T.C.

ERC YES ÜN VERS TES SOSYAL B L MLER ENST TÜSÜ

TÜRK YE TÜRKÇES NDE B TK ADLARI

Tezi Hazırlayan M. Fatih ALKAYIŞ

Tezi Yöneten Prof. Dr. Mustafa ARGUNŞAH

Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Doktora Tezi

Nisan, 2007 KAYSER

2

i

ÖN SÖZ Sait Faik’in bir sözü vardır: “Çiçek ve balık adlarını bilmeyen, hikâye yazamaz.” Buradaki çiçek kavramı, aslında bütün bitkiler için geçerlidir. Bitkilerin hayatımızda ne denli önemli bir yere sahip olduğunu hepimiz biliriz. Bitki adları bir milletin hayal gücünün derinliğini, kıvrak zekâsını, tabiata bakış açısını ve hayatı kavrayış biçimini ortaya koyan dil hazineleridir. Türkçede bitki adlarının önemli bir yeri vardır. Faydaları sayılamayacak kadar çok olan bitkiler, dilimizde büyük oranda yer tutmaktadır. Buna rağmen, şimdiye kadar bitki adlarını derli toplu ele alan bir dil çalışması yapılmamıştır. “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” başlıklı tezimizin konusunu, bitki adlarının etimolojik-morfolojik yapısı ve adlandırma yolları oluşturmaktadır. Bu çalışmada basit, türemiş ve birleşik yapılı bitki adları anlam ve şekil özelliklerine göre etraflıca incelenmiştir. Bunun yanında, bitki adlarının aldığı yapım ekleri ayrı bir bölüm olarak sunulmuştur. Bu ekler “isimden isim yapma, isimden fiil yapma, fiilden fiil yapma, fiilden isim yapma ekleri” başlıkları altında ele alınmıştır. Yine bu bölümde türemiş bitki adlarının yanı sıra, birleşik bitki adlarının aldığı yapım ekleri de gösterilmiştir. Tezin hazırlanmasına önce Sözlük kısmından başlanmıştır. Taranan kaynaklarda geçen bitki adları fişlenmiş ve ilk olarak Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü oluşturulmuştur. Aynı bitki adı için farklı eserlerde geçen çeşitli tanımlar birleştirilmiş ve bunlardan tek bir tanım elde edilmiştir. Sözlüğümüzde tanımların yanı sıra bitki adlarının etimolojik yapısı, Anadolu ağızlarındaki varyantları ve faydalanılan kaynaklar da verilmiştir. Ancak bazı bitki adlarının etimolojik yapısı tespit edilemediği için, bunların kökenleriyle ilgili bilgiler verilememiştir. Birleşik yapılı bazı bitki adlarının ayrı ya da bitişik yazımı konusunda kaynaklar arasında farklı yazılışlara rastlanmıştır. Bu tür durumlarda söz konusu kelimelerin TDK Türkçe Sözlük’teki yazılışları esas alınmıştır.

ii

Türk kültürüne ve Türk diline hizmet ettiğini düşündüğümüz bu tezin Etnobotanik, Ekoloji ve Eczacılık gibi alanlarla uğraşan bilim adamları için faydalı olacağını; bitki adlarıyla ilgili hazırlanacak çalışmalara da kaynaklık edeceğini düşünüyoruz. Tez çalışmamızın yürütülmesi ve tezin hazırlanması sırasında yardımlarını esirgemeyen, destek ve ilgisini sonuna kadar gösteren danışman hocam Sayın Prof. Dr. Mustafa ARGUNŞAH’a ve Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünün değerli öğretim üyelerine teşekkürlerimi sunmayı bir borç bilirim.

KAYSER , 2007

M. Fatih ALKAYIŞ

iii

TÜRK YE TÜRKÇES NDE B TK ADLARI M. Fatih ALKAYIŞ ÖZET “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” başlıklı tezimizde bitkilerin adlandırma yolları ile etimolojik ve morfolojik yapıları konu edilmiştir. Bitki adlarının şekil ve anlam yapılarıyla ilgili kapsamlı bir çalışma niteliğinde olan bu tezde “Giriş, nceleme, Bitki Adlarında Geçen Yapım Ekleri, Sözlük ve Sonuç” bölümleri yer almaktadır. nceleme bölümünde “basit, türemiş ve birleşik” yapılı bitki adları ele alınmıştır. Basit yapılı bitki adlarını “Türkçe kökenli olanlar ve Alıntılar” oluşturmaktadır. Bunlardan Türkçe kökenli olan basit yapılı bitki adları az yer tutmaktadır. Dilimizde kullanılan alıntı bitki adları “Arapça, Farsça, Ermenice, Latince, Yunanca, Fransızca, ngilizce, talyanca, spanyolca, Bulgarca, Çince, Gürcüce, Sırpça, Slavca, Moğolca, Rusça, Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. Türemiş yapılı bitki adları ayrı bir başlık altında verilmiştir. Birleşik yapılı bitki adları esas olarak “yapı ve kavram” bakımından incelenmiştir. Yapı bakımından birleşik bitki adları “isim tamlaması, sıfat tamlaması, sıfat-fiil grubu, isnat grubu, tekrar grubu ve cümle biçiminde olanlar” şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Kavram bakımından birleşik bitki adları ise “insana özgü özeliklerle; hayvan, organ, tür, yer, eşya-nesne adları ve benzetmelerle kurulanlar” başlıkları altında değerlendirilmiştir. Sözlükten hemen önce gelen yapım ekleri bölümü dört ana başlıktan oluşmaktadır: “ simden isim, isimden fiil, fiilden fiil ve fiilden isim yapma ekleri”. Bu bölümde bitki adları, aldıkları yapım eklerine göre listelenerek tahlil edilmiştir. Sözlük kısmında bitki adları madde başı yapılarak bunların tanımları, varyantları ve kaynaklarının yanı sıra bitki adları ile ilgili çeşitli etimolojik bilgiler verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yapı Bakımından Bitkiler, Kavram Bakımından Bitkiler, Bitki Adları Sözlüğü.

iv

THE PLANT NAMES IN TURKEY TURKISH M. Fatih ALKAYIŞ ABSTRACT The subject of the thesis, titled “The Plant Names in Turkey Turkish” is denomination ways of plants and etimological and morphological structure of plants. This thesis, which is a large study about meaning and structure forms of plants, containes those parts: “Introduction, Examining, Suffixex at the Plant Names and Result and Dictionary”. “Simple, Constructed and Compound” plant names are studied at the part of Examining. “Turkish origion plants and borrowed plants” are at the section of Simple Plant Names. There are just a few Turkish origion plant names. Borrowed plants names in Turkish are from “Arabic, Persion, Armenian, Latin, Greek, French, Italian, English, Spanish, Bulgarian, Chinese, Georgian, Serbian, Slavic, Mongolian, Russian, Portuguese and Polish”. Constructed plants names are given in another title. Compound plant names are examined about structure and meaning. Compound plant names about structure are formed with “noun groups, adjective groups, adjective-verb groups, imputation groups, repeating groups and sentences”. Compound plant names about meaning are formed with “human characteristics; animals, organs, places, objects names and imitation”. Suffixes part, coming before the Dictionary, has four main titles: “From noun to noun, from noun to verb, from verb to verb, from verb to noun”. Plant names are listed and examined at this section according to their suffixes. There are definitions, varieties, sources and etimological knowledges at the part of Dictionary for each plant names. Keywords: Plants about structure, Plants about meaning, Plant Names Dictionary.

v

Ç NDEK LER Sayfa Numarası ÖN SÖZ…………………………………………………………………………...i-ii TÜRKÇE ÖZET……………………………………………………………….…iii NG L ZCE ÖZET……………………………………………………………….iv KISALTMALAR L STES ………………………………………....................x-xii S MGELER ……………………………………………………………………xiii I. II. G R Ş…………………………………………………………………......1-7 NCELEME………………………………………………………………8107 1. Basit Yapılı Bitki Adları…………………………………………………….9-20 1.1. Türkçe Kökenli Bitki Adları………………………………………………9 1.2. Alıntı Bitki Adları………………………………………………….......10-20 1.2.1. Arapça Alıntı Bitki Adları………………………………………10-12 1.2.2. Farsça Alıntı Bitki Adları……………………………………….13-15 1.2.3. Ermenice Alıntı Bitki Adları………………………………………15 1.2.4. Yunanca Alıntı Bitki Adları…………………………………….15-17 1.2.5. Latince Alıntı Bitki Adları…………………………………………17 1.2.6. Fransızca Alıntı Bitki Adları……………………………………17-18 1.2.7. 1.2.8. 1.2.9. ngilizce Alıntı Bitki Adları……………………………………….18 talyanca Alıntı Bitki Adları………………………………………18 spanyolca Alıntı Bitki Adları…………………………………..18-19

1.2.10. Bulgarca Alıntı Bitki Adları……………………………………….19 1.2.11. Çince Alıntı Bitki Adları……………………………………..........19 1.2.12. Gürcüce Alıntı Bitki Adları………………………………………..19 1.2.13. Sırpça Alıntı Bitki Adları………………………………………….19 1.2.14. Slavca Alıntı Bitki Adları………………………………………….19 1.2.15. Yabancı Yer simleriyle Kurulan Bitki Adları…………………….20 1.2.16. Diğer Alıntı Bitki Adları…………………………………………..20 2. Türemiş Bitki Adları…………………………………………………………21-29 3. Birleşik Bitki Adları…………………………………………………….…30-107

vi

3.1.Yapı Bakımından Birleşik Bitki Adlarının Kuruluşu…………………........30-66 3.1.1. sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………30-50 3.1.1.1. Türkçe sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………………………………………30-50 3.1.1.2. Arapça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları....50 3.1.1.3. Farsça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları….50 3.1.2. Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………51-59 3.1.2.1. Türkçe Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………………………………………51-59 3.1.2.2. Arapça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………………………………………….59 3.1.2.3. Farsça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları……………………………………………………59 3.1.3. Sıfat-Fiil Grubu Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………60-61 3.1.3.1. –An Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları…………….60-61 3.1.3.2. –DI Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları……………..61 3.1.3.3. –gAn Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları……………61 3.1.3.4. –mAz Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları…………...61 3.1.3.5. –miş Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları……………61 3.1.4. Tekrar Grubu Biçiminde Kurulan Bitki Adları…………………62-63 3.1.4.1. Aynen Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları……………….62 3.1.4.2. Yakın Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları………62-63

vii

3.1.4.3. Zıt Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları………….63 3.1.4.4. Pekiştirmeli Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları………….63 3.1.5. snat Grubu Biçiminde Kurulan Bitki Adları……………………64 3.1.6. Cümle Biçiminde Kurulan Bitki Adları……………………..65-66 3.1.6.1. ki Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları……65 3.1.6.2. Bir Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları……65-66 3.1.6.3. sim + Fiil ile Kurulan Bitki Adları…………………….66 3.1.6.4. Fiil + Fiil ile Kurulan Bitki Adları……………………...66 3.2. Kavram Bakımından Birleşik Bitki Adlarının Kuruluşu……………67-107 3.2.1. nsana Özgü Özelliklerle Kurulan Bitki Adları…………………67-75 3.2.1.1. Aile Durumuyla lgili Bitki Adları………………………….68 3.2.1.2. Akrabalık Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………….68-69 3.2.1.3. Beceriyle lgili Bitki Adları……………………………........69 3.2.1.4. Boy ve Millet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………69-70 3.2.1.5. Cinsiyet Belirten Bitki Adları………………………………..70 3.2.1.6. Din ve nançla lgili Bitki Adları…………………………….70-71 3.2.1.7. Dinî ve Edebî Şahsiyetlerle lgili Bitki Adları………….........71 3.2.1.8. Duygularla lgili Bitki Adları………………………………...71-72 3.2.1.9. Evlilikle lgili Bitki Adları……………………………………72 3.2.1.10. nsanın Fiziki Yapısıyla lgili Bitki Adları……………………72-73 3.2.1.11. nsan Hayatının Evreleri ile lgili Bitki Adları………………..73 3.2.1.12. nsanın Karakteriyle lgili Bitki Adları……………………......73 3.2.1.13. Kişi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………………………..73 3.2.1.14. Maddi Durumla lgili Bitki Adları…………………………….74

viii

3.2.1.15. Meslek ve Çalışmayla lgili Bitki Adları………………………74 3.2.1.16. Unvan Belirten Bitki Adları…………………………………..74-75 3.2.2. Hayvan Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………………76-80 3.2.2.1. Hayvan Adı + Bitki Adıyla Kurulanlar……………………..76-78 3.2.2.2. Hayvan Adı + Organ Adıyla Kurulanlar……………………78-80 3.2.2.3. Sadece Hayvan Adıyla Kurulanlar…………………………….80 3.2.2.4. çinde Hayvan Adı Geçenler…………………………………..80 3.2.3. Organ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………......81-85 3.2.3.1. Birinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları……………81-82 3.2.3.2. kinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları…………….82-84 3.2.3.3. Her ki Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları……….......84-85 3.2.4. Eşya-Nesne Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………86-93 3.2.4.1. Araç-Gereç Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………..86-87 3.2.4.2. Aydınlatma Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları………………87 3.2.4.3. Çalgı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………….87 3.2.4.4. Doğada Var Olan Nesne Adlarıyla Kurulan Bitki Adları.87-88 3.2.4.5. Ev Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları………………………88 3.2.4.6. Gıda Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………88 3.2.4.7. Giysi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………………..88-89 3.2.4.8. ş Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………….89 3.2.4.9. Kap-Kacak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………….89 3.2.4.10. Kesici-Delici-Batıcı Alet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları.. 8990 3.2.4.11. Kırtasiye Malzemeleriyle Kurulan Bitki Adları………….90 3.2.4.12. Kumaş Yapımı Ürün Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…….90 3.2.4.13. Metal-Maden Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………….91 3.2.4.14. Oyuncak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………………91 3.2.4.15. Patlayıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………… 91 3.2.4.16. Takı ve Süs Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları…………….92 3.2.4.17. Temizlik Aletleriyle Kurulan Bitki Adları………………..92

ix

3.2.4.18. Yakıcı ve Yanıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…92 3.2.4.19. Yapı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………93 3.2.5. Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları………………………………94100 3.2.5.1. nsana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları………………..94-95 3.2.5.2. Hayvana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları………………..95 3.2.5.3. Organa Benzetilerek Kurulan Bitki Adları……………….95-98 3.2.5.4. Nesneye Benzetilerek Kurulan Bitki Adları…………...98-100 3.2.5.5. Güzelliğe Dayalı Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları……..100 3.2.5.6. Hayalî Yaratıklara Benzetilerek Kurulan Bitki Adları……. 100 3.2.6. Tür Adlarıyla Kurulan Bitki Adları ………………………...101-102 3.2.6.1. +giller Ekiyle Kurulan Bitki Türleri……………….. .101-102 3.2.6.2. +lAr Ekiyle Kurulan Bitki Türleri…………………………102 3.2.7. Yer Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………...103-107 3.2.7.1. Bağ-Bahçe, Tarla ve Çeşitli Kara Parçalarıyla Kurulan Bitki Adları…………………………………………………103-104 3.2.7.2. Dağ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………104 3.2.7.3. Deniz, Göl ve Dere Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…104-105 3.2.7.4. Dinsel Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………105 3.2.7.5. Ülke, Şehir, lçe, Semt Adlarıyla Kurulan Bitki Adları.105-106 3.2.7.6. Kapalı Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………106-107 III. B TK ADLARINDA GEÇEN YAPIM EKLER ………………108-153 1. simden sim Yapma Ekleri………………………………………..109-127 2. simden Fiil Yapma Ekleri………………………………………128-129 3. Fiilden Fiil Yapma Ekleri………………………………………….130-133 4. Fiilden sim Yapma Ekleri………………………………………134-153 IV. V. VI. TÜRK YE TÜRKÇES B TK ADLARI SÖZLÜĞÜ…………..154-620 SONUÇ……………………………………………………………..621-622 B BL YOGRAFYA………………………………………………..623-628

x

KISALTMALAR L STES ESER ADLARI AA: AAT: ADYA: AVA: BTS: BÜYA: DA: DS: E A: Erz. .A. : ETA: EYA: EYAD: Gaz.A. : GBAA: GD AT: Ka.Y.A. : KBAYA: K A: K AT: KMYA: Krş.Y.A. : KYA: MBTS: Aybastı Ağzı Anadolu Ağızlarından Toplamalar Adıyaman ve Yöresi Ağızları Avşar Ağızları Biyoloji Terimleri Sözlüğü Bünyan ve Yöresi Ağızları Diyarbakır Ağzı Derleme Sözlüğü Edirne li Ağzı Erzurum li Ağızları Eskişehir Türkmen Ağızları Eskişehir ve Yöresi Ağızları Elazığ Yöresi Ağızlarından Derlemeler Gaziantep Ağzı III Güney Batı Anadolu Ağızları Güney Doğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar Kaman ve Yöresi Ağızları Keban-Baskil ve Ağın Yöresi Ağızları Kars li Ağzı Kuzeydoğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar Karaman ve Yöresi Ağızları Kırşehir ve Yöresi Ağızları Kütahya ve Yöresi Ağızları Misalli Büyük Türkçe Sözlük

Almanca Arapça Aramice Bulgarca Çağatayca Çince Eski Anadolu Türkçesi Eski Ermenice Eski Farsça Eski Fransızca Ermenice Eski Türkçe Eski Yunanca Farsça Fransızca Gürcüce Hakanî Lehçesi Hint-Avrupa Dilleri Hintçe branice . EAT. Çin. EFar. EErm. Erm. Ar. Fr. ET. EYun. Çağ. Far. Hak. HAvr. Hint. br. Gürc. Blg. EFr.xi OAAD: SA: ST AT: TaS: TBAS: TS: TAYA: T YA: UA: ZBK A: Orta Anadolu Ağızlarından Derlemeler Suluova Ağızları Sivas ve Tokat lleri Ağızlarından Toplamalar Tarama sözlüğü Türkçe Bitki Adları Sözlüğü Türkçe Sözlük Talas ve Yöresi Ağızları Tokat li ve Yöresi Ağızları Urfa Ağzı Zonguldak-Bartın-Karabük lleri Ağızları D L ADLARI Alm. Aram.

Moğ. is. t. Sümer. Yun.xii ng. ngilizce spanyolca talyanca Latince Moğolca Orta Farsça Orta Latince Osmanlıca Orta Türkçe Sanskritçe Sırpça Sogdca Sümerce Slavca Türkçe Yeni Türkçe Yunanca D ĞER KISALTMALAR And. Sans. OFar. krş. Sırp. Anadolu Ağızlarında Çocuk Dili Özel sim karşılığı . sp. Osm. Lat. OT. OLat. dil. öz. Sl. çoc. Sogd. YT.Ağz. T.

xiii S MGELER Uzun a Yunan alfabesinde kullanılan bir tür a sesi Arapça kelimelerde kullanılan h sesi ( ) Uzun e Kalın g ( ) ħ į Hırıltılı h ( ) Uzun i Kalın k ( ) ŋ ō ó ś ŧ ū Nazal n Uzun o Yunan alfabesinde kullanılan bir tür o sesi Arapça kelimelerde kullanılan sad sesi ( ) Arapça kelimelerde kullanılan tı sesi ( ) Uzun u Arapça kelimelerde kullanılan zı sesi ( ) ź Arapça kelimelerde kullanılan ze sesi ( ) ā á ĥ ē .

bazen renk ve koku. Bitkiler içerisinde “ağaç” mimarimizin ve bütün hayatımızın en lütufkâr yardımcısıdır (Tanpınar. 40). üzerindeki bitki örtüsü esas alınmaktadır. yaşadığı dünyaya ait sürekli deneyimler edinme. Caminin içine . Bitkinin yetişmesi toprağa. köpek. ekilmemiş toprak parçasına “kır. nsan zihninde var olan bir yeti. Ekin ekme ve biçme işlerinde eskiden beri bilgi ve tecrübe sahibi olan Türkler. biçilen veya kendi kendine yetişen varlıklar da “bitki” adıyla tanımlanmıştır. toprağın korunması da bitkiye bağlıdır. Tabiattaki varlıklar. Ağaç. 93). kokusu ve görüntüsüyle çevremizi baştan başa saran bitkilerin tabiata sağladığı faydalar ve insana sunduğu nimetler saymakla bitmez. Bitkiler hayatımızın her alanına girmiş varlıklardır. Bitki kavramının ifade ettiği o kadar çok mana vardır ki. inek. Her bitkinin ayrı bir değeri ve ayrı bir anlamı vardır. at. bazen de bir ilin. benzer özellikleri sayesinde tasnif edilmektedir. genel kavramlara ulaşmayı sağlar. “toprağı” dünyayı baştan başa saran. Bu tasnifin oluşturulmasında “bitki”nin esas alınması. ürünün bereketini ve verimliliğini arttıran bir güçtür. diğer yandan bitki odaklı bir bakış açısına sahip olduğumuzu ortaya koymaktadır. Rengi. bir yandan bizim bitkiye verdiğimiz önemi gösterirken. tabiat ile medeniyeti uzlaştırmışlardır. Beş Şehir. Atalarımız ağaç ile mimariyi. bitkiler bazen edebiyatın konusu. Toprak bitkilere hayat veren. dünyadaki nesneleri sınıflandırmayı. sardunyanın ortak niteliklerine dayanılarak yapılan bir sınıflandırma bizi bitki kavramına. 61. Yani tabiatı isimlendirirken evrenin şekil yapısından ziyade. Anlambilim. Türkçemizde. tilki. yazı”. bazen sevgiliye sunulabilecek en güzel hediye. tavşan gibi yaratıklar ise hayvan kavramına ulaştırır (Aksan. Menekşenin.1 I. 188). dil yetisinin yanında çevresine. bir kültür mahsulüdür. ekilmiş toprak parçasına da “tarla” denmektedir (Ögel. elle tutulur bir varlık olarak görmekteydi (Ögel. G R Ş nsanoğlu dil gücünün. gülün. Ekilen. 6). şirketin veya takımın sembolüdür. bazen duygularımızı anlatmanın en güzel yolu. tanıma yetisine de sahiptir.

eşekkulağı. nsanlar yakından uzağa doğru. Bitkilerin adlandırılmasında bitkinin kullanılışı. koyungözü. buzağıburnu. yıldızçiçeği. doğaya bağlı anlatımın tanığı olan aşağıdaki bitki adları içinde de başka dillerdeki karşılıklarıyla anlamca yakınlığı bulunanlar vardır: “tavşankulağı. Çiçeği farenin kulağına bezeyen Auricula muris bitkisi de Latincede. kuşburnu. gül gibi”. . bitki adlarının Türkçede ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir.2 ağacı ve suyu sokmuşlardır (Kaplan. 60). Örneğin ekşiliği anlatmak için “limon gibi”. Yine bazı kelimelerde doğadaki nesnelerden bitkiye yönelik adlandırmalar vardır: “boruçiçeği. atkuyruğu. öküzdili (sığırdili). devetabanı. aslankuyruğu. kadifeçiçeği. kaşıkotu” (Aksan. güzel bir kokuyu tanımlamak için “çiçek gibi. Sayılarını daha da arttırabileceğimiz bu örnekler Türk insanının ne kadar özgün ve nükteli benzetme ve adlandırmalar yapabildiğinin açık göstergeleri durumundadır. itburnu. Arapçada. kendilerine faydalı olanlardan başlayarak bütün bitki dünyasını adlandırmışlardır. Türkçenin Gücü. Hayvan organlarına dayanan. öküzgözü. Yunancada. Örneğin çiçeğinin biçimi aslanın ağzına çok benzeyen Anthirrinum bitkisi Türkçede “aslanağzı” adını alırken ngilizce (lion’s mouth). Bir nesnenin özelliklerini daha da belirgin olarak anlatmak üzere başka bir nesneden faydalanma eğilimi diğer dillerde olduğu gibi Türkçede de çoğu zaman başvurulan bir yöntemdir. sığırkuyruğu. Tabiatı şiire. Sözlü ve yazılı dilde örnek gösterirken veya benzetme yaparken bitki adlarını çok sık kullanırız. aslanpençesi. Tabiat. Bu adlandırmada faydacı bir yaklaşım esas alınmıştır. Her dilde. 51). Anlatımlarımızda bitki adlarını çok sık kullanmamız. horozibiği. yumuşaklığı belirtmek için “pamuk gibi”. keçiboynuzu. resme ve çeşitli sanat dallarına sokan. çünkü bitkiler. Fransızcada hep “farekulağı” diye adlandırılır. özellikle onların biçimlerini yansıtmak üzere doğadaki benzer nesnelerle ilişki kurma yoluna gidildiği. ayıkulağı. görünüşü ve yetiştiği ortam dikkate alınmaktadır (Duran. tabiatı görünür ve izlenmeye değer kılar. turnagagası” gibi. Almanca (löwenmaul) karşılıkları da aynıdır. keçisakalı. çantaçiçeği. kuzukulağı. güzelliğini bitkilerden alır. aslında bitkilerdir. incelik ve uzunluğu tasvir etmek için “fidan gibi” sözlerini kullanırız. Farsçada. yüksükotu. 223-229). birçok bitkiye doğadaki nesnelerle benzerliklerine dayanılarak ad verildiği görülmektedir.

Dilimizi ve kültürümüzü daha iyi kavrayabilmemiz için. Bu gibi çeşitli araç-gereçler de .com). meyve ve mantarlar gıda olarak kullanılmaktadır. sepet. gıda olarak kullanılan bitkilerle tıp alanında kullanılan bitkiler arasında büyük bir örtüşme vardır (http://etnofertug.com). çevrebilimcileri ve özellikle de etnobotanikçileri yakından ilgilendirmektedir. arkeologlar ve genetikçiler tarafından şimdiye dek oldukça az araştırılmıştır. Kırsal kesimde yabanî ot. Bu eksikliği gidermek için. başka bir toplumda hiç el sürülmeyen bir bitki durumunda olabilmektedir. Bitkiler gıda ve ilaç olmak üzere iki temel kullanım alanına sahip bulunsa da. halkın yakacağı ve hayvanların yemi olarak da kullanılabilmektedir.blogstop. ekonomi uzmanları. görüş alış verişinde bulunmaları ve ortak değerlendirmeler yapmaları gerekmektedir. Aslında bu zenginlik botanikçiler. aynı zamanda antropologları. Toplumların tüketim oranlarının ve kültürel yapılarının bitkileri tasnif etmekte oynadığı rolün önemi burada ortaya çıkmaktadır.blogstop. çeşitli alanlarda çalışan bilim adamlarının bir araya gelerek kendi çalışmalarını ortaya koymaları. bitkileri ve bitki adlarını konu edinen bütün bilim dallarını yakından tanımamız gerekmektedir. süpürge yapılabilmektedir. Halkın binlerce yıldan beri kullandığı yabanî bitkiler ve tarıma alınmış bitkiler ile bu bitkilerin toplanma ve işlenme teknikleri etnobotanik kapsamına giren konulardır (http://etnofertug. eczacıları.com). Kaldı ki. kültürlerin isimlendirme ve tasnif üzerindeki etkisini de araştırmaktadır. Rusya’da neredeyse hiç tüketilmez. Yapılan araştırmalar da ne yazık ki birçok yönden doyurucu olmaktan uzaktır. Örneğin kırmızıbiber (acı biber) Türkiye’de çok tüketilirken. beslenme uzmanları.3 Tasnif yaparken her toplum kendi faydasını göz önünde bulundurmuştur. Bitki adları sadece dilcileri değil. Aynı bitki bazı toplumlarda damak tadı olarak ön sıralarda gelirken.blogstop. Ayrıca erozyonu ve çeşitli çevre felaketlerini önlemede en etkili çözüm olan bitkilerden hasır. Pek çok kültür ve medeniyete ev sahipliği yapmış olan Anadolu’nun zengin bir bitki dünyası vardır. Ayrıca belli bir merkezde değerlendirilmediği için dağınık ve zor ulaşılan yayınlar hâlinde kalmıştır (http://etnofertug. kök. Bunun yanında etnobotanik.

69). Bitki adlarının önemli bir yer tutmasında Türk insanının doğayla iç içe yaşaması. ngilizce.4 değerlendirmelerle ortaya çıkacak sonuçlar. Türemiş ve Birleşik” yapılı olmak üzere üç ana başlık altında inceleyebiliriz. Türkçenin Gücü. Alıntı bitki adları ise “Arapça. talyanca. gerekse Türk kültürünün çeşitli gelişim dönemlerinden kalma derin bir kültür hazinesi bulunmaktadır. Gerek Anadolu ağızlarında. Moğolca. öteden beri tarım ve hayvancılıkla uğraşması. bizleri bitkilerle ilgili daha geniş bilgilere ulaştıracaktır. . Rusça. dilimizdeki bitki adlarını yapı ve kavram bakımından inceleyerek bitkilerin adlandırma yollarını belirlemek ve Türkçenin bitki zenginliğini ortaya koymaktır. Türkiye Türkçesinde kullanılan bitki adlarını “Basit. Sırpça. Bulgarca. yüzyılda Kâşgarlı Mahmut tarafından yazılmış olan ve Türk dilinin ilk sözlüğü olarak kabul edilen Divanü Lûgat-it Türk’te bulunmaktadır. ekip biçtiği toprağı “sadık bir yâr” olarak görmesi gibi faktörler etkili olmuştur. Çince. “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” isimli doktora tezimizin amacı. Berlin Brent ve Diğerleri. Bugün Anadolu ağızlarımız yazı diline oranla birkaç kat daha geniş bir söz varlığına sahiptir (Aksan. Türkçe bitki adlarıyla ilgili ilk bilgiler 11. Fransızca. Bu sözlükte kayıtlı olan bitki adlarının birçoğu hâlen Anadolu’da kullanılmaktadır (Duran. Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. Latince. Slavca. Basit yapılı bitki adlarını Türkçe kökenli olanlar ve Alıntı bitki adları oluşturmaktadır. Türkçe kökenli olan basit yapılı bitkiler dilimizde az yer tutmaktadır. Yunanca. Anadolu ağızlarındaki bitki isimleri halk biyolojisinin en önemli malzemeleri durumundadır (halk biyolojisi için bk. Gürcüce. Anadolu’nun Türk kültürü sayesinde nasıl yurt hâline getirildiğini algılamamıza yardımcı olacak kaynaklardır. Farsça. Ermenice. Bu malzemeler. spanyolca. 223-229). Anadolu’da gerek eski uygarlıklardan. gerekse yazı dilimizde bitki adlarının önemli bir yeri vardır. 1).

yılankuyruğu” kelimelerini örnek gösterebiliriz. Adlandırma yaparken. itgülü. domuz. nsanların bitkilerden faydalanabilmeleri için öncelikle onları adlandırmaları gerekmekteydi. deve. domuz baklası. bitkileri kendilerine çok yakın görmüşlerdir. fiilden fiil. kuş. tavuk otu. eşek. kurt. Bitkiler insan hayatını daha anlamlı kılan ve kolaylaştıran varlıklardır. Organ adları dilin en eski kelimelerindendir. Kavram bakımından birleşik bitki adları ise “insana özgü özellikler taşıyanlar. Bitkilerde en çok rastlanan hayvan adları ayı. hanımeli. gülburnu. isimden fiil. Hayvan adlarıyla kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “ayı ardıcı. Bu ekler. yapım ekleri bölümünde ayrıntılı olarak ele alınmış ve bitki adları tahlil edilmiştir. tavşan kirazı. tekrar grubu. Bitkileri adlandırmanın diğer bir yolu da organ adlarından faydalanmaktır. kurt baklası. yer adları ve benzetmelerle kurulanlar” olmak üzere çeşitli yönlerden değerlendirilebilmektedir. tosbağa otu. kulak otu. organ. peygamber üzümü. it. isnat grubu. Osmanlı lâlesi. deve dikeni. eşek yoncası. yapı ve kavram bakımından incelenebilmektedir. Özellikle benzetme yaparken organ adlarını çok sık kullanırız. nsanın bitkileri organ adlarıyla tanımlaması. Bu nedenle bitki adlarında insana özgü özellikler geniş yer tutmaktadır. Macar üzümü. dilin oluşum mantığından kaynaklanmaktadır. sıfat-fiil grubu. yılanbaklası”. fiilden isim yapma ekleri”nden bir ya da birkaçını alarak kurulmuştur. Yapı bakımından birleşik bitki adları şu kelime gruplarıyla oluşmuştur: “isim tamlaması. tür. deve elması. Alman papatyası. Türk biberi”. tavşan gibi kelimelerdir. Organ adlarıyla kurulmuş bitkilere “aslanağzı. kadınparmağı. eşya-nesne. . bitkilerin adlandırılmasında çeşitli hayvan isimleri kullanılmıştır. nsana özgü özelliklerle kurulan bitki adlarına şu örnekleri verebiliriz: “dede gülü. Bunda organların şekil yapıları önemli ölçüde etkilidir. sıfat tamlaması. insanlar bitkilere kendi yaşayış ve kültürlerini yansıtmış.5 Türemiş bitki adları “isimden isim. hayvan. Hayvanların besin kaynağının bitkiler olması sebebiyle. bozoğlan. cümle biçiminde kurulanlar”. Birleşik bitki adları. yılandili.

şemsiye mantarı” kelimelerini örnek verebiliriz. Tür adlarıyla kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “abanozgiller. bir türün temsil ettiği bütün bitkileri içine alan ve bitki aileleri oluşturan eklerdir. Bitkilere eşya-nesne adlarının verilmesindeki temel sebepler. Yeryüzünde aynı türe mensup olan ve yapı olarak birbirine benzeyen birçok bitki bulunmaktadır. dağ kavağı. sultanküpesi”. IX). Böylelikle tabiatı. bir milletin yerleşme (iskân) tarihi için en önemli belgelerden birisidir (Gülensoy. Eşya-nesne adlarıyla kurulmuş bitkilere “akbardak. Anadolu ağızlarındaki varyantlarının yanında.6 Bitkilerin adlandırılmasında eşya-nesne adları çok kullanılmıştır. bahçe teresi. kaynakları. Bunlar bitkinin kaynağını. Burada bitki adlarının tanımları. kimileri hiç yetişmez. zeytingiller. Bunlar. Bu sözlükte bitki adlarının kökenleriyle ilgili bilgi ve kaynaklar topluca bir arada bulunmaktadır. Girit lâlesi. etraflarındaki eşyalarla tanımlamaya başladılar. bitkinin şekil benzerliği ve eşya-nesne yapımında kullanılmasıdır. biçimi. görünümü ve kullanım özellikleri esas alınmaktadır. çanakkıran. tek çenekliler. nerede üretildiğini. dutgiller. etimolojik sözlükler . defnegiller. çeşitli organ ve nesnelere benzetilerek kurulmaktadır. süsengiller. bitki adlarıyla ilgili etimolojik bilgiler de yer almaktadır. altınbaşak. Bir türe ait bütün bitkileri ifade edebilmek için tür adları kullanılır. kozalaklılar. papaztakkesi. ayıparmağı. Yetişme alanından dolayı bazı bitkilerin adlandırılmasında yer isimleri kullanılmıştır. nsanlar yerleşik hayata geçtikten sonra çeşitli araç-gereçlere ve ev eşyalarına sahip oldular. Yer adları. Yer adlarıyla kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “ada soğanı. gelindili. Türkçe Yer Adları Kılavuzu. Benzetmelerle kurulan bitkilerin adlandırılmasında bitkinin rengi. “Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü” kısmı tezimizin en önemli bölümlerinden biridir. Halep çamı”. hayvanlara. borazan mantarı. aktavuk. nereden geldiğini ve yayıldığını gösterir. Tür adları Türkçede +giller ve +lAr ekiyle kurulmaktadır. Kimi bitkiler bazı yörelerde rahatlıkla yetişebilirken. Bitki adlarının kökenleriyle ilgili bilgiler verilirken. Benzetmelerle kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “ağlayangelin. Her bitkinin kendine has bir yetişme alanı vardır. bodurmahmut. tohumlu bitkiler”. Bunlar genellikle insanlara.

15). Kültür unsurlarımızı canlı tutan ve milli kimliğimizin oluşumuna katkıda bulunan en değerli varlığımızdır. Sonuç olarak şunları söyleyebiliriz: Türkçe. binlerce yıldan beri nesilden nesile aktarılan yaşama düzenimizin. bizlere Türk dilini. zor bir iştir. Her millet. Ancak bazı bitki adlarının etimolojik yapılarıyla ilgili hiçbir kaynağa veya açıklamaya rastlanmadığından. kök ve kelimeler ait oldukları dillere göre verilmiştir. Bitki dünyamızı ayrıntılarıyla ortaya koymamız ve bitkilerin adlandırma yollarını belirlememiz. bitki adlarının asıl kökenlerine ulaşmak daha da zor olmuştur. Bitki adlarının kökenini bulmak. zihinden zihine süzülen kültür varlıklarımızın âdeta kelimelere damıtılmasıyla oluşmuştur. . Bitki adlarını oluşturan ek. Türk Dilinin Yurtları. dünyanın en eski ve en çok kullanılan dilleri arasında önemli bir yere sahiptir (Özkan. bunların kökenleriyle ilgili bilgiler verilememiş. tabiatı tanıma ve algılama biçimimizin. Türk düşüncesini ve yaşadığımız coğrafyayı daha yakından tanıtacaktır.7 kaynak gösterilmiştir. sadece tanımları ve kaynakları belirtilmiştir. Özellikle Anadolu ağızlarında kullanılan bitki adlarında birçok ses değişmesi görüldüğünden. Bu kelimeler kültür tarihimizin. çevresinde bulduğu ya da yetiştirdiği bitkileri kendi kültürüne göre kullanır ve kendi dil mantığına göre adlandırır. Bu sebeple bazı bitki adlarına kaynak gösterilememiştir.

8 II. NCELEME .

ağu ala ardıç arpa aşı bağa bey bıyık boya bük cırt cız çağ çaşıt çet çiğ çim çomak çöğür çöpür dal darı dip düve ebe ekşi enek erik geyik gonur gön iğde kak kat kav kavun kayın kayır kök ot sası saz tilki tip tük üvez . Basit yapılı bitki adları Türkiye Türkçesinde az yer tutmakla birlikte. darı. TÜRKÇE KÖKENL B TK ADLARI Basit kelimeler. iğde. erik. ot. kök durumunda olan ve herhangi bir türetme ekiyle genişletilmemiş bulunan tek kelimeden ibaret adlardır (Korkmaz. 219).1. saz” gibi bitkiler günlük hayatta çok geniş bir kullanım alanına sahiptir. kök. kayın. çim. dal. BAS T YAPILI B TK ADLARI 1. kavun.9 1. bunlardan “arpa.

‘uśfur) aşkar: (< Ar. Farsça. Bunlar arasında amberbu (< Far. bezr) bilisura: (< Ar. a ra) amme: (< Ar.2. Bunlar “Arapça. amber+būy). Alıntı kelimeler geldikleri dillerin kurallarına göre. ħiyār+çenber). hezār+reng) gibi birleşik kelimeler de bulunmaktadır. buŧm) celep: (< Ar. ‘ayān) ayıt: (< Ar. Arapça Alıntı Bitki Adları ablak: (< Ar. Gürcüce. Yunanca. Fransızca. spanyolca. abla ) abuzambak: (< Ar. Rusça. ‘īd) bakam: (< Ar. Moğolca.2. cumel) . āfāt) akri: (< Ar.1. 1. Latince. transkripsiyonlarıyla birlikte. culbān) cimcime: (< Ar.10 1. türemiş kelimeler olsalar bile. Alıntı bitki adlarını. bil-‘usāre) buttum: (< Ar. bā ilā) baytaran: (< Ar. Yunanca domáta kelimesi domates olarak geçmiştir. Slavca. bardī) bezir: (< Ar. Bulgarca. ngilizce. Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. alıntı yapılan dillere göre listeledik. ‘ādile) afat: (< Ar. hezaren (< Far. cummayz) cümele: (< Ar. culbān) cücül: (< Ar. talyanca. Ermenice. cevz) cılban: (< Ar. Alıntı bitki adları dilimize girerken birtakım ses değişikliklerine uğramış ve Türkçenin yapısına uyum sağlamıştır. dilimizde yapım ekleriyle genişletilmedikleri sürece basit kelimelerdir (Korkmaz. ‘acem) acemi: (< Ar. hıyarşembe (< Far. Çince. eş ar) aşur: (< Ar. celeb) ceviz: (< Ar. ‘uśfur) aspir: (< Ar. ‘anzerūt) araz: (< Ar. Sırpça. cumcuma) culban: (< Ar. Türkiye Türkçesinde kullanılan alıntı kelimeler arasında çok sayıda bitki adı bulunmaktadır. ba am) bakla: (< Ar. ‘āşūre) ayān: (< Ar. ‘abaytarān) berdi: (< Ar. ebūzanba ) acem: (< Ar. ‘acūr) adile: (< Ar. ‘acemî) acur: (< Ar. Örneğin. culcul) cümbez: (< Ar. ‘amme) anzarot: (< Ar. ‘araz) asfur: (< Ar. 219). Arapça za’ferān kelimesi Türkçeye safran olarak. ALINTI B TK ADLARI Başka bir dilden alınmış kelimelere alıntı kelimeler denir.

kam’a) kereviz: (< Ar. ā ulle) keme: (< Ar. ħiŧŧa) hiltit: (< Ar. şam’) çaşıran: (< Ar. ħāśś) haşhaş: (Ar. maĥlūc) mahmude: (< Ar. ‘ibrān) ilhah: (< Ar. ahve) kakule: (< Ar. Dimaş /Dimiş +î) elmelik: (< Ar. leylāk) limon: (< Far. maĥmūde) mamıza: (< Ar. miśr) mışmış: (< Ar. kināfe–künāfe) küşne: (< Ar. herį m) hıta: (< Ar. leymūn) mağara: (< Ar. ħarrūb/ħarnūb) ħas: (< Ar. ħalā’i ) halfa: (< Ar. ħatmi) hayır: (< Ar. fat ) ferik: (< Ar. ‘unnāb) ibran: (< Ar. ħardel) harnup: (Ar. fustu ) filfil: (< Ar. cawşīran) çitil: (< Ar. melikî) mercan: (< Ar./Far. līmūn / Ar. kettān) kılıf: (< Ar. elmelik) emir: (< Ar. ādime) galete: (< Ar. maĥleb) mahluç: (< Ar. mercān) meydanî: (< Ar. hülbî) hünnap: (< Ar. emrāz) enfiye: (< Ar. mişmiş) . melike) meliki: (< Ar. fūl) gādime: (< Ar. emr) emriz: (< Ar. fıŧrį) ful: (< Ar. ħayr) hazık: (< Ar. ĥamį ze) hanzal: (< Ar. arīb) gasil: (< Ar. ĥāzık) hebil: (< Ar. kerefs) keten: (< Ar. ĥalfe) halfat: (< Ar. galle < gılāl) halayık: (< Ar. hindibā) hülübü: (< Ar. me āre) mahlep: (< Ar. fundu ) fıstık: (< Ar. māmezā) maş: (< Ar. ilĥāĥ) incaz: (< Ar. allāt) garip: (< Ar. enfiyye) fattak: (< Ar. ilāf) kırmızı: (< Ar. meydānį) mısır: (Ar. ħabl) herim: (< Ar. māş) melike: (< Ar. ĥalį c) hamıza: (< Ar. ĥanžal) hardal: (< Ar. ħaşħāş) hatmi: (< Ar. asl) gılla: (< Ar.11 çam: (< Ar. ferį k) fındık: (< Ar. ĥiltį t) hindiba: (< Ar. incāz) kahve: (< Ar. kuşnā) leylâk: (< Ar. şaŧl) dımışkı: (< Ar. irmizį) künefi: (< Ar. firfir) fitri: (< Ar. ĥalfe) haliç: (< Ar.

-āver) şıkık: (< Ar. misk) nane: (< Ar. velvele) zahter: (< Ar. tevrįś) topuz: (< Ar. sa’tar) zakkum: (< Ar. silk) suduran: (< Ar. şa ā’i ) şamama: (< Ar. reyĥān) safran: (< Ar. tu’m) tutya: (< Ar. mültemi) mürdeşe: (< Ar. temŝį l) tesbi: (< Ar. nārenciyye) narınç: (< Ar. zivān) zülbeya: (< Ar. baŧbāŧ) pelit: (< Ar. sīsām) süsen: (< Ar. zeytūn) zivan: (< Ar. müşkil) müşk: (< Ar. diflā) tahıl: (< Ar. misvāk) mişkat: (< Ar. śināb) silk: (< Ar. zevra ) zehni: (< Ar. şı ) taflan: (< Ar. selmān) samit: (< Ar. summāk) susam: (< Ar. raśad) razakı: (< Ar. ŧarħūn) tefarik: (< Ar. za’ferān) salep: (< Ar.12 miski: (< Ar. zülbeyā) . na’nā’) narenc: (< Ar. źihnį) zeytin: (< Ar. sa‘leb) salman: (< Ar. şihāb) şahabî: (< Ar. za ūm) zavrak: (< Ar. tefārī ) temsil: (< Ar. miskî) misvak: (< Ar. mişkāt) muz: (< Ar. balluŧ) rasat: (< Ar. mūz) mültüme: (< Ar. şihābî) şakayık: (< Ar. śandal) savat: (< Ar. şems + Far. rāzi į ) reyhan: (< Ar. uşrat) üşniye: (< Ar. şemāme) şemsaver: (< Ar. nārenc) narenciye: (< Ar. nebāt) nebatat: (< Ar. nebātāt) patpat: (< Ar. daħl) tarhun: (< Ar. dabbūs) tum: (< Ar. uşniyye) velvele: (< Ar. mürte’iş) müşgül: (< Ar. tesbį ’) tevris: (< Ar. sūsen) şahab: (< Ar. sevād) sınap: (< Ar. tūtyā) uşrat: (< Ar. nārenc) nebat: (< Ar. śudūran) sumak: (< Ar. śāmit) sandal: (< Ar.

ālū) amberbu: (< Far. da da ān) dudiye: (< Far. hulū) ıspatan: (< Far.2. ŧūŧīye) dut: (< Far. encīr) isfendan: (< Far. gulābī) gürz: (< Far. çunbul/çumbul) cücük: (< Far. rīşte) filbahar: (< Far. çelāna) çınar: (< Far. barga) birincivasıf: (< Far. benefş) berge: (< Far. çenār) çiriş: (< Far. aşħūn) incir: (< Far. gul) gülâbi: (< Far. ħar) havlıcan: (< Far. er avān) erişte: (< Far. hezār+reng) hıyar: (< Far. ħurmā) hülü: (< Far. ħiyār) hıyarşembe: (< Far. ā uş) alıç: (< Far. caudāna) çelem: (< Far. birincāsf) bostan: (< Far. ça ale) çavdar: (< Far. emrūd/ermūd/enberūd) azat: (< Far. sirīş) çükündür: (< Far. bāmiya) beneviş: (< Far. çu undur) dağdağan: (< Far. ħāvlincān) havuç: (< Far. şalam) çelik: (< Far. kiyāh) gonca: (< Far. būstān) cığa: (< Far. tūt. āzvāy) badem: (< Far. behār) bāk: (< Far. ālūçe) alo: (< Far. bādām) badıramba: (< Far.13 1. hevīc) hevek: (< Far. belesān) bamya: (< Far. bādranbūya) bagmen: (< Far. ispandān. çaşma-zan) çevşen: (< Far. gurz) ħar: (< Far. bāk) balaband: (< Far. bā bān) bahar: (< Far. çūdār) çedene: (< Far. bālābān) balsama: (< Far. amberbūy) arış: (< Far. unce) gül: (< Far. sipandān) ışgın: (< Far. isfendān) . çelik) çeltik: (< Far. fūl-bahār) giya: (< Far.2. tūd) erguvan: (< Far. cücek) çağla: (< Far. āveng) hezaren: (< Far. āzād) azvay: (< Far. çelān. şeltūk) çeşmezen: (< Far. ereş-eriş) armut: (< Far. ħōş) hurma: (< Far. āferīn) ağuş: (< Far. ħiyār-çenber) hoş: (< Far. cevşen) çılan: (< Far. cį a) cumbur: (< Far. ābnūs/abanūs) aferin: (< Far. Farsça Alıntı Bitki Adları abanoz: (< Far.

serv) süde: (< Far. sebze < sebz) sedir: (< Far. parparam) piyaz: (< Far. birinc) pirpirim: (< Far. merz) mestan: (< Far. būy) pür: (< Far. pālān) pamuk: (< Far. piyāz) poy: (< Far. kūse) kunt: (< Far. şahterre) . sedīr) servi: (< Far. mīva. lāle) lülük: (< Far. kişmiş) kişniş: (< Far. pur) ravent: (< Far. merzengūş) mercimek: (< Far. pį rāste) pirinç: (< Far. pāzı) perdeben: (< Far. peren) pesin: (< Far. nār / enār) narcil: (< Far. bādingān) payam: (< Far. panbu ) patlıcan: (< Far. nārven) navruz: (< Far. mercümek) merze: (< Far. gizį r) koz: (< Far. kalam) kenger: (< Far. sūde) sümbül: (< Far. kund) küncü: (< Far. māye) mazı: (< Far. bādām) pazı: (< Far. māzū) menekşe: (< Far. nefį r) nergis: (< Far. gazar) keşkül: (< Far. perdebend) peren: (< Far. māye) maye: (< Far. nergis) nilüfer: (< Far. gawz) köse: (< Far. keşkūl) kişmiş: (< Far. kālak) kelem: (< Far. gişnīz) kizir: (< Far. pesį n) pir: (< Far. kāhį) karanfil: (< Far. aranfül) karpuz: (< Far. pį r) pirasit: (< Far. rāvend) rezene: (< Far. nargį l) nardin: (< Far. nāz) nefirne: (< Far. į şān) kāhu: (< Far. ħarbuz. ħarbūza) kayısı: (< Far. rāziyāna) sebze: (< Far.14 işan: (< Far. sunbul) şahten: (< Far. kenger) keraviye: (< Far. mayva) nar: (< Far. kerāviye) keşir: (< Far. lāden) lâle: (< Far. nevrūz) naz: (< Far. benefşe) mercanköşk: (< Far. bīşa) meyve: (< Far. şāhten) şahtere: (< Far. nārdīn) narven: (< Far. māle) maya: (< Far. kuncud) lâden: (< Far. lüle) mala: (< Far. nuħūd) palan: (< Far. aysī) kelek: (< Far. nīlūfer) nohut: (< Far. mestān) meşe: (< Far.

ç’ort’t’u) dangalak: (< ? Erm. mor/morm) mora: (< Erm. mōruk) pancar: (< Erm. tenbākū) turp: (< Far.2. zerrīngede) zeyrek: (< Far. akantos) . tere) tiryaki: (< Far. teberze) tere: (< Far.4. şemşīr) şir: (< Far. şį r) şireder: (< Far. zerrīn) zerringade: (< Far. abril) anık: (< Erm. ananuħ) ayınga: (< Erm. alaf) zambak: (< Far.3.15 şalgam: (< Far. tuħmugān) tömbeki: (< Far. matutak) madik: (< Erm. cançul) çemen: (< Erm. dan gluħ) eğinç: (< Erm. zerde) zerdeçal: (< Far.2. kornkan) lâzut: (< Erm. ħosor) 1. şireder) tarçın: (< Far. ħozan) korunga: (< Erm. patic) cancur: (< Erm. zu āl) hozan: (< Erm. zerd-ālū) zerde: (< Far. turf) 1. turunc) yasemin: (< Far. zindegān) zoğal: (< Far. za īrak) zindiyan: (< Far. mor/morm) moruk: (< Erm. şikār) şimşir: (< Far. p’sat) tel: (< Erm. ts’maħ) çortu: (< Erm. madik) mor: (< Erm. dārçīn) teberze: (< Far. çaman) çımak: (< Erm. şeb-būy) şeftali: (< Far. yāsemen) yulaf: (< Far. ts’maħ) çomağ: (< Erm. banjar) pışat: (< Erm. zanba ) zeravent: (< Far. ahlada) turunç: (< Far. e ic) hışır: (< Erm. turub. ayı’nga) badıç: (< Erm. Ermenice Alıntı Bitki Adları abrıl: (< Erm. şal am) şebboy: (< Far. lazut) madımak: (< Erm. zerāvend) zerdali: (< Far. turb. zerdeçāv) zerrin: (< Far. tiryākī) töhmekan (< Far. şeft-ālū) şikar: (< Far. Yunanca Alıntı Bitki Adları ahlat: (< Yun. tel) akunduz: (< EYun.

avátin/vatin) ayvadana: (< Yun. tzímbla) çisan: (< Yun. arakas < arakos) aşendos: (< EYun. murto) muşmula: (< Yun. áħerdos) avat: (< Yun. barbounia) barbunya: (< Yun. ires) fasulye: (< Yun. kannavi) kerdeme: (< Yun. kardamo) kiraz: (< Yun. masuri) maydanoz: (< Yun. diminitis) domates: (< Yun. pipéri) biberiye: (< Yun. damaskino) amofta: (< Yun. plátanos) bezelye: (< Yun. kráno) köknar: (< Yun. ayiovotano) babır: (< Yun. kentauron) kenevir: (< Yun. diminitis) dimenit: (< Yun. kukunaria) lahana: (< Yun. fasulia) fesleğen: (< Yun. bubúki) cimbiz: (< Yun. makedonesi) melisa: (< Yun. manitari) marul: (< Yun. filisa) gırmit: (< dilmit < Yun. anadoti) anason: (< Yun. drágana) dilmit: (< Yun. phyton) fide: (< Yun. endomē’) enginar: (< Yun. vasilikon < vasilikos) fidan: (< Yun. apsída) erez: (< Yun. fiton < EYun. apidáki) boçça: (< Yun. xamofta) anadut: (< Yun. melissa) mersin: (< Yun. barbounia) bartun: (< Yun. bótsa) böbük: (< Yun. bànda) barbun: (< Yun. tsimbidi) cimlā: (< Yun. kolokaz) halofit: (Yun. afáki) emen: (< Yun. parténin/partén) beladan: (< Yun. domáta) duduli: (< EYun. spanaki) kantaron: (< Yun. damáskino) defne: (< Yun. tsiħórion) dafne: (< Yun. diminitis) göleğez: (< Yun. flamuri) ıspanak: (< Yun. mirsini) murt: (< Yun. pápiri) banda: (< Yun. dafni < EYun. mespilon) mühliye: (< Yun. daphnē) damaskene: (< Yun. bizélia) biber: (< Yun. dáfni) dırağan: (< Yun. troħílos) efek: (< Yun. piperiá) biberiza: (< Yun. kisón) çukur: (< Yun.) filiz: (< Yun. anison) araka: (< Yun. lahano) mantar: (< Yun. halsphyton) ıhlamur: (< Yun. ankinára) epsit: (< Yun. piperitza) bidek: (< Yun. kerasi) kiren: (< Yun. kukunaria < kukunara) kütner: (< Yun. mukhlia) . phideia) fiğ: (< Yun. maruli) masura: (< Yun.16 amesken: (< EYun.

drosera) fleol: (< Fr. tomari) kürkas: (< Lat. algue) anemon: (< Fr. prinari) piren: (< Yun. sacer) çalba: (< Lat. dahlia) drosera: (< Fr. flora) ginseng: (< Lat. jute) kakao: (< Fr.17 palamut: (< Yun. acacia) ananas: (< Fr. ginseng) kantiyane: (< Lat. şıko veya şıka) tirfil: (< Yun. begonia) centiyane: (< Lat. bambou) botanik: (Fr. reseda) roka: (< Lat. gentiāna) çakır: (< Lat. gardenia) ipeka: (< Fr. ananas) atol: (< Fr. lotus) müşkülüm: (< Lat. cola) kolza: (< Fr.5. muscarimi) okume: (< Lat. prason) pırnal: (< Yun. ipéca) jüt: (< Fr.2. sequoia) vanilya: (< Lat. Gentiana) komatula: (< Lat. cactus) kamelya: (< Fr. caoutchouc) keşbir: (< Fr. Fransızca Alıntı Bitki Adları akasya: (< Fr.2. patate) bambu: (< Fr. Lobelia) lotus: (< Lat. camelia) kapuçin: (< Fr. salvia) feliks: (< Lat. colza) . arachide) aspidistra: (< Fr.6. radikia) şıka: (< Yun. fougero) gardenya: (< Fr. ruca) sekoya: (< Lat. vagina) fujer: (< Fr. botanique) dalya: (< Fr. fleole. felix) flora: (< Lat. anemone) araşit: (< Fr. cacao) kaktüs: (< Fr. capucine) kavasya: (< Fr. hortensia) rezede: (< Lat. cachemire) kola: (< Fr.) ortanca: (< Lat. bassia) begonya: (< Lat. Latince Alıntı Bitki Adları basya: (< Lat. triphyllon) tomara: (< Yun. Comatula) 1. phleole) radika: (< Yun. atoll) alg: ( < Fr. papadia) pırasa: (< Yun. quassia) kauçuk: (< Fr. palamudi) papatya: (< Yun. curcas) lobelya: (< Lat. aspidistra) badat: (< Fr. prinos) 1.

patata) peçek: (< peçe < t.7.9. mycose) mimoza: (< Fr. Grapefruit) kivi: (< ng. palmier) papirüs: (< Fr. lichen) mahunya: (< Fr. veronica) vardıyan: (< t. guardiana) . azalea) banadura: (< t. macchi) 1. orchidee) palmiye: (< Fr. magnolia) maranta: (< Fr. bordo) ceran: (< t. belladonna) borda: (< t.2. avocado) mini: (< Fr. mahonia) malto: (< manto < Fr. papaya) paprika: (< ng. cuscute) lâtanya: (< Fr. paprika) 1. geranio) funda: (< t. mandarine) manolya: (< Fr. raffia) rambil: (< ng. manteau) mandalina: (< Fr. cornichon) küsküt: (< Fr. marguerite) mikoz: (< Fr. pomidoro/pomodoro) mancana: (< t. ratanhia) tatula: (< Fr. scorzone) maki: (< t. starking) malatura: (< t. ngilizce Alıntı Bitki Adları greyfurt: (< ng. fondo) iskorçina: (< t. eucalyptus) orkide: (< Fr. papyrus) petunya: (< Fr. pomidoro/pomodoro) belladonna: (< t.18 kornişon: (< Fr. rami) starking: (< ng. latania) liken: (< Fr. muguet) ofris: (< Fr. pig) rafya: (< ng. talyanca Alıntı Bitki Adları açelya: (< t.2.2. mini) müge: (< Fr. maranta) margarita: (< Fr. petunia) portakal: (< Fr. kiwi) papaya: (< ng. pezza) sardunya: (< t. ophrys) okaliptüs: (< Fr. sardonya) veronika: (< t.) patates: (< t. spanyolca Alıntı Bitki Adları avokado: (< sp. mimosa) 1. portugal) ratanya: (< Fr. datura) pik: (< ng.8.

Gürcüce Alıntı Bitki Adları askil: (< Gürc.19 kınakına: (< sp. popadica) kıral: (< Sırp.2.14.2. Sırpça Alıntı Bitki Adları babaçça: (< Sırp.2. çay) mantı: (< Çin.-Hırv.10. coca) 1.11. quinaquina) koka: (< sp. p’it’na < *pinta) dombay: (< Gürc. koçijaş) 1. loboda) pelin: (< Blg.2.2. kral) koçaç: (< Sırp. mantu) 1. vişnya) ıştır: (< Blg. dombay) 1. stir) kumpir: (< Blg. krumpí r) lâbada: (< Blg. askili) bitne: (< Gürc.) vişne: (< Sl.-Hırv. kojux) 1. Bulgarca Alıntı Bitki Adları biryedim: (< Blg. pelyn) . djanka) gocuk: (< Blg.12.. brekinya) bocur: (< Blg.13. Çince Alıntı Bitki Adları aylandız: (< Çince ailanto’dan) çay: (< Çin.Sırp. bójur) canka: (< Blg.-Sırp. Slavca Alıntı Bitki Adları koçan: (< Sl.

karağana) kartol: (< Rus.15.20 1.2. acırga) baobap: (< Afrika yerli dillerinden) karağan: (< Moğ. Diğer Alıntı Bitki Adları acırga: (< Moğ. manga) nemisa: (< Lehçe. Yabancı Yer simleriyle Kurulan Bitki Adları agılı: (< Meksika’daki Akala şehrinin adından) anapa: (< belki bir yer isminden) fulya: (< Güney talya’da bir bölge adı) kalembek: (< Hint Denizi’nde bir ada) 1.2. kartofel) mango: (< Port. niemcy) .16.

akşa-y-ık) aħsıl: (< T. az-ır-gan) azmuk: (< T. cak) arakçıl: (< Yun. ak+sıl) akça: (< T. art-ağan) artlı: (< T. TÜREM Ş B TK ADLARI Türemiş kelimeler. kelime türetme yoluyla elde edilir.21 2. al+çak+cık) aldangeç: (< T. acı-mak) acımık: (< T. bal+lı) ballıca: (< T. Türemiş bitki adları aşağıda listelenmiştir. at-ma+lı) avukçu: (< ? avuk + T. bağ+la-ş-ık) bakıldak: (< T. lı) apırcak: (< ? apır + T. ancak bu kelimeler yapım ekleri kısmında daha ayrıntılı bir şekilde tahlil edilmiştir. man) argun: (< T. bal+lık) . bağır + t + lak) bağlaşık: (< T. arpa + gan) artıgan: (< T. al+az) alça: (< T. lı) atmalı: (< T. bal-tır-gan) ballı: (< T. al+ça) alçacık: (< T. art+lı) asma: (< T. fiilden fiil yapma ekleri. aşı+lak) aşılama: (< T. al+lı+ca) almalık: (< T. çu) avurtlak: (< ? avurt + T. Bu yol. az-an) azırgan: (< T. ak+ça+ca) ağşayık: (< T. acı-mık) ağcaca: (< T. acıca: (< T. ala+ca) alaz: (< T. an+gıç) anslı: (< ? ans + T. al+dan-gaç) alluca: (< T. isimden fiil yapma ekleri. ak+ça) aklan: (< T. ak+la-n) alaca: (< T. arak + T. bakılda-k) baldırgan: (< T. ar-gın) arpağan: (< T. çıl) arcıman: (< ? arcı + T. acı-ma) acımak: (< T. ay+dın) ayıcı: (< T. 31). aşı+la-ma) atınaklı: (< ? atınak + T. Türkçe bir yapım eki alıp da kökeni yabancı olan ya da bilinmeyen bitki adları da burada gösterilmiştir. bal+lı+ca) ballık: (< T. lak) aydın: (< T. as-ma) aşılak: (< T. alma + lık) altıncık: (< T. acı+ca) acıma: (< T. az-muk) bağırgan: (< T. bağır-gan) bağırtlak: (< T. altın+cık) angıç: (< T. Türemiş bitki adlarının aldığı yapım ekleri şunlardır: “ simden isim yapma ekleri. fiilden isim yapma ekleri”. kelime kök ve gövdelerine ekler getirilerek değişik anlamda yeni kelimeler yapma yoludur (Korkmaz. ayı+cı) azan: (< T.

ben+ek) bengildek: (< T. bat-ır-gan) bebekçik: (< bebe+k+çik) bekmezcik: (< Far. lık) biberlice: (< Yun. cır-ı-k) cırlangıç: (< T. cıbır+ca / cıbıl+ca) cıcılık: (< cici + T. bur-ağan) burgacan: (< T. bit-i-r-ge) bitki: (< T. bıyık+lı) bıyırgan: (< T. çap-u-l) çatlağan: (< T. büğrü+ez) bürgülü: (< T. buyur-gan) büğrez: (< T. bardak+cık) bardak: (< T. bür-ü-k) büzgülü (< T. boz-u-k) böcü: (< T. bit-i-n-i-ş) bitirge: (< T. lik) coplak: (< Far. bö+cü) buğdaycık: (< T. bart+lak) başak: (< T. çal-ak) çalı: (< T. cırt+lak) cırtlan: (< T. bur-gaç) buynuz: (< T. büz-gü+lü) cegirgen:(< T. bardak+çı) bartlak: (< T. buğday+cık) buğdayık: (< T. buğday+ık) burağan: (< T. boyun+u+z) buyurgan: (< T. cır+la-n-gıç) cırmılak: (< T. begmāz + T. ban-dır-ma) bardacık: (< T. cırt+la-vuk) cızlağan: (< T. çakıl+da-k) çalağan: (< T. bıç-kın) bıyıklı: (< T.22 banak: (< T. çat+lak) çatlangaç: (< T. ban-dık) bandırma: (< T. cırt+la-n) cırtlavuk: (< T. çek-i-r-gen) cıbarca: (< T. bur-ga+can) burgaç: (< T. buyur-gan) bızalık: (< ? bıza + T. pipéri + T. lak) çakıldak: (< T. cırma+lak) cırtlak: (< T. li+ce) bildik: (< T. boz-dur-ma) bozuk: (< T. bıngıl+dak) benlik: (< T. boz+a+mık) bozanak: (< T. çat+la-ğan) çatlak: (< T. cız+la-ğan) cızlayık: (< T. cız+la-yık) civcilik: (< civciv+ T. baş+ak) batırgan: (< T. boz+anak) bozdurma: (< T. bil-dik) biten: (< T. bart+ak) bardakçı: (< T. bit-ki) bizlengiç: (< bizle-n-giç) bodurgan: (< T. ben+lik) bıçgın: (< T. çūb + T. çat+la-n-gaç) . bodur+gan) boyaçın: (< T. bit-en) bitiniş: (< T. lik) cırık: (< T. bür-gü+lü) bürük: (< T. boya+çın) boyalık: (< T. çal-ağan) çalak: (< T. cik) benek: (< T. çal-ı) çalık: (< T. boya+lık) bozamık: (< T. ban-ak) bandık: (< T. çal-ık) çapul: (< T.

dip+çin) . cu) değirmenci: (< T. çite-me) çitlek: (< T. demir+le-y-en) destimik: (< Far. dal+la-ma) damarcık: (< T. çır+la-vuk) çırpı: (< T. çıt+lık) çıyancık: (< T. darı+can) davşancık: (< T. çık-ar-t) çıkıntı: (< T. dağar+cık) dağlama: (< T. lu+ca) çulluk: (< Ar. çek-em) çekme: (< T. çöğür+ce) çömelen: (< T. damar+cık) damarlıca: (< T. dik-me) dillice: (< T. çev-i-k) çevirdik: (< T. mik) develik: (< T. demir+li) demirliyen: (< T. darı+ca) darıcan: (< T.23 çavdarlık: (< Far. çirt+i) çirtik: (< çirt+ik) çitime: (< T. dik-en+cik) dikme: (< T. la-mık) çaymık: (< Çin. çiğin+dirik) çildirim: (< T. çök-er-en) çökülce: (< T. çay + mık) çekem: (< T. çöpür+lü) çulluca: (< Ar. çek-me) çetme: (< T. tavşan+cık) davulcu: (< Ar. çöp+le-me) çöpürlü: (< T. çıt+ı-mık) çıtlak: (< T. çev-i-r-dik) çevrince: (< T. çırp-ı) çıtımık: (< T. cūl + T. dik-en) dikencik: (< T. çıldır-ım) çirti: (< T. desti + T. deve+lik) devrinti: (< T. değirmen+ci) delice: (< T. çıldır-ım) çırlavuk: (< T. devir-i-n-ti) diken: (< T. luk) çullukça: (< Ar. lik) çiçek: (< çeç-ek) çiğindirik: (< T. luk+ça) çüklüce: (< T. çük+lü+ce) çükündürük: (< Far. çev(i)r-i-n-ce) çığırgan: (< T. tat-ı-r-gan) dağarcık: (< T. çık-ı-n-tı) çıkma: (< T. çıt-lak) çıtlamak: (< T. dağ+la-ma) dalağan: (< T. çay + T. demir+cik) demirli: (< T. çet-me) çevik: (< T. cūl + T. dil+li+ce) dipçin: (< T. çömel-en) çöpleme: (< T. dala-ğan) dallama: (< T. ük) dadırgan: (< T. çımkır-ı-k) çildirim: (< T. deli+ce) demircik: (< T. çu undur+T. çıt+la-mık) çıtlık: (< T. çıyan+cık) çibillik: (< ? çibil + T. lık) çaylamık: (< Çin. damar+lı+ca) darıca: (< T. çağır-gan) çıkart: (< T. ŧabl + T. çık-ma) çımkırık: (< T. çit+lek) çitlembik: (< çitle-mik) çökeren: (< T. cūl + T. çūdār + T. çıt+la-mak) çıtlamık: (< T.

ça) domaylı: (< Gürc. eğ-i-l-cen) eğlik: (< T. dişi+ce) dizi: (< T. eğ-(i)-r-i+li+ce) eğrim: (< T. ebe+li) ebelik: (< T. em-ecen) eneç: (< T.24 dişice: (< T. eğ-i-l-im) eğri: (< T. ebe+lik) eğece: (< T. gel-i-ç) gelincik: (< T. dür-me) dürülü: (< T. cık) dutulga: (< T. en+eç) erekleme: (< T. dombay + T. düğ-em) düğmecik: (< T. düğül+cek) düzgülü: (< T. er-en) ergen: (< T. ekşi+lik) ekşimcik: (< T. ez-gil) ezgin: (< T. ce) gercik: (< ? ger + T. dökül-gen) durnacık: (< turna+T. er-gil) erinç: (< T. er-i-n-ç) ezgil: (< T. gen+ce) geneç: (< T. er-ek+le-me) erelik: (< T. gen+eç) gerce: (< ? ger + T. diz-i) doğum: (< T. ek+le-mik) ekşice: (< T. ekşi+ce) ekşilice: (< T. eğ-i-r-i) eğrilce: (< T. er-ek+lik) eren: (< T. domáta + T. fısır-gan) fışıldayık: (< T. eğe+ce) eğecen: (< T. eğ-i-l-ik) eğlim: (< T. lı) dongurak: (< T. düz-gü+lü) ebeli: (< T. düğme+li) dürme: (< T. ekşi+m+cik) ekşimen: (< T. eğ-i-l-ce) eğilcen: (< T. doğ-um) dolaman: (< T. kar-mak) gartlı: (< T. kart+lı) gavruk: (< T. er-gen) ergil: (< T. tut-u-l-ga) duvaklıca: (< T. gel-i-n+cik) gence: (< T. ek-in) eklemik: (< T. dongur-ak) dökülcen: (< T. kavur-uk) gavşak: (< T. gel-i) geliç: (< T. fış+ıl+da-yık) gagaç: (< gaga+ç) garmak: (< T. düğme+cik) düğmeli: (< T. eğ-ecen) eğilce: (< T. ekşi+li+ce) ekşilik: (< T. cik) gevrecik: (< T. ez-gin) fısırgan: (< T. eğ-i-r-im) ekin: (< T. gevre-k+cik) . elma + cık) emecen: (< T. duvak+lı+ca) düdüllük: (< ? düdül + T. dola-man) domalan: (< domal-an) domatça: (< Yun. ekşi+men) ekşimik: (< ekşi-mik) elmacık: (< T. lük) düğem: (< T. kavuş-ak) geli: (< T. dökül-cen) dökülgen: (< T. dür-ü-l-ü) düvülcek: (< T.

kıy-ı-ş-ak) gidilcen: (< T. göz+enek) güllük: (< Far. gıcı-ma) gırçıl: (< T. gün+sü) hanaylı: (< Yun. iğne+sil) iletir: (< T. göm-meç) gömülgen: (< T. lap) haşlama: (< T. kıy-ı-k) gıyşak: (< T. ısı-t-an) ışığan: (< T. gul + T. ısır-gı) ısıtan: (< T. gök+çe) gökdün: (< T. kır+çıl) gıyık: (< T. gön+en) gövrek: (< T. iğ+cik) iğdiş: (< igit-iş) iğnecik: (< T. anoi + T. gök+lük) göğündürme: (< T. gök+çe) göğcek: (< T. gövde+li) göğelek: (< T. il-i-ş-ken) ilme: (< T. ışıl+dırık) ışılgan: (< T. gevre-y-ik) gevriyen: (< T. göğem+cik) göğen: (< T. gevre-k) gözenek: (< T. ısır-gan) ısırgı: (< T. ħiyār + T. (h)öl+lük) ırmık: (< T. il-men) ilmik: (< T. lı) hartlak: (< hart + T. er-mik ?) ısırgan: (< T. lük) günsü: (< T. alak) hölemez: (< höle-mez ?) höllük: (< T. git-i-l-cen) gidişgen: (< T. gök+le-mez) göğlük: (< T. kol+lu+ca) göbelek: (< T. il-me) ilmek: (< T. la) hıyarcık: (< Far. haş+la-ma) havazla: (< ? havaz + T. iv-ecen) . iğne+lik) iğnesil: (< T. ilet-ir) ilim: (< T. gıcı-k) gıcime: (< T. il-mik) ivecen: (< T. il-mek) ilmen: (< T. göl+ek) gömeç: (< T.25 gevreyik: (< T. göm-ü-r-gen) gönen: (< T. ışı-ğan) ışılak: (< T. iğne+cik) iğnelik: (< T. gevre-y-en) geyicek: (< T. gök+elek) göğem: (< T. la-ma) hohalak: (< ? hoh + T. ışıl+ak) ışıldırik: (< T. ħiyār + T. geyik+cek) gezer: (< T. gök+dün) gölek: (< T. git-i-ş-gen) gollüce: (< T. lak) hartlap: (< hart + T. gök+em) göğemcik: (< T. göbek+lek) gödelek: (< T. göm-ü-l-gen) gömürgen: (< T. il-im) ilişken: (< T. gök+ü-n-dür-me) gökçe: (< T. gök+en) göğlemez: (< T. gez-er) gıcık: (< T. ışıl+gan) iğcik: (< T. gövde+lek) göğce: (< T. cık) hıyarlama: (< Far. gök+çek) göğdeli: (< T.

kızıl+cık) kızıllık: (< T. ce) kertme: (< T. kabar+cık) kabargıç: (< T. kekre+mik) kekilcen: (< Far. kirtil + T. keçe+m+cik) keçemük: (< T. lik) kendirik: (< ? kendir + T. kapan+cak) kaplıca: (< T. kofurga+lık) kokar: (< T. kara+cık) karalık: (< T. kes-me) kığıştak: (< kığış+ta-k) kılgın: (< T. kert-me) kesercik: (< T.26 izmelece: (< T. kızıl+ak) kızılca: (< T. kaymak+lık) kazık: (< kaz-ı-k) kazmaç: (< T. kabartla-k) kabartlama: (< T. kavuş+lak) kayacık: (< T. cak) kanlık: (< T. kıvır+cık) kıvrışık: (< T. kak-ma) kamalak: (< kama+lak) kanak: (< T. kaz-maç) keçemçik: (< T. ik) kertilce: (< Yun. ez-me-li+ce) kabak: (< T. kızıl+lık) kirlice: (< T. kaymak+cık) kaymaklık: (< T. kir+li+ce) kirtil: (< kirt + T. kırk+lık) kırlı: (< T. kok-ar) . laş-ka) kakma: (< T. cık) kaymacık: (< T. il) kofurgalık: (< T. kab+ak) kabarcık: (< T. kes-er+cik) kesme: (< T. kaya+cık) kayganacık: (< Far. kızıl+ca) kızılcık: (< T. kara-n-tı ?) karavlık: (< ? karav + T. kara+muk) karantı: (< T. kākül + T. kara-maz) karamış: (< T. keçe+mik) kekeremik: (< T. kıy-ı-ş-ak) kızamık: (< T. kıv-ı-r-ım) kıyak: (< T. kıy-ak) kıyışak: (< T. kan+lık) kapçık: (< T. lık) karçin: (< T. ħāyegįne + T. kabartla-ma) kakalaşka: (< kaka+ T. kap+çık) kapıncak: (< T. kara-mış) karamuk: (< T. kıl-ı-k) kırık: (< T. kara+lık) karamaz: (< T. kara+ca) karacık: (< T. kabar-gıç) kabartlak: (< T. kızla-muk) kızılak: (< T. kır+lı) kıvırcık: (< T. kıv-ı-r-ı-ş-ık) kıvışkan: (< T. kıv-ı-ş-kan) kıvrım: (< T. kıl-gın) kılık: (< T. kan+a-k) kanatma: (< T. kar+çin) kasan: (< T. kas-an) kavak: (< kav+ak) kavlağan: (< kavla-gan) kavuşlak: (< T. kan+a-t-ma) kangırcak: (< ? kangır + T. kır-ı-k) kırklık: (< T. kap+lı+ca) karaca: (< T. -cen) kendillik: (< ? kendir + T.

panbu + T. lık) parlacık: (< T. çik) oğunduruk: (< T. köpü-r-gen) kösgüç: (< T. köpü-r-ecek) köpürgen: (< T. ca) pıtırgan: (< T. -lek) öksüzce: (< T. pat+la-k) patlangaç: (< T. ca) oymalık: (< T. pürçek+li) sabırlık: (< Ar. koy-guç) küllük: (< T. küt+ür) lokurdak: (< T. cak) pamuça: (< Far. küs-güç) kubatça: (< T. pāre + T. ça) pamuklu: (< Far. parla-k+cık) patlak: (< T. cuk) mazlıħ: (< Far. porsu-k) pürçüklü: (< T. cık) papurtlama: (< ? papurt + T. or+man) oturak: (< T.27 kokarcık: (< T. lak) sakarca: (< ? sakar + T. kuş+ça) kuşulak: (< T. kuru-t-an) kurugan: (< T. lak) köpürcek: (< T. mor/morm + T. lık) sakalak: (< Ar. cuk) kovancık: (< ? koğan + T. panbu + T. otur-ak) ovaca: (< ? T. banjar + T. kur-u-l-gan) kurutma: (< T. panbu + T. saka + T. bat-ı-r-ak) pirelik: (< T. lak) pamucak: (< Far. kozak + T. cık) kozalak: (< Far. pat+la-n-gıç) pıslak: (< pıs + T. ca) sakızdırık: (< T. kuru-t-ma) kuşça: : (< T. sakız+dırık) . kuş+lak) kuyguç: (< T. küs-eğen) kütür: (< T. maruli + T. panbu + T. nefer + T. pire+lik) porsuk: (< T. kuru-gan) kurulgan: (< T. ulle + T. śabr + T. küpe+li) küseğen: (< T. öz+lü+lük) paflak: (< paf + T. ör-me+ce) ötürge: (< T. lokur+da-k) mancarlık: (< Erm. li) morca: (< Erm. cik) kurtluca: (< T. kok-ar+cık) koluncuk: (< ? kolon + T. ca) neferlik: (< Ar. iksia + T. lik) nevbetçik: (< Far. banjar + T. nevbet + T. lu) pamukluk: (< Far. lık) meçikli: (< ? meçik + T. kudur-uk) kulecik: (< Ar. oğul+duruk ?) okcül: (< T. lık) marulcuk: (< Yun. kurt+lu+ca) kurudan: (< T. kubat+ça) kuduluk: (< T. ör-üm) ökselek: (< Yun. ök+süz+ce) örmece: (< T. oy-ma+lık) öğüm: (< T. pat+la-n-gaç) patlangıç: (< T. bat-ı-r-gan) pıtrak: (< T. māzū + T. ova + T. luk) pancarcık: (< Erm. ok+çul) okluk: (< T. kül+lük) küpeli: (< T. ok+luk) orman: (< T. öt-ür-ge) özüllük: (< T. la-ma) paralık: (< Far. lak) pıtırca: (< pıtır + T.

şa’r + T. sakız+lak) sakızlık: (< T. tak-ım+cık) tamli: (< Ar. süt+lü+cen) şakıldak: (< şak + T. ca) saracak: (< T. sakız+lık) salatalık: (< t. sar+acak) sarıklık: (< T. tara-k+lık) tarma: (< T. ser+gen) sımak: (< T. selle + T. top+alak) topalan: (< T. sarmaş-ı-k) sazan: (< T.28 sakızlak: (< T. topal+an) . sırım+sız) sıvarma: (< T. tar-ma) tatarcık: (< Tatar+cık) tatlı: (< T. serp-i-k) sergen: (< T. tır-mık) toklu: (< T. tesbīĥ + T. tomur+cuk) topaçça: (< T. soğan+ak) soğancık: (< T. semiz+lik) sepik: (< T. lık) salmanca: (< Ar. lik) tetirli: (< ? tetir + T. soğu-k+luk) solgun: (< T. lek) söğecen: (< T. li+ce) tespihlik: (< Ar. ce) tellice: (< Erm. soy-u-l-gan) söbelek: (< ? söbe + T. sıyır-ma) soğanak: (< T. sür-t-mek) sütleğen: (< T. tak+alak) takımcık: (< T. somur-mak) soyuk: (< T. saz+an) selecek: (< Ar. şang+alak) şaplak: (< T. şiş-ti) takalak: (< T. tok+lu) tomçak: (< T. soy-u-k) soyulgan: (< T. süp-ü-r-ge) süpürgelik: (< T. suv+ar-ma+lık) süleymencik: (< Süleyman+cık) süngüllük: (< T. tel + T. top+aç+ça) topalak: (< T. cen) teknecik: (< ? tekne + T. ıl+da-k) şangalak: (< T. sünük+lük ?) süpürge: (< T. süt+le-ğen) sütlüce: (< T. ŧa’m + T. selmān + T. süp-ü-r-ge+lik) sürmeli: (< T. sar-ı-k+lık) sarmalık: (< T. li) tıkan: (< T. tık-an) tıkıç: (< T. sol-gun) sormaħ: (< T. söğ-ecen) suluk: (< T. sar-ma+lık) sarmaşık: (< T. sı-mak) sırımsız: (< T. tık-ı-ç) tırmık: (< T. suv+ar-ma) sıyırma: (< T. cik) telçe: (< Erm. cek) semizlik: (< T. sür-me+li) sürtmeğ: (< T. süt+lü+ce) sütlücen: (< T. çekirdek+li) şişti: (< T. lık) şikirdaklı: (< T. danış-man) taraklık: (< T. şap+la-k) şarlık: (< Ar. tel + T. soğan+cık) soğukluk: (< T. su+luk) suvarmılık: (< T. top+çak) tomdurcuk: (< T. salata + T. li ?) tanışman: (< T. tat+lı) tekecen: (< ? teke + T.

yum-ur+u) yumuk: (< T. yan-dır-az) yapılcan: (< T. yer+leş-ik) yellice: (< T. üş-üş) üvezli: (< T.29 topluca: (< T. top+ul) tortçu: (< ? tort + T. yapılda-k) yaprak: (< T. üz-üm+lü) varcık: (< T. top+lu+ca) topoç: (< T. üz-üm) üzümlü: (< T. top+aç) topuk: (< T. çu) toruk: (< T. üvez+li) üzerlik: (< yüz-er+lik) üzüm: (< T. cik) . tulle + T. tüt-ü-n) tüylü: (< T. yal-dır-an) yanal: (< T. yaban + -tırak) yağlıca: (< T. yazı+lı) yeleşik: (< T. yan-dır-an) yandıraz: (< T. daş) yaldıran: (<T. lak) zivircik: (< Far. yas-mık) yaygın: (< T. tür+e-me) tütün: (< T. tüy+lü+ce) ulama: (< T. un+lu+ca) urunguç: (< T. yağ+lı+cak) yağlık: (< T. yağ+lık) yakmuk: (< T. yüksük+çük) zartlak: (< zart + T. zįver + T. yel+li+ce) yemiş: (< T. lı) yumak: (< T. lak) zıplak: (< zıp + T. ye-miş+en) yemlik: (< T. yay-ı-l-gan) yazılı: (< T. ur-u-n-guç) uruşman: (< T. yan+alak) yandıran: (< T. lü) türeme: (< T. yap-ur-gak) yasmık: (< T. tor-u-k) turma: (< T. yak-muk) yalangı: (< T. ur-u-ş-man) üşüş: (< T. yum-ak) yumru: (< T. yumur+ca) yumurcak: (< T. ula-ma) unluca: (< T. yay-gın) yayılgan: (< T. yan+al) yanalak: (< T. yeşil+lik) yığınç: (< T. yala-n-gı) yaldaş: (< ? yal + T. ye-miş) yemişen: (< T. yum-u-k) yumurca: (< T. yağ+lı+ca) yağlıcak: (< T. tur-ma) tüllü: (< Fr. yap-ı-l-can) yapıldak: (< T. yığ-ı-n-ç) yiğilcik: (< ? yiğil + T. yem+lik) yeşillik: (< T. cik) yoğurtçuk: (< T. top+uk) topul: (< T. var+cık) yabantırak: (< Far. yumur+cak) yüksükçük: (< T. tüy+lü) tüylüce: (< T. yoğurt+çuk) yordanlı: (< ? yordan + T.

sim tamlaması biçiminde kurulan bitki adlarını aşağıda listeler hâlinde sıraladık. tamlayana eklenen ilgi durumu eki. Türkçe sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları sim tamlaması. belirtisiz isim tamlamaları birleşik kelime kurmaya çok elverişli olan kelime gruplarıdır. iki isim unsurunun meydana getirdiği kelime grubudur. geriye kalanlar ise belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur.1. Tamlayan önce. Çünkü belirtili ad tamlamalarında. Belirtisiz ad tamlamaları. B RLEŞ K B TK ADLARI 3. Grubu meydana getiren iki isim unsurundan biri tamlayan. Bu adlardan yalnızca biri belirtili isim tamlaması. YAPI BAKIMINDAN B RLEŞ K B TK ADLARININ KURULUŞU 3. bir nesnenin başka bir nesneye ait bulunduğunu veya bir nesnenin başka bir nesne ile tamamlandığını ifade etmek için bu kelime grubuna başvurulur.1. Bu sebeple. S M TAMLAMASI B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI 3. Yukarıda da belirttiğimiz gibi. Bir ismin manasının iyelik sistemi içinde başka bir isimle tamamlanması esasına dayanır.1. biri tamlanan unsurdur. 381).1. tamlayanı belirli bir kişi ya da nesneye dar bir aitlik ilişkisiyle bağladığı hâlde.1.1. belirtisiz ad tamlamalarında ilişki doğrudan doğruya belirsiz genel bir nesneye. birleşik kelime kurmaya çok elverişli olan kelime gruplarıdır. Belirtili sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları madımağın oynaşı .30 3. 139). Bir nesnenin başka bir nesnenin parçası olduğunu. isim tamlaması biçiminde kurulan bitki adları belirtisiz isim tamlaması kalıbındadır. tamlanan sonra gelir. ki unsur iyelik sistemiyle birbirine bağlanır ve grubun temelini iyelik ifadesi teşkil eder (Ergin. bir tür adına yöneliktir (Korkmaz.

31 Belirtisiz sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları abdestbozan otu abdüsselam otu abı kızı acamlar alması acem çiçeği acem kimyonu acem lâlesi acıgıcı kulağı ada çayı adamotu adamkökü ada soğanı Afrika menekşesi Afşar otu ağaç çileği ağaç ebegümeci ağaç göğsü ağaç kavunu ağaç küpesi ağaç mantarı ağaç minesi ağaç üzümü ağda çiçeği ağı çalısı ağı çiçeği ağı dalı ağı otu ağu ağacı ağukunduzu ağustos alması ağustos gülü aħbun otu ahırotu ahlat armudu akça armudu akçakızı ak kadın parmağı aklahna üzümü akşam sabah güzeli akşekeri ala kangalı alakavun otu alamangumpili alasit üzümü alatavşan üzümü alay çiçeği alaz armudu albalı Alibey buğdayı alim üzümü Allahekmeği allik taması almacık otu Alman papatyası alma yaprağı aloğlu altın ağacı altın çiçeği altın dikeni altın otu altın yumurta mantarı alvar eriği amber ağacı amber çiçeği Amerika bademi Amerika elması Amerikan armudu Amerika üzümü anababa kekiği anababa kokusu anaç tikeni Anadolu otu anakara üzümü anapa paħlisi andız otu anduz otu Antep fıstığı Antep karası Anzer çayı aptal baklası aptal otu Arabistan defnesi Arap buturağı Arap elması Arap mantarı Arap otu arapsaçı arapsiki Arap sümbülü Arap şalgamı araptaşağı Arap topalağı Arap yasemini .

32 ardıç burcu ardıç kıliği ardıç otu areb kozu arı çiçeği arı götü arı gülü arı otu arı pürü armut kabağı armut otu Arnavut biberi Arnavut darısı Arnavutköy çileği arpa armudu arpacık soğanı arpa elması arslanayağı asker borusu asker gülü askı düleği aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi asma kabağı asma üzümü aş eriği aş inciri aşk merdiveni aş otu at dikeni at elması ateş buğdayı ateş çiçeği ateş dikeni ateş yaprağı at kestanesi atkulağı atkuyruğu atlas çiçeği atmemesi at paklası at yoncası avcı üzümü avize ağacı avlu ağacı avrat otu Avşar otu avu çiçeği ay alması ayçiçeği aydın çiçeği aydın gülü aygün aşığı aygün çiçeği ayı ardıcı ayı asması ayıayağı ayı baldıranı ayı çiğdemi ayı çileği ayıeli ayı elması ayı eriği ayı fındığı ayı fıstığı ayı gülü ayıkulağı ayı liforu ayı ligarbası ayı mantarı ayıkulağı ayı otu ayıparmağı ayıpençesi ayı soğanı ayı şalgamı ayı üzümü ayı yemişi ayrık otu ayu mamuğu ayvaganı azak eğiri baba inciri bağa yaprağı Bağdat hurması bağırsak otu bahar otu bahçe domatesi bahçe hezareni bahçe kekiği bahçe nanesi bahçe teresi bakıldak otu bakır bağcığı baklaçalısı bakla çiçeği bal armudu .

33 balbardağı balçık hurması bal çiçeği baldıran otu balgam elması balık ağusu balık otu balık sütleğeni bal kabağı ballık otu bal mantarı bal üzümü bambul otu ban ağacı bandırma kabı bandırma üzümü ban otu bardacık eriği bardakçı inciri bardak eriği bartınya otu barut ağacı basbaşı basur otu bataklık nergisi bataklık süseni batı mazısı bayır turpu beğ börkü Bektaşî üzümü belerçe üzümü bengilik otu benli üzümü bere otu bertik otu Besni üzümü beşdamar otu beşparmak otu bey armudu beyazdikencik üzümü beyböreği beyolu beyzambağı bıcırgan otu bıldırcınbudu bıraş otu bidek ağacı bilader ağacı bilon otu bira çiçeği bit otu bodukmuhı bodur otu boğa dikeni boğan otu boğaz çiçeği boğumluca otu bohça çiçeği Bombay fasulyesi boncuk otu bor ağacı boranı elması borazan mantarı bortum üzümü boru çiçeği bosça otu bostan borusu bostan güzeli bostan karanfili bostan otu Boşnak eriği boyacı aspiri boyacı dikeni boyacı kökü boyacı papatyası boya çiçeği boya kökü boya otu boya pürü boy otu bozdoğan armudu böğrek eriği börek mantarı börek otu börtliyen dikeni Brüksel lahanası buğasiki buğdaycık otu buğday çiçeği buğday karamuğu buğdaylık otu buhur otu bulak otu bulut üzümü bunbul almasi Bursa buğdayı burut dimnidi buvur sakızı buy otu .

34 buzağıburnu buzağı otu buz karpuzu bük tudu bük üzümü bülbülyuvası büyü otu cadısüpürgesi cadı şimşiri cafa çiçeği camgüzeli camızmemesi cam otu camuskulağı camuz baklası canavar otu can eriği can otu cazu gülü cehennem zambağı cenik sovanı cennet biberi cennet otu cerik ağacı ceylan çiçeği Cezayir menekşesi cıngıravu elması cırdatan düleği cırtlak otu cırtlak sakızı cız dikeni cicik üzümü ciğer otu cimcik dikeni cinbiberi Cincife üzümü cin darısı cinek otu cingen dikeni cin mısırı cin otu cinsaçı civanperçemi cüce bağırsağı cül üzümü çadır çiçeği çadır uşağı çağman otu çakal armudu çakal çiğdemi çakal eriği çakal otu çakıl dikeni çakırca dikeni çakır dikeni çakşır otu çalgıcı otu çalıdibi çalı dikeni çalı fasulyesi çalıgagası çalı kızılcığı çalı navruzu çalı süpürgesi çal kirazı çaltı dikeni çam buğdayı çam fıstığı çam otu çam üzümü çanak çömlek otu çan çiçeği çangal fasilesi çanta çiçeği çarık dikeni çatlak otu çavdarmahmuzu çavuş üzümü çayır düğmesi çayır güzeli çayır mantarı çayır melikesi çayır otu çayır papatyası çayır sedefi çayır soğanı çayır teresi çayır tirfili çayır yulafı çayterüzüsü çay üzümü çeçik kulağı çekirken otu çeküm çileği çemen otu çengel otu çengel sakızı çetmi dikeni çetük otu .

35 çıbı işi çıkrık tekeri çınar mantarı çıngırak otu çıra üzümü çır şalgamı çıtçıtan ağacı çıyan otu çiçek lahanası çiçek otu çiçek soğanı çiçek yaprağı çilbir otu çilek üzümü Çin anasonu Çin gülü Çin karanfili Çin lahanası Çin leylâğı Çin tarçın ağacı çiriş otu çit sarmaşığı çivit otu çobançantası çobançırası çobandeğneği çobandüdüğü çobanekmeği çoban elması çobankaşığı çobaniğnesi çoban kösteği çobanpüskülü çobansüzgeci çobantakkesi çobantarağı çobantuzluğu çoban üzümü çocuk nefesi çöl turpu çömlek otu çöp bitkisi çöp içi çörek mantarı çörek otu çöre otu çör otu çubuk ağacı çuha çiçeği çulluoğlu dağ armudu dağbaklası dağ çamı dağ çayı dağ çileği dağ çöveni dağ dalak otu dağ elması dağ eriği dağ erik otu dağgülü dağ karanfili dağ kavağı dağ kestanesi dağ kimyonu dağ kirazı dağ lâlesi dağ marulu dağ misgisi dağ nanesi dağ nohudu dağ pırasası dağ reyhanı dağsabunu dağ sakızı dağ sarmaşığı dağ servisi dağ soğanı dağ sümbülü dağ üzümü dağ yemişi dakka otu dalak otu dal limonu damar otu damar yaprağı dam koruğu danaayağı danabaklası danaburnu danadili danagöbeği danagözü danakıran otu danakuyruğu danamemesi dancak otu dantel ağacı daraklık otu .

36 darıca otu darı mısırı davun otu Davut yaprağı dededeğneği dede gülü dedemsakalı dedesakalı dedesakalı mantarı defne yaprağı değirmen armudu değirmenci üzümü delialan maydanozu deli otu demir ağacı demir bıtırağı demir dikeni demir otu deniz börülcesi denizgülü deniz otu deniz pırasası deniz rezenesi deniz sarmaşığı deniz soğanı deniz teresi deniz üzümü deniz yosunu deper otu dere kabalağı dereotu deveboynu devecibardağı deve dikeni devedişi deve elması devegözü devegülü devekulağı develik otu deve mercimeği deveşaplağı devetabanı devetopalağı deveturpu diken ağacı diken başı diken çileği diken dutu dikenucu diken üzümü dilberdudağı dilberkirpiği dirlik otu diş bademi diş hilali diş otu Diyarbakır karpuzu doğu kayını doğu lâdini doğu mazısı dolama otu dolma otu dolu börülcesi dombay eriği domuzağırşağı domuz ayrığı domuz ayrık otu domuz baklası domuzbıtırağı domuz dikeni domuz elması domuz eriği domuzkuyruğu domuz lahanası domuz marulu domuz otu domuz pancarı domuzpotulağı domuz soğanı domuz turpu domuz üzümü dor otu doru otu döven otu döymeç otu duduburnu dulaptal otu dulavrat otu dulkarıgömleği duman otu durak otu dut çöğürü duvar fesleğeni duvar sarmaşığı duvar sedefi düğün çiçeği düğün otu düğün yaprağı .

37 dülekkazı ebecik otu ebegümeci ebekulağı ebembulguru ebembükü ebem ekmeği ebemekşisi ebucehil karpuzu efek otu eğir kökü eğrelti otu eğrilcen otu ekin dudu ekmek ağacı ekmek ayvası eldaş üzümü elik yoncası elma çalısı emzik otu endirek ağacı enek memesi engerek otu ereğil otu erenler çiçeği ergan üzümü ergen perçemi erkeçsakalı Ermeni kimyonu esrar otu eşek baklası eşek baldıranı eşek çıtlığı eşek dikeni eşek elması eşek eriği eşek gevreği eşek gülü eşek helvası eşek hıyarı eşek inciri eşek kangalı eşek kengeri eşek kömürdeği eşek közlemesi eşekkulağı eşek lalesi eşek madımağı eşek marulu eşek maydanozu eşek memesi eşek navruzu eşek otu eşek papatyası eşektırnağı eşek turpu eşek yağırı eşek yoncası eşşekganağı et elması et mantarı et şeftalisi etteni eriği et üzümü evlek mantarı evlenme çiçeği evliya otu evren gülü eyilcan otu fare dikeni farekulağı fare otu Fatmasaçı fenerit üzümü Fenike portakalı fesçitarağı fesliğan üzümü fıçı otu fık otu fındık otu fırıldak çiçeği fıstık çamı fıtık otu fil elması filkulağı Finike ardıcı fink baklası Firavun inciri firfil ağacı fos mantarı Frenk asması Frenk biberi Frenk çileği Frenk elması Frenk inciri Frenk kimyonu Frenk lahanası Frenk maydanozu Frenk menekşesi .

38 Frenk patlıcanı Frenk üzümü Frenk yemişi gadın budu garan kulpu garayağı garğaburnu garğa kavunu garipler urganı gavun armudu gâvur baklası gâvur haşhaşı gâvur hıyarı gâvur pancarı gâvur soğanı gâvur tilkişeni gazelboynuzu gazel otu gazotu gebre otu gece gündüz çiçeği gece menekşesi gecesefası gelemir buğdayı gelinarmudu gelincikmancarı gelin çiçeği gelindili gelindüğmesi gelineli gelinelması gelinfeneri gelin gülü gelin güveyi elması gelin mantarı gelinmumu gelin otu gelinparmağı gelinsaçı gelinteli mantarı gelintırnağı gelinyanağı gelinyemişi genegerçek otu geren dikeni geren otu geyik dikeni geyikdili geyik elması geyik göbeği geyik mantarı geyik otu geyiksırtı geyik tuzu gez ağacı gıcıkdan otu gıcık hardalı gıcık otu gıral ağacı gıvışgan otu gızlar yağlığı gidişgen otu Ginko ağacı Girit kekiği Girit lâlesi Girit otu Girit şakayığı godıl elması golpezüğü gonyaşı govan sakızı göbek elması göbek mantarı göbek otu göğündürme lâlesi gölezeriği gölge bitkileri göl kestanesi göl soğanı gömeçeriği gönüldolabı götlek ormanı gövercin göksü gövercin topuğu gözlükotu gramofon çiçeği guga dikeni gugu çiçeği guguk lâlesi guli bacağı gübre mantarı gül armudu gülburcu tikeni gülburnu güldibi gülgülü gülgülüm gülhatmi gülyağı .

39 gün çiçeği gündüz gülü gündüzsefası güneştopu gün gülü günlük ağacı güşad otu güvem eriği güveyfeneri güyeği keküğü güyeğü otu güylek cevizi güz armudu güz çiğdemi güzelavrat otu güzelhatun çiçeği güzgülü hacılar otu Halep çamı halıdokuyan çiçeği halsaçağı halus otu hamzan kökü hançer çiçeği hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hanımyaması hardal otu Hasankeyf tütünü hasekiküpesi hasır otu hasret çiçeği hatunmemesi hatunparmağı hatuntuzluğu havaotu havıt otu havvaanaeli haylan kabağı helep şalgamı helvacı çöveni helvacı kabağı helvacı kökü Hicaz buğdayı hilal otu Hindistan cevizi Hint armudu Hint bademi Hint baklası Hint bezelyesi Hint biberi Hint çiçeği Hint darısı Hint fıstığı Hint fulü Hint hıyarı Hint hurması Hint inciri Hint kamışı Hint keneviri Hint kirazı Hint leylâğı Hint pamuğu Hint pirinci Hint portakalı Hint safranı Hint yağı ağacı hocalar yemişi hodayı armudu holis otu Hollanda kavağı horozbudağı horozcuk otu horoz fasulyesi horozgözü horoz gülü horoz ibiği horoz karası horozkursağı horoz mantarı humma otu hurma eriği hurma üzümü Isparta gülü ıtır çiçeği idris ağacı idris otu iğ ağacı iğnelik otu ikbal çiçeği ikbal otu iletir sakızı imparator lâlesi imparator mantarı imparator otu inabut çalısı inci çiçeği inci sümbülü .

40 inekbiciği inek emceği inek memesi insan otu ipek ağacı ipek çiçeği ipek fidanı ipek gülü ipek mantarı ipkesiği irülü ız armudu sa dikeni ishal otu stanbul kekiği stanbul lâlesi stanbul şalgamı stanbul üzümü it alici itboncuğu itboruğu itburnu it cumurdu iteriği itgülü itinciri ithıyarı itkabağı itkişnişi itkuyruğu itnanesi itsarımsağı itsineği itsoğanı it üzümü izōlu armudu Japon armudu Japon ayvası Japon elması Japon gülü Japon hurması Japon kaktüsü Japon sarmaşığı Japon şemsiyesi Japon üzümü kabakarmudu kabakulak mantarı kabakulak otu kabaldızdikeni kabarcıkotu Kâbe süpürgesi kadıbaşı kadıngöbeği kadınparmağı kadıntuzluğu kadı otu kadife çiçeği kafesotu kâfur ağacı kâğıt ağacı kâğıt dutu kağşak otu kahkaha çiçeği kamış otu kanarya çiçeği kanarya otu kanavcı otu kandamlası kandıra ağacı kandıra otu kan dikeni kandil çiçeği kandil otu kangal dikeni kanlıca mantarı kan otu kan portakalı kantar kabağı kantartopu kantorbası kanyaşı kapçık otu kaplan postu kaplıngaba keleği karabaş otu karaburcu karaca darısı karaca occanı Karacaoğlan mantarı Karagöl buğdayı karakoruğu karakulak mantarı Karaman kimyonu karamoru karamuk dikeni karanfil elması karanfil kökü karantı dikeni kar ardıcı kara yosunları .

41 kara yosunu karcık üzümü kar çiçeği kardeşkanı ağacı kar dikeni kargabardağı karga bostanı karga cevizi karga düleği karga ibiği karga keleği karga kozağı kargasabunu karga soğanı kargayüreği kargıdalı kargı kamışı karğayamşağı karıngeveni karıyaşı karpuz armudu kartal ağacı kartopu karulaotu kasık otu kasnak meşesi kaşık otu katırazığı katır çiçeği katır çiğdemi katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu katırtırnağı katran ağacı katran ardıcı katran çamı katranköpüğü katran otu katran yoncası kavak elması kavak inciri kav mantarı kavurt otu kayayağı kaya kekiği kaya koruğu kaya sarımsağı kaya sarmaşığı kaya üzümü kaya yarpuzu kaygana çiçeği kayık çiçeği kayındili kayın mantarı kaymak otu kaynanadili kaynanayumruğu kazankarası kazankulpu kazayağı Kazdağı köknarı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçi emceği keçi kirazı keçi kömüreni keçi mantarı keçi marulu keçimemesi keçisakalı keçisedefi keçi söğüdü keçi yemişi kediayağı kedicibiği kediçırnağı kedi dutu kedigözü kedikınası kedikulağı kedikuyruğu kedi nanesi kedi otu keditırnağı kefe kimyonu kefe lâlesi keklik çiğdemi keklikganağı keklikgözü keklik otu kek otu kelçiçeği kelebek çiçeği kelebek otu kelemli otu keler kuyruğu kelkız çiçeği .

42 Kemer patlıcanı kendir otu kendir palmiyesi kene ağacı kenebörülcesi kene otu kengi otu kepir yavşanı kermes meşesi kese çiçeği kestane kabağı keşirlik otu keşiş otu keşişyemez armudu ketengömleği Kıbrıs akasyası kılıç kekiği kılıç otu kılkirişi kıl otu kına ağacı kına çiçeği kıngıra otu kınnap otu kıral eğreltisi kırçkırç otu kırgın otu kır gülü Kırkağaç kavunu kırkbaş otu kırkboğum otu kırkkilit otu kırksinir otu kır lâlesi kırlangıç otu kır menekşesi kır sakızı kır soğanı kır yasemini kısamahmut otu kısmet ağacı kışgözü kızgüzeli kışla dikeni kış mantarı kıyık elması kızılcadişi kızılgöz dikeni kızlargöbeği kızlar yemişi kızmemesi kızyanağı kibrit otu kilim ucu kiraz elması kirez armudu kocabaşı koçkuyruğu koçlama mantarı koç mantarı koç otu koçtaşağı koğuş ağacı kokar otu koku ağacı kola ağacı kovan otu koyun baklası koyun çiçeği koyundibi koyunekmeği koyungöbeği koyungözü koyun mantarı koyun otu koyun yumağı kozak üzümü köçet elması kök boyası kökçiçeği kök enfiye kömürcü şıkığı kömüşciciği köpekayası köpekcevizi köpekdili köpek elması köpekgülü köpeklolosı köpekmantarı köpekmemesi köpek otu köpek sarımsağı köpek soğanı köpektaşağı köpek üzümü köpük elması köse buğdayı köse otu .

43 köse tahılı köstüköpeği köyağı köy mantarı köy otu kralkandili kudret narı kuduz otu kukas otu kulak mantarı kulak otu kulunc otu kumacı otu kumarmudu kum çavdarı kum eriği kum otu kumpir üzümü kum zambağı kurbağa gözü kurbağa otu kurbağa zehiri kurşun otu kurtayağı kurtbağı kurtbağrı kurtbaharı kurt baklası kurt böğürtleni kurtkulağı kurt mantarı kurt otu kurtpençesi kurt soğanı kurttırnağı kurt yatağı kuşağzı kuş alıcı kuşayağı kuş böyreği kuşburnu kuşçırlığı kuş çubuğu kuşdili kuşekmeği kuş elması kuşfesleği kuşgözü kuşkerdimesi kuş kirazı kuşkuş otu kuş mancarı kuşnarı kuş otu kuşübüğü kuş üzümü kuşyemi kuş yemişi kuşyüreği kuyu fındığı kuzgun armudu kuzgunkılıcı kuzgun otu kuzubaşı kuzuböpreği kuzudili kuzu gevreği kuzugöbeği kuzu kestanesi kuzu kişnişi kuzukulağı kuzukürkü kuzu mantarı kuzu otu kuzu pıtrağı kuzu sarmaşığı küllüce otu kül otu kültür bitkileri küpe çiçeği küp evleği kürdan otu küre çiçeği küstüm otu kütük mantarı lâle ağacı lapaza çiçeği lastik ağacı Latin çiçeği lavanta çiçeği lazotu leblebi çiçeği leylekayağı leylekburnu leylekgagası leylim otu leylim yaprağı lif kabağı limonelması .

44 limonnanesi limon otu livikeriği loğusa çiçeği loğusa otu loparmudu lörotu Lübnan sediri maasuselması Macar biberi Macar üzümü mağzinelması mahmude otu mahmur çiçeği mahmuz çiçeği mahrabaşı Malta eriği mandadili mandaeriği mandakulağı Manisa lâlesi mantar ağacı mantar meşesi mantı çiçeği maralotu margarit çiçeği marsıvan otu mart yemişi mastı çiçeği masura kamışı masusaelması maya ağacı maya çiçeği maya otu mayasıl otu mayıs çiçeği mayıs dikeni mayıs papatyası mazı meşesi mazı otu mekrikarmudu melek otu melendere ayvası menekşe gülü menekşe kökü menendiarmudu mera bitkileri mercan ağacı mercan çiçeği mercan otu mercanüzümü Meryemana asması Meryemana dikeni Meryemanaeldiveni Meryem otu mesir otu meşe burçu meşe çiçeği meşe mantarı mevzek otu meyan kökü meyhaneci otu meyve ağacı mezarlık otu mezarlık servisi mezarlık zambağı mığırıkarmudu mıhtepesi mıhtepesi mantarı mıkbaşı mısır anasonu mısır baklası mısır darısı Mısır fulü Mısır yasemini mısmıl ağacı mine çiçeği mine çiçeğigiller miskiçelması misk soğanı mis üzümü muhabbet çiçeği mum ağacı mum çiçeği mum palmiyesi mut üzümü mübarek dikeni mübarek otu mürdüm eriği nane çiçeği nanedalı nar armudu nar gülü nazar otu nazik elması nemnem otu nemse kimyonu nergis zambağı nevruz otu .

45 nezle otu ninemelması nişasta buğdayı norzeriği nuteşir soğanı nuzlaotu oğlakkarası oğlakkulağı oğlanelması oğlan otu oğul otu oltu otu orakeriği orman gülü ormangüzeli orman liforu orman ligarbası orman sarmaşığı Osmanlı lâlesi osurgangülü osuruk ağacı osuruk çiçeği ot çayı oteriği otkökü oturakfasulyesi ova nergisi oya çiçeği oymalı yaprak öd ağacı öğrek otu öğür otu ökse otu öksürük otu öksüz çiğdemi öksüzoğlan çiğdemi öküz baklası öksüz çiçeği öküzdili öküzgöbeği öküzgötü öküzgözü öküzkütüğü öküzpörçüğü öksüzoğlan ölmez otu ölü soğanı ömür çiçeği ömür otu öveyikbuğdayı öz dikeni palamut meşesi pamuklıyanotu pamuk otu pancar otu panzehir otu papazkülahı papaztakkesi parmak üzümü paryavşanı pas mantarı paşa ağacı paşaçadırı paşakılıcı patarık otu patiçi patlıcan çiçeği patlıcan inciri patpat otu pazıbaşı peçelması pelesenk ağacı peygamber ağacı peygamber buğdayı peygamber çiçeği peygamber dikeni peygamber üzümü peynir ağacı peynir otu pıtraklı otu pimpiri mantarı pipo çiçeği pirenyavşağı pire otu pisikcırnağı pisik otu pisiktaşağı pisiktetiği pisiktırnağı pisi pisi otu polen çiçeği porsuk ağacı porukluk çalısı pos mantarı potuotu poy otu puf mantarı pürpürüm mantarı renk otu .

46 saat çiçeği saat otu sabahyıldızı sabun ağacı sabunçiçeği sabun otu saçak mantarı safran çiçeği safran çiğdemi sahil çamı sakal otu sakar otu sakız ağacı sakız baklası sakız dikeni sakız enginarı sakız kabağı sakız otu sakızözü saksıgüzeli salep otu salkım ağacı salkım çiçeği salon çamı sancakotu sancı çubuğu sancı otu sapankıran otu sapot ağacı sapsız meşe saray çiçeği saray menekşesi sarıayak mantarı sarıgöbek elması sarıhızır elması sarımsak hardalı sarımsak otu sarımsak salebi saz otu sebuzek dikeni sedef otu selam otu semiz otu sepetçi kavağı sepetçi söğüdü serçedili serçe otu sergi üzümü sıcak otu sıçan dikeni sıçankulağı sıçanotu sığır baldıranı sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu sığır otu sığırödü sığırsoğanı sığırtikeni sıraca otu sırık domatesi sırık fasulyesi sıtma ağacı sıtma otu sıyırmadikeni siğil otu sihirbaz otu silindirçiçeği sinekmantarı sinir otu sirken otu sivri kökü soğan çiçeği soğan ufağı soğan uşağı soğlaç buğdayı solucan eğreltisi solucan otu somrukotu soya fasulyesi söbelen mantarı söhsökü su baldıranı suçiçeği sugerdimesi sugözü otu su gülü suibriği su kabağı su kamışı su karanfili su kazayağı su kerdemesi su kestanesi su keteni su lâlesi sulandık otu sulfata ağacı .

47 sultan börkü sultanküpesi sultan otu suluyoncası su mantarları su mercimeği su nanesi su nergisi suoku su rezenesi susakkabağı su sarımsağı suşeridi su teresi suyarpuzu su yoncası su yosunu su zambağı süğüt elması Süleyman otu süluğotu sümbül çiçeği süpürge çalısı süpürge darısı süpürge kamışı süpürge otu sürme mantarları süs biberi süs bitkisi süslühanım çiçeği süt ağacı süt otu şagrak mantarı şahtuğu şalgam armudu şal kabağı şamdarı Şam fıstığı Şam razakısı Şam üzümü şark çöveni şehmelik otu şeker ağacı şekerci boyası şekerci çöveni şeker fasulyesi şeker kamışı şeker pancarı şemsiye mantarı şemsiye otu şerbet boyası şerbetçi otu şevket otu şeytan elması şeytan keleği şeytankulağı şeytan otu şeytanpatlıcanı şeytansaçı şeytan şalgamı şeytanteresi şeytantırnağı şeytan yağı şeytan zeytini şifa otu şomalop armudu taç yaprağı tahdik otu tahta yemişi tarakdalı tarakdikeni tarak otu tarhana otu tarla çöveni tarla gülü tarla mantarı tarla sarmaşığı taşarmudu taş bademi taş kekiği taşkıran çiçeği taşkıran otu taşlıoğlu buğdayı taş mantarı taş nanesi taş piyamı taş sarımsağı tatarbaşı tatlı bayram tatlı elması tatlı su gelinciği taun otu tavşanağzı tavşanbaşı tavşanbıyığı tavşancıl otu tavşançakıldağı tavşan elması tavşanfasulyası .

48 tavşan kirazı tavşankulağı tavşanmemesi tavşan meyvesi tavşanpaçası tavşantopuğu tavukbacağı mantarı tavuk çiçeği tavuk mantarı tavuk otu tavukpençesi tavukyastığı taze fasulye teke dikeni tekelpancarı tekerelması tekesakalı teleme otu telgraf çiçeği tel pancarı temre otu teperotu tespih ağacı tespih otu tik ağacı tilki kişnişi tilkikuyruğu tilki üzümü titrekotu tokaloğlu tömbeki tütünü tongarelması topbaş üzümü topuk çayı topus dikeni torasaninciri Toros sediri tosbağa otu toskafa kavunu tosunburnu tozağacı toz mantarı Trabzon çayı Trabzon hurması tuluħ mantarı tulukarmudu turnaayağı turnadili turnagagası turp lahanası turp otu turunçotu tükürük otu türbe eriği Türk biberi Türk meşesi Türk otu türüz otu tütünbulkarı tüylü dalak otu ulu avrat otu Uludağ köknarı un mantarı urgiye çiçeği uyuz otu ülkerçiçeği ülker üzümü ürkeğen otu üzümcü eriği üzüm eriği üzümotu valay armudu venüsçarığı venüssaçı verem otu vezirsalkımı viks çiçeği yaban ağacı yaban armudu yaban asması yaban ayvası yaban baklası yabandarısı yaban defnesi yaban elması yaban enginarı yaban eriği yaban fesleğeni yaban gülü yaban havucu yaban inciri yaban kabağı yaban keteni yaban maydanozu yaban mersini yaban nanesi yaban pancarı yaban pazısı yaban pırasası .

49 yaban sarımsağı yaban sarmaşığı yaban sinamekisi yaban soğanı yaban sümbülü yaban teresi yaban turpu yaban yasemini yabru armudu yağ marulu yağmurbastığı yağ şalgamı Yahudi baklası Yahudi hurması yakı ağacı yakı otu yakı sakızı yalı otu Yalova misketi yamaneyisi yapışkan otu yarpaħ armudu yaprak mantarı yaraaçan otu yara otu yarkökü yavruağzı yavşan otu yayarmudu yayla çayı yayla çiçeği yayla gülü yaylagüzeli yayla kekiği yayla kestanesi yayla otu yayla sarımsağı yayla tütünü yayla yavşanı yayoħu yazı mantarı yazıpancarı yazkışgövdesi yedi damar otu yegenaşısı yelkovan otu yelmeşük otu yel otu yer çamı yerdutu yer elması yer fesleğeni yer fıstığı yergöbeği yer iğdesi yer incisi yerküpelisi yer mantarı yermeseri yer meşesi yer narı yer otu yer palamudu yer pelidi yer pırasası yersakızı yer sarmaşığı yer servisi yer somunu yer şakayığı yer yenidünyası yer yoncası yeryumurtası yılanbaklası yılanbıçağı yılanboncuğu yılanburçağı yılancücüğü yılan çiçeği yılan dikeni yılandili yılanekmeği yılan gülü yılan kökü yılankuyruğu yılan otu yılanpancarı yılanyastığı yıldız anasonu yıldız çiçeği yıldızkökü yıldız yasemini yoğurt çiçeği yoğurt otu yonuz eriği yuka ağacı yumak otu yumurta boyası yumurta mantarı .

1.2.1. Farsça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları aksışam aynısefa buyucan çarkıfelek demirhindi devriamber devramel hasmıhan < ‘aks-ı şām < ‘ayn-ı śafā’ < būy-ı cān < çark-ı felek < temr-i hindī < devr-i ‘anber < devr-i ‘amel < ħaśm-ı ħān hüsnüyusuf karnabahar mendilimelek sinameki < ĥusn-i Yūsuf < keremb-i bahār < mendil-i melek < sinā-i mekkī < şevket-i būstān < verd-i nār < zulf-i ‘arūs buhurumeryem < buħūr-ı Meryem mührüsüleyman < mühr-i Süleymān sümbül-ü Rūmî < sünbül-i Rūmį şevketibostan verdinar zülfaris . Arapça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları abuzambak < ebū-zanba 3.1.1.50 yüksük otu yün otu zamk ağacı zamk akasyası zavzara kirezi zemberek otu zembil çiçeği zembil otu zencefil kökü zerdali dikeni zerdeli aşması zeytinüzümü zıngırdak otu zomzom eriği zulfa otu 3.3.

isim tamlanan. 333). kara. adlardan önce gelerek onları niteleyen. büyük. En basit sıfat tamlaması.1. tatlı. isim unsuru ise bir isim veya isim vazifesi gören bir kelime grubu olur. acı.51 3. mavi. 380). Sıfat tamlayan. Sıfat tamlaması biçiminde kurulan bitki adlarında en çok ak. tüylü. Sıfat tamlaması eksiz bir birleşmedir. alaca. yabanî. bir sıfat unsuru ile bir isim unsurunun meydana getirdikleri kelime grubudur. Sıfatın anlam ve işlev bakımından kendi varlığını ortaya koyabilmesi için mutlaka bir adın önünde bulunması ve o adı nitelemesi veya belirtmesi gerekir (Korkmaz. ala. kırmızı. acı ağaç acı badem acı bakla acı cehre acı ceviz acı çiğdem acı düğlek acı elma acı günek acı hıyar acıkabalak acı kara acı karpuz acı kavak acı kavruk acı kavun acı kayısı acı kiraz acı koruk acı kök acıkulak acı mantar acı marul acı meyan acı ot acı pelin acı piyan acı soğan acı tere acı tilkişen . Sıfat tamlamasında sıfat ismin başına gelir. Her iki unsur da ek almadan doğrudan doğruya yan yana getirilir. bir sıfat ile bir isimden kurulan iki kelimelik tamlamadır (Ergin.2. nasıl olduklarını gösteren veya çeşitli yönlerden belirten sözlerdir. Türkçe Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları Türkiye Türkçesinde çok geniş bir yeri olan sıfatlar. isim sonra getirilir.1.2. boz. ekşi gibi tat bildiren sıfatlar. yani sıfat önce. kızıl. asıl unsurdur. sivri.1. yeşil gibi renk adları. eğri. sarı. beyaz. yardımcı. bozca. Sıfat tamlaması. isim unsurunu vasıflandırmak veya belirtmek için getirilir. yalancı. küçük. zehirli gibi çeşitli niteleme sıfartları kullanılmaktadır. mor. Sıfat unsuru. SIFAT TAMLAMASI B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI 3. Tamlamanın sıfat unsuru bir sıfat veya sıfat olarak kullanılan kelime grubu.

52 acı yavşan acı yonca adî ardıç adî papatya adî servi adî şebboy ağcabek ağdalak ağdirmit ağlayan çam ağlayangelin ağ mantarlar ağsüntere ağtop ağ yemşen ağ yonca akağaç ak alıç ak arpa akasma akbaba akbabaç akbacak akbadılcan akbakla ak baldır akbardak akbaş akbaşak akbaşlı akbıtırak akbörülce akbuğday akbulama akbulgar akburçak akbülgül akcabağ akçaağaç akçabardak akçabudak akça buğday akça elma akçakavak akça kesme akçalı akça mercimek akçavdar akçayazlık akçiçek akçöpleme akdarı akdene akdiken akdirmit akdut ak elma akfiğ akganak akgernaz akgevrek ak gök akguyruk ak gül ak güneyik ak hindiba akkanat akkavak akkayşak akkız akkozak akköse akkulak akkulut aklar ot akleyvaz akmandır ak mantar ak ot akova akpancar akparmak ak pas ak pelin akpusa ak sarmaşık ak sedef otu akser aksirke aksoğan aksöğüt aksulu aksünter aktaş aktavuk aktop aktopaç ak üzüm akyavşan .

53 akyazlık ak yıldız akzahran akzambak ala ayaş alabacak alabaş ala börülce alaca bakla alaca gök alaca kır alaca menekşe alaca ot alaca üzüm ala cehri alaçam alagöbek alagöz alakakaç alakoruk alamelek alaoğlak ala pakla ala pancar alasulu alatura alaz armut albadılcan algemre aliçehre alidede alim erik ali yonca al pehlivan altı kıran arpa altı köşe arpa altınbaş altınbaşak altıntop altı parmak alyanak al yonca Amerikan biber ağacı anahtar bitkiler Arapdede arcı ağaç arı saman arşın üzüm asılmışadam asma gabak aşağı bitkiler aşûra buğday ayaklı kekik aydede aydın buğday aydın göz aygır incir ayı köşk ayşekadın bakla soğan balaşlama balbardak balkadın ballıbaba ballı boynuz ballıdarı ballıkara balma üzüm baltabatak başlahana başlı ot bazitli mantarlar benekliköse benli belerce beşbıyık beşparmak beyaz çiriş beyaz çöpleme beyaz divlek beyaz harbak beyaz kamış beyaz kekik beyaz kızılcık beyaz mantar beyaz ot beyaz papatya beyaz püren beyaz salkım beyaz soğan biberli mantar bileşik meyve binkulaç birincivasıf bodurmahmut bodur ot boncuk fasulye boynuzlu dücük boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş .

54 boz ağaç boz armut bozbodur ot bozca ot boz darı boz elma bozik kenger bozkulak bozoğlan boz ot buğdaysı meyve buluti üzüm burmalı marıl bülçüklü sovan büyük kantaron büyük sarı can kesme çakırdiken çakmur buğday çalık kavak çarliston biber çatlaggara çıtır erik çıtnak kara çiçekli bitkiler çiçeksiz bitkiler çil pancar çil soğan çitili kavun çok yıllık çöti tiken dalfidan danadaşak danagöz daş kiraz dedebört delibadılcan deli batbat delibiber deliboynuz delibuğday delierik delikanlı delikara delikiraz deli lâle deli mantar deli maydanoz deli ot deli salep deli tütün deli yulaf delüce bakla demiryonca dıranı üzüm dikenli acı ot dikenli meyan dikenli mısır dikenli ot diplitura diri örtü dişbudak dişi çöven dişlek darı dogrukara dokuzbaşlı dokuzdonlu dokuztepeli dolaşık ot dolma biber dövülmüş avrat otu dözdömbelek duvaklı mantar düğmeli ot eğriboyun eğri kestane eğri yavşan ek kök ekli ot ekşi elma ekşi hamur ekşikara ekşi kiraz ekşikulak ekşi limon ekşimelek ekşioğlak ekşi ot ekşi yonca elâgöz emirali emirsultan engili buğday ergenkirez erkek ağaç erkek üzüm esmer su yosunları eterik etli meyve .

55 fatmaşal fındık biber gadın barmak gapcuħ fasille gara fatma garagavuk garaħan garaħat garalâle gara ot gelinkadın gıldikli yonca gılıf ceviz gocadarı gonca gül göğ baldırcan göğ erik göğsulu gök ala buğday gök bakla gökbaş gök börülce gökçe ağaç gökdedem gök diken gökgız göksulu gönü kavun göv sovan göybiber gülhatmi gülhatun gülibrişim gülnar gülnazik gülük üzüm gül üzüm gümüşdüğme gürüzüm güylek cevizi güzdede güzeloğlan güzlük buğday hafızali hacıbalbal hasbaldırcan hoşkuran hoşvaran hoşveren içlikız iğne yaprak iki çenekliler iki çenetliler inceniyar irikara kabaağaç kabatepek kadıbaş tiken kalıntı bitki kambak buğday kanlıpınar kapalı tohumlular karaağaç karaağır karaardıç kara asma karabacak karabadacık kara baldır karabaldırcan karabaş karabaşak karabaş kekik karabiber karaboğaz karabuğday karabulgar karabüzgül kara çörek karaca kovuk karaca ot karaçalı karaçam kara çavuş karaçayır karaçön kara derme kara diken karadut kara erik karagevrek kara göndürme karagöz karagülle karahindiba karahurma karahülün kara iskorçina karakabuk .

56 karakafes karakat kara kavak karakavruk karakavza karakayın karakazancık kara kekik kara keme karakılçık karakıllı karakovuk karakulak karalahana karamama karamanca kara mancar kara mantar kara mürver karanfilbaş tütün karaoğlan kara ot karaparmak karapazı karasergi karasirke kara şabla karatavuk karatombalak kara topalak karaturp kara üzüm karayandık kara yaprak kara yemiş kara yonca kargayürek kartallı eğrelti otu katağaç katmerli badem kayı soğan kayisi üzüm kedibaş kelbaş kelçiçek kelkaş kelleliot ketenköynek kılıçarpa kılkuyruk kıllı kozak kınalıparmak kırkboğum kırk budak kırk günlük kırkkanat kırkma kamış kırmızıbiber kırmızı gevrek kırmızı kantaron kırmızı kedi otu kırmızı kök kırmızı lahana kırmızı turp kısacamahmut kısacıkmahmut kıvırcık salata kıvrak buğday kıvrak darı kızhanım kızılağaç kızılbacak kızıl boya kızılburun kızılcırık kızılçam kızıldip kızıleğlim kızıl enik kızılgücük kızılkantaron kızıl kaytarma kızıl kök kızılot kızıl sarmaşık kızıl su yosunları kızılyaprak kirtik kiraz klimaks bitki koca ağaç koca bakla kocabaş koca buğday koca yemiş kokar ağaç kokar çaşır kokarganak kokar ot kokarzade .

57 kokceviz kokone buğday kokulu çayır otu kokulu kiraz kokulu narpis kokulu yonca kökelma kök karanfil köknar kökten çiçekli kömür tut körtiken köse buğday kösehalil kösesefer kud fasulya kumdarı kunduzağu kunduz buğday kuru fasulye kuruşakşak kurutakırdak kuşbudak kuşyürek küçük Hindistan cevizi küçük şalgam küllükara kütkütü kiraz lop incir malkadın maltepe mavi cincile mavi kantaron mavi lâdin miskicearmut mislibuğday morbaş morca süpürge mor çiçek mor dut mormenekşe mor salkım morşabla nebi dede on bir aylık otçam oymalı yaprak öksüzali öksüzoğlan ölmez çiçek parlak mantar perpertiken pırpılkavak piçgül piçkiren ruderal bitki saçak darı sağırkulak salkım başak salkım söğüt saplıcatinton saplı mantar saplı meşe saplıtinton sapsız meşe sarıbaş sarıcaerik sarı centiyan sarı çalı sarı çam sarı çiçek sarıçiğdem sarı çiriş sarı çubuk sarı diken sarı erik sarıfiğ sarı kantaron sarı kavak sarıkılçık sarıkoğuk sarı kokulu sarıkök sarı mantar sarımantı sarı mercimek sarı ot sarıoturak fasulye sarıpapatya sarıparmak sarıpatlıcan sarısabır sarısalkım sarı süsen sarı sütleğen sarı şebboy sarıtoppas sarıyazlık sarı yemiş .

58 sarı zambak semizebe semiz kabak sıksarı sırımağu sıyırma pakla sidikli meşe sinirli ot sivri biber sivri kekik siyah kimyon siyah ot siyah tirmit suluca armut sulucagümbet suluzırtlak südlüsarı sütlübiyan sütlü kengel sütlü ot şamakı tut şamdarı şatır arpa tallı bitkiler tatlıgöbek tatlı kenger tatlı kök tatlı limon tatlı ravent taze fasulye tekçekirdek tek çenekliler teknegöt telgömlek telot tergömlek terskulak tıbbî papatya tırtlıeşki titrek kavak tohumlu bitkiler tokalı dücük tok buğday tokmaküzüm topbaş toppancar topuklutiken tüylübaba tüylübarak tüylü boya tüylüceyumru tüylü çay tüylü dalak otu tüylü kanak tüylü meşe tüylütombalak tüylütoparlak uçkulak ulamayonca uzunalma uzunsap üçgül yabanbacı yabanî akdiken yabanî bezelye yabanî biber yabanî ceviz yabanî elma yabanî enginar yabanî erik yabanî hardal yabanî hindiba yabanî ıspanak yabanî incir yabanî kavun yabanî kereviz yabanî kimyon yabanî kiraz yabanî kuşkonmaz yabanî lahana yabanî mantar yabanî marul yabanî menekşe yabanî mercanköşk yabanî mersin yabanî pancar yabanî pırasa yabanî sarımsak yabanî sedef otu yabanî sinameki yabanî tere yabanî tirfil yabanî turp yabanî tütün yabanî üzüm yağlı dürülü yağlıısırgan yağlımancar yağlı ot .

Farsça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları amberbu çeşmezen hezaren hıyarşembe navruz perdeben şebboy < amber-būy < çaşma-zan < hezār-reng < ħiyār-çenber < nev-rūz < perde-bend < şeb-būy < şeft-ālū < şems-āver < zer-āvend < zerd-ālū < zerde-çāv < zerrīn-gede şeftali şemsaver zeravent zerdali zerdeçal zerringade .59 yalancı akasya yalancı biber yalancı çiriş yalancı eğir yalancı havacıva yalancı ısırgan yalancıkeçi yalancı kenevir yalancı lavanta çiçeği yalancı öd ağacı yalancı porsuk bitkisi yalancı portakal ağacı yalancı safran yalancı sümbül yalancı tespih ağacı yapraklı kara yosunları yarma şeftali yavrubaş yazılı incir yazlık buğday yedideli yenibahar yenidünya yeşilbiber yeşil soğan yoksul buğday yongöbek yumrukara yüsüfefendi zehirli çiğdem zehirli mantar zeytinsi meyve 3.2. Arapça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları abdülleziz < ĥabbu‘l-leźīź 3.2.1.1.2.3.

3. Bu kelime grubunda sıfat-fiil eki sonda bulunur. 910).1.3. sıfat-fiile bağlı unsurlar ise önce gelir. SIFAT-F L GRUBU B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI Sıfat-fiiller. Adlardan önce gelen sıfat-fiiller birer sıfat görevi yüklendikleri hâlde. 333). Sıfat-fiil grubu.1. Hareket vasıflarını belirtmek suretiyle nesneleri karşıladıklarına göre. Sıfat-fiillerde hareket ifadesinden başka zaman ifadesi de vardır (Ergin. nesne karşılayan kelimeler olarak sıfat-fiiller anlam bakımından isim cinsinden kelimeler arasına girer. nesnelerin hareket vasıflarını karşılayan fiil şekilleridir.3.60 3. iyelik ve ad çekim ekleri ile genişletilmiş olanları ad görevindedir (Korkmaz. bir sıfat-fiil ve ona bağlı unsurlardan oluşan kelime grubudur. -An Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları acı kokan akçalıbasan alma erdiren ayıboğan bacakkıran bağboğan bağbozan baklakıran balıkkıran balık öldüren belbağlıyan beslek kaçıran boğaz alan bostanbozan böcekkapan cırtatan çakalboğan çalıbasan çanakçatlatan çanakkıran çarıkkesen çobançökerten çobankaldıran çömlekçatlatan demirbozan demirdelen destebasan destebozan desteçürüten deveçökerten dilburan dilkanatan dilkiboğan eldüren elkoğan elkurtaran erkurtaran eryeten evcikıran gecebiten gelinboğan gelingüldüren göçkovan göktenyağan gübür kaldıran günebakan günetapan hamur kesen hapkesen haptutan hoşvaran hoşveren itboğan kalegezen kanburuyan kankurutan kaplanboğan .1. bunların kendinden sonraki ada bağlı olmadan yalın durumda bulunanları veya çokluk.

1. -mAz Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları çalıbasmaz hüryemez kuşkonmaz yabanî kuşkonmaz 3.2. -gAn Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları bozbağırgan sütleğen 3.1.3.1. –miş Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları kazık yemiş .61 kardelen kargabüken kargadelen karıgezdiren kayışkıran kazandelen kendi biten kocadepen komşugezen kotankıran koyunkıran köle doyuran kurtboğan kuzukıran küpdüşen küpkıran namazbozan orakgıran sabankıran sakalçürüten sakalıslayan serpenekıran silisseven sinekkapan sinekkıran sinektutan tüylütapan uçkurutan yerebakan yerebatan yeregeçen yerekaçan yeryaran 3.4.5.3. -DI Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları akberdi beybeğendi bulgarsıktı dalasıçtı dalbastı gündoğdu gündöndü kuzukemirdi paşabeğendi 3.3.3.3.1.

1.4. Bu tür bitki adları.4. sıfatlar. gıli gıli. Yansıma seslerden oluşmuş aynen tekrarlar şunlardır: “cırt cırt. çokluk ve devamlılık (Ergin. gıcıgıcı. Bunların dışında kalan aynen tekrarlar ise bir ismin yinelenmesi yoluyla oluşmuştur: “aşıaşı. hılhıl. şakşak. Aynen Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Aynen tekrarlar. zarflardır. divdiv. denden. Fakat tekrara en elverişli kelime çeşitleri isimler. yansıma seslerin tekrarlanması ya da aynı ismin iki kez bir araya gelmesi yoluyla oluşmuştur. hırhır. 377). Türkçede hemen hemen her çeşit kelimeden tekrar yapılabilir. çibiçibi. nemnem. kişkiş. vıccı vıccı”. pıtpıt. TEKRAR GRUBU B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI Tekrarlar aynı cinsten iki kelimenin arka arkaya getirilmesiyle meydana gelen kelime gruplarıdır. tömtöm”. fışfış. çığçığ.4. gilgil. Tekrarların başlıca üç fonksiyonu vardır: Kuvvetlendirme. kırt kırt.62 3.1. bir kelimenin ya da yansıma sesin art arda sıralanmasıyla oluşmuş kelime gruplarıdır.1.1. Bunlardan allıballı ve analı kızlı kelimeleri +lı…+lı ekiyle kurulmuştur: . çömçöm. mirtmirt.2. Yakın Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Yakın anlamlı tekrarlardan oluşan bitki adları altı tanedir. kılkıl. aşıaşı cırt cırt çakçak çığçığ çibiçibi çömçöm denden divdiv fışfış gıcıgıcı gıli gıli gilgil güvegüve hılhıl hırhır kılkıl kırt kırt kişkiş mirtmirt nemnem pıtpıt pürüpürü şakşak vıccı vıccı tömtöm 3. pürüpürü. 3. çakçak. güvegüve.

1. tıktıkı” ilk üç sesin tekrarlanması yoluyla oluşmuştur. Pekiştirmeli tekrarlardan “kabasaba” ve “cicibici” örneklerinde “kaba” ve “cici” kelimeleri anlamlı. kabasaba cicibici patpatanak patpatik şakşakı talaşmalaş tıktıkı .4. patpatik. “talaşmalaş” örneğinde ise ikinci kelimenin başına “m” sesi getirilerek pekiştirme yapılmıştır. şakşakı. Zıt Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Zıt anlamlı tekrarlardan oluşan bitki adları sadece bir tanedir: akşam sabah 3.63 allıballı analı kızlı dildamak dildoku evrümçevrüm patküt 3.4.4. “saba” ve “bici” kelimeleri anlamsızdır. Pekiştirmeli Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Anlamı bir başka ek veya kelimeyle güçlendirilmiş olan tekrarlara pekiştirmeli tekrarlar denir.3.1. Pekiştirmeli tekrarlarla kurulan bitki adlarından “patpatanak.

sıfat olarak kullanılabilecek niteliktedir. Kendisine isnat edilen unsur yalın hâlde veya teklik üçüncü şahıs iyelik eki almış olarak bulunur (Ergin. snat edilen unsur isnat olunandan.1. adıyaman aşıkara bağrıbütün bağrıkara boynuburuk boynubükük burnukızıl dibikara dibikıllı diliçıkık dilidüdük elibayır hamı tatlı içikızıl karnıkara sapısarı sapıuzun yanıkara yanıkızıl .64 3. SNAT GRUBU B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI snat grubu.5. biri diğerine isnat edilen iki isim unsurunun meydana getirdiği kelime grubudur. 392). kendisine isnat edilenden sonra gelir. Bu grup.

demal. emir anlamının birinci ya da ikinci kelimede bulunması bakımından iki şekilde ele alınabilir.1. 398).1. şahıs emir kipiyle kurulmuştur. teklik 2.6. Cümle biçiminde kurulan bitki adlarını birkaç başlık altında sınıflandırabiliriz: 3. titregızım. ki Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları Her iki kelimesi de emir biçiminde olan bitki adları. Bir Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları Yalnızca bir kelimesi emir biçiminde olan bitki adları. Cümlenin temel fonksiyonu.6. “unutmabeni” örneği olumsuzluk eki almıştır. Sadece “durdabak” örneğinde iki kelimenin arasına “da” bağlacı girmiştir. bir olayı tam olarak bir hüküm hâlinde ifade eden kelime grubudur. dağdel demal dönbaba kançal titregızım unutmabeni < dağ del < dem al < dön baba < kan çal < titre kızım < unutma beni . “dağdel.6. hüküm ifade etmektir (Ergin.2. bir hareketi. bir düşünceyi. "gezgez” örneğinde ise her iki kelime de aynıdır: alyud durdabak gezgez kalkgit vargit < al yut < dur da bak < gez gez < kalk git < var git 3. Bunlardan “dönbaba. CÜMLE B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI Cümle.1. kançal” örneklerinde ise ikinci kelimede bulunmaktadır.65 3. bir duyguyu. unutmabeni” örneklerinde emir anlamı birinci kelimede. diğer bitki adlarında olumsuzluk eki bulunmamaktadır.1.

Fiil + Fiil ile Kurulan Bitki Adları alyud durçalak durdabak gezgez kalkgit vargit < al yut < dur çalalım < dur da bak < gez gez < kalk git < var git .3. sim + Fiil ile Kurulan Bitki Adları dağdel demal eysebak gödüredi < dağ del < dem al < iyi ise bak < gök türedi eltieltiyeküstü < elti eltiye küstü 3.1.66 3.6.4.6.1.

2. nsan hayatının evreleri ile ilgili bitki adları nsana özgü . Aile durumuyla ilgili bitki adları 2. hayata bakış açıları. biçimi. doğayla iç içe olan ve somut anlatıma dayanan bir dildir. en iyi tanınması gereken bitkilere insana özgü vasıfların yüklenmesi gayet doğaldır. 223-229). Bitkilerin adlandırılmasında her millet kendi bakış açısını. Türkler bitkileri adlandırırken onlara kendilerinden birçok özellik katmışlar. nsanlar. Duygularla ilgili bitki adları 9. hayat tarzını. nsanın fiziki yapısıyla ilgili bitki adları 11. Bu sebeple. bitkinin rengi. Din ve inançla ilgili bitki adları 7. yetişme ve kullanım alanını da dikkate alarak isimlendirme yoluna gitmişlerdir (Duran.1.2. Boy ve millet adlarıyla kurulan bitki adları 5. Cinsiyet belirten bitki adları 6.67 3. Bu nedenle bitki adlarında insana özgü niteliklerin geniş yer tuttuğu görülür. KAVRAM BAKIMINDAN B RLEŞ K B TK ADLARININ KURULUŞU 3. yaşamak için bitkileri tanımak ve çeşitli sahalarda kullanmak zorundaydı. Akrabalık adlarıyla kurulan bitki adları 3. düşünce ve hayallerini ortaya koyar. duygu ve düşünce dünyalarının yanı sıra. hayatlarını avcılıkla sürdüren ilk insanlardan bu yana herkes için önemli bir geçim kaynağı olmuştur. Bitkileri insanlar adlandırır. felsefesini. Dinî ve edebî şahsiyetlerle ilgili bitki adları 8. özelliklerle kurulan bitki adlarını şu başlıklar altında tasnif edebiliriz: 1. NSANA ÖZGÜ ÖZELL KLERLE KURULAN B TK ADLARI Bitkiler. Evlilikle ilgili bitki adları 10. duygu. Türkçe. Beceriyle ilgili bitki adları 4.

anababa kokusu.2. Alidede anababa kekiği anababa kokusu analı kızlı aydede baba inciri ballıbaba dedebört dededeğneği dede gülü dedemsakalı dedesakalı dedesakalı mantarı dönbaba gökdedem . öksüzali öksüz çiğdemi öksüzoğlan öksüzoğlan çiğdemi piçgül piçkiren 3. bacı. Bunlardan sadece bir tanesi (dönbaba) cümle biçiminde kurulmuştur. Ayrıca “Alidede” bitkisinde özel isim kullanılmışken. diğer örnekler tür adlarıyla kurulmuştur.1. 1605). Kişi adlarıyla kurulan bitki adları 14. bazıları da isim tamlaması biçimindedir.68 12. Bazılarında ise iki akrabalık adı birlikte kullanılmıştır: “anababa kekiği. Aile durumuyla ilgili olarak tespit edilen altı adet bitkiden sadece bir tanesi (öksüzali) özel isim almıştır. yeğen.1. hem tamlayan. Maddî durumla ilgili bitki adları 15. analı kızlı”. nsanın karakteriyle ilgili bitki adları 13. Akrabalık adı hem isim. Farsça piç kelimesi ise bitkilerde şu anlamlara gelmektedir: a) Aşılı olmayan.1. Akrabalık adlarıyla kurulan bitki adlarından bazıları sıfat tamlaması. baba. Akrabalık Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerde kullanılan akrabalık adları “ana.2. Öksüz kelimesi Türkçede “annesi olmayan” anlamındadır. Bunlardan en çok kullanılanı “dede” kelimesidir. hem sıfat. nine. dede.2. kız” kelimeleridir. b) Bir ana bitkinin çevresinde yeniden beliren sürgün ve filizler (TS. hem de tamlanan olarak kullanılabilmektedir. kardeş. Unvan belirten bitki adları 3. Aile Durumuyla lgili Bitki Adları Aile durumuyla ilgili olan bitki adları “öksüz” ve “piç” kelimeleriyle kurulmuştur. Meslek ve çalışmayla ilgili bitki adları 16.

Amerikan biber ağacı ve Arapdede bitkileri sıfat tamlaması.2. Diğerleri ise birer millet adıdır. Macar. Boy ve millet adları.1. Arap. Amerikan. Frenk. Bunlardan “Avşar” kelimesi bir boy adıdır. Alman papatyası Amerikan armudu Amerikan biber ağacı Arapdede Arap elması Arap mantarı Arap otu arapsaçı arapsiki Arap sümbülü Arap şalgamı araptaşağı Arap topalağı Arap yasemini Arnavut biberi Arnavut darısı Avşar otu Boşnak eriği Ermeni kimyonu Frenk asması Frenk biberi Frenk çileği Frenk elması Frenk inciri Frenk kimyonu Frenk lahanası Frenk maydanozu Frenk menekşesi Frenk patlıcanı Frenk üzümü Frenk yemişi Japon armudu Japon ayvası Japon elması Japon gülü Japon hurması Japon kaktüsü Japon sarmaşığı Japon şemsiyesi Japon üzümü Latin çiçeği Macar biberi .2.69 güzdede kardeşkanı ağacı kaynanacık kaynanadili kaynanayumruğu ninemelması tüylübaba yabanbacı yeğenaşısı 3. Avşar. Arnavut. Türk” kelimeleri oluşturmaktadır. Bunlar.1. bitkilerin yurdunu göstermektedir. Osmanlı. Latin. Beceriyle lgili Bitki Adları sakar otu 3. Boşnak. bazen sıfat. Ermeni. Boy ve Millet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitki isimlerindeki boy ve millet adlarını “Alman.3. Japon. diğerleri günümüz kavimlerine verilen isimlerdir. diğerleri ise isim tamlaması biçimindedir. bazen isim tamlamalarının tamlayanı görevindedir.4. Ayrıca “Latin” ve “Osmanlı” kelimeleri geçmişte yaşamış kavimlerin adı olup.

oğlan” ise erkeklere özgü cinsiyet belirten kelimelerdir. erkek. hacı.6. . Cinsiyet Belirten Bitki Adları Bitki adlarında kullanılan cinsiyetle ilgili kelimeler şunlardır: “kız. evliya. Bunlardan ibadetle ilgili olanlar “abdest. avrat. hanım. kutsal mekân özelliği taşıyan “türbe”. kadın. oğul. Cinsiyet belirten bu kelimeler.5. Bunlardan “kız. avrat. bitki adlarında da kendini göstermektedir. oğlan”. oğul. hem de tamlanan görevinde kullanılabilmektedir. sıfat ve isim tamlamaları içerisinde bulunarak hem tamlayan. akçakızı ak kadın parmağı akkız aloğlu avrat otu ayşekadın balkadın bozoğlan dövülmüş avrat otu dulavrat otu dulkarıgömleği erkek ağaç erkek üzüm erkurtaran gülhatun kadınparmak kadınbudu güzelavrat otu güzelhatun çiçeği güzeloğlan hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hanımyaması hatunmemesi hatunparmağı hatuntuzluğu içlikız kadıngöbeği kadınparmağı kadıntuzluğu karaoğlan karıgezdiren karıyaşı kızhanım kızlargöbeği kızlar yağlığı kızlar yemişi kızmemesi kızyanağı oğlanelması oğlan otu oğul otu süslühanım çiçeği titrekızım uluavrat otu 3.1. Din ve nançla lgili Bitki Adları Din ve inancın etkisi her alanda olduğu gibi. “er. keşiş. hoca. karı.1.2. hatun. namaz”. erkek. hatun” bayanlara özgü. karı. kadın. hanım. gâvur.2. er. dinî kimlik ve mensubiyet belirtenler “Bektaşî. papaz.70 Macar üzümü Osmanlı lâlesi Türk biberi Türk meşesi Türk otu 3.

hasret. Dinî ve Edebî Şahsiyetlerle lgili Bitki Adları Bu tür bitki adları dine ya da edebiyata mal olmuş kimselerin isimleriyle kurulmuştur. yüzyıl Anadolu Türk Edebiyatının önde gelen temsilcilerindendir. Ebucehil. kāfir veya Far. cefa. Din ile ilgili şahsiyetlerin isimleri (Davut.2. Bunlardan “Havva” ve “Meryem” kadın. sa. “Davut. Duygularla lgili Bitki Adları Duygularla ilgili olan bitki adlarını “ağlamak. 17. peygamber” kelimeleri slâmiyet ile.71 peygamber” kelimeleridir. namaz. buhurumeryem Davut yaprağı Ebucehil karpuzu Havvaanaeli sa dikeni Karacaoğlan mantarı Meryemana asması Meryemana dikeni Meryemanaeldiveni Meryem otu mührüsüleyman sarıhızır elması 3. evliya.8. “keşiş. Ayrıca “abdest. Bektaşî. gebr’den gelme olup. sa. Havva. muhabbet” kelimeleri oluşturmaktadır. Süleyman. bazen de .2. kahkaha. Bunlardan “ağlamak” genellikle üzüntünün. “Karacaoğlan” ise bir halk şairi olup. hoca.1. Ebucehil. Süleyman. hacı. Meryem. Hızır) Kur’an’da geçmektedir.7. papaz” kelimeleri Hristiyanlık ile ilgilidir. “Yahudi” kelimesi Yahudilik ile.1. Hızır” erkek şahsiyetlerdir. türbe. Müslüman olmayanlara verilen genel bir addır. abdestbozan otu Bektaşî üzümü evliya otu gâvur baklası gâvur haşhaşı gâvur hıyarı gâvur pancarı gâvur soğanı gâvur tilkişeni hacıbalbal hacılar otu hocalar yemişi keşiş otu keşişyemez armudu namazbozan papazkülahı papaztakkesi peygamber ağacı peygamber buğdayı peygamber çiçeği peygamber dikeni peygamber üzümü türbe eriği Yahudi baklası Yahudi hurması 3. “gâvur” kelimesi ise Ar.

sağır”. ağlayan çam ağlayangelin cefa çiçeği hasret çiçeği kahkaha çiçeği muhabbet çiçeği 3. kel. cücekız kelbaş kelçiçeği kelçiçek kelkız çiçeği köse buğday .1. “hasret” özlem duygusunu.2. köse buğdayı ile köse tahılı aynı anlamlara gelmektedir. dul. Bunlardan “cüce. Bu bitkilerden kelçiçeği ile kelçiçek ve köse buğday.9. evlenme” kelimeleridir.72 sevincin yol açtığı durumu. Bunlardan “gelin.1.10. “cefa” sıkıntıyı. dulaptal otu dulavrat otu dulkarıgömleği evlenme çiçeği gelinarmudu gelinboğan gelin çiçeği gelindili gelindüğmesi gelineli gelinelması gelinfeneri gelingüldüren gelin gülü gelin güveyi elması gelinkadın gelin mantarı gelinmumu gelin otu gelinparmağı gelinsaçı gelinteli mantarı gelintırnağı gelinyanağı gelinyemişi güveyfeneri güvey kekiği güvey otu 3. “dul” medeni durumla. güvey. Evlilikle lgili Bitki Adları Bitki adlarında geçen evlilik ile ilgili kavramlar “gelin. “kahkaha” mutluluğu. nsanın Fiziki Yapısıyla lgili Bitki Adları nsanın fiziki ve biyolojik özellikleri ile kurulmuş bitki adlarını oluşturan kelimeler şunlardır: “cüce. kel. “evlenme” kelimesi ise evlilikle ilgili bir kavramdır. kelçiçeği. “muhabbet” sevgiyi ve yarenliği anlatır. kelçiçek ve köse buğday sıfat tamlaması biçimindedir. köse. “sağır” işitmeyle ilgili bir kavramdır. köse buğdayı ve köse tahılı isim tamlaması. güvey” eşlerle.2. köse” kişinin görünümüyle.

1. Nebi. Meryem. dris. dris. Nebi.11. Süleyman ve Yusuf”. nsanın Karakteriyle lgili Bitki Adları nsanın karakterini yansıtan bitki adlarını “yalancı” kelimesi oluşturmaktadır. Süleyman. Ayşe. nsan Hayatının Evreleri ile lgili Bitki Adları çocuk nefesi delikanlı 3.13.12. Mahmut. yalancı akasya yalancı biber yalancı çiriş yalancı eğir yalancı havacıva yalancı ısırgan yalancıkeçi yalancı kenevir yalancı lavanta çiçeği yalancı öd ağacı yalancı porsuk bitkisi yalancı portakal ağacı yalancı safran yalancı sümbül yalancı tespih ağacı 3. Fatma. Alibey buğdayı Alidede Aliöksüz ayşekadın bodurmahmut buhurumeryem fatmasaçı karafatma hafızali hüsnüyusuf dris ağacı dris otu kısacamahmut (kısacıkmahmut) kısamahmut otu Nebi dede Süleyman otu Yusufefendi . Yusuf” erkek adları.2.1. Fatma. Mahmut.73 köse buğdayı kösehalil köse otu kösesefer köse tahılı sağırkulak 3. Bunlardan “Ali. Kişi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitki adlarında kullanılan kişi adları şu isimlerden oluşmaktadır: “Ali. “Ayşe.2.2. Meryem” ise bayan adlarıdır.1.

sihirbaz. al pehlivan asker borusu asker gülü avcı üzümü çalgıcı otu çobançantası çobançırası çobançökerten çobandeğneği çobandüdüğü çobanekmeği çoban elması çobankaşığı çobaniğnesi çobankaldıran çoban kösteği çobanpüskülü çobanpüskülügiller çobansüzgeci çobantakkesi çobantarağı çobantuzluğu çoban üzümü değirmenci üzümü kömürcü şıkığı sepetçi kavağı sepetçi söğüdü sihirbaz otu şerbetçi otu üzümcü eriği 3.2. sultan. “emir. sepetçi. şerbetçi. çoban. vezir.2. Meslek ve Çalışmayla lgili Bitki Adları Bitki adlarında yer alan meslek ve çalışma ile ilgili kavramlar şunlardır: “asker.2. özel yetenek gerektirenler “çalgıcı. sihirbaz” kelimeleridir. Bunlardan “sultan” hem bayanlara. hem erkeklere.1.1. Bunlardan harekete. Alibey buğdayı bey armudu beybeğendi beyböreği beyzambağı emirali emirsultan imparator lâlesi imparator mantarı . asker. imparator. kral. işe dayananlar “avcı. efendi”.15. üzümcü”. Unvan Belirten Bitki Adları Bitki adlarında kullanılan unvanlar şunlardır: “bey.14. kömürcü. paşa. avcı. kimi zaman tamlanan olarak kullanılabilmektedir. diğerleri ise sadece erkeklere özgü unvanlardır. sepetçi. şah.16. Bu kelimeler isim ve sıfat tamlamalarında kimi zaman tamlayan. şah. şerbetçi. “bey. çoban. değirmenci. kral. paşa. efendi” ise sosyal statülerle ilgili unvanlardır. Maddî Durumla lgili Bitki Adları yoksul buğday 3. vezir” yönetimle ilgili. kadı. çalgıcı. kömürcü. kadı. pehlivan. pehlivan. sultan. imparator.1. üzümcü”. emir. değirmenci.74 3.

75 imparator otu kadıbaş diken kadıbaşı kadı otu kralkandili paşa ağacı paşabeğendi paşaçadırı paşakılıcı sultanküpesi sultan otu şahtuğu şehduran şehmelik otu vezir salkımı Yusufefendi .

1. çinde Hayvan Adı Geçenler 3.76 3. arı çiçeği arı gülü arı otu at baklası at dikeni at elması at kestanesi at yoncası ayı ardıcı ayı asması ayı baldıranı ayı çiğdemi ayı çileği ayı elması ayı eriği ayı fındığı ayı fıstığı ayı gülü ayı mantarı ayı otu ayı soğanı ayı şalgamı ayı üzümü ayı yemişi balık otu balık sütleğeni boğa dikeni buzağı otu camus baklası ceylan çiçeği . tavşan gibi hayvan adları kullanılmaktadır. Hayvan Adı + Organ Adıyla Kurulanlar 3.2. onları kendi yaşam alanlarına dâhil etmişlerdir. Bu bitki adlarından sadece kartallı eğrelti otu ve kunduz buğday sıfat tamlaması. Hayvan Adı + Bitki Adıyla Kurulanlar 2.2. bitkileri adlandırmakta çeşitli hayvan isimlerini kullanmışlardır. Hayvan adlarıyla kurulan bitki adlarını şu başlıklar altında inceleyebiliriz: 1. deve. Bitkilerin adlandırılmasında en çok ayı.2. Sadece Hayvan Adıyla Kurulanlar 4. Hayvan adları bitkilerin adlandırılmasında önemli ölçüde yer tutmaktadır. diğerleri ise belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. kurt. eşek. HAYVAN ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI nsanlar yerleşik hayata geçtikten sonra hayvanları evcilleştirmeye başlamışlardır. domuz. Hayvan Adı + Bitki Adıyla Kurulanlar Bunlar. kuş. bir hayvan adı ve bir bitki adının yan yana gelmesiyle kurulmuş olan birleşik kelimelerdir. it. Birlikte yaşadıkları hayvanlara çeşitli adlar verip. Hayvanların da besin kaynağının bitkiler olması sebebiyle.2.

