülüm: (< Lat. patate) bambu: (< Fr. jute) kakao: (< Fr. colza) . cachemire) kola: (< Fr.5. camelia) kapuçin: (< Fr. sequoia) vanilya: (< Lat. botanique) dalya: (< Fr. flora) ginseng: (< Lat. bassia) begonya: (< Lat. aspidistra) badat: (< Fr. salvia) feliks: (< Lat. prinos) 1.

cornichon) küsküt: (< Fr. maranta) margarita: (< Fr. mimosa) 1. magnolia) maranta: (< Fr. latania) liken: (< Fr. geranio) funda: (< t. fondo) iskorçina: (< t. papyrus) petunya: (< Fr. ratanhia) tatula: (< Fr. mahonia) malto: (< manto < Fr. raffia) rambil: (< ng. datura) pik: (< ng. bordo) ceran: (< t. sardonya) veronika: (< t. mandarine) manolya: (< Fr. mini) müge: (< Fr. paprika) 1. belladonna) borda: (< t. palmier) papirüs: (< Fr.2. muguet) ofris: (< Fr. marguerite) mikoz: (< Fr. pomidoro/pomodoro) mancana: (< t. guardiana) . ophrys) okaliptüs: (< Fr. avocado) mini: (< Fr.2.) patates: (< t. kiwi) papaya: (< ng.8. starking) malatura: (< t. mycose) mimoza: (< Fr. petunia) portakal: (< Fr.7. ngilizce Alıntı Bitki Adları greyfurt: (< ng. orchidee) palmiye: (< Fr. portugal) ratanya: (< Fr. eucalyptus) orkide: (< Fr. spanyolca Alıntı Bitki Adları avokado: (< sp. rami) starking: (< ng.2. manteau) mandalina: (< Fr. scorzone) maki: (< t. papaya) paprika: (< ng. cuscute) lâtanya: (< Fr. azalea) banadura: (< t. pomidoro/pomodoro) belladonna: (< t. lichen) mahunya: (< Fr.18 kornişon: (< Fr. talyanca Alıntı Bitki Adları açelya: (< t. patata) peçek: (< peçe < t. macchi) 1. veronica) vardıyan: (< t. pezza) sardunya: (< t.9. pig) rafya: (< ng. Grapefruit) kivi: (< ng.

10. djanka) gocuk: (< Blg.-Hırv. loboda) pelin: (< Blg.) vişne: (< Sl.-Hırv. vişnya) ıştır: (< Blg.2. Bulgarca Alıntı Bitki Adları biryedim: (< Blg. kral) koçaç: (< Sırp. Sırpça Alıntı Bitki Adları babaçça: (< Sırp.14. krumpí r) lâbada: (< Blg. pelyn) . kojux) 1..13. bójur) canka: (< Blg. koçijaş) 1. quinaquina) koka: (< sp.11. askili) bitne: (< Gürc.2.2. dombay) 1.2.12. p’it’na < *pinta) dombay: (< Gürc. Gürcüce Alıntı Bitki Adları askil: (< Gürc.Sırp. coca) 1.19 kınakına: (< sp. Slavca Alıntı Bitki Adları koçan: (< Sl. popadica) kıral: (< Sırp. mantu) 1. çay) mantı: (< Çin.-Sırp. stir) kumpir: (< Blg. brekinya) bocur: (< Blg. Çince Alıntı Bitki Adları aylandız: (< Çince ailanto’dan) çay: (< Çin.2.

manga) nemisa: (< Lehçe.2.15. kartofel) mango: (< Port.2.20 1. niemcy) . acırga) baobap: (< Afrika yerli dillerinden) karağan: (< Moğ. Yabancı Yer simleriyle Kurulan Bitki Adları agılı: (< Meksika’daki Akala şehrinin adından) anapa: (< belki bir yer isminden) fulya: (< Güney talya’da bir bölge adı) kalembek: (< Hint Denizi’nde bir ada) 1. karağana) kartol: (< Rus. Diğer Alıntı Bitki Adları acırga: (< Moğ.16.

acı-mık) ağcaca: (< T. acı-mak) acımık: (< T. bakılda-k) baldırgan: (< T. bal+lı) ballıca: (< T. bal-tır-gan) ballı: (< T. al+dan-gaç) alluca: (< T. acı-ma) acımak: (< T. arak + T. bağır + t + lak) bağlaşık: (< T. aşı+lak) aşılama: (< T. az-ır-gan) azmuk: (< T. fiilden fiil yapma ekleri. lak) aydın: (< T. ayı+cı) azan: (< T. altın+cık) angıç: (< T. an+gıç) anslı: (< ? ans + T. fiilden isim yapma ekleri”. az-an) azırgan: (< T. lı) apırcak: (< ? apır + T. al+çak+cık) aldangeç: (< T. bağ+la-ş-ık) bakıldak: (< T. az-muk) bağırgan: (< T. at-ma+lı) avukçu: (< ? avuk + T. çu) avurtlak: (< ? avurt + T. acı+ca) acıma: (< T. 31). man) argun: (< T. isimden fiil yapma ekleri. ak+ça+ca) ağşayık: (< T. art+lı) asma: (< T. ak+ça) aklan: (< T. as-ma) aşılak: (< T. acıca: (< T. Türemiş bitki adları aşağıda listelenmiştir. al+ça) alçacık: (< T. alma + lık) altıncık: (< T. ay+dın) ayıcı: (< T. lı) atmalı: (< T. al+lı+ca) almalık: (< T. akşa-y-ık) aħsıl: (< T. ak+la-n) alaca: (< T. bağır-gan) bağırtlak: (< T. TÜREM Ş B TK ADLARI Türemiş kelimeler. cak) arakçıl: (< Yun. ak+sıl) akça: (< T. arpa + gan) artıgan: (< T. Türkçe bir yapım eki alıp da kökeni yabancı olan ya da bilinmeyen bitki adları da burada gösterilmiştir. al+az) alça: (< T. Türemiş bitki adlarının aldığı yapım ekleri şunlardır: “ simden isim yapma ekleri. Bu yol. bal+lı+ca) ballık: (< T. kelime kök ve gövdelerine ekler getirilerek değişik anlamda yeni kelimeler yapma yoludur (Korkmaz. çıl) arcıman: (< ? arcı + T. kelime türetme yoluyla elde edilir. ala+ca) alaz: (< T. art-ağan) artlı: (< T. bal+lık) . aşı+la-ma) atınaklı: (< ? atınak + T.21 2. ancak bu kelimeler yapım ekleri kısmında daha ayrıntılı bir şekilde tahlil edilmiştir. ar-gın) arpağan: (< T.

çat+lak) çatlangaç: (< T. çal-ağan) çalak: (< T. bür-ü-k) büzgülü (< T. çal-ak) çalı: (< T. büğrü+ez) bürgülü: (< T. begmāz + T. bardak+çı) bartlak: (< T. bart+lak) başak: (< T. buğday+ık) burağan: (< T. bit-i-n-i-ş) bitirge: (< T. pipéri + T. bart+ak) bardakçı: (< T. bıngıl+dak) benlik: (< T. ban-dır-ma) bardacık: (< T.22 banak: (< T. buyur-gan) bızalık: (< ? bıza + T. lik) coplak: (< Far. bit-en) bitiniş: (< T. çek-i-r-gen) cıbarca: (< T. çap-u-l) çatlağan: (< T. cırt+lak) cırtlan: (< T. baş+ak) batırgan: (< T. bur-ga+can) burgaç: (< T. ben+ek) bengildek: (< T. boz-u-k) böcü: (< T. boya+çın) boyalık: (< T. boz+anak) bozdurma: (< T. çat+la-ğan) çatlak: (< T. lık) biberlice: (< Yun. cır-ı-k) cırlangıç: (< T. buğday+cık) buğdayık: (< T. buyur-gan) büğrez: (< T. ben+lik) bıçgın: (< T. bür-gü+lü) bürük: (< T. bardak+cık) bardak: (< T. cıbır+ca / cıbıl+ca) cıcılık: (< cici + T. cız+la-yık) civcilik: (< civciv+ T. bit-ki) bizlengiç: (< bizle-n-giç) bodurgan: (< T. lak) çakıldak: (< T. çat+la-n-gaç) . boz+a+mık) bozanak: (< T. bur-ağan) burgacan: (< T. cız+la-ğan) cızlayık: (< T. bit-i-r-ge) bitki: (< T. boz-dur-ma) bozuk: (< T. çal-ık) çapul: (< T. cırt+la-n) cırtlavuk: (< T. bil-dik) biten: (< T. bat-ır-gan) bebekçik: (< bebe+k+çik) bekmezcik: (< Far. bıyık+lı) bıyırgan: (< T. cır+la-n-gıç) cırmılak: (< T. çakıl+da-k) çalağan: (< T. li+ce) bildik: (< T. cırma+lak) cırtlak: (< T. cik) benek: (< T. ban-dık) bandırma: (< T. bodur+gan) boyaçın: (< T. cırt+la-vuk) cızlağan: (< T. çūb + T. büz-gü+lü) cegirgen:(< T. bur-gaç) buynuz: (< T. lik) cırık: (< T. ban-ak) bandık: (< T. çal-ı) çalık: (< T. bö+cü) buğdaycık: (< T. boya+lık) bozamık: (< T. boyun+u+z) buyurgan: (< T. bıç-kın) bıyıklı: (< T.

değirmen+ci) delice: (< T. çit+lek) çitlembik: (< çitle-mik) çökeren: (< T. çıt+lık) çıyancık: (< T. cūl + T. deve+lik) devrinti: (< T. çay + mık) çekem: (< T. çağır-gan) çıkart: (< T. çıldır-ım) çirti: (< T. ŧabl + T. çu undur+T. çırp-ı) çıtımık: (< T. darı+ca) darıcan: (< T. çiğin+dirik) çildirim: (< T. çök-er-en) çökülce: (< T. çıt+la-mık) çıtlık: (< T. luk+ça) çüklüce: (< T. lık) çaylamık: (< Çin. tat-ı-r-gan) dağarcık: (< T. çık-ı-n-tı) çıkma: (< T. dağar+cık) dağlama: (< T. çev-i-k) çevirdik: (< T. dik-me) dillice: (< T. dik-en) dikencik: (< T. demir+cik) demirli: (< T. luk) çullukça: (< Ar. dala-ğan) dallama: (< T. desti + T. çite-me) çitlek: (< T. çirt+i) çirtik: (< çirt+ik) çitime: (< T. çımkır-ı-k) çildirim: (< T. çev(i)r-i-n-ce) çığırgan: (< T. çek-em) çekme: (< T. darı+can) davşancık: (< T. dil+li+ce) dipçin: (< T. dal+la-ma) damarcık: (< T. çöğür+ce) çömelen: (< T. çık-ma) çımkırık: (< T. cūl + T. damar+cık) damarlıca: (< T. çay + T. çūdār + T. çır+la-vuk) çırpı: (< T. tavşan+cık) davulcu: (< Ar. çıt-lak) çıtlamak: (< T. demir+li) demirliyen: (< T. çet-me) çevik: (< T. çev-i-r-dik) çevrince: (< T. dip+çin) . la-mık) çaymık: (< Çin. çek-me) çetme: (< T. dağ+la-ma) dalağan: (< T. damar+lı+ca) darıca: (< T. çöp+le-me) çöpürlü: (< T. ük) dadırgan: (< T. çık-ar-t) çıkıntı: (< T. çıyan+cık) çibillik: (< ? çibil + T. çömel-en) çöpleme: (< T. deli+ce) demircik: (< T. lik) çiçek: (< çeç-ek) çiğindirik: (< T. çük+lü+ce) çükündürük: (< Far. dik-en+cik) dikme: (< T. mik) develik: (< T. cu) değirmenci: (< T. lu+ca) çulluk: (< Ar. çıt+la-mak) çıtlamık: (< T. çıldır-ım) çırlavuk: (< T.23 çavdarlık: (< Far. çöpür+lü) çulluca: (< Ar. cūl + T. devir-i-n-ti) diken: (< T. çıt+ı-mık) çıtlak: (< T. demir+le-y-en) destimik: (< Far.

ce) gercik: (< ? ger + T. düğül+cek) düzgülü: (< T. dongur-ak) dökülcen: (< T. ez-gin) fısırgan: (< T. er-en) ergen: (< T. ekşi+m+cik) ekşimen: (< T. kavur-uk) gavşak: (< T. fısır-gan) fışıldayık: (< T. lı) dongurak: (< T. er-gil) erinç: (< T. em-ecen) eneç: (< T. fış+ıl+da-yık) gagaç: (< gaga+ç) garmak: (< T. eğ-i-l-im) eğri: (< T. ebe+li) ebelik: (< T. er-i-n-ç) ezgil: (< T. dombay + T. ek-in) eklemik: (< T. gel-i-n+cik) gence: (< T. düğme+cik) düğmeli: (< T. ez-gil) ezgin: (< T. kar-mak) gartlı: (< T. ebe+lik) eğece: (< T. düğme+li) dürme: (< T. duvak+lı+ca) düdüllük: (< ? düdül + T. eğ-(i)-r-i+li+ce) eğrim: (< T. dökül-cen) dökülgen: (< T. diz-i) doğum: (< T. cik) gevrecik: (< T. gen+ce) geneç: (< T. tut-u-l-ga) duvaklıca: (< T. ekşi+men) ekşimik: (< ekşi-mik) elmacık: (< T. eğe+ce) eğecen: (< T. ekşi+ce) ekşilice: (< T. dişi+ce) dizi: (< T. cık) dutulga: (< T. eğ-i-r-im) ekin: (< T. dökül-gen) durnacık: (< turna+T. domáta + T. en+eç) erekleme: (< T. dola-man) domalan: (< domal-an) domatça: (< Yun. eğ-i-l-ik) eğlim: (< T. er-ek+le-me) erelik: (< T. düz-gü+lü) ebeli: (< T. ekşi+lik) ekşimcik: (< T.24 dişice: (< T. er-gen) ergil: (< T. düğ-em) düğmecik: (< T. doğ-um) dolaman: (< T. eğ-i-r-i) eğrilce: (< T. eğ-i-l-ce) eğilcen: (< T. ça) domaylı: (< Gürc. gel-i-ç) gelincik: (< T. eğ-i-l-cen) eğlik: (< T. dür-me) dürülü: (< T. kart+lı) gavruk: (< T. gen+eç) gerce: (< ? ger + T. dür-ü-l-ü) düvülcek: (< T. er-ek+lik) eren: (< T. ekşi+li+ce) ekşilik: (< T. eğ-ecen) eğilce: (< T. elma + cık) emecen: (< T. gevre-k+cik) . gel-i) geliç: (< T. ek+le-mik) ekşice: (< T. lük) düğem: (< T. kavuş-ak) geli: (< T.

la-ma) hohalak: (< ? hoh + T.25 gevreyik: (< T. il-i-ş-ken) ilme: (< T. alak) hölemez: (< höle-mez ?) höllük: (< T. il-im) ilişken: (< T. git-i-ş-gen) gollüce: (< T. anoi + T. gevre-k) gözenek: (< T. gök+çe) göğcek: (< T. gök+dün) gölek: (< T. gök+en) göğlemez: (< T. ışıl+ak) ışıldırik: (< T. gövde+li) göğelek: (< T. lap) haşlama: (< T. il-me) ilmek: (< T. iğ+cik) iğdiş: (< igit-iş) iğnecik: (< T. geyik+cek) gezer: (< T. ħiyār + T. gön+en) gövrek: (< T. göz+enek) güllük: (< Far. il-mek) ilmen: (< T. iğne+cik) iğnelik: (< T. gök+le-mez) göğlük: (< T. gök+elek) göğem: (< T. gövde+lek) göğce: (< T. il-men) ilmik: (< T. gevre-y-ik) gevriyen: (< T. ısı-t-an) ışığan: (< T. gök+em) göğemcik: (< T. cık) hıyarlama: (< Far. göm-meç) gömülgen: (< T. göm-ü-r-gen) gönen: (< T. (h)öl+lük) ırmık: (< T. gün+sü) hanaylı: (< Yun. ışıl+gan) iğcik: (< T. iğne+lik) iğnesil: (< T. gevre-y-en) geyicek: (< T. göl+ek) gömeç: (< T. gıcı-ma) gırçıl: (< T. ışıl+dırık) ışılgan: (< T. göm-ü-l-gen) gömürgen: (< T. il-mik) ivecen: (< T. kıy-ı-k) gıyşak: (< T. gez-er) gıcık: (< T. lak) hartlap: (< hart + T. ışı-ğan) ışılak: (< T. iğne+sil) iletir: (< T. iv-ecen) . göğem+cik) göğen: (< T. lük) günsü: (< T. kıy-ı-ş-ak) gidilcen: (< T. ilet-ir) ilim: (< T. er-mik ?) ısırgan: (< T. ħiyār + T. gök+lük) göğündürme: (< T. lı) hartlak: (< hart + T. la) hıyarcık: (< Far. göbek+lek) gödelek: (< T. gök+ü-n-dür-me) gökçe: (< T. gök+çe) gökdün: (< T. kır+çıl) gıyık: (< T. gök+çek) göğdeli: (< T. gıcı-k) gıcime: (< T. haş+la-ma) havazla: (< ? havaz + T. kol+lu+ca) göbelek: (< T. ısır-gı) ısıtan: (< T. gul + T. git-i-l-cen) gidişgen: (< T. ısır-gan) ısırgı: (< T.

kara+muk) karantı: (< T. kes-er+cik) kesme: (< T. kak-ma) kamalak: (< kama+lak) kanak: (< T. kıvır+cık) kıvrışık: (< T. kab+ak) kabarcık: (< T. keçe+m+cik) keçemük: (< T. kabartla-ma) kakalaşka: (< kaka+ T. kabartla-k) kabartlama: (< T. kas-an) kavak: (< kav+ak) kavlağan: (< kavla-gan) kavuşlak: (< T. kan+a-t-ma) kangırcak: (< ? kangır + T. kızıl+ca) kızılcık: (< T. kir+li+ce) kirtil: (< kirt + T. kaya+cık) kayganacık: (< Far. kap+lı+ca) karaca: (< T. kıy-ı-ş-ak) kızamık: (< T. kan+lık) kapçık: (< T. kapan+cak) kaplıca: (< T. kıl-ı-k) kırık: (< T. kıy-ak) kıyışak: (< T. laş-ka) kakma: (< T. kızla-muk) kızılak: (< T. kan+a-k) kanatma: (< T. kır-ı-k) kırklık: (< T. kızıl+cık) kızıllık: (< T. kızıl+ak) kızılca: (< T. kırk+lık) kırlı: (< T. cak) kanlık: (< T. kır+lı) kıvırcık: (< T. kara+cık) karalık: (< T.26 izmelece: (< T. ik) kertilce: (< Yun. -cen) kendillik: (< ? kendir + T. kert-me) kesercik: (< T. il) kofurgalık: (< T. ez-me-li+ce) kabak: (< T. kara+ca) karacık: (< T. kofurga+lık) kokar: (< T. kok-ar) . kaz-maç) keçemçik: (< T. ce) kertme: (< T. lık) karçin: (< T. kıv-ı-r-ım) kıyak: (< T. kara-n-tı ?) karavlık: (< ? karav + T. kıl-gın) kılık: (< T. kara-mış) karamuk: (< T. kar+çin) kasan: (< T. lik) kendirik: (< ? kendir + T. keçe+mik) kekeremik: (< T. kekre+mik) kekilcen: (< Far. kākül + T. kıv-ı-ş-kan) kıvrım: (< T. kıv-ı-r-ı-ş-ık) kıvışkan: (< T. ħāyegįne + T. kap+çık) kapıncak: (< T. kaymak+lık) kazık: (< kaz-ı-k) kazmaç: (< T. kara-maz) karamış: (< T. kabar+cık) kabargıç: (< T. kes-me) kığıştak: (< kığış+ta-k) kılgın: (< T. kaymak+cık) kaymaklık: (< T. kirtil + T. kara+lık) karamaz: (< T. cık) kaymacık: (< T. kavuş+lak) kayacık: (< T. kızıl+lık) kirlice: (< T. kabar-gıç) kabartlak: (< T.

ca) sakızdırık: (< T. cuk) mazlıħ: (< Far. kuş+lak) kuyguç: (< T. banjar + T. luk) pancarcık: (< Erm. lak) sakarca: (< ? sakar + T. kubat+ça) kuduluk: (< T. la-ma) paralık: (< Far. lokur+da-k) mancarlık: (< Erm. ca) neferlik: (< Ar. cuk) kovancık: (< ? koğan + T. otur-ak) ovaca: (< ? T. öt-ür-ge) özüllük: (< T. kur-u-l-gan) kurutma: (< T. kudur-uk) kulecik: (< Ar. küt+ür) lokurdak: (< T. oğul+duruk ?) okcül: (< T. porsu-k) pürçüklü: (< T. ör-üm) ökselek: (< Yun. panbu + T. ok+luk) orman: (< T. kuru-t-an) kurugan: (< T. kok-ar+cık) koluncuk: (< ? kolon + T. kuş+ça) kuşulak: (< T. ca) pıtırgan: (< T. öz+lü+lük) paflak: (< paf + T. li) morca: (< Erm. koy-guç) küllük: (< T. oy-ma+lık) öğüm: (< T. köpü-r-ecek) köpürgen: (< T. kuru-gan) kurulgan: (< T. bat-ı-r-gan) pıtrak: (< T. mor/morm + T. bat-ı-r-ak) pirelik: (< T. küs-güç) kubatça: (< T. banjar + T. cık) papurtlama: (< ? papurt + T. lak) köpürcek: (< T. cak) pamuça: (< Far. māzū + T. panbu + T.27 kokarcık: (< T. lık) sakalak: (< Ar. or+man) oturak: (< T. cik) kurtluca: (< T. pat+la-n-gaç) patlangıç: (< T. lu) pamukluk: (< Far. ova + T. kozak + T. ök+süz+ce) örmece: (< T. parla-k+cık) patlak: (< T. lık) marulcuk: (< Yun. kül+lük) küpeli: (< T. -lek) öksüzce: (< T. ulle + T. pat+la-k) patlangaç: (< T. lik) nevbetçik: (< Far. ok+çul) okluk: (< T. kurt+lu+ca) kurudan: (< T. nevbet + T. küs-eğen) kütür: (< T. pire+lik) porsuk: (< T. panbu + T. çik) oğunduruk: (< T. sakız+dırık) . lık) meçikli: (< ? meçik + T. lık) parlacık: (< T. cık) kozalak: (< Far. kuru-t-ma) kuşça: : (< T. köpü-r-gen) kösgüç: (< T. saka + T. ca) oymalık: (< T. śabr + T. ör-me+ce) ötürge: (< T. pāre + T. pürçek+li) sabırlık: (< Ar. maruli + T. pat+la-n-gıç) pıslak: (< pıs + T. nefer + T. lak) pamucak: (< Far. panbu + T. iksia + T. küpe+li) küseğen: (< T. ça) pamuklu: (< Far. lak) pıtırca: (< pıtır + T.

lık) şikirdaklı: (< T. sür-t-mek) sütleğen: (< T. süt+le-ğen) sütlüce: (< T. top+aç+ça) topalak: (< T. tık-ı-ç) tırmık: (< T. ce) tellice: (< Erm. tel + T. danış-man) taraklık: (< T. süt+lü+cen) şakıldak: (< şak + T. ŧa’m + T. lık) salmanca: (< Ar. ca) saracak: (< T. tak-ım+cık) tamli: (< Ar. şiş-ti) takalak: (< T. sıyır-ma) soğanak: (< T. salata + T. sar+acak) sarıklık: (< T. tok+lu) tomçak: (< T. tara-k+lık) tarma: (< T. çekirdek+li) şişti: (< T. soy-u-l-gan) söbelek: (< ? söbe + T. suv+ar-ma+lık) süleymencik: (< Süleyman+cık) süngüllük: (< T. selmān + T. sünük+lük ?) süpürge: (< T. semiz+lik) sepik: (< T. sar-ma+lık) sarmaşık: (< T. selle + T. sol-gun) sormaħ: (< T. tır-mık) toklu: (< T. süp-ü-r-ge) süpürgelik: (< T. süt+lü+ce) sütlücen: (< T. sırım+sız) sıvarma: (< T. tar-ma) tatarcık: (< Tatar+cık) tatlı: (< T. top+çak) tomdurcuk: (< T. sakız+lık) salatalık: (< t. cen) teknecik: (< ? tekne + T. lik) tetirli: (< ? tetir + T. soğu-k+luk) solgun: (< T. ser+gen) sımak: (< T. soy-u-k) soyulgan: (< T. tak+alak) takımcık: (< T. şap+la-k) şarlık: (< Ar. serp-i-k) sergen: (< T. sı-mak) sırımsız: (< T. sarmaş-ı-k) sazan: (< T. söğ-ecen) suluk: (< T. lek) söğecen: (< T. tel + T. şa’r + T. soğan+ak) soğancık: (< T. li) tıkan: (< T. tat+lı) tekecen: (< ? teke + T. cek) semizlik: (< T. süp-ü-r-ge+lik) sürmeli: (< T. tık-an) tıkıç: (< T. ıl+da-k) şangalak: (< T. suv+ar-ma) sıyırma: (< T. soğan+cık) soğukluk: (< T. şang+alak) şaplak: (< T. topal+an) . tomur+cuk) topaçça: (< T. somur-mak) soyuk: (< T. tesbīĥ + T. sür-me+li) sürtmeğ: (< T. top+alak) topalan: (< T. sar-ı-k+lık) sarmalık: (< T. cik) telçe: (< Erm. su+luk) suvarmılık: (< T. sakız+lak) sakızlık: (< T. saz+an) selecek: (< Ar. li ?) tanışman: (< T. li+ce) tespihlik: (< Ar.28 sakızlak: (< T.

tüy+lü+ce) ulama: (< T. yan+alak) yandıran: (< T. tor-u-k) turma: (< T. üş-üş) üvezli: (< T. yak-muk) yalangı: (< T. yas-mık) yaygın: (< T. lak) zıplak: (< zıp + T. ula-ma) unluca: (< T. var+cık) yabantırak: (< Far. yel+li+ce) yemiş: (< T. yağ+lık) yakmuk: (< T. üvez+li) üzerlik: (< yüz-er+lik) üzüm: (< T. yaban + -tırak) yağlıca: (< T. ye-miş) yemişen: (< T. yumur+cak) yüksükçük: (< T. lü) türeme: (< T. tür+e-me) tütün: (< T. yağ+lı+ca) yağlıcak: (< T. lak) zivircik: (< Far. yağ+lı+cak) yağlık: (< T. yem+lik) yeşillik: (< T. ur-u-ş-man) üşüş: (< T. yeşil+lik) yığınç: (< T. yal-dır-an) yanal: (< T. yazı+lı) yeleşik: (< T. ye-miş+en) yemlik: (< T. yüksük+çük) zartlak: (< zart + T. daş) yaldıran: (<T. yapılda-k) yaprak: (< T. zįver + T. top+uk) topul: (< T. yap-ur-gak) yasmık: (< T. yay-gın) yayılgan: (< T. yum-ur+u) yumuk: (< T. yan+al) yanalak: (< T. yala-n-gı) yaldaş: (< ? yal + T. ur-u-n-guç) uruşman: (< T. yan-dır-az) yapılcan: (< T. tüy+lü) tüylüce: (< T. yan-dır-an) yandıraz: (< T. yum-ak) yumru: (< T. yay-ı-l-gan) yazılı: (< T. tulle + T. cik) . tur-ma) tüllü: (< Fr.29 topluca: (< T. yum-u-k) yumurca: (< T. un+lu+ca) urunguç: (< T. yığ-ı-n-ç) yiğilcik: (< ? yiğil + T. yap-ı-l-can) yapıldak: (< T. yoğurt+çuk) yordanlı: (< ? yordan + T. lı) yumak: (< T. top+aç) topuk: (< T. üz-üm+lü) varcık: (< T. üz-üm) üzümlü: (< T. çu) toruk: (< T. top+ul) tortçu: (< ? tort + T. yumur+ca) yumurcak: (< T. top+lu+ca) topoç: (< T. yer+leş-ik) yellice: (< T. cik) yoğurtçuk: (< T. tüt-ü-n) tüylü: (< T.

Bir nesnenin başka bir nesnenin parçası olduğunu. biri tamlanan unsurdur.30 3. iki isim unsurunun meydana getirdiği kelime grubudur. Belirtisiz ad tamlamaları. geriye kalanlar ise belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Belirtili sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları madımağın oynaşı . Bir ismin manasının iyelik sistemi içinde başka bir isimle tamamlanması esasına dayanır. tamlayanı belirli bir kişi ya da nesneye dar bir aitlik ilişkisiyle bağladığı hâlde. tamlanan sonra gelir.1. B RLEŞ K B TK ADLARI 3. bir tür adına yöneliktir (Korkmaz. belirtisiz ad tamlamalarında ilişki doğrudan doğruya belirsiz genel bir nesneye. Bu adlardan yalnızca biri belirtili isim tamlaması.1. tamlayana eklenen ilgi durumu eki.1. 381). S M TAMLAMASI B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI 3. sim tamlaması biçiminde kurulan bitki adlarını aşağıda listeler hâlinde sıraladık. Çünkü belirtili ad tamlamalarında. Grubu meydana getiren iki isim unsurundan biri tamlayan. 139).1. birleşik kelime kurmaya çok elverişli olan kelime gruplarıdır.1. ki unsur iyelik sistemiyle birbirine bağlanır ve grubun temelini iyelik ifadesi teşkil eder (Ergin. isim tamlaması biçiminde kurulan bitki adları belirtisiz isim tamlaması kalıbındadır. Türkçe sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları sim tamlaması. Tamlayan önce.1. belirtisiz isim tamlamaları birleşik kelime kurmaya çok elverişli olan kelime gruplarıdır. YAPI BAKIMINDAN B RLEŞ K B TK ADLARININ KURULUŞU 3. Yukarıda da belirttiğimiz gibi. bir nesnenin başka bir nesneye ait bulunduğunu veya bir nesnenin başka bir nesne ile tamamlandığını ifade etmek için bu kelime grubuna başvurulur. Bu sebeple.

31 Belirtisiz sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları abdestbozan otu abdüsselam otu abı kızı acamlar alması acem çiçeği acem kimyonu acem lâlesi acıgıcı kulağı ada çayı adamotu adamkökü ada soğanı Afrika menekşesi Afşar otu ağaç çileği ağaç ebegümeci ağaç göğsü ağaç kavunu ağaç küpesi ağaç mantarı ağaç minesi ağaç üzümü ağda çiçeği ağı çalısı ağı çiçeği ağı dalı ağı otu ağu ağacı ağukunduzu ağustos alması ağustos gülü aħbun otu ahırotu ahlat armudu akça armudu akçakızı ak kadın parmağı aklahna üzümü akşam sabah güzeli akşekeri ala kangalı alakavun otu alamangumpili alasit üzümü alatavşan üzümü alay çiçeği alaz armudu albalı Alibey buğdayı alim üzümü Allahekmeği allik taması almacık otu Alman papatyası alma yaprağı aloğlu altın ağacı altın çiçeği altın dikeni altın otu altın yumurta mantarı alvar eriği amber ağacı amber çiçeği Amerika bademi Amerika elması Amerikan armudu Amerika üzümü anababa kekiği anababa kokusu anaç tikeni Anadolu otu anakara üzümü anapa paħlisi andız otu anduz otu Antep fıstığı Antep karası Anzer çayı aptal baklası aptal otu Arabistan defnesi Arap buturağı Arap elması Arap mantarı Arap otu arapsaçı arapsiki Arap sümbülü Arap şalgamı araptaşağı Arap topalağı Arap yasemini .

32 ardıç burcu ardıç kıliği ardıç otu areb kozu arı çiçeği arı götü arı gülü arı otu arı pürü armut kabağı armut otu Arnavut biberi Arnavut darısı Arnavutköy çileği arpa armudu arpacık soğanı arpa elması arslanayağı asker borusu asker gülü askı düleği aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi asma kabağı asma üzümü aş eriği aş inciri aşk merdiveni aş otu at dikeni at elması ateş buğdayı ateş çiçeği ateş dikeni ateş yaprağı at kestanesi atkulağı atkuyruğu atlas çiçeği atmemesi at paklası at yoncası avcı üzümü avize ağacı avlu ağacı avrat otu Avşar otu avu çiçeği ay alması ayçiçeği aydın çiçeği aydın gülü aygün aşığı aygün çiçeği ayı ardıcı ayı asması ayıayağı ayı baldıranı ayı çiğdemi ayı çileği ayıeli ayı elması ayı eriği ayı fındığı ayı fıstığı ayı gülü ayıkulağı ayı liforu ayı ligarbası ayı mantarı ayıkulağı ayı otu ayıparmağı ayıpençesi ayı soğanı ayı şalgamı ayı üzümü ayı yemişi ayrık otu ayu mamuğu ayvaganı azak eğiri baba inciri bağa yaprağı Bağdat hurması bağırsak otu bahar otu bahçe domatesi bahçe hezareni bahçe kekiği bahçe nanesi bahçe teresi bakıldak otu bakır bağcığı baklaçalısı bakla çiçeği bal armudu .

33 balbardağı balçık hurması bal çiçeği baldıran otu balgam elması balık ağusu balık otu balık sütleğeni bal kabağı ballık otu bal mantarı bal üzümü bambul otu ban ağacı bandırma kabı bandırma üzümü ban otu bardacık eriği bardakçı inciri bardak eriği bartınya otu barut ağacı basbaşı basur otu bataklık nergisi bataklık süseni batı mazısı bayır turpu beğ börkü Bektaşî üzümü belerçe üzümü bengilik otu benli üzümü bere otu bertik otu Besni üzümü beşdamar otu beşparmak otu bey armudu beyazdikencik üzümü beyböreği beyolu beyzambağı bıcırgan otu bıldırcınbudu bıraş otu bidek ağacı bilader ağacı bilon otu bira çiçeği bit otu bodukmuhı bodur otu boğa dikeni boğan otu boğaz çiçeği boğumluca otu bohça çiçeği Bombay fasulyesi boncuk otu bor ağacı boranı elması borazan mantarı bortum üzümü boru çiçeği bosça otu bostan borusu bostan güzeli bostan karanfili bostan otu Boşnak eriği boyacı aspiri boyacı dikeni boyacı kökü boyacı papatyası boya çiçeği boya kökü boya otu boya pürü boy otu bozdoğan armudu böğrek eriği börek mantarı börek otu börtliyen dikeni Brüksel lahanası buğasiki buğdaycık otu buğday çiçeği buğday karamuğu buğdaylık otu buhur otu bulak otu bulut üzümü bunbul almasi Bursa buğdayı burut dimnidi buvur sakızı buy otu .

34 buzağıburnu buzağı otu buz karpuzu bük tudu bük üzümü bülbülyuvası büyü otu cadısüpürgesi cadı şimşiri cafa çiçeği camgüzeli camızmemesi cam otu camuskulağı camuz baklası canavar otu can eriği can otu cazu gülü cehennem zambağı cenik sovanı cennet biberi cennet otu cerik ağacı ceylan çiçeği Cezayir menekşesi cıngıravu elması cırdatan düleği cırtlak otu cırtlak sakızı cız dikeni cicik üzümü ciğer otu cimcik dikeni cinbiberi Cincife üzümü cin darısı cinek otu cingen dikeni cin mısırı cin otu cinsaçı civanperçemi cüce bağırsağı cül üzümü çadır çiçeği çadır uşağı çağman otu çakal armudu çakal çiğdemi çakal eriği çakal otu çakıl dikeni çakırca dikeni çakır dikeni çakşır otu çalgıcı otu çalıdibi çalı dikeni çalı fasulyesi çalıgagası çalı kızılcığı çalı navruzu çalı süpürgesi çal kirazı çaltı dikeni çam buğdayı çam fıstığı çam otu çam üzümü çanak çömlek otu çan çiçeği çangal fasilesi çanta çiçeği çarık dikeni çatlak otu çavdarmahmuzu çavuş üzümü çayır düğmesi çayır güzeli çayır mantarı çayır melikesi çayır otu çayır papatyası çayır sedefi çayır soğanı çayır teresi çayır tirfili çayır yulafı çayterüzüsü çay üzümü çeçik kulağı çekirken otu çeküm çileği çemen otu çengel otu çengel sakızı çetmi dikeni çetük otu .

35 çıbı işi çıkrık tekeri çınar mantarı çıngırak otu çıra üzümü çır şalgamı çıtçıtan ağacı çıyan otu çiçek lahanası çiçek otu çiçek soğanı çiçek yaprağı çilbir otu çilek üzümü Çin anasonu Çin gülü Çin karanfili Çin lahanası Çin leylâğı Çin tarçın ağacı çiriş otu çit sarmaşığı çivit otu çobançantası çobançırası çobandeğneği çobandüdüğü çobanekmeği çoban elması çobankaşığı çobaniğnesi çoban kösteği çobanpüskülü çobansüzgeci çobantakkesi çobantarağı çobantuzluğu çoban üzümü çocuk nefesi çöl turpu çömlek otu çöp bitkisi çöp içi çörek mantarı çörek otu çöre otu çör otu çubuk ağacı çuha çiçeği çulluoğlu dağ armudu dağbaklası dağ çamı dağ çayı dağ çileği dağ çöveni dağ dalak otu dağ elması dağ eriği dağ erik otu dağgülü dağ karanfili dağ kavağı dağ kestanesi dağ kimyonu dağ kirazı dağ lâlesi dağ marulu dağ misgisi dağ nanesi dağ nohudu dağ pırasası dağ reyhanı dağsabunu dağ sakızı dağ sarmaşığı dağ servisi dağ soğanı dağ sümbülü dağ üzümü dağ yemişi dakka otu dalak otu dal limonu damar otu damar yaprağı dam koruğu danaayağı danabaklası danaburnu danadili danagöbeği danagözü danakıran otu danakuyruğu danamemesi dancak otu dantel ağacı daraklık otu .

36 darıca otu darı mısırı davun otu Davut yaprağı dededeğneği dede gülü dedemsakalı dedesakalı dedesakalı mantarı defne yaprağı değirmen armudu değirmenci üzümü delialan maydanozu deli otu demir ağacı demir bıtırağı demir dikeni demir otu deniz börülcesi denizgülü deniz otu deniz pırasası deniz rezenesi deniz sarmaşığı deniz soğanı deniz teresi deniz üzümü deniz yosunu deper otu dere kabalağı dereotu deveboynu devecibardağı deve dikeni devedişi deve elması devegözü devegülü devekulağı develik otu deve mercimeği deveşaplağı devetabanı devetopalağı deveturpu diken ağacı diken başı diken çileği diken dutu dikenucu diken üzümü dilberdudağı dilberkirpiği dirlik otu diş bademi diş hilali diş otu Diyarbakır karpuzu doğu kayını doğu lâdini doğu mazısı dolama otu dolma otu dolu börülcesi dombay eriği domuzağırşağı domuz ayrığı domuz ayrık otu domuz baklası domuzbıtırağı domuz dikeni domuz elması domuz eriği domuzkuyruğu domuz lahanası domuz marulu domuz otu domuz pancarı domuzpotulağı domuz soğanı domuz turpu domuz üzümü dor otu doru otu döven otu döymeç otu duduburnu dulaptal otu dulavrat otu dulkarıgömleği duman otu durak otu dut çöğürü duvar fesleğeni duvar sarmaşığı duvar sedefi düğün çiçeği düğün otu düğün yaprağı .

37 dülekkazı ebecik otu ebegümeci ebekulağı ebembulguru ebembükü ebem ekmeği ebemekşisi ebucehil karpuzu efek otu eğir kökü eğrelti otu eğrilcen otu ekin dudu ekmek ağacı ekmek ayvası eldaş üzümü elik yoncası elma çalısı emzik otu endirek ağacı enek memesi engerek otu ereğil otu erenler çiçeği ergan üzümü ergen perçemi erkeçsakalı Ermeni kimyonu esrar otu eşek baklası eşek baldıranı eşek çıtlığı eşek dikeni eşek elması eşek eriği eşek gevreği eşek gülü eşek helvası eşek hıyarı eşek inciri eşek kangalı eşek kengeri eşek kömürdeği eşek közlemesi eşekkulağı eşek lalesi eşek madımağı eşek marulu eşek maydanozu eşek memesi eşek navruzu eşek otu eşek papatyası eşektırnağı eşek turpu eşek yağırı eşek yoncası eşşekganağı et elması et mantarı et şeftalisi etteni eriği et üzümü evlek mantarı evlenme çiçeği evliya otu evren gülü eyilcan otu fare dikeni farekulağı fare otu Fatmasaçı fenerit üzümü Fenike portakalı fesçitarağı fesliğan üzümü fıçı otu fık otu fındık otu fırıldak çiçeği fıstık çamı fıtık otu fil elması filkulağı Finike ardıcı fink baklası Firavun inciri firfil ağacı fos mantarı Frenk asması Frenk biberi Frenk çileği Frenk elması Frenk inciri Frenk kimyonu Frenk lahanası Frenk maydanozu Frenk menekşesi .

38 Frenk patlıcanı Frenk üzümü Frenk yemişi gadın budu garan kulpu garayağı garğaburnu garğa kavunu garipler urganı gavun armudu gâvur baklası gâvur haşhaşı gâvur hıyarı gâvur pancarı gâvur soğanı gâvur tilkişeni gazelboynuzu gazel otu gazotu gebre otu gece gündüz çiçeği gece menekşesi gecesefası gelemir buğdayı gelinarmudu gelincikmancarı gelin çiçeği gelindili gelindüğmesi gelineli gelinelması gelinfeneri gelin gülü gelin güveyi elması gelin mantarı gelinmumu gelin otu gelinparmağı gelinsaçı gelinteli mantarı gelintırnağı gelinyanağı gelinyemişi genegerçek otu geren dikeni geren otu geyik dikeni geyikdili geyik elması geyik göbeği geyik mantarı geyik otu geyiksırtı geyik tuzu gez ağacı gıcıkdan otu gıcık hardalı gıcık otu gıral ağacı gıvışgan otu gızlar yağlığı gidişgen otu Ginko ağacı Girit kekiği Girit lâlesi Girit otu Girit şakayığı godıl elması golpezüğü gonyaşı govan sakızı göbek elması göbek mantarı göbek otu göğündürme lâlesi gölezeriği gölge bitkileri göl kestanesi göl soğanı gömeçeriği gönüldolabı götlek ormanı gövercin göksü gövercin topuğu gözlükotu gramofon çiçeği guga dikeni gugu çiçeği guguk lâlesi guli bacağı gübre mantarı gül armudu gülburcu tikeni gülburnu güldibi gülgülü gülgülüm gülhatmi gülyağı .

39 gün çiçeği gündüz gülü gündüzsefası güneştopu gün gülü günlük ağacı güşad otu güvem eriği güveyfeneri güyeği keküğü güyeğü otu güylek cevizi güz armudu güz çiğdemi güzelavrat otu güzelhatun çiçeği güzgülü hacılar otu Halep çamı halıdokuyan çiçeği halsaçağı halus otu hamzan kökü hançer çiçeği hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hanımyaması hardal otu Hasankeyf tütünü hasekiküpesi hasır otu hasret çiçeği hatunmemesi hatunparmağı hatuntuzluğu havaotu havıt otu havvaanaeli haylan kabağı helep şalgamı helvacı çöveni helvacı kabağı helvacı kökü Hicaz buğdayı hilal otu Hindistan cevizi Hint armudu Hint bademi Hint baklası Hint bezelyesi Hint biberi Hint çiçeği Hint darısı Hint fıstığı Hint fulü Hint hıyarı Hint hurması Hint inciri Hint kamışı Hint keneviri Hint kirazı Hint leylâğı Hint pamuğu Hint pirinci Hint portakalı Hint safranı Hint yağı ağacı hocalar yemişi hodayı armudu holis otu Hollanda kavağı horozbudağı horozcuk otu horoz fasulyesi horozgözü horoz gülü horoz ibiği horoz karası horozkursağı horoz mantarı humma otu hurma eriği hurma üzümü Isparta gülü ıtır çiçeği idris ağacı idris otu iğ ağacı iğnelik otu ikbal çiçeği ikbal otu iletir sakızı imparator lâlesi imparator mantarı imparator otu inabut çalısı inci çiçeği inci sümbülü .

40 inekbiciği inek emceği inek memesi insan otu ipek ağacı ipek çiçeği ipek fidanı ipek gülü ipek mantarı ipkesiği irülü ız armudu sa dikeni ishal otu stanbul kekiği stanbul lâlesi stanbul şalgamı stanbul üzümü it alici itboncuğu itboruğu itburnu it cumurdu iteriği itgülü itinciri ithıyarı itkabağı itkişnişi itkuyruğu itnanesi itsarımsağı itsineği itsoğanı it üzümü izōlu armudu Japon armudu Japon ayvası Japon elması Japon gülü Japon hurması Japon kaktüsü Japon sarmaşığı Japon şemsiyesi Japon üzümü kabakarmudu kabakulak mantarı kabakulak otu kabaldızdikeni kabarcıkotu Kâbe süpürgesi kadıbaşı kadıngöbeği kadınparmağı kadıntuzluğu kadı otu kadife çiçeği kafesotu kâfur ağacı kâğıt ağacı kâğıt dutu kağşak otu kahkaha çiçeği kamış otu kanarya çiçeği kanarya otu kanavcı otu kandamlası kandıra ağacı kandıra otu kan dikeni kandil çiçeği kandil otu kangal dikeni kanlıca mantarı kan otu kan portakalı kantar kabağı kantartopu kantorbası kanyaşı kapçık otu kaplan postu kaplıngaba keleği karabaş otu karaburcu karaca darısı karaca occanı Karacaoğlan mantarı Karagöl buğdayı karakoruğu karakulak mantarı Karaman kimyonu karamoru karamuk dikeni karanfil elması karanfil kökü karantı dikeni kar ardıcı kara yosunları .

41 kara yosunu karcık üzümü kar çiçeği kardeşkanı ağacı kar dikeni kargabardağı karga bostanı karga cevizi karga düleği karga ibiği karga keleği karga kozağı kargasabunu karga soğanı kargayüreği kargıdalı kargı kamışı karğayamşağı karıngeveni karıyaşı karpuz armudu kartal ağacı kartopu karulaotu kasık otu kasnak meşesi kaşık otu katırazığı katır çiçeği katır çiğdemi katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu katırtırnağı katran ağacı katran ardıcı katran çamı katranköpüğü katran otu katran yoncası kavak elması kavak inciri kav mantarı kavurt otu kayayağı kaya kekiği kaya koruğu kaya sarımsağı kaya sarmaşığı kaya üzümü kaya yarpuzu kaygana çiçeği kayık çiçeği kayındili kayın mantarı kaymak otu kaynanadili kaynanayumruğu kazankarası kazankulpu kazayağı Kazdağı köknarı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçi emceği keçi kirazı keçi kömüreni keçi mantarı keçi marulu keçimemesi keçisakalı keçisedefi keçi söğüdü keçi yemişi kediayağı kedicibiği kediçırnağı kedi dutu kedigözü kedikınası kedikulağı kedikuyruğu kedi nanesi kedi otu keditırnağı kefe kimyonu kefe lâlesi keklik çiğdemi keklikganağı keklikgözü keklik otu kek otu kelçiçeği kelebek çiçeği kelebek otu kelemli otu keler kuyruğu kelkız çiçeği .

42 Kemer patlıcanı kendir otu kendir palmiyesi kene ağacı kenebörülcesi kene otu kengi otu kepir yavşanı kermes meşesi kese çiçeği kestane kabağı keşirlik otu keşiş otu keşişyemez armudu ketengömleği Kıbrıs akasyası kılıç kekiği kılıç otu kılkirişi kıl otu kına ağacı kına çiçeği kıngıra otu kınnap otu kıral eğreltisi kırçkırç otu kırgın otu kır gülü Kırkağaç kavunu kırkbaş otu kırkboğum otu kırkkilit otu kırksinir otu kır lâlesi kırlangıç otu kır menekşesi kır sakızı kır soğanı kır yasemini kısamahmut otu kısmet ağacı kışgözü kızgüzeli kışla dikeni kış mantarı kıyık elması kızılcadişi kızılgöz dikeni kızlargöbeği kızlar yemişi kızmemesi kızyanağı kibrit otu kilim ucu kiraz elması kirez armudu kocabaşı koçkuyruğu koçlama mantarı koç mantarı koç otu koçtaşağı koğuş ağacı kokar otu koku ağacı kola ağacı kovan otu koyun baklası koyun çiçeği koyundibi koyunekmeği koyungöbeği koyungözü koyun mantarı koyun otu koyun yumağı kozak üzümü köçet elması kök boyası kökçiçeği kök enfiye kömürcü şıkığı kömüşciciği köpekayası köpekcevizi köpekdili köpek elması köpekgülü köpeklolosı köpekmantarı köpekmemesi köpek otu köpek sarımsağı köpek soğanı köpektaşağı köpek üzümü köpük elması köse buğdayı köse otu .

43 köse tahılı köstüköpeği köyağı köy mantarı köy otu kralkandili kudret narı kuduz otu kukas otu kulak mantarı kulak otu kulunc otu kumacı otu kumarmudu kum çavdarı kum eriği kum otu kumpir üzümü kum zambağı kurbağa gözü kurbağa otu kurbağa zehiri kurşun otu kurtayağı kurtbağı kurtbağrı kurtbaharı kurt baklası kurt böğürtleni kurtkulağı kurt mantarı kurt otu kurtpençesi kurt soğanı kurttırnağı kurt yatağı kuşağzı kuş alıcı kuşayağı kuş böyreği kuşburnu kuşçırlığı kuş çubuğu kuşdili kuşekmeği kuş elması kuşfesleği kuşgözü kuşkerdimesi kuş kirazı kuşkuş otu kuş mancarı kuşnarı kuş otu kuşübüğü kuş üzümü kuşyemi kuş yemişi kuşyüreği kuyu fındığı kuzgun armudu kuzgunkılıcı kuzgun otu kuzubaşı kuzuböpreği kuzudili kuzu gevreği kuzugöbeği kuzu kestanesi kuzu kişnişi kuzukulağı kuzukürkü kuzu mantarı kuzu otu kuzu pıtrağı kuzu sarmaşığı küllüce otu kül otu kültür bitkileri küpe çiçeği küp evleği kürdan otu küre çiçeği küstüm otu kütük mantarı lâle ağacı lapaza çiçeği lastik ağacı Latin çiçeği lavanta çiçeği lazotu leblebi çiçeği leylekayağı leylekburnu leylekgagası leylim otu leylim yaprağı lif kabağı limonelması .

44 limonnanesi limon otu livikeriği loğusa çiçeği loğusa otu loparmudu lörotu Lübnan sediri maasuselması Macar biberi Macar üzümü mağzinelması mahmude otu mahmur çiçeği mahmuz çiçeği mahrabaşı Malta eriği mandadili mandaeriği mandakulağı Manisa lâlesi mantar ağacı mantar meşesi mantı çiçeği maralotu margarit çiçeği marsıvan otu mart yemişi mastı çiçeği masura kamışı masusaelması maya ağacı maya çiçeği maya otu mayasıl otu mayıs çiçeği mayıs dikeni mayıs papatyası mazı meşesi mazı otu mekrikarmudu melek otu melendere ayvası menekşe gülü menekşe kökü menendiarmudu mera bitkileri mercan ağacı mercan çiçeği mercan otu mercanüzümü Meryemana asması Meryemana dikeni Meryemanaeldiveni Meryem otu mesir otu meşe burçu meşe çiçeği meşe mantarı mevzek otu meyan kökü meyhaneci otu meyve ağacı mezarlık otu mezarlık servisi mezarlık zambağı mığırıkarmudu mıhtepesi mıhtepesi mantarı mıkbaşı mısır anasonu mısır baklası mısır darısı Mısır fulü Mısır yasemini mısmıl ağacı mine çiçeği mine çiçeğigiller miskiçelması misk soğanı mis üzümü muhabbet çiçeği mum ağacı mum çiçeği mum palmiyesi mut üzümü mübarek dikeni mübarek otu mürdüm eriği nane çiçeği nanedalı nar armudu nar gülü nazar otu nazik elması nemnem otu nemse kimyonu nergis zambağı nevruz otu .

45 nezle otu ninemelması nişasta buğdayı norzeriği nuteşir soğanı nuzlaotu oğlakkarası oğlakkulağı oğlanelması oğlan otu oğul otu oltu otu orakeriği orman gülü ormangüzeli orman liforu orman ligarbası orman sarmaşığı Osmanlı lâlesi osurgangülü osuruk ağacı osuruk çiçeği ot çayı oteriği otkökü oturakfasulyesi ova nergisi oya çiçeği oymalı yaprak öd ağacı öğrek otu öğür otu ökse otu öksürük otu öksüz çiğdemi öksüzoğlan çiğdemi öküz baklası öksüz çiçeği öküzdili öküzgöbeği öküzgötü öküzgözü öküzkütüğü öküzpörçüğü öksüzoğlan ölmez otu ölü soğanı ömür çiçeği ömür otu öveyikbuğdayı öz dikeni palamut meşesi pamuklıyanotu pamuk otu pancar otu panzehir otu papazkülahı papaztakkesi parmak üzümü paryavşanı pas mantarı paşa ağacı paşaçadırı paşakılıcı patarık otu patiçi patlıcan çiçeği patlıcan inciri patpat otu pazıbaşı peçelması pelesenk ağacı peygamber ağacı peygamber buğdayı peygamber çiçeği peygamber dikeni peygamber üzümü peynir ağacı peynir otu pıtraklı otu pimpiri mantarı pipo çiçeği pirenyavşağı pire otu pisikcırnağı pisik otu pisiktaşağı pisiktetiği pisiktırnağı pisi pisi otu polen çiçeği porsuk ağacı porukluk çalısı pos mantarı potuotu poy otu puf mantarı pürpürüm mantarı renk otu .

46 saat çiçeği saat otu sabahyıldızı sabun ağacı sabunçiçeği sabun otu saçak mantarı safran çiçeği safran çiğdemi sahil çamı sakal otu sakar otu sakız ağacı sakız baklası sakız dikeni sakız enginarı sakız kabağı sakız otu sakızözü saksıgüzeli salep otu salkım ağacı salkım çiçeği salon çamı sancakotu sancı çubuğu sancı otu sapankıran otu sapot ağacı sapsız meşe saray çiçeği saray menekşesi sarıayak mantarı sarıgöbek elması sarıhızır elması sarımsak hardalı sarımsak otu sarımsak salebi saz otu sebuzek dikeni sedef otu selam otu semiz otu sepetçi kavağı sepetçi söğüdü serçedili serçe otu sergi üzümü sıcak otu sıçan dikeni sıçankulağı sıçanotu sığır baldıranı sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu sığır otu sığırödü sığırsoğanı sığırtikeni sıraca otu sırık domatesi sırık fasulyesi sıtma ağacı sıtma otu sıyırmadikeni siğil otu sihirbaz otu silindirçiçeği sinekmantarı sinir otu sirken otu sivri kökü soğan çiçeği soğan ufağı soğan uşağı soğlaç buğdayı solucan eğreltisi solucan otu somrukotu soya fasulyesi söbelen mantarı söhsökü su baldıranı suçiçeği sugerdimesi sugözü otu su gülü suibriği su kabağı su kamışı su karanfili su kazayağı su kerdemesi su kestanesi su keteni su lâlesi sulandık otu sulfata ağacı .

47 sultan börkü sultanküpesi sultan otu suluyoncası su mantarları su mercimeği su nanesi su nergisi suoku su rezenesi susakkabağı su sarımsağı suşeridi su teresi suyarpuzu su yoncası su yosunu su zambağı süğüt elması Süleyman otu süluğotu sümbül çiçeği süpürge çalısı süpürge darısı süpürge kamışı süpürge otu sürme mantarları süs biberi süs bitkisi süslühanım çiçeği süt ağacı süt otu şagrak mantarı şahtuğu şalgam armudu şal kabağı şamdarı Şam fıstığı Şam razakısı Şam üzümü şark çöveni şehmelik otu şeker ağacı şekerci boyası şekerci çöveni şeker fasulyesi şeker kamışı şeker pancarı şemsiye mantarı şemsiye otu şerbet boyası şerbetçi otu şevket otu şeytan elması şeytan keleği şeytankulağı şeytan otu şeytanpatlıcanı şeytansaçı şeytan şalgamı şeytanteresi şeytantırnağı şeytan yağı şeytan zeytini şifa otu şomalop armudu taç yaprağı tahdik otu tahta yemişi tarakdalı tarakdikeni tarak otu tarhana otu tarla çöveni tarla gülü tarla mantarı tarla sarmaşığı taşarmudu taş bademi taş kekiği taşkıran çiçeği taşkıran otu taşlıoğlu buğdayı taş mantarı taş nanesi taş piyamı taş sarımsağı tatarbaşı tatlı bayram tatlı elması tatlı su gelinciği taun otu tavşanağzı tavşanbaşı tavşanbıyığı tavşancıl otu tavşançakıldağı tavşan elması tavşanfasulyası .

48 tavşan kirazı tavşankulağı tavşanmemesi tavşan meyvesi tavşanpaçası tavşantopuğu tavukbacağı mantarı tavuk çiçeği tavuk mantarı tavuk otu tavukpençesi tavukyastığı taze fasulye teke dikeni tekelpancarı tekerelması tekesakalı teleme otu telgraf çiçeği tel pancarı temre otu teperotu tespih ağacı tespih otu tik ağacı tilki kişnişi tilkikuyruğu tilki üzümü titrekotu tokaloğlu tömbeki tütünü tongarelması topbaş üzümü topuk çayı topus dikeni torasaninciri Toros sediri tosbağa otu toskafa kavunu tosunburnu tozağacı toz mantarı Trabzon çayı Trabzon hurması tuluħ mantarı tulukarmudu turnaayağı turnadili turnagagası turp lahanası turp otu turunçotu tükürük otu türbe eriği Türk biberi Türk meşesi Türk otu türüz otu tütünbulkarı tüylü dalak otu ulu avrat otu Uludağ köknarı un mantarı urgiye çiçeği uyuz otu ülkerçiçeği ülker üzümü ürkeğen otu üzümcü eriği üzüm eriği üzümotu valay armudu venüsçarığı venüssaçı verem otu vezirsalkımı viks çiçeği yaban ağacı yaban armudu yaban asması yaban ayvası yaban baklası yabandarısı yaban defnesi yaban elması yaban enginarı yaban eriği yaban fesleğeni yaban gülü yaban havucu yaban inciri yaban kabağı yaban keteni yaban maydanozu yaban mersini yaban nanesi yaban pancarı yaban pazısı yaban pırasası .

49 yaban sarımsağı yaban sarmaşığı yaban sinamekisi yaban soğanı yaban sümbülü yaban teresi yaban turpu yaban yasemini yabru armudu yağ marulu yağmurbastığı yağ şalgamı Yahudi baklası Yahudi hurması yakı ağacı yakı otu yakı sakızı yalı otu Yalova misketi yamaneyisi yapışkan otu yarpaħ armudu yaprak mantarı yaraaçan otu yara otu yarkökü yavruağzı yavşan otu yayarmudu yayla çayı yayla çiçeği yayla gülü yaylagüzeli yayla kekiği yayla kestanesi yayla otu yayla sarımsağı yayla tütünü yayla yavşanı yayoħu yazı mantarı yazıpancarı yazkışgövdesi yedi damar otu yegenaşısı yelkovan otu yelmeşük otu yel otu yer çamı yerdutu yer elması yer fesleğeni yer fıstığı yergöbeği yer iğdesi yer incisi yerküpelisi yer mantarı yermeseri yer meşesi yer narı yer otu yer palamudu yer pelidi yer pırasası yersakızı yer sarmaşığı yer servisi yer somunu yer şakayığı yer yenidünyası yer yoncası yeryumurtası yılanbaklası yılanbıçağı yılanboncuğu yılanburçağı yılancücüğü yılan çiçeği yılan dikeni yılandili yılanekmeği yılan gülü yılan kökü yılankuyruğu yılan otu yılanpancarı yılanyastığı yıldız anasonu yıldız çiçeği yıldızkökü yıldız yasemini yoğurt çiçeği yoğurt otu yonuz eriği yuka ağacı yumak otu yumurta boyası yumurta mantarı .

50 yüksük otu yün otu zamk ağacı zamk akasyası zavzara kirezi zemberek otu zembil çiçeği zembil otu zencefil kökü zerdali dikeni zerdeli aşması zeytinüzümü zıngırdak otu zomzom eriği zulfa otu 3.1.2.3. Farsça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları aksışam aynısefa buyucan çarkıfelek demirhindi devriamber devramel hasmıhan < ‘aks-ı şām < ‘ayn-ı śafā’ < būy-ı cān < çark-ı felek < temr-i hindī < devr-i ‘anber < devr-i ‘amel < ħaśm-ı ħān hüsnüyusuf karnabahar mendilimelek sinameki < ĥusn-i Yūsuf < keremb-i bahār < mendil-i melek < sinā-i mekkī < şevket-i būstān < verd-i nār < zulf-i ‘arūs buhurumeryem < buħūr-ı Meryem mührüsüleyman < mühr-i Süleymān sümbül-ü Rūmî < sünbül-i Rūmį şevketibostan verdinar zülfaris . Arapça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları abuzambak < ebū-zanba 3.1.1.1.

büyük. Sıfatın anlam ve işlev bakımından kendi varlığını ortaya koyabilmesi için mutlaka bir adın önünde bulunması ve o adı nitelemesi veya belirtmesi gerekir (Korkmaz.1. tatlı. Türkçe Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları Türkiye Türkçesinde çok geniş bir yeri olan sıfatlar. kara. beyaz. Sıfat tamlaması eksiz bir birleşmedir. boz.51 3. eğri. Sıfat tamlaması. bir sıfat ile bir isimden kurulan iki kelimelik tamlamadır (Ergin. Sıfat tamlamasında sıfat ismin başına gelir. acı.2. isim unsuru ise bir isim veya isim vazifesi gören bir kelime grubu olur. yabanî.1. yalancı. yardımcı. ekşi gibi tat bildiren sıfatlar. mor. küçük. nasıl olduklarını gösteren veya çeşitli yönlerden belirten sözlerdir. sarı. isim tamlanan. Her iki unsur da ek almadan doğrudan doğruya yan yana getirilir. zehirli gibi çeşitli niteleme sıfartları kullanılmaktadır. Tamlamanın sıfat unsuru bir sıfat veya sıfat olarak kullanılan kelime grubu.1. ala. isim sonra getirilir. tüylü. bozca. asıl unsurdur. acı ağaç acı badem acı bakla acı cehre acı ceviz acı çiğdem acı düğlek acı elma acı günek acı hıyar acıkabalak acı kara acı karpuz acı kavak acı kavruk acı kavun acı kayısı acı kiraz acı koruk acı kök acıkulak acı mantar acı marul acı meyan acı ot acı pelin acı piyan acı soğan acı tere acı tilkişen . bir sıfat unsuru ile bir isim unsurunun meydana getirdikleri kelime grubudur. adlardan önce gelerek onları niteleyen.2. isim unsurunu vasıflandırmak veya belirtmek için getirilir. sivri. kızıl. alaca. yani sıfat önce. Sıfat tamlaması biçiminde kurulan bitki adlarında en çok ak. 333). En basit sıfat tamlaması. mavi. SIFAT TAMLAMASI B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI 3. Sıfat tamlayan. Sıfat unsuru. yeşil gibi renk adları. 380). kırmızı.

52 acı yavşan acı yonca adî ardıç adî papatya adî servi adî şebboy ağcabek ağdalak ağdirmit ağlayan çam ağlayangelin ağ mantarlar ağsüntere ağtop ağ yemşen ağ yonca akağaç ak alıç ak arpa akasma akbaba akbabaç akbacak akbadılcan akbakla ak baldır akbardak akbaş akbaşak akbaşlı akbıtırak akbörülce akbuğday akbulama akbulgar akburçak akbülgül akcabağ akçaağaç akçabardak akçabudak akça buğday akça elma akçakavak akça kesme akçalı akça mercimek akçavdar akçayazlık akçiçek akçöpleme akdarı akdene akdiken akdirmit akdut ak elma akfiğ akganak akgernaz akgevrek ak gök akguyruk ak gül ak güneyik ak hindiba akkanat akkavak akkayşak akkız akkozak akköse akkulak akkulut aklar ot akleyvaz akmandır ak mantar ak ot akova akpancar akparmak ak pas ak pelin akpusa ak sarmaşık ak sedef otu akser aksirke aksoğan aksöğüt aksulu aksünter aktaş aktavuk aktop aktopaç ak üzüm akyavşan .

53 akyazlık ak yıldız akzahran akzambak ala ayaş alabacak alabaş ala börülce alaca bakla alaca gök alaca kır alaca menekşe alaca ot alaca üzüm ala cehri alaçam alagöbek alagöz alakakaç alakoruk alamelek alaoğlak ala pakla ala pancar alasulu alatura alaz armut albadılcan algemre aliçehre alidede alim erik ali yonca al pehlivan altı kıran arpa altı köşe arpa altınbaş altınbaşak altıntop altı parmak alyanak al yonca Amerikan biber ağacı anahtar bitkiler Arapdede arcı ağaç arı saman arşın üzüm asılmışadam asma gabak aşağı bitkiler aşûra buğday ayaklı kekik aydede aydın buğday aydın göz aygır incir ayı köşk ayşekadın bakla soğan balaşlama balbardak balkadın ballıbaba ballı boynuz ballıdarı ballıkara balma üzüm baltabatak başlahana başlı ot bazitli mantarlar benekliköse benli belerce beşbıyık beşparmak beyaz çiriş beyaz çöpleme beyaz divlek beyaz harbak beyaz kamış beyaz kekik beyaz kızılcık beyaz mantar beyaz ot beyaz papatya beyaz püren beyaz salkım beyaz soğan biberli mantar bileşik meyve binkulaç birincivasıf bodurmahmut bodur ot boncuk fasulye boynuzlu dücük boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş .

54 boz ağaç boz armut bozbodur ot bozca ot boz darı boz elma bozik kenger bozkulak bozoğlan boz ot buğdaysı meyve buluti üzüm burmalı marıl bülçüklü sovan büyük kantaron büyük sarı can kesme çakırdiken çakmur buğday çalık kavak çarliston biber çatlaggara çıtır erik çıtnak kara çiçekli bitkiler çiçeksiz bitkiler çil pancar çil soğan çitili kavun çok yıllık çöti tiken dalfidan danadaşak danagöz daş kiraz dedebört delibadılcan deli batbat delibiber deliboynuz delibuğday delierik delikanlı delikara delikiraz deli lâle deli mantar deli maydanoz deli ot deli salep deli tütün deli yulaf delüce bakla demiryonca dıranı üzüm dikenli acı ot dikenli meyan dikenli mısır dikenli ot diplitura diri örtü dişbudak dişi çöven dişlek darı dogrukara dokuzbaşlı dokuzdonlu dokuztepeli dolaşık ot dolma biber dövülmüş avrat otu dözdömbelek duvaklı mantar düğmeli ot eğriboyun eğri kestane eğri yavşan ek kök ekli ot ekşi elma ekşi hamur ekşikara ekşi kiraz ekşikulak ekşi limon ekşimelek ekşioğlak ekşi ot ekşi yonca elâgöz emirali emirsultan engili buğday ergenkirez erkek ağaç erkek üzüm esmer su yosunları eterik etli meyve .

55 fatmaşal fındık biber gadın barmak gapcuħ fasille gara fatma garagavuk garaħan garaħat garalâle gara ot gelinkadın gıldikli yonca gılıf ceviz gocadarı gonca gül göğ baldırcan göğ erik göğsulu gök ala buğday gök bakla gökbaş gök börülce gökçe ağaç gökdedem gök diken gökgız göksulu gönü kavun göv sovan göybiber gülhatmi gülhatun gülibrişim gülnar gülnazik gülük üzüm gül üzüm gümüşdüğme gürüzüm güylek cevizi güzdede güzeloğlan güzlük buğday hafızali hacıbalbal hasbaldırcan hoşkuran hoşvaran hoşveren içlikız iğne yaprak iki çenekliler iki çenetliler inceniyar irikara kabaağaç kabatepek kadıbaş tiken kalıntı bitki kambak buğday kanlıpınar kapalı tohumlular karaağaç karaağır karaardıç kara asma karabacak karabadacık kara baldır karabaldırcan karabaş karabaşak karabaş kekik karabiber karaboğaz karabuğday karabulgar karabüzgül kara çörek karaca kovuk karaca ot karaçalı karaçam kara çavuş karaçayır karaçön kara derme kara diken karadut kara erik karagevrek kara göndürme karagöz karagülle karahindiba karahurma karahülün kara iskorçina karakabuk .

56 karakafes karakat kara kavak karakavruk karakavza karakayın karakazancık kara kekik kara keme karakılçık karakıllı karakovuk karakulak karalahana karamama karamanca kara mancar kara mantar kara mürver karanfilbaş tütün karaoğlan kara ot karaparmak karapazı karasergi karasirke kara şabla karatavuk karatombalak kara topalak karaturp kara üzüm karayandık kara yaprak kara yemiş kara yonca kargayürek kartallı eğrelti otu katağaç katmerli badem kayı soğan kayisi üzüm kedibaş kelbaş kelçiçek kelkaş kelleliot ketenköynek kılıçarpa kılkuyruk kıllı kozak kınalıparmak kırkboğum kırk budak kırk günlük kırkkanat kırkma kamış kırmızıbiber kırmızı gevrek kırmızı kantaron kırmızı kedi otu kırmızı kök kırmızı lahana kırmızı turp kısacamahmut kısacıkmahmut kıvırcık salata kıvrak buğday kıvrak darı kızhanım kızılağaç kızılbacak kızıl boya kızılburun kızılcırık kızılçam kızıldip kızıleğlim kızıl enik kızılgücük kızılkantaron kızıl kaytarma kızıl kök kızılot kızıl sarmaşık kızıl su yosunları kızılyaprak kirtik kiraz klimaks bitki koca ağaç koca bakla kocabaş koca buğday koca yemiş kokar ağaç kokar çaşır kokarganak kokar ot kokarzade .

57 kokceviz kokone buğday kokulu çayır otu kokulu kiraz kokulu narpis kokulu yonca kökelma kök karanfil köknar kökten çiçekli kömür tut körtiken köse buğday kösehalil kösesefer kud fasulya kumdarı kunduzağu kunduz buğday kuru fasulye kuruşakşak kurutakırdak kuşbudak kuşyürek küçük Hindistan cevizi küçük şalgam küllükara kütkütü kiraz lop incir malkadın maltepe mavi cincile mavi kantaron mavi lâdin miskicearmut mislibuğday morbaş morca süpürge mor çiçek mor dut mormenekşe mor salkım morşabla nebi dede on bir aylık otçam oymalı yaprak öksüzali öksüzoğlan ölmez çiçek parlak mantar perpertiken pırpılkavak piçgül piçkiren ruderal bitki saçak darı sağırkulak salkım başak salkım söğüt saplıcatinton saplı mantar saplı meşe saplıtinton sapsız meşe sarıbaş sarıcaerik sarı centiyan sarı çalı sarı çam sarı çiçek sarıçiğdem sarı çiriş sarı çubuk sarı diken sarı erik sarıfiğ sarı kantaron sarı kavak sarıkılçık sarıkoğuk sarı kokulu sarıkök sarı mantar sarımantı sarı mercimek sarı ot sarıoturak fasulye sarıpapatya sarıparmak sarıpatlıcan sarısabır sarısalkım sarı süsen sarı sütleğen sarı şebboy sarıtoppas sarıyazlık sarı yemiş .

58 sarı zambak semizebe semiz kabak sıksarı sırımağu sıyırma pakla sidikli meşe sinirli ot sivri biber sivri kekik siyah kimyon siyah ot siyah tirmit suluca armut sulucagümbet suluzırtlak südlüsarı sütlübiyan sütlü kengel sütlü ot şamakı tut şamdarı şatır arpa tallı bitkiler tatlıgöbek tatlı kenger tatlı kök tatlı limon tatlı ravent taze fasulye tekçekirdek tek çenekliler teknegöt telgömlek telot tergömlek terskulak tıbbî papatya tırtlıeşki titrek kavak tohumlu bitkiler tokalı dücük tok buğday tokmaküzüm topbaş toppancar topuklutiken tüylübaba tüylübarak tüylü boya tüylüceyumru tüylü çay tüylü dalak otu tüylü kanak tüylü meşe tüylütombalak tüylütoparlak uçkulak ulamayonca uzunalma uzunsap üçgül yabanbacı yabanî akdiken yabanî bezelye yabanî biber yabanî ceviz yabanî elma yabanî enginar yabanî erik yabanî hardal yabanî hindiba yabanî ıspanak yabanî incir yabanî kavun yabanî kereviz yabanî kimyon yabanî kiraz yabanî kuşkonmaz yabanî lahana yabanî mantar yabanî marul yabanî menekşe yabanî mercanköşk yabanî mersin yabanî pancar yabanî pırasa yabanî sarımsak yabanî sedef otu yabanî sinameki yabanî tere yabanî tirfil yabanî turp yabanî tütün yabanî üzüm yağlı dürülü yağlıısırgan yağlımancar yağlı ot .

59 yalancı akasya yalancı biber yalancı çiriş yalancı eğir yalancı havacıva yalancı ısırgan yalancıkeçi yalancı kenevir yalancı lavanta çiçeği yalancı öd ağacı yalancı porsuk bitkisi yalancı portakal ağacı yalancı safran yalancı sümbül yalancı tespih ağacı yapraklı kara yosunları yarma şeftali yavrubaş yazılı incir yazlık buğday yedideli yenibahar yenidünya yeşilbiber yeşil soğan yoksul buğday yongöbek yumrukara yüsüfefendi zehirli çiğdem zehirli mantar zeytinsi meyve 3.2. Farsça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları amberbu çeşmezen hezaren hıyarşembe navruz perdeben şebboy < amber-būy < çaşma-zan < hezār-reng < ħiyār-çenber < nev-rūz < perde-bend < şeb-būy < şeft-ālū < şems-āver < zer-āvend < zerd-ālū < zerde-çāv < zerrīn-gede şeftali şemsaver zeravent zerdali zerdeçal zerringade .1.2.1.3. Arapça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları abdülleziz < ĥabbu‘l-leźīź 3.2.

iyelik ve ad çekim ekleri ile genişletilmiş olanları ad görevindedir (Korkmaz. SIFAT-F L GRUBU B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI Sıfat-fiiller.1. sıfat-fiile bağlı unsurlar ise önce gelir. 333). nesne karşılayan kelimeler olarak sıfat-fiiller anlam bakımından isim cinsinden kelimeler arasına girer. nesnelerin hareket vasıflarını karşılayan fiil şekilleridir.1. 3. Sıfat-fiil grubu. 910). Bu kelime grubunda sıfat-fiil eki sonda bulunur. Sıfat-fiillerde hareket ifadesinden başka zaman ifadesi de vardır (Ergin. Hareket vasıflarını belirtmek suretiyle nesneleri karşıladıklarına göre. bir sıfat-fiil ve ona bağlı unsurlardan oluşan kelime grubudur. Adlardan önce gelen sıfat-fiiller birer sıfat görevi yüklendikleri hâlde. -An Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları acı kokan akçalıbasan alma erdiren ayıboğan bacakkıran bağboğan bağbozan baklakıran balıkkıran balık öldüren belbağlıyan beslek kaçıran boğaz alan bostanbozan böcekkapan cırtatan çakalboğan çalıbasan çanakçatlatan çanakkıran çarıkkesen çobançökerten çobankaldıran çömlekçatlatan demirbozan demirdelen destebasan destebozan desteçürüten deveçökerten dilburan dilkanatan dilkiboğan eldüren elkoğan elkurtaran erkurtaran eryeten evcikıran gecebiten gelinboğan gelingüldüren göçkovan göktenyağan gübür kaldıran günebakan günetapan hamur kesen hapkesen haptutan hoşvaran hoşveren itboğan kalegezen kanburuyan kankurutan kaplanboğan . bunların kendinden sonraki ada bağlı olmadan yalın durumda bulunanları veya çokluk.3.1.3.60 3.

-DI Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları akberdi beybeğendi bulgarsıktı dalasıçtı dalbastı gündoğdu gündöndü kuzukemirdi paşabeğendi 3. -mAz Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları çalıbasmaz hüryemez kuşkonmaz yabanî kuşkonmaz 3.1.1.3. -gAn Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları bozbağırgan sütleğen 3.3.4.1.5.3.2.1.61 kardelen kargabüken kargadelen karıgezdiren kayışkıran kazandelen kendi biten kocadepen komşugezen kotankıran koyunkıran köle doyuran kurtboğan kuzukıran küpdüşen küpkıran namazbozan orakgıran sabankıran sakalçürüten sakalıslayan serpenekıran silisseven sinekkapan sinekkıran sinektutan tüylütapan uçkurutan yerebakan yerebatan yeregeçen yerekaçan yeryaran 3. –miş Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları kazık yemiş .3.3.

gıli gıli. aşıaşı cırt cırt çakçak çığçığ çibiçibi çömçöm denden divdiv fışfış gıcıgıcı gıli gıli gilgil güvegüve hılhıl hırhır kılkıl kırt kırt kişkiş mirtmirt nemnem pıtpıt pürüpürü şakşak vıccı vıccı tömtöm 3. pıtpıt. çömçöm. Bunların dışında kalan aynen tekrarlar ise bir ismin yinelenmesi yoluyla oluşmuştur: “aşıaşı.4. Bu tür bitki adları. Türkçede hemen hemen her çeşit kelimeden tekrar yapılabilir.4. güvegüve.1. Fakat tekrara en elverişli kelime çeşitleri isimler. 3. kişkiş.4.1. hılhıl. denden.2. yansıma seslerin tekrarlanması ya da aynı ismin iki kez bir araya gelmesi yoluyla oluşmuştur. kılkıl.62 3. hırhır. Tekrarların başlıca üç fonksiyonu vardır: Kuvvetlendirme. şakşak. çibiçibi.1. pürüpürü. vıccı vıccı”. Bunlardan allıballı ve analı kızlı kelimeleri +lı…+lı ekiyle kurulmuştur: . çakçak.1. çokluk ve devamlılık (Ergin. nemnem. çığçığ. gilgil. divdiv. zarflardır. tömtöm”. kırt kırt. 377). gıcıgıcı. mirtmirt. Yansıma seslerden oluşmuş aynen tekrarlar şunlardır: “cırt cırt. TEKRAR GRUBU B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI Tekrarlar aynı cinsten iki kelimenin arka arkaya getirilmesiyle meydana gelen kelime gruplarıdır. Yakın Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Yakın anlamlı tekrarlardan oluşan bitki adları altı tanedir. fışfış. Aynen Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Aynen tekrarlar. bir kelimenin ya da yansıma sesin art arda sıralanmasıyla oluşmuş kelime gruplarıdır. sıfatlar.

Pekiştirmeli tekrarlarla kurulan bitki adlarından “patpatanak.3.63 allıballı analı kızlı dildamak dildoku evrümçevrüm patküt 3. Zıt Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Zıt anlamlı tekrarlardan oluşan bitki adları sadece bir tanedir: akşam sabah 3. şakşakı. Pekiştirmeli tekrarlardan “kabasaba” ve “cicibici” örneklerinde “kaba” ve “cici” kelimeleri anlamlı.4. Pekiştirmeli Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Anlamı bir başka ek veya kelimeyle güçlendirilmiş olan tekrarlara pekiştirmeli tekrarlar denir. “talaşmalaş” örneğinde ise ikinci kelimenin başına “m” sesi getirilerek pekiştirme yapılmıştır. tıktıkı” ilk üç sesin tekrarlanması yoluyla oluşmuştur. kabasaba cicibici patpatanak patpatik şakşakı talaşmalaş tıktıkı . patpatik.4.1. “saba” ve “bici” kelimeleri anlamsızdır.1.4.

kendisine isnat edilenden sonra gelir.64 3.5. Kendisine isnat edilen unsur yalın hâlde veya teklik üçüncü şahıs iyelik eki almış olarak bulunur (Ergin. sıfat olarak kullanılabilecek niteliktedir. 392). SNAT GRUBU B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI snat grubu.1. Bu grup. biri diğerine isnat edilen iki isim unsurunun meydana getirdiği kelime grubudur. adıyaman aşıkara bağrıbütün bağrıkara boynuburuk boynubükük burnukızıl dibikara dibikıllı diliçıkık dilidüdük elibayır hamı tatlı içikızıl karnıkara sapısarı sapıuzun yanıkara yanıkızıl . snat edilen unsur isnat olunandan.

65 3. Cümlenin temel fonksiyonu. “unutmabeni” örneği olumsuzluk eki almıştır.1.6. Sadece “durdabak” örneğinde iki kelimenin arasına “da” bağlacı girmiştir. bir düşünceyi. dağdel demal dönbaba kançal titregızım unutmabeni < dağ del < dem al < dön baba < kan çal < titre kızım < unutma beni . “dağdel. bir olayı tam olarak bir hüküm hâlinde ifade eden kelime grubudur. şahıs emir kipiyle kurulmuştur. diğer bitki adlarında olumsuzluk eki bulunmamaktadır. bir duyguyu. bir hareketi. teklik 2.1. emir anlamının birinci ya da ikinci kelimede bulunması bakımından iki şekilde ele alınabilir. titregızım. 398). hüküm ifade etmektir (Ergin.1. "gezgez” örneğinde ise her iki kelime de aynıdır: alyud durdabak gezgez kalkgit vargit < al yut < dur da bak < gez gez < kalk git < var git 3. Cümle biçiminde kurulan bitki adlarını birkaç başlık altında sınıflandırabiliriz: 3. ki Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları Her iki kelimesi de emir biçiminde olan bitki adları. demal. kançal” örneklerinde ise ikinci kelimede bulunmaktadır.1. unutmabeni” örneklerinde emir anlamı birinci kelimede. Bunlardan “dönbaba. CÜMLE B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI Cümle.6. Bir Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları Yalnızca bir kelimesi emir biçiminde olan bitki adları.2.6.

4.3. Fiil + Fiil ile Kurulan Bitki Adları alyud durçalak durdabak gezgez kalkgit vargit < al yut < dur çalalım < dur da bak < gez gez < kalk git < var git . sim + Fiil ile Kurulan Bitki Adları dağdel demal eysebak gödüredi < dağ del < dem al < iyi ise bak < gök türedi eltieltiyeküstü < elti eltiye küstü 3.1.6.66 3.1.6.

Beceriyle ilgili bitki adları 4.2. duygu. duygu ve düşünce dünyalarının yanı sıra. Bu nedenle bitki adlarında insana özgü niteliklerin geniş yer tuttuğu görülür. yaşamak için bitkileri tanımak ve çeşitli sahalarda kullanmak zorundaydı. Evlilikle ilgili bitki adları 10. en iyi tanınması gereken bitkilere insana özgü vasıfların yüklenmesi gayet doğaldır. Bu sebeple. Aile durumuyla ilgili bitki adları 2. hayatlarını avcılıkla sürdüren ilk insanlardan bu yana herkes için önemli bir geçim kaynağı olmuştur. NSANA ÖZGÜ ÖZELL KLERLE KURULAN B TK ADLARI Bitkiler.67 3. biçimi. Bitkilerin adlandırılmasında her millet kendi bakış açısını. Duygularla ilgili bitki adları 9. Dinî ve edebî şahsiyetlerle ilgili bitki adları 8. Din ve inançla ilgili bitki adları 7. doğayla iç içe olan ve somut anlatıma dayanan bir dildir. Cinsiyet belirten bitki adları 6. düşünce ve hayallerini ortaya koyar.2. hayat tarzını. nsanın fiziki yapısıyla ilgili bitki adları 11. Boy ve millet adlarıyla kurulan bitki adları 5.1. bitkinin rengi. Akrabalık adlarıyla kurulan bitki adları 3. yetişme ve kullanım alanını da dikkate alarak isimlendirme yoluna gitmişlerdir (Duran. hayata bakış açıları. felsefesini. Bitkileri insanlar adlandırır. KAVRAM BAKIMINDAN B RLEŞ K B TK ADLARININ KURULUŞU 3. nsan hayatının evreleri ile ilgili bitki adları nsana özgü . 223-229). özelliklerle kurulan bitki adlarını şu başlıklar altında tasnif edebiliriz: 1. Türkçe. Türkler bitkileri adlandırırken onlara kendilerinden birçok özellik katmışlar. nsanlar.

bazıları da isim tamlaması biçimindedir. Aile durumuyla ilgili olarak tespit edilen altı adet bitkiden sadece bir tanesi (öksüzali) özel isim almıştır. Bunlardan sadece bir tanesi (dönbaba) cümle biçiminde kurulmuştur. Meslek ve çalışmayla ilgili bitki adları 16. kız” kelimeleridir. yeğen. Ayrıca “Alidede” bitkisinde özel isim kullanılmışken. öksüzali öksüz çiğdemi öksüzoğlan öksüzoğlan çiğdemi piçgül piçkiren 3. Farsça piç kelimesi ise bitkilerde şu anlamlara gelmektedir: a) Aşılı olmayan. hem tamlayan. nsanın karakteriyle ilgili bitki adları 13. b) Bir ana bitkinin çevresinde yeniden beliren sürgün ve filizler (TS.1. baba. anababa kokusu.1. Bunlardan en çok kullanılanı “dede” kelimesidir. analı kızlı”. diğer örnekler tür adlarıyla kurulmuştur. hem de tamlanan olarak kullanılabilmektedir. 1605). Bazılarında ise iki akrabalık adı birlikte kullanılmıştır: “anababa kekiği. nine. Kişi adlarıyla kurulan bitki adları 14. Akrabalık adı hem isim.2. kardeş. Akrabalık adlarıyla kurulan bitki adlarından bazıları sıfat tamlaması. Aile Durumuyla lgili Bitki Adları Aile durumuyla ilgili olan bitki adları “öksüz” ve “piç” kelimeleriyle kurulmuştur.2. Alidede anababa kekiği anababa kokusu analı kızlı aydede baba inciri ballıbaba dedebört dededeğneği dede gülü dedemsakalı dedesakalı dedesakalı mantarı dönbaba gökdedem . dede. hem sıfat. Akrabalık Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerde kullanılan akrabalık adları “ana. Öksüz kelimesi Türkçede “annesi olmayan” anlamındadır.68 12. Unvan belirten bitki adları 3.2.1. Maddî durumla ilgili bitki adları 15. bacı.

1. Macar. bitkilerin yurdunu göstermektedir. Arap. Frenk.2.3. Ayrıca “Latin” ve “Osmanlı” kelimeleri geçmişte yaşamış kavimlerin adı olup. Diğerleri ise birer millet adıdır. Bunlardan “Avşar” kelimesi bir boy adıdır. Boşnak. Amerikan biber ağacı ve Arapdede bitkileri sıfat tamlaması. Amerikan. Alman papatyası Amerikan armudu Amerikan biber ağacı Arapdede Arap elması Arap mantarı Arap otu arapsaçı arapsiki Arap sümbülü Arap şalgamı araptaşağı Arap topalağı Arap yasemini Arnavut biberi Arnavut darısı Avşar otu Boşnak eriği Ermeni kimyonu Frenk asması Frenk biberi Frenk çileği Frenk elması Frenk inciri Frenk kimyonu Frenk lahanası Frenk maydanozu Frenk menekşesi Frenk patlıcanı Frenk üzümü Frenk yemişi Japon armudu Japon ayvası Japon elması Japon gülü Japon hurması Japon kaktüsü Japon sarmaşığı Japon şemsiyesi Japon üzümü Latin çiçeği Macar biberi . bazen isim tamlamalarının tamlayanı görevindedir. diğerleri ise isim tamlaması biçimindedir. Arnavut. Türk” kelimeleri oluşturmaktadır. Ermeni.69 güzdede kardeşkanı ağacı kaynanacık kaynanadili kaynanayumruğu ninemelması tüylübaba yabanbacı yeğenaşısı 3.4. Boy ve millet adları. Latin. Bunlar. diğerleri günümüz kavimlerine verilen isimlerdir.2. bazen sıfat. Japon. Beceriyle lgili Bitki Adları sakar otu 3. Osmanlı. Avşar. Boy ve Millet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitki isimlerindeki boy ve millet adlarını “Alman.1.

karı.1. kutsal mekân özelliği taşıyan “türbe”. hatun.2. . keşiş. bitki adlarında da kendini göstermektedir.1. hacı. Cinsiyet Belirten Bitki Adları Bitki adlarında kullanılan cinsiyetle ilgili kelimeler şunlardır: “kız. erkek. er. Bunlardan ibadetle ilgili olanlar “abdest. hem de tamlanan görevinde kullanılabilmektedir. erkek. hoca. Cinsiyet belirten bu kelimeler. avrat. oğlan” ise erkeklere özgü cinsiyet belirten kelimelerdir. hatun” bayanlara özgü. sıfat ve isim tamlamaları içerisinde bulunarak hem tamlayan. dinî kimlik ve mensubiyet belirtenler “Bektaşî. oğul. karı.70 Macar üzümü Osmanlı lâlesi Türk biberi Türk meşesi Türk otu 3. evliya. oğlan”. hanım. Bunlardan “kız. namaz”. “er. papaz. avrat.6. hanım.5.2. kadın. Din ve nançla lgili Bitki Adları Din ve inancın etkisi her alanda olduğu gibi. oğul. kadın. gâvur. akçakızı ak kadın parmağı akkız aloğlu avrat otu ayşekadın balkadın bozoğlan dövülmüş avrat otu dulavrat otu dulkarıgömleği erkek ağaç erkek üzüm erkurtaran gülhatun kadınparmak kadınbudu güzelavrat otu güzelhatun çiçeği güzeloğlan hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hanımyaması hatunmemesi hatunparmağı hatuntuzluğu içlikız kadıngöbeği kadınparmağı kadıntuzluğu karaoğlan karıgezdiren karıyaşı kızhanım kızlargöbeği kızlar yağlığı kızlar yemişi kızmemesi kızyanağı oğlanelması oğlan otu oğul otu süslühanım çiçeği titrekızım uluavrat otu 3.

Ayrıca “abdest.7. kāfir veya Far. Din ile ilgili şahsiyetlerin isimleri (Davut. Meryem. Bektaşî.1. Bunlardan “ağlamak” genellikle üzüntünün. Havva. Ebucehil. yüzyıl Anadolu Türk Edebiyatının önde gelen temsilcilerindendir. Duygularla lgili Bitki Adları Duygularla ilgili olan bitki adlarını “ağlamak. sa. muhabbet” kelimeleri oluşturmaktadır. cefa. “keşiş.8. Süleyman.2. Dinî ve Edebî Şahsiyetlerle lgili Bitki Adları Bu tür bitki adları dine ya da edebiyata mal olmuş kimselerin isimleriyle kurulmuştur. Bunlardan “Havva” ve “Meryem” kadın. “Karacaoğlan” ise bir halk şairi olup. kahkaha. hoca. gebr’den gelme olup. hasret.1. namaz. bazen de .71 peygamber” kelimeleridir. evliya. peygamber” kelimeleri slâmiyet ile. Hızır) Kur’an’da geçmektedir. abdestbozan otu Bektaşî üzümü evliya otu gâvur baklası gâvur haşhaşı gâvur hıyarı gâvur pancarı gâvur soğanı gâvur tilkişeni hacıbalbal hacılar otu hocalar yemişi keşiş otu keşişyemez armudu namazbozan papazkülahı papaztakkesi peygamber ağacı peygamber buğdayı peygamber çiçeği peygamber dikeni peygamber üzümü türbe eriği Yahudi baklası Yahudi hurması 3. papaz” kelimeleri Hristiyanlık ile ilgilidir. 17. “Yahudi” kelimesi Yahudilik ile.2. hacı. Süleyman. “Davut. buhurumeryem Davut yaprağı Ebucehil karpuzu Havvaanaeli sa dikeni Karacaoğlan mantarı Meryemana asması Meryemana dikeni Meryemanaeldiveni Meryem otu mührüsüleyman sarıhızır elması 3. sa. türbe. “gâvur” kelimesi ise Ar. Hızır” erkek şahsiyetlerdir. Ebucehil. Müslüman olmayanlara verilen genel bir addır.

köse buğdayı ile köse tahılı aynı anlamlara gelmektedir.2. köse” kişinin görünümüyle. kel.1.2. “sağır” işitmeyle ilgili bir kavramdır. “evlenme” kelimesi ise evlilikle ilgili bir kavramdır. köse. kel. “kahkaha” mutluluğu.1. “muhabbet” sevgiyi ve yarenliği anlatır. Bunlardan “gelin. Bunlardan “cüce.9.72 sevincin yol açtığı durumu. “hasret” özlem duygusunu. “cefa” sıkıntıyı. Evlilikle lgili Bitki Adları Bitki adlarında geçen evlilik ile ilgili kavramlar “gelin. “dul” medeni durumla. güvey” eşlerle. dulaptal otu dulavrat otu dulkarıgömleği evlenme çiçeği gelinarmudu gelinboğan gelin çiçeği gelindili gelindüğmesi gelineli gelinelması gelinfeneri gelingüldüren gelin gülü gelin güveyi elması gelinkadın gelin mantarı gelinmumu gelin otu gelinparmağı gelinsaçı gelinteli mantarı gelintırnağı gelinyanağı gelinyemişi güveyfeneri güvey kekiği güvey otu 3.10. Bu bitkilerden kelçiçeği ile kelçiçek ve köse buğday. güvey. ağlayan çam ağlayangelin cefa çiçeği hasret çiçeği kahkaha çiçeği muhabbet çiçeği 3. evlenme” kelimeleridir. nsanın Fiziki Yapısıyla lgili Bitki Adları nsanın fiziki ve biyolojik özellikleri ile kurulmuş bitki adlarını oluşturan kelimeler şunlardır: “cüce. cücekız kelbaş kelçiçeği kelçiçek kelkız çiçeği köse buğday . kelçiçeği. sağır”. dul. köse buğdayı ve köse tahılı isim tamlaması. kelçiçek ve köse buğday sıfat tamlaması biçimindedir.

Nebi.1. Meryem. yalancı akasya yalancı biber yalancı çiriş yalancı eğir yalancı havacıva yalancı ısırgan yalancıkeçi yalancı kenevir yalancı lavanta çiçeği yalancı öd ağacı yalancı porsuk bitkisi yalancı portakal ağacı yalancı safran yalancı sümbül yalancı tespih ağacı 3. dris. Meryem” ise bayan adlarıdır. nsanın Karakteriyle lgili Bitki Adları nsanın karakterini yansıtan bitki adlarını “yalancı” kelimesi oluşturmaktadır.73 köse buğdayı kösehalil köse otu kösesefer köse tahılı sağırkulak 3. Nebi.2. Fatma. Fatma.2. Yusuf” erkek adları.2. nsan Hayatının Evreleri ile lgili Bitki Adları çocuk nefesi delikanlı 3. Ayşe. Mahmut.1.11. Süleyman. “Ayşe. Mahmut.1. Alibey buğdayı Alidede Aliöksüz ayşekadın bodurmahmut buhurumeryem fatmasaçı karafatma hafızali hüsnüyusuf dris ağacı dris otu kısacamahmut (kısacıkmahmut) kısamahmut otu Nebi dede Süleyman otu Yusufefendi . dris. Bunlardan “Ali.13.12. Süleyman ve Yusuf”. Kişi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitki adlarında kullanılan kişi adları şu isimlerden oluşmaktadır: “Ali.

hem erkeklere. kömürcü. kral. kadı. Unvan Belirten Bitki Adları Bitki adlarında kullanılan unvanlar şunlardır: “bey.15.74 3. sepetçi. sihirbaz” kelimeleridir.2. vezir. “emir. işe dayananlar “avcı.1. al pehlivan asker borusu asker gülü avcı üzümü çalgıcı otu çobançantası çobançırası çobançökerten çobandeğneği çobandüdüğü çobanekmeği çoban elması çobankaşığı çobaniğnesi çobankaldıran çoban kösteği çobanpüskülü çobanpüskülügiller çobansüzgeci çobantakkesi çobantarağı çobantuzluğu çoban üzümü değirmenci üzümü kömürcü şıkığı sepetçi kavağı sepetçi söğüdü sihirbaz otu şerbetçi otu üzümcü eriği 3. imparator. sepetçi. kimi zaman tamlanan olarak kullanılabilmektedir. efendi”. paşa. “bey. çoban. Maddî Durumla lgili Bitki Adları yoksul buğday 3. asker. pehlivan. değirmenci. çalgıcı. üzümcü”.14. sultan. Bu kelimeler isim ve sıfat tamlamalarında kimi zaman tamlayan. Meslek ve Çalışmayla lgili Bitki Adları Bitki adlarında yer alan meslek ve çalışma ile ilgili kavramlar şunlardır: “asker. şerbetçi. Alibey buğdayı bey armudu beybeğendi beyböreği beyzambağı emirali emirsultan imparator lâlesi imparator mantarı . değirmenci.1. sultan. şah. üzümcü”. diğerleri ise sadece erkeklere özgü unvanlardır. şah. paşa. kömürcü.2. avcı. kadı. şerbetçi.16. vezir” yönetimle ilgili. pehlivan. efendi” ise sosyal statülerle ilgili unvanlardır.1. Bunlardan harekete. imparator. özel yetenek gerektirenler “çalgıcı. emir.2. çoban. Bunlardan “sultan” hem bayanlara. sihirbaz. kral.

75 imparator otu kadıbaş diken kadıbaşı kadı otu kralkandili paşa ağacı paşabeğendi paşaçadırı paşakılıcı sultanküpesi sultan otu şahtuğu şehduran şehmelik otu vezir salkımı Yusufefendi .

Hayvan adlarıyla kurulan bitki adlarını şu başlıklar altında inceleyebiliriz: 1. Bitkilerin adlandırılmasında en çok ayı. tavşan gibi hayvan adları kullanılmaktadır. Hayvan Adı + Bitki Adıyla Kurulanlar Bunlar.2.1. çinde Hayvan Adı Geçenler 3. it. diğerleri ise belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. domuz.2. Birlikte yaşadıkları hayvanlara çeşitli adlar verip.2. Hayvan Adı + Bitki Adıyla Kurulanlar 2. bitkileri adlandırmakta çeşitli hayvan isimlerini kullanmışlardır. HAYVAN ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI nsanlar yerleşik hayata geçtikten sonra hayvanları evcilleştirmeye başlamışlardır. kuş. Hayvan Adı + Organ Adıyla Kurulanlar 3. Hayvanların da besin kaynağının bitkiler olması sebebiyle. onları kendi yaşam alanlarına dâhil etmişlerdir. kurt. deve. eşek. bir hayvan adı ve bir bitki adının yan yana gelmesiyle kurulmuş olan birleşik kelimelerdir. arı çiçeği arı gülü arı otu at baklası at dikeni at elması at kestanesi at yoncası ayı ardıcı ayı asması ayı baldıranı ayı çiğdemi ayı çileği ayı elması ayı eriği ayı fındığı ayı fıstığı ayı gülü ayı mantarı ayı otu ayı soğanı ayı şalgamı ayı üzümü ayı yemişi balık otu balık sütleğeni boğa dikeni buzağı otu camus baklası ceylan çiçeği . Hayvan adları bitkilerin adlandırılmasında önemli ölçüde yer tutmaktadır.76 3. Sadece Hayvan Adıyla Kurulanlar 4. Bu bitki adlarından sadece kartallı eğrelti otu ve kunduz buğday sıfat tamlaması.2.

77 çakal armudu çakal çiğdemi çakal eriği çakal otu danabaklası danakıran otu deve dikeni deve elması devegülü develik otu deve mercimeği deveturpu domuz ayrığı domuz ayrık otu domuz baklası domuzbıtırağı domuz dikeni domuz elması domuz eriği domuz lahanası domuz marulu domuz otu domuz pancarı domuz soğanı domuz turpu domuz üzümü eşek baklası eşek baldıranı eşek çıtlığı eşek dikeni eşek elması eşek eriği eşek gülü eşek hıyarı eşek inciri eşek kengeri eşek kömürdeği eşek lalesi eşek madımağı eşek marulu eşek maydanozu eşek otu eşek papatyası eşek turpu eşek yoncası fare dikeni fare otu fil elması filkulağı geyik dikeni geyik elması geyik mantarı geyik otu horozcuk otu horoz fasulyesi horoz gülü horoz mantarı italıcı iteriği itgülü itinciri ithıyarı itkabağı itkişnişi itnanesi itsarımsağı itsoğanı it üzümü kanarya çiçeği kanarya otu kaplumbağa keleği karga cevizi karga düleği karga keleği karga kozağı kargasabunu karga soğanı kartal ağacı kartallı eğrelti otu katır çiçeği katır çiğdemi keçi kirazı keçi kömüreni keçi mantarı keçi marulu keçi söğüdü keçi yemişi kedi dutu kedi nanesi kedi otu keklik çiğdemi keklik otu koç mantarı koç otu koyun baklası koyun çiçeği koyun mantarı koyun otu köpekcevizi .

danagöz. genellikle iki kelimeden oluşmaktadır.2. Yalnızca “tavukbacağı mantarı” bitkisi üç kelimeden oluşmuştur. kedibaş ve kuşyürek sıfat tamlaması.2.2. arı götü arslanayağı aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi atkulağı atkuyruğu atmemesi ayıeli ayıkulağı ayıparmağı ayıpençesi bıldırcınbudu boğasiki buzağıburnu camuskulağı danaayağı . Bunlardan danadaşak. diğerleri ise belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur.78 köpek elması köpekgülü köpekmantarı köpek otu köpek sarımsağı köpek soğanı köpek üzümü kunduz buğday kurbağa otu kurt baklası kurt böğürtleni kurt mantarı kurt otu kurt soğanı kuş alıcı kuş elması kuş kirazı kuş mancarı kuşnarı kuş otu kuş üzümü kuşyemi kuş yemişi kuzgun armudu kuzgun otu kuzu kestanesi kuzu mantarı kuzu otu kuzu sarmaşığı pire otu pisik otu serçe otu sıçan dikeni sıçanotu sığır baldıranı sığırdikeni sığır otu sığırsoğanı sinekmantarı solucan eğreltisi solucan otu tavşancıl otu tavşan elması tavşanfasulyesi tavşan kirazı tavşan meyvesi tavuk çiçeği tavuk mantarı tavuk otu tosbağa otu yılanbaklası yılanburçağı yılan çiçeği yılan dikeni yılan gülü yılan otu yılanpancarı 3. Hayvan Adı + Organ Adıyla Kurulanlar Bu tür bitki adları bir hayvan ismi ve bir organ isminin bir araya gelmesiyle kurulmuş olup. kargayürek.

79 danaburnu danadaşak danadili danagöbeği danagöz danagözü danakuyruğu danamemesi deveboynu devedişi devegözü devekulağı devetabanı domuzkuyruğu duduburnu eşekkulağı eşek memesi eşektırnağı farekulağı filkulağı geyikdili geyik göbeği geyiksırtı horozgözü horoz ibiği horozkursağı horozyüreği inekbiciği inek emceği inek memesi itburnu itkuyruğu kaplan postu karga ibiği kargayürek kargayüreği katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu katırtırnağı kazayağı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçi emceği keçimemesi keçisakalı kediayağı kedibaş kediçırnağı kedigözü kedikulağı kedikuyruğu keditırnağı keklikgözü koçkuyruğu koçtaşağı koyungöbeği koyungözü köpekayası köpekdili köpeklolosu köpekmemesi köpektaşağı kurbağa gözü kurtayağı kurtbağrı kurtkulağı kurtpençesi kurttırnağı kuşağzı kuşayağı kuşburnu kuşdili kuşgözü kuşyüreği kuşyürek kuzubaşı kuzuböbreği kuzudili kuzugöbeği kuzukulağı kuzukürkü leylekayağı leylekburnu leylekgagası pisikcırnağı pisiktaşağı pisiktırnağı serçedili sıçankulağı sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu sığırödü su kazayağı tavşanağzı tavşanbaşı tavşanbıyığı .

arı pürü ayıboğan ayı liforu ayı ligarbası balıkkıran balık öldüren böcekkapan bülbülyuvası çakalboğan deveçökerten deveşaplağı devetopalağı eşek gevreği eşek helvası geyik tuzu horozbudağı horoz karası kaplanboğan kargabardağı karga bostanı kargabüken kargadelen kargasabunu kedikınası koyundibi koyunkıran koyun yumağı kurtbağı kurtbaharı kurtboğan kurt yatağı kuş çubuğu kuşkonmaz kuzgunkılıcı kuzukemirdi kuzukıran sinekkapan sinekkıran sinektutan tavşanpaçası tavukyastığı yılanbıçağı yılanboncuğu yılanekmeği yılanyastığı .2. Bu tür bitki adlarında ilk kelime hayvan adıdır. ya bir nesne. ya da bir durum belirtmektedir. belirtisiz isim tamlaması ve sıfat-fiil grubu biçiminde kurulmuştur.80 tavşankulağı tavşanmemesi tavşantopuğu tavukbacağı mantarı tavukpençesi turnaayağı turnadili turnagagası yılandili yılankuyruğu 3.4. Sadece Hayvan Adıyla Kurulanlar Sadece hayvan adıyla kurulan bir bitkimiz vardır: “akbaba”. Hayvan adından sonra gelen kelime ise ya bir hareket. akbaba 3.2. çinde Hayvan Adı Geçenler çinde hayvan adı geçen bitki adları.2.3.2.

Türkçede organ adlarının geçtiği bitki isimlerini incelediğimizde gerek insan organlarının.2. Bunda organların şekil ve kullanım özellikleri etkilidir. Organ bildiren bu adlar. Her ki Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları 3. Türkiye Türkçesinde organ adlarının geçtiği bitkileri şu başlıklar altında toplayabiliriz: 1. gaga. Birinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları 2. Organ adları dillerin en eski kelimelerindendir. gerekse hayvan organlarının çok kullanıldığını görürüz.2. sıfat-fiil grubu ve isnat grubu biçiminde kurulmuştur. dilin oluşum mantığından kaynaklanmaktadır.81 3.1. kanat. diğerleri ise hem hayvanlara. Bitki adlarında geçen boynuz. kelime gruplarında tamlayan görevinde kullanılmaktadır. Benzetme yaparken organ adlarını çok sık kullanırız. nsanın kendi çevresini organ adlarıyla tanımlaması. Türkçede bitkilerin adlandırılmasında organ adları önemli ölçüde yer tutmaktadır. Birinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları Birinci kelimesi organ bildiren bitki adları isim tamlaması. nsanlar önce organlara ad vermişlerdir. Bu durum Türk milletinin tabiata bakış açısını.3. sıfat tamlaması. kuyruk gibi organlar sadece hayvanlara. ORGAN ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI Türkçede bitkileri adlandırma yollarından biri de organ adlarından yararlanmaktır. kinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları 3. sim Tamlaması Biçiminde Olanlar diş bademi diş hilali diş otu kulak mantarı kulak otu . hem insanlara özgü kelimelerdir.3. sosyal ve kültürel yapısını yansıtması bakımından önem arz etmektedir.

sim Tamlaması Biçiminde Olanlar ağaç göğsü akkadın barmağı arapsiki araptaşağı arı götü arslanayağı aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi atkulağı atkuyruğu atmemesi ayıeli ayıkulağı ayıparmağı ayıpençesi bıldırcınbudu boğasiki camuskulağı camusmemesi cüce bağırsağı çalıgagası danaayağı danaburnu danadili danagöbeği danagözü danakuyruğu danamemesi deveboynu devegözü devekulağı .82 Sıfat Tamlaması Biçiminde Olanlar boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş dişbudak kelleliot Sıfat-Fiil Grubu Biçiminde Olanlar bacakkıran dilkanatan snat Grubu Biçiminde Olanlar boynuburuk boynubükük diliçıkık dilidüdük 3.3.2.2. kinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları kinci kelimesi organ bildiren bitki adları isim tamlaması ve sıfat tamlaması olmak üzere iki şekilde kurulmuştur.

83 diken başı dilberdudağı dilberkirpiği domuzkuyruğu duduburnu durnadili ebekulağı eşekkulağı eşek memesi farekulağı filkulağı gazelboynuzu gelindili gelineli gelinparmağı gelinyanağı geyikdili geyiksırtı gülburnu hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hatunmemesi hatunparmağı havvaanaeli horozgözü horozibiği horozkursağı horozyüreği inekbiciği inek emceği inek memesi itburnu itkuyruğu kadınbudu kadıngöbeği kadınparmağı karga ibiği kargaburnu kargayüreği katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu kayındili kaynanadili kazayağı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçiemceği keçimemesi kediayağı kedigözü kedikulağı kedikuyruğu keklikgözü kızılcadişi kızlargöbeği kızmemesi kocabaşı koçkuyruğu koçtaşağı koyungöbeği koyungözü köpekayası köpekdili köpeklolosu köpekmemesi köpektaşağı kurbağa gözü kurtayağı kurtbağrı kurtkulağı kurtpençesi kuşağzı kuşayağı kuşburnu kuşdili kuşgözü kuşyüreği kuzubaşı kuzuböbreği kuzudili kuzugöbeği kuzukulağı leylekayağı leylekburnu leylekgagası mandadili mandakulağı oğlakkulağı öküzdili öküzgöbeği öküzgötü öküzgözü pazıbaşı pisiktaşağı serçedili sıçankulağı .

1. bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü (TS. . Doku. Bu bitki adları dil.3. 615) anlamına geldiği için bu başlık altında verilmiştir.3.2. damak ve doku kelimeleriyle kurulmuştur. Her ki Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları Her iki kelimesi de organ bildiren bitki adlarından sadece iki tane tespit edilmiştir.84 sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu su kazayağı şeytankulağı tatarbaşı tavşanağzı tavşanbaşı tavşankulağı tavşanmemesi tavşantopuğu tavukpençesi tilkikuyruğu tosunburnu turnaayağı turnadili turnagagası yavruağzı yergöbeği yılandili yılankuyruğu Sıfat Tamlaması Biçiminde Olanlar acıkulak akkanat akkulak akkuyruk akparmak alabacak alabaş alagöbek alagöz altınbaş altı parmak alyanak ballı boynuz beşparmak bozkulak danadaşak danagöz deliboynuz dilberdudak dokuzbaşlı elâgöz foskulak gökbaş karabacak kara baldır karabaş karaboğaz karagöz karakulak karaparmak kargayürek kedibaş kelbaş kelkaş kılkuyruk kınalıparmak kırmızı bacaklı kızılbacak kızılburun kocabaş kuşyürek morbaş sarıbaş sarıparmak tatlıgöbek teknegöt terskulak topbaş uçkulak yavrubaş yongöbek 3.

85 dildamak dildoku .

metaller-madenler. asker borusu boru çiçeği camgüzeli cam otu çanakçatlatan çanakkıran çan çiçeği çayır düğmesi çobandeğneği çobantuzluğu dededeğneği emzik otu gelindüğmesi hatuntuzluğu ipkeseği . 3. düğme. yapılar.4. takı ve süs eşyaları.1. Eşyanesneler. Böylelikle tabiatı. kumaş yapımı ürünler. kürdan. tahta. bazı bitkilerin adlandırılmasında da kullanılmıştır. çanak. ip. aydınlatma araçları. çalgılar. kesici-delici-batıcı aletler. kapkacaklar. doğada var olan nesneler. giysiler. tokmaküzüm sıfat tamlaması. tokmak. lastik. katı veya yumuşak hâlde bulunan. temizlik aletleri. değnek. tekne. belli bir ağırlığı ve rengi olan. organ bildirenler. Araç-Gereç Adlarıyla Kurulan Bitki Adları nsanların ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli işlerde kullandıkları birtakım araçgereçler vardır. genellikle şu tür eşya-nesnelerden kurulmuştur: Araç-gereçler. yakıcı ve yanıcı maddeler. etraflarındaki eşyalarla tanımlamaya başladılar.2. patlayıcı maddeler. torba. Bunlardan çanakçatlatan. sırık. Bitki adlarında yer alan araç-gereç isimleri şunlardır: Boru. çanakkıran. geri kalanlar ise belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. bitkinin şekil benzerliği ve eşya-nesne yapımında kullanılmasıdır.2. tuzluk. Bitkilere eşya-nesne adlarının verilmesindeki temel sebepler. oyuncaklar. gıdalar. Bu araç-gereçler. yay.4. emzik. Hasır yapımında kullanılan bitkiye ise hasır otu denmiştir. şemsiye. kayış. cam. iş araçları. türlü amaçlarla kullanılan cansız varlıklardır. Bitki adları. EŞYA-NESNE ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI nsanlar yerleşik hayata geçtikten sonra çeşitli araç-gereçlere ve ev eşyalarına sahip oldular. kayışkıran. duyularla algılanabilen. Bitkilerin adlandırılmasında eşya-nesne adları çok kullanılmıştır. hava durumu ile ilgili olanlar. kazık yemiş sıfat-fiil grubu. çobandüdüğü şekil benzerliğinden verilmiş isimlerdir. Örneğin emzik otu. kütük. ev eşyaları. teknegöt. kırtasiye malzemeleri. kazık.86 3.

düdük ve gramofon kelimeleridir.2.4. gelinfeneri gelinmumu güveyfeneri mum ağacı mum çiçeği mum palmiyesi 3. Bunlarla kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir: borazan mantarı çobandüdüğü gramofon çiçeği 3.87 kadıntuzluğu kantorbası kayışkıran kazık yemiş kürdan otu lastik ağacı öküzkütüğü sırık domatesi sırık fasulyesi şemsiye mantarı şemsiye otu tahta yemişi teknegöt tokmaküzüm yayarmudu yayoku 3. Aydınlatma Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında iki çeşit aydınlatma aracı kullanılmıştır: Fener ve mum.2.2.4. kum. bitkinin sertlik-yumuşaklık özelliği ve yetişme alanları göz önünde bulundurularak verilmiştir.4. Bu adlar benzetme yoluyla bitkilere verilmiştir. Bu isimler. aktaş daş kiraz kayayağı . Şekil benzerliğinden yola çıkılarak bitkilere bu adlar verilmiştir.2.4.3. Doğada Var Olan Nesne Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bazı bitki adlarında. doğada var olan “kaya. gramofon ise bir tür müzikçalardır. taş” gibi nesne isimleri yer almaktadır. Borazan ve düdük üflemeli türden çalgılardır. Çalgı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan çalgılar borazan.

hamur. şal. bazı bitkilerin adlandırılmasında kullanılmıştır. kaymak. ekmek. Bu adlar. Bunlardan “gönüldolabı” benzetme yoluyla kurulmuştur. Giysi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan giyecekler şunlardır: Çarık.2. Ev Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adlarında yer alan ev eşyaları “dolap” ve “hasır” kelimeleridir. eldiven. aksirke akşekeri çobanekmeği ekmek ağacı ekmek ayvası ekşi hamur karamama karasirke kaymak otu yeryumurtası yumurta boyası yumurta mantarı 3.2. külah. Bunlardan çarık ayağa. şeker. mama. kadife. eldiven ele. gönüldolabı hasır otu 3. Kadife ve yün ise giyeceklerin yapımında kullanılan kumaşlardır. Ev eşyalarıyla kurulmuş iki tane bitki adı bulunmaktadır. “hasır otu” bitkisi ise hasır yapımında kullanıldığı için bu adı almıştır.5. gömlek. gömlek ve şal bedene giyilir. yumurta” kelimeleri birer gıda ismi olup. yün.4.88 kaya kekiği kaya koruğu kaya sarımsağı kaya sarmaşığı kaya üzümü kaya yarpuzu kumarmudu kum çavdarı kumdarı kum eriği kum otu kum zambağı taşarmudu taş bademi taş kekiği taş mantarı taş nanesi taş sarımsağı 3.6. Gıda Adlarıyla Kurulan Bitki Adları “Sirke.4.7.4. takke. . bitkilere benzetme yoluyla verilmiştir. takke ve külah başa.2.

tarlalar sürülürken sabanı tuttuğu için bu adı almıştır. iğne. kaşık. hançer. tuluk.9.89 çarık dikeni çarıkkesen çobantakkesi dulkarıgömleği fatmaşal kadife çiçeği meryemanaeldiveni papazkülahı papaztakkesi yün otu 3. Bu tür bitkilerde yer alan eşya-nesne isimleri şunlardır: Bardak.4. Kesici-Delici-Batıcı Alet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin kesici-delici-batıcı alet isimlerini almalarında hem şekil benzerliğinin. mıh. 2. 2251). çömlek. Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kesici. . bıçak. Kap-Kacak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kap-kacaklar.10. hem de kesici-delici ve batıcı özelliklerde olmalarının etkisi vardır. genellikle mutfak eşyalarıdır. ibrik. sabankıran 3.2. kılıç.8. delici ve batıcı aletler şunlardır: Balta.4. ş Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları ş araçlarıyla kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: sabankıran. Tuluk kelimesi bazı yiyecek ve içecekler için koruyucu kap olarak kullanıldığından buraya alınmıştır (TS.2. süzgeç. küp. akbardak akçabardak balbardağı balbardak bandırma kabı bardak eriği çobankaşığı çobansüzgeci çömlekçatlatan çömlek otu fıçı otu karakazancık kargabardağı kazandelen kazankarası kazankulpu küp evleği küpkıran suibriği tulukarmudu tuluk mantarı 3. fıçı. kazan.4. kap. Kökleri toprağa derince girip.2.

kılıç ve orak kesici.4. kese.4. Kırtasiye Malzemeleriyle Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kırtasiye malzemeleri çanta ve kâğıt kelimeleridir. kâğıt ağacı ve kâğıt dutu ise kâğıt yapımında kullanılmasından dolayı bu adları almıştır.2. bohça çiçeği çadır çiçeği çadır uşağı çulluoğlu diri örtü kese çiçeği kilim ucu paşaçadırı tavukyastığı . Bu kelimelerle kurulan toplam dört tane bitki adı vardır. kilim. Bunlardan çanta çiçeği ve çobançantası benzerlikten.12. balta. hançer ve bıçak ise delici aletlerdir. çanta çiçeği çobançantası kâğıt ağacı kâğıt dutu 3. çadır.90 orak. Bunlardan iğne ve mıh batıcı. yastık. örtü.11. baltabatak çobaniğnesi hançer çiçeği iğne yaprak kılıçarpa kılıç kekiği kılıç otu mıhtepesi mıhtepesi mantarı orakeriği orakkıran paşakılıcı yılanbıçağı 3. çul.2. Kumaş Yapımı Ürün Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kumaş yapımı ürünler şunlardır: Bohça.

4. demir. bor ve gümüş maden. bakır. Bitkilere verilen altın kelimesi bitkilerin renginden kaynaklanmaktadır. bor.4.4.2. Bunlardan altın. bakır. Bu kelimelerle kurulan iki tane bitki adı tespit edilmiştir. tel ve demir ise metaldir. barut ağacı kurşun otu .13. Oyuncak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bazı bitkilerin adlandırılmasında kullanılan oyuncak isimleri “topaç ve çıngırak” kelimeleridir.15. altın ağacı altınbaş altınbaşak altın çiçeği altın dikeni altın otu altıntop altın yumurta mantarı bakır bağcığı bor ağacı demir ağacı demir bıtrağı demirbozan demirdelen demir dikeni demir otu demiryonca gümüşdüğme telgömlek tel pancarı 3. aktopaç çıngırak otu 3. gümüş.91 3. Patlayıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Patlayıcı madde isimlerini alarak kurulan bitki adları iki tane olup. Metal-Maden Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bazı bitkilerin adlandırılmasında kullanılan metaller ve madenler şunlardır: Altın.2.2. tel.14. bunlarda geçen patlayıcı maddeler “barut” ve “kurşun” kelimeleridir.

Takı ve Süs Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan takı ve süs eşyaları şunlardır: avize. pipo. oltu.18. yüksük. kibrit otu kömür tut . inci.92 3.2.4. Temizlik Aletleriyle Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan temizlik aletleri sabun ve süpürge kelimeleridir. Yakıcı ve Yanıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan yakıcı ve yanıcı maddeler “kibrit ve kömür” kelimeleridir. boncuk. taç.4. tarak. gözlük. Kibrit.17.2. dantel. cadısüpürgesi çalı süpürgesi dağsabunu kargasabunu morca süpürge sabun ağacı sabunçiçeği sabun otu süpürge çalısı süpürge darısı süpürge kamışı süpürge otu 3.4. sürme. tespih.2. ucu sert bir şeye sürtüldüğü zaman yanan çöp parçası. kömür ise ısınmada kullanılan siyah renkli bir yakacak adıdır. saat. avize ağacı boncuk fasulye boncuk otu çobantarağı dantel ağacı fesçitarağı gözlükotu hasekiküpesi inci çiçeği inci sümbülü itboncuğu küpe çiçeği oltu otu pipo çiçeği saat çiçeği saat otu sultanküpesi sürme mantarları taç yaprağı tarakdalı tarakdikeni tarak otu tespih ağacı tespih otu yılanboncuğu yüksük otu 3. küpe.16.

kafes. Duvar ve merdiven betondan. merdiven.19.4. Yapı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan yapılar şunlardır: Duvar.93 3. kafes ise ya demirden ya da ahşaptan yapılır. aşk merdiveni duvar fesleğeni duvar sarmaşığı duvar sedefi kafesotu karakafes .2.

dul. dede. evliya. Güzelliğe Dayalı Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları 6. gelin. oğul. kadın. Hayalî Yaratıklara Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 3. sultan” bayanlara özgü. “ana. sultan. avrat. köse.5. nsana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adlarında kullanılan benzetme ögeleri “adam. delikanlı. “dul. erkek. kaynana. hanım. oğlan. o niteliği eksiksiz taşıyan bir şeyi örnek olarak gösterme işidir (TS. hanım. bacı. Fatma. dede. Benzetmelerle kurulan bitki adlarını şu başlıklar altında inceleyebiliriz: 1. Ayşe. Yusuf” gibi insanı anlatan kelimelerdir. efendi. baba. kız.2. Ayşe. melike. hafız.5. Mahmut. biçimi. hatun. ana. baba. Fatma. Halil.94 3. evliya. hem erkeklere özgü kavramlardır. öksüz” ise hem bayanlara. Hayvana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 3. delikanlı. efendi. bacı. Mahmut. Firavun. BENZETMELERLE KURULAN B TK ADLARI Benzetme. hafız. gelin. imparator. oğlan. Ali. melike. “adam. Bunlardan “Ali. 1. Halil. görünümü ve kullanım özellikleri etkili olmaktadır. hayvanlara. adamotu ağlayangelin akçakızı akkız akköse Alidede Aliöksüz al pehlivan analı kızlı Arapdede asılmışadam aydede Ayşekadın balkadın ballıbaba . avrat. Organa Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 4. Yusuf” kişi adları. Firavun. Nesneye Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 5. erkek. hatun. öksüz. imparator.1. Bu tür bitkiler genellikle insanlara. kadın. Benzetmelerle kurulan bitkilerin adlandırılmasında bitkinin rengi. oğul. pehlivan” erkeklere özgü. pehlivan. bir şeyin niteliğini anlatmak için. 269). köse.2. Sefer. nsana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 2. çeşitli organ ve nesnelere benzetilerek kurulmaktadır. kaynana.

bağır. bacak. hindi. Bu tür bitkilerde kullanılan organ adları şunlardır: Ağız.2. oğlak. dil. Bunlarda kullanılan hayvan adları “akbaba. bicik. Organa Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Benzetmelerle oluşturulan bitki adlarından bazıları çeşitli organlara benzetilerek kurulmuştur. Hayvana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Hayvana benzetilerek kurulan dört tane bitki adı tespit edilmiştir. bağırsak. dalak. bıyık.5. baş.95 beyoğlu bodurmahmut bozoğlan cücekız çayır melikesi delikanlı dövülmüş avrat otu dulaptal otu dulavrat otu emirali emirsultan erkek ağaç erkek üzüm evliya otu fatmasaçı fatmaşal Firavun inciri gelinkadın gökdedem gökkız gülhatun güzdede güzelavrat otu güzelhatun çiçeği güzeloğlan hafızali içlikız imparator lâlesi imparator mantarı imparator otu karaoğlan kaynanacık kelkız çiçeği kısacamahmut kısacıkmahmut kısamahmut otu kızhanım kösehalil kösesefer öksüzali öksüzoğlan öksüzoğlan çiğdemi süslühanım çiçeği titrekızım tüylübaba ulu avrat otu yabanbacı Yusufefendi 3. boynuz. burun.2. . tavuk” kelimeleridir.2.5.3. damak. diş. akbaba aktavuk alaoğlak karatavuk 3. Bu bitkilerin dördü de sıfat tamlaması biçimindedir. cırnak. ayak. but. boyun.

bağır. kursak. el. boğaz. kanat. gaga. kulak. yürek” ise hem hayvanlara. pençe” sadece hayvanlara özgü. acıgıcı kulağı acıkulak ağaç göğsü akbacak akbaş ak kadın parmağı akkulak akkuyruk alabacak alagöz altınbaş altı parmak alyanak arapsaçı arapsiki araptaşağı arı götü arslanayağı aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi atkulağı atkuyruğu atmemesi ayaklı kekik aydın göz ayıayağı ayıeli ayıkulağı ayıparmağı ayıpençesi ballı boynuz beşbıyık beşparmak beşparmak otu boğasiki boyacı katırtırnağı boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş bozkulak buzağıburnu camusmemesi cinsaçı cüce bağırsağı dalak otu danaayağı danaburnu danadaşak danadili danagöbeği danagöz danagözü danakuyruğu danamemesi dedemsakalı dedesakalı dedesakalı mantarı deliboynuz deveboynu devedişi devegözü devekulağı dilberdudağı dilberdudak dilberkirpiği dildamak dokuzbaşlı domuzkuyruğu duduburnu ebekulağı eğriboyun elâgöz eşekkulağı eşek memesi . meme. parmak. boyun. göğüs. lolo. göz. el. bacak. göbek. saç. göğüs. kulak. cırnak. dil. kelle. gaga. kirpik. diş. sakal” sadece insanlara özgü. sırt. kaş. göz.96 dudak. “bıyık. taşak. sik. sik. bağırsak. göbek. “ağız. damak. dudak. burun. yürek. yumruk. dalak. kaş. sırt. parmak. yumruk. bicik. emcek. topuk. kirpik. kanat. tırnak. taşak. tırnak. baş. hem insanlara özgü organlardır. sakal. kuyruk. göt. meme. kuyruk. kelle. saç. topuk. Bunlardan “boynuz. pençe. kursak. göt. ayak. but. lolo.

97 eşektırnağı farekulağı fatmasaçı filkulağı gelindili gelineli gelinparmağı gelinsaçı gelintırnağı gelinyanağı geyikdili geyik göbeği geyiksırtı gülburnu hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hatunmemesi hatunparmağı horozgözü horozkursağı horozyüreği inekbiciği inek emceği inek memesi itburnu itkuyruğu kadıbaşı kadınbudu kadıngöbeği kadınparmağı karabaş karaboğaz karagöz karakulak karakulak mantarı karaparmak kargaburnu kargayüreği katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu katırtırnağı kayındili kaynanadili kaynanayumruğu kazayağı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçi emceği keçimemesi keçisakalı kediayağı kedibaş kedigözü kedikulağı kedikuyruğu keditırnağı kelbaş kelkaş kelleliot kılkuyruk kınalıparmak kırkbaş otu kırkkanat kızılbacak kızılburun kızlargöbeği kızmemesi kızyanağı kocabaş kocabaşı koçkuyruğu koçtaşağı koyungöbeği koyungözü köpekdili köpeklolosu köpekmemesi köpektaşağı kurbağa gözü kurtayağı kurtbağrı kurtkulağı kurtpençesi kurttırnağı kuşağzı kuşayağı kuşburnu kuşdili kuşgözü kuşyüreği kuşyürek kuzubaşı kuzudili kuzugöbeği kuzukulağı leylekayağı .

2. çanak. kazancık.5. değnek.98 leylekburnu leylekgagası mandadili mandakulağı oğlakkulağı öküzdili öküzgöbeği öküzgötü öküzgözü pisikcırnağı pisiktaşağı pisiktırnağı sarıayak mantarı sarıbaş sarıgöbek elması serçedili sıçankulağı sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu şeytankulağı şeytansaçı şeytantırnağı tavşanağzı tavşanbaşı tavşanbıyığı tavşankulağı tavşanmemesi tavşantopuğu tavukbacağı mantarı tekesakalı teknegöt terskulak tilkikuyruğu toskafa kavunu tosunburnu turnaayağı turnadili turnagagası yavruağzı yavrubaş yergöbeği yılandili yılankuyruğu yongöbek 3. düdük. kayık. demir. kürk. yastık. külâh. tel. toka. şekil ve kullanım özellikleri etkilidir. emzik. fener. tarak. çan. tuzluk. süpürge. boru. pipo. telgraf. bohça. taç. ağaç küpesi ağtop akbardak akçabardak aktop aktopaç altın ağacı altınbaşak altın çiçeği altın dikeni altın otu altıntop altın yumurta mantarı asker borusu bakır bağcığı balbardağı balbardak bardak eriği . dolap. bıçak. bardak. kilit. teker. yüksük. takke. çul. top. gözlük. çanta. kılçık. urgan. torba. mum. kütük. düğme. küpe. eldiven. çark. Bitkilerin adlandırılmasında benzetme yapılan nesneler şunlardır: Altın. gömlek. gülle. ibrişim. şemsiye. kılıç. borazan. çadır. yay. duvak. ibrik. boncuk. kese. bakır. çarık. kazan. bağcık. çömlek. kafes. Nesneye Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Nesnelere benzetilerek kurulan bitki adlarında renk. keten. kömür. topaç. sabun. çıngırak. püskül. dantel. süzgeç.4. hançer. iğne. küp. kaşık.

99 bohça çiçeği boncuk fasulye boncuk otu borazan mantarı boru çiçeği bostan borusu cadısüpürgesi çadır çiçeği çanak çömlek otu çan çiçeği çanta çiçeği çarık dikeni çarkıfelek çayır düğmesi çıkrık tekeri çıngırak otu çobançantası çobandeğneği çobandüdüğü çobaniğnesi çoban kaşığı çobanpüskülü çobansüzgeci çobantakkesi çobantarağı çobantuzluğu çömlek otu çulluoğlu dağsabunu dantel ağacı dededeğneği demir ağacı demir bıtrağı demir dikeni demiryonca devecibardağı dilidüdük dulkarıgömleği duvaklı mantar düğmeli ot emzik otu fesçitarağı fıçı otu garipler urganı gelindüğmesi gelinfeneri gelinmumu gönüldolabı gözlükotu gülibrişim gümüşdüğme güneştopu güveyfeneri hançer çiçeği hasekiküpesi hatuntuzluğu iğne yaprak itboncuğu Japon şemsiyesi Kâbe süpürgesi kadıntuzluğu kafesotu kantartopu kantorbası karagülle karakafes karakazancık kargabardağı kargasabunu kartopu kaşık otu kayık çiçeği kazankulpu kese çiçeği ketengömleği ketenköynek kırkkilit otu kömür dut kuzgunkılıcı kuzukürkü küpe çiçeği küp evleği kütük mantarı Meryemanaeldiveni morca süpürge öküzkütüğü papazkülahı papaztakkesi paşaçadırı paşakılıcı pipo çiçeği sabun ağacı sabunçiçeği sabun otu sarıkılçık suibriği sultanküpesi şemsiye mantarı şemsiye otu .

Bu kelimelerle kurulan iki tane bitki adı vardır. Her iki bitki adı da belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. canavar otu cazı gülü .5.5. camgüzeli çayır güzeli dünyagüzeli kızgüzeli 3. Hayalî Yaratıklara Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adlarında kullanılan hayalî yaratıklar canavar ve cazı kelimeleridir.100 tarakdalı tarakdikeni tarak otu taş kiraz tavukyastığı telgömlek telgraf çiçeği tokalı dücük venüsçarığı yayarmudu yılanbıçağı yılanboncuğu yılanekmeği yılanyastığı yüksük otu 3. bunların tamamı “güzel” kelimesiyle kurulmuştur ve belirtisiz isim tamlaması biçimindedir.5.2. Güzelliğe Dayalı Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları Güzelliğe dayalı benzetmelerle kurulan bitki adları toplam dört tane olup.6.2.

Bunlar. Bir türe mensup bütün bitkileri ifade edebilmek için tür adları kullanılır.2. TÜR ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI Tabiatta birbirine yapı olarak benzeyen.6. +giller Ekiyle Kurulan Bitki Türleri abanozgiller ananasgiller Antep fıstığıgiller asmagiller at kestanesigiller atkuyruğugiller atlas çiçeğigiller baklagiller ballıbabagiller bileşikgiller binbir delik otugiller boru çiçeğigiller buğdaygiller canavar otugiller cehrigiller cevizgiller çamgiller çan çiçeğigiller çarkıfelekgiller çaygiller çınargiller çit sarmaşığıgiller çobanpüskülügiller çuha çiçeğigiller dam koruğugiller defnegiller demir ağacıgiller demir dikenigiller deniz üzümügiller diş otugiller dolama otugiller dolma otugiller droseragiller dulaptal otugiller dutgiller düğün çiçeğigiller ebegümecigiller eğrelti otugiller ekşi yoncagiller erguvangiller fasulyegiller fesçitarağıgiller fukusgiller fundagiller gebre otugiller gecesefasıgiller gelincikgiller gülgiller gürgengiller hanımeligiller hasır otugiller hodangiller horoz ibiğigiller huş ağacıgiller hünnapgiller ıhlamurgiller ılgıngiller ısırgangiller ıspanakgiller iğdegiller kabakgiller kahkaha çiçeğigiller kakaogiller kaktüsgiller kantarongiller karaağaçgiller karabibergiller karabuğdaygiller karanfilgiller kayıngiller kazayağıgiller kebere otugiller .101 3. Tür adları +giller ve +lAr ekiyle kurulur.1. 3. bir türün temsil ettiği bütün bitkileri içine alan ve bitki aileleri oluşturan eklerdir.6. aynı türden gelen birçok bitki bulunmaktadır.2.

2.102 kedi otugiller kendirgiller ketengiller kına çiçeğigiller kızılcıkgiller kızılkantarongiller kolagiller kök boyasıgiller kurbağa zehirigiller küpe çiçeğigiller lâdengiller loğusa otugiller manolyagiller maydanozgiller menekşegiller mersingiller mine çiçeğigiller muhabbet çiçeğigiller muzgiller nargiller nergisgiller nilüfergiller ökse otugiller palmiyegiller papatyagiller papirüsgiller pas mantarıgiller patlıcangiller porsukgiller sandalgiller sardunyagiller sarmaşıkgiller sedef otugiller serçediligiller servigiller sığırdiligiller sığırkuyruğugiller sıracagiller sinekkapangiller sinir otugiller söğütgiller suibriğigiller su kabağıgiller su kamışıgiller suokugiller susamgiller su servisigiller sürme mantarıgiller süsengiller sütleğengiller süt otugiller şahteregiller şakayıkgiller şekerci boyasıgiller şimşir ağacıgiller şimşirgiller tarak otugiller tespih ağacıgiller turpgiller turunçgiller yabanî kimyongiller yılanyastığıgiller zakkumgiller zambakgiller zencefilgiller zeytingiller 3. +lAr Ekiyle Kurulan Bitki Türleri ayrı çanak yapraklılar ayrı taç yapraklılar bitişik çanak yapraklılar bitişik taç yapraklılar gerçek mantarlar iki çenekliler iki çenetliler kozalaklılar tallı bitkiler tek çenekliler tohumlu bitkiler yapraklı kara yosunları .2.6.

Yer bildiren bitki adlarını şu başlıklar altında toplayabiliriz: 1. bayır. ada çayı ada soğanı Anzer çayı bahçe domatesi bahçe hezareni bahçe kekiği bahçe nanesi bahçe teresi bataklık nergisi bataklık süseni bayır turpu çayır düğmesi çayır güzeli çayır mantarı çayır melikesi çayır otu çayır otu çayır papatyası çayır sedefi çayır soğanı çayır teresi çayır tirfili çayır yulafı Karagöl buğdayı kara yosunları kara yosunu kır sakızı kır soğanı kır yasemini köygöçüren köy mantarı köy otu mera bitkileri . Kimi bitkiler bazı yörelerde rahatlıkla yetişirken.1. Tarla ve Çeşitli Kara Parçalarıyla Kurulan Bitki Adları 2. nerede üretildiğini.7. Ayrıca yayla adı olarak “Anzer ve Karagöl” kelimeleri geçmektedir. köy. nereden geldiğini ve yayıldığını gösterir. Dağ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 3. YER ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI Her bitkinin kendine has bir yetişme alanı vardır. Göl ve Dere Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 4. kara. lçe. Tarla ve Çeşitli Kara Parçalarıyla Kurulan Bitki Adları Bağ-bahçe. kır. mera. sahil. Bunlar bitkinin kaynağını. bataklık. kimi bitkiler hiç yetişmez. Semt Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 6. Bitkilerin büyümesinde yetişme alanının çok büyük etkisi vardır. Bağ-Bahçe.2.103 3. öyle ki bazı bitkilerin adlandırılmasında yer adları kullanılmıştır. Dinsel Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 5. Şehir. tarla” kelimeleri bulunmaktadır. Deniz. bahçe. Kapalı Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 3. mezarlık. çayır.7. Bağ-Bahçe.2. tarla ve çeşitli kara parçalarıyla kurulan bitki adlarında “ada. Ülke.

7. Bunlardan “dağ” kelimesi cins isim. göl. Uludağ” özel isimlerdir. dağ armudu dağ baklası dağ çamı dağ çayı dağ çileği dağ çöveni dağ dalak otu dağ elması dağ eriği dağ erik otu dağ gülü dağ karanfili dağ kavağı dağ kestanesi dağ kimyonu dağ kirazı dağ lâlesi dağ marulu dağ nanesi dağ nohudu dağ pırasası dağ reyhanı dağsabunu dağ sakızı dağ sarmaşığı dağ servisi dağ soğanı dağ sümbülü dağ üzümü dağ yemişi Kazdağı köknarı Toros sediri Uludağ köknarı 3.2.104 mezarlık otu mezarlık servisi mezarlık zambağı sahil çamı tarla çöveni tarla gülü tarla mantarı tarla sarmaşığı yayla çayı yayla çiçeği yayla gülü yaylagüzeli yayla kekiği yayla kestanesi yayla otu yayla sarımsağı yayla yavşanı 3.7. Toros. Kazdağı. diğerleri belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. Uludağ” kelimeleri kullanılmıştır. Dağ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Dağ adlarıyla kurulan bitki adlarında “dağ.2.3. “Kazdağı.2. belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. Göl ve Dere Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adları “deniz. Deniz. deniz börülcesi denizgülü deniz otu deniz pırasası deniz rezenesi deniz sarmaşığı . “deredaban” bitkisi hariç. dere” kelimeleri kullanılarak kurulmuş olup. Toros. Dağ adlarıyla kurulan bitkilerin tamamı.

üretildiği bölgeyi. Amerika. Besni. Bunlardan “Afrika. Kıbrıs. Bu tür bitki adları toplam dört tane olup. Hasankeyf. Manisa.105 deniz soğanı deniz teresi deniz üzümü deniz yosunu deredaban dere kabalağı dereotu göl kestanesi göl soğanı 3. Lübnan. “Girit” ve “Malta” ise birer ada ismi olup. Ayrıca “Bombay” bir eyalet adı. Örneğin “Isparta gülü”nün diğer gül türleri arasında. Girit. ilçe ve semt adları bitkinin kaynağını. Hicaz. Halep. stanbul. cehennem zambağı cennet biberi cennet otu Kâbe süpürgesi 3. şehir. Anadolu. Dinsel Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Dinsel mekân bildiren bitki adlarında cennet.2. lçe. Şam. Amerika. Diyarbakır. . stanbul. Karaman. Bandırma. Bitkilerde geçen ülke. Cincife. şehir. “Antep. Hicaz. “Anadolu” Türkiye’nin Asya kıtasında kalan bölümünün adı. Bursa. Lübnan. “Bandırma. belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Manisa. Arnavutköy. ilçe ve semt adlarıyla kurulan bitki adları “Afrika. Çin. “Arnavutköy” semt adı.5. Kıbrıs. “Malta eriği”nin diğer erik türleri arasında ayrı bir yeri bulunmaktadır. “Malta” aynı zamanda bir devletin adıdır.4. Şam. Semt Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Ülke. Bursa. Bağdat. Malta. Kemer. “Cincife” ise bir köy adıdır. Fenike. Hint. Kırkağaç. Besni. Çin. Diyarbakır. Trabzon.2. Trabzon. Yalova” şehir adları. Bu adları taşıyan bitkiler. Brüksel. Isparta. Arabistan. Karaman. Kemer. Hindistan. cehennem ve Kâbe kelimeleri kullanılmıştır. Hindistan. Halep. yayılma alanını gösterir. Arabistan. Bombay. Mısır. Kırkağaç” ilçe adları.7.7. Antep. Mısır” ülke adları. Ülke. dünyanın diğer bölgelerinde yetişen aynı bitki türlerinden tat ve kalite olarak farklılık arz eder. Brüksel. Hollanda. Cezayir. Cezayir. Yalova” kelimeleriyle oluşturulmuştur. Hollanda. Bağdat. Fenike. Şehir. Isparta.

6.7. .2. kapalı mekân adlarıyla kurulan bitki adlarını salon ve saray kelimeleri oluşturmuştur.106 Afrika menekşesi Amerika bademi Amerika elması Amerika üzümü Anadolu otu Antep fıstığı Antep karası Arabistan defnesi Arnavutköy çileği Bağdat hurması Bandırma kabı Bandırma üzümü Besni üzümü Bombay fasulyesi Brüksel lahanası Bursa buğdayı Cezayir menekşesi Cincife üzümü Çin anasonu Çin gülü Çin karanfili Çin lahanası Çin leylâğı Çin tarçın ağacı Diyarbakır karpuzu Fenike ardıcı Fenike portakalı Girit kekiği Girit lâlesi Girit otu Girit şakayığı Halep çamı Halep şalgamı Hasankeyf tütünü Hicaz buğdayı Hindistan cevizi Hint armudu Hint bademi Hint baklası Hint bezelyesi Hint biberi Hint çiçeği Hint darısı Hint fıstığı Hint fulü Hint hıyarı Hint hurması Hint inciri Hint kamışı Hint keneviri Hint kirazı Hint leylâğı Hint pamuğu Hint pirinci Hint portakalı Hint safranı Hint yağı ağacı Hollanda kavağı Isparta gülü stanbul kekiği stanbul lâlesi stanbul şalgamı stanbul üzümü Karaman kimyonu Kemer patlıcanı Kıbrıs akasyası Kırkağaç kavunu Lübnan sediri Malta eriği Manisa lâlesi Mısır fulü Mısır yasemini Şam fıstığı Şam razakısı Şam üzümü Trabzon çayı Trabzon hurması Yalova misketi 3. Kapalı Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Kapalı mekânlar insanların oturdukları ve yaşadıkları yerler olup.

107 salon çamı saray çiçeği saray menekşesi .

B TK ADLARINDA GEÇEN YAPIM EKLER .108 III.

isimden isim yapma eklerinden ve fiilden isim yapma eklerinden sonra gelebilirler (Ergin. Eski Türkçede bağlılık. oğlan. dolayısıyla canlı olan eklerdir. gönen karaoğlan oğlanelması oğlan otu öksüzoğlan sazan topalan yemişen +AnAk sim köklerine gelerek renk ve şekil benzerliği kuran bir ektir. Bu ekler isim köklerine. isimden yapılmış isim gövdelerine ve fiilden yapılmış isim gövdelerine eklenirler. +An Bu ek işlek olmayan. güçlendirme ve çokluk görevindeki bir ekin Türkiye Türkçesine uzanmış ve kökle kaynaşarak canlılığını yitirmiş bir kalıntısı niteliğindedir (Korkmaz.109 1. 154). ancak bir iki örnekte görülen bir ektir. Çok belirli bir fonksiyonu yoktur (Ergin. sim kök ve gövdelerinden türetme yapacak eklerin bir kısmı çok işlek. 174). Bugün canlılığını kaybederek bulunduğu kelimelerde köke karışmış durumdadır. Bu nedenle. sazan. türettikleri kelime sayısı oldukça sınırlıdır (Korkmaz. 33). Bu ekle kurulmuş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: < gön+en < kara oğ(u)l+an < oğ(u)l+an elması < oğ(u)l+an otu < öksüz oğ(u)l+an < saz+an < topal+an < yemiş+en Karacaoğlan mantarı < Karaca oğ(u)l+an mantarı öksüzoğlan çiğdemi < öksüz oğ(u)l+an çiğdemi . Yani isimden isim yapma ekleri. S MDEN S M YAPMA EKLER simden isim yapma ekleri isim kök ve gövdelerinden isim yapmak için kullanılan yapım ekleridir. topalan ve yemişen kelimelerinde görülmektedir. Bunlardan bir kısmı az işlek eklerdir. 33). Bu ek gönen.

Ekin getirildiği kelimeler. +çA Aslında bir çekim eki olan bu ek klişeleşerek veya fonksiyon değiştirerek eskiden beri yapım eki hâlinde de kullanılmaktadır (Ergin. 167). 175). isim ve sıfat görevindedir. Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: acıca ağcaca akça akçaağaç akçabağ akçabardak akçabudak akça elma akçakavak akça kesme akçakızı < acı+ca < ak+ça+ca < ak+ça < ak+ça ağaç < ak+ça bağ < ak+ça bardak < ak+ça budak < ak+ça elma < ak+ça kavak < ak+ça kesme < ak+ça kızı akçayazlık alaca alluca ballıca biberlice börülce cıbarca çökülce çulluca çullukça çüklüce damarlıca darıca < ak+ça yazlık < ala+ca < allı+ca < ballı+ca < biberli+ce < böğürül+ce < cıbır+ca < çöğür+ce < çullu+ca < çulluk+ça < çüklü+ce < damar+lı+ca < darı+ca akça armudu < ak+ça armudu akça buğday < ak+ça buğday . 36). Eşitlik. benzerlik ve karşılaştırma görevinde kullanılan bir ektir (Korkmaz.110 bozanak gözenek < boz+anak < göz+enek +gan şlek olmayan eklerden biridir (Ergin. arpağan bodurgan ışılgan < arpa+gan < bodur+gan < ışıl+gan +cA. Bu ekle kurulmuş toplam üç tane bitki adı tespit edilmiştir.

111 delice dişice dillice domatça duvaklıca eğece eğrilce ekşice ekşilice gence gerce gollüce gökçe izmelece kaplıca karaca karaca ot kertilce kızılca kızılca dişi kirlice kubatça kurtluca < deli+ce < dişi+ce < dilli+ce < domat+ça < duvaklı+ca < eğe+ce < eğ(i)rili+ce < ekşi+ce < ekşili+ce < gen+ce < ger+ce < kollu+ca < gök+çe < ezmeli+ce < kaplı+ca < kara+ca < kara+ca ot < kirtil+ce < kızıl+ca < kızıl+ca dişi < kirli+ce < kubat+ça < kurtlu+ca kuşça küllüce otu morca ovaca öksüzce örmece pamuça pıtırca sakarca salmanca sarıca erik < kuş+ça < küllü+ce otu < mor+ca < ova+ca < öksüz+ce < örme+ce < pamu(k)+ça < pıtır+ca < sakar+ca < salman+ca < sarı+ca erik morca süpürge< mor+ca süpürge saplıcatinton < saplı+ca tinton suluca armut < sulu+ca armut sulucagümbet < sulu+ca gümbet sütlüce telçe tellice topaçça topluca tüylüce yağlıca yellice yumurca < sütlü+ce < tel+ce < telli+ce < topaç+ça < toplu+ca < tüy+lü+ce < yağlı+ca < yelli+ce < yumur+ca kanlıca mantarı< kanlı+ca mantarı karaca kovuk < kara+ca kovuk kısacamahmut < kısa+ca mahmut tüylüceyumru < tüylü+ce yumru +cAk. Bu ekle kurulmuş toplam on bir tane bitki adı tespit edilmiştir: . Yapım eki olarak başlıca fonksiyonu küçültme ve sevgi ifade etmektir (Ergin. fakat işlekliği gittikçe azalan bir ektir. +çAk Bu ek Türkçede başlangıçtan beri kullanılan. 165).

