T.C.

ERC YES ÜN VERS TES SOSYAL B L MLER ENST TÜSÜ

TÜRK YE TÜRKÇES NDE B TK ADLARI

Tezi Hazırlayan M. Fatih ALKAYIŞ

Tezi Yöneten Prof. Dr. Mustafa ARGUNŞAH

Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Doktora Tezi

Nisan, 2007 KAYSER

2

i

ÖN SÖZ Sait Faik’in bir sözü vardır: “Çiçek ve balık adlarını bilmeyen, hikâye yazamaz.” Buradaki çiçek kavramı, aslında bütün bitkiler için geçerlidir. Bitkilerin hayatımızda ne denli önemli bir yere sahip olduğunu hepimiz biliriz. Bitki adları bir milletin hayal gücünün derinliğini, kıvrak zekâsını, tabiata bakış açısını ve hayatı kavrayış biçimini ortaya koyan dil hazineleridir. Türkçede bitki adlarının önemli bir yeri vardır. Faydaları sayılamayacak kadar çok olan bitkiler, dilimizde büyük oranda yer tutmaktadır. Buna rağmen, şimdiye kadar bitki adlarını derli toplu ele alan bir dil çalışması yapılmamıştır. “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” başlıklı tezimizin konusunu, bitki adlarının etimolojik-morfolojik yapısı ve adlandırma yolları oluşturmaktadır. Bu çalışmada basit, türemiş ve birleşik yapılı bitki adları anlam ve şekil özelliklerine göre etraflıca incelenmiştir. Bunun yanında, bitki adlarının aldığı yapım ekleri ayrı bir bölüm olarak sunulmuştur. Bu ekler “isimden isim yapma, isimden fiil yapma, fiilden fiil yapma, fiilden isim yapma ekleri” başlıkları altında ele alınmıştır. Yine bu bölümde türemiş bitki adlarının yanı sıra, birleşik bitki adlarının aldığı yapım ekleri de gösterilmiştir. Tezin hazırlanmasına önce Sözlük kısmından başlanmıştır. Taranan kaynaklarda geçen bitki adları fişlenmiş ve ilk olarak Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü oluşturulmuştur. Aynı bitki adı için farklı eserlerde geçen çeşitli tanımlar birleştirilmiş ve bunlardan tek bir tanım elde edilmiştir. Sözlüğümüzde tanımların yanı sıra bitki adlarının etimolojik yapısı, Anadolu ağızlarındaki varyantları ve faydalanılan kaynaklar da verilmiştir. Ancak bazı bitki adlarının etimolojik yapısı tespit edilemediği için, bunların kökenleriyle ilgili bilgiler verilememiştir. Birleşik yapılı bazı bitki adlarının ayrı ya da bitişik yazımı konusunda kaynaklar arasında farklı yazılışlara rastlanmıştır. Bu tür durumlarda söz konusu kelimelerin TDK Türkçe Sözlük’teki yazılışları esas alınmıştır.

ii

Türk kültürüne ve Türk diline hizmet ettiğini düşündüğümüz bu tezin Etnobotanik, Ekoloji ve Eczacılık gibi alanlarla uğraşan bilim adamları için faydalı olacağını; bitki adlarıyla ilgili hazırlanacak çalışmalara da kaynaklık edeceğini düşünüyoruz. Tez çalışmamızın yürütülmesi ve tezin hazırlanması sırasında yardımlarını esirgemeyen, destek ve ilgisini sonuna kadar gösteren danışman hocam Sayın Prof. Dr. Mustafa ARGUNŞAH’a ve Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünün değerli öğretim üyelerine teşekkürlerimi sunmayı bir borç bilirim.

KAYSER , 2007

M. Fatih ALKAYIŞ

iii

TÜRK YE TÜRKÇES NDE B TK ADLARI M. Fatih ALKAYIŞ ÖZET “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” başlıklı tezimizde bitkilerin adlandırma yolları ile etimolojik ve morfolojik yapıları konu edilmiştir. Bitki adlarının şekil ve anlam yapılarıyla ilgili kapsamlı bir çalışma niteliğinde olan bu tezde “Giriş, nceleme, Bitki Adlarında Geçen Yapım Ekleri, Sözlük ve Sonuç” bölümleri yer almaktadır. nceleme bölümünde “basit, türemiş ve birleşik” yapılı bitki adları ele alınmıştır. Basit yapılı bitki adlarını “Türkçe kökenli olanlar ve Alıntılar” oluşturmaktadır. Bunlardan Türkçe kökenli olan basit yapılı bitki adları az yer tutmaktadır. Dilimizde kullanılan alıntı bitki adları “Arapça, Farsça, Ermenice, Latince, Yunanca, Fransızca, ngilizce, talyanca, spanyolca, Bulgarca, Çince, Gürcüce, Sırpça, Slavca, Moğolca, Rusça, Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. Türemiş yapılı bitki adları ayrı bir başlık altında verilmiştir. Birleşik yapılı bitki adları esas olarak “yapı ve kavram” bakımından incelenmiştir. Yapı bakımından birleşik bitki adları “isim tamlaması, sıfat tamlaması, sıfat-fiil grubu, isnat grubu, tekrar grubu ve cümle biçiminde olanlar” şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Kavram bakımından birleşik bitki adları ise “insana özgü özeliklerle; hayvan, organ, tür, yer, eşya-nesne adları ve benzetmelerle kurulanlar” başlıkları altında değerlendirilmiştir. Sözlükten hemen önce gelen yapım ekleri bölümü dört ana başlıktan oluşmaktadır: “ simden isim, isimden fiil, fiilden fiil ve fiilden isim yapma ekleri”. Bu bölümde bitki adları, aldıkları yapım eklerine göre listelenerek tahlil edilmiştir. Sözlük kısmında bitki adları madde başı yapılarak bunların tanımları, varyantları ve kaynaklarının yanı sıra bitki adları ile ilgili çeşitli etimolojik bilgiler verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yapı Bakımından Bitkiler, Kavram Bakımından Bitkiler, Bitki Adları Sözlüğü.

iv

THE PLANT NAMES IN TURKEY TURKISH M. Fatih ALKAYIŞ ABSTRACT The subject of the thesis, titled “The Plant Names in Turkey Turkish” is denomination ways of plants and etimological and morphological structure of plants. This thesis, which is a large study about meaning and structure forms of plants, containes those parts: “Introduction, Examining, Suffixex at the Plant Names and Result and Dictionary”. “Simple, Constructed and Compound” plant names are studied at the part of Examining. “Turkish origion plants and borrowed plants” are at the section of Simple Plant Names. There are just a few Turkish origion plant names. Borrowed plants names in Turkish are from “Arabic, Persion, Armenian, Latin, Greek, French, Italian, English, Spanish, Bulgarian, Chinese, Georgian, Serbian, Slavic, Mongolian, Russian, Portuguese and Polish”. Constructed plants names are given in another title. Compound plant names are examined about structure and meaning. Compound plant names about structure are formed with “noun groups, adjective groups, adjective-verb groups, imputation groups, repeating groups and sentences”. Compound plant names about meaning are formed with “human characteristics; animals, organs, places, objects names and imitation”. Suffixes part, coming before the Dictionary, has four main titles: “From noun to noun, from noun to verb, from verb to verb, from verb to noun”. Plant names are listed and examined at this section according to their suffixes. There are definitions, varieties, sources and etimological knowledges at the part of Dictionary for each plant names. Keywords: Plants about structure, Plants about meaning, Plant Names Dictionary.

v

Ç NDEK LER Sayfa Numarası ÖN SÖZ…………………………………………………………………………...i-ii TÜRKÇE ÖZET……………………………………………………………….…iii NG L ZCE ÖZET……………………………………………………………….iv KISALTMALAR L STES ………………………………………....................x-xii S MGELER ……………………………………………………………………xiii I. II. G R Ş…………………………………………………………………......1-7 NCELEME………………………………………………………………8107 1. Basit Yapılı Bitki Adları…………………………………………………….9-20 1.1. Türkçe Kökenli Bitki Adları………………………………………………9 1.2. Alıntı Bitki Adları………………………………………………….......10-20 1.2.1. Arapça Alıntı Bitki Adları………………………………………10-12 1.2.2. Farsça Alıntı Bitki Adları……………………………………….13-15 1.2.3. Ermenice Alıntı Bitki Adları………………………………………15 1.2.4. Yunanca Alıntı Bitki Adları…………………………………….15-17 1.2.5. Latince Alıntı Bitki Adları…………………………………………17 1.2.6. Fransızca Alıntı Bitki Adları……………………………………17-18 1.2.7. 1.2.8. 1.2.9. ngilizce Alıntı Bitki Adları……………………………………….18 talyanca Alıntı Bitki Adları………………………………………18 spanyolca Alıntı Bitki Adları…………………………………..18-19

1.2.10. Bulgarca Alıntı Bitki Adları……………………………………….19 1.2.11. Çince Alıntı Bitki Adları……………………………………..........19 1.2.12. Gürcüce Alıntı Bitki Adları………………………………………..19 1.2.13. Sırpça Alıntı Bitki Adları………………………………………….19 1.2.14. Slavca Alıntı Bitki Adları………………………………………….19 1.2.15. Yabancı Yer simleriyle Kurulan Bitki Adları…………………….20 1.2.16. Diğer Alıntı Bitki Adları…………………………………………..20 2. Türemiş Bitki Adları…………………………………………………………21-29 3. Birleşik Bitki Adları…………………………………………………….…30-107

vi

3.1.Yapı Bakımından Birleşik Bitki Adlarının Kuruluşu…………………........30-66 3.1.1. sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………30-50 3.1.1.1. Türkçe sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………………………………………30-50 3.1.1.2. Arapça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları....50 3.1.1.3. Farsça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları….50 3.1.2. Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………51-59 3.1.2.1. Türkçe Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………………………………………51-59 3.1.2.2. Arapça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………………………………………….59 3.1.2.3. Farsça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları……………………………………………………59 3.1.3. Sıfat-Fiil Grubu Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………60-61 3.1.3.1. –An Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları…………….60-61 3.1.3.2. –DI Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları……………..61 3.1.3.3. –gAn Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları……………61 3.1.3.4. –mAz Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları…………...61 3.1.3.5. –miş Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları……………61 3.1.4. Tekrar Grubu Biçiminde Kurulan Bitki Adları…………………62-63 3.1.4.1. Aynen Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları……………….62 3.1.4.2. Yakın Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları………62-63

vii

3.1.4.3. Zıt Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları………….63 3.1.4.4. Pekiştirmeli Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları………….63 3.1.5. snat Grubu Biçiminde Kurulan Bitki Adları……………………64 3.1.6. Cümle Biçiminde Kurulan Bitki Adları……………………..65-66 3.1.6.1. ki Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları……65 3.1.6.2. Bir Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları……65-66 3.1.6.3. sim + Fiil ile Kurulan Bitki Adları…………………….66 3.1.6.4. Fiil + Fiil ile Kurulan Bitki Adları……………………...66 3.2. Kavram Bakımından Birleşik Bitki Adlarının Kuruluşu……………67-107 3.2.1. nsana Özgü Özelliklerle Kurulan Bitki Adları…………………67-75 3.2.1.1. Aile Durumuyla lgili Bitki Adları………………………….68 3.2.1.2. Akrabalık Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………….68-69 3.2.1.3. Beceriyle lgili Bitki Adları……………………………........69 3.2.1.4. Boy ve Millet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………69-70 3.2.1.5. Cinsiyet Belirten Bitki Adları………………………………..70 3.2.1.6. Din ve nançla lgili Bitki Adları…………………………….70-71 3.2.1.7. Dinî ve Edebî Şahsiyetlerle lgili Bitki Adları………….........71 3.2.1.8. Duygularla lgili Bitki Adları………………………………...71-72 3.2.1.9. Evlilikle lgili Bitki Adları……………………………………72 3.2.1.10. nsanın Fiziki Yapısıyla lgili Bitki Adları……………………72-73 3.2.1.11. nsan Hayatının Evreleri ile lgili Bitki Adları………………..73 3.2.1.12. nsanın Karakteriyle lgili Bitki Adları……………………......73 3.2.1.13. Kişi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………………………..73 3.2.1.14. Maddi Durumla lgili Bitki Adları…………………………….74

viii

3.2.1.15. Meslek ve Çalışmayla lgili Bitki Adları………………………74 3.2.1.16. Unvan Belirten Bitki Adları…………………………………..74-75 3.2.2. Hayvan Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………………76-80 3.2.2.1. Hayvan Adı + Bitki Adıyla Kurulanlar……………………..76-78 3.2.2.2. Hayvan Adı + Organ Adıyla Kurulanlar……………………78-80 3.2.2.3. Sadece Hayvan Adıyla Kurulanlar…………………………….80 3.2.2.4. çinde Hayvan Adı Geçenler…………………………………..80 3.2.3. Organ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………......81-85 3.2.3.1. Birinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları……………81-82 3.2.3.2. kinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları…………….82-84 3.2.3.3. Her ki Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları……….......84-85 3.2.4. Eşya-Nesne Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………86-93 3.2.4.1. Araç-Gereç Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………..86-87 3.2.4.2. Aydınlatma Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları………………87 3.2.4.3. Çalgı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………….87 3.2.4.4. Doğada Var Olan Nesne Adlarıyla Kurulan Bitki Adları.87-88 3.2.4.5. Ev Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları………………………88 3.2.4.6. Gıda Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………88 3.2.4.7. Giysi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………………..88-89 3.2.4.8. ş Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………….89 3.2.4.9. Kap-Kacak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………….89 3.2.4.10. Kesici-Delici-Batıcı Alet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları.. 8990 3.2.4.11. Kırtasiye Malzemeleriyle Kurulan Bitki Adları………….90 3.2.4.12. Kumaş Yapımı Ürün Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…….90 3.2.4.13. Metal-Maden Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………….91 3.2.4.14. Oyuncak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………………91 3.2.4.15. Patlayıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………… 91 3.2.4.16. Takı ve Süs Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları…………….92 3.2.4.17. Temizlik Aletleriyle Kurulan Bitki Adları………………..92

ix

3.2.4.18. Yakıcı ve Yanıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…92 3.2.4.19. Yapı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………93 3.2.5. Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları………………………………94100 3.2.5.1. nsana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları………………..94-95 3.2.5.2. Hayvana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları………………..95 3.2.5.3. Organa Benzetilerek Kurulan Bitki Adları……………….95-98 3.2.5.4. Nesneye Benzetilerek Kurulan Bitki Adları…………...98-100 3.2.5.5. Güzelliğe Dayalı Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları……..100 3.2.5.6. Hayalî Yaratıklara Benzetilerek Kurulan Bitki Adları……. 100 3.2.6. Tür Adlarıyla Kurulan Bitki Adları ………………………...101-102 3.2.6.1. +giller Ekiyle Kurulan Bitki Türleri……………….. .101-102 3.2.6.2. +lAr Ekiyle Kurulan Bitki Türleri…………………………102 3.2.7. Yer Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………...103-107 3.2.7.1. Bağ-Bahçe, Tarla ve Çeşitli Kara Parçalarıyla Kurulan Bitki Adları…………………………………………………103-104 3.2.7.2. Dağ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………104 3.2.7.3. Deniz, Göl ve Dere Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…104-105 3.2.7.4. Dinsel Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………105 3.2.7.5. Ülke, Şehir, lçe, Semt Adlarıyla Kurulan Bitki Adları.105-106 3.2.7.6. Kapalı Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………106-107 III. B TK ADLARINDA GEÇEN YAPIM EKLER ………………108-153 1. simden sim Yapma Ekleri………………………………………..109-127 2. simden Fiil Yapma Ekleri………………………………………128-129 3. Fiilden Fiil Yapma Ekleri………………………………………….130-133 4. Fiilden sim Yapma Ekleri………………………………………134-153 IV. V. VI. TÜRK YE TÜRKÇES B TK ADLARI SÖZLÜĞÜ…………..154-620 SONUÇ……………………………………………………………..621-622 B BL YOGRAFYA………………………………………………..623-628

x

KISALTMALAR L STES ESER ADLARI AA: AAT: ADYA: AVA: BTS: BÜYA: DA: DS: E A: Erz. .A. : ETA: EYA: EYAD: Gaz.A. : GBAA: GD AT: Ka.Y.A. : KBAYA: K A: K AT: KMYA: Krş.Y.A. : KYA: MBTS: Aybastı Ağzı Anadolu Ağızlarından Toplamalar Adıyaman ve Yöresi Ağızları Avşar Ağızları Biyoloji Terimleri Sözlüğü Bünyan ve Yöresi Ağızları Diyarbakır Ağzı Derleme Sözlüğü Edirne li Ağzı Erzurum li Ağızları Eskişehir Türkmen Ağızları Eskişehir ve Yöresi Ağızları Elazığ Yöresi Ağızlarından Derlemeler Gaziantep Ağzı III Güney Batı Anadolu Ağızları Güney Doğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar Kaman ve Yöresi Ağızları Keban-Baskil ve Ağın Yöresi Ağızları Kars li Ağzı Kuzeydoğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar Karaman ve Yöresi Ağızları Kırşehir ve Yöresi Ağızları Kütahya ve Yöresi Ağızları Misalli Büyük Türkçe Sözlük

EFar. Far. Ar. br. Çağ. EYun. Hint. HAvr. Aram. Fr. Hak. Çin. Blg. EFr. EErm. EAT.xi OAAD: SA: ST AT: TaS: TBAS: TS: TAYA: T YA: UA: ZBK A: Orta Anadolu Ağızlarından Derlemeler Suluova Ağızları Sivas ve Tokat lleri Ağızlarından Toplamalar Tarama sözlüğü Türkçe Bitki Adları Sözlüğü Türkçe Sözlük Talas ve Yöresi Ağızları Tokat li ve Yöresi Ağızları Urfa Ağzı Zonguldak-Bartın-Karabük lleri Ağızları D L ADLARI Alm. ET. Erm. Almanca Arapça Aramice Bulgarca Çağatayca Çince Eski Anadolu Türkçesi Eski Ermenice Eski Farsça Eski Fransızca Ermenice Eski Türkçe Eski Yunanca Farsça Fransızca Gürcüce Hakanî Lehçesi Hint-Avrupa Dilleri Hintçe branice . Gürc.

Osm. Sl. OFar. OLat. öz. ngilizce spanyolca talyanca Latince Moğolca Orta Farsça Orta Latince Osmanlıca Orta Türkçe Sanskritçe Sırpça Sogdca Sümerce Slavca Türkçe Yeni Türkçe Yunanca D ĞER KISALTMALAR And. çoc. T. krş. YT.Ağz. Sümer. sp. Sogd. dil. t. Moğ.xii ng. Lat. OT. is. Sans. Yun. Anadolu Ağızlarında Çocuk Dili Özel sim karşılığı . Sırp.

xiii S MGELER Uzun a Yunan alfabesinde kullanılan bir tür a sesi Arapça kelimelerde kullanılan h sesi ( ) Uzun e Kalın g ( ) ħ į Hırıltılı h ( ) Uzun i Kalın k ( ) ŋ ō ó ś ŧ ū Nazal n Uzun o Yunan alfabesinde kullanılan bir tür o sesi Arapça kelimelerde kullanılan sad sesi ( ) Arapça kelimelerde kullanılan tı sesi ( ) Uzun u Arapça kelimelerde kullanılan zı sesi ( ) ź Arapça kelimelerde kullanılan ze sesi ( ) ā á ĥ ē .

elle tutulur bir varlık olarak görmekteydi (Ögel. ekilmemiş toprak parçasına “kır. Bitkiler içerisinde “ağaç” mimarimizin ve bütün hayatımızın en lütufkâr yardımcısıdır (Tanpınar. bazen duygularımızı anlatmanın en güzel yolu. nsan zihninde var olan bir yeti. 61. Bitkiler hayatımızın her alanına girmiş varlıklardır. Bitkinin yetişmesi toprağa. tabiat ile medeniyeti uzlaştırmışlardır. şirketin veya takımın sembolüdür. gülün. Rengi. inek. kokusu ve görüntüsüyle çevremizi baştan başa saran bitkilerin tabiata sağladığı faydalar ve insana sunduğu nimetler saymakla bitmez. Ekin ekme ve biçme işlerinde eskiden beri bilgi ve tecrübe sahibi olan Türkler. Anlambilim. ekilmiş toprak parçasına da “tarla” denmektedir (Ögel. bir yandan bizim bitkiye verdiğimiz önemi gösterirken. bazen de bir ilin. Caminin içine . ürünün bereketini ve verimliliğini arttıran bir güçtür. 6).1 I. bir kültür mahsulüdür. Bitki kavramının ifade ettiği o kadar çok mana vardır ki. at. 93). Ekilen. bazen renk ve koku. diğer yandan bitki odaklı bir bakış açısına sahip olduğumuzu ortaya koymaktadır. biçilen veya kendi kendine yetişen varlıklar da “bitki” adıyla tanımlanmıştır. dil yetisinin yanında çevresine. Ağaç. dünyadaki nesneleri sınıflandırmayı. köpek. Atalarımız ağaç ile mimariyi. sardunyanın ortak niteliklerine dayanılarak yapılan bir sınıflandırma bizi bitki kavramına. bitkiler bazen edebiyatın konusu. “toprağı” dünyayı baştan başa saran. yaşadığı dünyaya ait sürekli deneyimler edinme. bazen sevgiliye sunulabilecek en güzel hediye. toprağın korunması da bitkiye bağlıdır. 40). Türkçemizde. benzer özellikleri sayesinde tasnif edilmektedir. tavşan gibi yaratıklar ise hayvan kavramına ulaştırır (Aksan. Her bitkinin ayrı bir değeri ve ayrı bir anlamı vardır. genel kavramlara ulaşmayı sağlar. Yani tabiatı isimlendirirken evrenin şekil yapısından ziyade. Tabiattaki varlıklar. tilki. Bu tasnifin oluşturulmasında “bitki”nin esas alınması. Beş Şehir. Menekşenin. Toprak bitkilere hayat veren. yazı”. tanıma yetisine de sahiptir. G R Ş nsanoğlu dil gücünün. üzerindeki bitki örtüsü esas alınmaktadır. 188).

Bitkilerin adlandırılmasında bitkinin kullanılışı. Arapçada. Tabiatı şiire. Yine bazı kelimelerde doğadaki nesnelerden bitkiye yönelik adlandırmalar vardır: “boruçiçeği. Sayılarını daha da arttırabileceğimiz bu örnekler Türk insanının ne kadar özgün ve nükteli benzetme ve adlandırmalar yapabildiğinin açık göstergeleri durumundadır. keçisakalı. Almanca (löwenmaul) karşılıkları da aynıdır. Tabiat. devetabanı. doğaya bağlı anlatımın tanığı olan aşağıdaki bitki adları içinde de başka dillerdeki karşılıklarıyla anlamca yakınlığı bulunanlar vardır: “tavşankulağı. Örneğin ekşiliği anlatmak için “limon gibi”. güzelliğini bitkilerden alır. nsanlar yakından uzağa doğru. atkuyruğu. keçiboynuzu. eşekkulağı. gül gibi”. Türkçenin Gücü. 51). öküzdili (sığırdili). turnagagası” gibi. Bu adlandırmada faydacı bir yaklaşım esas alınmıştır. Anlatımlarımızda bitki adlarını çok sık kullanmamız. kuşburnu. güzel bir kokuyu tanımlamak için “çiçek gibi. aslında bitkilerdir. resme ve çeşitli sanat dallarına sokan. kadifeçiçeği. Sözlü ve yazılı dilde örnek gösterirken veya benzetme yaparken bitki adlarını çok sık kullanırız. 60). Yunancada. çünkü bitkiler. horozibiği. tabiatı görünür ve izlenmeye değer kılar. aslanpençesi. sığırkuyruğu. itburnu. kuzukulağı. görünüşü ve yetiştiği ortam dikkate alınmaktadır (Duran. Çiçeği farenin kulağına bezeyen Auricula muris bitkisi de Latincede. . kendilerine faydalı olanlardan başlayarak bütün bitki dünyasını adlandırmışlardır. özellikle onların biçimlerini yansıtmak üzere doğadaki benzer nesnelerle ilişki kurma yoluna gidildiği. Hayvan organlarına dayanan. kaşıkotu” (Aksan. Örneğin çiçeğinin biçimi aslanın ağzına çok benzeyen Anthirrinum bitkisi Türkçede “aslanağzı” adını alırken ngilizce (lion’s mouth). ayıkulağı. Farsçada. 223-229). Fransızcada hep “farekulağı” diye adlandırılır. yıldızçiçeği. birçok bitkiye doğadaki nesnelerle benzerliklerine dayanılarak ad verildiği görülmektedir. Her dilde. çantaçiçeği. yumuşaklığı belirtmek için “pamuk gibi”. öküzgözü. bitki adlarının Türkçede ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir. koyungözü. buzağıburnu. Bir nesnenin özelliklerini daha da belirgin olarak anlatmak üzere başka bir nesneden faydalanma eğilimi diğer dillerde olduğu gibi Türkçede de çoğu zaman başvurulan bir yöntemdir. yüksükotu. incelik ve uzunluğu tasvir etmek için “fidan gibi” sözlerini kullanırız.2 ağacı ve suyu sokmuşlardır (Kaplan. aslankuyruğu.

Bitkiler gıda ve ilaç olmak üzere iki temel kullanım alanına sahip bulunsa da. gıda olarak kullanılan bitkilerle tıp alanında kullanılan bitkiler arasında büyük bir örtüşme vardır (http://etnofertug. halkın yakacağı ve hayvanların yemi olarak da kullanılabilmektedir. çeşitli alanlarda çalışan bilim adamlarının bir araya gelerek kendi çalışmalarını ortaya koymaları.com). görüş alış verişinde bulunmaları ve ortak değerlendirmeler yapmaları gerekmektedir. Kırsal kesimde yabanî ot. çevrebilimcileri ve özellikle de etnobotanikçileri yakından ilgilendirmektedir. Ayrıca belli bir merkezde değerlendirilmediği için dağınık ve zor ulaşılan yayınlar hâlinde kalmıştır (http://etnofertug. Bitki adları sadece dilcileri değil. Toplumların tüketim oranlarının ve kültürel yapılarının bitkileri tasnif etmekte oynadığı rolün önemi burada ortaya çıkmaktadır. Halkın binlerce yıldan beri kullandığı yabanî bitkiler ve tarıma alınmış bitkiler ile bu bitkilerin toplanma ve işlenme teknikleri etnobotanik kapsamına giren konulardır (http://etnofertug.3 Tasnif yaparken her toplum kendi faydasını göz önünde bulundurmuştur. bitkileri ve bitki adlarını konu edinen bütün bilim dallarını yakından tanımamız gerekmektedir.blogstop. meyve ve mantarlar gıda olarak kullanılmaktadır. Ayrıca erozyonu ve çeşitli çevre felaketlerini önlemede en etkili çözüm olan bitkilerden hasır.blogstop. Pek çok kültür ve medeniyete ev sahipliği yapmış olan Anadolu’nun zengin bir bitki dünyası vardır. sepet. kök. Bunun yanında etnobotanik. başka bir toplumda hiç el sürülmeyen bir bitki durumunda olabilmektedir. Kaldı ki. Aslında bu zenginlik botanikçiler. Bu eksikliği gidermek için. kültürlerin isimlendirme ve tasnif üzerindeki etkisini de araştırmaktadır. süpürge yapılabilmektedir. eczacıları. Aynı bitki bazı toplumlarda damak tadı olarak ön sıralarda gelirken. Bu gibi çeşitli araç-gereçler de .com). Dilimizi ve kültürümüzü daha iyi kavrayabilmemiz için. Rusya’da neredeyse hiç tüketilmez.com). Yapılan araştırmalar da ne yazık ki birçok yönden doyurucu olmaktan uzaktır. beslenme uzmanları. Örneğin kırmızıbiber (acı biber) Türkiye’de çok tüketilirken.blogstop. arkeologlar ve genetikçiler tarafından şimdiye dek oldukça az araştırılmıştır. ekonomi uzmanları. aynı zamanda antropologları.

Ermenice. Türemiş ve Birleşik” yapılı olmak üzere üç ana başlık altında inceleyebiliriz. 1). Gürcüce.4 değerlendirmelerle ortaya çıkacak sonuçlar. Farsça. dilimizdeki bitki adlarını yapı ve kavram bakımından inceleyerek bitkilerin adlandırma yollarını belirlemek ve Türkçenin bitki zenginliğini ortaya koymaktır. . Bugün Anadolu ağızlarımız yazı diline oranla birkaç kat daha geniş bir söz varlığına sahiptir (Aksan. gerekse Türk kültürünün çeşitli gelişim dönemlerinden kalma derin bir kültür hazinesi bulunmaktadır. Anadolu’da gerek eski uygarlıklardan. Türkiye Türkçesinde kullanılan bitki adlarını “Basit. Berlin Brent ve Diğerleri. Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. spanyolca. Bu sözlükte kayıtlı olan bitki adlarının birçoğu hâlen Anadolu’da kullanılmaktadır (Duran. Türkçe bitki adlarıyla ilgili ilk bilgiler 11. Basit yapılı bitki adlarını Türkçe kökenli olanlar ve Alıntı bitki adları oluşturmaktadır. Çince. Slavca. öteden beri tarım ve hayvancılıkla uğraşması. Bitki adlarının önemli bir yer tutmasında Türk insanının doğayla iç içe yaşaması. Sırpça. 69). ekip biçtiği toprağı “sadık bir yâr” olarak görmesi gibi faktörler etkili olmuştur. Rusça. Anadolu ağızlarındaki bitki isimleri halk biyolojisinin en önemli malzemeleri durumundadır (halk biyolojisi için bk. Yunanca. Latince. “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” isimli doktora tezimizin amacı. Bulgarca. bizleri bitkilerle ilgili daha geniş bilgilere ulaştıracaktır. Moğolca. Türkçe kökenli olan basit yapılı bitkiler dilimizde az yer tutmaktadır. gerekse yazı dilimizde bitki adlarının önemli bir yeri vardır. Fransızca. yüzyılda Kâşgarlı Mahmut tarafından yazılmış olan ve Türk dilinin ilk sözlüğü olarak kabul edilen Divanü Lûgat-it Türk’te bulunmaktadır. Bu malzemeler. Anadolu’nun Türk kültürü sayesinde nasıl yurt hâline getirildiğini algılamamıza yardımcı olacak kaynaklardır. Türkçenin Gücü. talyanca. Alıntı bitki adları ise “Arapça. 223-229). ngilizce. Gerek Anadolu ağızlarında.

Organ adlarıyla kurulmuş bitkilere “aslanağzı. Bunda organların şekil yapıları önemli ölçüde etkilidir. bitkileri kendilerine çok yakın görmüşlerdir. tavşan gibi kelimelerdir. Hayvanların besin kaynağının bitkiler olması sebebiyle. Macar üzümü. tekrar grubu. deve dikeni. kurt. itgülü. Bu nedenle bitki adlarında insana özgü özellikler geniş yer tutmaktadır. Alman papatyası.5 Türemiş bitki adları “isimden isim. kuş. it. domuz. eşek yoncası. yılandili. isimden fiil. tavşan kirazı. yer adları ve benzetmelerle kurulanlar” olmak üzere çeşitli yönlerden değerlendirilebilmektedir. sıfat tamlaması. domuz baklası. fiilden isim yapma ekleri”nden bir ya da birkaçını alarak kurulmuştur. Bitkileri adlandırmanın diğer bir yolu da organ adlarından faydalanmaktır. insanlar bitkilere kendi yaşayış ve kültürlerini yansıtmış. yılankuyruğu” kelimelerini örnek gösterebiliriz. sıfat-fiil grubu. dilin oluşum mantığından kaynaklanmaktadır. peygamber üzümü. bozoğlan. tavuk otu. isnat grubu. yılanbaklası”. tür. Özellikle benzetme yaparken organ adlarını çok sık kullanırız. gülburnu. Hayvan adlarıyla kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “ayı ardıcı. Adlandırma yaparken. nsanın bitkileri organ adlarıyla tanımlaması. kurt baklası. deve elması. yapım ekleri bölümünde ayrıntılı olarak ele alınmış ve bitki adları tahlil edilmiştir. deve. Bu ekler. fiilden fiil. bitkilerin adlandırılmasında çeşitli hayvan isimleri kullanılmıştır. nsana özgü özelliklerle kurulan bitki adlarına şu örnekleri verebiliriz: “dede gülü. hayvan. organ. kulak otu. Bitkiler insan hayatını daha anlamlı kılan ve kolaylaştıran varlıklardır. cümle biçiminde kurulanlar”. nsanların bitkilerden faydalanabilmeleri için öncelikle onları adlandırmaları gerekmekteydi. Kavram bakımından birleşik bitki adları ise “insana özgü özellikler taşıyanlar. . Osmanlı lâlesi. Yapı bakımından birleşik bitki adları şu kelime gruplarıyla oluşmuştur: “isim tamlaması. Organ adları dilin en eski kelimelerindendir. hanımeli. eşya-nesne. Birleşik bitki adları. Bitkilerde en çok rastlanan hayvan adları ayı. eşek. yapı ve kavram bakımından incelenebilmektedir. kadınparmağı. tosbağa otu. Türk biberi”.

Halep çamı”. bir türün temsil ettiği bütün bitkileri içine alan ve bitki aileleri oluşturan eklerdir.6 Bitkilerin adlandırılmasında eşya-nesne adları çok kullanılmıştır. Bu sözlükte bitki adlarının kökenleriyle ilgili bilgi ve kaynaklar topluca bir arada bulunmaktadır. Burada bitki adlarının tanımları. gelindili. tohumlu bitkiler”. Benzetmelerle kurulan bitkilerin adlandırılmasında bitkinin rengi. Bitki adlarının kökenleriyle ilgili bilgiler verilirken. şemsiye mantarı” kelimelerini örnek verebiliriz. Bunlar genellikle insanlara. defnegiller. nereden geldiğini ve yayıldığını gösterir. etraflarındaki eşyalarla tanımlamaya başladılar. Tür adları Türkçede +giller ve +lAr ekiyle kurulmaktadır. kimileri hiç yetişmez. Eşya-nesne adlarıyla kurulmuş bitkilere “akbardak. papaztakkesi. süsengiller. dağ kavağı. bir milletin yerleşme (iskân) tarihi için en önemli belgelerden birisidir (Gülensoy. Böylelikle tabiatı. bitki adlarıyla ilgili etimolojik bilgiler de yer almaktadır. Türkçe Yer Adları Kılavuzu. Girit lâlesi. dutgiller. çanakkıran. ayıparmağı. Yer adlarıyla kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “ada soğanı. tek çenekliler. Yer adları. Yeryüzünde aynı türe mensup olan ve yapı olarak birbirine benzeyen birçok bitki bulunmaktadır. çeşitli organ ve nesnelere benzetilerek kurulmaktadır. Bir türe ait bütün bitkileri ifade edebilmek için tür adları kullanılır. etimolojik sözlükler . Tür adlarıyla kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “abanozgiller. Anadolu ağızlarındaki varyantlarının yanında. Her bitkinin kendine has bir yetişme alanı vardır. sultanküpesi”. Kimi bitkiler bazı yörelerde rahatlıkla yetişebilirken. nerede üretildiğini. borazan mantarı. aktavuk. Yetişme alanından dolayı bazı bitkilerin adlandırılmasında yer isimleri kullanılmıştır. nsanlar yerleşik hayata geçtikten sonra çeşitli araç-gereçlere ve ev eşyalarına sahip oldular. bodurmahmut. altınbaşak. “Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü” kısmı tezimizin en önemli bölümlerinden biridir. biçimi. Bunlar bitkinin kaynağını. bahçe teresi. IX). Bunlar. Benzetmelerle kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “ağlayangelin. zeytingiller. Bitkilere eşya-nesne adlarının verilmesindeki temel sebepler. bitkinin şekil benzerliği ve eşya-nesne yapımında kullanılmasıdır. hayvanlara. görünümü ve kullanım özellikleri esas alınmaktadır. kaynakları. kozalaklılar.

zihinden zihine süzülen kültür varlıklarımızın âdeta kelimelere damıtılmasıyla oluşmuştur. sadece tanımları ve kaynakları belirtilmiştir.7 kaynak gösterilmiştir. Kültür unsurlarımızı canlı tutan ve milli kimliğimizin oluşumuna katkıda bulunan en değerli varlığımızdır. 15). Bitki dünyamızı ayrıntılarıyla ortaya koymamız ve bitkilerin adlandırma yollarını belirlememiz. Sonuç olarak şunları söyleyebiliriz: Türkçe. binlerce yıldan beri nesilden nesile aktarılan yaşama düzenimizin. Ancak bazı bitki adlarının etimolojik yapılarıyla ilgili hiçbir kaynağa veya açıklamaya rastlanmadığından. bitki adlarının asıl kökenlerine ulaşmak daha da zor olmuştur. Türk Dilinin Yurtları. Türk düşüncesini ve yaşadığımız coğrafyayı daha yakından tanıtacaktır. Her millet. Bitki adlarını oluşturan ek. bizlere Türk dilini. çevresinde bulduğu ya da yetiştirdiği bitkileri kendi kültürüne göre kullanır ve kendi dil mantığına göre adlandırır. kök ve kelimeler ait oldukları dillere göre verilmiştir. tabiatı tanıma ve algılama biçimimizin. . Bitki adlarının kökenini bulmak. Bu sebeple bazı bitki adlarına kaynak gösterilememiştir. Özellikle Anadolu ağızlarında kullanılan bitki adlarında birçok ses değişmesi görüldüğünden. Bu kelimeler kültür tarihimizin. bunların kökenleriyle ilgili bilgiler verilememiş. dünyanın en eski ve en çok kullanılan dilleri arasında önemli bir yere sahiptir (Özkan. zor bir iştir.

NCELEME .8 II.

9 1. 219). bunlardan “arpa. kök durumunda olan ve herhangi bir türetme ekiyle genişletilmemiş bulunan tek kelimeden ibaret adlardır (Korkmaz. dal.1. BAS T YAPILI B TK ADLARI 1. iğde. Basit yapılı bitki adları Türkiye Türkçesinde az yer tutmakla birlikte. kavun. TÜRKÇE KÖKENL B TK ADLARI Basit kelimeler. darı. kayın. ağu ala ardıç arpa aşı bağa bey bıyık boya bük cırt cız çağ çaşıt çet çiğ çim çomak çöğür çöpür dal darı dip düve ebe ekşi enek erik geyik gonur gön iğde kak kat kav kavun kayın kayır kök ot sası saz tilki tip tük üvez . çim. saz” gibi bitkiler günlük hayatta çok geniş bir kullanım alanına sahiptir. kök. erik. ot.

buŧm) celep: (< Ar. bil-‘usāre) buttum: (< Ar. ‘acemî) acur: (< Ar. a ra) amme: (< Ar. ‘acem) acemi: (< Ar. Alıntı bitki adlarını. ‘uśfur) aşkar: (< Ar.1. türemiş kelimeler olsalar bile. Ermenice. ‘ayān) ayıt: (< Ar. Alıntı kelimeler geldikleri dillerin kurallarına göre. Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. hıyarşembe (< Far. Gürcüce. ‘āşūre) ayān: (< Ar. hezaren (< Far. ‘amme) anzarot: (< Ar. dilimizde yapım ekleriyle genişletilmedikleri sürece basit kelimelerdir (Korkmaz. eş ar) aşur: (< Ar. Rusça. culbān) cimcime: (< Ar. Çince. bā ilā) baytaran: (< Ar. ‘īd) bakam: (< Ar. ebūzanba ) acem: (< Ar. āfāt) akri: (< Ar. Moğolca. Arapça za’ferān kelimesi Türkçeye safran olarak. Slavca. 1. bardī) bezir: (< Ar. Bulgarca. ħiyār+çenber). hezār+reng) gibi birleşik kelimeler de bulunmaktadır. cumel) . ‘acūr) adile: (< Ar. amber+būy). ngilizce. abla ) abuzambak: (< Ar. cevz) cılban: (< Ar. cumcuma) culban: (< Ar. ALINTI B TK ADLARI Başka bir dilden alınmış kelimelere alıntı kelimeler denir. Arapça Alıntı Bitki Adları ablak: (< Ar. Fransızca. Alıntı bitki adları dilimize girerken birtakım ses değişikliklerine uğramış ve Türkçenin yapısına uyum sağlamıştır. spanyolca. Latince. Sırpça. Yunanca domáta kelimesi domates olarak geçmiştir. Bunlar arasında amberbu (< Far. Örneğin. ‘anzerūt) araz: (< Ar. ‘abaytarān) berdi: (< Ar. culcul) cümbez: (< Ar. Yunanca. celeb) ceviz: (< Ar. 219). ‘ādile) afat: (< Ar.2. culbān) cücül: (< Ar.2. talyanca. ‘araz) asfur: (< Ar. transkripsiyonlarıyla birlikte. ba am) bakla: (< Ar. cummayz) cümele: (< Ar.10 1. ‘uśfur) aspir: (< Ar. Farsça. alıntı yapılan dillere göre listeledik. Bunlar “Arapça. bezr) bilisura: (< Ar. Türkiye Türkçesinde kullanılan alıntı kelimeler arasında çok sayıda bitki adı bulunmaktadır.

cawşīran) çitil: (< Ar. galle < gılāl) halayık: (< Ar. hindibā) hülübü: (< Ar. līmūn / Ar. emr) emriz: (< Ar. ferį k) fındık: (< Ar.11 çam: (< Ar. ħaşħāş) hatmi: (< Ar. mercān) meydanî: (< Ar. şaŧl) dımışkı: (< Ar. ħardel) harnup: (Ar. ĥalfe) haliç: (< Ar. hülbî) hünnap: (< Ar. ħabl) herim: (< Ar./Far. maĥlūc) mahmude: (< Ar. ĥalfe) halfat: (< Ar. ĥāzık) hebil: (< Ar. ħatmi) hayır: (< Ar. fıŧrį) ful: (< Ar. arīb) gasil: (< Ar. şam’) çaşıran: (< Ar. leymūn) mağara: (< Ar. ‘unnāb) ibran: (< Ar. melikî) mercan: (< Ar. ħayr) hazık: (< Ar. ĥiltį t) hindiba: (< Ar. ħiŧŧa) hiltit: (< Ar. irmizį) künefi: (< Ar. ādime) galete: (< Ar. incāz) kahve: (< Ar. fustu ) filfil: (< Ar. ahve) kakule: (< Ar. ĥalį c) hamıza: (< Ar. ħāśś) haşhaş: (Ar. ilĥāĥ) incaz: (< Ar. allāt) garip: (< Ar. māmezā) maş: (< Ar. leylāk) limon: (< Far. kerefs) keten: (< Ar. ħarrūb/ħarnūb) ħas: (< Ar. ‘ibrān) ilhah: (< Ar. māş) melike: (< Ar. ilāf) kırmızı: (< Ar. fūl) gādime: (< Ar. ā ulle) keme: (< Ar. ĥamį ze) hanzal: (< Ar. meydānį) mısır: (Ar. asl) gılla: (< Ar. maĥmūde) mamıza: (< Ar. miśr) mışmış: (< Ar. enfiyye) fattak: (< Ar. ĥanžal) hardal: (< Ar. herį m) hıta: (< Ar. maĥleb) mahluç: (< Ar. emrāz) enfiye: (< Ar. kuşnā) leylâk: (< Ar. elmelik) emir: (< Ar. kināfe–künāfe) küşne: (< Ar. melike) meliki: (< Ar. mişmiş) . kettān) kılıf: (< Ar. fat ) ferik: (< Ar. kam’a) kereviz: (< Ar. fundu ) fıstık: (< Ar. ħalā’i ) halfa: (< Ar. firfir) fitri: (< Ar. me āre) mahlep: (< Ar. Dimaş /Dimiş +î) elmelik: (< Ar.

sa’tar) zakkum: (< Ar. velvele) zahter: (< Ar.12 miski: (< Ar. śināb) silk: (< Ar. temŝį l) tesbi: (< Ar. miskî) misvak: (< Ar. na’nā’) narenc: (< Ar. şı ) taflan: (< Ar. şihābî) şakayık: (< Ar. mūz) mültüme: (< Ar. baŧbāŧ) pelit: (< Ar. zeytūn) zivan: (< Ar. reyĥān) safran: (< Ar. şems + Far. nārenciyye) narınç: (< Ar. mişkāt) muz: (< Ar. mültemi) mürdeşe: (< Ar. şemāme) şemsaver: (< Ar. tevrįś) topuz: (< Ar. summāk) susam: (< Ar. müşkil) müşk: (< Ar. sa‘leb) salman: (< Ar. sevād) sınap: (< Ar. nārenc) nebat: (< Ar. za’ferān) salep: (< Ar. misvāk) mişkat: (< Ar. sīsām) süsen: (< Ar. śandal) savat: (< Ar. uşrat) üşniye: (< Ar. misk) nane: (< Ar. diflā) tahıl: (< Ar. balluŧ) rasat: (< Ar. raśad) razakı: (< Ar. dabbūs) tum: (< Ar. za ūm) zavrak: (< Ar. śāmit) sandal: (< Ar. silk) suduran: (< Ar. zülbeyā) . śudūran) sumak: (< Ar. nārenc) narenciye: (< Ar. daħl) tarhun: (< Ar. mürte’iş) müşgül: (< Ar. tu’m) tutya: (< Ar. uşniyye) velvele: (< Ar. zivān) zülbeya: (< Ar. tefārī ) temsil: (< Ar. şa ā’i ) şamama: (< Ar. sūsen) şahab: (< Ar. nebātāt) patpat: (< Ar. selmān) samit: (< Ar. zevra ) zehni: (< Ar. rāzi į ) reyhan: (< Ar. ŧarħūn) tefarik: (< Ar. tūtyā) uşrat: (< Ar. tesbį ’) tevris: (< Ar. şihāb) şahabî: (< Ar. źihnį) zeytin: (< Ar. nebāt) nebatat: (< Ar. -āver) şıkık: (< Ar.

er avān) erişte: (< Far. ālū) amberbu: (< Far. şalam) çelik: (< Far. ābnūs/abanūs) aferin: (< Far. cį a) cumbur: (< Far. hulū) ıspatan: (< Far. bādranbūya) bagmen: (< Far. ispandān. bā bān) bahar: (< Far. birincāsf) bostan: (< Far. belesān) bamya: (< Far. bāk) balaband: (< Far. da da ān) dudiye: (< Far.2.13 1. caudāna) çelem: (< Far. çunbul/çumbul) cücük: (< Far. sipandān) ışgın: (< Far. ā uş) alıç: (< Far. bālābān) balsama: (< Far. āveng) hezaren: (< Far. gurz) ħar: (< Far. ħurmā) hülü: (< Far. ħōş) hurma: (< Far. rīşte) filbahar: (< Far. ħāvlincān) havuç: (< Far. kiyāh) gonca: (< Far. hezār+reng) hıyar: (< Far. behār) bāk: (< Far. ālūçe) alo: (< Far. hevīc) hevek: (< Far. fūl-bahār) giya: (< Far. çu undur) dağdağan: (< Far. ça ale) çavdar: (< Far. unce) gül: (< Far. amberbūy) arış: (< Far. āferīn) ağuş: (< Far. emrūd/ermūd/enberūd) azat: (< Far. çelik) çeltik: (< Far. ħiyār) hıyarşembe: (< Far. āzvāy) badem: (< Far. çelāna) çınar: (< Far. tūt. ħiyār-çenber) hoş: (< Far. aşħūn) incir: (< Far. ŧūŧīye) dut: (< Far. bāmiya) beneviş: (< Far. barga) birincivasıf: (< Far. çenār) çiriş: (< Far. isfendān) . būstān) cığa: (< Far. ereş-eriş) armut: (< Far. cücek) çağla: (< Far. āzād) azvay: (< Far. şeltūk) çeşmezen: (< Far. gul) gülâbi: (< Far. çelān. çūdār) çedene: (< Far. gulābī) gürz: (< Far. tūd) erguvan: (< Far. encīr) isfendan: (< Far. benefş) berge: (< Far.2. Farsça Alıntı Bitki Adları abanoz: (< Far. bādām) badıramba: (< Far. ħar) havlıcan: (< Far. cevşen) çılan: (< Far. çaşma-zan) çevşen: (< Far. sirīş) çükündür: (< Far.

gazar) keşkül: (< Far. kūse) kunt: (< Far. şāhten) şahtere: (< Far. nāz) nefirne: (< Far. nevrūz) naz: (< Far. pāzı) perdeben: (< Far. nuħūd) palan: (< Far. nārven) navruz: (< Far. aysī) kelek: (< Far. māye) mazı: (< Far.14 işan: (< Far. lāle) lülük: (< Far. perdebend) peren: (< Far. gişnīz) kizir: (< Far. bīşa) meyve: (< Far. kund) küncü: (< Far. gizį r) koz: (< Far. mayva) nar: (< Far. nār / enār) narcil: (< Far. merz) mestan: (< Far. mercümek) merze: (< Far. kāhį) karanfil: (< Far. lüle) mala: (< Far. rāvend) rezene: (< Far. māye) maye: (< Far. parparam) piyaz: (< Far. benefşe) mercanköşk: (< Far. māle) maya: (< Far. pur) ravent: (< Far. panbu ) patlıcan: (< Far. kalam) kenger: (< Far. kālak) kelem: (< Far. kerāviye) keşir: (< Far. kenger) keraviye: (< Far. māzū) menekşe: (< Far. kişmiş) kişniş: (< Far. ħarbuz. şahterre) . pį r) pirasit: (< Far. bādingān) payam: (< Far. keşkūl) kişmiş: (< Far. birinc) pirpirim: (< Far. nīlūfer) nohut: (< Far. sunbul) şahten: (< Far. lāden) lâle: (< Far. nargį l) nardin: (< Far. serv) süde: (< Far. nergis) nilüfer: (< Far. bādām) pazı: (< Far. mīva. pālān) pamuk: (< Far. pesį n) pir: (< Far. peren) pesin: (< Far. aranfül) karpuz: (< Far. nefį r) nergis: (< Far. gawz) köse: (< Far. į şān) kāhu: (< Far. rāziyāna) sebze: (< Far. sedīr) servi: (< Far. sebze < sebz) sedir: (< Far. kuncud) lâden: (< Far. merzengūş) mercimek: (< Far. ħarbūza) kayısı: (< Far. nārdīn) narven: (< Far. mestān) meşe: (< Far. pį rāste) pirinç: (< Far. būy) pür: (< Far. piyāz) poy: (< Far. sūde) sümbül: (< Far.

ħozan) korunga: (< Erm. zerrīngede) zeyrek: (< Far. dan gluħ) eğinç: (< Erm. şireder) tarçın: (< Far. mor/morm) mora: (< Erm. zu āl) hozan: (< Erm. zanba ) zeravent: (< Far. turunc) yasemin: (< Far.15 şalgam: (< Far. dārçīn) teberze: (< Far. şį r) şireder: (< Far. e ic) hışır: (< Erm. şemşīr) şir: (< Far.2. şal am) şebboy: (< Far. matutak) madik: (< Erm. kornkan) lâzut: (< Erm. alaf) zambak: (< Far. abril) anık: (< Erm. Ermenice Alıntı Bitki Adları abrıl: (< Erm. mōruk) pancar: (< Erm. zerāvend) zerdali: (< Far. ç’ort’t’u) dangalak: (< ? Erm. yāsemen) yulaf: (< Far. teberze) tere: (< Far. zindegān) zoğal: (< Far. tere) tiryaki: (< Far. turub. zerd-ālū) zerde: (< Far. şikār) şimşir: (< Far. tenbākū) turp: (< Far. zerdeçāv) zerrin: (< Far. turb. ts’maħ) çomağ: (< Erm.4. ts’maħ) çortu: (< Erm. p’sat) tel: (< Erm. turf) 1. za īrak) zindiyan: (< Far. madik) mor: (< Erm.2. zerde) zerdeçal: (< Far. tuħmugān) tömbeki: (< Far. şeb-būy) şeftali: (< Far. patic) cancur: (< Erm.3. zerrīn) zerringade: (< Far. ananuħ) ayınga: (< Erm. banjar) pışat: (< Erm. ahlada) turunç: (< Far. ayı’nga) badıç: (< Erm. lazut) madımak: (< Erm. akantos) . şeft-ālū) şikar: (< Far. çaman) çımak: (< Erm. tel) akunduz: (< EYun. Yunanca Alıntı Bitki Adları ahlat: (< Yun. mor/morm) moruk: (< Erm. ħosor) 1. tiryākī) töhmekan (< Far. cançul) çemen: (< Erm.

domáta) duduli: (< EYun. parténin/partén) beladan: (< Yun. vasilikon < vasilikos) fidan: (< Yun. pápiri) banda: (< Yun. tzímbla) çisan: (< Yun. endomē’) enginar: (< Yun. diminitis) göleğez: (< Yun. pipéri) biberiye: (< Yun. piperiá) biberiza: (< Yun. murto) muşmula: (< Yun. flamuri) ıspanak: (< Yun.) filiz: (< Yun. ayiovotano) babır: (< Yun. mukhlia) . drágana) dilmit: (< Yun. filisa) gırmit: (< dilmit < Yun. manitari) marul: (< Yun. halsphyton) ıhlamur: (< Yun. bótsa) böbük: (< Yun. afáki) emen: (< Yun. dafni < EYun. avátin/vatin) ayvadana: (< Yun. bànda) barbun: (< Yun. mespilon) mühliye: (< Yun. arakas < arakos) aşendos: (< EYun. kannavi) kerdeme: (< Yun. tsiħórion) dafne: (< Yun. maruli) masura: (< Yun. barbounia) bartun: (< Yun. xamofta) anadut: (< Yun. piperitza) bidek: (< Yun. damáskino) defne: (< Yun. barbounia) barbunya: (< Yun. kerasi) kiren: (< Yun. spanaki) kantaron: (< Yun. bubúki) cimbiz: (< Yun. melissa) mersin: (< Yun. phideia) fiğ: (< Yun. kukunaria) lahana: (< Yun. daphnē) damaskene: (< Yun. diminitis) domates: (< Yun. áħerdos) avat: (< Yun. kisón) çukur: (< Yun. troħílos) efek: (< Yun. kentauron) kenevir: (< Yun. anadoti) anason: (< Yun. apsída) erez: (< Yun. ankinára) epsit: (< Yun. fiton < EYun. makedonesi) melisa: (< Yun.16 amesken: (< EYun. ires) fasulye: (< Yun. plátanos) bezelye: (< Yun. masuri) maydanoz: (< Yun. apidáki) boçça: (< Yun. kráno) köknar: (< Yun. lahano) mantar: (< Yun. bizélia) biber: (< Yun. kolokaz) halofit: (Yun. kardamo) kiraz: (< Yun. fasulia) fesleğen: (< Yun. dáfni) dırağan: (< Yun. damaskino) amofta: (< Yun. kukunaria < kukunara) kütner: (< Yun. mirsini) murt: (< Yun. diminitis) dimenit: (< Yun. phyton) fide: (< Yun. tsimbidi) cimlā: (< Yun. anison) araka: (< Yun.

patate) bambu: (< Fr. gentiāna) çakır: (< Lat. arachide) aspidistra: (< Fr. hortensia) rezede: (< Lat. Latince Alıntı Bitki Adları basya: (< Lat. ananas) atol: (< Fr.5. tomari) kürkas: (< Lat. ruca) sekoya: (< Lat. sacer) çalba: (< Lat. caoutchouc) keşbir: (< Fr. Comatula) 1. palamudi) papatya: (< Yun. fleole. colza) . acacia) ananas: (< Fr. vagina) fujer: (< Fr. fougero) gardenya: (< Fr. triphyllon) tomara: (< Yun. Lobelia) lotus: (< Lat. sequoia) vanilya: (< Lat. phleole) radika: (< Yun. capucine) kavasya: (< Fr.2. gardenia) ipeka: (< Fr. curcas) lobelya: (< Lat. bassia) begonya: (< Lat. reseda) roka: (< Lat. atoll) alg: ( < Fr. şıko veya şıka) tirfil: (< Yun. algue) anemon: (< Fr. ipéca) jüt: (< Fr. aspidistra) badat: (< Fr. cactus) kamelya: (< Fr. Gentiana) komatula: (< Lat. cachemire) kola: (< Fr. flora) ginseng: (< Lat. lotus) müşkülüm: (< Lat. papadia) pırasa: (< Yun. salvia) feliks: (< Lat. radikia) şıka: (< Yun. ginseng) kantiyane: (< Lat. camelia) kapuçin: (< Fr. prason) pırnal: (< Yun. felix) flora: (< Lat. prinari) piren: (< Yun. muscarimi) okume: (< Lat. botanique) dalya: (< Fr. begonia) centiyane: (< Lat.2.17 palamut: (< Yun. dahlia) drosera: (< Fr. prinos) 1. quassia) kauçuk: (< Fr. Fransızca Alıntı Bitki Adları akasya: (< Fr. jute) kakao: (< Fr. anemone) araşit: (< Fr. cacao) kaktüs: (< Fr. bambou) botanik: (Fr. drosera) fleol: (< Fr. cola) kolza: (< Fr.) ortanca: (< Lat.6.

avocado) mini: (< Fr. guardiana) . cuscute) lâtanya: (< Fr. papyrus) petunya: (< Fr. paprika) 1.7. ophrys) okaliptüs: (< Fr. raffia) rambil: (< ng. fondo) iskorçina: (< t. manteau) mandalina: (< Fr.9. ratanhia) tatula: (< Fr. orchidee) palmiye: (< Fr. marguerite) mikoz: (< Fr. bordo) ceran: (< t. papaya) paprika: (< ng. scorzone) maki: (< t. mycose) mimoza: (< Fr. latania) liken: (< Fr. muguet) ofris: (< Fr. pomidoro/pomodoro) belladonna: (< t. Grapefruit) kivi: (< ng. magnolia) maranta: (< Fr. palmier) papirüs: (< Fr.2. datura) pik: (< ng.8. mahonia) malto: (< manto < Fr. sardonya) veronika: (< t. pig) rafya: (< ng. ngilizce Alıntı Bitki Adları greyfurt: (< ng. azalea) banadura: (< t. macchi) 1.2. eucalyptus) orkide: (< Fr. belladonna) borda: (< t. mini) müge: (< Fr. rami) starking: (< ng.2. mandarine) manolya: (< Fr. patata) peçek: (< peçe < t. kiwi) papaya: (< ng. lichen) mahunya: (< Fr. spanyolca Alıntı Bitki Adları avokado: (< sp. pomidoro/pomodoro) mancana: (< t. mimosa) 1. petunia) portakal: (< Fr.) patates: (< t. portugal) ratanya: (< Fr. starking) malatura: (< t. cornichon) küsküt: (< Fr. veronica) vardıyan: (< t. pezza) sardunya: (< t. talyanca Alıntı Bitki Adları açelya: (< t. geranio) funda: (< t.18 kornişon: (< Fr. maranta) margarita: (< Fr.

brekinya) bocur: (< Blg.12.19 kınakına: (< sp.14. mantu) 1. loboda) pelin: (< Blg. coca) 1. bójur) canka: (< Blg.-Hırv. kojux) 1.2. çay) mantı: (< Çin.2.2.Sırp.-Sırp.) vişne: (< Sl. p’it’na < *pinta) dombay: (< Gürc. Gürcüce Alıntı Bitki Adları askil: (< Gürc. askili) bitne: (< Gürc. dombay) 1.-Hırv. koçijaş) 1. pelyn) .2. krumpí r) lâbada: (< Blg.10.11. djanka) gocuk: (< Blg. vişnya) ıştır: (< Blg. Slavca Alıntı Bitki Adları koçan: (< Sl. Çince Alıntı Bitki Adları aylandız: (< Çince ailanto’dan) çay: (< Çin. popadica) kıral: (< Sırp. Bulgarca Alıntı Bitki Adları biryedim: (< Blg.. kral) koçaç: (< Sırp.13. stir) kumpir: (< Blg. Sırpça Alıntı Bitki Adları babaçça: (< Sırp.2. quinaquina) koka: (< sp.

kartofel) mango: (< Port. Yabancı Yer simleriyle Kurulan Bitki Adları agılı: (< Meksika’daki Akala şehrinin adından) anapa: (< belki bir yer isminden) fulya: (< Güney talya’da bir bölge adı) kalembek: (< Hint Denizi’nde bir ada) 1.2.2. Diğer Alıntı Bitki Adları acırga: (< Moğ.16. karağana) kartol: (< Rus.20 1. niemcy) . acırga) baobap: (< Afrika yerli dillerinden) karağan: (< Moğ.15. manga) nemisa: (< Lehçe.

aşı+la-ma) atınaklı: (< ? atınak + T. fiilden fiil yapma ekleri. Türkçe bir yapım eki alıp da kökeni yabancı olan ya da bilinmeyen bitki adları da burada gösterilmiştir. çu) avurtlak: (< ? avurt + T. cak) arakçıl: (< Yun. kelime türetme yoluyla elde edilir. man) argun: (< T.21 2. bal+lık) . bal+lı) ballıca: (< T. Türemiş bitki adları aşağıda listelenmiştir. aşı+lak) aşılama: (< T. ancak bu kelimeler yapım ekleri kısmında daha ayrıntılı bir şekilde tahlil edilmiştir. az-ır-gan) azmuk: (< T. arak + T. an+gıç) anslı: (< ? ans + T. akşa-y-ık) aħsıl: (< T. Bu yol. al+lı+ca) almalık: (< T. ak+sıl) akça: (< T. at-ma+lı) avukçu: (< ? avuk + T. al+az) alça: (< T. acı-mık) ağcaca: (< T. isimden fiil yapma ekleri. acı-ma) acımak: (< T. bağır + t + lak) bağlaşık: (< T. ala+ca) alaz: (< T. ayı+cı) azan: (< T. al+dan-gaç) alluca: (< T. lak) aydın: (< T. ak+ça+ca) ağşayık: (< T. acıca: (< T. 31). bağ+la-ş-ık) bakıldak: (< T. az-muk) bağırgan: (< T. kelime kök ve gövdelerine ekler getirilerek değişik anlamda yeni kelimeler yapma yoludur (Korkmaz. Türemiş bitki adlarının aldığı yapım ekleri şunlardır: “ simden isim yapma ekleri. bal+lı+ca) ballık: (< T. ak+la-n) alaca: (< T. altın+cık) angıç: (< T. alma + lık) altıncık: (< T. çıl) arcıman: (< ? arcı + T. TÜREM Ş B TK ADLARI Türemiş kelimeler. acı-mak) acımık: (< T. ak+ça) aklan: (< T. art+lı) asma: (< T. al+ça) alçacık: (< T. al+çak+cık) aldangeç: (< T. art-ağan) artlı: (< T. lı) apırcak: (< ? apır + T. lı) atmalı: (< T. acı+ca) acıma: (< T. bakılda-k) baldırgan: (< T. fiilden isim yapma ekleri”. az-an) azırgan: (< T. ay+dın) ayıcı: (< T. as-ma) aşılak: (< T. bağır-gan) bağırtlak: (< T. arpa + gan) artıgan: (< T. bal-tır-gan) ballı: (< T. ar-gın) arpağan: (< T.

boz+a+mık) bozanak: (< T. çat+la-ğan) çatlak: (< T. buyur-gan) büğrez: (< T. begmāz + T. bardak+çı) bartlak: (< T. bıç-kın) bıyıklı: (< T. bit-i-n-i-ş) bitirge: (< T. bart+lak) başak: (< T. cırt+la-n) cırtlavuk: (< T. bur-ga+can) burgaç: (< T.22 banak: (< T. cır+la-n-gıç) cırmılak: (< T. cırt+lak) cırtlan: (< T. baş+ak) batırgan: (< T. ban-dır-ma) bardacık: (< T. cız+la-ğan) cızlayık: (< T. lik) coplak: (< Far. bart+ak) bardakçı: (< T. bit-ki) bizlengiç: (< bizle-n-giç) bodurgan: (< T. çal-ık) çapul: (< T. bil-dik) biten: (< T. boz-u-k) böcü: (< T. ban-ak) bandık: (< T. bıngıl+dak) benlik: (< T. büz-gü+lü) cegirgen:(< T. boya+lık) bozamık: (< T. çal-ı) çalık: (< T. boyun+u+z) buyurgan: (< T. lik) cırık: (< T. ban-dık) bandırma: (< T. ben+ek) bengildek: (< T. bö+cü) buğdaycık: (< T. bür-ü-k) büzgülü (< T. cik) benek: (< T. çat+lak) çatlangaç: (< T. bür-gü+lü) bürük: (< T. cırma+lak) cırtlak: (< T. bıyık+lı) bıyırgan: (< T. cıbır+ca / cıbıl+ca) cıcılık: (< cici + T. ben+lik) bıçgın: (< T. cız+la-yık) civcilik: (< civciv+ T. buğday+ık) burağan: (< T. bur-ağan) burgacan: (< T. çal-ak) çalı: (< T. bit-i-r-ge) bitki: (< T. buğday+cık) buğdayık: (< T. çūb + T. boz-dur-ma) bozuk: (< T. bur-gaç) buynuz: (< T. lak) çakıldak: (< T. çal-ağan) çalak: (< T. li+ce) bildik: (< T. lık) biberlice: (< Yun. bat-ır-gan) bebekçik: (< bebe+k+çik) bekmezcik: (< Far. cırt+la-vuk) cızlağan: (< T. çek-i-r-gen) cıbarca: (< T. boz+anak) bozdurma: (< T. çat+la-n-gaç) . çap-u-l) çatlağan: (< T. bardak+cık) bardak: (< T. boya+çın) boyalık: (< T. çakıl+da-k) çalağan: (< T. bit-en) bitiniş: (< T. cır-ı-k) cırlangıç: (< T. buyur-gan) bızalık: (< ? bıza + T. bodur+gan) boyaçın: (< T. pipéri + T. büğrü+ez) bürgülü: (< T.

deve+lik) devrinti: (< T. çay + T. cūl + T. demir+li) demirliyen: (< T. dik-en+cik) dikme: (< T. devir-i-n-ti) diken: (< T. dik-en) dikencik: (< T. ŧabl + T. çık-ı-n-tı) çıkma: (< T. çite-me) çitlek: (< T. çev(i)r-i-n-ce) çığırgan: (< T. çırp-ı) çıtımık: (< T. damar+cık) damarlıca: (< T. çök-er-en) çökülce: (< T. dik-me) dillice: (< T. dala-ğan) dallama: (< T. çıt+ı-mık) çıtlak: (< T. çūdār + T. darı+ca) darıcan: (< T. ük) dadırgan: (< T. la-mık) çaymık: (< Çin. çık-ma) çımkırık: (< T.23 çavdarlık: (< Far. çek-me) çetme: (< T. dağ+la-ma) dalağan: (< T. çıldır-ım) çırlavuk: (< T. çay + mık) çekem: (< T. damar+lı+ca) darıca: (< T. çev-i-r-dik) çevrince: (< T. dil+li+ce) dipçin: (< T. çirt+i) çirtik: (< çirt+ik) çitime: (< T. cu) değirmenci: (< T. çömel-en) çöpleme: (< T. çıyan+cık) çibillik: (< ? çibil + T. tat-ı-r-gan) dağarcık: (< T. çöp+le-me) çöpürlü: (< T. lık) çaylamık: (< Çin. çük+lü+ce) çükündürük: (< Far. dağar+cık) dağlama: (< T. değirmen+ci) delice: (< T. çıt+la-mak) çıtlamık: (< T. çöpür+lü) çulluca: (< Ar. mik) develik: (< T. luk) çullukça: (< Ar. lik) çiçek: (< çeç-ek) çiğindirik: (< T. çıt-lak) çıtlamak: (< T. çit+lek) çitlembik: (< çitle-mik) çökeren: (< T. luk+ça) çüklüce: (< T. tavşan+cık) davulcu: (< Ar. çıt+la-mık) çıtlık: (< T. dal+la-ma) damarcık: (< T. çımkır-ı-k) çildirim: (< T. çağır-gan) çıkart: (< T. cūl + T. çöğür+ce) çömelen: (< T. darı+can) davşancık: (< T. çır+la-vuk) çırpı: (< T. çıt+lık) çıyancık: (< T. lu+ca) çulluk: (< Ar. dip+çin) . deli+ce) demircik: (< T. çu undur+T. çev-i-k) çevirdik: (< T. çet-me) çevik: (< T. çık-ar-t) çıkıntı: (< T. çıldır-ım) çirti: (< T. demir+cik) demirli: (< T. cūl + T. çek-em) çekme: (< T. desti + T. demir+le-y-en) destimik: (< Far. çiğin+dirik) çildirim: (< T.

eğe+ce) eğecen: (< T. eğ-ecen) eğilce: (< T. kart+lı) gavruk: (< T. diz-i) doğum: (< T. ekşi+li+ce) ekşilik: (< T. domáta + T. düğme+li) dürme: (< T. cik) gevrecik: (< T. kavur-uk) gavşak: (< T. ça) domaylı: (< Gürc. ez-gil) ezgin: (< T. er-gen) ergil: (< T. düğ-em) düğmecik: (< T. cık) dutulga: (< T. dola-man) domalan: (< domal-an) domatça: (< Yun. eğ-i-r-i) eğrilce: (< T. düğül+cek) düzgülü: (< T. ebe+lik) eğece: (< T. kar-mak) gartlı: (< T. ek+le-mik) ekşice: (< T. doğ-um) dolaman: (< T. er-i-n-ç) ezgil: (< T. fısır-gan) fışıldayık: (< T. ekşi+men) ekşimik: (< ekşi-mik) elmacık: (< T. er-ek+lik) eren: (< T. er-en) ergen: (< T. tut-u-l-ga) duvaklıca: (< T. elma + cık) emecen: (< T. dür-me) dürülü: (< T.24 dişice: (< T. gel-i-ç) gelincik: (< T. gen+ce) geneç: (< T. dişi+ce) dizi: (< T. ek-in) eklemik: (< T. dür-ü-l-ü) düvülcek: (< T. ekşi+m+cik) ekşimen: (< T. gel-i) geliç: (< T. eğ-i-r-im) ekin: (< T. ce) gercik: (< ? ger + T. en+eç) erekleme: (< T. dongur-ak) dökülcen: (< T. lı) dongurak: (< T. dombay + T. düz-gü+lü) ebeli: (< T. ebe+li) ebelik: (< T. gel-i-n+cik) gence: (< T. gevre-k+cik) . er-gil) erinç: (< T. gen+eç) gerce: (< ? ger + T. duvak+lı+ca) düdüllük: (< ? düdül + T. düğme+cik) düğmeli: (< T. dökül-cen) dökülgen: (< T. em-ecen) eneç: (< T. er-ek+le-me) erelik: (< T. eğ-(i)-r-i+li+ce) eğrim: (< T. eğ-i-l-cen) eğlik: (< T. eğ-i-l-im) eğri: (< T. lük) düğem: (< T. dökül-gen) durnacık: (< turna+T. eğ-i-l-ik) eğlim: (< T. ekşi+lik) ekşimcik: (< T. ez-gin) fısırgan: (< T. ekşi+ce) ekşilice: (< T. fış+ıl+da-yık) gagaç: (< gaga+ç) garmak: (< T. kavuş-ak) geli: (< T. eğ-i-l-ce) eğilcen: (< T.

il-mek) ilmen: (< T. göğem+cik) göğen: (< T. gön+en) gövrek: (< T. kıy-ı-k) gıyşak: (< T. kol+lu+ca) göbelek: (< T. ışıl+dırık) ışılgan: (< T. la) hıyarcık: (< Far. gevre-y-en) geyicek: (< T. gök+le-mez) göğlük: (< T. haş+la-ma) havazla: (< ? havaz + T. cık) hıyarlama: (< Far. il-mik) ivecen: (< T. kır+çıl) gıyık: (< T. (h)öl+lük) ırmık: (< T. lı) hartlak: (< hart + T. gök+dün) gölek: (< T. ilet-ir) ilim: (< T. ħiyār + T. il-men) ilmik: (< T. gök+lük) göğündürme: (< T. ışı-ğan) ışılak: (< T. gök+çek) göğdeli: (< T. ışıl+gan) iğcik: (< T. gök+elek) göğem: (< T. lük) günsü: (< T. gul + T. ısır-gı) ısıtan: (< T. il-me) ilmek: (< T. lak) hartlap: (< hart + T. gövde+lek) göğce: (< T. kıy-ı-ş-ak) gidilcen: (< T. alak) hölemez: (< höle-mez ?) höllük: (< T. gevre-k) gözenek: (< T. gıcı-k) gıcime: (< T. gövde+li) göğelek: (< T. git-i-ş-gen) gollüce: (< T. göbek+lek) gödelek: (< T. gevre-y-ik) gevriyen: (< T. gıcı-ma) gırçıl: (< T. gez-er) gıcık: (< T. göm-ü-r-gen) gönen: (< T. ısır-gan) ısırgı: (< T. gün+sü) hanaylı: (< Yun. ısı-t-an) ışığan: (< T.25 gevreyik: (< T. il-i-ş-ken) ilme: (< T. iğne+sil) iletir: (< T. ışıl+ak) ışıldırik: (< T. la-ma) hohalak: (< ? hoh + T. iğne+lik) iğnesil: (< T. lap) haşlama: (< T. iv-ecen) . göl+ek) gömeç: (< T. göz+enek) güllük: (< Far. ħiyār + T. gök+em) göğemcik: (< T. gök+en) göğlemez: (< T. iğ+cik) iğdiş: (< igit-iş) iğnecik: (< T. gök+çe) göğcek: (< T. gök+çe) gökdün: (< T. er-mik ?) ısırgan: (< T. anoi + T. il-im) ilişken: (< T. iğne+cik) iğnelik: (< T. gök+ü-n-dür-me) gökçe: (< T. göm-ü-l-gen) gömürgen: (< T. göm-meç) gömülgen: (< T. geyik+cek) gezer: (< T. git-i-l-cen) gidişgen: (< T.