77 çakal armudu çakal çiğdemi çakal eriği çakal otu danabaklası danakıran otu deve dikeni deve elması devegülü develik otu deve mercimeği deveturpu domuz ayrığı domuz ayrık otu domuz baklası domuzbıtırağı domuz dikeni domuz elması domuz eriği domuz lahanası domuz marulu domuz otu domuz pancarı domuz soğanı domuz turpu domuz üzümü eşek baklası eşek baldıranı eşek çıtlığı eşek dikeni eşek elması eşek eriği eşek gülü eşek hıyarı eşek inciri eşek kengeri eşek kömürdeği eşek lalesi eşek madımağı eşek marulu eşek maydanozu eşek otu eşek papatyası eşek turpu eşek yoncası fare dikeni fare otu fil elması filkulağı geyik dikeni geyik elması geyik mantarı geyik otu horozcuk otu horoz fasulyesi horoz gülü horoz mantarı italıcı iteriği itgülü itinciri ithıyarı itkabağı itkişnişi itnanesi itsarımsağı itsoğanı it üzümü kanarya çiçeği kanarya otu kaplumbağa keleği karga cevizi karga düleği karga keleği karga kozağı kargasabunu karga soğanı kartal ağacı kartallı eğrelti otu katır çiçeği katır çiğdemi keçi kirazı keçi kömüreni keçi mantarı keçi marulu keçi söğüdü keçi yemişi kedi dutu kedi nanesi kedi otu keklik çiğdemi keklik otu koç mantarı koç otu koyun baklası koyun çiçeği koyun mantarı koyun otu köpekcevizi .

arı götü arslanayağı aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi atkulağı atkuyruğu atmemesi ayıeli ayıkulağı ayıparmağı ayıpençesi bıldırcınbudu boğasiki buzağıburnu camuskulağı danaayağı .2.2.78 köpek elması köpekgülü köpekmantarı köpek otu köpek sarımsağı köpek soğanı köpek üzümü kunduz buğday kurbağa otu kurt baklası kurt böğürtleni kurt mantarı kurt otu kurt soğanı kuş alıcı kuş elması kuş kirazı kuş mancarı kuşnarı kuş otu kuş üzümü kuşyemi kuş yemişi kuzgun armudu kuzgun otu kuzu kestanesi kuzu mantarı kuzu otu kuzu sarmaşığı pire otu pisik otu serçe otu sıçan dikeni sıçanotu sığır baldıranı sığırdikeni sığır otu sığırsoğanı sinekmantarı solucan eğreltisi solucan otu tavşancıl otu tavşan elması tavşanfasulyesi tavşan kirazı tavşan meyvesi tavuk çiçeği tavuk mantarı tavuk otu tosbağa otu yılanbaklası yılanburçağı yılan çiçeği yılan dikeni yılan gülü yılan otu yılanpancarı 3.2. Bunlardan danadaşak. kedibaş ve kuşyürek sıfat tamlaması. Hayvan Adı + Organ Adıyla Kurulanlar Bu tür bitki adları bir hayvan ismi ve bir organ isminin bir araya gelmesiyle kurulmuş olup. genellikle iki kelimeden oluşmaktadır. danagöz. diğerleri ise belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. kargayürek. Yalnızca “tavukbacağı mantarı” bitkisi üç kelimeden oluşmuştur.

79 danaburnu danadaşak danadili danagöbeği danagöz danagözü danakuyruğu danamemesi deveboynu devedişi devegözü devekulağı devetabanı domuzkuyruğu duduburnu eşekkulağı eşek memesi eşektırnağı farekulağı filkulağı geyikdili geyik göbeği geyiksırtı horozgözü horoz ibiği horozkursağı horozyüreği inekbiciği inek emceği inek memesi itburnu itkuyruğu kaplan postu karga ibiği kargayürek kargayüreği katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu katırtırnağı kazayağı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçi emceği keçimemesi keçisakalı kediayağı kedibaş kediçırnağı kedigözü kedikulağı kedikuyruğu keditırnağı keklikgözü koçkuyruğu koçtaşağı koyungöbeği koyungözü köpekayası köpekdili köpeklolosu köpekmemesi köpektaşağı kurbağa gözü kurtayağı kurtbağrı kurtkulağı kurtpençesi kurttırnağı kuşağzı kuşayağı kuşburnu kuşdili kuşgözü kuşyüreği kuşyürek kuzubaşı kuzuböbreği kuzudili kuzugöbeği kuzukulağı kuzukürkü leylekayağı leylekburnu leylekgagası pisikcırnağı pisiktaşağı pisiktırnağı serçedili sıçankulağı sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu sığırödü su kazayağı tavşanağzı tavşanbaşı tavşanbıyığı .

2. belirtisiz isim tamlaması ve sıfat-fiil grubu biçiminde kurulmuştur.2.80 tavşankulağı tavşanmemesi tavşantopuğu tavukbacağı mantarı tavukpençesi turnaayağı turnadili turnagagası yılandili yılankuyruğu 3. Hayvan adından sonra gelen kelime ise ya bir hareket. ya da bir durum belirtmektedir. akbaba 3.4.2. ya bir nesne. Sadece Hayvan Adıyla Kurulanlar Sadece hayvan adıyla kurulan bir bitkimiz vardır: “akbaba”. arı pürü ayıboğan ayı liforu ayı ligarbası balıkkıran balık öldüren böcekkapan bülbülyuvası çakalboğan deveçökerten deveşaplağı devetopalağı eşek gevreği eşek helvası geyik tuzu horozbudağı horoz karası kaplanboğan kargabardağı karga bostanı kargabüken kargadelen kargasabunu kedikınası koyundibi koyunkıran koyun yumağı kurtbağı kurtbaharı kurtboğan kurt yatağı kuş çubuğu kuşkonmaz kuzgunkılıcı kuzukemirdi kuzukıran sinekkapan sinekkıran sinektutan tavşanpaçası tavukyastığı yılanbıçağı yılanboncuğu yılanekmeği yılanyastığı .3.2. Bu tür bitki adlarında ilk kelime hayvan adıdır. çinde Hayvan Adı Geçenler çinde hayvan adı geçen bitki adları.

3. Birinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları 2. dilin oluşum mantığından kaynaklanmaktadır.2. gaga. sosyal ve kültürel yapısını yansıtması bakımından önem arz etmektedir. Türkçede organ adlarının geçtiği bitki isimlerini incelediğimizde gerek insan organlarının.81 3. hem insanlara özgü kelimelerdir. nsanın kendi çevresini organ adlarıyla tanımlaması. Bitki adlarında geçen boynuz. kelime gruplarında tamlayan görevinde kullanılmaktadır. Birinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları Birinci kelimesi organ bildiren bitki adları isim tamlaması. Bunda organların şekil ve kullanım özellikleri etkilidir.1. kuyruk gibi organlar sadece hayvanlara.3. sim Tamlaması Biçiminde Olanlar diş bademi diş hilali diş otu kulak mantarı kulak otu . Organ bildiren bu adlar. Benzetme yaparken organ adlarını çok sık kullanırız. kinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları 3. nsanlar önce organlara ad vermişlerdir. ORGAN ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI Türkçede bitkileri adlandırma yollarından biri de organ adlarından yararlanmaktır. sıfat tamlaması. Bu durum Türk milletinin tabiata bakış açısını. Türkçede bitkilerin adlandırılmasında organ adları önemli ölçüde yer tutmaktadır. Türkiye Türkçesinde organ adlarının geçtiği bitkileri şu başlıklar altında toplayabiliriz: 1. sıfat-fiil grubu ve isnat grubu biçiminde kurulmuştur. diğerleri ise hem hayvanlara. gerekse hayvan organlarının çok kullanıldığını görürüz.2. Organ adları dillerin en eski kelimelerindendir. kanat. Her ki Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları 3.

2.2.82 Sıfat Tamlaması Biçiminde Olanlar boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş dişbudak kelleliot Sıfat-Fiil Grubu Biçiminde Olanlar bacakkıran dilkanatan snat Grubu Biçiminde Olanlar boynuburuk boynubükük diliçıkık dilidüdük 3. sim Tamlaması Biçiminde Olanlar ağaç göğsü akkadın barmağı arapsiki araptaşağı arı götü arslanayağı aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi atkulağı atkuyruğu atmemesi ayıeli ayıkulağı ayıparmağı ayıpençesi bıldırcınbudu boğasiki camuskulağı camusmemesi cüce bağırsağı çalıgagası danaayağı danaburnu danadili danagöbeği danagözü danakuyruğu danamemesi deveboynu devegözü devekulağı .3. kinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları kinci kelimesi organ bildiren bitki adları isim tamlaması ve sıfat tamlaması olmak üzere iki şekilde kurulmuştur.

83 diken başı dilberdudağı dilberkirpiği domuzkuyruğu duduburnu durnadili ebekulağı eşekkulağı eşek memesi farekulağı filkulağı gazelboynuzu gelindili gelineli gelinparmağı gelinyanağı geyikdili geyiksırtı gülburnu hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hatunmemesi hatunparmağı havvaanaeli horozgözü horozibiği horozkursağı horozyüreği inekbiciği inek emceği inek memesi itburnu itkuyruğu kadınbudu kadıngöbeği kadınparmağı karga ibiği kargaburnu kargayüreği katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu kayındili kaynanadili kazayağı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçiemceği keçimemesi kediayağı kedigözü kedikulağı kedikuyruğu keklikgözü kızılcadişi kızlargöbeği kızmemesi kocabaşı koçkuyruğu koçtaşağı koyungöbeği koyungözü köpekayası köpekdili köpeklolosu köpekmemesi köpektaşağı kurbağa gözü kurtayağı kurtbağrı kurtkulağı kurtpençesi kuşağzı kuşayağı kuşburnu kuşdili kuşgözü kuşyüreği kuzubaşı kuzuböbreği kuzudili kuzugöbeği kuzukulağı leylekayağı leylekburnu leylekgagası mandadili mandakulağı oğlakkulağı öküzdili öküzgöbeği öküzgötü öküzgözü pazıbaşı pisiktaşağı serçedili sıçankulağı .

. Bu bitki adları dil.2. Doku.3.3. bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü (TS. 1.84 sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu su kazayağı şeytankulağı tatarbaşı tavşanağzı tavşanbaşı tavşankulağı tavşanmemesi tavşantopuğu tavukpençesi tilkikuyruğu tosunburnu turnaayağı turnadili turnagagası yavruağzı yergöbeği yılandili yılankuyruğu Sıfat Tamlaması Biçiminde Olanlar acıkulak akkanat akkulak akkuyruk akparmak alabacak alabaş alagöbek alagöz altınbaş altı parmak alyanak ballı boynuz beşparmak bozkulak danadaşak danagöz deliboynuz dilberdudak dokuzbaşlı elâgöz foskulak gökbaş karabacak kara baldır karabaş karaboğaz karagöz karakulak karaparmak kargayürek kedibaş kelbaş kelkaş kılkuyruk kınalıparmak kırmızı bacaklı kızılbacak kızılburun kocabaş kuşyürek morbaş sarıbaş sarıparmak tatlıgöbek teknegöt terskulak topbaş uçkulak yavrubaş yongöbek 3. damak ve doku kelimeleriyle kurulmuştur. Her ki Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları Her iki kelimesi de organ bildiren bitki adlarından sadece iki tane tespit edilmiştir. 615) anlamına geldiği için bu başlık altında verilmiştir.

85 dildamak dildoku .

değnek.4. çanakkıran. asker borusu boru çiçeği camgüzeli cam otu çanakçatlatan çanakkıran çan çiçeği çayır düğmesi çobandeğneği çobantuzluğu dededeğneği emzik otu gelindüğmesi hatuntuzluğu ipkeseği . cam. kumaş yapımı ürünler. Örneğin emzik otu. bazı bitkilerin adlandırılmasında da kullanılmıştır. kapkacaklar. Bunlardan çanakçatlatan. emzik. tokmaküzüm sıfat tamlaması. Hasır yapımında kullanılan bitkiye ise hasır otu denmiştir. kırtasiye malzemeleri. gıdalar. giysiler. yay. teknegöt. düğme. 3. iş araçları.4. kayışkıran. bitkinin şekil benzerliği ve eşya-nesne yapımında kullanılmasıdır. geri kalanlar ise belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. yapılar. yakıcı ve yanıcı maddeler. tekne. Eşyanesneler. sırık. katı veya yumuşak hâlde bulunan. belli bir ağırlığı ve rengi olan. torba.86 3. organ bildirenler. Bitkilerin adlandırılmasında eşya-nesne adları çok kullanılmıştır.1. tokmak. Bitki adları. temizlik aletleri. Araç-Gereç Adlarıyla Kurulan Bitki Adları nsanların ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli işlerde kullandıkları birtakım araçgereçler vardır. kütük. Bu araç-gereçler.2. şemsiye. kesici-delici-batıcı aletler. metaller-madenler. ev eşyaları. genellikle şu tür eşya-nesnelerden kurulmuştur: Araç-gereçler. türlü amaçlarla kullanılan cansız varlıklardır. ip. çalgılar.2. Böylelikle tabiatı. Bitkilere eşya-nesne adlarının verilmesindeki temel sebepler. hava durumu ile ilgili olanlar. patlayıcı maddeler. kazık yemiş sıfat-fiil grubu. tahta. Bitki adlarında yer alan araç-gereç isimleri şunlardır: Boru. etraflarındaki eşyalarla tanımlamaya başladılar. oyuncaklar. kazık. tuzluk. takı ve süs eşyaları. çobandüdüğü şekil benzerliğinden verilmiş isimlerdir. kürdan. lastik. duyularla algılanabilen. EŞYA-NESNE ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI nsanlar yerleşik hayata geçtikten sonra çeşitli araç-gereçlere ve ev eşyalarına sahip oldular. kayış. çanak. aydınlatma araçları. doğada var olan nesneler.

Borazan ve düdük üflemeli türden çalgılardır.2.87 kadıntuzluğu kantorbası kayışkıran kazık yemiş kürdan otu lastik ağacı öküzkütüğü sırık domatesi sırık fasulyesi şemsiye mantarı şemsiye otu tahta yemişi teknegöt tokmaküzüm yayarmudu yayoku 3. Şekil benzerliğinden yola çıkılarak bitkilere bu adlar verilmiştir. gelinfeneri gelinmumu güveyfeneri mum ağacı mum çiçeği mum palmiyesi 3. Bu isimler.2. Bunlarla kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir: borazan mantarı çobandüdüğü gramofon çiçeği 3. kum.4. Bu adlar benzetme yoluyla bitkilere verilmiştir. bitkinin sertlik-yumuşaklık özelliği ve yetişme alanları göz önünde bulundurularak verilmiştir. Aydınlatma Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında iki çeşit aydınlatma aracı kullanılmıştır: Fener ve mum. doğada var olan “kaya. gramofon ise bir tür müzikçalardır. taş” gibi nesne isimleri yer almaktadır.4. Doğada Var Olan Nesne Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bazı bitki adlarında. Çalgı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan çalgılar borazan. düdük ve gramofon kelimeleridir.4.2. aktaş daş kiraz kayayağı .2.4.3.

Ev eşyalarıyla kurulmuş iki tane bitki adı bulunmaktadır. hamur. Bu adlar. “hasır otu” bitkisi ise hasır yapımında kullanıldığı için bu adı almıştır. şeker.2. gömlek. Giysi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan giyecekler şunlardır: Çarık. Bunlardan çarık ayağa. şal.4. eldiven. Ev Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adlarında yer alan ev eşyaları “dolap” ve “hasır” kelimeleridir.5. mama.4. gömlek ve şal bedene giyilir.2. ekmek. külah. yumurta” kelimeleri birer gıda ismi olup. .88 kaya kekiği kaya koruğu kaya sarımsağı kaya sarmaşığı kaya üzümü kaya yarpuzu kumarmudu kum çavdarı kumdarı kum eriği kum otu kum zambağı taşarmudu taş bademi taş kekiği taş mantarı taş nanesi taş sarımsağı 3.2. gönüldolabı hasır otu 3. Gıda Adlarıyla Kurulan Bitki Adları “Sirke. kadife. bitkilere benzetme yoluyla verilmiştir.7. yün. bazı bitkilerin adlandırılmasında kullanılmıştır. eldiven ele. kaymak. aksirke akşekeri çobanekmeği ekmek ağacı ekmek ayvası ekşi hamur karamama karasirke kaymak otu yeryumurtası yumurta boyası yumurta mantarı 3. takke. takke ve külah başa.6.4. Bunlardan “gönüldolabı” benzetme yoluyla kurulmuştur. Kadife ve yün ise giyeceklerin yapımında kullanılan kumaşlardır.

Kökleri toprağa derince girip. kazan. ş Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları ş araçlarıyla kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: sabankıran. akbardak akçabardak balbardağı balbardak bandırma kabı bardak eriği çobankaşığı çobansüzgeci çömlekçatlatan çömlek otu fıçı otu karakazancık kargabardağı kazandelen kazankarası kazankulpu küp evleği küpkıran suibriği tulukarmudu tuluk mantarı 3. süzgeç. tuluk. bıçak. mıh. kaşık. 2251). sabankıran 3.4. ibrik. delici ve batıcı aletler şunlardır: Balta. Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kesici.10. kılıç.8. iğne.2. fıçı.4.9. Kesici-Delici-Batıcı Alet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin kesici-delici-batıcı alet isimlerini almalarında hem şekil benzerliğinin. hem de kesici-delici ve batıcı özelliklerde olmalarının etkisi vardır.2. Tuluk kelimesi bazı yiyecek ve içecekler için koruyucu kap olarak kullanıldığından buraya alınmıştır (TS.4.89 çarık dikeni çarıkkesen çobantakkesi dulkarıgömleği fatmaşal kadife çiçeği meryemanaeldiveni papazkülahı papaztakkesi yün otu 3. kap. Bu tür bitkilerde yer alan eşya-nesne isimleri şunlardır: Bardak. tarlalar sürülürken sabanı tuttuğu için bu adı almıştır. çömlek. küp.2. genellikle mutfak eşyalarıdır. 2. Kap-Kacak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kap-kacaklar. hançer. .

Bunlardan iğne ve mıh batıcı. Kumaş Yapımı Ürün Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kumaş yapımı ürünler şunlardır: Bohça. kâğıt ağacı ve kâğıt dutu ise kâğıt yapımında kullanılmasından dolayı bu adları almıştır.12. çadır.2.2. örtü. Bunlardan çanta çiçeği ve çobançantası benzerlikten. kese. çanta çiçeği çobançantası kâğıt ağacı kâğıt dutu 3.90 orak. baltabatak çobaniğnesi hançer çiçeği iğne yaprak kılıçarpa kılıç kekiği kılıç otu mıhtepesi mıhtepesi mantarı orakeriği orakkıran paşakılıcı yılanbıçağı 3. balta. çul.4. bohça çiçeği çadır çiçeği çadır uşağı çulluoğlu diri örtü kese çiçeği kilim ucu paşaçadırı tavukyastığı . hançer ve bıçak ise delici aletlerdir.11. kılıç ve orak kesici. Kırtasiye Malzemeleriyle Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kırtasiye malzemeleri çanta ve kâğıt kelimeleridir. kilim. Bu kelimelerle kurulan toplam dört tane bitki adı vardır.4. yastık.

Bunlardan altın. demir. tel ve demir ise metaldir.15. altın ağacı altınbaş altınbaşak altın çiçeği altın dikeni altın otu altıntop altın yumurta mantarı bakır bağcığı bor ağacı demir ağacı demir bıtrağı demirbozan demirdelen demir dikeni demir otu demiryonca gümüşdüğme telgömlek tel pancarı 3. bunlarda geçen patlayıcı maddeler “barut” ve “kurşun” kelimeleridir.4.2. tel. bor ve gümüş maden. bor.2. barut ağacı kurşun otu . Patlayıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Patlayıcı madde isimlerini alarak kurulan bitki adları iki tane olup. Bu kelimelerle kurulan iki tane bitki adı tespit edilmiştir. bakır. Oyuncak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bazı bitkilerin adlandırılmasında kullanılan oyuncak isimleri “topaç ve çıngırak” kelimeleridir. Metal-Maden Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bazı bitkilerin adlandırılmasında kullanılan metaller ve madenler şunlardır: Altın.4.91 3.4. Bitkilere verilen altın kelimesi bitkilerin renginden kaynaklanmaktadır.13. aktopaç çıngırak otu 3.14.2. bakır. gümüş.

Temizlik Aletleriyle Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan temizlik aletleri sabun ve süpürge kelimeleridir. saat. Yakıcı ve Yanıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan yakıcı ve yanıcı maddeler “kibrit ve kömür” kelimeleridir.18. yüksük. sürme. dantel. avize ağacı boncuk fasulye boncuk otu çobantarağı dantel ağacı fesçitarağı gözlükotu hasekiküpesi inci çiçeği inci sümbülü itboncuğu küpe çiçeği oltu otu pipo çiçeği saat çiçeği saat otu sultanküpesi sürme mantarları taç yaprağı tarakdalı tarakdikeni tarak otu tespih ağacı tespih otu yılanboncuğu yüksük otu 3. oltu.16. ucu sert bir şeye sürtüldüğü zaman yanan çöp parçası. tespih. Kibrit. pipo. inci. kömür ise ısınmada kullanılan siyah renkli bir yakacak adıdır. boncuk.2. taç. tarak.17.92 3. küpe.2. cadısüpürgesi çalı süpürgesi dağsabunu kargasabunu morca süpürge sabun ağacı sabunçiçeği sabun otu süpürge çalısı süpürge darısı süpürge kamışı süpürge otu 3. Takı ve Süs Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan takı ve süs eşyaları şunlardır: avize.4.4.4.2. gözlük. kibrit otu kömür tut .

kafes.19. aşk merdiveni duvar fesleğeni duvar sarmaşığı duvar sedefi kafesotu karakafes . kafes ise ya demirden ya da ahşaptan yapılır. Yapı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan yapılar şunlardır: Duvar. merdiven. Duvar ve merdiven betondan.93 3.2.4.

Halil. Ali. Mahmut. kaynana. Ayşe. Fatma. Ayşe. oğlan. “dul. erkek. avrat. hanım. Benzetmelerle kurulan bitkilerin adlandırılmasında bitkinin rengi. sultan” bayanlara özgü. Benzetmelerle kurulan bitki adlarını şu başlıklar altında inceleyebiliriz: 1. o niteliği eksiksiz taşıyan bir şeyi örnek olarak gösterme işidir (TS. Firavun. “ana. Güzelliğe Dayalı Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları 6. 269). kaynana. nsana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adlarında kullanılan benzetme ögeleri “adam. efendi. Sefer. görünümü ve kullanım özellikleri etkili olmaktadır. bacı. kadın. hem erkeklere özgü kavramlardır. BENZETMELERLE KURULAN B TK ADLARI Benzetme. baba. oğul. melike. adamotu ağlayangelin akçakızı akkız akköse Alidede Aliöksüz al pehlivan analı kızlı Arapdede asılmışadam aydede Ayşekadın balkadın ballıbaba . gelin. erkek. çeşitli organ ve nesnelere benzetilerek kurulmaktadır.1. kadın.2.94 3. öksüz” ise hem bayanlara. imparator. “adam.2. baba. Yusuf” kişi adları. delikanlı. sultan. dede. oğul. Bu tür bitkiler genellikle insanlara. hafız. gelin. dede.5. Fatma. pehlivan. öksüz. Organa Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 4. bacı. nsana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 2. hafız. imparator. kız. Bunlardan “Ali. evliya. köse. Yusuf” gibi insanı anlatan kelimelerdir. Firavun. evliya. melike. hayvanlara. bir şeyin niteliğini anlatmak için. köse. ana. 1. Hayalî Yaratıklara Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 3. hanım. efendi. avrat. Mahmut. delikanlı. oğlan. hatun. Halil. Hayvana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 3.5. biçimi. hatun. dul. pehlivan” erkeklere özgü. Nesneye Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 5.

5. dil. hindi. akbaba aktavuk alaoğlak karatavuk 3. dalak. ayak. Bunlarda kullanılan hayvan adları “akbaba. diş. Hayvana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Hayvana benzetilerek kurulan dört tane bitki adı tespit edilmiştir. bağır. Organa Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Benzetmelerle oluşturulan bitki adlarından bazıları çeşitli organlara benzetilerek kurulmuştur. burun. oğlak. bıyık.3. cırnak.95 beyoğlu bodurmahmut bozoğlan cücekız çayır melikesi delikanlı dövülmüş avrat otu dulaptal otu dulavrat otu emirali emirsultan erkek ağaç erkek üzüm evliya otu fatmasaçı fatmaşal Firavun inciri gelinkadın gökdedem gökkız gülhatun güzdede güzelavrat otu güzelhatun çiçeği güzeloğlan hafızali içlikız imparator lâlesi imparator mantarı imparator otu karaoğlan kaynanacık kelkız çiçeği kısacamahmut kısacıkmahmut kısamahmut otu kızhanım kösehalil kösesefer öksüzali öksüzoğlan öksüzoğlan çiğdemi süslühanım çiçeği titrekızım tüylübaba ulu avrat otu yabanbacı Yusufefendi 3. bağırsak. boynuz.2. bacak.2. . boyun.2. Bu bitkilerin dördü de sıfat tamlaması biçimindedir. damak. Bu tür bitkilerde kullanılan organ adları şunlardır: Ağız.5. bicik. baş. but. tavuk” kelimeleridir.

kirpik. kuyruk. boyun. parmak. kirpik. cırnak. kulak. tırnak. sırt. gaga. bağır. but. göt. topuk. kulak. emcek. acıgıcı kulağı acıkulak ağaç göğsü akbacak akbaş ak kadın parmağı akkulak akkuyruk alabacak alagöz altınbaş altı parmak alyanak arapsaçı arapsiki araptaşağı arı götü arslanayağı aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi atkulağı atkuyruğu atmemesi ayaklı kekik aydın göz ayıayağı ayıeli ayıkulağı ayıparmağı ayıpençesi ballı boynuz beşbıyık beşparmak beşparmak otu boğasiki boyacı katırtırnağı boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş bozkulak buzağıburnu camusmemesi cinsaçı cüce bağırsağı dalak otu danaayağı danaburnu danadaşak danadili danagöbeği danagöz danagözü danakuyruğu danamemesi dedemsakalı dedesakalı dedesakalı mantarı deliboynuz deveboynu devedişi devegözü devekulağı dilberdudağı dilberdudak dilberkirpiği dildamak dokuzbaşlı domuzkuyruğu duduburnu ebekulağı eğriboyun elâgöz eşekkulağı eşek memesi . kanat. bacak. sik. hem insanlara özgü organlardır. yürek” ise hem hayvanlara. sakal. göt. dil. “bıyık. lolo. göbek. bağırsak. el. yumruk. sakal” sadece insanlara özgü. “ağız. sik. topuk. damak. göğüs. yürek. boğaz. yumruk. kursak. lolo.96 dudak. göbek. saç. kursak. meme. Bunlardan “boynuz. diş. dudak. pençe” sadece hayvanlara özgü. sırt. el. gaga. kaş. kanat. saç. kaş. göz. ayak. göz. baş. göğüs. pençe. tırnak. taşak. kuyruk. bicik. parmak. kelle. dalak. kelle. taşak. burun. meme.

97 eşektırnağı farekulağı fatmasaçı filkulağı gelindili gelineli gelinparmağı gelinsaçı gelintırnağı gelinyanağı geyikdili geyik göbeği geyiksırtı gülburnu hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hatunmemesi hatunparmağı horozgözü horozkursağı horozyüreği inekbiciği inek emceği inek memesi itburnu itkuyruğu kadıbaşı kadınbudu kadıngöbeği kadınparmağı karabaş karaboğaz karagöz karakulak karakulak mantarı karaparmak kargaburnu kargayüreği katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu katırtırnağı kayındili kaynanadili kaynanayumruğu kazayağı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçi emceği keçimemesi keçisakalı kediayağı kedibaş kedigözü kedikulağı kedikuyruğu keditırnağı kelbaş kelkaş kelleliot kılkuyruk kınalıparmak kırkbaş otu kırkkanat kızılbacak kızılburun kızlargöbeği kızmemesi kızyanağı kocabaş kocabaşı koçkuyruğu koçtaşağı koyungöbeği koyungözü köpekdili köpeklolosu köpekmemesi köpektaşağı kurbağa gözü kurtayağı kurtbağrı kurtkulağı kurtpençesi kurttırnağı kuşağzı kuşayağı kuşburnu kuşdili kuşgözü kuşyüreği kuşyürek kuzubaşı kuzudili kuzugöbeği kuzukulağı leylekayağı .

bardak. yüksük. dantel. gömlek. şemsiye. torba. emzik. taç. kılçık. topaç. çarık.5. küp. tarak. boncuk. ağaç küpesi ağtop akbardak akçabardak aktop aktopaç altın ağacı altınbaşak altın çiçeği altın dikeni altın otu altıntop altın yumurta mantarı asker borusu bakır bağcığı balbardağı balbardak bardak eriği . Bitkilerin adlandırılmasında benzetme yapılan nesneler şunlardır: Altın. çömlek. urgan. hançer. iğne. tuzluk. eldiven. tel.2. bıçak. takke. Nesneye Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Nesnelere benzetilerek kurulan bitki adlarında renk. küpe. süpürge. boru. düdük. pipo. borazan. kayık. demir. yastık. çanta. süzgeç. kazan. çark. şekil ve kullanım özellikleri etkilidir. gülle. kazancık. telgraf. bohça. top.98 leylekburnu leylekgagası mandadili mandakulağı oğlakkulağı öküzdili öküzgöbeği öküzgötü öküzgözü pisikcırnağı pisiktaşağı pisiktırnağı sarıayak mantarı sarıbaş sarıgöbek elması serçedili sıçankulağı sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu şeytankulağı şeytansaçı şeytantırnağı tavşanağzı tavşanbaşı tavşanbıyığı tavşankulağı tavşanmemesi tavşantopuğu tavukbacağı mantarı tekesakalı teknegöt terskulak tilkikuyruğu toskafa kavunu tosunburnu turnaayağı turnadili turnagagası yavruağzı yavrubaş yergöbeği yılandili yılankuyruğu yongöbek 3. yay. duvak. püskül. keten. çan. kütük. ibrişim. düğme.4. çadır. kömür. kese. kürk. kafes. çul. fener. toka. kılıç. ibrik. kilit. çanak. bakır. değnek. mum. kaşık. gözlük. teker. çıngırak. külâh. dolap. bağcık. sabun.

99 bohça çiçeği boncuk fasulye boncuk otu borazan mantarı boru çiçeği bostan borusu cadısüpürgesi çadır çiçeği çanak çömlek otu çan çiçeği çanta çiçeği çarık dikeni çarkıfelek çayır düğmesi çıkrık tekeri çıngırak otu çobançantası çobandeğneği çobandüdüğü çobaniğnesi çoban kaşığı çobanpüskülü çobansüzgeci çobantakkesi çobantarağı çobantuzluğu çömlek otu çulluoğlu dağsabunu dantel ağacı dededeğneği demir ağacı demir bıtrağı demir dikeni demiryonca devecibardağı dilidüdük dulkarıgömleği duvaklı mantar düğmeli ot emzik otu fesçitarağı fıçı otu garipler urganı gelindüğmesi gelinfeneri gelinmumu gönüldolabı gözlükotu gülibrişim gümüşdüğme güneştopu güveyfeneri hançer çiçeği hasekiküpesi hatuntuzluğu iğne yaprak itboncuğu Japon şemsiyesi Kâbe süpürgesi kadıntuzluğu kafesotu kantartopu kantorbası karagülle karakafes karakazancık kargabardağı kargasabunu kartopu kaşık otu kayık çiçeği kazankulpu kese çiçeği ketengömleği ketenköynek kırkkilit otu kömür dut kuzgunkılıcı kuzukürkü küpe çiçeği küp evleği kütük mantarı Meryemanaeldiveni morca süpürge öküzkütüğü papazkülahı papaztakkesi paşaçadırı paşakılıcı pipo çiçeği sabun ağacı sabunçiçeği sabun otu sarıkılçık suibriği sultanküpesi şemsiye mantarı şemsiye otu .

Bu kelimelerle kurulan iki tane bitki adı vardır. canavar otu cazı gülü .5.5.5.100 tarakdalı tarakdikeni tarak otu taş kiraz tavukyastığı telgömlek telgraf çiçeği tokalı dücük venüsçarığı yayarmudu yılanbıçağı yılanboncuğu yılanekmeği yılanyastığı yüksük otu 3. Her iki bitki adı da belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. camgüzeli çayır güzeli dünyagüzeli kızgüzeli 3. Hayalî Yaratıklara Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adlarında kullanılan hayalî yaratıklar canavar ve cazı kelimeleridir.6. bunların tamamı “güzel” kelimesiyle kurulmuştur ve belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. Güzelliğe Dayalı Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları Güzelliğe dayalı benzetmelerle kurulan bitki adları toplam dört tane olup.2.2.

bir türün temsil ettiği bütün bitkileri içine alan ve bitki aileleri oluşturan eklerdir. Tür adları +giller ve +lAr ekiyle kurulur.6. +giller Ekiyle Kurulan Bitki Türleri abanozgiller ananasgiller Antep fıstığıgiller asmagiller at kestanesigiller atkuyruğugiller atlas çiçeğigiller baklagiller ballıbabagiller bileşikgiller binbir delik otugiller boru çiçeğigiller buğdaygiller canavar otugiller cehrigiller cevizgiller çamgiller çan çiçeğigiller çarkıfelekgiller çaygiller çınargiller çit sarmaşığıgiller çobanpüskülügiller çuha çiçeğigiller dam koruğugiller defnegiller demir ağacıgiller demir dikenigiller deniz üzümügiller diş otugiller dolama otugiller dolma otugiller droseragiller dulaptal otugiller dutgiller düğün çiçeğigiller ebegümecigiller eğrelti otugiller ekşi yoncagiller erguvangiller fasulyegiller fesçitarağıgiller fukusgiller fundagiller gebre otugiller gecesefasıgiller gelincikgiller gülgiller gürgengiller hanımeligiller hasır otugiller hodangiller horoz ibiğigiller huş ağacıgiller hünnapgiller ıhlamurgiller ılgıngiller ısırgangiller ıspanakgiller iğdegiller kabakgiller kahkaha çiçeğigiller kakaogiller kaktüsgiller kantarongiller karaağaçgiller karabibergiller karabuğdaygiller karanfilgiller kayıngiller kazayağıgiller kebere otugiller . Bir türe mensup bütün bitkileri ifade edebilmek için tür adları kullanılır.1.101 3. aynı türden gelen birçok bitki bulunmaktadır.2.6. TÜR ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI Tabiatta birbirine yapı olarak benzeyen. 3.2. Bunlar.

+lAr Ekiyle Kurulan Bitki Türleri ayrı çanak yapraklılar ayrı taç yapraklılar bitişik çanak yapraklılar bitişik taç yapraklılar gerçek mantarlar iki çenekliler iki çenetliler kozalaklılar tallı bitkiler tek çenekliler tohumlu bitkiler yapraklı kara yosunları .6.2.102 kedi otugiller kendirgiller ketengiller kına çiçeğigiller kızılcıkgiller kızılkantarongiller kolagiller kök boyasıgiller kurbağa zehirigiller küpe çiçeğigiller lâdengiller loğusa otugiller manolyagiller maydanozgiller menekşegiller mersingiller mine çiçeğigiller muhabbet çiçeğigiller muzgiller nargiller nergisgiller nilüfergiller ökse otugiller palmiyegiller papatyagiller papirüsgiller pas mantarıgiller patlıcangiller porsukgiller sandalgiller sardunyagiller sarmaşıkgiller sedef otugiller serçediligiller servigiller sığırdiligiller sığırkuyruğugiller sıracagiller sinekkapangiller sinir otugiller söğütgiller suibriğigiller su kabağıgiller su kamışıgiller suokugiller susamgiller su servisigiller sürme mantarıgiller süsengiller sütleğengiller süt otugiller şahteregiller şakayıkgiller şekerci boyasıgiller şimşir ağacıgiller şimşirgiller tarak otugiller tespih ağacıgiller turpgiller turunçgiller yabanî kimyongiller yılanyastığıgiller zakkumgiller zambakgiller zencefilgiller zeytingiller 3.2.

tarla” kelimeleri bulunmaktadır. Deniz. nereden geldiğini ve yayıldığını gösterir. bataklık. Bunlar bitkinin kaynağını. Yer bildiren bitki adlarını şu başlıklar altında toplayabiliriz: 1. çayır. Ülke. Bağ-Bahçe. YER ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI Her bitkinin kendine has bir yetişme alanı vardır. sahil.2. bayır. Bitkilerin büyümesinde yetişme alanının çok büyük etkisi vardır. Tarla ve Çeşitli Kara Parçalarıyla Kurulan Bitki Adları Bağ-bahçe. bahçe. Ayrıca yayla adı olarak “Anzer ve Karagöl” kelimeleri geçmektedir.1. Kimi bitkiler bazı yörelerde rahatlıkla yetişirken.7.103 3. Şehir. öyle ki bazı bitkilerin adlandırılmasında yer adları kullanılmıştır. Dağ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 3. Bağ-Bahçe. tarla ve çeşitli kara parçalarıyla kurulan bitki adlarında “ada. Göl ve Dere Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 4. ada çayı ada soğanı Anzer çayı bahçe domatesi bahçe hezareni bahçe kekiği bahçe nanesi bahçe teresi bataklık nergisi bataklık süseni bayır turpu çayır düğmesi çayır güzeli çayır mantarı çayır melikesi çayır otu çayır otu çayır papatyası çayır sedefi çayır soğanı çayır teresi çayır tirfili çayır yulafı Karagöl buğdayı kara yosunları kara yosunu kır sakızı kır soğanı kır yasemini köygöçüren köy mantarı köy otu mera bitkileri .2. kır. kimi bitkiler hiç yetişmez. mezarlık. mera. köy. Tarla ve Çeşitli Kara Parçalarıyla Kurulan Bitki Adları 2. kara. nerede üretildiğini. Kapalı Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 3. lçe. Semt Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 6.7. Dinsel Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 5.

Dağ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Dağ adlarıyla kurulan bitki adlarında “dağ.2.2. göl. Toros. Toros. dere” kelimeleri kullanılarak kurulmuş olup. diğerleri belirtisiz isim tamlaması biçimindedir.2.7. “Kazdağı. Uludağ” özel isimlerdir.3. Deniz. Dağ adlarıyla kurulan bitkilerin tamamı. Bunlardan “dağ” kelimesi cins isim. dağ armudu dağ baklası dağ çamı dağ çayı dağ çileği dağ çöveni dağ dalak otu dağ elması dağ eriği dağ erik otu dağ gülü dağ karanfili dağ kavağı dağ kestanesi dağ kimyonu dağ kirazı dağ lâlesi dağ marulu dağ nanesi dağ nohudu dağ pırasası dağ reyhanı dağsabunu dağ sakızı dağ sarmaşığı dağ servisi dağ soğanı dağ sümbülü dağ üzümü dağ yemişi Kazdağı köknarı Toros sediri Uludağ köknarı 3. “deredaban” bitkisi hariç. Kazdağı.104 mezarlık otu mezarlık servisi mezarlık zambağı sahil çamı tarla çöveni tarla gülü tarla mantarı tarla sarmaşığı yayla çayı yayla çiçeği yayla gülü yaylagüzeli yayla kekiği yayla kestanesi yayla otu yayla sarımsağı yayla yavşanı 3.7. deniz börülcesi denizgülü deniz otu deniz pırasası deniz rezenesi deniz sarmaşığı . belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. Göl ve Dere Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adları “deniz. Uludağ” kelimeleri kullanılmıştır.

Cezayir. belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. “Arnavutköy” semt adı. Besni. Lübnan. Diyarbakır. Bunlardan “Afrika. Şam. Brüksel. Bitkilerde geçen ülke. Semt Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Ülke. stanbul. Bombay. Isparta. . Anadolu. Malta. Lübnan. yayılma alanını gösterir. Kemer. Bağdat. Antep. dünyanın diğer bölgelerinde yetişen aynı bitki türlerinden tat ve kalite olarak farklılık arz eder.2. “Girit” ve “Malta” ise birer ada ismi olup. Arnavutköy. Trabzon. Şam. Amerika. Dinsel Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Dinsel mekân bildiren bitki adlarında cennet. Hindistan. Bursa. Bursa. lçe. Bandırma. “Malta” aynı zamanda bir devletin adıdır.105 deniz soğanı deniz teresi deniz üzümü deniz yosunu deredaban dere kabalağı dereotu göl kestanesi göl soğanı 3. Kırkağaç. Manisa. Cincife. Kırkağaç” ilçe adları. Hint. ilçe ve semt adları bitkinin kaynağını. Örneğin “Isparta gülü”nün diğer gül türleri arasında. Hicaz. Arabistan. Amerika. Çin. “Anadolu” Türkiye’nin Asya kıtasında kalan bölümünün adı. Trabzon. Bu tür bitki adları toplam dört tane olup. Arabistan. cehennem ve Kâbe kelimeleri kullanılmıştır. Cezayir. Yalova” şehir adları. Fenike. Hindistan. Hasankeyf. Kıbrıs. Çin.5. Manisa. Ülke. Kıbrıs. Besni. Kemer. Mısır” ülke adları. Halep. Hicaz. Karaman. Yalova” kelimeleriyle oluşturulmuştur. Halep. Karaman. Isparta. Fenike.4. Ayrıca “Bombay” bir eyalet adı. Bağdat. üretildiği bölgeyi. şehir. Bu adları taşıyan bitkiler.7. “Bandırma. ilçe ve semt adlarıyla kurulan bitki adları “Afrika. Hollanda. “Malta eriği”nin diğer erik türleri arasında ayrı bir yeri bulunmaktadır. “Cincife” ise bir köy adıdır. şehir. Brüksel. Mısır. cehennem zambağı cennet biberi cennet otu Kâbe süpürgesi 3.2. Hollanda.7. Girit. Diyarbakır. Şehir. stanbul. “Antep.

6. kapalı mekân adlarıyla kurulan bitki adlarını salon ve saray kelimeleri oluşturmuştur.7.106 Afrika menekşesi Amerika bademi Amerika elması Amerika üzümü Anadolu otu Antep fıstığı Antep karası Arabistan defnesi Arnavutköy çileği Bağdat hurması Bandırma kabı Bandırma üzümü Besni üzümü Bombay fasulyesi Brüksel lahanası Bursa buğdayı Cezayir menekşesi Cincife üzümü Çin anasonu Çin gülü Çin karanfili Çin lahanası Çin leylâğı Çin tarçın ağacı Diyarbakır karpuzu Fenike ardıcı Fenike portakalı Girit kekiği Girit lâlesi Girit otu Girit şakayığı Halep çamı Halep şalgamı Hasankeyf tütünü Hicaz buğdayı Hindistan cevizi Hint armudu Hint bademi Hint baklası Hint bezelyesi Hint biberi Hint çiçeği Hint darısı Hint fıstığı Hint fulü Hint hıyarı Hint hurması Hint inciri Hint kamışı Hint keneviri Hint kirazı Hint leylâğı Hint pamuğu Hint pirinci Hint portakalı Hint safranı Hint yağı ağacı Hollanda kavağı Isparta gülü stanbul kekiği stanbul lâlesi stanbul şalgamı stanbul üzümü Karaman kimyonu Kemer patlıcanı Kıbrıs akasyası Kırkağaç kavunu Lübnan sediri Malta eriği Manisa lâlesi Mısır fulü Mısır yasemini Şam fıstığı Şam razakısı Şam üzümü Trabzon çayı Trabzon hurması Yalova misketi 3.2. Kapalı Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Kapalı mekânlar insanların oturdukları ve yaşadıkları yerler olup. .

107 salon çamı saray çiçeği saray menekşesi .

B TK ADLARINDA GEÇEN YAPIM EKLER .108 III.

Yani isimden isim yapma ekleri. Bunlardan bir kısmı az işlek eklerdir. 154). sazan. 174). Bu ekle kurulmuş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: < gön+en < kara oğ(u)l+an < oğ(u)l+an elması < oğ(u)l+an otu < öksüz oğ(u)l+an < saz+an < topal+an < yemiş+en Karacaoğlan mantarı < Karaca oğ(u)l+an mantarı öksüzoğlan çiğdemi < öksüz oğ(u)l+an çiğdemi . türettikleri kelime sayısı oldukça sınırlıdır (Korkmaz. Bu ekler isim köklerine. isimden isim yapma eklerinden ve fiilden isim yapma eklerinden sonra gelebilirler (Ergin. sim kök ve gövdelerinden türetme yapacak eklerin bir kısmı çok işlek. topalan ve yemişen kelimelerinde görülmektedir.109 1. ancak bir iki örnekte görülen bir ektir. Eski Türkçede bağlılık. 33). Çok belirli bir fonksiyonu yoktur (Ergin. Bu ek gönen. dolayısıyla canlı olan eklerdir. Bugün canlılığını kaybederek bulunduğu kelimelerde köke karışmış durumdadır. Bu nedenle. gönen karaoğlan oğlanelması oğlan otu öksüzoğlan sazan topalan yemişen +AnAk sim köklerine gelerek renk ve şekil benzerliği kuran bir ektir. S MDEN S M YAPMA EKLER simden isim yapma ekleri isim kök ve gövdelerinden isim yapmak için kullanılan yapım ekleridir. +An Bu ek işlek olmayan. 33). güçlendirme ve çokluk görevindeki bir ekin Türkiye Türkçesine uzanmış ve kökle kaynaşarak canlılığını yitirmiş bir kalıntısı niteliğindedir (Korkmaz. oğlan. isimden yapılmış isim gövdelerine ve fiilden yapılmış isim gövdelerine eklenirler.

167). 175). benzerlik ve karşılaştırma görevinde kullanılan bir ektir (Korkmaz. arpağan bodurgan ışılgan < arpa+gan < bodur+gan < ışıl+gan +cA. Eşitlik. Bu ekle kurulmuş toplam üç tane bitki adı tespit edilmiştir. Ekin getirildiği kelimeler. 36). isim ve sıfat görevindedir.110 bozanak gözenek < boz+anak < göz+enek +gan şlek olmayan eklerden biridir (Ergin. Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: acıca ağcaca akça akçaağaç akçabağ akçabardak akçabudak akça elma akçakavak akça kesme akçakızı < acı+ca < ak+ça+ca < ak+ça < ak+ça ağaç < ak+ça bağ < ak+ça bardak < ak+ça budak < ak+ça elma < ak+ça kavak < ak+ça kesme < ak+ça kızı akçayazlık alaca alluca ballıca biberlice börülce cıbarca çökülce çulluca çullukça çüklüce damarlıca darıca < ak+ça yazlık < ala+ca < allı+ca < ballı+ca < biberli+ce < böğürül+ce < cıbır+ca < çöğür+ce < çullu+ca < çulluk+ça < çüklü+ce < damar+lı+ca < darı+ca akça armudu < ak+ça armudu akça buğday < ak+ça buğday . +çA Aslında bir çekim eki olan bu ek klişeleşerek veya fonksiyon değiştirerek eskiden beri yapım eki hâlinde de kullanılmaktadır (Ergin.

+çAk Bu ek Türkçede başlangıçtan beri kullanılan. 165).111 delice dişice dillice domatça duvaklıca eğece eğrilce ekşice ekşilice gence gerce gollüce gökçe izmelece kaplıca karaca karaca ot kertilce kızılca kızılca dişi kirlice kubatça kurtluca < deli+ce < dişi+ce < dilli+ce < domat+ça < duvaklı+ca < eğe+ce < eğ(i)rili+ce < ekşi+ce < ekşili+ce < gen+ce < ger+ce < kollu+ca < gök+çe < ezmeli+ce < kaplı+ca < kara+ca < kara+ca ot < kirtil+ce < kızıl+ca < kızıl+ca dişi < kirli+ce < kubat+ça < kurtlu+ca kuşça küllüce otu morca ovaca öksüzce örmece pamuça pıtırca sakarca salmanca sarıca erik < kuş+ça < küllü+ce otu < mor+ca < ova+ca < öksüz+ce < örme+ce < pamu(k)+ça < pıtır+ca < sakar+ca < salman+ca < sarı+ca erik morca süpürge< mor+ca süpürge saplıcatinton < saplı+ca tinton suluca armut < sulu+ca armut sulucagümbet < sulu+ca gümbet sütlüce telçe tellice topaçça topluca tüylüce yağlıca yellice yumurca < sütlü+ce < tel+ce < telli+ce < topaç+ça < toplu+ca < tüy+lü+ce < yağlı+ca < yelli+ce < yumur+ca kanlıca mantarı< kanlı+ca mantarı karaca kovuk < kara+ca kovuk kısacamahmut < kısa+ca mahmut tüylüceyumru < tüylü+ce yumru +cAk. Bu ekle kurulmuş toplam on bir tane bitki adı tespit edilmiştir: . Yapım eki olarak başlıca fonksiyonu küçültme ve sevgi ifade etmektir (Ergin. fakat işlekliği gittikçe azalan bir ektir.

+çU Bu ek Türkçenin eskiden beri kullanılan ve işlekliğini kaybetmemiş bulunan isimden isim yapma eklerinden biridir. Kullanım sahası çok geniş. 157). 1). bir özelliği veya bir kabiliyeti ifade eden sıfatların türetilmesine yarar (Çeneli. Başlıca fonksiyonu isimlerin sonuna gelerek meslek ve uğraşma ile ilgili isimler yapmaktır. kuvvetli bir eğilimi. Bu ekle kurulmuş beş tane bitki adı tespit edilmiştir: burgacan darıcan kekilcen sütlücen tekecen < burga+can < darı+can < kākül+cen < sütlü+cen < teke+cen +cI +cU.112 apırcak düvülcek geyicek göğcek kangırcak kapıncak < apır+cak < düğül+cek < geyi(k)+cek < göğ+cek < kangır+cak < kapan+cak pamucak selecek tomçak yağlıcak yumurcak < pamu(k)+cak < sele+cek < top+çak < yağlı+cak < yumur+cak +cAn simden isim yapan +cAn eki. +çI. işleklik derecesi çok yüksektir (Ergin. Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: avukçu ayıcı bardakçı boyacı aspiri boyacı dikeni boyacı katırtırnağı boyacı kökü < avuk+çu < ayı+cı < bardak+çı < boya+cı aspiri < boya+cı dikeni < boya+cı k < boya+cı kökü boyacı papatyası böcü çalgıcı otu davulcu değirmenci değirmenci üzümü deveci bardağı < boya+cı p < bö+cü < çalgı+cı otu < davul+cu < değirmen+ci <değirmen+ci ü < deve+ci bardağı .

+çUk Bu ek Batı Türkçesinin başından beri görülen ve son zamanlarda çok işlek hâle gelen bir ektir. alçacık altıncık bardacık bebekçik bekmezcik buğdaycık çıyancık dağarcık damarcık davşancık demircik < alçak+cık dikencik durnacık düğmecik ebecik otu ekşimcik elmacık gelincik gercik gevrecik göğemcik hıyarcık iğcik < diken+cik < turna+cık < düğme+cik < ebe+cik otu < ekşim+cik < elma+cık < gelin+cik < ger+cik < gevre(k)+cik < göğem+cik < hıyar+cık < iğ+cik < altın+cık < barda(k)+cık < bebek+çik < pekmez+cik arpacık soğanı < arpa+cık soğanı bardacık eriği < barda(k)+cık eriği < buğday+cık < çıyan+cık < dağar+cık < damar+cık < tavşan+cık < demir+cik horozcuk otu < horoz+cuk otu . Ünlü ve ünsüz uyumlarına bağlı olup. +cUk. +çIk. Başlıca fonksiyonları isimden küçültme ve sevgi ifade eden isimler yapmaktır (Ergin.113 helvacı çöveni helvacı kabağı helvacı kökü kömürcü şıkığı sepetçi kavağı sepetçi söğüdü şerbetçi otu tortçu üzümcü eriği yalancı akasya yalancı biber yalancı çiriş < helva+cı çöveni < helva+cı kabağı < helva+cı kökü < kömür+cü ş < sepet+çi kavağı < sepet+çi söğüdü < şerbet+çi otu < tort+çu < üzüm+cü eriği < yalan+cı akasya < yalan+cı biber < yalan+cı çiriş yalancı eğir yalancı havacıva yalancı ısırgan yalancıkeçi yalancı kenevir yalancı öd ağacı < yalan+cı eğir < yalan+cı h < yalan+cı ısırgan < yalan+cı keçi < yalan+cı k < yalan+cı öd a yalancı lavanta çiçeği < yalan+cı l ç yalancı porsuk bitkisi < yalan+cı p b yalancı portakal ağacı < yalan+cı p a yalancı safran yalancı sümbül < yalan+cı safran < yalan+cı s yalancı tespih ağacı < yalan+cı t a +cIk. bitkilerin adlandırılmasında da kullanılmaktadır. 163).

anaç. Anlamı kuvvetlendirme fonksiyonu vardır (Ergin. babaç kelimelerinde görülür. Bu ekle oluşturulmuş sekiz tane bitki adı tespit edilmiştir. akbabaç aktopaç anaç tikeni eneç gagaç geneç soğlaç < akbaba+ç < aktop+aç < ana+ç dikeni < en+eç < gaga+ç < gen+eç < soğla+ç . 175).114 iğnecik kabarcık kabarcıkotu kapçık kapçık otu karacık kayacık kayganacık kaymacık keçemçik kesercik kıvırcık kızılcık kokarcık koluncuk < iğne+cik < kabar+cık < kabar+cık+otu < kap+çık < kap+çık otu < kara+cık < kaya+cık < kaygana+cık < kayma+cık < keçem+çik < keser+cik < kıvır+cık < kızıl+cık < kokar+cık < kolon+cuk kovancık kulecik marulcuk nevbetçik pancarcık parlacık soğancık takımcık tatarcık teknecik tomdurcuk varcık yiğilcik yoğurtçuk yüksükçük zivircik < kovan+cık < kule+cik < marul+cuk < nevbet+çik < pancar+cık < parla(k)+cık < soğan+cık < takım+cık < Tatar+cık < tekne+cik < tomur+cuk < var+cık < yiğil+cik < yoğurt+çuk < yüksük+cük < ziver+cik karakazancık < karakazan+cık süleymencik < Süleyman+cık kısacıkmahmut< kısa+cık mahmut kıvırcık salata < kıvır+cık salata +(A)ç Bu ek işlek olmayan eklerden biridir. aktopaç sıfat tamlaması. Eskiden beri ataç. Bunlardan akbabaç. anaç dikeni belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur.

115

topoç

< top+aç

+cıl, +çıl Ünlü ve ünsüz uyumlarına bağlı ve vurgulu, az işlek bir ektir. Eklendiği ada “bir şeye düşkünlük, alışkanlık, bağımlılık, benzerlik” işlevleri katan ad ve sıfatlar türetir (Korkmaz, 44). Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan tavşancıl otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. arakçıl gırçıl okcül < arak+çıl < kır+çıl < ok+çul

tavşancıl otu < tavşan+cıl otu

+çIn şlek olmayan bir isimden isim yapma ekidir, birkaç kelimede bulunmaktadır (MBTS, 3, 3526) Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir. boyaçın dipçin karçin < boya+çın < dip+çin < kar+çin

+daş simlerden “ortaklık, beraberlik” bildiren isim ve sıfatlar türeten bir ektir (Korkmaz, 46). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: yaldaş < yal+daş

116

+dın, +dün +dın, +dün eki ay ve gök kelimelerine gelerek kökün belirttiği anlamı pekiştiren ve bunlardan bitki adı kuran bir ektir. Ekin getirildiği kelimeler, isim ve sıfat görevinde kullanılmıştır. aydın aydın çiçeği aydın göz aydın gülü gökdün < ay+dın < ay+dın çiçeği < ay+dın göz < ay+dın gülü < gök+dün

aydın buğday < ay+dın buğday

+dIrIk, +duruk Bu ek organ adlarına gelerek onlarla ilgili alet isimleri yapar. -duruk eki durmak fiilinden gelme olup, tutan anlamını taşımaktadır (Banguoğlu, 170). Bu ekle kurulmuş toplam dört tane bitki adı tespit edilmiştir. -dIrIk eki bunlardan sadece çiğindirik (çiğin “omuz”) kelimesinde organ adına getirilmiştir. çiğindirik ışıldırik oğunduruk sakızdırık < çiğin+dirik < ışıl+dırık < oğul+duruk ? < sakız+dırık

+Il, +al Benzerlik gösteren, adlardan ad ve sıfat türeten bir ektir (Korkmaz, 49). Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: kızılağaç kirtil topul < kız+ıl ağaç < kirt+il < top+ul

117

yanal yeşilbiber

< yan+al < yaş+ıl biber

+lAk +lAk eki, isimden fiil yapmakta kullanılan +lA- ve fiilden isim yapan -ik eklerinin birleşmesinden oluşmuştur. sim ve sıfat yapmakta kullanılır (Banguoğlu, 186). Eklendiği kelimeye alışkanlık, süreklilik ve pekiştirme anlamı katan bir ektir. Genellikle ses taklidi kelimelere getirilmiştir. Bu ekle kurulan bitki adları şunlardır: avurtlak aşılak bağırtlak bartlak cırmılak cırtlak cırtlak otu coplak çatlak çatlak otu çıtlak çitlek göbelek < avurt+lak < aşı+lak < bağırt+lak < bart+lak < cırma+lak < cırt+lak < cırt+lak otu < cop+lak < çat+lak < çat+lak otu < çıt+lak < çit-lek < göbe(k)+lek gödelek kabalak kamalak kavuşlak kozalak kuşulak ökselek paflak patlak pıslak sakalak sakızlak söbelek zıplak < gö(v)de+lek < kaba+lak < kama+lak < kavuş+lak < kozak+lak < kuş+lak < ökse+lek < paf+lak < pat+lak < pıs+lak < saka+lak < sakız+lak < söbe+lek < zıp+lak

götlek ormanı < göt+lek ormanı

beslek kaçıran < bes(i)+lek kaçıran

cırtlak sakızı < cırt+lak sakızı

+Ak Eski Türkçedeki +GAk küçültme ve kuvvetlendirme ekiyle ilişkisi olan bu ek, genellikle tek heceli kelimelere gelerek benzetme ve küçültme işleviyle az sayıda adlar türetmiştir (Korkmaz, 35). Bu ekle kurulmuş on dört tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan saçak mantarı belirtisiz isim tamlaması, saçak darı sıfat tamlaması, çanakçatlatan sıfat-fiil grubu biçiminde kurulmuştur.

118

bardak başak benek gölek ışılak kabak kavak

< bart+ak < baş+ak < ben+ek < göl+ek < ışıl+ak < kab+ak < kav+ak

kızılak saçak darı sazak soğanak yangak

< kızıl+ak < saç+ak darı < saz+ak < soğan+ak < yan+ak

saçak mantarı < saç+ak mantarı

çanakçatlatan < çan+ak ç

+Az Küçültme işlevinde isimden isim türeten ve işlek olmayan bir ektir (Korkmaz, 36). Bu ekle kurulmuş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: büğrez < büğrü+ez alaz < al+az

+Ik, +Uk Küçültme işlevinde bazı isimler ve sıfatlar türeten bir ektir (Korkmaz, 47). Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir: buğdayık çirtik çükündürük kendirik kütük topuk < buğday+ık < çirt+ik < çukundur+uk < kendir+ik < küt+ük < top+uk

+i Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir:

119

çirti

< çirt+i

+AlAk +AlAk eki, küçültme anlamında isimler türeten ve bazı bitki adlarında kullanılan bir ektir (Banguoğlu, 174). Bu ekle kurulmuş yedi tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan kara topalak sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. göğelek hohalak kara topalak şangalak takalak topalak yanalak < gök+elek < hoh+alak < kara top+alak < şang+alak < tak+alak < top+alak < yan+alak

+lI, +lU Bu ek, işleklik derecesi çekim eklerine yakın olan (Ergin, 159), Türkiye Türkçesinin her isme gelebilen ve isimden isim ve sıfat türeten eklerinden biridir (Korkmaz, 53). Bitkilerin adlandırılmasında da çok sık kullanılan +lI, +lU eki, bunlardan isim, isim tamlaması, sıfat, sıfat tamlaması ve isnat grubu oluşturmuştur. Bu ekle kurulan bitki adları şunlardır: akbaşlı alasulu allıballı alluca analı kızlı anslı artlı atınaklı atmalı < akbaş+lı < alasu+lu < al+lı bal+lı < al+lı+ca < ana+lı kız+lı < ans+lı ? < art+lı < atınak+lı < atma+lı ayaklı kekik ballı ballı boynuz ballıca ballıdarı benekliköse benli belerce benli üzümü bıyıklı < ayak+lı kekik < bal+lı < bal+lı boynuz < bal+lı+ca < bal+lı darı < benek+li köse < ben+li belerce < ben+li üzümü < bıyık+lı

120

biberlice biberli mantar boynuzlu dücük boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş burmalı marul bürgülü büzgülü çitili kavun çöpürlü çulluca çulluoğlu çüklüce damarlıca daşlıca armut datlıbilem demirli dibi kıllı dikenli acı ot dikenli meyan dikenli mısır dikenli ot dillice dokuzbaşlı dokuzdonlu dokuztepeli domaylı duvaklıca duvaklı mantar düğmeli düzgülü ebeli eğrilce

< biber+li+ce < biber+li mantar < boynuz+lu d < boynuz+lu g < boynuz+lu h < burma+lı marul < bürgü+lü < büzgü+lü < çiti+li kavun < çöpür+lü < çul+lu+ca < çul+lu oğlu < çük+lü+ce < damar+lı+ca < taş+lı+ca armut < tat+lı bilem < demir+li < dibi kıl+lı < diken+li acı ot < diken+li meyan < diken+li mısır < diken+li ot < dilli+ce < dokuzbaş+lı < dokuzdon+lu < dokuztepe+li < dombay+lı < duvak+lı+ca < duvak+lı m < düğme+li < düzgü+lü < ebe+li < eğ(i)ri+li+ce

ekşilice gartlı gollüce göğdeli hanaylı içlikız izmelece kanlıca mantarı kaplıca karakıllı kartallı eğrelti otu katmerli badem kelleliot kıllı kozak kırlı kokulu çayır otu kokulu kiraz kokulu narpis kokulu yonca kurtluca küpeli meçikli mislibuğday Osmanlı lâlesi özüllük pamuklu pıtıraklı otu pürçüklü renkli ot saplı mantar saplı meşe saplıtinton sarı kokulu

< ekşi+li+ce < kart+lı < kol+lu+ca < gövde+li < hanay+lı < iç+li kız < ezme+li+ce < kan+lı+ca m < kap+lı+ca < karakıl+lı < kartal+lı e o < katmer+li b < kelle+li ot < kıl+lı kozak < kır+lı < koku+lu ç o < koku+lu kiraz < koku+lu narpis < koku+lu yonca < kurt+lu+ca < küpe+li < meçik+li < mis+li buğday < Osman+lı lâlesi < öz+lü+lük < pamuk+lu < pıtırak+lı otu < pürçük+lü < renk+li ot < sap+lı mantar < sap+lı meşe < sap+lı tinton < sarı koku+lu

121

sinirli ot sürmeli sütlüce şikirdaklı tamli tatlı tatlı bayram tatlı elması tatlıgöbek tatlı kenger tatlı kök tatlı limon tatlı ravent tatlı su gelinciği tellice tetirli tohumlu bitkiler tokalı dücük toklu topluca topuklutiken tüllü tüylü tüylübaba tüylübarak

< sinir+li ot < sürme+li < süt+lü+ce < çekirdek+li < ŧa’m+lı ? < tat+lı < tat+lı bayram < tat+lı elması < tat+lı göbek < tat+lı kenger < tat+lı kök < tat+lı limon < tat+lı ravent < tat+lı s g < tel+li+ce < tetir+li < tohum+lu b < toka+lı dücük < tok+lu < top+lu+ca < top+lu diken < tül+lü < tüy+lü < tüy+lü baba < tüy+lü barak

tüylü boya tüylüce tüylüceyumru tüylü çay tüylü dalak otu tüylü kanak tüylü meşe tüylütapan tüylütombalak tüylütoparlak unluca üvezli üzümlü yağlıca yağlıcak yağlı dürülü yağlıısırgan yağlımancar yağlı ot yazılı yellice yordanlı zehirli çiğdem zehirli mantar

< tüy+lü boya < tüy+lü+ce < tüy+lü+ce y < tüy+lü çay < tüy+lü d o < tüy+lü kanak < tüy+lü meşe < tüy+lü tapan < tüy+lü t < tüy+lü toparlak < un+lu+ca < üvez+li < üzüm+lü < yağ+lı+ca < yağ+lı+cak < yağ+lı dürülü < yağ+lı ısırgan < yağ+lı+mancar < yağ+lı ot < yazı+lı < yel+li+ce < yordan+lı < zehir+li çiğdem < zehir+li mantar

+lIk, +lUk Bu ek başlangıçtan beri Türkçenin belli başlı isimden isim yapma eklerinden biri olarak kullanılagelmiştir. Geçici olduğu gibi kalıcı isimler de yapar. Yani bir nesnenin bir vasfını bildirerek sıfat gibi kullanılan isimler yaptığı gibi, nesne adı olarak kalıcı isimler de teşkil eder. Başlıca fonksiyonları isimlerden yer, alet, topluluk isimleri ve sıfat yapmaktır (Ergin, 155). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan +lIk, +lUk eki isim,

122

sıfat ve isim tamlaması biçiminde bitki adları kurmuştur. Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: akçayazlık akyazlık almalık ballık ballık otu bataklık nergisi bataklık süseni benlik bızalık boyalık cıcılık civcivlik çavdarlık çibillik çıtlık çulluk daraklık otu develik düdüllük ebelik erelik ekşilik göğlük güllük paralık pirelik sabırlık sakızlık salatalık sarıklık < akçayaz+lık < akyaz+lık < alma+lık < bal+lık < bal+lık otu < batak+lık n < batak+lık s < ben+lik < bıza+lık < boya-lık < cici+lik < civciv+lik < çavdar+lık < çibil+lik < çıt+lık < çul+luk < tarak+lık otu < deve-lik < düdül+lük < ebe+lik < ere(k)+lik < ekşi+lik < gök+lük < gül+lük < para+lık < pire+lik < sabır+lık < sakız+lık < salata+lık < sarık+lık günlük ağacı höllük iğnelik iğnelik otu kanlık karalık karavlık kaymaklık kendilik kırklık kızıllık kofurgalık küllük mancarlık mazlıħ mezarlık otu mezarlık servisi mezarlık zambağı neferlik okluk on bir aylık oymalık özüllük pamukluk sarmalık semizlik soğukluk suluk suvarmılık süngüllük < gün+lük ağacı < (h)öl+lük < iğne+lik < iğne+lik otu < kan+lık < kara+lık < karav+lık < kaymak+lık < kendir+lik < kırk+lık < kızıl+lık < kofurga+lık < kül+lük < mancar+lık < mazı+lık < mezar+lık otu < mezar+lık s < mezar+lık z < nefer+lik < ok+luk < on bir ay+lık < oyma+lık < özlü+lük < pamuk+luk < sarma+lık < semiz+lik < soğuk+luk < su+luk < suvarma+lık < sünük+lük ?

123

süpürgelik şarlık taraklık tespihlik

< süpürge+lik < şa’r+lık < tarak+lık < tespih+lik

üzerlik yağlık yemlik yeşillik

< yüzer+lik < yağ+lık < yem+lik < yeşil+lik

+ ür Ses yansımalı köklerden yeni türetmeler yapılabilmesi için gövde oluşturan bir ektir (Korkmaz, 48). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: kütür < küt+ür

+mAn Bu ek, sıfatlardan kişileri niteleyen sıfatlar türeten bir ektir. Eklendiği sıfata “abartma, aşırılık” anlamı katar. şlek bir ek olmadığı için türettiği kelimeler oldukça sınırlıdır (Korkmaz, 58). Asıl fonksiyonu isimden isim yapmak olan bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı vardır: arcıman ekşimen orman < arcı+man < ekşi+men < or+man

+mIk, +mUk Bu ekin asıl görevi fiilden isim yapmaktır; ancak “bozamık, çaymık, destimik, karamuk, keçemük” kelimelerinde ekin isimden isim yapma görevinde kullanıldığı görülmektedir.

124

bozamık çaymık destimik karamuk keçemük

< boz+a+mık < çay+mık < desti+mik < kara+muk < keçe+mük

+tırak sim köklerine gelerek “gibilik, benzerlik, yakınlık” anlamları katan bir ektir (Korkmaz, 59). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir. yabantırak < yaban+tırak

+sü Eski Türkçeden beri dilimizde az işlek olarak kullanılan ve benzerlik sıfatları yapan bir ektir (Banguoğlu, 199). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: günsü < gün+sü

+sIl simden benzerlik fiili türeten +sI eki ile fiilden isim türeten -l ekinin kaynaşmasından oluşan bu birleşik ek, dilimizde bir iki kelime bırakmış ölü eklerdendir (Korkmaz, 63). Bu ekle türetilmiş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: aħsıl < ak+sıl

iğnesil < iğne+sil

+sIz, +sUz Bu ek, addan “yokluk, eksiklik” bildiren olumsuz anlamda sıfatlar türeten çok işlek bir ektir. “Sahip olma, kendinde bulundurma” görevindeki sıfat türeten +lI, +lU ekinin

125

karşıtıdır (Korkmaz, 64). Bu ekle türetilmiş sekiz tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan altı tanesini, kalıcı bir isim hâline gelmiş olan “öksüz” kelimesi oluşturmaktadır. Bu kelimede ekin belirttiği olumsuzluk anlamı kaybolmuştur. Diğer iki örnekte ise (sapsız, sırımsız) olumsuzluk anlamı bulunmaktadır. Aliöksüz öksüzali öksüzce < Aliök+süz < ök+süz Ali < ök+süz+ce

öksüz çiçeği < ök+süz çiçeği öksüz çiğdemi < ök+süz çiğdemi öksüzoğlan sapsız meşe sırımsız < ök+süz oğlan < sap+sız meşe < sırım+sız

+(I)z, +(U)z simlere ve sayı adlarına gelerek topluluk veya ikilik gösteren bir isimden isim yapma ekidir. Çok eski bir ek olduğu için işlekliğini kaybetmiş, günümüze kalıp hâlinde, eklendiği sözlerle birlikte gelmiştir (Korkmaz, 66). Bu ek sadece boynuz kelimesiyle kurulmuş bitki adlarında görülmektedir. ballı boynuz boynuzlu dücük boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş buynuz < ballı boyun+(u)z < boyun+(u)z+lu dücük < boyun+(u)z+lu gelincik < boyun+(u)z+lu haşhaş < boyun+(u)z

Ar. +î Nispet eki olan î, sonuna geldiği kelimelere “ait olan, ilgili, mensup, …niteliğinde olan” vb. anlamlar katar (MBTS, 2, 1332). Bu ek “Bektaş, meydan, tıp ve yaban” kelimelerine gelerek bitkilerin adlandırılmasında kullanılmıştır. Bunlardan Bektaş bir özel isim,

126

diğerleri ise cins isimdir. Bektaşî, meydanî ve tıbbî kelimeleriyle birer; yabanî kelimesiyle otuz iki tane bitki adı kurulmuştur.

Bektaşî üzümü meydanî tıbbî papatya yabanî akdiken yabanî bezelye yabanî biber yabanî ceviz yabanî elma yabanî enginar yabanî erik yabanî hardal yabanî hindiba yabanî ıspanak yabanî incir yabanî kavun yabanî kereviz yabanî kimyon yabanî kiraz yabanî kuşkonmaz yabanî lahana yabanî mantar yabanî marul yabanî menekşe yabanî mercanköşk yabanî mersin yabanî pancar yabanî pırasa yabanî sarımsak yabanî sedef otu yabanî sinameki

< Bektaş+î üzümü < meydan+î < tıbb+î papatya < yaban+î akdiken < yaban+î bezelye < yaban+î biber < yaban+î ceviz < yaban+î elma < yaban+î enginar < yaban+î erik < yaban+î hardal < yaban+î hindiba < yaban+î ıspanak < yaban+î incir < yaban+î kavun < yaban+î kereviz < yaban+î kimyon < yaban+î kiraz < yaban+î kuşkonmaz < yaban+î lahana < yaban+î mantar < yaban+î marul < yaban+î menekşe < yaban+î mercanköşk < yaban+î mersin < yaban+î pancar < yaban+î pırasa < yaban+î sarımsak < yaban+î sedef otu < yaban+î sinameki

birer kavim adı olan Arap ve Hint kelimelerinin sonuna gelerek bitkilerin adlandırılmasında kullanılmıştır. 2. Örneklerde de görüldüğü gibi. +istan Bu ek. bazı kelimelerin sonuna gelerek yer adları.127 yabanî tere yabanî tirfil yabanî turp yabanî tütün yabanî üzüm < yaban+î tere < yaban+î tirfil < yaban+î turp < yaban+î tütün < yaban+î üzüm Far. Bu ekle kurulmuş toplam üç tane bitki adı tespit edilmiştir: Arabistan defnesi Hindistan cevizi < Arab+istan defnesi < Hind+istan cevizi küçük Hindistan cevizi < küçük Hind+istan cevizi Moğ. kavim isimlerinin sonuna gelerek memleket adları yapar (MBTS. 1441). +t süt < sü+t .

fiilinde kalmıştır (Ergin. Batı Türkçesinde yalnız iste. S MDEN F L YAPMA EKLER simden fiil yapma ekleri isim kök ve gövdelerinden fiil yapmak için kullanılan eklerdir. 3. Bu ekler isim köklerine. t’li şekil. Bitki adlarında kullanılan isimden fiil yapma eklerinin sayısı fazla değildir. simlerden olma veya yapma ifade eden fiiller yapar (MBTS. çünkü isimden fiil yapma eklerinden sonra fiilden isim yapma eki gelmelidir. hem t’li şekilleri vardı. Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir: kanak kanatma türeme < kan+a-k < kan+a-t-ma < tür+e-me +dABirkaç tek heceli ad dışında ses yansımalı sözlerden ses yansımalı fiiller türeten bir ektir (Korkmaz. Bitki adlarında yer alan isimden fiil yapma ekleri kelimenin sonunda kullanılamaz. 182). 179). Bunlardan fırıldak çiçeği ve zıngırdak otu belirtisiz isim tamlaması. bengildek çakıldak fışıldayık < bengil+de-k < çakıl+da-k < fışıl+da-yık kurutakırdak < kuru takır+da-k lokurdak şakıldak < lokur+da-k < şakıl+da-k fırıldak çiçeği < fırıl+da-k çiçeği zıngırdak otu < zıngır+da-k otu . 114).128 2. 3532). Eski Türkçede ekin hem d’li. Bu eklerle kurulmuş örnekler şunlardır: +AFazla işlek olmayan ve bazı kelimelerde görülen bir isimden fiil yapma ekidir. kurutakırdak sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. isimden yapılmış isim gövdelerine ve fiilden yapılmış isim gövdelerine eklenirler (Ergin.

aklan aşılak aşılama bağlaşık cırlangıç cırtlak cırtlak otu cırtlan cırtlavuk cızlağan cızlayık coplak çatlağan çatlak çatlak otu çatlangaç çırlavuk çıtlak çıtlamak < ak+la-n < aşı+la-k < aşı+la-ma < bağ+la-şık < cır+la-ngıç < cırt+la-k < cırt+la-k otu < cırt+la-n < cırt+la-vuk < cız+la-ğan < cız+la-yık < cop+la-k < çat+la-ğan < çat+la-k < çat+la-k otu < çat+la-ngaç < çır-la-vuk < çıt+la-k < çıt+la-mak çıtlamık çöpleme dallama demirliyen dişlek darı erekleme göğlemez hartlap haşlama havazla hıyarlama kakalaşka papurtlama patlak patlangaç patlangıç sakızlak sütleğen şaplak zıplak < çıt+la-mık < çöp+le-me < dal+la-ma < demir+le-y-en < diş+le-k darı < erek+le-me < göğ+le-mez < hart+la-p < haş+la-ma < havaz+la! < hıyar+la-ma < kaka+la-şka < papurt+la-ma < pat+la-k < pat+la-ngaç < pat+la-ngıç < sakız+la-k < süt+le-gen < şap+la-k < zıp+la-k beslek kaçıran < bes(i)+le-k kaçıran götlek ormanı < göt+le-k ormanı cırtlak sakızı < cırt+la-k sakızı . 180). Bu ek Türkçede eskiden beri hep aynı kalmıştır (Ergin.ekiyle kurulmuş çok sayıda bitki adı bulunmaktadır. isimden fiil yapma eklerinin en işlek olanıdır. Hemen hemen her çeşit ismin sonuna gelerek yapma veya olma ifade eden fiiller yapar. +lA.129 +lABu ek.

-dUr-. Sayıları azdır. en çok kullanılanı bu ektir. çobankaldıran ve gelingüldüren sıfat-fiil grubu. -ar. Bu ekler fiil köklerine. Faktitif ekleri denilen bu ekler oldurma ve yaptırma ifade ederler. şleklik sahası. alma erdiren bandırma bozdurma çobankaldıran gelingüldüren -r. F LDEN F L YAPMA EKLER Fiilden fiil yapma ekleri fiil kök ve gövdelerinden fiil yapmak için kullanılan eklerdir.ve -t. Yani olma veya yapma ifade eden fiillerden oldurma veya yaptırma ifade eden fiiller yaparlar (Ergin. göğündürme lâlesi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. -tUrBu ek. Faktitif ekleri içinde bugün en işlek olanı. Bu ekle kurulmuş bitki adlarından alma erdiren.130 3. -dIr-. -r. -tIr-. fiilden yapılmış fiil gövdelerine ve isimden yapılmış fiil gövdelerine eklenirler. 212). Ekin getirildiği kelimeler isim ve sıfat görevinde kullanılmaktadır. ünlüyle biten tek heceli fiillerle ünsüzle biten bütün fiil kök ve gövdelerini içine alır (Ergin. Bu ek fonksiyonları tamamıyla birbirinin aynı olan ve bu yüzden aynı isim altında toplanan birkaç ekten biridir.eki de Türkçede eskiden beri görülen ve işlek olarak kullanılan bir fiilden fiil yapma ekidir..gibi oldurma ve yaptırma ekidir. 209). fakat çok geniş bir işleklik derecesine sahiptir (Ergin. -ar-r-. 200). Türkçede eskiden beri bulunan ve işlek olarak kullanılan fiilden fiil yapma eklerinden biridir. azırgan batırgan < az-ı-r-gan < bat-ı-r-gan bitirge çevirdik < bit-i-r-ge < çev-i-r-dik < alma er-dir-en < ban-dır-ma < boz-dur-ma < çoban kal-dır-an < gelin gül-dür-en göğündürme yaldıran yandıraz < gök+ü-n-dür-me < yal-dır-an < yan-dır-az göğündürme lâlesi < gök+ü-n-dür-me l .

Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir. Türkiye Türkçesine uzanan birkaç kelimede kaynaşmış ve kalıplaşmış durumdadır (Korkmaz. Bu bitki adı belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. çömlekçatlatan < çömlek çatla-t-an ısıtan kanatma < ısı-t-an < kana-t-ma kurudan kurutma sürtmeğ < kuru-t-an < kuru-t-ma < sür-t-mek -(i)zEski Türkçede de sayılı örnekler veren bir ettirgenlik ekidir. Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir. Yani fiillerden oldurma ve yaptırma ifade eden fiiller yapar. 211). 136). Bunlardan çömlekçatlatan sıfat-fiil grubu biçimindedir. .131 çevrince çıkart eğriboyun eğrilce eğrilcen otu eğrim eğri yavşan gömürgen kıvrak buğday kıvrak darı kıvrışık köpürcek köpürgen köygöçüren < çev-i-r-ince < çık-ar-t < eğ-(i)-r-i boyun < eğ-(i)-r-i+li+ce < eğ-(i)-r-ilcen o < eğ-(i)-r-im < eğ-(i)-r-i yavşan < göm-ü-r-gen < kıv-(ı)-r-ak b < kıv-(ı)-r-ak darı < kıv-(ı)-r-ışık < köpü-r-ecek < köpü-r-gen < köy göç-ü-r-en ötürge pıtırgan pıtrak sıyırma sıyırma dikeni sıyırma pakla süpürge süpürge çalısı süpürge darısı süpürge kamışı süpürgelik süpürge otu < öt-ü-r-ge < bat-ı-r-gan < bat-ı-r-ak < sıy-ı-r-ma < sıy-ı-r-ma d < sıy-ı-r-ma pakla < süp-ü-r-ge < süp-ü-r-ge çalısı < süp-ü-r-ge d < süp-ü-r-ge k < süp-ü-r-gelik < süp-ü-r-ge otu -tBu ek de faktitif eklerinden biridir. Türkçede eskiden beri görülen ve işlek olarak kullanılan bir fiilden fiil yapma ekidir (Ergin.

kendi kendine yapma veya olma ifade eden fiiller yapmaktır. aldangeç bandık bandırma cırlangıç çatlangaç < alda-n-gaç < ba-n-dık < ba-n-dırma < cırla-n-gıç < çatla-n-gaç çevrince çıkıntı devrinti göğündürme < çev(i)r-i-n-ce < çık-ı-n-tı < dev(i)r-i-n-ti < gök+ü-n-dürme < as-ı-l-mış adam < dök-ü-l-cen < dök-ü-l-gen < tut-u-l-ga < dür-ü-l-ü gömülgen kurulgan soyulgan yapılcan yayılgan < göm-ü-l-gen < kur-u-l-gan < soy-u-l-gan < yap-ı-l-can < yay-ı-l-gan dövülmüş avrat otu < döv-ü-l-müş a o göğündürme lâlesi < gök+ü-n-dürme l . gösterdiği hareketin kimin tarafından yapıldığı belli olmayan fiillerdir (Ergin. çekim sırasında faili olmayan. Meçhul fiiller fail istemeyen.ekine de dönüşlülük eki adı verilir (Ergin. Karşıladıkları hareket o hareketi yapan veya olan nesnenin üzerinde döndüğü için -n. Fonksiyonu edilgenlik ve meçhullük ifade eden fiiller yapmaktır. Aşağıdaki bitki adlarından asılmışadam ve dövülmüş avrat otu sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. 204).(Dönüşlülük) Bu ek de Türkçede eskiden beri kullanılan çok işlek bir fiilden fiil yapma ekidir.(Edilgenlik) Türkçede eskiden beri işlek olarak kullanılan fiilden fiil yapma eklerinden biridir. Fonksiyonu. geçişsiz fiillere de getirilmektedir.132 emzik otu < em-(i)z-ik otu -l. Dönüşlülük ekiyle kurulmuş bitki adlarından göğündürme lâlesi ve sulandık otu belirtisiz isim tamlaması. yani olma ifade eden fiillerden meçhul fiiller yapar. Edilgenlik ekinin geçtiği bitki adları şunlardır: asılmışadam dökülcen dökülgen dutulga dürülü -n.eki ile yapılan bu fiillere dönüşlü fiiller ve -n. Edilgenlik ve meçhullük eki geçişli fiillere de. 202). kalıntı bitki sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. Bu ek geçişsiz.

Ortaklaşma ifade eden fiiller müşterek yapılan.( şteşlik) < kal-ı-n-tı bitki < patla-n-gaç < patla-n-gıç < sula-n-dık otu urunguç yalangı yığınç < ur-u-n-guç < yala-n-gı < yığ-ı-n-ç Bu ek. birlikte yapılma (Ergin.ekinin asıl ortaklaşma fonksiyonu iki şekilde ortaya çıkar. -ş. Yaptığı fiiller bir ortaklaşma veya bir oluş ifade ederler. 207). birden fazla fail tarafından yapılan fiillerdir. gidişgen otu belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. iki tip ortaklık ifade eder: Karşılıklı yapılma. Türkçede eskiden beri çok işlek olarak kullanılan fiilden fiil yapma eklerindendir.133 kalıntı bitki patlangaç patlangıç sulandık otu -ş. şteşlik ekiyle kurulmuş bitki adlarından bitişik çanak yapraklılar ve bitişik taç yapraklılar sıfat tamlaması. bağlaşık bitişik çanak yapraklılar bitişik taç yapraklılar gidişgen gidişgen otu ilişken kakalaşka kıvışkan kıvrışık kıyışak uruşman < bağla-ş-ık < bit-i-ş-ik çanak yapraklılar < bit-i-ş-ik taç yapraklılar < git-i-ş-gen < git-i-ş-gen otu < il-i-ş-ken < kakala-ş-ka < kıv-ı-ş-kan < kıv(ı)r-ı-ş-ık < kıy-ı-ş-ak < ur-u-ş-man .

Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan fiilden isim yapma eklerinin tamamı şunlardır: 4. fiil kök ve gövdelerinden isim yapmak için kullanılan eklerdir. F LDEN S M YAPMA EKLER Fiilden isim yapma ekleri.134 4. Sıfat-Fiil Ekleriyle Kurulan Bitki Adları Sıfat-fiiller nesnelerin hareket vasıflarını karşılayan fiil şekilleridir. -AcAk Gelecek zaman ifade eden bu ek ile kurulmuş bir tane bitki adı bulunmaktadır: saracak < sar-acak -An Geniş zaman ifade eden bu ek. Bu ekle kurulmuş çok sayıda bitki adı bulunmaktadır: acı kokan < acı kok-an akçalıbasan < akçalı bas-an . nesne karşılayan kelimeler olarak sıfatfiiller. Sıfat-fiil ekleri kalıcı adlar türetir. isimden fiil yapma eklerinden ve fiilden fiil yapma eklerinden sonra gelebilirler. Sıfat-fiil ekleriyle kurulan çok sayıda bitki adı bulunmaktadır. Bu şekildeki kullanışları da gayet geniştir. En fazla -An ekiyle yapılmış örneklere rastlanır. Sıfat-fiillerde hareket ifadesinden başka. 334). Fiilden isim yapma ekleriyle yapılan isimler çok çeşitli olup. Eski Türkçede -gAn şeklindeydi. 184). Geniş zaman sıfat-fiili yapmak için en çok bu ek kullanılır (Ergin.1. Bu ekler fiil köklerine. zaman ifadesi de vardır (Ergin. Hareket vasıflarını belirtmek üzere nesneleri karşıladıklarına göre. eskiden beri en geniş ölçüde kullanılan bir sıfat-fiil ekidir. isimden yapılmış fiil gövdelerine ve fiilden yapılmış fiil gövdelerine eklenirler. anlam bakımından isim cinsinden kelimeler arasına girer. adetleri sayılamayacak kadar çoktur (Ergin. Bitki adlarında kullanılan fiilden isim yapma eklerinin çoğunu sıfat-fiil ekleri ve fiil isimleri oluşturmaktadır. Yani fiilden isim yapma ekleri. 333).

135 alma erdiren < alma erdir-en ayıboğan azan bacakkıran bağboğan bağbozan baklakıran balıkkıran belbağlayan biten boğaz alan böcekkapan cırtatan çakalboğan çalıbasan çanakkıran çarıkkesen < ayı boğ-an < az-an < bacak kır-an < bağ boğ-an < bağ boz-an < bakla kır-an < balık kır-an < bel bağla-y-an < bit-en < boğaz al-an < böcek kap-an < cırt at-an < çakal boğ-an < çalı bas-an < çanak kır-an < çarık kes-en diken dilburan dilkanatan dilkiboğan domalan eldüren elkoğan elkurtaran eren erkurtaran eryeten evcikıran gecebiten gelinboğan gevreyen göçkovan < dik-en < dil bur-an < dil kanat-an < dilkiboğ-an < domal-an < el dür-en < el koğ-an < el kurtar-an < er-en < er kurtar-an < er yet-en < evci kır-an < gece bit-en < gelin boğ-an < gevre-y-en < göç kov-an balık öldüren < balık öldür-en beslek kaçıran < beslek kaçır-an bostanbozan < bostan boz-an gelingüldüren < gelin güldür-en göktenyağan < gökten yağ-an gübür kaldıran < gübür kaldır-an günebakan günetapan hamurkesen hapkesen haptutan hoşkuran hoşvaran hoşveren ısıtan itboğan kalegezen kanburuyan kankurutan < güne bak-an < güne tap-an < hamur kes-en < hap kes-en < hap tut-an < hoş kur-an < hoş var-an < hoş ver-en < ısıt-an < it boğ-an < kale gez-en < kan buru-y-an < kan kurtar-an çanakçatlatan < çanak çatlat-an çobançökerten < çoban çökert-en çobankaldıran < çoban kaldır-an çökeren çömelen demirbozan demirdelen demirliyen destebasan destebozan < çöker-en < çömel-en < demir boz-an < demir del-en < demirle-y-en < deste bas-an < deste boz-an çömlekçatlatan< çömlek çatlat-an desteçürüten < deste çürüt-en deveçökerten < deve çökert-en kaplanboğan < kaplan boğ-an .

136

kardelen kargabüken kargadelen kasan kayışkıran kazandelen kendi biten kocadepen kotankıran koyunkıran kurtboğan kurudan kuzukıran küpdüşen küpkıran

< kar del-en < karga bük-en < karga del-en < kas-an < kayış kır-an < kazan del-en < kendi bit-en < koca dep-en < kotan kır-an < koyun kır-an < kurt boğ-an < kurut-an < kuzu kır-an < küp düş-en < küp kır-an

orakkıran sabankıran sakalıslayan silisseven sinekkapan sinekkıran sinektutan tıkan tüylütapan uçkurutan yaldıran yandıran yerebakan yerebatan yeregeçen yerekaçan yeryaran

< orak kır-an < saban kır-an < sakal ısla-y-an < silis sev-en < sinek kap-an < sinek kır-an < sinek tut-an < tık-an < tüylü tap-an < uç kurut-an < yaldır-an < yandır-an < yere bak-an < yere bat-an < yere geç-en < yere kaç-an < yer yar-an

sakalçürüten < sakal çürüt-en serpenekıran < serpene kır-an

karıgezdiren < karı gezdir-en

komşugezen < komşu gez-en

köle doyuran < köle doyur-an

namazbozan < namaz boz-an

-Ar, -Ir Çok işlek bir ektir. Bu ek, eklendiği fiilin gösterdiği işi bir özellik olarak “her zaman üzerinde bulundurma” niteliğinde sıfatlar ve bazı kalıcı adlar türetmiştir (Korkmaz, 104). -Ar eki gezer, kesercik, kokar ve üzerlik kelimelerinde; -Ir eki ise iletir ve yumru kelimelerinde kullanılarak bitki adları oluşturmuştur. Bu ekle kurulmuş on tane bitki adı tespit edilmiştir. gezer iletir kesercik kokar kokar ağaç < gez-er < ilet-ir < kes-er+cik < kok-ar < kok-ar ağaç

137

kokar çaşır kokar ot kokarzade üzerlik yumru

< kok-ar çaşır < kok-ar ot < kok-ar+zade < yüz-er+lik < yum-ur+u

-dI, -dU, -tI, -tU -DI, -DU geçmiş zaman ekinin kalıplaşması sonucu oluşan ve yapım eki olarak kullanılan bir sıfat-fiil ekidir (Korkmaz, 172). Bazı kalıcı isimlerde bulunan bu ek, son zamanlarda sıfat-fiil eki durumuna geçmiştir. Her hâlde bu ekin sıfat-fiil eki olduğunu ihtiyatla kabul etmek lazımdır (Ergin, 337). Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: akberdi beybeğendi bulgarsıktı dalasıçtı dalbastı < ak ver-di < bey beğen-di < bulgar sık-tı < dala sıç-tı < dal bas-tı gündoğdu gündöndü < gün doğ-du < gün dön-dü

kuzukemirdi < kuzu kemir-di paşabeğendi < paşa beğen-di şişti < şiş-ti

-dIk, -tık Geçmiş zaman ifade eden ve çok kullanılan bir sıfat-fiil ekidir. Bu ekin dikkati çeken tarafı, bilhassa iyelik eki alarak kullanılmasıdır. yelik eki, sıfat-fiil eki ile âdeta kaynaşmış durumdadır. Bu ek de şekil ve zaman eki durumuna geçmeyen bir sıfat-fiil ekidir (Ergin, 335). Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan “bildik ve karayandık” örneklerinde kalıcı isim yapma görevinde kullanılan ek, “yağmurbastığı” örneğinde sıfat-fiil eki fonksiyonundadır. sulandık otu bitkisi de belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. bildik karayandık < bil-dik < kara yan-dık

sulandık otu < sulan-dık otu yağmurbastığı < yağmurbas-tık-ı

138

-gAn, -kAn Bu ek, eskiden beri kullanılan ve bugün işlek olarak birçok kalıcı isim örneğinde görülen bir sıfat-fiil ekidir. Fonksiyonunda kuvvetli bir aşırılık manası vardır. Teşkil ettiği isimler çok yapan ve olanı ifade eder (Ergin, 190). Bu ekin fonksiyonunu aşağıda sıralanmış olan bitki adlarında da görmek mümkündür. bağırgan baldırgan bıyırgan bitgen buyurgan cegirgen cızlağan çatlağan çıçırgan çığırgan dadırgan dalağan dökülgen ergen fısırgan gidişgen < bağır-gan < baltır-gan < buyur-gan < bit-ken < buyur-gan < çekir-gen < cızla-gan < çatla-gan < çıçır-gan < çığır-gan < tatır-gan < dala-gan < dökül-gen < er-gen < fısır-gan < gitiş-ken gömülgen ısırgan ışığan ilişken kavlağan kıvışkan köpürgen kurugan kurulgan pıtırgan sergen soyulgan sütleğen yağlıısırgan yayılgan < gömül-gen < ısır-gan < ışı-gan < iliş-ken < kavla-gan < kıvış-kan < köpür-gen < kuru-gan < kurul-gan < batır-gan < ser-gen < soyul-gan < sütle-ğen < yağlı ısır-gan < yayıl-gan

bozbağırgan < boz bağır-gan

yalancı ısırgan < yalancı ısır-gan

-mAz Olumsuz geniş zaman partisip eki olan bu ek, Türkçede eskiden beri geniş ölçüde kullanılmaktadır. -mAz ekinin aslında -mA- olumsuzluk ve -z partisip veya isim yapma ekinin birleşmesinden ortaya çıktığı açıktır (Ergin, 336). Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan çalıbasmaz, hüryemez, kuşkonmaz ve yabani kuşkonmaz bitkileri sıfat-fiil grubu biçiminde kurulmuştur.

139

çalıbasmaz hölemez hüryemez karamaz kuşkonmaz yabanî kuşkonmaz

< çalı bas-maz < höle-mez < hür ye-mez < kara-maz < kuş kon-maz < yabanî kuş kon-maz

-mIş Geçmiş zaman ifade eden ve çok kullanılan bir sıfat-fiil ekidir. Bu ek de aynı zamanda şekil ve zaman eki durumuna geçen sıfat-fiil eklerindendir. Sıfat-fiil eki olarak bu ekin geçmiş zaman ifadesinde öğrenilen geçmiş zaman ifadesi pek yoktur. Sadece geçmiş zaman ifadesi vardır (Ergin, 335). Aşağıdaki bitki adlarında da görüldüğü gibi, -mIş eki karamış ve yemiş kelimelerinde geçmektedir. Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir: kara yemiş karamış kazık yemiş koca yemiş sarı yemiş yemiş < kara ye-miş < kara-mış < kazık ye-miş < koca ye-miş < sarı ye-miş < ye-miş

4.2. Fiil simleriyle Kurulan Bitki Adları Fiil isimlerinin asıl fonksiyonu varlık, mefhum, eşya gibi nesne isimleri yapmak değil; hareket ve iş isimleri yapmaktır (Ergin, 187). Türkçede fiil ismi yapmak için şu üç ek kullanılır: -Iş; -mA; -mAk. Fiil isimleriyle kurulmuş bitki adları şunlardır:

140

-Iş, -Uş Bu ek -mA ve -mAk tipinde fiil isimleri yapan eklerden biridir. şleklik sahası onlar gibi bütün fiil kök ve gövdelerini içine alır. Tek ve çok heceli fiil kök ve gövdelerinden fiilin esas anlamını değiştirmeden, yapılan işin tarzını bildiren geçici kılış adları türetir (Korkmaz, 106). Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir: bitiniş iğdiş üşüş < bitin-iş < igit-iş < üş-üş

-mA şleklik sahası bütün fiil kök ve gövdelerini içine alan bir ektir. -mA ekinin fonksiyonu iş isimleri yapmaktır. ş de harekete göre bir çeşit nesnedir. Onun için -mA’lı isimler iş ifadesi yanında kalıplaşarak veya kalıplaşmadan birçok belirli nesne, eşya ismi olarak isim ve sıfat şeklinde kullanılırlar (Ergin, 186). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan bu ek bazı örneklerde isim ve sıfat tamlaması oluşturmuş; kimi zaman tamlayan, kimi zaman tamlanan görevinde kullanılmıştır. ezmelice ve suvarmalık örneklerinde -mA’nın üzerine yapım eki gelmiştir. acıma akasma akbulama akça kesme akçöpleme asma aşılama atmalı balaşlama bandırma bozdurma can kesme < acı-ma < ak as-ma < ak bula-ma < akça kes-me < ak çöple-me < as-ma < aşıla-ma < at-ma+lı < bal aşıla-ma < bandır-ma < bozdur-ma < can kes-me çekme çetme çıkma çitime çöpleme dağlama dallama dikme dolama otu dolma biber dolma otu dürme < çek-me < çet-me < çık-ma < çite-me < çöple-me < dağla-ma < dalla-ma < dik-me < dola-ma otu < dol-ma biber < dol-ma otu < dür-me

141

evlenme çiçeği< evlen-me çiçeği erekleme gıcime haşlama hıyarlama ilme izmelece kabartlama kakma kara asma kara derme kertme kesme < erekle-me < gıcı-ma < haşla-ma < hıyarla-ma < il-me < ez-me+lice < kabartla-ma < kak-ma < kara as-ma < kara der-me < kert-me < kes-me

kurutma oymalık papurtlama sıvarma suvarmılık sıyırma

< kurut-ma < oy-ma+lık < papurtla-ma < suvar-ma < suvar-ma+lık < sıyır-ma

göğündürme < göğündür-me

sıyırma dikeni < sıyır-ma dikeni sıyırma pakla < sıyır-ma bakla tarma türeme turma ulama < tar-ma < türe-me < tur-ma < ula-ma

yarma şeftali < yar-ma şeftali

-mAk stisnasız bütün fiil kök ve gövdelerine getirilen bu ek, eskiden beri Türkçenin fiilden isim yapma eklerinin başında gelir. Fonksiyonu, fiillerin hareket isimlerini yapmaktır (Ergin, 185). -mAk eki “acı-, ek-, il-, kar-, somur-, sürt-, tok-” fiillerine gelerek onlardan bitki adları kurmuş ve kalıcı isimler yapmıştır. Bunlardan ekmek ağacı ve ekmek ayvası belirtisiz isim tamlaması; tokmak üzüm ise sıfat tamlaması biçimindedir. acımak < acı-mak sımak sormaħ sürtmeğ < sı-mak < somur-mak < sürt-mek

ekmek ağacı < ek-mek ağacı ekmek ayvası < ek-mek ayvası garmak ilmek < kar-mak < il-mek

tokmak üzüm < tok-mak üzüm

142

4.3. Diğer Fiilden sim Yapma Ekleriyle Kurulan Bitki Adları

-Im, -Um Genellikle fiilin gösterdiği işi ada çeviren, o işle ilgili hareket adı yapan bir ektir. Başka bir anlatımla, fiilin gösterdiği işin adıdır. Bu ek ünlü ile biten fiillere yalnız -m olarak, ünsüz ile bitenlere, araya -I- / -U- bağlantı ünlüsü alarak eklenir (Korkmaz, 89). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan bu ek, örneklerde de görüldüğü gibi kalıcı isimler yapmıştır. Bunlardan kırkboğum ve sarısalkım sıfat tamlaması; salkım ağacı da belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. çildirim doğum eğlim eğrim ilim kırkboğum kıvrım < çıldır-ım < doğ-um < eğil-im < eğir-im < il-im < kırk boğ-um < kıvır-ım öğüm sarısalkım sırım takımcık üzüm < ör-üm < sarı sark-ım < sır-ım < tak-ım+cık < üz-üm

salkım ağacı < sark-ım ağacı

-em şlek olmayan, yalnızca birkaç kelimede görülen bir ektir (Korkmaz, 72). Bu ekle kurulmuş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: çekem düğem < çek-em < düğ-em

-AğAn Daha çok tek heceli fiil köklerine gelen, eklendiği fiildeki hareketi sürekli ve çokça yapanı gösteren, abartma görevinde sıfatlar türeten birleşik bir ektir (Korkmaz, 69). Fonksiyon bakımından -gAn, -kAn’a benzer (Ergin, 191). Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir:

143

artıgan burağan çalağan küseğen

< art-ağan < bur-ağan < çal-ağan < küs-eğen

-cAn -cAn eki, getirildiği fiildeki işi sürekli ve çokça yapanı gösteren bitki adları kurmuştur. Bu ekle kurulmuş toplam beş bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan eğrilcen otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. dökülcen eğilcen eğrilcen otu gidilcen yapılcan < dökül-cen < eğil-cen < eğril-cen otu < git-il-cen < yapıl-can

-ce -ce eki fazla işlek olmayan ve fiilin gösterdiği hareketle ilgili isimler türeten bir ektir. Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: çevrince < çev(i)rin-ce

-ç, -aç Bu ek, getirildiği fiildeki hareketi yapanı, yapılan hareketi veya o hareketle ilgili bir niteliği, bir özelliği gösteren soyut isimler ve sıfatlar türetme görevi yüklenmiştir (Korkmaz, 76). Fonksiyonunda bir aşırılık ifadesi vardır (Ergin, 191). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan bu ek “erinç, yığınç” örneklerinde dönüşlü fiil gövdelerine getirilmiştir. Bu ekle kurulmuş beş tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan alakakaç bitkisi sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur.

144

alakakaç erinç geliç tıkıç yığınç

< ala kak-aç < erin-ç < gel-i-ç < tık-ı-ç < yığın-ç

-ecen Bu ek, getirildiği fiildeki hareketi çokça yapanı gösteren bir fiilden isim yapma ekidir. Bitkilerin adlandırılmasında çok kullanılan bir ek değildir. Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir: eğecen emecen ivecen söğecen < eğ-ecen < em-ecen < iv-ecen < söğ-ecen

-gA Bu ek Türkçede eskiden beri görülen, eskiden çok kullanılan, fakat sonradan işlekliğini kaybeden bir ektir. Bugün görülen örnekleri fazla değildir. Hareketi yapanı, olanı veya yapılan nesneleri karşılayan isimler yapar (Ergin, 189). Bu ek “bitirge, gölge, ötürge, süpürge ve tutulga” kelimelerinde kullanılarak bitki adları oluşturmuştur. Bunlardan gölge bitkileri, süpürge çalısı, süpürge darısı, süpürge kamışı ve süpürge otu kelimeleri belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. bitirge dutulga kakalaşka ötürge süpürge < bitir-ge < tutul-ga < kakalaş-ka < ötür-ge < süpür-ge süpürge çalısı < süpür-ge çalısı süpürge darısı < süpür-ge darısı süpürge kamışı< süpür-ge kamışı süpürgelik süpürge otu < süpür-ge-lik < süpür-ge otu

gölge bitkileri < köli-ge bitkileri

145

-gAç Eskiden beri görülen, fakat işlek olmayan bir ektir (Ergin, 190). Fiil kök ve gövdelerinden ad ve sıfatlar türetir. Eklendiği fiil gövdeleri genellikle -n- ve -r- çatı eki almış gövdelerdir (Korkmaz, 79). Bunlardan çobansüzgeci belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Diğerleri ise türemiş yapılı bitki adlarıdır. aldangeç angaç burgaç çatlangaç patlangaç < aldan-gaç < an-gaç < bur-gaç < çatlan-gaç < patlan-gaç

çobansüzgeci < çoban süz-geç-i

-gI, -gU; -kI, -kU Türkçede eskiden beri işlek olarak kullanılan eklerden biridir (Ergin, 189). Eklendiği fiilin son ses durumuna göre ön sesi tonlu ve tonsuz biçimler alabilen ek, genellikle tek heceli fiil kökleriyle çeşitli çatı ekleri almış fiil gövdelerinden adlar türeten çok işlek bir ektir. Bu ek, görevi bakımından çeşitli araç-gereç adları, çeşitli nitelikte somut ve soyut adlar türetir (Korkmaz, 80-81). Bu ekle kurulmuş bitki adları, örneklerde de görüldüğü gibi, sıfat ve isim görevinde kullanılmaktadır. “çalgıcı otu ve sergi üzümü” bitkileri birleşik yapılı kelimeler olup, belirtisiz isim tamlaması görevinde kullanılmıştır. Diğerleri ise türemiş yapılı bitki adlarıdır. bitki bürgülü büzgülü çalgıcı otu < bit-ki < bür-gü-lü < büz-gü-lü < çal-gı-cı otu düzgülü ısırgı yalangı < düz-gü-lü < ısır-gı < yalan-gı

sergi üzümü < ser-gi üzümü

146

-gIç, -gUç Türkçede eskiden beri görülen, fakat işlek olmayan bir ektir. Yapan, olan veya yapılan nesneleri karşılayan isimler yapar (Ergin, 190). Bu ekle kurulmuş sekiz tane bitki adı tespit edilmiştir. angıç bizlengiç cırlangıç kabargıç kösgüç kuyguç patlangıç urunguç < an-gıç < bizle-giç < cırlan-gıç < kabar-gıç < küs-güç < koy-guç < patlan-gıç < urun-guç

-gIl, -gUl -gIl, -gUl eki fiilden isim yapan; ancak bitkilerin adlandırılmasında çok az kullanılan bir ektir. Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan kara büzgül bitkisi sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. ergil ezgil karabüzgül < er-gil < ez-gil < kara büz-gül

-gIn, -gUn; -kUn Bu ek Türkçede eskiden beri kullanılan ve bugün birçok örneği bulunan işlek bir ektir. Esas itibarıyla tek heceli fiil köklerine getirilir. Birden çok heceli fiil kök ve gövdelerine getirilmesi çok nadirdir. Fonksiyonunda bir büyültme, bir aşırılık manası vardır. Teşkil ettiği isimler, olan veya yapılan nesneleri; yapılan işi karşılar (Ergin, 189). Bu ek, tek heceli bazı fiil köklerine getirilerek onlardan bitki adları türetmiştir. Bunlardan kırgın

147

otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Bu ekle türetilmiş bitki adları şunlardır: argun bıçgın ezgin kılgın kırgın otu solgun yaygın < ar-gun < bıç-kın < ez-gin < kıl-gın < kır-gın otu < sol-gun < yay-gın

-I, -U Daha çok tek heceli geçişli ve geçişsiz fiillere gelen bu ek, çok işlek ve verimli bir ektir. şlev bakımından fiilin gösterdiği işin ürünü veya sonucu olan somut ve soyut adlar ve sıfatlar türetir (Korkmaz, 82). Eski Türkçedeki -g fiilden isim yapma ekinin Batı Türkçesinde düşmesi yüzünden yardımcı sesin fiilden isim yapma eki hâline gelmesiyle ortaya çıkmıştır (Ergin, 192). Bu ek “ayrı, batı, çalı, çırpı, diri, dizi, dolu, dürülü, eğri, geli, koku, örtü ve yakı” kelimelerine gelerek bitki adları kurmuştur. Bu kelimeler sıfat ve isim görevinde bulunmaktadır. -I, -U ekiyle kurulmuş bitki adları şunlardır: ayrı çanak yapraklılar < ay(ı)r-ı ç y batı mazısı çalı çırpı diri örtü dizi dolu börülcesi dürülü eğri < bat-ı mazısı < çal-ı < çırp-ı < dir-i ört-ü < diz-i < dol-u börülcesi < dürül-ü < eğ(i)r-i eğriboyun eğri kestane eğrilce eğri yavşan geli koku ağacı yakı ağacı yakı otu yakı sakızı < eğ(i)r-i boyun < eğ(i)r-i kestane < eğ(i)r-i+lice < eğ(i)r-i yavşan < gel-i < kok-u ağacı < yak-ı ağacı < yak-ı otu < yak-ı sakızı

acı kavruk akçabudak akgevrek ak sarmaşık aşılak bağlaşık bakıldak bengildek bertik otu beslek kaçıran boynuburuk boynubükük bozuk bulak otu bürük büyük ayrık otu büyük kantaron büyük sarı cırık cırtlak cırtlak otu cırtlak sakızı çakıldak çalık çalık kavak < acı kav(u)r-u-k < akça buda-k < ak gevre-k < ak sarmaş-ı-k < aşıla-k < bağlaş-ı-k < bakılda-k < bengilde-k < bert-i-k otu < besle-k kaçıran < boynu bur-u-k < boynu bük-ü-k < boz-u-k < bula-k otu < bürü-k <büyü-k ay(ı)r-ı-k < büyü-k k < büyü-k sarı < cır-ı-k < cırtla-k < cırtla-k otu < cırtla-k sakızı < çakılda-k < çal-ı-k < çal-ı-k kavak çatlak çatlak otu çevik çımkırık çıtlak diliçıkık dişbudak dişlek darı dolaşık otu emzik otu fırıldak çiçeği gavruk gıcık gıyık götlek ormanı hartlak kabartlak kağşak otu kanak kara gevrek karakavruk kasık otu kaşık otu kayık çiçeği kazık < çatla-k < çatla-k otu < çev-i-k < çımkır-ı-k < çıtla-k < dili çık-ı-k < diş buda-k < dişle-k darı < dolaş-ı-k otu < em(i)z-i-k otu < fırılda-k çiçeği < kav(u)r-u-k < gıcı-k < kıy-ı-k < götle-k ormanı < hartla-k < kabartla-k < kağşa-k otu < kana-k < kara gevre-k <kara kav(u)r-u-k < kas-ı-k otu < kaşı-k otu < kay-ı-k çiçeği < kaz-ı-k . -(U)k Bu ek de eskiden beri çok işlek olan fiilden isim yapma eklerinden biridir. Yaptığı isimler genellikle fiilin gösterdiği harekete uğramış olan. 188). Ekin getirildiği kelimeler sıfat ve isim görevinde kullanılmıştır. -(I)k. Bu ekle kurulmuş çok sayıda bitki adı vardır.148 -k. bazen de o hareketten doğmuş bulunan veya o hareketi yapan çeşitli nesneleri karşılar (Ergin.

84). sadece iki tane bitki adında tespit edilmiştir: cırtlavuk < cırtla-vuk çırlavuk < çırla-vuk .149 kazık yemiş kılık kırık kırtık kıyık elması köpük elması kuduluk kurutakırdak kuşbudak lokurdak osuruk ağacı osuruk çiçeği öksürük otu paflak patlak porsuk sakızlak < kaz-ı-k yemiş < kıl-ı-k < kır-ı-k < kırt-ı-k < kıy-ı-k elması < köpü-k elması < kudur-u-k < kuru takırda-k < kuş buda-k < lokurda-k < osur-u-k ağacı < osur-u-k çiçeği < öksür-ü-k otu < pafla-k < patla-k < porsu-k < sakızla-k sepik soğukluk soyuk sünük şakıldak şaplak tarak dalı tarak dikeni tarak otu toruk tükürük otu tüylütoparlak yapıldak yeleşik yumuk zartlak zıngırdak otu < serp-i-k < soğu-k-luk < soy-u-k < sün-ü-k < şakılda-k < şapla-k < tara-k dalı < tara-k dikeni < tara-k otu < tor-u-k < tükür-ü-k otu < tüylü toparla-k < yapılda-k < yerleş-i-k < yum-u-k < zartla-k < zıngırda-k otu -(y)Ik Geçişli geçişsiz tek ve çok heceli fiillere gelerek sıfat ve adlar türeten işlek bir ektir (Korkmaz. Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir. ağşayık fışıldayık gevreyik < akşa-y-ık < fışılda-y-ık < gevre-y-ik -vuk Fazla işlek olmayan bu ek.

kıyak. donak. Bunlardan “çıngırak. döymeç otu gömeç kazmaç < döy-meç otu < göm-meç < kaz-maç . 188). Ekin fonksiyonu. pıtrak. çıngırak. kökün belirttiği anlam doğrultusunda kelime türetmektir. Bunlardan döymeç otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. -Ak ekiyle kurulmuş bitki adları şunlardır: banak çalak çıngırak otu çiçek dongurak durak otu gavşak gıyşak < ban-ak < çal-ak < çıngır-ak otu < çeç-ek < dongur-ak < dur-ak otu < kav(u)ş-ak < kıy(ı)ş-ak kıvrak buğday < kıv(ı)r-ak buğday kıvrak darı kıyak oturak pıtrak yaprak yumak < kıv(ı)r-ak darı < kıy-ak < otur-ak < batır-ak < yapur-(g)ak < yum-ak -mAç şlek olmayan bir fiilden isim yapma ekidir (Ergin. Bu ek “çalak. kanak. çiçek. fiilin tesirinde kalan çeşitli nesneleri karşılar (Ergin. yaprak” kelimelerine gelerek bitki adı oluşturmuştur. kıvrak. Yaptığı isimler fiilin gösterdiği hareketi çokça yapanı. yaprak” kelimeleri aynı zamanda nesne adı olarak kullanılmaktadır. oturak. 197).150 -Ak Bu ek de eskiden beri işlek olan ve birçok örneği bulunan bir ektir. Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir. kavşak.

198). tek veya iki heceli fiillerden isim türeten ve işlek olmayan bir ektir.151 -mAn Bu ek. 99). Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: acımık azmuk çaylamık çıtımık çıtlamık çitlembik eklemik ekşimik -mUr şlek olmayan eklerden biridir. -mUk Bu ek. Bu ekle kurulmuş toplam üç tane bitki adı tespit edilmiştir: çakmur buğday < çak-mur buğday kömür dut < kö-mür dut < acı-mık < az-muk < çayla-mık < çıtı-mık < çıtla-mık < çitle-mik < ekle-mik < ekşi-mik ırmık ilmik kekeremik kızamık tırmık yakmuk yasmık < er-mik ? < il-mik < kekre-mik < kızla-muk < tır-mık < yak-muk < yas-mık . aslında bir isimden isim yapma ekidir. Ünlü uyumuna bağlanmamıştır (Ergin. küçüklük” ve “parça” anlamlı isimler türetmiştir (Korkmaz. Ancak bazı örneklerde fiilden isim yapma görevinde kullanılmıştır: ilmen tanışman tolaman uruşman < il-men < danış-man < dola-man < uruş-man -mIk. Bıraktığı örnekler işlev bakımından daha çok fiilin gösterdiği işin sonucu olan “artıklık.

Teşkil ettiği isimler yapan. Bu < akla-n < bağrı büt-ü-n < başı büt-ü-n < cırtla-n < deli tüt-ü-n < düğ-ü-n çiçeği < düğ-ü-n ç < düğ-ü-n otu < düğ-ü-n yaprağı < ek-i-n < ek-i-n dudu < gel-i-n armudu < gel-i-n boğan < gel-i-n çiçeği < gel-i-n dili < gel-i-n düğmesi < gel-i-n eli < gel-i-n elması < gel-i-n feneri gelingüldüren gelin gülü gelin güveyi elması gelinkadın gelin mantarı gelinmumu gelin otu gelinparmağı gelinsaçı gelinteli mantarı gelintırnağı gelinyanağı gelinyemişi karanfilbaş tütün kızılburun tütün yabanî tütün < gel-i-n güldüren < gel-i-n gülü < gel-i-n g e < gel-i-n kadın < gel-i-n mantarı < gel-i-n mumu < gel-i-n otu < gel-i-n parmağı < gel-i-n saçı < gel-i-n t m < gel-i-n tırnağı < gel-i-n yanağı < gel-i-n yemişi < k baş tüt-ü-n < kızıl bur-u-n < tüt-ü-n < yabanî tüt-ü-n . cırtlan. Yaptığı isimler.152 yağmurbastığı < yağ-mur-bastığı -n Bu ek. olanı ve daha çok. tütün” kelimelerine gelerek birçok bitki adı oluşturmuştur. Türkçede eskiden beri görülen fiilden isim yapma eklerinden biridir. gelin. düğün. bütün. 194). aklan bağrıbütün başıbütün cırtlan deli tütün düğün çiçeği düğün çiçeğigiller düğün otu düğün yaprağı ekin ekin dudu gelinarmudu gelinboğan gelin çiçeği gelindili gelindüğmesi gelineli gelinelması gelinfeneri -tI Türkçede eskiden beri işlek olarak kullanılan fiilden isim yapma eklerinden biridir. fiilin gösterdiği hareketi yapanı. ekin. burun. yapılanı ifade eder (Ergin. 189). Bu ek “aklan. olan veya yapılan çeşitli nesneleri karşılar (Ergin.

153 ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan kalıntı bitki örneği sıfat tamlaması biçimindedir. Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı vardır: çıkart < çıkar-t -(u)l Türkçede eskiden beri görülen. Türkiye Türkçesine kadar gelebilmiş örneklerde ek. 107). 109). bugün işlekliğini kabetmiş çok eski bir türetme ekidir. çıkıntı devrinti kalıntı bitki karantı < çık-ı-n-tı < dev(i)r-i-n-ti < kal-ı-n-tı bitki < kara-n-tı ? -t Eski Türkçeden beri kullanılan. kökle iyiden iyiye kaynaşmış olduğundan çoğu kez varlığını duyurmaz olmuştur. Bunlardan karaboğaz bitkisi sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. çapul < çap-u-l -Az -Az eki. “Fiilin gösterdiği işi yapan” veya “fiilin gösterdiği işten etkilenen” anlamında ad ve sıfatlar türetmiştir (Korkmaz. fakat işlek olmayan bir ektir (Ergin. karaboğaz yandıraz < kara boğ-az < yandır-az . Bu ek çapul kelimesine gelerek bitki adı kurmuştur. ancak Türkiye Türkçesinde fazla işlek olmayan bir ektir (Korkmaz. 195).

154 IV. TÜRK YE TÜRKÇES B TK ADLARI SÖZLÜĞÜ .

kerestesinden yararlanılan bir ağaç. Aynı bitki adı için yapılan farklı açıklamalar. ST AT. tanımları. 2. 94. etimolojik sözlükler kaynak gösterilmiştir. 254. Orta Türkçede almıla. KBAYA. sözlüğümüzde kaynaklarıyla birlikte yan yana verilmiştir. 157) . KYA. 64. T YA. sırasıyla bitki adlarının etimolojisi. II. 187. 133. kavaħ) Söğütgillerden. ADYA. Örnek: kavak: (< T. 107. K AT. 181. 47. E A. Populus. BTS. ETA. < Kökenini bilmiyoruz. 163. 177. Örnek: elma: (< elmanın menşeini Hint-Avrupa dillerine dayandıran görüşler dışında. Bazı etimolojik sözlüklerde bitki adlarının kökenleriyle ilgili farklı açıklamalara rastlanmaktadır. MBTS. 219. 217.155 Sözlük Hakkında Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü kısmı. gavag. gavak. Sözlüğün oluşturulmasında her bir bitki adı madde başı yapılmış.A. 221. Ka. boyu bazı türlerinde otuz veya kırk m ye değin çıkan. DS. 1241. Şen. 59. Ağz. 322. TBAS. (And. sulak bölgelerde yetişen. 1608). < alma/elma ‘bazı araştırıcılara göre Türkçeye eski bir zamanda girmiş bir Hint-Avrupa kelimesi’.: gabak. Bitki adlarını oluşturan ek. EYAD. 106. 571-578. kavak < kav + -(a)k. VI. 204. 162. AAT. Eski kaynaklarda ve yerel ağızlarda alma olarak kullanılır. 345. Tietze.Y. AVA. gavaħ. 201. 256. Bitki adlarının kökenleriyle ilgili bilgiler verilirken. 267) 2. Eski Kıpçakçada da alma olarak geçer. 204.. Anadolu ağızlarındaki varyantları. kök ve kelimeler ait oldukları dillere göre verilmiştir. Türkçede alma biçiminin elma’ya çevrildiği göze çarpıyor. Eren. onun alfiilinden geldiğine inanan halk etimolojisi de bulunmaktadır. tezimizin en kapsamlı bölümünü oluşturmaktadır. 1937. Bu sözlüğün kullanımında göz önünde bulundurulması gereken birtakım özellikler vardır. 239. (TS. Latince adları ve kaynakları verilmiştir. Moğolca alima biçimi Türkçeden alınmıştır. SA. kışın yaprağını döken. Eren. Bu özellikleri şu şekilde sıralayabiliriz: 1. 2.

Aynı kelime ya da kökle kurulmuş birçok bitki adı bulunmaktadır. -sı) Baklagiller familyasından. 1. Bu bitkilerin tanımları için. otu) bk. Eren. bā ilā + T. 395”) tarla gülü: (< T. tüylü. domuz baklası (TBAS.” kısaltması ile yapılmış göndermeler bulunmaktadır. çok yıllık. (And. manitari + T. gul + T. bir kaynağı temsil etmektedir. beyaz veya mavi çiçekli.: adem otu) Patlıcangillerden. 21) adamotu: (< Ar. 93. Bunların etimolojileriyle ilgili bilgiler verilirken ilk sırada gelen kelime ya da köke kaynak gösterilmiş. gönderme yapılmış bitkilere bakmak gerekmektedir. bir yıllık. ādem + T. Mandragora autumnalis. kısaltmalarla verilmiştir. “< ET. tarla + ? çöven + T. 183) 5. Ağz. 21. tarla + sarmaşığı) 4. -ü) tarla mantarı: (< T. Bunun yanında kaynağın cilt ve sayfa numarası da belirtilmiştir. birinci örnekte gösterilmiştir. I. DS. BTS. Bazı bitki adlarında “bk. Bitki adlarının geçtiği kaynaklar parantez içinde. 23. acı + Ar. meyveleri suda kaynatıldıktan sonra yenen otsu bitkilerdir (TBAS. -ı) tarla sarmaşığı: (< T. -i. hoş kokulu ve zehirli bir bitki. tarı +-la < tarı ‘ekin. geniş yapraklı. Örnek: abdüsselam otu: (< Ar. bitki’. Aşağıdaki örneklerde de görüldüğü gibi “tarla” kelimesinin kökeniyle ilgili bilgiler her defasında tekrarlanmamış. otu). . diğerlerinin ise ait oldukları dil belirtilmiştir. TBAS.156 3. adamotu (TBAS. mavi çiçekli. domuz + Ar. tarla + Far. 64) acı bakla: (< T. ‘abdu‘s-selām + T. Her bir kısaltma. erik büyüklüğündeki meyveleri sarı renkli. bā ilā) bk. 17) domuz baklası: (< T. 22. Örnek: tarla çöveni: (< T. BTS. 4. tarla + Yun. (TS.

özellikle halk ağzında meydana gelen ses değişmeleri sebebiyle kelimelerin aslını tespit etmek zor. Cilt 1. TaS. BTS. 205: Türkçe Sözlük. Elbistan ?) Kırmızı ve ufak taneli bir çeşit buğday (DS. 338. otsu bitki. VI. 205. I. 71) TS. Tietze. III. 228) çıntar: (< ? ) Yenilen bir çeşit mantar (DS. 45. Trigonella faenum graecum. 71: Biyoloji Terimleri Sözlüğü. Örnek: boy otu: Baklagillerden. Bazılarında ise şüphemizi soru işaretiyle gösterdik. 2043) pafit: (< ? ) Asmaya benzer. Sözlük hazırlanırken kimi örneklerde farklı tanımlar birleştirilerek bunlardan tek bir tanım elde edilmiş. 208) avar: (< ? avar. yüzyıldan beri kullanılmakta olan kelimenin kökü belli değildir’. IX. is. kimi örneklerde ise en kapsamlı tanım hangisi ise o verilmiştir. TBAS. 1. sepet yapmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. 643) . sarı veya beyaz renkli. Aynı bitki adları. Sayfa 205. bir yıllık. Örnek: albustan: (< öz. BTS. taranan çeşitli kaynaklarda farklı tanımlarla açıklanmıştır. MBTS. 2645”) 7. kurutulan tohumları çemen yapımında kullanılan. 52.157 Örnek: baklagiller: … (TS. Bu yüzden birçok kelimenin kökenini tespit edemedik. 3377) sakarca: (< ? sakar + T. çiçekleri mavi. I. Sayfa 71. 1. 1183) gılımboz: (< ? ) Pancar (DS. 3. 1. (TS. 10-15 cm yükseklikte. ca. 6. Bitki adlarında. “< sakar ‘XIV.

BTS. 3) abdüsselam otu: (< Ar. ebū “baba” + zanba ).: abızambak) Yaprağı astımlı hastalar tarafından sigara yapılarak içilen bir çeşit ot (DS. 23) acamlar alması: (< Ar. tatlı ve yağlı ürünü (TS. 71) Abanozgillerin ağır. sıcak ülkelerde yetişen ve kerestesine abanoz denilen bir bitki familyası (TS. Bu bitkinin yemiş gibi yenilen. 31) abuzambak: (< Ar. siyah ve yeşil boya çıkarılan bir bitki. 2) abdestbozan otu: (< Far. ābnūs/abanūs < Yun. 3. abril < Yun. 1) abdülleziz: (< Ar. ābnūs/abanūs < Yun.158 Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü -Aabanoz: (< Far. (TS. olgunlaşmamış üzüm (DS. Nişanyan. 1. 1 m kadar boylanabilen. āb-dest + T. I. Tietze. 21) ablak: (< Ar. 37) . Tietze. 2. TBAS. Ağz. 1. I. 1. I. Tietze. ‘abdu‘s-selām + T. adamotu (TBAS. 79) yice kararmamış. 33. 80) Nisan ayında açan sarı çiçekli bir ot (DS. I. dalları dikenli bir çeşit ağaç ve meyvesi (DS. I. ĥabbu‘l-leźīź) 1. kökleri şeker hastalığına karşı kullanılan. ébenos. 1. bozan + otu) Gülgiller familyasından. Poterium spinosum. 2) abanozgiller: (< Far. I. aprilis < Lat. 21) abı kızı: (< ? abı + T. 24) abrıl: (< Erm. ébenos + T. 19) abılan: (< ? ) Ahlat büyüklüğünde. sert ve siyah renkli tahtası (TS. kızı) Gelincik çiçeği (DS. aprilis. -giller) ki çeneklilerden. (And. ‘acem + T. abla . otu) bk. -ler + elması) Kırmızı renkli bir çeşit elma (DS. Akdeniz bölgesinde ve Afrika’da yetişen çok yıllık ve otsu bir bitki. 1.

acı + Far. ‘acem + T. salvia) Öksürüğe karşı kaynatılıp içilen bir dağ otu (DS. 44) acemi: (< Ar. lāle + T. I. 44) acem çiçeği: (< Ar. Amygdalus amara. ‘acem + kemmūn + T. 45) acıcalba: (< T. acı + Lat. 8. 2. kabuğu ve odunu hekimlikte kullanılan küçük bir ağaç. 1. 8) acı bakla: (< T. güneş topu (TS. kavasya. ‘acem + -î) ri. 45) acı badem: (< T. acıca). bā ilā) bk.: acice. I. (And. I. Quassia amara. I.159 acem: (< Ar. ‘acem + Far. 1. yıllık ve çok yıllık türleri olan. güzel görünüşlü bir ceviz türü (TS. ala cehri (TBAS. keskin kokulu meyvesi. I. 17) acem lâlesi: (< Ar. acuce) lkbaharda su kenarlarında kendiliğinden yetişen ve yenilen baharlı bir ot (DS. acı + Far. cevz) Genellikle Kuzey Amerika’da yetişen. I. Gülgillerden bir meyve ağacı. 7) acı ağaç: (< T. acı + Ar. 45) acı ayıt: (< T. 8) . DS. (TS. sıcak ülkelerde yetişen. -si) Taşkırangillerden. çekirdeği tatlı kayısı (DS. cehre) bk. 17) acıca: (< T. acı + Ar. acı + Ar. -u) bk. bādām) 1. 17) acı ceviz: (< T. ‘acem) Bir çeşit beyaz buğday (DS. Ağz. acı + ağaç) Sedef otugillerden. çiçeği) Gece safası çiçeği (DS. ‘īd) Kırlarda ve tarlalarda kendiliğinden biten ve hoş kokulu pembe çiçekleri olan küçük ağaç (DS. Bu ağacın acımtırak. 1. I. (TS. kimyon (TBAS. domuz baklası (TBAS. 44) acem kimyonu: (< Ar. 1. 45) acı cehre: (< T. tohumla saksıda ve tarlada üretilebilen bir süs bitkisi. turuncu ve sarı renkte çiçekli.

Sık. Ağz. yuvarlak ve küçük taneli bir çeşit ekşi üzüm. acık) Yaban armudu.: acı hıyar. 46) acıgıcı kulağı: (< T. ahlat (DS. acıkıcı. Limon (DS. acı + ekşi) 1.: acıkalabak) lâç olarak kullanılan geniş yapraklı bir ot (DS. ħiyār) bk. acı + elma). acı + Far. 8. acıkulak. acı + kara). 10-30 cm boyunda. I. acı + divlek) Zeytinyağı ile karıştırılarak ağrı ve sızı olan yerlere sürülen bir ot (DS. 1. I. acıgici. acımcak) 1. acı + kabalak). Ağz. 46) acı günek: (< T. I. (And. 17. I. 45) acı ekşi: (< T. “< güneyik ‘kökü bulunamamıştır’. Hindiba (DS. (TS. acıgıcı + kulağı) bk. 2. 8) acık: (< T. Lâbada. 46) acı hıyar: (< T. özellikle ilkbahar ya da sonbaharda çiçek açan zehirli. I. beyaz ya da pembe çiçekli.: acıgıcı kulağı. acıgıcı (DS. 2. (And. I. Ağz. I. ebucehil karpuzu (TS.160 acı çiğdem: (< T. 48) . tohumları romatizma tedavisinde kullanılan. MBTS. 8) acıgıcı: (< T. acıgıcı (DS. Bir çeşit elma (DS. 45) acı elma: (< T. 1. Colchicum autumnale. TBAS. acı + gıcı “acılı”. 87”). 1. Turunç. 1. “< gıcı “kafiyeli tekrar”. 48) acı kara: (< T. acı + çiğdem) Zambakgillerden. 1118”) bk. 2. (And. (And. ebucehil karpuzu (TS. 3) acı düğlek: (< T. acı karpuz) bk. 48) acıkabalak: (< T. Tietze. Ağz. acı + güneyik. acı günek. I. yumrulu ve otsu bir çiğdem türü. BTS.: acı gara) 1.

48) acı kavun: (< T. 49) acı kök: (< T. acı + Far. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 19) acı kokan: (< T. 8. acıma) bk. tadı acı. dişli yapraklı. 8) acı kayısı: (< T. hindiba (TBAS. I. ħarbuz) Çok yıllık. sürünücü. 49) acı koruk: (< T. acımak) bk. 19) acıkulak: (< T. I. zerdali (TBAS. acı + kav(u)ruk) Kırlarda yetişen ve yenen bir ot (DS. acı + kök) bk. Populus tremula. acı + Yun. acı + kavak) Dağ kavağı veya titrek kavak. 8) acı kavruk: (< T. (TBAS. Lactuca virosa. acı + Yun. kanlıca mantarı (TBAS. eşek hıyarı (TS. 19) acımak: (< T. I. koruk) Üzüm (DS. 19) acı mantar: (< T. kiraz (TBAS. acı + kokan) Keklik otu (DS. hindiba (TBAS. I. 1. 18) acı kavak: (< T. 19) acı kiraz: (< T. 19) . kerasi) bk. aysī) bk. maruli) Birleşikgillerden. acı + kulak) bk. acıgıcı (DS. acı + Far. acı + ? Far. manitari) bk. 1. Meyveleri müshil olarak kullanılır. 19) acı marul: (< T.161 acı karpuz: (< T. (TS. loğusa otu (TBAS. TBAS. 46) acıma: (< T. sürgününden çıkan sütü uyuşturucu ve yatıştırıcı olarak kullanılan iki yıllık bir bitki. acı + kavun) bk. Citrullus colocynthis. acı + Yun. (TS.

acumuk) 100 cm kadar boylanabilen.. acı + ? meyan). acılga) 1.162 acı meyan: (< T. Tamus communis. XII. pelinos) bk. acımuħ. acımuk. süt beyazı renkli çiçekli. 44. acemik. Eren. (TS. 1. 20. murto) bk. otsu. 20) acı tere: (< T. acı + Far. Ağz. I. 37. 10. Yabanî turp. (TBAS. TBAS. parçalı yapraklı. 19. Ağz. Sophora. (And. 53) acı soğan: (< T. ince bir çeşit armut (DS. bir yıllık. I. 3) acımık: (< T. DS. DS. acı ve fena kokulu. 2. kaynamış suyu ağrılara ilaç olarak kullanılan. acı + ? tilkişen) bk. acergan. (And. 1. toprak altında bilek kalınlığında kökü bulunan çok yıllık ve otsu bir bitki. Yenilmeyen. çok sık dallı. 20) acırga: (< Çağ. çok yıllık. acımıħ. bk. 2). 4405. tere) Maydanoz cinsinden bir ot (DS. DS.: acı piyan) Baklagiller familyasından. 44. çok yıllık. (BTS. 54) acı tilkişen: (< T. 10) acı pelin: (< T. 201) acı murt: (< T. şekerci boyası (TBAS. acimik. acı + yavşan) 1. pelin otu (TBAS. acı + Yun. acırga < Moğ. Cephalaria syriaca. acı + ot) Kuzey Anadolu dağlarının ormanlarında yetişen. otsu.: acara. yılanyastığı (TBAS. Teucrium polium. 40. acımığ. 2. sık tüylü ve beyaz çiçekli bir bitki. acı + soğan) bk. BTS. ülkemizde iki türü yetişen otsu bitkiler.: acamık. 50. pelemir. 54) . 238) acı yavşan: (< T. acimık. tohumları bazı yörelerimizde ezilip un edilerek ekmek hamuruna tat vermek için katılan bir bitki. tüylü dalak otu. 3. sarmaşık (TBAS. 50. Ağz. acı + Yun. (TS. acımık). AAT. 10-40 cm yükseklikte. I. (And. 19) acı ot: (< T. I.

AAT. kökü) bk. acı + ? yonca) Kızıl kantarongillerden. I. 4419. (TS. (TS. ancur. Nişanyan. Rhododendron. mavi çiçekli. ‘acūr. DS. çok yıllık. adı + yaman).: adem otu) Patlıcangillerden. sarımtırak. 4. çok yıllık. 90). hayvanlara yem olarak da verilebilen. (TS. beyaz çiçekli ve otsu bir bitki. 9) açelya: (< t. geniş yapraklı. I. Ağz. angur. TBAS. XII. acor. ādem + T. 67. DS. Ağz. BTS. 2028. 1659. BTS. 51. 1. 1. I. DS. azaléos “susamış. Menyanthes trifoliata. susuzluktan yanan”. Urginea maritima. 1. DS. acure. TBAS. AAT. V. (And. 10. I. DS.: acar. 23. çalımsı veya otsu bitkilerdir. TaS. (TS. DS. 201) . Eren. 21. Mandragora autumnalis. acir. azelya) Kokusuz. acı + ? bicik) Kışın yaylalarda biten bir ot (DS. yurdumuzda çok yetişen. DS. BTS. eccur) Kabakgillerden. 54) acibicik: (< T. 4. BTS. 1. XII. I. Cucumis flexuosus. ādem + T. 4. 92). Şeftali. 2. 64) adamkökü: (< Ar. acır.: açalya. 23. accor. 11. (TS. kabuğu çizgili ve tüylü. ada + soğanı) Zambakgillerden.163 acı yonca: (< T. 11. azalea < EYun. VI. erik büyüklüğündeki meyveleri sarı renkli. acur. DS. hoş kokulu ve zehirli bir bitki. ada + Çin. 2. 4406. 840. 255. Badem. Tietze. 4) adamotu: (< Ar. DS. TBAS. 3. irice bir çeşit hıyar. çay + T. Salvia oflicinalis. 54) acur: (< Ar. I. (And. ncir. 64) adıyaman: (< T. Ağz. UA. III. tüylü ve beyazımtırak yaprakları olan. yeşil veya sarı. V. cacur. Tietze. 201. güzel renkli çiçekler açan bir bitki. 1. 23) ada soğanı: (< T. 21. DS. 3. adamotu (TS. Ağz. çok yıllık. 92. (TS. 1. üzeri yeşil lekeli. otu). kökü kokulu ve çok acı yaprakları hekimlikte kullanılan bir bitki. bataklık yerlerde yetişen. 22. 1. I. Havuç (DS. (And. 20. -ı) Ballı babagillerden. (And. acuruk. 4) ada çayı: (< T. 20. 1666.: ediyaman) 1. soğanından ilaç olarak yararlanılan birtakım maddeler elde edilen.

Afşar/Avşar + T. (BTS. 22) . I. Zeki Velidi Togan’a göre bu kelime “avcı+er”den gelmektedir”. 22) aferin: (< Far. pembe ve beyaz çiçekli. (And. (TS.avsarobasi. Gölgeli orman altlarında yetişir. Afrika + Far. Toprak üstü kısımları iştah açıcı ve kurt düşürücü olarak kullanılır.: Avşar otu) Çok yıllık.164 adî ardıç: (< Ar. I. çok yıllık. ‘adū) Mısır. Saintpaulia ionantha. Gentianaceae. I. 68) afat: (< Ar. 6) adu: (< Ar. ülkemizde Artvin ve Erzincan civarında yetişen. 10) Afşar otu: (< öz. kültürü de yapılabilen süs bitkileri. mavi çiçekli ve otsu bir bitkidir. kırmızı renklidir. şeb-būy) Turpgiller familyasından. çok yıllık bir süs bitkisi. BTS. -si) ki çeneklilerden. is. mezarlık servisi. (sarı şebboy). Toprak altı kısmı kusturucu ve balgam söktürücü olarak tanınmıştır. rizomlu otsu bir bitkidir. otsu. mübaşir” anlamlarına gelmektedir. tüylü yapraklı. Ağz. 50 cm kadar boylanabilen. āfāt) 30 cm kadar yükseklikte. (BTS. kışın yapraklarını dökmeyen. darı (DS. papatya (TBAS. serv) Servigiller familyasından. Aristolochiaceae. genelde yaygın olan çalı ve ağaççık. 22) adî servi: (< Ar. www. Cupressus sempervirens. (BTS. tohumları kozalaklar içerisinde olan. Çiçeklerinin iç kısmı esmer. evlerde saksıda yetiştirilen. āferīn) Yer elması (DS. (TBAS. 6) adile: (< Ar. ‘ādį + T. Cheiranthus. ‘ādį + Far. is. 30. ana vatanı Afrika olan.com). ‘ādile) Yemeği yapılan bir bitki (DS. çiçekleri sarıdan turuncuya kadar değişen. ‘ādį + Yun. Anadolu’da mezarlıklarda yetiştirilen bir ağaç türü. ardıç) Servigiller familyasından. 67) adî papatya: (< Ar. 1. 71) Afrika menekşesi: (< öz. Juniperus communis. mor. ‘ādį + Far. 30 m kadar boylanabilen. otu. “Afşar/Avşar adı Wambery’e göre avşkökünden türeyip “toplayıcı” ve “zaptiye neferi. papadia) bk. (TBAS. 6) adî şebboy: (< Ar. benefşe + T. pulsu yapraklı.

AAT. Nişanyan. III. Turunçgillerden. 155. reçine”. (And. 32) ağaç küpesi: (< T.. 19. 295. 147. ağeç. GD AT. 1. akala (DS. II. SA. 17. EYAD.A.Y. küçük bir ağaç. I. 6. 145. Ka. āfyūn “afyon” ~ EYun. 195. 584. ETA. ağaç + ebegümeci) Ebegümecigillerden. 254. MBTS. Bu ağacın iri bir limon görünüşündeki buruşuk kabuklu yemişi Citrus medica. 78. AVA. 73. 267. 95. haşhaş (TBAS. 149. (TS. 134. 221. ayeç) Gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen çok yıllık bitkiler. 32) . 217. . 132. ağaç + çileği) Ahududu (TS.*sokwo. 76) ağaç: (< ET.A. 91.: aaç. KYA. 11. 183. DS. 35. 367) ağaç çileği: (< T. 58. 28. 29. 428. 22) agılı: (< Meksika’daki Akala şehrinin adından. Gaz. ADYA. 266. (TS.165 afyon (< Ar. 305. 92. 154. agac. boyu yüksek bir ot. 32) ağaç ebegümeci: (< T. 32. I. E A. TAYA. taç yaprakları mavimsi pembe. Clauson. 79. OAAD. ağaç + kavunu) 1. Tietze. ı aç / yı aç. Ağz. Krş. 32) ağaç göğsü: (< T. 250. 1. 4. 1. 103. 1. 201. Nişanyan. ağaç + göğsü) Köknar ağacında biten ve yemeği yapılan bir çeşit mantar (DS. 65.A. 65) Bir nevi pamuk.“özsuyu. agaç. Tietze. 85.. 28.. EYA. 80) ağaç kavunu: (< T. āç. 261. III. 72. Lavatere). 107) bk. 70. aaş. KMYA. 109). T YA. I. 1. DS. DA. 48. aveç. ópion < ópos ~ HAvr. KBAYA. 208. 1. 2. 6. GBAA. 227. 198. AA. (Fr. K AT. ağeş. Akdeniz ülkelerinde yetişen. K A. āş.. I. 460. 35. 115. 97. 80.A. 18. ST AT. 140. ağaç + küpesi) Hatmi (TS. (TS. 48. Erz. 55. BTS. 293.Y. 208. 57.

ak + dalak) Yol kenarlarında çalılar arasında biten bir çeşit ısırgan otu (DS. manitari + T. 1. 81) ağbıkeri: (< T. ak + ? bıkeri) Bir çeşit üzüm (DS. I. I. ağı ağacı (TS. 1. (And. -ı) Yaşlı ağaç kütükleri üzerinde gruplar hâlinde. ağaç + üzümü) Dut (DS. ‘a īde + T. 22) ağdalak: (< T. 1. mor çiçekli bir ağaççık Lantana. ağaç + Yun. dirmit/tirmit) Çok tatlı.: ağcabeğ. ağı < ET. zakkum (TBAS. (TS. 773”). “< döğü < ET. I. ağı + çalısı) bk. 34) ağı dalı: (< T. 86) ağcaca: (< T. ağı + düğü. -si) Mine çiçeğigillerden. akçaca) Baharda tarlalarda biten ve yemeği yapılan bir ot (DS. akça + bey).166 ağaç mantarı: (< T. ak + Yun. zakkum (TBAS. 1. ağı + çiçeği) bk. ağı + dalı) bk. 1. 87) ağdirmit: (< T. sonbahar ve kışın meydana gelen bazitli mantarlardır. 86) ağda çiçeği: (< Ar. I. 23) ağı çiçeği: (< T. iri salkımlı bir çeşit üzüm (DS. MBTS. 87. (And. ağaç + Far.: ağu düğü) Karın ağrısına ilaç olarak kullanılan sarı bir ot (DS. (TS. I. ağcebek) Börülce (DS. minā + T. Collybia velutipes. I. a u + ağacı) Zakkum (TS. kırmızı. I. TBAS. 88) ağı ağacı: (< T. Ağz. 22) ağaç minesi: (< T. çiçeği) Çuha çiçeği (DS. tögi < tög-. 34) ağı çalısı: (< T. 86) ağcabek: (< T. I. 89) . Ağz. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. TBAS. 33) ağaç üzümü: (< T. 23) ağı düğü: (< T. kokulu. 33.

ak + ? süntere) Bir cins buğday (DS. Eren. I. 4). a u. 50-100 cm yükseklikte. (BTS. akşayık) Kırda yetişen bir çeşit ot (DS. (And. 51. sarısabır (TBAS. 231) ağınar: (< T. ağı + otu) Baldıran (TS. ülkemizde kültürü yapılan bir tür. I. 23) . ağlayan + gelin) Zambakgiller familyasından. 44) ağsüntere: (< T. 113) ağu: (< ET. otsu ve soğanlı bir bitkidir. 50 m kadar boylanabilen. Ağz.: ağacı) bk. 22. 238) ağu ağacı: (< T. ağırşak < T. ak + top) Bir çeşit buğday (DS. 1. BTS. I. iğne yapraklı. ağı + Far. Ağz. Tietze. 14) ağmağeni: (< ? ) Çam ağacına benzeyen bir çeşit ağaç (DS. is. 23. 1. 92) ağlayan çam: (< T. 102) ağ mantarlar: (< T. (TBAS. her dem yeşil. 14) ağlayangelin: (< T. manitari + T.: ağışaħ. şam’) Çamgiller familyasından. ağu + ağacı). ak + Yun. I. 113) ağşayık: (< T. 114) bk. ağlayan + Ar. Himalayaların ılıman bölgelerinde tabii olarak yetişen. 34) ağırşaħ: (< T. Liliaceae.167 ağın: (< öz. turuncu çiçekli. Ağın) Bir üzüm türü (EYAD. (And. 183) ağı otu: (< T. I. 113) ağtop: (< T. ağır + -şak. -lar) nsan ve hayvanlarda hastalığa yol açan ve birçok türü içine alan ilkel bitkiler topluluğu (TS. zakkum (TBAS. Pinus grifitthis. ağışak) Bir çeşit elma (DS. nār) Bir cins üzüm (KBAYA.

118). -ü) Yabani gül (TaS. I. ahlet. ak + ? yonca) 1. Açık yeşil yaprakları olan. salatalık (DS. 130. aklap. ağaç formunda. ağu + kunduzu) bk. I. I. 115) ağustos alması: (< Lat. 116) ağ yonca: (< T. toprak üstüne yayılan kısa boylu bir çeşit yonca.: ağlat. sarı çiçekli bir ot (DS. 116) aħalak: (< ? ) Bir çeşit kara üzüm (DS. hahlat) Gülgillerden. ālad. ak + yem(i)şen) Yabancı bir ağacın beyaz renkli. akhrad. 124) aħbun otu: (< Erm. I. I. küçük beyaz çiçekli bir çeşit yabani ot (DS. (And. augustus + Far. Nişanyan. tatlı ve kuşburnuna benzeyen meyvesi (DS. otu) Çiçekleri papatyaya benzeyen. Tietze. 59) ağuş: (< Far. Eren. güzel kokulu. I. ā uş) Asma filizi (DS. Yer yoncası. . I. yuvarlak. Ağz. I. I. I. I. beyaz renkli bir cins kabak (DS. ak + kabak) Turşusu yapılan. 7. āħur/āħūr + T. 127) ahgabak: (< T. beyaz çiçekli. gul + T. DS. 115) ağustos gülü: (< Lat. kabukları soyulunca sapı yenebilen. 135) ahlat: (< Yun. akhras. ahlada = EYun. otu) Gübreliklerde yetişen. I. augustus + T. ak + dam) Beyaz mısır (DS. 127) ahdam: (< T. aħbun + T. 2.168 ağukunduzu: (< T. 129) ahırotu: (< Far. 6. bozumsu yeşil renkli bir ot (DS. akçöpleme ağure: (< ? ) Hıyar. elması) Yumuşak ve mayhoş bir çeşit elma (DS. 115) ağ yemşen: (< T.

āreste. acacia ~ EYun. (TS. Rubus idaeus.169 meyveleri olgunlaştıktan sonra yenen yabani armut. sulu ve kokulu yemişi. I. DS. emrūd + T. Tietze. kırmızı renkli. 24. Ağz. alıç (DS.: aħsil) Yaprakları kızılcık yaprağını andıran. bileşik veya basit yapılı. Pirus piraster. TaS. (And. 124). 24. beyaz çiçek veren. I. 101. Nişanyan.: agasiya. 158”) Bir çeşit yumuşak buğday (DS. BTS. VII. tırmanıcı. XII. ahlat (TBAS. I. 100 cm kadar bir yüksekliğe erişebilen. 1. Nişanyan. 132. -u. 137) akarısta: (< T. akakia. TBAS. 24) ahnıt: (< ? ) Otlaklarda yetişen ve çeşitli renklerde çiçekleri olan acı kabuklu bir ağaç (DS. aksıl). 140) ak arpa: (< T. I. beyaz çiçekli. 8. 140. I. DS. axısga. Betula alba. 1. Doğu Anadolu’nun meşe ormanlarında nadiren görülür. AVA. 158. 23. acacia < EYun. DS. 134) ahududu: (< Far. ālūçe) Dağlarda yetişen yabani ve dikenli bir ağacın meyvesi. TBAS. 17. 1. 17) ak alıç: (< T. akakia < belki bir eski Mısır kelimesinden. acacia < Lat. -u) bk. kışın yapraklarını döken. 24) akağaç: (< T. “< Far. I. TBAS. MBTS. dişbudağa benzer meyvesiz bir ağaç (DS. 1. kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir ağaçtır. DS. çok yıllık bir bitki ve bu bitkinin duta benzeyen. 52. 68) akasya: (< Fr. bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen sarılıcı bir bitki. I. 53. ak + Far. . ak + arpa) Bir çeşit beyaz arpa (DS. ahlada + Far. (TS. (And. < Fr. ak + ağaç) Gürgengillerden. āreste ‘süslü’. 4410) akasma: (< T. odunsu. 2252. 1. āhū + tūt + T. dikenli. 4410. Ağz. 30-35 m yükseklikte. BTS. E A. TBAS. 259) ahlat armudu: (< Yun. (TS. 14. (TS. 133) aħsıl: (< T. Clematis vitalba. ak + Far. BTS. ak + asma) Düğün çiçeğigillerden. 304. XII. 50. 48. 8) Gülgillerden.

çok yıllık. 85. ak + başlı) 1. III. DS. ak + baldır). bk.170 akısga) 25 m kadar yükselebilen. BTS. akbaş. akbubatça. (And. zamk. akbabaçça. 4410) ak baldır: (< T. 1. DS. akbabaç. akpakla) Kuru fasulye (TS. 141) akbardak: (< T. I. ak + Far. akbubaşça.: ahpahla. Türkiye’de özellikle yol kenarlarında görülen. akbaba (DS. 140) akbabaç: (< T. bk. 24. ayvadana. soğanlı. pāçak) Çiğ olarak yenilen bir ot (DS. nce ve sık yapraklı. ak + baş) Bir yıllık ve otsu bir bitkidir. ak + Far. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. I. 146. akbubecci. akpopatça) Papatya (DS. 53. XII. (And. (TBAS. DS. 27. 18) akbaba: (< T. I. kardelen (TBAS. bk. 18. (DS. akçababaş. papatya (TBAS. Ağz. ak + Ar. Ornithogalum narbonense. 142) akbaşlı: (< T. 25. ak pandur) Zambakgiller familyasından. DS. (TS. -ç) bk. 141) akbadılcan: (< T. 80 cm kadar bir boya erişebilen. Chrozophora tinctoria. akbaşlı (I). I. Ağz. akbubecik. Boyar madde olarak kullanılır. akbubacca.: akbabacca. (And. Robinia pseudoacacia. I. 2. akçıbaba. beyaz çiçekli bir yabanî ot. DS. DS. TBAS. bā ilā). 2. Ağz. ak + bardak) bk. I. bābā). ak + Far.A. bādingān) Yeşil domates (DS. 141) akbakla: (< T. 131. akbubaç. akbaşlı. I. Erz. bābā + T. akbaşlık. 25) akbacak: (< T. asıl vatanı Kuzey Amerika olmakla beraber. (TBAS. I. boya gibi maddelerinden yararlanılan beyaz çiçekli bir ağaç. 25) akbaşak: (< T. ak + OFar. 141. 142) . 25) akbaş: (< T. akbuleşce. akbabaçya. akbubaçya. akbubetçe. DS. ak + başak) 1. 53. akbubeşce. . I. 1. sıcak iklimlerde birçok çeşidi yetişen ve tanen. I.: ak baldıran. akbuğday. akmubatça. 85. I..

akbuldey. DS. (And. (And. kırmızı çiçekli. yassı. büyük kışlık kavun. I. börülce (DS. 145) akcıllıgarabalı: (< T. iri yuvarlak taneli beyaz üzüm (DS. ak + burçak) Baklagillerden. güzel kokulu. akbuydey. I. yumuşak bir çeşit ekmeklik buğday. 35. I. I. XII. I. akçıllı + kara + balı) Erken olgunlaşan bir çeşit kiraz (DS. iki metre kadar boyu olan bir çalı (DS. I. küçük yapraklı bir çeşit sarmaşık (DS. sonbaharda ekilen. I. DS.: akbaş. 32.: ābutırak) Tarlalarda yetişen zararlı ve dikenli bir ot (DS. akbörül) 1. akça buğday) Kurak iklime dayanıklı. akça) Derelerin içinde yetişen basit yapraklı. 143. burçağa yakın bir bitki cinsi. 145) akbulama: (< T. ak + buğday). 143) akburçak: (< T. ak + pıtrak). 1. akbaşak. (And. ak + bulgar) Büyük salkımlı. ak + ? bülgül) Çavuş üzümü (DS. akça + bağ) Ağaçlara sarılan. bk. 1. 53.: akböğrülce. I. I. Ağz. akbaşlı. 143) akbulgar: (< T. I. 142) akbıtırak: (< T. ak + bulama) Beyaz kabuklu. 142) akbuğday: (< T. Ağz. 2. ak + verdi) Bataklıklarda yetişen ve hasır dokumaya yarayan bir çeşit ot (DS. (TS. beyaz kabuklu. 142) akbörülce: (< T. beyaz divlek (DS. I. 4411) akça: (< T. ak + börülce). 36) . 143) akcabağ: (< T. akbakla. DS. Ağz.171 akberdi: (< T. (TS. Lathyrus sativus. 53) akbülgül: (< T. Karnıkara.