+çU Bu ek Türkçenin eskiden beri kullanılan ve işlekliğini kaybetmemiş bulunan isimden isim yapma eklerinden biridir.112 apırcak düvülcek geyicek göğcek kangırcak kapıncak < apır+cak < düğül+cek < geyi(k)+cek < göğ+cek < kangır+cak < kapan+cak pamucak selecek tomçak yağlıcak yumurcak < pamu(k)+cak < sele+cek < top+çak < yağlı+cak < yumur+cak +cAn simden isim yapan +cAn eki. Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: avukçu ayıcı bardakçı boyacı aspiri boyacı dikeni boyacı katırtırnağı boyacı kökü < avuk+çu < ayı+cı < bardak+çı < boya+cı aspiri < boya+cı dikeni < boya+cı k < boya+cı kökü boyacı papatyası böcü çalgıcı otu davulcu değirmenci değirmenci üzümü deveci bardağı < boya+cı p < bö+cü < çalgı+cı otu < davul+cu < değirmen+ci <değirmen+ci ü < deve+ci bardağı . bir özelliği veya bir kabiliyeti ifade eden sıfatların türetilmesine yarar (Çeneli. Bu ekle kurulmuş beş tane bitki adı tespit edilmiştir: burgacan darıcan kekilcen sütlücen tekecen < burga+can < darı+can < kākül+cen < sütlü+cen < teke+cen +cI +cU. 157). Kullanım sahası çok geniş. Başlıca fonksiyonu isimlerin sonuna gelerek meslek ve uğraşma ile ilgili isimler yapmaktır. kuvvetli bir eğilimi. 1). +çI. işleklik derecesi çok yüksektir (Ergin.

Başlıca fonksiyonları isimden küçültme ve sevgi ifade eden isimler yapmaktır (Ergin. Ünlü ve ünsüz uyumlarına bağlı olup. bitkilerin adlandırılmasında da kullanılmaktadır. +cUk.113 helvacı çöveni helvacı kabağı helvacı kökü kömürcü şıkığı sepetçi kavağı sepetçi söğüdü şerbetçi otu tortçu üzümcü eriği yalancı akasya yalancı biber yalancı çiriş < helva+cı çöveni < helva+cı kabağı < helva+cı kökü < kömür+cü ş < sepet+çi kavağı < sepet+çi söğüdü < şerbet+çi otu < tort+çu < üzüm+cü eriği < yalan+cı akasya < yalan+cı biber < yalan+cı çiriş yalancı eğir yalancı havacıva yalancı ısırgan yalancıkeçi yalancı kenevir yalancı öd ağacı < yalan+cı eğir < yalan+cı h < yalan+cı ısırgan < yalan+cı keçi < yalan+cı k < yalan+cı öd a yalancı lavanta çiçeği < yalan+cı l ç yalancı porsuk bitkisi < yalan+cı p b yalancı portakal ağacı < yalan+cı p a yalancı safran yalancı sümbül < yalan+cı safran < yalan+cı s yalancı tespih ağacı < yalan+cı t a +cIk. 163). +çIk. alçacık altıncık bardacık bebekçik bekmezcik buğdaycık çıyancık dağarcık damarcık davşancık demircik < alçak+cık dikencik durnacık düğmecik ebecik otu ekşimcik elmacık gelincik gercik gevrecik göğemcik hıyarcık iğcik < diken+cik < turna+cık < düğme+cik < ebe+cik otu < ekşim+cik < elma+cık < gelin+cik < ger+cik < gevre(k)+cik < göğem+cik < hıyar+cık < iğ+cik < altın+cık < barda(k)+cık < bebek+çik < pekmez+cik arpacık soğanı < arpa+cık soğanı bardacık eriği < barda(k)+cık eriği < buğday+cık < çıyan+cık < dağar+cık < damar+cık < tavşan+cık < demir+cik horozcuk otu < horoz+cuk otu . +çUk Bu ek Batı Türkçesinin başından beri görülen ve son zamanlarda çok işlek hâle gelen bir ektir.

babaç kelimelerinde görülür.114 iğnecik kabarcık kabarcıkotu kapçık kapçık otu karacık kayacık kayganacık kaymacık keçemçik kesercik kıvırcık kızılcık kokarcık koluncuk < iğne+cik < kabar+cık < kabar+cık+otu < kap+çık < kap+çık otu < kara+cık < kaya+cık < kaygana+cık < kayma+cık < keçem+çik < keser+cik < kıvır+cık < kızıl+cık < kokar+cık < kolon+cuk kovancık kulecik marulcuk nevbetçik pancarcık parlacık soğancık takımcık tatarcık teknecik tomdurcuk varcık yiğilcik yoğurtçuk yüksükçük zivircik < kovan+cık < kule+cik < marul+cuk < nevbet+çik < pancar+cık < parla(k)+cık < soğan+cık < takım+cık < Tatar+cık < tekne+cik < tomur+cuk < var+cık < yiğil+cik < yoğurt+çuk < yüksük+cük < ziver+cik karakazancık < karakazan+cık süleymencik < Süleyman+cık kısacıkmahmut< kısa+cık mahmut kıvırcık salata < kıvır+cık salata +(A)ç Bu ek işlek olmayan eklerden biridir. anaç. Bu ekle oluşturulmuş sekiz tane bitki adı tespit edilmiştir. Eskiden beri ataç. akbabaç aktopaç anaç tikeni eneç gagaç geneç soğlaç < akbaba+ç < aktop+aç < ana+ç dikeni < en+eç < gaga+ç < gen+eç < soğla+ç . Bunlardan akbabaç. 175). Anlamı kuvvetlendirme fonksiyonu vardır (Ergin. anaç dikeni belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. aktopaç sıfat tamlaması.

115

topoç

< top+aç

+cıl, +çıl Ünlü ve ünsüz uyumlarına bağlı ve vurgulu, az işlek bir ektir. Eklendiği ada “bir şeye düşkünlük, alışkanlık, bağımlılık, benzerlik” işlevleri katan ad ve sıfatlar türetir (Korkmaz, 44). Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan tavşancıl otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. arakçıl gırçıl okcül < arak+çıl < kır+çıl < ok+çul

tavşancıl otu < tavşan+cıl otu

+çIn şlek olmayan bir isimden isim yapma ekidir, birkaç kelimede bulunmaktadır (MBTS, 3, 3526) Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir. boyaçın dipçin karçin < boya+çın < dip+çin < kar+çin

+daş simlerden “ortaklık, beraberlik” bildiren isim ve sıfatlar türeten bir ektir (Korkmaz, 46). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: yaldaş < yal+daş

116

+dın, +dün +dın, +dün eki ay ve gök kelimelerine gelerek kökün belirttiği anlamı pekiştiren ve bunlardan bitki adı kuran bir ektir. Ekin getirildiği kelimeler, isim ve sıfat görevinde kullanılmıştır. aydın aydın çiçeği aydın göz aydın gülü gökdün < ay+dın < ay+dın çiçeği < ay+dın göz < ay+dın gülü < gök+dün

aydın buğday < ay+dın buğday

+dIrIk, +duruk Bu ek organ adlarına gelerek onlarla ilgili alet isimleri yapar. -duruk eki durmak fiilinden gelme olup, tutan anlamını taşımaktadır (Banguoğlu, 170). Bu ekle kurulmuş toplam dört tane bitki adı tespit edilmiştir. -dIrIk eki bunlardan sadece çiğindirik (çiğin “omuz”) kelimesinde organ adına getirilmiştir. çiğindirik ışıldırik oğunduruk sakızdırık < çiğin+dirik < ışıl+dırık < oğul+duruk ? < sakız+dırık

+Il, +al Benzerlik gösteren, adlardan ad ve sıfat türeten bir ektir (Korkmaz, 49). Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: kızılağaç kirtil topul < kız+ıl ağaç < kirt+il < top+ul

117

yanal yeşilbiber

< yan+al < yaş+ıl biber

+lAk +lAk eki, isimden fiil yapmakta kullanılan +lA- ve fiilden isim yapan -ik eklerinin birleşmesinden oluşmuştur. sim ve sıfat yapmakta kullanılır (Banguoğlu, 186). Eklendiği kelimeye alışkanlık, süreklilik ve pekiştirme anlamı katan bir ektir. Genellikle ses taklidi kelimelere getirilmiştir. Bu ekle kurulan bitki adları şunlardır: avurtlak aşılak bağırtlak bartlak cırmılak cırtlak cırtlak otu coplak çatlak çatlak otu çıtlak çitlek göbelek < avurt+lak < aşı+lak < bağırt+lak < bart+lak < cırma+lak < cırt+lak < cırt+lak otu < cop+lak < çat+lak < çat+lak otu < çıt+lak < çit-lek < göbe(k)+lek gödelek kabalak kamalak kavuşlak kozalak kuşulak ökselek paflak patlak pıslak sakalak sakızlak söbelek zıplak < gö(v)de+lek < kaba+lak < kama+lak < kavuş+lak < kozak+lak < kuş+lak < ökse+lek < paf+lak < pat+lak < pıs+lak < saka+lak < sakız+lak < söbe+lek < zıp+lak

götlek ormanı < göt+lek ormanı

beslek kaçıran < bes(i)+lek kaçıran

cırtlak sakızı < cırt+lak sakızı

+Ak Eski Türkçedeki +GAk küçültme ve kuvvetlendirme ekiyle ilişkisi olan bu ek, genellikle tek heceli kelimelere gelerek benzetme ve küçültme işleviyle az sayıda adlar türetmiştir (Korkmaz, 35). Bu ekle kurulmuş on dört tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan saçak mantarı belirtisiz isim tamlaması, saçak darı sıfat tamlaması, çanakçatlatan sıfat-fiil grubu biçiminde kurulmuştur.

118

bardak başak benek gölek ışılak kabak kavak

< bart+ak < baş+ak < ben+ek < göl+ek < ışıl+ak < kab+ak < kav+ak

kızılak saçak darı sazak soğanak yangak

< kızıl+ak < saç+ak darı < saz+ak < soğan+ak < yan+ak

saçak mantarı < saç+ak mantarı

çanakçatlatan < çan+ak ç

+Az Küçültme işlevinde isimden isim türeten ve işlek olmayan bir ektir (Korkmaz, 36). Bu ekle kurulmuş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: büğrez < büğrü+ez alaz < al+az

+Ik, +Uk Küçültme işlevinde bazı isimler ve sıfatlar türeten bir ektir (Korkmaz, 47). Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir: buğdayık çirtik çükündürük kendirik kütük topuk < buğday+ık < çirt+ik < çukundur+uk < kendir+ik < küt+ük < top+uk

+i Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir:

119

çirti

< çirt+i

+AlAk +AlAk eki, küçültme anlamında isimler türeten ve bazı bitki adlarında kullanılan bir ektir (Banguoğlu, 174). Bu ekle kurulmuş yedi tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan kara topalak sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. göğelek hohalak kara topalak şangalak takalak topalak yanalak < gök+elek < hoh+alak < kara top+alak < şang+alak < tak+alak < top+alak < yan+alak

+lI, +lU Bu ek, işleklik derecesi çekim eklerine yakın olan (Ergin, 159), Türkiye Türkçesinin her isme gelebilen ve isimden isim ve sıfat türeten eklerinden biridir (Korkmaz, 53). Bitkilerin adlandırılmasında da çok sık kullanılan +lI, +lU eki, bunlardan isim, isim tamlaması, sıfat, sıfat tamlaması ve isnat grubu oluşturmuştur. Bu ekle kurulan bitki adları şunlardır: akbaşlı alasulu allıballı alluca analı kızlı anslı artlı atınaklı atmalı < akbaş+lı < alasu+lu < al+lı bal+lı < al+lı+ca < ana+lı kız+lı < ans+lı ? < art+lı < atınak+lı < atma+lı ayaklı kekik ballı ballı boynuz ballıca ballıdarı benekliköse benli belerce benli üzümü bıyıklı < ayak+lı kekik < bal+lı < bal+lı boynuz < bal+lı+ca < bal+lı darı < benek+li köse < ben+li belerce < ben+li üzümü < bıyık+lı

120

biberlice biberli mantar boynuzlu dücük boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş burmalı marul bürgülü büzgülü çitili kavun çöpürlü çulluca çulluoğlu çüklüce damarlıca daşlıca armut datlıbilem demirli dibi kıllı dikenli acı ot dikenli meyan dikenli mısır dikenli ot dillice dokuzbaşlı dokuzdonlu dokuztepeli domaylı duvaklıca duvaklı mantar düğmeli düzgülü ebeli eğrilce

< biber+li+ce < biber+li mantar < boynuz+lu d < boynuz+lu g < boynuz+lu h < burma+lı marul < bürgü+lü < büzgü+lü < çiti+li kavun < çöpür+lü < çul+lu+ca < çul+lu oğlu < çük+lü+ce < damar+lı+ca < taş+lı+ca armut < tat+lı bilem < demir+li < dibi kıl+lı < diken+li acı ot < diken+li meyan < diken+li mısır < diken+li ot < dilli+ce < dokuzbaş+lı < dokuzdon+lu < dokuztepe+li < dombay+lı < duvak+lı+ca < duvak+lı m < düğme+li < düzgü+lü < ebe+li < eğ(i)ri+li+ce

ekşilice gartlı gollüce göğdeli hanaylı içlikız izmelece kanlıca mantarı kaplıca karakıllı kartallı eğrelti otu katmerli badem kelleliot kıllı kozak kırlı kokulu çayır otu kokulu kiraz kokulu narpis kokulu yonca kurtluca küpeli meçikli mislibuğday Osmanlı lâlesi özüllük pamuklu pıtıraklı otu pürçüklü renkli ot saplı mantar saplı meşe saplıtinton sarı kokulu

< ekşi+li+ce < kart+lı < kol+lu+ca < gövde+li < hanay+lı < iç+li kız < ezme+li+ce < kan+lı+ca m < kap+lı+ca < karakıl+lı < kartal+lı e o < katmer+li b < kelle+li ot < kıl+lı kozak < kır+lı < koku+lu ç o < koku+lu kiraz < koku+lu narpis < koku+lu yonca < kurt+lu+ca < küpe+li < meçik+li < mis+li buğday < Osman+lı lâlesi < öz+lü+lük < pamuk+lu < pıtırak+lı otu < pürçük+lü < renk+li ot < sap+lı mantar < sap+lı meşe < sap+lı tinton < sarı koku+lu

121

sinirli ot sürmeli sütlüce şikirdaklı tamli tatlı tatlı bayram tatlı elması tatlıgöbek tatlı kenger tatlı kök tatlı limon tatlı ravent tatlı su gelinciği tellice tetirli tohumlu bitkiler tokalı dücük toklu topluca topuklutiken tüllü tüylü tüylübaba tüylübarak

< sinir+li ot < sürme+li < süt+lü+ce < çekirdek+li < ŧa’m+lı ? < tat+lı < tat+lı bayram < tat+lı elması < tat+lı göbek < tat+lı kenger < tat+lı kök < tat+lı limon < tat+lı ravent < tat+lı s g < tel+li+ce < tetir+li < tohum+lu b < toka+lı dücük < tok+lu < top+lu+ca < top+lu diken < tül+lü < tüy+lü < tüy+lü baba < tüy+lü barak

tüylü boya tüylüce tüylüceyumru tüylü çay tüylü dalak otu tüylü kanak tüylü meşe tüylütapan tüylütombalak tüylütoparlak unluca üvezli üzümlü yağlıca yağlıcak yağlı dürülü yağlıısırgan yağlımancar yağlı ot yazılı yellice yordanlı zehirli çiğdem zehirli mantar

< tüy+lü boya < tüy+lü+ce < tüy+lü+ce y < tüy+lü çay < tüy+lü d o < tüy+lü kanak < tüy+lü meşe < tüy+lü tapan < tüy+lü t < tüy+lü toparlak < un+lu+ca < üvez+li < üzüm+lü < yağ+lı+ca < yağ+lı+cak < yağ+lı dürülü < yağ+lı ısırgan < yağ+lı+mancar < yağ+lı ot < yazı+lı < yel+li+ce < yordan+lı < zehir+li çiğdem < zehir+li mantar

+lIk, +lUk Bu ek başlangıçtan beri Türkçenin belli başlı isimden isim yapma eklerinden biri olarak kullanılagelmiştir. Geçici olduğu gibi kalıcı isimler de yapar. Yani bir nesnenin bir vasfını bildirerek sıfat gibi kullanılan isimler yaptığı gibi, nesne adı olarak kalıcı isimler de teşkil eder. Başlıca fonksiyonları isimlerden yer, alet, topluluk isimleri ve sıfat yapmaktır (Ergin, 155). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan +lIk, +lUk eki isim,

122

sıfat ve isim tamlaması biçiminde bitki adları kurmuştur. Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: akçayazlık akyazlık almalık ballık ballık otu bataklık nergisi bataklık süseni benlik bızalık boyalık cıcılık civcivlik çavdarlık çibillik çıtlık çulluk daraklık otu develik düdüllük ebelik erelik ekşilik göğlük güllük paralık pirelik sabırlık sakızlık salatalık sarıklık < akçayaz+lık < akyaz+lık < alma+lık < bal+lık < bal+lık otu < batak+lık n < batak+lık s < ben+lik < bıza+lık < boya-lık < cici+lik < civciv+lik < çavdar+lık < çibil+lik < çıt+lık < çul+luk < tarak+lık otu < deve-lik < düdül+lük < ebe+lik < ere(k)+lik < ekşi+lik < gök+lük < gül+lük < para+lık < pire+lik < sabır+lık < sakız+lık < salata+lık < sarık+lık günlük ağacı höllük iğnelik iğnelik otu kanlık karalık karavlık kaymaklık kendilik kırklık kızıllık kofurgalık küllük mancarlık mazlıħ mezarlık otu mezarlık servisi mezarlık zambağı neferlik okluk on bir aylık oymalık özüllük pamukluk sarmalık semizlik soğukluk suluk suvarmılık süngüllük < gün+lük ağacı < (h)öl+lük < iğne+lik < iğne+lik otu < kan+lık < kara+lık < karav+lık < kaymak+lık < kendir+lik < kırk+lık < kızıl+lık < kofurga+lık < kül+lük < mancar+lık < mazı+lık < mezar+lık otu < mezar+lık s < mezar+lık z < nefer+lik < ok+luk < on bir ay+lık < oyma+lık < özlü+lük < pamuk+luk < sarma+lık < semiz+lik < soğuk+luk < su+luk < suvarma+lık < sünük+lük ?

123

süpürgelik şarlık taraklık tespihlik

< süpürge+lik < şa’r+lık < tarak+lık < tespih+lik

üzerlik yağlık yemlik yeşillik

< yüzer+lik < yağ+lık < yem+lik < yeşil+lik

+ ür Ses yansımalı köklerden yeni türetmeler yapılabilmesi için gövde oluşturan bir ektir (Korkmaz, 48). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: kütür < küt+ür

+mAn Bu ek, sıfatlardan kişileri niteleyen sıfatlar türeten bir ektir. Eklendiği sıfata “abartma, aşırılık” anlamı katar. şlek bir ek olmadığı için türettiği kelimeler oldukça sınırlıdır (Korkmaz, 58). Asıl fonksiyonu isimden isim yapmak olan bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı vardır: arcıman ekşimen orman < arcı+man < ekşi+men < or+man

+mIk, +mUk Bu ekin asıl görevi fiilden isim yapmaktır; ancak “bozamık, çaymık, destimik, karamuk, keçemük” kelimelerinde ekin isimden isim yapma görevinde kullanıldığı görülmektedir.

124

bozamık çaymık destimik karamuk keçemük

< boz+a+mık < çay+mık < desti+mik < kara+muk < keçe+mük

+tırak sim köklerine gelerek “gibilik, benzerlik, yakınlık” anlamları katan bir ektir (Korkmaz, 59). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir. yabantırak < yaban+tırak

+sü Eski Türkçeden beri dilimizde az işlek olarak kullanılan ve benzerlik sıfatları yapan bir ektir (Banguoğlu, 199). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: günsü < gün+sü

+sIl simden benzerlik fiili türeten +sI eki ile fiilden isim türeten -l ekinin kaynaşmasından oluşan bu birleşik ek, dilimizde bir iki kelime bırakmış ölü eklerdendir (Korkmaz, 63). Bu ekle türetilmiş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: aħsıl < ak+sıl

iğnesil < iğne+sil

+sIz, +sUz Bu ek, addan “yokluk, eksiklik” bildiren olumsuz anlamda sıfatlar türeten çok işlek bir ektir. “Sahip olma, kendinde bulundurma” görevindeki sıfat türeten +lI, +lU ekinin

125

karşıtıdır (Korkmaz, 64). Bu ekle türetilmiş sekiz tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan altı tanesini, kalıcı bir isim hâline gelmiş olan “öksüz” kelimesi oluşturmaktadır. Bu kelimede ekin belirttiği olumsuzluk anlamı kaybolmuştur. Diğer iki örnekte ise (sapsız, sırımsız) olumsuzluk anlamı bulunmaktadır. Aliöksüz öksüzali öksüzce < Aliök+süz < ök+süz Ali < ök+süz+ce

öksüz çiçeği < ök+süz çiçeği öksüz çiğdemi < ök+süz çiğdemi öksüzoğlan sapsız meşe sırımsız < ök+süz oğlan < sap+sız meşe < sırım+sız

+(I)z, +(U)z simlere ve sayı adlarına gelerek topluluk veya ikilik gösteren bir isimden isim yapma ekidir. Çok eski bir ek olduğu için işlekliğini kaybetmiş, günümüze kalıp hâlinde, eklendiği sözlerle birlikte gelmiştir (Korkmaz, 66). Bu ek sadece boynuz kelimesiyle kurulmuş bitki adlarında görülmektedir. ballı boynuz boynuzlu dücük boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş buynuz < ballı boyun+(u)z < boyun+(u)z+lu dücük < boyun+(u)z+lu gelincik < boyun+(u)z+lu haşhaş < boyun+(u)z

Ar. +î Nispet eki olan î, sonuna geldiği kelimelere “ait olan, ilgili, mensup, …niteliğinde olan” vb. anlamlar katar (MBTS, 2, 1332). Bu ek “Bektaş, meydan, tıp ve yaban” kelimelerine gelerek bitkilerin adlandırılmasında kullanılmıştır. Bunlardan Bektaş bir özel isim,

126

diğerleri ise cins isimdir. Bektaşî, meydanî ve tıbbî kelimeleriyle birer; yabanî kelimesiyle otuz iki tane bitki adı kurulmuştur.

Bektaşî üzümü meydanî tıbbî papatya yabanî akdiken yabanî bezelye yabanî biber yabanî ceviz yabanî elma yabanî enginar yabanî erik yabanî hardal yabanî hindiba yabanî ıspanak yabanî incir yabanî kavun yabanî kereviz yabanî kimyon yabanî kiraz yabanî kuşkonmaz yabanî lahana yabanî mantar yabanî marul yabanî menekşe yabanî mercanköşk yabanî mersin yabanî pancar yabanî pırasa yabanî sarımsak yabanî sedef otu yabanî sinameki

< Bektaş+î üzümü < meydan+î < tıbb+î papatya < yaban+î akdiken < yaban+î bezelye < yaban+î biber < yaban+î ceviz < yaban+î elma < yaban+î enginar < yaban+î erik < yaban+î hardal < yaban+î hindiba < yaban+î ıspanak < yaban+î incir < yaban+î kavun < yaban+î kereviz < yaban+î kimyon < yaban+î kiraz < yaban+î kuşkonmaz < yaban+î lahana < yaban+î mantar < yaban+î marul < yaban+î menekşe < yaban+î mercanköşk < yaban+î mersin < yaban+î pancar < yaban+î pırasa < yaban+î sarımsak < yaban+î sedef otu < yaban+î sinameki

+t süt < sü+t . birer kavim adı olan Arap ve Hint kelimelerinin sonuna gelerek bitkilerin adlandırılmasında kullanılmıştır. Bu ekle kurulmuş toplam üç tane bitki adı tespit edilmiştir: Arabistan defnesi Hindistan cevizi < Arab+istan defnesi < Hind+istan cevizi küçük Hindistan cevizi < küçük Hind+istan cevizi Moğ. kavim isimlerinin sonuna gelerek memleket adları yapar (MBTS. +istan Bu ek. 2. Örneklerde de görüldüğü gibi.127 yabanî tere yabanî tirfil yabanî turp yabanî tütün yabanî üzüm < yaban+î tere < yaban+î tirfil < yaban+î turp < yaban+î tütün < yaban+î üzüm Far. bazı kelimelerin sonuna gelerek yer adları. 1441).

182). Bitki adlarında kullanılan isimden fiil yapma eklerinin sayısı fazla değildir. Eski Türkçede ekin hem d’li. Batı Türkçesinde yalnız iste. bengildek çakıldak fışıldayık < bengil+de-k < çakıl+da-k < fışıl+da-yık kurutakırdak < kuru takır+da-k lokurdak şakıldak < lokur+da-k < şakıl+da-k fırıldak çiçeği < fırıl+da-k çiçeği zıngırdak otu < zıngır+da-k otu . 179). Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir: kanak kanatma türeme < kan+a-k < kan+a-t-ma < tür+e-me +dABirkaç tek heceli ad dışında ses yansımalı sözlerden ses yansımalı fiiller türeten bir ektir (Korkmaz. 114). çünkü isimden fiil yapma eklerinden sonra fiilden isim yapma eki gelmelidir. simlerden olma veya yapma ifade eden fiiller yapar (MBTS. hem t’li şekilleri vardı. Bu ekler isim köklerine. kurutakırdak sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. Bitki adlarında yer alan isimden fiil yapma ekleri kelimenin sonunda kullanılamaz. 3. isimden yapılmış isim gövdelerine ve fiilden yapılmış isim gövdelerine eklenirler (Ergin. t’li şekil. S MDEN F L YAPMA EKLER simden fiil yapma ekleri isim kök ve gövdelerinden fiil yapmak için kullanılan eklerdir. 3532). Bunlardan fırıldak çiçeği ve zıngırdak otu belirtisiz isim tamlaması. Bu eklerle kurulmuş örnekler şunlardır: +AFazla işlek olmayan ve bazı kelimelerde görülen bir isimden fiil yapma ekidir.fiilinde kalmıştır (Ergin.128 2.

Hemen hemen her çeşit ismin sonuna gelerek yapma veya olma ifade eden fiiller yapar. +lA.ekiyle kurulmuş çok sayıda bitki adı bulunmaktadır. 180).129 +lABu ek. aklan aşılak aşılama bağlaşık cırlangıç cırtlak cırtlak otu cırtlan cırtlavuk cızlağan cızlayık coplak çatlağan çatlak çatlak otu çatlangaç çırlavuk çıtlak çıtlamak < ak+la-n < aşı+la-k < aşı+la-ma < bağ+la-şık < cır+la-ngıç < cırt+la-k < cırt+la-k otu < cırt+la-n < cırt+la-vuk < cız+la-ğan < cız+la-yık < cop+la-k < çat+la-ğan < çat+la-k < çat+la-k otu < çat+la-ngaç < çır-la-vuk < çıt+la-k < çıt+la-mak çıtlamık çöpleme dallama demirliyen dişlek darı erekleme göğlemez hartlap haşlama havazla hıyarlama kakalaşka papurtlama patlak patlangaç patlangıç sakızlak sütleğen şaplak zıplak < çıt+la-mık < çöp+le-me < dal+la-ma < demir+le-y-en < diş+le-k darı < erek+le-me < göğ+le-mez < hart+la-p < haş+la-ma < havaz+la! < hıyar+la-ma < kaka+la-şka < papurt+la-ma < pat+la-k < pat+la-ngaç < pat+la-ngıç < sakız+la-k < süt+le-gen < şap+la-k < zıp+la-k beslek kaçıran < bes(i)+le-k kaçıran götlek ormanı < göt+le-k ormanı cırtlak sakızı < cırt+la-k sakızı . Bu ek Türkçede eskiden beri hep aynı kalmıştır (Ergin. isimden fiil yapma eklerinin en işlek olanıdır.

Sayıları azdır. -ar.. -tUrBu ek. Bu ekle kurulmuş bitki adlarından alma erdiren. Bu ek fonksiyonları tamamıyla birbirinin aynı olan ve bu yüzden aynı isim altında toplanan birkaç ekten biridir. ünlüyle biten tek heceli fiillerle ünsüzle biten bütün fiil kök ve gövdelerini içine alır (Ergin. -dUr-. 212). şleklik sahası. Faktitif ekleri içinde bugün en işlek olanı. fakat çok geniş bir işleklik derecesine sahiptir (Ergin. alma erdiren bandırma bozdurma çobankaldıran gelingüldüren -r. -tIr-. -ar-r-. -r. Bu ekler fiil köklerine.ve -t. azırgan batırgan < az-ı-r-gan < bat-ı-r-gan bitirge çevirdik < bit-i-r-ge < çev-i-r-dik < alma er-dir-en < ban-dır-ma < boz-dur-ma < çoban kal-dır-an < gelin gül-dür-en göğündürme yaldıran yandıraz < gök+ü-n-dür-me < yal-dır-an < yan-dır-az göğündürme lâlesi < gök+ü-n-dür-me l . Ekin getirildiği kelimeler isim ve sıfat görevinde kullanılmaktadır. F LDEN F L YAPMA EKLER Fiilden fiil yapma ekleri fiil kök ve gövdelerinden fiil yapmak için kullanılan eklerdir.gibi oldurma ve yaptırma ekidir. 200). göğündürme lâlesi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Türkçede eskiden beri bulunan ve işlek olarak kullanılan fiilden fiil yapma eklerinden biridir. en çok kullanılanı bu ektir. Faktitif ekleri denilen bu ekler oldurma ve yaptırma ifade ederler. fiilden yapılmış fiil gövdelerine ve isimden yapılmış fiil gövdelerine eklenirler.eki de Türkçede eskiden beri görülen ve işlek olarak kullanılan bir fiilden fiil yapma ekidir. 209).130 3. -dIr-. Yani olma veya yapma ifade eden fiillerden oldurma veya yaptırma ifade eden fiiller yaparlar (Ergin. çobankaldıran ve gelingüldüren sıfat-fiil grubu.

211). Türkçede eskiden beri görülen ve işlek olarak kullanılan bir fiilden fiil yapma ekidir (Ergin. Bunlardan çömlekçatlatan sıfat-fiil grubu biçimindedir. çömlekçatlatan < çömlek çatla-t-an ısıtan kanatma < ısı-t-an < kana-t-ma kurudan kurutma sürtmeğ < kuru-t-an < kuru-t-ma < sür-t-mek -(i)zEski Türkçede de sayılı örnekler veren bir ettirgenlik ekidir. Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir. . Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir.131 çevrince çıkart eğriboyun eğrilce eğrilcen otu eğrim eğri yavşan gömürgen kıvrak buğday kıvrak darı kıvrışık köpürcek köpürgen köygöçüren < çev-i-r-ince < çık-ar-t < eğ-(i)-r-i boyun < eğ-(i)-r-i+li+ce < eğ-(i)-r-ilcen o < eğ-(i)-r-im < eğ-(i)-r-i yavşan < göm-ü-r-gen < kıv-(ı)-r-ak b < kıv-(ı)-r-ak darı < kıv-(ı)-r-ışık < köpü-r-ecek < köpü-r-gen < köy göç-ü-r-en ötürge pıtırgan pıtrak sıyırma sıyırma dikeni sıyırma pakla süpürge süpürge çalısı süpürge darısı süpürge kamışı süpürgelik süpürge otu < öt-ü-r-ge < bat-ı-r-gan < bat-ı-r-ak < sıy-ı-r-ma < sıy-ı-r-ma d < sıy-ı-r-ma pakla < süp-ü-r-ge < süp-ü-r-ge çalısı < süp-ü-r-ge d < süp-ü-r-ge k < süp-ü-r-gelik < süp-ü-r-ge otu -tBu ek de faktitif eklerinden biridir. 136). Yani fiillerden oldurma ve yaptırma ifade eden fiiller yapar. Bu bitki adı belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Türkiye Türkçesine uzanan birkaç kelimede kaynaşmış ve kalıplaşmış durumdadır (Korkmaz.

Fonksiyonu edilgenlik ve meçhullük ifade eden fiiller yapmaktır. 202).eki ile yapılan bu fiillere dönüşlü fiiller ve -n.(Dönüşlülük) Bu ek de Türkçede eskiden beri kullanılan çok işlek bir fiilden fiil yapma ekidir. 204). kalıntı bitki sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. geçişsiz fiillere de getirilmektedir. Edilgenlik ve meçhullük eki geçişli fiillere de.(Edilgenlik) Türkçede eskiden beri işlek olarak kullanılan fiilden fiil yapma eklerinden biridir. Bu ek geçişsiz.ekine de dönüşlülük eki adı verilir (Ergin. gösterdiği hareketin kimin tarafından yapıldığı belli olmayan fiillerdir (Ergin. çekim sırasında faili olmayan. Meçhul fiiller fail istemeyen. kendi kendine yapma veya olma ifade eden fiiller yapmaktır. Aşağıdaki bitki adlarından asılmışadam ve dövülmüş avrat otu sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. Karşıladıkları hareket o hareketi yapan veya olan nesnenin üzerinde döndüğü için -n. Dönüşlülük ekiyle kurulmuş bitki adlarından göğündürme lâlesi ve sulandık otu belirtisiz isim tamlaması. Fonksiyonu. aldangeç bandık bandırma cırlangıç çatlangaç < alda-n-gaç < ba-n-dık < ba-n-dırma < cırla-n-gıç < çatla-n-gaç çevrince çıkıntı devrinti göğündürme < çev(i)r-i-n-ce < çık-ı-n-tı < dev(i)r-i-n-ti < gök+ü-n-dürme < as-ı-l-mış adam < dök-ü-l-cen < dök-ü-l-gen < tut-u-l-ga < dür-ü-l-ü gömülgen kurulgan soyulgan yapılcan yayılgan < göm-ü-l-gen < kur-u-l-gan < soy-u-l-gan < yap-ı-l-can < yay-ı-l-gan dövülmüş avrat otu < döv-ü-l-müş a o göğündürme lâlesi < gök+ü-n-dürme l . Edilgenlik ekinin geçtiği bitki adları şunlardır: asılmışadam dökülcen dökülgen dutulga dürülü -n. yani olma ifade eden fiillerden meçhul fiiller yapar.132 emzik otu < em-(i)z-ik otu -l.

iki tip ortaklık ifade eder: Karşılıklı yapılma. Ortaklaşma ifade eden fiiller müşterek yapılan. gidişgen otu belirtisiz isim tamlaması biçimindedir.ekinin asıl ortaklaşma fonksiyonu iki şekilde ortaya çıkar. şteşlik ekiyle kurulmuş bitki adlarından bitişik çanak yapraklılar ve bitişik taç yapraklılar sıfat tamlaması. Yaptığı fiiller bir ortaklaşma veya bir oluş ifade ederler.( şteşlik) < kal-ı-n-tı bitki < patla-n-gaç < patla-n-gıç < sula-n-dık otu urunguç yalangı yığınç < ur-u-n-guç < yala-n-gı < yığ-ı-n-ç Bu ek. birden fazla fail tarafından yapılan fiillerdir. 207). Türkçede eskiden beri çok işlek olarak kullanılan fiilden fiil yapma eklerindendir. -ş. bağlaşık bitişik çanak yapraklılar bitişik taç yapraklılar gidişgen gidişgen otu ilişken kakalaşka kıvışkan kıvrışık kıyışak uruşman < bağla-ş-ık < bit-i-ş-ik çanak yapraklılar < bit-i-ş-ik taç yapraklılar < git-i-ş-gen < git-i-ş-gen otu < il-i-ş-ken < kakala-ş-ka < kıv-ı-ş-kan < kıv(ı)r-ı-ş-ık < kıy-ı-ş-ak < ur-u-ş-man .133 kalıntı bitki patlangaç patlangıç sulandık otu -ş. birlikte yapılma (Ergin.

En fazla -An ekiyle yapılmış örneklere rastlanır. 184). Eski Türkçede -gAn şeklindeydi. Sıfat-fiillerde hareket ifadesinden başka. isimden yapılmış fiil gövdelerine ve fiilden yapılmış fiil gövdelerine eklenirler. fiil kök ve gövdelerinden isim yapmak için kullanılan eklerdir. Fiilden isim yapma ekleriyle yapılan isimler çok çeşitli olup. Yani fiilden isim yapma ekleri. 334).134 4. Bu ekler fiil köklerine. 333). Sıfat-Fiil Ekleriyle Kurulan Bitki Adları Sıfat-fiiller nesnelerin hareket vasıflarını karşılayan fiil şekilleridir. Sıfat-fiil ekleri kalıcı adlar türetir. Bu ekle kurulmuş çok sayıda bitki adı bulunmaktadır: acı kokan < acı kok-an akçalıbasan < akçalı bas-an . Geniş zaman sıfat-fiili yapmak için en çok bu ek kullanılır (Ergin.1. eskiden beri en geniş ölçüde kullanılan bir sıfat-fiil ekidir. Sıfat-fiil ekleriyle kurulan çok sayıda bitki adı bulunmaktadır. isimden fiil yapma eklerinden ve fiilden fiil yapma eklerinden sonra gelebilirler. Bitki adlarında kullanılan fiilden isim yapma eklerinin çoğunu sıfat-fiil ekleri ve fiil isimleri oluşturmaktadır. anlam bakımından isim cinsinden kelimeler arasına girer. adetleri sayılamayacak kadar çoktur (Ergin. Hareket vasıflarını belirtmek üzere nesneleri karşıladıklarına göre. F LDEN S M YAPMA EKLER Fiilden isim yapma ekleri. nesne karşılayan kelimeler olarak sıfatfiiller. zaman ifadesi de vardır (Ergin. Bu şekildeki kullanışları da gayet geniştir. Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan fiilden isim yapma eklerinin tamamı şunlardır: 4. -AcAk Gelecek zaman ifade eden bu ek ile kurulmuş bir tane bitki adı bulunmaktadır: saracak < sar-acak -An Geniş zaman ifade eden bu ek.

135 alma erdiren < alma erdir-en ayıboğan azan bacakkıran bağboğan bağbozan baklakıran balıkkıran belbağlayan biten boğaz alan böcekkapan cırtatan çakalboğan çalıbasan çanakkıran çarıkkesen < ayı boğ-an < az-an < bacak kır-an < bağ boğ-an < bağ boz-an < bakla kır-an < balık kır-an < bel bağla-y-an < bit-en < boğaz al-an < böcek kap-an < cırt at-an < çakal boğ-an < çalı bas-an < çanak kır-an < çarık kes-en diken dilburan dilkanatan dilkiboğan domalan eldüren elkoğan elkurtaran eren erkurtaran eryeten evcikıran gecebiten gelinboğan gevreyen göçkovan < dik-en < dil bur-an < dil kanat-an < dilkiboğ-an < domal-an < el dür-en < el koğ-an < el kurtar-an < er-en < er kurtar-an < er yet-en < evci kır-an < gece bit-en < gelin boğ-an < gevre-y-en < göç kov-an balık öldüren < balık öldür-en beslek kaçıran < beslek kaçır-an bostanbozan < bostan boz-an gelingüldüren < gelin güldür-en göktenyağan < gökten yağ-an gübür kaldıran < gübür kaldır-an günebakan günetapan hamurkesen hapkesen haptutan hoşkuran hoşvaran hoşveren ısıtan itboğan kalegezen kanburuyan kankurutan < güne bak-an < güne tap-an < hamur kes-en < hap kes-en < hap tut-an < hoş kur-an < hoş var-an < hoş ver-en < ısıt-an < it boğ-an < kale gez-en < kan buru-y-an < kan kurtar-an çanakçatlatan < çanak çatlat-an çobançökerten < çoban çökert-en çobankaldıran < çoban kaldır-an çökeren çömelen demirbozan demirdelen demirliyen destebasan destebozan < çöker-en < çömel-en < demir boz-an < demir del-en < demirle-y-en < deste bas-an < deste boz-an çömlekçatlatan< çömlek çatlat-an desteçürüten < deste çürüt-en deveçökerten < deve çökert-en kaplanboğan < kaplan boğ-an .

136

kardelen kargabüken kargadelen kasan kayışkıran kazandelen kendi biten kocadepen kotankıran koyunkıran kurtboğan kurudan kuzukıran küpdüşen küpkıran

< kar del-en < karga bük-en < karga del-en < kas-an < kayış kır-an < kazan del-en < kendi bit-en < koca dep-en < kotan kır-an < koyun kır-an < kurt boğ-an < kurut-an < kuzu kır-an < küp düş-en < küp kır-an

orakkıran sabankıran sakalıslayan silisseven sinekkapan sinekkıran sinektutan tıkan tüylütapan uçkurutan yaldıran yandıran yerebakan yerebatan yeregeçen yerekaçan yeryaran

< orak kır-an < saban kır-an < sakal ısla-y-an < silis sev-en < sinek kap-an < sinek kır-an < sinek tut-an < tık-an < tüylü tap-an < uç kurut-an < yaldır-an < yandır-an < yere bak-an < yere bat-an < yere geç-en < yere kaç-an < yer yar-an

sakalçürüten < sakal çürüt-en serpenekıran < serpene kır-an

karıgezdiren < karı gezdir-en

komşugezen < komşu gez-en

köle doyuran < köle doyur-an

namazbozan < namaz boz-an

-Ar, -Ir Çok işlek bir ektir. Bu ek, eklendiği fiilin gösterdiği işi bir özellik olarak “her zaman üzerinde bulundurma” niteliğinde sıfatlar ve bazı kalıcı adlar türetmiştir (Korkmaz, 104). -Ar eki gezer, kesercik, kokar ve üzerlik kelimelerinde; -Ir eki ise iletir ve yumru kelimelerinde kullanılarak bitki adları oluşturmuştur. Bu ekle kurulmuş on tane bitki adı tespit edilmiştir. gezer iletir kesercik kokar kokar ağaç < gez-er < ilet-ir < kes-er+cik < kok-ar < kok-ar ağaç

137

kokar çaşır kokar ot kokarzade üzerlik yumru

< kok-ar çaşır < kok-ar ot < kok-ar+zade < yüz-er+lik < yum-ur+u

-dI, -dU, -tI, -tU -DI, -DU geçmiş zaman ekinin kalıplaşması sonucu oluşan ve yapım eki olarak kullanılan bir sıfat-fiil ekidir (Korkmaz, 172). Bazı kalıcı isimlerde bulunan bu ek, son zamanlarda sıfat-fiil eki durumuna geçmiştir. Her hâlde bu ekin sıfat-fiil eki olduğunu ihtiyatla kabul etmek lazımdır (Ergin, 337). Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: akberdi beybeğendi bulgarsıktı dalasıçtı dalbastı < ak ver-di < bey beğen-di < bulgar sık-tı < dala sıç-tı < dal bas-tı gündoğdu gündöndü < gün doğ-du < gün dön-dü

kuzukemirdi < kuzu kemir-di paşabeğendi < paşa beğen-di şişti < şiş-ti

-dIk, -tık Geçmiş zaman ifade eden ve çok kullanılan bir sıfat-fiil ekidir. Bu ekin dikkati çeken tarafı, bilhassa iyelik eki alarak kullanılmasıdır. yelik eki, sıfat-fiil eki ile âdeta kaynaşmış durumdadır. Bu ek de şekil ve zaman eki durumuna geçmeyen bir sıfat-fiil ekidir (Ergin, 335). Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan “bildik ve karayandık” örneklerinde kalıcı isim yapma görevinde kullanılan ek, “yağmurbastığı” örneğinde sıfat-fiil eki fonksiyonundadır. sulandık otu bitkisi de belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. bildik karayandık < bil-dik < kara yan-dık

sulandık otu < sulan-dık otu yağmurbastığı < yağmurbas-tık-ı

138

-gAn, -kAn Bu ek, eskiden beri kullanılan ve bugün işlek olarak birçok kalıcı isim örneğinde görülen bir sıfat-fiil ekidir. Fonksiyonunda kuvvetli bir aşırılık manası vardır. Teşkil ettiği isimler çok yapan ve olanı ifade eder (Ergin, 190). Bu ekin fonksiyonunu aşağıda sıralanmış olan bitki adlarında da görmek mümkündür. bağırgan baldırgan bıyırgan bitgen buyurgan cegirgen cızlağan çatlağan çıçırgan çığırgan dadırgan dalağan dökülgen ergen fısırgan gidişgen < bağır-gan < baltır-gan < buyur-gan < bit-ken < buyur-gan < çekir-gen < cızla-gan < çatla-gan < çıçır-gan < çığır-gan < tatır-gan < dala-gan < dökül-gen < er-gen < fısır-gan < gitiş-ken gömülgen ısırgan ışığan ilişken kavlağan kıvışkan köpürgen kurugan kurulgan pıtırgan sergen soyulgan sütleğen yağlıısırgan yayılgan < gömül-gen < ısır-gan < ışı-gan < iliş-ken < kavla-gan < kıvış-kan < köpür-gen < kuru-gan < kurul-gan < batır-gan < ser-gen < soyul-gan < sütle-ğen < yağlı ısır-gan < yayıl-gan

bozbağırgan < boz bağır-gan

yalancı ısırgan < yalancı ısır-gan

-mAz Olumsuz geniş zaman partisip eki olan bu ek, Türkçede eskiden beri geniş ölçüde kullanılmaktadır. -mAz ekinin aslında -mA- olumsuzluk ve -z partisip veya isim yapma ekinin birleşmesinden ortaya çıktığı açıktır (Ergin, 336). Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan çalıbasmaz, hüryemez, kuşkonmaz ve yabani kuşkonmaz bitkileri sıfat-fiil grubu biçiminde kurulmuştur.

139

çalıbasmaz hölemez hüryemez karamaz kuşkonmaz yabanî kuşkonmaz

< çalı bas-maz < höle-mez < hür ye-mez < kara-maz < kuş kon-maz < yabanî kuş kon-maz

-mIş Geçmiş zaman ifade eden ve çok kullanılan bir sıfat-fiil ekidir. Bu ek de aynı zamanda şekil ve zaman eki durumuna geçen sıfat-fiil eklerindendir. Sıfat-fiil eki olarak bu ekin geçmiş zaman ifadesinde öğrenilen geçmiş zaman ifadesi pek yoktur. Sadece geçmiş zaman ifadesi vardır (Ergin, 335). Aşağıdaki bitki adlarında da görüldüğü gibi, -mIş eki karamış ve yemiş kelimelerinde geçmektedir. Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir: kara yemiş karamış kazık yemiş koca yemiş sarı yemiş yemiş < kara ye-miş < kara-mış < kazık ye-miş < koca ye-miş < sarı ye-miş < ye-miş

4.2. Fiil simleriyle Kurulan Bitki Adları Fiil isimlerinin asıl fonksiyonu varlık, mefhum, eşya gibi nesne isimleri yapmak değil; hareket ve iş isimleri yapmaktır (Ergin, 187). Türkçede fiil ismi yapmak için şu üç ek kullanılır: -Iş; -mA; -mAk. Fiil isimleriyle kurulmuş bitki adları şunlardır:

140

-Iş, -Uş Bu ek -mA ve -mAk tipinde fiil isimleri yapan eklerden biridir. şleklik sahası onlar gibi bütün fiil kök ve gövdelerini içine alır. Tek ve çok heceli fiil kök ve gövdelerinden fiilin esas anlamını değiştirmeden, yapılan işin tarzını bildiren geçici kılış adları türetir (Korkmaz, 106). Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir: bitiniş iğdiş üşüş < bitin-iş < igit-iş < üş-üş

-mA şleklik sahası bütün fiil kök ve gövdelerini içine alan bir ektir. -mA ekinin fonksiyonu iş isimleri yapmaktır. ş de harekete göre bir çeşit nesnedir. Onun için -mA’lı isimler iş ifadesi yanında kalıplaşarak veya kalıplaşmadan birçok belirli nesne, eşya ismi olarak isim ve sıfat şeklinde kullanılırlar (Ergin, 186). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan bu ek bazı örneklerde isim ve sıfat tamlaması oluşturmuş; kimi zaman tamlayan, kimi zaman tamlanan görevinde kullanılmıştır. ezmelice ve suvarmalık örneklerinde -mA’nın üzerine yapım eki gelmiştir. acıma akasma akbulama akça kesme akçöpleme asma aşılama atmalı balaşlama bandırma bozdurma can kesme < acı-ma < ak as-ma < ak bula-ma < akça kes-me < ak çöple-me < as-ma < aşıla-ma < at-ma+lı < bal aşıla-ma < bandır-ma < bozdur-ma < can kes-me çekme çetme çıkma çitime çöpleme dağlama dallama dikme dolama otu dolma biber dolma otu dürme < çek-me < çet-me < çık-ma < çite-me < çöple-me < dağla-ma < dalla-ma < dik-me < dola-ma otu < dol-ma biber < dol-ma otu < dür-me

141

evlenme çiçeği< evlen-me çiçeği erekleme gıcime haşlama hıyarlama ilme izmelece kabartlama kakma kara asma kara derme kertme kesme < erekle-me < gıcı-ma < haşla-ma < hıyarla-ma < il-me < ez-me+lice < kabartla-ma < kak-ma < kara as-ma < kara der-me < kert-me < kes-me

kurutma oymalık papurtlama sıvarma suvarmılık sıyırma

< kurut-ma < oy-ma+lık < papurtla-ma < suvar-ma < suvar-ma+lık < sıyır-ma

göğündürme < göğündür-me

sıyırma dikeni < sıyır-ma dikeni sıyırma pakla < sıyır-ma bakla tarma türeme turma ulama < tar-ma < türe-me < tur-ma < ula-ma

yarma şeftali < yar-ma şeftali

-mAk stisnasız bütün fiil kök ve gövdelerine getirilen bu ek, eskiden beri Türkçenin fiilden isim yapma eklerinin başında gelir. Fonksiyonu, fiillerin hareket isimlerini yapmaktır (Ergin, 185). -mAk eki “acı-, ek-, il-, kar-, somur-, sürt-, tok-” fiillerine gelerek onlardan bitki adları kurmuş ve kalıcı isimler yapmıştır. Bunlardan ekmek ağacı ve ekmek ayvası belirtisiz isim tamlaması; tokmak üzüm ise sıfat tamlaması biçimindedir. acımak < acı-mak sımak sormaħ sürtmeğ < sı-mak < somur-mak < sürt-mek

ekmek ağacı < ek-mek ağacı ekmek ayvası < ek-mek ayvası garmak ilmek < kar-mak < il-mek

tokmak üzüm < tok-mak üzüm

142

4.3. Diğer Fiilden sim Yapma Ekleriyle Kurulan Bitki Adları

-Im, -Um Genellikle fiilin gösterdiği işi ada çeviren, o işle ilgili hareket adı yapan bir ektir. Başka bir anlatımla, fiilin gösterdiği işin adıdır. Bu ek ünlü ile biten fiillere yalnız -m olarak, ünsüz ile bitenlere, araya -I- / -U- bağlantı ünlüsü alarak eklenir (Korkmaz, 89). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan bu ek, örneklerde de görüldüğü gibi kalıcı isimler yapmıştır. Bunlardan kırkboğum ve sarısalkım sıfat tamlaması; salkım ağacı da belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. çildirim doğum eğlim eğrim ilim kırkboğum kıvrım < çıldır-ım < doğ-um < eğil-im < eğir-im < il-im < kırk boğ-um < kıvır-ım öğüm sarısalkım sırım takımcık üzüm < ör-üm < sarı sark-ım < sır-ım < tak-ım+cık < üz-üm

salkım ağacı < sark-ım ağacı

-em şlek olmayan, yalnızca birkaç kelimede görülen bir ektir (Korkmaz, 72). Bu ekle kurulmuş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: çekem düğem < çek-em < düğ-em

-AğAn Daha çok tek heceli fiil köklerine gelen, eklendiği fiildeki hareketi sürekli ve çokça yapanı gösteren, abartma görevinde sıfatlar türeten birleşik bir ektir (Korkmaz, 69). Fonksiyon bakımından -gAn, -kAn’a benzer (Ergin, 191). Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir:

143

artıgan burağan çalağan küseğen

< art-ağan < bur-ağan < çal-ağan < küs-eğen

-cAn -cAn eki, getirildiği fiildeki işi sürekli ve çokça yapanı gösteren bitki adları kurmuştur. Bu ekle kurulmuş toplam beş bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan eğrilcen otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. dökülcen eğilcen eğrilcen otu gidilcen yapılcan < dökül-cen < eğil-cen < eğril-cen otu < git-il-cen < yapıl-can

-ce -ce eki fazla işlek olmayan ve fiilin gösterdiği hareketle ilgili isimler türeten bir ektir. Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: çevrince < çev(i)rin-ce

-ç, -aç Bu ek, getirildiği fiildeki hareketi yapanı, yapılan hareketi veya o hareketle ilgili bir niteliği, bir özelliği gösteren soyut isimler ve sıfatlar türetme görevi yüklenmiştir (Korkmaz, 76). Fonksiyonunda bir aşırılık ifadesi vardır (Ergin, 191). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan bu ek “erinç, yığınç” örneklerinde dönüşlü fiil gövdelerine getirilmiştir. Bu ekle kurulmuş beş tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan alakakaç bitkisi sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur.

144

alakakaç erinç geliç tıkıç yığınç

< ala kak-aç < erin-ç < gel-i-ç < tık-ı-ç < yığın-ç

-ecen Bu ek, getirildiği fiildeki hareketi çokça yapanı gösteren bir fiilden isim yapma ekidir. Bitkilerin adlandırılmasında çok kullanılan bir ek değildir. Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir: eğecen emecen ivecen söğecen < eğ-ecen < em-ecen < iv-ecen < söğ-ecen

-gA Bu ek Türkçede eskiden beri görülen, eskiden çok kullanılan, fakat sonradan işlekliğini kaybeden bir ektir. Bugün görülen örnekleri fazla değildir. Hareketi yapanı, olanı veya yapılan nesneleri karşılayan isimler yapar (Ergin, 189). Bu ek “bitirge, gölge, ötürge, süpürge ve tutulga” kelimelerinde kullanılarak bitki adları oluşturmuştur. Bunlardan gölge bitkileri, süpürge çalısı, süpürge darısı, süpürge kamışı ve süpürge otu kelimeleri belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. bitirge dutulga kakalaşka ötürge süpürge < bitir-ge < tutul-ga < kakalaş-ka < ötür-ge < süpür-ge süpürge çalısı < süpür-ge çalısı süpürge darısı < süpür-ge darısı süpürge kamışı< süpür-ge kamışı süpürgelik süpürge otu < süpür-ge-lik < süpür-ge otu

gölge bitkileri < köli-ge bitkileri

145

-gAç Eskiden beri görülen, fakat işlek olmayan bir ektir (Ergin, 190). Fiil kök ve gövdelerinden ad ve sıfatlar türetir. Eklendiği fiil gövdeleri genellikle -n- ve -r- çatı eki almış gövdelerdir (Korkmaz, 79). Bunlardan çobansüzgeci belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Diğerleri ise türemiş yapılı bitki adlarıdır. aldangeç angaç burgaç çatlangaç patlangaç < aldan-gaç < an-gaç < bur-gaç < çatlan-gaç < patlan-gaç

çobansüzgeci < çoban süz-geç-i

-gI, -gU; -kI, -kU Türkçede eskiden beri işlek olarak kullanılan eklerden biridir (Ergin, 189). Eklendiği fiilin son ses durumuna göre ön sesi tonlu ve tonsuz biçimler alabilen ek, genellikle tek heceli fiil kökleriyle çeşitli çatı ekleri almış fiil gövdelerinden adlar türeten çok işlek bir ektir. Bu ek, görevi bakımından çeşitli araç-gereç adları, çeşitli nitelikte somut ve soyut adlar türetir (Korkmaz, 80-81). Bu ekle kurulmuş bitki adları, örneklerde de görüldüğü gibi, sıfat ve isim görevinde kullanılmaktadır. “çalgıcı otu ve sergi üzümü” bitkileri birleşik yapılı kelimeler olup, belirtisiz isim tamlaması görevinde kullanılmıştır. Diğerleri ise türemiş yapılı bitki adlarıdır. bitki bürgülü büzgülü çalgıcı otu < bit-ki < bür-gü-lü < büz-gü-lü < çal-gı-cı otu düzgülü ısırgı yalangı < düz-gü-lü < ısır-gı < yalan-gı

sergi üzümü < ser-gi üzümü

146

-gIç, -gUç Türkçede eskiden beri görülen, fakat işlek olmayan bir ektir. Yapan, olan veya yapılan nesneleri karşılayan isimler yapar (Ergin, 190). Bu ekle kurulmuş sekiz tane bitki adı tespit edilmiştir. angıç bizlengiç cırlangıç kabargıç kösgüç kuyguç patlangıç urunguç < an-gıç < bizle-giç < cırlan-gıç < kabar-gıç < küs-güç < koy-guç < patlan-gıç < urun-guç

-gIl, -gUl -gIl, -gUl eki fiilden isim yapan; ancak bitkilerin adlandırılmasında çok az kullanılan bir ektir. Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan kara büzgül bitkisi sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. ergil ezgil karabüzgül < er-gil < ez-gil < kara büz-gül

-gIn, -gUn; -kUn Bu ek Türkçede eskiden beri kullanılan ve bugün birçok örneği bulunan işlek bir ektir. Esas itibarıyla tek heceli fiil köklerine getirilir. Birden çok heceli fiil kök ve gövdelerine getirilmesi çok nadirdir. Fonksiyonunda bir büyültme, bir aşırılık manası vardır. Teşkil ettiği isimler, olan veya yapılan nesneleri; yapılan işi karşılar (Ergin, 189). Bu ek, tek heceli bazı fiil köklerine getirilerek onlardan bitki adları türetmiştir. Bunlardan kırgın

147

otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Bu ekle türetilmiş bitki adları şunlardır: argun bıçgın ezgin kılgın kırgın otu solgun yaygın < ar-gun < bıç-kın < ez-gin < kıl-gın < kır-gın otu < sol-gun < yay-gın

-I, -U Daha çok tek heceli geçişli ve geçişsiz fiillere gelen bu ek, çok işlek ve verimli bir ektir. şlev bakımından fiilin gösterdiği işin ürünü veya sonucu olan somut ve soyut adlar ve sıfatlar türetir (Korkmaz, 82). Eski Türkçedeki -g fiilden isim yapma ekinin Batı Türkçesinde düşmesi yüzünden yardımcı sesin fiilden isim yapma eki hâline gelmesiyle ortaya çıkmıştır (Ergin, 192). Bu ek “ayrı, batı, çalı, çırpı, diri, dizi, dolu, dürülü, eğri, geli, koku, örtü ve yakı” kelimelerine gelerek bitki adları kurmuştur. Bu kelimeler sıfat ve isim görevinde bulunmaktadır. -I, -U ekiyle kurulmuş bitki adları şunlardır: ayrı çanak yapraklılar < ay(ı)r-ı ç y batı mazısı çalı çırpı diri örtü dizi dolu börülcesi dürülü eğri < bat-ı mazısı < çal-ı < çırp-ı < dir-i ört-ü < diz-i < dol-u börülcesi < dürül-ü < eğ(i)r-i eğriboyun eğri kestane eğrilce eğri yavşan geli koku ağacı yakı ağacı yakı otu yakı sakızı < eğ(i)r-i boyun < eğ(i)r-i kestane < eğ(i)r-i+lice < eğ(i)r-i yavşan < gel-i < kok-u ağacı < yak-ı ağacı < yak-ı otu < yak-ı sakızı

Yaptığı isimler genellikle fiilin gösterdiği harekete uğramış olan. acı kavruk akçabudak akgevrek ak sarmaşık aşılak bağlaşık bakıldak bengildek bertik otu beslek kaçıran boynuburuk boynubükük bozuk bulak otu bürük büyük ayrık otu büyük kantaron büyük sarı cırık cırtlak cırtlak otu cırtlak sakızı çakıldak çalık çalık kavak < acı kav(u)r-u-k < akça buda-k < ak gevre-k < ak sarmaş-ı-k < aşıla-k < bağlaş-ı-k < bakılda-k < bengilde-k < bert-i-k otu < besle-k kaçıran < boynu bur-u-k < boynu bük-ü-k < boz-u-k < bula-k otu < bürü-k <büyü-k ay(ı)r-ı-k < büyü-k k < büyü-k sarı < cır-ı-k < cırtla-k < cırtla-k otu < cırtla-k sakızı < çakılda-k < çal-ı-k < çal-ı-k kavak çatlak çatlak otu çevik çımkırık çıtlak diliçıkık dişbudak dişlek darı dolaşık otu emzik otu fırıldak çiçeği gavruk gıcık gıyık götlek ormanı hartlak kabartlak kağşak otu kanak kara gevrek karakavruk kasık otu kaşık otu kayık çiçeği kazık < çatla-k < çatla-k otu < çev-i-k < çımkır-ı-k < çıtla-k < dili çık-ı-k < diş buda-k < dişle-k darı < dolaş-ı-k otu < em(i)z-i-k otu < fırılda-k çiçeği < kav(u)r-u-k < gıcı-k < kıy-ı-k < götle-k ormanı < hartla-k < kabartla-k < kağşa-k otu < kana-k < kara gevre-k <kara kav(u)r-u-k < kas-ı-k otu < kaşı-k otu < kay-ı-k çiçeği < kaz-ı-k .148 -k. Bu ekle kurulmuş çok sayıda bitki adı vardır. Ekin getirildiği kelimeler sıfat ve isim görevinde kullanılmıştır. 188). -(I)k. bazen de o hareketten doğmuş bulunan veya o hareketi yapan çeşitli nesneleri karşılar (Ergin. -(U)k Bu ek de eskiden beri çok işlek olan fiilden isim yapma eklerinden biridir.

ağşayık fışıldayık gevreyik < akşa-y-ık < fışılda-y-ık < gevre-y-ik -vuk Fazla işlek olmayan bu ek. 84).149 kazık yemiş kılık kırık kırtık kıyık elması köpük elması kuduluk kurutakırdak kuşbudak lokurdak osuruk ağacı osuruk çiçeği öksürük otu paflak patlak porsuk sakızlak < kaz-ı-k yemiş < kıl-ı-k < kır-ı-k < kırt-ı-k < kıy-ı-k elması < köpü-k elması < kudur-u-k < kuru takırda-k < kuş buda-k < lokurda-k < osur-u-k ağacı < osur-u-k çiçeği < öksür-ü-k otu < pafla-k < patla-k < porsu-k < sakızla-k sepik soğukluk soyuk sünük şakıldak şaplak tarak dalı tarak dikeni tarak otu toruk tükürük otu tüylütoparlak yapıldak yeleşik yumuk zartlak zıngırdak otu < serp-i-k < soğu-k-luk < soy-u-k < sün-ü-k < şakılda-k < şapla-k < tara-k dalı < tara-k dikeni < tara-k otu < tor-u-k < tükür-ü-k otu < tüylü toparla-k < yapılda-k < yerleş-i-k < yum-u-k < zartla-k < zıngırda-k otu -(y)Ik Geçişli geçişsiz tek ve çok heceli fiillere gelerek sıfat ve adlar türeten işlek bir ektir (Korkmaz. sadece iki tane bitki adında tespit edilmiştir: cırtlavuk < cırtla-vuk çırlavuk < çırla-vuk . Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir.

Ekin fonksiyonu.150 -Ak Bu ek de eskiden beri işlek olan ve birçok örneği bulunan bir ektir. donak. kıyak. 188). fiilin tesirinde kalan çeşitli nesneleri karşılar (Ergin. döymeç otu gömeç kazmaç < döy-meç otu < göm-meç < kaz-maç . Yaptığı isimler fiilin gösterdiği hareketi çokça yapanı. kıvrak. Bunlardan “çıngırak. çiçek. kökün belirttiği anlam doğrultusunda kelime türetmektir. -Ak ekiyle kurulmuş bitki adları şunlardır: banak çalak çıngırak otu çiçek dongurak durak otu gavşak gıyşak < ban-ak < çal-ak < çıngır-ak otu < çeç-ek < dongur-ak < dur-ak otu < kav(u)ş-ak < kıy(ı)ş-ak kıvrak buğday < kıv(ı)r-ak buğday kıvrak darı kıyak oturak pıtrak yaprak yumak < kıv(ı)r-ak darı < kıy-ak < otur-ak < batır-ak < yapur-(g)ak < yum-ak -mAç şlek olmayan bir fiilden isim yapma ekidir (Ergin. kavşak. 197). kanak. pıtrak. oturak. Bunlardan döymeç otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. yaprak” kelimeleri aynı zamanda nesne adı olarak kullanılmaktadır. çıngırak. Bu ek “çalak. Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir. yaprak” kelimelerine gelerek bitki adı oluşturmuştur.

-mUk Bu ek. Bu ekle kurulmuş toplam üç tane bitki adı tespit edilmiştir: çakmur buğday < çak-mur buğday kömür dut < kö-mür dut < acı-mık < az-muk < çayla-mık < çıtı-mık < çıtla-mık < çitle-mik < ekle-mik < ekşi-mik ırmık ilmik kekeremik kızamık tırmık yakmuk yasmık < er-mik ? < il-mik < kekre-mik < kızla-muk < tır-mık < yak-muk < yas-mık . aslında bir isimden isim yapma ekidir. Ünlü uyumuna bağlanmamıştır (Ergin. 198). Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: acımık azmuk çaylamık çıtımık çıtlamık çitlembik eklemik ekşimik -mUr şlek olmayan eklerden biridir. Bıraktığı örnekler işlev bakımından daha çok fiilin gösterdiği işin sonucu olan “artıklık. 99). tek veya iki heceli fiillerden isim türeten ve işlek olmayan bir ektir. küçüklük” ve “parça” anlamlı isimler türetmiştir (Korkmaz. Ancak bazı örneklerde fiilden isim yapma görevinde kullanılmıştır: ilmen tanışman tolaman uruşman < il-men < danış-man < dola-man < uruş-man -mIk.151 -mAn Bu ek.

burun. Yaptığı isimler. fiilin gösterdiği hareketi yapanı. düğün. tütün” kelimelerine gelerek birçok bitki adı oluşturmuştur. Teşkil ettiği isimler yapan. bütün. Bu ek “aklan. cırtlan. 194). gelin. yapılanı ifade eder (Ergin. aklan bağrıbütün başıbütün cırtlan deli tütün düğün çiçeği düğün çiçeğigiller düğün otu düğün yaprağı ekin ekin dudu gelinarmudu gelinboğan gelin çiçeği gelindili gelindüğmesi gelineli gelinelması gelinfeneri -tI Türkçede eskiden beri işlek olarak kullanılan fiilden isim yapma eklerinden biridir.152 yağmurbastığı < yağ-mur-bastığı -n Bu ek. 189). olanı ve daha çok. ekin. olan veya yapılan çeşitli nesneleri karşılar (Ergin. Bu < akla-n < bağrı büt-ü-n < başı büt-ü-n < cırtla-n < deli tüt-ü-n < düğ-ü-n çiçeği < düğ-ü-n ç < düğ-ü-n otu < düğ-ü-n yaprağı < ek-i-n < ek-i-n dudu < gel-i-n armudu < gel-i-n boğan < gel-i-n çiçeği < gel-i-n dili < gel-i-n düğmesi < gel-i-n eli < gel-i-n elması < gel-i-n feneri gelingüldüren gelin gülü gelin güveyi elması gelinkadın gelin mantarı gelinmumu gelin otu gelinparmağı gelinsaçı gelinteli mantarı gelintırnağı gelinyanağı gelinyemişi karanfilbaş tütün kızılburun tütün yabanî tütün < gel-i-n güldüren < gel-i-n gülü < gel-i-n g e < gel-i-n kadın < gel-i-n mantarı < gel-i-n mumu < gel-i-n otu < gel-i-n parmağı < gel-i-n saçı < gel-i-n t m < gel-i-n tırnağı < gel-i-n yanağı < gel-i-n yemişi < k baş tüt-ü-n < kızıl bur-u-n < tüt-ü-n < yabanî tüt-ü-n . Türkçede eskiden beri görülen fiilden isim yapma eklerinden biridir.

Bunlardan karaboğaz bitkisi sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. Bunlardan kalıntı bitki örneği sıfat tamlaması biçimindedir. Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı vardır: çıkart < çıkar-t -(u)l Türkçede eskiden beri görülen. ancak Türkiye Türkçesinde fazla işlek olmayan bir ektir (Korkmaz. 109). 107).153 ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir. Bu ek çapul kelimesine gelerek bitki adı kurmuştur. “Fiilin gösterdiği işi yapan” veya “fiilin gösterdiği işten etkilenen” anlamında ad ve sıfatlar türetmiştir (Korkmaz. çapul < çap-u-l -Az -Az eki. karaboğaz yandıraz < kara boğ-az < yandır-az . fakat işlek olmayan bir ektir (Ergin. çıkıntı devrinti kalıntı bitki karantı < çık-ı-n-tı < dev(i)r-i-n-ti < kal-ı-n-tı bitki < kara-n-tı ? -t Eski Türkçeden beri kullanılan. kökle iyiden iyiye kaynaşmış olduğundan çoğu kez varlığını duyurmaz olmuştur. 195). Türkiye Türkçesine kadar gelebilmiş örneklerde ek. bugün işlekliğini kabetmiş çok eski bir türetme ekidir.

TÜRK YE TÜRKÇES B TK ADLARI SÖZLÜĞÜ .154 IV.

ADYA. (And. II. EYAD. tezimizin en kapsamlı bölümünü oluşturmaktadır. SA. 187. Bazı etimolojik sözlüklerde bitki adlarının kökenleriyle ilgili farklı açıklamalara rastlanmaktadır. ST AT. kavaħ) Söğütgillerden. gavag. 219. 204. sulak bölgelerde yetişen. 217. 59. kavak < kav + -(a)k. Orta Türkçede almıla. onun alfiilinden geldiğine inanan halk etimolojisi de bulunmaktadır. kışın yaprağını döken. 157) . etimolojik sözlükler kaynak gösterilmiştir. 204. TBAS. 163. Eren. T YA. Örnek: elma: (< elmanın menşeini Hint-Avrupa dillerine dayandıran görüşler dışında. Bitki adlarını oluşturan ek. 94. Eski Kıpçakçada da alma olarak geçer. 267) 2. 239. 256. 1937. gavaħ.155 Sözlük Hakkında Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü kısmı. 1608). 2. 133. Örnek: kavak: (< T. DS. Eren. 162. Bitki adlarının kökenleriyle ilgili bilgiler verilirken. 106. Sözlüğün oluşturulmasında her bir bitki adı madde başı yapılmış. 571-578. Aynı bitki adı için yapılan farklı açıklamalar.: gabak. 254. 47. 201. boyu bazı türlerinde otuz veya kırk m ye değin çıkan. VI. Moğolca alima biçimi Türkçeden alınmıştır. Ağz. Anadolu ağızlarındaki varyantları. AVA. KYA. BTS. 322. 345. Ka. Tietze. K AT. 64. 177. 1241. MBTS. Latince adları ve kaynakları verilmiştir. (TS. ETA. Şen. AAT. sırasıyla bitki adlarının etimolojisi.A. Bu sözlüğün kullanımında göz önünde bulundurulması gereken birtakım özellikler vardır.. Eski kaynaklarda ve yerel ağızlarda alma olarak kullanılır. 221. < Kökenini bilmiyoruz. < alma/elma ‘bazı araştırıcılara göre Türkçeye eski bir zamanda girmiş bir Hint-Avrupa kelimesi’. 107. KBAYA. Populus. Bu özellikleri şu şekilde sıralayabiliriz: 1. 181. tanımları. gavak. kök ve kelimeler ait oldukları dillere göre verilmiştir. sözlüğümüzde kaynaklarıyla birlikte yan yana verilmiştir. kerestesinden yararlanılan bir ağaç. Türkçede alma biçiminin elma’ya çevrildiği göze çarpıyor. E A. 2.Y.

otu) bk. meyveleri suda kaynatıldıktan sonra yenen otsu bitkilerdir (TBAS. 4. gul + T. -i. Bazı bitki adlarında “bk. 23. tarla + sarmaşığı) 4. Mandragora autumnalis.156 3. 21. BTS. ‘abdu‘s-selām + T. 64) acı bakla: (< T. tarla + Far. beyaz veya mavi çiçekli. Her bir kısaltma. ādem + T. Bunların etimolojileriyle ilgili bilgiler verilirken ilk sırada gelen kelime ya da köke kaynak gösterilmiş. 183) 5. bir kaynağı temsil etmektedir. 22. I. geniş yapraklı. tarı +-la < tarı ‘ekin. bir yıllık. tüylü. (TS. bitki’. “< ET. 17) domuz baklası: (< T. erik büyüklüğündeki meyveleri sarı renkli. birinci örnekte gösterilmiştir. Eren. tarla + Yun. domuz baklası (TBAS. kısaltmalarla verilmiştir. -ı) tarla sarmaşığı: (< T. -sı) Baklagiller familyasından. (And. TBAS. acı + Ar. çok yıllık. Ağz. Örnek: abdüsselam otu: (< Ar. Bunun yanında kaynağın cilt ve sayfa numarası da belirtilmiştir. gönderme yapılmış bitkilere bakmak gerekmektedir. domuz + Ar. DS. . diğerlerinin ise ait oldukları dil belirtilmiştir. Aynı kelime ya da kökle kurulmuş birçok bitki adı bulunmaktadır. adamotu (TBAS. 395”) tarla gülü: (< T. 21) adamotu: (< Ar. BTS. Aşağıdaki örneklerde de görüldüğü gibi “tarla” kelimesinin kökeniyle ilgili bilgiler her defasında tekrarlanmamış.” kısaltması ile yapılmış göndermeler bulunmaktadır. bā ilā + T.: adem otu) Patlıcangillerden. 93. otu). hoş kokulu ve zehirli bir bitki. tarla + ? çöven + T. Örnek: tarla çöveni: (< T. Bu bitkilerin tanımları için. -ü) tarla mantarı: (< T. Bitki adlarının geçtiği kaynaklar parantez içinde. mavi çiçekli. manitari + T. bā ilā) bk. 1.

BTS. kurutulan tohumları çemen yapımında kullanılan. bir yıllık. 1.157 Örnek: baklagiller: … (TS. taranan çeşitli kaynaklarda farklı tanımlarla açıklanmıştır. 205: Türkçe Sözlük. özellikle halk ağzında meydana gelen ses değişmeleri sebebiyle kelimelerin aslını tespit etmek zor. 338. Bazılarında ise şüphemizi soru işaretiyle gösterdik. VI. MBTS. Trigonella faenum graecum. Örnek: albustan: (< öz. 71: Biyoloji Terimleri Sözlüğü. 6. 45. 208) avar: (< ? avar. I. 10-15 cm yükseklikte. Sayfa 71. 3377) sakarca: (< ? sakar + T. 1183) gılımboz: (< ? ) Pancar (DS. otsu bitki. TBAS. Elbistan ?) Kırmızı ve ufak taneli bir çeşit buğday (DS. 2645”) 7. Cilt 1. ca. kimi örneklerde ise en kapsamlı tanım hangisi ise o verilmiştir. Örnek: boy otu: Baklagillerden. I. “< sakar ‘XIV. Sayfa 205. sepet yapmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. Bitki adlarında. BTS. 228) çıntar: (< ? ) Yenilen bir çeşit mantar (DS. Bu yüzden birçok kelimenin kökenini tespit edemedik. IX. yüzyıldan beri kullanılmakta olan kelimenin kökü belli değildir’. çiçekleri mavi. 643) . 71) TS. 1. (TS. is. 205. sarı veya beyaz renkli. 52. 3. III. Tietze. 2043) pafit: (< ? ) Asmaya benzer. Sözlük hazırlanırken kimi örneklerde farklı tanımlar birleştirilerek bunlardan tek bir tanım elde edilmiş. TaS. Aynı bitki adları. 1.

I. (TS. 1. I. 80) Nisan ayında açan sarı çiçekli bir ot (DS. 3. aprilis. 3) abdüsselam otu: (< Ar. ebū “baba” + zanba ). āb-dest + T. 79) yice kararmamış. sıcak ülkelerde yetişen ve kerestesine abanoz denilen bir bitki familyası (TS. 1) abdülleziz: (< Ar. abril < Yun. (And. TBAS. adamotu (TBAS. kızı) Gelincik çiçeği (DS. 2. olgunlaşmamış üzüm (DS. 23) acamlar alması: (< Ar. -giller) ki çeneklilerden. 1 m kadar boylanabilen. I. ĥabbu‘l-leźīź) 1. 2) abanozgiller: (< Far. 1. dalları dikenli bir çeşit ağaç ve meyvesi (DS. I. tatlı ve yağlı ürünü (TS. ébenos + T. kökleri şeker hastalığına karşı kullanılan. siyah ve yeşil boya çıkarılan bir bitki. Akdeniz bölgesinde ve Afrika’da yetişen çok yıllık ve otsu bir bitki. 19) abılan: (< ? ) Ahlat büyüklüğünde. ‘acem + T. BTS. Bu bitkinin yemiş gibi yenilen. Poterium spinosum. Tietze.: abızambak) Yaprağı astımlı hastalar tarafından sigara yapılarak içilen bir çeşit ot (DS. Tietze. I. 21) abı kızı: (< ? abı + T. 33. -ler + elması) Kırmızı renkli bir çeşit elma (DS. abla . 37) . I. 24) abrıl: (< Erm. 71) Abanozgillerin ağır. 21) ablak: (< Ar. ābnūs/abanūs < Yun. Tietze. 1. 1.158 Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü -Aabanoz: (< Far. otu) bk. Ağz. bozan + otu) Gülgiller familyasından. 2) abdestbozan otu: (< Far. ābnūs/abanūs < Yun. aprilis < Lat. ‘abdu‘s-selām + T. 1. Nişanyan. sert ve siyah renkli tahtası (TS. ébenos. 31) abuzambak: (< Ar.

turuncu ve sarı renkte çiçekli. 17) acı ceviz: (< T. ‘īd) Kırlarda ve tarlalarda kendiliğinden biten ve hoş kokulu pembe çiçekleri olan küçük ağaç (DS. I. ‘acem + T. 45) acı ayıt: (< T. cevz) Genellikle Kuzey Amerika’da yetişen. I. bā ilā) bk. kavasya. kimyon (TBAS. acı + Ar. I. Bu ağacın acımtırak. 45) acıcalba: (< T. acı + Ar. tohumla saksıda ve tarlada üretilebilen bir süs bitkisi. I. 8) acı bakla: (< T. (TS. 17) acem lâlesi: (< Ar. (And. acı + Ar. güzel görünüşlü bir ceviz türü (TS. güneş topu (TS. 45) acı badem: (< T.159 acem: (< Ar. 2. sıcak ülkelerde yetişen. acıca). yıllık ve çok yıllık türleri olan. 7) acı ağaç: (< T. 44) acemi: (< Ar. 1. I. 1. 8. Amygdalus amara. 44) acem çiçeği: (< Ar. -u) bk. 17) acıca: (< T. çiçeği) Gece safası çiçeği (DS. kabuğu ve odunu hekimlikte kullanılan küçük bir ağaç. ‘acem + Far. I.: acice. domuz baklası (TBAS. Ağz. salvia) Öksürüğe karşı kaynatılıp içilen bir dağ otu (DS. lāle + T. acı + ağaç) Sedef otugillerden. 44) acem kimyonu: (< Ar. Quassia amara. I. Gülgillerden bir meyve ağacı. bādām) 1. çekirdeği tatlı kayısı (DS. keskin kokulu meyvesi. acı + Lat. (TS. ‘acem + kemmūn + T. ‘acem) Bir çeşit beyaz buğday (DS. 1. 45) acı cehre: (< T. acı + Far. 1. ‘acem + -î) ri. DS. acı + Far. cehre) bk. ala cehri (TBAS. 8) . acuce) lkbaharda su kenarlarında kendiliğinden yetişen ve yenilen baharlı bir ot (DS. -si) Taşkırangillerden.

Turunç. ebucehil karpuzu (TS. Limon (DS. acı + çiğdem) Zambakgillerden. acı + elma). 46) acıgıcı kulağı: (< T. 3) acı düğlek: (< T. 2. ahlat (DS.: acıgıcı kulağı.: acı hıyar. acı günek. tohumları romatizma tedavisinde kullanılan. ebucehil karpuzu (TS. acıkulak. beyaz ya da pembe çiçekli. 45) acı ekşi: (< T. acıkıcı.: acı gara) 1. acı + güneyik. I. “< güneyik ‘kökü bulunamamıştır’. (And. 48) acı kara: (< T. acı + kara). I. (And. 1118”) bk. 46) acı hıyar: (< T. (And. 17. I. 8. yuvarlak ve küçük taneli bir çeşit ekşi üzüm. 48) acıkabalak: (< T. acı + gıcı “acılı”.: acıkalabak) lâç olarak kullanılan geniş yapraklı bir ot (DS. acı karpuz) bk. acıgıcı (DS. 48) . Ağz. (And. Ağz. Sık. I. acıgıcı (DS. 8) acık: (< T. 1. 2. I. Hindiba (DS. yumrulu ve otsu bir çiğdem türü. 1. Bir çeşit elma (DS. 10-30 cm boyunda. “< gıcı “kafiyeli tekrar”. I. 46) acı günek: (< T. Ağz. Ağz. acıgici. TBAS.160 acı çiğdem: (< T. MBTS. acı + kabalak). acı + divlek) Zeytinyağı ile karıştırılarak ağrı ve sızı olan yerlere sürülen bir ot (DS. 1. acı + Far. 8) acıgıcı: (< T. I. Tietze. Colchicum autumnale. acık) Yaban armudu. ħiyār) bk. (TS. özellikle ilkbahar ya da sonbaharda çiçek açan zehirli. 87”). acı + ekşi) 1. Lâbada. BTS. 45) acı elma: (< T. acımcak) 1. I. 1. 2. acıgıcı + kulağı) bk.

hindiba (TBAS. acı + Far. ħarbuz) Çok yıllık. 19) acıkulak: (< T. acı + kök) bk. (TS. acı + kokan) Keklik otu (DS. 19) acı kiraz: (< T. manitari) bk. TBAS. (TBAS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 48) acı kavun: (< T. kanlıca mantarı (TBAS. aysī) bk. I. 8) acı kavruk: (< T. 18) acı kavak: (< T. 19) . 49) acı koruk: (< T. acı + Yun. Citrullus colocynthis. sürgününden çıkan sütü uyuşturucu ve yatıştırıcı olarak kullanılan iki yıllık bir bitki. 19) acı mantar: (< T. acı + ? Far. acı + Yun. kerasi) bk. koruk) Üzüm (DS. acı + kav(u)ruk) Kırlarda yetişen ve yenen bir ot (DS. 19) acımak: (< T. acı + Far. Populus tremula. 49) acı kök: (< T. dişli yapraklı. sürünücü. 19) acı marul: (< T. I. loğusa otu (TBAS. Meyveleri müshil olarak kullanılır. I. maruli) Birleşikgillerden. tadı acı. acı + Yun. 46) acıma: (< T. I. 19) acı kokan: (< T. 8. hindiba (TBAS. acı + kavun) bk.161 acı karpuz: (< T. kiraz (TBAS. 8) acı kayısı: (< T. acı + kavak) Dağ kavağı veya titrek kavak. acı + kulak) bk. eşek hıyarı (TS. 1. Lactuca virosa. acıma) bk. 1. acıgıcı (DS. (TS. acımak) bk. zerdali (TBAS.

(TS. Tamus communis. tohumları bazı yörelerimizde ezilip un edilerek ekmek hamuruna tat vermek için katılan bir bitki. acemik. Teucrium polium. DS. I. acı + Yun. bk. otsu. acı + Yun. 54) acı tilkişen: (< T. 3) acımık: (< T. XII. 10. (BTS. acılga) 1. çok yıllık. 2). 54) . 44.: acamık. acı + yavşan) 1. TBAS. acergan. sarmaşık (TBAS. 201) acı murt: (< T. parçalı yapraklı. DS. acımıħ. 238) acı yavşan: (< T. murto) bk. çok yıllık. acimık. tüylü dalak otu. 4405. acımık). otsu. 10) acı pelin: (< T. ince bir çeşit armut (DS. Ağz. acı + soğan) bk. (TS. çok sık dallı.162 acı meyan: (< T. ülkemizde iki türü yetişen otsu bitkiler.. acımığ. acumuk) 100 cm kadar boylanabilen. DS. acı + Far. 1. 20. pelin otu (TBAS. acırga < Moğ. Yabanî turp. 20) acı tere: (< T. 50. 37. 40. 53) acı soğan: (< T. 10-40 cm yükseklikte. (And. acı ve fena kokulu. şekerci boyası (TBAS. acı + ? tilkişen) bk. acimik. sık tüylü ve beyaz çiçekli bir bitki. acı + ot) Kuzey Anadolu dağlarının ormanlarında yetişen.: acı piyan) Baklagiller familyasından. I. (And. bir yıllık.: acara. acımuk. 44. toprak altında bilek kalınlığında kökü bulunan çok yıllık ve otsu bir bitki. Eren. kaynamış suyu ağrılara ilaç olarak kullanılan. I. I. Sophora. 1. 19. (TBAS. acı + ? meyan). 50. pelinos) bk. 3. AAT. tere) Maydanoz cinsinden bir ot (DS. süt beyazı renkli çiçekli. 20) acırga: (< Çağ. BTS. 19) acı ot: (< T. Ağz. Ağz. (And. pelemir. yılanyastığı (TBAS. 2. 2. Yenilmeyen. acımuħ. Cephalaria syriaca.

susuzluktan yanan”. kökü) bk. V. Mandragora autumnalis. 1. I. DS. tüylü ve beyazımtırak yaprakları olan. (And. bataklık yerlerde yetişen. angur. Salvia oflicinalis. (And. hayvanlara yem olarak da verilebilen. 20. 3. 20. DS. 4) ada çayı: (< T. yurdumuzda çok yetişen. 1659. 1. 1666. I. 67. Urginea maritima. acure. Ağz. çalımsı veya otsu bitkilerdir. Nişanyan. irice bir çeşit hıyar. BTS. adı + yaman). cacur. DS. Ağz. güzel renkli çiçekler açan bir bitki. TBAS. 255.163 acı yonca: (< T. azelya) Kokusuz. 90). 2. çok yıllık. 3.: açalya. ‘acūr. BTS. üzeri yeşil lekeli. III. I. 4.: adem otu) Patlıcangillerden. BTS. (TS. acı + ? yonca) Kızıl kantarongillerden. Havuç (DS. TaS. XII. Eren. erik büyüklüğündeki meyveleri sarı renkli. 201) . ādem + T. otu). 21. Ağz. 54) acibicik: (< T. DS. UA. TBAS. V. I. acir. (TS. 10. 21. yeşil veya sarı. I. 92). -ı) Ballı babagillerden. 51. Badem. (TS. ancur. adamotu (TS. Tietze. azaléos “susamış. hoş kokulu ve zehirli bir bitki. 9) açelya: (< t. 64) adamkökü: (< Ar. Menyanthes trifoliata. geniş yapraklı. kökü kokulu ve çok acı yaprakları hekimlikte kullanılan bir bitki. 1. accor. acır. XII. (TS. DS. 54) acur: (< Ar. 11. 23. DS. AAT.: acar. acı + ? bicik) Kışın yaylalarda biten bir ot (DS. 840. DS. (And.: ediyaman) 1. I. AAT. Tietze. DS. DS. TBAS. azalea < EYun. Şeftali. ada + soğanı) Zambakgillerden. acor. 1. 4. 22. ādem + T. 4. sarımtırak. (TS. 4) adamotu: (< Ar. acuruk. Cucumis flexuosus. 1. çay + T. 2028. çok yıllık. 4406. (And. eccur) Kabakgillerden. VI. 23) ada soğanı: (< T. BTS. ncir. soğanından ilaç olarak yararlanılan birtakım maddeler elde edilen. 92. 1. kabuğu çizgili ve tüylü. çok yıllık. 1. mavi çiçekli. Ağz. (TS. 4419. 64) adıyaman: (< T. 2. 23. DS. beyaz çiçekli ve otsu bir bitki. acur. ada + Çin. Rhododendron. 11. 201. I.

mor. (TBAS. ‘ādį + Far. (sarı şebboy). Ağz. pulsu yapraklı. -si) ki çeneklilerden. çok yıllık bir süs bitkisi. Afşar/Avşar + T. otu. Afrika + Far. 6) adile: (< Ar. 67) adî papatya: (< Ar. 6) adî şebboy: (< Ar. (And. otsu. Gentianaceae. serv) Servigiller familyasından. genelde yaygın olan çalı ve ağaççık. 10) Afşar otu: (< öz. mezarlık servisi. kışın yapraklarını dökmeyen. ‘ādį + Yun. āfāt) 30 cm kadar yükseklikte. rizomlu otsu bir bitkidir. BTS. tüylü yapraklı. şeb-būy) Turpgiller familyasından. “Afşar/Avşar adı Wambery’e göre avşkökünden türeyip “toplayıcı” ve “zaptiye neferi. I. ‘ādį + Far.avsarobasi. (BTS. evlerde saksıda yetiştirilen. papadia) bk. I. papatya (TBAS. (BTS. Cupressus sempervirens. darı (DS.: Avşar otu) Çok yıllık. 30 m kadar boylanabilen. mavi çiçekli ve otsu bir bitkidir. 22) adî servi: (< Ar. Anadolu’da mezarlıklarda yetiştirilen bir ağaç türü. 22) aferin: (< Far. 1. ‘ādį + T. pembe ve beyaz çiçekli. Saintpaulia ionantha. (BTS. Gölgeli orman altlarında yetişir. mübaşir” anlamlarına gelmektedir. 30. 71) Afrika menekşesi: (< öz. (TS. Cheiranthus. Toprak altı kısmı kusturucu ve balgam söktürücü olarak tanınmıştır. ülkemizde Artvin ve Erzincan civarında yetişen. I. 6) adu: (< Ar. 22) . ardıç) Servigiller familyasından. is. 68) afat: (< Ar. kırmızı renklidir. tohumları kozalaklar içerisinde olan. Juniperus communis. Toprak üstü kısımları iştah açıcı ve kurt düşürücü olarak kullanılır. kültürü de yapılabilen süs bitkileri.com). Aristolochiaceae. Zeki Velidi Togan’a göre bu kelime “avcı+er”den gelmektedir”. ana vatanı Afrika olan. çiçekleri sarıdan turuncuya kadar değişen. ‘adū) Mısır.164 adî ardıç: (< Ar. (TBAS. Çiçeklerinin iç kısmı esmer. āferīn) Yer elması (DS. çok yıllık. is. benefşe + T. 50 cm kadar boylanabilen. www. ‘ādile) Yemeği yapılan bir bitki (DS.

95. 261. Bu ağacın iri bir limon görünüşündeki buruşuk kabuklu yemişi Citrus medica. Nişanyan. 85. (And. III. Ka. AAT. E A. 73. ağaç + kavunu) 1.Y. II. SA. AVA. 6. I. KYA. 109). K A. 295. haşhaş (TBAS. GD AT. 32) ağaç küpesi: (< T. Nişanyan. 250. taç yaprakları mavimsi pembe. Tietze. 80) ağaç kavunu: (< T. Clauson.. ağaç + göğsü) Köknar ağacında biten ve yemeği yapılan bir çeşit mantar (DS. III. 2. 147.A. 198. 134. I. 19. I. 18. 254. 293.A. reçine”.: aaç. āfyūn “afyon” ~ EYun. 132. āş. KBAYA. 267. DS. 1. küçük bir ağaç. ADYA. AA. 32) ağaç ebegümeci: (< T. ayeç) Gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen çok yıllık bitkiler. 55. 58. 79. 78.. 208. agaç. ETA. Ağz. 65) Bir nevi pamuk. (Fr. ağaç + küpesi) Hatmi (TS.*sokwo. Lavatere). 6. Turunçgillerden. 460. 11. I. 183.“özsuyu.165 afyon (< Ar. aveç. Gaz. 584. OAAD. K AT. 48. 35. ópion < ópos ~ HAvr. ağeş. DA. 28. KMYA. 266.. 35. ağeç. 305. 28. boyu yüksek bir ot. 103. 80. 201. 29. GBAA. akala (DS. 70. 32. (TS. 107) bk. .A. BTS.. ağaç + ebegümeci) Ebegümecigillerden. 72. DS. 92. 217. 1. 32) ağaç göğsü: (< T. 97. 155. 22) agılı: (< Meksika’daki Akala şehrinin adından. Tietze. EYAD. 367) ağaç çileği: (< T. Akdeniz ülkelerinde yetişen. 65.Y. 145. 1. Krş. 195. 1. 154. 149. 76) ağaç: (< ET. 208. 91. 4. Erz. 1. 227. ST AT. 32) . āç. ı aç / yı aç. 221. aaş. 115. MBTS. 48.A. 1. TAYA. 17. ağaç + çileği) Ahududu (TS. agac. 428. EYA. (TS. (TS. 57. 140. T YA.

zakkum (TBAS. ‘a īde + T. 1.166 ağaç mantarı: (< T. I. kırmızı. manitari + T. ağaç + Yun. 1.: ağu düğü) Karın ağrısına ilaç olarak kullanılan sarı bir ot (DS. akçaca) Baharda tarlalarda biten ve yemeği yapılan bir ot (DS. 1. 86) ağda çiçeği: (< Ar. ağı + çiçeği) bk. ağı + düğü. (And. I. kokulu. I. ak + Yun. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. “< döğü < ET. çiçeği) Çuha çiçeği (DS. Ağz. ağı + çalısı) bk. mor çiçekli bir ağaççık Lantana. ak + ? bıkeri) Bir çeşit üzüm (DS. I. -si) Mine çiçeğigillerden. ak + dalak) Yol kenarlarında çalılar arasında biten bir çeşit ısırgan otu (DS. 86) ağcaca: (< T. 86) ağcabek: (< T. 773”). I. 23) ağı düğü: (< T. 33. Collybia velutipes. 87. 22) ağaç minesi: (< T. 33) ağaç üzümü: (< T. 89) . TBAS. -ı) Yaşlı ağaç kütükleri üzerinde gruplar hâlinde. dirmit/tirmit) Çok tatlı. akça + bey). minā + T. MBTS. (And.: ağcabeğ. TBAS. 34) ağı çalısı: (< T. 1. 87) ağdirmit: (< T. 22) ağdalak: (< T. 88) ağı ağacı: (< T. zakkum (TBAS. I. Ağz. I. ağaç + Far. ağcebek) Börülce (DS. 34) ağı dalı: (< T. tögi < tög-. I. ağı < ET. ağaç + üzümü) Dut (DS. 23) ağı çiçeği: (< T. sonbahar ve kışın meydana gelen bazitli mantarlardır. ağı ağacı (TS. 81) ağbıkeri: (< T. (TS. a u + ağacı) Zakkum (TS. (TS. 1. ağı + dalı) bk. iri salkımlı bir çeşit üzüm (DS.

Eren. ağlayan + gelin) Zambakgiller familyasından.167 ağın: (< öz. (And. ağu + ağacı). Ağz. ak + Yun. BTS.: ağacı) bk.: ağışaħ. 50 m kadar boylanabilen. 113) ağu: (< ET. nār) Bir cins üzüm (KBAYA. ülkemizde kültürü yapılan bir tür. 50-100 cm yükseklikte. her dem yeşil. 51. ak + ? süntere) Bir cins buğday (DS. -lar) nsan ve hayvanlarda hastalığa yol açan ve birçok türü içine alan ilkel bitkiler topluluğu (TS. Liliaceae. Ağın) Bir üzüm türü (EYAD. 4). Himalayaların ılıman bölgelerinde tabii olarak yetişen. 44) ağsüntere: (< T. (BTS. otsu ve soğanlı bir bitkidir. akşayık) Kırda yetişen bir çeşit ot (DS. is. 114) bk. 23) . 23. 231) ağınar: (< T. 1. I. I. ağı + Far. 14) ağmağeni: (< ? ) Çam ağacına benzeyen bir çeşit ağaç (DS. şam’) Çamgiller familyasından. 102) ağ mantarlar: (< T. ağır + -şak. 113) ağtop: (< T. ağlayan + Ar. 14) ağlayangelin: (< T. manitari + T. 22. ağırşak < T. turuncu çiçekli. I. Pinus grifitthis. ağışak) Bir çeşit elma (DS. 113) ağşayık: (< T. a u. iğne yapraklı. Ağz. ak + top) Bir çeşit buğday (DS. 34) ağırşaħ: (< T. I. I. 92) ağlayan çam: (< T. sarısabır (TBAS. (TBAS. Tietze. zakkum (TBAS. 183) ağı otu: (< T. (And. ağı + otu) Baldıran (TS. 238) ağu ağacı: (< T. 1.

DS. akhras. I. (And. 130. ā uş) Asma filizi (DS.168 ağukunduzu: (< T. 6. I. Nişanyan. 124) aħbun otu: (< Erm. ak + kabak) Turşusu yapılan. akhrad. 115) ağustos gülü: (< Lat. I. augustus + Far. güzel kokulu. I. 115) ağ yemşen: (< T. 116) ağ yonca: (< T. I. I. 116) aħalak: (< ? ) Bir çeşit kara üzüm (DS. beyaz renkli bir cins kabak (DS. I. 115) ağustos alması: (< Lat. ak + yem(i)şen) Yabancı bir ağacın beyaz renkli. elması) Yumuşak ve mayhoş bir çeşit elma (DS. I. gul + T. sarı çiçekli bir ot (DS. ağaç formunda. 127) ahdam: (< T. otu) Gübreliklerde yetişen. ahlada = EYun. I. I. 129) ahırotu: (< Far. yuvarlak. Tietze. I. Açık yeşil yaprakları olan. küçük beyaz çiçekli bir çeşit yabani ot (DS. āħur/āħūr + T. aħbun + T. otu) Çiçekleri papatyaya benzeyen. bozumsu yeşil renkli bir ot (DS. 127) ahgabak: (< T. salatalık (DS. ālad. augustus + T. tatlı ve kuşburnuna benzeyen meyvesi (DS. Yer yoncası. ağu + kunduzu) bk. -ü) Yabani gül (TaS. Eren.: ağlat. Ağz. toprak üstüne yayılan kısa boylu bir çeşit yonca. aklap. kabukları soyulunca sapı yenebilen. ak + dam) Beyaz mısır (DS. . 2. hahlat) Gülgillerden. 59) ağuş: (< Far. 7. 118). akçöpleme ağure: (< ? ) Hıyar. ahlet. ak + ? yonca) 1. I. 135) ahlat: (< Yun. beyaz çiçekli.

(TS. 17) ak alıç: (< T. TBAS. 8. 4410. TBAS. 101. “< Far. 24) ahnıt: (< ? ) Otlaklarda yetişen ve çeşitli renklerde çiçekleri olan acı kabuklu bir ağaç (DS. 50. Pirus piraster. beyaz çiçekli. . DS. (TS. acacia ~ EYun. 48. BTS. XII. ahlat (TBAS. 24) akağaç: (< T. TBAS. 4410) akasma: (< T. odunsu. 53. aksıl). ālūçe) Dağlarda yetişen yabani ve dikenli bir ağacın meyvesi. (And. dikenli. acacia < EYun. 1. BTS. -u. TBAS. āhū + tūt + T. I. Tietze. Betula alba. TaS. BTS. XII. ak + asma) Düğün çiçeğigillerden. Nişanyan. I. 1. 14. (TS. kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir ağaçtır. E A. 140) ak arpa: (< T. çok yıllık bir bitki ve bu bitkinin duta benzeyen. acacia < Lat. kırmızı renkli. 2252. 259) ahlat armudu: (< Yun. I. -u) bk. I. alıç (DS. ak + Far. 100 cm kadar bir yüksekliğe erişebilen. dişbudağa benzer meyvesiz bir ağaç (DS. 17. beyaz çiçek veren. I. kışın yapraklarını döken. bileşik veya basit yapılı. DS. VII. ak + arpa) Bir çeşit beyaz arpa (DS. I. Clematis vitalba. axısga. ahlada + Far. DS. āreste ‘süslü’. emrūd + T. 133) aħsıl: (< T. Rubus idaeus. (And. 304.169 meyveleri olgunlaştıktan sonra yenen yabani armut. 134) ahududu: (< Far. akakia. 158. 23. 1. akakia < belki bir eski Mısır kelimesinden. tırmanıcı. 1. 140. ak + Far. Ağz. I. AVA. Doğu Anadolu’nun meşe ormanlarında nadiren görülür. 52. 8) Gülgillerden.: agasiya. DS. 158”) Bir çeşit yumuşak buğday (DS. sulu ve kokulu yemişi. bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen sarılıcı bir bitki. Nişanyan. MBTS. (TS. 137) akarısta: (< T. < Fr. ak + ağaç) Gürgengillerden. 68) akasya: (< Fr. 1. Ağz.: aħsil) Yaprakları kızılcık yaprağını andıran. āreste. 132. 24. 30-35 m yükseklikte. 124). 24.

akçıbaba.: akbabacca. ak + bardak) bk. I. BTS.A. ak + OFar. akbuleşce. Ornithogalum narbonense. bābā). Boyar madde olarak kullanılır. Robinia pseudoacacia. (TBAS. TBAS. 146. I. 85. Erz. ak + Far. 24. ak + baş) Bir yıllık ve otsu bir bitkidir. akbubatça. I. nce ve sık yapraklı. XII. I. 141) akbardak: (< T. 85. I. Ağz. 142) . 18. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. akpakla) Kuru fasulye (TS. Türkiye’de özellikle yol kenarlarında görülen. . Ağz. 1. DS. akbaşlı (I). papatya (TBAS. 141. akbabaçça. ayvadana. akbubeşce. I. DS. I. akbuğday. DS. 25) akbaşak: (< T. 2. pāçak) Çiğ olarak yenilen bir ot (DS. (And. -ç) bk. 141) akbakla: (< T. akbaşlı. 1. boya gibi maddelerinden yararlanılan beyaz çiçekli bir ağaç. akbubecik. ak pandur) Zambakgiller familyasından. ak + Far. DS. ak + başlı) 1. 2. I. 131. 18) akbaba: (< T. (DS. sıcak iklimlerde birçok çeşidi yetişen ve tanen. akbubaç. (TBAS. (And. 25. I. akbabaç. DS. ak + başak) 1. 142) akbaşlı: (< T. akpopatça) Papatya (DS. (And. akbaşlık. akbabaçya. asıl vatanı Kuzey Amerika olmakla beraber. 141) akbadılcan: (< T. akçababaş. bk. akbubecci. bk. Ağz.170 akısga) 25 m kadar yükselebilen. akbubaçya. beyaz çiçekli bir yabanî ot. kardelen (TBAS. bā ilā). akmubatça. ak + Ar. III. (TS. zamk. 27.: ak baldıran.. ak + Far. ak + baldır). akbubaşça. I. 25) akbaş: (< T. Chrozophora tinctoria. çok yıllık.: ahpahla. bk. akbaba (DS. soğanlı. bādingān) Yeşil domates (DS. akbubetçe. 53. bābā + T. 140) akbabaç: (< T. DS. 80 cm kadar bir boya erişebilen. I. 25) akbacak: (< T. akbaş. akbubacca. 53. 4410) ak baldır: (< T. DS.

I. bk. akbaşak. Ağz. (And. ak + ? bülgül) Çavuş üzümü (DS. I. iri yuvarlak taneli beyaz üzüm (DS. DS. akça buğday) Kurak iklime dayanıklı. XII. kırmızı çiçekli. Karnıkara. akbörül) 1. 143) akcabağ: (< T. (TS. I. 142) akbıtırak: (< T. akbuydey. burçağa yakın bir bitki cinsi. akça) Derelerin içinde yetişen basit yapraklı.171 akberdi: (< T. (TS. 32. Ağz. I. 53. 145) akbulama: (< T. güzel kokulu. yassı. börülce (DS.: akbaş. iki metre kadar boyu olan bir çalı (DS. I. ak + börülce). I. 143) akburçak: (< T. DS. beyaz kabuklu. akbaşlı. sonbaharda ekilen. (And. akbakla.: ābutırak) Tarlalarda yetişen zararlı ve dikenli bir ot (DS. I. DS. I. I. ak + buğday). küçük yapraklı bir çeşit sarmaşık (DS. 1. yumuşak bir çeşit ekmeklik buğday. ak + verdi) Bataklıklarda yetişen ve hasır dokumaya yarayan bir çeşit ot (DS. akça + bağ) Ağaçlara sarılan. 142) akbörülce: (< T. 145) akcıllıgarabalı: (< T. büyük kışlık kavun. ak + bulama) Beyaz kabuklu. akçıllı + kara + balı) Erken olgunlaşan bir çeşit kiraz (DS. 143. 142) akbuğday: (< T. (And. 4411) akça: (< T. ak + pıtrak). 1. 2. ak + bulgar) Büyük salkımlı. beyaz divlek (DS. I. ak + burçak) Baklagillerden. 35. Ağz. 143) akbulgar: (< T. Lathyrus sativus. I.: akböğrülce. 36) . 53) akbülgül: (< T. akbuldey.

19. I. I. BTS. (isfendan). I. (And. kılçıksız bir çeşit buğday (DS. 145) akçakavak: (< T. tahtası hafif ve sağlam bir ağaç. ak + çalı) 1. çanak ve taç yaprakları 45 adet serbest ya da birleşik. çiçekleri er dişi ya da tek eşeyli. 30) akçalı: (< T. kışın yaprak döken. 1. ovaryum üst durumlu. ince kabuklu. akça + bardak) bk. örneği akçaağaç olan. ülkemizde 10 kadar türü bulunan. Dalları yassı olan bir çeşit çalı. DS. çalı (DS. akça + kesme). TaS. -u) Erken olgunlaşan. 86. akça + ağaç) Akçaağaçgillerden. 146) akçakızı: (< T. akça + budak) Kerestesi sert ve sağlam olan bir ağaç.: akçe kesme) Dağlarda yetişen ve keçiler tarafından yenilen çalı (DS. 1. XII. 145) akça buğday: (< T. akça + kızı) bk. I. etli ve sulu bir tür armut (TS. karaağaç (DS. ülkemizde 1 cins ve 11 türle temsil edilen. 69) akçaağaçgiller: (< T. 54. emrūd + T. akça + buğday) Beyaz. I. 19) akça armudu: (< T. I. şizokarp tipi meyvesi olan. TBAS. I. 25. 4411) akçabardak: (< T. 25) akçabudak: (< T. I. 1. akça + Far. 145) akça elma: (< T. 1.172 akçaağaç: (< T. DS. sarı. Ağz. DS. 144. I. BTS. DS. yaprakları karşılıklı dizilişli. Çit yapılan bir çeşit diken. süs ağacı olarak da dikilen. 4411. 54. DS. altın dikeni (TBAS. 2. akça + elma) Bir çeşit elma (DS. ağaç ya da çalı formundaki bitkiler (TS. (TS. 146) . 144. Aceraceae. 54) akça kesme: (< T. akça + ağaç + -giller) ki çeneklilerden. kardelen (TBAS. akça + kavak) Akkavak (TS. XII. 54.

ak + çalı + basan) Bir çeşit buğday (DS. 125. kuraklığa dayanıklı bir bitki (TBAS. ak + Far. akça + yazlık) Martta ekilen yazlık buğday (DS. 146) akçavdar: (< T. ak + Far. hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan bir bitki cinsi. ak + darı) Buğdaygillerden. Veratrum album. (TS. akça + ? Rodos) Bir çeşit beyaz buğday (DS. akça + Far. I. XII. küçük taneli bir çeşit üzüm (DS. I. yaprakları uzun. dāne) 1. tohumları besin olarak kullanılan. 2-6 m yükseklikte. 1. ak + çöpleme) Zambakgillerden. 146) akçiçek: (< T. DS. 26. I. 628) Beyaz. 146) akçöpleme: (< T. 100 cm kadar bir yüksekliğe erişebilen. I. Rhamnus cathartica. 146) akçarados: (< T. ak + Yun. I.173 akçalıbasan: (< T. kazık köklü. 26) akdarı: (< T. (TS. I. çūdār) Bir çeşit çavdar (DS. I. dalları dikenli. ak + Far. Çorba için iri öğütülen arpa (DS. I. 147) akdiken: (< T. çok yıllık ve otsu bir bitki. Bir çeşit fasulye. TBAS. mercümek) ri taneli bir çeşit mercimek (DS. 148) akdut: (< T. 146) akça mercimek: (< T.com) akdene: (< T. yeşilimsi beyaz çiçekli. 54) ak elma: (< T. ak + çiçek) Akasya ağacı (DS. 54. 146) akçayazlık: (< T. dirmit/tirmit ‘bir cins mantar’. 54. ak + elma) Bir çeşit yuvarlak elma (DS. 4411) akdirmit: (< T. 1. tūt) Beyaz renkte olan dut (TS. Tietze. www. 137) .draligus. 26. 1. ak + diken) Hünnapgillerden. 2. I. TBAS.

XII. 164. XII. 155) akkadina: (< T. Ağz. 149) akganak: (< T. uzun taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS. fiğ) Bezelye (DS. yarı olmuş yarı olmamış sebze veya meyve. I. 1118”). I. Çeşitli sebze (DS.: akgernez. 150. ak + kanak) Kökü kesildiği zaman çıkan sütünden sakız yapılan. I. akkermaz. MBTS. I. boz renkli bir çeşit ağaç (DS. akyarnaz.: ak günek) bk. 2. I. Bir çeşit incir. 149. hindiba (TBAS. “< kevre-k. sert kabuklu. 4411) akglik: (< T. (And. parmağı) Büyük salkımlı. gevrek bir çeşit üzüm (DS. DS. 4411) akgevrek: (< T. “< güneyik ‘kökü bulunamamıştır’. 150) ak güneyik: (< T. I. gul) Beyaz gül (DS. ak + Ar. sarı meyveli. 155) . DS. 149) ak gök: (< T. 150) akguyruk: (< T. XII. I. 690”) Beyaz. 4411) ak gül: (< T. güzel kokulu bir çeşit beyaz üzüm (DS. yi kötü. Ağz. ak + gök) 1. hindibā) bk. ak + kılık) Küçük. I. ak + ? gut) ri taneli. 3. ak + güneyik. Clauson. 149) akgernaz (< T. (And. akyannaz) Bir çeşit beyaz ve yumuşak buğday (DS. 149. DS. yaprakları tüylü bir çeşit ot (DS. ak + Far. 1. 26) ak kadın parmağı: (< T. ak + Soğd. ak + ? gernaz). ak + kuyruk) yi cins çay (DS. I. ak + gevrek. I. 26) ak hindiba: (< T. hindiba (TBAS. I. kadın + T. ak + Yun.174 akfiğ: (< T. 149) akgut: (< T. ak + ? kadina) Papatyaya benzer sarı çiçekli bir ot (DS.

I. I. I. 155) akkız: (< T.: akgavak) Söğütgillerden. akbakla. 85. Lythrum salicaria. 4411) akkayşak: (< T. yapraklarının altı beyaz olan. soğuğa dayanıklı bir çeşit buğday (DS. 156) akkulak: (< T. 27) akleyvaz: (< T. ayşekadın fasulyesi (DS. DS. (TS. kalın gövdeli. I. 156) akköse: (< T. 156) akkulut: (< T. Populus alba. 2. ak + kulak) 1. 61. ak + kay(ı)şak) Bir çeşit mantar (DS. uzun yapraklı. ak + ? leyvaz). Yaylalarda yetişen ve kuruyunca içi boş kamış hâline gelen ot (DS. ak + kavak). Sütü kurutularak güzel kokulu sakız yapılan bir çeşit ot (DS. kalın kabuklu. I. (akçakavak. ak + ? kulut) Yeşil renkli. 2. lahano + T. Genger otunun tazesi. bk.175 akkanat: (< T. 3. şevketibostan. üzümü) ri yuvarlak taneli. aklan) Yeşil kabuğu kolay soyulan iyi cins ceviz (DS. ak + kız) 1. Yaprakları kabız ve kan dindirici olarak kullanılır. 156) akkozak: (< T. Killi ve nemli toprakta yetişen. 2. pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. tüylü mor çiçekli bir çeşit diken olup sapları soyularak yenir. aklar + ot) 1-2 m yükseklikte. 157) aklahna üzümü: (< T. (And. Ağz. dayanıklı bir çeşit beyaz üzüm (DS. Hollanda kavağı). geniş dallı. 1. ak + kanat) Ürün vermeyen mısır bitkisi (DS. kūse) Sonbaharda ekilen. ak + Far. I. I. ūzek) Beyaz renkli afyon çiçeği (DS. I. Ağz. çok yıllık. boyu çok uzayan bir çeşit kavak. iri taneli bir çeşit üzüm (DS. I. I. 157) aklan: (< T. 155) akkavak: (< T. XII. 157) aklar ot: (< T. 158) . ak + Yun. ak + Far. (TBAS.: ağlövlez) 1. Beyaz mantar. (And.

159) akpancar: (< T. ak + ? pas) Lahana. I. mantra) Sütünden sakız yapılan ot. ak + ? meri) Bir çeşit beyaz üzüm (DS. şalgam. ak + parmak) bk. I. 159) akmantar: (< T. ak + pus < Yun. 161) ak sarmaşık: (< T. özellikle semiz otugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar. ak + mandıra < Yun. 160) akri: (< ? ) Kırmızı ve dayanıklı kerestesi olan bir çeşit orman ağacı (DS. 1. banjar) Ispanak gibi yenilen lezzetli. karnabahar gibi bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen. ak + Yun. pissa. pissa. binkulaç ve ak asma da denilen sarmaşık (TaS. I. (TS. ak + Erm. manitari) Tadı güzel ve besleyici bir tür mantar. I. 2. (TS. I. śadef + T. 3. 2534”) Bir çeşit beyaz buğday (DS. turp. ak + sarmaşık) Evren gülü. otu) bk. 160) akparmak: (< T. ak + Ar. ova) Bir çeşit yumuşak buğday (DS. ak + ? T. dökülgen (DS. 1786) akpusa: (< T. “< Yun. ak + Yun. I. acı yavşan (TBAS. pelin (TS. IV. I. keçi mantarı. 1. sakızlık (DS. 1574) ak pas: (< T. 62) akmeri: (< T. Agaricus campestris. ak + ot) Haşhaşın bir çeşidi (TaS. 74) ak sedef otu: (< T. pelinos) bk. 74) akova: (< T. I. MBTS. Albugo candida. 63) akpelin: (< T. yabani bir ot (DS. 159) ak ot: (< T.176 akmandır: (< T. 27) .

ak + soğan) Ada soğanı (TS. sirke) Bir çeşit üzüm (DS. kışa dayanıklı yumuşak bir çeşit buğday (DS. ak + söğüt) Söğütgillerden. ak + Far. ‘aks-ı şām) Beyaz ve iri taneli bir çeşit buğday (DS. ak + taş) bk. ak + Far. śabāĥ) Bir çeşit çiçek. I. I. 69) aksulu: (< T. akşam sabah (DS. 1. ak + Far. kabukları eczacılıkta kullanılan bir söğüt türü. I. Salix alba. I. kardelen (TBAS. I. 162) aktaş: (< T. (akşam sabah güzeli). akşam + Ar. śabāĥ + T. akşam + Ar. 162) aktahal: (< T. 162) akşam sabah (< Sogd. 162) aksünter: (< T. I. şeker + T. güzeli) bk. 66) aksöğüt: (< T. I. 162) akşekeri: (< T. 27) aktavuk: (< T. ak + Ar. 161) aksoğan: (< T. I. -i) Sarı renkli. ak + sulu) Bir çeşit armut (DS. ser) Başakları koyu sarı renkte olan bir çeşit sert buğday (DS. (TS. 161) aksirke: (< T. ak + ? T. tatlı bir çeşit armut (DS. tavuk) Çiğdeme benzeyen ve ilkbaharda açan bir çeşit beyaz çiçek (DS. 163) .177 akser: (< T. I. (DS. I. 162) akşam sabah güzeli: (< Sogd. daħl “tahıl”) Buğday (DS. 1. ak + ? sünter) Sonbaharda ekilen. 161) aksışam: (< Far.

alaca kır). I. 163) akunduz: (< EYun. Liliaceae. Şeftali. Biber (DS. ak + üzüm) Sık taneli. 161. 171) alabaş: (< T. 164) ak üzüm: (< T. kökü şalgamdan daha büyük olan ve yemeği yapılan bir çeşit bitki (TS. 2. ak + yıldız) Yumrulu. ak + Ar. 164) akyavşan: (< T. ak + yazlık) Kellesi dört sıra olarak olgunlaşan sarı buğday (DS. aktop (DS. otsu gövdeli. I. ak + yavşan) Karın ağrılarında ilaç olarak kullanılan bir çeşit kokulu ot. 171) alabacak: (< T. Ornithogalum. büyük salkımlı bir çeşit beyaz üzüm (DS. 165) ak yıldız: (< T. ala + OFar. 169) ala ayaş: (< T. ala. pāçak) 1. I. (DS. ak + Ar. meyve (alaca gök. Ağz. I. I. safran < za’ferān). karpuz. Lilium candidum. ala + ayaş) Siyahlı beyazlı ve iri taneli bir çeşit üzüm (DS. dalsız bitki (DS. 133) Yaylalarda yetişen. (DS. (TS. süs bitkisi olarak yetiştirilen. I. 1. Tietze. DS.: aksarhan aksavran) Bir çeşit tohumluk buğday (DS. (TBAS. (aktopaç). 86) Olgunlaşmamış ham kavun. beyaz çiçekli ve otsu bitkilerdir.178 aktop: (< T. zanba ) Zambakgillerden. yaprakları lahanaya benzeyen. 1. 173) . 70. akantos. I. çiçeği diş ve yüz şişlerinin tedavisinde kullanılan bir bitki. ala + baş) Turpgillerden. I. (And. 165) akzambak: (< T. ak + top) Bir çeşit buğday. 1. geniş yapraklı. 69) ala: (< ET. 27) akzahran: (< T. I. I. I. MBTS. 163) aktopaç: (< T. ak + topaç) bk. acı yavşan (DS. 165) akyazlık: (< T.

ala + Ar. 2. Gaz. ala (DS. 27. ala + göz) Kırlarda biten ince. kılçıklı bir çeşit yaban otu (DS. 36. 4413) . benefşe) Hercaî menekşe (TS. DS. erken olgunlaşan bir çeşit üzüm (DS. 461) ala cehri: (< T. I. alaca + kır) bk. (TBAS. 178) alaca üzüm: (< T. şam’) Rengi kızıla yakın bir çam türü (TS. 174) alaca: (< T. I. ekşice bir çeşit üzüm (DS. bk. 187) alagöbek: (< T. XII. ala (DS. I. 169) alaca kır: (< T. I. dikenli bir çeşit ot (DS. I. Rhamnaceae. I. Beyaz börülce. ala + göz) Küçük taneli. I.A.179 ala börülce: (< T. akbakla (DS. 1. ala + göbek) Karaağaçlarda çıkan ve yemeği yapılan bir çeşit büyük mantar (DS. 71) alaca ot: (< T. 187) alagöz (II): (< T.Y. alaca + gök) bk. bā ilā) 1. alaca + Far. ala + börülce) Siyah benekli bir çeşit fasulye (DS. I. ala + Far. alaca + üzüm) Bazı taneleri olgunlaşmış. 175) alaca bakla: (< T.A. I. 187) alagöz (I): (< T.. bazıları yeşil olan bir çeşit üzüm (DS. 178) alaçam: (< T. alaca) Ben düşmüş üzüm. meyvesi yenmeyen ağaç veya ağaççıklardır. 71) alaganta: (< ? ) Domates (DS.. 178. I. alaca + Ar. alaca + ot) Susuz yerlerde yetişen geniş yapraklı. Krş. cehre) Dikenli veya dikensiz. 169) alaca menekşe: (< T. III. kışın yaprak döken. 176) alaca gök: (< T. I. 1.

melek). 193) alantın: (< ? ) Gürgenlerin dibinde veya alan yerlerde biten sütlü. ala + Ar. ala + ? kangal + T. koruk) Yarı olmuş üzüm (DS. alaoğlak (DS.: alamelik) Bir yanı kırmızı. (And. (ala pakla) (DS. 190) alakoruk: (< T. I. iri taneli kiraz (DS. ala + Ar. I. iri taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS. 191) alamangumpili: (< öz. 197) ala pakla: (< T. I. banjar) Baharda görülen ve yemeği yapılan bir çeşit bitki (DS. Ağz. üzümü) nce kabuklu. is. 199) . I. I. 189) alakavun otu: (< T. I. ala + kavun + otu) Ezildiği zaman kavun gibi kokan bir çeşit ot (DS. 197) alapo: (< ? ) Akasya ağacına benzer bir çeşit ağaç (DS. -ı) Yaprakları geniş ve benekli. Alman + Blg. 197) alaoğlak: (< T. I. yenebilen bir çeşit ot (DS. 197) ala pancar: (< T. bir yanı sarı. -i) ri. Krumpir + T.180 alahta: (< ? ) Büyük yapraklı bir çeşit bitki (DS. I. XII. 189) alakakaç: (< T. I. 197) alasit üzümü: (< ? alasit + T. I. bā ilā) bk. ala + kakaç) Gelincik çiçeği (DS. iyi bir çeşit patates (DS. ala + Erm. 4414) alamelek: (< T. ala + oğlak) Beyaz ve kahverenkli bir çeşit fasulye. sarı ve sert. 189) ala kangalı: (< T. I. I. beyaz renkli ve yemeği yapılan bir çeşit mantar (DS. ala + ? Far. kenarları dikenli.

I. alaz + Far. (And. alaz”. 208) alça: (< T. al + balı) Vişne (DS. 101) alçacık: (< T. I. -u) bk. I. 205) alaz armut: (< T. ala + tavşan + üzümü) Sarı renkli ve çilli bir çeşit üzüm (DS. I. (DS. ölmez çiçek (TBAS. I. I. MBTS. 23). Elbistan ?) Kırmızı ve ufak taneli bir çeşit buğday (DS. ala + tura) Bir çeşit kırmızı üzüm (DS. alaz armut). 209) aldangeç: (< T. emrūd) bk. bādincān < Far. 207) albustan: (< öz. ala + sulu) Yeni olmaya başlamış meyve (DS. 210) .181 alasulu: (< T. is. 3354. alaz + Far. 205) albadılcan: (< T. ahlat (alaz armudu. I. I. al + Yun. I. aldangaç) lkbaharda kırlarda yetişen ve patatesin küçüğüne benzeyen yenilebilir bir çeşit bitki (DS.: alız)Yabani armut. 202) alavurt: (< ? ) Su kabağı (DS. çiçeği) bk. 205. 203) alay çiçeği: (< Yun. I. emrūd + T. erik (TBAS. alaz (DS. I. 209) aldimnit: (< T. diminitis) Pembe renkli bir çeşit üzüm (DS. alaz (DS. 221) alaz armudu: (< T. alaz < yalaz “alev. alça(k)cık) Tarlada ekin arasında biten beyaz çiçekli bir ot (DS. Ağz. I. I. 207) albalı: (< T. Gülensoy. I. 220) alaz: (< T. allágion + T. 201) alatura: (< T. 3. al + Ar. 199) alatavşan üzümü: (< T. bādingān) Domates (DS. alça) bk.

küçük ve siyah renkli. ‘ālī + ? yonca) Küçük yapraklı ve yoncaya benzer bir ot (DS. AVA. 222) Aliöksüz: (< öz. BTS.182 alevlet: (< ? ) Alıçtan büyük. ETA. kırlarda yetişen. dayanıklı bir çeşit üzüm (DS. AAT. 81. 212) alguş: (< Yun. 222) alim erik: (< Ar. 2262. ‘alį m + T. al + ? gemre) Koyu kırmızı renkte. Gaz. algue ~ Lat. I. DS. kırmızı. bir yabani meyve (DS. I. güz çiğdemi (TBAS. II. çehre) Yuvarlak. 1. 92. 28. I. Crataegus. 222) . I. Ali + T. TaS. 211) alg: ( < Fr. I. 202. 14. 14) Su yosunu (TS. 585. 1. 220) Alibey buğdayı: (< öz. küçük ve bir tarafı kırmızı armut (DS. is. 214) alıç: (< Far. GD AT. KBAYA. mor ya da siyah renkli yabani bir ağaç. 221) aliçehre: (< Ar. Ali + T. (TS. Nişanyan. 221) alidede: (< öz. I. Eren. 29) ali yonca: (< Ar. meyvesi sarı. III. is. 29. ‘ālī + Far. erik) Aşılı ve tatlı bir çeşit erik (DS. III. TBAS. 8) Gülgillerden. I. öksüz) bk. 183. afkos. is. üzümü) Küçük ve sık taneli siyah üzüm (DS. I. ālūçe küçük erik < alū erik. Ali + T. kışın yapraklarını döken. alga. üzüme benzer meyvesi olan ve dericilikte kullanılan bir ağaç (DS. 233. I.. 222) alim üzümü: (< Ar. bey + ? buğday + T. 246. dede) Güz armudu. 262.A. ‘alį m + T. 39. Nişanyan. DS. Tietze. -ı) Bir çeşit buğday (DS. I. 151) Bir çeşit iri bezelye (DS. 1896) alısın: (< ? ) Tarlada ekine zarar veren yabancı otlar (DS. VII. 80) algemre: (< T. I.

I. 225) alluca: (< T.: alluce) Yemeklere konulan yeşil erik (DS. I. köksüz ve çocuklar tarafından yenen bir çeşit bitki (DS. ekmeği) lkbaharda. is. -sı) Orta Avrupa’da yetişen bir papatya türü. I. Ağz. 228) alo: (< Far. elmacık + otu) Geniş yapraklı bir çeşit ot (DS. 229) . 227) almalık: (< T. I. sarı renkli üzüm (DS. 4416) aloğlu: (< T. I. elma + yaprağı) Enli yapraklı bir çeşit bitki (DS. Kara erik (DS. allı + ballı) Üzümden daha iri taneli mayhoş bir çeşit meyve (DS. Tietze. 228) almümmük: (< T. al + ? muħarı) Bir çeşit erik (DS. can eriği.: almalıħ) Büyük yapraklı bir çeşit ot (DS. I. I. I. 228. 222) Allahekmeği: (< öz. DS. I. 2. 228) almuħarı: (< T. 225) allik taması: (< T. I. -ı) Küçük ve tatlı bir çeşit erik (DS. (TS. Allāh + T. (And. allık + ? tamas + T. allıca). 223) allıballı: (< T. 157) 1. 90) alma yaprağı: (< T. al + ? mümmük) Gelincik (DS. yeşil. 228) aloruħ: (< ? ) Otların üzerinde görülen. almalık). al + oğ(u)lu) Yemeye ve şarap yapmaya yarayan kokulu. bk. I. I. 1. (And. beyaz bir ot (DS. I. 227) Alman papatyası: (< öz. is. XII. Ağz. çokça yağmur sonu.183 alkakuca: (< ? ) Gelincik çiçeği (DS. papadia + T. 227) alma erdiren: (< T. elma + erdiren) Dikenli. ālū. I. Anfhemis mobilis. vişneye benzer bir çeşit bitki (DS. Alman + Yun. taş ve kayalık yerlerde görülen mantar cinsinden. 225) almacık otu: (< T.

kıran + arpa) Sulu toprakta yetişen ve başağı altı sıralı olan arpa (And. Németh Türkçe altun’u Moğolca altan biçimiyle birleştirmekle yetinmiş. 93. 231) altın çiçeği: (< T. 9. pehlevān) Bir çeşit kırmızı üzüm (DS. Gaz.: altı gıran arpa. 230. < *āl + ton. kenār) bk. (DS.. Eski Kıpçakçada da altūn biçimi kullanılır. “< kıraŋ. altun. kūşe + T. 42) altı köşe arpa: (< T. 1677”) bk. III. altı kıran arpa (DS. altı kıran arpa (DS. altı kıran. 159. cehri (TBAS. Ağz. altın + baş) Daha çok Ege bölgesinde yetişen. kıran ‘kenar. I. altīran). Daha sonra ET. I. kökeni üzerinde durmamıştır. altı + Far. uç’.A. altı kıran arpa (DS. altın + ağacı. Orta Türkçede altūn olarak geçer. 230) altın ağacı: (< T. 1. I. Ramstedt altun biçiminin başında Türkçe al (kızıl) sözünün geçtiğini dile getirmiştir. Räsänen. altı + Far. altıncık) Latin çiçeği (DS. I. I. Sarı. çok tatlı bir kavun türü 2. arpa) bk. 2. “< altın Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. Eren. 18”) bk. kalın kabuklu bir çeşit lezzetli üzüm. altı köşe arpa. ölmez çiçek. altı + T. kıyı. Ancak Doerfer Türkçede ton (metal) sözünün geçmediğini vurgulayarak bu açıklamaya katılmamıştır.184 al pehlivan: (< T. Bu görüşü Räsänen de benimsemiştir. (TBAS. 230) altı kıran arpa: (< T. Kökenini açık olarak bilmiyoruz. 10. mavi çiçekli bir ot (TS. < ET. 229) altı kenar: (< T. MBTS. kabuğu sarı benekli. altun ve Moğ. DS. altı + T. altın + başak) bk. al + Far. ölmez çiçek (TBAS. I. Süpürge yapılan. altın + çiçeği) bk. 30. 29) altıncık: (< T. altı kenar. 3. DS. 29) altınbaş: (< T. 231) altınbaşak: (< T. 230) altı kıran: (< T. Tietze. 231) . I. I. altan biçimlerinin Türkçe al (kızıl) ve Korece ton (değerli metal) sözlerinden oluştuğunu yazmıştır. yuvarlak.

al ‘kuvvetli açık kırmızı’ ve Far. 2. uzun. 32. Scolymus hispanicus. tadı acımsı meyvesi. greyfrut. Citrus decumana. Bir yanı kırmızı renkli elma (DS. 30) altı parmak: (< T. tüylü. I.: alvele) Gelincik. dikenli ve kürecikler hâlinde sapları olan bir kaktüs türü. 4. kız memesi. Ayşekadın fasulyesi. kırmızı. nce kabuklu. tarla gülü (DS. Ağz. (TS. altın + yumurta + Yun. 5. (And. yenen bir mantardır. al + var + eriği) Yaş ve kuru olarak yenen. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. tatlı ve kırmızı renkli bir çeşit kiraz. iri taneli bir çeşit kiraz (DS. 2. 232) altıntop (I): (< T. Bir çeşit zerdali. BTS. 234) alyanak: (< T. 94) altıntop (II): (< T. I. altın + otu) Kaya boşluklarında ve nemli yerlerde yetişen. ipeka. 160). yaprakları idrar söktürücü ve kabız giderici olarak kullanılan. 30) alvar eriği: (< T. altın + top) ki çeneklilerden. TBAS. DS. manitari + T. yuvarlak erik (DS. greyfrut. Tietze. 232) alvala: (< ET. 235) . I. Bazı Amanita türleri ölüm ile sonuçlanan zehirlenmelere neden olmaktadır. sıcak bölgelerde yetişen bir meyve ağacı. vāla ‘bir cins ipekli’. (TS. dikenli. (TBAS. I. I. altı + parmak + otu) Kısa saplı. altın + kökü) Güney Amerika’da yetişen. Amanita caesarea. 3. 1. al + yanak) 1. -ı) stanbul civarında yetişir. (TBAS. 30) altın kökü: (< T. Turunçgillerden. Trollius ranunculoides. 234. 1. (TS. Cephaelis ipeca cuanha. 30. çiçeksiz. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. altın + dikeni) 70-80 cm yükseklikte. Aspleniaceae. 94) altın otu: (< T. 5-20 cm yükseklikte. 94) altın yumurta mantarı: (< T. 1. altın + top) 1. (TBAS. Bu ağacın kanarya sarısı renginde.185 altın dikeni: (< T. kusturucu niteliği olan bir kök. Kırmızı kabuklu bir çeşit üzüm.

is. 235) alyud: (< T. 237) Amasya: (< öz. (TS. bādām + T. Tietze.186 al yonca: (< T. Amerika’da yetişen bir ağaç ve bu ağacın badem biçiminde. yalancı biber ağacı (TBAS. Amerika’da yetişen bir ağaç. Amerikan + Yun. Amerika + Far. 98) Amerika armudu: (< öz. amber + būy. I. (TS. -i) Aselbent ve zamk gibi maddeler veren bir sıcak iklim ağacı. Amerikan) Bir çeşit buğday (DS. 1. Geum urbonum. 173) Hindistan’da. Styrax americana. (TS. 1.. 24) amariken: (< öz. ağacı) bk. al + yut) Hindistan cevizi (Erz. Amasya). al + ? yonca) Hayvanların severek yedikleri kırmızı çiçekli bir ot (DS. 279) . 237) amber ağacı: (< Far. Nişanyan. armuda benzer yemişi. (bilader ağacı).: amasiya) Uzun zaman taze kalan bir çeşit üzüm (DS. 1. Ağz. ağacı) Baklagillerden bir cins mimoza. (And. I. is. Persea gratissima. elması) 1. is. emrūd + T. 99) Amerika elması: (< öz. 98) amber çiçeği: (< Far. Anacardium occidentale. Amerika + Far. (TS. fındık büyüklüğünde. Defnegillerden. Antep fıstığıgillerden. 16. III. Bu ağacın armuda benzer yemişi. 1. ‘anber + T. pipéri + T. . ran’da yetişen. -u) 1. is. 1. iri ve uzun taneli bir tür pirinç (TS.A. altın sarısı renginde güzel kokulu çiçeği (TS. 98) amberbu: (< Far. amber < Ar. Amerika + T. is. amber + T. 99) Amerika bademi: (< öz. çekirdekli. 1. pişince güzel bir koku veren. çiçeği) Amber ağacının toparlak. 99) Amerikan biber ağacı: (< öz. is. 2. I.

is. anadoti. ince kabuklu bir çeşit üzüm (DS.187 Amerika üzümü: (< öz. Ağz. Yaprağı kekik otuna benzeyen. I. anaç + dikeni) Bir iki metre yüksekliğinde dikenli bir bitki (DS. Kır menekşesi. bābā + T. 31) anadut: (< Yun. 1. Tietze. şekerci boyası (TS. I. mercanguş da denilen bir çeşit çiçek (DS. 168) Dağ çileği (DS. üzümü) Şarapçılıkta kullanılan iri taneli. ana + Far. Tietze. Ankara ? + T. Tietze. 2. I. I. 247) Anadolu otu: (< öz. 239) amofta: (< Yun. 20) anababa kokusu: (< T. I. 238) amme: (< Ar. I. xamofta. kokusu) 1. ameskene) Bir çeşit küçük. I. aniktiri + T. üzümü) bk. turuncu renkli bir çeşit meyve (DS. is. Amerika + T. siyah erik (DS. 2. 249) . ana + Far. -i) bk. is. I. otu) bk. ‘amme) Bağdat hurması veya Trabzon hurması denilen elma büyüklüğünde. Anadolu + T. çay üzümü (TBAS. 244) anaç tikeni: (< T. 238) amez: (< ? ) Bir çeşit güz armudu (DS. 171) Yaşlı dut ağacı (DS. 239) anababa kekiği: (< T. (And. damaskino. bābā + ? kekik + T. 105) anakara üzümü: (< öz. 165). 2083) amesken: (< EYun. 248) anahtar bitkiler: (< Yun.: amaskene. acı yavşan (TBAS. bitkiler) Mera üzerinde çok bulunan ve bunların doğru bir şekilde otlatılmaları ile tüm meranın doğru bir şekilde otlanmış olacağı kabul edilen bitki türleri (TS.

1. 107. çok yıllık. DS. 19) Ananasgillerden. Tietze. (TS. aneton. 4418. 106. Nişanyan. TBAS. I. ananas < sp. 172. 252) anapa paħlisi: (< anapa + Ar. acı kabuklu. I. I. 252) anason: (< Yun. 207) anbak: (< ? ) Yeşil kabuklu taze ceviz (DS. bir yıllık. sıcak ülkelerde yetişen ve örneği ananas olan bitki familyası (TS. 173) Maydanozgillerden. 172) Bir çeşit fasulye. Tietze. 262) andız: (< ET. I. 42. I. KYA. Tietze. 19. Ağz. 2. -sı) bk. 1. meyvesi çam kozalağına benzeyen. 260. anison = EYun. 258) andıra: (< ? ). I. -giller) Bir çeneklilerden. 19. BTS. (anapa paħlisi). < Ar. (And. beyaz çiçekli bir bitki. bā ilā + T. (DS. otsu. anīsūn/yansūn < EYun. Nişanyan. analı + kızlı) Salkımında irili ufaklı taneleri bulunan bir çeşit üzüm (DS. 60-120 cm kadar boylanabilen. BTS. 41) ananasgiller: (< Fr. (TS. Pimpinella anisum. (anduz . 251) ananas: (< Fr. yurdumuzda ekimi yapılan. < Brezilya Kızılderililerinden olan Guarani’lerin dilinde nana. aŋduz. 254) ancap: (< ? ) Bir çeşit yaban armudu (DS. XII. Nişanyan. 255) andatıka: (< öz. küçük meyveli bir kiraz ağacı (DS. Antartika ?) Eflatun renkte meyvesi olan kara yemiş (DS. ananas + T. Kırlarda yetişen yabani bir otun kökü. anapa (DS. Servi ağacı. 106) anapa: (< belki bir yer isminden. Yaprakları dikenli olan bir çeşit ardıç. Cupressaceae. 1.188 analı kızlı: (< T. Ananas sativus. Tietze. is. 31.: andiraz) lkbaharda ilk defa olgunlaşan. sıcak bölgelerde yetişen. anethon/annethon. kokulu tohumu hamur işlerinde ve rakı yapımında kullanılan. 3. I. 176) 1. otsu bitkiler.

(TS. 13. (And. Erz. 109. aŋız “kökü belli değildir”. 268. I. 109. anuk) Ballıbabagiller familyasından. anıħ. Ağz. I. BTS. tek yıllık. DS. DS. I. 231. I. 274) anslı: (< ? ans + T. 265) angız: (< ET. Tietze. 4420. (TS. yurdumuzda Gazi Antep ve Siirt bölgelerinde yetişen.: anduz otu) Birleşikgillerden. DS. I. mavi çiçekli. 271) anık: (< Erm. Bu ağacın ince ve sert kabuklu. andız + otu). yemeklere koku vermek için kullanılan bir bitki. 261. BTS. Tarla kenarlarındaki otlar (DS.: ansli) Fena kokulu bir çeşit ot (DS. 1. -ı) 1. -lı). I. anemone) Dağ lâlesi (TS. 2477. K AT. 273) ankri: (< ? ) Yaprağı çama. (And. KBAYA.189 ağacı). 31. 178). 1. 264) angıç: (< T. 116. 4419. 280) Antep fıstığı: (< öz. 141) 1. 1. 109) anger: (< ? ) Bir çeşit armut (DS. 45) .: anıh. XII. Antep + Ar. 43. 25. VII. 32. I.. XII. Ağz. ananuħ. BTS. DS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 1. Antep fıstığıgillerin örnek bitkisi. TBAS. III. (And. (And. 42.A. annuk. kazık köklü. gövdesi ardıca benzer bir çeşit orman ağacı (DS. çok yıllık. Ziziphora. 32. nemli yerlerde yetişen. 2. Ağz. I. yağlı yemişi. Pistacia vera. MBTS. (TBAS. . Eren. angıç). TBAS. 183. EYAD. 31) anemon: (< Fr. DS. annuh. ğde ve kara çalının dikeni. anuħ. 150) andız otu: (< T. 306) anis: (< ? ) Yaprağından ve meyvesinden yem olarak faydalanılan bir çeşit ağaç (DS. 10 m kadar bir boya erişebilen ve kışın yaprak döken bir ağaç. fustu + T. TBAS. TaS. 1-2 m yükseklikte. 1. I. Ağz.: angaç) Zakkum ağacı (DS. is. 2. (TS.

32. 148) 1. 280) anzarot: (< Ar. gür fidan. I. tipik örneği Antep fıstığı ağacı olan bir familya (TS. Daphne gnidium. bā ilā + T. 23. 185) Sıcak ülkelerde yetişen bodur bir ağaç. ebdāl + T. 287) apotı: (< ? ) Patates (DS. 291) aptal otu: (< Ar. Kuvvetli. Arabistan + Yun. I. Çiğdem çiçeği. I. -si) Dulaptal otugillerden. Nişanyan. Labiataea. 123) aragogik: (< ? ) Tarlalarda biten ve kestaneye benzeyen bir ot kökü (DS. is. karası) Bir çeşit kırmızı üzüm (DS. is. Asya ve Afrika’nın sıcak bölgelerinde yetişen. Antep + T. 48) apalak: (< kökü bulunamamıştır. çok yıllık. 1. dáfni + T. 3. 119) Anzer çayı: (< öz. çay + T. 10-25 cm yükseklikte. I. is. MBTS. Anzer + Çin. fustu + T. I. Antep + Ar. I. I. -sı) Bir çeşit bakla (DS. kabukları hekimlikte kullanılan bir ağaççık. Sarcocolla. Tietze. 1. 289) aptal baklası: (< Ar. 285) apırcak: (< ? apır + T. (TS. -ı) Ballıbabagiller familyasından. BTS. çiçek ve yaprakları çay olarak içilen. 2. 293) . ebdāl + Ar. (TS. (TBAS. 1. 1. -ı + -giller) Ayrı taç yapraklılardan. ‘anzerūt. kuvvetli kokulu ve pembe çiçekli bir bitkidir. is. otu) bk.190 Antep fıstığıgiller: (< öz. 116) Antep karası: (< öz. 13. kenevir (TBAS. 33) Arabistan defnesi: (< öz. 283) apartu: (< ? ) Baharda erken biten beyaz çiçekli bir ot (DS. Doğu Karadeniz bölgesinde yaygın olan. -cak) Yeşil kabuklu ceviz (DS. Biraz yükselmiş ekin (DS. 289) appa: (< ? ) Dağlarda biten bir çeşit yabani ot (DS. I. Eren.

pıtrağı) Yüksek. Arap + T. Arap + T. is. -ü) bk. 299) . -ı) 1.191 araka: (< Yun. şal am + T. ince uzun bir çeşit bitki (DS. domalan (TaS. I. -ı) bk. 33) Arap elması: (< öz. kısa dallı. 292) Arap mantarı: (< öz. is. sunbul + T. dağ sümbülü (TBAS. Eren. I. dağ sümbülü (TBAS. Araptaşağı (DS. is. manitari + T. siki) bk. I. 298) Arapdede: (< öz. I. 15. is. elması) rice. -çıl) Sebuzek dikeni de denilen ve köylülerce süt süzgeci olarak kullanılan yumruk büyüklüğünde bir çeşit diken (DS. Tietze. is. 1. is. is. Kara kabuklu yer elması (DS. Arap + T. I. 1. Arap + Yun. 294) arani: (< ? ) Kavak ağacı (DS. Arap + T. 33) Arap şalgamı: (< öz. kiraz mevsiminde yetişen bir çeşit elma (DS. 124. cān) Su kenarında yetişen dikenli. 2. 127) arapsiki: (< öz. 298) Arapcan: (< öz. Arap + Far. centiyane (TBAS. I. 191) ri taneli bezelye (TS. is. DS. dikenli bir yaz bitkisi (DS. Arap + Far. Arap + T. is. uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi (TS. mayhoş. I. Arap + T. 294) arakçıl: (< ? arak + T. II. I. 33) arapsaçı: (< öz. yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan. 299) Arap sümbülü: (< öz. Siyah turp. 298) Arap buturağı: (< öz. arakas < arakos. Arap + Far. dede) bk. koyu kırmızı. otu) bk. is. 1208) Arap otu: (< öz. saçı) Küçük.

I. arachide) Yer fıstığı (TS. I. 281. is. Clauson. I. 1. topalağı) bk. burç < Sans. yarı parazit bir bitkidir. 302. DS. 34. (And. 298) Arap topalağı: (< öz. Nişanyan. (DS. -man) Karaçalı (DS. 2. (TBAS. DS. yumru köklü bir çeşit ot. Tam olgunlaşmamış siyah incir. KMYA. yāsemen + T. MBTS. ardunç) Servigillerden. BTS. 304) ardıç otu: (< T. nce uzun yapraklı. yuvarlak kara yemişleri ilâç olarak kullanılan bir ağaççık. güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen. 302) ardıç: (< ET. 128) ardıç burcu: (< T. 302) arcıman: (< ? arcı + T. XII. taşağı) 1. kışın yapraklarını dökmeyen. 127) araz: (< Ar. SA. II. 1. 301) arcı ağaç: (< ? arcı + T. artuç. Arap + Far. 280. I. 3. I.: arduç. I. is.192 araptaşağı: (< öz. 25. 128) . Koni şeklinde. (Arapsiki). yasemin (TBAS. TBAS. DS. kara topalak (TBAS. 33) araşit: (< Fr. -u) 5-20 cm yükseklikte. 193). 128. I. 307. 159) Bir çeşit ot (DS. Tietze. ardıç burcu (DS. (TS. Arap + T. 4423. ‘araz. 1. (ardıç kıliği). Yeşil çiçekli. yaprakları oğlaklara yedirilir (DS. 15. ağaç) Kırlarda bulunan bodur bir çeşit ağaç olup. is. ardıç + otu) Ardıç ağacının küçük bitkisi (TS. 1. 33. -i) bk. 204. I. Arap + T. marica/marīca + T. üzeri çizgili. ardıç + kılığı) bk. Eren. Juniperus. ETA. Loranthaceae. 4. 304) ardıç kıliği: (< T. 52. çok acı ve siyah renkli bir otun meyvesi. Ağz. DS. ardıç + T. 33) Arap yasemini: (< öz. salkım şeklinde mor çiçekli bir kır çiçeği.

K AT. yaprağını döken. MBTS. arı + Far. 308) argun: (< ET. 28.. 18. Pirus communis. I. āmit. yumuşak. gul + T.193 ardık: (< ? ) Dağda yetişen. 328. -ü) Gelincik (DS. 322. Erz. Ka. 14. -u) Kabuklu taze ceviz (DS. AVA. 51. 338.Y. 322) arış: (< Far. küçük ve tüylü yapraklı bir ot (DS.. sulu. kılıç şeklindeki yaprakları hayvanlara yem olarak verilen bir çeşit bitki (DS. 2. 237. EYAD.A. 27. 55. ST AT. DS. I. 34) arı çiçeği: (< T. ADYA. sarı renkli. 27. 135. 1. Nişanyan. 22. ereş-eriş. I. -ü) Arı çiçeği (DS.A. armıd. DS. arı + Far. 228. arıların çokça kondukları bir kır çiçeği.: arıs) 1. yurdumuzun her yerinde yetişen bir ağaç ve bu ağacın rengi sarıdan yeşile kadar değişebilen tatlı. 91. (TS. 194. I. Eren. I. 148. 218. 2. emrūd/ermūd/enberūd. arı + otu) 1. 162). OAAD. ahlat (TBAS. DA. 322) arı pürü: (< T.: almut. 218. 322) arı saman: (< T. çiçekleri beyaz. amıt. Yenilebilen. 239. gōz + T. armıt) Gülgillerden. 165. 324) armut: (< Far. koyunların severek yediği. Gelincik (DS. (And. gonca hâlinde toplu çiçekleri bulunan. 25. Ağz.. KMYA. 19) . Krş. I. 199). III. ‘Arab + Far. arı + götü) Ekinlerin içinde çok bulunan bir çeşit dikenli ot (DS. Kırmızı. I. K A. 194) bk. T YA. I. BTS. pür + T. 315) arı gülü: (< T. III. arıların da bal topladığı bir çeşit bitki (DS. arı + çiçeği) Kırlarda biten. I. 36. 247. en fazla 20 cm büyüklüğünde. Tietze. UA. . GD AT. (And. 1. Tietze. I.102.A..Y. 409. ufak çekirdekli meyvesi. I. 461. arı + saman) Beyaz buğday (DS. I. Asma. Ağz. argun/arkun. Gaz. DS. 315) arı otu: (< T.A. 304) areb kozu: (< Ar. 314) arı götü: (< T. 80. AA. āmut.