kap+lı+ca) karaca: (< T. ħāyegįne + T. kes-er+cik) kesme: (< T. kaz-maç) keçemçik: (< T. kızıl+cık) kızıllık: (< T. kaya+cık) kayganacık: (< Far. cak) kanlık: (< T. kap+çık) kapıncak: (< T. kert-me) kesercik: (< T. kākül + T. kıv-ı-r-ım) kıyak: (< T. kapan+cak) kaplıca: (< T. kıy-ak) kıyışak: (< T. il) kofurgalık: (< T. ez-me-li+ce) kabak: (< T. kıl-ı-k) kırık: (< T. lık) karçin: (< T. kıv-ı-r-ı-ş-ık) kıvışkan: (< T. kan+a-t-ma) kangırcak: (< ? kangır + T. kırk+lık) kırlı: (< T. kara+muk) karantı: (< T. kan+a-k) kanatma: (< T. kes-me) kığıştak: (< kığış+ta-k) kılgın: (< T. kak-ma) kamalak: (< kama+lak) kanak: (< T. kab+ak) kabarcık: (< T. kirtil + T. kıy-ı-ş-ak) kızamık: (< T. kızla-muk) kızılak: (< T. kıvır+cık) kıvrışık: (< T. kekre+mik) kekilcen: (< Far. ik) kertilce: (< Yun. kızıl+ak) kızılca: (< T. keçe+mik) kekeremik: (< T. cık) kaymacık: (< T. kabar+cık) kabargıç: (< T. ce) kertme: (< T. kızıl+ca) kızılcık: (< T. kara-mış) karamuk: (< T. kan+lık) kapçık: (< T. kır-ı-k) kırklık: (< T. kabar-gıç) kabartlak: (< T. kara+cık) karalık: (< T. kok-ar) . kara+ca) karacık: (< T. -cen) kendillik: (< ? kendir + T. kara-n-tı ?) karavlık: (< ? karav + T. kara+lık) karamaz: (< T. kas-an) kavak: (< kav+ak) kavlağan: (< kavla-gan) kavuşlak: (< T. kıv-ı-ş-kan) kıvrım: (< T. kır+lı) kıvırcık: (< T. kaymak+cık) kaymaklık: (< T. keçe+m+cik) keçemük: (< T. laş-ka) kakma: (< T. kızıl+lık) kirlice: (< T. kara-maz) karamış: (< T. kabartla-ma) kakalaşka: (< kaka+ T. kar+çin) kasan: (< T. kofurga+lık) kokar: (< T. kir+li+ce) kirtil: (< kirt + T. kaymak+lık) kazık: (< kaz-ı-k) kazmaç: (< T.26 izmelece: (< T. kabartla-k) kabartlama: (< T. lik) kendirik: (< ? kendir + T. kavuş+lak) kayacık: (< T. kıl-gın) kılık: (< T.

lak) köpürcek: (< T. cık) papurtlama: (< ? papurt + T. lik) nevbetçik: (< Far. ca) sakızdırık: (< T. kuru-gan) kurulgan: (< T. māzū + T. pire+lik) porsuk: (< T. banjar + T. nevbet + T. cuk) mazlıħ: (< Far. ok+luk) orman: (< T. ova + T. kuru-t-ma) kuşça: : (< T. kuru-t-an) kurugan: (< T. lık) meçikli: (< ? meçik + T. nefer + T. otur-ak) ovaca: (< ? T. lak) pamucak: (< Far. çik) oğunduruk: (< T. cuk) kovancık: (< ? koğan + T. pürçek+li) sabırlık: (< Ar. pat+la-k) patlangaç: (< T. -lek) öksüzce: (< T. lak) pıtırca: (< pıtır + T. luk) pancarcık: (< Erm. or+man) oturak: (< T. kuş+ça) kuşulak: (< T. porsu-k) pürçüklü: (< T. lak) sakarca: (< ? sakar + T. ok+çul) okluk: (< T. kozak + T. panbu + T.27 kokarcık: (< T. köpü-r-ecek) köpürgen: (< T. öt-ür-ge) özüllük: (< T. ök+süz+ce) örmece: (< T. öz+lü+lük) paflak: (< paf + T. köpü-r-gen) kösgüç: (< T. lık) marulcuk: (< Yun. śabr + T. li) morca: (< Erm. ca) neferlik: (< Ar. oy-ma+lık) öğüm: (< T. ör-üm) ökselek: (< Yun. saka + T. ca) pıtırgan: (< T. cık) kozalak: (< Far. kuş+lak) kuyguç: (< T. mor/morm + T. kur-u-l-gan) kurutma: (< T. lokur+da-k) mancarlık: (< Erm. parla-k+cık) patlak: (< T. panbu + T. panbu + T. kurt+lu+ca) kurudan: (< T. pat+la-n-gaç) patlangıç: (< T. lık) sakalak: (< Ar. kok-ar+cık) koluncuk: (< ? kolon + T. ca) oymalık: (< T. ça) pamuklu: (< Far. bat-ı-r-gan) pıtrak: (< T. la-ma) paralık: (< Far. küt+ür) lokurdak: (< T. ulle + T. oğul+duruk ?) okcül: (< T. bat-ı-r-ak) pirelik: (< T. pāre + T. ör-me+ce) ötürge: (< T. küpe+li) küseğen: (< T. koy-guç) küllük: (< T. cik) kurtluca: (< T. lık) parlacık: (< T. panbu + T. iksia + T. cak) pamuça: (< Far. pat+la-n-gıç) pıslak: (< pıs + T. kudur-uk) kulecik: (< Ar. küs-güç) kubatça: (< T. kül+lük) küpeli: (< T. kubat+ça) kuduluk: (< T. banjar + T. küs-eğen) kütür: (< T. lu) pamukluk: (< Far. maruli + T. sakız+dırık) .

lek) söğecen: (< T. ser+gen) sımak: (< T. selmān + T. lık) şikirdaklı: (< T. soğan+cık) soğukluk: (< T. top+çak) tomdurcuk: (< T. ca) saracak: (< T. semiz+lik) sepik: (< T. sakız+lak) sakızlık: (< T. sür-t-mek) sütleğen: (< T. li ?) tanışman: (< T. suv+ar-ma+lık) süleymencik: (< Süleyman+cık) süngüllük: (< T.28 sakızlak: (< T. süt+lü+cen) şakıldak: (< şak + T. cen) teknecik: (< ? tekne + T. tak-ım+cık) tamli: (< Ar. sar-ma+lık) sarmaşık: (< T. selle + T. şiş-ti) takalak: (< T. lık) salmanca: (< Ar. tara-k+lık) tarma: (< T. süt+le-ğen) sütlüce: (< T. sırım+sız) sıvarma: (< T. ıl+da-k) şangalak: (< T. tesbīĥ + T. tık-an) tıkıç: (< T. süp-ü-r-ge) süpürgelik: (< T. cek) semizlik: (< T. sar+acak) sarıklık: (< T. tak+alak) takımcık: (< T. şa’r + T. soy-u-l-gan) söbelek: (< ? söbe + T. sıyır-ma) soğanak: (< T. saz+an) selecek: (< Ar. ŧa’m + T. salata + T. somur-mak) soyuk: (< T. şang+alak) şaplak: (< T. suv+ar-ma) sıyırma: (< T. li+ce) tespihlik: (< Ar. tok+lu) tomçak: (< T. sı-mak) sırımsız: (< T. topal+an) . çekirdek+li) şişti: (< T. cik) telçe: (< Erm. lik) tetirli: (< ? tetir + T. tel + T. şap+la-k) şarlık: (< Ar. sakız+lık) salatalık: (< t. tat+lı) tekecen: (< ? teke + T. soy-u-k) soyulgan: (< T. süp-ü-r-ge+lik) sürmeli: (< T. tır-mık) toklu: (< T. top+aç+ça) topalak: (< T. tel + T. sür-me+li) sürtmeğ: (< T. tık-ı-ç) tırmık: (< T. sünük+lük ?) süpürge: (< T. sar-ı-k+lık) sarmalık: (< T. su+luk) suvarmılık: (< T. sol-gun) sormaħ: (< T. söğ-ecen) suluk: (< T. serp-i-k) sergen: (< T. ce) tellice: (< Erm. danış-man) taraklık: (< T. li) tıkan: (< T. soğan+ak) soğancık: (< T. soğu-k+luk) solgun: (< T. tar-ma) tatarcık: (< Tatar+cık) tatlı: (< T. sarmaş-ı-k) sazan: (< T. top+alak) topalan: (< T. tomur+cuk) topaçça: (< T. süt+lü+ce) sütlücen: (< T.

lı) yumak: (< T. ur-u-ş-man) üşüş: (< T. tüt-ü-n) tüylü: (< T. yap-ur-gak) yasmık: (< T. yak-muk) yalangı: (< T. üz-üm+lü) varcık: (< T.29 topluca: (< T. yan+alak) yandıran: (< T. daş) yaldıran: (<T. yum-ur+u) yumuk: (< T. cik) yoğurtçuk: (< T. un+lu+ca) urunguç: (< T. lak) zivircik: (< Far. tür+e-me) tütün: (< T. top+lu+ca) topoç: (< T. yan+al) yanalak: (< T. üvez+li) üzerlik: (< yüz-er+lik) üzüm: (< T. yaban + -tırak) yağlıca: (< T. tur-ma) tüllü: (< Fr. yal-dır-an) yanal: (< T. yapılda-k) yaprak: (< T. yem+lik) yeşillik: (< T. yas-mık) yaygın: (< T. ula-ma) unluca: (< T. yel+li+ce) yemiş: (< T. yap-ı-l-can) yapıldak: (< T. tüy+lü+ce) ulama: (< T. cik) . yum-ak) yumru: (< T. yeşil+lik) yığınç: (< T. ye-miş) yemişen: (< T. üş-üş) üvezli: (< T. yağ+lık) yakmuk: (< T. var+cık) yabantırak: (< Far. yer+leş-ik) yellice: (< T. ye-miş+en) yemlik: (< T. zįver + T. yığ-ı-n-ç) yiğilcik: (< ? yiğil + T. üz-üm) üzümlü: (< T. yağ+lı+cak) yağlık: (< T. yumur+ca) yumurcak: (< T. lak) zıplak: (< zıp + T. lü) türeme: (< T. top+uk) topul: (< T. top+aç) topuk: (< T. tulle + T. yazı+lı) yeleşik: (< T. yay-ı-l-gan) yazılı: (< T. yay-gın) yayılgan: (< T. çu) toruk: (< T. yumur+cak) yüksükçük: (< T. yan-dır-an) yandıraz: (< T. ur-u-n-guç) uruşman: (< T. tüy+lü) tüylüce: (< T. yum-u-k) yumurca: (< T. yoğurt+çuk) yordanlı: (< ? yordan + T. top+ul) tortçu: (< ? tort + T. tor-u-k) turma: (< T. yağ+lı+ca) yağlıcak: (< T. yala-n-gı) yaldaş: (< ? yal + T. yüksük+çük) zartlak: (< zart + T. yan-dır-az) yapılcan: (< T.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi. Grubu meydana getiren iki isim unsurundan biri tamlayan.1.1.30 3. tamlayana eklenen ilgi durumu eki. belirtisiz ad tamlamalarında ilişki doğrudan doğruya belirsiz genel bir nesneye. bir nesnenin başka bir nesneye ait bulunduğunu veya bir nesnenin başka bir nesne ile tamamlandığını ifade etmek için bu kelime grubuna başvurulur. 139). iki isim unsurunun meydana getirdiği kelime grubudur. Türkçe sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları sim tamlaması. isim tamlaması biçiminde kurulan bitki adları belirtisiz isim tamlaması kalıbındadır. Bir ismin manasının iyelik sistemi içinde başka bir isimle tamamlanması esasına dayanır. B RLEŞ K B TK ADLARI 3. belirtisiz isim tamlamaları birleşik kelime kurmaya çok elverişli olan kelime gruplarıdır.1. Çünkü belirtili ad tamlamalarında. biri tamlanan unsurdur. 381). ki unsur iyelik sistemiyle birbirine bağlanır ve grubun temelini iyelik ifadesi teşkil eder (Ergin. tamlayanı belirli bir kişi ya da nesneye dar bir aitlik ilişkisiyle bağladığı hâlde.1.1. Belirtisiz ad tamlamaları. Bu adlardan yalnızca biri belirtili isim tamlaması. birleşik kelime kurmaya çok elverişli olan kelime gruplarıdır. YAPI BAKIMINDAN B RLEŞ K B TK ADLARININ KURULUŞU 3. bir tür adına yöneliktir (Korkmaz. Belirtili sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları madımağın oynaşı . tamlanan sonra gelir. sim tamlaması biçiminde kurulan bitki adlarını aşağıda listeler hâlinde sıraladık. geriye kalanlar ise belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Bir nesnenin başka bir nesnenin parçası olduğunu. Tamlayan önce.1. S M TAMLAMASI B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI 3. Bu sebeple.

31 Belirtisiz sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları abdestbozan otu abdüsselam otu abı kızı acamlar alması acem çiçeği acem kimyonu acem lâlesi acıgıcı kulağı ada çayı adamotu adamkökü ada soğanı Afrika menekşesi Afşar otu ağaç çileği ağaç ebegümeci ağaç göğsü ağaç kavunu ağaç küpesi ağaç mantarı ağaç minesi ağaç üzümü ağda çiçeği ağı çalısı ağı çiçeği ağı dalı ağı otu ağu ağacı ağukunduzu ağustos alması ağustos gülü aħbun otu ahırotu ahlat armudu akça armudu akçakızı ak kadın parmağı aklahna üzümü akşam sabah güzeli akşekeri ala kangalı alakavun otu alamangumpili alasit üzümü alatavşan üzümü alay çiçeği alaz armudu albalı Alibey buğdayı alim üzümü Allahekmeği allik taması almacık otu Alman papatyası alma yaprağı aloğlu altın ağacı altın çiçeği altın dikeni altın otu altın yumurta mantarı alvar eriği amber ağacı amber çiçeği Amerika bademi Amerika elması Amerikan armudu Amerika üzümü anababa kekiği anababa kokusu anaç tikeni Anadolu otu anakara üzümü anapa paħlisi andız otu anduz otu Antep fıstığı Antep karası Anzer çayı aptal baklası aptal otu Arabistan defnesi Arap buturağı Arap elması Arap mantarı Arap otu arapsaçı arapsiki Arap sümbülü Arap şalgamı araptaşağı Arap topalağı Arap yasemini .

32 ardıç burcu ardıç kıliği ardıç otu areb kozu arı çiçeği arı götü arı gülü arı otu arı pürü armut kabağı armut otu Arnavut biberi Arnavut darısı Arnavutköy çileği arpa armudu arpacık soğanı arpa elması arslanayağı asker borusu asker gülü askı düleği aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi asma kabağı asma üzümü aş eriği aş inciri aşk merdiveni aş otu at dikeni at elması ateş buğdayı ateş çiçeği ateş dikeni ateş yaprağı at kestanesi atkulağı atkuyruğu atlas çiçeği atmemesi at paklası at yoncası avcı üzümü avize ağacı avlu ağacı avrat otu Avşar otu avu çiçeği ay alması ayçiçeği aydın çiçeği aydın gülü aygün aşığı aygün çiçeği ayı ardıcı ayı asması ayıayağı ayı baldıranı ayı çiğdemi ayı çileği ayıeli ayı elması ayı eriği ayı fındığı ayı fıstığı ayı gülü ayıkulağı ayı liforu ayı ligarbası ayı mantarı ayıkulağı ayı otu ayıparmağı ayıpençesi ayı soğanı ayı şalgamı ayı üzümü ayı yemişi ayrık otu ayu mamuğu ayvaganı azak eğiri baba inciri bağa yaprağı Bağdat hurması bağırsak otu bahar otu bahçe domatesi bahçe hezareni bahçe kekiği bahçe nanesi bahçe teresi bakıldak otu bakır bağcığı baklaçalısı bakla çiçeği bal armudu .

33 balbardağı balçık hurması bal çiçeği baldıran otu balgam elması balık ağusu balık otu balık sütleğeni bal kabağı ballık otu bal mantarı bal üzümü bambul otu ban ağacı bandırma kabı bandırma üzümü ban otu bardacık eriği bardakçı inciri bardak eriği bartınya otu barut ağacı basbaşı basur otu bataklık nergisi bataklık süseni batı mazısı bayır turpu beğ börkü Bektaşî üzümü belerçe üzümü bengilik otu benli üzümü bere otu bertik otu Besni üzümü beşdamar otu beşparmak otu bey armudu beyazdikencik üzümü beyböreği beyolu beyzambağı bıcırgan otu bıldırcınbudu bıraş otu bidek ağacı bilader ağacı bilon otu bira çiçeği bit otu bodukmuhı bodur otu boğa dikeni boğan otu boğaz çiçeği boğumluca otu bohça çiçeği Bombay fasulyesi boncuk otu bor ağacı boranı elması borazan mantarı bortum üzümü boru çiçeği bosça otu bostan borusu bostan güzeli bostan karanfili bostan otu Boşnak eriği boyacı aspiri boyacı dikeni boyacı kökü boyacı papatyası boya çiçeği boya kökü boya otu boya pürü boy otu bozdoğan armudu böğrek eriği börek mantarı börek otu börtliyen dikeni Brüksel lahanası buğasiki buğdaycık otu buğday çiçeği buğday karamuğu buğdaylık otu buhur otu bulak otu bulut üzümü bunbul almasi Bursa buğdayı burut dimnidi buvur sakızı buy otu .

34 buzağıburnu buzağı otu buz karpuzu bük tudu bük üzümü bülbülyuvası büyü otu cadısüpürgesi cadı şimşiri cafa çiçeği camgüzeli camızmemesi cam otu camuskulağı camuz baklası canavar otu can eriği can otu cazu gülü cehennem zambağı cenik sovanı cennet biberi cennet otu cerik ağacı ceylan çiçeği Cezayir menekşesi cıngıravu elması cırdatan düleği cırtlak otu cırtlak sakızı cız dikeni cicik üzümü ciğer otu cimcik dikeni cinbiberi Cincife üzümü cin darısı cinek otu cingen dikeni cin mısırı cin otu cinsaçı civanperçemi cüce bağırsağı cül üzümü çadır çiçeği çadır uşağı çağman otu çakal armudu çakal çiğdemi çakal eriği çakal otu çakıl dikeni çakırca dikeni çakır dikeni çakşır otu çalgıcı otu çalıdibi çalı dikeni çalı fasulyesi çalıgagası çalı kızılcığı çalı navruzu çalı süpürgesi çal kirazı çaltı dikeni çam buğdayı çam fıstığı çam otu çam üzümü çanak çömlek otu çan çiçeği çangal fasilesi çanta çiçeği çarık dikeni çatlak otu çavdarmahmuzu çavuş üzümü çayır düğmesi çayır güzeli çayır mantarı çayır melikesi çayır otu çayır papatyası çayır sedefi çayır soğanı çayır teresi çayır tirfili çayır yulafı çayterüzüsü çay üzümü çeçik kulağı çekirken otu çeküm çileği çemen otu çengel otu çengel sakızı çetmi dikeni çetük otu .

35 çıbı işi çıkrık tekeri çınar mantarı çıngırak otu çıra üzümü çır şalgamı çıtçıtan ağacı çıyan otu çiçek lahanası çiçek otu çiçek soğanı çiçek yaprağı çilbir otu çilek üzümü Çin anasonu Çin gülü Çin karanfili Çin lahanası Çin leylâğı Çin tarçın ağacı çiriş otu çit sarmaşığı çivit otu çobançantası çobançırası çobandeğneği çobandüdüğü çobanekmeği çoban elması çobankaşığı çobaniğnesi çoban kösteği çobanpüskülü çobansüzgeci çobantakkesi çobantarağı çobantuzluğu çoban üzümü çocuk nefesi çöl turpu çömlek otu çöp bitkisi çöp içi çörek mantarı çörek otu çöre otu çör otu çubuk ağacı çuha çiçeği çulluoğlu dağ armudu dağbaklası dağ çamı dağ çayı dağ çileği dağ çöveni dağ dalak otu dağ elması dağ eriği dağ erik otu dağgülü dağ karanfili dağ kavağı dağ kestanesi dağ kimyonu dağ kirazı dağ lâlesi dağ marulu dağ misgisi dağ nanesi dağ nohudu dağ pırasası dağ reyhanı dağsabunu dağ sakızı dağ sarmaşığı dağ servisi dağ soğanı dağ sümbülü dağ üzümü dağ yemişi dakka otu dalak otu dal limonu damar otu damar yaprağı dam koruğu danaayağı danabaklası danaburnu danadili danagöbeği danagözü danakıran otu danakuyruğu danamemesi dancak otu dantel ağacı daraklık otu .

36 darıca otu darı mısırı davun otu Davut yaprağı dededeğneği dede gülü dedemsakalı dedesakalı dedesakalı mantarı defne yaprağı değirmen armudu değirmenci üzümü delialan maydanozu deli otu demir ağacı demir bıtırağı demir dikeni demir otu deniz börülcesi denizgülü deniz otu deniz pırasası deniz rezenesi deniz sarmaşığı deniz soğanı deniz teresi deniz üzümü deniz yosunu deper otu dere kabalağı dereotu deveboynu devecibardağı deve dikeni devedişi deve elması devegözü devegülü devekulağı develik otu deve mercimeği deveşaplağı devetabanı devetopalağı deveturpu diken ağacı diken başı diken çileği diken dutu dikenucu diken üzümü dilberdudağı dilberkirpiği dirlik otu diş bademi diş hilali diş otu Diyarbakır karpuzu doğu kayını doğu lâdini doğu mazısı dolama otu dolma otu dolu börülcesi dombay eriği domuzağırşağı domuz ayrığı domuz ayrık otu domuz baklası domuzbıtırağı domuz dikeni domuz elması domuz eriği domuzkuyruğu domuz lahanası domuz marulu domuz otu domuz pancarı domuzpotulağı domuz soğanı domuz turpu domuz üzümü dor otu doru otu döven otu döymeç otu duduburnu dulaptal otu dulavrat otu dulkarıgömleği duman otu durak otu dut çöğürü duvar fesleğeni duvar sarmaşığı duvar sedefi düğün çiçeği düğün otu düğün yaprağı .

37 dülekkazı ebecik otu ebegümeci ebekulağı ebembulguru ebembükü ebem ekmeği ebemekşisi ebucehil karpuzu efek otu eğir kökü eğrelti otu eğrilcen otu ekin dudu ekmek ağacı ekmek ayvası eldaş üzümü elik yoncası elma çalısı emzik otu endirek ağacı enek memesi engerek otu ereğil otu erenler çiçeği ergan üzümü ergen perçemi erkeçsakalı Ermeni kimyonu esrar otu eşek baklası eşek baldıranı eşek çıtlığı eşek dikeni eşek elması eşek eriği eşek gevreği eşek gülü eşek helvası eşek hıyarı eşek inciri eşek kangalı eşek kengeri eşek kömürdeği eşek közlemesi eşekkulağı eşek lalesi eşek madımağı eşek marulu eşek maydanozu eşek memesi eşek navruzu eşek otu eşek papatyası eşektırnağı eşek turpu eşek yağırı eşek yoncası eşşekganağı et elması et mantarı et şeftalisi etteni eriği et üzümü evlek mantarı evlenme çiçeği evliya otu evren gülü eyilcan otu fare dikeni farekulağı fare otu Fatmasaçı fenerit üzümü Fenike portakalı fesçitarağı fesliğan üzümü fıçı otu fık otu fındık otu fırıldak çiçeği fıstık çamı fıtık otu fil elması filkulağı Finike ardıcı fink baklası Firavun inciri firfil ağacı fos mantarı Frenk asması Frenk biberi Frenk çileği Frenk elması Frenk inciri Frenk kimyonu Frenk lahanası Frenk maydanozu Frenk menekşesi .

38 Frenk patlıcanı Frenk üzümü Frenk yemişi gadın budu garan kulpu garayağı garğaburnu garğa kavunu garipler urganı gavun armudu gâvur baklası gâvur haşhaşı gâvur hıyarı gâvur pancarı gâvur soğanı gâvur tilkişeni gazelboynuzu gazel otu gazotu gebre otu gece gündüz çiçeği gece menekşesi gecesefası gelemir buğdayı gelinarmudu gelincikmancarı gelin çiçeği gelindili gelindüğmesi gelineli gelinelması gelinfeneri gelin gülü gelin güveyi elması gelin mantarı gelinmumu gelin otu gelinparmağı gelinsaçı gelinteli mantarı gelintırnağı gelinyanağı gelinyemişi genegerçek otu geren dikeni geren otu geyik dikeni geyikdili geyik elması geyik göbeği geyik mantarı geyik otu geyiksırtı geyik tuzu gez ağacı gıcıkdan otu gıcık hardalı gıcık otu gıral ağacı gıvışgan otu gızlar yağlığı gidişgen otu Ginko ağacı Girit kekiği Girit lâlesi Girit otu Girit şakayığı godıl elması golpezüğü gonyaşı govan sakızı göbek elması göbek mantarı göbek otu göğündürme lâlesi gölezeriği gölge bitkileri göl kestanesi göl soğanı gömeçeriği gönüldolabı götlek ormanı gövercin göksü gövercin topuğu gözlükotu gramofon çiçeği guga dikeni gugu çiçeği guguk lâlesi guli bacağı gübre mantarı gül armudu gülburcu tikeni gülburnu güldibi gülgülü gülgülüm gülhatmi gülyağı .

39 gün çiçeği gündüz gülü gündüzsefası güneştopu gün gülü günlük ağacı güşad otu güvem eriği güveyfeneri güyeği keküğü güyeğü otu güylek cevizi güz armudu güz çiğdemi güzelavrat otu güzelhatun çiçeği güzgülü hacılar otu Halep çamı halıdokuyan çiçeği halsaçağı halus otu hamzan kökü hançer çiçeği hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hanımyaması hardal otu Hasankeyf tütünü hasekiküpesi hasır otu hasret çiçeği hatunmemesi hatunparmağı hatuntuzluğu havaotu havıt otu havvaanaeli haylan kabağı helep şalgamı helvacı çöveni helvacı kabağı helvacı kökü Hicaz buğdayı hilal otu Hindistan cevizi Hint armudu Hint bademi Hint baklası Hint bezelyesi Hint biberi Hint çiçeği Hint darısı Hint fıstığı Hint fulü Hint hıyarı Hint hurması Hint inciri Hint kamışı Hint keneviri Hint kirazı Hint leylâğı Hint pamuğu Hint pirinci Hint portakalı Hint safranı Hint yağı ağacı hocalar yemişi hodayı armudu holis otu Hollanda kavağı horozbudağı horozcuk otu horoz fasulyesi horozgözü horoz gülü horoz ibiği horoz karası horozkursağı horoz mantarı humma otu hurma eriği hurma üzümü Isparta gülü ıtır çiçeği idris ağacı idris otu iğ ağacı iğnelik otu ikbal çiçeği ikbal otu iletir sakızı imparator lâlesi imparator mantarı imparator otu inabut çalısı inci çiçeği inci sümbülü .

40 inekbiciği inek emceği inek memesi insan otu ipek ağacı ipek çiçeği ipek fidanı ipek gülü ipek mantarı ipkesiği irülü ız armudu sa dikeni ishal otu stanbul kekiği stanbul lâlesi stanbul şalgamı stanbul üzümü it alici itboncuğu itboruğu itburnu it cumurdu iteriği itgülü itinciri ithıyarı itkabağı itkişnişi itkuyruğu itnanesi itsarımsağı itsineği itsoğanı it üzümü izōlu armudu Japon armudu Japon ayvası Japon elması Japon gülü Japon hurması Japon kaktüsü Japon sarmaşığı Japon şemsiyesi Japon üzümü kabakarmudu kabakulak mantarı kabakulak otu kabaldızdikeni kabarcıkotu Kâbe süpürgesi kadıbaşı kadıngöbeği kadınparmağı kadıntuzluğu kadı otu kadife çiçeği kafesotu kâfur ağacı kâğıt ağacı kâğıt dutu kağşak otu kahkaha çiçeği kamış otu kanarya çiçeği kanarya otu kanavcı otu kandamlası kandıra ağacı kandıra otu kan dikeni kandil çiçeği kandil otu kangal dikeni kanlıca mantarı kan otu kan portakalı kantar kabağı kantartopu kantorbası kanyaşı kapçık otu kaplan postu kaplıngaba keleği karabaş otu karaburcu karaca darısı karaca occanı Karacaoğlan mantarı Karagöl buğdayı karakoruğu karakulak mantarı Karaman kimyonu karamoru karamuk dikeni karanfil elması karanfil kökü karantı dikeni kar ardıcı kara yosunları .

41 kara yosunu karcık üzümü kar çiçeği kardeşkanı ağacı kar dikeni kargabardağı karga bostanı karga cevizi karga düleği karga ibiği karga keleği karga kozağı kargasabunu karga soğanı kargayüreği kargıdalı kargı kamışı karğayamşağı karıngeveni karıyaşı karpuz armudu kartal ağacı kartopu karulaotu kasık otu kasnak meşesi kaşık otu katırazığı katır çiçeği katır çiğdemi katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu katırtırnağı katran ağacı katran ardıcı katran çamı katranköpüğü katran otu katran yoncası kavak elması kavak inciri kav mantarı kavurt otu kayayağı kaya kekiği kaya koruğu kaya sarımsağı kaya sarmaşığı kaya üzümü kaya yarpuzu kaygana çiçeği kayık çiçeği kayındili kayın mantarı kaymak otu kaynanadili kaynanayumruğu kazankarası kazankulpu kazayağı Kazdağı köknarı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçi emceği keçi kirazı keçi kömüreni keçi mantarı keçi marulu keçimemesi keçisakalı keçisedefi keçi söğüdü keçi yemişi kediayağı kedicibiği kediçırnağı kedi dutu kedigözü kedikınası kedikulağı kedikuyruğu kedi nanesi kedi otu keditırnağı kefe kimyonu kefe lâlesi keklik çiğdemi keklikganağı keklikgözü keklik otu kek otu kelçiçeği kelebek çiçeği kelebek otu kelemli otu keler kuyruğu kelkız çiçeği .

42 Kemer patlıcanı kendir otu kendir palmiyesi kene ağacı kenebörülcesi kene otu kengi otu kepir yavşanı kermes meşesi kese çiçeği kestane kabağı keşirlik otu keşiş otu keşişyemez armudu ketengömleği Kıbrıs akasyası kılıç kekiği kılıç otu kılkirişi kıl otu kına ağacı kına çiçeği kıngıra otu kınnap otu kıral eğreltisi kırçkırç otu kırgın otu kır gülü Kırkağaç kavunu kırkbaş otu kırkboğum otu kırkkilit otu kırksinir otu kır lâlesi kırlangıç otu kır menekşesi kır sakızı kır soğanı kır yasemini kısamahmut otu kısmet ağacı kışgözü kızgüzeli kışla dikeni kış mantarı kıyık elması kızılcadişi kızılgöz dikeni kızlargöbeği kızlar yemişi kızmemesi kızyanağı kibrit otu kilim ucu kiraz elması kirez armudu kocabaşı koçkuyruğu koçlama mantarı koç mantarı koç otu koçtaşağı koğuş ağacı kokar otu koku ağacı kola ağacı kovan otu koyun baklası koyun çiçeği koyundibi koyunekmeği koyungöbeği koyungözü koyun mantarı koyun otu koyun yumağı kozak üzümü köçet elması kök boyası kökçiçeği kök enfiye kömürcü şıkığı kömüşciciği köpekayası köpekcevizi köpekdili köpek elması köpekgülü köpeklolosı köpekmantarı köpekmemesi köpek otu köpek sarımsağı köpek soğanı köpektaşağı köpek üzümü köpük elması köse buğdayı köse otu .

43 köse tahılı köstüköpeği köyağı köy mantarı köy otu kralkandili kudret narı kuduz otu kukas otu kulak mantarı kulak otu kulunc otu kumacı otu kumarmudu kum çavdarı kum eriği kum otu kumpir üzümü kum zambağı kurbağa gözü kurbağa otu kurbağa zehiri kurşun otu kurtayağı kurtbağı kurtbağrı kurtbaharı kurt baklası kurt böğürtleni kurtkulağı kurt mantarı kurt otu kurtpençesi kurt soğanı kurttırnağı kurt yatağı kuşağzı kuş alıcı kuşayağı kuş böyreği kuşburnu kuşçırlığı kuş çubuğu kuşdili kuşekmeği kuş elması kuşfesleği kuşgözü kuşkerdimesi kuş kirazı kuşkuş otu kuş mancarı kuşnarı kuş otu kuşübüğü kuş üzümü kuşyemi kuş yemişi kuşyüreği kuyu fındığı kuzgun armudu kuzgunkılıcı kuzgun otu kuzubaşı kuzuböpreği kuzudili kuzu gevreği kuzugöbeği kuzu kestanesi kuzu kişnişi kuzukulağı kuzukürkü kuzu mantarı kuzu otu kuzu pıtrağı kuzu sarmaşığı küllüce otu kül otu kültür bitkileri küpe çiçeği küp evleği kürdan otu küre çiçeği küstüm otu kütük mantarı lâle ağacı lapaza çiçeği lastik ağacı Latin çiçeği lavanta çiçeği lazotu leblebi çiçeği leylekayağı leylekburnu leylekgagası leylim otu leylim yaprağı lif kabağı limonelması .

44 limonnanesi limon otu livikeriği loğusa çiçeği loğusa otu loparmudu lörotu Lübnan sediri maasuselması Macar biberi Macar üzümü mağzinelması mahmude otu mahmur çiçeği mahmuz çiçeği mahrabaşı Malta eriği mandadili mandaeriği mandakulağı Manisa lâlesi mantar ağacı mantar meşesi mantı çiçeği maralotu margarit çiçeği marsıvan otu mart yemişi mastı çiçeği masura kamışı masusaelması maya ağacı maya çiçeği maya otu mayasıl otu mayıs çiçeği mayıs dikeni mayıs papatyası mazı meşesi mazı otu mekrikarmudu melek otu melendere ayvası menekşe gülü menekşe kökü menendiarmudu mera bitkileri mercan ağacı mercan çiçeği mercan otu mercanüzümü Meryemana asması Meryemana dikeni Meryemanaeldiveni Meryem otu mesir otu meşe burçu meşe çiçeği meşe mantarı mevzek otu meyan kökü meyhaneci otu meyve ağacı mezarlık otu mezarlık servisi mezarlık zambağı mığırıkarmudu mıhtepesi mıhtepesi mantarı mıkbaşı mısır anasonu mısır baklası mısır darısı Mısır fulü Mısır yasemini mısmıl ağacı mine çiçeği mine çiçeğigiller miskiçelması misk soğanı mis üzümü muhabbet çiçeği mum ağacı mum çiçeği mum palmiyesi mut üzümü mübarek dikeni mübarek otu mürdüm eriği nane çiçeği nanedalı nar armudu nar gülü nazar otu nazik elması nemnem otu nemse kimyonu nergis zambağı nevruz otu .

45 nezle otu ninemelması nişasta buğdayı norzeriği nuteşir soğanı nuzlaotu oğlakkarası oğlakkulağı oğlanelması oğlan otu oğul otu oltu otu orakeriği orman gülü ormangüzeli orman liforu orman ligarbası orman sarmaşığı Osmanlı lâlesi osurgangülü osuruk ağacı osuruk çiçeği ot çayı oteriği otkökü oturakfasulyesi ova nergisi oya çiçeği oymalı yaprak öd ağacı öğrek otu öğür otu ökse otu öksürük otu öksüz çiğdemi öksüzoğlan çiğdemi öküz baklası öksüz çiçeği öküzdili öküzgöbeği öküzgötü öküzgözü öküzkütüğü öküzpörçüğü öksüzoğlan ölmez otu ölü soğanı ömür çiçeği ömür otu öveyikbuğdayı öz dikeni palamut meşesi pamuklıyanotu pamuk otu pancar otu panzehir otu papazkülahı papaztakkesi parmak üzümü paryavşanı pas mantarı paşa ağacı paşaçadırı paşakılıcı patarık otu patiçi patlıcan çiçeği patlıcan inciri patpat otu pazıbaşı peçelması pelesenk ağacı peygamber ağacı peygamber buğdayı peygamber çiçeği peygamber dikeni peygamber üzümü peynir ağacı peynir otu pıtraklı otu pimpiri mantarı pipo çiçeği pirenyavşağı pire otu pisikcırnağı pisik otu pisiktaşağı pisiktetiği pisiktırnağı pisi pisi otu polen çiçeği porsuk ağacı porukluk çalısı pos mantarı potuotu poy otu puf mantarı pürpürüm mantarı renk otu .

46 saat çiçeği saat otu sabahyıldızı sabun ağacı sabunçiçeği sabun otu saçak mantarı safran çiçeği safran çiğdemi sahil çamı sakal otu sakar otu sakız ağacı sakız baklası sakız dikeni sakız enginarı sakız kabağı sakız otu sakızözü saksıgüzeli salep otu salkım ağacı salkım çiçeği salon çamı sancakotu sancı çubuğu sancı otu sapankıran otu sapot ağacı sapsız meşe saray çiçeği saray menekşesi sarıayak mantarı sarıgöbek elması sarıhızır elması sarımsak hardalı sarımsak otu sarımsak salebi saz otu sebuzek dikeni sedef otu selam otu semiz otu sepetçi kavağı sepetçi söğüdü serçedili serçe otu sergi üzümü sıcak otu sıçan dikeni sıçankulağı sıçanotu sığır baldıranı sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu sığır otu sığırödü sığırsoğanı sığırtikeni sıraca otu sırık domatesi sırık fasulyesi sıtma ağacı sıtma otu sıyırmadikeni siğil otu sihirbaz otu silindirçiçeği sinekmantarı sinir otu sirken otu sivri kökü soğan çiçeği soğan ufağı soğan uşağı soğlaç buğdayı solucan eğreltisi solucan otu somrukotu soya fasulyesi söbelen mantarı söhsökü su baldıranı suçiçeği sugerdimesi sugözü otu su gülü suibriği su kabağı su kamışı su karanfili su kazayağı su kerdemesi su kestanesi su keteni su lâlesi sulandık otu sulfata ağacı .

47 sultan börkü sultanküpesi sultan otu suluyoncası su mantarları su mercimeği su nanesi su nergisi suoku su rezenesi susakkabağı su sarımsağı suşeridi su teresi suyarpuzu su yoncası su yosunu su zambağı süğüt elması Süleyman otu süluğotu sümbül çiçeği süpürge çalısı süpürge darısı süpürge kamışı süpürge otu sürme mantarları süs biberi süs bitkisi süslühanım çiçeği süt ağacı süt otu şagrak mantarı şahtuğu şalgam armudu şal kabağı şamdarı Şam fıstığı Şam razakısı Şam üzümü şark çöveni şehmelik otu şeker ağacı şekerci boyası şekerci çöveni şeker fasulyesi şeker kamışı şeker pancarı şemsiye mantarı şemsiye otu şerbet boyası şerbetçi otu şevket otu şeytan elması şeytan keleği şeytankulağı şeytan otu şeytanpatlıcanı şeytansaçı şeytan şalgamı şeytanteresi şeytantırnağı şeytan yağı şeytan zeytini şifa otu şomalop armudu taç yaprağı tahdik otu tahta yemişi tarakdalı tarakdikeni tarak otu tarhana otu tarla çöveni tarla gülü tarla mantarı tarla sarmaşığı taşarmudu taş bademi taş kekiği taşkıran çiçeği taşkıran otu taşlıoğlu buğdayı taş mantarı taş nanesi taş piyamı taş sarımsağı tatarbaşı tatlı bayram tatlı elması tatlı su gelinciği taun otu tavşanağzı tavşanbaşı tavşanbıyığı tavşancıl otu tavşançakıldağı tavşan elması tavşanfasulyası .

48 tavşan kirazı tavşankulağı tavşanmemesi tavşan meyvesi tavşanpaçası tavşantopuğu tavukbacağı mantarı tavuk çiçeği tavuk mantarı tavuk otu tavukpençesi tavukyastığı taze fasulye teke dikeni tekelpancarı tekerelması tekesakalı teleme otu telgraf çiçeği tel pancarı temre otu teperotu tespih ağacı tespih otu tik ağacı tilki kişnişi tilkikuyruğu tilki üzümü titrekotu tokaloğlu tömbeki tütünü tongarelması topbaş üzümü topuk çayı topus dikeni torasaninciri Toros sediri tosbağa otu toskafa kavunu tosunburnu tozağacı toz mantarı Trabzon çayı Trabzon hurması tuluħ mantarı tulukarmudu turnaayağı turnadili turnagagası turp lahanası turp otu turunçotu tükürük otu türbe eriği Türk biberi Türk meşesi Türk otu türüz otu tütünbulkarı tüylü dalak otu ulu avrat otu Uludağ köknarı un mantarı urgiye çiçeği uyuz otu ülkerçiçeği ülker üzümü ürkeğen otu üzümcü eriği üzüm eriği üzümotu valay armudu venüsçarığı venüssaçı verem otu vezirsalkımı viks çiçeği yaban ağacı yaban armudu yaban asması yaban ayvası yaban baklası yabandarısı yaban defnesi yaban elması yaban enginarı yaban eriği yaban fesleğeni yaban gülü yaban havucu yaban inciri yaban kabağı yaban keteni yaban maydanozu yaban mersini yaban nanesi yaban pancarı yaban pazısı yaban pırasası .

49 yaban sarımsağı yaban sarmaşığı yaban sinamekisi yaban soğanı yaban sümbülü yaban teresi yaban turpu yaban yasemini yabru armudu yağ marulu yağmurbastığı yağ şalgamı Yahudi baklası Yahudi hurması yakı ağacı yakı otu yakı sakızı yalı otu Yalova misketi yamaneyisi yapışkan otu yarpaħ armudu yaprak mantarı yaraaçan otu yara otu yarkökü yavruağzı yavşan otu yayarmudu yayla çayı yayla çiçeği yayla gülü yaylagüzeli yayla kekiği yayla kestanesi yayla otu yayla sarımsağı yayla tütünü yayla yavşanı yayoħu yazı mantarı yazıpancarı yazkışgövdesi yedi damar otu yegenaşısı yelkovan otu yelmeşük otu yel otu yer çamı yerdutu yer elması yer fesleğeni yer fıstığı yergöbeği yer iğdesi yer incisi yerküpelisi yer mantarı yermeseri yer meşesi yer narı yer otu yer palamudu yer pelidi yer pırasası yersakızı yer sarmaşığı yer servisi yer somunu yer şakayığı yer yenidünyası yer yoncası yeryumurtası yılanbaklası yılanbıçağı yılanboncuğu yılanburçağı yılancücüğü yılan çiçeği yılan dikeni yılandili yılanekmeği yılan gülü yılan kökü yılankuyruğu yılan otu yılanpancarı yılanyastığı yıldız anasonu yıldız çiçeği yıldızkökü yıldız yasemini yoğurt çiçeği yoğurt otu yonuz eriği yuka ağacı yumak otu yumurta boyası yumurta mantarı .

1. Arapça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları abuzambak < ebū-zanba 3.2.1. Farsça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları aksışam aynısefa buyucan çarkıfelek demirhindi devriamber devramel hasmıhan < ‘aks-ı şām < ‘ayn-ı śafā’ < būy-ı cān < çark-ı felek < temr-i hindī < devr-i ‘anber < devr-i ‘amel < ħaśm-ı ħān hüsnüyusuf karnabahar mendilimelek sinameki < ĥusn-i Yūsuf < keremb-i bahār < mendil-i melek < sinā-i mekkī < şevket-i būstān < verd-i nār < zulf-i ‘arūs buhurumeryem < buħūr-ı Meryem mührüsüleyman < mühr-i Süleymān sümbül-ü Rūmî < sünbül-i Rūmį şevketibostan verdinar zülfaris .3.50 yüksük otu yün otu zamk ağacı zamk akasyası zavzara kirezi zemberek otu zembil çiçeği zembil otu zencefil kökü zerdali dikeni zerdeli aşması zeytinüzümü zıngırdak otu zomzom eriği zulfa otu 3.1.1.

beyaz.1. sivri. isim unsurunu vasıflandırmak veya belirtmek için getirilir. isim sonra getirilir. SIFAT TAMLAMASI B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI 3.51 3.2. kırmızı. Sıfat unsuru. Sıfat tamlaması eksiz bir birleşmedir. acı. Türkçe Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları Türkiye Türkçesinde çok geniş bir yeri olan sıfatlar. yani sıfat önce. Sıfatın anlam ve işlev bakımından kendi varlığını ortaya koyabilmesi için mutlaka bir adın önünde bulunması ve o adı nitelemesi veya belirtmesi gerekir (Korkmaz.2. yeşil gibi renk adları. ekşi gibi tat bildiren sıfatlar. bir sıfat unsuru ile bir isim unsurunun meydana getirdikleri kelime grubudur. büyük. kara. 380). ala. Her iki unsur da ek almadan doğrudan doğruya yan yana getirilir. Sıfat tamlaması biçiminde kurulan bitki adlarında en çok ak. En basit sıfat tamlaması. Tamlamanın sıfat unsuru bir sıfat veya sıfat olarak kullanılan kelime grubu. bir sıfat ile bir isimden kurulan iki kelimelik tamlamadır (Ergin. 333). yabanî. Sıfat tamlamasında sıfat ismin başına gelir. tatlı. eğri.1. küçük.1. yardımcı. asıl unsurdur. nasıl olduklarını gösteren veya çeşitli yönlerden belirten sözlerdir. Sıfat tamlayan. zehirli gibi çeşitli niteleme sıfartları kullanılmaktadır. kızıl. bozca. alaca. tüylü. sarı. mor. mavi. isim unsuru ise bir isim veya isim vazifesi gören bir kelime grubu olur. adlardan önce gelerek onları niteleyen. Sıfat tamlaması. acı ağaç acı badem acı bakla acı cehre acı ceviz acı çiğdem acı düğlek acı elma acı günek acı hıyar acıkabalak acı kara acı karpuz acı kavak acı kavruk acı kavun acı kayısı acı kiraz acı koruk acı kök acıkulak acı mantar acı marul acı meyan acı ot acı pelin acı piyan acı soğan acı tere acı tilkişen . isim tamlanan. yalancı. boz.

52 acı yavşan acı yonca adî ardıç adî papatya adî servi adî şebboy ağcabek ağdalak ağdirmit ağlayan çam ağlayangelin ağ mantarlar ağsüntere ağtop ağ yemşen ağ yonca akağaç ak alıç ak arpa akasma akbaba akbabaç akbacak akbadılcan akbakla ak baldır akbardak akbaş akbaşak akbaşlı akbıtırak akbörülce akbuğday akbulama akbulgar akburçak akbülgül akcabağ akçaağaç akçabardak akçabudak akça buğday akça elma akçakavak akça kesme akçalı akça mercimek akçavdar akçayazlık akçiçek akçöpleme akdarı akdene akdiken akdirmit akdut ak elma akfiğ akganak akgernaz akgevrek ak gök akguyruk ak gül ak güneyik ak hindiba akkanat akkavak akkayşak akkız akkozak akköse akkulak akkulut aklar ot akleyvaz akmandır ak mantar ak ot akova akpancar akparmak ak pas ak pelin akpusa ak sarmaşık ak sedef otu akser aksirke aksoğan aksöğüt aksulu aksünter aktaş aktavuk aktop aktopaç ak üzüm akyavşan .

53 akyazlık ak yıldız akzahran akzambak ala ayaş alabacak alabaş ala börülce alaca bakla alaca gök alaca kır alaca menekşe alaca ot alaca üzüm ala cehri alaçam alagöbek alagöz alakakaç alakoruk alamelek alaoğlak ala pakla ala pancar alasulu alatura alaz armut albadılcan algemre aliçehre alidede alim erik ali yonca al pehlivan altı kıran arpa altı köşe arpa altınbaş altınbaşak altıntop altı parmak alyanak al yonca Amerikan biber ağacı anahtar bitkiler Arapdede arcı ağaç arı saman arşın üzüm asılmışadam asma gabak aşağı bitkiler aşûra buğday ayaklı kekik aydede aydın buğday aydın göz aygır incir ayı köşk ayşekadın bakla soğan balaşlama balbardak balkadın ballıbaba ballı boynuz ballıdarı ballıkara balma üzüm baltabatak başlahana başlı ot bazitli mantarlar benekliköse benli belerce beşbıyık beşparmak beyaz çiriş beyaz çöpleme beyaz divlek beyaz harbak beyaz kamış beyaz kekik beyaz kızılcık beyaz mantar beyaz ot beyaz papatya beyaz püren beyaz salkım beyaz soğan biberli mantar bileşik meyve binkulaç birincivasıf bodurmahmut bodur ot boncuk fasulye boynuzlu dücük boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş .

54 boz ağaç boz armut bozbodur ot bozca ot boz darı boz elma bozik kenger bozkulak bozoğlan boz ot buğdaysı meyve buluti üzüm burmalı marıl bülçüklü sovan büyük kantaron büyük sarı can kesme çakırdiken çakmur buğday çalık kavak çarliston biber çatlaggara çıtır erik çıtnak kara çiçekli bitkiler çiçeksiz bitkiler çil pancar çil soğan çitili kavun çok yıllık çöti tiken dalfidan danadaşak danagöz daş kiraz dedebört delibadılcan deli batbat delibiber deliboynuz delibuğday delierik delikanlı delikara delikiraz deli lâle deli mantar deli maydanoz deli ot deli salep deli tütün deli yulaf delüce bakla demiryonca dıranı üzüm dikenli acı ot dikenli meyan dikenli mısır dikenli ot diplitura diri örtü dişbudak dişi çöven dişlek darı dogrukara dokuzbaşlı dokuzdonlu dokuztepeli dolaşık ot dolma biber dövülmüş avrat otu dözdömbelek duvaklı mantar düğmeli ot eğriboyun eğri kestane eğri yavşan ek kök ekli ot ekşi elma ekşi hamur ekşikara ekşi kiraz ekşikulak ekşi limon ekşimelek ekşioğlak ekşi ot ekşi yonca elâgöz emirali emirsultan engili buğday ergenkirez erkek ağaç erkek üzüm esmer su yosunları eterik etli meyve .

55 fatmaşal fındık biber gadın barmak gapcuħ fasille gara fatma garagavuk garaħan garaħat garalâle gara ot gelinkadın gıldikli yonca gılıf ceviz gocadarı gonca gül göğ baldırcan göğ erik göğsulu gök ala buğday gök bakla gökbaş gök börülce gökçe ağaç gökdedem gök diken gökgız göksulu gönü kavun göv sovan göybiber gülhatmi gülhatun gülibrişim gülnar gülnazik gülük üzüm gül üzüm gümüşdüğme gürüzüm güylek cevizi güzdede güzeloğlan güzlük buğday hafızali hacıbalbal hasbaldırcan hoşkuran hoşvaran hoşveren içlikız iğne yaprak iki çenekliler iki çenetliler inceniyar irikara kabaağaç kabatepek kadıbaş tiken kalıntı bitki kambak buğday kanlıpınar kapalı tohumlular karaağaç karaağır karaardıç kara asma karabacak karabadacık kara baldır karabaldırcan karabaş karabaşak karabaş kekik karabiber karaboğaz karabuğday karabulgar karabüzgül kara çörek karaca kovuk karaca ot karaçalı karaçam kara çavuş karaçayır karaçön kara derme kara diken karadut kara erik karagevrek kara göndürme karagöz karagülle karahindiba karahurma karahülün kara iskorçina karakabuk .

56 karakafes karakat kara kavak karakavruk karakavza karakayın karakazancık kara kekik kara keme karakılçık karakıllı karakovuk karakulak karalahana karamama karamanca kara mancar kara mantar kara mürver karanfilbaş tütün karaoğlan kara ot karaparmak karapazı karasergi karasirke kara şabla karatavuk karatombalak kara topalak karaturp kara üzüm karayandık kara yaprak kara yemiş kara yonca kargayürek kartallı eğrelti otu katağaç katmerli badem kayı soğan kayisi üzüm kedibaş kelbaş kelçiçek kelkaş kelleliot ketenköynek kılıçarpa kılkuyruk kıllı kozak kınalıparmak kırkboğum kırk budak kırk günlük kırkkanat kırkma kamış kırmızıbiber kırmızı gevrek kırmızı kantaron kırmızı kedi otu kırmızı kök kırmızı lahana kırmızı turp kısacamahmut kısacıkmahmut kıvırcık salata kıvrak buğday kıvrak darı kızhanım kızılağaç kızılbacak kızıl boya kızılburun kızılcırık kızılçam kızıldip kızıleğlim kızıl enik kızılgücük kızılkantaron kızıl kaytarma kızıl kök kızılot kızıl sarmaşık kızıl su yosunları kızılyaprak kirtik kiraz klimaks bitki koca ağaç koca bakla kocabaş koca buğday koca yemiş kokar ağaç kokar çaşır kokarganak kokar ot kokarzade .

57 kokceviz kokone buğday kokulu çayır otu kokulu kiraz kokulu narpis kokulu yonca kökelma kök karanfil köknar kökten çiçekli kömür tut körtiken köse buğday kösehalil kösesefer kud fasulya kumdarı kunduzağu kunduz buğday kuru fasulye kuruşakşak kurutakırdak kuşbudak kuşyürek küçük Hindistan cevizi küçük şalgam küllükara kütkütü kiraz lop incir malkadın maltepe mavi cincile mavi kantaron mavi lâdin miskicearmut mislibuğday morbaş morca süpürge mor çiçek mor dut mormenekşe mor salkım morşabla nebi dede on bir aylık otçam oymalı yaprak öksüzali öksüzoğlan ölmez çiçek parlak mantar perpertiken pırpılkavak piçgül piçkiren ruderal bitki saçak darı sağırkulak salkım başak salkım söğüt saplıcatinton saplı mantar saplı meşe saplıtinton sapsız meşe sarıbaş sarıcaerik sarı centiyan sarı çalı sarı çam sarı çiçek sarıçiğdem sarı çiriş sarı çubuk sarı diken sarı erik sarıfiğ sarı kantaron sarı kavak sarıkılçık sarıkoğuk sarı kokulu sarıkök sarı mantar sarımantı sarı mercimek sarı ot sarıoturak fasulye sarıpapatya sarıparmak sarıpatlıcan sarısabır sarısalkım sarı süsen sarı sütleğen sarı şebboy sarıtoppas sarıyazlık sarı yemiş .

58 sarı zambak semizebe semiz kabak sıksarı sırımağu sıyırma pakla sidikli meşe sinirli ot sivri biber sivri kekik siyah kimyon siyah ot siyah tirmit suluca armut sulucagümbet suluzırtlak südlüsarı sütlübiyan sütlü kengel sütlü ot şamakı tut şamdarı şatır arpa tallı bitkiler tatlıgöbek tatlı kenger tatlı kök tatlı limon tatlı ravent taze fasulye tekçekirdek tek çenekliler teknegöt telgömlek telot tergömlek terskulak tıbbî papatya tırtlıeşki titrek kavak tohumlu bitkiler tokalı dücük tok buğday tokmaküzüm topbaş toppancar topuklutiken tüylübaba tüylübarak tüylü boya tüylüceyumru tüylü çay tüylü dalak otu tüylü kanak tüylü meşe tüylütombalak tüylütoparlak uçkulak ulamayonca uzunalma uzunsap üçgül yabanbacı yabanî akdiken yabanî bezelye yabanî biber yabanî ceviz yabanî elma yabanî enginar yabanî erik yabanî hardal yabanî hindiba yabanî ıspanak yabanî incir yabanî kavun yabanî kereviz yabanî kimyon yabanî kiraz yabanî kuşkonmaz yabanî lahana yabanî mantar yabanî marul yabanî menekşe yabanî mercanköşk yabanî mersin yabanî pancar yabanî pırasa yabanî sarımsak yabanî sedef otu yabanî sinameki yabanî tere yabanî tirfil yabanî turp yabanî tütün yabanî üzüm yağlı dürülü yağlıısırgan yağlımancar yağlı ot .

Arapça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları abdülleziz < ĥabbu‘l-leźīź 3.2.1.1.2.59 yalancı akasya yalancı biber yalancı çiriş yalancı eğir yalancı havacıva yalancı ısırgan yalancıkeçi yalancı kenevir yalancı lavanta çiçeği yalancı öd ağacı yalancı porsuk bitkisi yalancı portakal ağacı yalancı safran yalancı sümbül yalancı tespih ağacı yapraklı kara yosunları yarma şeftali yavrubaş yazılı incir yazlık buğday yedideli yenibahar yenidünya yeşilbiber yeşil soğan yoksul buğday yongöbek yumrukara yüsüfefendi zehirli çiğdem zehirli mantar zeytinsi meyve 3.2. Farsça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları amberbu çeşmezen hezaren hıyarşembe navruz perdeben şebboy < amber-būy < çaşma-zan < hezār-reng < ħiyār-çenber < nev-rūz < perde-bend < şeb-būy < şeft-ālū < şems-āver < zer-āvend < zerd-ālū < zerde-çāv < zerrīn-gede şeftali şemsaver zeravent zerdali zerdeçal zerringade .3.

Bu kelime grubunda sıfat-fiil eki sonda bulunur.60 3.1. nesnelerin hareket vasıflarını karşılayan fiil şekilleridir.3. sıfat-fiile bağlı unsurlar ise önce gelir. Adlardan önce gelen sıfat-fiiller birer sıfat görevi yüklendikleri hâlde. Hareket vasıflarını belirtmek suretiyle nesneleri karşıladıklarına göre.3. 910). bunların kendinden sonraki ada bağlı olmadan yalın durumda bulunanları veya çokluk. -An Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları acı kokan akçalıbasan alma erdiren ayıboğan bacakkıran bağboğan bağbozan baklakıran balıkkıran balık öldüren belbağlıyan beslek kaçıran boğaz alan bostanbozan böcekkapan cırtatan çakalboğan çalıbasan çanakçatlatan çanakkıran çarıkkesen çobançökerten çobankaldıran çömlekçatlatan demirbozan demirdelen destebasan destebozan desteçürüten deveçökerten dilburan dilkanatan dilkiboğan eldüren elkoğan elkurtaran erkurtaran eryeten evcikıran gecebiten gelinboğan gelingüldüren göçkovan göktenyağan gübür kaldıran günebakan günetapan hamur kesen hapkesen haptutan hoşvaran hoşveren itboğan kalegezen kanburuyan kankurutan kaplanboğan .1. SIFAT-F L GRUBU B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI Sıfat-fiiller. nesne karşılayan kelimeler olarak sıfat-fiiller anlam bakımından isim cinsinden kelimeler arasına girer. 3. Sıfat-fiil grubu. 333). Sıfat-fiillerde hareket ifadesinden başka zaman ifadesi de vardır (Ergin. iyelik ve ad çekim ekleri ile genişletilmiş olanları ad görevindedir (Korkmaz. bir sıfat-fiil ve ona bağlı unsurlardan oluşan kelime grubudur.1.

1. -mAz Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları çalıbasmaz hüryemez kuşkonmaz yabanî kuşkonmaz 3. –miş Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları kazık yemiş .1.3. -DI Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları akberdi beybeğendi bulgarsıktı dalasıçtı dalbastı gündoğdu gündöndü kuzukemirdi paşabeğendi 3.3.1.3.61 kardelen kargabüken kargadelen karıgezdiren kayışkıran kazandelen kendi biten kocadepen komşugezen kotankıran koyunkıran köle doyuran kurtboğan kuzukıran küpdüşen küpkıran namazbozan orakgıran sabankıran sakalçürüten sakalıslayan serpenekıran silisseven sinekkapan sinekkıran sinektutan tüylütapan uçkurutan yerebakan yerebatan yeregeçen yerekaçan yeryaran 3.2.3.4. -gAn Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları bozbağırgan sütleğen 3.3.1.5.

kılkıl. Türkçede hemen hemen her çeşit kelimeden tekrar yapılabilir.4. gilgil. nemnem. çibiçibi. kırt kırt. çokluk ve devamlılık (Ergin. vıccı vıccı”. Fakat tekrara en elverişli kelime çeşitleri isimler.62 3. yansıma seslerin tekrarlanması ya da aynı ismin iki kez bir araya gelmesi yoluyla oluşmuştur. denden. pürüpürü.2. mirtmirt.1. TEKRAR GRUBU B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI Tekrarlar aynı cinsten iki kelimenin arka arkaya getirilmesiyle meydana gelen kelime gruplarıdır. 3. çığçığ.4. şakşak. hırhır. sıfatlar. Tekrarların başlıca üç fonksiyonu vardır: Kuvvetlendirme.1. çakçak. zarflardır. gıli gıli.4. fışfış.1. gıcıgıcı. Bunlardan allıballı ve analı kızlı kelimeleri +lı…+lı ekiyle kurulmuştur: . divdiv. kişkiş. tömtöm”.1. pıtpıt. hılhıl. 377). güvegüve. Bu tür bitki adları. çömçöm. Bunların dışında kalan aynen tekrarlar ise bir ismin yinelenmesi yoluyla oluşmuştur: “aşıaşı. Yansıma seslerden oluşmuş aynen tekrarlar şunlardır: “cırt cırt. bir kelimenin ya da yansıma sesin art arda sıralanmasıyla oluşmuş kelime gruplarıdır. Aynen Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Aynen tekrarlar. Yakın Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Yakın anlamlı tekrarlardan oluşan bitki adları altı tanedir. aşıaşı cırt cırt çakçak çığçığ çibiçibi çömçöm denden divdiv fışfış gıcıgıcı gıli gıli gilgil güvegüve hılhıl hırhır kılkıl kırt kırt kişkiş mirtmirt nemnem pıtpıt pürüpürü şakşak vıccı vıccı tömtöm 3.

şakşakı.4. kabasaba cicibici patpatanak patpatik şakşakı talaşmalaş tıktıkı .63 allıballı analı kızlı dildamak dildoku evrümçevrüm patküt 3.1.1. Pekiştirmeli tekrarlardan “kabasaba” ve “cicibici” örneklerinde “kaba” ve “cici” kelimeleri anlamlı. “saba” ve “bici” kelimeleri anlamsızdır. Zıt Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Zıt anlamlı tekrarlardan oluşan bitki adları sadece bir tanedir: akşam sabah 3.3. tıktıkı” ilk üç sesin tekrarlanması yoluyla oluşmuştur.4. Pekiştirmeli tekrarlarla kurulan bitki adlarından “patpatanak.4. patpatik. “talaşmalaş” örneğinde ise ikinci kelimenin başına “m” sesi getirilerek pekiştirme yapılmıştır. Pekiştirmeli Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Anlamı bir başka ek veya kelimeyle güçlendirilmiş olan tekrarlara pekiştirmeli tekrarlar denir.

1. 392). Bu grup. biri diğerine isnat edilen iki isim unsurunun meydana getirdiği kelime grubudur.64 3. SNAT GRUBU B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI snat grubu. Kendisine isnat edilen unsur yalın hâlde veya teklik üçüncü şahıs iyelik eki almış olarak bulunur (Ergin. kendisine isnat edilenden sonra gelir. adıyaman aşıkara bağrıbütün bağrıkara boynuburuk boynubükük burnukızıl dibikara dibikıllı diliçıkık dilidüdük elibayır hamı tatlı içikızıl karnıkara sapısarı sapıuzun yanıkara yanıkızıl . sıfat olarak kullanılabilecek niteliktedir. snat edilen unsur isnat olunandan.5.

ki Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları Her iki kelimesi de emir biçiminde olan bitki adları. “unutmabeni” örneği olumsuzluk eki almıştır. bir düşünceyi. bir duyguyu.6. Bunlardan “dönbaba.6. 398). diğer bitki adlarında olumsuzluk eki bulunmamaktadır.6. demal. kançal” örneklerinde ise ikinci kelimede bulunmaktadır.1.2. şahıs emir kipiyle kurulmuştur. emir anlamının birinci ya da ikinci kelimede bulunması bakımından iki şekilde ele alınabilir. teklik 2.1. unutmabeni” örneklerinde emir anlamı birinci kelimede. titregızım. bir hareketi. Bir Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları Yalnızca bir kelimesi emir biçiminde olan bitki adları. Cümlenin temel fonksiyonu.1. hüküm ifade etmektir (Ergin. bir olayı tam olarak bir hüküm hâlinde ifade eden kelime grubudur. dağdel demal dönbaba kançal titregızım unutmabeni < dağ del < dem al < dön baba < kan çal < titre kızım < unutma beni .1.65 3. “dağdel. CÜMLE B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI Cümle. Cümle biçiminde kurulan bitki adlarını birkaç başlık altında sınıflandırabiliriz: 3. "gezgez” örneğinde ise her iki kelime de aynıdır: alyud durdabak gezgez kalkgit vargit < al yut < dur da bak < gez gez < kalk git < var git 3. Sadece “durdabak” örneğinde iki kelimenin arasına “da” bağlacı girmiştir.

1.4. Fiil + Fiil ile Kurulan Bitki Adları alyud durçalak durdabak gezgez kalkgit vargit < al yut < dur çalalım < dur da bak < gez gez < kalk git < var git .6.1. sim + Fiil ile Kurulan Bitki Adları dağdel demal eysebak gödüredi < dağ del < dem al < iyi ise bak < gök türedi eltieltiyeküstü < elti eltiye küstü 3.66 3.6.3.

Boy ve millet adlarıyla kurulan bitki adları 5. nsan hayatının evreleri ile ilgili bitki adları nsana özgü . bitkinin rengi. Evlilikle ilgili bitki adları 10. yaşamak için bitkileri tanımak ve çeşitli sahalarda kullanmak zorundaydı. Cinsiyet belirten bitki adları 6. doğayla iç içe olan ve somut anlatıma dayanan bir dildir. biçimi. duygu ve düşünce dünyalarının yanı sıra. en iyi tanınması gereken bitkilere insana özgü vasıfların yüklenmesi gayet doğaldır. Akrabalık adlarıyla kurulan bitki adları 3. Bitkilerin adlandırılmasında her millet kendi bakış açısını.2. duygu. Bu sebeple.67 3. nsanın fiziki yapısıyla ilgili bitki adları 11.1. Dinî ve edebî şahsiyetlerle ilgili bitki adları 8. hayata bakış açıları. KAVRAM BAKIMINDAN B RLEŞ K B TK ADLARININ KURULUŞU 3. 223-229). özelliklerle kurulan bitki adlarını şu başlıklar altında tasnif edebiliriz: 1. Duygularla ilgili bitki adları 9. hayat tarzını. felsefesini. düşünce ve hayallerini ortaya koyar. hayatlarını avcılıkla sürdüren ilk insanlardan bu yana herkes için önemli bir geçim kaynağı olmuştur. Beceriyle ilgili bitki adları 4. nsanlar.2. NSANA ÖZGÜ ÖZELL KLERLE KURULAN B TK ADLARI Bitkiler. Bu nedenle bitki adlarında insana özgü niteliklerin geniş yer tuttuğu görülür. Aile durumuyla ilgili bitki adları 2. Din ve inançla ilgili bitki adları 7. yetişme ve kullanım alanını da dikkate alarak isimlendirme yoluna gitmişlerdir (Duran. Türkçe. Bitkileri insanlar adlandırır. Türkler bitkileri adlandırırken onlara kendilerinden birçok özellik katmışlar.

Maddî durumla ilgili bitki adları 15. 1605).2. Ayrıca “Alidede” bitkisinde özel isim kullanılmışken. Bunlardan sadece bir tanesi (dönbaba) cümle biçiminde kurulmuştur. Farsça piç kelimesi ise bitkilerde şu anlamlara gelmektedir: a) Aşılı olmayan.2. Öksüz kelimesi Türkçede “annesi olmayan” anlamındadır. Meslek ve çalışmayla ilgili bitki adları 16. Akrabalık adı hem isim. diğer örnekler tür adlarıyla kurulmuştur. Kişi adlarıyla kurulan bitki adları 14. bacı. hem de tamlanan olarak kullanılabilmektedir.1. öksüzali öksüz çiğdemi öksüzoğlan öksüzoğlan çiğdemi piçgül piçkiren 3. bazıları da isim tamlaması biçimindedir. baba. anababa kokusu. hem tamlayan.2. yeğen. b) Bir ana bitkinin çevresinde yeniden beliren sürgün ve filizler (TS.68 12. Alidede anababa kekiği anababa kokusu analı kızlı aydede baba inciri ballıbaba dedebört dededeğneği dede gülü dedemsakalı dedesakalı dedesakalı mantarı dönbaba gökdedem . dede. hem sıfat. nsanın karakteriyle ilgili bitki adları 13. Aile durumuyla ilgili olarak tespit edilen altı adet bitkiden sadece bir tanesi (öksüzali) özel isim almıştır. Akrabalık Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerde kullanılan akrabalık adları “ana.1. Bazılarında ise iki akrabalık adı birlikte kullanılmıştır: “anababa kekiği. Bunlardan en çok kullanılanı “dede” kelimesidir. nine. Akrabalık adlarıyla kurulan bitki adlarından bazıları sıfat tamlaması. analı kızlı”. Aile Durumuyla lgili Bitki Adları Aile durumuyla ilgili olan bitki adları “öksüz” ve “piç” kelimeleriyle kurulmuştur.1. kız” kelimeleridir. kardeş. Unvan belirten bitki adları 3.

Bunlardan “Avşar” kelimesi bir boy adıdır. diğerleri ise isim tamlaması biçimindedir. Alman papatyası Amerikan armudu Amerikan biber ağacı Arapdede Arap elması Arap mantarı Arap otu arapsaçı arapsiki Arap sümbülü Arap şalgamı araptaşağı Arap topalağı Arap yasemini Arnavut biberi Arnavut darısı Avşar otu Boşnak eriği Ermeni kimyonu Frenk asması Frenk biberi Frenk çileği Frenk elması Frenk inciri Frenk kimyonu Frenk lahanası Frenk maydanozu Frenk menekşesi Frenk patlıcanı Frenk üzümü Frenk yemişi Japon armudu Japon ayvası Japon elması Japon gülü Japon hurması Japon kaktüsü Japon sarmaşığı Japon şemsiyesi Japon üzümü Latin çiçeği Macar biberi .69 güzdede kardeşkanı ağacı kaynanacık kaynanadili kaynanayumruğu ninemelması tüylübaba yabanbacı yeğenaşısı 3. Japon. Türk” kelimeleri oluşturmaktadır. Latin. Ermeni. bazen sıfat. Boy ve Millet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitki isimlerindeki boy ve millet adlarını “Alman. Bunlar.2. Amerikan.2. bitkilerin yurdunu göstermektedir.1. Beceriyle lgili Bitki Adları sakar otu 3. Avşar. bazen isim tamlamalarının tamlayanı görevindedir. diğerleri günümüz kavimlerine verilen isimlerdir. Arnavut. Macar.4. Frenk. Boy ve millet adları.3. Boşnak.1. Arap. Osmanlı. Amerikan biber ağacı ve Arapdede bitkileri sıfat tamlaması. Diğerleri ise birer millet adıdır. Ayrıca “Latin” ve “Osmanlı” kelimeleri geçmişte yaşamış kavimlerin adı olup.

erkek. gâvur. bitki adlarında da kendini göstermektedir. hoca. Bunlardan ibadetle ilgili olanlar “abdest. kadın.1. karı. er. sıfat ve isim tamlamaları içerisinde bulunarak hem tamlayan. “er. kadın. hatun.2. hanım. oğlan”.1.70 Macar üzümü Osmanlı lâlesi Türk biberi Türk meşesi Türk otu 3. oğlan” ise erkeklere özgü cinsiyet belirten kelimelerdir.6. oğul. avrat. hanım. keşiş. kutsal mekân özelliği taşıyan “türbe”. akçakızı ak kadın parmağı akkız aloğlu avrat otu ayşekadın balkadın bozoğlan dövülmüş avrat otu dulavrat otu dulkarıgömleği erkek ağaç erkek üzüm erkurtaran gülhatun kadınparmak kadınbudu güzelavrat otu güzelhatun çiçeği güzeloğlan hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hanımyaması hatunmemesi hatunparmağı hatuntuzluğu içlikız kadıngöbeği kadınparmağı kadıntuzluğu karaoğlan karıgezdiren karıyaşı kızhanım kızlargöbeği kızlar yağlığı kızlar yemişi kızmemesi kızyanağı oğlanelması oğlan otu oğul otu süslühanım çiçeği titrekızım uluavrat otu 3. hatun” bayanlara özgü. evliya. avrat. hacı. Bunlardan “kız.2. oğul. erkek. hem de tamlanan görevinde kullanılabilmektedir.5. Cinsiyet belirten bu kelimeler. Din ve nançla lgili Bitki Adları Din ve inancın etkisi her alanda olduğu gibi. dinî kimlik ve mensubiyet belirtenler “Bektaşî. namaz”. Cinsiyet Belirten Bitki Adları Bitki adlarında kullanılan cinsiyetle ilgili kelimeler şunlardır: “kız. karı. . papaz.