-u) Erken olgunlaşan. kılçıksız bir çeşit buğday (DS. altın dikeni (TBAS. kışın yaprak döken. Dalları yassı olan bir çeşit çalı.172 akçaağaç: (< T. karaağaç (DS. akça + buğday) Beyaz. süs ağacı olarak da dikilen. 4411) akçabardak: (< T. akça + kavak) Akkavak (TS. DS. I. akça + budak) Kerestesi sert ve sağlam olan bir ağaç. akça + kızı) bk. sarı. I. 86. I. 4411. DS. (TS. 25. akça + elma) Bir çeşit elma (DS. I. 145) akça elma: (< T. DS. etli ve sulu bir tür armut (TS. 25) akçabudak: (< T. örneği akçaağaç olan. akça + kesme). 19) akça armudu: (< T. 146) . 19. XII. 30) akçalı: (< T. ince kabuklu. I. I. 54. 54. akça + Far. yaprakları karşılıklı dizilişli. 54. I. Aceraceae. ağaç ya da çalı formundaki bitkiler (TS. BTS. çanak ve taç yaprakları 45 adet serbest ya da birleşik. Çit yapılan bir çeşit diken. ovaryum üst durumlu. 144. 1. I. kardelen (TBAS. akça + bardak) bk. 54) akça kesme: (< T. 144. TBAS. ülkemizde 10 kadar türü bulunan. (And. Ağz. I. DS. BTS. 146) akçakızı: (< T. şizokarp tipi meyvesi olan.: akçe kesme) Dağlarda yetişen ve keçiler tarafından yenilen çalı (DS. 69) akçaağaçgiller: (< T. ülkemizde 1 cins ve 11 türle temsil edilen. çalı (DS. tahtası hafif ve sağlam bir ağaç. 1. çiçekleri er dişi ya da tek eşeyli. TaS. 145) akça buğday: (< T. 1. ak + çalı) 1. (isfendan). 1. emrūd + T. XII. akça + ağaç + -giller) ki çeneklilerden. 2. 145) akçakavak: (< T. DS. akça + ağaç) Akçaağaçgillerden.

dalları dikenli. 26) akdarı: (< T. dirmit/tirmit ‘bir cins mantar’. akça + yazlık) Martta ekilen yazlık buğday (DS. 4411) akdirmit: (< T.com) akdene: (< T. (TS. I. 628) Beyaz. 54. 146) akçöpleme: (< T. çūdār) Bir çeşit çavdar (DS. ak + Far. 146) akçavdar: (< T. 147) akdiken: (< T. dāne) 1. 125. Çorba için iri öğütülen arpa (DS. ak + çalı + basan) Bir çeşit buğday (DS. TBAS. I. I. www. ak + çiçek) Akasya ağacı (DS. 146) akçarados: (< T. 1. 146) akçayazlık: (< T. I. ak + diken) Hünnapgillerden. Bir çeşit fasulye. 146) akça mercimek: (< T. 26. 26. yaprakları uzun. 100 cm kadar bir yüksekliğe erişebilen. tūt) Beyaz renkte olan dut (TS. I. akça + ? Rodos) Bir çeşit beyaz buğday (DS. DS. kuraklığa dayanıklı bir bitki (TBAS. kazık köklü. 2. 137) . çok yıllık ve otsu bir bitki. I. ak + darı) Buğdaygillerden. I. yeşilimsi beyaz çiçekli.173 akçalıbasan: (< T. Tietze. 54) ak elma: (< T. XII. 146) akçiçek: (< T. ak + Yun. TBAS. I. akça + Far. 54. ak + Far. hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan bir bitki cinsi. (TS. mercümek) ri taneli bir çeşit mercimek (DS. ak + çöpleme) Zambakgillerden. Veratrum album. 148) akdut: (< T.draligus. tohumları besin olarak kullanılan. ak + elma) Bir çeşit yuvarlak elma (DS. Rhamnus cathartica. 1. 1. I. küçük taneli bir çeşit üzüm (DS. ak + Far. 2-6 m yükseklikte.

ak + ? gut) ri taneli. hindibā) bk. hindiba (TBAS. 149. ak + Ar. ak + kılık) Küçük. 149) akgernaz (< T. 1118”). akkermaz. I. 149) akganak: (< T. Ağz. Ağz. ak + kuyruk) yi cins çay (DS. DS. yi kötü. fiğ) Bezelye (DS. DS. ak + Yun. (And. güzel kokulu bir çeşit beyaz üzüm (DS. boz renkli bir çeşit ağaç (DS. 4411) ak gül: (< T. ak + kanak) Kökü kesildiği zaman çıkan sütünden sakız yapılan. gul) Beyaz gül (DS. 155) akkadina: (< T. I. I. 3. 150) ak güneyik: (< T. sarı meyveli. XII.174 akfiğ: (< T. gevrek bir çeşit üzüm (DS. I. 149) ak gök: (< T. Çeşitli sebze (DS. 26) ak kadın parmağı: (< T. 26) ak hindiba: (< T. parmağı) Büyük salkımlı.: ak günek) bk. 2. 149) akgut: (< T. sert kabuklu. “< kevre-k. I. Bir çeşit incir. 1. DS. 150. yaprakları tüylü bir çeşit ot (DS. “< güneyik ‘kökü bulunamamıştır’.: akgernez. ak + güneyik. I. 164. hindiba (TBAS. ak + ? kadina) Papatyaya benzer sarı çiçekli bir ot (DS. (And. ak + gök) 1. akyarnaz. kadın + T. I. 4411) akglik: (< T. I. ak + ? gernaz). 4411) akgevrek: (< T. ak + gevrek. ak + Far. Clauson. I. akyannaz) Bir çeşit beyaz ve yumuşak buğday (DS. 149. yarı olmuş yarı olmamış sebze veya meyve. ak + Soğd. I. XII. 690”) Beyaz. 150) akguyruk: (< T. uzun taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS. 155) . XII. MBTS. I.

I. Ağz. pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. 4411) akkayşak: (< T. ak + kız) 1. tüylü mor çiçekli bir çeşit diken olup sapları soyularak yenir. kalın kabuklu. iri taneli bir çeşit üzüm (DS. 2. 156) akköse: (< T. Beyaz mantar. I. 61. I. ak + ? leyvaz). (And. dayanıklı bir çeşit beyaz üzüm (DS. 27) akleyvaz: (< T. akbakla. Yaprakları kabız ve kan dindirici olarak kullanılır. aklan) Yeşil kabuğu kolay soyulan iyi cins ceviz (DS. 155) akkavak: (< T. 2. Ağz. Genger otunun tazesi. (And. ak + kanat) Ürün vermeyen mısır bitkisi (DS. ak + kulak) 1.: ağlövlez) 1. 156) akkulak: (< T. uzun yapraklı. Populus alba. Hollanda kavağı). bk. I. (TS. 3. 156) akkulut: (< T. aklar + ot) 1-2 m yükseklikte. geniş dallı. 2. 85. ak + kay(ı)şak) Bir çeşit mantar (DS. 155) akkız: (< T. lahano + T. ak + Yun. çok yıllık. boyu çok uzayan bir çeşit kavak. soğuğa dayanıklı bir çeşit buğday (DS. 157) aklar ot: (< T. yapraklarının altı beyaz olan.: akgavak) Söğütgillerden. 156) akkozak: (< T. I. I. I. (akçakavak. kūse) Sonbaharda ekilen. 1. XII. şevketibostan. DS. 157) aklan: (< T. 158) . Killi ve nemli toprakta yetişen. ak + Far. I. kalın gövdeli. (TBAS. ak + ? kulut) Yeşil renkli. ayşekadın fasulyesi (DS. ak + Far. ak + kavak). I. Lythrum salicaria. ūzek) Beyaz renkli afyon çiçeği (DS. Yaylalarda yetişen ve kuruyunca içi boş kamış hâline gelen ot (DS. I. üzümü) ri yuvarlak taneli. 157) aklahna üzümü: (< T. Sütü kurutularak güzel kokulu sakız yapılan bir çeşit ot (DS.175 akkanat: (< T.

MBTS. ak + Yun. banjar) Ispanak gibi yenilen lezzetli. I. ak + mandıra < Yun. 159) ak ot: (< T. 74) ak sedef otu: (< T. I. manitari) Tadı güzel ve besleyici bir tür mantar. I. 2534”) Bir çeşit beyaz buğday (DS. özellikle semiz otugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar. ak + parmak) bk. 74) akova: (< T. ak + pus < Yun. şalgam. karnabahar gibi bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen. ak + ? meri) Bir çeşit beyaz üzüm (DS. turp. 1574) ak pas: (< T. 161) ak sarmaşık: (< T. 62) akmeri: (< T. 1. ak + Yun. pissa. (TS. (TS. dökülgen (DS. yabani bir ot (DS. ak + ? pas) Lahana. ak + Erm.176 akmandır: (< T. 27) . pelin (TS. ak + ? T. ak + sarmaşık) Evren gülü. 1786) akpusa: (< T. 3. 160) akparmak: (< T. 160) akri: (< ? ) Kırmızı ve dayanıklı kerestesi olan bir çeşit orman ağacı (DS. Albugo candida. I. otu) bk. pissa. I. śadef + T. ova) Bir çeşit yumuşak buğday (DS. ak + ot) Haşhaşın bir çeşidi (TaS. “< Yun. I. I. Agaricus campestris. 2. 159) akpancar: (< T. binkulaç ve ak asma da denilen sarmaşık (TaS. ak + Ar. sakızlık (DS. acı yavşan (TBAS. IV. pelinos) bk. 159) akmantar: (< T. 1. mantra) Sütünden sakız yapılan ot. 63) akpelin: (< T. I. keçi mantarı.

(DS. (akşam sabah güzeli). I. I. ak + ? sünter) Sonbaharda ekilen. tatlı bir çeşit armut (DS. ak + soğan) Ada soğanı (TS. ak + Far.177 akser: (< T. kardelen (TBAS. ak + sulu) Bir çeşit armut (DS. I. ak + Far. 161) aksirke: (< T. 27) aktavuk: (< T. 162) akşam sabah (< Sogd. ak + söğüt) Söğütgillerden. 162) aktaş: (< T. akşam + Ar. 161) aksoğan: (< T. 162) aktahal: (< T. 162) akşam sabah güzeli: (< Sogd. ak + taş) bk. I. şeker + T. I. 163) . kışa dayanıklı yumuşak bir çeşit buğday (DS. (TS. śabāĥ) Bir çeşit çiçek. śabāĥ + T. kabukları eczacılıkta kullanılan bir söğüt türü. 161) aksışam: (< Far. I. 1. 162) akşekeri: (< T. -i) Sarı renkli. ser) Başakları koyu sarı renkte olan bir çeşit sert buğday (DS. ak + Far. güzeli) bk. ak + Ar. 162) aksünter: (< T. akşam sabah (DS. I. I. akşam + Ar. 66) aksöğüt: (< T. ak + ? T. tavuk) Çiğdeme benzeyen ve ilkbaharda açan bir çeşit beyaz çiçek (DS. ‘aks-ı şām) Beyaz ve iri taneli bir çeşit buğday (DS. 1. 69) aksulu: (< T. daħl “tahıl”) Buğday (DS. I. Salix alba. I. sirke) Bir çeşit üzüm (DS.

Tietze. 165) akyazlık: (< T. 169) ala ayaş: (< T. 164) ak üzüm: (< T. I. (TBAS. 163) aktopaç: (< T.: aksarhan aksavran) Bir çeşit tohumluk buğday (DS. ala + baş) Turpgillerden. I. beyaz çiçekli ve otsu bitkilerdir. Lilium candidum. 2. ala + ayaş) Siyahlı beyazlı ve iri taneli bir çeşit üzüm (DS. meyve (alaca gök. 163) akunduz: (< EYun. 1. Ağz. MBTS. I. Biber (DS. ak + Ar. (DS. dalsız bitki (DS. (And. (DS. I. (aktopaç). 165) ak yıldız: (< T. ak + üzüm) Sık taneli. ak + yavşan) Karın ağrılarında ilaç olarak kullanılan bir çeşit kokulu ot. 70. 173) . 161. ala + OFar. 69) ala: (< ET. büyük salkımlı bir çeşit beyaz üzüm (DS. ak + top) Bir çeşit buğday. 1. ak + yazlık) Kellesi dört sıra olarak olgunlaşan sarı buğday (DS. süs bitkisi olarak yetiştirilen. akantos. 133) Yaylalarda yetişen. I. ak + topaç) bk. Ornithogalum. 86) Olgunlaşmamış ham kavun. pāçak) 1. 164) akyavşan: (< T. geniş yapraklı. I. ala. 27) akzahran: (< T. kökü şalgamdan daha büyük olan ve yemeği yapılan bir çeşit bitki (TS. Şeftali. acı yavşan (DS. 171) alabacak: (< T. 1. zanba ) Zambakgillerden. I. karpuz. 165) akzambak: (< T.178 aktop: (< T. 171) alabaş: (< T. I. safran < za’ferān). (TS. DS. ak + Ar. I. alaca kır). ak + yıldız) Yumrulu. aktop (DS. yaprakları lahanaya benzeyen. Liliaceae. I. çiçeği diş ve yüz şişlerinin tedavisinde kullanılan bir bitki. otsu gövdeli. I.

71) alaca ot: (< T. ala (DS. I. dikenli bir çeşit ot (DS. Krş. benefşe) Hercaî menekşe (TS. ala + börülce) Siyah benekli bir çeşit fasulye (DS. ala + göz) Küçük taneli. akbakla (DS. I. I. alaca + kır) bk. şam’) Rengi kızıla yakın bir çam türü (TS. erken olgunlaşan bir çeşit üzüm (DS. III.. ala + göz) Kırlarda biten ince. 187) alagöbek: (< T. (TBAS.. Gaz. bazıları yeşil olan bir çeşit üzüm (DS. 461) ala cehri: (< T. 169) alaca kır: (< T. 2. alaca + ot) Susuz yerlerde yetişen geniş yapraklı. Rhamnaceae. ala (DS. 1. 178. DS. 27. cehre) Dikenli veya dikensiz. I. 187) alagöz (II): (< T. 175) alaca bakla: (< T. alaca) Ben düşmüş üzüm. I. I. I. alaca + Far. 1. 187) alagöz (I): (< T. I. 4413) . 178) alaçam: (< T.Y. 178) alaca üzüm: (< T. 71) alaganta: (< ? ) Domates (DS. bk. ala + Ar. kışın yaprak döken. alaca + Ar.A. I. 169) alaca menekşe: (< T. alaca + üzüm) Bazı taneleri olgunlaşmış. ala + göbek) Karaağaçlarda çıkan ve yemeği yapılan bir çeşit büyük mantar (DS. kılçıklı bir çeşit yaban otu (DS. Beyaz börülce. 176) alaca gök: (< T.179 ala börülce: (< T. ala + Far. bā ilā) 1.A. meyvesi yenmeyen ağaç veya ağaççıklardır. I. ekşice bir çeşit üzüm (DS. 36. alaca + gök) bk. XII. 174) alaca: (< T. I.

197) ala pakla: (< T.180 alahta: (< ? ) Büyük yapraklı bir çeşit bitki (DS. bā ilā) bk. iri taneli kiraz (DS. 189) ala kangalı: (< T. ala + kakaç) Gelincik çiçeği (DS. 190) alakoruk: (< T. banjar) Baharda görülen ve yemeği yapılan bir çeşit bitki (DS. Alman + Blg. ala + Erm. (ala pakla) (DS. I. I. 199) . alaoğlak (DS. I. ala + ? Far. is. 197) alasit üzümü: (< ? alasit + T. 4414) alamelek: (< T. 189) alakavun otu: (< T. 189) alakakaç: (< T. üzümü) nce kabuklu. koruk) Yarı olmuş üzüm (DS. ala + kavun + otu) Ezildiği zaman kavun gibi kokan bir çeşit ot (DS. yenebilen bir çeşit ot (DS. iyi bir çeşit patates (DS. I. Ağz. I. I. melek).: alamelik) Bir yanı kırmızı. ala + Ar. 191) alamangumpili: (< öz. I. XII. -i) ri. kenarları dikenli. iri taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS. sarı ve sert. I. I. ala + oğlak) Beyaz ve kahverenkli bir çeşit fasulye. I. beyaz renkli ve yemeği yapılan bir çeşit mantar (DS. -ı) Yaprakları geniş ve benekli. 197) alaoğlak: (< T. 193) alantın: (< ? ) Gürgenlerin dibinde veya alan yerlerde biten sütlü. I. bir yanı sarı. I. (And. Krumpir + T. 197) alapo: (< ? ) Akasya ağacına benzer bir çeşit ağaç (DS. 197) ala pancar: (< T. ala + ? kangal + T. ala + Ar.

is. al + balı) Vişne (DS. alaz < yalaz “alev. 203) alay çiçeği: (< Yun. alaz + Far. I. al + Yun.181 alasulu: (< T. I. I. 221) alaz armudu: (< T. alaz + Far. alaz (DS. allágion + T. ala + tavşan + üzümü) Sarı renkli ve çilli bir çeşit üzüm (DS. 209) aldimnit: (< T. 220) alaz: (< T. 207) albustan: (< öz. alaz (DS. 3354. (DS. alaz armut). bādingān) Domates (DS. ahlat (alaz armudu. ala + tura) Bir çeşit kırmızı üzüm (DS. 101) alçacık: (< T. I. I. 210) . 23). Ağz. bādincān < Far. alça(k)cık) Tarlada ekin arasında biten beyaz çiçekli bir ot (DS. alça) bk. emrūd + T. 3. Elbistan ?) Kırmızı ve ufak taneli bir çeşit buğday (DS. al + Ar. aldangaç) lkbaharda kırlarda yetişen ve patatesin küçüğüne benzeyen yenilebilir bir çeşit bitki (DS. 199) alatavşan üzümü: (< T. diminitis) Pembe renkli bir çeşit üzüm (DS. 207) albalı: (< T. Gülensoy. I. erik (TBAS.: alız)Yabani armut. 208) alça: (< T. 205) alaz armut: (< T. 202) alavurt: (< ? ) Su kabağı (DS. çiçeği) bk. I. I. alaz”. ölmez çiçek (TBAS. -u) bk. (And. I. MBTS. 201) alatura: (< T. 209) aldangeç: (< T. 205. I. I. 205) albadılcan: (< T. emrūd) bk. I. I. ala + sulu) Yeni olmaya başlamış meyve (DS. I.

221) alidede: (< öz. kırmızı. algue ~ Lat. 214) alıç: (< Far.. II. 233. 222) alim erik: (< Ar. AAT. VII. küçük ve bir tarafı kırmızı armut (DS. 222) . küçük ve siyah renkli. is. 211) alg: ( < Fr. çehre) Yuvarlak. I. ‘alį m + T. 212) alguş: (< Yun. 246. 222) Aliöksüz: (< öz. I. meyvesi sarı. Ali + T. mor ya da siyah renkli yabani bir ağaç. ‘ālī + ? yonca) Küçük yapraklı ve yoncaya benzer bir ot (DS. ETA. Eren. bey + ? buğday + T. KBAYA. 28. 80) algemre: (< T. kırlarda yetişen.182 alevlet: (< ? ) Alıçtan büyük. 14) Su yosunu (TS. I. -ı) Bir çeşit buğday (DS. 220) Alibey buğdayı: (< öz. TaS. is. BTS.A. 221) aliçehre: (< Ar. bir yabani meyve (DS. Tietze. DS. AVA. 2262. erik) Aşılı ve tatlı bir çeşit erik (DS. III. I. 1896) alısın: (< ? ) Tarlada ekine zarar veren yabancı otlar (DS. üzümü) Küçük ve sık taneli siyah üzüm (DS. 262. 151) Bir çeşit iri bezelye (DS. 1. al + ? gemre) Koyu kırmızı renkte. I. afkos. alga. is. Nişanyan. kışın yapraklarını döken. üzüme benzer meyvesi olan ve dericilikte kullanılan bir ağaç (DS. Ali + T. Gaz. TBAS. 202. ālūçe küçük erik < alū erik. 1. 29) ali yonca: (< Ar. 8) Gülgillerden. III. 585. GD AT. I. DS. I. Crataegus. I. 39. öksüz) bk. I. güz çiğdemi (TBAS. (TS. 81. Ali + T. dayanıklı bir çeşit üzüm (DS. I. 92. 183. I. 29. 222) alim üzümü: (< Ar. Nişanyan. ‘alį m + T. 14. ‘ālī + Far. dede) Güz armudu.

bk. 157) 1. 4416) aloğlu: (< T. I. 1. is. çokça yağmur sonu. 228) aloruħ: (< ? ) Otların üzerinde görülen. I. XII. 228) almümmük: (< T. yeşil. al + ? mümmük) Gelincik (DS. allı + ballı) Üzümden daha iri taneli mayhoş bir çeşit meyve (DS. I. is. -sı) Orta Avrupa’da yetişen bir papatya türü. I. can eriği. almalık).: alluce) Yemeklere konulan yeşil erik (DS. Ağz. 90) alma yaprağı: (< T. elma + yaprağı) Enli yapraklı bir çeşit bitki (DS. taş ve kayalık yerlerde görülen mantar cinsinden.183 alkakuca: (< ? ) Gelincik çiçeği (DS. -ı) Küçük ve tatlı bir çeşit erik (DS. beyaz bir ot (DS. 227) Alman papatyası: (< öz. allık + ? tamas + T. 229) . al + ? muħarı) Bir çeşit erik (DS. sarı renkli üzüm (DS. I. I. Kara erik (DS. I. I. Anfhemis mobilis. Ağz. ālū. vişneye benzer bir çeşit bitki (DS.: almalıħ) Büyük yapraklı bir çeşit ot (DS. (And. elma + erdiren) Dikenli. I. 223) allıballı: (< T. Alman + Yun. köksüz ve çocuklar tarafından yenen bir çeşit bitki (DS. I. I. 227) almalık: (< T. DS. papadia + T. 228. 225) alluca: (< T. I. Tietze. 222) Allahekmeği: (< öz. 228) almuħarı: (< T. Allāh + T. al + oğ(u)lu) Yemeye ve şarap yapmaya yarayan kokulu. 225) allik taması: (< T. elmacık + otu) Geniş yapraklı bir çeşit ot (DS. 227) alma erdiren: (< T. 2. I. ekmeği) lkbaharda. 225) almacık otu: (< T. (TS. allıca). I. 228) alo: (< Far. (And.

mavi çiçekli bir ot (TS. MBTS. 159. Ramstedt altun biçiminin başında Türkçe al (kızıl) sözünün geçtiğini dile getirmiştir. arpa) bk. altı köşe arpa. DS. altun ve Moğ. ölmez çiçek (TBAS. altı + Far. kıran ‘kenar. altı kıran arpa (DS. 3.184 al pehlivan: (< T. altı kenar. altı kıran. 42) altı köşe arpa: (< T. altın + ağacı. uç’.A. I. 9. ölmez çiçek. I. altı kıran arpa (DS. 93. I. “< altın Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. 230) altı kıran arpa: (< T. kalın kabuklu bir çeşit lezzetli üzüm. kabuğu sarı benekli. Gaz. pehlevān) Bir çeşit kırmızı üzüm (DS. cehri (TBAS. al + Far. Bu görüşü Räsänen de benimsemiştir. 29) altınbaş: (< T. altın + çiçeği) bk. altīran). 2. (DS. 231) altın çiçeği: (< T. DS. altan biçimlerinin Türkçe al (kızıl) ve Korece ton (değerli metal) sözlerinden oluştuğunu yazmıştır. I. 230) altı kıran: (< T. 29) altıncık: (< T. III. kenār) bk. 231) altınbaşak: (< T. Kökenini açık olarak bilmiyoruz. “< kıraŋ. yuvarlak. Orta Türkçede altūn olarak geçer. I. Räsänen. 1.. 229) altı kenar: (< T. 18”) bk. çok tatlı bir kavun türü 2. Ağz. kıran + arpa) Sulu toprakta yetişen ve başağı altı sıralı olan arpa (And. Tietze. Süpürge yapılan. altın + baş) Daha çok Ege bölgesinde yetişen. 30. < *āl + ton. 230.: altı gıran arpa. Németh Türkçe altun’u Moğolca altan biçimiyle birleştirmekle yetinmiş. Eren. Ancak Doerfer Türkçede ton (metal) sözünün geçmediğini vurgulayarak bu açıklamaya katılmamıştır. kökeni üzerinde durmamıştır. 230) altın ağacı: (< T. I. altı + T. Daha sonra ET. altun. altın + başak) bk. 1677”) bk. 10. Sarı. altı + T. < ET. 231) . I. altı kıran arpa (DS. altıncık) Latin çiçeği (DS. Eski Kıpçakçada da altūn biçimi kullanılır. altı + Far. (TBAS. kıyı. kūşe + T. I.

30. Tietze. Bazı Amanita türleri ölüm ile sonuçlanan zehirlenmelere neden olmaktadır. Ağz. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. Trollius ranunculoides. 94) altın otu: (< T. I. 1. Bu ağacın kanarya sarısı renginde. I. 30) altın kökü: (< T. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. nce kabuklu. al + var + eriği) Yaş ve kuru olarak yenen. 5. Bir yanı kırmızı renkli elma (DS. sıcak bölgelerde yetişen bir meyve ağacı. (TBAS. 234. yuvarlak erik (DS. Cephaelis ipeca cuanha. altın + top) 1. TBAS. kız memesi. (TS. manitari + T. Aspleniaceae. iri taneli bir çeşit kiraz (DS. 232) altıntop (I): (< T. (TS. altın + otu) Kaya boşluklarında ve nemli yerlerde yetişen. Citrus decumana. 160). 4. al + yanak) 1. (And.: alvele) Gelincik. vāla ‘bir cins ipekli’. I. dikenli. dikenli ve kürecikler hâlinde sapları olan bir kaktüs türü. tüylü. Kırmızı kabuklu bir çeşit üzüm. altın + kökü) Güney Amerika’da yetişen.185 altın dikeni: (< T. (TBAS. yenen bir mantardır. 232) alvala: (< ET. (TBAS. Bir çeşit zerdali. Scolymus hispanicus. uzun. 30) altı parmak: (< T. I. greyfrut. 1. altın + top) ki çeneklilerden. altı + parmak + otu) Kısa saplı. (TS. kırmızı. BTS. altın + yumurta + Yun. DS. Ayşekadın fasulyesi. kusturucu niteliği olan bir kök. al ‘kuvvetli açık kırmızı’ ve Far. I. 5-20 cm yükseklikte. tadı acımsı meyvesi. altın + dikeni) 70-80 cm yükseklikte. 2. -ı) stanbul civarında yetişir. 94) altıntop (II): (< T. 94) altın yumurta mantarı: (< T. yaprakları idrar söktürücü ve kabız giderici olarak kullanılan. 234) alyanak: (< T. 1. Turunçgillerden. ipeka. tarla gülü (DS. 30) alvar eriği: (< T. tatlı ve kırmızı renkli bir çeşit kiraz. 2. greyfrut. Amanita caesarea. 32. çiçeksiz. 235) . 3.

186 al yonca: (< T. 98) amber çiçeği: (< Far. 279) . al + ? yonca) Hayvanların severek yedikleri kırmızı çiçekli bir ot (DS. . 235) alyud: (< T. al + yut) Hindistan cevizi (Erz. yalancı biber ağacı (TBAS. 98) amberbu: (< Far. 99) Amerikan biber ağacı: (< öz. I. Bu ağacın armuda benzer yemişi. ağacı) Baklagillerden bir cins mimoza. Amerika’da yetişen bir ağaç. Tietze. amber + T. is. Amerika + Far. is. altın sarısı renginde güzel kokulu çiçeği (TS. ‘anber + T. Persea gratissima. 16. pipéri + T. amber + būy. I. ran’da yetişen. ağacı) bk. 99) Amerika elması: (< öz. (And. (TS. Geum urbonum. is. 2.: amasiya) Uzun zaman taze kalan bir çeşit üzüm (DS. 1. Ağz. amber < Ar. 1. Nişanyan. Amerika’da yetişen bir ağaç ve bu ağacın badem biçiminde. 24) amariken: (< öz. 237) Amasya: (< öz. Amerikan + Yun. -u) 1. (TS. Amerikan) Bir çeşit buğday (DS. Amerika + T. 1. fındık büyüklüğünde. (TS. (bilader ağacı). Amasya). emrūd + T. 173) Hindistan’da. Anacardium occidentale. Antep fıstığıgillerden. çekirdekli. 1. pişince güzel bir koku veren. iri ve uzun taneli bir tür pirinç (TS. 1. is. 1. (TS. 99) Amerika bademi: (< öz. -i) Aselbent ve zamk gibi maddeler veren bir sıcak iklim ağacı. III. Amerika + Far. elması) 1. is. Defnegillerden. bādām + T. I. çiçeği) Amber ağacının toparlak. is. 98) Amerika armudu: (< öz. Styrax americana. armuda benzer yemişi.. 237) amber ağacı: (< Far.A.

105) anakara üzümü: (< öz. I. I. 244) anaç tikeni: (< T. Ankara ? + T. -i) bk. is. I. 238) amme: (< Ar. 20) anababa kokusu: (< T. Kır menekşesi. bitkiler) Mera üzerinde çok bulunan ve bunların doğru bir şekilde otlatılmaları ile tüm meranın doğru bir şekilde otlanmış olacağı kabul edilen bitki türleri (TS. 247) Anadolu otu: (< öz. Anadolu + T. anadoti. 248) anahtar bitkiler: (< Yun. Amerika + T. I. I. Tietze. ana + Far. bābā + T. şekerci boyası (TS. I. turuncu renkli bir çeşit meyve (DS. 238) amez: (< ? ) Bir çeşit güz armudu (DS. Yaprağı kekik otuna benzeyen. 168) Dağ çileği (DS. 2. kokusu) 1. 239) anababa kekiği: (< T. ameskene) Bir çeşit küçük. aniktiri + T.: amaskene. çay üzümü (TBAS. Ağz. 249) . Tietze. (And. anaç + dikeni) Bir iki metre yüksekliğinde dikenli bir bitki (DS. is. I. siyah erik (DS. 2083) amesken: (< EYun. xamofta. 31) anadut: (< Yun. 2.187 Amerika üzümü: (< öz. 239) amofta: (< Yun. Tietze. mercanguş da denilen bir çeşit çiçek (DS. acı yavşan (TBAS. 171) Yaşlı dut ağacı (DS. 165). damaskino. 1. otu) bk. is. üzümü) Şarapçılıkta kullanılan iri taneli. ince kabuklu bir çeşit üzüm (DS. I. ana + Far. ‘amme) Bağdat hurması veya Trabzon hurması denilen elma büyüklüğünde. üzümü) bk. bābā + ? kekik + T.

anīsūn/yansūn < EYun. aŋduz. ananas < sp. 3. I. 172) Bir çeşit fasulye. 106) anapa: (< belki bir yer isminden. (anapa paħlisi). TBAS. 60-120 cm kadar boylanabilen. Nişanyan. 262) andız: (< ET. (And. 255) andatıka: (< öz. 19) Ananasgillerden. bā ilā + T. Ağz. ananas + T. Antartika ?) Eflatun renkte meyvesi olan kara yemiş (DS. BTS. Cupressaceae. I. I. I. 1. 258) andıra: (< ? ). 31. Kırlarda yetişen yabani bir otun kökü. BTS. Tietze. aneton. Servi ağacı. 173) Maydanozgillerden. -giller) Bir çeneklilerden. 19. sıcak bölgelerde yetişen. 252) anapa paħlisi: (< anapa + Ar. (DS.: andiraz) lkbaharda ilk defa olgunlaşan. 260.188 analı kızlı: (< T. anethon/annethon. kokulu tohumu hamur işlerinde ve rakı yapımında kullanılan. 207) anbak: (< ? ) Yeşil kabuklu taze ceviz (DS. DS. 172. 1. 41) ananasgiller: (< Fr. I. (TS. analı + kızlı) Salkımında irili ufaklı taneleri bulunan bir çeşit üzüm (DS. I. otsu bitkiler. anapa (DS. çok yıllık. 4418. 252) anason: (< Yun. otsu. (anduz . I. Yaprakları dikenli olan bir çeşit ardıç. Nişanyan. Ananas sativus. XII. 254) ancap: (< ? ) Bir çeşit yaban armudu (DS. bir yıllık. sıcak ülkelerde yetişen ve örneği ananas olan bitki familyası (TS. beyaz çiçekli bir bitki. -sı) bk. 2. 19. 106. Tietze. 42. Nişanyan. Tietze. yurdumuzda ekimi yapılan. (TS. Pimpinella anisum. 1. < Ar. Tietze. 251) ananas: (< Fr. 176) 1. anison = EYun. is. küçük meyveli bir kiraz ağacı (DS. 107. meyvesi çam kozalağına benzeyen. acı kabuklu. < Brezilya Kızılderililerinden olan Guarani’lerin dilinde nana. KYA.

K AT. 25. Antep + Ar. BTS. yemeklere koku vermek için kullanılan bir bitki. tek yıllık. TBAS. 150) andız otu: (< T. (And. 31) anemon: (< Fr. 306) anis: (< ? ) Yaprağından ve meyvesinden yem olarak faydalanılan bir çeşit ağaç (DS. 116. XII. yağlı yemişi. 13. ananuħ. III. I. (TS.: ansli) Fena kokulu bir çeşit ot (DS. 2. (TS. 31. DS. 261. 1.. (And. DS. ğde ve kara çalının dikeni. Ağz. 1. nemli yerlerde yetişen. MBTS. anıħ. XII. I. 273) ankri: (< ? ) Yaprağı çama. yurdumuzda Gazi Antep ve Siirt bölgelerinde yetişen. DS. Pistacia vera. is. I. 141) 1. I. I. 109. TBAS. 271) anık: (< Erm.: angaç) Zakkum ağacı (DS. 1. fustu + T. 32. andız + otu). I. Tarla kenarlarındaki otlar (DS. 45) . Ağz. 109) anger: (< ? ) Bir çeşit armut (DS. I. gövdesi ardıca benzer bir çeşit orman ağacı (DS.: anduz otu) Birleşikgillerden. anemone) Dağ lâlesi (TS.: anıh. BTS. EYAD. Ziziphora. I. 32. Erz.189 ağacı). 268. kazık köklü. KBAYA. 109. Antep fıstığıgillerin örnek bitkisi. (TS. DS. 43. 183. I. 42. (TBAS. 178). 1. 4420. TBAS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 280) Antep fıstığı: (< öz. BTS. 2. -lı). annuk. 265) angız: (< ET. anuħ. TaS. çok yıllık. Bu ağacın ince ve sert kabuklu. VII. -ı) 1. 231.A. mavi çiçekli. 4419. (And. 264) angıç: (< T. Ağz. 274) anslı: (< ? ans + T. (And. angıç). 1-2 m yükseklikte. 2477. aŋız “kökü belli değildir”. Tietze. Ağz. . 10 m kadar bir boya erişebilen ve kışın yaprak döken bir ağaç. annuh. Eren. 1. anuk) Ballıbabagiller familyasından. DS.

tipik örneği Antep fıstığı ağacı olan bir familya (TS. Biraz yükselmiş ekin (DS. Kuvvetli. Anzer + Çin. Nişanyan. 1. (TS. is. is. I. 1. -si) Dulaptal otugillerden. Labiataea. I. 185) Sıcak ülkelerde yetişen bodur bir ağaç. çay + T. -cak) Yeşil kabuklu ceviz (DS. çok yıllık. 280) anzarot: (< Ar. I. I. 10-25 cm yükseklikte. MBTS. 1. -sı) Bir çeşit bakla (DS. 13. 33) Arabistan defnesi: (< öz. 119) Anzer çayı: (< öz. otu) bk. 287) apotı: (< ? ) Patates (DS. gür fidan. dáfni + T. 3. Antep + Ar. 283) apartu: (< ? ) Baharda erken biten beyaz çiçekli bir ot (DS. I. Çiğdem çiçeği. ebdāl + Ar. Arabistan + Yun. I. Asya ve Afrika’nın sıcak bölgelerinde yetişen. çiçek ve yaprakları çay olarak içilen. (TS. 123) aragogik: (< ? ) Tarlalarda biten ve kestaneye benzeyen bir ot kökü (DS. 285) apırcak: (< ? apır + T. Eren.190 Antep fıstığıgiller: (< öz. 289) appa: (< ? ) Dağlarda biten bir çeşit yabani ot (DS. BTS. bā ilā + T. is. kenevir (TBAS. 1. -ı) Ballıbabagiller familyasından. 148) 1. I. is. Tietze. Doğu Karadeniz bölgesinde yaygın olan. kabukları hekimlikte kullanılan bir ağaççık. 289) aptal baklası: (< Ar. Sarcocolla. 291) aptal otu: (< Ar. fustu + T. 23. -ı + -giller) Ayrı taç yapraklılardan. 48) apalak: (< kökü bulunamamıştır. kuvvetli kokulu ve pembe çiçekli bir bitkidir. I. Daphne gnidium. ‘anzerūt. Antep + T. 32. 2. 116) Antep karası: (< öz. karası) Bir çeşit kırmızı üzüm (DS. (TBAS. ebdāl + T. 293) .

2. uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi (TS. saçı) Küçük. 1. Siyah turp. Arap + T. Arap + Yun. dede) bk. arakas < arakos. Arap + T. is. 33) Arap elması: (< öz. sunbul + T. I. 294) arani: (< ? ) Kavak ağacı (DS. Araptaşağı (DS. is. 33) arapsaçı: (< öz. dağ sümbülü (TBAS. mayhoş. dağ sümbülü (TBAS. 299) . I. 1. 292) Arap mantarı: (< öz. Arap + T. is. 1208) Arap otu: (< öz. is. is. I. elması) rice. 298) Arap buturağı: (< öz. pıtrağı) Yüksek. I. dikenli bir yaz bitkisi (DS. şal am + T. 191) ri taneli bezelye (TS. is. I. Eren. 299) Arap sümbülü: (< öz. koyu kırmızı. 15. DS. Arap + T. siki) bk. Tietze. 127) arapsiki: (< öz. Arap + Far. I. is. II. Arap + Far. Arap + T. ince uzun bir çeşit bitki (DS. is. manitari + T. yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan. kiraz mevsiminde yetişen bir çeşit elma (DS. Arap + T. 298) Arapdede: (< öz. I. is. is. -ı) bk. 124. Arap + Far. I. 298) Arapcan: (< öz. domalan (TaS. 294) arakçıl: (< ? arak + T. -ı) 1. kısa dallı. 33) Arap şalgamı: (< öz. -çıl) Sebuzek dikeni de denilen ve köylülerce süt süzgeci olarak kullanılan yumruk büyüklüğünde bir çeşit diken (DS.191 araka: (< Yun. cān) Su kenarında yetişen dikenli. centiyane (TBAS. -ü) bk. Kara kabuklu yer elması (DS. otu) bk.

4. ağaç) Kırlarda bulunan bodur bir çeşit ağaç olup. 304) ardıç kıliği: (< T. yumru köklü bir çeşit ot. Tietze. DS. 159) Bir çeşit ot (DS. I. ardıç burcu (DS. SA. yaprakları oğlaklara yedirilir (DS. 25. 1. 15. arachide) Yer fıstığı (TS. 1. DS. 128. Yeşil çiçekli. artuç. üzeri çizgili.: arduç. 1. KMYA. (DS. I. çok acı ve siyah renkli bir otun meyvesi. (TBAS. yasemin (TBAS. II. I. MBTS. 302. -u) 5-20 cm yükseklikte. 128) ardıç burcu: (< T. 33. 33) araşit: (< Fr. 128) . I. yarı parazit bir bitkidir. burç < Sans. DS. is. (And. 34. 302) ardıç: (< ET. 302) arcıman: (< ? arcı + T. taşağı) 1. 33) Arap yasemini: (< öz. 280. Arap + T. BTS.192 araptaşağı: (< öz. ardıç + T. DS. (ardıç kıliği). ardıç + kılığı) bk. Juniperus. Nişanyan. ardıç + otu) Ardıç ağacının küçük bitkisi (TS. 204. 281. 3. XII. ‘araz. 1. Koni şeklinde. 301) arcı ağaç: (< ? arcı + T. marica/marīca + T. I. I. Tam olgunlaşmamış siyah incir. yāsemen + T. güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen. (TS. 2. Arap + T. Ağz. -man) Karaçalı (DS. Clauson. 193). 127) araz: (< Ar. Eren. salkım şeklinde mor çiçekli bir kır çiçeği. I. (Arapsiki). is. 304) ardıç otu: (< T. 298) Arap topalağı: (< öz. -i) bk. 307. 52. Loranthaceae. topalağı) bk. nce uzun yapraklı. yuvarlak kara yemişleri ilâç olarak kullanılan bir ağaççık. I. kara topalak (TBAS. 4423. is. Arap + Far. kışın yapraklarını dökmeyen. ETA. ardunç) Servigillerden. TBAS.

argun/arkun. arı + çiçeği) Kırlarda biten. Ka. 409. I. 55. Pirus communis. Erz. Nişanyan. 239. Asma. EYAD. 461.. 27. gōz + T. Tietze. . çiçekleri beyaz. 237. emrūd/ermūd/enberūd. (And. gonca hâlinde toplu çiçekleri bulunan. III. AA. 304) areb kozu: (< Ar. arı + Far. gul + T. ahlat (TBAS. 25. 51. 322) arış: (< Far. I. (TS.A. Ağz. 328.A. ‘Arab + Far. (And. Ağz.193 ardık: (< ? ) Dağda yetişen. arıların çokça kondukları bir kır çiçeği. 322) arı pürü: (< T. en fazla 20 cm büyüklüğünde. 19) . 315) arı otu: (< T. 1. 36. 314) arı götü: (< T. 322. 165. 91.Y. T YA. 27. Yenilebilen. 28.: almut. -u) Kabuklu taze ceviz (DS. 14. sulu. armıd. I. 2. arı + Far. 247. pür + T. Kırmızı. MBTS.. K AT. armıt) Gülgillerden. I. arı + otu) 1. 322) arı saman: (< T. sarı renkli. 218. K A. 315) arı gülü: (< T. -ü) Arı çiçeği (DS. arı + saman) Beyaz buğday (DS. ufak çekirdekli meyvesi. I. ADYA. yumuşak. 194) bk. AVA. ST AT. 34) arı çiçeği: (< T. 338. GD AT. 324) armut: (< Far. I.. 22. yurdumuzun her yerinde yetişen bir ağaç ve bu ağacın rengi sarıdan yeşile kadar değişebilen tatlı. I. 308) argun: (< ET. 1. amıt. Gaz. āmit. KMYA. 194. 135. BTS. I. DA. kılıç şeklindeki yaprakları hayvanlara yem olarak verilen bir çeşit bitki (DS. I. 228.: arıs) 1. Tietze.102. 18. I. III. 162). 2. I.A. Eren. DS. OAAD.. 148. ereş-eriş. DS. āmut. I. yaprağını döken. Gelincik (DS. küçük ve tüylü yapraklı bir ot (DS. 218. 80. DS. arı + götü) Ekinlerin içinde çok bulunan bir çeşit dikenli ot (DS. koyunların severek yediği. UA. -ü) Gelincik (DS.A. Krş. 199).Y. arıların da bal topladığı bir çeşit bitki (DS.

arpacık + soğanı) Tohumdan yetiştirilen ve tohumluk olarak kullanılan küçük soğan (TS. arpa + elması) Yazın yetişen bir çeşit elma (DS. Eren.Y. Arnavut + Far. -i) Acı. (And. GD AT. Arnavut + Yun. arpa + gan. 19”) Buğdaygillerden. 235. 136. 180. 1. ADYA. 130. Ağz. SA. Hordeum vulgare. I. DS. çileği) bk. yeşil renkli bir çeşit armut (DS. 136) arpa elması: (< T.194 armut kabağı: (< Far. 248. 135) armut otu: (< Far. 329) Arnavut biberi: (< öz. 55. AA. pipéri + T. T YA. “< Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. 74. II. Eren. 330) arpağan: (< T. 227. 219. taneleri ekmek ve bira yapımında kullanılan. 275. 147. bir yıllık otsu bitki. Bilimsel yayınlarda Hint-Avrupa dillerinden alındığı sıklıkla dile getirilmiştir. kırmızı biber (TS. 70. arpa. 1. 136. Eski Kıpçakçada da arpa biçimi kullanılır. emrūd + T. (TS. sulu. 330. 136) Arnavut darısı: (< öz. hayvanlara yem olarak verilen. K A. koyu mor renkli iri taneli bir çeşit üzüm (DS. sulu. emrūd + T. GBAA. 1. 66. 1. AAT. 1. ETA.: arpagan) Yabani arpa (TS. I. Ağz. Clauson. çilek (TS. otu) bk. 9. kūy + T. I. AVA. burç (TBAS. 169. DS. Orta Türkçede arpa olarak geçer. BTS. (And.: arparmıdı) Arpa zamanı yetişen. 19). EYAD. ZBK A. 486) arpa: (< ET. arpa + Far. Arnavut + T. I. Ka. 198. 143) arpa armudu (< T. 184. Tietze. 1. 200. 330) . -u). 34) arnad: (< ? ) Yuvarlak. 164. is. is. emrūd + T. 118.A. 119. 105. OAAD. 103. K AT. ülkemizde geniş bir alanda kültürü yapılan. 34) Arnavutköy çileği: (< öz. 330) arpacık soğanı: (< T.. I. 43. darı (TBAS. KYA. 264. darısı) bk. kabağı) Ürünü armut biçiminde olan bir süs kabağı (TS. 200. 58. is.

güzel. üzüm) Beyaz. I.+ -ağan). 146) . 1. 208) Bahçelerde yetiştirilen. yemeklerde kullanılan bir bitki (DS. (And. 345) aslankulağı: (< T. -ü) Dağlarda yetişen bir çeşit yaban gülü (DS. 334) artlı: (< T. 344) asker gülü: (< Ar.: artığa) Yaprakları dövülerek ele kına gibi yakılan bir çeşit bitki (DS. I. I. ‘asker + Far. 344) askil: (< Gürc. gul + T. I. 1. arslan + kulağı) Bir sap üzerinde dizili sarı veya kırmızı çiçekli otsu bir bitki (TS. uzun. ādem) Salepgillerden. türlü renkte. 333) artıgan: (< T. arşın + T. I. arslan + ağ(ı)zı). 211) Kuşburnu meyvesi (DS. üzerinde kara çizgiler bulunan bir çeşit kavun (DS. 143) asker borusu: (< Ar. (And. DS. aslanpençesi (TBAS. 336) asfur: (< Ar. bir çeşit üzüm (DS. artağan < art. ‘asker + T. ‘uśfūr.: aslanāzı) Sıraca otugillerden. Tietze. bitki (DS.195 arslanayağı: (< T. Tietze. kokusuz çiçekleri olan bir bitki (TS. I. 345) aslanağzı: (< T. borusu) Çobandüdüğü de denilen bir çiçek (DS. I. 344) askı düleği: (< T. artlı) Bol meyveli ağaç. I. 34) arşın üzüm: (< Ar. I. Ağz. 341) asılmışadam: (< T. askili. Ağz. sarı çiçekli. asılmış + Ar. çiçekleri asılmış bir insana benzeyen ve köklerinden salep çıkarılan bir bitki (TS. 146. askı + divleği) Sarı renkli. arslan + ayağı) bk. 1.

arslan + Far. (TS. otsu. XII. Carthamus tinctorius. 187). asma + kabağı) 1. Kışın yenmek üzere hevenk şeklinde asılıp saklanan büyük taneli ve kalın kabuklu bir çeşit üzüm. tohumundan yağ çıkarılan. 391) . 4425. DS. (TBAS. I. 346) aspidistra: (< Fr. 4425) asmagiller: (< T. 1. ağaç dallarına kadar uzayan üzüm (DS. 1. arslan + kuyruğu) Ballıbabagillerden. asma) 1. Çardaklara. aspidistra) Zambakgillerden. pençe + T. Leonurus. 1. sarı ve beyaz çiçekli bir yabani bitki. Ağz. 23. sürüngen veya sarılgan.196 aslankuyruğu: (< T. I. (TS. 2298. 1. mevsimlik bir kabak türü. 2. sebze olarak kullanılan ürünü (TS. Bu türün ince uzun. I. DS. Kabakgillerden. Asmagillerden. 34. 35. eskiden hekimlikte terletici olarak kullanılan bir bitki. DS. asma + kabak) Bir çeşit süs kabağı (DS. yaprakları doğrudan doğruya topraktan çıkan bir süs bitkisi (TS. DS. Belirli bir tür üzüm veren bitki. 2. GD AT. (And. asma + -giller) ki çeneklilerden. 146) aslanpençesi: (< T. genellikle saksıda yetiştirilen. VII. 147) aspir: (< Ar. 247) asma gabak: (< T. belli başlı türü asma olan bitki familyası (TS. ‘uśfūr. I. 347. BTS. 105. haspir) 25-50 cm yükseklikte. 345) asma: (< T.A. Vitis. TBAS.. 345. Gaz. turuncu çiçekli ve otsu bir bitkidir. III. 146) asma üzümü: (< T. Lageneria vulgaris.: hasbir. asma + üzümü) 1. Alchemilla. K AT. 1. dalları çardak üzerine yayılan bitkilere genel olarak verilen ad. Orta Anadolu bölgesinde yetiştirilir. 55) aslım: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. 1. çok yıllık. (yer pırasası). 1. (TS. 146. XII. T YA. -si) Gülgillerden. MBTS. 146) asma kabağı: (< T. 2. 146.

(And. I. 191) Armut (DS. -ı) bk. 1. aşılama) Büyük ve sulu armut (DS. 353) aşıaşı: (< T. 149) aşbak: (< ? ) Aşısız fidan (DS. 352) aşı: (< T. 196) ri taneli. 2304) aşılama: (< T. aşı + kara + Far. I. I. aşı + kara) bk. aşılak). aş + Far. ‘aş + Far. 353) aşıkara: (< T. kūy) Bir çeşit kara üzüm. I. eş ar. DS. aş + eriği) Bir çeşit iri erik (DS. 358) aşk merdiveni: (< Ar. mantarlar ve kara yosunları gibi su dışında fazla boy atmayan damarsız bitkiler (TS. 352) aş eriği: (< T. Tietze. I. I.: aşlak. 265) aşkar: (< Ar. 1. I. DS. Ağz. MBTS. 1. 351) aşendos: (< EYun. fujer (TS. aşı + aşı) Tohum kapakları sert. I. 359. 352) aşenpilunç: (< ? ) Eğrelti otuna benzeyen bir çeşit ot (DS. büyükçe bir ot (DS. sert kabuklu. MBTS. 347) aşağı bitkiler: (< T. 215) Bir çeşit armut (DS. I. 354) aşı karaköy: (< T. áħerdos. encīr + T. 354) aşılak: (< T. I.197 aster: (< ? ) Beyaz renkte açan bir yaban çiçeği (DS. çok tatlı bir çeşit üzüm (DS. I. -i) Küçük cins incir (TaS. I. haşlak) Aşılanmış bitki (DS. 1. 354) aş inciri: (< T. 804) . nerdibān + T. I. (aşıkara). 354. VII. (DS. aşı karaköy (DS. aşı. aşağı + bitkiler) Su yosunları. I.

‘āşūre. Meyveleri 3 cm kadar çapında. sarı renkli ve ekşidir. ateş kırmızısı renginde çiçekler açan bir süs bitkisi. buğdayı) Kırmızıya çalar renkte bir çeşit buğday (DS. at + elması) 5-6 m yükseklikte bir ağaççıktır. 36) ateş buğdayı: (< Far. Aesculus hippocastanum. 36) ateş yaprağı: (< Far.198 aş otu: (< T. geniş yapraklı. at + Yun. Meyveleri yenir. 363) at dikeni: (< T. park ve caddelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir tür ağaç. Salvia splendens. 36) atınaklı: (< ? atınak + T. -si) At kestanesigillerden. 197) Bir çeşit bitki (DS. -lı) Nergis çiçeği (DS. Eriolobus trilobatus. I. 370) at kestanesi: (< T. 369) atiçi: (< ? ) Küçük hıyar (DS. I. BTS. ātiş + T. at + dikeni) bk. 159. I. 1. ‘āşūre + T. yaprağı) bk. 1. I. buğday) Rengi kırmızıya çalan bir çeşit buğday (DS. boğa dikeni (TBAS. 35) at elması: (< T. (TS. (TS. 370) atitfel: (< ? ) Yaprakları farekulağına benzeyen bir çeşit bitki (DS. I. 1. I. gelincik (TBAS. pembe ve beyaz noktalı. çiçeği) Ballı babagillerden. 367) ateş çiçeği: (< Far. 61) . tavşan elması (TBAS. 15 ile 30 m yükseklikte. bağa (TBAS. MBTS. ātiş + T. kastania + T. 157) ateş dikeni: (< Far. ātiş + T. dikeni) bk. çiçekleri dik duruşlu ve salkım şeklinde. aş + otu) bk. 363) aşūra buğday: (< Ar. ātiş + T. 35) aşur: (< Ar. (TBAS. Gazi Antep ve Kahraman Maraş bölgelerinde turşu yapılır.

2.: atmemegi) ri. atoll < ng.199 at kestanesigiller: (< T. I. ince kabuklu. BTS. at + memesi. Equisetum arvense. camuskulağı (DS. I. dil. yuvarlak bir kış üzümü (DS. 159) atkulağı: (< T. at + kulağı). I. uzun taneli. 1996”). 1. I. aŧlas + T. kastania + T. ekşimsi bir bitki. genellikle dere kenarlarında ya da nemli alanlarda yetişen ve ilâç olarak kullanılan rizomlu. Ağz. örneği atkuyruğu olan. at + kuyruğu) Atkuyruğugillerden. 210). yaprakları büyüme noktalarında kın şeklinde körelmiş.: akkulağı) Kuzukulağına benzeyen. biraz geniş yapraklı. TBAS. 1. 36. beyaz bir çeşit üzüm (DS. at + kuyruğu + -giller) Eğrelti otugillerden. yer elması (DS. yeşil yapraklarından turşu yapılabilen bir bitki. 372) atmen: (< ? ) Ekim ayında yenen bir çeşit armut (DS. atmalı) Kar altında bile varlığını koruyan. 62) atkuyruğugiller: (< T. 26. meme. (And. 160) atmalı: (< T. 159. parlak kırmızı çiçekler açan kaktüs (TS. çok yıllık. “< çoc. at + Yun. TBAS. rizomlu. 1. 368.. I. BTS. Ağz. çok yıllık ve otsu bitkilerdir. 160) atlas çiçeğigiller: (< Ar. 1. MBTS. 372) . otsu bitkiler (TS. Ağz. gövdenin üzeri oluklu ve içi boş. (And. MBTS. 372) atol: (< Fr. 36) atkuyruğu: (< T. kök sapı ömürlü olan. 372) atmemesi: (< T. 1. çiçeği) Uzun ve sarkık yapraklı. tatlı yumruları çiğ ve pişmiş olarak yenilebilen. (And. 159. -si + -giller) ki çeneklilerden. verimli gövdeler beyaz ya da kahverengimsi. (TS.: attol) Sürülmüş tarlalarda kendiliğinden biten. 62) atlas çiçeği: (< Ar. verimsizler yeşilimsi. örneği at kestanesi olan bir bitki familyası (TS. aŧlas + T. ülkemizde Equisetum cinsi ve bu cinse ait 7 türle temsil edilen. beyaz. çiçeği + -giller) Kaktüsgiller (TS. 1. sporla üreyen.

Ağz. 373) avadik: (< ? ) Melezleşmiş buğday (DS. parlak zehirli bir bitki.: avgış. 382) avize ağacı: (< Far. āvīze + T. Tietze. yaylalarda kendiliğinden yetişen ince yapraklı bir bitki (DS. 165. 1. (TS. at + Ar. kokusuz. Amerika’dan dünyanın her yanına yayılmış olan. I. avcı + üzümü) bk.: avceyil) Funda gibi kısa. Ağz. Hıyar (DS. (TS. sert. sık dallı bir ağaççık (DS. avize biçiminde sarkık. Adonis. avcı + otu) Düğün çiçeğigillerden. AAT. büyük bakla (DS. 374) avar: (< ? avar. 228) Böğürtlen (DS. 373) at yoncası: (< T. 1. I. I. 2. 375. iri ve beyaz çiçekli bir süs ağacı. Tarladaki sebze. I. avátin/vatin. ağacı) Zambakgillerden. börülce gibi taneleri yenen bir ot (DS. at + ? yoncası) Tarlalarda.200 at paklası: (< T. 63) . bā ilā + T. (And. 228) 1. -sı) Siyah. 36) av buğday: (< T. 381) avı: (< agı / agu) Yabani zakkum (DS. BTS. Yucca glosiosa. Tietze. I. 378. avguç) Bezelye. (And. I. 36) avcı otu: (< T. I. (yuka ağacı). 36) avcı üzümü: (< T. çay üzümü (TBAS. 164) avcıyel: (< ? ). 379) avgıç: (< ? ). 204) avat: (< Yun. kimyon (TBAS. I. TBAS. I. 378) avcar: (< ? ) bk. ak + buğday) Beyaz buğday (DS.

391) avrus: (< ? ) Bir patates türü. I. avocado. kalın kabuklu bir çeşit beyaz üzüm (DS. I. ağacı) bk. Afşar/Avşar + T. (DS. 37) avrizi: (< ? ) Deniz yosunu (DS. otu) bk. (Amerikan armudu). BTS. 37) avokado: (< sp. güzelavrat otu (TBAS. 33) Defnegiller familyasından. Başak tutmak üzere olan ekin. Nişanyan. I. agu) Ormanların taşlık yerlerinde yetişen zehirli bir bitki. Akdeniz Bölgesi’nde üzüm mevsiminde sarı çiçek açan geniş yapraklı bir ot (DS. I. (avu çiçeği). kara kekik (TBAS. ‘avret + T. is. 394) Avşar otu: (< öz. otu) bk. ayı elması (TBAS. (TS. Eren. lkbaharda çiğdemle birlikte açan. I. 2. kokusuz. menekşeye benzer bir çiçek (DS. 117) avşak: (< T. 26”) 1. 1. 394) avukçu: (< ? avuk + T. Afşar otu (TBAS. ak + Ar. şam’) Beyaz çiçekli kısa bir ağaç (DS. 395) avurtlak: (< ? avurt + T. “< avurt ‘kökünü bilmiyoruz. lak. 393) avşam: (< T. 37) avu: (< T. 63) avrat otu: (< Ar.201 avkuş: (< T. Ardıç çalısı gibi bir dağ çalısı. 37) . I. I. Persea americana. agu + çiçeği) bk. ayaklı + ? kekik) bk. Eski Türkçede adurt olarak geçer’. mor renkli ve armut şeklinde. akşak) 1. 165. -çu). 20 m kadar boylanabilen. 394) avu çiçeği: (< T. 2. 283) avlu ağacı: (< Yun. 384) ayaklı kekik: (< T. av + kuş ?) Mürdük ve mürdümük de denilen bir bitki (TaS. avli + T. avu (DS. ri taneli. beyaz patates (AA. I. eriksi meyveleri olan bir tür.

aygır < ET. 412) aygır incir: (< T. aydınlık gece anlamına gelen Türkçe bir isimdir.ayas. günaşık. aydın + göz) Siyah. aydın. gün çiçeği.A. I. 405) ayān: (< Ar. ayçiçeği (DS. adgır + Far. 553. encīr) Erkek incir (DS. Clauson. ayçiçeği (DS. otsu bir bitki türü. 412) aydın gülü: (< T. acı meyveli. Helianthus annuus. ETA. 236) bk. Tietze. I. 318. I. I. I. www. gündoğdu. I. 412) aydın çiçeği: (< T. 412) aydın buğday: (< T. ay + dede) bk. I. I. ayçiçeği (DS. DS.202 ay alması: (< T. 414) aygün: (< T. I. BTS. aydın + buğday) Yassı ve beyaz bir çeşit buğday (DS. II. 408) ayçiçeği: (< T. ay + gün) bk. aydın + Far. Krş. ‘ayān. 173. gürgene benzer bir çeşit ağaç (DS..tr”) Kimi siyah. SA. yurdumuzda çok yetiştirilen. ayçiçeği (DS. 412) aydın göz: (< T. -ü) bk. ayçiçeği (DS. 411) aydın: (< ET. aygün aşığı. aydın gülü. I. 407) ayaş: (< T. 65. ayaş < ayas. 412) aydeçi: (< ? ) Ayrık otu (DS. (TS. erken olan bir çeşit üzüm (DS. 234) Zakkum (DS. 1. Tietze. I. 197. sarı renkli çiçeği çok iri olan. (aydede. ay + çiçeği) Birleşikgillerden. “Parlak. bir yıllık. günebakan). kimi beyaz iri taneli üzüm (DS. ay + elması) Kırmızı. gündöndü. aygün çiçeği çekirdek.bel. aydıŋ. 411) aydede: (< T. 412) .Y. I. uzun saplı. aydın çiçeği. 460. 268. aydın + çiçeği) bk. iri taneli. I. aygün. gul + T. meyveleri kuruyemiş olarak yenen ya da yağ eldesinde kullanılan.

203

aygün aşığı: (< T. aygün + Ar. āşı + T. -ı) bk. ayçiçeği (DS, I, 412) aygün çiçeği: (< T. aygün + çiçeği) bk. ayçiçeği (DS, I, 412) ayı ardıcı: (< T. ayı + ardıcı) Kış mevsiminde olgunlaşan meyveler ayılar tarafından besin olarak tüketilir. Meyvelerini ayıların yemesinden dolayı bu ismi almıştır, Juniperus drupacea, (Duran, 223-229) ayı asması: (< T. ayı + asması) Hanımeli çiçeği (DS, I, 416) ayıayağı: (< T. ayı + ayağı) Bitkinin parçalı yaprakları ayı ayağına benzemesinden dolayı bu ismi almıştır, Ptilostemon chamaepeuce, (Duran, 223-229) ayı baldıranı: (< T. ayı + ? baldıran + T. -ı) Yumru kökü zehirli bir ot, baldıran otu (DS, I, 416) ayıboğan: (< T. ayı + boğan) Yenmesi zor, boğaz tıkayan bir çeşit armut (DS, I, 416) ayıcı: (< T. ayıcı) Bir çeşit sarı mantar (DS, I, 416) ayı çiğdemi: (< T. ayı + çiğdemi) Çokça ormanlarda biten, seyrek dokulu, acı bir çiğdem çeşidi (DS, I, 416) ayı çileği: (< T. ayı + çileği) bk. güzelavrat otu (TBAS, 37) ayıeli: (< T. ayı + eli) bk. peynir otu (TBAS, 37) ayı elması: (< T. ayı + elması) Dutgiller familyasından, ana vatanı Amerika olan, bahçe kenarlarında çit bitkisi olarak yetiştirilen, meyveleri 10-15 cm çapında, portakal biçiminde, dikenli ve diyoik bir ağaç türüdür, Maclura pomifera, (TBAS, 37; BTS, 65; DS, I, 416)

204

ayı eriği: (< T. ayı + eriği) Yenmeye elverişli olmayan çok ekşi ya da çok acı bir erik çeşidi (DS, I, 416) ayı fındığı: (< T. ayı + Ar. fundu + T. -ı) Ayı fındığıgiller familyasından, 2-5 m kadar boyda, yaprakları büyük, gövdesi marangozluğa elverişli, beyaz çiçekli, meyveleri 1-2 tohumlu, tohumlarından yağ elde edilen ve tespih yapılan çalımsı bir bitki, Styracaceae, (TBAS, 37; BTS, 65; DS, I, 416) ayı fıstığı: (< T. ayı + Ar. fustu + T. -ı) Gürgen meyvesi (DS, I, 416) ayı gülü: (< T. ayı + Far. gul + T. -ü) ki çenekliler sınıfının düğün çiçeğigiller familyasından, çiçekleri büyük ve kırmızı renkli, çok yıllık, otsu ve rizomlu bir şakayık türü, Peconia corollina, (TS, 1, 174; TBAS, 37; DS, I, 416; DS, I, 432; TaS, I, 341) ayı köşk: (< T. ayı + Far. kōşk) Bir çeşit zehirli mantar (DS, I, 417) ayıkulağı: (< T. ayı + kulağı) Çok yıllık, sarı çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitki; çuha çiçeğinin bir türü, Primula auricula, (TS, 1, 174; TBAS, 38; DS, I, 416; TaS, I, 341) ayı liforu: (< T. ayı + ? lifor + T. -u) bk. güzelavrat otu (TBAS, 38) ayı ligarbası: (< T. ayı + Yun. ligarba + T. –sı; “< Yun. ligarba; www.ekshi.net”) bk. güzelavrat otu (TBAS, 38) ayı mantarı: (< T. ayı + Yun. manitari + T. -ı) Zehirsiz mantarlardan Boletus türlerine verilen genel ad. Yenen büyük mantarlardır, Boletaceae, (TBAS, 38; BTS, 65) ayınga: (< Erm. ayı’nga) Kaçak tütün, tütün (TS, 1, 175) ayı otu: (< T. ayı + otu) Geniş ve parlak yapraklı bir çeşit yaban ot (DS, I, 420) ayıparmağı: (< T. ayı + parmağı) 10-20 cm yükseklikte, otsu, parazit ve kırmızı çiçekli bir bitki, Phelypaea tournefortii, (TBAS, 38)

205

ayıpençesi: (< T. ayı + Far. pençe + T. -si) Ayıpençesigiller familyasından, çiçekleri kurutularak çaylara koku vermesi için katılan, çok yıllık, dikenli ve otsu bir bitki, Acanthus dioscoridis, (TBAS, 39; BTS, 66) ayı soğanı: (< T. ayı + soğanı) bk. ada soğanı (TBAS, 39) ayı şalgamı: (< T. ayı + Far. şal am + T. -ı) Dağ soğanı da denilen, ince, yeşil yapraklı, yumru köklü bir ot (DS, I, 420) ayıt: (< Ar. ‘īd; Eren, 176; Tietze, 237), (And. Ağz.: hayıt) Mine çiçeğigillerden, Akdeniz çevresinde yetişen, küçük, ince yapraklı, kokulu, mavi, beyaz veya menekşe renginde çiçekler açan, halk indinde kutsal sayılan, 1-2 m boyunda bir ağaççık, hayıt, Vitex agnuscastus, (TS, 1, 176, 968; DS, I, 421; TaS, I, 317) ayı üzümü: (< T. ayı + üzümü) Fundagillerden, 25 cm kadar boyda, küçük taneli yemişler veren, Karadeniz Bölgesi’nde yüksek kesimlerde orman altlarında yaygın olarak bulunan ve yaprak döken tüylü bir bitki, Arbutus uva ursi, (yaban mersini), (TS, 1, 176; BTS, 65) ayı yemişi: (< T. ayı + yemişi) Koca yemiş (DS, I, 421; TBAS, 39) aylandız: (< Çince ailanto’dan; TS, 1, 177) Sedef otugillerden, Avrupa’ya Çin’den getirilmiş, kısa zamanda yetişip boy attığı için bir gölge ağacı olarak dikilen, kötü kokan bir ağaç, kokar ağaç, Ailanthus glandulosa, (TS, 1, 177) aynısefa: (< Far. ‘ayn-ı śafā’) Birleşikgillerden, çiçekleri sarı renkli bir kır bitkisi, Calendula arvensis, (TS, 1, 178) ayrelli: (< ? Yun.) Kuşkonmaz çiçeği (DS, I, 430) ayrı çanak yapraklılar: (< T. ayrı + çanak + yapraklılar) Çanak yaprakları birbirine bitişmiş olmayan bitkiler (TS, 1, 179)

206

ayrık otu: (< T. ayrık < ET. adrık + otu) (And. Ağz.: aylık) Buğdaygillerden, kökü hekimlikte idrar söktürücü olarak kullanılan, çok yıllık, rizomlu, otsu ve yabani bir bitkidir, Agropyrum repens, (TS, 1, 179; TBAS, 39; BTS, 66; DS, I, 425; AVA, 246) ayrı taç yapraklılar: (< T. ayrı + Ar./Far. tāc + T. yapraklılar) Taç yaprakları birbirine bitişik olmayıp yan yana yer almış bulunan bitkiler (TS, 1, 181) ayşekadın: (< öz. is. Ayşe + Soğd. kadın), (And. Ağz.: ağşādın, ağşağadun, ağşa kadın, ayşagadın, ayşakadın) Kılçıksız, lezzetli bir tür fasulye (TS, 1, 181; DS, I, 113, DS, I, 431; DS, XII, 4426; Krş.Y.A., 272, 475) ayu mamuğu: (< T. ayı + ? mamuk + T. -u) Yabani can eriği (DS, I, 432) ayva: (< Far. ābiyā; Nişanyan, 34; Eren, 29; Tietze, 244), (And. Ağz.: eyva, hayva, heyva) Gülgillerden, çiçekleri iri ve pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç ve bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi, Cydonia vulgaris, (TS, 1, 181; BTS, 66; DS, VII, 2355; DS, XII, 4516; AA, 140; AAT, 56; DA, 120, 159; EYAD, 162; Gaz.A., III, 397; GD AT, 84, 288; Ka.Y.A., 252, 276; K AT, 222; Krş.Y.A., 218, 482; OAAD, 40, 160; ST AT, 243; T YA, 254; UA, 85, 113; TaS, III, 1907) ayvadana: (< Yun. ayiovotano; Eren, 29; Tietze, 244) Yüksekliği 15-70 cm, sık tüylü, soluk sarı çiçekli, çok yıllık ve otsu bir bitki, Archillea nobilis (TS, 1, 181) ayvaganı: (< Far. ābiyā + T. kanı) Beyaz çiçek açan, dere kenarlarında yetişen bir çeşit ağaç (DS, I, 433) azak: (< ? ) Domates (DS, I, 435) azak eğiri: (< ? azak + Yun. ákoron + T. -i) bk. eğir kökü (TBAS, 39)

207

azan: (< T. azan), (And. Ağz.: azgan, azzan) Dikenli, bol ve ufak sarı çiçekli bir çeşit çalı (DS, I, 435, 438, 443) azat: (< Far. āzād; MBTS, 1, 240) 1. Kırlarda yetişen tek ve büyük ağaç, 2. Yabani armut, 3. Ormanda, tarlada budanmadan büyümeye bırakılmış ağaç, 4. ri ağaç, 5. Palamut ağacı, 6. Budanmış büyük meşe, ardıç ağacı (DS, I, 435) azezi: (< Ar. ‘azį z + Ar. -î), (And. Ağz.: azazi) Taneleri sivri uçlu bir çeşit üzüm (DS, I, 437) azırgan: (< T. azırgan) Yol kenarlarında birbirine sarılarak büyüyen, boyu iki-üç metre kadar yükselebilen bir çeşit dikenli bitki (DS, I, 440) azmuk: (< T. azmuk), (And. Ağz.: azmuh) Bahçe ve bostanlarda biten yabani otlar (DS, I, 443) azor: (< ? ) Söğüte benzer bit ağaç (DS, I, 443) azraz: (< ? ) Ormanlarda kendiliğinden yetişen bir meyve ağacı ve bu ağacın küçük kahverengi meyvesi (DS, I, 443) azvay: (< Far. āzvāy; Tietze, 251; Eren, 30), (And. Ağz.: azvéy) Acı bir bitki, sarısabır (DS, I, 443) -Bbabaçça: (< Sırpça-Hırvatça popadica; Tietze, 253) 1. Papatya, 2. Pire öldüren bir çeşit ot (DS, II, 448; TBAS, 40) baba inciri: (< Far. bābā + encīr + T. -i) Olgunlaşmadan düşen erkek incir (DS, II, 450) babak: (< çocuk dili) Çocuk dilinde kabak, kavun, karpuz vb.ne verilen ad (DS, II, 450)

208

babır: (< Yun. pápiri; Tietze, 254), (And. Ağz.: babıra, babrik, barba) Göl kenarlarında biten bir çeşit saz (DS, II, 453; TBAS, 40) babut: (< ? ), (And. Ağz.: bacud) Taze fasulye (DS, II, 455) babutsa: (< ? ) Mısır inciri (DS, II, 455) bacakkıran: (< OFar. pāçak + T. kıran) Nemli bölgelerde yetişen yeşilimsi sarı çiçekli bir bitki, Narthecium, (TS, 1, 189) badat: (< Fr. patate “Eski zamanda Orta Amerika’da yaşayan Taino Kızılderililerinin dilindeki batata (patates) kelimesinden”; Tietze, 256) Birleşikgillerden, şekeri çok, bir tür yer elması (TS, 1, 190) baddem: (< ? ) Kaynatıldığında al renk veren bir çeşit ot (DS, XII, 4439) badem: (< Far. bādām; Nişanyan, 36; Eren, 32; Tietze, 256), (And. Ağz.: bayam, bayan, bıyam, paya, payam, payem, piyam) Gülgillerden, 6-8 m yükseklikte, yurdumuzun her yerinde yetişen, dikensiz, pembe veya beyaz çiçekli bir ağaç ve bu ağacın yaş veya kuru yenilen yemişi, Amygdalus communis, (TS, 1, 190; TBAS, 40; BTS, 68; DS, II, 578; DS, XII, 4449; DS, XII, 4640; DA, 136, 149; EYAD, 47, 76; EYAD, 237; Gaz.A., III, 550; GD AT, 301; Ka.Y.A., 202; Krş.Y.A., 464; UA, 128; TaS, I, 465; TaS, V, 3182) badıç: (< Erm. patic; Eren, 32; Tietze, 257) Bir çeşit ot (DS, XII, 4439) badıramba: (< Far. bādranbūya/bād-rang-būya; Tietze, 258) Arıların çok sevdiği güzel kokulu bir ot (DS, II, 467) badi: (< ? badik < badi) Ufak mısır, cin mısırı (DS, II, 470) badik: (< ? badik “kısa boylu, bodur, tıknaz”; Tietze, 258) Kuru fasulye (DS, II, 470)

209

bagmen: (< bağmen < Far. bā bān; Tietze, 262) Bir çeşit armut (DS, II, 472) bağa: (< ET. bāka “kurbağa”; MBTS, 1, 254) Yaprakları yaraları iyileştirmekte ve et dolması sarmakta sebze olarak kullanılan, bir veya çok yıllık otsu bitkiler (TBAS, 40; DS, II, 473) bağa yaprağı: (< bağa < ET. bāka + yaprağı) bk. bağa (TBAS, 41) bağboğan: (< Far. bā + T. boğan) Küsküt, şeytansaçı (TS, 1, 192) bağbozan: (< Far. bā + T. bozan) bk. bostanbozan (TBAS, 41) Bağdat hurması: (< öz. is. Bağdat + Far. ħurmā + T. -sı) bk. amme (DS, I, 239) bağırgan: (< T. bağırgan), (And. Ağz.: bağurganı) Tarla sarmaşığı (DS, II, 479) bağırsak otu: (< T. bağırsak < ET. bagırsuk + otu) Farekulağı (TS, 1, 195) bağırtlak: (< ET. bagırlak < bağır “göğüs” + -lak eki ‘Aradaki -t- eki fonetik bir ilâvedir’; Tietze, 261), (And. Ağz.: boğartlak, boğurtlak) 1. Yoncaya benzeyen bir ot, 2. Yeni çıkan başak (DS, II, 480, 723, 731) bağlaşık: (< T. bağlaşık) Sarmaşık (DS, II, 484) bağrıbütün: (< T. bağrı + bütün), (And. Ağz.: baribütün) Top çekirdekli bir çeşit kavun (DS, II, 484; 533) bağrıkara: (< T. bağrı + kara) bk. baldırıkara (TBAS, 41) bahar: (< Far. behār) 1. Zeytin çekirdeği ve ceviz büyüklüğündeki kavun, 2. Yeşillik, yenilebilen otlar, 3. Sigara tütünü (DS, II, 487) bahar otu: (< Far. behār + T. otu) bk. çuha çiçeği (TBAS, 41)

210

bahçe domatesi: (< Far. bā ça + Yun. domates + T. -i) Tarla ve bahçelerde sun’i gübre kullanmadan, doğal olarak yetiştirilen domates türü (TS, 1, 200) bahçe hezareni: (< Far. bā ça + Far. hezār-reng + T. -i) bk. hezaren (TBAS, 41) bahçe kekiği: (< Far. bā ça + ? kekik + T. -i) Bahçelerde özel yöntemlerle yetiştirilen kekik (TS, 1, 200) bahçe nanesi: (< Far. bā ça + Ar. na’nā’ + T. -si) Bahçelerde yetiştirilen bir nane türü (TS, 1, 200) bahçe teresi: (< Far. bā ça + Far. tere + T. -si) bk. tere (TBAS, 41) bāk: (< Far. bāk; MBTS, 1, 264) Esrar otu, afyon (DS, II, 489) bakam: (< Ar. ba am) Baklagillerden, odunundan kırmızı boya çıkarılan bir ağaç, bakkam, Haematoxylon campechianum, (TS, 1, 202) bakıldak: (< T. bakıldak ?) Taze fasulye (DS, II, 492) bakıldak otu: (< T. bakıldak + otu) Susam (DS, II, 492) bakır bağcığı: (< T. bakır + bağcığı) Dere kenarlarında yetişen bir çeşit sarmaşık (DS, II, 494) bakla: (< Ar. bā ilā; MBTS, 1, 267), (And. Ağz.: bağala, bahla, bala, bekle, boklo, paala, pağla, pahla, paħla, pakla, palaa, patla) Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, beyaz çiçekli, taneleri badıç içinde bulunan tek yıllık, otsu bir bitki ve bu bitkinin yeşil ürünü veya kuru tanesi, Vicia faba, (TS, 1, 205; BTS, 71; DS, II, 473, 494, 496; DS, IX, 3379, 3381; DS, XII, 4632; AA, 149; AAT, 205; AAT, 43; AVA, 340; Erz. .A., III, 254; Gaz.A., III, 547; GD AT, 178, 301; K AT, 18; OAAD, 254; SA, 184; T YA, 251; UA, 128; ZBK A, 164, 190)

211

baklaçalısı: (< Ar. bā ilā + T. çalısı) Ekin tarlalarında yetişen, yeşil meyveli, baklagillerden bir bitki (DS, II, 495) bakla çiçeği: (< Ar. bā ilā + T. çiçeği) Sarımtırak eflatuna çalan beyaz renkte olan bitki (TS, 1, 205) baklagiller: (< Ar. bā ilā + T. -giller) Bakla, fasulye, akasya, keçiboynuzu gibi badıçlı pek çok sebze ve ağaçları içine alan, yaprakları parçalı, çiçekleri er dişi, çanak yaprakları 5’li ve birleşik, 10 adet stamenli, legümen ya da lomentum tipi meyveleri olan, ülkemizde 68 cins ve 100 kadar türle temsil edilen, bir, iki ya da çok yıllık, otsu, çalımsı ya da ağaçsı bitkiler (TS, 1, 205; BTS, 71) baklakıran: (< Ar. bā ilā + T. kıran) bk. canavar otu (TBAS, 41) bakla soğan: (< Ar. bā ilā + T. soğan) Bakla zamanı çıkan bir çeşit soğan (DS, II, 495) balanur: (< ? ) ncir (DS, XII, 4441) balaband: (< Far. bālābān; Tietze, 269) Kaynatılarak içilen bir ot (DS, II, 497) baladız: (< ? ), (And. Ağz.: balardız, balarış, balarız, balaz, baldız) 1. Ağaç, asma filizi, sürgün, fışkın, piç, 2. Çalılar arasında yetişen, yakacak olarak kullanılan bir bitki (DS, II, 497) bal armudu: (< T. bal + Far. emrūd + T. -u) bk. balbardağı (DS, II, 500) balaşlama: (< T. bal + aş(ı)lama) bk. balbardağı (DS, II, 500) balbal: (< T. bal + bal) Beyaz ve yuvarlak taneli bir çeşit üzüm (DS, II, 500)

212

balbardağı (< T. bal + bardağı) 1. Erken olgunlaşan, yeşil renkli, çok sulu ve tatlı bir çeşit armut, 2. Küçük yapraklı, kırmızı çiçekli, kırıldığı zaman tatlı bir su salıveren zehirsiz bir ot, (DS, II, 500) balbardak: (< T. bal + bardak) bk. balbardağı (DS, II, 500) balçık hurması: (< OT. balçık + Far. ħurmā + T. -sı; “< OT. balçık < balk + -(a)ç; Eren, 35”) Mısır ve Irak’ta yetişen bir çeşit hurma (DS, II, 501) bal çiçeği: (< T. bal + çiçeği), (And. Ağz.: bal çiçē) Almaşık yapraklı, kırmızı veya kırmızıya çalar sarı renkli çiçekli ağaççık (TS, 1, 208; DS, II, 501) baldıran: (< kökü belli değildir; MBTS, 1, 271) Maydanozgillerden, nemli yerlerde yetişen, bir veya iki yıllık, beyaz çiçekli, parçalı yapraklı, kuvvetli kokulu ve otsu bir bitkidir, Conium maculatum, (TS, 1, 208; TBAS, 42; BTS, 73; DS, II, 501; DS, XII, 4442; AA, 118; E A, 259) baldıran otu: (< ? baldıran + T. otu) bk. baldıran (TBAS, 42) baldırgan: (< görünüşe göre bal-tır- fiilinin fiilsıfatı; Tietze, 270) 1-1.5 m yükseklikte, çok yıllık, özel kokulu, beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. Erzurum ve Kars bölgelerinde gövdesi, kabuğu soyulduktan sonra çiğ olarak yenir. Heracleum trachyloma, (TBAS, 42) baldırıkara: (< T. baldırı + kara) 10-25 cm boyunda, çok yıllık ve otsu bir bitkidir. Yaprak sapı dip kısımda siyah renklidir. Toprak üstü kısmı balgam söktürücü ve öksürük kesici olarak kullanılır. Asplenium adiantum-nigrum, (TBAS, 43) baldırıkız: (< T. baldırı + kız) Semiz otu (DS, II, 502) balgam elması: (< Ar. bal am + T. elması) Sarı renkli, iri ve tatlı bir çeşit elma (DS, II, 503)

213

balık ağusu: (< T. balık + ağusu) Sarı sütleğen denilen bitki (TaS, I, 390) balıkkıran: (< T. balık + kıran) Tohumu suya atıldığı zaman balıkları sersemleştirerek suyun yüzüne çıkmalarını temin eden sarı çiçekli ve sapları sütlü bir bitki (DS, II, 505) balık otu: (< T. balık + otu) Cava ve Malabar’da yetişen, zehirli meyvesiyle balıkları sersemleterek avlamaya yarayan bir bitki, Anamirta (TS, 1, 210) balık öldüren: (< T. balık + öldüren) Sarı sütleğen denilen bitki (TaS, I, 391) balık sütleğeni: (< T. balık + sütleğeni) bk. balıkkıran (DS, II, 505) balımışık: (< T. balım + ışık) Baharda yetişen ve yaprağından börek yapılan bir bitki (DS, II, 505) bal kabağı: (< T. bal + kabağı) çi turuncu, iri ve tatlı bir kabak çeşidi, Cucurbita moschata, (TS, 1, 211) balkadın: (< T. bal + Soğd. kadın) Yenilebilen bir çeşit mantar (DS, II, 507) balkıza: (< T. bal + kız + a) Yarısı kırmızı, yarısı beyaz veya karışık olarak meyve veren dut ağacı (DS, II, 508) ballı: (< T. ballı), (And. Ağz.: bāli) Koyu pembe renkli, ince kabuklu, çekirdeği orta büyüklükte, kısa saplı ve çok tatlı bir çeşit kiraz (DS, II, 506, 509) ballıbaba: (< T. ballı + Far. bābā) Ballıbabagillerden, boynuz gibi meyvesi olan ve tanelerinden tespih yapılan, beyaz çiçekli, bir ya da çok yıllık otsu bir bitki, Lamiumalbum, (TS, 1, 212; TBAS, 43; BTS, 375; DS, II, 509) ballıbabagiller: (< T. ballı + Far. bābā + T. -giller) Gövdeleri dört köşeli, yaprakları basit ya da parçalı, güzel kokan, aromatik yağ içermelerinden dolayı farmakoloji ve parfümeri sanayiinde kullanılan, ülkemizde 750 kadar türle temsil edilen, nane, lavanta

214

çiçeği, kekik gibi kokulu bitkileri içine alan, bir ya da çok yıllık, otsu ya da çalımsı bitkiler (TS, 1, 212; BTS, 75) ballı boynuz: (< T. ballı + boynuz) Bakla şeklinde ve kahve renkli, yenilebilen tatlı bir çeşit meyve (DS, II, 509) ballıca: (< T. ballıca) Bir çeşit armut (DS, II, 509) ballıdarı: (< T. ballı + darı) ncir (TS, 1, 212); ballık: (< T. ballık), (And. Ağz.: bollık) Baklagillerden, çiçeği emildiğinde tatlımsı bir madde çıkaran bitki (DS, II, 510, 735) ballıka: (< ? ) Soya fasulyesi (DS, II, 510) ballıkara: (< T. ballı + kara) Bir çeşit kara incir (DS, II, 510) ballık otu: (< T. ballık + otu) bk. ballıbaba (TBAS, 43) bal mantarı: (< T. bal + Yun. manitari + T. -ı) stanbul civarında (Belgrat ormanı) yetişir, yenen bir türdür, Armillariella mellea, (TBAS, 43) balma üzüm: (< ? balma + üzüm), (And. Ağz.: balma) Taneleri iri ve koni şeklinde olan kurutulmaya elverişli üzüm (DS, II, 510) balsama: (< Far. belesān) Misvak ağacı (TaS, I, 394) baltabatak: (< T. balta + batak; “< balta < ET. baltu ‘Hangi dilden alındığı kesin olarak belli değildir, kelime Türkçeden komşu dillere de geçmiştir’ MBTS, 1, 275; Eren, 37”) Kır sarmaşığı (DS, II, 511) bal üzümü: (< T. bal + üzümü) Kokulu ve yuvarlak taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS, II, 512; GD AT, 264)

3388) bambu: (< Fr. 214. 275). 2. Gaz.A. 274). manadura. hem de kurutularak yenilen bir bitki. meyvesinden kokusuz bir yağ elde edilen ağaç.Y. banak < ban-.: bamıya. banadur. (TS. Ar. 33. baston gibi birçok eşyanın yapımında kullanılan bir tür kamış. 516) . banya.A. II. (And. 146. banader. 37. sorkun (TS. çiçekleri salkım durumunda. 275) Marul (DS. müsilaj bakımından zengin meyveleri hem taze olarak. Heliotropium. banadora. (TS. Erz. Gelincik çiçeği (DS. 1. 2. III.. DS.. Sepetçi söğüdü. ülkemizde kültürü yapılan. Tietze. 515. Krş. 75) bambul: (< ? bambul. bandura. (And. II. 12. 214) banak: (< T. 513. DS. bambou) Buğdaygillerden.Y. II. boyu 25 m kadar olabilen. III. 1.A. mamya. BTS. 75. DS. Tietze. 214. Ağz. (TS. Bambusa vulgaris. pomidoro/pomodoro. 3115) bamya: (< Far. 1. TAYA. banada. Tietze. 1. 514) bambul otu: (< ? bambul + T. IX. otu). 3389. bamle. . IX. Ağz. panadora. bonadura.: pampal) Karaağacın meyve veya çiçekleri. mobilya. mamye. IX. 3116. Moringa oleifera. (And. ağacı) 1. II. Tietze. 275) Zambak (DS. panadura) Domates (DS.: mambalotu) Sıcak ve ılıman bölgelerde yetişen otsu veya çalı türü bir bitki. Hibiscus esculentus. BTS. bāmiya. 279. ZBK A. bāmiyā/bāmiya. manator. banadore. 175) banadura: (< t. 514. Asya’nın tropik bölgelerinde ve Afrika’nın kuzeyinde yetişen.A. 214. II. sıcak ülkelerde yetişen.. 3116. DS. Ağz. IX. yaprakları telek damarlı. XII. 4443) ban ağacı: (< Ar. banatura. bān + T. bamiye. merdiven. manya) Ebegümecigiller familyasından.. Ağz. bamile. 71. 463. Ka. mamador.215 bambal: (< ? ).: bamador. DS. (And. banadara. DS.

Ağz. DS. (And. panta) 1. 217) bara barmak: (< T. 276). 524) barbun: (< Yun. (DS. is. yumuşak tüylü. banda. 517) Bandırma: (< öz. 20-100 cm yükseklikte. bān + T. 40) Barbunya (fasulye) (DS. BTS. (And. II. 518) Bandırma üzümü: (< öz. II. Elmadan küçük.216 banda: (< Yun. (TS. gövdesinin çevresi 20 m yi aşabilen bir ağaç. II. üzümü) bk. II. TBAS. banta. is. barba ~ HAvr. II. 218. 75) banraz: (< ? ) Kayın ağacı (DS. bandık) Genişçe yapraklı yabani bir ot (DS. Ağz. 2. sıcak ülkelerde yetişen. Nişanyan. ekşimtırak bir meyve. (TS. Eren. bànda < t. 518) Bandırma kabı: (< öz. zehirli ve otsu bir bitki. razakı (bandırma kabı. çok yüksek olmamakla birlikte.: bandurma. bara barmak ?) Bir çeşit ot (DS. 41. kırmızı benekli bir tür fasulye. *bhardha. 222) bandık: (< T. 522) baobap: (< Afrika yerli dillerinden) Ebegümecigillerden. Kuzey Afrika ve Avrupa’nın sıcak bölgelerinde yetişen. *bhardha. Yabanî armut. Bandırma + T. barbounia ~ t. beyaz üzüm çeşidi (DS. Nişanyan. barbounia ~ t. barbone < Lat. TBAS. is. 527) . kabı) bk. 517. II. yaprakları ağrı kesici olarak kullanılan. 1. bandırma (DS. 41. bandırma üzümü). (barbun). Adansonia digitata. bandırma (DS. 44. sulu. Bandırma). 40) Taneleri yuvarlak. oval veya yassı. II. elmanın ufağı (DS. Hyoscyamus. Eren. (TS. II. Bandırma + T. 518) ban otu: (< Ar. II. 216. barbone < Lat. 527) barcaş: (< ? ) Pekmez yapmaya elverişli. ahlat. 527) barbunya: (< Yun. otu) Asya.: banga. Tietze. 1. II. barba ~ HAvr. 1. bondırma) ri taneli beyaz üzüm. 519.

bardakçık + eriği) bk. bardacık – 1. ağacı) Cehrigiller familyasından. bardacık –1. (DS. bardacık – 1. 348) Havuç (DS. 1. pyritēs “barut” + T. parténin/partén. (DS. 527) bardacık eriği: (< T. 44. (And. Ağz. encīr + T. II. kabukları müshil olarak kullanılan. bartlak). II. (DS. parmak. 2-3 m yükseklikte. 538) . 529) bardak eriği: (< T. bart “testi. Frangula alnus. BTS. II. 219) barnak: (< T. Tietze. otu) Mısır tarlalarında yetişen.: bartlek) lkbaharda tarlalarda kendiliğinden yetişen ve sarı çiçek açan yabani bir ot (DS. Taze incir. 527) bardak: (< ET. II. sarı veya mor renkte bir çeşit erik (DS. 527) bardakçı inciri: (< T. bardacık – 1. Nişanyan. 325. bardak + -cık “küçültme eki”. 535) bartlak: (< T. 535) barut ağacı: (< Yun. II. II.217 bardacık: (< T. parténion + T. 527) bardakçı: (< T. Tietze. II. 535) bartınya otu: (< EYun. (TBAS. kap” + -ak küçültme eki. bardakçı) bk. (DS. Eren. II. kokulu. bardakçı + Far. -i) bk. bardak + eriği) ri ve tatlı bir tür erik (TS. 280) bk. başı) Gözerin üstüne gelen tohumluk iri buğday (DS. 284) Yiyen hayvanları öldürebilen zehirli bir ot (DS. 280) 1. 2. 535) bartun: (< Yun. 30-35 cm yüksekliğinde bir bitki (DS. Uzun. II. dikensiz bir ağaççıktır. Tietze. II. 77) basbaşı: (< ? bas + T.

Eren.218 basur otu: (< Ar. II. 565. DS. 290) Arpa. Tietze. 463) başıbütün: (< T. yuvarlak başlı lahana. 228) basya: (< Lat. lahano) Yaprakları sıkı. Caltha palustris. bāsūr + T. 244. II. başı + bütün) Kırmızı pancar (DS. bassia) Sapotugillerden. Ranunculus ficaria. 1. otu) Düğün çiçeğigillerden. köklerinde basur memelerine iyi gelen bir madde bulunan. Asya’da yetişen bir ağaç (TS. nemli ormanlarda biten. II. başlı + ot) Ekinler arasında biten yabani ot (DS. -sı) Servigiller familyasından. tohumlarından sabunculukta kullanılan bir yağ elde edilen. Iris pseudacorus. sarı çiçek açan küçük bir bitki. ülkemizde park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen ağaç ya da çalımsı bitkiler. Spika. Thuja occidentalis. Krş. 228) başak: (< T. 468) batısabak: (< ? ) Taç yaprakları bitişik bir çiçek (DS. 77. batırgan) Yaprağı maydanoza benzeyen ve sapı soyularak yenen bir bitki (DS. bataklık + Far. 235. (TS. 44) batı mazısı: (< T. 378. Clauson. kozalakları olgunlaştığında dikdörtgenimsi olan. nergis + T. Dere ve bataklık kenarlarında yetişir. (TS. māzū + T. 196. 1. baş + ak “küçültme eki”. buğday. baş + Yun. (TS. sarımsı ya da mavimsi yeşil. BTS.A. 564) bataklık nergisi: (< T. batı + Far. 1. yaprakları salgılı. 1. II. -i) Rizomlu. yulaf gibi ekinlerin taneleri taşıyan kılçıklı başı./Far. sūsen + T. (BTS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 244) bataklık süseni: (< T.Y. ana vatanı Kuzey Amerika olan. 80) batırgan: (< T. 43. -i) Avrupa ve Kuzey Amerika’da güneşli su kıyılarında yetişen çok yıllık bir bitki. (TBAS. II. çok yıllık. Brassica oleracea. (TS. 239) başlı ot: (< T.. bataklık + Ar. 1. E A. 559) başlahana: (< T. 571) .

turb + T. -kçik “küçültme eki”. 1. (TS. güzel kokulu. (And. II. ahlat (DS. 1. -lar) Sporları bazitlerin içinde bulunan mantarlar grubu (TS. paytar. II. DS. 593) bediren: (< ? ). 587) bazitli mantarlar: (< Fr. begonia “Michel Begon’un adından”) Begonyagillerden.: bedren) 1. Tietze. Çitlembik ağacının çiçeği. dekoratif yaprakları ve renkli çiçekleri olan. Begonia. Tietze.219 bavala: (< ? ) Sarı renkli zehirli bir çiçek (DS. 255) begonya: (< Lat. (TS. 73). TS. II. 2. 1. pek çok çeşitleri bulunan sıcak ülke bitkisi. basique. 596) begonvil: (< 19. 1. Ağz. 1. Tietze. 248) baytaran: (< Ar. 251) Yaban armudu. 587) bazin: (< ? ) Evlenme çiçeği de denilen bir çiçek (DS. kulağı) Ekşimsi tadı olan bir ot (AVA. Cochlearia armoracia. -li + Yun. ‘abaytarān. baside + T. 573) bayır turpu: (< ? bayır + Far. manitari + T. II. 3416. Ağz. “Kâbe süpürgesi” de denilen bir bitki (DS. 590) becik kula: (< ? becik + T. 308) beçğı: (< ? ) Bir çeşit ağaç (DS. Sakız ağacının meyvesi (DS. 300) Gelincik çiçeği (DS. 304) Akdeniz bölgesinde yaygın bir çiçek (TS.: baytıran. paytaran) nce yapraklı. 3417) bazik: (< Fr. 251) bebekçik: (< bebe “çocuk dili” + T. (And. IX. 585. -u) ri bir turp türü. II. asrın başında şöhret kazanan Fransız kaptan Bougainville’in adından. 595. II. 255) . II.

613) belestik: (< ? ) Ele sürünce sabun gibi köpüren bir çeşit bitki (DS. begmāz + T. DS. Bektaşî + T. “< ET. plátanos. II. 2480”) Tarlarlarda yetişen bir çeşit ot (DS. peygamber çiçeği. 414”) Bostangüzeli. 1. belem) Kokulu. horozibiği de denilen çiçek (TaS. begmāz. ak veya kara yemişi. Ağz. 604) Bektaşî üzümü: (< öz. örneği begonya olan bir bitki familyası (TS. “kökü kesin olarak belli değildir”. 1. II. 610. IX. (And. piladan) 1. iri beyaz taneli bir çeşit üzüm. -cik. 305) Rengi sarımtırak beyaz olan. is. XII. 260. Ribes grossularia. 1. bekmes/pekmes < Far. (TS. Tietze. 4648) belbağlıyan: (< T. 613) belerçe üzümü: (< ? belerce + T. 1. 308. belerce (DS. 45. 612) belerce: (< ? belerce.: meleden. I.: melemir) Orta Anadolu’da tarlalarda yetişen. Bir çeşit çınar. Tietze. 3155) belen: (< EAT. Bu çalının mayhoş. 3. Cephalaria syriaca. II. çavuş üzümü (DS. 615) . nohut büyüklüğünde. ince kabuklu üzüm (belerçe üzümü). begonia + T. börk. (And. Eren. II. 309). üzümü) 1. 2. DS. üzümü) bk. IX. kadife. 480) bekmezcik: (< Far. DS. 333). Taşkırangillerden bir çalı. bel + bağlayan) Beyaz renkli bir çeşit üzüm (DS. II. çiçekleri mavimsi renkte bir yıllık bir bitki. bey + börkü. Tietze. (TS. Ağz. 255) beğ börkü: (< T. küçük çekirdekli. MBTS. II. 323). sarmaşık gibi bir bitki (TBAS. 3154. (And. MBTS. -giller) ki çeneklilerden. 2. beleŋ-bileŋ. mavi kantaron. 258) beladan: (< Yun. Ağz. “OT. Meşe köklerine sarılan güzel kokulu. 606) belemir: (< ? belemir.220 begonyagiller: (< Lat. (DS. 1. MBTS.

benli + ? belerce) Beyaz renkte. kırmızı benekli bir çeşit üzüm (DS. II. 1. mor”. 1. II. II. 512) berdi: (< Ar. 1. IX. benefş “menekşe renginde. 3163) benli belerce: (< T. I. 624) benek: (< T. 629) berç: (< ? berç. “< Far. 627) benekliköse: (< T. 45) bengilik otu: (< Far. bıngıldak < bıngıl “anlatıma güç katan söz”. MBTS. 45. II. DS.: mengilik otu) Bir çeşit ağılı ot (TBAS. bengi ‘esrar’. I. 355) bk. Tietze. MBTS. XII. 317) Macar üzümü denilen meyvedir ki bundan ökse adı verdiğimiz yapışkan madde çıkarılır (TaS. 508) bengildek: (< T. II. lik + otu. 314) Çitlembik (TaS. benlik) Kırlarda yetişen. 330”). dikenli ve sarı çiçekli bir ot (DS. Tietze. ben + benlik) Hasır sandalye ve hasır örmeye yarayan bir çeşit ot (DS. 317) Suda yetişen.221 belladonna: (< t. ban otu (TBAS. benli + üzümü) Tanelerinin üzerinde benler bulunan bir çeşit üzüm (DS. kamışa benzer bir çeşit ot (DS. benekli + Far. kūse) Tanelerinin karın kısmında benekler bulunan bir çeşit fasulye (DS. II. bengi + T. 264) bembenlik: (< T. 311) Güzelavrat otu (TS. 627) beneviş: (< Far. bardī. Tietze. belladonna < bella “güzel” + donna “kadın”. 4454) . 629) benli üzümü: (< T. Tietze. benek) Bir çeşit ot (DS. 629) benlik: (< T. (And. Ağz.

beş + bıyık) ri muşmula (TS. 633. EYAD. yapışkan otu (TBAS. bergamotto < T. 341”) Çok küçük. (TS. 1. Kayısı. yuvarlak taneli bir çeşit üzüm (DS. kabuklarından reçel yapılan.: berke) 1. çok tatlı. 304) Bir çeşit mısır (DS. 1. -u) ri. otu) bk. beş + parmak) Ayıt adı verilen küçük bir ağaç (DS. 1. 277) bey: (< ET. bēg. II. 231. bey + Far. bertik + otu) Yaraların tedavisinde kullanılan bir çeşit ot. III. kurt pençesi. II. 637) beslek kaçıran: (< T. 1. 318). MBTS. (And. Tietze. kokulu ve tatlı bir armut türü (TS. 2. 276) beşdamar otu: (< T. II. 271. taze meyvelerinden bergamut esansı elde edilen ve parfümeri sanayiinde kullanılan ağaçsı bitkiler. 51. is. II.A. 94) beşbıyık: (< T. bere + T. Besni + T. kuru soğan (DS. sürgüne karşı kullanılan bir bitki. çekirdeksiz. 640. Ağz. Citrus bergamia. 84) berge: (< Far. beslek + kaçıran. 4455) bey armudu: (< T. 1.222 bere otu: (< ? ET. 640) Besni üzümü: (< öz. 645) beşparmak otu: (< T. BTS. beş + parmak + otu) Gülgillerden. 220) bertik otu: (< T. üzümü) En iyisi Besni’de yetişen. XII. Potentilla reptans. Tietze. emrūd + T. barga. (TS. ST AT. yol kıyılarında ve çayırlarda yetişen. beğ armudu) Turunçgiller familyasından. II. 45) bergamot: (< t. “< besi+le-mek < bisü+le-mek. zerdali.. Asparagus officinalis. beş + damar + otu) bk. 45) beşparmak: (< T. Şeftali (DS. bağa (TBAS. 279) . Gaz. (DS.

46) beyaz papatya: (< Ar. II. bayā + Yun. prinos) bk. 10-35 cm yükseklikte. 47) . Batı ve Güney Anadolu’da kekik yerine kullanılır. otsu ve parçalı yapraklı bir tür. 143) beyaz harbak: (< Ar. bayā + T. akçöpleme (TBAS. bayā + T. mor çiçekli. 46) beyazdikencik üzümü: (< Ar. bayā + T. Anthemis chia. manitari) bk. soğan) bk. papadia) Papatyagiller familyasından. (TBAS. bayā + ħarba ) bk. DS. acı yavşan (TBAS. bayā + T. 647) beyaz divlek: (< Ar. 46) beyaz ot: (< Ar. 647) beyaz kızılcık: (< Ar. I. 46) beyaz mantar: (< Ar. 47) beyaz soğan: (< Ar. ada soğanı (TBAS. çok yıllık ve çalımsı bir bitkidir. Coridothymus capitatus. un mantarı (TBAS. 87) beyaz püren: (< Ar. bayā + ? T. kızılcık (TBAS. 46) beyaz salkım: (< Ar. 46. kamış (TBAS. 46) beyaz kekik: (< Ar. bayā + T. kekik kokulu. ot) bk. dikencik + üzümü) nce kabuklu. II. BTS. bayā + ? kekik) 50 cm kadar yükseklikte. bayā + Yun. bayā + Far. bayā + T. (TBAS. akasya (TBAS. salkım. bayā + T. kamış) bk. biberiye (TBAS. sivri taneli ve geç olan üzüm (DS. 46. Clauson. 826”) bk. divlek) bk akbulama (DS. 46) beyaz çöpleme: (< Ar.223 beyaz çiriş: (< Ar. akçöpleme (TBAS. çöpleme) bk. sirīş) bk. bayā + Yun. bir yıllık. “< sarkım < sark-. küçük çekirdekli. kızılcık) bk. çiriş otu (TBAS. 46) beyaz kamış: (< Ar.

655) bıçgın: (< T. 648) beyzambağı: (< T. leylâk ve kırmızımsı çiçekleri olan. zanba + T. bezene. 88. (TS. -ı) Güney ve Batı Anadolu’da 10-1300 metrede kireç taşları ve kum taşları üzerinde yapraklarını döken ağaçlardan oluşmuş orman ve çayırlıklar arasında yetişen ve mayıs ayında çiçek açan bir bitki. 354”) Nanegillerden. yurdumuzun her yanında yetiştirilen. Tietze. bey + oğ(u)lu) Bir çeşit üzüm (DS. beyaz. DS. tohumluk patlıcan (DS. türlü renklerde olan bir çiçek (DS. bereme. 647) beyböreği: (< T.com) bezelye: (< Yun. “< bıcırgan ‘kökü belli değildir’.: beybeyendi) Kokusuz. II. bezr.224 beybeğendi: (< T. bey + Ar. 648) beyolu: (< T. otu. bıldırcın + budu. 649. yuvarlak taneli ve kokulu bir çeşit üzüm (DS.: bedene. 283. Ağz. bezerne) Baklagillerden. kokulu ve ilaç olarak kullanılan zehirli bir ot (DS. BTS. Pisum sativum. II. Nişanyan. bey + böreği) Bir çiçek türü (DS. 329) (And. II. biçkin < bıçkın) Bir yabanıl ot (DS. (And. 332”) Bir armut çeşidi (DS. II. 651. 664) . tırmanıcı bir bitki ve bu bitkinin yuvarlak tanesi. budursun (buldursun ?) Clauson. 632. II. II. 1. 50) Acı. Tietze. II. 339) bezir: (< Ar. 305) Büyük. “ET. (DS. II. 1. Lilium candidum. 647) beydug: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. beyaz.google. MBTS. II. Ağz. K AT. 653) bıcırgan otu: (< ? bıcırgan + T. 647) beylerce: (< ? “Belki bir yer adından”. bezerna baklası. II. 655) bıldırcınbudu: (< T. piselli. Tietze. bey + beğendi). 309. II. bizélia < t. www.

AVA. BTS. 665) bıraş otu: (< ? bıraş + T. Tietze. DS. 671) bıydım: (< ? ) Sarımsı. II. 674) biber: (< Yun. Eren. büber. II. buyurgan ?) Yaprağı söğüt yaprağına. KYA. yumru köklü. Tietze. 673) bıyıklı: (< T. yapışık küçük yapraklı bir ot (DS. 825. 335. 253. 132. KMYA. murçalıh.: bibar. 669) bırçalık: (< ET. II. purçalık) Çok yıllık. kırmızı bir dağ çiçeği (DS. 245. AAT. 288. yurdumuzda çok yetişen bir bitki ve bu bitkinin. yaprakları ince. burçalak. porçalık. 397). -lık) Yerde. 5) . E A. II. 501) bıtım: (< ? ).: bıttım) Fıstık cinsinden meyve (DS. bibe. II. 52). Tietze. 673) bızalık: (< ? bıza + T. II. EYA. bırçılak. 47. 115. 43. 234. BÜYA. péperi < Eski Hintçe pippali. Nişanyan. 362. 224. pırçalık. yeşil üzüm (DS. 673) bıyırgan: (< T. II. büver) Patlıcangillerden. II. IX. TAYA. 669.A. (TBAS. (And. Gaz. burçalar. 1. 171. burçak kelimesinin bir varyantı. otu) Dokumada kullanılan bir ot (DS.225 bılka: (< ? ) ri ve çizgili yapraklı bir kır bitkisi (DS. 52. bıdık. DS. 795. Ağz. 209. Scorzonera mollis. ETA. purçalak. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. II. Capsicum annuum.. II. III. II. 811. murçalık. 665) bılkaz: (< ? ) Yuvarlak taneli. DS. tazeyken sebze olarak yenilen veya kurutulup baharat olarak yararlanılan ürünü. 3202. 3220. 673) bıyık: (< ET. Ağz. bıyıklı) Çalı fasulyesi (DS. II. çiçeği. Ağz. bürçelek. yemişi mürverinkine benzeyen bir metre boyunda acı bir ot (DS. (And. 38. rizomlu. 333) Asma filizi (DS. 89. 55. pipéri < EYun. burçalık. mircalık. (And. (TS.: bırçalak. 51.

lezzetli olan bazı Lactarius türlerine verilen genel ad. BTS. pipéri + T. Domates (DS. Krş. 1. bildik). apidáki + T. pipéri + T. piperiá. 185) . 2. Şapka huni biçiminde. Küçük. 337). -li + Yun. ağacı) Amerika elması (TS.A. Tietze. II. (And. Rosmarinus officinalis. 111”) 1. apidáki. 231. dere kıyılarında yetişen. II. 48) biberli mantar: (< Yun. Ağz. 464) bidek ağacı: (< Yun. -lice) Acı. biberlice (TBAS. 690. 48) bibodca: (< ? ) Kışın hayvan yemi olarak kullanılan bir ot (DS. 680) biçinçizılkı: (< ? ) Mart ayında göğeren bir çeşit ufacık bitki (DS. (TBAS. koyu yeşil yapraklı. sık yetişen bir çeşit ot. Kırmızı benekli fasulye. Ağz. manitari) bk. 4458) biberlice: (< Yun. 100 cm kadar yükseklikte. “< bici ‘yansıma ses’. 684. EYAD. 335) Ballıbabagiller familyasından. 2. balık avlamakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. II. 684) bijiyo: (< ? ) Çam ve köknar ağaçlarının meyvesi (DS. 683) bidek: (< Yun.: bıldık. 3. KBAYA. II. I. (And. II. Bir çeşit ufak üzüm (DS. Gülensoy. piperitza. 48. ağacı) Ardıç (DS. II. Tietze. barbunya (DS. Tietze. biddik) 1. 2.: biddik) 1. 291) bildik: (< T. birāder + T.. 335) Yaprağı bibere benzeyen. Palamut. XII. II. Ardıç ağacının meyve ve tohumu. 89) biberiza: (< Yun.Y. 678) bicibici: (< bici + bici.226 biberiye: (< Yun. beyaz veya kirli yeşil renklidir (TBAS. Yabanıl ağaçların yenmeyen meyvesi. mor çiçekli ve çalı görünümünde bir bitkidir. kışın yapraklarını dökmeyen. 689) bilader ağacı: (< Far.

Tarlalarda yetişen ve taze iken turşusu yapılan dikenli bir ot (DS. (And. ülkemizde bin bir delik otu cinsi ve bu cinse ait 70 kadar türle temsil edilen otsu ya da çalımsı bitkiler. 293) bileşik meyve: (< T. bazı cinsleri uçucu yağ veya süt taşıyan bir familya (TS. kantaron (TBAS. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. bin + kulaç) bk. mīva) ncir ve dut gibi. 2. birleşik + -giller) Bitişik yapraklı iki çeneklilerden. (BTS. çiçeği) bk. 697) birgi: (< ? birgi). II. kokulu ya da kokusuz yağ damlacıklarına sahip. sık çiçek durumundan meydana gelen meyveler. Hypericaceae. meyve toplulukları (BTS. civanperçemi (TBAS. 693) bilon otu: (< ? bilon + T. bin + bir + delik + otu + -giller) Yaprakları basit. 48) bira çiçeği: (< t. 90) binbiryaprak otu: (< T. 695) binbal: (< T. birleşik + Far. 1. 48) binkulaç: (< T. çiçekleri kömeç durumunda toplu olarak bulunan. bin + bir + yaprak + otu) bk. II. karşılıklı dizilişli ya da nadiren dairesel dizilişli. 702) . 701. 48) binbir delik otugiller: (< T. 90) bilisura: (< Ar. şerbetçi otu (TBAS. Ağz. II. bier + T. bi’l-‘usāre “özlü”) Bazı yaraları iyileştirmekte kullanılan genişçe yapraklı bir bitki (DS. yumuşak ve alt tarafı tüylü bir bitki (DS. bin + bal) Koyu kırmızı renkli ve tatlı bir cins kiraz (DS. otu) ştah açmak için kaynatılarak içilen bir çeşit ot (DS. Ufak taneli siyah üzüm. 695) binbir delik otu: (< T.: birki) 1. tohumlarında besi doku bulunmayan. bin + bir + delik + otu) bk. II. II. 48) birbamba: (< ? ) Yaprağı yuvarlak.227 bileşikgiller: (< T. birra < Alm. şeytan şalgamı (TBAS.

3458) bisamcık: (< ? bisam + T. 1. 315) bitne: (< Gürc. 54. Bir çeşit dikenli ot (TaS. 1. p’it’na < *pinta.-Hırv. 316) . piretün. 314) bitişik çanak yapraklılar: (< T. Alıç. (And. bitişik + Ar. < bit. II. IX. II. II.: bitgen) 1. I. 1.228 birincivasıf: (< Far. Tietze. I. 359) Bulunduğu yere kökleriyle tutunup gelişen. 703) biten: (< T. 1. döl veren ve hayatını tamamladıktan sonra kuruyarak varlığı sona eren. -cık) Tarlalarda yetişen ve hayvan yemi olarak kurutulan bir çeşit ot (DS. birçok çeşitleri bulunan ve kuzey yarım kürede yetişen bir bitki (TS. bitişik + çanak + yapraklılar) Çanak yapraklıları birbirine bitişmiş bulunan bitkiler (TS. 310) birkım: (< ? ) Dağ armudu (DS. pireytin) 1. brekinya. bitki. Tietze. 359) Bir ot çeşidi (DS. 352). 2. 710) bitiniş: (< T. biten). yosun. bitirge) Kayısı (DS. II. 712) bit otu: (< T. Tietze. ot.: piredin. 1. piretin. ağaç gibi canlıların genel adı. 615. 2. Ağz. barancāsaf. 314) bitki: (YT. Nişanyan. Ağz. bitiniş) Kazayağı da denilen bir ot (DS. nebat (TS. hekimlikte kullanılan bir bitki (TS. yapraklılar) Taç yaprakları birbirleriyle yandan bitişik olan bitkiler (TS. II.-Sırp. bit + otu) Sıracagillerden. DS. Tietze.+ -ki. 711) bitirge: (< T. Kocayemiş (TaS. 702) biryedim: (< Bulg. Nebat. birincāsf/birincāsb < Ar. tāc + T. 711) bitişik taç yapraklılar: (< T. DS. 609. (And. II. 354) Birleşikgillerden.

bodur + öz. 722) . bójur. taze bakla (DS. çayırda küme küme yetişen bir mantar çeşidi (DS. II. bótsa. 2. 94) bizlengiç: (< bizle. II. güve için tütsü yapılan bir çeşit ot. 722) bodurmahmut: (< T. Tietze. II. is. 717) boduç: (< ET. 715) bobotinca: (< ? ) Bir ot çeşidi (DS. 363) Şakayık. 363) Yabanî badem (DS. laç olarak kullanılan. bios “hayat” + phyton “bitki” + T. II. 3. Mahmut) 1.Sırp. bodurgan) Tatlı. Salatası yapılan bir bitki (DS. butık. 715) boce: (< ? ) Gelincik (DS. 2. Teucrium labiatac. II. II. kırmızı renkli bir çiçek (DS.-Hırv.“(hayvanları) övendire ile yütütmek” + -geç/-giç. 716) bocur: (< Bulg. Tietze. Bamya çiçeği. 3. 722) bodurgan: (< T. 720) bodukmuhı: (< ? boduk + Far. II. Tietze. 1. II. II. 716) boçça: (< Yun.. -ler) Parazit bitkiler (BTS. -ı) lkbaharda. 364) 1. II. Fiğlerin çiçekleri dökülünce görülen meyveleri. II. Yabani bezelye. 316) biyofitler: (< Yun. Bakla. Tietze. daha çok akvaryumlarda bulundurulan su bitkisi (TS.229 biyaprak: (< ? ) Yaprakları halka dizilişli. 715) bobo: (< ? ) Fasulye (DS. 361) Bir armut çeşidi (DS. siyah renkli bir yemiş (DS. 715) bobruk: (< ? ) Kırmızı ve sütlü bir mantar (DS. mīħ + T.

II. otsu ve dikenli bitkilerdir. otsu. (DS. kırmızı çiçekli. DS. is. Acunitum napellus. 779) boğan otu: (< T. 49) bohça çiçeği: (< Far. meyveleri legümen tipte. -si) Baklagiller familyasından. boğan + otu) Düğün çiçeğigillerden. II. 727) boğaz çiçeği: (< T. mührüsüleyman (TBAS. II. bodur + oğlu) ri taneli üzüm (DS. yılan sokmasında ilaç yerine kullanılan. 100) boncuk fasulye: (< ET. papatya (TBAS. 49. ham ayva. 2. boğa + dikeni) Maydanozgiller familyasından.230 boduroğlu: (< T. Phaseolus coccineus. 99. II. BTS. 1. 49) boğa dikeni: (< T. Cionura arecta. özellikle kökünde akonitin adında bir zehir bulunan bitki. su kenarlarında biten. Bombay + Yun. kurtboğan otu. 731) Bombay fasulyesi: (< öz. Eryngium. beyaz çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir. Denizli. boğumluca + otu) bk. (TS. fasulia + T. 51) boğumluca otu: (< T. çok yıllık. Sulu olmayan bir çeşit ayva. 326) . boğça + T. Bir çeşit armut (DS. tırmanıcı bir bitki. bodur + otu) Çok yıllık. 49) boğazkere: (< T. Hayvanlarda zehirlenme yapar. (TBAS. 320) boğaz alan: (< T. 722) bodur ot: (< T. boğaz + çiçeği) bk. (TBAS. 1. boncuk/moncuk + Yun. bodur + ot) Kurak yerlerde yetişen ve fazla büyümeyen bir ot. çiçeği) Bir çeşit çiçek (DS. fasulia) Bir tür iri taneli fasulye (TS. çok yıllık. (BTS. boğaz + ? kere) Bir çeşit üzüm (EYAD. boğaz + alan) 1. Burdur ve Isparta dolaylarında kültürü yapılan. II. 722) bodur otu: (< T. Ajuge chamaepytis labiatae.

-ı) Cantharellaceae familyasından. 1. (TBAS. üzümü) ri taneli. otu) Dağlarda yetişen ve hayvanlara ilaç yapmakta kullanılan beyaz çiçekli bir ot (DS. elması) Yeşil renkli yaz elması (DS. 400) Yuvarlak taneli bir üzüm (DS. beyaz çiçekli. (TS. 737) boranı elması: (< Erm. 1. 742) . kokulu. II. DS. 739) borazan mantarı: (< T. 1. yakılabilen bir ot (DS. Moğolcadan veya Yunanca pori’den gelmiş olabilir. -ca + Far. Tietze. 736) bor ağacı: (< bor + T. boru + Far. süpürgeye benzer. yenen bir mantar. 741) boru çiçeği: (< T. 49. sarı çiçek açan ve meyvesi çocuklar tarafından patlatılarak oynanan bir ağaç (DS. II. 372) Dağlarda yetişen. siyah üzüm (DS. borgu + çiçeği) 50-200 cm boyunda. bahār) Müshil olarak kullanılan ince köklü bir ot (DS. 740) borcak: (< burçak ?. siyah renkli. II. boru + çiçeği + -giller) Çan çiçeğigiller (TS. 398”) Nohut yaprağı gibi yuvarlak yapraklı. otsu ve zehirli bir bitkidir. Datura stramonium. MBTS. 371) Sarı çiçekli. BTS. 50. II. 740) borda: (< t. 330) boruk: (< ? boruk. II. MBTS. II. TBAS. boncuk + otu) Myosotis türlerine verilen genel ad. şapkalı. zan + Yun. Craterellus cornucopioides. “< bor kökü karışıktır. Tietze. otsu ve mavi çiçekli bitkilerdir (TBAS. 741) bosça otu: (< ? bosça + T. ağacı. bir yıllık. manitari + T. 330. ot (DS. 740) bortum üzümü: (< ? bortum + T. II. bordo. 50) boru çiçeğigiller: (< T. II. 101) borcabahar: (< ? bor + T. Bir veya çok yıllık. boru < ET.231 boncuk otu: (< T. huni biçiminde. II. süpürge ve yakacak olarak kullanılan çalı. borani/porani + T. 1.

51) boyacı katırtırnağı: (< T. 2. boyacı + dikeni) bk. II. XII. 51) boyacı kökü: (< T. II. -i) bk. būstān + T. 743) botanik: (Fr. 207. is. 742) Boşnak eriği: (< öz. 744) boyacı aspiri: (< T. 48) bostan borusu: (< Far. 742) bostan karanfili: (< Far. Tarlalarda yetişen hardala benzer kırmızı çiçekli bir ot (DS. boyacı + katır + tırnağı) Sarı çiçekli. 1.) Bitki bilimi. botanique < Yun. klorofilsiz ve asalak bitkilerdir (TBAS. 4463. cehri (TBAS. boyacı + kökü) bk. boya) Bir çeşit ağaç (DS. III. -i) bk. II. AAT. 50) bostan güzeli: (< Far.. boru çiçeği (TBAS. karpuz (bostan borusu). otu) 1. yuvarlak. 742) bostanbozan: (< Far. boyacı + Ar. Genista tinctoria. çok yıllık ve çalı görünüşünde bir bitkidir. nebatat (TS. güzeli) 1. II. borusu) bk. II. aspir (TBAS. eriği) Elle kolayca bölünebilen ve çekirdeği ayrılan.232 bostan: (< Far. bozan) Cuscuta türlerine verilen genel ad. 51) boyacı dikeni: (< T. Çiçekleri sarı renkli boyar madde olarak kullanılır. Küçük. Bahçelerde.A. ‘uśfūr + T. (TBAS. bostan (DS. būstān) Hıyar. 2. 334) boya: (< T. būstān + T. kök boyası (TBAS. Semizotu (DS. kokulu bir çeşit kavun. pırasa aralarında yetişen bir çeşit ot. 51) . 51) bostan otu: (< Far. (DS. II. morumsu bir erik çeşidi (DS. būstān + T. . 742. oval. būstān + arnfül + T. būstān + T. DS. salatalık. Boşnak + T. Bu türler bir veya çok yıllık. Erz.

2. sapı bükülmüş incir (boynubükük). boyalık. II. II. boy(u)nu + buruk) 1. Menekşe (DS. boyaçın (DS. boynuzlu + gelincik) Glaucium türlerine verilen genel ad. boyaçın (DS. boyacı + Yun. boya + çiçeği) ki veya çok yıllık. boya otu. boyaçın (DS. II. II. 746) boynubükük: (< T. II. 744) boya kökü: (< T. çiçekleri turuncu. Meyvelerinin kıvrılmasından dolayı bu isim verilmiştir. Tchihatchewia isatidea. boya + otu) bk. 223-229) boynuzlu gelincik: (< T. 744) boyapürü: (< T. -ü) bk. 51) .233 boyacı papatyası: (< T. boyaçın) Kökünden boya yapılan bir çeşit ot (boyaçili. papadia + T. Bir veya çok yıllık. boya + kökü) bk. (DS. sarıpapatya (TBAS. (DS. meyvesi boynuz biçiminde otsu bitkilerdir (TBAS. pür + T. kök boyası (TBAS. 744) boynuburuk: (< T. boyalık) bk. boyapürü). boy(u)nu + bükük) bk. Çiçekleri Sivas bölgesinde boyar madde olarak kullanılır. boya + Far. boynuburuk (1). II. Dalında olmuş. Coronilla grandiflora. -sı) bk. 51) boyalık: (< T. boyaçın (DS. boynuzlu + ? dücük) Bitkinin olgunlaşan meyveleri kıvrılarak boynuz şeklini almaktadır. 744) boya otu: (< T. II. (TBAS. 51) boyaçili: (< T. 51) boyaçın: (< T. kırmızı veya mor renkli. 744) boya çiçeği: (< T. boya + çili) bk. mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. 746) boynuzlu dücük: (< T. (Duran.

köknar (TBAS. 750) . Tietze. otu. emrūd + T. bir çeşit ufak armut (DS. -u). II. 643) boz ağaç: (< T. II. 45. bozamık) Ufak. boz + Yun. boz + Far. (DS. 52) bozalkat: (< T. boz + ağaç) bk. ħaşħāş) bk. Ağz. ahlat) Ahlat. II. boynuzlu gelincik (TBAS. 52. “< Far. 10-15 cm yükseklikte. II. sarı ve iyi cins bir armut (DS. Ağz. bozdurma) Bir çeşit üzüm (DS. Trigonella faenum graecum. būy. boz + bodur + ot) bk. boz + bağırgan) Sarmaşık gibi. boz + ? boruk + T. 749) bozanak: (< T. bozanak) bk. Eren. bir yıllık. yaprakları tüylü bir ot (DS. 749) bozbağırgan: (< T. bozdurğan) Yazın olan. yakılan bir ot (bozanak). (And. 52) bozdoğan armudu: (< T. 59. TBAS. II. 749) bozamık: (< T.: bozdığan. 52) boz darı: (< T. darı (TBAS. bozca + ot) bk. yer çamı (TBAS. II. boynuzlu + Ar. boz + darı) bk. iri. 375”). 52) boy otu: (< Far. 750) bozdurma: (< T. otu) Dağlarda biten ve yem olarak kullanılan bir yabanıl ot (DS. TaS. sarı veya beyaz renkli. II. boz renkli. otsu bitki. yer çamı (TBAS. 52) bozboruk otu: (< T. boz + doğan + Far. 750) bozca ot: (< T. 1. 749) boz armut: (< T. kurutulan tohumları çemen yapımında kullanılan. (And. boy) Baklagillerden. (TS. 750) boz bodur ot: (< T. I.234 boynuzlu haşhaş: (< T. çiçekleri mavi. II. 338. emrūd) Dağ armudu (DS.: bay. bozamık (DS. būy + T.

754) böcekkapan: (< T. uzun bir çeşit ot (DS. boz + kulak) bk. 343. 387) Çiçek (DS. böcek + kapan) Örnek bitkisi drosera olan ve bazı organları böcek yakalamaya. I. kenger) Dere boylarında. buğurtlen. böbrek + eriği) Can eriği (TaS. II. karaağaca benzer bir ağaç (DS. (And. 52) bozoğlan: (< T. 1-2 m yükseklikte. bögörtlen. börtlüyen. II. Tietze. I. 751) bozuk: (< T. bövürtlen. çok gübreli yerlerde yetişen ve geniş yapraklı. bubumka. II.235 boz elma: (< T. baharat olarak kullanılan. börtliyem. DS. böğürtlen. boz + oğ(u)lan) bk. 750) bozge: (< ? ) Tahıl çimlendirmeye yarayan bir ot (DS. II. BTS. çok yıllık. II. böğürtlemen. ölmez çiçek (TBAS. bozuk) Armut (DS. 1. 751) bozkulak: (< T. 664) böğürtlen: (< ET. 57). sık tüylü ve beyaz çiçekli bir bitkidir. bögürtleğen. Ağz. börtlenge. sindirmeye elverişli olan bitkilerin ortak adı (TS.: böci) Yüksek yerlerde yetişen. börtleğen. 52) boz ot: (< T. bortlen. II. Marrubium vulgare. 751) bozik kenger: (< ? bozik + Far. Nişanyan. büldürgen. 751) böbük: (< Yun. sığırkuyruğu (TBAS. boz + ot) Ballıbabagiller familyasından. böğürtlem. 52. bahçe çitlerinde ve . bögürtlen. II. börtliyen.: boğürtlen. 755) bödük: (< ? ) Havuç (DS. büyürlen) Gülgillerden. Ağz. kalın gövdeli. II. 106) böcü: (< T. bubúki. 141). börtlen. BTS. (TBAS. (And. 60 cm kadar yükseklikte. büğürtlen. bö+cü. Gülensoy. böğürtlen. 104. böğürtleğen. boz + elma) Kış elması (DS. 757) böğrek eriği: (< T.

ST AT. börügüç. Rubus caesus. (TS. böğürce. 120. 418) Brüksel lahanası: (< öz. Tietze. Brüksel + Yun. XII. (Frenk lahanası). 765. böğrülce. II. börücek. çok yıllık bir çalı ve bu bitkinin önce kırmızı iken. 79. K AT. Ağz. (TS. taç yaprakları yenilebilen bir çeşit dağ çiçeği (DS. bubu. Orta Türkçede buğdāy olarak geçer. börek + Yun. MBTS. 346. böğce. (TS. Eren. Brassica oleracea gemmifera. börek + otu) Dereotu. 769) börtliyen dikeni: (< T. 775) buğasiki: (< T. T YA. 4464. < Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. 120. manitari + T. 53. dikenli. II. 20-100 cm boyunda bir ot (DS. buğday . 413”) Yufka arasına konularak yemek yapılan tatlı mantar (DS. 343. börülce. 819. 1. böğülce. börçe. AA. DS. II. bu day.236 yol kenarlarında kendiliğinden yetişen. II. II. Türkçeden Farsça ve Rusçaya da geçmiştir’. börtleyen + dikeni) Böğürtlen çalısı. 348) bubahca: (< ? ) Sarı çiğdeme benzeyen. bödek. XII. 326) börek mantarı: (< ? T. 203. lahano + T. bölce. böyrülçe) Fasulyeye benzer bir bitki ve bu bitkinin sebze olarak yararlanılan yeşil ürünü. 772) börülce: (< T. 1. 105. 1. dut üzümü (DS. Clauson. (And. KYA. boğa + siki) Ormanda. bölcen. Kelime. 61. II. maydanoz cinsinden bir ot (DS. olgunlaşınca kararan mayhoş yemişi. MBTS. bövülce. -sı) Ceviz büyüklüğünde bir lahana türü. 4465) bubu: (< ? çoc. TBAS. is. Vigna sinensis. Türkçe böğür’den geldiği anlaşılıyor. DS. dağda yetişen. K AT. 312. 21. “< börek ‘Kökü kesin olarak belli değildir. dil. BTS.AA. dikeni (DS. -ı. 414). Nişanyan. 779) buğday: (< ET. Eski Kıpçakçada būday. T YA. börüce. 775) bubumka: (< ? ) Böğürtlen. 769) börek otu: (< ? T. 59. 309. II. II. 107.: bogülce. GBAA. 1. 387) Dut (DS. 1. DS. börgüce.

buydar. 780) buğday çiçeği: (< T. buğday + -ık “küçültme eki”. 100. 277. 94. 200. BTS. DS. 58. puğda. buğde. BTS. 87. seyrek tüylü. 589. ST AT. ilkbaharda buğday tarlasında biten. TaS. K AT. pirinç. K A. bambu olan. KYA. (TBAS. buğdaycık (DS. 780) buğday karamuğu: (< T. II. 780) buğdaygiller: (< T. 147. ADYA. 39. morumsu kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 350. 235. çavdar.. 337. 62). 681) buğdaycık: (< T. Gaz. yaprakları kılıçsı ve paralel damarlı. poğday. 149. ZBK A. çiçeklenmesi başak şeklinde. çiçekleri başak durumunda. 35. GBAA. 106.: boyday. 118. DS. bugday. 182. 780) . 251. büdey. ülkemizde geniş bir alanda kültürü yapılan. 153. 114. būday. 227. 389) bk. 780) buğdaycık otu: (< T. Ka. buğdaylık + otu) bk. OAAD. 222. Kökenini bilmiyoruz. buğday + karamuğu) bk. II. buğday + çiçeği) 50-75 cm yükseklikte.237 biçimleri göze çarpar. 121. bir yıllık. (DS. 154. 110. 98. Agrostemma githago. bir yıllık otsu bitki. I. buğdaycık (DS. AAT. T YA. SA.A. XII. 53. yabanıl buğday (buğdayık. 151. buğdaylık otu). 105. yulaf. 81. 202. puğday) Buğdaygiller familyasından. 350. (TS. 109) buğdayık: (< T. buğdey. tohumları kullanılan. 155. būdey. DA. buldey. KMYA. 267. ülkemizde 142 cins ve 520 kadar türle temsil edilen. bir ya da çok yıllık. kamış.A. Triticum. buğdaycık) Buğdaya benzeyen bir çeşit ot. büyük bir bitki familyası (TS. EYAD. örneği buğday. 245. 86. 4466. buğday + -giller) Bir çeneklilerden. KBAYA. 84. 58. mısır. buğday çiçeği (TBAS. buğda.. III. 417. 340. (And. 1. gövdelerinin içi boş. 238. AVA. 113. buide. AA. 109. 76. II. buğdaycık + otu) Eşek kengeri (DS. bulday. ETA. arpa. 1. Moğolca buğudai biçimi Türkçeden alınmıştır. 56. 144. 309.Y. II. 119. GD AT. ayrık ve çayır otları. 42. buyde. Ağz. II. 54) buğdaylık otu: (< T. UA. buydey. kökleri saçak şeklinde. Tietze. 155. 164. Eren. 116. E A. 269. 136. II.

bir veya çok yıllık.238 buğdaysı meyve: (< T. (DS. 515. II. 791) bunbul almasi: (< ? bunbul + T. bulak + otu) Su gözlerinde biten. II. II. buħūr-ı Meryem) bk. bulutu (DS. II. açılmayan kuru bir meyve. murç/burç < Sans. Tietze. II. 791) bulutu: (< T. otu) Bir çeşit ot (DS. karyopsis (BTS. 785) bulgarsıktı: (< T. Ağz. mīva) Üst durumlu bir ovaryumdan gelişen ve tohum kabuğunun meyve kabuğundan ayrılmayacak bir şekilde birleştiği tek tohumlu. KYA. II. 783) buhurumeryem: (< Far. 161. bulgar + sıktı) Yer elması (DS. 359) burçak: (< ET. 1. bulut + Ar. sarı çiçekli. soğan çeşidinden bir sebze (DS. hayvan yemi olarak da kullanılan. 3487. 791) bulut üzümü: (< T. Clauson. bulumbuç. 357) Baklagillerden. II. yakılabilen otsu bitkilerdir. IX. 397. baħūr + T. 394) Özel bir rengi olan iri taneli üzüm (buluti üzüm. bulutu (DS. (And. bulumbuşşuk) lkbaharda yaylalarda yetişen ve böreğe konulan. elması) Kırmızılı yeşilli tatlı elma (DS. II. domuzağırşağı (TBAS. ETA. 162) . 397) Ökse otu (TS. 792) burağan: (< T. 795. 794) burç: (< ET. burçak.-î + T. bulut + Ar. hoş kokulu ve yemeklerde kullanılan bir ot (DS.: bullumbuç. 227. 219. bulut üzümü). mercimeğe benzeyen. üzüm) bk. 789) buluti üzüm: (< T. ST AT. 54) bulak otu: (< T. Vicia. bulut + üzümü) bk. marica/marīca. buħūr < Ar. 788) bullumbıççık: (< ? ). II. (TBAS. Tietze. II. DS. Tietze. II. 109) buhur otu: (< Far. 54. DS. KMYA.-î. buğdaysı + Far. burağan) Buruk tatlı armut (DS.

DS.google. 801) burut dimnidi: (< ? burut + Yun. 809) buzağıburnu: (< ? buzağı + T. bur(u)nu + kızıl). danaburnu (Aksan. II. II. is. III. būy + T. būy-ı cān) bk. II. Kızılcık (DS. baħūr “buhur” + T. 805) buttum: (< Ar. Gaz.com) . Ağz. (And. Eren. II. buyurgan) Sultan otu da denilen bir ot (DS. www. boy otu (TBAS. bıtım. (TBAS. burgaç) Mercimeğe benzeyen. 55. burmalı + Yun. UA. 806. 801) Bursa buğdayı: (< öz. civanperçemi (TBAS.. buğdayı) ri. 808) buy otu: (< Far. 118. buŧm. 796) burgaç: (< T. günlük de denilen bir bitki (DS. sakızı) Tütsü olarak kullanılan. Bir çeşit erik. (And. Ağz. II. II. DS. diminitis + T. II.: bıdım. Bursa + T. 6-7 m yükseklikte ve kışın yapraklarını döken yabani. 4466) burmalı marıl: (< T. 806. bıttım. -i) Bir çeşit üzüm (DS. otu) bk. II.: burnuğızıl) 1. Anacardiaceae. buddum. açık sarı taneli buğday (DS. boynuz) Güzel çiçekli ağaç (DS. burgacan) Dikenli bir ot (DS. Türkçenin Gücü. 801) burnukızıl: (< T. Tietze. butum) Gazi Antep çevresinde çok yetişen. 2. XII.239 burgacan: (< T. 98) buvur sakızı: (< Ar. 807) buynuz: (< T. 402). 55) buyurgan: (< T. II. burnu) bk. 65. 55) buyucan: (< Far. aşısız fıstık ağacı ve bunun meyvesi. maruli) Göbekli marul (DS. II. hayvan yemi olarak kullanılan bir çeşit bitki (DS. 60.A.

434). 814) bük: (< ET. yılanyastığı (TBAS.: bülücek. 809) buz karpuzu: (< T. 55) buzalabut: (< ? ) Baharda kırlarda açan mor bir çiçek (DS. II. 814. bellinebenek. bük üzümü. bük (DS. Eski Türkçe bög ‘böcek’le ilişkili olabilir. II. 814) bük üzümü: (< T. 199) bük tudu: (< T. bük. II. 813) büğrez: (< T. II. 819) bülçüklü sovan: (< T. 366. II. bürgülü) Büyük taneli bir çeşit üzüm (DS. bülücüyh.: böğelek) Sarmaşık şeklinde yabani bir ot (DS. buz + Far. büğrez) Eğri büyüyen ağaç (DS. (And. 821) bürgülü: (< T. bülürcüyh) Fasulye (DS. pürçekli + soğan) Yeşil soğan (DS. II. açılıp güneşe konulduğunda buz gibi soğuyan karpuz (DS. 819) büllümbebek: (< ? ). II. (And. bük + üzümü) bk. II. bük (DS. 404) Böğürtlen (bük tudu. Tietze. bürük).240 buzağı otu: (< ? buzağı + T. yuvası) Büyük kırmızı gül (DS. tūt + T. bellümbebek) Papatya (DS. ħarbuz + T. bulbul + T. otu) bk. 1. -u) bk. 819) bülbüze: (< ? ) Yabani menekşe (DS. 827) . II. SA. Ağz. II. II. 814) bülbülyuvası: (< Far. -u) Beyaz çekirdekli. (TS. (And. bük + Far. II. II. MBTS. -cük). 1. DS. 761.: belimbebek. bellimbebek. Ağz. Ağz. 810) büğelek: (< kökü kesin olarak belli değildir. 820) bülücük: (< ? bülü + T.

III. 58) büyük sarı: (< T. Yabanî mantar (DS. sivri dikenli bir bitki (DS. büyük + sarı) Sert. Ağz. domuz ayrık otu (TBAS. uzun taneli. MBTS. büyük + Yun. Tietze. (And.: büzgüle. Tietze. 1. -i) Yaprakları daima yeşil. acı yavşan (TBAS. 50) büzgülü (< T. dolayısıyla meyve verimine engel olan asklı mantar. süpürgesi) Emeçleri özellikle dal uçlarındaki kabuk altında sıkı bir ağ örerek çekirdekli yemiş ağaçlarının çiçeklenmesine. (And. dayanıklı siyah üzüm (DS. 840) .: çabala) Böreğe konulan bir çeşit ot (DS. cādū/cāźū. büzgülü). III. şemşīr + T. cādū/cāźū + Far. 840) cafa çiçeği: (< Ar. boru çiçeği (TBAS. 2. 412) bk. 837) cabcıl: (< ? ) Beyaz çiçekli bir ot (DS. 1. centiyane (TBAS. 376) cadı şimşiri: (< Far. III. 3. Ağz. ufak. II. 443. 56) büyük kantaron: (< T. kentauron) bk. büyü + otu) bk. büyük ve irmik yapmakta kullanılan buğday (DS. lkbaharda tarlalarda biten ve yenilebilen otlar. 814) büyük ayrık otu: (< T. 411) 1. cefā + T.241 bürük: (< T. III. cādū/cāźū + T. Semiz otu. III. II. büzgüllü) Kalın kabuklu. 838) cacık: (< kökü belli değildir. 57) cadısüpürgesi: (< Far. (TS. 834) -Ccabana: (< ? ). Taphrina cerasi. 839) cadı: (< Far. bürük) bk. 833) büyü otu: (< T. II. bük (DS. büyük + ay(ı)rık + otu) bk. çiçeği) Sarmaşık (DS.

855) can eriği: (< Yun. 2. Kayısı (TS. 378) camızmemesi: (< Far. cānvar/cānvār + T. 57) camuskulağı: (< Far. 853) camburt: (< ? ) Yaylalarda yetişen ve kökünden hayvan bitini öldürmeye yarayan ilaç yapılan bir ot (DS. gövdeleri kırmızının değişik tonlarında olabilen. kulağı) 30–40 cm boyunda. Genellikle yeşilken yenen sert. 1. etli yapraklı. Impatiens sultanı. (And. 1. 118) cancur: (< Erm. otu + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. memesi) bk. yeşilimsi beyaz çiçekli. cāmūs/cāmūş + T. (TS. TBAS. cāmūs/cāmūş + T. kırmızı çiçekler açan bir tür kına çiçeği. bā ilā + T. cām + T. Tietze. (TBAS. dağ sümbülü (TBAS. 1. -sı) bk. III. Ağz. tzaneriki. 853) camgüzeli: (< Far. cānvar/cānvār + T. siyah erik (DS. domuz baklası (TBAS. döküntü üzüm (DS. cām + T. 383. BTS. 455) 1.242 cambıt: (< ? ) Bağ bozulduktan sonra yetişen küçük taneli.: çançur) Kırmızı. güzeli) Evlerde süs olarak yetiştirilen. III. 1. 57) canavar otu: (< Far. (TS. tarım bitkilerine zarar veren asalak bir bitki familyası (TS. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. cançul. Türkiye’de 40 kadar türü bulunan. otsu formda. cāmūs/cāmūş + Ar. 118) canavar otugiller: (< Far. 1. Orobanche ramosa. III. otu) Canavar otugiller familyasının örnek türlerinden olan. 416). 383. Sedum telephium. III. 57) camuz baklası: (< Far. değişik türlerin kökleri üzerinde yaşayan ve klorofil taşımayan çiçekli bir bitki. kuş otu (TBAS. 855) . pembe. MBTS. DS. otu) bk. 83) cam otu: (< Far. 384. sulu bir tür erik. BTS. Tietze. 417. 57.

< çek-) Isırgan otu (DS. 875. 864) cayrak: (< ? ) Ağustosta yetişen bir çeşit sulu. III. 2. zanba + T. Pazı (DS. III. 119) . III. III. 119. sarı bir çeşit erik (DS. (And. 392. 1271) catıra: (< ? ) Yakacak olarak kullanılan bir dağ bitkisi (DS. Tietze. otu) 1. Ispanak. 857) carhala: (< ? ). 874) cegirgen: (< T. 876) cehrigiller: (< Far. 871) cef: (< ? ) Mercimek büyüklüğünde meyve veren yabani bir cins ağaç (DS. cādū/cāźū + gul + T. 58. TBAS. kapsül ya da kanatlı fındık tipi meyveleri olan. çarhala. -giller) Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı. cehre. taç yaprakları 4-5 serbest ya da bazen bulunmayan. BTS. ışınsal simetrili. Pancar. cān + T. (TS.243 canka: (< Bulg. çargala. TBAS. 252) cehri: (< Far. III. DS. 1. meyve. -ü) Yaban gülü (DS. ülkemizde ise 4 cins ve 25 kadar türle temsil edilen ağaç. 857) can kesme: (< Far. çiçekler genellikle yaprak koltuklarında korimboz ya da kimoz durumda. 417) Küçük. kesme) Sonbaharda yetişen bir çeşit buğday (DS. -ı) Süsen çiçeği (DS. III. III. Eren. çanak yaprakları 4-5 birleşik. cān + T. 857) can otu: (< Far. 3 m kadar yükselebilen. çalı. gēhinnōm + Ar. cahannam < br. III. Rhamnus infectorius. nadiren de otsu türleri olan bir familya (BTS. iri armut (DS. III. cehre + T.: calhala. Ağz. III. djanka. 861. 875) cehennem zambağı: (< Ar. çekirgen < çekir. dünyada yaklaşık 58 cins ve 900 kadar türle. 69) Kök boyasıgillerden. 2. kabuk veya odunundan güzel kırmızı renk elde edilen dikenli bir ağaççıktır. er dişi. III. bakka. Madımalak (DS. 870) cazu gülü: (< Far. çorħala) 1.

III. javuz) Cevizgiller familyasından. ağacı) (And. 884) cerik ağacı: (< ? cerik + T. III. cevuz. 430). 1. 30 m kadar yükselebilen. AA. cooz. mor renkli. (TS. (And. (TBAS. gövdesi kalın. 72. -i) Zencefilgillerden karabiber tadında bir bitki (TS. Tietze. Ağz. III. geviz. 1.: cerk) Su kenarında yetişen. 430) Çok yıllık. III. 878) ceneği: (< ? ) Yüksek yerlerde yetişip yaprakları hayvanlara yedirilen bir cins ağaç (DS. Juglans regia. < Ar. 69. 395) cennet otu: (< Ar. cavz. TBAS. geranio < Lat. rizomlu ve sarı çiçekli bir dağ bitkisidir. III.: caran) Kırmızı renkli. 58) ceran: (< t. marul tadında bir cins ot (DS. cövüz. celeb. III. 878) celkek: (< ? ) Koparıldığında süt çıkaran bir cins kır bitkisi (DS. cennet + T. kerestesi değerli. < Ar. Ağz. cevüz. 236. cauz < Far. 58. uzun ömürlü. 883) centiyane: (< Lat. ADYA. BTS. MBTS. 209.244 celep: (< Ar.: cevez. pipéri + T. 881) cenik sovanı: (< ? cenik + T. awz. 39. . III. Tietze. Gentiana lutea. cennet + Yun. auz. 121. gentiāna. 88. III. genişçe biçimli bir cins soğan (DS. 67. otu) Yuvarlak ve ince yapraklı. 400. yurdumuzda çok yetişen bir ağaç. AAT. 1. geranium. 886) cetlemük: (< T. Nişanyan. 859. Tietze. Ağz. soğanı) Tatlımsı. cevz ~ OFar. 122. meyvesi için yetiştirilen. 466) Aşılanmamış meyve (DS. (And. 887) ceviz: (< Ar. 434). çitlembik) Bir çeşit armut (DS. yedi sekiz metre yükselen ve kömüründen barut yapılan bir cins ağaç (DS. Eren. 882) cennet biberi: (< Ar. iyi kokan bir çeşit çiçek (DS. cöyüz.

232) ceylan çiçeği: (< Moğ.245 E A. -si) Zakkumgillerden. çok yıllık. 440. 437) ncir (DS. is. çalımsı veya otsu bir bitki. 190. 60. açık. BTS. “< Moğ. cevz + T. ince uzun yapraklı. çıçırgan (TBAS. kendine özgü mavi. 1. TBAS. Tietze. pembe çiçek açan bir bitki (DS. 485”) Bir cins eğrelti otu (DS. MBTS. 482. erkek ve dişi çiçekleri ayrı ayrı olan. III. 437). ceylān. -giller) Örneği ceviz olan. 402. 1. mor renkli çiçekleri ve ortası çukur taç yaprakları olan. 233. III. GBAA. 45. K AT. 37. (And. yaprakları almaşlı dizilişte ve parçalı. 1. EYAD. 899. Burçak (DS. cį a. 363”) Yaprağı beş köşeli olup. 181. 311. KBAYA. TS. 888) Cezayir menekşesi: (< öz. 889) cıcılık: (< cici “çocuk dili” + T. Ağz. 51. 485). Yabanî bezelye.: cığan) Beyaz ve sarı renkte. 223.: cilban) 1. 145) cevizgiller: (< Ar. GD AT. çok türlü bir cins ot (DS.A. . OAAD. 912) . MBTS. 1. 2. culbān. 908) cılık: (< cılık < cılk “ses taklidi”. III. çiçeği. 237.. ST AT. ZBK A. Vinca. T YA. cıbırca/cıbılca. -lik) bk. 163. Tietze. (And. 58) cığa: (< Far. III. MBTS. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. BTS. 905) cılban: (< Ar. III. 191. 1. Ağz. 71. 59. III. benefşe + T. taçsız iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS. KMYA. 56. 400. Cezayir + Far. (TS. Erz. “< cıbır/cıbıl ‘çıplak’ kelimesiyle aynı kökten gelmiş olması muhtemeldir. 256. II. 900) cığra: (< ? ) Bir cins dikenli ot (DS. 76. 121) cevzeni: (< ? ) Bir üzüm türü (EYAD. ceylān + T. ETA. III. 121) cıbarca: (< T.

çiynak) Çobançantası denilen ot (DS. cırtlak + otu) Nohuda benzer acı bir ot. III. başaklarından olgunlaşınca sıkıldığı zaman tohum ve su fışkıran bir bitki. cırtatan (DS. güzel kokulu. 576). kavuna benzeyen. III.: cırtıgaz) Ekilmeyen tarlalarda yetişen geniş yapraklı. III. cırt + atan + divleği) bk. VII. 945) cırt: (< cırt “yansıma ses”) bk. tırnak. III. 937) cırtlak otu: (< T. hatmi çiçeğine benzeyen çiçekler açan bir bitki (DS. cırtdangaz). cırmalak) Yemeği yapılan küçük mantar (DS. cırtlak) bk. çırlangıç): (DS. III. (And. cırık < cır-.: cırlangeç. DS. 938) cırtlak: (< T.: cıynak. ırlangıç) bk. Mayhoş tadı olan. (And. cırtatan (DS. 929) cırlangıç: (< T. cırtlan. III. 2. cırtatan (DS. cırt. cırt + cırt) bk. Yenmeyen. 2487) cırmılak: (< T. 937. 923) cırdatan düleği: (< T. cırt + atan) 1. 937) cırtdangaz: (< T. yenilmeyen. MBTS. III. 1. cırlangıç). 937) cırt cırt: (< T. Ağz. 935) cırnak: (< T. pat pat otu (DS. Ağz. (And. cırlangeç. III. Tietze. cırtlavak. III. 939) . Gelincik otuna benzer. 1187. cırtlavuk. portakal büyüklüğünde kavun cinsinden bir meyve.246 cıngıravu elması: (< ? cıngıravu + T. 438) Turunçgillerden. Ağz. 3. çırlangıç. 937) cırık: (< T. cırtatan (DS. cırtatan (DS. cırtlak. III. yabani bir meyve (DS. cırt cırt. III. 937) cırtatan: (< T. III. 936. yaprakları sarılarak yemek yapılan geniş yapraklı bir bitki (cırdatan düleği. güzel kokulu. cırlangıç. elması) Sallanınca içinde çekirdekleri ses çıkaran bir çeşit elma (DS.

III. III. (DS. 443. Ağz. 955) cicamık: (< ? ) Ardıç ağacı ve meyvesi (DS. böğürtlene benzeyen bir çeşit ağaç (DS. III. 950) cızlayık: (< T. III. 1. gıvışgan otu (TBAS. III. III. cırtlan) bk. III.: cırtlavak) bk. cız + cız + dikeni) bk. cırtatan (DS. cırtlavuk). cırtatan (DS. 937) cıvak: (< ? ) Şeytantırnağı (DS. III. (And. 962) . (And. Ağz. III. III. 939) cırtlan: (< T. -cık) bk.247 cırtlak sakızı: (< T. cızlağan). cız (DS. 957) cicibici: (< cici + bici “çocuk dilinde” Tietze.: cızgan) Isırgan otu (DS. 937) cırtlavuk: (< T. III. cırtlak + sakızı) Sakız çıkarılan bir cins ot (DS. III. 951) cibik: (< ? ) Cin mısırı (DS. 59) cız: (< cız “ses taklidi”) Tohumları oraya buraya yapışan. 942) cıvrıncık: (< ? cıvrın + T. 955) cibille: (< ? ) Semiz otu (DS. 489) Yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. üzümü) Parmak gibi uzun olan bir çeşit üzüm (DS. tarlalarda görülen bir çeşit ot (cızcız dikeni). III. 946) cızlağan: (< T. MBTS. 958) cicik üzümü: (< ? cicik “meme” + T. 946) cızcız dikeni: (< T. cızlayık) Bir çeşit bitki (DS. 959) ciğarı: (< ? ) Kırmızı tohumları olan. III.

cumcuma. DS. cin mısırı (TS. 970) cimcime: (< Ar. III. (TS. 60. 447) Başı şemsiye şeklinde olmayan mantar (DS. otu) bk. III. 979) . Cincife + T. III. dikeni) Dikenli bir çeşit ağaç (DS. -i) Süs biberi (DS. 122) cimbiz: (< cımbız < Yun. cinek (DS. darısı) bk. cimcik + T. (DS. Marchantia polymorpha. 971) cimit: (< ? ) Keten (TBAS. (And. tsimbidi. 1. otu) Düğün çiçeğigillerden. 486) Kurutulduktan sonra gövdesi kürdan gibi kullanılan bitki (DS. Genellikle yenebilen. 975) Cincife üzümü: (< öz. 1. 407. MBTS. is.: cıncıla) Bazı Tricholoma türlerine verilen genel ad. dikeni. zehirsiz mantarlardır (TBAS. şarap yapmakta kullanılan bir çeşit üzüm (DS. tzímbla. Tietze. III. 978) cingen dikeni: (< Yun. III.248 ciğer otu: (< Far. pipéri + T. III. ciğer + T. III. III. “< Moğ. 976) cincile: (< ? ). 447”) Böğürtlen (DS. cinn + Yun. çok yıllık otsu bir bitki. küçük taneli. Tietze. üzümü) Kırmızı. 447) Cin mısırı (DS. yaprakları buğday yaprağına benzeyen bir çeşit ot (cinek otu). 410) cinek: (< ? ) Mısır tarlalarında biten. 968) cimcik dikeni: (< Moğ. 973) cinbiberi: (< Ar. DS. III. cinn + T. III. III. BTS. Ağz. 1. Tietze. 60) cimlā: (< Yun. 919. 978) cinek otu: (< ? cinek + T. Tsingános “çingene” + T. cimcik. 975) cin darısı: (< Ar.

991) . III. saçı) bk. III. tüylü. III. küçük bir cins fasulye (DS. 60) cinsaçı: (< Ar. 987) civanperçemi: (< Far. siyah yabani üzüm (DS. TBAS. bostanbozan (TBAS. 983) citteli keçi: (< ? citte + T. cevān + perçem + T. -lik) Yemeği yapılan beyaz çiçekli kır otu (DS. (And. boru çiçeği (TBAS. aŧīfe) Bir çeşit kadife çiçeği (DS. 980) cinik: (< ? ) Küçük hıyar (DS.249 cingil kadife: (< Yun. III. -ı) Bir tür ufak taneli mısır. BTS. III. 988) civelek: (< ? civelek. Ağz. beyaz veya sarı çiçekli ve kuvvetli kokulu bir bitkidir. 1. (TS. Achillea millefolium. yeşil. 412. çivek) Küçük taneli. otu) bk. III. 2. 988) civek: (< ? ). 60) cipil: (< ? ) Gelişigüzel yetişen fidan (DS. III. cinn + T. otsu. cin darısı (TS. III. çok yıllık. 451) 1. Gelincik otu (DS.: cüvek. 988) ciyner: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS. cinn + T. 979) cingiş: (< ? ) Deve dikeni (DS. cinn + miśr + T. -i) Birleşikgillerden. 1. 980) cinibiz: (< ? ) Ufak. Bir çeşit elma. III. Tietze. III. 410) cin otu: (< Ar. 123) civcilik: (< civciv “ses taklidi” + T. cingil + Ar. 100 cm kadar yükselebilen. 980) cin mısırı: (< Ar. birçok türü olan. 60. li + keçi) Gelincik çiçeği (DS.

culbat. III. III. çumbul) Küçük taneli yabani üzüm (DS. Ağz. (And. 457) bk. cücek ‘yavru’. çunbul/çumbul. III. Ağz. III. culbān. cülbant. 999) coruk: (< ? ) Fidan (DS.: culbant. cülbent. kız) bk. tavukbacağı mantarı (TBAS. III. Tietze. cunbut) Gonca (DS. cūce + T. III. börülce). cūce + T.: cümbüt. 61) curta: (< ? ) Yabani kiraz (DS. Ağz.250 cizgit börülce: (< ? cizgit + T. bağırsağı) nce. 61) cücük: (< Far. III. 1024) cücül: (< Ar. ağaç mantarı (TBAS. 61) culban: (< Ar.: cumburt. 1019) cuşka: (< ? ) Bir cins yuvarlak biber (DS. Tietze. 1015) cumbut: (< ? ). 992) col: (< ? ). 72). Eren. kıvrık yapraklı. III. Ağz. akdiken (TBAS.: cola) Yabanî çilek (DS. 1020) cüce bağırsağı: (< Far. 504) Dağ çileği (DS. çulbant. III. III. (And.: cizvit börülce) Bir çeşit beyaz fasulye (DS. 3. 1002) cöcce: (< ? ) Çörek otu (TBAS. 1012) cumbur: (< Far. Ağz. burçak (DS. (And. 539). yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. -lak) Geniş yapraklı bir bitki (DS. culcul. (And. III. 62) . çulhat): Yabani bezelye. MBTS. 995) coplak: (< Far. 1021) cücekız: (< Far. culvan. (And. 1016) cumurd: (< ? ) bk. çūb + T.