118. 486) arpa: (< ET. 248. 74. burç (TBAS. sulu. 147. 19).A. BTS. 198. 235. Eren. AA. KYA. 200. 275. II. Ağz. Arnavut + Yun. 1. 19”) Buğdaygillerden. -i) Acı. 180. 135) armut otu: (< Far. Ağz. 164. kūy + T. 1. 143) arpa armudu (< T. I. 1. Eren. 130. SA. DS. 9. K A. emrūd + T. Bilimsel yayınlarda Hint-Avrupa dillerinden alındığı sıklıkla dile getirilmiştir. 227.: arpagan) Yabani arpa (TS. is. (And. T YA. ZBK A. taneleri ekmek ve bira yapımında kullanılan. koyu mor renkli iri taneli bir çeşit üzüm (DS. OAAD. arpa + Far. -u). K AT. hayvanlara yem olarak verilen. EYAD. 329) Arnavut biberi: (< öz. Arnavut + T. 34) Arnavutköy çileği: (< öz. darı (TBAS. Arnavut + Far. I.: arparmıdı) Arpa zamanı yetişen. kırmızı biber (TS. arpa + gan. AAT. I. 1. çileği) bk.Y. 58. is. 105. 1. 330) . 200. 103. 136. (And. bir yıllık otsu bitki. pipéri + T. DS. I. GBAA. ülkemizde geniş bir alanda kültürü yapılan. 136) arpa elması: (< T. 1. otu) bk. kabağı) Ürünü armut biçiminde olan bir süs kabağı (TS. 136. darısı) bk. arpacık + soğanı) Tohumdan yetiştirilen ve tohumluk olarak kullanılan küçük soğan (TS. Hordeum vulgare. 55. 136) Arnavut darısı: (< öz.194 armut kabağı: (< Far. is. 119.. çilek (TS. emrūd + T. emrūd + T. yeşil renkli bir çeşit armut (DS. Clauson. 330) arpacık soğanı: (< T. 34) arnad: (< ? ) Yuvarlak. Tietze. arpa. Orta Türkçede arpa olarak geçer. (TS. Eski Kıpçakçada da arpa biçimi kullanılır. 70. AVA. ADYA. 264. I. 330) arpağan: (< T. Ka. 43. arpa + elması) Yazın yetişen bir çeşit elma (DS. GD AT. 66. ETA. 169. 330. 184. 219. sulu. “< Eski Türkçeden başlayarak kullanılır.

344) askil: (< Gürc. 34) arşın üzüm: (< Ar. 146. gul + T. 334) artlı: (< T. çiçekleri asılmış bir insana benzeyen ve köklerinden salep çıkarılan bir bitki (TS. I. arslan + ağ(ı)zı). ādem) Salepgillerden. Ağz. aslanpençesi (TBAS. arşın + T. sarı çiçekli. ‘uśfūr. ‘asker + Far. I. 344) asker gülü: (< Ar. I. uzun. artağan < art. Ağz. (And. 345) aslankulağı: (< T. 333) artıgan: (< T.: artığa) Yaprakları dövülerek ele kına gibi yakılan bir çeşit bitki (DS. (And. askili.: aslanāzı) Sıraca otugillerden. artlı) Bol meyveli ağaç. ‘asker + T. -ü) Dağlarda yetişen bir çeşit yaban gülü (DS. askı + divleği) Sarı renkli. Tietze. asılmış + Ar. I. DS. I. 143) asker borusu: (< Ar. 345) aslanağzı: (< T. I. arslan + ayağı) bk. I. 344) askı düleği: (< T. bitki (DS. 1. üzerinde kara çizgiler bulunan bir çeşit kavun (DS. üzüm) Beyaz. 208) Bahçelerde yetiştirilen. 341) asılmışadam: (< T. I. yemeklerde kullanılan bir bitki (DS. güzel. kokusuz çiçekleri olan bir bitki (TS. 336) asfur: (< Ar. 1.+ -ağan).195 arslanayağı: (< T. Tietze. bir çeşit üzüm (DS. 146) . 1. türlü renkte. arslan + kulağı) Bir sap üzerinde dizili sarı veya kırmızı çiçekli otsu bir bitki (TS. borusu) Çobandüdüğü de denilen bir çiçek (DS. I. 211) Kuşburnu meyvesi (DS.

I. 1. Asmagillerden. III. 187). MBTS.. I. DS. 146) asma kabağı: (< T. 147) aspir: (< Ar. Alchemilla. 347. (yer pırasası). I. DS. (TS. asma + üzümü) 1. ‘uśfūr. genellikle saksıda yetiştirilen. 1. VII.: hasbir. arslan + kuyruğu) Ballıbabagillerden. belli başlı türü asma olan bitki familyası (TS. I. 4425) asmagiller: (< T. aspidistra) Zambakgillerden. çok yıllık. -si) Gülgillerden.A. asma + -giller) ki çeneklilerden. Çardaklara. Vitis. 1. 1. 1. Gaz. T YA. 146) asma üzümü: (< T. ağaç dallarına kadar uzayan üzüm (DS. otsu. Ağz. 345) asma: (< T. 34. sürüngen veya sarılgan. 2. 2298. dalları çardak üzerine yayılan bitkilere genel olarak verilen ad. XII. asma) 1. Bu türün ince uzun. (TS. asma + kabağı) 1. (And. haspir) 25-50 cm yükseklikte. Leonurus. 146) aslanpençesi: (< T. eskiden hekimlikte terletici olarak kullanılan bir bitki. mevsimlik bir kabak türü. DS. Orta Anadolu bölgesinde yetiştirilir. 2. 391) . XII. K AT. 2.196 aslankuyruğu: (< T. sebze olarak kullanılan ürünü (TS. 35. asma + kabak) Bir çeşit süs kabağı (DS. 345. 55) aslım: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. 23. Kışın yenmek üzere hevenk şeklinde asılıp saklanan büyük taneli ve kalın kabuklu bir çeşit üzüm. 4425. 146. 1. (TBAS. tohumundan yağ çıkarılan. 146. arslan + Far. Belirli bir tür üzüm veren bitki. Kabakgillerden. pençe + T. Carthamus tinctorius. turuncu çiçekli ve otsu bir bitkidir. Lageneria vulgaris. (TS. 105. TBAS. DS. GD AT. yaprakları doğrudan doğruya topraktan çıkan bir süs bitkisi (TS. BTS. 247) asma gabak: (< T. 1. 346) aspidistra: (< Fr. sarı ve beyaz çiçekli bir yabani bitki.

DS. 191) Armut (DS. aş + Far. haşlak) Aşılanmış bitki (DS. encīr + T. 354) aşı karaköy: (< T. 1. I. I. 2304) aşılama: (< T. aşılak).: aşlak. fujer (TS. Ağz. 352) aş eriği: (< T. aşılama) Büyük ve sulu armut (DS. ‘aş + Far. aşı + kara) bk. (aşıkara). DS. I. -ı) bk. 358) aşk merdiveni: (< Ar. kūy) Bir çeşit kara üzüm. -i) Küçük cins incir (TaS. I. I. sert kabuklu. MBTS. 1. 359. aşağı + bitkiler) Su yosunları. I. eş ar. 215) Bir çeşit armut (DS. aşı karaköy (DS. I. çok tatlı bir çeşit üzüm (DS. 352) aşenpilunç: (< ? ) Eğrelti otuna benzeyen bir çeşit ot (DS. I. nerdibān + T. 354) aş inciri: (< T. I. aşı. 351) aşendos: (< EYun. (And. 1. 354) aşılak: (< T. I.197 aster: (< ? ) Beyaz renkte açan bir yaban çiçeği (DS. büyükçe bir ot (DS. 353) aşıaşı: (< T. aşı + aşı) Tohum kapakları sert. aşı + kara + Far. 352) aşı: (< T. 149) aşbak: (< ? ) Aşısız fidan (DS. 347) aşağı bitkiler: (< T. VII. I. áħerdos. 804) . mantarlar ve kara yosunları gibi su dışında fazla boy atmayan damarsız bitkiler (TS. 353) aşıkara: (< T. MBTS. I. 265) aşkar: (< Ar. 1. I. I. aş + eriği) Bir çeşit iri erik (DS. 354. 196) ri taneli. (DS. Tietze.

MBTS. 157) ateş dikeni: (< Far. BTS. pembe ve beyaz noktalı. ātiş + T. 35) at elması: (< T. Salvia splendens. 159. buğdayı) Kırmızıya çalar renkte bir çeşit buğday (DS. 36) ateş yaprağı: (< Far. 370) at kestanesi: (< T. -lı) Nergis çiçeği (DS. Aesculus hippocastanum. gelincik (TBAS. at + Yun. Meyveleri yenir. I. ātiş + T. bağa (TBAS. Gazi Antep ve Kahraman Maraş bölgelerinde turşu yapılır. (TBAS. 370) atitfel: (< ? ) Yaprakları farekulağına benzeyen bir çeşit bitki (DS. ateş kırmızısı renginde çiçekler açan bir süs bitkisi. dikeni) bk. 369) atiçi: (< ? ) Küçük hıyar (DS. boğa dikeni (TBAS. tavşan elması (TBAS. sarı renkli ve ekşidir. 1. yaprağı) bk. park ve caddelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir tür ağaç. 36) ateş buğdayı: (< Far. ‘āşūre. aş + otu) bk. (TS. geniş yapraklı. 1. ātiş + T. 363) at dikeni: (< T. kastania + T. 1. I. buğday) Rengi kırmızıya çalan bir çeşit buğday (DS. at + dikeni) bk. -si) At kestanesigillerden. çiçeği) Ballı babagillerden.198 aş otu: (< T. (TS. I. 367) ateş çiçeği: (< Far. at + elması) 5-6 m yükseklikte bir ağaççıktır. 363) aşūra buğday: (< Ar. 61) . I. çiçekleri dik duruşlu ve salkım şeklinde. Eriolobus trilobatus. ātiş + T. 15 ile 30 m yükseklikte. ‘āşūre + T. 197) Bir çeşit bitki (DS. Meyveleri 3 cm kadar çapında. I. 36) atınaklı: (< ? atınak + T. I. 35) aşur: (< Ar.

160) atlas çiçeğigiller: (< Ar. aŧlas + T. I. TBAS. otsu bitkiler (TS. 1. ekşimsi bir bitki. dil. -si + -giller) ki çeneklilerden. çok yıllık ve otsu bitkilerdir. 372) atmemesi: (< T. verimli gövdeler beyaz ya da kahverengimsi. 210). MBTS. uzun taneli. I. rizomlu. çok yıllık. Ağz. 1.: atmemegi) ri. verimsizler yeşilimsi. 159. (And. yaprakları büyüme noktalarında kın şeklinde körelmiş.. 372) atmen: (< ? ) Ekim ayında yenen bir çeşit armut (DS. TBAS. I. 2. MBTS. at + Yun. BTS. örneği atkuyruğu olan. ülkemizde Equisetum cinsi ve bu cinse ait 7 türle temsil edilen. I. 368. yeşil yapraklarından turşu yapılabilen bir bitki. (And. parlak kırmızı çiçekler açan kaktüs (TS. yuvarlak bir kış üzümü (DS. beyaz bir çeşit üzüm (DS. (And. biraz geniş yapraklı. Ağz. “< çoc. çiçeği) Uzun ve sarkık yapraklı. 1. kök sapı ömürlü olan. gövdenin üzeri oluklu ve içi boş. genellikle dere kenarlarında ya da nemli alanlarda yetişen ve ilâç olarak kullanılan rizomlu. 372) atol: (< Fr. atmalı) Kar altında bile varlığını koruyan. (TS. 159) atkulağı: (< T. tatlı yumruları çiğ ve pişmiş olarak yenilebilen. I. 36) atkuyruğu: (< T. 36. 159. meme. kastania + T. örneği at kestanesi olan bir bitki familyası (TS. 1. 372) . at + kulağı). Ağz. yer elması (DS. camuskulağı (DS. sporla üreyen. atoll < ng. Equisetum arvense.: akkulağı) Kuzukulağına benzeyen.: attol) Sürülmüş tarlalarda kendiliğinden biten. 160) atmalı: (< T. 62) atkuyruğugiller: (< T. at + memesi. at + kuyruğu) Atkuyruğugillerden. 1. BTS. 62) atlas çiçeği: (< Ar. 1.199 at kestanesigiller: (< T. çiçeği + -giller) Kaktüsgiller (TS. ince kabuklu. 26. beyaz. 1996”). aŧlas + T. at + kuyruğu + -giller) Eğrelti otugillerden.

AAT. I. ağacı) Zambakgillerden. 36) avcı üzümü: (< T. I. (And.200 at paklası: (< T. āvīze + T. yaylalarda kendiliğinden yetişen ince yapraklı bir bitki (DS. 382) avize ağacı: (< Far. 63) . I. 228) 1. kimyon (TBAS. 378) avcar: (< ? ) bk. 228) Böğürtlen (DS. 378. Tietze. Tietze. sert. Amerika’dan dünyanın her yanına yayılmış olan. parlak zehirli bir bitki. I. TBAS. Ağz. kokusuz. 1. I. 165. I. avcı + otu) Düğün çiçeğigillerden. çay üzümü (TBAS. Hıyar (DS. 374) avar: (< ? avar. avguç) Bezelye. Adonis. at + ? yoncası) Tarlalarda. ak + buğday) Beyaz buğday (DS. Tarladaki sebze.: avgış. sık dallı bir ağaççık (DS.: avceyil) Funda gibi kısa. I. 36) av buğday: (< T. 2. bā ilā + T. 373) at yoncası: (< T. 204) avat: (< Yun. 1. 164) avcıyel: (< ? ). 375. (yuka ağacı). Yucca glosiosa. I. 36) avcı otu: (< T. Ağz. -sı) Siyah. I. iri ve beyaz çiçekli bir süs ağacı. 379) avgıç: (< ? ). (TS. 381) avı: (< agı / agu) Yabani zakkum (DS. avize biçiminde sarkık. at + Ar. börülce gibi taneleri yenen bir ot (DS. 373) avadik: (< ? ) Melezleşmiş buğday (DS. büyük bakla (DS. BTS. (TS. avátin/vatin. (And. avcı + üzümü) bk.

Eski Türkçede adurt olarak geçer’. kalın kabuklu bir çeşit beyaz üzüm (DS. 63) avrat otu: (< Ar. 26”) 1. I. I. 20 m kadar boylanabilen. güzelavrat otu (TBAS. mor renkli ve armut şeklinde. -çu). eriksi meyveleri olan bir tür. ‘avret + T. ayı elması (TBAS. otu) bk. şam’) Beyaz çiçekli kısa bir ağaç (DS. Ardıç çalısı gibi bir dağ çalısı. 37) avu: (< T. 395) avurtlak: (< ? avurt + T. (Amerikan armudu). ağacı) bk. menekşeye benzer bir çiçek (DS. av + kuş ?) Mürdük ve mürdümük de denilen bir bitki (TaS. is. akşak) 1. I. 37) avrizi: (< ? ) Deniz yosunu (DS. 391) avrus: (< ? ) Bir patates türü. 37) . I. kara kekik (TBAS. 283) avlu ağacı: (< Yun. beyaz patates (AA. (TS. ri taneli. BTS. 394) avukçu: (< ? avuk + T. (DS. kokusuz. Persea americana. agu + çiçeği) bk. ak + Ar. ayaklı + ? kekik) bk. Nişanyan. I. “< avurt ‘kökünü bilmiyoruz. Akdeniz Bölgesi’nde üzüm mevsiminde sarı çiçek açan geniş yapraklı bir ot (DS. Başak tutmak üzere olan ekin. I. agu) Ormanların taşlık yerlerinde yetişen zehirli bir bitki. avu (DS. 2. lak. avocado. otu) bk. 394) Avşar otu: (< öz. I. 2. 165. lkbaharda çiğdemle birlikte açan. 33) Defnegiller familyasından. Afşar otu (TBAS. Afşar/Avşar + T. 117) avşak: (< T. Eren. (avu çiçeği). I. 394) avu çiçeği: (< T.201 avkuş: (< T. 1. avli + T. 37) avokado: (< sp. 393) avşam: (< T. 384) ayaklı kekik: (< T.

411) aydede: (< T. DS. I. ay + elması) Kırmızı. sarı renkli çiçeği çok iri olan. I. otsu bir bitki türü. I. 460. yurdumuzda çok yetiştirilen. aydıŋ. aygün çiçeği çekirdek. meyveleri kuruyemiş olarak yenen ya da yağ eldesinde kullanılan. iri taneli. bir yıllık. I. I. I. ETA. aydın + Far. erken olan bir çeşit üzüm (DS. 1. ayçiçeği (DS. Helianthus annuus. 236) bk. 412) aydın göz: (< T. 411) aydın: (< ET. (aydede. 234) Zakkum (DS. 407) ayaş: (< T. 173.ayas. “Parlak. adgır + Far. 65. aygün aşığı. gul + T. 197. BTS. ay + gün) bk. aydınlık gece anlamına gelen Türkçe bir isimdir. 405) ayān: (< Ar. ayçiçeği (DS. I. gün çiçeği. I. I. 412) aydın çiçeği: (< T. aydın + buğday) Yassı ve beyaz bir çeşit buğday (DS. kimi beyaz iri taneli üzüm (DS. acı meyveli.A. Krş. 553. I. 412) aydın buğday: (< T. aydın + göz) Siyah.bel. Tietze.Y. aydın gülü. ay + çiçeği) Birleşikgillerden. www. gürgene benzer bir çeşit ağaç (DS. Tietze. SA. -ü) bk.202 ay alması: (< T. aydın + çiçeği) bk. gündoğdu. uzun saplı. Clauson. gündöndü.. aygün. 412) aydın gülü: (< T. günaşık. günebakan). 414) aygün: (< T. 412) aygır incir: (< T. 318. encīr) Erkek incir (DS. ay + dede) bk. 412) aydeçi: (< ? ) Ayrık otu (DS. I. aygır < ET. ayçiçeği (DS. I. 268. aydın. 408) ayçiçeği: (< T. II. ayaş < ayas. ayçiçeği (DS. 412) . ayçiçeği (DS. aydın çiçeği. I.tr”) Kimi siyah. (TS. ‘ayān.

203

aygün aşığı: (< T. aygün + Ar. āşı + T. -ı) bk. ayçiçeği (DS, I, 412) aygün çiçeği: (< T. aygün + çiçeği) bk. ayçiçeği (DS, I, 412) ayı ardıcı: (< T. ayı + ardıcı) Kış mevsiminde olgunlaşan meyveler ayılar tarafından besin olarak tüketilir. Meyvelerini ayıların yemesinden dolayı bu ismi almıştır, Juniperus drupacea, (Duran, 223-229) ayı asması: (< T. ayı + asması) Hanımeli çiçeği (DS, I, 416) ayıayağı: (< T. ayı + ayağı) Bitkinin parçalı yaprakları ayı ayağına benzemesinden dolayı bu ismi almıştır, Ptilostemon chamaepeuce, (Duran, 223-229) ayı baldıranı: (< T. ayı + ? baldıran + T. -ı) Yumru kökü zehirli bir ot, baldıran otu (DS, I, 416) ayıboğan: (< T. ayı + boğan) Yenmesi zor, boğaz tıkayan bir çeşit armut (DS, I, 416) ayıcı: (< T. ayıcı) Bir çeşit sarı mantar (DS, I, 416) ayı çiğdemi: (< T. ayı + çiğdemi) Çokça ormanlarda biten, seyrek dokulu, acı bir çiğdem çeşidi (DS, I, 416) ayı çileği: (< T. ayı + çileği) bk. güzelavrat otu (TBAS, 37) ayıeli: (< T. ayı + eli) bk. peynir otu (TBAS, 37) ayı elması: (< T. ayı + elması) Dutgiller familyasından, ana vatanı Amerika olan, bahçe kenarlarında çit bitkisi olarak yetiştirilen, meyveleri 10-15 cm çapında, portakal biçiminde, dikenli ve diyoik bir ağaç türüdür, Maclura pomifera, (TBAS, 37; BTS, 65; DS, I, 416)

204

ayı eriği: (< T. ayı + eriği) Yenmeye elverişli olmayan çok ekşi ya da çok acı bir erik çeşidi (DS, I, 416) ayı fındığı: (< T. ayı + Ar. fundu + T. -ı) Ayı fındığıgiller familyasından, 2-5 m kadar boyda, yaprakları büyük, gövdesi marangozluğa elverişli, beyaz çiçekli, meyveleri 1-2 tohumlu, tohumlarından yağ elde edilen ve tespih yapılan çalımsı bir bitki, Styracaceae, (TBAS, 37; BTS, 65; DS, I, 416) ayı fıstığı: (< T. ayı + Ar. fustu + T. -ı) Gürgen meyvesi (DS, I, 416) ayı gülü: (< T. ayı + Far. gul + T. -ü) ki çenekliler sınıfının düğün çiçeğigiller familyasından, çiçekleri büyük ve kırmızı renkli, çok yıllık, otsu ve rizomlu bir şakayık türü, Peconia corollina, (TS, 1, 174; TBAS, 37; DS, I, 416; DS, I, 432; TaS, I, 341) ayı köşk: (< T. ayı + Far. kōşk) Bir çeşit zehirli mantar (DS, I, 417) ayıkulağı: (< T. ayı + kulağı) Çok yıllık, sarı çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitki; çuha çiçeğinin bir türü, Primula auricula, (TS, 1, 174; TBAS, 38; DS, I, 416; TaS, I, 341) ayı liforu: (< T. ayı + ? lifor + T. -u) bk. güzelavrat otu (TBAS, 38) ayı ligarbası: (< T. ayı + Yun. ligarba + T. –sı; “< Yun. ligarba; www.ekshi.net”) bk. güzelavrat otu (TBAS, 38) ayı mantarı: (< T. ayı + Yun. manitari + T. -ı) Zehirsiz mantarlardan Boletus türlerine verilen genel ad. Yenen büyük mantarlardır, Boletaceae, (TBAS, 38; BTS, 65) ayınga: (< Erm. ayı’nga) Kaçak tütün, tütün (TS, 1, 175) ayı otu: (< T. ayı + otu) Geniş ve parlak yapraklı bir çeşit yaban ot (DS, I, 420) ayıparmağı: (< T. ayı + parmağı) 10-20 cm yükseklikte, otsu, parazit ve kırmızı çiçekli bir bitki, Phelypaea tournefortii, (TBAS, 38)

205

ayıpençesi: (< T. ayı + Far. pençe + T. -si) Ayıpençesigiller familyasından, çiçekleri kurutularak çaylara koku vermesi için katılan, çok yıllık, dikenli ve otsu bir bitki, Acanthus dioscoridis, (TBAS, 39; BTS, 66) ayı soğanı: (< T. ayı + soğanı) bk. ada soğanı (TBAS, 39) ayı şalgamı: (< T. ayı + Far. şal am + T. -ı) Dağ soğanı da denilen, ince, yeşil yapraklı, yumru köklü bir ot (DS, I, 420) ayıt: (< Ar. ‘īd; Eren, 176; Tietze, 237), (And. Ağz.: hayıt) Mine çiçeğigillerden, Akdeniz çevresinde yetişen, küçük, ince yapraklı, kokulu, mavi, beyaz veya menekşe renginde çiçekler açan, halk indinde kutsal sayılan, 1-2 m boyunda bir ağaççık, hayıt, Vitex agnuscastus, (TS, 1, 176, 968; DS, I, 421; TaS, I, 317) ayı üzümü: (< T. ayı + üzümü) Fundagillerden, 25 cm kadar boyda, küçük taneli yemişler veren, Karadeniz Bölgesi’nde yüksek kesimlerde orman altlarında yaygın olarak bulunan ve yaprak döken tüylü bir bitki, Arbutus uva ursi, (yaban mersini), (TS, 1, 176; BTS, 65) ayı yemişi: (< T. ayı + yemişi) Koca yemiş (DS, I, 421; TBAS, 39) aylandız: (< Çince ailanto’dan; TS, 1, 177) Sedef otugillerden, Avrupa’ya Çin’den getirilmiş, kısa zamanda yetişip boy attığı için bir gölge ağacı olarak dikilen, kötü kokan bir ağaç, kokar ağaç, Ailanthus glandulosa, (TS, 1, 177) aynısefa: (< Far. ‘ayn-ı śafā’) Birleşikgillerden, çiçekleri sarı renkli bir kır bitkisi, Calendula arvensis, (TS, 1, 178) ayrelli: (< ? Yun.) Kuşkonmaz çiçeği (DS, I, 430) ayrı çanak yapraklılar: (< T. ayrı + çanak + yapraklılar) Çanak yaprakları birbirine bitişmiş olmayan bitkiler (TS, 1, 179)

206

ayrık otu: (< T. ayrık < ET. adrık + otu) (And. Ağz.: aylık) Buğdaygillerden, kökü hekimlikte idrar söktürücü olarak kullanılan, çok yıllık, rizomlu, otsu ve yabani bir bitkidir, Agropyrum repens, (TS, 1, 179; TBAS, 39; BTS, 66; DS, I, 425; AVA, 246) ayrı taç yapraklılar: (< T. ayrı + Ar./Far. tāc + T. yapraklılar) Taç yaprakları birbirine bitişik olmayıp yan yana yer almış bulunan bitkiler (TS, 1, 181) ayşekadın: (< öz. is. Ayşe + Soğd. kadın), (And. Ağz.: ağşādın, ağşağadun, ağşa kadın, ayşagadın, ayşakadın) Kılçıksız, lezzetli bir tür fasulye (TS, 1, 181; DS, I, 113, DS, I, 431; DS, XII, 4426; Krş.Y.A., 272, 475) ayu mamuğu: (< T. ayı + ? mamuk + T. -u) Yabani can eriği (DS, I, 432) ayva: (< Far. ābiyā; Nişanyan, 34; Eren, 29; Tietze, 244), (And. Ağz.: eyva, hayva, heyva) Gülgillerden, çiçekleri iri ve pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç ve bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi, Cydonia vulgaris, (TS, 1, 181; BTS, 66; DS, VII, 2355; DS, XII, 4516; AA, 140; AAT, 56; DA, 120, 159; EYAD, 162; Gaz.A., III, 397; GD AT, 84, 288; Ka.Y.A., 252, 276; K AT, 222; Krş.Y.A., 218, 482; OAAD, 40, 160; ST AT, 243; T YA, 254; UA, 85, 113; TaS, III, 1907) ayvadana: (< Yun. ayiovotano; Eren, 29; Tietze, 244) Yüksekliği 15-70 cm, sık tüylü, soluk sarı çiçekli, çok yıllık ve otsu bir bitki, Archillea nobilis (TS, 1, 181) ayvaganı: (< Far. ābiyā + T. kanı) Beyaz çiçek açan, dere kenarlarında yetişen bir çeşit ağaç (DS, I, 433) azak: (< ? ) Domates (DS, I, 435) azak eğiri: (< ? azak + Yun. ákoron + T. -i) bk. eğir kökü (TBAS, 39)

207

azan: (< T. azan), (And. Ağz.: azgan, azzan) Dikenli, bol ve ufak sarı çiçekli bir çeşit çalı (DS, I, 435, 438, 443) azat: (< Far. āzād; MBTS, 1, 240) 1. Kırlarda yetişen tek ve büyük ağaç, 2. Yabani armut, 3. Ormanda, tarlada budanmadan büyümeye bırakılmış ağaç, 4. ri ağaç, 5. Palamut ağacı, 6. Budanmış büyük meşe, ardıç ağacı (DS, I, 435) azezi: (< Ar. ‘azį z + Ar. -î), (And. Ağz.: azazi) Taneleri sivri uçlu bir çeşit üzüm (DS, I, 437) azırgan: (< T. azırgan) Yol kenarlarında birbirine sarılarak büyüyen, boyu iki-üç metre kadar yükselebilen bir çeşit dikenli bitki (DS, I, 440) azmuk: (< T. azmuk), (And. Ağz.: azmuh) Bahçe ve bostanlarda biten yabani otlar (DS, I, 443) azor: (< ? ) Söğüte benzer bit ağaç (DS, I, 443) azraz: (< ? ) Ormanlarda kendiliğinden yetişen bir meyve ağacı ve bu ağacın küçük kahverengi meyvesi (DS, I, 443) azvay: (< Far. āzvāy; Tietze, 251; Eren, 30), (And. Ağz.: azvéy) Acı bir bitki, sarısabır (DS, I, 443) -Bbabaçça: (< Sırpça-Hırvatça popadica; Tietze, 253) 1. Papatya, 2. Pire öldüren bir çeşit ot (DS, II, 448; TBAS, 40) baba inciri: (< Far. bābā + encīr + T. -i) Olgunlaşmadan düşen erkek incir (DS, II, 450) babak: (< çocuk dili) Çocuk dilinde kabak, kavun, karpuz vb.ne verilen ad (DS, II, 450)

208

babır: (< Yun. pápiri; Tietze, 254), (And. Ağz.: babıra, babrik, barba) Göl kenarlarında biten bir çeşit saz (DS, II, 453; TBAS, 40) babut: (< ? ), (And. Ağz.: bacud) Taze fasulye (DS, II, 455) babutsa: (< ? ) Mısır inciri (DS, II, 455) bacakkıran: (< OFar. pāçak + T. kıran) Nemli bölgelerde yetişen yeşilimsi sarı çiçekli bir bitki, Narthecium, (TS, 1, 189) badat: (< Fr. patate “Eski zamanda Orta Amerika’da yaşayan Taino Kızılderililerinin dilindeki batata (patates) kelimesinden”; Tietze, 256) Birleşikgillerden, şekeri çok, bir tür yer elması (TS, 1, 190) baddem: (< ? ) Kaynatıldığında al renk veren bir çeşit ot (DS, XII, 4439) badem: (< Far. bādām; Nişanyan, 36; Eren, 32; Tietze, 256), (And. Ağz.: bayam, bayan, bıyam, paya, payam, payem, piyam) Gülgillerden, 6-8 m yükseklikte, yurdumuzun her yerinde yetişen, dikensiz, pembe veya beyaz çiçekli bir ağaç ve bu ağacın yaş veya kuru yenilen yemişi, Amygdalus communis, (TS, 1, 190; TBAS, 40; BTS, 68; DS, II, 578; DS, XII, 4449; DS, XII, 4640; DA, 136, 149; EYAD, 47, 76; EYAD, 237; Gaz.A., III, 550; GD AT, 301; Ka.Y.A., 202; Krş.Y.A., 464; UA, 128; TaS, I, 465; TaS, V, 3182) badıç: (< Erm. patic; Eren, 32; Tietze, 257) Bir çeşit ot (DS, XII, 4439) badıramba: (< Far. bādranbūya/bād-rang-būya; Tietze, 258) Arıların çok sevdiği güzel kokulu bir ot (DS, II, 467) badi: (< ? badik < badi) Ufak mısır, cin mısırı (DS, II, 470) badik: (< ? badik “kısa boylu, bodur, tıknaz”; Tietze, 258) Kuru fasulye (DS, II, 470)

209

bagmen: (< bağmen < Far. bā bān; Tietze, 262) Bir çeşit armut (DS, II, 472) bağa: (< ET. bāka “kurbağa”; MBTS, 1, 254) Yaprakları yaraları iyileştirmekte ve et dolması sarmakta sebze olarak kullanılan, bir veya çok yıllık otsu bitkiler (TBAS, 40; DS, II, 473) bağa yaprağı: (< bağa < ET. bāka + yaprağı) bk. bağa (TBAS, 41) bağboğan: (< Far. bā + T. boğan) Küsküt, şeytansaçı (TS, 1, 192) bağbozan: (< Far. bā + T. bozan) bk. bostanbozan (TBAS, 41) Bağdat hurması: (< öz. is. Bağdat + Far. ħurmā + T. -sı) bk. amme (DS, I, 239) bağırgan: (< T. bağırgan), (And. Ağz.: bağurganı) Tarla sarmaşığı (DS, II, 479) bağırsak otu: (< T. bağırsak < ET. bagırsuk + otu) Farekulağı (TS, 1, 195) bağırtlak: (< ET. bagırlak < bağır “göğüs” + -lak eki ‘Aradaki -t- eki fonetik bir ilâvedir’; Tietze, 261), (And. Ağz.: boğartlak, boğurtlak) 1. Yoncaya benzeyen bir ot, 2. Yeni çıkan başak (DS, II, 480, 723, 731) bağlaşık: (< T. bağlaşık) Sarmaşık (DS, II, 484) bağrıbütün: (< T. bağrı + bütün), (And. Ağz.: baribütün) Top çekirdekli bir çeşit kavun (DS, II, 484; 533) bağrıkara: (< T. bağrı + kara) bk. baldırıkara (TBAS, 41) bahar: (< Far. behār) 1. Zeytin çekirdeği ve ceviz büyüklüğündeki kavun, 2. Yeşillik, yenilebilen otlar, 3. Sigara tütünü (DS, II, 487) bahar otu: (< Far. behār + T. otu) bk. çuha çiçeği (TBAS, 41)

210

bahçe domatesi: (< Far. bā ça + Yun. domates + T. -i) Tarla ve bahçelerde sun’i gübre kullanmadan, doğal olarak yetiştirilen domates türü (TS, 1, 200) bahçe hezareni: (< Far. bā ça + Far. hezār-reng + T. -i) bk. hezaren (TBAS, 41) bahçe kekiği: (< Far. bā ça + ? kekik + T. -i) Bahçelerde özel yöntemlerle yetiştirilen kekik (TS, 1, 200) bahçe nanesi: (< Far. bā ça + Ar. na’nā’ + T. -si) Bahçelerde yetiştirilen bir nane türü (TS, 1, 200) bahçe teresi: (< Far. bā ça + Far. tere + T. -si) bk. tere (TBAS, 41) bāk: (< Far. bāk; MBTS, 1, 264) Esrar otu, afyon (DS, II, 489) bakam: (< Ar. ba am) Baklagillerden, odunundan kırmızı boya çıkarılan bir ağaç, bakkam, Haematoxylon campechianum, (TS, 1, 202) bakıldak: (< T. bakıldak ?) Taze fasulye (DS, II, 492) bakıldak otu: (< T. bakıldak + otu) Susam (DS, II, 492) bakır bağcığı: (< T. bakır + bağcığı) Dere kenarlarında yetişen bir çeşit sarmaşık (DS, II, 494) bakla: (< Ar. bā ilā; MBTS, 1, 267), (And. Ağz.: bağala, bahla, bala, bekle, boklo, paala, pağla, pahla, paħla, pakla, palaa, patla) Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, beyaz çiçekli, taneleri badıç içinde bulunan tek yıllık, otsu bir bitki ve bu bitkinin yeşil ürünü veya kuru tanesi, Vicia faba, (TS, 1, 205; BTS, 71; DS, II, 473, 494, 496; DS, IX, 3379, 3381; DS, XII, 4632; AA, 149; AAT, 205; AAT, 43; AVA, 340; Erz. .A., III, 254; Gaz.A., III, 547; GD AT, 178, 301; K AT, 18; OAAD, 254; SA, 184; T YA, 251; UA, 128; ZBK A, 164, 190)

211

baklaçalısı: (< Ar. bā ilā + T. çalısı) Ekin tarlalarında yetişen, yeşil meyveli, baklagillerden bir bitki (DS, II, 495) bakla çiçeği: (< Ar. bā ilā + T. çiçeği) Sarımtırak eflatuna çalan beyaz renkte olan bitki (TS, 1, 205) baklagiller: (< Ar. bā ilā + T. -giller) Bakla, fasulye, akasya, keçiboynuzu gibi badıçlı pek çok sebze ve ağaçları içine alan, yaprakları parçalı, çiçekleri er dişi, çanak yaprakları 5’li ve birleşik, 10 adet stamenli, legümen ya da lomentum tipi meyveleri olan, ülkemizde 68 cins ve 100 kadar türle temsil edilen, bir, iki ya da çok yıllık, otsu, çalımsı ya da ağaçsı bitkiler (TS, 1, 205; BTS, 71) baklakıran: (< Ar. bā ilā + T. kıran) bk. canavar otu (TBAS, 41) bakla soğan: (< Ar. bā ilā + T. soğan) Bakla zamanı çıkan bir çeşit soğan (DS, II, 495) balanur: (< ? ) ncir (DS, XII, 4441) balaband: (< Far. bālābān; Tietze, 269) Kaynatılarak içilen bir ot (DS, II, 497) baladız: (< ? ), (And. Ağz.: balardız, balarış, balarız, balaz, baldız) 1. Ağaç, asma filizi, sürgün, fışkın, piç, 2. Çalılar arasında yetişen, yakacak olarak kullanılan bir bitki (DS, II, 497) bal armudu: (< T. bal + Far. emrūd + T. -u) bk. balbardağı (DS, II, 500) balaşlama: (< T. bal + aş(ı)lama) bk. balbardağı (DS, II, 500) balbal: (< T. bal + bal) Beyaz ve yuvarlak taneli bir çeşit üzüm (DS, II, 500)

212

balbardağı (< T. bal + bardağı) 1. Erken olgunlaşan, yeşil renkli, çok sulu ve tatlı bir çeşit armut, 2. Küçük yapraklı, kırmızı çiçekli, kırıldığı zaman tatlı bir su salıveren zehirsiz bir ot, (DS, II, 500) balbardak: (< T. bal + bardak) bk. balbardağı (DS, II, 500) balçık hurması: (< OT. balçık + Far. ħurmā + T. -sı; “< OT. balçık < balk + -(a)ç; Eren, 35”) Mısır ve Irak’ta yetişen bir çeşit hurma (DS, II, 501) bal çiçeği: (< T. bal + çiçeği), (And. Ağz.: bal çiçē) Almaşık yapraklı, kırmızı veya kırmızıya çalar sarı renkli çiçekli ağaççık (TS, 1, 208; DS, II, 501) baldıran: (< kökü belli değildir; MBTS, 1, 271) Maydanozgillerden, nemli yerlerde yetişen, bir veya iki yıllık, beyaz çiçekli, parçalı yapraklı, kuvvetli kokulu ve otsu bir bitkidir, Conium maculatum, (TS, 1, 208; TBAS, 42; BTS, 73; DS, II, 501; DS, XII, 4442; AA, 118; E A, 259) baldıran otu: (< ? baldıran + T. otu) bk. baldıran (TBAS, 42) baldırgan: (< görünüşe göre bal-tır- fiilinin fiilsıfatı; Tietze, 270) 1-1.5 m yükseklikte, çok yıllık, özel kokulu, beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. Erzurum ve Kars bölgelerinde gövdesi, kabuğu soyulduktan sonra çiğ olarak yenir. Heracleum trachyloma, (TBAS, 42) baldırıkara: (< T. baldırı + kara) 10-25 cm boyunda, çok yıllık ve otsu bir bitkidir. Yaprak sapı dip kısımda siyah renklidir. Toprak üstü kısmı balgam söktürücü ve öksürük kesici olarak kullanılır. Asplenium adiantum-nigrum, (TBAS, 43) baldırıkız: (< T. baldırı + kız) Semiz otu (DS, II, 502) balgam elması: (< Ar. bal am + T. elması) Sarı renkli, iri ve tatlı bir çeşit elma (DS, II, 503)

213

balık ağusu: (< T. balık + ağusu) Sarı sütleğen denilen bitki (TaS, I, 390) balıkkıran: (< T. balık + kıran) Tohumu suya atıldığı zaman balıkları sersemleştirerek suyun yüzüne çıkmalarını temin eden sarı çiçekli ve sapları sütlü bir bitki (DS, II, 505) balık otu: (< T. balık + otu) Cava ve Malabar’da yetişen, zehirli meyvesiyle balıkları sersemleterek avlamaya yarayan bir bitki, Anamirta (TS, 1, 210) balık öldüren: (< T. balık + öldüren) Sarı sütleğen denilen bitki (TaS, I, 391) balık sütleğeni: (< T. balık + sütleğeni) bk. balıkkıran (DS, II, 505) balımışık: (< T. balım + ışık) Baharda yetişen ve yaprağından börek yapılan bir bitki (DS, II, 505) bal kabağı: (< T. bal + kabağı) çi turuncu, iri ve tatlı bir kabak çeşidi, Cucurbita moschata, (TS, 1, 211) balkadın: (< T. bal + Soğd. kadın) Yenilebilen bir çeşit mantar (DS, II, 507) balkıza: (< T. bal + kız + a) Yarısı kırmızı, yarısı beyaz veya karışık olarak meyve veren dut ağacı (DS, II, 508) ballı: (< T. ballı), (And. Ağz.: bāli) Koyu pembe renkli, ince kabuklu, çekirdeği orta büyüklükte, kısa saplı ve çok tatlı bir çeşit kiraz (DS, II, 506, 509) ballıbaba: (< T. ballı + Far. bābā) Ballıbabagillerden, boynuz gibi meyvesi olan ve tanelerinden tespih yapılan, beyaz çiçekli, bir ya da çok yıllık otsu bir bitki, Lamiumalbum, (TS, 1, 212; TBAS, 43; BTS, 375; DS, II, 509) ballıbabagiller: (< T. ballı + Far. bābā + T. -giller) Gövdeleri dört köşeli, yaprakları basit ya da parçalı, güzel kokan, aromatik yağ içermelerinden dolayı farmakoloji ve parfümeri sanayiinde kullanılan, ülkemizde 750 kadar türle temsil edilen, nane, lavanta

214

çiçeği, kekik gibi kokulu bitkileri içine alan, bir ya da çok yıllık, otsu ya da çalımsı bitkiler (TS, 1, 212; BTS, 75) ballı boynuz: (< T. ballı + boynuz) Bakla şeklinde ve kahve renkli, yenilebilen tatlı bir çeşit meyve (DS, II, 509) ballıca: (< T. ballıca) Bir çeşit armut (DS, II, 509) ballıdarı: (< T. ballı + darı) ncir (TS, 1, 212); ballık: (< T. ballık), (And. Ağz.: bollık) Baklagillerden, çiçeği emildiğinde tatlımsı bir madde çıkaran bitki (DS, II, 510, 735) ballıka: (< ? ) Soya fasulyesi (DS, II, 510) ballıkara: (< T. ballı + kara) Bir çeşit kara incir (DS, II, 510) ballık otu: (< T. ballık + otu) bk. ballıbaba (TBAS, 43) bal mantarı: (< T. bal + Yun. manitari + T. -ı) stanbul civarında (Belgrat ormanı) yetişir, yenen bir türdür, Armillariella mellea, (TBAS, 43) balma üzüm: (< ? balma + üzüm), (And. Ağz.: balma) Taneleri iri ve koni şeklinde olan kurutulmaya elverişli üzüm (DS, II, 510) balsama: (< Far. belesān) Misvak ağacı (TaS, I, 394) baltabatak: (< T. balta + batak; “< balta < ET. baltu ‘Hangi dilden alındığı kesin olarak belli değildir, kelime Türkçeden komşu dillere de geçmiştir’ MBTS, 1, 275; Eren, 37”) Kır sarmaşığı (DS, II, 511) bal üzümü: (< T. bal + üzümü) Kokulu ve yuvarlak taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS, II, 512; GD AT, 264)

3116. pomidoro/pomodoro. meyvesinden kokusuz bir yağ elde edilen ağaç. 214. 274). Krş.: mambalotu) Sıcak ve ılıman bölgelerde yetişen otsu veya çalı türü bir bitki. 175) banadura: (< t. 214. XII. mobilya. manadura. Moringa oleifera.A. 3388) bambu: (< Fr. çiçekleri salkım durumunda. 515. DS.. (And. 75) bambul: (< ? bambul. 75. 279. (TS. müsilaj bakımından zengin meyveleri hem taze olarak. Tietze. IX. 1. banada. II. banak < ban-. 1. banadur. Tietze. 463. III. banatura. 275) Marul (DS. 3116. yaprakları telek damarlı. Asya’nın tropik bölgelerinde ve Afrika’nın kuzeyinde yetişen. Gelincik çiçeği (DS. bamle. DS. 71. III. banader. Ar. 214. banadora.A. (And. banadore. mamya. Heliotropium.Y. 12. 4443) ban ağacı: (< Ar. II. banadara. (TS. hem de kurutularak yenilen bir bitki. mamador. ağacı) 1. sıcak ülkelerde yetişen. II. 275). BTS. Ağz.: pampal) Karaağacın meyve veya çiçekleri. IX. ZBK A.A. bamile. bāmiyā/bāmiya. 37. Gaz.. DS. (And. BTS. panadora. 514. (TS. 516) . bamiye. Bambusa vulgaris. Erz. 3115) bamya: (< Far. 3389. Ağz. Sepetçi söğüdü. panadura) Domates (DS. manator. 513. Ağz. 275) Zambak (DS.. bāmiya. boyu 25 m kadar olabilen.: bamıya. sorkun (TS. Hibiscus esculentus. IX. ülkemizde kültürü yapılan. II. merdiven. Ka. DS. IX. 1. baston gibi birçok eşyanın yapımında kullanılan bir tür kamış. bambou) Buğdaygillerden. mamye. bonadura. manya) Ebegümecigiller familyasından. 2. . 33. Tietze. 1. DS.. Tietze. Ağz. 146. TAYA. 2. II. 214) banak: (< T. (And. bandura. banya.: bamador. otu).215 bambal: (< ? ). 514) bambul otu: (< ? bambul + T. bān + T.A. DS.Y.

banda. 40) Barbunya (fasulye) (DS. Bandırma + T. 527) barcaş: (< ? ) Pekmez yapmaya elverişli. bondırma) ri taneli beyaz üzüm. (TS. 218. 518) ban otu: (< Ar. Nişanyan. barbone < Lat. 1. barbounia ~ t. 524) barbun: (< Yun. bandık) Genişçe yapraklı yabani bir ot (DS. 518) Bandırma kabı: (< öz. II. ahlat. bànda < t. kabı) bk. II. (TS. 517) Bandırma: (< öz. bān + T. 527) . TBAS. TBAS. sulu. Kuzey Afrika ve Avrupa’nın sıcak bölgelerinde yetişen. II. II. çok yüksek olmamakla birlikte. 517. banta.216 banda: (< Yun. 276). yaprakları ağrı kesici olarak kullanılan. Bandırma + T. bandırma üzümü). üzümü) bk. barbone < Lat. 519. is. *bhardha. 216. Tietze.: banga. 20-100 cm yükseklikte. bandırma (DS. otu) Asya. zehirli ve otsu bir bitki. (TS. 222) bandık: (< T. Adansonia digitata. panta) 1. II. elmanın ufağı (DS. 527) barbunya: (< Yun. Eren. 518) Bandırma üzümü: (< öz. oval veya yassı. bandırma (DS. (barbun). Ağz. DS. barba ~ HAvr. sıcak ülkelerde yetişen. razakı (bandırma kabı. is. Hyoscyamus. *bhardha. II. BTS. barbounia ~ t. bara barmak ?) Bir çeşit ot (DS. yumuşak tüylü. 40) Taneleri yuvarlak.: bandurma. II. II. 522) baobap: (< Afrika yerli dillerinden) Ebegümecigillerden. 1. beyaz üzüm çeşidi (DS. Yabanî armut. gövdesinin çevresi 20 m yi aşabilen bir ağaç. Eren. 2. (And. 44. kırmızı benekli bir tür fasulye. Bandırma). (DS. is. Nişanyan. ekşimtırak bir meyve. 41. barba ~ HAvr. Ağz. (And. Elmadan küçük. II. 75) banraz: (< ? ) Kayın ağacı (DS. 217) bara barmak: (< T. 41. II. 1.

280) bk. bardakçı + Far. II. başı) Gözerin üstüne gelen tohumluk iri buğday (DS. bardak + -cık “küçültme eki”.: bartlek) lkbaharda tarlalarda kendiliğinden yetişen ve sarı çiçek açan yabani bir ot (DS. II. (DS. Tietze. bardak + eriği) ri ve tatlı bir tür erik (TS. 44. 535) bartlak: (< T. 535) bartınya otu: (< EYun. 2-3 m yükseklikte. otu) Mısır tarlalarında yetişen. 77) basbaşı: (< ? bas + T. ağacı) Cehrigiller familyasından. (DS. encīr + T. II. 527) bardakçı: (< T. bardakçık + eriği) bk. 30-35 cm yüksekliğinde bir bitki (DS. 527) bardacık eriği: (< T. sarı veya mor renkte bir çeşit erik (DS. Ağz. 538) . II. bart “testi. bartlak). 527) bardakçı inciri: (< T. (And. bardacık – 1. Eren. II. 284) Yiyen hayvanları öldürebilen zehirli bir ot (DS. II. 348) Havuç (DS.217 bardacık: (< T. II. 529) bardak eriği: (< T. pyritēs “barut” + T. parténion + T. -i) bk. 219) barnak: (< T. bardacık –1. 527) bardak: (< ET. bardacık – 1. bardakçı) bk. Uzun. II. 535) barut ağacı: (< Yun. dikensiz bir ağaççıktır. bardacık – 1. parmak. Tietze. (DS. 325. II. 280) 1. Tietze. (TBAS. 2. II. parténin/partén. (DS. Frangula alnus. kap” + -ak küçültme eki. 1. BTS. kokulu. 535) bartun: (< Yun. kabukları müshil olarak kullanılan. Nişanyan. Taze incir.

Spika. 1.. başı + bütün) Kırmızı pancar (DS. (TS. batı + Far. 564) bataklık nergisi: (< T. Ranunculus ficaria. lahano) Yaprakları sıkı. batırgan) Yaprağı maydanoza benzeyen ve sapı soyularak yenen bir bitki (DS. baş + Yun. II. (BTS. 43. II. 565. Caltha palustris. Iris pseudacorus. Eren. buğday. 1. 44) batı mazısı: (< T. Tietze./Far. Asya’da yetişen bir ağaç (TS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 1. nergis + T. II.Y. otu) Düğün çiçeğigillerden. Thuja occidentalis. 235. (TBAS. 80) batırgan: (< T. 1. 239) başlı ot: (< T. tohumlarından sabunculukta kullanılan bir yağ elde edilen. sūsen + T. 228) başak: (< T. sarımsı ya da mavimsi yeşil. bataklık + Ar. sarı çiçek açan küçük bir bitki. 196. çok yıllık. 378. bataklık + Far. 290) Arpa. 468) batısabak: (< ? ) Taç yaprakları bitişik bir çiçek (DS. BTS. -i) Rizomlu. bāsūr + T. 1. yuvarlak başlı lahana. başlı + ot) Ekinler arasında biten yabani ot (DS. ülkemizde park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen ağaç ya da çalımsı bitkiler. ana vatanı Kuzey Amerika olan. yulaf gibi ekinlerin taneleri taşıyan kılçıklı başı. -i) Avrupa ve Kuzey Amerika’da güneşli su kıyılarında yetişen çok yıllık bir bitki. E A. 244. Clauson. II. DS. 559) başlahana: (< T. Krş. II. Brassica oleracea. nemli ormanlarda biten.218 basur otu: (< Ar. -sı) Servigiller familyasından. (TS. köklerinde basur memelerine iyi gelen bir madde bulunan. (TS. 571) . 228) basya: (< Lat. yaprakları salgılı. 244) bataklık süseni: (< T.A. 77. Dere ve bataklık kenarlarında yetişir. 463) başıbütün: (< T. kozalakları olgunlaştığında dikdörtgenimsi olan. baş + ak “küçültme eki”. māzū + T. bassia) Sapotugillerden. (TS.

(TS. Begonia. “Kâbe süpürgesi” de denilen bir bitki (DS. 308) beçğı: (< ? ) Bir çeşit ağaç (DS. 595. 1. (And. Tietze. Tietze. 255) . 1. II. -kçik “küçültme eki”. 1. Ağz. Cochlearia armoracia. 251) bebekçik: (< bebe “çocuk dili” + T. II. II. paytaran) nce yapraklı. 255) begonya: (< Lat. 300) Gelincik çiçeği (DS. kulağı) Ekşimsi tadı olan bir ot (AVA. TS.219 bavala: (< ? ) Sarı renkli zehirli bir çiçek (DS. Tietze. güzel kokulu. baside + T. (And. 587) bazin: (< ? ) Evlenme çiçeği de denilen bir çiçek (DS. (TS. ahlat (DS. 304) Akdeniz bölgesinde yaygın bir çiçek (TS. turb + T. asrın başında şöhret kazanan Fransız kaptan Bougainville’in adından. pek çok çeşitleri bulunan sıcak ülke bitkisi. 596) begonvil: (< 19. 585. 587) bazitli mantarlar: (< Fr. -u) ri bir turp türü. II. 251) Yaban armudu. 590) becik kula: (< ? becik + T. manitari + T. -li + Yun. II. 593) bediren: (< ? ).: bedren) 1.: baytıran. II. Ağz. Çitlembik ağacının çiçeği. 3416. -lar) Sporları bazitlerin içinde bulunan mantarlar grubu (TS. ‘abaytarān. 73). basique. 3417) bazik: (< Fr. II. begonia “Michel Begon’un adından”) Begonyagillerden. 248) baytaran: (< Ar. paytar. 1. IX. 1. 2. dekoratif yaprakları ve renkli çiçekleri olan. DS. 573) bayır turpu: (< ? bayır + Far. Sakız ağacının meyvesi (DS.

ak veya kara yemişi. 615) . (And. nohut büyüklüğünde. 610. Cephalaria syriaca. 1. Tietze. 2. IX. MBTS. II. Ağz. küçük çekirdekli. 255) beğ börkü: (< T. Meşe köklerine sarılan güzel kokulu. 1. II. MBTS. (And. çavuş üzümü (DS. Bu çalının mayhoş. Ağz. 45. börk.: meleden. 323). Ağz. 604) Bektaşî üzümü: (< öz. 2. DS. -cik. II. peygamber çiçeği. 414”) Bostangüzeli. iri beyaz taneli bir çeşit üzüm. II. 260. 2480”) Tarlarlarda yetişen bir çeşit ot (DS. 3155) belen: (< EAT. Taşkırangillerden bir çalı. Tietze. Tietze. (And. 612) belerce: (< ? belerce. IX. örneği begonya olan bir bitki familyası (TS. mavi kantaron. 3154. 1. “OT. 613) belestik: (< ? ) Ele sürünce sabun gibi köpüren bir çeşit bitki (DS. 305) Rengi sarımtırak beyaz olan. (DS. bey + börkü. belem) Kokulu. II. begmāz. DS. 4648) belbağlıyan: (< T. bekmes/pekmes < Far. 606) belemir: (< ? belemir. 308. (TS. üzümü) 1.: melemir) Orta Anadolu’da tarlalarda yetişen. XII. çiçekleri mavimsi renkte bir yıllık bir bitki. üzümü) bk. 258) beladan: (< Yun. -giller) ki çeneklilerden. 1. Bir çeşit çınar.220 begonyagiller: (< Lat. piladan) 1. (TS. I. “kökü kesin olarak belli değildir”. begmāz + T. ince kabuklu üzüm (belerçe üzümü). MBTS. bel + bağlayan) Beyaz renkli bir çeşit üzüm (DS. plátanos. horozibiği de denilen çiçek (TaS. 1. 333). 3. “< ET. beleŋ-bileŋ. 309). Eren. 613) belerçe üzümü: (< ? belerce + T. Bektaşî + T. Ribes grossularia. DS. kadife. II. is. 480) bekmezcik: (< Far. belerce (DS. sarmaşık gibi bir bitki (TBAS. begonia + T.

629) benli üzümü: (< T. I. 624) benek: (< T. benli + üzümü) Tanelerinin üzerinde benler bulunan bir çeşit üzüm (DS. “< Far. Tietze. II. II. MBTS.: mengilik otu) Bir çeşit ağılı ot (TBAS. 508) bengildek: (< T. lik + otu. bengi ‘esrar’. (And. 3163) benli belerce: (< T. 317) Macar üzümü denilen meyvedir ki bundan ökse adı verdiğimiz yapışkan madde çıkarılır (TaS. 1. dikenli ve sarı çiçekli bir ot (DS. bengi + T. benlik) Kırlarda yetişen. mor”. bıngıldak < bıngıl “anlatıma güç katan söz”. 1. I. 512) berdi: (< Ar. IX. 45. kırmızı benekli bir çeşit üzüm (DS. 629) benlik: (< T. MBTS. 4454) . 317) Suda yetişen. Ağz. kamışa benzer bir çeşit ot (DS. ben + benlik) Hasır sandalye ve hasır örmeye yarayan bir çeşit ot (DS. Tietze. 45) bengilik otu: (< Far.221 belladonna: (< t. II. 627) beneviş: (< Far. II. XII. 355) bk. II. Tietze. benli + ? belerce) Beyaz renkte. II. benek) Bir çeşit ot (DS. bardī. 264) bembenlik: (< T. 629) berç: (< ? berç. 627) benekliköse: (< T. 311) Güzelavrat otu (TS. benefş “menekşe renginde. 314) Çitlembik (TaS. 1. DS. kūse) Tanelerinin karın kısmında benekler bulunan bir çeşit fasulye (DS. 330”). benekli + Far. Tietze. ban otu (TBAS. belladonna < bella “güzel” + donna “kadın”.

222 bere otu: (< ? ET. Potentilla reptans.: berke) 1. (And. 1. emrūd + T. beslek + kaçıran. sürgüne karşı kullanılan bir bitki. 633. 271. beş + bıyık) ri muşmula (TS. beş + parmak + otu) Gülgillerden. beş + damar + otu) bk. 1. 640. 640) Besni üzümü: (< öz. kokulu ve tatlı bir armut türü (TS. yol kıyılarında ve çayırlarda yetişen. 304) Bir çeşit mısır (DS. 4455) bey armudu: (< T.A. kuru soğan (DS. 1. 220) bertik otu: (< T. is. XII. Şeftali (DS. Ağz. EYAD. 1. II. MBTS. Besni + T. Kayısı. çok tatlı. yuvarlak taneli bir çeşit üzüm (DS. Asparagus officinalis. (TS. 2. II. 231. 84) berge: (< Far. bergamotto < T. Tietze. 318). 45) beşparmak: (< T. kabuklarından reçel yapılan. “< besi+le-mek < bisü+le-mek. 277) bey: (< ET. 637) beslek kaçıran: (< T. bertik + otu) Yaraların tedavisinde kullanılan bir çeşit ot. üzümü) En iyisi Besni’de yetişen. çekirdeksiz. (DS. kurt pençesi. otu) bk. taze meyvelerinden bergamut esansı elde edilen ve parfümeri sanayiinde kullanılan ağaçsı bitkiler. barga. (TS. 279) . 645) beşparmak otu: (< T. II.. Gaz. bēg. III. bağa (TBAS. Tietze. ST AT. 276) beşdamar otu: (< T. 51. 45) bergamot: (< t. II. 1. zerdali. BTS. -u) ri. Citrus bergamia. bere + T. yapışkan otu (TBAS. bey + Far. 94) beşbıyık: (< T. beğ armudu) Turunçgiller familyasından. II. beş + parmak) Ayıt adı verilen küçük bir ağaç (DS. 341”) Çok küçük.

bayā + T. bayā + T. sirīş) bk. 647) beyaz divlek: (< Ar. 46) beyaz ot: (< Ar. DS. ada soğanı (TBAS. bir yıllık. 46) beyaz salkım: (< Ar. 46) beyazdikencik üzümü: (< Ar. 46) beyaz papatya: (< Ar.223 beyaz çiriş: (< Ar. “< sarkım < sark-. 47) beyaz soğan: (< Ar. 46) beyaz mantar: (< Ar. 46) beyaz çöpleme: (< Ar. kamış (TBAS. II. BTS. otsu ve parçalı yapraklı bir tür. dikencik + üzümü) nce kabuklu. çöpleme) bk. bayā + ? T. bayā + T. 10-35 cm yükseklikte. Coridothymus capitatus. 87) beyaz püren: (< Ar. küçük çekirdekli. kızılcık (TBAS. Batı ve Güney Anadolu’da kekik yerine kullanılır. 647) beyaz kızılcık: (< Ar. 826”) bk. bayā + T. Clauson. kamış) bk. 46. mor çiçekli. bayā + T. sivri taneli ve geç olan üzüm (DS. biberiye (TBAS. bayā + Yun. bayā + T. çiriş otu (TBAS. akçöpleme (TBAS. papadia) Papatyagiller familyasından. bayā + Far. bayā + ħarba ) bk. II. 47) . bayā + Yun. akçöpleme (TBAS. acı yavşan (TBAS. kekik kokulu. bayā + Yun. un mantarı (TBAS. 46. I. 46) beyaz kamış: (< Ar. Anthemis chia. (TBAS. ot) bk. manitari) bk. prinos) bk. (TBAS. bayā + ? kekik) 50 cm kadar yükseklikte. 143) beyaz harbak: (< Ar. soğan) bk. salkım. akasya (TBAS. çok yıllık ve çalımsı bir bitkidir. 46) beyaz kekik: (< Ar. kızılcık) bk. bayā + T. divlek) bk akbulama (DS.

(TS. Tietze. yurdumuzun her yanında yetiştirilen. II. BTS. bey + böreği) Bir çiçek türü (DS. II. 283. II. bıldırcın + budu. Ağz. 653) bıcırgan otu: (< ? bıcırgan + T. II. bizélia < t. 305) Büyük. beyaz. tırmanıcı bir bitki ve bu bitkinin yuvarlak tanesi. II. bezr. 647) beyböreği: (< T. budursun (buldursun ?) Clauson. beyaz.google. II. 649. II. Tietze. yuvarlak taneli ve kokulu bir çeşit üzüm (DS. 354”) Nanegillerden. kokulu ve ilaç olarak kullanılan zehirli bir ot (DS.com) bezelye: (< Yun. bey + Ar. 648) beyolu: (< T. türlü renklerde olan bir çiçek (DS. DS. MBTS.224 beybeğendi: (< T. Pisum sativum. piselli. (And. bey + beğendi). -ı) Güney ve Batı Anadolu’da 10-1300 metrede kireç taşları ve kum taşları üzerinde yapraklarını döken ağaçlardan oluşmuş orman ve çayırlıklar arasında yetişen ve mayıs ayında çiçek açan bir bitki. 1. tohumluk patlıcan (DS. II. II. 329) (And. 309. 1. Nişanyan. 648) beyzambağı: (< T. 651. 655) bıldırcınbudu: (< T. bezerne) Baklagillerden. (DS. II. 632. “< bıcırgan ‘kökü belli değildir’. II. 50) Acı. leylâk ve kırmızımsı çiçekleri olan. K AT.: beybeyendi) Kokusuz. 332”) Bir armut çeşidi (DS. Tietze. zanba + T. 88.: bedene. 664) . bezene. www. “ET. otu. 647) beydug: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. 339) bezir: (< Ar. Lilium candidum. 647) beylerce: (< ? “Belki bir yer adından”. biçkin < bıçkın) Bir yabanıl ot (DS. 655) bıçgın: (< T. Ağz. bezerna baklası. bereme. bey + oğ(u)lu) Bir çeşit üzüm (DS.

yaprakları ince. Nişanyan. burçak kelimesinin bir varyantı. Ağz. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. porçalık. 43. KMYA. 209. II. 253. 673) bıyık: (< ET. yurdumuzda çok yetişen bir bitki ve bu bitkinin. BTS.A. burçalar. II. -lık) Yerde. (TBAS. 3202. büber. 333) Asma filizi (DS. büver) Patlıcangillerden. kırmızı bir dağ çiçeği (DS. çiçeği. II. II. pırçalık. 89. 288. purçalak. 51. E A. bıdık. bırçılak. BÜYA. 397). 669) bırçalık: (< ET. KYA. yumru köklü. (And. 673) bızalık: (< ? bıza + T. 245. Scorzonera mollis. Tietze. 224. rizomlu. Ağz. 671) bıydım: (< ? ) Sarımsı. AVA. 52. 362. DS. 335. 673) bıyıklı: (< T. II. 115. DS. purçalık) Çok yıllık.: bırçalak. (And. tazeyken sebze olarak yenilen veya kurutulup baharat olarak yararlanılan ürünü. EYA. (TS. II. yapışık küçük yapraklı bir ot (DS. murçalık. 132. 811. 501) bıtım: (< ? ). ETA. yeşil üzüm (DS. burçalak. Gaz. Capsicum annuum. Eren. AAT. 55. yemişi mürverinkine benzeyen bir metre boyunda acı bir ot (DS. Tietze. 234. bürçelek. 674) biber: (< Yun. 825.225 bılka: (< ? ) ri ve çizgili yapraklı bir kır bitkisi (DS. buyurgan ?) Yaprağı söğüt yaprağına. 665) bılkaz: (< ? ) Yuvarlak taneli. 795. 673) bıyırgan: (< T. bibe.: bıttım) Fıstık cinsinden meyve (DS. 5) . II. murçalıh. DS. II. 669. péperi < Eski Hintçe pippali. IX. bıyıklı) Çalı fasulyesi (DS. 3220. TAYA. 38.. II.: bibar. II. II. otu) Dokumada kullanılan bir ot (DS. 52). 1. II. Ağz. pipéri < EYun. 47. (And. mircalık. 171. Tietze. III. 665) bıraş otu: (< ? bıraş + T. burçalık.

2. birāder + T. Tietze. 680) biçinçizılkı: (< ? ) Mart ayında göğeren bir çeşit ufacık bitki (DS. 684. Tietze. 335) Yaprağı bibere benzeyen. pipéri + T. KBAYA. balık avlamakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. 2. 3. bildik). Krş. 48. 683) bidek: (< Yun. koyu yeşil yapraklı. II. Bir çeşit ufak üzüm (DS. II. Ağz. 48) biberli mantar: (< Yun. 678) bicibici: (< bici + bici. II. mor çiçekli ve çalı görünümünde bir bitkidir.Y. Kırmızı benekli fasulye.. 291) bildik: (< T. Küçük. pipéri + T. 335) Ballıbabagiller familyasından. dere kıyılarında yetişen. Gülensoy. Yabanıl ağaçların yenmeyen meyvesi. -li + Yun. apidáki + T. 690. lezzetli olan bazı Lactarius türlerine verilen genel ad. 231. ağacı) Ardıç (DS. I. barbunya (DS. -lice) Acı. kışın yapraklarını dökmeyen. 684) bijiyo: (< ? ) Çam ve köknar ağaçlarının meyvesi (DS. Ağz. piperiá. 111”) 1. ağacı) Amerika elması (TS. 689) bilader ağacı: (< Far. 185) . sık yetişen bir çeşit ot. biddik) 1. Şapka huni biçiminde. (And. XII. 48) bibodca: (< ? ) Kışın hayvan yemi olarak kullanılan bir ot (DS.A. Rosmarinus officinalis. 1. II. 337).: bıldık. biberlice (TBAS. apidáki. 4458) biberlice: (< Yun. (And. 2. 464) bidek ağacı: (< Yun. beyaz veya kirli yeşil renklidir (TBAS. II. manitari) bk. 100 cm kadar yükseklikte. II. piperitza. II. EYAD. BTS. Palamut. “< bici ‘yansıma ses’. Domates (DS. Tietze. (TBAS. 89) biberiza: (< Yun. Ardıç ağacının meyve ve tohumu.: biddik) 1.226 biberiye: (< Yun.

ülkemizde bin bir delik otu cinsi ve bu cinse ait 70 kadar türle temsil edilen otsu ya da çalımsı bitkiler. 90) binbiryaprak otu: (< T. sık çiçek durumundan meydana gelen meyveler. çiçekleri kömeç durumunda toplu olarak bulunan. şerbetçi otu (TBAS. 695) binbal: (< T. mīva) ncir ve dut gibi. bazı cinsleri uçucu yağ veya süt taşıyan bir familya (TS. Ağz. bier + T. II. 1. meyve toplulukları (BTS. 701. (BTS. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. II. 293) bileşik meyve: (< T. bin + kulaç) bk. 48) birbamba: (< ? ) Yaprağı yuvarlak. birleşik + Far. birleşik + -giller) Bitişik yapraklı iki çeneklilerden. 48) binkulaç: (< T. bi’l-‘usāre “özlü”) Bazı yaraları iyileştirmekte kullanılan genişçe yapraklı bir bitki (DS. bin + bir + yaprak + otu) bk. 48) binbir delik otugiller: (< T. yumuşak ve alt tarafı tüylü bir bitki (DS. Ufak taneli siyah üzüm. Tarlalarda yetişen ve taze iken turşusu yapılan dikenli bir ot (DS. birra < Alm. bin + bal) Koyu kırmızı renkli ve tatlı bir cins kiraz (DS. II. karşılıklı dizilişli ya da nadiren dairesel dizilişli. Hypericaceae. çiçeği) bk. otu) ştah açmak için kaynatılarak içilen bir çeşit ot (DS. kantaron (TBAS.227 bileşikgiller: (< T. 697) birgi: (< ? birgi).: birki) 1. civanperçemi (TBAS. (And. bin + bir + delik + otu) bk. II. şeytan şalgamı (TBAS. 695) binbir delik otu: (< T. kokulu ya da kokusuz yağ damlacıklarına sahip. 48) bira çiçeği: (< t. tohumlarında besi doku bulunmayan. 2. bin + bir + delik + otu + -giller) Yaprakları basit. 90) bilisura: (< Ar. 702) . II. 693) bilon otu: (< ? bilon + T.

bitişik + çanak + yapraklılar) Çanak yapraklıları birbirine bitişmiş bulunan bitkiler (TS. 1. tāc + T. 711) bitirge: (< T. yosun. 712) bit otu: (< T. (And. 2. hekimlikte kullanılan bir bitki (TS. Ağz. döl veren ve hayatını tamamladıktan sonra kuruyarak varlığı sona eren. Ağz.+ -ki. bitiniş) Kazayağı da denilen bir ot (DS. 316) .-Sırp. II. I. II. 54. Tietze. Nişanyan. 711) bitişik taç yapraklılar: (< T. brekinya. 354) Birleşikgillerden.: bitgen) 1. 310) birkım: (< ? ) Dağ armudu (DS. 352). Bir çeşit dikenli ot (TaS. bit + otu) Sıracagillerden.: piredin. Tietze. pireytin) 1. Tietze. 2. 702) biryedim: (< Bulg. -cık) Tarlalarda yetişen ve hayvan yemi olarak kurutulan bir çeşit ot (DS. 1. < bit.-Hırv. bitirge) Kayısı (DS. DS. piretin. DS. p’it’na < *pinta. Kocayemiş (TaS. nebat (TS. bitişik + Ar. 1. birincāsf/birincāsb < Ar. 359) Bulunduğu yere kökleriyle tutunup gelişen. II. (And. ot. barancāsaf. I. 1. ağaç gibi canlıların genel adı. 314) bitişik çanak yapraklılar: (< T. Alıç. II. 703) biten: (< T. Nebat. yapraklılar) Taç yaprakları birbirleriyle yandan bitişik olan bitkiler (TS. birçok çeşitleri bulunan ve kuzey yarım kürede yetişen bir bitki (TS. IX. Tietze. bitki. 1. II. 314) bitki: (YT. 3458) bisamcık: (< ? bisam + T.228 birincivasıf: (< Far. 710) bitiniş: (< T. 315) bitne: (< Gürc. II. 615. 609. biten). piretün. 359) Bir ot çeşidi (DS.

daha çok akvaryumlarda bulundurulan su bitkisi (TS. Teucrium labiatac.“(hayvanları) övendire ile yütütmek” + -geç/-giç. II. 717) boduç: (< ET. II. II. bójur. 715) bobo: (< ? ) Fasulye (DS. 716) bocur: (< Bulg. taze bakla (DS. Tietze. Tietze. 363) Şakayık. 364) 1. Fiğlerin çiçekleri dökülünce görülen meyveleri. 715) boce: (< ? ) Gelincik (DS. 1. II. butık. 716) boçça: (< Yun. Bakla. 715) bobruk: (< ? ) Kırmızı ve sütlü bir mantar (DS. II.Sırp. bodurgan) Tatlı. kırmızı renkli bir çiçek (DS. 3. 94) bizlengiç: (< bizle. Tietze. Salatası yapılan bir bitki (DS. mīħ + T. Mahmut) 1. 722) . II. Bamya çiçeği. 2. -ler) Parazit bitkiler (BTS. 722) bodurmahmut: (< T. 722) bodurgan: (< T. 361) Bir armut çeşidi (DS. 720) bodukmuhı: (< ? boduk + Far. laç olarak kullanılan. 3. II. II. 363) Yabanî badem (DS.229 biyaprak: (< ? ) Yaprakları halka dizilişli. bodur + öz. -ı) lkbaharda. bótsa. siyah renkli bir yemiş (DS. is. 316) biyofitler: (< Yun. II. 715) bobotinca: (< ? ) Bir ot çeşidi (DS. 2. bios “hayat” + phyton “bitki” + T.. Tietze. çayırda küme küme yetişen bir mantar çeşidi (DS. II.-Hırv. güve için tütsü yapılan bir çeşit ot. II. Yabani bezelye.

-si) Baklagiller familyasından. ham ayva. otsu ve dikenli bitkilerdir. is. 1. 100) boncuk fasulye: (< ET. (TS. 99. II. 49) bohça çiçeği: (< Far. DS. özellikle kökünde akonitin adında bir zehir bulunan bitki. fasulia + T. su kenarlarında biten. Cionura arecta. çok yıllık. 49) boğazkere: (< T. 731) Bombay fasulyesi: (< öz. boğça + T. (DS. (BTS. 722) bodur ot: (< T. boğaz + çiçeği) bk. 2. yılan sokmasında ilaç yerine kullanılan. bodur + otu) Çok yıllık. Bir çeşit armut (DS. 51) boğumluca otu: (< T. 727) boğaz çiçeği: (< T. II. Burdur ve Isparta dolaylarında kültürü yapılan. boğa + dikeni) Maydanozgiller familyasından. Acunitum napellus. boğan + otu) Düğün çiçeğigillerden. bodur + ot) Kurak yerlerde yetişen ve fazla büyümeyen bir ot. beyaz çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir. 326) . II. mührüsüleyman (TBAS. 320) boğaz alan: (< T. Ajuge chamaepytis labiatae. papatya (TBAS.230 boduroğlu: (< T. meyveleri legümen tipte. II. Denizli. boğaz + ? kere) Bir çeşit üzüm (EYAD. tırmanıcı bir bitki. otsu. fasulia) Bir tür iri taneli fasulye (TS. kurtboğan otu. 722) bodur otu: (< T. BTS. kırmızı çiçekli. 49) boğa dikeni: (< T. (TBAS. çok yıllık. Hayvanlarda zehirlenme yapar. boncuk/moncuk + Yun. Phaseolus coccineus. boğumluca + otu) bk. II. bodur + oğlu) ri taneli üzüm (DS. 779) boğan otu: (< T. Sulu olmayan bir çeşit ayva. Bombay + Yun. boğaz + alan) 1. (TBAS. Eryngium. çiçeği) Bir çeşit çiçek (DS. 49. 1.

330) boruk: (< ? boruk. (TS. Tietze. boncuk + otu) Myosotis türlerine verilen genel ad. II. süpürgeye benzer. beyaz çiçekli. Moğolcadan veya Yunanca pori’den gelmiş olabilir. siyah renkli. 1. kokulu. II. siyah üzüm (DS.231 boncuk otu: (< T. II. 372) Dağlarda yetişen. TBAS. Bir veya çok yıllık. 739) borazan mantarı: (< T. bahār) Müshil olarak kullanılan ince köklü bir ot (DS. 737) boranı elması: (< Erm. 1. MBTS. II. otsu ve zehirli bir bitkidir. yenen bir mantar. borgu + çiçeği) 50-200 cm boyunda. borani/porani + T. 1. 50) boru çiçeğigiller: (< T. 49. BTS. II. 741) boru çiçeği: (< T. 398”) Nohut yaprağı gibi yuvarlak yapraklı. II. 50. 740) borda: (< t. bordo. 736) bor ağacı: (< bor + T. boru + Far. 101) borcabahar: (< ? bor + T. ot (DS. huni biçiminde. yakılabilen bir ot (DS. Craterellus cornucopioides. sarı çiçek açan ve meyvesi çocuklar tarafından patlatılarak oynanan bir ağaç (DS. otu) Dağlarda yetişen ve hayvanlara ilaç yapmakta kullanılan beyaz çiçekli bir ot (DS. 1. MBTS. II. şapkalı. (TBAS. Tietze. süpürge ve yakacak olarak kullanılan çalı. zan + Yun. 741) bosça otu: (< ? bosça + T. II. boru + çiçeği + -giller) Çan çiçeğigiller (TS. 740) borcak: (< burçak ?. -ı) Cantharellaceae familyasından. Datura stramonium. üzümü) ri taneli. 330. 371) Sarı çiçekli. 740) bortum üzümü: (< ? bortum + T. ağacı. boru < ET. -ca + Far. “< bor kökü karışıktır. otsu ve mavi çiçekli bitkilerdir (TBAS. 742) . DS. bir yıllık. 400) Yuvarlak taneli bir üzüm (DS. elması) Yeşil renkli yaz elması (DS. II. manitari + T.

. būstān + T. 742. būstān + T. II. otu) 1. 50) bostan güzeli: (< Far. II. (DS. kokulu bir çeşit kavun. . 51) . Küçük. karpuz (bostan borusu). 2. Boşnak + T. 334) boya: (< T. eriği) Elle kolayca bölünebilen ve çekirdeği ayrılan. 48) bostan borusu: (< Far. Erz. cehri (TBAS. botanique < Yun. boru çiçeği (TBAS. Çiçekleri sarı renkli boyar madde olarak kullanılır. 4463. güzeli) 1. II. 51) bostan otu: (< Far. 742) bostan karanfili: (< Far. būstān + T. borusu) bk. XII. boyacı + kökü) bk. 1. boyacı + katır + tırnağı) Sarı çiçekli. is. morumsu bir erik çeşidi (DS. aspir (TBAS. çok yıllık ve çalı görünüşünde bir bitkidir. yuvarlak. Bahçelerde. pırasa aralarında yetişen bir çeşit ot. bostan (DS. Genista tinctoria. 742) bostanbozan: (< Far. II. 51) boyacı katırtırnağı: (< T. 207. boyacı + dikeni) bk. 51) boyacı dikeni: (< T. Bu türler bir veya çok yıllık. boyacı + Ar. -i) bk.A. Tarlalarda yetişen hardala benzer kırmızı çiçekli bir ot (DS. ‘uśfūr + T. oval. būstān + T. būstān) Hıyar.) Bitki bilimi. Semizotu (DS. 51) boyacı kökü: (< T. DS. 743) botanik: (Fr.232 bostan: (< Far. (TBAS. AAT. II. klorofilsiz ve asalak bitkilerdir (TBAS. kök boyası (TBAS. nebatat (TS. bozan) Cuscuta türlerine verilen genel ad. III. -i) bk. būstān + arnfül + T. II. boya) Bir çeşit ağaç (DS. salatalık. 742) Boşnak eriği: (< öz. 2. 744) boyacı aspiri: (< T.

Bir veya çok yıllık. II. boy(u)nu + bükük) bk. 744) boya çiçeği: (< T. Tchihatchewia isatidea. boya + kökü) bk. (Duran. boyapürü). 2. boya + otu) bk. II. boynuzlu + gelincik) Glaucium türlerine verilen genel ad. 223-229) boynuzlu gelincik: (< T. boyaçın (DS. boya otu. 744) boya kökü: (< T. II. 744) boynuburuk: (< T. Coronilla grandiflora. II. (DS. boynuburuk (1). -sı) bk. boyacı + Yun. boyaçın (DS. papadia + T. II. Dalında olmuş. Meyvelerinin kıvrılmasından dolayı bu isim verilmiştir. pür + T. boyaçın (DS. boyalık) bk. meyvesi boynuz biçiminde otsu bitkilerdir (TBAS. boyaçın) Kökünden boya yapılan bir çeşit ot (boyaçili. boya + çiçeği) ki veya çok yıllık. mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. boya + çili) bk. çiçekleri turuncu. 746) boynuzlu dücük: (< T. Çiçekleri Sivas bölgesinde boyar madde olarak kullanılır. 744) boya otu: (< T.233 boyacı papatyası: (< T. boya + Far. II. Menekşe (DS. II. (TBAS. 51) . boynuzlu + ? dücük) Bitkinin olgunlaşan meyveleri kıvrılarak boynuz şeklini almaktadır. (DS. boyaçın (DS. sapı bükülmüş incir (boynubükük). 746) boynubükük: (< T. 51) boyaçili: (< T. -ü) bk. boy(u)nu + buruk) 1. 744) boyapürü: (< T. kök boyası (TBAS. boyalık. sarıpapatya (TBAS. 51) boyalık: (< T. 51) boyaçın: (< T. kırmızı veya mor renkli.

boz + Far. 750) boz bodur ot: (< T. Trigonella faenum graecum. Tietze. 750) bozca ot: (< T. emrūd + T. II. yer çamı (TBAS.: bay. Ağz. bozamık (DS. kurutulan tohumları çemen yapımında kullanılan. TBAS. köknar (TBAS. 749) bozanak: (< T. II. boynuzlu gelincik (TBAS. II. iri. (And. boynuzlu + Ar. 338. būy. (TS. “< Far. otsu bitki. boz + bağırgan) Sarmaşık gibi. bozanak) bk. Ağz. 52) bozalkat: (< T. boz + bodur + ot) bk. bir yıllık. 52) bozdoğan armudu: (< T. II.: bozdığan. yer çamı (TBAS. otu) Dağlarda biten ve yem olarak kullanılan bir yabanıl ot (DS. bozamık) Ufak. I. (And. bozdurğan) Yazın olan. 643) boz ağaç: (< T. 52) boz darı: (< T. II. yaprakları tüylü bir ot (DS. II. 1. Eren. ahlat) Ahlat. sarı veya beyaz renkli. otu. 45. emrūd) Dağ armudu (DS. bir çeşit ufak armut (DS. yakılan bir ot (bozanak). 52) boy otu: (< Far. 749) boz armut: (< T. 749) bozbağırgan: (< T. 52. boz renkli. darı (TBAS. II. bozdurma) Bir çeşit üzüm (DS. būy + T. 749) bozamık: (< T. 750) bozdurma: (< T. 59. boz + doğan + Far. (DS. 750) . bozca + ot) bk. sarı ve iyi cins bir armut (DS. 10-15 cm yükseklikte. boz + darı) bk. 375”). çiçekleri mavi. 52) bozboruk otu: (< T. TaS. boz + ağaç) bk. -u). boz + Yun. ħaşħāş) bk. II. boy) Baklagillerden. boz + ? boruk + T.234 boynuzlu haşhaş: (< T.

57). sığırkuyruğu (TBAS. ölmez çiçek (TBAS.: böci) Yüksek yerlerde yetişen. boz + elma) Kış elması (DS. II. (And. 755) bödük: (< ? ) Havuç (DS. bozuk) Armut (DS. kenger) Dere boylarında. böğürtleğen. 52) bozoğlan: (< T. 60 cm kadar yükseklikte. böğürtlen. böğürtlen. çok yıllık. büldürgen. 751) bozkulak: (< T. Marrubium vulgare. Ağz.: boğürtlen. büyürlen) Gülgillerden. I. börtlenge. Gülensoy. kalın gövdeli. 664) böğürtlen: (< ET. bubumka. börtliyen. 387) Çiçek (DS. 750) bozge: (< ? ) Tahıl çimlendirmeye yarayan bir ot (DS. (TBAS. bögürtleğen. 52. 1. bahçe çitlerinde ve . II. buğurtlen. II. sindirmeye elverişli olan bitkilerin ortak adı (TS. 751) bozik kenger: (< ? bozik + Far. bö+cü. Ağz. (And. bortlen. Tietze. böğürtlemen. baharat olarak kullanılan. börtlen. sık tüylü ve beyaz çiçekli bir bitkidir. bögörtlen. 751) böbük: (< Yun. 1-2 m yükseklikte. 52) boz ot: (< T. uzun bir çeşit ot (DS. BTS. boz + oğ(u)lan) bk.235 boz elma: (< T. 751) bozuk: (< T. boz + ot) Ballıbabagiller familyasından. II. boz + kulak) bk. BTS. bubúki. börtlüyen. böcek + kapan) Örnek bitkisi drosera olan ve bazı organları böcek yakalamaya. çok gübreli yerlerde yetişen ve geniş yapraklı. böğürtlem. 343. II. I. 141). büğürtlen. karaağaca benzer bir ağaç (DS. II. börtleğen. Nişanyan. bögürtlen. böbrek + eriği) Can eriği (TaS. 106) böcü: (< T. 104. DS. II. bövürtlen. II. 754) böcekkapan: (< T. börtliyem. 757) böğrek eriği: (< T.

61. K AT. bölce. böyrülçe) Fasulyeye benzer bir bitki ve bu bitkinin sebze olarak yararlanılan yeşil ürünü. 348) bubahca: (< ? ) Sarı çiğdeme benzeyen. -ı. börtleyen + dikeni) Böğürtlen çalısı. Rubus caesus. 346. börügüç. 1. 387) Dut (DS. lahano + T. 4464. KYA. dut üzümü (DS. 326) börek mantarı: (< ? T. 203. Eski Kıpçakçada būday. 1. 20-100 cm boyunda bir ot (DS. maydanoz cinsinden bir ot (DS. 765. II. 79. 775) buğasiki: (< T. Vigna sinensis. (TS. DS. II. Nişanyan. taç yaprakları yenilebilen bir çeşit dağ çiçeği (DS. dağda yetişen. 312. manitari + T. 343. dil. börülce. MBTS. II. II. dikeni (DS. 21. 53. çok yıllık bir çalı ve bu bitkinin önce kırmızı iken. 779) buğday: (< ET. 105.: bogülce. bölcen. Tietze. Orta Türkçede buğdāy olarak geçer. K AT. boğa + siki) Ormanda. Türkçeden Farsça ve Rusçaya da geçmiştir’. AA. DS. börek + Yun. Brassica oleracea gemmifera. dikenli. börücek. buğday . 107. 775) bubumka: (< ? ) Böğürtlen. (And. Türkçe böğür’den geldiği anlaşılıyor. (TS. II. (Frenk lahanası). XII. “< börek ‘Kökü kesin olarak belli değildir. DS. < Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. Eren.AA. T YA. 4465) bubu: (< ? çoc. Brüksel + Yun. börçe. bödek. MBTS. II. GBAA. T YA. (TS.236 yol kenarlarında kendiliğinden yetişen. XII. 769) börek otu: (< ? T. TBAS. bubu. börek + otu) Dereotu. börgüce. bu day. is. 413”) Yufka arasına konularak yemek yapılan tatlı mantar (DS. Kelime. olgunlaşınca kararan mayhoş yemişi. 414). 1. böğürce. böğülce. BTS. börüce. 120. 309. Ağz. böğrülce. II. II. 819. -sı) Ceviz büyüklüğünde bir lahana türü. ST AT. böğce. 772) börülce: (< T. Clauson. 769) börtliyen dikeni: (< T. 120. 418) Brüksel lahanası: (< öz. 1. 1. 59. bövülce.

337. 200.A. 589. çiçeklenmesi başak şeklinde. poğday. arpa.. 155. buğday + -giller) Bir çeneklilerden. AVA. 98. Ağz.237 biçimleri göze çarpar. buğdaycık + otu) Eşek kengeri (DS. 277. 780) buğday çiçeği: (< T. (DS. GBAA. 182. 681) buğdaycık: (< T. 4466. SA. 110. morumsu kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 238. II. 780) buğdaycık otu: (< T. bulday. Eren. bir yıllık. 309. 780) buğdaygiller: (< T. büyük bir bitki familyası (TS. T YA. çavdar. gövdelerinin içi boş. yulaf. 202. 56. TaS. 269. ETA. 350. ülkemizde geniş bir alanda kültürü yapılan.. kamış. XII. Triticum. 116. 106. ülkemizde 142 cins ve 520 kadar türle temsil edilen. Gaz. II. pirinç. DA.: boyday. buğday + karamuğu) bk. 1. būday. (TBAS. būdey. ayrık ve çayır otları. 87. Kökenini bilmiyoruz. buğde. 267. E A. 58. bir yıllık otsu bitki. 94. II. 121. 164. büdey. 105. puğday) Buğdaygiller familyasından. 81. buide. K A. BTS.A. 147. bir ya da çok yıllık. 153. BTS. yaprakları kılıçsı ve paralel damarlı. GD AT. puğda. 780) . 389) bk. KMYA. buldey. KYA. II. 222. 340. 119. buydey. buğday + -ık “küçültme eki”. örneği buğday. (And. 35. Tietze. 54) buğdaylık otu: (< T. 1. buydar.Y. bugday. II. KBAYA. buğda. buğdaycık (DS. 113. 42. seyrek tüylü. yabanıl buğday (buğdayık. Agrostemma githago. 84. 62). 86. AA. K AT. 780) buğday karamuğu: (< T. buğdaycık) Buğdaya benzeyen bir çeşit ot. I. UA. mısır. Ka. 118. 151. II. 109) buğdayık: (< T. buğdaylık otu). buyde. buğdey. 39. ilkbaharda buğday tarlasında biten. 235. Moğolca buğudai biçimi Türkçeden alınmıştır. 350. 76. ADYA. çiçekleri başak durumunda. (TS. 144. AAT. 251. DS. 417. buğdaylık + otu) bk. EYAD. 154. 155. 58. bambu olan. buğday + çiçeği) 50-75 cm yükseklikte. 245. DS. buğdaycık (DS. 100. 109. 53. kökleri saçak şeklinde. 227. ST AT. 149. 136. OAAD. ZBK A. 114. III. tohumları kullanılan. buğday çiçeği (TBAS.

794) burç: (< ET. 792) burağan: (< T. bulgar + sıktı) Yer elması (DS. bir veya çok yıllık. 791) bulut üzümü: (< T. 162) . II. IX. KMYA. sarı çiçekli. II. 1. Ağz. bulumbuç. 359) burçak: (< ET. otu) Bir çeşit ot (DS. elması) Kırmızılı yeşilli tatlı elma (DS. II.-î. bulutu (DS. 397. murç/burç < Sans.: bullumbuç. II. ST AT. üzüm) bk. II. Tietze. bulut üzümü). 54. 227. buğdaysı + Far. domuzağırşağı (TBAS. bulumbuşşuk) lkbaharda yaylalarda yetişen ve böreğe konulan. 3487. 789) buluti üzüm: (< T. açılmayan kuru bir meyve. Tietze. buħūr < Ar. DS. bulutu (DS. 791) bulutu: (< T. 219. bulut + üzümü) bk. Tietze. II. burçak. DS. 791) bunbul almasi: (< ? bunbul + T. 161. II. II. 795. buħūr-ı Meryem) bk. mīva) Üst durumlu bir ovaryumdan gelişen ve tohum kabuğunun meyve kabuğundan ayrılmayacak bir şekilde birleştiği tek tohumlu. II. baħūr + T.-î + T. burağan) Buruk tatlı armut (DS. hoş kokulu ve yemeklerde kullanılan bir ot (DS. mercimeğe benzeyen. 397) Ökse otu (TS. marica/marīca. (TBAS. 785) bulgarsıktı: (< T. 788) bullumbıççık: (< ? ). hayvan yemi olarak da kullanılan. Clauson. (DS. (And. soğan çeşidinden bir sebze (DS. karyopsis (BTS. 394) Özel bir rengi olan iri taneli üzüm (buluti üzüm. 783) buhurumeryem: (< Far. II. ETA. bulak + otu) Su gözlerinde biten. 515. bulut + Ar. bulut + Ar. 357) Baklagillerden. II. yakılabilen otsu bitkilerdir.238 buğdaysı meyve: (< T. 109) buhur otu: (< Far. Vicia. 54) bulak otu: (< T. KYA.

: bıdım. 65. II. hayvan yemi olarak kullanılan bir çeşit bitki (DS. būy + T. buŧm. 55. (And. II. XII. 801) burut dimnidi: (< ? burut + Yun. maruli) Göbekli marul (DS. Tietze.com) . danaburnu (Aksan. 60. 402).A. III. 6-7 m yükseklikte ve kışın yapraklarını döken yabani. DS.. Ağz. būy-ı cān) bk. Ağz. butum) Gazi Antep çevresinde çok yetişen. II. -i) Bir çeşit üzüm (DS. 808) buy otu: (< Far. bıttım. II. II. burgacan) Dikenli bir ot (DS. 806. diminitis + T. Türkçenin Gücü. buddum. otu) bk. 98) buvur sakızı: (< Ar. bur(u)nu + kızıl). 807) buynuz: (< T. 4466) burmalı marıl: (< T. (And. 118. II.google. II. Bursa + T. bıtım. 801) Bursa buğdayı: (< öz. Anacardiaceae. baħūr “buhur” + T. Eren. sakızı) Tütsü olarak kullanılan. II.: burnuğızıl) 1. burgaç) Mercimeğe benzeyen.239 burgacan: (< T. UA. 796) burgaç: (< T. burmalı + Yun. boynuz) Güzel çiçekli ağaç (DS. Gaz. 809) buzağıburnu: (< ? buzağı + T. II. 2. www. açık sarı taneli buğday (DS. 805) buttum: (< Ar. (TBAS. buğdayı) ri. Kızılcık (DS. 806. 55) buyurgan: (< T. burnu) bk. civanperçemi (TBAS. 55) buyucan: (< Far. II. günlük de denilen bir bitki (DS. DS. 801) burnukızıl: (< T. Bir çeşit erik. buyurgan) Sultan otu da denilen bir ot (DS. boy otu (TBAS. aşısız fıstık ağacı ve bunun meyvesi. is.

DS. II. bellimbebek. 819) bülbüze: (< ? ) Yabani menekşe (DS. 814. yuvası) Büyük kırmızı gül (DS.240 buzağı otu: (< ? buzağı + T. II. Ağz. SA. 199) bük tudu: (< T. 809) buz karpuzu: (< T. tūt + T. bük üzümü.: böğelek) Sarmaşık şeklinde yabani bir ot (DS. II. buz + Far. 366.: belimbebek. 55) buzalabut: (< ? ) Baharda kırlarda açan mor bir çiçek (DS. II. bellinebenek. II. 821) bürgülü: (< T. -cük).: bülücek. büğrez) Eğri büyüyen ağaç (DS. 814) bük: (< ET. Ağz. 434). bellümbebek) Papatya (DS. II. otu) bk. bük + Far. (And. 814) bük üzümü: (< T. 810) büğelek: (< kökü kesin olarak belli değildir. (And. 827) . II. II. bulbul + T. Eski Türkçe bög ‘böcek’le ilişkili olabilir. II. -u) Beyaz çekirdekli. ħarbuz + T. bülücüyh. bük. II. 1. 819) büllümbebek: (< ? ). (TS. 820) bülücük: (< ? bülü + T. 819) bülçüklü sovan: (< T. bük (DS. pürçekli + soğan) Yeşil soğan (DS. Ağz. bülürcüyh) Fasulye (DS. 761. bürük). Tietze. 1. yılanyastığı (TBAS. II. (And. 404) Böğürtlen (bük tudu. 814) bülbülyuvası: (< Far. bürgülü) Büyük taneli bir çeşit üzüm (DS. bük + üzümü) bk. bük (DS. MBTS. II. II. -u) bk. açılıp güneşe konulduğunda buz gibi soğuyan karpuz (DS. 813) büğrez: (< T.

bürük) bk. 1.: büzgüle. III.241 bürük: (< T. süpürgesi) Emeçleri özellikle dal uçlarındaki kabuk altında sıkı bir ağ örerek çekirdekli yemiş ağaçlarının çiçeklenmesine. cādū/cāźū + Far. Ağz. Ağz. ufak. 3. sivri dikenli bir bitki (DS. büyük ve irmik yapmakta kullanılan buğday (DS. III. Yabanî mantar (DS. büyük + Yun. 58) büyük sarı: (< T. -i) Yaprakları daima yeşil. 840) . büyü + otu) bk. (TS. uzun taneli. dayanıklı siyah üzüm (DS. MBTS. 57) cadısüpürgesi: (< Far. 838) cacık: (< kökü belli değildir. 443. acı yavşan (TBAS. III. Semiz otu. büyük + ay(ı)rık + otu) bk. Tietze. (And. lkbaharda tarlalarda biten ve yenilebilen otlar. 814) büyük ayrık otu: (< T. büzgüllü) Kalın kabuklu. III. 837) cabcıl: (< ? ) Beyaz çiçekli bir ot (DS. 839) cadı: (< Far. 412) bk. cādū/cāźū + T. 376) cadı şimşiri: (< Far. Taphrina cerasi. II. centiyane (TBAS. II. dolayısıyla meyve verimine engel olan asklı mantar.: çabala) Böreğe konulan bir çeşit ot (DS. Tietze. büzgülü). II. 2. 1. 833) büyü otu: (< T. 50) büzgülü (< T. kentauron) bk. bük (DS. 834) -Ccabana: (< ? ). III. büyük + sarı) Sert. 56) büyük kantaron: (< T. şemşīr + T. (And. 840) cafa çiçeği: (< Ar. 411) 1. cādū/cāźū. çiçeği) Sarmaşık (DS. cefā + T. domuz ayrık otu (TBAS. boru çiçeği (TBAS.

416). (TBAS. sulu bir tür erik. Sedum telephium. 1. yeşilimsi beyaz çiçekli. 378) camızmemesi: (< Far. BTS. cānvar/cānvār + T. -sı) bk. etli yapraklı. 83) cam otu: (< Far. tarım bitkilerine zarar veren asalak bir bitki familyası (TS. III. güzeli) Evlerde süs olarak yetiştirilen. Türkiye’de 40 kadar türü bulunan. Impatiens sultanı. Tietze. 57. Genellikle yeşilken yenen sert. Kayısı (TS. dağ sümbülü (TBAS. DS. otu) bk. pembe. 383. 1. 57) camuz baklası: (< Far. değişik türlerin kökleri üzerinde yaşayan ve klorofil taşımayan çiçekli bir bitki.242 cambıt: (< ? ) Bağ bozulduktan sonra yetişen küçük taneli. Orobanche ramosa. memesi) bk. III. cançul. 855) can eriği: (< Yun. BTS. kırmızı çiçekler açan bir tür kına çiçeği. 855) . bā ilā + T. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. (TS. cāmūs/cāmūş + T. cām + T. 384. 2. 383.: çançur) Kırmızı. III. cām + T. 118) canavar otugiller: (< Far. siyah erik (DS. 853) camburt: (< ? ) Yaylalarda yetişen ve kökünden hayvan bitini öldürmeye yarayan ilaç yapılan bir ot (DS. gövdeleri kırmızının değişik tonlarında olabilen. kulağı) 30–40 cm boyunda. III. 57) canavar otu: (< Far. 57) camuskulağı: (< Far. cānvar/cānvār + T. domuz baklası (TBAS. 1. 1. (And. 853) camgüzeli: (< Far. otu + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. cāmūs/cāmūş + Ar. 118) cancur: (< Erm. döküntü üzüm (DS. MBTS. TBAS. Ağz. kuş otu (TBAS. 455) 1. Tietze. 1. tzaneriki. cāmūs/cāmūş + T. (TS. otu) Canavar otugiller familyasının örnek türlerinden olan. otsu formda. 417.

243 canka: (< Bulg. III. III. III. Pazı (DS. cādū/cāźū + gul + T. Ispanak. nadiren de otsu türleri olan bir familya (BTS. III. III. -ı) Süsen çiçeği (DS. ışınsal simetrili. (And. er dişi. çiçekler genellikle yaprak koltuklarında korimboz ya da kimoz durumda. 871) cef: (< ? ) Mercimek büyüklüğünde meyve veren yabani bir cins ağaç (DS. BTS. 252) cehri: (< Far. djanka. cehre. III. çekirgen < çekir. çargala. 417) Küçük. meyve. 875. III. 119) . 2. Rhamnus infectorius. (TS. çorħala) 1. 3 m kadar yükselebilen. cahannam < br. iri armut (DS. -giller) Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı.< çek-) Isırgan otu (DS.: calhala. 69) Kök boyasıgillerden. çanak yaprakları 4-5 birleşik. 1. kabuk veya odunundan güzel kırmızı renk elde edilen dikenli bir ağaççıktır. bakka. cān + T. gēhinnōm + Ar. TBAS. cehre + T. Ağz. Pancar. 2. 119. 876) cehrigiller: (< Far. Madımalak (DS. çalı. III. 1271) catıra: (< ? ) Yakacak olarak kullanılan bir dağ bitkisi (DS. 864) cayrak: (< ? ) Ağustosta yetişen bir çeşit sulu. DS. -ü) Yaban gülü (DS. 58. taç yaprakları 4-5 serbest ya da bazen bulunmayan. 857) can otu: (< Far. 861. 875) cehennem zambağı: (< Ar. 392. ülkemizde ise 4 cins ve 25 kadar türle temsil edilen ağaç. kapsül ya da kanatlı fındık tipi meyveleri olan. dünyada yaklaşık 58 cins ve 900 kadar türle. III. 874) cegirgen: (< T. Eren. Tietze. 870) cazu gülü: (< Far. cān + T. zanba + T. sarı bir çeşit erik (DS. 857) can kesme: (< Far. TBAS. çarhala. otu) 1. kesme) Sonbaharda yetişen bir çeşit buğday (DS. III. 857) carhala: (< ? ). III.

gövdesi kalın. cevuz. yedi sekiz metre yükselen ve kömüründen barut yapılan bir cins ağaç (DS. yurdumuzda çok yetişen bir ağaç.244 celep: (< Ar. 466) Aşılanmamış meyve (DS. 882) cennet biberi: (< Ar. (And. geranium. III. 887) ceviz: (< Ar. 1. 883) centiyane: (< Lat. < Ar. Ağz. 395) cennet otu: (< Ar. celeb. marul tadında bir cins ot (DS. 58) ceran: (< t. cauz < Far. otu) Yuvarlak ve ince yapraklı. cöyüz. mor renkli. III. 1. 400.: cevez. 30 m kadar yükselebilen. 69. cavz. III. AA. Tietze. III. 430). cennet + T. geviz. 72. iyi kokan bir çeşit çiçek (DS. 878) celkek: (< ? ) Koparıldığında süt çıkaran bir cins kır bitkisi (DS. . < Ar. Gentiana lutea. cennet + Yun. uzun ömürlü. meyvesi için yetiştirilen. Tietze. geranio < Lat. MBTS. 39. 209. III. kerestesi değerli. auz. 878) ceneği: (< ? ) Yüksek yerlerde yetişip yaprakları hayvanlara yedirilen bir cins ağaç (DS. (TS. ağacı) (And. -i) Zencefilgillerden karabiber tadında bir bitki (TS. 121. 58. (TBAS. cevz ~ OFar. III. 67. pipéri + T.: cerk) Su kenarında yetişen. 881) cenik sovanı: (< ? cenik + T. 236. cövüz. 430) Çok yıllık. III. çitlembik) Bir çeşit armut (DS. Eren. 859. III. 886) cetlemük: (< T. awz. ADYA. AAT. Ağz. Nişanyan. BTS. gentiāna. Juglans regia. Tietze. 122. TBAS. 884) cerik ağacı: (< ? cerik + T. 1. rizomlu ve sarı çiçekli bir dağ bitkisidir. Ağz. genişçe biçimli bir cins soğan (DS. soğanı) Tatlımsı. cevüz.: caran) Kırmızı renkli. (And. cooz. javuz) Cevizgiller familyasından. 88. 434).

benefşe + T. Erz. 121) cıbarca: (< T.A. TS.245 E A. 899. erkek ve dişi çiçekleri ayrı ayrı olan. ince uzun yapraklı. Cezayir + Far. 191. (And. KBAYA. III. (And. “< cıbır/cıbıl ‘çıplak’ kelimesiyle aynı kökten gelmiş olması muhtemeldir. 400. 59. culbān. çalımsı veya otsu bir bitki. 58) cığa: (< Far. BTS. Ağz. T YA. çok türlü bir cins ot (DS. 163. 181. 912) . 363”) Yaprağı beş köşeli olup. KMYA. 402. Ağz. III. “< Moğ. Vinca. EYAD. OAAD. cį a. TBAS. ST AT. 1. 190. 437) ncir (DS. 440. ETA. 121) cevzeni: (< ? ) Bir üzüm türü (EYAD. 485). 888) Cezayir menekşesi: (< öz. is. 1. 60. Tietze. 51. cıbırca/cıbılca.. 256. ceylān. 71. -si) Zakkumgillerden. 1. 232) ceylan çiçeği: (< Moğ. . II. 1. -lik) bk. 237. -giller) Örneği ceviz olan. mor renkli çiçekleri ve ortası çukur taç yaprakları olan. 233. 482. MBTS. çıçırgan (TBAS. Burçak (DS. 223. (TS. çiçeği. K AT. 1. pembe çiçek açan bir bitki (DS. 2. çok yıllık.: cilban) 1. III. III. 45. ZBK A.: cığan) Beyaz ve sarı renkte. 905) cılban: (< Ar. kendine özgü mavi. 437). 145) cevizgiller: (< Ar. cevz + T. 485”) Bir cins eğrelti otu (DS. 908) cılık: (< cılık < cılk “ses taklidi”. III. 900) cığra: (< ? ) Bir cins dikenli ot (DS. MBTS. 889) cıcılık: (< cici “çocuk dili” + T. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. açık. Tietze. 56. BTS. III. III. Yabanî bezelye. MBTS. 76. taçsız iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS. 311. ceylān + T. GD AT. GBAA. 37. yaprakları almaşlı dizilişte ve parçalı.

kavuna benzeyen. cırlangıç). 939) . MBTS. cırt + cırt) bk. Yenmeyen. Tietze. çırlangıç. cırtlavuk. 937) cırtlak otu: (< T. III. (And. Ağz.: cırlangeç. (And. Ağz. hatmi çiçeğine benzeyen çiçekler açan bir bitki (DS. cırmalak) Yemeği yapılan küçük mantar (DS. III. cırtatan (DS.: cıynak. III. (And. yabani bir meyve (DS. 2487) cırmılak: (< T. cırlangıç. elması) Sallanınca içinde çekirdekleri ses çıkaran bir çeşit elma (DS. 945) cırt: (< cırt “yansıma ses”) bk. III. 923) cırdatan düleği: (< T. cırık < cır-. 938) cırtlak: (< T. çiynak) Çobançantası denilen ot (DS. 3. cırtatan (DS. III. cırtlan. cırt cırt. cırtlak) bk. 937) cırtdangaz: (< T. DS.: cırtıgaz) Ekilmeyen tarlalarda yetişen geniş yapraklı. 438) Turunçgillerden. 936. cırtlak + otu) Nohuda benzer acı bir ot. pat pat otu (DS. 576). cırlangeç. portakal büyüklüğünde kavun cinsinden bir meyve. cırt + atan + divleği) bk. VII. güzel kokulu. cırtlak. Ağz. 2. 929) cırlangıç: (< T. 937) cırık: (< T. yenilmeyen. tırnak. cırt + atan) 1. 937) cırt cırt: (< T. 937. ırlangıç) bk. III. Gelincik otuna benzer. çırlangıç): (DS. cırt. güzel kokulu. başaklarından olgunlaşınca sıkıldığı zaman tohum ve su fışkıran bir bitki. 935) cırnak: (< T. III. cırtatan (DS. III. cırtatan (DS. III. 937) cırtatan: (< T. cırtatan (DS. 1187. yaprakları sarılarak yemek yapılan geniş yapraklı bir bitki (cırdatan düleği. III. cırtdangaz). cırtlavak. III. Mayhoş tadı olan. III.246 cıngıravu elması: (< ? cıngıravu + T. 1.

955) cibille: (< ? ) Semiz otu (DS. (And. 950) cızlayık: (< T. 946) cızlağan: (< T.: cızgan) Isırgan otu (DS. cırtlavuk). III. 942) cıvrıncık: (< ? cıvrın + T. gıvışgan otu (TBAS. cırtatan (DS. III. tarlalarda görülen bir çeşit ot (cızcız dikeni). cızlayık) Bir çeşit bitki (DS. cırtatan (DS. III. MBTS. -cık) bk.247 cırtlak sakızı: (< T. III. böğürtlene benzeyen bir çeşit ağaç (DS. 958) cicik üzümü: (< ? cicik “meme” + T. (And. III. cız (DS. Ağz. 959) ciğarı: (< ? ) Kırmızı tohumları olan. III. 962) . 1. cırtlan) bk. 59) cız: (< cız “ses taklidi”) Tohumları oraya buraya yapışan. 946) cızcız dikeni: (< T. III. 937) cırtlavuk: (< T. III. 937) cıvak: (< ? ) Şeytantırnağı (DS. (DS. Ağz. III. 951) cibik: (< ? ) Cin mısırı (DS. cızlağan). 489) Yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. cız + cız + dikeni) bk. 955) cicamık: (< ? ) Ardıç ağacı ve meyvesi (DS. III. 939) cırtlan: (< T.: cırtlavak) bk. III. 443. III. III. üzümü) Parmak gibi uzun olan bir çeşit üzüm (DS. 957) cicibici: (< cici + bici “çocuk dilinde” Tietze. III. cırtlak + sakızı) Sakız çıkarılan bir cins ot (DS.

973) cinbiberi: (< Ar. III. 122) cimbiz: (< cımbız < Yun. Marchantia polymorpha. Genellikle yenebilen. III. Tietze. 447) Cin mısırı (DS. 1. dikeni) Dikenli bir çeşit ağaç (DS. MBTS. 976) cincile: (< ? ). ciğer + T. (DS. 447) Başı şemsiye şeklinde olmayan mantar (DS. tzímbla. dikeni. cinek (DS. III. cumcuma. III. III. 407. 970) cimcime: (< Ar. cinn + T. is. 60. 410) cinek: (< ? ) Mısır tarlalarında biten. 975) cin darısı: (< Ar. 60) cimlā: (< Yun. küçük taneli. 919. III. 447”) Böğürtlen (DS.248 ciğer otu: (< Far. III. (TS. pipéri + T. cin mısırı (TS. 968) cimcik dikeni: (< Moğ. 971) cimit: (< ? ) Keten (TBAS.: cıncıla) Bazı Tricholoma türlerine verilen genel ad. Tsingános “çingene” + T. zehirsiz mantarlardır (TBAS. 486) Kurutulduktan sonra gövdesi kürdan gibi kullanılan bitki (DS. cimcik. “< Moğ. 978) cingen dikeni: (< Yun. tsimbidi. DS. şarap yapmakta kullanılan bir çeşit üzüm (DS. Tietze. çok yıllık otsu bir bitki. üzümü) Kırmızı. cinn + Yun. Cincife + T. 979) . darısı) bk. 975) Cincife üzümü: (< öz. otu) Düğün çiçeğigillerden. yaprakları buğday yaprağına benzeyen bir çeşit ot (cinek otu). III. cimcik + T. (And. otu) bk. -i) Süs biberi (DS. 978) cinek otu: (< ? cinek + T. III. III. Tietze. Ağz. BTS. DS. III. 1. 1.

III. III. 988) ciyner: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS. saçı) bk. 988) civelek: (< ? civelek. III. bostanbozan (TBAS. boru çiçeği (TBAS. -ı) Bir tür ufak taneli mısır. 2. 60) cipil: (< ? ) Gelişigüzel yetişen fidan (DS. cin darısı (TS. li + keçi) Gelincik çiçeği (DS. 1. 410) cin otu: (< Ar. Ağz. cevān + perçem + T. 451) 1. 980) cin mısırı: (< Ar. 60. III. cingil + Ar. Tietze. cinn + miśr + T. otu) bk. küçük bir cins fasulye (DS. 980) cinik: (< ? ) Küçük hıyar (DS. -lik) Yemeği yapılan beyaz çiçekli kır otu (DS. III. çok yıllık. yeşil. cinn + T. -i) Birleşikgillerden.249 cingil kadife: (< Yun. III. tüylü. otsu. 100 cm kadar yükselebilen. siyah yabani üzüm (DS. 988) civek: (< ? ). 983) citteli keçi: (< ? citte + T. III. 987) civanperçemi: (< Far. 980) cinibiz: (< ? ) Ufak. (TS.: cüvek. III. birçok türü olan. 123) civcilik: (< civciv “ses taklidi” + T. III. çivek) Küçük taneli. 60) cinsaçı: (< Ar. TBAS. BTS. 1. cinn + T. aŧīfe) Bir çeşit kadife çiçeği (DS. beyaz veya sarı çiçekli ve kuvvetli kokulu bir bitkidir. Achillea millefolium. (And. III. 979) cingiş: (< ? ) Deve dikeni (DS. 991) . Gelincik otu (DS. Bir çeşit elma. 412.

cülbant. cülbent. börülce). 504) Dağ çileği (DS. 1020) cüce bağırsağı: (< Far. çulhat): Yabani bezelye. III. -lak) Geniş yapraklı bir bitki (DS. Ağz.: cumburt. 1024) cücül: (< Ar. III. ağaç mantarı (TBAS. 1016) cumurd: (< ? ) bk. III. burçak (DS. Tietze. 999) coruk: (< ? ) Fidan (DS. cūce + T. culcul. kız) bk.: cola) Yabanî çilek (DS. 62) . III. 61) curta: (< ? ) Yabani kiraz (DS. 61) culban: (< Ar. 1012) cumbur: (< Far. 995) coplak: (< Far. kıvrık yapraklı. III. 1015) cumbut: (< ? ). cunbut) Gonca (DS. yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. 1021) cücekız: (< Far. 457) bk. çūb + T. culbān. (And. III. MBTS. 61) cücük: (< Far. (And. culvan. Ağz. culbat. III. Tietze. çulbant. 1019) cuşka: (< ? ) Bir cins yuvarlak biber (DS. 539). III.: cizvit börülce) Bir çeşit beyaz fasulye (DS.: culbant. (And. çunbul/çumbul. 992) col: (< ? ). 72). (And. III. 1002) cöcce: (< ? ) Çörek otu (TBAS.250 cizgit börülce: (< ? cizgit + T. Ağz. akdiken (TBAS. Ağz. 3. Ağz. cūce + T. III. III.: cümbüt. bağırsağı) nce. çumbul) Küçük taneli yabani üzüm (DS. tavukbacağı mantarı (TBAS. Eren. cücek ‘yavru’. (And.

ufak darı (DS. 1029) -Ççactı: (< T. III. 1. III. yemeği yapılan bir ot (DS. 1031) çadır çiçeği: (< Far. (paşaçadırı). II. Tietze. incire benzer meyveleri olan bir ağaç (DS. 1028) cürük: (< ? ) Yer elması (DS. pembe ve beyaz çiçekli bir bitki. 1026) cüvür: (< ? ) Eylül ayı sonunda yetişen iri. 1026) cül üzümü: (< Ar. III. Çin ve Amerika ırmaklarında yetişen. cül üzümü (DS. 1027) cünül: (< ? ) bk. III. 1026) cümbez: (< Ar. III. III. (DS. üzümü) Şarap yapımında kullanılan ince kabuklu. culcul + T. 1026) cürgül: (< ? ) Bir çeşit mısır (DS. kırmızı kabuklu bir çeşit şeftali (DS. 1027) cümele: (< Ar. açık renkli bir cins üzüm (cünül. cumel. III. Euryaleferox. 1028) cüvek: (< ? ) bk. sert bir çeşit ağaç (DS. çadır şeklinde açan. cūl + T. 458) Tropik bölgelerde yetişen. darı) nce. 1. cüvek). III. MBTS. çiçeği) Nilüfergillerden. 1024) cülük: (< ? ) Yabani bezelye (DS. (TS. çādar + T. 420. III.251 cücül darı: (< Ar. saçtı) Funda cinsinden dikenli. cül üzümü (DS. 506) Pancara benzer. büyük yapraklı. cummayz. 782) . III. III. TaS.

63) çakal eriği: (< Far. zar içinde tohumları olan. 1. ham yemiş. 466). şri āla + T. şa āl < Sans. ça āla. ça āna. 63) çakıl: (< T. şri āla + T. III. Ağz. tüylü ve otsu bir bitkidir. acı çiğdem (TBAS. şri āla + T. çakıl “ses taklidi kelime”. (TS. 423) çakal otu: (< Far. 1.: çağıldak) 1. boğan) Kırlarda rastlanan bir bitki (TS. Dorema ammoniacum. çak + çak) bk. 1. (TS. çakıl+da-k. hindiba (TBAS. baklagillerden bir bitki. -u) Yabanî armut. eriği) Çok ekşi. 2. erik gibi tek çekirdekli yemişlerin körpe iken yenilebilen ham şekli (TS. şa āl < Sans. (TBAS. . 422) çağman otu: (< ? çağman + T. Tietze. sert. şa āl < Sans. 2. 63) çakçak: (< T. otu) Bir yıllık. çiğdemi) bk. bk. ça ale “ham meyve”. uşağı) Maydanozgillerden. zehirlenen hayvanlara içirilen bir çeşit ot (DS. Nişanyan. şa āl < Sans. 423) çakal çiğdemi: (< Far. < Far. 420) çağ: (< ET. iri çekirdekli bir erik türü. Badem. ahlat (TS. MBTS. kayısı. 423) çakalboğan: (< Far. şri āla + T. 72. 1. ça “ses taklidi”. şri āla + Far. 1032) çağla: (< Far. Olmamış. Nişanyan. 3. laç yapmakta kullanılan. 1043) çakıldak: (< T. otu) Suyu. Eren. öz suyu hekimlikte kullanılan bir bitki. çādar + T. 76. III. (And. III. Conyza bonariensis. emrūd + T. 1. Sakız kabağı. < Far. 72) Yaprakları hayvanlara yedirilen bir bitki (DS. 515) Taze fasulye (DS. 60 cm kadar yükselebilen. 462) 1. 1. 1037) çakal armudu: (< Far. şa āl < Sans.252 çadır uşağı: (< Far. çağala. Tietze. Prunus spinosa.

(TBAS. çalak). III. Ağz. III. Tietze. şalba) Ballıbabagiller familyasından. 1043) çakıl dikeni: (< T. çay . Olmamış karpuz (DS.: calba. Colutea arborescens. 2. yumruları çiğ olarak yenen ve süs bitkisi olarak dış ülkelere satılan. Kırlarda yetişen. mor çiçekli. çaveşir. parçalı yapraklı. DS. şa r + T. diken) Maydanozgillerden. salvia. cawşīr/cāwşīr < Far. ca + dikeni) Sarı çiçek açan. 1. (And. (DS. 1044) çakır: (< Ar. Clauson. III. çiçekleri mor. Ağz. III. çakşur. III. (DS. 64. çakıl + dikeni) bk. 64) çakşır otu: (< Ar. 424) çakır dikeni: (< Ar. 1044) çakırca dikeni: (< Ar. 4. çok yıllık. 129. çavşır. şa r + T. pembe veya sarı renkli. Börülce. BTS. (TS.253 3. çarşu. çarşır.: çağşır. şa r < Lat. sacer. 409) Isırgan otu (DS. ağır bir çeşit buğday (DS. Küçük karpuz. şa r + T. 1044) çakırdiken: (< Ar. 69. çanşır. III. (And. 1048) çalak: (< T. çiçekli ve yağlı bir çeşit ot. 1048) çalba: (< Lat. 1036. Arctium tomentosum. abdestbozan otu (TBAS. otu). çakmur + buğday) ri. 63) çakmur buğday: (< T. çalı görünüşünde. çalağan) Isırgan otu (DS. (And. dikeni) bk. Ağz.: calak) 1. Geranium tuberosum. şabla. çeşir) Maydanozgiller familyasından. çaşur. gāwşīr + T. çok yıllık. çakırca dikeni (DS. 1084) çalağan: (< T. III. 1046) çakmuz: (< ? ) 10-30 cm yükseklikte. Ferula Umbelliferae cinsine ait. 469). 1038. hekimlikte kullanılan bir bitki. genelde sarı çiçekli bitkiler (TBAS. köklü. III. uzun ve sert sapı olan diken (çakıl dikeni). otsu ve çok yıllık bir bitki.

ahu dudu gibi ağaççıktan küçük. böğürtlen. 338. III. . I. 428) çalıgaga: (< T. 1054) çalı dikeni: (< T. alaca”. -sı) bk. Labiatea. 72. 3739. çalı + dibi) Çalılıklarda biten. 64. 122. (And. kurak yerlerde yetişen bir bitki cinsi. III. çalı + ? gaga + T. çalı + basan) ri ve sert taneli. 61. çalık) Kırlarda biten. DA. dalları çok çatallı ve sapları odunsu. Gaz. çalı + dikeni) bk. III. 1. fasulia + T. TBAS. MBTS.: çali.. III. çalı + basmaz) Kara kılçıklı buğday (DS. ADYA. uzun saplı ve kılçıklı bir cins buğday (DS. çalgıcı + otu) Turpgillerden. 67. yumru kökü yenilen kırmızı çiçek açan bir bitki (DS. 427) çalı: (< T. 65) . DS. (TBAS. 65) çalık: (< T. Gülensoy. kızılcık (TBAS.Y. X. çok yıllık bitkiler (TS. 1054) çalı kızılcığı: (< T. çalı + Yun. 4475. Ağz. III. çıçırgan (TBAS. 1.A. XII. 428) çalı fasulyesi: (< T. 125) çalgıcı otu: (< T. AA. < ? T. 1. Ka. 1054) çalıbasmaz: (< T. BTS. < kökü belli değildir. 1. Erz. DS. çalı “çal siyah-beyaz karışık renkli. 1054. Nişanyan. III. 1054) çalıdibi: (< T. yemeği yapılan bit ot (DS. 129. 1050.A. BTS. 67) çalıbasan: (< T. 427. III. Sisymbrium. DS. çalı < çal-ı.A. (TS. çalı + ? gaga) ğde (DS.254 olarak içilen yaprakları tam ve sık tüylü bitkiler. çalu) Boyları 1-3 m kadar olan.. 65) çalıgagası: (< T. karaçalı (TS. çalı + kızılcığı) bk. 3732. -si) Kılçıklı bir çeşit fasulye (TS. 518). 129. III.. 75. 190 .

tohumları çıplak olarak kozalak pulları üzerinde bulunan. III. TS. XII. 107. III. çalık + kavak) Dalları sepetçilikte kullanılan bir kavak türü. . BTS. (TBAS. XII. şam’ + T. 189. (sepetçi kavağı). çaltı + dikeni) bk. (TS. şam’ + T. 87. -giller) Kozaklılardan. rizomlu. 315. Ağz. Pinus. çal + Yun. 431.255 çalık kavak: (< T. KMYA. mavi veya morumsu çiçekli bir bitki. 429) çal kirazı: (< T. 1058) çaltı: (< Yalnız Anadolu ağızlarında kullanıldığı anlaşılıyor. 1264. nevrūz + T. Eren. 1. 130. 385”) Beyaz kiraz (DS. çalı (TS. 65. çalı + Far. buğdayı) Açık kırmızı renkli. 77). -ı) Fıstık çamının kozalak biçimindeki meyvesinden çıkarılan sert kabuklu. 428) çalı navruzu: (< T. 431) çaltı dikeni: (< T. 312) çam buğdayı: (< Ar. çıplak tepe’. her dem yeşil. 201. III. DS. T YA. (And. “< çal ‘taşlık yer. K A. EYAD. 4522. kışın yaprak dökmeyen ve yurdumuzda birçok türü yetişen. 53. -u) 15-40 cm yükseklikte. (TS. GBAA. DS. çalı + süpürgesi) Kırmızı çiçekleri olan ve süpürge yapımında kullanılan bir bitki (TS. 1. 138. şam’ + fustu + T. 471) Diken. III. 1064) çam fıstığı: (< Ar. SA. Eren. 77. iğne yapraklı. KYA. 65) çalı süpürgesi: (< T. çok yıllık. -ı. 1062) çam: (< Arapçadan kalma bir alıntı olduğu anlaşılıyor < Ar. iğne gibi ince ve uzun yapraklarını yaz kış dökmeyen. 45. ufak taneli buğday (DS. 1. 1. TBAS. kerasi + T.: çom) Çamgillerin örnek bitkisi olan. 7. şam’ “mum”. AAT. < ??. 1. yağlı ve nişastalı tohum (TS. OAAD. 90. Tietze. 432) çamgiller: (< Ar. DS. çam. çaltı (DS. Iris unguicularis. Türkçe çalı sözüyle çaltı arasındaki benzerlik düşündürücüdür. 4719. kozalaklı bir orman ağacı.

1. süs bitkisi olarak ekilen. çan+ak. çok yıllık ve otsu bir bitki. çanak + çatlatan. 1. boynuzlu gelincik (TBAS. 1066) çanakçatlatan: (< T. fasulia + T. otu) bk. beyaz çiçekli. 66) . çiçeği) ki çeneklilerden. BTS. 1. ladin gibi bitki türlerini içine alan reçineli ağaçlar familyası (TS. erguvanî veya sarı renkli bir süs bitkisi (TS. soğanlı. geanta + T. 1070) çanta çiçeği: (< Yun. küçük taneli. çanak) bk. üzümü) Kırmızı renkli. (TS. 1. ovaryum alt durumlu. gelincik (TBAS. III. Campanella. yaprakları almaşlı. BTS. 130) çam otu: (< Ar. 1. çan + çiçeği + -giller) Bitişik taç yapraklılardan. 524”) Gelincik çiçeği (DS. ban otu (TBAS. 1067) çanak çömlek otu: (< T. 434. 66) çan çiçeği: (< T. beyaz. şam’ + T. çengāl + Yun. “< çan kelimesi eski çağlardan başlayarak kullanılmaktadır. bir ya da çok yıllık. örneği çan çiçeği olan. “< T. çanak + ? çömlek + T. 432. 435) çaplançanak: (< ? çaplan + T. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS. çan + çiçeği. şıra için kullanılan üzüm (DS. 131) çangal fasilesi: (< Far. atkuyruğu (TBAS. MBTS. Eren. şam’ + T. çanak + kıran) bk. 36) çam üzümü: (< Ar. 66) çanakkıran: (< T. III. 66) çan çiçeğigiller: (< T. çiçekleri çan biçiminde olan. 434. III. -si) Sırık fasulyesi (DS. otu) bk. Eski Kıpçakçada da çaŋ biçimi kullanılır. Çanın çıkardığı sesten geldiği anlaşılıyor. TBAS.256 köknar. Orta Türkçede çaŋ olarak geçer. çiçekleri er dişi. 78”) Çan çiçeğigillerden.

439) çaşıran: (< çaşıran < Ar. 1085) çatlaggara: (< T. I. yuvarlak yapraklarından dolma yapılan bir çeşit ot (DS. 196) Göl veya çay kenarlarında yetişen ot (DS. köygöçüren (TBAS. cawşīr + -an). 476. 480) Üzüm (DS. 123) çatlağan: (< T. Passiflora caerulea. çatlak) bk. Ağz. 1078) çardımçanak: (< ? çardım + T. (And. (fırıldak çiçeği).257 çapul: (< T. çarık + kesen) bk. cacıran) Geniş. büyük. duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi. III. çatlak + kara) Bir kiraz çeşidi. 439) çarkıfelekgiller: (< Far. Tietze. III. çatlağan) Bu bitki odunlarının yakılması esnasında patlayarak çatırtılı sesler çıkarmaktadır. 1091) . çatlak otu (DS. siyah kiraz (AA. çark-ı felek + T. 223-229) çatlak: (< T. charleston + Yun. çarık + dikeni) bk. demir dikeni (TBAS. III. 1081) çarık dikeni: (< T. 840. 66) çarıkkesen: (< T. (TS. Bu özelliği sebebiyle “çatlağan” denilmiştir. çanak) Baklagillerden bir bitki (DS. 66) çarkıfelek: (< Far. pipéri) Çarliston adı verilen bir biber türü (TS. çapul < çap-u-l. Gülensoy. III. 1085) çaşıt: (< ET. örneği çarkıfelek olan bir bitki familyası (TS. 1. -giller) Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden. Cotinus coggyria. çaşut. Tietze. III. (Duran. 1. 1. çark-ı felek) Çarkıfelekgillerden güzel. 439) çarliston biber: (< ng. parlak kırmızı çiçekleri olan.

OAAD. çiçekleri genellikle er dişi ya da tek eşeyli. çalı içlerinde yetişen bir çeşit bitki (DS. DS. her dem yeşil. OAAD. taç yaprakları 5 ya da daha fazla . çūdār + Ar. 1092. ülkemizin Doğu Karadeniz bölgesinde kültürü yapılan. AAT. (TS. -lık) Çavdar bitkisi kadar büyüyen. çatlangaç). Ağz. 1091) çatlangaç: (< T. 132) çaygiller: (< Çin. 447. 1. 447. (TBAS. -u) Buğdaygillerden ve en çok çavdarın başağı üzerinde türeyip koyu mor renkte bir horoz mahmuzunu andıran. asıl vatanı Çin ve Japonya olan. çok yıllık. genç yaprakları toplanıp özel metotlarla kurutularak içecek olarak kullanılan. 485. 539) Buğdaygillerden. ADYA. özel kokulu. çay + T. Secale cereale.258 çatlak otu: (< T. 210. 1. kökünde patates gibi yumrular bulunan. 67) çattımçanak: (< T. Eren. az çok kıvrık. 2-7 mm genişlikte. kapsül tipi meyveleri olan. 67. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. (TS. kolayca kırılabilen. Bongardia chrysogonum. (And. 447) çay: (< çay < Çin. KMYA. (çatlak). Ağz. 228) çavdar: (< Far. III. 1-4 cm uzunlukta. 81) Çaygiller familyasından. nadiren tek eşeyli. çekirdeği ufak. 1. çūdār. 485. (And. Eren. Thea chinensis. III. Nişanyan. 333. 447) çavuş üzümü: (< T. ağaççık ya da çalı formundaki bitkiler. iri taneli bir tür beyaz üzüm (TS. 148) çavdarlık: (< Far. ışınsal simetrili.: çatlankoz) bk. Tietze. çūdār + T. mihmāz + T. Claviceps purpurea. silindir yapılı çubuklar hâlinde olan ve hekimlikte kullanılan asklı mantarlardan biri. -giller) Yaprakları basit ve alternat dizilişli. 227. BTS. ça. unlu tane veren bir bitki. 1093) çavdarmahmuzu: (< Far. III. 81.: çattımçanah) Gelincik çiçeği (DS. başak verdiği hâlde tanesi olmayan. 1. hindiba (TBAS. çavuş + üzümü) Kabuğu ince. çiçekleri er dişi. çattım + çanak). MBTS. Tietze. (TS. çatlak + otu) 30-50 cm yükseklikte. 1. 74.

67) çayır sedefi: (< ? çayır + Ar.67) çayır soğanı: (< ? çayır + T. Buğdaygillerden kuru ve kireçli yerlerde yetişen küçük bir çayır otu. (TBAS. otsu bitkiler. 448) çayır otu: (< ? çayır + T.259 parçalı. 1. 1. hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki. Phleum pratense. 1. (TBAS. śadef + T. Sanguisorba. TBAS. 1. çok yılık. 1. çalı ya da ağaçsı bitkiler (TS. 448) çayır mantarı: (< ? çayır + Yun. meyveleri kapsül tipinde. 448) çayır papatyası: (< ? çayır + Yun. çok yıllık ve pennat yapraklı bitkilerdir. melīke + T. beyaz çiçekli. Cardemina pratensis. her dem yeşil. Erogrostis major. 1. (TS. tere + T. 132) çayır düğmesi: (< ? çayır + T. 449) çayır tirfili: (< ? çayır + Yun. -i) Düğün çiçeğigillerden. genellikle rizomlu. 448. (TS. 2. sulak yerlerde yetişen. triphyllon + T. (TS. papadia + T. -ı) Şapkasının alt yüzü ince dilimli. BTS. -sı) bk. (delialan maydanozu). güzeli) Buğdaygillerden bir bitki. -si) Erkeçsakalı. 1. koyungözü – I. düğmesi) Otsu. kökü iç sürdürücü olarak kullanılan. -i) Baklagillerden. -si) Turpgillerden. Trifolium pratense. 448. fleol. soğanı) bk. (TS. 67) çayır güzeli: (< ? çayır + T. manitari + T. Çayır oluşturan çeşitli bitkilerin genel adı. 1. Doğu Karadeniz bölgesinde kültürü yapılan. soğan (TBAS. yabani bir bitki. keçisakalı (TS. yenilebilen ve zehirli de olabilen mantar türlerinin ortak adı (TS. 449) . (TS. 448) çayır melikesi: (< ? çayır + Ar. Thalictrum. otu) 1. 67) çayır teresi: (< ? çayır + Far.

68) çayterüzüsü: (< Çin. (And. şekirtük ‘fındık. 449) çaylamık: (< Çin. III. (And. (TS.A. Ağz. 1101) çeçik kulağı: (< ? çeçik + T. Ağz. (TBAS. çay+la-mık). kulağı) Semizotuna benzer bir cins ot (DS. 3. III. çalı. çekem < çek-em. çay + mık). Sakız ağacı meyvesi. caudāna. Vaccinium arctostaphylos. Erz. XII. 68) çeblebi: (< T. III. DS. 1105) çedene: (< Far. 1106. Tietze. 4476) çay üzümü: (< Çin. 1114. çınar (DS. 1. söğüt (DS. (And. 65) çekirken otu: (< T. . kenevir tohumu. çay + T. Çam kozalağı (DS. TBAS. kışın yaprak döken. Ağz. Ağz. 1114) çekirdek: (< ET. dikensi. (And.. ayrık otu (DS. < ses taklidi kelimelerden. 63) çekme: (< T. çay + Far. Nişanyan. Tietze. 760) çekem: (< T. ayçiçeği (BTS.: çaylambuk) Kökleri sağlam bir ot. 75. Kendir. 2. üzümü) 1-6 m yükseklikte. 1212. 486). III.: çekire. III. TaS. 450. 4. fıstık’. III.260 çayır yulafı: (< ? çayır + yulaf + T.: cedene) 1. -si) Bir çeşit hıyar (DS. çalab+î ?) Çay kenarlarında kendi kendine yetişen ağaç. III. çekirken + otu). 491) bk. çikirken) lkbaharda tarlalarda çıkan bir ot (DS. Tietze.: çekkem) Yeşil yapraklı. 1098. (And. terāzū “terazi” + T. ateşe atıldığında çatırdayarak yanan bir bitki (TS.: çaynuğ) bk. III. Keten tohumu. yulafa benzeyen bir kır bitkisi. -ı) Buğdaygillerden. beyaz çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir. III. Ağz. II. Avenastrum. çekme) Geven bitkisi otu (DS. 1097) çaymık: (< Çin. 1. 489). 1105. 1115) .

Kırmızı turp (DS. 4477) çeşmezen: (< Far. 1117) çele: (< ? ) Taze fasulye (DS. 1119) çelepeten: (< ? ) Kırlarda yetişen yabani bir ot türü (DS. 1147) çeş: (< ? ) Kabuklu fındık (DS. 1118) çelem: (< Far. III. şeltūk) Kabuğu ayıklanmamış pirinç (TS. III. sakızı) 40-100 cm yükseklikte. çaman + T. Ağz. MBTS. 69) çeremük: (< ? ). 1122) çeltik: (< Far. boy otu (TBAS. otu) bk. Tietze. Cuminum cyminum. (TBAS. Şalgam. 553) Maydanozgillerden bir bitki ve bunun kokulu tohumu. 69) . 69) çemiş: (< ET. III. 2. 1129) çengel otu: (< Far. çepiş. çaşma-zan. 497) Ballanmış armut. III. III. iki veya çok yıllık. 3. çaman. III. karaçalı (TBAS. 459) çemen otu: (< Erm. III. 1120) çelik: (< Far. otsu. 2. çelik) ğde ağacı (DS. Tietze. 458) çemen: (< Erm. (And. 492) 1. (TS. Pancar. kenger (TBAS. Kavun (DS. şalam. Tietze. beyaz sütlü ve sarı çiçekli bir tür. otu) bk. 1. 500) bk. 69) çengel sakızı: (< Far. III. Chondrilla juncea. XII. 1116) çeküm çileği: (< T. 1. 1145) çermayı: (< ? ) Yazın olgunlaşan yeşil renkli bir armut çeşidi (DS.: cerenük) Erik (DS. çengāl + T. çengāl + T.261 çekmer: (< ? ) Ardıç cinsinden bir ağaç (DS. çekim + çileği) Siyah renkli bir tür çilek (DS. III. 1.

: çedi) 30-100 cm yükseklikte. Prosopis farcta. III. 561) Ökse otu (DS. (TBAS. 69. 69) çetrez: (< ? ) Geven cinsinden dikenli bir ot (DS. genellikle sarı çiçekli ve otsu bitkiler. DS. otu) bk. Tietze. 1152) çevrince: (< T. çevik < çev-ik. 1152) çevirdik: (< T. 1155) çeyem: (< ? ) Yaprakları çama benzeyen. 500). 500) Olmamış karpuz (DS. (And. nohut büyüklüğünde kırmızı meyveleri olan. 1152) çetük otu: (< ? çetük + T. III. yarmak” < ET. Tietze. Bu ad. III. çevirdik) Kısa boylu gürgen ağacı (DS. Tietze. dikeni) bk. 1149) çeti: (< ? çeti. III.262 çet: (< Çağ. 70) çevik: (< T. Ağz. çet < ET. Tietze. III. III. 70) çevşen: (< Far. 1155) çıbı işi: (< ? çıbı + T. 501) Palamut (DS. MBTS.“kesmek. 500) Ormanlarda büyük ağaçlar arasında yetişen gövdesi ve dalları elastiki bir cins küçük ağaç (DS. Afşar otu (TBAS. çeti (TBAS. III. III. ket-. çit. 1. 1150) çetin: (< kökü belli değildir. III. dikenli ve sarı çiçekli bir çalıdır. 481) Yaprağı sarma yapmak için elverişli bir çeşit üzüm (DS. meyvelerin sarmal biçimde olması nedeniyle verilmiş olmalıdır (TBAS. çetme < çet. bir metre boyunda bir çeşit ağaç (DS. III. çev(i)rince) Medicago (Leguminosae) türlerine verilen genel ad. işi) Üzüm (DS. cevşen. 1157) . MBTS. 1151) çetme: (< T. Bir veya çok yıllık. 1. 1151) çetmi dikeni: (< ? çeti + T.

1170) çıkrık tekeri: (< T. Ağz. çığ + çığ) Atkuyruğu bitkisi (DS. ts’maħ. 1. (TBAS. çıkart). (And. III. 1158) çıdik: (< ? ) Yabani asma üzümü (DS. III.: cıkart) Yer elması (DS. çelān. 1165.5 metreyi geçen bir bitki ki. 1175) çımçıtlık: (< çım + çıtlık) Sakız çıkarılan bir bitki çeşidi (DS. 493) Bit öldüren zehirli bir ot (DS. III. 1170) çılan: (< Far. çaçırgan < saçırgan). 1158) çıdar: (< ? ) Çam ağacı (DS. III. Ağz. III. çıkrık + tekeri) Taş aralarında yetişen. III. III. III. (And. 1176) .263 çıçırgan: (< T. III. 74. 905) çıkıntı: (< T. çığırgan < çağırgan) Yabani menekşe (DS. çelāna. kuruyunca çocuklar mızrak gibi kullanırlar (DS. 1159. DS. III. 70) çığırgan: (< T. Eren. 70. 1167) çıkma: (< T. 1161) çıkart: (< T. III. Hippophae rhamnoides. çıkıntı) Afyonun fena bir cinsi (DS. 89) ri bir çeşit çiğde (TS. III. 1170) çılak: (< ? ) Üzerinde morumsu top top dikenler olan ve boyu bazen 1. TBAS. III. 474) çımak: (< Erm. çok dikenli bir çalı veya ağaççık. 1158) çıfın: (< ? ) Fundalıklarda olan. Tietze. 1158) çığçığ: (< T. meyvesi yuvarlak ve dikenli olan bir ot (DS. sarı çiçekli bodur ağaç (DS.: çişkan) Kışın yapraklarını döken. çıkma) Çavuş üzümü (DS.

çırpı < çırp-ı. 475. DS. 509”) Campanula türlerine verilen genel ad. 137) çınar mantarı: (< Far. 357) çınargiller: (< Far. 1. 1186) çırlavuk: (< T. çırlavuk) Yaprakları yarım metreye uzayan. 129. çiçekleri beyaz. dünyada 1 cins ve 10 kadar tür ile. gövdesi kalın. çenār + T. üzeri esmer lekeli. üzümü) Taneleri beyaz ve üstü kırmızı olan. 76. Tietze. ülkemizde de çınar türü ile temsil edilen. (TBAS. -ı) Sarımtırak veya deve tüyü renkli. Tietze. OAAD. 509) ki çeneklilerden. su kenarlarında. (TS. Tietze. “ET. III. BTS. 70. 511) Yaprak (DS. -giller) Yaprakları basit ya da elsi bölmeli. 1189) . 70) çıngırak otu: (< T. Çan çiçeğigiller familyasından. Clitocybe squamulosa. 138) çıntar: (< ? ) Yenilen bir çeşit mantar (DS. çımkırık < çımkır-ık. 40. III. 69. GD AT. Platanus. 2. DS. mavi. mor ya da erguvan renkli. 1251. Türkiye’de 100 kadar yabani formu bulunan bir ya da çok yıllık otsu bitkiler (TBAS. Eren. 509) 1. çan çiçeği cinsine ait. 1179. ince saplı ve yumuşak etli bir mantardır. EYAD. III. 89. huni biçiminde. T YA. Küçük domates (DS. EYA. 1177) çınar: (< Far. 134. 70. III. BTS. Küçük erik. 1187) çırpı: (< T. III. TBAS. park ve bahçelerde gölgesinden faydalanmak için yetiştirilen. 30 m’ye kadar uzayabilen. sarı renkli bir ot (DS. çenār. 1. yapraklarını döken ağaçlar (TS. çıŋrak < çıŋra-. 475. çiçekleri tek eşeyli ve aşağıya doğru sarkan küre şeklindeki başaklarda bulunan. Tietze. uzun ömürlü. süs ağacı olarak yetiştirilen büyük ve gösterişli bir ağaçtır. şıra yapmakta kullanılan bir çeşit üzüm (DS. ST AT. 475. BTS.264 çımkırık: (< T. 1. 1183) çıra üzümü: (< Far. 137. çenār + Yun. çerā + T. TS. manitari + T. III. tek evcikli. çıngırak + otu. geniş yapraklı. III.

1196) çıtlık: (< T. XII. Ağz. kurtpençesi (TBAS. III. 77”) ncir ağacının yaprak vermeden önce verdiği ilk meyve (DS. Ağaç filizi (DS. III. 4478) çıtır erik: (< çıtır + T. 480. (And. Nişanyan. otsu ve sarı çiçekli bir tür. çıyancık. 914) çıtnak kara: (< ? çıtnak + T. kara) Ufak taneli bir çeşit siyah üzüm (DS. -ı) Çok yıllık. 1190) çır şalgamı: (< T. 1193) çıtır: (< ses taklidi kelime. III. 71) çıyan otu: (< T. 512) nce çalı (DS. (TBAS. TBAS. 3. çıtlak). (And. 71) çıtlamak: (< T. erik) Çarşamba’da yetişen bir çeşit erik (DS. Sonbaharda ekilip sulanarak erken yeşillenen. şal am + T. 1194) çıtlak: (< T. kurtpençesi (TBAS. çır + Far. ağacı) Çitlenbik ağacı (DS. 1198) çıyancık: (< T. III. filizlenen buğday. çıyan + otu) bk. III. DS. 1196) çıtlamık: (< T. Ağz. 1192) çıtımık: (< T. III. çıtlamak) Alıca benzeyen bir yemiş (DS. 2. Tietze. çıtımık) Sakız ağacının meyvesi (DS. Tietze. 71) çıtçıt: (< çıtçıt “çıtırtı sesi. “çıyan < ET. 513”) bk. 1192) çıtçıtan ağacı: (< ? çıtçıtan + T. çıtlamık) Bir çeşit mürver ağacı (DS.: cıltık) Çitlembik (TS. Bunias orientalis. Çavdar. 71) . III. III.265 çırpız: (< ? ) 1. III. çadan. III. 1. 1151. çıtlık).: çetlek) Sakız ağacının meyvesi (DS.

Tietze. 482) çiçek yaprağı: (< T.. 1202) çibillik: (< ? çibil + T. 30. 1203) çiçek: (< ET. K AT. E A.kökünden gelir. 1205) . Ağz. çiçeksiz + bitkiler) Mantarlar ve eğrelti otları gibi. cibindirik < cibin + dirik. 368. Ka. 482) çifek: (< ? ) Kırlarda. Clauson. ETA. GD AT. < Türkçede “çeçek” çeç< seç. çiçek + otu) Karnabahar (DS. KMYA. 18. -sı) Karnıbahar (DS. 276. 2. üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu. OAAD. 1.A. (DS. 1. DS. Nişanyan. 117.Y. çéçek. özel biçimler gösteren yaprak (TS. 4479) çiçeksiz bitkiler: (< T. çiçek + Yun. Tietze. 231. EYA. Eren. III. -lik) bk. lahano + T. çibil (DS. çiçek + soğanı) Lâle gibi çiçeklerin ekim zamanı köklerinde oluşan soğan biçimindeki yumru filiz (TS. KYA.: çeçek. 1. 91-92). XII. 138. II. 190. 1202) çibil: (< ? ) Su içinde yetişen bir çeşit ot (çibillik). 276. T YA. 93. çiçekli + bitkiler) Tohumlu bitkiler (TS. III. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi (TS. 171. 283. 355) çiçek lahanası: (< T. 109. 77. 7. çiçeğ. ST AT. III. 207. 1202) çibindirik: (< T. III. 150. 482) çiçek otu: (< T. 88. 442) Söğüt ağacının çiçeği (DS. 1. BTS. 514. 191. 400. 115. 1. çiçek + yaprağı) Çiçek sapı üzerinde ve çiçeğe yakın. ormanlarda yetişen bir çeşit yaban üzümü (DS. 482) çiçek soğanı: (< T.266 çibiçibi: (< çibi + çibi) Bir çeşit ot (DS. çiçeg. III. AVA. renkli bölümü. üreme organları gizli olan bitkiler sınıfı (TS. 1205. 481. TAYA. AAT. 220. SA. III. 104. 1105. 18. çifek çitçeg) 1. K A. III. DS. Bir bitkinin. çicek. 1203) çiçekli bitkiler: (< T. GBAA. III. 293. (And. 209. DA.

çigdem. 170. çig. OAAD. Colchicum. 2. cil. taze yaprak (DS. AAT. III. Tietze. T YA. çiğindirik < çiğin+dirik. çilek (DS. 1209) çiğit: (< Eski kaynaklarda çığıt olarak geçer. 3. 102) çiğelek: (< ET. BTS. Topraktan yeni çıkan bitki. 178. yigde. III.? yilek/ciğlek/çiğelek. Nişanyan. III. ormanlarda yetişen 3-4 m boyunda olan ve zehirli bir çiçek (DS. Nişanyan. 1210) çil: (< Erm. ETA. 485. III. 92. Clauson. yumruları yenen. Bu biçimlerdeki –r-’ler sonradan türemiştir. çigit. III. II. 139. 217. 1249. Ağz. EYA. hünnap (TBAS. 1206) çiğde: (< ET. 1. 211. 212. (And. 1208) çiğirdik: (< ? ) Ökse otu (DS. yaprakları dikenli ve üst tarafında haşhaş başı gibi yuvarlak bir başı olan ot türü (DS. 516. Tietze. 1213) . 515) Köylerde süt süzmeye yarayan. 414. 1205) çiğ: (< ET. III. 72.: cil) 1. UA. ekin. 71) çiğdem: (< ET. 77. Eren.: cifin) Fundalıklarda. < ET. (And. ran kökenli bir ögedir. 77) bk. Clauson. 77). Tietze. 1206) çiğindirik: (< T. Yaprakları sebze olarak kullanılan labadanın çok tazesi. 368. 74. yumrulu. III. 516) bk. 517).: çivtan) Zambakgillerden. 486) Filiz. Tietze. GD AT. DS. türlü renklerde çiçek açan bir kır bitkisi. Tietze. çok yıllık. Ağz.267 çifin: (< ? ). 1208) çiğirdek: (< çekirdek) Olmamış kavun (DS. III. 414) Kuru fasulye (DS. Ağızlarda çiğirt ( > çiğirdek) biçimleri de göze çarpar. (TS. bazı türlerinden safran elde edilen. bir iki metre uzunlukta. 246. ST AT. III. Doerfer’e göre tipik bir kültür sözü olarak Türkçeden çok. (And. TBAS. Ağz. Tazeyken yenilen dikenli bir çeşit ot (DS.