Havva. Hızır) Kur’an’da geçmektedir. Din ile ilgili şahsiyetlerin isimleri (Davut. türbe. Müslüman olmayanlara verilen genel bir addır. “keşiş. kahkaha. “Karacaoğlan” ise bir halk şairi olup. bazen de . muhabbet” kelimeleri oluşturmaktadır.2. Ayrıca “abdest.7. Duygularla lgili Bitki Adları Duygularla ilgili olan bitki adlarını “ağlamak. “Yahudi” kelimesi Yahudilik ile.71 peygamber” kelimeleridir. 17. hacı.1. abdestbozan otu Bektaşî üzümü evliya otu gâvur baklası gâvur haşhaşı gâvur hıyarı gâvur pancarı gâvur soğanı gâvur tilkişeni hacıbalbal hacılar otu hocalar yemişi keşiş otu keşişyemez armudu namazbozan papazkülahı papaztakkesi peygamber ağacı peygamber buğdayı peygamber çiçeği peygamber dikeni peygamber üzümü türbe eriği Yahudi baklası Yahudi hurması 3. Bektaşî. Ebucehil. hoca. evliya. “gâvur” kelimesi ise Ar. Süleyman. gebr’den gelme olup.1. peygamber” kelimeleri slâmiyet ile. Meryem. Bunlardan “Havva” ve “Meryem” kadın. sa. sa. Ebucehil.2. “Davut. kāfir veya Far. cefa. Süleyman. yüzyıl Anadolu Türk Edebiyatının önde gelen temsilcilerindendir. buhurumeryem Davut yaprağı Ebucehil karpuzu Havvaanaeli sa dikeni Karacaoğlan mantarı Meryemana asması Meryemana dikeni Meryemanaeldiveni Meryem otu mührüsüleyman sarıhızır elması 3. namaz.8. hasret. Dinî ve Edebî Şahsiyetlerle lgili Bitki Adları Bu tür bitki adları dine ya da edebiyata mal olmuş kimselerin isimleriyle kurulmuştur. Hızır” erkek şahsiyetlerdir. papaz” kelimeleri Hristiyanlık ile ilgilidir. Bunlardan “ağlamak” genellikle üzüntünün.

Bunlardan “cüce. “cefa” sıkıntıyı. cücekız kelbaş kelçiçeği kelçiçek kelkız çiçeği köse buğday . kel. köse buğdayı ile köse tahılı aynı anlamlara gelmektedir. güvey.2. Bunlardan “gelin. köse. kelçiçek ve köse buğday sıfat tamlaması biçimindedir.9. “dul” medeni durumla.72 sevincin yol açtığı durumu. Bu bitkilerden kelçiçeği ile kelçiçek ve köse buğday. güvey” eşlerle. köse” kişinin görünümüyle. nsanın Fiziki Yapısıyla lgili Bitki Adları nsanın fiziki ve biyolojik özellikleri ile kurulmuş bitki adlarını oluşturan kelimeler şunlardır: “cüce. Evlilikle lgili Bitki Adları Bitki adlarında geçen evlilik ile ilgili kavramlar “gelin. evlenme” kelimeleridir. kel. köse buğdayı ve köse tahılı isim tamlaması.1.10. “kahkaha” mutluluğu.2. ağlayan çam ağlayangelin cefa çiçeği hasret çiçeği kahkaha çiçeği muhabbet çiçeği 3. sağır”. “muhabbet” sevgiyi ve yarenliği anlatır. “evlenme” kelimesi ise evlilikle ilgili bir kavramdır. “hasret” özlem duygusunu. “sağır” işitmeyle ilgili bir kavramdır. kelçiçeği. dulaptal otu dulavrat otu dulkarıgömleği evlenme çiçeği gelinarmudu gelinboğan gelin çiçeği gelindili gelindüğmesi gelineli gelinelması gelinfeneri gelingüldüren gelin gülü gelin güveyi elması gelinkadın gelin mantarı gelinmumu gelin otu gelinparmağı gelinsaçı gelinteli mantarı gelintırnağı gelinyanağı gelinyemişi güveyfeneri güvey kekiği güvey otu 3. dul.1.

Bunlardan “Ali. Ayşe. Nebi. nsanın Karakteriyle lgili Bitki Adları nsanın karakterini yansıtan bitki adlarını “yalancı” kelimesi oluşturmaktadır. Süleyman ve Yusuf”. Meryem.2. nsan Hayatının Evreleri ile lgili Bitki Adları çocuk nefesi delikanlı 3.12. “Ayşe. Süleyman. Alibey buğdayı Alidede Aliöksüz ayşekadın bodurmahmut buhurumeryem fatmasaçı karafatma hafızali hüsnüyusuf dris ağacı dris otu kısacamahmut (kısacıkmahmut) kısamahmut otu Nebi dede Süleyman otu Yusufefendi . dris.1. Mahmut. yalancı akasya yalancı biber yalancı çiriş yalancı eğir yalancı havacıva yalancı ısırgan yalancıkeçi yalancı kenevir yalancı lavanta çiçeği yalancı öd ağacı yalancı porsuk bitkisi yalancı portakal ağacı yalancı safran yalancı sümbül yalancı tespih ağacı 3.13. Kişi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitki adlarında kullanılan kişi adları şu isimlerden oluşmaktadır: “Ali.73 köse buğdayı kösehalil köse otu kösesefer köse tahılı sağırkulak 3.11. dris.2.1. Fatma. Mahmut.1. Yusuf” erkek adları. Fatma. Nebi.2. Meryem” ise bayan adlarıdır.

imparator. kral. sihirbaz” kelimeleridir. diğerleri ise sadece erkeklere özgü unvanlardır. kömürcü. efendi”. “bey.1. kömürcü. vezir” yönetimle ilgili. Unvan Belirten Bitki Adları Bitki adlarında kullanılan unvanlar şunlardır: “bey. çalgıcı. sultan. Alibey buğdayı bey armudu beybeğendi beyböreği beyzambağı emirali emirsultan imparator lâlesi imparator mantarı . asker. Meslek ve Çalışmayla lgili Bitki Adları Bitki adlarında yer alan meslek ve çalışma ile ilgili kavramlar şunlardır: “asker. özel yetenek gerektirenler “çalgıcı. Bunlardan “sultan” hem bayanlara. çoban.15. sepetçi.2. vezir.1. kral. Maddî Durumla lgili Bitki Adları yoksul buğday 3. şah. imparator. paşa.1. efendi” ise sosyal statülerle ilgili unvanlardır.14. sultan.2. kadı. şah. çoban. üzümcü”.2. hem erkeklere. şerbetçi. pehlivan. al pehlivan asker borusu asker gülü avcı üzümü çalgıcı otu çobançantası çobançırası çobançökerten çobandeğneği çobandüdüğü çobanekmeği çoban elması çobankaşığı çobaniğnesi çobankaldıran çoban kösteği çobanpüskülü çobanpüskülügiller çobansüzgeci çobantakkesi çobantarağı çobantuzluğu çoban üzümü değirmenci üzümü kömürcü şıkığı sepetçi kavağı sepetçi söğüdü sihirbaz otu şerbetçi otu üzümcü eriği 3. paşa. kimi zaman tamlanan olarak kullanılabilmektedir. sihirbaz. pehlivan. emir. üzümcü”.16. değirmenci. değirmenci. şerbetçi. işe dayananlar “avcı. kadı. avcı.74 3. Bu kelimeler isim ve sıfat tamlamalarında kimi zaman tamlayan. sepetçi. Bunlardan harekete. “emir.

75 imparator otu kadıbaş diken kadıbaşı kadı otu kralkandili paşa ağacı paşabeğendi paşaçadırı paşakılıcı sultanküpesi sultan otu şahtuğu şehduran şehmelik otu vezir salkımı Yusufefendi .

76 3. diğerleri ise belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur.2. onları kendi yaşam alanlarına dâhil etmişlerdir. bir hayvan adı ve bir bitki adının yan yana gelmesiyle kurulmuş olan birleşik kelimelerdir. Hayvanların da besin kaynağının bitkiler olması sebebiyle.2. Bu bitki adlarından sadece kartallı eğrelti otu ve kunduz buğday sıfat tamlaması. eşek.1.2. domuz. bitkileri adlandırmakta çeşitli hayvan isimlerini kullanmışlardır. arı çiçeği arı gülü arı otu at baklası at dikeni at elması at kestanesi at yoncası ayı ardıcı ayı asması ayı baldıranı ayı çiğdemi ayı çileği ayı elması ayı eriği ayı fındığı ayı fıstığı ayı gülü ayı mantarı ayı otu ayı soğanı ayı şalgamı ayı üzümü ayı yemişi balık otu balık sütleğeni boğa dikeni buzağı otu camus baklası ceylan çiçeği . Bitkilerin adlandırılmasında en çok ayı. Birlikte yaşadıkları hayvanlara çeşitli adlar verip.2. çinde Hayvan Adı Geçenler 3. tavşan gibi hayvan adları kullanılmaktadır. Hayvan Adı + Organ Adıyla Kurulanlar 3. kurt. it. Hayvan Adı + Bitki Adıyla Kurulanlar Bunlar. Hayvan Adı + Bitki Adıyla Kurulanlar 2. Hayvan adları bitkilerin adlandırılmasında önemli ölçüde yer tutmaktadır. deve. Sadece Hayvan Adıyla Kurulanlar 4. kuş. HAYVAN ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI nsanlar yerleşik hayata geçtikten sonra hayvanları evcilleştirmeye başlamışlardır. Hayvan adlarıyla kurulan bitki adlarını şu başlıklar altında inceleyebiliriz: 1.

77 çakal armudu çakal çiğdemi çakal eriği çakal otu danabaklası danakıran otu deve dikeni deve elması devegülü develik otu deve mercimeği deveturpu domuz ayrığı domuz ayrık otu domuz baklası domuzbıtırağı domuz dikeni domuz elması domuz eriği domuz lahanası domuz marulu domuz otu domuz pancarı domuz soğanı domuz turpu domuz üzümü eşek baklası eşek baldıranı eşek çıtlığı eşek dikeni eşek elması eşek eriği eşek gülü eşek hıyarı eşek inciri eşek kengeri eşek kömürdeği eşek lalesi eşek madımağı eşek marulu eşek maydanozu eşek otu eşek papatyası eşek turpu eşek yoncası fare dikeni fare otu fil elması filkulağı geyik dikeni geyik elması geyik mantarı geyik otu horozcuk otu horoz fasulyesi horoz gülü horoz mantarı italıcı iteriği itgülü itinciri ithıyarı itkabağı itkişnişi itnanesi itsarımsağı itsoğanı it üzümü kanarya çiçeği kanarya otu kaplumbağa keleği karga cevizi karga düleği karga keleği karga kozağı kargasabunu karga soğanı kartal ağacı kartallı eğrelti otu katır çiçeği katır çiğdemi keçi kirazı keçi kömüreni keçi mantarı keçi marulu keçi söğüdü keçi yemişi kedi dutu kedi nanesi kedi otu keklik çiğdemi keklik otu koç mantarı koç otu koyun baklası koyun çiçeği koyun mantarı koyun otu köpekcevizi .

2. Hayvan Adı + Organ Adıyla Kurulanlar Bu tür bitki adları bir hayvan ismi ve bir organ isminin bir araya gelmesiyle kurulmuş olup.2.78 köpek elması köpekgülü köpekmantarı köpek otu köpek sarımsağı köpek soğanı köpek üzümü kunduz buğday kurbağa otu kurt baklası kurt böğürtleni kurt mantarı kurt otu kurt soğanı kuş alıcı kuş elması kuş kirazı kuş mancarı kuşnarı kuş otu kuş üzümü kuşyemi kuş yemişi kuzgun armudu kuzgun otu kuzu kestanesi kuzu mantarı kuzu otu kuzu sarmaşığı pire otu pisik otu serçe otu sıçan dikeni sıçanotu sığır baldıranı sığırdikeni sığır otu sığırsoğanı sinekmantarı solucan eğreltisi solucan otu tavşancıl otu tavşan elması tavşanfasulyesi tavşan kirazı tavşan meyvesi tavuk çiçeği tavuk mantarı tavuk otu tosbağa otu yılanbaklası yılanburçağı yılan çiçeği yılan dikeni yılan gülü yılan otu yılanpancarı 3. genellikle iki kelimeden oluşmaktadır. kargayürek. Yalnızca “tavukbacağı mantarı” bitkisi üç kelimeden oluşmuştur. kedibaş ve kuşyürek sıfat tamlaması.2. danagöz. diğerleri ise belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. arı götü arslanayağı aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi atkulağı atkuyruğu atmemesi ayıeli ayıkulağı ayıparmağı ayıpençesi bıldırcınbudu boğasiki buzağıburnu camuskulağı danaayağı . Bunlardan danadaşak.

79 danaburnu danadaşak danadili danagöbeği danagöz danagözü danakuyruğu danamemesi deveboynu devedişi devegözü devekulağı devetabanı domuzkuyruğu duduburnu eşekkulağı eşek memesi eşektırnağı farekulağı filkulağı geyikdili geyik göbeği geyiksırtı horozgözü horoz ibiği horozkursağı horozyüreği inekbiciği inek emceği inek memesi itburnu itkuyruğu kaplan postu karga ibiği kargayürek kargayüreği katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu katırtırnağı kazayağı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçi emceği keçimemesi keçisakalı kediayağı kedibaş kediçırnağı kedigözü kedikulağı kedikuyruğu keditırnağı keklikgözü koçkuyruğu koçtaşağı koyungöbeği koyungözü köpekayası köpekdili köpeklolosu köpekmemesi köpektaşağı kurbağa gözü kurtayağı kurtbağrı kurtkulağı kurtpençesi kurttırnağı kuşağzı kuşayağı kuşburnu kuşdili kuşgözü kuşyüreği kuşyürek kuzubaşı kuzuböbreği kuzudili kuzugöbeği kuzukulağı kuzukürkü leylekayağı leylekburnu leylekgagası pisikcırnağı pisiktaşağı pisiktırnağı serçedili sıçankulağı sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu sığırödü su kazayağı tavşanağzı tavşanbaşı tavşanbıyığı .

çinde Hayvan Adı Geçenler çinde hayvan adı geçen bitki adları.2. ya bir nesne. Bu tür bitki adlarında ilk kelime hayvan adıdır. akbaba 3. Hayvan adından sonra gelen kelime ise ya bir hareket.2. Sadece Hayvan Adıyla Kurulanlar Sadece hayvan adıyla kurulan bir bitkimiz vardır: “akbaba”.2. ya da bir durum belirtmektedir.80 tavşankulağı tavşanmemesi tavşantopuğu tavukbacağı mantarı tavukpençesi turnaayağı turnadili turnagagası yılandili yılankuyruğu 3.3. arı pürü ayıboğan ayı liforu ayı ligarbası balıkkıran balık öldüren böcekkapan bülbülyuvası çakalboğan deveçökerten deveşaplağı devetopalağı eşek gevreği eşek helvası geyik tuzu horozbudağı horoz karası kaplanboğan kargabardağı karga bostanı kargabüken kargadelen kargasabunu kedikınası koyundibi koyunkıran koyun yumağı kurtbağı kurtbaharı kurtboğan kurt yatağı kuş çubuğu kuşkonmaz kuzgunkılıcı kuzukemirdi kuzukıran sinekkapan sinekkıran sinektutan tavşanpaçası tavukyastığı yılanbıçağı yılanboncuğu yılanekmeği yılanyastığı .2. belirtisiz isim tamlaması ve sıfat-fiil grubu biçiminde kurulmuştur.4.

Türkçede bitkilerin adlandırılmasında organ adları önemli ölçüde yer tutmaktadır. sıfat-fiil grubu ve isnat grubu biçiminde kurulmuştur. kinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları 3.2.3. Organ adları dillerin en eski kelimelerindendir.1. Bitki adlarında geçen boynuz. diğerleri ise hem hayvanlara. Bu durum Türk milletinin tabiata bakış açısını. kelime gruplarında tamlayan görevinde kullanılmaktadır. Her ki Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları 3.2. kuyruk gibi organlar sadece hayvanlara. gerekse hayvan organlarının çok kullanıldığını görürüz.81 3. Türkçede organ adlarının geçtiği bitki isimlerini incelediğimizde gerek insan organlarının. ORGAN ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI Türkçede bitkileri adlandırma yollarından biri de organ adlarından yararlanmaktır. Birinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları 2. kanat. nsanın kendi çevresini organ adlarıyla tanımlaması. dilin oluşum mantığından kaynaklanmaktadır. sıfat tamlaması. Türkiye Türkçesinde organ adlarının geçtiği bitkileri şu başlıklar altında toplayabiliriz: 1.3. sim Tamlaması Biçiminde Olanlar diş bademi diş hilali diş otu kulak mantarı kulak otu . hem insanlara özgü kelimelerdir. Benzetme yaparken organ adlarını çok sık kullanırız. Organ bildiren bu adlar. gaga. Birinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları Birinci kelimesi organ bildiren bitki adları isim tamlaması. nsanlar önce organlara ad vermişlerdir. sosyal ve kültürel yapısını yansıtması bakımından önem arz etmektedir. Bunda organların şekil ve kullanım özellikleri etkilidir.

2.2.3. kinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları kinci kelimesi organ bildiren bitki adları isim tamlaması ve sıfat tamlaması olmak üzere iki şekilde kurulmuştur.82 Sıfat Tamlaması Biçiminde Olanlar boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş dişbudak kelleliot Sıfat-Fiil Grubu Biçiminde Olanlar bacakkıran dilkanatan snat Grubu Biçiminde Olanlar boynuburuk boynubükük diliçıkık dilidüdük 3. sim Tamlaması Biçiminde Olanlar ağaç göğsü akkadın barmağı arapsiki araptaşağı arı götü arslanayağı aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi atkulağı atkuyruğu atmemesi ayıeli ayıkulağı ayıparmağı ayıpençesi bıldırcınbudu boğasiki camuskulağı camusmemesi cüce bağırsağı çalıgagası danaayağı danaburnu danadili danagöbeği danagözü danakuyruğu danamemesi deveboynu devegözü devekulağı .

83 diken başı dilberdudağı dilberkirpiği domuzkuyruğu duduburnu durnadili ebekulağı eşekkulağı eşek memesi farekulağı filkulağı gazelboynuzu gelindili gelineli gelinparmağı gelinyanağı geyikdili geyiksırtı gülburnu hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hatunmemesi hatunparmağı havvaanaeli horozgözü horozibiği horozkursağı horozyüreği inekbiciği inek emceği inek memesi itburnu itkuyruğu kadınbudu kadıngöbeği kadınparmağı karga ibiği kargaburnu kargayüreği katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu kayındili kaynanadili kazayağı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçiemceği keçimemesi kediayağı kedigözü kedikulağı kedikuyruğu keklikgözü kızılcadişi kızlargöbeği kızmemesi kocabaşı koçkuyruğu koçtaşağı koyungöbeği koyungözü köpekayası köpekdili köpeklolosu köpekmemesi köpektaşağı kurbağa gözü kurtayağı kurtbağrı kurtkulağı kurtpençesi kuşağzı kuşayağı kuşburnu kuşdili kuşgözü kuşyüreği kuzubaşı kuzuböbreği kuzudili kuzugöbeği kuzukulağı leylekayağı leylekburnu leylekgagası mandadili mandakulağı oğlakkulağı öküzdili öküzgöbeği öküzgötü öküzgözü pazıbaşı pisiktaşağı serçedili sıçankulağı .

615) anlamına geldiği için bu başlık altında verilmiştir. 1.2.84 sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu su kazayağı şeytankulağı tatarbaşı tavşanağzı tavşanbaşı tavşankulağı tavşanmemesi tavşantopuğu tavukpençesi tilkikuyruğu tosunburnu turnaayağı turnadili turnagagası yavruağzı yergöbeği yılandili yılankuyruğu Sıfat Tamlaması Biçiminde Olanlar acıkulak akkanat akkulak akkuyruk akparmak alabacak alabaş alagöbek alagöz altınbaş altı parmak alyanak ballı boynuz beşparmak bozkulak danadaşak danagöz deliboynuz dilberdudak dokuzbaşlı elâgöz foskulak gökbaş karabacak kara baldır karabaş karaboğaz karagöz karakulak karaparmak kargayürek kedibaş kelbaş kelkaş kılkuyruk kınalıparmak kırmızı bacaklı kızılbacak kızılburun kocabaş kuşyürek morbaş sarıbaş sarıparmak tatlıgöbek teknegöt terskulak topbaş uçkulak yavrubaş yongöbek 3. Bu bitki adları dil. . Doku. damak ve doku kelimeleriyle kurulmuştur.3.3. bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü (TS. Her ki Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları Her iki kelimesi de organ bildiren bitki adlarından sadece iki tane tespit edilmiştir.

85 dildamak dildoku .

düğme. belli bir ağırlığı ve rengi olan. yay. Örneğin emzik otu. doğada var olan nesneler. kırtasiye malzemeleri. kesici-delici-batıcı aletler. kayış. yakıcı ve yanıcı maddeler. oyuncaklar. lastik. Hasır yapımında kullanılan bitkiye ise hasır otu denmiştir. değnek. şemsiye. aydınlatma araçları. tuzluk. kütük. bitkinin şekil benzerliği ve eşya-nesne yapımında kullanılmasıdır. kürdan. tekne. iş araçları. tahta. çobandüdüğü şekil benzerliğinden verilmiş isimlerdir. Bu araç-gereçler. Araç-Gereç Adlarıyla Kurulan Bitki Adları nsanların ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli işlerde kullandıkları birtakım araçgereçler vardır. cam. Bitki adlarında yer alan araç-gereç isimleri şunlardır: Boru. tokmak. tokmaküzüm sıfat tamlaması. geri kalanlar ise belirtisiz isim tamlaması biçimindedir.1. asker borusu boru çiçeği camgüzeli cam otu çanakçatlatan çanakkıran çan çiçeği çayır düğmesi çobandeğneği çobantuzluğu dededeğneği emzik otu gelindüğmesi hatuntuzluğu ipkeseği . türlü amaçlarla kullanılan cansız varlıklardır. gıdalar.2. Böylelikle tabiatı. kazık. teknegöt. emzik. giysiler. Bitkilerin adlandırılmasında eşya-nesne adları çok kullanılmıştır. metaller-madenler. duyularla algılanabilen. kapkacaklar. torba. hava durumu ile ilgili olanlar. bazı bitkilerin adlandırılmasında da kullanılmıştır. takı ve süs eşyaları. kazık yemiş sıfat-fiil grubu.4.4. yapılar.86 3. temizlik aletleri. kayışkıran. çanakkıran. Bunlardan çanakçatlatan. genellikle şu tür eşya-nesnelerden kurulmuştur: Araç-gereçler. sırık. katı veya yumuşak hâlde bulunan. çanak. kumaş yapımı ürünler. patlayıcı maddeler. çalgılar. Bitkilere eşya-nesne adlarının verilmesindeki temel sebepler. Eşyanesneler. ip. ev eşyaları. EŞYA-NESNE ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI nsanlar yerleşik hayata geçtikten sonra çeşitli araç-gereçlere ve ev eşyalarına sahip oldular. 3.2. etraflarındaki eşyalarla tanımlamaya başladılar. Bitki adları. organ bildirenler.

2. Doğada Var Olan Nesne Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bazı bitki adlarında. taş” gibi nesne isimleri yer almaktadır. Bunlarla kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir: borazan mantarı çobandüdüğü gramofon çiçeği 3. kum. bitkinin sertlik-yumuşaklık özelliği ve yetişme alanları göz önünde bulundurularak verilmiştir.2. Borazan ve düdük üflemeli türden çalgılardır.87 kadıntuzluğu kantorbası kayışkıran kazık yemiş kürdan otu lastik ağacı öküzkütüğü sırık domatesi sırık fasulyesi şemsiye mantarı şemsiye otu tahta yemişi teknegöt tokmaküzüm yayarmudu yayoku 3. gelinfeneri gelinmumu güveyfeneri mum ağacı mum çiçeği mum palmiyesi 3. Şekil benzerliğinden yola çıkılarak bitkilere bu adlar verilmiştir.4.2.4. düdük ve gramofon kelimeleridir. aktaş daş kiraz kayayağı .4.4.2. Aydınlatma Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında iki çeşit aydınlatma aracı kullanılmıştır: Fener ve mum. Bu isimler. gramofon ise bir tür müzikçalardır. doğada var olan “kaya. Bu adlar benzetme yoluyla bitkilere verilmiştir.3. Çalgı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan çalgılar borazan.

88 kaya kekiği kaya koruğu kaya sarımsağı kaya sarmaşığı kaya üzümü kaya yarpuzu kumarmudu kum çavdarı kumdarı kum eriği kum otu kum zambağı taşarmudu taş bademi taş kekiği taş mantarı taş nanesi taş sarımsağı 3. . bitkilere benzetme yoluyla verilmiştir. Bunlardan çarık ayağa. mama.2. eldiven ele. hamur. takke ve külah başa. gömlek. kadife. gömlek ve şal bedene giyilir.2. kaymak.2. takke.4. şal. Kadife ve yün ise giyeceklerin yapımında kullanılan kumaşlardır. gönüldolabı hasır otu 3. Bu adlar. bazı bitkilerin adlandırılmasında kullanılmıştır. yün. “hasır otu” bitkisi ise hasır yapımında kullanıldığı için bu adı almıştır. Gıda Adlarıyla Kurulan Bitki Adları “Sirke.5. şeker. yumurta” kelimeleri birer gıda ismi olup. Giysi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan giyecekler şunlardır: Çarık. eldiven.4. külah. aksirke akşekeri çobanekmeği ekmek ağacı ekmek ayvası ekşi hamur karamama karasirke kaymak otu yeryumurtası yumurta boyası yumurta mantarı 3. ekmek.4. Bunlardan “gönüldolabı” benzetme yoluyla kurulmuştur.7. Ev eşyalarıyla kurulmuş iki tane bitki adı bulunmaktadır.6. Ev Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adlarında yer alan ev eşyaları “dolap” ve “hasır” kelimeleridir.

4. . iğne. ş Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları ş araçlarıyla kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: sabankıran.10.9.2.4. delici ve batıcı aletler şunlardır: Balta.4. Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kesici.89 çarık dikeni çarıkkesen çobantakkesi dulkarıgömleği fatmaşal kadife çiçeği meryemanaeldiveni papazkülahı papaztakkesi yün otu 3. Kökleri toprağa derince girip. Kap-Kacak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kap-kacaklar. Tuluk kelimesi bazı yiyecek ve içecekler için koruyucu kap olarak kullanıldığından buraya alınmıştır (TS. tarlalar sürülürken sabanı tuttuğu için bu adı almıştır. hançer.2. bıçak. küp. genellikle mutfak eşyalarıdır. kazan. Bu tür bitkilerde yer alan eşya-nesne isimleri şunlardır: Bardak. fıçı. süzgeç. kaşık. tuluk. çömlek. akbardak akçabardak balbardağı balbardak bandırma kabı bardak eriği çobankaşığı çobansüzgeci çömlekçatlatan çömlek otu fıçı otu karakazancık kargabardağı kazandelen kazankarası kazankulpu küp evleği küpkıran suibriği tulukarmudu tuluk mantarı 3. 2251). 2. ibrik. sabankıran 3.8.2. Kesici-Delici-Batıcı Alet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin kesici-delici-batıcı alet isimlerini almalarında hem şekil benzerliğinin. hem de kesici-delici ve batıcı özelliklerde olmalarının etkisi vardır. mıh. kılıç. kap.

balta.90 orak. kılıç ve orak kesici. Kırtasiye Malzemeleriyle Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kırtasiye malzemeleri çanta ve kâğıt kelimeleridir. kilim.11. bohça çiçeği çadır çiçeği çadır uşağı çulluoğlu diri örtü kese çiçeği kilim ucu paşaçadırı tavukyastığı . kese. baltabatak çobaniğnesi hançer çiçeği iğne yaprak kılıçarpa kılıç kekiği kılıç otu mıhtepesi mıhtepesi mantarı orakeriği orakkıran paşakılıcı yılanbıçağı 3. Kumaş Yapımı Ürün Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kumaş yapımı ürünler şunlardır: Bohça.2. çul. çanta çiçeği çobançantası kâğıt ağacı kâğıt dutu 3.4. Bunlardan iğne ve mıh batıcı. kâğıt ağacı ve kâğıt dutu ise kâğıt yapımında kullanılmasından dolayı bu adları almıştır.2. yastık. Bunlardan çanta çiçeği ve çobançantası benzerlikten. Bu kelimelerle kurulan toplam dört tane bitki adı vardır.12.4. çadır. örtü. hançer ve bıçak ise delici aletlerdir.

barut ağacı kurşun otu . bor. Bitkilere verilen altın kelimesi bitkilerin renginden kaynaklanmaktadır.4.4.2.15. bor ve gümüş maden. altın ağacı altınbaş altınbaşak altın çiçeği altın dikeni altın otu altıntop altın yumurta mantarı bakır bağcığı bor ağacı demir ağacı demir bıtrağı demirbozan demirdelen demir dikeni demir otu demiryonca gümüşdüğme telgömlek tel pancarı 3. tel. bakır. gümüş. aktopaç çıngırak otu 3.4.14. demir. bunlarda geçen patlayıcı maddeler “barut” ve “kurşun” kelimeleridir.91 3.13.2. bakır. tel ve demir ise metaldir. Bunlardan altın. Bu kelimelerle kurulan iki tane bitki adı tespit edilmiştir. Metal-Maden Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bazı bitkilerin adlandırılmasında kullanılan metaller ve madenler şunlardır: Altın. Oyuncak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bazı bitkilerin adlandırılmasında kullanılan oyuncak isimleri “topaç ve çıngırak” kelimeleridir.2. Patlayıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Patlayıcı madde isimlerini alarak kurulan bitki adları iki tane olup.

tespih. pipo. kibrit otu kömür tut . inci. cadısüpürgesi çalı süpürgesi dağsabunu kargasabunu morca süpürge sabun ağacı sabunçiçeği sabun otu süpürge çalısı süpürge darısı süpürge kamışı süpürge otu 3. gözlük. avize ağacı boncuk fasulye boncuk otu çobantarağı dantel ağacı fesçitarağı gözlükotu hasekiküpesi inci çiçeği inci sümbülü itboncuğu küpe çiçeği oltu otu pipo çiçeği saat çiçeği saat otu sultanküpesi sürme mantarları taç yaprağı tarakdalı tarakdikeni tarak otu tespih ağacı tespih otu yılanboncuğu yüksük otu 3.17.92 3.16. tarak.4. Temizlik Aletleriyle Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan temizlik aletleri sabun ve süpürge kelimeleridir. oltu. taç.2.2.2. kömür ise ısınmada kullanılan siyah renkli bir yakacak adıdır. ucu sert bir şeye sürtüldüğü zaman yanan çöp parçası. boncuk. dantel. saat. sürme. yüksük. Yakıcı ve Yanıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan yakıcı ve yanıcı maddeler “kibrit ve kömür” kelimeleridir. küpe. Kibrit.4.18. Takı ve Süs Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan takı ve süs eşyaları şunlardır: avize.4.

aşk merdiveni duvar fesleğeni duvar sarmaşığı duvar sedefi kafesotu karakafes .2. Yapı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan yapılar şunlardır: Duvar.4. merdiven. Duvar ve merdiven betondan.19. kafes.93 3. kafes ise ya demirden ya da ahşaptan yapılır.

Güzelliğe Dayalı Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları 6. dede. sultan” bayanlara özgü.5. kız. hayvanlara. Mahmut. dede. hatun. bir şeyin niteliğini anlatmak için. ana. hafız. Yusuf” gibi insanı anlatan kelimelerdir.2. kadın. Nesneye Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 5. Benzetmelerle kurulan bitkilerin adlandırılmasında bitkinin rengi. biçimi. hanım. nsana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adlarında kullanılan benzetme ögeleri “adam. erkek. Fatma. efendi. dul. pehlivan” erkeklere özgü. efendi. Firavun. Halil. hanım. bacı. “ana. hatun. Yusuf” kişi adları. melike. nsana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 2. baba. çeşitli organ ve nesnelere benzetilerek kurulmaktadır. Fatma. Ayşe. Sefer. Bunlardan “Ali. delikanlı.2. baba. erkek.5.1. adamotu ağlayangelin akçakızı akkız akköse Alidede Aliöksüz al pehlivan analı kızlı Arapdede asılmışadam aydede Ayşekadın balkadın ballıbaba . gelin. görünümü ve kullanım özellikleri etkili olmaktadır. oğlan. Halil. kaynana. delikanlı. 1. öksüz. imparator. melike. 269). sultan. kaynana. Hayvana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 3. öksüz” ise hem bayanlara. Bu tür bitkiler genellikle insanlara. hem erkeklere özgü kavramlardır. oğlan. “dul. BENZETMELERLE KURULAN B TK ADLARI Benzetme. köse. Ali. gelin. o niteliği eksiksiz taşıyan bir şeyi örnek olarak gösterme işidir (TS. avrat. oğul. “adam. Organa Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 4. hafız. oğul. pehlivan. Mahmut. evliya. imparator.94 3. bacı. Hayalî Yaratıklara Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 3. Benzetmelerle kurulan bitki adlarını şu başlıklar altında inceleyebiliriz: 1. Ayşe. Firavun. avrat. evliya. köse. kadın.

ayak. but. Bu tür bitkilerde kullanılan organ adları şunlardır: Ağız.5. tavuk” kelimeleridir. burun. Organa Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Benzetmelerle oluşturulan bitki adlarından bazıları çeşitli organlara benzetilerek kurulmuştur. akbaba aktavuk alaoğlak karatavuk 3. bacak.2.2. Hayvana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Hayvana benzetilerek kurulan dört tane bitki adı tespit edilmiştir. dil. bicik. diş. . hindi.5. boynuz. damak.95 beyoğlu bodurmahmut bozoğlan cücekız çayır melikesi delikanlı dövülmüş avrat otu dulaptal otu dulavrat otu emirali emirsultan erkek ağaç erkek üzüm evliya otu fatmasaçı fatmaşal Firavun inciri gelinkadın gökdedem gökkız gülhatun güzdede güzelavrat otu güzelhatun çiçeği güzeloğlan hafızali içlikız imparator lâlesi imparator mantarı imparator otu karaoğlan kaynanacık kelkız çiçeği kısacamahmut kısacıkmahmut kısamahmut otu kızhanım kösehalil kösesefer öksüzali öksüzoğlan öksüzoğlan çiğdemi süslühanım çiçeği titrekızım tüylübaba ulu avrat otu yabanbacı Yusufefendi 3.3. cırnak. bağır. boyun. Bu bitkilerin dördü de sıfat tamlaması biçimindedir. oğlak. dalak.2. baş. bıyık. Bunlarda kullanılan hayvan adları “akbaba. bağırsak.

saç. meme. dil. parmak. göğüs. parmak. dudak. taşak. diş. kuyruk. “bıyık. sakal. gaga. topuk. bağırsak. tırnak. kursak. bicik. kirpik. yumruk. göz. kirpik. “ağız. kaş. göbek. kelle. bacak. Bunlardan “boynuz. sırt. pençe” sadece hayvanlara özgü. hem insanlara özgü organlardır. yumruk. kursak. el. baş.96 dudak. göt. göz. tırnak. kuyruk. pençe. cırnak. el. gaga. yürek. göt. topuk. kanat. bağır. göğüs. dalak. ayak. emcek. damak. kaş. lolo. kanat. saç. sırt. sik. kulak. burun. göbek. kelle. meme. boyun. kulak. but. sik. taşak. sakal” sadece insanlara özgü. acıgıcı kulağı acıkulak ağaç göğsü akbacak akbaş ak kadın parmağı akkulak akkuyruk alabacak alagöz altınbaş altı parmak alyanak arapsaçı arapsiki araptaşağı arı götü arslanayağı aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi atkulağı atkuyruğu atmemesi ayaklı kekik aydın göz ayıayağı ayıeli ayıkulağı ayıparmağı ayıpençesi ballı boynuz beşbıyık beşparmak beşparmak otu boğasiki boyacı katırtırnağı boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş bozkulak buzağıburnu camusmemesi cinsaçı cüce bağırsağı dalak otu danaayağı danaburnu danadaşak danadili danagöbeği danagöz danagözü danakuyruğu danamemesi dedemsakalı dedesakalı dedesakalı mantarı deliboynuz deveboynu devedişi devegözü devekulağı dilberdudağı dilberdudak dilberkirpiği dildamak dokuzbaşlı domuzkuyruğu duduburnu ebekulağı eğriboyun elâgöz eşekkulağı eşek memesi . lolo. yürek” ise hem hayvanlara. boğaz.

97 eşektırnağı farekulağı fatmasaçı filkulağı gelindili gelineli gelinparmağı gelinsaçı gelintırnağı gelinyanağı geyikdili geyik göbeği geyiksırtı gülburnu hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hatunmemesi hatunparmağı horozgözü horozkursağı horozyüreği inekbiciği inek emceği inek memesi itburnu itkuyruğu kadıbaşı kadınbudu kadıngöbeği kadınparmağı karabaş karaboğaz karagöz karakulak karakulak mantarı karaparmak kargaburnu kargayüreği katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu katırtırnağı kayındili kaynanadili kaynanayumruğu kazayağı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçi emceği keçimemesi keçisakalı kediayağı kedibaş kedigözü kedikulağı kedikuyruğu keditırnağı kelbaş kelkaş kelleliot kılkuyruk kınalıparmak kırkbaş otu kırkkanat kızılbacak kızılburun kızlargöbeği kızmemesi kızyanağı kocabaş kocabaşı koçkuyruğu koçtaşağı koyungöbeği koyungözü köpekdili köpeklolosu köpekmemesi köpektaşağı kurbağa gözü kurtayağı kurtbağrı kurtkulağı kurtpençesi kurttırnağı kuşağzı kuşayağı kuşburnu kuşdili kuşgözü kuşyüreği kuşyürek kuzubaşı kuzudili kuzugöbeği kuzukulağı leylekayağı .

kilit. iğne. tuzluk. borazan. dolap. çıngırak. çan. demir. süpürge. bardak. kese. teker. yastık. düdük. hançer. toka. bağcık. kafes.4. bohça.2. duvak. kömür.5. bakır. gömlek. kayık. sabun. çanak. mum. boru. gülle. kılıç. ağaç küpesi ağtop akbardak akçabardak aktop aktopaç altın ağacı altınbaşak altın çiçeği altın dikeni altın otu altıntop altın yumurta mantarı asker borusu bakır bağcığı balbardağı balbardak bardak eriği . yüksük. süzgeç. kılçık. gözlük. ibrişim. urgan. keten. yay. küp. kürk. pipo. kütük. çadır. çanta. eldiven. kazan. dantel. telgraf. bıçak. topaç. kaşık. çarık. boncuk. külâh. torba. emzik. takke. ibrik. tarak. şemsiye. şekil ve kullanım özellikleri etkilidir. taç. çark. kazancık. değnek. Bitkilerin adlandırılmasında benzetme yapılan nesneler şunlardır: Altın. düğme. küpe. top. tel. çul. püskül. çömlek.98 leylekburnu leylekgagası mandadili mandakulağı oğlakkulağı öküzdili öküzgöbeği öküzgötü öküzgözü pisikcırnağı pisiktaşağı pisiktırnağı sarıayak mantarı sarıbaş sarıgöbek elması serçedili sıçankulağı sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu şeytankulağı şeytansaçı şeytantırnağı tavşanağzı tavşanbaşı tavşanbıyığı tavşankulağı tavşanmemesi tavşantopuğu tavukbacağı mantarı tekesakalı teknegöt terskulak tilkikuyruğu toskafa kavunu tosunburnu turnaayağı turnadili turnagagası yavruağzı yavrubaş yergöbeği yılandili yılankuyruğu yongöbek 3. fener. Nesneye Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Nesnelere benzetilerek kurulan bitki adlarında renk.

99 bohça çiçeği boncuk fasulye boncuk otu borazan mantarı boru çiçeği bostan borusu cadısüpürgesi çadır çiçeği çanak çömlek otu çan çiçeği çanta çiçeği çarık dikeni çarkıfelek çayır düğmesi çıkrık tekeri çıngırak otu çobançantası çobandeğneği çobandüdüğü çobaniğnesi çoban kaşığı çobanpüskülü çobansüzgeci çobantakkesi çobantarağı çobantuzluğu çömlek otu çulluoğlu dağsabunu dantel ağacı dededeğneği demir ağacı demir bıtrağı demir dikeni demiryonca devecibardağı dilidüdük dulkarıgömleği duvaklı mantar düğmeli ot emzik otu fesçitarağı fıçı otu garipler urganı gelindüğmesi gelinfeneri gelinmumu gönüldolabı gözlükotu gülibrişim gümüşdüğme güneştopu güveyfeneri hançer çiçeği hasekiküpesi hatuntuzluğu iğne yaprak itboncuğu Japon şemsiyesi Kâbe süpürgesi kadıntuzluğu kafesotu kantartopu kantorbası karagülle karakafes karakazancık kargabardağı kargasabunu kartopu kaşık otu kayık çiçeği kazankulpu kese çiçeği ketengömleği ketenköynek kırkkilit otu kömür dut kuzgunkılıcı kuzukürkü küpe çiçeği küp evleği kütük mantarı Meryemanaeldiveni morca süpürge öküzkütüğü papazkülahı papaztakkesi paşaçadırı paşakılıcı pipo çiçeği sabun ağacı sabunçiçeği sabun otu sarıkılçık suibriği sultanküpesi şemsiye mantarı şemsiye otu .

100 tarakdalı tarakdikeni tarak otu taş kiraz tavukyastığı telgömlek telgraf çiçeği tokalı dücük venüsçarığı yayarmudu yılanbıçağı yılanboncuğu yılanekmeği yılanyastığı yüksük otu 3.5.5.2.6. Hayalî Yaratıklara Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adlarında kullanılan hayalî yaratıklar canavar ve cazı kelimeleridir.5. camgüzeli çayır güzeli dünyagüzeli kızgüzeli 3. canavar otu cazı gülü .2. Bu kelimelerle kurulan iki tane bitki adı vardır. Her iki bitki adı da belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. bunların tamamı “güzel” kelimesiyle kurulmuştur ve belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. Güzelliğe Dayalı Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları Güzelliğe dayalı benzetmelerle kurulan bitki adları toplam dört tane olup.

bir türün temsil ettiği bütün bitkileri içine alan ve bitki aileleri oluşturan eklerdir.2. Tür adları +giller ve +lAr ekiyle kurulur. 3. TÜR ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI Tabiatta birbirine yapı olarak benzeyen.6.2.101 3. Bir türe mensup bütün bitkileri ifade edebilmek için tür adları kullanılır.6. Bunlar. aynı türden gelen birçok bitki bulunmaktadır.1. +giller Ekiyle Kurulan Bitki Türleri abanozgiller ananasgiller Antep fıstığıgiller asmagiller at kestanesigiller atkuyruğugiller atlas çiçeğigiller baklagiller ballıbabagiller bileşikgiller binbir delik otugiller boru çiçeğigiller buğdaygiller canavar otugiller cehrigiller cevizgiller çamgiller çan çiçeğigiller çarkıfelekgiller çaygiller çınargiller çit sarmaşığıgiller çobanpüskülügiller çuha çiçeğigiller dam koruğugiller defnegiller demir ağacıgiller demir dikenigiller deniz üzümügiller diş otugiller dolama otugiller dolma otugiller droseragiller dulaptal otugiller dutgiller düğün çiçeğigiller ebegümecigiller eğrelti otugiller ekşi yoncagiller erguvangiller fasulyegiller fesçitarağıgiller fukusgiller fundagiller gebre otugiller gecesefasıgiller gelincikgiller gülgiller gürgengiller hanımeligiller hasır otugiller hodangiller horoz ibiğigiller huş ağacıgiller hünnapgiller ıhlamurgiller ılgıngiller ısırgangiller ıspanakgiller iğdegiller kabakgiller kahkaha çiçeğigiller kakaogiller kaktüsgiller kantarongiller karaağaçgiller karabibergiller karabuğdaygiller karanfilgiller kayıngiller kazayağıgiller kebere otugiller .

2. +lAr Ekiyle Kurulan Bitki Türleri ayrı çanak yapraklılar ayrı taç yapraklılar bitişik çanak yapraklılar bitişik taç yapraklılar gerçek mantarlar iki çenekliler iki çenetliler kozalaklılar tallı bitkiler tek çenekliler tohumlu bitkiler yapraklı kara yosunları .102 kedi otugiller kendirgiller ketengiller kına çiçeğigiller kızılcıkgiller kızılkantarongiller kolagiller kök boyasıgiller kurbağa zehirigiller küpe çiçeğigiller lâdengiller loğusa otugiller manolyagiller maydanozgiller menekşegiller mersingiller mine çiçeğigiller muhabbet çiçeğigiller muzgiller nargiller nergisgiller nilüfergiller ökse otugiller palmiyegiller papatyagiller papirüsgiller pas mantarıgiller patlıcangiller porsukgiller sandalgiller sardunyagiller sarmaşıkgiller sedef otugiller serçediligiller servigiller sığırdiligiller sığırkuyruğugiller sıracagiller sinekkapangiller sinir otugiller söğütgiller suibriğigiller su kabağıgiller su kamışıgiller suokugiller susamgiller su servisigiller sürme mantarıgiller süsengiller sütleğengiller süt otugiller şahteregiller şakayıkgiller şekerci boyasıgiller şimşir ağacıgiller şimşirgiller tarak otugiller tespih ağacıgiller turpgiller turunçgiller yabanî kimyongiller yılanyastığıgiller zakkumgiller zambakgiller zencefilgiller zeytingiller 3.6.2.

sahil. Ayrıca yayla adı olarak “Anzer ve Karagöl” kelimeleri geçmektedir. bataklık. nerede üretildiğini. Dağ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 3. Ülke. YER ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI Her bitkinin kendine has bir yetişme alanı vardır. mera. ada çayı ada soğanı Anzer çayı bahçe domatesi bahçe hezareni bahçe kekiği bahçe nanesi bahçe teresi bataklık nergisi bataklık süseni bayır turpu çayır düğmesi çayır güzeli çayır mantarı çayır melikesi çayır otu çayır otu çayır papatyası çayır sedefi çayır soğanı çayır teresi çayır tirfili çayır yulafı Karagöl buğdayı kara yosunları kara yosunu kır sakızı kır soğanı kır yasemini köygöçüren köy mantarı köy otu mera bitkileri .2. Dinsel Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 5. Tarla ve Çeşitli Kara Parçalarıyla Kurulan Bitki Adları 2.7.2. Tarla ve Çeşitli Kara Parçalarıyla Kurulan Bitki Adları Bağ-bahçe. Şehir. Kimi bitkiler bazı yörelerde rahatlıkla yetişirken. kara. Kapalı Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 3.1. Bitkilerin büyümesinde yetişme alanının çok büyük etkisi vardır. bahçe. tarla ve çeşitli kara parçalarıyla kurulan bitki adlarında “ada. çayır.7. Yer bildiren bitki adlarını şu başlıklar altında toplayabiliriz: 1. bayır. tarla” kelimeleri bulunmaktadır. kimi bitkiler hiç yetişmez. lçe. köy. Semt Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 6. Bağ-Bahçe. mezarlık. nereden geldiğini ve yayıldığını gösterir. kır.103 3. Deniz. Göl ve Dere Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 4. Bağ-Bahçe. öyle ki bazı bitkilerin adlandırılmasında yer adları kullanılmıştır. Bunlar bitkinin kaynağını.

Göl ve Dere Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adları “deniz.2.7. Uludağ” kelimeleri kullanılmıştır. dağ armudu dağ baklası dağ çamı dağ çayı dağ çileği dağ çöveni dağ dalak otu dağ elması dağ eriği dağ erik otu dağ gülü dağ karanfili dağ kavağı dağ kestanesi dağ kimyonu dağ kirazı dağ lâlesi dağ marulu dağ nanesi dağ nohudu dağ pırasası dağ reyhanı dağsabunu dağ sakızı dağ sarmaşığı dağ servisi dağ soğanı dağ sümbülü dağ üzümü dağ yemişi Kazdağı köknarı Toros sediri Uludağ köknarı 3.2.7. Bunlardan “dağ” kelimesi cins isim. “Kazdağı. belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. göl. diğerleri belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. Deniz. Kazdağı.2. Toros. Dağ adlarıyla kurulan bitkilerin tamamı. Uludağ” özel isimlerdir. Dağ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Dağ adlarıyla kurulan bitki adlarında “dağ. deniz börülcesi denizgülü deniz otu deniz pırasası deniz rezenesi deniz sarmaşığı . dere” kelimeleri kullanılarak kurulmuş olup.104 mezarlık otu mezarlık servisi mezarlık zambağı sahil çamı tarla çöveni tarla gülü tarla mantarı tarla sarmaşığı yayla çayı yayla çiçeği yayla gülü yaylagüzeli yayla kekiği yayla kestanesi yayla otu yayla sarımsağı yayla yavşanı 3.3. Toros. “deredaban” bitkisi hariç.

Kırkağaç. Çin. Hint. “Malta eriği”nin diğer erik türleri arasında ayrı bir yeri bulunmaktadır. Yalova” şehir adları. “Girit” ve “Malta” ise birer ada ismi olup. yayılma alanını gösterir. Bağdat. Kıbrıs. Amerika. Halep. Bombay. Hindistan. Bağdat. Kemer. Lübnan. Antep. Mısır. Fenike. Brüksel. Manisa. Dinsel Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Dinsel mekân bildiren bitki adlarında cennet. Diyarbakır. ilçe ve semt adlarıyla kurulan bitki adları “Afrika. Diyarbakır. Bandırma. Arabistan. cehennem zambağı cennet biberi cennet otu Kâbe süpürgesi 3. Şehir. Bu tür bitki adları toplam dört tane olup. Halep. dünyanın diğer bölgelerinde yetişen aynı bitki türlerinden tat ve kalite olarak farklılık arz eder. Kemer. Hindistan. Anadolu. Bunlardan “Afrika. stanbul.7. Hicaz. üretildiği bölgeyi. Semt Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Ülke. Brüksel. Çin. Şam. Kırkağaç” ilçe adları. Bu adları taşıyan bitkiler. Mısır” ülke adları. şehir. Hollanda. Trabzon. “Cincife” ise bir köy adıdır. Kıbrıs. “Anadolu” Türkiye’nin Asya kıtasında kalan bölümünün adı. “Antep. Karaman.2. Bursa. belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur.2. Karaman. Örneğin “Isparta gülü”nün diğer gül türleri arasında.5. Bitkilerde geçen ülke. Bursa. “Bandırma. . Hollanda. cehennem ve Kâbe kelimeleri kullanılmıştır. Isparta. Isparta. Şam. Lübnan. Ülke. Trabzon. “Malta” aynı zamanda bir devletin adıdır. şehir. Arnavutköy. Manisa. Girit. Ayrıca “Bombay” bir eyalet adı. Besni. Arabistan. Cincife. Amerika. Hasankeyf. ilçe ve semt adları bitkinin kaynağını. Cezayir. Besni.7. lçe. Yalova” kelimeleriyle oluşturulmuştur. stanbul.105 deniz soğanı deniz teresi deniz üzümü deniz yosunu deredaban dere kabalağı dereotu göl kestanesi göl soğanı 3. Hicaz. “Arnavutköy” semt adı. Malta. Cezayir.4. Fenike.

106 Afrika menekşesi Amerika bademi Amerika elması Amerika üzümü Anadolu otu Antep fıstığı Antep karası Arabistan defnesi Arnavutköy çileği Bağdat hurması Bandırma kabı Bandırma üzümü Besni üzümü Bombay fasulyesi Brüksel lahanası Bursa buğdayı Cezayir menekşesi Cincife üzümü Çin anasonu Çin gülü Çin karanfili Çin lahanası Çin leylâğı Çin tarçın ağacı Diyarbakır karpuzu Fenike ardıcı Fenike portakalı Girit kekiği Girit lâlesi Girit otu Girit şakayığı Halep çamı Halep şalgamı Hasankeyf tütünü Hicaz buğdayı Hindistan cevizi Hint armudu Hint bademi Hint baklası Hint bezelyesi Hint biberi Hint çiçeği Hint darısı Hint fıstığı Hint fulü Hint hıyarı Hint hurması Hint inciri Hint kamışı Hint keneviri Hint kirazı Hint leylâğı Hint pamuğu Hint pirinci Hint portakalı Hint safranı Hint yağı ağacı Hollanda kavağı Isparta gülü stanbul kekiği stanbul lâlesi stanbul şalgamı stanbul üzümü Karaman kimyonu Kemer patlıcanı Kıbrıs akasyası Kırkağaç kavunu Lübnan sediri Malta eriği Manisa lâlesi Mısır fulü Mısır yasemini Şam fıstığı Şam razakısı Şam üzümü Trabzon çayı Trabzon hurması Yalova misketi 3.7. kapalı mekân adlarıyla kurulan bitki adlarını salon ve saray kelimeleri oluşturmuştur.6. .2. Kapalı Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Kapalı mekânlar insanların oturdukları ve yaşadıkları yerler olup.

107 salon çamı saray çiçeği saray menekşesi .

108 III. B TK ADLARINDA GEÇEN YAPIM EKLER .

174). isimden isim yapma eklerinden ve fiilden isim yapma eklerinden sonra gelebilirler (Ergin. oğlan. topalan ve yemişen kelimelerinde görülmektedir. Bu nedenle. Eski Türkçede bağlılık. Bu ek gönen. ancak bir iki örnekte görülen bir ektir. +An Bu ek işlek olmayan. Çok belirli bir fonksiyonu yoktur (Ergin. sim kök ve gövdelerinden türetme yapacak eklerin bir kısmı çok işlek. 154).109 1. türettikleri kelime sayısı oldukça sınırlıdır (Korkmaz. S MDEN S M YAPMA EKLER simden isim yapma ekleri isim kök ve gövdelerinden isim yapmak için kullanılan yapım ekleridir. gönen karaoğlan oğlanelması oğlan otu öksüzoğlan sazan topalan yemişen +AnAk sim köklerine gelerek renk ve şekil benzerliği kuran bir ektir. dolayısıyla canlı olan eklerdir. Bu ekle kurulmuş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: < gön+en < kara oğ(u)l+an < oğ(u)l+an elması < oğ(u)l+an otu < öksüz oğ(u)l+an < saz+an < topal+an < yemiş+en Karacaoğlan mantarı < Karaca oğ(u)l+an mantarı öksüzoğlan çiğdemi < öksüz oğ(u)l+an çiğdemi . Bu ekler isim köklerine. Bugün canlılığını kaybederek bulunduğu kelimelerde köke karışmış durumdadır. güçlendirme ve çokluk görevindeki bir ekin Türkiye Türkçesine uzanmış ve kökle kaynaşarak canlılığını yitirmiş bir kalıntısı niteliğindedir (Korkmaz. Yani isimden isim yapma ekleri. sazan. Bunlardan bir kısmı az işlek eklerdir. isimden yapılmış isim gövdelerine ve fiilden yapılmış isim gövdelerine eklenirler. 33). 33).

benzerlik ve karşılaştırma görevinde kullanılan bir ektir (Korkmaz. arpağan bodurgan ışılgan < arpa+gan < bodur+gan < ışıl+gan +cA. Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: acıca ağcaca akça akçaağaç akçabağ akçabardak akçabudak akça elma akçakavak akça kesme akçakızı < acı+ca < ak+ça+ca < ak+ça < ak+ça ağaç < ak+ça bağ < ak+ça bardak < ak+ça budak < ak+ça elma < ak+ça kavak < ak+ça kesme < ak+ça kızı akçayazlık alaca alluca ballıca biberlice börülce cıbarca çökülce çulluca çullukça çüklüce damarlıca darıca < ak+ça yazlık < ala+ca < allı+ca < ballı+ca < biberli+ce < böğürül+ce < cıbır+ca < çöğür+ce < çullu+ca < çulluk+ça < çüklü+ce < damar+lı+ca < darı+ca akça armudu < ak+ça armudu akça buğday < ak+ça buğday . Ekin getirildiği kelimeler. Eşitlik. 167). Bu ekle kurulmuş toplam üç tane bitki adı tespit edilmiştir. 175). +çA Aslında bir çekim eki olan bu ek klişeleşerek veya fonksiyon değiştirerek eskiden beri yapım eki hâlinde de kullanılmaktadır (Ergin. 36).110 bozanak gözenek < boz+anak < göz+enek +gan şlek olmayan eklerden biridir (Ergin. isim ve sıfat görevindedir.

+çAk Bu ek Türkçede başlangıçtan beri kullanılan. 165). fakat işlekliği gittikçe azalan bir ektir.111 delice dişice dillice domatça duvaklıca eğece eğrilce ekşice ekşilice gence gerce gollüce gökçe izmelece kaplıca karaca karaca ot kertilce kızılca kızılca dişi kirlice kubatça kurtluca < deli+ce < dişi+ce < dilli+ce < domat+ça < duvaklı+ca < eğe+ce < eğ(i)rili+ce < ekşi+ce < ekşili+ce < gen+ce < ger+ce < kollu+ca < gök+çe < ezmeli+ce < kaplı+ca < kara+ca < kara+ca ot < kirtil+ce < kızıl+ca < kızıl+ca dişi < kirli+ce < kubat+ça < kurtlu+ca kuşça küllüce otu morca ovaca öksüzce örmece pamuça pıtırca sakarca salmanca sarıca erik < kuş+ça < küllü+ce otu < mor+ca < ova+ca < öksüz+ce < örme+ce < pamu(k)+ça < pıtır+ca < sakar+ca < salman+ca < sarı+ca erik morca süpürge< mor+ca süpürge saplıcatinton < saplı+ca tinton suluca armut < sulu+ca armut sulucagümbet < sulu+ca gümbet sütlüce telçe tellice topaçça topluca tüylüce yağlıca yellice yumurca < sütlü+ce < tel+ce < telli+ce < topaç+ça < toplu+ca < tüy+lü+ce < yağlı+ca < yelli+ce < yumur+ca kanlıca mantarı< kanlı+ca mantarı karaca kovuk < kara+ca kovuk kısacamahmut < kısa+ca mahmut tüylüceyumru < tüylü+ce yumru +cAk. Yapım eki olarak başlıca fonksiyonu küçültme ve sevgi ifade etmektir (Ergin. Bu ekle kurulmuş toplam on bir tane bitki adı tespit edilmiştir: .

112 apırcak düvülcek geyicek göğcek kangırcak kapıncak < apır+cak < düğül+cek < geyi(k)+cek < göğ+cek < kangır+cak < kapan+cak pamucak selecek tomçak yağlıcak yumurcak < pamu(k)+cak < sele+cek < top+çak < yağlı+cak < yumur+cak +cAn simden isim yapan +cAn eki. Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: avukçu ayıcı bardakçı boyacı aspiri boyacı dikeni boyacı katırtırnağı boyacı kökü < avuk+çu < ayı+cı < bardak+çı < boya+cı aspiri < boya+cı dikeni < boya+cı k < boya+cı kökü boyacı papatyası böcü çalgıcı otu davulcu değirmenci değirmenci üzümü deveci bardağı < boya+cı p < bö+cü < çalgı+cı otu < davul+cu < değirmen+ci <değirmen+ci ü < deve+ci bardağı . +çI. 157). +çU Bu ek Türkçenin eskiden beri kullanılan ve işlekliğini kaybetmemiş bulunan isimden isim yapma eklerinden biridir. işleklik derecesi çok yüksektir (Ergin. kuvvetli bir eğilimi. bir özelliği veya bir kabiliyeti ifade eden sıfatların türetilmesine yarar (Çeneli. Kullanım sahası çok geniş. 1). Başlıca fonksiyonu isimlerin sonuna gelerek meslek ve uğraşma ile ilgili isimler yapmaktır. Bu ekle kurulmuş beş tane bitki adı tespit edilmiştir: burgacan darıcan kekilcen sütlücen tekecen < burga+can < darı+can < kākül+cen < sütlü+cen < teke+cen +cI +cU.

bitkilerin adlandırılmasında da kullanılmaktadır. +cUk. 163). +çUk Bu ek Batı Türkçesinin başından beri görülen ve son zamanlarda çok işlek hâle gelen bir ektir. alçacık altıncık bardacık bebekçik bekmezcik buğdaycık çıyancık dağarcık damarcık davşancık demircik < alçak+cık dikencik durnacık düğmecik ebecik otu ekşimcik elmacık gelincik gercik gevrecik göğemcik hıyarcık iğcik < diken+cik < turna+cık < düğme+cik < ebe+cik otu < ekşim+cik < elma+cık < gelin+cik < ger+cik < gevre(k)+cik < göğem+cik < hıyar+cık < iğ+cik < altın+cık < barda(k)+cık < bebek+çik < pekmez+cik arpacık soğanı < arpa+cık soğanı bardacık eriği < barda(k)+cık eriği < buğday+cık < çıyan+cık < dağar+cık < damar+cık < tavşan+cık < demir+cik horozcuk otu < horoz+cuk otu . Başlıca fonksiyonları isimden küçültme ve sevgi ifade eden isimler yapmaktır (Ergin. Ünlü ve ünsüz uyumlarına bağlı olup.113 helvacı çöveni helvacı kabağı helvacı kökü kömürcü şıkığı sepetçi kavağı sepetçi söğüdü şerbetçi otu tortçu üzümcü eriği yalancı akasya yalancı biber yalancı çiriş < helva+cı çöveni < helva+cı kabağı < helva+cı kökü < kömür+cü ş < sepet+çi kavağı < sepet+çi söğüdü < şerbet+çi otu < tort+çu < üzüm+cü eriği < yalan+cı akasya < yalan+cı biber < yalan+cı çiriş yalancı eğir yalancı havacıva yalancı ısırgan yalancıkeçi yalancı kenevir yalancı öd ağacı < yalan+cı eğir < yalan+cı h < yalan+cı ısırgan < yalan+cı keçi < yalan+cı k < yalan+cı öd a yalancı lavanta çiçeği < yalan+cı l ç yalancı porsuk bitkisi < yalan+cı p b yalancı portakal ağacı < yalan+cı p a yalancı safran yalancı sümbül < yalan+cı safran < yalan+cı s yalancı tespih ağacı < yalan+cı t a +cIk. +çIk.

Eskiden beri ataç. aktopaç sıfat tamlaması. Bunlardan akbabaç. babaç kelimelerinde görülür. akbabaç aktopaç anaç tikeni eneç gagaç geneç soğlaç < akbaba+ç < aktop+aç < ana+ç dikeni < en+eç < gaga+ç < gen+eç < soğla+ç . Bu ekle oluşturulmuş sekiz tane bitki adı tespit edilmiştir.114 iğnecik kabarcık kabarcıkotu kapçık kapçık otu karacık kayacık kayganacık kaymacık keçemçik kesercik kıvırcık kızılcık kokarcık koluncuk < iğne+cik < kabar+cık < kabar+cık+otu < kap+çık < kap+çık otu < kara+cık < kaya+cık < kaygana+cık < kayma+cık < keçem+çik < keser+cik < kıvır+cık < kızıl+cık < kokar+cık < kolon+cuk kovancık kulecik marulcuk nevbetçik pancarcık parlacık soğancık takımcık tatarcık teknecik tomdurcuk varcık yiğilcik yoğurtçuk yüksükçük zivircik < kovan+cık < kule+cik < marul+cuk < nevbet+çik < pancar+cık < parla(k)+cık < soğan+cık < takım+cık < Tatar+cık < tekne+cik < tomur+cuk < var+cık < yiğil+cik < yoğurt+çuk < yüksük+cük < ziver+cik karakazancık < karakazan+cık süleymencik < Süleyman+cık kısacıkmahmut< kısa+cık mahmut kıvırcık salata < kıvır+cık salata +(A)ç Bu ek işlek olmayan eklerden biridir. 175). anaç. Anlamı kuvvetlendirme fonksiyonu vardır (Ergin. anaç dikeni belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur.

115

topoç

< top+aç

+cıl, +çıl Ünlü ve ünsüz uyumlarına bağlı ve vurgulu, az işlek bir ektir. Eklendiği ada “bir şeye düşkünlük, alışkanlık, bağımlılık, benzerlik” işlevleri katan ad ve sıfatlar türetir (Korkmaz, 44). Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan tavşancıl otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. arakçıl gırçıl okcül < arak+çıl < kır+çıl < ok+çul

tavşancıl otu < tavşan+cıl otu

+çIn şlek olmayan bir isimden isim yapma ekidir, birkaç kelimede bulunmaktadır (MBTS, 3, 3526) Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir. boyaçın dipçin karçin < boya+çın < dip+çin < kar+çin

+daş simlerden “ortaklık, beraberlik” bildiren isim ve sıfatlar türeten bir ektir (Korkmaz, 46). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: yaldaş < yal+daş

116

+dın, +dün +dın, +dün eki ay ve gök kelimelerine gelerek kökün belirttiği anlamı pekiştiren ve bunlardan bitki adı kuran bir ektir. Ekin getirildiği kelimeler, isim ve sıfat görevinde kullanılmıştır. aydın aydın çiçeği aydın göz aydın gülü gökdün < ay+dın < ay+dın çiçeği < ay+dın göz < ay+dın gülü < gök+dün

aydın buğday < ay+dın buğday

+dIrIk, +duruk Bu ek organ adlarına gelerek onlarla ilgili alet isimleri yapar. -duruk eki durmak fiilinden gelme olup, tutan anlamını taşımaktadır (Banguoğlu, 170). Bu ekle kurulmuş toplam dört tane bitki adı tespit edilmiştir. -dIrIk eki bunlardan sadece çiğindirik (çiğin “omuz”) kelimesinde organ adına getirilmiştir. çiğindirik ışıldırik oğunduruk sakızdırık < çiğin+dirik < ışıl+dırık < oğul+duruk ? < sakız+dırık

+Il, +al Benzerlik gösteren, adlardan ad ve sıfat türeten bir ektir (Korkmaz, 49). Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: kızılağaç kirtil topul < kız+ıl ağaç < kirt+il < top+ul

117

yanal yeşilbiber

< yan+al < yaş+ıl biber

+lAk +lAk eki, isimden fiil yapmakta kullanılan +lA- ve fiilden isim yapan -ik eklerinin birleşmesinden oluşmuştur. sim ve sıfat yapmakta kullanılır (Banguoğlu, 186). Eklendiği kelimeye alışkanlık, süreklilik ve pekiştirme anlamı katan bir ektir. Genellikle ses taklidi kelimelere getirilmiştir. Bu ekle kurulan bitki adları şunlardır: avurtlak aşılak bağırtlak bartlak cırmılak cırtlak cırtlak otu coplak çatlak çatlak otu çıtlak çitlek göbelek < avurt+lak < aşı+lak < bağırt+lak < bart+lak < cırma+lak < cırt+lak < cırt+lak otu < cop+lak < çat+lak < çat+lak otu < çıt+lak < çit-lek < göbe(k)+lek gödelek kabalak kamalak kavuşlak kozalak kuşulak ökselek paflak patlak pıslak sakalak sakızlak söbelek zıplak < gö(v)de+lek < kaba+lak < kama+lak < kavuş+lak < kozak+lak < kuş+lak < ökse+lek < paf+lak < pat+lak < pıs+lak < saka+lak < sakız+lak < söbe+lek < zıp+lak

götlek ormanı < göt+lek ormanı

beslek kaçıran < bes(i)+lek kaçıran

cırtlak sakızı < cırt+lak sakızı

+Ak Eski Türkçedeki +GAk küçültme ve kuvvetlendirme ekiyle ilişkisi olan bu ek, genellikle tek heceli kelimelere gelerek benzetme ve küçültme işleviyle az sayıda adlar türetmiştir (Korkmaz, 35). Bu ekle kurulmuş on dört tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan saçak mantarı belirtisiz isim tamlaması, saçak darı sıfat tamlaması, çanakçatlatan sıfat-fiil grubu biçiminde kurulmuştur.

118

bardak başak benek gölek ışılak kabak kavak

< bart+ak < baş+ak < ben+ek < göl+ek < ışıl+ak < kab+ak < kav+ak

kızılak saçak darı sazak soğanak yangak

< kızıl+ak < saç+ak darı < saz+ak < soğan+ak < yan+ak

saçak mantarı < saç+ak mantarı

çanakçatlatan < çan+ak ç

+Az Küçültme işlevinde isimden isim türeten ve işlek olmayan bir ektir (Korkmaz, 36). Bu ekle kurulmuş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: büğrez < büğrü+ez alaz < al+az

+Ik, +Uk Küçültme işlevinde bazı isimler ve sıfatlar türeten bir ektir (Korkmaz, 47). Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir: buğdayık çirtik çükündürük kendirik kütük topuk < buğday+ık < çirt+ik < çukundur+uk < kendir+ik < küt+ük < top+uk

+i Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir:

119

çirti

< çirt+i

+AlAk +AlAk eki, küçültme anlamında isimler türeten ve bazı bitki adlarında kullanılan bir ektir (Banguoğlu, 174). Bu ekle kurulmuş yedi tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan kara topalak sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. göğelek hohalak kara topalak şangalak takalak topalak yanalak < gök+elek < hoh+alak < kara top+alak < şang+alak < tak+alak < top+alak < yan+alak

+lI, +lU Bu ek, işleklik derecesi çekim eklerine yakın olan (Ergin, 159), Türkiye Türkçesinin her isme gelebilen ve isimden isim ve sıfat türeten eklerinden biridir (Korkmaz, 53). Bitkilerin adlandırılmasında da çok sık kullanılan +lI, +lU eki, bunlardan isim, isim tamlaması, sıfat, sıfat tamlaması ve isnat grubu oluşturmuştur. Bu ekle kurulan bitki adları şunlardır: akbaşlı alasulu allıballı alluca analı kızlı anslı artlı atınaklı atmalı < akbaş+lı < alasu+lu < al+lı bal+lı < al+lı+ca < ana+lı kız+lı < ans+lı ? < art+lı < atınak+lı < atma+lı ayaklı kekik ballı ballı boynuz ballıca ballıdarı benekliköse benli belerce benli üzümü bıyıklı < ayak+lı kekik < bal+lı < bal+lı boynuz < bal+lı+ca < bal+lı darı < benek+li köse < ben+li belerce < ben+li üzümü < bıyık+lı

120

biberlice biberli mantar boynuzlu dücük boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş burmalı marul bürgülü büzgülü çitili kavun çöpürlü çulluca çulluoğlu çüklüce damarlıca daşlıca armut datlıbilem demirli dibi kıllı dikenli acı ot dikenli meyan dikenli mısır dikenli ot dillice dokuzbaşlı dokuzdonlu dokuztepeli domaylı duvaklıca duvaklı mantar düğmeli düzgülü ebeli eğrilce

< biber+li+ce < biber+li mantar < boynuz+lu d < boynuz+lu g < boynuz+lu h < burma+lı marul < bürgü+lü < büzgü+lü < çiti+li kavun < çöpür+lü < çul+lu+ca < çul+lu oğlu < çük+lü+ce < damar+lı+ca < taş+lı+ca armut < tat+lı bilem < demir+li < dibi kıl+lı < diken+li acı ot < diken+li meyan < diken+li mısır < diken+li ot < dilli+ce < dokuzbaş+lı < dokuzdon+lu < dokuztepe+li < dombay+lı < duvak+lı+ca < duvak+lı m < düğme+li < düzgü+lü < ebe+li < eğ(i)ri+li+ce

ekşilice gartlı gollüce göğdeli hanaylı içlikız izmelece kanlıca mantarı kaplıca karakıllı kartallı eğrelti otu katmerli badem kelleliot kıllı kozak kırlı kokulu çayır otu kokulu kiraz kokulu narpis kokulu yonca kurtluca küpeli meçikli mislibuğday Osmanlı lâlesi özüllük pamuklu pıtıraklı otu pürçüklü renkli ot saplı mantar saplı meşe saplıtinton sarı kokulu

< ekşi+li+ce < kart+lı < kol+lu+ca < gövde+li < hanay+lı < iç+li kız < ezme+li+ce < kan+lı+ca m < kap+lı+ca < karakıl+lı < kartal+lı e o < katmer+li b < kelle+li ot < kıl+lı kozak < kır+lı < koku+lu ç o < koku+lu kiraz < koku+lu narpis < koku+lu yonca < kurt+lu+ca < küpe+li < meçik+li < mis+li buğday < Osman+lı lâlesi < öz+lü+lük < pamuk+lu < pıtırak+lı otu < pürçük+lü < renk+li ot < sap+lı mantar < sap+lı meşe < sap+lı tinton < sarı koku+lu

121

sinirli ot sürmeli sütlüce şikirdaklı tamli tatlı tatlı bayram tatlı elması tatlıgöbek tatlı kenger tatlı kök tatlı limon tatlı ravent tatlı su gelinciği tellice tetirli tohumlu bitkiler tokalı dücük toklu topluca topuklutiken tüllü tüylü tüylübaba tüylübarak

< sinir+li ot < sürme+li < süt+lü+ce < çekirdek+li < ŧa’m+lı ? < tat+lı < tat+lı bayram < tat+lı elması < tat+lı göbek < tat+lı kenger < tat+lı kök < tat+lı limon < tat+lı ravent < tat+lı s g < tel+li+ce < tetir+li < tohum+lu b < toka+lı dücük < tok+lu < top+lu+ca < top+lu diken < tül+lü < tüy+lü < tüy+lü baba < tüy+lü barak

tüylü boya tüylüce tüylüceyumru tüylü çay tüylü dalak otu tüylü kanak tüylü meşe tüylütapan tüylütombalak tüylütoparlak unluca üvezli üzümlü yağlıca yağlıcak yağlı dürülü yağlıısırgan yağlımancar yağlı ot yazılı yellice yordanlı zehirli çiğdem zehirli mantar

< tüy+lü boya < tüy+lü+ce < tüy+lü+ce y < tüy+lü çay < tüy+lü d o < tüy+lü kanak < tüy+lü meşe < tüy+lü tapan < tüy+lü t < tüy+lü toparlak < un+lu+ca < üvez+li < üzüm+lü < yağ+lı+ca < yağ+lı+cak < yağ+lı dürülü < yağ+lı ısırgan < yağ+lı+mancar < yağ+lı ot < yazı+lı < yel+li+ce < yordan+lı < zehir+li çiğdem < zehir+li mantar

+lIk, +lUk Bu ek başlangıçtan beri Türkçenin belli başlı isimden isim yapma eklerinden biri olarak kullanılagelmiştir. Geçici olduğu gibi kalıcı isimler de yapar. Yani bir nesnenin bir vasfını bildirerek sıfat gibi kullanılan isimler yaptığı gibi, nesne adı olarak kalıcı isimler de teşkil eder. Başlıca fonksiyonları isimlerden yer, alet, topluluk isimleri ve sıfat yapmaktır (Ergin, 155). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan +lIk, +lUk eki isim,

122

sıfat ve isim tamlaması biçiminde bitki adları kurmuştur. Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: akçayazlık akyazlık almalık ballık ballık otu bataklık nergisi bataklık süseni benlik bızalık boyalık cıcılık civcivlik çavdarlık çibillik çıtlık çulluk daraklık otu develik düdüllük ebelik erelik ekşilik göğlük güllük paralık pirelik sabırlık sakızlık salatalık sarıklık < akçayaz+lık < akyaz+lık < alma+lık < bal+lık < bal+lık otu < batak+lık n < batak+lık s < ben+lik < bıza+lık < boya-lık < cici+lik < civciv+lik < çavdar+lık < çibil+lik < çıt+lık < çul+luk < tarak+lık otu < deve-lik < düdül+lük < ebe+lik < ere(k)+lik < ekşi+lik < gök+lük < gül+lük < para+lık < pire+lik < sabır+lık < sakız+lık < salata+lık < sarık+lık günlük ağacı höllük iğnelik iğnelik otu kanlık karalık karavlık kaymaklık kendilik kırklık kızıllık kofurgalık küllük mancarlık mazlıħ mezarlık otu mezarlık servisi mezarlık zambağı neferlik okluk on bir aylık oymalık özüllük pamukluk sarmalık semizlik soğukluk suluk suvarmılık süngüllük < gün+lük ağacı < (h)öl+lük < iğne+lik < iğne+lik otu < kan+lık < kara+lık < karav+lık < kaymak+lık < kendir+lik < kırk+lık < kızıl+lık < kofurga+lık < kül+lük < mancar+lık < mazı+lık < mezar+lık otu < mezar+lık s < mezar+lık z < nefer+lik < ok+luk < on bir ay+lık < oyma+lık < özlü+lük < pamuk+luk < sarma+lık < semiz+lik < soğuk+luk < su+luk < suvarma+lık < sünük+lük ?