1027) cünül: (< ? ) bk. III. Çin ve Amerika ırmaklarında yetişen. 1031) çadır çiçeği: (< Far. 1024) cülük: (< ? ) Yabani bezelye (DS. III. pembe ve beyaz çiçekli bir bitki. darı) nce. sert bir çeşit ağaç (DS. kırmızı kabuklu bir çeşit şeftali (DS. 1027) cümele: (< Ar. III. III. 458) Tropik bölgelerde yetişen. 420. (TS. Tietze. III. 1026) cürgül: (< ? ) Bir çeşit mısır (DS. çiçeği) Nilüfergillerden. çadır şeklinde açan. 1. üzümü) Şarap yapımında kullanılan ince kabuklu. III. MBTS. cūl + T. ufak darı (DS. 782) . çādar + T. Euryaleferox.251 cücül darı: (< Ar. (DS. yemeği yapılan bir ot (DS. TaS. III. 506) Pancara benzer. açık renkli bir cins üzüm (cünül. 1028) cürük: (< ? ) Yer elması (DS. cül üzümü (DS. II. büyük yapraklı. 1026) cüvür: (< ? ) Eylül ayı sonunda yetişen iri. (paşaçadırı). culcul + T. 1026) cümbez: (< Ar. III. incire benzer meyveleri olan bir ağaç (DS. III. cüvek). cumel. saçtı) Funda cinsinden dikenli. cummayz. 1026) cül üzümü: (< Ar. 1028) cüvek: (< ? ) bk. III. III. cül üzümü (DS. 1029) -Ççactı: (< T. 1.

ça ale “ham meyve”. şa āl < Sans. sert. şri āla + T. 63) çakçak: (< T. laç yapmakta kullanılan. hindiba (TBAS. şri āla + T. ça āla. Dorema ammoniacum. Conyza bonariensis. çak + çak) bk. MBTS. zar içinde tohumları olan. Sakız kabağı. Nişanyan. Eren. 1. 63) çakal eriği: (< Far. 1032) çağla: (< Far. baklagillerden bir bitki. 423) çakalboğan: (< Far. < Far. (And. 515) Taze fasulye (DS. 1. çakıl+da-k. uşağı) Maydanozgillerden. 2. . 1. kayısı. ça “ses taklidi”. çādar + T. 466). III. şri āla + T. ça āna. zehirlenen hayvanlara içirilen bir çeşit ot (DS. 2. ahlat (TS. 72) Yaprakları hayvanlara yedirilen bir bitki (DS. şa āl < Sans. erik gibi tek çekirdekli yemişlerin körpe iken yenilebilen ham şekli (TS. Nişanyan. tüylü ve otsu bir bitkidir. bk. Tietze.252 çadır uşağı: (< Far. şa āl < Sans. 72. III. < Far. (TBAS. ham yemiş. -u) Yabanî armut. iri çekirdekli bir erik türü. 1043) çakıldak: (< T. emrūd + T. 3. Olmamış.: çağıldak) 1. şri āla + T. boğan) Kırlarda rastlanan bir bitki (TS. çakıl “ses taklidi kelime”. 1. Prunus spinosa. 462) 1. (TS. (TS. çiğdemi) bk. şa āl < Sans. 423) çakal otu: (< Far. 420) çağ: (< ET. 1. Tietze. Badem. şa āl < Sans. şri āla + Far. eriği) Çok ekşi. acı çiğdem (TBAS. Ağz. otu) Bir yıllık. III. 423) çakal çiğdemi: (< Far. çağala. 63) çakıl: (< T. 76. 1. 1037) çakal armudu: (< Far. 422) çağman otu: (< ? çağman + T. öz suyu hekimlikte kullanılan bir bitki. otu) Suyu. 60 cm kadar yükselebilen.

salvia. 64. Tietze.: calba. şa r < Lat. şabla. III. çavşır. III. çaveşir. köklü. Kırlarda yetişen. Börülce. (DS. 409) Isırgan otu (DS. 1048) çalba: (< Lat. (DS. 1044) çakırca dikeni: (< Ar. 1. cawşīr/cāwşīr < Far. 1044) çakır: (< Ar. çaşur. (And. çanşır. genelde sarı çiçekli bitkiler (TBAS. çakmur + buğday) ri. çarşu. Küçük karpuz. çakıl + dikeni) bk. çay . Geranium tuberosum. abdestbozan otu (TBAS. çiçekleri mor. çok yıllık. 1044) çakırdiken: (< Ar. mor çiçekli. ca + dikeni) Sarı çiçek açan. çakşur. çakırca dikeni (DS. Clauson. şalba) Ballıbabagiller familyasından. uzun ve sert sapı olan diken (çakıl dikeni). Ağz. Ağz.253 3. Ferula Umbelliferae cinsine ait. Ağz. (And. 2.: calak) 1. 63) çakmur buğday: (< T. ağır bir çeşit buğday (DS. gāwşīr + T. çalak). 1036. çarşır. 1046) çakmuz: (< ? ) 10-30 cm yükseklikte. otu). hekimlikte kullanılan bir bitki.: çağşır. şa r + T. 1038. 4. şa r + T. III. çok yıllık. 1043) çakıl dikeni: (< T. çeşir) Maydanozgiller familyasından. 69. III. çiçekli ve yağlı bir çeşit ot. çalı görünüşünde. dikeni) bk. yumruları çiğ olarak yenen ve süs bitkisi olarak dış ülkelere satılan. (And. DS. III. III. Olmamış karpuz (DS. 1084) çalağan: (< T. (TS. Colutea arborescens. pembe veya sarı renkli. 469). otsu ve çok yıllık bir bitki. diken) Maydanozgillerden. çalağan) Isırgan otu (DS. III. BTS. (TBAS. III. 129. şa r + T. parçalı yapraklı. 64) çakşır otu: (< Ar. Arctium tomentosum. 424) çakır dikeni: (< Ar. 1048) çalak: (< T. sacer.

çalu) Boyları 1-3 m kadar olan. çalık) Kırlarda biten. 1. 1054) çalıbasmaz: (< T. . 427. Sisymbrium. 72. 1054) çalı kızılcığı: (< T. 1054. Ağz. MBTS. BTS.Y. Gaz. III. 1050. Nişanyan. 428) çalıgaga: (< T. çalı < çal-ı. III. böğürtlen. 427) çalı: (< T. TBAS. 129. 65) . 65) çalık: (< T. 61. 67) çalıbasan: (< T. DA. 75.254 olarak içilen yaprakları tam ve sık tüylü bitkiler. XII. dalları çok çatallı ve sapları odunsu. X. çalı + ? gaga) ğde (DS. çalı “çal siyah-beyaz karışık renkli. 67. < ? T. BTS. 1. DS. 338. 518). < kökü belli değildir.A.. I. çalgıcı + otu) Turpgillerden. çalı + kızılcığı) bk. 190 . 428) çalı fasulyesi: (< T. Ka. kızılcık (TBAS. 1054) çalı dikeni: (< T.A. çok yıllık bitkiler (TS. karaçalı (TS. Erz.A. çalı + basmaz) Kara kılçıklı buğday (DS. III.. uzun saplı ve kılçıklı bir cins buğday (DS. III. (TBAS. ADYA. -sı) bk. kurak yerlerde yetişen bir bitki cinsi. çalı + ? gaga + T. ahu dudu gibi ağaççıktan küçük. 4475. (And. çalı + Yun. çalı + basan) ri ve sert taneli. DS. 125) çalgıcı otu: (< T.. AA. fasulia + T. 1. çıçırgan (TBAS. yumru kökü yenilen kırmızı çiçek açan bir bitki (DS. 1. 65) çalıgagası: (< T. III. III. DS. -si) Kılçıklı bir çeşit fasulye (TS. alaca”. III.: çali. çalı + dibi) Çalılıklarda biten. III. 122. (TS. 1054) çalıdibi: (< T. Labiatea. Gülensoy. yemeği yapılan bit ot (DS. 3739. 64. çalı + dikeni) bk. 129. 3732.

431) çaltı dikeni: (< T. kışın yaprak dökmeyen ve yurdumuzda birçok türü yetişen. 471) Diken. -u) 15-40 cm yükseklikte. buğdayı) Açık kırmızı renkli. 429) çal kirazı: (< T. 1062) çam: (< Arapçadan kalma bir alıntı olduğu anlaşılıyor < Ar. -ı) Fıstık çamının kozalak biçimindeki meyvesinden çıkarılan sert kabuklu. her dem yeşil.: çom) Çamgillerin örnek bitkisi olan. 312) çam buğdayı: (< Ar. III. 45.255 çalık kavak: (< T. SA. KMYA. Pinus. 1058) çaltı: (< Yalnız Anadolu ağızlarında kullanıldığı anlaşılıyor. çok yıllık. (TS. 90. kozalaklı bir orman ağacı. 77). T YA. 201. iğne yapraklı. 431. çam. (And. 189. TS. 4719. 428) çalı navruzu: (< T. şam’ “mum”. 87. DS. K A. “< çal ‘taşlık yer. rizomlu. OAAD. KYA. 1. III. GBAA. çalı (TS. 53. 65. AAT. Iris unguicularis. çıplak tepe’. . Eren. 315. çalı + süpürgesi) Kırmızı çiçekleri olan ve süpürge yapımında kullanılan bir bitki (TS. şam’ + T. şam’ + fustu + T. 1. 432) çamgiller: (< Ar. DS. iğne gibi ince ve uzun yapraklarını yaz kış dökmeyen. çaltı + dikeni) bk. 77. çal + Yun. 4522. 385”) Beyaz kiraz (DS. ufak taneli buğday (DS. 1. tohumları çıplak olarak kozalak pulları üzerinde bulunan. DS. Eren. 1. mavi veya morumsu çiçekli bir bitki. 1064) çam fıstığı: (< Ar. -giller) Kozaklılardan. 107. çalık + kavak) Dalları sepetçilikte kullanılan bir kavak türü. 1. nevrūz + T. III. < ??. şam’ + T. XII. XII. -ı. III. çalı + Far. 7. 130. (TS. BTS. Türkçe çalı sözüyle çaltı arasındaki benzerlik düşündürücüdür. (sepetçi kavağı). yağlı ve nişastalı tohum (TS. 1264. 65) çalı süpürgesi: (< T. TBAS. 138. (TBAS. çaltı (DS. Ağz. Tietze. EYAD. kerasi + T.

örneği çan çiçeği olan. 1. Campanella. 435) çaplançanak: (< ? çaplan + T. çanak) bk. 78”) Çan çiçeğigillerden. III. küçük taneli. beyaz çiçekli. 66) çan çiçeğigiller: (< T. “< T. fasulia + T. çiçekleri çan biçiminde olan. üzümü) Kırmızı renkli. süs bitkisi olarak ekilen. otu) bk.256 köknar. çiçekleri er dişi. çanak + kıran) bk. atkuyruğu (TBAS. boynuzlu gelincik (TBAS. ladin gibi bitki türlerini içine alan reçineli ağaçlar familyası (TS. çanak + çatlatan. BTS. Çanın çıkardığı sesten geldiği anlaşılıyor. 66) çan çiçeği: (< T. yaprakları almaşlı. soğanlı. 66) çanakkıran: (< T. MBTS. -si) Sırık fasulyesi (DS. ban otu (TBAS. çok yıllık ve otsu bir bitki. çan + çiçeği + -giller) Bitişik taç yapraklılardan. 131) çangal fasilesi: (< Far. 1070) çanta çiçeği: (< Yun. şıra için kullanılan üzüm (DS. 66) . çan+ak. 36) çam üzümü: (< Ar. Eren. Eski Kıpçakçada da çaŋ biçimi kullanılır. ovaryum alt durumlu. TBAS. beyaz. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS. 1. 1. BTS. 1. III. 524”) Gelincik çiçeği (DS. “< çan kelimesi eski çağlardan başlayarak kullanılmaktadır. geanta + T. çanak + ? çömlek + T. şam’ + T. 1066) çanakçatlatan: (< T. çan + çiçeği. 1. 130) çam otu: (< Ar. 434. 1067) çanak çömlek otu: (< T. (TS. bir ya da çok yıllık. 434. çengāl + Yun. çiçeği) ki çeneklilerden. şam’ + T. otu) bk. III. erguvanî veya sarı renkli bir süs bitkisi (TS. 432. Orta Türkçede çaŋ olarak geçer. gelincik (TBAS.

66) çarkıfelek: (< Far. (And. 66) çarıkkesen: (< T. 439) çaşıran: (< çaşıran < Ar. 123) çatlağan: (< T. Tietze. III. siyah kiraz (AA. 223-229) çatlak: (< T. 1. duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi. (TS. çatlak + kara) Bir kiraz çeşidi. çapul < çap-u-l. 1. (Duran. Tietze. pipéri) Çarliston adı verilen bir biber türü (TS. köygöçüren (TBAS. 840. 1085) çatlaggara: (< T. Ağz. (fırıldak çiçeği). çatlak) bk. Passiflora caerulea. I. örneği çarkıfelek olan bir bitki familyası (TS. 1081) çarık dikeni: (< T. büyük. demir dikeni (TBAS. çanak) Baklagillerden bir bitki (DS. 1078) çardımçanak: (< ? çardım + T. III. Gülensoy. III.257 çapul: (< T. 196) Göl veya çay kenarlarında yetişen ot (DS. parlak kırmızı çiçekleri olan. çark-ı felek) Çarkıfelekgillerden güzel. Cotinus coggyria. çatlağan) Bu bitki odunlarının yakılması esnasında patlayarak çatırtılı sesler çıkarmaktadır. III. çarık + kesen) bk. Bu özelliği sebebiyle “çatlağan” denilmiştir. 1085) çaşıt: (< ET. 439) çarliston biber: (< ng. 439) çarkıfelekgiller: (< Far. 1. cawşīr + -an). 480) Üzüm (DS. çatlak otu (DS. -giller) Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden. 476. III. charleston + Yun. 1091) . çark-ı felek + T. cacıran) Geniş. çarık + dikeni) bk. yuvarlak yapraklarından dolma yapılan bir çeşit ot (DS. çaşut.

ülkemizin Doğu Karadeniz bölgesinde kültürü yapılan. 132) çaygiller: (< Çin. 447) çay: (< çay < Çin. OAAD. ADYA. DS. asıl vatanı Çin ve Japonya olan. (TS. genç yaprakları toplanıp özel metotlarla kurutularak içecek olarak kullanılan. (TS. taç yaprakları 5 ya da daha fazla . 1. Nişanyan. çekirdeği ufak. 447. çiçekleri genellikle er dişi ya da tek eşeyli. çay + T. Eren. 485. 227. başak verdiği hâlde tanesi olmayan. her dem yeşil. ağaççık ya da çalı formundaki bitkiler.258 çatlak otu: (< T. hindiba (TBAS. 1. -giller) Yaprakları basit ve alternat dizilişli. çūdār + Ar. KMYA. AAT. (TS. ça. 485. (çatlak). 1091) çatlangaç: (< T. Ağz. 2-7 mm genişlikte. 1. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. nadiren tek eşeyli. 67) çattımçanak: (< T. Claviceps purpurea. çavuş + üzümü) Kabuğu ince. 228) çavdar: (< Far. çatlangaç). Ağz. Tietze. III. 1-4 cm uzunlukta. Eren. 1. iri taneli bir tür beyaz üzüm (TS. 333. çok yıllık. Bongardia chrysogonum. kökünde patates gibi yumrular bulunan. ışınsal simetrili. 1. OAAD. silindir yapılı çubuklar hâlinde olan ve hekimlikte kullanılan asklı mantarlardan biri. özel kokulu. 148) çavdarlık: (< Far. (TBAS. 539) Buğdaygillerden. Secale cereale. kolayca kırılabilen. mihmāz + T. unlu tane veren bir bitki. 447. Tietze. çiçekleri er dişi. 1092. BTS. çūdār + T. 74. 67. Thea chinensis.: çatlankoz) bk. -u) Buğdaygillerden ve en çok çavdarın başağı üzerinde türeyip koyu mor renkte bir horoz mahmuzunu andıran. az çok kıvrık. -lık) Çavdar bitkisi kadar büyüyen. 210. çatlak + otu) 30-50 cm yükseklikte. 447) çavuş üzümü: (< T. çalı içlerinde yetişen bir çeşit bitki (DS. 81. kapsül tipi meyveleri olan. III.: çattımçanah) Gelincik çiçeği (DS. çūdār. 81) Çaygiller familyasından. çattım + çanak). MBTS. 1093) çavdarmahmuzu: (< Far. (And. (And. III.

çok yıllık ve pennat yapraklı bitkilerdir. manitari + T. 1. keçisakalı (TS. -sı) bk. Cardemina pratensis. koyungözü – I. -ı) Şapkasının alt yüzü ince dilimli. papadia + T. 1. 1. 448. 449) çayır tirfili: (< ? çayır + Yun. yenilebilen ve zehirli de olabilen mantar türlerinin ortak adı (TS. -i) Baklagillerden. (delialan maydanozu). (TS. çok yılık. 448) çayır papatyası: (< ? çayır + Yun. beyaz çiçekli. Phleum pratense. 449) . fleol. śadef + T. (TS. Erogrostis major. TBAS. 67) çayır sedefi: (< ? çayır + Ar. 1. Buğdaygillerden kuru ve kireçli yerlerde yetişen küçük bir çayır otu. -si) Turpgillerden. yabani bir bitki. (TBAS. 1. otsu bitkiler. soğan (TBAS. Thalictrum. (TS. sulak yerlerde yetişen. melīke + T. (TS. meyveleri kapsül tipinde. 2. 448) çayır melikesi: (< ? çayır + Ar. otu) 1. triphyllon + T. her dem yeşil. düğmesi) Otsu. genellikle rizomlu. çalı ya da ağaçsı bitkiler (TS. kökü iç sürdürücü olarak kullanılan. -i) Düğün çiçeğigillerden. Doğu Karadeniz bölgesinde kültürü yapılan. Trifolium pratense. 1. Sanguisorba. 132) çayır düğmesi: (< ? çayır + T. (TBAS. tere + T. -si) Erkeçsakalı.67) çayır soğanı: (< ? çayır + T. güzeli) Buğdaygillerden bir bitki. (TS. 67) çayır teresi: (< ? çayır + Far.259 parçalı. soğanı) bk. 1. 448. hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki. Çayır oluşturan çeşitli bitkilerin genel adı. 67) çayır güzeli: (< ? çayır + T. 448) çayır mantarı: (< ? çayır + Yun. 448) çayır otu: (< ? çayır + T. BTS. 1.

söğüt (DS. caudāna. 760) çekem: (< T. II. Erz. 1114. 1101) çeçik kulağı: (< ? çeçik + T. Tietze. Sakız ağacı meyvesi. 1098. DS. terāzū “terazi” + T. 491) bk. III. TaS. Ağz. 489). III. üzümü) 1-6 m yükseklikte. Ağz. Ağz. çalı. III. beyaz çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir. çay + mık). (And.. çay+la-mık). 1097) çaymık: (< Çin. ayçiçeği (BTS. (And. 1.: çekire. ayrık otu (DS. 4. (And. çay + Far. ateşe atıldığında çatırdayarak yanan bir bitki (TS. 1. Ağz. 1105. çalab+î ?) Çay kenarlarında kendi kendine yetişen ağaç. 1105) çedene: (< Far. 2. yulafa benzeyen bir kır bitkisi. kışın yaprak döken. şekirtük ‘fındık. Ağz. 1114) çekirdek: (< ET.: çaylambuk) Kökleri sağlam bir ot. 449) çaylamık: (< Çin. Nişanyan. 75.: çekkem) Yeşil yapraklı. III. Keten tohumu. Kendir. Çam kozalağı (DS. 450. 1212. çekirken + otu). Tietze. 486). dikensi. çekme) Geven bitkisi otu (DS. 68) çeblebi: (< T. (And. fıstık’. kenevir tohumu. 3.: çaynuğ) bk. 65) çekirken otu: (< T. < ses taklidi kelimelerden. -si) Bir çeşit hıyar (DS. Avenastrum. çay + T. 1115) . çınar (DS. 63) çekme: (< T. (TBAS. 1106. 4476) çay üzümü: (< Çin.: cedene) 1.260 çayır yulafı: (< ? çayır + yulaf + T. III. (And. III. (TS. çekem < çek-em. XII. 68) çayterüzüsü: (< Çin. Vaccinium arctostaphylos. Tietze. . TBAS. -ı) Buğdaygillerden. III. III.A. III. çikirken) lkbaharda tarlalarda çıkan bir ot (DS. kulağı) Semizotuna benzer bir cins ot (DS.

III. 553) Maydanozgillerden bir bitki ve bunun kokulu tohumu. III. çepiş. 1129) çengel otu: (< Far. Tietze. III. çaman. Kavun (DS. 1116) çeküm çileği: (< T. 459) çemen otu: (< Erm. III. 1. (TBAS. (And. çengāl + T. beyaz sütlü ve sarı çiçekli bir tür. Chondrilla juncea. 69) . 3. 1120) çelik: (< Far. Tietze. 1147) çeş: (< ? ) Kabuklu fındık (DS. otu) bk. III. 1117) çele: (< ? ) Taze fasulye (DS. 1119) çelepeten: (< ? ) Kırlarda yetişen yabani bir ot türü (DS. Kırmızı turp (DS. çaman + T. III. (TS. III. çelik) ğde ağacı (DS. boy otu (TBAS. 69) çeremük: (< ? ). otu) bk. Şalgam. Pancar. 1122) çeltik: (< Far. 1118) çelem: (< Far. 1145) çermayı: (< ? ) Yazın olgunlaşan yeşil renkli bir armut çeşidi (DS. 69) çengel sakızı: (< Far. 492) 1.261 çekmer: (< ? ) Ardıç cinsinden bir ağaç (DS. 458) çemen: (< Erm. Ağz. sakızı) 40-100 cm yükseklikte. şalam. MBTS. çengāl + T. çaşma-zan. 497) Ballanmış armut. şeltūk) Kabuğu ayıklanmamış pirinç (TS. 2. 500) bk. III. 4477) çeşmezen: (< Far. 69) çemiş: (< ET. 2. XII. Cuminum cyminum. III.: cerenük) Erik (DS. karaçalı (TBAS. çekim + çileği) Siyah renkli bir tür çilek (DS. otsu. 1. Tietze. 1. kenger (TBAS. iki veya çok yıllık.

Ağz.: çedi) 30-100 cm yükseklikte. ket-. nohut büyüklüğünde kırmızı meyveleri olan. çeti (TBAS. 561) Ökse otu (DS. III. 1149) çeti: (< ? çeti. 1155) çıbı işi: (< ? çıbı + T. işi) Üzüm (DS.“kesmek. 501) Palamut (DS. III. 1. 1152) çetük otu: (< ? çetük + T. III. III. 1150) çetin: (< kökü belli değildir. 500) Olmamış karpuz (DS. 69) çetrez: (< ? ) Geven cinsinden dikenli bir ot (DS. III. Tietze. 70) çevşen: (< Far. III. çet < ET. 69. çevik < çev-ik. dikeni) bk. III. Bir veya çok yıllık. 70) çevik: (< T. çetme < çet. 1151) çetme: (< T. 1152) çevrince: (< T. III. Bu ad. 481) Yaprağı sarma yapmak için elverişli bir çeşit üzüm (DS. Prosopis farcta. cevşen. Tietze. bir metre boyunda bir çeşit ağaç (DS. 1155) çeyem: (< ? ) Yaprakları çama benzeyen. 1152) çevirdik: (< T. otu) bk. çev(i)rince) Medicago (Leguminosae) türlerine verilen genel ad. DS. yarmak” < ET. (And. çevirdik) Kısa boylu gürgen ağacı (DS. 1. (TBAS. dikenli ve sarı çiçekli bir çalıdır. çit. meyvelerin sarmal biçimde olması nedeniyle verilmiş olmalıdır (TBAS. 1151) çetmi dikeni: (< ? çeti + T. 500). III. III. MBTS.262 çet: (< Çağ. Tietze. Tietze. 500) Ormanlarda büyük ağaçlar arasında yetişen gövdesi ve dalları elastiki bir cins küçük ağaç (DS. genellikle sarı çiçekli ve otsu bitkiler. Afşar otu (TBAS. MBTS. 1157) .

çıkma) Çavuş üzümü (DS. 493) Bit öldüren zehirli bir ot (DS. çaçırgan < saçırgan). 1159.5 metreyi geçen bir bitki ki. 474) çımak: (< Erm. 1158) çıfın: (< ? ) Fundalıklarda olan. 1170) çılak: (< ? ) Üzerinde morumsu top top dikenler olan ve boyu bazen 1. DS. 1161) çıkart: (< T. 70. 70) çığırgan: (< T. 1158) çıdar: (< ? ) Çam ağacı (DS. (And. (And. çelāna. 1176) . III. kuruyunca çocuklar mızrak gibi kullanırlar (DS. çıkart). III. III. 1170) çılan: (< Far. TBAS. çıkıntı) Afyonun fena bir cinsi (DS. çok dikenli bir çalı veya ağaççık. III. sarı çiçekli bodur ağaç (DS.: cıkart) Yer elması (DS. Tietze. 1158) çıdik: (< ? ) Yabani asma üzümü (DS. III. Eren. çıkrık + tekeri) Taş aralarında yetişen.263 çıçırgan: (< T. (TBAS. Ağz. III. III. 1. 89) ri bir çeşit çiğde (TS. Hippophae rhamnoides. III. çelān. 1158) çığçığ: (< T. 1175) çımçıtlık: (< çım + çıtlık) Sakız çıkarılan bir bitki çeşidi (DS. çığ + çığ) Atkuyruğu bitkisi (DS. Ağz. III. meyvesi yuvarlak ve dikenli olan bir ot (DS. III. III. çığırgan < çağırgan) Yabani menekşe (DS. ts’maħ. III. III.: çişkan) Kışın yapraklarını döken. 74. 1170) çıkrık tekeri: (< T. 1167) çıkma: (< T. 905) çıkıntı: (< T. 1165.

138) çıntar: (< ? ) Yenilen bir çeşit mantar (DS. BTS. 1251. 357) çınargiller: (< Far. Clitocybe squamulosa. -giller) Yaprakları basit ya da elsi bölmeli. Platanus. GD AT. 70. 69. OAAD. 137. mavi. tek evcikli. Tietze. çenār + Yun. 134. Tietze. 475. mor ya da erguvan renkli. 511) Yaprak (DS. 1177) çınar: (< Far. 137) çınar mantarı: (< Far. süs ağacı olarak yetiştirilen büyük ve gösterişli bir ağaçtır. Küçük domates (DS. gövdesi kalın. şıra yapmakta kullanılan bir çeşit üzüm (DS. 30 m’ye kadar uzayabilen. çenār. çan çiçeği cinsine ait. çırpı < çırp-ı. 89. DS. EYA. 509”) Campanula türlerine verilen genel ad.264 çımkırık: (< T. üzeri esmer lekeli. 1183) çıra üzümü: (< Far. 76. çiçekleri beyaz. 475. 509) 1. Küçük erik. III. park ve bahçelerde gölgesinden faydalanmak için yetiştirilen. çerā + T. huni biçiminde. III. 129. T YA. 70. 1. çımkırık < çımkır-ık. 1. III. 1189) . BTS. III. 1186) çırlavuk: (< T. TS. Türkiye’de 100 kadar yabani formu bulunan bir ya da çok yıllık otsu bitkiler (TBAS. Eren. 2. çıŋrak < çıŋra-. 70) çıngırak otu: (< T. 40. (TBAS. uzun ömürlü. üzümü) Taneleri beyaz ve üstü kırmızı olan. “ET. geniş yapraklı. manitari + T. ince saplı ve yumuşak etli bir mantardır. çırlavuk) Yaprakları yarım metreye uzayan. DS. III. su kenarlarında. sarı renkli bir ot (DS. 475. (TS. Tietze. III. ST AT. Tietze. 1179. III. ülkemizde de çınar türü ile temsil edilen. BTS. 1. yapraklarını döken ağaçlar (TS. çiçekleri tek eşeyli ve aşağıya doğru sarkan küre şeklindeki başaklarda bulunan. EYAD. 509) ki çeneklilerden. Çan çiçeğigiller familyasından. çenār + T. dünyada 1 cins ve 10 kadar tür ile. çıngırak + otu. TBAS. -ı) Sarımtırak veya deve tüyü renkli. 1187) çırpı: (< T.

III. kurtpençesi (TBAS. 71) . “çıyan < ET. Tietze. 3. 71) çıyan otu: (< T. TBAS. kara) Ufak taneli bir çeşit siyah üzüm (DS. III. filizlenen buğday. ağacı) Çitlenbik ağacı (DS. 1198) çıyancık: (< T. Nişanyan. 1196) çıtlık: (< T. çıtlık). III. 77”) ncir ağacının yaprak vermeden önce verdiği ilk meyve (DS. çıyan + otu) bk. 71) çıtçıt: (< çıtçıt “çıtırtı sesi. III. III. kurtpençesi (TBAS. çıyancık. III. 1192) çıtçıtan ağacı: (< ? çıtçıtan + T. Ağz. 1. Çavdar. XII. çır + Far. Sonbaharda ekilip sulanarak erken yeşillenen. çıtlamak) Alıca benzeyen bir yemiş (DS. Bunias orientalis. Tietze. 512) nce çalı (DS. 71) çıtlamak: (< T. 2. -ı) Çok yıllık. 1190) çır şalgamı: (< T. 513”) bk. (TBAS. III. çadan. (And. 1192) çıtımık: (< T.265 çırpız: (< ? ) 1. 480. III. çıtlak). 1193) çıtır: (< ses taklidi kelime. çıtımık) Sakız ağacının meyvesi (DS.: cıltık) Çitlembik (TS. DS. III.: çetlek) Sakız ağacının meyvesi (DS. 914) çıtnak kara: (< ? çıtnak + T. çıtlamık) Bir çeşit mürver ağacı (DS. 4478) çıtır erik: (< çıtır + T. 1194) çıtlak: (< T. erik) Çarşamba’da yetişen bir çeşit erik (DS. (And. şal am + T. Ağaç filizi (DS. Ağz. otsu ve sarı çiçekli bir tür. 1196) çıtlamık: (< T. III. 1151.

18. < Türkçede “çeçek” çeç< seç.A. III. (And. Nişanyan. 138. 1. III. 1. GD AT. 150.kökünden gelir. ST AT. 88. çiçek + soğanı) Lâle gibi çiçeklerin ekim zamanı köklerinde oluşan soğan biçimindeki yumru filiz (TS. OAAD. ETA. II. 4479) çiçeksiz bitkiler: (< T. çiçeğ. çiçek + otu) Karnabahar (DS. 482) çiçek otu: (< T. EYA. 209. AVA. 109. 18. 1. DS. III. 93. III. 77. 220. 1203) çiçek: (< ET.Y. 104. 482) çifek: (< ? ) Kırlarda. çifek çitçeg) 1. lahano + T. 1202) çibillik: (< ? çibil + T. K A. 191. T YA. 1105. (DS. BTS. 207. III.266 çibiçibi: (< çibi + çibi) Bir çeşit ot (DS. -lik) bk. çiçeg. ormanlarda yetişen bir çeşit yaban üzümü (DS. 231. çiçeksiz + bitkiler) Mantarlar ve eğrelti otları gibi. Tietze. 481. GBAA. KYA. SA.. çiçekli + bitkiler) Tohumlu bitkiler (TS. 171. 482) çiçek yaprağı: (< T. 115. 1. Tietze. 1203) çiçekli bitkiler: (< T. 400. 190. 276. 283. 117. çibil (DS. 276. DS. 1. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi (TS. DA. 368. 91-92). K AT. E A. 1205) . 7. III. KMYA. çicek. Ka. 2. Bir bitkinin. 355) çiçek lahanası: (< T. çiçek + yaprağı) Çiçek sapı üzerinde ve çiçeğe yakın. Clauson. 1205. renkli bölümü. 30. 514. AAT. cibindirik < cibin + dirik. -sı) Karnıbahar (DS. 1202) çibindirik: (< T. üreme organları gizli olan bitkiler sınıfı (TS. III. 293.: çeçek. III. üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu. 482) çiçek soğanı: (< T. XII. Ağz. 1202) çibil: (< ? ) Su içinde yetişen bir çeşit ot (çibillik). çiçek + Yun. Eren. çéçek. TAYA. özel biçimler gösteren yaprak (TS. 442) Söğüt ağacının çiçeği (DS.

ST AT. Ağz. 72. Eren. Tietze. Tietze. 1209) çiğit: (< Eski kaynaklarda çığıt olarak geçer. (And. III. T YA. 1208) çiğirdek: (< çekirdek) Olmamış kavun (DS. III.: cifin) Fundalıklarda. 1. Tazeyken yenilen dikenli bir çeşit ot (DS. 3. Ağz. 139. Nişanyan. Doerfer’e göre tipik bir kültür sözü olarak Türkçeden çok. 102) çiğelek: (< ET. 77). Clauson. çilek (DS. III. cil. Yaprakları sebze olarak kullanılan labadanın çok tazesi. 1208) çiğirdik: (< ? ) Ökse otu (DS. bir iki metre uzunlukta. Ağızlarda çiğirt ( > çiğirdek) biçimleri de göze çarpar. OAAD. BTS. 1213) . 1206) çiğde: (< ET. 2. Tietze. 368. hünnap (TBAS. 517). Colchicum. (TS. 486) Filiz. türlü renklerde çiçek açan bir kır bitkisi. 77) bk. yumruları yenen. Ağz. 414) Kuru fasulye (DS. 1249. çiğindirik < çiğin+dirik. taze yaprak (DS. III. ran kökenli bir ögedir.267 çifin: (< ? ). Topraktan yeni çıkan bitki. 71) çiğdem: (< ET. ormanlarda yetişen 3-4 m boyunda olan ve zehirli bir çiçek (DS. Bu biçimlerdeki –r-’ler sonradan türemiştir. III. 1205) çiğ: (< ET. 217. III.: çivtan) Zambakgillerden. Nişanyan. 246. yigde. 92. ETA. EYA.: cil) 1. 1210) çil: (< Erm. (And. 211. III. Clauson. (And. 515) Köylerde süt süzmeye yarayan. 178. çigit. yaprakları dikenli ve üst tarafında haşhaş başı gibi yuvarlak bir başı olan ot türü (DS. Tietze. III. II. 1206) çiğindirik: (< T. UA. 516. çok yıllık. 212. AAT. 77. 485. yumrulu. 516) bk.? yilek/ciğlek/çiğelek. çigdem. DS. < ET. III. Tietze. GD AT. TBAS. ekin. bazı türlerinden safran elde edilen. 170. 414. 74. çig.

çınar (DS. 73. 487) çilgi: (< ? ) Siyah üzüm (DS. is. soğan) Taze soğan (DS. BTS. III. 76”) Semiz otu (DS. yavşan otu (TBAS. çilek < çiğelek. “< ? Erm. III. sarı renkteki çiçekleri anason kokan bir ağaççık. III. 965. Gülgillerden.. III. 1217) çil pancar: (< Erm. Nişanyan. pembe. Lolium. III. (TS. bahçelerin yeşillendirilmesinde yararlanılan çok yıllık bitki. 1. sapları sürüngen. 1228) . 77. 4479) çilek: (< T. DS. 1214. Eren.A. 488) çingiş: (< ? ) Arapsaçı da denen ota benzeyen ve bazen çiğ. III. 139. DS. 378) çimit: (< ? ) Siyah susam (DS. Nişanyan. 73) çilbirtir: (< ? ) bk. otu. III. 487. III. cil + T. tsvabur. 518) Buğdaygillerden. III. 1220) çil soğan: (< Erm. 93) 1. 73) çildirim: (< T. Çin + Yun. 1224) Çin anasonu: (< öz. 1220) çim: (< ET. Bu bitkinin güzel kokulu. çilek + üzümü) Bir tür üzüm (TS. 2. bazen de haşlanıp salata yapılarak yenen bir ot (DS. TBAS. 1. çiçekleri beyaz bir bitki. (TS. 486. 1214. TBAS. (TS. 153. baş) bk. kırmızı renkli meyvesi. cil + banjar) Labadaya benzeyen bir bitki (DS. Tietze. anison + T. tsvabur ‘çılbır’ + T.268 çilbaş: (< Erm. 282) çilbir otu: (< ? Erm. çıldırım) Çay kıyılarında yetişen bir ot (DS. III. K AT. -u) Manolyagillerden. Gaz. XII. çim veya çım. Illicium anisatum. 1. T YA. 138) çilek üzümü: (< T. Fragaria xananassa. 1. 1206. < ET. cil + T. çım.

XII. 489) Çin leylâğı: (< öz. Eren. kamelya (TS. DA. leylāk + T.: çişan) Sarmaşık (DS. -sı) Çin’de yetiştirilen bir tür lahana (TS. 1. X. -ı) Tespih ağacı (TS. Çin + Far. aranfül + T. çiçekleri yaprak koltuklarında ya da dal uçlarında bulunan. is. 4698. tarçın + T. 307. 1179) çini çıtlık: (< ? çini + T. Çin + Ar. III. 73. (TS. -i) bk. 1236) çirti: (< T. Ağz. hüsnüyusuf (TBAS. 1. is. < Far. sarımsı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 78. 100 cm kadar yükselebilen. Tietze. Çin + Yun. fide (DS. 1239) çitil: (< Ar. GD AT. sirīş “tutkal” < sirīşten = OFar. çok yıllık. III. ağacı) Defnegiller familyasından. UA. şatl. çirti) Dikenli ardıç ağacı (DS. Çin + Far. 144. (And. is. sriştan. 140. sirīş. Ağz. sirīş + T. Çin + Far.: şitil) Fidan. çıtlık) Kökünden sakız yapılan ot (DS. Eremurus spectabilis. lahano + T.269 Çin gülü: (< öz. 1. (And. Nişanyan. gövde ve dal kabukları baharat olarak kullanılan bir tür. 1238) çirtik: (< T. Eren. gul + T. yumrulu. III. (BTS. çirtik) Kuş üzümü (DS. EYAD. 313) çiriş otu: (< Far. parlak yapraklı. Cinnamonum cassia. DS. 73) Çin lahanası: (< öz. III. 4479. 232. 134) . 140) çiriş: (< Far. 500). DS. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. is. TBAS. 94) 100–150 cm yükseklikte. Genç yaprakları sebze olarak kullanılır. 390. 1235. 2. DS. 3788. III. 522). Tietze. BTS. XII. 1228) Çin karanfili: (< öz. ADYA. Asphodelus. (TBAS. 74. DS. 489) Çin tarçın ağacı: (< öz. III. otu) Zambakgillerden. 171. KBAYA. III. 489. 1238) çisan: (< Yun. 368. 1243. -ü) bk. AVA. kisón. is. 187. DS.

(TS. çōbān + Yun. TBAS. (TS. yemişleri torbayı andıran bir yaban bitkisi. 1254) . III. 95”) Baklagillerden. 1293. mahmude. 141. -sı) Kuşkonmaz denilen bitki (DS. Räsänen (s. 523). iki veya çok yıllık.: çörlövük. 74) çit sarmaşığıgiller: (< T. 491. 1. -sı) Turpgillerden. 74. salis tinctoria. kahkaha çiçeği. 1244) çitlek: (< T. çit sarmaşığı. parlak sarı çiçekli. DS. III. mercimekten az büyük. 494) çobançırası: (< Far. çitili + kavun) Bir çeşit kokulu kavun (DS. çok yıllık ve otsu bir bitki. Tietze. Ağz. çōbān + çerā + T. 1. 141) çobançantası: (< Far. 40–90 cm yükseklikte. çüvit olarak geçer. daha çok tarla kenarlarında yetişen.Y. BTS. geanta + T. Eren. küsküt gibi bitkileri içine alan bir familya (TS.270 çitili kavun: (< T. III. TBAS. otsu kısmından mavi renkli çivit boyası elde edilen bir bitki türü. çörtleük) (DS. 1. buruk lezzette meyvesi olan. 1294) çit sarmaşığı: (< T. Celtis. kabuğunun üzerinde sık ve birbirini kesen küçük yarıklar bulunan tatlı bir kavun cinsi (DS. çitlek) Ayçiçeği (Ka. çitlembik) Fındık (And. 492.112) çivit’i ? işaretiyle Uygurca yipin. Clauson ise alıntı olduğu olasılığı üzerinde durmuş.: çitemek. Ağz. (TS. 270) çitlembik: (< T. 523) Gri renkli. Tietze. 1. çiteme < çite-me. III. çitlembik < çitle-mik. III. “< Orta Türkçede çüwit. çit + sarmaşığı) Çit sarmaşığıgillerin örnek bitkisi olan. (And. 1246. sarılıcı.A. 491. 74. ancak kökenini bilmediğini dile getirmiştir.. çivit + otu. çit + sarmaşığı + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. Convolvulus sepium. 1244) çitime: (< T. TBAS. kışın yapraklarını döken ağaççıklar. beyaz çiçekli. Capsella bursa pastoris. çitemik) Karaağaçgillerden. BTS. tüysüz ve uzun saplı. (TS. yipün biçimiyle karşılaştırmıştır. 1246) çitlevik: (< T. 1. 491) çivit otu: (< T.

III.: çobankalgıdan) Bir veya çok yıllık. 1254) çoban kösteği: (< Far. 1. çōbān + T. 1255) çobankaşığı: (< Far. III. 1255) çobanpüskülü: (< Far. kūstek + T. ekmeği) Dağlarda yetişen. çōbān + t. (TS. çōbān + kaşığı) Dağlarda biten bir çeşit bitki olup. sap ve yapraklarında keskin bir koku ve acı bir tat olan. meyhaneci otu. Llex aquifolium. Centaurea calcitrapa. nemli yerlerde yetişen bir bitki. iğnesi) Itır çiçeği cinsinden kokulu bir bitki. beyaz veya pembe çiçekli. otsu bir kır bitkisi. Asarum europaeum. -i) Kara buğdaygillerden. DS. dekanós + T. çōbān + T. olgunlaşınca meyveleri kaşık şeklini alır (DS. 1. 75. çōbān + T. düdüğü) ki çeneklilerden. çōbān + T. 494) çobankaldıran: (< Far. 1. 1.271 çobançökerten: (< Far. III. soluk pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. katmerli içi çok sulu bir bitki (DS. 494) çobandüdüğü: (< Far. -ü) Çobanpüskülügillerden bir süs bitkisi. opuscolo + T. dikenli. 1254) çobandeğneği: (< Far. ekşimsi. (And. (TBAS. 1254) çoban elması: (< Far. (TS. (TS. çōbān + Yun. çōbān + Far. III. Ağz. III. dalları dikenli ve dokunduğu yeri kızartan bir ot (DS. -i) Karamama denilen bir bitki (DS. 1254) çobaniğnesi: (< Far. elması) Ufak boylu ağacın mısır büyüklüğündeki kırmızı meyvesi (DS. yürek biçimi yapraklı. Geranium. III. Polygonum aviculare. çōbān + T. (TS. kaldıran). çökerten) Karpuz teveği gibi yarım metre kadar uzunlukta. 494) . 494) çobanekmeği: (< Far. çōbān + T.

örnek bitkisi çobanpüskülü olan bitki familyası (TS. 494) çobansüzgeci: (< Far. III. çok + yıllık) Yıllarca toprak üstünde ve toprak altında canlılığını sürdürebilen bitki (TS. -ü + -giller) ki çeneklilerden. 529). Kılçıksız. 495) çoban üzümü: (< Far. nefes + T. toprak mantarına benzeyen huni şeklindeki ağzı yukarı olan bir çeşit ot (DS. 1.272 çobanpüskülügiller: (< Far. (TS. III. 75) çocuk nefesi: (< T. çomak.: çomağ) 1. beyaz çiçekli bir bitki. 495) çobantakkesi: (< Far. (< And. 1268) . beyaz çiçek açan bitki (DS. 596. tarlalarda çok rastlanan. Tietze. 495) çobantuzluğu: (< Far. Scandix. 1262) çomak: (< ET. III. 1. III. çōbān + T. MBTS. 1255) çokal: (< ? çokal. çōbān + t. ufak yapraklı. -si) Dağlarda ve kırlarda yetişen. 1265) çonça: (< ? ) Sarımsak (DS. 1. çōbān + T. ilkbaharda minik. -i) nce. 499) çolaka: (< ? ) Ebegümeci (DS. çocuk + Ar. 1. tarağı) Maydanozgillerden. çōbān + T. çōbān + Ar. 1259) çok yıllık: (< T. Vaccinium myrtillus. 1. III. Ağz. çōbān + T. taneleri içli bir çeşit buğday (DS. tuzluğu) Sarı çalı (TS. üzümü) Kışın yapraklarını döken. 2. Zehirli bir bitki. 1255) çobantarağı: (< Far. (TBAS. opuscolo + T. III. Tietze. süzgeci) Yoğurt otu (TS. 527) Kızılcık (DS. çalı görünüşünde ve soluk yeşilimsi pembe çiçekli bir bitki. kokusuz. 1. 30 cm kadar yükseklikte. ŧā iye + T.

çöp + bitkisi) Genellikle çöplüklerde ve terk edilmiş yerlerde yetişen. III. III. 3. çöp + kanak) bk.273 çoral: (< ? ). dut çöğürü. 76) . Maydanozgillerden. III. 1282) çöl turpu: (< Moğ. 1289) çöpkanak: (< T. III. yapıları nitrat anyonunca zengin olan bitkiler (ruderal bitki). (TS. Tietze. çömelen) Kılçıksız bir çeşit fasulye (DS. çökeren) Kırlarda. 179) çortu: (< Erm. 500. DS. çöp + içi) Kocakarı ilacı yapmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. çöl + Far. 1. çatlatan) bk. çengel sakızı (TBAS. 146) çöp içi: (< T. Tohumdan yetişmiş küçük fidan. III. -u) bk. yabanî turp (DS. Bodur ağaç. ban otu (TBAS. III. 76) çöp bitkisi: (< T. 1281) çökülce: (< T. EYA. 2. dağlarda biten bir çeşit diken (DS. Ahlat dikeni (DS. 1273) çöbek: (< ? ) Kökünden sakız çıkarılan bir çeşit ot (DS. III. çöğürce) Çiğdem (DS. (And. (BTS. III. 1284) çömçöm: (< çöm + çöm) Süpürge yerine kullanılan bir cins ot (DS. 1276) çöğür: (< Çağ. III. turb + T. 531) Yabani ardıç ağacı (DS. otu) bk. Tietze.: çöğül) 1. Ağz. 532) (And. bir çeşit dikenli yaban bitkisi. boynuzlu gelincik çömlek otu: (< ? çömlek + T. 1270. Yabani zeytin ağacı. III. çükür/çügür. ç’ort’t’u. 1286) çömlekçatlatan: (< ? çömlek + T.: çolar) 1. Çorum) Soya fasulyesi (DS. 1285) çömelen: (< T. 1273) çorum: (< öz. III. 2. is. 1280) çökeren: (< T. Ağz.

çörek + T. 1297) çötüre: (< ? ) Yeşil domates (DS.A. 77) çörek mantarı: (< T. BTS. ahlat. çöpür. III. 146) çöplöv: (< ? ) Ayçiçeği (DS. 1. yaprakları geniş ve parçalı. 396. kökleri iç sürdürücü olarak kullanılan. çörtük. çertik. otsu bitkiler. Tietze. 77. III. 2. Ağz.274 çöpleme: (< T. 503. çortük. 1290) çöpür: (< ET. çörek + T. III. çertük. çortuk. otu) Düğün çiçeğigillerden. cövür. bir yıllık. 1297) . III. (TS. diken) Kırmızı renkli. Tietze. 1. kara çöpleme. çördik. TBAS. Helleborus. 25-50 cm yükseklikte. 1291) çördük: (< Türkçe bir türev olduğu anlaşılıyor. (marulcuk). meyvesi yenilmeyen bir çeşit çalı (DS. Nigella damascena. 237) çöre otu: (< T. 504. III. 1.Y. çörtüh. < ??. BTS. 1293) çöti tiken: (< ? çöti + T. 535) Kırlarda yetişen meyvesiz bir çeşit ağaç (DS. 536). 1291) çöpürlü: (< T. Tietze. çörek + Yun. 1292. Yabanî armut. çötür. 100. “< ET. çöyür) 1. 147. yeşil çöpleme ve sarı çöpleme gibi türleri olan. ülkemizde iki türle temsil edilen. -ı. (TS. III. otu) bk. T YA. çövür. çöpleme) Düğün çiçeğigillerden. 1291. TBAS. çöpürlü) Çöplü. 77) çört: (< ? ) Meşe ağacına benzeyen bir çeşit ağaç (DS. 469. çörek. Krş. mavi çiçekli ve otsu bir bir bitki. Muşmula (DS. Eren. III. 1295. 536”) Ormanlık alanlarda yetişen bir mantar (TS. manitari + T.: cördük. çok yıllık. çördüğü.. 503) çörek otu: (< T. topraklı fasulye (DS. cürdük. çörek otu (TBAS. (And.

yaprakları karşılıklı ya da dairesel dizilişli. 78. çubuk + boya) bk. (TS. 1303) . -luk) Meyvesi müshil yerine kullanılan bir çeşit ağaç (DS.A. içi delik olan dalları çubuk gibi kullanılan bir ağaççık. III. hindiba (DS. 147) çuha çiçeğigiller: (< Far. 506. Ağz. 1. salatası yapılan ot. -luca. er dişi.: çevgen) Pembe veya beyaz çiçekli. Eren. 78) çulluk: (< Ar. 538). cūl. Nişanyan. TBAS. III. TS. 2. cūl + T. Bir çeşit kırmızı biber. “< Ar. beyaz. çubuk + ağacı) Sütleğengillerden. 505) çubukboya: (< T. çok yıllık. çiçeği + -giller) ki çeneklilerden. 1300) çuha çiçeği: (< Far. Tietze. çūħa + T. acı. nce uzun. kökü ve dalları suyu köpürten. DS. 101) (And. 1. 78) çuçka: (< ? ) 1. kir temizleyici bir bitki. 270) çubuk ağacı: (< T. 77. dere kenarlarında da yetişen. 1.275 çöven: (< ? çoğan. 79. tsiħórion. Saponaria officinalis. 455”) bk. kapsül tipi meyveleri olan. 1256) çövre: (< ? ) Çitlembik (DS. XII. BTS. 1. çūħa + T. (TS. örneği çuha çiçeği olan. ülkemizde 9 cins ve 40 türle temsil edilen. cūl + T.: çuhur) Yeşil ve taze iken yenen. çiçeği) ki çeneklilerden. 504. pembe veya mor çiçekli bir süs bitkisi. ovaryum üst nadiren orta durumlu. 4481) çözümelek: (< ? çöz-ü melek) Büyük mantar (Ka. III. kök boyası (TBAS. bir ya da çok yıllık. değişik renkli çiçekleri ve rozet yaprakları olan. Primulaceae. 147) çukur: (< Yun. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS. Mabea. yeşil biber (DS. 506. (And. çiçekleri ışınsal simetrili. TBAS. Ağz. sarı. III. 1302) çulluca: (< Ar. (TS.. BTS. < çöven < çöğen “kökünü bilmiyoruz”. 70. saçak mantarı (TBAS.Y. çanak ve taç yaprakları 4-9 parçalı.

. Pancar (çüklüce. çu undur. III. çükündür – 1 (DS. Sulak yerlerde yetişir. (TBAS. AAT. yuvarlak acı biber (DS. Trollius ranunculinus. 79) çüşka: (< ? ) Küçük. II. 1. 176. Gaz. 508. 1319) dadırgan: (< T.276 çullukça: (< Ar. 4481. tadırgan) Tarlalarda kendiliğinden yetişen ve yenilebilen büyük yapraklı bir çeşit ot (DS. 1307) çülül: (< ? ) Kuş üzümü (DS. III. 1303) çüçerka: (< ? ) Küçük. III. 1307) çükündür: (< Far. -lu + oğ(u)lu) Bir çeşit üzüm (DS. IV. 1307.A. cūl + T. cūl + T. TaS. çükündürük). 1309) çüttöyuħ: (< ? ) Peygamber çiçeğine benzer bir çeşit ot (DS. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. III. çüklüce) bk. 102). III. 2. 1306) çüklüce: (< T. 212. IV. 1317) dadel: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS. DS. XII. çu undur + -ük) bk. yuvarlak acı biber (DS. çükündür –1 (DS. 1320) . DS. III. III. Eren. III. Havuç. 1310) -Ddadah: (< ? ) Yumruları yenilebilen tatlımsı bir bitki (DS. IV. III. 78) çulluoğlu: (< Ar. 1308) çünk: (< ? ) Çok yıllık. 1. 960) çükündürük: (< Far. saçak mantarı (TBAS. -lukça) bk. 3. Lahana (TS.

Tietze. yeşilimsi. (TS. DS. gilaburu (TBAS. (TBAS. ahlat (TS. 511) dağdel: (< T. dağ + çileği) Dağda yetişen çilek. 1323) dağbaklası: (< T. IV. da da ān + T.277 dafne: (< Yun. dağ + Ar. 545) 1. 85) Daphne türlerine verilen genel ad. -i) 10-30 cm yükseklikte. Scorzonera rigida. dağ + Çin. MBTS. BTS. gövde ve çiçekleri kaynar suya katılıp çay olarak içilen. otsu. 511. dağ + Ar. 1323) dağ çamı: (< T. yaban çileği (TS. emrūd + T. sarı veya pembe çiçekli ve çalı görünüşünde bitkilerdir. 2. Kömürü çok kuvvetli olan bir ağaç (DS. IV. DS. -u) Yabani armut. sarı çiçekli ve çok yıllık bir dağ bitkisidir. AVA. 1. kalın köklü. -ı) Dağda yetişen çam türü (TS. Çitlembik ağacı ve meyvesi. Kışın yaprak döken veya dökmeyen. BTS. Teucrium montana. 1323) dağ armudu: (< T. 511) dağ çöveni: (< T. IV. beyaz. 1. 1324. 80. sarı. ağacı) bk. tagar+cık. Nişanyan. 611) Dağlarda yetişen yabani bir yemiş (DS. -sı) Ekin tarlalarında biten. 149) dağarcık: (< T. dağ + ? çöven + T. IV. Thymelaceae. çay + T. (TBAS. 1325) . 260) dağ çileği: (< T. bā ilā + T. IV. dağarcık < ET. daphnē. yer yatık ve çiçekleri soluk sarı renkli bir dalak otu türü. -ı) Ballıbabagiller familyasından. dağ < ET. fasulyeye benzer taneleri olan yabani bir bitki (DS. tüylü. 81) dağdağan: (< Far. çok yıllık. ta + Far. şam’ + T. dağ + dalak + otu) 5-10 cm yükseklikte. 149. da da ān. IV. dafni = EYun. dağ + del) Yaban cevizi (DS. 1. 119) dağ dalak otu: (< T. eflatun renkli. 511) dağ çayı: (< T. 1324) dağdağan ağ: (< Far. 80. kuvvetli kokulu ve çalı görünüşünde bitkilerdir (TBAS. 1. 1.

Xeranthemum annuum. kefe kimyonu (TBAS. -u) 10-25 cm yükseklikte. 1. (And. 8) dağ kestanesi: (< T. 1. sarı çiçekli ve otsu bitkilerdir (TBAS. 1. dağ + Far. dağlama) Bazı chrysanthemun türlerine verilen genel ad. (TS. 513) dağ kimyonu: (< T. dağ + Yun. Hyoseris radiata. Ağz. 82) dağ marulu: (< T. -u) bk. dağ + Ar. maruli + T. -i) Toprak üstü kısımları Doğu Anadolu Bölgesi’nde süpürge olarak kullanılan bir bitki. kemmūn + T. 82) . 149) dağgülü: (< T. dağ + Yun. yaprakları basit ya da hafif parçalı. çok yıllık. dağ + kavağı) bk. aranfül + T. mor renkli. DS. otsu bitki. 511) dağ erik otu: (< T. (TS. 1321) dağ eriği: (< T. 82) dağ kirazı: (< T. fındıksı tipte meyveleri olan. IV. gul + T. 511. (BTS. lāle + T. 1325) dağ karanfili: (< T. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 1. çan biçimi tüylü çiçekleri olan otsu bir bitki. dağ + Far. dağ + erik + otu) Ballıbabagiller familyasından. IV. 81) dağ kavağı: (< T. çok yıllık. -si) Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen sert yapılı ağaç ve bu ağacın meyvesi. (TBAS. 513) dağlama: (< T. -ü) Gelincik (DS. bir yıllık. 82) dağ lâlesi: (< T. 20-70 cm yükseklikte. -si) Düğün çiçeğigillerden. Anemone vulgaris. Prunella vulgaris. kiraz (TBAS. dağ + Far. dairesel dizilişli. kerasi + T. dağ + eriği) Yabanî erik (TS.: dağalması)Yabani elma (TS. anemon. dağ + Yun. kastania + T. acı kavak (TS.278 dağ elması: (< T. 1. (TBAS. Sloane berteriana. dağ + elması). -ı) bk.

83) dahat: (< ? ) Lahana (DS. dağ + sakızı) bk. dağ + Yun. 152) dağ sarmaşığı: (< T. bodur otu (TBAS. nuħūd + T. Cyclotrichium niveum. 82) dağ nohudu: (< T. -u) Bir çeşit ot (DS. BTS. kuvvetli nane kokulu. Arap otu ve Bellavalia cinslerinin türlerine verilen genel ad. -ı) Ziziphora (Labiatae) türlerine verilen genel ad. IV. (TS. mavimsimor çiçekli ve otsu bir bitki. Scilla hyacinthoides. 1326) dağ yemişi: (< T. nohut (TBAS. dağ + Far. IV. 1. Bir veya çok yıllık otsu bitkiler. IV. -si) bk. dağ + Ar. -ü) Zambakgiller familyasından. na’nā’ + T. dağ + Far. koca yemiş (TBAS. dağ + Far. 82) dağ nanesi: (< T. 1328) . dağ + yemişi) bk. (TBAS. müşkülüm (TBAS. 83) dağ sümbülü: (< T. büyük soğanlı. sık beyaz tüylü. 82) dağsabunu: (< T. reyĥān + T. dağ + Ar. (TBAS. 1930) dağ soğanı: (< T. 514. dağ + Ar. -ı) bk. Yapraklar kuvvetli kokulu. TBAS. sedir (TS. dağ + sarmaşık + T. dağ + ? misgisi) bk. 82) dağ pırasası: (< T. praso + T. 2. -sı) bk.279 dağ misgisi: (< T. çiçekler morumsu kırmızı renklidir. Toprak üstü kısımları bitkisel çay olarak kullanılır (TBAS. dağ + soğanı) 100 cm kadar yükseklikte. 1326) dağ sakızı: (< T. sunbul + T. dağ + üzümü) Pekmezi yapılan siyah bir çeşit üzüm (DS. 82) dağ reyhanı: (< T. çok yıllık ve otsu bir bitki. 83. serv + T. kanlık (TBAS. -si) Yüksekliği 20-50 cm arasında olan. 83) dağ servisi: (< T. -u) bk. çiriş (TBAS. 150) dağ üzümü: (< T. śabūn + T.

dal + Yun. tal. Akdeniz çevresinde kuru yerlerde yetiştirilen. dala + sıçtı) Çok çabuk olgunlaşıp kendiliğinden düşen ve dallara çarpıp patlayan bir cins sarı erik (DS. 1329) dakırdalak: (< ? dakır + T. 83) dal: (< ET. 1338) dalbastı: (< T. IV. otu) bk. yüz kadar türü bulunan. 553) Yıldız çiçeği (DS. 517) dalik: (< ? ) Ham kavun (DS. -u) Dalından düşüp yerden toplandığı için pek makbul tutulmayan limon (DS. IV.280 dahlı: (< ? ) ncir (DS. 188) dalağan: (< dala. dal + Far. fiton) Taze ve yeni fidan (TS. 1335. aşılı kiraz (DS. leymūn + T. iğnelik (TBAS. 1. IV. dal + bastı) Bir çeşit iri. 1. 550) Isırgan otu (DS. IV. Tietze. Teucrium chamaedrys. 1347) . duvar sedefi. dalak < ET. uyarıcı ve yara sağaltıcı olarak kullanılan otsu veya odunsu bitki. IV. TBAS. ısırgan (TBAS. dahlia. talak + otu) Ballıbabagillerden. IV. dallama) Papatya (DS. 489) Ağaç (KBAYA. 83) dalak otu: (< T. Tietze. 549. 1340) dalfidan: (< T. güçlendirici. Clauson. 517) dalasıçtı: (< T. 83) dakka otu: (< ? dakka + T. IV. (TS. Tietze. 1345) dal limonu: (< T. dalak) bk. 1346) dalya: (< Fr. 1345) dallama: (< T. ısıran”. IV.+ -gan/-ğan “insana saldıran. līmūn / Ar.

damar + otu) Sulak yerlerde biten. 1350) dam koruğu: (< T. (TS. dana + T. 82. bir veya çok yıllık türleri olan. 1350) damar yaprağı: (< T. Tietze. Tietze. (TS. koruk + T. dana + T. IV. “< ? ET. IV. damar + yaprağı) bk. DS. 1. 525. bağa (TBAS. dana + Ar. daenu ‘inek’. 525) danaayağı: (< ? T. damarlıca) bk. Nişanyan. 1. tamar/tamır < tam-. dam < ET. Tietze. geniş yapraklı. 526) danabaklası: (< ? T. 526) danadaşak: (< ? T. damar otu (DS. IV. bur(u)nu) Aslanağzı çiçeği (TS. 1355) danadili: (< ? T. dana + T. IV. damar otu (DS. 508. -sı) Koca bakla. iç bakla. taşak. IV. dam + ? Far. yaprakları lekeli bir tür bitki. 554) bk. 84) damaskene: (< Yun. Arum. Sedum. -u + -giller) ki çeneklilerden örnek bitkisi dam koruğu olan bir bitki familyası (TS. eski yapıların üzerinde yetişen ve bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan. 555) Bir çeşit erik (DS. iltihaplı yaraların tedavisinde kullanılan bir ot (DS. geyikdili (TBAS. 1. Tietze. Clauson. IV. “< ET. IV. koruk + T. ılık iklimlerde yetişen otsu bir bitki. < ? EFar. -u) Dam koruğugillerden. ince damarlı. 1. tane bakla (DS. tana. dana + T.281 damarcık: (< ET. dili) bk. tam + ? Far. 1353) dam koruğugiller: (< T. ayağı. damáskino. 1350) damarlıca: (< T. bā ilā + T. 1350) damar otu: (< T. 566”) Tohumu tespih taneleri gibi olan bir çeşit bitki (DS. 557”) Yılanyastığıgillerden. 84) . 1355) danaburnu: (< ? T. taşak < taş+ak.

sünger gibi kullanılan. Palmiye cinsinden bir ağaç 2. danagöz (DS. 1. 633) 1. bataklık yerlerde yetişen bir bitki. 1356) dancak otu: (< ? dancak + T. (TS. kıran + otu) Salepgillerden. Epipactis. Çiğdem gibi bir bitki (DS.282 danagöbeği: (< ? T. Antillerde yetişen. 558) Ispanağa benzeyen bir bitki (DS. IV. göz) Bir çeşit ekşi. sığırkuyruğu (TBAS. Milium effusum. Tietze. Lagetta. 84) danagöz: (< ? T. sulu üzüm (danagözü). (TS. ısırgan (TBAS. Bir çeşit kara üzüm. dan gluħ. (DS. IV. kara. 1356) danagözü: (< ? T. 1363) dantel ağacı: (< Fr. dana + T. Bu ağacın çitlembik büyüklüğünde. dana + T. dana + T. IV. 527) daraklık otu: (< T. 84) danamemesi: (< ? T. ağacı) Dulaptal otugillerden. dana + T. 139) dangalak: (< ? Erm. otu) bk. dana + T. 1. 1. memesi) 1. dana + T. 1359) dantara: (< ? ) Bir cins beyaz erik (DS. göbeği) bk. kuyruğu) bk. 2. sert çekirdekli tatlı yemişi. taraklık + otu) Anasongillerden bir bitki (DS. domuzağırşağı (TBAS. 1. MBTS. dentelle + T. (TS. IV. IV. 1367) dardağan: (< “dağan” dağınık’tan “dar + dağan”. 1356) danakıran otu: (< ? T. gözü) bk. IV. kabuk lifleri dantele benzeyen bir ağaç. 526) danakuyruğu: (< ? T. 529) .

Koyu kırmızı renkli. darıca) bk. 1377) datlıbilem: (< T. 1377) daşlıca armut: (< T. kuş yumurtası gibi meyvesi olan kokulu bir bitki (DS. otsu bir bitki. 152. 82) Buğdaygillerden. meyveleri için yetiştirilen. tatlı + bilem) Kırlarda. darıca + otu) Sulak yerlerde biten. 100. (And. Yaprağı yapışkan bir ot. (And. darı + Ar. 1371) daş kiraz: (< T. 1. 192. 530. 136. DS. IV. tohumları gereğinde buğday yerine besin olarak kullanılan. BTS. 153. 85) darıcan: (< T.A. taş + Yun. Funda. DS.283 darende: (< öz. IV. sulak yerlerde ve pirinç tarlaları içinde yetişen.: davşımak) 1. emrūd) Yabani armut. tarı. 314) darıca: (< T. AA. ırmak kıyılarında kendiliğinden biten tatlı meyveli bir bitki (DS. kerasi) Bir çeşit kiraz (DS. IV. az sulu bir üzüm çeşidi (DS. DA. Echinochloa crusgalli. tavşancık) Kolay yanabilen. kuraklığa dayanıklı.5 m kadar yükselebilen. darıcan) bk. 1382) . sivri uçlu mısır (DS. 3. miśr + T. 1. TBAS. 1369. Ağz. Cistaceae. 125. 31. tarı < T.+ . (DS. 33. otsu bir bitki. 1370. Nişanyan. 1370) darı mısırı: (< T. Ağz.: derende) 1. Gaz. 32. tek yıllık. IV. 106.. Panicum. bir yıllık. ufak taneli. 85) darıca otu: (< T. 2. IV. 90. IV. taşlıca + Far. (TBAS. 1382) davşancık: (< T. 1378) davşanak: (< ? ). hardala benzer iri yaprakları olan ve yemeği yapılan. -ı) Cin mısırı. is. Eren. Darende). ahlat (DS. darıca otu (TBAS.. III. darıca otu (TBAS. IV. çok kokulu iyi cins bir kayısı çeşidi. Pırnal ağacı. EYAD. 1433) darı: (< ET. 2. 85. (TS. IV. GBAA. K AT. 85. IV. Kendisi ve çekirdeği uzun ve tatlı.

dede + ? bört) Şapkası sütlü. ETA. havuca benzeyen. büyük yaprakları bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan bir ot (DS.284 davulcu: (< Ar. bk. 1382) davulga: (< ET. is. IV. yumrulu. DS. 1383. domates. yaprağı) Sulak yerlerde yetişen. IV. -ü) Bodur. 1398. 569) Kocayemiş ağacı ve meyvesi (DS. 4487) Davut yaprağı: (< öz. çok yıllık. 569). IV. gul + T. XII. 1379. (TBAS. dekaniki < dekanós + T. davulgu. dede + ? mene) bk. kahverengi veya beyaz.: davılga) 1. tavılku. -cu) Böğürtlen (DS. Kırmızı kabuklu. 86) dede gülü: (< T. dede + Yun. sert ve dayanıklı bir ağaç (DS. dede + Far. Ağz. 1383) dedebört: (< T. 86) dedemsakalı: (< T. 86) dedemene: (< T. beyaz çiçekli ve otsu bir tür. ŧabl + T. 2. yenilebilen bir ot (dedemsakalı). (TBAS. Köklerinden çiriş elde edilir.: dovun) Mısır. (And. ortasında mememsi bir çıkıntısı olan ve yenilebilen bir mantar. Asphodeline tenuior. IV. kavun. tavılku. mavi çiçekli. IV. Jurinella moschus. 594) . asalak bir ot (DS. Tietze. (TBAS. dede + sakalı) Kırlarda yetişen. karpuz gibi bitkilerin köküne yapışarak büyüyen. (And. IV. 86) dededeğneği: (< T. 1382) davun otu: (< ? davun + T. IV. otsu ve pembe çiçekli bir bitkidir. -i) Çok yıllık. Hint yağı ağacı (TBAS. otu). Ağz. 1398) dedesakalı: (< T. (DS. II. dedem + sakalı) bk. 1382) davulgu: (< ET. Tietze. Lepiota procera. Dāvūd + T. üzerinde koyu renkli parçacıklar bulunan. dedesakalı (DS.

IV. emrūd + T. değirmenci + üzümü) bk. deli + alan + Yun. 85) Defnegillerden. 1401) dek: (< ? ) Şeker pancarına benzeyen. yumru köklü. IV. 537. sarı ya da beyaz çiçekli. Laurus nobilis. manitari + T. Hericium coralloides. tegirmen + Far. çayır sedefi (TBAS. -u) bk. iki çeneklilerin ayrı taç yapraklılarından. IV. 1.285 dedesakalı mantarı: (< T. dáfni + T. 1410) . yaprağı) Çeşitli yiyeceklere güzel koku versin diye katılan yaprak (TS. IV. 1406) dekavun: (< ? ) Servi. deli + Ar. 1406) delialan maydanozu: (< T. -giller) Örnek bitkisi defne olan. bādingān) Domates (DS. (DS. 2-5 m yükseklikte. değirmen < ET. (değirmenci üzümü). (TBAS. tatlı ve yenilebilen bir bitki (DS. bādincān < Far. Nişanyan. 1401) değirmenci: (< T. 86) delibadılcan: (< T. IV. 86) defne: (< Yun. IV. dede + sakalı + Yun. -u) Yazın olgunlaşan ve yeşil renkli olan bir armut çeşidi (DS. dalları üzerinde dikenli çıkıntılar bulunan. yaprakları güzel kokulu ve yaz kış yeşil olan bir ağaç. BTS. birçok türü içine alan bir bitki familyası (TS. değirmenci) Siyah bir üzüm çeşidi. BTS. 575. 153) defne yaprağı: (< Yun. 86. yaprakları kokulu. 153) defnegiller: (< Yun. 1. değirmenci (DS. Tietze. (TS. 537) değirmen armudu: (< T. TBAS. -ı) Çok dallanmış. kavak ağacı (DS. kar beyazı veya soluk sarı renkli bir mantardır. meyvelerinden yağ elde edilen. 1. dáfni. 537. 1401) değirmenci üzümü: (< T. makedonesi + T. dáfni + T.

zehirli olmakla beraber öldürücü olmayan bir mantar (TBAS. DS. kadife çiçeği (DS. deli + kara) Bir çeşit siyah üzüm (DS. deli + Yun. IV. deli + Yun. deli + buğday) Kunduru denilen buğday çeşidi. Lolium temulentum. Rozet yaprakları sebze olarak kullanılır. 1069) delierik: (< T. deli + Far.286 delibardağan: (< T. otsu ve yabani bir bitki. IV. IV. deli + ot) bk. BTS. 1412) delikara: (< T. lâle (TBAS. makedonesi) 30-60 cm yükseklikte. deli + Yun. acı biber (DS. manitari) Şapkası kırmızı veya turuncu renkli. IV. 1412) delikiraz: (< T. 87) deli mantar: (< T. deli + kanlı) Kına çiçeği. deli + erik) Çakal eriği (DS. ban otu (TBAS. bir yıllık. 87) deliot: (< T. ban otu (TBAS. deli + boynuz) bk. TaS. pipéri) Kırmızı. (TBAS. IV. 1411) deliboynuz: (< T. IV. delice) 50-100 cm yükseklikte. (TBAS. lāle) bk. deli otu (DS. 1413) . 87) delibuğday: (< T. erguvan (TBAS. kerasi) Bir çeşit kiraz (DS. 1411) delikanlı: (< T. IV. 87. deli + Ar. 155) deli maydanoz: (< T. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. deli + ? bardağan) bk. yumru köklü. IV. 1411) delice: (< T. baŧbāŧ ) bk. Oenanthe pimpinellodies. 1412) deli lâle: (< T. deli + Yun. II. 87. 86) delibiber: (< T. kırmızı buğday (DS. 86) deli batbat: (< T. 1411.

sivri yapraklı bir dağ otu. demir + ağacı + -giller) Yaprakları dairesel dizilişli. demircik) bk. demir + delen) bk. 155. domuz baklası (TBAS. deli + ? yulaf) bk. 218. BTS. bā ilā) bk. 1417) demircik: (< T. demir dikeni (TBAS. demir + pıtrağı) bk. Casuarina. VII. kuduz otu. dem + T. 155) demir bıtırağı: (< T. deli + tütün) Domatesgiller familyasından. 87) deli tütün: (< T. 550) demir ağacıgiller: (< T. 1413) deli salep: (< T. 547. 1. 87. at ve eşeklerin az yediklerinde ağızlarını köpürten.287 deli otu: (< T. dişbudak (TBAS. deli + Ar. koyu yeşil renkli. demir < ET. IV. çok yedikleri zaman da onları patlatan. erkek ve dişi çiçekleri ayrı ayrı olan. IV. (TBAS. 2503) delüce bakla: (< T. demir + bozan) Tirfil. 88) . Alyssum. Nicotiana rustica. al) Küçük yaban eriği (K A. sa‘leb) Dammer türünün kurutulmuş yumrularıdır. 150 cm kadar yükselebilen. kayışkıran (TBAS. DS. bahçelere süs olarak dikilen. demir ağacı türü Batı ve Güney Anadolu’da yetişen. ibran (DS. 375) demir ağacı: (< T. odunu sert olan ve süs eşyası yapımında kullanılan. IV. Casuarinaceae. çok yıllık bitkiler. 88) demirbozan: (< T. 1. Colchicum cilicium. 94) demal: (< Far. (BTS. yabani yonca (DS. (TS. temir + ağacı) ki çeneklilerden. ana yurdu Avustralya olan bir evcikli veya iki evcikli bir ağaç. 88) demirdelen: (< T. (TBAS. delice + Ar. (TS. Göksun bölgesinde elde edilir ve salep yerine satılır. deli + otu) Turpgillerden. büyük yapraklı ve yeşilimsi sarı çiçekli bir tütün türüdür. 1413) deli yulaf: (< T. DS.

(BTS. IV. IV. deniz < ET. 1418. demir + dikeni) Toprak üzerinde yatık olarak bulunan. mavi. Tribulus terrestris. otsu ve sürünücü bir bitki. 155) demirhindi: (< Far. çiçekleri ışınsal simetrili. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. 1418) demirliyen: (< T. deniz + Far. çok yıllık. 551) demirli: (< T. yeşil renkli. sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç. Salicornia europaea. otsu ya da çalımsı. 1. 1418. 88) denizgülü: (< T. IV. 1418) denden: (< den + den) Bir çeşit kır meyvesi (DS. 87) 1.288 demir dikeni: (< T. BTS. kırmızı. 88) demir otu: (< T. IV. (TBAS. Actinia. 158) . TBAS. 551. demirleyen) bk. Eren. demir + ? yonca) Yoncaya benzeyen bir ot (DS. IV. 108. -ü) Sölenterlerden knidliler filumunun. yalnız yaşayan türleri içine alan bir cins. demir + dikeni + -giller) Yaprakları karşılıklı ya da almaşlı dizilişte. çanak ve taç yaprakları beşli ve serbest. Tamarindus indica. demirli) Büyük dut ağacı (DS. gul + T. Bu ağacın meyvesi. demir dikeni (DS. 88) demiryonca: (< T. 1420) deniz börülcesi: (< T. meyvesi 10 mm kadar çapında. ovaryum üst durumlu. teŋiz + börülcesi) 40 cm kadar yükseklikte. 2. bir ya da çok yıllık bitkiler (BTS. kanatlı fındık. er dişi. çiçekleri küçük ve açık sarı renkli. 1. mercanlar sınıfından dokunaçları oldukça kısa. 88. Nişanyan. demir + otu) Ayrık otu (DS. Baklagillerden. ülkemizde beş cins ve altı türle temsil edilen. 155) demir dikenigiller: (< T. TBAS. kapsül nadiren de üzümsü meyveleri olan. TBAS. temr-i hindī “Hint hurması” < temr hurma. boynuz şeklinde sivri uçlara sahip. (TS. (TS.

Crithmum maritimum. Crithmum maritimum. BTS. 558. 1. yaprakları pulsu ve kın hâlinde dalları sarmış. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. 558) deniz sarmaşığı: (< T. IV. -sı) Denizlerde yetişen bir tür yosun (TS. 158) deniz üzümügiller: (< T. sürünücü ya da tırmanıcı bitkiler (BTS. deniz + soğanı) bk. deniz + Far. teper + otu) Havuç (DS. 1.289 deniz otu: (< T. 1432) . 1. ıtırlı bir bitki. kırmızı ve nadiren sarı renkli. tere + T. 1428) derdik: (< ? ) Bir çeşit şalgam (DS. dalları yeşil renkli. 89. 1. meyvesi bezelye büyüklüğünde. deniz + sarmaşığı) Çok yıllık. TBAS. IV. 158) deniz yosunu: (< T. -si) 50 cm kadar yükseklikte. (TS. deniz + Yun. praso + T. 89) deniz üzümü: (< T. 89) deniz teresi: (< T. 1-2 m yükseklikte. 558) deniz soğanı: (< T. sarımsı çiçekli. Convolvulus soldanella. zengin dallanma gösteren. deniz + Far. 2 m kadar boylanabilen. dik dallı. 1424) deniz pırasası: (< T. deniz + otu) Deniz kenarındaki bataklık yerlerde yetişen ve turşusu yapılan sivri yapraklı bir ot (DS. deniz kumsallarında bol olarak yetişen. ada soğanı (TBAS. Ephedromajor. 558) deniz rezenesi: (< T. çalı görünüşünde. Deniz kenarlarındaki kayalar üzerinde yetişir. (TS. beyaz sütlü ve otsu bir bitki. -u) Denizlerde biten ve genellikle kıyılarda ve kayalıklarda yoğun olarak görülen bir bitki türü (TS. -si) Maydanozgillerden. IV. yaprakları nodlarda pul şekline dönüşmüş. rāziyāna + T. deniz + üzümü) Deniz üzümügiller familyasından. (TS. deniz + ? yosun + T. 1. 559) deper otu: (< T. çok yıllık bir bitki. deniz + üzümü + -giller) ki ya da bir evcikli. sürünücü. meyveleri eriksi tipte. (TBAS.

562. IV. 1436) destebozan: (< Far. derre. BTS. taban. 1440) devecibardağı: (< T. 1437) destimik: (< Far. IV. 60 cm kadar yükseklikte. Türkçe teve ile Moğolca temegen arasındaki bağ bilimsel yayınlarda türlü tartışma ve açıklamalara yol açmıştır. otu) Maydanozgillerden. T YA. Ramstedt Moğolca temegen’i Türkçe teve (> deve) ile birleştirmiştir. sarı çiçek açan. Bu kelime Türkçeden komşu dillere de geçmiştir. 162. uzun sapı deve boynuna benzeyen. IV. ince yapraklı.290 deredaban: (< Far. “dere < Far. desti + T. güzel kokulu bir çeşit tatlı kavun (DS. basan) Erken olgunlaşan bir armut çeşidi (DS. güzel kokulu. fena kokulu bir ilkbahar çiçeği (DS. eski çağlarda Türkçeden Moğolcaya geçtiğini dile getirmiştir. dere + T. bozan) Hindiba (DS. < Far. 1. küçük. 1. 89. 468) de bu birleştirmeye katılmıştır. deve + boy(u)nu. deste + T. IV. (TS. Räsänen (s. Tietze. deveci + bardağı) Armut şeklinde meyvesi olan yabani bir bitki (DS. 1440) . BÜYA. 1432) dere kabalağı: (< Far. IV. Eren. IV. dere + T. “deve < teve Eski çağlardan başlayarak kullanılır. MBTS. Anethum. sarı çiçekli. kabalağı) Su kenarlarında yetişen. Clauson. TBAS. 114. çürüten) Ekin tarlalarında yetişen yabani bir bitki (DS. 1436) desteçürüten: (< Far. bir yıllık ve otsu bir bitki. IV. 237) destebasan: (< Far. meyveleri gaz söktürücü olan. yaprakları kabak yaprağına benzeyen yabani bir bitki (DS. -mik) Yuvarlak. 110”) Süsen cinsinden. 1437) deveboynu: (< T. 1432) dereotu: (< Far. dere + T. 672”) Kaya aralıklarında yetişen ve kök kısmı yenilen bir çeşit çiçek (DS. derya. 593. deste + T. IV. deste + T.

Sarı. (TBAS. 90) develangır: (< T. deve + langır “çalkalama sesi. yol ve tarla kenarlarında yetişen. (TS. deve + Far. Limonium meyeri. deve + tabanı) Birleşikgillerden. yuvarlak taneli. sarı çiçekli ve çok dikenli yabanî bir ot (DS. 572) . ri taneli mısır (DS. gul + T. 90. 90) devetabanı: (< T. IV. deve + şaplağı) bk. -i) bk. develik) bk. IV. (TS. 571) devedişi: (< T. Kalın kabuklu. IV. 1440) deve dikeni: (< T. deve + dişi) 1. deve + elması) Çakırdiken (TS. deve + gözü) 1. 1. 1-2 yıllık ve otsu bir bitki. beyaz üzüm (DS. 262”) bk. Phlodentron. 90) develik: (< T. sulu. mercümek + T. yılan otu (TBAS. çok yıllık. 2. mavimsi mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. ebegümeci (TBAS. 1. develik + otu) bk. 1441) devekulağı: (< T. Silyum marianum.291 deveçökerten: (< T. 90) deveşaplağı: (< T. deve + Far. ebegümeci (TBAS. 1441) deve elması: (< T. kabuğu kalın ve sert siyah üzüm. ri. 2. çivit otu (TBAS. geniş yapraklı bir süs bitkisi. 90) develik otu: (< T. büyük taneli. deve + dikeni) Birleşikgillerden. deve + çökerten) Kurak ve sert topraklı yerlerde yetişen. deve + kulağı) 40-90 cm yükseklikte. 1. 1441) devegülü: (< T. 30-100 cm yükseklikte. kabalak (TBAS. 571) devegözü: (< T. IV. 286) deve mercimeği: (< T. -ü) Hatmi denilen bitki (DS. iri taneli bir buğday çeşidi. Nişanyan.

devr-i ‘amel) Ayçiçeği (DS. 470) devrinti: (< T. dığdak. 1442) deveturpu: (< T. tere gibi baharlı olan yaprakları yenilebilen bir ot (DS. 1451. 1475. deve + Far. “< Dimaş /Dimiş Suriye’deki Şam şehrinin adı”.292 devetopalağı: (< T. IV. kısa saplı bir çeşit buğday (DS. Krş. Krş.. XII. yer elması gibi yumru kökleri olan yabani bir bitki (DS. dev(i)rinti) Leylâk ağacı (DS. 1465) dırağan: (< Yun. IV. IV. 1. 91) dığrak: (< ? ) Erken olgunlaşan. 1445) dığdığı: (< ses taklidi kelime. 1467. 1466) dıranı üzüm: (< ? dıranı + T.A. (And. 1453) dımışkı: (< öz. IV. IV. siyah renkli. 91) . IV. (DS. MBTS. Ağz. Ağz. III. turb + T. Tietze. dızdığı) Ahlat. Tietze. devr-i ‘anber).. 1442) devramel: (< Far. IV. 217. sarı renkli.Y.. 471) dırbalan: (< ? ) bk. kanlıca mantarı (TBAS. 694). 1463) dıngıra: (< ? ) Zambak (DS. üzüm) Erken olgunlaşan. uzun saplı.: devrianber) Ayçiçeği (DS. sert bir çeşit üzüm (DS. Dimaş /Dimiş + î. 1452. KMYA. IV. tatlı ve uzunca bir üzüm (nebi dede). pembe renkli. dıydıklı. drágana. 4484.: deydikli. Gaz. 1444) devriamber: (< Far.Y. Tietze. 209) dıngıl: (< dingil “ses taklidi”. 306. deve + topalağı) Kırlarda yetişen. 623) Kuşkonmaz çiçeği (DS. beyaz.A. yaban armudu (DS. is. 1446. 1461. sert bir kiraz çeşidi (DS. IV. -u) lkbaharda kırlarda yetişen. (And. 607) ri taneli. IV. IV.A. TBAS. 608) Geç olgunlaşan.

293 dırı: (< ? ) Gül fidanına benzeyen dikenli bir çalı (DS. 9.A. 91) dikencik: (< T. 2. is. 175. 93.Y. 23. X. 339.A. GD AT. XII. 348. topuz (TBAS. 3930. Bazı bitkilerin dal. dibi + kara) Kalın kabuklu. 1. KYA. ardıca benzeyen bir çeşit ağaç (DS. 77. 483. 201. diken + ağacı) Akasya (DS. (And. 1482) diken: (< ET. 259. (TS. Gaz. tiken < *tikgen < tik-.A. DS.. 1479) dibiz: (< ? ) Kuru soğan (DS. 417. 1486) dikenbaşı: (< T. ST AT. tiken) 1. meyve kabuğu gibi bölümlerinde ve bazı hayvanların derisinde bulunan sert. UA. Tietze. 1469) dırik: (< ? ) Böğürtlen (EYAD. 1479) dibikıllı: (< T. 299. Nişanyan. Ka. 258. 59. III. 93. ucu sivri ve batıcı çıkıntılardan her biri. 1486) . Clauson. 144. IV. 48. ufak ve sık taneli bir çeşit üzüm (DS. Krş. IV. IV. Erz. . 309. 581) diga: (< ? ) Yalnız ilkbaharda ekilen bir buğday çeşidi (DS. 129. Ağz. 106. 499. IV. IV. E A. 137) diken ağacı: (< T. EYAD. Dikeni çok olan bitki (TS.A. AVA. (And.. IV.. 1480) dida: (< ? ) Tuzla yenilen bir çeşit ot (DS. dibi + kıllı) Domates (DS. 208. 1. OAAD. K AT. III. 615).. 4762. Dieffenbach) Yapraklarının güzelliği nedeniyle sera ve salonlarda yetiştirilen bir süs bitkisi. yaprak. 672. IV. ADYA. 232) dibikara: (< T.: dikencük) Ufak taneleri olan.: tikān. dikencik). Ağz. IV. DS. AAT.Y. 1481) difenbahya: (< öz. diken + başı) bk. 582. 311.

“< dudak Eski Kıpçakçadan başlayarak kullanılır. (TS. dikenli + acı + ot) bk. dudağı. Fidanlıktan çıkmış ağaç. Fidan. dikenli + ot) Cynara cardunculus. 1. Clauson. 582) dikenli acı ot: (< T. 4. dikme < tik-me. Glycyrrhiza echinata. diken + ucu) Meyvelerinden sakıza öz. böğürtlen (TBAS. 3. diken + çileği) bk. dikenli + Ar. 1491) dilberkirpiği: (< Far. 1488) dilberdudağı: (< Far. yeni dikişmiş fidan. Eski ve yeni diyalektlerde dudak olarak erin adının kullanıldığını görüyoruz. 122”) Sarmaşık çiçeği (DS. 2. tūt + T. IV. yeni sürgünlerinden de turşu. Budanmış palamut ve meşe ağacı (DS. 1486) dikenli ot: (< T. 1491) . diken + üzümü) bk. tilkişen (TBAS. tüysü yapraklı çok yıllık bir bitki. 1486) diken üzümü: (< T. 91) dikenli meyan: (< T. 1486) dikenucu: (< T. 1. 91) dikme: (< T. dilber + T. dilber + T. 91) diken dutu: (< T.294 diken çileği: (< T. diken + Far. IV. compositae (DS. 1491) dilberdudak: (< Far. 583) dikenli mısır: (< T. dudak) Nergis çiçeği (DS. -u) Böğürtlen (TS. Çelikleme yoluyla dikilen kavak ve söğüt fidanı. IV. IV. beyazımsı mor çiçekli. yemek yapılan bir çeşit bitki (DS. IV. miśr) Arpa şeklinde küçük taneli bir çeşit mısır (DS. Eren. dilber + T. erin’in de kökünü bilmiyoruz. IV. Doerfer’e göre Türkçe *tōtak biçiminden yola çıkmak gerekir. dikenli + ? meyan) Bir iki metre yükseklikte. IV. 482) 1. kirpiği) Nergis çiçeği (DS. Türkçe dudak gibi. karamuk (TBAS.

1492) dildoku: (< T. 1499) . dimlit. Siyah ve uzun olan bir çeşit üzüm. 232) dilve: (< ? ) Kavun (DS. dil + kanatan). IV. dili + çıkık) Aslanağzı çiçeği (dildamak. diminitis. tillice) Yenilebilen bir çeşit mantar (DS. dilidüdük). tirimit) 1. diliçıkık. 3932) dilmit: (< Yun. Ağz. Erken olgunlaşan bir çeşit siyah üzüm. mavimsi renkli bir çeşit mantar (DS. Ağz. 3. 1498) dimenit: (< Yun. 1491) dildamak: (< T. (DS. IV. bk. IV. dil + damak) 1. yemek yapılan yabani bir bitki (DS. 620) En iyi cins buğday (DS. 1498. IV. Tietze. susuz ve kekremsi tadı olan bir üzüm çeşidi (DS. diminitis. dimrit. Yerken insanın dilini yakan. IV. 1495) dillice: (< T. 2. 1494) dilit: (< ? ) Taneleri irili ufaklı olan bir çeşit üzüm (DS. dirmit. dil < ET. 1495) dilkiboğan: (< T. IV. 3938. dil + doku) Salep çiçeği (DS. diliçıkık (DS.295 dilburan: (< T. sarmaşık gibi ağaçlara sarılarak uzayan. til + buran) 1. IV. IV. 1492) diliçıkık: (< T. dili + düdük) bk. Çok tatlı. IV. dili yakan bir çeşit kavun. Tietze. 2. tilki + boğan) Kırmızı renkli. 2. 1519. (And. Burçak çiçeği (DS. IV. dirnit. 3.: dimbit. uçlarından salata. dimnid. 1494) dilidüdük: (< T. dimnit. Kına çiçeği. 1495) dilkanatan: (< T. OAAD. 1495) dilkimen: (< T. Taneleri ufak olan bir çeşit zeytin (DS. DS. DS. IV. X. (And. üstü dikenli bir ot (DS. IV.: dilkanadan) Sarmaşık gibi büyüyen. IV. 621). tilkimen) Ormanlarda yetişen. X.

IV. Tietze.: dib. < Yalnız Anadolu ve Balkan alanında kullanıldığı anlaşılıyor. EYAD. Şalgam. diş otu (TBAS. 599) dirlik otu: (< T. 602) dişbudak: (< T. TaS. 1. dirlik + otu) Ölüme karşı ilaç olan sağlık otu (TaS. 1164) dipçin: (< T. (And. Eren. -i) bk. delice (DS. Lahana. 40 m kadar yükselebilen. tiş + Far. 1180) diş bademi: (< T. çırpı veya odunsu bitkiler (TS. şeker pancarı (DS. Ağz. Fraxinus excelsior. Yer elması. 1343) diş hilali: (< T. 189. dipçin) Filiz (DS. 114) Zeytingillerden. -i) Kabuğu ince olduğu için dişle kırılabilen bir badem türü (TS. 611). bādām + T. 5. II. KBAYA. 1510) diplitura: (< T. 1511) diri örtü: (< T. K AT. tüb. BTS. hilāl + T. kırmızı açan çiçekleri yavaş yavaş mavi ve mor renk alan. IV. diş < ET. 232. diş + budak. 1. 2. 92) . div) 1. (TS. IV. IV. 186. 1. 629. “sertliğinden dolayı dişe benzer”.296 dinep: (< ? ) Buğday tarlalarında yetişen ve arpaya benzeyen. kara) Kök tarafında tüylü yaprakları olan. yenilirse insanı sersem eden bir bitki. Ağz. IV. TaS. 273. (And. kerestesi sert ve değerli bir ağaç. dipli + ? tura) Çobançantası bitkisi (DS. Havuç. Pancar ve kökü. II. 176. 92. 602. II. diş + Ar. 1502) dingdingkara: (< ding ding “ses taklidi” + T. 4. 1509. Tietze.: dingi) Fidan (DS. gösterişli. 3. TBAS. 1503) dip: (< ET. 1503) dinge: (< ? ). diri + örtü) Ormanlık bölgelerde ağaçların altında yeşeren çalı. GD AT. IV. kökü iltihaplı yaraların tedavisinde kullanılan bir bitki (DS.

olgun kavun. Krş. 1526) divlek: (< T. IV. Diyarbakır + Far. tizig. Ağz. dövelek. 92. düğülek.: Diyarbekir karpuzi) Diyarbakır karpuzu (DA. 1. düğelek. divle. 1523) dişi çöven: (< T. 175) diş otugiller: (< T. düyülek. 132) dizi: (< T. dişlek + darı) ri taneli mısır (DS. divlek “Türkçeden Balkan dillerine de geçmiştir”. “< ET. II. düvelek. 560”) Otundan faydalanmak için ekilen darı. IV. doğru + kara) nce kabuklu. dizi. dişi + ? çöven) bk. ufak kavun (DS. 603) divdiv: (< div + div) Dikenli bir bitki (DS. doğu + kayını) Doğu bölgelerinde yetişen bir tür kayın ağacı (TS. düğlek. düklek. Ağz. “< ET. TaS. EYAD. 1535) doğu kayını: (< T. duvdak. 603. düvlek. Tietze.: diblek. Plumbago europea. IV. çok yıllık. 2. (And. 1. 1531) dogrukara: (< T. Clauson. düzlek): 1. 1302) Diyarbakır karpuzu: (< öz. siyah küçük taneli ve tatlı. 634”) ncir (DS. Kalın kabuklu. (And. düylek. Olgun. düglek. IV. 1. akdarı gibi bitkiler (DS.297 dişice: (< T. 613) . 20–100 cm yükseklikte. 232. Eren. diş + otu + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. düyüleg. BTS. 233. dişice. 1527. OAAD. dülek.. örneği diş otu olan ve genellikle sıcak ve kurak yerlerde yetişen bitkilerden oluşan familya (TS. divlik. 115). IV. dayanıksız bir üzüm çeşidi (DS. 471. 1615. tişi+çe.A.Y. ħarbuz + T. kurak ve çorak yerlerde yetişen. (TS. 1525) diş otu: (< T. IV. is. -u). 92) dişlek darı: (< T. diş + otu) Diş otugillerden. TBAS. beyaz çiçekli ve otsu bir bitki. çöven (TBAS.

(And. çiçekleri küçük. büyük biber türü (TS. TBAS. ana vatanı Çin olan.: dugum) Frenk üzümü (DS. Lâle (DS. 93) dokuzdonlu: (< T. Ağz. māzū + T. kozalakları aşağı sarkan. (BTS. hanımeli (TBAS. 621) . park ve bahçelerde yetiştirilen çalımsı bitkiler. IV. 1540) dokuzbaşlı: (< T. 617) dolaşık ot: (< T. 93) dolaman: (< T. 181) doğum: (< T. IV. 35 m kadar boylanabilen. 1. akçöpleme (TBAS. 3952. 1543. Paronychia serpilifolia. örnek bitkisi dolama otu olan ve içine kasık otunu da alan karanfilgillerin alt familyası (TS. 2. (BTS. doğu + Far. yeşil veya beyaz bir bitki. dolaşık + ot) Kır sarmaşığı (DS. DS. ülkemizde Doğu Karadeniz bölgesinde yetişen bir ağaç türü. tokuz/tokkuz + başlı) bk.: tolaman) 1. 1. (TS. yaprakları tamamen yeşil. -sı) Servigiller familyasından. dokuz + tepeli) bk. -i) Çamgiller familyasından. dolma + Yun. doğum). kozalakları 6-8 pullu. iğne yapraklı. 617) dolama otugiller: (< T. Picea orientalis. yaprakları uzun sürgünler üzerinde almaşık olarak dizili. pipéri) Dolma yapmaya uygun. dolama + otu + -giller) ki çeneklilerden.298 doğu lâdini: (< T. Ağz. Thuja orientalis. dokuz + donlu) bk. dolaman). IV. (And. Patatese benzeyen ve yenilebilen bir çeşit mantar. 93) dokuztepeli: (< T. 1545) dolma biber: (< T. her dem yeşil. 1. 1539) doğu mazısı: (< T. dokuz < ET. doğu + ? lâdin + T. akçöpleme (TBAS. 181) dokkuk: (< ? ) Lâle (DS. X. dolama + otu) Dolama otugillerden. IV. 268) dolama otu: (< T.

X. Yumru köklü bir çeşit bitki. 643). yağmurdan sonra çıkan ve yenilebilen bir bitki. 197. Salep (DS. tamates. XII. 161. IV. 1547) domalan: (< T. 234. 1550) . 1533. DS. (And. 370. 1550. domata. domal-an. Lycopersion esculentum. dolma + otu) Dolma otugillerden. 133. 621) dolu börülcesi: (< T. 2. 622.299 dolma otu: (< T.. 61. -an) 1. ADYA. yer mantarı. Erz. Tietze. KBAYA. 1. KYA. 191) domaylı: (< Gürc. yaprakları tüylü.: tomalan) Asklı mantarlardan. domáta < t. 171. dolu + börülcesi) Beyaz. SA. T YA. DS. 284. tamata. 314. çiçekleri küçük. 1550) domates: (< Yun. ZBK A. dolma + otu + -giller) ki çeneklilerden. 622. 1. 113. sarı çiçekleri salkım durumunda. . Tietze. 114. 4736. XII. 132.A. dombay + T. -ça) Patates (DS. domas. 376. 204. tomatiz) 1. 4767. toprak içinde yumru biçiminde yetişen. AAT. II. 1. 43. 643). Tuber melanosporum. IV. BTS. 228. örnek bitkisi dolma otu olan ve içine kasık otunu da alan karanfilgillerin alt familyası (TS. Patlıcangillerden. 221. kırmızı ürünü için yetiştirilen bir bitki 2.: domadız. tomatis. domáta + T. Paronychia serpilifolia. XII. Ağz. yuvarlak bir fasulye çeşidi (DS. DS. temetos. (TS. 183. domáta + T. domate. IV. tomata. (And. DS. DS. DS. 4487) domatça: (< Yun. 4482. KMYA. 252. 621) dolma otugiller: (< T. Bu bitkinin yenilen ürünü. 369. DS. keme. tomata < sp. 1208) domatan: (< ? Yun. domatis. 1. domat. ETA. vitamince zengin. 312. AVA. 145. XII. (TS. 1549. Ağz. 341. tomatas. 28. IV. TaS. –lı) Süs kavunu (DS. E A. II. III. 3875. 91. (TS. yeşil veya beyaz bir bitki. IV. tamatis. E A. IV.

93. 92. 183) domuzbıtırağı: (< T. güzel kokulu. bā ilā + T. 1562) . IV. domuzağırşağı (TBAS. Xanthium strumarium compositae. meyveleri suda kaynatıldıktan sonra yenen otsu bitkilerdir (TBAS. tarıma zararlı. “domuz < ET. Eski çağlardan başlayarak kullanılır. çok yıllık ve otsu bir bir bitki. domuz + ay(ı)rık + otu) Buğdaygillerden. Kökeni karışıktır. semiz. IV. domuz + ay(ı)rığı) bk. dombay “yaban öküzü”. DS. 93) domuz ayrık otu: (< T. bir yıllık. 623. rizomlu. Eren. -sı) Baklagiller familyasından. 94) domuz eriği: (< T.: domuzpıtrağı. çiçekleri etli otsu bir bitki (TS. 1. (TS. şişman’ olarak kullanılan toŋ (> don) köküyle toŋuz adı arasındaki bağ üzerinde özel olarak durulmaya değer. 93) domuz baklası: (< T. 623. IV. (And. Ağz. iri bir çeşit erik (DS. domuz + pıtrağı). IV. IV. (DS. toŋuz. 1552) dombay eriği: (< Gürc. 1556) domuz elması: (< T. dombay + T. içi sarı renkli. Eski ve yeni diyalektlerde ‘yağlı. çok yıllık ve otsu bitkilerdir (TBAS. domuz + elması) bk. 643) Küçük ve yuvarlak bir çeşit hıyar (DS. 1555) domuz ayrığı: (< T. Tietze. IV. tüylü. eriği) Kabuğu mor. DS. Yumrulu. pembe veya beyaz çiçekli. domuz + eriği) Yabanî erik (DS. domuz + dikeni) Yaprakları sapsız ve dikenli. 1555) domuz dikeni: (< T. donuzbıtırağı) Uçları iğne gibi dikenli bir çeşit bitki. 118”) Cyclamen türlerine verilen genel ad. domuz ayrık otu (TBAS. BTS. domuz + ağırşakı. 1. Orta Türkçede ve Eski Kıpçakçada toŋuz biçimi geçer. domuz + Ar. 1552) domuzağırşağı: (< T.300 dombay: (< Gürc. Cynodon dactylon. beyaz veya mavi çiçekli. TBAS.

-ı) bk. IV. 1560) doran: (< ? ) Mısır çiçeği (DS. domuz + üzümü) Çok yıllık. -u) bk. banjar + T. 287) domuzpotulağı: (< T. domuz ve özellikle deve yavrusu’. yılanyastığı (TBAS.301 domuzkuyruğu: (< T. -u) bk. IV. Meyveler 10 mm kadar çapta ve parlak siyah renkli. 2525”) Yumru kökü yenilebilen yabani bir bitki (DS. -sı) Yılanyastığı denilen bitki (DS. domuz + Erm. Muscari armeniacum. 1563) . 287) domuz otu: (< T. MBTS. 1556. otsu. domuzağırşağı (TBAS. TBAS. 1. yılanyastığı (TBAS. lahano + T. büyük yabani bir ot (DS. domuz + Yun. 623) domuz pancarı: (< T. domuz + kuyruğu) Beyaz tüylü. 1557) domuz soğanı: (< T. Domuzların bu bitki soğanlarını çok yemesinden dolayı bu isim verilmiştir. turb + T. domuz + Yun. 94) domuz üzümü: (< T. manda. IV. köpek. Actaea spicata. domuz + potu(k)lağı. 3. Zehirli bir bitkidir. maruli + T. 94) dongurak: (< T. domuz + Far. domuz + soğanı) Çevredeki yaban hayatının bir parçası olan domuzlar bu bitkinin soğanlarını toprak altından çıkararak yemektedir. rizomlu ve beyaz çiçekli bir bitki. domuz + otu) Kumsallarda ve kayalıklarda yetişen sarı çiçekli ot (TS. IV. dongurak) Domates (DS. (TBAS. (Duran. 94) domuz marulu: (< T. “< potuk ‘halk ağzı. 223-229) domuz turpu: (< T. IV. ayı. 1556) domuz lahanası: (< T.

dere + T. otu) bk. IV. DS. 1. 639) . sarmaşık (TBAS. dökülgen). 1564) dor otu: (< Far. 653. sarı çiçekli bir çeşit ot (DS. dere + T. IV. otu) bk. 1.: töngel) Muşmula (TS. 753) (And. 1592) döven otu: (< T. 1574) dökülgen: (< T. X. 94) doru otu: (< Far. IV.: dökürgen) Beyaz. Drosera rotundifolia. otu) bk. akparmak da denilen bir çeşit üzüm (TS.302 doranı: (< ? ) Söğüt ağacına benzeyen. 95) döymeç otu: (< T. IV. küçük yapraklı. (And. 1594) dözdömbelek: (< ? ) Dikenli bir bitkinin kırmızı renkli ve yenilebilen meyvesi (DS. 630. IV. 1. topuz biçimindeki yapraklarının üst yüzeyi böcekleri yakalayan yapışkan tüyler ile örtülü otsu bir bitki. dereotu (TBAS. 633. IV. 1594) drosera: (< Fr. döymeç + otu) Yakı gibi kullanılan. drosera < Yun. DS. 1574) dönbaba: (< T. DS. (TS. 1592) dövülmüş avrat otu: (< T. dövülmüş + Ar. dökülcen) Bir çeşit kış elması (DS. ‘avret + T. MBTS. 3982) dövdes: (< ? ) Taze fasulye (DS. dön + Far. IV. IV. döven + otu) Yakı otu (DS. 94) dökülcen: (< T. bābā) Turnagagası bitkisi (DS. 1. Tietze. Ağz. dereotu (TBAS. IV.) Droseragillerden. Ağz. 1581) döngel: (< kökü belli değildir. 1541. ince kabuklu. yaprakları söğüt yaprağından daha kalın olan meyvesiz bir ağaç (DS.

IV. 1. ebdāl + T. ebdāl + T. 1. dul + Ar. 94. (And. çalı görünüşünde. çok yıllık bir bitki. dul + Ar. dul + karı + gömleği) Büyük yapraklı. Arctium tomentosum. Tietze.303 droseragiller: (< Fr. IV. IV. BTS. Ağz. durak + otu). 1602) dumbak: (< ? ). duman + otu) Baklagiller içinde çok çıkıp fideleri kurutan asalak bir ot (DS. bur(u)nu) Zeynibostan çiçeği (DS. 1563. IV. 641) dulavrat otu: (< T. 641. drosera + T. az çiçekli bir çeşit ot (DS. 1595) dulaptal otu: (< T. (And. iki yıllık. 1598) duman otu: (< T. karanfilgillerden. ‘avret + T. 95. otu) Birleşikgillerden. 639) dudiye: (< Far. troħílos. dul < ET. ŧūŧīye).: dunbak) Kestane meyvesi (DS. tul + Ar. Ağz.: duduya) Yaylalarda. TBAS. -giller) ki çeneklilerden. 187) dulkarıgömleği: (< T. Kuzeydoğu Anadolu dağlarında yetişen. 1595) duduli: (< EYun. (And. IV. çiçekleri güzel kokan. örnek bitkisi drosera olan bitki familyası (TS. 1602) durak otu: (< T. (TS. dorak otu) bk. akarsu kenarlarında yetişen. 1595) duduburnu: (< Far. taçsız iki çeneklilerden bir familya (TS. IV. 635) lkbaharda tarlalarda yetişen ve yemeği yapılan bir ot (DS. dereotu (DS. ŧūŧī + T. Ağz. dikenli. otu + -giller) Örnek bitkisi dulaptal otu olan. 1. Daphne mezereum. TBAS. ele alındığında çiçeği titreyen bir kır çiçeği (DS. otsu ve kırmızı çiçekli bir bitki. (TS. 30-60 cm yükseklikte. IV. 1. 641) dulaptal otugiller: (< T.: donak otu. 95) . otu) Dulaptal otugillerin örnek bitkisi olan.

118. DA. tūt < Ar. duvaklıca. 124”) Yenilebilen.A. 72. 124. tūt + T. 685. UA. 1614) duvaklı mantar: (< T. 208. 158. < Far. E A. IV. Gaz. 1. 665) Dutgillerden. -cık) Parmak uzunluğunda yaprakları olan ve beyaz çiçek açan bir ot (DS. tūt + T. 166. 646. Eren. KMYA. 4015. Eren. IV. EYA. tūd. kapak’ + -(a)k ‘küçültme eki’. kuzey yarım kürenin genellikle ılıman bölgelerinde yetişen. BTS. (TS. 1611) dut çöğürü: (< Far. TBAS. tutulga < tutul-) Buğday tarlalarında yetişen. 646. 188) dutulga: (< T. DS. 95. -giller) Ağaç ya da çalı formunda olup. tohumu zehirli yabani bir bitki (DS. TAYA.. dut. yapraklarıyla ipek böceği beslenen. 128. tut-a + elma) Dalından elle koparılarak toplanan elma (DS. IV. 1605) durnacık: (< turna + T. IV. 233. 206. KBAYA. bazen taç yaprakları bulunmayan. ZBK A. 1. eriksi ya da küçük kapçık şeklinde. BTS. DS. tūt. çöğür (TS. IV. lezzetli bir çeşit mantar (DS. III. dur + çalak) Devetabanına benzeyen. 188. K AT. yaprak ve meyvesi için bütün Türkiye’de yetiştirilen. meyveleri fındıksı. 1606) dut: (< Far. “< OT. 132) duta elma: (< T. manitari) bk. dur + da + bak) Fesleğen çeşidinden bir çiçek (DS. 13.304 durçalak: (< T. IV. 350. duvaklı + Yun. 500) dutgiller: (< Far. 185. ST AT. Tietze. X. 139. Türkçede tuğak biçimi duğak > duvak olarak gelişmiştir. çöğürü) bk. 3997. EYAD. 130. 95) . 1. tūt. Morus. kışın yapraklarını döken büyük ağaçlar. tuğ ‘örtü. halk arasında sıtma tedavisinde kullanılan bir bitki (DS. 1605) durdabak: (< T. tek evcikli. OAAD. 11. incir ve benzeri cinsleri içine alan iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS. 1613) duvaklıca: (< T. X. evlek mantarı (TBAS.

1621) düğmeli: (< T. IV. hayvanlara yedirilen bir çeşit ot (DS. IV. 3. 281) duvar sarmaşığı: (< Far. 1306) . ham meyve. düğmeli + ot) bk. yapışkan otu (TBAS. Ranunculus. BTS. (TS. Kızıl ağaç meyvesi. Leylak renginde ve kokusuz çiçekleri olan bir bitki. 2. Meşe ve çam palamudu (DS. dīvār + T. 1622) düğmeli ot: (< T. Kara nohut kadar yuvarlak tohumu olan bir çeşit çayır otu (DS. vasilikon + T. TaS. 1616) düdüllük: (< ? düdül + T. 1622) düğün çiçeği: (< T. -i) bk. düğmeli) Yapraklarının üzeri benekli olan ve çoğunlukla su kıyılarında bulunan. 1615) düdek: (< ? ) 1. 188) duvar sedefi: (< Far. Tietze. IV. IV. tırmanıcı ve zehirli bir bitki. IV. düğem < düğ-em) Çamgillerden meyveli bir çeşit ağaç (DS. 1. tügün + çiçeği) Bazı çeşitleri süs bitkisi olarak yetiştirilen. -lük) Özü yumuşak bir çeşit ağaç (DS. tügme. yaprakları oval biçimde olan ve mavi renkli çiçek açan bir ot. Ağaçların. 652. TBAS. 4. IV. dalak otu (TS. alt yüzü açık yeşil renkli. çok yıllık. 647) dübe: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. (TS. IV. çiçeklerini döktükten sonra meydana çıkan küçük meyveleri. bir veya çok yıllık. 669”) 1. sarmaşığı) Yaprak dökmeyen. 1620) düğmecik: (< T. meyvesi bezelye tanesi büyüklüğünde etli. düğün < ET. Ekinlerin içinde biten. Hedera helix. śadef + T. 3. 1. sarı veya morumsu siyah renkli. gövde yaprakları saplı.305 duvar fesleğeni: (< Far. 95. küçük çiçekli. II. 1618) düğem: (< T. dīvār + Yun. üst yüzü koyu. Ham incir. 96. -i) bk. 647. sert ve derimsi. gelincik (DS. TBAS. dīvār + Ar. 1. otsu ve genellikle parlak sarı çiçekli bitkiler. 2. düğmecik “< ET.

otsu. ışınsal ya da bilâteral simetrili. düğün + yaprağı) Dere kenarlarında biten geniş yapraklı bir ot (DS. tüge. 1625) dülekkazı: (< T. nadiren bir eşeyli. V. ebecik + otu) Bir çeşit tarla otu (DS. 1627) dünyagüzeli: (< Ar. dünyada 50 cins ve 1800 türle. aken ya da folikül meyveli. Ağz. şekerci boyası (TBAS.306 düğün çiçeğigiller: (< T. BTS. hermafrodit. düğün + otu). düğülcek < tüğülcek ?) Nar ağacının çiçeği (DS. IV. yaprakları parçalı ve karşılıklı dizilişli. 1650) ebecik otu: (< T. Ham eriklerin arasından daha önce olgunlaşıp. dünyā + T. 669) Küçük karpuz (DS. yenebilen ekşi erik. 2. bir ya da çok yıllık. 1646) -Eebe: (< ET. 96) dürme: (< T. Tietze. Nişanyan. 1572) düğün yaprağı: (< T.: döğün otu) Yara işletmekte kullanılan yapraksız. 1652) . IV. Bir çeşit mantar (DS. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. düğün + çiçeği + -giller) ki çeneklilerden. ülkemizde ise 17 cins ve 180 kadar türle temsil edilen. nadiren çalımsı ya da tırmanıcı özellik gösteren bitkiler (TS. IV. dut gibi taneleri olan bitki (DS. 1642) düzgülü: (< T. (And. 1640) düvülcek: (< T. IV. IV. bazı türleri süs bitkisi olarak kullanılan. 189) düğün otu: (< T. 1637) düve: (< ET. IV. IV. divlek + kazı) Bir çeşit küçük incir (DS. 105) 1. 1. dürülü) Marul (DS. IV. dürme) Lahana (DS. ebe. güzeli) bk. V. 668. 1634) dürülü: (< T. düzgülü) Beyzi taneli bir çeşit üzüm (DS.

239. 1654) ebem ekmeği: (< T. ETA. 1653) ebeli: (< T. ebe + kulağı) Kuzuların yediği küçük yapraklı bir ot (DS. Tütüne benzeyen bir bitki. 191) ebekulağı: (< T. 4. (TS. Malva siylvestris. V. Ebegümeci. BTS. ebem + ? bülük) Yaprakları hindibaya benzeyen. III. ülkemizde 10 cinsle temsil edilen. kendiliğinden yetişen. DS. 1654) ebişek: (< ? ) Bir çeşit mantar (DS. 191. V. pligúre + T. 1657) . ebem + Yun. Yabani pancar. 3. Yaralara sarılan ve yarayı yumuşatmaya yarayan geniş yapraklı bitki (DS. V. 668. ebegümeci + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. 1654) ebembükü: (< T. 97. 2. 97) ebembülük: (< T.. TBAS. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS. AVA. 1. 246. 668. 1654) ebembulguru: (< T. DS. 1654. 1652. ebe + gümeci) Ebegümecigillerden. mor çiçekli ve otsu bir bitki. 1654) ebemekşisi: (< T. 361. II. 1383) ebegümecigiller: (< T. V.A. V. ebelik) 1. V. V. ebem + ekmeği) Ebegümecine benzeyen bir bitki (DS. yaprakları sebze olarak kullanılan.307 ebegümeci: (< T. Uzunca yassı yapraklı. TaS. 5. 1. çiçekleri ilaç. ebeli) Yer elması (DS. yenilebilen bir kır bitkisi. sarı çiçek açan sütlü bir bitki (DS. V. örnek bitkisi ebegümeci olan. III. sapının dip tarafı kırmızı ve ekşi tatta. tavşan elması (TBAS. V. ebem + bükü) bk. çok yıllık. 1654) ebelik: (< T. ebem + ekşisi) Kuzukulağı (DS. bir ya da çok yıllık. V. BTS. -u) Bük üzümü (DS. Gaz.

DS.: ebenk. V. 689). 695) Dere ve durgun su kenarlarında yetişen. eğecen). iğecen) Büyüyüp kuruyunca tohumları iğne gibi insanın üstüne sıvışan bir çeşit çayır otu (DS. DS. ħarbuz + T. 1395) eğlik: (< T. (TS. 1672) eğinç: (< Erm. VII.308 ebucehil karpuzu: (< öz. fiğ. 695) Isırgan otu (DS. Bir cins ot (DS. 1651) ebzeköget: (< ? ) Yemişi olan bir ağaç (DS. otsu ve rizomlu bir su bitkisi. eğ(i)lik). -u) Kabakgillerden. Acorus calamus. 1. III. V. Tietze. 1678) eğir kökü: (< Yun. (And. 1668) efek otu: (< Yun. Tietze. 1661) efek: (< Yun. 2509) eğilce: (< T. ákoron + T. efeng) 1. elma büyüklüğündeki meyvesi çok acı ve iç sürdürücü. (TS. 1659) eci bücü: (< ? eci + bücü) Kırda kendi kendine yetişen ve yenebilen bir ot (DS. Ağz. kökü. karın ağrısını iyi etmek için kullanılan. Yabanî yonca. 1805. is. Ağz. (And. V. V.: eyecen. 4499) eğece: (< T. afáki + T. eğilce) Arpa başağına benzeyen bir ot (DS. 1. ishal yapıcı bir bitki. (And.: eğnik) bk. 1675. TBAS. 2510) eğilcen: (< T. (And. 98. havacıva (TBAS. Ebūcehil + Far. 1819. 1667.: efelek otu. çok yıllık. 1675) eğecen: (< T. evelik) bk. 676. V. Citrullus colocynthis. ákoron. TaS. 668. “< Yun. V. V. otu). eğilcen) Çayır cinsinden bir ot (DS. VII. 1655. afáki. V. eğece) Buğdaygiller familyasından bir çeşit kılçıklı bitki (DS. XII. 50-125 cm yüksekliğinde. efelik otu. 1667. 2. Ağz. DS. 98) . V. efek (DS. Ağz. Tietze. egic.

kumlu yerlerde yetişen. XII. eğ(i)lim) Domates (DS. tıpta bağırsak kurtlarını düşürmek için kullanılan. 98. ekin) Buğday (TaS. 1408) . eğrelti + otu + -giller) Damarlı çiçeksizlerden. eğri + yavşan) Lavanta çiçeği (DS. eğrilce) Kuruduğunda insanları kaşındırarak rahatsız eden. 1. 1403) eğrilce: (< T. 223-229) eğri kestane: (< T. 1685) eğri yavşan: (< T. örneği eğrelti otu olan bir bitki topluluğu (TS. III. saçak köklü bir çeşit ot (DS.: eylentü. eyraltu) Eğrelti otugillerden. III. (Duran. V. 1. Ağz. çok yıllık. eğri + boyun) Bitkinin gelişme dönemindeki taze uç sürgünleri eğilmektedir. eğri + Yun. eğri) Sarı çiçek açan kısa boylu bir ağaç (DS. V. V. 678. (And. V. çiçeksiz ve otsu bir bitki. 1686) ekır: (< ? ) Çam ağacına benzeyen zehirli bir çeşit ağaç (DS. V. (TS. 1684) eğrilcen otu: (< T. Isatis tinctoria. eğrilcen + otu) ğneli tohumlu. TBAS. Driopteris flix-mas. eğrelti + otu). Boynu bükük bir görünüm arz etmesinden dolayı “eğri boyun” adı verilmiştir. DS. 1683) eğriboyun: (< T. 678) eğri: (< T.309 eğlim: (< T. 4491) eğrim: (< T. 1825) eğrelti otugiller: (< T. XII. 4491) eğrelti otu: (< T. 104. V. 1694) ekin: (< T. kastania) Havlican (TaS. eğrim) Domates (DS. bir çeşit kır bitkisi (DS. 150 cm kadar yükselebilen.

1699) . V. huni biçiminde. Kuzukulağı (TS. 2. atkuyruğu (TBAS. sıcak ülkelerde yetişen. 223-229) ek kök: (< T. sulu ve şeker oranı düşük bir elma (TS. tūt + T. III. 1. ekşig. Artocarpus incisa. 162) ekşikara: (< T. ħamīr) Ekinlerin içinde yetişen ve yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. besleyici bir bitki. eklemik) Sarmaşık denilen ot (TaS. ek + kök) Sapın yanlarından çıkan ince kök (TS. meyvesi beyaz etli ve biraz unlu. 1411) ekli ot: (< T. ekin + Far. ekmek + Far. 1698) ekşi elma: (< T. 1. V. ekşilice) Sarı renkli. ekşi + Yun.310 ekin dudu: (< T. 1. ābiyā + T. ekşi + kulak) hlk. soğan köklü bir bitki (DS. 683) ekşi: (< ET. I. V. -sı) Gevrek ve sulu bir tür ayva (TS. 704) Limon (DS. 1. 1698) ekşi kiraz: (< T. siyah. 1. ekşice) lkbaharda kurak yerlerde biten ekşi bir ot (DS. 683) ekmek ayvası: (< T. 1698) ekşice: (< T. 681) eklemik: (< T. sulu. 1. iri ve ekşi karadut (DS. ekşi + elma) Sert. ekli + ot) bk. 687) ekşilice: (< T. -u) Meyvelerinin olgunlaşması ile ekinlerin biçilmesi aynı döneme rastladığından “ekin dudu” adını alan bir bitki. ekmek + ağacı) Dutgillerden. V. 98) ekmek ağacı: (< T. ekşi + Ar. Morus nigra. sulu ve iri taneli bir çeşit üzüm. (Duran. (TS. ekşi + kara) 1. 687) ekşikulak: (< T. kerasi) Vişne (TS. Siyah. 686) ekşi hamur: (< T. Tietze. Büyük.

V. (DS. 4492) elâgöz: (< T. 1699) ekşimik: (< ekşi. 687) ekşiza: (< T. (ekşioğlak). 1689) ekşi limon: (< T. ekşimcik) bk. ekşi + yonca + -giller) ki çeneklilerden. yapraklarında kuzukulağı asidi bulunan bir bitki familyası (TS. 1. 1702) eldaş: (< T. 1700) ekşi yonca: (< T. kuzukulağı (TBAS. eldaş (DS. leymūn) Ekşiliği fazla olan ham limon (TS. ekşimen) Yeşil köklü ve yuvarlak yapraklı mayhoş bir bitki (DS. ekşice ?) Ekşi.311 ekşilik: (< T. kuzukulağı (TBAS. XII. TBAS. ekşi + oğlak) bk. rengi esmer bir çeşit buğday (DS. V. 687. 704) bk. yumuşak. (DS. 1689) ekşi ot: (< T. 1707) eldirek: (< ? ) Taneleri küçük. el + daş + T. üzümü) bk. çok yıllık otsu ve beyaz çiçekli bir bitki. 99) ekşi yoncagiller: (< T. V.+ -mik. el + daş ?) Bir çeşit üzüm (eldaş üzümü). 1708) . V. Oxalis acetosella. yenmeyen bir çeşit ot (DS. V. līmūn / Ar. 1707) eldaş üzümü: (< T. ekşi + ot) Çiğ olarak yenilen bir çeşit ot (DS. V. V. V. 687) ekşimcik: (< T. ala + göz) Çiğdemgillerden yumrusu yenen bir çeşit çiçek (DS. (TS. ekşi + Far. Tietze. ekşi + ? yonca) Ekşi yoncagillerden. 192) ekşioğlak: (< T. 1. 1. 192) ekşimen: (< T. ekşilik) Yeşil köklü ve yuvarlak yapraklı mayhoş bir bitki. ekşilik (DS.

I. -sı) Ormanlarda yetişen. 133. 493. ufak çekirdekli meyvesi.Y.A. TaS. 48. sert. 92. 51. < Kökenini bilmiyoruz. II.: alma) Gülgillerden. V. 1715) elik yoncası: (< T. 202.312 elduran: (< T. 23. K AT. dokusu gevrek. onun alfiilinden geldiğine inanan halk etimolojisi de bulunmaktadır. 1717) elite: (< ? ) Bizlengiç de denilen bir çiçek (DS. V. Eski Kıpçakçada da alma olarak geçer. E A. 1718) elkoğan: (< T.. V. Tietze. 12.. eflatun çiçekli.A.Y. lapa yapılarak çıbanları oldurmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. KYA. UA. 243. 182. V. çiçekleri pembe veya beyaz bir ağaç ve bu ağacın kabuğu parlak. AVA.A. ETA. OAAD. 108) . BTS. 304. 218. Eren. V. Dağlarda yetişen ve çayı pişirilen bir çeşit ot. 135. TBAS. Ka. DS. 19. 199. 2. kokusu hoş. ZBK A.. eli + ? bayır) Bir çeşit buğday (DS. K A. III. V. halk arasında ilâç olarak kullanılan bir çeşit bitki (DS. 70. 266. 62. Ağz. 125. 88. Orta Türkçede almıla. 127. 226. GD AT. 218. 266. kırmızıdan yeşile kadar türlü renkte. 157). elik + ? yonca + T. I. el + duran) 1. T YA. Erz. 114. yoncaya benzer bir ot (DS. EYAD. Pirus malus. el + kovan) Leylak (DS. 703. AAT. (TS. 1719) elma: (< elmanın menşeini Hint-Avrupa dillerine dayandıran görüşler dışında. 1708) eldüren: (< T. . Krş. 99. el + kurtaran) Kökü çövene benzeyen. 134. 187. Türkçede alma biçiminin elma’ya çevrildiği göze çarpıyor. 147. Eski kaynaklarda ve yerel ağızlarda alma olarak kullanılır. 29. 1. Moğolca alima biçimi Türkçeden alınmıştır. Bayramlarda kabir taşlarına bağlanması görenek olan bir çiçek (DS. 1709) elibayır: (< T. 10 m kadar yükselebilen. tadı ekşi veya tatlı. el + düren) Kaynatılıp ağrıyan yerlere sıcak sıcak sarılmak suretiyle. 1719) elkurtaran: (< T. < alma/elma ‘bazı araştırıcılara göre Türkçeye eski bir zamanda girmiş bir Hint-Avrupa kelimesi’. DA. 79. (And. 20. KBAYA. V. 200. Şen. ST AT. 183. 571-578. 217.

: emzük otu) Onosma türlerine verilen genel ad (TBAS. V. 1736) emriz: (< Ar. DS. 1742) endirek ağacı: (< T. 722) 1. 1. 1726. emüz. (And. 2519) eltieltiyeküstü: (< elti eltiye küstü) Bir tür bitki (TS. Semiz otu. Ali) Kışa kadar saklanabilen. “< ET. 3. fındık kadar meyveleri olan. 1734) emir: (< Ar. (And. Palamut meyvesi. Emir + sulŧān) Yeşil soğan (DS. emecen. emrāz) Çayır otları arasında bulunan dikenli bir ot (DS. Tietze. 1731) emen: (emen/emmen < Yun. mürdüm eriği (DS. 2. endomē’. elmacık) Bir çeşit bitki (DS. yaz kış dökülmeyen bir çeşit ağaç (DS. is. V. ada çayı da denilen bir bitki (DS. V. V. 719”). endir-ek ? + ağacı) Kabuğu ve meyvesi kırmızı olan. emr + öz. Yaban çitlembiği (DS. V. V. V. pelit (DS. is. VII. 715. Tietze. 1725) elmelik: (< Ar. Dişbudak ağacı. Ağz. 1741) emzik otu: (< T. 1725) elma çalısı: (< T. V.: ilemelik) 1. 703) emecen: (< T. emzik + otu. elma + çalısı) ri. 714”) Ballıbaba denilen bir çeşit bitki (DS. sarı renkli bir çeşit üzüm (DS. em-.313 elmacık: (< T. V. lezzetli. emr) bk. Tietze. 2. Meşe ağacı. 1733) emesken: (< ? ) Bir çeşit siyah küçük erik. 100. 262) emirali: (< Ar. 1736) emirsultan: (< öz. V. “< ET. elmelik ?). tavşan kirazı (TBAS. yaprağı ayva yaprağına benzeyip. 1747) . Ağz.+ -ik. V. DS.

“< engil üzüm çubuklarının ince ve uzun dalları”) Ak buğday (DS.: ennemene) Bir çeşit mantar (DS. eneç < en + eç. eŋek. V. ankinára. sebze olarak kullanılan. Ruscus aculeatus. otu) Hodangillerden. (TS. 1747.: efiye) Güzel kokusu olan bir çiçek ve ot (DS. MBTS. 204) enir: (< kökü belli değildir. Akasya ağacı (DS. engilli ? + buğday. 836) Kuru fasulye (DS. 4496) enek memesi: (< T. Echium vulgare. enek + ağacı) Uzun yapraklı. 135) Birleşikgillerden. XII. 1. dikenli bir kültür bitkisi. 1. Tietze. DS. Ağz.314 endirez: (< ? ). Yabanî kiraz. 713. 1760) ensin: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS. MBTS.: endiriz. Ağz. BTS. 1749) enfiye: (< Ar. 2. 1. 859) Bir tür yaban mersini. yumru kökü meyve gibi yenilen bir çeşit bitki (DS. endürüz) 1. 4496) eneç: (< T. Eren. Ağz. 1761) epsemye: (< ? ) Şeker pancarı (DS. çok yıllık. 1. 115. Tietze. 714) ennimene: (< ? ). XII. Cynara scolymus. MBTS. enfiyye. yaprakları sert tüylü bir ot. 723. V. 1. (And. 1747) enek: (< ET. V. Tietze. (And. 1764) . 1. V. yenilebilen bir çeşit ot (DS. Nişanyan. V. 725. V. türleri süs bitkisi olarak yetiştirilen. 857). 713) engili buğday: (< T. 1754) enginar: (< Yun. 723) Sarmaşık şeklinde. 1670) engerek otu: (< ? engerek + T. (TS. (And. V. V. (TS.

1768) ergen perçemi: (< T. 1766. 1774) ergenkirez: (< T. apsída.315 epsit: (< Yun. erenler + çiçeği) Kekik gibi kokan bir çiçek (DS. 1765) erekmek: (< ? ). DS. 1768) ergil: (< T. otu) Havuç (DS. XII. V. ere(k)lik) Yaprakları şeker pancarı yaprağına benzeyen. 4497) erekleme: (< T. V. 1764) ereğil otu: (< ? ereğil + T. erken olgunlaşan bir çeşit üzüm (DS. beyaz taneli bir çeşit üzüm (DS. 1766) erez: (< Yun. (And. V. (And. (And. V. Ağz. 733). V. kerasi) bk.: eremeki) Kendi kendine biten bir çeşit bitki (DS. 100) ergan üzümü: (< T. perçem + T. 1767) ergen: (< T. ergen (DS. V. 1768.: eres) bk. V. 1767) erenler çiçeği: (< T. ergen + Far. ergen + Yun. V. eren) bk. erekleme) Yabanî semiz otu (DS. seyrek ve top top biten. ergen (DS. V. V. Ağz. -i) Reyhan çiçeği (DS. delice (TBAS. 1768) . 1765) erelik: (< T. V. 1765) eren: (< T. ergen + üzümü) Küçük siyah taneli. döngel (DS. ergen) Kızılcık (DS. istendiği zaman yaprakları sarılarak yenen bir çeşit ot (DS. Tietze.: erkenet) Kırmızı saplı. 730) Mantar (DS. ergil) Muşmula. 1767) ergenet: (< ? ). V. V. Tietze. ires. Ağz.

118) Rizomlu ve çok yıllık bir deniz bitkisidir. ST AT. < Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. 1. erik gibi yemişlere verilen ortak bir addır. 210. tek ve sert çekirdekli yemişi. GD AT. 1714) erguvangiller: (< Far. V. 733. DS. 720) erinç: (< T. Nişanyan. Cercis siliquastrum. Posidonia oceanica. 719. 342. Clauson. 139) erişte: (< Far. BTS. erük. erkeç + sakalı. örük) Gülgillerden. 448) erkek ağaç: (< T. (TS. 69. sarıdan kırmızıya. 1 cm kadar genişlikte ve 50 cm kadar uzunluktadır. güzel bir süs ağacı. ETA. 1. 719. V. 1774) . 118. erkeç üç dört yaşlarında enenmiş erkek keçi. V. 735”) bk. erinç) bk. 367. 155. 2-10 m yükseklikte. yapraklarını döken. KMYA. erük. Kaşgarlı Mahmut’a göre şeftali. 207. 719) erik: (< ET. 1. erkek + ağaç) Yemiş vermeyen ağaç (TaS. K A. (TS. -giller) Almaşık yapraklı ağaç familyası (TS. 101. 101. 1. Tietze. 222. AAT. Ağz. BTS. Batı ve Güney Anadolu’da doğal olarak yayılış gösteren. Türkçeden Moğolcaya erük olarak geçmiştir. er avān + T. 1778. “ET. 253. E A. MBTS. çayır melikesi (TS. er avān. T YA. V. kalın kabuklu üzüm (DS. Grunus domestica. 3352. IX. 1. eti sulu. 1773) erkeçsakalı: (< T. kayısı. 189) erika: (< ? ) Süpürge otu (TS. 99. eflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan. 1502) erkek üzüm: (< T. Nişanyan. 87. 343. Tietze. II. 137). 246. Tietze. erkek + üzüm) Şırası az çıkan. rīşte.316 erguvan: (< Far. eruk. 231. beyaz çiçekli bir ağaç ve bu ağacın kabuğu ince. 318. K AT. 277. 97. (And. (TBAS. Orta Türkçede erük olarak geçer. ZBK A. DS. DS. 209. DS. TBAS. mora kadar türlü renkte. 100. mayhoş veya tatlı. III. TBAS. DA. ısırgan (TBAS. 271.: eriyh. 737. 1. 865) Baklagillerden. Yaprakları şerit şeklinde. Eren. kışın yapraklarını döken.

su + ? yosun + T. koyu ve alaca renkli büyük bir çeşit fasulye (DS. asrār + T. 101) ersin: (< EAT. 138-139”) Bakladan küçük. V. 101) Ermeni kimyonu: (< öz. kemmūn + T. V. -sı. kalın rizomlu. 729) esrar otu: (< Ar. V. -ek küçültme ekiyle yapılmış bir türev olduğunu yazmıştır. kısamahmut otu (TBAS. V. otu) Hint keneviri (TS. Doerfer eşek sözünün büyük bir olasılıkla Türkçe bir türev olduğunu dile getirmiştir. eş sözünün –gek. erşün. Orta Türkçede eşgek. Eski Kıpçakçada eşek biçimi kullanılır.317 erkurtaran: (< T. eşek + ? cuğa) Mantar denilen bitki (DS. -ı) Çok yıllık. eşyek olarak geçer. ersin. -u) bk. Frenk kimyonu (TBAS. V. 1789) . 1. 325) Bir çeşit güzel kokulu bitki (DS. ersün. 1777) eryeten: (< T. renkli esmer su yosunları (TS. Eren. Gülensoy. otsu. Pedersen’e göre Ermeniceden alınmıştır. yeşil renkli bir cins incir (DS. 1778) esbalı: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. 1789) eşek baldıranı: (< T. 1. er + yeten) Beyaz incirden daha büyük ve sivrice. beyaz çiçekli ve tüysü yapraklı bir bitki. Kökeni karışıktır. 1789) eşek çıtlığı: (< T. eşek + Ar. (TBAS. is. bā ilā + T. eşek + çıtlığı) Düzgün kamış gibi yetişen bir çeşit ot (DS. er + kurtaran) bk. Bang ve Clauson. eşek + ? baldıran + T. esmer + T. I. 731) eşek baklası: (< T. Lecokia cretica. 102) eşekcuğa: (< T. “< eşek Eski çağlardan başlayarak kullanılır (eşgek). -ları) Şeritleri bölmeli. 1778) esmer su yosunları: (< Ar. V. Ermeni + Ar.

Onopordum tauricum. 734. sarı çiçekli ve otsu bir bitki. 1789) eşek kangalı: (< T. (TS. eşek + Ar. kenger + T. 1789) eşek közlemesi: (< T. eşek helvası (DS. eşek + gevreği) bk. dalları dikenli bir bitki (DS. çok yıllık. ħiyār + T. (TS. 1789) eşek hıyarı: (< T. yabani. 1789) eşek gevreği: (< T. eşek kengeri (DS. eşek + Far. 102) eşek helvası: (< T. eşek kömürdeği (DS. otsu bir bitkidir. 1789) eşek kömürdeği: (< T. V. V. V. V. 1789) eşek kengeri: (< T. 1789) eşek elması: (< T. lezzetsiz bir çeşit elma (DS. eşek + elması) Yazın yetişen. dikenli ve pembe çiçekli. iki yıllık. 102) eşek inciri: (< T. 102) eşek gülü: (< T. V. V. ayı gülü (TBAS. gul + T. eşek + Far. 1. eşek + ? kangal + T. V. TBAS. -ü) bk. -i) Meyvesi yenmeyen yabani incir (DS. V. eşek + eriği) Uçları sivri ve uzun bir çeşit yeşil erik (DS. ĥalvā + T. tırmanıcı.318 eşek dikeni: (< T. -ı) bk. -sı) Enginara benzer bir çeşit bitki (DS. eşek + Far. 102. 1. eşek + dikeni) 60-100 cm yükseklikte. DS. 734. V. eşek + Far. -i) Kökü tatlı. 1789) eşek kalkanı: (< T. eşek + kalkanı) bk. eşek marulu (TBAS. encīr + T. V. karalahana büyüklüğünde. TBAS. 1789) eşek eriği: (< T. Ecballıum elaterium. 1789) . -ı) Kabakgillerden. eşek + kömürdeği) Eşeklerin çok yediği bir çeşit ot (DS. eşek + közlemesi) bk.

734) eşek papatyası: (< T. 1. çiçekleri boyar madde olarak kullanılan. 1790) eşek yağırı: (< T. matutak + T. navruz (TBAS. V. sütlü ve otsu bir bitkidir. -u) 10-150 cm yükseklikte. makedonesi + T. nevrūz + T. -u) Maydanozgillerden. eşek + Yun. -u) bk. 1790) . 1789) eşek navruzu: (< T. siyaha yakın renkte olan meyvesi (DS. bir veya iki yıllık. (TS. DS. oval bir çeşit siyah üzüm (DS. eşek + kulağı) Karakafes (TS. eşek + Yun. bir veya iki yıllık. 40-250 cm yükseklikte. beyaz papatya (TBAS. 103) eşek marulu: (< T. -si) bk. -ı) bk. eşek + Far. (TBAS. 103) eşek madımağı: (< T. 1. eşek + otu) Evliya otu (TS. 103. 734) eşek lâlesi: (< T. eşek + yağırı) Meşe ağaçlarının kabuklu ceviz büyüklüğünde.319 eşekkulağı: (< T. eşek + Far. kuşekmeği (TBAS. 734. 1790) eşek turpu: (< T. V. 1790) eşek yoncası: (< T. Anthriscus silvestrisis. -sı) bk. V. 1. eşek + Far. Sonchus oleraceus. TBAS. eşek + Yun. 103) eşek otu: (< T. eşek + memesi) ri taneli. 1. eşek + ? yonca + T. V. iki yıllık otsu bir bitki. soluk sarı çiçekli. eşek + Erm. Melilotus officinalis. maruli + T. 734) eşek memesi: (< T. eşek + tırnağı) Kesildiğinde süt gibi sıvı çıkaran bir çeşit ot (DS. -sı) Ekin tarlalarında yetişen. 103) eşektırnağı: (< T. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 103) eşek maydanozu: (< T. V. süsen (TBAS. (TS. -u) Hardal denilen ot (DS. papadia + T. turb + T. lāle + T.

741) et mantarı: (< T. yaprakları ve sapları kalın bitki (TS. -ı) bk. etli + bitki) Kurak ortamda yaşayan ve dokuları içinde bol su depo eden. yeşil renkli bir çeşit elma (DS. 741) etli meyve: (< T. 1. -si) Eti çekirdeğinden ayrılmayan bir şeftali türü. II. -i + eriği) Pembe ve yeşil renkli. et + üzümü) Dolgun. 1800) evcikıran: (< T. hafif buruk lezzetli bir erik çeşidi (DS. et + Far. et + erik) Çok tatlı ve kırmızı renkli bir çeşit erik (DS. 1798) etli bitki: (< T. V. 1797) eterik: (< T. 38) et şeftalisi: (< T. Prunus persica duracina. V. evlenme + çiçeği) bk. et + elması) Yazın yetişen. ayı mantarı (TBAS. mīva) Ortası etli ve sulu olan yemiş (TS. et + Far. avláki + Yun. Çayır ve otlaklarda gruplar hâlinde yetişen ve yenen mantar türleri (TBAS. manitari + T. evci + kıran) Çok zehirli. bazin (DS. manitari + T. sulu üzüm (DS. 1800) et üzümü: (< T. 1801) evlek mantarı: (< Yun. 1. 4498) eşi: (< ? ) Nemli yerlerde biten bir çeşit ot (DS. et + Yun. beyaz renkli bir çeşit mantar (DS. (TS. etli + Far. 1792) eşşekganağı: (< T.320 eşemene: (< ? ) Yabanıl kavun (DS. V. 1. şeft-ālū + T. ten + T. XII. 742) etteni eriği: (< T. XII. V. 104) evlenme çiçeği: (< T. V. eşek + kanağı) Bir çeşit bitki (DS. V. 587) . 4499) et elması: (< T. -ı) Agaricus türlerine verilen genel ad.

ev(i)rim + çev(i)rim) Papatya (DS. V. V. V. 1813) evren gülü: (< T. keten (TBAS. ak sarmaşık (TaS. ezgil) Muşmula (DS. 1829) ezgin: (< T. V. V.321 evliya otu: (< Ar. 1. ezertene. 106) .: ezentere. V. evliyā + T. eğilcen + otu) Sulak yerlerde yetişen bir çeşit ot (DS. dikeni) bk. V. 74) evrümçevrüm: (< T. eğrelti) Eğrelti otu (DS. hayvanlara yedirilmek için ekilen bir bitki (eşek otu). fāre + T. V. 1827) ezeltere: (< ? ). 747) evratı: (< T. 1831) falemin: (< ? ) Buğday (DS. tavşan kirazı (TBAS. otu) Baklagillerden. 1828) ezgil: (< T. evren + Far. 1830) -Ffadine: (< ? ) Kışlık kavun (DS. -ü) bk. Onobrychis. 1830) ezzezze: (< ? ) Çayırlarda olan karahindiba bitkisi (DS. 1841) fare dikeni: (< Ar. ekşi + gece) Bir çeşit ekşi ot (DS. 1831) fakfakı: (< fak + fakı ?) ri ve sulu zerdali (DS. V. (TS. 1814) eyilcan otu: (< T. gul + T. ezgin) bk. Ağz. (And. V. ezertere) Anason (DS. V. 172) ezine: (< ? ) Bezelye (DS. I. 1821) eysebak: (< iyi + ise + bak) ri taneli bir çeşit üzüm (DS. 1827) eyşi gece: (< T. V.

fasuliya. 164) fasulyegiller: (< Yun. iki çenekli. 127). taze ve kuru sebze olarak yenen. is. E A. 1. 109. 240. tohumları fare zehiri olarak kullanılan bir bitki (TS. V. 247. bir yıllık. mavi çiçekli. 1840) . bir yıllık. Ağz. Fatma + T. çiçekleri mavi veya kırmızı renkli. 474. venüssaçı (TBAS.. II. fasēlos. 1840) favli: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. XII.. 381. Ayşe kadın. pembe ya da mor çiçekli. V. otsu ve çıplak bitkilerdir. 154.A. 42. 1838. Krş. ADYA. Fatma + Far. beyaz. DS. 1840) fattak: (< Ar. KMYA. TBAS. TAYA. 170. V. ayrı taç yapraklı çiçekli bitkiler familyası (TS. 319. otu) Sütleğengillerden. 53. 243. 111. 273. 227. 764. Ka. T YA. 135. 129. Nişanyan. fasülye. 4505.. meyveleri legümen tipte. Anagallis. (TS. is. K AT. Erz. fasulya. 1. KYA. çalı. V. -giller) Kapalı tohumlu. SA. BTS. 100. 12. 1. barbunya. 106) fatmaşal: (< öz. 150. fasile. 390. BÜYA. fat ?) Zakkum ağacı (DS. 761. ZBK A. 221.: fasılya.A. 129. 222.Y. DS.A. 764) fatmasaçı: (< öz. şāl) Uzun bir sap üzerinde sıra ile gittikçe küçülerek çiçek açan bir çiçek (DS. AAT.322 farekulağı: (< Ar. V. 273. kulağı) Çuha çiçeğigillerden.A. 761) farşak: (< ? ) Kalın kabuklu üzüm (DS. 1837) fasulye: (< Yun. 1840) favlak: (< ? ) Yeşil kabuklu ceviz (DS. V. fāre + T. . tohumu kuş yemi olarak kullanılan. Gaz. fāre + T. Phaseolus vulgaris. AA. 267. (TS. fasille. ETA. 213. III. KBAYA. 109. 113. III.Y. horoz gibi birçok türleri bulunan. saçı) bk. fosüla) Baklagiller familyasından. 234. 163. 127. fasulia + T. fasilya.. otsu ve tırmanıcı bir bitki. 1. (And. fasulia = EYun. 106) fare otu: (< Ar. 301.

-çi + tarağı + -giller) Yaprakları karşılıklı ya da dairesel dizilişli. bir. nadiren çalımsı bitkiler (BTS. Phoenix canariersis. TBAS. DS. 1. üzümü) Kırmızı renkli. çi + tarağı) 2 m kadar bir boya erişebilen. 775. dikenli. er dişi. park ve bahçelerde süs için kullanılan iri gövdeli bir bitki. 1. V. V. bir yıllık ve otsu bir süs bitkisi. -ı) Fenike ve yöresinde yetiştirilen sulu ve kokulu bir tür portakal (TS. 1. Ocimum basilicum. (TS. yaprakları güzel kokulu. iki yıllık. 1843) Fenike portakalı: (< öz. 1848. (TS. ovaryum alt durumlu. 130. Eren. 1845) ferik: (< Ar. Fenike + Fr. vasilikon < vasilikos = EYun. XII. 1846) fesçitarağı: (< öz. 144) Ballıbabagillerden. otsu. ince kabuklu. Dipsacus laciniatus. 223) fesleğen: (< Yun. 1. 771) feren: (< ? ) Lahana (DS.323 felika: (< ? ) Çiçeksiz lahana (DS. 769) fenerit üzümü: (< ? fenerit + T. şaraplık bir çeşit üzüm (DS. V. (TBAS. is. beyaz veya pembe çiçekli. aken tipi meyveleri olan. 10-40 cm yükseklikte. felix) Palmiye yaprağına benzeyen. ülkemizde 10 cins ve 200 kadar türle temsil edilen. MBTS. 106. V. basilikos < basileus. V. çiçekleri toplu hâlde ve bir simetrili. iki ya da çok yıllık. Nişanyan. ferį k. TaS. Fes + T. Akdeniz ülkelerinde yetişen. taç yaprakları 4-5 parçalı olan. 3193) . Fes “Fas ülkesi” + T. beyaz veya soluk pembe çiçekli bir bitkidir. 939) Taze fasulye (DS. is. 106) fesçitarağıgiller: (< öz. otsu. 4502) feliks: (< Lat. portugal + T. is. çanak yaprakları 5-10 tane. Arapça yoluyla Rumca vasilikon’dan geldiği anlaşılıyor.

yumrulu. 703) fındık biber: (< Ar. ADYA. Euphorbia apios. Ka. Nişanyan. GD AT. AAT. 308.: fısdıħ. fındıħ. otu) Diken çileği. 231. fustuk. 155. beyaz sütlü. Ka. fınduk. ZBK A. 1859) fıstık: (< Ar. fıstıħ. 231. 1853) fındık otu: (< Ar. TBAS. 111. 60. 1858) fıska: (< ? ) Olmamış incir (DS. 780) fısırgan: (< T. 778. AAT. 1. 1.A. 107) fırıldak çiçeği: (< T. fısırgan) Güzün yetişen patates (DS. 152. 155. V. fundu + Yun. (TS. 280. BÜYA. III. 1606. fıstuk. AA. pipéri) Küçük. vutsí + T. (And.. fundu ~ OYun. 223. 279. 2364. fakat çok acı olan bir çeşit biber (DS. 107) fık otu: (< ? fık + T. pistek “şam fıstığı”. Corylus avellana. 85. AVA. V. fırıldak + çiçeği) Çarkıfelek (TS. otsu ve zehirli bir bitkidir. DS. 107) fındık: (< Ar. fısdık.: bunduk. Ağz.A. I. kuzey yarım kürenin ılık yerlerinde ve yurdumuzun daha çok Doğu Karadeniz bölgesinde yetişen bir ağaççık ve bu ağaççığın sert bir kabuk içinde bulunan yağlı. 276. çam fıstığı veya yer fıstığı denilen yemişlerin genel adı (TS. 76. aslanpençesi (TBAS. 359. 107. vasilikon + T.. (And. 1851. DS. 107. TaS. püste) Antep fıstığı. 104. 782.Y. 131). 263. 320. 1848) fıçı otu: (< Yun.324 fesleğen üzümü: (< Yun. fundu + T. nişastalı ürünü. 148. ST AT.. III. Nişanyan. Gaz. V. BTS. fustu ~ Far. BÜYA. V. 104. T YA. TaS. Ağz. 45. TBAS. V. 76. hındık) Kayıngillerden. 86. AVA. 1. otu) 30 cm kadar yükseklikte. Pontikon karion “Karadeniz cevizi”. 3503) .Y. KMYA.A. böğürtlen (DS. VII. üzümü) Fesleğen gibi kokan bir çeşit üzüm (DS. IX. K AT. K AT. 131). (TBAS. otu) bk.

107) ficik: (< ? ) 1. 79. 117. 786) fil elması: (< Ar. phyt-. 25 m kadar boylanabilen. 83. fustu + şam’ + T. AAT. elması) 1. Bu ağacın yenilen meyvesi. 1859) fışıldayık: (< T. 785. 224) fışfış: (< fış + fış) Zerdali (DS. TaS. Pinus pinea. fışıldayık) Bir çeşit büyük boylu ot (DS.: fik) Baklagillerden.. (TS. 2. 132. filbahri. 1. 784. 2. pīl + T. T YA. 1864. otu) bk. Ağz. 1. Nişanyan. akasma. 221. Ağaç ve ağaççıkların yeni yetişeni. TaS. 787) . AAT. fūl-bahār. 785. III. hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki. 1. (TS. ZBK A. 1607) fide: (< Yun. Hindistan’da yetişen bir ağaç. 1. 784) fiğ: (< Yun. III. 107. fīl ~ OFar. 1. 2. 1. 14. EYAD. TBAS.: filbahri) Taşkırangillerden. < YUN. MBTS. 1607) filbahar: (< Far. Marmara. dikme (TS. -ı) Çamgiller familyasından. DS. 145) 1. Ağacın filizi. phideia) Bahçıvanlıkta yastıklarda tohumdan yetiştirilip başka yerlere dikilmek için hazırlanan sebze veya körpe çiçek (TS.325 fıstık çamı: (< Ar. GBAA. (And. GD AT. BTS. Philadelphus. 1. (TS. TS. ADYA. Ekinler arasında yetişen fiğe benzeyen bir çeşit ot (DS. 1860) fıtık otu: (< Ar. Vicia sativa. fiton. Ağz. her dem yeşil. ülkemizde Doğu Karadeniz. (TS. 328. Ege ve Akdeniz bölgelerinde bulunan bir ağaç türü. 1. fıt + T. Feronia elephantum. 279. deniz seviyesinden 350 m kadar olan yüksekliklerde yetişen. phyton bitki < phyein. ilkbaharda beyaz ve güzel kokulu çiçekler açan. 961) (And. V. Turunçgillerden. 145). 1863) fidan: (< Yun. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen ağaççık. Eren. V. fiton bitki < EYun. 783. Eren. iğne yapraklı. 86. Başka bir yere dikilmek için bulunduğu yerden çıkarılan taze ağaç. koyun otu (TBAS. V. V.

deniz seviyesinden 400 m kadar olan yüksekliklerde. Vigna unguiculata. 1866) Finike ardıcı: (< öz. DS. 790) firfil ağacı: (< Ar. 1. phyllon yaprak ~ HAvr. kökü yumrulu bir süs bitkisi. MBTS. 787) filkulağı: (< Ar. Batı ve Güney Anadolu’da yetiştirilir. V. tırmanıcı.< *bhel. V. is. 1. ana yurdu tropikal Amerika olan. bir yıllık otsu bir bitkidir. MBTS. 2. bā ilā + T. 787) filye: (< ? ) Sardunya çiçeği (DS. ağacı. pirpirim ?) Bir çeşit çiçek (DS. V. Böğrülce. beyaz. 1869) firfirim: (< krş. ardıcı) Servigiller familyasından. firfį r < Yun. Caladium. Juniperus phoenicia. Baklagillerden hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki (DS. (TBAS. is. firfį r < Yun. TS. kulağı) Yılan yastığıgillerden. 227) fink: (< ? fink. -i) Frenk inciri (TS. filiz < filo = EYun. V. filisa yaprakçık. V. 1. 133) Yeni sürmüş körpe ve küçük dal veya yaprak. pīl + T. Fenike + T. 1867) fink baklası: (< ? fink + Ar. *bhol-yo. pembe veya kırmızı çiçekli. 108) Firavun inciri: (< öz. fīl ~ OFar. XII. encīr + T. 966) 1. “< Ar. 133) 1.bitki bitmek. 1. ülkemizde Muğla civarında yetişen çalımsı ya da ağaçsı bitki. 1. Nişanyan. 1866) fin: (< ? ) Yaban bezelyesi (DS. 1.326 filfil: (< Ar. -sı) 30-300 cm boyunda.. firfį r < Yun. Firavun “eski Mısır hükümdarı” + Far. Yonca otu (DS. 1869) . 1865) filiz: (< Yun. yaprakları pulsu ve kışın kalıcı. (BTS. Nişanyan. 789. Biber. 4504.. 966”) Kavak ağacı (DS. (TS. 2. + T. sürgün (TS. V.

976”) Mantargillerden. fıŧrį. içinde siyah toz bulunan bir çeşit mantar (DS. pos mantarı (TBAS. V. XII. 1. -ı) bk. kof. 1. Fransola) Güzel kokulu. -ul) Pişmiş armut (AA. 1. küçük bir çayır otu (TS. bitey (TS. kulak. TBAS. 4504. V. 1868. beyaz renkli ve boru gibi çiçek açan bir bitki (DS. 1872) fitri: (< Ar. temelsiz’. 1879) Fransola: (< öz. fleole. V. 1871) fiske: (< ? ). flora) Bir bölgede yetişen bitkilerin hepsi. manitari + T. 1874) fleol: (< Fr. is. çamlar arasında yetişen. phleole) Buğdaygillerden. böğürtlen (DS. 1880. Frenk) Domates (Frenk elması. 108) fiskilen: (< ? ) Erik (DS. 110) . Frenk patlıcanı). V. 1878) föü: (< ? ) Beyaz taneli çok ürün veren bir çeşit üzüm asması (DS. Ağz. 130) fotanak: (< ? ) Karalahanaya benzeyen. is. MBTS. değirmi yapraklı ve yalnız çorbası yapılan bir bitki (DS. 1879) Frenk: (< öz. 795) foskulak: (< fos “ses taklidi” + T. boş. V. 108) fosul: (< fos + T. 957) Ökse otu (DS. V. arpacık soğanı (DS. bitki örtüsü. V. “< fos ‘çürük. fuska) Diken çileği. MBTS. (DS. 795) flora: (< Lat. (And. V.327 fisil: (< ? ) Küçük soğan. 1877) fos mantarı: (< fos + Yun.: fisko. V. 1. DS. UA.

pipéri + T. Frenk + Far. ülkemizde Güney ve Güneybatı Anadolu’da yetişen. tüylü ve beyaz çiçekli bir bitki (TS. is. Frenk + T. V. 108) Frenk kimyonu: (< öz. is. is. (TS. bādincān < Far. çileği) Kokusuz. yaprakları etli ve yayvan dikenli. 109) Frenk lahanası: (< öz. is. is. benefşe + T. is. 803. is. encīr + T. Opuntia ficus-indica. Frenk + Yun. makedonesi + T. Carum carvi. Frenk + Far. Frenk + Ar. (TS. 803) Frenk patlıcanı: (< öz. yuvarlak ve çok acı bir çeşit biber (DS. Frenk + T. 803. TBAS. Frenk + Yun. çok yıllık.328 Frenk asması: (< öz. V. 1868) Frenk inciri: (< öz. bādingān + T. is. -u) 20-80 cm yükseklikte. 802) Frenk biberi: (< öz. 1. asması) Asmagillerden. 803) Frenk maydanozu: (< öz. Frenk + Yun. 109) Frenk menekşesi: (< öz. 1. Frenk (DS. -ı) bk. Frenk (DS. is. 1. çok yıllık. kırmızı. is. V. TBAS. Frenk + T. Frenk + Ar. 1. -i) Kaktüsgillerden. sonbaharda yaprakları güzel bir renk alan süs sarmaşığı. elması) bk. 1. meyveleri baharat olarak kullanılan. 1869) Frenk çileği: (< öz. kemmūn + T. -sı) Brüksel lahanası (TS. salata ve salçalarda kullanılan. 803) Frenk elması: (< öz. -si) Turpgillerden. bir yıllık. (TS. -i) Küçük. (TBAS. çiçekleri güzel kokulu bir süs bitkisi. lahano + T. sarı çiçekli bir bitki. kalın kabuklu ve tatlı yemişi olan. Ampelopsis. 1868) . Hesperis. -u) Maydanozgillerden. kırmızı iri meyve veren çilek türü (TS. beyaz veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. otsu. 1.