1. Gülgillerden. 378) çimit: (< ? ) Siyah susam (DS. Eren. 1. III. çınar (DS. TBAS. 1. soğan) Taze soğan (DS. 965. (TS. (TS. III. 1214. III. Çin + Yun. DS. 76”) Semiz otu (DS. otu. III. 93) 1. bazen de haşlanıp salata yapılarak yenen bir ot (DS. (TS. < ET. 282) çilbir otu: (< ? Erm. çıldırım) Çay kıyılarında yetişen bir ot (DS. çiçekleri beyaz bir bitki.268 çilbaş: (< Erm. XII. BTS. Lolium. sarı renkteki çiçekleri anason kokan bir ağaççık. “< ? Erm. yavşan otu (TBAS. is. 488) çingiş: (< ? ) Arapsaçı da denen ota benzeyen ve bazen çiğ. 487. 1. Fragaria xananassa. III. 518) Buğdaygillerden. III. çım. 1220) çil soğan: (< Erm. tsvabur ‘çılbır’ + T. çim veya çım.A. -u) Manolyagillerden. 1224) Çin anasonu: (< öz. III. sapları sürüngen. 73. 73) çildirim: (< T. 1217) çil pancar: (< Erm. Illicium anisatum. Nişanyan. bahçelerin yeşillendirilmesinde yararlanılan çok yıllık bitki.. pembe. T YA. tsvabur. 139. III. 1214. kırmızı renkli meyvesi. Tietze. 1206. 4479) çilek: (< T. Bu bitkinin güzel kokulu. 153. 138) çilek üzümü: (< T. 486. 1220) çim: (< ET. cil + T. 77. TBAS. Nişanyan. cil + banjar) Labadaya benzeyen bir bitki (DS. 2. III. çilek + üzümü) Bir tür üzüm (TS. çilek < çiğelek. anison + T. baş) bk. 487) çilgi: (< ? ) Siyah üzüm (DS. 1228) . DS. Gaz. K AT. cil + T. 73) çilbirtir: (< ? ) bk. III.

X. 1239) çitil: (< Ar. 73. Eren. is. DS. 1238) çisan: (< Yun. Eremurus spectabilis. -i) bk. III. sriştan. 74. 187. (And. 1243. şatl. sirīş. 489) Çin tarçın ağacı: (< öz. KBAYA. 1236) çirti: (< T. 1. III. DS. DS.: çişan) Sarmaşık (DS. 4698. 94) 100–150 cm yükseklikte. hüsnüyusuf (TBAS. 522). 171. (BTS. 1238) çirtik: (< T. III. is. parlak yapraklı. DA. sarımsı çiçekli ve otsu bir bitkidir. GD AT. gul + T. TBAS. çirtik) Kuş üzümü (DS. Tietze. XII. is. Ağz. UA. Çin + Far. is. tarçın + T. 368. Çin + Far. Çin + Far. kisón. Çin + Yun. 3788. sirīş “tutkal” < sirīşten = OFar. Cinnamonum cassia. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. 489) Çin leylâğı: (< öz. 390. 73) Çin lahanası: (< öz. lahano + T. BTS. 140) çiriş: (< Far. çıtlık) Kökünden sakız yapılan ot (DS. 500). 4479.: şitil) Fidan. III. 489. 78. DS. 100 cm kadar yükselebilen. 1235. < Far. yumrulu. -ü) bk. (TS. III. 1179) çini çıtlık: (< ? çini + T.269 Çin gülü: (< öz. DS. gövde ve dal kabukları baharat olarak kullanılan bir tür. III. Çin + Ar. 134) . ağacı) Defnegiller familyasından. aranfül + T. otu) Zambakgillerden. 232. EYAD. kamelya (TS. çirti) Dikenli ardıç ağacı (DS. 1228) Çin karanfili: (< öz. 1. Eren. ADYA. 2. çiçekleri yaprak koltuklarında ya da dal uçlarında bulunan. sirīş + T. Tietze. çok yıllık. is. Asphodelus. AVA. III. Nişanyan. fide (DS. 1. Ağz. Genç yaprakları sebze olarak kullanılır. -ı) Tespih ağacı (TS. (TBAS. 307. 144. (And. 313) çiriş otu: (< Far. -sı) Çin’de yetiştirilen bir tür lahana (TS. leylāk + T. 140. XII.

çit sarmaşığı. çit + sarmaşığı) Çit sarmaşığıgillerin örnek bitkisi olan. 95”) Baklagillerden. çitlembik) Fındık (And. 1244) çitlek: (< T. 1293.Y. çōbān + Yun. mercimekten az büyük. iki veya çok yıllık. 494) çobançırası: (< Far. Tietze. III.112) çivit’i ? işaretiyle Uygurca yipin. 523). 1294) çit sarmaşığı: (< T. “< Orta Türkçede çüwit. kahkaha çiçeği. Celtis. çiteme < çite-me. (TS.270 çitili kavun: (< T. kabuğunun üzerinde sık ve birbirini kesen küçük yarıklar bulunan tatlı bir kavun cinsi (DS. Capsella bursa pastoris. (TS. 1244) çitime: (< T. çivit + otu. Ağz. Räsänen (s.: çörlövük. Clauson ise alıntı olduğu olasılığı üzerinde durmuş. ancak kökenini bilmediğini dile getirmiştir. (TS.A. 523) Gri renkli. çörtleük) (DS. Convolvulus sepium.. BTS. Ağz. çitlek) Ayçiçeği (Ka. daha çok tarla kenarlarında yetişen. yipün biçimiyle karşılaştırmıştır. III. yemişleri torbayı andıran bir yaban bitkisi. 1. 1. 74) çit sarmaşığıgiller: (< T. çit + sarmaşığı + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. III. küsküt gibi bitkileri içine alan bir familya (TS.: çitemek. otsu kısmından mavi renkli çivit boyası elde edilen bir bitki türü. çōbān + çerā + T. 1. TBAS. çitili + kavun) Bir çeşit kokulu kavun (DS. parlak sarı çiçekli. sarılıcı. 1. 270) çitlembik: (< T. tüysüz ve uzun saplı. 1254) . 141) çobançantası: (< Far. 1246) çitlevik: (< T. 141. 40–90 cm yükseklikte. III. (And. çitemik) Karaağaçgillerden. Eren. TBAS. DS. çok yıllık ve otsu bir bitki. -sı) Turpgillerden. salis tinctoria. çüvit olarak geçer. 74. TBAS. -sı) Kuşkonmaz denilen bitki (DS. 74. buruk lezzette meyvesi olan. 491) çivit otu: (< T. III. 491. (TS. beyaz çiçekli. 491. 1. kışın yapraklarını döken ağaççıklar. 1246. 492. BTS. mahmude. çitlembik < çitle-mik. geanta + T. Tietze.

çōbān + T. III. 494) çobandüdüğü: (< Far. soluk pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. elması) Ufak boylu ağacın mısır büyüklüğündeki kırmızı meyvesi (DS.271 çobançökerten: (< Far. 75. opuscolo + T. Geranium. III. Llex aquifolium. (TS. 494) . Centaurea calcitrapa. 1254) çobaniğnesi: (< Far. 1254) çoban elması: (< Far. III. çōbān + Far. iğnesi) Itır çiçeği cinsinden kokulu bir bitki. (TBAS. DS. -ü) Çobanpüskülügillerden bir süs bitkisi. çōbān + T. dikenli. düdüğü) ki çeneklilerden. katmerli içi çok sulu bir bitki (DS. 1255) çobankaşığı: (< Far. çōbān + T. (TS. çōbān + t. III. ekşimsi. (TS. çōbān + kaşığı) Dağlarda biten bir çeşit bitki olup. III. çökerten) Karpuz teveği gibi yarım metre kadar uzunlukta. çōbān + Yun. 1. beyaz veya pembe çiçekli. çōbān + T. 1. dekanós + T. çōbān + T. 1255) çobanpüskülü: (< Far. otsu bir kır bitkisi. 1. sap ve yapraklarında keskin bir koku ve acı bir tat olan. -i) Karamama denilen bir bitki (DS. meyhaneci otu.: çobankalgıdan) Bir veya çok yıllık. yürek biçimi yapraklı. -i) Kara buğdaygillerden. ekmeği) Dağlarda yetişen. dalları dikenli ve dokunduğu yeri kızartan bir ot (DS. (And. 1254) çobandeğneği: (< Far. (TS. çōbān + T. 494) çobankaldıran: (< Far. Polygonum aviculare. III. kaldıran). 1254) çoban kösteği: (< Far. kūstek + T. 494) çobanekmeği: (< Far. Ağz. nemli yerlerde yetişen bir bitki. olgunlaşınca meyveleri kaşık şeklini alır (DS. 1. Asarum europaeum.

Tietze. Tietze. taneleri içli bir çeşit buğday (DS. kokusuz. 2. 1259) çok yıllık: (< T. çōbān + T. 1. III. ŧā iye + T. Zehirli bir bitki. nefes + T. 1255) çokal: (< ? çokal. 1. 494) çobansüzgeci: (< Far. III. 30 cm kadar yükseklikte. üzümü) Kışın yapraklarını döken. 1268) . Vaccinium myrtillus. 596. çōbān + T. 1. ilkbaharda minik. 1. 495) çobantuzluğu: (< Far.: çomağ) 1. MBTS. 1262) çomak: (< ET. toprak mantarına benzeyen huni şeklindeki ağzı yukarı olan bir çeşit ot (DS. Kılçıksız. Scandix. III. III. çalı görünüşünde ve soluk yeşilimsi pembe çiçekli bir bitki. 527) Kızılcık (DS. örnek bitkisi çobanpüskülü olan bitki familyası (TS. tarlalarda çok rastlanan. opuscolo + T. (< And. çōbān + Ar. (TBAS. 1. 1265) çonça: (< ? ) Sarımsak (DS. çocuk + Ar. çomak. 1255) çobantarağı: (< Far. III. 495) çoban üzümü: (< Far. (TS. beyaz çiçek açan bitki (DS. 75) çocuk nefesi: (< T. çōbān + T. çok + yıllık) Yıllarca toprak üstünde ve toprak altında canlılığını sürdürebilen bitki (TS. ufak yapraklı. tuzluğu) Sarı çalı (TS. 529). -si) Dağlarda ve kırlarda yetişen. Ağz. süzgeci) Yoğurt otu (TS. tarağı) Maydanozgillerden.272 çobanpüskülügiller: (< Far. -i) nce. 495) çobantakkesi: (< Far. 499) çolaka: (< ? ) Ebegümeci (DS. çōbān + t. 1. III. beyaz çiçekli bir bitki. çōbān + T. -ü + -giller) ki çeneklilerden.

(BTS. Çorum) Soya fasulyesi (DS. turb + T. EYA. 1286) çömlekçatlatan: (< ? çömlek + T. DS. 500. (TS. 531) Yabani ardıç ağacı (DS. çükür/çügür. 1285) çömelen: (< T. ç’ort’t’u. 1289) çöpkanak: (< T. III. Ağz. Bodur ağaç. III. 76) çöp bitkisi: (< T. dut çöğürü. III. 1273) çöbek: (< ? ) Kökünden sakız çıkarılan bir çeşit ot (DS. 1284) çömçöm: (< çöm + çöm) Süpürge yerine kullanılan bir cins ot (DS. Tietze. III. -u) bk. III. 3. dağlarda biten bir çeşit diken (DS. 2. III. (And.273 çoral: (< ? ). çökeren) Kırlarda. bir çeşit dikenli yaban bitkisi. Ahlat dikeni (DS. 76) . III. çöp + içi) Kocakarı ilacı yapmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. çatlatan) bk. III. çöp + kanak) bk. 1282) çöl turpu: (< Moğ. Maydanozgillerden. çömelen) Kılçıksız bir çeşit fasulye (DS. is. 1273) çorum: (< öz.: çöğül) 1. çöl + Far. 1281) çökülce: (< T.: çolar) 1. çöp + bitkisi) Genellikle çöplüklerde ve terk edilmiş yerlerde yetişen. 1. çengel sakızı (TBAS. Yabani zeytin ağacı. 2. Tietze. 1276) çöğür: (< Çağ. 179) çortu: (< Erm. 1280) çökeren: (< T. yabanî turp (DS. III. 1270. III. boynuzlu gelincik çömlek otu: (< ? çömlek + T. III. 146) çöp içi: (< T. yapıları nitrat anyonunca zengin olan bitkiler (ruderal bitki). Ağz. 532) (And. otu) bk. Tohumdan yetişmiş küçük fidan. çöğürce) Çiğdem (DS. ban otu (TBAS.

otu) Düğün çiçeğigillerden. yeşil çöpleme ve sarı çöpleme gibi türleri olan. çörek + Yun. III. çörek otu (TBAS. Tietze.274 çöpleme: (< T. (TS. diken) Kırmızı renkli. (And. 77. 1295. çörek + T. 396. BTS.. bir yıllık. meyvesi yenilmeyen bir çeşit çalı (DS.Y. Ağz. otu) bk. kara çöpleme.: cördük. 1. çötür. çortuk. 1. 503. III. çörtüh. çok yıllık. çertük. 1. -ı. Tietze. 100. Krş. 237) çöre otu: (< T. çöpür. Muşmula (DS. ülkemizde iki türle temsil edilen. (TS. 535) Kırlarda yetişen meyvesiz bir çeşit ağaç (DS. < ??. Helleborus. TBAS. çertik. mavi çiçekli ve otsu bir bir bitki. 1291) çördük: (< Türkçe bir türev olduğu anlaşılıyor. cövür. Nigella damascena. topraklı fasulye (DS. III. 147. çortük. otsu bitkiler.A. 1292. kökleri iç sürdürücü olarak kullanılan. III. Eren. çöpleme) Düğün çiçeğigillerden. III. çörtük. Yabanî armut. cürdük. “< ET. Tietze. III. 25-50 cm yükseklikte. çördüğü. 1297) . çörek + T. çörek. ahlat. 2. 504. 1297) çötüre: (< ? ) Yeşil domates (DS. 536”) Ormanlık alanlarda yetişen bir mantar (TS. 1291. (marulcuk). 1293) çöti tiken: (< ? çöti + T. 1291) çöpürlü: (< T. çöyür) 1. 146) çöplöv: (< ? ) Ayçiçeği (DS. çöpürlü) Çöplü. T YA. 77) çört: (< ? ) Meşe ağacına benzeyen bir çeşit ağaç (DS. 536). 1290) çöpür: (< ET. yaprakları geniş ve parçalı. BTS. III. 77) çörek mantarı: (< T. çördik. 469. manitari + T. çövür. 503) çörek otu: (< T. TBAS.

504. çūħa + T. acı. III. yaprakları karşılıklı ya da dairesel dizilişli. salatası yapılan ot. Ağz. 538). “< Ar. bir ya da çok yıllık. sarı. 1256) çövre: (< ? ) Çitlembik (DS. TBAS. III. 1.. Mabea. cūl + T. çubuk + ağacı) Sütleğengillerden. kir temizleyici bir bitki. 79.Y.A. 78) çulluk: (< Ar. Saponaria officinalis. 506. çiçeği + -giller) ki çeneklilerden. 4481) çözümelek: (< ? çöz-ü melek) Büyük mantar (Ka. III. çok yıllık. kapsül tipi meyveleri olan. cūl + T. kök boyası (TBAS. cūl. 147) çuha çiçeğigiller: (< Far.275 çöven: (< ? çoğan. III. 1300) çuha çiçeği: (< Far. 78. DS. Bir çeşit kırmızı biber. 1302) çulluca: (< Ar. er dişi.: çuhur) Yeşil ve taze iken yenen. kökü ve dalları suyu köpürten. (And. BTS. örneği çuha çiçeği olan. < çöven < çöğen “kökünü bilmiyoruz”. 147) çukur: (< Yun. tsiħórion. 505) çubukboya: (< T. Nişanyan. dere kenarlarında da yetişen. değişik renkli çiçekleri ve rozet yaprakları olan. BTS. 1303) . TS. nce uzun. 78) çuçka: (< ? ) 1. 506. ovaryum üst nadiren orta durumlu. çūħa + T. ülkemizde 9 cins ve 40 türle temsil edilen. 70. XII. -luca. (TS. Ağz. 77. beyaz. 1. 1. içi delik olan dalları çubuk gibi kullanılan bir ağaççık. çanak ve taç yaprakları 4-9 parçalı. 455”) bk. -luk) Meyvesi müshil yerine kullanılan bir çeşit ağaç (DS. 2. çiçeği) ki çeneklilerden. saçak mantarı (TBAS. (TS. çubuk + boya) bk. 1. 101) (And. pembe veya mor çiçekli bir süs bitkisi.: çevgen) Pembe veya beyaz çiçekli. 270) çubuk ağacı: (< T. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS. hindiba (DS. çiçekleri ışınsal simetrili. yeşil biber (DS. (TS. Tietze. Primulaceae. TBAS. Eren.

1307. 1308) çünk: (< ? ) Çok yıllık. III. III. 1. 3. III.A.. çükündür – 1 (DS. 960) çükündürük: (< Far. -lukça) bk. AAT. III. 1317) dadel: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS. cūl + T. çükündür –1 (DS. IV. 1303) çüçerka: (< ? ) Küçük. Trollius ranunculinus. 79) çüşka: (< ? ) Küçük. 1307) çülül: (< ? ) Kuş üzümü (DS. yuvarlak acı biber (DS. Pancar (çüklüce. XII. 1. (TBAS. 1320) . 102). IV. 1319) dadırgan: (< T. 1306) çüklüce: (< T. çu undur + -ük) bk. 1309) çüttöyuħ: (< ? ) Peygamber çiçeğine benzer bir çeşit ot (DS. TaS. Havuç. 4481. çu undur. 508. 212. yuvarlak acı biber (DS. 2. çüklüce) bk. DS. tadırgan) Tarlalarda kendiliğinden yetişen ve yenilebilen büyük yapraklı bir çeşit ot (DS. III. Sulak yerlerde yetişir. 78) çulluoğlu: (< Ar. II. III. Eren. III. Lahana (TS. 1307) çükündür: (< Far. çükündürük). 1310) -Ddadah: (< ? ) Yumruları yenilebilen tatlımsı bir bitki (DS. IV. III. DS. saçak mantarı (TBAS.276 çullukça: (< Ar. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. 176. III. cūl + T. -lu + oğ(u)lu) Bir çeşit üzüm (DS. Gaz.

ağacı) bk. IV. şam’ + T. daphnē. Scorzonera rigida. ahlat (TS. yeşilimsi. 1. 260) dağ çileği: (< T. sarı çiçekli ve çok yıllık bir dağ bitkisidir. ta + Far. -ı) Ballıbabagiller familyasından. IV. 511) dağ çayı: (< T. gilaburu (TBAS. gövde ve çiçekleri kaynar suya katılıp çay olarak içilen. Tietze. da da ān.277 dafne: (< Yun. (TBAS. sarı. 80. 119) dağ dalak otu: (< T. 511. IV. 1324) dağdağan ağ: (< Far. (TBAS. (TS. -ı) Dağda yetişen çam türü (TS. DS. Nişanyan. DS. yaban çileği (TS. dağ + çileği) Dağda yetişen çilek. otsu. dağ + dalak + otu) 5-10 cm yükseklikte. 511) dağ çöveni: (< T. 1323) dağ armudu: (< T. Kışın yaprak döken veya dökmeyen. IV. Kömürü çok kuvvetli olan bir ağaç (DS. dağ + del) Yaban cevizi (DS. dağ < ET. Thymelaceae. sarı veya pembe çiçekli ve çalı görünüşünde bitkilerdir. 511) dağdel: (< T. kuvvetli kokulu ve çalı görünüşünde bitkilerdir (TBAS. MBTS. beyaz. -sı) Ekin tarlalarında biten. dağ + Çin. 85) Daphne türlerine verilen genel ad. 1. da da ān + T. bā ilā + T. -i) 10-30 cm yükseklikte. Teucrium montana. 149) dağarcık: (< T. 2. fasulyeye benzer taneleri olan yabani bir bitki (DS. çok yıllık. kalın köklü. 1324. 1. eflatun renkli. dafni = EYun. emrūd + T. IV. AVA. BTS. çay + T. 149. BTS. Çitlembik ağacı ve meyvesi. 81) dağdağan: (< Far. dağ + Ar. 80. 1323) dağbaklası: (< T. dağarcık < ET. 545) 1. 1323) dağ çamı: (< T. tüylü. 1. tagar+cık. -u) Yabani armut. IV. dağ + Ar. dağ + ? çöven + T. 1325) . 1. 611) Dağlarda yetişen yabani bir yemiş (DS. yer yatık ve çiçekleri soluk sarı renkli bir dalak otu türü.

dağ + erik + otu) Ballıbabagiller familyasından. 81) dağ kavağı: (< T. 1. 1. Xeranthemum annuum. (TBAS. Sloane berteriana. acı kavak (TS. 82) dağ kirazı: (< T. 82) dağ lâlesi: (< T. çan biçimi tüylü çiçekleri olan otsu bir bitki. dağ + Far. dağlama) Bazı chrysanthemun türlerine verilen genel ad. kastania + T. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. mor renkli. çok yıllık. kefe kimyonu (TBAS. 1325) dağ karanfili: (< T. 1. Hyoseris radiata. dağ + eriği) Yabanî erik (TS. DS. sarı çiçekli ve otsu bitkilerdir (TBAS. 1. kemmūn + T. 149) dağgülü: (< T. IV. fındıksı tipte meyveleri olan. 511. çok yıllık. dağ + Yun. 1. -ü) Gelincik (DS. dağ + Yun. -ı) bk. anemon. 82) . yaprakları basit ya da hafif parçalı. (TS. maruli + T. dağ + elması). 513) dağlama: (< T. 511) dağ erik otu: (< T. kiraz (TBAS. dağ + Ar. gul + T. (TBAS. 8) dağ kestanesi: (< T. Anemone vulgaris. dağ + Yun. -si) Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen sert yapılı ağaç ve bu ağacın meyvesi. 82) dağ marulu: (< T. -i) Toprak üstü kısımları Doğu Anadolu Bölgesi’nde süpürge olarak kullanılan bir bitki. -si) Düğün çiçeğigillerden. aranfül + T. dağ + Far. otsu bitki. (BTS. dağ + kavağı) bk. lāle + T.: dağalması)Yabani elma (TS. dairesel dizilişli. dağ + Far. bir yıllık. -u) 10-25 cm yükseklikte.278 dağ elması: (< T. IV. 1321) dağ eriği: (< T. 513) dağ kimyonu: (< T. Prunella vulgaris. 20-70 cm yükseklikte. (And. -u) bk. kerasi + T. (TS. Ağz.

sık beyaz tüylü. TBAS. dağ + Ar. 1326) dağ sakızı: (< T. çiçekler morumsu kırmızı renklidir. sedir (TS. Cyclotrichium niveum. (TBAS. 82) dağ nanesi: (< T. Toprak üstü kısımları bitkisel çay olarak kullanılır (TBAS. BTS. dağ + sarmaşık + T. dağ + Ar. serv + T. Scilla hyacinthoides. Yapraklar kuvvetli kokulu. śabūn + T. -u) bk. çok yıllık ve otsu bir bitki. 150) dağ üzümü: (< T. na’nā’ + T. dağ + yemişi) bk. reyĥān + T. dağ + Yun. koca yemiş (TBAS. (TS. 1328) . IV. 82) dağ pırasası: (< T. bodur otu (TBAS. dağ + Ar. dağ + soğanı) 100 cm kadar yükseklikte. 83) dağ servisi: (< T. praso + T. Bir veya çok yıllık otsu bitkiler. 82) dağ nohudu: (< T. 82) dağ reyhanı: (< T. dağ + ? misgisi) bk. -sı) bk. 2. çiriş (TBAS. 83) dağ sümbülü: (< T. 83. -si) bk. mavimsimor çiçekli ve otsu bir bitki. dağ + Far. dağ + sakızı) bk. dağ + üzümü) Pekmezi yapılan siyah bir çeşit üzüm (DS. 82) dağsabunu: (< T. -u) Bir çeşit ot (DS. dağ + Far. sunbul + T. kuvvetli nane kokulu. 152) dağ sarmaşığı: (< T. dağ + Far. (TBAS. IV. IV. nuħūd + T. 514. 1326) dağ yemişi: (< T. -ı) bk. nohut (TBAS. -ü) Zambakgiller familyasından. müşkülüm (TBAS. büyük soğanlı. Arap otu ve Bellavalia cinslerinin türlerine verilen genel ad. 83) dahat: (< ? ) Lahana (DS. 1.279 dağ misgisi: (< T. -ı) Ziziphora (Labiatae) türlerine verilen genel ad. -si) Yüksekliği 20-50 cm arasında olan. 1930) dağ soğanı: (< T. kanlık (TBAS.

iğnelik (TBAS. 1347) . 1345) dallama: (< T. uyarıcı ve yara sağaltıcı olarak kullanılan otsu veya odunsu bitki. Teucrium chamaedrys. līmūn / Ar. IV. yüz kadar türü bulunan.+ -gan/-ğan “insana saldıran. 549. 83) dakka otu: (< ? dakka + T. talak + otu) Ballıbabagillerden. ısıran”. güçlendirici.280 dahlı: (< ? ) ncir (DS. IV. 1345) dal limonu: (< T. tal. otu) bk. 1338) dalbastı: (< T. dalak) bk. 83) dalak otu: (< T. 550) Isırgan otu (DS. IV. 1329) dakırdalak: (< ? dakır + T. 553) Yıldız çiçeği (DS. dal + Far. -u) Dalından düşüp yerden toplandığı için pek makbul tutulmayan limon (DS. IV. leymūn + T. dallama) Papatya (DS. TBAS. (TS. 517) dalik: (< ? ) Ham kavun (DS. 1. IV. 1340) dalfidan: (< T. dal + bastı) Bir çeşit iri. Clauson. ısırgan (TBAS. Tietze. 517) dalasıçtı: (< T. 1335. 1346) dalya: (< Fr. 489) Ağaç (KBAYA. dalak < ET. 1. Akdeniz çevresinde kuru yerlerde yetiştirilen. IV. IV. IV. 83) dal: (< ET. fiton) Taze ve yeni fidan (TS. aşılı kiraz (DS. duvar sedefi. dala + sıçtı) Çok çabuk olgunlaşıp kendiliğinden düşen ve dallara çarpıp patlayan bir cins sarı erik (DS. dahlia. dal + Yun. Tietze. Tietze. 188) dalağan: (< dala.

Tietze. 1353) dam koruğugiller: (< T. 84) . dam + ? Far. (TS. damarlıca) bk. yaprakları lekeli bir tür bitki. 554) bk. geniş yapraklı. koruk + T. taşak < taş+ak. Clauson. 1350) damarlıca: (< T. IV. 566”) Tohumu tespih taneleri gibi olan bir çeşit bitki (DS. Tietze. < ? EFar.281 damarcık: (< ET. “< ? ET. Sedum. -u + -giller) ki çeneklilerden örnek bitkisi dam koruğu olan bir bitki familyası (TS. 557”) Yılanyastığıgillerden. iltihaplı yaraların tedavisinde kullanılan bir ot (DS. DS. “< ET. bā ilā + T. 508. daenu ‘inek’. ılık iklimlerde yetişen otsu bir bitki. Nişanyan. dana + T. iç bakla. 526) danadaşak: (< ? T. dana + T. (TS. IV. Tietze. -sı) Koca bakla. IV. dam < ET. IV. dana + T. 84) damaskene: (< Yun. 526) danabaklası: (< ? T. taşak. 1350) dam koruğu: (< T. damar otu (DS. ince damarlı. tam + ? Far. tamar/tamır < tam-. damáskino. damar + otu) Sulak yerlerde biten. dili) bk. 82. dana + T. damar otu (DS. geyikdili (TBAS. 1. damar + yaprağı) bk. tane bakla (DS. 525) danaayağı: (< ? T. bur(u)nu) Aslanağzı çiçeği (TS. 1350) damar yaprağı: (< T. Arum. 525. ayağı. Tietze. 1355) danaburnu: (< ? T. 1. koruk + T. 1355) danadili: (< ? T. eski yapıların üzerinde yetişen ve bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan. IV. tana. 1. -u) Dam koruğugillerden. 1. IV. 555) Bir çeşit erik (DS. IV. bağa (TBAS. bir veya çok yıllık türleri olan. 1350) damar otu: (< T. dana + Ar.

taraklık + otu) Anasongillerden bir bitki (DS. kara. (TS. dana + T. 1359) dantara: (< ? ) Bir cins beyaz erik (DS. sünger gibi kullanılan. 1. 1356) danagözü: (< ? T. 2. Bir çeşit kara üzüm. IV. sert çekirdekli tatlı yemişi. 139) dangalak: (< ? Erm. 526) danakuyruğu: (< ? T. ağacı) Dulaptal otugillerden. ısırgan (TBAS. Tietze. kıran + otu) Salepgillerden. sulu üzüm (danagözü). dan gluħ. (TS. 1356) dancak otu: (< ? dancak + T. dana + T. Epipactis. 1363) dantel ağacı: (< Fr. 1. IV. göz) Bir çeşit ekşi. Lagetta. MBTS. dana + T. otu) bk. Milium effusum. 1356) danakıran otu: (< ? T. gözü) bk. dentelle + T. danagöz (DS. IV. 633) 1. (TS. IV. 1. dana + T. 84) danamemesi: (< ? T. 1367) dardağan: (< “dağan” dağınık’tan “dar + dağan”. IV. göbeği) bk. memesi) 1. 1. 558) Ispanağa benzeyen bir bitki (DS.282 danagöbeği: (< ? T. Çiğdem gibi bir bitki (DS. (DS. dana + T. 527) daraklık otu: (< T. Bu ağacın çitlembik büyüklüğünde. sığırkuyruğu (TBAS. 529) . IV. Palmiye cinsinden bir ağaç 2. Antillerde yetişen. 84) danagöz: (< ? T. dana + T. domuzağırşağı (TBAS. bataklık yerlerde yetişen bir bitki. kabuk lifleri dantele benzeyen bir ağaç. kuyruğu) bk.

IV. otsu bir bitki. hardala benzer iri yaprakları olan ve yemeği yapılan. darıca otu (TBAS. 1. 3. darıca) bk. (TS. Yaprağı yapışkan bir ot. tatlı + bilem) Kırlarda. 1369. meyveleri için yetiştirilen. Ağz. IV. tarı. kerasi) Bir çeşit kiraz (DS. taşlıca + Far. ırmak kıyılarında kendiliğinden biten tatlı meyveli bir bitki (DS. K AT. tek yıllık. DS. 33.+ . IV. 530. sivri uçlu mısır (DS. çok kokulu iyi cins bir kayısı çeşidi. tarı < T. DS. (DS. 153. -ı) Cin mısırı. 1371) daş kiraz: (< T. 31. 106. az sulu bir üzüm çeşidi (DS.A. taş + Yun. Echinochloa crusgalli. darıca otu (TBAS. 1. (And. 1377) datlıbilem: (< T. 152. 136. AA. Ağz. IV. kuraklığa dayanıklı. 1382) davşancık: (< T. 314) darıca: (< T. 1370) darı mısırı: (< T. IV. 32. Kendisi ve çekirdeği uzun ve tatlı. Eren. Gaz. Nişanyan. 125. IV.283 darende: (< öz. ahlat (DS. kuş yumurtası gibi meyvesi olan kokulu bir bitki (DS. emrūd) Yabani armut. darıcan) bk. 1433) darı: (< ET. IV.. 85) darıcan: (< T. miśr + T. 85) darıca otu: (< T. 2. 90. 1382) . BTS. 100. TBAS. IV. 85. is. GBAA. DA. III. 192. Funda. 1378) davşanak: (< ? ). (And.: derende) 1. 2. Panicum.. Cistaceae. Pırnal ağacı. (TBAS. bir yıllık. darıca + otu) Sulak yerlerde biten.: davşımak) 1. darı + Ar. 85. 82) Buğdaygillerden. tavşancık) Kolay yanabilen. Darende). sulak yerlerde ve pirinç tarlaları içinde yetişen. 1377) daşlıca armut: (< T. IV. otsu bir bitki.5 m kadar yükselebilen. tohumları gereğinde buğday yerine besin olarak kullanılan. Koyu kırmızı renkli. 1370. EYAD. ufak taneli.

IV. ortasında mememsi bir çıkıntısı olan ve yenilebilen bir mantar. IV. (TBAS. 1382) davulgu: (< ET. karpuz gibi bitkilerin köküne yapışarak büyüyen. 1379. 1383) dedebört: (< T. domates. büyük yaprakları bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan bir ot (DS. Tietze.: dovun) Mısır. dede + sakalı) Kırlarda yetişen. 1382) davun otu: (< ? davun + T. (TBAS. üzerinde koyu renkli parçacıklar bulunan. kahverengi veya beyaz. yaprağı) Sulak yerlerde yetişen. IV. 569). 86) dedemene: (< T. dede + Yun. Köklerinden çiriş elde edilir. 594) . -i) Çok yıllık. dede + ? mene) bk. bk. 86) dededeğneği: (< T. otu). IV. (DS. davulgu. yenilebilen bir ot (dedemsakalı). Asphodeline tenuior. 1383. asalak bir ot (DS. is. -cu) Böğürtlen (DS. 1382) davulga: (< ET.284 davulcu: (< Ar. (TBAS. dede + Far. Tietze. IV. 569) Kocayemiş ağacı ve meyvesi (DS. 86) dede gülü: (< T. kavun. tavılku. ŧabl + T. DS. IV. dedem + sakalı) bk. Kırmızı kabuklu. havuca benzeyen. (And. 4487) Davut yaprağı: (< öz. 2. ETA. çok yıllık. 1398) dedesakalı: (< T. otsu ve pembe çiçekli bir bitkidir. gul + T. XII. dekaniki < dekanós + T. 1398. sert ve dayanıklı bir ağaç (DS. dede + ? bört) Şapkası sütlü.: davılga) 1. Jurinella moschus. -ü) Bodur. beyaz çiçekli ve otsu bir tür. tavılku. Lepiota procera. yumrulu. (And. dedesakalı (DS. II. Hint yağı ağacı (TBAS. 86) dedemsakalı: (< T. Ağz. Ağz. IV. Dāvūd + T. mavi çiçekli.

deli + Ar. (DS. (TBAS. 1401) dek: (< ? ) Şeker pancarına benzeyen. (değirmenci üzümü). değirmenci (DS. 86) delibadılcan: (< T. 153) defne yaprağı: (< Yun. yaprakları kokulu. IV. dáfni. 2-5 m yükseklikte. dalları üzerinde dikenli çıkıntılar bulunan. değirmenci + üzümü) bk. kavak ağacı (DS. birçok türü içine alan bir bitki familyası (TS. değirmenci) Siyah bir üzüm çeşidi. IV. 1406) dekavun: (< ? ) Servi. 85) Defnegillerden. IV. yaprakları güzel kokulu ve yaz kış yeşil olan bir ağaç. -giller) Örnek bitkisi defne olan. dáfni + T. tatlı ve yenilebilen bir bitki (DS. BTS. Tietze. 153) defnegiller: (< Yun. Laurus nobilis. IV.285 dedesakalı mantarı: (< T. değirmen < ET. TBAS. 1406) delialan maydanozu: (< T. 537. 1410) . dáfni + T. 1. deli + alan + Yun. kar beyazı veya soluk sarı renkli bir mantardır. manitari + T. 575. 537. Nişanyan. 1401) değirmenci: (< T. sarı ya da beyaz çiçekli. 537) değirmen armudu: (< T. makedonesi + T. BTS. bādincān < Far. IV. 1. meyvelerinden yağ elde edilen. bādingān) Domates (DS. tegirmen + Far. çayır sedefi (TBAS. -ı) Çok dallanmış. iki çeneklilerin ayrı taç yapraklılarından. 86. IV. -u) bk. yaprağı) Çeşitli yiyeceklere güzel koku versin diye katılan yaprak (TS. dede + sakalı + Yun. 1. 1401) değirmenci üzümü: (< T. 86) defne: (< Yun. yumru köklü. -u) Yazın olgunlaşan ve yeşil renkli olan bir armut çeşidi (DS. emrūd + T. (TS. Hericium coralloides.

ban otu (TBAS. manitari) Şapkası kırmızı veya turuncu renkli. DS. zehirli olmakla beraber öldürücü olmayan bir mantar (TBAS. (TBAS. otsu ve yabani bir bitki. deli + Yun. ban otu (TBAS. erguvan (TBAS. pipéri) Kırmızı. deli + Yun. 1412) deli lâle: (< T. deli + Yun. deli + buğday) Kunduru denilen buğday çeşidi. 87) deliot: (< T. 1413) . Oenanthe pimpinellodies. delice) 50-100 cm yükseklikte. bir yıllık. 1412) delikara: (< T. deli + Far. IV. II. 1411) delice: (< T. deli + erik) Çakal eriği (DS. deli + ot) bk. IV. 155) deli maydanoz: (< T. kadife çiçeği (DS. deli + kanlı) Kına çiçeği. 87. 1411. lâle (TBAS. deli + ? bardağan) bk. baŧbāŧ ) bk. TaS. deli + Ar. deli + boynuz) bk. kerasi) Bir çeşit kiraz (DS. deli otu (DS. IV. 1412) delikiraz: (< T. 1411) delikanlı: (< T. Lolium temulentum. Rozet yaprakları sebze olarak kullanılır. 86) delibiber: (< T. 87. 1069) delierik: (< T.286 delibardağan: (< T. IV. deli + Yun. IV. IV. acı biber (DS. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. makedonesi) 30-60 cm yükseklikte. IV. 86) deli batbat: (< T. BTS. kırmızı buğday (DS. yumru köklü. lāle) bk. 87) deli mantar: (< T. IV. 1411) deliboynuz: (< T. 87) delibuğday: (< T. (TBAS. deli + kara) Bir çeşit siyah üzüm (DS.

155) demir bıtırağı: (< T. temir + ağacı) ki çeneklilerden. IV. (BTS. 1. VII. 88) . demir ağacı türü Batı ve Güney Anadolu’da yetişen. erkek ve dişi çiçekleri ayrı ayrı olan. demircik) bk. çok yıllık bitkiler. dişbudak (TBAS. demir + bozan) Tirfil. Colchicum cilicium. al) Küçük yaban eriği (K A. DS. kayışkıran (TBAS. IV. deli + ? yulaf) bk. (TBAS. 94) demal: (< Far. 150 cm kadar yükselebilen. yabani yonca (DS. IV. ibran (DS. dem + T. demir < ET. 87. kuduz otu. domuz baklası (TBAS. at ve eşeklerin az yediklerinde ağızlarını köpürten. demir + pıtrağı) bk. Casuarina. (TS. 550) demir ağacıgiller: (< T. Göksun bölgesinde elde edilir ve salep yerine satılır. (TS. 88) demirbozan: (< T. 155. ana yurdu Avustralya olan bir evcikli veya iki evcikli bir ağaç. 2503) delüce bakla: (< T. Casuarinaceae. sa‘leb) Dammer türünün kurutulmuş yumrularıdır. demir + ağacı + -giller) Yaprakları dairesel dizilişli. deli + tütün) Domatesgiller familyasından. 218. delice + Ar. 375) demir ağacı: (< T. çok yedikleri zaman da onları patlatan. bā ilā) bk. büyük yapraklı ve yeşilimsi sarı çiçekli bir tütün türüdür. demir + delen) bk. bahçelere süs olarak dikilen. Alyssum. odunu sert olan ve süs eşyası yapımında kullanılan. sivri yapraklı bir dağ otu. 1413) deli salep: (< T. 1413) deli yulaf: (< T.287 deli otu: (< T. 87) deli tütün: (< T. (TBAS. BTS. 88) demirdelen: (< T. DS. demir dikeni (TBAS. 547. 1. koyu yeşil renkli. Nicotiana rustica. deli + Ar. deli + otu) Turpgillerden. 1417) demircik: (< T.

demirli) Büyük dut ağacı (DS. 155) demirhindi: (< Far. BTS. temr-i hindī “Hint hurması” < temr hurma. gul + T. IV. -ü) Sölenterlerden knidliler filumunun. IV. yeşil renkli. 1420) deniz börülcesi: (< T. 108. kanatlı fındık. 155) demir dikenigiller: (< T. ülkemizde beş cins ve altı türle temsil edilen. bir ya da çok yıllık bitkiler (BTS. çiçekleri küçük ve açık sarı renkli. mercanlar sınıfından dokunaçları oldukça kısa. ovaryum üst durumlu. sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç. boynuz şeklinde sivri uçlara sahip. deniz < ET. yalnız yaşayan türleri içine alan bir cins. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. meyvesi 10 mm kadar çapında. teŋiz + börülcesi) 40 cm kadar yükseklikte. (BTS. Actinia. demir + dikeni) Toprak üzerinde yatık olarak bulunan. Bu ağacın meyvesi. 551. TBAS. kırmızı. IV.288 demir dikeni: (< T. çiçekleri ışınsal simetrili. demir + dikeni + -giller) Yaprakları karşılıklı ya da almaşlı dizilişte. 88) demir otu: (< T. IV. deniz + Far. demirleyen) bk. TBAS. (TS. kapsül nadiren de üzümsü meyveleri olan. mavi. çanak ve taç yaprakları beşli ve serbest. 88) denizgülü: (< T. çok yıllık. (TBAS. 88) demiryonca: (< T. Eren. Salicornia europaea. 87) 1. 1. 551) demirli: (< T. demir dikeni (DS. Nişanyan. Tamarindus indica. (TS. 158) . er dişi. demir + ? yonca) Yoncaya benzeyen bir ot (DS. Baklagillerden. otsu ve sürünücü bir bitki. IV. 1. 1418. 88. 2. TBAS. demir + otu) Ayrık otu (DS. Tribulus terrestris. 1418) demirliyen: (< T. 1418) denden: (< den + den) Bir çeşit kır meyvesi (DS. 1418. otsu ya da çalımsı.

rāziyāna + T. 558) deniz soğanı: (< T. -u) Denizlerde biten ve genellikle kıyılarda ve kayalıklarda yoğun olarak görülen bir bitki türü (TS. IV. Deniz kenarlarındaki kayalar üzerinde yetişir. praso + T. (TBAS. IV. 1424) deniz pırasası: (< T. 1. dalları yeşil renkli. 559) deper otu: (< T. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. sürünücü. deniz + ? yosun + T. 1. deniz + üzümü) Deniz üzümügiller familyasından. deniz + soğanı) bk. TBAS. teper + otu) Havuç (DS. 89) deniz teresi: (< T. yaprakları pulsu ve kın hâlinde dalları sarmış. deniz + otu) Deniz kenarındaki bataklık yerlerde yetişen ve turşusu yapılan sivri yapraklı bir ot (DS. yaprakları nodlarda pul şekline dönüşmüş. deniz + Far. deniz + Far. 1-2 m yükseklikte. Crithmum maritimum. 1. (TS. 1428) derdik: (< ? ) Bir çeşit şalgam (DS. -si) Maydanozgillerden. Crithmum maritimum. ıtırlı bir bitki. -si) 50 cm kadar yükseklikte. sarımsı çiçekli. 558) deniz sarmaşığı: (< T. Ephedromajor. 1432) . sürünücü ya da tırmanıcı bitkiler (BTS. ada soğanı (TBAS. (TS. 2 m kadar boylanabilen. 558. beyaz sütlü ve otsu bir bitki. 158) deniz yosunu: (< T. 1. çalı görünüşünde. BTS. 89. çok yıllık bir bitki. -sı) Denizlerde yetişen bir tür yosun (TS. 1. (TS. 558) deniz rezenesi: (< T. deniz + üzümü + -giller) ki ya da bir evcikli. dik dallı. meyveleri eriksi tipte. deniz + sarmaşığı) Çok yıllık. meyvesi bezelye büyüklüğünde. 89) deniz üzümü: (< T. kırmızı ve nadiren sarı renkli.289 deniz otu: (< T. IV. tere + T. 158) deniz üzümügiller: (< T. zengin dallanma gösteren. deniz kumsallarında bol olarak yetişen. deniz + Yun. Convolvulus soldanella.

1440) devecibardağı: (< T. dere + T. IV. Anethum. güzel kokulu. (TS. 1. bozan) Hindiba (DS. ince yapraklı. uzun sapı deve boynuna benzeyen. Türkçe teve ile Moğolca temegen arasındaki bağ bilimsel yayınlarda türlü tartışma ve açıklamalara yol açmıştır. Eren. T YA. sarı çiçek açan. BTS. otu) Maydanozgillerden. 162. IV. Bu kelime Türkçeden komşu dillere de geçmiştir. IV. 1432) dere kabalağı: (< Far. derre. eski çağlarda Türkçeden Moğolcaya geçtiğini dile getirmiştir. Tietze. Clauson. taban. 1436) desteçürüten: (< Far. sarı çiçekli. 114. IV. 60 cm kadar yükseklikte. 468) de bu birleştirmeye katılmıştır. deve + boy(u)nu. Ramstedt Moğolca temegen’i Türkçe teve (> deve) ile birleştirmiştir. 89. dere + T. “deve < teve Eski çağlardan başlayarak kullanılır. 1437) deveboynu: (< T. küçük. 1432) dereotu: (< Far. Räsänen (s. bir yıllık ve otsu bir bitki. IV. deveci + bardağı) Armut şeklinde meyvesi olan yabani bir bitki (DS. -mik) Yuvarlak. IV. deste + T.290 deredaban: (< Far. 110”) Süsen cinsinden. deste + T. 593. < Far. deste + T. IV. “dere < Far. çürüten) Ekin tarlalarında yetişen yabani bir bitki (DS. TBAS. 237) destebasan: (< Far. dere + T. yaprakları kabak yaprağına benzeyen yabani bir bitki (DS. 562. basan) Erken olgunlaşan bir armut çeşidi (DS. IV. meyveleri gaz söktürücü olan. MBTS. fena kokulu bir ilkbahar çiçeği (DS. 672”) Kaya aralıklarında yetişen ve kök kısmı yenilen bir çeşit çiçek (DS. desti + T. 1. BÜYA. kabalağı) Su kenarlarında yetişen. 1436) destebozan: (< Far. 1440) . 1437) destimik: (< Far. güzel kokulu bir çeşit tatlı kavun (DS. derya.

yılan otu (TBAS. sarı çiçekli ve çok dikenli yabanî bir ot (DS. (TBAS. deve + elması) Çakırdiken (TS. beyaz üzüm (DS. 571) devedişi: (< T. yol ve tarla kenarlarında yetişen. IV. gul + T. 1. deve + dişi) 1. 90) develik otu: (< T. Limonium meyeri. deve + dikeni) Birleşikgillerden. Kalın kabuklu. 1441) devegülü: (< T. 90) devetabanı: (< T. IV. sulu. 572) . kabuğu kalın ve sert siyah üzüm. 1. -i) bk. Sarı. deve + çökerten) Kurak ve sert topraklı yerlerde yetişen. 1440) deve dikeni: (< T. 2. ri taneli mısır (DS. ebegümeci (TBAS. büyük taneli. 90) deveşaplağı: (< T. (TS. deve + langır “çalkalama sesi. ebegümeci (TBAS. (TS. 1. IV. deve + gözü) 1. yuvarlak taneli. mercümek + T. 90) develik: (< T. deve + tabanı) Birleşikgillerden. iri taneli bir buğday çeşidi. ri. 571) devegözü: (< T. 1441) deve elması: (< T. geniş yapraklı bir süs bitkisi. IV. develik + otu) bk. 286) deve mercimeği: (< T. -ü) Hatmi denilen bitki (DS. develik) bk. 90. kabalak (TBAS. deve + Far.291 deveçökerten: (< T. çok yıllık. mavimsi mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. 2. 30-100 cm yükseklikte. deve + Far. Nişanyan. 1-2 yıllık ve otsu bir bitki. deve + şaplağı) bk. deve + kulağı) 40-90 cm yükseklikte. 262”) bk. çivit otu (TBAS. 90) develangır: (< T. 1441) devekulağı: (< T. Silyum marianum. Phlodentron.

devr-i ‘amel) Ayçiçeği (DS. 4484. kanlıca mantarı (TBAS. Ağz. Krş. 607) ri taneli. turb + T. IV. sarı renkli.A.292 devetopalağı: (< T. Tietze. 1475. Gaz. 1463) dıngıra: (< ? ) Zambak (DS. KMYA. uzun saplı. yer elması gibi yumru kökleri olan yabani bir bitki (DS. 1442) deveturpu: (< T. 694). 1466) dıranı üzüm: (< ? dıranı + T. is. TBAS. IV. sert bir kiraz çeşidi (DS. kısa saplı bir çeşit buğday (DS. IV. 1451. yaban armudu (DS. tatlı ve uzunca bir üzüm (nebi dede). XII. 1442) devramel: (< Far. 1453) dımışkı: (< öz. beyaz. 1467. Tietze. 608) Geç olgunlaşan. Krş. MBTS. IV. Tietze. 470) devrinti: (< T.. IV. 91) . 471) dırbalan: (< ? ) bk. siyah renkli. IV. -u) lkbaharda kırlarda yetişen.: deydikli. pembe renkli. (And. dızdığı) Ahlat. devr-i ‘anber). III. (And. 623) Kuşkonmaz çiçeği (DS.A. 91) dığrak: (< ? ) Erken olgunlaşan. IV. Dimaş /Dimiş + î.Y. Ağz. üzüm) Erken olgunlaşan. 1461. deve + Far. 1445) dığdığı: (< ses taklidi kelime.Y. (DS.: devrianber) Ayçiçeği (DS. IV... 209) dıngıl: (< dingil “ses taklidi”. “< Dimaş /Dimiş Suriye’deki Şam şehrinin adı”. 1446. dıydıklı.A. 1444) devriamber: (< Far. dev(i)rinti) Leylâk ağacı (DS. drágana. 217. 306. dığdak. sert bir çeşit üzüm (DS. IV. 1465) dırağan: (< Yun. IV. IV. deve + topalağı) Kırlarda yetişen. tere gibi baharlı olan yaprakları yenilebilen bir ot (DS. 1. 1452.

144. 1481) difenbahya: (< öz. 137) diken ağacı: (< T. IV. yaprak.293 dırı: (< ? ) Gül fidanına benzeyen dikenli bir çalı (DS. DS. ardıca benzeyen bir çeşit ağaç (DS. GD AT. Nişanyan. . diken + ağacı) Akasya (DS. 1479) dibikıllı: (< T.: dikencük) Ufak taneleri olan. 483. 1482) diken: (< ET. 201. IV. 581) diga: (< ? ) Yalnız ilkbaharda ekilen bir buğday çeşidi (DS.A. 1. 232) dibikara: (< T. 672. Dieffenbach) Yapraklarının güzelliği nedeniyle sera ve salonlarda yetiştirilen bir süs bitkisi. 1486) . 309. 2. IV. E A. IV.Y. 93. 299.. Tietze. AAT. dibi + kara) Kalın kabuklu. 615). tiken < *tikgen < tik-. K AT. (TS. IV.A. IV. 1486) dikenbaşı: (< T. III. IV. 259. 208. 258. 3930. 339. 4762. Ağz.. 48. 1. X. 499. ST AT. 9. 1480) dida: (< ? ) Tuzla yenilen bir çeşit ot (DS. meyve kabuğu gibi bölümlerinde ve bazı hayvanların derisinde bulunan sert. 129. 348.A. tiken) 1. (And. (And. 106. diken + başı) bk. 91) dikencik: (< T..: tikān. III. Krş. XII. KYA. ADYA. 1469) dırik: (< ? ) Böğürtlen (EYAD. Clauson. DS. Bazı bitkilerin dal. Gaz. 59. 23. UA. dikencik). Ağz.Y. ufak ve sık taneli bir çeşit üzüm (DS. 311. is. EYAD. topuz (TBAS. OAAD. 1479) dibiz: (< ? ) Kuru soğan (DS. 582.. 417. 93. Dikeni çok olan bitki (TS. IV. dibi + kıllı) Domates (DS. 77. 175. Ka. AVA.A. Erz. ucu sivri ve batıcı çıkıntılardan her biri.

dudak) Nergis çiçeği (DS. IV. 4. beyazımsı mor çiçekli. erin’in de kökünü bilmiyoruz. yeni sürgünlerinden de turşu. dikenli + ? meyan) Bir iki metre yükseklikte. dilber + T. dikenli + ot) Cynara cardunculus. böğürtlen (TBAS. dilber + T. diken + üzümü) bk. 1. Türkçe dudak gibi. 91) dikenli meyan: (< T. 583) dikenli mısır: (< T. Eski ve yeni diyalektlerde dudak olarak erin adının kullanıldığını görüyoruz. tilkişen (TBAS. 1486) dikenucu: (< T. -u) Böğürtlen (TS. dikme < tik-me. 482) 1. miśr) Arpa şeklinde küçük taneli bir çeşit mısır (DS. 1491) dilberkirpiği: (< Far. 1491) dilberdudak: (< Far. 1486) dikenli ot: (< T. dudağı. Doerfer’e göre Türkçe *tōtak biçiminden yola çıkmak gerekir. Glycyrrhiza echinata. yeni dikişmiş fidan. (TS. 1486) diken üzümü: (< T. tūt + T. dilber + T. 91) dikme: (< T. compositae (DS. 91) diken dutu: (< T. diken + Far. diken + çileği) bk. IV. yemek yapılan bir çeşit bitki (DS. 1491) . 1. 122”) Sarmaşık çiçeği (DS. Clauson. IV. 2. Çelikleme yoluyla dikilen kavak ve söğüt fidanı. dikenli + Ar. 1488) dilberdudağı: (< Far. IV. 582) dikenli acı ot: (< T. IV. IV. “< dudak Eski Kıpçakçadan başlayarak kullanılır. 3. kirpiği) Nergis çiçeği (DS. Fidanlıktan çıkmış ağaç. tüysü yapraklı çok yıllık bir bitki. IV. Eren.294 diken çileği: (< T. Budanmış palamut ve meşe ağacı (DS. dikenli + acı + ot) bk. Fidan. diken + ucu) Meyvelerinden sakıza öz. karamuk (TBAS.

1498) dimenit: (< Yun. til + buran) 1. IV. dimnid. Yerken insanın dilini yakan. dimrit. 1499) . IV. Tietze. 1494) dilit: (< ? ) Taneleri irili ufaklı olan bir çeşit üzüm (DS. 620) En iyi cins buğday (DS. IV. IV. mavimsi renkli bir çeşit mantar (DS. IV. diliçıkık (DS. Erken olgunlaşan bir çeşit siyah üzüm.: dimbit. dili + düdük) bk. (And. DS. 3. 2. dil + damak) 1. dil + kanatan). OAAD. 1495) dilkiboğan: (< T. 1495) dilkimen: (< T. susuz ve kekremsi tadı olan bir üzüm çeşidi (DS. tilkimen) Ormanlarda yetişen. dimnit. 3932) dilmit: (< Yun. dil < ET. (And. dimlit. 232) dilve: (< ? ) Kavun (DS. IV. IV. (DS. Burçak çiçeği (DS. sarmaşık gibi ağaçlara sarılarak uzayan. uçlarından salata. IV. yemek yapılan yabani bir bitki (DS. üstü dikenli bir ot (DS. X. 1495) dillice: (< T. tilki + boğan) Kırmızı renkli. dirmit. 3. 2. 1498. tillice) Yenilebilen bir çeşit mantar (DS. Tietze. IV. Kına çiçeği. Ağz. dirnit. IV. 1492) diliçıkık: (< T. Taneleri ufak olan bir çeşit zeytin (DS. diminitis. dili yakan bir çeşit kavun.: dilkanadan) Sarmaşık gibi büyüyen. dili + çıkık) Aslanağzı çiçeği (dildamak. 1495) dilkanatan: (< T. 1491) dildamak: (< T. IV. tirimit) 1. diliçıkık. dil + doku) Salep çiçeği (DS. diminitis.295 dilburan: (< T. X. dilidüdük). 3938. 1492) dildoku: (< T. IV. Ağz. IV. 621). Siyah ve uzun olan bir çeşit üzüm. bk. Çok tatlı. 2. 1519. DS. 1494) dilidüdük: (< T.

II. kerestesi sert ve değerli bir ağaç. 1180) diş bademi: (< T. 186. Ağz. Yer elması. 1164) dipçin: (< T.: dib. div) 1. -i) bk. dipçin) Filiz (DS. 5. (And. TBAS. Ağz. Pancar ve kökü. kökü iltihaplı yaraların tedavisinde kullanılan bir bitki (DS. 1. II. 176. BTS. -i) Kabuğu ince olduğu için dişle kırılabilen bir badem türü (TS. diş + Ar. Havuç. IV. 611). diş otu (TBAS. K AT. 629. hilāl + T. yenilirse insanı sersem eden bir bitki. (TS. 1510) diplitura: (< T. “sertliğinden dolayı dişe benzer”.296 dinep: (< ? ) Buğday tarlalarında yetişen ve arpaya benzeyen. 92. 1511) diri örtü: (< T. kırmızı açan çiçekleri yavaş yavaş mavi ve mor renk alan. dirlik + otu) Ölüme karşı ilaç olan sağlık otu (TaS. Lahana. KBAYA. 599) dirlik otu: (< T. 3. IV. 114) Zeytingillerden. GD AT. diri + örtü) Ormanlık bölgelerde ağaçların altında yeşeren çalı. 1509. kara) Kök tarafında tüylü yaprakları olan. 2. Şalgam. gösterişli. EYAD. çırpı veya odunsu bitkiler (TS. 232. 1502) dingdingkara: (< ding ding “ses taklidi” + T. diş + budak. 602. 1. IV. TaS. diş < ET. TaS. Eren. 40 m kadar yükselebilen. tiş + Far. (And. < Yalnız Anadolu ve Balkan alanında kullanıldığı anlaşılıyor. Fraxinus excelsior. Tietze. 1343) diş hilali: (< T. 1503) dip: (< ET. 4. Tietze. IV. 1. 189. 1503) dinge: (< ? ). tüb. 602) dişbudak: (< T. 273. 92) . bādām + T. delice (DS. II. şeker pancarı (DS. IV. IV. dipli + ? tura) Çobançantası bitkisi (DS.: dingi) Fidan (DS.

232. (TS. divlek “Türkçeden Balkan dillerine de geçmiştir”. 613) . düğelek. 1302) Diyarbakır karpuzu: (< öz. 1. düğülek. dişi + ? çöven) bk. diş + otu + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden.: Diyarbekir karpuzi) Diyarbakır karpuzu (DA. Olgun. dülek. II. akdarı gibi bitkiler (DS. düyülek. (And. düglek. dişlek + darı) ri taneli mısır (DS. düğlek. Diyarbakır + Far. 1615. düvelek. tişi+çe. divle. IV. diş + otu) Diş otugillerden. siyah küçük taneli ve tatlı. 1535) doğu kayını: (< T. çok yıllık. 132) dizi: (< T.. (And. IV. 560”) Otundan faydalanmak için ekilen darı. dizi. 2. IV. 1531) dogrukara: (< T. düylek. Ağz. 603. 233. ufak kavun (DS.297 dişice: (< T. doğu + kayını) Doğu bölgelerinde yetişen bir tür kayın ağacı (TS. IV. dayanıksız bir üzüm çeşidi (DS. -u). doğru + kara) nce kabuklu. IV. EYAD. kurak ve çorak yerlerde yetişen. OAAD. Kalın kabuklu. 471. 603) divdiv: (< div + div) Dikenli bir bitki (DS. divlik.: diblek. Tietze. Plumbago europea. dişice. TBAS. “< ET. düvlek. 115). Eren.Y. dövelek. 1525) diş otu: (< T. 1527. 1526) divlek: (< T. çöven (TBAS. düklek. 1. 20–100 cm yükseklikte. olgun kavun. 175) diş otugiller: (< T. duvdak. 634”) ncir (DS. is. “< ET. 1. BTS.A. Clauson. IV. ħarbuz + T. Krş. 92. beyaz çiçekli ve otsu bir bitki. düzlek): 1. 1523) dişi çöven: (< T. örneği diş otu olan ve genellikle sıcak ve kurak yerlerde yetişen bitkilerden oluşan familya (TS. Ağz. tizig. düyüleg. TaS. 92) dişlek darı: (< T.

617) dolaşık ot: (< T. IV. doğum). 2. 93) dokuzdonlu: (< T. (And. 93) dokuztepeli: (< T. (BTS.: dugum) Frenk üzümü (DS. 181) doğum: (< T. hanımeli (TBAS. örnek bitkisi dolama otu olan ve içine kasık otunu da alan karanfilgillerin alt familyası (TS. IV. IV. 93) dolaman: (< T. dokuz + donlu) bk. 617) dolama otugiller: (< T. Picea orientalis. dokuz < ET. dolaşık + ot) Kır sarmaşığı (DS. büyük biber türü (TS. yaprakları tamamen yeşil. akçöpleme (TBAS. IV. 1. 621) . TBAS. Patatese benzeyen ve yenilebilen bir çeşit mantar. -sı) Servigiller familyasından. Paronychia serpilifolia. çiçekleri küçük. 268) dolama otu: (< T. māzū + T. 1. doğu + Far. -i) Çamgiller familyasından. Thuja orientalis. her dem yeşil. iğne yapraklı. X. dolama + otu + -giller) ki çeneklilerden. dokuz + tepeli) bk. dolama + otu) Dolama otugillerden. doğu + ? lâdin + T. 1545) dolma biber: (< T. (And. yeşil veya beyaz bir bitki. 181) dokkuk: (< ? ) Lâle (DS. kozalakları aşağı sarkan. 1543. DS. akçöpleme (TBAS. pipéri) Dolma yapmaya uygun. 3952. 1540) dokuzbaşlı: (< T. 1539) doğu mazısı: (< T.: tolaman) 1. Ağz. ülkemizde Doğu Karadeniz bölgesinde yetişen bir ağaç türü. dolaman). (TS. Lâle (DS. dolma + Yun. yaprakları uzun sürgünler üzerinde almaşık olarak dizili. tokuz/tokkuz + başlı) bk. park ve bahçelerde yetiştirilen çalımsı bitkiler. 1.298 doğu lâdini: (< T. (BTS. kozalakları 6-8 pullu. ana vatanı Çin olan. Ağz. 35 m kadar boylanabilen.

dolma + otu) Dolma otugillerden. Tietze. yeşil veya beyaz bir bitki. X. XII. Tuber melanosporum. Paronychia serpilifolia. 4482. vitamince zengin. domat. 204. AVA. domata. 28. 2. DS. (TS. 370. tomata. –lı) Süs kavunu (DS.: domadız. 376. domáta + T. 621) dolu börülcesi: (< T. -ça) Patates (DS. 113. yuvarlak bir fasulye çeşidi (DS. yer mantarı. domate. Yumru köklü bir çeşit bitki.299 dolma otu: (< T. 133. 1. KBAYA. 132. SA. 643). 1550) . (TS. KMYA. 643). 145. DS. XII. tamatis. 4767. yaprakları tüylü. XII. 369. TaS. XII. 1547) domalan: (< T. 234. DS.. 341. 1. Tietze. DS. domáta < t. 1550. 4487) domatça: (< Yun. 3875. (And. 4736. DS. Patlıcangillerden. 1. T YA. Salep (DS. tamates. 622. III. -an) 1. IV. çiçekleri küçük. 228. 284. 621) dolma otugiller: (< T. 314. 91. IV. 312. keme. KYA. domal-an. IV. II. kırmızı ürünü için yetiştirilen bir bitki 2. 61. 171. 191) domaylı: (< Gürc. . sarı çiçekleri salkım durumunda. Lycopersion esculentum. 1549. tamata. tomatiz) 1. ADYA. 252. domatis. tomatas. DS.A. 1533. dolu + börülcesi) Beyaz. toprak içinde yumru biçiminde yetişen. tomatis. tomata < sp. 183. 161. dolma + otu + -giller) ki çeneklilerden. 114. domáta + T. temetos. IV. (And. 43. dombay + T. IV. 221. 1208) domatan: (< ? Yun. DS. 1. Ağz. domas.: tomalan) Asklı mantarlardan. AAT. yağmurdan sonra çıkan ve yenilebilen bir bitki. 1550) domates: (< Yun. 622. Ağz. 197. örnek bitkisi dolma otu olan ve içine kasık otunu da alan karanfilgillerin alt familyası (TS. ETA. E A. BTS. Erz. IV. (TS. E A. ZBK A. II. Bu bitkinin yenilen ürünü.

donuzbıtırağı) Uçları iğne gibi dikenli bir çeşit bitki. 93) domuz ayrık otu: (< T. içi sarı renkli. semiz. çok yıllık ve otsu bir bir bitki. güzel kokulu. Kökeni karışıktır. IV.: domuzpıtrağı. bā ilā + T. domuz ayrık otu (TBAS. 1552) dombay eriği: (< Gürc. domuz + ay(ı)rık + otu) Buğdaygillerden. IV. Eski çağlardan başlayarak kullanılır. domuz + Ar. DS. Eren. pembe veya beyaz çiçekli. domuz + ay(ı)rığı) bk. dombay + T. bir yıllık. rizomlu. beyaz veya mavi çiçekli. çok yıllık ve otsu bitkilerdir (TBAS. Tietze. Orta Türkçede ve Eski Kıpçakçada toŋuz biçimi geçer. 1. 92. tarıma zararlı. IV. -sı) Baklagiller familyasından. 93. 623. DS. 183) domuzbıtırağı: (< T. 1552) domuzağırşağı: (< T. 1555) domuz ayrığı: (< T. domuz + dikeni) Yaprakları sapsız ve dikenli. “domuz < ET. 94) domuz eriği: (< T. 1.300 dombay: (< Gürc. tüylü. Eski ve yeni diyalektlerde ‘yağlı. Ağz. IV. TBAS. şişman’ olarak kullanılan toŋ (> don) köküyle toŋuz adı arasındaki bağ üzerinde özel olarak durulmaya değer. IV. 118”) Cyclamen türlerine verilen genel ad. (DS. (TS. domuz + ağırşakı. meyveleri suda kaynatıldıktan sonra yenen otsu bitkilerdir (TBAS. IV. 1555) domuz dikeni: (< T. iri bir çeşit erik (DS. domuz + pıtrağı). Cynodon dactylon. 643) Küçük ve yuvarlak bir çeşit hıyar (DS. 1556) domuz elması: (< T. Yumrulu. (And. 1562) . toŋuz. çiçekleri etli otsu bir bitki (TS. BTS. Xanthium strumarium compositae. domuzağırşağı (TBAS. dombay “yaban öküzü”. 623. eriği) Kabuğu mor. domuz + eriği) Yabanî erik (DS. domuz + elması) bk. 93) domuz baklası: (< T.

1556. IV. büyük yabani bir ot (DS. -sı) Yılanyastığı denilen bitki (DS. otsu. 287) domuz otu: (< T. 1556) domuz lahanası: (< T. 94) dongurak: (< T. domuzağırşağı (TBAS. Zehirli bir bitkidir. domuz + potu(k)lağı. domuz + Far. IV. 94) domuz marulu: (< T. 94) domuz üzümü: (< T. manda. 1563) . Actaea spicata. 1560) doran: (< ? ) Mısır çiçeği (DS. domuz + otu) Kumsallarda ve kayalıklarda yetişen sarı çiçekli ot (TS. -u) bk. domuz + Yun. 287) domuzpotulağı: (< T. Muscari armeniacum. domuz ve özellikle deve yavrusu’. turb + T. maruli + T. 1. domuz + kuyruğu) Beyaz tüylü. -ı) bk.301 domuzkuyruğu: (< T. (TBAS. banjar + T. IV. 223-229) domuz turpu: (< T. domuz + soğanı) Çevredeki yaban hayatının bir parçası olan domuzlar bu bitkinin soğanlarını toprak altından çıkararak yemektedir. 3. 2525”) Yumru kökü yenilebilen yabani bir bitki (DS. 623) domuz pancarı: (< T. domuz + Yun. ayı. Domuzların bu bitki soğanlarını çok yemesinden dolayı bu isim verilmiştir. domuz + üzümü) Çok yıllık. domuz + Erm. -u) bk. köpek. IV. (Duran. “< potuk ‘halk ağzı. 1557) domuz soğanı: (< T. yılanyastığı (TBAS. rizomlu ve beyaz çiçekli bir bitki. Meyveler 10 mm kadar çapta ve parlak siyah renkli. IV. lahano + T. MBTS. TBAS. dongurak) Domates (DS. yılanyastığı (TBAS.

3982) dövdes: (< ? ) Taze fasulye (DS. 1. 1574) dönbaba: (< T. IV. X. 1574) dökülgen: (< T. otu) bk. IV. otu) bk. topuz biçimindeki yapraklarının üst yüzeyi böcekleri yakalayan yapışkan tüyler ile örtülü otsu bir bitki. IV. IV. 1564) dor otu: (< Far. 1. 630. IV. IV. 1581) döngel: (< kökü belli değildir. DS.: töngel) Muşmula (TS. 1. bābā) Turnagagası bitkisi (DS. 653. 94) dökülcen: (< T. dere + T. IV. sarı çiçekli bir çeşit ot (DS. küçük yapraklı.302 doranı: (< ? ) Söğüt ağacına benzeyen. 94) doru otu: (< Far. Drosera rotundifolia. 1. 1592) dövülmüş avrat otu: (< T. IV. dere + T. Tietze. 1541. DS. 95) döymeç otu: (< T. dereotu (TBAS. otu) bk. ince kabuklu. 639) .) Droseragillerden. DS. IV. dereotu (TBAS. dövülmüş + Ar. 633. drosera < Yun. akparmak da denilen bir çeşit üzüm (TS. (And. dön + Far. MBTS. Ağz. döymeç + otu) Yakı gibi kullanılan. döven + otu) Yakı otu (DS. 1594) drosera: (< Fr. 753) (And. sarmaşık (TBAS.: dökürgen) Beyaz. (TS. ‘avret + T. 1594) dözdömbelek: (< ? ) Dikenli bir bitkinin kırmızı renkli ve yenilebilen meyvesi (DS. dökülcen) Bir çeşit kış elması (DS. Ağz. yaprakları söğüt yaprağından daha kalın olan meyvesiz bir ağaç (DS. 1592) döven otu: (< T. dökülgen).

IV. Arctium tomentosum. 95) .: dunbak) Kestane meyvesi (DS. 1598) duman otu: (< T. IV. taçsız iki çeneklilerden bir familya (TS. 639) dudiye: (< Far. 641. karanfilgillerden. 1. örnek bitkisi drosera olan bitki familyası (TS. -giller) ki çeneklilerden. (And. otu) Birleşikgillerden. BTS. 1602) durak otu: (< T.: donak otu. 1563. dikenli. 1602) dumbak: (< ? ). IV. otu) Dulaptal otugillerin örnek bitkisi olan. Daphne mezereum. bur(u)nu) Zeynibostan çiçeği (DS. 635) lkbaharda tarlalarda yetişen ve yemeği yapılan bir ot (DS. duman + otu) Baklagiller içinde çok çıkıp fideleri kurutan asalak bir ot (DS. 641) dulavrat otu: (< T. tul + Ar. ŧūŧīye). TBAS. 95. ‘avret + T. TBAS. 1595) dulaptal otu: (< T.303 droseragiller: (< Fr. 1.: duduya) Yaylalarda. (TS. otu + -giller) Örnek bitkisi dulaptal otu olan. ebdāl + T. dorak otu) bk. IV. Ağz. çiçekleri güzel kokan. Kuzeydoğu Anadolu dağlarında yetişen. 1595) duduburnu: (< Far. ele alındığında çiçeği titreyen bir kır çiçeği (DS. IV. (And. 1. dul < ET. drosera + T. çok yıllık bir bitki. 187) dulkarıgömleği: (< T. otsu ve kırmızı çiçekli bir bitki. ebdāl + T. 641) dulaptal otugiller: (< T. 30-60 cm yükseklikte. 1595) duduli: (< EYun. akarsu kenarlarında yetişen. Ağz. ŧūŧī + T. dul + Ar. (And. troħílos. Tietze. Ağz. iki yıllık. az çiçekli bir çeşit ot (DS. 1. (TS. dul + Ar. IV. durak + otu). çalı görünüşünde. IV. 94. dereotu (DS. dul + karı + gömleği) Büyük yapraklı.

tek evcikli. 72. X. 139. TAYA. IV. BTS. -giller) Ağaç ya da çalı formunda olup. IV. -cık) Parmak uzunluğunda yaprakları olan ve beyaz çiçek açan bir ot (DS. tūt. KMYA. < Far. halk arasında sıtma tedavisinde kullanılan bir bitki (DS. 208. duvaklıca. 188) dutulga: (< T. 1605) durdabak: (< T. DS. 233. tuğ ‘örtü. yapraklarıyla ipek böceği beslenen. 685. 158. tūt < Ar. 1606) dut: (< Far. manitari) bk. (TS. OAAD. dur + çalak) Devetabanına benzeyen. 4015. DS. 1605) durnacık: (< turna + T. 166. 124”) Yenilebilen. tūt + T. 1613) duvaklıca: (< T. Tietze. 128. IV. 132) duta elma: (< T. 95.. IV. 500) dutgiller: (< Far. dur + da + bak) Fesleğen çeşidinden bir çiçek (DS. X. 350. IV. 13. 1. dut. eriksi ya da küçük kapçık şeklinde. BTS. kapak’ + -(a)k ‘küçültme eki’. III. evlek mantarı (TBAS. tūd. KBAYA. Eren. EYAD. UA. 1. çöğür (TS. EYA. 665) Dutgillerden. 3997. Gaz. 1614) duvaklı mantar: (< T. 11. tūt. 124. 1611) dut çöğürü: (< Far.A. bazen taç yaprakları bulunmayan. tūt + T. Türkçede tuğak biçimi duğak > duvak olarak gelişmiştir. Eren. 188.304 durçalak: (< T. Morus. 206. 118. tutulga < tutul-) Buğday tarlalarında yetişen. TBAS. kuzey yarım kürenin genellikle ılıman bölgelerinde yetişen. 185. incir ve benzeri cinsleri içine alan iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS. 646. “< OT. tut-a + elma) Dalından elle koparılarak toplanan elma (DS. K AT. 646. yaprak ve meyvesi için bütün Türkiye’de yetiştirilen. kışın yapraklarını döken büyük ağaçlar. 130. ST AT. lezzetli bir çeşit mantar (DS. duvaklı + Yun. DA. 1. IV. ZBK A. tohumu zehirli yabani bir bitki (DS. 95) . E A. çöğürü) bk. meyveleri fındıksı.

IV. 96. 1306) . Tietze. 1. sarı veya morumsu siyah renkli. gelincik (DS. Kara nohut kadar yuvarlak tohumu olan bir çeşit çayır otu (DS. 95. śadef + T. gövde yaprakları saplı. 1615) düdek: (< ? ) 1. IV. 2. -i) bk. Leylak renginde ve kokusuz çiçekleri olan bir bitki. sarmaşığı) Yaprak dökmeyen. 1622) düğmeli ot: (< T. 1622) düğün çiçeği: (< T. Ağaçların. (TS. 669”) 1. tırmanıcı ve zehirli bir bitki. 3. 1620) düğmecik: (< T. düğem < düğ-em) Çamgillerden meyveli bir çeşit ağaç (DS. TaS. IV. ham meyve.305 duvar fesleğeni: (< Far. düğün < ET. yaprakları oval biçimde olan ve mavi renkli çiçek açan bir ot. otsu ve genellikle parlak sarı çiçekli bitkiler. 652. 1616) düdüllük: (< ? düdül + T. meyvesi bezelye tanesi büyüklüğünde etli. 2. 1. dalak otu (TS. bir veya çok yıllık. (TS. sert ve derimsi. 4. düğmeli + ot) bk. 1621) düğmeli: (< T. 3. 647. -lük) Özü yumuşak bir çeşit ağaç (DS. dīvār + Yun. Hedera helix. 281) duvar sarmaşığı: (< Far. vasilikon + T. dīvār + T. 1. düğmeli) Yapraklarının üzeri benekli olan ve çoğunlukla su kıyılarında bulunan. 1618) düğem: (< T. düğmecik “< ET. Kızıl ağaç meyvesi. tügme. yapışkan otu (TBAS. küçük çiçekli. 647) dübe: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. üst yüzü koyu. IV. alt yüzü açık yeşil renkli. TBAS. Ranunculus. Meşe ve çam palamudu (DS. BTS. çok yıllık. çiçeklerini döktükten sonra meydana çıkan küçük meyveleri. TBAS. Ekinlerin içinde biten. dīvār + Ar. -i) bk. tügün + çiçeği) Bazı çeşitleri süs bitkisi olarak yetiştirilen. IV. hayvanlara yedirilen bir çeşit ot (DS. 188) duvar sedefi: (< Far. IV. Ham incir. II. IV.

2. Ham eriklerin arasından daha önce olgunlaşıp. IV. yenebilen ekşi erik. 1652) . ebecik + otu) Bir çeşit tarla otu (DS. divlek + kazı) Bir çeşit küçük incir (DS. 669) Küçük karpuz (DS. düğün + yaprağı) Dere kenarlarında biten geniş yapraklı bir ot (DS. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. IV. 1637) düve: (< ET. dut gibi taneleri olan bitki (DS. 1640) düvülcek: (< T. 1625) dülekkazı: (< T. IV. 668.: döğün otu) Yara işletmekte kullanılan yapraksız. 1. ülkemizde ise 17 cins ve 180 kadar türle temsil edilen. aken ya da folikül meyveli. 1627) dünyagüzeli: (< Ar. Bir çeşit mantar (DS. BTS. IV. 1572) düğün yaprağı: (< T. 1650) ebecik otu: (< T. güzeli) bk. 1634) dürülü: (< T. Nişanyan. ışınsal ya da bilâteral simetrili. otsu. tüge. dürülü) Marul (DS. nadiren çalımsı ya da tırmanıcı özellik gösteren bitkiler (TS. IV. nadiren bir eşeyli. ebe. 105) 1. IV. 96) dürme: (< T. bazı türleri süs bitkisi olarak kullanılan. dünyā + T. 189) düğün otu: (< T.306 düğün çiçeğigiller: (< T. düğün + çiçeği + -giller) ki çeneklilerden. dürme) Lahana (DS. (And. V. V. bir ya da çok yıllık. dünyada 50 cins ve 1800 türle. 1646) -Eebe: (< ET. IV. Ağz. yaprakları parçalı ve karşılıklı dizilişli. Tietze. şekerci boyası (TBAS. düzgülü) Beyzi taneli bir çeşit üzüm (DS. hermafrodit. düğün + otu). IV. 1642) düzgülü: (< T. düğülcek < tüğülcek ?) Nar ağacının çiçeği (DS.

Yaralara sarılan ve yarayı yumuşatmaya yarayan geniş yapraklı bitki (DS. 1654) ebişek: (< ? ) Bir çeşit mantar (DS. 1. 191. V. mor çiçekli ve otsu bir bitki. TaS. V. V. ülkemizde 10 cinsle temsil edilen. 3. 1652. V. Malva siylvestris. 1654) ebem ekmeği: (< T. bir ya da çok yıllık. ebem + ekşisi) Kuzukulağı (DS. çok yıllık. III. yenilebilen bir kır bitkisi. 1654. örnek bitkisi ebegümeci olan. II. ETA. AVA. çiçekleri ilaç. 4. ebem + ? bülük) Yaprakları hindibaya benzeyen. ebem + Yun. 361. ebe + kulağı) Kuzuların yediği küçük yapraklı bir ot (DS. Uzunca yassı yapraklı. ebe + gümeci) Ebegümecigillerden. (TS. ebem + bükü) bk. 5. 97) ebembülük: (< T. 1654) ebelik: (< T. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS. yaprakları sebze olarak kullanılan. 2. sarı çiçek açan sütlü bir bitki (DS. DS.. V. V. 1657) .307 ebegümeci: (< T. BTS. 1654) ebembulguru: (< T. 97. 1654) ebemekşisi: (< T. pligúre + T. Yabani pancar. DS. Gaz. ebelik) 1. 668. kendiliğinden yetişen. ebem + ekmeği) Ebegümecine benzeyen bir bitki (DS. TBAS. 668. 191) ebekulağı: (< T.A. V. ebegümeci + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. 246. Ebegümeci. V. 1654) ebembükü: (< T. 1383) ebegümecigiller: (< T. V. III. Tütüne benzeyen bir bitki. V. ebeli) Yer elması (DS. 1. sapının dip tarafı kırmızı ve ekşi tatta. -u) Bük üzümü (DS. 239. tavşan elması (TBAS. 1653) ebeli: (< T. BTS.

“< Yun. III. Ağz. VII. Tietze. TBAS. Ağz. 50-125 cm yüksekliğinde. Acorus calamus. (And. 1395) eğlik: (< T. 1675) eğecen: (< T. eğ(i)lik). Bir cins ot (DS. efek (DS. VII. Ağz. eğece) Buğdaygiller familyasından bir çeşit kılçıklı bitki (DS. ishal yapıcı bir bitki. V. DS. egic. 1819. DS. kökü. afáki + T. otu). 695) Dere ve durgun su kenarlarında yetişen. 1655. Ağz. (TS. 4499) eğece: (< T. XII. afáki. V. V. 1667. TaS.308 ebucehil karpuzu: (< öz. 2509) eğilce: (< T. 1678) eğir kökü: (< Yun. ħarbuz + T. 1675. V. 1667. havacıva (TBAS. 2. eğilce) Arpa başağına benzeyen bir ot (DS. ákoron. 676. 98) . 1. çok yıllık. DS. 1. evelik) bk.: efelek otu. 98. fiğ. 1651) ebzeköget: (< ? ) Yemişi olan bir ağaç (DS. 2510) eğilcen: (< T. 695) Isırgan otu (DS. efeng) 1. 1672) eğinç: (< Erm. 1661) efek: (< Yun. iğecen) Büyüyüp kuruyunca tohumları iğne gibi insanın üstüne sıvışan bir çeşit çayır otu (DS. Ebūcehil + Far. V. is. 1668) efek otu: (< Yun. Yabanî yonca.: eyecen. (And. -u) Kabakgillerden. 1659) eci bücü: (< ? eci + bücü) Kırda kendi kendine yetişen ve yenebilen bir ot (DS.: eğnik) bk. elma büyüklüğündeki meyvesi çok acı ve iç sürdürücü. eğecen). Citrullus colocynthis.: ebenk. 1805. eğilcen) Çayır cinsinden bir ot (DS. V. V. V. efelik otu. karın ağrısını iyi etmek için kullanılan. 689). Tietze. 668. (And. (And. (TS. Tietze. ákoron + T. otsu ve rizomlu bir su bitkisi. V.

eğrilce) Kuruduğunda insanları kaşındırarak rahatsız eden. Boynu bükük bir görünüm arz etmesinden dolayı “eğri boyun” adı verilmiştir. tıpta bağırsak kurtlarını düşürmek için kullanılan. 4491) eğrim: (< T. 223-229) eğri kestane: (< T. eğrelti + otu). V. saçak köklü bir çeşit ot (DS. 1408) . eğri + Yun. 1403) eğrilce: (< T. eğrelti + otu + -giller) Damarlı çiçeksizlerden. Driopteris flix-mas. bir çeşit kır bitkisi (DS. 104. Ağz. 1825) eğrelti otugiller: (< T. eğrim) Domates (DS. 1. V. (And. DS. 150 cm kadar yükselebilen. 678. XII. kumlu yerlerde yetişen. 1694) ekin: (< T. 678) eğri: (< T. TBAS. 1686) ekır: (< ? ) Çam ağacına benzeyen zehirli bir çeşit ağaç (DS. 1685) eğri yavşan: (< T. eğrilcen + otu) ğneli tohumlu.: eylentü. XII. eğ(i)lim) Domates (DS. eğri) Sarı çiçek açan kısa boylu bir ağaç (DS. (TS. örneği eğrelti otu olan bir bitki topluluğu (TS. eyraltu) Eğrelti otugillerden. 1. V. III. çiçeksiz ve otsu bir bitki. 1684) eğrilcen otu: (< T. III. kastania) Havlican (TaS. V. 98. 4491) eğrelti otu: (< T. Isatis tinctoria. eğri + yavşan) Lavanta çiçeği (DS. V. (Duran. 1683) eğriboyun: (< T.309 eğlim: (< T. eğri + boyun) Bitkinin gelişme dönemindeki taze uç sürgünleri eğilmektedir. çok yıllık. ekin) Buğday (TaS. V.

1. Morus nigra. 223-229) ek kök: (< T. 1698) ekşice: (< T. -sı) Gevrek ve sulu bir tür ayva (TS. ekşi + kulak) hlk. besleyici bir bitki. 1699) . Büyük. Kuzukulağı (TS. 98) ekmek ağacı: (< T. sıcak ülkelerde yetişen. iri ve ekşi karadut (DS. (Duran. 162) ekşikara: (< T. tūt + T. sulu ve şeker oranı düşük bir elma (TS. III. ekşilice) Sarı renkli. Artocarpus incisa. sulu. ekmek + Far. 1411) ekli ot: (< T. V. ekşig. 1. Tietze. 1698) ekşi kiraz: (< T. 704) Limon (DS. eklemik) Sarmaşık denilen ot (TaS. -u) Meyvelerinin olgunlaşması ile ekinlerin biçilmesi aynı döneme rastladığından “ekin dudu” adını alan bir bitki. ekşi + Ar. V. ek + kök) Sapın yanlarından çıkan ince kök (TS. (TS. kerasi) Vişne (TS. sulu ve iri taneli bir çeşit üzüm. 686) ekşi hamur: (< T. 1. ekmek + ağacı) Dutgillerden.310 ekin dudu: (< T. huni biçiminde. 687) ekşikulak: (< T. 683) ekşi: (< ET. 1. 1. atkuyruğu (TBAS. 683) ekmek ayvası: (< T. 1. ekşi + Yun. meyvesi beyaz etli ve biraz unlu. Siyah. 2. I. V. soğan köklü bir bitki (DS. 687) ekşilice: (< T. 681) eklemik: (< T. V. ekşi + elma) Sert. ekşice) lkbaharda kurak yerlerde biten ekşi bir ot (DS. ekin + Far. 1698) ekşi elma: (< T. siyah. ħamīr) Ekinlerin içinde yetişen ve yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. ābiyā + T. ekli + ot) bk. ekşi + kara) 1.

ekşilik) Yeşil köklü ve yuvarlak yapraklı mayhoş bir bitki. 1708) . Oxalis acetosella. līmūn / Ar. kuzukulağı (TBAS. ekşi + oğlak) bk. V. 1702) eldaş: (< T. ekşilik (DS. rengi esmer bir çeşit buğday (DS. V. 1. 1689) ekşi ot: (< T. 704) bk. V. 192) ekşioğlak: (< T. (ekşioğlak). el + daş ?) Bir çeşit üzüm (eldaş üzümü). 1689) ekşi limon: (< T. 1700) ekşi yonca: (< T. (DS. (DS. XII. 1. ekşi + ot) Çiğ olarak yenilen bir çeşit ot (DS. 687) ekşimcik: (< T. leymūn) Ekşiliği fazla olan ham limon (TS. ekşimen) Yeşil köklü ve yuvarlak yapraklı mayhoş bir bitki (DS. ekşice ?) Ekşi.311 ekşilik: (< T. ekşi + Far. 192) ekşimen: (< T. 1707) eldaş üzümü: (< T. TBAS. ekşi + yonca + -giller) ki çeneklilerden. Tietze. ekşimcik) bk. ekşi + ? yonca) Ekşi yoncagillerden. 4492) elâgöz: (< T. 1699) ekşimik: (< ekşi. V. V. (TS. kuzukulağı (TBAS. 687. 687) ekşiza: (< T. ala + göz) Çiğdemgillerden yumrusu yenen bir çeşit çiçek (DS. V. eldaş (DS. yenmeyen bir çeşit ot (DS. 1. V. 99) ekşi yoncagiller: (< T. üzümü) bk. yapraklarında kuzukulağı asidi bulunan bir bitki familyası (TS.+ -mik. yumuşak. çok yıllık otsu ve beyaz çiçekli bir bitki. el + daş + T. V. 1707) eldirek: (< ? ) Taneleri küçük.

< Kökenini bilmiyoruz. el + kurtaran) Kökü çövene benzeyen. < alma/elma ‘bazı araştırıcılara göre Türkçeye eski bir zamanda girmiş bir Hint-Avrupa kelimesi’.A. ufak çekirdekli meyvesi. V. Bayramlarda kabir taşlarına bağlanması görenek olan bir çiçek (DS. 133. 182. I. EYAD.Y.. ST AT. dokusu gevrek. yoncaya benzer bir ot (DS. 1709) elibayır: (< T. 1719) elkurtaran: (< T.Y. DA. el + kovan) Leylak (DS. Pirus malus. 135. eflatun çiçekli. GD AT. 187. 70. Eski Kıpçakçada da alma olarak geçer. KYA. lapa yapılarak çıbanları oldurmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. Şen. 1708) eldüren: (< T. 571-578. Ka. (TS. onun alfiilinden geldiğine inanan halk etimolojisi de bulunmaktadır. 88. V. 266. AVA. Eren. 23. 703. 108) . el + düren) Kaynatılıp ağrıyan yerlere sıcak sıcak sarılmak suretiyle. Türkçede alma biçiminin elma’ya çevrildiği göze çarpıyor. tadı ekşi veya tatlı. E A. 217. OAAD. 10 m kadar yükselebilen. DS. 147. 29. 134. 199. TBAS. 51. AAT. 1718) elkoğan: (< T. 218. çiçekleri pembe veya beyaz bir ağaç ve bu ağacın kabuğu parlak. II. 127. kırmızıdan yeşile kadar türlü renkte. 2. 183. Krş. Ağz. 99. halk arasında ilâç olarak kullanılan bir çeşit bitki (DS. 20. V. 218. (And. K A. UA. TaS.: alma) Gülgillerden. -sı) Ormanlarda yetişen. 1715) elik yoncası: (< T.312 elduran: (< T. 1719) elma: (< elmanın menşeini Hint-Avrupa dillerine dayandıran görüşler dışında. 157).A. V. eli + ? bayır) Bir çeşit buğday (DS. 125.A. V. 266. I. ZBK A.. 304. elik + ? yonca + T. K AT. 1717) elite: (< ? ) Bizlengiç de denilen bir çiçek (DS. T YA. 226. Moğolca alima biçimi Türkçeden alınmıştır. 243.. Dağlarda yetişen ve çayı pişirilen bir çeşit ot. 62. 48. V. 19. V. Orta Türkçede almıla. sert. 92. 12. Tietze. KBAYA. kokusu hoş. 114. ETA. . 1. 79. III. 493. el + duran) 1. 200. BTS. Eski kaynaklarda ve yerel ağızlarda alma olarak kullanılır. 202. Erz.

DS. yaz kış dökülmeyen bir çeşit ağaç (DS. Tietze. elmelik ?). pelit (DS. 2519) eltieltiyeküstü: (< elti eltiye küstü) Bir tür bitki (TS. V. V. V. Dişbudak ağacı. V. VII. emecen. DS. is. 1. 1736) emriz: (< Ar. yaprağı ayva yaprağına benzeyip. 714”) Ballıbaba denilen bir çeşit bitki (DS. emrāz) Çayır otları arasında bulunan dikenli bir ot (DS.: emzük otu) Onosma türlerine verilen genel ad (TBAS. 262) emirali: (< Ar. tavşan kirazı (TBAS. emr) bk. Palamut meyvesi. 715. 1731) emen: (emen/emmen < Yun. 719”). 1733) emesken: (< ? ) Bir çeşit siyah küçük erik. V. V. fındık kadar meyveleri olan. 722) 1. 3. 703) emecen: (< T. Meşe ağacı. V. V. 1742) endirek ağacı: (< T. (And. Ali) Kışa kadar saklanabilen. 1747) . emzik + otu.: ilemelik) 1.313 elmacık: (< T. endir-ek ? + ağacı) Kabuğu ve meyvesi kırmızı olan. 2. endomē’. em-. mürdüm eriği (DS. 1734) emir: (< Ar. ada çayı da denilen bir bitki (DS. lezzetli. is. Tietze. 1726. elma + çalısı) ri. sarı renkli bir çeşit üzüm (DS. Yaban çitlembiği (DS. “< ET. 1725) elmelik: (< Ar. Ağz. Tietze.+ -ik. elmacık) Bir çeşit bitki (DS. Ağz. 2. (And. 1741) emzik otu: (< T. emüz. 100. Semiz otu. V. 1725) elma çalısı: (< T. emr + öz. V. “< ET. V. 1736) emirsultan: (< öz. Emir + sulŧān) Yeşil soğan (DS.

115. 1764) . 204) enir: (< kökü belli değildir. V. DS. 135) Birleşikgillerden. 1. Yabanî kiraz. V.: ennemene) Bir çeşit mantar (DS. (TS. 1. Nişanyan. yenilebilen bir çeşit ot (DS. MBTS. Ağz. ankinára. Cynara scolymus. (And. V. yaprakları sert tüylü bir ot. çok yıllık. 4496) enek memesi: (< T. 836) Kuru fasulye (DS.: efiye) Güzel kokusu olan bir çiçek ve ot (DS. dikenli bir kültür bitkisi. 1. 725. Ağz. XII. Eren. enfiyye. 723) Sarmaşık şeklinde. (And. Akasya ağacı (DS. Ruscus aculeatus. 714) ennimene: (< ? ). 1761) epsemye: (< ? ) Şeker pancarı (DS. V.: endiriz. eŋek. sebze olarak kullanılan. 1. (And. MBTS. 1749) enfiye: (< Ar. 1670) engerek otu: (< ? engerek + T. 1747. 713) engili buğday: (< T. endürüz) 1. otu) Hodangillerden. V. 723. Tietze. 2. 859) Bir tür yaban mersini. BTS. 1754) enginar: (< Yun. XII. Echium vulgare. (TS. 1. 857). yumru kökü meyve gibi yenilen bir çeşit bitki (DS. 1760) ensin: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS. (TS. 1747) enek: (< ET. türleri süs bitkisi olarak yetiştirilen. Tietze. V. V. MBTS. enek + ağacı) Uzun yapraklı. “< engil üzüm çubuklarının ince ve uzun dalları”) Ak buğday (DS. V. 713. 1. engilli ? + buğday. 4496) eneç: (< T. Ağz. eneç < en + eç.314 endirez: (< ? ). Tietze.

erekleme) Yabanî semiz otu (DS. beyaz taneli bir çeşit üzüm (DS. 1765) erekmek: (< ? ). 1768) ergen perçemi: (< T. otu) Havuç (DS. 1767) ergen: (< T. Tietze. 1768) . perçem + T. ergen + üzümü) Küçük siyah taneli. V.: erkenet) Kırmızı saplı. (And. erenler + çiçeği) Kekik gibi kokan bir çiçek (DS. V. V. ergen) Kızılcık (DS. V. döngel (DS. V.315 epsit: (< Yun. Ağz. (And. 100) ergan üzümü: (< T. 1767) erenler çiçeği: (< T. ergen (DS. ergen + Far. 733). (And. V. 1765) erelik: (< T. ere(k)lik) Yaprakları şeker pancarı yaprağına benzeyen. XII. apsída. eren) bk. Tietze.: eremeki) Kendi kendine biten bir çeşit bitki (DS. Ağz. V. V. 1765) eren: (< T. erken olgunlaşan bir çeşit üzüm (DS. istendiği zaman yaprakları sarılarak yenen bir çeşit ot (DS.: eres) bk. ergen + Yun. 1767) ergenet: (< ? ). 1764) ereğil otu: (< ? ereğil + T. 4497) erekleme: (< T. kerasi) bk. V. V. delice (TBAS. V. ergil) Muşmula. DS. -i) Reyhan çiçeği (DS. 1768) ergil: (< T. 1766) erez: (< Yun. ergen (DS. V. ires. V. 1768. 1766. 730) Mantar (DS. 1774) ergenkirez: (< T. Ağz. seyrek ve top top biten.

II. rīşte. 1778. 271. Kaşgarlı Mahmut’a göre şeftali. erük. er avān + T. 137). 735”) bk. BTS. yapraklarını döken. V. 733. BTS. T YA. 118. erkeç + sakalı. erkek + üzüm) Şırası az çıkan. 342. erkeç üç dört yaşlarında enenmiş erkek keçi. Orta Türkçede erük olarak geçer. V. er avān. 97. tek ve sert çekirdekli yemişi. 1773) erkeçsakalı: (< T. IX. Tietze. 1. Cercis siliquastrum. 1 cm kadar genişlikte ve 50 cm kadar uzunluktadır. erinç) bk. Batı ve Güney Anadolu’da doğal olarak yayılış gösteren.: eriyh. ETA. 1. -giller) Almaşık yapraklı ağaç familyası (TS. 720) erinç: (< T. V. 189) erika: (< ? ) Süpürge otu (TS. Tietze. 155. beyaz çiçekli bir ağaç ve bu ağacın kabuğu ince. “ET. III. 231. Grunus domestica. mayhoş veya tatlı. 367. Clauson. 246. K AT. erkek + ağaç) Yemiş vermeyen ağaç (TaS. ST AT. çayır melikesi (TS. 210. DS. 222. eflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan. Posidonia oceanica. 253. 1714) erguvangiller: (< Far. Nişanyan. DS. sarıdan kırmızıya. 1. ZBK A. 1. E A. Tietze. eruk. 719. 719) erik: (< ET. MBTS. 69. 3352. 101. eti sulu. 207. (And. 139) erişte: (< Far. erük. 1. Yaprakları şerit şeklinde. ısırgan (TBAS. 1774) . 2-10 m yükseklikte. 100. TBAS. 318. 719. 118) Rizomlu ve çok yıllık bir deniz bitkisidir. 1502) erkek üzüm: (< T. TBAS. (TS. 101. DA. 1. Eren. mora kadar türlü renkte. örük) Gülgillerden. 99. 737. 448) erkek ağaç: (< T. V. kalın kabuklu üzüm (DS. (TBAS. 277. güzel bir süs ağacı. 865) Baklagillerden. DS. 209. GD AT. < Eski Türkçeden başlayarak kullanılır.316 erguvan: (< Far. KMYA. Ağz. K A. kayısı. Türkçeden Moğolcaya erük olarak geçmiştir. DS. kışın yapraklarını döken. Nişanyan. 87. (TS. AAT. 343. erik gibi yemişlere verilen ortak bir addır.

101) ersin: (< EAT. 729) esrar otu: (< Ar. 325) Bir çeşit güzel kokulu bitki (DS. 1777) eryeten: (< T. esmer + T. eşek + ? cuğa) Mantar denilen bitki (DS. eşek + ? baldıran + T. 102) eşekcuğa: (< T. -ek küçültme ekiyle yapılmış bir türev olduğunu yazmıştır. kalın rizomlu. ersün. yeşil renkli bir cins incir (DS. eş sözünün –gek. Gülensoy. otsu. Orta Türkçede eşgek. 1. Lecokia cretica. otu) Hint keneviri (TS. 1789) . Pedersen’e göre Ermeniceden alınmıştır. er + kurtaran) bk. V. asrār + T. su + ? yosun + T. eşyek olarak geçer. 731) eşek baklası: (< T. er + yeten) Beyaz incirden daha büyük ve sivrice. V. ersin. bā ilā + T. V. eşek + Ar. V. 1778) esbalı: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. renkli esmer su yosunları (TS. Bang ve Clauson. kemmūn + T. koyu ve alaca renkli büyük bir çeşit fasulye (DS. is. eşek + çıtlığı) Düzgün kamış gibi yetişen bir çeşit ot (DS. Ermeni + Ar. -ları) Şeritleri bölmeli. V. Kökeni karışıktır. I. erşün. Eren. “< eşek Eski çağlardan başlayarak kullanılır (eşgek). V. -u) bk. 138-139”) Bakladan küçük. Doerfer eşek sözünün büyük bir olasılıkla Türkçe bir türev olduğunu dile getirmiştir. 1789) eşek çıtlığı: (< T. -ı) Çok yıllık. -sı. (TBAS.317 erkurtaran: (< T. beyaz çiçekli ve tüysü yapraklı bir bitki. 1789) eşek baldıranı: (< T. Frenk kimyonu (TBAS. Eski Kıpçakçada eşek biçimi kullanılır. 1778) esmer su yosunları: (< Ar. 1. 101) Ermeni kimyonu: (< öz. kısamahmut otu (TBAS.

lezzetsiz bir çeşit elma (DS. V. V. V. tırmanıcı. eşek + gevreği) bk.318 eşek dikeni: (< T. 1. V. 734. DS. 1789) eşek gevreği: (< T. otsu bir bitkidir. V. 1789) eşek elması: (< T. eşek + kömürdeği) Eşeklerin çok yediği bir çeşit ot (DS. eşek marulu (TBAS. kenger + T. 1789) eşek kalkanı: (< T. çok yıllık. eşek + Far. TBAS. V. eşek kömürdeği (DS. ħiyār + T. encīr + T. eşek + Far. Ecballıum elaterium. eşek + elması) Yazın yetişen. ayı gülü (TBAS. 1789) eşek kangalı: (< T. 1789) . ĥalvā + T. -i) Meyvesi yenmeyen yabani incir (DS. (TS. eşek + Ar. 1. eşek + Far. eşek + ? kangal + T. V. -i) Kökü tatlı. 102) eşek helvası: (< T. TBAS. 1789) eşek hıyarı: (< T. 1789) eşek eriği: (< T. dikenli ve pembe çiçekli. (TS. gul + T. karalahana büyüklüğünde. 1789) eşek kömürdeği: (< T. eşek kengeri (DS. V. sarı çiçekli ve otsu bir bitki. 1789) eşek kengeri: (< T. eşek + Far. dalları dikenli bir bitki (DS. V. 102) eşek inciri: (< T. eşek + eriği) Uçları sivri ve uzun bir çeşit yeşil erik (DS. -ı) bk. -ı) Kabakgillerden. eşek + kalkanı) bk. -sı) Enginara benzer bir çeşit bitki (DS. 102. V. eşek helvası (DS. Onopordum tauricum. yabani. 734. 102) eşek gülü: (< T. eşek + közlemesi) bk. 1789) eşek közlemesi: (< T. iki yıllık. eşek + dikeni) 60-100 cm yükseklikte. -ü) bk.

matutak + T. 103. Anthriscus silvestrisis. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. eşek + tırnağı) Kesildiğinde süt gibi sıvı çıkaran bir çeşit ot (DS. V. 1790) eşek turpu: (< T. -u) Maydanozgillerden. oval bir çeşit siyah üzüm (DS. eşek + Yun. V. eşek + otu) Evliya otu (TS. -sı) bk. beyaz papatya (TBAS. (TS. -u) Hardal denilen ot (DS. 1790) eşek yağırı: (< T. 1.319 eşekkulağı: (< T. eşek + Far. -u) bk. 1. 103) eşek otu: (< T. eşek + Far. eşek + Far. TBAS. Melilotus officinalis. nevrūz + T. turb + T. 734. (TBAS. eşek + Yun. siyaha yakın renkte olan meyvesi (DS. 734) eşek lâlesi: (< T. eşek + kulağı) Karakafes (TS. -u) 10-150 cm yükseklikte. eşek + yağırı) Meşe ağaçlarının kabuklu ceviz büyüklüğünde. 1. (TS. eşek + ? yonca + T. maruli + T. DS. sütlü ve otsu bir bitkidir. eşek + Erm. 103) eşek madımağı: (< T. 103) eşektırnağı: (< T. soluk sarı çiçekli. 1789) eşek navruzu: (< T. 103) eşek maydanozu: (< T. papadia + T. -ı) bk. kuşekmeği (TBAS. 1790) . çiçekleri boyar madde olarak kullanılan. V. 103) eşek marulu: (< T. iki yıllık otsu bir bitki. bir veya iki yıllık. bir veya iki yıllık. 1. -si) bk. makedonesi + T. 734) eşek papatyası: (< T. Sonchus oleraceus. 40-250 cm yükseklikte. eşek + memesi) ri taneli. süsen (TBAS. navruz (TBAS. 734) eşek memesi: (< T. V. -sı) Ekin tarlalarında yetişen. eşek + Yun. V. 1790) eşek yoncası: (< T. lāle + T.

741) et mantarı: (< T. 4499) et elması: (< T. et + Far. XII. II. hafif buruk lezzetli bir erik çeşidi (DS. -i + eriği) Pembe ve yeşil renkli. V. manitari + T. evlenme + çiçeği) bk. şeft-ālū + T. bazin (DS. et + Far. 4498) eşi: (< ? ) Nemli yerlerde biten bir çeşit ot (DS. 1. eşek + kanağı) Bir çeşit bitki (DS. etli + bitki) Kurak ortamda yaşayan ve dokuları içinde bol su depo eden. -ı) bk. etli + Far. XII. mīva) Ortası etli ve sulu olan yemiş (TS. 587) . et + Yun. 742) etteni eriği: (< T.320 eşemene: (< ? ) Yabanıl kavun (DS. Çayır ve otlaklarda gruplar hâlinde yetişen ve yenen mantar türleri (TBAS. V. V. evci + kıran) Çok zehirli. et + erik) Çok tatlı ve kırmızı renkli bir çeşit erik (DS. yaprakları ve sapları kalın bitki (TS. Prunus persica duracina. beyaz renkli bir çeşit mantar (DS. -ı) Agaricus türlerine verilen genel ad. 1797) eterik: (< T. yeşil renkli bir çeşit elma (DS. 38) et şeftalisi: (< T. 1800) evcikıran: (< T. 1792) eşşekganağı: (< T. -si) Eti çekirdeğinden ayrılmayan bir şeftali türü. 741) etli meyve: (< T. (TS. et + üzümü) Dolgun. ten + T. V. avláki + Yun. 1798) etli bitki: (< T. 104) evlenme çiçeği: (< T. manitari + T. V. 1. 1. ayı mantarı (TBAS. et + elması) Yazın yetişen. sulu üzüm (DS. V. 1800) et üzümü: (< T. 1801) evlek mantarı: (< Yun.

(TS. 1830) ezzezze: (< ? ) Çayırlarda olan karahindiba bitkisi (DS. -ü) bk. dikeni) bk. ezertene. V. 1. ekşi + gece) Bir çeşit ekşi ot (DS. V. 1813) evren gülü: (< T. V. 1821) eysebak: (< iyi + ise + bak) ri taneli bir çeşit üzüm (DS. 172) ezine: (< ? ) Bezelye (DS. Onobrychis. gul + T. 1830) -Ffadine: (< ? ) Kışlık kavun (DS. Ağz. V. 74) evrümçevrüm: (< T. V. fāre + T. evren + Far. 1814) eyilcan otu: (< T. 1831) fakfakı: (< fak + fakı ?) ri ve sulu zerdali (DS. evliyā + T. 1828) ezgil: (< T. (And. keten (TBAS.: ezentere. 1829) ezgin: (< T. V.321 evliya otu: (< Ar. 1827) ezeltere: (< ? ). V. eğilcen + otu) Sulak yerlerde yetişen bir çeşit ot (DS. 1841) fare dikeni: (< Ar. ak sarmaşık (TaS. 1827) eyşi gece: (< T. ezgin) bk. 747) evratı: (< T. ev(i)rim + çev(i)rim) Papatya (DS. otu) Baklagillerden. 1831) falemin: (< ? ) Buğday (DS. hayvanlara yedirilmek için ekilen bir bitki (eşek otu). V. ezgil) Muşmula (DS. V. tavşan kirazı (TBAS. V. eğrelti) Eğrelti otu (DS. V. I. V. ezertere) Anason (DS. 106) .

Ka. K AT. 150.A. taze ve kuru sebze olarak yenen. DS. otu) Sütleğengillerden. çalı. 1840) . 761) farşak: (< ? ) Kalın kabuklu üzüm (DS. 127). ADYA. 4505. 234. Fatma + T. 240. 113. KBAYA. V. Erz. 127. 1. (TS. V. barbunya. 100. otsu ve çıplak bitkilerdir. XII. Phaseolus vulgaris. 109. KMYA. 243.A. ..322 farekulağı: (< Ar. BÜYA. fosüla) Baklagiller familyasından. is. venüssaçı (TBAS. Anagallis. ayrı taç yapraklı çiçekli bitkiler familyası (TS. iki çenekli. 163.. fāre + T. Nişanyan. 1837) fasulye: (< Yun. 221. 227. fasulya. 129. 247. III. is.A. V. 764. 164) fasulyegiller: (< Yun. 170. fasile. bir yıllık. 381. 474.Y. SA. 273. 53. çiçekleri mavi veya kırmızı renkli. V. 106) fare otu: (< Ar. tohumu kuş yemi olarak kullanılan. fasülye. 106) fatmaşal: (< öz. BTS. II. Ayşe kadın. 12. şāl) Uzun bir sap üzerinde sıra ile gittikçe küçülerek çiçek açan bir çiçek (DS. T YA.: fasılya. pembe ya da mor çiçekli. (TS. 135. E A. 1840) favli: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. fasēlos. fasulia + T. 1840) favlak: (< ? ) Yeşil kabuklu ceviz (DS. 222. V. fasulia = EYun. TAYA. 319. V. 301. Fatma + Far. fat ?) Zakkum ağacı (DS. tohumları fare zehiri olarak kullanılan bir bitki (TS. 273.A. saçı) bk. 390. 129. fasille. Krş. beyaz. otsu ve tırmanıcı bir bitki.. 1838. fasilya. 154. bir yıllık. fāre + T. AAT. TBAS. DS. (And. Gaz.. 42. mavi çiçekli. 1840) fattak: (< Ar. fasuliya. 1. kulağı) Çuha çiçeğigillerden. 109.Y. ETA. 267. -giller) Kapalı tohumlu. 764) fatmasaçı: (< öz. III. 111. Ağz. horoz gibi birçok türleri bulunan. meyveleri legümen tipte. 761. 1. KYA. AA. 213. ZBK A. 1.

basilikos < basileus. V. iki yıllık. beyaz veya pembe çiçekli. is. 1. 1846) fesçitarağı: (< öz. 4502) feliks: (< Lat. ince kabuklu. 106) fesçitarağıgiller: (< öz. -çi + tarağı + -giller) Yaprakları karşılıklı ya da dairesel dizilişli. 1848. taç yaprakları 4-5 parçalı olan. 10-40 cm yükseklikte. vasilikon < vasilikos = EYun. V. ovaryum alt durumlu. 775. TaS. ferį k. 1. 3193) . felix) Palmiye yaprağına benzeyen. V. çiçekleri toplu hâlde ve bir simetrili. 1. -ı) Fenike ve yöresinde yetiştirilen sulu ve kokulu bir tür portakal (TS. nadiren çalımsı bitkiler (BTS. portugal + T. dikenli. bir. yaprakları güzel kokulu. 771) feren: (< ? ) Lahana (DS. Akdeniz ülkelerinde yetişen. 939) Taze fasulye (DS. 1. Ocimum basilicum. 1845) ferik: (< Ar. MBTS. Eren. DS. is. Arapça yoluyla Rumca vasilikon’dan geldiği anlaşılıyor. (TBAS. Phoenix canariersis. park ve bahçelerde süs için kullanılan iri gövdeli bir bitki. 223) fesleğen: (< Yun. aken tipi meyveleri olan. şaraplık bir çeşit üzüm (DS. otsu. Fes + T. 1843) Fenike portakalı: (< öz. Dipsacus laciniatus. çanak yaprakları 5-10 tane. TBAS. 106. beyaz veya soluk pembe çiçekli bir bitkidir. otsu. iki ya da çok yıllık.323 felika: (< ? ) Çiçeksiz lahana (DS. V. çi + tarağı) 2 m kadar bir boya erişebilen. Nişanyan. er dişi. ülkemizde 10 cins ve 200 kadar türle temsil edilen. üzümü) Kırmızı renkli. 769) fenerit üzümü: (< ? fenerit + T. is. XII. 144) Ballıbabagillerden. (TS. Fes “Fas ülkesi” + T. Fenike + Fr. bir yıllık ve otsu bir süs bitkisi. (TS. 130. V.

BÜYA. fundu ~ OYun. III. fındıħ. fundu + Yun. pipéri) Küçük. K AT. 60. AVA. 131). V. 231. DS. IX. ST AT. TBAS.Y. TBAS. çam fıstığı veya yer fıstığı denilen yemişlerin genel adı (TS. 148.. V. V. fırıldak + çiçeği) Çarkıfelek (TS. 131). ADYA. T YA. böğürtlen (DS. GD AT. 276. 703) fındık biber: (< Ar. fustu ~ Far. (TBAS. 359. 107. Ağz. 279. aslanpençesi (TBAS. 111. 3503) . fundu + T. vasilikon + T. V. 107) fındık: (< Ar. Ağz. Nişanyan.: bunduk. kuzey yarım kürenin ılık yerlerinde ve yurdumuzun daha çok Doğu Karadeniz bölgesinde yetişen bir ağaççık ve bu ağaççığın sert bir kabuk içinde bulunan yağlı. Nişanyan. ZBK A. 1859) fıstık: (< Ar. 1853) fındık otu: (< Ar. KMYA. K AT. 1848) fıçı otu: (< Yun.. 782. 107. 1851. otu) Diken çileği. 280.A. 308. 107) fık otu: (< ? fık + T. Ka. I. 85. 1858) fıska: (< ? ) Olmamış incir (DS. 104. otsu ve zehirli bir bitkidir. hındık) Kayıngillerden. 780) fısırgan: (< T. 152. 231. Corylus avellana. fıstuk. nişastalı ürünü. 155. 320. 263. 1. otu) 30 cm kadar yükseklikte. fustuk.Y. fısırgan) Güzün yetişen patates (DS. 1.A. üzümü) Fesleğen gibi kokan bir çeşit üzüm (DS. yumrulu. pistek “şam fıstığı”. beyaz sütlü. (And. 104. AVA.A. Gaz. TaS. Pontikon karion “Karadeniz cevizi”. 2364. vutsí + T. (And. 76. 155. (TS. 107) fırıldak çiçeği: (< T. 1606. 45. BÜYA. III. BTS. 223. püste) Antep fıstığı. 76.: fısdıħ. Ka. DS. AA. fısdık..324 fesleğen üzümü: (< Yun. AAT. 86. otu) bk. AAT. Euphorbia apios. TaS. fakat çok acı olan bir çeşit biber (DS. fınduk. VII. 1. 778. fıstıħ. V.

V. TaS. TBAS. 1607) fide: (< Yun. 1863) fidan: (< Yun. ZBK A. fūl-bahār. Ağaç ve ağaççıkların yeni yetişeni. ADYA. < YUN. ilkbaharda beyaz ve güzel kokulu çiçekler açan. 1607) filbahar: (< Far. EYAD. fiton. 221. Ağacın filizi. her dem yeşil. fıt + T. 86. phideia) Bahçıvanlıkta yastıklarda tohumdan yetiştirilip başka yerlere dikilmek için hazırlanan sebze veya körpe çiçek (TS. Bu ağacın yenilen meyvesi. elması) 1. 1864. AAT. T YA. AAT. 2. fiton bitki < EYun. iğne yapraklı. TS. akasma. 1860) fıtık otu: (< Ar. 1. 1. 785. III. BTS. 1. 224) fışfış: (< fış + fış) Zerdali (DS. 961) (And.: filbahri) Taşkırangillerden. 784. Eren. 1. ülkemizde Doğu Karadeniz. 145). 786) fil elması: (< Ar. phyton bitki < phyein. Turunçgillerden. (TS. GBAA. 785. (And. (TS. fustu + şam’ + T. MBTS. DS. 107. 783. fīl ~ OFar. hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki. Ekinler arasında yetişen fiğe benzeyen bir çeşit ot (DS. -ı) Çamgiller familyasından. Philadelphus. V. Marmara. III. 787) . Ağz. otu) bk. 1859) fışıldayık: (< T. 107) ficik: (< ? ) 1. 145) 1. (TS. Başka bir yere dikilmek için bulunduğu yerden çıkarılan taze ağaç. koyun otu (TBAS. Pinus pinea. Feronia elephantum. fışıldayık) Bir çeşit büyük boylu ot (DS. 1. Eren. 1. Ağz. 117. deniz seviyesinden 350 m kadar olan yüksekliklerde yetişen. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen ağaççık. pīl + T. Ege ve Akdeniz bölgelerinde bulunan bir ağaç türü. Vicia sativa. filbahri. 328. V. 1. 1.: fik) Baklagillerden. V. 79. dikme (TS. (TS. 83. 2. 25 m kadar boylanabilen.. 279. 132. 784) fiğ: (< Yun. 14.325 fıstık çamı: (< Ar. TaS. phyt-. GD AT. Hindistan’da yetişen bir ağaç. Nişanyan. 2.

kulağı) Yılan yastığıgillerden. ana yurdu tropikal Amerika olan. V. pīl + T. V. 1869) firfirim: (< krş. ardıcı) Servigiller familyasından. 108) Firavun inciri: (< öz. bir yıllık otsu bir bitkidir. encīr + T. 1. fīl ~ OFar. 966”) Kavak ağacı (DS. firfį r < Yun. (TS. 133) Yeni sürmüş körpe ve küçük dal veya yaprak. 2. (BTS. 787) filkulağı: (< Ar. -i) Frenk inciri (TS. sürgün (TS. 790) firfil ağacı: (< Ar. V. 1869) . filiz < filo = EYun. is. 1. 1867) fink baklası: (< ? fink + Ar. deniz seviyesinden 400 m kadar olan yüksekliklerde. XII. 789. + T.bitki bitmek. 2. 1866) fin: (< ? ) Yaban bezelyesi (DS. Baklagillerden hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki (DS. MBTS. 1. V. Nişanyan. -sı) 30-300 cm boyunda. 1866) Finike ardıcı: (< öz. Juniperus phoenicia. bā ilā + T. (TBAS. phyllon yaprak ~ HAvr. MBTS. firfį r < Yun. tırmanıcı. 787) filye: (< ? ) Sardunya çiçeği (DS. is. pembe veya kırmızı çiçekli. ağacı. 227) fink: (< ? fink. Vigna unguiculata. ülkemizde Muğla civarında yetişen çalımsı ya da ağaçsı bitki. Biber. 1. yaprakları pulsu ve kışın kalıcı. 966) 1. Batı ve Güney Anadolu’da yetiştirilir. Caladium. 133) 1. DS. V. TS. beyaz. *bhol-yo. kökü yumrulu bir süs bitkisi. Böğrülce...326 filfil: (< Ar. pirpirim ?) Bir çeşit çiçek (DS. 1. 1.< *bhel. Nişanyan. firfį r < Yun. 4504. V. Firavun “eski Mısır hükümdarı” + Far. Yonca otu (DS. filisa yaprakçık. 1865) filiz: (< Yun. “< Ar. Fenike + T.

-ı) bk. manitari + T. bitki örtüsü. DS. -ul) Pişmiş armut (AA. fleole. 957) Ökse otu (DS. 1. is. 1868. is. 108) fosul: (< fos + T. bitey (TS. (And. 1874) fleol: (< Fr. V. boş. MBTS. TBAS. 795) flora: (< Lat. 1. MBTS. flora) Bir bölgede yetişen bitkilerin hepsi. 1878) föü: (< ? ) Beyaz taneli çok ürün veren bir çeşit üzüm asması (DS. 110) . Ağz. (DS. V. V. 108) fiskilen: (< ? ) Erik (DS.327 fisil: (< ? ) Küçük soğan. içinde siyah toz bulunan bir çeşit mantar (DS. XII. V. kof. böğürtlen (DS. 130) fotanak: (< ? ) Karalahanaya benzeyen. 1872) fitri: (< Ar.: fisko. değirmi yapraklı ve yalnız çorbası yapılan bir bitki (DS. 1879) Fransola: (< öz. kulak. fuska) Diken çileği. pos mantarı (TBAS. V. 1. fıŧrį. “< fos ‘çürük. 4504. 1871) fiske: (< ? ). 976”) Mantargillerden. çamlar arasında yetişen. V. Frenk) Domates (Frenk elması. V. Frenk patlıcanı). V. UA. 1. beyaz renkli ve boru gibi çiçek açan bir bitki (DS. temelsiz’. arpacık soğanı (DS. V. Fransola) Güzel kokulu. phleole) Buğdaygillerden. küçük bir çayır otu (TS. 1877) fos mantarı: (< fos + Yun. 1879) Frenk: (< öz. 1880. 795) foskulak: (< fos “ses taklidi” + T.

is. Frenk + T. kırmızı iri meyve veren çilek türü (TS. benefşe + T. yaprakları etli ve yayvan dikenli. is. Frenk + Far. is. çok yıllık. -u) Maydanozgillerden. 1. Frenk (DS. çok yıllık. 1. Frenk + Ar. sarı çiçekli bir bitki. is. 1. otsu. -i) Kaktüsgillerden. 1. (TS. 803) Frenk patlıcanı: (< öz. 1868) . is. 1. Hesperis. -i) Küçük. ülkemizde Güney ve Güneybatı Anadolu’da yetişen. pipéri + T. makedonesi + T. -si) Turpgillerden. is. Ampelopsis. bādingān + T. 803. Frenk + Yun. Frenk + Yun. (TS. is. Frenk + T. çiçekleri güzel kokulu bir süs bitkisi. beyaz veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. (TS. is. -ı) bk. (TBAS. 1869) Frenk çileği: (< öz. Carum carvi. 802) Frenk biberi: (< öz. Frenk + T. Opuntia ficus-indica. 1868) Frenk inciri: (< öz. encīr + T. yuvarlak ve çok acı bir çeşit biber (DS. kemmūn + T. salata ve salçalarda kullanılan. kırmızı. 803) Frenk elması: (< öz. 109) Frenk lahanası: (< öz. Frenk (DS. 803. -sı) Brüksel lahanası (TS. 803) Frenk maydanozu: (< öz. asması) Asmagillerden. sonbaharda yaprakları güzel bir renk alan süs sarmaşığı. TBAS. meyveleri baharat olarak kullanılan. Frenk + Far. TBAS. Frenk + Yun. -u) 20-80 cm yükseklikte. V. tüylü ve beyaz çiçekli bir bitki (TS. 1. Frenk + Ar. lahano + T. kalın kabuklu ve tatlı yemişi olan. is. bādincān < Far. 109) Frenk menekşesi: (< öz. elması) bk. V. 108) Frenk kimyonu: (< öz.328 Frenk asması: (< öz. çileği) Kokusuz. bir yıllık. is. V.

fondo + T. 109) fukusgiller: (< Lat. 1. Fibes nigrum. 804) funda: (< t. 139) Nergisgillerden. is. Casmin sambac. parçalı yapraklı ve kırmızı meyveli bir çalı bir çalı. (TS. ülkemizde 8 cins ve 19 türle temsil edilen. 109. Frenk + T. dikensiz. -lar) Fundagillerle birlikte bunlara benzeyen daha başka familyaları da içinde toplayan bir bitki takımı (TS. Narcissus jonquilla. fūl) 1. BTS. (TS. (TS. 1. gelgitli denizlerin kayalıklara yakın yerlerinde yetişen esmer bir yosun (TS. BTS. Küçük taneli bir bakla türü. fougero) Eğrelti otu. V. 109) fujer: (< Fr.329 Frenk üzümü: (< öz. Taşkırangillerden. 2. 803. 1. is. is. Frenk inciri (TBAS. 1. azelya. 1. 805) fundagiller: (< t. birçok türü bulunan ağaççık ve bunun güzel kokulu beyaz çiçeği. yemişi) bk. fukus + T. fondo + T. 804) fukuku: (< ? ) bk. bayağı funda veya süpürge çalısı. yaban mersini. -giller) Su yosunlarından. 233) Frenk yemişi: (< öz. yaprak döken. fondo. Puglia ‘Güney talya’da bir bölge adı’. Nişanyan. aşk merdiveni (TS. 1. ülkemizde altı türü bulunan. 1880) . Frenk + T. üzümü) 1. 139) Süpürge otu (TS. Nişanyan. 1. böğürtlen (TBAS. 805) furuş: (< ? ) Çok olgunlaştığı için üzeri buruşuk olan incir (DS. koca yemiş gibi çoğu her zaman yeşil birçok çalı ve ağaççığı içine alan bir bitki familyası (TS. TBAS. 1. Taşkırangillerden. Otranto (Pulia) fatihi Gedik Ahmet Paşa tarafından 1481 yılında stanbul’a getirilmiştir. 804) ful: (< Ar. 804) fulya: (< öz. bahçelerde yetiştirilen. -giller) Fundalar takımından. nadiren dökmeyen. soğan köklü bir bitki ve bu bitkinin zerrin ve nergis adlarıyla da anılan güzel kokulu çiçekleri. 234) fundalar: (< t. 805.

gavete) Domates (DS. VI. DS. 300-500 tanesi bir arada olan bir ot kökü (DS. 1890) gagaç: (< gagaç < gaga “kökü belli değildir. VI. Ağz. VI. 1895) galdırık: (< ? ). kadın + T. (And. VI. fasulia) Kabuklu fasulye (AA. ahlat (DS. 1892) gaggoç: (< ? ) Tarlada yetişen. 1885) gabide: (< T. is. 1893) gak: (< ? ). yenen bir bitki (DS. kaba + iğde) Kaba iğde (DS. VI. ādime) Tere (DS. (And. 1890) gadın budu: (< Soğd.: gaħ) Yabani armut. 1904) gane: (< ? ) Havuç (DS. VI.330 -Ggaber: (< ? ) Gürgen ağacı (DS. VI. budu) Biçimi uzun olan karpuz türü (DS. Fatma) Kökü yenen bir ot (DS. 1885) gadın barmak: (< Soğd. kırmızı ve yeşil saplı.: gafete. Ağz. parmak) Güzel kokulu parmak üzümü (DS. kapçık + Yun. 1899) galete: (< ? ). XII. Ağz. galdireyik. galduruk) Tüylü ve geniş yapraklı. kadın + T. ses taklidi kelime olabilir”. (And. VI. VI. galdirek. VI. kara + öz. 4506) galo: (< ? ) Şeker pancarı (DS. 1890) gādime: (< Ar. VI. 990) Gelincik (DS. VI. 1918) . 1900. 1. VI. MBTS. 132) gara fatma: (< T. 1910) gapcuħ fasille: (< T. galdurayak.: galdirik.

kara + ? ħan). (And. kara + kavuk). 1925) garğa kavunu: (< karga + T. VI. 1919) garahülü: (< T.: garaħat) Küçük fundalıklarda ağaçların üzerinde olan salkım şeklinde bir bitki (DS. lāle) Karalâle (DS. Ağz. VI. kara + ot) Şiddetli ağrılara ilaç için kullanılan bir çeşit ot (DS. 1920) garan: (< ? ) Maki cinsinden bir bitki (DS. VI. Ağz. VI. 1923) garğaburnu: (< karga + T. (TS. -u) Bahçelerde yetişen bir ot (DS. sıcak bölgelerde yetişen bir ağaç veya ağaççık cinsi ve bu ağaççığın güzel kokulu çiçeği. 1578”) Baklagillere benzeyen ve çayırlarda yetişen bir çeşit bitki (DS. VI.: garagavık. 1920) garan kulpu: (< ? garan + Ar. 1925) . (And. ulb + T. VI.331 garagavuk: (< T. kara + Far. “< karga ‘ses taklidi kelime’. VI. VI. VI. MBTS. bur(u)nu) Meyveleri karga gagasına benzeyen bir ot (DS. 1918) garaħan: (< T. (And. gardenia) 1. garagavuħ) Beyaz kökü olan ve yenen bir ot (DS. VI. kavunu) Zehirli bir ot (DS. 2. VI. 1920) gara ot: (< T. VI. 1. Kök boyasıgillerden. VI. Ağz.: garamsal) Maydanoz (DS. kara + ? hülü) Karadut (DS. 1919) garamsa: (< ? ). kara + yağı) Sulak yerlerde ve ark kenarlarında yetişen bir bitki (DS. 814) garellik: (< ? ) Gövdesi köşeli ve yaprakları tüylü bir çeşit ot (DS. 1921) gardenya: (< Fr. 1921) garayağı: (< T. garagavlık. Gardenia. 1919) garalâle: (< T. 1922) gargakülülü: (< karga + ? külülü.

(Duran. VI. -ler + urganı) Bitki liyan (tırmanıcı) özelliğinde olup. arīb + T. VI. 1932) gaşşak: (< ? ) Kamış cinsinden bir bitki (DS. XII. VI. (And. 1926) garip: (< Ar. 223-229) garmak: (< T. kav(u)şak) Tohumunu kabarcıklı bir zar içinde saklayan. kartlı) Süs için kullanılan. üzeri gri çizgili bir ağaç (DS. VI. Gövdesinin ince ve elastik olması. kav(u)ruk) Büyük köknar ağacı (DS. 1941) gavşak (II): (< T. 1934) gavcar: (< ? ) Çok hafif ve lifli olan sapından şişe tıpası yapılan bir çeşit bitki (DS.332 garık: (< ? ) Baharda erken yetişmesi için dikilen soğan (DS. Periploca graeca. emrūd + T. 1938) gavruk: (< T. VI. 1940) gavşak (I): (< T. 1941) gavun armudu: (< T. 1941) gavşak (III): (< T. -u) Kavun armudu (AA. Ağz. VI. VI. kav(u)şak) Kestane (DS. arīb) Krizantem çiçeği (DS. 134) .: gasıl) Hayvan yemi olarak kullanılan ve başakları olgunlaşmadan biçilen arpa (DS. kav(u)şak) Buğday tarlalarında bulunan pembe ve sarı çiçekli bir çeşit ot (DS. kabağa benzer yuvarlak bir bitki (DS. VI. 1927) garipler urganı: (< Ar. kavun + Far. urgan gibi kullanılmasından dolayı bu ismi almıştır. 4507) gartlı: (< T. VI. VI. 30 metreye kadar uzayabilmektedir. 1931) gasil: (< ? ). karmak ?) Kara dut (DS.

kāfir veya Far. (kebere). kara topalak (TBAS. boynuzu) bk. 1956. otu) Kuzey Anadolu bölgesinde yetişen. kāfir veya Far. soğanı) bk. -ı) bk. -i) bk. gebr + Erm. VI. 1957) gebre otugiller: (< Yun. DS. Dictamnus albus. VI. kayın + anacık) Sarı çiçekleri olan dikenli bir ot (DS. ħaşħāş + T. 112) gâvur haşhaşı: (< Ar. DS. ħiyār + T. otu + -giller) Gebre otu gibi bitkileri kapsayan familya (TS. (TBAS. kāfir veya Far. 823) gecebiten: (< T. gebr + Far. -sı. ilaç yapımında kullanılan ve sürekli yeşil kalan çalı görünümünde bir bitki. Capparis. sepik (TBAS. gece < ET. 823. 112) gaynanacuħ: (< T. -ı) bk. beyaz veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. 112) gazel otu: (< Ar. 112) gâvur tilkişeni: (< Ar. 112) gazotu: (< Fr. gebr + Ar. 866) gâvur pancarı: (< Ar. 1945) gazelboynuzu: (< Ar. kāfir veya Far. “Ar. gebr + ? tilkişen + T. kāfir veya Far. VI. kapari + T. domuz baklası (TBAS. gebr + T. otu) Kayalık yerlerde yetişen. 1. yılanyastığı (TBAS. kāfir veya Far. azel + T. III. 112) gâvur hıyarı: (< Ar. sarmaşık (TBAS. kiçe + biten) bk. gebr ‘ateşe tapan’ . (TS. azel + T. 1955) gebre otu: (< Yun. gebr + Ar. VI. 1004”) bk. MBTS. 159) . ban otu (TBAS. 1. kāfir veya Far. gaz + T. otu) Baldıran otu (DS. kapari + T. banjar + T. 1. çok yıllık.333 gâvur baklası: (< Ar. bā ilā + T. 112) gâvur soğanı: (< Ar. -ı) Eşek hıyarı (DS. dağ sümbülü (TBAS.

Çiçeklerinin gece açması nedeniyle bu ad verilmiştir (TBAS. gecem) Bir çeşit küçük elma (DS. geh+a+reng) bk. 824. vatanı tropikal Amerika olan. pembe veya beyaz çiçekli. gece + Far. VI. geliç) Ayrık otu cinsinden zehirli. gece + Ar.334 gece gündüz çiçeği: (< T. VI. gece + Ar. buğdayı) Küçük sarı buğday (DS. geli) Ardıç ağacının meyvesi (DS. VI. 1977) geliç: (< T. geceleri açan pembe renkte bir çeşit çiçek (DS. śafā + T. śafā + T. 113) gece sefa gündüz cefa: (< T. VI. 113. 1974) gelemir buğdayı: (< ? gelemir + T. otsu bir bitkidir. 1958) gecem: (< T. 1959) gece menekşesi: (< T. 230) gehte: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. VI. benefşe + T. kökü derinlere kadar giden boğumlu bir çeşit ot (DS. bahçe ve parklarda yetiştirilen. 1959) gecesefası: (< T. gece + gündüz + çiçeği) lkbaharda açılan ve gece güzel koku yayan bir çeşit çiçek (DS. 1. 1977) . 1959) gecesefasıgiller: (< T. 1971) gelegemri: (< ? ) Kalın kabuklu bir çeşit üzüm (DS. VI. -si) 100 cm kadar yükselebilen. 1975) geli: (< T. śafā + T. VI. cefā) Gündüzleri kapanan. gece + Ar. TBAS. gündüz + Ar. küçük kokulu çiçekleri gece açan otsu bir bitki. iki yıllık. -sı) ki çeneklilerden. renk otu (TBAS. VI. VI. (TS. DS. 1. Mirabilis jalapa. -sı + -giller) Örnek bitkisi gecesefası olan bir bitki (TS. 824) geharenk: (< Far.

Papaver rhoeas. (TS. gelin + dili) Yaprağı mısır yaprağına benzeyen. VI. kelin + Far. gelin + güldüren) Portakalgillerden güzel kokulu bir ağaç (DS. gelincik + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. banjar + T. VI. dünyada 28 cins ve 250 kadar türle. gelincik) Yazın kırlarda. emrūd + T. büyük bir çeşit elma (DS. 1. gelin + düğmesi) bk. 1980) gelin çiçeği: (< T. gelinparmağı (TBAS. 60 cm kadar yükselebilen. TBAS. 832) gelindili: (< T. (TS. 114) gelinelması: (< T. 1. kırmızı ve kokusuz çiçekleri olan bir çeşit saksı çiçeği (DS. 1979) gelinboğan: (< T. genelde tek çiçekli ve ışınsal simetrili. Fritillaria imperialis. 832) gelincik: (< T. VI. 113. 114) gelineli: (< T. 1980. kırlangıç otu gibi bitkileri alan familya (TS. 1627) gelincikgiller: (< T. gelin + eli) Gelincik çiçeği (DS. 1978. III. 832. 241) gelincik mancarı: (< T. gelin + Yun. gelin + çiçeği) Zambakgillerden bir bitki. TaS. DS. 1. gelin < ET. II. gelin + elması) Kırmızı. 243. BTS. VI. 348. -u) Allı ve küçük bir çeşit armut (DS. yaprakları almaşlı. özellikle ekin tarlalarında yetişen. gelincik + Erm. 1980) gelindüğmesi: (< T. -i) Kuş kirazı (TS. kırmızı ve otsu bitki. gelin + T. VI. haşhaş. VI. boğan) Bir ahlat türü (TS.335 gelinarmudu: (< T. OAAD. 1980) gelinfeneri: (< T. 241. ülkemizde ise 5 cins ve 45 kadar türle temsil edilen. 1. TBAS. 1980) . 832) gelingüldüren: (< T. phanari + T. -ı) Yenilir bir çeşit ot (DS. 1. ETA. BTS. içine gelincik. 832. VI.

gelin + parmağı) 1. kadın) bk. Sempervivum armenum. VI. çok yıllık ve otsu bir bitki. 113) gelin mantarı: (< T. manitari + T. 1. manitari + T. 1980) gelinkadın: (< T. VI. gelincik (TBAS. sarı çiçekli. VI. (TS. yenilir bir çeşit mantar (DS. 2. 833. çiçeklerinin ucu mor. gelin + Erm. TBAS. Rozet yapraklı. çuha çiçeği (TBAS. Uzun taneli bir üzüm türü. VI. 833) gelinparmağı: (< T. gelin + yanağı) Portakal renginde. gelin + Soğd. Sarı papatya. yaprakları etli. gelin + tırnağı) Baharda kırlarda açan. bostanbozan (TBAS. fasulyeye benzer meyve veren bir çeşit ağaç (DS. gelin + otu) Güveyfeneri (TS. VI. 1982) gelinyemişi: (< T. DS. 114) gelintırnağı: (< T. -ü) bk. gelin + yemişi) 1. -ı) bk. 1982) gelinyanağı: (< T. gelin + Yun. 114) gelinmumu: (< T. tel + T. kırmızı elma (DS. DS. 1979. 1981. VI. 1627) gelinsaçı: (< T. 1982) . tellice (TBAS. çiçekleri mor renkli. 114) gelin güveyi elması: (< T. TaS. zehirli mantar (TBAS. gelin + saçı) bk. gul + T. Ayva ağacına benzeyen. III. 1981) gelin otu: (< T. -i + Yun. 1. 2. gelin + Far. mūm + T. gelin + güveyi + elması) Tatlı. -u) Kırmızı renkte bir çeşit çiçek (DS. 114) gelinteli mantarı: (< T.336 gelin gülü: (< T. dipleri beyaz bir çeşit çiçek (DS. VI. 114. gelin + Far. -ı) bk.

dikeni. VI. 1987) gence: (< T. MBTS. 115) geren otu: (< ? geren + T. VI. 115) gerensi: (< ? geren + T. Beziryağı çıkarılan bir çeşit bitki. geneç) bk. 2. 1. 1035”) bk. VI. yaprakları dikenli ve uzun kökü havuca benzer. 114) genegerçek: (< T. gence. 1. 1990) genegerçek otu: (< T.: gemri) Son turfanda yetişen sert kabuklu. Hint yağı ağacı (TBAS. “< geren ‘kökü belli değildir’. -lar) Bağlarda mildiyu hastalığını yapan emeçleri iyi gelişmiş mantarlar. 114) genepakla: (< T. VI.337 gemre: (< ? ). VI. 1990) gerce: (< ? ) Sarmaşık türünden bir çeşit bitki (DS. 1996) geren dikeni: (< ? geren + T. VI. deniz börülcesi (TBAS. gene < yine + Ar. MBTS. (TS. renk otu (TBAS. çok sulu bir çeşit bitki (DS. abdestbozan otu (TBAS. kiŋ ‘geniş’. 1999) . bā ilā) Üzeri benekli bir çeşit ufak fasulye. 1. 1995) gerçek mantarlar: (< T. VI. (And. manitari + T. börülce (DS. -si) Acı badem (DS. “gen < ET. 1995) gerdenge: (< ? ) Çalılık yerlerde bulunan bir çeşit diken (DS. otu) bk. 114) geneç: (< T. 1028”) bk. 1994) gercik: (< ? ) Böğürtlen (DS. gene < yine + gerçek + otu) bk. VI. siyah bir çeşit üzüm (DS. Hint yağı tohumu (DS. gene < yine + gerçek) 1. Peronospora viticola. gerçek + Yun. 841) gerçemek: (< ? ) lkbaharda yetişen. renk otu (TBAS. Ağz.

fakat ondan iri ve parlak olan.: gevenur.: keyik) Mavi çiçekli bir çeşit çiğdem (DS. çok yıllık.. VI. Astragalus. gevreyen) Bir buçuk metre boyunda. VI. Ağz. 2009. gevre(k)cik) Kayalık yerlerde yetişen kokulu bir çeşit bitki (DS. 2778) geyik dikeni: (< T. Ağz. kavan.. 755). Ağz. VI. geyik + dikeni) bk. kestane yaprağına benzer bir çeşit ot (DS. 456. 2015. DS. VI. bulgur yapmaya yarayan bir çeşit buğday (DS. akdiken (TS. 133. 2000) germesik: (< ? ) Yabani kızılcık (DS. 848) . VIII. (TS. VI. 847. TaS. 2005) gernik: (< ? ) Başak taneleri siyez gibi kabuklu olup. III. 116. VI. III.: gevreyük) Hayvanların yediği sütlü bir çeşit ot (DS. III.A. 2687. (And. 477. Erz. 2006) geven: (< Kökenini bilmiyoruz. 2014) gevriyen: (< T. VI. Ağızlarda keven biçimi de yaygın olarak kullanılır. Clauson. 155).338 gergendi: (< ? ) Kiraza benzer bir çeşit meyve (DS. meyve veren bir çeşit dikenli çalı (DS. dikenli ve yastık biçiminde dağ bitkileri. 2015) geyik: (< ET.. 2013) gevreyik: (< T. keven) Baklagillerden. 1. DS. DS. 2005) germeşe: (< ? ger + Far. VI. Krş. VIII. gevreyik). geyik elması (DS.Y. 1. 155. (And. 1676) geveş: (< ? ) Kiraza benzeyen. 2014) geyicek: (< T.A.A. Gaz. VI. 243. Eren. Eren. keyik. TBAS. bīşa) Bir çeşit meşe ağacı (DS. geyi(k)cek) bk. 2775. . (And. VI. VI. 2010) gevrecik: (< T.

2467) . bahçelerde süs olarak yetiştirilen ıtırlı bir bitki. TaS. 1. gez + ağacı) Ege ve Akdeniz sahillerinde yetişen. yaprakları uzunca dil biçiminde. DS. 116) geyik elması: (< T. 2015) geyik göbeği: (< T. VI. 1. (And. VI. 1044) gezer: (< T. 2016) geyik tuzu: (< T. AVA. yenilen bir çeşit mantar (DS. Ağz. gezer) Havuç (DS. (TS. geyik + otu) Sedef otugillerden. gez + gez) bk. rizomlu. VI. Yörede geyiklerin besin kaynakları arasında bulunan bu bitkiye “geyik tuzu” denilir. 848. (Duran. 2022) gezgez: (< T. 117. TBAS. ortası mor bir çeşit çiçek (DS. 323) geyik mantarı: (< T. tereye benzer bir ot (TBAS. geyik + göbeği) Dağlarda biten boz renkli. 2782. geyik + sırtı) Geyik tüyü renginde. 848) geyiksırtı: (< T. geyik + Yun. otsu ve çiçeksiz bitkiler. 223-229) gez ağacı: (< T. geyik + dili) Eğrelti otugillerden. Meyvelerinin dışı tuz tadındadır. Dictamnus fraxinella. (MBTS. (TBAS. ısırgan (TBAS. geyik + tuzu) Yetiştirilen nohut bitkisine çok benzemektedir. VIII. VI.339 geyikdili: (< T. Scolopendrium officinale. 117) gıcı: (< gıcı “ses taklidi”). Fraxinus ornus. Chroogomphus rutilus. -ı) Bolu bölgesinde yetişir ve bölge halkı tarafından yenir. manitari + T. IV.: kıcı) Tarlada biten ve yenilebilen. 2015. 1. gez menni denen kudret helvası ve sarı boya elde edilen bir tür dişbudak ağacı. çok yıllık. geyik + elması) Yabani elma (DS. Cicer isauricum. Kuzey ve Batı Anadolu’nun kıyı kesimlerinde yetişen. (TS. 116) geyik otu: (< T.

ısırgan (TBAS. bir veya çok yıllık. DS. Ardıç ağacının meyvesi. gıcıktan + otu) bk. galle < gılāl “tahıl. 117) gıcık hardalı: (< T. 2041) gılıf ceviz: (< Ar. gıcıgıcı (TBAS. 2042) gılımboz: (< ? ) Pancar (DS.340 gıcıgıcı: (< gıcı + gıcı) Dağlarda yetişen. 2043) gılla: (< Ar. VI. MBTS. 117) gıcime: (< T. gıcıma < gıcı-ma. gıcık + Ar. 1. (DS. bk. 1046”) bk. fındık büyüklüğünde. olgunlaşmış ceviz (DS. VI. 1. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. 117. MBTS. VI. glik (2). VI. gıcıgıcı (TBAS. uyuz otu (TBAS. ħardel + T. 2043) gımı: (< ? ) Yaprakları maydanoza benzeyen. gıcık. gıcık + otu) bk. cevz) Yeşil kabuğundan kolay ayrılan. sapı oyularak yenilen bir çeşit ot (DS. 2026) gıcık otu: (< T. 2045) gıncırop: (< ? ) Kökü yenen. 2043) gıli gıli: (< ? gıli + gıli) 1. “< gıcı-mak ‘kaşınmak’. (TBAS. mahsul”) Ceviz (DS. gıcık < gıcı-k. ilkbaharda yetişen bir çeşit yabani ot (DS. 2. VI. 1046) bk. 30-80 cm yükseklikte. Silene alba. 117) gıldikli yonca: (< ? gıldikli + yonca) Yuvarlak tohumlu bir çeşit ot (DS. 2048) . 117) gıcıkdan otu: (< T. -ı) ri yapraklı ve dikenli bir çeşit ot (DS. VI. VI. ilāf + Ar. VI. VI. gıcime). (gıcı. 2025) gıcık: (< T.

VI. VI. kırçıl < kır + -çıl. VI. 118. MBTS. 2781) gıyan: (< ? ) Alçak yerlerde yetişen bir çeşit saz (DS. VIII. Ağz. 2049) gıral ağacı: (< Sırp. “< kırk ‘Eski Türkçeden beri kullanılır’. kıbışkan) 80 cm kadar yükselebilen. MBTS. 2061) gırtıl: (< gırt ‘ses taklidi’ + T. 2061) gıvışgan otu: (< T. 70. VI.: çığıştak. VI. 2. 2067) gıyşak: (< T. otsu bir bitkidir. ağacı) Akasya ağacı (DS. kıy(ı)şak) Yapraklarından yemek yapılan. baharda tarlalarda yetişen bir çeşit ot (DS. kırlangıç) Küçük ve güzel kokulu süs kavunu (DS. kıbıçkan.341 gındık: (< ? ) Kurutulup yakacak olarak kullanılan bir çeşit dikenli keven bitkisi (DS. 1681”) Kahverenkli bir çeşit fasulye (DS. -ıl) Suyu olmayan dağlarda yetişen. beyaz veya kırmızı çiçekli. kıvışkan + otu). çok yıllık. kamış cinsinden ince saplı bir çeşit ot (DS. 2059) gırmit: (< dilmit < Yun. VI. günlük. kıyık) Hasır dokunurken ip olarak kullanılan bir çeşit ot (DS. VI. (And. 2057) gırlangeç: (< T. 2069) . 2. (TBAS. 2052) gırçıl: (< T. VI. 2060) gırnık: (< ? ) Tohumları dışarıda ve dikenli olan bir ot (DS. VI. Silene vulgaris. 2055) gırħgünnüyh: (< kırk + T. 1678) Dağda taşlık yerlerde yetişen buğdaygillerden bir bitki (DS. DS. 2065) gıyık: (< T. kral + T. diminitis) Bir çeşit meyve (DS. VI. VI.

TBAS. 1973. (TS. 118) gidişgen otu: (< T. VI. 1967). (And. 2078) gimi: (< ? ) Eğrelti otuna benzer gövdesi yenen bir bitki (DS. 2079) . gidilcen). 1. dağlarda yetişen yaban baklası (DS. Ağz. VI. 118. KBAYA. UA.: gilamaç) Bağlarda üzüm çubuklarına sarılarak onları kurutan bir çeşit sarmaşık (DS. ısırgan (DS. VI. VI. ince dikenli. 2076) gildar: (< ? ) bk. 119) gilemaç: (< ? ). 286. DS. 111) gillan: (< ? ) Yuvarlak ve tatlı bir çeşit armut (DS. ısırgan (TBAS. 2079) gineş: (< ? ) Siyah ve sulu bir çeşit üzüm (DS. Ağz. gilabada. 2074. VI. 2071) gidilcen: (< T. VI. gilaburu (TBAS. VI. Vilburnum opulus. Ağz. yapraklar genellikle 3 parçalı. gi(t)işgen + otu) bk. 2078) gin: (< ? ) Maydanoz (DS. kalın gövdesi soyulup yenilen bir çeşit bitki (DS. VI. (DS. VI. meyve olgunlukta kırmızı renkli bir ağaççık. VI. 854. 2075. VI. (And. 191. gi(t)işgen) bk. 2-4 m yükseklikte.: gedilgen. gilebolu) Kuzey ve Orta Anadolu’da orman kenarlarında yetişen. 2076) gilgil: (< ? gil + gil) Mısır (GD AT. (And. 2078) gille: (< ? ) Domates (DS.: geleboru. kızlar + yağlığı) Geniş ve etli yapraklı. 118) gilaburu: (< ? ). çiçekler beyaz renkli. 2076) gilappa: (< ? ) Frenk üzümü (DS. 119. TBAS. gedirgen) Yaprakları çalıya benzeyen. VI. 1967) gidişgen: (< T.342 gızlar yağlığı: (< T.