123

süpürgelik şarlık taraklık tespihlik

< süpürge+lik < şa’r+lık < tarak+lık < tespih+lik

üzerlik yağlık yemlik yeşillik

< yüzer+lik < yağ+lık < yem+lik < yeşil+lik

+ ür Ses yansımalı köklerden yeni türetmeler yapılabilmesi için gövde oluşturan bir ektir (Korkmaz, 48). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: kütür < küt+ür

+mAn Bu ek, sıfatlardan kişileri niteleyen sıfatlar türeten bir ektir. Eklendiği sıfata “abartma, aşırılık” anlamı katar. şlek bir ek olmadığı için türettiği kelimeler oldukça sınırlıdır (Korkmaz, 58). Asıl fonksiyonu isimden isim yapmak olan bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı vardır: arcıman ekşimen orman < arcı+man < ekşi+men < or+man

+mIk, +mUk Bu ekin asıl görevi fiilden isim yapmaktır; ancak “bozamık, çaymık, destimik, karamuk, keçemük” kelimelerinde ekin isimden isim yapma görevinde kullanıldığı görülmektedir.

124

bozamık çaymık destimik karamuk keçemük

< boz+a+mık < çay+mık < desti+mik < kara+muk < keçe+mük

+tırak sim köklerine gelerek “gibilik, benzerlik, yakınlık” anlamları katan bir ektir (Korkmaz, 59). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir. yabantırak < yaban+tırak

+sü Eski Türkçeden beri dilimizde az işlek olarak kullanılan ve benzerlik sıfatları yapan bir ektir (Banguoğlu, 199). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: günsü < gün+sü

+sIl simden benzerlik fiili türeten +sI eki ile fiilden isim türeten -l ekinin kaynaşmasından oluşan bu birleşik ek, dilimizde bir iki kelime bırakmış ölü eklerdendir (Korkmaz, 63). Bu ekle türetilmiş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: aħsıl < ak+sıl

iğnesil < iğne+sil

+sIz, +sUz Bu ek, addan “yokluk, eksiklik” bildiren olumsuz anlamda sıfatlar türeten çok işlek bir ektir. “Sahip olma, kendinde bulundurma” görevindeki sıfat türeten +lI, +lU ekinin

125

karşıtıdır (Korkmaz, 64). Bu ekle türetilmiş sekiz tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan altı tanesini, kalıcı bir isim hâline gelmiş olan “öksüz” kelimesi oluşturmaktadır. Bu kelimede ekin belirttiği olumsuzluk anlamı kaybolmuştur. Diğer iki örnekte ise (sapsız, sırımsız) olumsuzluk anlamı bulunmaktadır. Aliöksüz öksüzali öksüzce < Aliök+süz < ök+süz Ali < ök+süz+ce

öksüz çiçeği < ök+süz çiçeği öksüz çiğdemi < ök+süz çiğdemi öksüzoğlan sapsız meşe sırımsız < ök+süz oğlan < sap+sız meşe < sırım+sız

+(I)z, +(U)z simlere ve sayı adlarına gelerek topluluk veya ikilik gösteren bir isimden isim yapma ekidir. Çok eski bir ek olduğu için işlekliğini kaybetmiş, günümüze kalıp hâlinde, eklendiği sözlerle birlikte gelmiştir (Korkmaz, 66). Bu ek sadece boynuz kelimesiyle kurulmuş bitki adlarında görülmektedir. ballı boynuz boynuzlu dücük boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş buynuz < ballı boyun+(u)z < boyun+(u)z+lu dücük < boyun+(u)z+lu gelincik < boyun+(u)z+lu haşhaş < boyun+(u)z

Ar. +î Nispet eki olan î, sonuna geldiği kelimelere “ait olan, ilgili, mensup, …niteliğinde olan” vb. anlamlar katar (MBTS, 2, 1332). Bu ek “Bektaş, meydan, tıp ve yaban” kelimelerine gelerek bitkilerin adlandırılmasında kullanılmıştır. Bunlardan Bektaş bir özel isim,

126

diğerleri ise cins isimdir. Bektaşî, meydanî ve tıbbî kelimeleriyle birer; yabanî kelimesiyle otuz iki tane bitki adı kurulmuştur.

Bektaşî üzümü meydanî tıbbî papatya yabanî akdiken yabanî bezelye yabanî biber yabanî ceviz yabanî elma yabanî enginar yabanî erik yabanî hardal yabanî hindiba yabanî ıspanak yabanî incir yabanî kavun yabanî kereviz yabanî kimyon yabanî kiraz yabanî kuşkonmaz yabanî lahana yabanî mantar yabanî marul yabanî menekşe yabanî mercanköşk yabanî mersin yabanî pancar yabanî pırasa yabanî sarımsak yabanî sedef otu yabanî sinameki

< Bektaş+î üzümü < meydan+î < tıbb+î papatya < yaban+î akdiken < yaban+î bezelye < yaban+î biber < yaban+î ceviz < yaban+î elma < yaban+î enginar < yaban+î erik < yaban+î hardal < yaban+î hindiba < yaban+î ıspanak < yaban+î incir < yaban+î kavun < yaban+î kereviz < yaban+î kimyon < yaban+î kiraz < yaban+î kuşkonmaz < yaban+î lahana < yaban+î mantar < yaban+î marul < yaban+î menekşe < yaban+î mercanköşk < yaban+î mersin < yaban+î pancar < yaban+î pırasa < yaban+î sarımsak < yaban+î sedef otu < yaban+î sinameki

127 yabanî tere yabanî tirfil yabanî turp yabanî tütün yabanî üzüm < yaban+î tere < yaban+î tirfil < yaban+î turp < yaban+î tütün < yaban+î üzüm Far. 1441). bazı kelimelerin sonuna gelerek yer adları. +istan Bu ek. Bu ekle kurulmuş toplam üç tane bitki adı tespit edilmiştir: Arabistan defnesi Hindistan cevizi < Arab+istan defnesi < Hind+istan cevizi küçük Hindistan cevizi < küçük Hind+istan cevizi Moğ. Örneklerde de görüldüğü gibi. birer kavim adı olan Arap ve Hint kelimelerinin sonuna gelerek bitkilerin adlandırılmasında kullanılmıştır. +t süt < sü+t . 2. kavim isimlerinin sonuna gelerek memleket adları yapar (MBTS.

t’li şekil. kurutakırdak sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. Batı Türkçesinde yalnız iste. simlerden olma veya yapma ifade eden fiiller yapar (MBTS. çünkü isimden fiil yapma eklerinden sonra fiilden isim yapma eki gelmelidir. 182). Bu eklerle kurulmuş örnekler şunlardır: +AFazla işlek olmayan ve bazı kelimelerde görülen bir isimden fiil yapma ekidir. S MDEN F L YAPMA EKLER simden fiil yapma ekleri isim kök ve gövdelerinden fiil yapmak için kullanılan eklerdir. Bunlardan fırıldak çiçeği ve zıngırdak otu belirtisiz isim tamlaması.128 2. Bitki adlarında kullanılan isimden fiil yapma eklerinin sayısı fazla değildir. 3532).fiilinde kalmıştır (Ergin. Eski Türkçede ekin hem d’li. 179). Bitki adlarında yer alan isimden fiil yapma ekleri kelimenin sonunda kullanılamaz. hem t’li şekilleri vardı. Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir: kanak kanatma türeme < kan+a-k < kan+a-t-ma < tür+e-me +dABirkaç tek heceli ad dışında ses yansımalı sözlerden ses yansımalı fiiller türeten bir ektir (Korkmaz. bengildek çakıldak fışıldayık < bengil+de-k < çakıl+da-k < fışıl+da-yık kurutakırdak < kuru takır+da-k lokurdak şakıldak < lokur+da-k < şakıl+da-k fırıldak çiçeği < fırıl+da-k çiçeği zıngırdak otu < zıngır+da-k otu . isimden yapılmış isim gövdelerine ve fiilden yapılmış isim gövdelerine eklenirler (Ergin. 3. Bu ekler isim köklerine. 114).

isimden fiil yapma eklerinin en işlek olanıdır. 180). aklan aşılak aşılama bağlaşık cırlangıç cırtlak cırtlak otu cırtlan cırtlavuk cızlağan cızlayık coplak çatlağan çatlak çatlak otu çatlangaç çırlavuk çıtlak çıtlamak < ak+la-n < aşı+la-k < aşı+la-ma < bağ+la-şık < cır+la-ngıç < cırt+la-k < cırt+la-k otu < cırt+la-n < cırt+la-vuk < cız+la-ğan < cız+la-yık < cop+la-k < çat+la-ğan < çat+la-k < çat+la-k otu < çat+la-ngaç < çır-la-vuk < çıt+la-k < çıt+la-mak çıtlamık çöpleme dallama demirliyen dişlek darı erekleme göğlemez hartlap haşlama havazla hıyarlama kakalaşka papurtlama patlak patlangaç patlangıç sakızlak sütleğen şaplak zıplak < çıt+la-mık < çöp+le-me < dal+la-ma < demir+le-y-en < diş+le-k darı < erek+le-me < göğ+le-mez < hart+la-p < haş+la-ma < havaz+la! < hıyar+la-ma < kaka+la-şka < papurt+la-ma < pat+la-k < pat+la-ngaç < pat+la-ngıç < sakız+la-k < süt+le-gen < şap+la-k < zıp+la-k beslek kaçıran < bes(i)+le-k kaçıran götlek ormanı < göt+le-k ormanı cırtlak sakızı < cırt+la-k sakızı . +lA. Bu ek Türkçede eskiden beri hep aynı kalmıştır (Ergin. Hemen hemen her çeşit ismin sonuna gelerek yapma veya olma ifade eden fiiller yapar.ekiyle kurulmuş çok sayıda bitki adı bulunmaktadır.129 +lABu ek.

şleklik sahası. -tIr-. -r. ünlüyle biten tek heceli fiillerle ünsüzle biten bütün fiil kök ve gövdelerini içine alır (Ergin. F LDEN F L YAPMA EKLER Fiilden fiil yapma ekleri fiil kök ve gövdelerinden fiil yapmak için kullanılan eklerdir. göğündürme lâlesi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. 200). 212). en çok kullanılanı bu ektir. fiilden yapılmış fiil gövdelerine ve isimden yapılmış fiil gövdelerine eklenirler.130 3. -dUr-. fakat çok geniş bir işleklik derecesine sahiptir (Ergin.. -dIr-. -ar.ve -t. Bu ek fonksiyonları tamamıyla birbirinin aynı olan ve bu yüzden aynı isim altında toplanan birkaç ekten biridir.eki de Türkçede eskiden beri görülen ve işlek olarak kullanılan bir fiilden fiil yapma ekidir. Faktitif ekleri denilen bu ekler oldurma ve yaptırma ifade ederler. -tUrBu ek. Bu ekle kurulmuş bitki adlarından alma erdiren. Sayıları azdır. Yani olma veya yapma ifade eden fiillerden oldurma veya yaptırma ifade eden fiiller yaparlar (Ergin. Türkçede eskiden beri bulunan ve işlek olarak kullanılan fiilden fiil yapma eklerinden biridir. Ekin getirildiği kelimeler isim ve sıfat görevinde kullanılmaktadır. 209). çobankaldıran ve gelingüldüren sıfat-fiil grubu. Faktitif ekleri içinde bugün en işlek olanı. -ar-r-. Bu ekler fiil köklerine.gibi oldurma ve yaptırma ekidir. alma erdiren bandırma bozdurma çobankaldıran gelingüldüren -r. azırgan batırgan < az-ı-r-gan < bat-ı-r-gan bitirge çevirdik < bit-i-r-ge < çev-i-r-dik < alma er-dir-en < ban-dır-ma < boz-dur-ma < çoban kal-dır-an < gelin gül-dür-en göğündürme yaldıran yandıraz < gök+ü-n-dür-me < yal-dır-an < yan-dır-az göğündürme lâlesi < gök+ü-n-dür-me l .

Yani fiillerden oldurma ve yaptırma ifade eden fiiller yapar. . Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir. Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir. Türkçede eskiden beri görülen ve işlek olarak kullanılan bir fiilden fiil yapma ekidir (Ergin. 211). Bu bitki adı belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. 136). Türkiye Türkçesine uzanan birkaç kelimede kaynaşmış ve kalıplaşmış durumdadır (Korkmaz. çömlekçatlatan < çömlek çatla-t-an ısıtan kanatma < ısı-t-an < kana-t-ma kurudan kurutma sürtmeğ < kuru-t-an < kuru-t-ma < sür-t-mek -(i)zEski Türkçede de sayılı örnekler veren bir ettirgenlik ekidir.131 çevrince çıkart eğriboyun eğrilce eğrilcen otu eğrim eğri yavşan gömürgen kıvrak buğday kıvrak darı kıvrışık köpürcek köpürgen köygöçüren < çev-i-r-ince < çık-ar-t < eğ-(i)-r-i boyun < eğ-(i)-r-i+li+ce < eğ-(i)-r-ilcen o < eğ-(i)-r-im < eğ-(i)-r-i yavşan < göm-ü-r-gen < kıv-(ı)-r-ak b < kıv-(ı)-r-ak darı < kıv-(ı)-r-ışık < köpü-r-ecek < köpü-r-gen < köy göç-ü-r-en ötürge pıtırgan pıtrak sıyırma sıyırma dikeni sıyırma pakla süpürge süpürge çalısı süpürge darısı süpürge kamışı süpürgelik süpürge otu < öt-ü-r-ge < bat-ı-r-gan < bat-ı-r-ak < sıy-ı-r-ma < sıy-ı-r-ma d < sıy-ı-r-ma pakla < süp-ü-r-ge < süp-ü-r-ge çalısı < süp-ü-r-ge d < süp-ü-r-ge k < süp-ü-r-gelik < süp-ü-r-ge otu -tBu ek de faktitif eklerinden biridir. Bunlardan çömlekçatlatan sıfat-fiil grubu biçimindedir.

Bu ek geçişsiz. kendi kendine yapma veya olma ifade eden fiiller yapmaktır. 204). Edilgenlik ekinin geçtiği bitki adları şunlardır: asılmışadam dökülcen dökülgen dutulga dürülü -n. Aşağıdaki bitki adlarından asılmışadam ve dövülmüş avrat otu sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. Dönüşlülük ekiyle kurulmuş bitki adlarından göğündürme lâlesi ve sulandık otu belirtisiz isim tamlaması. yani olma ifade eden fiillerden meçhul fiiller yapar.eki ile yapılan bu fiillere dönüşlü fiiller ve -n. çekim sırasında faili olmayan. Karşıladıkları hareket o hareketi yapan veya olan nesnenin üzerinde döndüğü için -n.(Edilgenlik) Türkçede eskiden beri işlek olarak kullanılan fiilden fiil yapma eklerinden biridir. kalıntı bitki sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. aldangeç bandık bandırma cırlangıç çatlangaç < alda-n-gaç < ba-n-dık < ba-n-dırma < cırla-n-gıç < çatla-n-gaç çevrince çıkıntı devrinti göğündürme < çev(i)r-i-n-ce < çık-ı-n-tı < dev(i)r-i-n-ti < gök+ü-n-dürme < as-ı-l-mış adam < dök-ü-l-cen < dök-ü-l-gen < tut-u-l-ga < dür-ü-l-ü gömülgen kurulgan soyulgan yapılcan yayılgan < göm-ü-l-gen < kur-u-l-gan < soy-u-l-gan < yap-ı-l-can < yay-ı-l-gan dövülmüş avrat otu < döv-ü-l-müş a o göğündürme lâlesi < gök+ü-n-dürme l .ekine de dönüşlülük eki adı verilir (Ergin. Fonksiyonu. gösterdiği hareketin kimin tarafından yapıldığı belli olmayan fiillerdir (Ergin. Edilgenlik ve meçhullük eki geçişli fiillere de.132 emzik otu < em-(i)z-ik otu -l. Meçhul fiiller fail istemeyen. 202). Fonksiyonu edilgenlik ve meçhullük ifade eden fiiller yapmaktır. geçişsiz fiillere de getirilmektedir.(Dönüşlülük) Bu ek de Türkçede eskiden beri kullanılan çok işlek bir fiilden fiil yapma ekidir.

( şteşlik) < kal-ı-n-tı bitki < patla-n-gaç < patla-n-gıç < sula-n-dık otu urunguç yalangı yığınç < ur-u-n-guç < yala-n-gı < yığ-ı-n-ç Bu ek. birden fazla fail tarafından yapılan fiillerdir. -ş.ekinin asıl ortaklaşma fonksiyonu iki şekilde ortaya çıkar. Yaptığı fiiller bir ortaklaşma veya bir oluş ifade ederler. birlikte yapılma (Ergin. gidişgen otu belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. şteşlik ekiyle kurulmuş bitki adlarından bitişik çanak yapraklılar ve bitişik taç yapraklılar sıfat tamlaması. Türkçede eskiden beri çok işlek olarak kullanılan fiilden fiil yapma eklerindendir. iki tip ortaklık ifade eder: Karşılıklı yapılma.133 kalıntı bitki patlangaç patlangıç sulandık otu -ş. bağlaşık bitişik çanak yapraklılar bitişik taç yapraklılar gidişgen gidişgen otu ilişken kakalaşka kıvışkan kıvrışık kıyışak uruşman < bağla-ş-ık < bit-i-ş-ik çanak yapraklılar < bit-i-ş-ik taç yapraklılar < git-i-ş-gen < git-i-ş-gen otu < il-i-ş-ken < kakala-ş-ka < kıv-ı-ş-kan < kıv(ı)r-ı-ş-ık < kıy-ı-ş-ak < ur-u-ş-man . 207). Ortaklaşma ifade eden fiiller müşterek yapılan.

Hareket vasıflarını belirtmek üzere nesneleri karşıladıklarına göre. En fazla -An ekiyle yapılmış örneklere rastlanır. Bu ekle kurulmuş çok sayıda bitki adı bulunmaktadır: acı kokan < acı kok-an akçalıbasan < akçalı bas-an . -AcAk Gelecek zaman ifade eden bu ek ile kurulmuş bir tane bitki adı bulunmaktadır: saracak < sar-acak -An Geniş zaman ifade eden bu ek. Bu şekildeki kullanışları da gayet geniştir. nesne karşılayan kelimeler olarak sıfatfiiller.1. anlam bakımından isim cinsinden kelimeler arasına girer. Bitki adlarında kullanılan fiilden isim yapma eklerinin çoğunu sıfat-fiil ekleri ve fiil isimleri oluşturmaktadır. Fiilden isim yapma ekleriyle yapılan isimler çok çeşitli olup. F LDEN S M YAPMA EKLER Fiilden isim yapma ekleri. Yani fiilden isim yapma ekleri. zaman ifadesi de vardır (Ergin.134 4. adetleri sayılamayacak kadar çoktur (Ergin. Geniş zaman sıfat-fiili yapmak için en çok bu ek kullanılır (Ergin. Sıfat-fiil ekleriyle kurulan çok sayıda bitki adı bulunmaktadır. Eski Türkçede -gAn şeklindeydi. 334). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan fiilden isim yapma eklerinin tamamı şunlardır: 4. Sıfat-Fiil Ekleriyle Kurulan Bitki Adları Sıfat-fiiller nesnelerin hareket vasıflarını karşılayan fiil şekilleridir. eskiden beri en geniş ölçüde kullanılan bir sıfat-fiil ekidir. isimden yapılmış fiil gövdelerine ve fiilden yapılmış fiil gövdelerine eklenirler. fiil kök ve gövdelerinden isim yapmak için kullanılan eklerdir. 333). Sıfat-fiil ekleri kalıcı adlar türetir. 184). Sıfat-fiillerde hareket ifadesinden başka. isimden fiil yapma eklerinden ve fiilden fiil yapma eklerinden sonra gelebilirler. Bu ekler fiil köklerine.

135 alma erdiren < alma erdir-en ayıboğan azan bacakkıran bağboğan bağbozan baklakıran balıkkıran belbağlayan biten boğaz alan böcekkapan cırtatan çakalboğan çalıbasan çanakkıran çarıkkesen < ayı boğ-an < az-an < bacak kır-an < bağ boğ-an < bağ boz-an < bakla kır-an < balık kır-an < bel bağla-y-an < bit-en < boğaz al-an < böcek kap-an < cırt at-an < çakal boğ-an < çalı bas-an < çanak kır-an < çarık kes-en diken dilburan dilkanatan dilkiboğan domalan eldüren elkoğan elkurtaran eren erkurtaran eryeten evcikıran gecebiten gelinboğan gevreyen göçkovan < dik-en < dil bur-an < dil kanat-an < dilkiboğ-an < domal-an < el dür-en < el koğ-an < el kurtar-an < er-en < er kurtar-an < er yet-en < evci kır-an < gece bit-en < gelin boğ-an < gevre-y-en < göç kov-an balık öldüren < balık öldür-en beslek kaçıran < beslek kaçır-an bostanbozan < bostan boz-an gelingüldüren < gelin güldür-en göktenyağan < gökten yağ-an gübür kaldıran < gübür kaldır-an günebakan günetapan hamurkesen hapkesen haptutan hoşkuran hoşvaran hoşveren ısıtan itboğan kalegezen kanburuyan kankurutan < güne bak-an < güne tap-an < hamur kes-en < hap kes-en < hap tut-an < hoş kur-an < hoş var-an < hoş ver-en < ısıt-an < it boğ-an < kale gez-en < kan buru-y-an < kan kurtar-an çanakçatlatan < çanak çatlat-an çobançökerten < çoban çökert-en çobankaldıran < çoban kaldır-an çökeren çömelen demirbozan demirdelen demirliyen destebasan destebozan < çöker-en < çömel-en < demir boz-an < demir del-en < demirle-y-en < deste bas-an < deste boz-an çömlekçatlatan< çömlek çatlat-an desteçürüten < deste çürüt-en deveçökerten < deve çökert-en kaplanboğan < kaplan boğ-an .

136

kardelen kargabüken kargadelen kasan kayışkıran kazandelen kendi biten kocadepen kotankıran koyunkıran kurtboğan kurudan kuzukıran küpdüşen küpkıran

< kar del-en < karga bük-en < karga del-en < kas-an < kayış kır-an < kazan del-en < kendi bit-en < koca dep-en < kotan kır-an < koyun kır-an < kurt boğ-an < kurut-an < kuzu kır-an < küp düş-en < küp kır-an

orakkıran sabankıran sakalıslayan silisseven sinekkapan sinekkıran sinektutan tıkan tüylütapan uçkurutan yaldıran yandıran yerebakan yerebatan yeregeçen yerekaçan yeryaran

< orak kır-an < saban kır-an < sakal ısla-y-an < silis sev-en < sinek kap-an < sinek kır-an < sinek tut-an < tık-an < tüylü tap-an < uç kurut-an < yaldır-an < yandır-an < yere bak-an < yere bat-an < yere geç-en < yere kaç-an < yer yar-an

sakalçürüten < sakal çürüt-en serpenekıran < serpene kır-an

karıgezdiren < karı gezdir-en

komşugezen < komşu gez-en

köle doyuran < köle doyur-an

namazbozan < namaz boz-an

-Ar, -Ir Çok işlek bir ektir. Bu ek, eklendiği fiilin gösterdiği işi bir özellik olarak “her zaman üzerinde bulundurma” niteliğinde sıfatlar ve bazı kalıcı adlar türetmiştir (Korkmaz, 104). -Ar eki gezer, kesercik, kokar ve üzerlik kelimelerinde; -Ir eki ise iletir ve yumru kelimelerinde kullanılarak bitki adları oluşturmuştur. Bu ekle kurulmuş on tane bitki adı tespit edilmiştir. gezer iletir kesercik kokar kokar ağaç < gez-er < ilet-ir < kes-er+cik < kok-ar < kok-ar ağaç

137

kokar çaşır kokar ot kokarzade üzerlik yumru

< kok-ar çaşır < kok-ar ot < kok-ar+zade < yüz-er+lik < yum-ur+u

-dI, -dU, -tI, -tU -DI, -DU geçmiş zaman ekinin kalıplaşması sonucu oluşan ve yapım eki olarak kullanılan bir sıfat-fiil ekidir (Korkmaz, 172). Bazı kalıcı isimlerde bulunan bu ek, son zamanlarda sıfat-fiil eki durumuna geçmiştir. Her hâlde bu ekin sıfat-fiil eki olduğunu ihtiyatla kabul etmek lazımdır (Ergin, 337). Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: akberdi beybeğendi bulgarsıktı dalasıçtı dalbastı < ak ver-di < bey beğen-di < bulgar sık-tı < dala sıç-tı < dal bas-tı gündoğdu gündöndü < gün doğ-du < gün dön-dü

kuzukemirdi < kuzu kemir-di paşabeğendi < paşa beğen-di şişti < şiş-ti

-dIk, -tık Geçmiş zaman ifade eden ve çok kullanılan bir sıfat-fiil ekidir. Bu ekin dikkati çeken tarafı, bilhassa iyelik eki alarak kullanılmasıdır. yelik eki, sıfat-fiil eki ile âdeta kaynaşmış durumdadır. Bu ek de şekil ve zaman eki durumuna geçmeyen bir sıfat-fiil ekidir (Ergin, 335). Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan “bildik ve karayandık” örneklerinde kalıcı isim yapma görevinde kullanılan ek, “yağmurbastığı” örneğinde sıfat-fiil eki fonksiyonundadır. sulandık otu bitkisi de belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. bildik karayandık < bil-dik < kara yan-dık

sulandık otu < sulan-dık otu yağmurbastığı < yağmurbas-tık-ı

138

-gAn, -kAn Bu ek, eskiden beri kullanılan ve bugün işlek olarak birçok kalıcı isim örneğinde görülen bir sıfat-fiil ekidir. Fonksiyonunda kuvvetli bir aşırılık manası vardır. Teşkil ettiği isimler çok yapan ve olanı ifade eder (Ergin, 190). Bu ekin fonksiyonunu aşağıda sıralanmış olan bitki adlarında da görmek mümkündür. bağırgan baldırgan bıyırgan bitgen buyurgan cegirgen cızlağan çatlağan çıçırgan çığırgan dadırgan dalağan dökülgen ergen fısırgan gidişgen < bağır-gan < baltır-gan < buyur-gan < bit-ken < buyur-gan < çekir-gen < cızla-gan < çatla-gan < çıçır-gan < çığır-gan < tatır-gan < dala-gan < dökül-gen < er-gen < fısır-gan < gitiş-ken gömülgen ısırgan ışığan ilişken kavlağan kıvışkan köpürgen kurugan kurulgan pıtırgan sergen soyulgan sütleğen yağlıısırgan yayılgan < gömül-gen < ısır-gan < ışı-gan < iliş-ken < kavla-gan < kıvış-kan < köpür-gen < kuru-gan < kurul-gan < batır-gan < ser-gen < soyul-gan < sütle-ğen < yağlı ısır-gan < yayıl-gan

bozbağırgan < boz bağır-gan

yalancı ısırgan < yalancı ısır-gan

-mAz Olumsuz geniş zaman partisip eki olan bu ek, Türkçede eskiden beri geniş ölçüde kullanılmaktadır. -mAz ekinin aslında -mA- olumsuzluk ve -z partisip veya isim yapma ekinin birleşmesinden ortaya çıktığı açıktır (Ergin, 336). Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan çalıbasmaz, hüryemez, kuşkonmaz ve yabani kuşkonmaz bitkileri sıfat-fiil grubu biçiminde kurulmuştur.

139

çalıbasmaz hölemez hüryemez karamaz kuşkonmaz yabanî kuşkonmaz

< çalı bas-maz < höle-mez < hür ye-mez < kara-maz < kuş kon-maz < yabanî kuş kon-maz

-mIş Geçmiş zaman ifade eden ve çok kullanılan bir sıfat-fiil ekidir. Bu ek de aynı zamanda şekil ve zaman eki durumuna geçen sıfat-fiil eklerindendir. Sıfat-fiil eki olarak bu ekin geçmiş zaman ifadesinde öğrenilen geçmiş zaman ifadesi pek yoktur. Sadece geçmiş zaman ifadesi vardır (Ergin, 335). Aşağıdaki bitki adlarında da görüldüğü gibi, -mIş eki karamış ve yemiş kelimelerinde geçmektedir. Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir: kara yemiş karamış kazık yemiş koca yemiş sarı yemiş yemiş < kara ye-miş < kara-mış < kazık ye-miş < koca ye-miş < sarı ye-miş < ye-miş

4.2. Fiil simleriyle Kurulan Bitki Adları Fiil isimlerinin asıl fonksiyonu varlık, mefhum, eşya gibi nesne isimleri yapmak değil; hareket ve iş isimleri yapmaktır (Ergin, 187). Türkçede fiil ismi yapmak için şu üç ek kullanılır: -Iş; -mA; -mAk. Fiil isimleriyle kurulmuş bitki adları şunlardır:

140

-Iş, -Uş Bu ek -mA ve -mAk tipinde fiil isimleri yapan eklerden biridir. şleklik sahası onlar gibi bütün fiil kök ve gövdelerini içine alır. Tek ve çok heceli fiil kök ve gövdelerinden fiilin esas anlamını değiştirmeden, yapılan işin tarzını bildiren geçici kılış adları türetir (Korkmaz, 106). Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir: bitiniş iğdiş üşüş < bitin-iş < igit-iş < üş-üş

-mA şleklik sahası bütün fiil kök ve gövdelerini içine alan bir ektir. -mA ekinin fonksiyonu iş isimleri yapmaktır. ş de harekete göre bir çeşit nesnedir. Onun için -mA’lı isimler iş ifadesi yanında kalıplaşarak veya kalıplaşmadan birçok belirli nesne, eşya ismi olarak isim ve sıfat şeklinde kullanılırlar (Ergin, 186). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan bu ek bazı örneklerde isim ve sıfat tamlaması oluşturmuş; kimi zaman tamlayan, kimi zaman tamlanan görevinde kullanılmıştır. ezmelice ve suvarmalık örneklerinde -mA’nın üzerine yapım eki gelmiştir. acıma akasma akbulama akça kesme akçöpleme asma aşılama atmalı balaşlama bandırma bozdurma can kesme < acı-ma < ak as-ma < ak bula-ma < akça kes-me < ak çöple-me < as-ma < aşıla-ma < at-ma+lı < bal aşıla-ma < bandır-ma < bozdur-ma < can kes-me çekme çetme çıkma çitime çöpleme dağlama dallama dikme dolama otu dolma biber dolma otu dürme < çek-me < çet-me < çık-ma < çite-me < çöple-me < dağla-ma < dalla-ma < dik-me < dola-ma otu < dol-ma biber < dol-ma otu < dür-me

141

evlenme çiçeği< evlen-me çiçeği erekleme gıcime haşlama hıyarlama ilme izmelece kabartlama kakma kara asma kara derme kertme kesme < erekle-me < gıcı-ma < haşla-ma < hıyarla-ma < il-me < ez-me+lice < kabartla-ma < kak-ma < kara as-ma < kara der-me < kert-me < kes-me

kurutma oymalık papurtlama sıvarma suvarmılık sıyırma

< kurut-ma < oy-ma+lık < papurtla-ma < suvar-ma < suvar-ma+lık < sıyır-ma

göğündürme < göğündür-me

sıyırma dikeni < sıyır-ma dikeni sıyırma pakla < sıyır-ma bakla tarma türeme turma ulama < tar-ma < türe-me < tur-ma < ula-ma

yarma şeftali < yar-ma şeftali

-mAk stisnasız bütün fiil kök ve gövdelerine getirilen bu ek, eskiden beri Türkçenin fiilden isim yapma eklerinin başında gelir. Fonksiyonu, fiillerin hareket isimlerini yapmaktır (Ergin, 185). -mAk eki “acı-, ek-, il-, kar-, somur-, sürt-, tok-” fiillerine gelerek onlardan bitki adları kurmuş ve kalıcı isimler yapmıştır. Bunlardan ekmek ağacı ve ekmek ayvası belirtisiz isim tamlaması; tokmak üzüm ise sıfat tamlaması biçimindedir. acımak < acı-mak sımak sormaħ sürtmeğ < sı-mak < somur-mak < sürt-mek

ekmek ağacı < ek-mek ağacı ekmek ayvası < ek-mek ayvası garmak ilmek < kar-mak < il-mek

tokmak üzüm < tok-mak üzüm

142

4.3. Diğer Fiilden sim Yapma Ekleriyle Kurulan Bitki Adları

-Im, -Um Genellikle fiilin gösterdiği işi ada çeviren, o işle ilgili hareket adı yapan bir ektir. Başka bir anlatımla, fiilin gösterdiği işin adıdır. Bu ek ünlü ile biten fiillere yalnız -m olarak, ünsüz ile bitenlere, araya -I- / -U- bağlantı ünlüsü alarak eklenir (Korkmaz, 89). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan bu ek, örneklerde de görüldüğü gibi kalıcı isimler yapmıştır. Bunlardan kırkboğum ve sarısalkım sıfat tamlaması; salkım ağacı da belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. çildirim doğum eğlim eğrim ilim kırkboğum kıvrım < çıldır-ım < doğ-um < eğil-im < eğir-im < il-im < kırk boğ-um < kıvır-ım öğüm sarısalkım sırım takımcık üzüm < ör-üm < sarı sark-ım < sır-ım < tak-ım+cık < üz-üm

salkım ağacı < sark-ım ağacı

-em şlek olmayan, yalnızca birkaç kelimede görülen bir ektir (Korkmaz, 72). Bu ekle kurulmuş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: çekem düğem < çek-em < düğ-em

-AğAn Daha çok tek heceli fiil köklerine gelen, eklendiği fiildeki hareketi sürekli ve çokça yapanı gösteren, abartma görevinde sıfatlar türeten birleşik bir ektir (Korkmaz, 69). Fonksiyon bakımından -gAn, -kAn’a benzer (Ergin, 191). Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir:

143

artıgan burağan çalağan küseğen

< art-ağan < bur-ağan < çal-ağan < küs-eğen

-cAn -cAn eki, getirildiği fiildeki işi sürekli ve çokça yapanı gösteren bitki adları kurmuştur. Bu ekle kurulmuş toplam beş bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan eğrilcen otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. dökülcen eğilcen eğrilcen otu gidilcen yapılcan < dökül-cen < eğil-cen < eğril-cen otu < git-il-cen < yapıl-can

-ce -ce eki fazla işlek olmayan ve fiilin gösterdiği hareketle ilgili isimler türeten bir ektir. Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: çevrince < çev(i)rin-ce

-ç, -aç Bu ek, getirildiği fiildeki hareketi yapanı, yapılan hareketi veya o hareketle ilgili bir niteliği, bir özelliği gösteren soyut isimler ve sıfatlar türetme görevi yüklenmiştir (Korkmaz, 76). Fonksiyonunda bir aşırılık ifadesi vardır (Ergin, 191). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan bu ek “erinç, yığınç” örneklerinde dönüşlü fiil gövdelerine getirilmiştir. Bu ekle kurulmuş beş tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan alakakaç bitkisi sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur.

144

alakakaç erinç geliç tıkıç yığınç

< ala kak-aç < erin-ç < gel-i-ç < tık-ı-ç < yığın-ç

-ecen Bu ek, getirildiği fiildeki hareketi çokça yapanı gösteren bir fiilden isim yapma ekidir. Bitkilerin adlandırılmasında çok kullanılan bir ek değildir. Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir: eğecen emecen ivecen söğecen < eğ-ecen < em-ecen < iv-ecen < söğ-ecen

-gA Bu ek Türkçede eskiden beri görülen, eskiden çok kullanılan, fakat sonradan işlekliğini kaybeden bir ektir. Bugün görülen örnekleri fazla değildir. Hareketi yapanı, olanı veya yapılan nesneleri karşılayan isimler yapar (Ergin, 189). Bu ek “bitirge, gölge, ötürge, süpürge ve tutulga” kelimelerinde kullanılarak bitki adları oluşturmuştur. Bunlardan gölge bitkileri, süpürge çalısı, süpürge darısı, süpürge kamışı ve süpürge otu kelimeleri belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. bitirge dutulga kakalaşka ötürge süpürge < bitir-ge < tutul-ga < kakalaş-ka < ötür-ge < süpür-ge süpürge çalısı < süpür-ge çalısı süpürge darısı < süpür-ge darısı süpürge kamışı< süpür-ge kamışı süpürgelik süpürge otu < süpür-ge-lik < süpür-ge otu

gölge bitkileri < köli-ge bitkileri

145

-gAç Eskiden beri görülen, fakat işlek olmayan bir ektir (Ergin, 190). Fiil kök ve gövdelerinden ad ve sıfatlar türetir. Eklendiği fiil gövdeleri genellikle -n- ve -r- çatı eki almış gövdelerdir (Korkmaz, 79). Bunlardan çobansüzgeci belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Diğerleri ise türemiş yapılı bitki adlarıdır. aldangeç angaç burgaç çatlangaç patlangaç < aldan-gaç < an-gaç < bur-gaç < çatlan-gaç < patlan-gaç

çobansüzgeci < çoban süz-geç-i

-gI, -gU; -kI, -kU Türkçede eskiden beri işlek olarak kullanılan eklerden biridir (Ergin, 189). Eklendiği fiilin son ses durumuna göre ön sesi tonlu ve tonsuz biçimler alabilen ek, genellikle tek heceli fiil kökleriyle çeşitli çatı ekleri almış fiil gövdelerinden adlar türeten çok işlek bir ektir. Bu ek, görevi bakımından çeşitli araç-gereç adları, çeşitli nitelikte somut ve soyut adlar türetir (Korkmaz, 80-81). Bu ekle kurulmuş bitki adları, örneklerde de görüldüğü gibi, sıfat ve isim görevinde kullanılmaktadır. “çalgıcı otu ve sergi üzümü” bitkileri birleşik yapılı kelimeler olup, belirtisiz isim tamlaması görevinde kullanılmıştır. Diğerleri ise türemiş yapılı bitki adlarıdır. bitki bürgülü büzgülü çalgıcı otu < bit-ki < bür-gü-lü < büz-gü-lü < çal-gı-cı otu düzgülü ısırgı yalangı < düz-gü-lü < ısır-gı < yalan-gı

sergi üzümü < ser-gi üzümü

146

-gIç, -gUç Türkçede eskiden beri görülen, fakat işlek olmayan bir ektir. Yapan, olan veya yapılan nesneleri karşılayan isimler yapar (Ergin, 190). Bu ekle kurulmuş sekiz tane bitki adı tespit edilmiştir. angıç bizlengiç cırlangıç kabargıç kösgüç kuyguç patlangıç urunguç < an-gıç < bizle-giç < cırlan-gıç < kabar-gıç < küs-güç < koy-guç < patlan-gıç < urun-guç

-gIl, -gUl -gIl, -gUl eki fiilden isim yapan; ancak bitkilerin adlandırılmasında çok az kullanılan bir ektir. Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan kara büzgül bitkisi sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. ergil ezgil karabüzgül < er-gil < ez-gil < kara büz-gül

-gIn, -gUn; -kUn Bu ek Türkçede eskiden beri kullanılan ve bugün birçok örneği bulunan işlek bir ektir. Esas itibarıyla tek heceli fiil köklerine getirilir. Birden çok heceli fiil kök ve gövdelerine getirilmesi çok nadirdir. Fonksiyonunda bir büyültme, bir aşırılık manası vardır. Teşkil ettiği isimler, olan veya yapılan nesneleri; yapılan işi karşılar (Ergin, 189). Bu ek, tek heceli bazı fiil köklerine getirilerek onlardan bitki adları türetmiştir. Bunlardan kırgın

147

otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Bu ekle türetilmiş bitki adları şunlardır: argun bıçgın ezgin kılgın kırgın otu solgun yaygın < ar-gun < bıç-kın < ez-gin < kıl-gın < kır-gın otu < sol-gun < yay-gın

-I, -U Daha çok tek heceli geçişli ve geçişsiz fiillere gelen bu ek, çok işlek ve verimli bir ektir. şlev bakımından fiilin gösterdiği işin ürünü veya sonucu olan somut ve soyut adlar ve sıfatlar türetir (Korkmaz, 82). Eski Türkçedeki -g fiilden isim yapma ekinin Batı Türkçesinde düşmesi yüzünden yardımcı sesin fiilden isim yapma eki hâline gelmesiyle ortaya çıkmıştır (Ergin, 192). Bu ek “ayrı, batı, çalı, çırpı, diri, dizi, dolu, dürülü, eğri, geli, koku, örtü ve yakı” kelimelerine gelerek bitki adları kurmuştur. Bu kelimeler sıfat ve isim görevinde bulunmaktadır. -I, -U ekiyle kurulmuş bitki adları şunlardır: ayrı çanak yapraklılar < ay(ı)r-ı ç y batı mazısı çalı çırpı diri örtü dizi dolu börülcesi dürülü eğri < bat-ı mazısı < çal-ı < çırp-ı < dir-i ört-ü < diz-i < dol-u börülcesi < dürül-ü < eğ(i)r-i eğriboyun eğri kestane eğrilce eğri yavşan geli koku ağacı yakı ağacı yakı otu yakı sakızı < eğ(i)r-i boyun < eğ(i)r-i kestane < eğ(i)r-i+lice < eğ(i)r-i yavşan < gel-i < kok-u ağacı < yak-ı ağacı < yak-ı otu < yak-ı sakızı

188). Yaptığı isimler genellikle fiilin gösterdiği harekete uğramış olan. acı kavruk akçabudak akgevrek ak sarmaşık aşılak bağlaşık bakıldak bengildek bertik otu beslek kaçıran boynuburuk boynubükük bozuk bulak otu bürük büyük ayrık otu büyük kantaron büyük sarı cırık cırtlak cırtlak otu cırtlak sakızı çakıldak çalık çalık kavak < acı kav(u)r-u-k < akça buda-k < ak gevre-k < ak sarmaş-ı-k < aşıla-k < bağlaş-ı-k < bakılda-k < bengilde-k < bert-i-k otu < besle-k kaçıran < boynu bur-u-k < boynu bük-ü-k < boz-u-k < bula-k otu < bürü-k <büyü-k ay(ı)r-ı-k < büyü-k k < büyü-k sarı < cır-ı-k < cırtla-k < cırtla-k otu < cırtla-k sakızı < çakılda-k < çal-ı-k < çal-ı-k kavak çatlak çatlak otu çevik çımkırık çıtlak diliçıkık dişbudak dişlek darı dolaşık otu emzik otu fırıldak çiçeği gavruk gıcık gıyık götlek ormanı hartlak kabartlak kağşak otu kanak kara gevrek karakavruk kasık otu kaşık otu kayık çiçeği kazık < çatla-k < çatla-k otu < çev-i-k < çımkır-ı-k < çıtla-k < dili çık-ı-k < diş buda-k < dişle-k darı < dolaş-ı-k otu < em(i)z-i-k otu < fırılda-k çiçeği < kav(u)r-u-k < gıcı-k < kıy-ı-k < götle-k ormanı < hartla-k < kabartla-k < kağşa-k otu < kana-k < kara gevre-k <kara kav(u)r-u-k < kas-ı-k otu < kaşı-k otu < kay-ı-k çiçeği < kaz-ı-k . Ekin getirildiği kelimeler sıfat ve isim görevinde kullanılmıştır.148 -k. bazen de o hareketten doğmuş bulunan veya o hareketi yapan çeşitli nesneleri karşılar (Ergin. Bu ekle kurulmuş çok sayıda bitki adı vardır. -(U)k Bu ek de eskiden beri çok işlek olan fiilden isim yapma eklerinden biridir. -(I)k.

84). Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir. ağşayık fışıldayık gevreyik < akşa-y-ık < fışılda-y-ık < gevre-y-ik -vuk Fazla işlek olmayan bu ek. sadece iki tane bitki adında tespit edilmiştir: cırtlavuk < cırtla-vuk çırlavuk < çırla-vuk .149 kazık yemiş kılık kırık kırtık kıyık elması köpük elması kuduluk kurutakırdak kuşbudak lokurdak osuruk ağacı osuruk çiçeği öksürük otu paflak patlak porsuk sakızlak < kaz-ı-k yemiş < kıl-ı-k < kır-ı-k < kırt-ı-k < kıy-ı-k elması < köpü-k elması < kudur-u-k < kuru takırda-k < kuş buda-k < lokurda-k < osur-u-k ağacı < osur-u-k çiçeği < öksür-ü-k otu < pafla-k < patla-k < porsu-k < sakızla-k sepik soğukluk soyuk sünük şakıldak şaplak tarak dalı tarak dikeni tarak otu toruk tükürük otu tüylütoparlak yapıldak yeleşik yumuk zartlak zıngırdak otu < serp-i-k < soğu-k-luk < soy-u-k < sün-ü-k < şakılda-k < şapla-k < tara-k dalı < tara-k dikeni < tara-k otu < tor-u-k < tükür-ü-k otu < tüylü toparla-k < yapılda-k < yerleş-i-k < yum-u-k < zartla-k < zıngırda-k otu -(y)Ik Geçişli geçişsiz tek ve çok heceli fiillere gelerek sıfat ve adlar türeten işlek bir ektir (Korkmaz.

Bu ek “çalak. Bunlardan döymeç otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Yaptığı isimler fiilin gösterdiği hareketi çokça yapanı. 188). pıtrak. yaprak” kelimelerine gelerek bitki adı oluşturmuştur. çiçek. çıngırak. yaprak” kelimeleri aynı zamanda nesne adı olarak kullanılmaktadır. kıyak. -Ak ekiyle kurulmuş bitki adları şunlardır: banak çalak çıngırak otu çiçek dongurak durak otu gavşak gıyşak < ban-ak < çal-ak < çıngır-ak otu < çeç-ek < dongur-ak < dur-ak otu < kav(u)ş-ak < kıy(ı)ş-ak kıvrak buğday < kıv(ı)r-ak buğday kıvrak darı kıyak oturak pıtrak yaprak yumak < kıv(ı)r-ak darı < kıy-ak < otur-ak < batır-ak < yapur-(g)ak < yum-ak -mAç şlek olmayan bir fiilden isim yapma ekidir (Ergin. kıvrak. Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir. kavşak. Bunlardan “çıngırak. kanak. döymeç otu gömeç kazmaç < döy-meç otu < göm-meç < kaz-maç . kökün belirttiği anlam doğrultusunda kelime türetmektir. 197).150 -Ak Bu ek de eskiden beri işlek olan ve birçok örneği bulunan bir ektir. donak. Ekin fonksiyonu. fiilin tesirinde kalan çeşitli nesneleri karşılar (Ergin. oturak.

tek veya iki heceli fiillerden isim türeten ve işlek olmayan bir ektir. Bu ekle kurulmuş toplam üç tane bitki adı tespit edilmiştir: çakmur buğday < çak-mur buğday kömür dut < kö-mür dut < acı-mık < az-muk < çayla-mık < çıtı-mık < çıtla-mık < çitle-mik < ekle-mik < ekşi-mik ırmık ilmik kekeremik kızamık tırmık yakmuk yasmık < er-mik ? < il-mik < kekre-mik < kızla-muk < tır-mık < yak-muk < yas-mık . Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: acımık azmuk çaylamık çıtımık çıtlamık çitlembik eklemik ekşimik -mUr şlek olmayan eklerden biridir. Ünlü uyumuna bağlanmamıştır (Ergin. Ancak bazı örneklerde fiilden isim yapma görevinde kullanılmıştır: ilmen tanışman tolaman uruşman < il-men < danış-man < dola-man < uruş-man -mIk. küçüklük” ve “parça” anlamlı isimler türetmiştir (Korkmaz. 99). 198).151 -mAn Bu ek. Bıraktığı örnekler işlev bakımından daha çok fiilin gösterdiği işin sonucu olan “artıklık. aslında bir isimden isim yapma ekidir. -mUk Bu ek.

Türkçede eskiden beri görülen fiilden isim yapma eklerinden biridir. burun. aklan bağrıbütün başıbütün cırtlan deli tütün düğün çiçeği düğün çiçeğigiller düğün otu düğün yaprağı ekin ekin dudu gelinarmudu gelinboğan gelin çiçeği gelindili gelindüğmesi gelineli gelinelması gelinfeneri -tI Türkçede eskiden beri işlek olarak kullanılan fiilden isim yapma eklerinden biridir. cırtlan. Bu < akla-n < bağrı büt-ü-n < başı büt-ü-n < cırtla-n < deli tüt-ü-n < düğ-ü-n çiçeği < düğ-ü-n ç < düğ-ü-n otu < düğ-ü-n yaprağı < ek-i-n < ek-i-n dudu < gel-i-n armudu < gel-i-n boğan < gel-i-n çiçeği < gel-i-n dili < gel-i-n düğmesi < gel-i-n eli < gel-i-n elması < gel-i-n feneri gelingüldüren gelin gülü gelin güveyi elması gelinkadın gelin mantarı gelinmumu gelin otu gelinparmağı gelinsaçı gelinteli mantarı gelintırnağı gelinyanağı gelinyemişi karanfilbaş tütün kızılburun tütün yabanî tütün < gel-i-n güldüren < gel-i-n gülü < gel-i-n g e < gel-i-n kadın < gel-i-n mantarı < gel-i-n mumu < gel-i-n otu < gel-i-n parmağı < gel-i-n saçı < gel-i-n t m < gel-i-n tırnağı < gel-i-n yanağı < gel-i-n yemişi < k baş tüt-ü-n < kızıl bur-u-n < tüt-ü-n < yabanî tüt-ü-n . ekin. düğün. yapılanı ifade eder (Ergin. tütün” kelimelerine gelerek birçok bitki adı oluşturmuştur. gelin. Bu ek “aklan. Yaptığı isimler. Teşkil ettiği isimler yapan. olan veya yapılan çeşitli nesneleri karşılar (Ergin. 189). fiilin gösterdiği hareketi yapanı. bütün. olanı ve daha çok. 194).152 yağmurbastığı < yağ-mur-bastığı -n Bu ek.

kökle iyiden iyiye kaynaşmış olduğundan çoğu kez varlığını duyurmaz olmuştur. 107). Bunlardan kalıntı bitki örneği sıfat tamlaması biçimindedir. çıkıntı devrinti kalıntı bitki karantı < çık-ı-n-tı < dev(i)r-i-n-ti < kal-ı-n-tı bitki < kara-n-tı ? -t Eski Türkçeden beri kullanılan. Bu ek çapul kelimesine gelerek bitki adı kurmuştur. Türkiye Türkçesine kadar gelebilmiş örneklerde ek.153 ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir. fakat işlek olmayan bir ektir (Ergin. 195). Bunlardan karaboğaz bitkisi sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. ancak Türkiye Türkçesinde fazla işlek olmayan bir ektir (Korkmaz. çapul < çap-u-l -Az -Az eki. 109). bugün işlekliğini kabetmiş çok eski bir türetme ekidir. “Fiilin gösterdiği işi yapan” veya “fiilin gösterdiği işten etkilenen” anlamında ad ve sıfatlar türetmiştir (Korkmaz. karaboğaz yandıraz < kara boğ-az < yandır-az . Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı vardır: çıkart < çıkar-t -(u)l Türkçede eskiden beri görülen.

154 IV. TÜRK YE TÜRKÇES B TK ADLARI SÖZLÜĞÜ .

162. ETA. kışın yaprağını döken. AVA. 239. 221. 133. 1608). 2. 217. onun alfiilinden geldiğine inanan halk etimolojisi de bulunmaktadır. Türkçede alma biçiminin elma’ya çevrildiği göze çarpıyor. 219. 177. gavaħ. 1937. kavak < kav + -(a)k. T YA. etimolojik sözlükler kaynak gösterilmiştir. 204.Y. < Kökenini bilmiyoruz. Ağz. tanımları. Anadolu ağızlarındaki varyantları. sulak bölgelerde yetişen. sözlüğümüzde kaynaklarıyla birlikte yan yana verilmiştir. Moğolca alima biçimi Türkçeden alınmıştır. 163. Ka. Orta Türkçede almıla. Şen. Tietze. SA. 181. kök ve kelimeler ait oldukları dillere göre verilmiştir. 2.: gabak. Bu sözlüğün kullanımında göz önünde bulundurulması gereken birtakım özellikler vardır. tezimizin en kapsamlı bölümünü oluşturmaktadır. Örnek: elma: (< elmanın menşeini Hint-Avrupa dillerine dayandıran görüşler dışında. E A. MBTS. Eren. AAT. ST AT. 1241. EYAD. 571-578. kerestesinden yararlanılan bir ağaç. Latince adları ve kaynakları verilmiştir. Bu özellikleri şu şekilde sıralayabiliriz: 1. sırasıyla bitki adlarının etimolojisi. 107. Eski kaynaklarda ve yerel ağızlarda alma olarak kullanılır. (And. 187. 94. 47. Eren. < alma/elma ‘bazı araştırıcılara göre Türkçeye eski bir zamanda girmiş bir Hint-Avrupa kelimesi’.. 64. Örnek: kavak: (< T.A. Eski Kıpçakçada da alma olarak geçer. 267) 2. Bitki adlarının kökenleriyle ilgili bilgiler verilirken. KBAYA. 59. 322. Bazı etimolojik sözlüklerde bitki adlarının kökenleriyle ilgili farklı açıklamalara rastlanmaktadır. 256. BTS. II. Bitki adlarını oluşturan ek. gavag. KYA. 254. 201. boyu bazı türlerinde otuz veya kırk m ye değin çıkan. Sözlüğün oluşturulmasında her bir bitki adı madde başı yapılmış. Populus. Aynı bitki adı için yapılan farklı açıklamalar. TBAS. DS. ADYA. 204. VI. K AT. kavaħ) Söğütgillerden. 345. (TS. 106. gavak.155 Sözlük Hakkında Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü kısmı. 157) .

156 3. bir kaynağı temsil etmektedir. Bu bitkilerin tanımları için. DS. tarı +-la < tarı ‘ekin. ‘abdu‘s-selām + T. BTS. Bazı bitki adlarında “bk. tarla + Yun. TBAS. domuz baklası (TBAS. tarla + sarmaşığı) 4. bā ilā) bk. hoş kokulu ve zehirli bir bitki. beyaz veya mavi çiçekli. mavi çiçekli. 1.: adem otu) Patlıcangillerden. Eren. 64) acı bakla: (< T. Bitki adlarının geçtiği kaynaklar parantez içinde. Aynı kelime ya da kökle kurulmuş birçok bitki adı bulunmaktadır. 4. meyveleri suda kaynatıldıktan sonra yenen otsu bitkilerdir (TBAS. Mandragora autumnalis. tarla + Far. gönderme yapılmış bitkilere bakmak gerekmektedir. “< ET. Örnek: tarla çöveni: (< T. ādem + T. 183) 5. geniş yapraklı. diğerlerinin ise ait oldukları dil belirtilmiştir. Ağz. manitari + T. Her bir kısaltma. -ı) tarla sarmaşığı: (< T. adamotu (TBAS. birinci örnekte gösterilmiştir. otu) bk. kısaltmalarla verilmiştir. -i. Örnek: abdüsselam otu: (< Ar. 21. Bunların etimolojileriyle ilgili bilgiler verilirken ilk sırada gelen kelime ya da köke kaynak gösterilmiş. -ü) tarla mantarı: (< T. Aşağıdaki örneklerde de görüldüğü gibi “tarla” kelimesinin kökeniyle ilgili bilgiler her defasında tekrarlanmamış. gul + T. Bunun yanında kaynağın cilt ve sayfa numarası da belirtilmiştir. 395”) tarla gülü: (< T. çok yıllık. bir yıllık. acı + Ar. 93. I. BTS. tarla + ? çöven + T. 17) domuz baklası: (< T. (TS. (And. otu). -sı) Baklagiller familyasından. . tüylü. 22.” kısaltması ile yapılmış göndermeler bulunmaktadır. bitki’. 21) adamotu: (< Ar. domuz + Ar. bā ilā + T. 23. erik büyüklüğündeki meyveleri sarı renkli.

1. 71) TS. taranan çeşitli kaynaklarda farklı tanımlarla açıklanmıştır. yüzyıldan beri kullanılmakta olan kelimenin kökü belli değildir’. Trigonella faenum graecum. Aynı bitki adları. otsu bitki. 45. TBAS. VI. Bazılarında ise şüphemizi soru işaretiyle gösterdik. Sayfa 71. 2645”) 7. ca. 1183) gılımboz: (< ? ) Pancar (DS. kurutulan tohumları çemen yapımında kullanılan. Elbistan ?) Kırmızı ve ufak taneli bir çeşit buğday (DS. 643) . Sözlük hazırlanırken kimi örneklerde farklı tanımlar birleştirilerek bunlardan tek bir tanım elde edilmiş. 205: Türkçe Sözlük. III. 10-15 cm yükseklikte. “< sakar ‘XIV. 1. 338. (TS. Örnek: boy otu: Baklagillerden. 208) avar: (< ? avar.157 Örnek: baklagiller: … (TS. 3. BTS. Örnek: albustan: (< öz. BTS. sepet yapmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. sarı veya beyaz renkli. 52. Bu yüzden birçok kelimenin kökenini tespit edemedik. 3377) sakarca: (< ? sakar + T. is. 205. TaS. MBTS. IX. I. 71: Biyoloji Terimleri Sözlüğü. çiçekleri mavi. 228) çıntar: (< ? ) Yenilen bir çeşit mantar (DS. Cilt 1. I. Bitki adlarında. kimi örneklerde ise en kapsamlı tanım hangisi ise o verilmiştir. Sayfa 205. özellikle halk ağzında meydana gelen ses değişmeleri sebebiyle kelimelerin aslını tespit etmek zor. Tietze. 6. 2043) pafit: (< ? ) Asmaya benzer. bir yıllık. 1.

(And. 1. 2) abanozgiller: (< Far. Ağz. 71) Abanozgillerin ağır. adamotu (TBAS. Akdeniz bölgesinde ve Afrika’da yetişen çok yıllık ve otsu bir bitki. TBAS. 33. -giller) ki çeneklilerden. sert ve siyah renkli tahtası (TS.: abızambak) Yaprağı astımlı hastalar tarafından sigara yapılarak içilen bir çeşit ot (DS. 1 m kadar boylanabilen. I. 21) abı kızı: (< ? abı + T. 31) abuzambak: (< Ar. 1. 1) abdülleziz: (< Ar. 19) abılan: (< ? ) Ahlat büyüklüğünde. ébenos. ebū “baba” + zanba ). 1. Poterium spinosum. otu) bk. I. abla . (TS. I. BTS. āb-dest + T. ‘abdu‘s-selām + T. 24) abrıl: (< Erm. dalları dikenli bir çeşit ağaç ve meyvesi (DS. Tietze. 21) ablak: (< Ar. ĥabbu‘l-leźīź) 1. ābnūs/abanūs < Yun. 1. I. 3. 3) abdüsselam otu: (< Ar. siyah ve yeşil boya çıkarılan bir bitki. aprilis. abril < Yun. Bu bitkinin yemiş gibi yenilen.158 Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü -Aabanoz: (< Far. 2) abdestbozan otu: (< Far. I. tatlı ve yağlı ürünü (TS. olgunlaşmamış üzüm (DS. aprilis < Lat. Tietze. Tietze. Nişanyan. I. 23) acamlar alması: (< Ar. sıcak ülkelerde yetişen ve kerestesine abanoz denilen bir bitki familyası (TS. 80) Nisan ayında açan sarı çiçekli bir ot (DS. ābnūs/abanūs < Yun. kökleri şeker hastalığına karşı kullanılan. kızı) Gelincik çiçeği (DS. bozan + otu) Gülgiller familyasından. 37) . 1. 79) yice kararmamış. 2. -ler + elması) Kırmızı renkli bir çeşit elma (DS. ébenos + T. ‘acem + T.

I. Ağz. I. tohumla saksıda ve tarlada üretilebilen bir süs bitkisi. ‘acem + T. Quassia amara. I. acı + Ar. ‘acem) Bir çeşit beyaz buğday (DS. 8. 45) acı badem: (< T. keskin kokulu meyvesi. ‘acem + Far. kabuğu ve odunu hekimlikte kullanılan küçük bir ağaç. 17) acı ceviz: (< T.: acice. 2. acı + ağaç) Sedef otugillerden. cevz) Genellikle Kuzey Amerika’da yetişen. ‘acem + kemmūn + T. 44) acem çiçeği: (< Ar. I. lāle + T. 44) acem kimyonu: (< Ar. domuz baklası (TBAS.159 acem: (< Ar. ‘īd) Kırlarda ve tarlalarda kendiliğinden biten ve hoş kokulu pembe çiçekleri olan küçük ağaç (DS. çekirdeği tatlı kayısı (DS. I. güneş topu (TS. Gülgillerden bir meyve ağacı. 45) acı cehre: (< T. cehre) bk. çiçeği) Gece safası çiçeği (DS. kavasya. bā ilā) bk. turuncu ve sarı renkte çiçekli. salvia) Öksürüğe karşı kaynatılıp içilen bir dağ otu (DS. güzel görünüşlü bir ceviz türü (TS. 1. 45) acıcalba: (< T. -u) bk. 1. sıcak ülkelerde yetişen. -si) Taşkırangillerden. I. 17) acıca: (< T. 45) acı ayıt: (< T. I. bādām) 1. 8) acı bakla: (< T. Amygdalus amara. (TS. acı + Lat. 1. acıca). 1. kimyon (TBAS. ‘acem + -î) ri. acı + Ar. 44) acemi: (< Ar. ala cehri (TBAS. yıllık ve çok yıllık türleri olan. acı + Ar. acuce) lkbaharda su kenarlarında kendiliğinden yetişen ve yenilen baharlı bir ot (DS. 8) . 7) acı ağaç: (< T. DS. acı + Far. (And. Bu ağacın acımtırak. (TS. acı + Far. 17) acem lâlesi: (< Ar.

1. acı + kabalak). BTS. 1. Tietze. (TS. 8) acık: (< T. yuvarlak ve küçük taneli bir çeşit ekşi üzüm. I. Colchicum autumnale. acıgıcı (DS. Ağz.: acı gara) 1. acı karpuz) bk. acıgıcı + kulağı) bk. Bir çeşit elma (DS. I. 1118”) bk. (And. “< güneyik ‘kökü bulunamamıştır’. 3) acı düğlek: (< T. 46) acıgıcı kulağı: (< T. acıgici. Lâbada. I. Ağz. acımcak) 1. Limon (DS. I. Hindiba (DS. 46) acı günek: (< T. (And. acı + divlek) Zeytinyağı ile karıştırılarak ağrı ve sızı olan yerlere sürülen bir ot (DS. yumrulu ve otsu bir çiğdem türü. özellikle ilkbahar ya da sonbaharda çiçek açan zehirli. Sık. acı + çiğdem) Zambakgillerden. ebucehil karpuzu (TS. acı + elma). 46) acı hıyar: (< T. Ağz.: acıkalabak) lâç olarak kullanılan geniş yapraklı bir ot (DS. acı günek. TBAS. Turunç. acı + Far. (And. 48) acı kara: (< T. I. acıkulak. acık) Yaban armudu. 10-30 cm boyunda. 17. acı + gıcı “acılı”. 1. 48) acıkabalak: (< T. 8.160 acı çiğdem: (< T. ahlat (DS.: acıgıcı kulağı. 87”). 8) acıgıcı: (< T. beyaz ya da pembe çiçekli. acıkıcı. “< gıcı “kafiyeli tekrar”. 45) acı elma: (< T. 45) acı ekşi: (< T.: acı hıyar. 48) . 1. I. ħiyār) bk. 2. tohumları romatizma tedavisinde kullanılan. acı + ekşi) 1. 2. 2. I. acı + kara). (And. Ağz. ebucehil karpuzu (TS. acı + güneyik. I. MBTS. acıgıcı (DS.

1. 19) acı kiraz: (< T. Citrullus colocynthis. sürünücü. zerdali (TBAS. I. 19) acı kokan: (< T. 49) acı kök: (< T. maruli) Birleşikgillerden. aysī) bk. manitari) bk. I. 49) acı koruk: (< T. TBAS. acı + kokan) Keklik otu (DS. acı + Yun. 46) acıma: (< T. acı + Far. (TBAS. acı + kav(u)ruk) Kırlarda yetişen ve yenen bir ot (DS. acı + kavak) Dağ kavağı veya titrek kavak. 48) acı kavun: (< T. kiraz (TBAS. 8) acı kayısı: (< T. 19) acıkulak: (< T. acımak) bk. acı + ? Far. 1. I. 19) acı mantar: (< T. acı + Yun. hindiba (TBAS. Meyveleri müshil olarak kullanılır. acı + Far. hindiba (TBAS. Lactuca virosa. kerasi) bk.161 acı karpuz: (< T. I. 19) . koruk) Üzüm (DS. (TS. acı + kulak) bk. ħarbuz) Çok yıllık. sürgününden çıkan sütü uyuşturucu ve yatıştırıcı olarak kullanılan iki yıllık bir bitki. 8) acı kavruk: (< T. loğusa otu (TBAS. tadı acı. (TS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. acıgıcı (DS. acı + kök) bk. 8. acıma) bk. acı + Yun. dişli yapraklı. acı + kavun) bk. 18) acı kavak: (< T. 19) acı marul: (< T. 19) acımak: (< T. eşek hıyarı (TS. kanlıca mantarı (TBAS. Populus tremula.

(And. Tamus communis. 50. Teucrium polium. acumuk) 100 cm kadar boylanabilen.: acı piyan) Baklagiller familyasından. 3. Eren. acı + Yun. acı + soğan) bk.: acamık. acı ve fena kokulu. tere) Maydanoz cinsinden bir ot (DS. TBAS. acı + Yun. acırga < Moğ. 54) . (TS. 20) acı tere: (< T. I. bir yıllık. 40. otsu.: acara. 2. 201) acı murt: (< T. murto) bk. (And. 10) acı pelin: (< T. sık tüylü ve beyaz çiçekli bir bitki. Yabanî turp. 20) acırga: (< Çağ. acımık). 4405. acergan.162 acı meyan: (< T. acı + ? meyan). yılanyastığı (TBAS. 10. XII. çok yıllık. (And. 37.. I. bk. çok sık dallı. Sophora. 54) acı tilkişen: (< T. acımuħ. 1. DS. acimık. acılga) 1. şekerci boyası (TBAS. acemik. Yenilmeyen. acı + Far. 2. toprak altında bilek kalınlığında kökü bulunan çok yıllık ve otsu bir bitki. Ağz. Cephalaria syriaca. BTS. 19. 1. parçalı yapraklı. 238) acı yavşan: (< T. pelinos) bk. acı + yavşan) 1. ince bir çeşit armut (DS. 2). I. 10-40 cm yükseklikte. 44. acı + ot) Kuzey Anadolu dağlarının ormanlarında yetişen. otsu. 20. 44. 19) acı ot: (< T. sarmaşık (TBAS. DS. I. süt beyazı renkli çiçekli. (BTS. ülkemizde iki türü yetişen otsu bitkiler. 3) acımık: (< T. 53) acı soğan: (< T. pelin otu (TBAS. çok yıllık. acımığ. DS. acimik. acımuk. acı + ? tilkişen) bk. Ağz. Ağz. kaynamış suyu ağrılara ilaç olarak kullanılan. tüylü dalak otu. pelemir. tohumları bazı yörelerimizde ezilip un edilerek ekmek hamuruna tat vermek için katılan bir bitki. (TBAS. (TS. AAT. acımıħ. 50.

Badem. ada + Çin. DS. hayvanlara yem olarak da verilebilen. III. beyaz çiçekli ve otsu bir bitki. I. 4419. 4) adamotu: (< Ar. UA. 23) ada soğanı: (< T. bataklık yerlerde yetişen. VI. azalea < EYun. V. Ağz. 201. yurdumuzda çok yetişen. AAT. 255. (TS. 9) açelya: (< t. (TS. Eren. acir. DS. 64) adıyaman: (< T. sarımtırak. 23. 2. (TS. irice bir çeşit hıyar. I. acır. ancur. 2028. ‘acūr. TBAS. adı + yaman). ādem + T. 92). (TS. BTS. 20. yeşil veya sarı. Mandragora autumnalis. 3. otu). 1.: adem otu) Patlıcangillerden. 11. 1666. DS. 1. I. 1. 4406. Menyanthes trifoliata. kökü kokulu ve çok acı yaprakları hekimlikte kullanılan bir bitki. güzel renkli çiçekler açan bir bitki. I. 54) acur: (< Ar. Tietze. Cucumis flexuosus. angur. cacur. I. Havuç (DS. çok yıllık. Salvia oflicinalis. Nişanyan. 4. 1659. Urginea maritima. BTS. 4. DS. 92. DS. 51.163 acı yonca: (< T. acure. azaléos “susamış.: açalya. eccur) Kabakgillerden. 21. 67. 90). XII. TBAS. üzeri yeşil lekeli. acur. mavi çiçekli. V. acuruk. çok yıllık. acı + ? yonca) Kızıl kantarongillerden. TaS. 1. acı + ? bicik) Kışın yaylalarda biten bir ot (DS. susuzluktan yanan”. (TS. ādem + T. Ağz.: acar. kabuğu çizgili ve tüylü. adamotu (TS. çay + T. geniş yapraklı. 21. 2. Ağz. 54) acibicik: (< T. 64) adamkökü: (< Ar. XII. Şeftali. I. (And. -ı) Ballı babagillerden. (And. (And. tüylü ve beyazımtırak yaprakları olan. BTS. kökü) bk.: ediyaman) 1. (TS. 1. I. TBAS. erik büyüklüğündeki meyveleri sarı renkli. ada + soğanı) Zambakgillerden. Tietze. DS. 11. (And. çalımsı veya otsu bitkilerdir. 1. 840. 4. acor. DS. 23. ncir. hoş kokulu ve zehirli bir bitki. 22. BTS. soğanından ilaç olarak yararlanılan birtakım maddeler elde edilen. 20. DS. DS. 1. 4) ada çayı: (< T. AAT. DS. çok yıllık. Rhododendron. Ağz. accor. azelya) Kokusuz. 201) . 3. 10.