üzümü) 1. Narcissus jonquilla. TBAS. dikensiz. fondo. Taşkırangillerden. Frenk inciri (TBAS. yaban mersini. fougero) Eğrelti otu. Otranto (Pulia) fatihi Gedik Ahmet Paşa tarafından 1481 yılında stanbul’a getirilmiştir. bayağı funda veya süpürge çalısı. (TS. BTS. 109.329 Frenk üzümü: (< öz. 805. Casmin sambac. soğan köklü bir bitki ve bu bitkinin zerrin ve nergis adlarıyla da anılan güzel kokulu çiçekleri. is. yaprak döken. 1. BTS. 234) fundalar: (< t. 804) fukuku: (< ? ) bk. 804) ful: (< Ar. nadiren dökmeyen. 1. Frenk + T. fondo + T. yemişi) bk. ülkemizde 8 cins ve 19 türle temsil edilen. 1. 139) Süpürge otu (TS. 1880) . 139) Nergisgillerden. 803. parçalı yapraklı ve kırmızı meyveli bir çalı bir çalı. fondo + T. Nişanyan. 1. 805) fundagiller: (< t. -giller) Fundalar takımından. fukus + T. koca yemiş gibi çoğu her zaman yeşil birçok çalı ve ağaççığı içine alan bir bitki familyası (TS. -lar) Fundagillerle birlikte bunlara benzeyen daha başka familyaları da içinde toplayan bir bitki takımı (TS. böğürtlen (TBAS. (TS. azelya. gelgitli denizlerin kayalıklara yakın yerlerinde yetişen esmer bir yosun (TS. -giller) Su yosunlarından. 2. aşk merdiveni (TS. 1. is. birçok türü bulunan ağaççık ve bunun güzel kokulu beyaz çiçeği. 233) Frenk yemişi: (< öz. 805) furuş: (< ? ) Çok olgunlaştığı için üzeri buruşuk olan incir (DS. 1. Fibes nigrum. bahçelerde yetiştirilen. Taşkırangillerden. 109) fukusgiller: (< Lat. fūl) 1. 1. ülkemizde altı türü bulunan. 804) fulya: (< öz. (TS. is. 804) funda: (< t. V. Frenk + T. Nişanyan. Puglia ‘Güney talya’da bir bölge adı’. 1. 109) fujer: (< Fr. Küçük taneli bir bakla türü.

Ağz. VI. VI. 1904) gane: (< ? ) Havuç (DS.330 -Ggaber: (< ? ) Gürgen ağacı (DS. VI. galdirek. VI. 1885) gabide: (< T. VI. kadın + T. yenen bir bitki (DS.: galdirik. 1. 1895) galdırık: (< ? ). VI.: gafete. 1899) galete: (< ? ). VI. 1918) . gavete) Domates (DS. VI. 1885) gadın barmak: (< Soğd. kaba + iğde) Kaba iğde (DS. 1890) gādime: (< Ar. 132) gara fatma: (< T. XII. 990) Gelincik (DS. kadın + T. kırmızı ve yeşil saplı. galdurayak. is. MBTS. VI. ses taklidi kelime olabilir”. kapçık + Yun. fasulia) Kabuklu fasulye (AA. ādime) Tere (DS. 4506) galo: (< ? ) Şeker pancarı (DS. VI. VI. galduruk) Tüylü ve geniş yapraklı. (And. 1890) gadın budu: (< Soğd. galdireyik. budu) Biçimi uzun olan karpuz türü (DS. parmak) Güzel kokulu parmak üzümü (DS. 1892) gaggoç: (< ? ) Tarlada yetişen. VI. Fatma) Kökü yenen bir ot (DS. ahlat (DS.: gaħ) Yabani armut. (And. Ağz. Ağz. VI. DS. 1890) gagaç: (< gagaç < gaga “kökü belli değildir. kara + öz. 1900. 300-500 tanesi bir arada olan bir ot kökü (DS. 1893) gak: (< ? ). (And. 1910) gapcuħ fasille: (< T.

1922) gargakülülü: (< karga + ? külülü. Gardenia. “< karga ‘ses taklidi kelime’. garagavlık. kara + yağı) Sulak yerlerde ve ark kenarlarında yetişen bir bitki (DS. 1918) garaħan: (< T. VI. 1921) garayağı: (< T. VI. VI. (And. kara + ot) Şiddetli ağrılara ilaç için kullanılan bir çeşit ot (DS. sıcak bölgelerde yetişen bir ağaç veya ağaççık cinsi ve bu ağaççığın güzel kokulu çiçeği.: garamsal) Maydanoz (DS. Ağz. VI. 1919) garamsa: (< ? ).331 garagavuk: (< T. VI. 1920) garan kulpu: (< ? garan + Ar. 1923) garğaburnu: (< karga + T. (And.: garaħat) Küçük fundalıklarda ağaçların üzerinde olan salkım şeklinde bir bitki (DS. 2. 1919) garahülü: (< T. VI. 1920) garan: (< ? ) Maki cinsinden bir bitki (DS. garagavuħ) Beyaz kökü olan ve yenen bir ot (DS. Kök boyasıgillerden. Ağz. kara + ? ħan). (And. 1. (TS. kara + ? hülü) Karadut (DS. kara + Far. VI. lāle) Karalâle (DS. gardenia) 1. 1920) gara ot: (< T. MBTS. 814) garellik: (< ? ) Gövdesi köşeli ve yaprakları tüylü bir çeşit ot (DS. VI.: garagavık. bur(u)nu) Meyveleri karga gagasına benzeyen bir ot (DS. ulb + T. kavunu) Zehirli bir ot (DS. Ağz. VI. 1919) garalâle: (< T. VI. -u) Bahçelerde yetişen bir ot (DS. 1925) garğa kavunu: (< karga + T. VI. VI. 1921) gardenya: (< Fr. 1925) . VI. kara + kavuk). 1578”) Baklagillere benzeyen ve çayırlarda yetişen bir çeşit bitki (DS.

223-229) garmak: (< T. 1941) gavun armudu: (< T. 1938) gavruk: (< T. 1941) gavşak (II): (< T. urgan gibi kullanılmasından dolayı bu ismi almıştır. VI. emrūd + T. VI. 1926) garip: (< Ar. 1941) gavşak (III): (< T. 1927) garipler urganı: (< Ar. Gövdesinin ince ve elastik olması. Periploca graeca. kav(u)şak) Tohumunu kabarcıklı bir zar içinde saklayan. VI. VI.: gasıl) Hayvan yemi olarak kullanılan ve başakları olgunlaşmadan biçilen arpa (DS. üzeri gri çizgili bir ağaç (DS. (And. kav(u)ruk) Büyük köknar ağacı (DS. kartlı) Süs için kullanılan. Ağz. (Duran. 134) . VI. VI. 1934) gavcar: (< ? ) Çok hafif ve lifli olan sapından şişe tıpası yapılan bir çeşit bitki (DS. -u) Kavun armudu (AA. 1931) gasil: (< ? ). karmak ?) Kara dut (DS. VI. 30 metreye kadar uzayabilmektedir. 4507) gartlı: (< T. 1932) gaşşak: (< ? ) Kamış cinsinden bir bitki (DS. kav(u)şak) Buğday tarlalarında bulunan pembe ve sarı çiçekli bir çeşit ot (DS. kav(u)şak) Kestane (DS. VI. arīb + T. kavun + Far.332 garık: (< ? ) Baharda erken yetişmesi için dikilen soğan (DS. kabağa benzer yuvarlak bir bitki (DS. arīb) Krizantem çiçeği (DS. VI. XII. -ler + urganı) Bitki liyan (tırmanıcı) özelliğinde olup. 1940) gavşak (I): (< T. VI.

Capparis. azel + T. dağ sümbülü (TBAS. kāfir veya Far. sepik (TBAS. 1945) gazelboynuzu: (< Ar. MBTS. ban otu (TBAS. Dictamnus albus. 1. kapari + T. bā ilā + T. gebr + Far. boynuzu) bk. gece < ET. beyaz veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. kayın + anacık) Sarı çiçekleri olan dikenli bir ot (DS. banjar + T. (TS. 1. VI. 1. DS. 1004”) bk. gebr + T. VI. -ı) bk. 823) gecebiten: (< T. kiçe + biten) bk. “Ar. (kebere). (TBAS. kāfir veya Far. gaz + T. 1957) gebre otugiller: (< Yun. 1956. -ı) bk. domuz baklası (TBAS. 112) gâvur tilkişeni: (< Ar. VI. sarmaşık (TBAS. çok yıllık. kāfir veya Far. kāfir veya Far. kāfir veya Far. otu) Kuzey Anadolu bölgesinde yetişen. 112) gâvur haşhaşı: (< Ar. 823. -sı. 866) gâvur pancarı: (< Ar. gebr + Erm. kāfir veya Far. kapari + T. -i) bk. 112) gazotu: (< Fr. otu + -giller) Gebre otu gibi bitkileri kapsayan familya (TS. yılanyastığı (TBAS. ilaç yapımında kullanılan ve sürekli yeşil kalan çalı görünümünde bir bitki. DS. ħiyār + T. 112) gaynanacuħ: (< T. azel + T. gebr + Ar. otu) Kayalık yerlerde yetişen. kara topalak (TBAS. otu) Baldıran otu (DS. ħaşħāş + T. gebr ‘ateşe tapan’ .333 gâvur baklası: (< Ar. 112) gazel otu: (< Ar. 1955) gebre otu: (< Yun. 112) gâvur hıyarı: (< Ar. 112) gâvur soğanı: (< Ar. gebr + Ar. gebr + ? tilkişen + T. kāfir veya Far. 159) . VI. -ı) Eşek hıyarı (DS. III. soğanı) bk.

(TS. vatanı tropikal Amerika olan. gündüz + Ar. kökü derinlere kadar giden boğumlu bir çeşit ot (DS. 1959) gecesefasıgiller: (< T. gece + Ar. küçük kokulu çiçekleri gece açan otsu bir bitki. geceleri açan pembe renkte bir çeşit çiçek (DS. VI. 824. buğdayı) Küçük sarı buğday (DS. VI. gece + Ar. pembe veya beyaz çiçekli. geli) Ardıç ağacının meyvesi (DS. geliç) Ayrık otu cinsinden zehirli. bahçe ve parklarda yetiştirilen. otsu bir bitkidir. gece + gündüz + çiçeği) lkbaharda açılan ve gece güzel koku yayan bir çeşit çiçek (DS. iki yıllık. śafā + T. gece + Far. -si) 100 cm kadar yükselebilen. 1959) gecesefası: (< T. 1971) gelegemri: (< ? ) Kalın kabuklu bir çeşit üzüm (DS. -sı) ki çeneklilerden. VI. VI. gecem) Bir çeşit küçük elma (DS. 1958) gecem: (< T. -sı + -giller) Örnek bitkisi gecesefası olan bir bitki (TS. 1. VI. VI. VI. gece + Ar. 1975) geli: (< T. 1977) . benefşe + T. 113) gece sefa gündüz cefa: (< T. geh+a+reng) bk. 824) geharenk: (< Far. 1974) gelemir buğdayı: (< ? gelemir + T. DS. VI. Mirabilis jalapa. TBAS. 1. 1959) gece menekşesi: (< T.334 gece gündüz çiçeği: (< T. VI. cefā) Gündüzleri kapanan. 113. śafā + T. 1977) geliç: (< T. 230) gehte: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. śafā + T. Çiçeklerinin gece açması nedeniyle bu ad verilmiştir (TBAS. renk otu (TBAS.

241) gelincik mancarı: (< T. 1980) gelindüğmesi: (< T. banjar + T. gelincik + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. kırmızı ve otsu bitki. 1. -i) Kuş kirazı (TS. 1980) gelin çiçeği: (< T. (TS. gelincik + Erm. II. genelde tek çiçekli ve ışınsal simetrili. gelin + elması) Kırmızı. gelin < ET. VI. BTS. gelin + düğmesi) bk. 1980) gelinfeneri: (< T. 60 cm kadar yükselebilen. 348. -u) Allı ve küçük bir çeşit armut (DS. TaS. -ı) Yenilir bir çeşit ot (DS. gelin + çiçeği) Zambakgillerden bir bitki. VI. BTS. dünyada 28 cins ve 250 kadar türle. gelin + dili) Yaprağı mısır yaprağına benzeyen. VI. kelin + Far. 114) gelinelması: (< T. yaprakları almaşlı. VI. 1. kırlangıç otu gibi bitkileri alan familya (TS. 1. VI. III. ülkemizde ise 5 cins ve 45 kadar türle temsil edilen. 832) gelindili: (< T. 832. 832. gelin + T. OAAD. kırmızı ve kokusuz çiçekleri olan bir çeşit saksı çiçeği (DS. 1. Papaver rhoeas. emrūd + T. büyük bir çeşit elma (DS. 1. 1978. 832) gelingüldüren: (< T. DS. gelin + güldüren) Portakalgillerden güzel kokulu bir ağaç (DS. içine gelincik. 1980) . 1980. haşhaş. 1627) gelincikgiller: (< T. TBAS. 241. VI. 832) gelincik: (< T. gelinparmağı (TBAS. TBAS. özellikle ekin tarlalarında yetişen. (TS. Fritillaria imperialis. phanari + T. gelincik) Yazın kırlarda. 1979) gelinboğan: (< T. 243. 114) gelineli: (< T. 113. gelin + Yun. ETA.335 gelinarmudu: (< T. boğan) Bir ahlat türü (TS. VI. gelin + eli) Gelincik çiçeği (DS.

gelin + Erm. gelin + tırnağı) Baharda kırlarda açan. 1. 114) gelintırnağı: (< T. Ayva ağacına benzeyen. -ı) bk. manitari + T. Sempervivum armenum. gelin + Yun. mūm + T. VI. gelin + parmağı) 1. tellice (TBAS. 1979. kırmızı elma (DS. yenilir bir çeşit mantar (DS. TaS. -u) Kırmızı renkte bir çeşit çiçek (DS. fasulyeye benzer meyve veren bir çeşit ağaç (DS. gelin + Soğd. 1627) gelinsaçı: (< T. gelin + yemişi) 1. gelin + Far. çok yıllık ve otsu bir bitki. gelin + saçı) bk. Uzun taneli bir üzüm türü. 114) gelinteli mantarı: (< T. manitari + T. gelincik (TBAS. TBAS. 1981. 114. III. gelin + otu) Güveyfeneri (TS.336 gelin gülü: (< T. 113) gelin mantarı: (< T. sarı çiçekli. VI. 1981) gelin otu: (< T. 833) gelinparmağı: (< T. tel + T. -ı) bk. gelin + Far. Sarı papatya. 2. VI. gelin + güveyi + elması) Tatlı. VI. (TS. -i + Yun. VI. 114) gelinmumu: (< T. DS. 1. 1982) . yaprakları etli. kadın) bk. bostanbozan (TBAS. Rozet yapraklı. 114) gelin güveyi elması: (< T. DS. çiçeklerinin ucu mor. 1982) gelinyemişi: (< T. gelin + yanağı) Portakal renginde. gul + T. çiçekleri mor renkli. 1982) gelinyanağı: (< T. VI. 2. 1980) gelinkadın: (< T. VI. çuha çiçeği (TBAS. dipleri beyaz bir çeşit çiçek (DS. -ü) bk. zehirli mantar (TBAS. 833.

çok sulu bir çeşit bitki (DS. yaprakları dikenli ve uzun kökü havuca benzer. Beziryağı çıkarılan bir çeşit bitki. 1028”) bk. -si) Acı badem (DS. kiŋ ‘geniş’. MBTS. 1. gene < yine + Ar. 1999) . 114) genegerçek: (< T. manitari + T. 115) gerensi: (< ? geren + T. 114) geneç: (< T. 1996) geren dikeni: (< ? geren + T. Peronospora viticola. otu) bk. Hint yağı tohumu (DS.337 gemre: (< ? ). MBTS. 841) gerçemek: (< ? ) lkbaharda yetişen. 1995) gerçek mantarlar: (< T. 1035”) bk. 1987) gence: (< T. -lar) Bağlarda mildiyu hastalığını yapan emeçleri iyi gelişmiş mantarlar. 114) genepakla: (< T. 1995) gerdenge: (< ? ) Çalılık yerlerde bulunan bir çeşit diken (DS. VI. VI. gene < yine + gerçek) 1. VI. gerçek + Yun. VI. deniz börülcesi (TBAS. abdestbozan otu (TBAS. VI. Hint yağı ağacı (TBAS. 1990) genegerçek otu: (< T. (And.: gemri) Son turfanda yetişen sert kabuklu. “< geren ‘kökü belli değildir’. geneç) bk. renk otu (TBAS. gene < yine + gerçek + otu) bk. 2. (TS. bā ilā) Üzeri benekli bir çeşit ufak fasulye. dikeni. siyah bir çeşit üzüm (DS. Ağz. gence. VI. 1. VI. 1. renk otu (TBAS. 1994) gercik: (< ? ) Böğürtlen (DS. VI. 115) geren otu: (< ? geren + T. “gen < ET. 1990) gerce: (< ? ) Sarmaşık türünden bir çeşit bitki (DS. börülce (DS.

: gevenur. 2775.: keyik) Mavi çiçekli bir çeşit çiğdem (DS. 2015) geyik: (< ET..A.: gevreyük) Hayvanların yediği sütlü bir çeşit ot (DS. geyi(k)cek) bk.. (And. fakat ondan iri ve parlak olan. Gaz. VI. DS. 2013) gevreyik: (< T. 155. keven) Baklagillerden. 2006) geven: (< Kökenini bilmiyoruz. VIII. 155). akdiken (TS.A. meyve veren bir çeşit dikenli çalı (DS. VI. gevre(k)cik) Kayalık yerlerde yetişen kokulu bir çeşit bitki (DS. . gevreyik). kavan. TBAS. Krş.Y. Eren. 2005) gernik: (< ? ) Başak taneleri siyez gibi kabuklu olup. VI. VI. VIII. Astragalus. (And. VI. kestane yaprağına benzer bir çeşit ot (DS. 243. 2000) germesik: (< ? ) Yabani kızılcık (DS. 848) . 1676) geveş: (< ? ) Kiraza benzeyen. bīşa) Bir çeşit meşe ağacı (DS.. VI.A. 2015. 456. DS. Eren. III. 1. 2005) germeşe: (< ? ger + Far. 133. (And. III. geyik elması (DS. (TS. 116. VI. keyik. 2010) gevrecik: (< T. 477. Ağızlarda keven biçimi de yaygın olarak kullanılır. VI. Ağz. geyik + dikeni) bk. Clauson. bulgur yapmaya yarayan bir çeşit buğday (DS. dikenli ve yastık biçiminde dağ bitkileri. 2778) geyik dikeni: (< T. 847.338 gergendi: (< ? ) Kiraza benzer bir çeşit meyve (DS. çok yıllık. 2014) gevriyen: (< T. 2014) geyicek: (< T. VI. 1. VI. 755). Ağz. 2687. TaS. gevreyen) Bir buçuk metre boyunda. Erz. 2009. DS. Ağz. VI. III.

gez + ağacı) Ege ve Akdeniz sahillerinde yetişen. Ağz. bahçelerde süs olarak yetiştirilen ıtırlı bir bitki. Cicer isauricum. (TS. ısırgan (TBAS. geyik + tuzu) Yetiştirilen nohut bitkisine çok benzemektedir. geyik + Yun. VI. 1044) gezer: (< T.339 geyikdili: (< T. 2015) geyik göbeği: (< T. geyik + dili) Eğrelti otugillerden. VIII. 848. 2022) gezgez: (< T. 323) geyik mantarı: (< T. (TS. IV. 2015. DS. (And. gez + gez) bk. yenilen bir çeşit mantar (DS. Fraxinus ornus. Kuzey ve Batı Anadolu’nun kıyı kesimlerinde yetişen. AVA. 1.: kıcı) Tarlada biten ve yenilebilen. 2782. geyik + elması) Yabani elma (DS. 117) gıcı: (< gıcı “ses taklidi”). manitari + T. gez menni denen kudret helvası ve sarı boya elde edilen bir tür dişbudak ağacı. 1. (MBTS. 2016) geyik tuzu: (< T. yaprakları uzunca dil biçiminde. 2467) . VI. Dictamnus fraxinella. 116) geyik elması: (< T. (TBAS. ortası mor bir çeşit çiçek (DS. Meyvelerinin dışı tuz tadındadır. tereye benzer bir ot (TBAS. geyik + sırtı) Geyik tüyü renginde. Chroogomphus rutilus. geyik + otu) Sedef otugillerden. VI. rizomlu. TaS. 223-229) gez ağacı: (< T. Scolopendrium officinale. TBAS. geyik + göbeği) Dağlarda biten boz renkli. -ı) Bolu bölgesinde yetişir ve bölge halkı tarafından yenir. VI. 848) geyiksırtı: (< T. (Duran. 116) geyik otu: (< T. gezer) Havuç (DS. 117. 1. çok yıllık. Yörede geyiklerin besin kaynakları arasında bulunan bu bitkiye “geyik tuzu” denilir. otsu ve çiçeksiz bitkiler.

VI. 117. -ı) ri yapraklı ve dikenli bir çeşit ot (DS. 117) gıldikli yonca: (< ? gıldikli + yonca) Yuvarlak tohumlu bir çeşit ot (DS. MBTS. uyuz otu (TBAS. VI. ilkbaharda yetişen bir çeşit yabani ot (DS. ħardel + T. gıcık < gıcı-k. 1. 117) gıcime: (< T. gıcıma < gıcı-ma. VI. gıcime). fındık büyüklüğünde. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. galle < gılāl “tahıl. Silene alba. VI. glik (2). bk. 1046”) bk. gıcıktan + otu) bk. gıcık + otu) bk. 2. “< gıcı-mak ‘kaşınmak’. ilāf + Ar. olgunlaşmış ceviz (DS. gıcıgıcı (TBAS. VI. 2043) gılla: (< Ar. 1. VI. Ardıç ağacının meyvesi. 117) gıcık hardalı: (< T.340 gıcıgıcı: (< gıcı + gıcı) Dağlarda yetişen. 2043) gıli gıli: (< ? gıli + gıli) 1. VI. mahsul”) Ceviz (DS. 2048) . 2043) gımı: (< ? ) Yaprakları maydanoza benzeyen. ısırgan (TBAS. MBTS. bir veya çok yıllık. (gıcı. DS. 117) gıcıkdan otu: (< T. 1046) bk. gıcık. (TBAS. gıcık + Ar. 2025) gıcık: (< T. 2041) gılıf ceviz: (< Ar. VI. 2026) gıcık otu: (< T. (DS. 2045) gıncırop: (< ? ) Kökü yenen. sapı oyularak yenilen bir çeşit ot (DS. VI. cevz) Yeşil kabuğundan kolay ayrılan. gıcıgıcı (TBAS. 2042) gılımboz: (< ? ) Pancar (DS. 30-80 cm yükseklikte.

Silene vulgaris. MBTS. 2067) gıyşak: (< T. kamış cinsinden ince saplı bir çeşit ot (DS. VI. kıy(ı)şak) Yapraklarından yemek yapılan. kırlangıç) Küçük ve güzel kokulu süs kavunu (DS. VI. 2052) gırçıl: (< T. 2781) gıyan: (< ? ) Alçak yerlerde yetişen bir çeşit saz (DS.: çığıştak. 70. (And. 1678) Dağda taşlık yerlerde yetişen buğdaygillerden bir bitki (DS. 2057) gırlangeç: (< T. 2069) . VI. VI. VI. 2049) gıral ağacı: (< Sırp. VI. 1681”) Kahverenkli bir çeşit fasulye (DS. VI. VI. VIII. beyaz veya kırmızı çiçekli. kıvışkan + otu).341 gındık: (< ? ) Kurutulup yakacak olarak kullanılan bir çeşit dikenli keven bitkisi (DS. VI. 2061) gırtıl: (< gırt ‘ses taklidi’ + T. kırçıl < kır + -çıl. “< kırk ‘Eski Türkçeden beri kullanılır’. VI. 2. 2055) gırħgünnüyh: (< kırk + T. 2060) gırnık: (< ? ) Tohumları dışarıda ve dikenli olan bir ot (DS. Ağz. 2059) gırmit: (< dilmit < Yun. MBTS. 2065) gıyık: (< T. 2061) gıvışgan otu: (< T. otsu bir bitkidir. ağacı) Akasya ağacı (DS. (TBAS. kral + T. kıbışkan) 80 cm kadar yükselebilen. baharda tarlalarda yetişen bir çeşit ot (DS. diminitis) Bir çeşit meyve (DS. 2. kıyık) Hasır dokunurken ip olarak kullanılan bir çeşit ot (DS. -ıl) Suyu olmayan dağlarda yetişen. günlük. kıbıçkan. DS. 118. çok yıllık. VI.

VI. gedirgen) Yaprakları çalıya benzeyen. 2075. gilebolu) Kuzey ve Orta Anadolu’da orman kenarlarında yetişen. VI. 2076) gildar: (< ? ) bk. (And. 2076) gilappa: (< ? ) Frenk üzümü (DS.: geleboru.342 gızlar yağlığı: (< T. VI. 2076) gilgil: (< ? gil + gil) Mısır (GD AT. 286. kızlar + yağlığı) Geniş ve etli yapraklı. ince dikenli. 118.: gedilgen. gi(t)işgen) bk. (DS. ısırgan (DS. (And. çiçekler beyaz renkli. 1967) gidişgen: (< T. VI. 2071) gidilcen: (< T. 2078) gimi: (< ? ) Eğrelti otuna benzer gövdesi yenen bir bitki (DS. Ağz. VI. VI. TBAS. gilaburu (TBAS. 2-4 m yükseklikte. 1973. kalın gövdesi soyulup yenilen bir çeşit bitki (DS. 2078) gille: (< ? ) Domates (DS. gi(t)işgen + otu) bk. 2079) gineş: (< ? ) Siyah ve sulu bir çeşit üzüm (DS. VI. 118) gidişgen otu: (< T. Ağz. dağlarda yetişen yaban baklası (DS. ısırgan (TBAS. TBAS. 191.: gilamaç) Bağlarda üzüm çubuklarına sarılarak onları kurutan bir çeşit sarmaşık (DS. Ağz. 111) gillan: (< ? ) Yuvarlak ve tatlı bir çeşit armut (DS. Vilburnum opulus. (TS. (And. 2079) . 2078) gin: (< ? ) Maydanoz (DS. VI. KBAYA. 854. meyve olgunlukta kırmızı renkli bir ağaççık. 1967). 2074. gidilcen). DS. 1. 119) gilemaç: (< ? ). 118) gilaburu: (< ? ). VI. 119. VI. VI. VI. gilabada. yapraklar genellikle 3 parçalı. UA.

buttum (TBAS. geleneksel tedavilerde kullanılan.) yetişen. 2089) . ufak taneli siyah bir çeşit üzüm (DS. 2089) gocuk: (< Bulg.: giye) 1. Kore vb. VI. VI. is. VI. Girit + T. 2086) gizven: (< ? ) bk. VI. pembe çiçekli ve çok yıllık bir bitki. Girit + ? kekik + T. 1. Origanum dictamnus. is. 856) Girit lâlesi: (< öz.343 Ginko ağacı: (< Lat. 2088) gocadarı: (< T. (And. 1. 2081) Girit kekiği: (< öz. Japonya. -si) bk. 1. VI. 119) giya: (< Far. (TS. 854) girek: (< ? ) Seyrek salkımlı. -i) Girit adasında yetişen. ginseng) Uzak Doğu ülkelerinde (Çin. 248) ginseng: (< Lat. Girit + Ar. MBTS. 119) Girit şakayığı: (< öz. MBTS. Ginko + T. yapraklarını döken. Girit + Far. 1062) Nohut bitkisi (DS. 40 m kadar boylanabilen. şa ā’i + T. 1059). Ot. -ı) bk. Ağz. 119) Girit otu: (< öz. 2. Manisa lâlesi (TBAS. beyaz tüylü. is. otu) bk. kojux. 1. Ginkgo biloba. 2089) gocaş: (< ? ) Bir çeşit ahlat (DS. Çamgillerden bir çeşit ağaç (DS. günümüzde soyu tükenmekte olan bir ağaç türü. tabii olarak Kuzey Çin ve Japonya’da yetişen. is. koca + darı) Büyük taneli beyaz mısır (DS. 119) gobar: (< ? ) Ufak yapraklı ve odun kısmı sert olan bir çeşit meşe (DS. kiyāh. (BTS. lāle + T. Panax ginseng. gazel otu (TBAS. VI. Manisa lâlesi (TBAS. ağacı) Ginkgoaceae familyasından. kazık köklü. otsu ve çok yıllık bir bitki. (TS.

goncuk. kalın kabuklu. Ka. 149). bırçalık. Nişanyan. Ağz. 154. 2100. 2093) goftigoda: (< ? ) bk. TS. yaprakları filkulağı bitkisinin yaprakları gibi olan bir çeşit bitki (DS. tomurcuk (TS.A. unce tomurcuk < uncīden toparlamak. VI. sığdırmak. bol sulu bir çeşit üzüm (DS. kolluca) Bir armut çeşidi (AA. 2098) golpezüğü: (< T. 2096) golağaz: (< ? ) Patatese benzeyen yumru kökü birkaç kilo gelen ve yenilen. iskorçina. VI.Y. VI. VI. VI. 2102) gonyaşı: (< ? ) Yaprakları mısır yaprağı. OAAD. DS. koŋur. 2101) gongalak: (< ? ) Büyük yumurta biçiminde ceviz (DS. konca) Henüz açılmamış veya açılmak üzere olan çiçek. 83) goner: (< ? ) Küçük soğan (DS. tohumları darı gibi olan bir çeşit ot (DS. (And. 2098) gonca: (< Far. 2092) godri: (< ? ) Bir çeşit yabani armut (DS. 2101) gonur: (< konur < ET. 140. ST AT. VI. 2097) gollüce: (< T. 2. 2102) . 120) gokko: (< ? ) Çiçek (DS.344 godıl elması: (< ? godıl + T. pāzı + T. VI. 2. MBTS.. 1743) Siyah. 861. 1351. kol + Far. 1. GD AT. VI. VI. elması) Yazın ve güzün yetişen yeşil renkli bir çeşit elma (DS. VI. -sı) Yaprakları uzunca bir pancar çeşidi (DS. yemlik (TBAS. 137) golo: (< ? ) Bir çeşit ot (DS.: goncalo. VI. 115.

DS. 2120) göçkovan: (< T. 120) göbek otu: (< T. VI. 1063) bk. EYAD.: gobelek. 863) göbelek: (< T. 1. 111. VI. 2115) göbek elması: (< T. 234. göbeleyh. manitari + T. 487. DS. MBTS. bādincān < Far. göbek + -lek küçültme eki. VI. gövelek. Umbilicus pendulinus. VI. göbek + Yun. VI. 4570. ham domates (DS. otu) Yaprakları etli. sakızı) Kökünden sakız yapılan bir bitki (DS. 120) gödelek: (< T.. VI. göç + kovan) bk. gawz + T. XII. 286. (TS. kövelek) Yenilen bir çeşit mantar (TS. 1. (And. VI. otsu bir bitki. 2126) . ayı mantarı. gövdelek) Yaprakları ve yumrusu pancara benzeyen ve yumrusu çiğ olarak yenen bir çeşit bitki (DS. 2114) göbek mantarı: (< T. 2946. VI. 2126) göğ baldırcan: (< T. 2205. VI. 326. 2113) göbek: (< ET. VI. köbek. güz çiğdemi (TBAS. 1. GD AT. göbek. VIII. gök + Ar. UA. Ağz. bādingān) Yeşil. köbelek. Eren. göbek + T. gök + türedi) Beyaz renkli dolgun çavdar (DS. AVA. DS. -ı) bk. gömelek.A. 2124) gödüredi: (< T. 2109) gozgoçu: (< koz < Far. Krş.Y.345 govan sakızı: (< ? kovan + T. 301. koçu) lkbaharda topraktan çıkarılarak yenen bir çeşit yer elması (DS. III. göbelek (DS. 157). TaS. 1714) göcöz: (< ? ) Peygamber çiçeği (DS. köpelek. DS. 2115. göbek + elması) Bir çeşit elma (DS. 863. kuzugöbeği (TBAS.

2133. 1065). göğündürme + Far. 2128) göğlemez: (< T. VI. 1. VIII. (And. gökçe). 2167) göğem: (< T. VI.: gökce. göklük ‘yeşillik’) Yeşil soğan (DS. göğem < gök+em. göğem (DS. (And. 2131) göğlük: (< T. 2128. Ağz. gökçe) Ağaçlarda görülen ve asalak olarak yaşayan bir bitki (DS. 2240) göğemcik: (< T. (And. 2095) göğsulu: (< T. gökçek). VI. VI.: kündürme) Göz hastalığının tedavisinde kullanılan bir çeşit bitki (DS. -si) bk. göklemez) Tere gibi yenen. göğelek). 1. gövdeli) Bir çeşit zerdali (DS. 2128. VI. göğce (DS. VI. VI. gök + erik) bk. göğündürme (DS. 2. Bir çeşit mantar.: güven) Bir çeşit yabanî.: goğcek) nce kabuklu ve sık taneli beyaz üzüm (DS. DS. 2126. 2128) göğem eriği: (< T. Ağz. gök + sulu) Aşılı armut (DS. VI. 2127.346 göğce: (< T. VI. lāle + T. VI. Ağz. ekşi erik (DS. Böğürtlen (DS. göveldek) bk.: gövelek. MBTS. 2095) göğdeli: (< T. MBTS. 3037) göğündürme lâlesi: (< T.: göyen) 1. göğem + eriği) bk. (And. VI. 1065). Ağz. göğündürme). (And. VI. 2128) göğen: (< T. VI. 2133) göğündürme: (< T. Ağz. göğem (DS. 2133) . 2171) göğ erik: (< T. 2126) göğcek: (< T. Ağz. (And. VI. 2127) göğelek: (< T. baharlı bir çeşit bitki (DS. göğemcik) Böğürtlen (DS. göğem < gök + -en.

VI. 2135) gök bakla: (< T. gök bakla (DS. gök + sulu) 1. Yeşil renkli. 2137) gök diken: (< T. (DS. Üzerinde yaşadığı bitkiden emeçleriyle besin ihtiyacını giderir. yaprakları küçük ve dikenli bir çeşit ağaç (DS. gök + ? birik) Bir çeşit sulu üzüm (DS. bā ilā) Taze. gök + baş) Tarlalarda yetişen. gök + ala + buğday) Kırmızı ve iri olan buğday (DS. VI. VI. gök + Ar. 2135) gökbirik: (< T. sanki gökten gelerek yerleşmiş izlenimi vermektedir. 2135) gökçe: (< T. VI. gökçe) Taşlık alanda yetişen. 2136) gökdedem: (< T. Gürgen ağacı. gökdedem (DS. VI. gök + kız) bk. gök + diken) bk. 2. topuz (TBAS. gök + börülce) bk. 2137) göksulu: (< T. Cuscuta planiflora. (Duran. VI. gök + dedem) Mavi çiçekli çiğdem (gökgız). VI. 2135) gök börülce: (< T. 2137) gökgız: (< T. 2139) göktenyağan: (< T. 2135) gökbaş: (< T.347 gök ala buğday: (< T. 223-229) . VI. VI. peygamber çiçeği (DS. Sulu ve yeşil renkli bir çeşit armut. Kayın ağacı (DS. VI. Toprakla direkt bağlantısı olmayan bitki. yeşil fasulye (gök börülce). gökten + yağan) Parazit olan bu bitkinin kökleri bulunmaz. gökçe + ağaç) 1. 121) gökdün: (< T. 2135) gökçe ağaç: (< T. tatlı ve sulu bir çeşit zerdali (DS. 2. Bundan dolayı bitkiye “göktenyağan” adı verilmiştir. gökdün) Beziryağı çıkarılan bir çeşit bitki (DS. (DS. VI. mavi çiçekli bir çeşit bitki.

: golağaz. kastania + T. 2144) gölge bitkileri: (< T. göl + soğanı) bk. 1. gömeç + eriği) Sonbaharda olgunlaşan büyükçe bir erik (DS. 1068) Ekinler içinde bulunan yabani ot (DS. VI. 2. kölige < kölimek gölgelenmek. Bir çeşit papatya. çan çiçeği (TBAS. MBTS. 3. gömülgen) bk. VI. yumrulu. Nişanyan. 121. kara renkli bir çeşit tatlı erik (DS. 1068) Mantar (DS. 1. 150”) Gelişmelerini en iyi gölgede yapan bitkiler (BTS. eriği) Küçük. 2145) gömeç: (< ET. 3328) gölek: (< T. 256) göl kestanesi: (< T. gölevez. VI. soğan (TBAS. 121. göl + Yun. gölge + bitkileri. otsu ve yaprakları ile su yüzünde yüzen bir bitki. 2148) gömülgen: (< T.348 gölcür: (< T. Ebegümeci. 2143) gölezeriği: (< Yun. (And. bir yıllık. VI. TBAS. 160). (TBAS. DS. Colocasia esculenta. MBTS. büyük yapraklı ve patates gibi yenilen otsu bir bitki. 1. Trapa natans. -si) Suda yetişen ve kestane gibi yenilen. kararmak. DS. VI. VI. göleğiz. kömeç < köm-meç. Eren. oğlaz. öleğez) Sulak yerlerde yetişen. 2148) gömeçeriği: (< T. IX. 1. (TS. MBTS. gölek < göl+ek. 2144) göl soğanı: (< T. 3268. gölcül < göl+cül. 121) gölücür: (< ? ) Gövdesi ve yaprakları yapışkan bir ot (DS. 2141. kolokaz + T. VI. 2142) gölendir: (< ? ) Nane (DS. DS. Ağz. Bir çeşit erik (DS. 1069) 1. ölağaz. VI. VI. 869. kolokaz. yumru şeklinde olan. 246) . “< ET. 2141) göleğez: (< Yun.

155”) bk. uzun ve yumuşak bir çeşit kavun (DS. VI. 1042”) 1. gevrek “< ET. VI. 2155) göre: (< ? ) Tarlalarda yetişen. VI. VI. 2165) gövenşe: (< ? ) Sarı. kögercin/köwercin < kökermek mavi veya grimsi mavi olmak. Baldıran otu (DS. 1071) Develerin yediği ve kitre denilen bir çeşit zamk yapılan dikenli bir bitki (DS. 2171) . 2158) götlek ormanı: (< T. VI. dōlāb + T. MBTS. 1. gönü + kavun) Çabuk olgunlaşan kavun (DS. 2169) gövrek: (< T. Clauson. gönen) Çam ağaçlarının üst dallarında yetişen ve ot bulunmadığı zamanlar keçilere yedirilen asalak bir bitki (DS. gönül < ET. 2168) gövercin göksü: (< T. III. pipéri) Yeşil biber (DS. VI. 2155) gönüldolabı: (< T. 2152) gönen: (< T. 2169) gövercin topuğu: (< T. 2170) göv sovan: (< T. 2151) gön: (< T. 2. suyu ve gölgeliği seven bir çeşit ot (DS. -ı)Bir çeşit çiçek (DS. gök + Yun. Bir çeşit dikenli ot. MBTS. Nişanyan. kön. 2155) gönü kavun: (< T. 1. “< ET. götlek + ormanı) Böğürtlen (DS. kökürçgen/kökürçgün. 2154) göngür: (< ? ) Buğdaylar içinde bir siyah tohumlu bitki (DS. kuzukulağından büyük.A. güvercin + göğ(ü)sü. gök + soğan) Taze soğan (Gaz.. 690. VI. güvercin + topuğu) Yemek yapılan bir çeşit ot (DS. VI. VI. VI. köŋül + Far.349 gömürgen: (< T. gövercin topuğu (DS. 361) göybiber: (< T. gömürgen) Yabani sarımsak (DS. VI. kevrek < kevre-. VI. VI.

VI. göy(ü)nük. 2184) gramofon çiçeği: (< Fr. 1097”). 1083) Bir çeşit çalı (DS. 2171) göynük: (< T. 1. 897) guguk lâlesi: (< guguk + Far. DS. 2111) gözenek: (< T. 1. gözenek) Soğanı yenilen. VI. www. lāle + T. çiçeği) Sarı ve turuncu renkli bir tür çiçek (Aksan. 60. 2. MBTS. gramophone + T. kuka. 1779”) bk. hüsnüyusuf (TS. VI. -si. 2183) gözüm: (< T. (TS. (altıntop). 2190. -ı) Büyük lahana (DS. MBTS.com) greyfurt: (< ng. VI. 2187) guga dikeni: (< Yun. (And. Ağz. “< Yun. 896.350 göyemin: (< ? ) Yeşil renkli. 327) gözlükotu: (< T. 122) guli bacağı: (< ? guli + OFar. gözlük + otu) Lunaria biennis. gözüm) Nane otu (DS. VI. VIII. yuvarlak taneli. dikeni. pāçak + T. evlek mantarı (TBAS.siyahkahve. tadı acımsı meyvesi. çiğdeme benzer bir çeşit bitki (DS. kuka + T. 2179. VI. 259) gucur: (< ? ) Patates (DS. 2992) guguvak: (< gugu + vak “ses taklidi”) bk. turşusu yapılan bir çeşit üzüm (DS. Grape-fruit) Turunçgillerden sıcak bölgelerde yetişen bir meyve ağacı ve bu ağacın kanarya sarısı renginde. çiçeği) bk. böğürtlen (TBAS. ruaferae (DS. BTS. Türkçenin Gücü. 122) gugu çiçeği: (< gugu “ses taklidi” + T. Citrus decumana. VI. “< guguk ‘ses taklidi’. VI.: kuku) Bir çeşit lâle (DS. AVA. 1. 1. 2192) . MBTS.

210. 2198) gursalık: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. 2203) gut: (< ? ) Erken olgunlaşan sık taneli üzüm (DS. 242. 2207) güdek: (< ? ) Pelit ağacının meyvesi (DS. 123) gübür kaldıran: (< Yun. 34. 160. söbelen mantarı (TBAS. EYA. pembe veya kırmızı çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir. 10. VI. -ı) bk. EYAD. dişi) Bir bitki adı (AVA. Bodur ardıç ağacı (DS. BTS. SA.Y.A. 2202. 65. 190. VI. kopria + Yun. 2203) gübre mantarı: (< Yun. kışın yapraklarını döken. Rosa. 201. TBAS. Ağz. 2200) gurşeyik: (< ? ) lkbaharda bağ ve bahçelerde biten.. beyaz. 439. AAT. 17. Ağz. 180. (TS.: gulya. 123.: gul) Gülgiller familyasından. ülkemizde 24 tür ile temsil edilen. 2194. 188. 902.Y. manitari + T. VI. VI. (And. ETA. 30. 2200) gurundişi: (< ? gurun + T. GD AT. kopria + T. 202. 176. II. VI.. sarı. guya) 1. dikenli. 261. 88) . 1. Ka. 327) gurya: (< ? ).351 gurante: (< ? ) Dağlarda yetişen yabani soğan (DS. Yer elması. VI. DA. 2212) gül: (< Far. 2197) gurgum: (< ? ) Böğürtlen (DS. K A. gul). kaldıran) Ormanlarda çam gübrelerinin altında çıkan bir çeşit mantar (DS. kavrularak yemeği yapılan bir bitki (DS. T YA. 39. OAAD. Krş. VI. GBAA. 128. 246. (And. E A. UA. 7. 479. 99. 14. 228. TAYA.A. VI. 2. 48.

2217) gülburcu tikeni: (< Far. armut. 261) gülgülü: (< Far. 2217) gülbeşeker: (< Far. gul + gul + T.352 gülâbi: (< Far. -ü) Gelincik (DS. VI. VI. hatun) bk. VI. 124) gülgiller: (< Far. gul + emrūd + T. gul + Ar. gul + Ar. Niğde’de gülābi armudu olarak geçer (Eren. 1. 2219) gülhatun: (< Far. boynuzlu gelincik (TBAS. DS. 2217) gülbeser: (< Far. gul + T. 124) . dibi) Tarlalarda biten pancargillerden bir bitki (DS. 1. 1. (TBAS. -giller) Çilek. -üm) bk. 915”) 20 cm kadar yükseklikte. (TS. ħaŧmī. gul + T. fākihe ‘meyve. BTS. 2219) gülgülüm: (< Far. elma. Althaea rosea. gülgülü (DS. 1109). ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. VI. gul + T. hıyar (DS. VI. yaprakları geniş ve yuvarlak. gulābī) Bir çeşit armut. yemiş’. 1108) Koyu kırmızı renkte gül (DS. soğanlı ve pembe çiçekli bir bitki. gul-be-şeker. VI. (And. ülkemizde 35 cins ve 242 kadar türle temsil edilen. badem gibi türleri içine alan. “< Ar. 2219) gülhatmi: (< Far. örneği gül olan. otsu. 2217) güldibi: (< Far. -u) Kırmızı renkli bir çeşit armut (DS. Merendera kurdica. 903. gul + ? beser) Salatalık. çalımsı ya da ağaçsı bir bitki familyası (TS. gul + gul + T.: gülfatma) Ebegümecigillerden. çiçekleri büyük ve türlü renklerde olan. VI. MBTS. burç/murç + T. VI. 165) gül armudu: (< Far. gul + Sans. 1. gul + T. Ağz. 903. -u + dikeni) Yabani gül fidanı (DS. MBTS. bur(u)nu) Yabani gül meyvesi (DS. VI. 1. 2217) gülburnu: (< Far. MBTS. fākih. çok yıllık otsu bir bitki. 2217) gülfaki: (< Far.

gün + çiçeği) bk. TBAS. nāsir. 2220. gul + T. Ağz. üzüm) Gül renkli üzüm (DS. nāsir. çok yıllık. 124) gülük üzüm: (< T. ayçiçeği (TS. Albizia julibrissin. 909) gün çiçeği: (< T. 1. 124) gülnar: (< Far. “< Ar. 1. gul + T. 2220) gülür: (< ? ). Bezelye. yağı) Itır çiçeği (DS. (TBAS. Tanacetum parthenium. (TBAS. 2221. 1. VI. (And.: gülyasır) Yabani gül (DS. gul + ebrīşum) 10 m kadar yükselebilen. VI. kölük. 2306”). 2221) gümüşdüğme: (< T. MBTS. XII. 125) günâşık: (< T. 2219. kün + Ar. 4513) gülnasir: (< Far. 2221) gülyağı: (< Far. (And.: gülül. vatanı subtropikal Asya olan ve Kuzeybatı Anadolu’da süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaççıktır. Mürdümük (DS. MBTS. 2220) gülük: (< ET. külür) 1. VI. VI. tüysü yapraklı. gul + nāzuk) Menekşe (DS. ‘āşı ) Ayçiçeği (TS. stamenleri soluk pembe renkli. -lük) Eğrelti otu (DS. gul + Ar. 173) . 124) güllük: (< Far. 193) gül üzüm: (< Far. VI. 2221) gülnazik: (< Far. gul + nār) Kiraz (DS. gul + T. TBAS. 1111) bk. gün < ET. 2. VI. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. VI. çiçek örtüsü yeşilimtırak.353 gülibrişim: (< Far. 2. gümüş + düğme) 20-60 cm yükseklikte. çiriş (TBAS. Ağz. gülük + üzüm) Kırmızı renkli bir çeşit üzüm (DS.

1. Eren. 911) günetapan: (< T.354 gündoğdu: (< T. 125. 2196) güneyik: (< kökü bulunamamıştır. 125) gündüzsefası: (< T. 1. 326) gürgengiller: (< ? gürgen + T. kızılağaç gibi kerestelik ağaçları içine alan bir familya (TS. gündüz < ET. gülgan. 2229. 155). 170. 1. EYA. fındık. 1118) ri.: cürcen. gün + döndü) Ayçiçeği (TS. TBAS. güne + bakan) Ayçiçeği (TS. günsü < gün+sü. huş. 1. güne + tapan) Ayçiçeği (DS. TBAS. -ü) Gelincik (DS. gündüz + Ar. 125) gün gülü: (< T. 1. VI. ayçiçeği (BTS. 1118) Hindiba (DS. K AT. gülgen) Gürgengillerden. 1. 910) güneştopu: (< T. gürgen. 1. MBTS. yuvarlak. Ağz. gelincik (TBAS. 2230) gürgen: (< kökenini bilmiyoruz. günlük + ağacı) Asya’nın sıcak bölgelerinde (Styrax) ve Afrika’da yetişen (Boswelia) türlerinden günlük çıkarılan değişik cinste ağaçlara verilen ortak ad (TS. küntüz + Far. VI. 2229) günlük ağacı: (< T. (And. gul + T. 1. gün + doğdu) bk. 167. gün + Far. -ü) bk. 910) gündüz gülü: (< T. 913) . 147. gul + T. Carpinus betulus. 910) günebakan: (< T. VI. Acem lâlesi (TS. kışın yaprak döken. 1. VI. śafā’ + T. Nişanyan. 913. MBTS. Karadeniz kıyılarındaki ormanlarımızda çok yetişen ve kerestesi beğenilen bir ağaç. -giller) ki çeneklilerden. 262. 69. gürgan. güneş + topu) bk. siyah üzüm (DS. (TS. 912) günsü: (< T. sulu. 65) gündöndü: (< T. çiçek durumları tırtılsı. -sı) Kahkaha çiçeği (TS.

Eren. gurz. Colchicum. MBTS. 1. -i. 1. 1. güyeğü otu güyeğü otu: (< T. 126) güyeği keküğü: (< T. cevz + T.kökünden –gü ekiyle türetildiği anlaşılıyor. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. (TBAS. phanari + T. güvey + ? kekik + T. 2238) güşad otu: (< Far. rizomlu. çok yıllık. böğürtlen (TBAS. 2243) . 1121”) bk. küye. 2242) güz armudu: (< T. alidede (DS. küz + Far. 1889) güylek cevizi: (< T. “< gövem. VI. MBTS. akdiken (TS. MBTS. Orta Türkçede de küdegü olarak geçer. gentiyane (TBAS. güvey + otu) Kekik otu. güvey + Yun. Physalis alkekengi. III. 126) gürz: (< Far. zater (güyeği keküğü). 1. 222) güz çiğdemi: (< T. 126) güzdede: (< T. güz + dede) Hindiba (DS. TBAS. gür + üzüm) bk. -i) bk. Eski Kıpçakçada küyegü biçimi kullanılır. acı bir çiğdem. -u) bk. Türkçe *küde. VI. I.355 gür üzüm: (< T. “< güve < ET. 126) güvegüve: (< T. güve + güve. emrūd + T. güvem + eriği. otu) bk. 1. VI. 915) güveyfeneri: (< T. güşād + T. güz < ET. güz + çiğdemi) Sonbaharda çiçek açan. -i) ri taneli ceviz (DS. tosbağa otu (TBAS. 1121) Yaraları iyileştirmekte kullanılan iri yapraklı bir ot (DS. 1065”) bk. “< güvey Eski çağlardan başlayarak kullanıldığını biliyoruz (küdegü). göğelek + Ar. 126) güvem eriği: (< T. zehirli. (TS. (TaS. 168”) 30-60 cm yükseklikte. 917.

TS. 2250. ħalā’i . 2243) güzlük buğday: (< T. VII. VI. 917. 1. ülkemizde Karadeniz Bölgesi’nde doğal olarak yetişen. 2. -ü) Kış mevsimine kadar dayanan. sarı renkli bir çeşit üzüm (DS. Atropa belladonna. balbal. hacı + T. “< Ar. VI. VII. adamotu (TBAS. etli ve parlak altın sarısı renginde büyük taneli bir tür üzüm (TS. VI. 128) halayık: (< Ar. 1. 100-150 cm yükseklikte. (TS.356 güzelavrat otu: (< T. atropin denilen zehirli ilacın çıkarıldığı pis kokulu. 1. 2243) güzgülü: (< T. 2244) -Hhafızali: (< Ar. güzel + oğ(u)lan) Yuvarlak kalın kabuklu. parlak siyah renkli. 1154) Bir çeşit ot (DS. hacı + T. otu) Patlıcangillerden. ‘avret + T. kalın kabuklu. TBAS. güzel + Ar. TBAS. 128) hadimala: (< Fadime hala ?) Dereotu (DS. meyveleri 1-2 cm çapında. ĥāfıž + öz. -lar + otu) bk. VII. 127. 263. Ali) Seyrek taneli. 2257) . gul + T. DS. ĥācc. VI. 1. 2248) hacılar otu: (< Ar. 2245) hacıbalbal: (< Ar. MBTS. nergis zambağı (TS. güz + Far. çok yıllık. 2243) güzelhatun çiçeği: (< T. is. geç olgunlaşan bir cins üzüm (DS. 917) güzeloğlan: (< T. 924) habalbilik: (< ? ) Yenince bağırsakları bozan bir çeşit ot (DS. 921”) Bir çeşit tatlı üzüm (DS. mor çiçekli ve otsu bir bitki. BTS. güzel + hatun + çiçeği) bk. VII. güzlük + buğday) Sonbaharda ekilen sert ve koyu renkli bir çeşit buğday (DS.

2262) halvan: (< ? ) Çok yıllık. DS. VII. VII. -ı) Çamgiller familyasından. phyton: bitki) Tuzlu topraklarda. MBTS. Pinus halepensis. 2260) haliç: (< Ar. şapka gibi kısmı saçaklı olan bir çeşit mantar (DS. ĥalfe < br. kalı < Far. şam’ + T. VII. VII. VII. her dem yeşil. VII. 128. 2260) halik: (< ? ) Domuz otu (DS. VII. VII. dokuyan + çiçeği. 2262) hamdakuka: (< ? ) Böğürtlen (DS. 2. 1156) 1. Bu ad Hamsiköy-Trabzon’da kullanılmaktadır. (TS. Kuzey ve Doğu Anadolu bölgelerinin dağ çayırlarında yetişir.) Buğdaygillerden. halı + T. (TBAS. Sitipa tenacissima. saçağı) Büyük. Yer elması (DS. 1. Yabanî armut. ĥalfe) Yabanî armut. 25 m kadar boylanabilen. TBAS.357 Halep çamı: (< öz. “halı < EAT. ülkemizde Kozan civarında görülen bir ağaç türü. Hals: tuz. 2261) halus otu: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. 128) . (BTS. 2259) halfa: (< Ar. ahlat (DS. MBTS. VII. halı + T. 2259) halıdokuyan çiçeği: (< Far. beyaz. Halep + Ar. Xanthogalum purpurascens. 932) halfat: (< halfat < Ar. deniz kıyılarında yetişen bitkiler (BTS. 266) halsaçağı: (< Far. 2266. 265) halevi: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. 2. 2261) halofit: (Yun. 2. is. ālī. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. lifleri ip. ĥalį c. çuval ve kâğıt yapımında kullanılan bir bitki. Boyu 4 metreye kadar erişebilir. deniz seviyesinden 100-150 m kadar yükseklerde yetişen. iğne yapraklı. 1155”) Bir çeşit çiçek (DS.

VII. kökü) Yağı ilaç olarak kullanılan. DS.: hamtatlı) Yeşili çok. 2270) hamzan kökü: (< Ar. VII. 267) hanımeligiller: (< T. hafif pembe renkli. 172”). kirpiği) Kasımpatı (DS. anoi + T. hanım + eli) Hanımeligillerden. 2. güzel kokulu bir bitki. VII. Eren. VII. tırmanıcı. 2271. -ı + tatlı). 2267) hamofta: (< ? ) Yaban çileği (DS. (And. ĥam an + T. ülkemizde 7 doğal türle temsil edilen. kışın yaprak döken. Ufak buğday. “< hanay < Yun. TBAS. 1. beyaz. 2267. VII. hanım + eli + -giller) ki çeneklilerden. VII. 2264. ħancer + T. ħām + T. 2269) hamıza: (< Ar. çalılıklarda yetişen.: hamaylık) 1. karpuz yaprağına benzer yaprakları olan bir çeşit bitki (DS. 2274) . Ağz. ĥamį ze) Kökünden çıkarılan sütü. sarı veya kırmızı çiçekli. 2. hanım + T. Ebegümeci (DS. örneği hanımeli olan bir bitki familyası (TS. -lı. 941. VII. BTS. toparlak bir çeşit erik (DS. VII. 2270) hanaylı: (< Yun. 941) hanımkirpiği: (< T.358 hamı tatlı: (< Far. kesen) Dikenli yabani bir çeşit bitki (DS. çiçeği) Çiçekleri hançer sapını andırdığı için Latin çiçeğine verilen bir ad (TS. hanım + ağ(ı)zı) Aslanağzı çiçeği (DS. (And. TBAS. korularda. çok yıllık. Ağz. karın ağrısı ve sıtmaya iyi gelen. (TS. 940) hanımağzı: (< T. 129. 2268) hamur kesen: (< Ar. sarmaşığa benzeyen bir çeşit bitki (DS. Lonicera caprifolium. 2274) hanımeli: (< T. ħamīr + T. anoi. VII. 1. 1. 128) hançer çiçeği: (< Far. 1170. MBTS.

1. 2281. 2. 946. 1. deriyi yakıcı nitelikte olan ve tohumu hekimlikte kullanılan. ħardel + T. ĥabb + T. 161) Turpgillerden 100-150 cm yükseklikte. Brassica nigra. (TS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 129) hanzal: (< Ar. Nişanyan. 1175. VII. kırmızı meyvesi olan bir çeşit ağaç (DS. VII. -sı) Uzun iki çenetli meyve (TS. 1. kesen) Sancı geçirmek için kullanılan acı bir ot (DS. tutan) Yaprakları kaynatılarak içilen ve bağırsak bozukluğu hastalığına iyi gelen bir çeşit bitki (DS. ħardel + T. ĥabb + T. VII. Nişanyan. dikenli yaprakları olan palamut ağacı (DS. 129) hapkesen: (< Ar. III. otu) 20-60 cm yükseklikte. hart) Havuç (DS. VII. 2296) . OAAD. 211) hardal: (< Ar. VII. sarı çiçekli. 2295) hart: (< T.A. 2280) haptutan: (< Ar. 946) harım: (< ? ) Bodur. hanım + T. ħar) Diken (K A. VII. ħarrūb. 2289) harnup: (Ar. 129) hardalsı: (< Ar. ħardel. 244) ħar: (< Far. yaması) Dulavrat otu (DS. (TBAS. 2295) hartlak: (< T.359 hanımyaması: (< T. ħarrūb/ħarnūb ~ Aram. VII. 162) Keçiboynuzu (TS. 390) hardal otu: (< Ar. Sinapid arvensis.. 950) harsı: (< ? ) Çalı fasulyesi (DS. TBAS. bir yıllık. Gaz. hartlak) Ceviz ağacına benzeyen kırmızı renkte. ĥanžal) Ebûcehil karpuzu veya acı hıyar denen bitki (MBTS. TBAS. tadı acı ve bir yıllık bir bitki. 2274.

5 m boyunda. Ağz. 1. kırmızı meyvesi olan bir çeşit ağaç (DS. is. 1. VII. 137) . 145. örneği hasır otu olan bir bitki familyası (TS. 33. bir veya çok yıllık. ĥaśīr + T. fındıktan küçük. KBAYA.: hatlap. VII. 951) hasır otu: (< Ar. 2298) hasmıhan: (< Far. Papaver somniferum. TBAS. Ak gürgene benzer meşe ağacı. (And.: ħaz) Marul (DA. 2296. semerci sazı. 158. çiçeği) Dam koruğu bitkisi. ħāśś. 1. hortlap) 1. 1. ħāśś + bādincān < Far. hasır ve zembil örmeye yarayan bir saz. 954. 2. 51) Hasankeyf tütünü: (< öz. haseki + T. 852”) Düğün çiçeğigillerden bir süs bitkisi. TS. 2. 97. VII. Typa. VII. tohumlarından yağ çıkarılan otsu bir kültür bitkisi. 268. UA. küpesi. 2306. su kamışı. büyük ve kırmızı çiçekli. ĥaśīr + T. is. 130. ħaşħāş) Gelincikgillerden. zembil otu. Nişanyan. (TS. (TS.360 hartlap: (< T. kofa. 87. bataklıklarda yetişen düz. SA. Aquilegia. -î) Bir çeşit üzüm (EYAD. MBTS. BTS. kiliz. 113) hasanı: (< öz. 130) hasbaldırcan: (< Ar. (And. crassulaceae. ĥasret + T. ħaśm-ı ħān) Dağlarda yetişen. (TS. 2414) ħas: (< Ar. 952) hasret çiçeği: (< Ar. 162). 119. ince uzun ve dayanıklı olan yaprakları kıtık yapmaya. otu) Hasır otugillerden. Senpervivum. (DS. “ haseki < Ar. ħāśśa’nın Farsça mastar eki almış şekli ħāśśagį . Hasan + Ar. hartlap). Ağz. 2300) hasekiküpesi: (< Ar. Hasankeyf + T. deli tütün (TBAS. 1193. bādingān) Patlıcan (DS. tütünü) bk. 1-1. 2300) haşhaş: (< Ar. Kocayemiş ağacı ve meyvesi (DS. 952) hasır otugiller: (< Ar. otu + -giller) Su kıyılarında yetişen. kapsüllerinden afyon. KYA.

962) . 144. VII. VII. 159) hatunmemesi: (< T. bir veya çok yıllık. Galanga officinalis. hatunparmağı (DS. ħatmi) Ebegümecigillerden. 2. Akdeniz bölgesinde yetişen ve köklerinden kırmızı boya elde edilen. 2305) hatmi: (< Ar. VII. (ağaç küpesi). beyaz. hatun + memesi) bk. DA. (DS. TBAS. Althaea officinalis. otsu bir bitki. mavi çiçekli. hāvut. Ağz. DS. (TS. 2307) hatuntuzluğu: (< T. aynı adla anılan kök sapları baharat olarak kullanılan ıtırlı bir bitki. VII. TBAS. hatun + tuzluğu) bk. tüylü. VII. 2310) havıt otu: (< Far. haşlama) 1. sarı veya kırmızı çiçekli. Aralık ayında beyaz çiçek açan bir çeşit Akdeniz Bölgesi bitkisi (DS. 1. 2389. semer ve hasır yapılan ot (DS. hāvut + T. 10. “< Far. otu. 2350) havaotu: (< Ar. çok yıllık. 268. (TS. 131. KMYA. MBTS. 863”) Sazlık ve bataklıklarda yetişen. hatun + parmağı) Uzun. genellikle büyük. 131. 1211) Sığırdiligillerden. 2309) havazla: (< ? havaz + T. 238) havlıcan: (< Far. VII. -la). VII. otu) Vücudun fazla ateşini almaya yarayan sabun köpüğü biçiminde bir çeşit bitki. DS.: havaza) Zeytin yaprağı gibi yaprakları olan.361 haşlama: (< T. Tütün fidesi. ħāvlincān. (TS. bazı cisimlerinin kök ve çiçekleri hekimlikte kullanılan. 1. VII. hevā + T. VII. Taze börülce (DS. 959.30 cm yükseklikte. 1. karamuk (TBAS. 2311. 2. Nişanyan. TS. sabun çiçeği (DS. 164) Zencefilgillerden. çok yıllık. 957. tüylü. beyaz bir çeşit üzüm (hatunmemesi). 2304) hathul: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. otsu bir süs bitkisi. 2307) hatunparmağı: (< T. Alkanna tinctoria. (And. 131) havacıva: (< hava + cıva “adlandırma sebebi bulunamamıştır”. BTS.

-ı) Yer elması (DS. iri bir kabak türü. is. 2324) helep şalgamı: (< öz. 2351. (TS. (TS. BTS. MBTS. 2334) helvacı çöveni: (< Ar. DS. 2312) havuç: (< Far. VII. 269. hevīc. 977. 963) havzal: (< ? ) 1. sürünücü. şal am + T. Mısır yaprağı (DS. Gaz. koni biçimindeki etli kökü için sebze olarak yetiştirilen iki yıllık otsu bir kültür bitkisi. Anastatica hierochuntia.. pürçüklü). III. Halep + Far. 43. ĥalvā + T. (yeregeçen. -i) bk. 2. VII. 1130) 1. tırmanıcı.362 havsak: (< ? ) Kestane (DS. ħabl. 2322) hebil: (< Ar. Bir çeşit armut (DS. 1. VII. is. tek yıllık. çöven (TBAS. taç yaprakları beyaz. ĥāzık) Ham dut (DS. VII. VII. 271) . kayaların üstüne yapışan bir çeşit sarmaşık. 2317) haylan kabağı: (< ? haylan + T. cı + ? çöven + T. Daucus carota. 1. (And. 2. 2. VII. Nişanyan. pembemsi ya da sarı renkli. ana + eli) Küçük beyaz çiçekli bir yıllık bitki.: hayyır) ncir (DS. 194) helis: (< ? ) Sütlü bir çeşit ot (DS. tatlısı yapılan dışı boz. 2331) helgog: (< ? ) Yabani bir dağ yemişi (KBAYA. AAT. 1. (kestane kabağı). VII. cı + kabağı) Kabakgillerden. Havva + T. ħayr). VII. (TS. Ağz. 2314) hayır: (< Ar. 395) havvaanaeli: (< öz. ĥalvā + T. Cucurbita maxima. Genellikle uçurumlarda bulunan. 963. BTS. 2319) hazık: (< Ar. kabağı) Asma kabağı (DS. 132) helvacı kabağı: (< Ar. içi sarı renkli.A. 164) Maydanozgillerden. VII. Su yosunu.

VII. çöven (TS. 2349) hevek: (< hevenk < Far. 980) herdemtaze: (< Far. kökündeki yumruları yenilen bir çeşit ot (DS. herį m. sarkık. 2. VII. menekşeye benzer çiçekleri olan. didik) Uçlarında yeşil yaprakları olan uzun saplı bir çeşit ot (DS.363 helvacı kökü: (< Ar. VII. 1911) hercaî menekşe: (< Far. (alaca menekşe). 1. Kara üzüm. mor. ölmez çiçek (TBAS. (And. VII. ĥalvā + T. VII. 1247) Domates (DS. 168). bir yıllık bir bitki. beyaz renkte. VII. 133) hevlek: (< evlek) Ağaç köklerinde yetişen bir çeşit mantar (DS. salkım”. 2344) herim: (< Ar. VII. 2347) heses: (< ? ) Mercimek (DS. Fasulye (DS. her + T. 2351) . heşt) Yenilen bir çeşit ot (DS. (TS. āveng “asılı şey. 2350) hevhulma: (< ? ) bk. fındığa benzer bir çeşit yemiş (DS. 1. 2. 220) herdidik: (< Far. hercā’į + Far. Ağz. yumuşak kabuklu. Nişanyan. 2345) hernük: (< ? ) Dikenler arasında bulunan. VII. benefşe) Menekşegillerden. sarı. hevk) 1. her + dem + tāze) bk. Viola tricolor. 2348) heşdan: (< heşdan < Far.: hevg. MBTS. 2342) hergolik: (< ? ) Açık mavi çiçekli. III. aklar ot (TBAS. 977) hemil: (< ? ) Bir çeşit sarmaşık (TaS. cı + kökü) bk.

2. karpuz (DS. VII. hezār-reng. VII. beyaz veya sarı çiçekli bitkiler (TBAS. VII. 2376) . VII. 2356) hılca: (< ? ) Taze mısır (DS. 2371. yenilir bir çeşit ot (DS. 2372) hırtı: (< hırtı < hırt) Küçük kavun. uzun bir çeşit üzüm (DS. 1. 133) hezertere: (< Far. mor. VII. VII. VII. TBAS. 2369) hırladız: (< ? ) Sarmısak (DS. MBTS. hezār + tara) Dereotu (DS. 2373) hışdenep: (< ? ) Yazın yetişen. VII. -anış) Siyah. VII. VII. otsu. sulu bir çeşit elma (DS. Yaprakları parçalı. 2368) hırhındilik: (< ? ) Dağlarda. VII. 2354) hezaren: (< Far. 2371) hırnık: (< ? ) Kara hurma (DS. VII. 2366) hırçan: (< ? ) Ham kavun (DS. 2358) hıltan: (< ? ) Top durumundaki çiçekleri kuruduktan sonra sapları kürdan olarak kullanılan yabanî bir bitki (TS. 2369) hırhır: (< hır + hır) Kürdan olarak kullanılan bir çeşit ot (DS. 1255) Delphinium türlerine verilen genel ad. VII. 134) hırtanış: (< hırt “ses taklidi” + T. ekşi. bir veya çok yıllık.364 heylül: (< ? ) Kuşkonmaz otu (DS. 986) hınt: (< ? ) Arpa (DS. tarlalarda yetişen. 2358) hılhıl: (< hıl + hıl) Tohumunda santonin maddesi bulunan bir ot (DS.

88. 223-229) hıyarlama: (< Far. 2380) hıyar: (< Far. 2. uzun ve üzerinde uzunlamasına çizgiler olan açık yeşil renkte bir çeşit hıyar (DS. (Hint hıyarı). GD AT. 2. kelek (DS. 2.. 1. 2383) hilal otu: (< Ar. 84. Cucumis sativus. (DS.Y. hekimlikte kullanılan bir öz bulunan bitki. Koyu yeşil renkte yaprakları olan kokulu bir çeşit çiçek (DS. buğdayı) Beyaz ve büyük taneli bir çeşit buğday (DS. VII. ħiŧŧa. Krş. 4518) hıta: (< Ar. uzun. 1263. (TS. 275. 990) Hicaz buğdayı: (< öz. . 178) Olgunlaşmamış kavun (DS. MBTS. Ammi visnaga. 990. ħiyār + T. 2384) . VII. iri meyveli. Hicaz + T. 2. (Duran.365 hışır: (< Erm. ħosor. sürüngen. eşek hıyarı (TBAS. (TS. VII. TBAS. AVA. otu) Diş otu. –cık) bk. 106. 1. Erz. VII. ħiyār-çenber) Baklagillerden. MBTS. ħiyār + T. XII. KMYA. 134) hiliça: (< ? ) Taze mısır (DS. ħiyār + ? dücük) Bitki taze döneminde hıyar (salatalık) gibi kokmaktadır. VII. DA. 170) Kabakgillerden. is. hilāl + T. (salatalık). Bu sebeple bölge söyleyişiyle “hiyar” adını almıştır. 250) hıyarcık: (< Far.A. 172. 2384. 2380) hıtır: (< hıtır “ses taklidi”. 1263) 1. Umbelliflorae. 59. K AT. Eren. 2381) hıyarşembe: (< Far. –lama) Ham kavun. ħiyār. Trifolium resupinatum. siyah renkte olan meyvelerinin içinde çekirdeklerden başka. BTS.A. MBTS. 209. bir yıllık otsu bitki. III.. 1263) nce. Cassia fistula. Nişanyan. Çam ağacı. 134) hıyar dücük: (< Far. VII.

Hint + Yun. 134) hindibahar: (< Ar. hindibā) bk. pipéri + T. Hint + Far. 1. 996) Hint bezelyesi: (< öz. tropikal bölgelerde yetişen bir ağaç ve bu ağacın portakaldan büyük. 1. is. 996) Hindiye: (< öz. -i) Kakao (TS. kene otu (TS. 1274) Birleşikgillerden. sıcak bölgelerde yetişen. Hindiyye) Kene otu. 1.366 hilik: (< ? ) ncir ağacı (DS. Hint + Ar. piselli + T. bizélia < t. meyvesi yenen. Ağz. 2. Cocos nucifera. 20-100 cm kazık köklü. bādām + T. 996) . 178. 1. Ricinus communis Euphorbiaceae. 996) Hint bademi: (< öz. tahtası sert bir ağaç. 2387) Hint armudu: (< öz. ĥiltį t). (DS. 371. 1. yaprakları haşlanarak salata gibi yenilebilen. -i) Kırmızı biber (TS. cevz + T. is. 2386) hingiç: (< ? ) Kestane (DS. -si) Baklagillerden. 135) Hindistan cevizi: (< öz. is. sıcak ülkelerde yetişen. MBTS. Eren. bā ilā + T. hindibā. 134. is. 996) Hint biberi: (< öz. (And. Hint + Far. Cichorium endivia. emrūd + T. (TS. (TS. -i) Palmiyegillerden. hindiba (TBAS. 996) Hint baklası: (< öz. is. Hindistan + Ar. birkaç yıllık otsu bir bitki. -sı) Hint yağı ağacı. mavi çiçekli. Hint + Yun. VII. (TS. 1. TBAS. 2384) hiltit: (< Ar. tohumları fasulyeye benzeyen bir bitki (TS. şeytan teresi (Devellioğlu. is. VII. çok sert kabuklu yemişi. is.: hiltik. VII. hitik) Fena kokulu bir çeşit zamk. -u) Mersingillerden. 1. 996. TBAS. Psidium. 135) hindiba: (< Ar.

is. 1. 1. Hint + Ar. encīr + T. darısı) Buğdaygillerden. Mangifera domestica. Hint + Far. is. (TS. Hint + Far. Hint + T. 1. Hint + T. doğu ülkelerinde ekilen. 1. -ı) Hıyarşembe (TS. -ü) Beyaz renkli bir nilüfer türü. fūl + T. 135) Hint pamuğu: (< öz. is. 1. 1. taze filizleri Hindistan’da sebze gibi yenen. 997) . kannavi + T. (TS. is. -i) Yapraklarından esrar elde edilen bir tür kenevir. 997) Hint kestanesi: (< öz. is. 997) Hint fulü: (< öz. Hint + ? T. mango. -sı) Palmiyegillerden. (TS. 997) Hint hıyarı: (< öz. is. panbu + T. ħiyār + T. is. (TS. 997) Hint kamışı: (< öz. taneleri yenilen. 1. 1. sıcak ülkelerde yetişen. (Mısır fulü). kamış + T. Hint + Yun. kerasi + T. -ı) Kürkas (TS. zeytin büyüklüğünde yenilir bir meyvesi olan büyük bir ağaç. 997) Hint keneviri: (< öz. Hint + Far. meyvesinden reçel yapılan çok sert bir ağaç. Hint + Yun. 1. 997) Hint hurması: (< öz. Hint + Far. 1. kastania + T.367 Hint çiçeği: (< öz. yalancı tespih ağacı (TBAS. -si) At kestanesi (TS. Hint + Ar. Cannabis sativa. -ı) Bambu (TS. (TS. çiçeği) Hindistan’a özgü bir tür çiçek (TS. -i) Frenk inciri (TS. is. -ı) bk. fustu + T. Nelubrium. Sorghum vulgare. ħurmā + T. leylāk + T. darıya benzeyen bir bitki. 997) Hint kirazı: (< öz. is. -ı) Sumak familyasından. 1. Hint + Yun. -u) Hindistan’a özgü bir pamuk türü (TS. is. 997) Hint inciri: (< öz. is. 996) Hint fıstığı: (< öz. 1. Hint + Ar. is. Borrassus. is. 996) Hint darısı: (< öz. 997) Hint leylâğı: (< öz.

VII. 2390) hocalar yemişi: (< Far. TBAS. 1. is. VII. otsu. bir yıllık. (TS. 135. is. 1. -ı) bk.368 Hint pirinci: (< öz. otsu ya da çalı formundaki bitkiler. VII. is. (TS. 2389) hobban: (< ? ) Bir çeşit dikenli ot (DS. BTS. is. -i) Buğdaygillerden. kırmızı kiraza benzer meyveleri olan bir çeşit küçük ağaç (DS. ayı elması (TBAS. ħāce + T. Hint + Fr. Hint + T. çiçekleri genellikle er dişi. Hint + ? taş) bk. VII. uzun yapraklı. 1. 279) hiren: (< ? ) nce. is. yağı + ağacı) ki çeneklilerden. 997. portugal + T. 997) Hint portakalı: (< öz. çok yıllık. parçalı yapraklı. -giller) ki çeneklilerden. -ı) Zerdeçal (TS. Hindistan ve Etiyopya’da yetiştirilen. batıcı. tohumlarından zehirli yağ elde edilen. 135) Hint yağı ağacı: (< öz. tropik bölgelerde 810 m yüksekliğe ulaşabilen. VII. DS. 2388) hitiri: (< ? ) Bir çeşit erik (DS. 135. 30-60 cm yükseklikte. taneleri pirinç yerine kullanılan bir bitki (TS. 2392) hodangiller: (< ? hodan + T. Ricinus communa. fındıksı ya da nadiren eriksi meyveleri . Hint yağı ağacı (TBAS. Hint + Far. 1. kökü pancara benzer ve hardal yerine kullanılan bir çeşit ot (DS. Borago officinalis. Hint + Ar. yaprakları almaşlı ya da nadiren karşılıklı dizilişli. -lar + yemişi) Taşlık yerde yetişen. tüylü ve açık mavi çiçekli bir bitki. TBAS. 135) Hint safranı: (< öz. çiçekleri hekimlikte kullanılan ve kökü kavrularak yenilen. 178) Hodangillerden. 2390) hodan: (< kökenini bilmiyoruz. Eren. 1001. 997) Hinttaş: (< öz. birinc + T. za’ferān + T.

VII. VII. 2405) hoppak: (< hoppak < hop). 1. 2396) Hollanda kavağı: (< öz. VII. ħurōs + Yun. ħurōs + T. emrūd + T. 1004) horoz fasulyesi: (< Far. ħurōs. 1001. kavağı) bk. büyük çekirdekli bir çeşit üzüm (DS. 2412) horozcuk otu: (< Far. -si) Bir tür fasulye (TS. hayvan yemi olarak kullanılan bir çeşit ot (DS. kalın kabuklu. 2398) holusu: (< ? ) Kestane (DS. 2397) holoz: (< ? ) Mor. -alak) Açmamış gonca (DS. akkavak (TS. VII. VII. 180. “< Far. (And. is. tarlalarda yetişen bir çeşit yonca (DS.369 olan. 1004) . bir metre boyunda ağaç (DS. BTS. eskiden kuduzun ilacı sanılan ıtırlı bir dağ bitkisi. VII. (yaban teresi). 2392) hoduk: (< ? ) Yeşil kabuklu fındık (DS. 282) hodayı armudu: (< Far. Nişanyan. Lepidium campestre. 61) holos: (< ? ) Kökü derine inen. 2444) horozbudağı: (< Far. budağı. Eren. Ağz. 2394) holis otu: (< ? holis + T. VII. VII. cuk + otu) Turpgillerden. 2398) hopan: (< ? ) Bir çeşit erik. ħurōs + T. (TS. ülkemizde 32 cins ve 275 kadar türle temsil edilen. bardacık eriği (DS. 2393) hohalak: (< ? hoh + T. ħodā + Ar. VII. 1. -u) Yazın yetişen sulu armut (DS.: hupbak) Portakal (DS. 1.-î + Far. üzeri sert dikenlerle kaplı otsu ve ağaçsı bitkiler familyası (TS. 174”) Siyah renkli. otu) Ekin tarlalarında biten. fasulia + T. beyaz ve sarı çiçek açan. VII. 1. Hollanda + T.

beyaz veya pembe çiçekli bir bitki. 2412) horoz gülü: (< Far. 1004. Cantherellus cibarius. gözü) Maydanozgillerden. 1. bir yıllık. Ağz. kursağı) Bir çeşit ot (DS. aken. 135) horoz ibiği: (< Far. 1004) horozyüreği: (< Far. taç yaprakları olmayan. 2. ħurōs + Yun. ovaryum üst durumlu. manitari + T. (And. 286) horoz karası: (< Far. 1287) Tatlı limon (DS. 1004. ħurōs + T. MBTS. örneği horoz ibiği olan. çiçekleri er dişi. 2416) hoş: (< Far. VII. DS. VII. ħurōs + Far. ħōş. -ı) Yenilebilen bir cins mantar.: horizüré. karası). 135) horoz ibiğigiller: (< Far.370 horozgözü: (< Far. -ü) bk. otsu ve sarı çiçekli bir süs bitkisi. kırmızı çiçekleri horoz ibiğini andıran. ħurōs + T. ibiği + -giller) Ispanakgiller takımından. (TS. Amaranthus. baharda açan. fındıksı ya da bakka tipi meyveleri bulunan. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli. 1. 1. 291) horozkursağı: (< Far. gul + T. ülkemizde bir cins ve dokuz türle temsil edilen. kapaklı kapsül. BTS. (TS. ħurōs + T. 1004. 2411) hostu: (< ? ) Taze mısır (DS. ħurōs + T. VII. keklikgözü (TBAS. yüreği). ibiği) Horoz ibiğigillerden. horuzyüreği) Keklik yumurtası büyüklüğünde bir çeşit üzüm (DS. Seseli tortuosum. 1004. ħurōs + T. ħurōs + T. VII. nadiren çalı ya da ağaçsı bitkiler (TS. VII. 1. 2416) . Ağz. otsu.: ħoruz karası) Bir çeşit üzüm (TS. (And. bir ya da çok yıllık. TBAS. (TS. 1. GD AT. 2412) horoz mantarı: (< Far. çanak yaprakları 3-5 tane.

: holluk. 4519) hölemez: (< höle-mez ?) Mavi çiçekleri ve sedefe benzeyen yaprakları olan. hormuz. VIII. 2397. hoşveren (DS. 1006. DS. kuran). 2443) . 2417. Ağz. VII. AA. 2430) höllük: (< T. ħōş + T. 2446. 2433) hözmür: (< ? ). Amaranthus lividus. 4. Ağz. DS. 2946. VII. VII. MBTS.371 hoşkuran: (< Far. VII. DS. 2440. VII. VII. 2417) hozan: (< Erm. Ağz. VII. otu) Sedef otu (DS. VII. 2417) hoşvaran: (< Far. VII. 2430) hömbeles: (< ? ) Mersin bitkisi ve meyvesi (DS. 141) hoşulga: (< hoşurga < hoşur “ses taklidi”) Lahana (DS. 2. Yer elması. (And. 2304. VII. 4520) hukar: (< ? ) Tohumu dövülüp toz hâline getirilerek çocuklara uyku vermesi için yedirilen tarakotu (DS. (And. 1. 2417) hoşveren: (< Far. Şalgam (DS. çiçekleri ve dalları ıspanak gibi pişirilen. VII. beyaz renkli deve dikeni bitkisi (DS. otsu bir bitki. 2416. höllek) 1. ħōş + T. ĥummā + T. kozmur) Patates (DS. Patates. ħozan. Küçük kavun. 2. (h)öl+lük). (And. 2. 2443) hunk: (< ? ) Günlük ağacı (DS. 1290) Tarlada kendi kendine biten uzun bir çeşit ot (DS. 2432) höngül: (< ? ) 1.: hazmur. Pancar (DS. karpuz. hozmur. hoşuran) Tarlalarda yetişen. DS. XII. Pancar. 2441) humma otu: (< Ar. bir yıllık. varan) bk. 3. (TS. VII.: haşran. haşuran. XII. veren) Ispanağa benzer bir çeşit ot (DS. VII. ħōş + T.

DS. TBAS. ADYA. 136) hülek: (< ? ) Domates (DS. ağacı + -giller) Bir evcikli. 136) hurma üzümü: (< Far. çiçekleri tek eşeyli. ħurmā + T. dikenli ve çiçekleri sarı bir ağaççık. kışın yapraklarını döken. SA. 195.. KBAYA. K AT. eriği) bk. DS. ‘unnāb). 2445) huş: (< ? huş. Nişanyan. 182) Bir çeşit şeftali (DS. 287) hüddüdü: (< ? ) bk. TBAS. hulū. 176). 2449) hülübü: (< Ar. 30 m kadar yükselebilen ve kışın yaprak dökmeyen. 159. ħurmā + T. Nişanyan. 8) hurma eriği: (< Far. OAAD. 1. 136) huş ağacıgiller: (< ? huş + T. VII. 290. üzümü) ri taneli. ince kabuklu. ST AT. hülb + -î) Taze fasulye (DS. 2449) hülü: (< Far. yenilen meyvesi için özellikle Batı ve Güney Anadolu’da yetiştirilen. 236. TBAS. 1010. eski çağlardan beri meyvesi için Kuzey Afrika’da kültürü yapılan bir bitki. Phoenix dactylifera. ħurmā yemiş. DS. kerestelik bir ağaç cinsi. V. gelincik (TBAS. (And. VII. DA. ħurma) Palmiyegillerden. 1857. humma. ülkemizde beş cins ve on iki türle temsil edilen bir familya (BTS. 5-10 m yükseklikte. 176) Gürgengillerden. ovaryum alt durumlu. iri çekirdekli. furma. yaprakları almaşlı ve yapraklarını döken. meyveleri fındıksı ya da kanatlı fındıksı tipte.Y.: fırma. BTS. 1010. 88. (TS. 136. 193. 283. VI. beyaz bir çeşit üzüm (DS. 274. 1014. Ağz. karahurma (TBAS. 137. 55. 2449) hünnap: (< Ar. 2050) . Ağz. 1. 1880. (And.: gınnap) Hünnapgillerden. 188. Zizyphus jujuba. E A. kışın yapraklarını döken.A. Ka. Betula. VII. (TS. Eren. (TS. V.372 hurma: (< Far. 1. VII.

felembur. bazı türleri bahçelere süs olarak dikilen. bir ya da çok yıllık. 1015. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. ĥusn-i Yūsuf) Karanfilgillerden. XII. 107. 2451) hüryemez: (< Ar.A. 1. VII. 1.. VII. DS. çok yıllık. DS. 182) Bir cins burçak (TS. Eren. 4503. 138. 291. sarımsı veya beyazımsı çiçekli. < Yun. ağaç. ilamur. 1014) hüsnüyusuf: (< Ar. çalı. 178. (TS. 292) ıhlığ: (< ? ) Bir çeşit saz (DS. 106. ĥurr + T. 1932) hürmiye: (< ? ) Sarı erik (DS. flamuri + T. fılambur. kerestesi beğenilen. çiçekleri çay gibi içilebilen. çiçekleri er dişi. Dianthus barbatus. nadiren de otsu bitkiler (TS. 2453) -Iıhlamur: (< Yun. V. TBAS. DS. 1833. uhlamur) Ihlamurgillerden.373 hünnapgiller: (< Ar. 1. DS. AA. VII. VII. nadiren tek eşeyli. eriksi ya da fındıksı tip meyveleri olan.: fambur. BTS. ihlamır. *flammula < flamma. 141. XI. Eren. örneği ıhlamur ağacı olan. 2517. 1. TBAS. 1017. büyük bir gölge ağacı. 1. TaS. 2450) hürle: (< kökenini bilmiyoruz. 1017. 60-70 cm yükseklikte. Tilia. . 183). Ağz. BTS. VII. flamuri ~ ? OLat. III. ‘unnāb + T. illamur. örneği hünnap olan ve sıcak ülkelerde yetişen bir bitki familyası (TS. ışınsal simetrili. (And. III. ıhlambur. bakka. Erz. (TS. -giller) ki çeneklilerden. 1014) hünük: (< ? ) Gelincik çiçeği (DS. yemez) Bir çeşit elma (TS. 180) ıhlamurgiller: (< Yun. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. pembe çiçekli ve otsu bir bitki. 137) hüzmün: (< ? ) Patates (DS. kışın yapraklarını döken. 4031. ovaryum üst durumlu. her dem yeşil ya da yapraklarını döken. yaprakları almaşlı dizilişli. flamuri. bazen taç yaprakları olmayan. 2460) . 1. ülkemizde iki cins ve beş türle temsil edilen. Nişanyan. 1014.

2478) ırbam: (< ? ) Yulaf (DS. ılgın + -giller) Örnek bitkisi ılgın olan. VII. VII. yılgun) Ilgıngillerden. 1018) ımık acı: (< ? ımık + T. 1. Akdeniz bölgesinde yetişen. 1018) ılgıngiller: (< T. VI. 4269. 138. 2485) . yenilebilir bir çeşit bitki (DS. ılgın.374 ıhnaz: (< ? ) Ekin tarlalarında biten. 2477) ıngıldana: (< ? ) Hasta diş etlerini kanatarak tedavi etmeye yarayan bir çeşit ot (DS. Eren. (TS. Eren. 1. TBAS. XI. 2474) ıncak: (< ? ) Kara erik (DS. 4522) ırhak: (< ? ). 1018. Ağz. karanfilgillerden. acı) Bir çeşit ot (DS. beyaz veya pembe çiçekli bir ağaç veya ağaççık cinsi. TaS. XII. 2465) ılgın: (< T. VII. VII. yılgın. VII. VII. 2461) ılamık: (< ? ) Ayrık cinsinden bir çeşit ot (DS. (And. 2477) ıncalız: (< ? ) Turşusu yapılan bir tür küçük yaban soğanı (TS. Tamarix.: yılgım. (And. DS. 2464) ıldırangıç: (< ? ) Dağlarda yetişen. 1. 1. VII. 183) Kuş kirazı (TS. ayrı taç yapraklı iki çenekli bitkiler familyası (TS. çiçeği pembe mor renkli zararlı bir bitki (DS. Türkçe ılgın sözüyle birleştirilmesi yanlıştır. VII. 4582) ılgıncar: (< kökenini bilmiyoruz. 1019) ıncık: (< ? ) Ceviz (DS. 183).: ırhah) Leylak ağacı (DS. Ağz.

TAYA. Spinacia oleracea. 1. aken ya da eriksi tipi meyveleri olan. 184. II. Spinakion ~ OFar. yapraklarından sebze olarak yararlanılan.. ısırgan (TBAS. 1322) Isırgangillerden. spanaki ~ OYun. III. 364. VII. 1024) Isparta gülü: (< öz. MBTS. DS. gövde ve yapraklarında yakıcı tüyler taşıyan. bir veya çok yıllık otsu bitkiler. Nişanyan. ısmalak. T YA. 228. çiçekleri tek ya da iki eşeyli olan. nadiren ağaç formundaki bitkiler (TS. örneği ısırgan otu olan. -giller) ki çeneklilerden. VII. 3615. bir yıllık bitki. 293. (TS. Urtica. ısıtan) Hardal (TaS. BTS. kendine özgü kokusu ve değişik renkleri ile tanınan bir tür gül (TS. spanaki + T. ısmanak. AA. 100. 2491. BTS. VII. 2488) ırnık gordoş: (< ? ırnık + gordoş) Bir çeşit patates (DS. 45. ETA. (TS. Erz. VII. DS. III. ülkemizde iki cins ve dokuz türle temsil edilen. II. 389) ıspanakgiller: (< Yun. 1. ısbanak. KYA. tüyleri kırılınca karınca asidi denilen çok kaşındırıcı bir madde çıkartan. 12. pancar gibi başka türleri de içine alan bir familya (TS. DS. 2. ısır-gan. 293) ısırgı: (< T. 1. ermik ?) Olgun meyve (DS. -ü) Isparta yöresinde yetişen. gul + T. . ispenāk “Batı dillerine Yunancadan geçmiştir”. Isparta + Far. 1025) . 50-150 cm yükseklikte. SA. 1975) ıspanak: (< Yun. iki evcikli. 279) ısırgangiller: (< T. otsu. 670. ısmınak. 2492. ısırgan + -giller) ki çeneklilerden. ıspanag) Ispanakgillerden. X. 1024. 178). otsu ya da çalımsı. 1021. 1021. BTS.375 ırkı: (< ? ) Yonca (DS. pazı.: ısbanaħ. bir ya da çok yıllık. (And.A. 1. is. 1. 2488) ısırgan: (< T. Ağz. ovaryum üst durumlu. 139. 139) ısıtan: (< T. 293. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişte. her tarafı sert tüylerle kaplı. DS. VII. TBAS. 185. 2487) ırmık: (< T. örnek bitkisi ıspanak olan. ısırgı) bk.

. 2554. 2496) ışılgan: (< T. AVA. (And. AA. 2489. istepan) Yabani tere (DS. VII. 2496) ışıldırik: (< T. ışılgan) bk. çalı görünüşünde bir bitkidir. 1792. kışın yapraklarını dökmeyen. DS. 140) . sarı ya da beyaz çiçekli bir çeşit bitki (DS. VII. VII. aşħūn. (TBAS. DS. Erz. otsu ve kökü yenilebilir bir bitkidir. 139. çok yıllık. (TBAS. Eren. 294. yaprakları ve kabukları yenen. Ağz. ışıldırık) Sazlık yerlerde biten. DS. 330. 40 cm kadar yükseklikte. Ilex colchica. 1794.A. (TBAS. Ka. Eren. 101. VII. Ağz. Kuzey Anadolu bölgesinde yetişen. 2493) ıstat: (< ? ) Karabiber (DS. V. 196. geniş yapraklı. rizomlu. Trachystenon orientale. ispit) Ballıbaba türünden. 142. VII. VII. 359) ıspıt: (< ? ).Y. VII. DS. 2494. 2493. KBAYA. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. BTS. 2495) ışılak: (< T. ışığan (TBAS. 2493. . DS. III. XI.376 ıspata: (< ? ) Yaprakları ayçiçeğininki gibi olan. VII. ispatan.. 140. ışılak) Geniş ve oval yapraklarının bir yüzü parlak olan bir çeşit ot (DS. ispandān. AA.: ısbıt. Rheum ribes. mavi kırmızı çiçekli. yaprakların kenarı dikenli dişli ve meyvesi parlak kırmızı renkli. V.: ıstapan. VII. sipandān. kalın köklü. tüylü. 184) Karabuğdaygiller familyasından. yeşil bir bitki (DS. 2494. 2494) ışgın: (< Far. 2559. DS. TaS. 2493) ıspatan: (< Far. istapan. 4045. VII. DS. 1992) ışığan: (< T. DS. ışığan) 1-3 m boyda.A. sarımsı beyaz çiçekli. III. VII. 163. (And. 30-40 cm yükseklikte. 142. 139. ADYA. DS. 194).

Gelincik çiçeği (DS. VII. 2497) ıtır çiçeği: (< Ar. ağacı) Meyvesi hoş kokulu. Eren. 141) . VII. çiçeği) Sardunyagillerden. Sapının içi boş olan bir çeşit ot. 1993) -ibibik: (< ET. VII. (TS. 140. Prunus mahaleb. 2. 2502) ibişgıbış: (< ? ibiş + ? gıbış. III. (TS. DS. deli yulaf (DS. 1047. Ağz.: ebibük) 1. rozet yapraklı. 185) 10-50 cm yükseklikte. 2505) içlikız: (< T. ‘iŧr + T. “< ibiş ‘kökü belli değildir’. dris + T. sarımsı renkli çiçekli. (yaban pazısı). VII. is. stir. 1656. 2501) ibini: (< ? ) Fesleğen çiçeği (DS. VII. 2. Cymbopogon martinii. 1. Eren. 2. 1047) idris otu: (< öz. (TS. V. içli + kız) bk. 1029. yaprakları güzel kokulu. TaS. MBTS. 141) idris ağacı: (< öz. 196) Ispanakgillerden. 1334). mahlep. çiçekleri türlü renklerde bir süs bitkisi. 2503) içikızıl: (< T. (TBAS. içi + kızıl) Bir çeşit mantar (DS. evlek mantarı (TBAS. tohumlarından bezir yağı çıkarılan. yemeği yapılan bir ot. 1. 2499. dris + T. kokulu kiraz. gıvışgan otu (TBAS. DS. 1334”) bk. bir yıllık ve otsu bir bitkidir. 238. (And. 1. ‘ibrān) Buğday tarlasında biten ve yenilince baş döndüren bir çeşit yulaf. 1029) ızgın: (< kökenini bilmiyoruz. 141) ibran: (< Ar. otu) Özellikle Hindistan’da yetiştirilen ve toprak üstü kısımlarından su buharı damıtması yoluyla idris yağı elde edilen bir tür ayrık otu. Blitum capitatum. DS. üpgük – üpük. TBAS. MBTS. kerestesi güzel bir kiraz türü. (TS. TBAS. sapları etli.377 ıştır: (< Blg. VII. Eruca cappadocia. AAT. 140. Pelargonium radicula. 1. is.

(TS.378 ifdoğum: (< ? ) Sonbaharda ekilen buğday (DS. 2509) iğlek: (< ilik. 141. 1. beyaz unlu ve tadı mayhoş yemişi olan. VII. Evonymus.Y. 183).. 5-6 m kadar yükseklebilen küçük bir ağaç. 256. 179.: iknecik) Bir çeşit ot (DS. bazı türlerinde yaprakları kışın dökülen. 2508) iğ ağacı: (< T. 2507) ifteri: (< ? ) 1.: īde. . 1. ovaryum alt durumlu. BTS. Eğrelti otu. 2509) iğde: (< ET. VII. zeytin biçiminde. VII. 217. 1. Kökü yirmi santimetre yüksekliğinde yeşil ot kümeleri (DS. çalı ya da ağaç formunda. Ağz. DS. Ağz. AAT. 63) iğdegiller: (< T. 1050. Ağz. 2507. dikenli ya da dikensiz. iğ + ağacı) Ana yurdu Asya’nın dağlık bölgeleri olan. Nişanyan.Y. (And. 1050. erkek incir (DS. DS. Nişanyan. 141. VII. (And. 2517) .. 2. 176. BTS. TBAS. Ağz. 297. (TS.. VII. 187). kömürü ile kara resim yapılan.A. igdiş < igit-. 235.: ilek) Baba incir. yaprakları almaşlı dizilişte. Krş. Ka. niyde) ğdegiller familyasından. KYA. TBAS. Eren. Erz. güzel kokulu çiçekleri olan bir çeşit ağaç (DS. çiçekleri ışınsal simetrili ve yaprak koltuklarından tek ya da demetler şeklinde çıkan. çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. TAYA. 297) iğdiş: (< ET. yigde. iğnecik). örneği iğde olan.A. K AT. iğde + -giller) ki çeneklilerden. 1050. odunu tornacılık ve kaplamacılıkta kullanılan. iyde. 2510) iğnecik: (< T. (And. iğcik) Yaprakları söğüt yaprağına benzeyen. (And. 183). VII.A. kabuğu kırmızıya çalan sarı renkte. 2509) iğcik: (< T. VII. VII. basit ve stipülsüz. Elaeagnus. 10 m kadar boylanabilen. III. 336. 278.: idiş) Armut (DS. dikenli bitki familyası (TS. 9.

i bāl + T. VII. VII. 1059) ilāğaç: (< ? ) Portakal büyüklüğünde güzel kokulu bir çeşit kavun (DS. VII. VII. ince uzun. 2. 2519) iletir: (< T. iletir) Sahlep otu (DS. VII. 142) iğnesil: (< T. 141. DS. 2521) ilhah: (< Ar. MBTS. i bāl + T. iğnelik (TBAS. iğne + yaprak) Çam türlerinde görülen. 1059. 1385) Leylak (DS. 1051) iğşe: (< ? ) Fidan (DS. çiçeği) bk. “< çenet ‘kökü ve eki belli değildir’. 2512) iğne yaprak: (< T. iletir + sakızı) Kökünden sakız çıkarılan bir çeşit yabani ot (DS. iki + ? çenek + T.379 iğnelik: (< T. BTS. 1. VII. 2517) ilekke: (< ? ) Mısır (DS. VII. ömür otu (TBAS. 1. 2541. MBTS. ilĥāĥ. MBTS. 298) iki çenetliler: (< T. 1. VII. 2544) iğnelik otu: (< T. sivri uçlu yaprak (TS. iğnelik + otu) bk. 1. iğnesil) Bir çeşit armut (DS. 2513) ikbal çiçeği: (< Ar. DS. VII. iğnelik) Erodium ve Geranium türlerine verilen genel ad. 142) ikbal otu: (< Ar. 2522) . DS. otu) bk. ömür otu (TBAS. 1. iki + ? çenet + T. -liler. 2512. “< çenek ‘kökü ve eki belli değildir’. 555”) ki çenetli kabuklu yumuşakçalar sınıfı (TS. Bir veya çok yıllık otsu bitkiler (TBAS. 555”) Tohumlarında iki çenek bulunan kapalı tohumlu bitkiler sınıfı (TS. VII. 2521) iletir sakızı: (< T. 142) iki çenekliler: (< T. -liler.

2532) ilmek: (< T. VII. havuca benzer bir çeşit bitki (DS. Peucedaum imperatoria. VII. lāle + T. ilme) Diken (DS. ilmek) lkbaharda yetişen. 2. TBAS. VII. 2525) ilimaç: (< ? ) Asma kütüğüne sarılarak zarar veren. Bir çeşit dikenli ağaç (DS. VII. kedi kuyruğuna benzeyen. 2533. VII. ilmen) 1. 2533) ilmik: (< T. ilmik) Ebegümeci (DS. baharlı ve yakıcı olan kökü hekimlikte kullanılan bir ot. 143) imparator otu: (< Lat. imperator + T. altın yumurta mantarı (TBAS. VII. ilişken) Küçük dikenli tohumları olan bir çeşit ot (DS. VII. Ağz. başaklar içindeki küçük bir çeşit darı (DS. 2523) ilim: (< T. 2537) . 142) imamselek: (< ? ) Kırlarda yetişen. VII. (And. 2525) ilişken: (< T. 1. böğürtlen. imperator + Far. -si) bk. 1077) inabut çalısı: (< ? inabut + T. VII. yenilebilir bir çeşit ot (DS. otu) Maydanozgillerden. 2532) ilmen: (< T. 2523) ilificce: (< ? ) Yabani afyon (DS. kurutan bir çeşit ot (DS.380 ilibitce: (< ? ). 2533) imparator lâlesi: (< Lat. çalısı) Akasya ağacına benzer dikenli bir ağaç (DS.: ilibiççe) Gelincik çiçeği (DS. 2527) ilme: (< T. (TS. VII. imperator + Yun. VII. manitari + T. 14) imparator mantarı: (< Lat. -ı) bk. ağlayangelin (BTS. Bağ ve tarlalardaki çalı. ilim) Tanelerinden çorba ve aş yapılan.

VII. DS. 336”) nek memesi şeklinde etli yaprakları olan bir ot (DS. 184. 12. Eren. < ? bicik. adamotu (TBAS. Banium microcarpum. 143) inekbiciği: (< T. TBAS. çok yıllık. beyaz çiçekli. Nişanyan. “< yinçü ‘inci’ < Çin. 143) . V. Nişanyan. 2541) inek emceği: (< T. 103. 143. 1082. nigâr) Papatyaya benzer ince yapraklı bir çeşit çiçek (DS. 2541) inek memesi: (< T. asıl yurdu Akdeniz kıyıları olan. 235) inceniyar: (< T. çiçekleri etlenmiş çiçek tablası içinde bulunan ve etli kısım meyve olarak yenen. (DS. 190”) Zambakgillerden. (TS. 10-35 cm yükseklikte.. ADYA. 282. 87. 2539. K AT.381 incaz: (< ? ) Erik (DA. çok yıllık. Convallaria. Erz. 1. 303. inek + ? bicik + T. otu) bk. rizomlu ve otsu bir süs bitkisi. “< ET. (TS. inek memesi (DS. 182) inci sümbülü: (< Çin. Ağz. BTS. 191) Dutgillerden. GD AT. Eren. sunbul + T. ince + Far. Nişanyan. 143. EYAD. 2541) insan otu: (< Ar.: incilob) lkbaharda yetişen. 189. ZBK A. III. (müge). Tietze. Ficus carica. -i. iki evcikli. DS. yumrulu. Clauson. TBAS. Tietze. 187) incirop: (< ? ). inci + Far. temren biçimindeki yaprakları arasında ince bir sap üzerinde küçük çan biçiminde beyaz çiçekler açan. 199. inek + emceği) bk. yapraklarını döken. 189. VII. (TBAS. 721. 1745. VII. siyah bir çeşit üzüm (inek emceği). erkek ve dişi bireyin ayrı ayrı bulunduğu ağaç formunda bir bitki. 1. otsu ve kökü yenir bir ot. VII. 160. VII. inci + T. sütlü. 1083.A. 156. çiçeği. ingek. 2538) inci çiçeği: (< Çin. sümbül (TBAS. (And. -ü) bk. insān + T. . encīr. 143) incir: (< Far. çü. inek + memesi) ri taneli. 189.

144) ipni: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS. VII. gul + T. 1. VII. odunsu. 143) sa dikeni: (< öz. ipek + çiçeği) Semizotugillerden. kerestesi ipek görünüşünde. manitari + T. ipéca) Altın kökü (TS. 1. 1093) ipek ağacı: (< T. ip + keseği) bk. 2550) irülü ız armudu: (< T.382 ipeka: (< Fr. is. 144) ipek mantarı: (< T. sa + T. ipek + Yun. -ı) bk. fiton + T. 2546) irikara: (< T. 1093) ipek çiçeği: (< T. 144) ipkeseği: (< T. gülibrişim (TBAS. Periploca graece. 2549) irim: (< T. VII. VII. 1098) . (TS. Portulaca grandiflora. güzelavrat otu (TBAS. isfendān) Akçaağaç (TS. -ı) Sarılıcı. irili + kız + Far. güzel çiçek açan bir bitki cinsi. zehirli. dikeni) bk. karaçalı (TBAS. süt taşıyan. çiçekleri kırmızımsı ve mor renkli bir bitkidir. 192”) Ekvatoral bölgelerde yetişen. 1. (TBAS. irim < iri+m) Böğürtlen (DS. 1094) ipek fidanı: (< T. yulafa benzer bitki (DS. 144) ipek gülü: (< T. ipek + Yun. kışın yaprağını döken. -ü) bk. bir armut çeşidi (AA. 1. -u) rili kız armudu. ipek + Far. sarı parıltılı. 144) isfendan: (< Far. Eren. kayın mantarı (TBAS. 127. emrūd + T. ipek + ağacı. 2546) iprom: (< ? ) Ekinlerin arasında biten. değerli bir mobilya ağacı (TS. “< yip (> ip) + -(e)k. iri + kara) ri taneli siyah bir çeşit üzüm (DS.

DS. lāle + T. üzümü) Böğürtlen (DS. 1. 2559) stanbul kekiği: (< öz. 2. Gürgen ağacı.: isrin) 1. isdotu. Erz. 2555) isirin: (< ? ). DS. izot) Biber (DS. -ı) bk. is. (TS. is. sarı renkli. 2555) isirik: (< ? ) Kayın ağacı (DS. -si) bk. . venüssaçı (TBAS. Bir çeşit meşe ağacı (DS. 2493. 4525. Akdeniz bölgesinde çok yetiştirilen bir bitki. TaS. ishāl + T. kağmut (DS. isiot. kalın kabuklu. Origanum heradeoticum. isotu. 2561) . isdot. (And. III. 2595) stanbul üzümü: (< öz. 1103) stanbul lâlesi: (< öz.A. 2560) istiriç: (< ? ) Bir çeşit meşe (DS. (And. Batı ve Güney Anadolu’da yetişen sık tüylü. VII. VII. Scorzonera hispanica. 144) stanbul şalgamı: (< öz. isut. ince kabuklu bir çeşit üzüm. VII. ısırga ?) nce yapraklı. 2. III. 144) isot: (< T. Osmanlı lâlesi (DS. kuvvetli kokulu. uzun bir çeşit üzüm (DS. VII. uzun bir çeşit üzüm (DS. 144) isirge: (< T. VII. şal am + T. stanbul + ? kekik + T. VII. issiot. 360. 2559) iskorçina: (< t. issot. TBAS. 1101. 235. VIII. AAT. çok yıllık bir bitki. stanbul + T. 237. otu) bk. Sarıya yakın renkte beyaz. issat. 2555. 1984) ispitiren: (< ? ) 1. VII. ishot. 291. istot. stanbul + Far. 1. Ağz. GD AT. EYAD.383 ishal otu: (< Ar. 186. VII. stanbul + Far. kokulu.. is. ısı + ot). XII. Beyaz ya da siyah renkli. beyaz ve pembe çiçekli. -i) Trakya. lezzetli kökleri sebze olarak kullanılan.: isat. isoduni. (TS. VII. Ağz. scorzone) Birleşikgillerden. is. ADYA. 185. 2558.

“< ET. VII. 2568) itinciri: (< T. 2569) ithıyarı: (< T. 197”) Yabani bir meyve (AAT. 1. -ı) Acı elma. Nişanyan. ālūçe + T. it + Far. -u) Bir çeşit ot (DS. Ağz. III. -ı. III. 2561) işħan: (< ? ) Sonbaharda yetişen bir cins erik (DS. 1122) itkabağı: (< T. į şān) Çam ağacı (DS. it + Far. it + boncuğu) bk. it + Far. it + boğan) Kaplanboğan (TS.. 1122) itboncuğu: (< T. TaS. VII. -u) Yabani gül (DS. gişnīz + T. Aethusa cynapium. şeytan şalgamı (TBAS. it + eriği) Yabani erik (DS. 237) itboğan: (< T. acı hıyar. it + kabağı) bk. 2567) itburnu: (< T. ebucehil karpuzu (TS. 1. 332. bir yıllık. 1. -i) 100 cm kadar yükselebilen. ıt. 145) itboruğu: (< T. 145) iteriği: (< T. Gaz.: ipburnu) Yaban gülünün meyvesi (TS. (TBAS. akdiken (TBAS. VII. VII. gul + T. ħiyār + T. it + ? cumurt + T.384 işan: (< Far. 2563) it alici: (< T. (And. 2545. it + ? boruk + T. it üzümü (TBAS. 2126) itcumurdu: (< T. VII. VII. AVA. it + Far. VII. -i) Yabani incir (DS. it + Far. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. -u) bk. 145) itkişnişi: (< T. DS. 145) . it + bur(u)nu). 436. 1122.A. encīr + T. 2568) itgülü: (< T.

it + sarımsağı) Soğanak da denilen keskin. Chaenomeles speciosa. it + sineği) bk. itsarımsağı (DS. AAT. 1125. (BTS.A. III. VII. 1. ezmelice) Dikenlerinden yemek yapılabilen bir çeşit bitki (DS. 237) itsarımsağı: (< T. 1133) Japon ayvası: (< öz. III. 2571) izmelece: (< T. 2570. (TS. VII. 1. it + soğanı) bk. VII. Phleum. VII. 145) itsoğanı: (< T. it + Ar. soğanak. bazı ilaçların yapımında kullanılan.. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. Japon + Far. fena kokulu bir çeşit ot (itsoğanı. 237. na’nā’ + T. yaprakları oval ve kenarları testere dişli bir bitki türü. 1125) itnanesi: (< T. yapraklanmadan önce kırmızı renkli ve iri çiçekler açan. 1. ivecen) Diken gibi olan tohumları vücudu yakan bir çeşit yabani ot (DS. 143) -JJapon armudu: (< öz. yabanî sarımsak). 437) ivecen: (< T. Gaz. TBAS. meyveleri bezelye büyüklüğünde ve olgunlukta. is. 145. 2576) izōlu armudu: (< ? izōlu + Far. 20-50 cm yüksekliğinde. ābiyā + T.385 itkuyruğu: (< T. is. (TS. -sı) Gülgiller familyasından. 2570) it üzümü: (< T. Solanum nigrum. -si) Yabani nane (DS. 2570) itsineği: (< T. VII. başak çiçekli. boz ot (TBAS. otsu bir bitki. 2570. -u) ki çenekliler sınıfından olup Japonya’da ve Çin’de yetiştirilen bir bitki türü (TS. 188. Erz. (DS. it + üzümü) Patlıcangillerden. . DS. emrūd + T. -u) Bir armut çeşidi (AA. Japon + Far. VII. AAT. it + kuyruğu) Kenarları düz şerit gibi yapraklı ve saplarının ucu koçanı andıran.. bir yıllık otsu ve beyaz çiçekli bir bitki. emrūd + T. 315) .A.

147) jüt: (< Fr. Japon + Ar. Japon + Far. 1. 203) Ihlamurgillerden. gul + T. 1134) Japon sarmaşığı: (< öz. ana yurdu Çin ve Japonya olan. < Bengali dilinden. Japon + T. Clauson’a göre kāb’ın küçültme biçimidir. Hint yağı ağacı (TBAS. 2577) kabak: (< Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. elması) Japonya’ya özgü bir bitki türü (TS. sarmaşığı) Asmagillerden. + T. 1133) Japon hurması: (< öz. is. -sı) Trabzon hurması (TS. Hindistan ve Bangladeş’te yetişen. şemsiyye + T. üzümü) bk. VIII. kabağaç) Kalın gövdeli meşe ağacı (DS. jute < ng. şeker ağacı (TBAS. 1136) -Kkabaağaç: (< T. (And.386 Japon elması: (< öz. ħurmā + T. Corchorus capsularis. Japon + T. Japon + -ika) bk. 1. 1134) Japonika: (< öz. 1. kaba + eldaş ?) Bir çeşit üzüm (DS. 1. TS. is. is. -ü) Sütleğen (TS. 1133) Japon gülü: (< öz. Orta Türkçede kabak olarak geçer. 1. Doerfer de Türkçe kap (kāp) kökünün küçültme biçimi olarak değerlendirilebileceğini . 147) Japon kaktüsü: (< öz. is. is. 1136. Japon + T. 1. liflerinden yararlanılan bir bitki. Eski Kıpçakçada da kabak biçimi kullanılır. cactus < Yun. Japon + Far. 1. Nişanyan. 147) Japon üzümü: (< öz. Japon + Fr. kaba + ağaç). VIII. -ü) Kamelya (TS. -si)bk. is. (TS.: kabaaç. sülüklerinin ucu duvarlara tutunmak için genellikle daire biçiminde genişlemiş olan sarılıcı bir süs bitkisi. (TS. is. kabaç. ip ve çuval yapımında kullanılan. Hint yağı ağacı (TBAS. Ağz. is. Ampelopsis japonica. 2577) kabaeldaş: (< T. 1134) Japon şemsiyesi: (< öz.

: gabah.. VIII. tüylü. kabarcık) nce kabuklu. Cucurbita. 209. -ı) bk. etli. kaba + yıldız + dikeni) Ekinler kaldırılırken dikenleri yuvarlanarak uçan bir çeşit bitki (DS.A. EYAD. III. rizomlu. yaprakları almaşlı dizilişte olan. EYA. tohumlarında endosperm bulunmayan. 2. 2581) kabarcık (II): (< T. kambuk) Kabakgillerden. kavun. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. kabak + Far. hıyar gibi cinsleri içine alan. AA. VIII. TAYA. GBAA. yuvarlak. etli ve olgunlukta açılmayan bakka tipi meyvesi olan. (TS. 2614. Tussilago farfara. II. 1138. (TBAS. gabaħ. BTS. VIII. 140) kabakarmudu: (< T. kayın mantarı (TBAS. çiçekleri tek ya da iki eşeyli. 130. 364. DS. K AT. 199. 4527) kabarcık (I): (< T. E A. XII. karpuz. VI. 148. emrūd + T. 199). Ağz. ovaryum alt durumlu. 45. DS. gabak. 178. kabak yaprakları biçiminde yaprakları olan. otsu bir bitki. 2581) . sürünücü ya da tırmanıcı. 1138. çiçekleri huni şeklinde ve sarı renkli. ETA. 191. 1139) kabalak: (< T. 2. 2578) kabakgiller: (< T. 317. GD AT. 12. beyaz. kabarcık) Soğan köklü. VIII. ZBK A. 317) kabakulak mantarı: (< T. 134. 115. 320. kaba + kulak + otu) Loğusa otu. kabak. 2. beyaz çiçek açan bir bitki (DS. . BTS. geniş yapraklı. 2579) kabaldızdikeni: (< T. -u) Bir çeşit armut (DS. tek yıllık.387 açıklamıştır. çekirdekli bir çeşit üzüm (DS. AVA. çok yıllık. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. Eren. sürüngen ve sarılgan bir bitki familyası (TS. 148) kabakulak otu: (< T. parlak yeşil yapraklı. manitari + T. VIII. 335. DS. bakka ya da etli kapsül tipinde meyveleri olan. (And. eriksi. T YA. gavaħ. 281. 57. kabak + -giller) ki çeneklilerden. Erz. kabalak) Geniş. zeravent (TS. kabaħ. Türkçeden belli başlı komşu dillere de geçmiştir. 1882. kırda ya da su kenarlarında yetişen. kaba + kulak + Yun. 85.

VIII. VIII. kabartlama) bk. VIII. VIII. VIII. Mısır yaprağı. 2582) kabbar: (< ? ) Meyvesinden turşu yapılan dikenli bir bitki (DS. 2582) kabartlama: (< T. 405”) Kalın kabuklu. 2582) Kâbe süpürgesi: (< öz. VI. 2590) kadıbaş tiken: (< Ar. ince. başı) Lâle (DS. Ağz. is. 2582) kabartlak: (< T. VIII. 2. 2581) kabargıç: (< T. 2582) kabek: (< ? ) Mantar (DS. VIII. VIII. kabartlak (DS. uçlarına doğru gittikçe morumsu renkte olan dikenli bir bitki (DS. ā ī + T. VIII. kaba + saba). süpürgesi) bk. 2582) kabesu: (< ? ) Yaprakları açık sarı. 2587) kadıbaşı: (< Ar. Kâbe + T. 2583) kabiye: (< ? ) Büyük kavun (DS. “< Eski kaynaklarda teğek olarak geçer < teğ + ek ‘küçültme eki’. 2583) kaçkırt: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. 2582) kabasaba: (< T. baş + diken) Küre biçiminde. kaba + ? tevek. kabargıç) bk. civanperçemi (TBAS. VIII. Eren. Gelincik yaprağı (DS. 1884) kabatepek: (< T. 2590) . kabartlak (DS. kabartlak) Olmamış incir (DS. 148) kabırcık: (< kabarcık) 1. VIII. kara üzüm (DS. kokulu bir çiçek (DS. VIII.: gabasaba) lkbaharda yetişen bir çeşit yabani ot (DS. kabarcık + otu) Yele karşı kullanılan zehirli bir ot (DS. ā ī + T. VIII.388 kabarcıkotu: (< T. (And.

tuzluğu) bk. Üç kulaklı ekşimsi bir ot (DS. 2159) kadife çiçeği: (< Ar. ağacı) Defnegillerden. Tagetes. parmağı) 1. kā ıd + T. onosma. uzun. VIII.389 kadımalak: (< kadı + malak ?) Kırda yetişen. sulu. “<Far. MBTS. Bir cins mantar (DS. otu) Hindiba (TaS. kadın + T. 2590) kadınparmağı: (< Soğd. Uzak Doğu’da yetişen. 1156) kağaver: (< ? ) Yaban otu (DS. yabangülü meyvesi. 1156) . pişmeden de yenebilen bir ot (DS. 2. (TS. kâfur elde edilen ağaç. VIII. Kızılcık büyüklüğünde içi kılçıklı bir meyve. 1513”) Kâğıt dutu (TS. 1505”) 1. 2. kā ıd. 2590) kadıngöbeği: (< Soğd. 2592) kafete: (< ? ) Domates (DS. VIII. 2. ā ī + T. 2. ħātūn < ħātēn. 2590) kadıntuzluğu: (< Soğd. otu) Yalancı havacıva otu. göbeği. afes + T. (DS. (TS. Beyaz ya da siyah. 2592) kâfur ağacı: (< Ar. IV. 1150) kado: (< ? ) Kabak (DS. kātūn < Soğd. 2. 2. 2591) kafesotu: (< Far. yumuşak bir cins armut. VIII. 2. kadın + T. ince kabuklu bir çeşit üzüm. Cinnamonum camphora. çiçeği) Birleşikgillerden. ağacı. nce. “< ET. uzun. 2. 2593) kâğıt ağacı: (< Far. sarı çalı (TS. kāfir + T. MBTS. 3. kadın + T. VIII. borraginaceae. VIII. 1149) kadı otu: (< Ar. aŧīfe + T. çiçekleri genellikle parlak sarı renkte ve kadife görünümünde bir süs bitkisi. VIII.

2601) kakali: (< ? ). VIII. Coffea arabica. MBTS. TBAS. beyaz çiçekli. XII.: kakıl. Ağz. VIII. kağşak + otu. MBTS. VIII. 1517. (TS. kabuğundan kâğıt yapılan bir ağaç. 2. ah aha + T.: guvşak) Tarlalarda görülen bir çeşit ot (DS. 319) kak: (< ET. 2598) kakalaşka: (< kaka “ses taklidi” + T. 2598) kāhu: (< Far. çoğu kenarları mavi bir çizgi ile çevrili beyaz. mavi. turpgiller familyasından bir bitki ve meyvesi (DS. DS. bir veya çok yıllık. kakkil) Ceviz (DS. 207) Kökboyasıgiller familyasından. 149) kahkaha çiçeğigiller: (< Ar. ah aha + T. 1156) kağmut: (< ? ) Devetabanı ya da stanbul şalgamı denilen. kāhį ) Marul (DS. 319) kahmuği: (< ? ) Yapraklarının alt yüzü beyaz tüylü bir cins kavak (DS. 2595) kağşak otu: (< T. “< ET. Broussenetia papyrifera.: kaka) Yemiş (DS. 1158. VIII. 2601. (< And. (And. 2. -u) Dutgillerden. 2602) . Ağz. 2. çanak ve taç yaprakları beşli. VIII. tohumlarından kahve elde edilen. 1159. sıcak iklimlerde yetişen. Çin’de ve Japonya’da yetişen. (TS. bir ya da çok yıllık. meyveleri 1-2 tohumlu ve eriksi yapıda. Ağz. VIII. çiçeği) ki çeneklilerden. ahve. TS. 1514”). 4529) kahve: (< Ar. 1520). TBAS.390 kâğıt dutu: (< Far. pembe veya morumsu çiçekler açan. koğşak < koğşa-k. çiçeği + -giller) Yaprakları almaşlı ve basit. BTS. 2596. Nişanyan. otsu ya da çalımsı bitkiler (BTS. (And. pomoea. 149. TBAS. VIII. kā ıd + tūt + T. MBTS. 60 kadar türü olan bir ağaç. (gündüzsefası). kak. 2. 2. ülkemizde 4 cins ve 38 doğal türle temsil edilen. -laşka) Bir çeşit acı biber (DS. 74) kahkaha çiçeği: (< Ar. üst durumlu ovaryumdan gelişen lokulusit kapsül tipinde meyveleri olan. tırmanıcı ve otsu bir süs bitkisi. 2.

320) kakaogiller: (< Fr. ā ulle(t) ~ Aram. aynı zamanda süs bitkisi olarak da kullanılan. Ağz.) Kaktüsgillerden. nadiren de otsu formdaki çok yıllık bitkiler (BTS. 2. (Hint bademi). ā ullu. 320) kakma: (< T. 4530) kalegezen: (< Ar. 320) kakule: (< Ar. (And. cactus + T. mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen. ağaç. Nişanyan. (TBAS. 30 cm boyunda. cactus < Yun. nadiren tek eşeyli. cacauati “Aztekçe ‘cacauati’ kelimesinden”) ki çeneklilerden. ~ Akad. 110. (TS. 2. (atlas çiçeği). VIII. 149) kaktüs: (< Fr. güzel. çiçekleri er dişi. -giller) Yaprakları almaşlı dizilişte. (atlas çiçeğigiller). yalancı öd ağacı. şizokarp ya da kapsül tipi meyveleri olan. etli ve açılmayan kapsül tipi meyveleri olan bir ağaç. 2. gezen). 2. dikenli. 2. Arctium minus. 1162) kalabak: (< ? ). Cactus. 1167) . (TS. 2. yaprakları yayvan ve dikenli. al’a’ + T. TBAS. çok yıllık. sıcak iklimlerde yetişen ıtırlı bir bitki. BTS. çalı. 2605. Bir cins kokulu sandal ağacı. (TS.: galabak) 1 m kadar yükselebilen.: kallegezen) Havuç (DS. Ağz. sıcak ve kurak ülkelerde yetişen. 10 cm eninde. 1162) kaktüsgiller: (< Fr. Bir cins mısır (TS. 207) Zencefilgillerden. XII. VIII. gövdesi ve yaprakları etli. (And. cacao + T. cacao < sp. 1160. Theobroma cacao. parlak renkte çiçekler açan bir bitki. BTS. 2610) kalembek: (< Hint Denizi’ndeki bir adanın adından) 1. iki yıllık.391 kakao: (< Fr. -giller) ki çeneklilerden. her dem yeşil. 1162. kakma) Gelincik otu (DS. (TS. otsu ya da odunsu bir bitki familyası. Elettaria cardamomum. kakao ve kola elde etmek için yetiştirilen. 149) kalak: (< ? ) ri soğan (DS.

buğday) Bir çeşit kılçıksız buğday (DS. Gaz. VIII. bu ad Moğolca bir alıntıdır. 2610) kalpak: (< Lehçelerde kullanılan kalıp “kapak. VI. 2. VIII. 10 m kadar boylanabilen. kelle + T. büyük. 2614) kamelya: (< Fr.: gamalaħ. 2. 1538) Baharda duvarlarda çıkan. 150) kallekabak: (< Far. VIII. Eren ve Clauson ‘sap’ olarak kullanılan Çuvaşça xămăl . güz çiğdemi (TBAS. DS. (TS. kalk + git) bk. VIII. yer yer bulunan bitkiler (BTS. Çuvaşça xămăş. VIII. kabak) Bir çeşit kış kabağı (DS. 2. 1905. Yakutlar xomus yanında kulusun adını da kullanırlar. günümüzde bu özelliklerini kaybetmiş. camelia) Çaygillerden. 1179. 287) kambak buğday: (< ? kambak + T. beyaz. 1540). MBTS. 2610) kamalak: (< kamalak < kama+la-mak “iki parçayı kamalar aracılığıyla birbirine bağlamak”. 1526) Kavak ağacı (DS. dayanıklı yapraklı bir bitki. Orta Türkçede kamış olarak geçer. (Japon gülü. örtü”den küçültme ekiyle kalıp+ak. gamalak. Eski Kıpçakçada kamış biçimi göze çarpar. pembe veya kırmızı renkte çiçekler açan. 2610) kalmi: (< ? ) Domates (DS. 324) kamış: (< En eski çağlardan başlayarak kullanıldığını biliyoruz. kalıntı + bitki) Geçmiş dönemlerde dünya florasında yaygın hâlde bulunurken. etli yaprağı şapka gibi olan yumru köklü bir bitki (DS. VIII. 2612. 2609) kalıntı bitki: (< T. BTS. Ağz. is. kalamos. III. (And. VIII. Camellia japonica.392 kaleme: (< Ar. xumăş komşu diyalektlerden alınmıştır. MBTS. 2614) kambaz: (< ? ) Armut (DS. VIII.A. 2614) kamberiz: (< öz. MBTS. Çin gülü). anber + ? -iz) Karamık ağacı (DS.. g‘am‘al‘ak) Sarı katran çıkarılan bir çeşit çam ağacı (DS. 322) kalkgit: (< T. alem < Yun. 2.

: kanaçı) Uzun yapraklı bir ot (DS. 1186. dere ve bataklık kenarlarında yetişen. 150) kanarya çiçeği: (< sp. 2617. 2. kan + ağacı) Zakkum ağacı (DS. otsu bir bitki. tosbağa otu (TBAS. 120. kenger (TBAS. VIII. 150) kanatma: (< T. VIII. 150) kanak: (< T. 237. kan + buruyan) bk. Gaz. boğumlu. 125) kamış otu: (< ? T. Alsine media. tohumları kafes kuşlarına yem olarak verilen. 150. çiçeği) Çan çiçeğigillerden. çok yıllık otsu bitkiler. kırmızı veya sarı çiçekli. ST AT. TBAS. sarı renkli bir çiçek. 2. göl. 150) kan ağacı: (< T. TBAS. GBAA. TBAS. DS. ADYA. bir veya çok yıllık. 288. sert gövdesi olan. 73.A. 3 m kadar yükselebilen. Ağz. 229. 2617. kan + damlası) Asya ve Avrupa’da ılıman bölgelerde yetişen. (TS. otu) bk. 2617. kamış + T. 1184) kanarya otu: (< sp. 124. Ağz. (TS. VIII. canario + T. (And.. Phragmites australis. kanatma) bk. (TS. Türkçe kamış komşu dillere de geçmiştir. TBAS. 2. III. kamış (TBAS. VIII. 43.393 biçimini Türkçe kamış’ın karşılığı olarak vermiştir. kan + çal) Bir çeşit diken (DS. 2620) . tavşancıl otu (TBAS. K AT. 151) kançal: (< T. canario + T. 150) kamşan: (< ? ) bk. sakız otu. 112. 1542). MBTS. TBAS. 151) kanburuyan: (< T. 151) kanavcı otu: (< ? kanav + T. 1184. 321. otu) Çuha çiçeğigillerden. sarı veya turuncu çiçekli ve otsu bir bitki. 2. 1180. 204. kenger (DS. (TS. OAAD. -cı + otu). Eren. Adonis.: gamış) Buğdaygillerden. Tropaeolum peregrinum. kanak) Kökünden sakız elde edilen sütlü bitkilere verilen genel ad. E A. VIII. 2619) kandamlası: (< T. (And. 2.

(DS. ballo ta acetabulosa labiatae. VIII. manitari + T. 475) kangala: (< kangala < ? kangal) Gelincik çiçeği (DS. 2. kangal (DS. MBTS. -ı) Kırmızı renkli. (TS. Deve dikeni. (TS. 2622) kankurutan: (< T. kandıra + T. 2917. lâle (DS. Lipia citriodora. Eren. bir karış boyunda bir çeşit ot (DS.394 kandıra ağacı: (< Lat. 151. VI. 170) kandil çiçeği: (< Lat. 299. Erz. DS. 2622) kangal dikeni: (< ? kangal + T. candela + T. VIII. 1186) kandıra otu: (< Lat. 1188) kanlıca mantarı: (< T. yenilen bir çeşit mantar. indīl < Lat. kandıra + T. kan + dikeni) bk. DS. DS. III. 2. Lactarius. 2626) . kandıra. “< Lat. 2. çok yıllık. TBAS. 2. otsu bir bitki. VIII. çiçeği. . DS. Dikenli bir çeşit ot. Calamagrostis. (kangal dikeni). 1186) kandil otu: (< Lat. 1186) kan dikeni: (< T. 1911. 1550. 2621. VIII. Nişanyan. dikeni) bk. 211”) Civanperçemi (TS. 2. ağacı. sürünücü. II. 207) 1. VIII. ETA. VIII. 2. ıtırlı bir süs bitkisi. “< Ar. (TBAS.. (TS. kenger (TBAS. 117. candela ‘mum’. 1550”) Mine çiçeğigillerden.Y. 1187. -cak) Tazeyken yenen. kanlıca + Yun. VIII. 2. otu) Ballıbabagillerden bir bitki. Krş. 151) kangırcak: (< ? kangır + T.A. VIII. kan + kurutan) Adamotu (TS.A.. otu) Buğdaygillerden. candela + T. Yabani enginar. 2. 598. 2622. 2622) kangılız: (< ? ) Gelincik. 2621) kangal: (< kökünü bilmiyoruz. 3. MBTS.

Tietze. topu) Küçük. VIII. zehirli bir bitki (TS. 2. Centaurea. mavi. ülkemizde 7 cins ve 24 türle temsil edilen. MBTS. buŋar. Birleşikgillerden. çanak yaprakları 4-5 tane olup birleşik. 2. 2626) kan otu: (< T. 1190) kantaron: (< Yun. bir. torba + T. Kızıl kantarongillerden. 1189) kan portakalı: (< T. -sı. 2. MBTS. TBAS. kabağı) Su kabağı (TS. 2627) kantar kabağı: (< Lat. inŧār < Yun. ovaryum üst durumlu. (TBAS. kentauron) 1. “< ET. 1190. 2. birleşme yerinden açılan kapsül tipi meyveleri olan. çok yıllık. acı köklü. 3186”) Kırmızı turp (DS. (TS. küçük bir bitki. otsu ya da çalımsı bitkiler (BTS. iki ya da çok yıllık. kalın köklü. kentauron + T. hekimlikte kullanılan. 152) kantarongiller: (< Yun. 1189) kantar aşlama: (< Lat. “< Far. 2. kan + Hint. kırmızı çiçekli türleri bulunan otsu bir bitki. kan + Fr. < Lat. 2. Scorzonera sublanata. 1553”) Bir çeşit armut (DS. 1191) kantorbası: (< T. (TS. 328) kantartopu: (< Lat. kantar + T. -giller) Yaprakları karşılıklı. sarı çiçekli. -ı) çi kırmızı bir portakal türü (TS.. hekimlikte iştah açıcı olarak kullanılan bir tür bitki. Gentiana) Kızıl kantarongillerden.. tōbre < Hint. kanlık) 10-25 cm yükseklikte. 3. 2628) . kanlı + pınar.395 kanlık: (< T. kantar + T. VIII. 151) kanlıpınar: (< T. VIII. portugal + T. kantar + T. Gentiana lutca. çok yıllık. aş(ı)lama. 2627) kantiyane: (< Lat. 332”) Kısa saplı kırmızı renkli bir çeşit kiraz (DS. kan + otu) Gelincikgiller familyasından kan kırmızı renkte. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. çiçekleri er dişi. tatlı kavun (DS. “< Ar. taç yaprakları 4-12 tane ve birleşik. sarı. VIII. 2.

2. 30-150 cm yükseklikte. kaplu bağa ‘kaplumbağa’.396 kanyaş: (< T. 2. DS. DS. Kökenini bilmiyoruz. 1201) . kaplıca) Taneleri ufak.: kapırcak. Clauson. kaplumbağa + Far. -u) Koyu turuncu. “< kaplān ‘Eski Türkçede geçmeyen bir kelimedir. kapalı + Far. kap+çık) bk. üzerinde siyah benekleri olan bir çeşit susam çiçeği (DS. MBTS. VIII. “< T. 1562”) Bir çeşit bitki (DS. capucine) Latin çiçeği (TS. 152) kapıncak: (< T. kapurcak) bk. boğan. Triticum monococcum. gelincik (TBAS. çok yıllık. 1200. otsu ve zehirli bir bitkidir. 152. 1915. kapancak). 2634) kaplıngaba keleği: (< T. Ağz. -lular) Açık tohumlularla tohumlu bitkileri içine alan bitkiler âleminin bir alt şubesi (TS. kālak + T. VI. kanyaş (TBAS. kan + yaşı) bk. VIII. DS. 2. 2635) kapuçin: (< Fr. 584. 152) kapçık otu: (< T. 152. VIII. 2634) kaplıca: (< T. 2. 152) kapalı tohumlular: (< T. 2628) kanyaşı: (< T. 209”) Ekin tarlalarında yetişen afyon büyüklüğünde meyvesi olan bir bitki (DS. pōst + T. gelincik (TBAS. Eren. tuħm + T. (And. gelincik (TBAS. -i. kan + yaş) Yaprakları kamış yaprağına benzeyen. bulgurluk bir çeşit buğday. kapçık + otu) bk. Sorghum halepense. 2634) kaplan postu: (< ? kaplan + Far. 1194) kapçık: (< T. (TS. VIII. 153) kaplanboğan: (< ? kaplan + T. Bazı hayvan isimlerinin sonunda –lān eki vardır’. sulak yerlerde biten. rizomlu. VIII. (TBAS.

334) karaağır: (< T. kara + ağaç + -giller) ki çeneklilerden. Zatülcemp hastalığında kaynatılarak içilen. Baldırıkara denilen. VIII. BTS. Ulmus. 2637) karabaş: (< T. kara + ağaç). 1893. kara + baldır) bk. karaağaç. Mısırlarda olan bir mantar (DS. (TS. Juniperus sabina.+ -(ı)r. bādingān) Patlıcan (DS. çiçekleri demet durumunda ve meyveleri kapçık meyve olan. 153) karabaldırcan: (< T. kara + ardıç). çok yıllık. 219. Eren. Pancar. (And. 4”) Yapraklarını dökmeyen. kara + Ar. kerestesi değerli bir ağaç. 30-40 m kadar yükselebilen. karabaşak –1. VI. bk. 233) kara asma: (< T. 1203. kara + baş) 1. VIII. (TS. 2. kara + ? bahnı) Bir çeşit üzüm (DS. VIII. 334. baldırıkara (TBAS. 2638) . pāçak) 1. kara + ağır. 2. Bir cins ot. BTS. E A. TBAS. (TS. VIII. 2637) karabahnı: (< T. yaprakları dişli. 2. yerde yatık. kara + asma) bk. 2637) karabadacık: (< T. ülkemizde ise Karadeniz ve Akdeniz bölgeleri ile kısmen ç Anaddolu bölgesinde yetişen. mor çiçek açan bir çeşit ağaç (DS. 3. 153. 3. VIII. 1918. AVA. “< ağ. sarmaşık (TBAS. VIII. 19) karaağaçgiller: (< T.: gağaç. DS. eğreltiotugillerden bir ot (DS. kara + OFar. (And. çitlembik gibi cinsleri içine alan. 2637) karaardıç: (< T. 2. T YA. 2643.397 karaağaç: (< T. kara + bardakçık) Mürdüm eriği (DS. 2. çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. 1203. DS. 2637) karabaldır: (< T. karāç. pulsu yapraklı. karageç) Karaağaçgillerin örnek bitkisi olan. 153) karabacak: (< T. 1203. bādincān < Far. maydanozgillerden bir bitki.: gara arduç) Servigiller familyasından. DS. çalı şeklinde bir bitki türü. dünyada Güney Avrupa’da. Bir cins lahana. Ağz. 4. garageç. VI. VIII. Ağz.

ülkemizde doğal olarak yayılış göstermeyen. Bir cins pirinç (DS. Lavandula stoechhas. kara + Yun. 56”) Bir çeşit soğan (DS. 252. 335) karaboğaz: (< T. Ka. kara + buğday + -giller) Taçsız iki çeneklilerden. 34. pipéri + T. 71. 2638) karabaş kekik: (< T. olgunlaştıktan sonra toplanıp soyularak beyaz biber elde edilen. 153) karabiber: (< T. (TS. ravent. kara + baş + otu) Yaprak ve çiçeklerinden uçucu yağ elde edilen. ETA. BTS. kara + Yun.398 karabaşak (< T. VIII. mor çiçekli ve çalımsı bitkidir. uzun. çobandeğneği ve karabuğday gibi sapları boğumlu. 2. 376) karabibergiller: (< T. dik ya da tırmanıcı.: garabiber. 335. tohumları için yetiştirilen. T YA. 2. kuzukulağı. OAAD. boğuz < boğ. KMYA. tırmanıcı. 172. 50 cm kadar yükselebilen. karabiberle türlerini içine alan. kara + başak) 1. 4533) karabuğday: (< T. Piper nigrum. baharat olarak kullanılan. XII. 2. çiçekleri başak veya salkım durumunda bazı türleri hekimlikte kullanılan bitkileri içinde toplayan bir familya (TS. 12. TAYA. nadiren ağaçsı bitkiler (TS. II. tırmanıcı bitkiler. 72.+ (u.A. 59. tohumları olgunlaşmadan önce toplanıp ezilerek karabiber. otsu ya da çalımsı. kurtpençesi. 58. 1204) . -giller) Taçsız iki çeneklilerden. çiçekleri genellikle er dişi. bir yıllık bitki. yaprakları almaşlı. kara + boğaz. AAT. (TBAS. Ağz. Kışa dayanıklı sert buğday (karabaş).. 2. bazen karşılıklı dizilişte. çiçekleri er dişi ya da tek eşeyli. kara + baş + ? kekik) bk. Eren. pipéri). Fagopyrum.a)z.Y. kara + buğday) Karabuğdaygillerden. 1204. 2. kara kekik (TBAS. çok yıllık. “< ET. 1204) karabuğdaygiller: (< T. 374. taç yaprakları olmayan. BTS. Güney Doğu Asya’da yayılış gösteren. (And. (TS. garbiber) Karabibergiller familyasından. GBAA. 1204. 153) karabaş otu: (< T.

her dem yeşil. DS. karaca + ot) Çörek otu (TS. marica/marīca + T. Panicum milliaceum. 191) karaçam (I): (< T. 1204) karacık: (< T. 2638) karaburcu: (< T. (karagülle). 1204) karaca kovuk: (< T. karaca + kovuk) bk. çörekotu (TBAS. 154. kayın mantarı (TBAS. Marmara. karaburcu (DS. Akdeniz ve yer yer Orta Anadolu’da ormanlar oluşturan bir ağaç türü. karaca + ? occanı) bk. (TS. kara + bulgar) Küçük salkımlı bir cins üzüm (DS. 2640. çiçekleri altın sarısı renginde. Paliurus spinosa. BTS. 154) Karacaoğlan mantarı: (< öz. 153) karaca occanı: (< T. 154) karaca ot: (< T. kara + Ar. kara + T. XII. 2638) karabüzgül: (< T. 30 m kadar boylanabilen. pekmez yapmaya elverişli bir cins üzüm (DS. karaburcu (DS. VIII. karaca) bk. 2638) karaca darısı: (< T. VIII.399 karabulgar: (< T. (DS. -ı) bk. hayvanlara yedirilmek için ekilen bir bitki. 2.. 2.A. (TS. manitari + T. burç < Sans. deniz seviyesinden 1500 m kadar olan yüksekliklerde yetişen. VIII.Y. (TS. kokulu. kara tohumlu bir çeşit bitki. VIII. DS. çengel sakızı (TBAS. dikenli bir bitki. kara + büzgül) bk. 2. 1204. kışın yaprağını döken. XII. is. kurak yerlerde yetişen. 332) . şam’) Çamgiller familyasından. 2638) karaca: (< T. -u) Küçük taneli. Ege. TBAS. iğne yapraklı. karacık) Buğday tarlalarında biten yuvarlak. 4533) karaçalı: (< T. 4533. karaca + darısı) Buğdaygillerden. 1204. 2. Ka. Pinus nigra. 2-4 m yükseklikte. Karacaoğlan + Yun. VIII. kara + çalı) Hünnapgillerden. ülkemizde Karadeniz.

2. X. kara + çörek) bk. “< ET. VIII. 154) kara diken: (< T. 1204) karaçayır: (< T.: karaçan) Sarı çiçekli. tūt) Siyah renkte olan dut (TS. Clauson. Sanguisorba minor. 2642) karadut: (< T. Ağz. (DS. Karagöl + buğdayı) Karamsı. kara + erik) bk. 2. 3817) karagevrek: (< T. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. VIII. (TBAS. tamas –2. 155) . (TS. kara + göndürme) 10-75 cm yükseklikte. 2640) kara çavuş: (< T. 2641) kara çörek: (< T. 2643) kara göndürme: (< T. çimen biçiminde veya geniş çayır olarak yetiştirilen bir park bitkisi. sert bir çeşit buğday (DS. VIII. kara + gevrek. 1205) kara erik: (< T. kara + Far. 1205) karaçön: (< T. kara + çavuş) Bir tür üzüm (TS. kara + ? çön) Amasya elmasına benzeyen bir çeşit kış elması (DS. is. 2. Silifke bölgesinde kara göndürme adıyla tanınan. Lolium. 2643) Karagöl buğdayı: (< öz. baklagillerden bir bitki (DS. (And. şam’). kara + Ar. kara + diken) Çok sivri. kara + derme) bk. 690”) Bir çeşit üzüm (TS. sert dikenleri olan bir ot (DS.400 karaçam (II): (< T. VIII. DS. çörek otu (TBAS. kevrek < kevre-. 154) kara derme: (< T. 1205. boz ot (TBAS. 2. kara + ? çayır) Buğdaygillerden. VIII.

Fırça gibi kullanılan. Başı kara bir çeşit buğday. 2643) karagözmancarı: (< T. kara + göz + çiçeği) bk. karagöz (I) (DS. VIII. kara + göz + Yun. 2. XII. kara + göz) Nohuttan büyük meyveleri yenen. 144) karaişgildi: (< T. (TBAS. 2. -ı) bk. 155) karahülün: (< T. karağana. VIII. kara + Far. sert tüylü bir bitki. 2645) kara iskorçina: (< T. 2643) karagözfasulye: (< T. kara + hülün < Far. uzun ve dişli yapraklı. banjar + T. ħurmā) 15 m kadar yükselebilen. Fasulye. iskorçina (TBAS. 2643) karagülle: (< T. scorzone) bk. 2643) karagöz (II): (< T. VIII. 4. karacık (DS. hulü. 2644) karahindiba: (< T. VIII. 1205. kara + Ar. (TS. kara + göz + Erm. fasulia) bk. hindibā) Birleşikgillerden. kara + ? işgildi) Yaban mersini (DS. gūle) bk. otsu bir bitki. 2643) karagözçiçeği: (< T. 2. kara + göz) 1. VIII. Ebegümeci. MTS. TBAS. çok yıllık. Yapışkan ve kokulu yaprağı olan. kışın yapraklarını döken. 1310”) Karadut (DS. 4533) karağan: (< kara:ka:n < Moğ. 5. Bir çeşit çiçek (DS. hulü. kara + t. Diospyros lotus. 657) 1. 155) karahurma: (< T. odunu çok sağlam olan bir cins ağaç (DS. karagöz (I) (DS. VIII. VIII. “< Far. Börülce. Clauson. sarımsı beyaz çiçekli bir ağaçtır. Taraxacum. bodur funda boyunda dikensiz bir bitki (DS. 2. 2645) .401 karagöz (I): (< T. 3. çiçekleri sarı ve kömeç biçiminde. kara + Far. karagöz (I) (DS. VIII.

Tarçın (DS. VIII. VIII. (TBAS. Populus nigra. Kestane. kabuğu koyu renkli bir kavak türü. 1206. kara + kayın) Yemişli ağaç (DS. kara + kılçık) Kılçıkları siyah olan. 156) kara kekik: (< T. Sakızotu (DS. kara + Ar. 1623”) Gelincik çiçeği ve bitkisi (DS. kara + Ar. TBAS. 2646) karakazancık: (< T. VIII. afes) Sığırdiligillerden. VIII. karakabuk (DS. 2646. 2. kara + kavuk) 1. çok yıllık. XII. sert taneli buğday (TS. 156) karakat: (< T. DS. 1639”) Yer mantarı (TS. VIII. 2. 2. kara + ? kekik) 10-40 cm yükseklikte. 156) kara keme: (< T. kara + kav(u)ruk) bk. kara + kazancık. kaz an. Hindiba. Thymbra spicata. kara + kat) bk. Çörekotu. 2. 2. 3. 2. çok yıllık. 1206) karakılçık: (< T. kara + kavak) 35 m’ye kadar yükselebilen. VIII. MBTS. 2. 2. TBAS. 1206. VIII. “< kazan < ET. 4. kem’e. çiçekleri beyaz ve menekşeye çalar kırmızı renkte. 2646) karakavza: (< T. kara + Far. Kuzukulağı. kara + kıllı) bk. (TS. otsu ve tüylü bitkiler. çengel sakızı (TBAS. ab a) Yaban havucu (TS. kırmızı veya beyaz. 2646. 2645) kara kavak: (< T. Symphytum. “keme < Ar. 156) karakavuk: (< T. 2645) karakafes: (< T. kara + kabuk) 1. 2. DS.402 karakabuk: (< T. 1206) karakayın: (< T. kem’e. soğuğa dayanıklı. 2645) . mor veya pembe çiçekli ve kuvvetli kokulu bir bitkidir. MBTS. 4534) karakıllı: (< T. karakabuk (DS. (TS. 1206) karakavruk: (< T. eczacılıkta kullanılan.

is. kara + Erm. üstü kirli sarı ve uçları kömür karası renkli bir mantardır. Karadeniz bölgesi ormanlarında. 2647) karakulak mantarı: (< T. VIII. kayın mantarı (TBAS. TBAS. -ı) bk. VIII. 2. 157) karamanca: (< T. 2650) kara mancar: (< T. 157) kara mantar: (< T. (TBAS. kurut. 2. kara + mama) Böğürtlen çalısı (DS. VIII. Pazarlarda satılır. kara + kovuk. kara + Erm. “< ET. karalık) Bir cins üzüm (DS. 157) . kara + ? Far. kemmūn + T. koruk + T. Frenk kimyonu (TBAS. 157) karakovuk: (< T. Polyporus squamosus. banjar) bk. devrilmiş ağaç gövdeleri üzerinde gruplar hâlinde yetişir. alt kısmında ince delikler bulunan. MBTS. kovuk. VIII. böbrek taşı düşürmek için suyu içilen bir bitki (DS. 2647) karakulak: (< T. maydanozgillerden. 2649) karamama: (< T. banjar) Kara lahana (DS. 164) karakurut: (< T. kara + kurut. MBTS. Genç iken yenir. VIII.403 kara koruğu: (< T. lahano) Yaprakları koyu yeşil olan bir tür lahana (TS. 2. -u) bk. 2648) karalahana: (< T. karamanca (DS. VIII. 1803”) Karaardıç ağacı (DS. kara + kulak) Zambak cinsinden bir çeşit çiçek (DS. kara + kulak + Yun. manitari) Yelpaze veya yassı huni biçiminde. kara + Yun. manitari + T. deniz börülcesi (TBAS. 2650. -u) bk. kara + Yun. VIII. 2650) Karaman kimyonu: (< öz. Karaman + Ar. “< ET. 1207) karalık: (< T. 1755”) Su kıyılarında yetişen.

aranfül + T. bazılarının kültürü yapılan. yaprakları karşılıklı. 158) kara mürver: (< T.404 karamarı: (< T. 2. DS. 82. DS. VIII. MBTS. VIII. karanbuk) Karanfilgillerden. 215. garafil. ST AT. VIII. 2663. 95. genefil. 83. 170. çok dikenli ve zararlı bir bitki. (TS. Agrostemmagithago. 238. 440. mürver (TBAS. 466. III. karamış) Kocayemiş (DS. Ka. 321. KMYA. ülkemizde doğal olarak yetişen 67 türü bulunan. çok yıllık. gelemfil. -u) Bir çeşit armut (DS. (And. (TS. çiçeği pembe mor renkte. 2269) karamuk dikeni: (< T. 2 m kadar yükselebilen. 234. karamık. DS. 166. VIII. 119. 2.Y. 2651) . kara + Erm.. gıranbuħ. ETA. 321. 2053. 2650. ganefil. 222. baş + tütün) Yaprakları ince bir cins tütün (DS. karamfil) 1. Caryophyllus aromaticus. 2651) karanfil: (< Far. 158) karan: (< ? ) Yaban nanesine benzeyen bir bitki (DS. 159. 423. Mersingillerden.A. (And. 2651) karamuk: (< T. güzel renkli çiçekler açan. T YA. kara + ? mürver) bk. < ? karamuk “kökü bulunamamıştır. Molük adalarında. K AT. BTS. 1900. VI. 157.. Karanfilgillerden. 281. 1209. 336. karamuk (TBAS. 1572). 123) karanfilbaş tütün: (< Far. IV.A. 15. 105. 178. XII. II. GD AT. galenfil. DS. Erz. 185. 298. Nişanyan. karefil. 220. Ağz. TaS. Filipinlerde ve Hindistan’da yetişen bir ağaç. karamuk < kara+muk. mor + T. VIII. 1572). Ağz.: garamık. ekin tarlalarında biten. AVA.. 2. gızambaħ. VIII. bir ya da çok yıllık bir süs bitkisi. kara + ? marı) Bir cins siyah üzüm (DS. aranfül ~ Hind. 2650) karamış: (< T. AAT. 2650) karamaz: (< T. UA. OAAD. 157. I. AVA. 30. 1920. VIII. karamuk + dikeni) bk. karamuh. galefir. Dianthus caryophyllus. 2. 4534) karamoru: (< T. VI.: galafil. 1209. TBAS. 2. MBTS. karamaz) Damlara örülen bir çeşit yabanıl bitki (DS. Gülensoy. . EYAD. 373.

405 karanfil elması: (< Far. kök karanfil (TBAS. kökü) bk. (Duran. -giller) ki çeneklilerden. örnek bitkisi karanfil olan. aranfül + T. 2652) karaoğlan (II): (< T. 2651) karanfilgiller: (< Far. 1209) karanfil kökü: (< Far. karamuk. 158) karaoğlan (I): (< T. 2651) karantı: (< T. kara + parmak) bk. aranfül + T. 158) karantı dikeni: (< T. VIII. çöven. VIII. yeşil renkli. karantı) bk. kara + oğ(u)lan) Patlıcan (DS. elması) Yazın yetişen. sirken (TaS. karantı + dikeni) bk. kara + oğ(u)lan) Zeytin (karatavuk. kar + ardıcı) Araştırma alanında (Antalya – Akseki) orman sınırının üzerinde hemen göze çarpan ağaç formundaki tek bitki türüdür. 2652) karaparmak: (< T. kokulu bir cins elma (DS. 2652) kara ot: (< T. Juniperus foetidissima. VIII. kara + ot) Sarılık hastalığının iyileşmesinde kullanılan ot (DS. uzun boylu bir ağaç (DS. karatombalak). IV. VIII. Kar yağışının çok olduğu yüksekliklerde bulunmasından dolayı bu isim verilmiştir. karasergi (DS. sabun otu ve benzeri cinsleri içine alan bir familya (TS. 2277) kar ardıcı: (< T. pāzı) Koyun sarmaşığı denilen ot. 2. VIII. 2652) karapazı: (< T. 158) karanıt: (< ? ) Geniş yapraklı. böğürtlen (TBAS. kara + Far. aranfül + T. böğürtlen (TBAS. (DS. VIII. 223-229) .

sulu bir cins üzüm (DS. (TS. kara + suluk) Beyaz. 3179”) bk. kara + tombalak. tombalak < topalak. kara + ? şabla). sirke) bk. 177) karavlık: (< ? karav + T. (DS. (DS. karasirke). kara + üzüm) Kara üzüm (EYA. VIII. kara + topalak) Çok yıllık. VIII. 1212) kara üzüm: (< T. Cyperus rotundus. 2652) karasuluk: (< T.: karavluk) Kökünden sakız elde edilen bir ot (DS. VIII. VIII. (And. Mürdüm eriği (DS. VIII. MBTS. VIII. kara + ? tamas). (And. 2653) karatavuk: (< T. 1212. kara + sergi) Siyah. yuvarlak. 2652) karatıkız: (< T. 159) karaturp: (< T. DS. ısırgan otuna benzer bir ot (DS. VIII. karaoğlan –II. otsu bir bitkidir. 2653) karatamas: (< T.: kara şapla) Yaprağından siyah boya elde edilen kötü kokulu. Ağz. 2654) . Raphanus sativusvar niger. turb) Turpgillerden. 2654) karayandık: (< T.406 karasergi: (< T. iri beyaz köklü çok yıllık bir bitki.: karayantak) Deve dikeni (TS. kara + Far. kara + Far. (DS. VIII. kara + ? T. ekşimsi bir çeşit armut (DS. 2. 2653) kara şabla: (< T. Ağz. VIII. karasergi (DS. 3161”) Az tatlı. VIII. 2652) kara topalak: (< T. “< T. ekşi bir çeşit üzüm (karaparmak. Ağz. taze yumruları yenen. kara + yandık). (TBAS. 2653) karatombalak: (< T. MBTS. -lık). 3. 2652) karasirke: (< T. tavuk) bk. “< T. (And. 3. etli. 2. karaoğlan –II. kara + tıkız. tıkız < tık-ı-z.