Girit + T. 2086) gizven: (< ? ) bk. beyaz tüylü. 856) Girit lâlesi: (< öz. 1. Origanum dictamnus. 119) Girit otu: (< öz. 2. ağacı) Ginkgoaceae familyasından. tabii olarak Kuzey Çin ve Japonya’da yetişen. is. (BTS. MBTS. -si) bk. lāle + T. 854) girek: (< ? ) Seyrek salkımlı. 2081) Girit kekiği: (< öz. Ot. ufak taneli siyah bir çeşit üzüm (DS. VI. 40 m kadar boylanabilen. is. 1.: giye) 1. Girit + Far. 2089) . -ı) bk. 119) gobar: (< ? ) Ufak yapraklı ve odun kısmı sert olan bir çeşit meşe (DS. (And. Girit + Ar. 119) giya: (< Far. VI. VI. ginseng) Uzak Doğu ülkelerinde (Çin. Kore vb. kojux. 119) Girit şakayığı: (< öz. kazık köklü. Ginkgo biloba. Manisa lâlesi (TBAS. 1059). VI. -i) Girit adasında yetişen. 2088) gocadarı: (< T. Ginko + T. şa ā’i + T. Panax ginseng. Girit + ? kekik + T. yapraklarını döken. Çamgillerden bir çeşit ağaç (DS. 248) ginseng: (< Lat. 1. (TS. koca + darı) Büyük taneli beyaz mısır (DS. 1062) Nohut bitkisi (DS. günümüzde soyu tükenmekte olan bir ağaç türü. otsu ve çok yıllık bir bitki. is. otu) bk. 2089) gocaş: (< ? ) Bir çeşit ahlat (DS. Manisa lâlesi (TBAS.343 Ginko ağacı: (< Lat. is. kiyāh. 1. Ağz. geleneksel tedavilerde kullanılan. 2089) gocuk: (< Bulg. pembe çiçekli ve çok yıllık bir bitki. Japonya. (TS. VI. gazel otu (TBAS.) yetişen. VI. buttum (TBAS. MBTS.

DS. 861. 140. pāzı + T. sığdırmak. 2098) golpezüğü: (< T. 1351. 2098) gonca: (< Far. bol sulu bir çeşit üzüm (DS. 2102) . 83) goner: (< ? ) Küçük soğan (DS. kalın kabuklu. 115. 2. VI. konca) Henüz açılmamış veya açılmak üzere olan çiçek. 2101) gongalak: (< ? ) Büyük yumurta biçiminde ceviz (DS. TS. VI. kolluca) Bir armut çeşidi (AA.. Nişanyan. VI. 2. VI. VI. VI. 120) gokko: (< ? ) Çiçek (DS. 149). unce tomurcuk < uncīden toparlamak.: goncalo. ST AT. 2093) goftigoda: (< ? ) bk.A.Y. elması) Yazın ve güzün yetişen yeşil renkli bir çeşit elma (DS. tohumları darı gibi olan bir çeşit ot (DS. VI. goncuk. (And. bırçalık. tomurcuk (TS. VI. VI. VI. 2102) gonyaşı: (< ? ) Yaprakları mısır yaprağı. 2101) gonur: (< konur < ET. -sı) Yaprakları uzunca bir pancar çeşidi (DS. 1. iskorçina. yemlik (TBAS. 2097) gollüce: (< T. 2096) golağaz: (< ? ) Patatese benzeyen yumru kökü birkaç kilo gelen ve yenilen. 2092) godri: (< ? ) Bir çeşit yabani armut (DS.344 godıl elması: (< ? godıl + T. kol + Far. MBTS. Ka. 137) golo: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. GD AT. VI. yaprakları filkulağı bitkisinin yaprakları gibi olan bir çeşit bitki (DS. 1743) Siyah. 2100. OAAD. koŋur. Ağz. 154.

göbek + Yun. III. bādingān) Yeşil. DS. VI. gök + Ar. (TS.A. VI. 120) gödelek: (< T. VI. 2126) göğ baldırcan: (< T. köbelek. 2205. gawz + T.345 govan sakızı: (< ? kovan + T. 2115. 234. VI.Y. -ı) bk. manitari + T. VI. 4570. 2115) göbek elması: (< T. DS. VI.. 863) göbelek: (< T.: gobelek. 286. 157). VI. DS. 120) göbek otu: (< T. Krş. VI. Umbilicus pendulinus. 1. 1. 326. 1063) bk. 2109) gozgoçu: (< koz < Far. göbek + T. VI. TaS. göç + kovan) bk. köpelek. göbek. sakızı) Kökünden sakız yapılan bir bitki (DS. bādincān < Far. 2946. göbek + elması) Bir çeşit elma (DS. kövelek) Yenilen bir çeşit mantar (TS. gömelek. Eren. (And. XII. MBTS. 2113) göbek: (< ET. EYAD. UA. göbeleyh. kuzugöbeği (TBAS. otu) Yaprakları etli. GD AT. gök + türedi) Beyaz renkli dolgun çavdar (DS. ham domates (DS. 2120) göçkovan: (< T. 2114) göbek mantarı: (< T. güz çiğdemi (TBAS. DS. Ağz. 2126) . göbelek (DS. 111. 301. 863. koçu) lkbaharda topraktan çıkarılarak yenen bir çeşit yer elması (DS. göbek + -lek küçültme eki. VI. VIII. 1714) göcöz: (< ? ) Peygamber çiçeği (DS. otsu bir bitki. AVA. köbek. 2124) gödüredi: (< T. ayı mantarı. 487. 1. gövdelek) Yaprakları ve yumrusu pancara benzeyen ve yumrusu çiğ olarak yenen bir çeşit bitki (DS. gövelek.

gökçek). 2167) göğem: (< T. 2128) göğem eriği: (< T. 2240) göğemcik: (< T.: goğcek) nce kabuklu ve sık taneli beyaz üzüm (DS. Ağz. MBTS. göğem < gök+em. (And. VI. 2126. VIII. VI. 2127. VI. 2095) göğdeli: (< T. DS. ekşi erik (DS. VI. göğem (DS. 2131) göğlük: (< T. gökçe) Ağaçlarda görülen ve asalak olarak yaşayan bir bitki (DS. göğem (DS. Ağz. göğelek). göğündürme). (And. gökçe). VI. lāle + T. 2128. (And. VI. 2127) göğelek: (< T. 2126) göğcek: (< T. göğündürme + Far. Bir çeşit mantar. VI.: göyen) 1. (And. (And. 2128) göğen: (< T. göklemez) Tere gibi yenen. baharlı bir çeşit bitki (DS. göğem + eriği) bk.: gövelek. 2171) göğ erik: (< T. VI. 1065).: kündürme) Göz hastalığının tedavisinde kullanılan bir çeşit bitki (DS. göğemcik) Böğürtlen (DS. göğce (DS. 2133) .346 göğce: (< T. -si) bk. (And. 2. Böğürtlen (DS. 3037) göğündürme lâlesi: (< T. VI. gövdeli) Bir çeşit zerdali (DS. 1. 1065). Ağz.: güven) Bir çeşit yabanî. 2095) göğsulu: (< T. VI. 2133) göğündürme: (< T. 2128. gök + erik) bk. 1. VI. göğündürme (DS. Ağz. göklük ‘yeşillik’) Yeşil soğan (DS. VI. göveldek) bk. gök + sulu) Aşılı armut (DS. VI. 2128) göğlemez: (< T. Ağz. 2133.: gökce. VI. MBTS. göğem < gök + -en. Ağz.

(Duran. gökdün) Beziryağı çıkarılan bir çeşit bitki (DS. (DS. VI. gökdedem (DS. gökçe + ağaç) 1. 2137) gök diken: (< T. VI. Gürgen ağacı. 2136) gökdedem: (< T. gök bakla (DS. gök + sulu) 1. 2135) gök börülce: (< T. Cuscuta planiflora. Kayın ağacı (DS. VI. 2135) gök bakla: (< T. 2135) gökbaş: (< T. gök + ? birik) Bir çeşit sulu üzüm (DS. peygamber çiçeği (DS. yeşil fasulye (gök börülce). VI. gök + ala + buğday) Kırmızı ve iri olan buğday (DS. VI. 2. yaprakları küçük ve dikenli bir çeşit ağaç (DS. VI. VI. VI. 2137) göksulu: (< T. 2139) göktenyağan: (< T. 121) gökdün: (< T. VI. 2135) gökbirik: (< T. sanki gökten gelerek yerleşmiş izlenimi vermektedir. Sulu ve yeşil renkli bir çeşit armut. Üzerinde yaşadığı bitkiden emeçleriyle besin ihtiyacını giderir. Bundan dolayı bitkiye “göktenyağan” adı verilmiştir.347 gök ala buğday: (< T. gök + baş) Tarlalarda yetişen. topuz (TBAS. gök + börülce) bk. tatlı ve sulu bir çeşit zerdali (DS. VI. 223-229) . gök + diken) bk. (DS. 2. gök + Ar. gökçe) Taşlık alanda yetişen. bā ilā) Taze. gökten + yağan) Parazit olan bu bitkinin kökleri bulunmaz. gök + kız) bk. VI. gök + dedem) Mavi çiçekli çiğdem (gökgız). 2135) gökçe ağaç: (< T. Yeşil renkli. 2137) gökgız: (< T. Toprakla direkt bağlantısı olmayan bitki. mavi çiçekli bir çeşit bitki. 2135) gökçe: (< T.

kolokaz + T. kastania + T. 3328) gölek: (< T. çan çiçeği (TBAS. oğlaz. Ağz. VI. IX. 2141. TBAS. 256) göl kestanesi: (< T. VI. büyük yapraklı ve patates gibi yenilen otsu bir bitki. kölige < kölimek gölgelenmek. gölcül < göl+cül. 3. 160). DS. kolokaz. kararmak. 2148) gömülgen: (< T. göl + soğanı) bk. Colocasia esculenta. 246) . 2141) göleğez: (< Yun. -si) Suda yetişen ve kestane gibi yenilen. 2143) gölezeriği: (< Yun. 1. 1. bir yıllık. gömülgen) bk. (And. gölek < göl+ek. ölağaz. 2145) gömeç: (< ET. gömeç + eriği) Sonbaharda olgunlaşan büyükçe bir erik (DS. Bir çeşit erik (DS. 2148) gömeçeriği: (< T. eriği) Küçük. VI. Eren. Bir çeşit papatya. 1068) Ekinler içinde bulunan yabani ot (DS. 1069) 1. soğan (TBAS. (TBAS. DS.: golağaz. (TS. 1068) Mantar (DS. göl + Yun. 2.348 gölcür: (< T. kömeç < köm-meç. VI. 121. 2142) gölendir: (< ? ) Nane (DS. 3268. Trapa natans. MBTS. otsu ve yaprakları ile su yüzünde yüzen bir bitki. VI. 2144) gölge bitkileri: (< T. DS. gölevez. VI. yumru şeklinde olan. Nişanyan. 1. MBTS. “< ET. 1. 121) gölücür: (< ? ) Gövdesi ve yaprakları yapışkan bir ot (DS. VI. göleğiz. 150”) Gelişmelerini en iyi gölgede yapan bitkiler (BTS. 121. VI. öleğez) Sulak yerlerde yetişen. MBTS. 869. 2144) göl soğanı: (< T. gölge + bitkileri. VI. yumrulu. kara renkli bir çeşit tatlı erik (DS. Ebegümeci.

VI. 155”) bk. 2.A. 1. 1071) Develerin yediği ve kitre denilen bir çeşit zamk yapılan dikenli bir bitki (DS. suyu ve gölgeliği seven bir çeşit ot (DS. köŋül + Far. MBTS. gök + soğan) Taze soğan (Gaz. gövercin topuğu (DS.. VI. VI. gevrek “< ET. gönen) Çam ağaçlarının üst dallarında yetişen ve ot bulunmadığı zamanlar keçilere yedirilen asalak bir bitki (DS. gök + Yun. kögercin/köwercin < kökermek mavi veya grimsi mavi olmak. VI. VI. 361) göybiber: (< T. 2165) gövenşe: (< ? ) Sarı. 2169) gövercin topuğu: (< T. 1042”) 1. 2171) . Bir çeşit dikenli ot. “< ET.349 gömürgen: (< T. kevrek < kevre-. MBTS. VI. -ı)Bir çeşit çiçek (DS. gönül < ET. uzun ve yumuşak bir çeşit kavun (DS. kuzukulağından büyük. 2170) göv sovan: (< T. kön. 2169) gövrek: (< T. VI. 1. 2151) gön: (< T. VI. gömürgen) Yabani sarımsak (DS. 2155) gönü kavun: (< T. 2168) gövercin göksü: (< T. dōlāb + T. güvercin + topuğu) Yemek yapılan bir çeşit ot (DS. kökürçgen/kökürçgün. III. 2158) götlek ormanı: (< T. Nişanyan. 2154) göngür: (< ? ) Buğdaylar içinde bir siyah tohumlu bitki (DS. 2155) göre: (< ? ) Tarlalarda yetişen. 690. VI. pipéri) Yeşil biber (DS. VI. VI. Clauson. 2152) gönen: (< T. güvercin + göğ(ü)sü. gönü + kavun) Çabuk olgunlaşan kavun (DS. götlek + ormanı) Böğürtlen (DS. VI. 2155) gönüldolabı: (< T. Baldıran otu (DS. VI.

896. yuvarlak taneli. MBTS. -ı) Büyük lahana (DS. 1097”). çiçeği) Sarı ve turuncu renkli bir tür çiçek (Aksan. 1779”) bk. Ağz. göy(ü)nük. 2. dikeni. VI. 2184) gramofon çiçeği: (< Fr. 2992) guguvak: (< gugu + vak “ses taklidi”) bk.com) greyfurt: (< ng.: kuku) Bir çeşit lâle (DS. (TS. çiğdeme benzer bir çeşit bitki (DS. “< guguk ‘ses taklidi’. VI. VI. VI. kuka. AVA. VI. böğürtlen (TBAS. -si. hüsnüyusuf (TS. evlek mantarı (TBAS. kuka + T. 122) gugu çiçeği: (< gugu “ses taklidi” + T. DS. 60. lāle + T. 1. MBTS. MBTS. (And. 1. VI. VI. “< Yun. 259) gucur: (< ? ) Patates (DS. 2192) . 2179. 327) gözlükotu: (< T. VIII. gramophone + T.siyahkahve. Türkçenin Gücü. gözüm) Nane otu (DS. 2183) gözüm: (< T. VI. turşusu yapılan bir çeşit üzüm (DS. Citrus decumana. BTS. 897) guguk lâlesi: (< guguk + Far. tadı acımsı meyvesi. 122) guli bacağı: (< ? guli + OFar. 1. 2171) göynük: (< T. çiçeği) bk.350 göyemin: (< ? ) Yeşil renkli. pāçak + T. www. gözlük + otu) Lunaria biennis. gözenek) Soğanı yenilen. (altıntop). 2111) gözenek: (< T. 1083) Bir çeşit çalı (DS. 1. ruaferae (DS. Grape-fruit) Turunçgillerden sıcak bölgelerde yetişen bir meyve ağacı ve bu ağacın kanarya sarısı renginde. 2190. 2187) guga dikeni: (< Yun.

GBAA. 30. 228. VI.: gul) Gülgiller familyasından. VI. VI. 48. 39. 210. 479. 88) . sarı. 902.Y. 2200) gurşeyik: (< ? ) lkbaharda bağ ve bahçelerde biten. kopria + T. Ağz. DA. 123. VI. Rosa. 2207) güdek: (< ? ) Pelit ağacının meyvesi (DS. 10. 160. 201. OAAD. 242. 2203) gübre mantarı: (< Yun. 2203) gut: (< ? ) Erken olgunlaşan sık taneli üzüm (DS. söbelen mantarı (TBAS. pembe veya kırmızı çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir. 188. kışın yapraklarını döken. 7. 190. VI. EYAD. (And. GD AT. 261. kavrularak yemeği yapılan bir bitki (DS. 202. 1. 2198) gursalık: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. ülkemizde 24 tür ile temsil edilen. VI.: gulya. 14.. (TS. TBAS.A. Ağz. T YA.A. II. -ı) bk. K A. AAT. VI. 327) gurya: (< ? ). Yer elması. 2. TAYA. EYA. Krş. 2200) gurundişi: (< ? gurun + T. kaldıran) Ormanlarda çam gübrelerinin altında çıkan bir çeşit mantar (DS. E A. 65. dikenli. kopria + Yun. 2194. BTS. 2202. 2197) gurgum: (< ? ) Böğürtlen (DS. guya) 1. 34. 99. manitari + T. 17. 246. SA. dişi) Bir bitki adı (AVA. UA. Ka. (And. 180.. Bodur ardıç ağacı (DS. 439. 128. ETA. gul).351 gurante: (< ? ) Dağlarda yetişen yabani soğan (DS. beyaz.Y. 2212) gül: (< Far. 176. 123) gübür kaldıran: (< Yun. VI.

1. yemiş’. ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. 1. 2217) gülburnu: (< Far. VI. 124) gülgiller: (< Far. fākih. soğanlı ve pembe çiçekli bir bitki. (TS.: gülfatma) Ebegümecigillerden. fākihe ‘meyve. 2217) gülbeser: (< Far. ülkemizde 35 cins ve 242 kadar türle temsil edilen. 1108) Koyu kırmızı renkte gül (DS. (TBAS. gul + Ar. gul + gul + T. hatun) bk. badem gibi türleri içine alan. -giller) Çilek. “< Ar. Merendera kurdica. 1. Althaea rosea. VI. (And. otsu. hıyar (DS. gul-be-şeker. 165) gül armudu: (< Far. VI.352 gülâbi: (< Far. bur(u)nu) Yabani gül meyvesi (DS. 2219) gülgülüm: (< Far. 2217) gülfaki: (< Far. VI. 2217) gülbeşeker: (< Far. Niğde’de gülābi armudu olarak geçer (Eren. çalımsı ya da ağaçsı bir bitki familyası (TS. DS. gul + ? beser) Salatalık. BTS. -u + dikeni) Yabani gül fidanı (DS. gul + T. gul + T. VI. gul + gul + T. örneği gül olan. gul + T. VI. ħaŧmī. VI. gul + Ar. elma. 2217) gülburcu tikeni: (< Far. Ağz. 1. MBTS. boynuzlu gelincik (TBAS. çiçekleri büyük ve türlü renklerde olan. 261) gülgülü: (< Far. 1. VI. armut. 124) . -ü) Gelincik (DS. burç/murç + T. 1109). -u) Kırmızı renkli bir çeşit armut (DS. -üm) bk. gul + Sans. gulābī) Bir çeşit armut. 915”) 20 cm kadar yükseklikte. MBTS. 2219) gülhatmi: (< Far. gülgülü (DS. VI. 903. MBTS. gul + T. 903. çok yıllık otsu bir bitki. 2217) güldibi: (< Far. gul + emrūd + T. dibi) Tarlalarda biten pancargillerden bir bitki (DS. 2219) gülhatun: (< Far. yaprakları geniş ve yuvarlak.

VI. vatanı subtropikal Asya olan ve Kuzeybatı Anadolu’da süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaççıktır. 193) gül üzüm: (< Far. gülük + üzüm) Kırmızı renkli bir çeşit üzüm (DS. 2221) gülnazik: (< Far. gul + Ar. 2221) gülyağı: (< Far. 1111) bk. külür) 1. gul + nār) Kiraz (DS. 2221. Tanacetum parthenium. 2306”). MBTS. TBAS. VI. Ağz. (And. çiriş (TBAS. Bezelye. VI. TBAS. gul + nāzuk) Menekşe (DS.353 gülibrişim: (< Far.: gülyasır) Yabani gül (DS. gul + T. Ağz. tüysü yapraklı. 2220) gülük: (< ET. 2. ayçiçeği (TS. gün + çiçeği) bk. 1. 2. gümüş + düğme) 20-60 cm yükseklikte. 124) güllük: (< Far. VI. 2219. üzüm) Gül renkli üzüm (DS. 125) günâşık: (< T. kölük. VI. 173) . (And. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. 124) gülük üzüm: (< T. 2220) gülür: (< ? ). gul + ebrīşum) 10 m kadar yükselebilen. 4513) gülnasir: (< Far. Albizia julibrissin. MBTS. çok yıllık. gün < ET. XII. ‘āşı ) Ayçiçeği (TS. 124) gülnar: (< Far. 1. nāsir. 2221) gümüşdüğme: (< T. kün + Ar. -lük) Eğrelti otu (DS. VI. (TBAS. 909) gün çiçeği: (< T. Mürdümük (DS. stamenleri soluk pembe renkli. 2220.: gülül. (TBAS. VI. 1. gul + T. çiçek örtüsü yeşilimtırak. “< Ar. yağı) Itır çiçeği (DS. gul + T. nāsir.

910) güneştopu: (< T. Nişanyan. VI. gün + doğdu) bk. 912) günsü: (< T. Karadeniz kıyılarındaki ormanlarımızda çok yetişen ve kerestesi beğenilen bir ağaç. Ağz. küntüz + Far. fındık. 262. 2229) günlük ağacı: (< T. EYA. 65) gündöndü: (< T. 170. ayçiçeği (BTS. (And. gul + T. Acem lâlesi (TS.354 gündoğdu: (< T. yuvarlak. VI. gün + Far. 155). 1. 69. kışın yaprak döken.: cürcen. 1118) Hindiba (DS. Carpinus betulus. 910) gündüz gülü: (< T. 911) günetapan: (< T. güne + bakan) Ayçiçeği (TS. VI. 1. kızılağaç gibi kerestelik ağaçları içine alan bir familya (TS. 913. MBTS. -sı) Kahkaha çiçeği (TS. MBTS. -ü) bk. 2229. gul + T. 1. güne + tapan) Ayçiçeği (DS. gürgen. gülgan. TBAS. 125) gündüzsefası: (< T. günsü < gün+sü. 125. 2230) gürgen: (< kökenini bilmiyoruz. gürgan. güneş + topu) bk. 1118) ri. 1. (TS. TBAS. 167. sulu. 1. 913) . huş. 1. 147. 1. siyah üzüm (DS. gündüz < ET. Eren. 326) gürgengiller: (< ? gürgen + T. gülgen) Gürgengillerden. K AT. VI. 910) günebakan: (< T. gündüz + Ar. gün + döndü) Ayçiçeği (TS. -ü) Gelincik (DS. -giller) ki çeneklilerden. çiçek durumları tırtılsı. gelincik (TBAS. 1. 125) gün gülü: (< T. 2196) güneyik: (< kökü bulunamamıştır. 1. śafā’ + T. günlük + ağacı) Asya’nın sıcak bölgelerinde (Styrax) ve Afrika’da yetişen (Boswelia) türlerinden günlük çıkarılan değişik cinste ağaçlara verilen ortak ad (TS.

küye. MBTS. alidede (DS. rizomlu. acı bir çiğdem. -i) ri taneli ceviz (DS. 126) güyeği keküğü: (< T. güz + çiğdemi) Sonbaharda çiçek açan. “< gövem. 1. 2242) güz armudu: (< T. cevz + T. “< güve < ET. Eren. I. güvey + Yun. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. güvey + ? kekik + T. 126) güvem eriği: (< T. phanari + T. Türkçe *küde. -i. 1. gür + üzüm) bk. VI. böğürtlen (TBAS. zehirli. (TaS. 915) güveyfeneri: (< T. güvey + otu) Kekik otu. Colchicum. 1065”) bk.355 gür üzüm: (< T. (TBAS. 1889) güylek cevizi: (< T. Physalis alkekengi. göğelek + Ar. 168”) 30-60 cm yükseklikte. III. TBAS. -u) bk. 1121) Yaraları iyileştirmekte kullanılan iri yapraklı bir ot (DS. emrūd + T. -i) bk. Eski Kıpçakçada küyegü biçimi kullanılır.kökünden –gü ekiyle türetildiği anlaşılıyor. VI. (TS. 222) güz çiğdemi: (< T. güyeğü otu güyeğü otu: (< T. tosbağa otu (TBAS. küz + Far. akdiken (TS. 1. MBTS. 126) güzdede: (< T. 126) gürz: (< Far. güz < ET. otu) bk. gurz. güşād + T. 1121”) bk. 917. 1. MBTS. 2238) güşad otu: (< Far. güvem + eriği. zater (güyeği keküğü). çok yıllık. güz + dede) Hindiba (DS. “< güvey Eski çağlardan başlayarak kullanıldığını biliyoruz (küdegü). 1. VI. Orta Türkçede de küdegü olarak geçer. gentiyane (TBAS. güve + güve. 2243) . 126) güvegüve: (< T.

1154) Bir çeşit ot (DS. 1. 917. MBTS. etli ve parlak altın sarısı renginde büyük taneli bir tür üzüm (TS. güzel + Ar. VII. -ü) Kış mevsimine kadar dayanan. “< Ar. 917) güzeloğlan: (< T. nergis zambağı (TS. TBAS. sarı renkli bir çeşit üzüm (DS. 2248) hacılar otu: (< Ar. -lar + otu) bk. VI.356 güzelavrat otu: (< T. 128) hadimala: (< Fadime hala ?) Dereotu (DS. VI. kalın kabuklu. is. mor çiçekli ve otsu bir bitki. (TS. 921”) Bir çeşit tatlı üzüm (DS. güz + Far. 2243) güzelhatun çiçeği: (< T. balbal. meyveleri 1-2 cm çapında. güzel + hatun + çiçeği) bk. çok yıllık. ĥāfıž + öz. 100-150 cm yükseklikte. 2243) güzgülü: (< T. ħalā’i . geç olgunlaşan bir cins üzüm (DS. VI. TS. gul + T. 263. 1. hacı + T. 2243) güzlük buğday: (< T. güzel + oğ(u)lan) Yuvarlak kalın kabuklu. DS. otu) Patlıcangillerden. Atropa belladonna. 1. 128) halayık: (< Ar. 924) habalbilik: (< ? ) Yenince bağırsakları bozan bir çeşit ot (DS. VII. VII. 2244) -Hhafızali: (< Ar. 1. parlak siyah renkli. hacı + T. atropin denilen zehirli ilacın çıkarıldığı pis kokulu. 2245) hacıbalbal: (< Ar. Ali) Seyrek taneli. ‘avret + T. BTS. adamotu (TBAS. 2. 127. güzlük + buğday) Sonbaharda ekilen sert ve koyu renkli bir çeşit buğday (DS. ülkemizde Karadeniz Bölgesi’nde doğal olarak yetişen. 2250. VII. TBAS. 2257) . ĥācc. VI.

iğne yapraklı. MBTS. 128) . halı + T. 265) halevi: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. Bu ad Hamsiköy-Trabzon’da kullanılmaktadır. TBAS. VII. is. saçağı) Büyük. halı + T. Pinus halepensis. 2259) halfa: (< Ar. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. ülkemizde Kozan civarında görülen bir ağaç türü. VII. 266) halsaçağı: (< Far. 2262) halvan: (< ? ) Çok yıllık. phyton: bitki) Tuzlu topraklarda. ĥalfe) Yabanî armut. ĥalį c. Yer elması (DS. şam’ + T. kalı < Far. Yabanî armut.) Buğdaygillerden. VII. Xanthogalum purpurascens. beyaz. 2262) hamdakuka: (< ? ) Böğürtlen (DS. 2. VII.357 Halep çamı: (< öz. Kuzey ve Doğu Anadolu bölgelerinin dağ çayırlarında yetişir. 128. dokuyan + çiçeği. 1155”) Bir çeşit çiçek (DS. Boyu 4 metreye kadar erişebilir. MBTS. 2259) halıdokuyan çiçeği: (< Far. (BTS. 932) halfat: (< halfat < Ar. 2. Halep + Ar. VII. deniz seviyesinden 100-150 m kadar yükseklerde yetişen. lifleri ip. şapka gibi kısmı saçaklı olan bir çeşit mantar (DS. 2260) haliç: (< Ar. 2261) halus otu: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. 1. (TS. Sitipa tenacissima. ālī. çuval ve kâğıt yapımında kullanılan bir bitki. 1156) 1. 2260) halik: (< ? ) Domuz otu (DS. 2261) halofit: (Yun. VII. ahlat (DS. ĥalfe < br. “halı < EAT. DS. -ı) Çamgiller familyasından. deniz kıyılarında yetişen bitkiler (BTS. Hals: tuz. 2266. (TBAS. 25 m kadar boylanabilen. 2. her dem yeşil. VII. VII. VII.

2270) hanaylı: (< Yun. BTS. (And. TBAS. 2274) hanımeli: (< T. 941) hanımkirpiği: (< T. 128) hançer çiçeği: (< Far. sarmaşığa benzeyen bir çeşit bitki (DS. hanım + eli) Hanımeligillerden. ħamīr + T. 940) hanımağzı: (< T. “< hanay < Yun. 941. VII. Ufak buğday. 2269) hamıza: (< Ar. 172”). kirpiği) Kasımpatı (DS. VII. Lonicera caprifolium. 2. 2268) hamur kesen: (< Ar. ħām + T. 1. Ebegümeci (DS. hafif pembe renkli. 2270) hamzan kökü: (< Ar.: hamtatlı) Yeşili çok. kışın yaprak döken. 2264. 267) hanımeligiller: (< T. kesen) Dikenli yabani bir çeşit bitki (DS. hanım + eli + -giller) ki çeneklilerden. güzel kokulu bir bitki. (And. örneği hanımeli olan bir bitki familyası (TS.358 hamı tatlı: (< Far. 129. 2267) hamofta: (< ? ) Yaban çileği (DS. Ağz. ülkemizde 7 doğal türle temsil edilen. VII. korularda. 1. (TS. 2274) . 2. tırmanıcı. çalılıklarda yetişen. VII. anoi. TBAS. ħancer + T. hanım + T. Eren. -ı + tatlı). Ağz. ĥam an + T. kökü) Yağı ilaç olarak kullanılan. sarı veya kırmızı çiçekli. hanım + ağ(ı)zı) Aslanağzı çiçeği (DS. VII. VII. VII. VII. 1170. VII. karın ağrısı ve sıtmaya iyi gelen.: hamaylık) 1. 1. çiçeği) Çiçekleri hançer sapını andırdığı için Latin çiçeğine verilen bir ad (TS. anoi + T. toparlak bir çeşit erik (DS. beyaz. DS. ĥamį ze) Kökünden çıkarılan sütü. -lı. çok yıllık. MBTS. 2267. 2271. karpuz yaprağına benzer yaprakları olan bir çeşit bitki (DS.

2289) harnup: (Ar. 2274. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. sarı çiçekli. ħarrūb. Nişanyan. bir yıllık. TBAS. ĥanžal) Ebûcehil karpuzu veya acı hıyar denen bitki (MBTS. ħar) Diken (K A. ħarrūb/ħarnūb ~ Aram. Gaz. OAAD. ĥabb + T. VII.. -sı) Uzun iki çenetli meyve (TS. hart) Havuç (DS. Brassica nigra.A. 1. VII. kırmızı meyvesi olan bir çeşit ağaç (DS. dikenli yaprakları olan palamut ağacı (DS. 211) hardal: (< Ar. hanım + T. (TS. 1. 946) harım: (< ? ) Bodur. 2296) . 244) ħar: (< Far. hartlak) Ceviz ağacına benzeyen kırmızı renkte. 129) hapkesen: (< Ar. VII. 950) harsı: (< ? ) Çalı fasulyesi (DS. ħardel. 2. otu) 20-60 cm yükseklikte. 2295) hartlak: (< T. yaması) Dulavrat otu (DS. Nişanyan. 1175. ħardel + T. VII. 390) hardal otu: (< Ar.359 hanımyaması: (< T. tutan) Yaprakları kaynatılarak içilen ve bağırsak bozukluğu hastalığına iyi gelen bir çeşit bitki (DS. 129) hardalsı: (< Ar. 161) Turpgillerden 100-150 cm yükseklikte. VII. III. ħardel + T. deriyi yakıcı nitelikte olan ve tohumu hekimlikte kullanılan. 2295) hart: (< T. 946. 129) hanzal: (< Ar. (TBAS. VII. 2281. Sinapid arvensis. 162) Keçiboynuzu (TS. ĥabb + T. TBAS. VII. tadı acı ve bir yıllık bir bitki. 1. 2280) haptutan: (< Ar. kesen) Sancı geçirmek için kullanılan acı bir ot (DS.

crassulaceae. 137) . 952) hasır otugiller: (< Ar. Senpervivum. (And. “ haseki < Ar. 2. (TS. kiliz. tütünü) bk. 2. bādingān) Patlıcan (DS. ince uzun ve dayanıklı olan yaprakları kıtık yapmaya. MBTS. Kocayemiş ağacı ve meyvesi (DS. UA.: ħaz) Marul (DA.5 m boyunda. semerci sazı. Aquilegia. 852”) Düğün çiçeğigillerden bir süs bitkisi. kırmızı meyvesi olan bir çeşit ağaç (DS. hartlap). 2298) hasmıhan: (< Far. 2296. 162). 1-1. KBAYA. (And. ħāśśa’nın Farsça mastar eki almış şekli ħāśśagį . Ağz. 2300) hasekiküpesi: (< Ar. 1. SA. tohumlarından yağ çıkarılan otsu bir kültür bitkisi. 268. 130) hasbaldırcan: (< Ar. 145. kapsüllerinden afyon. (TS. Hasankeyf + T. hasır ve zembil örmeye yarayan bir saz. TBAS. örneği hasır otu olan bir bitki familyası (TS. Hasan + Ar. 158. zembil otu.360 hartlap: (< T. 97. hortlap) 1. KYA. 119. bataklıklarda yetişen düz. 113) hasanı: (< öz. Papaver somniferum. Ak gürgene benzer meşe ağacı. 1. 951) hasır otu: (< Ar. ĥaśīr + T. otu + -giller) Su kıyılarında yetişen. 952) hasret çiçeği: (< Ar. (TS. 2300) haşhaş: (< Ar. 2306. is. TS. 1193. (DS.: hatlap. su kamışı. ĥaśīr + T. BTS. haseki + T. bir veya çok yıllık. çiçeği) Dam koruğu bitkisi. VII. 1. VII. Typa. ħāśś + bādincān < Far. fındıktan küçük. 130. ĥasret + T. otu) Hasır otugillerden. -î) Bir çeşit üzüm (EYAD. 2414) ħas: (< Ar. ħaśm-ı ħān) Dağlarda yetişen. 1. 954. kofa. deli tütün (TBAS. ħaşħāş) Gelincikgillerden. ħāśś. 51) Hasankeyf tütünü: (< öz. büyük ve kırmızı çiçekli. Nişanyan. VII. Ağz. 33. is. VII. 87. küpesi.

131. 131. bir veya çok yıllık. VII. 1211) Sığırdiligillerden. tüylü. VII. beyaz. Nişanyan. “< Far. karamuk (TBAS. ħatmi) Ebegümecigillerden. 238) havlıcan: (< Far. 268. 1. TS. 2304) hathul: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. 863”) Sazlık ve bataklıklarda yetişen. hatunparmağı (DS. TBAS. hevā + T. 2389. BTS. (TS. sabun çiçeği (DS.: havaza) Zeytin yaprağı gibi yaprakları olan. semer ve hasır yapılan ot (DS. haşlama) 1. Alkanna tinctoria. 2307) hatunparmağı: (< T. bazı cisimlerinin kök ve çiçekleri hekimlikte kullanılan. genellikle büyük. 2310) havıt otu: (< Far. hatun + tuzluğu) bk. Tütün fidesi. MBTS. hatun + memesi) bk. mavi çiçekli. otu. VII. hāvut + T. 962) . 1. (TS. hāvut. Althaea officinalis. VII. 2. Ağz. ħāvlincān. DS. VII. otsu bir süs bitkisi. 10. Aralık ayında beyaz çiçek açan bir çeşit Akdeniz Bölgesi bitkisi (DS. 2305) hatmi: (< Ar. otsu bir bitki. beyaz bir çeşit üzüm (hatunmemesi). Taze börülce (DS. çok yıllık. 144. 2309) havazla: (< ? havaz + T. 159) hatunmemesi: (< T. sarı veya kırmızı çiçekli. (TS. KMYA. 2. TBAS. VII. Galanga officinalis. hatun + parmağı) Uzun. 957. Akdeniz bölgesinde yetişen ve köklerinden kırmızı boya elde edilen. 2311. DA. 164) Zencefilgillerden. VII. (ağaç küpesi). 1. 2350) havaotu: (< Ar.30 cm yükseklikte. (And. çok yıllık.361 haşlama: (< T. VII. aynı adla anılan kök sapları baharat olarak kullanılan ıtırlı bir bitki. VII. 2307) hatuntuzluğu: (< T. tüylü. 959. -la). otu) Vücudun fazla ateşini almaya yarayan sabun köpüğü biçiminde bir çeşit bitki. 131) havacıva: (< hava + cıva “adlandırma sebebi bulunamamıştır”. (DS. DS.

Havva + T. 2. 963. (TS. VII. (TS. VII. 164) Maydanozgillerden.: hayyır) ncir (DS. BTS. Anastatica hierochuntia. 2314) hayır: (< Ar. 2. III. 271) . 963) havzal: (< ? ) 1. iri bir kabak türü. 2324) helep şalgamı: (< öz. MBTS. Gaz. ħabl. is. tek yıllık.A. 1. taç yaprakları beyaz. 132) helvacı kabağı: (< Ar. 2334) helvacı çöveni: (< Ar. içi sarı renkli. DS. 2351. VII. sürünücü. hevīc. is. (yeregeçen. 1. VII. pembemsi ya da sarı renkli. 1. 2312) havuç: (< Far. ĥalvā + T. 395) havvaanaeli: (< öz. 43. Ağz. BTS.362 havsak: (< ? ) Kestane (DS. ĥāzık) Ham dut (DS. 977. (And. kayaların üstüne yapışan bir çeşit sarmaşık. Daucus carota. Mısır yaprağı (DS. tırmanıcı. tatlısı yapılan dışı boz. ħayr). -ı) Yer elması (DS. VII. 269. VII. Cucurbita maxima. Nişanyan. 2319) hazık: (< Ar. Halep + Far. 2317) haylan kabağı: (< ? haylan + T. VII. 2322) hebil: (< Ar. şal am + T. cı + kabağı) Kabakgillerden. VII. (kestane kabağı). cı + ? çöven + T. 194) helis: (< ? ) Sütlü bir çeşit ot (DS. 2331) helgog: (< ? ) Yabani bir dağ yemişi (KBAYA. VII. pürçüklü). Bir çeşit armut (DS. ana + eli) Küçük beyaz çiçekli bir yıllık bitki. çöven (TBAS. AAT. kabağı) Asma kabağı (DS. Su yosunu. ĥalvā + T. 2. koni biçimindeki etli kökü için sebze olarak yetiştirilen iki yıllık otsu bir kültür bitkisi. 1130) 1.. Genellikle uçurumlarda bulunan. -i) bk. (TS.

133) hevlek: (< evlek) Ağaç köklerinde yetişen bir çeşit mantar (DS. VII. III. VII. didik) Uçlarında yeşil yaprakları olan uzun saplı bir çeşit ot (DS. cı + kökü) bk. 2. 2345) hernük: (< ? ) Dikenler arasında bulunan. ĥalvā + T. 168). heşt) Yenilen bir çeşit ot (DS. (TS. kökündeki yumruları yenilen bir çeşit ot (DS. 2347) heses: (< ? ) Mercimek (DS. 1. 220) herdidik: (< Far.363 helvacı kökü: (< Ar. VII. hevk) 1. VII. Viola tricolor. 2349) hevek: (< hevenk < Far. 2351) . yumuşak kabuklu. hercā’į + Far. 2350) hevhulma: (< ? ) bk. ölmez çiçek (TBAS. 977) hemil: (< ? ) Bir çeşit sarmaşık (TaS. çöven (TS. beyaz renkte. MBTS. 1247) Domates (DS. salkım”. Kara üzüm. VII. bir yıllık bir bitki. 2342) hergolik: (< ? ) Açık mavi çiçekli. Fasulye (DS. āveng “asılı şey. 2348) heşdan: (< heşdan < Far. (And.: hevg. VII. 980) herdemtaze: (< Far. mor. VII. herį m. 1. 1911) hercaî menekşe: (< Far. fındığa benzer bir çeşit yemiş (DS. (alaca menekşe). her + dem + tāze) bk. sarkık. Nişanyan. 2344) herim: (< Ar. 2. benefşe) Menekşegillerden. aklar ot (TBAS. VII. sarı. her + T. Ağz. menekşeye benzer çiçekleri olan.

1. ekşi. 134) hırtanış: (< hırt “ses taklidi” + T. VII. Yaprakları parçalı. VII. MBTS.364 heylül: (< ? ) Kuşkonmaz otu (DS. beyaz veya sarı çiçekli bitkiler (TBAS. VII. mor. 2376) . VII. 2358) hılhıl: (< hıl + hıl) Tohumunda santonin maddesi bulunan bir ot (DS. 2356) hılca: (< ? ) Taze mısır (DS. bir veya çok yıllık. 2371) hırnık: (< ? ) Kara hurma (DS. uzun bir çeşit üzüm (DS. karpuz (DS. VII. VII. hezār-reng. 2369) hırhır: (< hır + hır) Kürdan olarak kullanılan bir çeşit ot (DS. 2373) hışdenep: (< ? ) Yazın yetişen. 133) hezertere: (< Far. 2358) hıltan: (< ? ) Top durumundaki çiçekleri kuruduktan sonra sapları kürdan olarak kullanılan yabanî bir bitki (TS. 2371. tarlalarda yetişen. VII. VII. 2369) hırladız: (< ? ) Sarmısak (DS. VII. 2372) hırtı: (< hırtı < hırt) Küçük kavun. VII. 2354) hezaren: (< Far. VII. 2366) hırçan: (< ? ) Ham kavun (DS. -anış) Siyah. otsu. 986) hınt: (< ? ) Arpa (DS. TBAS. 1255) Delphinium türlerine verilen genel ad. yenilir bir çeşit ot (DS. sulu bir çeşit elma (DS. 2368) hırhındilik: (< ? ) Dağlarda. hezār + tara) Dereotu (DS. 2. VII. VII.

Hicaz + T. 275. VII. III. VII. 1263. 134) hiliça: (< ? ) Taze mısır (DS. ħiŧŧa. 170) Kabakgillerden. 2. VII. kelek (DS. 4518) hıta: (< Ar. VII. –lama) Ham kavun. 1263) nce. 88. 1263) 1. 178) Olgunlaşmamış kavun (DS. 84. AVA. hekimlikte kullanılan bir öz bulunan bitki. buğdayı) Beyaz ve büyük taneli bir çeşit buğday (DS. TBAS. sürüngen.365 hışır: (< Erm. 250) hıyarcık: (< Far. 2380) hıtır: (< hıtır “ses taklidi”. 990. 2380) hıyar: (< Far. Ammi visnaga.A. BTS.. K AT. 2383) hilal otu: (< Ar. ħosor. iri meyveli. Trifolium resupinatum. MBTS. MBTS. ħiyār-çenber) Baklagillerden. GD AT. (salatalık). 209. ħiyār + ? dücük) Bitki taze döneminde hıyar (salatalık) gibi kokmaktadır. (Duran. 2381) hıyarşembe: (< Far. Eren. MBTS. 2. uzun. Çam ağacı. 2384. eşek hıyarı (TBAS. Bu sebeple bölge söyleyişiyle “hiyar” adını almıştır. 172. Cucumis sativus. 134) hıyar dücük: (< Far. 59. VII. Erz. 2384) . XII. 1. 1. Koyu yeşil renkte yaprakları olan kokulu bir çeşit çiçek (DS. Nişanyan. ħiyār. (Hint hıyarı). 2. 106. 223-229) hıyarlama: (< Far. hilāl + T. uzun ve üzerinde uzunlamasına çizgiler olan açık yeşil renkte bir çeşit hıyar (DS. siyah renkte olan meyvelerinin içinde çekirdeklerden başka. Umbelliflorae. 990) Hicaz buğdayı: (< öz.A. ħiyār + T. VII. ħiyār + T. DA. (DS. 2. . is. (TS.. Cassia fistula. bir yıllık otsu bitki. otu) Diş otu. Krş. KMYA. –cık) bk. (TS.Y.

: hiltik. tropikal bölgelerde yetişen bir ağaç ve bu ağacın portakaldan büyük. (TS. Hint + Far. sıcak bölgelerde yetişen. is. 135) Hindistan cevizi: (< öz. Hint + Yun. pipéri + T. 1. hitik) Fena kokulu bir çeşit zamk. is. (And. 371. 1. piselli + T. 1. 2387) Hint armudu: (< öz. -si) Baklagillerden. Psidium. -i) Kakao (TS. hindiba (TBAS. -u) Mersingillerden. Cichorium endivia. Hint + Ar. bādām + T. -i) Kırmızı biber (TS. 996) Hint biberi: (< öz. 996) Hindiye: (< öz. çok sert kabuklu yemişi. MBTS. 2. bizélia < t. 996) Hint baklası: (< öz. 1. bā ilā + T. TBAS. Hint + Yun. 134) hindibahar: (< Ar. Hint + Far. 20-100 cm kazık köklü. tahtası sert bir ağaç. 1. 135) hindiba: (< Ar. Ağz. (DS. 996) Hint bademi: (< öz. (TS. tohumları fasulyeye benzeyen bir bitki (TS. (TS. cevz + T. ĥiltį t). mavi çiçekli. Hindiyye) Kene otu. 996. is. meyvesi yenen. 1. Hindistan + Ar. Ricinus communis Euphorbiaceae. is.366 hilik: (< ? ) ncir ağacı (DS. 178. is. -sı) Hint yağı ağacı. VII. 996) . TBAS. is. kene otu (TS. şeytan teresi (Devellioğlu. 996) Hint bezelyesi: (< öz. yaprakları haşlanarak salata gibi yenilebilen. 1. Eren. hindibā. VII. hindibā) bk. VII. -i) Palmiyegillerden. sıcak ülkelerde yetişen. 2386) hingiç: (< ? ) Kestane (DS. Cocos nucifera. birkaç yıllık otsu bir bitki. emrūd + T. 134. is. 2384) hiltit: (< Ar. 1274) Birleşikgillerden.

is. Hint + Yun. kamış + T. is. taze filizleri Hindistan’da sebze gibi yenen. 997) Hint fulü: (< öz. 997) Hint kirazı: (< öz. 997) Hint hıyarı: (< öz. Hint + Ar. -i) Frenk inciri (TS. 996) Hint fıstığı: (< öz. sıcak ülkelerde yetişen. is. 997) Hint leylâğı: (< öz. ħiyār + T. Hint + Ar. 997) Hint inciri: (< öz. is. encīr + T. 997) . 997) Hint kamışı: (< öz. 1. Hint + Yun. Hint + Far. Borrassus. is. 997) Hint keneviri: (< öz. 135) Hint pamuğu: (< öz. darıya benzeyen bir bitki. 1. is. 1. 1. mango. kastania + T. zeytin büyüklüğünde yenilir bir meyvesi olan büyük bir ağaç. is.367 Hint çiçeği: (< öz. Mangifera domestica. darısı) Buğdaygillerden. Hint + Yun. 1. is. 1. (TS. -i) Yapraklarından esrar elde edilen bir tür kenevir. -ı) Bambu (TS. (TS. taneleri yenilen. doğu ülkelerinde ekilen. 1. (Mısır fulü). Cannabis sativa. 1. Hint + Ar. is. is. -ı) bk. panbu + T. 1. -si) At kestanesi (TS. fūl + T. leylāk + T. 1. Hint + T. (TS. Hint + Far. 997) Hint kestanesi: (< öz. 996) Hint darısı: (< öz. Hint + Far. 1. fustu + T. -u) Hindistan’a özgü bir pamuk türü (TS. 1. 997) Hint hurması: (< öz. is. kerasi + T. Hint + T. meyvesinden reçel yapılan çok sert bir ağaç. Sorghum vulgare. is. -ı) Kürkas (TS. -ı) Hıyarşembe (TS. Nelubrium. -ı) Sumak familyasından. -sı) Palmiyegillerden. Hint + Far. yalancı tespih ağacı (TBAS. -ü) Beyaz renkli bir nilüfer türü. Hint + ? T. (TS. kannavi + T. ħurmā + T. (TS. is. çiçeği) Hindistan’a özgü bir tür çiçek (TS.

368 Hint pirinci: (< öz. TBAS. VII. uzun yapraklı. Ricinus communa. Borago officinalis. VII. 1. tropik bölgelerde 810 m yüksekliğe ulaşabilen. VII. Hint + ? taş) bk. -i) Buğdaygillerden. kırmızı kiraza benzer meyveleri olan bir çeşit küçük ağaç (DS. taneleri pirinç yerine kullanılan bir bitki (TS. parçalı yapraklı. tohumlarından zehirli yağ elde edilen. BTS. 2388) hitiri: (< ? ) Bir çeşit erik (DS. Hint + T. kökü pancara benzer ve hardal yerine kullanılan bir çeşit ot (DS. 2390) hocalar yemişi: (< Far. 997. is. 1. 997) Hint portakalı: (< öz. 2392) hodangiller: (< ? hodan + T. 1001. 279) hiren: (< ? ) nce. Hint + Far. otsu. tüylü ve açık mavi çiçekli bir bitki. za’ferān + T. Hint + Ar. 135. Hint + Fr. -ı) Zerdeçal (TS. 2389) hobban: (< ? ) Bir çeşit dikenli ot (DS. is. -giller) ki çeneklilerden. 1. 135. bir yıllık. is. Hint yağı ağacı (TBAS. batıcı. çiçekleri genellikle er dişi. ayı elması (TBAS. is. 178) Hodangillerden. is. VII. 30-60 cm yükseklikte. 135) Hint safranı: (< öz. yağı + ağacı) ki çeneklilerden. portugal + T. fındıksı ya da nadiren eriksi meyveleri . Eren. ħāce + T. Hindistan ve Etiyopya’da yetiştirilen. otsu ya da çalı formundaki bitkiler. yaprakları almaşlı ya da nadiren karşılıklı dizilişli. 1. (TS. DS. 997) Hinttaş: (< öz. birinc + T. (TS. -ı) bk. -lar + yemişi) Taşlık yerde yetişen. VII. çiçekleri hekimlikte kullanılan ve kökü kavrularak yenilen. TBAS. 135) Hint yağı ağacı: (< öz. 2390) hodan: (< kökenini bilmiyoruz. çok yıllık.

-î + Far. 2396) Hollanda kavağı: (< öz. 174”) Siyah renkli. Nişanyan. ħurōs + T. -si) Bir tür fasulye (TS. 2405) hoppak: (< hoppak < hop). hayvan yemi olarak kullanılan bir çeşit ot (DS. tarlalarda yetişen bir çeşit yonca (DS. bir metre boyunda ağaç (DS. VII. 180. beyaz ve sarı çiçek açan. 1. VII. 2444) horozbudağı: (< Far. ħodā + Ar. 1. 1004) horoz fasulyesi: (< Far. budağı. VII. cuk + otu) Turpgillerden. VII. ħurōs. VII. 282) hodayı armudu: (< Far. bardacık eriği (DS. VII. “< Far. (TS. Ağz. is. 1001. Lepidium campestre. 2398) holusu: (< ? ) Kestane (DS. -u) Yazın yetişen sulu armut (DS. VII. 1004) . ħurōs + T. 2393) hohalak: (< ? hoh + T. -alak) Açmamış gonca (DS. 61) holos: (< ? ) Kökü derine inen. otu) Ekin tarlalarında biten. üzeri sert dikenlerle kaplı otsu ve ağaçsı bitkiler familyası (TS. 2397) holoz: (< ? ) Mor.: hupbak) Portakal (DS. ħurōs + Yun. 2412) horozcuk otu: (< Far. VII. 2394) holis otu: (< ? holis + T. büyük çekirdekli bir çeşit üzüm (DS. (yaban teresi). (And. ülkemizde 32 cins ve 275 kadar türle temsil edilen. emrūd + T. eskiden kuduzun ilacı sanılan ıtırlı bir dağ bitkisi. akkavak (TS.369 olan. BTS. 1. kalın kabuklu. 2392) hoduk: (< ? ) Yeşil kabuklu fındık (DS. VII. kavağı) bk. VII. Hollanda + T. 2398) hopan: (< ? ) Bir çeşit erik. Eren. fasulia + T. 1.

VII. ovaryum üst durumlu. ħurōs + T. Seseli tortuosum. GD AT. 1287) Tatlı limon (DS. 2416) . -ü) bk. keklikgözü (TBAS. ħurōs + T. ħōş. ülkemizde bir cins ve dokuz türle temsil edilen. kırmızı çiçekleri horoz ibiğini andıran. Ağz. Amaranthus. Cantherellus cibarius. 1004. karası). BTS. taç yaprakları olmayan. aken. beyaz veya pembe çiçekli bir bitki. (TS. bir ya da çok yıllık. (TS. 1004. 1004) horozyüreği: (< Far. otsu. 135) horoz ibiği: (< Far. 1004. 2412) horoz gülü: (< Far. manitari + T. -ı) Yenilebilen bir cins mantar. çiçekleri er dişi. yüreği). 2. 135) horoz ibiğigiller: (< Far. 1. ħurōs + T. gözü) Maydanozgillerden. 291) horozkursağı: (< Far. baharda açan.370 horozgözü: (< Far. örneği horoz ibiği olan. DS. Ağz. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli. VII. kapaklı kapsül. 2416) hoş: (< Far. kursağı) Bir çeşit ot (DS. 1004. ibiği) Horoz ibiğigillerden. gul + T. TBAS. nadiren çalı ya da ağaçsı bitkiler (TS. 2411) hostu: (< ? ) Taze mısır (DS.: horizüré. 1. (And. 1. 286) horoz karası: (< Far. otsu ve sarı çiçekli bir süs bitkisi. VII. 1.: ħoruz karası) Bir çeşit üzüm (TS. ħurōs + T. 1. (And. horuzyüreği) Keklik yumurtası büyüklüğünde bir çeşit üzüm (DS. ħurōs + Yun. fındıksı ya da bakka tipi meyveleri bulunan. ħurōs + T. 2412) horoz mantarı: (< Far. ħurōs + Far. VII. (TS. ħurōs + T. bir yıllık. çanak yaprakları 3-5 tane. ibiği + -giller) Ispanakgiller takımından. MBTS. VII.

2. Yer elması. VII. VIII. (TS. ĥummā + T. 2433) hözmür: (< ? ). VII. VII. varan) bk. 2441) humma otu: (< Ar. DS. otu) Sedef otu (DS. 1. 2. VII. (h)öl+lük). VII. höllek) 1. 2397. 141) hoşulga: (< hoşurga < hoşur “ses taklidi”) Lahana (DS. veren) Ispanağa benzer bir çeşit ot (DS. haşuran. karpuz. 2440. DS. hoşuran) Tarlalarda yetişen. VII. beyaz renkli deve dikeni bitkisi (DS. Küçük kavun. hozmur. bir yıllık.: holluk. hoşveren (DS. MBTS. 2443) . VII.: hazmur. VII. 2946. Ağz. kuran). (And. DS. ħōş + T. Patates. 2417. 2417) hoşveren: (< Far. otsu bir bitki. Şalgam (DS. Pancar (DS. VII. XII. 2446. 2417) hoşvaran: (< Far. 2304. 3. 2430) höllük: (< T. ħōş + T. VII. DS. 2417) hozan: (< Erm. 2443) hunk: (< ? ) Günlük ağacı (DS. 4519) hölemez: (< höle-mez ?) Mavi çiçekleri ve sedefe benzeyen yaprakları olan. 4520) hukar: (< ? ) Tohumu dövülüp toz hâline getirilerek çocuklara uyku vermesi için yedirilen tarakotu (DS. AA. (And. 1290) Tarlada kendi kendine biten uzun bir çeşit ot (DS. hormuz. XII. VII. Pancar. kozmur) Patates (DS.371 hoşkuran: (< Far. ħozan. 2416. (And. VII. çiçekleri ve dalları ıspanak gibi pişirilen. 2. 4. Ağz. Amaranthus lividus. ħōş + T. VII. 2432) höngül: (< ? ) 1. 2430) hömbeles: (< ? ) Mersin bitkisi ve meyvesi (DS. 1006. Ağz.: haşran.

2445) huş: (< ? huş. 30 m kadar yükselebilen ve kışın yaprak dökmeyen. 1857. ħurma) Palmiyegillerden. Betula. 1880. 55. ince kabuklu. 8) hurma eriği: (< Far. Eren. 290. 1. (TS. ħurmā + T. gelincik (TBAS. TBAS. meyveleri fındıksı ya da kanatlı fındıksı tipte. 5-10 m yükseklikte. 1. V. ħurmā yemiş. ülkemizde beş cins ve on iki türle temsil edilen bir familya (BTS. 136) huş ağacıgiller: (< ? huş + T. DS. üzümü) ri taneli. TBAS. (And. 2449) hülü: (< Far. ħurmā + T. 2050) . hülb + -î) Taze fasulye (DS. Nişanyan.. kışın yapraklarını döken. ovaryum alt durumlu. Ka. VII. 188. SA. 176). 274. DS. ‘unnāb). 193. Phoenix dactylifera.372 hurma: (< Far. 159. 1. Zizyphus jujuba. 176) Gürgengillerden. KBAYA. 287) hüddüdü: (< ? ) bk. 1014. 137. VII. kışın yapraklarını döken. humma. 182) Bir çeşit şeftali (DS. 88. BTS. TBAS. Nişanyan.: gınnap) Hünnapgillerden. 236. 1010. kerestelik bir ağaç cinsi. 283. ADYA. DS. DA. yenilen meyvesi için özellikle Batı ve Güney Anadolu’da yetiştirilen. V. eriği) bk. 136. 2449) hünnap: (< Ar. 1010. ağacı + -giller) Bir evcikli. VI. dikenli ve çiçekleri sarı bir ağaççık. K AT.: fırma. (TS. Ağz. 195. VII. yaprakları almaşlı ve yapraklarını döken. furma. eski çağlardan beri meyvesi için Kuzey Afrika’da kültürü yapılan bir bitki. OAAD. Ağz. iri çekirdekli. hulū. 2449) hülübü: (< Ar. karahurma (TBAS. ST AT. (And. 136) hülek: (< ? ) Domates (DS. çiçekleri tek eşeyli. beyaz bir çeşit üzüm (DS. E A. VII.A. (TS.Y. 136) hurma üzümü: (< Far.

çanak ve taç yaprakları beş parçalı. 292) ıhlığ: (< ? ) Bir çeşit saz (DS. Nişanyan. 1015. VII. 2517. Eren. kışın yapraklarını döken. ovaryum üst durumlu. her dem yeşil ya da yapraklarını döken.373 hünnapgiller: (< Ar. 1. (And. 2450) hürle: (< kökenini bilmiyoruz. III.A. V. ıhlambur. TaS. BTS.: fambur. ĥurr + T. flamuri ~ ? OLat. ışınsal simetrili. pembe çiçekli ve otsu bir bitki. < Yun. ülkemizde iki cins ve beş türle temsil edilen. ĥusn-i Yūsuf) Karanfilgillerden. flamuri + T. 4031. . ihlamır. 1014. DS. çiçekleri er dişi. III. çalı. Tilia. DS. çok yıllık. -giller) ki çeneklilerden. AA. 141. yemez) Bir çeşit elma (TS. 291. (TS. 1. XI. 1014) hüsnüyusuf: (< Ar. 106. VII. kerestesi beğenilen. 138. yaprakları almaşlı dizilişli. VII. bir ya da çok yıllık. fılambur. illamur. uhlamur) Ihlamurgillerden. eriksi ya da fındıksı tip meyveleri olan. ağaç. 60-70 cm yükseklikte. Erz. 1017. Eren. DS. felembur. flamuri. 182) Bir cins burçak (TS. 1833. 1. 1014) hünük: (< ? ) Gelincik çiçeği (DS. 183). ilamur.. Ağz. 2460) . VII. 137) hüzmün: (< ? ) Patates (DS. VII. 1017. ‘unnāb + T. örneği ıhlamur ağacı olan. 178. 4503. Dianthus barbatus. XII. 107. örneği hünnap olan ve sıcak ülkelerde yetişen bir bitki familyası (TS. 2451) hüryemez: (< Ar. nadiren de otsu bitkiler (TS. (TS. 1. çiçekleri çay gibi içilebilen. BTS. nadiren tek eşeyli. DS. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. 1. TBAS. bazen taç yaprakları olmayan. 1932) hürmiye: (< ? ) Sarı erik (DS. *flammula < flamma. 1. sarımsı veya beyazımsı çiçekli. bakka. büyük bir gölge ağacı. 2453) -Iıhlamur: (< Yun. bazı türleri bahçelere süs olarak dikilen. 180) ıhlamurgiller: (< Yun. TBAS.

2474) ıncak: (< ? ) Kara erik (DS. 138.374 ıhnaz: (< ? ) Ekin tarlalarında biten. Akdeniz bölgesinde yetişen. ılgın + -giller) Örnek bitkisi ılgın olan. (And. VII. Ağz. VII. 2478) ırbam: (< ? ) Yulaf (DS. 2485) . VII.: ırhah) Leylak ağacı (DS. XII. yılgın. 2477) ıncalız: (< ? ) Turşusu yapılan bir tür küçük yaban soğanı (TS. 4522) ırhak: (< ? ). Eren. 1. TBAS. 2464) ıldırangıç: (< ? ) Dağlarda yetişen. VII. 1. çiçeği pembe mor renkli zararlı bir bitki (DS. 1018) ılgıngiller: (< T. VII. 183). beyaz veya pembe çiçekli bir ağaç veya ağaççık cinsi. Türkçe ılgın sözüyle birleştirilmesi yanlıştır. 4582) ılgıncar: (< kökenini bilmiyoruz. karanfilgillerden. DS. 4269. 1019) ıncık: (< ? ) Ceviz (DS. 2477) ıngıldana: (< ? ) Hasta diş etlerini kanatarak tedavi etmeye yarayan bir çeşit ot (DS. 2465) ılgın: (< T. yenilebilir bir çeşit bitki (DS. 1. Eren. XI. yılgun) Ilgıngillerden. 1018) ımık acı: (< ? ımık + T. (And. 1. ayrı taç yapraklı iki çenekli bitkiler familyası (TS. (TS. VII. acı) Bir çeşit ot (DS. 1018. VII. 2461) ılamık: (< ? ) Ayrık cinsinden bir çeşit ot (DS. 183) Kuş kirazı (TS. Ağz.: yılgım. VII. VI. TaS. ılgın. Tamarix.

(TS. 2488) ırnık gordoş: (< ? ırnık + gordoş) Bir çeşit patates (DS. BTS. pancar gibi başka türleri de içine alan bir familya (TS. örneği ısırgan otu olan. VII. ısmanak.375 ırkı: (< ? ) Yonca (DS. otsu. 1024) Isparta gülü: (< öz. Nişanyan. T YA. Urtica. 2491. ovaryum üst durumlu. 228. ısbanak. bir ya da çok yıllık.. gövde ve yapraklarında yakıcı tüyler taşıyan. 3615. 50-150 cm yükseklikte. -giller) ki çeneklilerden. spanaki ~ OYun. 1. SA. 1322) Isırgangillerden. 389) ıspanakgiller: (< Yun. DS. pazı. 178). ermik ?) Olgun meyve (DS. Spinakion ~ OFar. 1. X. (And. ısmınak. örnek bitkisi ıspanak olan.A. ispenāk “Batı dillerine Yunancadan geçmiştir”. çiçekleri tek ya da iki eşeyli olan. otsu ya da çalımsı. Erz. 670. bir yıllık bitki. 1024. 1021.: ısbanaħ. yapraklarından sebze olarak yararlanılan. DS. her tarafı sert tüylerle kaplı. nadiren ağaç formundaki bitkiler (TS. ısır-gan. 1025) . 2. ülkemizde iki cins ve dokuz türle temsil edilen. 100. DS. 279) ısırgangiller: (< T. 1. II. TBAS. bir veya çok yıllık otsu bitkiler. 1975) ıspanak: (< Yun. 293) ısırgı: (< T. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişte. iki evcikli. III. spanaki + T. BTS. ıspanag) Ispanakgillerden. ısırgı) bk. AA. 1. . VII. 364. Isparta + Far. (TS. TAYA. 2492. 2487) ırmık: (< T. DS. ısırgan + -giller) ki çeneklilerden. 2488) ısırgan: (< T. III. ısmalak. ısıtan) Hardal (TaS. 185. BTS. 1021. 12. II. aken ya da eriksi tipi meyveleri olan. is. Ağz. VII. 293. MBTS. 184. gul + T. VII. 139. tüyleri kırılınca karınca asidi denilen çok kaşındırıcı bir madde çıkartan. ETA. 1. VII. ısırgan (TBAS. kendine özgü kokusu ve değişik renkleri ile tanınan bir tür gül (TS. 139) ısıtan: (< T. Spinacia oleracea. -ü) Isparta yöresinde yetişen. 293. 45. KYA.

40 cm kadar yükseklikte. (TBAS.376 ıspata: (< ? ) Yaprakları ayçiçeğininki gibi olan. 142. 4045. ispandān. ışığan) 1-3 m boyda. . (And.: ıstapan. ışığan (TBAS. tüylü. DS. DS. yeşil bir bitki (DS.A. mavi kırmızı çiçekli. sarı ya da beyaz çiçekli bir çeşit bitki (DS. TaS. VII. ışılgan) bk. 2493. 194). V. Kuzey Anadolu bölgesinde yetişen. BTS.: ısbıt. ışıldırık) Sazlık yerlerde biten. 2554. 359) ıspıt: (< ? ). AA. DS. sipandān. V. 2494) ışgın: (< Far. DS. 2496) ışılgan: (< T. ışılak) Geniş ve oval yapraklarının bir yüzü parlak olan bir çeşit ot (DS. 2494. 163. 140. ispatan. Eren. DS. 139. VII. DS. Rheum ribes. 30-40 cm yükseklikte. III. AVA. 196. VII. KBAYA. 140) . Eren. 2493) ıspatan: (< Far. VII. otsu ve kökü yenilebilir bir bitkidir.. 330.A. VII. sarımsı beyaz çiçekli. DS. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. VII. 2489. ispit) Ballıbaba türünden. yaprakların kenarı dikenli dişli ve meyvesi parlak kırmızı renkli. 142. 139. 1792. XI. 1992) ışığan: (< T. Ağz. AA. III. (And. DS. 2559. çalı görünüşünde bir bitkidir. VII. 2493. VII. ADYA. yaprakları ve kabukları yenen. (TBAS. Erz. çok yıllık. kalın köklü. (TBAS. 184) Karabuğdaygiller familyasından. geniş yapraklı. VII. 1794. 294. DS. rizomlu. kışın yapraklarını dökmeyen. Ilex colchica. Ka. Ağz. Trachystenon orientale. aşħūn. 2493) ıstat: (< ? ) Karabiber (DS. istepan) Yabani tere (DS. 101. 2495) ışılak: (< T. VII. 2494.. istapan. VII. 2496) ışıldırik: (< T.Y.

stir. 2503) içikızıl: (< T. V. otu) Özellikle Hindistan’da yetiştirilen ve toprak üstü kısımlarından su buharı damıtması yoluyla idris yağı elde edilen bir tür ayrık otu. TBAS. 2505) içlikız: (< T. Cymbopogon martinii. mahlep. III. çiçeği) Sardunyagillerden. dris + T. Pelargonium radicula. VII. 2. VII. ‘iŧr + T. (TS. (TBAS. DS. Gelincik çiçeği (DS. “< ibiş ‘kökü belli değildir’. VII. 2501) ibini: (< ? ) Fesleğen çiçeği (DS. 1. içi + kızıl) Bir çeşit mantar (DS. (TS. MBTS. 140. üpgük – üpük. VII. 1029.377 ıştır: (< Blg. DS. 141) . 2499. deli yulaf (DS. DS. sarımsı renkli çiçekli. is. 1. 141) ibran: (< Ar. TaS. 1047. kokulu kiraz. gıvışgan otu (TBAS. kerestesi güzel bir kiraz türü. 2502) ibişgıbış: (< ? ibiş + ? gıbış. 1334”) bk. MBTS. 1334). Eruca cappadocia. Ağz. 238. 196) Ispanakgillerden. TBAS. 1. Eren. (TS. bir yıllık ve otsu bir bitkidir. içli + kız) bk. Blitum capitatum. 1. AAT. 185) 10-50 cm yükseklikte. yaprakları güzel kokulu. (And. 2. 141) idris ağacı: (< öz. 1029) ızgın: (< kökenini bilmiyoruz.: ebibük) 1. (TS. 140. rozet yapraklı. 1047) idris otu: (< öz. evlek mantarı (TBAS. dris + T. Sapının içi boş olan bir çeşit ot. çiçekleri türlü renklerde bir süs bitkisi. Eren. 2. tohumlarından bezir yağı çıkarılan. ağacı) Meyvesi hoş kokulu. Prunus mahaleb. 1656. ‘ibrān) Buğday tarlasında biten ve yenilince baş döndüren bir çeşit yulaf. sapları etli. 1993) -ibibik: (< ET. 2497) ıtır çiçeği: (< Ar. VII. is. VII. yemeği yapılan bir ot. (yaban pazısı).

çalı ya da ağaç formunda. VII. kabuğu kırmızıya çalan sarı renkte. 2. VII. . beyaz unlu ve tadı mayhoş yemişi olan. 1. 141. güzel kokulu çiçekleri olan bir çeşit ağaç (DS. niyde) ğdegiller familyasından. (And. çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Eren. Nişanyan. (And. 1. örneği iğde olan. DS. 183). Ağz. 2509) iğlek: (< ilik. 256. 183). 9.: iknecik) Bir çeşit ot (DS.378 ifdoğum: (< ? ) Sonbaharda ekilen buğday (DS. iğnecik). 278. odunu tornacılık ve kaplamacılıkta kullanılan. 5-6 m kadar yükseklebilen küçük bir ağaç. 336. 176. Elaeagnus. AAT. DS.: īde. iğcik) Yaprakları söğüt yaprağına benzeyen. BTS. 10 m kadar boylanabilen. 1050.: idiş) Armut (DS.Y. iğ + ağacı) Ana yurdu Asya’nın dağlık bölgeleri olan.Y. iyde. K AT. igdiş < igit-. 2510) iğnecik: (< T.. iğde + -giller) ki çeneklilerden. 2507. 2517) .. VII. TBAS. 297) iğdiş: (< ET. TAYA.A.A. erkek incir (DS. VII. III. 2508) iğ ağacı: (< T. 2509) iğcik: (< T. Ağz. 2507) ifteri: (< ? ) 1. Ağz. dikenli ya da dikensiz. 217. 2509) iğde: (< ET. 297. (And. VII. dikenli bitki familyası (TS. 1050. kömürü ile kara resim yapılan.. Erz. (TS. 141. ovaryum alt durumlu. (And. Ka. yigde. çiçekleri ışınsal simetrili ve yaprak koltuklarından tek ya da demetler şeklinde çıkan. 187).: ilek) Baba incir. Kökü yirmi santimetre yüksekliğinde yeşil ot kümeleri (DS. bazı türlerinde yaprakları kışın dökülen. basit ve stipülsüz. VII. VII. 1. 1050. VII. yaprakları almaşlı dizilişte. KYA. Eğrelti otu. (TS. zeytin biçiminde. 179. Nişanyan.A. Evonymus. BTS. Krş. 63) iğdegiller: (< T. 235. TBAS. Ağz.

1051) iğşe: (< ? ) Fidan (DS. 2. 1. iğnelik + otu) bk. 1. 2522) . otu) bk. ömür otu (TBAS. iletir) Sahlep otu (DS. MBTS. VII. 1. 2512. 142) iğnesil: (< T. BTS. ömür otu (TBAS. iki + ? çenek + T. Bir veya çok yıllık otsu bitkiler (TBAS. 142) ikbal otu: (< Ar. iğnelik) Erodium ve Geranium türlerine verilen genel ad. ince uzun. 2521) ilhah: (< Ar. -liler.379 iğnelik: (< T. “< çenek ‘kökü ve eki belli değildir’. VII. -liler. MBTS. i bāl + T. 2544) iğnelik otu: (< T. VII. DS. 555”) ki çenetli kabuklu yumuşakçalar sınıfı (TS. 2513) ikbal çiçeği: (< Ar. 1059. 2519) iletir: (< T. 1. VII. 142) iki çenekliler: (< T. MBTS. iğnesil) Bir çeşit armut (DS. VII. VII. 141. iletir + sakızı) Kökünden sakız çıkarılan bir çeşit yabani ot (DS. 298) iki çenetliler: (< T. VII. sivri uçlu yaprak (TS. DS. iğne + yaprak) Çam türlerinde görülen. VII. 555”) Tohumlarında iki çenek bulunan kapalı tohumlu bitkiler sınıfı (TS. DS. 1. “< çenet ‘kökü ve eki belli değildir’. VII. 1059) ilāğaç: (< ? ) Portakal büyüklüğünde güzel kokulu bir çeşit kavun (DS. çiçeği) bk. 2541. i bāl + T. iki + ? çenet + T. VII. ilĥāĥ. 2512) iğne yaprak: (< T. 1385) Leylak (DS. iğnelik (TBAS. 2517) ilekke: (< ? ) Mısır (DS. 2521) iletir sakızı: (< T.

VII. Bağ ve tarlalardaki çalı. VII. ilim) Tanelerinden çorba ve aş yapılan. (TS. VII. 2523) ilificce: (< ? ) Yabani afyon (DS. VII. imperator + Far. 2532) ilmen: (< T. 1. 2527) ilme: (< T. 2. ilmen) 1. çalısı) Akasya ağacına benzer dikenli bir ağaç (DS. VII. TBAS. 2533.380 ilibitce: (< ? ). 142) imamselek: (< ? ) Kırlarda yetişen. VII. (And. VII. Ağz. -si) bk. ilişken) Küçük dikenli tohumları olan bir çeşit ot (DS. 2525) ilişken: (< T. lāle + T. VII. havuca benzer bir çeşit bitki (DS. 2533) ilmik: (< T. 2532) ilmek: (< T. -ı) bk.: ilibiççe) Gelincik çiçeği (DS. 2533) imparator lâlesi: (< Lat. altın yumurta mantarı (TBAS. başaklar içindeki küçük bir çeşit darı (DS. ilmik) Ebegümeci (DS. imperator + T. imperator + Yun. Bir çeşit dikenli ağaç (DS. ilmek) lkbaharda yetişen. kedi kuyruğuna benzeyen. manitari + T. 14) imparator mantarı: (< Lat. VII. yenilebilir bir çeşit ot (DS. 143) imparator otu: (< Lat. 2523) ilim: (< T. böğürtlen. 2525) ilimaç: (< ? ) Asma kütüğüne sarılarak zarar veren. VII. 1077) inabut çalısı: (< ? inabut + T. 2537) . otu) Maydanozgillerden. ağlayangelin (BTS. Peucedaum imperatoria. baharlı ve yakıcı olan kökü hekimlikte kullanılan bir ot. VII. ilme) Diken (DS. kurutan bir çeşit ot (DS.

1. Banium microcarpum. Eren. Clauson. temren biçimindeki yaprakları arasında ince bir sap üzerinde küçük çan biçiminde beyaz çiçekler açan. BTS. TBAS. insān + T. inek memesi (DS. asıl yurdu Akdeniz kıyıları olan. 156. Tietze. 184. 2541) insan otu: (< Ar. inek + emceği) bk. 199. 143. Ficus carica. çiçeği. 235) inceniyar: (< T. sunbul + T. iki evcikli. 143. 336”) nek memesi şeklinde etli yaprakları olan bir ot (DS. DS. 87. inci + T. inek + memesi) ri taneli. ingek. Nişanyan. erkek ve dişi bireyin ayrı ayrı bulunduğu ağaç formunda bir bitki. 189. 191) Dutgillerden. siyah bir çeşit üzüm (inek emceği). EYAD. Nişanyan. ZBK A. TBAS. 143) . Nişanyan. inci + Far. 2538) inci çiçeği: (< Çin. ince + Far. 1083. 2541) inek emceği: (< T. 2541) inek memesi: (< T. 721. V. -i. 143) inekbiciği: (< T. çiçekleri etlenmiş çiçek tablası içinde bulunan ve etli kısım meyve olarak yenen. adamotu (TBAS. 143) incir: (< Far. ADYA. otu) bk. 187) incirop: (< ? ). çok yıllık.A. sütlü.: incilob) lkbaharda yetişen. VII. (TS. 182) inci sümbülü: (< Çin. 303. -ü) bk. otsu ve kökü yenir bir ot. “< yinçü ‘inci’ < Çin.381 incaz: (< ? ) Erik (DA. VII. 189. < ? bicik. 1745. inek + ? bicik + T. yapraklarını döken. 160. DS. 2539. 12. K AT. 1. VII. encīr. Eren. Tietze. . Convallaria. sümbül (TBAS. rizomlu ve otsu bir süs bitkisi. 10-35 cm yükseklikte. Ağz. (And. GD AT. (DS. yumrulu. çok yıllık. 190”) Zambakgillerden. 189. 282. “< ET.. (TBAS. Erz. beyaz çiçekli. VII. III. (TS. VII. çü. (müge). 103. 1082. nigâr) Papatyaya benzer ince yapraklı bir çeşit çiçek (DS.

1. ip + keseği) bk. 1093) ipek çiçeği: (< T. ipek + çiçeği) Semizotugillerden. 144) ipek gülü: (< T. 2549) irim: (< T. 144) ipni: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS. 127. (TBAS. VII. ipek + Yun. süt taşıyan. Periploca graece. isfendān) Akçaağaç (TS.382 ipeka: (< Fr. bir armut çeşidi (AA. güzelavrat otu (TBAS. irili + kız + Far. ipéca) Altın kökü (TS. odunsu. 2546) irikara: (< T. -ü) bk. 1. manitari + T. fiton + T. -ı) Sarılıcı. 1. irim < iri+m) Böğürtlen (DS. karaçalı (TBAS. ipek + ağacı. 2550) irülü ız armudu: (< T. yulafa benzer bitki (DS. ipek + Far. sarı parıltılı. dikeni) bk. 2546) iprom: (< ? ) Ekinlerin arasında biten. 143) sa dikeni: (< öz. (TS. değerli bir mobilya ağacı (TS. 192”) Ekvatoral bölgelerde yetişen. sa + T. 144) isfendan: (< Far. -ı) bk. iri + kara) ri taneli siyah bir çeşit üzüm (DS. “< yip (> ip) + -(e)k. 1093) ipek ağacı: (< T. VII. kayın mantarı (TBAS. kışın yaprağını döken. 144) ipek mantarı: (< T. çiçekleri kırmızımsı ve mor renkli bir bitkidir. gülibrişim (TBAS. -u) rili kız armudu. kerestesi ipek görünüşünde. gul + T. 144) ipkeseği: (< T. 1098) . Eren. VII. is. 1. 1094) ipek fidanı: (< T. güzel çiçek açan bir bitki cinsi. VII. Portulaca grandiflora. emrūd + T. zehirli. ipek + Yun.

şal am + T. stanbul + Far. isdotu. ishot. is. 2559) stanbul kekiği: (< öz. stanbul + T. Origanum heradeoticum. 2555) isirin: (< ? ). (And. is. Ağz. 4525. 185. VII. kağmut (DS. 360. AAT. GD AT. III. ısı + ot). DS.: isrin) 1. ishāl + T. (TS. 1984) ispitiren: (< ? ) 1. 2. ADYA. 144) isot: (< T. issat. 291. 2555) isirik: (< ? ) Kayın ağacı (DS. stanbul + ? kekik + T. VII. isotu. isut. ısırga ?) nce yapraklı. lāle + T. stanbul + Far. Beyaz ya da siyah renkli. is. III. . 2. 1103) stanbul lâlesi: (< öz. XII. 237.. 2555.: isat. VIII. 235. issiot. issot. venüssaçı (TBAS.383 ishal otu: (< Ar. 1. VII. VII. (TS. -si) bk. uzun bir çeşit üzüm (DS. uzun bir çeşit üzüm (DS. üzümü) Böğürtlen (DS. TBAS. 1. Osmanlı lâlesi (DS. VII. Batı ve Güney Anadolu’da yetişen sık tüylü. 186. DS. 1101. VII. VII. 144) stanbul şalgamı: (< öz. sarı renkli. 2561) . 2493. -i) Trakya. EYAD. 2559) iskorçina: (< t. VII. çok yıllık bir bitki. 2560) istiriç: (< ? ) Bir çeşit meşe (DS. 144) isirge: (< T. otu) bk. Akdeniz bölgesinde çok yetiştirilen bir bitki. beyaz ve pembe çiçekli. Sarıya yakın renkte beyaz. TaS. scorzone) Birleşikgillerden. ince kabuklu bir çeşit üzüm. isiot. istot. kalın kabuklu. Gürgen ağacı. kuvvetli kokulu. Scorzonera hispanica. kokulu. VII. is.A. -ı) bk. isdot. Ağz. (And. isoduni. lezzetli kökleri sebze olarak kullanılan. izot) Biber (DS. 2595) stanbul üzümü: (< öz. 2558. Erz. Bir çeşit meşe ağacı (DS.

1122) itkabağı: (< T. it üzümü (TBAS. (TBAS. bir yıllık. it + Far.. Nişanyan. it + eriği) Yabani erik (DS. -i) Yabani incir (DS. encīr + T. AVA. it + boğan) Kaplanboğan (TS. Aethusa cynapium. it + kabağı) bk. Ağz. it + ? boruk + T. 145) iteriği: (< T. it + boncuğu) bk. gişnīz + T. 145) . Gaz. -u) Bir çeşit ot (DS. 332. it + Far. 1. 2563) it alici: (< T. 197”) Yabani bir meyve (AAT. 237) itboğan: (< T. it + ? cumurt + T. VII. 145) itkişnişi: (< T. VII. 2568) itgülü: (< T. ıt. it + Far. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. ebucehil karpuzu (TS. it + bur(u)nu). -u) Yabani gül (DS. akdiken (TBAS. 2569) ithıyarı: (< T. 2545. 1122) itboncuğu: (< T. VII. 145) itboruğu: (< T. “< ET. -i) 100 cm kadar yükselebilen. acı hıyar. VII. 2568) itinciri: (< T.A. VII. it + Far. 1. 436. 1122. -ı) Acı elma. 2567) itburnu: (< T. -ı. III. į şān) Çam ağacı (DS. -u) bk.: ipburnu) Yaban gülünün meyvesi (TS. gul + T. it + Far. III. 2561) işħan: (< ? ) Sonbaharda yetişen bir cins erik (DS. (And. VII. ħiyār + T. 1. VII. TaS. DS. 2126) itcumurdu: (< T.384 işan: (< Far. şeytan şalgamı (TBAS. ālūçe + T.

itsarımsağı (DS. Gaz. 2570.A. is. (DS. 315) . VII. 145. yaprakları oval ve kenarları testere dişli bir bitki türü. VII.. 2571) izmelece: (< T. Phleum. ābiyā + T. 2576) izōlu armudu: (< ? izōlu + Far. meyveleri bezelye büyüklüğünde ve olgunlukta. na’nā’ + T. başak çiçekli. bazı ilaçların yapımında kullanılan. fena kokulu bir çeşit ot (itsoğanı. III. soğanak. ezmelice) Dikenlerinden yemek yapılabilen bir çeşit bitki (DS. AAT. (TS. Chaenomeles speciosa. 1133) Japon ayvası: (< öz. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. it + üzümü) Patlıcangillerden. -u) ki çenekliler sınıfından olup Japonya’da ve Çin’de yetiştirilen bir bitki türü (TS. -u) Bir armut çeşidi (AA. bir yıllık otsu ve beyaz çiçekli bir bitki. otsu bir bitki. 2570) itsineği: (< T. VII. (TS. it + soğanı) bk. it + sineği) bk. (BTS.A. ivecen) Diken gibi olan tohumları vücudu yakan bir çeşit yabani ot (DS. 1125) itnanesi: (< T. Solanum nigrum. yabanî sarımsak). Erz. 1. -si) Yabani nane (DS. III.. 237. . it + Ar. boz ot (TBAS. it + kuyruğu) Kenarları düz şerit gibi yapraklı ve saplarının ucu koçanı andıran. 20-50 cm yüksekliğinde. VII. 437) ivecen: (< T. yapraklanmadan önce kırmızı renkli ve iri çiçekler açan.385 itkuyruğu: (< T. it + sarımsağı) Soğanak da denilen keskin. emrūd + T. 2570) it üzümü: (< T. 1. 237) itsarımsağı: (< T. TBAS. 1. VII. 2570. VII. 1125. emrūd + T. 145) itsoğanı: (< T. Japon + Far. Japon + Far. -sı) Gülgiller familyasından. DS. 188. is. AAT. 143) -JJapon armudu: (< öz.

VIII. 1. 1133) Japon hurması: (< öz. 1134) Japonika: (< öz. -si)bk. is. Japon + T. 1133) Japon gülü: (< öz. elması) Japonya’ya özgü bir bitki türü (TS. (TS. 1. 1. Doerfer de Türkçe kap (kāp) kökünün küçültme biçimi olarak değerlendirilebileceğini . Japon + Far. üzümü) bk. 147) Japon kaktüsü: (< öz. sülüklerinin ucu duvarlara tutunmak için genellikle daire biçiminde genişlemiş olan sarılıcı bir süs bitkisi. Orta Türkçede kabak olarak geçer. sarmaşığı) Asmagillerden. Hint yağı ağacı (TBAS. -sı) Trabzon hurması (TS. TS. < Bengali dilinden. 1134) Japon sarmaşığı: (< öz. 2577) kabak: (< Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. şeker ağacı (TBAS. is.: kabaaç. VIII. Ağz. 1136. Japon + -ika) bk. is. ħurmā + T. Japon + Far. kaba + ağaç). Eski Kıpçakçada da kabak biçimi kullanılır. 1. is. Japon + T. Nişanyan. kaba + eldaş ?) Bir çeşit üzüm (DS. ip ve çuval yapımında kullanılan. liflerinden yararlanılan bir bitki. jute < ng. 147) Japon üzümü: (< öz. 147) jüt: (< Fr. (And. (TS. gul + T. 1. + T. kabaç. Hint yağı ağacı (TBAS. 203) Ihlamurgillerden. 2577) kabaeldaş: (< T. 1. -ü) Sütleğen (TS. 1136) -Kkabaağaç: (< T. is. is. ana yurdu Çin ve Japonya olan. 1134) Japon şemsiyesi: (< öz. is. Japon + Fr. kabağaç) Kalın gövdeli meşe ağacı (DS. cactus < Yun. Corchorus capsularis. şemsiyye + T. is. 1. Hindistan ve Bangladeş’te yetişen. Clauson’a göre kāb’ın küçültme biçimidir. Japon + T. Japon + Ar. -ü) Kamelya (TS. Ampelopsis japonica.386 Japon elması: (< öz.

AA. GBAA. 364. parlak yeşil yapraklı. 130. hıyar gibi cinsleri içine alan. (TBAS. 85. Türkçeden belli başlı komşu dillere de geçmiştir. BTS. kaba + kulak + otu) Loğusa otu. 2. sürüngen ve sarılgan bir bitki familyası (TS. TAYA. 199. 57. ETA. çok yıllık. emrūd + T. tek yıllık. manitari + T. kabarcık) Soğan köklü. Eren. kabaħ. DS. ovaryum alt durumlu. VIII. XII.387 açıklamıştır. DS. T YA. E A. 335. kabak yaprakları biçiminde yaprakları olan. 2579) kabaldızdikeni: (< T. beyaz. -ı) bk. geniş yapraklı. çiçekleri huni şeklinde ve sarı renkli. Ağz. 148) kabakulak otu: (< T. 2. zeravent (TS. 199). beyaz çiçek açan bir bitki (DS. 2581) kabarcık (II): (< T. K AT. çekirdekli bir çeşit üzüm (DS. kabak. 1138. kabarcık) nce kabuklu. 1138. BTS. kavun. kırda ya da su kenarlarında yetişen. kaba + kulak + Yun. yaprakları almaşlı dizilişte olan. yuvarlak. kayın mantarı (TBAS. etli. VI. 115. 45. etli ve olgunlukta açılmayan bakka tipi meyvesi olan. (And. çiçekleri tek ya da iki eşeyli. DS.: gabah. VIII. Erz. Cucurbita. (TS. tohumlarında endosperm bulunmayan. -u) Bir çeşit armut (DS. AVA. 209. karpuz. III. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 2578) kabakgiller: (< T. 4527) kabarcık (I): (< T. 1139) kabalak: (< T. 12. 140) kabakarmudu: (< T. 2. otsu bir bitki. gabaħ. kabalak) Geniş. VIII. VIII. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. kabak + Far. eriksi. Tussilago farfara. 317) kabakulak mantarı: (< T. ZBK A. EYAD. kambuk) Kabakgillerden. gavaħ. sürünücü ya da tırmanıcı. 317. kabak + -giller) ki çeneklilerden. VIII. EYA. 320. 148. bakka ya da etli kapsül tipinde meyveleri olan. kaba + yıldız + dikeni) Ekinler kaldırılırken dikenleri yuvarlanarak uçan bir çeşit bitki (DS. 178. tüylü.A. GD AT. II. rizomlu. 2581) . 134. 1882. .. 2614. gabak. 281. 191.

VIII. 2582) kabesu: (< ? ) Yaprakları açık sarı. VIII. uçlarına doğru gittikçe morumsu renkte olan dikenli bir bitki (DS. kabartlak (DS. VIII. 405”) Kalın kabuklu. 2582) kabartlama: (< T. VIII. kabargıç) bk. 1884) kabatepek: (< T. 2. 2590) . 2583) kaçkırt: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. baş + diken) Küre biçiminde. VIII. kokulu bir çiçek (DS. “< Eski kaynaklarda teğek olarak geçer < teğ + ek ‘küçültme eki’. VIII. VIII. kabartlak (DS. kaba + ? tevek. 2582) kabartlak: (< T. 2581) kabargıç: (< T.: gabasaba) lkbaharda yetişen bir çeşit yabani ot (DS. kaba + saba). Gelincik yaprağı (DS. 2590) kadıbaş tiken: (< Ar. ā ī + T. 148) kabırcık: (< kabarcık) 1. kabarcık + otu) Yele karşı kullanılan zehirli bir ot (DS. 2587) kadıbaşı: (< Ar. 2583) kabiye: (< ? ) Büyük kavun (DS. is. başı) Lâle (DS. Kâbe + T. süpürgesi) bk. (And. VIII. VIII. Eren. VIII. kara üzüm (DS. 2582) kabbar: (< ? ) Meyvesinden turşu yapılan dikenli bir bitki (DS. 2582) kabasaba: (< T. kabartlama) bk. kabartlak) Olmamış incir (DS. VI. VIII. VIII. Mısır yaprağı. 2582) Kâbe süpürgesi: (< öz. Ağz. VIII. ince. 2582) kabek: (< ? ) Mantar (DS. civanperçemi (TBAS.388 kabarcıkotu: (< T. ā ī + T.

parmağı) 1. kā ıd. 2593) kâğıt ağacı: (< Far. ağacı.389 kadımalak: (< kadı + malak ?) Kırda yetişen. 1156) kağaver: (< ? ) Yaban otu (DS. onosma. kadın + T. VIII. sarı çalı (TS. IV. 2592) kâfur ağacı: (< Ar. afes + T. VIII. ince kabuklu bir çeşit üzüm. Beyaz ya da siyah. yabangülü meyvesi. VIII. 1150) kado: (< ? ) Kabak (DS. nce. tuzluğu) bk. Uzak Doğu’da yetişen. VIII. Tagetes. Kızılcık büyüklüğünde içi kılçıklı bir meyve. 2. otu) Hindiba (TaS. 3. 2591) kafesotu: (< Far. göbeği. 2. VIII. çiçeği) Birleşikgillerden. uzun. 1505”) 1. pişmeden de yenebilen bir ot (DS. otu) Yalancı havacıva otu. borraginaceae. sulu. aŧīfe + T. 2159) kadife çiçeği: (< Ar. kâfur elde edilen ağaç. 2590) kadıngöbeği: (< Soğd. MBTS. yumuşak bir cins armut. “< ET. 1513”) Kâğıt dutu (TS. VIII. Bir cins mantar (DS. kātūn < Soğd. kāfir + T. Üç kulaklı ekşimsi bir ot (DS. kā ıd + T. ħātūn < ħātēn. VIII. 2. 2590) kadınparmağı: (< Soğd. 2. ağacı) Defnegillerden. “<Far. 2. uzun. ā ī + T. 2. kadın + T. (TS. 2. çiçekleri genellikle parlak sarı renkte ve kadife görünümünde bir süs bitkisi. 1149) kadı otu: (< Ar. 1156) . (TS. (DS. kadın + T. 2. 2590) kadıntuzluğu: (< Soğd. Cinnamonum camphora. MBTS. 2592) kafete: (< ? ) Domates (DS.

mavi. kā ıd + tūt + T. VIII. Ağz. 2. 2595) kağşak otu: (< T. 2601) kakali: (< ? ). üst durumlu ovaryumdan gelişen lokulusit kapsül tipinde meyveleri olan. Ağz. Ağz. bir veya çok yıllık. MBTS. Çin’de ve Japonya’da yetişen. 2602) . 319) kahmuği: (< ? ) Yapraklarının alt yüzü beyaz tüylü bir cins kavak (DS. (gündüzsefası). tohumlarından kahve elde edilen. DS. VIII. çoğu kenarları mavi bir çizgi ile çevrili beyaz. XII. VIII. BTS. kağşak + otu. 2. 207) Kökboyasıgiller familyasından.: kaka) Yemiş (DS.: guvşak) Tarlalarda görülen bir çeşit ot (DS. meyveleri 1-2 tohumlu ve eriksi yapıda. kak. 2. çanak ve taç yaprakları beşli. koğşak < koğşa-k. ahve. tırmanıcı ve otsu bir süs bitkisi. (TS. kakkil) Ceviz (DS. ah aha + T. (TS.390 kâğıt dutu: (< Far. MBTS. 1158. 2598) kāhu: (< Far. 2596. Nişanyan. 1159. TBAS. Coffea arabica. -laşka) Bir çeşit acı biber (DS. pembe veya morumsu çiçekler açan. 319) kak: (< ET.: kakıl. 2. 149. TBAS. 2. VIII. kabuğundan kâğıt yapılan bir ağaç. (And. TBAS. “< ET. 1517. bir ya da çok yıllık. Broussenetia papyrifera. pomoea. çiçeği) ki çeneklilerden. 1514”). 4529) kahve: (< Ar. 149) kahkaha çiçeğigiller: (< Ar. -u) Dutgillerden. 74) kahkaha çiçeği: (< Ar. beyaz çiçekli. 60 kadar türü olan bir ağaç. 2. VIII. çiçeği + -giller) Yaprakları almaşlı ve basit. turpgiller familyasından bir bitki ve meyvesi (DS. 1156) kağmut: (< ? ) Devetabanı ya da stanbul şalgamı denilen. 2598) kakalaşka: (< kaka “ses taklidi” + T. kāhį ) Marul (DS. ah aha + T. sıcak iklimlerde yetişen. otsu ya da çalımsı bitkiler (BTS. TS. 2601. VIII. ülkemizde 4 cins ve 38 doğal türle temsil edilen. 1520). (And. MBTS. VIII. (< And.

gövdesi ve yaprakları etli.) Kaktüsgillerden. TBAS. 320) kakaogiller: (< Fr. otsu ya da odunsu bir bitki familyası. BTS. her dem yeşil. 1162) kaktüsgiller: (< Fr. Bir cins mısır (TS. güzel. kakma) Gelincik otu (DS. parlak renkte çiçekler açan bir bitki. Cactus. (atlas çiçeği). (And. gezen). çok yıllık. etli ve açılmayan kapsül tipi meyveleri olan bir ağaç. (TS. Arctium minus. Theobroma cacao. 1162. yaprakları yayvan ve dikenli. 2. Nişanyan. 4530) kalegezen: (< Ar. Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen. mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. (TS. Bir cins kokulu sandal ağacı. iki yıllık. (atlas çiçeğigiller). 1167) . yalancı öd ağacı. -giller) ki çeneklilerden. BTS. 207) Zencefilgillerden. 149) kalak: (< ? ) ri soğan (DS. -giller) Yaprakları almaşlı dizilişte. cacao < sp.: galabak) 1 m kadar yükselebilen. 30 cm boyunda. VIII. (TS. al’a’ + T. çiçekleri er dişi. 2. (TBAS. kakao ve kola elde etmek için yetiştirilen. 2610) kalembek: (< Hint Denizi’ndeki bir adanın adından) 1. şizokarp ya da kapsül tipi meyveleri olan. 320) kakma: (< T. 2. dikenli. Ağz. sıcak iklimlerde yetişen ıtırlı bir bitki. cacao + T. ā ullu. ā ulle(t) ~ Aram. cacauati “Aztekçe ‘cacauati’ kelimesinden”) ki çeneklilerden. cactus < Yun. sıcak ve kurak ülkelerde yetişen. 10 cm eninde. (TS. 320) kakule: (< Ar. ~ Akad. 1160. 149) kaktüs: (< Fr. 1162) kalabak: (< ? ).391 kakao: (< Fr. cactus + T. (And. Ağz. ağaç. Elettaria cardamomum. nadiren de otsu formdaki çok yıllık bitkiler (BTS.: kallegezen) Havuç (DS. 2. XII. aynı zamanda süs bitkisi olarak da kullanılan. 110. VIII. 2605. (Hint bademi). 2. çalı. nadiren tek eşeyli. 2.

2610) kamalak: (< kamalak < kama+la-mak “iki parçayı kamalar aracılığıyla birbirine bağlamak”. buğday) Bir çeşit kılçıksız buğday (DS. VIII. VIII. beyaz. 2.392 kaleme: (< Ar. 2614) kamberiz: (< öz. 2. kalıntı + bitki) Geçmiş dönemlerde dünya florasında yaygın hâlde bulunurken. dayanıklı yapraklı bir bitki. Gaz. VIII. 2. III. 2614) kambaz: (< ? ) Armut (DS. VIII. is. anber + ? -iz) Karamık ağacı (DS. g‘am‘al‘ak) Sarı katran çıkarılan bir çeşit çam ağacı (DS. gamalak. 322) kalkgit: (< T. Yakutlar xomus yanında kulusun adını da kullanırlar. Çuvaşça xămăş. MBTS. 1526) Kavak ağacı (DS. Çin gülü).A.. kelle + T. pembe veya kırmızı renkte çiçekler açan. Ağz. örtü”den küçültme ekiyle kalıp+ak. xumăş komşu diyalektlerden alınmıştır. 150) kallekabak: (< Far. 1179. 1540). 2610) kalmi: (< ? ) Domates (DS. büyük. VIII. (And. VIII. DS. Orta Türkçede kamış olarak geçer. Camellia japonica. 2. 10 m kadar boylanabilen. VIII. VIII. alem < Yun. güz çiğdemi (TBAS. MBTS. Eren ve Clauson ‘sap’ olarak kullanılan Çuvaşça xămăl . 1905. VI.: gamalaħ. 287) kambak buğday: (< ? kambak + T. MBTS. camelia) Çaygillerden. Eski Kıpçakçada kamış biçimi göze çarpar. bu ad Moğolca bir alıntıdır. BTS. 1538) Baharda duvarlarda çıkan. 2614) kamelya: (< Fr. 2612. kalk + git) bk. yer yer bulunan bitkiler (BTS. 324) kamış: (< En eski çağlardan başlayarak kullanıldığını biliyoruz. kabak) Bir çeşit kış kabağı (DS. kalamos. günümüzde bu özelliklerini kaybetmiş. etli yaprağı şapka gibi olan yumru köklü bir bitki (DS. (TS. (Japon gülü. 2609) kalıntı bitki: (< T. 2610) kalpak: (< Lehçelerde kullanılan kalıp “kapak.

ADYA. 321. 150) kanarya çiçeği: (< sp. kanak) Kökünden sakız elde edilen sütlü bitkilere verilen genel ad. Ağz. 43. 204. Gaz. MBTS. 150) kan ağacı: (< T. 1186. 125) kamış otu: (< ? T.: kanaçı) Uzun yapraklı bir ot (DS.. otu) Çuha çiçeğigillerden. 112. TBAS. Tropaeolum peregrinum. Adonis. VIII. OAAD. Ağz.A. kan + damlası) Asya ve Avrupa’da ılıman bölgelerde yetişen. 150) kamşan: (< ? ) bk. Eren. 2.: gamış) Buğdaygillerden. (TS. 151) kançal: (< T. (TS. bir veya çok yıllık. 237. VIII. çok yıllık otsu bitkiler. TBAS. 73. Phragmites australis. 2620) . TBAS. tosbağa otu (TBAS. tavşancıl otu (TBAS. 1180. çiçeği) Çan çiçeğigillerden. sarı renkli bir çiçek. otu) bk. III. kenger (DS. kan + ağacı) Zakkum ağacı (DS. 3 m kadar yükselebilen. tohumları kafes kuşlarına yem olarak verilen. kırmızı veya sarı çiçekli. 1184) kanarya otu: (< sp. 2617. (And. 151) kanburuyan: (< T. 120. -cı + otu). göl. 288. E A. sert gövdesi olan. ST AT. sarı veya turuncu çiçekli ve otsu bir bitki. (TS. 2617. VIII. (And. kan + buruyan) bk. 150) kanak: (< T. kamış + T. 2. kan + çal) Bir çeşit diken (DS. VIII. 1542). 1184. kamış (TBAS. Türkçe kamış komşu dillere de geçmiştir. 150. sakız otu. DS. 2. 229. otsu bir bitki. 151) kanavcı otu: (< ? kanav + T. Alsine media. 2. kenger (TBAS.393 biçimini Türkçe kamış’ın karşılığı olarak vermiştir. TBAS. canario + T. K AT. TBAS. 2. 150) kanatma: (< T. canario + T. dere ve bataklık kenarlarında yetişen. (TS. boğumlu. 2617. VIII. 2619) kandamlası: (< T. GBAA. kanatma) bk. 124.

(TS. yenilen bir çeşit mantar. Dikenli bir çeşit ot. 1188) kanlıca mantarı: (< T. candela + T. 2917. Lipia citriodora. 207) 1. 2622) kangal dikeni: (< ? kangal + T. çok yıllık. 1186) kandil otu: (< Lat.394 kandıra ağacı: (< Lat. indīl < Lat. kan + kurutan) Adamotu (TS.A. 2. 1186) kandıra otu: (< Lat. candela ‘mum’. 2. sürünücü. Yabani enginar. (TBAS. 170) kandil çiçeği: (< Lat. çiçeği. 2622) kankurutan: (< T. 2. VIII. VIII. 1187. kan + dikeni) bk. kandıra. bir karış boyunda bir çeşit ot (DS. 1911. VIII. MBTS. 2. 1186) kan dikeni: (< T. 598. Krş. candela + T. (TS. DS. . VIII. ağacı. 2622.. VIII.. 1550”) Mine çiçeğigillerden. Eren. 3. 211”) Civanperçemi (TS. -ı) Kırmızı renkli. VIII. otu) Buğdaygillerden. 2. DS. 2. TBAS. otu) Ballıbabagillerden bir bitki. Calamagrostis. 151. kangal (DS. Deve dikeni. Erz. kandıra + T. DS. lâle (DS. otsu bir bitki. kandıra + T. 2622) kangılız: (< ? ) Gelincik. “< Lat. (DS. (TS. 117. kenger (TBAS. VIII. 2626) . ballo ta acetabulosa labiatae. 475) kangala: (< kangala < ? kangal) Gelincik çiçeği (DS. (kangal dikeni). VIII. manitari + T. MBTS. 2. 2. 151) kangırcak: (< ? kangır + T. 299. 2621. III. “< Ar. DS.Y. ıtırlı bir süs bitkisi. 2621) kangal: (< kökünü bilmiyoruz. II. kanlıca + Yun. VI. Lactarius. ETA.A. -cak) Tazeyken yenen. 1550. Nişanyan. dikeni) bk.

(TS. topu) Küçük. zehirli bir bitki (TS. -sı. 3. Centaurea. (TBAS. sarı. 2626) kan otu: (< T. portugal + T. tōbre < Hint. kantar + T. birleşme yerinden açılan kapsül tipi meyveleri olan. inŧār < Yun. ovaryum üst durumlu. taç yaprakları 4-12 tane ve birleşik. 3186”) Kırmızı turp (DS. 332”) Kısa saplı kırmızı renkli bir çeşit kiraz (DS. torba + T. ülkemizde 7 cins ve 24 türle temsil edilen. 1189) kantar aşlama: (< Lat. MBTS. 2. kırmızı çiçekli türleri bulunan otsu bir bitki. 1190) kantaron: (< Yun. 2. hekimlikte kullanılan. -ı) çi kırmızı bir portakal türü (TS. tatlı kavun (DS. 2627) kantar kabağı: (< Lat. kentauron + T. otsu ya da çalımsı bitkiler (BTS. “< Ar. aş(ı)lama. 152) kantarongiller: (< Yun. 2. MBTS. VIII. mavi. -giller) Yaprakları karşılıklı. kantar + T. TBAS. sarı çiçekli. < Lat. 1553”) Bir çeşit armut (DS. 2.. acı köklü. VIII. çok yıllık. (TS. iki ya da çok yıllık. 2. Kızıl kantarongillerden. 1190. kan + otu) Gelincikgiller familyasından kan kırmızı renkte. 1189) kan portakalı: (< T. kalın köklü. kanlık) 10-25 cm yükseklikte. 2627) kantiyane: (< Lat. “< Far. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir..395 kanlık: (< T. 2. kan + Fr. çok yıllık. kentauron) 1. Tietze. “< ET. Gentiana) Kızıl kantarongillerden. kanlı + pınar. 2628) . küçük bir bitki. çiçekleri er dişi. kan + Hint. 1191) kantorbası: (< T. 151) kanlıpınar: (< T. 328) kantartopu: (< Lat. 2. VIII. çanak yaprakları 4-5 tane olup birleşik. hekimlikte iştah açıcı olarak kullanılan bir tür bitki. VIII. bir. Scorzonera sublanata. Gentiana lutca. kantar + T. Birleşikgillerden. kabağı) Su kabağı (TS. buŋar.

396 kanyaş: (< T. kapçık + otu) bk. kanyaş (TBAS. VIII. 584. Kökenini bilmiyoruz. 152) kapalı tohumlular: (< T. Eren. gelincik (TBAS. DS. 152. otsu ve zehirli bir bitkidir. 2634) kaplıca: (< T. 1194) kapçık: (< T. kap+çık) bk. kan + yaş) Yaprakları kamış yaprağına benzeyen. kapurcak) bk. 2. “< kaplān ‘Eski Türkçede geçmeyen bir kelimedir. Sorghum halepense. üzerinde siyah benekleri olan bir çeşit susam çiçeği (DS. 30-150 cm yükseklikte.: kapırcak. 2. 1200. gelincik (TBAS. VIII. -lular) Açık tohumlularla tohumlu bitkileri içine alan bitkiler âleminin bir alt şubesi (TS. kaplu bağa ‘kaplumbağa’. Clauson. -i. boğan. pōst + T. -u) Koyu turuncu. gelincik (TBAS. “< T. kaplıca) Taneleri ufak. 209”) Ekin tarlalarında yetişen afyon büyüklüğünde meyvesi olan bir bitki (DS. VIII. 152) kapçık otu: (< T. DS. Triticum monococcum. MBTS. (And. 2634) kaplıngaba keleği: (< T. 2. Ağz. kapancak). kaplumbağa + Far. tuħm + T. 1562”) Bir çeşit bitki (DS. Bazı hayvan isimlerinin sonunda –lān eki vardır’. 2635) kapuçin: (< Fr. rizomlu. çok yıllık. kālak + T. VIII. 2628) kanyaşı: (< T. VIII. kapalı + Far. VI. 153) kaplanboğan: (< ? kaplan + T. capucine) Latin çiçeği (TS. 2634) kaplan postu: (< ? kaplan + Far. (TBAS. 152) kapıncak: (< T. kan + yaşı) bk. 152. 2. bulgurluk bir çeşit buğday. sulak yerlerde biten. (TS. 1201) . DS. 1915.

kara + baldır) bk. karageç) Karaağaçgillerin örnek bitkisi olan. 153) karabacak: (< T. karaağaç. VIII. E A. 2. VIII. kara + bardakçık) Mürdüm eriği (DS. 2. çitlembik gibi cinsleri içine alan. eğreltiotugillerden bir ot (DS. VIII. yaprakları dişli. 30-40 m kadar yükselebilen. T YA. çiçekleri demet durumunda ve meyveleri kapçık meyve olan. 2637) karabahnı: (< T. Ulmus. bk. baldırıkara (TBAS. kara + OFar. kara + ağaç + -giller) ki çeneklilerden. BTS. kara + ? bahnı) Bir çeşit üzüm (DS. kara + asma) bk. çok yıllık. 3. Ağz. sarmaşık (TBAS. Mısırlarda olan bir mantar (DS. 1203.: gara arduç) Servigiller familyasından. Bir cins ot. “< ağ. 3. kara + Ar. 2643. kara + ağır. 153) karabaldırcan: (< T. pulsu yapraklı. 2. VI. çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. 4. 233) kara asma: (< T. 334) karaağır: (< T. 4”) Yapraklarını dökmeyen. pāçak) 1. 1203. 1918. karāç. bādingān) Patlıcan (DS. VIII. karabaşak –1. 19) karaağaçgiller: (< T. 2. 2637) karabaş: (< T. bādincān < Far. DS. TBAS. Zatülcemp hastalığında kaynatılarak içilen. Juniperus sabina. VI. (And. DS. maydanozgillerden bir bitki.: gağaç. VIII. Baldırıkara denilen. 1203. kara + ağaç). Ağz. 334. AVA. (TS. 2637) karabadacık: (< T. 2638) . (TS. VIII. kerestesi değerli bir ağaç. 2. 2637) karabaldır: (< T. Pancar. 2637) karaardıç: (< T. ülkemizde ise Karadeniz ve Akdeniz bölgeleri ile kısmen ç Anaddolu bölgesinde yetişen. kara + baş) 1. VIII.397 karaağaç: (< T. 153. Bir cins lahana. 1893. Eren. 219. (And. kara + ardıç). BTS. garageç. çalı şeklinde bir bitki türü. mor çiçek açan bir çeşit ağaç (DS.+ -(ı)r. DS. yerde yatık. dünyada Güney Avrupa’da. (TS.

2. çobandeğneği ve karabuğday gibi sapları boğumlu. Lavandula stoechhas. kurtpençesi. mor çiçekli ve çalımsı bitkidir. (TBAS. BTS.Y. 335) karaboğaz: (< T. 2. 56”) Bir çeşit soğan (DS. VIII. “< ET. AAT. kara kekik (TBAS. 376) karabibergiller: (< T. 1204. 34. çiçekleri er dişi ya da tek eşeyli. ETA. 1204.+ (u. olgunlaştıktan sonra toplanıp soyularak beyaz biber elde edilen. tohumları için yetiştirilen. Eren. Ağz. 71. çiçekleri genellikle er dişi. 72. Fagopyrum. 59. Bir cins pirinç (DS. 335. 153) karabaş otu: (< T. 2. kara + boğaz.: garabiber. TAYA. 4533) karabuğday: (< T. 12. pipéri + T. uzun. Güney Doğu Asya’da yayılış gösteren. kara + Yun. Kışa dayanıklı sert buğday (karabaş). 58. 172. baharat olarak kullanılan. tırmanıcı. Piper nigrum. otsu ya da çalımsı. Ka. XII. kara + baş + otu) Yaprak ve çiçeklerinden uçucu yağ elde edilen. bazen karşılıklı dizilişte. -giller) Taçsız iki çeneklilerden. çiçekleri başak veya salkım durumunda bazı türleri hekimlikte kullanılan bitkileri içinde toplayan bir familya (TS. kara + baş + ? kekik) bk. OAAD. nadiren ağaçsı bitkiler (TS. 1204) . boğuz < boğ. 374. çok yıllık. T YA. 2. kuzukulağı. (TS.398 karabaşak (< T. tohumları olgunlaşmadan önce toplanıp ezilerek karabiber. 1204) karabuğdaygiller: (< T. karabiberle türlerini içine alan. tırmanıcı bitkiler. kara + buğday) Karabuğdaygillerden. 2638) karabaş kekik: (< T.. II. kara + başak) 1. 50 cm kadar yükselebilen.a)z. bir yıllık bitki. ülkemizde doğal olarak yayılış göstermeyen. BTS. ravent. GBAA. 252. garbiber) Karabibergiller familyasından. taç yaprakları olmayan. (And. pipéri). KMYA. 153) karabiber: (< T. (TS. yaprakları almaşlı. kara + buğday + -giller) Taçsız iki çeneklilerden. 2. dik ya da tırmanıcı. kara + Yun.A.

191) karaçam (I): (< T. Akdeniz ve yer yer Orta Anadolu’da ormanlar oluşturan bir ağaç türü. karaburcu (DS. 4533. şam’) Çamgiller familyasından. karaca) bk.. hayvanlara yedirilmek için ekilen bir bitki. VIII. Karacaoğlan + Yun. çörekotu (TBAS. kara + Ar. (DS. 153) karaca occanı: (< T. kokulu. is. VIII. kara tohumlu bir çeşit bitki. 2. (TS. kışın yaprağını döken. BTS. (karagülle). DS. kara + T. kurak yerlerde yetişen. Ege. 2-4 m yükseklikte.399 karabulgar: (< T. 154) karaca ot: (< T. 154) Karacaoğlan mantarı: (< öz. DS. manitari + T. 30 m kadar boylanabilen. karaburcu (DS. Paliurus spinosa. 1204) karacık: (< T. ülkemizde Karadeniz. 1204) karaca kovuk: (< T. 2. karaca + darısı) Buğdaygillerden. Ka. TBAS. karaca + ? occanı) bk. pekmez yapmaya elverişli bir cins üzüm (DS. kayın mantarı (TBAS. her dem yeşil. (TS. XII. 2. 2638) karaca: (< T. iğne yapraklı. 2640. 2638) karabüzgül: (< T. deniz seviyesinden 1500 m kadar olan yüksekliklerde yetişen. VIII. 4533) karaçalı: (< T. (TS. dikenli bir bitki. 154. çiçekleri altın sarısı renginde. Panicum milliaceum. karaca + ot) Çörek otu (TS. 2638) karaca darısı: (< T. VIII. kara + çalı) Hünnapgillerden. çengel sakızı (TBAS. 332) . marica/marīca + T.Y. 2638) karaburcu: (< T. 2. karaca + kovuk) bk. 1204. Marmara.A. karacık) Buğday tarlalarında biten yuvarlak. -u) Küçük taneli. XII. 1204. burç < Sans. VIII. -ı) bk. Pinus nigra. kara + büzgül) bk. kara + bulgar) Küçük salkımlı bir cins üzüm (DS.

Clauson. X. 1205. 2. çörek otu (TBAS. 2. kara + gevrek. (DS. sert dikenleri olan bir ot (DS. Lolium. kevrek < kevre-. (And. kara + diken) Çok sivri. VIII. 2640) kara çavuş: (< T. VIII. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. 154) kara diken: (< T. Ağz. kara + ? çön) Amasya elmasına benzeyen bir çeşit kış elması (DS. tamas –2. VIII. boz ot (TBAS. VIII. 2. DS. (TS. 1205) karaçön: (< T. VIII. (TBAS. kara + ? çayır) Buğdaygillerden. 690”) Bir çeşit üzüm (TS. tūt) Siyah renkte olan dut (TS. Karagöl + buğdayı) Karamsı. kara + Far. 1204) karaçayır: (< T. 155) . kara + derme) bk. is. sert bir çeşit buğday (DS.400 karaçam (II): (< T. Silifke bölgesinde kara göndürme adıyla tanınan. 2. şam’). 2643) kara göndürme: (< T. 2642) karadut: (< T. 154) kara derme: (< T. kara + çavuş) Bir tür üzüm (TS. Sanguisorba minor. 3817) karagevrek: (< T. kara + göndürme) 10-75 cm yükseklikte.: karaçan) Sarı çiçekli. kara + Ar. “< ET. kara + çörek) bk. çimen biçiminde veya geniş çayır olarak yetiştirilen bir park bitkisi. 1205) kara erik: (< T. 2643) Karagöl buğdayı: (< öz. 2641) kara çörek: (< T. baklagillerden bir bitki (DS. kara + erik) bk.

Ebegümeci. hulü. kara + göz) 1. hindibā) Birleşikgillerden. Bir çeşit çiçek (DS. 2645) kara iskorçina: (< T. Başı kara bir çeşit buğday. karacık (DS. VIII. (TS. 2645) . 1310”) Karadut (DS. kara + göz) Nohuttan büyük meyveleri yenen. VIII. (TBAS. 2. kara + ? işgildi) Yaban mersini (DS. 4533) karağan: (< kara:ka:n < Moğ. 657) 1. kara + göz + Erm. karagöz (I) (DS. 2644) karahindiba: (< T. karagöz (I) (DS. kara + Far. kara + hülün < Far. VIII. karagöz (I) (DS. hulü. TBAS. otsu bir bitki. kara + göz + Yun. VIII. kışın yapraklarını döken. 5. iskorçina (TBAS. 2. 1205. uzun ve dişli yapraklı. çiçekleri sarı ve kömeç biçiminde. Fasulye. -ı) bk. 2643) karagülle: (< T. çok yıllık. kara + t. scorzone) bk. 3. 2643) karagözçiçeği: (< T. VIII. XII. sert tüylü bir bitki. Börülce. kara + göz + çiçeği) bk. ħurmā) 15 m kadar yükselebilen.401 karagöz (I): (< T. sarımsı beyaz çiçekli bir ağaçtır. 144) karaişgildi: (< T. fasulia) bk. Fırça gibi kullanılan. kara + Far. “< Far. Diospyros lotus. 2643) karagöz (II): (< T. Yapışkan ve kokulu yaprağı olan. karağana. odunu çok sağlam olan bir cins ağaç (DS. 2. kara + Ar. 155) karahurma: (< T. bodur funda boyunda dikensiz bir bitki (DS. gūle) bk. VIII. 2643) karagözmancarı: (< T. Clauson. 155) karahülün: (< T. MTS. banjar + T. Taraxacum. VIII. 2. 4. 2643) karagözfasulye: (< T. VIII.

156) karakat: (< T. 156) karakavuk: (< T. VIII. 2. MBTS. kem’e. DS. mor veya pembe çiçekli ve kuvvetli kokulu bir bitkidir. 2645) karakafes: (< T. (TS. 2. otsu ve tüylü bitkiler. 1206) karakılçık: (< T. 2646) karakavza: (< T. Kestane. (TBAS. soğuğa dayanıklı. VIII. kara + kayın) Yemişli ağaç (DS. 2646) karakazancık: (< T. Kuzukulağı. kara + Ar. 4534) karakıllı: (< T. VIII. ab a) Yaban havucu (TS. çok yıllık. (TS. VIII. 156) kara kekik: (< T. kara + kavak) 35 m’ye kadar yükselebilen. 1206. 2645) kara kavak: (< T. VIII. 2. kara + kıllı) bk. çiçekleri beyaz ve menekşeye çalar kırmızı renkte.402 karakabuk: (< T. DS. 2. 1206) karakavruk: (< T. Populus nigra. kara + ? kekik) 10-40 cm yükseklikte. 4. 3. 1206. kırmızı veya beyaz. kara + kav(u)ruk) bk. kem’e. “< kazan < ET. kara + kılçık) Kılçıkları siyah olan. 1639”) Yer mantarı (TS. kara + kat) bk. TBAS. 2. karakabuk (DS. kara + kazancık. sert taneli buğday (TS. 1206) karakayın: (< T. afes) Sığırdiligillerden. kara + Ar. çok yıllık. TBAS. Çörekotu. VIII. kara + kabuk) 1. 2. kara + kavuk) 1. Symphytum. 2. 2. kaz an. Tarçın (DS. kara + Far. VIII. çengel sakızı (TBAS. 2645) . kabuğu koyu renkli bir kavak türü. Hindiba. 1623”) Gelincik çiçeği ve bitkisi (DS. 156) kara keme: (< T. 2646. 2646. karakabuk (DS. 2. MBTS. “keme < Ar. XII. Sakızotu (DS. Thymbra spicata. eczacılıkta kullanılan.

2650) Karaman kimyonu: (< öz. VIII. 2650. VIII. kurut. kovuk. (TBAS. deniz börülcesi (TBAS. 2. 1755”) Su kıyılarında yetişen. kara + mama) Böğürtlen çalısı (DS. Frenk kimyonu (TBAS. Genç iken yenir. MBTS. TBAS. kemmūn + T. 2. 2647) karakulak: (< T. kara + kulak + Yun. manitari) Yelpaze veya yassı huni biçiminde. kara + Yun. kara + Yun. “< ET. kara + Erm. 2650) kara mancar: (< T. koruk + T. maydanozgillerden. 1207) karalık: (< T. -u) bk. MBTS. banjar) bk. Karadeniz bölgesi ormanlarında. kara + kulak) Zambak cinsinden bir çeşit çiçek (DS. VIII. üstü kirli sarı ve uçları kömür karası renkli bir mantardır. 164) karakurut: (< T. kara + ? Far. banjar) Kara lahana (DS. Polyporus squamosus. 2648) karalahana: (< T. -u) bk. is. VIII. 2647) karakulak mantarı: (< T. Karaman + Ar. Pazarlarda satılır. alt kısmında ince delikler bulunan. VIII. “< ET. 157) . 2649) karamama: (< T. 157) karakovuk: (< T. devrilmiş ağaç gövdeleri üzerinde gruplar hâlinde yetişir. 2. VIII. 1803”) Karaardıç ağacı (DS. böbrek taşı düşürmek için suyu içilen bir bitki (DS. kara + kurut. kayın mantarı (TBAS. kara + Erm. karamanca (DS. lahano) Yaprakları koyu yeşil olan bir tür lahana (TS. karalık) Bir cins üzüm (DS. VIII.403 kara koruğu: (< T. -ı) bk. 157) karamanca: (< T. 157) kara mantar: (< T. kara + kovuk. manitari + T.

AVA. DS. MBTS. -u) Bir çeşit armut (DS. galefir. karamık. VIII.: garamık. Mersingillerden. Ağz. 321. çiçeği pembe mor renkte. 321.A. 105. kara + ? marı) Bir cins siyah üzüm (DS. VIII. karamuk (TBAS. BTS. KMYA. EYAD. ganefil.A. UA. TBAS. karamuk + dikeni) bk. çok dikenli ve zararlı bir bitki. karanbuk) Karanfilgillerden. bir ya da çok yıllık bir süs bitkisi. 30. VIII. 1900. karefil. 119. Agrostemmagithago. ST AT. VIII. 2. galenfil. genefil. çok yıllık. 440. TaS. 2269) karamuk dikeni: (< T. AVA. 2. DS. Ka. 2053.. (And. 170. VIII. 220. karamış) Kocayemiş (DS. . kara + ? mürver) bk. IV. VI. 4534) karamoru: (< T.Y. 2663. 222. 336. II. ülkemizde doğal olarak yetişen 67 türü bulunan. 158) karan: (< ? ) Yaban nanesine benzeyen bir bitki (DS. XII. III. 83. 166. 159. 2650) karamaz: (< T. aranfül + T. 281. 215.. 95. 2. 82. 466. gıranbuħ. VIII. karamaz) Damlara örülen bir çeşit yabanıl bitki (DS. 423. 1209.. Dianthus caryophyllus. 1572). K AT. karamfil) 1. I. Karanfilgillerden. 373. 15. Ağz. 2 m kadar yükselebilen. 2. T YA. 157. aranfül ~ Hind. Caryophyllus aromaticus. 1209. 2651) . 185. 1572). bazılarının kültürü yapılan. Nişanyan. 2651) karanfil: (< Far. AAT. (And. 234. VIII. 2. baş + tütün) Yaprakları ince bir cins tütün (DS. gızambaħ. Filipinlerde ve Hindistan’da yetişen bir ağaç. yaprakları karşılıklı. 178. kara + Erm. 157. 158) kara mürver: (< T. 123) karanfilbaş tütün: (< Far. (TS. 2650. karamuh. güzel renkli çiçekler açan.: galafil. Molük adalarında. OAAD. mor + T.404 karamarı: (< T. gelemfil. MBTS. garafil. 1920. DS. 238. mürver (TBAS. ETA. VI. karamuk < kara+muk. DS. Erz. 298. Gülensoy. GD AT. < ? karamuk “kökü bulunamamıştır. ekin tarlalarında biten. 2651) karamuk: (< T. 2650) karamış: (< T. (TS.

sabun otu ve benzeri cinsleri içine alan bir familya (TS. Kar yağışının çok olduğu yüksekliklerde bulunmasından dolayı bu isim verilmiştir. (DS. karantı + dikeni) bk. 2652) karapazı: (< T. Juniperus foetidissima. 158) karanıt: (< ? ) Geniş yapraklı. kara + parmak) bk. 2. 2651) karanfilgiller: (< Far. 2652) karaoğlan (II): (< T. kar + ardıcı) Araştırma alanında (Antalya – Akseki) orman sınırının üzerinde hemen göze çarpan ağaç formundaki tek bitki türüdür. VIII. kokulu bir cins elma (DS. VIII. aranfül + T. kök karanfil (TBAS. pāzı) Koyun sarmaşığı denilen ot. kara + Far. sirken (TaS. aranfül + T. VIII. -giller) ki çeneklilerden. karatombalak). 2651) karantı: (< T. (Duran. karasergi (DS. kara + ot) Sarılık hastalığının iyileşmesinde kullanılan ot (DS. aranfül + T. VIII. 223-229) . böğürtlen (TBAS. 158) karaoğlan (I): (< T. böğürtlen (TBAS. kara + oğ(u)lan) Patlıcan (DS.405 karanfil elması: (< Far. kökü) bk. 158) karantı dikeni: (< T. VIII. kara + oğ(u)lan) Zeytin (karatavuk. karamuk. IV. 2277) kar ardıcı: (< T. yeşil renkli. 2652) karaparmak: (< T. 2652) kara ot: (< T. çöven. örnek bitkisi karanfil olan. elması) Yazın yetişen. 1209) karanfil kökü: (< Far. uzun boylu bir ağaç (DS. karantı) bk. VIII.

kara + yandık). MBTS. (TBAS. kara + tombalak. 2654) karayandık: (< T. VIII. 1212. VIII. (And. 2653) karatombalak: (< T. Ağz. VIII. tıkız < tık-ı-z. 159) karaturp: (< T. karaoğlan –II. 2652) karasirke: (< T. kara + üzüm) Kara üzüm (EYA.: karavluk) Kökünden sakız elde edilen bir ot (DS. Cyperus rotundus. 2652) karatıkız: (< T. karasirke). 3. “< T. etli. “< T. iri beyaz köklü çok yıllık bir bitki. VIII. turb) Turpgillerden. tavuk) bk.: kara şapla) Yaprağından siyah boya elde edilen kötü kokulu. otsu bir bitkidir. DS. 2652) kara topalak: (< T. ekşi bir çeşit üzüm (karaparmak. Ağz. kara + Far. 2. kara + suluk) Beyaz. taze yumruları yenen. karasergi (DS. 2. VIII. VIII. kara + Far. VIII. 3. 2653) karatavuk: (< T. Raphanus sativusvar niger. Ağz. kara + tıkız. VIII. (DS. -lık). VIII. 2653) kara şabla: (< T. 2653) karatamas: (< T. (DS. 2652) karasuluk: (< T. tombalak < topalak. (DS. kara + ? T. ısırgan otuna benzer bir ot (DS. (And. (And. sulu bir cins üzüm (DS. 3179”) bk. 3161”) Az tatlı. ekşimsi bir çeşit armut (DS. MBTS. 177) karavlık: (< ? karav + T. sirke) bk. kara + ? tamas). karaoğlan –II. kara + ? şabla). 1212) kara üzüm: (< T. (TS. yuvarlak.406 karasergi: (< T. 2654) . VIII.: karayantak) Deve dikeni (TS. kara + sergi) Siyah. Mürdüm eriği (DS. kara + topalak) Çok yıllık.

ahlat (DS. (TBAS. kara + ? yosun + T. 2656) kardelen: (< T. 2. 1213) karcık üzümü: (< T. Leuconium. Laurocerasus officinalis. (TS. yuvarlak taneli. “< ET. 1214) . Kuzeydoğu Anadolu bölgesinde pazarlarda satılır. karcık + üzümü) Beyaz. (TS. 1214. 2655) kar çiçeği: (< T. 1577”) Baklagillerden. pek çok türleri bulunan bir bitki familyası (TS. 2. kar + çiçeği) Süsengillerden. erken ilkbaharda kardan hemen sonra ya da karın üzerinde çiçek açan. 662. beyaz çiçekli bir ağaççıktır. kara + yemiş) 5-6 m kadar yükselebilen. kara + yaprak) Bir çeşit elma (DS. Taze veya kurutulmuş hâlde. birleşim veya spor verme yoluyla üreyen. Clauson. 160. VIII. otsu. 2. Olgun meyveleri yenir. kar + delen) Nergisgillerden. Meyveler önce kırmızı. gövde ve yaprak gibi yapıları olmayan. 159) kara yonca: (< T. karçin) Yaban armudu. nemli yerlerde yetişen. en çok Asya’nın sıcak bölgelerinde yetişen bir ağaç. -u) Çayır ve ormanlarda yumuşak bir bitki oluşturan çiçeksiz bitki (TS. VIII. 2654) kara yemiş: (< T. yumrulu. BTS. kara + ? yonca) Yaban yoncası (DS. kara + ? yosun + T. 1213. 1214) karçin: (< T. 2. gerçek anlamda kök. 2. 2. kardeş + kanı + ağacı. TBAS. beyaz çiçekli ve soğanlı bir bitki. Draceane draco. 334) kara yosunu: (< T. MBTS. 2655) kara yosunları: (< T. (TS. BTS. eczacılıkta kullanılan. kışa dayanıklı bir çeşit üzüm (DS. sonra siyahımsı renklidir. kışın yaprağını dökmeyen. VIII. Galanthus nivalis.407 kara yaprak: (< T. karındaş. beyaz ve pembe çiçekler açan soğanlı bitki. VIII. -ları) Bitkiler âleminin çiçeksiz bitkiler sınıfından. 337) kardeşkanı ağacı: (< T.

160) karga kozağı: (< karga + Far. MBTS. VIII. 160) kargasabunu: (< karga + Ar.408 kar dikeni: (< T. eşek hıyarı (TBAS. -ı. meyvesi zehirli bir ağaç. 1216) karga ibiği: (< karga + T. 1216. (TS. -u) Su kenarlarında çıkan. cevz + T. bardağı. eşek hıyarı (TBAS. yaprakları karşılıklı. 1216) karga düleği: (< karga + T. 2657) kargabardağı: (< karga + T. VIII. MBTS. 2. ibiği) bk. būtsān + T. Acantholimon echinus. -ı) bk. divleği) Acı hıyar (TS. 1215) kardoş: (< ? ) Domates (DS. Stryhnos nuxvomice. pembe çiçekli bir tür çalı. -i) bk. eşek hıyarı (TBAS. üzerinde meyveleri olan bir yaban otu (DS. 2657) karga bostanı: (< karga + Far. 2. iri yaprakları su ile ele sürülünce köpüren bir ot (DS. kar + dikeni) Diş otugillerden. 160) kargabüken: (< karga + T. 1759”) bk. (TS. VIII. 1578”) Tarlalarda biten. büken) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. pis kokulu. 2. 2. 2658) karga cevizi: (< karga + Ar. ūzek + T. “< Far. śabūn + T. 2. VIII. eşek hıyarı (TBAS. 160) kargadelen: (< karga + T. 160) karga keleği: (< karga + T. çiçekleri talkım durumunda olan. 2. “< karga ‘ses taklidi kelime’. delen) Kabuğunun çok gevrek olması dolayısıyla kolay kırılan bir tür badem (TS. eşek hıyarı (TBAS. keleği) bk. 2659) . ūzek. DS.

-i. kargı + ? T. 1923) kargayürek: (< karga + T. Ağz. VIII. VIII. 161. Gladiolus. toprak altında kök salan bir yaban bitkisi (DS. “< ET. 2657. Arundo donax. yürek) Kara ve uzunca bir çeşit üzüm (karğayüreği). Clauson. 470”) Karın ağrısında kullanılan. 5-6 m yüksekliğe erişebilen. karğu < karğuy < karğuŋ.: kardıhal) Mısır (DS. 653) Buğdaygiller familyasından. II. 2663) karıyaşı: (< T. gövdesinden kaval ve ney yapılan. 2659) kargı: (< ET. 2659) kargayüreği: (< karga + T. 2660) karğayamşağı: (< karga + ? yaşmak + T. kargayürek (DS. karın. (And. VIII. -ı) Toprak yüzüne yayılan bir çeşit sarmaşık (DS. Ağz. çok yıllık ve otsu bitkiler. karı + gezdiren) Bir çeşit börülce (DS. VIII. kargı + dalı). kargı (TBAS. dağlarda biten bir bitki (DS. (And. 160. soğanı). (TBAS. (TS. kamış + T. VI. -ı) bk. VIII. karı + yaşı) Sığırlara gaz sancısı veren. karın + ? geven + T. 2664) karide: (< ? ) Ceviz (DS. DS.: garga soğanı) Yumrulu. 161) karğakülülü: (< karga + ? külülü) Buğday tarlalarında biten yaban bezelyesi (DS. VIII. 1216. VIII. 2661) karıgezdiren: (< T. 2661) karıngeveni: (< T. Gülensoy. 338) kargıdalı: (< T.409 karga soğanı: (< karga + T. VIII. 2. BTS. 2664) . VIII. TBAS. 2659) kargı kamışı: (< T. (DS. rizomlu ve çok yıllık bir bitki. yüreği) bk.

tek yıllık. 390. 2. karnı + kara. 69. garpız. 190. harpuz. 28. VI. DA.A. 2668) . 174) karpuz armudu: (< Far. sarı ve sulu.. 300. (TS. garpuz. 42) karnıkara: (< T. Eren. 322. ceviz büyüklüğünde meyvesi olan bir çeşit bodur ağaç (DS. KMYA. 1223. 214). 49. KBAYA. 1587) Börülce (TS. E A. ETA.Y. kapıs) Kabakgillerden. otsu bir bitki. Citrullus vulgaris. çiçekleri etli ve tanecikleri bir görünüşte olan. VIII.Y. ADYA. 475.410 karkalak: (< ? ) Fundalıkta yetişen. VI. KYA.A. 235. 1929. ħarbuza. 2295. 315. emrūd + T. VIII. -cuk) Düğün çiçeği (DS. 182. 233.A.: garpıs. 131. . Erz. 207. gövdesinin içi yumuşak. 2667. 2668) karsbağ: (< ? ) Kılçıklı siyah buğday (DS. BTS. Ağz. (And. 230. 121.. 274.: garnabahar) Turpgillerden. 115. temmuzda olgunlaşan bir çeşit armut (DS. 101. 1929. OAAD. 248. 136. 2667) kars: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS. Krş.A. III. 70. 76. AVA. K A. 2. T YA. 2. (And. karpız. 2. Ağz. ZBK A. 2667) karpuzcuk: (< Far. VIII. DS. 69. 2756) karpuz: (< Far. Brassica oleracea botrytis. 65. ħarbuz + Far. Ka. iri ve sulu meyvesi olan. VIII. II. 2664) karnabahar: (< Far. Gaz. 145. ħarbūza. 2. 1586). MBTS. DS. K AT. keremb-i bahār. 2666) karoz: (< ? ). -u) Büyük. VIII. DS. 123. AAT. sebze olarak kullanılan bir bitki.: keroz) Maydanoz (DS. III. DS. 433. ħarbuz. VIII. 305. 266. VIII. 1223. 161. VIII. 78. VII. ħarbuz + T. (TS. sürüngen gövdeli.. GD AT. (And. Ağz. SA. ST AT. yaprakları lahana yaprağına benzeyen. 341. 1222.. 2667) karsamba: (< ? ) Büyük yapraklı nane (DS. GBAA. EYAD. MBTS.

karton. (TS. 2673) kasgur: (< ? ) Yenilebilen yaban pancarı (DS. 2. www. VIII.com).tr. VIII. kartof < Alm. EYAD. kartop. “< kartal < kara tal. 209. kardof. Herniaria hirsuta. 2. katut.web. kardu. 1594) Birleşikgillerden. kartof. 133) kartopu: (< T. 206.sozluk. < kartal ‘kökü belli değildir. kerto. Pteridium aquilinium. yaprak sapının enine kesiti mikroskop altında iki başlı bir kartalı andıran. kostil) Patates (DS. kartoffel. kertol. 2. odunu öd ağacı gibi kokan bir ağaç (TS. güzel çiçekler açan. 2671) karulaotu: (< ? karula + T. (TS. 2085. Hindistan’da yetişen. kastul. sonbahardan kışa değin açan. kardoğ. kortol. kasan) nce samanlı. MBTS. 2671. kartopu. (And. 1229. otu) Ağrı giderici olarak kullanılan bir çeşit ot (DS. 1229) kasımpatı: (< kökü bulunamamıştır. K A. kartul. Clauson. VIII. 1226) kartol: (< Rus. 2. saz biçiminde ince sapları olan. 4536. kartallı + eğrelti + otu) Yurdumuzun kıyı bölgelerinde sık rastlanan. 2. 2. 2674) kasık otu: (< ? kasık + T. kasık yaralarına yararlı sayılan bir bitki. “< kasık ‘kökü bulunamamıştır’. 2. girtüp. kartal + ağacı. 2672) kasan: (< T. 649. otsu bitkiler. cılız buğday (DS. 343) . kortal. www. BTS. büyük yapraklı bir eğrelti türü.almancasozluk. VI. Chyrsanthemum.: gartol. SA. (TS. kastil. (krizantem). 235. DS. Ağz. 1594”) Karanfilgillerden. kar + topu) Kasımpatı çiçeği (DS. MBTS. otu. VIII.411 kartal ağacı: (< T. 1591”) Dulaptal otugillerden. çiçekleri iri. ST AT. 2672) karus: (< ? ) Maydanoz (DS. tek yıllık. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak kullanılan. 1226) kartallı eğrelti otu: (< T. VIII. 376. DS. MBTS. kartal. katmerli ve türlü renkte. XII. VIII.

katır + kulağı) Yapraklarından dolma yapılan bir bitki (DS. 4507) katırazığı: (< T. 162) katırdaşağı: (< T. Kütahya. VIII. “< ET. iri. çok yıllık. 343) kasnı: (< kökü bulunamamıştır. Eren. buğday çiçeği (TBAS. kaşık + otu. otsu. Nişanyan. büyük yapraklı. 161) katır çiçeği: (< T. Clauson. (And. VIII. VIII. MBTS. -si. katır + taşağı) bk. 2. 2681) katağaç: (< T. yaprakları kaşığı andıran. Ağz. MBTS. bīşa + T. VIII. 25-30 m kadar boylanabilen. 242”) bk. 2681) katıkara: (< T. özel kokulu. iskobüte karşı kullanılan. kat) Bir çeşit çiçek (DS. katır + çiçeği) bk. 2676) kaşık otu: (< T. Cochlearla officinalis. azuk. (BTS. VIII. 216”) Turpgillerden. Quercus vulcanica. “< ET. XII. yaprak döken ve yapraklarının alt yüzeyinde yıldız şeklinde tüyler bulunan. yuvarlak ve kara renkli bir kış üzümü (DS. kaşuk < kaşı-. Ferula szowitsiana. kasnak + Far. 221. DS. kat + ağaç) Meşe ağacı (DS. 2. DS. katır + çiğdemi) bk. 1. katır + azığı. 2683) . acı çiğdem (TBAS. Isparta ve Afyon’da doğal olarak yetişen endemik bir tür. 2682. gövdesi soyularak yenen. acı çiğdem (TBAS. (TS. katır. katı + kara). MBTS. parçalı yapraklı ve sarı çiçekli bir bitkidir. 1233) kat: (< T. 161. 161) katır çiğdemi: (< T. ülkemizde Konya. 162) katırkulağı: (< T. acı çiğdem (TBAS.: gatıgara) Kalın kabuklu. 604.412 kasnak meşesi: (< ? T. 1596”) Kayıngiller familyasından. 2. < ET. (TBAS. güzel çiçekler açan bir bitki. “< kasnak < ? kas-ı-n-ak. 1596) 30-70 cm yükseklikte.

(TS. 1240) katran otu: (< Ar. (TS. çalı görünüşünde bir bitki. 2. 345) katran çamı: (< Ar. katran yoncası (TBAS. MBTS. 2. Cedrus libani. 2. Genista scoparia. XII. 610”) Baklagillerden. çok yıllık. 1237) katırtırnağı: (< T. 4537) katmerli badem: (< katmer + T. 162. DS. yaprakları dikenli ve kışın kalıcı. Psoralea bituminosa. Juniperus oxycedrus. 1240) katranköpüğü: (< Ar. -ı) Gemilerde kullanılan katranın çıkarıldığı çam türü. “< ET. 162) . (TBAS. ardıcı) Servigiller familyasından. BTS. (BTS. çiçekleri sarı. -sı) Çok yıllık. 2. dalları çok ince. kuvvetli katran kokulu. Tietze. 1239) katran ağacı: (< Ar. morumsu mavi çiçekli ve üç parçalı yapraklı bir bitkidir. şam’ + T. DS. (TS. bazı türleri hekimlikte idrar söktürücü olarak kullanılan. 345. 2683. (TS. aŧrān + T. köpüğü) Çayır mantarlarından. 2.413 katırkuyruğu: (< T. 1-3 m kadar boyda. VIII. 2. aŧrān + T. (TS. tırŋak. 1240) katran ardıcı: (< Ar. TBAS. “< katmer < kat+mar ‘halk ağzında kullanılmaktadır’. bādām. yaprak döken. şapkasının alt yüzü dilim dilim ve bir halka ile çevrili bulunan bir cins mantar. ağacı) Lübnan ve Toroslarda yetişen bir sedir türü. -li + Far. Anagyris foetida. aŧrān + ? yonca + T. Pinus rigida. aŧrān + Ar. otu) bk. tohumları zehirli. meyvelerinden andız katranı elde edilen. 1237. 1607”) Çiçekleri güzel bir tür süs çalısı (TS. çiçekleri sarı ve şemsiye durumunda olan acı bir bitki. katır + kuyruğu) Baklagillerden. Polyporus igniarius. aŧrān + T. 162) katran yoncası: (< Ar. aŧrān + T. katır + tırnağı. ülkemizin her tarafında bozuk orman ve orman açıklıklarında yetişen çalı şeklindeki bir bitki türü. 2.

Ficus elastica. 2. 1243) . 1240. XII. ekşimsi ya da tatlı bir çeşit elma (DS. 2. (And. 1242) kavdan: (< ? ) Gövdesi uzun bir çeşit ot (DS. 254. VIII. AVA. quassia < Lat. 107. 162. süt kıvamında. Ka. TBAS. 1937. VIII. MBTS. -i) Açık mor renkli bir tür incir (TS. 239.) Sütleğengiller familyasından. DS. ST AT. 345) kav: (< T. sulak bölgelerde yetişen. 47. kerestesinden yararlanılan bir ağaç. 221. ormanlık yerlerde biten bir çeşit mantar (DS. 59. parlak ve kalın. 162. VI. KBAYA. 2. 256.) Acı ağaç (TS.. boyu bazı türlerinde otuz veya kırk m ye değin çıkan. 187. EYAD. 181. K AT.414 kattak: (< ? ) Taflan ağacı (DS. kolay yanan. 345. 219) Çınar ağacı (TS. caoutchouc < sp.: gabak. 1241. gavaħ. SA. BTS. 20 m kadar boylanabilen. (TS. 4538) kavak: (< T. VIII. gavak. gavag. Populus. VIII. 1608). vatanı Doğu Hindistan olmakla beraber. kışın yaprağını dökmeyen. gövdesi odunsu. II. KYA. yaprakları oval biçimli. kavaħ) Söğütgillerden. E A. 2687) kavasya: (< Fr. 1241) kavanez: (< ? ) Domates (DS. 219.A. öz suyu yapışkan. Eren. 2686) kavak inciri: (< T.Y. kavlağan < kavla. BTS. T YA. kışın yaprağını döken. ETA. TBAS. 267) kavak elması: (< T. (TS. 2. (lastik ağacı). kavak < kav + -(a)k. 2688) kavlağan: (< T. 217. ADYA. 2. Güney Anadolu sahillerinde yetiştirilen bir sıcak ülke bitkisi. 201. kavak + Far.+ -gan. AAT. 204. 106. kavak + elması) Orta sertlikte. 177. 322. encīr + T. 2. Ağz. 163. 2685) kauçuk: (< Fr. kav) Eskiden taşlı çakmaklarda kullanılan. Eren. 94. 64. 204.

mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. 1608”) Bazitli mantarlardan. -ı.A. 345. uyuz otu (TBAS. Fomes fomentarius. kayalık yerlerde biten.. goun. 1243. 2. otsu bir yaban bitkisi. Satureja thymbra. Clauson. (TS. BTS. sürüngen gövdeli. 2108. 2. kavurt + otu) bk. gavun. bir veya çok yıllık. < Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. Cucum. Kökenini açık olarak bilmiyoruz. DS. VI. kayacık. 306. kaya + ? kekik + T. 73. sulu ve etli meyvesi olan. 2. Ostrya carpinifolia. 2696) kaya sarımsağı: (< T. 1246) . 59) kavurt otu: (< T. DA. Allium ampeloprasum. VI. genellikle güzel kokulu. “< ET. Gülensoy. AVA. DS. çok yıllık. TAYA. 163) kavuşlak: (< T. Sedum (TBAS. 101. 674”) 20 m kadar yükselebilen ve kışın yaprak döken bir ağaç. Ka. kavuşlak) Mor renkli yaban menekşesi (DS. (And. VII.415 kav mantarı: (< kav + Yun. DS. VI. AA. EYAD. 2313. DS. 163) kavun: (< ET. 163) kaya kekiği: (< T. koruk + T. VIII. 163) kaya koruğu: (< T. 49. 133. -u) Ekşi. kaya + sarımsağı) Genç yaprakları sarımsak yerine kullanılan bir tür yaban sarımsağı. 322. ağaçların gövdesinde veya dallarında yetişen ve kurusu kav olarak kullanılan. 13. 163. kara üzüm gibi meyveleri olan. ülkemizde kültürü yapılan. Eski Kıpçakçada kāwun (ve kowun) biçimi kullanılır. III..A. DS. 1246) kaya sarmaşığı: (< T. havun) Kabakgillerden. ka un. 1244. MBTS. K AT. 2694) kayacık: (< T. kaya + sarmaşığı) Kayalıklarda biten sarımsak (TS. VIII. Eren. (TS. 136. kaya + ? Far. kuvvetli kokulu. II. 220). manitari + T. KYA. TBAS. 2099. Ağz. 14. Orta Türkçede kāğūn olarak geçer. tek yıllık bir bitki. (TBAS. (TS. “< kav ‘Eski Türkçeden beri kullanılır’. 232. 12. kaya < *kada < *kad-. 2. 88. at ayağı biçiminde bir mantardır. (TBAS. OAAD. Gaz. 482. 2.Y. -i) 20-40 cm yükseklikte. 1941. gon.: gavın.

çiçeği) Geniş. Nişanyan. kaya + yağı) bk. 164) kayındili: (< T. 1248. kayışkıran (TBAS. 2. kaya + ? yarpuz + T. (DS. VIII. kayın + Yun. (kayayağı) (DS. kaya üzümü (DS. meyvesi dövülerek yaralara sarılan bir çeşit bitki. (And.: gaysı. 164) kayır: (< ET. ħāyegįne + T. 30-40 m kadar bir boya erişebilen. Ağz. yaprak döken. kaya + üzümü) Kırlarda biten. . kayın + dili) Bir çeşit kaktüs (DS. Fagus orientalis. Eren. (TS. -u) bk. VIII. manitari + T. VIII. 347) kayın mantarı: (< T. kadhıŋ. (kayganacık). kaygana çiçeği (DS. 2701) kayısı: (< Far. MBTS. çalı ya da ağaçsı bitkiler (TS.416 kaya üzümü: (< T. 2699) kayık çiçeği: (< T. VIII. ħāyegįne + T. BTS. Eren. kayın + -giller) ki çeneklilerden. kum”. cık) bk. kestane gibi çoğu kerestelik orman ağaçlarını içine alan. VIII. 2699) kaygana çiçeği: (< Far. -ı) Pleurotus türlerine verilen genel ad (TBAS. ülkemizde de kültürü yapılan. 222) Kayıngillerin örnek bitkisi olan. taş nanesi (TBAS. < kayın < Ana Türkçe *kadıŋ. 222. kayın. 2. 2700) kayıngiller: (< T. yuvarlak yapraklarının içinden çıkan filizlerin ucunda sarı çiçek açan. 2. her dem yeşil. aysī. 222. kayık + çiçeği) bk. 1617) ncir (DS. 222). kaysi) Gülgiller familyasından. VIII. 2698) kaya yarpuzu: (< T. ana vatanı Çin olan. 1248. yapraklarını döken. palamut diye adlandırılan meyveleri yüksüksü bir kadehçik içinde duran. kerestesi beyaz bir orman ağacı. özsuyu beyaz bir yaban bitkisi. 2698) kayayağı: (< T. Nişanyan. kayır “çiğnenmiş toprak. kışın yaprak döken. 164) kayın: (< ET. 260) kayganacık: (< Far. meşe. TBAS.