(BTS. www. Ağz. BTS. 6) adu: (< Ar. ana vatanı Afrika olan. otu. 22) . (sarı şebboy). rizomlu otsu bir bitkidir. (And. 1. mübaşir” anlamlarına gelmektedir. serv) Servigiller familyasından. is. ardıç) Servigiller familyasından. Toprak üstü kısımları iştah açıcı ve kurt düşürücü olarak kullanılır. çiçekleri sarıdan turuncuya kadar değişen. çok yıllık. çok yıllık bir süs bitkisi. darı (DS. otsu. 6) adile: (< Ar. Gölgeli orman altlarında yetişir. Cupressus sempervirens. tohumları kozalaklar içerisinde olan. (TBAS. 71) Afrika menekşesi: (< öz. Saintpaulia ionantha. “Afşar/Avşar adı Wambery’e göre avşkökünden türeyip “toplayıcı” ve “zaptiye neferi. Cheiranthus. 67) adî papatya: (< Ar. 6) adî şebboy: (< Ar. şeb-būy) Turpgiller familyasından. 10) Afşar otu: (< öz. āferīn) Yer elması (DS. (BTS. mavi çiçekli ve otsu bir bitkidir. kültürü de yapılabilen süs bitkileri. ‘ādile) Yemeği yapılan bir bitki (DS. genelde yaygın olan çalı ve ağaççık. (BTS. kırmızı renklidir. I. benefşe + T. 68) afat: (< Ar. pulsu yapraklı. āfāt) 30 cm kadar yükseklikte. ‘ādį + Far. Juniperus communis. mezarlık servisi. 22) aferin: (< Far. Toprak altı kısmı kusturucu ve balgam söktürücü olarak tanınmıştır. 30 m kadar boylanabilen. ‘adū) Mısır. I. 30. Zeki Velidi Togan’a göre bu kelime “avcı+er”den gelmektedir”. pembe ve beyaz çiçekli. I.avsarobasi. 22) adî servi: (< Ar. is. -si) ki çeneklilerden. Afşar/Avşar + T. ‘ādį + T. tüylü yapraklı. ‘ādį + Far. papatya (TBAS. mor.164 adî ardıç: (< Ar. Afrika + Far. Aristolochiaceae. Gentianaceae. ülkemizde Artvin ve Erzincan civarında yetişen.: Avşar otu) Çok yıllık. ‘ādį + Yun.com). papadia) bk. (TBAS. Çiçeklerinin iç kısmı esmer. 50 cm kadar boylanabilen. evlerde saksıda yetiştirilen. kışın yapraklarını dökmeyen. Anadolu’da mezarlıklarda yetiştirilen bir ağaç türü. (TS.

ağaç + küpesi) Hatmi (TS. 65. ağaç + ebegümeci) Ebegümecigillerden. (Fr.A. 1. ağaç + çileği) Ahududu (TS. 4. 80) ağaç kavunu: (< T. 1. haşhaş (TBAS.165 afyon (< Ar. ağeş. 17. Nişanyan. 32) ağaç küpesi: (< T. DA. ağaç + göğsü) Köknar ağacında biten ve yemeği yapılan bir çeşit mantar (DS. 109). agaç. 6. TAYA. 584. BTS. 32. GBAA. 305. (TS. 254. T YA. 92. ópion < ópos ~ HAvr. 267. Bu ağacın iri bir limon görünüşündeki buruşuk kabuklu yemişi Citrus medica. boyu yüksek bir ot. GD AT. 19. K A. 65) Bir nevi pamuk. KMYA. 32) ağaç göğsü: (< T. Erz. 107) bk. Akdeniz ülkelerinde yetişen. 28. (TS. 115. 428. 57. ağaç + kavunu) 1. 48. . 29. 295.Y. 35. K AT. agac. taç yaprakları mavimsi pembe. 460. Nişanyan. 72.A. 132. 208. II. 85. I. Turunçgillerden.. KYA. KBAYA. 208. 55. 80. I..*sokwo. ADYA. Clauson. 293. 32) ağaç ebegümeci: (< T. 95. 266.: aaç. ı aç / yı aç. Lavatere). 1. MBTS. 35. 147. AAT. 73. E A. III. 103. 367) ağaç çileği: (< T. AVA. 79. 227. 97.Y. āş. 1. 183. reçine”. 70. DS. 149. 217. Krş. 140.A. 91. 250. 154. (And. Tietze. OAAD. 22) agılı: (< Meksika’daki Akala şehrinin adından. III. (TS. 32) . 78. 1. 261. 18. Ağz. I. 134. 1.. 198. küçük bir ağaç. 2. 145.. Tietze. SA. DS. 11. 155. I. 48. aveç. 76) ağaç: (< ET. 195. EYAD.“özsuyu. akala (DS.A. 28. ETA. EYA. 6. āç. ayeç) Gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen çok yıllık bitkiler. 58. 221. aaş. Ka. Gaz. AA. ağeç. 201. āfyūn “afyon” ~ EYun. ST AT.

ak + Yun. ak + ? bıkeri) Bir çeşit üzüm (DS. I. ağaç + üzümü) Dut (DS. (TS.166 ağaç mantarı: (< T. 23) ağı düğü: (< T. zakkum (TBAS. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. (And. I. ağaç + Far. I. 81) ağbıkeri: (< T. 1. tögi < tög-. 33) ağaç üzümü: (< T. akçaca) Baharda tarlalarda biten ve yemeği yapılan bir ot (DS. ağı < ET. TBAS. iri salkımlı bir çeşit üzüm (DS. I. 1. 1.: ağcabeğ. (And. 88) ağı ağacı: (< T. 34) ağı çalısı: (< T. 1. mor çiçekli bir ağaççık Lantana. “< döğü < ET. 87. minā + T. ak + dalak) Yol kenarlarında çalılar arasında biten bir çeşit ısırgan otu (DS. sonbahar ve kışın meydana gelen bazitli mantarlardır. I. ağcebek) Börülce (DS. (TS. 23) ağı çiçeği: (< T. ağaç + Yun. dirmit/tirmit) Çok tatlı. ağı + dalı) bk. manitari + T. 773”). 86) ağcaca: (< T. 22) ağdalak: (< T. ağı + düğü. I. ‘a īde + T. TBAS. 22) ağaç minesi: (< T. 33. Ağz. zakkum (TBAS. -si) Mine çiçeğigillerden. çiçeği) Çuha çiçeği (DS. ağı ağacı (TS. MBTS. 1. Collybia velutipes. akça + bey). 87) ağdirmit: (< T.: ağu düğü) Karın ağrısına ilaç olarak kullanılan sarı bir ot (DS. Ağz. ağı + çalısı) bk. kokulu. I. -ı) Yaşlı ağaç kütükleri üzerinde gruplar hâlinde. 86) ağda çiçeği: (< Ar. kırmızı. 34) ağı dalı: (< T. ağı + çiçeği) bk. I. 89) . 86) ağcabek: (< T. a u + ağacı) Zakkum (TS.

50-100 cm yükseklikte. nār) Bir cins üzüm (KBAYA. iğne yapraklı. I. ağı + Far. 51. ak + Yun. a u. ağırşak < T. 183) ağı otu: (< T. (And. (And. 44) ağsüntere: (< T. ak + top) Bir çeşit buğday (DS. 231) ağınar: (< T.: ağışaħ. 1. 102) ağ mantarlar: (< T. Tietze. 34) ağırşaħ: (< T. ağlayan + gelin) Zambakgiller familyasından. her dem yeşil. Himalayaların ılıman bölgelerinde tabii olarak yetişen. BTS. 238) ağu ağacı: (< T. 23) . 14) ağlayangelin: (< T. Liliaceae. (TBAS. ağır + -şak. ağu + ağacı). -lar) nsan ve hayvanlarda hastalığa yol açan ve birçok türü içine alan ilkel bitkiler topluluğu (TS. Ağz. 92) ağlayan çam: (< T. is. ağışak) Bir çeşit elma (DS. 1. 113) ağu: (< ET. ülkemizde kültürü yapılan bir tür. şam’) Çamgiller familyasından. Eren. I. 14) ağmağeni: (< ? ) Çam ağacına benzeyen bir çeşit ağaç (DS. turuncu çiçekli. ak + ? süntere) Bir cins buğday (DS. ağlayan + Ar. akşayık) Kırda yetişen bir çeşit ot (DS. manitari + T. zakkum (TBAS. 113) ağtop: (< T.: ağacı) bk. I. otsu ve soğanlı bir bitkidir. I. 4). sarısabır (TBAS. 23. I. (BTS. Ağz. 50 m kadar boylanabilen. ağı + otu) Baldıran (TS.167 ağın: (< öz. Ağın) Bir üzüm türü (EYAD. 22. 114) bk. 113) ağşayık: (< T. Pinus grifitthis.

I. 130. tatlı ve kuşburnuna benzeyen meyvesi (DS. I. 115) ağ yemşen: (< T. ak + kabak) Turşusu yapılan. küçük beyaz çiçekli bir çeşit yabani ot (DS. -ü) Yabani gül (TaS. 124) aħbun otu: (< Erm. 127) ahdam: (< T. 59) ağuş: (< Far. I. ahlet. ā uş) Asma filizi (DS. 118). salatalık (DS. I. sarı çiçekli bir ot (DS. ak + ? yonca) 1. 115) ağustos alması: (< Lat. hahlat) Gülgillerden. Açık yeşil yaprakları olan. . ak + dam) Beyaz mısır (DS.168 ağukunduzu: (< T. güzel kokulu. Tietze. I. beyaz çiçekli. aklap. gul + T. I. DS. kabukları soyulunca sapı yenebilen. ahlada = EYun. akhrad. 7. Yer yoncası. (And. otu) Çiçekleri papatyaya benzeyen. I. I.: ağlat. augustus + Far. yuvarlak. elması) Yumuşak ve mayhoş bir çeşit elma (DS. aħbun + T. I. I. ak + yem(i)şen) Yabancı bir ağacın beyaz renkli. Eren. ağaç formunda. 127) ahgabak: (< T. 129) ahırotu: (< Far. augustus + T. toprak üstüne yayılan kısa boylu bir çeşit yonca. āħur/āħūr + T. beyaz renkli bir cins kabak (DS. bozumsu yeşil renkli bir ot (DS. 115) ağustos gülü: (< Lat. 135) ahlat: (< Yun. 6. akhras. ālad. akçöpleme ağure: (< ? ) Hıyar. I. I. otu) Gübreliklerde yetişen. Ağz. 2. Nişanyan. 116) aħalak: (< ? ) Bir çeşit kara üzüm (DS. 116) ağ yonca: (< T. ağu + kunduzu) bk.

133) aħsıl: (< T. TBAS. . TBAS. kırmızı renkli. (TS. I. Tietze. 259) ahlat armudu: (< Yun. akakia. axısga. VII. TBAS. I. 132. çok yıllık bir bitki ve bu bitkinin duta benzeyen. kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir ağaçtır. “< Far.: aħsil) Yaprakları kızılcık yaprağını andıran. 17. I. Doğu Anadolu’nun meşe ormanlarında nadiren görülür. 68) akasya: (< Fr. 30-35 m yükseklikte. Rubus idaeus. 8. 23. ak + Far. TBAS. 1. (TS. (And. 24) ahnıt: (< ? ) Otlaklarda yetişen ve çeşitli renklerde çiçekleri olan acı kabuklu bir ağaç (DS. akakia < belki bir eski Mısır kelimesinden. dikenli. 304. BTS. DS. Betula alba. kışın yapraklarını döken. āreste ‘süslü’. (TS. bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen sarılıcı bir bitki. < Fr. 158. Clematis vitalba. sulu ve kokulu yemişi. 140) ak arpa: (< T. Nişanyan. 24. ālūçe) Dağlarda yetişen yabani ve dikenli bir ağacın meyvesi. 158”) Bir çeşit yumuşak buğday (DS. DS. 1. 24. ak + arpa) Bir çeşit beyaz arpa (DS. I. AVA. 1. XII. 1. tırmanıcı. odunsu. dişbudağa benzer meyvesiz bir ağaç (DS. 1. beyaz çiçekli. 53. (And. 14. 4410. Pirus piraster. 4410) akasma: (< T. emrūd + T. 100 cm kadar bir yüksekliğe erişebilen. I.169 meyveleri olgunlaştıktan sonra yenen yabani armut. 124). 137) akarısta: (< T. 101. Ağz. 134) ahududu: (< Far. 2252. Nişanyan. beyaz çiçek veren. 50. ak + Far. acacia < EYun. DS. acacia ~ EYun. MBTS. āreste. XII. I. alıç (DS. TaS. āhū + tūt + T. 52. DS. bileşik veya basit yapılı. BTS. acacia < Lat. I. -u. ahlat (TBAS. E A. 48. ak + ağaç) Gürgengillerden. aksıl). (TS.: agasiya. BTS. -u) bk. 8) Gülgillerden. Ağz. 24) akağaç: (< T. 140. 17) ak alıç: (< T. ak + asma) Düğün çiçeğigillerden. ahlada + Far.

akbubecci. DS. -ç) bk. 141) akbardak: (< T. akbubacca. 25) akbaş: (< T. ak pandur) Zambakgiller familyasından. I. bk. (And. akbaş. DS. akbabaçça. akbubeşce. Ornithogalum narbonense. 1. 18. Ağz. nce ve sık yapraklı. III. 146. bābā). ak + Far. bk. 142) . BTS. 131. akbubatça. 85. pāçak) Çiğ olarak yenilen bir ot (DS. akbabaçya. papatya (TBAS. I. akbaba (DS. akmubatça. DS. akbubetçe. beyaz çiçekli bir yabanî ot. ak + baş) Bir yıllık ve otsu bir bitkidir.: akbabacca. I. DS. 18) akbaba: (< T. I. (DS. I.: ak baldıran. sıcak iklimlerde birçok çeşidi yetişen ve tanen. akbaşlı (I). Türkiye’de özellikle yol kenarlarında görülen. akbaşlı. boya gibi maddelerinden yararlanılan beyaz çiçekli bir ağaç. 53. akbaşlık. 141) akbakla: (< T. ak + Ar. akpopatça) Papatya (DS. akçıbaba. Boyar madde olarak kullanılır. 85. akbubaç. I. (And. akbabaç. 25) akbacak: (< T. 27. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. 80 cm kadar bir boya erişebilen. ak + başak) 1. 1. akbuleşce. ak + Far. 25. (TS.: ahpahla. bk. çok yıllık. 24. ak + baldır). I. 141. DS. DS. (And. akbubaşça. akbubaçya. Robinia pseudoacacia. I.. akbuğday. kardelen (TBAS. 25) akbaşak: (< T. bābā + T. ak + başlı) 1. . asıl vatanı Kuzey Amerika olmakla beraber. TBAS. 2. I. (TBAS.170 akısga) 25 m kadar yükselebilen. bā ilā). I. zamk. 141) akbadılcan: (< T. soğanlı. 53. Erz.A. ak + Far. Ağz. 2. ayvadana. akbubecik. ak + OFar. akpakla) Kuru fasulye (TS. ak + bardak) bk. XII. Ağz. I. DS. (TBAS. bādingān) Yeşil domates (DS. 4410) ak baldır: (< T. 142) akbaşlı: (< T. akçababaş. Chrozophora tinctoria. 140) akbabaç: (< T.

I. akça + bağ) Ağaçlara sarılan. I. akbuldey. 142) akbıtırak: (< T. DS. I. Karnıkara.: akbaş. ak + bulgar) Büyük salkımlı. sonbaharda ekilen. 143) akcabağ: (< T. 53. bk. Ağz. I. I. Lathyrus sativus. ak + verdi) Bataklıklarda yetişen ve hasır dokumaya yarayan bir çeşit ot (DS. 143) akbulgar: (< T. 2. akça buğday) Kurak iklime dayanıklı. I. I. (And. büyük kışlık kavun. 143) akburçak: (< T. (And. 142) akbuğday: (< T. 32. beyaz kabuklu. ak + pıtrak). (And. ak + bulama) Beyaz kabuklu. börülce (DS. Ağz.171 akberdi: (< T. akçıllı + kara + balı) Erken olgunlaşan bir çeşit kiraz (DS. I. 145) akcıllıgarabalı: (< T. iki metre kadar boyu olan bir çalı (DS. 142) akbörülce: (< T. 4411) akça: (< T. 36) . 53) akbülgül: (< T. I. I. yumuşak bir çeşit ekmeklik buğday. beyaz divlek (DS. kırmızı çiçekli. burçağa yakın bir bitki cinsi. akbaşak. ak + börülce). iri yuvarlak taneli beyaz üzüm (DS. akbuydey. akbaşlı. I. 1. ak + burçak) Baklagillerden. Ağz. ak + buğday). yassı.: ābutırak) Tarlalarda yetişen zararlı ve dikenli bir ot (DS. akbakla. ak + ? bülgül) Çavuş üzümü (DS. DS. küçük yapraklı bir çeşit sarmaşık (DS. 1. (TS. akça) Derelerin içinde yetişen basit yapraklı. güzel kokulu.: akböğrülce. 35. DS. (TS. akbörül) 1. 145) akbulama: (< T. 143. XII.

tahtası hafif ve sağlam bir ağaç. akça + elma) Bir çeşit elma (DS. ovaryum üst durumlu. ince kabuklu. akça + bardak) bk. ülkemizde 10 kadar türü bulunan.172 akçaağaç: (< T. 144. 145) akçakavak: (< T. (And. DS. Ağz. akça + kızı) bk. akça + buğday) Beyaz. 19. kılçıksız bir çeşit buğday (DS. DS. Çit yapılan bir çeşit diken. 1.: akçe kesme) Dağlarda yetişen ve keçiler tarafından yenilen çalı (DS. ülkemizde 1 cins ve 11 türle temsil edilen. 4411. DS. kışın yaprak döken. akça + ağaç + -giller) ki çeneklilerden. çiçekleri er dişi ya da tek eşeyli. I. I. XII. 145) akça elma: (< T. 1. ak + çalı) 1. 2. 69) akçaağaçgiller: (< T. (isfendan). 1. TaS. akça + kavak) Akkavak (TS. I. etli ve sulu bir tür armut (TS. 30) akçalı: (< T. BTS. -u) Erken olgunlaşan. DS. yaprakları karşılıklı dizilişli. 54) akça kesme: (< T. akça + Far. 4411) akçabardak: (< T. 145) akça buğday: (< T. I. BTS. sarı. TBAS. 1. süs ağacı olarak da dikilen. 144. 54. 25) akçabudak: (< T. 86. altın dikeni (TBAS. çalı (DS. I. emrūd + T. çanak ve taç yaprakları 45 adet serbest ya da birleşik. 146) akçakızı: (< T. Aceraceae. 146) . (TS. 54. Dalları yassı olan bir çeşit çalı. I. şizokarp tipi meyvesi olan. 19) akça armudu: (< T. 25. akça + ağaç) Akçaağaçgillerden. 54. I. akça + kesme). kardelen (TBAS. akça + budak) Kerestesi sert ve sağlam olan bir ağaç. I. XII. örneği akçaağaç olan. DS. karaağaç (DS. I. ağaç ya da çalı formundaki bitkiler (TS.

DS. TBAS. www. akça + yazlık) Martta ekilen yazlık buğday (DS.draligus. XII. 2. çok yıllık ve otsu bir bitki. 628) Beyaz. 147) akdiken: (< T. 146) akçöpleme: (< T. dalları dikenli. (TS. dirmit/tirmit ‘bir cins mantar’. I. akça + ? Rodos) Bir çeşit beyaz buğday (DS. I. ak + Yun. dāne) 1. 146) akça mercimek: (< T. tohumları besin olarak kullanılan. ak + elma) Bir çeşit yuvarlak elma (DS. I. 54. Tietze. tūt) Beyaz renkte olan dut (TS. hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan bir bitki cinsi. I. Bir çeşit fasulye. Rhamnus cathartica. ak + Far. çūdār) Bir çeşit çavdar (DS. mercümek) ri taneli bir çeşit mercimek (DS. TBAS. 146) akçayazlık: (< T. 100 cm kadar bir yüksekliğe erişebilen.com) akdene: (< T. ak + Far. 4411) akdirmit: (< T. ak + çiçek) Akasya ağacı (DS. I. kazık köklü. 1. 2-6 m yükseklikte. 125. 137) . 146) akçavdar: (< T. Veratrum album. 54) ak elma: (< T. ak + çalı + basan) Bir çeşit buğday (DS. I. 54. yaprakları uzun. 1. yeşilimsi beyaz çiçekli. I. kuraklığa dayanıklı bir bitki (TBAS. ak + darı) Buğdaygillerden. akça + Far.173 akçalıbasan: (< T. I. 26. 1. ak + Far. ak + diken) Hünnapgillerden. 26) akdarı: (< T. 148) akdut: (< T. 26. küçük taneli bir çeşit üzüm (DS. (TS. 146) akçiçek: (< T. Çorba için iri öğütülen arpa (DS. ak + çöpleme) Zambakgillerden. I. 146) akçarados: (< T.

sert kabuklu. hindiba (TBAS. ak + gevrek. ak + güneyik. hindiba (TBAS. I. I. akyannaz) Bir çeşit beyaz ve yumuşak buğday (DS. 150) akguyruk: (< T. 155) . 4411) ak gül: (< T. 164. I. 2. ak + kılık) Küçük. 155) akkadina: (< T. I. ak + ? gut) ri taneli. Ağz. ak + Ar. 149) ak gök: (< T. ak + gök) 1. I. 149. DS. 1118”). 150. XII. DS. gul) Beyaz gül (DS. 690”) Beyaz. I. “< kevre-k. (And. sarı meyveli. MBTS.: akgernez. ak + ? gernaz). ak + kuyruk) yi cins çay (DS. akyarnaz. I. XII. ak + Yun. 149. DS. ak + Soğd. I. 1. “< güneyik ‘kökü bulunamamıştır’. yi kötü. boz renkli bir çeşit ağaç (DS. Bir çeşit incir. 3. ak + kanak) Kökü kesildiği zaman çıkan sütünden sakız yapılan. Ağz. yaprakları tüylü bir çeşit ot (DS. fiğ) Bezelye (DS. yarı olmuş yarı olmamış sebze veya meyve.: ak günek) bk.174 akfiğ: (< T. ak + Far. 149) akgernaz (< T. 4411) akglik: (< T. 149) akganak: (< T. I. I. Clauson. 150) ak güneyik: (< T. 149) akgut: (< T. Çeşitli sebze (DS. 26) ak kadın parmağı: (< T. güzel kokulu bir çeşit beyaz üzüm (DS. akkermaz. hindibā) bk. gevrek bir çeşit üzüm (DS. ak + ? kadina) Papatyaya benzer sarı çiçekli bir ot (DS. uzun taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS. 26) ak hindiba: (< T. (And. XII. parmağı) Büyük salkımlı. kadın + T. 4411) akgevrek: (< T. I.

Killi ve nemli toprakta yetişen. tüylü mor çiçekli bir çeşit diken olup sapları soyularak yenir. 2. Ağz. 4411) akkayşak: (< T. ak + ? kulut) Yeşil renkli. 156) akkozak: (< T. 155) akkız: (< T. I.: ağlövlez) 1. Hollanda kavağı). aklan) Yeşil kabuğu kolay soyulan iyi cins ceviz (DS. aklar + ot) 1-2 m yükseklikte. Yaprakları kabız ve kan dindirici olarak kullanılır. iri taneli bir çeşit üzüm (DS. I. yapraklarının altı beyaz olan. bk. I. 156) akkulut: (< T. 2. ak + Far. ak + kulak) 1. 2. şevketibostan. I. I. (And. 157) aklahna üzümü: (< T. (TS. ayşekadın fasulyesi (DS. ak + kanat) Ürün vermeyen mısır bitkisi (DS. çok yıllık. 156) akköse: (< T. geniş dallı. (And. DS. kūse) Sonbaharda ekilen. Lythrum salicaria. 1. ak + kız) 1. I. Ağz. I. (TBAS. pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. (akçakavak. uzun yapraklı. Populus alba. ak + ? leyvaz). Beyaz mantar. Yaylalarda yetişen ve kuruyunca içi boş kamış hâline gelen ot (DS. soğuğa dayanıklı bir çeşit buğday (DS. akbakla. 155) akkavak: (< T. I. üzümü) ri yuvarlak taneli. ūzek) Beyaz renkli afyon çiçeği (DS. boyu çok uzayan bir çeşit kavak. XII. Genger otunun tazesi. ak + kay(ı)şak) Bir çeşit mantar (DS.175 akkanat: (< T. 157) aklan: (< T. kalın gövdeli. 158) . dayanıklı bir çeşit beyaz üzüm (DS. 85. lahano + T. Sütü kurutularak güzel kokulu sakız yapılan bir çeşit ot (DS. ak + Far. ak + kavak). 27) akleyvaz: (< T.: akgavak) Söğütgillerden. 157) aklar ot: (< T. I. kalın kabuklu. 156) akkulak: (< T. I. ak + Yun. 61. 3.

pelin (TS. 1574) ak pas: (< T. sakızlık (DS. yabani bir ot (DS. pelinos) bk. ak + ? pas) Lahana. karnabahar gibi bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen. ak + Ar. 1. ova) Bir çeşit yumuşak buğday (DS. I. I. otu) bk. ak + ot) Haşhaşın bir çeşidi (TaS. 62) akmeri: (< T. 27) . I. “< Yun. 1. ak + Yun. 159) akpancar: (< T. (TS. Albugo candida. 63) akpelin: (< T. I. I. banjar) Ispanak gibi yenilen lezzetli. (TS. 159) ak ot: (< T. I. turp. 3.176 akmandır: (< T. 2534”) Bir çeşit beyaz buğday (DS. keçi mantarı. ak + parmak) bk. şalgam. Agaricus campestris. binkulaç ve ak asma da denilen sarmaşık (TaS. manitari) Tadı güzel ve besleyici bir tür mantar. acı yavşan (TBAS. pissa. śadef + T. dökülgen (DS. ak + sarmaşık) Evren gülü. ak + ? meri) Bir çeşit beyaz üzüm (DS. 74) ak sedef otu: (< T. ak + ? T. I. pissa. 161) ak sarmaşık: (< T. ak + Yun. 1786) akpusa: (< T. 74) akova: (< T. 160) akri: (< ? ) Kırmızı ve dayanıklı kerestesi olan bir çeşit orman ağacı (DS. ak + Erm. 160) akparmak: (< T. ak + pus < Yun. özellikle semiz otugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar. ak + mandıra < Yun. 159) akmantar: (< T. IV. mantra) Sütünden sakız yapılan ot. MBTS. 2. I.

-i) Sarı renkli. daħl “tahıl”) Buğday (DS. 162) aksünter: (< T. I. śabāĥ) Bir çeşit çiçek. ak + soğan) Ada soğanı (TS. I. ak + Ar. ak + sulu) Bir çeşit armut (DS. I. 27) aktavuk: (< T. tavuk) Çiğdeme benzeyen ve ilkbaharda açan bir çeşit beyaz çiçek (DS. 69) aksulu: (< T. I. şeker + T. (DS. 161) aksışam: (< Far. ak + Far. (akşam sabah güzeli). 162) aktaş: (< T. akşam + Ar. ak + taş) bk. 162) akşekeri: (< T. 162) akşam sabah (< Sogd. I. akşam sabah (DS. I. kışa dayanıklı yumuşak bir çeşit buğday (DS. ak + ? T. I. kabukları eczacılıkta kullanılan bir söğüt türü. ak + ? sünter) Sonbaharda ekilen. 1. güzeli) bk. Salix alba. I. ‘aks-ı şām) Beyaz ve iri taneli bir çeşit buğday (DS. 161) aksoğan: (< T. ak + Far. (TS. ser) Başakları koyu sarı renkte olan bir çeşit sert buğday (DS. akşam + Ar. 66) aksöğüt: (< T. 162) aktahal: (< T. 161) aksirke: (< T. 163) . I. śabāĥ + T. kardelen (TBAS. 1. 162) akşam sabah güzeli: (< Sogd. I. ak + söğüt) Söğütgillerden. tatlı bir çeşit armut (DS. sirke) Bir çeşit üzüm (DS. ak + Far.177 akser: (< T.

çiçeği diş ve yüz şişlerinin tedavisinde kullanılan bir bitki. 161. ala + ayaş) Siyahlı beyazlı ve iri taneli bir çeşit üzüm (DS. I. Ağz. I. I. 133) Yaylalarda yetişen. ak + Ar. 86) Olgunlaşmamış ham kavun. Lilium candidum. 1. ak + top) Bir çeşit buğday. ak + yıldız) Yumrulu. geniş yapraklı. karpuz. pāçak) 1. 163) akunduz: (< EYun. 171) alabaş: (< T. Biber (DS. ak + Ar. (TS. 173) . kökü şalgamdan daha büyük olan ve yemeği yapılan bir çeşit bitki (TS. zanba ) Zambakgillerden. dalsız bitki (DS. ak + topaç) bk. 165) akyazlık: (< T. 171) alabacak: (< T. büyük salkımlı bir çeşit beyaz üzüm (DS. yaprakları lahanaya benzeyen. I. süs bitkisi olarak yetiştirilen. alaca kır). aktop (DS. (DS. Tietze. (aktopaç). safran < za’ferān). Ornithogalum. DS. 165) akzambak: (< T. ak + yavşan) Karın ağrılarında ilaç olarak kullanılan bir çeşit kokulu ot. acı yavşan (DS. 27) akzahran: (< T. ak + yazlık) Kellesi dört sıra olarak olgunlaşan sarı buğday (DS. Liliaceae. 164) akyavşan: (< T. I. 165) ak yıldız: (< T. (TBAS. 69) ala: (< ET. 2. otsu gövdeli. ala. Şeftali. I. ala + baş) Turpgillerden. I. MBTS. I. (DS. meyve (alaca gök. (And. ak + üzüm) Sık taneli. 163) aktopaç: (< T. 1. 164) ak üzüm: (< T.178 aktop: (< T. I. 169) ala ayaş: (< T.: aksarhan aksavran) Bir çeşit tohumluk buğday (DS. I. I. akantos. beyaz çiçekli ve otsu bitkilerdir. 1. 70. ala + OFar.

1. ala (DS. 187) alagöz (I): (< T. alaca + üzüm) Bazı taneleri olgunlaşmış. I. ala + göz) Küçük taneli. alaca + Far. alaca + Ar. bā ilā) 1. 169) alaca menekşe: (< T. Rhamnaceae.179 ala börülce: (< T. Beyaz börülce. Krş. 187) alagöbek: (< T. benefşe) Hercaî menekşe (TS. (TBAS. şam’) Rengi kızıla yakın bir çam türü (TS.. I. 178. akbakla (DS.. ala + göbek) Karaağaçlarda çıkan ve yemeği yapılan bir çeşit büyük mantar (DS. 175) alaca bakla: (< T. DS. I. I. I. 71) alaca ot: (< T. 27. dikenli bir çeşit ot (DS. I. 169) alaca kır: (< T. 178) alaçam: (< T. alaca + ot) Susuz yerlerde yetişen geniş yapraklı. 176) alaca gök: (< T.A. I. alaca + gök) bk. III. ala + göz) Kırlarda biten ince. Gaz. alaca) Ben düşmüş üzüm. bk. meyvesi yenmeyen ağaç veya ağaççıklardır. I.A. 461) ala cehri: (< T. ala (DS. I. 4413) . I. 178) alaca üzüm: (< T. erken olgunlaşan bir çeşit üzüm (DS. 174) alaca: (< T. 2. ala + Ar. ala + börülce) Siyah benekli bir çeşit fasulye (DS. 1. cehre) Dikenli veya dikensiz.Y. ala + Far. ekşice bir çeşit üzüm (DS. kılçıklı bir çeşit yaban otu (DS. alaca + kır) bk. 71) alaganta: (< ? ) Domates (DS. bazıları yeşil olan bir çeşit üzüm (DS. kışın yaprak döken. XII. 187) alagöz (II): (< T. 36. I.

I. I. 197) ala pakla: (< T. ala + oğlak) Beyaz ve kahverenkli bir çeşit fasulye. melek). 190) alakoruk: (< T. I. ala + Erm. ala + ? Far. I. ala + Ar.180 alahta: (< ? ) Büyük yapraklı bir çeşit bitki (DS. 189) alakakaç: (< T. -ı) Yaprakları geniş ve benekli. ala + ? kangal + T. I. ala + Ar. I. iri taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS. iri taneli kiraz (DS. sarı ve sert. 193) alantın: (< ? ) Gürgenlerin dibinde veya alan yerlerde biten sütlü. I. 197) alasit üzümü: (< ? alasit + T.: alamelik) Bir yanı kırmızı. 197) alaoğlak: (< T. ala + kavun + otu) Ezildiği zaman kavun gibi kokan bir çeşit ot (DS. I. bir yanı sarı. Alman + Blg. koruk) Yarı olmuş üzüm (DS. I. bā ilā) bk. I. is. ala + kakaç) Gelincik çiçeği (DS. üzümü) nce kabuklu. beyaz renkli ve yemeği yapılan bir çeşit mantar (DS. 199) . 189) ala kangalı: (< T. 191) alamangumpili: (< öz. iyi bir çeşit patates (DS. (ala pakla) (DS. alaoğlak (DS. (And. XII. 197) ala pancar: (< T. banjar) Baharda görülen ve yemeği yapılan bir çeşit bitki (DS. -i) ri. Ağz. 4414) alamelek: (< T. 197) alapo: (< ? ) Akasya ağacına benzer bir çeşit ağaç (DS. 189) alakavun otu: (< T. I. Krumpir + T. kenarları dikenli. yenebilen bir çeşit ot (DS. I.

I. 208) alça: (< T. 3. 207) albustan: (< öz. bādingān) Domates (DS. alaz (DS. 202) alavurt: (< ? ) Su kabağı (DS. al + Ar. alça) bk. 205) albadılcan: (< T. (And.: alız)Yabani armut. I. 205) alaz armut: (< T. bādincān < Far. ahlat (alaz armudu. I. alaz (DS. 209) aldimnit: (< T. (DS. I. I. 205. I. I. Elbistan ?) Kırmızı ve ufak taneli bir çeşit buğday (DS. 101) alçacık: (< T. Ağz. 210) . 203) alay çiçeği: (< Yun. MBTS. I. 23). 201) alatura: (< T. -u) bk. 221) alaz armudu: (< T. I. I. Gülensoy. I. I. alaz”. I. erik (TBAS. 220) alaz: (< T. alaz < yalaz “alev. diminitis) Pembe renkli bir çeşit üzüm (DS. ala + sulu) Yeni olmaya başlamış meyve (DS. I. is. 3354. 207) albalı: (< T. alaz + Far. al + balı) Vişne (DS. aldangaç) lkbaharda kırlarda yetişen ve patatesin küçüğüne benzeyen yenilebilir bir çeşit bitki (DS. ölmez çiçek (TBAS. al + Yun. 199) alatavşan üzümü: (< T. alaz armut). emrūd + T. alça(k)cık) Tarlada ekin arasında biten beyaz çiçekli bir ot (DS.181 alasulu: (< T. allágion + T. ala + tavşan + üzümü) Sarı renkli ve çilli bir çeşit üzüm (DS. çiçeği) bk. ala + tura) Bir çeşit kırmızı üzüm (DS. 209) aldangeç: (< T. emrūd) bk. alaz + Far.

mor ya da siyah renkli yabani bir ağaç. Tietze. 221) alidede: (< öz. 212) alguş: (< Yun. 2262. çehre) Yuvarlak. AVA. alga. dede) Güz armudu. Nişanyan. kırmızı.182 alevlet: (< ? ) Alıçtan büyük. TBAS. 233. 585. bey + ? buğday + T. kırlarda yetişen. Ali + T. 29. 220) Alibey buğdayı: (< öz. ‘ālī + ? yonca) Küçük yapraklı ve yoncaya benzer bir ot (DS. bir yabani meyve (DS. (TS. Ali + T. KBAYA. DS. Eren. I. 80) algemre: (< T. 262. 202. algue ~ Lat. 81. meyvesi sarı. Ali + T. -ı) Bir çeşit buğday (DS. 1. kışın yapraklarını döken. 8) Gülgillerden. 222) . I. I. 214) alıç: (< Far. is. Nişanyan. III. AAT. Crataegus. 1896) alısın: (< ? ) Tarlada ekine zarar veren yabancı otlar (DS. ‘alį m + T. is. 92. 222) Aliöksüz: (< öz. 222) alim erik: (< Ar. dayanıklı bir çeşit üzüm (DS.. III. 28. 151) Bir çeşit iri bezelye (DS. I. 221) aliçehre: (< Ar. I. öksüz) bk. ‘alį m + T. I. 14) Su yosunu (TS. üzümü) Küçük ve sık taneli siyah üzüm (DS. al + ? gemre) Koyu kırmızı renkte. 1. I. II. 211) alg: ( < Fr. TaS. 14. 39. 222) alim üzümü: (< Ar. 29) ali yonca: (< Ar. küçük ve siyah renkli. I. ‘ālī + Far. üzüme benzer meyvesi olan ve dericilikte kullanılan bir ağaç (DS. ālūçe küçük erik < alū erik. erik) Aşılı ve tatlı bir çeşit erik (DS. afkos. I. ETA. I. VII. Gaz. 246. is. DS. küçük ve bir tarafı kırmızı armut (DS. BTS. GD AT. 183. güz çiğdemi (TBAS.A. I.

-ı) Küçük ve tatlı bir çeşit erik (DS. Ağz. köksüz ve çocuklar tarafından yenen bir çeşit bitki (DS. 222) Allahekmeği: (< öz. Tietze. 227) Alman papatyası: (< öz. elma + erdiren) Dikenli. Anfhemis mobilis. 157) 1. 2. DS. 228. 228) almümmük: (< T. I. yeşil. Kara erik (DS. al + ? muħarı) Bir çeşit erik (DS. 4416) aloğlu: (< T. çokça yağmur sonu. is. bk. 90) alma yaprağı: (< T. 228) aloruħ: (< ? ) Otların üzerinde görülen.183 alkakuca: (< ? ) Gelincik çiçeği (DS. 227) almalık: (< T. 225) allik taması: (< T. beyaz bir ot (DS. XII. sarı renkli üzüm (DS. al + ? mümmük) Gelincik (DS. almalık). I. (And. allık + ? tamas + T. 223) allıballı: (< T. can eriği. I. Allāh + T. vişneye benzer bir çeşit bitki (DS. 225) alluca: (< T. ekmeği) lkbaharda. I. Alman + Yun. (And. I. I. 229) . -sı) Orta Avrupa’da yetişen bir papatya türü. I. taş ve kayalık yerlerde görülen mantar cinsinden. I. papadia + T. 228) almuħarı: (< T. 225) almacık otu: (< T. is. I. I. I.: alluce) Yemeklere konulan yeşil erik (DS. al + oğ(u)lu) Yemeye ve şarap yapmaya yarayan kokulu. I. 227) alma erdiren: (< T. Ağz. allı + ballı) Üzümden daha iri taneli mayhoş bir çeşit meyve (DS. elma + yaprağı) Enli yapraklı bir çeşit bitki (DS. 1. elmacık + otu) Geniş yapraklı bir çeşit ot (DS. I. allıca). ālū. 228) alo: (< Far. I. (TS.: almalıħ) Büyük yapraklı bir çeşit ot (DS.

159. kıyı. altın + başak) bk. altan biçimlerinin Türkçe al (kızıl) ve Korece ton (değerli metal) sözlerinden oluştuğunu yazmıştır. 1677”) bk. Eski Kıpçakçada da altūn biçimi kullanılır.: altı gıran arpa. altīran). I. I. kūşe + T. altı + T. altı kıran arpa (DS. Räsänen. kenār) bk. I. Bu görüşü Räsänen de benimsemiştir. altı köşe arpa. kalın kabuklu bir çeşit lezzetli üzüm. 29) altınbaş: (< T. altun. yuvarlak. 231) altın çiçeği: (< T. uç’. 18”) bk. altı kıran. I. altıncık) Latin çiçeği (DS. “< kıraŋ. cehri (TBAS. 230) altı kıran arpa: (< T. DS. al + Far. 230. altın + ağacı. 42) altı köşe arpa: (< T. altı + Far. Németh Türkçe altun’u Moğolca altan biçimiyle birleştirmekle yetinmiş. Eren. 10. 230) altı kıran: (< T. Daha sonra ET. Gaz. 29) altıncık: (< T. altı + T. Sarı. III. 229) altı kenar: (< T. Ancak Doerfer Türkçede ton (metal) sözünün geçmediğini vurgulayarak bu açıklamaya katılmamıştır. kabuğu sarı benekli.184 al pehlivan: (< T. 230) altın ağacı: (< T. ölmez çiçek (TBAS. 93. altın + çiçeği) bk. Orta Türkçede altūn olarak geçer. < ET. arpa) bk. I. Tietze.A. kıran ‘kenar. altın + baş) Daha çok Ege bölgesinde yetişen. < *āl + ton. (TBAS. altun ve Moğ. 231) . Kökenini açık olarak bilmiyoruz. DS. 231) altınbaşak: (< T. kökeni üzerinde durmamıştır. 1. Süpürge yapılan. kıran + arpa) Sulu toprakta yetişen ve başağı altı sıralı olan arpa (And. Ramstedt altun biçiminin başında Türkçe al (kızıl) sözünün geçtiğini dile getirmiştir. 9. 30. I. MBTS. çok tatlı bir kavun türü 2. Ağz. I. (DS. altı kıran arpa (DS. 2. pehlevān) Bir çeşit kırmızı üzüm (DS. I. altı kıran arpa (DS. mavi çiçekli bir ot (TS. altı kenar. “< altın Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. 3.. altı + Far. ölmez çiçek.

(TBAS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. Bazı Amanita türleri ölüm ile sonuçlanan zehirlenmelere neden olmaktadır. altın + dikeni) 70-80 cm yükseklikte.: alvele) Gelincik. (TS. sıcak bölgelerde yetişen bir meyve ağacı. 160). (TBAS. iri taneli bir çeşit kiraz (DS. Kırmızı kabuklu bir çeşit üzüm. dikenli ve kürecikler hâlinde sapları olan bir kaktüs türü. Bir yanı kırmızı renkli elma (DS. I. 232) alvala: (< ET. çiçeksiz. 5. Cephaelis ipeca cuanha. manitari + T. tarla gülü (DS. 5-20 cm yükseklikte. DS. Bir çeşit zerdali. Ayşekadın fasulyesi. Ağz. 4. nce kabuklu. al + var + eriği) Yaş ve kuru olarak yenen. 234) alyanak: (< T. I. 232) altıntop (I): (< T. Aspleniaceae. (TS. Scolymus hispanicus. dikenli. 94) altıntop (II): (< T. ipeka.185 altın dikeni: (< T. kırmızı. greyfrut. (TBAS. vāla ‘bir cins ipekli’. 94) altın yumurta mantarı: (< T. 30) alvar eriği: (< T. Tietze. al ‘kuvvetli açık kırmızı’ ve Far. 2. 2. 30. I. Turunçgillerden. 30) altın kökü: (< T. 32. Amanita caesarea. kusturucu niteliği olan bir kök. 235) . çok yıllık ve otsu bir bitkidir. 234. uzun. I. 30) altı parmak: (< T. Citrus decumana. I. yuvarlak erik (DS. yenen bir mantardır. -ı) stanbul civarında yetişir. tadı acımsı meyvesi. 3. 1. TBAS. (TS. kız memesi. altı + parmak + otu) Kısa saplı. BTS. (And. tatlı ve kırmızı renkli bir çeşit kiraz. altın + otu) Kaya boşluklarında ve nemli yerlerde yetişen. yaprakları idrar söktürücü ve kabız giderici olarak kullanılan. altın + top) 1. altın + yumurta + Yun. 1. al + yanak) 1. 1. tüylü. altın + top) ki çeneklilerden. Trollius ranunculoides. 94) altın otu: (< T. altın + kökü) Güney Amerika’da yetişen. Bu ağacın kanarya sarısı renginde. greyfrut.

Amerika’da yetişen bir ağaç ve bu ağacın badem biçiminde. 24) amariken: (< öz. is. is. Amerika + Far. pişince güzel bir koku veren. 237) amber ağacı: (< Far. 235) alyud: (< T. 98) amberbu: (< Far. iri ve uzun taneli bir tür pirinç (TS. Amasya). yalancı biber ağacı (TBAS. . 2. bādām + T. elması) 1. (TS. ‘anber + T. ran’da yetişen. I. Geum urbonum. ağacı) Baklagillerden bir cins mimoza. Anacardium occidentale. amber + T. is. Nişanyan. -u) 1. (TS. fındık büyüklüğünde. 1. (TS. ağacı) bk. armuda benzer yemişi. al + yut) Hindistan cevizi (Erz. 237) Amasya: (< öz.. 99) Amerika elması: (< öz. 99) Amerikan biber ağacı: (< öz. amber < Ar. Persea gratissima. 98) Amerika armudu: (< öz. 98) amber çiçeği: (< Far. Defnegillerden. çiçeği) Amber ağacının toparlak. çekirdekli. 99) Amerika bademi: (< öz. is. Bu ağacın armuda benzer yemişi. is. Styrax americana. 279) . amber + būy. pipéri + T. emrūd + T. 1. 173) Hindistan’da. is. -i) Aselbent ve zamk gibi maddeler veren bir sıcak iklim ağacı. Tietze. Amerika’da yetişen bir ağaç. Amerikan + Yun. Amerikan) Bir çeşit buğday (DS.186 al yonca: (< T. 1. I. al + ? yonca) Hayvanların severek yedikleri kırmızı çiçekli bir ot (DS. altın sarısı renginde güzel kokulu çiçeği (TS. 1. I.: amasiya) Uzun zaman taze kalan bir çeşit üzüm (DS.A. Amerika + T. (And. 16. 1. Antep fıstığıgillerden. (bilader ağacı). (TS. Ağz. III. 1. Amerika + Far.

20) anababa kokusu: (< T. 244) anaç tikeni: (< T.: amaskene. Ağz. xamofta. kokusu) 1. 2. Tietze. damaskino. 2083) amesken: (< EYun. is. 165). mercanguş da denilen bir çeşit çiçek (DS. is. Yaprağı kekik otuna benzeyen. I. 2. I. 238) amez: (< ? ) Bir çeşit güz armudu (DS. 238) amme: (< Ar. 105) anakara üzümü: (< öz. üzümü) bk. ana + Far. bābā + T. Tietze. I. Ankara ? + T. şekerci boyası (TS. ‘amme) Bağdat hurması veya Trabzon hurması denilen elma büyüklüğünde. anadoti. 247) Anadolu otu: (< öz. I. 31) anadut: (< Yun. 239) anababa kekiği: (< T. turuncu renkli bir çeşit meyve (DS. 239) amofta: (< Yun. -i) bk. üzümü) Şarapçılıkta kullanılan iri taneli. 248) anahtar bitkiler: (< Yun. ince kabuklu bir çeşit üzüm (DS. 1. anaç + dikeni) Bir iki metre yüksekliğinde dikenli bir bitki (DS.187 Amerika üzümü: (< öz. 249) . siyah erik (DS. Anadolu + T. Amerika + T. I. aniktiri + T. I. ana + Far. ameskene) Bir çeşit küçük. çay üzümü (TBAS. otu) bk. acı yavşan (TBAS. Kır menekşesi. bābā + ? kekik + T. (And. 168) Dağ çileği (DS. bitkiler) Mera üzerinde çok bulunan ve bunların doğru bir şekilde otlatılmaları ile tüm meranın doğru bir şekilde otlanmış olacağı kabul edilen bitki türleri (TS. is. I. I. Tietze. 171) Yaşlı dut ağacı (DS.

Tietze. Nişanyan. ananas + T. bir yıllık. Yaprakları dikenli olan bir çeşit ardıç. 31. 254) ancap: (< ? ) Bir çeşit yaban armudu (DS. otsu. Tietze. sıcak bölgelerde yetişen. analı + kızlı) Salkımında irili ufaklı taneleri bulunan bir çeşit üzüm (DS. 173) Maydanozgillerden. 4418. Servi ağacı. (TS. anīsūn/yansūn < EYun. 172. (TS. anapa (DS. I.: andiraz) lkbaharda ilk defa olgunlaşan. 176) 1. 106) anapa: (< belki bir yer isminden. ananas < sp. 60-120 cm kadar boylanabilen. Nişanyan. kokulu tohumu hamur işlerinde ve rakı yapımında kullanılan. -giller) Bir çeneklilerden. is. beyaz çiçekli bir bitki. 1. < Ar. Cupressaceae. 252) anapa paħlisi: (< anapa + Ar. I. I. 107. XII. TBAS. anethon/annethon. (anduz . 19) Ananasgillerden. I. Kırlarda yetişen yabani bir otun kökü. sıcak ülkelerde yetişen ve örneği ananas olan bitki familyası (TS. 19. çok yıllık. 19. 260. 106. I. Tietze. anison = EYun. acı kabuklu. küçük meyveli bir kiraz ağacı (DS. 258) andıra: (< ? ). BTS. (DS. (And. 3. aneton. 251) ananas: (< Fr. 2. -sı) bk. yurdumuzda ekimi yapılan. Antartika ?) Eflatun renkte meyvesi olan kara yemiş (DS. 172) Bir çeşit fasulye. Ağz. 1. Ananas sativus. 255) andatıka: (< öz. I.188 analı kızlı: (< T. BTS. (anapa paħlisi). KYA. 41) ananasgiller: (< Fr. 262) andız: (< ET. Tietze. I. Nişanyan. aŋduz. meyvesi çam kozalağına benzeyen. Pimpinella anisum. bā ilā + T. 207) anbak: (< ? ) Yeşil kabuklu taze ceviz (DS. 42. 252) anason: (< Yun. < Brezilya Kızılderililerinden olan Guarani’lerin dilinde nana. otsu bitkiler. DS. 1.

: ansli) Fena kokulu bir çeşit ot (DS. 2477. I. anuħ. (And. 1. TBAS. 264) angıç: (< T. 1-2 m yükseklikte. 306) anis: (< ? ) Yaprağından ve meyvesinden yem olarak faydalanılan bir çeşit ağaç (DS. 116. nemli yerlerde yetişen. I. 271) anık: (< Erm. I. 1.A. 1. 231. fustu + T. 4420. Antep + Ar. -lı). 43. mavi çiçekli. (TS. (And. çok yıllık. K AT. 2. 1. 183. DS. Tarla kenarlarındaki otlar (DS. 25. is. Tietze. (And. Ziziphora. EYAD. I.. angıç). yurdumuzda Gazi Antep ve Siirt bölgelerinde yetişen. anuk) Ballıbabagiller familyasından. BTS. anemone) Dağ lâlesi (TS. TBAS.: angaç) Zakkum ağacı (DS. 273) ankri: (< ? ) Yaprağı çama. -ı) 1. (And. MBTS. kazık köklü. III. I. BTS. Bu ağacın ince ve sert kabuklu. 32. 109) anger: (< ? ) Bir çeşit armut (DS. 274) anslı: (< ? ans + T. yağlı yemişi. TBAS. gövdesi ardıca benzer bir çeşit orman ağacı (DS. aŋız “kökü belli değildir”. 261. XII. Eren. 31. DS. Erz. ğde ve kara çalının dikeni. 109. VII. Ağz. (TS. 2. DS. I.: anıh. 150) andız otu: (< T. 141) 1. anıħ.: anduz otu) Birleşikgillerden. . 4419. 178). annuh. KBAYA. 265) angız: (< ET. 109.189 ağacı). (TBAS. Antep fıstığıgillerin örnek bitkisi. 10 m kadar bir boya erişebilen ve kışın yaprak döken bir ağaç. 280) Antep fıstığı: (< öz. I. DS. TaS. Ağz. Ağz. 1. DS. 13. yemeklere koku vermek için kullanılan bir bitki. Pistacia vera. I. andız + otu). 31) anemon: (< Fr. XII. Ağz. I. 268. 32. ananuħ. (TS. tek yıllık. BTS. 45) . 42. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. annuk.

2. karası) Bir çeşit kırmızı üzüm (DS. -ı) Ballıbabagiller familyasından. 10-25 cm yükseklikte. 280) anzarot: (< Ar. Arabistan + Yun. Doğu Karadeniz bölgesinde yaygın olan. 33) Arabistan defnesi: (< öz. (TBAS. I. Nişanyan. ebdāl + Ar. 1. Çiğdem çiçeği. 1. tipik örneği Antep fıstığı ağacı olan bir familya (TS. 3. 285) apırcak: (< ? apır + T. Anzer + Çin. ‘anzerūt. 289) aptal baklası: (< Ar. 1. kuvvetli kokulu ve pembe çiçekli bir bitkidir. 23. 289) appa: (< ? ) Dağlarda biten bir çeşit yabani ot (DS. 291) aptal otu: (< Ar. 283) apartu: (< ? ) Baharda erken biten beyaz çiçekli bir ot (DS. 119) Anzer çayı: (< öz. Antep + T. 148) 1. Tietze. kenevir (TBAS. is. Daphne gnidium. ebdāl + T. I. Sarcocolla. -si) Dulaptal otugillerden. (TS. MBTS. Biraz yükselmiş ekin (DS. is. 185) Sıcak ülkelerde yetişen bodur bir ağaç. I. gür fidan. 1. 48) apalak: (< kökü bulunamamıştır. çiçek ve yaprakları çay olarak içilen. 13. (TS. -cak) Yeşil kabuklu ceviz (DS. I. I. is. Asya ve Afrika’nın sıcak bölgelerinde yetişen. BTS. çok yıllık. -sı) Bir çeşit bakla (DS. fustu + T. otu) bk. 32. bā ilā + T. Eren. Labiataea. dáfni + T. I. 123) aragogik: (< ? ) Tarlalarda biten ve kestaneye benzeyen bir ot kökü (DS. 116) Antep karası: (< öz. is. -ı + -giller) Ayrı taç yapraklılardan. Kuvvetli. 287) apotı: (< ? ) Patates (DS. kabukları hekimlikte kullanılan bir ağaççık.190 Antep fıstığıgiller: (< öz. 293) . I. çay + T. I. Antep + Ar.

otu) bk. 292) Arap mantarı: (< öz. Arap + Far. şal am + T. 298) Arapdede: (< öz. dikenli bir yaz bitkisi (DS. I. 2. mayhoş. is. is. Tietze. 191) ri taneli bezelye (TS. Arap + T. Arap + T. -ü) bk. kısa dallı. dağ sümbülü (TBAS. arakas < arakos. -ı) 1. -ı) bk. saçı) Küçük. ince uzun bir çeşit bitki (DS. DS. dağ sümbülü (TBAS. is.191 araka: (< Yun. 294) arakçıl: (< ? arak + T. uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi (TS. Arap + T. is. Arap + T. I. Araptaşağı (DS. is. domalan (TaS. 1. I. cān) Su kenarında yetişen dikenli. koyu kırmızı. manitari + T. I. Arap + Far. Arap + T. Eren. 1. 1208) Arap otu: (< öz. 299) Arap sümbülü: (< öz. kiraz mevsiminde yetişen bir çeşit elma (DS. Arap + Far. I. 294) arani: (< ? ) Kavak ağacı (DS. 299) . is. dede) bk. 33) Arap şalgamı: (< öz. is. I. is. 298) Arapcan: (< öz. Arap + T. 33) Arap elması: (< öz. 124. I. I. siki) bk. elması) rice. Kara kabuklu yer elması (DS. sunbul + T. 15. Arap + Yun. centiyane (TBAS. 298) Arap buturağı: (< öz. 33) arapsaçı: (< öz. is. II. pıtrağı) Yüksek. -çıl) Sebuzek dikeni de denilen ve köylülerce süt süzgeci olarak kullanılan yumruk büyüklüğünde bir çeşit diken (DS. yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan. Siyah turp. is. 127) arapsiki: (< öz.

4. Arap + Far. -man) Karaçalı (DS. 52. 1. 33) araşit: (< Fr. 304) ardıç kıliği: (< T. Koni şeklinde. -u) 5-20 cm yükseklikte. -i) bk. 1. 3.: arduç. Ağz. TBAS. yaprakları oğlaklara yedirilir (DS. 302) arcıman: (< ? arcı + T. 280. ardunç) Servigillerden. Juniperus. 302. 193). salkım şeklinde mor çiçekli bir kır çiçeği. DS. üzeri çizgili. arachide) Yer fıstığı (TS. Loranthaceae. ardıç + otu) Ardıç ağacının küçük bitkisi (TS. taşağı) 1. nce uzun yapraklı. MBTS. is. I. (And. yāsemen + T. kara topalak (TBAS. 128) . Nişanyan. KMYA.192 araptaşağı: (< öz. marica/marīca + T. ETA. 128. topalağı) bk. II. (ardıç kıliği). DS. 204. 127) araz: (< Ar. 307. Eren. güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen. 281. 34. 33. Clauson. 298) Arap topalağı: (< öz. çok acı ve siyah renkli bir otun meyvesi. Tietze. SA. 25. yuvarlak kara yemişleri ilâç olarak kullanılan bir ağaççık. ardıç + T. 304) ardıç otu: (< T. kışın yapraklarını dökmeyen. Tam olgunlaşmamış siyah incir. (TS. I. yasemin (TBAS. 33) Arap yasemini: (< öz. ağaç) Kırlarda bulunan bodur bir çeşit ağaç olup. burç < Sans. yarı parazit bir bitkidir. Yeşil çiçekli. 302) ardıç: (< ET. 2. artuç. ardıç burcu (DS. Arap + T. BTS. is. Arap + T. I. DS. yumru köklü bir çeşit ot. 159) Bir çeşit ot (DS. 1. ‘araz. I. (DS. (TBAS. 4423. I. I. ardıç + kılığı) bk. DS. (Arapsiki). 1. is. XII. 15. I. I. 301) arcı ağaç: (< ? arcı + T. 128) ardıç burcu: (< T.

314) arı götü: (< T. argun/arkun. KMYA. 461. ufak çekirdekli meyvesi. 322) arı pürü: (< T. T YA. Pirus communis. yurdumuzun her yerinde yetişen bir ağaç ve bu ağacın rengi sarıdan yeşile kadar değişebilen tatlı. DS. 315) arı otu: (< T. K A. gul + T. (TS. DS. 14. Erz. arı + Far. AA. 91. Gelincik (DS. I. 25. yaprağını döken. 135.102.. OAAD. emrūd/ermūd/enberūd. III. armıd. Tietze. pür + T. Asma. 1. I. 315) arı gülü: (< T. 80. I. 322) arı saman: (< T. Ka. 308) argun: (< ET. Ağz.A. I. 2. 194. I. I. 19) . armıt) Gülgillerden. 218. 51. yumuşak.Y. 34) arı çiçeği: (< T. arı + otu) 1. I. I.A.A. Kırmızı. 55. 322. -u) Kabuklu taze ceviz (DS. ereş-eriş. EYAD. arıların da bal topladığı bir çeşit bitki (DS. kılıç şeklindeki yaprakları hayvanlara yem olarak verilen bir çeşit bitki (DS. -ü) Gelincik (DS. I. 199). III. 2. Ağz.Y. 162). arı + çiçeği) Kırlarda biten. Eren. ‘Arab + Far. koyunların severek yediği. 338.. 165.. 1. DA. arı + saman) Beyaz buğday (DS. 409. 27. 218. 28. BTS. I.. Tietze. āmit. 328. gonca hâlinde toplu çiçekleri bulunan. AVA. arı + götü) Ekinlerin içinde çok bulunan bir çeşit dikenli ot (DS.A. 237. 148. Yenilebilen. Nişanyan. -ü) Arı çiçeği (DS. (And. DS. ADYA. çiçekleri beyaz. arıların çokça kondukları bir kır çiçeği. UA. 324) armut: (< Far. I. 228. küçük ve tüylü yapraklı bir ot (DS. 304) areb kozu: (< Ar. 36. MBTS. K AT. I.193 ardık: (< ? ) Dağda yetişen. 27.: arıs) 1. āmut. en fazla 20 cm büyüklüğünde. 247. (And. GD AT.: almut. 194) bk. arı + Far. 322) arış: (< Far. 22. gōz + T. Gaz. Krş. sarı renkli. sulu. 18. amıt. ahlat (TBAS. . 239. ST AT.

194 armut kabağı: (< Far. 1. arpa + Far. Ka. -i) Acı. 235. 74. Ağz. 135) armut otu: (< Far. 1.. K AT. Clauson. 200. 264. 329) Arnavut biberi: (< öz. Tietze. ADYA. KYA. -u). Arnavut + Far. is. 136) Arnavut darısı: (< öz. is. kūy + T. arpa + elması) Yazın yetişen bir çeşit elma (DS. 119. ülkemizde geniş bir alanda kültürü yapılan. 19). AAT. 184. Arnavut + T. 486) arpa: (< ET. (TS. “< Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. 147. Ağz. 1. 70. darısı) bk. arpa. 198. (And. darı (TBAS. emrūd + T. emrūd + T. bir yıllık otsu bitki. kabağı) Ürünü armut biçiminde olan bir süs kabağı (TS. T YA. Eski Kıpçakçada da arpa biçimi kullanılır. Eren.: arpagan) Yabani arpa (TS. 1. GD AT. II. (And. 164. 105. taneleri ekmek ve bira yapımında kullanılan. 34) Arnavutköy çileği: (< öz. pipéri + T. 330) . Orta Türkçede arpa olarak geçer. Bilimsel yayınlarda Hint-Avrupa dillerinden alındığı sıklıkla dile getirilmiştir. 275. hayvanlara yem olarak verilen. burç (TBAS. K A. 330) arpacık soğanı: (< T. 34) arnad: (< ? ) Yuvarlak. emrūd + T. I.: arparmıdı) Arpa zamanı yetişen. 330) arpağan: (< T. 169. DS. DS. 200. çilek (TS.Y. 143) arpa armudu (< T. 66. Arnavut + Yun. ETA. 58. 130. sulu. arpacık + soğanı) Tohumdan yetiştirilen ve tohumluk olarak kullanılan küçük soğan (TS. 118. 55. I. OAAD. sulu. 227. çileği) bk. 19”) Buğdaygillerden. SA. EYAD. arpa + gan. koyu mor renkli iri taneli bir çeşit üzüm (DS. kırmızı biber (TS. 180. 1. 219. Hordeum vulgare. 136) arpa elması: (< T. otu) bk. BTS. 136. ZBK A. 136. yeşil renkli bir çeşit armut (DS. AA. GBAA. I. 43. I. is. 9. 1. 103. 330. I.A. AVA. Eren. 248.

arslan + ayağı) bk. 333) artıgan: (< T. artağan < art. artlı) Bol meyveli ağaç. güzel. üzerinde kara çizgiler bulunan bir çeşit kavun (DS. 334) artlı: (< T. -ü) Dağlarda yetişen bir çeşit yaban gülü (DS. (And. I. uzun. askı + divleği) Sarı renkli.+ -ağan). türlü renkte. 336) asfur: (< Ar. 1. bir çeşit üzüm (DS. (And. borusu) Çobandüdüğü de denilen bir çiçek (DS. I. 345) aslanağzı: (< T. I. 146. askili. üzüm) Beyaz.: aslanāzı) Sıraca otugillerden. aslanpençesi (TBAS. arslan + ağ(ı)zı). ādem) Salepgillerden. Tietze. 341) asılmışadam: (< T. sarı çiçekli. gul + T. 344) askı düleği: (< T. 146) . 344) askil: (< Gürc. I. I. 211) Kuşburnu meyvesi (DS. 1. I. 143) asker borusu: (< Ar. bitki (DS. 34) arşın üzüm: (< Ar. DS. I.: artığa) Yaprakları dövülerek ele kına gibi yakılan bir çeşit bitki (DS. arslan + kulağı) Bir sap üzerinde dizili sarı veya kırmızı çiçekli otsu bir bitki (TS. çiçekleri asılmış bir insana benzeyen ve köklerinden salep çıkarılan bir bitki (TS. Ağz. 345) aslankulağı: (< T. yemeklerde kullanılan bir bitki (DS.195 arslanayağı: (< T. ‘uśfūr. I. 344) asker gülü: (< Ar. ‘asker + Far. ‘asker + T. Tietze. asılmış + Ar. Ağz. arşın + T. I. 1. 208) Bahçelerde yetiştirilen. kokusuz çiçekleri olan bir bitki (TS.

1. 55) aslım: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. -si) Gülgillerden. 146. 391) . 1. GD AT. 147) aspir: (< Ar. 1. Çardaklara. XII. 2. Ağz. otsu. (TBAS. asma + üzümü) 1. Kabakgillerden. 347. MBTS. 187). asma + kabağı) 1. 2. 4425) asmagiller: (< T. mevsimlik bir kabak türü. 1. 346) aspidistra: (< Fr. 2. yaprakları doğrudan doğruya topraktan çıkan bir süs bitkisi (TS. 146) aslanpençesi: (< T. 1. 146) asma kabağı: (< T. 247) asma gabak: (< T. 34. Alchemilla. sarı ve beyaz çiçekli bir yabani bitki. haspir) 25-50 cm yükseklikte. K AT. 146) asma üzümü: (< T. (And. DS. DS. I. 146. ‘uśfūr. TBAS. I. Gaz. I. ağaç dallarına kadar uzayan üzüm (DS. (TS. Bu türün ince uzun. sürüngen veya sarılgan. sebze olarak kullanılan ürünü (TS. asma) 1. turuncu çiçekli ve otsu bir bitkidir. (TS. belli başlı türü asma olan bitki familyası (TS. Vitis. Asmagillerden. 345. 4425. aspidistra) Zambakgillerden. Leonurus. DS. (yer pırasası). genellikle saksıda yetiştirilen. asma + -giller) ki çeneklilerden. DS. tohumundan yağ çıkarılan.: hasbir. 2298.. I. Carthamus tinctorius. asma + kabak) Bir çeşit süs kabağı (DS. dalları çardak üzerine yayılan bitkilere genel olarak verilen ad. 1. XII. III. Belirli bir tür üzüm veren bitki. eskiden hekimlikte terletici olarak kullanılan bir bitki. (TS. 345) asma: (< T. 1. pençe + T. 35. çok yıllık. arslan + kuyruğu) Ballıbabagillerden. T YA. Lageneria vulgaris. Orta Anadolu bölgesinde yetiştirilir. Kışın yenmek üzere hevenk şeklinde asılıp saklanan büyük taneli ve kalın kabuklu bir çeşit üzüm. VII. BTS.196 aslankuyruğu: (< T. arslan + Far. 23. 105.A.

‘aş + Far. -ı) bk. MBTS. aşı + aşı) Tohum kapakları sert. 354) aşı karaköy: (< T. aşağı + bitkiler) Su yosunları. MBTS. 353) aşıaşı: (< T. 265) aşkar: (< Ar. I. encīr + T. áħerdos. DS. 804) . aşı. I. I. DS. (DS. I. (And. 352) aş eriği: (< T. mantarlar ve kara yosunları gibi su dışında fazla boy atmayan damarsız bitkiler (TS. 354) aşılak: (< T. fujer (TS. çok tatlı bir çeşit üzüm (DS. aş + Far. 354. I. kūy) Bir çeşit kara üzüm. aşı + kara) bk. I. aş + eriği) Bir çeşit iri erik (DS. VII. I. 352) aşenpilunç: (< ? ) Eğrelti otuna benzeyen bir çeşit ot (DS. eş ar. 358) aşk merdiveni: (< Ar. aşılama) Büyük ve sulu armut (DS. 353) aşıkara: (< T. büyükçe bir ot (DS. 1. nerdibān + T. 2304) aşılama: (< T. 149) aşbak: (< ? ) Aşısız fidan (DS. aşılak). 215) Bir çeşit armut (DS. 347) aşağı bitkiler: (< T. I. I. aşı + kara + Far. aşı karaköy (DS. 352) aşı: (< T. (aşıkara). 1. sert kabuklu. I.197 aster: (< ? ) Beyaz renkte açan bir yaban çiçeği (DS. I. 359.: aşlak. 351) aşendos: (< EYun. I. 191) Armut (DS. Tietze. 1. Ağz. I. 1. 196) ri taneli. haşlak) Aşılanmış bitki (DS. -i) Küçük cins incir (TaS. I. 354) aş inciri: (< T.

‘āşūre. 370) at kestanesi: (< T. çiçekleri dik duruşlu ve salkım şeklinde. 36) ateş yaprağı: (< Far. gelincik (TBAS. 1. (TBAS. Meyveleri 3 cm kadar çapında. I. ateş kırmızısı renginde çiçekler açan bir süs bitkisi. I. MBTS. 36) atınaklı: (< ? atınak + T. aş + otu) bk. dikeni) bk. boğa dikeni (TBAS. kastania + T. 363) at dikeni: (< T. 1. 197) Bir çeşit bitki (DS. 15 ile 30 m yükseklikte. ātiş + T. yaprağı) bk. ‘āşūre + T.198 aş otu: (< T. I. 370) atitfel: (< ? ) Yaprakları farekulağına benzeyen bir çeşit bitki (DS. BTS. pembe ve beyaz noktalı. at + elması) 5-6 m yükseklikte bir ağaççıktır. buğday) Rengi kırmızıya çalan bir çeşit buğday (DS. -lı) Nergis çiçeği (DS. I. 35) aşur: (< Ar. Meyveleri yenir. (TS. Gazi Antep ve Kahraman Maraş bölgelerinde turşu yapılır. 1. I. 36) ateş buğdayı: (< Far. I. bağa (TBAS. ātiş + T. çiçeği) Ballı babagillerden. Salvia splendens. 159. ātiş + T. 367) ateş çiçeği: (< Far. 363) aşūra buğday: (< Ar. buğdayı) Kırmızıya çalar renkte bir çeşit buğday (DS. tavşan elması (TBAS. geniş yapraklı. Eriolobus trilobatus. 35) at elması: (< T. park ve caddelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir tür ağaç. 61) . sarı renkli ve ekşidir. -si) At kestanesigillerden. Aesculus hippocastanum. (TS. 157) ateş dikeni: (< Far. at + dikeni) bk. at + Yun. 369) atiçi: (< ? ) Küçük hıyar (DS. ātiş + T.

1996”). I. 159. kök sapı ömürlü olan. 159) atkulağı: (< T. yaprakları büyüme noktalarında kın şeklinde körelmiş. Ağz. atoll < ng. at + kuyruğu + -giller) Eğrelti otugillerden. at + memesi. örneği at kestanesi olan bir bitki familyası (TS. at + Yun. yuvarlak bir kış üzümü (DS. Ağz. BTS. atmalı) Kar altında bile varlığını koruyan. aŧlas + T. biraz geniş yapraklı. 210). 372) .199 at kestanesigiller: (< T. 36) atkuyruğu: (< T. beyaz. (And. I. at + kuyruğu) Atkuyruğugillerden. yer elması (DS. camuskulağı (DS. 160) atmalı: (< T.: akkulağı) Kuzukulağına benzeyen. ince kabuklu. 1. örneği atkuyruğu olan. ülkemizde Equisetum cinsi ve bu cinse ait 7 türle temsil edilen. 2. kastania + T. beyaz bir çeşit üzüm (DS.: attol) Sürülmüş tarlalarda kendiliğinden biten. 1. Equisetum arvense. genellikle dere kenarlarında ya da nemli alanlarda yetişen ve ilâç olarak kullanılan rizomlu. 36. “< çoc. -si + -giller) ki çeneklilerden. BTS. 372) atmemesi: (< T. TBAS. 372) atol: (< Fr. verimli gövdeler beyaz ya da kahverengimsi. çok yıllık. dil. 160) atlas çiçeğigiller: (< Ar. 62) atkuyruğugiller: (< T. 372) atmen: (< ? ) Ekim ayında yenen bir çeşit armut (DS.. Ağz. I.: atmemegi) ri. 1. çiçeği) Uzun ve sarkık yapraklı. TBAS. (TS. 1. at + kulağı). 26. yeşil yapraklarından turşu yapılabilen bir bitki. aŧlas + T. verimsizler yeşilimsi. MBTS. I. 159. 368. 62) atlas çiçeği: (< Ar. ekşimsi bir bitki. MBTS. çiçeği + -giller) Kaktüsgiller (TS. rizomlu. uzun taneli. (And. tatlı yumruları çiğ ve pişmiş olarak yenilebilen. parlak kırmızı çiçekler açan kaktüs (TS. sporla üreyen. çok yıllık ve otsu bitkilerdir. gövdenin üzeri oluklu ve içi boş. I. 1. (And. 1. meme. otsu bitkiler (TS.