(TS.407 kara yaprak: (< T. erken ilkbaharda kardan hemen sonra ya da karın üzerinde çiçek açan. ahlat (DS. 2. Kuzeydoğu Anadolu bölgesinde pazarlarda satılır. 1577”) Baklagillerden. 1213) karcık üzümü: (< T. Leuconium. 2655) kar çiçeği: (< T. kara + yemiş) 5-6 m kadar yükselebilen. kardeş + kanı + ağacı. 2. 334) kara yosunu: (< T. beyaz çiçekli ve soğanlı bir bitki. Olgun meyveleri yenir. kara + ? yonca) Yaban yoncası (DS. 2. 337) kardeşkanı ağacı: (< T. Meyveler önce kırmızı. kar + delen) Nergisgillerden. 2654) kara yemiş: (< T. Galanthus nivalis. birleşim veya spor verme yoluyla üreyen. yuvarlak taneli. kara + ? yosun + T. 2656) kardelen: (< T. (TBAS. kar + çiçeği) Süsengillerden. -u) Çayır ve ormanlarda yumuşak bir bitki oluşturan çiçeksiz bitki (TS. VIII. beyaz çiçekli bir ağaççıktır. -ları) Bitkiler âleminin çiçeksiz bitkiler sınıfından. kışın yaprağını dökmeyen. sonra siyahımsı renklidir. gövde ve yaprak gibi yapıları olmayan. 159) kara yonca: (< T. Clauson. gerçek anlamda kök. TBAS. Draceane draco. 1214. VIII. 1214) . otsu. BTS. kara + ? yosun + T. kara + yaprak) Bir çeşit elma (DS. 2655) kara yosunları: (< T. yumrulu. 1214) karçin: (< T. karçin) Yaban armudu. karındaş. kışa dayanıklı bir çeşit üzüm (DS. eczacılıkta kullanılan. karcık + üzümü) Beyaz. (TS. Taze veya kurutulmuş hâlde. 2. nemli yerlerde yetişen. pek çok türleri bulunan bir bitki familyası (TS. MBTS. “< ET. BTS. (TS. 662. 2. 160. 2. 1213. en çok Asya’nın sıcak bölgelerinde yetişen bir ağaç. VIII. VIII. Laurocerasus officinalis. beyaz ve pembe çiçekler açan soğanlı bitki.

“< Far. 2657) karga bostanı: (< karga + Far. 160) kargadelen: (< karga + T. 160) kargasabunu: (< karga + Ar. 2. pembe çiçekli bir tür çalı. eşek hıyarı (TBAS. bardağı. 160) karga keleği: (< karga + T. ūzek. 1216. 1578”) Tarlalarda biten. Stryhnos nuxvomice. 1215) kardoş: (< ? ) Domates (DS. 2. 2. DS. śabūn + T. meyvesi zehirli bir ağaç. VIII. divleği) Acı hıyar (TS. VIII. yaprakları karşılıklı. delen) Kabuğunun çok gevrek olması dolayısıyla kolay kırılan bir tür badem (TS. kar + dikeni) Diş otugillerden. (TS. 160) karga kozağı: (< karga + Far. -ı. büken) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. 2657) kargabardağı: (< karga + T. (TS. VIII. 2. MBTS. ūzek + T.408 kar dikeni: (< T. VIII. būtsān + T. 2. ibiği) bk. eşek hıyarı (TBAS. -u) Su kenarlarında çıkan. MBTS. eşek hıyarı (TBAS. eşek hıyarı (TBAS. keleği) bk. 1216) karga ibiği: (< karga + T. 2. “< karga ‘ses taklidi kelime’. -ı) bk. 160) kargabüken: (< karga + T. çiçekleri talkım durumunda olan. 2659) . 1759”) bk. iri yaprakları su ile ele sürülünce köpüren bir ot (DS. üzerinde meyveleri olan bir yaban otu (DS. Acantholimon echinus. eşek hıyarı (TBAS. 2658) karga cevizi: (< karga + Ar. -i) bk. cevz + T. pis kokulu. 1216) karga düleği: (< karga + T.

VIII. VIII. 2659) kargı kamışı: (< T. yürek) Kara ve uzunca bir çeşit üzüm (karğayüreği). 470”) Karın ağrısında kullanılan. VIII. (TBAS. 2661) karıngeveni: (< T. DS. karın + ? geven + T. VIII. yüreği) bk. gövdesinden kaval ve ney yapılan. karın. karğu < karğuy < karğuŋ. 338) kargıdalı: (< T. 2. Ağz. TBAS. 160. Ağz. kargı + ? T. BTS.409 karga soğanı: (< karga + T. 5-6 m yüksekliğe erişebilen. VIII. karı + yaşı) Sığırlara gaz sancısı veren. “< ET. kargı (TBAS. soğanı). 2657. (And. (And. dağlarda biten bir bitki (DS. 2661) karıgezdiren: (< T. (TS. Gladiolus. 1216. VI. (DS.: garga soğanı) Yumrulu. 2663) karıyaşı: (< T. 161. 653) Buğdaygiller familyasından. Arundo donax. VIII. -i. VIII. 2659) kargı: (< ET. II. 2664) . 2664) karide: (< ? ) Ceviz (DS. VIII.: kardıhal) Mısır (DS. 161) karğakülülü: (< karga + ? külülü) Buğday tarlalarında biten yaban bezelyesi (DS. karı + gezdiren) Bir çeşit börülce (DS. 2660) karğayamşağı: (< karga + ? yaşmak + T. rizomlu ve çok yıllık bir bitki. 2659) kargayüreği: (< karga + T. kamış + T. çok yıllık ve otsu bitkiler. Clauson. toprak altında kök salan bir yaban bitkisi (DS. kargayürek (DS. kargı + dalı). VIII. -ı) Toprak yüzüne yayılan bir çeşit sarmaşık (DS. 1923) kargayürek: (< karga + T. Gülensoy. -ı) bk.

Brassica oleracea botrytis. 190.A. AVA. 1222. 2. 233. (And.410 karkalak: (< ? ) Fundalıkta yetişen. ħarbuz + T. KMYA. 2295. Krş.: garpıs. iri ve sulu meyvesi olan.A. 174) karpuz armudu: (< Far. ETA. T YA. 305. tek yıllık. 266. 2. Eren. harpuz. 136. Erz. VII.: garnabahar) Turpgillerden. Ağz. gövdesinin içi yumuşak. ħarbūza. 1223. (TS.A. ħarbuz. VI. 1929. 2666) karoz: (< ? ). Gaz.Y. VIII. III. Ağz. (TS. 78. 69. 315. 76. 131. 1223. SA. 475. Ağz. garpız. GBAA. karnı + kara. . keremb-i bahār. Citrullus vulgaris. 2668) . VIII.A. 248. ħarbuza. 2664) karnabahar: (< Far. 2667) karsamba: (< ? ) Büyük yapraklı nane (DS.: keroz) Maydanoz (DS. 121. BTS. MBTS.Y. OAAD. -u) Büyük. 2667) karpuzcuk: (< Far. DS. 1929. EYAD. ADYA. Ka.. KBAYA. (And. 123. 2756) karpuz: (< Far. ZBK A. 2668) karsbağ: (< ? ) Kılçıklı siyah buğday (DS. VIII. VIII. 433. 70. KYA.. sarı ve sulu. 182. 2667. VIII. DS. 101. 2. 65. 214). VIII. ST AT. DS. 28. garpuz. 207. III. 69. sürüngen gövdeli. AAT. 161. 115. temmuzda olgunlaşan bir çeşit armut (DS.. 300. VIII. 2. E A. 341. DS. DA. VI. 274. emrūd + T. kapıs) Kabakgillerden. karpız. yaprakları lahana yaprağına benzeyen. sebze olarak kullanılan bir bitki. 145. ceviz büyüklüğünde meyvesi olan bir çeşit bodur ağaç (DS. VIII. 2. K AT. K A. ħarbuz + Far. GD AT. otsu bir bitki. 230. 49. 1586). II. -cuk) Düğün çiçeği (DS. 390. 235. 42) karnıkara: (< T. MBTS.. çiçekleri etli ve tanecikleri bir görünüşte olan. 322. 2667) kars: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS. (And. 1587) Börülce (TS.

(krizantem). MBTS. VIII. kasık yaralarına yararlı sayılan bir bitki. otsu bitkiler.com). 4536. 206. büyük yapraklı bir eğrelti türü. katmerli ve türlü renkte. 1226) kartallı eğrelti otu: (< T. Ağz. VIII. 2. K A. ST AT. 1594) Birleşikgillerden. otu. VIII. kerto. DS. 2672) karus: (< ? ) Maydanoz (DS. kertol. tek yıllık. kortal. kartallı + eğrelti + otu) Yurdumuzun kıyı bölgelerinde sık rastlanan. katut. < kartal ‘kökü belli değildir. Clauson. kartof < Alm. 2674) kasık otu: (< ? kasık + T. BTS. kartopu. 2.: gartol. (TS. VI. 2085. “< kartal < kara tal. (And. 1226) kartol: (< Rus. DS. SA. kortol. XII.sozluk. odunu öd ağacı gibi kokan bir ağaç (TS. kostil) Patates (DS. 2. kartal + ağacı. kardoğ. 2671. 2.almancasozluk. 2673) kasgur: (< ? ) Yenilebilen yaban pancarı (DS. kartof. “< kasık ‘kökü bulunamamıştır’. Hindistan’da yetişen. kardof. 2. kartul. (TS. kar + topu) Kasımpatı çiçeği (DS. kasan) nce samanlı. Pteridium aquilinium. kartoffel. 2671) karulaotu: (< ? karula + T. VIII. karton. 343) . kartal. www. 1591”) Dulaptal otugillerden. Chyrsanthemum. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak kullanılan. kastil. güzel çiçekler açan. 209. 2. 1229.web. kardu. EYAD. Herniaria hirsuta. kartop. çiçekleri iri. MBTS. 2672) kasan: (< T. 2. otu) Ağrı giderici olarak kullanılan bir çeşit ot (DS. 133) kartopu: (< T. saz biçiminde ince sapları olan.411 kartal ağacı: (< T. MBTS. kastul. 235. sonbahardan kışa değin açan. girtüp. 1229) kasımpatı: (< kökü bulunamamıştır. 376. yaprak sapının enine kesiti mikroskop altında iki başlı bir kartalı andıran. cılız buğday (DS. 649. VIII. www. (TS. 1594”) Karanfilgillerden. VIII.tr.

MBTS. azuk. kasnak + Far. 2. bīşa + T. parçalı yapraklı ve sarı çiçekli bir bitkidir. yaprakları kaşığı andıran. VIII. 1233) kat: (< T. yaprak döken ve yapraklarının alt yüzeyinde yıldız şeklinde tüyler bulunan. 2681) katıkara: (< T. 162) katırkulağı: (< T. çok yıllık. 1596”) Kayıngiller familyasından. özel kokulu. Clauson. kaşık + otu. güzel çiçekler açan bir bitki. 2682. 2683) . 216”) Turpgillerden. XII. (And. Eren. yuvarlak ve kara renkli bir kış üzümü (DS. “< ET. kat) Bir çeşit çiçek (DS. katır + çiğdemi) bk. Ağz. VIII. 2. -si. “< kasnak < ? kas-ı-n-ak. katı + kara). 1596) 30-70 cm yükseklikte. Kütahya. (TBAS. 162) katırdaşağı: (< T. 604. Ferula szowitsiana. 343) kasnı: (< kökü bulunamamıştır. iskobüte karşı kullanılan.: gatıgara) Kalın kabuklu. katır. MBTS. (BTS. (TS. 2. 2681) katağaç: (< T. 221. Cochlearla officinalis. DS. MBTS. DS. acı çiğdem (TBAS. kaşuk < kaşı-. acı çiğdem (TBAS. 161) katır çiçeği: (< T. buğday çiçeği (TBAS. “< ET. Quercus vulcanica.412 kasnak meşesi: (< ? T. VIII. gövdesi soyularak yenen. Nişanyan. < ET. ülkemizde Konya. 25-30 m kadar boylanabilen. 242”) bk. katır + çiçeği) bk. katır + azığı. acı çiğdem (TBAS. 1. 161. kat + ağaç) Meşe ağacı (DS. VIII. 2676) kaşık otu: (< T. katır + taşağı) bk. katır + kulağı) Yapraklarından dolma yapılan bir bitki (DS. 4507) katırazığı: (< T. Isparta ve Afyon’da doğal olarak yetişen endemik bir tür. 161) katır çiğdemi: (< T. VIII. iri. büyük yapraklı. otsu.

1239) katran ağacı: (< Ar. -li + Far. ağacı) Lübnan ve Toroslarda yetişen bir sedir türü. (TS. şam’ + T. bazı türleri hekimlikte idrar söktürücü olarak kullanılan. -sı) Çok yıllık. aŧrān + T. 1240) katran ardıcı: (< Ar. tohumları zehirli. DS. VIII. 162. (TS. aŧrān + T. Genista scoparia. 1237. çiçekleri sarı. 1240) katranköpüğü: (< Ar. çiçekleri sarı ve şemsiye durumunda olan acı bir bitki. 610”) Baklagillerden. Polyporus igniarius. kuvvetli katran kokulu. (TS. Juniperus oxycedrus. katran yoncası (TBAS. yaprak döken. otu) bk. (BTS. Tietze. Cedrus libani. katır + tırnağı. aŧrān + T. “< ET. bādām. 1240) katran otu: (< Ar. köpüğü) Çayır mantarlarından. (TS. 2683. çok yıllık. 2. Pinus rigida. 2. 2. 345) katran çamı: (< Ar. “< katmer < kat+mar ‘halk ağzında kullanılmaktadır’. -ı) Gemilerde kullanılan katranın çıkarıldığı çam türü. aŧrān + Ar. XII. ülkemizin her tarafında bozuk orman ve orman açıklıklarında yetişen çalı şeklindeki bir bitki türü. 345. 162) katran yoncası: (< Ar. 4537) katmerli badem: (< katmer + T. MBTS. DS. 162) . Psoralea bituminosa. morumsu mavi çiçekli ve üç parçalı yapraklı bir bitkidir. çalı görünüşünde bir bitki.413 katırkuyruğu: (< T. şapkasının alt yüzü dilim dilim ve bir halka ile çevrili bulunan bir cins mantar. 1607”) Çiçekleri güzel bir tür süs çalısı (TS. 2. 1-3 m kadar boyda. 2. 2. Anagyris foetida. BTS. katır + kuyruğu) Baklagillerden. dalları çok ince. aŧrān + T. (TS. aŧrān + ? yonca + T. 1237) katırtırnağı: (< T. ardıcı) Servigiller familyasından. (TBAS. meyvelerinden andız katranı elde edilen. tırŋak. 2. yaprakları dikenli ve kışın kalıcı. TBAS.

gövdesi odunsu. (TS. 219. 267) kavak elması: (< T. vatanı Doğu Hindistan olmakla beraber. AVA. parlak ve kalın. 162. 345) kav: (< T. 59. Eren. VIII. 94. gavaħ. VIII. caoutchouc < sp. BTS. Güney Anadolu sahillerinde yetiştirilen bir sıcak ülke bitkisi. kavlağan < kavla. 2688) kavlağan: (< T. kerestesinden yararlanılan bir ağaç. kışın yaprağını dökmeyen. T YA. VIII. 107. 1608). 2686) kavak inciri: (< T. VIII. 20 m kadar boylanabilen. 254. 2. 187. sulak bölgelerde yetişen. BTS. -i) Açık mor renkli bir tür incir (TS. gavag. K AT. 181. 204. ETA. Ficus elastica. encīr + T. Eren. 322. kışın yaprağını döken. kav) Eskiden taşlı çakmaklarda kullanılan. 1241. 64. EYAD. 256. ormanlık yerlerde biten bir çeşit mantar (DS. Ka. Ağz. SA. kolay yanan. ST AT. gavak. 2. öz suyu yapışkan. TBAS. KBAYA. yaprakları oval biçimli. TBAS. kavak < kav + -(a)k. 106. VI. ekşimsi ya da tatlı bir çeşit elma (DS. boyu bazı türlerinde otuz veya kırk m ye değin çıkan.: gabak. KYA. 4538) kavak: (< T. 162.Y. 163. 2..A.+ -gan. 345. XII. kavak + elması) Orta sertlikte. 1240. 217. quassia < Lat.) Sütleğengiller familyasından. 1243) . DS. 2685) kauçuk: (< Fr. 1241) kavanez: (< ? ) Domates (DS. kavaħ) Söğütgillerden. 221. ADYA. 47. 1242) kavdan: (< ? ) Gövdesi uzun bir çeşit ot (DS. 177.) Acı ağaç (TS. E A. süt kıvamında. 2. (TS.414 kattak: (< ? ) Taflan ağacı (DS. Populus. 2687) kavasya: (< Fr. 204. kavak + Far. AAT. MBTS. 1937. (lastik ağacı). 219) Çınar ağacı (TS. 2. II. 2. (And. 201. 239.

(TBAS. ka un. Cucum. 2. kaya + sarımsağı) Genç yaprakları sarımsak yerine kullanılan bir tür yaban sarımsağı. manitari + T. III. 2099. kavuşlak) Mor renkli yaban menekşesi (DS. çok yıllık. sulu ve etli meyvesi olan. DS. TBAS. 2108. Ağz. VIII. kaya + ? kekik + T.A. ülkemizde kültürü yapılan. 14. 232. kuvvetli kokulu. OAAD. Clauson. goun.Y. kaya + sarmaşığı) Kayalıklarda biten sarımsak (TS. 163) kaya kekiği: (< T. 2. II. gon. Allium ampeloprasum. mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. 136.415 kav mantarı: (< kav + Yun. EYAD. -u) Ekşi. kayalık yerlerde biten. Ostrya carpinifolia. 59) kavurt otu: (< T. -ı. otsu bir yaban bitkisi. VII. VI. (And. Eski Kıpçakçada kāwun (ve kowun) biçimi kullanılır. 482. 1941. kara üzüm gibi meyveleri olan. bir veya çok yıllık. 2696) kaya sarımsağı: (< T. Satureja thymbra. Gaz. < Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. KYA. Eren. 163) kavuşlak: (< T. 49. “< kav ‘Eski Türkçeden beri kullanılır’. gavun. (TS. 1244. kavurt + otu) bk. havun) Kabakgillerden. 163) kavun: (< ET. -i) 20-40 cm yükseklikte. 1608”) Bazitli mantarlardan. 133. 73. Gülensoy. 2. 101. “< ET. uyuz otu (TBAS. DS. 2. kaya + ? Far.. at ayağı biçiminde bir mantardır. AVA. sürüngen gövdeli. kaya < *kada < *kad-. (TS. 1243. VIII. DS. 1246) . (TBAS. tek yıllık bir bitki. Sedum (TBAS. K AT. 674”) 20 m kadar yükselebilen ve kışın yaprak döken bir ağaç. Kökenini açık olarak bilmiyoruz. 220). DS. 306. TAYA. VI. VI. 345.A.: gavın. 322. 163. 2313. BTS. koruk + T. (TS. 12. MBTS. 88. Ka. Fomes fomentarius. AA. Orta Türkçede kāğūn olarak geçer. ağaçların gövdesinde veya dallarında yetişen ve kurusu kav olarak kullanılan. DA. 1246) kaya sarmaşığı: (< T. 2. kayacık. 163) kaya koruğu: (< T. 2694) kayacık: (< T. DS. 13.. genellikle güzel kokulu.

Eren. VIII. kaya + yağı) bk. kaysi) Gülgiller familyasından. her dem yeşil. Ağz. 2698) kaya yarpuzu: (< T. Nişanyan. taş nanesi (TBAS. (kayayağı) (DS. 347) kayın mantarı: (< T. özsuyu beyaz bir yaban bitkisi. 222. kestane gibi çoğu kerestelik orman ağaçlarını içine alan. 1248. yaprak döken. VIII. kayın. meyvesi dövülerek yaralara sarılan bir çeşit bitki. yuvarlak yapraklarının içinden çıkan filizlerin ucunda sarı çiçek açan. 164) kayır: (< ET. 2700) kayıngiller: (< T. aysī. 222) Kayıngillerin örnek bitkisi olan. (kayganacık). -ı) Pleurotus türlerine verilen genel ad (TBAS. 1248. (TS. VIII. kayın + dili) Bir çeşit kaktüs (DS. 1617) ncir (DS. (And. VIII. kaya + üzümü) Kırlarda biten.: gaysı. palamut diye adlandırılan meyveleri yüksüksü bir kadehçik içinde duran. kum”. VIII. . meşe. çiçeği) Geniş. kışın yaprak döken. 222). ülkemizde de kültürü yapılan. (DS. 164) kayındili: (< T. 222. ħāyegįne + T. kayışkıran (TBAS. kadhıŋ. 2698) kayayağı: (< T. kaygana çiçeği (DS. -u) bk. < kayın < Ana Türkçe *kadıŋ. ana vatanı Çin olan. Eren. 2. VIII. yapraklarını döken. 164) kayın: (< ET. TBAS.416 kaya üzümü: (< T. çalı ya da ağaçsı bitkiler (TS. 2699) kayık çiçeği: (< T. BTS. Fagus orientalis. MBTS. kayır “çiğnenmiş toprak. 2. manitari + T. kaya üzümü (DS. kayık + çiçeği) bk. kayın + Yun. ħāyegįne + T. 2701) kayısı: (< Far. kerestesi beyaz bir orman ağacı. 30-40 m kadar bir boya erişebilen. 2. Nişanyan. 2699) kaygana çiçeği: (< Far. kaya + ? yarpuz + T. 260) kayganacık: (< Far. kayın + -giller) ki çeneklilerden. cık) bk.

341. 1616”) Yeşil soğan (DS. DS. ortası marul gibi sarı göbekli. ETA. çok yıllık ve dikenli bir bitki. (TBAS. üzüm) Yerli bir üzüm cinsi (GD AT. 106. II. kazankulpu (TBAS.417 eti sulu. DA. TBAS. 164. Nişanyan. 1249. kayış + kıran) Baklagillerden. “< kayı. 2. (TS. 2708) kazandelen: (< T. VIII. kökleri toprağa derince girerek tarlalar sürülürken sabanı tutan. 1249. çok yıllık. 347. MBTS. idrar arttırıcı ve taş düşürücü olarak bilinen. kayın + ana + yumruğu. yumruk. kavrularak yenen bir ot (DS. aysī + T. 2701) kaymacık: (< T. 302) kayışkıran: (< T. Prunus armeniaca. kazan + delen. kayı + soğan. 2. “< T. Frenk inciri (TBAS. kaymak + otu) 1-3 m yükseklikte. Onosis spinosa. Eren. 9. 59) kayı soğan: (< T. kaymakcık) Yaprakları enginar yaprağına benzer. 2703) kaymaklık: (< T. 2701) kayisi üzüm: (< Far. 165) . güzel kokulu ve açık turuncu renkli meyveleri eriksi tipte olan bir bitki. 2. kayın + ana + dili) Dil biçiminde yassı ve dikenli dalları olan bir kaktüs türüne halkın verdiği ad (TS. BTS. TAYA. VIII. 164) kaynanadili: (< T. 165) kayşalak: (< ? ) Beyaz mantar (DS. kaz an. 2. 154. “< ET. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. kaymak otu (TBAS. KYA. 458. 1252) kaynanayumruğu: (< T. Opopanax hispidus. 2. 1623”) bk. 162. 479”) bk. 164) kaymak otu: (< T. MBTS. (TS. kaymaklık) bk. çiçekleri kırmızı. VIII. VIII.

: gazayağı. iki ya da çok yıllık. 312) kazayağıgiller: (< T. . Ağz. 2712) kazmaç: (< T. DS. Erz. genç sürüngenleri Doğu Anadolu Bölgesi’nde ıspanak gibi pişirilerek veya turşu yapılarak yenen. 25-100 cm yükseklikte. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. kazan + Ar.A. kazık (DS. is. ülkemizde doğal olarak 27 cins ve 71 türle temsil edilen. 165) kazayağı: (< T. VIII. ülkemize özgü bir orman ağacı. kazuk < kaz-. otsu ya da çalımsı bitkiler. (TS. kukunaria + T. (BTS. 2710) kazankulpu: (< T. Chenopodium. kazıyak) Ispanakgillerden. Abies nordmanniana subsp.. dikenli.. otsu. Gülensoy. iğne yapraklı. VIII. -u) 90-120 cm yükseklikte. yaprakları kaz ayağına benzeyen. 2712) kazık yemiş: (< T. 348) kazgagası: (< T. -sı) Corydalis türlerine verilen genel ad. gazayak. yapraklarını dökmeyen. III. kazayak. kaz.418 kazankarası: (< T. 1256. (And. meyveleri etli yapı ile çevrlmiş fındıksı ya da kapsül tipte. taç yaprakları olmayan. genellikle tuzlu topraklarda yetişen. “< ET. 124. 165. kaz + ayağı + -giller). kazmaç) Kış yaz yapraklarını dökmeyen. 490”). kaz + ayağı. Clauson. (DS. 2. 681) Havuç (kazık yemiş). Cirsium ciliatum. 165) kazık: (< ET. kazık + yemiş) bk. Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli. Chenopodiaceae. II. TBAS. kazağ. kazan + karası) lkbaharda kırlarda biten. Çok yıllık. ovaryumları genellikle üst. III. yumrulu ve tüysüz bitkiler (TBAS. equi-trojani. 1953. kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir.. 348) Kazdağı köknarı: (< öz. gazyak. VIII. bir. iki veya çok yıllık. yemeği yapılan bir bitki (DS. OT. VI. ulb + T.A. (TBAS. (BTS. Gaz. Kazdağı + Yun. çiçekleri ışınsal simetrili. kaz + ? gaga + T. dağlarda yetişen bodur ağaç (DS. nadiren alt durumlu. VIII. sadece Kaz Dağı’nda (Balıkesir) yetişen. iki yıllık. -ı) Çamgiller familyasından. gazeyağı. 2713) .

ülkemizde 2 cins ve 3 türle temsil edilen bitkiler (BTS. keçi + Yun. basit ya da birleşik. keçi + emceği) Siyah renkli bir çeşit incir (DS. keçi + boynuzu) Baklagillerden. keçi + Yun. tüylü ve otsu bir bitkidir. keçileri çağırmak için söylenen keç keç sözünden geldiği ileri sürülmektedir’. dağ marulu (TBAS. 2. bileşik yapraklı. VIII. VIII. kerestesi marangozlukta kullanılan bir ağaç ve bu ağacın baklamsı. maruli + T. kapsül ya da bakka tipi meyveleri olan. Capra + T. ‘Orta Türkçeden beri kullanılır. DS. ovaryum üst durumlu. şekerli olan yemişi. 2. 166. -u) bk. 1259. 1259) keçi mantarı: (< T. otu + -giller) Yaprakları almaşlı nadiren karşılıklı. 166) keçi emceği: (< T. (harnup) (TS. manitari + T. taç yaprakları 4 tane ya da olmayan. iki yıllık. 2716) keçibiciği: (< T. 1628”) 100-150 cm yükseklikte. keçemcik) Taş aralarında biten ve yenen bir cins ot (DS. -ı) Kiraza benzer küçük meyveleri olan bir ağaç (DS. 2713) kebere otugiller: (< Lat. VIII. -ı) bk. 2716) keçiboynuzu: (< T. “< keçi. (TBAS. keçemik) Sütlü ve tatlı bir çeşit ot (DS. Michauxia campanuloides. VIII. 3-10 m yükseklikte. -i. 166) . MBTS. VIII. ak mantar (TS. beyaz çiçekli. 2716) keçi kömüreni: (< T. Ceratonia. 348) keçemçik: (< T. 2. 2. çanak yaprakları 4-8 tane olup serbest ya da birleşik. kerasi + T. keçi + Yun. 1259) keçi marulu: (< T. keçi + ? bicik + T. yeşilken pişirilip yenilen. 2716) keçi kirazı: (< T. 2715) keçemük: (< T. keçi + kömüreni) Yaprakları soğan yerine kullanılan bir tür yaban sarımsağı (TS. VIII.419 kazrek: (< ? ) Çiğ olarak yenilen bir çeşit ot (DS. TBAS.

VIII. çayırlarda. 1259) keçi yemişi: (< T. 1259) keçisedefi: (< T. Gülgillerden. 2717) kedicibiği: (< ? kedi + ? bicik + T. süs bitkisi olarak da yetiştirilen. keçi + memesi) Sert kabuklu. Spiraea aruncus. 2. yumuşak. -i) Keçisakalı (TS. erkeçsakalı. śadef + T. baş) Bir cins elma (DS. 2. 1629”) Birleşikgillerden. (kedigözü. 2. (TS. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaççık. 1259) keçi söğüdü: (< T. 2. keçi + sakalı) 1. nemli yerlerde yetişen. MBTS. Cistus ciretius. Lâdengillerden. 2718. 2. VIII. Pancar. beyaz veya kırmızımsı bir çeşit üzüm (TS. beyazımsı. iri taneli. “< kedi ‘kökü belli değildir’. Antennaria dioica. beyaz veya pembe çiçekli. çayırmelikesi. Yoncaya benzeyen. 238) kedi dutu: (< ? kedi + Far. (DS. 2. uzunca. tūt + T. 1259) keçisakalı: (< T. keçi + Ar. 167) kedigözü: (< ? kedi + T. keditırnağı). 2. çiçekleri mavimtırak veya mor renkte lâden bitkisinin bir türü. 2. 2. güzel kokulu çiçekleri olan bir çeşit yaban otu. VIII. 2718) . keçi + söğüdü) Bataklıklarda ve nemli ormanlarda çok bulunan bir söğüt türü. keçi + yemişi) Yaban mersini (TS. VIII. tırnağı) 1. AAT. (TS. VIII. gözü) bk.420 keçimemesi: (< T. 1259) kedene: (< ? ) Dökülen tahıldan kendi kendine biten ekin (DS. TBAS. toprakları mızraksı ve çizgili. -u) Böğürtlen (DS. 2717) kediayağı: (< ? kedi + T. -i) Havuç (DS. 2717) kediçırnağı (< ? kedi + T. ayağı. Salix caprea. sık tüylü bir bitki. 1260) kedibaş: (< ? kedi + T. (TS. kediçırnağı (DS. VIII. 2717.

168) kekeremik: (< T. 2718) kefe kimyonu: (< Ar. (TBAS. otu + -giller) Yaprakları sapsız olan otsu bitkileri. -si) Ballıbabagillerden. ĥinnā + T. (TS. iki çenekli bitkiler familyası (TS. çok yıllık. TBAS. VIII. -si) Kırım’ın güneyinde bir şehir olan Kefe’de yetiştirilen ve 17. kedilerin kokusundan çok hoşlandığı bir bitki. (DS. 1260) keditırnağı: (< ? kedi + T. -sı) Dövülüp ezilince kına gibi boyalı suyu çıkan bir cins ot (DS. kırlarda yetişen. 2. 2718) kedi nanesi: (< ? kedi + Ar. Laser trilobum. tırnağı) bk. 2. BTS. yüzyılda stanbul’da satılan bir lâle çeşidi. -u) 50-120 cm yükseklikte. 167) kefe lâlesi: (< Ar. Nepeta cataria. 2718) kedikuyruğu: (< ? kedi + T. Tulipa schrenkii regel türünün bir çeşidi olmalıdır (TBAS. 1260. Olgun meyveleri baharat olarak kullanılır. otu) ki çeneklilerden. 1260) kedi otu: (< ? kedi + T. kök sapı hekimlikte kullanılan. 2722) . kekremik) Kokulu bir cins ot (DS. kulağı) 60-70 cm uzunluğunda. 150 cm kadar bir boya erişebilen. VIII. kedikulağı (DS. tüysüz ve beyaz çiçekli bir bitkidir. keffe + kemmūn + T. 2718) kedikulağı: (< ? kedi + T. kuyruğu) bk. (TS. Özellikle çam ormanlarının altında yetişir. VIII. keffe + Far. na’nā’ + T. seyrek olarak da çalı durumundaki bitkileri kapsayan bitişik taç yapraklı. 2. yaprağı el büyüklüğünde bir ot (kedikuyruğu). lāle + T. VIII. VIII. 349) kedi otugiller: (< ? kedi + T. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. Valeriana. kediçırnağı (DS. 167. çok yıllık. otsu.421 kedikınası: (< ? kedi + Ar. (yaban sümbülü).

Eren. 143. pembe. baş. yaprakları acı olan. ülkemizde 38 türle temsil edilen. “< ET. 2. 2724) kek otu: (< kekik + otu) bk. kekik (TBAS. Gülensoy. kekre. keklik + kanağı) Bir çeşit bitki (DS. VIII. IV. Acroptilon repens. 2. < kekliğin çıkardığı sesten geldiği anlaşılıyor. çok yıllık ve otsu bir bitki. pembe. TaS. “kekil < Far. keklik + çiğdemi. AA. 168) kekre: (< ET. kelçiçek (DS. kākül + T. -cen. Eren. VIII. 2725) kelçiçek: (< Far. çiçeği) bk. Erz. BTS. 1263”) Sarı zambak (DS. 227”) bk. çiçek) Papatya (DS. kırmızı başak durumunda çiçekleri olan ve çiçeği bahar gibi kullanılan. kel + T. 2. MBTS. VIII.422 kekik: (< kökenini bilmiyoruz. 2724. 2723) keklikganağı: (< T. XII. karşılıklı küçük yapraklı. 2398) keklik çiğdemi: (< T. 227. TBAS. bir veya çok yıllık ve kırmızı çiçekli bitkilerdir (TBAS. kekre (DS. kırmızı ve nadiren beyaz çiçekli. beyaz. kel + T. 2725) . 349. 168.. 168. III. çiğ yenen bir kır bitkisi (DS. VIII. (TS. 1262. (TBAS. 224. 168) kekilcen: (< Far. MBTS. karga soğanı (TBAS.A. DS. odunsu saplı. 1634) Birleşikgillerden. 498”) Tekesakalı da denilen. TS. kākül. VIII. 4542) keklikgözü: (< T. XII. 194) kelbaş: (< Far. keklik/kekelik. “< Far. 168) keklik otu: (< T. kel. . II. kel + T. kuvvetli kokulu ve çok yıllık bir bitki. 2. Otsu. keklik + gözü) Adonis türlerine verilen genel ad. 169. 1633) Ballıbabagillerden. keklik + otu) bk. dikensiz. 4543) kelçiçeği: (< Far. Thymus vulgaris. Nişanyan.

A. (And. 608. kepēli. mor çiçekler açan bir bitki (DS. 2727. kelle + T. Erz. Nişanyan. kız + çiçeği) Papatya (DS. E A. kalam.: keleyh) Ham kavun. kel + T. 2735) kemçik: (< ? ) Bayırlarda biten. 1263) kelebek otu: (< T. gövdesi büyük bir çeşit ot (DS. kel + T. < OT. 195. 127. DS. keler. (And. VIII. 225. II. 1263) kelek: (< Far.: kelemekeşir) Kırlarda biten. 2. 1264. 227”) ki çeneklilerden. Erzurum ve Kars bölgelerinde sebze olarak kullanılan bazı bitkilere verilen genel ad (TBAS. 2729) kelkaş: (< Far. 2734) kelkız çiçeği: (< Far. Eren. 2734) kelleliot: (< Far. 228). Ağz. 2728) keler kuyruğu: (< T. karpuz (DA. 169.423 kelebek çiçeği: (< T. 248. keler + kuyruğu. SA. 485) kelem: (< Far. . çorbalara konulan. “< ET.. kelebek + otu) Bir cins yaban yoncası (TS. . 2728. 135. TaS. Krş. 235. II. VIII. kelebek + çiçeği. 2737) . 4543. 2403) kelemenkeşir: (< ? ). Lahana (TS. T YA. kel + T. Eren. Gülensoy. VIII. VIII.. Eren. EYAD. III. 2. DS. VIII. tat) Bir çeşit ot (DS. 2728) kelemne: (< ? ) Papatya (DS.. kālak.Y. kalam + T. XII. VIII. yenen bir çeşit bitki (DS. ETA. 2734) keltat: (< Far. III.A. VIII. IV.A. OAAD. keler. -li + ot) Bir çeşit arpa (DS. VIII. 195) kelemli otu: (< Far. DS. aydınlık oda ve salonlarda zengin renkli ve çok dallı bir süs bitkisi (TS. “kelebek < OT. 2. 228). 500”) Yaprağı küçük. VIII. Erz. 423. 249. VIII. -li + otu) Tarlalarda biten. kaş) Karnabahar (DS. 194. Ağz.

: kenek) Sütleğengillerden. DS. 169) kendir: (< kökenini bilmiyoruz. VIII. Eren. 2. kam’a. Sütleğengillerden Hint yağı çıkarılan bitki (TS. 2741. Kenevir. 230”) 1. 170) kendir palmiyesi: (< ? kendir + Fr. tohumlarından koyu bir .424 keme: (< Ar. 1273) kendirgiller: (< ? kendir + T. Patatese benzeyen bir çeşit mantar. bādingān + T. is. 2742) kene otu: (< Far. kendi + biten) 1. 2742) kendir otu: (< ? kendir + T. Clauson. VIII. ağaç veya ağaççık durumunu alabilen. kanah + T. Eren. kendir. -si) bk. VIII. 229). 230. Beyaz ve iri taneli bir cins üzüm (DS. palmier + T. şerbetçi otu. 506) kene ağacı: (< Far. tropik bölgelerde yetişen. 2742) kenebörülcesi: (< Far. otu). Kene otu. 2. VIII. 1273. kanah. 2. 2741) kendillik: (< ? kendir + T. 331) kendi biten: (< T. 2. 2. Hint keneviri gibi bitkileri içine alan bir familya (TS. -lik) Kenevir (DS. Börülce (DS. -giller) ki çeneklilerden.: kem) 1. Eren. “< Far. 2. palmiye (BTS. VIII. Kemer + Ar. kenevir (TBAS. lkbaharda yetişen bir çeşit ot (DS. 2736. kanah + T. -ik) 1. Yaban armudu. Ağz. 2. 2. (And. ağacı. VIII. MBTS. börülcesi) Bir çeşit fasulye (DS. -ı) Bir çeşit ince uzun patlıcan (TS. TBAS. kanah + T. Yer elması. 1267) kemezen: (< ? ) Sarımtırak bir erik cinsi (K AT. 1646. 3. (And. 1273) kendirik: (< ? kendir + T. otu) bk. 2. bādincān < Far. Ağz. 729) Kenevir (TS. 2738) Kemer patlıcanı: (< öz.

Frenk kimyonu (TBAS. gerdüme. 1273. Ağz. tere. TaS. 1996. 2752. (And. kangar. kenger + T. MBTS. 20-100 cm yükseklikte. BTS. otsu ve yabani bir bitki. 1138. 171) kerdeme: (< Yun. < Far. 171. (TS. erkek ve dişi çiçekleri esrar yapımında kullanılan. bir yıllık ve otsu bir bitki. çuval gibi kaba örgüler yapılan. acı yavşan (TBAS. Cannabis sativa. IV. 2751) keraviye: (< Far. VIII. DS. 50-350 cm yükseklikte. 2440) . VIII. bir yıllık otsu bir bitki. TBAS. kangar. 231) Birleşikgillerden. III. 4545. gerdime. DS. bir yıllık ve otsu bir bitkidir. TaS. 2. VI. Eren. 1648) Bodur ağaç (DS. DS. Ricinus comminus. 170. Lepidium sativum. 2005. 2439) kengi otu: (< Far. VI. çok yıllık. (TS. 1273. VIII. Cynara cardunculus. IV. 116.425 bitkisel yağ elde edilen. UA. TBAS. yavşanı) bk. 2742) kenevir: (< Yun. 170. 2744) kepir: (< kökü belli değildir. ilkbaharda yetişen. 3. kannavi = EYun. yaprakları dikenli. kerāviye. sapındaki liflerden halat. sütlü. Nişanyan. DS. germide) 20-50 cm yükseklikte. kenger (TBAS. XII. VIII. Nişanyan. 2. otu) bk. 2749) kepir yavşanı: (< ? kepir + T. DS. *kannabis. AVA. 226) Kendirgillerden. Eren. VIII. (TS. (TBAS. 170) kep: (< ? ) Kuru soğan (DS. beyaz veya pembe çiçekli. DS. taze sürgünleri. 171) kera: (< ? ) Bir çeşit turfanda armut (DS. MBTS. kannabis ~ HAvr. kardamo. 232). 2. DS.: gerdeme. 2. tohumları. 2743. 333. VIII. kenger = OFar. iki evcikli. 354) kenger: (< Far. 1649) bk. 1273. 1991. 226.

Ağz. çiçeği) Süs için yetiştirilen ve demet olarak çiçek açan bitki. 2756) kersin: (< ? ) Yemeklere konulan bir çeşit bitki (DS. Akdeniz bölgesinde yaygın olan ve 5 m kadar yükselebilen bir ağaççık. makinin en baskın bitkilerinden biri. 738. 2757) kertme: (< T. -si) Kayıngiller familyasından. (BTS. VIII. -ce. Quercus coccifera. kermesse + Far. (TBAS. kį se + T. 43) kerğaş: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS. baba incir (DS. 30-100 cm yükseklikte. kesercik) Karçiçeği. kirtil + T. VIII. Nişanyan. 2. VI. 2754) kermah: (< ? ) Atlara yedirilen besleyici bir ot (DS. Ege ve Akdeniz bölgelerinde geniş bir yayılış gösteren. 171) kese çiçeği: (< Far. (TS. VIII. (And. 2.426 kereviz: (< Ar. Apium graveolens. TBAS. kereöz. 2757) kertilce: (< Yun. 1652) bk. VIII. 2. iki yıllık ve otsu bir bitki. kertme < kert-. 2766) . yaprakları dikenli. 1278) kesercik: (< T. VIII. kökleri ve yaprakları sebze olarak kullanılan. VIII.: geneviz. 1991. VIII. ufak incir. küçük yapraklı bir çeşit ot (DS. 226)./Far. bīşa + T. MBTS. kartalos. 1714”) Labada (DS. 354) kerpize: (< ? ) Dağlarda yetişen kekiğe benzer kokulu. kireviz) Maydanozgillerden. 1276. VIII. DS. DS. 2762) kesme: (< T. DS. Marmara. her dem yeşil. 2753. 2. kerefs ~ Aram. kokulu. 2755) kermes meşesi: (< Fr. 172. “< Yun. 2754) kerik: (< ? ) Bir çeşit sert. Clauson. Ceanothus. çiğdem (DS. AAT. kesme) Kışın yaprağını dökmeyen. MBTS. VIII. Phillyrea latifolia. krepsā. (TS. 171. ahlat (TBAS.

AAT. (And. iyi bir çeşit yaz armudu (DS. -u) Yeşil renkli. VIII. 211. 2772) keşkül: (< Far. 117. 25-30 m kadar boylanabilen. 2768. 1285. Ağz. ZBK A.. VIII. (TS. 144. MBTS. Castanea sabva. karabaş otu (TBAS. 2772) keşiş otu: (< Far. 10-100 cm yükseklikte. TBAS. otsu bir bitki. DS. kökü yenilen bir çeşit yaban bitkisi (DS. Erz. keşür. BTS. tohumu kaynatılarak hastalara içirilen bir çeşit bitki (DS. cachemire < ng. emrūd + T. 228) Ketengillerden. keşkūl. lifleri dokumacılıkta kullanılan. kestene) Kayıngillerden. Eren. UA. özellikle tohumu için yetiştirilen. kitūm ~ Sümer. 2. 357. K AT. 197. III. kettān/kittūnā ~ Akad. VIII. (And. 9. 2772) keten: (< Ar.. IV. VIII. TBAS. yemez + Far. gazar. BTS. otu) bk. 2.: keşşir. kastania + T. Nişanyan. 2.427 kestane: (< Yun. IV.: kesdane. VIII. TaS. 1600) Üzüm türü (EYAD. kesdene. . 10. VIII. 2. kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı ve bu ağacın yenilebilen meyvesi. kişir) Havuç (DS. TaS. 172. 234). 108. kabağı) Helvacı kabağı (TS. 2772) keşkut: (< ? ) Baharda dere kenarlarında biten. -lik + otu) Hoş kokulu. kaskeni kestane ağacı. 1662) Su kabağı (DS. 235). Linumusitatissimum. Eren. 357) . 172) keşişyemez armudu: (< Far. MBTS. kışın yapraklarını döken. 2771. keşį ş + T. 2454) kestane kabağı: (< Yun. 19. 51. kask kestane. 1283) keşbir: (< Fr. (TS. 1283. ılıman iklimlerde yetişen. kastania < Erm. Ağz. 2. 172. gazar + T. bir veya iki yıllık.A. 2457) keşirlik otu: (< Far. “Keşmir yer adından”. çiçekleri mavi renkte ve beş taç yapraklı. keşį ş + T. kettān ~ Aram. 235) keşir: (< Far.

2777) Kıbrıs akasyası: (< öz. 2774) kevke: (< ? ) 60 cm kadar yükselebilen. MBTS. Kıbrıs + Fr. DS. 2792.: kılamuk) Kurak yerlerde yetişen bir çeşit ot. 3-5 karpelli ve ovaryum üst durumlu. (TS. çiçekleri ışınsal simetrili. 2790) kılamık: (< ? ). otsu ya da çalımsı bitkiler. Yapraklar çıplak. BTS. kettān + T. VIII. VIII. Acacia cyanophylla. 2795) . ayrık otu (DS. 4551) kıldır: (< ? ) 1. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli. Batı Anadolu bölgesinde yaygın olan. kapsül tipinde meyveleri olan. 2773. 1669) Sinir hastalığının iyileştirilmesinde kullanılan. çalı görünüşünde bir ağaççıktır. VIII. is. 1285. VIII. 2773) ketiğen: (< ? ) Bir çeşit dikenli ot (DS. erkek organları 4-5 adet. VIII. VIII. Vatanı Güneybatı Avustralya olmakla beraber Akdeniz bölgesi sahil kumlarında yetişir. Ağz. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. gömleği) nce kabuklu. çiçekler sarı renkli. (And. 173) kevren: (< ? ) Yer elması (DS. 117) ketenköynek: (< Ar. 3. (TBAS. acacia + T. tatlı bir çeşit incir (DS. Küçük domates (DS. -sı) 3-5 m yükseklikte. XII. ülkemizde 2 cinsle temsil edilen.428 ketengiller: (< Ar. 357) ketengömleği: (< Ar. 2. VIII. VIII. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. 2. (TBAS. keten ve benzeri türleri içine alan. Yeşil domates. Domates. kettān + T. 2. 2787) kığıştak: (< ses taklidi kığış’tan “kığış+ta-k”. kettān + T. Alyssum corsium. UA. gömlek) Bir çeşit armut (DS. çiçek durumu küremsi şekilli ve 10-15 mm çapında. kaynatılarak suyu içilen bir bitki (DS. 173) kıdıman: (< kıdı+man ?) Çiğdem (DS. çok yıllık.

Bir çeşit küçük mantar. 2. “< ET.: kılımbaz. 2798) kılır: (< ? ) Maydanozgillerden. 1673) Taze fasulye (DS. kıl + kirişi) Yaban soğanı (DS. VIII. 2. 2799) kılkıl: (< T. 2796) kılıçarpa: (< T. Fındık büyüklüğünde. kendine özgü kokusu ve tozu olan. 4. 2800) kılkuyruk: (< T. kılık. 1291) kılıtır: (< ? ) ncir. Arapsaçı otu (DS. ardıç vb. VIII.. MBTS. 198) kılkirişi: (< T. VIII. Ammi visnaga. 5. DS. söğüt yaprağı gibi yaprakları ve sarı çiçekleri olan bir ot. 2. kılgın) Serviye benzer. kenarları keskin ve kısa bir ot. (TS. kılıç + otu) 1. 4552) kılıç kekiği: (< T. kıl + kıl) Mısır (DS. kılıç. 2798) kılımboz: (< ? ). uzunca bir çeşit arpa (DS.429 kılgın: (< T. meşe. kılıç + ? kekik + T. bir yıllık ve özel kokulu otsu bir bitki. 2800) . 2. incir dizisi (DS. 2043.A. 173) kılıç otu: (< T. VIII. Yaprakları kamışa benzeyen. Çam. VIII. Ağz. Erz. 1672”) Hayvanlara yedirilen sivri. VIII. turşusu ve reçeli yapılan bir yaban meyvesi. (And. III. VI. VI. XII. dere kıyılarında yetişen ince yapraklı bir ağaç (DS. 1673). kılıç + arpa. Palamut. (And. kıl + kuyruk) Tohumluk olarak kullanılmaya elverişli olmayan buğday (DS. ağaçların meyveleri (DS. MBTS. kılınboz) Pancar (DS. . 2798) kılık: (< ET. 3. Ağz. Yaraları iyileştirmekte kullanılan. DS. 2. VIII. Kuru fasulye 3. MBTS. ilāf. -i) bk. DS. VIII. kaya kekiği (TBAS. 2077. 2. 2798) kılıf: (< Ar. VI. VIII.: gılik) 1. 2077. 2800.

1292) kımçırık: (< ? ) Mürver ağacı (DS. ucu diken gibi. 3001) kındıra: (< kökenini bilmiyoruz. VIII. MBTS. ağacı) ki çeneklilerden. (TS. iki yıllık. 2808.: gimi. Ağz. beyaz çiçekli. VIII. 173) kına ağacı: (< Ar. (TS. quinaquina) Kök boyasıgillerden. (And. Kevene benzer dikenli bir çeşit ot. örneği bahçelerde yetişen kına çiçeği olan bir familya (TS. kabuğundan kinin çıkarılan bir ağaç. Ağz. 1292) kına çiçeğigiller: (< Ar. 1293) kınalıparmak: (< Ar. 2. çiçekleri türlü renkte olan. Gaz. asıl yurdu Güney Amerika olan. tropikal bölgelerde yetişen.A. gındırga. (And.. Balsamina hortensis. Hindistan ve Endonezya’da da yetiştirilen. kurutulmuş yapraklarından kına elde edilen. 2808. ĥinnā + T. ĥinnā + T. Lawsonia inermis. ūzek) Kestane (DS. 1675). AVA. MBTS. kundur) 1. 1293) kınakına: (< sp. 173) kına çiçeği: (< Ar. VIII. -lı + parmak) Havuç (DS. Nardus. 2492) . ĥinnā + T. VI. DS. Eren. gındırık. kıl + otu) Dağlık çayırlarda yetişen ince ve sert yapraklı bir bitki.430 kıllı kozak: (< T. kıntır.: gındıra. çiçeği) Kına çiçeğigillerden. kimi) 60-90 cm yükseklikte. kındırka. 324. 2. kıllı + Far. bir veya çok yıllık otsu bitki. 2802) kımi: (< ? ). ĥinnā + T. 237. Pancar (DS. XII. 4552) kındır: (< kökenini bilmiyoruz. küçük bir ağaç. (TS. 2801) kıl otu: (< T. (And. koyu renkli bir çeşit çayır otu (DS. dikenli. DS. VIII. 2. TBAS. 2. 1292. (TS. çiçeği + -giller) ki çeneklilerden. III. kemi. 2. 2812. 2. Chaerophyllum bulbosum. 326.: kındıl. VIII. 1675). yumru köklü. 2. Ağz. Cinchona. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. 2. 2809. IV. 2049. TaS. kandıra) Sulu yerlerde biten ince uzun yapraklarının kenarları keskin. (TBAS.

kırmızı çiçekleri olan ve davarlara yedirilen kır otu (DS. çiçeksiz ve otsu bir bitkidir. kırç + kırç + otu) lkbaharda yetişen. VIII. tilkişen (TBAS. 2. gul + T. 1299) . 174) kıra: (< ? ) Fasulye (DS. VIII.431 kıngıra otu: (< ? kıngıra + T. VIII. 1296) kırık: (< T. 174) kıramık: (< kıra-muk ?) Hamken yeşil. rizomlu. eğreltisi) Çok yıllık. (TS. 267) kır gülü: (< T. ince uzun yaprakları. VIII. 2. otu) Baş ağrısını iyileştirmekte kullanılan bir çeşit ot (DS. 2814) kıral: (< Sırp. 2. 1676”) bk. 2810) kınnap otu: (< Ar. (TBAS. 2814) kıral eğreltisi: (< Sırp. Osmunda regalis. 2815) kırbıdak: (< ? ) Yenilen bir çeşit ot (DS. 2819) kırgın otu: (< T. 1771) Akasya ağacı (DS. 2817) kırçkırç otu: (< T. 2824) Kırkağaç kavunu: (< öz. kırgın + otu) bk. Kırkağaç + T. -ü) Çorak bölgelerde biten ve gün gülüne benzeyen bir tür çiçek. “< Ar. inneb + T. kenevir otu (TBAS. VIII. kavunu) Kabuğu alacalı sarı renkte olan bir tür kavun (TS. kır + Far. MBTS. is. VIII. kırık) Bir çeşit kılçıksız başaklı buğday (DS. Fumana. olgunlaşınca siyah. kral + T. MBTS. kral. otu. 2. küçük meyveleri olan bir çeşit funda (DS. inneb. VIII.

kırk + kanat. (TBAS. XII. 174) kırlangıç otu: (< T. kırk + sinir + otu) bk. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. -si) bk. VIII. Nişanyan. tanelerinden asitsiz bir yağ elde edilen. Manisa lâlesi (TBAS. TBAS. VIII. kırk + budak) Fesleğen çiçeği (DS. su kenarlarında. kanat. 2830) kırkkilit otu: (< T.432 kırkat: (< ? ). kırlangıç + otu. kırklık) Kırk günde yetişen bir çeşit kırmızı buğday (DS. yaprakları damarlı bir ot (DS. i līd + T. VIII. Loentice leontopetalum. kırk + boğum) Tilkikuyruğu da denilen. VI. 238”) Gelincikgillerden. Ağz. kırk + günlük) Mayıs ayında çıkan ve kırk günde yetişen bir çeşit bakla (DS. Eren. boğumlu gövdesinden kaval yapılan bir çeşit kamış (DS. 211. kamış) Sulak yerlerde yetişen. DS.: gırgat. 2830) kırkma kamış: (< T. lāle + T. karlaguç. yumrulu. kır + Far. 174) kır lâlesi: (< T. 174) kırklık: (< T. otu) bk. VIII. VIII. atkuyruğu (TBAS. (And. kirkat) Kırmızı ya da kestane rengi meyveleri olan. 205”) Yaraları iyileştirmek için kullanılan. boğum boğum olan dalları süpürge çöpüne benzeyen ve yiyen hayvanları ishale uğratan bir ot (DS. sütü . 2056. 2828. kırkma + ? T. 2829) kırkkanat: (< T. çok yıllık. “< ET. Eren. çayırlarda biten. VIII. kırk + baş + otu) 10-80 cm yükseklikte. “< ET. atkuyruğu (TBAS. bağa (TBAS. 262) kırkbaş otu: (< T. 4555) kırksinir otu: (< T. çiçekleri altın ve limon sarısı renginde olan. 174) kırk budak: (< T. muşmulaya benzer küçük dikenli ağaç (DS. kırk + Ar. kırk + boğum + otu) bk. 174) kırkboğum: (< T. 2829) kırk günlük: (< T. 2828) kırkboğum otu: (< T.

174) kırmızı: (< Ar. lahano) Rengi kırmızı olan bir tür lahana (TS. 1302) . Centaurium erythraea. VIII. 136. pipéri) Patlıcangillerden bir biber türü (TS. ştah açıcı olarak kullanılır. irmizį . kök) bk. irmizį + Yun. rizomlu. 175) kırmızı lahana: (< Ar. 174) kırmızı kedi otu: (< Ar. 4509. Ka. 175) kırmızı kök: (< Ar. irmizį + OFar. kökü kırmızı olan bir turp türü. gevrek. domuzağırşağı (TBAS. irmizį + T.: gırmızı) Domates (DS. (TBAS. irmizį + T. 1301) kırmızı gevrek: (< Ar.A. çok yıllık ve otsu bir bitki. 226. 2. 1302) kırmızı turp: (< Ar. TBAS.. AA. 690”) Kırmızı ile siyah arası şaraplık üzüm (DS. (TS. benefşe + T.Y. kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir.A. Ağz. 1300. kevrek < kevre-. 174) kırlı: (< T. 2. -lı) Yaban çileği gibi toprak üstünde uzanan. 2. kırmızı veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. 240) kırmızı bacaklı: (< Ar. irmizį + ? kedi + T. (And. 2. VIII. Centranthus ruber. -si) bk. Clauson.433 siğillere karşı kullanılan.Y. kök boyası (TBAS. OAAD. 1301). TS.. “< ET. dalları ezilerek yaralara sarılan kırmızı renkli bir ot (DS. irmizį + Yun. Krş. kentauron) 50-80 cm kadar yükselebilen. kırlı) Sebze fidesi (DS. (TS. otu) 50-80 cm yükseklikte. irmizį + Yun. turb) Turpgillerden. 2834) kırmızı kantaron: (< Ar. Chelidonium majus. Yatıştırıcı ve uyutucu olarak kullanılır. 2832) kır menekşesi: (< T. 2834) kırmızıbiber: (< Ar. (TBAS. 477. kır + Far. pāçak + T. XII. çok yıllık. iki yıllık. VIII. Raphanus sativus varradicula. (temre otu). irmizį + Far. 275. 2.

Ağz. soğan (TBAS.A. gısha.: fısga. DS. 334) kısmet ağacı: (< Ar. -i) bk. Tietze’ye göre Ar. yaban yasemini (TBAS. 2834) kır sakızı: (< T. 175. 4556. 2839) kısacıkmahmut: (< T. 240). V. otsu. gısğa. gısga. is. VIII. tohumluk küçük soğan (DS. 2845) . otu) ştah açıcı ve mide ağrılarını giderici olarak kullanılan. DS. VIII. (TBAS. 1307) kışgana: (< ? ) Karadut (DS. is. Gaz. VIII. kır + Far. is. gıska) Arpacık soğanı. sarılık hastalığında kullanılan yaban otu (DS. kısa + öz. 151) kır soğanı: (< T. 50 cm kadar yükselebilen. Mahmut) Tütüne karıştırılıp içilen. III. VIII. fıska. çok yıllık. 2838) kır yasemini: (< T. Buna karşılık Tizitzilis Rumcadan geldiğini yazmıştır. 2. kırmızımtırak mor çiçekli bir bitki. 175) kısacamahmut: (< T. gizĥa biçiminden alınmıştır. 2839) kıska: (< Kökeni karışıktır. ağacı) Bütün sıcak ülkelerde sık rastlanan tırmanıcı ve iri gövdeli ağaç. kısaca + öz. kır + sakızı) bk. yāsemen + T. Mahmut + T.. AVA. 2062. 4556) kırt kırt: (< kırt + kırt “ses taklidi”) Havuç (DS. XII. (And. kır + soğanı) bk. Teucrium chamaedrys. fisge. Eren. kırtık) Yapraksız çalı (DS. ısmet + T. VI. kısacıkmahmut (DS. VIII. Clerodendron. 324. kısacık + öz. 175) kırtık: (< T. 1858. XII. VIII. 2839) kısamahmut otu: (< T. Mahmut) bk. kanlık (TBAS. DS. (TS.434 kırna: (< ? ) Yaban zambağı (DS.

kıvırcık + t. 2845) kışla dikeni: (< T. Pazı bitkisi. VIII. 2850) kıvışkan: (< T. kıvırcık) bk. kış + Yun. VIII. otsu. karaçalı (TBAS. kara bir çeşit mantar (DS. kıvrışık (DS. VIII. çok yıllık. çok patlayan bir çeşit mısır (DS. 2850) kıvrak buğday: (< T. Scorzonera semicana.: kıvırşık) 1. 176) kıvşıyık: (< ? ) bk. (TBAS. kıv(ı)rım) 15-45 cm yükseklikte. 2. kıvırcık (TS. sonbahar ekimi ile beraber yetişen buğday (DS. kalın köklü. kıv(ı)rışkan) bk. Pancar yaprağı (DS. 175) kıtış: (< ? ) Küçük. sütlü ve sarı çiçekli bir bitki. 2. gıvışgan otu (TBAS. 1311) kıvrışık: (< T. kışla + dikeni) bk. 2852) kıvrak darı: (< T. kıv(ı)rışık). VIII. 2848) kıtleyük: (< ? ) Kiraz (DS. -ı) bk. salata) Yeşil salata. 175) kış mantarı: (< T. manitari + T. kıvrak + buğday) lkbaharda ekilip. kıvrak + darı) nce taneli. kış + gözü) Sonbahar ve kış aylarında bahçelerde kendiliğinden yetişen ve kavrularak yaprakları yenilen bir ot (DS. 2848) kıvırcık: (< T. 1311) kıvırcık salata: (< T. 2. (And. VIII. ağaç mantarı (TBAS. VIII. kıvırcık salata (TS. Ağz.435 kışgözü: (< T. yaprakları kıvırcık bir tür marul. 176) . VIII. 2852) kıvrım: (< T.

(DS. Ağz. 366. 1695) Sazlık yerlerde biten. 1318. VIII. BTS. hayvanların çok aç kalmadıkça yemediği kalın ve kuruduğu zaman yanları keskinleşen bir çayır otu (DS. Orta Türkçede kızlamuk olarak geçer. < kızlamuk < T. kızıl + boya) bk. 2539) kızılak: (< T. Türkçenin Gücü.436 kıyak: (< T. kışın yapraklarını döken ve 20 m kadar yükselebilen. kerestesi kolay işlenebilir bir ağaç. Eren. kıyık + elması) Yaban elması (DS. kızamık. kızılak) 1. kızıl + ağaç) Gürgengillerden. 176) . MBTS. (And. Rosaceae crataegus. Çin karanfili (DS. Gülgillerden alıç ağacı ve meyvesi. pāçak) Yapıncak üzümü (DS. VIII. kıyak < kıy-ak. kıyışak) Ebegümecigillerden bir çeşit ot (DS. kızıl. VIII. karamuk (TBAS. IV. DS. Kızılcık ağacı ve meyvesi. 242. VIII. Alnus. kız + hanım) Hüsnüyusuf. VIII. 176. 2862) kızılağaç: (< T. 176. 2. 2857) kızamık: (< T. Türkçe kızıl kökünden geldiği açıktır. 60) kızhanım: (< T. kız + güzeli) Bir çeşit bitki (Aksan. pāçak) Yemeği yapılan. kır pancarı (DS. dişi çiçekleri küçük ve sarımtırak. VIII. 2860) kızgüzeli: (< T. kızıl + OFar. 2863) kızıl boya: (< T. kızıl + OFar. VIII. 2863) kızılbacak (I): (< T. 2863) kızılbacak (II): (< T.: kızambuk) bk. Clauson. kök boyası (TBAS. 684). Orta Türkçede geçen kızlamuk biçimindeki -l-’nin erken bir çağda düştüğü anlaşılıyor. 2854) kıyık elması: (< T. (TS. 2856) kıyışak: (< T. kökle gövde arası turuncu olan bir çeşit yaban otu. Türkçede –mık ekiyle yapılmış birçok türev vardır. 2. VIII. TaS. erkek çiçekleri püskül biçiminde olan. 2. TBAS.

buruk bir tadı olan yemişi. 1318. BTS. DS. kırmızı. diken yapraklı. VIII. zararlı bir çeşit ot (DS. VIII. 176. kışın yaprağını döken. çoğu iri gövdeli. kızılca) 1. çalı ya da yarı çalımsı bitkiler (TS. kızılcık + -giller) ki çeneklilerden.A. 2. kırmızı renkli. 2. 2864) kızıleğlim: (< T. .: gızılcıħ. (TS. güzel kokulu bir çeşit erik (DS. kızılca + dişi) 4-5 m yükseklikte. (TS. 1318. BTS. 136. (TS. 2864. III. 2863) kızılca (I): (< T. TBAS. DS. 139) kızılcıkgiller: (< T.. kızıl + burun) Pembemsi yeşil renkli. 2864) . AA. reçeli ve şerbeti yapılan. Pazı bitkisi (DS. VIII. ülkemizde kısmen Karadeniz. (And. kızıl + Ar. lahana büyüklüğünde. 25 m kadar boylanabilen. genellikle eriksi tip meyveleri olan. yaprakları karşılıklı ya da almaşlı. ülkemizde bir cins ve iki türle temsil edilen ağaç. 2. Marmara. 2864) kızılçam: (< T. şam’) Çamgiller familyasından. kızılca) Kızıla çalan bir çeşit buğday (TS. beyaz çiçekli bir ağaççık (Cornus senguinea). VIII. 243”).437 kızılburun: (< T. iğne yapraklı. 2. Ege ve Akdeniz bölgelerinde ormanlar oluşturan bir ağaç türü. 1318. Erz. kızıl + cırık) Tarlalarda biten. beyaz çiçekli bir ağaç ve bu ağacın güzün olgunlaşan. 2. kızıl + eğ(i)lim) Domates (DS. Pinus brutia. 2. VIII. VIII. Ağz. Yaprakları geniş ve tohumları şeker pancarına benzeyen bir ot. kızıl + dip) Pancar (DS. “< kızıl + -cık. 366) kızılcırık: (< T. her dem yeşil. deniz seviyesinden 1200 m kadar olan yüksekliklerde yetişen. Cornus mas. 1318. VIII. 2864) kızılca (II): (< T. Eren. 364) kızıldip: (< T. 2864) kızılcadişi: (< T. tek çekirdekli. kızılcık. gızılcuħ) Kızılcıkgillerden. 1318) kızılcık: (< T.

VIII. anç k ‘enik’. VIII. VIII. VIII. kızıl + sarmaşık) bk. Scolymus compositae. 4559) kızıl işgildi: (< T. 136”) Kökünden kırmızı boya çıkarılan bir ot (DS. (TS. 1319) . kök boyası (TBAS. 2865) kızılkantaron: (< T. 177) kızıl kök: (< T. kızıl + küçük) Havuç (DS. 2. (DS. 2. 1318) kızıl kaytarma: (< T. Eryhraea centaurium. kızıl + ? işgildi) Kırmızı yaban mersini (DS. kırmızı çiçekli. kentauron) Kızılkantarongillerin örnek bitkisi olan. kızıl + göz + dikeni) Sarı diken. iki yıllık otsu bir bitki. kızıl + Yun. kızıllık) Üzerinde kızılcığa benzer meyvesi biten bir çalı (DS. güveyfeneri (TBAS. -giller) ki çeneklilerden. VIII. bostanbozan (TBAS. -ları) Denizlerin yaklaşık 200 m derinliklerinde yaşayan kırmızı renkli su yosunları (TS. karşılıklı yapraklı. Eğrelti otu. kentauron + T. 10-50 cm yükseklikte. kızıl + ot) Havuç (DS. 177) kızıllık: (< T. 2865) kızılgücük: (< T. 1318) kızılkantarongiller: (< T. “< Çuv. Bağlarda teveklere sarılan sarmaşıkgillerden bir ot (DS. VIII. 2866) kızıl ot (I): (< T. XII. 2866) kızıl ot (II): (< T. acı yonca cinsleri içine alan bir bitki familyası (TS. kızıl + Yun. 2864) kızılgöz dikeni: (< T. sap ve yaprakları hekimlikte kullanılan. Eren. kızıl + su + ? yosun + T. 2. kızıl + kök) bk. 2866) kızıl sarmaşık: (< T.438 kızılenik: (< T. kızılkantaron. kızıl + ot) 1. kızıl + kaytarma) bk. enik. Bir çeşit ot. kızıl + Çuv. 2. altın dikeni. 3. 177) kızıl su yosunları: (< T.

beyaz veya pembe çiçekli. VIII. VIII. 2871) kiliz: (< kökenini bilmiyoruz. 2869) kibre: (< gebre ) Bir çeşit ot (DS. alıç (TBAS. Cuminum cyminum. kibrį t + T. IV. çivit otu (TBAS. 446. ıtırlı ve otsu bir bitki. meyveleri baharat olarak kullanılan. beyaz çiçeği olan. 1325. 2. TBAS. 2869) kibrit otu: (< Ar. Lycopodium clavatum.) Maydanozgillerden. 1319) kızlargöbeği: (< T. VIII. ana vatanı Mısır olan. bir yıllık. 368. VIII. gilį m + T. VIII. 177) kilim ucu: (< Far. 177) kızmemesi: (< T. III. (TS. Bir tür şeftali (TS. 177) kızlar yemişi: (< T. 2. sarı çiçek açan bir bitki. 2873) . Gaz. kız + memesi) 1. 2869) kialan: (< ? ) ğde yaprağı gibi yaprakları. kofa (TS. ucu) Itır çiçeği (DS. kızlar + yemişi) bk. greyfrut. Eren. 2. kızıl + yaprak) Gülgillerden.439 kızılyaprak: (< T. yol kenarlarında biten. 2572) kinkar: (< ? ) Devedikeni. kemmūn < Yun. diken (DS. ahlat (DS. 2869) kialmas: (< ? ) bk. (TS. BTS. kız + yanağı) Pembe renkli. 244) bk. haziran ayında dağlarda görülen bir bitki (DS. Kuzeydoğu Anadolu dağlarının ormanlarında bulunan.A. 1320) kızyanağı: (< T. ince kabuklu bir çeşit üzüm (DS. 178. Agrimonia eupatorium. (TBAS. yuvarlak taneli. otsu ve çiçeksiz bir bitkidir. TaS. kızlar + göbeği) bk. Altıntop. VIII. 50 cm kadar yükseklikte. 1338) kimyon: (< Ar. 2. 2. otu) Gövdenin ikiye dallanarak uzamasıyla kolayca tanınan..

VIII. Eren. kerasos ~ HAvr. 1327. giren. 2879) kirmit: (< ? ) Ağaçların arasında biten. VIII. 2. evlek mantarı (TBAS. 2575) kiresep: (< ? ) Bir armut çeşidi (AA. 36. T YA. kerasi. VIII. 178) kirkit: (< ? ). AAT. 369. 1882.: kirgit) Badem şekeri biçiminde. (And. *ker. (And. küçük ve sert bir elma türü (TS. Ağz.: eğren. kráno. Eren. VI. 144. 2877) kirlice: (< T. 2877. yapıncak denilen bir çeşit üzüm (DS. Nişanyan. 108.kiraz. TaS. 244). 2754. DS. 1713. elması) Kırmızı. 233. 2876. Taşlar arasında biten bir çeşit ot. dikenli veya dikensiz. 178. 331. 21.: gilyaz. AA. kirez) Gülgillerden. güren. 3 m kadar yükselebilen. BTS. 233). (And. VIII. (TS.: keriş) 1. DS. kiriş. emrūd + T. 2. Pırasa. tatlı ve gevrek bir çeşit üzüm (DS. 2881) . 697). VIII. sulu. 2879. (And. 2078. IV. kerasi + Far. kerasi + T. 2877) kiriş: (< ET. etli. 3. VIII. TBAS. 2235. 183. DS. 16. 149. 144) kirez armudu: (< Yun. -u) Kiraz zamanı yetişen bir çeşit armut (DS. üzeri benekli. gören. giraz. kerasi = EYun. Tietze. 302) kiraz elması: (< Yun. K AT. Cerasus avium. Havuç (DS. VI. VIII. beyaz veya pembe çiçekli bir meyve ağacı. < Yun. III. EYAD. OAAD. 2878) kirkin: (< ? ) bk. VIII. 73. 1327) kiren: (< Yun. Ağz. 2.440 kiraz: (< Yun. DS. Ağz. 2. Nişanyan. Ağz. tek çekirdekli meyvesi olan. yenilen bir çeşit mantar (DS. MBTS. 280. kirlice) Şarap ve sirke yapmaya yarayan. GBAA. kıren. TaS. 245. kiran) Kızılcık (DS.

DS. 2886) kitir: (< kıtır “ses taklidi”) Salatalık (AAT. Actinidia chinensis. 372) kobar: (< ? ) Meşe ağacı (DS.441 kirtik kiraz: (< T. Eren. sulu. 247) Küçük taneli bir tür çekirdeksiz siyah üzüm (TS. C vitamini bakımından zengin meyve. 239) kivi: (< ng. gişnīz (kişnīz). Nişanyan. 2. yeşil renkli. VIII. MBTS. kertik + Yun. 179. (TBAS. MBTS. 1718) Kökü ve yaprağı yenilen küçük bir ot (DS. 2. 1498) Çayırlarda biten. kişmiş. 1333. VIII. Eren. Ağz. 2883) kirtil: (< kirt “ses taklidi” + T. 1332) kişniş: (< Far. meyveleri baharat olarak kullanılan ve üzeri şeker ile kaplanarak kişniş şekeri yapılan. (And. 2373. XII. 371) kizir: (< Far. 2. 247). patatese benzeyen bir bitki (DS. (And. VIII. DS. bitki) Bir iklim bölgesinde en iyi yetişen ve verimi en fazla olan bitki (BTS. beyaz veya pembe çiçekli bir bitkidir. kiwi. otsu. 2891) . kahverengi tüylü kabuğu soyularak yenen. VIII. bir yıllık. Coriandrum sativum. (TS. gizį r. çok yıllık. -il). 233) Ana vatanı Çin olan. 2. koca + Ar. Ağz. VIII. 2890) kobuk: (< T. 4561) kişmiş: (< Far. kerasi) Geç olgunlaşan sert bir çeşit kiraz (DS.: kişkiş) 20-50 cm yükseklikte. climax + T. Türkçede benzeşme sonunda kişniş biçimini almıştır. 2888) klimaks bitki: (< Ing. yaprakları dikenli ve yassı. 2890) koca bakla: (< T. VII.: hırtıl) Havuç (DS. VIII. bā ilā) Bir çeşit bakla (DS. kabuk. BTS.

VIII.. ayrıca Türkçe koç kelimesinden türemiş olabileceği de ileri sürülmüştür. 2. kocabaş (–1). TBAS. VIII. -ı) Bazı Clitocybe türlerine verilen genel ad. 237) kocabaşı: (< T. koca + baş) 1. 2891) koca yemiş: (< T. 2893) koçan: (< Muhtemelen Slav dillerinden alınmıştır: Rus. 3. 2891. koçijaş < Macarca. Ağz. kabukları ince ve küçük bir çeşit armut (DS. 2894) koçkuyruğu: (< T. (DS. Turp. VIII. (TS. 2. Bulg. VIII. VIII.442 kocabaş: (< T. koca + yemiş) Fundagillerden. 1722) Yer elması (DS. 180) koçlama mantarı: (< T. 180) koç otu: (< T. koca + buğday) ri taneli. 2891) kocadepen: (< T. bk. TBAS. koç + otu). kırmızı renkli meyvesi. bazıları da zehirlidir (TBAS. koca + tepen) Sulu. koçan. manitari + T. 4510.: goçotu) Yaylalarda yetişen kokulu bir çeşit ot (DS. 1337. 180) . MBTS. 2891) koca buğday: (< T. 2. çiçekleri beyaz veya pembe. 180) koçaç: (< Sırpça. kışın yapraklarını dökmeyen bir ağaççık ve bu ağacın 1-2 cm çapında. (And. koç + kuyruğu) Çok yıllık. manitari + T. Astragalus subrobustus. 2. -ı) Russula türlerine verilen genel ad (TBAS. Lahana. pembe veya mor çiçekli bir bitkidir. 180) koç mantarı: (< T. 2. Bazı türler yenilebilir. MBTS. Pancar (kocabaşı). SA. VIII. Mavi renkli çiçeği ve nohut büyüklüğünde tohumu olan bir buçuk metre boyundaki dikenli bir ot (DS. ST AT. (TBAS. yumuşak ve sarımsı bir çeşit buğday (DS. 1722) Armut (DS. Arbutus uneda. koçlama + Yun. XII. 208. 3-6 m yükseklikte. koçan. koç + Yun. 171. koca + başı) 1.

2. VIII.443 koçtaşağı: (< T. TBAS. 2903) koka: (< sp. 181. VIII. yapraklarından kokain çıkarılan. 1338) koful: (< kof+u+l. 1339. kofurgalık “< ET. Erytrroxylon. kokarcık) Arpacık soğanı. çiçekleri küçük ve sarımtırak. kokar + Far. 2904) kokar: (< T. 223-229) kokarganak: (< T. (TS. 4563) kofurgalık: (< T. gāwşīr ‘çakşır’) Yaprakları çaşır yaprağına benzeyen bitkinin hoş olmayan bir kokusu vardır. ağacı. büyük bir ağaç. 1339. kokar + ağaç) Uzak doğuda yetişen. Bu özelliğinden dolayı “kokar çaşır” denilmiştir. (Duran. “< koğuş ‘kökü bulunamamıştır’. saz. kiliz (TS. 249) Hasır otu. MBTS. 2. 2904) kokarcık: (< T. ilkbaharda sarı çiçek açan ve harman süpürgesi yapılan bir çeşit bitki (DS. pis kokulu. 1723”) Dağlarda yetişen. koç + taşağı) bk. kayın ağacı (DS. Ailantthus. 2. dallarından ok ve yay yapılan bir çeşit ağaç. zehirli. XII. (TS. 1723”) Dağ yamaçlarında yetişen. Eren. DS. zeytine benzer meyvesi kırmızı renkte olan. 20 m kadar yükselebilen. 1723”) Bodur ağaç (DS. kokar + kanak) Kötü kokulu bir çeşit ot (kokarzade). XII. (DS. VIII. 4563) . 2. 2. VIII. küçük soğan (DS. MBTS. kof ‘içi boş’. 2900) koğuş ağacı: (< ? koğuş + T. en çok Peru’da yetişen bir bitki. MBTS. koçkuyruğu (TBAS. kışın yapraklarını döken. DS. coca “Peru dilinden”) ki çeneklilerden. kamış. Scrophularia myriophylla. 2904) kokar ağaç: (< T. 2. VIII. “Türkçede isimden isim yapan +l eki yoktur. 2904) kokar çaşır: (< T. VIII. 180) kofa: (< kökünü bilmiyoruz. kokar) Domates (DS.

buğday. kokulu + ? yonca) bk. kokarganak (DS. VIII. 2. Eren. kabuk + Ar. 2. IV. çayırlarda yetişen. (TS. VIII. Afrika’nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan. kokar + Far. 2905) kokceviz: (< T. Eren. kokar + ot) 1. “< Yun. 2905) kokone buğday: (< Yun. kokulu + ? çayır + T. 2906) kokoroz: (< Balkan ve Avrupa dillerinde yaygın olarak geçen bu sözün kökenini bilmiyoruz. 4563) kokaz: (< ? ) Yaban pırasası (DS. kokar ot –1 (DS. ahlat (TBAS. Kokulu bir yaban otu. hayvanlar için iyi bir yem olan ıtırlı bitki. 249) Mısır (TS. kokulu + Yun. 1340) kokulu kiraz: (< T. 2906) kokulu yonca: (< T. 2. koku + ağacı) Öd ağacı (TaS. 2. 2. zāde) bk. 181) koku ağacı: (< T. çekirdekleri kahveden daha . MBTS. eşek yoncası (TBAS. 249) bk. VIII. 1340) kokoz: (< kökenini bilmiyoruz. VIII. kokona. 1725”) Çok tane veren bir çeşit buğday (DS. kokona + T. 1341) kokulu narpis: (< T. 2608) kokulu çayır otu: (< T. 2905) kokarzade: (< T.444 kokar ot: (< T. kokar + otu) bk. kerasi) bk. 181) kola: (< Fr. otu) Buğdaygillerden. XII. Kereviz (DS. 12 m kadar boylanabilen. cevz) Kabuklu ceviz (DS. VIII. Anthoxanthum odoratum. 2905) kokar otu: (< T. kokulu + ? yarpuz) Nane (DS. cola “Sudan dilinden”) Kolagillerden. idris ağacı (TS. VIII.

(TS. 177. kolon + T. VIII. (TS. Cola acuminata. colza) Turpgillerden. 2. 2. 2. DS. 2911) koluncuk: (< Fr. 2912) kolza: (< Fr. BTS. Hododendron ponticum. (BTS. VIII. 379) komşugezen: (< T.: kormen) Yaban pırasası. (kola ağacı). yağlı tohumlu mevsimlik bitki. Ağz. 1342. 2. 2913) komatula: (< Lat. DS. bir çeşit sarımsak (DS. Comatula. 2193. MBTS. iri ve mor çiçekleri olan zehirli bir ağaççık. “< Fr.: guluncak) Kadınparmağı denilen ot (DS. 342) komar: (< kökü bulunamamıştır. ergin hâlde serbest hareketli türleri olan bir derisi dikenli cinsi. Comatula) Deniz lâleleri sınıfından. VI. 182. colonne. cola + T. VIII. 2926) . -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. büyük ve küçük kola ağaçları gibi birçok türü içine alan bir bitki familyası (TS. 1734) Kuzey Anadolu dağlarında yetişen. 1348) komallug: (< ? ) Bir ağaç nevi (K AT. ağacı) bk. 376) kolagiller: (< Fr.445 uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki. MBTS. 1348. kışın yapraklarını dökmeyen. VIII. (And. VIII. 2914) korman: (< ? ). TBAS. komşu + gezen) Evde küçük alanlarda yetişen ve her tarafa kol atarak uzayan bir süs bitkisi (DS. 3-5 m boyunda. 1731”). cola + T. Brassica napus. 2907) koloz: (< ? ) Bir çeşit sarı buğday (DS. genç evrede saplı. 2. Ağz. (TS. 2. (And. 1342) kolak: (< ? ) Ekşi ve iri bir çeşit kış elması (DS. 376) kola ağacı: (< Fr. -cuk. VIII. kola (BTS.

DS. 2938. 2602) kovancık: (< ? koğan + T. Eren. MBTS. Centaurea glastifolia.: goruħ. 1367. 2924. otu) Oğul otu (TS. 4567. parlak pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. 183) kovan otu: (< ? koğan + T. (And. XII. XII. ETA. 2. VIII. Ağz.446 kornar: (< T. Ağz. koğa) Bataklıklarda yetişen bir çeşit saz. (And. MBTS. 2672. 247). Clauson’a göre. sarı kokulu (TBAS. Lathyrus tuberosus. 1365) koruk: (< Scherner’e göre Farsçadan alınmıştır (< Far.: korangal. 2901. II. tarka adı verilir. IV. < kökü belli değildir. MBTS. Clauson. 2925. 1755”) bk. hasır otu (TS. DS. VIII. çok yıllık. “< Erm. VI. (DS. 253. VIII. gōra). DS. kōt’an + T. 1754”) 100 cm kadar yükselebilen. cornichon) Kabuğunun üzeri pürtüklü. 2. 602) korunga: (< Erm. (And. kornkan. DS. 2. Farsça talx üzerinde duruyor. tirfil (TS. 1750). “< kovan ‘kökü belli değildir’. DS. 182. nār) Bir ağaç cinsi (K AT. yabancı bir dilden alındığı açıktır. TaS. (TBAS. 2094. kor + Far. 2. Bu ad “olmamış yemiş” olarak da kullanılır. Ağz. 4563. (TBAS. 1371) . koringön. 2934) kotankıran: (< Erm. 253). DS. Nişanyan. -cık. 343) kornişon: (< Fr. lezzetli bir tür turşuluk hıyar (TS. VIII. Ancak Farsça gōra’nın Türkçe koruk biçimini ses bakımından karşılamadığı açıktır. 2. 1366. govuk. Orta Türkçede koruğa talka. TBAS. VIII. Eren. 2. DS. kōt’an.: goğa. VI. karuk) Henüz olgunlaşmamış ekşi üzüm (TS. körigen) Yabanî yonca. 1370. kıran. 2. goruk. Ammi visnaga (Umbelliferae). 2106. kökünde yumrular bulunan. 185) koşkoz: (< ? ) 30-80 cm yükseklikte. DS. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. DS. VIII. 2933) koşni: (< ? ) Diş hilali otu. 182) kova: (< ET. 2. kov a < ? kovı içi boş kof.

tüylü. 183) koz: (< Far. VIII. 1757”) bk. Nişanyan. rizomlu. 2944) koyun otu: (< T. koyun + çiçeği) bk.. -ı) Bir çeşit mantar (DS. Matricaria parthenium. çok yıllık. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. koyun mantarı (TS. “< ET. (TBAS. koyun + Yun. gawz ‘Arapça yoluyla Türkçeye ceviz olarak da geçmiştir’. VIII. TBAS. 2. VIII. 1373. 255. 2944) koyun mantarı: (< T. koyun + dibi) Bir çeşit ot (DS. 2943. çok yıllık. koyungözü – I. 2686) koyungözü (II): (< T. 2. 144. 2944) koyunkıran: (< T. koyun + Ar. . IV. MBTS. 2. 183. 1373) . çok yıllık. koyun + gözü) ri ve yassı taneli bir çeşit kara üzüm (DS. sarı kantaron (DS. 2944. VIII. DS.: goyungözü) Birleşikgillerden. 2. 183) koyungöbeği: (< T. Erz. VIII. (TBAS. 183) koyun yumağı: (< T. yumak otu (TBAS. (DS. -sı. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. TaS. MBTS. Malabaila secacul. 2111. (TS. Eren. Agrimonia eupatoria. koyun + gözü). parçalı yapraklı. 183) koyun çiçeği: (< T. manitari + T. koyun + göbeği) Bir çeşit mantar. TBAS. DS.447 koyun baklası: (< T. 247. koyun + ekmeği) 15-75 cm yükseklikte. VIII. koyun + otu) 20-120 cm yükseklikte. koy/koyn (viii). Ağz. 183) koyundibi: (< T. kalın köklü. 2943) koyunekmeği: (< T.A. 1373) koyungözü (I): (< T. koyun + yumağı) bk. beyaz ve iri bir papatya türü. 1758) Ceviz (TS. III. koyun + kıran) lâç yapmakta kullanılan bir çeşit bitki. VI. bā ilā + T. (And. domuz baklası (TBAS. 2. rozet yapraklı.

çok yıllık bir bitki. kozak + T. II. iri taneli. 2. VIII. 1376. 2. 1759”) Kalın kabuklu. 1374) köbür: (< T. TBAS. “< Far. 608) kök boyası: (< T. göbeği kuruyunca dik ve mantar gibi olan bir çeşit bitki (DS. rizomlu. 1376) . laklılar) Açık tohumlulardan. iğne yapraklılar (TS. VIII. siyah ya da beyaz bir çeşit üzüm (DS. VIII. 2951). kök boyası. ūzek. 2950) köhnar: (< ? ) Susam (DS. yaprakları karşılıklı. çalı görünüşünde. yaprakları iğnemsi. soluk sarı çiçekli. 2. Pancar. 2947) köğrek: (< T. üzümü. 184) kök boyasıgiller: (< T. DS.: gozlak) Kozalaklıların çoğu dibi yuvarlak. kök) 1. 2. kozak + T. kök + boyası + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. 235) kök: (< ET. -lak). çamgilleri içine alan bir bitki takımı. MBTS. VI. 2113) kozalaklılar: (< Far. gökrek) lkbaharda dağlarda biten. Pancar (ETA. 1374. Salep kökü (DS. porsukgilleri. Flubia tinctorum. (TS. Ağz. elması) Sonbaharda yetişen. kınakına. 2950) köhnü: (< ? ) Bir üzüm türü (EYAD. kök + boyası) Kök boyasıgillerden. 1-2 m uzunluğunda. 51. VIII. kömür) Karadut (DS. VIII. 2. yoğurt otu. (And. tepsi koni biçiminde ve odunsu dokulu meyvesi (TS. çekirdekli. çabuk çürümeyen. 2946) köçet elması: (< ? köçet + T. 2. 2945) kozalak: (< Far. altın kökü gibi birçok cinsleri ve bunlara bağlı dört bin kadar türü içine alan bir familya (TS. 1952. 1-2 metre uzunluğunda. sert ve sulu bir çeşit elma (DS. servigilleri. gövdesi sert dikenli. VIII. yemişleri kozalak biçiminde. meyveleri zeytinsi olan ve kahve ağacı.448 kozak üzümü: (< Far. ūzek + T.

Ağz. sarımsağa benzer bir yaban otu. akçöpleme (TBAS. anfīya.449 kökçiçeği: (< T. 184) köknar: (< Yun. (TBAS. kök + elma) ri ve yeşil renkli bir çeşit elma (DS. -ı. kök + çiçeği) Salep çiçeği (DS. 2953) kömürcü şıkığı: (< T. kök + Ar. rengi hafif yeşil olan. 248”) nce saplı. VIII. anfīya. 4569) kömür tut: (< T. koyu renkli bir çeşit üzüm (DS. 124. (TS. “< ET. Eren. 1377) köle doyuran: (< T. kışın yaprağını dökmeyen. Eren. kömür < köm. Abies. VIII. VIII. kukunaria < kukunara. 256. BTS. kömür + Far. bir çeşit gelincik (DS. 724”) bk. VIII. Kurutulmuş kökleri karanfil kokulu olup. 184) kök karanfil: (< T.: günar) Çamgillerden. 2. yüksek bölgelerde yetişen.+ -gen. 4511. Nişanyan. (TS. DS. DS. VIII. 2. ilkbaharda açan kırmızı renkli bir çeşit kır çiçeği. Allium rotuntum. 1378. “< Ar. köle + doyuran) ri ve yuvarlak taneli. ince yapraklı. yassı olan. 3026) kökten çiçekli: (< T. gösterişli bir orman ağacı. Eren. XII. DS. 2967. köpürgen < köpür. 1377. kök + Far. VIII. DS. VIII. 2. şıkık + T. (And. reçineli ve kozalaklı. çaya koku vermek için kullanılır. 257) Çiğ olarak yenilen. TBAS. kökten + çiçekli) Çiçekleri kök saptan veya kök yanından süren bitki çeşitlerine denir (TS. 256). 387. tūt) Kara renkli dut (DS. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. 2957) kömüren: (< T. Orthurus heterocarpus. 30-35 m yükseklikte. Nişanyan. 184. 247.+ -(ü)r. 2951) kök enfiye: (< T. 2951) kökelma: (< T. çok yıllık. aranfül) 15-45 cm yükseklikte. 2957) . kömürcü + Ar. iğne yaprakları kısa. Tietze. XII.

2960) köpekdili: (< T. 185) köpekgülü: (< T. -i) Tohumu baş ağrısı için koklanan bir çeşit bitki (DS. köpek + Ar. VIII. 1763”) Ballı babagillerden. köpek + otu) bk. “< Eski Kıpçakça. 2960) köpekmantarı: (< T. köpek + elması) bk.gul + T. “< lolo ‘ses taklidi’. 2960) köpeklolosı: (< T. köpek + Far. VIII. 2959) köpekayası: (< T. cevz + T. (TS. çiçekleri sap çevresinde demet durumunda toplanmış. 227) köpek elması: (< T. -ı) Bir çeşit zehirli mantar (DS. 2959) könik: (< ? ) Hindiba (DS. 185) . köpek + dili) bk. köpek ‘kelimenin köpeğin çıkardığı sesten geldiği ileri sürülmektedir’. VIII. VIII. MBTS. adamotu (TBAS. (DS. 2960) köpek otu: (< T. 2958) köner: (< ? ) Çamfıstığı ağacı ve meyvesi (DS. 1379) köpekcevizi: (< T. -ü) Yaban gülü (DS. 2. gāvmį ş + ? cicik “meme” + T. MBTS.450 kömüşciciği: (< Far. köpek + lolosu. VIII. köpek + memesi) Kimi ilâçların yapılmasında kullanılan patlıcangillerden bir bitki. VIII. pisiktetiği (TBAS. 2958) köndar: (< ? ) Kayalıklarda biten güzel kokulu bir ot (DS. 1876”) Gelincik (DS. -i) Uzun taneli bir çeşit kara üzüm (DS. itüzümü. Solanum nigrum. köpek + Yun. ıtırlı birçok türü olan bir bitki. Marrubium vulgare. boz ot (TBAS. köpek + ayası. manitari + T. VIII. 2. VIII. 2960) köpekmemesi: (< T. 2. VIII.

gayet sık. köse buğdayı. Halil) Çok tatlı. 687. 2968) köse: (< Far. köse buğday (DS. 2. kūse + T. köpek + soğanı) Yaban sarımsağı (TS. 2971) kösehalil: (< Far. kūse + öz. (TS. 2971) köse buğday: (< Far. 2. MBTS. buğdayı) bk. 248”) bk. köpek + üzümü) t üzümü (TS. sabun otu (TBAS. 248”) Sonbaharda yetişen kırmızı renkli. dayanıklı bir çeşit elma (DS. 185) körtiken: (< Far. VIII. 2. ekşimsi. 185) köpek üzümü: (< T. Clauson. TBAS. kūse + T. 2972) . köpürmek < köpmek. VIII. köse buğday (DS. köse tahılı). 1767) bk. VIII. “< ET. VIII. “< ET. adamotu (TBAS. köpük < köpük < köp-. köpürgen. köpük + elması. 2963. 2961) köpürcek: (< T. köpürecek) Sabun gibi suda köpüren bir çeşit ot (DS. 2. 1380) köpektaşağı: (< T. VIII. 2960) köpek soğanı: (< T. DS. VIII. kūse. buğday) Başağı kılçıksız bit çeşit buğday (köse. yuvarlak taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS. köpek + taşağı) bk. diken) Kaba yapılı. kömüren (DS. is. Nişanyan. 1380) köpük elması: (< T. VIII.451 köpek sarımsağı: (< T. 2971) köse buğdayı: (< Far. bozumsu yeşil renkte ve çalı gibi dikenli bir çeşit bitki (DS. Nişanyan. 1385. köpek + sarımsağı) bk. VIII. 185) körek: (< ? ) Baldıran otu (DS. VIII. 2962) köpürgen: (< T. gūr + T.

kubatça) Papatya (DS. domuzağırşağı (TBAS. taneleri birbirinin üstüne sıkışmış. 186) köse otu: (< Far. otu) Kuraklık nedeniyle büyüyemeyen ot (DS. Ağz.: koygoçüren) 20-100 cm kadar yükselebilen. 104) köy otu: (< Far. 2983) köygöçüren: (< Far. otsu. 2978) köyağı: (< Far. -i) bk. ağı) Yuvarlak. kuşekmeği (TBAS. AA. VIII. köpeği) bk. yün boyamaya yarayan bir çeşit sarı yosun (DS. sulu ve tatlı bir çeşit pekmezlik üzüm (DS. Sefer) Dolmalık bir çeşit kabak (DS. kral + Lat. kūse + T. 4331) kubar: (< ? ) Meşe ağacı (DS. daħl + T. VIII. DS. (TBAS. ekinler arasında görülen ve ürüne zarar veren. kūy + T. kūse + Ar. evlek mantarı (TBAS. VIII. Cirsium arvense. kūy + T. XI. köygöçüren (TBAS. VIII. (And. 2972) köstüköpeği: (< ? köstü + T. göçüren). otu) bk. 2987) kubatça: (< T. kūse + öz. 2972) köse tahılı: (< Far. VIII. kūy + T. 186. köse buğday (DS. is. 2971) kösgüç: (< T. kūy + Yun. VIII. 144) köy mantarı: (< Far. candela + T. VIII. manitari + T. -ı) bk. 2988) . 2983. 2972) kösesefer: (< Far. çok yıllık. kūse + -men) bk. 186) kralkandili: (< Sırp. küsgüç) Tarlalarda kendiliğinden yetişen. VIII.452 kösemen: (< Far. VIII. sık dikenli ve pembe çiçekli bir bitkidir. yün otu (DS. 186) kösüm: (< ? ) Siyah kayaların üstünde biten. toprak altındaki güzel kokulu yumru kökü yenilebilen bir çeşit bitki (DS. -ı) bk.

kuduz + otu. (TS. (And. 1396. VIII. deli otu (TS. 252”) bk. kayın mantarı (TBAS. ulle + T. yemeği yapılan bir çeşit ilkbahar bitkisi (DS. manitari + T. sarı çiçekli. üzeri pürtüklü.: kulfar) Mor zambak (DS. –cik. VIII. Ağz. 2. kuduruk ?) Sazlıkta biten iki metre yükseklikte otlar (DS. 187) kulecik: (< Ar. 1784”) Kırda yetişen bir çeşit mantar (DS. MBTS. Nişanyan. tırmanıcı ve bir yıllık otsu bir bitki. kulak + otu) bk. VIII. kulak + Yun. süs bitkisi olarak yetiştirilen. Momordica charantia. -ı) 10-15 cm uzunlukta. nār + T. XII. kutuz. 2995) kulumcak: (< ? kulum + T. 264) Çamlıklarda biten. camuskulağı (TBAS. 187) kulak otu: (< T. VIII. 2990) kudret narı: (< Ar. 2993) kulak: (< T. 2995) kulfal: (< ? ). -ı) bk. VIII. fasulia) Kılçıksız fasulye (DS. VIII. iğ biçiminde. “< Ar. 187) kuduluk: (< T. 2997) . kulak < ET. 1397) kukas otu: (< ? kukas + T. kulgak. boz ot (TBAS. parçalı yapraklı. otu) bk. 4571) kulak mantarı: (< T. -cak) Yenilen bir çeşit yaban bitkisi (DS. 2990) kudoru: (< ? ) Fasulye (DS. udret + Far. önce yeşil ve sonra parlak sarı veya turuncu renkli meyvesi olan. 187) kukuk: (< guguk “ses taklidi”) Mor renkli bir çeşit kır çiçeği (DS. “< ET. 2. 2991) kuduz otu: (< T. TBAS. VIII. 2992) kukuruz: (< kokoroz ?) Mısır buğdayı (DS. ulle. VIII. 2.453 kud fasulye: (< ? kud + Yun. Eren.

kum + Far. 265”) bk. -ı) Deniz kenarındaki kumluklarda yetişir. VIII. 2729) kumacı otu: (< ? kuma+T. VIII. -ı) Kumluk sahillerde yetişen. IV. Eren. 2999) kumarmudu: (< T. kum + Ar. -u) Sarı renkli bir yaz armudu (DS. soğanlı. VIII. cı + otu. 2195) kumpir üzümü: (< Blg. Pancratium maritimum. (TBAS. VI. zanba ~ OFar. 2999) kum otu: (< T. 3000) kum zambağı: (< T. 187) . Eren. krumpí r + T. 252”) Havlican (TaS. kısamahmut otu (TBAS. 187) kumda: (< ? ) Sulak yerlerde yetişen. uzun ve yumuşak sarmaşık ağaççığı (DS. karaçalı (TBAS. kum + eriği) Yaban eriği (DS. üzümü) Çavuş üzümü (DS. çok yıllık. VIII. kum + Far. 187) kunar: (< ? ) bk. ūlenc. ūlenc + T. süs bitkisi olarak kullanılan. 1405) kumpir: (< Blg. krumpí r. Leymus racemosus. otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir. (TBAS. “< ? kuma. 2. 2999) kum eriği: (< T. VIII. Nişanyan. kum + darı) Tanelerinin uçları sivri ve küçük mısır (DS. zanbak + T. VIII. 187) kumara: (< ? ) Dağ çileğine benzer meyveleri olan bir bitki (DS.454 kulunc otu: (< Ar. ince gövdeli. kum + otu) Uyuz otu (TS. emrūd + T. “< Ar. otu. çūdār + T. 2999) kum çavdarı: (< T. 266) Patates (DS. 2999) kumdarı: (< T.

455 kunduru: (< ? ). 635. VIII. sarı buğday (DS. (TS. is. Clauson. küçük. Bufonia. 1409) kurbağa zehiri: (< T. Nişanyan. 3001) kunduz ağu: (< T. tatlı sularda yaşayan. 3003) kurbağa gözü: (< T. MBTS. 2. Nişanyan. gundürü) Başağı dört sıralı bir çeşit sert. 1409) Kureyş: (< öz. kurbağa + Far. Clauson. TBAS. VIII. kaplumbağa’. kurbağa zehri ve benzeri su bitkilerini içine alan bir familya (TS. Ağz. kısa ve yuvarlak taneli bir çeşit buğday (DS. MBTS. Ağz. 1794) Geç olgunlaşan. kurbağa + Far. AVA. zehir + T. VIII. 2196. 646”) Küçük beyaz taneli bir çeşit üzüm (DS. çok yıllık ve otsu bir süs bitkisi. gunduru. 1790) Beyaz. 188) kurbağa zehirigiller: (< T. VI. yuvarlak taneli bir çeşit üzüm (DS. < kurbaka < kur + baka. Hydrocharis. 327) . VIII. akçöpleme (TBAS.: gurmut) 1. kunduz + ağu. 3005) kurbağa otu: (< T. kunduz. kurbağa + gözü. 3001) kunt: (< Far. -i) Kurbağa zehirigillerden. bütünü veya bir kesimi su içinde yaşayan. beyaz çiçekli. gunduri. 3008. kunduz + buğday) Kalın. 1409. 2. “< ET.: gundulu. zehir + T. kund. 254. (TS. Yaban armudu. 3007) kurmut: (< ? ). ureyş ‘kabile adı’. çekirdekli meyveleri olan bir yaban ağacı (DS. DS. 2. (And. sık taneli bir çeşit üzüm (DS. VIII. yürek biçimi yapraklı. 2. -i + -giller) Bir çeneklilerden. 2. 253”) bk. VIII. kurbağa + otu) Düğün çiçeğigillerden bir bitki. kurbaka < baka ‘kurbağa. Kırmızı. 187) kunduz buğday: (< T. 2. (And. “< ET.

kurt + ayağı. DS. korogşin. 2. Loğusa otu. 188. yaprakları mızrağa benzer. Lycopodium clavatum. EYAD. 1414) kurtbaharı: (< T. 1414) kurtbağı: (< T. 1414. çit yapmakta kullanılan bir süs bitkisi. kurt + Ar. II. 3010. Ligustrum vulgare. 188) kurtbağrı: (< T. kokulu ve salkım durumunda olan. kurt + böğürtleni) bk.: gurtgulağı) Kulak biçiminde meyveleri olan. kurt/kurd. göl ve akarsu kıyıları gibi nemli yerlerde yetişen bir bitki. Nişanyan. DS. Ağz. VIII. 1797”) Damarlı çiçeksizlerden. 1415) . Gülensoy. 2. sırımağu (TBAS. behār + T. çok yıllık.456 kurşun otu: (< T. 188) kurtkulağı: (< T. çiçekleri beyaz. yenilen bir bitki. su sarımsağı. 236) kurtluca: (< T. 648. kurtluca) 1. 2. (TS. küçük yapraklarla örtülü. Clauson. kurt + Far. kurt + bağı) bk. yer meşesi. kalın köklü. dalsız gövdeli ve tek çiçekli. bā ilā + T. (TBAS. 2. diş otu (TS. kurt + bağ(ı)rı) Zeytingillerden. 2. (TS. morumsu veya koyu mavi çiçekli bir bitki. (TBAS. Aconitum napellus. 1413) kurtayağı: (< T. MBTS. geniş yapraklı. meşecik. -sı) Acı bakla (TS. çalı görünüşünde ve beyaz çiçekli bir ağaççıktır. otsu. rizomlu. -ı) 3 m kadar bir boya erişebilen. Kuzey ve Orta Anadolu bölgelerinde orman açıklıklarında yetişir. kokusu sarımsağı andıran. (TS. TBAS. 188) kurt böğürtleni: (< T. ince bir sap görünüşünde olan bir bitki. 586. Ballıbabagillerden. tırmanıcı sarı çiçekleri olan. “kurşun < ET. VI. 2. 188) kurt baklası: (< T. (And. 2. “< ET. kurt + kulağı). 2201. Oncocyclus. kurşun + otu. zeravent (TS. 254”) bk. 1414) kurtboğan: (< T. 2. kurt + boğan) 50-100 cm yükseklikte. yer palamudu. güzelavrat otu (TBAS.

(And. 2. küçük yapraklarla örtülü ince bir sap görünüşünde olan bitki. 189) kurt soğanı: (< T.: guru fasille) Fasulye bitkisinin beyaz tohumu (TS. kurugan) Ekin içlerinde biten. 2. (TS. kurtpençesi (TS. yemeği yapılan bir bitki (DS. 2. Polygonum bistorta. kurtboğan (TBAS. 3011) kurulgan: (< T.: gurutma) Bir üzüm türü (EYAD. (TS. 3012) kuruşakşak: (< T.. 253) kurugan: (< T. kurulgan). Ka. VIII. kurt + tırnağı) bk. Ağz. çok yıllık. 189) kurtpençesi: (< T. (DS. (And. sap ve kökünde bol tanen bulunan. kökü kabız ve kan dindirici olarak kullanılan. 2. -si) Kara buğdaygillerden. 51.A. VIII. -ı) Tazeyken yenebilen. 2. 1416. 1799”). Lycoperdon. “kuru < ET. pençe + T. TBAS. otsu bir bitki. pembe çiçekleri salkım biçiminde. kurt + soğanı) bk. kuru + şak + şak “ses taklidi”) bk. VIII. kurt + yatağı) Damarlı çiçeksizlerden. VIII. 236) .Y. kurt + otu) bk. yuvarlak biçimli. manitari + T. olgunlaştığında basılınca sporlar saçan. Lycopodium clavatum. kuru + Yun. kurt + Far. küçük kırmızı çiçekler açan dikenli bir bitki (DS. 1414) kurudan: (< T. ak yıldız (TBAS. bazitli bir mantar. 20-50 cm yükseklikte. IV. 189) kurttırnağı: (< T. 2747) kuru fasulye: (< T. (TS. 3013) kurutma: (< T. kurudan) Patlıcana benzer bir ot (TaS. kurutakırdak (DS.: kurulkan) Kalkan dikeni de denilen uzun saplı. 2. MBTS. beyaz renkli. kurt + Yun. kuru + takırdak) Ceviz (kuruşakşak). (And. 1415) kurt yatağı: (< T. Ağz. 1415. 1415) kurt otu: (< T. Ağz. fasulia. kurutma).457 kurt mantarı: (< T. 3012) kurutakırdak: (< T. kuru .

201. kuş + çubuğu) bk. kuş + ağ(ı)zı) Aslanağzı çiçeği (DS. uzun koyu yeşil yapraklı çok sert bir ağaç (DS. 190) kuşayağı: (< T. VIII. 148) kuşağzı: (< T. ālūçe + T. eskiden hekimlikte kullanılmış olan. DS. guşgurnu) Gülgiller familyasından.458 kuskusa: (< ? ) Siklamen çiçeği. VIII.. 3014) kuş böyreği: (< T. (And. VIII. kuş + böbreği) Mor renkli. 3014) kusut: (< ? ) bk. 2. Ka. 3015) kuşçırlığı: (< T. guşburnu.A. 190) kuşdili: (< T. kuş + dili) Bir tür dişbudak (TS. katırtırnağı (TBAS. 2. 398. VIII. boyar madde elde edilen. 1422. VI. otçul . VIII. (TS. çalı şeklinde bir yaban gülü ağacı ve meyvesi. kuş + bur(u)nu). Rosa canina. yapraklarını döken. VI. kuş + çırlığı < ? çırnağı) Yenilir bir cins mantar (DS. kuş + Far. iri taneli. guşbunnu. Cyclamen Primulaceae. (DS. kabalak (TBAS. beyaz ya da pembe çiçekli. 2202. beyaz veya mor çiçekli. DS. kuş + budak) Keresteye elverişli. kuşça) Küçük hıyar (DS. Ağz. tavşan elması (TBAS. VIII. 2062. 3015) kuş çubuğu: (< T. kuş + ayağı) Böreğe konulan bir çeşit ot (DS.: gışburnu. bir yıllık. VIII. 276) kuşça: (< T. dikenli. -ı) bk. 3014) kuşbudak: (< T. çorak yerlerde yetişen. BTS. 3014) kuşburnu: (< T. kuş + ekmeği) Turpgillerden. gevrek bir çeşit üzüm (DS.Y. ülkemizde yaygın olarak bulunan. 1422) kuşekmeği: (< T. 3014) kuş alıcı: (< T.

kuş + Yun. Zambakgillerden. 3016) kuşmak: (< ? ) bk. -i) Yaban bezelyesi (DS. beyaz veya pembe çiçekli otsu bir bitkidir. 2202. Ağz. ince ve küçük yapraklı bir süs bitkisi. meyvesinden reçel ve likör yapılan.. . kuş + kuş + otu) 50 cm kadar yükselebilen. (And. (TS. kuş + Yun.459 bitki. (TBAS. kuşkuş otu (DS. kuş + konmaz) 1. VI. VIII. IV. kuş + gözü) lkbaharda çıkan. Capsella bursa-pastoris. uç dalları yapraksı görünüşte. kuşkuş otu (TBAS. 2753) kuş elması: (< T. (TS. TBAS. Trifolium ambiguum. çok yıllık. gelinfeneri). kerasi + T. 191) kuş mancası: (< T. 4574. 1422. -sı) bk. uzun saplı. 190) kuş kirazı: (< T. 3015. VIII. Thlaspi. DS. VIII. -ı). 2. (ılgıncar. -si) bk. 3015) kuşkonmaz: (< T.: guşkirazı) Gülgillerden. 2. 3015) kuşgözü (II): (< T. beyaz veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. Aynı familyadan. Cerasus padus. 3015. III. 2. kuş + gözü) Kuş üzümü (DS. vasilikon + T. 3015) kuşkerdimesi: (< T. 191) . DS. kuş + Erm. toprak altı kök saplarından çıkan taze sürgünleri yenen bir bitki. kuş + Yun. TBAS. VIII. 3015) kuşgözü (I): (< T. VIII. yemeği yapılan bir ot (DS. 1422) kuşkuş otu: (< T. Asparagus officinalis. TaS. 191. XII. Asparagus plumosus. 190) kuşfesleği: (< T. 2. banjar + T. kuş otu (TBAS. saksılarda yetiştirilen. DS. (TS. VIII.A. DS. rozet yapraklı. VIII. 1422. yaprak açmadan önce beyaz çiçek veren. Erz. kardamo + T. kuş + elması) 10-35 cm yükseklikte. kaplamacılıkta kullanılan yabani ağaç. DS. 190. bir veya iki yıllık. (TBAS. 149.

191. otsu ve basit yapraklı bir bitki. 2. 2. kuş + Far. 3016) kuş otu: (< T.460 kuşnarı: (< T. 1423. 3021) . Stellaria media. 192) kuşyüreği: (< T. TBAS. VIII. çok ufak taneli çekirdeksiz bir üzüm çeşidi (TS. VIII. (TS. beyaz çiçekli. -ı) Çekirdeksiz tatlı nar (DS. bir yıllık ve otsu bir bitki. kuş + yemişi) bk. VIII. 1428) kuzgun armudu: (< T. duvar dipleri ve bahçelerde yetişen. durgun sularda yetişen. kuzgun + Far. 3017) kuşübüğü: (< T. kuş + ibiği) Aslanağzı çiçeği (DS. fundu + T. kuş + yüreği) Bir yıllık. kuş + üzümü) Siyah. (TBAS. 20-80 cm yükseklikte. VIII. kuşlak) Böreğe konan bir çeşit ot (DS. 3019) kuyu fındığı: (< T. 1424) kuşyemi: (< T. (TS. -ı) Yeşilken toprağa gömülerek ayrı bir çeşni verilen fındık (TS. 2. otsu ve bir yıllık bir bitki. VIII. VIII. yumurta biçiminde. 192) kuşyürek: (< T. sarı renkli bir çeşit armut (DS. TBAS. 3017) kuyguç: (< T. kuyu + Ar. kuş + yemi) Buğdaygillerden. alıç (TBAS. DS. VIII. 2. 191) kuş yemişi: (< T. 3017) kuş üzümü: (< T. kuş + yürek) Tavukların sevdiği açık yeşil yapraklı bir çeşit ot (DS. koyguç < koy-) nce saplı. küçük yapraklı. nār + T. 1424. Theligonum cynocrambe. emrūd + T. kuş + otu) Yol kenarları. 3017) kuşulak: (< T. Phalaris canariensis. baharda çıkan beyaz çiçekli bir kır otu (DS. -u) Sert.

(kuzu mantarı). kozı. 401. kuzu + Yun. VIII. bütün türleri lezzetli olan. eşek marulu (TBAS.461 kuzgunkılıcı: (< T. 3022) kuzu gevreği: (< T. kuzu + gevreği) bk. VIII. (TS. şapkası kalın ve etli. (TS. yuvarlak bir çeşit üzüm (DS. gişnīz + T. 3022) kuzuböpreği: (< T. VIII. 1429) kuzgun otu: (< T. VIII. kantaron (TBAS. “< ET. 1429. 192) kuzu kişnişi: (< T. 2. kuzu + başı. Taban yaprakları . 2. 1641”) bk. DS. 3022) kuzu kestanesi: (< T. özel kokulu ve otsu bir bitkidir. VIII. kuzgun + kılıcı) Süsengillerden. kuzgun + otu) Eğrelti otu (DS. halk tarafından pazarlanan ve yenen bir mantar çeşidi. glayöl. 3021) kuzla: (< ? ) Kar çiçeği (DS. lezzetli bir kestane türü (TS. kurtkulağı (DS. VIII. MBTS. uzun. 1429) kuzukıran: (< T. kuzu + kıran) bk. 3022) kuzubaşı: (< T. 2. kazık köklü. 1816”) bk. kuzu + dili) Bir cins bitki (DS. BTS. sarı çiçekli. siyah. kuzu + böbreği) Sert taneli. ensiz ve sivri yapraklı bir süs bitkisi. Büyük kayaların çatlakları arasında yetişir. kurtkulağı (DS. VIII. 2. Agaricus compestris. küçük. Türkiye’de dört tür ile temsil edilen. 192. kemür-. kuzu + göbeği) Sulak çayırlarda yetişen. kastania + T. -i) Çok yıllık. 192) kuzugöbeği: (< T. -si) Yabani ağaçlardan elde edilen. kuzu + kemirdi. Gladiolus illyricus. kuzu + Far. 3022) kuzukemirdi: (< T. MBTS. “< ET. 2. 3022) kuzudili: (< T. TBAS.

1430) kuzu otu: (< T. (TS. koyun otu (TBAS. sulak yerlerde yetişen. 2. sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç. (TBAS. 1430) küçük Hindistan cevizi: (< T. koni biçiminde. 1429. pürüzlü. otsu ve sarı çiçekli türler (TBAS. kuzu + pıtrağı) bk. Rumex acetosa. küçük + öz. kalın. beyaz sütlü. çiçekleri kokulu. 15-40 cm yükseklikte. 236. 103) kuzu mantarı: (< T. 1432) küllüce otu: (< T. küllük) Eğrelti otu (DS. -i) 1. tırmanıcı. Hindistan + Ar. 192) kuzukulağı: (< T. kuzu + Yun. 2. çok yıllık ve otsu bir bitki. Boletus edulis.462 ilkbaharda Bozkır (Konya) pazarında kişniş adıyla satılır ve salata olarak yenir. manitari + T. ekşi yapraklı bir bitki. kolzaya benzeyen bir bitki. 2205. 193) kuzu sarmaşığı: (< T. DS. 192. Bir veya çok yıllık. (TS. şal am) Turpgillerden. Ferulago trachycarpa. -ı) Bazitli mantarlardan. (yağ şalgamı). 124) kuzukürkü: (< T. VI. is. 2. UA. (TS. Brassica rapa. Bu ağacın baharat olarak da kullanılan ceviz biçimindeki yemişi. kuzu + otu) Reseda türlerine verilen genel ad. 193) küllük: (< T. küçük + Far. 2. küllüce + otu) bk. kuzu + kulağı) Kara buğdaygillerden. cevz + T. sulak yerlerde yetişen. VIII. 2. 193) kuzu pıtrağı: (< T. ki çeneklilerden. kuzu + kürkü) bk. kuzu + sarmaşığı) Boyu 3 m kadar olabilen. çiçekleri iki evcikli ve kırmızımtırak. şapkası etli. kanarya otu (TBAS. eşek marulu (TBAS. Canvolvulus arvensis. çok yıllık. Myristica frangrans. 2. 1431) küçük şalgam: (< T. tohumlarından ışık araçlarında ve sabun yapımında kullanılan bir yağ çıkarılan. 3030) . TBAS. yenilir bir mantar. (TS. çayırlarda. EYAD. (TS.

küpe + çiçeği.: külefi) Pembe renkli. küpeli) ki renkli bir çeşit çiçek (DS. küp + düşen). DS. mor veya beyaz renkli çiçeği. 194) küpkıran: (< T. Küpe çiçeğigillerin örneği olan süs bitkisi. Nişanyan. kürcü) Susam (TS. 3031) kül otu: (< T. güncü. küncüt. böğürtlen (TBAS. ADYA. MBTS. III. 2. 334. küp. dağ nanesi (TBAS. 1827”) 1. 193) kültür bitkileri: (< Fr. evlek mantarı (TBAS.A. 2197. yakı otu. 1436) küncü: (< Far. 2225. (And. KBAYA. 1826). kupdüşen) Kaz yumurtası büyüklüğünde tatlı bir çeşit kış armudu (DS.. 2. 2152. 2. DS. (And.. 470) küpdüşen: (< T. 224. 3041) kür: (< ? ) bk. göl kestanesi gibi bitkileri içine alan bir familya (TS. 3041) küp evleği: (< T. küp + kıran) Gelincik çiçeği (DS. pembe. 4577. 3036. kināfe–künāfe.463 küllükara: (< T. 198. güncük. VIII. 119) künefi: (< Ar.: göncü. VIII. Ağz. küpe çiçeği.: gupdüşen. küpe. küllü + kara) Bir çeşit kara üzüm (DS. DS. 2. (TS. kuncud). -i. VI. güpdüşen. VIII. 194) . Ağz. küp + Yun. Bu bitkinin kırmızı. AVA. 1439) küpe çiçeğigiller: (< T. III. 3040) küpe çiçeği: (< T. XII. küpe + çiçeği + -giller) Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden. güzel bir cins değildir (Gaz. Ağz. 2233. Gaz. künci. culture + T. 2. Fuchsia. bitkileri) nsanlarca yetiştirilen bitkilerin bütünü (TS. “< ET. 1438. 85. 469. VIII. 2. avláki + T. DS. “< ET. 1439) küpeli: (< T. VI. (And.A. yuvarlak bir üzüm ki. kül + otu) bk. VI. 3003. DS. UA. 2. 258”) bk. VIII. MBTS.

(TS. (TS. kure + T. MBTS. 2.464 kürdan otu: (< Fr. VIII. (şeytansaçı). (Hint fıstığı). VIII. 4579) . 2. 3051) küşne: (< Ar. DS. 1443. VIII. 2. 738. 1442. 1831) bk. 1442) küsküt: (< Fr. cuscute) Çit sarmaşığıgillerden. VIII. TaS. DS. 1830) Sütleğengillerden. diş otu (TBAS. (küseğen. Mimosa pudica. 1441) kürmez: (< ? ) bk. 3051) küstüm otu: (< T. böğürtlen (TBAS. cure-dent + T. VIII. kuşnā. 2. asma. IV. II. klorofilsiz bir asalak bitki. küstüm + otu) Baklagillerden. kürt. Gülensoy. baklagiller ve bazı meyve ağaçlarına sarılarak onları sömüren. VIII. 2. 2. 3053. meyve çekirdekleri zehirli bir bitki. çiçeği) Globularia türlerine verilen genel ad (TBAS. otu) bk. dokunulduğunda yaprakları pörsüyen bir bitki. ince uzun ipliksi saplarıyla. 3051) küstüm: (< T. siyah üzüm gibi meyveleri olan sağlam kerestelik bir ağaç (DS. curcas. yaban hıyarı (DS. DS. < OT. 3047) küseğen: (< T. küstüm). Cuscuta. 3046) kürüç: (< ? ) Bir çeşit sert ağaç (DS. küstüm otu (TS. 194) kürkas: (< Lat. kürt ‘kerestelik bir tür ağaç’. XII. MBTS. Clauson. DS. 1442. (TS. Eren. 194) kürt: (< Hak. küseğen. 2778) küte: (< ? ) Bir çeşit salatalık. küstüm) Eflatun renkli bir çeşit boru çiçeği (DS. VIII. 194) küre çiçeği: (< Ar. 606) Dağlık ve kayalık yerlerde yetişen. 276) Kara burçak (TS. 2980. Jatropha curcas. 2.

reçinesi hekimlikte kullanılan bir bitki. manitari + T. ışınsal simetrili. Ağz. loboda.: ledin) Çamgillerden.: ildan) Lâdengillerden. 607. VIII. 1837. kukunaria) Siyah çam. kütük + Yun. -ı) Yaşlı ağaç kütükleri üzerinde ve gruplar hâlinde yetişir.: kötük) Lahana (DS. Doğu . VII. Rumex petientia. BTS. köknar (DS. DS. -giller) ki çeneklilerden. 260). Yenen bir türdür. MBTS. kütür) Olmuş karpuz (DS. Ağz. 1446. Cistus creticus. bir ya da çok yıllık. VIII. MBTS. 2982. Nişanyan. çok yıllık. 195. 172. 3054) kütner: (< Yun. 1446. (And. VIII. beyaz veya pembe çiçekli. ülkemizde doğal olarak 5 cins ve 28 türle temsil edilen. 194) kütür: (< T. (TS. 2. 2517. (And. (And. 277). 2. Nişanyan. kışın yapraklarını dökmeyen. ilābada. 1834). VIII. kütük.465 kütkütü kiraz: (< kütkütü “ses taklidi söz” + Yun. Ağz. 2. 2. VIII. Akdeniz ülkelerinde yetişen. Akdeniz ülkelerinde yetişen tüylü ve genellikle yapışkan yapraklı. alapata. lāden). Gülensoy. 197. ilibadabi) Karabuğdaygillerden.: alabada. dere kıyılarında. 2. 3055) küvrüç: (< ? ) Dayanıklı ve uzun boylu bir çeşit ağaç (DS. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS. 3056) -Llâbada: (< Yun. 2522) lâden: (< Far. kerasi) Bir çeşit sert kiraz (DS. çiçekleri er dişi. 408) lâdin: (< kökü belli değildir. lapathon. (And. 260. 3054) kütük: (< T. DS. lapato = EYun. lāden + T. yaprakları basit. II. < Blg. sulak çayırlarda kendiliğinden yetişen. 50-60 m kadar yükseklikte olan. DS. (TBAS. otsu ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki. 3055) kütük mantarı: (< T. 2519) lâdengiller: (< Far. (TS. Pholiota mutabilis. I. TBAS. Ağz. Eren. 1445. VII. karşılıklı ya da almaşlı dizilişli.

IX. DS. TBAS. Türkiye’de 18 kadar yabani türü yetişen. düz gövdeli. ST AT. Picea orientalis. nahana. ETA. BTS. 2. çok yıllık. (TS. kerestesi ve reçinesi çok beğenilen. lapa “ses taklidi”) Denizin dibinde yetişen ve beyaz çiçek açan bir bitki (DS.. (And. IX.A. OAAD. 4602. çam türüne çok yakın bir orman ağacı. 2. E A. 3064) lapaza: (< Lat. K A. 1849) Taze incir (DS. 1451) lamsan: (< ? ) Ekin tarlalarında kendiliğinden yetişen ve sığırlara yedirilen. DS. TAYA. GD AT. bir süs bitkisi. Gaz. 187) lâle: (< Far. gölgeli ve kayalık yerlerinde yetişen. havuca benzer yabanıl bir bitki (DS. IX. nahma. 278). Erz. 24. güz ve kış sebzesi olarak yetiştirilen ve birçok türü olan otsu bir bitki. Ağz. 42. ADYA.. 1451. < Yun. yaprakları uzun ve mızraksı. 409. AAT. yaprakları uzun saplı ve alt kısmı beyazımtırak . ZBK A. 2. DS. 4523) lahana: (< Yun. nahna) Turpgillerden. (TS. lāle + T. ilahna. 63. 2. 5. lapaza + T. KMYA. 3061. lāle) Zambakgillerden. otsu. 96. IX. 3062) lap: (< lap “ses taklidi”. (TS. . 3070. Eren. 2517. çiçekleri kadeh biçiminde. 247. III. AAT. IX. 126. 260.466 Karadeniz bölgesi dağlarında yetişen. 2. UA. Nişanyan. 269. 3064) lapa: (< T. 195. laxano. çiçeği) Kuzeydoğu Anadolu dağlarının rutubetli. 250. ilana. 370. VII. 3065) lapaza çiçeği: (< Lat. 3234. 121. 310. Tulipa Gesneriana. 123) lâle ağacı: (< Far. kozalağı aşağıya doğru sarkık. lahano = EYun.: ilaane. türlü renkte. soğanlı. 195. MBTS. IX.A. DS. TBAS. 506. (TS. 1449. 53. II. IX. OAAD. kelem. 210. lakhanon. 155. lapaza) Yaprakları uzun ve enli bir bitki (DS. Liriodendron tulipifera. ilahana. DS. ağacı) Manolyagillerden. 1446. Brassica oleracea. XII. III. ana yurdu Güney Amerika olan. XII. 345. çiçekleri lâleye benzeyen bir süs ağacı. 20. DS.

467 tüylü. 1458. ağacı) Kauçuk (TS. sulu ve tatlı bir çeşit üzüm (DS. 1454) lâtanya: (< Fr. çiçeği) bk. 1457) lazotu: (< ? ) bk. 3069) lâzut: (< Dankoff Ermenice lazut ‘corn’ biçimiyle birleştirmiş. DS. is. DS. (And. siyahımsı mor renkli çiçekleri olan. beyaz. Eren. (TBAS. çiçeği) Ballıbabagillerden. EYAD. 412) lavantin: (< t. IX. Bezelye (DS. (TS. (And. mavi veya mor çiçekleri koku sanayiinde kullanılan. lazot. koni durumunda toplanmış. otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir. leyleyh. bazı türlerinden de dokumalık iplik elde edilen bir tür palmiye. 3065) lapra: (< ? ) Kara. 2. Lazca lazudi ve Mingrelce lazeti karşılıklarını da vermiştir. 198) leblebi çiçeği: (< Far. 2. (And. BTS. 2. lazud) Mısır (TS. . 2. Latin + T. 2. 1455) latır: (< ? ). leylah.: leyla. lavantin) Lavanta çiçeğinin bir başka türü (TS. IX. Ağz. leblebū + T. 2. ölmez çiçek (TBAS. Yonca. eflatun veya pembe renkte. 236. Lavandula angustiflia. lâzut (DS. seylak) Zeytingillerden. kışın yaprak döken. 197) leylâk: (< Ar. IX. çok yıllık. kalkan biçiminde yuvarlak yapraklı. Ağz. IX. (TS. leylāk). Tropeoalum. tabanda çalımsı.: lazıt. kuvvetli kokulu. 196. sarı ve kırmızı çiçekli bir süs bitkisi. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. 280). latania “Karaip dilinden”) Bazı türleri evlerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. Petasites albus. lazotu. güzel kokulu çiçekleri olan. çiçeği) Latin çiçeklerinden. 1456) lavanta çiçeği: (< t. 2. Akdeniz kökenli bir bitki. rizomlu. 3066) lastik ağacı: (< Fr.: latir. Latania rubra. IX. 3067) Latin çiçeği: (< öz. lavanda + T. élastique + T. 3069. KBAYA. 1456. Ağz. latur) 1. (TS.

197. Syringa vulgaris. otu) bk. 2. olgunlaştıktan sonra banyo süngeri gibi kullanılan bir bitki. leikhen < leikhein. yalancı ısırgan (TBAS. 335. (BTS. Nişanyan. 3075. Menekşe. III. la la + ? gaga + T. 266) Bir mantarla bir su yosununun ortak yaşamasıyla ortaya çıkan bitkilerin genel adı (TS. 198) . 197) leylim yaprağı: (< Ar. yaprağı) bk. 212) leylekayağı: (< Ar. la la + T.468 küçük bir ağaççık. 1462. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. Erz. lichen ~ EYun. la la ‘leylek’. lįf + T. 1464) lil: (< ? ) Su yosunu (DS. 415. (TS. . IX. 3075) leylekgagası: (< Ar. 2521. çok yıllık. IX. kabağı) Kabakgiller familyasından. dişi çiçekleri tek. 2. ilifar. leylim + T. 3. 3075) leylekburnu: (< Ar. 197) leylim otu: (< Ar. (devrinti). TBAS. DS. 416) lifor: (< ? ). BTS. ayağı. Ağz. 265”) Kuruyunca incecik sapları kendi üzerinde kıvrılan saatçiçeği bitkisi (DS. saçma büyüklüğündeki meyveleri yenilebilen küçük bir ağaç 2. Zambak (DS. 3075) lif kabağı: (< Ar. AVA. Dağda yetişen. IX. Nişanyan. Luffa cylindrica. “< Ar. IX. yalancı ısırgan (TBAS. 3078) liken: (< Fr. VII. (And. IX. IX. 197) leylingiç: (< ? ) Bir çeşit dut (DS. -sı) bk.. 3598. bur(u)nu) Uzun yapraklarının uçları kuruduktan sonra kıvrılarak leylek gagasına benzeyen yabanıl bir ot (DS. 3079) lilpar: (< ? ) Sulak yerlerde yetişen. la la + T.A. (TBAS. DS. meyveleri çok lifli olan. X. iğnelik (TBAS. lifar) 1.: ilfar. leylim + T. DS. Caltha polypetala.

DS. 294. K A.: iliman.469 limon: (< Far.: libye. 3080. VII. leymun. IX. (TS. Ağz.A. lobya. Gaz. 3080) livik: (< ? livik). kara bir çeşit üzüm (DS. eriği) Büyük ve ekşi bir çeşit erik (DS. nivik. 3079) limon otu: (< Far.. AA. lobbak. 3057. salkım çiçekli bir ağaççık. léymun. ST AT. lobiye. (And. 212) . līmūn / Ar. XII. 3253. 131. IX. III. Lippia citriodora. 131. 2. kışın yapraklarını dökmeyen. IX. 3081) lobelya: (< Lat.: nevik. lobiya. BTS. leymūn. 3-5 m yükseklikte. 417. 477.. C vitamini bakımından oldukça zengin meyveleri olan. TAYA. 3257. elması) Bir çeşit elma (DS. Lobelia “Alman botanikçisi Matthias de Lobel’in adından”. DS. 12. (And. 3081) livon: (< ? ) Mezarlık otu (DS. na’nā’ + T. leymūn + T. leymūn + Ar. oğul otu (DS. 2. IX. 2525. DS. 1873). lumun) Turunçgillerden. MBTS. IX. Eren. 164. pazı (DS. 2. beyaz çiçekli bir ağaç. lobik. Lobelia. lübye) Salkım durumunda mavi çiçekleri bulunan bir veya çok yıllık Kuzey Amerika bitkisi. 275. Ağz. IX. 313. (And. labiye. 3078. IX. 1466) linlingara: (< ? ) Küçük. yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. Ağz. 1466. (TS. DA. -si) Melissa officinalis. līmūn / Ar. Citrus limonum. III. Erz. nünnük) Mısır yaprağına benzeyen yapraklarının tadı ekşi ve buruk olan. 4580. ülkemizin Akdeniz ve Ege bölgelerinde yetişen. līmūn / Ar. 3093. IX. 281. nünük. 147) livikeriği: (< ? livik + T. 3081. 266). nunuk. līmūn / Ar. IX. 3079) limonnanesi: (< Far. DS. GD AT. IX. DS. leymūn + T. otu) Kışın yapraklarını döken. 1469. Nişanyan. 21) limonelması: (< Far. (TS.A. 2. 3081) livinç: (< ? ) Yaban pancarı. .

otsu ya da odunsu bitkiler (BTS. ovaryum alt durumlu. IX. emrūd + T. XII. 3084) longur: (< langır. 3084) lokurdak: (< T. çiçekleri pipo görünüşünde olan ve bazı türlerinin kökleri tedavide kullanılan. 1848) Patates (DS. Bezelye (DS. börülce. 2. III. 1470) loğusa otugiller: (< Yun. 3087) lop incir: (< T. (TS. lovlaz. 421) lokko: (< lokko < lok “ses taklidi”) Ham incir (DS. lop + Far. leylaz. Aristolochia. Gaz. çiçekleri er dişi. 1472) lotus: (< Lat. loğlas. almaşlı. lölez. (TBAS. lehaz. 480.A. tazeyken hayvanların yemediği bir bitki (DS. kapsül tipi meyveleri olan. 2. encīr) ri ve yumuşak bir tür incir (TS. lövlez. löleş. IX. loĥúsa + T. DS. lüles. luvaz. UA. sarı renkli ve sulu bir armut çeşidi (DS.470 loğlaz: (< ? ). otu) ki çeneklilerden. 2.: lavlaz. çok yıllık. 4580. yeşil ve büyük yapraklı. taç yaprakları az ya da hiç olmayan. çiçekleri koyu kahverengi ve pis kokulu. levlez. kokulu. levles. lotus < Yun. lotos) Nilüfer cinsinden birçok bitkiye verilen genel ad (TS. sürünücü. IX. 2. löylez. EYAD. 3086) loparmudu: (< T. otu + -giller) Yaprakları basit. ışınsal ya da tek simetrili. -u) Yazın yetişen. 3083. 3684. 198) loğusa otu: (< Yun. 1472) lover: (< ? ) Bir metre uzunluğunda. loloz. yatık. 236. lokurdak) Beyaz renkli bir çeşit üzüm (DS. (And. lülez. 3088) . leyvaz. X. çanak yaprakları birleşik. GD AT. loĥúsa + T. levaz. 242. MBTS. IX. lop + Far. 295.. 125) loğusa çiçeği: (< Yun. 2. Ağz. tırmanıcı bir bitki. Taze ya da kuru fasulye. söylez) 1. çiçeği) Yaprakları genellikle kalp biçiminde. IX. loĥúsa + T. Aristolochia. DS. loylaz. IX. otsu bitkiler. lolaz. levlaz.

IX. 3100) madımağın oynaşı: (< Erm. (And. Macar + Yun. kuşekmeği (TBAS. is. is. . IX. 1880). badımak. Ağz. matutak. madımalah. sedīr + T. 2. 3093) Lübnan sediri: (< öz. madımanaħ. 481) lörotu: (< Far. 3088) löggiye: (< ? ) Sardunya denilen çiçek (Gaz. madımalağı. otu) Su kıyılarında biten güzel görünüşlü bir ot (DS. 1478) Macar üzümü: (< öz. IX. 578) lülük: (< lülük < Far. (And. madamak. -ın + oy(u)naşı) bk. 3098) Macar biberi: (< öz. Macar) Küçük taneli kırmızı buğday (DS. Macar + T. MBTS. badımalak. 3096) -MMacar (I): (< öz. sedir (BTS.: badıma. 2. III. 3095) lüzi: (< ? ) Karaağaç (DS. badima. 3085. 190) madımak: (< Erm. 3061.471 lozi: (< ? ) Zerdalinin tatlı ve güzel kokulu bir çeşidi (DS. is. lüle. üstünde kırmızı benekler olan fasulye (DS. matutak + T.. IX. 3098) Macar (II): (< öz. Ağz. IX. lūr + T.A. badimaħ. lollik) Domates (DS. IX. ekşimiş üzüm (DS. berç (TaS. is. -i) Hafif acı kırmızı biber (TS. üzümü) bk. IX. lolik. Lübnan + Far. 285). madık. I. is. pipéri + T. Eren. Macar) Koyu sarı renkli.: lalik. IX. -i) bk. 512) maççez: (< ? ) Çok olgunlaşmış. 3100) maçır: (< ? ) Ekin tarlalarında kendiliğinden yetişen dikenli bir ot (DS. madımalak.

beyaz çiçekli bir ağaç. AAT. maĥmūr + T. IX. “< Far. IX. 3113. mağlıç. II. DS. Ka. 130. 1481. madik. 1486. madumah. IX.: merhep) Gülgillerden. maĥmūde + T. otu) Süt rengi veya soluk sarı renkli çiçekleri olan. çiçeği) Çiğdem (TS. IX. 3169) mahluç: (< Ar. 3101. 2. 4439. Ağz. 3105. ma z ‘kabuklu meyvelerin içi’. Ağz. DS. DS. ufak yeşil yapraklı. TBAS. 2. maĥleb). 4583) mahmude: (< Ar. MBTS. ıspanak gibi yenilen.Y. II. maĥlūc. otsu ve pembe çiçekli bir bitki (TS. (TS. kırmızılı beyazlı çiçekler açan. 6-10 m yüksekliğinde.472 madınak. 361. ETA. 1893) Tarlalarda kendiliğinden biten. (And. mahmude otu (TS. nohut büyüklüğünde yemişi olan. 1486.. 2. XII. 2. mahlaç. çok yıllık. IX. 2. Prunus mahaleb. 2. 3103) mağzinelması: (< Far. Pamuk (DS. 1486) mahmude otu: (< Ar. DS. 3104) mahlep: (< Ar. IX. TBAS. malıç) 1. 467. me āre. maĥmūde) bk. 200. MBTS. 1895”) Orta büyüklükte ve oval biçimli. 2. 2. mardımalak) lkbaharda kırlarda yetişen. 279) madik: (< Erm. 2. 1487) . mağzin + T. 2. TBAS. MBTS. 200) mahmur çiçeği: (< Ar. 3102) mağara: (< Ar. çok yıllık. Convolvulus scammonia. maduk. madimak. 240. Arpaya benzeyen bir çeşit kabuklu buğday. elması. MBTS. sürünücü. (And. temmuz ortalarında olgunlaşan bir çeşit elma (DS. 60. 3102) madrap: (< ? ) ncir (DS.A. 1890) Kara üzüm (DS. 1904). madmalak.: mağlaç. kalın köklü ve otsu bir bitki. kökleri çok yayılan yabanıl bir bitki (DS. BÜYA. (TS. IX. meyve ve dalları özel kokulu. DS. 199. XII.

macchi. 4584) malhamı: (< ? ) Şubatta ekilen buğday (DS. yenilebilir bir çeşit mantar (DS. IX. 2. tepe) Yenilen bir çeşit mantar (DS. sulu ve mayhoş yemişi (TS. kalın köklü. Eriobotrya japonia. kadın) Üstü saman renginde. 3129) mahunya: (< Fr. MBTS.: marhabaşı) Mor renkli bir çeşit üzüm (DS. XII. çiçeği) ki çenekliler familyasından Akdeniz bölgesinde yetişen kırmızı. sarı renkli. (TS. 2. 1487) mahrabaşı: (< ? mahra + T. 3113) malkadın: (< Ar. Mahonia. Ağz. Centranthus. 2. TS. 1907”). 1923) Mısır (DS. Bu ağacın erik büyüklüğündeki. is. tadı değişik bir bitki (DS. yeni dünya. mahonia “botanikçi Mc Mahon’un adından”) ki çeneklilerden. çiçekleri sarı renkte. IX. 1496) maltepe: (< Ar. BTS. eriği) 1. 2. içi beyaz. 3111) malatura: (< t. māl + Soğd. Gülgillerden bir ağaç. IX. 3114) . kokulu ve salkım durumunda olan. “< ? mahra. māle. (And. IX. pomidoro/pomodoro. 3107) malaşa: (< ? ) Ebegümeci (DS. 3113) Malta eriği: (< öz. 2. pembe veya beyaz çiçekler açan iki yıllık otsu bir bitki. iri çekirdekli. (TS. IX. Tietze. başı. 3106. 2. 2. 1492) Kuraklığa dayanıklı çalımsı bitki topluluklarının oluşturduğu Akdeniz Bölgesi’ne özgü bitki toplulukları (TS. IX. 2. 274) Biçimi dereotuna çok benzeyen. 1492. mihmez/mihmāz + T. 425) mala: (< Far. Malta + T. 3111) maler: (< ? ) Bir çeşit yaban pancarı (DS. MBTS. māl + T. 1488) maki: (< t. köklerinden sarı boya çıkarılan bir süs bitkisi.473 mahmuz çiçeği: (< Ar. IX.

2. memik) 1. IX. 3114) mamak: (< mamak < kabak) 1. IX. Manzenilla. Antil Adalarında yetişen. 334) manamık: (< ? ). 2. mananuh) bk. camuskulağı (TBAS. 3115) mamula: (< ? ) Kırmızı meyveleri bulunan bir diken ağacı (K AT. 3119) mandakulağı: (< ? manda + T. IX. dili. 2. kulağı) bk. 3115. kaynanadili (DS. 2. banjar + T. 1936) Çok büyük bir çeşit patates (DS. 2. eriği) ri. küçük yapraklı. hardal otu (TBAS. 2.: mananık. Yer elması. 3114) malyar: (< ? ). MBTS. 3115) mamık: (< ? ). māmezā. MBTS. ince köklü bir çeşit labada (DS. Ağz. 1927) Beyaz çiçekli. 3159) mamıza: (< Ar. IX. 200) mandalak: (< ? ) 1. mamuk. dağ eriği. Ağz. (And. mor renkli. güzel kokulu ve yumuşak bir çeşit erik (DS. IX. manteau < Lat. Yaban eriği. IX. 152. (TS. 1929”) Bir çeşit kaktüs. 200) mancana: (< t. IX. Yabanıl havuç (DS.: malyer) Yaylalarda yetişen bir çeşit meşe (DS.474 malto: (< manto < Fr. 3120) . 3119) mandaeriği: (< ? manda + T. 1499) mancarlık: (< Erm. içi sarı. kökü kesilince süt gibi suyu çıkan yabanıl sarmaşık (DS. MBTS.: mamuħ. “< manda ‘kökü belli değildir’.. Yenilen yumru köklü bir bitki. 3118) mandadili: (< ? manda + T. Ağz. (And. çok zehirli bir ağaç. -lık) nce yapraklı. manzenilla) Sütleğengillerden. (And. IX. IX. Bir çeşit kara üzüm (DS. 2. Kabak (DS.

mandarine ‘turunçgillerden Çin kökenli bir meyve’ < mandarin ‘eskiden Çinli yönetici sınıfına mensup kişi’ < Hind.: mansur) Mantarlardan. lezzetli meyvesi. 1502. Eren. kerestesi çok gözenekli. 277) 1. Manolyagillerden. Bu ağacın çok iri. içinde zehirlileri de bulunan. manitari < EYun. 207. 1501) mani: (< ? ) Küçük fındık (DS. IX. 1503) . TBAS. Manisa + Far.475 mandalina: (< Fr. -si) Düğün çiçeğigillerden. 1499) mandana: (< ? ) Su kabağı (DS. 2. (TS. (And. büyük çiçekli ve otsu bitkiler. 2. süngerimsi. IX. Phelloderidron amurerıse. 2. Magnolia grandiflora. IX. portakala çok benzeyen bir ağaç. mantri ‘danışman. müsteşar’ < Sans. 2. kırlarda yetişen. emeçleri bir gövde ve bunun üstünde bir şapka biçiminde gelişmiş. 1502) mantar: (< Yun. 1502. Nişanyan. 3120) manduruş: (< ? ) Maydanoz (DS. beyaz ve limon kokusunda. Anemone pulsatilla. 287. (TS. 2. manitari + T. 2. parçalı yapraklı. Nişanyan. açık sarı renkli bir ağaç. 3123) Manisa lâlesi: (< öz. manga) Hint kirazı (TS. 2. magnolia “Pierre Magnol’un adından”) 1. lāle + T. iri ve parlak yeşil renkte bir süs ağacı. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. 2. amanites. manolya gibi çoğu güzel kokulu bitkileri içine alan familya (TS. (TS. Fungi. Bu ağacın tatlı. korularda. 1502. 279). magnolia + T. 2. çok yıllık. E A. BTS. kokulu. TBAS. ağacı) Turunçgillerden. Ağz. (TS. Citrus nobilis. 201) manolya: (< Fr. DS. 233) mantar ağacı: (< Yun. 3121) mango: (< Port. is. klorofil taşımayan ilkel bitkilerin genel adı. K A. güzel çiçeği. Turunçgillerden. 3125. mantra ‘Eskiden Çin yönetici sınıfı üyelerinin giydiği portakal rengi giysiden dolayı’. yaprakları almaşık. IX. 201. (TS. 428) manolyagiller: (< Fr.

ölmez çiçek (TBAS. 3126) mara: (< ? ) 1. Sararmış hıyar. 3126) mantik: (< ? ) Hayvana yedirilen dikenli bir çeşit ot (DS. 2. 249. bīşa + T. (And. otu. çiçeği) bk.476 mantar meşesi: (< Yun. Şebboy (DS. 3125) mantı çiçeği: (< Çin. IX. IX. maranta “Botanikçi Bartolemeo Maranta’nın adından”) Zencefilgiller familyasından. MBTS. 1938”) Kayalıklarda.: mantıvar. MBTS. IX. Amerika yerlilerinin ok yaralarını iyileştirmede kullandıkları. K AT. 3128) . çiçekleri güzel kokulu ve sarı renkli bir kır bitkisi (DS. ayrık otu (DS. 1503) mantı: (< mantu “Çin-Kore kökenli bir kelime”. Ağz. 334) mardağıl: (< ? ) Dağlarda biten. IX. 2. Kasımpatı. “< Moğ. XII. 3126) manuk: (< ? ) Maydanoz (DS. 1938. (TS. mantüvar) Kulak ağrısını geçirmek için kullanılan. 2. ekilmiş tarlalara zarar veren bir ot. XII. maral + T. 4586) mare: (< ? ) Böğürtlen (DS. IX. IX. 4586) mantuvar: (< ? ). IX. -si) Batı Akdeniz bölgesinde yetişen bir tür meşe. 3127) maranta: (< Fr. maral ‘dişi geyik’. güzel yapraklarından dolayı süs bitkisi olarak yetiştirilen. sert köklü. Maranta arundinacea denen cinsinin kök yumrularından ararot isimli nişasta elde edilen bir tropikal iklim bitkisi (MBTS. 2. 2. 3126) maralotu: (< Moğ. Kalın. 1935) 1. yenilen bir çeşit ot (DS. dere kıyılarında biten. mantu + T. kara renkli yabanıl üzüm (DS. 220) mantırıç: (< ? ) Mart inciri (DS. 2. manitari + Far. Quercus suber.

IX. beyaz papatya (TBAS. marguerite < Lat. IX. amarulla < amarus. 202) marul: (< Yun. DS. marsımana. 252) . 3125. Ağz. 4587. marsıma.. < Yun. 201) margul: (< ? ) Havuç (DS. BTS. Nişanyan.A. 171. mārul) Birleşikgillerden. 2. martius + T. oval taneli. 2. 503) marzıvat: (< ? ) Beyaz.A. 1. 288). 3130) marsıvan otu: (< Far. mansımana. 281. KYA. XII. MBTS. ST AT. çiçeği) bk. çöpleme (TS. 199. “< Far. TBAS. maste + T. 201) margarit çiçeği: (< Fr. maruli + T. IX.: barsama otu. bir veya çok yıllık. 2. 1942”) (And. 22. (TS. Ka. merzübān. 1513) masura: (< Yun. (TS. 1939) bk. 44. 430. 250. 3130) mart yemişi: (< Lat. Tanacetum balsamita. sert bir çeşit üzüm (DS. çiçeği) Öküzgözü (TS. otu. (And. 1509. + T. marol. 310) marulcuk: (< Yun. TBAS.. merseme) Birleşikgillerden bir cins kokulu bitki.477 margarita: (< Fr. Frenk inciri (TBAS. 2. Gaz. marseme. marsama otu. Ağz.: masıra) Küçük hıyar. 225. 201. yemişi) bk. beyaz sütlü ve sarı çiçekli otsu bitkiler. 3131) mastı çiçeği: (< Yun. -cuk) bk. 1950). MBTS. geniş ve uzun olan yeşil yaprakları taze olarak yenilen. masuri.Y. 3170) marsili: (< ? ) Patates (DS. merzübān + T. kabak (DS. Eren. MBTS. Ağz. maruli. maruli ~ Lat. (And. 2.: marıl. 1508. 2. IX. IX. 202. Lactuca sativa. beyaz papatya (TBAS. 487. 3129) marseni: (< ? ) Kuşburnu ağacı (DS.. III. marguerite < Lat. T YA.

-ı) bk. 1516) mavi cincile: (< Ar. 1517) maya çiçeği: (< Far. yaprakları mavimsi yeşil. çiçeği) Peynir mayası yapılan çiçek (DS. Swietenia mahagoni. 30 m kadar boylanabilen. her dem yeşil. 2. IX. MBTS. IX. mā’į + ? lâdin) Çamgiller familyasından. (TS. ekşi bir çeşit elma (DS. 3139) . IX. mā’į + Yun. māye + T. 202) masusaelması: (< ? masusa + T. 4587. MBTS. yenilebilen bir bitki. kamış + T. 2. 2. baharda buğday tarlalarında mor renkli çiçekler açan bir bitki. Phaseolus aureus. 3133. 2. elması). maya çiçeği (DS. 202) mavi kantaron: (< Ar. 490) maya otu: (< Far. XII. EYAD. māye + T. IX. yenen bir türdür. (TS. māye. Ağz. peygamber çiçeği. dayanıklı. Elaels. masuri + ? T. 3139) mayana: (< ? ) Anason (DS. Picea pungens. (BTS.478 masura kamışı: (< Yun. IX. Gaz. 2. yaşlanınca solan. mā’į + ? cincile) Gençken koyu mor renkli. (TS. 3097.A. (And. ana vatanı Kuzey Amerika olan.: marş) Baklagillerden. kargı (TBAS. Laccaria amethystina. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir tür. IX. ağacı) Meyvelerinden yemek yağı çıkarılan bir tür hurma ağacı. belemir. 236) maun: (< Amerika yerlilerinin dillerinden) Tespih ağacıgillerden. III. otu) bk. 2. Hindistan ve Honduras’ta yetişen büyük bir orman ağacı. 431) maya: (< Far. kırmızı renkli. 1950). 3133) maş: (< Ar. māş.. 1517) mavi lâdin: (< Ar. māye + T. (TS. Centaurea cyanus. Ağz. 1513.: maasuselması) Kışın yetişen. (And. DS. 3140. 3139) maya ağacı: (< Far. 1959) ncir (DS. DS. 3130. (TBAS. kentauron) Birleşikgillerden.

61. bahtenes. madenis. Eren. çiçeğinin tomurcukları tespih tanesine benzeyen. 96) maydanozgiller: (< Yun. māye) Domates (DS. BTS.A. III. 279.Y. dikeni) Kırlarda kendiliğinden biten. Gaz. 50-80 cm yükseklikte. mağdanos. gövdesinin içi yumuşak öz ile dolu bir bitki (DS. -giller) Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden. 214. 1518.A. maius + T. çiçekleri şemsiye durumunda olan. KMYA. -sı) bk. makedonesi. III. KYA. nadiren çalımsı bitkiler (TS. 264. papadia + T. 137. 231. ufak yeşil yapraklı. . OAAD. makedonesi + T. 67. 3100.. otsu.. 431) maydanoz: (< Yun. II. maadanüs.479 mayasıl otu: (< Ar. Ka. IX. çiçeği) Çayırlarda biten. yaraların iyileştirilmesi için yakı gibi kullanılan bir bitki (DS. behteniz. emrūd + T. 312. 467. maydanoz ve kimyon gibi bitkileri içine alan. 214. Eren. 222) maza armudu: (< Ar. 3140) mayıs çiçeği: (< Lat. bir. DS. gülgillerden. maius + T. 145) mazı: (< Far. maydanos. DA. IX. 165. 431. badınoz. IX. 250. bodünüs. 1518. DS. maydunus) Maydanozgillerden. DS. bakdanos.A. 2. iki ya da çok yıllık. sarı çiçekli. Petroselinum crispum. 1959”) bk. 489. 12. DS. ülkemizde 97 cins ve 400 kadar türle temsil edilen. XII. ma ā + Far. ETA. bahdeniz. 1518. BÜYA. 291) Servigiller familyasından. GD AT. maius + Yun. (And. 24. mādanıs. “< Ar. mādinoz. II. yaprakları karşılıklı ya da çarpraz pulsu ve kiremit dizilişli. 361. madünüs. papatya (TBAS. 290). MBTS.. Ağz. 2. SA. 164. -u) Bir armut çeşidi (AA. mā-yesį l. bahtenis. IX. baktenis. sürgünleri şişkin. 3141) mayıs dikeni: (< Lat. UA. 2. TS. bektenis. bahtunez. 2. 4582. kereviz. kozalakları dikdörtgenimsi veya . madunus. Erz. 114. māzū. altın otu (BTS. mā-yesįl + T. özel kokulu iki yıllık otsu bir bitki. EYAD. II. 3141) mayıs papatyası: (< Lat. 35. bahteniz. (TS. otu. BTS. TAYA. anason.: badınos. 431) maye: (< Far.

IX. BTS. kırlarda biten. Ağz. -li) Tütünlerin dibinde biterek onları kurutan asalak bir ot (DS. IX. is. is. -u) Sarı renkli. 2. her pulda beş kadar tohum olan. māzū + T. 3-10 çiçek durumlu. 3145) meçikli: (< ? meçik + T. küçük yaz armudu (DS. Cirsium rhizocephalum. IX. IX. Medine) Kına çiçeği (DS. birçok sanayi dalında kullanılan. (TBAS. DS. mekge. pulları ince ve bükülebilen. çok yıllık. (BTS. 3149) mekke: (< öz. IX. 3152. 223-229) mazlıħ: (< Far. (And. 3149) medik: (< ? ) Gövdesi 15 cm kadar uzunlukta. 432. IX. (Duran. 3149) medine: (< öz. -lık) Bir çeşit çiçek (DS. māzū + bīşa + T. 1520. 432) mazı otu: (< Far. IX. māzū + T. emrūd + T. otu) Erkek incir çiçeklerinin (mazı) dişi incirin çiçeklerini döllemesi için dişi incirin dallarına asılır. (TS. genç dallarının Cynips gallea tinctoria adlı böcek tarafından sokulmasıyla şişkin mazılar oluşan. IX. yaprak döken. yaprak dökmeyen çalı ya da ağaççıklar. Mazı adı verilen erkek çiçeklerin dişi incire asılmasında bu bitkinin gövdesi ip gibi kullanılmaktadır. Quercus infectoria. 203. 3153) . küçük ağaç ya da çalılar. 1-6 m kadar boylanabilen. 3145) mazı meşesi: (< Far. taneleri dağınık bir çeşit üzüm (DS. DS. Juncus gerardi. % 40 oranında tanen içeren. Bundan dolayı “mazı otu” denilmiştir.: meke. Thuya. -si) Kayıngiller familyasından. Mekke). XII.480 konik. meki) Mısır bitkisi ve tanesi (DS. 3148) medeş: (< ? ) Salkımı büyük. 4590) mekrikarmudu: (< ? mekrik + Far. yaprakları dikenli ve çiçekleri morumsu kırmızı renkli olan bir bitki. DS.