2. ortası marul gibi sarı göbekli. 347. kökleri toprağa derince girerek tarlalar sürülürken sabanı tutan. VIII. 2. 165) kayşalak: (< ? ) Beyaz mantar (DS. II. “< ET. kazan + delen. kayın + ana + dili) Dil biçiminde yassı ve dikenli dalları olan bir kaktüs türüne halkın verdiği ad (TS. 106. 154. 162. yumruk. 1616”) Yeşil soğan (DS. 1249. Frenk inciri (TBAS. 1249. Prunus armeniaca. kavrularak yenen bir ot (DS. kayın + ana + yumruğu. (TBAS. aysī + T. çiçekleri kırmızı. üzüm) Yerli bir üzüm cinsi (GD AT. Eren. VIII. kaz an. 164) kaymak otu: (< T. (TS. MBTS. 165) . kaymak otu (TBAS. 458. kaymak + otu) 1-3 m yükseklikte. kayı + soğan. 302) kayışkıran: (< T. Nişanyan. 2701) kayisi üzüm: (< Far. 2. 2701) kaymacık: (< T. Opopanax hispidus. Onosis spinosa. (TS. 341. 164. VIII. kayış + kıran) Baklagillerden. kaymaklık) bk. çok yıllık. VIII. 59) kayı soğan: (< T. ETA. 2. 164) kaynanadili: (< T. güzel kokulu ve açık turuncu renkli meyveleri eriksi tipte olan bir bitki. TAYA. idrar arttırıcı ve taş düşürücü olarak bilinen. DS. “< kayı. kazankulpu (TBAS. BTS. çok yıllık ve dikenli bir bitki.417 eti sulu. 2. 9. 2703) kaymaklık: (< T. DA. TBAS. 1623”) bk. 1252) kaynanayumruğu: (< T. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. KYA. 479”) bk. kaymakcık) Yaprakları enginar yaprağına benzer. MBTS. 2708) kazandelen: (< T. “< T.

2713) . nadiren alt durumlu. kazan + Ar. 2. VIII. kazıyak) Ispanakgillerden. 165. 2712) kazık yemiş: (< T. gazeyağı. 490”). III. kaz + ayağı + -giller). -sı) Corydalis türlerine verilen genel ad. iki veya çok yıllık..418 kazankarası: (< T. genç sürüngenleri Doğu Anadolu Bölgesi’nde ıspanak gibi pişirilerek veya turşu yapılarak yenen. iki yıllık. çiçekleri ışınsal simetrili. Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli. Erz. VIII. (And. ülkemize özgü bir orman ağacı. kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir. meyveleri etli yapı ile çevrlmiş fındıksı ya da kapsül tipte. 25-100 cm yükseklikte. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. III. kaz + ayağı. 681) Havuç (kazık yemiş). genellikle tuzlu topraklarda yetişen. 165) kazayağı: (< T. 2712) kazmaç: (< T. gazayak. “< ET.A. kazan + karası) lkbaharda kırlarda biten. yemeği yapılan bir bitki (DS. VIII. kazmaç) Kış yaz yapraklarını dökmeyen. 312) kazayağıgiller: (< T. VIII. Clauson. Cirsium ciliatum. dikenli. DS. (TBAS. kazağ. . dağlarda yetişen bodur ağaç (DS. (BTS. OT. kazuk < kaz-. yapraklarını dökmeyen. 348) kazgagası: (< T. TBAS.: gazayağı. otsu ya da çalımsı bitkiler. Gülensoy. iki ya da çok yıllık. kukunaria + T. -u) 90-120 cm yükseklikte. (BTS. Kazdağı + Yun. kazık + yemiş) bk. taç yaprakları olmayan. sadece Kaz Dağı’nda (Balıkesir) yetişen. bir. iğne yapraklı. yumrulu ve tüysüz bitkiler (TBAS..A. Abies nordmanniana subsp. kazık (DS. 1256. II. VI. ülkemizde doğal olarak 27 cins ve 71 türle temsil edilen.. equi-trojani. 124. Gaz. Chenopodium. (DS. Ağz. 348) Kazdağı köknarı: (< öz. kaz + ? gaga + T. (TS. 1953. is. Chenopodiaceae. yaprakları kaz ayağına benzeyen. ulb + T. otsu. Çok yıllık. kaz. 2710) kazankulpu: (< T. gazyak. ovaryumları genellikle üst. -ı) Çamgiller familyasından. 165) kazık: (< ET. kazayak.

Ceratonia. VIII. iki yıllık. kerestesi marangozlukta kullanılan bir ağaç ve bu ağacın baklamsı. (harnup) (TS. -ı) bk.419 kazrek: (< ? ) Çiğ olarak yenilen bir çeşit ot (DS. tüylü ve otsu bir bitkidir. 1628”) 100-150 cm yükseklikte. ‘Orta Türkçeden beri kullanılır. şekerli olan yemişi. dağ marulu (TBAS. manitari + T. -u) bk. DS. Capra + T. ülkemizde 2 cins ve 3 türle temsil edilen bitkiler (BTS. -i. keçi + emceği) Siyah renkli bir çeşit incir (DS. keçi + Yun. -ı) Kiraza benzer küçük meyveleri olan bir ağaç (DS. 166. keçemik) Sütlü ve tatlı bir çeşit ot (DS. keçi + kömüreni) Yaprakları soğan yerine kullanılan bir tür yaban sarımsağı (TS. 2. 2716) keçi kirazı: (< T. kerasi + T. keçi + ? bicik + T. 1259) keçi marulu: (< T. 348) keçemçik: (< T. 2713) kebere otugiller: (< Lat. yeşilken pişirilip yenilen. çanak yaprakları 4-8 tane olup serbest ya da birleşik. taç yaprakları 4 tane ya da olmayan. 2716) keçiboynuzu: (< T. VIII. VIII. keçemcik) Taş aralarında biten ve yenen bir cins ot (DS. 166) . basit ya da birleşik. VIII. 2716) keçibiciği: (< T. ovaryum üst durumlu. keçi + Yun. bileşik yapraklı. (TBAS. 1259. maruli + T. keçi + boynuzu) Baklagillerden. kapsül ya da bakka tipi meyveleri olan. 1259) keçi mantarı: (< T. MBTS. 166) keçi emceği: (< T. 2. 2. 2716) keçi kömüreni: (< T. ak mantar (TS. otu + -giller) Yaprakları almaşlı nadiren karşılıklı. Michauxia campanuloides. VIII. keçileri çağırmak için söylenen keç keç sözünden geldiği ileri sürülmektedir’. VIII. TBAS. 2. beyaz çiçekli. 3-10 m yükseklikte. keçi + Yun. 2715) keçemük: (< T. “< keçi.

tūt + T. Yoncaya benzeyen. baş) Bir cins elma (DS. ayağı. Antennaria dioica. çayırmelikesi. TBAS. 1260) kedibaş: (< ? kedi + T. beyazımsı. nemli yerlerde yetişen. -i) Keçisakalı (TS. (DS. keçi + Ar. 2. VIII. 2. çayırlarda. -u) Böğürtlen (DS. 167) kedigözü: (< ? kedi + T. 2. Lâdengillerden. tırnağı) 1. 2. 2. 2717) kediçırnağı (< ? kedi + T. gözü) bk. VIII. 2717. MBTS. 1259) keçi yemişi: (< T. 2717) kediayağı: (< ? kedi + T. Pancar. 2718) . 2718. 1629”) Birleşikgillerden. güzel kokulu çiçekleri olan bir çeşit yaban otu. erkeçsakalı. Cistus ciretius. 2. 1259) kedene: (< ? ) Dökülen tahıldan kendi kendine biten ekin (DS. yumuşak. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaççık. keditırnağı). keçi + sakalı) 1. Gülgillerden. Salix caprea. VIII. śadef + T. 2717) kedicibiği: (< ? kedi + ? bicik + T. -i) Havuç (DS. 2. 1259) keçi söğüdü: (< T. (TS. Spiraea aruncus. 1259) keçisakalı: (< T. toprakları mızraksı ve çizgili. keçi + yemişi) Yaban mersini (TS. kediçırnağı (DS. VIII. uzunca. beyaz veya kırmızımsı bir çeşit üzüm (TS. “< kedi ‘kökü belli değildir’. (TS. 238) kedi dutu: (< ? kedi + Far. 2. keçi + söğüdü) Bataklıklarda ve nemli ormanlarda çok bulunan bir söğüt türü. VIII. iri taneli. sık tüylü bir bitki. beyaz veya pembe çiçekli. 1259) keçisedefi: (< T. keçi + memesi) Sert kabuklu. (kedigözü. VIII. çiçekleri mavimtırak veya mor renkte lâden bitkisinin bir türü.420 keçimemesi: (< T. AAT. (TS. süs bitkisi olarak da yetiştirilen. 2.

150 cm kadar bir boya erişebilen. yaprağı el büyüklüğünde bir ot (kedikuyruğu). Laser trilobum. otsu. otu) ki çeneklilerden. na’nā’ + T. tırnağı) bk. 1260. 2718) kefe kimyonu: (< Ar. (TS. 2718) kedi nanesi: (< ? kedi + Ar. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir.421 kedikınası: (< ? kedi + Ar. 349) kedi otugiller: (< ? kedi + T. VIII. Olgun meyveleri baharat olarak kullanılır. kök sapı hekimlikte kullanılan. -u) 50-120 cm yükseklikte. VIII. kedilerin kokusundan çok hoşlandığı bir bitki. ĥinnā + T. iki çenekli bitkiler familyası (TS. -si) Ballıbabagillerden. (TS. çok yıllık. (DS. keffe + Far. 2. yüzyılda stanbul’da satılan bir lâle çeşidi. -sı) Dövülüp ezilince kına gibi boyalı suyu çıkan bir cins ot (DS. 2. -si) Kırım’ın güneyinde bir şehir olan Kefe’de yetiştirilen ve 17. VIII. 2722) . Özellikle çam ormanlarının altında yetişir. (TBAS. kekremik) Kokulu bir cins ot (DS. VIII. kulağı) 60-70 cm uzunluğunda. kedikulağı (DS. lāle + T. 168) kekeremik: (< T. Valeriana. Tulipa schrenkii regel türünün bir çeşidi olmalıdır (TBAS. çok yıllık. 2718) kedikulağı: (< ? kedi + T. kuyruğu) bk. 167) kefe lâlesi: (< Ar. tüysüz ve beyaz çiçekli bir bitkidir. kediçırnağı (DS. keffe + kemmūn + T. 167. VIII. 2718) kedikuyruğu: (< ? kedi + T. kırlarda yetişen. seyrek olarak da çalı durumundaki bitkileri kapsayan bitişik taç yapraklı. Nepeta cataria. 2. otu + -giller) Yaprakları sapsız olan otsu bitkileri. 1260) kedi otu: (< ? kedi + T. BTS. (yaban sümbülü). 1260) keditırnağı: (< ? kedi + T. TBAS.

kekre (DS. 2724. 168) keklik otu: (< T. kuvvetli kokulu ve çok yıllık bir bitki. 1633) Ballıbabagillerden. TS. 227”) bk. VIII. VIII. pembe. VIII. (TBAS. “< ET. 2. XII. 194) kelbaş: (< Far. kırmızı ve nadiren beyaz çiçekli. IV.A. 1263”) Sarı zambak (DS.. “< Far. 2. Erz. kekre. kelçiçek (DS. keklik + çiğdemi. AA. MBTS. Eren. 498”) Tekesakalı da denilen. “kekil < Far. 224. 4542) keklikgözü: (< T. 349. (TS. kel + T. 4543) kelçiçeği: (< Far. karşılıklı küçük yapraklı. karga soğanı (TBAS. DS. yaprakları acı olan. XII. 143. çiğ yenen bir kır bitkisi (DS. II. dikensiz. pembe. beyaz. kekik (TBAS. TaS. Eren. 168. VIII. kel + T. kırmızı başak durumunda çiçekleri olan ve çiçeği bahar gibi kullanılan. keklik/kekelik. kākül + T. 2723) keklikganağı: (< T. 2398) keklik çiğdemi: (< T. 168. Thymus vulgaris. < kekliğin çıkardığı sesten geldiği anlaşılıyor. bir veya çok yıllık ve kırmızı çiçekli bitkilerdir (TBAS. 168) kekre: (< ET. 168) kekilcen: (< Far. 2. 2. BTS. 227. 1634) Birleşikgillerden. MBTS. kel + T. keklik + gözü) Adonis türlerine verilen genel ad. ülkemizde 38 türle temsil edilen. Gülensoy. 2725) kelçiçek: (< Far. 1262. Otsu. kel. keklik + otu) bk. TBAS. -cen. VIII. çiçeği) bk. 2724) kek otu: (< kekik + otu) bk. Nişanyan. baş. keklik + kanağı) Bir çeşit bitki (DS. 169. odunsu saplı. III. kākül. . Acroptilon repens.422 kekik: (< kökenini bilmiyoruz. çok yıllık ve otsu bir bitki. çiçek) Papatya (DS. 2725) .

Eren. kālak. T YA. 2728) keler kuyruğu: (< T.Y. 2. kalam + T. 2403) kelemenkeşir: (< ? ). 169. Eren. gövdesi büyük bir çeşit ot (DS. Eren. VIII. Erz. 2735) kemçik: (< ? ) Bayırlarda biten. Erzurum ve Kars bölgelerinde sebze olarak kullanılan bazı bitkilere verilen genel ad (TBAS. 2737) .A.. kız + çiçeği) Papatya (DS. 2. Ağz. DS. aydınlık oda ve salonlarda zengin renkli ve çok dallı bir süs bitkisi (TS. DS. VIII. 249. DS. “< ET. III. ETA. VIII. 2. yenen bir çeşit bitki (DS. SA. IV. Erz. . Ağz. II. 2728. -li + otu) Tarlalarda biten.A. VIII. III. Gülensoy. 2734) kelkız çiçeği: (< Far. 500”) Yaprağı küçük. 194. TaS. 1263) kelek: (< Far. kepēli. (And. Krş. 608. EYAD. 228). kelle + T. 2729) kelkaş: (< Far. 195) kelemli otu: (< Far. 248. kel + T. 2728) kelemne: (< ? ) Papatya (DS. 1263) kelebek otu: (< T.A.: keleyh) Ham kavun. < OT. kel + T. kelebek + çiçeği. karpuz (DA. 135. VIII. OAAD.. Nişanyan. 4543. 225. kelebek + otu) Bir cins yaban yoncası (TS. 127. keler. 235. VIII. E A. kalam.423 kelebek çiçeği: (< T. VIII. VIII. kaş) Karnabahar (DS. 227”) ki çeneklilerden. 423. mor çiçekler açan bir bitki (DS. 2734) keltat: (< Far. II. (And. kel + T. -li + ot) Bir çeşit arpa (DS. 485) kelem: (< Far. Lahana (TS.. VIII. “kelebek < OT. tat) Bir çeşit ot (DS. 2727. . XII. çorbalara konulan. keler + kuyruğu. 195. 228).: kelemekeşir) Kırlarda biten. keler. 1264. VIII. 2734) kelleliot: (< Far.

2. palmier + T. tohumlarından koyu bir . 2738) Kemer patlıcanı: (< öz. Kenevir. Clauson. (And. DS. 1267) kemezen: (< ? ) Sarımtırak bir erik cinsi (K AT. Yer elması. 170) kendir palmiyesi: (< ? kendir + Fr. VIII. VIII. bādingān + T. 1273. 2742) kenebörülcesi: (< Far. Ağz. 2. -lik) Kenevir (DS. 2. 230.424 keme: (< Ar. VIII. 3. Kene otu. otu) bk. Kemer + Ar. 2742) kendir otu: (< ? kendir + T. Eren. 1646. Hint keneviri gibi bitkileri içine alan bir familya (TS. lkbaharda yetişen bir çeşit ot (DS. 2736. -ı) Bir çeşit ince uzun patlıcan (TS. VIII. Ağz. ağacı. Eren. 2. 2. tropik bölgelerde yetişen. -ik) 1. Patatese benzeyen bir çeşit mantar. kenevir (TBAS. MBTS. 229).: kem) 1. -si) bk. is. şerbetçi otu. VIII. kendir. 506) kene ağacı: (< Far. TBAS. 729) Kenevir (TS. 230”) 1. Eren. 331) kendi biten: (< T. 1273) kendirik: (< ? kendir + T. 2. “< Far. kanah. Börülce (DS. bādincān < Far. börülcesi) Bir çeşit fasulye (DS. 1273) kendirgiller: (< ? kendir + T. 2. kanah + T. 2741) kendillik: (< ? kendir + T. 2. palmiye (BTS. -giller) ki çeneklilerden. ağaç veya ağaççık durumunu alabilen. kam’a. (And. kendi + biten) 1. VIII. 2. kanah + T. 2742) kene otu: (< Far. otu). 2741.: kenek) Sütleğengillerden. Yaban armudu. 169) kendir: (< kökenini bilmiyoruz. Beyaz ve iri taneli bir cins üzüm (DS. kanah + T. Sütleğengillerden Hint yağı çıkarılan bitki (TS.

TaS. (TS. 2005. 1273. 2440) . 170. 354) kenger: (< Far. kannavi = EYun. iki evcikli. VIII. DS. ilkbaharda yetişen. MBTS. 4545. 170. sapındaki liflerden halat. AVA. 2743. VIII. otsu ve yabani bir bitki. DS. IV. sütlü. 3. XII. TBAS. VIII. 1138. *kannabis. (And. acı yavşan (TBAS. VI. III. Eren. 2. (TS. 2. 170) kep: (< ? ) Kuru soğan (DS. bir yıllık ve otsu bir bitki. MBTS. 171) kerdeme: (< Yun. beyaz veya pembe çiçekli. VIII. 50-350 cm yükseklikte. 333. 116. taze sürgünleri. gerdüme. Lepidium sativum. 1273. yaprakları dikenli. UA. VIII. 2. germide) 20-50 cm yükseklikte. 2744) kepir: (< kökü belli değildir. 2749) kepir yavşanı: (< ? kepir + T. VI. (TBAS. 171) kera: (< ? ) Bir çeşit turfanda armut (DS.425 bitkisel yağ elde edilen. 1991. 1649) bk. Nişanyan. Cannabis sativa. kenger (TBAS. 231) Birleşikgillerden. kangar. Ağz. VIII. Cynara cardunculus. tere. Ricinus comminus. DS. IV. Nişanyan. yavşanı) bk. tohumları. kenger + T. çuval gibi kaba örgüler yapılan. kerāviye. 1996. 2752. 171. bir yıllık otsu bir bitki. 2439) kengi otu: (< Far. (TS. 232). 1648) Bodur ağaç (DS. kardamo. DS. kannabis ~ HAvr. Frenk kimyonu (TBAS. gerdime. erkek ve dişi çiçekleri esrar yapımında kullanılan. TaS. < Far.: gerdeme. 2751) keraviye: (< Far. DS. DS. 1273. BTS. bir yıllık ve otsu bir bitkidir. 20-100 cm yükseklikte. 2742) kenevir: (< Yun. kangar. 226. kenger = OFar. 226) Kendirgillerden. TBAS. otu) bk. 2. Eren. DS. çok yıllık.

Ağz. Marmara. VIII. ahlat (TBAS. Apium graveolens. iki yıllık ve otsu bir bitki. Phillyrea latifolia. MBTS. her dem yeşil./Far. Ege ve Akdeniz bölgelerinde geniş bir yayılış gösteren. ufak incir. kerefs ~ Aram. MBTS. 2766) . TBAS. çiğdem (DS. 43) kerğaş: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS. “< Yun. 30-100 cm yükseklikte. kį se + T. 1652) bk. (TBAS. 2. 2757) kertilce: (< Yun.: geneviz. (BTS. 2. makinin en baskın bitkilerinden biri. DS. 1991. kesme) Kışın yaprağını dökmeyen. kartalos. baba incir (DS. VIII. 2754) kermah: (< ? ) Atlara yedirilen besleyici bir ot (DS. VIII. Nişanyan. kermesse + Far. bīşa + T. -si) Kayıngiller familyasından. VIII. 2753. 2755) kermes meşesi: (< Fr. 171) kese çiçeği: (< Far. VIII. Akdeniz bölgesinde yaygın olan ve 5 m kadar yükselebilen bir ağaççık. krepsā. 2. kireviz) Maydanozgillerden. -ce. 2757) kertme: (< T. 172. DS. kokulu. kesercik) Karçiçeği. Ceanothus. 1278) kesercik: (< T. AAT. 2756) kersin: (< ? ) Yemeklere konulan bir çeşit bitki (DS. kirtil + T. 1276. kertme < kert-. DS. çiçeği) Süs için yetiştirilen ve demet olarak çiçek açan bitki. 2754) kerik: (< ? ) Bir çeşit sert. kereöz. küçük yapraklı bir çeşit ot (DS. Quercus coccifera. VIII. 2.426 kereviz: (< Ar. 226). VI. (TS. 354) kerpize: (< ? ) Dağlarda yetişen kekiğe benzer kokulu. VIII. 1714”) Labada (DS. 171. VIII. 2762) kesme: (< T. (And. yaprakları dikenli. kökleri ve yaprakları sebze olarak kullanılan. Clauson. 738. VIII. (TS.

VIII. kesdene. 2. 1283) keşbir: (< Fr. 2772) keten: (< Ar. 10. cachemire < ng. keşür. VIII. kastania < Erm. 211. UA. emrūd + T. Nişanyan. kettān/kittūnā ~ Akad. Eren. 25-30 m kadar boylanabilen. 9. 2772) keşiş otu: (< Far. TaS. 235). kastania + T. yemez + Far. otsu bir bitki. 2.: kesdane. BTS. Erz. VIII. tohumu kaynatılarak hastalara içirilen bir çeşit bitki (DS. (And. karabaş otu (TBAS. TaS. otu) bk. kışın yapraklarını döken. 10-100 cm yükseklikte. 2771. özellikle tohumu için yetiştirilen. 235) keşir: (< Far. lifleri dokumacılıkta kullanılan. 1283. kabağı) Helvacı kabağı (TS. (And. ılıman iklimlerde yetişen. kettān ~ Aram. TBAS. kişir) Havuç (DS. 144. 2. . (TS. VIII. 2454) kestane kabağı: (< Yun. 2457) keşirlik otu: (< Far. keşkūl. kökü yenilen bir çeşit yaban bitkisi (DS. gazar. Eren. VIII. K AT. kestene) Kayıngillerden. 357) . DS. 2772) keşkül: (< Far. 228) Ketengillerden. 2768. TBAS. bir veya iki yıllık. Ağz. III.: keşşir. 197. 1600) Üzüm türü (EYAD. Linumusitatissimum. kaskeni kestane ağacı. gazar + T. IV.. -lik + otu) Hoş kokulu. 172. 1285. kitūm ~ Sümer. Castanea sabva. ZBK A. IV. keşį ş + T. 357. AAT. keşį ş + T.A. MBTS. (TS. 2. iyi bir çeşit yaz armudu (DS. BTS. -u) Yeşil renkli. 172) keşişyemez armudu: (< Far. 51. 117. 19. kask kestane. 234). 172. çiçekleri mavi renkte ve beş taç yapraklı. “Keşmir yer adından”. VIII.. 108. Ağz. 1662) Su kabağı (DS. kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı ve bu ağacın yenilebilen meyvesi. 2. MBTS. 2772) keşkut: (< ? ) Baharda dere kenarlarında biten.427 kestane: (< Yun.

: kılamuk) Kurak yerlerde yetişen bir çeşit ot. Vatanı Güneybatı Avustralya olmakla beraber Akdeniz bölgesi sahil kumlarında yetişir. çalı görünüşünde bir ağaççıktır. 2. kettān + T. 3-5 karpelli ve ovaryum üst durumlu.428 ketengiller: (< Ar. VIII. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. gömlek) Bir çeşit armut (DS. kettān + T. VIII. çiçekler sarı renkli. otsu ya da çalımsı bitkiler. çok yıllık. is. XII. 2792. (TBAS. çiçek durumu küremsi şekilli ve 10-15 mm çapında. UA. çiçekleri ışınsal simetrili. VIII. MBTS. BTS. ülkemizde 2 cinsle temsil edilen. 2773. Küçük domates (DS. VIII. 2777) Kıbrıs akasyası: (< öz. ayrık otu (DS. VIII. 2774) kevke: (< ? ) 60 cm kadar yükselebilen. 2. Acacia cyanophylla. erkek organları 4-5 adet. DS. 2790) kılamık: (< ? ). 117) ketenköynek: (< Ar. (And. VIII. kettān + T. 1669) Sinir hastalığının iyileştirilmesinde kullanılan. (TS. Yeşil domates. Alyssum corsium. 4551) kıldır: (< ? ) 1. kapsül tipinde meyveleri olan. 357) ketengömleği: (< Ar. VIII. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli. keten ve benzeri türleri içine alan. Domates. 2773) ketiğen: (< ? ) Bir çeşit dikenli ot (DS. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. Batı Anadolu bölgesinde yaygın olan. 173) kıdıman: (< kıdı+man ?) Çiğdem (DS. tatlı bir çeşit incir (DS. Kıbrıs + Fr. kaynatılarak suyu içilen bir bitki (DS. 3. Yapraklar çıplak. 2787) kığıştak: (< ses taklidi kığış’tan “kığış+ta-k”. 173) kevren: (< ? ) Yer elması (DS. acacia + T. (TBAS. gömleği) nce kabuklu. 2795) . 1285. 2. Ağz. -sı) 3-5 m yükseklikte. VIII.

2799) kılkıl: (< T. VIII. VIII. Ağz. Ağz. kılıç + otu) 1. kıl + kirişi) Yaban soğanı (DS. kılınboz) Pancar (DS. 2. ardıç vb. 2798) kılık: (< ET. 2800) kılkuyruk: (< T. Arapsaçı otu (DS. 173) kılıç otu: (< T. Yaraları iyileştirmekte kullanılan. 2077. VIII. incir dizisi (DS. 2. dere kıyılarında yetişen ince yapraklı bir ağaç (DS. kıl + kuyruk) Tohumluk olarak kullanılmaya elverişli olmayan buğday (DS. ağaçların meyveleri (DS. 2800. “< ET. 2798) kılıf: (< Ar. kılgın) Serviye benzer.: gılik) 1. kılıç + arpa. kılıç. MBTS. 1673). kıl + kıl) Mısır (DS. VIII. VI. kılık. Erz. uzunca bir çeşit arpa (DS. kılıç + ? kekik + T. VI. VIII. meşe. -i) bk.429 kılgın: (< T. VIII. 1673) Taze fasulye (DS. 1291) kılıtır: (< ? ) ncir. 4552) kılıç kekiği: (< T. DS. Ammi visnaga. bir yıllık ve özel kokulu otsu bir bitki. 2798) kılımboz: (< ? ). XII. MBTS. MBTS. 2077.: kılımbaz. Çam. (TS. (And. 2. DS. 198) kılkirişi: (< T. Yaprakları kamışa benzeyen. VIII. VIII. DS. 3. . 2796) kılıçarpa: (< T. kaya kekiği (TBAS. Bir çeşit küçük mantar. 2. 2. 4. Fındık büyüklüğünde. ilāf. turşusu ve reçeli yapılan bir yaban meyvesi. kenarları keskin ve kısa bir ot. 2. III. 2798) kılır: (< ? ) Maydanozgillerden. VI. 1672”) Hayvanlara yedirilen sivri. kendine özgü kokusu ve tozu olan. VIII. Kuru fasulye 3. 2043. Palamut. (And.. söğüt yaprağı gibi yaprakları ve sarı çiçekleri olan bir ot. 2800) . 5.A.

Lawsonia inermis. 1293) kınakına: (< sp. VIII. (TBAS. (TS. gındırga. 2. VIII. 2. 2801) kıl otu: (< T. XII. ĥinnā + T. 173) kına çiçeği: (< Ar. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. kıl + otu) Dağlık çayırlarda yetişen ince ve sert yapraklı bir bitki. 324.: gimi. ağacı) ki çeneklilerden. bir veya çok yıllık otsu bitki. 2. Gaz. AVA. 326.: gındıra. 2492) . kimi) 60-90 cm yükseklikte. TaS. VIII. Kevene benzer dikenli bir çeşit ot. Ağz. ĥinnā + T. 3001) kındıra: (< kökenini bilmiyoruz. (And. DS. (And. 2802) kımi: (< ? ). (TS. III. kandıra) Sulu yerlerde biten ince uzun yapraklarının kenarları keskin. Balsamina hortensis.. Eren. 1675).: kındıl. örneği bahçelerde yetişen kına çiçeği olan bir familya (TS. 1675). -lı + parmak) Havuç (DS. 237. MBTS. 2812. 1292) kımçırık: (< ? ) Mürver ağacı (DS. 2. Nardus. iki yıllık. kundur) 1. beyaz çiçekli. küçük bir ağaç. Chaerophyllum bulbosum. ūzek) Kestane (DS. 1292. 1293) kınalıparmak: (< Ar. tropikal bölgelerde yetişen. yumru köklü. Ağz. VIII. gındırık. 2808. MBTS. DS. Hindistan ve Endonezya’da da yetiştirilen. asıl yurdu Güney Amerika olan. kıntır. çiçeği) Kına çiçeğigillerden. 2. 173) kına ağacı: (< Ar. (TS. koyu renkli bir çeşit çayır otu (DS. IV. kıllı + Far. 2809. TBAS. Cinchona. kemi. ĥinnā + T. kurutulmuş yapraklarından kına elde edilen. çiçeği + -giller) ki çeneklilerden. 2. 4552) kındır: (< kökenini bilmiyoruz. VIII. quinaquina) Kök boyasıgillerden. 2. Ağz. ucu diken gibi. VI. ĥinnā + T. 1292) kına çiçeğigiller: (< Ar. kabuğundan kinin çıkarılan bir ağaç. çiçekleri türlü renkte olan.430 kıllı kozak: (< T. 2. 2049.A. dikenli. 2808. kındırka. (And. (TS. Pancar (DS.

VIII. Fumana. VIII. küçük meyveleri olan bir çeşit funda (DS. Kırkağaç + T. 2. 267) kır gülü: (< T. kavunu) Kabuğu alacalı sarı renkte olan bir tür kavun (TS. 2. VIII. çiçeksiz ve otsu bir bitkidir. otu) Baş ağrısını iyileştirmekte kullanılan bir çeşit ot (DS. 1771) Akasya ağacı (DS. 2810) kınnap otu: (< Ar. kırgın + otu) bk. otu. ince uzun yaprakları. is. VIII. olgunlaşınca siyah. kral. gul + T. 2. VIII. “< Ar.431 kıngıra otu: (< ? kıngıra + T. MBTS. kırık) Bir çeşit kılçıksız başaklı buğday (DS. 1296) kırık: (< T. 1676”) bk. 2814) kıral: (< Sırp. 1299) . 2814) kıral eğreltisi: (< Sırp. kır + Far. eğreltisi) Çok yıllık. 2819) kırgın otu: (< T. 174) kıramık: (< kıra-muk ?) Hamken yeşil. tilkişen (TBAS. 2824) Kırkağaç kavunu: (< öz. 2. (TS. MBTS. (TBAS. 174) kıra: (< ? ) Fasulye (DS. inneb + T. 2815) kırbıdak: (< ? ) Yenilen bir çeşit ot (DS. kırmızı çiçekleri olan ve davarlara yedirilen kır otu (DS. -ü) Çorak bölgelerde biten ve gün gülüne benzeyen bir tür çiçek. inneb. kral + T. VIII. kırç + kırç + otu) lkbaharda yetişen. Osmunda regalis. 2817) kırçkırç otu: (< T. kenevir otu (TBAS. VIII. rizomlu.

174) kır lâlesi: (< T. yumrulu. kırk + baş + otu) 10-80 cm yükseklikte. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. (TBAS. kirkat) Kırmızı ya da kestane rengi meyveleri olan. atkuyruğu (TBAS. çayırlarda biten. karlaguç. kırk + kanat. kırlangıç + otu. 2829) kırk günlük: (< T. 262) kırkbaş otu: (< T. VIII. 211. Manisa lâlesi (TBAS. (And. boğum boğum olan dalları süpürge çöpüne benzeyen ve yiyen hayvanları ishale uğratan bir ot (DS. 4555) kırksinir otu: (< T. 174) kırk budak: (< T.432 kırkat: (< ? ). bağa (TBAS. 174) kırklık: (< T. 174) kırlangıç otu: (< T. Eren. kırk + budak) Fesleğen çiçeği (DS. atkuyruğu (TBAS. su kenarlarında. “< ET. VIII. 2830) kırkma kamış: (< T. 2828) kırkboğum otu: (< T. kırklık) Kırk günde yetişen bir çeşit kırmızı buğday (DS. sütü . VIII. kanat. 2829) kırkkanat: (< T. XII. kırk + sinir + otu) bk. Loentice leontopetalum. Eren. i līd + T. 205”) Yaraları iyileştirmek için kullanılan. DS. otu) bk. kırk + boğum + otu) bk. “< ET. kamış) Sulak yerlerde yetişen. tanelerinden asitsiz bir yağ elde edilen. boğumlu gövdesinden kaval yapılan bir çeşit kamış (DS. VI. 238”) Gelincikgillerden. lāle + T. kırk + boğum) Tilkikuyruğu da denilen. VIII.: gırgat. 2830) kırkkilit otu: (< T. 2056. VIII. Ağz. çok yıllık. TBAS. 174) kırkboğum: (< T. muşmulaya benzer küçük dikenli ağaç (DS. 2828. kırk + Ar. kır + Far. kırk + günlük) Mayıs ayında çıkan ve kırk günde yetişen bir çeşit bakla (DS. VIII. -si) bk. yaprakları damarlı bir ot (DS. Nişanyan. kırkma + ? T. çiçekleri altın ve limon sarısı renginde olan.

2. 690”) Kırmızı ile siyah arası şaraplık üzüm (DS. kentauron) 50-80 cm kadar yükselebilen.A. (TBAS. irmizį . 136. gevrek. VIII. 4509. domuzağırşağı (TBAS. kök boyası (TBAS. ştah açıcı olarak kullanılır. otu) 50-80 cm yükseklikte. kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir.A. turb) Turpgillerden. irmizį + T. çok yıllık. 2834) kırmızıbiber: (< Ar. (TS. “< ET. 2. Yatıştırıcı ve uyutucu olarak kullanılır. benefşe + T. Krş. (And. irmizį + Yun. 174) kırmızı kedi otu: (< Ar. 175) kırmızı kök: (< Ar. 1301). irmizį + Far. Ka. kökü kırmızı olan bir turp türü. 1300. 226. irmizį + OFar. iki yıllık. irmizį + Yun. kırmızı veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. 2832) kır menekşesi: (< T. lahano) Rengi kırmızı olan bir tür lahana (TS. 2834) kırmızı kantaron: (< Ar. 275. rizomlu. 240) kırmızı bacaklı: (< Ar. 174) kırlı: (< T. 1302) . irmizį + ? kedi + T. 1302) kırmızı turp: (< Ar. kök) bk. AA. Centranthus ruber.: gırmızı) Domates (DS. TS. -lı) Yaban çileği gibi toprak üstünde uzanan.. 2. kır + Far. 2. OAAD. irmizį + T. VIII. TBAS.Y. VIII.433 siğillere karşı kullanılan. çok yıllık ve otsu bir bitki. Centaurium erythraea. XII. irmizį + Yun. -si) bk. (TBAS. Clauson. 175) kırmızı lahana: (< Ar. kırlı) Sebze fidesi (DS. 2. 174) kırmızı: (< Ar. dalları ezilerek yaralara sarılan kırmızı renkli bir ot (DS.Y. 1301) kırmızı gevrek: (< Ar. 477. pāçak + T. pipéri) Patlıcangillerden bir biber türü (TS. (TS.. Raphanus sativus varradicula. Chelidonium majus. Ağz. kevrek < kevre-. (temre otu).

otu) ştah açıcı ve mide ağrılarını giderici olarak kullanılan. kırtık) Yapraksız çalı (DS. 4556. Mahmut) Tütüne karıştırılıp içilen. 4556) kırt kırt: (< kırt + kırt “ses taklidi”) Havuç (DS. VIII. (TS. Clerodendron. kısa + öz. gizĥa biçiminden alınmıştır. V.. is. kısacık + öz. is. (And. kır + sakızı) bk. III. 2845) . gısha. 334) kısmet ağacı: (< Ar. tohumluk küçük soğan (DS. XII. ısmet + T. VIII. 324. (TBAS. 151) kır soğanı: (< T. gısga. VI. 2062. DS. 2. Teucrium chamaedrys.434 kırna: (< ? ) Yaban zambağı (DS. Mahmut) bk. Eren. 175. 2839) kısamahmut otu: (< T. -i) bk. VIII. Mahmut + T. yaban yasemini (TBAS. 50 cm kadar yükselebilen. kır + soğanı) bk. DS. ağacı) Bütün sıcak ülkelerde sık rastlanan tırmanıcı ve iri gövdeli ağaç. VIII. kır + Far. XII. AVA. Tietze’ye göre Ar. 240). soğan (TBAS. 2834) kır sakızı: (< T. VIII.A. 1858. fisge. kırmızımtırak mor çiçekli bir bitki.: fısga. kanlık (TBAS. 1307) kışgana: (< ? ) Karadut (DS. Gaz. 2838) kır yasemini: (< T. DS. 175) kırtık: (< T. 2839) kıska: (< Kökeni karışıktır. kısaca + öz. Ağz. 2839) kısacıkmahmut: (< T. kısacıkmahmut (DS. gısğa. yāsemen + T. fıska. çok yıllık. gıska) Arpacık soğanı. is. sarılık hastalığında kullanılan yaban otu (DS. 175) kısacamahmut: (< T. otsu. Buna karşılık Tizitzilis Rumcadan geldiğini yazmıştır. VIII.

: kıvırşık) 1. kış + Yun. 175) kış mantarı: (< T. 2845) kışla dikeni: (< T. kıvrışık (DS. kıv(ı)rışkan) bk. kıvırcık (TS. kıvırcık + t. kıv(ı)rışık). -ı) bk. ağaç mantarı (TBAS. kıvrak + darı) nce taneli. sonbahar ekimi ile beraber yetişen buğday (DS. 176) . 2. Ağz. 2850) kıvışkan: (< T. (TBAS. 175) kıtış: (< ? ) Küçük. VIII. çok yıllık. manitari + T.435 kışgözü: (< T. karaçalı (TBAS. VIII. (And. 2. 2848) kıvırcık: (< T. kara bir çeşit mantar (DS. VIII. 2848) kıtleyük: (< ? ) Kiraz (DS. VIII. sütlü ve sarı çiçekli bir bitki. VIII. kış + gözü) Sonbahar ve kış aylarında bahçelerde kendiliğinden yetişen ve kavrularak yaprakları yenilen bir ot (DS. 1311) kıvırcık salata: (< T. Scorzonera semicana. salata) Yeşil salata. kışla + dikeni) bk. gıvışgan otu (TBAS. çok patlayan bir çeşit mısır (DS. VIII. 2852) kıvrak darı: (< T. 1311) kıvrışık: (< T. kalın köklü. Pazı bitkisi. kıvırcık) bk. 2. 2850) kıvrak buğday: (< T. kıvrak + buğday) lkbaharda ekilip. 176) kıvşıyık: (< ? ) bk. 2852) kıvrım: (< T. Pancar yaprağı (DS. kıvırcık salata (TS. kıv(ı)rım) 15-45 cm yükseklikte. VIII. yaprakları kıvırcık bir tür marul. otsu.

Ağz. Türkçede –mık ekiyle yapılmış birçok türev vardır. 176. 2539) kızılak: (< T. MBTS. 60) kızhanım: (< T. Eren. BTS.436 kıyak: (< T. 2863) kızılbacak (II): (< T. 2. VIII. 2854) kıyık elması: (< T. 176) . TaS. DS. Orta Türkçede kızlamuk olarak geçer. Kızılcık ağacı ve meyvesi. (DS. VIII. 2862) kızılağaç: (< T. kök boyası (TBAS. erkek çiçekleri püskül biçiminde olan. kerestesi kolay işlenebilir bir ağaç. TBAS. Alnus. kökle gövde arası turuncu olan bir çeşit yaban otu. Rosaceae crataegus. 242. IV. 1695) Sazlık yerlerde biten. kızıl + boya) bk. karamuk (TBAS. 2. Orta Türkçede geçen kızlamuk biçimindeki -l-’nin erken bir çağda düştüğü anlaşılıyor. kır pancarı (DS. pāçak) Yemeği yapılan. 2863) kızılbacak (I): (< T. 2857) kızamık: (< T. 684). kıyak < kıy-ak. (TS. Türkçenin Gücü. kıyışak) Ebegümecigillerden bir çeşit ot (DS. kız + hanım) Hüsnüyusuf. kızıl. Gülgillerden alıç ağacı ve meyvesi. Çin karanfili (DS. kızılak) 1. kız + güzeli) Bir çeşit bitki (Aksan. 1318. kıyık + elması) Yaban elması (DS. Türkçe kızıl kökünden geldiği açıktır. VIII. < kızlamuk < T. 366. kızıl + OFar. VIII. kızıl + ağaç) Gürgengillerden. dişi çiçekleri küçük ve sarımtırak. (And. 2863) kızıl boya: (< T. 2. 2860) kızgüzeli: (< T. VIII. VIII. kızıl + OFar. VIII. hayvanların çok aç kalmadıkça yemediği kalın ve kuruduğu zaman yanları keskinleşen bir çayır otu (DS. pāçak) Yapıncak üzümü (DS. kışın yapraklarını döken ve 20 m kadar yükselebilen. VIII.: kızambuk) bk. Clauson. kızamık. 2856) kıyışak: (< T. 176.

2864) kızıleğlim: (< T. VIII. 1318. güzel kokulu bir çeşit erik (DS. VIII. VIII. 176. genellikle eriksi tip meyveleri olan. zararlı bir çeşit ot (DS. Eren. Ege ve Akdeniz bölgelerinde ormanlar oluşturan bir ağaç türü. kızıl + eğ(i)lim) Domates (DS. tek çekirdekli. VIII. BTS.: gızılcıħ. Erz. her dem yeşil. 1318. (TS. (And. 1318) kızılcık: (< T. kızılca) 1. kırmızı renkli. 2864) kızılçam: (< T. Cornus mas. DS.437 kızılburun: (< T. 364) kızıldip: (< T. reçeli ve şerbeti yapılan. AA. DS. yaprakları karşılıklı ya da almaşlı. kızılcık + -giller) ki çeneklilerden. buruk bir tadı olan yemişi. TBAS. kızıl + burun) Pembemsi yeşil renkli. kızılca) Kızıla çalan bir çeşit buğday (TS. Marmara. kızıl + Ar. 2863) kızılca (I): (< T. kızılca + dişi) 4-5 m yükseklikte. 1318. 2864.A. şam’) Çamgiller familyasından. diken yapraklı. 139) kızılcıkgiller: (< T. kızıl + dip) Pancar (DS. 243”). 2. 1318. 2. çalı ya da yarı çalımsı bitkiler (TS. 2864) kızılca (II): (< T. III. 25 m kadar boylanabilen. beyaz çiçekli bir ağaççık (Cornus senguinea). VIII. VIII. 2. 2864) . 2. ülkemizde bir cins ve iki türle temsil edilen ağaç. kızılcık. 2. VIII.. kışın yaprağını döken. BTS. Pinus brutia. kızıl + cırık) Tarlalarda biten. (TS. gızılcuħ) Kızılcıkgillerden. Yaprakları geniş ve tohumları şeker pancarına benzeyen bir ot. beyaz çiçekli bir ağaç ve bu ağacın güzün olgunlaşan. 2. kırmızı. deniz seviyesinden 1200 m kadar olan yüksekliklerde yetişen. “< kızıl + -cık. 366) kızılcırık: (< T. Pazı bitkisi (DS. çoğu iri gövdeli. 136. lahana büyüklüğünde. iğne yapraklı. (TS. . Ağz. 2864) kızılcadişi: (< T. ülkemizde kısmen Karadeniz.

kök boyası (TBAS. 1319) . 1318) kızıl kaytarma: (< T. (DS. VIII. acı yonca cinsleri içine alan bir bitki familyası (TS. kızıl + Çuv. 10-50 cm yükseklikte. kızıl + ot) Havuç (DS. 2865) kızılgücük: (< T. XII. 2.438 kızılenik: (< T. 2866) kızıl ot (I): (< T. kızıl + kök) bk. 2864) kızılgöz dikeni: (< T. kızıllık) Üzerinde kızılcığa benzer meyvesi biten bir çalı (DS. sap ve yaprakları hekimlikte kullanılan. altın dikeni. Eren. VIII. kızıl + ot) 1. 4559) kızıl işgildi: (< T. VIII. kırmızı çiçekli. 2. (TS. VIII. Bir çeşit ot. 177) kızıllık: (< T. güveyfeneri (TBAS. 136”) Kökünden kırmızı boya çıkarılan bir ot (DS. kızılkantaron. -ları) Denizlerin yaklaşık 200 m derinliklerinde yaşayan kırmızı renkli su yosunları (TS. 3. 2865) kızılkantaron: (< T. kızıl + kaytarma) bk. Eğrelti otu. kızıl + göz + dikeni) Sarı diken. 2866) kızıl ot (II): (< T. kızıl + su + ? yosun + T. kızıl + Yun. Scolymus compositae. kızıl + sarmaşık) bk. 2. 2866) kızıl sarmaşık: (< T. anç k ‘enik’. -giller) ki çeneklilerden. 1318) kızılkantarongiller: (< T. VIII. kentauron) Kızılkantarongillerin örnek bitkisi olan. kızıl + küçük) Havuç (DS. 177) kızıl kök: (< T. kızıl + Yun. kızıl + ? işgildi) Kırmızı yaban mersini (DS. Bağlarda teveklere sarılan sarmaşıkgillerden bir ot (DS. bostanbozan (TBAS. 177) kızıl su yosunları: (< T. 2. iki yıllık otsu bir bitki. VIII. karşılıklı yapraklı. Eryhraea centaurium. kentauron + T. enik. “< Çuv.

kibrį t + T. 2. ana vatanı Mısır olan. 1325.A. ahlat (DS. 2869) kibrit otu: (< Ar. 2. çivit otu (TBAS. Bir tür şeftali (TS. alıç (TBAS. 2869) kialan: (< ? ) ğde yaprağı gibi yaprakları. VIII. TBAS. BTS. Agrimonia eupatorium. greyfrut. 177) kızmemesi: (< T. meyveleri baharat olarak kullanılan. bir yıllık. ucu) Itır çiçeği (DS. Cuminum cyminum. Altıntop. TaS. VIII. kız + memesi) 1. beyaz çiçeği olan. 2572) kinkar: (< ? ) Devedikeni. 2. 2869) kibre: (< gebre ) Bir çeşit ot (DS. yol kenarlarında biten. VIII. ince kabuklu bir çeşit üzüm (DS. Kuzeydoğu Anadolu dağlarının ormanlarında bulunan. gilį m + T. 2871) kiliz: (< kökenini bilmiyoruz. ıtırlı ve otsu bir bitki. 244) bk. IV. kızıl + yaprak) Gülgillerden. 446. otsu ve çiçeksiz bir bitkidir. III. VIII. 177) kızlar yemişi: (< T. Eren. 1320) kızyanağı: (< T. kız + yanağı) Pembe renkli. kemmūn < Yun. 177) kilim ucu: (< Far. (TS. (TBAS.439 kızılyaprak: (< T. yuvarlak taneli. Gaz. kızlar + yemişi) bk. (TS. beyaz veya pembe çiçekli. 1319) kızlargöbeği: (< T. kofa (TS. 2. 2. VIII. otu) Gövdenin ikiye dallanarak uzamasıyla kolayca tanınan. kızlar + göbeği) bk. 2869) kialmas: (< ? ) bk. haziran ayında dağlarda görülen bir bitki (DS. 50 cm kadar yükseklikte. VIII. 178. diken (DS. Lycopodium clavatum. 368. sarı çiçek açan bir bitki.. 1338) kimyon: (< Ar.) Maydanozgillerden. 2873) .

233. 2877. 2877) kiriş: (< ET. 2877) kirlice: (< T. giraz. 2876. DS. Tietze. Eren. 149. Havuç (DS. beyaz veya pembe çiçekli bir meyve ağacı. < Yun.: gilyaz. etli. 36. 280. MBTS. OAAD. 369. VIII. kerasi + T. 3. -u) Kiraz zamanı yetişen bir çeşit armut (DS. T YA. 2878) kirkin: (< ? ) bk. 2575) kiresep: (< ? ) Bir armut çeşidi (AA. 108. VIII. AA. TaS. GBAA. 21. IV. Nişanyan. VI. *ker. 697). TBAS. Pırasa. 73. DS. (And. 2879) kirmit: (< ? ) Ağaçların arasında biten. (TS. K AT. kráno. 16. DS. AAT. Ağz. VIII. VIII. 331. 2754. 2235. EYAD. Nişanyan. 233). Ağz. 144. güren. evlek mantarı (TBAS. Taşlar arasında biten bir çeşit ot. tek çekirdekli meyvesi olan. DS. kiran) Kızılcık (DS. 178) kirkit: (< ? ). TaS. Cerasus avium. gören. 2881) . 2. 3 m kadar yükselebilen. yapıncak denilen bir çeşit üzüm (DS. (And. tatlı ve gevrek bir çeşit üzüm (DS. VIII. III. kerasi. küçük ve sert bir elma türü (TS. yenilen bir çeşit mantar (DS. 2879. kerasi = EYun.440 kiraz: (< Yun. kıren. Eren. VIII. 244). 1713. 2. 2. (And. 245. 1882.: keriş) 1. kiriş. kirez) Gülgillerden. VIII. sulu. Ağz. elması) Kırmızı. kerasi + Far. BTS. üzeri benekli. dikenli veya dikensiz. kirlice) Şarap ve sirke yapmaya yarayan. kerasos ~ HAvr. emrūd + T. 178. 1327) kiren: (< Yun. 183. 302) kiraz elması: (< Yun. 2. 1327. giren.: kirgit) Badem şekeri biçiminde. 2078. 144) kirez armudu: (< Yun. (And. Ağz. VI.: eğren.kiraz. VIII.

bā ilā) Bir çeşit bakla (DS. 371) kizir: (< Far. VIII. -il). otsu. Eren. 247). yaprakları dikenli ve yassı. kişmiş. XII. Ağz. 2890) kobuk: (< T. çok yıllık. patatese benzeyen bir bitki (DS. bitki) Bir iklim bölgesinde en iyi yetişen ve verimi en fazla olan bitki (BTS. 247) Küçük taneli bir tür çekirdeksiz siyah üzüm (TS. VIII. Nişanyan. (TBAS. C vitamini bakımından zengin meyve.: kişkiş) 20-50 cm yükseklikte. 372) kobar: (< ? ) Meşe ağacı (DS. climax + T. 179. Eren. 2891) . 233) Ana vatanı Çin olan. 2886) kitir: (< kıtır “ses taklidi”) Salatalık (AAT. Türkçede benzeşme sonunda kişniş biçimini almıştır. VIII. VII. 2883) kirtil: (< kirt “ses taklidi” + T. meyveleri baharat olarak kullanılan ve üzeri şeker ile kaplanarak kişniş şekeri yapılan. 2. 239) kivi: (< ng. kertik + Yun. 2373. 1498) Çayırlarda biten.: hırtıl) Havuç (DS. gizį r. Coriandrum sativum. MBTS. (And. Actinidia chinensis. VIII. (TS. kabuk. 2. DS. kahverengi tüylü kabuğu soyularak yenen. 2. 4561) kişmiş: (< Far.441 kirtik kiraz: (< T. 2888) klimaks bitki: (< Ing. DS. kiwi. beyaz veya pembe çiçekli bir bitkidir. kerasi) Geç olgunlaşan sert bir çeşit kiraz (DS. BTS. 1718) Kökü ve yaprağı yenilen küçük bir ot (DS. sulu. 2. 1333. MBTS. koca + Ar. bir yıllık. Ağz. VIII. gişnīz (kişnīz). yeşil renkli. 1332) kişniş: (< Far. VIII. 2890) koca bakla: (< T. (And.

MBTS. TBAS. ayrıca Türkçe koç kelimesinden türemiş olabileceği de ileri sürülmüştür. çiçekleri beyaz veya pembe. 2. koca + baş) 1. 2891) kocadepen: (< T. Lahana. (TBAS. koca + yemiş) Fundagillerden. VIII. Astragalus subrobustus. Bazı türler yenilebilir. XII. koca + tepen) Sulu. 3-6 m yükseklikte. Pancar (kocabaşı). manitari + T. 2. VIII. Turp. koçijaş < Macarca. Mavi renkli çiçeği ve nohut büyüklüğünde tohumu olan bir buçuk metre boyundaki dikenli bir ot (DS. koçan. 237) kocabaşı: (< T. 2. 2891) koca yemiş: (< T. koçlama + Yun. VIII. 2894) koçkuyruğu: (< T. kırmızı renkli meyvesi. 2891. koca + başı) 1. 1337. bk.442 kocabaş: (< T. kışın yapraklarını dökmeyen bir ağaççık ve bu ağacın 1-2 cm çapında. 2. bazıları da zehirlidir (TBAS. koç + Yun. Arbutus uneda.. (And. 2891) koca buğday: (< T. manitari + T. yumuşak ve sarımsı bir çeşit buğday (DS. 3. 4510. (TS. koç + otu). kabukları ince ve küçük bir çeşit armut (DS. MBTS. koçan. 180) . -ı) Bazı Clitocybe türlerine verilen genel ad. VIII. 180) koçaç: (< Sırpça. TBAS. 2893) koçan: (< Muhtemelen Slav dillerinden alınmıştır: Rus. (DS.: goçotu) Yaylalarda yetişen kokulu bir çeşit ot (DS. kocabaş (–1). 180) koç mantarı: (< T. -ı) Russula türlerine verilen genel ad (TBAS. 2. VIII. 180) koçlama mantarı: (< T. Ağz. SA. pembe veya mor çiçekli bir bitkidir. koca + buğday) ri taneli. koç + kuyruğu) Çok yıllık. 208. 1722) Armut (DS. ST AT. VIII. 171. 1722) Yer elması (DS. Bulg. 180) koç otu: (< T.

VIII. “< koğuş ‘kökü bulunamamıştır’. 1723”) Bodur ağaç (DS. 1338) koful: (< kof+u+l. zehirli. DS. kayın ağacı (DS. VIII. kiliz (TS. coca “Peru dilinden”) ki çeneklilerden. koçkuyruğu (TBAS. kokar + ağaç) Uzak doğuda yetişen. 1339. DS. VIII. TBAS. 249) Hasır otu. Scrophularia myriophylla. 4563) kofurgalık: (< T. 2904) kokar çaşır: (< T. 2. kokarcık) Arpacık soğanı. pis kokulu. 223-229) kokarganak: (< T. kışın yapraklarını döken. 2904) kokarcık: (< T. dallarından ok ve yay yapılan bir çeşit ağaç. Eren. 180) kofa: (< kökünü bilmiyoruz. Ailantthus. çiçekleri küçük ve sarımtırak. 1339. Erytrroxylon. kokar) Domates (DS. gāwşīr ‘çakşır’) Yaprakları çaşır yaprağına benzeyen bitkinin hoş olmayan bir kokusu vardır. XII. 20 m kadar yükselebilen. koç + taşağı) bk. VIII. 2904) kokar ağaç: (< T. 2. kof ‘içi boş’. ilkbaharda sarı çiçek açan ve harman süpürgesi yapılan bir çeşit bitki (DS. 2. (Duran. (TS. küçük soğan (DS. 2904) kokar: (< T. 2. 1723”) Dağlarda yetişen. 2. kofurgalık “< ET. (DS. 181. 2900) koğuş ağacı: (< ? koğuş + T. MBTS.443 koçtaşağı: (< T. “Türkçede isimden isim yapan +l eki yoktur. kokar + Far. MBTS. (TS. Bu özelliğinden dolayı “kokar çaşır” denilmiştir. VIII. kokar + kanak) Kötü kokulu bir çeşit ot (kokarzade). 1723”) Dağ yamaçlarında yetişen. XII. 2903) koka: (< sp. 4563) . zeytine benzer meyvesi kırmızı renkte olan. en çok Peru’da yetişen bir bitki. VIII. yapraklarından kokain çıkarılan. büyük bir ağaç. saz. 2. ağacı. MBTS. kamış.

kerasi) bk.444 kokar ot: (< T. kokona. 2906) kokulu yonca: (< T. VIII. kokona + T. VIII. çayırlarda yetişen. otu) Buğdaygillerden. kokarganak (DS. 249) Mısır (TS. 2. kokar + ot) 1. idris ağacı (TS. 2. kokar + otu) bk. 2905) kokarzade: (< T. 2905) kokone buğday: (< Yun. (TS. 1340) kokulu kiraz: (< T. 1341) kokulu narpis: (< T. IV. hayvanlar için iyi bir yem olan ıtırlı bitki. ahlat (TBAS. kokulu + Yun. 2905) kokar otu: (< T. Eren. zāde) bk. Afrika’nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan. 2. “< Yun. Kokulu bir yaban otu. Anthoxanthum odoratum. 1340) kokoz: (< kökenini bilmiyoruz. buğday. 2. koku + ağacı) Öd ağacı (TaS. 181) kola: (< Fr. kokulu + ? yonca) bk. cevz) Kabuklu ceviz (DS. MBTS. VIII. 2905) kokceviz: (< T. VIII. kokar + Far. eşek yoncası (TBAS. 2. Eren. Kereviz (DS. kokar ot –1 (DS. kokulu + ? yarpuz) Nane (DS. VIII. 2906) kokoroz: (< Balkan ve Avrupa dillerinde yaygın olarak geçen bu sözün kökenini bilmiyoruz. kabuk + Ar. çekirdekleri kahveden daha . 249) bk. cola “Sudan dilinden”) Kolagillerden. 12 m kadar boylanabilen. 1725”) Çok tane veren bir çeşit buğday (DS. kokulu + ? çayır + T. 4563) kokaz: (< ? ) Yaban pırasası (DS. XII. 2608) kokulu çayır otu: (< T. 181) koku ağacı: (< T. VIII.

VIII. Comatula) Deniz lâleleri sınıfından. 2911) koluncuk: (< Fr. Ağz. DS. 1342) kolak: (< ? ) Ekşi ve iri bir çeşit kış elması (DS. Comatula. VI. 376) kolagiller: (< Fr. colonne. genç evrede saplı. VIII.445 uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki. VIII. 2193. (TS. kola (BTS. 3-5 m boyunda. MBTS. kışın yapraklarını dökmeyen. 182. “< Fr. (BTS. 2914) korman: (< ? ). BTS. 379) komşugezen: (< T. cola + T. yağlı tohumlu mevsimlik bitki. VIII. VIII. MBTS. 177. ağacı) bk. 376) kola ağacı: (< Fr. 342) komar: (< kökü bulunamamıştır. iri ve mor çiçekleri olan zehirli bir ağaççık. kolon + T. 2913) komatula: (< Lat. 1731”). Brassica napus. Ağz. DS. 1734) Kuzey Anadolu dağlarında yetişen. (TS. Cola acuminata. 2926) . 2. 2. (kola ağacı). Hododendron ponticum. bir çeşit sarımsak (DS.: guluncak) Kadınparmağı denilen ot (DS. (And. 2. ergin hâlde serbest hareketli türleri olan bir derisi dikenli cinsi. 2907) koloz: (< ? ) Bir çeşit sarı buğday (DS. 1348.: kormen) Yaban pırasası. (And. 1348) komallug: (< ? ) Bir ağaç nevi (K AT. 2. colza) Turpgillerden. -cuk. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. 2. (TS. komşu + gezen) Evde küçük alanlarda yetişen ve her tarafa kol atarak uzayan bir süs bitkisi (DS. büyük ve küçük kola ağaçları gibi birçok türü içine alan bir bitki familyası (TS. 1342. 2. VIII. cola + T. 2912) kolza: (< Fr. TBAS.

1755”) bk. “< Erm. kornkan. Lathyrus tuberosus. Farsça talx üzerinde duruyor. Bu ad “olmamış yemiş” olarak da kullanılır. 2. 2672. 2106. kōt’an. VIII. Centaurea glastifolia.: korangal. DS. lezzetli bir tür turşuluk hıyar (TS. DS. kıran. 253. 1370. DS. hasır otu (TS. 1366. DS. VIII. 185) koşkoz: (< ? ) 30-80 cm yükseklikte. nār) Bir ağaç cinsi (K AT. -cık. (TBAS. Nişanyan. VIII. “< kovan ‘kökü belli değildir’.: goruħ. Eren. 2925. II. 182. koğa) Bataklıklarda yetişen bir çeşit saz. Ammi visnaga (Umbelliferae). 2094. parlak pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. TBAS. 253). kōt’an + T. (And. Orta Türkçede koruğa talka. 2602) kovancık: (< ? koğan + T. VIII. Ağz. kökünde yumrular bulunan. (And. yabancı bir dilden alındığı açıktır. IV. 247). 2. govuk. DS. sarı kokulu (TBAS. XII. Ağz. tarka adı verilir. 2. 2934) kotankıran: (< Erm. 602) korunga: (< Erm. kor + Far. (TBAS. DS. 343) kornişon: (< Fr. DS. 1365) koruk: (< Scherner’e göre Farsçadan alınmıştır (< Far. 1754”) 100 cm kadar yükselebilen. (DS. 1750). 2. MBTS. 1367. DS. 4563. VIII. 2938. < kökü belli değildir. Ancak Farsça gōra’nın Türkçe koruk biçimini ses bakımından karşılamadığı açıktır.446 kornar: (< T. Eren. (And. Clauson’a göre. körigen) Yabanî yonca. kov a < ? kovı içi boş kof. 4567. MBTS. otu) Oğul otu (TS. ETA. Ağz. MBTS. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. gōra). Clauson. 2924. çok yıllık. 1371) . 2. VIII. 2901. 183) kovan otu: (< ? koğan + T. 2. 2. VI. TaS. cornichon) Kabuğunun üzeri pürtüklü. XII. karuk) Henüz olgunlaşmamış ekşi üzüm (TS. DS. koringön. goruk. 182) kova: (< ET. 2933) koşni: (< ? ) Diş hilali otu. tirfil (TS.: goğa. VI. 2.

(TS. 2. Ağz. çok yıllık. rizomlu. VIII. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 247. koy/koyn (viii). rozet yapraklı. çok yıllık. (TBAS. 2686) koyungözü (II): (< T. sarı kantaron (DS. tüylü. 1373) . 183) koyundibi: (< T. DS. 1373) koyungözü (I): (< T. (And. TaS. 2944. yumak otu (TBAS.: goyungözü) Birleşikgillerden. 183) koyun yumağı: (< T. 2944) koyun otu: (< T. 2. VI. koyun + kıran) lâç yapmakta kullanılan bir çeşit bitki. 2943. TBAS. koyun + gözü). sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. parçalı yapraklı. koyun mantarı (TS. Erz. çok yıllık. koyun + göbeği) Bir çeşit mantar. koyun + yumağı) bk. 1758) Ceviz (TS. manitari + T. koyun + Yun. “< ET. IV. -ı) Bir çeşit mantar (DS. 144. TBAS. 255.447 koyun baklası: (< T. VIII. koyun + Ar. kalın köklü. MBTS. -sı. koyun + gözü) ri ve yassı taneli bir çeşit kara üzüm (DS. 2111. koyun + çiçeği) bk. 1757”) bk. 183) koyun çiçeği: (< T. Nişanyan. beyaz ve iri bir papatya türü. (DS. VIII. III. koyun + otu) 20-120 cm yükseklikte. bā ilā + T. 2. VIII. MBTS. 2. Matricaria parthenium. 2943) koyunekmeği: (< T. koyungözü – I. Eren.. VIII. 183) koz: (< Far. gawz ‘Arapça yoluyla Türkçeye ceviz olarak da geçmiştir’. 1373. 2944) koyunkıran: (< T. koyun + ekmeği) 15-75 cm yükseklikte. 2944) koyun mantarı: (< T. (TBAS. . domuz baklası (TBAS. DS. Agrimonia eupatoria. 183) koyungöbeği: (< T. 2.A. Malabaila secacul. 183. VIII. koyun + dibi) Bir çeşit ot (DS.

1374. gökrek) lkbaharda dağlarda biten. VI. 2951). 51. Pancar. 1952. ūzek. soluk sarı çiçekli. 2. TBAS.448 kozak üzümü: (< Far. iğne yapraklılar (TS. II. kozak + T. kömür) Karadut (DS. 2. 1-2 metre uzunluğunda. Flubia tinctorum. kınakına. altın kökü gibi birçok cinsleri ve bunlara bağlı dört bin kadar türü içine alan bir familya (TS. elması) Sonbaharda yetişen. kök + boyası) Kök boyasıgillerden. göbeği kuruyunca dik ve mantar gibi olan bir çeşit bitki (DS. gövdesi sert dikenli. DS. 608) kök boyası: (< T. “< Far. VIII. -lak). 2947) köğrek: (< T. tepsi koni biçiminde ve odunsu dokulu meyvesi (TS. yemişleri kozalak biçiminde. ūzek + T. kök + boyası + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. (And. VIII. 1-2 m uzunluğunda. meyveleri zeytinsi olan ve kahve ağacı. yaprakları iğnemsi. 2. çabuk çürümeyen. Ağz. 2. sert ve sulu bir çeşit elma (DS. 2950) köhnü: (< ? ) Bir üzüm türü (EYAD. siyah ya da beyaz bir çeşit üzüm (DS. 184) kök boyasıgiller: (< T. kök) 1. Salep kökü (DS. 1376) . VIII. 2946) köçet elması: (< ? köçet + T. 2950) köhnar: (< ? ) Susam (DS. kozak + T. çekirdekli. yoğurt otu. çalı görünüşünde. rizomlu. 2113) kozalaklılar: (< Far. VIII. çamgilleri içine alan bir bitki takımı. (TS. laklılar) Açık tohumlulardan. çok yıllık bir bitki. porsukgilleri. 2945) kozalak: (< Far. 1376. MBTS. 1374) köbür: (< T. yaprakları karşılıklı. 1759”) Kalın kabuklu. 2. Pancar (ETA. VIII. VIII. 235) kök: (< ET. üzümü. 2. iri taneli. kök boyası.: gozlak) Kozalaklıların çoğu dibi yuvarlak. servigilleri.

Abies. VIII. kukunaria < kukunara. kök + Ar. 124.+ -gen.449 kökçiçeği: (< T. 2. -ı. VIII. Eren. (TS. kömür + Far. XII. yassı olan. çaya koku vermek için kullanılır. 2. Nişanyan. 247. 256). (And. TBAS. çok yıllık. kömür < köm. kök + Far. 3026) kökten çiçekli: (< T. akçöpleme (TBAS. köpürgen < köpür. VIII. 4569) kömür tut: (< T. 2951) kökelma: (< T. 256. kömürcü + Ar. kışın yaprağını dökmeyen. 1377) köle doyuran: (< T. rengi hafif yeşil olan. gösterişli bir orman ağacı. VIII. reçineli ve kozalaklı. bir çeşit gelincik (DS. şıkık + T. 724”) bk.+ -(ü)r. Kurutulmuş kökleri karanfil kokulu olup. 1377. yüksek bölgelerde yetişen. BTS. VIII. aranfül) 15-45 cm yükseklikte. 2953) kömürcü şıkığı: (< T. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. 257) Çiğ olarak yenilen. 2951) kök enfiye: (< T. DS. 184. VIII. Ağz. Orthurus heterocarpus. Tietze. DS. (TBAS. 2957) kömüren: (< T. 4511. 248”) nce saplı. anfīya.: günar) Çamgillerden. anfīya. 184) köknar: (< Yun. DS. kökten + çiçekli) Çiçekleri kök saptan veya kök yanından süren bitki çeşitlerine denir (TS. Nişanyan. iğne yaprakları kısa. “< ET. (TS. tūt) Kara renkli dut (DS. 184) kök karanfil: (< T. Eren. Allium rotuntum. VIII. “< Ar. XII. 2967. DS. 387. köle + doyuran) ri ve yuvarlak taneli. 2957) . 1378. sarımsağa benzer bir yaban otu. Eren. koyu renkli bir çeşit üzüm (DS. ince yapraklı. 2. kök + çiçeği) Salep çiçeği (DS. ilkbaharda açan kırmızı renkli bir çeşit kır çiçeği. kök + elma) ri ve yeşil renkli bir çeşit elma (DS. 30-35 m yükseklikte.

MBTS. 2959) köpekayası: (< T. 2. köpek + dili) bk.gul + T. 185) köpekgülü: (< T. VIII. -i) Uzun taneli bir çeşit kara üzüm (DS. 2960) köpekdili: (< T. VIII. manitari + T. 2958) köndar: (< ? ) Kayalıklarda biten güzel kokulu bir ot (DS.450 kömüşciciği: (< Far. 1876”) Gelincik (DS. “< lolo ‘ses taklidi’. gāvmį ş + ? cicik “meme” + T. VIII. 2960) köpeklolosı: (< T. VIII. VIII. köpek + Ar. pisiktetiği (TBAS. (DS. köpek + otu) bk. köpek + ayası. VIII. -i) Tohumu baş ağrısı için koklanan bir çeşit bitki (DS. (TS. Solanum nigrum. itüzümü. 227) köpek elması: (< T. MBTS. 2958) köner: (< ? ) Çamfıstığı ağacı ve meyvesi (DS. -ü) Yaban gülü (DS. VIII. 2960) köpekmemesi: (< T. 2959) könik: (< ? ) Hindiba (DS. ıtırlı birçok türü olan bir bitki. 1379) köpekcevizi: (< T. 2. 1763”) Ballı babagillerden. VIII. köpek + memesi) Kimi ilâçların yapılmasında kullanılan patlıcangillerden bir bitki. 2960) köpekmantarı: (< T. “< Eski Kıpçakça. köpek + lolosu. köpek ‘kelimenin köpeğin çıkardığı sesten geldiği ileri sürülmektedir’. 2960) köpek otu: (< T. köpek + elması) bk. boz ot (TBAS. Marrubium vulgare. VIII. çiçekleri sap çevresinde demet durumunda toplanmış. 2. adamotu (TBAS. köpek + Far. -ı) Bir çeşit zehirli mantar (DS. cevz + T. köpek + Yun. 185) .

Nişanyan. kūse + T. 185) körtiken: (< Far. köpek + sarımsağı) bk. VIII. kömüren (DS. 1767) bk. köpürecek) Sabun gibi suda köpüren bir çeşit ot (DS. yuvarlak taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS. gayet sık. VIII. kūse + öz. 687. bozumsu yeşil renkte ve çalı gibi dikenli bir çeşit bitki (DS. dayanıklı bir çeşit elma (DS. ekşimsi. 1380) köpektaşağı: (< T. diken) Kaba yapılı. köpük + elması. “< ET. MBTS. VIII. 1385.451 köpek sarımsağı: (< T. 2968) köse: (< Far. Nişanyan. köpürgen. VIII. 2971) kösehalil: (< Far. 2961) köpürcek: (< T. 185) körek: (< ? ) Baldıran otu (DS. VIII. 2971) köse buğdayı: (< Far. DS. 2962) köpürgen: (< T. kūse + T. “< ET. 2972) . köse tahılı). is. köpük < köpük < köp-. kūse. 2. 2. 2971) köse buğday: (< Far. köpek + üzümü) t üzümü (TS. (TS. köse buğday (DS. 185) köpek üzümü: (< T. köpek + taşağı) bk. buğdayı) bk. gūr + T. VIII. 2963. 2960) köpek soğanı: (< T. 248”) Sonbaharda yetişen kırmızı renkli. VIII. köse buğdayı. 248”) bk. VIII. Halil) Çok tatlı. TBAS. köpek + soğanı) Yaban sarımsağı (TS. köse buğday (DS. köpürmek < köpmek. 2. VIII. 2. sabun otu (TBAS. buğday) Başağı kılçıksız bit çeşit buğday (köse. 1380) köpük elması: (< T. Clauson. adamotu (TBAS.

küsgüç) Tarlalarda kendiliğinden yetişen. kūse + -men) bk. 186. 2983. kūy + T. kūy + T. yün boyamaya yarayan bir çeşit sarı yosun (DS. toprak altındaki güzel kokulu yumru kökü yenilebilen bir çeşit bitki (DS. VIII. VIII. kral + Lat.452 kösemen: (< Far. 2987) kubatça: (< T. 186) köse otu: (< Far. VIII. VIII. 2972) köstüköpeği: (< ? köstü + T. çok yıllık. VIII. otu) Kuraklık nedeniyle büyüyemeyen ot (DS. 2983) köygöçüren: (< Far. kūy + Yun. kūse + Ar. Ağz. ağı) Yuvarlak. taneleri birbirinin üstüne sıkışmış. Sefer) Dolmalık bir çeşit kabak (DS. domuzağırşağı (TBAS. kūy + T. 2988) . Cirsium arvense. 2971) kösgüç: (< T. kūse + T. köygöçüren (TBAS. 144) köy mantarı: (< Far. AA. göçüren). 2978) köyağı: (< Far. (TBAS. 186) kralkandili: (< Sırp. (And. otsu. kūse + öz. evlek mantarı (TBAS. köse buğday (DS. köpeği) bk. is. VIII. 2972) köse tahılı: (< Far. XI. -i) bk. 186) kösüm: (< ? ) Siyah kayaların üstünde biten. -ı) bk. daħl + T. kubatça) Papatya (DS. manitari + T. yün otu (DS. ekinler arasında görülen ve ürüne zarar veren. sulu ve tatlı bir çeşit pekmezlik üzüm (DS. VIII. kuşekmeği (TBAS. -ı) bk. VIII. sık dikenli ve pembe çiçekli bir bitkidir. VIII. 2972) kösesefer: (< Far. candela + T.: koygoçüren) 20-100 cm kadar yükselebilen. otu) bk. DS. 4331) kubar: (< ? ) Meşe ağacı (DS. 104) köy otu: (< Far.

(TS. -ı) 10-15 cm uzunlukta. Momordica charantia. yemeği yapılan bir çeşit ilkbahar bitkisi (DS. 187) kukuk: (< guguk “ses taklidi”) Mor renkli bir çeşit kır çiçeği (DS. 187) kulak otu: (< T. kulgak. VIII. -cak) Yenilen bir çeşit yaban bitkisi (DS. 2990) kudret narı: (< Ar. kulak + otu) bk. 2. VIII. 1396. 187) kulecik: (< Ar. 187) kuduluk: (< T. 4571) kulak mantarı: (< T. kulak < ET. kuduruk ?) Sazlıkta biten iki metre yükseklikte otlar (DS. “< ET. nār + T. 2. deli otu (TS. kulak + Yun. –cik. 2997) . camuskulağı (TBAS. VIII. MBTS. udret + Far. 2990) kudoru: (< ? ) Fasulye (DS. 264) Çamlıklarda biten. önce yeşil ve sonra parlak sarı veya turuncu renkli meyvesi olan. VIII. tırmanıcı ve bir yıllık otsu bir bitki. Eren. -ı) bk. üzeri pürtüklü. 1784”) Kırda yetişen bir çeşit mantar (DS. ulle + T. parçalı yapraklı. manitari + T. 2. kutuz. fasulia) Kılçıksız fasulye (DS. Ağz. boz ot (TBAS. VIII. 252”) bk. süs bitkisi olarak yetiştirilen.: kulfar) Mor zambak (DS. 2992) kukuruz: (< kokoroz ?) Mısır buğdayı (DS. sarı çiçekli. ulle. 2991) kuduz otu: (< T. 2995) kulfal: (< ? ). (And. kuduz + otu. otu) bk. Nişanyan. TBAS. iğ biçiminde. XII. 1397) kukas otu: (< ? kukas + T. 2995) kulumcak: (< ? kulum + T. VIII. “< Ar.453 kud fasulye: (< ? kud + Yun. VIII. kayın mantarı (TBAS. 2993) kulak: (< T. VIII.

VI. -ı) Deniz kenarındaki kumluklarda yetişir. 265”) bk. VIII. otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir. 3000) kum zambağı: (< T. krumpí r. otu. kum + eriği) Yaban eriği (DS. karaçalı (TBAS. çok yıllık. 2999) kum çavdarı: (< T. 2999) kum eriği: (< T. VIII. 187) kumara: (< ? ) Dağ çileğine benzer meyveleri olan bir bitki (DS. kum + Far. 252”) Havlican (TaS. “< ? kuma. Leymus racemosus. ūlenc. “< Ar. soğanlı. emrūd + T. 187) . VIII. üzümü) Çavuş üzümü (DS. kum + Ar. Nişanyan. Pancratium maritimum. 2999) kumdarı: (< T. ūlenc + T. Eren.454 kulunc otu: (< Ar. 2999) kum otu: (< T. IV. zanbak + T. -ı) Kumluk sahillerde yetişen. kum + otu) Uyuz otu (TS. 2. (TBAS. süs bitkisi olarak kullanılan. cı + otu. uzun ve yumuşak sarmaşık ağaççığı (DS. çūdār + T. Eren. 2195) kumpir üzümü: (< Blg. VIII. ince gövdeli. -u) Sarı renkli bir yaz armudu (DS. 2999) kumarmudu: (< T. 2729) kumacı otu: (< ? kuma+T. 187) kumda: (< ? ) Sulak yerlerde yetişen. krumpí r + T. kum + Far. 1405) kumpir: (< Blg. VIII. 187) kunar: (< ? ) bk. VIII. 266) Patates (DS. kısamahmut otu (TBAS. kum + darı) Tanelerinin uçları sivri ve küçük mısır (DS. zanba ~ OFar. (TBAS.

zehir + T. ureyş ‘kabile adı’. 188) kurbağa zehirigiller: (< T. 2. yuvarlak taneli bir çeşit üzüm (DS. is. 253”) bk. kurbağa zehri ve benzeri su bitkilerini içine alan bir familya (TS. < kurbaka < kur + baka. sık taneli bir çeşit üzüm (DS. kunduz + buğday) Kalın. “< ET. çok yıllık ve otsu bir süs bitkisi. -i + -giller) Bir çeneklilerden. (And. çekirdekli meyveleri olan bir yaban ağacı (DS. Clauson. 2. 646”) Küçük beyaz taneli bir çeşit üzüm (DS. 2. 3008. beyaz çiçekli. VIII. 2196. akçöpleme (TBAS. kısa ve yuvarlak taneli bir çeşit buğday (DS.455 kunduru: (< ? ). Kırmızı. kund. VIII. (TS. 635. küçük.: gurmut) 1. Yaban armudu. gundürü) Başağı dört sıralı bir çeşit sert. kurbağa + Far. kurbaka < baka ‘kurbağa. 3001) kunduz ağu: (< T. 2. VI. AVA. Nişanyan. TBAS. Bufonia. kurbağa + gözü. “< ET. 1409) Kureyş: (< öz. MBTS. kurbağa + otu) Düğün çiçeğigillerden bir bitki. VIII. VIII. Hydrocharis. kurbağa + Far. 3001) kunt: (< Far. 3007) kurmut: (< ? ). Clauson. VIII. 2. -i) Kurbağa zehirigillerden. sarı buğday (DS.: gundulu. yürek biçimi yapraklı. VIII. kaplumbağa’. 2. kunduz + ağu. kunduz. 327) . 3005) kurbağa otu: (< T. bütünü veya bir kesimi su içinde yaşayan. 1790) Beyaz. (TS. 254. 1794) Geç olgunlaşan. 3003) kurbağa gözü: (< T. zehir + T. 1409) kurbağa zehiri: (< T. gunduri. DS. Nişanyan. tatlı sularda yaşayan. Ağz. (And. gunduru. 187) kunduz buğday: (< T. MBTS. Ağz. 1409.

188) kurt böğürtleni: (< T. 1413) kurtayağı: (< T. ince bir sap görünüşünde olan bir bitki. EYAD. çok yıllık. 2. kurt + Ar. behār + T. 188) kurtkulağı: (< T. II. VI. “kurşun < ET. kurt + Far. Loğusa otu.: gurtgulağı) Kulak biçiminde meyveleri olan. 2. VIII. (TBAS. Ballıbabagillerden. (And. (TS. 1414) kurtbağı: (< T. kurt + ayağı. sırımağu (TBAS. Gülensoy. kokusu sarımsağı andıran. 2. kurt + kulağı). (TS. tırmanıcı sarı çiçekleri olan. (TS. 2201. 1414) kurtbaharı: (< T. kurt + boğan) 50-100 cm yükseklikte. Aconitum napellus. 2. göl ve akarsu kıyıları gibi nemli yerlerde yetişen bir bitki. 2. çiçekleri beyaz. kurt/kurd. kokulu ve salkım durumunda olan. yer meşesi. kurt + bağı) bk. “< ET. su sarımsağı. küçük yapraklarla örtülü. MBTS. korogşin. yaprakları mızrağa benzer. 254”) bk. geniş yapraklı. 648. Lycopodium clavatum. 188) kurt baklası: (< T. yenilen bir bitki. kurtluca) 1. yer palamudu. rizomlu. morumsu veya koyu mavi çiçekli bir bitki. 2. zeravent (TS. kurt + böğürtleni) bk. Ligustrum vulgare. 188.456 kurşun otu: (< T. kurt + bağ(ı)rı) Zeytingillerden. 188) kurtbağrı: (< T. bā ilā + T. TBAS. -ı) 3 m kadar bir boya erişebilen. 236) kurtluca: (< T. çalı görünüşünde ve beyaz çiçekli bir ağaççıktır. Kuzey ve Orta Anadolu bölgelerinde orman açıklıklarında yetişir. DS. -sı) Acı bakla (TS. kalın köklü. 2. Ağz. 586. meşecik. kurşun + otu. diş otu (TS. 1414) kurtboğan: (< T. 3010. dalsız gövdeli ve tek çiçekli. Nişanyan. DS. 2. çit yapmakta kullanılan bir süs bitkisi. 1797”) Damarlı çiçeksizlerden. Clauson. 1414. otsu. 1415) . Oncocyclus. güzelavrat otu (TBAS. (TBAS.

manitari + T. (TS. kuru . kurutma). kurudan) Patlıcana benzer bir ot (TaS. 1414) kurudan: (< T. 189) kurttırnağı: (< T. olgunlaştığında basılınca sporlar saçan. Ağz. pembe çiçekleri salkım biçiminde. -ı) Tazeyken yenebilen.457 kurt mantarı: (< T. kurt + tırnağı) bk. 253) kurugan: (< T. pençe + T. 1415. 236) . (And. kurutakırdak (DS. kurt + Far. (TS. 1416.A. -si) Kara buğdaygillerden. VIII.Y. 2. kuru + şak + şak “ses taklidi”) bk. IV. bazitli bir mantar. 3013) kurutma: (< T. VIII. (TS.: kurulkan) Kalkan dikeni de denilen uzun saplı. Lycoperdon. fasulia. kuru + takırdak) Ceviz (kuruşakşak). MBTS. küçük kırmızı çiçekler açan dikenli bir bitki (DS. 189) kurt soğanı: (< T. 20-50 cm yükseklikte. kurugan) Ekin içlerinde biten. 3011) kurulgan: (< T. yuvarlak biçimli. 2. küçük yapraklarla örtülü ince bir sap görünüşünde olan bitki. 3012) kurutakırdak: (< T. “kuru < ET. otsu bir bitki. TBAS. VIII. (And. 1415) kurt otu: (< T. 1799”). 3012) kuruşakşak: (< T. sap ve kökünde bol tanen bulunan. kurulgan). kurt + Yun. ak yıldız (TBAS. kuru + Yun. Lycopodium clavatum. kökü kabız ve kan dindirici olarak kullanılan. kurt + yatağı) Damarlı çiçeksizlerden. 2. kurtboğan (TBAS. 2. yemeği yapılan bir bitki (DS. 2747) kuru fasulye: (< T. 2. Ağz. VIII. beyaz renkli. kurt + otu) bk. Ağz. 1415) kurt yatağı: (< T. kurtpençesi (TS. (DS. Ka. 51. 2. Polygonum bistorta. kurt + soğanı) bk..: gurutma) Bir üzüm türü (EYAD.: guru fasille) Fasulye bitkisinin beyaz tohumu (TS. çok yıllık. 189) kurtpençesi: (< T. (And.

çorak yerlerde yetişen. kuş + Far. BTS. guşbunnu. kuş + çırlığı < ? çırnağı) Yenilir bir cins mantar (DS. kuş + bur(u)nu). kabalak (TBAS. 1422. 276) kuşça: (< T. VIII.: gışburnu. VIII. 201. otçul . çalı şeklinde bir yaban gülü ağacı ve meyvesi.. VIII. 3014) kuşburnu: (< T. (And. bir yıllık. VIII. VIII. 3014) kuş alıcı: (< T. katırtırnağı (TBAS. beyaz veya mor çiçekli. (TS. boyar madde elde edilen. kuş + çubuğu) bk.Y. dikenli. 148) kuşağzı: (< T. uzun koyu yeşil yapraklı çok sert bir ağaç (DS.A. ālūçe + T. kuş + budak) Keresteye elverişli. guşburnu. 3015) kuşçırlığı: (< T. Ka. eskiden hekimlikte kullanılmış olan. gevrek bir çeşit üzüm (DS. beyaz ya da pembe çiçekli. kuşça) Küçük hıyar (DS. guşgurnu) Gülgiller familyasından. VIII. 190) kuşayağı: (< T. 2062. 2202. -ı) bk. kuş + ayağı) Böreğe konulan bir çeşit ot (DS. kuş + böbreği) Mor renkli. Ağz. VIII. 2. 3014) kuşbudak: (< T. 2. VI. kuş + dili) Bir tür dişbudak (TS. 398. kuş + ekmeği) Turpgillerden. 3014) kuş böyreği: (< T. kuş + ağ(ı)zı) Aslanağzı çiçeği (DS. VI. DS. tavşan elması (TBAS. iri taneli. 190) kuşdili: (< T. 3014) kusut: (< ? ) bk. (DS.458 kuskusa: (< ? ) Siklamen çiçeği. ülkemizde yaygın olarak bulunan. Cyclamen Primulaceae. Rosa canina. 3015) kuş çubuğu: (< T. DS. 1422) kuşekmeği: (< T. yapraklarını döken.

-si) bk. VIII. VIII. (And. kuşkuş otu (TBAS. kuşkuş otu (DS. 149. -sı) bk. kuş + Yun. Asparagus plumosus. 3015. ince ve küçük yapraklı bir süs bitkisi. VIII. 191) kuş mancası: (< T. Ağz. TaS. gelinfeneri).A. 3015) kuşkonmaz: (< T. VIII. DS. saksılarda yetiştirilen. 3015) kuşgözü (II): (< T. 2. VIII. 1422. (TS. (TBAS. 191) . meyvesinden reçel ve likör yapılan. çok yıllık. 4574. DS. uç dalları yapraksı görünüşte. uzun saplı.. kuş + Erm. 1422) kuşkuş otu: (< T. beyaz veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. kuş otu (TBAS. 190. 191. 2. XII. kaplamacılıkta kullanılan yabani ağaç. kuş + gözü) lkbaharda çıkan. (TBAS. kardamo + T.459 bitki. 2. 190) kuş kirazı: (< T. Trifolium ambiguum. TBAS. Aynı familyadan. yemeği yapılan bir ot (DS. vasilikon + T. . 2753) kuş elması: (< T. Zambakgillerden. 1422. VI. (TS. Erz. yaprak açmadan önce beyaz çiçek veren. (TS. kuş + Yun. kerasi + T. DS. Capsella bursa-pastoris. III. kuş + konmaz) 1. 2. (ılgıncar. kuş + Yun. banjar + T. 3015) kuşkerdimesi: (< T. IV. -ı). Cerasus padus. 3015) kuşgözü (I): (< T. 190) kuşfesleği: (< T. Thlaspi. Asparagus officinalis. 3016) kuşmak: (< ? ) bk. TBAS. 2202. 3015. beyaz veya pembe çiçekli otsu bir bitkidir. DS. rozet yapraklı. DS. VIII. VIII.: guşkirazı) Gülgillerden. -i) Yaban bezelyesi (DS. bir veya iki yıllık. kuş + elması) 10-35 cm yükseklikte. toprak altı kök saplarından çıkan taze sürgünleri yenen bir bitki. kuş + gözü) Kuş üzümü (DS. kuş + kuş + otu) 50 cm kadar yükselebilen.

TBAS. 2. (TS. VIII. -ı) Yeşilken toprağa gömülerek ayrı bir çeşni verilen fındık (TS. VIII. 3019) kuyu fındığı: (< T. 2. VIII.460 kuşnarı: (< T. durgun sularda yetişen. 2. DS. bir yıllık ve otsu bir bitki. kuş + yüreği) Bir yıllık. küçük yapraklı. otsu ve bir yıllık bir bitki. 191. 3017) kuş üzümü: (< T. baharda çıkan beyaz çiçekli bir kır otu (DS. kuş + otu) Yol kenarları. -u) Sert. 1424. 20-80 cm yükseklikte. beyaz çiçekli. 1428) kuzgun armudu: (< T. kuş + ibiği) Aslanağzı çiçeği (DS. VIII. sarı renkli bir çeşit armut (DS. 1424) kuşyemi: (< T. 3021) . 192) kuşyürek: (< T. otsu ve basit yapraklı bir bitki. kuşlak) Böreğe konan bir çeşit ot (DS. (TS. Phalaris canariensis. duvar dipleri ve bahçelerde yetişen. VIII. 1423. koyguç < koy-) nce saplı. alıç (TBAS. kuş + Far. kuş + üzümü) Siyah. TBAS. VIII. Stellaria media. çok ufak taneli çekirdeksiz bir üzüm çeşidi (TS. Theligonum cynocrambe. emrūd + T. nār + T. kuzgun + Far. 2. kuyu + Ar. 3016) kuş otu: (< T. VIII. 3017) kuşulak: (< T. (TBAS. kuş + yemişi) bk. kuş + yürek) Tavukların sevdiği açık yeşil yapraklı bir çeşit ot (DS. yumurta biçiminde. kuş + yemi) Buğdaygillerden. 192) kuşyüreği: (< T. fundu + T. 3017) kuşübüğü: (< T. 191) kuş yemişi: (< T. -ı) Çekirdeksiz tatlı nar (DS. 3017) kuyguç: (< T.

3022) kuzudili: (< T. kastania + T. siyah. Türkiye’de dört tür ile temsil edilen. Büyük kayaların çatlakları arasında yetişir. kurtkulağı (DS. uzun. glayöl. 2. şapkası kalın ve etli. MBTS. TBAS.461 kuzgunkılıcı: (< T. (kuzu mantarı). bütün türleri lezzetli olan. (TS. Gladiolus illyricus. özel kokulu ve otsu bir bitkidir. VIII. 1429) kuzgun otu: (< T. lezzetli bir kestane türü (TS. -si) Yabani ağaçlardan elde edilen. 192) kuzugöbeği: (< T. 1429. VIII. 2. 1429) kuzukıran: (< T. kazık köklü. 3022) kuzu gevreği: (< T. DS. 3022) kuzuböpreği: (< T. kuzu + Far. 3022) kuzukemirdi: (< T. kantaron (TBAS. MBTS. halk tarafından pazarlanan ve yenen bir mantar çeşidi. 2. ensiz ve sivri yapraklı bir süs bitkisi. “< ET. küçük. gişnīz + T. kuzu + göbeği) Sulak çayırlarda yetişen. kuzu + dili) Bir cins bitki (DS. VIII. Taban yaprakları . VIII. 3022) kuzu kestanesi: (< T. kuzgun + kılıcı) Süsengillerden. yuvarlak bir çeşit üzüm (DS. eşek marulu (TBAS. 3021) kuzla: (< ? ) Kar çiçeği (DS. kuzu + kıran) bk. sarı çiçekli. “< ET. kemür-. Agaricus compestris. 3022) kuzubaşı: (< T. 1641”) bk. 2. VIII. kuzu + kemirdi. 401. (TS. kuzu + gevreği) bk. kuzgun + otu) Eğrelti otu (DS. 192) kuzu kişnişi: (< T. kuzu + Yun. BTS. kuzu + böbreği) Sert taneli. kurtkulağı (DS. VIII. kuzu + başı. VIII. kozı. 2. 192. -i) Çok yıllık. 1816”) bk.

(yağ şalgamı). kuzu + kürkü) bk. 192) kuzukulağı: (< T. beyaz sütlü. koyun otu (TBAS. 2. şapkası etli. çayırlarda. küllük) Eğrelti otu (DS. Myristica frangrans. (TS. Hindistan + Ar. 2. (TS. 236. tırmanıcı. eşek marulu (TBAS. küçük + öz. cevz + T. çok yıllık ve otsu bir bitki. 192. 1430) küçük Hindistan cevizi: (< T. şal am) Turpgillerden. sulak yerlerde yetişen. -i) 1. VI. kolzaya benzeyen bir bitki. pürüzlü. 2. EYAD.462 ilkbaharda Bozkır (Konya) pazarında kişniş adıyla satılır ve salata olarak yenir. TBAS. Bir veya çok yıllık. DS. kuzu + sarmaşığı) Boyu 3 m kadar olabilen. (TS. kalın. Rumex acetosa. is. 193) kuzu sarmaşığı: (< T. küçük + Far. sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç. 2. sulak yerlerde yetişen. (TS. 193) kuzu pıtrağı: (< T. ki çeneklilerden. koni biçiminde. Brassica rapa. (TS. çiçekleri iki evcikli ve kırmızımtırak. çiçekleri kokulu. tohumlarından ışık araçlarında ve sabun yapımında kullanılan bir yağ çıkarılan. 1429. 1430) kuzu otu: (< T. çok yıllık. 2. Ferulago trachycarpa. 15-40 cm yükseklikte. 2. ekşi yapraklı bir bitki. 1431) küçük şalgam: (< T. VIII. 124) kuzukürkü: (< T. kuzu + Yun. -ı) Bazitli mantarlardan. 1432) küllüce otu: (< T. 103) kuzu mantarı: (< T. Boletus edulis. 193) küllük: (< T. yenilir bir mantar. 2205. kuzu + kulağı) Kara buğdaygillerden. kuzu + pıtrağı) bk. kuzu + otu) Reseda türlerine verilen genel ad. Bu ağacın baharat olarak da kullanılan ceviz biçimindeki yemişi. UA. kanarya otu (TBAS. manitari + T. 3030) . (TBAS. otsu ve sarı çiçekli türler (TBAS. küllüce + otu) bk. Canvolvulus arvensis.

küpe + çiçeği + -giller) Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden. kül + otu) bk. yakı otu. VIII.. 1827”) 1. 258”) bk. güncü. (And. 4577. Ağz. “< ET. Gaz. Fuchsia. 193) kültür bitkileri: (< Fr.A. DS. 1826). 3041) küp evleği: (< T. 194) . DS. 469. Bu bitkinin kırmızı. VIII. böğürtlen (TBAS. künci. küpe. 2. göl kestanesi gibi bitkileri içine alan bir familya (TS. Ağz. kupdüşen) Kaz yumurtası büyüklüğünde tatlı bir çeşit kış armudu (DS. DS. 2.. VIII. 3041) kür: (< ? ) bk. ADYA. DS. 2. MBTS. 470) küpdüşen: (< T. VI. 1438. küp + Yun. kürcü) Susam (TS. 224. avláki + T. 3036.: göncü. VIII.A. 2225. dağ nanesi (TBAS.: külefi) Pembe renkli. (And. VIII. 1439) küpeli: (< T. küpe + çiçeği. 3031) kül otu: (< T. 3040) küpe çiçeği: (< T. XII. küp + kıran) Gelincik çiçeği (DS. 2.463 küllükara: (< T. kuncud). küllü + kara) Bir çeşit kara üzüm (DS. 2152. -i. yuvarlak bir üzüm ki. küp. mor veya beyaz renkli çiçeği. culture + T. VI. (And. (TS. 198. 194) küpkıran: (< T. AVA. güncük. 2. KBAYA. evlek mantarı (TBAS. 334. 119) künefi: (< Ar. kināfe–künāfe.: gupdüşen. 1439) küpe çiçeğigiller: (< T. 2197. bitkileri) nsanlarca yetiştirilen bitkilerin bütünü (TS. küpeli) ki renkli bir çeşit çiçek (DS. “< ET. 2233. Küpe çiçeğigillerin örneği olan süs bitkisi. Nişanyan. III. 1436) küncü: (< Far. MBTS. küpe çiçeği. VI. pembe. küncüt. güpdüşen. Ağz. küp + düşen). III. 85. 2. DS. 3003. 2. güzel bir cins değildir (Gaz. UA.

meyve çekirdekleri zehirli bir bitki. kürt ‘kerestelik bir tür ağaç’. 1442. çiçeği) Globularia türlerine verilen genel ad (TBAS. siyah üzüm gibi meyveleri olan sağlam kerestelik bir ağaç (DS. 2. 194) kürt: (< Hak. diş otu (TBAS. 2. DS. 4579) . IV. kure + T. kürt. Clauson. 1443. böğürtlen (TBAS. VIII. cuscute) Çit sarmaşığıgillerden. 3047) küseğen: (< T. (TS. 3051) küşne: (< Ar. 194) küre çiçeği: (< Ar. yaban hıyarı (DS. 2. Jatropha curcas. MBTS. dokunulduğunda yaprakları pörsüyen bir bitki.464 kürdan otu: (< Fr. 2. 3051) küstüm: (< T. 3051) küstüm otu: (< T. curcas. küstüm). 2. 1830) Sütleğengillerden. 1442) küsküt: (< Fr. DS. 2778) küte: (< ? ) Bir çeşit salatalık. Eren. cure-dent + T. 1441) kürmez: (< ? ) bk. VIII. 2. (Hint fıstığı). 1442. Gülensoy. 276) Kara burçak (TS. (TS. XII. 194) kürkas: (< Lat. 3046) kürüç: (< ? ) Bir çeşit sert ağaç (DS. VIII. klorofilsiz bir asalak bitki. < OT. küstüm + otu) Baklagillerden. VIII. küstüm otu (TS. küstüm) Eflatun renkli bir çeşit boru çiçeği (DS. asma. 3053. MBTS. 606) Dağlık ve kayalık yerlerde yetişen. DS. ince uzun ipliksi saplarıyla. TaS. baklagiller ve bazı meyve ağaçlarına sarılarak onları sömüren. 738. küseğen. Mimosa pudica. (şeytansaçı). DS. kuşnā. II. otu) bk. 2980. VIII. (TS. (küseğen. Cuscuta. VIII. 1831) bk. VIII. 2.

1446. Rumex petientia. 408) lâdin: (< kökü belli değildir. loboda. Pholiota mutabilis.: ildan) Lâdengillerden. lāden). dere kıyılarında. I. VII. 2. 2. 1834). kütür) Olmuş karpuz (DS. Gülensoy. otsu ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki. lapathon. VIII. Ağz. 260. VIII. çok yıllık. DS. ilābada. 50-60 m kadar yükseklikte olan. Yenen bir türdür. (And. kukunaria) Siyah çam. karşılıklı ya da almaşlı dizilişli. Eren. 607. 2522) lâden: (< Far. VII. Ağz. MBTS. manitari + T. (TBAS. 1446. 2. ışınsal simetrili. -giller) ki çeneklilerden. 1445. reçinesi hekimlikte kullanılan bir bitki. Akdeniz ülkelerinde yetişen. 3056) -Llâbada: (< Yun. Akdeniz ülkelerinde yetişen tüylü ve genellikle yapışkan yapraklı. (TS. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS.: kötük) Lahana (DS. ilibadabi) Karabuğdaygillerden. bir ya da çok yıllık. II. 3054) kütük: (< T. lāden + T. VIII. Cistus creticus. VIII. (And. lapato = EYun. Doğu . 197. DS. < Blg. 2. 2. 3054) kütner: (< Yun. 2982. ülkemizde doğal olarak 5 cins ve 28 türle temsil edilen. VIII. (TS. Ağz. kütük + Yun. kerasi) Bir çeşit sert kiraz (DS. köknar (DS. beyaz veya pembe çiçekli. BTS. TBAS. 172. 2519) lâdengiller: (< Far. (And. (And. kütük. sulak çayırlarda kendiliğinden yetişen. 1837. DS. Ağz. 260). alapata. kışın yapraklarını dökmeyen. 2517. Nişanyan. 277). yaprakları basit.: ledin) Çamgillerden. çiçekleri er dişi.: alabada. Nişanyan. 3055) kütük mantarı: (< T. -ı) Yaşlı ağaç kütükleri üzerinde ve gruplar hâlinde yetişir. 3055) küvrüç: (< ? ) Dayanıklı ve uzun boylu bir çeşit ağaç (DS.465 kütkütü kiraz: (< kütkütü “ses taklidi söz” + Yun. 195. 194) kütür: (< T. MBTS.

lāle) Zambakgillerden. 2. 96. < Yun. OAAD. nahma. kozalağı aşağıya doğru sarkık. kerestesi ve reçinesi çok beğenilen. güz ve kış sebzesi olarak yetiştirilen ve birçok türü olan otsu bir bitki. ADYA. MBTS. Nişanyan. nahana. 1849) Taze incir (DS. 42. 3070. 121.A. nahna) Turpgillerden. IX. OAAD. 63. IX. IX. 3234. 1446. 250. bir süs bitkisi. 3065) lapaza çiçeği: (< Lat. . 1451) lamsan: (< ? ) Ekin tarlalarında kendiliğinden yetişen ve sığırlara yedirilen. 310. AAT. UA. 247. Türkiye’de 18 kadar yabani türü yetişen. çiçekleri lâleye benzeyen bir süs ağacı. ana yurdu Güney Amerika olan. Tulipa Gesneriana. 4523) lahana: (< Yun. ağacı) Manolyagillerden.. Eren. 155. III. TAYA. 20. yaprakları uzun saplı ve alt kısmı beyazımtırak . 5. GD AT. K A. 187) lâle: (< Far. (TS. 2. (And. ilahna. 195. ilahana. 126. TBAS. 269. kelem. IX. TBAS. 3061. havuca benzer yabanıl bir bitki (DS. lāle + T. Gaz. 409. 2. 53. yaprakları uzun ve mızraksı. laxano. ETA. XII. 506. düz gövdeli. 195. 3062) lap: (< lap “ses taklidi”. Liriodendron tulipifera. DS. ilana. 3064) lapaza: (< Lat.A. 278). 123) lâle ağacı: (< Far. ST AT. lapa “ses taklidi”) Denizin dibinde yetişen ve beyaz çiçek açan bir bitki (DS. çiçeği) Kuzeydoğu Anadolu dağlarının rutubetli. ZBK A. DS. (TS. (TS.. 2.466 Karadeniz bölgesi dağlarında yetişen. 2517. soğanlı. 3064) lapa: (< T. AAT. türlü renkte. IX. III. DS. lahano = EYun. DS. (TS. lapaza + T. lakhanon. IX. 260. II. 24. çok yıllık. çam türüne çok yakın bir orman ağacı. Ağz.: ilaane. KMYA. 345. 4602. Picea orientalis. Erz. BTS. 1451. Brassica oleracea. IX. 210. 2. lapaza) Yaprakları uzun ve enli bir bitki (DS. DS. XII. E A. DS. 370. çiçekleri kadeh biçiminde. gölgeli ve kayalık yerlerinde yetişen. otsu. 1449. VII.

236. 1458. 196. 2. 2. 198) leblebi çiçeği: (< Far. IX. koni durumunda toplanmış. (TS. kuvvetli kokulu. IX. 3066) lastik ağacı: (< Fr. Ağz. mavi veya mor çiçekleri koku sanayiinde kullanılan. 412) lavantin: (< t. 2. DS. KBAYA. Eren. (And. ağacı) Kauçuk (TS. 1457) lazotu: (< ? ) bk. Lavandula angustiflia. . Ağz. 280). 3069. Bezelye (DS. is. Tropeoalum. çiçeği) Latin çiçeklerinden. seylak) Zeytingillerden. Petasites albus. leylah. 1456) lavanta çiçeği: (< t. leyleyh. leylāk). (And. rizomlu. Latania rubra.: leyla. Ağz. 3069) lâzut: (< Dankoff Ermenice lazut ‘corn’ biçimiyle birleştirmiş. lâzut (DS. tabanda çalımsı. güzel kokulu çiçekleri olan. IX. lazot. IX. latania “Karaip dilinden”) Bazı türleri evlerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. lazud) Mısır (TS. BTS. siyahımsı mor renkli çiçekleri olan. bazı türlerinden de dokumalık iplik elde edilen bir tür palmiye. élastique + T. lavanda + T. (TS. lazotu. eflatun veya pembe renkte.467 tüylü. latur) 1. kışın yaprak döken. 3065) lapra: (< ? ) Kara. lavantin) Lavanta çiçeğinin bir başka türü (TS. 197) leylâk: (< Ar. Yonca. Lazca lazudi ve Mingrelce lazeti karşılıklarını da vermiştir. IX. EYAD. kalkan biçiminde yuvarlak yapraklı. (TS. 3067) Latin çiçeği: (< öz. DS. beyaz. 2. (TBAS. Akdeniz kökenli bir bitki. çiçeği) Ballıbabagillerden. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. (And. 1455) latır: (< ? ). 2.: lazıt. 2. 1456. otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir. sulu ve tatlı bir çeşit üzüm (DS. ölmez çiçek (TBAS. 1454) lâtanya: (< Fr. çok yıllık. sarı ve kırmızı çiçekli bir süs bitkisi. çiçeği) bk. leblebū + T. Latin + T.: latir. 2.

Nişanyan. dişi çiçekleri tek. Syringa vulgaris. 3075) leylekburnu: (< Ar. (TBAS. 335. 197) leylingiç: (< ? ) Bir çeşit dut (DS. 266) Bir mantarla bir su yosununun ortak yaşamasıyla ortaya çıkan bitkilerin genel adı (TS. Luffa cylindrica. 265”) Kuruyunca incecik sapları kendi üzerinde kıvrılan saatçiçeği bitkisi (DS. 416) lifor: (< ? ). “< Ar. IX. meyveleri çok lifli olan. Nişanyan. (And. la la + ? gaga + T. 2. 3079) lilpar: (< ? ) Sulak yerlerde yetişen. 3075) leylekgagası: (< Ar. olgunlaştıktan sonra banyo süngeri gibi kullanılan bir bitki. 415. Ağz. BTS. lifar) 1. 197. 3078) liken: (< Fr. la la + T.. lichen ~ EYun. bur(u)nu) Uzun yapraklarının uçları kuruduktan sonra kıvrılarak leylek gagasına benzeyen yabanıl bir ot (DS. Erz. DS. 197) leylim otu: (< Ar. VII. 1464) lil: (< ? ) Su yosunu (DS. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. DS. 1462. IX. X.A. yalancı ısırgan (TBAS.468 küçük bir ağaççık. 2. 197) leylim yaprağı: (< Ar. 3075) lif kabağı: (< Ar. IX. saçma büyüklüğündeki meyveleri yenilebilen küçük bir ağaç 2. Dağda yetişen. III. ilifar. kabağı) Kabakgiller familyasından. 3598. Menekşe. leylim + T. lįf + T. la la ‘leylek’. yalancı ısırgan (TBAS. çok yıllık. otu) bk. yaprağı) bk. 2521. IX. AVA. Caltha polypetala. leylim + T. TBAS. Zambak (DS. DS. IX. 212) leylekayağı: (< Ar. (TS. (devrinti).: ilfar. IX. la la + T. . ayağı. 198) . (BTS. -sı) bk. iğnelik (TBAS. 3. leikhen < leikhein. 3075.

313. 3-5 m yükseklikte. nünnük) Mısır yaprağına benzeyen yapraklarının tadı ekşi ve buruk olan. otu) Kışın yapraklarını döken. nünük. IX. lumun) Turunçgillerden. DS. IX. 3253. Citrus limonum. Lippia citriodora.: iliman. MBTS. 2525. lobiya. DA. 212) . 3079) limon otu: (< Far. 1873). 2. 3080. (TS.A. yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. Ağz. ST AT. ülkemizin Akdeniz ve Ege bölgelerinde yetişen. -si) Melissa officinalis. lobbak. TAYA.. IX. labiye. 417. leymūn + Ar. IX. kışın yapraklarını dökmeyen. leymūn + T. IX. Erz. 281. 3081) lobelya: (< Lat.: libye. . DS. 1466) linlingara: (< ? ) Küçük. 147) livikeriği: (< ? livik + T. 3080) livik: (< ? livik). (And. Lobelia “Alman botanikçisi Matthias de Lobel’in adından”. BTS. IX. 21) limonelması: (< Far.A. leymūn + T.: nevik. 2. K A. līmūn / Ar. (And. IX.. 3081. 3081) livon: (< ? ) Mezarlık otu (DS. elması) Bir çeşit elma (DS. 294. 266). 4580. 3078. léymun. Nişanyan. lobik. nunuk. IX. 164. Ağz. VII. (TS. pazı (DS. IX.469 limon: (< Far. kara bir çeşit üzüm (DS. 2. na’nā’ + T. 12. 3093. līmūn / Ar. 131. leymun. Eren. lübye) Salkım durumunda mavi çiçekleri bulunan bir veya çok yıllık Kuzey Amerika bitkisi. lobya. salkım çiçekli bir ağaççık. lobiye. 2. DS. oğul otu (DS. Ağz. 477. līmūn / Ar. 131. 3257. eriği) Büyük ve ekşi bir çeşit erik (DS. (And. 3057. līmūn / Ar. III. 275. XII. Gaz. nivik. DS. beyaz çiçekli bir ağaç. leymūn. GD AT. (TS. AA. C vitamini bakımından oldukça zengin meyveleri olan. 3079) limonnanesi: (< Far. 1466. 3081) livinç: (< ? ) Yaban pancarı. Lobelia. IX. DS. 1469. III.

leylaz. 3087) lop incir: (< T. 125) loğusa çiçeği: (< Yun. ışınsal ya da tek simetrili. luvaz. emrūd + T. 1472) lotus: (< Lat. 1848) Patates (DS. IX. otu + -giller) Yaprakları basit. loloz. kokulu. çiçekleri pipo görünüşünde olan ve bazı türlerinin kökleri tedavide kullanılan. çanak yaprakları birleşik. tazeyken hayvanların yemediği bir bitki (DS. otsu bitkiler. çiçekleri er dişi. çok yıllık. DS. EYAD. Aristolochia.A. otsu ya da odunsu bitkiler (BTS. taç yaprakları az ya da hiç olmayan. Aristolochia. lop + Far. loğlas. 1472) lover: (< ? ) Bir metre uzunluğunda. -u) Yazın yetişen. 2. lotus < Yun. lolaz. XII. 4580. UA. otu) ki çeneklilerden. loĥúsa + T. lotos) Nilüfer cinsinden birçok bitkiye verilen genel ad (TS. 236. lehaz. lovlaz. leyvaz. 2. börülce. (TBAS. almaşlı. IX.. löleş. 2. (And. levles. lop + Far. III. 1470) loğusa otugiller: (< Yun. (TS. MBTS. Gaz. çiçeği) Yaprakları genellikle kalp biçiminde. 198) loğusa otu: (< Yun. 421) lokko: (< lokko < lok “ses taklidi”) Ham incir (DS. sarı renkli ve sulu bir armut çeşidi (DS. 480. lövlez. sürünücü. IX. IX. 2. 3083. encīr) ri ve yumuşak bir tür incir (TS. loĥúsa + T. loylaz.: lavlaz. yatık. IX. levaz. tırmanıcı bir bitki. söylez) 1. lölez. yeşil ve büyük yapraklı. Ağz. GD AT. 3684. X. levlaz. lüles. DS. levlez. 242. 3086) loparmudu: (< T. 2. IX. çiçekleri koyu kahverengi ve pis kokulu. kapsül tipi meyveleri olan. lülez. 3084) lokurdak: (< T. Bezelye (DS. löylez. 3084) longur: (< langır. 3088) .470 loğlaz: (< ? ). loĥúsa + T. 295. Taze ya da kuru fasulye. lokurdak) Beyaz renkli bir çeşit üzüm (DS. ovaryum alt durumlu.

lüle. 285). madımalah. matutak + T. -i) Hafif acı kırmızı biber (TS. Ağz. badımak. Ağz. madık. IX. Macar) Koyu sarı renkli. I. 3098) Macar biberi: (< öz. -ın + oy(u)naşı) bk. 2. is. is. -i) bk. IX. lūr + T.A. is. IX.. 3096) -MMacar (I): (< öz. madımalak. is. badima. sedīr + T. MBTS. IX. Macar + Yun. badimaħ. 3088) löggiye: (< ? ) Sardunya denilen çiçek (Gaz. 1880). IX. Lübnan + Far. 1478) Macar üzümü: (< öz. madımanaħ. üstünde kırmızı benekler olan fasulye (DS. (And. üzümü) bk. lolik. IX. badımalak. berç (TaS. 512) maççez: (< ? ) Çok olgunlaşmış. kuşekmeği (TBAS. III. madamak. 3061. 2. is. 3098) Macar (II): (< öz. lollik) Domates (DS. IX. . pipéri + T. IX.: lalik. sedir (BTS. 3100) maçır: (< ? ) Ekin tarlalarında kendiliğinden yetişen dikenli bir ot (DS. 3093) Lübnan sediri: (< öz. Eren.471 lozi: (< ? ) Zerdalinin tatlı ve güzel kokulu bir çeşidi (DS. 3100) madımağın oynaşı: (< Erm. otu) Su kıyılarında biten güzel görünüşlü bir ot (DS. 3085. (And.: badıma. 190) madımak: (< Erm. matutak. Macar) Küçük taneli kırmızı buğday (DS. 3095) lüzi: (< ? ) Karaağaç (DS. 481) lörotu: (< Far. 578) lülük: (< lülük < Far. madımalağı. Macar + T. ekşimiş üzüm (DS.

madimak. maĥmūde) bk. 2. DS. kalın köklü ve otsu bir bitki. XII. mahlaç. 130. 4439. meyve ve dalları özel kokulu. kırmızılı beyazlı çiçekler açan. 2. sürünücü. DS.472 madınak. otu) Süt rengi veya soluk sarı renkli çiçekleri olan. Pamuk (DS. maĥmūde + T. DS. ma z ‘kabuklu meyvelerin içi’. 3103) mağzinelması: (< Far. (And. 1486) mahmude otu: (< Ar. IX. 2. beyaz çiçekli bir ağaç. 3169) mahluç: (< Ar. 2. maduk. 200. IX. 2. 3104) mahlep: (< Ar. IX. çiçeği) Çiğdem (TS. madumah. Convolvulus scammonia. AAT. IX. MBTS. MBTS. 4583) mahmude: (< Ar. TBAS. MBTS. madik. 3102) madrap: (< ? ) ncir (DS. IX. 2. 1487) . TBAS. 3101. (And. mağzin + T. kökleri çok yayılan yabanıl bir bitki (DS.Y. XII. 2. “< Far. maĥleb). mağlıç. MBTS. madmalak. 3105. 60. IX. 240. ufak yeşil yapraklı. (TS. 1486. 3113. 361. 1904). 6-10 m yüksekliğinde. BÜYA. Arpaya benzeyen bir çeşit kabuklu buğday. DS. (TS. 279) madik: (< Erm. Ağz. 200) mahmur çiçeği: (< Ar. 1481. nohut büyüklüğünde yemişi olan. maĥlūc.. II. 467. malıç) 1. ETA. 2. Prunus mahaleb. 199. 1486.: mağlaç. II. mardımalak) lkbaharda kırlarda yetişen. Ka. çok yıllık.: merhep) Gülgillerden. Ağz.A. 2. 2. ıspanak gibi yenilen. mahmude otu (TS. otsu ve pembe çiçekli bir bitki (TS. IX. 1895”) Orta büyüklükte ve oval biçimli. DS. 1893) Tarlalarda kendiliğinden biten. me āre. elması. temmuz ortalarında olgunlaşan bir çeşit elma (DS. 1890) Kara üzüm (DS. 3102) mağara: (< Ar. TBAS. çok yıllık. maĥmūr + T.

3129) mahunya: (< Fr. 3111) malatura: (< t. macchi. başı. IX. māl + T. tadı değişik bir bitki (DS. Eriobotrya japonia. pembe veya beyaz çiçekler açan iki yıllık otsu bir bitki. 3113) malkadın: (< Ar. çiçekleri sarı renkte. 2. 3114) . IX. 1492) Kuraklığa dayanıklı çalımsı bitki topluluklarının oluşturduğu Akdeniz Bölgesi’ne özgü bitki toplulukları (TS. kalın köklü. IX. 3111) maler: (< ? ) Bir çeşit yaban pancarı (DS. içi beyaz. 2. çiçeği) ki çenekliler familyasından Akdeniz bölgesinde yetişen kırmızı. kadın) Üstü saman renginde. (TS. Gülgillerden bir ağaç. köklerinden sarı boya çıkarılan bir süs bitkisi. 2. yenilebilir bir çeşit mantar (DS. (TS. MBTS. 3107) malaşa: (< ? ) Ebegümeci (DS. sulu ve mayhoş yemişi (TS. iri çekirdekli. 1487) mahrabaşı: (< ? mahra + T. (And. 274) Biçimi dereotuna çok benzeyen. 1492. 2. 3113) Malta eriği: (< öz. 1496) maltepe: (< Ar. IX. 4584) malhamı: (< ? ) Şubatta ekilen buğday (DS. eriği) 1. 2. sarı renkli.: marhabaşı) Mor renkli bir çeşit üzüm (DS. kokulu ve salkım durumunda olan. IX. XII. is. 425) mala: (< Far. Ağz. Tietze. 1907”). yeni dünya. mihmez/mihmāz + T. 3106. mahonia “botanikçi Mc Mahon’un adından”) ki çeneklilerden. 2. MBTS. 1488) maki: (< t. māle. “< ? mahra. tepe) Yenilen bir çeşit mantar (DS. 2. 1923) Mısır (DS. māl + Soğd. Centranthus. Malta + T. TS. IX.473 mahmuz çiçeği: (< Ar. Mahonia. 2. pomidoro/pomodoro. IX. BTS. Bu ağacın erik büyüklüğündeki.

3115. 3119) mandaeriği: (< ? manda + T. MBTS. 3120) . 1499) mancarlık: (< Erm. Ağz. dağ eriği. māmezā. dili. kökü kesilince süt gibi suyu çıkan yabanıl sarmaşık (DS. 2. içi sarı. IX. hardal otu (TBAS. 2. Ağz. “< manda ‘kökü belli değildir’.474 malto: (< manto < Fr. Yabanıl havuç (DS. 2. Bir çeşit kara üzüm (DS. 2. 3119) mandakulağı: (< ? manda + T. 152. IX. 1927) Beyaz çiçekli. IX. eriği) ri. camuskulağı (TBAS. çok zehirli bir ağaç. 334) manamık: (< ? ).: mananık. küçük yapraklı. güzel kokulu ve yumuşak bir çeşit erik (DS. Kabak (DS. kaynanadili (DS. IX. ince köklü bir çeşit labada (DS. MBTS.: malyer) Yaylalarda yetişen bir çeşit meşe (DS. 3159) mamıza: (< Ar.. 2. mananuh) bk. 1936) Çok büyük bir çeşit patates (DS. 1929”) Bir çeşit kaktüs. Manzenilla. 2. IX. Yaban eriği. -lık) nce yapraklı. 3115) mamık: (< ? ). (And. mamuk. mor renkli. 3115) mamula: (< ? ) Kırmızı meyveleri bulunan bir diken ağacı (K AT.: mamuħ. 3118) mandadili: (< ? manda + T. Ağz. (And. manteau < Lat. (And. (TS. 200) mancana: (< t. Yenilen yumru köklü bir bitki. 2. banjar + T. memik) 1. IX. IX. manzenilla) Sütleğengillerden. Yer elması. IX. IX. 3114) malyar: (< ? ). Antil Adalarında yetişen. MBTS. kulağı) bk. 3114) mamak: (< mamak < kabak) 1. 200) mandalak: (< ? ) 1.

(TS. Turunçgillerden. magnolia “Pierre Magnol’un adından”) 1. 1502. Nişanyan. kokulu. Anemone pulsatilla. Manisa + Far. Bu ağacın çok iri. manitari < EYun. 287. TBAS. 1503) . manga) Hint kirazı (TS. Bu ağacın tatlı. Magnolia grandiflora. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. -si) Düğün çiçeğigillerden. Phelloderidron amurerıse. büyük çiçekli ve otsu bitkiler. IX. (TS. kırlarda yetişen. korularda. ağacı) Turunçgillerden. lāle + T.475 mandalina: (< Fr. IX. (And. Ağz. manolya gibi çoğu güzel kokulu bitkileri içine alan familya (TS. 2. (TS. parçalı yapraklı. iri ve parlak yeşil renkte bir süs ağacı. 1502. 1501) mani: (< ? ) Küçük fındık (DS. 2. E A. manitari + T. lezzetli meyvesi. kerestesi çok gözenekli. müsteşar’ < Sans. IX. güzel çiçeği. açık sarı renkli bir ağaç. 2. 2. içinde zehirlileri de bulunan. magnolia + T. 428) manolyagiller: (< Fr. portakala çok benzeyen bir ağaç. 1502. 2. TBAS. Citrus nobilis. 201. DS. (TS. 277) 1. 1499) mandana: (< ? ) Su kabağı (DS. K A. mandarine ‘turunçgillerden Çin kökenli bir meyve’ < mandarin ‘eskiden Çinli yönetici sınıfına mensup kişi’ < Hind. 207. 3125. süngerimsi. 233) mantar ağacı: (< Yun. IX. emeçleri bir gövde ve bunun üstünde bir şapka biçiminde gelişmiş. 279). is. çok yıllık. 201) manolya: (< Fr. 3120) manduruş: (< ? ) Maydanoz (DS. Nişanyan. 1502) mantar: (< Yun. 2. 2. yaprakları almaşık. mantra ‘Eskiden Çin yönetici sınıfı üyelerinin giydiği portakal rengi giysiden dolayı’. klorofil taşımayan ilkel bitkilerin genel adı. 2. 3121) mango: (< Port. mantri ‘danışman. amanites.: mansur) Mantarlardan. 3123) Manisa lâlesi: (< öz. 2. (TS. BTS. Eren. Manolyagillerden. Fungi. beyaz ve limon kokusunda.

Sararmış hıyar. 3128) . 2. 3126) mantik: (< ? ) Hayvana yedirilen dikenli bir çeşit ot (DS. 3126) mara: (< ? ) 1. sert köklü. IX. ekilmiş tarlalara zarar veren bir ot.476 mantar meşesi: (< Yun. 1935) 1. 1503) mantı: (< mantu “Çin-Kore kökenli bir kelime”. güzel yapraklarından dolayı süs bitkisi olarak yetiştirilen. XII. IX. bīşa + T. 220) mantırıç: (< ? ) Mart inciri (DS. IX. 249. IX. 3126) manuk: (< ? ) Maydanoz (DS. 3125) mantı çiçeği: (< Çin. (TS. 4586) mantuvar: (< ? ). K AT. kara renkli yabanıl üzüm (DS. maral + T. (And. -si) Batı Akdeniz bölgesinde yetişen bir tür meşe. maranta “Botanikçi Bartolemeo Maranta’nın adından”) Zencefilgiller familyasından. “< Moğ. 4586) mare: (< ? ) Böğürtlen (DS. MBTS. 2. Quercus suber. 2. MBTS. ölmez çiçek (TBAS. IX. mantu + T. 3127) maranta: (< Fr. Amerika yerlilerinin ok yaralarını iyileştirmede kullandıkları. 1938”) Kayalıklarda. Ağz. Maranta arundinacea denen cinsinin kök yumrularından ararot isimli nişasta elde edilen bir tropikal iklim bitkisi (MBTS. IX. çiçekleri güzel kokulu ve sarı renkli bir kır bitkisi (DS. maral ‘dişi geyik’. 1938. Şebboy (DS. 334) mardağıl: (< ? ) Dağlarda biten. çiçeği) bk. yenilen bir çeşit ot (DS. Kalın. mantüvar) Kulak ağrısını geçirmek için kullanılan. dere kıyılarında biten. 3126) maralotu: (< Moğ. IX. ayrık otu (DS. XII. 2. manitari + Far. 2. 2.: mantıvar. Kasımpatı. otu.

Ağz. 201) margarit çiçeği: (< Fr. 201. IX. 1509. beyaz papatya (TBAS. 3129) marseni: (< ? ) Kuşburnu ağacı (DS. merzübān + T.: barsama otu. 202. 288).: masıra) Küçük hıyar. IX. 3131) mastı çiçeği: (< Yun. amarulla < amarus. Tanacetum balsamita. maruli ~ Lat. (And.: marıl.A. 487. 503) marzıvat: (< ? ) Beyaz. Nişanyan. < Yun. 252) . marsıma. mansımana. masuri. çiçeği) Öküzgözü (TS. merzübān. III. Eren. T YA. Ağz. TBAS. ST AT. marsama otu. 1950). oval taneli.477 margarita: (< Fr. Frenk inciri (TBAS. IX. 3130) mart yemişi: (< Lat. geniş ve uzun olan yeşil yaprakları taze olarak yenilen. 2. 3130) marsıvan otu: (< Far. 250. IX. -cuk) bk... 2. Ağz. maruli + T. + T. 3125. (TS. 430. 1942”) (And. (And. 2. marseme. XII. DS.. 199. 225. 1508. marguerite < Lat. MBTS. sert bir çeşit üzüm (DS. 171. 202) marul: (< Yun. (TS. çöpleme (TS. marsımana. 310) marulcuk: (< Yun. 22. otu. bir veya çok yıllık. MBTS. martius + T. marguerite < Lat. yemişi) bk. maste + T. 1939) bk. merseme) Birleşikgillerden bir cins kokulu bitki. 2. 2. beyaz papatya (TBAS. beyaz sütlü ve sarı çiçekli otsu bitkiler. Ka. Gaz. KYA. 1. 4587. çiçeği) bk. marol. TBAS.Y. 2. IX. 3170) marsili: (< ? ) Patates (DS. kabak (DS. 1513) masura: (< Yun. mārul) Birleşikgillerden. maruli. 281. 201) margul: (< ? ) Havuç (DS. Lactuca sativa. BTS. “< Far. 44.A. MBTS.

MBTS. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir tür. (And. (And. 202) masusaelması: (< ? masusa + T. kamış + T. IX. 2. Phaseolus aureus. 3130. mā’į + ? cincile) Gençken koyu mor renkli.478 masura kamışı: (< Yun. IX. masuri + ? T. 202) mavi kantaron: (< Ar. 4587. māye + T. Centaurea cyanus. 2. yenen bir türdür. yaşlanınca solan. 3133) maş: (< Ar. IX. 3139) . XII. 490) maya otu: (< Far. 3139) maya ağacı: (< Far. maya çiçeği (DS. Hindistan ve Honduras’ta yetişen büyük bir orman ağacı. 1513. Ağz. 2. (TS. Elaels. Ağz. IX. kargı (TBAS. (TS. 3140. māş. 1950). 1516) mavi cincile: (< Ar. 236) maun: (< Amerika yerlilerinin dillerinden) Tespih ağacıgillerden. (BTS. 1959) ncir (DS. ekşi bir çeşit elma (DS. dayanıklı.: maasuselması) Kışın yetişen. 2. Gaz. EYAD. (TS. IX. baharda buğday tarlalarında mor renkli çiçekler açan bir bitki. kentauron) Birleşikgillerden. III. Picea pungens. IX. 3139) mayana: (< ? ) Anason (DS. MBTS. 30 m kadar boylanabilen. DS. 1517) maya çiçeği: (< Far. ağacı) Meyvelerinden yemek yağı çıkarılan bir tür hurma ağacı. 3133.A. mā’į + Yun. (TBAS. çiçeği) Peynir mayası yapılan çiçek (DS. 431) maya: (< Far. her dem yeşil. peygamber çiçeği. yaprakları mavimsi yeşil. 3097. mā’į + ? lâdin) Çamgiller familyasından. kırmızı renkli. yenilebilen bir bitki. DS. 1517) mavi lâdin: (< Ar. māye.: marş) Baklagillerden. belemir. Swietenia mahagoni.. otu) bk. māye + T. 2. -ı) bk. (TS. elması). Laccaria amethystina. 2. māye + T. ana vatanı Kuzey Amerika olan.

1959”) bk. ETA. mā-yesį l. 3100. Erz. 2.A. dikeni) Kırlarda kendiliğinden biten. EYAD. -giller) Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden. 137. XII. ma ā + Far. 264. 35. Gaz. madunus. 279. 489. Petroselinum crispum. bahtenis. kereviz.A. 214. maius + Yun. 4582. maydanoz ve kimyon gibi bitkileri içine alan. iki ya da çok yıllık. IX. māye) Domates (DS. makedonesi. bahteniz. -sı) bk. II. GD AT. 12. 2. Eren. 2. DA. bodünüs. makedonesi + T. çiçeği) Çayırlarda biten. papatya (TBAS. bahtunez. IX. 165. TAYA. 1518.. OAAD. 145) mazı: (< Far. BTS. 96) maydanozgiller: (< Yun. 3141) mayıs papatyası: (< Lat. KMYA. 214. gülgillerden. IX. 67. 431) maydanoz: (< Yun. çiçekleri şemsiye durumunda olan. 164. BTS. bir. SA. III. 290). bahtenes. otsu. 250. 231. ufak yeşil yapraklı. 114. 467. KYA. DS. madünüs. baktenis.. papadia + T. 1518. maadanüs. 291) Servigiller familyasından. 24. māzū. mağdanos. bakdanos. bahdeniz. 2. III. Ka. bektenis. sarı çiçekli.479 mayasıl otu: (< Ar. TS. özel kokulu iki yıllık otsu bir bitki. (And.: badınos. altın otu (BTS. yaprakları karşılıklı ya da çarpraz pulsu ve kiremit dizilişli. (TS. gövdesinin içi yumuşak öz ile dolu bir bitki (DS. 3140) mayıs çiçeği: (< Lat. maydunus) Maydanozgillerden. nadiren çalımsı bitkiler (TS. maius + T. DS. sürgünleri şişkin. . maius + T.A. -u) Bir armut çeşidi (AA. 431. mādanıs. 3141) mayıs dikeni: (< Lat. otu.Y. çiçeğinin tomurcukları tespih tanesine benzeyen. 361. Ağz. IX. 50-80 cm yükseklikte. anason. II. behteniz. DS. kozalakları dikdörtgenimsi veya . 61. madenis. yaraların iyileştirilmesi için yakı gibi kullanılan bir bitki (DS. DS. 312. “< Ar. Eren. 222) maza armudu: (< Ar. 1518. mā-yesįl + T. emrūd + T. BÜYA. MBTS.. mādinoz. maydanos. badınoz. ülkemizde 97 cins ve 400 kadar türle temsil edilen. II. UA. 431) maye: (< Far.

432) mazı otu: (< Far. IX. her pulda beş kadar tohum olan. is. -u) Sarı renkli. -lık) Bir çeşit çiçek (DS. māzū + T. taneleri dağınık bir çeşit üzüm (DS. yaprak dökmeyen çalı ya da ağaççıklar. 432. 3-10 çiçek durumlu. 203. yaprakları dikenli ve çiçekleri morumsu kırmızı renkli olan bir bitki. IX. 3149) mekke: (< öz. 3153) . birçok sanayi dalında kullanılan. (And. % 40 oranında tanen içeren. is. IX. māzū + bīşa + T. Ağz. 2. (TS. 3148) medeş: (< ? ) Salkımı büyük. küçük ağaç ya da çalılar. Medine) Kına çiçeği (DS. küçük yaz armudu (DS. Thuya. māzū + T. 4590) mekrikarmudu: (< ? mekrik + Far. 1-6 m kadar boylanabilen. BTS. DS. kırlarda biten. XII. yaprak döken. DS. IX. (Duran.480 konik. IX. (BTS. IX. -li) Tütünlerin dibinde biterek onları kurutan asalak bir ot (DS. IX. 3145) meçikli: (< ? meçik + T. 3149) medine: (< öz. emrūd + T. genç dallarının Cynips gallea tinctoria adlı böcek tarafından sokulmasıyla şişkin mazılar oluşan. çok yıllık. mekge. Quercus infectoria. (TBAS. meki) Mısır bitkisi ve tanesi (DS.: meke. Mekke). 1520. Cirsium rhizocephalum. Juncus gerardi. DS. pulları ince ve bükülebilen. 3149) medik: (< ? ) Gövdesi 15 cm kadar uzunlukta. 3152. Mazı adı verilen erkek çiçeklerin dişi incire asılmasında bu bitkinin gövdesi ip gibi kullanılmaktadır. otu) Erkek incir çiçeklerinin (mazı) dişi incirin çiçeklerini döllemesi için dişi incirin dallarına asılır. 3145) mazı meşesi: (< Far. 223-229) mazlıħ: (< Far. Bundan dolayı “mazı otu” denilmiştir. -si) Kayıngiller familyasından. IX.

: meliki) Kırmızı renkli. 3160. IX. ince dallarından yumurta ile kavrularak yemek yapılan dikenli bir ot (DS. melikî). Angelica sylvestris. melocan. kalın köklü bir bitki. melissa. (kekire). çorbası yapılan bir ot (DS.481 melek otu: (< Ar. MBTS. (TS.: melötre) Dereotuna benzeyen ve yenilen bir bitki (DS. otu) Maydanozgillerden. tespih tanesi büyüklüğündeki meyveleri kırmızı. TBAS. 3156) meletüre: (< ? ). 3156. 223) . 3158) melevcen: (< ? ). 2. 2. . III. Ağz.: meleviçen. Ağz.. Erz. Baldıran otu. 3158) mencekibuğday: (< ? menceki + T. 2. (And. ābiyā + T. 291) Oğul otu (TS. çiçekleri yeşilimtırak beyaz. su kenarlarında yetişen. 1529) melles: (< kökü bulunamamıştır. IX. 203) melendere ayvası: (< ? melendere + Far. melike. -sı) Bir okka ağırlığında bir çeşit ayva (DS. IX. ısırgana benzer. 3155) melesir: (< ? ) Mürver ağacı (DS. buğday) ri taneli ve başağı kırmızı bir çeşit buğday (DS. (And. çok yıllık. melövcan) Eflatun renginde küçük çiçekler açan. (And. yapraklarından dolma. 70-200 cm yükseklikte. Ağz. IX. 3157) meliki: (< Ar. 3159) mendek: (< ? ).: melki) Çam ve çalı diplerinde biten. 1528. Ağz. IX.: mendeyh) 1. 3157) melisa: (< Yun. IX. IX. IX. güzel kokulu bir çeşit üzüm (DS. Ağz.A. 1994). (And. lkbaharda kırlarda kendiliğinden biten. 1993) Sulu ve ekşimsi yaz elması (DS. Eren. MBTS. melek + T. 2. (And. yenilen bir çeşit mantar (DS. 2. kırmızı renkli. 3156) melike: (< Ar. IX.

otsu. GD AT. 436) menekşe gülü: (< Far. 628. Tietze. menend + Ar. 313. 363. III. DA. dış kabuğu soyularak özü yenilen. menevşe. 204. 2. 493. 3158. IX. 2. III. OAAD. 211. DS. menövşe. 2. BTS. 3161) menengiç: (< kökü bulunamamıştır. 3162. melencüyh. -ü) Tırmanıcı.A. Viola tricolor. TBAS. 128. . Rosa chinensis. vanavşak. 556. (And. tekli ya da kümeler hâlinde çiçekleri olan. IX. ülkemizde menekşe cinsi ve bu cinse ait 22 türle temsil edilen. benövşe. küçük çiçekli bir gül. domuzağırşağı (TBAS.A. 204. IX. 489. II. Chaerophyllum macropodum.: benevşe.-î + Far. taç ve çanak yaprakları 5 parçalı. K AT. ETA. 2. 241. 2803) menekşegiller: (< Far. tadı ve kokusu güzel. 118. mendil-i melek) Birkaç renkli yaprakları çiçek gibi duran bir bitki (DS.A. nadiren tırmanıcı çalı formundaki bitkiler (TS. iki yıllık. Nişanyan. minevşe) Menekşegillerden.Y.482 mendi: (< ? ) 40-120 cm yükseklikte. ST AT. Krş. benöyşe. 2001). benefşe + T. kapsül ya da bakka tipi meyveleri olan. melenkiç. IV. 64. menefşe. melencük. (TBAS. DS. Ağz. güzel kokulu çiçeği olan. melenküş. SA. 246. ovaryum üst durumlu. mor renkli. 224.. (TS. melengiş. 1532. bir veya çok yıllık otsu bitki. (TS. Erz. TaS. 91. -giller) Yaprakları almaşlı dizilişte. MBTS. bazı kültür formları süs bitkisi olarak kullanılan. II. 335. K A. kökü) bk. melmeşe. mellengiç. benefşe + gul + T. melengiç. er dişi. 45. 288. IX. 1532. 204) menendiarmudu: (< Far. .. DS. 1532) menekşe kökü: (< Far. -u) Yazın yetişen yeşil renkli. 3160) mendilimelek: (< Far. 292. emrūd + T. 88. 2. Gaz. bir ya da çok yıllık.: melangeç. benefşe + T. IX. menegüç. Ağz. 1993).. 251. 14. melekşe. T YA. menemşe. MBTS. (And. AAT. 90. DS. olgunlaştıkça sararan bir çeşit armut (DS. otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir. 193. mellengeç. 3160) menekşe: (< Far. benefşe < OFar. 165. ışınsal simetrili.

IX. IX.A. 2. 3164) mentir: (< ? ). merzengūş. ağacı) Fasulyegillerden.483 menekiş. 60. Ağz. 205. + T. 290) Bir çeşit fasulye (DS. www. güzel kokulu bir saksı bitkisi. 2.akmb. 2. 1528. IX.: mentur) Şebboy (DS. 1536) mercan çiçeği: (< Ar. merengiç. mendevrek) Hıyar (DS. (And.gov. 3165) mera bitkileri: (< Ar. Pistacia terebinthus. küçük yapraklı. 222) menevit: (< ? ) Kestane (DS. tırmanıcı bir süs bitkisi. menengeç. Erythrina. . Türkçenin Gücü. 1535) mercan: (< Ar. 2. Sonbaharda ekilen buğday. (And. menevş. 6 m kadar yükselebilen ve kışın yapraklarını döken bir ağaç veya ağaççık.tr) mercanköşk: (< Far. IX. merzengūş) Ballıbabagillerden. merlengiç. IX. Çavdar (DS. meneş. 3155. şile. (TS. meniç. Origanum majorana.. III. (TS. 1536) . mer’ā + T. bitkileri) Meralarda kendiliğinden yetişen ve sun’i olarak yetiştirilen. 3161. IX. 3162) mengen: (< ? ) 1. Erz.. meneviş. menevrik. MBTS. mercān < br. 2011. + T. (TBAS. menengüç. 3072. 3162) menevrek: (< ? ). merlengeç. mercān < br. Ağz. 2. yem değeri olan veya olmayan tüm bitki türleri (TS. sıcak ülkelerde yetişen.: lenevrek. TS. çiçeği) Mercan isimli çiçekten esinlenerek yapıldığı için halk arasında aynı isimle bilinen çiçek (Aksan. mineç) Genç sürgünleri pazarlarda satılan. 3166) mercan ağacı: (< Ar. IX. DS. menengiş. 2. 3162) menize: (< ? ) Domates (DS. çiçekleri parlak kırmızı. mercān < br. Nişanyan.

+ T. 400) meri: (< ? ). 291) Mersingillerden. eflatun çiçekleri olan. üzümü) Tanesi ve çekirdeği küçük. 2. 337. IX. BTS. çok yıllık otsu bir bitki. deve dikeni (TS. 2. mirsini + T. 184. 491. 2.484 mercan otu: (< Ar. (TS. Nişanyan. mirsini < EYun.. Aşılı. yaprakları karşılıklı. TAYA. 145. 290). + T. GD AT. KMYA. beyaz. çiçekleri beyaz. ufak. 252) merki: (< ? ) Yenilen. 1540. is. karanfil. otu) Karanfilgillerden. IX. AAT. Ağz. ST AT. Beyaz. nemli yerlerde yetişen. besin değeri yüksek. Ağz. 2. mercümek) 1. iri taneli. 144. beyaz üzüm (DS. 3170) mersin: (< Yun. yuvarlak ve yassıca tohumu. 56. (And. TBAS. 1537. Myrtus communis. KYA.: meni) 1. 43. 200. 3169. 296. okaliptus gibi yaprakları almaşık. 5 m kadar yükselebilen. -giller) ki çeneklilerden. 2. 237. Sagyna procumbens. mēcimek. Nişanyan. zehirsiz bir çeşit mantar (DS. Meryem + T. 206) mersingiller: (< Yun. ana + asması) bk. mercān < br. is. (TS. 1536) mercanüzümü: (< Ar. yeşil veya kahverenkli. 1541) . SA. Lens culinaris. 44. ADYA. EYAD. 199. mersin. yasmık. AVA. beyaz çiçekli bir ağaç. 3166) mercimek: (< Far. çiçekleri genel olarak talkım durumunda bulunan ıtırlı bitkileri içine alan bir familya (TS. KBAYA. Gaz. 80. myrton. yaprakları yaz kış yeşil kalan. bir yıllık ve otsu bir tarım bitkisi. 163. Güney ve Batı Anadolu dağlarında yetişen. 1541) meryemana asması: (< öz. (TS. iri taneli kiraz (DS. T YA. GBAA. ak asma (TS. 2. Meryem + T. 2. mercümek. 242. 12. Baklagillerden. mavimsi. IX.A. Bu bitkinin. çekirdekli üzüm. 192.: marcimag. ana + dikeni) bk. III. 2. mercān < br. 1541) meryemana dikeni: (< öz. (And. 437. 135.

293) Kayıngillerden. Meryem + T. IX. kerestesi dayanıklı bir orman ağacı. Eren. kökü. 2. 1541) meryem otu: (< öz. (TS.Y. mestān) Çok küçük kavun (DS. iki yıllık. 214.485 meryemanaeldiveni: (< öz. otu) bk. yumuşak tüylü. 207) mevzek otu: (< ? mevzek + T. otu) 30-100 cm yükseklikte. Ka. 294”) . 3172) mestan: (< Far. E A. mesį r + T. IX. 33. -ı) bk. Tietze. 4592) mesir otu: (< Ar. tavukbacağı mantarı (TBAS. otu) Anason (DS. 7.A. 2.sesi benzeşme sonunda m-’ye çevrilmiştir. is. (TBAS. Quercus. marica/marīca + T. 85) meşe burçu: (< Far. KYA. kış yaz yapraklarını dökmeyenleri de bulunan. bīşa. 3172. üç yüz kadar türü arasında. manitari + T.. bīşa + T. 207) meskenye: (< ? ) Mercimek (DS. kışın yapraklarını döken. is. 2020) Köfteye konulan. 181. IX. 360. 34. burç < Sans. MBTS. 52. Eren. GD AT. merz. “< ? meyan ‘başka bir dilden gelmiş olabilir’. ince uzun yapraklı bir çeşit bitki (DS. 207) merze: (< Far. 207. 3172) meşe mantarı: (< Far. 252. TBAS. -u) 50 cm kadar yükselebilen. Meryem + T. < baştaki b. XII. AAT. hoş kokulu. Loranthus europaeus. 207) meyan kökü: (< ? meyan + T. 4593) meşe: (< Far. bīşa + T. ana + eldiveni) Çan çiçeğinin bir türü. Companula medium. 2. ADYA. acı yavşan (TBAS. bīşa + Yun. K AT. 150. TBAS. (TBAS. özellikle meşe ve kestane türlerinin üzerinde yaşayan yarı asalak bir bitkidir. (TS. 1544. kirli mavi çiçekli ve otsu bir bitki. 207) meşe çiçeği: (< Far. XII. Delphinium staphisagria. OAAD. çiçeği) Kasımpatı (DS.

1554) mezarlık otu: (< Ar. AVA.. 271. 6) mezarlık zambağı: (< Ar. yemiş (TS. mīva + T. mor çiçekli. 3177) mezmeze: (< ? mez + meze) Sert kabuklu. -lık + Far.A. 208. 2. III. 1551. 208) mezarlık servisi: (< Ar. meydānį . 1299”) Nane (DS. BTS. Ağz. II. uzun. 3177) . AAT. EYA. 304) meyve ağacı: (< Far. 227. süsen (TBAS. IX. III. serv + T. tatlı olan toprak altı bölümleri hekimlikte ve serinletici içkilerin yapımında kullanılan. T YA. II. IX. mīva. 253. 131.A. 137.. 4593) meyve: (< Far. Ka. meyva) Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan organ. 2054) Bir tür çiçek (TS. -lık + otu) Çok yıllık. tüysü yapraklı. 194. Bu ad Doğu Anadolu Bölgesi’nde kullanılmaktadır. IX. 2. ħurd. 120) meydanî: (< Ar. Telephium imperati. zanba + T. 2. is. XII. “< Far. üzerinde dilim biçiminde çizgiler olan bir çeşit kavun (DS. . Gaz. 1552) meyhaneci otu: (< Far. (TS. 294). MBTS. ETA. meyħāne + T. K A. ağacı) Meyve veren ağaç (TS. 301. mezār + T.: meyma. Meryem + Far. ħurd. 441. mavimsi. 246. 73. 2. -ı) bk. -si) bk. mayva. DS. -lık + Ar.486 Fasulyegillerden. MBTS. 2. Erz.A. (And. 2. K AT. adî servi (BTS.. kerestesinden yapılarda yararlanılan bir çeşit ağaç (DS. (TBAS. 165. 3205. 1553. ST AT. mezār + T. DA. çıplak ve beyaz çiçekli bir bikti. 208) mezla: (< ? ) Dağlarda yetişen. mezār + T.Y. Glycyrrhiza glabra. 1553) meyremhurt: (< öz. otsu. 672. TBAS. 2. 65. ci + otu) Çobandüdüğü (TS. 30-60 cm yükseklikte. çok yıllık otsu bir bitki. DS. Eren.

A. 229. -ı) Şapkası kızılımsı sarı renkli. IX. tepesi) bk. Erz.487 mığırıkarmudu: (< ? mığırık + Far. mīħ + T. IX. içi beyaz renkte. -ü) bk. 997) Mısır yasemini: (< öz. AA. A. K AT. darısı) Mısır. DS. OAAD. DS. K A. T YA. 173.. içi kumlu bir çeşit armut (DS. yasemin (TBAS. 3203. 193. miśr + Ar. fūl + T. III. yāsemen + T. domuz baklası (TBAS. 1. 146. IX. karanfil gibi kokan. 197. Zea mays. 497) Mısır fulü: (< öz. III. çayırlarda birçoğu bir arada yetişen ve yenen bir mantar. 171. boyu yaklaşık 2 m olabilen. manitari + T. GBAA. TS. KMYA. miśr. is. 32. erkek çiçekleri tepede salkım durumunda. 189) mısır anasonu: (< Ar. 125. diş otu (TBAS.Y. Ka. bir yanı kırmızı. 238. 76. 497. 3182) mıkbaşı: (< Far.A. KYA. 442. 33. Mısır + Far. mıhtepesi mantarı (TBAS. . ZBK A. Hint fulü (TS. (And. 396. Merasmius oreades. 76. yaprakları büyük. mīħ + T. 69. anison + T. (TBAS. 3186) mırık: (< ? ) 1.: misir) Buğdaygillerden gövdesi kalın.Y. mıhtepesi mantarı (DS. IX. 215. 208) mısır darısı: (< Ar. 254. bā ilā + T. 1557.. dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan. özellikle Karadeniz Bölgesi’nde tohumları için kültürü yapılan bir bitki ve bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü. Mısır + Ar. 134.A. 208) mısır baklası: (< Ar. mīħ + T. 125..A.. BTS. 209) . Krş. 227. 127. 219. 2. 208) mırgıl: (< ? ) Patates (DS. Ağz. miśr + T. Marul (DS. 3180) mıhtepesi: (< Far. tepesi + Yun. -u) Bir yanı açık sarı. is. 63. 2. -sı) bk. (TS. başı) bk. AAT. -u) bk. Domates. 280. 1390). E A. IX. 38. mısır buğdayı (Gaz. 3187) mısır: (< Ar. Gaz. -i) bk. AVA. IX. emrūd + T. 204. SA.. III. 242. 3182) mıhtepesi mantarı: (< Far. miśr + Yun. 208.