I. 2. 1. (And. I. 165. -sı) Siyah. ağacı) Zambakgillerden. I. I.: avgış. 228) 1. 374) avar: (< ? avar. yaylalarda kendiliğinden yetişen ince yapraklı bir bitki (DS. (yuka ağacı). büyük bakla (DS. 36) avcı otu: (< T. Tietze. Amerika’dan dünyanın her yanına yayılmış olan. bā ilā + T. at + Ar. kimyon (TBAS. iri ve beyaz çiçekli bir süs ağacı. avcı + üzümü) bk. I. 373) avadik: (< ? ) Melezleşmiş buğday (DS.200 at paklası: (< T. avcı + otu) Düğün çiçeğigillerden. Ağz. 63) . 382) avize ağacı: (< Far. āvīze + T. Ağz. Adonis. 36) av buğday: (< T. Yucca glosiosa. 228) Böğürtlen (DS. kokusuz. 164) avcıyel: (< ? ). 373) at yoncası: (< T. I. TBAS. sert. Tietze. avguç) Bezelye. çay üzümü (TBAS. I. (And. 378) avcar: (< ? ) bk. 379) avgıç: (< ? ). 36) avcı üzümü: (< T. 378. ak + buğday) Beyaz buğday (DS.: avceyil) Funda gibi kısa. 204) avat: (< Yun. avátin/vatin. sık dallı bir ağaççık (DS. parlak zehirli bir bitki. 375. börülce gibi taneleri yenen bir ot (DS. 381) avı: (< agı / agu) Yabani zakkum (DS. I. I. AAT. Hıyar (DS. (TS. 1. at + ? yoncası) Tarlalarda. avize biçiminde sarkık. Tarladaki sebze. (TS. BTS.

avocado. 37) avrizi: (< ? ) Deniz yosunu (DS. ak + Ar. Akdeniz Bölgesi’nde üzüm mevsiminde sarı çiçek açan geniş yapraklı bir ot (DS. agu + çiçeği) bk. 384) ayaklı kekik: (< T. otu) bk. Afşar/Avşar + T. 26”) 1. 20 m kadar boylanabilen. ‘avret + T. (DS. I. 394) Avşar otu: (< öz. kalın kabuklu bir çeşit beyaz üzüm (DS. akşak) 1. eriksi meyveleri olan bir tür. ri taneli. I. Nişanyan. I. 37) avu: (< T. mor renkli ve armut şeklinde. 63) avrat otu: (< Ar. I. 33) Defnegiller familyasından. beyaz patates (AA. BTS. menekşeye benzer bir çiçek (DS. lak. 37) . (TS. I. avu (DS. kara kekik (TBAS. 394) avu çiçeği: (< T. 391) avrus: (< ? ) Bir patates türü. 117) avşak: (< T. Eski Türkçede adurt olarak geçer’. otu) bk. 2. şam’) Beyaz çiçekli kısa bir ağaç (DS. güzelavrat otu (TBAS. Persea americana. “< avurt ‘kökünü bilmiyoruz. Eren. I. Başak tutmak üzere olan ekin. -çu). Afşar otu (TBAS. 165. avli + T. Ardıç çalısı gibi bir dağ çalısı. 1. I. 37) avokado: (< sp. ayı elması (TBAS. 283) avlu ağacı: (< Yun. kokusuz.201 avkuş: (< T. (Amerikan armudu). ağacı) bk. 394) avukçu: (< ? avuk + T. 2. lkbaharda çiğdemle birlikte açan. agu) Ormanların taşlık yerlerinde yetişen zehirli bir bitki. (avu çiçeği). is. 395) avurtlak: (< ? avurt + T. ayaklı + ? kekik) bk. I. av + kuş ?) Mürdük ve mürdümük de denilen bir bitki (TaS. 393) avşam: (< T.

gün çiçeği. aygır < ET. aydın + buğday) Yassı ve beyaz bir çeşit buğday (DS. 411) aydın: (< ET. acı meyveli. 234) Zakkum (DS. 412) aydeçi: (< ? ) Ayrık otu (DS. aydın çiçeği. I. II. aygün.. I. I. I. aydıŋ. 412) aydın çiçeği: (< T. I. gündöndü. ay + gün) bk. 173. 460. encīr) Erkek incir (DS. 412) aygır incir: (< T. aygün aşığı. günebakan). ay + çiçeği) Birleşikgillerden. uzun saplı. kimi beyaz iri taneli üzüm (DS. I. Helianthus annuus.bel. Krş. aygün çiçeği çekirdek.Y. ayçiçeği (DS. 412) aydın gülü: (< T. meyveleri kuruyemiş olarak yenen ya da yağ eldesinde kullanılan. Tietze. yurdumuzda çok yetiştirilen. adgır + Far. gündoğdu. 412) . günaşık.A. I.202 ay alması: (< T. sarı renkli çiçeği çok iri olan. Clauson.tr”) Kimi siyah. ayçiçeği (DS. 405) ayān: (< Ar. (aydede. 197. ETA. (TS. ayçiçeği (DS. BTS. ay + elması) Kırmızı. Tietze. ‘ayān. DS. aydın gülü. aydın + Far. 412) aydın buğday: (< T. otsu bir bitki türü. 318. I. gul + T. I. 236) bk. aydın. aydın + göz) Siyah. 412) aydın göz: (< T. SA.ayas. I. 553. iri taneli. ayçiçeği (DS. ayçiçeği (DS. 411) aydede: (< T. I. bir yıllık. aydınlık gece anlamına gelen Türkçe bir isimdir. I. www. -ü) bk. gürgene benzer bir çeşit ağaç (DS. 1. aydın + çiçeği) bk. 414) aygün: (< T. 268. “Parlak. ayaş < ayas. 408) ayçiçeği: (< T. I. 65. erken olan bir çeşit üzüm (DS. ay + dede) bk. 407) ayaş: (< T.

203

aygün aşığı: (< T. aygün + Ar. āşı + T. -ı) bk. ayçiçeği (DS, I, 412) aygün çiçeği: (< T. aygün + çiçeği) bk. ayçiçeği (DS, I, 412) ayı ardıcı: (< T. ayı + ardıcı) Kış mevsiminde olgunlaşan meyveler ayılar tarafından besin olarak tüketilir. Meyvelerini ayıların yemesinden dolayı bu ismi almıştır, Juniperus drupacea, (Duran, 223-229) ayı asması: (< T. ayı + asması) Hanımeli çiçeği (DS, I, 416) ayıayağı: (< T. ayı + ayağı) Bitkinin parçalı yaprakları ayı ayağına benzemesinden dolayı bu ismi almıştır, Ptilostemon chamaepeuce, (Duran, 223-229) ayı baldıranı: (< T. ayı + ? baldıran + T. -ı) Yumru kökü zehirli bir ot, baldıran otu (DS, I, 416) ayıboğan: (< T. ayı + boğan) Yenmesi zor, boğaz tıkayan bir çeşit armut (DS, I, 416) ayıcı: (< T. ayıcı) Bir çeşit sarı mantar (DS, I, 416) ayı çiğdemi: (< T. ayı + çiğdemi) Çokça ormanlarda biten, seyrek dokulu, acı bir çiğdem çeşidi (DS, I, 416) ayı çileği: (< T. ayı + çileği) bk. güzelavrat otu (TBAS, 37) ayıeli: (< T. ayı + eli) bk. peynir otu (TBAS, 37) ayı elması: (< T. ayı + elması) Dutgiller familyasından, ana vatanı Amerika olan, bahçe kenarlarında çit bitkisi olarak yetiştirilen, meyveleri 10-15 cm çapında, portakal biçiminde, dikenli ve diyoik bir ağaç türüdür, Maclura pomifera, (TBAS, 37; BTS, 65; DS, I, 416)

204

ayı eriği: (< T. ayı + eriği) Yenmeye elverişli olmayan çok ekşi ya da çok acı bir erik çeşidi (DS, I, 416) ayı fındığı: (< T. ayı + Ar. fundu + T. -ı) Ayı fındığıgiller familyasından, 2-5 m kadar boyda, yaprakları büyük, gövdesi marangozluğa elverişli, beyaz çiçekli, meyveleri 1-2 tohumlu, tohumlarından yağ elde edilen ve tespih yapılan çalımsı bir bitki, Styracaceae, (TBAS, 37; BTS, 65; DS, I, 416) ayı fıstığı: (< T. ayı + Ar. fustu + T. -ı) Gürgen meyvesi (DS, I, 416) ayı gülü: (< T. ayı + Far. gul + T. -ü) ki çenekliler sınıfının düğün çiçeğigiller familyasından, çiçekleri büyük ve kırmızı renkli, çok yıllık, otsu ve rizomlu bir şakayık türü, Peconia corollina, (TS, 1, 174; TBAS, 37; DS, I, 416; DS, I, 432; TaS, I, 341) ayı köşk: (< T. ayı + Far. kōşk) Bir çeşit zehirli mantar (DS, I, 417) ayıkulağı: (< T. ayı + kulağı) Çok yıllık, sarı çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitki; çuha çiçeğinin bir türü, Primula auricula, (TS, 1, 174; TBAS, 38; DS, I, 416; TaS, I, 341) ayı liforu: (< T. ayı + ? lifor + T. -u) bk. güzelavrat otu (TBAS, 38) ayı ligarbası: (< T. ayı + Yun. ligarba + T. –sı; “< Yun. ligarba; www.ekshi.net”) bk. güzelavrat otu (TBAS, 38) ayı mantarı: (< T. ayı + Yun. manitari + T. -ı) Zehirsiz mantarlardan Boletus türlerine verilen genel ad. Yenen büyük mantarlardır, Boletaceae, (TBAS, 38; BTS, 65) ayınga: (< Erm. ayı’nga) Kaçak tütün, tütün (TS, 1, 175) ayı otu: (< T. ayı + otu) Geniş ve parlak yapraklı bir çeşit yaban ot (DS, I, 420) ayıparmağı: (< T. ayı + parmağı) 10-20 cm yükseklikte, otsu, parazit ve kırmızı çiçekli bir bitki, Phelypaea tournefortii, (TBAS, 38)

205

ayıpençesi: (< T. ayı + Far. pençe + T. -si) Ayıpençesigiller familyasından, çiçekleri kurutularak çaylara koku vermesi için katılan, çok yıllık, dikenli ve otsu bir bitki, Acanthus dioscoridis, (TBAS, 39; BTS, 66) ayı soğanı: (< T. ayı + soğanı) bk. ada soğanı (TBAS, 39) ayı şalgamı: (< T. ayı + Far. şal am + T. -ı) Dağ soğanı da denilen, ince, yeşil yapraklı, yumru köklü bir ot (DS, I, 420) ayıt: (< Ar. ‘īd; Eren, 176; Tietze, 237), (And. Ağz.: hayıt) Mine çiçeğigillerden, Akdeniz çevresinde yetişen, küçük, ince yapraklı, kokulu, mavi, beyaz veya menekşe renginde çiçekler açan, halk indinde kutsal sayılan, 1-2 m boyunda bir ağaççık, hayıt, Vitex agnuscastus, (TS, 1, 176, 968; DS, I, 421; TaS, I, 317) ayı üzümü: (< T. ayı + üzümü) Fundagillerden, 25 cm kadar boyda, küçük taneli yemişler veren, Karadeniz Bölgesi’nde yüksek kesimlerde orman altlarında yaygın olarak bulunan ve yaprak döken tüylü bir bitki, Arbutus uva ursi, (yaban mersini), (TS, 1, 176; BTS, 65) ayı yemişi: (< T. ayı + yemişi) Koca yemiş (DS, I, 421; TBAS, 39) aylandız: (< Çince ailanto’dan; TS, 1, 177) Sedef otugillerden, Avrupa’ya Çin’den getirilmiş, kısa zamanda yetişip boy attığı için bir gölge ağacı olarak dikilen, kötü kokan bir ağaç, kokar ağaç, Ailanthus glandulosa, (TS, 1, 177) aynısefa: (< Far. ‘ayn-ı śafā’) Birleşikgillerden, çiçekleri sarı renkli bir kır bitkisi, Calendula arvensis, (TS, 1, 178) ayrelli: (< ? Yun.) Kuşkonmaz çiçeği (DS, I, 430) ayrı çanak yapraklılar: (< T. ayrı + çanak + yapraklılar) Çanak yaprakları birbirine bitişmiş olmayan bitkiler (TS, 1, 179)

206

ayrık otu: (< T. ayrık < ET. adrık + otu) (And. Ağz.: aylık) Buğdaygillerden, kökü hekimlikte idrar söktürücü olarak kullanılan, çok yıllık, rizomlu, otsu ve yabani bir bitkidir, Agropyrum repens, (TS, 1, 179; TBAS, 39; BTS, 66; DS, I, 425; AVA, 246) ayrı taç yapraklılar: (< T. ayrı + Ar./Far. tāc + T. yapraklılar) Taç yaprakları birbirine bitişik olmayıp yan yana yer almış bulunan bitkiler (TS, 1, 181) ayşekadın: (< öz. is. Ayşe + Soğd. kadın), (And. Ağz.: ağşādın, ağşağadun, ağşa kadın, ayşagadın, ayşakadın) Kılçıksız, lezzetli bir tür fasulye (TS, 1, 181; DS, I, 113, DS, I, 431; DS, XII, 4426; Krş.Y.A., 272, 475) ayu mamuğu: (< T. ayı + ? mamuk + T. -u) Yabani can eriği (DS, I, 432) ayva: (< Far. ābiyā; Nişanyan, 34; Eren, 29; Tietze, 244), (And. Ağz.: eyva, hayva, heyva) Gülgillerden, çiçekleri iri ve pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç ve bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi, Cydonia vulgaris, (TS, 1, 181; BTS, 66; DS, VII, 2355; DS, XII, 4516; AA, 140; AAT, 56; DA, 120, 159; EYAD, 162; Gaz.A., III, 397; GD AT, 84, 288; Ka.Y.A., 252, 276; K AT, 222; Krş.Y.A., 218, 482; OAAD, 40, 160; ST AT, 243; T YA, 254; UA, 85, 113; TaS, III, 1907) ayvadana: (< Yun. ayiovotano; Eren, 29; Tietze, 244) Yüksekliği 15-70 cm, sık tüylü, soluk sarı çiçekli, çok yıllık ve otsu bir bitki, Archillea nobilis (TS, 1, 181) ayvaganı: (< Far. ābiyā + T. kanı) Beyaz çiçek açan, dere kenarlarında yetişen bir çeşit ağaç (DS, I, 433) azak: (< ? ) Domates (DS, I, 435) azak eğiri: (< ? azak + Yun. ákoron + T. -i) bk. eğir kökü (TBAS, 39)

207

azan: (< T. azan), (And. Ağz.: azgan, azzan) Dikenli, bol ve ufak sarı çiçekli bir çeşit çalı (DS, I, 435, 438, 443) azat: (< Far. āzād; MBTS, 1, 240) 1. Kırlarda yetişen tek ve büyük ağaç, 2. Yabani armut, 3. Ormanda, tarlada budanmadan büyümeye bırakılmış ağaç, 4. ri ağaç, 5. Palamut ağacı, 6. Budanmış büyük meşe, ardıç ağacı (DS, I, 435) azezi: (< Ar. ‘azį z + Ar. -î), (And. Ağz.: azazi) Taneleri sivri uçlu bir çeşit üzüm (DS, I, 437) azırgan: (< T. azırgan) Yol kenarlarında birbirine sarılarak büyüyen, boyu iki-üç metre kadar yükselebilen bir çeşit dikenli bitki (DS, I, 440) azmuk: (< T. azmuk), (And. Ağz.: azmuh) Bahçe ve bostanlarda biten yabani otlar (DS, I, 443) azor: (< ? ) Söğüte benzer bit ağaç (DS, I, 443) azraz: (< ? ) Ormanlarda kendiliğinden yetişen bir meyve ağacı ve bu ağacın küçük kahverengi meyvesi (DS, I, 443) azvay: (< Far. āzvāy; Tietze, 251; Eren, 30), (And. Ağz.: azvéy) Acı bir bitki, sarısabır (DS, I, 443) -Bbabaçça: (< Sırpça-Hırvatça popadica; Tietze, 253) 1. Papatya, 2. Pire öldüren bir çeşit ot (DS, II, 448; TBAS, 40) baba inciri: (< Far. bābā + encīr + T. -i) Olgunlaşmadan düşen erkek incir (DS, II, 450) babak: (< çocuk dili) Çocuk dilinde kabak, kavun, karpuz vb.ne verilen ad (DS, II, 450)

208

babır: (< Yun. pápiri; Tietze, 254), (And. Ağz.: babıra, babrik, barba) Göl kenarlarında biten bir çeşit saz (DS, II, 453; TBAS, 40) babut: (< ? ), (And. Ağz.: bacud) Taze fasulye (DS, II, 455) babutsa: (< ? ) Mısır inciri (DS, II, 455) bacakkıran: (< OFar. pāçak + T. kıran) Nemli bölgelerde yetişen yeşilimsi sarı çiçekli bir bitki, Narthecium, (TS, 1, 189) badat: (< Fr. patate “Eski zamanda Orta Amerika’da yaşayan Taino Kızılderililerinin dilindeki batata (patates) kelimesinden”; Tietze, 256) Birleşikgillerden, şekeri çok, bir tür yer elması (TS, 1, 190) baddem: (< ? ) Kaynatıldığında al renk veren bir çeşit ot (DS, XII, 4439) badem: (< Far. bādām; Nişanyan, 36; Eren, 32; Tietze, 256), (And. Ağz.: bayam, bayan, bıyam, paya, payam, payem, piyam) Gülgillerden, 6-8 m yükseklikte, yurdumuzun her yerinde yetişen, dikensiz, pembe veya beyaz çiçekli bir ağaç ve bu ağacın yaş veya kuru yenilen yemişi, Amygdalus communis, (TS, 1, 190; TBAS, 40; BTS, 68; DS, II, 578; DS, XII, 4449; DS, XII, 4640; DA, 136, 149; EYAD, 47, 76; EYAD, 237; Gaz.A., III, 550; GD AT, 301; Ka.Y.A., 202; Krş.Y.A., 464; UA, 128; TaS, I, 465; TaS, V, 3182) badıç: (< Erm. patic; Eren, 32; Tietze, 257) Bir çeşit ot (DS, XII, 4439) badıramba: (< Far. bādranbūya/bād-rang-būya; Tietze, 258) Arıların çok sevdiği güzel kokulu bir ot (DS, II, 467) badi: (< ? badik < badi) Ufak mısır, cin mısırı (DS, II, 470) badik: (< ? badik “kısa boylu, bodur, tıknaz”; Tietze, 258) Kuru fasulye (DS, II, 470)

209

bagmen: (< bağmen < Far. bā bān; Tietze, 262) Bir çeşit armut (DS, II, 472) bağa: (< ET. bāka “kurbağa”; MBTS, 1, 254) Yaprakları yaraları iyileştirmekte ve et dolması sarmakta sebze olarak kullanılan, bir veya çok yıllık otsu bitkiler (TBAS, 40; DS, II, 473) bağa yaprağı: (< bağa < ET. bāka + yaprağı) bk. bağa (TBAS, 41) bağboğan: (< Far. bā + T. boğan) Küsküt, şeytansaçı (TS, 1, 192) bağbozan: (< Far. bā + T. bozan) bk. bostanbozan (TBAS, 41) Bağdat hurması: (< öz. is. Bağdat + Far. ħurmā + T. -sı) bk. amme (DS, I, 239) bağırgan: (< T. bağırgan), (And. Ağz.: bağurganı) Tarla sarmaşığı (DS, II, 479) bağırsak otu: (< T. bağırsak < ET. bagırsuk + otu) Farekulağı (TS, 1, 195) bağırtlak: (< ET. bagırlak < bağır “göğüs” + -lak eki ‘Aradaki -t- eki fonetik bir ilâvedir’; Tietze, 261), (And. Ağz.: boğartlak, boğurtlak) 1. Yoncaya benzeyen bir ot, 2. Yeni çıkan başak (DS, II, 480, 723, 731) bağlaşık: (< T. bağlaşık) Sarmaşık (DS, II, 484) bağrıbütün: (< T. bağrı + bütün), (And. Ağz.: baribütün) Top çekirdekli bir çeşit kavun (DS, II, 484; 533) bağrıkara: (< T. bağrı + kara) bk. baldırıkara (TBAS, 41) bahar: (< Far. behār) 1. Zeytin çekirdeği ve ceviz büyüklüğündeki kavun, 2. Yeşillik, yenilebilen otlar, 3. Sigara tütünü (DS, II, 487) bahar otu: (< Far. behār + T. otu) bk. çuha çiçeği (TBAS, 41)

210

bahçe domatesi: (< Far. bā ça + Yun. domates + T. -i) Tarla ve bahçelerde sun’i gübre kullanmadan, doğal olarak yetiştirilen domates türü (TS, 1, 200) bahçe hezareni: (< Far. bā ça + Far. hezār-reng + T. -i) bk. hezaren (TBAS, 41) bahçe kekiği: (< Far. bā ça + ? kekik + T. -i) Bahçelerde özel yöntemlerle yetiştirilen kekik (TS, 1, 200) bahçe nanesi: (< Far. bā ça + Ar. na’nā’ + T. -si) Bahçelerde yetiştirilen bir nane türü (TS, 1, 200) bahçe teresi: (< Far. bā ça + Far. tere + T. -si) bk. tere (TBAS, 41) bāk: (< Far. bāk; MBTS, 1, 264) Esrar otu, afyon (DS, II, 489) bakam: (< Ar. ba am) Baklagillerden, odunundan kırmızı boya çıkarılan bir ağaç, bakkam, Haematoxylon campechianum, (TS, 1, 202) bakıldak: (< T. bakıldak ?) Taze fasulye (DS, II, 492) bakıldak otu: (< T. bakıldak + otu) Susam (DS, II, 492) bakır bağcığı: (< T. bakır + bağcığı) Dere kenarlarında yetişen bir çeşit sarmaşık (DS, II, 494) bakla: (< Ar. bā ilā; MBTS, 1, 267), (And. Ağz.: bağala, bahla, bala, bekle, boklo, paala, pağla, pahla, paħla, pakla, palaa, patla) Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, beyaz çiçekli, taneleri badıç içinde bulunan tek yıllık, otsu bir bitki ve bu bitkinin yeşil ürünü veya kuru tanesi, Vicia faba, (TS, 1, 205; BTS, 71; DS, II, 473, 494, 496; DS, IX, 3379, 3381; DS, XII, 4632; AA, 149; AAT, 205; AAT, 43; AVA, 340; Erz. .A., III, 254; Gaz.A., III, 547; GD AT, 178, 301; K AT, 18; OAAD, 254; SA, 184; T YA, 251; UA, 128; ZBK A, 164, 190)

211

baklaçalısı: (< Ar. bā ilā + T. çalısı) Ekin tarlalarında yetişen, yeşil meyveli, baklagillerden bir bitki (DS, II, 495) bakla çiçeği: (< Ar. bā ilā + T. çiçeği) Sarımtırak eflatuna çalan beyaz renkte olan bitki (TS, 1, 205) baklagiller: (< Ar. bā ilā + T. -giller) Bakla, fasulye, akasya, keçiboynuzu gibi badıçlı pek çok sebze ve ağaçları içine alan, yaprakları parçalı, çiçekleri er dişi, çanak yaprakları 5’li ve birleşik, 10 adet stamenli, legümen ya da lomentum tipi meyveleri olan, ülkemizde 68 cins ve 100 kadar türle temsil edilen, bir, iki ya da çok yıllık, otsu, çalımsı ya da ağaçsı bitkiler (TS, 1, 205; BTS, 71) baklakıran: (< Ar. bā ilā + T. kıran) bk. canavar otu (TBAS, 41) bakla soğan: (< Ar. bā ilā + T. soğan) Bakla zamanı çıkan bir çeşit soğan (DS, II, 495) balanur: (< ? ) ncir (DS, XII, 4441) balaband: (< Far. bālābān; Tietze, 269) Kaynatılarak içilen bir ot (DS, II, 497) baladız: (< ? ), (And. Ağz.: balardız, balarış, balarız, balaz, baldız) 1. Ağaç, asma filizi, sürgün, fışkın, piç, 2. Çalılar arasında yetişen, yakacak olarak kullanılan bir bitki (DS, II, 497) bal armudu: (< T. bal + Far. emrūd + T. -u) bk. balbardağı (DS, II, 500) balaşlama: (< T. bal + aş(ı)lama) bk. balbardağı (DS, II, 500) balbal: (< T. bal + bal) Beyaz ve yuvarlak taneli bir çeşit üzüm (DS, II, 500)

212

balbardağı (< T. bal + bardağı) 1. Erken olgunlaşan, yeşil renkli, çok sulu ve tatlı bir çeşit armut, 2. Küçük yapraklı, kırmızı çiçekli, kırıldığı zaman tatlı bir su salıveren zehirsiz bir ot, (DS, II, 500) balbardak: (< T. bal + bardak) bk. balbardağı (DS, II, 500) balçık hurması: (< OT. balçık + Far. ħurmā + T. -sı; “< OT. balçık < balk + -(a)ç; Eren, 35”) Mısır ve Irak’ta yetişen bir çeşit hurma (DS, II, 501) bal çiçeği: (< T. bal + çiçeği), (And. Ağz.: bal çiçē) Almaşık yapraklı, kırmızı veya kırmızıya çalar sarı renkli çiçekli ağaççık (TS, 1, 208; DS, II, 501) baldıran: (< kökü belli değildir; MBTS, 1, 271) Maydanozgillerden, nemli yerlerde yetişen, bir veya iki yıllık, beyaz çiçekli, parçalı yapraklı, kuvvetli kokulu ve otsu bir bitkidir, Conium maculatum, (TS, 1, 208; TBAS, 42; BTS, 73; DS, II, 501; DS, XII, 4442; AA, 118; E A, 259) baldıran otu: (< ? baldıran + T. otu) bk. baldıran (TBAS, 42) baldırgan: (< görünüşe göre bal-tır- fiilinin fiilsıfatı; Tietze, 270) 1-1.5 m yükseklikte, çok yıllık, özel kokulu, beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. Erzurum ve Kars bölgelerinde gövdesi, kabuğu soyulduktan sonra çiğ olarak yenir. Heracleum trachyloma, (TBAS, 42) baldırıkara: (< T. baldırı + kara) 10-25 cm boyunda, çok yıllık ve otsu bir bitkidir. Yaprak sapı dip kısımda siyah renklidir. Toprak üstü kısmı balgam söktürücü ve öksürük kesici olarak kullanılır. Asplenium adiantum-nigrum, (TBAS, 43) baldırıkız: (< T. baldırı + kız) Semiz otu (DS, II, 502) balgam elması: (< Ar. bal am + T. elması) Sarı renkli, iri ve tatlı bir çeşit elma (DS, II, 503)

213

balık ağusu: (< T. balık + ağusu) Sarı sütleğen denilen bitki (TaS, I, 390) balıkkıran: (< T. balık + kıran) Tohumu suya atıldığı zaman balıkları sersemleştirerek suyun yüzüne çıkmalarını temin eden sarı çiçekli ve sapları sütlü bir bitki (DS, II, 505) balık otu: (< T. balık + otu) Cava ve Malabar’da yetişen, zehirli meyvesiyle balıkları sersemleterek avlamaya yarayan bir bitki, Anamirta (TS, 1, 210) balık öldüren: (< T. balık + öldüren) Sarı sütleğen denilen bitki (TaS, I, 391) balık sütleğeni: (< T. balık + sütleğeni) bk. balıkkıran (DS, II, 505) balımışık: (< T. balım + ışık) Baharda yetişen ve yaprağından börek yapılan bir bitki (DS, II, 505) bal kabağı: (< T. bal + kabağı) çi turuncu, iri ve tatlı bir kabak çeşidi, Cucurbita moschata, (TS, 1, 211) balkadın: (< T. bal + Soğd. kadın) Yenilebilen bir çeşit mantar (DS, II, 507) balkıza: (< T. bal + kız + a) Yarısı kırmızı, yarısı beyaz veya karışık olarak meyve veren dut ağacı (DS, II, 508) ballı: (< T. ballı), (And. Ağz.: bāli) Koyu pembe renkli, ince kabuklu, çekirdeği orta büyüklükte, kısa saplı ve çok tatlı bir çeşit kiraz (DS, II, 506, 509) ballıbaba: (< T. ballı + Far. bābā) Ballıbabagillerden, boynuz gibi meyvesi olan ve tanelerinden tespih yapılan, beyaz çiçekli, bir ya da çok yıllık otsu bir bitki, Lamiumalbum, (TS, 1, 212; TBAS, 43; BTS, 375; DS, II, 509) ballıbabagiller: (< T. ballı + Far. bābā + T. -giller) Gövdeleri dört köşeli, yaprakları basit ya da parçalı, güzel kokan, aromatik yağ içermelerinden dolayı farmakoloji ve parfümeri sanayiinde kullanılan, ülkemizde 750 kadar türle temsil edilen, nane, lavanta

214

çiçeği, kekik gibi kokulu bitkileri içine alan, bir ya da çok yıllık, otsu ya da çalımsı bitkiler (TS, 1, 212; BTS, 75) ballı boynuz: (< T. ballı + boynuz) Bakla şeklinde ve kahve renkli, yenilebilen tatlı bir çeşit meyve (DS, II, 509) ballıca: (< T. ballıca) Bir çeşit armut (DS, II, 509) ballıdarı: (< T. ballı + darı) ncir (TS, 1, 212); ballık: (< T. ballık), (And. Ağz.: bollık) Baklagillerden, çiçeği emildiğinde tatlımsı bir madde çıkaran bitki (DS, II, 510, 735) ballıka: (< ? ) Soya fasulyesi (DS, II, 510) ballıkara: (< T. ballı + kara) Bir çeşit kara incir (DS, II, 510) ballık otu: (< T. ballık + otu) bk. ballıbaba (TBAS, 43) bal mantarı: (< T. bal + Yun. manitari + T. -ı) stanbul civarında (Belgrat ormanı) yetişir, yenen bir türdür, Armillariella mellea, (TBAS, 43) balma üzüm: (< ? balma + üzüm), (And. Ağz.: balma) Taneleri iri ve koni şeklinde olan kurutulmaya elverişli üzüm (DS, II, 510) balsama: (< Far. belesān) Misvak ağacı (TaS, I, 394) baltabatak: (< T. balta + batak; “< balta < ET. baltu ‘Hangi dilden alındığı kesin olarak belli değildir, kelime Türkçeden komşu dillere de geçmiştir’ MBTS, 1, 275; Eren, 37”) Kır sarmaşığı (DS, II, 511) bal üzümü: (< T. bal + üzümü) Kokulu ve yuvarlak taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS, II, 512; GD AT, 264)

(TS.. 3116. sıcak ülkelerde yetişen. çiçekleri salkım durumunda. 3115) bamya: (< Far. IX. 3388) bambu: (< Fr. Bambusa vulgaris. IX. bamile. Ka. DS. 214. 275). bambou) Buğdaygillerden. hem de kurutularak yenilen bir bitki. banadora. II. 75) bambul: (< ? bambul. III. 1. sorkun (TS.215 bambal: (< ? ). Hibiscus esculentus. meyvesinden kokusuz bir yağ elde edilen ağaç. 1. II. 516) . 1. bamle.A. mobilya. (And. Tietze. 515. DS.A. ZBK A.: bamıya. otu).A. (And. TAYA. banadore. Krş. 214) banak: (< T. Sepetçi söğüdü. banada. 214. (And. (TS. BTS. III. 514) bambul otu: (< ? bambul + T. 33. merdiven. panadura) Domates (DS.Y.Y. banadara. mamya. 12. Asya’nın tropik bölgelerinde ve Afrika’nın kuzeyinde yetişen. 275) Zambak (DS. DS. bamiye. 275) Marul (DS. 37. DS. Ağz. boyu 25 m kadar olabilen. Moringa oleifera. 514. yaprakları telek damarlı. XII.: bamador. bāmiyā/bāmiya. banya. BTS. bonadura. II. 513. 146. mamye.. Ağz. Ağz. 274). bandura. 3116. banader. IX. manya) Ebegümecigiller familyasından. 175) banadura: (< t. ülkemizde kültürü yapılan. 3389. 1. banak < ban-. manator. manadura. (And. 75... II. IX. banadur. 214. ağacı) 1. banatura. mamador.: pampal) Karaağacın meyve veya çiçekleri.A. pomidoro/pomodoro. DS. Tietze. 2. Tietze. bān + T. Heliotropium. bāmiya. Ağz. baston gibi birçok eşyanın yapımında kullanılan bir tür kamış. 71. II. Erz. 463. 2. 279. müsilaj bakımından zengin meyveleri hem taze olarak. 4443) ban ağacı: (< Ar. Gelincik çiçeği (DS. DS.: mambalotu) Sıcak ve ılıman bölgelerde yetişen otsu veya çalı türü bir bitki. (TS. Gaz. panadora. Ar. . Tietze.

: banga. 44. 527) barcaş: (< ? ) Pekmez yapmaya elverişli. Hyoscyamus. kırmızı benekli bir tür fasulye. bān + T. Tietze. Kuzey Afrika ve Avrupa’nın sıcak bölgelerinde yetişen. razakı (bandırma kabı. II. 524) barbun: (< Yun. *bhardha. is. beyaz üzüm çeşidi (DS. 222) bandık: (< T. II. 527) barbunya: (< Yun. II. TBAS. 75) banraz: (< ? ) Kayın ağacı (DS. otu) Asya. Nişanyan. (And. 519. barbone < Lat. 518) Bandırma kabı: (< öz. bandık) Genişçe yapraklı yabani bir ot (DS. Eren. sulu. Adansonia digitata. 518) Bandırma üzümü: (< öz. barbone < Lat. yaprakları ağrı kesici olarak kullanılan. banta.216 banda: (< Yun. 276). 522) baobap: (< Afrika yerli dillerinden) Ebegümecigillerden. (TS. 216. sıcak ülkelerde yetişen. (And. 517. is. BTS. bandırma üzümü). banda. 20-100 cm yükseklikte. TBAS. bànda < t. 40) Taneleri yuvarlak. Nişanyan. 218. bondırma) ri taneli beyaz üzüm. II. is. barbounia ~ t. Bandırma + T. 517) Bandırma: (< öz. (TS. barba ~ HAvr. Ağz. II. Eren. bandırma (DS. 527) . II. çok yüksek olmamakla birlikte. 1. zehirli ve otsu bir bitki. Elmadan küçük. DS. üzümü) bk. gövdesinin çevresi 20 m yi aşabilen bir ağaç. (barbun).: bandurma. II. 2. 41. (DS. yumuşak tüylü. Ağz. 1. bara barmak ?) Bir çeşit ot (DS. II. oval veya yassı. 217) bara barmak: (< T. 1. barba ~ HAvr. 40) Barbunya (fasulye) (DS. Yabanî armut. *bhardha. (TS. 41. elmanın ufağı (DS. kabı) bk. panta) 1. 518) ban otu: (< Ar. II. barbounia ~ t. ahlat. bandırma (DS. Bandırma + T. Bandırma). II. ekşimtırak bir meyve.

535) barut ağacı: (< Yun. Tietze. (TBAS. bardakçı + Far. 280) bk. ağacı) Cehrigiller familyasından. 527) bardacık eriği: (< T. Ağz. 527) bardakçı inciri: (< T. 527) bardakçı: (< T. bardakçık + eriği) bk. II. II. Frangula alnus. (DS. pyritēs “barut” + T. II. 527) bardak: (< ET. II. 535) bartlak: (< T. otu) Mısır tarlalarında yetişen. parténin/partén. 280) 1. bardacık – 1. II. 535) bartınya otu: (< EYun. Tietze. 77) basbaşı: (< ? bas + T. Uzun. 535) bartun: (< Yun. 219) barnak: (< T. bardak + -cık “küçültme eki”. 44. dikensiz bir ağaççıktır. Nişanyan. sarı veya mor renkte bir çeşit erik (DS. BTS. 30-35 cm yüksekliğinde bir bitki (DS. (DS.: bartlek) lkbaharda tarlalarda kendiliğinden yetişen ve sarı çiçek açan yabani bir ot (DS. II. (DS. bardak + eriği) ri ve tatlı bir tür erik (TS. bardacık – 1. II. 348) Havuç (DS. parmak. 529) bardak eriği: (< T. kabukları müshil olarak kullanılan. Tietze.217 bardacık: (< T. 1. II. bardakçı) bk. Eren. Taze incir. bardacık –1. -i) bk. II. 325. encīr + T. bart “testi. bardacık – 1. kokulu. kap” + -ak küçültme eki. 538) . (And. II. 284) Yiyen hayvanları öldürebilen zehirli bir ot (DS. başı) Gözerin üstüne gelen tohumluk iri buğday (DS. 2-3 m yükseklikte. (DS. parténion + T. 2. bartlak).

lahano) Yaprakları sıkı. E A. 468) batısabak: (< ? ) Taç yaprakları bitişik bir çiçek (DS. 564) bataklık nergisi: (< T.A. bataklık + Ar. -i) Rizomlu. 565. 228) basya: (< Lat. Eren. ana vatanı Kuzey Amerika olan. 1. 80) batırgan: (< T. (TS./Far. 1.218 basur otu: (< Ar. (TS. II. köklerinde basur memelerine iyi gelen bir madde bulunan. başı + bütün) Kırmızı pancar (DS. Krş. başlı + ot) Ekinler arasında biten yabani ot (DS. sarı çiçek açan küçük bir bitki. Iris pseudacorus. Tietze. batırgan) Yaprağı maydanoza benzeyen ve sapı soyularak yenen bir bitki (DS. buğday. 244. 235. ülkemizde park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen ağaç ya da çalımsı bitkiler. Asya’da yetişen bir ağaç (TS. 559) başlahana: (< T. 44) batı mazısı: (< T. 43. otu) Düğün çiçeğigillerden. 239) başlı ot: (< T. 1. -i) Avrupa ve Kuzey Amerika’da güneşli su kıyılarında yetişen çok yıllık bir bitki. Dere ve bataklık kenarlarında yetişir. bāsūr + T. yuvarlak başlı lahana. 1. batı + Far. (BTS. Brassica oleracea. sūsen + T. II.Y. yaprakları salgılı. DS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. baş + Yun. yulaf gibi ekinlerin taneleri taşıyan kılçıklı başı. (TS. bataklık + Far. Caltha palustris. 196. 571) . 228) başak: (< T. 1. Clauson. 378. baş + ak “küçültme eki”.. nemli ormanlarda biten. (TBAS. tohumlarından sabunculukta kullanılan bir yağ elde edilen. II. (TS. 77. Spika. 463) başıbütün: (< T. nergis + T. -sı) Servigiller familyasından. BTS. bassia) Sapotugillerden. sarımsı ya da mavimsi yeşil. 290) Arpa. māzū + T. çok yıllık. Ranunculus ficaria. II. II. kozalakları olgunlaştığında dikdörtgenimsi olan. Thuja occidentalis. 244) bataklık süseni: (< T.

1. IX. pek çok çeşitleri bulunan sıcak ülke bitkisi. 595. Tietze. 2. Sakız ağacının meyvesi (DS. -li + Yun. 251) bebekçik: (< bebe “çocuk dili” + T. 304) Akdeniz bölgesinde yaygın bir çiçek (TS. paytaran) nce yapraklı.: baytıran. begonia “Michel Begon’un adından”) Begonyagillerden. 585. 596) begonvil: (< 19. 3416. II. 1. basique. dekoratif yaprakları ve renkli çiçekleri olan. 590) becik kula: (< ? becik + T. 73). 573) bayır turpu: (< ? bayır + Far. Çitlembik ağacının çiçeği. 248) baytaran: (< Ar. Cochlearia armoracia. 255) . II. (TS. -u) ri bir turp türü. asrın başında şöhret kazanan Fransız kaptan Bougainville’in adından. TS. DS. II. II. 3417) bazik: (< Fr. II. -kçik “küçültme eki”. ‘abaytarān.: bedren) 1. Tietze. II. manitari + T. 593) bediren: (< ? ). Begonia. Tietze. (TS. kulağı) Ekşimsi tadı olan bir ot (AVA. 587) bazitli mantarlar: (< Fr. 1. 1. 251) Yaban armudu. turb + T. ahlat (DS. “Kâbe süpürgesi” de denilen bir bitki (DS. -lar) Sporları bazitlerin içinde bulunan mantarlar grubu (TS.219 bavala: (< ? ) Sarı renkli zehirli bir çiçek (DS. 308) beçğı: (< ? ) Bir çeşit ağaç (DS. (And. II. (And. Ağz. 1. 587) bazin: (< ? ) Evlenme çiçeği de denilen bir çiçek (DS. Ağz. 300) Gelincik çiçeği (DS. 255) begonya: (< Lat. paytar. güzel kokulu. baside + T.

3154. 480) bekmezcik: (< Far. II. sarmaşık gibi bir bitki (TBAS. 323). küçük çekirdekli. DS. -giller) ki çeneklilerden. Tietze. 309). belerce (DS. 45. I. piladan) 1. 2. ak veya kara yemişi. bekmes/pekmes < Far. ince kabuklu üzüm (belerçe üzümü). üzümü) bk. 4648) belbağlıyan: (< T. is. IX. 258) beladan: (< Yun. Tietze. (TS. 308. DS. 260.: melemir) Orta Anadolu’da tarlalarda yetişen. 1. 604) Bektaşî üzümü: (< öz. MBTS. üzümü) 1.220 begonyagiller: (< Lat. II. (And. Ağz. begmāz + T. “kökü kesin olarak belli değildir”. 1. Ağz. 255) beğ börkü: (< T. mavi kantaron. horozibiği de denilen çiçek (TaS. 2. 3. 1. çavuş üzümü (DS. iri beyaz taneli bir çeşit üzüm. IX. II. “OT. Taşkırangillerden bir çalı. begonia + T. Meşe köklerine sarılan güzel kokulu. begmāz. (And. 606) belemir: (< ? belemir. beleŋ-bileŋ. (TS. Ribes grossularia. Bu çalının mayhoş. Tietze. 1. örneği begonya olan bir bitki familyası (TS. 3155) belen: (< EAT. Ağz. 610. 1. nohut büyüklüğünde. II. bel + bağlayan) Beyaz renkli bir çeşit üzüm (DS. 615) . 613) belestik: (< ? ) Ele sürünce sabun gibi köpüren bir çeşit bitki (DS. (DS. -cik. plátanos. börk. DS. II. 2480”) Tarlarlarda yetişen bir çeşit ot (DS. belem) Kokulu. XII. kadife. 612) belerce: (< ? belerce. Cephalaria syriaca. 305) Rengi sarımtırak beyaz olan. Bir çeşit çınar. MBTS. Bektaşî + T.: meleden. bey + börkü. II. Eren. MBTS. çiçekleri mavimsi renkte bir yıllık bir bitki. “< ET. (And. peygamber çiçeği. 613) belerçe üzümü: (< ? belerce + T. 333). 414”) Bostangüzeli.

benlik) Kırlarda yetişen. bengi ‘esrar’. kamışa benzer bir çeşit ot (DS. Tietze. XII. 355) bk. “< Far. benli + üzümü) Tanelerinin üzerinde benler bulunan bir çeşit üzüm (DS. 330”). benek) Bir çeşit ot (DS. II. 311) Güzelavrat otu (TS. 45. 1. benefş “menekşe renginde. I. 317) Suda yetişen. MBTS. Tietze. II. II. kırmızı benekli bir çeşit üzüm (DS.: mengilik otu) Bir çeşit ağılı ot (TBAS. 314) Çitlembik (TaS. DS. dikenli ve sarı çiçekli bir ot (DS. 1. bıngıldak < bıngıl “anlatıma güç katan söz”. bengi + T. ben + benlik) Hasır sandalye ve hasır örmeye yarayan bir çeşit ot (DS. 624) benek: (< T. 629) benlik: (< T. 1. 3163) benli belerce: (< T. II. IX. 508) bengildek: (< T. (And. mor”. Ağz. ban otu (TBAS. benekli + Far. belladonna < bella “güzel” + donna “kadın”. II. 264) bembenlik: (< T. 512) berdi: (< Ar. lik + otu. 629) berç: (< ? berç. benli + ? belerce) Beyaz renkte. 627) beneviş: (< Far. Tietze. 4454) .221 belladonna: (< t. 317) Macar üzümü denilen meyvedir ki bundan ökse adı verdiğimiz yapışkan madde çıkarılır (TaS. II. Tietze. 627) benekliköse: (< T. I. bardī. 629) benli üzümü: (< T. MBTS. 45) bengilik otu: (< Far. kūse) Tanelerinin karın kısmında benekler bulunan bir çeşit fasulye (DS.

277) bey: (< ET. bēg. II.. 304) Bir çeşit mısır (DS. bağa (TBAS. 4455) bey armudu: (< T. II. 640. 318). sürgüne karşı kullanılan bir bitki. 2. yuvarlak taneli bir çeşit üzüm (DS. bere + T. Citrus bergamia. is. barga.: berke) 1. 633. Potentilla reptans. yapışkan otu (TBAS. beş + parmak) Ayıt adı verilen küçük bir ağaç (DS. Tietze. 637) beslek kaçıran: (< T. 45) beşparmak: (< T.A. yol kıyılarında ve çayırlarda yetişen. Ağz. kurt pençesi. beş + parmak + otu) Gülgillerden. üzümü) En iyisi Besni’de yetişen. XII. zerdali. 45) bergamot: (< t. beslek + kaçıran. bertik + otu) Yaraların tedavisinde kullanılan bir çeşit ot. çok tatlı. 1. MBTS. kokulu ve tatlı bir armut türü (TS. II. 640) Besni üzümü: (< öz. 279) . Gaz. Kayısı. kuru soğan (DS. 231. 271. beş + damar + otu) bk. 51. “< besi+le-mek < bisü+le-mek. 1. 94) beşbıyık: (< T. Besni + T. beğ armudu) Turunçgiller familyasından. 220) bertik otu: (< T. (And. Şeftali (DS. (TS. Tietze. EYAD. 1. Asparagus officinalis. II.222 bere otu: (< ? ET. bey + Far. 1. otu) bk. III. bergamotto < T. taze meyvelerinden bergamut esansı elde edilen ve parfümeri sanayiinde kullanılan ağaçsı bitkiler. 341”) Çok küçük. beş + bıyık) ri muşmula (TS. BTS. emrūd + T. kabuklarından reçel yapılan. -u) ri. 645) beşparmak otu: (< T. (DS. çekirdeksiz. ST AT. 84) berge: (< Far. II. 1. (TS. 276) beşdamar otu: (< T.

ada soğanı (TBAS. kızılcık (TBAS. kızılcık) bk. divlek) bk akbulama (DS. bayā + T. 647) beyaz divlek: (< Ar. sivri taneli ve geç olan üzüm (DS. 47) beyaz soğan: (< Ar. II. bayā + T. 46) beyaz çöpleme: (< Ar. (TBAS. bayā + Yun. akçöpleme (TBAS. ot) bk. Batı ve Güney Anadolu’da kekik yerine kullanılır. kekik kokulu. bayā + T. çöpleme) bk. I. “< sarkım < sark-. bayā + Yun. soğan) bk. 46) beyaz kekik: (< Ar. 46) beyaz kamış: (< Ar. akasya (TBAS. kamış) bk. 46) beyazdikencik üzümü: (< Ar. un mantarı (TBAS. Anthemis chia. Clauson. çok yıllık ve çalımsı bir bitkidir. bayā + T. mor çiçekli. manitari) bk. 143) beyaz harbak: (< Ar. kamış (TBAS. prinos) bk. bayā + Yun. Coridothymus capitatus. acı yavşan (TBAS. bayā + T. otsu ve parçalı yapraklı bir tür.223 beyaz çiriş: (< Ar. 46. bayā + T. bayā + Far. küçük çekirdekli. bayā + T. BTS. bir yıllık. papadia) Papatyagiller familyasından. 47) . DS. bayā + ħarba ) bk. 46) beyaz ot: (< Ar. bayā + ? kekik) 50 cm kadar yükseklikte. 87) beyaz püren: (< Ar. (TBAS. dikencik + üzümü) nce kabuklu. salkım. 46. akçöpleme (TBAS. 647) beyaz kızılcık: (< Ar. çiriş otu (TBAS. 46) beyaz mantar: (< Ar. 46) beyaz papatya: (< Ar. sirīş) bk. bayā + ? T. II. 46) beyaz salkım: (< Ar. 10-35 cm yükseklikte. biberiye (TBAS. 826”) bk.

(And. beyaz.224 beybeğendi: (< T. Ağz. www. bıldırcın + budu. 653) bıcırgan otu: (< ? bıcırgan + T. 647) beyböreği: (< T. II. bey + oğ(u)lu) Bir çeşit üzüm (DS. yurdumuzun her yanında yetiştirilen. leylâk ve kırmızımsı çiçekleri olan. 283.: bedene. (DS. bey + böreği) Bir çiçek türü (DS. bezene. piselli. bezerna baklası. bezr. Nişanyan. 50) Acı. K AT. yuvarlak taneli ve kokulu bir çeşit üzüm (DS. II. II. 632. Pisum sativum. 88. bey + Ar. 651.google. bey + beğendi). türlü renklerde olan bir çiçek (DS. 305) Büyük. Tietze. tırmanıcı bir bitki ve bu bitkinin yuvarlak tanesi. kokulu ve ilaç olarak kullanılan zehirli bir ot (DS. 332”) Bir armut çeşidi (DS. -ı) Güney ve Batı Anadolu’da 10-1300 metrede kireç taşları ve kum taşları üzerinde yapraklarını döken ağaçlardan oluşmuş orman ve çayırlıklar arasında yetişen ve mayıs ayında çiçek açan bir bitki. 655) bıçgın: (< T. 309. II. bezerne) Baklagillerden. II.: beybeyendi) Kokusuz. II. MBTS. tohumluk patlıcan (DS. beyaz. 329) (And. Lilium candidum. 1. BTS. 649. II. otu. II. 339) bezir: (< Ar. II. 1. Ağz. Tietze. DS. Tietze. zanba + T. 647) beylerce: (< ? “Belki bir yer adından”. “< bıcırgan ‘kökü belli değildir’. 354”) Nanegillerden. bizélia < t. 664) . biçkin < bıçkın) Bir yabanıl ot (DS. 655) bıldırcınbudu: (< T. 647) beydug: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. II. 648) beyzambağı: (< T. “ET.com) bezelye: (< Yun. budursun (buldursun ?) Clauson. II. bereme. 648) beyolu: (< T. (TS.

DS. (And. 3220. Scorzonera mollis. 501) bıtım: (< ? ). bibe. 673) bıyırgan: (< T. pırçalık. II. otu) Dokumada kullanılan bir ot (DS. Capsicum annuum. II. TAYA. Gaz.. yemişi mürverinkine benzeyen bir metre boyunda acı bir ot (DS. 5) . EYA. II. 38. burçalak. E A. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. II. 51. (And. bıyıklı) Çalı fasulyesi (DS. 362. (TS. yurdumuzda çok yetişen bir bitki ve bu bitkinin. II. 224.: bıttım) Fıstık cinsinden meyve (DS. 55. 89. rizomlu. II. porçalık. 52. 234. II. büver) Patlıcangillerden. 665) bılkaz: (< ? ) Yuvarlak taneli.A. 245. tazeyken sebze olarak yenilen veya kurutulup baharat olarak yararlanılan ürünü.: bibar.225 bılka: (< ? ) ri ve çizgili yapraklı bir kır bitkisi (DS. 43. AAT. pipéri < EYun. 333) Asma filizi (DS. Tietze. 47. burçak kelimesinin bir varyantı. 209. 288. burçalık. 1. 669) bırçalık: (< ET. II. Ağz. Nişanyan. DS. purçalık) Çok yıllık. 673) bızalık: (< ? bıza + T. péperi < Eski Hintçe pippali. BTS. II. 674) biber: (< Yun. 3202. IX. murçalıh. Eren. 673) bıyıklı: (< T. kırmızı bir dağ çiçeği (DS. yeşil üzüm (DS. 335. bürçelek. yapışık küçük yapraklı bir ot (DS. 397). 671) bıydım: (< ? ) Sarımsı. KMYA. BÜYA. bıdık. KYA. Tietze. 171. 115. II. yumru köklü. mircalık. Ağz. 673) bıyık: (< ET. 811. (TBAS. murçalık. 132. 253. Ağz. 825. burçalar. II. DS. bırçılak. 665) bıraş otu: (< ? bıraş + T. -lık) Yerde. III. büber. ETA. Tietze. II. yaprakları ince. çiçeği. buyurgan ?) Yaprağı söğüt yaprağına. 52). AVA. (And. 795. purçalak.: bırçalak. 669.

48. EYAD. Ağz. 100 cm kadar yükseklikte. Gülensoy. 684. 690. 335) Ballıbabagiller familyasından. II. 684) bijiyo: (< ? ) Çam ve köknar ağaçlarının meyvesi (DS. biberlice (TBAS.: biddik) 1. piperitza. 335) Yaprağı bibere benzeyen. 231. barbunya (DS. Kırmızı benekli fasulye. Tietze. “< bici ‘yansıma ses’. Palamut. II. dere kıyılarında yetişen. 291) bildik: (< T. mor çiçekli ve çalı görünümünde bir bitkidir. Bir çeşit ufak üzüm (DS. Ağz. 678) bicibici: (< bici + bici. -lice) Acı. Tietze. I. II. apidáki.Y. 48) biberli mantar: (< Yun. 1. 89) biberiza: (< Yun. 683) bidek: (< Yun. manitari) bk. 464) bidek ağacı: (< Yun. lezzetli olan bazı Lactarius türlerine verilen genel ad. ağacı) Amerika elması (TS. Tietze. BTS. 680) biçinçizılkı: (< ? ) Mart ayında göğeren bir çeşit ufacık bitki (DS. piperiá. Küçük. II.: bıldık. 2. II.226 biberiye: (< Yun. pipéri + T. (TBAS. 689) bilader ağacı: (< Far. apidáki + T. -li + Yun. balık avlamakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. 48) bibodca: (< ? ) Kışın hayvan yemi olarak kullanılan bir ot (DS. biddik) 1. ağacı) Ardıç (DS.A. 337). birāder + T. II. Krş.. koyu yeşil yapraklı. Ardıç ağacının meyve ve tohumu. KBAYA. Domates (DS. (And. pipéri + T. (And. kışın yapraklarını dökmeyen. Şapka huni biçiminde. II. Rosmarinus officinalis. beyaz veya kirli yeşil renklidir (TBAS. 2. 185) . 4458) biberlice: (< Yun. bildik). 3. sık yetişen bir çeşit ot. XII. 2. 111”) 1. Yabanıl ağaçların yenmeyen meyvesi.

2. bi’l-‘usāre “özlü”) Bazı yaraları iyileştirmekte kullanılan genişçe yapraklı bir bitki (DS.: birki) 1. kantaron (TBAS. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. II. bin + bal) Koyu kırmızı renkli ve tatlı bir cins kiraz (DS. Hypericaceae. bin + bir + delik + otu) bk. civanperçemi (TBAS. kokulu ya da kokusuz yağ damlacıklarına sahip. 48) binbir delik otugiller: (< T. bier + T. 293) bileşik meyve: (< T. II. mīva) ncir ve dut gibi. sık çiçek durumundan meydana gelen meyveler. bin + kulaç) bk. 697) birgi: (< ? birgi). 695) binbir delik otu: (< T. 701. 702) . 1.227 bileşikgiller: (< T. Ağz. tohumlarında besi doku bulunmayan. birra < Alm. 693) bilon otu: (< ? bilon + T. 695) binbal: (< T. 48) birbamba: (< ? ) Yaprağı yuvarlak. II. bin + bir + delik + otu + -giller) Yaprakları basit. ülkemizde bin bir delik otu cinsi ve bu cinse ait 70 kadar türle temsil edilen otsu ya da çalımsı bitkiler. birleşik + Far. yumuşak ve alt tarafı tüylü bir bitki (DS. 48) bira çiçeği: (< t. çiçekleri kömeç durumunda toplu olarak bulunan. Tarlalarda yetişen ve taze iken turşusu yapılan dikenli bir ot (DS. bazı cinsleri uçucu yağ veya süt taşıyan bir familya (TS. şeytan şalgamı (TBAS. (And. şerbetçi otu (TBAS. II. otu) ştah açmak için kaynatılarak içilen bir çeşit ot (DS. çiçeği) bk. II. bin + bir + yaprak + otu) bk. Ufak taneli siyah üzüm. 90) bilisura: (< Ar. 48) binkulaç: (< T. birleşik + -giller) Bitişik yapraklı iki çeneklilerden. karşılıklı dizilişli ya da nadiren dairesel dizilişli. meyve toplulukları (BTS. 90) binbiryaprak otu: (< T. (BTS.

ot. 2. 1. p’it’na < *pinta. Ağz. bitişik + Ar. Tietze. 1. 1. Bir çeşit dikenli ot (TaS. bit + otu) Sıracagillerden. 310) birkım: (< ? ) Dağ armudu (DS.: piredin. 314) bitki: (YT. barancāsaf. 2. IX. tāc + T. 711) bitişik taç yapraklılar: (< T. < bit.228 birincivasıf: (< Far. 315) bitne: (< Gürc. bitişik + çanak + yapraklılar) Çanak yapraklıları birbirine bitişmiş bulunan bitkiler (TS. 710) bitiniş: (< T. 359) Bulunduğu yere kökleriyle tutunup gelişen. hekimlikte kullanılan bir bitki (TS. biten). 352). 702) biryedim: (< Bulg. (And. 354) Birleşikgillerden. ağaç gibi canlıların genel adı. Kocayemiş (TaS. Nebat. 703) biten: (< T. 3458) bisamcık: (< ? bisam + T. 712) bit otu: (< T. 609. brekinya. bitirge) Kayısı (DS. yapraklılar) Taç yaprakları birbirleriyle yandan bitişik olan bitkiler (TS. I. birçok çeşitleri bulunan ve kuzey yarım kürede yetişen bir bitki (TS. birincāsf/birincāsb < Ar.: bitgen) 1. II. yosun. II. II. II. Alıç. bitiniş) Kazayağı da denilen bir ot (DS. Tietze. Tietze.-Sırp. Nişanyan. 1. piretin. piretün. DS. DS. -cık) Tarlalarda yetişen ve hayvan yemi olarak kurutulan bir çeşit ot (DS. I. 615. 54. bitki. Ağz. (And. pireytin) 1. döl veren ve hayatını tamamladıktan sonra kuruyarak varlığı sona eren.-Hırv. II. 711) bitirge: (< T. 314) bitişik çanak yapraklılar: (< T. 316) . 359) Bir ot çeşidi (DS. nebat (TS. 1. Tietze. II.+ -ki.

3. 2. bodur + öz. 363) Yabanî badem (DS. 361) Bir armut çeşidi (DS. 94) bizlengiç: (< bizle. Teucrium labiatac. -ler) Parazit bitkiler (BTS. II. Fiğlerin çiçekleri dökülünce görülen meyveleri.. 3. 722) bodurmahmut: (< T. butık. 720) bodukmuhı: (< ? boduk + Far. Tietze. II. II. siyah renkli bir yemiş (DS. laç olarak kullanılan. Bamya çiçeği. kırmızı renkli bir çiçek (DS. II. Tietze. taze bakla (DS. 715) bobruk: (< ? ) Kırmızı ve sütlü bir mantar (DS. 316) biyofitler: (< Yun. II.-Hırv. II. bótsa. Yabani bezelye. 364) 1. Mahmut) 1. Salatası yapılan bir bitki (DS. 716) boçça: (< Yun. Bakla. 2. II. 1. bios “hayat” + phyton “bitki” + T. 715) bobotinca: (< ? ) Bir ot çeşidi (DS.“(hayvanları) övendire ile yütütmek” + -geç/-giç. is. 717) boduç: (< ET. 715) bobo: (< ? ) Fasulye (DS. Tietze. güve için tütsü yapılan bir çeşit ot.229 biyaprak: (< ? ) Yaprakları halka dizilişli. çayırda küme küme yetişen bir mantar çeşidi (DS. II. 716) bocur: (< Bulg. II. Tietze. 722) . 722) bodurgan: (< T. II. -ı) lkbaharda. 715) boce: (< ? ) Gelincik (DS.Sırp. II. bodurgan) Tatlı. daha çok akvaryumlarda bulundurulan su bitkisi (TS. 363) Şakayık. bójur. mīħ + T.

II. 731) Bombay fasulyesi: (< öz. beyaz çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir.230 boduroğlu: (< T. 49) boğa dikeni: (< T. (TBAS. 779) boğan otu: (< T. Acunitum napellus. çok yıllık. 326) . Eryngium. mührüsüleyman (TBAS. 320) boğaz alan: (< T. fasulia) Bir tür iri taneli fasulye (TS. 49. BTS. 722) bodur otu: (< T. otsu. -si) Baklagiller familyasından. 2. otsu ve dikenli bitkilerdir. Cionura arecta. boğça + T. tırmanıcı bir bitki. 727) boğaz çiçeği: (< T. DS. boğa + dikeni) Maydanozgiller familyasından. II. bodur + otu) Çok yıllık. boğan + otu) Düğün çiçeğigillerden. 49) bohça çiçeği: (< Far. fasulia + T. (DS. (BTS. kurtboğan otu. Hayvanlarda zehirlenme yapar. 1. Denizli. çiçeği) Bir çeşit çiçek (DS. su kenarlarında biten. Sulu olmayan bir çeşit ayva. yılan sokmasında ilaç yerine kullanılan. (TBAS. is. boncuk/moncuk + Yun. (TS. 100) boncuk fasulye: (< ET. 1. boğaz + çiçeği) bk. bodur + ot) Kurak yerlerde yetişen ve fazla büyümeyen bir ot. II. Phaseolus coccineus. 99. kırmızı çiçekli. papatya (TBAS. II. Bir çeşit armut (DS. çok yıllık. boğaz + alan) 1. özellikle kökünde akonitin adında bir zehir bulunan bitki. II. Ajuge chamaepytis labiatae. boğaz + ? kere) Bir çeşit üzüm (EYAD. 51) boğumluca otu: (< T. 722) bodur ot: (< T. 49) boğazkere: (< T. meyveleri legümen tipte. ham ayva. boğumluca + otu) bk. Bombay + Yun. Burdur ve Isparta dolaylarında kültürü yapılan. bodur + oğlu) ri taneli üzüm (DS.

MBTS. 1. siyah üzüm (DS. 50) boru çiçeğigiller: (< T. manitari + T. Tietze. boru + Far. 330) boruk: (< ? boruk. süpürge ve yakacak olarak kullanılan çalı. 50. siyah renkli. 739) borazan mantarı: (< T. borani/porani + T. ağacı. II. bir yıllık. otsu ve zehirli bir bitkidir. (TBAS. II. Bir veya çok yıllık. II. DS. Tietze. II. borgu + çiçeği) 50-200 cm boyunda. Moğolcadan veya Yunanca pori’den gelmiş olabilir. 400) Yuvarlak taneli bir üzüm (DS. 741) boru çiçeği: (< T. 1. 101) borcabahar: (< ? bor + T. ot (DS. boncuk + otu) Myosotis türlerine verilen genel ad. 740) borda: (< t. boru < ET.231 boncuk otu: (< T. süpürgeye benzer. üzümü) ri taneli. 740) bortum üzümü: (< ? bortum + T. II. 1. bordo. beyaz çiçekli. Craterellus cornucopioides. 740) borcak: (< burçak ?. 741) bosça otu: (< ? bosça + T. elması) Yeşil renkli yaz elması (DS. huni biçiminde. otsu ve mavi çiçekli bitkilerdir (TBAS. yakılabilen bir ot (DS. 736) bor ağacı: (< bor + T. -ca + Far. -ı) Cantharellaceae familyasından. (TS. II. 742) . 330. kokulu. BTS. şapkalı. 49. II. 372) Dağlarda yetişen. boru + çiçeği + -giller) Çan çiçeğigiller (TS. bahār) Müshil olarak kullanılan ince köklü bir ot (DS. 371) Sarı çiçekli. 737) boranı elması: (< Erm. TBAS. “< bor kökü karışıktır. yenen bir mantar. otu) Dağlarda yetişen ve hayvanlara ilaç yapmakta kullanılan beyaz çiçekli bir ot (DS. MBTS. 1. zan + Yun. 398”) Nohut yaprağı gibi yuvarlak yapraklı. II. sarı çiçek açan ve meyvesi çocuklar tarafından patlatılarak oynanan bir ağaç (DS. II. Datura stramonium.

salatalık. is. Genista tinctoria. būstān + T. boyacı + kökü) bk. eriği) Elle kolayca bölünebilen ve çekirdeği ayrılan. borusu) bk. cehri (TBAS. 51) boyacı dikeni: (< T. III. pırasa aralarında yetişen bir çeşit ot. 50) bostan güzeli: (< Far. Çiçekleri sarı renkli boyar madde olarak kullanılır. oval. 742) bostan karanfili: (< Far. ‘uśfūr + T. yuvarlak. boyacı + Ar. karpuz (bostan borusu). klorofilsiz ve asalak bitkilerdir (TBAS. DS. kök boyası (TBAS. boyacı + dikeni) bk. II. . 51) bostan otu: (< Far. 742) Boşnak eriği: (< öz. būstān + T. -i) bk. 48) bostan borusu: (< Far. būstān + T. bostan (DS. çok yıllık ve çalı görünüşünde bir bitkidir. 742. morumsu bir erik çeşidi (DS. AAT. -i) bk. būstān + T. boru çiçeği (TBAS. otu) 1. bozan) Cuscuta türlerine verilen genel ad. II. 51) boyacı katırtırnağı: (< T. botanique < Yun. (TBAS. kokulu bir çeşit kavun. 334) boya: (< T. Küçük. 1.. II. Boşnak + T. 4463. boyacı + katır + tırnağı) Sarı çiçekli. II.A. 51) . Erz. 742) bostanbozan: (< Far. (DS. nebatat (TS. II. aspir (TBAS. 744) boyacı aspiri: (< T. 743) botanik: (Fr. II.232 bostan: (< Far. Bahçelerde. Tarlalarda yetişen hardala benzer kırmızı çiçekli bir ot (DS. 2. būstān + arnfül + T. XII. boya) Bir çeşit ağaç (DS. Semizotu (DS. 207. güzeli) 1. Bu türler bir veya çok yıllık.) Bitki bilimi. būstān) Hıyar. 2. 51) boyacı kökü: (< T.

sarıpapatya (TBAS. II. papadia + T. boy(u)nu + buruk) 1.233 boyacı papatyası: (< T. Tchihatchewia isatidea. (TBAS. II. boyaçın) Kökünden boya yapılan bir çeşit ot (boyaçili. 746) boynubükük: (< T. boyaçın (DS. II. 2. sapı bükülmüş incir (boynubükük). 744) boyapürü: (< T. 51) boyalık: (< T. boyalık) bk. mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. 51) boyaçın: (< T. meyvesi boynuz biçiminde otsu bitkilerdir (TBAS. II. boyaçın (DS. 51) boyaçili: (< T. boyacı + Yun. boya + çili) bk. Çiçekleri Sivas bölgesinde boyar madde olarak kullanılır. boy(u)nu + bükük) bk. 744) boya çiçeği: (< T. boynuburuk (1). boyapürü). Dalında olmuş. pür + T. 223-229) boynuzlu gelincik: (< T. 746) boynuzlu dücük: (< T. kök boyası (TBAS. Menekşe (DS. 51) . 744) boya kökü: (< T. Coronilla grandiflora. boya + kökü) bk. boya + çiçeği) ki veya çok yıllık. çiçekleri turuncu. boynuzlu + gelincik) Glaucium türlerine verilen genel ad. boya + Far. boynuzlu + ? dücük) Bitkinin olgunlaşan meyveleri kıvrılarak boynuz şeklini almaktadır. 744) boynuburuk: (< T. (Duran. boyaçın (DS. Bir veya çok yıllık. -sı) bk. Meyvelerinin kıvrılmasından dolayı bu isim verilmiştir. II. 744) boya otu: (< T. boya + otu) bk. (DS. boya otu. (DS. boyaçın (DS. II. kırmızı veya mor renkli. boyalık. II. -ü) bk.

(And. boy) Baklagillerden. otsu bitki. boz + doğan + Far. emrūd + T. otu) Dağlarda biten ve yem olarak kullanılan bir yabanıl ot (DS. (TS. otu. 750) bozca ot: (< T. Ağz. 749) boz armut: (< T. bozca + ot) bk. 749) bozanak: (< T. kurutulan tohumları çemen yapımında kullanılan.: bozdığan. TBAS. boz + bağırgan) Sarmaşık gibi. ħaşħāş) bk. 749) bozbağırgan: (< T. 52. yaprakları tüylü bir ot (DS. 59. Trigonella faenum graecum. 643) boz ağaç: (< T. 750) bozdurma: (< T. 52) bozalkat: (< T. boz + ağaç) bk. II. 750) boz bodur ot: (< T. 52) boy otu: (< Far. darı (TBAS. bozamık (DS. boz + Yun. II. būy. köknar (TBAS. bozanak) bk. 375”). boynuzlu gelincik (TBAS. II. TaS. sarı veya beyaz renkli. 749) bozamık: (< T. boynuzlu + Ar.: bay. bozdurğan) Yazın olan. Tietze. II. boz renkli. ahlat) Ahlat. (And. I. 52) bozdoğan armudu: (< T. “< Far. būy + T. bir yıllık. emrūd) Dağ armudu (DS. 52) bozboruk otu: (< T. 750) . bozamık) Ufak. yer çamı (TBAS. 1.234 boynuzlu haşhaş: (< T. 338. bozdurma) Bir çeşit üzüm (DS. Ağz. Eren. 10-15 cm yükseklikte. 45. bir çeşit ufak armut (DS. yakılan bir ot (bozanak). boz + Far. II. 52) boz darı: (< T. II. II. -u). çiçekleri mavi. iri. yer çamı (TBAS. (DS. boz + bodur + ot) bk. boz + ? boruk + T. II. sarı ve iyi cins bir armut (DS. boz + darı) bk.

II. 664) böğürtlen: (< ET. böbrek + eriği) Can eriği (TaS. sığırkuyruğu (TBAS. 343. kalın gövdeli. bubúki. böğürtlen. sindirmeye elverişli olan bitkilerin ortak adı (TS. 1. (And. Ağz. 106) böcü: (< T. 104. II. II. böğürtlem. bögürtlen. II. bögürtleğen. sık tüylü ve beyaz çiçekli bir bitkidir. Gülensoy. ölmez çiçek (TBAS. BTS. 754) böcekkapan: (< T. II. 750) bozge: (< ? ) Tahıl çimlendirmeye yarayan bir ot (DS. II. 52) bozoğlan: (< T. kenger) Dere boylarında. II. baharat olarak kullanılan. böğürtlemen. büğürtlen. 1-2 m yükseklikte. 52.: böci) Yüksek yerlerde yetişen. börtlenge. karaağaca benzer bir ağaç (DS. 60 cm kadar yükseklikte. büyürlen) Gülgillerden. boz + oğ(u)lan) bk. börtliyem. boz + ot) Ballıbabagiller familyasından. büldürgen. II. 755) bödük: (< ? ) Havuç (DS. çok yıllık.: boğürtlen. 751) bozkulak: (< T. 751) bozuk: (< T.235 boz elma: (< T. bövürtlen. 141). börtlüyen. I. çok gübreli yerlerde yetişen ve geniş yapraklı. Ağz. BTS. börtlen. 57). bahçe çitlerinde ve . DS. 757) böğrek eriği: (< T. 387) Çiçek (DS. (And. bögörtlen. I. boz + kulak) bk. börtleğen. Tietze. 751) bozik kenger: (< ? bozik + Far. buğurtlen. Nişanyan. bortlen. 52) boz ot: (< T. bubumka. bö+cü. uzun bir çeşit ot (DS. 751) böbük: (< Yun. böğürtlen. bozuk) Armut (DS. börtliyen. böcek + kapan) Örnek bitkisi drosera olan ve bazı organları böcek yakalamaya. böğürtleğen. Marrubium vulgare. (TBAS. boz + elma) Kış elması (DS.