291) Oğul otu (TS. (And.A. melikî).: melötre) Dereotuna benzeyen ve yenilen bir bitki (DS. 2. 2. ısırgana benzer. 70-200 cm yükseklikte.. IX.481 melek otu: (< Ar. ābiyā + T. melissa. IX. -sı) Bir okka ağırlığında bir çeşit ayva (DS. IX. 203) melendere ayvası: (< ? melendere + Far. IX. Ağz. . 2. Angelica sylvestris. 3158) melevcen: (< ? ). 3156) melike: (< Ar. 1529) melles: (< kökü bulunamamıştır. ince dallarından yumurta ile kavrularak yemek yapılan dikenli bir ot (DS. 3157) meliki: (< Ar. 3155) melesir: (< ? ) Mürver ağacı (DS. yapraklarından dolma. (kekire). (TS. melike. Ağz. 3157) melisa: (< Yun.: mendeyh) 1. kırmızı renkli. Eren. yenilen bir çeşit mantar (DS. kalın köklü bir bitki. lkbaharda kırlarda kendiliğinden biten. (And. IX. su kenarlarında yetişen. (And. 2. Baldıran otu. Ağz. (And. TBAS. III. 2. otu) Maydanozgillerden. çiçekleri yeşilimtırak beyaz. 3160. buğday) ri taneli ve başağı kırmızı bir çeşit buğday (DS. güzel kokulu bir çeşit üzüm (DS. 1994). 3159) mendek: (< ? ).: melki) Çam ve çalı diplerinde biten. melocan. IX. çorbası yapılan bir ot (DS.: meleviçen. IX. IX. Ağz. MBTS. melövcan) Eflatun renginde küçük çiçekler açan. (And. melek + T. 1993) Sulu ve ekşimsi yaz elması (DS. Erz. 1528. IX. 223) . çok yıllık. MBTS. 3158) mencekibuğday: (< ? menceki + T. Ağz. 3156) meletüre: (< ? ).: meliki) Kırmızı renkli. tespih tanesi büyüklüğündeki meyveleri kırmızı. 3156.

iki yıllık. domuzağırşağı (TBAS. K AT.: benevşe. melencük. 2. 436) menekşe gülü: (< Far. TaS. Gaz. 2. 2001). II. mellengeç. ülkemizde menekşe cinsi ve bu cinse ait 22 türle temsil edilen. IX. MBTS. 1532. benöyşe. melenkiç. 2. 193. Ağz.A. 335. DS. 45. 1532. IX. 251. 211. bir ya da çok yıllık. melengiç. DS. otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir. T YA. OAAD. benefşe + gul + T. menend + Ar. DS. Viola tricolor. 88. 3161) menengiç: (< kökü bulunamamıştır. -giller) Yaprakları almaşlı dizilişte. ST AT. ışınsal simetrili. er dişi. mellengiç. III. 292. 91. taç ve çanak yaprakları 5 parçalı. III. 165. kökü) bk. K A. menemşe. benefşe + T. 128. Rosa chinensis. 2803) menekşegiller: (< Far. II. Chaerophyllum macropodum.: melangeç. IV. (And. Tietze. DA. dış kabuğu soyularak özü yenilen. menegüç. 64. 204.482 mendi: (< ? ) 40-120 cm yükseklikte. -ü) Tırmanıcı. 118. 313. mendil-i melek) Birkaç renkli yaprakları çiçek gibi duran bir bitki (DS. minevşe) Menekşegillerden. 363. AAT. IX. Nişanyan. vanavşak. SA. -u) Yazın yetişen yeşil renkli. 3162. (TS. kapsül ya da bakka tipi meyveleri olan. 204..A. menövşe. ovaryum üst durumlu. TBAS. Ağz. tadı ve kokusu güzel. tekli ya da kümeler hâlinde çiçekleri olan. MBTS.Y. (TS. 90. 493.. 224. 2. emrūd + T. melenküş. 1532) menekşe kökü: (< Far. 2. 14. 3158. melencüyh. 628. ETA. BTS. 489. melmeşe. . bir veya çok yıllık otsu bitki. melengiş. menevşe.-î + Far. benefşe + T. Erz. güzel kokulu çiçeği olan. 204) menendiarmudu: (< Far. 556. (TBAS. küçük çiçekli bir gül. menefşe. 3160) mendilimelek: (< Far. Krş. bazı kültür formları süs bitkisi olarak kullanılan. GD AT. melekşe. otsu. DS. . 288. 246. IX. 3160) menekşe: (< Far. mor renkli. nadiren tırmanıcı çalı formundaki bitkiler (TS.. 1993). benefşe < OFar. (And.A. IX. benövşe. olgunlaştıkça sararan bir çeşit armut (DS. 241.

2. Erz. + T. merzengūş) Ballıbabagillerden. Erythrina. merlengeç. (And. Ağz. mercān < br.. mendevrek) Hıyar (DS. Türkçenin Gücü. mineç) Genç sürgünleri pazarlarda satılan. www. 60. 3164) mentir: (< ? ). küçük yapraklı. çiçekleri parlak kırmızı. IX. menengiş. merlengiç.483 menekiş. menevrik. 2. 2011. meneviş.akmb. Pistacia terebinthus. IX. TS.: lenevrek. mercān < br. MBTS. 2. 1536) mercan çiçeği: (< Ar. 3155. (TBAS. 1528. (TS. 3162) menize: (< ? ) Domates (DS. Origanum majorana. meneş..A. güzel kokulu bir saksı bitkisi. 2. (And. bitkileri) Meralarda kendiliğinden yetişen ve sun’i olarak yetiştirilen. DS. yem değeri olan veya olmayan tüm bitki türleri (TS.gov. 290) Bir çeşit fasulye (DS. IX. (TS. Sonbaharda ekilen buğday. 2. mercān < br. menevş. menengüç. merzengūş. IX. 1536) . ağacı) Fasulyegillerden. + T. 3161. 3162) menevrek: (< ? ). tırmanıcı bir süs bitkisi. Nişanyan. 1535) mercan: (< Ar. Ağz. IX. mer’ā + T. IX.tr) mercanköşk: (< Far. merengiç. Çavdar (DS. 2.: mentur) Şebboy (DS. 205. çiçeği) Mercan isimli çiçekten esinlenerek yapıldığı için halk arasında aynı isimle bilinen çiçek (Aksan. 222) menevit: (< ? ) Kestane (DS. III. 3162) mengen: (< ? ) 1. 3166) mercan ağacı: (< Ar. 3072. şile. . meniç. 6 m kadar yükselebilen ve kışın yapraklarını döken bir ağaç veya ağaççık. menengeç. sıcak ülkelerde yetişen. IX. 3165) mera bitkileri: (< Ar.

A. (And. 1541) meryemana dikeni: (< öz. KYA. + T. ana + dikeni) bk. çiçekleri genel olarak talkım durumunda bulunan ıtırlı bitkileri içine alan bir familya (TS. mirsini + T. yasmık. Meryem + T. 400) meri: (< ? ). 3166) mercimek: (< Far. ST AT. Sagyna procumbens. 1540. IX. mercān < br. 200. is. beyaz üzüm (DS. is. nemli yerlerde yetişen. ana + asması) bk. 290). mavimsi. mercān < br. beyaz çiçekli bir ağaç. 43. Nişanyan. Beyaz. 2. 1536) mercanüzümü: (< Ar. deve dikeni (TS. mēcimek. Meryem + T. myrton. ufak. AAT. 2. 12. ADYA. 337. 144. 2. Nişanyan. KMYA. eflatun çiçekleri olan. 80. 199. (TS. 252) merki: (< ? ) Yenilen. (And. GBAA.. Lens culinaris. 206) mersingiller: (< Yun. çiçekleri beyaz. mercümek) 1. TBAS. (TS. mersin. otu) Karanfilgillerden. BTS. 5 m kadar yükselebilen. (TS. 135. Myrtus communis. ak asma (TS. mercümek. Aşılı. KBAYA. okaliptus gibi yaprakları almaşık. zehirsiz bir çeşit mantar (DS. bir yıllık ve otsu bir tarım bitkisi. 2. 56. 1537. Baklagillerden. çekirdekli üzüm. 3169. 2.: marcimag. iri taneli kiraz (DS. EYAD. 242. 163. 491. Bu bitkinin. yaprakları yaz kış yeşil kalan. Ağz. SA. 2. GD AT. -giller) ki çeneklilerden. Güney ve Batı Anadolu dağlarında yetişen. Gaz. çok yıllık otsu bir bitki. 3170) mersin: (< Yun.484 mercan otu: (< Ar. 2. IX. 1541) meryemana asması: (< öz. karanfil. beyaz. IX. Ağz. 2. + T.: meni) 1. mirsini < EYun. 184. AVA. 44. T YA. 192. TAYA. 145. 1541) . 437. 291) Mersingillerden. iri taneli. üzümü) Tanesi ve çekirdeği küçük. 296. 237. yuvarlak ve yassıca tohumu. yeşil veya kahverenkli. yaprakları karşılıklı. besin değeri yüksek. III.

4593) meşe: (< Far.sesi benzeşme sonunda m-’ye çevrilmiştir. manitari + T. kirli mavi çiçekli ve otsu bir bitki. -u) 50 cm kadar yükselebilen. XII. is. Delphinium staphisagria. bīşa + T. IX. Eren. kökü. Quercus. hoş kokulu. kerestesi dayanıklı bir orman ağacı. bīşa. 293) Kayıngillerden. iki yıllık. IX. bīşa + Yun. 34.A. (TBAS. 207) mevzek otu: (< ? mevzek + T. 2. üç yüz kadar türü arasında. -ı) bk. Tietze. otu) 30-100 cm yükseklikte. çiçeği) Kasımpatı (DS. 207) meşe çiçeği: (< Far. acı yavşan (TBAS. 3172. otu) Anason (DS. 1544. E A. AAT. 207) meskenye: (< ? ) Mercimek (DS. Eren. 3172) mestan: (< Far. özellikle meşe ve kestane türlerinin üzerinde yaşayan yarı asalak bir bitkidir. OAAD. 4592) mesir otu: (< Ar. marica/marīca + T.. 214. 150. XII.485 meryemanaeldiveni: (< öz. bīşa + T. 33. Loranthus europaeus. otu) bk. mestān) Çok küçük kavun (DS. 2020) Köfteye konulan. Ka. 207. “< ? meyan ‘başka bir dilden gelmiş olabilir’. burç < Sans. Companula medium. TBAS. tavukbacağı mantarı (TBAS. TBAS. ince uzun yapraklı bir çeşit bitki (DS. 85) meşe burçu: (< Far. 1541) meryem otu: (< öz. 252. Meryem + T. < baştaki b. GD AT. IX. yumuşak tüylü. Meryem + T. 207) meyan kökü: (< ? meyan + T. ana + eldiveni) Çan çiçeğinin bir türü. is. K AT.Y. 3172) meşe mantarı: (< Far. 360. kışın yapraklarını döken. 294”) . MBTS. 52. 7. merz. 207) merze: (< Far. ADYA. (TBAS. mesį r + T. 181. KYA. kış yaz yapraklarını dökmeyenleri de bulunan. 2. 2. (TS. (TS.

253. 30-60 cm yükseklikte. -ı) bk. 271.. “< Far. Telephium imperati. çıplak ve beyaz çiçekli bir bikti. 194. MBTS. Ağz.. II. BTS. 246. TBAS. mezār + T. K AT. 2. mīva. is. yemiş (TS. süsen (TBAS.Y. 3177) . III. üzerinde dilim biçiminde çizgiler olan bir çeşit kavun (DS. -lık + Far. II. 1552) meyhaneci otu: (< Far. 208) mezla: (< ? ) Dağlarda yetişen. DS. Eren. (TS. Glycyrrhiza glabra. XII. (And. ETA.A. 672. 165. kerestesinden yapılarda yararlanılan bir çeşit ağaç (DS. 120) meydanî: (< Ar. MBTS. Gaz. III. mayva. tatlı olan toprak altı bölümleri hekimlikte ve serinletici içkilerin yapımında kullanılan. ci + otu) Çobandüdüğü (TS. 441. ħurd. IX.A. Ka. mīva + T. mezār + T. 6) mezarlık zambağı: (< Ar. 301. mavimsi. 1551. 2. meydānį . ħurd. -si) bk. 2. 227. çok yıllık otsu bir bitki. mor çiçekli. 208. meyva) Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan organ. -lık + otu) Çok yıllık. T YA. uzun. ağacı) Meyve veren ağaç (TS.. . mezār + T. IX. 3205. 2. tüysü yapraklı. 2.A. 137. (TBAS. AAT. 1554) mezarlık otu: (< Ar. EYA. otsu. serv + T. adî servi (BTS. 208) mezarlık servisi: (< Ar. AVA. zanba + T. 4593) meyve: (< Far. DA. Bu ad Doğu Anadolu Bölgesi’nde kullanılmaktadır. 1299”) Nane (DS. DS.: meyma. IX. ST AT. 73. 3177) mezmeze: (< ? mez + meze) Sert kabuklu. 2.486 Fasulyegillerden. -lık + Ar. 1553) meyremhurt: (< öz. meyħāne + T. 65. 304) meyve ağacı: (< Far. 2054) Bir tür çiçek (TS. 1553. 294). 2. K A. 131. Erz. Meryem + Far.

-ı) Şapkası kızılımsı sarı renkli. IX. 208) mısır baklası: (< Ar. 227. . AA. 242.487 mığırıkarmudu: (< ? mığırık + Far. AAT. 171. 189) mısır anasonu: (< Ar. 1390). 76.A.. 238. K AT. 442. Merasmius oreades. miśr. OAAD. IX. IX.. SA.. Zea mays. başı) bk. 497) Mısır fulü: (< öz. 219. AVA. Erz. miśr + T. 32. özellikle Karadeniz Bölgesi’nde tohumları için kültürü yapılan bir bitki ve bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü. IX. mīħ + T. 146. mısır buğdayı (Gaz. Mısır + Far. 173.Y. 3180) mıhtepesi: (< Far. IX. 2. 2. is. 3182) mıkbaşı: (< Far. is. 3187) mısır: (< Ar. tepesi) bk. 254. 76. (TS. 208. boyu yaklaşık 2 m olabilen. GBAA. Gaz. 63. 197. mīħ + T. III. 127. anison + T.. -u) Bir yanı açık sarı. manitari + T. III. DS. mıhtepesi mantarı (TBAS. Hint fulü (TS. 215. emrūd + T. ZBK A. E A.A. (And. 209) . 229. KYA. dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan. içi beyaz renkte. bā ilā + T. T YA. 208) mırgıl: (< ? ) Patates (DS. Mısır + Ar. 3182) mıhtepesi mantarı: (< Far. A. 1557. Ka. 997) Mısır yasemini: (< öz. fūl + T. -ü) bk. domuz baklası (TBAS. Ağz. 38. 193. miśr + Ar. 280. 69.: misir) Buğdaygillerden gövdesi kalın. çayırlarda birçoğu bir arada yetişen ve yenen bir mantar. karanfil gibi kokan..A. BTS. -u) bk. 3203. 204. tepesi + Yun. Domates. içi kumlu bir çeşit armut (DS. 125. K A. (TBAS. 3186) mırık: (< ? ) 1. TS. 125. yasemin (TBAS. 208) mısır darısı: (< Ar. -sı) bk. mīħ + T. DS. 33. KMYA. yāsemen + T. diş otu (TBAS.Y. 1. erkek çiçekleri tepede salkım durumunda. bir yanı kırmızı. 497. miśr + Yun. Krş. III. darısı) Mısır. Marul (DS. IX. 134. yaprakları büyük.A. mıhtepesi mantarı (DS. 396. -i) bk.

2. Eren. yaprakları akasya yaprağına benzeyen bir süs bitkisi. 295) Kayısı veya zerdali (TS. 363. 2.488 mısmıl ağacı: (< Far. Mimosa (TS. XII. 15 m kadar boylanabilen. III. ağacı. mimosa) Baklagillerden. 2. 3191) mışka: (< ? ) Yaz armudu (DS. IX. 2. 448) mindiraç: (< ? ) Mürver ağacı (DS. IX. 1566. çiçekleri sarı ve bazı türleri beyaz veya menekşe renginde. çiçeği + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. IX. 215. Verbana. 1561) mimoza: (< Fr. 3197) milkide: (< ? ) Salatası yapılan bir çeşit ot (DS. DS. MBTS. sapı dört köşeli olan ıtırlı bir bitki. 2. Gaz. ADYA. 2064”) Mürver ağacı (DS. IX. IX. minā + T. mine çiçeği ve benzeri türleri içine alan bir bitki familyası (TS. 1567) mine çiçeğigiller: (< Far. 4597. mişmiş. mısmıl ‘temiz. 3200) mine çiçeği: (< Far. 2. mısmıl + T. MBTS. mini. 499) mihra: (< ? ) Böğürtlen (DS. mavi veya menekşe renginde. 3199) mikoz: (< Fr.A. 3201) . minā + T. 2078) Çamların iğde büyüklüğündeki meyvesi (DS. (TS. mycose) Mantar (TS.. çiçeği) Mine çiçeğigillerden. pak şey’. çiçekleri başak durumunda alacalı. IX. 3192) mışmış: (< Ar. 1559. 2. 1567) mini: (< Fr. “< Far. IX. 3192) mışkat: (< ? ) Ebegümeci çiçeği (DS. yaprakları karşılıklı ve oymalı. BTS.

IX. 2. IX. 3203. üzümü) Kokulu üzüm (TS. miskî + T. 2086) Sardunya çiçeği (DS. Diken (DS. Nişanyan. 209) mislibuğday: (< Ar. mis + T. 3. 3188. 3203) misk soğanı: (< Ar. misk + T. ce + Far. -li + buğday) Kırmızı buğday (DS.489 minimeç: (< ? ) Çitlembik (DS. Salvadora persica. IX. miskî. sarı bir çeşit elma (DS. misvāk. güzel kokulu bir çeşit armut (DS. MBTS. güzel kokulu. XII. 1571) mişkat: (< Ar. Pembe renkli. soğanı) bk. 2. miskî + T. 2084) 1. emrūd) Yumurta biçiminde ve büyüklüğünde. 3203) mis üzümü: (< Ar. 3203) miskiçelması: (< Ar. tatlı. MBTS. (And. IX. Armudun küçüğü. 3203) miskicearmut: (< Ar. ce + elması) Küçük. 2. 3202) mirtmirt: (< mirt + mirt “ses taklidi”). Ağz. IX. DS. 3204) mitik: (< ? ) Yıldızçiçeği ve bitkisi (DS. IX. (TS. IX. IX. 3201) minkiriç: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS. IX.: murmut. 3202) mircilik: (< ? ) Devetabanı bitkisi (DS. güzel kokulu bir çeşit üzüm. 2. 3201) miravulcan: (< ? ) Baharda süren filizleri yenilen bir çeşit diken (DS. 1571) misvak: (< Ar. ran ve Hindistan’da yetişen dikensiz küçük bir ağaç. mırmıt) 1. IX. 3204) . mişkāt. Ekşi limon (DS. 2. Hayvanların çok sevdiği küçük bir ot. müşkülüm (TBAS. 2. IX. misk + T. 4600) miski: (< Ar. 300) Kuzey Afrika.

IX. mor/morm + T. çiçek) 20-75 cm yükseklikte. 2. salkım < sarkım < sark-.karadut. 3210) mor çiçek: (< Erm. Consolida orientalis. *moro. Clauson. Böğürtlen. Ağz. 303) Patlıcan (DS. mor renkli meyveleri olan çalılar (DS. baş) bk. 3210.: mormeni. 826”) Baklagillerden. IX. Wisteria sinensis. ca + süpürge) Pembe çiçek açan. 2. süpürge yapılan bir çeşit ot (DS. 1577) . mor menik. (And. 3209) mora: (mora < Erm. bir yıllık. mor/morm + T. (TS. 3210. 3210) morbaş: (< Erm. 210) mor salkım: (< Erm. Nişanyan. güz çiğdemi (TBAS. tūt) bk. çiçekleri yoğurt çorbalarına renk vermek için kullanılır. Yaban çileği (DS. benefşe). IX. IX. dut (TBAS. mor/morm + T. 210) mormenekşe: (< Erm. “< T. otsu ve koyu mor renkli çiçekli bir bitkidir. mor/morm + T. 3208) mor: (< Erm.490 miyasıl: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. mor. mor/morm + Far. 209) morca: (< Erm. mor/morm + Far. 209) morca süpürge: (< Erm. DS. 3209) moramık: (mora < Erm. salkım. boz renkli. (And. salkım durumunda mavi. Sivas bölgesinde. -mık) Bahçe çevresinde çit yerine kullanılan. 1577. IX. 20 metreye kadar uzayabilen çok yıllık bir sarmaşık. pembe renkli çiçekler açan. morminik) Rengi mora çalan bir tür menekşe (TS. Ağz. (TBAS. 3206) moloş: (< ? ). IX. mor/morm + T. IX. 2. TBAS. beyaz. dağ sümbülü (TBAS. mor/morm karadut veya böğürtlen ~ HAvr. mor/morm + T. mor/morm) 1. böğürtlen. ca) bk. 209) mor dut: (< Erm. DS. IX.: moloşa) Ebegümeci (DS.

basit ya da parçalı. Cerexylon andicola. (TS. mavi çiçekli bir çeşit ot (DS. 210) mum palmiyesi: (< Far. sarılıcı. ovaryum üst durumlu. Bir çeşit diken. mūm + T. 3210) moruk (II): (< Erm. şemsiye biçiminde küçük beyaz çiçekler açan. meĥabbet + T. 2. yaprakları hurma yaprağına benzeyen bir ağaç. mūm. 2. çiçeği) Muhabbet çiçeğigillerden. IX. 1591) mumuzak: (< ? ) Kırda biten dikenli bir bitkinin böğürtlene benzeyen kırmızı meyvesi (DS. meĥabbet + T. 297”) Sıcak ülkeler ile Kuzey ve Batı Avrupa’da yetişen bir tür mum palmiyesi. “< Far. TBAS. 1583. mōruk. suyu mayasılı iyileştirmekte kullanılan. boya ve parfümeri sanayiinde kullanılan ve süs bitkisi olarak da yetiştirilen. çiçeği) ki çeneklilerden. Reseda odorata. ülkemizde ise muhabbet çiçeği cinsi ve bu cinse ait 13 türle temsil edilen bir familya (TS. mōruk) 1. gövdesi boyunca 1 cm kalınlığında bir mum katmanı bulunan. mūm + Fr. ağacı. IX. (TS. IX. Eren. ekleri yeşilimtırak beyaz. adaçayına benzer bir çeşit ot (DS. 3221) . 2. Cerinthe minor ve Cerinthe retortra. 2095) Leylâk (DS. mor/morm + Lat. kapsül ya da bakka tipi meyveleri olan. 1591. (TS. dünyada 6 cins ve 75 türle. 2. Myrica cerifera. otsu. MBTS. IX. etli yapraklı. 2. çiçeği + -giller) Yaprakları almaşlı. güzel kokulu bir süs bitkisi. Sazlık yerlerde yetişen. 3210) moruk (I): (< Erm. BTS. iki veya çok yıllık bir süs bitkisi. IX. salvia) Kırda yetişen. palmier + T. -si) Ilıman bölgelerde yetişen. 1591) mum çiçeği: (< Far.491 morşabla: (< Erm. 457) mum ağacı: (< Far. (TS. 3210) muhabbet çiçeği: (< Ar. mūm + T. 2. 1583) muhabbet çiçeğigiller: (< Ar. 2. 3219) murmurik: (< ? ) Böğürtlen (DS. güzel kokulu. çanak ve taç yaprakları serbest ya da bazen olmayabilen.

mübārek + T. Ka. murto. mukhlia. 312) nci çiçeği (TS. 4600. is.492 murt: (< Yun. şevketibostan (TBAS. DS. BTS. Mut + T. kalın kabuklu. 2. özellikle muzları içine alan bir çenekliler familyası (TS. dikeni) bk. 3226) mut üzümü: (< öz.Y. olgunlaşıp çürüdükten sonra yenilebilen. 2. 2. Mespilus germanica. Musa sapientum. 2. XII. 1600) müge: (< Fr. 1603) mühliye: (< Yun. yuvarlak. IX.A. muguet < EFr. 298) Mersin ağacı (TS. 310) Muzgillerden. uzun meyvesi olan. tropik ve subtropik bölgelerde doğal olarak yetişen. 1599) muzkurt: (< ? ) Palamut (DS. tatlı. Cnicus benedictus. küçük bir ağaççık. tek çenekli ve çok yıllık bir bitki. dikenli. 2193) Adana bölgesinde yetiştirilen ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki. 459) muzgiller: (< Ar. (TS. 3226) mübarek dikeni: (< Ar. Eren. sarı çiçekli. buruk ve beş çekirdekli meyvesi olan. besleyici. Nişanyan. 1599. 2-3 m yükseklikte. mespilon) Gülgillerden. (TS. 2. (TS. mübārek + T. Corchlorus olitorius. IX. 459. kendine özgü hoş kokulu. 1593) muşmula: (< Yun. mūz + -giller) Sıcak bölgelerde yetişen. 2. MBTS. BTS. mugue/musc. 2. üzümü) Çekirdeği kolay ezilen siyah ve gevrek bir çeşit üzüm (DS.. bir yıllık ve otsu bir bitki. otu) Birleşikgillerden. IX. 195) mutrum: (< ? ) Bir çeşit armut (DS. (TS. Nişanyan. 210) mübarek otu: (< Ar. 1604) . 2. mayhoş. 1595. 3226) muz: (< Ar. mūz.

3210. mültemi “parlak. misk) Güzel kokulu. dede gülü (TBAS. mühr-i Süleyman) Kuzey Anadolu’da orman ve çalılıklar altında bulunan.: mordik. MBTS. 2. (TS. DS. TBAS. 3231) müşgül: (< Ar. 2227) Hanımeligillerden. 2. Hyrus sativus. (And. 2204) Bir çeşit ot (DS. MBTS. 2222”) Reçeli veya hoşafı yapılan bir cins küçük ve kara erik (TS. 4–10 m yükseklikte. tüysüz. (TS. meyvesi zeytine benzer bir ağaççık. 3228) mülye: (< ? ) Domates (DS. çok yıllık ve otsu bir bitki. 2249) bk. dikenli bir ot (DS. IX. 211) müşekkire: (< ? ) Kuşkonmaz otu (DS. TaS. 4068. eriği. TBAS. MBTS. XI. akdiken (TBAS. 3221. 1610) mürdümük: (< kökü belli değildir. IX. bir yıllık. açık mavi veya mor çiçekli bir bitkidir. 1604. demet durumundaki beyaz çiçeklerinden hekimlikte yararlanılan. (boğumluca otu). DS. (TS. 1610. 211) mürdeşe: (< ? ) bk. yaprakları karşılıklı. beyaz. 3231) . MBTS. 2. 1612. 211. IX. 3228. IX. 2. TBAS. Sambucus nigra. 211) müşk: (< Ar. 2. otsu kısmı hayvan yemi olarak kullanılan. Polygonatum multiflorum. yazın ekilen. 2222). IX. 30–80 cm yüksekliğinde. IV. parlayan”. 3228) mümülü: (< ? ) Gelincik çiçeği (DS. müşkil. TBAS.493 mührüsüleyman: (< Far. 3229. ürdümük) Baklagillerden. 2822) mürver: (< kökü belli değildir. “< mürdüm ‘kökü belli değildir’. 210) mültüme: (< Ar. 2. MBTS. 2. Ağz. IX. 2. 2. 211) mürdüm eriği: (< ? mürdüm + T.

OAAD. çiçekleri büyük. Nişanyan. AAT. gaz söktürücü ve süt arttırıcı olarak kullanılır. 321) Ballıbabagillerden. IX. ıtırlı. TBAS. 462. MBTS. 3239) . MBTS. 127. 13) nar armudu: (< Far. 213) nane: (< Ar. ilkbaharda kayalıklarda biten. 2. nār / enār. ülkemizde 7 türle temsil edilen.494 müşküle: (< kökenini bilmiyoruz) Kalınca kabuklu. (TBAS. TAYA. Ağz. 213. II. TAYA. BTS. Urfa bölgesinde yetiştirilir ve meyveleri. 321. mor çiçek (TBAS. na’nā’ + T. 67. fındıksı tip meyveleri olan. 176. 1629) namzam: (< ? ). 160. 508. nemāz + T. küçük bir ağaç. AVA. (And. IX. 298) müşkülüm: (< Lat. dalı) Lahana (DS.: namzan) Bir çeşit pancar (DS. Trachyspermum ammi (TBAS. çiçekleri beyaz veya menekşe renginde. 3238) nanahan: (< ? ) 10-70 cm yükseklikte. IX. Punica granatum. K A. 301. 98. koyu kırmızı renkte. yumrulu ve otsu bir bitkidir. yaprakları karşılıklı. 1631. çiçeği) bk. bir yıllık. Nişanyan. DA. (TS. na’nā’ + T. 463. nār + emrūd + T. (TS. 12) nane çiçeği: (< Ar. na’nā’. 2301) Nargillerden. kırmızı ve sarı renkli armut (DS. 3231) -Nnamazbozan: (< Ar. içinde çok sayıda kırmızımtırak. sulu taneler bulunduran yuvarlak yemişi olan. Mentha piperita. Muscari muscarimi. sarımtırak renkli çiçekleri güzel kokan. 37. 3239) nar: (< Far. 2. 2. yaprakları sapsız. EYA. GD AT. DS. muscarimi) Sümbülgillerden. 2. 213) nanedalı: (< Ar. 211. 10-20 cm yükseklikte. -u) ri. iri ve uzun taneli bir çeşit üzüm (Eren. çok yıllık ve otsu bir kültür bitkisi. rutubetli yerlerde yetişen. 2. 2300. otsu ve beyaz çiçekli bir bitki. kırmızımtırak sarı sert bir kabukla örtülü. bozan) Eğrelti otu türünden bir bitki (TS. ETA. BTS. 1632. IX.

: narince) Pembe. çanak yaprakları 5-8 loplu ve kırmızı. nār / enār + T. 2303) Karaağaç (TS. 2. MBTS. ülkemizde de nar türü ile temsil edilen familya (BTS. 3239) narbis: (< ? ) Zambak (DS. 2. MBTS. 2. tatlı bir üzüm çeşidi (DS. IX. 1633) . nārenciyye) Turunçgiller (TS.495 narat: (< ? ) Çam ağacı (DS. 2. Farsça nargil kelimesinden gelir. (And. IX. IX. 2301) Hindistan cevizi ağacının meyvesi. meyvesi için kültürü yapılan. nārenc) Turunç (TS. 2. bakka tipi meyvesi olan. nārven. başakçıkları tek çiçekli küçük bir bitki. 213) nardin: (< Far. nārenc. hermafrodit. 2. 3240) narven: (< Far. nār + gul + T. yuvarlak taneli. dünyada punica cinsi ve bu cinse ait iki türle. nargį l. 463) nar gülü: (< Far. 2. basit ve stipulasız. 2302). (TS. taç yaprakları 5-7 parçalı. çayırlarda yetişen ve hayvanlara yem olarak verilen. ışınsal simetrili. -giller) Yaprakları karşılıklı ya da kümeler hâlinde. 3239) narcil: (< Far. Tütün içmekte kullanılan nargile adı da bu kökene bağlıdır. 1632) nargiller: (< Far. çiçekleri uçta tek ya da kimoz durumlarda. Eryngium campestre. nārdīn) Maydanozgillerden. IX. lk nargileler Hindistan cevizi meyvesinden yapılmıştır (TBAS. 3239) narınç: (< Ar. 1632) narenciye: (< Ar. 3239) nartük: (< ? ) Mısır (DS. IX. 1632) narenc: (< Ar. Ağz. MBTS. -ü) Nar ağacına benzeyen bir ağacın gül gibi olan çiçeği (DS.

254) naz: (< Far. IX. (TS. AVA. 2309) Çam ağacı (DS. IX. 209) nedrebol: (< ? ) nce kabuklu üzüm (DS. 4607) nemisa: (< Lehçe. is. nāv “içi oyuk şey” ve küçültme eki –çe ile nāvçe’den (?). 3243) nefirne: (< nefirne < Far. tadı buruk bir ot (DS. 2. 2. 2324). MBTS. 2. (And. 2. sarı çiçekli bir çeşit nane (DS. KMYA. IX. 3242) nebat: (< Ar. 1635) navruz: (< Far. 3246) . 1639) nebatat: (< Ar. MBTS. MBTS. 2. Ağz. botanik (TS. Bitki bilimi. 2. 214. DS. Nebi). (TBAS. 2.: nevi) Mısır (DS. mor veya kirli sarı çiçekli. üzerlik (TBAS.: nüfürne) Ufak salkımlı. çok yıllık. 1639) nebi: (< öz. 209. yumrulu. 214) nazik elması: (< Far. MBTS. küçük ve otsu bitkiler. is. küçük taneli. niemcy.A. MBTS. pek beğenilmeyen üzüm (DS. (And. na ar + T. IX. nāzuk + T. 2309) Çiçekleri katmerli ve mor renkte olan bir tatula türü. elması) Yazın yetişen kırmızı renkli bir çeşit elma (DS. -lik) Büyük yapraklı. IX. III. nem + nem) Büyük yapraklı. ST AT.496 navçağan: (< Far. AAT. 3242) nazar otu: (< Ar. 2328) Ayşekadın fasulyesi (DS. Nebi + T. 3246) nemnem: (< Far. 3244. IX. nevrūz. 3243) neferlik: (< Ar. nāz. 325) Erken ilkbaharda çiçek açan. 3242. dımışkı (Gaz. otu) bk. 2. dede) bk. IX. Ağz. nebāt) Bitki (TS. nebātāt) 1. Datura. 2. nefį r “boru”. 3242) nebi dede: (< öz. 243. 2342. XII. 338. IX. DS. Nişanyan. nefer + T. Bitkiler. IX.

20-80 cm yükseklikte. bazılarında sarı renkte. nezle + T. durgun sularda veya havuzlarda yetişen bir su bitkisi. nergis + T. çok yıllık. BTS. MBTS. 1650. 2. (TS. yumrulu. fulya. GD AT. 2. 214) nergis: (< Far. 2. iri ve güzel çiçekli bir süs bitkisi. kemmūn + T.497 nemnem otu: (< Far. 255. 2. zanba + T. açılmadan önce bir yenle örtülü bulunan ve bazı türlerinde beyaz. mavi. TBAS. 300) Nilüfergillerden. Linaria vulgaris. 94. 3248) nevruz otu: (< Far. çiçekleri beyaz. taşıdığı glikozit sebebiyle iç söktürücü olarak kullanılan. nergis. 169. narkissos < narke. Eren. sarı. nargöz. 214) nemse kimyonu: (< Lehçe. AVA. 467. 2. DS. nem + nem + T. 215) . (TBAS. pembe renkte. otsu ve pembe çiçekli bir bitkidir. otu) bk. çiçekleri aslanağzına benzeyen. 188..A. kardelen gibi çoğu küçük ve kokulu çiçekleri içine alan bir bitki familyası (TS. sularda yetişen. çiçekleri ayrı veya bir kök sap üzerinde şemsiye durumunda. 3239. “< Lehçe. ST AT. Nişanyan. 2. niemcy. OAAD. 2. EYAD. 39. 1646) nevbetçik: (< Far. 324. çik) Papatya (DS. MBTS. -ı) Soğanla üretilen. IX. nergis + Ar. nergis < EYun. otu) ki çeneklilerden. Narcissus. (And. (TS. 2331). Erz. 241. nīlūfer. III. -u. . pirekapan (TS. 1654. otu) Boğaz ağrılarına karşı kullanılan. -giller) Bir çeneklilerden. 326. (TS. TBAS. türlü renkte. Ballota saxatilis. 1646) nergis zambağı: (< Far. IX. nergiz) Nergisgillerden. 2328”) bk. Frenk kimyonu (TBAS. Nymphea. (güzelhatun çiçeği).: nargoz. E A. 1651) nilüfer: (< Far. niemcy + Ar. 255) nergisgiller: (< Far. 215) nezle otu: (< Ar. 50–60 cm yükseklikte. soğanlı ve çok yıllık bir süs bitkisi. 28. Amaryllis. 214. yaprakları yuvarlak ve geniş. Ağz. TBAS. 1646. çok yıllık bir kır bitkisi. (TS. 2. nevbet + T. Nişanyan. nevrūz + T.

150. Ka. BTS.: loteşir soğanı) bk. IX. ophrus) Salepgillerden. yuvarlak ve kepekli bir çeşit elma (DS. 4606) -Oofris: (< Fr. SA. nuħūd. 217) . noħut. 331. 210. örnek bitkisi nilüfer olan bir familya (TS. TBAS. “< nine. ST AT. 44. Nişanyan. MBTS. IX. ufak taneli. 2378”) Kara üzüm (DS. buğdayı) Kaplıcayı andıran. birleşik telek yapraklı. soğanı). (TS. 3252) nişasta buğdayı: (< Far. 469. eriği) Sarı ve acı bir çeşit erik (DS. 215. 227. 12.A. 1671) oğlakkarası: (< T.Y. 163. 327). oğlak + kulağı) bk. IX. TAYA. 2. Ophrys. 2. 20-40 cm yükseklikte. -giller) ki çeneklilerden. ADYA. 170. (dağ nohudu). 111.. nufut) Baklagillerden. 314. 232. 130. otsu bir bitki. (TS. yuvarlak taneli. çiçekleri sarımtırak renkte. meyvesi baklamsı. 3267) oğlakkulağı: (< T. dağlık yerlerde yetişen bir buğday türü (TS. MBTS. kuzukulağı (TBAS. 24. XII. Krş. 2352”) Temmuzda olgunlaşan.. 2. (And. 147. nohıt. Nişanyan. 1659. örümcek gibi birtakım böcekleri andıran. otu) Kayaların çatlak ve oyuklarında biten. Cicer arietinum. AA. GBAA. 2. Ağz. ophrys < Yun. -m + elması. ada soğanı (TBAS. oğlak + karası. E A. nīlūfer + T. nohud. 2. otsu bir bitki. 145. 244. OAAD. 198. o lak < oğul.A.: nōd. 185. 189) norzeriği: (< ? norz + T. nişeste + T. 111. nohot. 3255) nuteşir soğanı: (< ? nuteşir + T. Ağz. 1656) nohut: (< Far. AAT. 216) nuzlaotu: (< ? nuzla + T. KBAYA. noud. GD AT. 242. 280. 129. 3. dişeti hastalığında kullanılan bir çeşit ot (DS. ZBK A. KMYA. yumrulu. AVA. “< ET.498 nilüfergiller: (< Far. 413. çiçekleri sinek. bol nişastalı. 158.Y. nişastası çok. nout. (And. 1654) ninemelması: (< nene “çocuk dilinde” + T.

Eucalyptus globulus. oğlan + elması. oğul + otu. o ul.) Mersingillerden. “< ET. 3268) oğul otu: (< T. boyu 100 m’yi aşabilen. < ET. IX. orak + eriği. on + bir + aylık) bk. Aucoumea. dış odunu pembe renkli bir ağaç. Nişanyan. kamış (DS. IX. IX. 331”) Ballı babagillerden. 1673) okcül: (< T. 2. 2388”) bk. melisa. 2. 2395”) Mürdümeriği (DS. 331. 3. otu. 3. 3270) ohşaran: (< ? ) bk. (TS. 1676) oltu otu: (< ? oltu + T. toprağın suyunu çekerek yerin bataklık duruma gelmesini önleyen bir ağaç. “< ET. 217) on bir aylık: (< T. kovan otu. oğul + (a)n. 217) okaliptüs: (< Fr. tıpta yapraklarından yararlanılan çok yıllık ve otsu bir bitki. (TS. 1672) oğunduruk: (< T.499 oğlanelması: (< T. 3268) oğlanotu: (< T. 2. IX. (TS. 3286) . 2. Melissa officinalis. okçul) Bir ot (AA. “< or ak.) Afrika’da yetişen. oğlan + otu) Ağız ve karın ağrılarını geçirmek için kullanılan bir çeşit yabanıl ot (DS. 2379) Taze çam (DS. “< oltu’nun kökü bulunamamıştır. o lan < oğul. IX. MBTS. oğul+duruk ?. 3275) okume: (< Lat. Eren. MBTS. öz odunu mor. 304”) Yaban gülünün fındık büyüklüğündeki kırmızı renkli meyvesi (DS. asıl yurdu Avustralya olan. 148) okluk: (< T. çuha çiçeği (TS. Nişanyan. tilkikuyruğu (TBAS. pire otu (TBAS. MBTS. 3. 20–150 cm yükseklikte. kerestesi parlak. eucalyptus < Yun. okluk) Bir çeşit saz. 1686) orakeriği: (< T.

duvar sarmaşığı (TBAS. orman + Far. ligarba + T. çiçeklerinin güzelliği dolayısıyla camlıklarda yetiştirilen birtakım bitki türlerinin ortak adı (TS. 3288. 217) ortanca: (< Lat. DS. gölgelik yerlerde yetiştirilen bir süs bitkisi. 2. orman + Yun. (And. 3. pembe veya mor renkli çiçeklerini yaz başında açan. 4615) orman gülü: (< T. 217) orman ligarbası: (< T. Nişanyan. gul + T. hortensia) Taşkırangillerden. orak + kıran) Ekinle birlikte tarlada biten sivri yapraklı. IX. orman + sarmaşığı) bk. 2. 3288) orman liforu: (< T. 3286. 2403) Yuvarlak. or+man. -ü) Avrupa. 1694) orman: (< T. 217) orman sarmaşığı: (< T. orman + güzeli) Kökü lahana köküne benzeyen. çay üzümü (TBAS. Hydrangea hortensia. Ekinler arasında yetişen bir çeşit zararlı bitki. 1700) oruka: (< ? ) Taze mısır (DS. orım) 1. 3290) . 4614) orkide: (< Fr. MBTS. IX. orman + ? lifor + T. 3288. 3. özsuyu yakıcı bir ot (DS. 2397. MBTS. kırmızı. 2.: oram. Asya dağlarında yetişen açelyaya benzer bitki (TS. Karamuk bitkisi (DS. (TS. sert köklü bir çeşit ot (DS. kalın kabuklu. 335) Böğürtlen ağacı (DS. çay üzümü (TBAS.500 orakgıran: (< T. 3. orun. suyu az bir üzüm çeşidi (DS.) Salepgillerden. -sı) bk. Bir buğday çeşidi. IX. 3290) orum: (< ? ). -u) bk. 3290) orun: (< ET. IX. 2. Ağz. orchidee < Yun. IX. 1694) ormangüzeli: (< T. XII. XII.

pis kokulu bir bitki (DS. dağ çayı (TBAS. 3. ot + Çin. ilkbaharda bitip. 167. 2. 15. osuruk + çiçeği) lkbaharda kırlarda yetişen. K A. ot + eriği) Çok erken olgunlaşan tatlı bir çeşit erik (DS. XII. sarı çiçekli bir çeşit bitki (DS. Nişanyan. -ü. 218) ot çayı: (< T. 3293) otkökü: (< T. 207. 3291) osuruk çiçeği: (< T. AAT. OAAD. 4615) osuruk ağacı: (< T. yüzyıllar arasında stanbul’da elde edilmiş olan ve 1500 kadar adlandırılmış çeşidi bulunan lâle formlarına verilen genel ad. Osmanlı + Far. 3293) oturak (I): (< T. 34. ETA. 310. Clauson. “< ET. -ı) bk. 91. 80.501 Osmanlı lâlesi: (< öz. IX. osurgan + Far. 289. 251. 218) oteriği: (< T. 336”) Kırlarda yetişen. aylandız (DS. bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkilere verilen ortak ad (TS. tadı ekşimsi bir armut çeşidi (DS. BÜYA. gul + T. osuruk + ağacı) Yaprakları pis kokulu bir ağaç. is. Nişanyan. Osmanlı döneminde bu lâle çeşidine lâle-i Rūmî adı veriliyordu. Eren. 56. 129. 155. II. IX. EYAD. MBTS. 1702. IX. çörek otu (TBAS. ot + Ar. 3291) ot: (< ET. SA. lāle + T. Clauson. GD AT. IX. osurmak. 336) Toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan. E A. 217) osurgangülü: (< T. -si) XVI-XVIII. 164. 130. ot. 84. 3296) . 2406) Armutla ahlat arasında. bu çeşitlerin Osmanlı döneminde ve yalnız stanbul’da yetiştirilmesine dayanarak stanbul lâlesi olarak çevirmeyi uygun bulduk (TBAS. şam’) bk. çay + T. otur-ak. KBAYA. T YA. K AT. IX. pis kokulu. ot + kökü) Pancar (DS. Biz bu adı. beyaz çiçekli. 254) otçam: (< T.

oymalık) Dolmalık biber (DS. ağacı. odunu ve kabuğu hoş kokulu bir ağaç. (And. 3319) . 3296. XII. 2. oymalı + yaprak) Meşe yaprağı gibi kenarları girintili çıkıntılı olan yaprak (TS. yapraksız bir çeşit yabanıl ağaç (DS.: olturak) Çam fidanı (DS. 3. 1716) öğrek otu: (< T. 4617) oya çiçeği: (< ? Moğ. (TS. Lagerstroemia indica. 1709) ozuga: (< ? ) Tropikal Afrika ve ormanlık alanlarda yetişen ince dokulu bir ağaç türü. sıcak ülkelerde yetişen. 3. “MBTS. IX. MBTS.502 oturak (II): (< T. MBTS. IX. Aquilaria agallocha. 1714) -Ööd ağacı: (< Ar. 2. ova ‘kökü kesin olarak belli değildir’. Ağz. 3317) öğüm: (< T. -ca. ova + Far. “< ? ET. 2416”) Dulaptal otugillerden. 1708) oymalık: (< T. 3. otur-ak). IX. çiçeği. 4617) ova nergisi: (< ? T. örüm) nce dallarından sepet örülen. 2408”) Bir çeşit kara armut (DS. 2. -i) Ak ya da sarı çiçek açan kır zambağı (DS. XII. (TS. 2409”) Koyu menekşe veya pembe renkte çiçekler açan süs bitkisi. 2. DS. nergis + T. oya. -si) Bir çeşit fasulye (DS. XII. 4612) oturakfasulyesi: (< T. IX. ova + T. (TS. fasulia + T. 3302) oymalı yaprak: (< T. dinî törenlerde yakılan ve yanarken güzel koku veren. oturak + Yun. IX. öğ(ü)rek + otu) Ağılı ot (DS. oya + T. tropik bölgelerde yetişen. 3297) ovaca: (< ? T. + T. “< ? Moğ. Saccoglottis gabonensis. ‘ūd < Hintçe.

Ali. 3327) öksüz çiçeği: (< T. 1722. Eren. çok yıllık ve otsu bir bitki. (And. öksüz + çiçeği) bk. 2. (TS. Viscum album. “< ET. öksüz + öz. BTS. IX. otu) Ökse otugillerden. erik gibi ağaçların dalları üzerinde asalak olarak yaşayan. armut. 2. meyveleri tekli ve eriksi yapıda olup yapışkan bir madde ile kaplı olan. bölük’. kardelen (DS. 219. ıhlamur. is. 3326) ökse otu: (< Yun. iksia + T. 4621) ökselek: (< Yun. ögsüz < ög + -süz. her dem yeşil bir familya (TS. IX.: ögür otu) bk. beyaz ya da mor çiçek açan bir kır çiçeği. 219) . IX. DS. 3326) ökse otugiller: (< Yun. ökse otu (DS. IX. öğür + otu. 498) öksürük otu: (< T. ögür ‘sürü. DS. 3327) öksüzoğlan: (< T. öksüzce) Çiğdem (öksüz çiğdemi). 3. üzüme benzer yemiş veren. BTS. 1722) öksüzali: (< T. MBTS. 1722. iksia + T. 2. (DS. öksüz + çiğdemi) bk. IX. kiraz. “< ET. armut ağaçlarında görülen ve hastalık yapan bir ot. IX. öksüzoğlan (DS. elma. Tussilago farfara. (TS. güz çiğdemi (TBAS. 2420”) Gövdesi pullarla kaplı. MBTS. otu + -giller) Taçsız iki çeneklilerden. XII. -lek) Elma. 3326) öksüz çiğdemi: (< T. 2419”). öksüz + oğ(u)lan + çiğdemi) Afyon bitkisi (DS. canavar otu (TBAS. iksia + T. 3. IX. 497. öksürük + otu. sarı çiçekli. öksüzce (DS. ekin tarlaları için zararlı. 3327) öksüzce: (< T.503 öğür otu: (< T. “< öküs+ü+r+mek ‘ses taklidi’. öksüz + oğ(u)lan) Çiğdeme benzer. 314”) bk. çalılar ya da ağaçlar üzerinde yarı parazit olarak yaşayan. saplarından ökse otu çıkarılan zararlı bitki. 3327) öksüzoğlan çiğdemi: (< T. Ağz.

Clauson ve Menges Toharcadan geldiğini dile getirmiş. Kızılcık (DS. -sı. Eren. 3334) Ömer otu: (< öz. IX. Ömer + T. “< ET. sığırgözü. dağlarda kendiliğinden biten bir çalı ve bunun kırmızı renkli. öküz. 220. 668. 1723) öküzkütüğü: (< T. öküz + pürçeği) bk. XII. yalnız odunundan yararlanılan bir ağaç (DS. (TS. 1726. öküz + Ar. IX. 315”) Bir çeşit yabanıl bakla (DS. sarı renkte. 2. IX. öküzgöbeği. is. 3330) ölmez otu: (< T. 4623) öküzgötü: (< T. öküz + dili) Sığırdili (TS. öküz + kütüğü) Yaprakları boz renkli ve kozalarının içi boş olan. 3328. 2. bā ilā + T. bk. 2. küçük yuvarlak meyvesi (öküzgötü). TBAS. DS. otu) bk. parlak sarı çiçekleri uzun zaman saklanabilen. Gülensoy. öküz + götü) 1. öküz + gözü) Birleşikgillerden. DS. şerbetçi otu (TBAS. II. yayla gülü. 1726. Xeranthemum. mastı çiçeği. 1723) öküzgöbeği: (< T.504 öküz baklası: (< T. çok yıllık ve otsu bir bitki. Németh. 3328) öküzgözü: (< T. ölmez + otu) Beyaz. papatyayı andırır bir çiçek ve onun bitkisi. IX. arnika. 220) ölmez çiçek: (< T. Arnica montana. mor veya firfiri çiçek açan otsu bitki. ölü + soğanı) Mezarlara dikilen mor çiçekli bir zambak (DS. özel kokulu. XII. Helichrysum. AAT. öküz + göbeği) Kırlarda. (TS. IX. < öküz Kökeni karışıktır. Ramstedt ise Altayca *pökü-r biçiminden çıktığını ileri sürmüştür. 220) . ölmez + çiçek) Basit ve tüylü yapraklı. 4623) öküzdili: (< T. 2. 3328) öküzpörçüğü: (< T. sığırkuyruğu (TBAS. (DS. 2. (TS. 246) ölü soğanı: (< T.

(TS. özlülük) çi özlü bir çeşit ağaç (DS. 3363) öz dikeni: (< T. (And. 3. 220) örmece: (< T. iki yıllık ve otsu bir bitkidir. 429”) Bir çeşit üzüm (DS. 256) öveyikbuğdayı: (< ? üveyik + T. üvez + Ar. IX. IX. “< T. Orta ve Doğu Anadolu bölgelerinde yetişen. 3348) ötürge: (< T. çiçeği) bk. IX. IX. Ağz. kırmızı ve küçük taneli kılçıklı buğday (DS. Sedum sempervivoides. “< üveyik ‘kökü belli değildir’. otu) 20 cm kadar yükseklikte. IX. ‘ömr + T. buğdayı. -î. sepet yapmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. MBTS. (TBAS. 3334. 2. -lak) Akan kanı durdurmak için kullanılan bir çeşit bitki (DS. IX. IX. ötürge) Bir erik cinsi (ST AT. 3363. 220) ömür otu: (< Ar. kırmızı çiçekli. DS. 1744) özüllük: (< T. Eren. tüylü. 3376) paçkar: (< ? ) Ormanlarda yetişen ve yaprakları hayvanlara yedirilen bir bitki (DS. dip yaprakları rozet biçiminde bir araya toplanmış olan. XII.505 ömür çiçeği: (< Ar. sert bir çeşit buğday (DS.: ömece) Başakları örgü biçiminde. 3376) pafit: (< ? ) Asmaya benzer. örmece). diken otu. öz + dikeni) Dikenli. ömür otu (TBAS. 3378) pahe: (< ? ) Patates (DS. tırmanıcı ve kışın yapraklarını dökmeyen bir bitki. ‘ömr + T. 4629) övezi: (< T. 3373) -Ppaçık: (< ? ) Ebegümeci (DS. 3377) paflak: (< paf “ses taklidi” + T. IX. üvez. 3280”) Üveyik renginde. IX. 3380) . Smilax aspara. iri taneli.

TBAS. IX. 499. Erz. 150. 3. çok yıllık ve otsu bir bitki. IX. 3382. sert ve pürüzlü. meyveleri kalp şeklinde. (And. palmier < Lat. pelik. (TS. DS. AAT. pelit. pelut. KMYA. IX. DS. balemit. BTS. pālān. 299. 735. IX. AAT. 101. balamut. 2. III. 1756. DA. 343) Palmiyegiller familyasından. basit bir kon gövde ve bu gövdenin tepesinde yelpaze biçiminde telek damarlı yaprakları olan. 1755. (TS. özellikle Doğu Anadolu bölgesinde yetişen. 4634. çiçekleri ikili ya da dörtlü gruplar hâlinde. MBTS. 10-15 m boyunda. 3. 3388) pamit: (< ? ) nce kabuklu. XII. 1756. 1754. 506) palmiyegiller: (< Fr.. Valonea. 2. bīşa + T. palamudi + Far. yaprak tabanları kalıcı. 2.A. -giller) Genellikle sıcak bölgelerde yetişen. 3185) palamut meşesi: (< Yun. 2451. ana vatanı Çin ve Japonya olan. T YA. Stipa hohenackeriana.A. 507) pambılba: (< ? ) Hindiba (DS. DS. DS. 3383) palmiye: (< Fr.. palaħ) 30-80 cm yükseklikte. MBTS. BTS. pölüt) Yurdumuzda yetişen meşe türlerinin uzunca. hurma ve Hindistan cevizi ağaçlarını içine alan bir familya (TS. (And. 205. AA. 3382) palamut: (< Yun. palmier + T.11. ST AT. 221. palamudi.: palağ. 3388) . 257.506 palak: (< ? ).. yurdumuzun batı bölgesinde yetişen 5–10 m yüksekliğinde. Ağz. yaprak kenarları dişli olan ve kışın yapraklarını döken bir meşe türü. Gaz. 92. 248. UA. TaS. Akdeniz ve Ege sahillerinde park ve caddelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir tür ağaç (kendir palmiyesi). 341. -si) Kayıngiller familyasından. 2. 128. II. tanen bakımından zengin meyvesi. palut. 547. odunsu çalı ya da ağaç şeklinde. BTS. başakları süs olarak kullanılan. V. 314. III. . (TS. IX. 221. Eren. palıt. 505) palan: (< Far. yuvarlağımsı ve parçalı yapraklı. (TBAS. 2449) Süpürge otu (DS. bir yüksük içinde bulunan. fındığa benzeyen. erken olgunlaşan kara üzüm (DS. 254.: balamıt. AVA. 322). boli. Nişanyan. Ağz.

223-229) pamukluk: (< Far. IX. Ağz. 129. panbu + T. 179. panbu ). pamuğ. yoncaya benzer. (And. (TS. 146. 221) pancar: (< Erm. Erz. panbu + T. ETA.A. UA. ülkemizde bazı türlerinin kültürü yapılan. IX.507 pampara: (< ? ) lkbaharda kırlarda yetişen. 553. 3387. 3389) pamuk: (< Far. yaban gülüne benzer bir çeşit küçük ağaç (DS. dört. 3389) pamuklu: (< Far. -cak) Sarı renkli. otsu ya da yarı çalımsı türleri olan bir cins. IX. DA. (And. 365. 340. Eren. Beta vulgaris. panbığ. layan + otu) Pamuk gibi çiçekleri olan bir kır bitkisi (DS. panbu + T. DS. banjar. iri taneli bir çeşit buğday (DS. pambuħ. 378. V. IX. 3389) pamuça: (< Far. 101. -luk) Ormanlarda yetişen. 217. BTS. GBAA. GD AT. 301. panbu + T. XII. T YA. E A. bir yıllık. koza biçimindeki meyvesi üç. yaz kış yaprağını dökmeyen. sıcak bölgelerde yetişen. AA. 255. (TS. TaS. -ça) Hayvanlara yedirilen. otu) Cistus türlerine verilen genel ad. IX. K AT.: banbık. panbıh) Ebegümecigillerden. 4634) pamuk otu: (< Far. tohumları üzerindeki beyaz tüyler pamuk olarak kullanılan. ADYA. II. IX. KMYA. 3389) pamucak: (< Far. 77. DS. pencer) Ispanakgillerden. IX. 105. pambık. Cistus creticus. SA. 3117. . 218.: mancar. pammuğ. -lu) Çiçeklerinin çok nazik ve yumuşak olması sebebiyle bu isim verilmiştir. Ağz. 3390. AVA. 2. yemeği veya turşusu yapılan. K A. tohumlarından yağ elde edilen. 102. 3175) pamuklıyanotu: (< Far. III. DS. (Duran. 1757. 7. 1758. vitamince zengin. 35. sütlü bir çeşit ot (DS. boz yapraklı bir çeşit ot (DS.. panbu + T. 3391. pambuk. IX. panbu + T. pamık. . 167. 2. 313. yenilen bir bitki. 323). 128. Pembe veya beyaz çiçekli ve çalı görünüşünde bitkiler (TBAS. 507. 46. E A. AAT. DS. beş dilimli olan. Gossypium.

papadia + T. 222. TaS. 3. papas. 231. Matricaria chamomilla. 222) panzehir otu: (< Far. 2. 2.508 EYAD. banjar + T. -cık) Yaban pancarı (DS. külāh + T. 222) papır: (< ? ) Nane (DS. Nil kıyılarında yetişen bir bitki. IX. V. -giller) Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı. 222) papaztakkesi: (< Yun. 3393) papirüs: (< Fr. 137. taç yaprakları 4–5 tane olup tüpsü ya da dilsi. otsu. 129. otu) Küçük. 1761) papazkülahı: (< Yun. IX. basit ya da birleşik ayalı. DS. 509) papaya: (< ng. 2. 3175) papatyagiller: (< Yun. 74. 2455”) bk. MBTS. 3390) pancar otu: (< Erm. çiçekleri idrar arttırıcı. IX. (TS. çok yıllık ve otsu bitki. ortası sarı kömeçli. 20–50 cm yükseklikte. K A. kökü zehirli. T YA. TBAS. 274. -si) bk. çalımsı. otu) bk. 1761) . 279. 345) Bir tür meyve (TS. Cyperus papirus. 296. 356. 307. papadia) Birleşikgillerden. banjar + T. beyaz çiçekli. Cynanchum acutum. 160. iştah açıcı ve haricen yara iyi edici olarak kullanılan. ŧā ye + T. nadiren de ağaçsı bitkiler (BTS. 1760. papyrus < Yun. papaya. -ı. taç yaprakları beyaz. I. ETA. pād-zehr + T. ülkemizde 130 cins ve 1100 kadar türle temsil edilen. K AT. 188) pancarcık: (< Erm. papas + Far. baharda çiçek açan. 1760) papatya: (< Yun. (TS. centiyane (TBAS. bir. 2. II. UA. ZBK A. papas + Far. iğ ağacı (TBAS. aken tipi meyveleri olan. iğ ağacı (TBAS. 509. sütlü ya da sütsüz. BTS. 3393. (TS. TaS. 227. “< Yun.) Papirüsgillerden. çiçekleri bir kapitulum üzerinde bulunan. iki ya da çok yıllık. çanak yaprakları tüy şekline dönüşmüş. Nişanyan. bir yıllık otsu bir bitki. SA.

3. 3402) . Sonbaharda çayırlarda yetişir. 3394) paprika: (< ng. parmak + üzümü. (And. MBTS. 222) parmak üzümü: (< T. sarı çiçekli. (Duran.: parlacuħ) Sulak yerlerde yetişen.509 papirüsgiller: (< Fr. IX. papyrus + T. yer fesleğeni (TBAS. erŋek parmak. Ağz. 223-229) pardinç: (< ? ) Taze fasulye (DS. 1761) papra: (< papra < ? papura “kökü belli değildir”. Medicago orbicularis. 2465) ri yapraklı. Nişanyan. 2. 1770) parpar: (< par + par “ses taklidi söz”. MBTS. “< ET. Eren. 222) partal: (< kökü belli değildir. 2. 348”) Uzun taneli bir üzüm türü (TS. Yenen türlerdir (TBAS. 1761) papurtlama: (< ? papurt + T. 325. -lık) Meyveleri yuvarlak metal paralara benzediğinden “paralık” denilmiştir. parla(k)cık). değersiz tütün (DS. -lama) Kırlarda yetişen. 3. MBTS. örneği papirüs olan otlu bitkiler familyası (TS. -giller) Bir çeneklilerden. yaprakları ıtır yaprağı biçiminde ve güzel kokulu bir bitki (DS. 2. IX. 3397) parlak mantar: (< T. 3396) parlacık: (< T. geniş yapraklarından yemek yapılan bir çeşit bitki (DS. manitari) Hygrophorus türlerine verilen genel ad. IX. IX. 3394) paralık: (< Far. 3. 222) parşen: (< ? ) bk. pāre + T. parlak + Yun. paprika) Acısı az bir çeşit kırmızı biber (TS. IX. 2464) bk semiz otu (TBAS. 2456) Eğrelti otu (DS.

buğdaygillerde ve baklagillerde pas hastalığına sebep olan mantar. 3405) paşaçadırı: (< ? paşa + Far. Uromyces. -ı) Begonyagillerden. (And. çādar + T. IX. yavşanı). 1775) paşabeğendi: (< ? paşa + T. beğendi) Kasımpatı (DS. “< pas ‘kökü belli değildir’. IX. II. gri şeritli. -ı + -giller) Bitkilerin üzerinde yaşayarak pas denilen lekeler yapan asalak bir mantar takımı (TS. gümüş. 1774) pas mantarıgiller: (< ? pas + Yun. MBTS. 3.DS. 1775. 222) paryavşanı: (< ? par + T. 1774) paşa ağacı: (< ? paşa + T. IX. 463. 2466”) Pas mantarıgillerden. I. manitari + T. 285) pas mantarı: (< ? pas + Yun. yeşilimsi renkte. manitari + T. Ağz. 3403. (TS. 2469) Birleşikgillerden. 2. rizomlu bitkiler.510 partem: (< ? ) bk. üstü koyu yeşil. 2. MBTS. 2. (BTS. IX. 514) pat: (< ? pat. kasımpatına benzeyen bir çiçek (TS. DS. kalp biçimindeki yapraklarının altı kırmızımtırak. kılıcı) Zambakgiller familyasından. (TS. 2. 3408) . 3407) patanak: (< ? ). 1775) paşakılıcı: (< ? paşa + T. iri gözenekli.: apar yavşanı) Yavşan otu (DS. yaprakları yeşil. gövdesi sürünücü ve etli bir süs bitkisi. (And. IX. 3406) patamak: (< ? ) Olmamış incir (DS. -ı. Begonia feasti. yer fesleğeni (TBAS.: badanak) Ispanağa benzer bir çeşit bitki (DS. Sanseviera. 2. DS. Ağz. ağacı) Kerestesi açık sarı. 3. genellikle kaplama olarak kullanılan değerli bir mobilya ağacı (TS.

patlankuç) Mürver ağacı (DS. patlak). iri taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS. XII. ülkemizde geniş alanda kültürü yapılan. çok yıllık. Ağz. Solanum melongena. II. 571. funda. 76. (TS. 3411) patlak: (< T. TAYA. 514.: batlangoz. III. IX. Coluteocarpus vesicaria. 364. 3470) patlangaç: (< T. 3410) patküt: (< pat + küt “ses taklidi söz”) Kasımpatı (DS. 274. 4. patata < Amerika yerlilerinin dilinden. 251. yuvarlaksı. . patana. (And. mor ya da siyahımsı bakka tipi meyveleri olan ve kültürü yapılan. BTS. bādingān). III. beyaz ya da pembe çiçekli. 3408. DS. . 1778. 167. 2. XII. kalın saplı. 149. KYA. patatiz. 1776). (And. (And. patele.: portlak) Yuvarlak. 3412) patlıcan: (< Ar. 234.. bayincan. ETA.A. tek yıllık.: pata. 514. DS. Gaz.: badılcan. 549. badımcan. Krş.. 66. 65. 3411) patlangıç: (< T. 307. bādincān < Far. padılcan. GBAA. toprak altı yumruları sebze olarak kullanılan. içi) Taze fasulye (DS. pıtına) Patlıcangillerden. IX. Kırmızı ve beyaz çiçekli bir çeşit gelincik (DS.. bk. BTS. otu) Meyveleri balon gibi şişkin olan. II. otsu bir bitki. balcan. IX.A. II. 158. 158. DS. Solanum tuberosum. patlıçan. AAT. 4441. 92. 207. 2. patlican) Patlıcangillerden. patlangıç.A. 12. Ağz. T YA. patlangaç. 2. IX. 207. baldıcan. çi boş dallarından mekik yapılan. 248. ADYA. Ağz. II. beyaz çiçekli ve tüysüz bir tür. 42.. Çalı. otsu. EYA. patalak. 443. II. 247. 102. patlangaç). patdis. IX. 4652. pıtana. Erz. AVA. . (TBAS. ETA.511 patarık otu: (< ? patarık + T. 376. 38.Y. 466. AA. 3. 2. baldırcan. KMYA. 256. 340. 223) patates: (< t. patıko. DS. E A. Erz. DS. DS. (TS. batcan. IX. küçük yapraklı bir ağaç. 205. pıtata. patelek. 1776. DA. yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki. AAT. batlican. TS. Ağz. çiçekleri tekli. DS. 502. BÜYA. uzun. patlangıç) 1. III. IX. 327) patiçi: (< ? pat + T. 127.A. (And. 3411. patatis. 3377.

2473). 514) patlıcan inciri: (< Ar. 145. K AT. (And. TBAS.Y.. badem (TS. bādingān + T. 464.: badbad. 94) patlıcan çiçeği: (< Ar. Ağz. baŧbāŧ + T. 293). baŧbāŧ . 1780) . bādincān < Far. bādām. IX. patates. 227. 189. yaprakları almaşlı dizilişte. piyam) bk. Doğu Anadolu’da yetişen bir bitki (TS. 44) patpatanak: (< ? ) Baharda dağlarda yetişen. 4639) payam: (< Far. paya. bayan. TAYA. GBAA. 104.A.: balcan inciri) ncirin. -giller) ki çeneklilerden. 570) patpat otu: (< Ar. batbit) Kökü yumru şekilde şişkin.. 69.. 167. (And. 60) patlıcangiller: (< Ar. sap tarafı sivri. 501) patpat: (< Ar. BTS. iri ve mor bir türü (TS. 2. 2. MBTS.: bayam. 307. yuvarlak meyveli. içine domates. XII. Krş. 158. 1779. 264. uzun yapraklı. Türkçenin Gücü. Ağz. TBAS. II. 2. 1778. bıyam. (And. çiçeği) Patlıcan çiçeği (Aksan. DS. çiçekleri er dişi. bādingān + T.: batbat otu) Küçük. 1778. K AT. lâleye benzer ak çiçek açan. ülkemizde 9 cins ve 25 türle temsil edilen. XII. KBAYA. 53. ovaryum üst durumlu. 463. bādingān + Far. (And. UA.A. bādincān < Far. GD AT. -i). payem. otu). III. Ağz. ışınsal simetrili. 44. II. ağız tarafı geniş. 267. encīr + T. tütün gibi birçok bitkiyi alan bir familya (TS. 103. DS. katmerli sümbüle benzer. çanak ve taç yaprakları 5 parçalı ve parçaları birleşik. batbat.A.Y. KMYA. 12. Ağz. kokusuz bir çiçek (DS. 3. 184. Tietze. biber. örnek bitkisi patlıcan olan. zehirli bir çeşit bitki (DS. bādincān < Far. 3412) patpatik: (< ? ) Mürver ağacı (DS. 2. Ka.512 Gaz. 4640.

2. 1. 3418) peçelması: (< t. gürgene benzer bir çeşit bitki (DS. doğramacılıkta kullanılan bir ağaç. < Blg. pazik. XII. MBTS. Krş. hekimlikte kullanılan çok yıllık ve otsu bir bitki. pāzı. Beta vulgaris varcicla. BTS. TBAS. (And. 1786. Ağz. 329) bk. DS. başı) Pancar yaprağı (DS.. 100 cm kadar yükselebilen. 327). (TBAS. IX. (And. yapraklarında ve öteki bölümlerinde çok acı.513 pazı: (< Far. değerli kerestesi kahverengi. palamut (TBAS. MBTS. MBTS. bir yıllık. Tohumlarından yağ elde edilir ve tohum unu lezzet vermesi için ekmek ununa karıştırılır. 224) pelit: (< Ar. pezük) Ispanakgillerden. 257. (TBAS. (TS. ST AT.: pepük) Sancı dindirmekte kullanılan. “< Far. DS. 328) Birleşikgillerden. 323) 100 cm kadar yükselebilen. hatta vişne çürüğü olabilen.: bazi. yaprakları sebze olarak kullanılan. elması) Yazın yetişen kırmızı renkli bir çeşit elma (DS. 3418. Eren. 587. 493. Cephalaria syriaca. 4641. 3417) pebik: (< ? ). 3427) peçek: (< peçe < t. 3419) pelemir: (< kökü belli olmayan kelime yabancı bir dilden gelmiş olmalıdır. Nişanyan. pelin.A. 224) . Eren. (TS. mor veya esmer. Commiphora opobalsamum. 444. DS. Artemisia absinthium. belesān + T. bir ya da çok yıllık otsu bitki. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. IX. yabanî ıspanak). Eren. TaS. ıtırlı bir madde bulunan. peçe + T. 2480”) Kızıldeniz’in Afrika ve Asya kıyılarında yetişen ve kışın yapraklarını dökmeyen. (yaban pancarı. 1786) pelin: (< Yun. 3. V. beze. pezza. balluŧ. 1782. 224. çok yıllık. IX. Ağz. ağacı. 224) pelesenk ağacı: (< Far. 2. 3194) pazıbaşı: (< Far. belesān. 352. 2. pezi. IX. pelyn. tüylü ve pembe çiçekli bir bitkidir. 2477) 40–150 cm yükseklikte. 3. (TS. IX. pāzı + T. 3417. 3439. DS.Y. 650. 515. pelinos ~ Slav. II. Anthriscus nemorosa.

2495) Su yosunu (DS. küçük taneli pekmez üzümü. MBTS. 3431. DS. IX. 3437) . Kuş üzümü. 10-15 m yükseklikte. 4643) perpertiken: (< Far. 224) perpir: (< ? ) 1. IX. 1797. çeşitli renkte çiçekler açan.) Patlıcangillerden. 3. (TS. Güney Amerika kökenli. 2484”) Hindibaya benzer bir ot (DS. ağacı) Yabani kimyongillerden. 3. Kara ya da beyaz. IX. IX. pey ām-ber + T. BTS. 3. 2. 2. pey ām-ber + T.514 pençer: (< ? ) Ebegümeci (DS. 1798) peygamber buğdayı: (< Far. perver + T. petunia < Lat. IX. 2488) Fidan (DS. Petunia. 2. 3427) perdeben: (< Far. reçinesinden gayakol çıkarılan bir ağaç. MBTS. IX. 522) peygamber ağacı: (< Far. (DS. çobanyastığı da denilen bir bitki (DS. 3429) perese: (< kökü belli değildir. MBTS. XII. MBTS. 3428) peren: (< Far. peren. IX. diken) bk semiz otu (TBAS. 3434) petunya: (< Fr. Antil Adalarında ve Vanezuela’da yetişen. IX. “< pepe ‘ses taklidi kelime’. (TS. kışın yapraklarını dökmeyen. buğdayı) Yabanıl buğday (DS. kokulu bir süs bitkisi. 3427) pepir: (< ? ) Kuş üzümü (DS. 3425) pepekuş: (< pepe + T. Guaiacum of cicinale. 3431) pesin: (< Far. 3. perde + bend) Bir çeşit çiçek (DS. kuş. pesį n. 2487) Gri yeşil renkli ve tüylü. IX.

ağacı) Ebe gümecigillerden. TAYA. E A. prason. kalın köklü. (TS. 2. 2. praso = EYun. 1798) peygamber üzümü: (< Far. (TS. 1798) peygamber dikeni: (< Far. horansa. 111. 3448) . 184. parasa. penį r + T. IX. < Yun. IX. DS. 2408. DS. tropikal bölgelerde yetişen. üzümü) Bağcılarca da beğenilen. kavak) Yaprakları küçük. 134. IX. < Yun. Nişanyan. BTS. kışın yapraklarını dökmeyen bir tür meşe çalısı. DS. Zosima absinthifolia. 357. EYA. prīnos. AAT. haransa. çok yıllık bir kış sebzesi. (TBAS. 524. K AT. IX. 114) pırnal: (< Yun. gövdesi ve yaprakları sebze olarak kullanılan. BTS. IX. otu) 30–100 cm yükseklikte. (And. Ağz. 3443) pıslak: (< pıs “ses taklidi” + T. 3447) pışat: (< Erm. 669. 524. iri üzüm (TS. p’sat. SA. 283. 3395. pırısa.515 peygamber çiçeği: (< Far. 49. 42. DS. 2285. Nişanyan. II. (And. 2. belemir. 332) Kayıngiller familyasından. 155. 1799) peynir otu: (< Far. AA. soğanlı. 1799. 225) pırasa: (< Yun. Bombax criodendron.: bırasa. 332). -lak) Mantara benzer bir çeşit bitki (DS. Quercus ilex. 4654. deve dikeni (TS. (TS. 357. Eren. beyaz ve parlak olan kavak ağacı (DS. otsu ve sık tüylü bir bitkidir. XII. IX. Ağz. 1800. prinari. bir çeşit tatlı. . Eren. pey ām-ber + T. çok yıllık. (TS. 3464) pırpılkavak: (< ? pırpıl + T. Eren. 2. purnari/prinari = EYun. ZBK A. yabanıl iğde (DS. dikeni) bk. 3438) peynir ağacı: (< Far. 2. purasa) Zambakgillerden. prason. 333). 10–15 m kadar boylanabilen. Centaurea cyanus. penį r + T. DS. kozalarında kısa lifli pamuk bulunan ağaç. pey ām-ber + T.: puşat) ğde. pey ām-ber + T. çiçeği) Mavi kantaron. VII. pirısa. 12. 1798. 2. Allium porrum. DS. Karadeniz Bölgesi’nde doğal olarak yayılış gösteren.

226) piçgül: (< Far. 150) pinar: (< pinar < Far. -ca). bıtırık. (And. 3. 3450) pıtrak: (< ET.: bıtırak. piş + pişik) Tazeyken kavrularak yenilen. Çam ağacı. 3449. 524. buturgak. Çam fidanı. bir yıllık. “< pimpirik/pinpirik ‘kökü belli değildir’.516 pışpışik: (< T. (And. 3448) pıtırca: (< pıtır “ses taklidi” + T. II. 87. IX. ekinler içinde biten. 2. pig. 3448) pıta: (< pıta < pıt “ses taklidi”) 1. dikenli bir ot (DS. IX. 2507”) Bir mantar türü (AA. beççe < beçe + Yun. ST AT. pıtırak) Papatyagiller familyasından. Tietze. 2506) Bezelye (DS. yeşil yapraklı. meyveleri dikenli ve yapışıcı olan. pıtırah. XII. IX. 4648) pik: (< ng. -ı. Ağz. Ağz. UA. 3464) pıtırgan: (< T. çam sürgünü (DS. IX. 161. DS. 3449. 402). IX. DS. II. (pıtırgan.: pitirca) Baharda açan koyu pembe renkli bir çeşit çiçek (DS. kráno) Kızılcığa benzeyen bir çeşit ağaç (DS. MBTS. BTS. 3452) pimpiri mantarı: (< ? pimpirik + Yun. 226. pıtraklı otu). pıtrak (TBAS. pıtraklı + otu) bk. MBTS. IX. batırgan) bk. 226) pıtpıt: (< pıt + pıt “ses taklidi”) Patates (DS. 129. 3454) . nār) Nar ağacı ve meyvesi (DS. 3451) piçkiren: (< Far. IX. I. DS. 588. 3. (TBAS. IX. 806. bıtrak. TaS. otsu bir bitki. manitari + T. ETA. IX. beççe < beçe + gul) Yaban gülü (DS. 3493. Xanthium. 722) pıtraklı otu: (< T. pıtrak (TBAS.

Tanacetum coccineum. 2. (TS. 3458. 3388”) Kaynatılarak suyu içilen. Ağz. Hanımeline benzeyen beyaz çiçekleri güzel kokulu. DS. çok yıllık. “< ET. EYAD. III. 2. pirelik) Papatya (DS. IX. 5. 2507) 1. 3458) pirinç: (< Far. Ka. 3457) pirasit: (< pirasit < Far. nezle otu. 362. 3456) pipo çiçeği: (< t. Gaz. pippo < Lat. pirinş. 2508) Fidan (DS.A. 3. 87. piriş) Buğdaygillerden. IX. MBTS. çiçeği) bk. yavşağı. ETA. Zeytin yaprağı. 406”) ki çenekliler sınıfının birleşikgiller familyasından. çok yıllık bitki. BÜYA. (TS. (MBTS. süpürge otu.. 4. beyaz çiçekli. 226) pir: (< Far. Eren. TBAS. güç verdiğine inanılan bir çeşit eğreltiotu (DS.517 pinpakla: (< T. 247. 3458. 526. (oltu otu). 3457) pirekapan: (< T. 91. Pyrethrum. IX. 613. Çam yaprağı (DS. AVA. 557. II. kökünden kömür yapılan küçük bir ağaç (TS. Ağz. AAT. MBTS. 3. “< yavşak < yapış-ak. Asma yaprağı. 226. Oryza sativa. bürge ‘pire’. IX. 229. (And. 282. Clauson. piriç.: birem. loğusa otu (TBAS. IX. KBAYA. 140. ADYA. pirinc. donatılmış”. 341). bazı türlerinden böcek öldürücü bir toz elde edilen. DS. 2509) pirelik: (< T. 168. pį rāste “süslenmiş. pį r. XII. 90. EYA. + T. kökleri bol su içinde yetişen bir bitki ve bu bitkinin besin olarak kullanılan tanesi. 3. bin + Ar. 199. BTS. Eren. kasımpatına benzer. DS. 109. 1834. K A. (And.. pırınç. prinos + T. pürene) 1. Sebze yaprağı. 269. Havuç yaprağı. 2. MBTS. DA. 4649) pire otu: (< T. püren. 699) pirenyavşağı: (< Yun. 1805. 3498. parçalı yapraklı. Tietze. . 3458) piren: (< Yun. IX.A. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. 111. 72. 334. birinc. 3. 208. 234. otsu. pire + otu) Yaklaşık 25-50 cm yükseklikte.: birinç. 3. bā ilā) Bezelyeye benzeyen bir çeşit bakla (DS. pire + kapan. 2. 1805.Y. 2. soluk veya koyu pembe çiçekli bir bitki. DS. 353). prinos. pirem. IX. Tietze. II.

koyu kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 12. 251. 3463) . parparam’. Meyve küremsi şekilli. pisiktetiği (TBAS. 2510”) bk. 9 mm kadar uzunlukta. ST AT. 202) pitana: (< ? ) Patates (DS. kuvvetli kokulu. 2511”) Buğdaygillerden. 1806. semiz otu (DS. XII. otu. 2. OAAD. Krş.Y. 444. 3. üzeri sık tüylü. 4649) pisikcırnağı: (< pisik + T. tarla ve yol kenarlarında kendi kendine biten bir tür arpa. 493. 91. 33. 136. 181. KMYA. Tietze. otu) 25-50 cm yükseklikte. 46. TAYA. 10-45 cm yükseklikte. 3. Nepeta racemosa. 3461) pişot: (< ? ) ğde (KBAYA. SA. 3459) pisar: (< ? ) Asalak bir çeşit ot (DS. Hordeum murnium. “< pisik ‘ses taklidi kelime’. 227) pisko: (< ? ) Böğürtlen (DS. tırnağı. (TBAS. (TS. IX. 258. IX. 314. TBAS. taşağı. Tohumları yenir. batıcı tüylü. pisiktetiği (TBAS. 3461) pisiktetiği: (< pisik + ? tetik + T. Eren. Cynoglossum officinale. IX. 227) pisiktaşağı: (< pisik + T. 566”) Çok yıllık. (TBAS. 40 cm kadar yükseklikte. Onobrychis argyrea. 158. T YA. 227) pisik otu: (< pisik + T. 217. (TBAS. tırnağı) bk. MBTS. IX.518 275. 335) bk. koyu mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. 111. 218. otsu ve sarı çiçekli bir bitki.. 227) pisiktırnağı: (< pisik + T. 66. K AT. “< ET. çok yıllık. 227.A. taşak ‘taş + -ak’. 376) pirpirim: (< Dankoff’a göre Ermeniceden alınmıştır ‘Erm. “< pisi pisi ‘ses taklidi söz’. p’rp’rem < Far. MBTS. -i) 80-100 cm yükseklikte. iki yıllık. 227) pisi pisi otu: (< pisi pisi + T. KYA. DS.

toparlak veya söbe. Pollen “ince un” + T. her dem yeşil. portahal. 3437) pocğı: (< ? ) Yaprakları hayvanlara yedirilen bir orman bitkisi (DS. 226. 2. Ağz. IX. 131. DS. 613.: pervaz) Soğan (DS. Nişanyan. BTS. borsmuk. IX. -luk + çalısı) Dikenli bir çeşit ot (DS. 3471) . 3467) polen çiçeği: (< Lat. Taxus baccata. çiçeği) Bal özü oluşturmayan. 4651. ADYA. K AT. zehirli bir orman ve süs ağacı. 2. meyvelerinin üzeri aril denilen etli bir tabaka ile kaplı olan. IX. ancak çok fazla çiçek tozu oluşturarak böcekleri çeken çiçek (BTS.: portağal. 2521) Kırlarda biten içi dolu. 2. BTS. 131) porukluk çalısı: (< ? boruk + T. 168. II. 1818. porsuk + ağacı) Porsukgillerden.519 piyaz: (< Far. portakıl. kötü mantar (DS. her dem yeşil bir ağaç ve bu ağacın kırmızıya çalan sarı. 3475. yapraklarında reçine kanalları olmayan. mahlep (DS. 338. 274. IX. MBTS. XII. Akdeniz ülkelerinde yetişen. 228. 260. 536) porsukgiller: (< T. portugal “Portekiz”). E A. KBAYA. 3468) porsuk: (< ET. IX. Ağz. yaprakları iğne biçiminde. IX. porsuk + -giller) Açık tohumlulardan. örneği porsuk ağacı olan. TBAS. (TS. . ülkemizde adi porsuk türü ile temsil edilen bir familya (TS. kabuğu güzel kokulu meyvesi. BTS.. (TS. portekel. piyāz. ST AT. 83. OAAD. 536. 85. 193. III. 3464) pohur: (< ? ) Kabuğu yakıldığında güzel kokan bir bitki. kışın yapraklarını dökmeyen.A. Citrus aurantium. (And. 20 m kadar boylanabilen. DS. Erz. (And. 3. 3470) porsuk ağacı: (< T. 1817. ovülleri 1-2 tane olgun tohum veren. IX. ETA. 1818. kırmızı ve etli kozalaklı. 536) portakal: (< Fr. 531) ponpaz: (< ? ) Nevruz çiçeği (DS. 359). potukal) Turunçgillerden. DA. portikal. ülkemizde park ve bahçelerde yetiştirilen.

2535) Çam fidanı (DS. IX. poy (DS.520 posalak: (< ? posa + T. “< puf ‘ses taklidi kelime’. -ı) Lycoperdom türlerine verilen genel ad. çemen otu. 3. 3476) poy: (< Far. otu) Yapraklarından kara boya elde edilen bir çeşit ot (DS. 228) pukiç: (< ? ) bk. 228) potuk: (< kökünü bilmiyoruz. Kuzey Anadolu bölgesinde yetişir (TBAS. IX. IX. 4654) puta: (< Far. MBTS. 3472) pos mantarı: (< Far. 2532”) bk. -lak. 3476) pöstük: (< ? ) Erik (DS. otu) bk. otsu ve tüysüz bir bitkidir. 3. 3476) poy otu: (< Far. MBTS. fesçitarağı (TBAS. 2522) Kuruyunca toz gibi ufalanan bir çeşit mantar (DS. 10-15 cm yükseklikte. IX. manitari + T. Polygonum bellardii. DS. 3. pūst < post + Yun. but ‘put’tan (?). pos mantarı (TBAS. 2. (TBAS. karabiberle karıştırılarak pastırma çemeninde kullanılan bir bitki. 1822. -ı. (TS. Sarı renkli boyar madde elde etmek için kullanılır. 3481) pucda: (< ? ) Fide (DS. manitari + T. 228) potuotu: (< ? potuk + T. 3482) puf mantarı: (< puf + Yun. MBTS. IX. būy + T. 229) pun: (< ? ) Yabanıl nane (DS. bir yıllık. 3492) . IX. IX. XII. “< posa “kökü belli değildir”. Eren. Trigonella joenumgraecum. 339) 20-60 cm yükseklikte. būy) Tohumları kırmızı bibere benzeyen.

MBTS. manitari + T. Taraxacum officinale. IX. (TS. 3494) pür: (< Far. IX. pur. Bodur ardıç ağacı (TS. lâdin ağaçlarının iğne gibi ince yaprakları. nohut büyüklüğündeki meyvesi acı olup yenmeyen bir orman ağacı. 4. IX. 3. Havuç (TS. 3. 3. 1840) rambil: (< ng. iri gövdeli. 2. IX. 1833) pülü: (< ? ) Süpürge otu. Çam ağacı. 3505) . çok yıllık bir bitki. 2536) 1. 3. 3499) pürüpürü: (< pürü + pürü “ses taklidi”) Çam fidanı (DS. Clauson. bürçük. Çam. Yaz kış yapraklarını dökmeyen. 2. 371. MBTS. 2. ardıç. 2543) Yaprakları salata olarak yenen baharlı. -ı) lkbaharda ormanlarda yetişen bir çeşit mantar (DS. Nişanyan. 3500) -Rradika: (< Yun. IX. pürçekli. TBAS. 3. 2553) Bir nevi ottur (AAT. parparam + Yun. uzun yapraklı palmiye. 1838) rafya: (< ng. MBTS. 251) rasat: (< Ar. 1834) pürpürü: (< pür + pürü “ses taklidi”) Bir çeşit ısırgan otu (DS. (TS.521 puya: (< ? ) And dağlarında yetişen. funda (DS. IX. 2555) Fide (DS. 229) pünpürün: (< ? ) Patates (DS. DS. 2. 3494. 2. p’rp’rem < Far. 1833. 3494) pürçüklü: (< T. 60-70 yılda bir en görklü tek çiçeğini veren bitki (TS. IX. 3499) pürpürüm mantarı: (< Erm. Raphie. “< ET. bürçek < bür-. raśad. rami “Malezya dilinden”. 2. MBTS. radikia. 357”) hlk. raffia “Madagaskar yerlilerinin dilinden”) Afrika ve Amerika’da yetişen.

hekimlikte gaz söktürücü olarak yararlanılan çok yıllık. 344) Maydanozgillerden. otsu ve özel kokulu bir bitki. Rheum officinale. 2. TBAS. otu) 1-2 m yükseklikte. çıplak. AAT. 2. (TS. renk otu (TBAS. Feoniculum vulgare. reng + T. (And. 1. 231) . çıplak ve bileşik yapraklı otsu bir bitkidir. 249. 1847) ravent: (< Far. sarı çiçekli. -li + ot) bk. basit yapraklı. büyük yapraklı. reseda) Muhabbet çiçeğigillerden. 3506) riyo: (< ? ) Sphagnum türlerine Doğu Karadeniz bölgesinde verilen genel ad (TBAS.5 m yüksekliğinde. beyaz çiçekli. 343) reyhan: (< Ar. DS. ratanhia “Peru dilinden”) Kara buğdaygillerden. 2. rāziyāna. 20-40 cm yükseklikte. Ağz. 1848) razakı: (< Ar. tohumlarından kandil yağı. 230) renkli ot: (< Far. 251) renk otu: (< Far. baharlı meyveleri anason gibi yemeklerde ve bazı içkilerde tat verici olarak kullanılan. Reseda luteola.522 ratanya: (< Fr. Krameria triandra. 2. kökü sürgün kesici olarak kullanılan ağaççık. 230) reyhalaya: (< ? ) Bir çiçek adıdır (K AT. (TS. Eren. (TBAS. rāvend) Karabuğdaygillerden. 2. 1-2 m yüksekliğinde. 2560. çok yıllık.: rızaħı) Kalın kabuklu. 3. 1860. reng + T. 1-2 m yükseklikte. Van bölgesinde iplik boyamak için kullanılır. rāzi į ). uzun iri taneli bir üzüm cinsi (MBTS. Datisca cannabina. reyĥān) Fesleğen (TS. 1860) rezede: (< Lat. yaprakları iplik biçiminde parçalı hoş kokulu. IX. çiçeklerinden sarı boya çıkarılan otsu bir bitki. (TS. (TS. 230. çok yıllık ve otsu bir bitki. 1860) rezene: (< Far.

saçak + darı) bk. 1877. çöp bitkisi (BTS. (TS. iğnelik (TBAS. X. kokulu ve otsu bir bitki. beyaz ve pembe çiçekli. 1877) sabun çiçeği: (< Ar. Saponaria officinalis. 232) . śabāĥ + T. (TS. 2615”) Kayışkıran (TS. TBAS. 231. TBAS. 3507) saçak darı: (< T. 20-40 cm yüksekliğinde. 232) sabun ağacı: (< Ar. 2. DS. 3507. (TS. Eruca sativa. MBTS. darı (TBAS. 146) -Ssaat çiçeği: (< Ar. 1875) sabankıran: (< T. beyazımtırak veya sarımtırak çiçekli. parçalı yapraklı. çiçeği) Sabun otu. saban + kıran. śabūn + T. Saponaria officinalis. śabr + T. 2. (DS. idrar söktürücü olarak da kullanılan. X. otu) Karanfilgiller familyasından. 2. śabūn + T. yıldızı) Afrika’da yetişen sert ve kaba dokulu. çok yıllık. yaprakları salata gibi yenen. 1875) sabırlık: (< Ar. sā’at + T. otsu bir bitki.523 roka: (< Lat. 30-70 cm yükseklikte. çiçeği) Bir tür çiçek (TS. 2. sā’at + T. 3. 1864. śabūn + T. -lık) bk. otsu. “< saban < sap+an. çöğenotu. TBAS. bitki) bk. BTS. 566. Sapindaceae. 232) sabun otu: (< Ar. sebze olarak bahçelerde yetiştirilen. 232. 2. BTS. 563) ruderal bitki: (< Lat. turuncu sarı renkli ağaç. ruca) Turpgillerden. sarısabır (TBAS. 232) sabahyıldızı: (< Ar. (TS. otu) bk. 1874) saat otu: (< Ar. 2. Nauclea didemichii. ruderal + T. ağacı) Öz suyu köpüren ağaçlara verilen ad. çok yıllık.

saka + T. -lak. manitari + T. 3513) sahil çamı: (< Ar. 233) sağırkulak: (< T. (TS. X. çürüten. safran (TBAS. 20-30 cm boyunda. 3517. saç + kıl) ri darı (DS. “< Ar. 3517) sakalçürüten: (< ? T. ZBK A. MBTS. ıslayan) Çok tatlı bir çeşit sulu armut (DS. sāĥil + Ar. 3516) sakalak: (< Ar. sakal + T. çiçeği) bk. X. 2644”) Bir çeşit sulu şeftali (DS. 3. sahillerde yetişen. şam’ + T. “< Eski çağlardan başlayarak kullanılır (sakal). Crocus sativus. MBTS. Eren. 232) saçkıl: (< T. X. 233) . 1882. 2. 3517) sakal otu: (< ? T. 348”) Tarlalarda ekin arasında biten. sakal + T. 2643) Mantar (DS. X. 190) safran çiçeği: (< Ar. 3. sakal + T. sa y > sa ā. za’ferān. Nişanyan. 3. za’ferān + çiğdemi) bk. safran (TBAS. safran. asıl vatanı Güneybatı Avrupa olan. her dem yeşil. (BTS.524 saçak mantarı: (< T. 2630. iğne yapraklı. lokum ve ilaç yapımında kullanılan. X. sağır + kulak. 40 m kadar boylanabilen. “< T. yaprağı kavak yaprağına benzeyen bir çeşit ot (DS. saçak + Yun. otu) Dereotu (DS. MBTS. X. X. -ı) Çamgiller familyasından. ülkemizde de kültürü yapılan bir ağaç türü. TBAS. 233) safran çiğdemi: (< Ar. soğanlı ve yumrulu bir kültür bitkisi. TBAS. sağır < saŋır < saŋar ‘tek kulaklı’. 232. 568) sahran: (< ? ) Altın sarısı renginde bir çeşit buğday (DS. Eren. 388) Süsengillerden. Pinus maritima. baharda mor renkli ve büyük çiçekler açan. -ı) Clavaria ve Ramaria türlerine verilen genel ad (TBAS. za’ferān + T. 3517) sakalıslayan: (< ? T. 350. 3509) safran: (< Ar.

Nişanyan. 1892) sakızdırık: (< T. sakızlık –1 (DS. Cucurbita pepo. Ege ve Akdeniz bölgelerinde yaygın olarak yetişen. ca. 1892) sakız enginarı: (< T. MBTS. 1890) sakava: (< ? ) lkbaharda çıkan çiçekli bir ot (DS. -ı) Yaprakları sivri. (sakızlık). meyvesi üzümsü ve yağlı. 2. pembe veya beyaz çiçekli çalı tipi bir bitki. 2. 351”) Antep fıstığıgillerden. sakız + dikeni) Sakız çıkarılan bir tür diken (TS. 3518. kenarları düzgün. “< sakar ‘XIV. Orta Türkçede sağız. sakız + Ar. kışın yaprak dökmeyen. V. 3519) sakız dikeni: (< T. otu) Yuvarlak başlı. Kökünü bilmiyoruz. 1892) sakızlak: (< T. sakızlak) bk. 2. (TaS. menengiç (TBAS. TBAS. bā ilā + T. “< ET. (And. çok lezzetli turfanda bakla çeşidi (TS. 1892. X. sakız + Yun. < Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. X. sakız + kabağı) Sebze olarak kullanılan kabak. sakız biçimleri geçer. sakız + ağacı. (TS. Pistacia lentiscus. 233. (TS. (TS. 233) . Dorycnium. 2645”). lezzetli bir enginar türü (TS. 3256) sakız baklası: (< T. AA. ankinára + T. 2. yüzyıldan beri kullanılmakta olan kelimenin kökü belli değildir’. 2. Ağz. 3518) sakız ağacı: (< T. 150) sakar otu: (< ? sakar + T. 1-5 m yükseklikte.: saħarca) Çiğdem (DS. sakızdırık) bk. bodur bir ağaç. -sı) Uzun ve ince. 2. 3.525 sakarca: (< ? sakar + T. sakız. Eski Kıpçakçada da sakız olarak kullanılır. Eren. 1892) sakız kabağı: (< T. 389. X.

otu) bk. salep gibi bitkileri kapsayan. MBTS. Gövdesi yapışkan olan ve bu nedenle de üzerine küçük sineklerin yapıştığı türlere sinekkapan. Clauson. “< sarkım < sark-. 2. 2654) Bazı Orchis. 2. -giller) Güzel çiçekli. 3. 1895) salep: (< Ar. TBAS. 390”) Hıyar (TS. Nişanyan. 3520) sakızözü: (< T. haşlandıktan sonra kurutulmuş olan yumrularına verilen genel ad. “< t. X. sa‘leb. salepgillerin örnek bitkisi. vanilya. 1896) salep otu: (< Ar. 234) salepgiller: (< Ar. MBTS. X. 2650”) Dam koruğugillerden. 1897) salkım çiçeği: (< T. 2. 3520) saksıgüzeli: (< T. 234) salkım ağacı: (< T. saksı ‘kökü belli değildir’. 2. salata’. salkım + ağacı. yaprakları etli. 2. (salep otu). -lık.526 sakızlık: (< T. salkım + çiçeği) Silene türlerine verilen genel ad. çiçekleri başak biçiminde bir süs bitkisi. mercimek büyüklüğünde meyveleri burukça. fıstık tadında bir çeşit sakız ağacı. sakız + özü) Böğürtlen (DS. 826”) Akasya (TS. venüsçarığı. salata + T. sa‘leb + T. 3519) sakız otu: (< T. 1893) salatalık: (< t. 3. Cotyledon umbilicus. sinekkıran. 2. sa‘leb + T. (TS. 1896. sakızlık) 1. salep (TBAS. 235) . tek çeneklilerden bir familya (TS. orkide. 2. saksı + güzeli. Çitlembik de denilen. Ophrys ve Dactylorhiza türlerine veya bu türlerin. sakız + otu) Büyük ve tüylü yapraklı. (TS. “< T. Hindiba (DS. 1897) salkım başak: (< T. salkım + başak) Tek veya birleşik başakların salkım şeklinde oluşturduğu bitki (TS. salata ‘tuzlanmış şey. kökünden sakız alınan bir bitki (DS. X. sinektutan adı verilmektedir (TBAS.

bostan güzeli de denilen bir bitki ve meyvesi (DS. XII.527 salkım söğüt: (< T. X. sançı < sanç-. -ca) Söğüt yaprağına benzeyen yapraklarının arkası beyaz bir çeşit bitki (DS. 3533) sancakotu: (< T. (And. śāmit. Ağz. 3530) samardala: (< ? ) Yaban pırasası (DS. sancı + çubuğu. X. somit) Dereotu (DS. sancak < sanç-. DS. 3535) sancı çubuğu: (< T. 4667) salmanca: (< Ar. 4667) salmansarı: (< Ar. (And. Nişanyan. 392”) Zencefil (DS. şubat sonlarında çıkan bir çeşit yayla çiçeği (DS. (TS. 2664). TBAS. MBTS. salon < Lat. Ara ucaria. X. 1897) salman: (< Ar. DS. -ı) Küçük çam şeklinde. dalları üzerinde diken bulunan bir süs bitkisi. “< ET. XII. 3529. Salix babylonica. 3. Nişanyan. 235) samruk: (< ? ) Bir çeşit yaban çiçeği (DS. Ağz. selmān) Bir çeşit üzüm (DS. XII.: samuk. kayalar arasında biten. 4667) salon çamı: (< Fr. 1899) saltapla: (< ? ) Meyvesi tatlı. selmān + T. + Ar. X.: salmansara) Kuruyunca solmayan. 2. selmān + T. 3535) . X. X. 2. 3533. şam’ + T. sancak + otu. 3531) samit: (< Ar. aşılanmış bir çeşit armut (DS. (TS. X. 3529) samala: (< ? ) Karpuza benzer. sarı). X. salkım + söğüt) Dalları ve yaprakları yere sarkan bir çeşit söğüt. “< ET. 392”) Isırgan otu (DS. 3529. X.

kerestesi sert ve kokulu bir ağaç. BTS. saplıcatinton (DS. śandal + T. 25 m kadar boylanabilen. bīşa) Kayıngiller familyasından. bir ya da iki yılda olgunlaşabilen bir meşe türü. 2. X. (TS. “< saban < sap+an. 235) saplı meşe: (< T. 1903) sandal: (< Ar. sapı + sarı) Bir çeşit üzüm (DS. Dağ elması (DS. saplı + Yun.528 sancı otu: (< T. Quercus robur. 2. sapı + uzun) Bir çeşit armut (DS. Patlıcan. -giller) Tropikal ve ılıman bölgelerde yaşayan. 1907) sapısarı: (< T. Smilax. 3541) saplıcatinton: (< T. 3. yurdumuzda yetişen. 2615”) Bir çeşit ot (DS. X. zambakgillerden. 2. yeşilimsi çiçekli. 1908. mıhtepesi mantarı (TBAS. (saplıtinton) 1. saplı + tinton) bk. sapan + kıran + otu. meyveleri uzun bir sap üzerinde bulunan. 3541) sapıuzun: (< T. Santalum album. 2. sancı + otu) Tüylü dalak otu (TS. 571) saplıtinton: (< T. X. 3539) saparna: (< sapa’rna “Amerika yerlilerinin dilinden”) Eskiden kökü hekimlikte kullanılmış olan. 1903) sandalgiller: (< Ar. MBTS. X. saplıca + tinton). iki yüzden çok türü olan taçsız iki çenekli bitkiler familyası (TS. saplı + Far. 3542) saplı mantar: (< T. 2. (TS. çok yıllık bir bitki. dikenli ve tırmanıcı. manitari) bk. X. (TS. śandal) Sandalgillerden. 2. 1903) sapankıran otu: (< T. 3542) . yapraklarını döken.

TBAS. sarāy + T. bīşa) Kayıngiller familyasından. sardunya. 571) sardunyagiller: (< t. 2. sapsız + Far.529 sapot ağacı: (< Fr. yaprakları elsi bölmeli. X. 2. 2. 1910) . -si) Gösterişli ve bol çiçekli bir tür menekşe (TS. -giller) ki çeneklilerden. 1910) saray menekşesi: (< Far. 1910. süs bitkisi olarak yetiştirilen. sıcak ülkelerde. Geranium. lezzetli meyvesi ve çiklet yapımında kullanılan sütlü salgısı için sıcak ülkelerde yetiştirilen bir ağaç. BTS. (TS. 2. sarāy + Far. Quercus petraea. çoğunlukla pembe çiçekler açan. (BTS. -ı) Güzel çiçekleri için yetiştirilen bir süs bitkisi. sapote “Antil Adaları dilinden” + T. 1910) saraypatı: (< Far. 1910) sardunya: (< t. genellikle Orta Amerika’da yetişen. sarāy. 3542) saracak: (< T. sardonya) Sardunyagillerden. yaprak döken. gövde ve yaprakları üzerinde hoş kokulu salgı tüyleri taşıyan. Eren. örnek bitkisi sapot ağacı olan. “< Far. Achras sapota. (TS. sarāy + ? pat + T. 235) saray çiçeği: (< Far. (TS. saracak) Ebegümeci (DS. çok yıllık. ıtır. 2. -giller) ki çeneklilerden. 2. 30 m kadar boylanabilen. benefşe + T. sapote + T. kerestesi küçük bir çam (DS. meyve sapı olmayan. sardonya + T. ağacı) Sapotgillerin örnek bitkisi olan. X. turna gagası gibi bitkileri içine alan bir familya (TS. çiçeği. otsu bir bitki. bazı cinslerinden gütaperka çıkarılan bir bitki familyası (TS. ülkemizin hemen her tarafında yayılış gösteren bir tür. 1908) sapsız meşe: (< T. 1908) sapotgiller: (< Fr. 571) sar: (< ? ) Sahillerde yetişen. 356”) Hezaren (TS. Callistephus sinensis. 2. 3542.

236.: saribaş) 1 m kadar yükselebilen. sarı + Far. DS. 236) sarıçalı: (< T. 3544) sarıayak mantarı: (< T. centiyane (TBAS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. X. -ı) Yenen bir mantardır. bodur bir çeşit ağaç (DS. Ağz. X. amberbaris. (TS. 270) sarıbuzğulu: (< T. gentiāna) bk. sarı + çiçek) Ölmez çiçek (TS. çok sulu bir çeşit erik (DS. 235) sarıbaş: (< T. kısmen de Sivas. (TBAS. 3545) sarı centiyan: (< T. sirīş) bk. 2. her dem yeşil. (TBAS. sarı + ayak + Yun. sarıca + Lat. 2. Nişanyan. 572) sarıçiçek: (< T. çiriş (TBAS. 394”) Sarı çiçekli ve yaprakları ağılı. sarı + çalı) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. çiçekleri sarı. 1911) sarıçiğdem: (< T. manitari + T. III. Centaurea macrocephala.530 sarıağu: (< T. şam’) Çamgiller familyasından. sarı + büzgülü) Sert kabuklu. 100-2700 m yüksekliklerde ve ülkemizin Karadeniz bölgesinde. sarıg. meyvesi ekşi ve kırmızı renkte. sarı + çiğdem) Çiçekleri sarı renkli çiğdem (TS.. “< ET. 236) . sarı + Ar. sarı + baş). 1911) sarı çam: (< T. 1911) sarı çiriş: (< T. (BTS. turşusu yapılan bir çeşit sarı üzüm (DS. 5-15 m kadar boyda. çok yıllık. Erzincan ve Sarıkamış’ta orman oluşturan bir ağaç türü. sarı + ağu. Gomphidius viscidus. . kabuğu ve kökü solucan düşürücü ilaç olarak kullanılan bir bitki. kadıntuzluğu. sarıca + erik) Ekşi. iğne yapraklı. Berberis vulgaris. (And. X. X. Erz. 3544) sarıcaerik: (< T.A. 2. Pinus sylvestris. 3544. Çiçekleri boyar madde olarak kullanılır.

3545) sarıklık: (< T. 236) sarıkök: (< T. (TBAS. (And. kentauron) bk.: saru kavak) Çınar (TaS. 4672) .: sarıhıdır elması) Bir çeşit elma (DS. 1912) sarıfiğ: (< T. X. yumrulu. sarı + kavak). Eranthis hyemalis.531 sarı çubuk: (< T. sarı + göbek + elması) Sarımsı yeşil sonbahar elması (DS. sarı + kılçık) Bir çeşit pirinç (DS. sarı + diken) Dikenli. Fontanesia philliraeoides. Özellikle Güney ve Doğu Anadolu dağlarında yetişir. elması). sarı + kök) Zencefilgillerden bir çeşit bitki. 2. 3545) sarı kantaron: (< T. sarı çiçekli. sarıklık) Çiğdem (DS. Ağz. 236) sarı kavak: (< T. fiğ) Sarı renkli fiğ (TS. (And. sarı + çubuk) nce ve çubuk şeklindeki gövdeleri sarı renklidir. iki veya çok yıllık otsu bir bitki. (Duran. Ağz. tüylü. 3545) sarı kokulu: (< T. 2. X. (kovancık). sarı + kokulu) 5-15 cm yükseklikte. (TS. otsu ve çok yılık bir bitkidir. Scolymus hispanicus. sarı + kovuk) Bir çeşit incir (DS. kantaron (TBAS. 3545) sarıkoğuk: (< T. 1911) sarıerik: (< T. X. 223-229) sarıdiken: (< T. is. XII. X. 3545) sarıhızır elması: (< T. sarı + Yun. sarı + öz. sarı + Yun. 2. V. Hıdır + T. Gövde özelliklerine bağlı olarak “sarı çubuk” adı verilmiştir. zerdeçal (DS. sarı + erik) Kayısı (TS. X. 3315) sarıkılçık: (< T. 1912) sarıgöbek elması: (< T.

X.: sarrot) 30 cm kadar yükselebilen. taze ya da kuru olarak yenen bir kültür bitkisi.kökünden geldiği yolundaki açıklaması kuşkuludur. -ı) bk. 237. 228. (And. sarı + Far.532 sarı mantar: (< T. fasulia) Sırığa sarılmayan bir çeşit fasulye (DS. II. sarımsak otu (TBAS.Y. 494. 3546) . 573) sarımantı: (< T. mercümek) Sarı renkli bir tür mercimek (TS. 271. Krş. AAT. 384. 577. 574. 251. < sarumsak < *sarum. sarmusak / samursak Zajaczkowski’nin Türkçe sar. 3533. yapraklarında. DS. 151. 2. 260. sarı + oturak + Yun. (TBAS. iki yıllık bir bitki. ETA. sarımsak + Ar. 209. 252. . esmer benekli ve zehirli olmayan bir mantar türü. Boreava orientalis. 237) sarı ot: (< T. TAYA. AVA. Clauson. 395. saĥleb + T. 115. 244) sarımsak hardalı: (< T. 237 BTS. sarımsak + Ar. çiçekleri uçta şemsiye şeklinde olan. 3548) sarıoturak fasulye: (< T. 207. deli salep (TBAS. -i) bk. 3546) sarı mercimek: (< T. sarı + ot). KYA. sarımsak + otu) Turpgillerden. Ağz. 853) Zambakgillerden. TBAS.A. Gaz. X. (BTS. (TS. 1913. Nişanyan. küçük çiçekli... 2. beyaz. sarı + mantı “< mantu ‘Çin-Kore kökenli bir kelime’) Şebboy çiçeği (DS. 1912) sarımsak: (< ET. manitari) Şapkası soluk sarı. 12. TBAS.A. (sarımsak hardalı). Ekin tarlaları içinde yetişir. 1913. 20-80 cm yükseklikte. sarmusak / sarumsak / samursak. Erz. III. 25-100 cm yükseklikte. E A.A. Allium sativum. < OT. ovulduğunda sarımsak kokusu veren. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. T YA. BÜYA. X. saplarında ve toprak altındaki soğan biçimli sürgünlerinde kokulu yağ bulunan. Eren. AA. 237) sarımsak salebi: (< T. 357. sarı + Yun. 237) sarımsak otu: (< T.. (TS. ST AT. bir yıllık. X. ħardel + T. III. DS. 2. Amanita citrina. Alliaria petolata.

bādincān < Far. sarı + Ar. 3546) sarıyazlık: (< T. bādingān) Domates (DS. çok yıllık bir süs bitkisi. sabırlık). 3546) sarı yemiş: (< T. salkım durumunda sarı çiçekleri bulunan. yaprakları oldukça yüksek bir sapın tepesinde rozet biçiminde toplanmış bulunan. (TS. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaç. V. śabr) Zambakgillerden. şeb-būy) 1. BTS. (TS. 3546) sarısalkım: (< T. ülkemizde Akdeniz Bölgesi’nde yetişen. bk. TBAS.533 sarıpapatya: (< T. sarı + Yun. papadia) Çiçekleri sarı renkli./Far. sık tüylü. zağar. sarı + parmak) Havuç (DS. 1913) sarı süsen: (< T. 3546) sarızağar: (< T. zağar ‘av köpeği’. 3546) . “< ? Far. sūsen) bk. 1913. 2. 574. 237) sarıparmak: (< T. TBAS. 2. yapraklarından elde edilen sıvı müshil olarak kullanılan. DS. X. 2. 238. 2. Nişanyan. 3316) sarı şebboy: (< T. X. Anthemis tinctoria. sarı + Far. şebboy. 238. 3546) sarıpatlıcan: (< T. Laburnum anagyroides. X. bk. çok yıllık. sarı + ? Far. 20–45 cm yükseklikte. (TS. bataklık süseni (TBAS. 3546) sarısabır: (< T. sarı + sütleğen) Dereotuna benzer bir ot (TaS. (ağu. sarı + yazlık) Az taneli ak buğday (DS. X. vatanı Kuzeydoğu Afrika olan. sarı + Ar. X. X. Aloe vera. adî şebboy (TBAS. X. BTS. sarı + yemiş) Şeftali (DS. 499”) Çiğdem (DS. sarı + salkım) Baklagillerden. sıcak bölgelerde yetişen. sarı + ? toppas) Sarı ve kılçıklı buğday (DS. 238) sarı sütleğen: (< T. otsu bir çeşit papatya. 6) sarıtoppas: (< T. sarı + Ar. 1913.

(TBAS. kofa (TS.534 sarızambak: (< T. sarı + ? söpü. sarmaşuk) Sarmaşıkgillerden. 239) savat: (< Ar. X. 2. X. (TS. 395).. 1915) sarol: (< T. 239) sarmaşıkgiller: (< T.“çürümüş. Hedera helix. 238. (And. çok yıllık. 2834”) Bir armut çeşidi (AA. Ranunculus polyanthemos. 2684) Bir çeşit ot (DS. III. MBTS. kiliz. X. siyahlık”. sası < sası. sarımsı yeşil. sevād “karartı. iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS. sarmaşık + -giller) Örnek bitkisi sarmaşık olan. 3548) sarusöpü: (< T. kokuşmuş”. sap ve dallarından çıkan küçük ek köklerle dik. 1915. Nişanyan. 2688) Şalgam (DS. 3547. AAT. 1913) sarioza: (< T. MBTS. 3549) sav: (< sav < T. GD AT. X. 3. sarı + oğul) Yaban eriği (DS. MBTS. 2. zanba ) Sarı çiçekli zambak (TS. 2. 21.A. 2697) nce kamış. 238) sarmaşık: (< T. 3561) saz: (< T.: sarmaşu. sāz. 1925) . değişik biçimli yaprakları olan. çok yıllık. düz yerlere yapışarak tırmanan. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. TBAS. sarı + ? oza) Sarısabır denilen bitki (Erz. hasır otu. sarı + Ar. 3. ‘yumurta şeklinde olan. 3553) sayut: (< ? ) Mısır (DS. küçük çiçekli ve otsu bir bitki. yılanyastığı (TBAS. bozulmuş. 3. oval’. 270) sarmalık: (< T. MBTS. sap) 25-40 cm yükseklikte. sarmaşık < sarmaş-. “< söbü ‘kökü belli değildir’. sarmalık) bk. 151) sası: (< T. X. kalın köklü. DS. 3. . 2. Ağz.

3564) seke: (< ? ) Yuvarlak. 213. X. 3567) .535 sazak: (< T. tatlı bir çeşit armut (DS.. özel kokulu. (TS. genellikle yeşil renkli. BTS.A. sazak < saz+ak. XI. KYA. Nişanyan. 2697) Saz bitkisi (DS. 4677) sazat: (< ? ) Mısır (DS. BTS. AVA. sarı çiçekli. zebze. çok yıllık ve otsu bir bitki. sazan < saz+an ‘küçültme eki’. (TS. çok yıllık bir ağaççık. MBTS. 365. X. otu) Sedef otugillerden. Gülensoy. Schoenoplectus lacustris. 3562) saz otu: (< T. I. Toros ve Antitoros dağlarında bulunan. Ka. 294) sedef otu: (< Ar. 70. 396. 2. II. zepze) Çürümeye bırakıldıklarında mantar oluşturan. 239. otu + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. 4675.Y. 577. boyu 40 m kadar olabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılan iğne yapraklı bir orman ağacı. DS. 3562. XII. 578) seftila: (< ? ) Kırmızı renkli şeker pancarı (DS. Ruta graveolens. 2. 577) sedef otugiller: (< Ar. X.: savzu. 2. Nişanyan. 733) Mersin ağacı (DS. śadef + T. 50 cm kadar yükselebilen. śadef + T. arakçıl (DS. 1927. SA. 239) sebze: (< Far. TBAS. 190) sebuzek dikeni: (< ? sebuzek + T. 239. sedīr. 1929. 3. TBAS. 358). ETA. KMYA. DS. X. saz + otu) 40–300 cm yükseklikte. 74. dikeni) bk. 2. 4355. kışın yaprağını dökmeyen. örnek bitkisi sedef otu ve alt familyası turunçgiller olan geniş bir bitki familyası (TS. (TBAS. TBAS. Eren. hekimlikte kullanılan. Ağz. sebze < sebz. II. XII. su kenarlarında yetişir. 1929) sedir: (< Far. pişirilerek yenen bitkiler veya bunların taneleri (TS. çalı görünüşünde. 254. Cerrust. (And. 397) Kozalaklılardan. BTS. 49. 1930. 239) sazan: (< T.

semiz + ebe.fiiliyle bağlantısı vardır. “< Ar. (TS. -cek. çi + kavağı. 240) semiz kabak: (< T. sokrun. 2. (TS. 3. semiz. 1-2 m boyunda. 3578) semizebe: (< T. 2. 361”) bk. Salix viminalis. Clauson. 3380) sepetçi kavağı: (< Far.: selna) Kereviz (DS. MBTS. sequoia “Kaliforniya yerlilerinin dilinden”) Kozalaklıların porsukgiller familyasından. Ağz. selle. X. 1. pis kokulu.536 sekoya: (< Lat. sapad/sabad. 2. semiz + kabak) bk. hayvanlarda zehirlenmelere neden olan. semiz + otu) Semiz otugillerden. 1939. şeytan şalgamı (TBAS. 830”) bk semiz otu (TBAS. X. V. TBAS. 428) sepetçi söğüdü: (< Far. sapad + T. dalları sepet örmeye elverişli bir söğüt türü. 257) . hekimlikte kullanılan bir bitki. sapad + T. Levisticum. (TS. selām + T. 2. çok yıllık ve sarı çiçekli bir bitki. selle + T. 240) semizlik: (< T. (And. 240. 1933) selam otu: (< Ar. 3580. otu) Maydanozgillerden. serp-i-k). TaS. X. 3580) semiz otu: (< T. Ağz. semizlik) Semiz otu (DS. DS. Nişanyan. çalık kavak (TS. Sequoia. 2720”) Erguvan çiçeği (DS. Lotus corniculatus. DS. (TS. yaprakları uzun.: şerpik) 50 cm kadar yükseklebilen. 3576. (And. etli ve mayhoş yaprakları sebze olarak yenilen otsu ve bir yıllık bitki. Portulaca oleracea. “< Far. (TBAS. X. 100-130 m boyunda. 1941) sepik: (< T. < semiz “Etimolojik olarak semri. 400. çi + söğüdü) Söğütgillerden. X. 1935) selecek: (< Ar. büyük bir orman ağacı. “< ET. 3575) selina: (< ? ). 240. Eren. Kaliforniya’da yetişen. 10–20 cm boyunda.

275. çok yıllık ve mavi çiçekli bir bitki. kışın yapraklarını dökmeyen. selvi. serv + T.: selbi. OAAD. serçe + dili + -giller) Hermafrodit çiçekli ya da tek eşeyli. ovaryumları üst durumlu. otsu. 3583. 1949) . ST AT. Ağz. çiçekleri bir veya iki evcikli bir bitki familyası (TS. ülkemizde 3 cins ve bu cinslere ait 16 türle temsil edilen. 3590) serpenekıran: (< T. topuz (TBAS. AAT.537 serçedili: (< T. sergen) Kırmızı. 166. DS. 190. DS. serçe + otu) Bir çeşit bitki. Puschkinia scilloides. X.: sepenekıran) nce kabuklu. (BTS. kuş otu (TBAS. X. DS. DA. serçe + dili. 2. 257. serpene + kıran). XII. X. 363). KYA. Cupressus sempenvirens. GD AT. 3590) serteş: (< ? ) bk. zelvi) Servigillerden. 344. 117. sergi + üzümü) Kalın kabuklu bir çeşit üzüm (DS. Ka. kozalakları kabız olarak kullanılan. DS. Akdeniz bölgesinde çok yetişen. 3577. bir ya da çok yıllık. 60. III. 304. serv. şırası az bir çeşit üzüm (DS. Erz. 2. sevli.. “< T. 4359. Thymelaeaceae. K AT. ardıç. caryophllaceae. (And. TBAS. 86. (TS. sevlü. 241. 3588) sergi üzümü: (< T. (And. serçe.. XI. -giller) Kozalaklılardan. 362”) bk. 241) serkile: (< ? ) Mavi çiçeklerinden kara boya çıkarılan ot (DS. 3586) sergen: (< T. ince uzun bir ağaç. X. Eren. selfi. 29. 583) serçe otu: (< T. X. 3589) serhişing: (< ? ) Soğanlı.A. servi. . 4680. 403. Eren. selmi. yuvarlak taneli bir çeşit ak üzüm (DS. 240) serçediligiller: (< T. Ağz. X. 1949. 112. Nişanyan. (TBAS. bazen de çalımsı bitkiler. 169.Y.A. mazı gibi ağaçları içine alan. (DS. Sileneinflata. X. 241) servi: (< Far. 261) servigiller: (< Far. otsu.

“< ET. bazılarının tohumları balık . sığırkuyruğu (DS. kısamahmut otu (TBAS. 3. 3603) sığırdili: (< T. seyrek + ? siççe. sığır + dili) Sığırdiligillerden. ülkemizde yabani olarak birçok türleri yetişen. 2. < ET. ak bir çeşit üzüm (DS. 3603. 3600) sıçankulağı: (< T. “< sağır ‘sığır’ < sağ-+-(ı)r. sigir/siyir. bazı türlerin çiçekleri balgam söktürücü. 241) sığırkuyruğu: (< T. sıç an < sıç-mak. MBTS. (TS. sıcak + otu.538 seyreksiççe: (< T. 30-60 cm yükseklikte. sığır + ? baldıran + T. -ı. 1962) sığırgözü: (< T. çiçekli dalları idrar arttırıcı olarak kullanılan. çavuş üzümünden küçük taneli bir çeşit ak üzüm (DS. X. 2. sıçan + dikeni. 2768”) Bir çeşit dikenli bitki. seyrekleşmek’. 2768”) bk. “< sıcak < ısıcak. (DS. sığır dili ve havacıva bitkilerini içine alan familya (TS. MBTS. “< ET. 3601) sığır baldıranı: (< T. 3. sığır + kuyruğu) Sıracagillerden. TBAS. sığır + gözü) bk. 2. 1960) sıçan otu: (< T. X. 814”) Bir çeşit baldıran otu (DS. X. 364. MBTS. sıçan + otu) hlk. çok yıllık ve otsu. 241) sıçan dikeni: (< T. 1958) sıcak otu: (< T. 2764”) Uzun taneli. 2. TBAS. Arsenik (TS. sedrek < sedre-mek ‘incelmek. batıcı tüylü ve mavi çiçekli bir bitki. 1960) sıdılak: (< ? ) Ağustos ayında yetişen. Anchusa officinalis. Acenthoides. Eren. farekulağı (TS. sığır + dili + -giller) ki çeneklilerden. mantar meşesi (TS. X. Clauson. sıçan + kulağı) bk. 3598) sezü: (< ? ) bk. X. 1962. 241) sığırdiligiller: (< T. 2. 3. Cardinis.

çınar görünüşünde bir ağaç. kapsül tipi meyveleri olan. nadiren 6-8 adet. sık + sarı) Bir çeşit sarı ve yuvarlak taneli üzüm (DS. (And. sarı çiçekli bir kır bitkisi. 2801). yuvarlak. 20 m yüksekliğe erişebilen. X. Verbascum.539 avlamada zehir olarak kullanılan. bir. (TS. sī-mak. (BTS. tek simetrili. X. DS. TBAS. 3604) sığla: (< ? ). X. 2. 1962) sıknaz: (< T. ak taneli bir çeşit üzüm (DS. XII. 3604) sığırtikeni: (< T. śināb < Yun. silcan. (And. 1962. ‘ūd < Hintçe. 3603) sığırkuyruğugiller: (< T. BTS. 243. TBAS. 2. 242. Scrophulariaceae. ovaryum üst durumlu. çalımsı. otsu. X. 3607) sımak: (< ET. 1962) sığırsoğanı: (< T. sıknaz < sık-) Sık. X. Ağz. 3608) sınap: (< Ar. 3610) .: sıncar. 3. çanak yaprakları 4-5 adet. 4689) sıncan: (< kökü bulunamamıştır. 242) sığırödü: (< T. ülkemizde 30 cins ve 480 kadar türü bulunan. 2. Liquidambar orientalis. X. Astragalus. 3. MBTS. 244. sığır + soğanı) Soğan gibi kokan bir çeşit yaban otu (DS. MBTS. -ü) Kırlarda görülen bir tür çalı cinsi bitki (TS. 2777) Bir çeşit bitki (DS.: sigala) Ülkemizde Muğla ilinde yetişen. sincan) Sakızlı bir tür dikenli çalı. 3.. sığır + otu) bk. (TS. X. çiçekleri er dişi. sığırkuyruğu (TBAS. Ağz. + T. iki ya da çok yıllık. sığır + dikeni) Sığırlarda yağ yapan bir çeşit bitki (DS. tüylü yapraklı. MBTS. nadiren ağaçsı olan ototrof ya da parazit bitkiler. 1967. (TS. 3607) sıksarı: (< T. DS. 2778) Küçük yapılı bir çeşit elma (DS. 588. 588) sığır otu: (< T. 2. sığır + kuyruğu + -giller) Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli. sığır + Ar.

yaprakları ve meyveleri zehirli olan. 1970) sıraca otu: (< ? sıraca + otu) Sıracagillerden. 3614) sıracagiller: (< ? sıraca + T. 3. 3. sıdrım ‘kayış’. kışın yapraklarını dökmeyen. 2. Vatanı Avustralya olan. X. fasulia + T. “< OT. sıdrım. 2. 3. 2783”). 1972) sırım: (< OT. iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS. sert yapraklı bir çeşit bitki (DS. Scrophularia. Daphne pontica. 243) . MBTS. “< sıraca ‘kökü bulunamamıştır’. 3. sırık < ET. 2781”) Sıraca otu. sırımsız) Ayşekadın fasulyesi (DS. -i) Dalları sırıkla desteklenerek yetiştirilen. MBTS. 3616) sırımağu: (< T. Ağz. MBTS. -giller. MBTS. 1970) sırık domatesi: (< T. 242) sırımsız: (< T. 3616) sırsıdi: (< ? ) Çok kokulu bir çeşit çiçek (DS.540 sıra: (< kelimenin Yunancadan (sira) Türkçeye geçtiğini ileri sürenler varsa da Türkçe asıllı olması daha kuvvetli bir ihtimaldir. MBTS. 2. ince. X. “< sıtma < ısıtma. düzgün ve etli meyve veren bir tür domates (TS. 2. 2783) Bataklık kıyılarında biten. kılçıksız bir tür fasulye (TS. (TS. X. -si) Dalları sırıkla desteklenerek yetiştirilen. sırım + ağu. (And. birçok türünün kökleri hekimlikte kullanılmış olan bir bitki. iri. sarımsı yeşil çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir. 2780) Kimyon ve buna benzer kokulu bir ot (DS. X. domates + T. bazı türleri Güney ve Batı Anadolu sahil şeridinde yetiştirilen ve kışın yaprak dökmeyen ağaçlar (TBAS. (TBAS.: sırımbağı) 50-100 cm yükseklikte. 2786”) Eucalyptus türlerine verilen genel ad. sıruk + Yun. bit otu gibi bitkileri içine alan. 1971) sırık fasulyesi: (< T. uzun. sıtma + ağacı. sırık + Yun. 3618) sıtma ağacı: (< T. 3.

sıyırma + Ar. seven) Silisli toprakları seven bitki (TS. X. X. 3625) sidikli meşe: (< T. çalı görünüşünde. 3. sidikli + Far. (TBAS. beyaz veya sarımtırak çiçekli bitkiler.541 sıtma otu: (< T. (DS. XII. “< ET. Taze börülce. sarı çiçekli. bā ilā) Taze kara bakla (DS. 243. suvarma < sūv “su”) Sulak yerlerde yetişen kavun (DS. 3622) sıyırma: (< T. Hayvanlara yedirilen bir çeşit dikenli bitki. X. bīşa. MBTS. boru çiçeği (TBAS. 407”) Yanarken su çıkaran bir meşe türü (TS. DS. 3635) . “< ET. otsu. 3625. MBTS. 2. 2796) Pancar (DS. 2. Taze yaprağının ezilmesi ile elde edilen usare siğilleri yok etmek için siğil üzerine sürülür. 4693. siğil + otu. 3. acı köklü ve çok yıllık bir bitki. cylindre + T. Nişanyan. sigil. X. tüylü. Eupatorium cannabinum. 2788) 1. (TBAS. MBTS. 1 m kadar yükselebilen. DS. Bir veya çok yıllık. X. 3633) silindirçiçeği: (< Fr. 2792”) Heliotropium (Boraginaceae) türlerine verilen genel ad. 3. 3. 3621) sıvarma: (< T. otu) bk. 50) silar: (< ? ) Yaban eriği (DS. sidük < sį d-mek. Türkiye’de 15 kadar tür bulunmaktadır. sıyırma + dikeni) Deve dikeni (DS. 1983) silk: (< Ar. 3. çiçeği) Hatmi çiçeği (DS. 3632) sile: (< ? ) Bataklıkta çıkan dikenli bir çeşit ot (DS. silice + T. sıtma + otu) Birleşikgillerden. X. 3625) sıyırma pakla: (< T. bāz + T. 243) sihirbaz otu: (< Ar. sıyırma < ET. 2790. X. MBTS. X. 1979) siğil otu: (< T. yumuşak tüylü. 3635) silisseven: (< Fr. 2. X. sıdırma. siĥ r + Far. silk. 343) sıyırmadikeni: (< T. AVA. Taze fasulye.

birçok yabanî türü bulunan ve hekimlikte kullanılan bir bitki. 2. 409) Baklagillerden. 2. sinek + kıran) Tarlalarda biten bir çeşit ot (DS. bir ya da çok yıllık. sinir + otu) Sinir otugillerden. 593) sinekkapan: (< T. 60–100 cm kadar boylanabilen. 1987) sinekkapangiller: (< T. BTS. 244) . sinir + otu + -giller) Yaprakları basit. 2. 1987) sinekkıran: (< T. kapsül ya da fındıksı meyveleri bulunan. 2. sinek + kapan + -giller) Sıcak ve ılıman bölgelerde. 244) sinir otu: (< T. ana vatanı Arabistan ve Somali olan. 1986. manitari + T. salkım çiçeği (TBAS. 1989. bağa (TBAS. Plantago. Nişanyan. X. sinek < ET. siŋir”) bk. (TS.542 simişka: (< ? ) Ayçiçeği (DS. sinā-i mekkī ‘Mekke sinası’ < sinā ‘kabuğu kullanılan bir tür ağaç’. -ı) Bir mantar türü (TS. Dionaea muscicapa. 3639) sinek mantarı: (< T. BTS. sinek + Yun. 3637) sinameki: (< Far. böcekleri sıkıp emen bir bitki. 2. 244) sinirli ot: (< T. 1989) sinir otugiller: (< T. (TS. (TS. Kuzey Karolina bataklıklarında yetişen. çalımsı bir bitki. Cassia. X. 597) sinsek: (< ? ) bk. sinek + tutan) bk. çiçekleri tek bir sapın ucunda başak durumunda. dörtlü çanak ve taç yaprakları olan. “< ET. siŋek + kapan) Droseragillerden. özellikle bataklıklarda böcekle beslenen bitkileri içine alan bir bitki familyası (TS. 1987) sinektutan: (< T. yapraklarına konan sinekleri. bağa (TBAS. sinirli + ot. 2. yaprakları ve meyveleri eczacılıkta müshil yapımında kullanılan çok yıllık. almaşlı ya da nadiren karşılıklı dizili. genelde otsu nadiren çalımsı bitkiler (TS.

MBTS. 246) siyah tirmit: (< Far. 3646. 370). 246) siyah ot: (< Far. TBAS. kemmūn) bk. 3646. 3650. DS. 152. X. 4698. 1995) sivri kekik: (< T. 3. V. (And. siyāh + T. sivri + kökü) bk. sirken (TBAS. 245) sivri biber: (< T. otu) bk. ot) Toprak üstü kısımları iplik boyamak için kullanılan. toprak üstü kısımları ıspanak gibi pişirilerek sebze olarak kullanılan. 3489) sirken otu: (< ? sirken + T. sį r “sarımsak”. 2. centiyane (TBAS. XII. 3060 cm yükseklikte. siyāh + Ar. AA. sivri + Yun. otsu. 4700) . TaS. 343. X. 599. 10150 cm yükseklikte. (TS. X. kaya kekiği (TBAS.543 sirken: (< kökünü bilmiyoruz. II. XII. 2807). Eren. “< ET. 1992. MBTS. X. çok yıllık. 3. TBAS. DS. kırmızı veya morumsu çiçekli bir bitkidir.: sirkene. BTS. sivri + ? kekik) bk. XII. DS. bir yıllık ve otsu bitkilerdir. süvri. Chenopodium album. Ağz. 2. Salvia nemorosa. X. 245) siyah kimyon: (< Far. sirkeyen) Kazayağıgiller familyasından. çörek otu (TBAS. borazan mantarı (TBAS. 766) Kırmızı ya da sarı çiçek açan bir çeşit bitki (DS. DS. Gülensoy. 246) siyeç: (< ? ) Kara ve ufak taneli erik (DS. (And. dirmit/tirmit) bk.: sirmo) Yaban soğanı (DS. 2812”) Uzunca ve ince yeşil biber (TS. 4699) soç: (< ? ) Lâdin (DS. 245) sirmik: (< sirmik < Far. (TBAS. pipéri. Ağz. sinek. 245. 3650) siyek: (< T. AVA. 3653. 245) sivri kökü: (< T. siyāh + Yun.

425) ve Ramstedt “? işaretiyle” Moğolca soŋgina’dan alındığını belirtse de. E A. soğlaç. 43. 4702) . 190) soğanak: (< T. kardelen (TBAS. DA. 71. < Räsänen (s. soğanak) bk. 61. 496. sögan. (And. ZBK A. XII.. X. ETA. 3654) soğan uşağı: (< T. sogan.A. TAYA. Eren.. Ka. 246) soğan: (< ET. X. 2570) soğancık: (< T. 3658) solgun: (< T.: soan.. soğan + uşağı) bk. 114. BTS. otsu ve ıtırlı bir bitki. Clauson’a göre Türkçeden Moğolcaya soŋgina olarak geçmiştir. 118. III. 140. T YA. 12. soğancık) bk. solgun) Yabanıl söğüt ağacı (DS. BÜYA. AAT. Ağz. suğan. TBAS. K AT. Nişanyan. so un / so an. yaban yasemini (TBAS. (TS. 306. 2. yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan. Dimitriev’in soğan’ı Moğolca bir alıntı sayması yanlıştır. DS. 247) soko: (< ? ) Mantar (DS. “< T. 283. Gülensoy. soğukluk) Semiz otu (DS. 209. 107. X. 163. 131. X. Gaz.Y. soğan ufağı (DS. sohan. GD AT. çok yıllık. 382. 131. Krş. soğan + ufağı) Arpacık soğanı (soğan uşağı). KMYA. TBAS. itsarımsağı (DS. 2000. 246. 170.544 sofur: (< ? ) bk. 2000) soğan ufağı: (< T. sovan. 3654) soğlaç buğdayı: (< T. 339. 766”) Soğla yerde yetiştiği için özsüz olan ve beğenilmeyen buğday (DS. 345. SA. 161. X. 253. 4700. 247) soğan çiçeği: (< T. II. 163. 158.A.A. soğan + çiçeği) Fulya (TS.Y. 607. özel kokulu. suvan) Zambakgillerden. 415. 412. soğlaç + buğdayı. 259. Allium cepa. 421. 168. 252. AVA. 376. 164. II. Brockelmann soğan ve soğun biçimlerini –gan ve –gun ekleriyle yapılmış türevler arasında saymıştır. KYA. 3655. 2. 372). (DS. VII. XII. 610. soğanlı. 3654) soğukluk: (< T.

soyuk) 1. suluncan/suvlacan ‘solucan’. ince uzun yapraklı. X. Pelargonium endlicherianum. soja + Yun. ST AT. “< ET. ng. (And. -si) Baklagiller familyasından. bal gibi tatlı bir çeşit yabanıl ot (DS. 3664) sorkun: (< kökü bulunamamıştır. X. sorħun) Irmak kenarlarındaki kumsallıkta yetişen. 3665) soya: (< Fr. 2012. Nişanyan. çalıya benzer bir çeşit söğüt (TS. 2. X. 2. 612) soyuk: (< T. EYAD. 11. 3665. yuvarlak yapraklı çiçekleri solucan düşürücü olarak kullanılan çok yıllık ve otsu bir bitki.545 solik: (< ? ) Domates (DS. 15-35 cm yükseklikte. 3668) soya fasulyesi: (< Fr. eğrelti otu (TBAS. (TS. Kökeni Çin ve Japonya’ya uzanan.: sorhun. TBAS. Ağz. somurmak) Beyaz çiçekli. 132. 3671) . 247) solucan otu: (< T. (TS. soja. ülkemizde tohumlarından yağ elde etmek için kültürü yapılan. 413”) bk. MBTS. Ağz. BTS. 2. soja < Mançiu dilinden). solucan + eğreltisi. 2016. 2830). 3661) solucan eğreltisi: (< T. fasulia + T. X. 2.< sömür-”) Saçak köklü. X. X. (TS. 2016. Taze dut (DS. 247) somoder: (< ? ) Bir çeşit buğday (DS. Taze hıyar. 3671) soyulgan: (< T. 3663) somrukotu: (< T. 2006. X. Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde yetişen. tek yıllık otsu bir tür fasulye. X. Soia hispida. som(u)ruk + otu. 262) sormaħ: (< T. DS. Soja hispida.: soy) Fasulyeye benzer bir bitki. 3663) sonrun: (< ? ) Buğday (DS. (And. 3. soyulgan) Tarlada biten bir çeşit ot (DS. solucan + otu) Birleşikgillerden. “< somur. 2. sarı çiçekli ve içinde tatlımsı su bulunan bir çeşit ot (DS. X. DS. sepet yapımında kullanılan.

110. EYAD. Gaz.546 söbelek: (< ? söbe + T. 117. yenilebilen bir çeşit mantar. 2. DS. DS. lek. 4399. GD AT. 415. 89. 59. MBTS.A. “< söbe/söbü ‘kökü belli değildir’. 3675. çiçekleri tek eşeyli. (TS. XI. 40. 248) söbelen mantarı: (< ? söbe + T. KMYA. X. 236. -ı) Tarlalarda biten. manitari + T. sügüt. “< sökü’nün kökü bulunamamıştır. 254. KYA. Eski Kıpçakçada da ‘söğüt’ olarak kullanıldığı göze çarpıyor. Gülensoy. 346. Coprinus comatus. Orta Türkçede artık ‘söğüt’ olarak geçer. 314. söbelen mantarı (TBAS. söğüt + -giller) ki çeneklilerden. söüd.A. 3675) . akarsu kenarlarında yetişen. 32. 775. BTS. 203. II. 284. 3. ETA. (TBAS. X. MBTS. KBAYA. Nişanyan. DS. III. 306. Ermeniceden alındığı yolundaki sav yanlıştır. 198. sögüt. II. AVA. BTS. 88. söğöt. 150. len + Yun. kalpsi ayalı. söğecen) Menekşeye benzer. ZBK A. 2834”) bk. 613. DS. X. 3674) söğüt: (< ET. söğüt. Ağz. 191) söğütgiller: (< T. 375). baklava dilimli. hoş kokulu bir çeşit dağ çiçeği (DS. DS. Bolu bölgesinde çok yetişen. .. XII. 365. Kökünü bilmiyoruz. DS. 2018. T YA. Türkiye’de 25 kadar türü bulunan. 3. taç yaprakları olmayan. X. III. 2018. 248. 3672. Erz. söbelen mantarı (TBAS. genellikle almaşlı dizilişte. kışın yaprak döken. yaprakları almaşık ve alt yüzleri havla örtülü büyük bir ağaç. 615.. (And. 165. TBAS. pembe ve ak. OAAD. 248) söğecen: (< T. söt. X. sögüt.: sögürd. X. 128. 248. yaprak döken ağaç ya da çalı şeklindeki bitkiler (TS. 4705. 2. Salix. söğürt. zöüt) Söğütgillerden. kara boya yapımında kullanılan bir çeşit bitki (DS. 3672) söbüsülek: (< ? söbü + ? sülek) bk. BÜYA. 613) söhsökü: (< ? söh + sökü. yaprakları kılıçsı. AAT. 3682. kavak ve benzeri türleri içine alan. sövüt. 2835”) Çoğunlukla pınar başlarında ve sulak yerlerde biten. 181. Eren. < Uygurcada ‘ağaç’ olarak kullanılır.

(TS. zehirli. 783. Cicuta virosa. Nepenthes destillatoria. su + Ar. 3688) sugözü otu: (< T. X. X. -i) Suibriğigillerden. 3680) sövdek: (< ? ) Bir çeşit ak üzüm (DS. çuha çiçeği (TBAS. -i + -giller) ki çeneklilerden. star + king) Bir çeşit elma (TS. 2. 2. yaprakları almaşık. nilüfer (TBAS. X. su + Far. 3. X. 3680) söysek: (< ? ) Bir çeşit söğüt ağacı (DS. 2. kardamo + T. ibrī + T. -ı. sub < sūv. śudūr “ortaya çıkma” + -an. -ü) bk. su + ? baldıran + T. semizotuna benzer bir bitki (DS. X. 249) suibriği: (< T. 3688) su gülü: (< T. X. Clauson. su + Ar. MBTS. 2846”) Maydanozgillerden. 2038) . sıcak ülkelerde yetişen. -si) Akarsu kıyılarında biten ve yenilebilen. su + Yun. su + gözü + otu) Bataklıkta biten bir çeşit bitki (DS. su + çiçeği) bk. 2852) lkbaharda kırlarda ve dağlarda yetişen. (TS. tırmanıcı bir bitki. 248) suduran: (< Ar. ibrī + T. sapları uzun ve sülüksü. X. 2038) suibriğigiller: (< T. 2035) suçiçeği: (< T.547 söldane: (< ? ) Uzun kavak (DS. 3. 3684) starking: (< ng. 2. “< ET. yenilebilen uzun yapraklı bir ot (DS. MBTS. (su rezenesi). otsu bir bitki. 3677) sösük: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS. 3688) sugerdimesi: (< T. yaprak ayası ibrik biçiminde gelişmiş olan. su kıyılarında ve bataklıklarda yetişen. 2030) su baldıranı: (< T. otuz kadar bitki türünü içine alan ve örnek bitkisi suibriği olan bitki familyası (TS. gul + T.

2038) su karanfili: (< T. 2039) su lâlesi: (< T. yaprakları almaşık. -ı + -giller) Bir çeneklilerden. -i) Ormanlarda. UA. otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir. tırmanıcı. Lagenaria vulgaris. otsu. dişi çiçekler aşağıda yer alan. (TS. dişi ve erkek çiçekleri ayrı başaklar durumunda toplanmış küçük bir bitki.5 m kadar olabilen. 3700. erkek çiçekler koçanların yukarısında. kardamo + T. 620) su kamışı: (< T. göl kestanesi (TBAS. 249) su kazayağı: (< T. su + kaz + ayağı) 60-100 cm yükseklikte. BTS. su + Yun. X. su + Yun. su şeridi vb. su + kabağı + -giller) Bataklıklarda ve su kenarlarında yetişen. su + kabağı) Kabakgillerden. -si) bk. 2038) su kamışıgiller: (< T. TBAS. -si) bk. Batı Anadolu’da yetiştirilen. 2038. 2. Geum urbanum. birçok yerde kurutulup su kabı olarak kullanılan. lāle + T. 3571) su kestanesi: (< T. kamış + T. bir yıllık.548 su kabağı: (< T. Sium sisarum. 20-50 cm yükseklikte. (TS. bir türü pembe çiçekli bitki. -si) Maydanoz ve su teresi (TaS. (yaban keteni). çok yıllık. Eupatorium cannabinum. türleri içine alan bir familya (TS. 2. kökleri kabız ve kuvvet verici olarak kullanılan. (TS. 2038. 2. 620. su + Far. kastania + T. DS. kettān + T. suda ve bataklıklarda yetişen. TBAS. 249) . nilüfer (TBAS. çok yıllık otsu bitkiler (BTS. (TBAS. su + ? T. Typha. sarı çiçekli. (TS. yaprakları şeritsi ve genellikle tabanlardan çıkan. ülkemizde sukamışı cinsi ve bu cinse ait 6 türü bulunan. akarsu ve göl kenarlarında yetişen. -i) Birleşikgillerden. bileşik yapraklı ve beyaz çiçekli bir bitkidir. 133) su kabağıgiller: (< T. -ı) Su kamışıgillerden. rizomlu. 249) su kerdemesi: (< T. su + ? T. 2. V. çok yıllık ve otsu bir bitki. sulak yerlerde yetişen. 2. 249) su keteni: (< T. su kamışı. alt bölümü şişkin. boyu 1. 249. aranfül + T. kamış + T. su + Ar. su + Far.

623. . -sı) Sulak yerlerde biten. “< zırt ses taklidi”) Limon. (And. 3692) sulucagümbet: (< T. sulŧān + T. portakal (DS.549 sulandık otu: (< T. 2041. V. 4708) suluzırtlak: (< T. somak. III. sulu + ? yonca + T. Erz.. genç dalları tüylü. sulŧān + Yun. XII. 4702. küpesi) Bir çeşit saksı çiçeği (DS. çalı görünüşünde bir ağaççıktır.A. 414”) Beybörkü de denilen bir çiçek adı (TaS.. X. 269. DS. 3530. III. DS. tadı güzel bir çeşit üzüm (DS. 249) suluca armut: (< T. ağacı) Okaliptüs ağacı (DS. 3573) sultandimlik: (< Ar. sumaç. 3576) . otu) bk. 3662. 3691) sultan otu: (< Ar. 249. X. MBTS. Rhus coriafia. suluca + Far. bileşik yapraklı. sulŧān + T. 619. 3691) sultanküpesi: (< Ar. 3693. XII. X. yaprakları dericilikte kullanılan. dirmit/tirmit) Kırmızımtırak. XII. kırmızı ve ekşi meyveleri olan. sulŧān + T. 2. suluk) Yaban dereotu (DS. “< ET.: samaħ. BTS. kabuğu hekimlikte. 3691) sultan börkü: (< Ar. hayvanları besleyen bir çeşit ot (DS. 4708) sumak: (< Ar. yemeklik. emrūd) Bir çeşit armut (DS. Gaz. 1. V. sulandık + otu) bk. X. (TS. sümek) Antep fıstığıgillerden. X. summāk). X. mürver (TBAS. TaS. 1-3 m yükseklikte. TBAS. Ağz. sulfato + T. X. 3711. suluca + Far. 249) sulfata ağacı: (< t. 3692) suluyoncası: (< T. börk. sıcak bölgelerde yetişen. kabalak (TBAS.A. DS. börkü. samak. sulu + zırtlak. X. gunbed) Karpuz (DS. 3692) suluk: (< T.

X. MBTS. maydanoza benzer bir bitki (DS. X. 2042. sıŋkur. 2859) Ak.550 su mantarları: (< T. tatlı ve sulu bir çeşit üzüm (DS. (TS. 2041) su mercimeği: (< T. iri taneli. 2. 2. manitari + T. mercimeğe benzeyen yaprakları suların yüzünü kaplayan bir su bitkisi. 2041) suna: (< kökü belli değildir. mercümek + T. su + Yun. 2. 250) sungur: (< ET. MBTS. (TS. rāziyāna + T. BTS. X. az veya çok tüylü. su + Far. (yarpuz). 621) su mercimeğigiller: (< T. Mentha aquatica. 3. otsu. yaprakları saplı ve kuvvetli kokulu. mercümek + T. Lemna. örnek bitkisi suoku olan ve yetmiş kadar türü bilinen bir bitki familyası (TS. na’nā’ + T. kırmızımtırak renkli. örnek bitkisi su mercimeği olan küçük bir bitki familyası (TS. küçük bir bitki. kök sapları taze iken kekre olan. 2041. su baldıranı (TS. -si) bk. bataklık bölgelerde ve su kenarlarında yetişen. 2042) su rezenesi: (< T. çok yıllık. su + Ar. 3696) su nergisi: (< T. TBAS. 2. -si) 20 ile 90 cm yükseklikte. 2041. lilpar (TBAS. kurutulunca yenilebilen. 250. DS. 2. su + Far. 3696) suoku: (< T. 3695) su nanesi: (< T. su + oku + -giller) Bir çeneklilerden. 2858) Yaprakları ince. -i + -giller) Bir çeneklilerden. 2. çok yıllık ve otsu bir bitki. 3. 250) suokugiller: (< T. TBAS. 2. (TS. Sagitteria. su + Far. nergis + T. -i) Su mercimeğigillerden. su + Far. su + oku) Suokugillerden. -i) bk. 2035) . -ları) Klorofilleri olmadığından su içindeki bozulmuş organik madde üzerinde saprofit veya su canlıları üzerinde parazit olarak yaşayan su bitkileri (TS.

şerīŧ + T. tere + T. 2046. çok yıllık bir su bitkisi. 2. bir ya da çok yıllık. (TS. 250) suşeridi: (< T. 33. yaprakları karşılıklı ya da üst taraflarda almaşlı. 1 m ye kadar uzayabilen. 2044) su servisigiller: (< T. beyaz çiçekli. yaprakları açık yeşil renkte sucul bir bitki. 2865”) Dişbudak ağacı (DS. 10-90 cm uzunlukta. genellikle her dem yeşil. 2044. 2046) su teresi: (< T. (TS. susak + kabağı. 2. dişi kozalak uçlarda bulunan. 251) suyarpuzu: (< T. sīsām + T. 624) su sarımsağı: (< T. su kenarlarında yetişen. -si) Turpgillerden. DS. 622. otsu. su + sarımsağı) Kurtluca (TS. serv + T. -sı) Yaprakları üç yaprakçıklı. GBAA. (TS. Menyanthes trifoliata. TBAS. 3702. 3590) susamgiller: (< Ar. MBTS. DS. BTS. (TS. şeridi andıran. X. erkek kozalakları yaprak koltuklarında. 2044. 250. bir evcikli. suvarmalık. Sesamum indicum. 2. nadiren çalımsı bir bitki familyası.551 susakkabağı: (< T. tereye benzeyen.+ . 2. 3700) susam: (< Ar. 3. “< suv+ar-ma+lık. Sparmanaum. UA. su + ? yarpuz + T. en önemli ve örnek bitkisi susam olan. tacı beyaz. sus + kal) bk. X. su + Far. 378”) Su kabağı (DS. su + Ar. 2047. sīsām) Susamgillerden. 3701) suvarmılık: (< T. TBAS. X. V. X. -i) Su kamışıgillerden. 3619. -si + -giller) Yaprakları iğnemsi olup sarmal dizilişli. Eren. Nasturium officinale. TBAS. (yabanî tere). çok yıllık ve otsu bir bitki. su + ? yonca + T. salkım çiçekli. “< sus. BTS. 2. 2. TaS. Taxodiaceae. -u) Su nanesi (DS. 621) suskal: (< T. (TS. su + Far. 3703. X. EYAD. süsen (TBAS.ak. (BTS. 133) su yoncası: (< T. 73. 251) . -giller) ki çeneklilerden. sıcak bölgelerde yetişen küçük bir bitki. bazen yapraklarını döken ağaç ya da nadiren çalımsı bitkiler.

28. 379”) Bir çeşit bitki (DS. EYAD. taş nanesi (TBAS. yumru köklü bir bitki (DS. X. algler (TS. Süleyman + T. 344) süleymencik: (< öz. 626. X.: sünbül. TBAS. zümbül) Zambakgillerden. sunbul + T. -u) Su yosunlarından. 251) süde: (< Far. çok yıllık. otsu bir süs bitkisi. sunbul). yaprak veya tel biçiminde tallı bitkiler alt şubesi. MBTS. 2. Süleyman + T. DS. sütlü + sarı) Kışa kadar kalan bir çeşit sarı incir (DS. -ı) bk. GBAA. 3708) süluğotu: (< Far. 211. 2852) Hayvanların yediği bir çeşit ot (DS. 73. X. (And. K A. üşniye. Hyacinthus orientalis. 69. “< Far. 3705) süğüt elması: (< T. 3708) sümbül: (< Far. AAT. Ağz. 14. 3705) südlüsarı: (< T. 2. cık) Kırmızı çiçekli. 2. X. 68. OAAD. otu) Bir tür ot (AVA. soğanla üretilen. 3. su + Ar. ST AT. 67. 38. is. 251. daha çok su yüzeyinde yaşayan. çiçekleri kuvvetli kokulu ve türlü renkli. -ları) Denizlerde. (TS. otu. 298. 251) . şalūk. 2049. 71. sūde. çiçeği) bk. K AT. klorofilli bitki. 15-20 cm yükseklikte. 142. 2047) su yosunu: (< T. X. XII. su + ? yosun + T.552 su yosunları: (< T. 90) sümbül çiçeği: (< Far. 53. 3706) Süleyman otu: (< öz. 4842. BTS. tatlı ve durgun sularda. zanba + T. is. alg (TS. sülük + T. söğüt + elması) Söğüt elması da denilen yeşil renkli yaz elması (DS. GD AT. 2047) su zambağı: (< T. su + ? yosun + T. zalūk ‘a leech’. Eren. nilüfer (TBAS.

-ı) bk. Chamaecytisus austriacus. manitari + T. X. dallarından kaba süpürge yapılan. X.553 sümbül-ü Rūmî: (< Far. 2. darıya benzeyen bir bitki (TS. 2. süpürge + ? T. 3712) sünük: (< T. sümbül (TBAS. 252. -ı + -giller) Sürme mantarlarından bir familya (TS. süpürgelik) 15–70 cm yükseklikte. TBAS. 3716. DS. Nişanyan. X. (TBAS. X. süğüllik. 422).: söğünük. çavdara benzer bir çeşit sert buğday (DS. 251) süngüllük: (< T. süğnük. sıcak bölgelerde yetişen ve çiçek saplarından süpürge yapılan. 3706. süğünük. 3675. Erica. 379). süpürge + darısı) Buğdaygillerden. (TS.: seniter. 4713) sürmeli: (< T. Ağz. süpürge + çalısı) bk. Eren. 3697. sünüklük ?. 3717) süpürge çalısı: (< T. süpürge < ET. sarı çiçekli ve çok yıllık bir bitkidir. 252) süpürgelik: (< T. sürme + Yun. 2. 3716) süpsöber: (< ? ) Mantar (DS. (And. sipir-. X. kökünden ağızlık. süynük) Ihlamur ağacı (DS. sünbül-i Rūmį) bk. X. sunter. . Clauson. 792) Yabanıl mısır (DS. 3729) sünter: (< kökenini bilmiyoruz. sünük) Mantar (DS. 3582. kışın yaprağını dökmeyen. çiçekleri küçük bir çana benzeyen. 2052) süpürge kamışı: (< T. 2052) süpürge darısı: (< T. (TS. kamış (TBAS. 252) süpürge otu: (< T. kamış + T. 2. süpürge otu. XII. Ağz. 3717) süpürge: (< T. sümter) Kırmızı renkli. 3722) sürme mantarıgiller: (< T. sürmeli) Bir çeşit buğday (DS. (And. sülük. 2056) . süpürge + otu) Fundagillerden. işlenmemiş topraklar üzerinde yetişen. çalı görünüşünde bir bitki. 2052. çalı görünüşünde. 3715.

kırmızı çiçekler açan bir bitki (DS. BTS./Far. sürme + Yun. -ları) Bitkilerin. (And./Far. 252. soğanlı ya da soğansı gövdeli. 250. yalnız rengi için yemeklerde kullanılan kırmızı biber (DS. ovaryum alt durumlu. sürtmek) Mayıs ayının sonlarına doğru çöllerde yetişen. 2. 628) süsengiller: (< Ar. yaprakları kılıç biçiminde. Ağz. manitari + T. mezarlıklarda. ris germanica. -i) Acı olmayan. bitkisi) Yerleşim bölgesinde iç ve dış dekorasyonu sağlayan bitki (TS. bazitli asalak mantarlar takımı (TS. 628) süslühanım çiçeği: (< ? süs + T. 2059. -lü + hanım + çiçeği) Yaz kış küçük. 4714) süs biberi: (< ? süs + Yun. pipéri + T. şūşan/şūşanā ~ Akad. ülkemizde 6 cins ve 85 kadar türle temsil edilen. gövdesinin kabuğu soyularak yenilen bir çeşit bitki (DS. yaprakları kılıç şeklinde. TBAS. rizomlu. özellikle tahılların dokularında yaşayan sürme veya rastık denilen hastalığı yapan. 3725) süs bitkisi: (< ? süs + T. XII. X. 3722) sürtmeğ: (< T. 2. -giller) Bir çeneklilerden. çiçekleri iri ve mor renkli. 424). kapsül tipi meyveleri olan. çanak ve taç yaprak ayrımı olmayan. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak da yetiştirilen.554 sürme mantarları: (< T. çok yıllık. Nişanyan. 2059) süsen: (< Ar. 3725) . şeşanu. (TS. 2. çok yıllık bir bitki. 2056) sürsülük: (< ? ) Kırmızı alıç (DS. güzel görünüşlü ve kokulu. BTS. X. sūsen + T. alt ve üst yüzü ayırt edilemeyen. 2. sūsen ~ Aram. otsu nadiren çalı formunda olan bitkiler (TS. 2059. çiçekleri ışınsal ya da tek simetrili. X.: sursal) Süsengillerden.