IX. 1561) mimoza: (< Fr. mavi veya menekşe renginde. MBTS.488 mısmıl ağacı: (< Far. IX. Mimosa (TS. 1567) mine çiçeğigiller: (< Far. mısmıl + T. 2. DS. 15 m kadar boylanabilen. mycose) Mantar (TS. 4597. mini. MBTS. 215. BTS. 448) mindiraç: (< ? ) Mürver ağacı (DS. minā + T. 3199) mikoz: (< Fr. mine çiçeği ve benzeri türleri içine alan bir bitki familyası (TS. çiçekleri sarı ve bazı türleri beyaz veya menekşe renginde. yaprakları karşılıklı ve oymalı. mişmiş. “< Far. pak şey’. mimosa) Baklagillerden. IX. IX. (TS. 2064”) Mürver ağacı (DS. Gaz. mısmıl ‘temiz. 2. yaprakları akasya yaprağına benzeyen bir süs bitkisi. 295) Kayısı veya zerdali (TS. 2078) Çamların iğde büyüklüğündeki meyvesi (DS. 3201) . Eren. 3200) mine çiçeği: (< Far. IX. ağacı. 1559. çiçeği + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. 3192) mışkat: (< ? ) Ebegümeci çiçeği (DS. sapı dört köşeli olan ıtırlı bir bitki. 1567) mini: (< Fr. XII.. çiçekleri başak durumunda alacalı. 363. 1566. ADYA. 499) mihra: (< ? ) Böğürtlen (DS. 2. çiçeği) Mine çiçeğigillerden. 3192) mışmış: (< Ar. 2. IX. 2. 3197) milkide: (< ? ) Salatası yapılan bir çeşit ot (DS. 2. III. 3191) mışka: (< ? ) Yaz armudu (DS.A. IX. 2. minā + T. Verbana.

Diken (DS. soğanı) bk. misk + T. tatlı. Hayvanların çok sevdiği küçük bir ot. 3188. Armudun küçüğü. ce + elması) Küçük. sarı bir çeşit elma (DS. 3203) mis üzümü: (< Ar. güzel kokulu. MBTS. IX. 300) Kuzey Afrika.: murmut. 3202) mirtmirt: (< mirt + mirt “ses taklidi”). 209) mislibuğday: (< Ar. 2. 3204) . MBTS. 3201) minkiriç: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS. Salvadora persica. mişkāt. XII. 1571) mişkat: (< Ar. 2086) Sardunya çiçeği (DS. IX.489 minimeç: (< ? ) Çitlembik (DS. ran ve Hindistan’da yetişen dikensiz küçük bir ağaç. müşkülüm (TBAS. IX. 2. 2. mırmıt) 1. 2. (TS. Ekşi limon (DS. 2084) 1. üzümü) Kokulu üzüm (TS. 1571) misvak: (< Ar. 3203. 2. emrūd) Yumurta biçiminde ve büyüklüğünde. miskî + T. IX. güzel kokulu bir çeşit üzüm. DS. IX. IX. 3203) miskiçelması: (< Ar. misvāk. IX. 3203) miskicearmut: (< Ar. miskî. mis + T. IX. Nişanyan. 4600) miski: (< Ar. -li + buğday) Kırmızı buğday (DS. miskî + T. (And. 3201) miravulcan: (< ? ) Baharda süren filizleri yenilen bir çeşit diken (DS. Pembe renkli. güzel kokulu bir çeşit armut (DS. 3. ce + Far. 3203) misk soğanı: (< Ar. IX. 3202) mircilik: (< ? ) Devetabanı bitkisi (DS. IX. misk + T. IX. Ağz. 3204) mitik: (< ? ) Yıldızçiçeği ve bitkisi (DS. 2.

mor/morm + T. çiçekleri yoğurt çorbalarına renk vermek için kullanılır. 3209) moramık: (mora < Erm. mor/morm + Far. 20 metreye kadar uzayabilen çok yıllık bir sarmaşık. çiçek) 20-75 cm yükseklikte. 826”) Baklagillerden. mor/morm + T. süpürge yapılan bir çeşit ot (DS. tūt) bk. bir yıllık. ca + süpürge) Pembe çiçek açan. boz renkli. 3208) mor: (< Erm. dağ sümbülü (TBAS. 1577. DS. 3210) morbaş: (< Erm. (And. 210) mor salkım: (< Erm. mor/morm + T. 3210. 209) mor dut: (< Erm. dut (TBAS. Ağz. TBAS. pembe renkli çiçekler açan. mor/morm) 1. 210) mormenekşe: (< Erm. DS. IX. mor/morm karadut veya böğürtlen ~ HAvr. 209) morca süpürge: (< Erm. (And.: moloşa) Ebegümeci (DS. Consolida orientalis.: mormeni. salkım. böğürtlen. *moro. -mık) Bahçe çevresinde çit yerine kullanılan. ca) bk. 3206) moloş: (< ? ). 3210) mor çiçek: (< Erm. morminik) Rengi mora çalan bir tür menekşe (TS. Clauson. mor/morm + Far. (TS. 2. IX. IX. beyaz. “< T. 2. mor menik. mor/morm + T. mor. 303) Patlıcan (DS. 3209) mora: (mora < Erm. 209) morca: (< Erm. baş) bk. mor/morm + T. Böğürtlen. Nişanyan. güz çiğdemi (TBAS. Sivas bölgesinde. mor renkli meyveleri olan çalılar (DS.karadut. (TBAS. IX. Ağz. 2. IX. salkım durumunda mavi. 1577) . Yaban çileği (DS. 3210.490 miyasıl: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. otsu ve koyu mor renkli çiçekli bir bitkidir. IX. Wisteria sinensis. salkım < sarkım < sark-. mor/morm + T. benefşe). IX. IX.

mūm + Fr. Sazlık yerlerde yetişen. BTS. mōruk) 1. boya ve parfümeri sanayiinde kullanılan ve süs bitkisi olarak da yetiştirilen. 1583. 2. 1591) mum çiçeği: (< Far. şemsiye biçiminde küçük beyaz çiçekler açan. mūm + T. IX. Reseda odorata. çiçeği) ki çeneklilerden. Cerinthe minor ve Cerinthe retortra. mūm + T. çiçeği + -giller) Yaprakları almaşlı. TBAS. sarılıcı. (TS. salvia) Kırda yetişen. basit ya da parçalı. meĥabbet + T. 2. etli yapraklı. MBTS. çiçeği) Muhabbet çiçeğigillerden. (TS. ekleri yeşilimtırak beyaz. suyu mayasılı iyileştirmekte kullanılan. Bir çeşit diken. 3210) moruk (I): (< Erm. güzel kokulu. 1591. 297”) Sıcak ülkeler ile Kuzey ve Batı Avrupa’da yetişen bir tür mum palmiyesi. (TS. 457) mum ağacı: (< Far. gövdesi boyunca 1 cm kalınlığında bir mum katmanı bulunan. yaprakları hurma yaprağına benzeyen bir ağaç. 2. 2. adaçayına benzer bir çeşit ot (DS. 2095) Leylâk (DS. 3210) muhabbet çiçeği: (< Ar. Myrica cerifera. mōruk. otsu. kapsül ya da bakka tipi meyveleri olan. mūm. 1583) muhabbet çiçeğigiller: (< Ar. 2. 3210) moruk (II): (< Erm. mor/morm + Lat. 2. ağacı. -si) Ilıman bölgelerde yetişen. “< Far. ülkemizde ise muhabbet çiçeği cinsi ve bu cinse ait 13 türle temsil edilen bir familya (TS. 1591) mumuzak: (< ? ) Kırda biten dikenli bir bitkinin böğürtlene benzeyen kırmızı meyvesi (DS. 210) mum palmiyesi: (< Far. çanak ve taç yaprakları serbest ya da bazen olmayabilen. iki veya çok yıllık bir süs bitkisi. dünyada 6 cins ve 75 türle. ovaryum üst durumlu. 2. 3219) murmurik: (< ? ) Böğürtlen (DS. IX. meĥabbet + T. 3221) . IX. Eren. IX. (TS. güzel kokulu bir süs bitkisi. mavi çiçekli bir çeşit ot (DS. IX. Cerexylon andicola.491 morşabla: (< Erm. palmier + T.

şevketibostan (TBAS. IX. Nişanyan. 2. Mespilus germanica.A. sarı çiçekli. murto. 2. 2. BTS. 3226) mut üzümü: (< öz.492 murt: (< Yun.Y. bir yıllık ve otsu bir bitki. mūz + -giller) Sıcak bölgelerde yetişen. XII. IX. 2. 2. otu) Birleşikgillerden. 459. mübārek + T. 1599. buruk ve beş çekirdekli meyvesi olan. kendine özgü hoş kokulu. Musa sapientum. mūz. Cnicus benedictus. Nişanyan. muguet < EFr. 210) mübarek otu: (< Ar. küçük bir ağaççık. (TS. mespilon) Gülgillerden. Mut + T. DS. 459) muzgiller: (< Ar. tatlı. 2. mugue/musc. 2-3 m yükseklikte. Ka. 1593) muşmula: (< Yun. kalın kabuklu. mübārek + T. dikeni) bk. Eren. 1600) müge: (< Fr. 2. (TS. Corchlorus olitorius. 195) mutrum: (< ? ) Bir çeşit armut (DS. mukhlia. is. 2193) Adana bölgesinde yetiştirilen ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki. tek çenekli ve çok yıllık bir bitki. özellikle muzları içine alan bir çenekliler familyası (TS. besleyici. dikenli. 2. 298) Mersin ağacı (TS. uzun meyvesi olan. 1595. mayhoş. 1603) mühliye: (< Yun. BTS. üzümü) Çekirdeği kolay ezilen siyah ve gevrek bir çeşit üzüm (DS. 1604) . (TS. 4600. yuvarlak. 1599) muzkurt: (< ? ) Palamut (DS. MBTS. IX. 3226) muz: (< Ar. 310) Muzgillerden. 312) nci çiçeği (TS. 3226) mübarek dikeni: (< Ar. olgunlaşıp çürüdükten sonra yenilebilen. (TS.. tropik ve subtropik bölgelerde doğal olarak yetişen.

TBAS. 2. 2. DS. 211) müşk: (< Ar. 2204) Bir çeşit ot (DS. MBTS. demet durumundaki beyaz çiçeklerinden hekimlikte yararlanılan. misk) Güzel kokulu. dikenli bir ot (DS. IV. müşkil. Sambucus nigra. 2. TBAS. 2. 2. 2822) mürver: (< kökü belli değildir.: mordik. beyaz. IX. 2222). IX. IX. “< mürdüm ‘kökü belli değildir’. IX. 30–80 cm yüksekliğinde. 2227) Hanımeligillerden. Hyrus sativus. 2249) bk. TaS. 2. 3231) müşgül: (< Ar. 1604. 2. 3221. parlayan”. MBTS. TBAS. açık mavi veya mor çiçekli bir bitkidir. mühr-i Süleyman) Kuzey Anadolu’da orman ve çalılıklar altında bulunan. IX. 211) mürdeşe: (< ? ) bk. 2. TBAS. 4068. 2. ürdümük) Baklagillerden. 211) müşekkire: (< ? ) Kuşkonmaz otu (DS. yazın ekilen. bir yıllık. eriği. (And. DS. 1612. 3228. 211. (boğumluca otu). yaprakları karşılıklı. 210) mültüme: (< Ar. Ağz. 1610. XI. 1610) mürdümük: (< kökü belli değildir. 2222”) Reçeli veya hoşafı yapılan bir cins küçük ve kara erik (TS. tüysüz. çok yıllık ve otsu bir bitki. IX. MBTS. Polygonatum multiflorum. 3210. 3231) . meyvesi zeytine benzer bir ağaççık. MBTS. 3228) mülye: (< ? ) Domates (DS. (TS. dede gülü (TBAS. 3228) mümülü: (< ? ) Gelincik çiçeği (DS. mültemi “parlak. MBTS. otsu kısmı hayvan yemi olarak kullanılan. (TS. 211) mürdüm eriği: (< ? mürdüm + T. 3229. akdiken (TBAS.493 mührüsüleyman: (< Far. 4–10 m yükseklikte. (TS.

10-20 cm yükseklikte. ıtırlı.: namzan) Bir çeşit pancar (DS. küçük bir ağaç. 508. Muscari muscarimi. nār / enār. yumrulu ve otsu bir bitkidir. kırmızımtırak sarı sert bir kabukla örtülü. bozan) Eğrelti otu türünden bir bitki (TS. sarımtırak renkli çiçekleri güzel kokan. DS. AVA. IX. II. 2. çiçeği) bk. TAYA. 462. otsu ve beyaz çiçekli bir bitki. 176. (TBAS. Nişanyan. 2. 301. Mentha piperita. BTS. K A. çiçekleri büyük.494 müşküle: (< kökenini bilmiyoruz) Kalınca kabuklu. 127. 321) Ballıbabagillerden. mor çiçek (TBAS. rutubetli yerlerde yetişen. 13) nar armudu: (< Far. 160. (TS. Urfa bölgesinde yetiştirilir ve meyveleri. 67. na’nā’ + T. ETA. IX. nār + emrūd + T. ilkbaharda kayalıklarda biten. sulu taneler bulunduran yuvarlak yemişi olan. 1629) namzam: (< ? ). 98. (And. 1632. 2300. gaz söktürücü ve süt arttırıcı olarak kullanılır. iri ve uzun taneli bir çeşit üzüm (Eren. 463. na’nā’. koyu kırmızı renkte. -u) ri. TBAS. 37. OAAD. IX. 298) müşkülüm: (< Lat. 211. 2. 213) nanedalı: (< Ar. Nişanyan. yaprakları sapsız. 3238) nanahan: (< ? ) 10-70 cm yükseklikte. 213. 12) nane çiçeği: (< Ar. 2. 3231) -Nnamazbozan: (< Ar. 321. Trachyspermum ammi (TBAS. 1631. GD AT. kırmızı ve sarı renkli armut (DS. çok yıllık ve otsu bir kültür bitkisi. içinde çok sayıda kırmızımtırak. bir yıllık. MBTS. na’nā’ + T. fındıksı tip meyveleri olan. IX. 2301) Nargillerden. muscarimi) Sümbülgillerden. EYA. yaprakları karşılıklı. MBTS. (TS. 2. ülkemizde 7 türle temsil edilen. Punica granatum. 3239) nar: (< Far. DA. 3239) . 213) nane: (< Ar. BTS. dalı) Lahana (DS. çiçekleri beyaz veya menekşe renginde. TAYA. Ağz. AAT. nemāz + T.

(And. nārdīn) Maydanozgillerden. IX. hermafrodit. IX.: narince) Pembe. 1632) nargiller: (< Far. Farsça nargil kelimesinden gelir. Ağz. taç yaprakları 5-7 parçalı. çanak yaprakları 5-8 loplu ve kırmızı. bakka tipi meyvesi olan. nārenc) Turunç (TS. nārven. -giller) Yaprakları karşılıklı ya da kümeler hâlinde. nārenciyye) Turunçgiller (TS. 2302). ışınsal simetrili. 1632) narenciye: (< Ar. 463) nar gülü: (< Far. yuvarlak taneli. 2. IX. 3239) narbis: (< ? ) Zambak (DS. 3239) narınç: (< Ar. 3239) narcil: (< Far. 2.495 narat: (< ? ) Çam ağacı (DS. tatlı bir üzüm çeşidi (DS. MBTS. MBTS. 2. başakçıkları tek çiçekli küçük bir bitki. çayırlarda yetişen ve hayvanlara yem olarak verilen. Eryngium campestre. 3240) narven: (< Far. ülkemizde de nar türü ile temsil edilen familya (BTS. 1632) narenc: (< Ar. IX. Tütün içmekte kullanılan nargile adı da bu kökene bağlıdır. 2. MBTS. (TS. çiçekleri uçta tek ya da kimoz durumlarda. basit ve stipulasız. IX. lk nargileler Hindistan cevizi meyvesinden yapılmıştır (TBAS. nār / enār + T. 2. meyvesi için kültürü yapılan. -ü) Nar ağacına benzeyen bir ağacın gül gibi olan çiçeği (DS. 2303) Karaağaç (TS. nargį l. 2. nārenc. nār + gul + T. dünyada punica cinsi ve bu cinse ait iki türle. 2301) Hindistan cevizi ağacının meyvesi. 213) nardin: (< Far. 2. 1633) . 3239) nartük: (< ? ) Mısır (DS.

A. MBTS. IX. nāz. 338. nāzuk + T. 1635) navruz: (< Far. 2. 1639) nebatat: (< Ar. 2. Ağz. is. IX. 214. nem + nem) Büyük yapraklı. -lik) Büyük yapraklı. 2. 254) naz: (< Far. dımışkı (Gaz. (And. 1639) nebi: (< öz. elması) Yazın yetişen kırmızı renkli bir çeşit elma (DS. 325) Erken ilkbaharda çiçek açan. nebātāt) 1. KMYA. na ar + T. 2342. III. (And. Ağz. IX.: nevi) Mısır (DS. is. 2. MBTS. 2. Bitkiler. 4607) nemisa: (< Lehçe. çok yıllık. nāv “içi oyuk şey” ve küçültme eki –çe ile nāvçe’den (?). 2328) Ayşekadın fasulyesi (DS. AAT. 3243) nefirne: (< nefirne < Far. 3246) nemnem: (< Far. sarı çiçekli bir çeşit nane (DS. küçük taneli. IX. 2324). otu) bk. 2. 214) nazik elması: (< Far. IX. 3246) . üzerlik (TBAS. nefer + T. botanik (TS. MBTS. 3243) neferlik: (< Ar. nevrūz. 243. 209. niemcy. 2. IX. pek beğenilmeyen üzüm (DS. nebāt) Bitki (TS. Bitki bilimi. yumrulu. ST AT. Nişanyan. mor veya kirli sarı çiçekli. Datura. 3242) nebi dede: (< öz. IX. 3244. 2309) Çiçekleri katmerli ve mor renkte olan bir tatula türü. 3242) nebat: (< Ar. 3242. Nebi + T. 2309) Çam ağacı (DS. tadı buruk bir ot (DS. IX. 2. (TS. MBTS. küçük ve otsu bitkiler. 2. 3242) nazar otu: (< Ar. DS. nefį r “boru”. Nebi). dede) bk. XII. DS. IX. AVA. 209) nedrebol: (< ? ) nce kabuklu üzüm (DS.496 navçağan: (< Far. (TBAS.: nüfürne) Ufak salkımlı. MBTS.

MBTS. nergiz) Nergisgillerden. TBAS. sarı. 1646. otsu ve pembe çiçekli bir bitkidir.. OAAD. (And. yaprakları yuvarlak ve geniş. nargöz. 20-80 cm yükseklikte. kardelen gibi çoğu küçük ve kokulu çiçekleri içine alan bir bitki familyası (TS. TBAS. Ağz. 255) nergisgiller: (< Far. 1654. bazılarında sarı renkte.497 nemnem otu: (< Far. -giller) Bir çeneklilerden. 2. çiçekleri beyaz. 3239. “< Lehçe. 1650. 2331). . niemcy + Ar. (TS. Nymphea. açılmadan önce bir yenle örtülü bulunan ve bazı türlerinde beyaz.: nargoz. çik) Papatya (DS. 214) nergis: (< Far. (TS. sularda yetişen. 214) nemse kimyonu: (< Lehçe. Amaryllis. (TS. 214. Linaria vulgaris. çiçekleri aslanağzına benzeyen. kemmūn + T. mavi. IX. 28. 2328”) bk. (TBAS. 255. fulya. DS. pirekapan (TS. (güzelhatun çiçeği). 215) nezle otu: (< Ar. zanba + T. çok yıllık bir kır bitkisi. 169. 2. -u. GD AT. ST AT. Erz. Eren. 2. nergis. nīlūfer. nem + nem + T. çiçekleri ayrı veya bir kök sap üzerinde şemsiye durumunda. BTS. narkissos < narke. 1646) nevbetçik: (< Far. pembe renkte. III. 50–60 cm yükseklikte. MBTS. IX. nergis < EYun. (TS. nergis + T. Frenk kimyonu (TBAS. Ballota saxatilis. çok yıllık. nevbet + T. 188. türlü renkte. otu) ki çeneklilerden. soğanlı ve çok yıllık bir süs bitkisi. 2. AVA. 2. 300) Nilüfergillerden. otu) Boğaz ağrılarına karşı kullanılan. TBAS. 2. nergis + Ar. taşıdığı glikozit sebebiyle iç söktürücü olarak kullanılan. 467. 215) . Nişanyan. 326. nezle + T. 241. durgun sularda veya havuzlarda yetişen bir su bitkisi. E A.A. Narcissus. EYAD. nevrūz + T. iri ve güzel çiçekli bir süs bitkisi. 1651) nilüfer: (< Far. Nişanyan. 3248) nevruz otu: (< Far. otu) bk. 94. 324. yumrulu. -ı) Soğanla üretilen. 2. 1646) nergis zambağı: (< Far. 39. niemcy. 2.

yuvarlak ve kepekli bir çeşit elma (DS. 12. otsu bir bitki. 129. -giller) ki çeneklilerden. o lak < oğul. (dağ nohudu). 413. 232. 1671) oğlakkarası: (< T. AAT. 331. buğdayı) Kaplıcayı andıran. TAYA. KBAYA. 1659. dağlık yerlerde yetişen bir buğday türü (TS.Y. (TS. 210. otsu bir bitki. otu) Kayaların çatlak ve oyuklarında biten. IX. 3267) oğlakkulağı: (< T. BTS. GBAA. 244. Ağz. bol nişastalı. 185. TBAS. ophrus) Salepgillerden. IX. SA. yuvarlak taneli. 215. XII. 24. 147. 170. (TS.: nōd. IX. AVA. çiçekleri sarımtırak renkte. 130.498 nilüfergiller: (< Far. 2. 198. 20-40 cm yükseklikte. ADYA. ada soğanı (TBAS. ZBK A. 216) nuzlaotu: (< ? nuzla + T. 150. nohıt. nīlūfer + T. 3. nohot. Nişanyan. 1656) nohut: (< Far. 2. Ka. çiçekleri sinek. meyvesi baklamsı. nuħūd. nişastası çok. 145. GD AT. oğlak + karası. (And.. 1654) ninemelması: (< nene “çocuk dilinde” + T. oğlak + kulağı) bk. 2352”) Temmuzda olgunlaşan. 2378”) Kara üzüm (DS. Krş. E A. 111. MBTS. ophrys < Yun. (And. birleşik telek yapraklı. noud. 4606) -Oofris: (< Fr. eriği) Sarı ve acı bir çeşit erik (DS. 217) . 2. yumrulu. -m + elması. 163. nohud. örümcek gibi birtakım böcekleri andıran. nout. nufut) Baklagillerden. 2. 242. 44. 327). 280.Y. 189) norzeriği: (< ? norz + T. Ophrys. nişeste + T. 2. 158. AA. 111. örnek bitkisi nilüfer olan bir familya (TS.A. soğanı). 227. 3252) nişasta buğdayı: (< Far. ufak taneli. “< ET. noħut. OAAD. Ağz. 469. 3255) nuteşir soğanı: (< ? nuteşir + T. ST AT. 314. Nişanyan. KMYA. MBTS.. dişeti hastalığında kullanılan bir çeşit ot (DS.A.: loteşir soğanı) bk. “< nine. kuzukulağı (TBAS. Cicer arietinum.

eucalyptus < Yun. MBTS. oğul + (a)n. 217) on bir aylık: (< T.) Mersingillerden. Aucoumea. “< or ak. 2. 331”) Ballı babagillerden. 3. “< oltu’nun kökü bulunamamıştır. (TS. on + bir + aylık) bk. Melissa officinalis. boyu 100 m’yi aşabilen. melisa. Eren. 3268) oğul otu: (< T. (TS. tıpta yapraklarından yararlanılan çok yıllık ve otsu bir bitki. 3275) okume: (< Lat. Nişanyan. “< ET. IX. toprağın suyunu çekerek yerin bataklık duruma gelmesini önleyen bir ağaç. 3. (TS. tilkikuyruğu (TBAS. pire otu (TBAS.499 oğlanelması: (< T. 3270) ohşaran: (< ? ) bk. dış odunu pembe renkli bir ağaç. kamış (DS. o lan < oğul. otu. IX. “< ET. 331. 2. oğul+duruk ?. IX. 1673) okcül: (< T. Nişanyan. 2388”) bk. Eucalyptus globulus. 304”) Yaban gülünün fındık büyüklüğündeki kırmızı renkli meyvesi (DS. 2395”) Mürdümeriği (DS. 2. 1672) oğunduruk: (< T. orak + eriği. okluk) Bir çeşit saz. kerestesi parlak. 1676) oltu otu: (< ? oltu + T. çuha çiçeği (TS. MBTS. 20–150 cm yükseklikte. 148) okluk: (< T. oğlan + otu) Ağız ve karın ağrılarını geçirmek için kullanılan bir çeşit yabanıl ot (DS. 3. IX.) Afrika’da yetişen. oğul + otu. < ET. oğlan + elması. asıl yurdu Avustralya olan. kovan otu. okçul) Bir ot (AA. 3286) . 217) okaliptüs: (< Fr. MBTS. o ul. 2. 1686) orakeriği: (< T. öz odunu mor. 2379) Taze çam (DS. IX. 3268) oğlanotu: (< T.

özsuyu yakıcı bir ot (DS. çiçeklerinin güzelliği dolayısıyla camlıklarda yetiştirilen birtakım bitki türlerinin ortak adı (TS. orman + sarmaşığı) bk. (And. pembe veya mor renkli çiçeklerini yaz başında açan. orun. 3288. sert köklü bir çeşit ot (DS. Nişanyan. 2. çay üzümü (TBAS. 3288. 335) Böğürtlen ağacı (DS. DS. 217) ortanca: (< Lat. XII. 1700) oruka: (< ? ) Taze mısır (DS. 3290) orum: (< ? ). -ü) Avrupa.: oram. 217) orman sarmaşığı: (< T. 2. 2. gölgelik yerlerde yetiştirilen bir süs bitkisi. 1694) ormangüzeli: (< T. 3290) . IX. orman + Far.) Salepgillerden. duvar sarmaşığı (TBAS. (TS. kırmızı. 3290) orun: (< ET. IX. XII. 2403) Yuvarlak. hortensia) Taşkırangillerden. suyu az bir üzüm çeşidi (DS. -sı) bk. Hydrangea hortensia. IX. orım) 1. 3. or+man. IX. MBTS. MBTS. 3288) orman liforu: (< T. 3. orman + ? lifor + T. 217) orman ligarbası: (< T. 3286. IX. 4614) orkide: (< Fr. orman + güzeli) Kökü lahana köküne benzeyen. Asya dağlarında yetişen açelyaya benzer bitki (TS. orak + kıran) Ekinle birlikte tarlada biten sivri yapraklı. gul + T. çay üzümü (TBAS. 4615) orman gülü: (< T.500 orakgıran: (< T. 2397. Ağz. 1694) orman: (< T. Karamuk bitkisi (DS. orchidee < Yun. orman + Yun. 2. ligarba + T. Ekinler arasında yetişen bir çeşit zararlı bitki. kalın kabuklu. -u) bk. 3. Bir buğday çeşidi.

EYAD. pis kokulu. -si) XVI-XVIII. 3291) ot: (< ET. osuruk + çiçeği) lkbaharda kırlarda yetişen. lāle + T. IX. 3296) . 80. Clauson. E A. Nişanyan. 3293) otkökü: (< T. yüzyıllar arasında stanbul’da elde edilmiş olan ve 1500 kadar adlandırılmış çeşidi bulunan lâle formlarına verilen genel ad. “< ET. gul + T. 4615) osuruk ağacı: (< T. 15. -ü. 164. 207. 56. 1702.501 Osmanlı lâlesi: (< öz. 2406) Armutla ahlat arasında. is. sarı çiçekli bir çeşit bitki (DS. MBTS. AAT. çörek otu (TBAS. Nişanyan. Biz bu adı. 218) ot çayı: (< T. osurmak. 336) Toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan. OAAD. K A. 254) otçam: (< T. beyaz çiçekli. IX. 310. 34. 84. şam’) bk. Osmanlı + Far. 129. II. ot + kökü) Pancar (DS. dağ çayı (TBAS. 336”) Kırlarda yetişen. 289. Osmanlı döneminde bu lâle çeşidine lâle-i Rūmî adı veriliyordu. ot + eriği) Çok erken olgunlaşan tatlı bir çeşit erik (DS. 130. ot + Ar. osurgan + Far. pis kokulu bir bitki (DS. BÜYA. 3291) osuruk çiçeği: (< T. IX. 167. ETA. IX. bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkilere verilen ortak ad (TS. otur-ak. 218) oteriği: (< T. 3293) oturak (I): (< T. SA. tadı ekşimsi bir armut çeşidi (DS. ot. bu çeşitlerin Osmanlı döneminde ve yalnız stanbul’da yetiştirilmesine dayanarak stanbul lâlesi olarak çevirmeyi uygun bulduk (TBAS. 91. aylandız (DS. çay + T. 251. 155. 3. KBAYA. Clauson. 2. ot + Çin. -ı) bk. K AT. IX. Eren. osuruk + ağacı) Yaprakları pis kokulu bir ağaç. T YA. XII. ilkbaharda bitip. 217) osurgangülü: (< T. GD AT.

IX. IX. ova ‘kökü kesin olarak belli değildir’. 4612) oturakfasulyesi: (< T. 3. öğ(ü)rek + otu) Ağılı ot (DS. ova + Far. -ca. 1708) oymalık: (< T. IX. 1709) ozuga: (< ? ) Tropikal Afrika ve ormanlık alanlarda yetişen ince dokulu bir ağaç türü. XII. IX. 3302) oymalı yaprak: (< T. DS. (TS. 1716) öğrek otu: (< T. Ağz. 4617) oya çiçeği: (< ? Moğ. -i) Ak ya da sarı çiçek açan kır zambağı (DS. oya + T. MBTS. 2408”) Bir çeşit kara armut (DS. (TS. -si) Bir çeşit fasulye (DS. dinî törenlerde yakılan ve yanarken güzel koku veren. 2409”) Koyu menekşe veya pembe renkte çiçekler açan süs bitkisi. ova + T. (TS. oymalık) Dolmalık biber (DS. yapraksız bir çeşit yabanıl ağaç (DS.502 oturak (II): (< T. MBTS. 2. + T. 3. 2.: olturak) Çam fidanı (DS. 4617) ova nergisi: (< ? T. 3317) öğüm: (< T. ‘ūd < Hintçe. oturak + Yun. “< ? Moğ. 3. tropik bölgelerde yetişen. XII. 3297) ovaca: (< ? T. odunu ve kabuğu hoş kokulu bir ağaç. oymalı + yaprak) Meşe yaprağı gibi kenarları girintili çıkıntılı olan yaprak (TS. oya. Aquilaria agallocha. XII. fasulia + T. 2. 3296. ağacı. Lagerstroemia indica. (And. “< ? ET. “MBTS. Saccoglottis gabonensis. sıcak ülkelerde yetişen. 1714) -Ööd ağacı: (< Ar. IX. 2416”) Dulaptal otugillerden. örüm) nce dallarından sepet örülen. otur-ak). 2. nergis + T. 3319) . çiçeği.

beyaz ya da mor çiçek açan bir kır çiçeği. “< ET. IX. bölük’. 1722) öksüzali: (< T. IX. 497. otu + -giller) Taçsız iki çeneklilerden. DS. is. -lek) Elma. IX.503 öğür otu: (< T. 3327) öksüzce: (< T. Eren. armut. kardelen (DS. Ağz. MBTS. güz çiğdemi (TBAS. meyveleri tekli ve eriksi yapıda olup yapışkan bir madde ile kaplı olan. ökse otu (DS. IX. iksia + T. 2419”). 314”) bk. ögür ‘sürü. 2. 3327) öksüz çiçeği: (< T. 3. iksia + T. 1722. IX. üzüme benzer yemiş veren. çok yıllık ve otsu bir bitki. ıhlamur.: ögür otu) bk. saplarından ökse otu çıkarılan zararlı bitki. 3. canavar otu (TBAS. DS. “< öküs+ü+r+mek ‘ses taklidi’. 219. 3326) ökse otu: (< Yun. BTS. 2. “< ET. öğür + otu. XII. IX. 2. sarı çiçekli. 3326) öksüz çiğdemi: (< T. Ali. çalılar ya da ağaçlar üzerinde yarı parazit olarak yaşayan. (TS. ögsüz < ög + -süz. 3327) öksüzoğlan çiğdemi: (< T. elma. öksüzce (DS. öksüz + çiğdemi) bk. otu) Ökse otugillerden. armut ağaçlarında görülen ve hastalık yapan bir ot. iksia + T. MBTS. Viscum album. öksüzce) Çiğdem (öksüz çiğdemi). (And. (TS. 3327) öksüzoğlan: (< T. öksüzoğlan (DS. ekin tarlaları için zararlı. (DS. 2420”) Gövdesi pullarla kaplı. öksüz + öz. öksüz + oğ(u)lan) Çiğdeme benzer. erik gibi ağaçların dalları üzerinde asalak olarak yaşayan. her dem yeşil bir familya (TS. BTS. öksüz + oğ(u)lan + çiğdemi) Afyon bitkisi (DS. IX. 4621) ökselek: (< Yun. Tussilago farfara. 1722. öksüz + çiçeği) bk. öksürük + otu. kiraz. 498) öksürük otu: (< T. 3326) ökse otugiller: (< Yun. 219) .

1723) öküzkütüğü: (< T. 3328. otu) bk. 1726. küçük yuvarlak meyvesi (öküzgötü). Arnica montana. çok yıllık ve otsu bir bitki. XII. yayla gülü. öküzgöbeği. 4623) öküzdili: (< T. 3328) öküzgözü: (< T. mastı çiçeği. öküz + pürçeği) bk. yalnız odunundan yararlanılan bir ağaç (DS.504 öküz baklası: (< T. arnika. öküz + kütüğü) Yaprakları boz renkli ve kozalarının içi boş olan. Clauson ve Menges Toharcadan geldiğini dile getirmiş. 220) ölmez çiçek: (< T. < öküz Kökeni karışıktır. 668. öküz. DS. -sı. Ömer + T. XII. Gülensoy. 2. ölmez + çiçek) Basit ve tüylü yapraklı. 3328) öküzpörçüğü: (< T. sığırkuyruğu (TBAS. IX. bā ilā + T. DS. 3334) Ömer otu: (< öz. sarı renkte. Eren. Xeranthemum. AAT. papatyayı andırır bir çiçek ve onun bitkisi. 2. öküz + gözü) Birleşikgillerden. (TS. 2. TBAS. 246) ölü soğanı: (< T. (TS. bk. is. mor veya firfiri çiçek açan otsu bitki. IX. IX. 2. şerbetçi otu (TBAS. öküz + Ar. IX. özel kokulu. parlak sarı çiçekleri uzun zaman saklanabilen. öküz + göbeği) Kırlarda. Ramstedt ise Altayca *pökü-r biçiminden çıktığını ileri sürmüştür. dağlarda kendiliğinden biten bir çalı ve bunun kırmızı renkli. 1726. (TS. IX. öküz + götü) 1. 220) . 2. öküz + dili) Sığırdili (TS. 315”) Bir çeşit yabanıl bakla (DS. Németh. 220. 1723) öküzgöbeği: (< T. Kızılcık (DS. II. sığırgözü. “< ET. 3330) ölmez otu: (< T. (DS. ölmez + otu) Beyaz. Helichrysum. 4623) öküzgötü: (< T. ölü + soğanı) Mezarlara dikilen mor çiçekli bir zambak (DS.

3363. 1744) özüllük: (< T. 3363) öz dikeni: (< T. tırmanıcı ve kışın yapraklarını dökmeyen bir bitki. IX. 3. IX. 3280”) Üveyik renginde. 4629) övezi: (< T.: ömece) Başakları örgü biçiminde. iki yıllık ve otsu bir bitkidir. (TBAS. kırmızı çiçekli. ömür otu (TBAS. üvez + Ar. ‘ömr + T. DS. MBTS. (And. üvez. kırmızı ve küçük taneli kılçıklı buğday (DS. -î. sert bir çeşit buğday (DS. XII. “< T. otu) 20 cm kadar yükseklikte. 220) ömür otu: (< Ar.505 ömür çiçeği: (< Ar. tüylü. IX. 3376) paçkar: (< ? ) Ormanlarda yetişen ve yaprakları hayvanlara yedirilen bir bitki (DS. 3380) . IX. özlülük) çi özlü bir çeşit ağaç (DS. IX. ötürge) Bir erik cinsi (ST AT. “< üveyik ‘kökü belli değildir’. IX. iri taneli. çiçeği) bk. 3376) pafit: (< ? ) Asmaya benzer. -lak) Akan kanı durdurmak için kullanılan bir çeşit bitki (DS. 220) örmece: (< T. Orta ve Doğu Anadolu bölgelerinde yetişen. IX. sepet yapmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. 429”) Bir çeşit üzüm (DS. diken otu. 3373) -Ppaçık: (< ? ) Ebegümeci (DS. Eren. Smilax aspara. 3334. ‘ömr + T. Sedum sempervivoides. Ağz. IX. örmece). 2. buğdayı. dip yaprakları rozet biçiminde bir araya toplanmış olan. 256) öveyikbuğdayı: (< ? üveyik + T. (TS. IX. 3377) paflak: (< paf “ses taklidi” + T. 3348) ötürge: (< T. 3378) pahe: (< ? ) Patates (DS. öz + dikeni) Dikenli.

ana vatanı Çin ve Japonya olan. BTS.A.. 3. DS. 2. yurdumuzun batı bölgesinde yetişen 5–10 m yüksekliğinde. IX. 547. palaħ) 30-80 cm yükseklikte. (TBAS. 221. 314. çiçekleri ikili ya da dörtlü gruplar hâlinde. AAT. palamudi. (TS. II. Ağz. 506) palmiyegiller: (< Fr. 3388) . -si) Kayıngiller familyasından.11. TaS. 3388) pamit: (< ? ) nce kabuklu. III. (TS. çok yıllık ve otsu bir bitki. 2. 2. pölüt) Yurdumuzda yetişen meşe türlerinin uzunca. balemit. erken olgunlaşan kara üzüm (DS. AVA. IX. (And. 101. (And. 2449) Süpürge otu (DS. pālān. IX. odunsu çalı ya da ağaç şeklinde. IX. 3185) palamut meşesi: (< Yun. 248. 499. 150. MBTS. ST AT. -giller) Genellikle sıcak bölgelerde yetişen. UA. bir yüksük içinde bulunan. başakları süs olarak kullanılan. AAT. boli. pelik. 299. yaprak tabanları kalıcı.: palağ. Erz. 343) Palmiyegiller familyasından.A. III. palut. hurma ve Hindistan cevizi ağaçlarını içine alan bir familya (TS. 505) palan: (< Far. 257. 3382) palamut: (< Yun. 92. 221. Ağz. 2451. 254.. özellikle Doğu Anadolu bölgesinde yetişen. Nişanyan. pelut.: balamıt. AA. (TS. V. 2. palıt.. 3. pelit. DS. palamudi + Far. 3383) palmiye: (< Fr. 1756. DA. Valonea. TBAS. T YA. balamut. DS. 1755. BTS. Akdeniz ve Ege sahillerinde park ve caddelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir tür ağaç (kendir palmiyesi). Gaz. palmier < Lat. sert ve pürüzlü. . 205. palmier + T. IX. 1754. fındığa benzeyen. MBTS. 128. basit bir kon gövde ve bu gövdenin tepesinde yelpaze biçiminde telek damarlı yaprakları olan. 507) pambılba: (< ? ) Hindiba (DS.506 palak: (< ? ). 322). 735. yaprak kenarları dişli olan ve kışın yapraklarını döken bir meşe türü. BTS. XII. Stipa hohenackeriana. Eren. 1756. 3382. DS. KMYA. bīşa + T. 10-15 m boyunda. 341. meyveleri kalp şeklinde. 4634. tanen bakımından zengin meyvesi. yuvarlağımsı ve parçalı yapraklı.

323). IX. 3389) pamucak: (< Far. 2. IX. ADYA. panbığ. pamuğ. (TS. yemeği veya turşusu yapılan. Eren. K A. SA. UA. banjar. II. sıcak bölgelerde yetişen. TaS. AA. GD AT. pambuk. IX. GBAA. 553. pamık. 3175) pamuklıyanotu: (< Far. 301. panbu ). panbu + T. -cak) Sarı renkli. 179. DS. (And. -lu) Çiçeklerinin çok nazik ve yumuşak olması sebebiyle bu isim verilmiştir. 102. 218. pencer) Ispanakgillerden. K AT. 7. beş dilimli olan. 255. E A. 217. pammuğ. 4634) pamuk otu: (< Far. 1758. E A. T YA. XII. Erz. sütlü bir çeşit ot (DS. DS. otsu ya da yarı çalımsı türleri olan bir cins. 3389) pamuk: (< Far. tohumlarından yağ elde edilen. otu) Cistus türlerine verilen genel ad. IX. 378. 3389) pamuça: (< Far. panbu + T. Ağz. dört. 3389) pamuklu: (< Far. 221) pancar: (< Erm.: banbık. -ça) Hayvanlara yedirilen. 129. 3387. Pembe veya beyaz çiçekli ve çalı görünüşünde bitkiler (TBAS. bir yıllık. iri taneli bir çeşit buğday (DS. V. 3117. -luk) Ormanlarda yetişen. panbu + T. yenilen bir bitki. pambık. koza biçimindeki meyvesi üç. . IX. AVA. 146. (TS. Cistus creticus. Beta vulgaris.A. ülkemizde bazı türlerinin kültürü yapılan. DS. pambuħ. (Duran. 313. 128. 223-229) pamukluk: (< Far. yaz kış yaprağını dökmeyen. vitamince zengin. 507. DS. 2. 77. panbu + T. BTS. 340. ETA. 101. 3391. 3390. yaban gülüne benzer bir çeşit küçük ağaç (DS. tohumları üzerindeki beyaz tüyler pamuk olarak kullanılan. IX. 35. 1757. 105. 167. 365. panbu + T. IX. 46. . Gossypium. (And. III. Ağz. boz yapraklı bir çeşit ot (DS. panbu + T.507 pampara: (< ? ) lkbaharda kırlarda yetişen. DA. layan + otu) Pamuk gibi çiçekleri olan bir kır bitkisi (DS. IX. AAT.: mancar. panbıh) Ebegümecigillerden. KMYA.. yoncaya benzer.

nadiren de ağaçsı bitkiler (BTS. -cık) Yaban pancarı (DS. TBAS. 3393) papirüs: (< Fr. V. 307. 222) papaztakkesi: (< Yun. 3390) pancar otu: (< Erm. 345) Bir tür meyve (TS. çalımsı. MBTS. 2455”) bk. 231. 129. aken tipi meyveleri olan. 509) papaya: (< ng. I. otsu. 2. beyaz çiçekli. 222) papır: (< ? ) Nane (DS. çiçekleri idrar arttırıcı. papadia) Birleşikgillerden. Cynanchum acutum. çiçekleri bir kapitulum üzerinde bulunan.) Papirüsgillerden. ŧā ye + T. çanak yaprakları tüy şekline dönüşmüş. basit ya da birleşik ayalı. 356. külāh + T. ortası sarı kömeçli. otu) bk. 3175) papatyagiller: (< Yun. taç yaprakları 4–5 tane olup tüpsü ya da dilsi. taç yaprakları beyaz. iğ ağacı (TBAS. 296. Nil kıyılarında yetişen bir bitki. papas + Far. papas. 20–50 cm yükseklikte. 160. 274. (TS. II. sütlü ya da sütsüz. -si) bk. iki ya da çok yıllık. BTS. Matricaria chamomilla. papaya. banjar + T. 3. 1760. papyrus < Yun. iştah açıcı ve haricen yara iyi edici olarak kullanılan.508 EYAD. TaS. 1761) papazkülahı: (< Yun. otu) Küçük. banjar + T. K A. baharda çiçek açan. 2. 137. papas + Far. papadia + T. 1760) papatya: (< Yun. 3393. bir. ülkemizde 130 cins ve 1100 kadar türle temsil edilen. iğ ağacı (TBAS. -ı. Cyperus papirus. IX. “< Yun. 1761) . IX. 227. çok yıllık ve otsu bitki. 2. (TS. 2. T YA. DS. centiyane (TBAS. 279. 188) pancarcık: (< Erm. Nişanyan. bir yıllık otsu bir bitki. kökü zehirli. K AT. 222) panzehir otu: (< Far. TaS. (TS. 222. ETA. pād-zehr + T. 509. SA. -giller) Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı. UA. ZBK A. 74. IX.

parla(k)cık). “< ET. IX. (Duran. yaprakları ıtır yaprağı biçiminde ve güzel kokulu bir bitki (DS. 222) parşen: (< ? ) bk. IX. -lık) Meyveleri yuvarlak metal paralara benzediğinden “paralık” denilmiştir. -lama) Kırlarda yetişen. 223-229) pardinç: (< ? ) Taze fasulye (DS. -giller) Bir çeneklilerden. 2. Sonbaharda çayırlarda yetişir. 3. 3397) parlak mantar: (< T. manitari) Hygrophorus türlerine verilen genel ad. pāre + T. 2464) bk semiz otu (TBAS. sarı çiçekli. 2. (And. 325. 1761) papra: (< papra < ? papura “kökü belli değildir”. MBTS.509 papirüsgiller: (< Fr. 348”) Uzun taneli bir üzüm türü (TS. 2. 222) parmak üzümü: (< T. IX. MBTS. 1770) parpar: (< par + par “ses taklidi söz”. 2456) Eğrelti otu (DS. Medicago orbicularis. 1761) papurtlama: (< ? papurt + T. yer fesleğeni (TBAS. Yenen türlerdir (TBAS.: parlacuħ) Sulak yerlerde yetişen. Ağz. Nişanyan. IX. IX. geniş yapraklarından yemek yapılan bir çeşit bitki (DS. papyrus + T. değersiz tütün (DS. MBTS. 222) partal: (< kökü belli değildir. parlak + Yun. 3. örneği papirüs olan otlu bitkiler familyası (TS. 3394) paralık: (< Far. paprika) Acısı az bir çeşit kırmızı biber (TS. 3394) paprika: (< ng. Eren. 3. 2465) ri yapraklı. 3396) parlacık: (< T. parmak + üzümü. 3402) . erŋek parmak.

3408) . II. yavşanı).: badanak) Ispanağa benzer bir çeşit bitki (DS. üstü koyu yeşil. 3406) patamak: (< ? ) Olmamış incir (DS. (And. 1774) pas mantarıgiller: (< ? pas + Yun. 3. IX.510 partem: (< ? ) bk. 2. IX. 3. (TS. gümüş. 1775) paşabeğendi: (< ? paşa + T. IX. gövdesi sürünücü ve etli bir süs bitkisi. MBTS. DS. manitari + T. (BTS. Begonia feasti. 2466”) Pas mantarıgillerden. ağacı) Kerestesi açık sarı. yeşilimsi renkte. 285) pas mantarı: (< ? pas + Yun.: apar yavşanı) Yavşan otu (DS. 2469) Birleşikgillerden. IX. (TS. 222) paryavşanı: (< ? par + T. 1775. -ı. çādar + T. 463. manitari + T. 3405) paşaçadırı: (< ? paşa + Far. kasımpatına benzeyen bir çiçek (TS. gri şeritli.DS. buğdaygillerde ve baklagillerde pas hastalığına sebep olan mantar. yer fesleğeni (TBAS. MBTS. 2. 3403. 2. genellikle kaplama olarak kullanılan değerli bir mobilya ağacı (TS. rizomlu bitkiler. 2. “< pas ‘kökü belli değildir’. 3407) patanak: (< ? ). 2. I. Uromyces. IX. Sanseviera. Ağz. beğendi) Kasımpatı (DS. 1774) paşa ağacı: (< ? paşa + T. iri gözenekli. 514) pat: (< ? pat. kalp biçimindeki yapraklarının altı kırmızımtırak. Ağz. -ı + -giller) Bitkilerin üzerinde yaşayarak pas denilen lekeler yapan asalak bir mantar takımı (TS. (And. DS. -ı) Begonyagillerden. 1775) paşakılıcı: (< ? paşa + T. yaprakları yeşil. kılıcı) Zambakgiller familyasından.

II. bk. III. patlican) Patlıcangillerden. TS. . 4441. funda. 1776. 376. IX. beyaz çiçekli ve tüysüz bir tür. XII. 327) patiçi: (< ? pat + T. küçük yapraklı bir ağaç. II. patatis. Krş. 4. çok yıllık. Gaz. patlak). IX. Solanum melongena. 3470) patlangaç: (< T. patata < Amerika yerlilerinin dilinden. 3412) patlıcan: (< Ar. TAYA. beyaz ya da pembe çiçekli.A. toprak altı yumruları sebze olarak kullanılan. II. 251. çi boş dallarından mekik yapılan. BÜYA. 102. ülkemizde geniş alanda kültürü yapılan. bādincān < Far. Çalı. (TBAS. 3408. DS. IX. Coluteocarpus vesicaria.. DS.: pata. DS. Solanum tuberosum. patalak. III. Erz. T YA. (TS.: portlak) Yuvarlak. EYA.A. patana. 127. 3377. patlankuç) Mürver ağacı (DS. Ağz. 502. 1778.. içi) Taze fasulye (DS. 3411) patlangıç: (< T.A. (And. 3410) patküt: (< pat + küt “ses taklidi söz”) Kasımpatı (DS. otsu. AAT. E A. 307.511 patarık otu: (< ? patarık + T. yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki. ADYA.: batlangoz. (TS. mor ya da siyahımsı bakka tipi meyveleri olan ve kültürü yapılan.Y. AVA. (And. 364. II. Ağz. 571. patelek.A. 514. 205. KYA. 2. batcan. III. 2. 223) patates: (< t. patatiz. 158. pıtına) Patlıcangillerden. DS. 65. 158. 274. patdis. bayincan. badımcan. DS. patlangaç). IX. 514. DA. otu) Meyveleri balon gibi şişkin olan. 2. (And. 3. 38. 207. 92. yuvarlaksı. 247. 4652. GBAA. DS. (And. ETA. kalın saplı. patlangıç. 12. 443. pıtana. patele. pıtata. baldırcan. 3411. BTS. . patlıçan. batlican. çiçekleri tekli. Ağz. tek yıllık. 256. otsu bir bitki. KMYA. 234.. IX. . 66. 466. 3411) patlak: (< T. 549.. AA. Ağz. padılcan. balcan. baldıcan. patıko. 149. 1776). Kırmızı ve beyaz çiçekli bir çeşit gelincik (DS. IX. II. 167. iri taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS. BTS.: badılcan. 76. bādingān). 248. uzun. AAT. 42. 2. Erz. patlangaç. IX. XII. 207. DS. 340. ETA. patlangıç) 1.

44. 2. II. paya. bādingān + T. Krş. 2.Y. TBAS. lâleye benzer ak çiçek açan. -giller) ki çeneklilerden. Ağz. yaprakları almaşlı dizilişte. 1778. Ağz. patates. XII.: badbad. batbit) Kökü yumru şekilde şişkin. katmerli sümbüle benzer. 60) patlıcangiller: (< Ar. yuvarlak meyveli. GD AT. KBAYA. TBAS. baŧbāŧ + T. 4639) payam: (< Far. (And. 189. 3412) patpatik: (< ? ) Mürver ağacı (DS. 501) patpat: (< Ar. Ağz.A. MBTS. encīr + T. 94) patlıcan çiçeği: (< Ar. ağız tarafı geniş. Tietze. 307. 227.. biber. bādincān < Far. 463. 103. bādingān + T. 158.: balcan inciri) ncirin. 2. 167. kokusuz bir çiçek (DS. DS.. bādincān < Far. 12. örnek bitkisi patlıcan olan. çanak ve taç yaprakları 5 parçalı ve parçaları birleşik. badem (TS. Ağz. -i). III. XII. 2473).512 Gaz.A.: bayam. 145. BTS. 2. batbat. iri ve mor bir türü (TS. 514) patlıcan inciri: (< Ar.: batbat otu) Küçük. II. K AT.Y. ışınsal simetrili. bādincān < Far. baŧbāŧ . 69.A. 293). çiçekleri er dişi. otu). payem. 4640.. bādām. GBAA. 1780) . 570) patpat otu: (< Ar. Ka. ülkemizde 9 cins ve 25 türle temsil edilen. 1778. DS. 44) patpatanak: (< ? ) Baharda dağlarda yetişen. çiçeği) Patlıcan çiçeği (Aksan. piyam) bk. 267. (And. 1779. uzun yapraklı. zehirli bir çeşit bitki (DS. bıyam. 184. 264. KMYA. UA. (And. IX. 3. ovaryum üst durumlu. Türkçenin Gücü. tütün gibi birçok bitkiyi alan bir familya (TS. 104. sap tarafı sivri. Doğu Anadolu’da yetişen bir bitki (TS. K AT. bayan. TAYA. (And. bādingān + Far. içine domates. 464. 53.

IX. gürgene benzer bir çeşit bitki (DS. < Blg. Krş. 224. Beta vulgaris varcicla. (And. 444. 2480”) Kızıldeniz’in Afrika ve Asya kıyılarında yetişen ve kışın yapraklarını dökmeyen.513 pazı: (< Far. 1782. mor veya esmer. pelin. 3418) peçelması: (< t. Eren. 323) 100 cm kadar yükselebilen. 3439. 4641. DS.. yaprakları sebze olarak kullanılan. 587. 3419) pelemir: (< kökü belli olmayan kelime yabancı bir dilden gelmiş olmalıdır. DS. (TS. 224) . Commiphora opobalsamum. pāzı. 2. (TS. belesān. bir yıllık. çok yıllık. Tohumlarından yağ elde edilir ve tohum unu lezzet vermesi için ekmek ununa karıştırılır. belesān + T. (TBAS. II. ST AT. tüylü ve pembe çiçekli bir bitkidir. 2. Anthriscus nemorosa. BTS. palamut (TBAS. pelinos ~ Slav. Artemisia absinthium. TBAS. 3417) pebik: (< ? ). 493. 2477) 40–150 cm yükseklikte. pazik. 3. Eren. 3427) peçek: (< peçe < t. 515. yabanî ıspanak). ıtırlı bir madde bulunan. 1. IX. başı) Pancar yaprağı (DS. değerli kerestesi kahverengi. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. 224) pelit: (< Ar. 1786. pelyn. 3417. 352. pezza. 3. peçe + T. 327). Cephalaria syriaca.: pepük) Sancı dindirmekte kullanılan. pezük) Ispanakgillerden.Y. 224) pelesenk ağacı: (< Far. 328) Birleşikgillerden. 3194) pazıbaşı: (< Far. MBTS. doğramacılıkta kullanılan bir ağaç. 3418.A. “< Far. (yaban pancarı. V. IX. IX. (TBAS. Ağz. XII. Ağz. (TS. 257. 650. DS. IX.: bazi. hatta vişne çürüğü olabilen. Nişanyan. MBTS. beze. (And. hekimlikte kullanılan çok yıllık ve otsu bir bitki. DS. pāzı + T. bir ya da çok yıllık otsu bitki. 2. balluŧ. TaS. ağacı. Eren. yapraklarında ve öteki bölümlerinde çok acı. pezi. 1786) pelin: (< Yun. MBTS. 329) bk. elması) Yazın yetişen kırmızı renkli bir çeşit elma (DS. 100 cm kadar yükselebilen.

MBTS. 1798) peygamber buğdayı: (< Far. 224) perpir: (< ? ) 1. çobanyastığı da denilen bir bitki (DS. IX. Kara ya da beyaz. peren. 1797. perde + bend) Bir çeşit çiçek (DS. kokulu bir süs bitkisi. 2495) Su yosunu (DS. 3. pey ām-ber + T. BTS. perver + T. Guaiacum of cicinale. 3427) perdeben: (< Far. IX. 2484”) Hindibaya benzer bir ot (DS. MBTS. 3. 2. “< pepe ‘ses taklidi kelime’. IX. IX. küçük taneli pekmez üzümü. diken) bk semiz otu (TBAS. IX. Kuş üzümü. MBTS. IX. kışın yapraklarını dökmeyen. IX. 3427) pepir: (< ? ) Kuş üzümü (DS. ağacı) Yabani kimyongillerden. 3428) peren: (< Far. (DS. 3431. 2. 3434) petunya: (< Fr. 3431) pesin: (< Far. (TS. 3425) pepekuş: (< pepe + T. (TS.514 pençer: (< ? ) Ebegümeci (DS. reçinesinden gayakol çıkarılan bir ağaç. 2488) Fidan (DS. 3. 3437) . DS. 3. çeşitli renkte çiçekler açan. 10-15 m yükseklikte. Antil Adalarında ve Vanezuela’da yetişen. 522) peygamber ağacı: (< Far. pey ām-ber + T. 3429) perese: (< kökü belli değildir. buğdayı) Yabanıl buğday (DS. 2. Petunia. petunia < Lat. 4643) perpertiken: (< Far. kuş. MBTS.) Patlıcangillerden. pesį n. Güney Amerika kökenli. IX. XII. IX. 2487) Gri yeşil renkli ve tüylü.

2408. yabanıl iğde (DS. ağacı) Ebe gümecigillerden. 1798. Karadeniz Bölgesi’nde doğal olarak yayılış gösteren. Nişanyan. 524. DS. 3464) pırpılkavak: (< ? pırpıl + T. 2285. 12. pirısa. 332) Kayıngiller familyasından. praso = EYun. E A. (TBAS. BTS. otu) 30–100 cm yükseklikte. SA. 1799. 1799) peynir otu: (< Far. DS. IX. Centaurea cyanus. deve dikeni (TS. soğanlı. 2. (TS. 1798) peygamber dikeni: (< Far. 3447) pışat: (< Erm. 333). prason. EYA. çiçeği) Mavi kantaron. 184. . dikeni) bk. bir çeşit tatlı. (And. 2. 2. K AT. Zosima absinthifolia. Eren. purnari/prinari = EYun. penį r + T. AAT. 114) pırnal: (< Yun. 134. pey ām-ber + T.515 peygamber çiçeği: (< Far. kozalarında kısa lifli pamuk bulunan ağaç. 1800. kalın köklü. IX. DS. 357. 3438) peynir ağacı: (< Far. üzümü) Bağcılarca da beğenilen. DS. Allium porrum. gövdesi ve yaprakları sebze olarak kullanılan. purasa) Zambakgillerden. Quercus ilex. belemir. pırısa. 283. 2. II. -lak) Mantara benzer bir çeşit bitki (DS. çok yıllık bir kış sebzesi. 42. (TS. pey ām-ber + T. prīnos. 111. ZBK A. otsu ve sık tüylü bir bitkidir. prason.: bırasa. 155.: puşat) ğde. BTS. tropikal bölgelerde yetişen. 3443) pıslak: (< pıs “ses taklidi” + T. 3395. (And. IX. < Yun. 1798) peygamber üzümü: (< Far. (TS. (TS. kavak) Yaprakları küçük. penį r + T. 524. haransa. TAYA. çok yıllık. 332). 4654. IX. p’sat. 49. beyaz ve parlak olan kavak ağacı (DS. kışın yapraklarını dökmeyen bir tür meşe çalısı. horansa. Eren. < Yun. Ağz. IX. DS. XII. Eren. parasa. IX. 225) pırasa: (< Yun. Bombax criodendron. DS. 669. VII. prinari. AA. 3448) . 357. Ağz. Nişanyan. pey ām-ber + T. 10–15 m kadar boylanabilen. 2. 2. iri üzüm (TS.

(TBAS.: pitirca) Baharda açan koyu pembe renkli bir çeşit çiçek (DS. MBTS. IX. 2507”) Bir mantar türü (AA. nār) Nar ağacı ve meyvesi (DS. MBTS. pıtraklı + otu) bk. 4648) pik: (< ng. 806. 3452) pimpiri mantarı: (< ? pimpirik + Yun. DS. Tietze. 3450) pıtrak: (< ET. dikenli bir ot (DS. UA. bıtırık. pıtraklı otu). IX. 722) pıtraklı otu: (< T. ETA. ekinler içinde biten. 3. yeşil yapraklı. ST AT. Çam fidanı.: bıtırak.516 pışpışik: (< T. 402). 129. 2506) Bezelye (DS. 150) pinar: (< pinar < Far. meyveleri dikenli ve yapışıcı olan. IX. 226) pıtpıt: (< pıt + pıt “ses taklidi”) Patates (DS. piş + pişik) Tazeyken kavrularak yenilen. 3448) pıta: (< pıta < pıt “ses taklidi”) 1. pıtrak (TBAS. otsu bir bitki. IX. II. batırgan) bk. IX. 3448) pıtırca: (< pıtır “ses taklidi” + T. DS. IX. beççe < beçe + Yun. 3493. (pıtırgan. DS. XII. Ağz. 3454) . buturgak. pıtırah. pıtrak (TBAS. 588. 3449. (And. 3449. manitari + T. TaS. “< pimpirik/pinpirik ‘kökü belli değildir’. 3464) pıtırgan: (< T. -ca). çam sürgünü (DS. IX. bıtrak. II. (And. 226) piçgül: (< Far. 3451) piçkiren: (< Far. bir yıllık. kráno) Kızılcığa benzeyen bir çeşit ağaç (DS. 3. I. Xanthium. -ı. 524. IX. beççe < beçe + gul) Yaban gülü (DS. IX. 2. pıtırak) Papatyagiller familyasından. Çam ağacı. 161. pig. Ağz. 87. BTS. 226.

pį r. 234. Hanımeline benzeyen beyaz çiçekleri güzel kokulu. MBTS. III. Sebze yaprağı. 1834. II. 362.. 334. Tietze. 226) pir: (< Far. ADYA. Pyrethrum. nezle otu.. IX. bin + Ar. 3458) piren: (< Yun. (TS. kökleri bol su içinde yetişen bir bitki ve bu bitkinin besin olarak kullanılan tanesi. beyaz çiçekli. 2509) pirelik: (< T. 247.: birinç. Gaz.A. 3458. 72. pirelik) Papatya (DS. donatılmış”. çok yıllık bitki. K A. püren. Asma yaprağı. IX. pirem. parçalı yapraklı. kasımpatına benzer. 3456) pipo çiçeği: (< t. 526. Ağz. 168. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. birinc. EYA. pürene) 1. (And. Havuç yaprağı. Ağz. 90. 3498. süpürge otu. pippo < Lat. DS. 109. 282. Tanacetum coccineum. “< ET. 87.: birem.517 pinpakla: (< T. otsu. II. KBAYA. bürge ‘pire’. 2. 3457) pirasit: (< pirasit < Far. 1805. IX. DS. pirinc. DA. 4. .A. 2. 613.Y. çok yıllık. 226. soluk veya koyu pembe çiçekli bir bitki. Clauson. prinos. Oryza sativa. 3457) pirekapan: (< T. ETA. 208. 3. 91. EYAD. 111. pire + otu) Yaklaşık 25-50 cm yükseklikte. 2. + T. Çam yaprağı (DS. DS. kökünden kömür yapılan küçük bir ağaç (TS. pire + kapan. “< yavşak < yapış-ak. pirinş. 3458. AAT. 4649) pire otu: (< T. 229. çiçeği) bk. (TS. TBAS. yavşağı. AVA. DS. XII. IX. 3. 1805. BTS. 2. (And. loğusa otu (TBAS. Tietze. 557. 199. pırınç. (oltu otu). 5. Eren. güç verdiğine inanılan bir çeşit eğreltiotu (DS. bā ilā) Bezelyeye benzeyen bir çeşit bakla (DS. 406”) ki çenekliler sınıfının birleşikgiller familyasından. 2508) Fidan (DS. IX. piriş) Buğdaygillerden. pį rāste “süslenmiş. IX. MBTS. 269. 140. Zeytin yaprağı. 2. 699) pirenyavşağı: (< Yun. 3. MBTS. bazı türlerinden böcek öldürücü bir toz elde edilen. prinos + T. 3. 2507) 1. 3. piriç. (MBTS. 353). 341). IX. Ka. 3388”) Kaynatılarak suyu içilen. 3458) pirinç: (< Far. BÜYA. Eren.

91. 1806. kuvvetli kokulu. 40 cm kadar yükseklikte. “< ET. 136. 33. -i) 80-100 cm yükseklikte. 2510”) bk. 227) pisiktırnağı: (< pisik + T. TAYA. IX. DS.. 335) bk. p’rp’rem < Far. K AT. üzeri sık tüylü. MBTS. XII. ST AT. taşağı. 493. 158. 566”) Çok yıllık. tırnağı. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. Nepeta racemosa. Cynoglossum officinale.Y. 3461) pisiktetiği: (< pisik + ? tetik + T. 66. otu. tırnağı) bk. 46. 9 mm kadar uzunlukta. 3. (TBAS. 3463) . 3. (TBAS. 251. Onobrychis argyrea. taşak ‘taş + -ak’. 10-45 cm yükseklikte. çok yıllık. OAAD. koyu kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir. IX. 2. 444. “< pisik ‘ses taklidi kelime’. 314. SA. KYA. 3459) pisar: (< ? ) Asalak bir çeşit ot (DS. koyu mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. (TS. semiz otu (DS. 227) pisi pisi otu: (< pisi pisi + T. Eren. Tietze. Tohumları yenir. IX. parparam’. 3461) pişot: (< ? ) ğde (KBAYA. iki yıllık. tarla ve yol kenarlarında kendi kendine biten bir tür arpa. Meyve küremsi şekilli. 111. (TBAS.A. KMYA. 376) pirpirim: (< Dankoff’a göre Ermeniceden alınmıştır ‘Erm. 181. T YA. 2511”) Buğdaygillerden. pisiktetiği (TBAS.518 275. “< pisi pisi ‘ses taklidi söz’. Hordeum murnium. 4649) pisikcırnağı: (< pisik + T. 202) pitana: (< ? ) Patates (DS. 227) pisko: (< ? ) Böğürtlen (DS. pisiktetiği (TBAS. IX. 12. MBTS. Krş. 218. TBAS. 227. 258. 227) pisik otu: (< pisik + T. 227) pisiktaşağı: (< pisik + T. 217. otu) 25-50 cm yükseklikte. batıcı tüylü.

168. IX. çiçeği) Bal özü oluşturmayan. KBAYA. TBAS. Erz. . BTS. mahlep (DS. 260. Nişanyan. XII.A. her dem yeşil bir ağaç ve bu ağacın kırmızıya çalan sarı. -luk + çalısı) Dikenli bir çeşit ot (DS. DS. 2. (TS. 3471) . (And. 274. Pollen “ince un” + T. 536) porsukgiller: (< T.: portağal. 3464) pohur: (< ? ) Kabuğu yakıldığında güzel kokan bir bitki. ülkemizde adi porsuk türü ile temsil edilen bir familya (TS. 3475. Taxus baccata. BTS. 3467) polen çiçeği: (< Lat. 226. 83. 228. IX. 613. 2. OAAD. yapraklarında reçine kanalları olmayan. DS. 131. borsmuk. II. 3437) pocğı: (< ? ) Yaprakları hayvanlara yedirilen bir orman bitkisi (DS. zehirli bir orman ve süs ağacı. potukal) Turunçgillerden. ADYA. 1817. piyāz. 536) portakal: (< Fr. porsuk + -giller) Açık tohumlulardan. kırmızı ve etli kozalaklı. K AT. (TS. portugal “Portekiz”). 3. 531) ponpaz: (< ? ) Nevruz çiçeği (DS. portikal. porsuk + ağacı) Porsukgillerden. IX. kötü mantar (DS. kabuğu güzel kokulu meyvesi. her dem yeşil. 193. 2521) Kırlarda biten içi dolu. kışın yapraklarını dökmeyen. 3468) porsuk: (< ET. örneği porsuk ağacı olan. portekel. 3470) porsuk ağacı: (< T. BTS. 131) porukluk çalısı: (< ? boruk + T. 20 m kadar boylanabilen. IX. 85. 4651. ovülleri 1-2 tane olgun tohum veren. E A. Akdeniz ülkelerinde yetişen. Ağz. 2. DA. MBTS. (And.. IX. ETA.519 piyaz: (< Far. ancak çok fazla çiçek tozu oluşturarak böcekleri çeken çiçek (BTS. ülkemizde park ve bahçelerde yetiştirilen. III. 359). 536. Ağz. ST AT. Citrus aurantium. portakıl. yaprakları iğne biçiminde. 338. 1818. portahal. meyvelerinin üzeri aril denilen etli bir tabaka ile kaplı olan. toparlak veya söbe. 1818. IX.: pervaz) Soğan (DS. IX.

3. IX. 228) potuk: (< kökünü bilmiyoruz. fesçitarağı (TBAS. IX. karabiberle karıştırılarak pastırma çemeninde kullanılan bir bitki. 2535) Çam fidanı (DS. 3472) pos mantarı: (< Far. pos mantarı (TBAS. -ı. 3. but ‘put’tan (?). “< puf ‘ses taklidi kelime’. Sarı renkli boyar madde elde etmek için kullanılır. pūst < post + Yun. 2522) Kuruyunca toz gibi ufalanan bir çeşit mantar (DS. 10-15 cm yükseklikte. MBTS. 229) pun: (< ? ) Yabanıl nane (DS. 339) 20-60 cm yükseklikte.520 posalak: (< ? posa + T. 228) potuotu: (< ? potuk + T. būy) Tohumları kırmızı bibere benzeyen. 3476) poy: (< Far. 3481) pucda: (< ? ) Fide (DS. otu) bk. Kuzey Anadolu bölgesinde yetişir (TBAS. çemen otu. -lak. manitari + T. 3492) . IX. (TBAS. -ı) Lycoperdom türlerine verilen genel ad. 1822. 4654) puta: (< Far. būy + T. DS. IX. Polygonum bellardii. IX. XII. otsu ve tüysüz bir bitkidir. 228) pukiç: (< ? ) bk. 3476) poy otu: (< Far. manitari + T. MBTS. 3482) puf mantarı: (< puf + Yun. “< posa “kökü belli değildir”. 3476) pöstük: (< ? ) Erik (DS. 2. poy (DS. Eren. 3. 2532”) bk. Trigonella joenumgraecum. MBTS. otu) Yapraklarından kara boya elde edilen bir çeşit ot (DS. IX. bir yıllık. (TS. IX.

3. raffia “Madagaskar yerlilerinin dilinden”) Afrika ve Amerika’da yetişen. 2. IX. p’rp’rem < Far.521 puya: (< ? ) And dağlarında yetişen. IX. Çam ağacı. -ı) lkbaharda ormanlarda yetişen bir çeşit mantar (DS. MBTS. Yaz kış yapraklarını dökmeyen. 3494) pür: (< Far. 3494. DS. “< ET. pur. funda (DS. Raphie. 3499) pürüpürü: (< pürü + pürü “ses taklidi”) Çam fidanı (DS. 2536) 1. bürçek < bür-. TBAS. manitari + T. 3. ardıç. 357”) hlk. lâdin ağaçlarının iğne gibi ince yaprakları. Nişanyan. 3505) . rami “Malezya dilinden”. IX. 3. 1834) pürpürü: (< pür + pürü “ses taklidi”) Bir çeşit ısırgan otu (DS. 1840) rambil: (< ng. 4. 2555) Fide (DS. Çam. 60-70 yılda bir en görklü tek çiçeğini veren bitki (TS. Havuç (TS. MBTS. 3. Bodur ardıç ağacı (TS. parparam + Yun. pürçekli. 251) rasat: (< Ar. IX. 2. IX. uzun yapraklı palmiye. IX. 1833) pülü: (< ? ) Süpürge otu. Clauson. 3499) pürpürüm mantarı: (< Erm. bürçük. 3500) -Rradika: (< Yun. 371. çok yıllık bir bitki. 2. 229) pünpürün: (< ? ) Patates (DS. Taraxacum officinale. IX. 3. 1838) rafya: (< ng. 2543) Yaprakları salata olarak yenen baharlı. 2. 3494) pürçüklü: (< T. 2. radikia. 2553) Bir nevi ottur (AAT. (TS. 2. raśad. MBTS. 1833. iri gövdeli. (TS. MBTS. nohut büyüklüğündeki meyvesi acı olup yenmeyen bir orman ağacı.

2560. 230) renkli ot: (< Far. 2. reng + T. 3. 231) . 1860. ratanhia “Peru dilinden”) Kara buğdaygillerden. (TS. 2.5 m yüksekliğinde. baharlı meyveleri anason gibi yemeklerde ve bazı içkilerde tat verici olarak kullanılan. reyĥān) Fesleğen (TS. 230) reyhalaya: (< ? ) Bir çiçek adıdır (K AT. (TBAS. 2. renk otu (TBAS. basit yapraklı. reseda) Muhabbet çiçeğigillerden. çıplak ve bileşik yapraklı otsu bir bitkidir. kökü sürgün kesici olarak kullanılan ağaççık. beyaz çiçekli.522 ratanya: (< Fr. 1860) rezene: (< Far. çiçeklerinden sarı boya çıkarılan otsu bir bitki. rāvend) Karabuğdaygillerden. AAT. 1-2 m yüksekliğinde. Feoniculum vulgare. 1848) razakı: (< Ar. 249. yaprakları iplik biçiminde parçalı hoş kokulu. Van bölgesinde iplik boyamak için kullanılır. 1847) ravent: (< Far. 1. Datisca cannabina. 1860) rezede: (< Lat. 230. TBAS. rāzi į ). reng + T. otu) 1-2 m yükseklikte. Eren. sarı çiçekli. çok yıllık. Krameria triandra. (And. DS. uzun iri taneli bir üzüm cinsi (MBTS. 2. Ağz. otsu ve özel kokulu bir bitki. çıplak. IX. büyük yapraklı. (TS. 2. çok yıllık ve otsu bir bitki. Reseda luteola. 344) Maydanozgillerden. Rheum officinale. hekimlikte gaz söktürücü olarak yararlanılan çok yıllık. 343) reyhan: (< Ar. 20-40 cm yükseklikte. 251) renk otu: (< Far. 3506) riyo: (< ? ) Sphagnum türlerine Doğu Karadeniz bölgesinde verilen genel ad (TBAS.: rızaħı) Kalın kabuklu. (TS. tohumlarından kandil yağı. (TS. rāziyāna. -li + ot) bk. 1-2 m yükseklikte.

Eruca sativa. sā’at + T. iğnelik (TBAS. 2. śabāĥ + T. 2615”) Kayışkıran (TS. Saponaria officinalis. saçak + darı) bk. otsu. 20-40 cm yüksekliğinde. 232) sabun otu: (< Ar. 231.523 roka: (< Lat. 2. -lık) bk. ağacı) Öz suyu köpüren ağaçlara verilen ad. çok yıllık. 232) sabun ağacı: (< Ar. idrar söktürücü olarak da kullanılan. (DS. 1874) saat otu: (< Ar. 30-70 cm yükseklikte. darı (TBAS. yıldızı) Afrika’da yetişen sert ve kaba dokulu. 2. “< saban < sap+an. çöğenotu. 232) . beyazımtırak veya sarımtırak çiçekli. çiçeği) Bir tür çiçek (TS. BTS. (TS. 566. ruderal + T. bitki) bk. ruca) Turpgillerden. 1875) sabırlık: (< Ar. TBAS. Nauclea didemichii. 3507) saçak darı: (< T. 1864. 1875) sabankıran: (< T. TBAS. çöp bitkisi (BTS. 146) -Ssaat çiçeği: (< Ar. 232) sabahyıldızı: (< Ar. śabr + T. śabūn + T. 2. otu) Karanfilgiller familyasından. otu) bk. śabūn + T. Sapindaceae. DS. sebze olarak bahçelerde yetiştirilen. 2. parçalı yapraklı. (TS. 563) ruderal bitki: (< Lat. çiçeği) Sabun otu. beyaz ve pembe çiçekli. 3. TBAS. (TS. X. 232. Saponaria officinalis. MBTS. śabūn + T. sarısabır (TBAS. 1877) sabun çiçeği: (< Ar. yaprakları salata gibi yenen. BTS. kokulu ve otsu bir bitki. saban + kıran. 2. X. çok yıllık. sā’at + T. turuncu sarı renkli ağaç. otsu bir bitki. 1877. 3507. (TS.

3517) sakal otu: (< ? T. Eren. 3. X. otu) Dereotu (DS. yaprağı kavak yaprağına benzeyen bir çeşit ot (DS. baharda mor renkli ve büyük çiçekler açan. sağır < saŋır < saŋar ‘tek kulaklı’. saka + T. 568) sahran: (< ? ) Altın sarısı renginde bir çeşit buğday (DS. -lak. ülkemizde de kültürü yapılan bir ağaç türü. 1882. 3516) sakalak: (< Ar. X. X. Nişanyan. X. asıl vatanı Güneybatı Avrupa olan. saç + kıl) ri darı (DS. ZBK A. safran. Pinus maritima. “< Ar. za’ferān + T. çiçeği) bk. saçak + Yun. 3517) sakalçürüten: (< ? T. Eren. şam’ + T. 2644”) Bir çeşit sulu şeftali (DS. X. MBTS. za’ferān. -ı) Çamgiller familyasından. çürüten. sakal + T. 2630. 233) sağırkulak: (< T. 190) safran çiçeği: (< Ar. 233) safran çiğdemi: (< Ar. iğne yapraklı. 232) saçkıl: (< T. 348”) Tarlalarda ekin arasında biten. 2643) Mantar (DS. sakal + T. TBAS. Crocus sativus. ıslayan) Çok tatlı bir çeşit sulu armut (DS. -ı) Clavaria ve Ramaria türlerine verilen genel ad (TBAS. her dem yeşil. sağır + kulak. 3. sāĥil + Ar. safran (TBAS. 3517) sakalıslayan: (< ? T. sahillerde yetişen. MBTS. TBAS. 3513) sahil çamı: (< Ar. X. soğanlı ve yumrulu bir kültür bitkisi. 232. sakal + T. (TS. 3. (BTS. X. 233) .524 saçak mantarı: (< T. sa y > sa ā. manitari + T. 2. 3517. safran (TBAS. 40 m kadar boylanabilen. 3509) safran: (< Ar. 20-30 cm boyunda. “< Eski çağlardan başlayarak kullanılır (sakal). 350. MBTS. za’ferān + çiğdemi) bk. 388) Süsengillerden. “< T. lokum ve ilaç yapımında kullanılan.

150) sakar otu: (< ? sakar + T. Cucurbita pepo.: saħarca) Çiğdem (DS. sakız + Ar. 3. Pistacia lentiscus. menengiç (TBAS. (TS. 233) . 1892) sakızlak: (< T. sakız + Yun. (TS. Orta Türkçede sağız. 2. 1892. sakızlak) bk. Ege ve Akdeniz bölgelerinde yaygın olarak yetişen. kenarları düzgün. 1890) sakava: (< ? ) lkbaharda çıkan çiçekli bir ot (DS. Nişanyan. sakızlık –1 (DS. 1892) sakız kabağı: (< T. sakızdırık) bk. sakız + ağacı. X. Eren. Dorycnium. V. Kökünü bilmiyoruz. TBAS. meyvesi üzümsü ve yağlı.525 sakarca: (< ? sakar + T. 2. 2. otu) Yuvarlak başlı. sakız. sakız + dikeni) Sakız çıkarılan bir tür diken (TS. 3519) sakız dikeni: (< T. 1-5 m yükseklikte. 3518) sakız ağacı: (< T. Ağz. Eski Kıpçakçada da sakız olarak kullanılır. 1892) sakızdırık: (< T. 3256) sakız baklası: (< T. kışın yaprak dökmeyen. pembe veya beyaz çiçekli çalı tipi bir bitki. “< sakar ‘XIV. 2. bā ilā + T. ankinára + T. lezzetli bir enginar türü (TS. X. 389. 3518. (TaS. (sakızlık). sakız biçimleri geçer. AA. -ı) Yaprakları sivri. 2. “< ET. 2645”). (TS. (And. ca. 351”) Antep fıstığıgillerden. 2. çok lezzetli turfanda bakla çeşidi (TS. bodur bir ağaç. 233. sakız + kabağı) Sebze olarak kullanılan kabak. yüzyıldan beri kullanılmakta olan kelimenin kökü belli değildir’. 1892) sakız enginarı: (< T. MBTS. < Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. -sı) Uzun ve ince. X.

Ophrys ve Dactylorhiza türlerine veya bu türlerin. Cotyledon umbilicus. saksı ‘kökü belli değildir’. 2. salepgillerin örnek bitkisi. 234) salkım ağacı: (< T. 826”) Akasya (TS. salkım + çiçeği) Silene türlerine verilen genel ad. tek çeneklilerden bir familya (TS. orkide. 3. -giller) Güzel çiçekli. Çitlembik de denilen. salkım + başak) Tek veya birleşik başakların salkım şeklinde oluşturduğu bitki (TS. 2. Hindiba (DS. 3519) sakız otu: (< T. salep gibi bitkileri kapsayan. mercimek büyüklüğünde meyveleri burukça. X. 3520) sakızözü: (< T. venüsçarığı. X. 1897) salkım çiçeği: (< T. çiçekleri başak biçiminde bir süs bitkisi. sa‘leb + T. 1893) salatalık: (< t. fıstık tadında bir çeşit sakız ağacı. (salep otu). yaprakları etli. 2650”) Dam koruğugillerden. (TS. vanilya. 2. Nişanyan. MBTS. Clauson. 2. 3520) saksıgüzeli: (< T. salata ‘tuzlanmış şey. sakızlık) 1. -lık. 390”) Hıyar (TS. (TS. salep (TBAS. sa‘leb. sakız + otu) Büyük ve tüylü yapraklı. haşlandıktan sonra kurutulmuş olan yumrularına verilen genel ad. “< T. salata + T. salata’. saksı + güzeli. sinektutan adı verilmektedir (TBAS. 1896) salep otu: (< Ar. salkım + ağacı. sa‘leb + T. sakız + özü) Böğürtlen (DS. 235) . otu) bk. Gövdesi yapışkan olan ve bu nedenle de üzerine küçük sineklerin yapıştığı türlere sinekkapan. 234) salepgiller: (< Ar. kökünden sakız alınan bir bitki (DS. “< sarkım < sark-. “< t. 1897) salkım başak: (< T. MBTS. sinekkıran. X. 1895) salep: (< Ar. 1896. TBAS. 3.526 sakızlık: (< T. 2654) Bazı Orchis. 2. 2. 2.

dalları üzerinde diken bulunan bir süs bitkisi. X. X. X. X. TBAS. şubat sonlarında çıkan bir çeşit yayla çiçeği (DS. DS. salon < Lat. 3535) . kayalar arasında biten. -ca) Söğüt yaprağına benzeyen yapraklarının arkası beyaz bir çeşit bitki (DS. MBTS. sancak < sanç-.: samuk. 392”) Zencefil (DS. -ı) Küçük çam şeklinde. 3533. şam’ + T. selmān + T. XII. aşılanmış bir çeşit armut (DS. X. (And. somit) Dereotu (DS. śāmit. “< ET. (TS. (And. X. salkım + söğüt) Dalları ve yaprakları yere sarkan bir çeşit söğüt. 3533) sancakotu: (< T. X. 2664). Nişanyan. 4667) salmansarı: (< Ar. X. X. 3. XII. bostan güzeli de denilen bir bitki ve meyvesi (DS. 4667) salon çamı: (< Fr. XII. sançı < sanç-. 4667) salmanca: (< Ar. 3535) sancı çubuğu: (< T. selmān + T. 392”) Isırgan otu (DS. 3531) samit: (< Ar. Nişanyan. 3530) samardala: (< ? ) Yaban pırasası (DS. Ara ucaria.: salmansara) Kuruyunca solmayan. 3529. sarı). 3529. 2. 235) samruk: (< ? ) Bir çeşit yaban çiçeği (DS. + Ar. Ağz. DS.527 salkım söğüt: (< T. selmān) Bir çeşit üzüm (DS. sancak + otu. Salix babylonica. “< ET. (TS. 1897) salman: (< Ar. 1899) saltapla: (< ? ) Meyvesi tatlı. Ağz. 2. 3529) samala: (< ? ) Karpuza benzer. sancı + çubuğu.

2. 2615”) Bir çeşit ot (DS. 1903) sandalgiller: (< Ar. sapan + kıran + otu. 2. Patlıcan. śandal) Sandalgillerden. 235) saplı meşe: (< T. 1903) sandal: (< Ar. 2. mıhtepesi mantarı (TBAS.528 sancı otu: (< T. X. 3541) sapıuzun: (< T. meyveleri uzun bir sap üzerinde bulunan. sancı + otu) Tüylü dalak otu (TS. 1903) sapankıran otu: (< T. śandal + T. kerestesi sert ve kokulu bir ağaç. 3542) . yurdumuzda yetişen. sapı + sarı) Bir çeşit üzüm (DS. (TS. iki yüzden çok türü olan taçsız iki çenekli bitkiler familyası (TS. (TS. 3542) saplı mantar: (< T. -giller) Tropikal ve ılıman bölgelerde yaşayan. yeşilimsi çiçekli. 1907) sapısarı: (< T. (TS. zambakgillerden. saplı + Yun. MBTS. çok yıllık bir bitki. X. 3539) saparna: (< sapa’rna “Amerika yerlilerinin dilinden”) Eskiden kökü hekimlikte kullanılmış olan. 1908. 571) saplıtinton: (< T. bir ya da iki yılda olgunlaşabilen bir meşe türü. X. saplıcatinton (DS. Santalum album. bīşa) Kayıngiller familyasından. 2. X. 2. X. (saplıtinton) 1. manitari) bk. saplıca + tinton). sapı + uzun) Bir çeşit armut (DS. dikenli ve tırmanıcı. Dağ elması (DS. BTS. saplı + tinton) bk. Quercus robur. 2. 25 m kadar boylanabilen. 3. yapraklarını döken. “< saban < sap+an. saplı + Far. 3541) saplıcatinton: (< T. Smilax.

1910) . TBAS. 2. -si) Gösterişli ve bol çiçekli bir tür menekşe (TS. ülkemizin hemen her tarafında yayılış gösteren bir tür. 2. gövde ve yaprakları üzerinde hoş kokulu salgı tüyleri taşıyan. 1910) saray menekşesi: (< Far. sardonya) Sardunyagillerden. Achras sapota. 2. yaprakları elsi bölmeli. X. (TS. (BTS. sarāy + T. ağacı) Sapotgillerin örnek bitkisi olan. 571) sar: (< ? ) Sahillerde yetişen. (TS. sapote “Antil Adaları dilinden” + T. benefşe + T. genellikle Orta Amerika’da yetişen. 3542. yaprak döken. Eren. ıtır. süs bitkisi olarak yetiştirilen. otsu bir bitki. lezzetli meyvesi ve çiklet yapımında kullanılan sütlü salgısı için sıcak ülkelerde yetiştirilen bir ağaç. bīşa) Kayıngiller familyasından. saracak) Ebegümeci (DS. 1908) sapotgiller: (< Fr. 1908) sapsız meşe: (< T. sardonya + T. 1910) sardunya: (< t. çok yıllık. “< Far. 2. Callistephus sinensis. 30 m kadar boylanabilen. Quercus petraea. 1910) saraypatı: (< Far. 3542) saracak: (< T. kerestesi küçük bir çam (DS. çoğunlukla pembe çiçekler açan. sapsız + Far. sarāy. 571) sardunyagiller: (< t. (TS. -giller) ki çeneklilerden. Geranium. turna gagası gibi bitkileri içine alan bir familya (TS. 2. BTS. sıcak ülkelerde.529 sapot ağacı: (< Fr. sapote + T. 235) saray çiçeği: (< Far. sarāy + ? pat + T. 1910. çiçeği. 2. sarāy + Far. -giller) ki çeneklilerden. 2. X. -ı) Güzel çiçekleri için yetiştirilen bir süs bitkisi. örnek bitkisi sapot ağacı olan. 356”) Hezaren (TS. sardunya. meyve sapı olmayan. bazı cinslerinden gütaperka çıkarılan bir bitki familyası (TS.

sarıca + Lat. Çiçekleri boyar madde olarak kullanılır. 3544) sarıcaerik: (< T. X..: saribaş) 1 m kadar yükselebilen. kısmen de Sivas. turşusu yapılan bir çeşit sarı üzüm (DS. (TBAS. 3545) sarı centiyan: (< T. “< ET. (And. 236) . Berberis vulgaris. X. sarıca + erik) Ekşi. sarı + ağu. sarı + çiğdem) Çiçekleri sarı renkli çiğdem (TS. Nişanyan.530 sarıağu: (< T. Ağz. 270) sarıbuzğulu: (< T. meyvesi ekşi ve kırmızı renkte. çiriş (TBAS. 5-15 m kadar boyda. 3544) sarıayak mantarı: (< T. sarı + Ar. Erzincan ve Sarıkamış’ta orman oluşturan bir ağaç türü. 235) sarıbaş: (< T. sarı + büzgülü) Sert kabuklu. kabuğu ve kökü solucan düşürücü ilaç olarak kullanılan bir bitki. 2. 1911) sarı çiriş: (< T. 2. 572) sarıçiçek: (< T. her dem yeşil. sirīş) bk. çok yıllık. manitari + T. amberbaris. X. 394”) Sarı çiçekli ve yaprakları ağılı. Erz. (TBAS. 100-2700 m yüksekliklerde ve ülkemizin Karadeniz bölgesinde. 3544. DS. Gomphidius viscidus. centiyane (TBAS. şam’) Çamgiller familyasından. (TS. sarı + baş). iğne yapraklı. çok sulu bir çeşit erik (DS. 2. gentiāna) bk. X. bodur bir çeşit ağaç (DS. sarı + çiçek) Ölmez çiçek (TS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 236. sarıg. sarı + Far. 1911) sarı çam: (< T. III. Pinus sylvestris. (BTS. -ı) Yenen bir mantardır. kadıntuzluğu. çiçekleri sarı. sarı + çalı) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. 1911) sarıçiğdem: (< T.A. 236) sarıçalı: (< T. . sarı + ayak + Yun. Centaurea macrocephala.

kantaron (TBAS. X. 1912) sarıgöbek elması: (< T. sarı + Yun. X. X. 1912) sarıfiğ: (< T. kentauron) bk. sarı + öz. otsu ve çok yılık bir bitkidir. sarı + diken) Dikenli. (kovancık).: sarıhıdır elması) Bir çeşit elma (DS. 236) sarıkök: (< T. (And. 1911) sarıerik: (< T. zerdeçal (DS. sarı + kovuk) Bir çeşit incir (DS. yumrulu. (TS. iki veya çok yıllık otsu bir bitki. 3545) sarı kantaron: (< T. (Duran. elması). Eranthis hyemalis.: saru kavak) Çınar (TaS.531 sarı çubuk: (< T. sarı + çubuk) nce ve çubuk şeklindeki gövdeleri sarı renklidir. sarı + kök) Zencefilgillerden bir çeşit bitki. (TBAS. 236) sarı kavak: (< T. 3545) sarı kokulu: (< T. 4672) . sarıklık) Çiğdem (DS. Fontanesia philliraeoides. Gövde özelliklerine bağlı olarak “sarı çubuk” adı verilmiştir. Hıdır + T. 3545) sarıhızır elması: (< T. sarı + Yun. tüylü. 2. 223-229) sarıdiken: (< T. (And. X. 2. sarı + kılçık) Bir çeşit pirinç (DS. is. sarı + kokulu) 5-15 cm yükseklikte. 3545) sarıkoğuk: (< T. fiğ) Sarı renkli fiğ (TS. X. 2. Ağz. 3545) sarıklık: (< T. Özellikle Güney ve Doğu Anadolu dağlarında yetişir. 3315) sarıkılçık: (< T. XII. Scolymus hispanicus. Ağz. sarı çiçekli. V. sarı + erik) Kayısı (TS. sarı + kavak). sarı + göbek + elması) Sarımsı yeşil sonbahar elması (DS.

X. 237. 115. 1913. 357. 12. Gaz.. ħardel + T. (BTS. ovulduğunda sarımsak kokusu veren. otsu ve sarı çiçekli bir bitki.Y. 237 BTS. esmer benekli ve zehirli olmayan bir mantar türü. Eren. 252. 228.. AA. 2. 1912) sarımsak: (< ET. -i) bk. TBAS. Alliaria petolata. bir yıllık. Erz. sarı + ot). E A. DS. 395. sarımsak + otu) Turpgillerden.532 sarı mantar: (< T. yapraklarında. 3548) sarıoturak fasulye: (< T. deli salep (TBAS. III.A. sarı + Yun. sarı + mantı “< mantu ‘Çin-Kore kökenli bir kelime’) Şebboy çiçeği (DS. Krş. Ekin tarlaları içinde yetişir. Ağz. sarımsak otu (TBAS. KYA.kökünden geldiği yolundaki açıklaması kuşkuludur. sarımsak + Ar. sarımsak + Ar. AAT. 20-80 cm yükseklikte. 25-100 cm yükseklikte. BÜYA. 1913. küçük çiçekli. 251. 2. 384. 209. saplarında ve toprak altındaki soğan biçimli sürgünlerinde kokulu yağ bulunan. 3533. 271.A. mercümek) Sarı renkli bir tür mercimek (TS. beyaz. çiçekleri uçta şemsiye şeklinde olan. DS. ST AT. 260. 3546) . 494. (sarımsak hardalı). sarmusak / sarumsak / samursak. TBAS. sarı + oturak + Yun. Clauson. 237) sarımsak otu: (< T.A. manitari) Şapkası soluk sarı. sarı + Far. Amanita citrina. taze ya da kuru olarak yenen bir kültür bitkisi. (TBAS. 237) sarı ot: (< T. 853) Zambakgillerden. < OT. II. < sarumsak < *sarum. 573) sarımantı: (< T. (And. AVA. 574. TAYA. sarmusak / samursak Zajaczkowski’nin Türkçe sar. 244) sarımsak hardalı: (< T. III.: sarrot) 30 cm kadar yükselebilen. X. 2. 151. 207. X. iki yıllık bir bitki. Nişanyan. T YA. Allium sativum. 577. fasulia) Sırığa sarılmayan bir çeşit fasulye (DS. saĥleb + T.. X. (TS. ETA. Boreava orientalis. (TS. . 3546) sarı mercimek: (< T. 237) sarımsak salebi: (< T. -ı) bk.

V. 3546) . (TS. 2. zağar ‘av köpeği’. 238. (TS. 574. 499”) Çiğdem (DS. çok yıllık. BTS. TBAS. sarı + Ar. TBAS. salkım durumunda sarı çiçekleri bulunan. X. bataklık süseni (TBAS. 1913. 3546) sarıyazlık: (< T.533 sarıpapatya: (< T. BTS. X. şebboy. śabr) Zambakgillerden. yaprakları oldukça yüksek bir sapın tepesinde rozet biçiminde toplanmış bulunan. zağar. çok yıllık bir süs bitkisi. vatanı Kuzeydoğu Afrika olan. sık tüylü. 1913) sarı süsen: (< T. 20–45 cm yükseklikte. X. sarı + parmak) Havuç (DS. 3546) sarısabır: (< T. Laburnum anagyroides. 2. bādincān < Far. sarı + ? Far. adî şebboy (TBAS. (TS. 237) sarıparmak: (< T. 1913. 6) sarıtoppas: (< T. “< ? Far. 2. sarı + Yun. X. sarı + yazlık) Az taneli ak buğday (DS. 238. bādingān) Domates (DS. X. X. 3546) sarı yemiş: (< T. bk. sarı + Ar. (ağu. sarı + ? toppas) Sarı ve kılçıklı buğday (DS. sarı + Ar. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaç./Far. 3546) sarıpatlıcan: (< T. papadia) Çiçekleri sarı renkli. Anthemis tinctoria. sarı + Far. otsu bir çeşit papatya. 238) sarı sütleğen: (< T. sarı + yemiş) Şeftali (DS. 2. sarı + sütleğen) Dereotuna benzer bir ot (TaS. 3316) sarı şebboy: (< T. X. Aloe vera. sıcak bölgelerde yetişen. yapraklarından elde edilen sıvı müshil olarak kullanılan. DS. sūsen) bk. ülkemizde Akdeniz Bölgesi’nde yetişen. 3546) sarısalkım: (< T. sarı + salkım) Baklagillerden. Nişanyan. 3546) sarızağar: (< T. sabırlık). bk. şeb-būy) 1.

2684) Bir çeşit ot (DS. zanba ) Sarı çiçekli zambak (TS. sarımsı yeşil.: sarmaşu. MBTS. X. X. 395). 238. “< söbü ‘kökü belli değildir’. sarı + ? oza) Sarısabır denilen bitki (Erz. (TBAS. 2. Hedera helix. Nişanyan. kalın köklü. MBTS. yılanyastığı (TBAS. 2. sası < sası. hasır otu. III. TBAS. 239) sarmaşıkgiller: (< T. sarı + oğul) Yaban eriği (DS. 2. küçük çiçekli ve otsu bir bitki. 151) sası: (< T. (TS. X. sarmaşuk) Sarmaşıkgillerden. oval’. 21. kiliz. 270) sarmalık: (< T. 1915) sarol: (< T. 3553) sayut: (< ? ) Mısır (DS. sāz. AAT. sarı + ? söpü. değişik biçimli yaprakları olan. 1913) sarioza: (< T. 3548) sarusöpü: (< T. 3549) sav: (< sav < T. 238) sarmaşık: (< T. sap ve dallarından çıkan küçük ek köklerle dik. 3. sarmaşık + -giller) Örnek bitkisi sarmaşık olan. bozulmuş. 2688) Şalgam (DS. sarmaşık < sarmaş-. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. X. sap) 25-40 cm yükseklikte. 2834”) Bir armut çeşidi (AA. 1915. 2. MBTS. düz yerlere yapışarak tırmanan. iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS. 3547. 3. kofa (TS. 239) savat: (< Ar. sarmalık) bk. çok yıllık. MBTS. DS. 3. 1925) . GD AT. 3. Ranunculus polyanthemos. . sarı + Ar. ‘yumurta şeklinde olan.534 sarızambak: (< T. kokuşmuş”. çok yıllık.A.“çürümüş. (And. X. sevād “karartı. 2697) nce kamış. Ağz. 3561) saz: (< T.. siyahlık”.

3562. śadef + T.A. 50 cm kadar yükselebilen.535 sazak: (< T.: savzu. ETA. 239. 733) Mersin ağacı (DS. zepze) Çürümeye bırakıldıklarında mantar oluşturan. 1929) sedir: (< Far. śadef + T. 577. çok yıllık bir ağaççık. Cerrust. 213. örnek bitkisi sedef otu ve alt familyası turunçgiller olan geniş bir bitki familyası (TS. Eren. 3567) . çalı görünüşünde. MBTS. KMYA. 4675. 1930. 2. (TS. Ağz. 365. çok yıllık ve otsu bir bitki. 2697) Saz bitkisi (DS. 1929. 190) sebuzek dikeni: (< ? sebuzek + T. II. 4677) sazat: (< ? ) Mısır (DS. BTS.. Gülensoy. DS. zebze. 397) Kozalaklılardan. BTS. SA. 254. DS. 49. sarı çiçekli. BTS. pişirilerek yenen bitkiler veya bunların taneleri (TS. 578) seftila: (< ? ) Kırmızı renkli şeker pancarı (DS. X. 577) sedef otugiller: (< Ar. I. 4355. sebze < sebz. X. X. hekimlikte kullanılan. AVA. sazak < saz+ak. TBAS. TBAS. 358). X. 2. XII. XI. 70. TBAS. boyu 40 m kadar olabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılan iğne yapraklı bir orman ağacı. 396. Toros ve Antitoros dağlarında bulunan. su kenarlarında yetişir. KYA. özel kokulu. otu) Sedef otugillerden. kışın yaprağını dökmeyen. otu + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. 3564) seke: (< ? ) Yuvarlak. (And. 2. 239) sazan: (< T. 74. (TBAS. Ka. genellikle yeşil renkli. 239) sebze: (< Far. Nişanyan. Schoenoplectus lacustris. sedīr. 1927. saz + otu) 40–300 cm yükseklikte. 3562) saz otu: (< T. II. arakçıl (DS. Ruta graveolens. 3. 2. dikeni) bk. 239. sazan < saz+an ‘küçültme eki’. (TS. XII. 294) sedef otu: (< Ar.Y. tatlı bir çeşit armut (DS. Nişanyan.

selle + T. 240. TaS. (And. (TS. “< ET. Clauson. sapad/sabad. çi + kavağı.: selna) Kereviz (DS. “< Far. DS. < semiz “Etimolojik olarak semri. 10–20 cm boyunda. çok yıllık ve sarı çiçekli bir bitki. V. Eren. 2. TBAS. Ağz. “< Ar. 1941) sepik: (< T. büyük bir orman ağacı. semizlik) Semiz otu (DS. (TBAS. Sequoia. 3575) selina: (< ? ). 257) . 3. X. otu) Maydanozgillerden. 3580. 400. semiz + kabak) bk. 1. 1933) selam otu: (< Ar. hayvanlarda zehirlenmelere neden olan. 2. 3578) semizebe: (< T. (TS. 240) semiz kabak: (< T. Ağz. 3580) semiz otu: (< T. çi + söğüdü) Söğütgillerden. semiz + ebe. sequoia “Kaliforniya yerlilerinin dilinden”) Kozalaklıların porsukgiller familyasından. X. şeytan şalgamı (TBAS. dalları sepet örmeye elverişli bir söğüt türü. (And. Nişanyan. 2. 2. hekimlikte kullanılan bir bitki. çalık kavak (TS. 240. 1-2 m boyunda. semiz. serp-i-k). pis kokulu. Levisticum. 361”) bk. (TS.: şerpik) 50 cm kadar yükseklebilen. 428) sepetçi söğüdü: (< Far. X. -cek. X.536 sekoya: (< Lat. 2720”) Erguvan çiçeği (DS. Lotus corniculatus. 1935) selecek: (< Ar. X. sapad + T. selle. sokrun. Kaliforniya’da yetişen. 100-130 m boyunda. Portulaca oleracea. 240) semizlik: (< T.fiiliyle bağlantısı vardır. 3380) sepetçi kavağı: (< Far. etli ve mayhoş yaprakları sebze olarak yenilen otsu ve bir yıllık bitki. 3576. yaprakları uzun. semiz + otu) Semiz otugillerden. MBTS. sapad + T. (TS. selām + T. Salix viminalis. 1939. 830”) bk semiz otu (TBAS. DS.

Eren. topuz (TBAS. DS. çok yıllık ve mavi çiçekli bir bitki. X. 3583. 241) servi: (< Far. kışın yapraklarını dökmeyen. X. KYA. sergi + üzümü) Kalın kabuklu bir çeşit üzüm (DS. (DS. XI. DA. serpene + kıran). ardıç. GD AT. 112.A. 261) servigiller: (< Far. X. X. 583) serçe otu: (< T. (TS. servi. Ağz. caryophllaceae. selfi. mazı gibi ağaçları içine alan. 304. TBAS. Ağz. 257. 2. bazen de çalımsı bitkiler. 2.Y. Erz. otsu. 3590) serpenekıran: (< T. XII. 86. X. DS. serçe + otu) Bir çeşit bitki. 3586) sergen: (< T. K AT. serçe + dili.. otsu. kuş otu (TBAS. ST AT. “< T. 3577. (BTS. zelvi) Servigillerden. (And. kozalakları kabız olarak kullanılan. 3589) serhişing: (< ? ) Soğanlı. X. Akdeniz bölgesinde çok yetişen. 344. 240) serçediligiller: (< T. 275. ince uzun bir ağaç. selmi. serçe. 3588) sergi üzümü: (< T. . serçe + dili + -giller) Hermafrodit çiçekli ya da tek eşeyli. Puschkinia scilloides.A. 4359. 363). (TBAS. -giller) Kozalaklılardan. 3590) serteş: (< ? ) bk. 4680.: sepenekıran) nce kabuklu. selvi. Sileneinflata. AAT. 403. 241. OAAD. Eren. Ka.: selbi. ovaryumları üst durumlu. serv + T. çiçekleri bir veya iki evcikli bir bitki familyası (TS. Nişanyan. Cupressus sempenvirens. 1949) . serv. ülkemizde 3 cins ve bu cinslere ait 16 türle temsil edilen. 60. (And. 29. 117. bir ya da çok yıllık. sergen) Kırmızı.537 serçedili: (< T. 362”) bk. sevlü. III. 1949. DS. 169. X.. Thymelaeaceae. DS. 190. sevli. şırası az bir çeşit üzüm (DS. 241) serkile: (< ? ) Mavi çiçeklerinden kara boya çıkarılan ot (DS. yuvarlak taneli bir çeşit ak üzüm (DS. 166.

2. 3. Anchusa officinalis. sığır + ? baldıran + T. seyrekleşmek’. sigir/siyir. 814”) Bir çeşit baldıran otu (DS. (TS. çiçekli dalları idrar arttırıcı olarak kullanılan. 1962. 2. 2768”) Bir çeşit dikenli bitki. 2. X. batıcı tüylü ve mavi çiçekli bir bitki. ak bir çeşit üzüm (DS. 30-60 cm yükseklikte. sığır + kuyruğu) Sıracagillerden. Cardinis. 241) sığırdiligiller: (< T. TBAS. “< ET. X. 3600) sıçankulağı: (< T. TBAS. MBTS. 1958) sıcak otu: (< T. sığırkuyruğu (DS. < ET. MBTS. sığır + dili + -giller) ki çeneklilerden. 3601) sığır baldıranı: (< T. 364. “< sağır ‘sığır’ < sağ-+-(ı)r. çok yıllık ve otsu. 241) sığırkuyruğu: (< T. sığır dili ve havacıva bitkilerini içine alan familya (TS. sığır + gözü) bk. seyrek + ? siççe. 3603. 3598) sezü: (< ? ) bk. 2764”) Uzun taneli. Clauson. ülkemizde yabani olarak birçok türleri yetişen. 2. sıç an < sıç-mak. Eren. 3. sedrek < sedre-mek ‘incelmek. X. sığır + dili) Sığırdiligillerden. 3. Arsenik (TS. bazı türlerin çiçekleri balgam söktürücü. Acenthoides. 3603) sığırdili: (< T. 1960) sıçan otu: (< T.538 seyreksiççe: (< T. 1962) sığırgözü: (< T. sıçan + otu) hlk. 1960) sıdılak: (< ? ) Ağustos ayında yetişen. X. sıcak + otu. X. çavuş üzümünden küçük taneli bir çeşit ak üzüm (DS. 2. MBTS. mantar meşesi (TS. 2768”) bk. “< sıcak < ısıcak. “< ET. bazılarının tohumları balık . (DS. sıçan + kulağı) bk. kısamahmut otu (TBAS. sıçan + dikeni. 241) sıçan dikeni: (< T. -ı. farekulağı (TS.

3604) sığırtikeni: (< T. DS. sığır + soğanı) Soğan gibi kokan bir çeşit yaban otu (DS. sığır + otu) bk. X. 243. 3610) . 3608) sınap: (< Ar. 242. MBTS. silcan. X. X. 1962) sıknaz: (< T. 3603) sığırkuyruğugiller: (< T. 3604) sığla: (< ? ).: sıncar. Astragalus. 242) sığırödü: (< T. tek simetrili.539 avlamada zehir olarak kullanılan. sığırkuyruğu (TBAS. çiçekleri er dişi. nadiren 6-8 adet. (And. 244. 2. śināb < Yun. 2.. (TS. TBAS. (TS. sī-mak.: sigala) Ülkemizde Muğla ilinde yetişen. 588) sığır otu: (< T. (And. MBTS. sarı çiçekli bir kır bitkisi. + T. 2. ülkemizde 30 cins ve 480 kadar türü bulunan. sığır + Ar. TBAS. 1962) sığırsoğanı: (< T. 2778) Küçük yapılı bir çeşit elma (DS. tüylü yapraklı. ovaryum üst durumlu. sıknaz < sık-) Sık. otsu. yuvarlak. çalımsı. XII. X. 2777) Bir çeşit bitki (DS. bir. 20 m yüksekliğe erişebilen. 4689) sıncan: (< kökü bulunamamıştır. 588. çanak yaprakları 4-5 adet. iki ya da çok yıllık. BTS. sık + sarı) Bir çeşit sarı ve yuvarlak taneli üzüm (DS. 3. 1962. 3. 2801). nadiren ağaçsı olan ototrof ya da parazit bitkiler. sincan) Sakızlı bir tür dikenli çalı. Ağz. Liquidambar orientalis. sığır + kuyruğu + -giller) Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli. ak taneli bir çeşit üzüm (DS. 3. X. Ağz. 3607) sımak: (< ET. 3607) sıksarı: (< T. DS. 1967. (TS. sığır + dikeni) Sığırlarda yağ yapan bir çeşit bitki (DS. kapsül tipi meyveleri olan. X. (BTS. -ü) Kırlarda görülen bir tür çalı cinsi bitki (TS. Scrophulariaceae. X. Verbascum. çınar görünüşünde bir ağaç. MBTS. ‘ūd < Hintçe. 2.

MBTS. (TBAS. MBTS. sıdrım. X. bazı türleri Güney ve Batı Anadolu sahil şeridinde yetiştirilen ve kışın yaprak dökmeyen ağaçlar (TBAS. Vatanı Avustralya olan. “< sıraca ‘kökü bulunamamıştır’. MBTS. uzun. Daphne pontica. 2783) Bataklık kıyılarında biten. -giller. yaprakları ve meyveleri zehirli olan. 3. bit otu gibi bitkileri içine alan. 1970) sıraca otu: (< ? sıraca + otu) Sıracagillerden. sırık + Yun. 2783”). 3614) sıracagiller: (< ? sıraca + T. 1970) sırık domatesi: (< T. Ağz.540 sıra: (< kelimenin Yunancadan (sira) Türkçeye geçtiğini ileri sürenler varsa da Türkçe asıllı olması daha kuvvetli bir ihtimaldir. 3616) sırımağu: (< T. kışın yapraklarını dökmeyen. (And. fasulia + T. iri. ince. 2. domates + T. “< sıtma < ısıtma. (TS. 242) sırımsız: (< T. 3. -i) Dalları sırıkla desteklenerek yetiştirilen. 2781”) Sıraca otu. 1972) sırım: (< OT. 2. X. sert yapraklı bir çeşit bitki (DS. Scrophularia. 2786”) Eucalyptus türlerine verilen genel ad. 3. kılçıksız bir tür fasulye (TS. “< OT. sırık < ET. MBTS. MBTS. sarımsı yeşil çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir. sırımsız) Ayşekadın fasulyesi (DS. düzgün ve etli meyve veren bir tür domates (TS. iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS. 2780) Kimyon ve buna benzer kokulu bir ot (DS. birçok türünün kökleri hekimlikte kullanılmış olan bir bitki. 2. -si) Dalları sırıkla desteklenerek yetiştirilen. sıtma + ağacı. 3. X. 3616) sırsıdi: (< ? ) Çok kokulu bir çeşit çiçek (DS. X. 1971) sırık fasulyesi: (< T. 3618) sıtma ağacı: (< T.: sırımbağı) 50-100 cm yükseklikte. sıdrım ‘kayış’. 3. sırım + ağu. 2. 243) . sıruk + Yun.

3625) sıyırma pakla: (< T. (TBAS. bāz + T. 3. “< ET. DS. 3625) sidikli meşe: (< T. 1979) siğil otu: (< T. X. X. cylindre + T. otsu. 1983) silk: (< Ar. 3. (TBAS. 2790. bā ilā) Taze kara bakla (DS. siğil + otu. sidük < sį d-mek. 343) sıyırmadikeni: (< T. sarı çiçekli. 3635) . bīşa. otu) bk. 3. MBTS. seven) Silisli toprakları seven bitki (TS. X. MBTS. 3622) sıyırma: (< T. MBTS. sıtma + otu) Birleşikgillerden. 3633) silindirçiçeği: (< Fr. sıdırma. 2788) 1. X. siĥ r + Far. çalı görünüşünde. Taze börülce. X. 2792”) Heliotropium (Boraginaceae) türlerine verilen genel ad. yumuşak tüylü. Bir veya çok yıllık. sıyırma < ET. X. “< ET. sıyırma + Ar. MBTS. 50) silar: (< ? ) Yaban eriği (DS. 243. X. Taze yaprağının ezilmesi ile elde edilen usare siğilleri yok etmek için siğil üzerine sürülür. sidikli + Far. silk. 2796) Pancar (DS. 4693. 3621) sıvarma: (< T. (DS. Nişanyan. tüylü. 243) sihirbaz otu: (< Ar. Taze fasulye. 2. X. silice + T. 3632) sile: (< ? ) Bataklıkta çıkan dikenli bir çeşit ot (DS. 3. acı köklü ve çok yıllık bir bitki. 407”) Yanarken su çıkaran bir meşe türü (TS. 3. sigil. DS. XII. X. sıyırma + dikeni) Deve dikeni (DS. 2. beyaz veya sarımtırak çiçekli bitkiler. çiçeği) Hatmi çiçeği (DS. 3625. boru çiçeği (TBAS. Hayvanlara yedirilen bir çeşit dikenli bitki.541 sıtma otu: (< T. Türkiye’de 15 kadar tür bulunmaktadır. Eupatorium cannabinum. 2. 1 m kadar yükselebilen. suvarma < sūv “su”) Sulak yerlerde yetişen kavun (DS. 3635) silisseven: (< Fr. AVA.

1986. 60–100 cm kadar boylanabilen. (TS. 2. 1987) sinektutan: (< T. 2. birçok yabanî türü bulunan ve hekimlikte kullanılan bir bitki. sinir + otu) Sinir otugillerden. X. (TS. sinek + tutan) bk. 3637) sinameki: (< Far. böcekleri sıkıp emen bir bitki. siŋek + kapan) Droseragillerden. 2. BTS. Cassia. 3639) sinek mantarı: (< T. salkım çiçeği (TBAS. 593) sinekkapan: (< T. manitari + T. bağa (TBAS.542 simişka: (< ? ) Ayçiçeği (DS. “< ET. 597) sinsek: (< ? ) bk. 1989. genelde otsu nadiren çalımsı bitkiler (TS. sinirli + ot. Kuzey Karolina bataklıklarında yetişen. siŋir”) bk. Dionaea muscicapa. 244) sinir otu: (< T. sinek + kıran) Tarlalarda biten bir çeşit ot (DS. BTS. 1987) sinekkıran: (< T. yaprakları ve meyveleri eczacılıkta müshil yapımında kullanılan çok yıllık. 2. 409) Baklagillerden. sinā-i mekkī ‘Mekke sinası’ < sinā ‘kabuğu kullanılan bir tür ağaç’. sinek < ET. almaşlı ya da nadiren karşılıklı dizili. bağa (TBAS. 1987) sinekkapangiller: (< T. 244) sinirli ot: (< T. Nişanyan. sinir + otu + -giller) Yaprakları basit. Plantago. (TS. kapsül ya da fındıksı meyveleri bulunan. bir ya da çok yıllık. yapraklarına konan sinekleri. 2. dörtlü çanak ve taç yaprakları olan. çalımsı bir bitki. ana vatanı Arabistan ve Somali olan. 1989) sinir otugiller: (< T. X. -ı) Bir mantar türü (TS. 2. sinek + kapan + -giller) Sıcak ve ılıman bölgelerde. sinek + Yun. 244) . özellikle bataklıklarda böcekle beslenen bitkileri içine alan bir bitki familyası (TS. çiçekleri tek bir sapın ucunda başak durumunda.

borazan mantarı (TBAS. 3. X. MBTS. (And. sinek. XII. 3653. 4699) soç: (< ? ) Lâdin (DS.: sirmo) Yaban soğanı (DS. TBAS. 3060 cm yükseklikte. 3646. X. Chenopodium album. çörek otu (TBAS. MBTS. 2812”) Uzunca ve ince yeşil biber (TS. (TBAS. dirmit/tirmit) bk. X. AA. 370). Salvia nemorosa. (And. 152. 2807). sirkeyen) Kazayağıgiller familyasından. kaya kekiği (TBAS. 2. TaS. XII. Ağz. II. siyāh + T. siyāh + Ar. 245. 766) Kırmızı ya da sarı çiçek açan bir çeşit bitki (DS. 245) sivri biber: (< T. 343. DS. 3650) siyek: (< T. sį r “sarımsak”. kemmūn) bk. 245) sivri kökü: (< T. 3650. pipéri. 4700) . toprak üstü kısımları ıspanak gibi pişirilerek sebze olarak kullanılan.: sirkene. BTS. 246) siyah ot: (< Far.543 sirken: (< kökünü bilmiyoruz. Eren. DS. XII. X. TBAS. V. 245) siyah kimyon: (< Far. centiyane (TBAS. sivri + kökü) bk. otu) bk. 3. 245) sirmik: (< sirmik < Far. sirken (TBAS. 1992. DS. AVA. 599. X. 2. süvri. (TS. 4698. sivri + ? kekik) bk. DS. 246) siyah tirmit: (< Far. kırmızı veya morumsu çiçekli bir bitkidir. 1995) sivri kekik: (< T. Gülensoy. Ağz. siyāh + Yun. bir yıllık ve otsu bitkilerdir. çok yıllık. 10150 cm yükseklikte. ot) Toprak üstü kısımları iplik boyamak için kullanılan. “< ET. otsu. 246) siyeç: (< ? ) Kara ve ufak taneli erik (DS. sivri + Yun. 3646. 3489) sirken otu: (< ? sirken + T.

SA. 12. 118. 2000. 415. 3655. suvan) Zambakgillerden. yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan.A. 412. 161.. 610.: soan. sohan. so un / so an. 252. ETA. 2. 190) soğanak: (< T. 209. 114. soğanak) bk. 163. TBAS. itsarımsağı (DS. 131. X. XII. ZBK A. (DS. yaban yasemini (TBAS. Clauson’a göre Türkçeden Moğolcaya soŋgina olarak geçmiştir. 246) soğan: (< ET. kardelen (TBAS. soğlaç. suğan. 4702) . 283. 170. 164. X. “< T. Dimitriev’in soğan’ı Moğolca bir alıntı sayması yanlıştır. TAYA. 4700. sovan. solgun) Yabanıl söğüt ağacı (DS. soğukluk) Semiz otu (DS. 259. 382. VII. 339.544 sofur: (< ? ) bk.Y. 61. DA. 163. 2000) soğan ufağı: (< T. Allium cepa.A. 306. X. 421. XII. < Räsänen (s. soğlaç + buğdayı. 766”) Soğla yerde yetiştiği için özsüz olan ve beğenilmeyen buğday (DS. KMYA. 131. E A. Krş. BTS. sögan. soğan + ufağı) Arpacık soğanı (soğan uşağı). 247) soğan çiçeği: (< T. 3654) soğukluk: (< T. 253. T YA. 246. II. 158. 2. soğanlı. Ağz.. 247) soko: (< ? ) Mantar (DS. (And. soğancık) bk. 3654) soğlaç buğdayı: (< T. Nişanyan.A. II. 168. X. çok yıllık. Gülensoy. III. soğan + çiçeği) Fulya (TS. 3654) soğan uşağı: (< T. 607. Eren. 496. Ka. TBAS. GD AT. sogan. K AT. 425) ve Ramstedt “? işaretiyle” Moğolca soŋgina’dan alındığını belirtse de. AVA. 345.Y. 71. 372). X. özel kokulu. soğan + uşağı) bk. otsu ve ıtırlı bir bitki. DS. 43. (TS. BÜYA. Gaz. 2570) soğancık: (< T. 376. soğan ufağı (DS. 107. Brockelmann soğan ve soğun biçimlerini –gan ve –gun ekleriyle yapılmış türevler arasında saymıştır. KYA. AAT.. 3658) solgun: (< T. 140.

3663) somrukotu: (< T. somurmak) Beyaz çiçekli. (TS. 2012. 3661) solucan eğreltisi: (< T. 3671) . eğrelti otu (TBAS. Nişanyan. DS. 2. tek yıllık otsu bir tür fasulye.: soy) Fasulyeye benzer bir bitki. ülkemizde tohumlarından yağ elde etmek için kültürü yapılan. soja + Yun. (TS. 3664) sorkun: (< kökü bulunamamıştır. X. X. Soia hispida. ince uzun yapraklı. 2016. X. X. Taze hıyar. 2830). Ağz. sepet yapımında kullanılan. TBAS. çalıya benzer bir çeşit söğüt (TS. sarı çiçekli ve içinde tatlımsı su bulunan bir çeşit ot (DS. fasulia + T. (TS. 3665. BTS.< sömür-”) Saçak köklü. X.: sorhun. Soja hispida. 2. 2. ng. 2. Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde yetişen. 262) sormaħ: (< T. Ağz. 132. 15-35 cm yükseklikte. 3663) sonrun: (< ? ) Buğday (DS. X. 3671) soyulgan: (< T. 612) soyuk: (< T. MBTS. -si) Baklagiller familyasından. suluncan/suvlacan ‘solucan’. solucan + otu) Birleşikgillerden. soja. 3665) soya: (< Fr. EYAD. X. 2006. X. Pelargonium endlicherianum. X. 247) somoder: (< ? ) Bir çeşit buğday (DS. 3. Taze dut (DS. solucan + eğreltisi. “< ET. “< somur. soyuk) 1. sorħun) Irmak kenarlarındaki kumsallıkta yetişen. soyulgan) Tarlada biten bir çeşit ot (DS. (And. 2016. 2. 3668) soya fasulyesi: (< Fr. ST AT. 413”) bk. yuvarlak yapraklı çiçekleri solucan düşürücü olarak kullanılan çok yıllık ve otsu bir bitki. som(u)ruk + otu. DS.545 solik: (< ? ) Domates (DS. bal gibi tatlı bir çeşit yabanıl ot (DS. 11. Kökeni Çin ve Japonya’ya uzanan. (And. 247) solucan otu: (< T. soja < Mançiu dilinden).

baklava dilimli. “< söbe/söbü ‘kökü belli değildir’. 284. 3682. 3672) söbüsülek: (< ? söbü + ? sülek) bk. T YA. X. < Uygurcada ‘ağaç’ olarak kullanılır. kışın yaprak döken. III. 32. yaprakları kılıçsı. yaprakları almaşık ve alt yüzleri havla örtülü büyük bir ağaç. 4705. Eren. 2018. Coprinus comatus. 3672. BTS. len + Yun. MBTS. Bolu bölgesinde çok yetişen. söğöt. 203. 3675) . 2835”) Çoğunlukla pınar başlarında ve sulak yerlerde biten. Türkiye’de 25 kadar türü bulunan. 40. II. TBAS. sögüt. manitari + T. II. genellikle almaşlı dizilişte. Eski Kıpçakçada da ‘söğüt’ olarak kullanıldığı göze çarpıyor. Ermeniceden alındığı yolundaki sav yanlıştır. AAT. X. Kökünü bilmiyoruz. . DS. lek. 117.A. 191) söğütgiller: (< T. 248) söğecen: (< T. pembe ve ak. KYA. 3. (And. KMYA. çiçekleri tek eşeyli. OAAD. söğecen) Menekşeye benzer. 198. yaprak döken ağaç ya da çalı şeklindeki bitkiler (TS. zöüt) Söğütgillerden. söğüt. 2834”) bk. sövüt. 110. Ağz. 254. (TBAS. 3. BÜYA. 775. X. 165. söbelen mantarı (TBAS. Orta Türkçede artık ‘söğüt’ olarak geçer.. X. 415. GD AT. 89. 181. -ı) Tarlalarda biten. EYAD. XI. ETA. yenilebilen bir çeşit mantar. III. DS. BTS. 128.A. söğürt. 365. 613. söt. kalpsi ayalı. (TS. akarsu kenarlarında yetişen. DS. DS. 346. AVA. DS. 236. 3675. kavak ve benzeri türleri içine alan. “< sökü’nün kökü bulunamamıştır. sögüt. X. 314.. 88. KBAYA. söüd. 3674) söğüt: (< ET. 2. 248. 248. MBTS. 615.: sögürd. Nişanyan. Gaz. 613) söhsökü: (< ? söh + sökü. söğüt + -giller) ki çeneklilerden. söbelen mantarı (TBAS. taç yaprakları olmayan. 2.546 söbelek: (< ? söbe + T. XII. hoş kokulu bir çeşit dağ çiçeği (DS. 375). 150. kara boya yapımında kullanılan bir çeşit bitki (DS. Erz. Salix. sügüt. DS. Gülensoy. ZBK A. 4399. X. 306. 59. 248) söbelen mantarı: (< ? söbe + T. 2018.

su kıyılarında ve bataklıklarda yetişen. yaprak ayası ibrik biçiminde gelişmiş olan. su + Yun. 2. Cicuta virosa. 2035) suçiçeği: (< T. yaprakları almaşık. su + çiçeği) bk. 3. su + Ar. nilüfer (TBAS. “< ET. (TS. star + king) Bir çeşit elma (TS. (su rezenesi). X. MBTS. sapları uzun ve sülüksü. 3684) starking: (< ng. 2846”) Maydanozgillerden. X. 249) suibriği: (< T. 3688) su gülü: (< T. su + ? baldıran + T. otsu bir bitki. 2. 3677) sösük: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS. 3680) söysek: (< ? ) Bir çeşit söğüt ağacı (DS. sub < sūv. -i) Suibriğigillerden. 2. çuha çiçeği (TBAS. 2. MBTS. 3688) sugerdimesi: (< T. 3. X.547 söldane: (< ? ) Uzun kavak (DS. -si) Akarsu kıyılarında biten ve yenilebilen. su + Far. 2030) su baldıranı: (< T. su + Ar. su + gözü + otu) Bataklıkta biten bir çeşit bitki (DS. Nepenthes destillatoria. X. gul + T. X. kardamo + T. X. -ı. otuz kadar bitki türünü içine alan ve örnek bitkisi suibriği olan bitki familyası (TS. zehirli. -i + -giller) ki çeneklilerden. semizotuna benzer bir bitki (DS. sıcak ülkelerde yetişen. Clauson. -ü) bk. ibrī + T. 2038) suibriğigiller: (< T. 248) suduran: (< Ar. (TS. yenilebilen uzun yapraklı bir ot (DS. 2038) . ibrī + T. 3680) sövdek: (< ? ) Bir çeşit ak üzüm (DS. tırmanıcı bir bitki. śudūr “ortaya çıkma” + -an. 783. 3688) sugözü otu: (< T. X. 2852) lkbaharda kırlarda ve dağlarda yetişen.

2. su şeridi vb. su + Ar. ülkemizde sukamışı cinsi ve bu cinse ait 6 türü bulunan. alt bölümü şişkin. 2038. UA. suda ve bataklıklarda yetişen. su + kabağı) Kabakgillerden. -si) bk. 2. 2. su + Yun. 249) su keteni: (< T. (TS. -i) Birleşikgillerden. yaprakları şeritsi ve genellikle tabanlardan çıkan. kettān + T. DS. (TS. Typha. nilüfer (TBAS. TBAS.5 m kadar olabilen. 2. su kamışı. bir yıllık. 2039) su lâlesi: (< T. (TS. 249) su kazayağı: (< T. lāle + T. (TBAS. su + ? T. 2038. TBAS. X. çok yıllık otsu bitkiler (BTS. -i) Ormanlarda. su + kaz + ayağı) 60-100 cm yükseklikte. 133) su kabağıgiller: (< T. sarı çiçekli. dişi çiçekler aşağıda yer alan. 249. kardamo + T. Eupatorium cannabinum. Geum urbanum. boyu 1. bir türü pembe çiçekli bitki. 3571) su kestanesi: (< T. su + Far. 249) . tırmanıcı. kamış + T. çok yıllık ve otsu bir bitki. 3700. su + Far. -ı + -giller) Bir çeneklilerden. 620) su kamışı: (< T. Sium sisarum. V. kökleri kabız ve kuvvet verici olarak kullanılan. BTS. akarsu ve göl kenarlarında yetişen. dişi ve erkek çiçekleri ayrı başaklar durumunda toplanmış küçük bir bitki. -si) bk. -ı) Su kamışıgillerden. çok yıllık. otsu. su + kabağı + -giller) Bataklıklarda ve su kenarlarında yetişen. 2038) su karanfili: (< T. 2038) su kamışıgiller: (< T. göl kestanesi (TBAS. 20-50 cm yükseklikte. kamış + T. (yaban keteni). 2. kastania + T. yaprakları almaşık. su + Yun. bileşik yapraklı ve beyaz çiçekli bir bitkidir. erkek çiçekler koçanların yukarısında. aranfül + T. Batı Anadolu’da yetiştirilen. su + ? T. Lagenaria vulgaris. otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir. -si) Maydanoz ve su teresi (TaS. 620. rizomlu. (TS. türleri içine alan bir familya (TS. sulak yerlerde yetişen.548 su kabağı: (< T. 249) su kerdemesi: (< T. birçok yerde kurutulup su kabı olarak kullanılan.

BTS.. suluca + Far. TaS. 4702.: samaħ. 3662. sulŧān + T. X.. X. kabalak (TBAS. dirmit/tirmit) Kırmızımtırak. Gaz. DS. yaprakları dericilikte kullanılan. çalı görünüşünde bir ağaççıktır. sulandık + otu) bk. -sı) Sulak yerlerde biten. MBTS. samak. 3576) . 623. (TS. 414”) Beybörkü de denilen bir çiçek adı (TaS. kırmızı ve ekşi meyveleri olan. Rhus coriafia. . X. X. 2. 619. sulu + ? yonca + T.A. 249. sümek) Antep fıstığıgillerden. III. sulŧān + T. 269. 3692) suluyoncası: (< T. sumaç. DS. gunbed) Karpuz (DS. ağacı) Okaliptüs ağacı (DS. 3691) sultan otu: (< Ar. 249) sulfata ağacı: (< t. XII. X. sulfato + T. 3711. suluk) Yaban dereotu (DS. 3693. Ağz. kabuğu hekimlikte. V. 4708) sumak: (< Ar. summāk). “< zırt ses taklidi”) Limon. bileşik yapraklı. mürver (TBAS. hayvanları besleyen bir çeşit ot (DS. 249) suluca armut: (< T. X. genç dalları tüylü. Erz. sulŧān + Yun. X. portakal (DS. V. TBAS. sulŧān + T.A. (And. börk. XII. sulu + zırtlak. emrūd) Bir çeşit armut (DS. küpesi) Bir çeşit saksı çiçeği (DS. “< ET. 3691) sultanküpesi: (< Ar. 2041. 1. 4708) suluzırtlak: (< T. somak. tadı güzel bir çeşit üzüm (DS. XII. suluca + Far. 3692) suluk: (< T. 3691) sultan börkü: (< Ar. 3573) sultandimlik: (< Ar. X. börkü. otu) bk. 1-3 m yükseklikte. 3692) sulucagümbet: (< T. yemeklik.549 sulandık otu: (< T. DS. 3530. sıcak bölgelerde yetişen. III.

çok yıllık ve otsu bir bitki. 2041) su mercimeği: (< T. -si) 20 ile 90 cm yükseklikte. mercimeğe benzeyen yaprakları suların yüzünü kaplayan bir su bitkisi. 2042. kök sapları taze iken kekre olan. örnek bitkisi suoku olan ve yetmiş kadar türü bilinen bir bitki familyası (TS. su + Yun. manitari + T. -i) bk. X. çok yıllık. X. otsu. az veya çok tüylü. X. su + oku + -giller) Bir çeneklilerden. nergis + T. 2041. yaprakları saplı ve kuvvetli kokulu. kurutulunca yenilebilen. 2. 250. su + Far. 2. 2041. TBAS. küçük bir bitki. 3. BTS. (TS. DS. Lemna. 2. (yarpuz). -si) bk. 2. (TS. 2. 3696) su nergisi: (< T. MBTS. 2042) su rezenesi: (< T. sıŋkur. 3696) suoku: (< T. TBAS. su + Ar. kırmızımtırak renkli. 621) su mercimeğigiller: (< T. 2035) . örnek bitkisi su mercimeği olan küçük bir bitki familyası (TS. bataklık bölgelerde ve su kenarlarında yetişen. Sagitteria. rāziyāna + T. maydanoza benzer bir bitki (DS. 2859) Ak. tatlı ve sulu bir çeşit üzüm (DS. iri taneli. (TS. -i + -giller) Bir çeneklilerden.550 su mantarları: (< T. 3695) su nanesi: (< T. 3. 250) suokugiller: (< T. -i) Su mercimeğigillerden. su + Far. 2. mercümek + T. -ları) Klorofilleri olmadığından su içindeki bozulmuş organik madde üzerinde saprofit veya su canlıları üzerinde parazit olarak yaşayan su bitkileri (TS. su + Far. na’nā’ + T. Mentha aquatica. 2041) suna: (< kökü belli değildir. lilpar (TBAS. 2. su baldıranı (TS. su + oku) Suokugillerden. MBTS. mercümek + T. 2858) Yaprakları ince. 250) sungur: (< ET. su + Far.

2044. su + Far. TBAS. X. 2. tere + T. Sparmanaum. Menyanthes trifoliata. 2. Nasturium officinale. (TS. 10-90 cm uzunlukta. tacı beyaz. 3619. (TS. (TS. bir ya da çok yıllık. GBAA. X. BTS. 3700) susam: (< Ar. sus + kal) bk. TaS. (TS. Taxodiaceae. (yabanî tere). 2044. 2. 73. su + Ar. UA. 2. -u) Su nanesi (DS. 621) suskal: (< T. sīsām + T. 2047. -sı) Yaprakları üç yaprakçıklı. sīsām) Susamgillerden. 251) suyarpuzu: (< T. erkek kozalakları yaprak koltuklarında. 3702. Eren. 624) su sarımsağı: (< T. 250. en önemli ve örnek bitkisi susam olan. EYAD. tereye benzeyen. nadiren çalımsı bir bitki familyası. serv + T. su + ? yonca + T. 251) . bir evcikli. DS. X. (TS. 2. su + ? yarpuz + T. 2. yaprakları karşılıklı ya da üst taraflarda almaşlı.ak. 2865”) Dişbudak ağacı (DS. yaprakları açık yeşil renkte sucul bir bitki. “< sus. BTS. -i) Su kamışıgillerden. 33. 2044) su servisigiller: (< T. salkım çiçekli. Sesamum indicum. 3701) suvarmılık: (< T. “< suv+ar-ma+lık. beyaz çiçekli. otsu. şeridi andıran. su + sarımsağı) Kurtluca (TS. bazen yapraklarını döken ağaç ya da nadiren çalımsı bitkiler. şerīŧ + T. çok yıllık ve otsu bir bitki. MBTS.+ . su kenarlarında yetişen. 622. TBAS.551 susakkabağı: (< T. DS. 378”) Su kabağı (DS. 1 m ye kadar uzayabilen. 3590) susamgiller: (< Ar. 3703. su + Far. 3. 2046) su teresi: (< T. suvarmalık. V. süsen (TBAS. (BTS. 250) suşeridi: (< T. dişi kozalak uçlarda bulunan. genellikle her dem yeşil. -giller) ki çeneklilerden. 2046. sıcak bölgelerde yetişen küçük bir bitki. -si) Turpgillerden. 133) su yoncası: (< T. X. TBAS. çok yıllık bir su bitkisi. -si + -giller) Yaprakları iğnemsi olup sarmal dizilişli. susak + kabağı. X.

(TS. otu. zümbül) Zambakgillerden. su + ? yosun + T. X. DS. is. GBAA. XII. 142. Eren. 3. X. X. yumru köklü bir bitki (DS. (And. algler (TS. K A. çiçeği) bk. 2. otu) Bir tür ot (AVA. taş nanesi (TBAS. EYAD. 3705) süğüt elması: (< T. 2. is. X. MBTS. 90) sümbül çiçeği: (< Far. sūde. -u) Su yosunlarından. 344) süleymencik: (< öz. Süleyman + T. üşniye. 3708) süluğotu: (< Far. nilüfer (TBAS. Ağz. daha çok su yüzeyinde yaşayan. 14. 38. Hyacinthus orientalis. su + Ar. 298. otsu bir süs bitkisi. 71. Süleyman + T.: sünbül. 2047) su yosunu: (< T. alg (TS. 2. 251) . 2049. TBAS. 3706) Süleyman otu: (< öz. -ları) Denizlerde. AAT. 2852) Hayvanların yediği bir çeşit ot (DS. 15-20 cm yükseklikte. 3705) südlüsarı: (< T. X. 251. 53. 3708) sümbül: (< Far. “< Far. sunbul + T. 68. zalūk ‘a leech’. cık) Kırmızı çiçekli. -ı) bk. 379”) Bir çeşit bitki (DS. zanba + T. sunbul). ST AT. sülük + T. 251) süde: (< Far. sütlü + sarı) Kışa kadar kalan bir çeşit sarı incir (DS. çok yıllık. K AT. 2047) su zambağı: (< T. GD AT. OAAD. şalūk. su + ? yosun + T. BTS. 67. 4842. 73. 69. klorofilli bitki. söğüt + elması) Söğüt elması da denilen yeşil renkli yaz elması (DS. yaprak veya tel biçiminde tallı bitkiler alt şubesi. 211.552 su yosunları: (< T. soğanla üretilen. 28. çiçekleri kuvvetli kokulu ve türlü renkli. 626. tatlı ve durgun sularda.

3715. sümbül (TBAS. 252) süpürgelik: (< T.553 sümbül-ü Rūmî: (< Far. 3722) sürme mantarıgiller: (< T. Ağz. süğüllik. 4713) sürmeli: (< T. 422). 3706. sünük) Mantar (DS. süpürge + ? T. TBAS. Eren. 252.: söğünük. 3697. (And. 3716. sürme + Yun. X. XII. sarı çiçekli ve çok yıllık bir bitkidir. -ı + -giller) Sürme mantarlarından bir familya (TS. Ağz. 3675. 379). kamış + T. -ı) bk. süynük) Ihlamur ağacı (DS. Nişanyan. (TBAS. işlenmemiş topraklar üzerinde yetişen. (And. darıya benzeyen bir bitki (TS. 2056) . sunter. süğünük. süpürge < ET. X. Chamaecytisus austriacus. X. 3582. süpürgelik) 15–70 cm yükseklikte. dallarından kaba süpürge yapılan. süpürge + çalısı) bk.: seniter. (TS. sülük. 2. çavdara benzer bir çeşit sert buğday (DS. 792) Yabanıl mısır (DS. 2. 2052) süpürge kamışı: (< T. çiçekleri küçük bir çana benzeyen. 3712) sünük: (< T. 3729) sünter: (< kökenini bilmiyoruz. sipir-. çalı görünüşünde bir bitki. 251) süngüllük: (< T. 252) süpürge otu: (< T. 3717) süpürge: (< T. kamış (TBAS. Erica. (TS. 2052) süpürge darısı: (< T. süğnük. 3716) süpsöber: (< ? ) Mantar (DS. 2. sürmeli) Bir çeşit buğday (DS. sünbül-i Rūmį) bk. . 2. kökünden ağızlık. sümter) Kırmızı renkli. kışın yaprağını dökmeyen. çalı görünüşünde. X. süpürge + darısı) Buğdaygillerden. DS. süpürge + otu) Fundagillerden. X. süpürge otu. manitari + T. 2052. sıcak bölgelerde yetişen ve çiçek saplarından süpürge yapılan. Clauson. 3717) süpürge çalısı: (< T. sünüklük ?. X.

/Far. yalnız rengi için yemeklerde kullanılan kırmızı biber (DS. 3725) . X. Nişanyan. BTS. bazitli asalak mantarlar takımı (TS. manitari + T. Ağz. yaprakları kılıç biçiminde. sürtmek) Mayıs ayının sonlarına doğru çöllerde yetişen. ülkemizde 6 cins ve 85 kadar türle temsil edilen. 3722) sürtmeğ: (< T./Far. ris germanica. XII. ovaryum alt durumlu. alt ve üst yüzü ayırt edilemeyen. 250. (TS. (And. -lü + hanım + çiçeği) Yaz kış küçük. 2059) süsen: (< Ar. rizomlu. pipéri + T. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak da yetiştirilen. yaprakları kılıç şeklinde. otsu nadiren çalı formunda olan bitkiler (TS. mezarlıklarda. şeşanu. çok yıllık. BTS. güzel görünüşlü ve kokulu. çiçekleri ışınsal ya da tek simetrili. 2. 2059. çok yıllık bir bitki. 2056) sürsülük: (< ? ) Kırmızı alıç (DS. 252. 2059. -i) Acı olmayan. 424). kapsül tipi meyveleri olan. X. kırmızı çiçekler açan bir bitki (DS. çiçekleri iri ve mor renkli. 2. sūsen ~ Aram. 4714) süs biberi: (< ? süs + Yun. -giller) Bir çeneklilerden. bitkisi) Yerleşim bölgesinde iç ve dış dekorasyonu sağlayan bitki (TS. 2. çanak ve taç yaprak ayrımı olmayan. sūsen + T. 2. -ları) Bitkilerin.554 sürme mantarları: (< T. özellikle tahılların dokularında yaşayan sürme veya rastık denilen hastalığı yapan. şūşan/şūşanā ~ Akad.: sursal) Süsengillerden. soğanlı ya da soğansı gövdeli. 628) süslühanım çiçeği: (< ? süs + T. gövdesinin kabuğu soyularak yenilen bir çeşit bitki (DS. sürme + Yun. X. 3725) süs bitkisi: (< ? süs + T. 628) süsengiller: (< Ar. TBAS.

(TS. Galactodendron. sütlüce) Düğün çiçeği (TS. 2061) süt otugiller: (< T. 2. nadiren karşılıklı dizili. 2062) . DS. sütlü + ? meyan). 628) sütlübiyan: (< T. 2061. 2061. Kuzey Amerika’da yetişen. yaprak sap ve köklerinde süt görünüşlü. 628. kökleri hekimlikte kullanılan otsu bir bitki. 2. (TS. 4715. XII. 344. Euphorbia. manyok gibi önemli bitkileri içine alan bir familya. 2. 3727) sütlücen: (< T. 2. ballıbaba (DS. 2060) sütleğen: (< T. yaprakları basit. 3727. DS. kenger) Deve dikeni (TS. ayrı taç yapraklı çiçekli bitkiler familyası (TS. süt + ağacı. (And. Ağz. XII. 2. 2. DS. Glaux maritima. sütlü + ot) Çuha çiçeğigillerden. kauçuk. sütleğen. 315) sütleğengiller: (< T. sütlü + Far. BTS. 2061. sütlü öz suyu çok olan bitki. bazı türleri sebze olarak kullanılan. 380”) Isırgangillerden. bir veya çok yıllık bir bitki. süt + otu) Süt otugillerden. verdiği öz su türlerine göre hekimlikte ve sanayide kullanılan. 2061) süt otu: (< T. 700 kadar türü bilinen. iki çenekli. X. KMYA. Polygala vulgaris. (TS. süt+le-ğen “çok süt veren”) Sütleğengillerden.: süddübiyan) Yaprak ya da sapı kırılınca sütü çıkan bir çeşit ot. 2. bazılarından boyar madde elde edilen. sütleğen + -giller) ki çeneklilerden. DS. 2. X. TBAS. X. (TS. 3726. 253. süt + otu + -giller) Sarılgan gövdeli ot ve çalıları içine alan.555 süt ağacı: (< T. “< s t. kelime sonundaki –t’nin Moğolca bir çokluk eki olduğunu söyler: Eren. BTS. 2061) sütlü ot: (< T. Eren. kekre ve yakıcı bir öz su bulunan. yaprakları salata gibi yenilen bir bitki. sütlücen) Bir çeşit ilkbahar bitkisi (DS. (TS. almaşlı. 3727) sütlü kengel: (< T. Güney Amerika ormanlarında yetişen. 4710) sütlüce: (< T. AVA. X. şizokarp tipte meyveleri olan.

2897). TBAS. (And. 2067. mayhoş bir meyve (DS. (TS. 20-40 cm yükseklikte. sert. evlek mantarı (TBAS.556 -Şşabbalıt: (< ? ) Şeftali (DS. 3732) şagrak mantarı: (< T. 3735) . çiçekleri hekimlikte kullanılan. X. şābı) ri taneli. 4662) şahman: (< Far. BTS. X. 3732) şabir: (< ? ) nce saz otu (DS. X.: şaabı. Ağz. şahterre) Şahteregillerden. MBTS. 3196”) bk. tuğu. şahtere ve benzeri türleri içine alan küçük bir bitki familyası (TS. sert. -man) Parlak. manitari + T. 2067) şahtuğu: (< Far. şāh + T. X. kırmızı özlü bir çeşit buğday (DS. tarla ve yol kenarlarında yetişen. 3732. -giller) ki çeneklilerden.: şabah) Badem (DS. 2. DS. 3734. çok yıllık ve otsu bir bitki. Ağz. DS. geç olgunlaşan bir çeşit kırmızı üzüm (DS. TBAS. şihāb. tū . “< ET. 255) şahtere: (< Far. iri yapraklı bir çeşit ot (DS. (And. 426”) bk. 3. şakrak + Yun. X. 255. 255) şahabî: (< Ar. şahterre + T. -ı. (tilki kişnişi). Nişanyan. 255) şahab: (< Ar. ağlayangelin (TBAS. şihābî). şāh + ten) bk. parçalı yapraklı. olgunlaştığında sarı renkli. 2. aslanpençesi (TBAS. 3735) şahteregiller: (< Far. MBTS. X. “< şakrak < şakı-. 630. X. 3732) şabılat: (< ? ) Tarlada biten. 3. 255) şakatur: (< ? ) Eriğe benzeyen. Fumaria officinalis. büyükçe çekirdekli. 3734) şahten: (< Far. X. şāh + T. XII.

X. X. çok yıllık güzel bir süs bitkisi. Brassica rapa. 42. şağlam. şa ā’i ) Düğün çiçeğigillerden. 3. 238. BTS. -ıldak) Kabuğundan sele.. şēlim) Turpgillerden. (TS. yenilebilir bir ot (DS. 497. Eren. 383. 2070. 3736) şakşak: (< şakşak “ses taklidi”. meyve kabuğu etli olan. 2904) 1. III. KBAYA. ülkemizde 6 türü bulunan. DS. Dağlarda biten. . 2069) şakayıkgiller: (< Ar. Ağz. 3738) şakuk: (< şakuk < şak “ses taklidi”).: şakık. 204) şalak: (< kökenini bilmiyoruz. 3. 3522) şalgam: (< Far. çakılgan).A. şalaħ) Kabuğu kıllıca olan ham kavun. X. Erz. X. XII. 97) şalgam armudu: (< Far. sepet örülebilen bir ağaç (DS. Ağz. çiçekleri türlü renkte. 2905). (And. 2. X. (And.: salak. şal am. -u) Kışın yetişen. yeşil renkli orta büyüklükte bir çeşit armut (DS. (And. 3733. Sarı çiçekli bir bitki. şakkalham. (TS. (And. 289. X.: çalgam. 2. erkek organları çok sayıda ve sarmal dizilişli. X.Y. şa ā’i + T. 3736) şakkalgan: (< T. (And. X. şağlom. OAAD. şakuka) Bir armut türü (DS. Ağz. Paeonia mascula. insan ve hayvanlar için besin olarak kullanılan etli ve tatlı kökü olan bir bitki. 3738. DS. DS. EYAD. kelek (Krş. otsu ya da çalımsı bitkiler (BTS. 4722. Ağz. şakkalhan) Ayçiçeği (DS. 3739) . MBTS.: şakşaka) Fındık (DS. 2. Ağz. MBTS. şakok. 3737) şakşakı: (< şakşak + -ı). çok yıllık.. -giller) Yaprakları birleşik ve almaşlı dizilişli.557 şakayık: (< Ar. ekşimsi. AAT. 630. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. 630) şakıldak: (< şak “ses taklidi” + T. GBAA. 258.A. 383). (turp lahanası). şal am + emrūd + T.: şakgalham. Eren.