II. 4464. 779) buğday: (< ET. MBTS. 348) bubahca: (< ? ) Sarı çiğdeme benzeyen. K AT. 20-100 cm boyunda bir ot (DS. çok yıllık bir çalı ve bu bitkinin önce kırmızı iken. T YA. T YA. böğürce. XII. 413”) Yufka arasına konularak yemek yapılan tatlı mantar (DS. börek + otu) Dereotu. börçe. bubu. II. II. DS. 120. böyrülçe) Fasulyeye benzer bir bitki ve bu bitkinin sebze olarak yararlanılan yeşil ürünü. Eski Kıpçakçada būday. lahano + T. 343. 1. BTS. Ağz. 772) börülce: (< T. Nişanyan. börtleyen + dikeni) Böğürtlen çalısı. 21. II. Rubus caesus.: bogülce. börücek. böğce. börügüç. Clauson. AA. Brassica oleracea gemmifera. dut üzümü (DS. 1. ST AT. 203. (TS. taç yaprakları yenilebilen bir çeşit dağ çiçeği (DS. KYA. bölcen. buğday . boğa + siki) Ormanda. GBAA. 107. dikenli. 1. XII. bödek. K AT. 775) buğasiki: (< T.236 yol kenarlarında kendiliğinden yetişen. 765. 105. 387) Dut (DS. olgunlaşınca kararan mayhoş yemişi. 59. 819. börüce. Türkçeden Farsça ve Rusçaya da geçmiştir’. DS. bövülce. 1. 4465) bubu: (< ? çoc. Orta Türkçede buğdāy olarak geçer. maydanoz cinsinden bir ot (DS. 346. 769) börek otu: (< ? T. -ı. dikeni (DS. TBAS. 769) börtliyen dikeni: (< T. börülce. 312. MBTS. böğülce. böğrülce. 61. “< börek ‘Kökü kesin olarak belli değildir. 120. (TS. börgüce. is. Vigna sinensis. 775) bubumka: (< ? ) Böğürtlen. DS. Eren. 418) Brüksel lahanası: (< öz. 414). (Frenk lahanası). Tietze. (TS. II. 79. Türkçe böğür’den geldiği anlaşılıyor. bölce. II. Brüksel + Yun. -sı) Ceviz büyüklüğünde bir lahana türü. II.AA. (And. 309. < Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. manitari + T. 1. börek + Yun. dil. bu day. 53. II. dağda yetişen. Kelime. 326) börek mantarı: (< ? T.

Y. buğday çiçeği (TBAS. 154. 94. buğde. pirinç. II. buğdaycık + otu) Eşek kengeri (DS. 780) . T YA. Kökenini bilmiyoruz. būdey. buide. 58. Moğolca buğudai biçimi Türkçeden alınmıştır. UA. Agrostemma githago. seyrek tüylü. puğday) Buğdaygiller familyasından. ülkemizde geniş bir alanda kültürü yapılan. gövdelerinin içi boş. 113. buğda. GBAA. 589. yulaf. Eren. ADYA. 389) bk. çavdar. 87. 35. 202. 121. 780) buğday karamuğu: (< T. 251. 350. 151. 245. 238. GD AT.A. DA. poğday. 100. 1. 119. 780) buğday çiçeği: (< T. 309. (TBAS. yaprakları kılıçsı ve paralel damarlı. 106. 780) buğdaycık otu: (< T. 144. 182. 235. AAT. ST AT. kökleri saçak şeklinde. buğdaycık (DS. (And. puğda. buyde. XII. SA. bulday. 110. 164. AA. DS. 114. mısır. buldey. Tietze. 337. BTS. 153.. çiçekleri başak durumunda. KMYA. ülkemizde 142 cins ve 520 kadar türle temsil edilen. buydar. buğdaycık (DS. büyük bir bitki familyası (TS. 269. 54) buğdaylık otu: (< T. ETA. 277. arpa. II. 1. II. DS. 105. KBAYA. bir yıllık otsu bitki. KYA. BTS. bir ya da çok yıllık. buğdaylık otu). 222. buğdaycık) Buğdaya benzeyen bir çeşit ot. II. TaS. III. 109) buğdayık: (< T. Gaz. kamış. 86. buğday + -ık “küçültme eki”. 340. I. yabanıl buğday (buğdayık. bugday. II. 149.: boyday. morumsu kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 417. Ağz. buğdaylık + otu) bk. 81. bir yıllık. 42. Triticum. būday. 53. 267. 56. K AT. 227. (TS. K A. buydey. büdey. 780) buğdaygiller: (< T. 84. 350. bambu olan. tohumları kullanılan. ZBK A.A.. 62). 155. ilkbaharda buğday tarlasında biten. 4466. 155. 109. 200. (DS. 58. 39. Ka. 98. 118. 116. EYAD. 136. ayrık ve çayır otları. E A. buğdey. OAAD. buğday + karamuğu) bk. buğday + -giller) Bir çeneklilerden. çiçeklenmesi başak şeklinde. 76. 681) buğdaycık: (< T. buğday + çiçeği) 50-75 cm yükseklikte. AVA.237 biçimleri göze çarpar. 147. II. örneği buğday.

II. 795. II. baħūr + T. 161. açılmayan kuru bir meyve. 54. bulut + Ar. bulutu (DS. marica/marīca. 791) bulutu: (< T. 788) bullumbıççık: (< ? ). 397. 227. II. Tietze. bulut + Ar.-î. bulut üzümü). IX. 1. (DS. sarı çiçekli. karyopsis (BTS. 357) Baklagillerden. 515. Clauson.-î + T. Tietze. II. 783) buhurumeryem: (< Far. bir veya çok yıllık. 359) burçak: (< ET. 794) burç: (< ET. hayvan yemi olarak da kullanılan. otu) Bir çeşit ot (DS. Vicia. KYA. 162) . üzüm) bk. II. II. buğdaysı + Far. soğan çeşidinden bir sebze (DS. II.238 buğdaysı meyve: (< T. ST AT. mercimeğe benzeyen. (And. II. 789) buluti üzüm: (< T. II. hoş kokulu ve yemeklerde kullanılan bir ot (DS. elması) Kırmızılı yeşilli tatlı elma (DS. 3487. bulumbuşşuk) lkbaharda yaylalarda yetişen ve böreğe konulan. bulgar + sıktı) Yer elması (DS. Ağz. domuzağırşağı (TBAS. 109) buhur otu: (< Far.: bullumbuç. bulumbuç. 791) bunbul almasi: (< ? bunbul + T. burağan) Buruk tatlı armut (DS. yakılabilen otsu bitkilerdir. DS. ETA. (TBAS. burçak. Tietze. mīva) Üst durumlu bir ovaryumdan gelişen ve tohum kabuğunun meyve kabuğundan ayrılmayacak bir şekilde birleştiği tek tohumlu. murç/burç < Sans. bulak + otu) Su gözlerinde biten. KMYA. bulut + üzümü) bk. 54) bulak otu: (< T. II. DS. 792) burağan: (< T. 397) Ökse otu (TS. 219. buħūr < Ar. buħūr-ı Meryem) bk. 394) Özel bir rengi olan iri taneli üzüm (buluti üzüm. 791) bulut üzümü: (< T. 785) bulgarsıktı: (< T. bulutu (DS. II.

III. XII. burmalı + Yun.. II. II.239 burgacan: (< T. II. 402). būy + T. 2. II. Tietze. DS. 98) buvur sakızı: (< Ar. 801) Bursa buğdayı: (< öz. butum) Gazi Antep çevresinde çok yetişen. Bursa + T. burgacan) Dikenli bir ot (DS. 6-7 m yükseklikte ve kışın yapraklarını döken yabani. aşısız fıstık ağacı ve bunun meyvesi. burgaç) Mercimeğe benzeyen. is. (TBAS. burnu) bk. 796) burgaç: (< T. Gaz. 4466) burmalı marıl: (< T.: burnuğızıl) 1. 801) burnukızıl: (< T. buyurgan) Sultan otu da denilen bir ot (DS.: bıdım. 806. -i) Bir çeşit üzüm (DS. diminitis + T. Türkçenin Gücü. Bir çeşit erik. II. (And. buŧm. 808) buy otu: (< Far. açık sarı taneli buğday (DS. II.A. günlük de denilen bir bitki (DS. 807) buynuz: (< T. baħūr “buhur” + T. Anacardiaceae. otu) bk. 55) buyucan: (< Far.google. civanperçemi (TBAS. bur(u)nu + kızıl). 65. hayvan yemi olarak kullanılan bir çeşit bitki (DS. sakızı) Tütsü olarak kullanılan. danaburnu (Aksan. 806. Ağz. 55. II. buddum. būy-ı cān) bk. 805) buttum: (< Ar. DS. Eren. buğdayı) ri. 55) buyurgan: (< T. 60. 801) burut dimnidi: (< ? burut + Yun. II. Ağz. boynuz) Güzel çiçekli ağaç (DS. II. boy otu (TBAS. bıttım. 809) buzağıburnu: (< ? buzağı + T. (And. Kızılcık (DS. II. bıtım. 118. maruli) Göbekli marul (DS.com) . www. UA.

bürük). II. pürçekli + soğan) Yeşil soğan (DS. (And. 820) bülücük: (< ? bülü + T. Ağz.: böğelek) Sarmaşık şeklinde yabani bir ot (DS. bük (DS. bellimbebek. II. bellinebenek.: belimbebek. -u) Beyaz çekirdekli. otu) bk. 813) büğrez: (< T. Eski Türkçe bög ‘böcek’le ilişkili olabilir. II. bellümbebek) Papatya (DS. MBTS. 819) büllümbebek: (< ? ). bük (DS. bük. tūt + T. II. 366. 404) Böğürtlen (bük tudu. (And. (TS. 810) büğelek: (< kökü kesin olarak belli değildir. 814) bük üzümü: (< T. 819) bülbüze: (< ? ) Yabani menekşe (DS. yuvası) Büyük kırmızı gül (DS. II. II. II. Ağz. bulbul + T. II. 814) bük: (< ET. ħarbuz + T. 821) bürgülü: (< T. bülürcüyh) Fasulye (DS. II. açılıp güneşe konulduğunda buz gibi soğuyan karpuz (DS. -u) bk. DS. 434). SA.: bülücek. Tietze. yılanyastığı (TBAS. 814) bülbülyuvası: (< Far. Ağz. büğrez) Eğri büyüyen ağaç (DS. 1. (And. II. 199) bük tudu: (< T. 761. bürgülü) Büyük taneli bir çeşit üzüm (DS. II. 814. bük + Far. bük üzümü. 827) . 1.240 buzağı otu: (< ? buzağı + T. II. bülücüyh. 809) buz karpuzu: (< T. -cük). II. buz + Far. bük + üzümü) bk. 819) bülçüklü sovan: (< T. 55) buzalabut: (< ? ) Baharda kırlarda açan mor bir çiçek (DS.

büyük ve irmik yapmakta kullanılan buğday (DS. 814) büyük ayrık otu: (< T. (And. 411) 1. çiçeği) Sarmaşık (DS. 412) bk. büzgüllü) Kalın kabuklu. III. bürük) bk. II. 3. büyük + Yun. kentauron) bk. cādū/cāźū + T. III. 58) büyük sarı: (< T. uzun taneli. Tietze. 1. bük (DS. acı yavşan (TBAS. süpürgesi) Emeçleri özellikle dal uçlarındaki kabuk altında sıkı bir ağ örerek çekirdekli yemiş ağaçlarının çiçeklenmesine. 50) büzgülü (< T. III. 839) cadı: (< Far. Taphrina cerasi. dayanıklı siyah üzüm (DS. II. boru çiçeği (TBAS. 840) cafa çiçeği: (< Ar. lkbaharda tarlalarda biten ve yenilebilen otlar. cefā + T. büyük + ay(ı)rık + otu) bk. büyük + sarı) Sert. II.: büzgüle.: çabala) Böreğe konulan bir çeşit ot (DS. Tietze. cādū/cāźū + Far. ufak. 376) cadı şimşiri: (< Far. Yabanî mantar (DS. 837) cabcıl: (< ? ) Beyaz çiçekli bir ot (DS. cādū/cāźū. 834) -Ccabana: (< ? ). III. Semiz otu. 833) büyü otu: (< T. (TS. 838) cacık: (< kökü belli değildir. III. centiyane (TBAS. Ağz. dolayısıyla meyve verimine engel olan asklı mantar. 1. (And. MBTS. Ağz. 840) .241 bürük: (< T. büzgülü). -i) Yaprakları daima yeşil. 443. 57) cadısüpürgesi: (< Far. 2. 56) büyük kantaron: (< T. domuz ayrık otu (TBAS. büyü + otu) bk. sivri dikenli bir bitki (DS. şemşīr + T.

cānvar/cānvār + T. III. kuş otu (TBAS. 853) camburt: (< ? ) Yaylalarda yetişen ve kökünden hayvan bitini öldürmeye yarayan ilaç yapılan bir ot (DS. 855) . 57) canavar otu: (< Far. Impatiens sultanı. (And. tarım bitkilerine zarar veren asalak bir bitki familyası (TS. etli yapraklı. BTS. sulu bir tür erik. cāmūs/cāmūş + Ar. 1. 455) 1. 2. 383. TBAS. kırmızı çiçekler açan bir tür kına çiçeği. Orobanche ramosa. siyah erik (DS. MBTS. Türkiye’de 40 kadar türü bulunan. cām + T. bā ilā + T. III. 853) camgüzeli: (< Far. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. 57. -sı) bk. (TS. memesi) bk. 57) camuskulağı: (< Far. cançul. cāmūs/cāmūş + T. 416). 384. kulağı) 30–40 cm boyunda. cām + T. 855) can eriği: (< Yun. 118) canavar otugiller: (< Far. 1.: çançur) Kırmızı. Sedum telephium. III.242 cambıt: (< ? ) Bağ bozulduktan sonra yetişen küçük taneli. yeşilimsi beyaz çiçekli. Kayısı (TS. (TS. tzaneriki. Genellikle yeşilken yenen sert. güzeli) Evlerde süs olarak yetiştirilen. 57) camuz baklası: (< Far. III. 118) cancur: (< Erm. Ağz. 417. 83) cam otu: (< Far. DS. dağ sümbülü (TBAS. domuz baklası (TBAS. gövdeleri kırmızının değişik tonlarında olabilen. (TBAS. otu + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. 1. 383. 1. otu) Canavar otugiller familyasının örnek türlerinden olan. otu) bk. Tietze. 378) camızmemesi: (< Far. cānvar/cānvār + T. pembe. Tietze. cāmūs/cāmūş + T. değişik türlerin kökleri üzerinde yaşayan ve klorofil taşımayan çiçekli bir bitki. 1. döküntü üzüm (DS. otsu formda. BTS.

III. 857) can kesme: (< Far. çarhala. 417) Küçük. III. çanak yaprakları 4-5 birleşik. cān + T.: calhala. Tietze. Pancar. 871) cef: (< ? ) Mercimek büyüklüğünde meyve veren yabani bir cins ağaç (DS. 119. III. 119) . cahannam < br. çalı. 857) can otu: (< Far. Ağz. cehre + T. meyve. 1271) catıra: (< ? ) Yakacak olarak kullanılan bir dağ bitkisi (DS. III. III. nadiren de otsu türleri olan bir familya (BTS. Ispanak. 2. (And. Madımalak (DS. bakka. taç yaprakları 4-5 serbest ya da bazen bulunmayan. iri armut (DS.243 canka: (< Bulg. kapsül ya da kanatlı fındık tipi meyveleri olan. 875) cehennem zambağı: (< Ar. çiçekler genellikle yaprak koltuklarında korimboz ya da kimoz durumda. 870) cazu gülü: (< Far. Pazı (DS. 864) cayrak: (< ? ) Ağustosta yetişen bir çeşit sulu. 861. -ü) Yaban gülü (DS. (TS. TBAS. III. 58. BTS. III. 1. dünyada yaklaşık 58 cins ve 900 kadar türle. sarı bir çeşit erik (DS. gēhinnōm + Ar. er dişi. ışınsal simetrili. kesme) Sonbaharda yetişen bir çeşit buğday (DS. çekirgen < çekir. cān + T. kabuk veya odunundan güzel kırmızı renk elde edilen dikenli bir ağaççıktır. -giller) Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı. ülkemizde ise 4 cins ve 25 kadar türle temsil edilen ağaç. 392. TBAS.< çek-) Isırgan otu (DS. 3 m kadar yükselebilen. 874) cegirgen: (< T. zanba + T. çorħala) 1. 252) cehri: (< Far. 69) Kök boyasıgillerden. Rhamnus infectorius. 2. Eren. III. III. cādū/cāźū + gul + T. çargala. DS. 876) cehrigiller: (< Far. 875. djanka. 857) carhala: (< ? ). -ı) Süsen çiçeği (DS. otu) 1. cehre. III. III.

meyvesi için yetiştirilen. III. (And. ADYA. cevz ~ OFar. BTS. 881) cenik sovanı: (< ? cenik + T. Ağz. 121. (TS. javuz) Cevizgiller familyasından. 434). 878) celkek: (< ? ) Koparıldığında süt çıkaran bir cins kır bitkisi (DS. Juglans regia. 69. cövüz. III. iyi kokan bir çeşit çiçek (DS. pipéri + T. 466) Aşılanmamış meyve (DS. cennet + Yun. III. III. 67. Ağz. 395) cennet otu: (< Ar. cennet + T. marul tadında bir cins ot (DS. auz. 58) ceran: (< t. yedi sekiz metre yükselen ve kömüründen barut yapılan bir cins ağaç (DS. otu) Yuvarlak ve ince yapraklı. cauz < Far. 39. 58. 1. uzun ömürlü. cöyüz. cavz. gövdesi kalın. 878) ceneği: (< ? ) Yüksek yerlerde yetişip yaprakları hayvanlara yedirilen bir cins ağaç (DS. 882) cennet biberi: (< Ar.: caran) Kırmızı renkli. çitlembik) Bir çeşit armut (DS. III. 430) Çok yıllık. Tietze. awz. soğanı) Tatlımsı.244 celep: (< Ar. cooz. 430).: cerk) Su kenarında yetişen. mor renkli. 884) cerik ağacı: (< ? cerik + T. genişçe biçimli bir cins soğan (DS. 886) cetlemük: (< T. cevuz. 1. rizomlu ve sarı çiçekli bir dağ bitkisidir. 72. < Ar. (And. 400. III. ağacı) (And. TBAS. 30 m kadar yükselebilen. 122. Eren. 236. geranio < Lat. gentiāna. 887) ceviz: (< Ar. Nişanyan. MBTS. III. 209. Tietze. Ağz. geviz. kerestesi değerli. celeb. . (TBAS. geranium. -i) Zencefilgillerden karabiber tadında bir bitki (TS. Tietze. AAT. III. 88. Gentiana lutea. 883) centiyane: (< Lat.: cevez. 859. AA. 1. cevüz. yurdumuzda çok yetişen bir ağaç. < Ar.

223. 400. 237. 45. 1. benefşe + T. III. taçsız iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS. ST AT. (And. 437). 163. GBAA. ZBK A. “< Moğ. 191. cıbırca/cıbılca. TS. çok yıllık. III. ETA. 1. 58) cığa: (< Far. MBTS. 232) ceylan çiçeği: (< Moğ. Vinca. culbān. 51. KBAYA. GD AT. OAAD. erkek ve dişi çiçekleri ayrı ayrı olan. TBAS. Erz. 256. Ağz. Tietze. 888) Cezayir menekşesi: (< öz. 71. 76. (And. III. Yabanî bezelye. çalımsı veya otsu bir bitki. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. . 56. 1.: cığan) Beyaz ve sarı renkte. 1. 181. cį a. pembe çiçek açan bir bitki (DS. III.A. 482. çiçeği. 1. 60. Burçak (DS. III. 899.245 E A. ceylān. MBTS. 59. Cezayir + Far. T YA. (TS. kendine özgü mavi. III. 363”) Yaprağı beş köşeli olup. III. K AT. Tietze. 440. II. 37. -si) Zakkumgillerden. Ağz. 912) . ince uzun yapraklı. 402. -lik) bk. -giller) Örneği ceviz olan. mor renkli çiçekleri ve ortası çukur taç yaprakları olan. MBTS.. 437) ncir (DS. BTS. “< cıbır/cıbıl ‘çıplak’ kelimesiyle aynı kökten gelmiş olması muhtemeldir. EYAD. 145) cevizgiller: (< Ar. 908) cılık: (< cılık < cılk “ses taklidi”. cevz + T. çıçırgan (TBAS. KMYA. 485”) Bir cins eğrelti otu (DS. 905) cılban: (< Ar. 121) cevzeni: (< ? ) Bir üzüm türü (EYAD. 233. 190. 485). 311. is. 2. 889) cıcılık: (< cici “çocuk dili” + T. ceylān + T. 121) cıbarca: (< T. çok türlü bir cins ot (DS. BTS. 900) cığra: (< ? ) Bir cins dikenli ot (DS. açık. yaprakları almaşlı dizilişte ve parçalı.: cilban) 1.

III. cırlangıç).246 cıngıravu elması: (< ? cıngıravu + T. cırlangeç. cırtlak + otu) Nohuda benzer acı bir ot. III. III. (And. Mayhoş tadı olan. Ağz. III. III. 936. cırt cırt. kavuna benzeyen. 945) cırt: (< cırt “yansıma ses”) bk. 438) Turunçgillerden. cırtlak) bk. MBTS. cırlangıç. cırtatan (DS. yaprakları sarılarak yemek yapılan geniş yapraklı bir bitki (cırdatan düleği. 1187. III. tırnak. III. 2. ırlangıç) bk. cırtatan (DS. III. Ağz. cırt + cırt) bk. güzel kokulu. yenilmeyen.: cırtıgaz) Ekilmeyen tarlalarda yetişen geniş yapraklı. 937) cırık: (< T. cırtatan (DS. cırtlavuk. 937) cırt cırt: (< T. 939) . yabani bir meyve (DS. elması) Sallanınca içinde çekirdekleri ses çıkaran bir çeşit elma (DS. pat pat otu (DS. çiynak) Çobançantası denilen ot (DS. cırık < cır-. cırtlak. cırtdangaz). cırt. cırt + atan) 1. Ağz. 937) cırtatan: (< T. 937. 3. III. Tietze. cırtlan. 938) cırtlak: (< T. Yenmeyen. III. 2487) cırmılak: (< T. portakal büyüklüğünde kavun cinsinden bir meyve. 935) cırnak: (< T. başaklarından olgunlaşınca sıkıldığı zaman tohum ve su fışkıran bir bitki. cırtlavak. 576). cırtatan (DS. Gelincik otuna benzer. 1. güzel kokulu. (And. VII.: cırlangeç. hatmi çiçeğine benzeyen çiçekler açan bir bitki (DS. 923) cırdatan düleği: (< T. 929) cırlangıç: (< T. cırmalak) Yemeği yapılan küçük mantar (DS. III. çırlangıç): (DS. (And. 937) cırtdangaz: (< T. 937) cırtlak otu: (< T. çırlangıç.: cıynak. cırt + atan + divleği) bk. III. cırtatan (DS. DS.

MBTS. cızlağan). III. 950) cızlayık: (< T. 59) cız: (< cız “ses taklidi”) Tohumları oraya buraya yapışan. III. 951) cibik: (< ? ) Cin mısırı (DS. (And. 946) cızlağan: (< T. III. 946) cızcız dikeni: (< T. III. III. 959) ciğarı: (< ? ) Kırmızı tohumları olan.247 cırtlak sakızı: (< T. 942) cıvrıncık: (< ? cıvrın + T. 939) cırtlan: (< T. cırtlak + sakızı) Sakız çıkarılan bir cins ot (DS. -cık) bk. III. 937) cırtlavuk: (< T. III. cırtatan (DS. 957) cicibici: (< cici + bici “çocuk dilinde” Tietze. cırtatan (DS.: cızgan) Isırgan otu (DS. cırtlan) bk. III. cırtlavuk). cızlayık) Bir çeşit bitki (DS. böğürtlene benzeyen bir çeşit ağaç (DS.: cırtlavak) bk. III. III. 962) . gıvışgan otu (TBAS. 955) cibille: (< ? ) Semiz otu (DS. 443. 1. III. III. Ağz. (And. cız (DS. 489) Yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. cız + cız + dikeni) bk. tarlalarda görülen bir çeşit ot (cızcız dikeni). 955) cicamık: (< ? ) Ardıç ağacı ve meyvesi (DS. üzümü) Parmak gibi uzun olan bir çeşit üzüm (DS. III. III. 958) cicik üzümü: (< ? cicik “meme” + T. (DS. 937) cıvak: (< ? ) Şeytantırnağı (DS. Ağz.

DS. 1. Tietze. cimcik + T. BTS. III. darısı) bk. -i) Süs biberi (DS. III. tsimbidi. cinek (DS. III. Tietze. 973) cinbiberi: (< Ar. 407. Marchantia polymorpha. dikeni) Dikenli bir çeşit ağaç (DS. III. 970) cimcime: (< Ar. otu) bk. 968) cimcik dikeni: (< Moğ. otu) Düğün çiçeğigillerden. 60. zehirsiz mantarlardır (TBAS. DS. III. tzímbla. şarap yapmakta kullanılan bir çeşit üzüm (DS. 447) Başı şemsiye şeklinde olmayan mantar (DS. (TS. 979) . 975) cin darısı: (< Ar. III. III. 60) cimlā: (< Yun. III. 978) cinek otu: (< ? cinek + T. MBTS. 976) cincile: (< ? ). Tsingános “çingene” + T. III. cumcuma. cinn + T. 447) Cin mısırı (DS. 122) cimbiz: (< cımbız < Yun. “< Moğ. Genellikle yenebilen.248 ciğer otu: (< Far. 971) cimit: (< ? ) Keten (TBAS. dikeni.: cıncıla) Bazı Tricholoma türlerine verilen genel ad. cimcik. Ağz. 447”) Böğürtlen (DS. III. cin mısırı (TS. 1. küçük taneli. is. 975) Cincife üzümü: (< öz. pipéri + T. III. yaprakları buğday yaprağına benzeyen bir çeşit ot (cinek otu). 410) cinek: (< ? ) Mısır tarlalarında biten. Tietze. 1. ciğer + T. (DS. Cincife + T. 486) Kurutulduktan sonra gövdesi kürdan gibi kullanılan bitki (DS. üzümü) Kırmızı. çok yıllık otsu bir bitki. 919. cinn + Yun. 978) cingen dikeni: (< Yun. (And.

Tietze. 988) civelek: (< ? civelek. 60. BTS. küçük bir cins fasulye (DS. cinn + T. otu) bk. 987) civanperçemi: (< Far. -lik) Yemeği yapılan beyaz çiçekli kır otu (DS. saçı) bk. III. 980) cinik: (< ? ) Küçük hıyar (DS. 980) cin mısırı: (< Ar. (And. 988) ciyner: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS. çivek) Küçük taneli. -i) Birleşikgillerden. li + keçi) Gelincik çiçeği (DS. boru çiçeği (TBAS. 991) . III. otsu. III. 988) civek: (< ? ). cingil + Ar. cinn + miśr + T. Gelincik otu (DS. 410) cin otu: (< Ar. 980) cinibiz: (< ? ) Ufak. siyah yabani üzüm (DS. TBAS. III. 60) cinsaçı: (< Ar. 412. cin darısı (TS. 1. III. bostanbozan (TBAS. Ağz. 60) cipil: (< ? ) Gelişigüzel yetişen fidan (DS. 979) cingiş: (< ? ) Deve dikeni (DS. çok yıllık. III. Bir çeşit elma. aŧīfe) Bir çeşit kadife çiçeği (DS. beyaz veya sarı çiçekli ve kuvvetli kokulu bir bitkidir. 123) civcilik: (< civciv “ses taklidi” + T. 1. Achillea millefolium. III. -ı) Bir tür ufak taneli mısır. tüylü. yeşil. III. 2. (TS.249 cingil kadife: (< Yun. 100 cm kadar yükselebilen. 983) citteli keçi: (< ? citte + T. cinn + T. III. cevān + perçem + T. birçok türü olan. 451) 1. III.: cüvek.

250 cizgit börülce: (< ? cizgit + T. Tietze. III. cülbent. akdiken (TBAS. -lak) Geniş yapraklı bir bitki (DS. III. cunbut) Gonca (DS. 999) coruk: (< ? ) Fidan (DS. çulhat): Yabani bezelye. culbān. (And. 61) curta: (< ? ) Yabani kiraz (DS. 1012) cumbur: (< Far. 1020) cüce bağırsağı: (< Far. çumbul) Küçük taneli yabani üzüm (DS. 62) .: cola) Yabanî çilek (DS. tavukbacağı mantarı (TBAS. culvan. culcul.: cumburt.: cizvit börülce) Bir çeşit beyaz fasulye (DS. (And. cūce + T. Tietze. 539). 457) bk. 504) Dağ çileği (DS. 3. MBTS.: culbant. 1002) cöcce: (< ? ) Çörek otu (TBAS. III. 1016) cumurd: (< ? ) bk. III. kız) bk. 72). ağaç mantarı (TBAS. III. culbat. 61) cücük: (< Far. (And. III. 1019) cuşka: (< ? ) Bir cins yuvarlak biber (DS. burçak (DS. çūb + T. börülce). III. Ağz. (And. cücek ‘yavru’. (And. 992) col: (< ? ). III. 1021) cücekız: (< Far. III. 1015) cumbut: (< ? ). 995) coplak: (< Far. Ağz. cūce + T. Ağz. 1024) cücül: (< Ar. 61) culban: (< Ar. Eren. cülbant. yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. çunbul/çumbul. kıvrık yapraklı. III. Ağz. III. Ağz.: cümbüt. bağırsağı) nce. çulbant.

1031) çadır çiçeği: (< Far. 1026) cül üzümü: (< Ar. pembe ve beyaz çiçekli bir bitki. ufak darı (DS. yemeği yapılan bir ot (DS. çiçeği) Nilüfergillerden. III. Euryaleferox. üzümü) Şarap yapımında kullanılan ince kabuklu. çādar + T. 1028) cürük: (< ? ) Yer elması (DS. cummayz. III. 1026) cüvür: (< ? ) Eylül ayı sonunda yetişen iri. büyük yapraklı.251 cücül darı: (< Ar. incire benzer meyveleri olan bir ağaç (DS. cūl + T. saçtı) Funda cinsinden dikenli. Çin ve Amerika ırmaklarında yetişen. III. (paşaçadırı). 1026) cürgül: (< ? ) Bir çeşit mısır (DS. açık renkli bir cins üzüm (cünül. sert bir çeşit ağaç (DS. MBTS. culcul + T. TaS. cüvek). 458) Tropik bölgelerde yetişen. III. III. 506) Pancara benzer. (TS. Tietze. III. 1. 1024) cülük: (< ? ) Yabani bezelye (DS. III. 1. kırmızı kabuklu bir çeşit şeftali (DS. (DS. 1029) -Ççactı: (< T. III. darı) nce. cül üzümü (DS. 1027) cünül: (< ? ) bk. III. çadır şeklinde açan. 420. 1027) cümele: (< Ar. 782) . II. III. 1028) cüvek: (< ? ) bk. cül üzümü (DS. cumel. 1026) cümbez: (< Ar. III.

63) çakıl: (< T. 2. 420) çağ: (< ET. uşağı) Maydanozgillerden. çak + çak) bk. tüylü ve otsu bir bitkidir. 423) çakal otu: (< Far. 1032) çağla: (< Far. 422) çağman otu: (< ? çağman + T. şri āla + T. 72) Yaprakları hayvanlara yedirilen bir bitki (DS. şa āl < Sans. 1. ça ale “ham meyve”. ça “ses taklidi”. 3. 72. Tietze. şa āl < Sans. ahlat (TS. -u) Yabanî armut. eriği) Çok ekşi. şri āla + T. 466). şri āla + Far. 515) Taze fasulye (DS. bk. Sakız kabağı.: çağıldak) 1. (TBAS. 423) çakalboğan: (< Far. 60 cm kadar yükselebilen. (TS. emrūd + T. Dorema ammoniacum. Conyza bonariensis. ça āla. boğan) Kırlarda rastlanan bir bitki (TS. şa āl < Sans. hindiba (TBAS. < Far. Nişanyan. 1043) çakıldak: (< T. şa āl < Sans. kayısı. 423) çakal çiğdemi: (< Far. 2. Olmamış. şri āla + T. 76. şa āl < Sans. çakıl+da-k. Nişanyan. Badem. 1. sert. şri āla + T. zar içinde tohumları olan. Tietze. (And. (TS. III. çādar + T. III. acı çiğdem (TBAS. çağala. çiğdemi) bk. laç yapmakta kullanılan. III. erik gibi tek çekirdekli yemişlerin körpe iken yenilebilen ham şekli (TS.252 çadır uşağı: (< Far. otu) Bir yıllık. 1. 1. iri çekirdekli bir erik türü. . 1. öz suyu hekimlikte kullanılan bir bitki. çakıl “ses taklidi kelime”. otu) Suyu. 63) çakal eriği: (< Far. Prunus spinosa. 1. < Far. ça āna. zehirlenen hayvanlara içirilen bir çeşit ot (DS. 63) çakçak: (< T. MBTS. Ağz. baklagillerden bir bitki. Eren. ham yemiş. 462) 1. 1037) çakal armudu: (< Far.

409) Isırgan otu (DS. (DS. mor çiçekli. cawşīr/cāwşīr < Far. diken) Maydanozgillerden. DS. çiçekli ve yağlı bir çeşit ot. şa r + T. 129. gāwşīr + T. parçalı yapraklı. 1048) çalba: (< Lat. (And. Clauson. III. yumruları çiğ olarak yenen ve süs bitkisi olarak dış ülkelere satılan. III. pembe veya sarı renkli. 1044) çakırdiken: (< Ar. 1. sacer. çakırca dikeni (DS. genelde sarı çiçekli bitkiler (TBAS. Arctium tomentosum. çalı görünüşünde. çakıl + dikeni) bk. çakmur + buğday) ri. 1044) çakır: (< Ar. çok yıllık. şa r + T. çarşu.: çağşır. çeşir) Maydanozgiller familyasından. BTS. (TS. (And. çavşır. çaveşir. otu). çiçekleri mor. 64. (DS.: calba. hekimlikte kullanılan bir bitki. salvia. 1036. 1044) çakırca dikeni: (< Ar. III. otsu ve çok yıllık bir bitki. III. Ağz. Kırlarda yetişen. şalba) Ballıbabagiller familyasından. çay .: calak) 1. Colutea arborescens. 469). Ferula Umbelliferae cinsine ait. 424) çakır dikeni: (< Ar. 1038. dikeni) bk. 69. III. şa r < Lat. Ağz. çalağan) Isırgan otu (DS. 63) çakmur buğday: (< T. ca + dikeni) Sarı çiçek açan. Börülce. Tietze. III. uzun ve sert sapı olan diken (çakıl dikeni). çok yıllık. şa r + T. abdestbozan otu (TBAS. şabla. Ağz. (And. çarşır.253 3. 1046) çakmuz: (< ? ) 10-30 cm yükseklikte. 2. 1048) çalak: (< T. (TBAS. III. 1043) çakıl dikeni: (< T. çanşır. ağır bir çeşit buğday (DS. çalak). çakşur. III. 1084) çalağan: (< T. 4. Geranium tuberosum. 64) çakşır otu: (< Ar. Küçük karpuz. Olmamış karpuz (DS. köklü. çaşur.

I. 1. kızılcık (TBAS. 1050. DS. çalı < çal-ı. 4475. 3732. III. kurak yerlerde yetişen bir bitki cinsi. X. fasulia + T. 427. 1054) çalı dikeni: (< T. Gaz. Erz. çalu) Boyları 1-3 m kadar olan. çalı + kızılcığı) bk. Sisymbrium. III. 1. çalı + dikeni) bk. ADYA. çıçırgan (TBAS. 65) çalık: (< T. (TS. DS. Labiatea. 428) çalıgaga: (< T. uzun saplı ve kılçıklı bir cins buğday (DS.254 olarak içilen yaprakları tam ve sık tüylü bitkiler.A. Gülensoy. Nişanyan. III. -si) Kılçıklı bir çeşit fasulye (TS. Ağz. 518). XII. yumru kökü yenilen kırmızı çiçek açan bir bitki (DS. (And. çalı + dibi) Çalılıklarda biten. DA. 129. < kökü belli değildir. AA. 65) . alaca”.: çali. 1054) çalı kızılcığı: (< T. 190 . 61.. 75.A. 338. çalık) Kırlarda biten. < ? T. 428) çalı fasulyesi: (< T. Ka. 64. 1. III.A. 67) çalıbasan: (< T. 1054) çalıdibi: (< T. çalı + ? gaga) ğde (DS. . böğürtlen. çalı + Yun. III. (TBAS. karaçalı (TS. 3739. çalı + ? gaga + T. çalı + basan) ri ve sert taneli. III.. 427) çalı: (< T. BTS. TBAS. ahu dudu gibi ağaççıktan küçük.Y. 129. III. 1.. -sı) bk. 1054. MBTS. DS. 125) çalgıcı otu: (< T. 65) çalıgagası: (< T. 67. 1054) çalıbasmaz: (< T. çalı + basmaz) Kara kılçıklı buğday (DS. çalı “çal siyah-beyaz karışık renkli. dalları çok çatallı ve sapları odunsu. BTS. III. çalgıcı + otu) Turpgillerden. çok yıllık bitkiler (TS. 122. yemeği yapılan bit ot (DS. 72.

1058) çaltı: (< Yalnız Anadolu ağızlarında kullanıldığı anlaşılıyor. III. Türkçe çalı sözüyle çaltı arasındaki benzerlik düşündürücüdür. şam’ + fustu + T. 1062) çam: (< Arapçadan kalma bir alıntı olduğu anlaşılıyor < Ar. Ağz. EYAD. 65. 77). şam’ + T. KYA. Eren. SA. DS. çal + Yun. çalı (TS. 130. 1. 4719. 1264. ufak taneli buğday (DS. 428) çalı navruzu: (< T. 138. iğne gibi ince ve uzun yapraklarını yaz kış dökmeyen. iğne yapraklı. çıplak tepe’. (TS. 1064) çam fıstığı: (< Ar. nevrūz + T. “< çal ‘taşlık yer. BTS. çam. 385”) Beyaz kiraz (DS. 53. yağlı ve nişastalı tohum (TS. 107. Pinus. Eren. III. tohumları çıplak olarak kozalak pulları üzerinde bulunan. 90. çaltı (DS. çalı + süpürgesi) Kırmızı çiçekleri olan ve süpürge yapımında kullanılan bir bitki (TS. çok yıllık. -ı.255 çalık kavak: (< T. kerasi + T. 315. -u) 15-40 cm yükseklikte. TBAS. K A. çalık + kavak) Dalları sepetçilikte kullanılan bir kavak türü. 1. -giller) Kozaklılardan. kozalaklı bir orman ağacı. şam’ + T. 4522. mavi veya morumsu çiçekli bir bitki. GBAA. 1. 45. şam’ “mum”. . 201. 429) çal kirazı: (< T. AAT. 312) çam buğdayı: (< Ar. Tietze. III.: çom) Çamgillerin örnek bitkisi olan. -ı) Fıstık çamının kozalak biçimindeki meyvesinden çıkarılan sert kabuklu. 431) çaltı dikeni: (< T. çalı + Far. 431. 1. 1. OAAD. çaltı + dikeni) bk. (sepetçi kavağı). rizomlu. 65) çalı süpürgesi: (< T. XII. TS. T YA. DS. KMYA. XII. kışın yaprak dökmeyen ve yurdumuzda birçok türü yetişen. III. 471) Diken. (TBAS. Iris unguicularis. DS. 7. her dem yeşil. buğdayı) Açık kırmızı renkli. 189. 432) çamgiller: (< Ar. 87. < ??. (And. (TS. 77.

TBAS. yaprakları almaşlı. 66) çanakkıran: (< T. beyaz çiçekli. çan + çiçeği + -giller) Bitişik taç yapraklılardan. beyaz. otu) bk. şıra için kullanılan üzüm (DS. 78”) Çan çiçeğigillerden. çan+ak. III. 36) çam üzümü: (< Ar. BTS. 1. III. atkuyruğu (TBAS. 432. 1. 1066) çanakçatlatan: (< T. çanak) bk. 434. süs bitkisi olarak ekilen. 1067) çanak çömlek otu: (< T. Eren. 131) çangal fasilesi: (< Far. Çanın çıkardığı sesten geldiği anlaşılıyor. (TS. 130) çam otu: (< Ar. çanak + kıran) bk. 1. 434. 524”) Gelincik çiçeği (DS. geanta + T. III. gelincik (TBAS. erguvanî veya sarı renkli bir süs bitkisi (TS. ban otu (TBAS. çanak + ? çömlek + T. “< T. çengāl + Yun. 435) çaplançanak: (< ? çaplan + T. 1. ovaryum alt durumlu. 1070) çanta çiçeği: (< Yun. ladin gibi bitki türlerini içine alan reçineli ağaçlar familyası (TS. Orta Türkçede çaŋ olarak geçer. çiçekleri er dişi. şam’ + T. fasulia + T. çan + çiçeği. şam’ + T. -si) Sırık fasulyesi (DS. MBTS. bir ya da çok yıllık. Eski Kıpçakçada da çaŋ biçimi kullanılır. boynuzlu gelincik (TBAS.256 köknar. 1. BTS. çok yıllık ve otsu bir bitki. soğanlı. örneği çan çiçeği olan. 66) . 66) çan çiçeği: (< T. otu) bk. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS. çiçeği) ki çeneklilerden. üzümü) Kırmızı renkli. 66) çan çiçeğigiller: (< T. Campanella. çanak + çatlatan. çiçekleri çan biçiminde olan. “< çan kelimesi eski çağlardan başlayarak kullanılmaktadır. küçük taneli.

çaşut. 439) çarliston biber: (< ng. örneği çarkıfelek olan bir bitki familyası (TS. III. 1085) çatlaggara: (< T. (Duran. Gülensoy. Passiflora caerulea. 1085) çaşıt: (< ET. 1091) . 840. çark-ı felek) Çarkıfelekgillerden güzel. (TS. pipéri) Çarliston adı verilen bir biber türü (TS. Cotinus coggyria. çanak) Baklagillerden bir bitki (DS. büyük. çarık + kesen) bk. demir dikeni (TBAS. çark-ı felek + T. 66) çarkıfelek: (< Far. 439) çarkıfelekgiller: (< Far. 1078) çardımçanak: (< ? çardım + T. duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi. 1. III. charleston + Yun. çatlak + kara) Bir kiraz çeşidi. III. cawşīr + -an). yuvarlak yapraklarından dolma yapılan bir çeşit ot (DS. 1. Ağz. 223-229) çatlak: (< T. çarık + dikeni) bk. parlak kırmızı çiçekleri olan. köygöçüren (TBAS. çatlak) bk. 1. 476.257 çapul: (< T. Tietze. (And. çatlak otu (DS. 439) çaşıran: (< çaşıran < Ar. -giller) Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden. Tietze. siyah kiraz (AA. çapul < çap-u-l. 66) çarıkkesen: (< T. Bu özelliği sebebiyle “çatlağan” denilmiştir. çatlağan) Bu bitki odunlarının yakılması esnasında patlayarak çatırtılı sesler çıkarmaktadır. 1081) çarık dikeni: (< T. III. 196) Göl veya çay kenarlarında yetişen ot (DS. (fırıldak çiçeği). 123) çatlağan: (< T. 480) Üzüm (DS. III. I. cacıran) Geniş.

iri taneli bir tür beyaz üzüm (TS.258 çatlak otu: (< T. çekirdeği ufak. çatlak + otu) 30-50 cm yükseklikte. Claviceps purpurea. genç yaprakları toplanıp özel metotlarla kurutularak içecek olarak kullanılan. çiçekleri er dişi. az çok kıvrık. özel kokulu. Ağz. ça. (çatlak). ışınsal simetrili. unlu tane veren bir bitki. çattım + çanak). III. 67. (TS. DS. çay + T. 1. Ağz. 1. çiçekleri genellikle er dişi ya da tek eşeyli. 2-7 mm genişlikte. kolayca kırılabilen. 447) çay: (< çay < Çin. çatlangaç). çūdār. 1-4 cm uzunlukta. III. BTS. çūdār + T. -u) Buğdaygillerden ve en çok çavdarın başağı üzerinde türeyip koyu mor renkte bir horoz mahmuzunu andıran. çalı içlerinde yetişen bir çeşit bitki (DS. Bongardia chrysogonum. çok yıllık. kapsül tipi meyveleri olan. Nişanyan. 81) Çaygiller familyasından. (And. 228) çavdar: (< Far. 447. 81.: çattımçanah) Gelincik çiçeği (DS. 1. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. Secale cereale. (And. (TBAS. III. 227. çavuş + üzümü) Kabuğu ince. 1. asıl vatanı Çin ve Japonya olan. ülkemizin Doğu Karadeniz bölgesinde kültürü yapılan. çūdār + Ar. 74. nadiren tek eşeyli. Eren. 485. KMYA. 1092. başak verdiği hâlde tanesi olmayan. hindiba (TBAS. 539) Buğdaygillerden. ADYA. 1. MBTS. Thea chinensis. AAT. ağaççık ya da çalı formundaki bitkiler. mihmāz + T. OAAD. 148) çavdarlık: (< Far. taç yaprakları 5 ya da daha fazla . 333. (TS. 447.: çatlankoz) bk. 67) çattımçanak: (< T. 447) çavuş üzümü: (< T. Eren. 1093) çavdarmahmuzu: (< Far. Tietze. her dem yeşil. kökünde patates gibi yumrular bulunan. -giller) Yaprakları basit ve alternat dizilişli. -lık) Çavdar bitkisi kadar büyüyen. 132) çaygiller: (< Çin. Tietze. (TS. silindir yapılı çubuklar hâlinde olan ve hekimlikte kullanılan asklı mantarlardan biri. OAAD. 485. 1091) çatlangaç: (< T. 210.

67) çayır sedefi: (< ? çayır + Ar. Erogrostis major. 449) çayır tirfili: (< ? çayır + Yun. 1. Phleum pratense. 1. güzeli) Buğdaygillerden bir bitki. 449) . melīke + T. meyveleri kapsül tipinde. her dem yeşil. çok yıllık ve pennat yapraklı bitkilerdir. śadef + T. 1. 1. 448) çayır otu: (< ? çayır + T. sulak yerlerde yetişen. -si) Turpgillerden. Sanguisorba. Trifolium pratense. -ı) Şapkasının alt yüzü ince dilimli. -i) Düğün çiçeğigillerden. soğanı) bk. 448) çayır papatyası: (< ? çayır + Yun. çalı ya da ağaçsı bitkiler (TS. Çayır oluşturan çeşitli bitkilerin genel adı. triphyllon + T. Cardemina pratensis. papadia + T. (TS. (TS. düğmesi) Otsu. 132) çayır düğmesi: (< ? çayır + T. Buğdaygillerden kuru ve kireçli yerlerde yetişen küçük bir çayır otu. 1. genellikle rizomlu. 1. kökü iç sürdürücü olarak kullanılan. manitari + T. (TBAS. tere + T. -si) Erkeçsakalı. -sı) bk. 67) çayır güzeli: (< ? çayır + T. BTS. TBAS. koyungözü – I. yabani bir bitki. 1. çok yılık. soğan (TBAS.67) çayır soğanı: (< ? çayır + T. 67) çayır teresi: (< ? çayır + Far. keçisakalı (TS. yenilebilen ve zehirli de olabilen mantar türlerinin ortak adı (TS. (delialan maydanozu). fleol. Thalictrum. 448.259 parçalı. (TS. -i) Baklagillerden. hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki. Doğu Karadeniz bölgesinde kültürü yapılan. 448) çayır mantarı: (< ? çayır + Yun. otsu bitkiler. otu) 1. 2. beyaz çiçekli. 448. (TS. (TBAS. (TS. 1. 448) çayır melikesi: (< ? çayır + Ar.

. ateşe atıldığında çatırdayarak yanan bir bitki (TS. . (And. dikensi. III. Sakız ağacı meyvesi. 1212. TaS. kışın yaprak döken. Vaccinium arctostaphylos. 1097) çaymık: (< Çin. Erz. (TS. üzümü) 1-6 m yükseklikte.: çaylambuk) Kökleri sağlam bir ot. çay+la-mık). 2. III. 1.: çekire.: çaynuğ) bk. Avenastrum. (And. kulağı) Semizotuna benzer bir cins ot (DS. < ses taklidi kelimelerden. 3. ayrık otu (DS. 1114) çekirdek: (< ET. Tietze. 449) çaylamık: (< Çin.260 çayır yulafı: (< ? çayır + yulaf + T. III.: çekkem) Yeşil yapraklı. caudāna. -ı) Buğdaygillerden. DS. 450. 4. Ağz. TBAS. 4476) çay üzümü: (< Çin. Ağz. 1105. II. 760) çekem: (< T. 489). beyaz çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir. 1101) çeçik kulağı: (< ? çeçik + T. 68) çeblebi: (< T. 65) çekirken otu: (< T. (And. çay + Far. 1114. Nişanyan. XII. ayçiçeği (BTS. çınar (DS. -si) Bir çeşit hıyar (DS. III. III. çay + T. Çam kozalağı (DS. 1106. (And. çalab+î ?) Çay kenarlarında kendi kendine yetişen ağaç. çikirken) lkbaharda tarlalarda çıkan bir ot (DS. yulafa benzeyen bir kır bitkisi. III.: cedene) 1. çekme) Geven bitkisi otu (DS. fıstık’. Keten tohumu. 1098. 63) çekme: (< T. 1. Ağz. 68) çayterüzüsü: (< Çin.A. 1115) . terāzū “terazi” + T. Tietze. III. çekirken + otu). (TBAS. III. 1105) çedene: (< Far. (And. çalı. Ağz. Kendir. 491) bk. 486). şekirtük ‘fındık. çay + mık). söğüt (DS. çekem < çek-em. 75. Ağz. III. Tietze. kenevir tohumu.

MBTS. Tietze.: cerenük) Erik (DS. 458) çemen: (< Erm. otu) bk. 1129) çengel otu: (< Far. kenger (TBAS. III. 1122) çeltik: (< Far. beyaz sütlü ve sarı çiçekli bir tür. Chondrilla juncea. şeltūk) Kabuğu ayıklanmamış pirinç (TS. (TS. Ağz. XII. çengāl + T. Tietze. Tietze. 1117) çele: (< ? ) Taze fasulye (DS. çaman + T. 1116) çeküm çileği: (< T. 459) çemen otu: (< Erm. karaçalı (TBAS. 492) 1. 69) çengel sakızı: (< Far. 3. 1.261 çekmer: (< ? ) Ardıç cinsinden bir ağaç (DS. otsu. (And. 4477) çeşmezen: (< Far. 1. 1118) çelem: (< Far. Kavun (DS. 553) Maydanozgillerden bir bitki ve bunun kokulu tohumu. 69) . 1119) çelepeten: (< ? ) Kırlarda yetişen yabani bir ot türü (DS. çaman. Pancar. çekim + çileği) Siyah renkli bir tür çilek (DS. 1147) çeş: (< ? ) Kabuklu fındık (DS. 2. 1145) çermayı: (< ? ) Yazın olgunlaşan yeşil renkli bir armut çeşidi (DS. (TBAS. otu) bk. III. III. 497) Ballanmış armut. III. III. Şalgam. 1120) çelik: (< Far. III. 2. çepiş. III. çengāl + T. şalam. boy otu (TBAS. III. 500) bk. çelik) ğde ağacı (DS. 1. 69) çemiş: (< ET. 69) çeremük: (< ? ). Cuminum cyminum. sakızı) 40-100 cm yükseklikte. çaşma-zan. iki veya çok yıllık. Kırmızı turp (DS. III.

dikenli ve sarı çiçekli bir çalıdır. Bir veya çok yıllık. 561) Ökse otu (DS. yarmak” < ET. MBTS. III. çeti (TBAS. Ağz. çevik < çev-ik. Tietze. Tietze. Bu ad.: çedi) 30-100 cm yükseklikte. 1152) çevirdik: (< T. Tietze. 1152) çetük otu: (< ? çetük + T. Tietze. III. 1151) çetme: (< T. 1. 1155) çıbı işi: (< ? çıbı + T. 1155) çeyem: (< ? ) Yaprakları çama benzeyen. meyvelerin sarmal biçimde olması nedeniyle verilmiş olmalıdır (TBAS. III. 500).262 çet: (< Çağ. çit. 500) Olmamış karpuz (DS. III. III.“kesmek. 70) çevik: (< T. bir metre boyunda bir çeşit ağaç (DS. 1150) çetin: (< kökü belli değildir. 1152) çevrince: (< T. cevşen. III. çetme < çet. 501) Palamut (DS. dikeni) bk. 1151) çetmi dikeni: (< ? çeti + T. Prosopis farcta. (TBAS. MBTS. Afşar otu (TBAS. 69) çetrez: (< ? ) Geven cinsinden dikenli bir ot (DS. (And. 1157) . çev(i)rince) Medicago (Leguminosae) türlerine verilen genel ad. genellikle sarı çiçekli ve otsu bitkiler. III. III. 69. 481) Yaprağı sarma yapmak için elverişli bir çeşit üzüm (DS. DS. 1149) çeti: (< ? çeti. çevirdik) Kısa boylu gürgen ağacı (DS. III. nohut büyüklüğünde kırmızı meyveleri olan. III. işi) Üzüm (DS. 500) Ormanlarda büyük ağaçlar arasında yetişen gövdesi ve dalları elastiki bir cins küçük ağaç (DS. 1. otu) bk. ket-. çet < ET. 70) çevşen: (< Far.

1161) çıkart: (< T. 1170) çılan: (< Far. III. çelān. Ağz. çıkrık + tekeri) Taş aralarında yetişen. 1158) çıdar: (< ? ) Çam ağacı (DS. çelāna. 905) çıkıntı: (< T. 70. III. III. 1158) çıfın: (< ? ) Fundalıklarda olan. DS. III. 1. 1170) çılak: (< ? ) Üzerinde morumsu top top dikenler olan ve boyu bazen 1. 1167) çıkma: (< T. sarı çiçekli bodur ağaç (DS. meyvesi yuvarlak ve dikenli olan bir ot (DS. çığ + çığ) Atkuyruğu bitkisi (DS. (TBAS. Ağz. çıkıntı) Afyonun fena bir cinsi (DS.: çişkan) Kışın yapraklarını döken. 493) Bit öldüren zehirli bir ot (DS. Tietze. çok dikenli bir çalı veya ağaççık.5 metreyi geçen bir bitki ki. III. ts’maħ. çıkma) Çavuş üzümü (DS. III. kuruyunca çocuklar mızrak gibi kullanırlar (DS. 70) çığırgan: (< T. 474) çımak: (< Erm. III. çıkart). 74. III. 1159. 1170) çıkrık tekeri: (< T. 1176) . III. 1175) çımçıtlık: (< çım + çıtlık) Sakız çıkarılan bir bitki çeşidi (DS. Hippophae rhamnoides. 1165. 89) ri bir çeşit çiğde (TS. III. 1158) çığçığ: (< T. Eren. çığırgan < çağırgan) Yabani menekşe (DS. III. (And. III. 1158) çıdik: (< ? ) Yabani asma üzümü (DS. TBAS. çaçırgan < saçırgan). (And.263 çıçırgan: (< T.: cıkart) Yer elması (DS. III.

Tietze. GD AT. park ve bahçelerde gölgesinden faydalanmak için yetiştirilen. çenār + Yun. dünyada 1 cins ve 10 kadar tür ile. ince saplı ve yumuşak etli bir mantardır. Küçük erik. 1187) çırpı: (< T. çıŋrak < çıŋra-. 1183) çıra üzümü: (< Far. gövdesi kalın. 69. geniş yapraklı. manitari + T. 357) çınargiller: (< Far. çenār. III. 2. üzeri esmer lekeli. III. 70. Türkiye’de 100 kadar yabani formu bulunan bir ya da çok yıllık otsu bitkiler (TBAS. 509) ki çeneklilerden. OAAD. çırpı < çırp-ı. EYA. TBAS. uzun ömürlü. şıra yapmakta kullanılan bir çeşit üzüm (DS. -ı) Sarımtırak veya deve tüyü renkli. 1186) çırlavuk: (< T. 475. 1251. süs ağacı olarak yetiştirilen büyük ve gösterişli bir ağaçtır. EYAD. 1. ST AT. mavi. su kenarlarında. Çan çiçeğigiller familyasından. 70. mor ya da erguvan renkli. üzümü) Taneleri beyaz ve üstü kırmızı olan. çırlavuk) Yaprakları yarım metreye uzayan. 509”) Campanula türlerine verilen genel ad. 1. tek evcikli. sarı renkli bir ot (DS. çımkırık < çımkır-ık. Tietze. “ET. 40. BTS. III. Platanus. çan çiçeği cinsine ait. ülkemizde de çınar türü ile temsil edilen. 1179. çiçekleri beyaz. çiçekleri tek eşeyli ve aşağıya doğru sarkan küre şeklindeki başaklarda bulunan. Tietze. yapraklarını döken ağaçlar (TS. 70) çıngırak otu: (< T. Eren. III. 475. III. 1189) . 511) Yaprak (DS. çenār + T. Tietze. Küçük domates (DS. (TS. BTS. III. 76. 89. Clitocybe squamulosa. (TBAS. 137) çınar mantarı: (< Far. 138) çıntar: (< ? ) Yenilen bir çeşit mantar (DS. 509) 1. 129. 1. -giller) Yaprakları basit ya da elsi bölmeli. 1177) çınar: (< Far. çıngırak + otu. DS. 475.264 çımkırık: (< T. 30 m’ye kadar uzayabilen. III. DS. T YA. huni biçiminde. 137. 134. BTS. çerā + T. TS.

Ağaç filizi (DS. TBAS. 71) . erik) Çarşamba’da yetişen bir çeşit erik (DS. III. Ağz. III. 1192) çıtçıtan ağacı: (< ? çıtçıtan + T. 513”) bk. çıyan + otu) bk. III. 1151. çıtlamık) Bir çeşit mürver ağacı (DS. 4478) çıtır erik: (< çıtır + T. kara) Ufak taneli bir çeşit siyah üzüm (DS. filizlenen buğday.: cıltık) Çitlembik (TS. 71) çıtçıt: (< çıtçıt “çıtırtı sesi. III. 1198) çıyancık: (< T. (TBAS. çıtlık). otsu ve sarı çiçekli bir tür. III. 1194) çıtlak: (< T. 1. 3. 1196) çıtlık: (< T. Sonbaharda ekilip sulanarak erken yeşillenen. -ı) Çok yıllık. çıtımık) Sakız ağacının meyvesi (DS. XII. III. 71) çıyan otu: (< T. 1196) çıtlamık: (< T. Tietze. kurtpençesi (TBAS. DS. 914) çıtnak kara: (< ? çıtnak + T. çadan. III. 77”) ncir ağacının yaprak vermeden önce verdiği ilk meyve (DS. Bunias orientalis. III. Nişanyan. çıtlak). ağacı) Çitlenbik ağacı (DS. Ağz. 512) nce çalı (DS. Çavdar. III. III. çır + Far.265 çırpız: (< ? ) 1. 2. 71) çıtlamak: (< T. Tietze. (And. 480. 1193) çıtır: (< ses taklidi kelime. şal am + T. 1192) çıtımık: (< T. “çıyan < ET. çıyancık. çıtlamak) Alıca benzeyen bir yemiş (DS. 1190) çır şalgamı: (< T. kurtpençesi (TBAS.: çetlek) Sakız ağacının meyvesi (DS. (And.

özel biçimler gösteren yaprak (TS. 190. DS. 368. III. çiçek + yaprağı) Çiçek sapı üzerinde ve çiçeğe yakın. ormanlarda yetişen bir çeşit yaban üzümü (DS. 30. GBAA. DS. 117. KMYA.A. (And. Nişanyan. 104. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi (TS. AAT. II. çiçek + soğanı) Lâle gibi çiçeklerin ekim zamanı köklerinde oluşan soğan biçimindeki yumru filiz (TS. 482) çiçek yaprağı: (< T. çicek. 481.266 çibiçibi: (< çibi + çibi) Bir çeşit ot (DS. III. 209. III. 18. 220. III. çifek çitçeg) 1. çiçeğ. Ka. çiçeg. 283. Tietze. üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu. 88. 1203) çiçekli bitkiler: (< T. T YA. 77.Y. K AT. 482) çiçek otu: (< T. (DS. GD AT. çéçek. çiçek + otu) Karnabahar (DS. 293.kökünden gelir. OAAD. Ağz. 2. K A. 1. 91-92). cibindirik < cibin + dirik. 482) çifek: (< ? ) Kırlarda. < Türkçede “çeçek” çeç< seç. 1202) çibil: (< ? ) Su içinde yetişen bir çeşit ot (çibillik). -lik) bk. 400. 1. Tietze. 442) Söğüt ağacının çiçeği (DS. Eren. III. çiçeksiz + bitkiler) Mantarlar ve eğrelti otları gibi. üreme organları gizli olan bitkiler sınıfı (TS. çibil (DS. 138. 18. 1203) çiçek: (< ET. 1. Clauson. 231. EYA. 1205) . -sı) Karnıbahar (DS. 276. 191. 1105. SA. 1. BTS. III. 355) çiçek lahanası: (< T. KYA. 93. ETA. 7. E A. 207. 482) çiçek soğanı: (< T. Bir bitkinin. III. 109. III. 1202) çibillik: (< ? çibil + T. renkli bölümü. 1. 276. XII. 150.: çeçek. çiçekli + bitkiler) Tohumlu bitkiler (TS. lahano + T. DA. TAYA. 4479) çiçeksiz bitkiler: (< T.. 1202) çibindirik: (< T. 514. AVA. çiçek + Yun. 171. ST AT. 115. 1205.

III. 77.: cil) 1. III. Doerfer’e göre tipik bir kültür sözü olarak Türkçeden çok. Bu biçimlerdeki –r-’ler sonradan türemiştir. yumrulu. 212. 1208) çiğirdik: (< ? ) Ökse otu (DS. çiğindirik < çiğin+dirik. Clauson. taze yaprak (DS. 178. 92. Tietze. 515) Köylerde süt süzmeye yarayan. III. BTS. 486) Filiz. III.: cifin) Fundalıklarda. 1206) çiğde: (< ET. Tietze. Ağz. (And. 211. 74. 1206) çiğindirik: (< T. 72. 1209) çiğit: (< Eski kaynaklarda çığıt olarak geçer. 485. Nişanyan. 1208) çiğirdek: (< çekirdek) Olmamış kavun (DS. ST AT. 1205) çiğ: (< ET. T YA. Nişanyan. 1213) . 414. 1. III. III. bir iki metre uzunlukta. 1249. ETA. çilek (DS. 368. çig. çigit. Eren. DS. 139. III. GD AT. 2. cil. türlü renklerde çiçek açan bir kır bitkisi. 414) Kuru fasulye (DS. Tazeyken yenilen dikenli bir çeşit ot (DS. yaprakları dikenli ve üst tarafında haşhaş başı gibi yuvarlak bir başı olan ot türü (DS. 246. AAT. bazı türlerinden safran elde edilen. Tietze. Ağz. çigdem. (And. 77). 170. < ET. yumruları yenen. ran kökenli bir ögedir. OAAD. 516) bk. 71) çiğdem: (< ET. III. 517). 217. 1210) çil: (< Erm. EYA. Yaprakları sebze olarak kullanılan labadanın çok tazesi. Tietze. 77) bk. hünnap (TBAS. TBAS. Topraktan yeni çıkan bitki. çok yıllık.? yilek/ciğlek/çiğelek. Ağızlarda çiğirt ( > çiğirdek) biçimleri de göze çarpar. 3. (TS. Colchicum.267 çifin: (< ? ). III. Ağz. UA. Tietze. 102) çiğelek: (< ET. ormanlarda yetişen 3-4 m boyunda olan ve zehirli bir çiçek (DS. (And. Clauson. II. 516.: çivtan) Zambakgillerden. yigde. ekin.

kırmızı renkli meyvesi. Nişanyan. 1206. DS.. 488) çingiş: (< ? ) Arapsaçı da denen ota benzeyen ve bazen çiğ. 73) çilbirtir: (< ? ) bk. (TS. 378) çimit: (< ? ) Siyah susam (DS. III.A. (TS. 1228) . 1220) çil soğan: (< Erm. 1214. III. bazen de haşlanıp salata yapılarak yenen bir ot (DS. 518) Buğdaygillerden. çim veya çım. III. otu. sarı renkteki çiçekleri anason kokan bir ağaççık. 1. III. çilek + üzümü) Bir tür üzüm (TS. 487) çilgi: (< ? ) Siyah üzüm (DS. Tietze. çınar (DS. III. 73) çildirim: (< T. 153. is. 282) çilbir otu: (< ? Erm. TBAS. tsvabur ‘çılbır’ + T. Gaz. III. pembe. anison + T. Bu bitkinin güzel kokulu. 1220) çim: (< ET. sapları sürüngen. 965. 486. Lolium. cil + T. III. K AT. tsvabur. < ET. T YA. III. 1. cil + T. 76”) Semiz otu (DS. (TS. DS. TBAS. 4479) çilek: (< T. cil + banjar) Labadaya benzeyen bir bitki (DS. yavşan otu (TBAS. Nişanyan. soğan) Taze soğan (DS. 138) çilek üzümü: (< T. 1214.268 çilbaş: (< Erm. 1. Fragaria xananassa. -u) Manolyagillerden. çım. Eren. çilek < çiğelek. BTS. çıldırım) Çay kıyılarında yetişen bir ot (DS. 1217) çil pancar: (< Erm. 487. Gülgillerden. baş) bk. III. Illicium anisatum. XII. 1. 73. Çin + Yun. 77. bahçelerin yeşillendirilmesinde yararlanılan çok yıllık bitki. 139. çiçekleri beyaz bir bitki. 93) 1. 2. 1224) Çin anasonu: (< öz. III. “< ? Erm.

2. 3788. 1243. 522). III. -i) bk. Çin + Far. 134) . 1. 368. 1238) çirtik: (< T. lahano + T. 1. 140) çiriş: (< Far. XII. -ü) bk. çirtik) Kuş üzümü (DS. X. kamelya (TS. TBAS. AVA. (TS. aranfül + T. XII. KBAYA. DS. sirīş + T. Çin + Ar. 187. otu) Zambakgillerden. -sı) Çin’de yetiştirilen bir tür lahana (TS. 4698. sriştan. 73) Çin lahanası: (< öz. (And. kisón. DA. ağacı) Defnegiller familyasından.269 Çin gülü: (< öz. GD AT. 100 cm kadar yükselebilen. 74. 144. Çin + Far. 1236) çirti: (< T. çiçekleri yaprak koltuklarında ya da dal uçlarında bulunan. sarımsı çiçekli ve otsu bir bitkidir. III. 1179) çini çıtlık: (< ? çini + T. tarçın + T. Cinnamonum cassia. gul + T. 489) Çin tarçın ağacı: (< öz. şatl. 1235. 140. (TBAS. 73. leylāk + T. III. 1228) Çin karanfili: (< öz. parlak yapraklı. gövde ve dal kabukları baharat olarak kullanılan bir tür. is. fide (DS. 4479. Tietze. 390. DS. (And. DS. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. is. III. Eren. BTS. Tietze. Çin + Yun. DS. III. Çin + Far. Genç yaprakları sebze olarak kullanılır. Asphodelus. Eren. UA. 313) çiriş otu: (< Far. EYAD. -ı) Tespih ağacı (TS. (BTS. 489. ADYA. 171. 1. 489) Çin leylâğı: (< öz. DS. is. is. yumrulu. Ağz. III. Nişanyan. çıtlık) Kökünden sakız yapılan ot (DS. 1239) çitil: (< Ar. sirīş. 232. 1238) çisan: (< Yun.: şitil) Fidan. çirti) Dikenli ardıç ağacı (DS. 94) 100–150 cm yükseklikte. Eremurus spectabilis. 78. 500). çok yıllık. Ağz. is. 307. < Far. hüsnüyusuf (TBAS. III. sirīş “tutkal” < sirīşten = OFar.: çişan) Sarmaşık (DS.

1246. çörtleük) (DS.A. çit + sarmaşığı + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden.. 492. III. 1246) çitlevik: (< T. daha çok tarla kenarlarında yetişen. kahkaha çiçeği. parlak sarı çiçekli. yemişleri torbayı andıran bir yaban bitkisi. mahmude. çitlembik) Fındık (And. 491.270 çitili kavun: (< T. çivit + otu.112) çivit’i ? işaretiyle Uygurca yipin. (TS. mercimekten az büyük. III. Celtis. 523) Gri renkli. -sı) Turpgillerden. 141) çobançantası: (< Far. Ağz. 74. 1293. buruk lezzette meyvesi olan. salis tinctoria. çōbān + Yun. 95”) Baklagillerden. 141. 1. Ağz. 1. Tietze. (TS. 1. geanta + T. Clauson ise alıntı olduğu olasılığı üzerinde durmuş. III. 491. DS. (TS. tüysüz ve uzun saplı. TBAS. çitlek) Ayçiçeği (Ka. sarılıcı. 1254) . 40–90 cm yükseklikte. 270) çitlembik: (< T. ancak kökenini bilmediğini dile getirmiştir. “< Orta Türkçede çüwit. 74. Capsella bursa pastoris. küsküt gibi bitkileri içine alan bir familya (TS. (And. çit sarmaşığı. 74) çit sarmaşığıgiller: (< T. Räsänen (s. TBAS. beyaz çiçekli. çōbān + çerā + T. otsu kısmından mavi renkli çivit boyası elde edilen bir bitki türü. 1244) çitlek: (< T. III. çiteme < çite-me. TBAS. Convolvulus sepium. 494) çobançırası: (< Far. kışın yapraklarını döken ağaççıklar. 491) çivit otu: (< T.Y. III. -sı) Kuşkonmaz denilen bitki (DS. çok yıllık ve otsu bir bitki. çitili + kavun) Bir çeşit kokulu kavun (DS. çit + sarmaşığı) Çit sarmaşığıgillerin örnek bitkisi olan. (TS. çitlembik < çitle-mik. 523). Eren. 1294) çit sarmaşığı: (< T. BTS. çüvit olarak geçer. Tietze. yipün biçimiyle karşılaştırmıştır. BTS. 1. çitemik) Karaağaçgillerden. 1. iki veya çok yıllık. 1244) çitime: (< T.: çitemek. kabuğunun üzerinde sık ve birbirini kesen küçük yarıklar bulunan tatlı bir kavun cinsi (DS.: çörlövük.

Llex aquifolium. 1254) çoban elması: (< Far. 494) çobanekmeği: (< Far. Geranium. opuscolo + T. -ü) Çobanpüskülügillerden bir süs bitkisi.: çobankalgıdan) Bir veya çok yıllık. dikenli. çōbān + Yun. III. beyaz veya pembe çiçekli. (TS. 1255) çobanpüskülü: (< Far. 494) çobandüdüğü: (< Far. Ağz. nemli yerlerde yetişen bir bitki. Centaurea calcitrapa. 1254) çoban kösteği: (< Far. yürek biçimi yapraklı. dekanós + T. DS. 1254) çobaniğnesi: (< Far. 1. (TS.271 çobançökerten: (< Far. kaldıran). iğnesi) Itır çiçeği cinsinden kokulu bir bitki. 75. III. katmerli içi çok sulu bir bitki (DS. III. 494) çobankaldıran: (< Far. kūstek + T. çōbān + T. 1. 1255) çobankaşığı: (< Far. -i) Kara buğdaygillerden. (TS. Polygonum aviculare. çōbān + Far. sap ve yapraklarında keskin bir koku ve acı bir tat olan. 1254) çobandeğneği: (< Far. ekşimsi. çōbān + kaşığı) Dağlarda biten bir çeşit bitki olup. Asarum europaeum. (And. çōbān + T. düdüğü) ki çeneklilerden. ekmeği) Dağlarda yetişen. otsu bir kır bitkisi. çōbān + T. III. çökerten) Karpuz teveği gibi yarım metre kadar uzunlukta. soluk pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. elması) Ufak boylu ağacın mısır büyüklüğündeki kırmızı meyvesi (DS. olgunlaşınca meyveleri kaşık şeklini alır (DS. çōbān + T. (TBAS. 494) . çōbān + T. III. dalları dikenli ve dokunduğu yeri kızartan bir ot (DS. (TS. 1. çōbān + t. 1. -i) Karamama denilen bir bitki (DS. meyhaneci otu. çōbān + T. III.