2. kenger) Deve dikeni (TS. “< s t. 2061) süt otu: (< T. iki çenekli. X. 2061. (TS. almaşlı. sütlü + ? meyan). 2. yaprakları salata gibi yenilen bir bitki. 628. 2061) süt otugiller: (< T. 2062) . 2061) sütlü ot: (< T. sütlüce) Düğün çiçeği (TS. bazı türleri sebze olarak kullanılan. Polygala vulgaris. süt + ağacı. DS. 2. süt + otu) Süt otugillerden. DS. 700 kadar türü bilinen. sütleğen. 628) sütlübiyan: (< T. sütlü öz suyu çok olan bitki. (And. 2. X. DS. Eren. kökleri hekimlikte kullanılan otsu bir bitki. TBAS. Ağz. (TS. BTS. kauçuk. Kuzey Amerika’da yetişen. Euphorbia. süt + otu + -giller) Sarılgan gövdeli ot ve çalıları içine alan. manyok gibi önemli bitkileri içine alan bir familya. XII. 3727) sütlü kengel: (< T. verdiği öz su türlerine göre hekimlikte ve sanayide kullanılan. yaprakları basit. X. Galactodendron. 3727. kekre ve yakıcı bir öz su bulunan. 2. 380”) Isırgangillerden. ballıbaba (DS. Glaux maritima. 4715. BTS. 3726. 4710) sütlüce: (< T. 2. 253. yaprak sap ve köklerinde süt görünüşlü. şizokarp tipte meyveleri olan. 2060) sütleğen: (< T. 2. (TS. ayrı taç yapraklı çiçekli bitkiler familyası (TS. 2061.555 süt ağacı: (< T. (TS. 2. DS. sütlü + Far. 3727) sütlücen: (< T. sütlü + ot) Çuha çiçeğigillerden. KMYA. XII. kelime sonundaki –t’nin Moğolca bir çokluk eki olduğunu söyler: Eren. nadiren karşılıklı dizili.: süddübiyan) Yaprak ya da sapı kırılınca sütü çıkan bir çeşit ot. Güney Amerika ormanlarında yetişen. AVA. süt+le-ğen “çok süt veren”) Sütleğengillerden. sütlücen) Bir çeşit ilkbahar bitkisi (DS. bazılarından boyar madde elde edilen. bir veya çok yıllık bir bitki. 344. X. sütleğen + -giller) ki çeneklilerden. 315) sütleğengiller: (< T. (TS. 2061.

255. (tilki kişnişi). Nişanyan. -ı. X. X. 3734) şahten: (< Far. 3. iri yapraklı bir çeşit ot (DS. (And. tarla ve yol kenarlarında yetişen. -man) Parlak. çiçekleri hekimlikte kullanılan. şahterre + T. MBTS. şahtere ve benzeri türleri içine alan küçük bir bitki familyası (TS. DS. X. TBAS. 255) şahtere: (< Far. “< ET. 3735) şahteregiller: (< Far. “< şakrak < şakı-. tuğu. aslanpençesi (TBAS. (TS. kırmızı özlü bir çeşit buğday (DS. 3732) şagrak mantarı: (< T. 20-40 cm yükseklikte. tū . 3732) şabılat: (< ? ) Tarlada biten. 3. geç olgunlaşan bir çeşit kırmızı üzüm (DS. büyükçe çekirdekli. 426”) bk. şāh + T. TBAS. şahterre) Şahteregillerden. çok yıllık ve otsu bir bitki. manitari + T. X. 2067. 3196”) bk.556 -Şşabbalıt: (< ? ) Şeftali (DS. -giller) ki çeneklilerden. 3732) şabir: (< ? ) nce saz otu (DS. parçalı yapraklı. XII. şakrak + Yun.: şaabı. şāh + ten) bk. X. şihāb. MBTS. olgunlaştığında sarı renkli. şābı) ri taneli. X. 3734. Fumaria officinalis. 3735) . sert. 630. 255) şahab: (< Ar. BTS. 2897). 2. ağlayangelin (TBAS. X. (And. mayhoş bir meyve (DS. 3732. 255) şakatur: (< ? ) Eriğe benzeyen. şāh + T.: şabah) Badem (DS. şihābî). 2. sert. 2067) şahtuğu: (< Far. 255) şahabî: (< Ar. evlek mantarı (TBAS. Ağz. DS. 4662) şahman: (< Far. Ağz. X.

AAT. 97) şalgam armudu: (< Far. X. çiçekleri türlü renkte. Eren. Erz.: şakık. (TS. 289. şağlam. 3737) şakşakı: (< şakşak + -ı). 3736) şakkalgan: (< T. erkek organları çok sayıda ve sarmal dizilişli. III. 2. yeşil renkli orta büyüklükte bir çeşit armut (DS. Eren. yenilebilir bir ot (DS. 630. 2904) 1. Ağz. şalaħ) Kabuğu kıllıca olan ham kavun. (And. şağlom. X. kelek (Krş. 42. Brassica rapa. ekşimsi. şa ā’i + T. 3522) şalgam: (< Far. MBTS. meyve kabuğu etli olan. X. -giller) Yaprakları birleşik ve almaşlı dizilişli.: şakşaka) Fındık (DS. DS. X. XII. (turp lahanası). Dağlarda biten. 2. ülkemizde 6 türü bulunan. 630) şakıldak: (< şak “ses taklidi” + T. Paeonia mascula. (And. 238. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. (And. KBAYA. çakılgan). 2. 383. 3736) şakşak: (< şakşak “ses taklidi”. 497. şal am. 2905). GBAA. X.557 şakayık: (< Ar. şakkalham. X. Ağz. MBTS.: salak.: çalgam.Y. otsu ya da çalımsı bitkiler (BTS. Ağz. şakkalhan) Ayçiçeği (DS. 4722.A. -ıldak) Kabuğundan sele. 3738. X. 3. Sarı çiçekli bir bitki. şakuka) Bir armut türü (DS.A. şēlim) Turpgillerden. şal am + emrūd + T. şakok. (And. 204) şalak: (< kökenini bilmiyoruz. Ağz.: şakgalham. DS. (And. insan ve hayvanlar için besin olarak kullanılan etli ve tatlı kökü olan bir bitki. şa ā’i ) Düğün çiçeğigillerden. DS. -u) Kışın yetişen. 3733.. çok yıllık. 3738) şakuk: (< şakuk < şak “ses taklidi”). 258. EYAD. BTS. (TS. 3739) . çok yıllık güzel bir süs bitkisi. 383). X. .. 2069) şakayıkgiller: (< Ar. sepet örülebilen bir ağaç (DS. Ağz. 3. 2070. OAAD.

tūt) Kara dut (DS. darı) Mısır (DS. Şam + T. 2071. Şam üzümü (DS. 2. XII. 3742) Şam üzümü: (< öz. Kavuna benzer bir yıllık otsu ve sürüngen bir bitki. Cucumis dudaim. şām + T. rāzi į + T. 292. is. Güzel kokulu bir tür küçük kavun.558 şal kabağı: (< Far. 639. TS. şimama) 1. III. Cucumis trigonus. (DS. . kabağı). 3742) şangalak: (< T.A. (And. lezzetli ve küçük bir kavun görünüşünde olan. KBAYA. şemelek. III.A. şemen.. sürünücü ve sarı çiçekli bir tür. X. Gaz. 3740) şamakı tut: (< ? şamakı + Far. otsu. 3741) Şam fıstığı: (< öz. şamom. acı. (TS. 2. Ağz.. 3741) şamik: (< ? ) Domates (DS. X. X. (And. bir yıllık. üzümü) Kalın kabuklu bir çeşit üzüm (Şam razakısı). X. fustu + T. şangalak < şang+alak) Yer elması (DS. 2071). bataklıklarda top top büyüyen yuvarlak gövdeli saz (DS. 3742) Şam razakısı: (< öz. şalgaba) Meyveleri 2-4 cm çapında. -sı) bk. tūt) Hafifçe moraran bir çeşit dut (DS. 3742) . + T. 2. X. DS. 204) şamdarı: (< Far.-î + Far. Erz. -ı) Antep fıstığı (TS. X. Şam + Ar. is. 256) şamak: (< ? ) Su kıyılarında. Şam + Ar. X. X. şāl < Hint. şememe.: şamama. 4719. Ağz. is. 2072) şamı tud: (< Far. 3741) şampurt: (< ? ) Yer elması (DS. (TBAS. şām + Ar. 2.: şalkaba. şemāme. X. 3740) şamama: (< Ar.

(And. 3753) şebboy: (< Far. X. 179. GD AT. melik + T. şaplak) Deveşaplağı da denilen boz renkli. X. 30. 2. 36. “< Ar. 171. 51. ana vatanı Çin olup ülkemizde de kültürü yapılan. Persica vulgaris. büyük yapraklı bir ot (DS. 256) şarlık: (< Ar. şefdeli. şevteli) Gülgiller familyasından. 3. -i) bk. şaŧ r + T. 8-10 m yükseklikte. ılıman bölgelerde yetişen. otsu ve turuncu çiçekli bir bitkidir. TS. tatlı ve sulu meyvesi olan. X. BTS. III. şeh + Ar. III. çok yıllık. 257) şehmelik otu: (< Far. AAT. 270. III. BTS. DS. 385). 2. 2910”) Havuç (DS. 3747) şark çöveni: (< Ar. Eren.559 şaplak: (< T. Nişanyan. 256. X. 3756) . X. 247) şehduran: (< Far.A. Ağz. Gaz. K AT. 3756) şeftali: (< Far. 14. 631) şefit: (< ? ) Kızılcık (DS. çevtali. şefdali. (TS. MBTS. 3750) şatır arpa: (< Ar. 631. şeb-būy “gece kokan”) Turpgiller familyasına ait. çöven (TBAS. arpa) Dayanıklı bir çeşit arpa (DS. pembe renkli bir ağaç. 87. X. şefdelü. 638. T YA. 1155. aslanpençesi (TBAS. DS. 2081. şa’r + T. otu) Bir metre boyunda söğüt yaprağına benzer yaprakları olan ve hayvan yemi olarak kullanılan kokulu bir ot (DS. 312. şeh + T. 263. 256.: çefdeli. 50 cm kadar yükselebilen.. DA. 3756. X. ST AT. 3744) şaptal: (< ? ) Kayısı (DS. 3750) şarmuk: (< ? ) Ballıbaba (DS. şefteli. X. 1106. GBAA. duran) bk. şevtali. EYAD. bazı kültür formları süs bitkisi olarak yetiştirilen. DS. Cheiranthus cheiri. (TBAS. -lık. 429. şa’r ‘kıl’. şar + ? çöven + T. 121. 35. 2081. şeft-ālū.

üzümsü meyvesinden şarapları boyamak için kırmızı boya çıkarılan çok yıllık. KMYA. tüylü. Beta vulgaris var rapa. ağacı) Vatanı Doğu Asya olmakla beraber Güney Anadolu’da bazı bahçelerde yetiştirilen. 3757) şeker kamışı: (< Far. -si) Badıcı etli. otsu. öz suyundan şeker çıkarılan. BTS. yeşilimsi beyaz çiçekli bir ağaçtır. şeklî) Havuç (DS. Adana ve civarında kültürü yapılan. çok yıllık bir bitki. (TS. T YA. şeker + Erm. yumrulu. şeker + T. 2. Kastamonu köylerinde toprak üstü kısmı su ile kaynatılır ve elde edilen su hülasa tatlandırıcı olarak kullanılır. fasulia + T. ci + boyası) Şekerci boyasıgillerden. ci + ? çöven + T. tohumu yuvarlak ve beyaz bir tür fasulye (TS. 3757) . 2083. şekerci boyası vb. -li + ot) 15-50 cm yükseklikte. bitkileri içine alan bir bitki familyası (TS. iki yıllık. 2. Hovenia dulcis. (TS. ufak bir çeşit armut (DS. 257) şeker fasulyesi: (< Far. Saccarum officinarum. 631) şekerli ot: (< Far. BTS. -ı) Ispanakgillerden. 2-3 m yükseklikte. şeker + ? T. kökü iç sürdürücü olarak kullanılan. şeker + T. 227. 2. -ı) Buğdaygillerden. -i) bk. 257) şeker pancarı: (< Far. 2083. şeker + Ar. -ci + boyası + -giller) Ispanaklar takımına giren. X. rizomlu. 2083.560 şeker ağacı: (< Far. 10 m ye kadar uzayabilen. TBAS. 2082. kamış + T. şeker + T. 2083) şekerci çöveni: (< Far. TBAS. Phytolacca americana. 257) şekerci boyası: (< Far. 283) şekli: (< Ar. 2. şeker + T. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 8-10 m yükseklikte. çok yıllık. 257) şekerci boyasıgiller: (< Far. etli kökünden şeker elde edilen. 2083) şekeri: (< Far. çöven (TBAS. şeker + T. çiçekleri salkım durumunda başakçıklar oluşturan. banjar + T. 631. (TBAS. X. 2. 2. şeker + Yun. -î) Çok tatlı. beyaz veya yeşilimtırak renkli çiçekli bir bitki. (TS. (TS. otsu bir bitki. Inula oculus-christi.

4722) şenger: (< ? ). şevket + T. 3760. Bolu ve stanbul civarı ormanlarında yetişen ve yenen bir mantardır.: şengar) Acur (DS. eşek hıyarı (TBAS. -āver. -i) bk. Yer elması (DS. kālak + T. çi + otu) Yaprakları karşılıklı. şerbet + T. şeyŧān + T. 257) şemsiye otu: (< Ar. TBAS. “< Far. 258) şevket otu: (< Ar. 3760) şerbet boyası: (< Ar. -āver ‘getiren. 258) şeytankulağı: (< Ar. (TS. Nişanyan. tırmanıcı ve otsu bir bitki. sahip olan’. tüylü. 2.561 şemsiye mantarı: (< Ar. şekerci boyası (TBAS. otu) bk. şeyŧān + T. XII. Ayçiçeği . 257) şemsaver: (< Ar. X. boyası) bk. X. Lepiota procera. 2. X. Ağz. -ı) Kuzey Anadolu. DS. şemşamel. şems + Far. şevketibostan (TBAS. Cnicus benedictus. elması) Tatula (TS. çiçekleri yumurtamsı kozalaklara dönüşen ve kozalaklarından bira yapımında yararlanılan. 257) şevketibostan: (< Far. (And. manitari + T. (TBAS. şemşamer) 1. şemsiyye + Yun. 3765) . kulağı) Kuzukulağı da denilen yabanıl ot (DS. 257) şerbetçi otu: (< Ar. bir yıllık. şerbet + T. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. (TBAS. baldıran (TBAS. şevket-i būstān) 35 cm kadar yükselebilen. Humulus lupulus. 258) şeytan elması: (< Ar. 32”).: şemsamer. çok yıllık. 2. otu) bk. 2086. (And. 2090) şeytan keleği: (< Ar. Ağz. sapı sarılgan olan. şemsiyye + T. şeyŧān + Far.

-ı) Kabakgillerden. Hayalet şeklindeki çok zor görünen bu bitkiye “şeytan yağı” denilmiştir. 258) şıka: (< Yun. tırmanıcı. kalın köklü. tere + T. 2. yeşilimsi sarı çiçekli ve meyveleri olgunlukta siyah renkli olan bir süs bitkisi. şeyŧān + T. 2090) şeytanpatlıcanı: (< Ar. otu) Maydanozgiller familyasından. küsküt (TS. kök sapından müshil olarak yararlanılan. şeyŧān + Ar. şı ) Gelincik (DS. (Duran. pis kokulu bitki. 3766) şıkık: (< Ar.562 şeytan otu: (< Ar. Ferula assafoetida. X. şeyŧān + Ar. iri ve etli. 258) şeytanteresi: (< Ar. 223-229) şeytan zeytini: (< Ar. şal am + T. bādincān < Far. X. görülmesi oldukça zordur. Phyteuma. Eren. 3766) şılar: (< ? ) Ham erik (DS. saçı) bk. mavi çiçekli çok yıllık bir bitki. (TS. tırnağı) Çan çiçeğigillerden. 385) ncir (DS. Bryonia diocia. 3765) şeytansaçı: (< Ar. şeyŧān + Far. Bupleurum subuliflorum. otsu. bādingān + T. birçoğu dağlarda yetişen bir çeşit bitki. 2. Seabiosa ukranica. Orta Asya’da ve Akdeniz ülkelerinde yetişen. şıko veya şıka. 2091) şeytan şalgamı: (< Ar. 2091) şeytantırnağı: (< Ar. nemli yerlerde yetişen. sarı çiçekli. (TS. şeyŧān + T. 3767) şırlop: (< şır + lop “ses taklidi”) ncir (DS. (TS. yalancı tespih ağacı (TBAS. X. şeyŧān + Far. (TS. TBAS. 2. 2091. şeyŧān + T. 3773) . şeyŧān + T. -i) bk. çok yıllık. yağı) Bitkinin gövde ve dallarının çok ince ve dağınık olmasından. nişastadan oluşan. -si) Maydanozgillerden. X. 2091) şeytan yağı: (< Ar. zeytūn + T. X. -ı) Hatmi çiçeği (DS. 2.

DS. Ağz. X. 4726) şikar: (< Far. 3778) şimşir: (< Far. X. şikār. XII. 2. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı.563 şibiji: (< ? ). X. çekirdekli) çindeki çekirdekleri oynayan uzun bir çeşit elma (DS. şemşīr). 4724) şifa otu: (< Ar. 3776. Erigeron. ovaryum üst durumlu. MBTS. nadiren de otsu bitkiler (BTS. lokukusit kapsül tipi meyveleri olan. 3775) şifan: (< ? ). ağaç. (And. 921) şimşir ağacıgiller: (< Far. X. 2097) . X.: şıfan) Yulaf (DS. şifā’ + T. örnek bitkisi şimşir olan ve şimşir türlerini içine alan bir bitki familyası (TS. otu) Demet hâlinde çiçek açan ve küçük bir saraypatına benzeyen otsu bir bitki. Ağz. 2096. Ağz. ülkemizde 1 cins ve 2 türle temsil edilen. 3776. 3776) şikirdaklı: (< T. 3777) şilop: (< ? ) Yulaf (DS. TBAS. yaprakları her mevsim yeşil kalan. 2094) şifi: (< ? ) Fidan (DS. 258. odunu sarımsı renkli ve çok sert olan. her dem yeşil. şemşīr + T. (And. 3777) şilfuni: (< ? ) Kırmızıya bakan bir çeşit üzüm (DS. DS. 632) şimşirgiller: (< Far. 2953) Yaban gülü (DS. 2. şemşīr + T. (TS.: şibzi) Kırmızıbiber (DS. 3. (TS. X. ağacı + -giller) Bir ya da iki evcikli. çanak yaprakları dörtlü ve tabanda birleşik. 2. çorak bölgelerde kendiliğinden yetişen veya bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. Buxus sempervirens. (And. -giller) ki çeneklilerden. X. TaS. taç yaprakları olmayan.: çimşir) Şimşirgillerden. 1-5 m yükseklikte bir ağaççık. II. çalı. taşlık. XII.

X. 2958) Sarımsak (DS. olgunlaşınca kararan bir çeşit armut (DS. süs bitkisi olarak bahçelerde yetiştirilen küçük bir ağaç. Ağz. Prunus laurocerasus./Far. X. yaprağı) Tacı oluşturan yaprakçıklardan her biri (TS. sarı. küçük çiçekli bir bitki (DS. 3786. (And. X. TBAS. (And. DS. X. emrūd + T. otu). Nişanyan. MBTS. kışın yapraklarını dökmeyen.: nahtik. X. Ağz. Nebi).: şileder) Bir çeşit üzüm (DS. 3. X. tazeyken yeşil.564 şir: (< Far. DS. 3800) tahannebi: (< ? tahan + öz. 3784) şişarka: (< ? ). 3. X. 3800. şişti) Mürver çiçeği (DS. X. 3801. 2111. 436) Gülgillerden.: t‘ah‘annebi. sabun otu (DS. 3784) şirite: (< ? ) lkbaharda açan ak. 2-6 m yükseklikte. X. 3943) tağun: (< ? ) Çitlembik (DS. DS. tatlı bir çeşit üzüm (DS. 2. 3860. X. 3788) şomalop armudu: (< ? şomalop + Far.: şişirka) Biber (DS. 4728) şireder: (< Far. 649) tahdik otu: (< Ar. Ağz. diflā ~ ? EYun. -u) Güz mevsiminde yetişen. 238. XII. X. 3798. 2111) taflan: (< Ar.. EYAD. 3234. daphne “defne”. çiçekleri salkım durumunda ve beyaz olan. (And. şireder < şį re ‘şıra’. (TS. namtik) Yemeği yapılan. şį r. taĥdį + T. ternebi) Uzun. tehennavı. IX. tāc + T. is. III. 3790) -Ttaç yaprağı: (< Ar.A. (And. 3238. 3787) şişti: (< T. Ağz. küçük çekirdekli. MBTS. 2. 2958). kırmızı renkli bir çeşit ot. DS. Gaz. 259) .

X. Ağz. Tietze. 3831) .: takıl) Buğday. ŧa’m “tat. -lı + bitkiler. 2126) tamas: (< ? ). X. X. yaprak gibi ana organlardan yoksun bulunan ve çoğu asalak veya çürükçül yaşayan ilkel bitkiler topluluğu (TS. 3818) tanışman: (< T. tamuş. X. 391). DS. 2. tar ak < tara-. ŧa’m + T. 2124”) Kök. 3. 3821) tarakdalı: (< T. tarak + dikeni) Ağrı ve sızıları gidermeye yarayan bir çeşit dikenli bitki (DS. Nişanyan. Eren. X. tāħte + T. tanışman < danışman) Salatası yapılan bir çeşit ot (DS. X. ak çiçek açan bir çeşit bitki (DS. Ağz. thalle + T. 3812) talaşmalaş: (< ? talaş + malaş) Küçük. 3807) tahta yemişi: (< Far. mısır. thalle. 2. 3806) takımcık: (< T. “< Ar. 3814) tallı bitkiler: (< Fr. daħl. tomas) 1. 259) tarakdikeni: (< T. 3817) tamli: (< Ar. takalak) Domates (DS. X. hafif kokulu bir çiçek (DS. “< Fr. 2. pirinç gibi ürünlerin genel adı. (And. 562”) bk. TS. 259) takalak: (< T. dereotu (TBAS. 3. 442. yemişi) bk. 3018”) Fındık ağacı (DS. 2113. hububat (TS. “< ET. -li ?. çavdar. Frenk inciri (TBAS. gövde. X. Erik. yulaf. arpa.565 tahıl: (< Ar. yabanıl elma (DS. Kara erik. MBTS. (And. tarak + dalı. takımcık) Çardak genişliğinde yayılabilen.: tamaz. lezzet”. Bardak eriği (DS. X. 2. 3808) takulen: (< ? ) Güzel.

260) tarma: (< T. taraklık).A. alvala (DS. 395) Defnegillerden bir ağaç. “< ET. 191) tarhana otu: (< Far. 79. Ağz. AVA. çöven (TBAS. 300) tarla çöveni: (< T. tarħāna + T. 638. II. tarla + Yun. X. DS. 3833) tarçın: (< Far. 1367. 2138. ETA. 260) tarla sarmaşığı: (< T. -ı) bk. Erz. Çorba ve yemeklere koku vermek için kullanılır. Hippomarathrum cristatum. Gaz. tarla + Far. Eren. III. tarma) Asma üzümü (DS. 2. XII. gul + T. tarla + sarmaşığı) bk. 2139. Artemisia dracunculus.: daraklık) Acımsı. hekimlikte kullanılan. (TBAS. Eren. 2. 3832) tarak otu: (< T. 260) tarla gülü: (< T. 209. zmir pazarlarında satılır. parçalı yapraklı. -ü) bk. mahmude otu (TBAS. (TS. evlek mantarı (TBAS. 234) tarla mantarı: (< T. Nişanyan. (And. otu) 60-100 cm yükseklikte. X. 259) tarhun: (< Ar. yenilebilir bir çeşit mantar (DS. Dipsacus. kuvvetli kokulu. (TS. TBAS. bitki’. 260. 2. 4740) . < Far. 442. III. (TS. 2137) tarbaz: (< ? ) Uzun.A. 373. tarħūn. 60-120 cm yükseklikte. -i.. tarı +-la < tarı ‘ekin. 2137) tarak otugiller: (< T. Eren. 2. çok yıllık ve sarımtırak çiçekli bir bitki. Cinnamomum. IV. manitari + T. . BTS. ıtırlı. 395) Birleşikgillerden. dār-ı çīn “Çin ağacı”. I.566 taraklık: (< T.. sarı çiçekli ve çok yıllık bir bitkidir. tarla + ? çöven + T. 395”) bk. tarak + otu + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden bir familya (TS. kokulu bir çeşit elma (DS. tarak + otu) Tarak otugillerden otsu bir bitki. dārçīn.

2. Yetişme ortamının özelliğine göre bu bitki taş piyamı (taş bademi) şeklinde isimlendirilmiştir. 2. Allium scorodoprasum. (TS. X. 2. -u. taş + Ar. bazı türleri süs bitkisi olarak yetiştirilen. 3841) taş mantarı: (< T. kaya kekiği (TBAS. taş + Yun. taş + ? kekik + T. örnek bitkisi taşkıran otu olan. Eren. taş + sarımsağı) Genç yaprakları soğan yerine kullanılan bir soğan türü. (Duran. na’nā’ + T. 641) taşkıran otu: (< T. bādām + T. 2149. 2147) taş kekiği: (< T. (TS. -si) 10-50 cm yüksekliğinde. taşlı + oğ(u)lu + buğdayı) Ak ve büyük taneli bir çeşit buğday (DS. taş + Far. Leontopodium alpinum. 4741) taş bademi: (< T. XII. Micromeria fruticosa. bir ya da çok yıllık. -i) Kabuğu çok sert bir tür badem (TS. Saxifraga. -i) bk. otsu bitkiler familyası (TS. taş + Far. 2150) . 2150. 2500 m den yukarı yerlerde sert kayaları yarıp yetişen bir çiçek. (TS. 396.567 taşarmudu: (< T. 2. taş + kıran + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. 260) taşkıran çiçeği: (< T. nane kokulu. “< ET. 2149) taş nanesi: (< T. beyaz çiçekli bir bitki. 2. 2149) taşlıoğlu buğdayı: (< T. emrūd + T. taş + kıran + çiçeği) Taşkırangillerden. tüylü ve çok yıllık. taş + kıran + otu) Taşkırangillerden. Amygdalus graeca. saplarının parçalanmasıyla üreyen bir bitki. tāş. 260) taş piyamı: (< T. bādām + T. 2. 556”) Kırlarda yetişen bir çeşit armut (DS. TBAS. -ı) Bir tür mantar (TS. taş + Far. BTS. -ı) Bu bitki taşlık alanlar ile kaya çatlaklarında yetişmektedir. 2149) taşkırangiller: (< T. 223-229) taş sarımsağı: (< T. ülkemizde 3 cins ve 22 türle temsil edilen. manitari + T. 2. Clauson. (TS.

yazın yetişen bir çeşit elma (tatlıgöbek). (DS. 261. leymūn) Suyu tatlı olan bir tür limon (TS. 3844) tatlı: (< T. meyan kökü (TBAS. is. X. rāvend) bk. 3842) tatarcık: (< öz. Ağz. başı) çi yenilebilen bir diken (DS. ışgın (TBAS. 3844) tatlı kenger: (< T. 2. 2. -cık) Amaryllidaceae familyasından. X. Tatar + T. kokulu bir bitki (DS. 3844) tatlı bayram: (< T. tatlı + elması) Yeşil renkli. kenger) bk. yumrulu. X. DS. tatlı + Far. çok yıllık. 641) tatıramba: (< ? ). kenger (TBAS. (And. IV. 261) tatlı su gelinciği: (< T. 1320. mavi veya morumsu mavi çiçekli bir bitkidir. Tatar + T. tatlı + ? meyan). tatlı elması (DS. līmūn / Ar. X. kaynatılarak içilen.568 tatarbaşı: (< öz. tatlı) ncir (DS. Ağz. Lxiolirion tataricum.: tatlı biyan) bk. 15-40 cm yükseklikte. tatlı + su + gelinciği) Tatlı sularda biten bir tür gelincik (TS. otsu. küçük ve ak çiçekli. is. 2153) . (And.: dadiranba) Isırgan otuna benzer yaprakları olan. 2153) tatlı ravent: (< T. tatlı + göbek) bk. 260) tatlı elması: (< T. meyan kökü (TBAS. (TBAS. tatlı + Far. X. tatlı + Far. BTS. 3844) tatlıgöbek: (< T. 261) tatlı kök: (< T. 261) tatlı limon: (< T. tatlı + kök) bk.

2154. 397”) Pembe renkli bir tür çiçek (TS. Datura stramonium. küremsi şekilli. (And. tavşan + elması). Bir çeşit ayva (DS. (TS. (TBAS. Heracleum. tavışgan < tavış-/tabış. çok yıllık. 1-2 m yükseklikte. DS.: davşan elması) Meyveleri 5-7 mm çapında. (TS. 261) tavşan: (< ? ) bk. X. 262. nemli yerlerde yetişen. bir yıllık ve otsu bir bitki.569 tatula: (< Fr. çiçekleri beyaz veya mor renkte. Pyracantha coccinea. tavşanların yediği dikenli ve beyaz çiçekli bir bitki. datura). 3848) . 282) tavşanağzı: (< T. fasulia + T. X. 3848) tavşan elması: (< T. Bir çeşit elma. -si) Taneleri kurutularak yenen ve ağaca sarılmadan yetişen bir çeşit fasulye (DS. 2.‘koşmak.an. yavşan otu (TBAS. otsu. 3842. tavşan + çakıldağı) Sarı çiçekleri olan küçük bir ağaç (DS. ŧ ā‘ūn + T. 2. tavşancıl + otu) Maydanozgillerden. “< ET. sıçramak’ + . 2. 3848) tavşanbıyığı: (< T. tatüle) Patlıcangillerden. 2156) tavşancıl otu: (< T. X. IV. tavşan + ağ(ı)zı. 1382. 3. X. otu) bk. X. Bir çeşit büyük armut. 2. 2156. 3 m kadar yükselebilen. Ağz. 2156) tavşanbaşı: (< T. körpesi bazı yerlerde hayvan yemi olarak kullanılan. 3848) tavşanfasulyesi: (< T. atlamak.: tatala. tavşan + bıyığı) Bir yonca türü (TS. TBAS. meyveleri dikenli. (And. tavşan + başı) 1. beyaz çiçekli ve kuvvetli kokulu bir bitki. 2. Ağz. tavşan + Yun. DS. 3845) taun otu: (< Ar. canavar otu (TBAS. 262) tavşançakıldağı: (< T. DS. Eren.

Kırlarda biten. pāçak + T. 263) tavuk mantarı: (< ? T. “~ ET. domuzağırşağı (TBAS.570 tavşan kirazı: (< T. tavukbacağı mantarı (TBAS. 398. tavşan + Far. 3057”) Karadeniz bölgesi. kalp biçiminde geniş yapraklı. X. tavşan + memesi) 30-100 cm yükseklikte. takığu ~ OT. (TBAS. MBTS. yaprak biçimindeki dalları sert ve batıcı olan. 3849) tavşanpaçası: (< T. X. çalı görünüşünde. Stellarie media coryophllaceae. Ruscus aculeatus. 263) tavşantopuğu: (< T. tavşan + kulağı) Çuha çiçeğigillerden. mīva + T. -si) bk. 3850) . siklamen. tavşan + Yun. -ı. manitari + T. pā-çe + T. yaban mersini. Bolu ve stanbul bölgelerinde yetişir. kerasi + T. kışın yaprak dökmeyen. tavşan + topuğu) 1. -ı) 20-50 cm yükseklikte. 262) tavşankulağı: (< T. çok yıllık bir bitki. 2156) tavşan meyvesi: (< T. manitari + T. kökü soyularak yenilen bir çeşit yabanıl ot (DS. -sı) bk. Top biçiminde. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. yumrulu. tavuk + Yun. Ruscus aculeatus. 2. (TS. 263) tavuk otu: (< ? T. beyaz. sarı çiçekli. 263) tavuk çiçeği: (< ? T. kışın yapraklarını dökmeyen bir ağaççık. 3849) tavukbacağı mantarı: (< ? T. pazarlarda satılır ve halk tarafından yenir. otu) 1. Eren. sarı kır çiçeği. Camotu. Cyclamen. 2. tavuk + T. pembe. Böreğe konulan bir çeşit ot (DS. tavuk + OFar. takağu tavuk “Kökenini bilmiyoruz”. Cantharellus cibarius. 2156) tavşanmemesi: (< T. X. tavşan + Far. 40 cm boyunda. -ı + Yun. 2. (TS. 2. tavşan elması (DS. buhurumeryem. meyveleri küre biçiminde ve kırmızı renkli. şarap rengi çiçekli bir bitki. Sternbergia sicula. (TBAS. serçedili. güzel kokulu. -ı) bk. 3. (TBAS. tavuk + çiçeği) Batı Anadolu bölgesinde yetişen.

3801. 3066) Kurutmaya elverişli. X. 2. tavuk + T. 4745) tefarik: (< Ar. palmiyeler. tavuk + Far. 2157) tavukyastığı: (< ? T. 2. 3862) tek çenekliler: (< T.Asma. 2. 3855. ncir. MBTS. 3. 643) . 2170. TBAS. muzgiller gibi bitkilerin önemli bir sınıfı. tek + ? çenek + T. teber. TBAS. ananasgiller. 2. 3861.571 tavukpençesi: (< ? T. 3858) tehnel: (< ? ). 214) tekçekirdek: (< T. X. “< ? çenek. Yaprak (DS. 4745) tebik: (< ? ). büyük yapraklı ve beyaz çiçekli bir bitki. DS. XII.: tebük) 1. BTS. tenhel. teynel) Defne (DS. -si) Tropikal bölgelerin karakteristik çim bitkisi (TS. gıvışgan otu (TBAS.: nehtel. tek + çekirdek) Az çekirdekli. 2. (And. pençe + T. (TS. 2166) tefek: (< teğek < teğ ‘asma’ ve +ek ‘küçültme eki’. iri taneli bir çeşit ak üzüm (DS. X. fasulia) Fasulye bitkisinin taze ve turfanda olanı (TS. Ağz. XII. MBTS. 2159) teberze: (< teberze < Far. (TS. 3244. 555”) Buğdaygiller. yastığı) bk. X. tahnal. 3. (And. 3150) 1. 263) tee: (< ? ) Dağlarda yetişen bir çeşit yabanıl ağaç (DS. çok tatlı kayısı (DS. salepgiller. 2. Ebegümeci (DS. 1. Ağz. tāze + Yun. zambakgiller. 263) taze fasulye: (< Far. 3856. tefrün. Pogostemon patchouly. tefārī ) 60-100 cm yüksekliğinde. IX. MBTS. -liler.

Ağz. küçük bir çeşit armut (DS. MBTS. DS. tekersakalı. büyük. ce) Bir çeşit ot (DS. (And. TBAS. tekesakallı. tel + T. “< teke ‘kökü belli değildir’. sakalı). DS. X. X. dikenli. mor veya sarı çiçekli. dikeni) Patlıcangiller familyasından. yüksek çalı biçiminde. yumuşak ve geniş yapraklı bir bitki (DS. X. (TS. DS.: dekesakalı. 3865) teknecik: (< ? tekne + T.: tekercen. Türkiye’de 20 kadar türü bulunan. X. TBAS. XII. sulu. 4747) tekerelması: (< T. 2170. 3863. tek + el) Kırlarda biten. kökleri sebze olarak kullanılan. 264. yassı bir çeşit elma (DS. Tragopogon porrifolius. tekilcan) Tarlalarda biten ve yenilebilen bir çeşit ot (DS. 3863) tekesakalı: (< ? teke + T. 3867) telçe: (< Erm. otsu bir bitki. X. (And. X. teksakal) Birleşikgillerden. 3092”) Bir yıllık. Ağz. IV. 3863) tekelpancarı: (< T. 3868) . -ı) Yaban pancarı (DS. “< tekne ‘kökü belli değildir’. 3088”) Yeşil renkli. al saplı ince ve küçük yapraklı bir çeşit ot (DS. 3. çok sulu bir çeşit armut (DS. 4747) teke dikeni: (< ? teke + T. MBTS. Medicago orbicularis. 3094) Kavurması ya da bulgurla karışık çorbası yapılan. 3. 3865. MBTS. X. tegre ‘teker’. 3. X. “< ET. 2. X. (TBAS. 1407. 3864) tekkeş: (< ? ) Sulak yerlerde yetişen. 3866) tel: (< Erm.572 tekecen: (< ? teke + T. (TS. 3. banjar + T. cik. tel. 3088”). MBTS. bir veya çok yıllık. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. 2. göt) Yassı. 3863. DS. tekkesakalı. tırmanıcı ve mor çiçekli bir bitki. 264) teknegöt: (< ? tekne + T. XII. DS. tek + el + Erm. 2172. -cen. teker + elması. 264) tekel: (< T. X.

X. (TBAS. 2180) teli: (< ? ) Diken (DS. tel + T. tel + banjar + T. X. X. 3109) Mercimek (DS. X. XII. “< teleme < deleme ‘kökü belli değildir’. pembe çiçekli bir bitki (DS. güveyfeneri (TBAS.. –lice) Küçük taneli mantar (DS. tepelik “?”) Yumuşak toprakta yetişen. III. 3876) temsil: (< Ar. tel + T. temre otu (DS. yemeği yapılan. yapraksız. bazı türlerinde yaprakların alt ve üst yüzü mor ve gümüşî yollu. bir çeşit yabanıl bitki (DS. uçları sivri. bir yıllık. (TS. 3. 4749) tellice: (< Erm. 3097”) bk. 4750) tenbilik: (< ? ) Patates (DS. gömlek) Büyük bir çeşit armut (DS. DS. télégraphe + T. XII. beyaz. 3877) tepenik: (< T.A. X. 3876) temrekil otu: (< T. Chenopodium album. 4749. temregü < *temre-gü < temür. tel + T. XII. Tradescantia. X. 3. 3. mavi veya pembe çiçekli bir süs bitkisi. çiçeği) Bir çeneklilerden. küçük yapraklı. ot) Tel gibi ince dallı. X. 2.573 teleme otu: (< ? teleme + T. sulu bir çeşit ot (DS. otsu. -ı) 20-150 cm yükseklikte. boğumlu sarkık dallı. 264) telgömlek: (< Erm. temriye < temregü + otu) bk. 3883) . otu. tüylü ve yabanıl bir çeşit ot. temriye + otu. yaprakları etli. 3109”) Temriye hastalığını iyileştirmek için kullanılan. “< ET. küçük ve çok yapraklı. 3872) telot: (< Erm. MBTS. . MBTS. 305) temre otu: (< T. Erz. 3870) telgraf çiçeği: (< Fr. 3872) tel pancarı: (< Erm. 264. MBTS. temśį l.

3792) tergömlek: (< T. II. tergönek. ağacı) Tespih ağacıgillerden. 3130”) Bir çeşit mantar (DS. 404. 2205) . 3. 3. MBTS.: tespi) Yaylalarda yetişen. tüylü. XII. tesbīĥ + T. X.: tirmis) 100 cm kadar yükselebilen. tek yıllık. (And. MBTS. pembe bir çeşit üzüm. ETA. tergöynek) 1. nce kabuklu.: tergömek. DS. (And. 2. Ağz. XII. 265. Ağz. X. 2197. fındık biçimindeki meyvesi su ile köpüren bir çeşit ağaç (DS. 3135). 649. XII. beyaz çiçekli. 2.574 teperotu: (< T. 3891. V. (TS. DS. tepelotu) Havuç (DS. 3883) tepsi: (< ET. baharlı bir bitki. (And. meyvesi zehirli. nce kabuklu kabak (DS. yaprakları salata olarak yenen. Lupinus albus. 3888) tere: (< Far. 4754) terskulak: (< T. temriye < temregü). al ya da sarı renkli bir çeşit elma. (TS. 3. X. DS. X. MBTS. tesbį ’. Eren. boz yapraklı. MBTS. 3120) Dağlarda yetişen. 3895) tesçe: (< ? ) Bir çeşit kara üzüm (DS. 3. 309. BTS. DS. bir ya da iki metre boyunda. ters. Lepidium. TaS. Ağz. bir yıllık ve otsu bir bitkidir. “< ET. (And. 4754) tesbi: (< Ar. (TBAS. 1432. 267. nce kabuklu. X. ter + gömlek). 3887) tercan: (< ? ) Kırmızı buğday (DS. 3896) tespih ağacı: (< Ar. GD AT. Eren. 3. XII. 3891. teper + otu). tevsi < Çin. 4753) terme: (< kökenini bilmiyoruz. ters + kulak. fındıktan büyük meyvesi olan ve çekirdeğinin içindeki ak madde sabun gibi kullanılabilen bir çeşit çalı (DS. X. 386.: teberotu. 3893) termiye: (< T. Çin leylâğı.. tere. IV. kabukları ateş düşürücü bir ağaç. X. 404) Turpgillerden. X. 2. 3129) Yabanıl turp (DS. Hindistan’da ve Avrupa’nın sıcak bölgelerinde yetişen. Ağz. 4753. DS.

3909) tıkıç: (< T. 4761) tırmut: (< ? ) Yenilen mantar (DS. MBTS. tıbbî + Yun. MBTS. -li. 265) tespih otu: (< Ar. tırmık < ET. X. tesbīĥ + T. papatya (TBAS. bir yıllık. tıkıç) Dolgun. 3147”) Kayalık yerlerde yetişen ve boyasından yararlanılan bir çeşit bitki (DS. 3153) Domates (DS. (DS. papadia) bk. X. X.575 tespih ağacıgiller: (< Ar. 3903) tıbbî papatya: (< Ar. Styrax officinalis.: tıhı. X. 2205) tespihlik: (< Ar. ağacı + -giller) ki çeneklilerden. (And. 3167) Bir çeşit dikenli bitki (DS. (TBAS. X. X. 3. Coix lacrima-jobi. 3910) tıktıkı: (< tık + tıkı “ses taklidi”) Ham incir (DS. MBTS. 3925) . tıkan). otu) Meyvelerinden tespih yapmak için yararlanılan. 265) tetirli: (< ? tetir + T. 3. TBAS. X. MBTS. 3. 165) tevris: (< Ar. tespih ağacı ve maun ağacı ile benzer cinsleri içine alan bir bitki familyası (TS. yuvarlak fasulye (DS. tesbīĥ + T. -lik) Ayı fındığı ağacı. tarmak. -lı + ekşi) Bir çeşit limon (DS. 3900) tevenk: (< teğek < teğ ‘asma’ ve +ek ‘küçültme eki’. “< tetir ‘kökü belli değildir’. otsu bir bitki. XII. X. 3912) tırmık: (< T. 3923) tırtlıeşki: (< ? tırt + T. tevrįś. 222) tıkan: (< T. Ağz. 2. tesbīĥ + T. 3150) Bir çeşit üzüm (EYAD. tıhıl)Domates (DS. 3896. 3.

Clauson. 267) tinton: (< tin + ton) Ahlata benzer. dikeni) bk. çok yıllık. yuvarlak. yabanıl bir çeşit meyve (DS. otsu bir bitki. 2224. Tectona grandis. (And. XII. 1156) tilye: (< ? ) Ihlamur (DS. 2. triphyllon) Yabanî yonca.576 tik ağacı: (< Fr. Pancar. (TS. Birleşikgillerden. Ağz. 2223) tilki: (< ET. X. tilki + üzümü). üçgül (TS. 2. 3936) tip: (< T. 3932) timun: (< ? ). 459) Oval taneli bir çeşit üzüm. X. II. şahtere (TBAS. Asparagus acutifolius. 498. Timur + T. Ağz. top ?) 1. Uzun salkımlı bir çeşit üzüm (TS. Tietze. hoşkuran. 2. 3940) . 3936) tirfil: (< Yun. 2. zamanla havada kendiliğinden koyulaşan bir sıcak iklim ağacı. X. TaS. Turp (DS. dalları yeşil renkli ve dikenli bir bitkidir. tilki + kuyruğu) 1. razakı üzümü (DS. çok yıllık. 2224) tilkişen: (< ? ) Meyveleri küre biçiminde ve olgunlukta siyah renkli olan. X. 619) Yosun (DS. 4762) tilki kişnişi: (< T. (TS. hekimlikte kullanılan bir bitki. Nişanyan. Paris incompleta. 267. DS. 267) tilki üzümü: (< T. 2. X.: dilkü üzümü) Meyveleri olgunlukta siyah renkli. X. TBAS. 3958) Timur dikeni: (< öz. gişnīz + T. 2.: tomun) Kara erik (DS. çobankaldıran (TBAS. -i) bk. ağacı) Çift çeneklilerden. korunga. tilkü. Maranthus. is. (And. tiryākī. tek < Port. 266) tilkikuyruğu: (< T. teca + T. 2226) tiryaki: (< Far. kaplamada kerestesinden yararlanılan. tilki + Far. doğal rengi sarı. teck. (TBAS. 3933. ekşi.

iri buğday (DS. iri. tuħm + T. titrek + kavak) Bütün Avrupa. X. 3941) tohumlu bitkiler: (< Far. “< ET. Sibirya. 267) titrek kavak: (< T. Ön Asya. 2. Eren. 3948) toklu: (< OT. Kafkasya. titrek + otu) Kurusu süs olarak kullanılan bir çeşit kır çiçeği (DS. toklı. titre + kızım) Gelincik (DS. 2. TBAS. eylülde yetişen bir çeşit üzüm (DS. Trifolium cherleri. ebegümeci (TBAS. tokmak + üzüm. sert. 4765) tokalı dücük: (< T. Japonya ve Türkiye’nin bütün orman bölgelerinde yetişen. iri taneli üzüm (DS. tokalı + ? dücük) Bitkinin çiçek durumu yuvarlak tokalara benzemektedir. Nişanyan. 268) . XII. çalı veya ağaççık hâlinde bir kavak türü (TS. X. 460”) Bir çeşit kayısı (DS. ıspanağa benzer bir çeşit ot (DS. 223-229) tokat: (< tokat “kökenini bilmiyoruz”. X. X. 2227) titrekotu: (< T. tokalı + oğ(u)lu. tok + buğday) Tam olgunlaşmamış. 3940) titregızım: (< T. “< ET. 3941. 410) Üç yapraklı. X. 2228) tokaloğlu: (< T. -lu + bitkiler) Bitkiler dünyasının büyük bir şûbesi. 3948) tokmaküzüm: (< T. 460”) Kara. Aradaki bu benzerlik bitkinin adını “tokalı dücük” olarak yaygınlaştırmıştır. Eren. tokımak. çiçekli bitkiler (TS. Nişanyan. toku < ? tokımak. 3949) tolik: (< ? ) bk. 4766) tok buğday: (< T. Kuzey Afrika. X. (Duran. 410) Bir çeşit uzun.577 tita: (< ? ) Ormanda yetişen yenilir bir çeşit mantar (DS. XII.

tomatça) Papatya (DS. DS. 3. tombuş < tonbuş) Koyu pembe renkli. topaçça). 3956) tomdurcuk: (< T. tonbayan. 3962) . X. kendi kendine yetişen bir çeşit bitki (DS. X. (And. DS. ucu dikenli ve buğday sapına benzer yaprakları olan bir bitki (DS. 2. 3958) tombuş: (< T. tomurcuk) Gelincik çiçeği (DS. XII. 3957) tongarelması: (< ? tongar + T.: tambatın. 3178) Pazıya benzer. tonbatın. tomari. 3. yapraklarından yeşil boya çıkarılan bir bitki. 3955) tombatın: (< tumbadız “kökü bulunamamıştır”. 3178) Uzun biber (DS. (And. (And. X. 3954) tombak: (< T. 3817. X. Ağz. topalan) Uzun yapraklı bir çayır otu (DS. X. tombalak < top+alak. X. topalak). MBTS. bir yanı kırmızı olan bir çeşit elma (DS. Pancar. 4580) topalak: (< T. 3961. tumbatun) 1. X. 3956) tomsuk: (< ? ) Bataklıklarda yetişen. 2. MBTS. tombatum. 3956) tomçak: (< T. 3. 3954) tomara: (< tomara < Yun. Ağz. X. DS. X. sapları pişirilerek yenen. 3179) Kayısı (DS. 3955. 3954. (TS. Ağz. 3964) topalan: (< T. (And. MBTS. 2233. X.578 tomak: (< kökü bulunamamıştır. elması) Bir tanesi yarım kilo gelecek kadar büyük. büyük çekirdekli bir çeşit kiraz (DS.: lobatça. MBTS. X. Ağz.: tomşak) Gonca (DS.: toplalak) Hünnapgillerden. X. 3200). Rhamnus clorophorus globosus. tomçak < top+çak). 3959) topaçça: (< T. 3. X. Yer elması (DS.

sedīr + T. 3965) topus dikeni: (< Ar. 571) Köke yakın yerinde birkaç yaprağı olan. X. 3963) topluca: (< T. -ı) bk. dabūs. top + -(u)k. meyvesi koza biçiminde olan bir çeşit diken (DS. X. topaç) Karpuz (DS. 3965) topul: (< T. yumuşak. top + baş) 1. top + Erm. Akasya fidanı (DS. 412) Badem ve ceviz büyüklüğünde yumru kökleri olan bir çeşit ot (DS. 349) topuk: (< T. dikeni) bk. 3963) topbaş üzümü: (< T. 268) topuklutiken: (< T. top + baş + üzümü) ri taneli. sedir (TBAS. iyi cins buğday. DS. X. X. Toros + Far. morumsu renkte. topuklu + diken) Sapı sert tüylerle kaplı. 3968) Toros sediri: (< öz. iki yıllık ve otsu bitkiler. 269) . dabūs + T. Ak. X. 3964) topoç: (< T. X. 3964. X. -i) bk. Tietze. dabbūs < Far. XII. is. is. topuk + Çin. şıra yapılan ak üzüm (DS. K AT. çay + T. sapının tepesindeki kurşuni renkli dikenleri soyularak yenilebilen. tatlı bir incir (DS. X. 2. topluca) Yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. X. Eren. encīr + T. yumru köklü. 268) topuz: (< Ar. 3965) topuk çayı: (< T. 268. dabbūs < Far. 3964) toppancar: (< T. topuz (TBAS. taş nanesi (TBAS. DS. 50-100 cm yükseklikte. 3965. X. Toros + Far. 4769) torasaninciri: (< torasan < öz. -i) Patlıcan incirinden küçük. topul) Ham domates (DS. (TBAS.579 topbaş: (< T. dikenli. banjar) Lahana (DS.

X. töymeken): Semiz otu (DS. 269) tozağacı: (< T. kavunu) bk. Nicotiana persica. 30-50 cm yükseklikte. tuħmugān. bur(u)nu. 269) tosunburnu: (< ? tosun + T. fidan (DS. un mantarı (TBAS. 116. (And. kaplumbağa’. 3972. adamotu (TBAS. baka + otu. tökmekan. tütünü) bk. beyaz veya sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. köklerinden kırmızı boya elde edilen. 3978) tömbeki: (< Far. BTS. tōz. Ağz. deli tütün (TBAS. Eren. X.580 tort: (< ? tort) Kalın yapraklı. tenbākū + T. 3. ahududu (TBAS. X. 4487) tosbağa otu: (< tos + T.“zayıflamak”. X. (And. tenbākū) Özellikle ran’da yetişen ve nargile ile içilen bir tütün türü.: toççu) ri ve sert taneli. töymekan. “ET. toru) Yeni yetişen çam ağacı. MBTS. 3970. Orhun Abideleri. Ağz. 3973) totuk: (< ? ) bk. X. -çu). DS. X. (TBAS. manitari + T. dikenli ve süt gibi suyu olan bir ot (DS.: töğmeken. toruk < tor. 3943. X. “< tos ‘ses taklidi’ + ET. 2244) tömbeki tütünü: (< Far. 660. X. DS. (And. 269) töhmekan (< Far. 3969) tortçu: (< ? tort + T. sık tüylü. Ergin. töhmeken. 269) . 269. 3972. baka ‘kurbağa. DS. X. 2. 3976) toz mantarı: (< T. -ı) bk. afā’ + T. 3188”) Bir çeşit elma (DS. 3972) toskafa kavunu: (< tos + Ar. bol ürün veren kırmızı bir çeşit buğday (DS. 3. 3969) toruk: (< ET. “< tosun ‘kökü belli değildir’. Nişanyan. 100). Nişanyan. Ağz. nargile tütünü. DS. toz + ağacı. (TS. Alkanna orientalis. 417).: doruk. 462”) Hodangiller familyasından. XII. 3189”) Kavak ağacı (DS. MBTS. toz + Yun.

X. II. 2. “< turna adının. is.: durnadili) Uzun taneli bir çeşit buğday (DS. kuşun çıkardığı sesten geldiği anlaşılıyor. 2. 155) turma: (< ET. Ham incir. Trabzon + Çin. Türk + yemez) Bir armut çeşidi (AA. ayağı. sarımsı yeşil renkte. -ı. hafif tüylü. (Japon hurması). yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. 269) Trabzon hurması: (< öz. -u) Yazın yetişen. Gelincik çiçeği. Ağz. 3981) tömtöm: (< töm + töm) Papatya (DS. Trabzon + Far. IV. MBTS. 2. X. Gülensoy. sarı renkli bir armut (DS. Diospyros kaki. X. emrūd + T. XII. 2. 4774) tulukarmudu: (< tuluk + Far. tu’m) 1. 870) Turp (DS. 3989) turkyemez: (< öz. 3198”) Bir çeşit mantar (DS. ham iken kekre olan. DS. X. ħurmā + T. X. Erkek incir (DS. turma < tur-ma “tur. 2. çay + T. (And. -ı) bk. X. 3995. 1606) . nce uzun yapraklı. 3995) turnaayağı: (< turna + T. olgunlaşınca tatlılaşan meyvesi. 3981) Trabzon çayı: (< öz. Abanozgillerden 15 m kadar yükselebilen büyük bir ağaç. çay üzümü (TBAS. (TS. 3. turuncu renkte. 2245) tulkuk: (< ? ) 1. X. Bu ağacın elma büyüklüğünde. kısa”. 418”) bk. is. manitari + T. Gülensoy. Eren. is. II. tömek “alçak. 3988) tum: (< Ar. 865) Küçük ardıç ağacı (DS. 2254) turnadili: (< turna + T. -sı) 1. dili).581 tömek: (< T. 3987) tuluħ mantarı: (< tuluk + Yun.toplanmak”. “< tuluk ‘Eski Türkçeden beri kullanılır’. düğün çiçeği (TS.

Eren. XII. 2. 15-50 cm kadar boylanabilen. (TS. kaşık otu gibi bitkileri içine alan geniş bir familya (TS. çanak ve taç yaprakları 4 parçalı. -giller) Sedef otugillerin. 270) turşkiraz: (< Far. Geranium robertianum. çiçekleri er dişi. portakal. ülkemizde 85 cins ve 460 kadar türle temsil edilen. lahano + T. mandalina ve benzerlerini içine alan bir alt familyası. (TS. 2. BTS. çuha çiçeği (TBAS. ıtır çiçeği. turp. BTS. DA. 670) turunçgiller: (< Far. X. MBTS. bir yıllık ve otsu bir bitkidir. 2254) turp: (< Far. (TS. 2254. lahana. 419) Turpgillerden. 2. -sı) bk. 43. otu) 15-50 cm yükseklikte. turunc + T. hardal. etli ve yenilen kökü olan. narenciye (TS. bütün Akdeniz ülkelerinde yetişen. 2255. (And. tek yıllık. 2. şalgam (BTS. pembe veya sarı çiçekli. 3995) turunç: (< Far. sarı ve mor renkli. turp + T. -sı) Sardunyagillerden. 118) turpgiller: (< Far. karnabahar. turş “ekşi” + Yun. turunç. beyaz. otsu bitkiler. 2. meyveleri açılan ya da açılmayan kapsül tipinde olan. kışın yaprağını dökmeyen bir ağaç ve bu ağacın portakala benzeyen. 670) turp lahanası: (< Far. turunc) Turunçgillerden. AVA. turp + T. BTS. 3. yaprakları tüylü. 252. çiçekleri beyaz. yaprakları almaşlı dizilişte. turub. 630) turp otu: (< Far. 2254.582 turnagagası: (< turna + ? gaga + T. 3210). 2255) turunçotu: (< Far. tūtyā. -giller) ki çeneklilerden. suyu acımtırak meyvesi. turunc + T. (TS. tohumlarının ucunda turna gagasına benzer ince uzun bir uç bulunan. AAT. 2254. Raphanus raphanistrum. Ağz. kerasi) Vişne (DS. yaprakları güzel kokulu bir bitki. limon. turb. 270) . turp + Yun. otu) Kokulu bir çeşit ot (DS.: tutça) bk. turf. 670. Citrus aurantium amara. Raphanus sativus. TBAS. 2. 4775) tutya: (< Ar.

: türppek) Hardal otu (DS. -si) Kayıngiller familyasından. II. 2. 3199) Pamuk (DS. X. 3. 2267. MBTS. TBAS. 3211) nce saplarının uçlarında bir yanı açık kozaları bulunan bir çeşit yabanıl ot (DS. 4014. Gülensoy.583 tuzak: (< Eski Türkçeden beri kullanılır. -lü) ncir (DS. 2. tüy < tük. kırmızı. kokulu bir bitki (DS. (TS. 2266) türeme: (< T. 4008) tülüp: (< Yun. Eren. Ornithogalum umbellatum. “< Ar. 25 m kadar boylanabilen. 2267) Türk meşesi: (< öz. tüylü + Far. 265) tük: (< T. 2. Quercus cerris. beyaz veya sarı çiçekli. 270) türbe eriği: (< Ar. kökü belli değildir. touloupa. MBTS. 672) . 20-30 cm yükseklikte. BTS. bīşa + T. X. 4006) tükürük otu: (< T. turba. 4011) tüppek: (< ? ). 3. is. X. küçük çekirdekli. ülkemizin her tarafında görülebilen bir tür. küçük. X. (TS. X. Türk + Yun. 2. eriği. tatlı. tükürük + otu) Zambakgillerden. 4013) Türk biberi: (< öz. 4009) tülüş: (< ? ) Bir çeşit buğday (DS. tulle + T. 4003) tüçça: (< ? ) Bir ot cinsi (ST AT. X. X. pipéri + T. is. Ağz. otsu ve çok yıllık bir bitki. 420”) Gülgillerden. 4009) tümmüssemek: (< ? ) Aslanağzı da denilen bir çiçek (DS. (And. meyveleri iki yılda olgunlaşan. şāħ) Çiçekleri eflatun renkli. etinden kolay sıyrılabilen bir erik çeşidi (TS. X. yapraklarını döken. 4009) tülüşah: (< T. Türk + Far. 875) Yosun (DS. 2263) tüllü: (< Fr. X. -i) Kırmızı biber (TS. turba + T. 66. türeme) Boz renkli bir ot (DS.

GBAA. barak. kırmızı çiçekli. 2. tüylü + Ar. andız. III. 79. tütun) Patlıcangillerden. 230. yaprakları yenen ve yemişi olan bir bitki. bābā) 1. Kır çiçeği. yeşil yapraklı bir çeşit bitki (DS. tüylü). 457).A. Kırmızı lâle. Nicotiana tabacum. 67. 3 m kadar boylanabilen. 271) tütün: (< ET. 280”) bk. GD AT. Leonicera japonica. 350. 2268) tüsü: (< ? ) bk.. X.: tülü) Toprak altında yetişen ak. 4778) türüz otu: (< ? türüz + T. 672. 4014. 4017) tüylübaba: (< T. (And. zencefil (TaS. -ı) Kahverengiye yakın bir çeşit üzüm (DS. MBTS. 4017) . (TS. tütün + ? bulkar + T. X. tüylü + barak. tüdün. Tietze. bahçe ve yol kenarlarında süs bitkisi olarak yetiştirilen otsu bir bitki. ST AT. 3. 689) tüylü: (< T. 89. tüylübaba (DS. 3217) Hanımeligillerden. 679. (DS. K A. otu. 211. (And. “< ET. Ağz. 87. sarı. 3875) türtü: (< ? ) Çalı cinsinden. 107. otu) Eğir. 144. 64. K AT. tüylü + Far. Ağz. boğa dikeni (TBAS. 4016) tüvlü ‘acir: (< T. AA. ‘acūr) Hıyara benzeyen. T YA. Nişanyan. fakat üzerinde gayet ince tüyler bulunan meyve (Gaz. E A. 30. güzel kokulu ve tırmanıcı bir süs bitkisi. ince. 470. Türk + T.584 Türk otu: (< öz. X. KBAYA. 310) tütünbulkarı: (< T.: tutun. X. (TS. XII. (DS. yumru gövdesi yenilen. DA. II. V. EYAD. 248. tütün. 4017) tüylübarak: (< T. OAAD. park. MBTS. 231. ETA. 1. BTS. Clauson. X. 73. 135. 4008. DS. (tüylübarak). 189. is. 138. 2. 2269. birleşiminde nikotin bulunan. 2.

585

tüylü boya: (< T. tüylü + boya) bk. havacıva (TBAS, 271) tüylüce: (< T. tüylüce) Yaprağı tüylü, kökü çiğdeme benzeyen bir çeşit ot (DS, XII, 4777) tüylüceyumru: (< T. tüylüce + yumru) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017) tüylü çay: (< T. tüylü + Çin. çay ) Yörede ada çayı olarak kullanılan bu bitkinin çiçeklenme kısmında uzun ve yumuşak tüyleri vardır. Dikkati çeken uzun tüyleri sebebiyle “tüylü çay” denilmiştir, Stachys lavandulifolia, (Duran, 223-229) tüylü dalak otu: (< T. tüylü + dalak + otu) 10-40 cm yüksekliğinde, yatık veya dik, gri veya beyaz tüylü, çok yıllık bir dalak otu türü, Teucrium polium, (TS, 2, 2270) tüylü kanak: (< T. tüylü + kanak) Genellikle bir yıllık, 10-60 cm yükseklikte, sarı çiçekli, beyaz tüylü ve otsu bir bitki, Crepis foetida, (TBAS, 271) tüylü meşe: (< T. tüylü + Far. bīşa) Kayıngiller familyasından, 4-5 m kadar boylanabilen, yaprak döken ve yapraklarının alt yüzü sık tüylerle örtülü olan, fındıksı tipte meyveleri olan, ülkemizin her tarafında yetişen bir tür, Quercus pubescens, (TS, 2, 2270; BTS, 672) tüylütapan: (< T. tüylü + tapan) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017) tüylütombak: (< T. tüylü + tombak) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017) tüylütombalak: (< T. tüylü + tombalak) Şeftali (tüylü, tüylüceyumru, tüylütapan, tüylütombak, tüylütoparlak) (DS, X, 4017; DS, X, 4009) tüylütoparlak: (< T. tüylü + toparlak) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017)

586

-Uuccam: (< ? ) Çörek otu (DS, XI, 4019) uçkulak: (< T. uç + kulak) Çayır arasında biten bir ot (DS, XI, 4021) uçkurutan: (< T. uç + kurutan) Turunçgillerden, özellikle limonlarda gelişerek, dal uçlarının kurumasına yol açan ve birkaç yıl içinde ağacın ölmesine sebep olan bir tür mantar (TS, 2, 2273) uğur: (< kökü belli değildir; MBTS, 3, 3230) Ceviz ağacı (DS, XI, 4030) ulama: (< T. ulama; MBTS, 3, 3233) Sulak yerlerde yetişen bir çeşit ot (ulamayonca), (DS, XI, 4032) ulamayonca: (< T. ulama + ? yonca) bk. ulama (DS, XI, 4032) uluavrat otu: (< T. ulu + Ar. ‘avret + T. otu) bk. dulavrat otu (TBAS, 272) Uludağ köknarı: (< öz. is. Uludağ + Yun. kukunaria + T. -ı) Çamgiller familyasından, iğne yapraklı, yapraklarını dökmeyen, Marmara, Batı Karadeniz ve Orta Karadeniz bölgesinde yetişen, ülkemize özgü bir orman ağacı, Abies nordmanniana, (BTS, 675) unluca: (< T. unluca; “< ET. ūn; MBTS, 3, 3239”), (And. Ağz.: unnuca) Dal ve yaprakları unlu gibi tüylü olan, 2 m kadar yükselebilen, bir yıllık ve otsu bir bitkidir, Atriplex nitens, (TBAS, 272; DS, XI, 4040) un mantarı: (< T. un + Yun. manitari + T. -ı) Yenen bir mantar türüdür, Clitopilus prunulus, (TBAS, 272) unutmabeni: (< T. unutma + beni) ki çeneklilerden, küçük mavi çiçekler açan bir bitki, Myosotis palustris, (TS, 2, 2283; BTS, 676) urgiye çiçeği: (< ? urgiye + T. çiçeği) Bir çeşit çiçek (DS, XI, 4041)

587

urumtut: (< öz. is. Rum + Far. tūt) Karadut (EYAD, 238) urumu: (< öz. is. Rum + Ar.-î) Ak, yuvarlak üzüm (DS, XI, 4042; Gaz.A., III, 699; GD AT, 311) urunguç: (< T. urunguç), (And. Ağz.: ulunkuş) Bir armut çeşidi (DS, XI, 4035, 4042) uruşman: (< T. uruşman) Ekinler arasında biten bir sarı çiçek (DS, XI, 4042) uşkun: (< kökü bulunamamıştır; MBTS, 3, 3247) Karabuğdaygillerden, yaprakları yürek biçiminde, kökü dıştan sincabî ve içten sarı renkte olan bir ravent türü, Rheum rhaponticum, (TS, 2, 2288) uşrat: (< Ar. uşrat < ‘uşį r) Salatası yapılabilen, güzel kokulu bir kır bitkisi (DS, XI, 4045) uyuz otu: (< T. uyuz + otu; “< ET. uduz; MBTS, 3, 3255”) Fesçitarağıgiller familyasından, hekimlikte uyuza karşı kullanılan, Türkiye’de 30 kadar türü bulunan, bir veya çok yıllık, beyaz, sarı veya pembe çiçekli bir bitki, Scabiosa rotata, (TS, 2, 2297; TBAS, 272; BTS, 678)

uzunalma: (< T. uzun + elma) Armut (DS, XI, 4053) uzunsap: (< T. uzun + sap) Çok iri, uzun saplı bir armut çeşidi (DS, XI, 4054) -Üüçgül: (< T. üç + Far. gul; Eren, 427) Yaban yoncası, tirfil, Trifolium, (TS, 2, 2304) üğüm: (< ? ) Fındık ağacı (DS, XI, 4061) ülkerçiçeği: (< ? ülker + T. çiçeği; “< ülker ‘kökü belli değildir’; MBTS, 3, 3266”) Yıldız biçiminde küçük parçaları olan iri bir çiçek (DS, XI, 4063)

588

ülker üzümü: (< ? ülker + T. üzümü) Baharda asma dallarının ucu kırılarak ikinci kez alınan üzüm (DS, XII, 4793) ülübe: (< ? ) 1. Patates, 2. Fasulye (DS, XI, 4064; DS, XII, 4793) ülüngür: (< ? ) Kırda yetişen ve yemeği yapılan, pancara benzer bir bitki (DS, XI, 4064) ümbürek: (< ? ) Kara üzüm (DS, XI, 4065) üngülüz: (< ? ) Bir ahlat çeşidi (DS, XI, 4066) ürge: (< ? ) Bir ağaç çeşidi (DS, XI, 4069) ürkeğen otu: (< T. ürkeğen + otu) Mavi çiçekli bir kır bitkisi (DS, XI, 4069) üsgündür: (< ? ), (And. Ağz.: üsküdür) Ufak armut (DS, XI, 4073; DS, XI, 4073) üsküle: (< ? ), (And. Ağz.: üskülen) Büyümemiş, küçük soğan (DS, XII, 4796) üskülü: (< ? ) Kökü fazla büyümeyen, tadı güzel bir çeşit marul (DS, XI, 4074) üşniye: (< Ar. uşniyye) Su yosunları (TS, 2, 2320) üşüş: (< T. üşüş) Papatya (Erz. .A., III, 323) ütküy: (< ? ) Üzüm (DS, XI, 4079) üven: (< ? ) Zeytin tanesi iriliğinde kara ve buruk tatta bir çeşit erik (DS, XI, 4082) üveyik: (< kökü belli değildir; MBTS, 3, 3280), (And. Ağz.: eveyik) Sarı renkli, özlü bir çeşit buğday (DS, V, 1806; DS, XII, 4798)

589

üvez: (< ET. uyaz; Nişanyan, 477; < T. üvez; Eren, 429), (And. Ağz.: eyvaz, gövez, ivaz, ivez, oğaz, övez, uvaz, üwez) Gülgiller familyasından, muşmulaya benzer meyveleri yenen, kışın yapraklarını döken, dikensiz, basit ya da bölmeli yapraklı, beyaz çiçekli ağaç ya da ağaççıklar, Pirus sorbus, (TS, 2, 2321; TBAS, 273; BTS, 685; DS, VI, 2169; DS, VII, 2571; DS, IX, 3267; DS, IX, 3363; DS, XI, 4047; Erz. .A., III, 323; TaS, VI, 4127) üvezli: (< T. üvezli) Bir çeşit kavak (DS, XII, 4798) üzerlik: (< ET. yüzerlik; Nişanyan, 477; < yüzerlik < yüzer < yüz-; Clauson, 988) Sedef otugillerden, 30-70 cm yükseklikte, yaprakları almaşık, çiçekleri beyaz renkte, susama benzeyen tohumları acı olan, halk hekimliğinde tedavi ettiğine inanılan, meyveleri toplanarak nazarlık yapımında kullanılan, çok yıllık, otsu bir bitki, Peganum harmala, (TS, 2, 2323; TBAS, 273; BTS, 685; DS, XI, 4085; AAT, 262; Krş.Y.A., 501) üzüm: (< ET. üzüm < üz- “kesmek, koparmak” + -(ü)m; Eren, 431; Nişanyan, 477; Clauson, 288), (And. Ağz.: cüzüm, üzim, üzum, yüzüm) Asmagiller familyasından, meyveleri taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan, ülkemizde 3 tür ve pek çok kültür çeşidi ile temsil edilen, tırmanıcı gövdeli, çalı formundaki bitkiler (TS, 2, 2324; BTS, 685; DS, III, 1029; AAT, 26; ADYA, 279; AVA, 165; BÜYA, 95, 124; DA, 87, 88, 91, 175; ETA, II, 370; EYAD, 56; GBAA, 53; Ka.Y.A., 201; KBAYA, 114, 139; K AT, 34, 139, 287; KMYA, 159; Krş.Y.A., 218; KYA, 136; OAAD, 7, 8, 107; SA, 133; ST AT, 27, 176; TAYA, 9; T YA, 247; ZBK A, 118) üzümcü eriği: (< T. üzümcü + eriği) bk. üzüm eriği (DS, XI, 4086) üzüm eriği: (< T. üzüm + eriği) Küçük, kara erik (üzümcü eriği, üzüm erik), (DS, XI, 4087) üzüm erik: (< T. üzüm + erik) bk. üzüm eriği (DS, XI, 4087) üzümlü: (< T. üzümlü) Ak renkli, ortası sarı bir börülce çeşidi (DS, XI, 4086)

590

üzümotu: (< T. üzüm + otu) Güzel çiçekleri olan yabanıl bir bitki (DS, XI, 4087) -Vv‘ahv‘ah: (< Ar. vāh + vāh; ‘ses taklidi söz’; MBTS, 3, 3286) Zambağa benzer bir çeşit soğan ki sonbaharda, kışa doğru sarı çiçek açar (Gaz.A., III, 714) valay armudu: (< Far. vālā + emrūd + T. -u) Yumuşak, sarı renkli bir armut çeşidi (DS, XI, 4089) valve: (< ? ) En iyi cins kestane (DS, XI, 4089) vanilya: (< t. vanilla ~ sp. vainilla ~ Lat. vagina; Nişanyan, 479) Salepgillerden, hava kökleri olan, meyvelerinde yağ, reçine ve vanilin bulunan, likör, pasta ve dondurmaya lezzet verici olarak katılan, tropiklerde yetişen, çiçekleri beyaz, kokulu, tırmanıcı, küçük bir bitki, Vanilla planifolia, (TS, 2, 2330; BTS, 687) varcık: (< T. varcık) Sulu yerlerde biten, yaprağı kamışa benzeyen bir ot (DS, XI, 4091) vardıyan: (< t. guardiana < Lat.; MBTS, 3, 3297) Ayçiçeği (DS, XI, 4091) vargit: (< T. var- + git-) bk. güz çiğdemi (TBAS, 274) varı: (< ? ) Mısır (DS, XI, 4091) vayıyo: (< ? ) Ihlamura benzeyen, daha ufak boyda bir ağaç (DS, XI, 4093) velvele: (< Ar. velvele; MBTS, 3, 3314) Kına çiçeği (DS, XI, 4095) venki: (< ? ) Yuvarlak taneli bir üzüm çeşidi (DS, XI, 4095)

591

venüsçarığı: (< Fr. vénus + T. çarığı) Salepgillerden, esmer kırmızımtırak renkte olan, çiçekleri çarığa benzeyen güzel bir süs bitkisi, Ceypripedium calceolus, (TS, 2, 2340) venüssaçı: (< Fr. vénus + T. saçı) Nemli ortamlarda yetişen, balgam söktürücü ve öksürük kesici olarak kullanılan, çok yıllık, rizomlu ve çiçeksiz bir bitki, Adiantum capillus-veneris, (TBAS, 274; BTS, 689) verdinar: (< Far. verd-i nār “nar gülü”) bk. köknar (TBAS, 274) verem otu: (< Ar. verem + T. otu) bk. canavar otu (TBAS, 274) veronika: (< t. veronica) Yavşan otu (TS, 2, 2344)

vezirsalkımı: (< Ar. vezį r + T. salkımı) Akasya (DS, XI, 4098) vıcı vıcı: (< vıcı + vıcı “ses taklidi söz”) Gelincik bitkisi (DS, XI, 4098; TBAS, 274) viks çiçeği: (< ? viks + T. çiçeği) bk. taş nanesi (TBAS, 274) vişne: (< Sl. vişnya; TS, 2, 2349; < Slav dillerinden alınmıştır; Eren, 436), (And. Ağz.: fisne, fışna, fışne fişne) Gülgillerden, yapraklarını döken, ekşimtırak meyvelerinden reçel ve şerbet yapılan, dalları kırmızımtırak, çiçekleri beyaz renkte, kiraza benzer bir ağaç, Cerasus vulgaris, (TS, 2, 2349; BTS, 691; DS, V, 1873; ETA, II, 251; KBAYA, 54, 191; K AT, 320; KYA, 225, 247; T YA, 304, 326; UA, 110)

-Yyaban ağacı: (< Far. yaban + T. ağacı; “< Far. biyābān < OFar. viyāpan; Eren, 437”) Akasya (DS, XI, 4112) yaban armudu: (< Far. yaban + emrūd + T. -u) Dağlarda veya sert toprakta yetişen bir armut türü (TS, 2, 2358)

592

yaban asması: (< Far. yaban + T. asması) Akasma (TS, 2, 2358) yaban ayvası: (< Far. yaban + ābiyā + T. -sı) bk. ayı fındığı (TBAS, 275) yabanbacı: (< Far. yaban + ? bacı) Baklagillerden bir bitki (DS, XI, 4112) yaban baklası: (< Far. yaban + Ar. bā ilā + T. -sı) bk. domuz baklası (TBAS, 275) yabandarısı: (< Far. yaban + T. darısı) Semer otu da denilen bir çeşit kamış (DS, XI, 4112) yaban defnesi: (< Far. yaban + Yun. dáfni + T. -sı) ki çeneklilerden, çiçekleri beyaz, sarı veya pembe renkli, orman ve çayırlarda yetişen bir süs bitkisi, Daphne pontica, (TS, 2, 2359) yaban elması: (< Far. yaban + T. elması) bk. elma (TBAS, 275) yaban enginarı: (< Far. yaban + Yun. ankinára + T. -ı) Deve dikeninin bir türü (TS, 2, 2359) yaban eriği: (< Far. yaban + T. eriği) Sert çekirdekli ve sert kabuklu bir tür erik, çakal eriği (TS, 2, 2359) yaban fesleğeni: (< Far. yaban + Yun. vasilikon + T. -i) Yer fesleğeni (TS, 2, 2359) yaban gülü: (< Far. yaban + Far. gul + T. -ü) Gülgillerden, çiçekleri soluk pembe, beyaz, yemişi parlak kırmızı renkte bir bitki, Rosa canina, (TS, 2, 2359) yaban havucu: (< Far. yaban + Far. hevīc + T. -u) Maydanozgillerden, kökleri yenilebilen, hayvan yemi olarak da kullanılan, yıllık veya çok yıllık otsu bitki, Pastinaca sativa, (karakavza), (TS, 2, 2359)

593

yabanî akdiken: (< Far. yaban + Ar.-î + T. ak + diken) Hünnapgillerden, yaprakları almaşık, kırmızı renkli yemişi olan bir bitki, Rhamnus frengula, (TS, 2, 2359) yabanî bezelye: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. bizélia < t. piselli) bk. cılban –1, (DS, III, 908) yabanî biber: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. pipéri) bk. güveyfeneri (TBAS, 275) yabanî ceviz: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar. cevz) bk. kokar ağaç (TBAS, 275) yabanî elma: (< Far. yaban + Ar.-î + T. elma) bk. dağ elması (TS, 1, 511) yabanî enginar: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. ankinára) Kengel, kenger, eşek dikeni, domuz dikeni, diken enginarı, büyük deve dikeni olarak da bilinen bitki (TS, 2, 2359) yabanî erik: (< Far. yaban + Ar.-î + T. erik) bk. dağ eriği (TS, 1, 511) yabanî hardal: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar. ħardel) bk. hardal otu (TBAS, 276) yabanî hindiba: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar. hindibā) bk. hindiba (TBAS, 276) yabanî ıspanak: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. spanaki) Pazı (TS, 2, 2359) yabanî incir: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. encīr) 1. ncir ağacının yabani türü, 2. Yaban inciri (TS, 2, 2359) yabanî kavun: (< Far. yaban + Ar.-î + T. kavun) bk. şal kabağı (TBAS, 276) yabanî kereviz: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar./Far. kerefs) Smyrnium türlerine verilen genel ad (TBAS, 276) yabanî kimyon: (< Far. yaban + Ar.-î + kemmūn) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, Doğu Anadolu’da yetişen, kurt düşürücü olarak kullanılan, 20-60 cm yükseklikte, çok

594

yıllık, otsu, beyaz veya turuncu çiçekli bir bitki, Zygophyllum fabago, (TS, 2, 2359; TBAS, 276; DS, XI, 4112) yabanî kimyongiller: (< Far. yaban + Ar.-î + kemmūn + T. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, yabanî kimyon, peygamber ağacı gibi bitkileri içine alan bir familya (TS, 2, 2359) yabanî kiraz: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. kerasi) Ülkemizde yetişen bir kiraz türü, Cerasus microcarpa, (TS, 2, 2359) yabanî kuşkonmaz: (< Far. yaban + Ar.-î + T. kuş + konmaz) bk. tilkişen (TBAS, 276) yabanî lahana: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. lahano) Turpgillerden, kumlu yerlerde yetişen ve sebze gibi yenen bir bitki (TS, 2, 2359) yabanî mantar: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. manitari) bk. cacık –3, (DS, III, 839) yabanî marul: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. maruli) 50-150 cm yükseklikte, sarı çiçekli, beyaz sütlü, iki yıllık otsu bir bitki, Lactuca serriola, (yağ marulu), (TS, 2, 2359) yabanî menekşe: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. benefşe) Menekşe çiçeğinin yabanî bir türü (TS, 2, 2359) yabanî mercanköşk: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. merzengūş) Mercanköşk çiçeğinin yabanî bir türü, Origanum vulgare, (TS, 2, 2359) yabanî mersin: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. mirsini) bk. tavşan kirazı (TBAS, 277) yaban inciri: (< Far. yaban + Far. encīr + T. -i) 1. Dutgillerden, Mısır’da yetişen ve kerestesi eski Mısırlılarca mumyalara sanduka yapmakta kullanılmış olan bir ağaç, 2. Bu ağacın meyvesi (TS, 2, 2359)

595

yabanî pancar: (< Far. yaban + Ar.-î + Erm. banjar) Tazeyken kavrulup yemek yapılan bir bitki (DS, XI, 4112) yabanî pırasa: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. praso) bk. çiriş (TBAS, 277) yabanî sarımsak: (< Far. yaban + Ar.-î + T. sarımsak) bk. itsarımsağı (DS, VII, 2570) yabanî sedef otu: (< Far. yaban + Ar.-î + śadef + T. otu) bk. üzerlik (TBAS, 273) yabanî sinameki: (< Far. yaban + Ar.-î + sinā-i mekkī) 5 m kadar yükselebilen, kışın yapraklarını döken, yaprakları müshil olarak kullanılan, meyveleri şişkin ve sarı çiçekli bir ağaççık, Colutea cilicica, (TBAS, 277) yabanî tere: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. tere) bk. su teresi (TBAS, 277) yabanî tirfil: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. triphyllon) Kara yonca, dağ yoncası (TaS, VI, 4181) yabanî turp: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. turb) Yaban turpu, acırga (TS, 2, 2360) yabanî tütün: (< Far. yaban + Ar.-î + T. tütün) Patlıcangiller familyasından, 3 m kadar yükselebilen, Batı ve Güney Anadolu’da yetişen, sarı çiçekli, çalı görünüşünde, zehirli bir bitkidir, Nicotiana glauca, (TBAS, 277; BTS, 697) yabanî üzüm: (< Far. yaban + Ar.-î + T. üzüm) bk. böğürtlen (TBAS, 53) yaban kabağı: (< Far. yaban + T. kabağı) bk. şeytan şalgamı (TBAS, 258) yaban keteni: (< Far. yaban + Ar. kettān + T. -i) Su keteni (TS, 2, 2360) yaban maydanozu: (< Far. yaban + Yun. makedonesi + T. -u) Baldıranın maydanoza benzeyen bazı türlerine verilen ad (TS, 2, 2360)

596

yaban mersini: (< Far. yaban + Yun. mirsini + T. -i) Fundagillerden, çiçekleri beyaz veya pembe, yaprakları taneli bir bitki, keçi yemişi, Vaccinium myrtillus, (TS, 2, 2360) yaban nanesi: (< Far. yaban + Ar. na’nā’ + T. -si) Yabanî bir tür nane (TS, 2, 2360) yaban pancarı: (< Far. yaban + Erm. banjar + T. -ı) Pazı (TS, 2, 2360) yaban pazısı: (< Far. yaban + Far. pāzı + T. -sı) Iştır (TS, 2, 2360) yaban pırasası: (< Far. yaban + Yun. praso + T. -sı) Gâvur soğanı (DS, III, 867) yaban sarımsağı: (< Far. yaban + T. sarımsağı) bk. kömüren (TS, 2, 1378) yaban sarmaşığı: (< Far. yaban + T. sarmaşığı) bk. akasma (TBAS, 277) yaban sinamekisi: (< Far. yaban + sinā-i mekkī + T. -si) bk. yabanî sinameki (TBAS, 277) yaban soğanı: (< Far. yaban + T. soğanı) Peynire de konulan, sarımsak tadında bir ot (DS, XI, 4112) yaban sümbülü: (< Far. yaban + Far. sunbul + T. -ü) Kedi nanesi (TS, 2, 2360) yaban teresi: (< Far. yaban + Far. tere + T. -si) Horozcuk otu (TS, 2, 2360) yabantırak: (< Far. yaban + “-tırak” eki) Sulak yerlerde yetişen bir tür dereotu, Anethum graveolens, (TS, 2, 2360) yaban turpu: (< Far. yaban + Far. turb + T. -u) Turpgillerden, kökü ve yaprakları baharlı, beyaz çiçek açan bir bitki, Raphanus raphanistrum, (TS, 2, 2360)

278) yağ marulu: (< T. zehirli ve çok yıllık bir bitki. “< ET. 2360. 4123. tırmanıcı. maruli + T. 4123) yağlı ot: (< T. yağlı + ağaç) Bir turp çeşidi (DS. 157) yağardıç: (< T. yağlı + dürülü) Marul (DS. yağlı + Erm. 3343) Kocayemiş (DS. Scrophulariaciae. çiğ yenilen bir bitki (DS. yağlıca) 1. XI. XI. emrūd + T. TBAS. 2. 3. 2. (TS. 4121) yağlıca: (< T. 895”) Güzel kokulu. ya mā / yā mā. 4121) yağlıcak: (< T. XI. Clauson. yağlıcak) Kırda yetişen. geniş yapraklı. -i) Patlıcangillerden. XI. yenilen bir ot (DS. Püren de denilen yeşil süpürge otu. yağlık) Yer elmasına benzer. yağ + ardıç. XI. 4116) yağlaç: (< T. lkbaharda yetişen. (DS. XI. 278) yağma: (< Far. yağlı + ot) bk. XI. MBTS. 2365) lkbaharda kendiliğinden yetişen ve yemeği yapılan bir bitki. TBAS. yağlı bir ardıç çeşidi (DS. 4808) yağlımancar: (< T. 3. XII. XI. 4122) yağlık: (< T. mor çiçekli. yağlı + ısırgan) Sukestane otu. -u) Bir armut çeşidi (AA. yaban + yāsemen + T. yumru köklü bir çeşit bitki (DS. 278) yabru armudu: (< ? yavru + Far. köşeli gövdeli. -u) Yabanî marul (TS. 4122) yağlı dürülü: (< T.597 yaban yasemini: (< Far. 2 m kadar yükselebilen. kayalık ve sert topraklarda biten. sulak yerlerde ve çit kenarlarında yetişen. Stipites dulcamara. sapı çiğ olarak . banjar) Yemeği yapılan bir ot (DS. 4122) yağlıısırgan: (< T. yalı otu (TBAS. yāğ. yağ + Yun. 2.

“< yağmur < yağ. yakı < yak-mak. yakı + sakızı) bk. -ı) bk. kırmızı veya pembe çiçekli. (TS. BTS. (TS. 3348”) Kabukları yakı olarak kullanılan defne türünden bir ağaç. “< ET. yakı + otu) Küpe çiçeğigillerden. yalancı + Yun. 4130) yalancı akasya: (< T. 278) yağ şalgamı: (< T. Daphne quidium. beyaz çiçekli. (TS. BTS. 5-10 m yüksekliğinde. XI. -sı) Acı bakla (TS. bā ilā + T. 2373. 2. 279) yalancı çiriş: (< T. is. yağmur + bastığı. 439. yal an. çok yıllık. TBAS. 698) yakı sakızı: (< T. Eren. pipéri) Akdeniz ülkelerinde süs ağacı olarak yetiştirilen. kışın yaprak dökmeyen. 3. 25 m kadar boylanabilen. 278) yakı ağacı: (< T. Yahudi + Ar. (TS. 279. çiriş otu (TBAS. çiçekleri kabızlığa karşı yatıştırıcı ve safra arttırıcı olarak kullanılan bir ağaç türü. karahurma (TBAS. acacia. Clauson.598 yağmurbastığı: (< T. küçük şalgam (TS. is. Esmer mavi renkli ve müsilajlı bir görünümü vardır. Epilobium. yalancı + Far. 2370. 1432) Yahudi baklası: (< öz. MBTS. 699) yalancı biber: (< T. yaklaşık 60 cm kadar boylanabilen. Schimus mollis. sarımsı çiçekli küçük bir ağaççık. yalancı + Fr.+ -mur. 279) yakmuk: (< T. küçük bir süs bitkisi. yakmuk) Asma yaprağı (DS. ħurmā + T. 2373. 2. sulak yerlerde yetişen. MBTS. yakı + ağacı. 2366) Yahudi hurması: (< öz. yağ + Far. 3353”) Baklagiller familyasından. Yağmurlardan sonra ortaya çıkar. 2. TBAS. Robinia pseudoacacia. sirīş) bk. 2368) yakı otu: (< T. 279) . -sı) bk. Yahudi + Far. (Allahekmeği). 2. “< ET. otsu. 903”) Mavi alglerden bir Nostoc türü. yakı otu (TBAS. (TBAS. 3. şal am + T. yol kenarlarında süs bitkisi olarak kullanılan. 2. 2.

yapraklarını dökmeyen erkek ve dişi kozalakları ayrı ayrı bitkilerde bulunan bir çalı ya da ağaç türü (BTS. za’ferān) bk. 4139) yalancı kenevir: (< T. 2. dağ sümbülü (TBAS. 279) yalancı safran: (< T. 2373) yalancı porsuk bitkisi: (< T. 261) . 280) yalangı: (< T. 279) yalancı havacıva: (< T. 279) yalancıkeçi: (< T. (TBAS. küçük bir ağaç. (TBAS. renk otu (TBAS. + T. yalancı + Yun. aspir (TBAS. meyveleri olgunlukta sarı renkli. yalancı + Yun. Melia azedarach. 15 m kadar boylanabilen. ağacı) Ege ve Akdeniz bölgelerinde yetiştirilen. portugal + T. karabaş otu yalancı öd ağacı: (< T. yalancı + Ar. 699) yalancı portakal ağacı: (< T. 279) yalancı ısırgan: (< T. emzik otu (TBAS. hevā + Far. bataklık süseni (TBAS. XI. yalancı + porsuk + bitkisi) Porsukgiller familyasından. OAAD. lavanda + T. ağacı) Kalembek (TS. yalancı + Ar. tesbīĥ + T. yalancı + Far. ‘ūd < Hintçe. Ağz. yalancı + Ar.599 yalancı eğir: (< T. yalancı + ısırgan) 100 cm kadar yükselebilen. ağacı) bk. yalancı + t. ákoron) bk. sunbul) bk. kannavi) bk. 280) yalancı sümbül: (< T.cį ve) bk. bir yıllık. yalankı) Dağlarda biten ve süpürge yapılan bir ot (DS. yalancı + Ar. 4139. (And.: yalanı. 279) yalancı lavanta çiçeği: (< T. XI. 280) yalancı tespih ağacı: (< T. yalancı + Fr. çiçeği) bk. tüylü. Ballota nigra. ayı elması (TBAS. jį ve. yalancı + keçi) Erguvan ağacı ve çiçeği (DS. pennat yapraklı. yalangı). otsu ve kırmızı çiçekli bir tür.

4139) yaldaş: (< ? yal + T. (And. (yağlı ot). 2377) yamaneyisi: (< T. 3355”).600 yalangoz: (< T. Lamium Amplexicule Labiate. Mürver ağacı. XI. yandıran) Köpek üzümü. 3362). 4153) yanabidildamak: (< ? ) Beyaz ısırgan otu.: yandak) Baklagillerden. (TBAS. XI. 4163) . 4143) yaldıran: (< T. (And. Ağz. 3. 3. 3.: yalankoz) 1. 3361) Bir elma cinsi (ST AT. “< Yun. Yalova + Fr. sarımtırak küçük tohumlarından kudret helvasına benzer bir madde elde edilen bitki. Alhagi maurorum. 3354) bk. 3. yanal < yan+al “yan tarafta olan. yanalak) Bir yanı çökük kavun. 145) yalı otu: (< Yun. Ipomoea stolonifera. MBTS. kökü bulunamamıştır. yalangoz). muscat + T.: yalotu) Güney Anadolu sahillerinin kumluklarında yetişen. otu. XI. -daş. yaldıran < yal-dır-an. yalos ‘yalı’. karpuz (DS. 4160) yandık: (< ? yandık. 269) yanalak: (< T. XI. 3352) Bir üzüm çeşidi (DS. Solanum nigrum Solanaceae. XI. (TS. Aylandız da denilen. 2382. “< yal “kökü belli değildir”. -i) Bir çeşit üzüm (TS. Ağz. MBTS. yalos + T. Ağz. sıcak ve kurak bölgelerde yetişen. it üzümü (TBAS. 4149) Yalova misketi: (< öz. suda yetişen. 2. 3. beyaz veya sarı çiçekli bir tür. XI. 4159) yanal: (< T. MBTS. 280) yandıran: (< T. 192. (DS. (DS. XI. yana düşen”. yaman + iyisi) Şalgam (DS. 2. kerestelik bir ağaç (DS. TBAS. MBTS. DS. 280. (And. 2. is. otsu. bir veya çok yıllık. MBTS.

duvarlar üzerinde gelişen. Erz. karbon özümlenmesi. yapraħ. DS. 2. ST AT. 2. ZBK A. XI. BTS. 4168) yanıkızıl: (< T. 2391. . yanı + kara) 1.A. Börülce. 2. XI. XI. Ka. TBAS. Ağz. Nişanyan. (TS. 4177. Folium. XI. yanı + kızıl) Bir yanı kızarık yaz armudu çeşidi (DS. XI. yarpaħ. 71. yaprak + Yun. ADYA. Clauson. 4178) yarpaħ armudu: (< T. 281. 4177) yapıldak: (< T. yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. ağaç kabuklarının yüzünde halı tüyleri gibi sık biten kara yosunları (TS. yaprag. Parietaria. 502. DS. 2392) yaprak mantarı: (< T. XI... yapıldak ?) Sıcak. OAAD. 365. 14. 158) yaprak (I): (< T.Y. 193. EYAD.Y.601 yandıraz: (< T. XI. AA. yarpak) Bitkilerde solunum. bir veya çok yıllık. yaprak) Bodur meşe ağacı (DS. 2. 281) . (And. 702. 45. 140. yapraklı + kara + ? yosun + T. 335. yapılcan) Dikenli ardıç (DS. 106) yaprak (II): (< T. 3. DS. GD AT. XI. SA. 12. Krş. 4164) yanıkara: (< T. MBTS. 269. -u) Bir armut çeşidi (AA. 4168) yapılcan: (< T. yumuşak tüylü.: yapık. 492). terleme gibi olayların oluştuğu. 4177) yapışkan otu: (< T. 163. 4163) yangak: (< T. 334. II. 286. otsu ve yaprakları yapışkan bir bitki. 4179) yapraklı kara yosunları: (< T. yaprak + Far. 879. XI. çoğu klorofilli. 312.. emrūd + T. 82. yaprak < ET. TAYA. 352. 99. 4189. 76. K AT. XI. yapur ak < yapur-. 97. III.A. 158. enli ve çok yapraklı bir çeşit kamış (DS. 2389. yandıraz) Mültüme de denilen bir bitki (DS. kayın mantarı (TBAS. Fasulye (DS. DS. 194.A. ETA. yanak < ET. manitari + T. -ı) bk. 224. yaŋak. 4181. yapışkan + otu) Isırgangillerden. (TS. bataklık yerde yetişen. 3361) Ceviz (DS. XI. yarbak. -ları) Kayaların. EYA. 68.

2. 4371) yavruağzı: (< ? yavru + T. açan + otu. baş) Çayırda yetişen. şeft-ālū) Eti çekirdeğinden kolayca ayrılan şeftali (TS. (TS. BTS. kırmızı veya sarı renkli çiçekleri güzel kokulu olan bir ağaççık. 753) yasmık: (< T.602 yaraaçan otu: (< ? T.A. 3. yāsemen) Zeytingillerden. MBTS. 4205) yavrubaş: (< ? yavru + T. 281) yara otu: (< ? T. güzel kokulu bir bitki. TBAS. ince başaklı. 4186) yarma şeftali: (< T. 3. yarma + Far. otu) Halk arasında yaralara iyi geldiğine inanılan bitki (TS. 4189) yarpuz: (< kökü belli değildir. yara + T. az veya çok tüylü. “< yara ‘yar-mak’ fiilinden türemiş olduğu şüphelidir. 2394) yarkökü: (< T. “< yavru ‘kökü kesin olarak belli değildir’.: yavrağzı. 3371”) bk. 975) Mercimek (TS. “< ET. 2404. 4205) . 3388”). 2404. MBTS. 2. XI. çiçekleri birbirinden ayrı halka durumunda. XI. kışın yaprak döken veya dökmeyen.. Jasminum. (And. beyaz. yara + T. Gaz. 3379) Ballıbabagillerden. yer yarığı’. 281. nane türünden. TaS. Ağz. 2402) yarnaz: (< ? ) Kırmızı buğday da denilen bir çeşit buğday (DS. 3371”) Havuç (DS. 2. 3. VI. 704. 2. yavraz) Sarı çiçekli bir kır bitkisi (DS. ağ(ı)zı. yasmık < yas-muk. MBTS. 2402) yasemin: (< Far. yavruağız. düğün çiçeği (TBAS. Clauson. XI. 3. yar + kökü. MBTS. XI. 2. kısa saplı. çayır otuna benzer bir ot (DS. III. Mentha pulegium. (TS. yār ‘dik ve derin uçurum.

4207. mercanköşk (TS. Eski Kıpçakçada da yavşan olarak geçer. 4210) yayla çayı: (< T. (TS. 2. ateş düşürücü.: yavsun. Räsänen *yabı-ş-ğan biçiminden geldiğini yazmıştır. Ağz. 2416) yaylagüzeli: (< T. XI. 4229) yayılgan: (< T. . yay + Far.: yaykın. otu. “< yavşan Orta Türkçeden başlayarak kullanılır: yabçan. özel kokulu çok yıllık ve otsu bir bitki. 706. 4407. 3. < ET./ yapış. yavşan + T. 4209) yaygın: (< T. yavşağan) Sıracagillerden.kökünden yola çıkılabileceğini söylemiştir. 2. katmer yapraklı bir bitki (DS. bir. yabçan-yavçan ‘kökü kesin olarak belli değildir’. 282) yayla çiçeği: (< T. Eren. Helichrysum. yayılgan) Sarmaşık (DS. (TS. yayla + ? kekik + T. Türkiye’de 20 kadar türü yetişen. TaS. yekin) Kızılağaç (DS. XI. Erz. yayla + Çin. XI. 158) yayarmudu: (< T. TBAS. KMYA. III. 2. 3388”). VI. kırmızı çiçekli. 2416) yayla kestanesi: (< T. 3391”) bk. yaygın).A. dağ çayı (TBAS. yayla + güzeli) Boncuk gibi. DS. -u) Erken olgunlaşan bir çeşit armut (DS. STJa *yabış. kurt düşürücü. yavçan. 3. Artemisia. XI. 4212) yayla kekiği: (< T. -ı. sıtmaya karşı ve iştah açıcı olarak kullanılan. çay + T. XI. -i) bk. iki veya çok yıllık. yayla . otsu veya çalımsı bir bitki. yayla + çiçeği) Çiçekleri sarı renkte. çiğdem (TBAS. 4211. yayla + Yun. DS. 2416) yayla gülü: (< T. yayla + Far. gul + T. 282. 282) . -ü) bk. MBTS. -si) bk.. kastania + T. (And. BTS. MBTS. 2. 444. ölmez çiçek.603 yavşan otu: (< T. 4206. ölmez çiçek (TS. “< ET. XI. 2413. (And. mavi ve beyaz renkte çiçekler açan. 336. AA. emrūd + T. Ağz. küçük. Pritsak ise yavşan’ın yap-ış-çan’dan geldiğini ortaya atmıştır. 316.

yazı + Erm. XI. 223-229) yayla tütünü: (< T. manitari + T. 4217) yazlık buğday: (< T. -ı). yazlık + buğday) lkbaharda ekilen. XI. banjar + T. 283) . (Duran. “< ET. 223-229) yayla yavşanı: (< T. 4217) yazı mantarı: (< T. yazı + Yun. yedi + damar + otu) bk. MBTS. 4214) yazılı: (< T. 283) yayla sarımsağı: (< T. 2417) yayoħu: (< T. 4218) yedi damar otu: (< T. yayla + tütünü) Bitkinin yaprakları kurutulup tütün olarak kullanılır. evlek mantarı (TBAS. 1. 2. Kokuları da birbirine çok benzemektedir. XI. Yörenin yaylalarında yetişmesinden dolayı “yayla tütünü” denilmiştir. yay + oku) Öküzkuyruğu da denilen bir bitki (DS. Ağz. yazılı) Börülce (DS. 4217) yazılı incir: (< T. yayla + yavşanı) Tüylü dalak otu (TS. yaz + kış + gövdesi. encīr) Olgunluktan yarılmış. küçük taneli. bağa (TBAS. (Duran. yayla + otu) bk. XI. 4217) yazkışgövdesi: (< T. Solenanthus stamineus. 1082”) Meyve ağaçlarının gövdesinde biten asalak ot (DS. Yörenin yaylalarında yetişen bu bitkiye “yayla sarımsağı” denilmiştir. XI. yazılı + Far. 283) yazıpancarı: (< T.604 yayla otu: (< T. sert bir çeşit buğday (DS. yayla + sarımsağı) Bu bitkinin cinsi ile kullandığımız sarımsağın cinsi (Allium sativum) aynıdır. ölmez çiçek (TBAS. kövdöŋ ‘gövde’. yemeği yapılan yeşil otların tümü (DS. XI. (And.: yazupancarı) lkbaharda kırda biten. -ı) bk. patlıcan inciri de denilen mor renkli incir (DS.

AVA. Nişanyan. VI. otu) Sancı.: yemişan) Gülgillerden. 2. ncir (TS. yumurtamsı biçimde ve kenarları dişli olan.. XI. yermük. OAAD. meyve.+ miş. döllenme sonunda çiçeği meyve yapraklarından oluşan ve tohumu taşıyan organ. 451. 339. MBTS.A. XI. AA. Ağz. 4238) yel otu: (< T. XI. yelmiyh. 88. “< yellim ‘ses taklidi kelime’. Erz. (And. 4223) yeleşik: (< T. Eren. yaprakları . kasımpatına benzer. kara. Ağz. XI. Clauson. 2430. 503. XI.605 yedideli: (< T. . 2430. (And.Y. 4242) yemlik: (< T. dikenli bir bitki (TS. yeğen + aşısı) Bir çeşit kayısı ağacı (DS. yellice) bk. yel + kovan + otu) Sardunyaya benzer yabanıl bir bitki (DS. 3. XI. eğir kökü (TBAS. 14. 4237) yelmeşük otu: (< ? yelmeşük + T. XI. yelmük. 2. yelmik.: emlik.. yémiş “meyve” < ye. 4602) yemişen: (< T. 4221) yegenaşısı: (< T. DS. yeleşik < yerleşik) Tatula da denen bir bitki (DS. kök karanfil (TBAS. yimlik) Papatyagiller familyasından. ağrı gidermede ve tahtakurularına karşı kullanılan bir ot (DS. DS. 4236) yellice: (< T. 352. yaprakları kısa saplı. 934). 4242. XI. 2. yemliyh. yelebük. yemiş + -(e)n. Bitkilerde. Krş. 495) 1. Eren. 452). GD AT. meyvesi elmaya benzeyen. III. yel + otu) bk. yedi + deli) Türlü renklerde açan. 4239) yemiş: (< ET. kokusuz bir çiçek (DS. yemlik < yém < yé-. TaS. 3402”) Mor çiçekli dikenli bir ot (DS. XI. 4233) yelkovan otu: (< T. 98) yelpenek: (< ? ) Hıyar (DS.A. 283) yellimkara: (< yellim + T. 262.

III. TBAS. 284. 3. XI.A. yerebatan (DS. ana vatanı Çin ve Japonya olan. sulu ve mayhoş yemişi olan her dem yeşil bir ağaç. XI. AVA. 2. (And. DS. aken tipi meyve taşıyan. Erz. 4253. II. şam’ + T. yer + Far. 3408”) 5-10 cm yüksekliğinde. yere + geçen) bk. III. Pimenta officinalis. XI. DS. 4250) yerekaçan: (< T. erik büyüklüğünde. 2432. yį r. tūt + T. 707. XII. 750) yepel: (< ? ) Kırda yetişen. yere + batan) Havuç (yeregeçen. XI. sarı renkli. Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen bir bitki. XI. 748) yenibahar: (< T. K AT. bir ya da çok yıllık otsu bitkiler (TBAS. (DS.. BTS. XI. DS. DS. çiçekleri uzun bir sap üzerinde bulunan. 2. (Malta eriği). “< ET. 246. 4250) yerebakan: (< T.A. (TS.606 ipliksi ve paralel damarlı. ülkemizde 18 türle temsil edilen. (TS. behār) Mersingillerden. 2. iri çekirdekli. yeni + Ar. Ağz. V. 4250) yeregeçen: (< T. 2437. XI.. 4248. yer + Ar. 353) yer çamı: (< T. 4243. 708. BTS. limon sarısı renkli. ETA. III. dunyā) Gülgillerden. 2431) yenidünya: (< T. Gaz. yerebatan (DS. 4250) yerebatan: (< T. AAT. 339. -ı. 4250) . yerekaçan).A. Ajuga chamaepitys..: yerebaħan) Küpeçiçeği gibi. bir yıllık. -u) Böğürtlen (DS. 140. . 265. 4245. yeni + Far. Gaz. (TS. 1739. ülkemizde kültürü yapılan. yere + kaçan) bk. XI. baş aşağı çiçek açan bir çeşit kır çiçeği (DS. otsu bir bitki. terletici veya yara iyi edici olarak kullanılan. toplanıp yenilebilen gümüş renkli bir ot (DS. Eriobotrya Japonica. XI. 4819. BÜYA. yere + bakan). 4248) yepelek: (< ? ) Yulaf (DS. MBTS. kuvvet verici. 621. 284) yerdutu: (< T.

AVA. 2437. yer + Far. (TS. yer + T. 2439) yermeseri: (< T. -ı) bk. (TS. DS. hlk. XI. otsu bir tarım bitkisi. 208. XI. -ı) Baklagillerden. manitari + T. 4249. 285) . hayvanlarda zehirlenmelere neden olan. yer + Ar. vasilikon + T. 2. AA. sürüngen gövdeli bitki. bīşa + T. 4251) yer iğdesi: (< T. sarı çiçekli. yer + elması). küpelisi) Küpeçiçeğine benzeyen. XI. 2438. Dalak otu. yer + iğdesi) bk. yer + Yun. XI.607 yer elması: (< T. 246. yer + Yun. 4250. 2. 285) yer incisi: (< T. BTS. yer + Ar. -si) 1. Mercurialis. 2439) yermeşik: (< ? ) Gelincik (DS. 4253) yer narı: (< T. yer + Far. 4539) yerküpelisi: (< T. KBAYA. -ı) Cistus türlerinin köklerinde parazit olarak yaşayan bir bitkidir. yer palamudu. 2438. 4253) yer meşesi: (< T. 377) yer fesleğeni: (< T. 2. 709) yergöbeği: (< T. domalan (TS. yer + göbeği) Bakla tarlasında köklerden beslenen bir asalak ot (DS. 2. XI. yer palamudu (TS. otsu veya odunsu. kök sapları yumru durumunda olan bir bitki. (And. mesir + T. tek yıllık.: yer alması) Birleşikgillerden. -si) nci çiçeği (TaS. 2. 285) yer fıstığı: (< T. VI. bahçede yetiştirilen bir çiçek (DS. T YA. XI. fustu + T. Arachis hypogaea. çıçırgan (TBAS. DS. TBAS. 159. (TS. Cytinus hypocistis. -i) Sütleğengillerden. 10-50 cm yükseklikte. çiçekleri döllendikten sonra toprağa gömülerek meyve veren. nār + T. -i) Ak erik (DS. inci + T. (TBAS. Helianthus tuberosus. 2. Kurtluca. 4253) yer mantarı: (< T. Ağz. yer + Çin.

adamotu (TBAS. 2441) yeşillik: (< T. 4254) yer yenidünyası: (< T. 116) yeryumurtası: (< T. 4254) yer sarmaşığı: (< T. hlk. 4256) . (And. yer + yaran) Bir çeşit mantar (DS. yer + sarmaşığı) Gebre otugillerden. XI. -sı) bk. palamudi + T. pipéri) Yeşil renkli taze. yer meşesi (TS. 285) yer somunu: (< T. aslankuyruğu (TS. Sebze (DS. dunyā + T. 4253) yer palamudu: (< T. 2440) yersakızı: (< T. 2. duvar diplerinde yetişen bir bitki. nemli yerlerde. -i) Yer meşesi (TS. şa ā’i + T. Hıyar. yer + otu). yer + Yun. yeşil + Yun. balluŧ + T. 2. Dalak otu. psomion + T. 285) yer şakayığı: (< T. yer + Ar. 2.608 yer otu: (< T. Cleome. yer meşesi. yer + sakızı) Kökünden kara renkli sakız çıkarılan bir ot (DS. 4254) yeşilbiber: (< T. yeşillik). I. Ağz. 2. 2. -u) bk. 2. ağ yonca –1. yer + Ar. 2. -u) 1. yer + yumurtası) Patates (DS. yer + Far. yer + ? yonca + T. serv + T. ayı gülü (TBAS. yer çamı (TBAS. 37) yeryaran: (< T. -sı) bk. -ı) bk. XI. XI. 2440) yer pelidi: (< T. (And. (TS. yer + yeni + Ar. 285) yer yoncası: (< T.: yir otu) Havuç (DS. sivri ve dolma biber (TS.: yişillik) 1. praso + T. -sı) bk. Ağz. domuzağırşağı (TBAS. XI. (DS. -si) bk. yer + Yun. yer + Yun. Kurtluca. 2440) yer pırasası: (< T. XI. 2440) yer servisi: (< T.

kokusuz. ölmez çiçek (TBAS. 10-20 cm yükseklikte. XI. Arisarum vulgare. cücek + T. DS. 496. Ağz. XI. bā ilā + T. gul + T. boğa dikeni (TBAS. kırmızı başaklı bir çeşit ot (DS. yeşil + soğan). 4265) yılan çiçeği: (< T. yılan + boncuğu) bk. 286) yılan gülü: (< T. DS. (And. yılan + Ar. Batı ve Güney Anadolu’da bulunan. XI. yığınç) Isırgan otu (DS. 4262) yılanbaklası: (< T. < “ET. DS. Clauson. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. 930”) Fiğe benzer bir bitki (DS. 2. 88. kayalık yerlerde biten enli. (TBAS. çiçekleri karanfile benzeyen. yılan + dili) Küçük eğrelti otu. 286) yılandili: (< T. 4264) yılanbıçağı: (< T. XI. VII. 286) yılanburçağı: (< T. -i) Yılan otu da denilen.609 yeşil soğan: (< T. 2448. çok yıllık ve otsu bir bitki. yılan + çiçeği) Mide ve barsak hastalıklarına iyi geldiği sanılan. yılan. (TS. 285. (TBAS. Nişanyan. yılan + Far. yılan + dikeni) bk. XI. yılanbıçağı (DS. uzun parlak yapraklı. Ophioglossum. yılanyastığı (TBAS. 2.: yeşil sögan) Yeşil soğan (DA. Dracunculus vulgaris. bk. -ü) bk. yılan + burçağı) 1. yılan + bıçağı) Genellikle mezarlıklarda. 4265) yılan dikeni: (< T. yılan + Far. 2448) yılanekmeği: (< T. -sı. 2. kıvrımlı eğrelti otunun bir türü (TS. XI. 118) yığınç: (< T. Yaban baklasına benzer bir bitki. sarımsağa benzer yumrulu. 2517. 4264) yılancücüğü: (< T. yılan + ekmeği) Yaprakları uzun saplı ve ok biçiminde. 4264) yılanboncuğu: (< T. 286) . yumruları süs bitkisi olarak dış ülkelere satılan.

yılan + yastığı) Yılanyastığıgillerden. XI. çok yıllık. 2448. (TS. yıldız + Yun. 4266) yılan otu: (< T. XI. DS. yılan + otu) Kökü yılan sokmasına karşı kullanılan. anison + T. BTS. basit ya da parçalı yapraklı. 2. 287. yılan + yastığı + -giller) Bir çeneklilerden. llicium anisatum. yıldız + çiçeği) Birleşikgillerden. danaayağı. ülkemizde 11 türle temsil edilen. Clauson. yakıcı ve acı bir öz su bulunan. yıldız + kökü) Yer elması (DS. esmer-yeşil çiçekli ve otsu bir bitki. cinsleri içine alan bir bitki familyası (TS. -ı) Gövdede oluşan şişleri iyileştirmek için üstüne konulan bir ot (DS. XI. 922”) Manolyagillerden. XI. -i) Zakkumgiller familyasından her mevsim yeşil olma özelliğini koruyan odunsu bir bitki (TS. çok yıllık. yultuz. (dalya). 712.610 yılan kökü: (< T. yāsemen + T. kurtpençesi (TBAS. banjar + T. 2. mısır koçanı şeklinde çiçeklenen. -u. 286) yılankuyruğu: (< T. yılan kuyruğuna benzeyen ve sarmaşık gibi uzayan bir ot (DS. Dracunculus vulgaris. 2449) yıldız çiçeği: (< T. zehirli bir bitki. (TS. çiçekleri katmerli. “< ET. DS. 2. yılanyastığı vb. BTS. yaprakları sebze olarak kullanılan. Dahlia. kök sapında süt görünüşünde. yıldız biçiminde ve türlü renkte bir süs bitkisi. yılan + kökü) bk. 2448. meyveleri zehirli bir ağaççık. 2. XI. 4268) yıldız yasemini: (< T. 4266) yılanyastığıgiller: (< T. 286. yıldız + Far. sulak ve nemli yerlerde yetişen. TBAS. 712) yıldız anasonu: (< T. Japonya’da yetişen. yumrulu. bakka tipi meyveleri olan. 4266) yılanyastığı: (< T. yılan + Erm. 2450) . (TBAS. Aristolochia hirta. 15-50 cm yükseklikte. 2449) yıldızkökü: (< T. (TS. yılan + kuyruğu) Baharda biten. silindrik köklü. 2. 4266) yılanpancarı: (< T.

-cik) Meşe (DS. 621. XI. yivdin) Frenk üzümü iriliğinde meyvesi olan zehirli bir bitki (DS. Galium.düşmüştür. XI. TBAS. XI. AA. 2456) yoksul buğday: (< T.: yiğdin. Yunan) Yunan buğdayı da denilen iri başaklı bir çeşit buğday (DS. Kökünü açık olarak bilmiyoruz. KBAYA. yoğurt + otu) Kök boyasıgillerden. Türkçe yonca biçiminin yorınca’dan geldiği açıktır. (And. yoğurtçuk) bk. göbek) yi çeşit yemeklik mantar (DS. bir yıllık veya çok yıllık otsu bitki. XI. Kaşgarlı Mahmud’a göre Orta Türkçede yorınçğa biçimi geçer. XI. 288. ak renkli. 4276) yoğurt çiçeği: (< T. 4283. Ağz. DS. 4271) yidin: (< ? ). Trifolium. 457) Baklagillerden. ST AT. yaprakları genellikle üç yaprakçıklı olan bitkiler. XII. ETA. II. bir veya çok yıllık. 287) yoğurt otu: (< T. 4288) yonan: (< öz. 2. KYA. kara kılçıklı bir çeşit buğday (DS. 4294) . kavuna benzeyen. yoksul + buğday) Başağı dört köşe. (TS. 2. XI. AVA. güzel kokulu ama yenilmeyen meyve (DS. 159) yiğilcik: (< ? yiğil + T. 237. 2462. Oğuzlar ise yorınca biçimini kullanırlar. Manisa lâlesi (TBAS.611 yıllığıç: (< ? ). 2. 2456) yoğurtçuk: (< T. başak durumundaki çiçekleri kırmızı veya mor renkli. (And. is. Bu biçimde -r. 713. otsu. yivdim. Ağz. 4276. 197. 107) yongöbek: (< ? yon + T. Bitki adlarında kullanılan –nçğa ekiyle yapıldığı anlaşılıyor. ülkemizde 95 kadar türle temsil edilen.: yıllıgıç) Şamama. yoğurt + çiçeği) Papatya (TS. Eren. (TS. EYAD. 4823) yonca: (< Eski Türkçede yorunçğa olarak kullanılır. BTS. 246. çiçekli dal uçlarında sütü kestirmekte kullanılan bir maya bulunan. 170.

yosul) Tallı bitkilerin. 3440) Meyvesiz ağaç (DS. çime benzer bir çeşit ot. 265. ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad (TS. Yucca + ağacı) bk. XI. XI.: ılaf. 288. DS. 3. DS. Buğdaygillerden. (And. 2. BTS. Krş. Avena sativa. Clauson. (TBAS. 2. Bu bitkinin tanesi. 4299) yoz: (< ET. DS. 4825) yumru: (< T. Ağz. en çok hayvan yemi olarak yetiştirilen. 714. Eren. Dimitrieva’ya göre Ermeniceden alınmıştır. ulaf. Ekşi yaban eriği. 714. 4298. Ağz. XII. STJa. yosmuk. (And. yumru + kara) Bir çeşit kara üzüm (DS. bir yıllık. 307. çoğu sularda yetişen.: yorduma) Lâle. 3438”). (And. DS. birinci bölümünü Farsçada arpaya verilen cau adıyla birleştirmiş. 288) yosun: (< kökü belli değildir. otsu bitki. yum ak < *yum-. Festuca. XI. 497). 4297. 4302) yuka ağacı: (< Lat. MBTS. 4825) yumak otu: (< T. (TS.612 yonuz eriği: (< ? yonuz + T. 33. 283) yumak: (< ET. Ağz. avize ağacı (BTS. 4316) yumrukara: (< T. 2. yumak + otu) Kaya aralıklarında yetişen. eriği).TBAS. T YA. 3. XII. 4295) yordanlı: (< ? yordan + T.. MBTS. 500. yumru) Domates (DS. 457). 2465. Nişanyan. 2. XI. -lı ‘yordamlı’.: yonuz erī) 1. GBAA. KMYA.A. 2464. (And. XI. 63) yulaf: (< Tzitzilis’e göre Rumcadan alınmıştır. 227. BTS. XI. yem” biçiminden getirmiştir. yoz “kısır”. yolaf) 1. 3. yilaf.: yoğsun. 3440. 2469. VII.Y. “< yordam ‘kökü bulunamamıştır’. gelincik (DS. XI. 936) bk. yumak otu (DS. AAT. nemli topraklar ve ağaç gövdeleri üzerinde yaşayan. MBTS. Malta eriği (DS. 4316) . ikinci bölümünü ise Arapçadan kalma Farsça alaf “ot. Ağz.

iki yıllık. -ı) Çok lezzetli bir mantar çeşidi (DS. MBTS. 3. 3. 498”) Yüksük otu. sarı ve kırmızı çiçekleri olan. XI. kralkandili denilen bir ot.613 yumrut: (< ? ) Üvez meyvesi (DS. 4334) yüsüre: (< yüsrü “kökü bulunamamıştır”. 462. ülkemizde dokuz türü bulunan. XI. yuŋ. (DS. “< ET. 717. manitari + T. Yusuf + Ar. BTS. XI. yumurta + Yun. MBTS. kök boyası (TBAS. Nişanyan. 3454”) Sığırkuyruğu. yumurta + boyası. 3444) Anasonun arasında yetişen kokulu bir bitki (DS. yumuk) Açılmamış çiçek. yımırtğa/yumurtğa < *yumurt. 288. XI. 3. Eren. Yusuf + Yun. (TS. 4316) yumurca: (< T. 3. Digitalis purpurea. yüksükçük. yüksük + otu) Sıracagillerden. 2480. is. yumurca < yumruk + ca. 4328) yüksük otu: (< T. yüksük biçiminde. XI.< *yum-. 4317) yumurcak: (< T. 288) yumurta boyası: (< T. (DS. XI. kişniş (TBAS. otsu bir bitki. is. gül goncası (DS. 4328) yün otu: (< T. MBTS. “< ET. 4318) yusufu: (< öz. Verbascum scrophulariaceal. 288) yumurta mantarı: (< T. 3458) Yasemin (DS. yün + otu. 3444) bk. TBAS. XI. 938”) bk. (yüksükçük). 4331) yüsüfefendi: (< öz. -î) Limon (DS. DS. yüksük < yik ‘dikiş’ + -sik eki. “< ET. yumurcak < yumruk+ cak. aféndis) Mandalina (DS. Digitalis purpurea. 4322) yüksükçük: (< T. XI. 4334) . XI. 2. MBTS. 4316) yumuk: (< T. XI. Clauson. kalp hastalarında dijitalin adıyla kullanılan bir alkaloit veren.

2. 2496. 780. 2. er dişi. çiçekleri ışınsal ya da tek simetrili. XI. MBTS. Nerium oleander. BTS. 499) Zambakgillerden. (TS. 2495. XI. -giller) ki çeneklilerden. otsu ya da ağaçsı bitkiler (TS. otsu. 4345) zambak: (< Ar. çiçekleri tekli. Türkiye’de 6 türü bulunan. 719. kıldı) Çalı cinsinden bir bitki (DS. kapsül. soğanlı. UA. yaprakları karşılıklı ya da dairesel. zanba + T. süt içeren. bakka ya da eriksi tip meyveleri olan. Erz. çiçekleri beyaz veya pembe renkli. zanbak. Cezayir menekşesi gibi türleri içine alan.. 719.614 -Zzabıt: (< Ar. III. çok yıllık. . 2. DS. 3. ışınsal simetrili. XI. III. ovaryum alt ya da orta durumlu. TBAS. zakkum. Eren. 2497. kapsül ya da nadiren bakka tipi meyveleri olan. Lilium candidum. 6 m kadar yükselebilen. ülkemizde 43 cins ve 420 kadar türle temsil edilen. 4340) zaguda: (< ? ) Soğanın küçüğü (DS. KYA. 2495. çok yıllık. BTS. Gaz. za ūm) Zakkumgiller familyasından. dik ya da tırmanıcı gövdesi olan.A. 4344) zalıkıldı: (< ? zalı + T. 150. sa’tar. 352) zakkumgiller: (< Ar. 719) . za ūm + T. TBAS. 90-100 cm yüksekliğinde. 4831. çanak ve taç yaprakları 5 parçalı ve parçalar birleşik. -giller) Bir çeneklilerden. çok yıllık bir süs bitkisi. 3465) Süpürgeotu (DS. folikül. BTS. kara kekik (TBAS. Akdeniz ülkelerinde yetişen. 466) bk. 289. kışın yapraklarını dökmeyen zehirli bir ağaççık. (TS. BTS. 289) zakkum: (< Ar. zanba ~ OFar. ülkemizde 4 cins ve 6 türle temsil edilen. 23) zambakgiller: (< Ar. 4341) zahter: (< Ar. güzel ve iri çiçekli.. 2. 719) zakota: (< ? ) Yabanıl sarımsak (DS.A. Nişanyan. XI. XII. abŧ. çiçek örtü yaprakları iki daire etrafında dizilmiş 6 parçalı. 289. nadiren çalı formundaki bitkiler (TS.

XI. 4347. Erguvan çiçeği (DS. Limon (DS. 3505) Bir üzüm türü (EYAD. 4354. zavzak. 2497) zamzak: (< ? ) Mısır. zazalak) 1. şam + T. 3. 160) zegur: (< ? ) Çileğe benzer bir meyve (DS. XI. 4355) zehirli çiğdem: (< Far. 268. 4351) zavrak: (< Ar. 4352. 2497) zamk akasyası: (< Ar.615 zamk ağacı: (< Ar. XI. acı çiğdem (TBAS. zavzu. Kızılcık. 2. 290) zartlak: (< zart “ses taklidi” + T. 4.: zamzalak. mimoza gibi zamk veya reçineli zamka benzeyen maddeler veren okaliptüslere ve daha birçok ağaca verilen ad. -alak). Tespih ağacı. 4346) zandak: (< ? ) Yeşil diken (DS. zavrah. zamk akasyası. 2. acacia + T. -sı) bk. XI. -ı) Bir kiraz cinsi (AA. -li + Yun. 4. Havuç. zıvrak) 1. TBAS. (And. 3. (TS. zevrak. Hıyar. zehr + T. zanzalak. 3. 4351. źihnį. domates. MBTS. ağacı) Akasya. karpuz gibi bitkilere sarılarak büyüyen ve mavi çiçekler açan bir asalak bitki (DS. kerasi + T. Leylâk. 290) zehni: (< Ar. XI. 2. 4348. şam + Fr. -lak) Domates (DS. AAT. zevra . zavarak. -li + çiğdem) bk. OAAD. Akasya. 2. 264) zavzara kirezi: (< ? zavzara + Yun. zamk ağacı (TS.: zarvak. MBTS. (And. manitari) nsan ve hayvanlarda hafif veya ölümle sonuçlanan zehirlenmelere neden olan mantarlar (TBAS. otu) Atkuyruğu (TS. 2504) . kavun. 4347) zangalak: (< zang “ses taklidi” + T. 3497). zavza. zavzı. 290) zehirli mantar: (< Far. XI. zenbūrek + T. 239) zemberek otu: (< Far. 4383. 2. zehr + T. 3. zarzalak. Ağz. Ağz.

otsu ve sarı çiçekli bir bitki. Erz. 782. 4361. 2. kakule. 296. (And. 198) zerdali: (< Far. Ağz. zerd-ālū + T. XI. loğusa çiçeği (TBAS. çok yüksek ve otsu bir bitki. III. (TS. Nişanyan. Briza. 145. XI. 3492). zerdeçal gibi ıtırlı bitkileri içine alan bir familya (TS. 4361. 2506. -li + Far.A. -giller) Bir çeneklilerden. zencebīl ~ OFar. zerde. çok yıllık. zerāvend./Far. . yaklaşık 100 cm yüksekliğinde.. 2506. 2505. DS. K AT. 4832) . TS. 292. otu) Buğdaygillerden. III.616 zembil çiçeği: (< Far. 3. etli.A. hodan (TBAS. 4359) zembil otu: (< Far. 291. MBTS. 175) zencefilgiller: (< Ar. 468.. MBTS. 505) zerdali dikeni: (< Far. 502) Zencefilgillerden. Zingiber officinale. Eren.: zerdeli. Krş.: zerdek) Havuç (DS.A. Ağz./Far. zenbįl + T. Gaz. 4361. zenbį l + T. ana) Sütleğen (DS. zer + T.. 88. dikeni) 60-150 cm yükseklikte. XII. zencefil. (TS. 4361) zerde: (< Far. çorak yerlerde yetişen bitki. Armeniaca vulgaris. 148. 184) zerana: (< Far. GBAA. 2. kök karanfil (TBAS. çiçeği) bk. 31. TBAS. XI./Far. zenbį l + T. 2. ayrık otuna benzeyen. TBAS. DS. (TBAS. XI. 3. 291) zeravent: (< Far. 2504) zencefil: (< Ar. kökü) bk. 502). zerd-ālū. (TS.Y. Nişanyan. 291) zembiligozgoz: (< Far. *zengepīl. DA. 2505) zencefil kökü: (< Ar. 3492) bk. 2. zerdili) Kayısı ağacının Akdeniz ülkelerinde yetiştirilen. kamış görünüşünde. 15 m kadar yükselebilen. (And. XI. tadı acı ve çekirdekli meyvesi olan bir türü. dikenli. Centaurea sostitialin. 2. 349. zencebīl + T. Hindistan ve Malezya’da yetişen. zencebīl + T. DS. gawz + gawz) Ceviz (DS. sarı.

zītin) 1. 2508. 4363) zeyrek: (< Far. 2. BTS. aşılaması) Kayısı (DS. zeğrek) bk. 207. 2. zetin. çok yıllık bir bitki. E A. II. zeytūn). zeytūn + T. segrek.: seğelek. zerd-ālū + T. GD AT. (And. 4363) zevze: (< Far. 127. Curcuma longa. 264. . zeytun. XII. 721. -si + Far. (TS. zerrīn + -gede) Turuncu lâle (DS. Akdeniz ülkelerinde yetişen. Bu ağacın taze iken yeşil. 102) zeytingiller: (< Ar. (Hint safranı). 125. 160. her dem yeşil. BTS. eriksi ya da üzümsü olan.A. yaprakları sivri uçlu. Eren. Ağz. 292. 6. 2. seyelek. zefdin. 2506) zerringade: (< Far. BÜYA. 2. sert. şarap rengi. (TS. 72. za īr + -(a)k küçültme eki. (And. 349. zarek. AA. 73. çiçekleri ışınsal simetrili. III. dalları dikensiz. kiraz. 2506. 2508) . yapraklarını döken. uzun ömürlü bir ağaç. 386. 502) Zencefilgillerden. kök saplarından safranı andıran boyalı bir madde çıkarılan. meyveleri kapsül. 468. 10-20 m yüksekliğinde. zegerek. sonradan kararan. kayısı. X. Erz. -giller) ki çeneklilerden. yüksek besin değeri taşıyan yağlı meyvesi. yaprakları karşılıklı. DS. (TS.. sebze < sebz “yeşil”) Tohumdan yetişen yeşil soğan (DS. EYA. XI. genellikle ağaç ya da bazen çalı formunda olabilen. 21.617 zerdeçal: (< Far.: setin. Eren. GBAA. 134. KYA. XI. zevtin. zeytün. siyrek. çiçekleri sarı renkte. ETA. 4361) zerrin: (< Far. K AT. zerrīn) Fulya (TS. 2506) zerdeli aşması: (< Far. 4362. zeytūn + T. ülkemizde 7 cinsle temsil edilen bir familya. 467). XI. DS. TAYA. Zeytingillerden. badem gibi tek çekirdekli meyvelerin genel adı (TS. Olea europea. 2. 2. Ağz. TBAS. küçük ve gümüş renginde. 3593. 187. 2. 7. ZBK A. 172) zeytin: (< Ar. Nişanyan. 136. XI. 158. mīva) Erik. kanatlı fındıkçık. 4833) zevik: (< ? ) Kışa doğru yetişen. OAAD. 2508. tadı az bir çeşit üzüm (DS. keten (TBAS. zerde-çāv. TS. 721) zeytinsi meyve: (< Ar.

Ağz. (And. 4373) zınzov: (< ? ) Dağ menekşesi (DS. 4375) zıra: (< ? ). 4367) zılgar: (< ? ) Genç çam ağacı (DS. yaprağından sarma yapılan bir kış sebzesi. kimyon (TBAS. 4366) zıka: (< ? ) Hardal otu (DS. 4373) zıplak: (< zıp “ses taklidi” + T. (And. XI. 293. tatlı bir çeşit üzüm (DS. XI. Ağz. 4385) zile: (< ? ) Nemli yerde kendiliğinden çıkan arpa.: zılbırt) Yemeği yapılan bir kır bitkisi (DS. XI. otu. “< zıngır ses taklidi kelime”) Tahıla zararlı bir ot (DS. 4367) zılcan: (< ? ) Bir çeşit diken (DS. DS. zeytūn + T. 4386) .618 zeytinüzümü: (< Ar. Rhododendron luteum. 292. sarı çiçekli ve çalı görünüşünde. XI. 4367) zılk: (< ? ) Marula benzeyen. 293) zifin: (< ? ) Kışın yapraklarını döken. XI. üzümü) Tanesi zeytine benzer kara. 4370) zıngırdak otu: (< zıngırdak + T. 4363) zığlan: (< ? ) Uzun çam ağacı (DS. XI. 4366) zılbıt: (< ? ). 4369) zımbıldik: (< ? ) Akarsu kıyılarında yetişen bir çeşit ot (DS.: zira) bk. XI. XI. zehirli bir bitkidir. -lak) Pancar (DS. pazı (DS. XI. XI. buğday (DS. XI. XI. (TBAS. XI.

XII. (And. kuvvetli kokulu bir çalı. 785) zingit: (< ? ) Yabanıl armut ağacı (DS. zįver + T. 4388) zincilip: (< ? ) lkbaharda biten. 4389) zirge: (< ? ) Sert. III. MBTS. 4389) ziron: (< ? ) Kılçıksız buğday (DS. 4393) zongula: (< zongula < zonk “ses taklidi”) Ağısız mantar (DS. yaprağı yenilebilen ve sarı çiçeği kumaş boyamada kullanılan bir ot (DS. zivān.: zimerit. zenbį l + T. 3508) Pırnal meşesi ağacı (Gaz. 293. zimilas) Kışın yemiş veren bir çeşit diken (DS. Ağz. 3. dallarından süpürge yapılan. XI. zinebit.619 zimbit: (< ? ). XI. 2517. zu āl) Kızılcık (Eren.. Ağz. (And. zindegān. XI. 471) zomzom eriği: (< zom + zom + T. 470) Buğday tarlalarında biten tohumu acı bir ot (DS. XI. 293) zimilacı: (< Far. ağacı). XI. MBTS. yaprakları 3 yaprakçıklı. genellikle deniz kıyılarında biten. DS. çiçekleri sarı renkli.: zimbilaçı. TBAS. kötü kokulu bir ot (DS. 3. XI. XI. 2. 3512”) Bir çeşit erik (DS. Ağz. Anagyris foetida. 4387. 4699) zoğal: (< Far. tohumları zehirli. XI. -cik). zinemit) Sarı çiçekli. “< zom ‘kökü belli değildir’.: siyircik) Akdeniz Bölgesi’nde yetişen. (And. eriği. 4390) zivircik: (< Far. 4388) zindiyan: (< Far. 4390) zivan: (< Ar. 4393) . TBAS. Eren. 100-300 cm yüksekliğinde. dolgun taneli hevenk üzümü (DS. yapışkan yapraklı. (TS. XI.A.

620 zulfa otu: (< Ar. 4400) zumagu: (< ? ) bk. zülbeyā “< beyā dolmuş. 294) zulfar: (< ? ) Susam (DS. mor. Ağz. tüylü. (And. Hyssopus officinalis. otu) Yaprakları. zulf-i ‘arūs) Baklagillerden bir süs bitkisi ve bunun güzel kokulu. zulfe + T. akçöpleme (TBAS. dolu”). XI. 20-40 cm yükseklikte. saç lülesi görünüşünde olan kıvrıntılı çiçeği. çok yıllık. 4402) zülfaris: (< Far. (TBAS. 2522) . 294) zülbeya: (< Ar. 2. çorbalara koku ve tat vermek için kullanılan. 4401. XI. mavimsi çiçekli bir bitki. nane gibi. beyaz renkli. Phaseolus caracalla.: züllee) Geç olgunlaşan kara ve küçük bir erik çeşidi (DS. (TS.

tıpkı kendi çocuklarımıza verdiğimiz isimler gibi. Gürcüce. Slavca. SONUÇ “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” isimli doktora tezimizde bitki adları yapı ve kavram bakımından ele alınmış ve Türkçenin zengin bir bitki kültürüne sahip olduğu görülmüştür. Moğolca. Türkiye Türkçesinde kullanılan bitki adları “Basit. Bitki adları bir milletin hayal gücünün derinliğini. Bitkilere verdiğimiz isimler. 6. Türemiş bitki adları “isimden isim. talyanca. tabiata bakış açısını ve hayatı kavrayış biçimini ortaya koyan dil hazineleridir. 4.621 V. basit ve türemiş bitki adlarına oranla daha geniş yer tutmuş ve daha teferruatlı olarak ele alınmıştır. isnat grubu. isimden fiil. sıfat-fiil grubu. Türkçe kökenli olan basit yapılı bitkiler dilimizde az yer tutmaktadır. Latince. Türemiş ve Birleşik” yapılı olmak üzere üç temel bölümden oluşmakta. oldukça hacimli bir bitki koleksiyonu oluşturmuştur. yabancı dilden gelerek yapım eki alanlar da vardır. Sırpça. tekrar grubu. fiilden fiil. spanyolca. cümle biçiminde kurulanlar” şeklinde incelenmiştir. 3. Yapı bakımından birleşik bitki adları “isim tamlaması. Geniş bir coğrafyada binlerce yıldan beri yaşayan Türk milleti. Bu çalışma ışığında. Birleşik bitki adları. Bunlar arasında kökü Türkçe olanların yanı sıra. Yunanca. 5. ngilizce. Çince. Alıntı bitki adları ise “Arapça. Fransızca. bitki adlarıyla ilgili olarak şu sonuçlara varılmıştır: 1. 2. fiilden isim” yapma eklerinden bir ya da birkaçını alarak kurulmuştur. bizleri geçmişimize götüren kopmaz bağlardır. espri anlayışını. Farsça. Kavram bakımından . Basit yapılı bitki adlarını Türkçe kökenli olanlar ve Alıntı bitki adları oluşturmaktadır. Bulgarca. bunlar da kendi aralarında alt başlıklara ayrılmaktadır. Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. Rusça. Ermenice. sıfat tamlaması. kıvrak zekâsını.

etimolojileri. tezde en çok yer tutan bölümdür. Tabiatın dengesini sağlayan bitkiler. şekil özelliklerinin yanında. aldıkları yapım eklerine göre listelenerek tahlil edilmiştir. “Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü” kısmı. Türk insanının adlandırmada ve tabiatı algılamada göstermiş olduğu ustalığı ortaya koymaktadır. Alfabetik sıraya uygun olarak hazırlanmış bu sözlük. Anadolu ağızlarındaki varyantları ve kaynakları belirtilmiştir. Her madde başında derin bir kültür birikimi bulunan bitki adları sözlüğümüz. Bu bölümde bitki adları madde başı yapılarak bitkilerin tanımları. tür. 7. hayvan. organ. yer adları ve benzetmelerle kurulanlar” olmak üzere birçok bakımdan değerlendirilmiştir. .622 birleşik bitki adları ise “insana özgü özellikler taşıyanlar. bitkilerle ilgili çalışma yapan bütün bilim adamlarının rahatlıkla faydalanabilecekleri bir çalışma niteliğindedir. Bu sebeple insanın bitkiye bakışı ve onları adlandırma yolları çok çeşitlilik arz etmektedir. Bitki adları. hem de birleşik bitki adlarının aldığı ekler gösterilmiştir. eşyanesne. 8. Ayrıca bu eklerin işlevleri de kaynak gösterilerek belirtilmiştir. “Bitki Adlarında Geçen Yapım Ekleri” başlıklı bölümde hem türemiş. insan hayatının da vazgeçilmez unsurlarıdır.

Ankara. Beddualar. 1994. ----------. Yüksek Lisans Tezi. Türkiye Türkçesinin Dünü. lhan. Ankara. Türk Dil Devriminin Kendine Özgü Yönleri: Uygulamalı Dilbilim Açısından Türkçenin Görünümü. Yarını. ----------. 3 cilt. Kenan. Aysu. Ehliman. 1999. 2. TDAY – Belleten. . Ata. Anlambilim. stanbul. TDK Yayınları. Doğan. 63-68.baskı. TDK Yayınları. Ankara. Ayverdi. Kâşgarlı Mahmut: Divanü Lûgat’it Türk Dizin: "Endeks" IV. B BL YOGRAFYA Acar. . ----------. TKAE Yayınları. Nehcü’l-Ferâdıs Cennetlerin Açık Yolu III (Dizin-Sözlük). Semih. TDK Yayınları. Meşhur Sözler. ndeks. zmit’in Taşköprü. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Misalli Büyük Türkçe Sözlük. 2002. TDK Yayınları. TDK Yayınları. Aksan. Ankara. Ahundov. 2003. Aydın. Bilgi Yayınevi. Kâşgarlı Mahmut: Divanü Lûgat’it Türk Tercümesi I-III. Kubbealtı Neşriyatı. Engin Yayın Evi. Ömer Asım. stanbul. Türkçenin Gücü. 1996. Aybastı Ağzı ( nceleme-Metin-Sözlük). ----------. stanbul. Ankara. TDK Yayınları. 1945. Ankara. Besim. Her Yönüyle Dil. Aksoy. ----------. 2005. Ova ve Balören Ağızları. TDK Yayınları. Tezcan. Ettuhfet-üz-Zekiyye fi’l-Lûgat-it-Türkiyye. Gaziantep Ağzı I (Fonetik-Morfoloji-Sentaks). Bölge Ağızlarından Atasözleri ve Deyimler I-II. 1988. 1999. ----------. ----------. Ankara. TDK Yayınları. TDK Yayınları. Ağız Araştırmaları Bilgi Şöleni (9 Mayıs 1997). Başka Diller ve Ağızlarla lgili Halk Ağzından Parçalar. Bugünü.1998. stanbul. Ankara. 1994. Atalay. TDK Yayınları. Atasözleri. Engin Yayın Evi. Deyimler. Arat. Ankara. 1945. Azerbaycan Halk Yazını Örnekleri. s. Ankara. (Faksimile). 1996. stanbul. 1945. Gaziantep Ağzı II. stanbul. 1979. 300+91. Reşit Rahmeti. ----------. 1999. Dualar. Ankara.623 VI. 1998. Gaziantep Ağzı III. Kutadgu Bilig III. Türkçenin Sözvarlığı. Bilgi Yayın Evi. TDK Yayınları.1999. 1998-1999. ----------. Mehmet. 1946. ----------. Ankara.

Ana Çizgileriyle Türkmence Dilbilgisi. 1997. TDK Yayınları. TDK Yayınları. TDK Yayınları. stanbul. Moskova. Karryev. 1997. Turhan. Sir Gerard. Ankara. Eski Uygur Türkçesi Sözlüğü. ----------.baskı. Himmet. ----------. Yusuf. cilt. Boyraz. London. Ankara. N. Ankara. TDK Yayınları. An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth-Century Turkish. Peter. stanbul. Ahmet. Clauson. H. Yüksek Lisans Tezi. 1995. Ankara-2000. Boğaziçi lmi Araştırmalar Serisi: 8. 1968. Brent. Kuzeydoğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar. Hamzaev. Borjakow. TDK Yayınları. 1973. Morfologiya. Ankara. 1995. nönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Baytop. I. 1994. stanbul. Turkmensko-Russkiy Slovar. 1995. Güneydoğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar. (Ses Bilgisi). ----------. Ankara.. Ankara. XV+186+158. Raven. 1983. Buran. . A. Kitâb al. 1996. ve Diğerleri. Baskakov. Doğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar. Tahsin. 1972. A. ----------.drâk li-lisân al-Atrâk. Cahit. ---------. 1960. Anadolu lleri Ağızlarından Derlemeler. Türkçe Bitki Adları Sözlüğü. 225-250. 1992. 1995. Keban. Ankara. TDK Yayınları. ----------. ----------. E. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Üzerine Araştırmalar II (Ağızlar). Ankara.. Aşgabat. Türklük Bilimi Araştırmaları. 2. 1999. Türkmen Dilinin Grammatikasy. DTCF Yayınları. “Karacaoğlan’da Hayvan ve Bitki Adlarının Fonksiyonları”. Biray. 1969. ----------. Baskil ve Ağın Yöresi Ağızları / ELAZIĞ /. TDK Yayınları. Ankara. Şeref. Oxford At The Clarendon Press. Orta Anadolu Ağızlarından Derlemeler. TDK Yayınları. California Univercity. Breedlove. Türkçenin Grameri.. Berlin. B. A. Ahmet. Sivas ve Tokat llerinden Toplamalar. M. 1944. Banguoğlu. 1931. stanbul. ----------. stanbul. TDK Yayınları. Batı Grubu Türk Yazı Dillerinde sim. General Principles of Classification and Nomenclature in Folk Biology. TDK Yayınları. Dennis. TDK Yayınları. 1992. ----------. TDK Yayınları. Ja. Ankara.1999. Caferoğlu. Akçadağ Yöresi Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözdizimi). (2). Başdaş. Abû-Hayyân. 1994. Anadolu Ağızlarından Toplamalar.624 Azmun. Sanglax – A Persian Guide to the Turkish Language by Muhammad Mahdî Xân (Facsimile Text).

1995. Emin. Türkmence Metinler. Kilis Merkez ve Köy Ağızları. smail (Aktaranlar). 1992. Ankara. Uygarlık ve Bitki Adları. 1999. 1963-1975. Ahmet Bican ve diğerleri. 1991. 1994. . Türk Dili. 1993. Tuncer. Türk Dil Bilgisi. Diyarbakır Ağzı. 1991. 1983. ----------. TDK Yayınları. TDK Yayınları. Eren. Yüksek Lisans Tezi. Abdullah. II cilt. Köken Bilgisi Sözlüğü I-II (Etimolojik Sözlük Denemesi). 1-4. Wiesbaden. Emiroğlu. stanbul. Ergin. 1997. ----------.(9). Münir. (555). 1991. stanbul.. Ankara. Ankara. brahim. Erzurum. Bayrak Yayınları. cilt. Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Doerfer. 1991. Gagauz Türkçesinin Sözlüğü. Abdülmecit. Derleme Sözlüğü. 1993. Ankara. Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Yayınları. Erzurum li Ağızları . Old Turkic Word Formation. 1995. Erzurum li Ağızları III. TDK Yayınları. Bünyan ve Yöresi Ağızları. Wiesbaden. Ankara. Rıza. Ankara. Kudret. Ankara. Ahmet Bican. Kültür Bakanlığı Yay. 1995. TDK Yayınları. 223-229. baskı. ----------. ----------. Tarih ve Toplum. Doğru. Muharrem. TDK Yayınları. Erdal. Türk Dilinin Etimolojik Sözlüğü. “Türkçede Bazı Bitki Adlarının Veriliş Sebepleri”. TDK Yayınları. Gül. 32-35. Gemalmaz. Hasan.Bartın–Karabük lleri Ağızları. Kaynak. Ahmet. 1995. Yüksek Lisans Tezi. Ankara. Kütahya ve Yöresi Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözlük). 1993. G. I-XII. Marcel. 1. ----------. Eren. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Yüksek Lisans Tezi. Ankara. Ankara-2005. Yayınları. Ercilasun. TDK Yayınları. Ankara. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Türkçe Yer Adları Kılavuzu. Kars li Ağzı. Zonguldak. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. ( nceleme-MetinSözlük). Mart-1998. Erten. Türk Lehçeleri Sözlüğü. Duran. TDK Yayınları. Erzurum li Ağızları II. Ankara. Kültür Bakanlığı Yayınları.625 Derin. Ercilasun. Efrasiyap. 1984. Ü.. 1995. Türkische und Mongolische Elemente im Neupersischen. 1988. Elgün. 1987. Ankara. Akkışla ve Yöresi Ağızları (Dil-Folklor-Etnik Unsurlar) Yüksek Lisans Tezi. G. Gülensoy. Doğan. Acıpayam ve Çameli (Denizli) lçeleri Ağızları. smail.

Buran. Canan. Elazığ ve Yöresi Ağızlarından Derlemeler I. . TDK Yayınları. I. Karol. Bartın ve Yöresi Ağızları. Elazığ. Bakı. ----------. Ula ve Yöresi Ağızları.. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 1991. Leylâ. 1991.TDK Yayınları. Urfa Ağzı. Küçüker. Ankara. TDK Yayınları. 1991. Türk Dilleri Araştırmaları Dizisi: 17. TDK Yayınları. ----------. Tuncer. TDK Yayınları. Karahan. Ankara. Kerkük Vakfı Yay. Güney-Batı Anadolu Ağızları (Fonetik). stanbul. Edirne li Ağzı. Akçağ Yayınları. Anadolu Ağızlarının Sınıflandırılması. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Ankara. ----------. Ankara. Kırlı. Biyoloji Terimleri Sözlüğü. Paki. 1990. 1992. Oskar. 2003. TDK Yayınları. Ayşe. Boğaziçi lmi Araştırmalar Serisi:14. Ahmet. 2000. Azerbaycan Dilinin Tarıhı Grammatikası. leri. Kalay. Yüksek Lisans Tezi. Ses Bilgisi. 1994. Nevşehir ve Yöresi Ağızları. Ankara. Korkmazlar. Türkiye Türkçesi Grameri (Şekil Bilgisi). Hanser. Morfolojik nceleme-MetinlerSözlük). Tuncer.baskı. H. TDK Yayınları. stanbul. 2003. 2001. 1994.. Türk Milletinin Kültürel Değerleri. Yüksek Lisans Tezi. Günşen. Cilt. Korkmaz. Ankara. 2. Avşar Ağızları. Kürkçüoğlu.2000. Ankara. Yüksek Lisans Tezi. TDK Yayınları. TDK Yayınları. Kırşehir ve Yöresi Ağızları. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Bingöl Merkez lçe ve Köyleri Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözlük). Türkmence El Kitabı. Ahmet. Eskişehir Türkmen Ağızları (Fonetik. 1998. Gülensoy.: Zühal Kargı Ölmez). Ankara. Ankara. 1996. 1994. Ayşen. Ankara. 1956. Edip.626 Gülensoy. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Alaaddin. Ankara. Yüksek Lisans Tezi. Habib. Zeynep. Tunceli ve Yöresi Ağızlarından Derlemeler. 2003. 1994. 2003. Hürmüzlü. Sevinç ve Diğerleri. Ankara. MEB Yayınları. Ali. Yüksek Lisans Tezi. DTCF Yayınları. Ercan. Kerkük Türkçesinin Sözlüğü. Mehmet. Türkiye Türkçesi Ağızları Bibliyografyası. Talas ve Yöresi Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözlük). 1997. K. Emin. 1993. Kaplan. Kılıç. 1998. (çev. TDK Yayınları. Batı Grubu Türk Yazı Dillerinde Fiil. Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Ankara. ----------. lker. Mirzezade. Ankara. Alkaya.

TDK Yayınları. Ankara. Paçacıoğlu. Grammatika Russkogo Yazıka.14. 1990. Burhan. K. Journal of Turkish Studies. Adam Yayınları. Dr. Sadi. ----------. Sevortyan. brahim Ethem. Müntahab-ı Şifâ I (Giriş-Metin). Martti. Akçağ Yayınları. Moskova.M. Yüksek Lisans Tezi. Nakipoğlu. Ankara. 1969. Pilancı. 1994. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 2002. Zafer. 1987. Nevzat. Doktora Tezi. (413). Mürsel Öztürk. 51. Sivas lbeyi Ağzı ( nceleme-Metinler-Sözlük). Versuch Eines Etymologischen Wörterbuchs Der Turksprachen. Hikmet. Nişanyan. 1980-1989. Adıyaman ve Yöresi Ağızları. 1991. Kültür Bakanlığı Yayınları. Räsänen. .V. Yüksek Lisans Tezi. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Yüksek Lisans Tezi. Lieferung. 357-392. 2001. TDK Yayınları. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Helsinki. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Özkan. Ankara. 1990.627 Mütercim Âsım Efendi. Yüzyıl Anadolu Türkçesi Botanik Terimleri”. 403-406. ----------. ----------. Leningrad. Drevnetyurkskiy Slovar’. 1969. Gagavuz Türkçesi Grameri. Moskova 1974... Derya Örs. Ardanuç Yöresi ve Ağızları. “Hacı Paşa’nın Müntehâb-ı Şifâ Adlı Eserinde Geçen Bitki Adları Üzerine”. Sözlerin Soyağacı: Çağdaş Türkçenin Etimolojik Sözlüğü. Polat. Mayıs-1986. . 1991. 1977-1988. Röhrborn. E. Wiesbaden. 1996. Türk Dili. Türk Kültür Tarihine Giriş II. Sprachmaterial der vorislamischen türkischen Texte aus Zentralasien. 1988. ve diğerleri. Özkan. 1994. Ankara. ----------. 2000. vol. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Önler. Hülya. I-IV. V. Etimologiçeskiy slovar’ tyurkskih yazıkov. 1-4.. Eskişehir ve Yöresi Ağızları. TDK Yayınları. 1991. Cevat Rüştü’den Bir Güldeste. Nadalyayev. Dr. Uigurisches Wörterbuch. Anadolu Ağızlarında sim ve Fiil Dışı Kullanılan Kelimeler. Hazırlayanlar: Prof. Ankara. Harvard Üniversity. “XIV ve XV. stanbul. Kitabevi Yayınları. [Fahir z Armağanı]. Burhân-ı Kâtı. Ankara-2002. Türk Dilinin Yurtları. Türk Çiçek ve Ziraat Kültürü Üzerine. Ögel. Yüksek Lisans Tezi. K. Pehlivanova. Bahaeddin. Sevan. N.

1998. TDK. I-VIII. Ferhat. Simurg. Büyük Türk Kurultayı Bildirileri. 2000. Tarama Sözlüğü.nceleme-Metin-Sözlük). Ankara-2006.628 Şen. (Çev. ----------. 2 cilt. stanbul. Tekin. cilt I. Talat ve diğerleri. Tuna. stanbul-Wien. TDK Yayınları. Recep ve Diğerleri. 1993. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 1999.: Yusuf Gedikli). Türk Dilleri Araştırmaları Dizisi:18. “Malatya’da Bir Yazma Tıp Kitabı ve Türk Bitki Adlarının Kaynakları”. Tarihi ve Etimolojik Türkiye Türkçesi Lugati. 2003. 1996. 1995. Azerbaycan Dialektoloji Lüğeti. TDK. Yüksek Lisans Tezi. Tekin. Simurg. Yüksek Lisans Tezi. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. . TDK. Ankara. 1994. “Elma Kelimesi Üzerine”. Kaman ve Yöresi Ağızları (Giriş. Orhon Türkçesi Grameri. Türkçe Sözlük. Zafer. Feridun. Mesut. 2002. A-E. Türk Lehçelerinin Karşılaştırmalı Dilbilgisi. Kıpçak Türkçesi Sözlüğü. Türk Dilleri Araştırmaları Dizisi: 9. 1993. Zeynalov. Ankara. 2 cilt. Battal Gazi ve Malatya Çevresi Halk Kültürü Sempozyumu (1921. Ankara. Ürgüp ve Avanos Yöresi Ağızları. Ankara. Malatya. 1987. Andreas. Osman Nedim.10. Türkmence-Türkçe Sözlük.1987). Ankara. Ankara. Toparlı. Tietze. Cem Yayınevi. Yeşilöz.

dört kişilik bir ailenin ilk çocuğu olarak Adıyaman’da dünyaya geldi. 1999 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Türk Dili yüksek lisans programını kazandı.1975 tarihinde.com 0 536 265 43 98 . Danışmanı Prof.629 ÖZ GEÇM Ş M. Fatih ALKAYIŞ. E-Posta: Telefon: fatihalkayis@mynet. 30. ngilizce bilen M. yazıp oynattığı birçok tiyatro eseri vardır. “Adıyaman li Ağzı” adlı bitirme teziyle 1999 yılında bu bölümden mezun oldu. biri uluslar arası olmak üzere toplam üç bildirisi ve hakemli dergilerde yayımlanmış iki makalesi bulunmaktadır. 2002 yılında Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Türk Dili doktora programını kazandı. Fatih ALKAYIŞ’ın. lk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra 1995 yılında Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü kazandı. Mustafa ARGUNŞAH’ın yönetiminde “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” isimli doktora tezini hazırladı. Çeşitli kurultaylarda sunmuş olduğu ikisi ulusal.01. Yeni Uygur Türkçesi alanında hazırlamış olduğu “Ziya Semediy’in Örük Gülligen Çağda Adlı Hikâyesinde Aktarma Meseleleri” başlıklı tezini sunarak 2002 yılında yüksek lisansını tamamladı. Dr.