. lezzetli ve küçük bir kavun görünüşünde olan. X. -sı) bk. X. 3740) şamama: (< Ar. şemen. + T. 292.: şalkaba. Ağz. şamom. şāl < Hint. Şam üzümü (DS. tūt) Hafifçe moraran bir çeşit dut (DS. (DS. 3742) . 2072) şamı tud: (< Far.-î + Far. 3740) şamakı tut: (< ? şamakı + Far. (TS. TS.. III. X. 639. Erz. 4719. şalgaba) Meyveleri 2-4 cm çapında. 2. (TBAS. şām + Ar. bataklıklarda top top büyüyen yuvarlak gövdeli saz (DS. Şam + T. DS. acı. 3742) şangalak: (< T. üzümü) Kalın kabuklu bir çeşit üzüm (Şam razakısı). sürünücü ve sarı çiçekli bir tür. Cucumis dudaim.558 şal kabağı: (< Far. 3742) Şam üzümü: (< öz.A. şimama) 1. şām + T. is. 3741) şampurt: (< ? ) Yer elması (DS. XII. X. bir yıllık. darı) Mısır (DS. Gaz. kabağı). Güzel kokulu bir tür küçük kavun. Cucumis trigonus. (And. -ı) Antep fıstığı (TS. X. is. şangalak < şang+alak) Yer elması (DS. 3741) Şam fıstığı: (< öz. X. 3741) şamik: (< ? ) Domates (DS. şemāme. şememe. X. Ağz. Şam + Ar. fustu + T.: şamama. 204) şamdarı: (< Far. .A. III. 2. 3742) Şam razakısı: (< öz. Şam + Ar. 2. (And. KBAYA. otsu. rāzi į + T. X. 2071). 256) şamak: (< ? ) Su kıyılarında. 2071. 2. şemelek. Kavuna benzer bir yıllık otsu ve sürüngen bir bitki. X. tūt) Kara dut (DS. is.

3756) şeftali: (< Far. şeft-ālū. 1106. DA. Gaz. 3756) . DS. 638. 171. 3756. 263. şa’r ‘kıl’. 3744) şaptal: (< ? ) Kayısı (DS. şefteli. melik + T. otsu ve turuncu çiçekli bir bitkidir. şevtali. şa’r + T. 2. Cheiranthus cheiri. çöven (TBAS. şefdali. 312. otu) Bir metre boyunda söğüt yaprağına benzer yaprakları olan ve hayvan yemi olarak kullanılan kokulu bir ot (DS. 30. 2081. III. ılıman bölgelerde yetişen. 8-10 m yükseklikte. aslanpençesi (TBAS. X. III. 35. 256. 385). 2. Ağz. ST AT. “< Ar. K AT. DS. EYAD. (TS. Eren. 2081. ana vatanı Çin olup ülkemizde de kültürü yapılan. duran) bk. 3750) şatır arpa: (< Ar. şeh + Ar. BTS. (TBAS. MBTS. BTS. 36. 14. şaŧ r + T. 87. çok yıllık. 247) şehduran: (< Far. bazı kültür formları süs bitkisi olarak yetiştirilen. şaplak) Deveşaplağı da denilen boz renkli. GBAA. X. -i) bk. T YA. X.559 şaplak: (< T. 179. 257) şehmelik otu: (< Far. -lık.: çefdeli. DS. 1155. 270. tatlı ve sulu meyvesi olan. 429.. (And. X. X. pembe renkli bir ağaç. TS. şeb-būy “gece kokan”) Turpgiller familyasına ait. 3747) şark çöveni: (< Ar. şar + ? çöven + T. 3753) şebboy: (< Far. III. GD AT. 51. çevtali. 256) şarlık: (< Ar. 50 cm kadar yükselebilen. şevteli) Gülgiller familyasından. arpa) Dayanıklı bir çeşit arpa (DS. X. 631. büyük yapraklı bir ot (DS. Nişanyan. 3750) şarmuk: (< ? ) Ballıbaba (DS.A. 631) şefit: (< ? ) Kızılcık (DS. 3. şeh + T. X. 121. Persica vulgaris. şefdelü. AAT. şefdeli. 256. 2910”) Havuç (DS. X.

çok yıllık bir bitki. Kastamonu köylerinde toprak üstü kısmı su ile kaynatılır ve elde edilen su hülasa tatlandırıcı olarak kullanılır. otsu bir bitki. şeker + ? T. rizomlu. TBAS. (TS. otsu. 631) şekerli ot: (< Far. bitkileri içine alan bir bitki familyası (TS. -ı) Buğdaygillerden. 2. 227. 283) şekli: (< Ar. TBAS. ci + ? çöven + T. şeker + T. BTS. kökü iç sürdürücü olarak kullanılan. tohumu yuvarlak ve beyaz bir tür fasulye (TS. şeker + T. 257) şekerci boyasıgiller: (< Far. -î) Çok tatlı. şeker + Ar. şeker + Erm. çok yıllık. X. şeker + T. yeşilimsi beyaz çiçekli bir ağaçtır. (TS. çöven (TBAS. 257) şeker fasulyesi: (< Far. Saccarum officinarum. KMYA. şeker + T. -i) bk. 2. 2082. 2083. 2083) şekerci çöveni: (< Far. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. çiçekleri salkım durumunda başakçıklar oluşturan. -si) Badıcı etli. (TBAS. şeker + Yun. şeker + T. Inula oculus-christi.560 şeker ağacı: (< Far. etli kökünden şeker elde edilen. ci + boyası) Şekerci boyasıgillerden. ağacı) Vatanı Doğu Asya olmakla beraber Güney Anadolu’da bazı bahçelerde yetiştirilen. kamış + T. T YA. X. Hovenia dulcis. -ı) Ispanakgillerden. 2083. -ci + boyası + -giller) Ispanaklar takımına giren. 2-3 m yükseklikte. beyaz veya yeşilimtırak renkli çiçekli bir bitki. 2083) şekeri: (< Far. (TS. ufak bir çeşit armut (DS. (TS. 3757) şeker kamışı: (< Far. şeklî) Havuç (DS. tüylü. 8-10 m yükseklikte. üzümsü meyvesinden şarapları boyamak için kırmızı boya çıkarılan çok yıllık. 2. öz suyundan şeker çıkarılan. Phytolacca americana. 257) şekerci boyası: (< Far. yumrulu. banjar + T. 257) şeker pancarı: (< Far. 2. Beta vulgaris var rapa. BTS. 2. 10 m ye kadar uzayabilen. 2083. şekerci boyası vb. 3757) . -li + ot) 15-50 cm yükseklikte. 2. fasulia + T. iki yıllık. Adana ve civarında kültürü yapılan. 631.

2. sapı sarılgan olan. -āver. -āver ‘getiren. 258) şeytan elması: (< Ar. şevket-i būstān) 35 cm kadar yükselebilen. 258) şeytankulağı: (< Ar. şems + Far. Yer elması (DS. Cnicus benedictus. (And. Ayçiçeği . şerbet + T. (TS. (TBAS. 2. X. Ağz. eşek hıyarı (TBAS. manitari + T. şemşamel. şemşamer) 1. TBAS. “< Far.: şemsamer. şeyŧān + Far. şevket + T. otu) bk. Nişanyan. 258) şevket otu: (< Ar. şeyŧān + T. 2. 2086. kālak + T.561 şemsiye mantarı: (< Ar. X. şeyŧān + T. XII. DS. sahip olan’. bir yıllık. tırmanıcı ve otsu bir bitki. şekerci boyası (TBAS. X. Ağz. tüylü. 257) şemsiye otu: (< Ar. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. Bolu ve stanbul civarı ormanlarında yetişen ve yenen bir mantardır. 257) şevketibostan: (< Far. elması) Tatula (TS. 32”). boyası) bk.: şengar) Acur (DS. 257) şerbetçi otu: (< Ar. şemsiyye + T. Humulus lupulus. 2090) şeytan keleği: (< Ar. otu) bk. çiçekleri yumurtamsı kozalaklara dönüşen ve kozalaklarından bira yapımında yararlanılan. 4722) şenger: (< ? ). baldıran (TBAS. çok yıllık. kulağı) Kuzukulağı da denilen yabanıl ot (DS. -i) bk. şemsiyye + Yun. (And. şerbet + T. Lepiota procera. çi + otu) Yaprakları karşılıklı. 3765) . şevketibostan (TBAS. 3760) şerbet boyası: (< Ar. 3760. (TBAS. 257) şemsaver: (< Ar. -ı) Kuzey Anadolu.

-ı) Kabakgillerden. şeyŧān + T. Bupleurum subuliflorum. şeyŧān + T. 385) ncir (DS. 2091. şeyŧān + Ar. 258) şeytanteresi: (< Ar. şı ) Gelincik (DS. şeyŧān + Far. bādincān < Far. X. 2. şeyŧān + T. yalancı tespih ağacı (TBAS. iri ve etli. Eren. (TS. X. zeytūn + T.562 şeytan otu: (< Ar. küsküt (TS. 2. (TS. şeyŧān + Far. yeşilimsi sarı çiçekli ve meyveleri olgunlukta siyah renkli olan bir süs bitkisi. -i) bk. Phyteuma. kalın köklü. tırnağı) Çan çiçeğigillerden. şeyŧān + Ar. saçı) bk. yağı) Bitkinin gövde ve dallarının çok ince ve dağınık olmasından. 2. otu) Maydanozgiller familyasından. mavi çiçekli çok yıllık bir bitki. Bryonia diocia. kök sapından müshil olarak yararlanılan. (TS. şeyŧān + T. (Duran. tırmanıcı. tere + T. şal am + T. -ı) Hatmi çiçeği (DS. 2091) şeytan şalgamı: (< Ar. Ferula assafoetida. sarı çiçekli. çok yıllık. bādingān + T. görülmesi oldukça zordur. 258) şıka: (< Yun. otsu. X. birçoğu dağlarda yetişen bir çeşit bitki. TBAS. şıko veya şıka. 2. 3773) . 2091) şeytan yağı: (< Ar. nişastadan oluşan. 2091) şeytantırnağı: (< Ar. X. 3765) şeytansaçı: (< Ar. Hayalet şeklindeki çok zor görünen bu bitkiye “şeytan yağı” denilmiştir. pis kokulu bitki. 3766) şılar: (< ? ) Ham erik (DS. 3767) şırlop: (< şır + lop “ses taklidi”) ncir (DS. (TS. Seabiosa ukranica. -si) Maydanozgillerden. nemli yerlerde yetişen. Orta Asya’da ve Akdeniz ülkelerinde yetişen. 3766) şıkık: (< Ar. 2090) şeytanpatlıcanı: (< Ar. 223-229) şeytan zeytini: (< Ar. X.

çorak bölgelerde kendiliğinden yetişen veya bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen.563 şibiji: (< ? ). çalı. 1-5 m yükseklikte bir ağaççık. 3778) şimşir: (< Far. II. şemşīr). odunu sarımsı renkli ve çok sert olan. TaS. (TS. 2. örnek bitkisi şimşir olan ve şimşir türlerini içine alan bir bitki familyası (TS. X. (TS. 2096. 3776) şikirdaklı: (< T. XII. Ağz. yaprakları her mevsim yeşil kalan.: şıfan) Yulaf (DS. X. Ağz. 3776. şikār. 2097) . çanak yaprakları dörtlü ve tabanda birleşik. 3775) şifan: (< ? ). çekirdekli) çindeki çekirdekleri oynayan uzun bir çeşit elma (DS. 2. 3. X. (And. şifā’ + T. (And. otu) Demet hâlinde çiçek açan ve küçük bir saraypatına benzeyen otsu bir bitki. 2. MBTS. ülkemizde 1 cins ve 2 türle temsil edilen. her dem yeşil. XII. şemşīr + T. şemşīr + T. 3777) şilop: (< ? ) Yulaf (DS. ovaryum üst durumlu.: şibzi) Kırmızıbiber (DS. -giller) ki çeneklilerden. taşlık.: çimşir) Şimşirgillerden. nadiren de otsu bitkiler (BTS. (And. 2953) Yaban gülü (DS. lokukusit kapsül tipi meyveleri olan. Erigeron. Ağz. Buxus sempervirens. 258. 4726) şikar: (< Far. X. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı. 3777) şilfuni: (< ? ) Kırmızıya bakan bir çeşit üzüm (DS. DS. X. X. taç yaprakları olmayan. TBAS. ağaç. ağacı + -giller) Bir ya da iki evcikli. 2094) şifi: (< ? ) Fidan (DS. DS. 3776. 632) şimşirgiller: (< Far. 921) şimşir ağacıgiller: (< Far. 4724) şifa otu: (< Ar. X.

Ağz. küçük çekirdekli. 2958) Sarımsak (DS. X. DS.. (And. Nebi). X. X. kırmızı renkli bir çeşit ot. otu). X. 3. 2. küçük çiçekli bir bitki (DS. Gaz. yaprağı) Tacı oluşturan yaprakçıklardan her biri (TS. DS. tazeyken yeşil. 3790) -Ttaç yaprağı: (< Ar. olgunlaşınca kararan bir çeşit armut (DS. Ağz. tehennavı. taĥdį + T. X. 3784) şirite: (< ? ) lkbaharda açan ak. 3784) şişarka: (< ? ). (TS. 259) . 4728) şireder: (< Far. (And. 3238. 3786. tatlı bir çeşit üzüm (DS. MBTS. şişti) Mürver çiçeği (DS. X. is. X. 3788) şomalop armudu: (< ? şomalop + Far./Far. sabun otu (DS. 3787) şişti: (< T. -u) Güz mevsiminde yetişen. 649) tahdik otu: (< Ar.: t‘ah‘annebi. X. süs bitkisi olarak bahçelerde yetiştirilen küçük bir ağaç.: şişirka) Biber (DS. X.: nahtik. emrūd + T. MBTS. diflā ~ ? EYun. (And. EYAD. Prunus laurocerasus. 2111. 2111) taflan: (< Ar. III. 3234. 3860. kışın yapraklarını dökmeyen.: şileder) Bir çeşit üzüm (DS. IX. XII. 3800. Ağz. çiçekleri salkım durumunda ve beyaz olan. DS. 3798.A. 436) Gülgillerden. namtik) Yemeği yapılan. 2958). Nişanyan. şį r. daphne “defne”. 2-6 m yükseklikte. 2. TBAS. sarı. 3800) tahannebi: (< ? tahan + öz. 238. tāc + T. 3943) tağun: (< ? ) Çitlembik (DS. X. X. Ağz. 3. şireder < şį re ‘şıra’. DS.564 şir: (< Far. 3801. ternebi) Uzun. (And.

259) tarakdikeni: (< T. tar ak < tara-. mısır. (And. Erik. 2113. X. 3808) takulen: (< ? ) Güzel. dereotu (TBAS.: tamaz. 2. DS. tamuş. takalak) Domates (DS. Frenk inciri (TBAS. 3831) . 2. MBTS. Ağz. 3806) takımcık: (< T. thalle. lezzet”. Kara erik. hububat (TS.565 tahıl: (< Ar. 3812) talaşmalaş: (< ? talaş + malaş) Küçük. 3018”) Fındık ağacı (DS. 2126) tamas: (< ? ). 2. 3817) tamli: (< Ar. 2124”) Kök. thalle + T. X. ŧa’m + T. gövde. yemişi) bk. Bardak eriği (DS. çavdar. pirinç gibi ürünlerin genel adı. 3821) tarakdalı: (< T. 3. X. X. Tietze. -lı + bitkiler. hafif kokulu bir çiçek (DS. “< Ar. “< Fr. TS. Nişanyan. Ağz. 3814) tallı bitkiler: (< Fr. takımcık) Çardak genişliğinde yayılabilen. (And. arpa. Eren. 391). tāħte + T. 3. X. daħl. 562”) bk. yulaf. yabanıl elma (DS. -li ?. 259) takalak: (< T. tarak + dikeni) Ağrı ve sızıları gidermeye yarayan bir çeşit dikenli bitki (DS. “< ET. X. X. tanışman < danışman) Salatası yapılan bir çeşit ot (DS. 3807) tahta yemişi: (< Far. X. tomas) 1. 3818) tanışman: (< T. 2. ak çiçek açan bir çeşit bitki (DS. ŧa’m “tat. X.: takıl) Buğday. yaprak gibi ana organlardan yoksun bulunan ve çoğu asalak veya çürükçül yaşayan ilkel bitkiler topluluğu (TS. 442. tarak + dalı.

tarı +-la < tarı ‘ekin. (TBAS. 395”) bk. (TS. otu) 60-100 cm yükseklikte. yenilebilir bir çeşit mantar (DS. 395) Birleşikgillerden. IV. Hippomarathrum cristatum. manitari + T.. -i. < Far.A. sarı çiçekli ve çok yıllık bir bitkidir. 373. hekimlikte kullanılan. Gaz. parçalı yapraklı. Eren. ıtırlı. I. -ü) bk. 260) tarla gülü: (< T.. gul + T. Eren. 2137) tarak otugiller: (< T. 60-120 cm yükseklikte. 259) tarhun: (< Ar. 260) tarma: (< T. Dipsacus. AVA. 2. evlek mantarı (TBAS. ETA. dār-ı çīn “Çin ağacı”. tarla + Yun. II. çöven (TBAS.566 taraklık: (< T. kokulu bir çeşit elma (DS. -ı) bk. X. III. (And. Ağz. 2139. çok yıllık ve sarımtırak çiçekli bir bitki. 209. TBAS. tarħūn. taraklık). (TS. 191) tarhana otu: (< Far. 638. 2137) tarbaz: (< ? ) Uzun. BTS. tarħāna + T. zmir pazarlarında satılır. tarla + ? çöven + T. 3832) tarak otu: (< T. tarla + sarmaşığı) bk. kuvvetli kokulu. 3833) tarçın: (< Far. mahmude otu (TBAS. 300) tarla çöveni: (< T. III. 442. 260. Eren. XII.A. 4740) . tarak + otu + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden bir familya (TS. 2138. “< ET. 260) tarla sarmaşığı: (< T. . 234) tarla mantarı: (< T. Cinnamomum. tarma) Asma üzümü (DS. Nişanyan. 79. 395) Defnegillerden bir ağaç. Çorba ve yemeklere koku vermek için kullanılır. tarak + otu) Tarak otugillerden otsu bir bitki. 2. DS. (TS. alvala (DS. Erz. bitki’. 2.: daraklık) Acımsı. 1367. dārçīn. Artemisia dracunculus. X. 2. tarla + Far.

kaya kekiği (TBAS. saplarının parçalanmasıyla üreyen bir bitki. na’nā’ + T. 4741) taş bademi: (< T. taş + Yun. taş + sarımsağı) Genç yaprakları soğan yerine kullanılan bir soğan türü. “< ET. Micromeria fruticosa. Allium scorodoprasum. taş + kıran + çiçeği) Taşkırangillerden. 2. manitari + T. 2150) . beyaz çiçekli bir bitki. 2149. 2147) taş kekiği: (< T. (TS. 2. 3841) taş mantarı: (< T. 2149) taş nanesi: (< T. 2149) taşlıoğlu buğdayı: (< T. 2. taş + Ar. Amygdalus graeca. -i) Kabuğu çok sert bir tür badem (TS. 641) taşkıran otu: (< T. emrūd + T. 396. 556”) Kırlarda yetişen bir çeşit armut (DS. Eren. 223-229) taş sarımsağı: (< T. taş + kıran + otu) Taşkırangillerden. ülkemizde 3 cins ve 22 türle temsil edilen. -i) bk. bādām + T. Clauson. X. Leontopodium alpinum. (TS. 260) taş piyamı: (< T. -ı) Bir tür mantar (TS. tāş. 2149) taşkırangiller: (< T. 2. 260) taşkıran çiçeği: (< T. 2150. bādām + T. (TS. 2500 m den yukarı yerlerde sert kayaları yarıp yetişen bir çiçek. -si) 10-50 cm yüksekliğinde. bir ya da çok yıllık. taşlı + oğ(u)lu + buğdayı) Ak ve büyük taneli bir çeşit buğday (DS. bazı türleri süs bitkisi olarak yetiştirilen. 2. otsu bitkiler familyası (TS. 2.567 taşarmudu: (< T. BTS. taş + Far. -ı) Bu bitki taşlık alanlar ile kaya çatlaklarında yetişmektedir. -u. Saxifraga. nane kokulu. taş + kıran + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. 2. taş + Far. örnek bitkisi taşkıran otu olan. (Duran. XII. Yetişme ortamının özelliğine göre bu bitki taş piyamı (taş bademi) şeklinde isimlendirilmiştir. taş + ? kekik + T. TBAS. tüylü ve çok yıllık. (TS. taş + Far.

2153) tatlı ravent: (< T. 261) tatlı limon: (< T. yazın yetişen bir çeşit elma (tatlıgöbek). X. Tatar + T. tatlı + kök) bk. 641) tatıramba: (< ? ). (And. otsu. tatlı + göbek) bk. X. rāvend) bk. Lxiolirion tataricum. küçük ve ak çiçekli. tatlı elması (DS. 2153) .: dadiranba) Isırgan otuna benzer yaprakları olan. tatlı + ? meyan). X. Ağz. leymūn) Suyu tatlı olan bir tür limon (TS. tatlı + Far. 3844) tatlı kenger: (< T. X. Ağz. 260) tatlı elması: (< T.568 tatarbaşı: (< öz. tatlı + Far. 261) tatlı kök: (< T. 3842) tatarcık: (< öz. başı) çi yenilebilen bir diken (DS. 261. tatlı + elması) Yeşil renkli. (And.: tatlı biyan) bk. meyan kökü (TBAS. kenger) bk. tatlı + su + gelinciği) Tatlı sularda biten bir tür gelincik (TS. DS. (TBAS. ışgın (TBAS. is. kaynatılarak içilen. is. 2. -cık) Amaryllidaceae familyasından. 3844) tatlı: (< T. IV. çok yıllık. 3844) tatlıgöbek: (< T. kokulu bir bitki (DS. tatlı) ncir (DS. mavi veya morumsu mavi çiçekli bir bitkidir. yumrulu. BTS. 2. meyan kökü (TBAS. tatlı + Far. Tatar + T. līmūn / Ar. kenger (TBAS. 15-40 cm yükseklikte. X. 3844) tatlı bayram: (< T. (DS. 1320. 261) tatlı su gelinciği: (< T.

otu) bk. Datura stramonium. körpesi bazı yerlerde hayvan yemi olarak kullanılan.‘koşmak.an. 2. çok yıllık. küremsi şekilli. canavar otu (TBAS. Bir çeşit elma. 2156) tavşancıl otu: (< T. tavşan + elması). bir yıllık ve otsu bir bitki. 3. tavşancıl + otu) Maydanozgillerden. TBAS. tavışgan < tavış-/tabış. 2. Eren. (And. 3845) taun otu: (< Ar. 282) tavşanağzı: (< T.: tatala. atlamak. X. tavşan + başı) 1. fasulia + T. 3848) tavşanbıyığı: (< T. tavşan + Yun. 3848) . meyveleri dikenli. 1382. X. tavşan + bıyığı) Bir yonca türü (TS. 262) tavşançakıldağı: (< T. tavşanların yediği dikenli ve beyaz çiçekli bir bitki. 397”) Pembe renkli bir tür çiçek (TS. tavşan + çakıldağı) Sarı çiçekleri olan küçük bir ağaç (DS. 3848) tavşanfasulyesi: (< T. Ağz. 2. DS. tavşan + ağ(ı)zı. tatüle) Patlıcangillerden. otsu.: davşan elması) Meyveleri 5-7 mm çapında. “< ET.569 tatula: (< Fr. 262. Heracleum. 2. DS. çiçekleri beyaz veya mor renkte. X. beyaz çiçekli ve kuvvetli kokulu bir bitki. nemli yerlerde yetişen. (And. yavşan otu (TBAS. Ağz. 2156) tavşanbaşı: (< T. DS. IV. X. Bir çeşit ayva (DS. (TBAS. 3842. 2154. (TS. 3 m kadar yükselebilen. 2. sıçramak’ + . 261) tavşan: (< ? ) bk. (TS. 2156. 3848) tavşan elması: (< T. 1-2 m yükseklikte. Pyracantha coccinea. Bir çeşit büyük armut. -si) Taneleri kurutularak yenen ve ağaca sarılmadan yetişen bir çeşit fasulye (DS. datura). X. ŧ ā‘ūn + T.

tavşan + topuğu) 1. şarap rengi çiçekli bir bitki. kışın yaprak dökmeyen. pā-çe + T. 3849) tavşanpaçası: (< T. 262) tavşankulağı: (< T. Sternbergia sicula. 2156) tavşan meyvesi: (< T. kökü soyularak yenilen bir çeşit yabanıl ot (DS. 2. 3849) tavukbacağı mantarı: (< ? T. çalı görünüşünde. (TBAS. (TS. çok yıllık bir bitki. (TS. (TBAS. kerasi + T. tavşan elması (DS. 3. buhurumeryem. 263) tavşantopuğu: (< T. -si) bk. 263) tavuk çiçeği: (< ? T. 2. (TBAS. -ı) bk. sarı kır çiçeği. X. Bolu ve stanbul bölgelerinde yetişir. takığu ~ OT. yaban mersini. Ruscus aculeatus. Cyclamen. Kırlarda biten. tavuk + OFar. manitari + T. tavuk + çiçeği) Batı Anadolu bölgesinde yetişen. 3850) . tavuk + Yun. tavşan + memesi) 30-100 cm yükseklikte. pāçak + T. güzel kokulu. 3057”) Karadeniz bölgesi. -ı + Yun. Böreğe konulan bir çeşit ot (DS. kışın yapraklarını dökmeyen bir ağaççık. Camotu. tavşan + kulağı) Çuha çiçeğigillerden. 40 cm boyunda. -sı) bk. 2156) tavşanmemesi: (< T. siklamen. takağu tavuk “Kökenini bilmiyoruz”. kalp biçiminde geniş yapraklı. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. serçedili. otu) 1. manitari + T. -ı) 20-50 cm yükseklikte. 2. meyveleri küre biçiminde ve kırmızı renkli. 398. tavşan + Yun. tavuk + T. tavşan + Far. yumrulu. 2. X. Stellarie media coryophllaceae. “~ ET. domuzağırşağı (TBAS.570 tavşan kirazı: (< T. Top biçiminde. Eren. sarı çiçekli. Ruscus aculeatus. pazarlarda satılır ve halk tarafından yenir. yaprak biçimindeki dalları sert ve batıcı olan. 263) tavuk mantarı: (< ? T. tavukbacağı mantarı (TBAS. Cantharellus cibarius. -ı. pembe. MBTS. 263) tavuk otu: (< ? T. tavşan + Far. mīva + T. X. beyaz.

263) tee: (< ? ) Dağlarda yetişen bir çeşit yabanıl ağaç (DS. tenhel.571 tavukpençesi: (< ? T. 2. ananasgiller. X. yastığı) bk. çok tatlı kayısı (DS. Ağz. 2170. 2159) teberze: (< teberze < Far. 3. TBAS. 555”) Buğdaygiller. 2. 3066) Kurutmaya elverişli. zambakgiller. tek + ? çenek + T. (And. 3801. 4745) tebik: (< ? ). tāze + Yun. “< ? çenek. 2157) tavukyastığı: (< ? T. X. ncir. 3244. iri taneli bir çeşit ak üzüm (DS. -liler. 3. 214) tekçekirdek: (< T. büyük yapraklı ve beyaz çiçekli bir bitki. (And.: tebük) 1. tek + çekirdek) Az çekirdekli. Ebegümeci (DS. 4745) tefarik: (< Ar. 3150) 1. 1. fasulia) Fasulye bitkisinin taze ve turfanda olanı (TS. X. 2. DS. (TS. 643) . 3861. muzgiller gibi bitkilerin önemli bir sınıfı.: nehtel. tefārī ) 60-100 cm yüksekliğinde. tavuk + T. teynel) Defne (DS. -si) Tropikal bölgelerin karakteristik çim bitkisi (TS. 263) taze fasulye: (< Far. gıvışgan otu (TBAS. Pogostemon patchouly. tahnal. MBTS. pençe + T. tavuk + Far. Yaprak (DS. IX. 3862) tek çenekliler: (< T. 2.Asma. 3856. (TS. 2. XII. Ağz. 3855. tefrün. 2. palmiyeler. 3858) tehnel: (< ? ). MBTS. X. 2166) tefek: (< teğek < teğ ‘asma’ ve +ek ‘küçültme eki’. BTS. salepgiller. TBAS. XII. MBTS. teber.

X. göt) Yassı. 2172. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. bir veya çok yıllık. 264) tekel: (< T. X. (TS. (And. dikenli. tek + el) Kırlarda biten. 3088”) Yeşil renkli. Tragopogon porrifolius. sakalı). 2. DS. kökleri sebze olarak kullanılan. (TS. DS. XII. DS. MBTS. X. al saplı ince ve küçük yapraklı bir çeşit ot (DS. tekkesakalı. 3092”) Bir yıllık. MBTS. (TBAS. 3. TBAS. X. 3863) tekelpancarı: (< T. (And. büyük. otsu bir bitki. X. 3. X. Ağz. MBTS. X. cik. teksakal) Birleşikgillerden. Türkiye’de 20 kadar türü bulunan. küçük bir çeşit armut (DS. tegre ‘teker’. 3864) tekkeş: (< ? ) Sulak yerlerde yetişen. 3867) telçe: (< Erm. sulu. tekilcan) Tarlalarda biten ve yenilebilen bir çeşit ot (DS. “< ET. “< teke ‘kökü belli değildir’. IV. Medicago orbicularis. çok sulu bir çeşit armut (DS. tırmanıcı ve mor çiçekli bir bitki. teker + elması. 3. 264) teknegöt: (< ? tekne + T. yassı bir çeşit elma (DS. 3868) . 3088”). 3. 264. Ağz. 3865. X. tel. yüksek çalı biçiminde. 2. DS. 3863) tekesakalı: (< ? teke + T. mor veya sarı çiçekli. “< tekne ‘kökü belli değildir’.: tekercen. tekersakalı. yumuşak ve geniş yapraklı bir bitki (DS. X.572 tekecen: (< ? teke + T. TBAS. 3866) tel: (< Erm. DS. banjar + T. 4747) teke dikeni: (< ? teke + T. 4747) tekerelması: (< T. MBTS. tel + T. 3863. ce) Bir çeşit ot (DS. dikeni) Patlıcangiller familyasından. tekesakallı.: dekesakalı. tek + el + Erm. X. 3863. 2170. 3094) Kavurması ya da bulgurla karışık çorbası yapılan. -ı) Yaban pancarı (DS. XII. 1407. -cen. 3865) teknecik: (< ? tekne + T.

X. temriye < temregü + otu) bk. MBTS. XII. bazı türlerinde yaprakların alt ve üst yüzü mor ve gümüşî yollu. X. gömlek) Büyük bir çeşit armut (DS. 3. 3109) Mercimek (DS. X. mavi veya pembe çiçekli bir süs bitkisi. beyaz. ot) Tel gibi ince dallı. “< ET. X. bir çeşit yabanıl bitki (DS. 2. tel + T. Tradescantia. 3877) tepenik: (< T. X. Chenopodium album. bir yıllık. MBTS. güveyfeneri (TBAS. tel + T.573 teleme otu: (< ? teleme + T. 4750) tenbilik: (< ? ) Patates (DS. DS. Erz. 264) telgömlek: (< Erm. 3109”) Temriye hastalığını iyileştirmek için kullanılan. X. sulu bir çeşit ot (DS. . X. temre otu (DS. yemeği yapılan. MBTS. 4749) tellice: (< Erm. temśį l. küçük ve çok yapraklı. tel + banjar + T. yaprakları etli. tüylü ve yabanıl bir çeşit ot. 3876) temrekil otu: (< T. boğumlu sarkık dallı. tel + T. 3870) telgraf çiçeği: (< Fr. uçları sivri. (TS. –lice) Küçük taneli mantar (DS. télégraphe + T. 3876) temsil: (< Ar. 3097”) bk. küçük yapraklı. otsu. (TBAS. otu. XII. çiçeği) Bir çeneklilerden. III. 2180) teli: (< ? ) Diken (DS.. “< teleme < deleme ‘kökü belli değildir’. -ı) 20-150 cm yükseklikte. 3872) tel pancarı: (< Erm. tepelik “?”) Yumuşak toprakta yetişen.A. yapraksız. 264. temriye + otu. 3883) . pembe çiçekli bir bitki (DS. 3. 4749. 3872) telot: (< Erm. temregü < *temre-gü < temür. 305) temre otu: (< T. XII. 3.

tergönek. X. DS. ters. meyvesi zehirli. X. kabukları ateş düşürücü bir ağaç.: teberotu. pembe bir çeşit üzüm. 3135). 3883) tepsi: (< ET. boz yapraklı. (And. X. 4753. 265. 3120) Dağlarda yetişen. 3129) Yabanıl turp (DS. 2. DS.: tirmis) 100 cm kadar yükselebilen. 4754) terskulak: (< T. 3. MBTS. 309. bir ya da iki metre boyunda. X. 404) Turpgillerden. 3. DS. 3. tergöynek) 1. 3792) tergömlek: (< T. 3887) tercan: (< ? ) Kırmızı buğday (DS. XII. teper + otu). Ağz. fındık biçimindeki meyvesi su ile köpüren bir çeşit ağaç (DS. 3893) termiye: (< T. DS. XII. bir yıllık ve otsu bir bitkidir. GD AT. XII. al ya da sarı renkli bir çeşit elma. 3896) tespih ağacı: (< Ar. nce kabuklu. 2. DS. fındıktan büyük meyvesi olan ve çekirdeğinin içindeki ak madde sabun gibi kullanılabilen bir çeşit çalı (DS. 3888) tere: (< Far. tepelotu) Havuç (DS. Lepidium. tüylü. 3130”) Bir çeşit mantar (DS. 4753) terme: (< kökenini bilmiyoruz. (TS. temriye < temregü). 1432. 2. II. yaprakları salata olarak yenen. baharlı bir bitki. X. (And. Ağz. Hindistan’da ve Avrupa’nın sıcak bölgelerinde yetişen. (TBAS. tek yıllık. tere. “< ET. V. TaS. ter + gömlek). Ağz. Lupinus albus.: tergömek. 3891. MBTS. tesbį ’. (TS. XII. X. Eren. 267. (And. tesbīĥ + T. Çin leylâğı. beyaz çiçekli.574 teperotu: (< T. tevsi < Çin.: tespi) Yaylalarda yetişen. 3891. X. ağacı) Tespih ağacıgillerden. 4754) tesbi: (< Ar. ETA. nce kabuklu. BTS. 2205) . MBTS. 3. 404. Eren. Ağz. 649. 386. IV. 3.. 3895) tesçe: (< ? ) Bir çeşit kara üzüm (DS. nce kabuklu kabak (DS. 2197. (And. ters + kulak. MBTS. X.

4761) tırmut: (< ? ) Yenilen mantar (DS. 3909) tıkıç: (< T. X. tesbīĥ + T. papatya (TBAS. 3.575 tespih ağacıgiller: (< Ar. 3167) Bir çeşit dikenli bitki (DS. Ağz. bir yıllık. MBTS. 3923) tırtlıeşki: (< ? tırt + T. tıhıl)Domates (DS. -lik) Ayı fındığı ağacı. (TBAS. otsu bir bitki. 3. 3. 3925) . MBTS. 165) tevris: (< Ar. TBAS. tıbbî + Yun. X. tespih ağacı ve maun ağacı ile benzer cinsleri içine alan bir bitki familyası (TS. XII. tıkıç) Dolgun. Styrax officinalis. -lı + ekşi) Bir çeşit limon (DS. (DS. X. X. ağacı + -giller) ki çeneklilerden. 3153) Domates (DS. tesbīĥ + T. papadia) bk. X. yuvarlak fasulye (DS. “< tetir ‘kökü belli değildir’. 265) tetirli: (< ? tetir + T.: tıhı. tarmak. 3150) Bir çeşit üzüm (EYAD. tevrįś. tıkan). 3900) tevenk: (< teğek < teğ ‘asma’ ve +ek ‘küçültme eki’. Coix lacrima-jobi. 3896. tırmık < ET. MBTS. 3912) tırmık: (< T. X. 265) tespih otu: (< Ar. (And. MBTS. tesbīĥ + T. 2. 222) tıkan: (< T. X. 3903) tıbbî papatya: (< Ar. otu) Meyvelerinden tespih yapmak için yararlanılan. X. 3. 3147”) Kayalık yerlerde yetişen ve boyasından yararlanılan bir çeşit bitki (DS. 3910) tıktıkı: (< tık + tıkı “ses taklidi”) Ham incir (DS. -li. 2205) tespihlik: (< Ar.

Tietze. 2. DS. 2. 267) tilki üzümü: (< T. TaS. şahtere (TBAS. 267. Timur + T. 3936) tip: (< T. tek < Port. Tectona grandis. tiryākī. üçgül (TS. 266) tilkikuyruğu: (< T. 498. Clauson. (TBAS. (And. 3940) . X. 2223) tilki: (< ET. Paris incompleta. Ağz. (And. hekimlikte kullanılan bir bitki. 3936) tirfil: (< Yun. triphyllon) Yabanî yonca. 1156) tilye: (< ? ) Ihlamur (DS. 2. 2226) tiryaki: (< Far. razakı üzümü (DS. X. dalları yeşil renkli ve dikenli bir bitkidir. X. top ?) 1. kaplamada kerestesinden yararlanılan. Birleşikgillerden. dikeni) bk. tilkü. gişnīz + T. is. çobankaldıran (TBAS. çok yıllık. hoşkuran.: dilkü üzümü) Meyveleri olgunlukta siyah renkli. 2. yabanıl bir çeşit meyve (DS. Ağz. X.: tomun) Kara erik (DS. -i) bk. ağacı) Çift çeneklilerden. X. Asparagus acutifolius. Turp (DS. otsu bir bitki. tilki + kuyruğu) 1. Uzun salkımlı bir çeşit üzüm (TS. zamanla havada kendiliğinden koyulaşan bir sıcak iklim ağacı. korunga. (TS. 3958) Timur dikeni: (< öz. 619) Yosun (DS. Pancar. 4762) tilki kişnişi: (< T. 2. çok yıllık. 267) tinton: (< tin + ton) Ahlata benzer. Nişanyan. doğal rengi sarı. teca + T. (TS. TBAS. 2224.576 tik ağacı: (< Fr. X. 459) Oval taneli bir çeşit üzüm. 2224) tilkişen: (< ? ) Meyveleri küre biçiminde ve olgunlukta siyah renkli olan. ekşi. XII. tilki + Far. Maranthus. tilki + üzümü). 2. 3933. teck. yuvarlak. 3932) timun: (< ? ). II.

410) Üç yapraklı. iri taneli üzüm (DS. Eren. Aradaki bu benzerlik bitkinin adını “tokalı dücük” olarak yaygınlaştırmıştır. TBAS. X. toklı.577 tita: (< ? ) Ormanda yetişen yenilir bir çeşit mantar (DS. Kuzey Afrika. 3940) titregızım: (< T. Nişanyan. tuħm + T. iri buğday (DS. 2. 410) Bir çeşit uzun. çalı veya ağaççık hâlinde bir kavak türü (TS. 4765) tokalı dücük: (< T. X. titrek + otu) Kurusu süs olarak kullanılan bir çeşit kır çiçeği (DS. 460”) Kara. 223-229) tokat: (< tokat “kökenini bilmiyoruz”. ıspanağa benzer bir çeşit ot (DS. 2227) titrekotu: (< T. 3941) tohumlu bitkiler: (< Far. X. 3948) toklu: (< OT. ebegümeci (TBAS. iri. titre + kızım) Gelincik (DS. çiçekli bitkiler (TS. eylülde yetişen bir çeşit üzüm (DS. (Duran. tokalı + ? dücük) Bitkinin çiçek durumu yuvarlak tokalara benzemektedir. 3949) tolik: (< ? ) bk. X. 268) . sert. titrek + kavak) Bütün Avrupa. “< ET. 460”) Bir çeşit kayısı (DS. tokalı + oğ(u)lu. toku < ? tokımak. tok + buğday) Tam olgunlaşmamış. -lu + bitkiler) Bitkiler dünyasının büyük bir şûbesi. Japonya ve Türkiye’nin bütün orman bölgelerinde yetişen. 3941. 3948) tokmaküzüm: (< T. 4766) tok buğday: (< T. Nişanyan. X. tokmak + üzüm. 267) titrek kavak: (< T. tokımak. 2228) tokaloğlu: (< T. “< ET. Eren. Trifolium cherleri. Ön Asya. Sibirya. Kafkasya. X. 2. XII. XII.

(And. X. topalak). MBTS. (And.: lobatça. DS. 3958) tombuş: (< T. X. 3. tombatum. 2233. 3. 3959) topaçça: (< T. bir yanı kırmızı olan bir çeşit elma (DS. (And. X. Ağz. 3955. tonbayan. Pancar. 3954. sapları pişirilerek yenen. X. X. X. X. Yer elması (DS. tomçak < top+çak).: toplalak) Hünnapgillerden. X. X. Ağz. 3178) Uzun biber (DS. 3957) tongarelması: (< ? tongar + T. elması) Bir tanesi yarım kilo gelecek kadar büyük. (TS. tomari. 2. 3956) tomçak: (< T. (And. Ağz.578 tomak: (< kökü bulunamamıştır. X. 3956) tomsuk: (< ? ) Bataklıklarda yetişen. DS. 3962) . 3954) tombak: (< T. 3961. 3817. 3955) tombatın: (< tumbadız “kökü bulunamamıştır”. MBTS. tombalak < top+alak. XII. 3. topaçça).: tomşak) Gonca (DS. 3964) topalan: (< T. ucu dikenli ve buğday sapına benzer yaprakları olan bir bitki (DS. DS. tomurcuk) Gelincik çiçeği (DS. 2. X. 4580) topalak: (< T. topalan) Uzun yapraklı bir çayır otu (DS. kendi kendine yetişen bir çeşit bitki (DS. MBTS. tumbatun) 1. 3200). X. tonbatın. yapraklarından yeşil boya çıkarılan bir bitki.: tambatın. MBTS. 3954) tomara: (< tomara < Yun. Rhamnus clorophorus globosus. 3956) tomdurcuk: (< T. tomatça) Papatya (DS. tombuş < tonbuş) Koyu pembe renkli. 3. büyük çekirdekli bir çeşit kiraz (DS. Ağz. X. 3179) Kayısı (DS. 3178) Pazıya benzer.

X. meyvesi koza biçiminde olan bir çeşit diken (DS. şıra yapılan ak üzüm (DS. 268) topuklutiken: (< T. Akasya fidanı (DS. iki yıllık ve otsu bitkiler. -i) Patlıcan incirinden küçük. X. 571) Köke yakın yerinde birkaç yaprağı olan. X. X. X. çay + T. 3965) topus dikeni: (< Ar. dabūs. 3964) topoç: (< T. yumru köklü. X. 349) topuk: (< T. topuklu + diken) Sapı sert tüylerle kaplı. top + -(u)k. 2. Toros + Far. dikeni) bk. 3963) topluca: (< T. topuk + Çin. DS. 50-100 cm yükseklikte. Tietze. dabbūs < Far. Eren. encīr + T. 3964) toppancar: (< T. topul) Ham domates (DS. topluca) Yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. 3968) Toros sediri: (< öz. 3965) topul: (< T. dabūs + T. XII. 3963) topbaş üzümü: (< T. sedir (TBAS. 412) Badem ve ceviz büyüklüğünde yumru kökleri olan bir çeşit ot (DS. is. topaç) Karpuz (DS. X. is. -i) bk. banjar) Lahana (DS. top + Erm. Toros + Far. X. Ak. sapının tepesindeki kurşuni renkli dikenleri soyularak yenilebilen. 3964. sedīr + T. X. top + baş) 1. 3965. 3965) topuk çayı: (< T. 4769) torasaninciri: (< torasan < öz. -ı) bk. 268. top + baş + üzümü) ri taneli. X. yumuşak.579 topbaş: (< T. iyi cins buğday. K AT. 269) . (TBAS. topuz (TBAS. DS. dikenli. tatlı bir incir (DS. taş nanesi (TBAS. dabbūs < Far. 268) topuz: (< Ar. morumsu renkte.

X. (And. tenbākū + T. Ağz. tütünü) bk. (And. 269. 269) töhmekan (< Far. X. toz + Yun. 3972. X. tōz. X. Eren. “< tos ‘ses taklidi’ + ET. X. sık tüylü. 3. X. 100).“zayıflamak”. 3978) tömbeki: (< Far. (And. Nişanyan. toz + ağacı. dikenli ve süt gibi suyu olan bir ot (DS. Ergin. MBTS. ahududu (TBAS. 3976) toz mantarı: (< T. 269) . toruk < tor. “ET. deli tütün (TBAS. baka ‘kurbağa. 3189”) Kavak ağacı (DS. köklerinden kırmızı boya elde edilen. Ağz. 3970. BTS. DS.: töğmeken. 3972) toskafa kavunu: (< tos + Ar. DS. -çu). töhmeken. 2. 4487) tosbağa otu: (< tos + T. nargile tütünü. manitari + T. 3943. MBTS. töymeken): Semiz otu (DS. bur(u)nu. DS. 3969) toruk: (< ET. Alkanna orientalis. 3. -ı) bk. baka + otu. (TS.: toççu) ri ve sert taneli. “< tosun ‘kökü belli değildir’. adamotu (TBAS. 462”) Hodangiller familyasından. 3188”) Bir çeşit elma (DS. Orhun Abideleri. X. 269) tozağacı: (< T. töymekan. 2244) tömbeki tütünü: (< Far. 30-50 cm yükseklikte. toru) Yeni yetişen çam ağacı. afā’ + T. tökmekan. kaplumbağa’. Nişanyan. beyaz veya sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 269) tosunburnu: (< ? tosun + T. bol ürün veren kırmızı bir çeşit buğday (DS. un mantarı (TBAS. 660. 3969) tortçu: (< ? tort + T. XII. kavunu) bk. fidan (DS.: doruk. 3972.580 tort: (< ? tort) Kalın yapraklı. DS. Ağz. tenbākū) Özellikle ran’da yetişen ve nargile ile içilen bir tütün türü. Nicotiana persica. (TBAS. 3973) totuk: (< ? ) bk. X. X. tuħmugān. 417). 116.

Bu ağacın elma büyüklüğünde. ayağı. dili). sarımsı yeşil renkte. 3198”) Bir çeşit mantar (DS. XII. (Japon hurması). 870) Turp (DS.: durnadili) Uzun taneli bir çeşit buğday (DS. DS. X. 3988) tum: (< Ar. IV. MBTS. 3. 2. Trabzon + Çin. tu’m) 1. 3987) tuluħ mantarı: (< tuluk + Yun. tömek “alçak. Ham incir. -ı. kısa”. 3995) turnaayağı: (< turna + T. (And. Gülensoy. 1606) . 3989) turkyemez: (< öz. Trabzon + Far.581 tömek: (< T. yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. is. 2. X. turma < tur-ma “tur. 2254) turnadili: (< turna + T. Eren.toplanmak”. turuncu renkte. Erkek incir (DS. -u) Yazın yetişen. II. hafif tüylü. 865) Küçük ardıç ağacı (DS. sarı renkli bir armut (DS. düğün çiçeği (TS. emrūd + T. ham iken kekre olan. Diospyros kaki. X. 2. ħurmā + T. 3981) Trabzon çayı: (< öz. 3995. (TS. 3981) tömtöm: (< töm + töm) Papatya (DS. “< tuluk ‘Eski Türkçeden beri kullanılır’. çay + T. X. Türk + yemez) Bir armut çeşidi (AA. 2. 4774) tulukarmudu: (< tuluk + Far. -sı) 1. 418”) bk. is. “< turna adının. II. kuşun çıkardığı sesten geldiği anlaşılıyor. -ı) bk. 2245) tulkuk: (< ? ) 1. 155) turma: (< ET. is. Gülensoy. X. manitari + T. nce uzun yapraklı. 2. çay üzümü (TBAS. X. Ağz. X. Abanozgillerden 15 m kadar yükselebilen büyük bir ağaç. Gelincik çiçeği. olgunlaşınca tatlılaşan meyvesi. 269) Trabzon hurması: (< öz.

270) . 2255) turunçotu: (< Far. -sı) bk. 43. 3995) turunç: (< Far. turp + T. çanak ve taç yaprakları 4 parçalı. 2. Raphanus sativus. 2254. X. Citrus aurantium amara. çuha çiçeği (TBAS. 15-50 cm kadar boylanabilen. turb. turş “ekşi” + Yun. otu) 15-50 cm yükseklikte. 2. Eren. narenciye (TS. suyu acımtırak meyvesi. turp + T.: tutça) bk. ülkemizde 85 cins ve 460 kadar türle temsil edilen. 252. BTS. BTS. yaprakları almaşlı dizilişte.582 turnagagası: (< turna + ? gaga + T. ıtır çiçeği. hardal. 670) turunçgiller: (< Far. (TS. 270) turşkiraz: (< Far. sarı ve mor renkli. yaprakları güzel kokulu bir bitki. BTS. turunc + T. kerasi) Vişne (DS. beyaz. MBTS. turunç. turp. (TS. tūtyā. çiçekleri er dişi. 2254. 118) turpgiller: (< Far. (And. 2254) turp: (< Far. 2. turunc) Turunçgillerden. 3210). lahana. turub. pembe veya sarı çiçekli. turf. 670) turp lahanası: (< Far. TBAS. -giller) Sedef otugillerin. 630) turp otu: (< Far. 670. tohumlarının ucunda turna gagasına benzer ince uzun bir uç bulunan. 2254. mandalina ve benzerlerini içine alan bir alt familyası. 4775) tutya: (< Ar. otu) Kokulu bir çeşit ot (DS. karnabahar. AVA. çiçekleri beyaz. kaşık otu gibi bitkileri içine alan geniş bir familya (TS. turunc + T. limon. bütün Akdeniz ülkelerinde yetişen. yaprakları tüylü. tek yıllık. (TS. -sı) Sardunyagillerden. portakal. 2255. otsu bitkiler. XII. Ağz. turp + Yun. meyveleri açılan ya da açılmayan kapsül tipinde olan. Geranium robertianum. şalgam (BTS. 2. Raphanus raphanistrum. kışın yaprağını dökmeyen bir ağaç ve bu ağacın portakala benzeyen. -giller) ki çeneklilerden. AAT. 2. 3. lahano + T. etli ve yenilen kökü olan. 419) Turpgillerden. (TS. DA. 2. bir yıllık ve otsu bir bitkidir.

(And. -si) Kayıngiller familyasından. 20-30 cm yükseklikte. 2. turba + T. kokulu bir bitki (DS. Gülensoy. TBAS. X.: türppek) Hardal otu (DS. 4003) tüçça: (< ? ) Bir ot cinsi (ST AT. 2266) türeme: (< T. otsu ve çok yıllık bir bitki. X. tükürük + otu) Zambakgillerden. şāħ) Çiçekleri eflatun renkli. 4011) tüppek: (< ? ). 420”) Gülgillerden. 3. BTS. türeme) Boz renkli bir ot (DS. X. küçük. meyveleri iki yılda olgunlaşan. tatlı. turba. -lü) ncir (DS. (TS. X. MBTS. 270) türbe eriği: (< Ar. ülkemizin her tarafında görülebilen bir tür. yapraklarını döken. kırmızı. 2. is. eriği. Türk + Far. X. 3211) nce saplarının uçlarında bir yanı açık kozaları bulunan bir çeşit yabanıl ot (DS. Quercus cerris. II. X. 66. Eren. 2. Türk + Yun. 2. 265) tük: (< T. bīşa + T. 4014. 25 m kadar boylanabilen. kökü belli değildir. “< Ar. 4009) tülüş: (< ? ) Bir çeşit buğday (DS. Ağz. etinden kolay sıyrılabilen bir erik çeşidi (TS. 4009) tümmüssemek: (< ? ) Aslanağzı da denilen bir çiçek (DS. tüy < tük. -i) Kırmızı biber (TS. 2263) tüllü: (< Fr. touloupa. MBTS. X. tüylü + Far. X. X. tulle + T. 3. 672) . 4013) Türk biberi: (< öz. is. 4006) tükürük otu: (< T. küçük çekirdekli. 875) Yosun (DS. 2267) Türk meşesi: (< öz. 2267. 4008) tülüp: (< Yun. (TS. Ornithogalum umbellatum. 3199) Pamuk (DS. beyaz veya sarı çiçekli.583 tuzak: (< Eski Türkçeden beri kullanılır. 4009) tülüşah: (< T. pipéri + T.

tütün + ? bulkar + T. 2269. X. 4017) tüylübarak: (< T. 231. 4014.A. 4017) tüylübaba: (< T.: tutun. X. birleşiminde nikotin bulunan. “< ET. T YA. 2. fakat üzerinde gayet ince tüyler bulunan meyve (Gaz. tütun) Patlıcangillerden. 1. XII. 138. 2. Clauson. E A. 189. kırmızı çiçekli. park. andız. tüdün. 230. (TS. 679. -ı) Kahverengiye yakın bir çeşit üzüm (DS. 3217) Hanımeligillerden. 144. Ağz. GD AT. barak. MBTS. tütün. Türk + T. 350. ‘acūr) Hıyara benzeyen. 672. tüylü + barak. II. 3. 3 m kadar boylanabilen. 135. otu. Kırmızı lâle. (And. yumru gövdesi yenilen. 211. ince. KBAYA. 79. 4778) türüz otu: (< ? türüz + T. 4016) tüvlü ‘acir: (< T. Nicotiana tabacum. otu) Eğir. 107. (DS. 271) tütün: (< ET. 280”) bk. zencefil (TaS. boğa dikeni (TBAS. MBTS. V. III. Kır çiçeği. tüylü + Ar. 64. K AT. X. is. Tietze. bahçe ve yol kenarlarında süs bitkisi olarak yetiştirilen otsu bir bitki. 3875) türtü: (< ? ) Çalı cinsinden. 30. bābā) 1. 457). 67. yaprakları yenen ve yemişi olan bir bitki. X. 73. yeşil yapraklı bir çeşit bitki (DS. 310) tütünbulkarı: (< T. DS. 87. sarı. EYAD. 248. K A. 689) tüylü: (< T. güzel kokulu ve tırmanıcı bir süs bitkisi. tüylü). Ağz. (DS. 4008. 89. DA. 2268) tüsü: (< ? ) bk. 2.: tülü) Toprak altında yetişen ak. (tüylübarak). OAAD. AA.. (And. tüylübaba (DS. ETA. 4017) . X. Leonicera japonica. tüylü + Far. (TS. BTS. GBAA.584 Türk otu: (< öz. ST AT. 470. Nişanyan.

585

tüylü boya: (< T. tüylü + boya) bk. havacıva (TBAS, 271) tüylüce: (< T. tüylüce) Yaprağı tüylü, kökü çiğdeme benzeyen bir çeşit ot (DS, XII, 4777) tüylüceyumru: (< T. tüylüce + yumru) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017) tüylü çay: (< T. tüylü + Çin. çay ) Yörede ada çayı olarak kullanılan bu bitkinin çiçeklenme kısmında uzun ve yumuşak tüyleri vardır. Dikkati çeken uzun tüyleri sebebiyle “tüylü çay” denilmiştir, Stachys lavandulifolia, (Duran, 223-229) tüylü dalak otu: (< T. tüylü + dalak + otu) 10-40 cm yüksekliğinde, yatık veya dik, gri veya beyaz tüylü, çok yıllık bir dalak otu türü, Teucrium polium, (TS, 2, 2270) tüylü kanak: (< T. tüylü + kanak) Genellikle bir yıllık, 10-60 cm yükseklikte, sarı çiçekli, beyaz tüylü ve otsu bir bitki, Crepis foetida, (TBAS, 271) tüylü meşe: (< T. tüylü + Far. bīşa) Kayıngiller familyasından, 4-5 m kadar boylanabilen, yaprak döken ve yapraklarının alt yüzü sık tüylerle örtülü olan, fındıksı tipte meyveleri olan, ülkemizin her tarafında yetişen bir tür, Quercus pubescens, (TS, 2, 2270; BTS, 672) tüylütapan: (< T. tüylü + tapan) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017) tüylütombak: (< T. tüylü + tombak) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017) tüylütombalak: (< T. tüylü + tombalak) Şeftali (tüylü, tüylüceyumru, tüylütapan, tüylütombak, tüylütoparlak) (DS, X, 4017; DS, X, 4009) tüylütoparlak: (< T. tüylü + toparlak) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017)

586

-Uuccam: (< ? ) Çörek otu (DS, XI, 4019) uçkulak: (< T. uç + kulak) Çayır arasında biten bir ot (DS, XI, 4021) uçkurutan: (< T. uç + kurutan) Turunçgillerden, özellikle limonlarda gelişerek, dal uçlarının kurumasına yol açan ve birkaç yıl içinde ağacın ölmesine sebep olan bir tür mantar (TS, 2, 2273) uğur: (< kökü belli değildir; MBTS, 3, 3230) Ceviz ağacı (DS, XI, 4030) ulama: (< T. ulama; MBTS, 3, 3233) Sulak yerlerde yetişen bir çeşit ot (ulamayonca), (DS, XI, 4032) ulamayonca: (< T. ulama + ? yonca) bk. ulama (DS, XI, 4032) uluavrat otu: (< T. ulu + Ar. ‘avret + T. otu) bk. dulavrat otu (TBAS, 272) Uludağ köknarı: (< öz. is. Uludağ + Yun. kukunaria + T. -ı) Çamgiller familyasından, iğne yapraklı, yapraklarını dökmeyen, Marmara, Batı Karadeniz ve Orta Karadeniz bölgesinde yetişen, ülkemize özgü bir orman ağacı, Abies nordmanniana, (BTS, 675) unluca: (< T. unluca; “< ET. ūn; MBTS, 3, 3239”), (And. Ağz.: unnuca) Dal ve yaprakları unlu gibi tüylü olan, 2 m kadar yükselebilen, bir yıllık ve otsu bir bitkidir, Atriplex nitens, (TBAS, 272; DS, XI, 4040) un mantarı: (< T. un + Yun. manitari + T. -ı) Yenen bir mantar türüdür, Clitopilus prunulus, (TBAS, 272) unutmabeni: (< T. unutma + beni) ki çeneklilerden, küçük mavi çiçekler açan bir bitki, Myosotis palustris, (TS, 2, 2283; BTS, 676) urgiye çiçeği: (< ? urgiye + T. çiçeği) Bir çeşit çiçek (DS, XI, 4041)

587

urumtut: (< öz. is. Rum + Far. tūt) Karadut (EYAD, 238) urumu: (< öz. is. Rum + Ar.-î) Ak, yuvarlak üzüm (DS, XI, 4042; Gaz.A., III, 699; GD AT, 311) urunguç: (< T. urunguç), (And. Ağz.: ulunkuş) Bir armut çeşidi (DS, XI, 4035, 4042) uruşman: (< T. uruşman) Ekinler arasında biten bir sarı çiçek (DS, XI, 4042) uşkun: (< kökü bulunamamıştır; MBTS, 3, 3247) Karabuğdaygillerden, yaprakları yürek biçiminde, kökü dıştan sincabî ve içten sarı renkte olan bir ravent türü, Rheum rhaponticum, (TS, 2, 2288) uşrat: (< Ar. uşrat < ‘uşį r) Salatası yapılabilen, güzel kokulu bir kır bitkisi (DS, XI, 4045) uyuz otu: (< T. uyuz + otu; “< ET. uduz; MBTS, 3, 3255”) Fesçitarağıgiller familyasından, hekimlikte uyuza karşı kullanılan, Türkiye’de 30 kadar türü bulunan, bir veya çok yıllık, beyaz, sarı veya pembe çiçekli bir bitki, Scabiosa rotata, (TS, 2, 2297; TBAS, 272; BTS, 678)

uzunalma: (< T. uzun + elma) Armut (DS, XI, 4053) uzunsap: (< T. uzun + sap) Çok iri, uzun saplı bir armut çeşidi (DS, XI, 4054) -Üüçgül: (< T. üç + Far. gul; Eren, 427) Yaban yoncası, tirfil, Trifolium, (TS, 2, 2304) üğüm: (< ? ) Fındık ağacı (DS, XI, 4061) ülkerçiçeği: (< ? ülker + T. çiçeği; “< ülker ‘kökü belli değildir’; MBTS, 3, 3266”) Yıldız biçiminde küçük parçaları olan iri bir çiçek (DS, XI, 4063)

588

ülker üzümü: (< ? ülker + T. üzümü) Baharda asma dallarının ucu kırılarak ikinci kez alınan üzüm (DS, XII, 4793) ülübe: (< ? ) 1. Patates, 2. Fasulye (DS, XI, 4064; DS, XII, 4793) ülüngür: (< ? ) Kırda yetişen ve yemeği yapılan, pancara benzer bir bitki (DS, XI, 4064) ümbürek: (< ? ) Kara üzüm (DS, XI, 4065) üngülüz: (< ? ) Bir ahlat çeşidi (DS, XI, 4066) ürge: (< ? ) Bir ağaç çeşidi (DS, XI, 4069) ürkeğen otu: (< T. ürkeğen + otu) Mavi çiçekli bir kır bitkisi (DS, XI, 4069) üsgündür: (< ? ), (And. Ağz.: üsküdür) Ufak armut (DS, XI, 4073; DS, XI, 4073) üsküle: (< ? ), (And. Ağz.: üskülen) Büyümemiş, küçük soğan (DS, XII, 4796) üskülü: (< ? ) Kökü fazla büyümeyen, tadı güzel bir çeşit marul (DS, XI, 4074) üşniye: (< Ar. uşniyye) Su yosunları (TS, 2, 2320) üşüş: (< T. üşüş) Papatya (Erz. .A., III, 323) ütküy: (< ? ) Üzüm (DS, XI, 4079) üven: (< ? ) Zeytin tanesi iriliğinde kara ve buruk tatta bir çeşit erik (DS, XI, 4082) üveyik: (< kökü belli değildir; MBTS, 3, 3280), (And. Ağz.: eveyik) Sarı renkli, özlü bir çeşit buğday (DS, V, 1806; DS, XII, 4798)

589

üvez: (< ET. uyaz; Nişanyan, 477; < T. üvez; Eren, 429), (And. Ağz.: eyvaz, gövez, ivaz, ivez, oğaz, övez, uvaz, üwez) Gülgiller familyasından, muşmulaya benzer meyveleri yenen, kışın yapraklarını döken, dikensiz, basit ya da bölmeli yapraklı, beyaz çiçekli ağaç ya da ağaççıklar, Pirus sorbus, (TS, 2, 2321; TBAS, 273; BTS, 685; DS, VI, 2169; DS, VII, 2571; DS, IX, 3267; DS, IX, 3363; DS, XI, 4047; Erz. .A., III, 323; TaS, VI, 4127) üvezli: (< T. üvezli) Bir çeşit kavak (DS, XII, 4798) üzerlik: (< ET. yüzerlik; Nişanyan, 477; < yüzerlik < yüzer < yüz-; Clauson, 988) Sedef otugillerden, 30-70 cm yükseklikte, yaprakları almaşık, çiçekleri beyaz renkte, susama benzeyen tohumları acı olan, halk hekimliğinde tedavi ettiğine inanılan, meyveleri toplanarak nazarlık yapımında kullanılan, çok yıllık, otsu bir bitki, Peganum harmala, (TS, 2, 2323; TBAS, 273; BTS, 685; DS, XI, 4085; AAT, 262; Krş.Y.A., 501) üzüm: (< ET. üzüm < üz- “kesmek, koparmak” + -(ü)m; Eren, 431; Nişanyan, 477; Clauson, 288), (And. Ağz.: cüzüm, üzim, üzum, yüzüm) Asmagiller familyasından, meyveleri taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan, ülkemizde 3 tür ve pek çok kültür çeşidi ile temsil edilen, tırmanıcı gövdeli, çalı formundaki bitkiler (TS, 2, 2324; BTS, 685; DS, III, 1029; AAT, 26; ADYA, 279; AVA, 165; BÜYA, 95, 124; DA, 87, 88, 91, 175; ETA, II, 370; EYAD, 56; GBAA, 53; Ka.Y.A., 201; KBAYA, 114, 139; K AT, 34, 139, 287; KMYA, 159; Krş.Y.A., 218; KYA, 136; OAAD, 7, 8, 107; SA, 133; ST AT, 27, 176; TAYA, 9; T YA, 247; ZBK A, 118) üzümcü eriği: (< T. üzümcü + eriği) bk. üzüm eriği (DS, XI, 4086) üzüm eriği: (< T. üzüm + eriği) Küçük, kara erik (üzümcü eriği, üzüm erik), (DS, XI, 4087) üzüm erik: (< T. üzüm + erik) bk. üzüm eriği (DS, XI, 4087) üzümlü: (< T. üzümlü) Ak renkli, ortası sarı bir börülce çeşidi (DS, XI, 4086)

590

üzümotu: (< T. üzüm + otu) Güzel çiçekleri olan yabanıl bir bitki (DS, XI, 4087) -Vv‘ahv‘ah: (< Ar. vāh + vāh; ‘ses taklidi söz’; MBTS, 3, 3286) Zambağa benzer bir çeşit soğan ki sonbaharda, kışa doğru sarı çiçek açar (Gaz.A., III, 714) valay armudu: (< Far. vālā + emrūd + T. -u) Yumuşak, sarı renkli bir armut çeşidi (DS, XI, 4089) valve: (< ? ) En iyi cins kestane (DS, XI, 4089) vanilya: (< t. vanilla ~ sp. vainilla ~ Lat. vagina; Nişanyan, 479) Salepgillerden, hava kökleri olan, meyvelerinde yağ, reçine ve vanilin bulunan, likör, pasta ve dondurmaya lezzet verici olarak katılan, tropiklerde yetişen, çiçekleri beyaz, kokulu, tırmanıcı, küçük bir bitki, Vanilla planifolia, (TS, 2, 2330; BTS, 687) varcık: (< T. varcık) Sulu yerlerde biten, yaprağı kamışa benzeyen bir ot (DS, XI, 4091) vardıyan: (< t. guardiana < Lat.; MBTS, 3, 3297) Ayçiçeği (DS, XI, 4091) vargit: (< T. var- + git-) bk. güz çiğdemi (TBAS, 274) varı: (< ? ) Mısır (DS, XI, 4091) vayıyo: (< ? ) Ihlamura benzeyen, daha ufak boyda bir ağaç (DS, XI, 4093) velvele: (< Ar. velvele; MBTS, 3, 3314) Kına çiçeği (DS, XI, 4095) venki: (< ? ) Yuvarlak taneli bir üzüm çeşidi (DS, XI, 4095)

591

venüsçarığı: (< Fr. vénus + T. çarığı) Salepgillerden, esmer kırmızımtırak renkte olan, çiçekleri çarığa benzeyen güzel bir süs bitkisi, Ceypripedium calceolus, (TS, 2, 2340) venüssaçı: (< Fr. vénus + T. saçı) Nemli ortamlarda yetişen, balgam söktürücü ve öksürük kesici olarak kullanılan, çok yıllık, rizomlu ve çiçeksiz bir bitki, Adiantum capillus-veneris, (TBAS, 274; BTS, 689) verdinar: (< Far. verd-i nār “nar gülü”) bk. köknar (TBAS, 274) verem otu: (< Ar. verem + T. otu) bk. canavar otu (TBAS, 274) veronika: (< t. veronica) Yavşan otu (TS, 2, 2344)

vezirsalkımı: (< Ar. vezį r + T. salkımı) Akasya (DS, XI, 4098) vıcı vıcı: (< vıcı + vıcı “ses taklidi söz”) Gelincik bitkisi (DS, XI, 4098; TBAS, 274) viks çiçeği: (< ? viks + T. çiçeği) bk. taş nanesi (TBAS, 274) vişne: (< Sl. vişnya; TS, 2, 2349; < Slav dillerinden alınmıştır; Eren, 436), (And. Ağz.: fisne, fışna, fışne fişne) Gülgillerden, yapraklarını döken, ekşimtırak meyvelerinden reçel ve şerbet yapılan, dalları kırmızımtırak, çiçekleri beyaz renkte, kiraza benzer bir ağaç, Cerasus vulgaris, (TS, 2, 2349; BTS, 691; DS, V, 1873; ETA, II, 251; KBAYA, 54, 191; K AT, 320; KYA, 225, 247; T YA, 304, 326; UA, 110)

-Yyaban ağacı: (< Far. yaban + T. ağacı; “< Far. biyābān < OFar. viyāpan; Eren, 437”) Akasya (DS, XI, 4112) yaban armudu: (< Far. yaban + emrūd + T. -u) Dağlarda veya sert toprakta yetişen bir armut türü (TS, 2, 2358)

592

yaban asması: (< Far. yaban + T. asması) Akasma (TS, 2, 2358) yaban ayvası: (< Far. yaban + ābiyā + T. -sı) bk. ayı fındığı (TBAS, 275) yabanbacı: (< Far. yaban + ? bacı) Baklagillerden bir bitki (DS, XI, 4112) yaban baklası: (< Far. yaban + Ar. bā ilā + T. -sı) bk. domuz baklası (TBAS, 275) yabandarısı: (< Far. yaban + T. darısı) Semer otu da denilen bir çeşit kamış (DS, XI, 4112) yaban defnesi: (< Far. yaban + Yun. dáfni + T. -sı) ki çeneklilerden, çiçekleri beyaz, sarı veya pembe renkli, orman ve çayırlarda yetişen bir süs bitkisi, Daphne pontica, (TS, 2, 2359) yaban elması: (< Far. yaban + T. elması) bk. elma (TBAS, 275) yaban enginarı: (< Far. yaban + Yun. ankinára + T. -ı) Deve dikeninin bir türü (TS, 2, 2359) yaban eriği: (< Far. yaban + T. eriği) Sert çekirdekli ve sert kabuklu bir tür erik, çakal eriği (TS, 2, 2359) yaban fesleğeni: (< Far. yaban + Yun. vasilikon + T. -i) Yer fesleğeni (TS, 2, 2359) yaban gülü: (< Far. yaban + Far. gul + T. -ü) Gülgillerden, çiçekleri soluk pembe, beyaz, yemişi parlak kırmızı renkte bir bitki, Rosa canina, (TS, 2, 2359) yaban havucu: (< Far. yaban + Far. hevīc + T. -u) Maydanozgillerden, kökleri yenilebilen, hayvan yemi olarak da kullanılan, yıllık veya çok yıllık otsu bitki, Pastinaca sativa, (karakavza), (TS, 2, 2359)

593

yabanî akdiken: (< Far. yaban + Ar.-î + T. ak + diken) Hünnapgillerden, yaprakları almaşık, kırmızı renkli yemişi olan bir bitki, Rhamnus frengula, (TS, 2, 2359) yabanî bezelye: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. bizélia < t. piselli) bk. cılban –1, (DS, III, 908) yabanî biber: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. pipéri) bk. güveyfeneri (TBAS, 275) yabanî ceviz: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar. cevz) bk. kokar ağaç (TBAS, 275) yabanî elma: (< Far. yaban + Ar.-î + T. elma) bk. dağ elması (TS, 1, 511) yabanî enginar: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. ankinára) Kengel, kenger, eşek dikeni, domuz dikeni, diken enginarı, büyük deve dikeni olarak da bilinen bitki (TS, 2, 2359) yabanî erik: (< Far. yaban + Ar.-î + T. erik) bk. dağ eriği (TS, 1, 511) yabanî hardal: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar. ħardel) bk. hardal otu (TBAS, 276) yabanî hindiba: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar. hindibā) bk. hindiba (TBAS, 276) yabanî ıspanak: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. spanaki) Pazı (TS, 2, 2359) yabanî incir: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. encīr) 1. ncir ağacının yabani türü, 2. Yaban inciri (TS, 2, 2359) yabanî kavun: (< Far. yaban + Ar.-î + T. kavun) bk. şal kabağı (TBAS, 276) yabanî kereviz: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar./Far. kerefs) Smyrnium türlerine verilen genel ad (TBAS, 276) yabanî kimyon: (< Far. yaban + Ar.-î + kemmūn) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, Doğu Anadolu’da yetişen, kurt düşürücü olarak kullanılan, 20-60 cm yükseklikte, çok

594

yıllık, otsu, beyaz veya turuncu çiçekli bir bitki, Zygophyllum fabago, (TS, 2, 2359; TBAS, 276; DS, XI, 4112) yabanî kimyongiller: (< Far. yaban + Ar.-î + kemmūn + T. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, yabanî kimyon, peygamber ağacı gibi bitkileri içine alan bir familya (TS, 2, 2359) yabanî kiraz: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. kerasi) Ülkemizde yetişen bir kiraz türü, Cerasus microcarpa, (TS, 2, 2359) yabanî kuşkonmaz: (< Far. yaban + Ar.-î + T. kuş + konmaz) bk. tilkişen (TBAS, 276) yabanî lahana: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. lahano) Turpgillerden, kumlu yerlerde yetişen ve sebze gibi yenen bir bitki (TS, 2, 2359) yabanî mantar: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. manitari) bk. cacık –3, (DS, III, 839) yabanî marul: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. maruli) 50-150 cm yükseklikte, sarı çiçekli, beyaz sütlü, iki yıllık otsu bir bitki, Lactuca serriola, (yağ marulu), (TS, 2, 2359) yabanî menekşe: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. benefşe) Menekşe çiçeğinin yabanî bir türü (TS, 2, 2359) yabanî mercanköşk: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. merzengūş) Mercanköşk çiçeğinin yabanî bir türü, Origanum vulgare, (TS, 2, 2359) yabanî mersin: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. mirsini) bk. tavşan kirazı (TBAS, 277) yaban inciri: (< Far. yaban + Far. encīr + T. -i) 1. Dutgillerden, Mısır’da yetişen ve kerestesi eski Mısırlılarca mumyalara sanduka yapmakta kullanılmış olan bir ağaç, 2. Bu ağacın meyvesi (TS, 2, 2359)

595

yabanî pancar: (< Far. yaban + Ar.-î + Erm. banjar) Tazeyken kavrulup yemek yapılan bir bitki (DS, XI, 4112) yabanî pırasa: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. praso) bk. çiriş (TBAS, 277) yabanî sarımsak: (< Far. yaban + Ar.-î + T. sarımsak) bk. itsarımsağı (DS, VII, 2570) yabanî sedef otu: (< Far. yaban + Ar.-î + śadef + T. otu) bk. üzerlik (TBAS, 273) yabanî sinameki: (< Far. yaban + Ar.-î + sinā-i mekkī) 5 m kadar yükselebilen, kışın yapraklarını döken, yaprakları müshil olarak kullanılan, meyveleri şişkin ve sarı çiçekli bir ağaççık, Colutea cilicica, (TBAS, 277) yabanî tere: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. tere) bk. su teresi (TBAS, 277) yabanî tirfil: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. triphyllon) Kara yonca, dağ yoncası (TaS, VI, 4181) yabanî turp: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. turb) Yaban turpu, acırga (TS, 2, 2360) yabanî tütün: (< Far. yaban + Ar.-î + T. tütün) Patlıcangiller familyasından, 3 m kadar yükselebilen, Batı ve Güney Anadolu’da yetişen, sarı çiçekli, çalı görünüşünde, zehirli bir bitkidir, Nicotiana glauca, (TBAS, 277; BTS, 697) yabanî üzüm: (< Far. yaban + Ar.-î + T. üzüm) bk. böğürtlen (TBAS, 53) yaban kabağı: (< Far. yaban + T. kabağı) bk. şeytan şalgamı (TBAS, 258) yaban keteni: (< Far. yaban + Ar. kettān + T. -i) Su keteni (TS, 2, 2360) yaban maydanozu: (< Far. yaban + Yun. makedonesi + T. -u) Baldıranın maydanoza benzeyen bazı türlerine verilen ad (TS, 2, 2360)

596

yaban mersini: (< Far. yaban + Yun. mirsini + T. -i) Fundagillerden, çiçekleri beyaz veya pembe, yaprakları taneli bir bitki, keçi yemişi, Vaccinium myrtillus, (TS, 2, 2360) yaban nanesi: (< Far. yaban + Ar. na’nā’ + T. -si) Yabanî bir tür nane (TS, 2, 2360) yaban pancarı: (< Far. yaban + Erm. banjar + T. -ı) Pazı (TS, 2, 2360) yaban pazısı: (< Far. yaban + Far. pāzı + T. -sı) Iştır (TS, 2, 2360) yaban pırasası: (< Far. yaban + Yun. praso + T. -sı) Gâvur soğanı (DS, III, 867) yaban sarımsağı: (< Far. yaban + T. sarımsağı) bk. kömüren (TS, 2, 1378) yaban sarmaşığı: (< Far. yaban + T. sarmaşığı) bk. akasma (TBAS, 277) yaban sinamekisi: (< Far. yaban + sinā-i mekkī + T. -si) bk. yabanî sinameki (TBAS, 277) yaban soğanı: (< Far. yaban + T. soğanı) Peynire de konulan, sarımsak tadında bir ot (DS, XI, 4112) yaban sümbülü: (< Far. yaban + Far. sunbul + T. -ü) Kedi nanesi (TS, 2, 2360) yaban teresi: (< Far. yaban + Far. tere + T. -si) Horozcuk otu (TS, 2, 2360) yabantırak: (< Far. yaban + “-tırak” eki) Sulak yerlerde yetişen bir tür dereotu, Anethum graveolens, (TS, 2, 2360) yaban turpu: (< Far. yaban + Far. turb + T. -u) Turpgillerden, kökü ve yaprakları baharlı, beyaz çiçek açan bir bitki, Raphanus raphanistrum, (TS, 2, 2360)

Clauson. MBTS. 2. 4122) yağlı dürülü: (< T. 157) yağardıç: (< T. yağlık) Yer elmasına benzer. yaban + yāsemen + T. emrūd + T. TBAS. geniş yapraklı. yalı otu (TBAS. yağ + Yun. çiğ yenilen bir bitki (DS. 4122) yağlıısırgan: (< T. 4116) yağlaç: (< T. banjar) Yemeği yapılan bir ot (DS. yenilen bir ot (DS. 2. XI. Püren de denilen yeşil süpürge otu. ya mā / yā mā. 2360. -u) Bir armut çeşidi (AA. TBAS. 3343) Kocayemiş (DS. -u) Yabanî marul (TS. zehirli ve çok yıllık bir bitki. XI. tırmanıcı. yağlı + dürülü) Marul (DS. yağlıcak) Kırda yetişen. 4121) yağlıca: (< T. sulak yerlerde ve çit kenarlarında yetişen. 4122) yağlık: (< T. 2365) lkbaharda kendiliğinden yetişen ve yemeği yapılan bir bitki. 278) yağma: (< Far. (DS. 278) yabru armudu: (< ? yavru + Far. 2. yağlı + ot) bk. 4123. XI. yāğ. maruli + T. 2 m kadar yükselebilen. mor çiçekli. XI. 3. yağ + ardıç. yumru köklü bir çeşit bitki (DS.597 yaban yasemini: (< Far. yağlı + Erm. XI. 895”) Güzel kokulu. yağlıca) 1. lkbaharda yetişen. yağlı + ısırgan) Sukestane otu. 4123) yağlı ot: (< T. “< ET. köşeli gövdeli. 278) yağ marulu: (< T. 4121) yağlıcak: (< T. Stipites dulcamara. XII. yağlı + ağaç) Bir turp çeşidi (DS. kayalık ve sert topraklarda biten. XI. -i) Patlıcangillerden. Scrophulariaciae. yağlı bir ardıç çeşidi (DS. XI. 3. sapı çiğ olarak . XI. (TS. 4808) yağlımancar: (< T.

(TBAS. (TS. karahurma (TBAS. MBTS. 279. is. Robinia pseudoacacia. 279) yakmuk: (< T. 2. “< yağmur < yağ. yalancı + Fr. çiçekleri kabızlığa karşı yatıştırıcı ve safra arttırıcı olarak kullanılan bir ağaç türü. 279) yalancı çiriş: (< T. 2. 2373. çiriş otu (TBAS. -ı) bk. sirīş) bk. 278) yakı ağacı: (< T. pipéri) Akdeniz ülkelerinde süs ağacı olarak yetiştirilen. 279) . 903”) Mavi alglerden bir Nostoc türü. “< ET. “< ET. Esmer mavi renkli ve müsilajlı bir görünümü vardır. 2. 5-10 m yüksekliğinde. -sı) bk. yaklaşık 60 cm kadar boylanabilen. 25 m kadar boylanabilen. yal an. otsu. şal am + T. 439. bā ilā + T. Yağmurlardan sonra ortaya çıkar. 3353”) Baklagiller familyasından. yakı + ağacı. (TS. Yahudi + Ar. 2373. yağmur + bastığı. BTS. çok yıllık. yakmuk) Asma yaprağı (DS. yakı + sakızı) bk. 4130) yalancı akasya: (< T. sulak yerlerde yetişen. 699) yalancı biber: (< T. yalancı + Far. is. 1432) Yahudi baklası: (< öz. yakı < yak-mak. Epilobium. 278) yağ şalgamı: (< T. 2366) Yahudi hurması: (< öz. 2. BTS. yağ + Far. sarımsı çiçekli küçük bir ağaççık. -sı) Acı bakla (TS. yakı + otu) Küpe çiçeğigillerden. 3. (TS. yakı otu (TBAS. TBAS. Clauson. (TS. kışın yaprak dökmeyen. 2. Schimus mollis. küçük şalgam (TS. acacia. Eren. beyaz çiçekli. Daphne quidium.+ -mur. (Allahekmeği).598 yağmurbastığı: (< T. ħurmā + T. 2370. kırmızı veya pembe çiçekli. MBTS. TBAS. 3348”) Kabukları yakı olarak kullanılan defne türünden bir ağaç. XI. yalancı + Yun. Yahudi + Far. 2. küçük bir süs bitkisi. yol kenarlarında süs bitkisi olarak kullanılan. 2368) yakı otu: (< T. 3. 698) yakı sakızı: (< T.

: yalanı. tüylü. yalancı + Fr. 279) yalancı ısırgan: (< T. aspir (TBAS. 280) yalangı: (< T. 279) yalancıkeçi: (< T. 2. (TBAS. yalancı + Ar. çiçeği) bk. bataklık süseni (TBAS. bir yıllık. za’ferān) bk. ağacı) Ege ve Akdeniz bölgelerinde yetiştirilen. 2373) yalancı porsuk bitkisi: (< T. renk otu (TBAS. yalancı + ısırgan) 100 cm kadar yükselebilen. kannavi) bk. küçük bir ağaç. 279) yalancı lavanta çiçeği: (< T. 4139. otsu ve kırmızı çiçekli bir tür. karabaş otu yalancı öd ağacı: (< T. ákoron) bk. yalancı + Ar.cį ve) bk. ağacı) bk. OAAD. yalancı + Far. 280) yalancı sümbül: (< T.599 yalancı eğir: (< T. 15 m kadar boylanabilen. yalancı + t. hevā + Far. XI. 279) yalancı safran: (< T. lavanda + T. XI. yalancı + porsuk + bitkisi) Porsukgiller familyasından. emzik otu (TBAS. meyveleri olgunlukta sarı renkli. portugal + T. yalankı) Dağlarda biten ve süpürge yapılan bir ot (DS. jį ve. 4139) yalancı kenevir: (< T. ayı elması (TBAS. 279) yalancı havacıva: (< T. 280) yalancı tespih ağacı: (< T. Melia azedarach. ağacı) Kalembek (TS. yalancı + Yun. 699) yalancı portakal ağacı: (< T. yalancı + Ar. 261) . (And. ‘ūd < Hintçe. Ağz. yalancı + Ar. (TBAS. Ballota nigra. dağ sümbülü (TBAS. yalangı). yalancı + Yun. tesbīĥ + T. pennat yapraklı. + T. yalancı + keçi) Erguvan ağacı ve çiçeği (DS. yapraklarını dökmeyen erkek ve dişi kozalakları ayrı ayrı bitkilerde bulunan bir çalı ya da ağaç türü (BTS. sunbul) bk.

280) yandıran: (< T. 2. “< yal “kökü belli değildir”. 2382. MBTS. 4163) . yaman + iyisi) Şalgam (DS. Yalova + Fr. 3354) bk. 4160) yandık: (< ? yandık. 3361) Bir elma cinsi (ST AT. 4153) yanabidildamak: (< ? ) Beyaz ısırgan otu. XI. XI. kökü bulunamamıştır. yalos ‘yalı’. 3. Ağz. beyaz veya sarı çiçekli bir tür. 3362). MBTS. (TS. XI.600 yalangoz: (< T. Aylandız da denilen. karpuz (DS. -daş. (TBAS. “< Yun. 4159) yanal: (< T. 3. Mürver ağacı. DS. yanalak) Bir yanı çökük kavun. is. XI. Ağz. yalos + T. 145) yalı otu: (< Yun. XI. 4139) yaldaş: (< ? yal + T. MBTS. 3. 4149) Yalova misketi: (< öz. 2. yalangoz). Alhagi maurorum. (yağlı ot).: yalotu) Güney Anadolu sahillerinin kumluklarında yetişen. 192. yana düşen”. otu. (DS. 3. 2. 4143) yaldıran: (< T.: yalankoz) 1. yaldıran < yal-dır-an. MBTS. Solanum nigrum Solanaceae. -i) Bir çeşit üzüm (TS. muscat + T. 3. yandıran) Köpek üzümü. 2377) yamaneyisi: (< T. (DS. sıcak ve kurak bölgelerde yetişen. 3352) Bir üzüm çeşidi (DS. otsu. 3355”).: yandak) Baklagillerden. it üzümü (TBAS. Ağz. sarımtırak küçük tohumlarından kudret helvasına benzer bir madde elde edilen bitki. bir veya çok yıllık. TBAS. suda yetişen. XI. 280. Ipomoea stolonifera. MBTS. (And. kerestelik bir ağaç (DS. yanal < yan+al “yan tarafta olan. 269) yanalak: (< T. XI. (And. Lamium Amplexicule Labiate. (And.

281. emrūd + T. 71. III. 82. XI. 492). 224. 99. 2. otsu ve yaprakları yapışkan bir bitki. 68. karbon özümlenmesi. bir veya çok yıllık. II. yarpak) Bitkilerde solunum. Clauson. 312. XI. yaprak) Bodur meşe ağacı (DS. -u) Bir armut çeşidi (AA. yumuşak tüylü. 286. 269. TAYA. yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. DS. 4178) yarpaħ armudu: (< T. 4163) yangak: (< T. XI.Y. XI. XI. yapur ak < yapur-. yaprak + Yun. 2392) yaprak mantarı: (< T. 4179) yapraklı kara yosunları: (< T. yanak < ET.. MBTS. 4177) yapışkan otu: (< T. XI. SA. 3. 334. 194. DS. yapılcan) Dikenli ardıç (DS. DS. 140.A. AA.. K AT. XI. 4164) yanıkara: (< T. 12. 14. duvarlar üzerinde gelişen.A. ağaç kabuklarının yüzünde halı tüyleri gibi sık biten kara yosunları (TS. 4168) yanıkızıl: (< T. 702. 365. Krş. 335. yaŋak. Ağz. 97. 2391. Folium. enli ve çok yapraklı bir çeşit kamış (DS.A. yarpaħ. yaprak < ET.601 yandıraz: (< T. 4189. OAAD. 4177) yapıldak: (< T.Y.. DS. yapraklı + kara + ? yosun + T. Parietaria. 158) yaprak (I): (< T. TBAS. EYA. 45. yaprak + Far. 163. BTS. (And. ZBK A. 193. ST AT. Erz. Börülce. terleme gibi olayların oluştuğu. 106) yaprak (II): (< T. yapıldak ?) Sıcak. 4168) yapılcan: (< T. 2. 281) . 4181. (TS. çoğu klorofilli. 158. EYAD. 502. yandıraz) Mültüme de denilen bir bitki (DS. 76. XI. Fasulye (DS. 2389. 352. 879. bataklık yerde yetişen. yapışkan + otu) Isırgangillerden. ETA. -ı) bk. kayın mantarı (TBAS. XI. yapraħ. GD AT. 2. 2. (TS. Ka. 3361) Ceviz (DS. 4177. ADYA. yanı + kızıl) Bir yanı kızarık yaz armudu çeşidi (DS. . XI. Nişanyan. yarbak. XI. yanı + kara) 1. yaprag. -ları) Kayaların. manitari + T.: yapık.

VI. 4189) yarpuz: (< kökü belli değildir. 3371”) bk. düğün çiçeği (TBAS. 2402) yasemin: (< Far. 281) yara otu: (< ? T. otu) Halk arasında yaralara iyi geldiğine inanılan bitki (TS. yarma + Far.602 yaraaçan otu: (< ? T. beyaz. 2. 2. nane türünden.. 2394) yarkökü: (< T. ağ(ı)zı. MBTS. yara + T. yara + T. yāsemen) Zeytingillerden.: yavrağzı. TaS. kışın yaprak döken veya dökmeyen. XI. 975) Mercimek (TS. BTS. 2. az veya çok tüylü. kırmızı veya sarı renkli çiçekleri güzel kokulu olan bir ağaççık. (And. yar + kökü. 2404. XI. 4205) yavrubaş: (< ? yavru + T.A. 753) yasmık: (< T. III. yavraz) Sarı çiçekli bir kır bitkisi (DS. Jasminum. XI. 4205) . MBTS. TBAS. yasmık < yas-muk. 2. Mentha pulegium. 704. 3. “< yara ‘yar-mak’ fiilinden türemiş olduğu şüphelidir. 2404. 4371) yavruağzı: (< ? yavru + T. (TS. yavruağız. güzel kokulu bir bitki. 2. ince başaklı. yār ‘dik ve derin uçurum. 4186) yarma şeftali: (< T. 3. MBTS. 3. baş) Çayırda yetişen. 3379) Ballıbabagillerden. “< yavru ‘kökü kesin olarak belli değildir’. şeft-ālū) Eti çekirdeğinden kolayca ayrılan şeftali (TS. yer yarığı’. “< ET. Clauson. 281. 3. MBTS. kısa saplı. XI. 3388”). 2402) yarnaz: (< ? ) Kırmızı buğday da denilen bir çeşit buğday (DS. 3371”) Havuç (DS. Ağz. açan + otu. Gaz. (TS. çayır otuna benzer bir ot (DS. çiçekleri birbirinden ayrı halka durumunda.

Erz. XI. sıtmaya karşı ve iştah açıcı olarak kullanılan. çiğdem (TBAS. kurt düşürücü. . 3391”) bk.. 336.: yavsun. MBTS. yay + Far. TaS. 2. yabçan-yavçan ‘kökü kesin olarak belli değildir’. mavi ve beyaz renkte çiçekler açan. yayla + Çin. 282) . ateş düşürücü.: yaykın. 4212) yayla kekiği: (< T. 4209) yaygın: (< T. 4229) yayılgan: (< T. 2. 2416) yayla kestanesi: (< T. 282) yayla çiçeği: (< T. 282. Ağz. Räsänen *yabı-ş-ğan biçiminden geldiğini yazmıştır. -ı. yayla + çiçeği) Çiçekleri sarı renkte. emrūd + T. 444. 2413. 3. Ağz. yayılgan) Sarmaşık (DS./ yapış. STJa *yabış. 2. 4207. -si) bk. XI. TBAS. çay + T. XI. bir. ölmez çiçek (TS. özel kokulu çok yıllık ve otsu bir bitki. 4210) yayla çayı: (< T. yavçan. yayla + Yun. 158) yayarmudu: (< T. -u) Erken olgunlaşan bir çeşit armut (DS. VI. Türkiye’de 20 kadar türü yetişen. (And. (And. yayla + ? kekik + T. (TS. Helichrysum. iki veya çok yıllık. “< ET. katmer yapraklı bir bitki (DS. 316. otu. MBTS.603 yavşan otu: (< T. 4211. dağ çayı (TBAS. gul + T. (TS. küçük. III. yayla . 706. < ET. Artemisia. yavşağan) Sıracagillerden.A. yavşan + T. XI. -i) bk. Eski Kıpçakçada da yavşan olarak geçer. mercanköşk (TS. -ü) bk. Pritsak ise yavşan’ın yap-ış-çan’dan geldiğini ortaya atmıştır. kastania + T. 2.kökünden yola çıkılabileceğini söylemiştir. otsu veya çalımsı bir bitki. AA. XI. yaygın). yayla + güzeli) Boncuk gibi. 3. Eren. XI. 2416) yaylagüzeli: (< T. DS. 4407. “< yavşan Orta Türkçeden başlayarak kullanılır: yabçan. yekin) Kızılağaç (DS. BTS. DS. ölmez çiçek. 3388”). yayla + Far. KMYA. kırmızı çiçekli. 2416) yayla gülü: (< T. 4206.

Ağz. “< ET. yayla + tütünü) Bitkinin yaprakları kurutulup tütün olarak kullanılır. yaz + kış + gövdesi. 4217) yazı mantarı: (< T. yazılı + Far. yayla + sarımsağı) Bu bitkinin cinsi ile kullandığımız sarımsağın cinsi (Allium sativum) aynıdır. 2417) yayoħu: (< T. (Duran. yayla + otu) bk. 1082”) Meyve ağaçlarının gövdesinde biten asalak ot (DS. yayla + yavşanı) Tüylü dalak otu (TS. XI. 4217) yazlık buğday: (< T. 283) yazıpancarı: (< T. XI. XI. bağa (TBAS. yay + oku) Öküzkuyruğu da denilen bir bitki (DS. 2. sert bir çeşit buğday (DS. Solenanthus stamineus. yazı + Yun. Kokuları da birbirine çok benzemektedir. Yörenin yaylalarında yetişmesinden dolayı “yayla tütünü” denilmiştir. manitari + T. yedi + damar + otu) bk. yazlık + buğday) lkbaharda ekilen. banjar + T. 4217) yazılı incir: (< T. 283) yayla sarımsağı: (< T. (Duran. 4214) yazılı: (< T. ölmez çiçek (TBAS. kövdöŋ ‘gövde’. patlıcan inciri de denilen mor renkli incir (DS. XI. encīr) Olgunluktan yarılmış. yazı + Erm. yemeği yapılan yeşil otların tümü (DS. küçük taneli. MBTS. 223-229) yayla yavşanı: (< T.604 yayla otu: (< T. -ı) bk. (And. yazılı) Börülce (DS.: yazupancarı) lkbaharda kırda biten. 283) . -ı). evlek mantarı (TBAS. 4218) yedi damar otu: (< T. 1. Yörenin yaylalarında yetişen bu bitkiye “yayla sarımsağı” denilmiştir. XI. 223-229) yayla tütünü: (< T. XI. 4217) yazkışgövdesi: (< T.

kokusuz bir çiçek (DS. Bitkilerde.605 yedideli: (< T.: yemişan) Gülgillerden. yermük. 451. DS. Eren. (And. 2. 934). yelmük. TaS.Y. XI. 352. dikenli bir bitki (TS.. 339. 3. III. yaprakları kısa saplı. 4602) yemişen: (< T. kök karanfil (TBAS. AA. ağrı gidermede ve tahtakurularına karşı kullanılan bir ot (DS. Krş. yemliyh. GD AT. Ağz. XI. yemlik < yém < yé-. 4242. kasımpatına benzer. 88. Ağz. “< yellim ‘ses taklidi kelime’. 2430. 4242) yemlik: (< T. Erz. yaprakları . 2. eğir kökü (TBAS. meyvesi elmaya benzeyen. VI. Clauson. 14. yellice) bk. 4221) yegenaşısı: (< T.: emlik. 4239) yemiş: (< ET. 3402”) Mor çiçekli dikenli bir ot (DS.A. Eren. 262. 495) 1. 452). 4238) yel otu: (< T. .+ miş. 283) yellimkara: (< yellim + T. DS. XI. 4233) yelkovan otu: (< T. OAAD.. otu) Sancı. yel + kovan + otu) Sardunyaya benzer yabanıl bir bitki (DS. XI. 98) yelpenek: (< ? ) Hıyar (DS. XI. yelmiyh. ncir (TS. yeleşik < yerleşik) Tatula da denen bir bitki (DS. XI. XI. 4236) yellice: (< T. yemiş + -(e)n. MBTS. 4223) yeleşik: (< T. yelmik. XI. yelebük. meyve. AVA. 503. yimlik) Papatyagiller familyasından. kara. yémiş “meyve” < ye. yumurtamsı biçimde ve kenarları dişli olan. 2. döllenme sonunda çiçeği meyve yapraklarından oluşan ve tohumu taşıyan organ. (And. yel + otu) bk. 4237) yelmeşük otu: (< ? yelmeşük + T. XI. yedi + deli) Türlü renklerde açan.A. yeğen + aşısı) Bir çeşit kayısı ağacı (DS. Nişanyan. 2430.

tūt + T. 621. XI. DS. -ı. yerekaçan). yere + batan) Havuç (yeregeçen. yere + geçen) bk. 2.: yerebaħan) Küpeçiçeği gibi. 4245. DS. 4243. XI. yį r. terletici veya yara iyi edici olarak kullanılan. (DS. 353) yer çamı: (< T. BTS. 246. AAT. otsu bir bitki. dunyā) Gülgillerden.A. (TS. ülkemizde 18 türle temsil edilen. iri çekirdekli. kuvvet verici. Eriobotrya Japonica. yerebatan (DS. XI. Ağz. yere + bakan). sulu ve mayhoş yemişi olan her dem yeşil bir ağaç.A. XI.A. baş aşağı çiçek açan bir çeşit kır çiçeği (DS. V. ana vatanı Çin ve Japonya olan. yerebatan (DS. yer + Ar. Erz. 3408”) 5-10 cm yüksekliğinde. yere + kaçan) bk. III. 4250) . AVA. (TS. bir yıllık. 1739.606 ipliksi ve paralel damarlı. . (Malta eriği). 2. 4250) yeregeçen: (< T. XI. 3. III. 708.. 2432. 707. 4248. 4253. II. 2437. bir ya da çok yıllık otsu bitkiler (TBAS. (TS. 339. III. 4819. DS. çiçekleri uzun bir sap üzerinde bulunan. Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen bir bitki. ETA. K AT.. Ajuga chamaepitys. toplanıp yenilebilen gümüş renkli bir ot (DS. 2. 4250) yerebatan: (< T. “< ET. TBAS. 4248) yepelek: (< ? ) Yulaf (DS. XI. -u) Böğürtlen (DS. Pimenta officinalis. erik büyüklüğünde. BÜYA. DS. (And. şam’ + T. limon sarısı renkli. yeni + Ar. behār) Mersingillerden. 265. 750) yepel: (< ? ) Kırda yetişen.. 4250) yerekaçan: (< T. 140. 284. sarı renkli. XI. MBTS. BTS. 4250) yerebakan: (< T. XI. 284) yerdutu: (< T. yer + Far. XI. yeni + Far. Gaz. 2431) yenidünya: (< T. 748) yenibahar: (< T. ülkemizde kültürü yapılan. aken tipi meyve taşıyan. Gaz. XII.

XI. -ı) Baklagillerden. -i) Sütleğengillerden. 4250. -i) Ak erik (DS. VI. 377) yer fesleğeni: (< T. 2. DS. T YA. fustu + T. XI. yer + Far. otsu veya odunsu. 285) yer incisi: (< T. AA. sarı çiçekli. Dalak otu. KBAYA. 2437.607 yer elması: (< T. (TBAS. (TS. -ı) Cistus türlerinin köklerinde parazit olarak yaşayan bir bitkidir. -si) 1. XI. 4253) yer meşesi: (< T. Mercurialis. Cytinus hypocistis. yer + T. yer + Ar. BTS. 2. küpelisi) Küpeçiçeğine benzeyen. (And. 4249. vasilikon + T. (TS. 709) yergöbeği: (< T. domalan (TS. TBAS. Kurtluca. nār + T. mesir + T. 2439) yermeşik: (< ? ) Gelincik (DS. AVA. -ı) bk. (TS. 208. Ağz. yer + göbeği) Bakla tarlasında köklerden beslenen bir asalak ot (DS. 4253) yer narı: (< T. bahçede yetiştirilen bir çiçek (DS. 159. hlk. hayvanlarda zehirlenmelere neden olan. -si) nci çiçeği (TaS. 285) yer fıstığı: (< T. 4253) yer mantarı: (< T. 2. yer + Çin. yer + iğdesi) bk. yer palamudu (TS. yer + Ar. yer + Yun. sürüngen gövdeli bitki. 2. çıçırgan (TBAS. bīşa + T. XI. 285) . 2439) yermeseri: (< T. 4539) yerküpelisi: (< T. tek yıllık. yer + elması). 2438. çiçekleri döllendikten sonra toprağa gömülerek meyve veren. kök sapları yumru durumunda olan bir bitki. 2438. DS. 246. manitari + T. 4251) yer iğdesi: (< T. Helianthus tuberosus.: yer alması) Birleşikgillerden. inci + T. Arachis hypogaea. yer + Far. 2. XI. otsu bir tarım bitkisi. yer + Yun. XI. yer palamudu. 10-50 cm yükseklikte. 2.

yer + otu). 2. -ı) bk. Ağz. yer meşesi (TS. 285) yer şakayığı: (< T. şa ā’i + T. yer + Ar. dunyā + T.: yişillik) 1. yer + Yun. 2. palamudi + T. yer + sakızı) Kökünden kara renkli sakız çıkarılan bir ot (DS. XI. 2440) yer pelidi: (< T. yer + Far. yer çamı (TBAS. hlk. yer + Yun. nemli yerlerde. ayı gülü (TBAS. balluŧ + T. 2. yer + Ar. Cleome. 2440) yer pırasası: (< T. Dalak otu. (DS. yer + ? yonca + T.: yir otu) Havuç (DS. 116) yeryumurtası: (< T. XI. 2. Ağz. 4254) yer yenidünyası: (< T. 4254) yeşilbiber: (< T. adamotu (TBAS. Sebze (DS. 2440) yer servisi: (< T. -sı) bk. duvar diplerinde yetişen bir bitki. XI. XI. 37) yeryaran: (< T. yer + yumurtası) Patates (DS. Hıyar. -i) Yer meşesi (TS. 4256) . -sı) bk. aslankuyruğu (TS. 285) yer yoncası: (< T. yeşil + Yun. yer + yaran) Bir çeşit mantar (DS. psomion + T. ağ yonca –1. yeşillik). yer + sarmaşığı) Gebre otugillerden. praso + T. yer + Yun. yer meşesi. I. 2441) yeşillik: (< T. 4253) yer palamudu: (< T. domuzağırşağı (TBAS. 2. XI. 2. 285) yer somunu: (< T. -sı) bk. -u) 1. yer + yeni + Ar. pipéri) Yeşil renkli taze. sivri ve dolma biber (TS.608 yer otu: (< T. -si) bk. 4254) yer sarmaşığı: (< T. Kurtluca. 2. -u) bk. (And. (TS. 2440) yersakızı: (< T. (And. serv + T.

yılan + burçağı) 1. sarımsağa benzer yumrulu. yumruları süs bitkisi olarak dış ülkelere satılan. 88. Arisarum vulgare. DS. Dracunculus vulgaris. çok yıllık ve otsu bir bitki. yılan + Far. < “ET. yılan + bıçağı) Genellikle mezarlıklarda. 286) yılan gülü: (< T.609 yeşil soğan: (< T. XI. yılanyastığı (TBAS. yılan + Far. 285. 930”) Fiğe benzer bir bitki (DS. (TBAS. 4265) yılan çiçeği: (< T. XI. -i) Yılan otu da denilen. (TS. 286) yılanburçağı: (< T. Ağz. uzun parlak yapraklı. bk. -sı. bā ilā + T. 4262) yılanbaklası: (< T. 2448) yılanekmeği: (< T. yılan + dikeni) bk. cücek + T. yılan + Ar. XI. Yaban baklasına benzer bir bitki. 2. kayalık yerlerde biten enli. 286) yılandili: (< T. Clauson. 496. yılan + ekmeği) Yaprakları uzun saplı ve ok biçiminde. yılan + boncuğu) bk. 4264) yılanbıçağı: (< T. 286) . kırmızı başaklı bir çeşit ot (DS. 4264) yılancücüğü: (< T. kıvrımlı eğrelti otunun bir türü (TS. (And. yılan + çiçeği) Mide ve barsak hastalıklarına iyi geldiği sanılan. boğa dikeni (TBAS. 4265) yılan dikeni: (< T. 2517.: yeşil sögan) Yeşil soğan (DA. ölmez çiçek (TBAS. Nişanyan. çiçekleri karanfile benzeyen. yeşil + soğan). 10-20 cm yükseklikte. yılanbıçağı (DS. yığınç) Isırgan otu (DS. VII. gul + T. XI. Ophioglossum. yılan + dili) Küçük eğrelti otu. XI. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. 2. DS. XI. DS. Batı ve Güney Anadolu’da bulunan. 4264) yılanboncuğu: (< T. 118) yığınç: (< T. -ü) bk. 2448. (TBAS. 2. yılan. kokusuz.

4266) yılanpancarı: (< T. XI. yıldız + kökü) Yer elması (DS. mısır koçanı şeklinde çiçeklenen. 2450) . 287.610 yılan kökü: (< T. 2. 286. yılan + yastığı + -giller) Bir çeneklilerden. 2449) yıldız çiçeği: (< T. kurtpençesi (TBAS. BTS. DS. 4266) yılanyastığı: (< T. 712. llicium anisatum. 2448. yılanyastığı vb. Dahlia. çok yıllık. bakka tipi meyveleri olan. (TS. (TBAS. XI. Aristolochia hirta. yāsemen + T. anison + T. 2. yılan kuyruğuna benzeyen ve sarmaşık gibi uzayan bir ot (DS. çiçekleri katmerli. yakıcı ve acı bir öz su bulunan. Japonya’da yetişen. 922”) Manolyagillerden. 15-50 cm yükseklikte. 4266) yılanyastığıgiller: (< T. -i) Zakkumgiller familyasından her mevsim yeşil olma özelliğini koruyan odunsu bir bitki (TS. yılan + kökü) bk. çok yıllık. meyveleri zehirli bir ağaççık. -u. 4266) yılan otu: (< T. yıldız + çiçeği) Birleşikgillerden. 712) yıldız anasonu: (< T. (TS. XI. 2449) yıldızkökü: (< T. 286) yılankuyruğu: (< T. yılan + yastığı) Yılanyastığıgillerden. 2. yıldız biçiminde ve türlü renkte bir süs bitkisi. XI. Dracunculus vulgaris. yumrulu. DS. “< ET. XI. Clauson. sulak ve nemli yerlerde yetişen. TBAS. (TS. banjar + T. yılan + Erm. zehirli bir bitki. basit ya da parçalı yapraklı. yıldız + Far. ülkemizde 11 türle temsil edilen. 2. (dalya). yılan + otu) Kökü yılan sokmasına karşı kullanılan. esmer-yeşil çiçekli ve otsu bir bitki. BTS. cinsleri içine alan bir bitki familyası (TS. 2. 2448. danaayağı. kök sapında süt görünüşünde. yaprakları sebze olarak kullanılan. yultuz. yılan + kuyruğu) Baharda biten. 4268) yıldız yasemini: (< T. -ı) Gövdede oluşan şişleri iyileştirmek için üstüne konulan bir ot (DS. yıldız + Yun. silindrik köklü.

ST AT. 2462. bir veya çok yıllık. 4823) yonca: (< Eski Türkçede yorunçğa olarak kullanılır. 246. XII. 197. XI. 4283. otsu. (And. yoğurt + otu) Kök boyasıgillerden. ülkemizde 95 kadar türle temsil edilen. 107) yongöbek: (< ? yon + T. TBAS. 159) yiğilcik: (< ? yiğil + T. 237. (TS. yivdin) Frenk üzümü iriliğinde meyvesi olan zehirli bir bitki (DS. güzel kokulu ama yenilmeyen meyve (DS. Kaşgarlı Mahmud’a göre Orta Türkçede yorınçğa biçimi geçer. XI. ETA. II. 4276) yoğurt çiçeği: (< T. AA. is. Bu biçimde -r. ak renkli. XI. yaprakları genellikle üç yaprakçıklı olan bitkiler. 4276. yivdim. Kökünü açık olarak bilmiyoruz. XI. kavuna benzeyen. 170. 4294) . 4271) yidin: (< ? ).: yiğdin. Trifolium. yoksul + buğday) Başağı dört köşe. 457) Baklagillerden.: yıllıgıç) Şamama. Oğuzlar ise yorınca biçimini kullanırlar. Türkçe yonca biçiminin yorınca’dan geldiği açıktır.düşmüştür. 713. EYAD. Yunan) Yunan buğdayı da denilen iri başaklı bir çeşit buğday (DS. -cik) Meşe (DS. AVA. Ağz. Ağz. Bitki adlarında kullanılan –nçğa ekiyle yapıldığı anlaşılıyor. Galium. (TS. Manisa lâlesi (TBAS. 2. bir yıllık veya çok yıllık otsu bitki. yoğurtçuk) bk. XI. yoğurt + çiçeği) Papatya (TS. XI. çiçekli dal uçlarında sütü kestirmekte kullanılan bir maya bulunan. Eren. 287) yoğurt otu: (< T. (And. 2456) yoksul buğday: (< T. 288. kara kılçıklı bir çeşit buğday (DS. göbek) yi çeşit yemeklik mantar (DS. DS. başak durumundaki çiçekleri kırmızı veya mor renkli. 4288) yonan: (< öz. 2456) yoğurtçuk: (< T. BTS. KBAYA. KYA. 2. 2.611 yıllığıç: (< ? ). 621.

BTS. 3440) Meyvesiz ağaç (DS. (TBAS. GBAA. (And. 457). (And. T YA. yoz “kısır”. Dimitrieva’ya göre Ermeniceden alınmıştır. Clauson. yumak + otu) Kaya aralıklarında yetişen. yum ak < *yum-. ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad (TS. Malta eriği (DS. MBTS. birinci bölümünü Farsçada arpaya verilen cau adıyla birleştirmiş. Bu bitkinin tanesi.: ılaf. VII. 307. 283) yumak: (< ET. 3440. Yucca + ağacı) bk. yosmuk. yem” biçiminden getirmiştir. 714. “< yordam ‘kökü bulunamamıştır’. 2. 4302) yuka ağacı: (< Lat. Avena sativa. ulaf. 265. 2465. (And. 3. en çok hayvan yemi olarak yetiştirilen. çoğu sularda yetişen. XI. çime benzer bir çeşit ot. -lı ‘yordamlı’. Ekşi yaban eriği. 288) yosun: (< kökü belli değildir. avize ağacı (BTS.: yonuz erī) 1. XII. Ağz. 2. 227. DS. DS. DS. 4295) yordanlı: (< ? yordan + T. 3. (And. Ağz. 4316) . gelincik (DS. AAT.: yoğsun.Y. 4825) yumak otu: (< T. XI. 714. DS.: yorduma) Lâle. MBTS. Ağz. 2464. 33. MBTS. yolaf) 1. bir yıllık. yumak otu (DS. KMYA. XI. ikinci bölümünü ise Arapçadan kalma Farsça alaf “ot. (TS. XI. XI. 936) bk. 4825) yumru: (< T. Nişanyan. XI. BTS. 4316) yumrukara: (< T. yilaf. Krş. XII. 4298. 4299) yoz: (< ET. 2. yumru) Domates (DS. yumru + kara) Bir çeşit kara üzüm (DS. 2469.A. 4297. Buğdaygillerden. 288. Eren. 2. yosul) Tallı bitkilerin. 3438”). nemli topraklar ve ağaç gövdeleri üzerinde yaşayan. 497). STJa. XI. eriği). otsu bitki. Festuca. Ağz.612 yonuz eriği: (< ? yonuz + T. 63) yulaf: (< Tzitzilis’e göre Rumcadan alınmıştır.TBAS.. 3. 500.

aféndis) Mandalina (DS. 2480. 288. iki yıllık. XI. XI. “< ET. 717. yumurta + Yun. 4334) . 2. yumurcak < yumruk+ cak. kalp hastalarında dijitalin adıyla kullanılan bir alkaloit veren. 3. 3. 288) yumurta mantarı: (< T. -ı) Çok lezzetli bir mantar çeşidi (DS. 3454”) Sığırkuyruğu. is. TBAS. 288) yumurta boyası: (< T. XI. BTS. ülkemizde dokuz türü bulunan. yüksük < yik ‘dikiş’ + -sik eki. 3458) Yasemin (DS. 3. yumurca < yumruk + ca. MBTS. (DS. XI. “< ET. yumurta + boyası. 3444) bk. sarı ve kırmızı çiçekleri olan. 4334) yüsüre: (< yüsrü “kökü bulunamamıştır”. 4316) yumurca: (< T. gül goncası (DS. yün + otu. XI. otsu bir bitki. yımırtğa/yumurtğa < *yumurt. MBTS. 4316) yumuk: (< T. yuŋ. 498”) Yüksük otu. (TS. 4331) yüsüfefendi: (< öz. 4322) yüksükçük: (< T. yüksük biçiminde. 3.613 yumrut: (< ? ) Üvez meyvesi (DS. yüksükçük. XI. 4328) yüksük otu: (< T. kralkandili denilen bir ot. Digitalis purpurea. yumuk) Açılmamış çiçek. manitari + T. is. DS. Yusuf + Ar. 4317) yumurcak: (< T. 4318) yusufu: (< öz. kök boyası (TBAS. XI. XI. yüksük + otu) Sıracagillerden.< *yum-. (yüksükçük). 3444) Anasonun arasında yetişen kokulu bir bitki (DS. 938”) bk. Clauson. 4328) yün otu: (< T. Nişanyan. Eren. -î) Limon (DS. XI. Yusuf + Yun. “< ET. MBTS. MBTS. Digitalis purpurea. Verbascum scrophulariaceal. (DS. 462. kişniş (TBAS. XI.

23) zambakgiller: (< Ar. 499) Zambakgillerden. 4344) zalıkıldı: (< ? zalı + T. ışınsal simetrili. Gaz. Nerium oleander. MBTS. 4345) zambak: (< Ar. 2. 719. çiçekleri tekli. Cezayir menekşesi gibi türleri içine alan. BTS. 289) zakkum: (< Ar. çiçek örtü yaprakları iki daire etrafında dizilmiş 6 parçalı. kıldı) Çalı cinsinden bir bitki (DS. 90-100 cm yüksekliğinde. 719. 352) zakkumgiller: (< Ar. çok yıllık. 4341) zahter: (< Ar. 2495. BTS. 2497.A. XI. çiçekleri beyaz veya pembe renkli. kapsül. 150. otsu. 289. KYA. bakka ya da eriksi tip meyveleri olan. (TS. yaprakları karşılıklı ya da dairesel. çanak ve taç yaprakları 5 parçalı ve parçalar birleşik. XI. TBAS. BTS. 3. süt içeren. 466) bk. kışın yapraklarını dökmeyen zehirli bir ağaççık. TBAS. 6 m kadar yükselebilen. UA. 3465) Süpürgeotu (DS. çok yıllık.. za ūm + T.614 -Zzabıt: (< Ar. 4831. folikül. XI. Akdeniz ülkelerinde yetişen. 2496. nadiren çalı formundaki bitkiler (TS. zakkum. Erz. 289.. 719) zakota: (< ? ) Yabanıl sarımsak (DS. abŧ. XII. er dişi. ülkemizde 43 cins ve 420 kadar türle temsil edilen. kara kekik (TBAS. zanba + T. kapsül ya da nadiren bakka tipi meyveleri olan. ovaryum alt ya da orta durumlu. zanba ~ OFar. güzel ve iri çiçekli. otsu ya da ağaçsı bitkiler (TS. 4340) zaguda: (< ? ) Soğanın küçüğü (DS. . DS. 719) . za ūm) Zakkumgiller familyasından. zanbak. ülkemizde 4 cins ve 6 türle temsil edilen. çok yıllık bir süs bitkisi. III. Eren. 2. çiçekleri ışınsal ya da tek simetrili. 780. Türkiye’de 6 türü bulunan. BTS.A. -giller) Bir çeneklilerden. (TS. 2495. III. sa’tar. Nişanyan. soğanlı. 2. 2. dik ya da tırmanıcı gövdesi olan. Lilium candidum. -giller) ki çeneklilerden. XI.

kerasi + T. 4346) zandak: (< ? ) Yeşil diken (DS.615 zamk ağacı: (< Ar. 2. XI. Erguvan çiçeği (DS. zamk akasyası. Ağz. Limon (DS. mimoza gibi zamk veya reçineli zamka benzeyen maddeler veren okaliptüslere ve daha birçok ağaca verilen ad. 3. -li + Yun. 2. -sı) bk. źihnį. 2504) . zevrak. XI. zevra . Tespih ağacı. karpuz gibi bitkilere sarılarak büyüyen ve mavi çiçekler açan bir asalak bitki (DS. 4383. 4351. 3. zanzalak. zamk ağacı (TS. zavrah. 2. OAAD.: zamzalak. 4347) zangalak: (< zang “ses taklidi” + T. zavzu.: zarvak. XI. Hıyar. acacia + T. 4352. XI. Ağz. zehr + T. TBAS. -alak). 239) zemberek otu: (< Far. 2497) zamzak: (< ? ) Mısır. 4. 4348. şam + Fr. manitari) nsan ve hayvanlarda hafif veya ölümle sonuçlanan zehirlenmelere neden olan mantarlar (TBAS. (TS. MBTS. -li + çiğdem) bk. 3505) Bir üzüm türü (EYAD. -ı) Bir kiraz cinsi (AA. kavun. şam + T. acı çiğdem (TBAS. MBTS. Kızılcık. otu) Atkuyruğu (TS. Akasya. 4. Havuç. AAT. 4354. ağacı) Akasya. zazalak) 1. XI. 2497) zamk akasyası: (< Ar. 290) zehirli mantar: (< Far. 4355) zehirli çiğdem: (< Far. 3. Leylâk. 264) zavzara kirezi: (< ? zavzara + Yun. 3. 2. (And. 290) zehni: (< Ar. zıvrak) 1. zavarak. 2. XI. zavzı. 290) zartlak: (< zart “ses taklidi” + T. zenbūrek + T. zavza. zavzak. -lak) Domates (DS. zarzalak. zehr + T. 4347. 3497). (And. 4351) zavrak: (< Ar. 268. 160) zegur: (< ? ) Çileğe benzer bir meyve (DS. domates.

2. XI. zerdili) Kayısı ağacının Akdeniz ülkelerinde yetiştirilen. 198) zerdali: (< Far. MBTS. 502) Zencefilgillerden. 782. Gaz. 291) zeravent: (< Far. 3. XI./Far. zenbįl + T. 505) zerdali dikeni: (< Far. 291. zencebīl ~ OFar. ayrık otuna benzeyen. dikeni) 60-150 cm yükseklikte. -giller) Bir çeneklilerden. XI. kakule. 2506. XI. 2. zenbį l + T. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. 4359) zembil otu: (< Far. (TS.Y. Krş.A. kökü) bk. 175) zencefilgiller: (< Ar./Far. III. çorak yerlerde yetişen bitki. zer + T. 2. GBAA. 145.. 148. . otu) Buğdaygillerden./Far. çiçeği) bk. 296. 292. (TBAS. 291) zembiligozgoz: (< Far. çok yıllık. zencebīl + T. kök karanfil (TBAS. Centaurea sostitialin. gawz + gawz) Ceviz (DS. zenbį l + T. Armeniaca vulgaris. Ağz. Nişanyan. 349. 4361. XII. 88. 3. 2504) zencefil: (< Ar. 2505. 3492) bk. Nişanyan. Ağz. TBAS. (And. XI. TBAS. loğusa çiçeği (TBAS. Briza. zencebīl + T. 2506. (TS. 3492). 4361) zerde: (< Far. 2505) zencefil kökü: (< Ar. zerd-ālū + T. -li + Far. sarı. Hindistan ve Malezya’da yetişen.A. zerāvend. DA. MBTS. zerd-ālū. DS.. TS. etli. 184) zerana: (< Far. hodan (TBAS. yaklaşık 100 cm yüksekliğinde. 31. zerde. K AT. zencefil. Eren. 4832) . zerdeçal gibi ıtırlı bitkileri içine alan bir familya (TS. tadı acı ve çekirdekli meyvesi olan bir türü. Erz. *zengepīl. 4361.: zerdeli.: zerdek) Havuç (DS. 15 m kadar yükselebilen. 2. (TS..A. Zingiber officinale. çok yüksek ve otsu bir bitki. DS.616 zembil çiçeği: (< Far. kamış görünüşünde. 4361. 468. dikenli. 502). III. DS. ana) Sütleğen (DS. (And. 2.

sebze < sebz “yeşil”) Tohumdan yetişen yeşil soğan (DS. Olea europea. Bu ağacın taze iken yeşil. X. ETA. zeytūn + T. . seyelek. 21. III. XI. sonradan kararan. -giller) ki çeneklilerden. XII. BTS. 73. tadı az bir çeşit üzüm (DS. 125. 2. KYA. dalları dikensiz. 4833) zevik: (< ? ) Kışa doğru yetişen. XI. 4363) zevze: (< Far. 207. zeytūn). TAYA. (TS. 158. DS. zevtin. çiçekleri ışınsal simetrili. (TS. segrek. OAAD. siyrek. 2. kiraz. 2506. (And. zetin. zerrīn + -gede) Turuncu lâle (DS. mīva) Erik. çok yıllık bir bitki. -si + Far. 349. 3593. çiçekleri sarı renkte. 2.: seğelek. eriksi ya da üzümsü olan. 10-20 m yüksekliğinde. yapraklarını döken. kayısı. 4362. genellikle ağaç ya da bazen çalı formunda olabilen. 6. zarek.617 zerdeçal: (< Far. BTS. zegerek. Zeytingillerden. zeğrek) bk. DS. XI. Eren. zerde-çāv. zerrīn) Fulya (TS. 134. zeytun. kök saplarından safranı andıran boyalı bir madde çıkarılan. her dem yeşil. Curcuma longa. EYA. aşılaması) Kayısı (DS. TBAS.: setin. 2506) zerdeli aşması: (< Far. GBAA. sert.A. ZBK A. 102) zeytingiller: (< Ar. 72. zerd-ālū + T. Ağz. BÜYA. TS. keten (TBAS. 467). 4361) zerrin: (< Far. 2506) zerringade: (< Far. Nişanyan. 7. zeytūn + T. Erz. 468. Akdeniz ülkelerinde yetişen. 2508. kanatlı fındıkçık. 721. uzun ömürlü bir ağaç. şarap rengi. (And. (TS. 127. 2. za īr + -(a)k küçültme eki. badem gibi tek çekirdekli meyvelerin genel adı (TS. 2. yaprakları sivri uçlu. zeytün. AA. GD AT.. yaprakları karşılıklı. 2. 136. II. 172) zeytin: (< Ar. Eren. ülkemizde 7 cinsle temsil edilen bir familya. 160. 2508. 187. 721) zeytinsi meyve: (< Ar. 4363) zeyrek: (< Far. XI. yüksek besin değeri taşıyan yağlı meyvesi. meyveleri kapsül. 2508) . E A. 292. Ağz. 2. küçük ve gümüş renginde. zefdin. K AT. 502) Zencefilgillerden. 264. zītin) 1. 386. (Hint safranı).

293. “< zıngır ses taklidi kelime”) Tahıla zararlı bir ot (DS. 293) zifin: (< ? ) Kışın yapraklarını döken.: zılbırt) Yemeği yapılan bir kır bitkisi (DS. XI. 4375) zıra: (< ? ). buğday (DS. XI. XI. XI. 4366) zılbıt: (< ? ). (TBAS. Rhododendron luteum. -lak) Pancar (DS. XI. 4367) zılcan: (< ? ) Bir çeşit diken (DS. 4367) zılk: (< ? ) Marula benzeyen. zeytūn + T. XI. pazı (DS. 4369) zımbıldik: (< ? ) Akarsu kıyılarında yetişen bir çeşit ot (DS. XI.: zira) bk. 4367) zılgar: (< ? ) Genç çam ağacı (DS. yaprağından sarma yapılan bir kış sebzesi. XI. 4363) zığlan: (< ? ) Uzun çam ağacı (DS. XI. kimyon (TBAS. (And. XI.618 zeytinüzümü: (< Ar. otu. DS. sarı çiçekli ve çalı görünüşünde. Ağz. XI. XI. 4373) zınzov: (< ? ) Dağ menekşesi (DS. 4370) zıngırdak otu: (< zıngırdak + T. 4386) . 4385) zile: (< ? ) Nemli yerde kendiliğinden çıkan arpa. tatlı bir çeşit üzüm (DS. 4366) zıka: (< ? ) Hardal otu (DS. Ağz. 292. (And. XI. üzümü) Tanesi zeytine benzer kara. zehirli bir bitkidir. 4373) zıplak: (< zıp “ses taklidi” + T.

470) Buğday tarlalarında biten tohumu acı bir ot (DS. -cik). XI. MBTS.619 zimbit: (< ? ). zivān. kuvvetli kokulu bir çalı. (And. 3512”) Bir çeşit erik (DS. 2. Ağz. XI.: siyircik) Akdeniz Bölgesi’nde yetişen. 785) zingit: (< ? ) Yabanıl armut ağacı (DS.: zimbilaçı. zįver + T. DS. XI.: zimerit. 4699) zoğal: (< Far. eriği. zimilas) Kışın yemiş veren bir çeşit diken (DS. (TS. 4390) zivan: (< Ar. tohumları zehirli. Anagyris foetida. Eren. genellikle deniz kıyılarında biten.A. dolgun taneli hevenk üzümü (DS. zenbį l + T. XII. III. XI. TBAS. 2517. 4388) zincilip: (< ? ) lkbaharda biten. çiçekleri sarı renkli. ağacı). 4387. 3. 4389) zirge: (< ? ) Sert. (And. zindegān.. zu āl) Kızılcık (Eren. kötü kokulu bir ot (DS. (And. “< zom ‘kökü belli değildir’. 293) zimilacı: (< Far. 3508) Pırnal meşesi ağacı (Gaz. XI. 471) zomzom eriği: (< zom + zom + T. Ağz. dallarından süpürge yapılan. zinebit. 3. 4388) zindiyan: (< Far. yaprakları 3 yaprakçıklı. 4389) ziron: (< ? ) Kılçıksız buğday (DS. XI. XI. XI. 4390) zivircik: (< Far. Ağz. XI. yapışkan yapraklı. TBAS. 100-300 cm yüksekliğinde. 4393) . zinemit) Sarı çiçekli. 293. MBTS. 4393) zongula: (< zongula < zonk “ses taklidi”) Ağısız mantar (DS. yaprağı yenilebilen ve sarı çiçeği kumaş boyamada kullanılan bir ot (DS.

zulf-i ‘arūs) Baklagillerden bir süs bitkisi ve bunun güzel kokulu. 2522) . dolu”). XI. 294) zülbeya: (< Ar. tüylü. 2. akçöpleme (TBAS. (TBAS.620 zulfa otu: (< Ar. 20-40 cm yükseklikte. otu) Yaprakları. mor. 4400) zumagu: (< ? ) bk. çok yıllık. 4402) zülfaris: (< Far. çorbalara koku ve tat vermek için kullanılan. (TS. zulfe + T. saç lülesi görünüşünde olan kıvrıntılı çiçeği. (And. Phaseolus caracalla. mavimsi çiçekli bir bitki. Ağz. 294) zulfar: (< ? ) Susam (DS. zülbeyā “< beyā dolmuş. nane gibi. XI. 4401. beyaz renkli.: züllee) Geç olgunlaşan kara ve küçük bir erik çeşidi (DS. Hyssopus officinalis.

4. Çince. fiilden fiil. basit ve türemiş bitki adlarına oranla daha geniş yer tutmuş ve daha teferruatlı olarak ele alınmıştır. Türemiş bitki adları “isimden isim. tıpkı kendi çocuklarımıza verdiğimiz isimler gibi. Türkiye Türkçesinde kullanılan bitki adları “Basit. tabiata bakış açısını ve hayatı kavrayış biçimini ortaya koyan dil hazineleridir. Bulgarca. sıfat tamlaması. Türkçe kökenli olan basit yapılı bitkiler dilimizde az yer tutmaktadır. Geniş bir coğrafyada binlerce yıldan beri yaşayan Türk milleti. 5. Yunanca. oldukça hacimli bir bitki koleksiyonu oluşturmuştur. Farsça. bitki adlarıyla ilgili olarak şu sonuçlara varılmıştır: 1. Kavram bakımından . talyanca. espri anlayışını. cümle biçiminde kurulanlar” şeklinde incelenmiştir. Ermenice. Fransızca. sıfat-fiil grubu. isimden fiil. Sırpça. SONUÇ “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” isimli doktora tezimizde bitki adları yapı ve kavram bakımından ele alınmış ve Türkçenin zengin bir bitki kültürüne sahip olduğu görülmüştür. Birleşik bitki adları. Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. Slavca. tekrar grubu. Bu çalışma ışığında. bizleri geçmişimize götüren kopmaz bağlardır. Yapı bakımından birleşik bitki adları “isim tamlaması. isnat grubu. bunlar da kendi aralarında alt başlıklara ayrılmaktadır. 3. Rusça. fiilden isim” yapma eklerinden bir ya da birkaçını alarak kurulmuştur. Moğolca. yabancı dilden gelerek yapım eki alanlar da vardır. Bitkilere verdiğimiz isimler. 6. spanyolca. Alıntı bitki adları ise “Arapça. Bitki adları bir milletin hayal gücünün derinliğini. Bunlar arasında kökü Türkçe olanların yanı sıra. 2. ngilizce. Latince. kıvrak zekâsını. Basit yapılı bitki adlarını Türkçe kökenli olanlar ve Alıntı bitki adları oluşturmaktadır.621 V. Türemiş ve Birleşik” yapılı olmak üzere üç temel bölümden oluşmakta. Gürcüce.

eşyanesne. Alfabetik sıraya uygun olarak hazırlanmış bu sözlük. Anadolu ağızlarındaki varyantları ve kaynakları belirtilmiştir. 8. Tabiatın dengesini sağlayan bitkiler.622 birleşik bitki adları ise “insana özgü özellikler taşıyanlar. insan hayatının da vazgeçilmez unsurlarıdır. tür. Bu bölümde bitki adları madde başı yapılarak bitkilerin tanımları. hayvan. hem de birleşik bitki adlarının aldığı ekler gösterilmiştir. 7. şekil özelliklerinin yanında. Bu sebeple insanın bitkiye bakışı ve onları adlandırma yolları çok çeşitlilik arz etmektedir. bitkilerle ilgili çalışma yapan bütün bilim adamlarının rahatlıkla faydalanabilecekleri bir çalışma niteliğindedir. “Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü” kısmı. Ayrıca bu eklerin işlevleri de kaynak gösterilerek belirtilmiştir. aldıkları yapım eklerine göre listelenerek tahlil edilmiştir. Bitki adları. . tezde en çok yer tutan bölümdür. etimolojileri. yer adları ve benzetmelerle kurulanlar” olmak üzere birçok bakımdan değerlendirilmiştir. “Bitki Adlarında Geçen Yapım Ekleri” başlıklı bölümde hem türemiş. Türk insanının adlandırmada ve tabiatı algılamada göstermiş olduğu ustalığı ortaya koymaktadır. organ. Her madde başında derin bir kültür birikimi bulunan bitki adları sözlüğümüz.

300+91. Engin Yayın Evi. stanbul. 1945. TDK Yayınları. 1999. 1994. Türk Dil Devriminin Kendine Özgü Yönleri: Uygulamalı Dilbilim Açısından Türkçenin Görünümü. TDK Yayınları. 1945. Kâşgarlı Mahmut: Divanü Lûgat’it Türk Dizin: "Endeks" IV. Ankara. B BL YOGRAFYA Acar. Gaziantep Ağzı I (Fonetik-Morfoloji-Sentaks). Ağız Araştırmaları Bilgi Şöleni (9 Mayıs 1997). Türkiye Türkçesinin Dünü. 2003. Arat. Anlambilim. Aydın. Atalay. Reşit Rahmeti. 2. Semih. Nehcü’l-Ferâdıs Cennetlerin Açık Yolu III (Dizin-Sözlük). TDK Yayınları. Engin Yayın Evi. Ankara.1999. ----------. s. ndeks. 1996. TDK Yayınları. Azerbaycan Halk Yazını Örnekleri. TDK Yayınları. 1998-1999. Başka Diller ve Ağızlarla lgili Halk Ağzından Parçalar. Gaziantep Ağzı II. 1945. 1994. Ettuhfet-üz-Zekiyye fi’l-Lûgat-it-Türkiyye. Misalli Büyük Türkçe Sözlük. Ankara. Aysu. Kâşgarlı Mahmut: Divanü Lûgat’it Türk Tercümesi I-III.1998. 1988. 1999. TDAY – Belleten. Ankara. Dualar. Meşhur Sözler. Bilgi Yayınevi. ----------. . TDK Yayınları. ----------. Ova ve Balören Ağızları. Kutadgu Bilig III. stanbul. Kenan. Yüksek Lisans Tezi. Ankara. Her Yönüyle Dil.baskı. 63-68. 2002. Ankara. Ahundov. ----------. ----------. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. TDK Yayınları. Ömer Asım. Bilgi Yayın Evi. stanbul. Aksoy. 1998. TDK Yayınları. 1946. ----------. Ehliman. Deyimler. Tezcan. Aksan. 3 cilt. Mehmet. Ankara. TKAE Yayınları. stanbul. TDK Yayınları.623 VI. ----------. Ankara. Kubbealtı Neşriyatı. Doğan. ----------. 1996. zmit’in Taşköprü. Gaziantep Ağzı III. . (Faksimile). TDK Yayınları. Ankara. ----------. Yarını. Ankara. Bugünü. Besim. Türkçenin Sözvarlığı. 1999. stanbul. Ankara. Bölge Ağızlarından Atasözleri ve Deyimler I-II. Türkçenin Gücü. Ata. Beddualar. Aybastı Ağzı ( nceleme-Metin-Sözlük). 2005. Ankara. Ayverdi. Atasözleri. lhan. 1979. stanbul. ----------. TDK Yayınları.

1969. 1994. TDK Yayınları. I. N. Ankara. Brent. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Üzerine Araştırmalar II (Ağızlar). An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth-Century Turkish. Yusuf. Caferoğlu.drâk li-lisân al-Atrâk. (Ses Bilgisi). Sanglax – A Persian Guide to the Turkish Language by Muhammad Mahdî Xân (Facsimile Text).. A. 1995. ----------. cilt. Ankara. A.. Hamzaev. stanbul. . 1944. stanbul. Cahit. Raven. 1992. ----------.baskı. ----------. 1999. Ankara. Yüksek Lisans Tezi. E. TDK Yayınları. Sir Gerard. 1992. TDK Yayınları. Clauson. Türklük Bilimi Araştırmaları. nönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Karryev. 1994. DTCF Yayınları. Breedlove. 1996. Ankara-2000. Banguoğlu. stanbul. Moskova. Başdaş. Ja. Boyraz. 1968.624 Azmun. TDK Yayınları. ve Diğerleri. Türkmen Dilinin Grammatikasy. “Karacaoğlan’da Hayvan ve Bitki Adlarının Fonksiyonları”. TDK Yayınları. California Univercity. Eski Uygur Türkçesi Sözlüğü. TDK Yayınları. stanbul. Tahsin. Orta Anadolu Ağızlarından Derlemeler. TDK Yayınları. H. Biray. stanbul. Baskakov. Dennis. Ankara. XV+186+158. Baskil ve Ağın Yöresi Ağızları / ELAZIĞ /. Türkçenin Grameri. ----------. Doğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar. Morfologiya.. Güneydoğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar. Peter. Ana Çizgileriyle Türkmence Dilbilgisi. M. 1997. Turhan. Anadolu lleri Ağızlarından Derlemeler. Aşgabat. Ankara. 1972. Ankara. Kuzeydoğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar. Anadolu Ağızlarından Toplamalar. Keban. 1995. ---------. Kitâb al. ----------. Boğaziçi lmi Araştırmalar Serisi: 8. TDK Yayınları. 1995. Himmet. Akçadağ Yöresi Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözdizimi). 1931. ----------. Turkmensko-Russkiy Slovar. 1995. Batı Grubu Türk Yazı Dillerinde sim. A. TDK Yayınları. Buran. Ankara. Ahmet. Şeref. Ahmet. Berlin. London. B. TDK Yayınları. ----------. 1973. Ankara. Abû-Hayyân. 1960. 225-250. ----------. General Principles of Classification and Nomenclature in Folk Biology. Oxford At The Clarendon Press.1999. Baytop. 1983. 2. Sivas ve Tokat llerinden Toplamalar. ----------. Borjakow. TDK Yayınları. Türkçe Bitki Adları Sözlüğü. Ankara. (2). TDK Yayınları. 1997. Ankara.

Zonguldak. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. TDK Yayınları. Diyarbakır Ağzı. Yayınları. Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Yayınları. ( nceleme-MetinSözlük). Elgün. Ercilasun. Erten. Gagauz Türkçesinin Sözlüğü. cilt. Old Turkic Word Formation. Derleme Sözlüğü. 1963-1975. Erdal. 1-4. 1997. smail (Aktaranlar). Muharrem. Gülensoy. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Türkische und Mongolische Elemente im Neupersischen. Ankara. 1991. 1993. Kars li Ağzı. Ankara. Ankara. Ankara-2005. Erzurum li Ağızları III. TDK Yayınları.(9). Yüksek Lisans Tezi. (555). Hasan. Mart-1998. Ankara. Bünyan ve Yöresi Ağızları.. Ankara. Münir. TDK Yayınları. Tuncer. Ankara. Wiesbaden. Erzurum. Akkışla ve Yöresi Ağızları (Dil-Folklor-Etnik Unsurlar) Yüksek Lisans Tezi. 1987. Türk Lehçeleri Sözlüğü. Bayrak Yayınları. Ankara. Kültür Bakanlığı Yayınları. Ankara. Ahmet Bican ve diğerleri. Türk Dilinin Etimolojik Sözlüğü. 1992. 1988. II cilt. stanbul. Wiesbaden. Doerfer. Ü. Kütahya ve Yöresi Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözlük). Köken Bilgisi Sözlüğü I-II (Etimolojik Sözlük Denemesi). baskı. G. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 1993. 1994. 1995. Uygarlık ve Bitki Adları. TDK Yayınları. 1995. 1983. ----------. Kaynak. Acıpayam ve Çameli (Denizli) lçeleri Ağızları. Ergin. Kilis Merkez ve Köy Ağızları. Abdülmecit. Duran. 1991. Ankara. Türkmence Metinler. . smail.Bartın–Karabük lleri Ağızları. “Türkçede Bazı Bitki Adlarının Veriliş Sebepleri”. Gül. ----------. 1984. Emiroğlu. Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.625 Derin. Efrasiyap. Tarih ve Toplum. 1995. I-XII. TDK Yayınları. Türk Dili. 1991. Eren. 1. brahim. TDK Yayınları. 1993. ----------. Ankara. Eren. Ankara. Ankara. Ahmet Bican. TDK Yayınları. G. 1999. 1995. Emin. Yüksek Lisans Tezi. Rıza. 223-229.. Kültür Bakanlığı Yay. Erzurum li Ağızları . Ercilasun. 32-35. TDK Yayınları. Yüksek Lisans Tezi. Doğan. ----------. Gemalmaz. Türkçe Yer Adları Kılavuzu. Kudret. 1995. 1991. stanbul. Erzurum li Ağızları II. Marcel. Abdullah. Türk Dil Bilgisi. Doğru. ----------. Ahmet.

TDK Yayınları. 1994. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. ----------. Hanser. I. Kalay. 2000. 1998. Türkiye Türkçesi Ağızları Bibliyografyası. Ankara. Hürmüzlü. leri. Karahan. Güney-Batı Anadolu Ağızları (Fonetik). Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Batı Grubu Türk Yazı Dillerinde Fiil.: Zühal Kargı Ölmez). MEB Yayınları. DTCF Yayınları. Ankara. Ula ve Yöresi Ağızları. Kırşehir ve Yöresi Ağızları. 1994. Ayşe.. TDK Yayınları. 2003. Mehmet. Ercan. ----------. 2003. H. TDK Yayınları. Ahmet. Urfa Ağzı. TDK Yayınları. Akçağ Yayınları. 1993. Morfolojik nceleme-MetinlerSözlük). Boğaziçi lmi Araştırmalar Serisi:14. Paki. Türk Milletinin Kültürel Değerleri. TDK Yayınları. Avşar Ağızları. 2003. Kırlı. Yüksek Lisans Tezi. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 1991. Ankara. Ali. Ankara. Edirne li Ağzı. stanbul. Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Ankara. ----------. TDK Yayınları. (çev. Anadolu Ağızlarının Sınıflandırılması. Karol. Ankara. Türkiye Türkçesi Grameri (Şekil Bilgisi). Sevinç ve Diğerleri. Türkmence El Kitabı. 1994. Ankara. 2001. Emin. TDK Yayınları. 1996. Mirzezade. Buran. 1956. stanbul. Biyoloji Terimleri Sözlüğü. 2. Canan. Azerbaycan Dilinin Tarıhı Grammatikası. Yüksek Lisans Tezi. Ankara. Küçüker. Yüksek Lisans Tezi. Leylâ. Elazığ. Kerkük Türkçesinin Sözlüğü. Tuncer. Günşen. Türk Dilleri Araştırmaları Dizisi: 17. Tuncer. Bakı.TDK Yayınları. 1992.626 Gülensoy. 2003. . Ankara. Bingöl Merkez lçe ve Köyleri Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözlük). Tunceli ve Yöresi Ağızlarından Derlemeler. Oskar.baskı. Gülensoy. Yüksek Lisans Tezi. Ankara. Elazığ ve Yöresi Ağızlarından Derlemeler I. Ayşen. Kaplan. Alkaya. lker. 1991. ----------. 1991. K. Talas ve Yöresi Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözlük). Edip. Ses Bilgisi. 1990. TDK Yayınları. Nevşehir ve Yöresi Ağızları. 1997. Ankara. Alaaddin. Kürkçüoğlu. Bartın ve Yöresi Ağızları. Yüksek Lisans Tezi. Eskişehir Türkmen Ağızları (Fonetik. 1994. Korkmazlar. Cilt. 1998. Ankara. Ankara. TDK Yayınları. Zeynep.2000. Ahmet. Ankara. Kılıç. Korkmaz. Habib. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.. Kerkük Vakfı Yay.

Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Ankara. Sevan. Ardanuç Yöresi ve Ağızları. Nadalyayev. Akçağ Yayınları. 1988. Doktora Tezi. 2002. Pilancı. ----------. 1969. Sevortyan. Cevat Rüştü’den Bir Güldeste. “Hacı Paşa’nın Müntehâb-ı Şifâ Adlı Eserinde Geçen Bitki Adları Üzerine”. 1990. ve diğerleri. Dr.. 357-392. Hazırlayanlar: Prof. Ankara. ----------. Röhrborn. Mürsel Öztürk. 1990. 1977-1988. Türk Kültür Tarihine Giriş II. I-IV. (413). 2001. Pehlivanova. . Yüksek Lisans Tezi. Türk Dili. 403-406. Özkan. 1996. Zafer. K.. Ankara. Polat. TDK Yayınları. Burhan. Yüzyıl Anadolu Türkçesi Botanik Terimleri”. ----------. Sivas lbeyi Ağzı ( nceleme-Metinler-Sözlük). Helsinki. Adıyaman ve Yöresi Ağızları. Ögel. Drevnetyurkskiy Slovar’. Journal of Turkish Studies. 1-4.. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Etimologiçeskiy slovar’ tyurkskih yazıkov. Ankara.14. 1994. Burhân-ı Kâtı. 51. Yüksek Lisans Tezi. TDK Yayınları. Gagavuz Türkçesi Grameri. Türk Çiçek ve Ziraat Kültürü Üzerine. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 2000. 1991. Räsänen. Moskova. Sözlerin Soyağacı: Çağdaş Türkçenin Etimolojik Sözlüğü. 1980-1989. 1969. Ankara-2002. Harvard Üniversity. K. Kitabevi Yayınları. Martti. Nişanyan. stanbul. TDK Yayınları. E. . Uigurisches Wörterbuch. [Fahir z Armağanı]. 1991. Paçacıoğlu. Sadi. 1991. 1994. Nevzat. Ankara. Yüksek Lisans Tezi. Grammatika Russkogo Yazıka. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Hikmet. Leningrad.627 Mütercim Âsım Efendi. Wiesbaden. Hülya. Derya Örs. Önler. V. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eskişehir ve Yöresi Ağızları.V. “XIV ve XV. Versuch Eines Etymologischen Wörterbuchs Der Turksprachen. Özkan. Nakipoğlu. ----------. Bahaeddin. Dr. N.M. 1987. Müntahab-ı Şifâ I (Giriş-Metin). Kültür Bakanlığı Yayınları. brahim Ethem. vol. Moskova 1974. Sprachmaterial der vorislamischen türkischen Texte aus Zentralasien. Lieferung. Mayıs-1986. Anadolu Ağızlarında sim ve Fiil Dışı Kullanılan Kelimeler. Yüksek Lisans Tezi. Türk Dilinin Yurtları. Adam Yayınları.

Azerbaycan Dialektoloji Lüğeti. Cem Yayınevi. Osman Nedim. Zeynalov. I-VIII. Talat ve diğerleri. 2002. Ürgüp ve Avanos Yöresi Ağızları. Zafer. Ankara. Tarihi ve Etimolojik Türkiye Türkçesi Lugati.628 Şen. 2 cilt. Ankara. TDK. Battal Gazi ve Malatya Çevresi Halk Kültürü Sempozyumu (1921. Ferhat. 1998. Yeşilöz. Simurg. “Malatya’da Bir Yazma Tıp Kitabı ve Türk Bitki Adlarının Kaynakları”. “Elma Kelimesi Üzerine”.10. Tekin. 1993. 1995. stanbul. . Ankara. Ankara-2006. Tarama Sözlüğü. 2000. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 2 cilt. 1993. Malatya. Kaman ve Yöresi Ağızları (Giriş. TDK. ----------. Türkmence-Türkçe Sözlük. Tuna. Ankara. Yüksek Lisans Tezi. Andreas. Ankara. Kıpçak Türkçesi Sözlüğü. stanbul-Wien. A-E. TDK. Türkçe Sözlük.nceleme-Metin-Sözlük). TDK Yayınları. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Tekin.1987). 2003. 1987. Simurg. Mesut. Tietze. cilt I. 1996. Ankara. Türk Dilleri Araştırmaları Dizisi: 9. Orhon Türkçesi Grameri. Türk Dilleri Araştırmaları Dizisi:18. (Çev.: Yusuf Gedikli). Feridun. Yüksek Lisans Tezi. Büyük Türk Kurultayı Bildirileri. Recep ve Diğerleri. Toparlı. 1994. 1999. Türk Lehçelerinin Karşılaştırmalı Dilbilgisi.

Fatih ALKAYIŞ. Yeni Uygur Türkçesi alanında hazırlamış olduğu “Ziya Semediy’in Örük Gülligen Çağda Adlı Hikâyesinde Aktarma Meseleleri” başlıklı tezini sunarak 2002 yılında yüksek lisansını tamamladı. 2002 yılında Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Türk Dili doktora programını kazandı.629 ÖZ GEÇM Ş M. Dr. 30. yazıp oynattığı birçok tiyatro eseri vardır. Çeşitli kurultaylarda sunmuş olduğu ikisi ulusal. “Adıyaman li Ağzı” adlı bitirme teziyle 1999 yılında bu bölümden mezun oldu.com 0 536 265 43 98 . biri uluslar arası olmak üzere toplam üç bildirisi ve hakemli dergilerde yayımlanmış iki makalesi bulunmaktadır. dört kişilik bir ailenin ilk çocuğu olarak Adıyaman’da dünyaya geldi.1975 tarihinde. Danışmanı Prof. lk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra 1995 yılında Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü kazandı.01. Fatih ALKAYIŞ’ın. Mustafa ARGUNŞAH’ın yönetiminde “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” isimli doktora tezini hazırladı. ngilizce bilen M. E-Posta: Telefon: fatihalkayis@mynet. 1999 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Türk Dili yüksek lisans programını kazandı.