III. III.272 çobanpüskülügiller: (< Far. çōbān + T. 2. 495) çoban üzümü: (< Far. III. ŧā iye + T. 1259) çok yıllık: (< T.: çomağ) 1. çomak. 1265) çonça: (< ? ) Sarımsak (DS. III. nefes + T. 1. III. ilkbaharda minik. tarağı) Maydanozgillerden. çōbān + Ar. beyaz çiçek açan bitki (DS. -ü + -giller) ki çeneklilerden. beyaz çiçekli bir bitki. tuzluğu) Sarı çalı (TS. Kılçıksız. 1. çōbān + T. ufak yapraklı. opuscolo + T. (< And. 596. çalı görünüşünde ve soluk yeşilimsi pembe çiçekli bir bitki. (TS. 1255) çokal: (< ? çokal. Ağz. 1. 527) Kızılcık (DS. 30 cm kadar yükseklikte. Tietze. III. -si) Dağlarda ve kırlarda yetişen. (TBAS. Zehirli bir bitki. çōbān + T. MBTS. 1. süzgeci) Yoğurt otu (TS. -i) nce. 494) çobansüzgeci: (< Far. 529). 495) çobantakkesi: (< Far. tarlalarda çok rastlanan. taneleri içli bir çeşit buğday (DS. 1262) çomak: (< ET. 495) çobantuzluğu: (< Far. Tietze. kokusuz. 1. çok + yıllık) Yıllarca toprak üstünde ve toprak altında canlılığını sürdürebilen bitki (TS. çōbān + T. üzümü) Kışın yapraklarını döken. toprak mantarına benzeyen huni şeklindeki ağzı yukarı olan bir çeşit ot (DS. 499) çolaka: (< ? ) Ebegümeci (DS. çōbān + t. çocuk + Ar. Vaccinium myrtillus. 1255) çobantarağı: (< Far. örnek bitkisi çobanpüskülü olan bitki familyası (TS. 1. Scandix. 1268) . 75) çocuk nefesi: (< T.

Ahlat dikeni (DS. III. Maydanozgillerden. (And. çökeren) Kırlarda. 1273) çorum: (< öz. dut çöğürü. 2. III. 1286) çömlekçatlatan: (< ? çömlek + T. 1.: çöğül) 1. ban otu (TBAS. 532) (And. III. III. çöl + Far. Çorum) Soya fasulyesi (DS. 1276) çöğür: (< Çağ. dağlarda biten bir çeşit diken (DS. 531) Yabani ardıç ağacı (DS. Tohumdan yetişmiş küçük fidan. III. (BTS. 1281) çökülce: (< T. çükür/çügür.: çolar) 1. III. 179) çortu: (< Erm. çöğürce) Çiğdem (DS.273 çoral: (< ? ). yapıları nitrat anyonunca zengin olan bitkiler (ruderal bitki). çöp + bitkisi) Genellikle çöplüklerde ve terk edilmiş yerlerde yetişen. 1270. Yabani zeytin ağacı. EYA. Bodur ağaç. III. 1289) çöpkanak: (< T. 1282) çöl turpu: (< Moğ. -u) bk. ç’ort’t’u. 76) . çengel sakızı (TBAS. 1285) çömelen: (< T. III. Tietze. III. 2. Tietze. 500. DS. çömelen) Kılçıksız bir çeşit fasulye (DS. 3. III. otu) bk. çöp + kanak) bk. 146) çöp içi: (< T. (TS. Ağz. boynuzlu gelincik çömlek otu: (< ? çömlek + T. yabanî turp (DS. III. çatlatan) bk. turb + T. çöp + içi) Kocakarı ilacı yapmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. 1284) çömçöm: (< çöm + çöm) Süpürge yerine kullanılan bir cins ot (DS. 1273) çöbek: (< ? ) Kökünden sakız çıkarılan bir çeşit ot (DS. 76) çöp bitkisi: (< T. bir çeşit dikenli yaban bitkisi. is. 1280) çökeren: (< T. Ağz.

< ??. Ağz. çörek + T. III. -ı. çöpürlü) Çöplü. III. otsu bitkiler. 396. 1. mavi çiçekli ve otsu bir bir bitki. TBAS. (TS. çörek. Krş. Nigella damascena. 1291) çöpürlü: (< T. 1291) çördük: (< Türkçe bir türev olduğu anlaşılıyor. Tietze. 1. Eren. çörtük. kökleri iç sürdürücü olarak kullanılan. çok yıllık. 2. TBAS. III. 77) çörek mantarı: (< T. çertük. ahlat. 1291. BTS. çördüğü. (And. kara çöpleme. çörek + T. 1295. 25-50 cm yükseklikte. yaprakları geniş ve parçalı. otu) bk. 1297) . çortük. 1297) çötüre: (< ? ) Yeşil domates (DS. III. Yabanî armut. T YA. 1293) çöti tiken: (< ? çöti + T. 1290) çöpür: (< ET. Tietze. (marulcuk). bir yıllık.A. 237) çöre otu: (< T. III. 503. diken) Kırmızı renkli. Tietze. çöpür. 1. 100. “< ET. Helleborus. 504. 536). 536”) Ormanlık alanlarda yetişen bir mantar (TS. 146) çöplöv: (< ? ) Ayçiçeği (DS.274 çöpleme: (< T.. ülkemizde iki türle temsil edilen. 1292. BTS. çörek + Yun.: cördük. çöyür) 1. cürdük. çörek otu (TBAS. cövür. (TS. çertik. çördik. topraklı fasulye (DS. 77) çört: (< ? ) Meşe ağacına benzeyen bir çeşit ağaç (DS. çötür. 469. yeşil çöpleme ve sarı çöpleme gibi türleri olan. çövür. çortuk. 77. 503) çörek otu: (< T. III. meyvesi yenilmeyen bir çeşit çalı (DS. III. çörtüh. çöpleme) Düğün çiçeğigillerden. Muşmula (DS. manitari + T. 535) Kırlarda yetişen meyvesiz bir çeşit ağaç (DS. otu) Düğün çiçeğigillerden. 147.Y.

4481) çözümelek: (< ? çöz-ü melek) Büyük mantar (Ka. tsiħórion. Ağz. Primulaceae. Eren. Tietze. TBAS. 1. 78. çubuk + boya) bk. dere kenarlarında da yetişen. BTS. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS. er dişi. ülkemizde 9 cins ve 40 türle temsil edilen. (TS. kir temizleyici bir bitki. “< Ar. cūl + T. çiçekleri ışınsal simetrili. 147) çuha çiçeğigiller: (< Far.: çevgen) Pembe veya beyaz çiçekli. Mabea. Saponaria officinalis. 101) (And. III. 78) çuçka: (< ? ) 1.A. Bir çeşit kırmızı biber. 79. (TS. 1. III. kök boyası (TBAS. XII. yaprakları karşılıklı ya da dairesel dizilişli. 506. -luk) Meyvesi müshil yerine kullanılan bir çeşit ağaç (DS. (And. cūl + T. 2. ovaryum üst nadiren orta durumlu. BTS. 77. örneği çuha çiçeği olan. TBAS. TS. (TS. beyaz. 1. yeşil biber (DS. hindiba (DS. çanak ve taç yaprakları 4-9 parçalı. içi delik olan dalları çubuk gibi kullanılan bir ağaççık. 70. salatası yapılan ot. 1302) çulluca: (< Ar. 455”) bk.275 çöven: (< ? çoğan. Nişanyan. 506. acı. 1303) . 1. 1256) çövre: (< ? ) Çitlembik (DS.Y. < çöven < çöğen “kökünü bilmiyoruz”.: çuhur) Yeşil ve taze iken yenen. çubuk + ağacı) Sütleğengillerden. -luca. III. bir ya da çok yıllık.. kökü ve dalları suyu köpürten. çok yıllık. 147) çukur: (< Yun. 1300) çuha çiçeği: (< Far. değişik renkli çiçekleri ve rozet yaprakları olan. 270) çubuk ağacı: (< T. çūħa + T. 504. 505) çubukboya: (< T. Ağz. 78) çulluk: (< Ar. DS. çiçeği + -giller) ki çeneklilerden. pembe veya mor çiçekli bir süs bitkisi. çūħa + T. kapsül tipi meyveleri olan. nce uzun. cūl. sarı. saçak mantarı (TBAS. çiçeği) ki çeneklilerden. III. 538).

1317) dadel: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS. çu undur + -ük) bk. TaS. III. 1320) . otsu ve sarı çiçekli bir bitki. cūl + T. 1. (TBAS. 1306) çüklüce: (< T. çu undur. AAT. DS. IV. 1307) çülül: (< ? ) Kuş üzümü (DS. çükündür – 1 (DS. III. çükündür –1 (DS. III. 1319) dadırgan: (< T.. III. Trollius ranunculinus. saçak mantarı (TBAS. DS. 1. 79) çüşka: (< ? ) Küçük. 3. 176. yuvarlak acı biber (DS. III. III. 508. -lu + oğ(u)lu) Bir çeşit üzüm (DS. tadırgan) Tarlalarda kendiliğinden yetişen ve yenilebilen büyük yapraklı bir çeşit ot (DS. Eren. Havuç. 1307. III. 2.276 çullukça: (< Ar. 1310) -Ddadah: (< ? ) Yumruları yenilebilen tatlımsı bir bitki (DS. IV. 4481. yuvarlak acı biber (DS. Gaz. 78) çulluoğlu: (< Ar.A. 1309) çüttöyuħ: (< ? ) Peygamber çiçeğine benzer bir çeşit ot (DS. 1303) çüçerka: (< ? ) Küçük. -lukça) bk. IV. 212. III. 960) çükündürük: (< Far. 1307) çükündür: (< Far. cūl + T. Pancar (çüklüce. 1308) çünk: (< ? ) Çok yıllık. Lahana (TS. III. Sulak yerlerde yetişir. 102). çükündürük). çüklüce) bk. II. XII.

AVA. DS. Çitlembik ağacı ve meyvesi. BTS. 511) dağ çayı: (< T. 1323) dağbaklası: (< T. 1. Nişanyan. Kışın yaprak döken veya dökmeyen. ahlat (TS. 511) dağdel: (< T. dağ + del) Yaban cevizi (DS. 81) dağdağan: (< Far. 1325) . dağarcık < ET. 1324) dağdağan ağ: (< Far. sarı. 1323) dağ çamı: (< T. (TS. dağ + Ar. Kömürü çok kuvvetli olan bir ağaç (DS. bā ilā + T. 119) dağ dalak otu: (< T. ağacı) bk. Teucrium montana. Thymelaceae. (TBAS. dağ < ET. -sı) Ekin tarlalarında biten. IV. tagar+cık. da da ān + T. 1. 1324. çok yıllık. dağ + ? çöven + T. (TBAS. 80. MBTS. 1. kuvvetli kokulu ve çalı görünüşünde bitkilerdir (TBAS. sarı veya pembe çiçekli ve çalı görünüşünde bitkilerdir. emrūd + T. fasulyeye benzer taneleri olan yabani bir bitki (DS. IV. daphnē. otsu. gilaburu (TBAS. IV. dağ + Ar. kalın köklü. -ı) Dağda yetişen çam türü (TS. sarı çiçekli ve çok yıllık bir dağ bitkisidir. 1. 1. -ı) Ballıbabagiller familyasından. 2. 260) dağ çileği: (< T. beyaz. şam’ + T. dafni = EYun. -u) Yabani armut. 611) Dağlarda yetişen yabani bir yemiş (DS. dağ + çileği) Dağda yetişen çilek. 80. 149. çay + T. DS. yeşilimsi. dağ + Çin. 511) dağ çöveni: (< T.277 dafne: (< Yun. yer yatık ve çiçekleri soluk sarı renkli bir dalak otu türü. 85) Daphne türlerine verilen genel ad. dağ + dalak + otu) 5-10 cm yükseklikte. 149) dağarcık: (< T. -i) 10-30 cm yükseklikte. ta + Far. 511. BTS. tüylü. 1323) dağ armudu: (< T. da da ān. Tietze. Scorzonera rigida. IV. eflatun renkli. IV. gövde ve çiçekleri kaynar suya katılıp çay olarak içilen. 545) 1. IV. yaban çileği (TS.

513) dağ kimyonu: (< T. 82) dağ kirazı: (< T. IV. 1. kiraz (TBAS. kefe kimyonu (TBAS. sarı çiçekli ve otsu bitkilerdir (TBAS. (BTS. dağ + erik + otu) Ballıbabagiller familyasından. -si) Düğün çiçeğigillerden. maruli + T. dairesel dizilişli. 82) dağ lâlesi: (< T. dağ + kavağı) bk. dağ + Yun. 8) dağ kestanesi: (< T. -ü) Gelincik (DS. 82) dağ marulu: (< T. dağ + elması). 1. lāle + T. kemmūn + T. 149) dağgülü: (< T. gul + T. çok yıllık. -u) bk. 82) . Hyoseris radiata. anemon. dağ + eriği) Yabanî erik (TS. dağ + Far. (TS. kerasi + T. otsu bitki. 1325) dağ karanfili: (< T. -i) Toprak üstü kısımları Doğu Anadolu Bölgesi’nde süpürge olarak kullanılan bir bitki. Anemone vulgaris. dağ + Yun. Ağz. -si) Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen sert yapılı ağaç ve bu ağacın meyvesi. dağlama) Bazı chrysanthemun türlerine verilen genel ad. mor renkli. Xeranthemum annuum. dağ + Far. 513) dağlama: (< T. kastania + T. Sloane berteriana. bir yıllık. -u) 10-25 cm yükseklikte. 1. dağ + Far. 20-70 cm yükseklikte. (TBAS. (And. (TBAS. DS. aranfül + T. 1321) dağ eriği: (< T. 1. IV. acı kavak (TS. 1. -ı) bk. 511. dağ + Ar. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. dağ + Yun. (TS. 81) dağ kavağı: (< T. yaprakları basit ya da hafif parçalı. Prunella vulgaris. fındıksı tipte meyveleri olan.: dağalması)Yabani elma (TS. çan biçimi tüylü çiçekleri olan otsu bir bitki. çok yıllık. 511) dağ erik otu: (< T.278 dağ elması: (< T.

-u) Bir çeşit ot (DS. sık beyaz tüylü. dağ + Far. nohut (TBAS. 83) dağ sümbülü: (< T. çiçekler morumsu kırmızı renklidir. -ı) Ziziphora (Labiatae) türlerine verilen genel ad. 1326) dağ sakızı: (< T. 82) dağ nohudu: (< T. kuvvetli nane kokulu. 152) dağ sarmaşığı: (< T. dağ + Yun. büyük soğanlı. sedir (TS. dağ + üzümü) Pekmezi yapılan siyah bir çeşit üzüm (DS. dağ + Ar. dağ + Far. Yapraklar kuvvetli kokulu. Arap otu ve Bellavalia cinslerinin türlerine verilen genel ad. IV. dağ + sakızı) bk. -sı) bk. Bir veya çok yıllık otsu bitkiler. na’nā’ + T. -u) bk. müşkülüm (TBAS. dağ + soğanı) 100 cm kadar yükseklikte. (TBAS. 1. dağ + yemişi) bk. dağ + Ar. 2. dağ + ? misgisi) bk. 82) dağ pırasası: (< T. bodur otu (TBAS. praso + T. dağ + sarmaşık + T. -ı) bk. -ü) Zambakgiller familyasından. -si) Yüksekliği 20-50 cm arasında olan. -si) bk. IV. çok yıllık ve otsu bir bitki. nuħūd + T. çiriş (TBAS. serv + T. 1930) dağ soğanı: (< T.279 dağ misgisi: (< T. (TBAS. (TS. 83) dağ servisi: (< T. dağ + Ar. Toprak üstü kısımları bitkisel çay olarak kullanılır (TBAS. Scilla hyacinthoides. BTS. 82) dağsabunu: (< T. dağ + Far. 83. 1326) dağ yemişi: (< T. 83) dahat: (< ? ) Lahana (DS. koca yemiş (TBAS. 1328) . Cyclotrichium niveum. 82) dağ reyhanı: (< T. IV. mavimsimor çiçekli ve otsu bir bitki. 82) dağ nanesi: (< T. sunbul + T. 150) dağ üzümü: (< T. TBAS. śabūn + T. 514. reyĥān + T. kanlık (TBAS.

(TS. Tietze. duvar sedefi. 489) Ağaç (KBAYA. Clauson. 517) dalik: (< ? ) Ham kavun (DS. dal + Far. IV. 83) dal: (< ET. 549. Teucrium chamaedrys. otu) bk.280 dahlı: (< ? ) ncir (DS. IV. 517) dalasıçtı: (< T. 1338) dalbastı: (< T. dal + bastı) Bir çeşit iri. 1347) . Tietze. -u) Dalından düşüp yerden toplandığı için pek makbul tutulmayan limon (DS. ısıran”. IV. dahlia. 550) Isırgan otu (DS. IV. 553) Yıldız çiçeği (DS. TBAS. 83) dakka otu: (< ? dakka + T. 1. talak + otu) Ballıbabagillerden. dal + Yun.+ -gan/-ğan “insana saldıran. yüz kadar türü bulunan. 188) dalağan: (< dala. dallama) Papatya (DS. IV. 1346) dalya: (< Fr. dala + sıçtı) Çok çabuk olgunlaşıp kendiliğinden düşen ve dallara çarpıp patlayan bir cins sarı erik (DS. Tietze. aşılı kiraz (DS. dalak < ET. 1345) dal limonu: (< T. 1329) dakırdalak: (< ? dakır + T. fiton) Taze ve yeni fidan (TS. 1340) dalfidan: (< T. ısırgan (TBAS. IV. 83) dalak otu: (< T. IV. IV. 1335. uyarıcı ve yara sağaltıcı olarak kullanılan otsu veya odunsu bitki. Akdeniz çevresinde kuru yerlerde yetiştirilen. dalak) bk. tal. güçlendirici. iğnelik (TBAS. līmūn / Ar. 1. 1345) dallama: (< T. leymūn + T.

525) danaayağı: (< ? T. tane bakla (DS. (TS. dana + T. damar otu (DS. dam < ET. ayağı. 526) danadaşak: (< ? T. IV. bur(u)nu) Aslanağzı çiçeği (TS. taşak < taş+ak. tamar/tamır < tam-. Tietze. dana + T. Tietze. “< ET. 1355) danadili: (< ? T. 1. dana + T. geyikdili (TBAS. 1. 1350) damarlıca: (< T. bir veya çok yıllık türleri olan. 1350) damar otu: (< T. Tietze. Clauson.281 damarcık: (< ET. ince damarlı. koruk + T. daenu ‘inek’. bağa (TBAS. koruk + T. eski yapıların üzerinde yetişen ve bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan. Tietze. 1353) dam koruğugiller: (< T. -u) Dam koruğugillerden. IV. damarlıca) bk. iltihaplı yaraların tedavisinde kullanılan bir ot (DS. dana + Ar. 1350) dam koruğu: (< T. 555) Bir çeşit erik (DS. 566”) Tohumu tespih taneleri gibi olan bir çeşit bitki (DS. 1355) danaburnu: (< ? T. bā ilā + T. (TS. damar + yaprağı) bk. -u + -giller) ki çeneklilerden örnek bitkisi dam koruğu olan bir bitki familyası (TS. tam + ? Far. 554) bk. damar otu (DS. IV. IV. 1. 508. 1. IV. Arum. 84) damaskene: (< Yun. dana + T. -sı) Koca bakla. geniş yapraklı. damar + otu) Sulak yerlerde biten. “< ? ET. 1350) damar yaprağı: (< T. DS. < ? EFar. 557”) Yılanyastığıgillerden. iç bakla. 84) . dam + ? Far. tana. Sedum. IV. yaprakları lekeli bir tür bitki. Nişanyan. 82. taşak. IV. 526) danabaklası: (< ? T. dili) bk. 525. ılık iklimlerde yetişen otsu bir bitki. damáskino.

dana + T. 2. kabuk lifleri dantele benzeyen bir ağaç. gözü) bk. dana + T. IV. MBTS. kıran + otu) Salepgillerden. (TS. (TS. kara. sert çekirdekli tatlı yemişi. 529) . ısırgan (TBAS. 633) 1. taraklık + otu) Anasongillerden bir bitki (DS.282 danagöbeği: (< ? T. sulu üzüm (danagözü). dana + T. 1356) danakıran otu: (< ? T. 84) danagöz: (< ? T. Milium effusum. 526) danakuyruğu: (< ? T. Antillerde yetişen. Bir çeşit kara üzüm. domuzağırşağı (TBAS. Tietze. IV. 1363) dantel ağacı: (< Fr. IV. Palmiye cinsinden bir ağaç 2. 527) daraklık otu: (< T. 1356) dancak otu: (< ? dancak + T. 1. 1. 1367) dardağan: (< “dağan” dağınık’tan “dar + dağan”. 558) Ispanağa benzeyen bir bitki (DS. 139) dangalak: (< ? Erm. dana + T. danagöz (DS. bataklık yerlerde yetişen bir bitki. kuyruğu) bk. 1359) dantara: (< ? ) Bir cins beyaz erik (DS. memesi) 1. dentelle + T. dana + T. dana + T. IV. dan gluħ. (TS. göbeği) bk. Lagetta. Bu ağacın çitlembik büyüklüğünde. (DS. Çiğdem gibi bir bitki (DS. 1. sığırkuyruğu (TBAS. otu) bk. göz) Bir çeşit ekşi. ağacı) Dulaptal otugillerden. 1356) danagözü: (< ? T. Epipactis. IV. 84) danamemesi: (< ? T. 1. sünger gibi kullanılan. IV.

2. 3.5 m kadar yükselebilen. 82) Buğdaygillerden. (TBAS. 136. GBAA. az sulu bir üzüm çeşidi (DS. Panicum. Darende). tarı. (And. otsu bir bitki. (DS. 85) darıcan: (< T. 1369. 85. 1370. 153. 125. 33. meyveleri için yetiştirilen.. 85) darıca otu: (< T. DA. Pırnal ağacı.. 1433) darı: (< ET. 31. miśr + T. Yaprağı yapışkan bir ot. 1382) davşancık: (< T. IV.A. Cistaceae. Ağz. (And. IV. IV. darı + Ar.283 darende: (< öz. sulak yerlerde ve pirinç tarlaları içinde yetişen. IV. 152. sivri uçlu mısır (DS. Eren.: derende) 1. hardala benzer iri yaprakları olan ve yemeği yapılan. BTS. DS. is. 90. 314) darıca: (< T. Koyu kırmızı renkli. K AT. 100. kuş yumurtası gibi meyvesi olan kokulu bir bitki (DS. IV. 2. Ağz. emrūd) Yabani armut. tatlı + bilem) Kırlarda. tavşancık) Kolay yanabilen.+ . IV. 1377) daşlıca armut: (< T. darıca + otu) Sulak yerlerde biten. darıca) bk. Echinochloa crusgalli. Kendisi ve çekirdeği uzun ve tatlı. Nişanyan. darıca otu (TBAS. 1382) . 106. 32. EYAD. tohumları gereğinde buğday yerine besin olarak kullanılan. 1. IV. çok kokulu iyi cins bir kayısı çeşidi. TBAS. darıca otu (TBAS. (TS. DS. -ı) Cin mısırı. Gaz. Funda. bir yıllık. IV. otsu bir bitki. tarı < T. 1. taş + Yun. ahlat (DS. 1378) davşanak: (< ? ). 1377) datlıbilem: (< T. 192. tek yıllık. kuraklığa dayanıklı. kerasi) Bir çeşit kiraz (DS. darıcan) bk. IV. ırmak kıyılarında kendiliğinden biten tatlı meyveli bir bitki (DS. taşlıca + Far. 1370) darı mısırı: (< T. ufak taneli. III. 530. AA. 85. 1371) daş kiraz: (< T.: davşımak) 1.

1398. yenilebilen bir ot (dedemsakalı). tavılku. is. dede + ? mene) bk. ortasında mememsi bir çıkıntısı olan ve yenilebilen bir mantar. -ü) Bodur. dekaniki < dekanós + T. IV. 1383) dedebört: (< T. mavi çiçekli. Lepiota procera. Tietze. asalak bir ot (DS. (TBAS. dede + sakalı) Kırlarda yetişen. (And. -i) Çok yıllık. dede + ? bört) Şapkası sütlü. dedesakalı (DS. (DS. yumrulu. 4487) Davut yaprağı: (< öz.: davılga) 1. ŧabl + T. havuca benzeyen. (And. gul + T. karpuz gibi bitkilerin köküne yapışarak büyüyen. Ağz. IV. Köklerinden çiriş elde edilir. dede + Yun. (TBAS. IV. Asphodeline tenuior. 1379. üzerinde koyu renkli parçacıklar bulunan. XII. IV. Hint yağı ağacı (TBAS. beyaz çiçekli ve otsu bir tür. Dāvūd + T. 1382) davulgu: (< ET. (TBAS. çok yıllık. 1383. dedem + sakalı) bk. 86) dedemsakalı: (< T. bk. otu). dede + Far. -cu) Böğürtlen (DS. 1382) davulga: (< ET.284 davulcu: (< Ar. Ağz. IV. 569). kahverengi veya beyaz. büyük yaprakları bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan bir ot (DS. II. davulgu. sert ve dayanıklı bir ağaç (DS.: dovun) Mısır. Kırmızı kabuklu. otsu ve pembe çiçekli bir bitkidir. 2. Jurinella moschus. IV. domates. ETA. yaprağı) Sulak yerlerde yetişen. Tietze. IV. 594) . 86) dedemene: (< T. 1382) davun otu: (< ? davun + T. DS. 569) Kocayemiş ağacı ve meyvesi (DS. 86) dede gülü: (< T. 1398) dedesakalı: (< T. tavılku. kavun. 86) dededeğneği: (< T.

-u) bk. 1406) dekavun: (< ? ) Servi. IV. deli + Ar. makedonesi + T. -ı) Çok dallanmış. tatlı ve yenilebilen bir bitki (DS. TBAS. 1410) . iki çeneklilerin ayrı taç yapraklılarından. Nişanyan. sarı ya da beyaz çiçekli. IV. emrūd + T. 85) Defnegillerden. 86) delibadılcan: (< T. dalları üzerinde dikenli çıkıntılar bulunan. BTS. kavak ağacı (DS. 2-5 m yükseklikte. Tietze. -giller) Örnek bitkisi defne olan. (DS. 1401) dek: (< ? ) Şeker pancarına benzeyen. çayır sedefi (TBAS. 1406) delialan maydanozu: (< T. deli + alan + Yun. 1. bādincān < Far. değirmen < ET. dáfni + T. dáfni. 1. yaprakları kokulu. dede + sakalı + Yun. manitari + T. meyvelerinden yağ elde edilen. 537. yumru köklü. IV. IV. yaprağı) Çeşitli yiyeceklere güzel koku versin diye katılan yaprak (TS. 1401) değirmenci: (< T. 86. (TS. (değirmenci üzümü). 1401) değirmenci üzümü: (< T. BTS. tegirmen + Far. -u) Yazın olgunlaşan ve yeşil renkli olan bir armut çeşidi (DS. 537) değirmen armudu: (< T. 153) defnegiller: (< Yun. 575. değirmenci + üzümü) bk. yaprakları güzel kokulu ve yaz kış yeşil olan bir ağaç. 1.285 dedesakalı mantarı: (< T. IV. değirmenci) Siyah bir üzüm çeşidi. dáfni + T. Laurus nobilis. kar beyazı veya soluk sarı renkli bir mantardır. değirmenci (DS. 153) defne yaprağı: (< Yun. 537. birçok türü içine alan bir bitki familyası (TS. bādingān) Domates (DS. 86) defne: (< Yun. (TBAS. IV. Hericium coralloides.

deli + boynuz) bk. 1412) delikara: (< T. lâle (TBAS. 1413) . acı biber (DS. IV. kırmızı buğday (DS. deli + ? bardağan) bk.286 delibardağan: (< T. 87) deliot: (< T. deli + kara) Bir çeşit siyah üzüm (DS. 1412) deli lâle: (< T. 87) deli mantar: (< T. 1411) deliboynuz: (< T. deli + kanlı) Kına çiçeği. Rozet yaprakları sebze olarak kullanılır. Lolium temulentum. 87. bir yıllık. lāle) bk. IV. deli + Yun. II. 1411) delice: (< T. ban otu (TBAS. (TBAS. deli + Yun. otsu ve yabani bir bitki. erguvan (TBAS. DS. 1411. IV. kerasi) Bir çeşit kiraz (DS. deli + ot) bk. IV. IV. (TBAS. deli + Far. 1411) delikanlı: (< T. 1069) delierik: (< T. 86) delibiber: (< T. deli otu (DS. IV. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. yumru köklü. pipéri) Kırmızı. deli + Yun. 155) deli maydanoz: (< T. TaS. delice) 50-100 cm yükseklikte. deli + buğday) Kunduru denilen buğday çeşidi. deli + Yun. manitari) Şapkası kırmızı veya turuncu renkli. 87) delibuğday: (< T. 86) deli batbat: (< T. makedonesi) 30-60 cm yükseklikte. kadife çiçeği (DS. 87. deli + Ar. IV. ban otu (TBAS. baŧbāŧ ) bk. deli + erik) Çakal eriği (DS. IV. 1412) delikiraz: (< T. BTS. Oenanthe pimpinellodies. zehirli olmakla beraber öldürücü olmayan bir mantar (TBAS.

bā ilā) bk. sivri yapraklı bir dağ otu. 87. odunu sert olan ve süs eşyası yapımında kullanılan. 1413) deli salep: (< T. deli + ? yulaf) bk. deli + tütün) Domatesgiller familyasından. al) Küçük yaban eriği (K A. 155. 2503) delüce bakla: (< T. demir + pıtrağı) bk. (TBAS. demir + ağacı + -giller) Yaprakları dairesel dizilişli. 87) deli tütün: (< T. deli + Ar. IV. 375) demir ağacı: (< T. demir dikeni (TBAS. Casuarinaceae. 88) . VII. bahçelere süs olarak dikilen. 1413) deli yulaf: (< T. 1. domuz baklası (TBAS. BTS. ibran (DS. 88) demirbozan: (< T. erkek ve dişi çiçekleri ayrı ayrı olan. demir < ET. 150 cm kadar yükselebilen.287 deli otu: (< T. (TBAS. 550) demir ağacıgiller: (< T. at ve eşeklerin az yediklerinde ağızlarını köpürten. Casuarina. çok yedikleri zaman da onları patlatan. (BTS. 218. delice + Ar. sa‘leb) Dammer türünün kurutulmuş yumrularıdır. kayışkıran (TBAS. demir + delen) bk. temir + ağacı) ki çeneklilerden. yabani yonca (DS. Alyssum. çok yıllık bitkiler. 94) demal: (< Far. koyu yeşil renkli. 1. 88) demirdelen: (< T. DS. (TS. Colchicum cilicium. deli + otu) Turpgillerden. dişbudak (TBAS. 155) demir bıtırağı: (< T. (TS. demir ağacı türü Batı ve Güney Anadolu’da yetişen. Nicotiana rustica. DS. demircik) bk. 1417) demircik: (< T. dem + T. 547. IV. Göksun bölgesinde elde edilir ve salep yerine satılır. büyük yapraklı ve yeşilimsi sarı çiçekli bir tütün türüdür. IV. kuduz otu. ana yurdu Avustralya olan bir evcikli veya iki evcikli bir ağaç. demir + bozan) Tirfil.

meyvesi 10 mm kadar çapında. BTS. demir + dikeni) Toprak üzerinde yatık olarak bulunan. 88) demiryonca: (< T. 87) 1. demir + otu) Ayrık otu (DS. çok yıllık. IV. teŋiz + börülcesi) 40 cm kadar yükseklikte. çiçekleri ışınsal simetrili. er dişi. deniz + Far. gul + T. -ü) Sölenterlerden knidliler filumunun. 88) denizgülü: (< T. çanak ve taç yaprakları beşli ve serbest. 1418. mavi. bir ya da çok yıllık bitkiler (BTS. 1420) deniz börülcesi: (< T. TBAS. 88. IV. mercanlar sınıfından dokunaçları oldukça kısa. 108. kırmızı. 155) demir dikenigiller: (< T. Salicornia europaea. Nişanyan. (TBAS. 158) . 1418) demirliyen: (< T. kanatlı fındık. (TS.288 demir dikeni: (< T. demir + dikeni + -giller) Yaprakları karşılıklı ya da almaşlı dizilişte. ovaryum üst durumlu. Actinia. Eren. 551. IV. TBAS. 155) demirhindi: (< Far. Bu ağacın meyvesi. deniz < ET. sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç. 1. çiçekleri küçük ve açık sarı renkli. 88) demir otu: (< T. kapsül nadiren de üzümsü meyveleri olan. otsu ya da çalımsı. (TS. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. demir + ? yonca) Yoncaya benzeyen bir ot (DS. 2. 1418) denden: (< den + den) Bir çeşit kır meyvesi (DS. 1418. demir dikeni (DS. 1. boynuz şeklinde sivri uçlara sahip. demirli) Büyük dut ağacı (DS. ülkemizde beş cins ve altı türle temsil edilen. temr-i hindī “Hint hurması” < temr hurma. yeşil renkli. Tamarindus indica. IV. otsu ve sürünücü bir bitki. 551) demirli: (< T. TBAS. IV. yalnız yaşayan türleri içine alan bir cins. Tribulus terrestris. Baklagillerden. (BTS. demirleyen) bk.

dalları yeşil renkli. Deniz kenarlarındaki kayalar üzerinde yetişir. ada soğanı (TBAS. 1. deniz + Far. yaprakları nodlarda pul şekline dönüşmüş. sarımsı çiçekli. BTS. IV. 558) deniz rezenesi: (< T. -u) Denizlerde biten ve genellikle kıyılarda ve kayalıklarda yoğun olarak görülen bir bitki türü (TS. yaprakları pulsu ve kın hâlinde dalları sarmış. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. -si) Maydanozgillerden. deniz + üzümü) Deniz üzümügiller familyasından. 1432) . IV. 1. 2 m kadar boylanabilen. deniz + ? yosun + T. Ephedromajor. (TS. 89) deniz teresi: (< T. deniz + soğanı) bk. deniz + Yun. 158) deniz üzümügiller: (< T. sürünücü. Crithmum maritimum. 89) deniz üzümü: (< T. (TS.289 deniz otu: (< T. dik dallı. 559) deper otu: (< T. -si) 50 cm kadar yükseklikte. praso + T. (TS. 1. 558) deniz sarmaşığı: (< T. 558. ıtırlı bir bitki. TBAS. meyvesi bezelye büyüklüğünde. 558) deniz soğanı: (< T. -sı) Denizlerde yetişen bir tür yosun (TS. deniz + üzümü + -giller) ki ya da bir evcikli. IV. 1428) derdik: (< ? ) Bir çeşit şalgam (DS. 1-2 m yükseklikte. sürünücü ya da tırmanıcı bitkiler (BTS. kırmızı ve nadiren sarı renkli. beyaz sütlü ve otsu bir bitki. Convolvulus soldanella. deniz + sarmaşığı) Çok yıllık. (TBAS. deniz kumsallarında bol olarak yetişen. 158) deniz yosunu: (< T. 89. tere + T. çok yıllık bir bitki. teper + otu) Havuç (DS. meyveleri eriksi tipte. 1424) deniz pırasası: (< T. zengin dallanma gösteren. deniz + Far. 1. 1. Crithmum maritimum. çalı görünüşünde. deniz + otu) Deniz kenarındaki bataklık yerlerde yetişen ve turşusu yapılan sivri yapraklı bir ot (DS. rāziyāna + T.

1440) devecibardağı: (< T. Clauson. 1. 1437) destimik: (< Far. dere + T. meyveleri gaz söktürücü olan. fena kokulu bir ilkbahar çiçeği (DS. derre. dere + T. IV. 1432) dere kabalağı: (< Far. desti + T. 1432) dereotu: (< Far. güzel kokulu. deste + T. deve + boy(u)nu. sarı çiçekli. Tietze. uzun sapı deve boynuna benzeyen. eski çağlarda Türkçeden Moğolcaya geçtiğini dile getirmiştir. taban. 672”) Kaya aralıklarında yetişen ve kök kısmı yenilen bir çeşit çiçek (DS. -mik) Yuvarlak. (TS. Räsänen (s.290 deredaban: (< Far. deste + T. derya. “dere < Far. BTS. < Far. IV. yaprakları kabak yaprağına benzeyen yabani bir bitki (DS. 1437) deveboynu: (< T. 237) destebasan: (< Far. güzel kokulu bir çeşit tatlı kavun (DS. IV. Bu kelime Türkçeden komşu dillere de geçmiştir. IV. BÜYA. çürüten) Ekin tarlalarında yetişen yabani bir bitki (DS. 562. IV. 89. ince yapraklı. 1440) . TBAS. “deve < teve Eski çağlardan başlayarak kullanılır. T YA. bir yıllık ve otsu bir bitki. 468) de bu birleştirmeye katılmıştır. dere + T. 593. 114. IV. basan) Erken olgunlaşan bir armut çeşidi (DS. IV. 1436) destebozan: (< Far. sarı çiçek açan. 60 cm kadar yükseklikte. kabalağı) Su kenarlarında yetişen. 162. 110”) Süsen cinsinden. Eren. IV. MBTS. 1436) desteçürüten: (< Far. bozan) Hindiba (DS. deveci + bardağı) Armut şeklinde meyvesi olan yabani bir bitki (DS. 1. Türkçe teve ile Moğolca temegen arasındaki bağ bilimsel yayınlarda türlü tartışma ve açıklamalara yol açmıştır. deste + T. otu) Maydanozgillerden. Ramstedt Moğolca temegen’i Türkçe teve (> deve) ile birleştirmiştir. Anethum. küçük.

291 deveçökerten: (< T. 571) devedişi: (< T. 90) develik: (< T. 571) devegözü: (< T. deve + çökerten) Kurak ve sert topraklı yerlerde yetişen. mavimsi mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. deve + gözü) 1. deve + şaplağı) bk. 2. (TS. büyük taneli. 30-100 cm yükseklikte. deve + dişi) 1. kabalak (TBAS. yuvarlak taneli. Silyum marianum. 1-2 yıllık ve otsu bir bitki. Limonium meyeri. 1440) deve dikeni: (< T. 90. develik) bk. 1441) devekulağı: (< T. Kalın kabuklu. deve + elması) Çakırdiken (TS. kabuğu kalın ve sert siyah üzüm. IV. (TS. 90) develik otu: (< T. deve + tabanı) Birleşikgillerden. 1. IV. 1. -ü) Hatmi denilen bitki (DS. 1. IV. yol ve tarla kenarlarında yetişen. ebegümeci (TBAS. deve + Far. IV. 572) . ebegümeci (TBAS. 90) devetabanı: (< T. ri taneli mısır (DS. çivit otu (TBAS. mercümek + T. Sarı. Phlodentron. yılan otu (TBAS. sulu. iri taneli bir buğday çeşidi. develik + otu) bk. 286) deve mercimeği: (< T. 2. deve + Far. 90) develangır: (< T. 262”) bk. beyaz üzüm (DS. deve + dikeni) Birleşikgillerden. ri. Nişanyan. 1441) devegülü: (< T. sarı çiçekli ve çok dikenli yabanî bir ot (DS. deve + kulağı) 40-90 cm yükseklikte. gul + T. (TBAS. 1441) deve elması: (< T. -i) bk. çok yıllık. geniş yapraklı bir süs bitkisi. deve + langır “çalkalama sesi. 90) deveşaplağı: (< T.

1453) dımışkı: (< öz. (And. 1442) deveturpu: (< T.A.292 devetopalağı: (< T. (And. III. kanlıca mantarı (TBAS. MBTS. 91) dığrak: (< ? ) Erken olgunlaşan. 91) . sert bir kiraz çeşidi (DS. deve + topalağı) Kırlarda yetişen. 1467. üzüm) Erken olgunlaşan. Gaz. 4484. dızdığı) Ahlat.A. yaban armudu (DS. IV. 1446. sert bir çeşit üzüm (DS.. 1463) dıngıra: (< ? ) Zambak (DS. beyaz. pembe renkli. 1452. Krş. IV. Dimaş /Dimiş + î. 1466) dıranı üzüm: (< ? dıranı + T. IV. devr-i ‘anber). kısa saplı bir çeşit buğday (DS. tatlı ve uzunca bir üzüm (nebi dede). IV. 1445) dığdığı: (< ses taklidi kelime. yer elması gibi yumru kökleri olan yabani bir bitki (DS. 608) Geç olgunlaşan. 217. drágana. Ağz. “< Dimaş /Dimiş Suriye’deki Şam şehrinin adı”. IV.: deydikli.. KMYA. Ağz. 1444) devriamber: (< Far. devr-i ‘amel) Ayçiçeği (DS. IV.Y. 1442) devramel: (< Far. -u) lkbaharda kırlarda yetişen.: devrianber) Ayçiçeği (DS. Tietze. Krş. 1. TBAS. dığdak. 209) dıngıl: (< dingil “ses taklidi”. dev(i)rinti) Leylâk ağacı (DS. 1451.. 1465) dırağan: (< Yun. 623) Kuşkonmaz çiçeği (DS. is. IV. tere gibi baharlı olan yaprakları yenilebilen bir ot (DS. sarı renkli. (DS. 306. IV. siyah renkli. uzun saplı. 694). 471) dırbalan: (< ? ) bk. Tietze.A. IV. dıydıklı. 607) ri taneli. IV. XII.Y. deve + Far. 1475. 1461. 470) devrinti: (< T. IV. turb + T. Tietze.

59. topuz (TBAS. 137) diken ağacı: (< T. 48. ucu sivri ve batıcı çıkıntılardan her biri. 1486) . tiken) 1. 2. 672. 1. 93.A.A.. ADYA. 175.A. 259. IV. 208. 299. 232) dibikara: (< T. EYAD. 1469) dırik: (< ? ) Böğürtlen (EYAD. 77. 91) dikencik: (< T. 615). K AT. 309. GD AT. IV. Erz. 1481) difenbahya: (< öz. KYA. . 93. 417. IV.. Ağz. 1479) dibiz: (< ? ) Kuru soğan (DS. XII. 582. ST AT. ardıca benzeyen bir çeşit ağaç (DS. IV. Tietze. 1.Y. Bazı bitkilerin dal.Y. III. 3930. 1479) dibikıllı: (< T. AVA. 339. DS. 4762. Clauson. 483. Dikeni çok olan bitki (TS. IV. ufak ve sık taneli bir çeşit üzüm (DS. 258. UA. Gaz. 201. 348. E A. Dieffenbach) Yapraklarının güzelliği nedeniyle sera ve salonlarda yetiştirilen bir süs bitkisi. 129. (And.. DS. IV. (TS. AAT. dibi + kara) Kalın kabuklu. 499. 1482) diken: (< ET. 106. IV.. diken + başı) bk. III.: dikencük) Ufak taneleri olan. tiken < *tikgen < tik-. meyve kabuğu gibi bölümlerinde ve bazı hayvanların derisinde bulunan sert. 311. 1480) dida: (< ? ) Tuzla yenilen bir çeşit ot (DS. X. yaprak. OAAD.: tikān. 581) diga: (< ? ) Yalnız ilkbaharda ekilen bir buğday çeşidi (DS. Ka.A. 23. 9. diken + ağacı) Akasya (DS.293 dırı: (< ? ) Gül fidanına benzeyen dikenli bir çalı (DS. IV. Krş. Ağz. (And. Nişanyan. is. dibi + kıllı) Domates (DS. 1486) dikenbaşı: (< T. 144. dikencik).

Clauson. tilkişen (TBAS. 1491) dilberdudak: (< Far. Eski ve yeni diyalektlerde dudak olarak erin adının kullanıldığını görüyoruz. 1486) diken üzümü: (< T. dikenli + ot) Cynara cardunculus. 583) dikenli mısır: (< T. yeni dikişmiş fidan. dudağı. IV. Budanmış palamut ve meşe ağacı (DS. dikme < tik-me. 91) dikenli meyan: (< T. 122”) Sarmaşık çiçeği (DS. böğürtlen (TBAS. 1488) dilberdudağı: (< Far. dikenli + Ar. “< dudak Eski Kıpçakçadan başlayarak kullanılır. tūt + T. 1491) . tüysü yapraklı çok yıllık bir bitki. karamuk (TBAS. 91) dikme: (< T. 1. IV. Eren. 3. dikenli + acı + ot) bk. 91) diken dutu: (< T. 1491) dilberkirpiği: (< Far. dudak) Nergis çiçeği (DS. diken + ucu) Meyvelerinden sakıza öz. IV. 1486) dikenucu: (< T. compositae (DS. 582) dikenli acı ot: (< T. dilber + T. -u) Böğürtlen (TS. Fidanlıktan çıkmış ağaç. diken + üzümü) bk. dikenli + ? meyan) Bir iki metre yükseklikte. erin’in de kökünü bilmiyoruz. kirpiği) Nergis çiçeği (DS. dilber + T. 482) 1. Fidan. 1486) dikenli ot: (< T. yemek yapılan bir çeşit bitki (DS. 2. diken + Far. dilber + T. IV. yeni sürgünlerinden de turşu. IV.294 diken çileği: (< T. (TS. 1. 4. Türkçe dudak gibi. Glycyrrhiza echinata. miśr) Arpa şeklinde küçük taneli bir çeşit mısır (DS. IV. IV. beyazımsı mor çiçekli. Çelikleme yoluyla dikilen kavak ve söğüt fidanı. diken + çileği) bk. Doerfer’e göre Türkçe *tōtak biçiminden yola çıkmak gerekir.

Tietze. sarmaşık gibi ağaçlara sarılarak uzayan. 1495) dilkimen: (< T. Tietze.: dimbit. mavimsi renkli bir çeşit mantar (DS. dil + kanatan). X. dili + düdük) bk. (And. 1495) dilkiboğan: (< T. 1492) diliçıkık: (< T. Yerken insanın dilini yakan. IV. 1498. uçlarından salata. 621). Burçak çiçeği (DS. 3. tilkimen) Ormanlarda yetişen. dimnid. 3932) dilmit: (< Yun. 3938. IV. X. 232) dilve: (< ? ) Kavun (DS. tilki + boğan) Kırmızı renkli. 1495) dilkanatan: (< T. IV. Ağz. 2. IV. diminitis. Taneleri ufak olan bir çeşit zeytin (DS. IV. 1499) .: dilkanadan) Sarmaşık gibi büyüyen. 2. susuz ve kekremsi tadı olan bir üzüm çeşidi (DS. dilidüdük). dili yakan bir çeşit kavun. IV. IV. 1494) dilidüdük: (< T. IV. diliçıkık. Kına çiçeği. DS. dimrit. 1495) dillice: (< T. OAAD. diminitis. üstü dikenli bir ot (DS. 1494) dilit: (< ? ) Taneleri irili ufaklı olan bir çeşit üzüm (DS. tillice) Yenilebilen bir çeşit mantar (DS. 620) En iyi cins buğday (DS. dil < ET. 2. dil + doku) Salep çiçeği (DS. (DS. dil + damak) 1. diliçıkık (DS. bk. (And. dimnit. dirnit. dirmit. IV. Çok tatlı. IV. 1491) dildamak: (< T. 1492) dildoku: (< T. tirimit) 1. dimlit. Siyah ve uzun olan bir çeşit üzüm.295 dilburan: (< T. Ağz. Erken olgunlaşan bir çeşit siyah üzüm. yemek yapılan yabani bir bitki (DS. IV. 1498) dimenit: (< Yun. til + buran) 1. IV. DS. 3. dili + çıkık) Aslanağzı çiçeği (dildamak. IV. 1519.

delice (DS. kırmızı açan çiçekleri yavaş yavaş mavi ve mor renk alan. (And.: dib. IV. dipçin) Filiz (DS. 186. diş + Ar. 1509. “sertliğinden dolayı dişe benzer”. EYAD. TaS. 599) dirlik otu: (< T. 5. Lahana. KBAYA. IV. 1180) diş bademi: (< T. Yer elması. 232. dipli + ? tura) Çobançantası bitkisi (DS. yenilirse insanı sersem eden bir bitki. TBAS. 1. diş < ET. 1503) dip: (< ET. kerestesi sert ve değerli bir ağaç. II. GD AT. 611). bādām + T. 1510) diplitura: (< T. 92. Şalgam. kara) Kök tarafında tüylü yaprakları olan.296 dinep: (< ? ) Buğday tarlalarında yetişen ve arpaya benzeyen. Fraxinus excelsior. diri + örtü) Ormanlık bölgelerde ağaçların altında yeşeren çalı. tüb. 1. 1164) dipçin: (< T. II. IV. -i) bk. 4. 189. diş + budak. 92) .: dingi) Fidan (DS. 273. Tietze. 1502) dingdingkara: (< ding ding “ses taklidi” + T. 2. 1343) diş hilali: (< T. BTS. Tietze. 629. hilāl + T. tiş + Far. şeker pancarı (DS. 602) dişbudak: (< T. IV. Ağz. diş otu (TBAS. (And. IV. Havuç. 1. -i) Kabuğu ince olduğu için dişle kırılabilen bir badem türü (TS. 1511) diri örtü: (< T. IV. K AT. 114) Zeytingillerden. 3. 602. < Yalnız Anadolu ve Balkan alanında kullanıldığı anlaşılıyor. (TS. gösterişli. Ağz. 40 m kadar yükselebilen. 1503) dinge: (< ? ). çırpı veya odunsu bitkiler (TS. II. kökü iltihaplı yaraların tedavisinde kullanılan bir bitki (DS. TaS. dirlik + otu) Ölüme karşı ilaç olan sağlık otu (TaS. Pancar ve kökü. 176. div) 1. Eren.

doğu + kayını) Doğu bölgelerinde yetişen bir tür kayın ağacı (TS. divlek “Türkçeden Balkan dillerine de geçmiştir”. 232. duvdak. EYAD.. 1302) Diyarbakır karpuzu: (< öz. TBAS. düğülek. 132) dizi: (< T. Ağz. düglek. dövelek. ħarbuz + T. 1615. 20–100 cm yükseklikte. 1535) doğu kayını: (< T. düzlek): 1. 471. 634”) ncir (DS. düğelek. dizi. 1531) dogrukara: (< T. IV. düyülek.297 dişice: (< T. diş + otu + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. IV. (And. Krş. 1525) diş otu: (< T. divle. düvlek. doğru + kara) nce kabuklu. akdarı gibi bitkiler (DS. 1526) divlek: (< T. IV. kurak ve çorak yerlerde yetişen. tişi+çe. BTS. TaS. dişice.Y. divlik.: diblek. dayanıksız bir üzüm çeşidi (DS. düylek. Tietze. dişlek + darı) ri taneli mısır (DS. düvelek. 1. 1. düğlek. 1. Clauson. tizig. siyah küçük taneli ve tatlı. çok yıllık. 613) . 175) diş otugiller: (< T. 560”) Otundan faydalanmak için ekilen darı. II. 603. olgun kavun. 603) divdiv: (< div + div) Dikenli bir bitki (DS. Eren. Kalın kabuklu. 92) dişlek darı: (< T. beyaz çiçekli ve otsu bir bitki. düyüleg. Ağz. diş + otu) Diş otugillerden. IV. 92. dülek. IV.: Diyarbekir karpuzi) Diyarbakır karpuzu (DA. OAAD. -u). düklek. IV. 1527. Olgun. “< ET. dişi + ? çöven) bk. 115). (TS. 1523) dişi çöven: (< T.A. 233. is. “< ET. Diyarbakır + Far. 2. ufak kavun (DS. örneği diş otu olan ve genellikle sıcak ve kurak yerlerde yetişen bitkilerden oluşan familya (TS. Plumbago europea. (And. çöven (TBAS.

268) dolama otu: (< T. -sı) Servigiller familyasından. 1540) dokuzbaşlı: (< T. iğne yapraklı. tokuz/tokkuz + başlı) bk. dokuz + tepeli) bk. IV. dokuz < ET. 1. dolama + otu + -giller) ki çeneklilerden. 93) dokuzdonlu: (< T. 621) . 1545) dolma biber: (< T. Ağz. TBAS. (BTS.298 doğu lâdini: (< T. IV. ana vatanı Çin olan. doğum). IV. (TS.: tolaman) 1. dolaşık + ot) Kır sarmaşığı (DS. Paronychia serpilifolia. doğu + ? lâdin + T. dolma + Yun. dokuz + donlu) bk. hanımeli (TBAS. 617) dolaşık ot: (< T. yaprakları tamamen yeşil. yaprakları uzun sürgünler üzerinde almaşık olarak dizili. 1. Ağz. park ve bahçelerde yetiştirilen çalımsı bitkiler. akçöpleme (TBAS. 1543. Picea orientalis. dolama + otu) Dolama otugillerden. (And. kozalakları aşağı sarkan. pipéri) Dolma yapmaya uygun. çiçekleri küçük. 181) dokkuk: (< ? ) Lâle (DS. Thuja orientalis. ülkemizde Doğu Karadeniz bölgesinde yetişen bir ağaç türü. yeşil veya beyaz bir bitki. doğu + Far. māzū + T. akçöpleme (TBAS. dolaman). 35 m kadar boylanabilen.: dugum) Frenk üzümü (DS. 3952. büyük biber türü (TS. 181) doğum: (< T. her dem yeşil. IV. kozalakları 6-8 pullu. 617) dolama otugiller: (< T. -i) Çamgiller familyasından. Lâle (DS. Patatese benzeyen ve yenilebilen bir çeşit mantar. 1. 2. DS. 1539) doğu mazısı: (< T. örnek bitkisi dolama otu olan ve içine kasık otunu da alan karanfilgillerin alt familyası (TS. (And. 93) dolaman: (< T. 93) dokuztepeli: (< T. X. (BTS.

IV. tomata. 621) dolma otugiller: (< T.299 dolma otu: (< T. yaprakları tüylü. SA. domal-an.: domadız. DS. Yumru köklü bir çeşit bitki. Tietze. (TS. BTS. 314. IV. 1. 341. 228. 1208) domatan: (< ? Yun. Salep (DS. 171. 183. tamatis. tomatas. 4487) domatça: (< Yun.. IV. dolma + otu + -giller) ki çeneklilerden. tamata. 91. 4767. IV. 61. Erz. -an) 1. 132. Tietze. 28. 4736. Ağz. keme. yuvarlak bir fasulye çeşidi (DS. Tuber melanosporum. (TS. 145. 643). 622. 1. 252. 3875. dombay + T. 369. 370. XII. (TS. KBAYA. 312. XII. domáta < t. XII. –lı) Süs kavunu (DS. dolu + börülcesi) Beyaz. 1. domáta + T. 114. 1. Patlıcangillerden. 2. domas. kırmızı ürünü için yetiştirilen bir bitki 2. DS. domate. 221. Ağz. II. KYA. IV. DS. XII. Lycopersion esculentum. yer mantarı. DS. 43. tomata < sp. KMYA. 234. 204. TaS. E A.: tomalan) Asklı mantarlardan. (And. 197. yağmurdan sonra çıkan ve yenilebilen bir bitki. vitamince zengin. DS. tomatiz) 1. 622. temetos. 1547) domalan: (< T. 133. 4482. 1550. yeşil veya beyaz bir bitki. T YA. 376. Paronychia serpilifolia. Bu bitkinin yenilen ürünü. 284. E A. -ça) Patates (DS. 643). DS. çiçekleri küçük. ADYA. domata. dolma + otu) Dolma otugillerden. AAT. . 1533. domáta + T. 621) dolu börülcesi: (< T. domat. 161. domatis. 1550) domates: (< Yun. tomatis. tamates. 113. IV. DS. ETA. II. 1549.A. (And. X. AVA. 191) domaylı: (< Gürc. toprak içinde yumru biçiminde yetişen. örnek bitkisi dolma otu olan ve içine kasık otunu da alan karanfilgillerin alt familyası (TS. ZBK A. III. 1550) . sarı çiçekleri salkım durumunda.

Cynodon dactylon. rizomlu. domuz + ay(ı)rığı) bk. domuz + Ar. (DS. DS. Eski ve yeni diyalektlerde ‘yağlı. dombay “yaban öküzü”. meyveleri suda kaynatıldıktan sonra yenen otsu bitkilerdir (TBAS. BTS. 1552) dombay eriği: (< Gürc.: domuzpıtrağı. Xanthium strumarium compositae. domuz ayrık otu (TBAS. çok yıllık ve otsu bitkilerdir (TBAS. dombay + T. IV. Eren. 1555) domuz ayrığı: (< T. 118”) Cyclamen türlerine verilen genel ad. IV. beyaz veya mavi çiçekli. 94) domuz eriği: (< T. domuz + dikeni) Yaprakları sapsız ve dikenli. TBAS. 1556) domuz elması: (< T. IV. 1552) domuzağırşağı: (< T. DS. 1562) . 623. tarıma zararlı. içi sarı renkli. iri bir çeşit erik (DS. bā ilā + T. (TS. bir yıllık. 92. domuz + ay(ı)rık + otu) Buğdaygillerden. 183) domuzbıtırağı: (< T. çiçekleri etli otsu bir bitki (TS. domuz + elması) bk. 1. 1. 93.300 dombay: (< Gürc. -sı) Baklagiller familyasından. pembe veya beyaz çiçekli. donuzbıtırağı) Uçları iğne gibi dikenli bir çeşit bitki. domuzağırşağı (TBAS. IV. domuz + pıtrağı). 93) domuz ayrık otu: (< T. 93) domuz baklası: (< T. Kökeni karışıktır. tüylü. Yumrulu. toŋuz. şişman’ olarak kullanılan toŋ (> don) köküyle toŋuz adı arasındaki bağ üzerinde özel olarak durulmaya değer. semiz. “domuz < ET. 1555) domuz dikeni: (< T. Orta Türkçede ve Eski Kıpçakçada toŋuz biçimi geçer. IV. çok yıllık ve otsu bir bir bitki. 643) Küçük ve yuvarlak bir çeşit hıyar (DS. Ağz. domuz + ağırşakı. Tietze. (And. güzel kokulu. eriği) Kabuğu mor. domuz + eriği) Yabanî erik (DS. Eski çağlardan başlayarak kullanılır. 623. IV.

301 domuzkuyruğu: (< T. 1560) doran: (< ? ) Mısır çiçeği (DS. büyük yabani bir ot (DS. domuz + Yun. Muscari armeniacum. Actaea spicata. domuz + Yun. domuz + Far. 2525”) Yumru kökü yenilebilen yabani bir bitki (DS. 287) domuz otu: (< T. (TBAS. banjar + T. domuz + soğanı) Çevredeki yaban hayatının bir parçası olan domuzlar bu bitkinin soğanlarını toprak altından çıkararak yemektedir. 623) domuz pancarı: (< T. 1563) . Domuzların bu bitki soğanlarını çok yemesinden dolayı bu isim verilmiştir. 1556) domuz lahanası: (< T. IV. 94) domuz marulu: (< T. -u) bk. TBAS. otsu. domuz + üzümü) Çok yıllık. 1. köpek. lahano + T. domuzağırşağı (TBAS. MBTS. dongurak) Domates (DS. IV. domuz + kuyruğu) Beyaz tüylü. manda. 1556. 94) domuz üzümü: (< T. IV. Meyveler 10 mm kadar çapta ve parlak siyah renkli. 94) dongurak: (< T. Zehirli bir bitkidir. yılanyastığı (TBAS. 287) domuzpotulağı: (< T. rizomlu ve beyaz çiçekli bir bitki. 223-229) domuz turpu: (< T. ayı. domuz + potu(k)lağı. 3. -u) bk. -sı) Yılanyastığı denilen bitki (DS. 1557) domuz soğanı: (< T. (Duran. maruli + T. -ı) bk. domuz ve özellikle deve yavrusu’. domuz + otu) Kumsallarda ve kayalıklarda yetişen sarı çiçekli ot (TS. yılanyastığı (TBAS. IV. turb + T. IV. domuz + Erm. “< potuk ‘halk ağzı.

Ağz. 1. 633. 1541. dereotu (TBAS. IV.) Droseragillerden. 1574) dönbaba: (< T. 1594) dözdömbelek: (< ? ) Dikenli bir bitkinin kırmızı renkli ve yenilebilen meyvesi (DS. sarmaşık (TBAS. 1. akparmak da denilen bir çeşit üzüm (TS. IV. 1594) drosera: (< Fr. 1592) döven otu: (< T. IV. 1592) dövülmüş avrat otu: (< T. X. 630. drosera < Yun. (TS. 753) (And. 1564) dor otu: (< Far. dereotu (TBAS. IV. bābā) Turnagagası bitkisi (DS. 1574) dökülgen: (< T. 3982) dövdes: (< ? ) Taze fasulye (DS. IV. 639) . IV.: töngel) Muşmula (TS. (And. Ağz. MBTS. dere + T. IV. 95) döymeç otu: (< T. sarı çiçekli bir çeşit ot (DS. IV. ‘avret + T. 653. topuz biçimindeki yapraklarının üst yüzeyi böcekleri yakalayan yapışkan tüyler ile örtülü otsu bir bitki. dere + T. yaprakları söğüt yaprağından daha kalın olan meyvesiz bir ağaç (DS. 94) dökülcen: (< T. küçük yapraklı. dökülcen) Bir çeşit kış elması (DS. 1.: dökürgen) Beyaz. Drosera rotundifolia. dövülmüş + Ar. 94) doru otu: (< Far. DS. DS. 1. Tietze. otu) bk. otu) bk. otu) bk. 1581) döngel: (< kökü belli değildir. döymeç + otu) Yakı gibi kullanılan. dön + Far. döven + otu) Yakı otu (DS. IV. dökülgen). DS.302 doranı: (< ? ) Söğüt ağacına benzeyen. ince kabuklu.

635) lkbaharda tarlalarda yetişen ve yemeği yapılan bir ot (DS. dul < ET. 95) . Arctium tomentosum. az çiçekli bir çeşit ot (DS. ele alındığında çiçeği titreyen bir kır çiçeği (DS. (And. IV. bur(u)nu) Zeynibostan çiçeği (DS. TBAS. IV. çok yıllık bir bitki. iki yıllık. (And.: dunbak) Kestane meyvesi (DS. -giller) ki çeneklilerden. 95. Kuzeydoğu Anadolu dağlarında yetişen. Ağz. 1563. (TS. 639) dudiye: (< Far. BTS. örnek bitkisi drosera olan bitki familyası (TS. Ağz. otu + -giller) Örnek bitkisi dulaptal otu olan. 1595) dulaptal otu: (< T. 1. otu) Birleşikgillerden. otu) Dulaptal otugillerin örnek bitkisi olan. IV. otsu ve kırmızı çiçekli bir bitki.: duduya) Yaylalarda. 94. taçsız iki çeneklilerden bir familya (TS. 1602) durak otu: (< T.303 droseragiller: (< Fr. troħílos. çiçekleri güzel kokan. ebdāl + T. drosera + T. IV. 1. 1598) duman otu: (< T. çalı görünüşünde. ‘avret + T. 1. 641. TBAS. Ağz. 641) dulavrat otu: (< T. 1595) duduburnu: (< Far. dul + karı + gömleği) Büyük yapraklı. akarsu kenarlarında yetişen. dereotu (DS. dul + Ar. IV. tul + Ar. Tietze. (TS. (And. dikenli. ebdāl + T. IV. dorak otu) bk.: donak otu. karanfilgillerden. 30-60 cm yükseklikte. 1. ŧūŧīye). 187) dulkarıgömleği: (< T. 1595) duduli: (< EYun. duman + otu) Baklagiller içinde çok çıkıp fideleri kurutan asalak bir ot (DS. 1602) dumbak: (< ? ). durak + otu). Daphne mezereum. 641) dulaptal otugiller: (< T. dul + Ar. ŧūŧī + T. IV.

350. 118. E A. lezzetli bir çeşit mantar (DS. 1605) durnacık: (< turna + T. 685. IV. 1. 208. 233. 130. 188. ST AT. 1613) duvaklıca: (< T. IV. IV. KBAYA. 3997. BTS. tek evcikli. 1614) duvaklı mantar: (< T. duvaklıca. eriksi ya da küçük kapçık şeklinde. tūd. meyveleri fındıksı. Tietze. Türkçede tuğak biçimi duğak > duvak olarak gelişmiştir. DS. 132) duta elma: (< T. 665) Dutgillerden. IV. OAAD. IV. 500) dutgiller: (< Far. 139. duvaklı + Yun. 124”) Yenilebilen. “< OT. kuzey yarım kürenin genellikle ılıman bölgelerinde yetişen. 646. 1605) durdabak: (< T. 95) . -cık) Parmak uzunluğunda yaprakları olan ve beyaz çiçek açan bir ot (DS. III. çöğürü) bk. tutulga < tutul-) Buğday tarlalarında yetişen. Eren. çöğür (TS. (TS. BTS. K AT. 185. Morus. incir ve benzeri cinsleri içine alan iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS. 646. dur + çalak) Devetabanına benzeyen. evlek mantarı (TBAS. Gaz. 158. kapak’ + -(a)k ‘küçültme eki’. 188) dutulga: (< T. tūt. dut. 13. EYAD. tohumu zehirli yabani bir bitki (DS. TBAS.A. kışın yapraklarını döken büyük ağaçlar. manitari) bk. dur + da + bak) Fesleğen çeşidinden bir çiçek (DS.. X. 1. 1606) dut: (< Far. tūt < Ar. tuğ ‘örtü. 124. DA. tut-a + elma) Dalından elle koparılarak toplanan elma (DS. ZBK A. bazen taç yaprakları bulunmayan. EYA. halk arasında sıtma tedavisinde kullanılan bir bitki (DS. yaprak ve meyvesi için bütün Türkiye’de yetiştirilen. 95.304 durçalak: (< T. 4015. KMYA. UA. 166. 1611) dut çöğürü: (< Far. < Far. 1. 128. 72. DS. yapraklarıyla ipek böceği beslenen. TAYA. IV. -giller) Ağaç ya da çalı formunda olup. Eren. tūt + T. 11. 206. X. tūt. tūt + T.

Meşe ve çam palamudu (DS. TaS. dalak otu (TS. yapışkan otu (TBAS. 1. 1620) düğmecik: (< T. düğmeli + ot) bk. 188) duvar sedefi: (< Far. 1622) düğmeli ot: (< T. Ağaçların. Tietze. dīvār + Yun. dīvār + Ar. -lük) Özü yumuşak bir çeşit ağaç (DS. 1615) düdek: (< ? ) 1. IV. küçük çiçekli. 652. düğmecik “< ET. II. hayvanlara yedirilen bir çeşit ot (DS. üst yüzü koyu. yaprakları oval biçimde olan ve mavi renkli çiçek açan bir ot. 96. 3. 647) dübe: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. otsu ve genellikle parlak sarı çiçekli bitkiler. IV. Ranunculus. IV. IV. sert ve derimsi. 1616) düdüllük: (< ? düdül + T.305 duvar fesleğeni: (< Far. Kara nohut kadar yuvarlak tohumu olan bir çeşit çayır otu (DS. çok yıllık. Ekinlerin içinde biten. ham meyve. düğün < ET. 95. TBAS. çiçeklerini döktükten sonra meydana çıkan küçük meyveleri. Kızıl ağaç meyvesi. (TS. 281) duvar sarmaşığı: (< Far. IV. 2. gövde yaprakları saplı. bir veya çok yıllık. gelincik (DS. 3. sarmaşığı) Yaprak dökmeyen. 1. TBAS. 647. 1621) düğmeli: (< T. 1622) düğün çiçeği: (< T. IV. tırmanıcı ve zehirli bir bitki. -i) bk. 1. 1618) düğem: (< T. meyvesi bezelye tanesi büyüklüğünde etli. 4. düğem < düğ-em) Çamgillerden meyveli bir çeşit ağaç (DS. Ham incir. vasilikon + T. (TS. düğmeli) Yapraklarının üzeri benekli olan ve çoğunlukla su kıyılarında bulunan. Hedera helix. -i) bk. 1306) . tügme. IV. 2. 669”) 1. sarı veya morumsu siyah renkli. tügün + çiçeği) Bazı çeşitleri süs bitkisi olarak yetiştirilen. BTS. Leylak renginde ve kokusuz çiçekleri olan bir bitki. alt yüzü açık yeşil renkli. dīvār + T. śadef + T.

668. Bir çeşit mantar (DS. düğün + çiçeği + -giller) ki çeneklilerden. IV. ışınsal ya da bilâteral simetrili. nadiren çalımsı ya da tırmanıcı özellik gösteren bitkiler (TS. yenebilen ekşi erik. 1650) ebecik otu: (< T. güzeli) bk. düğün + otu). 1634) dürülü: (< T. IV. 1646) -Eebe: (< ET. Ham eriklerin arasından daha önce olgunlaşıp. divlek + kazı) Bir çeşit küçük incir (DS. tüge. 1627) dünyagüzeli: (< Ar. 1637) düve: (< ET. 1. Ağz. 2. 1640) düvülcek: (< T. aken ya da folikül meyveli. bir ya da çok yıllık. ebe. 1625) dülekkazı: (< T. IV. dut gibi taneleri olan bitki (DS. dünyā + T. Tietze. düğün + yaprağı) Dere kenarlarında biten geniş yapraklı bir ot (DS. IV. V. düzgülü) Beyzi taneli bir çeşit üzüm (DS. 189) düğün otu: (< T. dürülü) Marul (DS. (And. nadiren bir eşeyli. yaprakları parçalı ve karşılıklı dizilişli. IV. V.306 düğün çiçeğigiller: (< T. BTS.: döğün otu) Yara işletmekte kullanılan yapraksız. ülkemizde ise 17 cins ve 180 kadar türle temsil edilen. hermafrodit. ebecik + otu) Bir çeşit tarla otu (DS. 669) Küçük karpuz (DS. 105) 1. 96) dürme: (< T. 1572) düğün yaprağı: (< T. IV. dünyada 50 cins ve 1800 türle. bazı türleri süs bitkisi olarak kullanılan. 1642) düzgülü: (< T. 1652) . IV. dürme) Lahana (DS. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. düğülcek < tüğülcek ?) Nar ağacının çiçeği (DS. Nişanyan. otsu. şekerci boyası (TBAS. IV.

ebegümeci + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden.A. 4. DS. 1654. ebem + ekmeği) Ebegümecine benzeyen bir bitki (DS. 668. ebem + ekşisi) Kuzukulağı (DS. 1653) ebeli: (< T. 1654) ebelik: (< T. 1654) ebembulguru: (< T. ebe + kulağı) Kuzuların yediği küçük yapraklı bir ot (DS. ebe + gümeci) Ebegümecigillerden. 1. 1657) . TaS. V. ebem + Yun. V. 246. 361. 1654) ebişek: (< ? ) Bir çeşit mantar (DS. Malva siylvestris. ebem + ? bülük) Yaprakları hindibaya benzeyen. 1383) ebegümecigiller: (< T. 97) ebembülük: (< T. II. ETA. ebem + bükü) bk. V. V. Yaralara sarılan ve yarayı yumuşatmaya yarayan geniş yapraklı bitki (DS. 3. mor çiçekli ve otsu bir bitki. Gaz. çiçekleri ilaç. 1654) ebemekşisi: (< T. sarı çiçek açan sütlü bir bitki (DS. III. V. örnek bitkisi ebegümeci olan. V. V. 5. 191. 191) ebekulağı: (< T. AVA. TBAS. 1652. 1654) ebembükü: (< T. Ebegümeci. DS. 239. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS. 668. 2. yenilebilen bir kır bitkisi. pligúre + T. ebelik) 1. BTS. sapının dip tarafı kırmızı ve ekşi tatta. ülkemizde 10 cinsle temsil edilen. Tütüne benzeyen bir bitki. kendiliğinden yetişen. yaprakları sebze olarak kullanılan.. (TS. Uzunca yassı yapraklı. 1.307 ebegümeci: (< T. V. 1654) ebem ekmeği: (< T. tavşan elması (TBAS. -u) Bük üzümü (DS. bir ya da çok yıllık. 97. Yabani pancar. ebeli) Yer elması (DS. V. çok yıllık. V. III. BTS.

1. eğ(i)lik). (TS. havacıva (TBAS. eğece) Buğdaygiller familyasından bir çeşit kılçıklı bitki (DS. V. 98. V. 676. 1655. Tietze. elma büyüklüğündeki meyvesi çok acı ve iç sürdürücü.: eğnik) bk. efek (DS. Ağz. DS.308 ebucehil karpuzu: (< öz. 4499) eğece: (< T. VII. VII. afáki. Ebūcehil + Far. (And. (And. Acorus calamus. evelik) bk. DS. iğecen) Büyüyüp kuruyunca tohumları iğne gibi insanın üstüne sıvışan bir çeşit çayır otu (DS. egic. TBAS. 1819. 1395) eğlik: (< T. ákoron + T. V. 2510) eğilcen: (< T. 1667. “< Yun. 1661) efek: (< Yun. is. Ağz. 1667. çok yıllık. 695) Dere ve durgun su kenarlarında yetişen. III. ishal yapıcı bir bitki. (And. 668. 98) . 1668) efek otu: (< Yun. afáki + T. 50-125 cm yüksekliğinde. otsu ve rizomlu bir su bitkisi. ákoron. V. 1651) ebzeköget: (< ? ) Yemişi olan bir ağaç (DS. V. eğilce) Arpa başağına benzeyen bir ot (DS. efeng) 1. 1675) eğecen: (< T. 689). V. kökü. ħarbuz + T. Ağz. V. Tietze. 1672) eğinç: (< Erm. efelik otu. eğecen). fiğ. -u) Kabakgillerden.: ebenk.: eyecen. 1. eğilcen) Çayır cinsinden bir ot (DS. V. DS. 2.: efelek otu. XII. Ağz. 1678) eğir kökü: (< Yun. 695) Isırgan otu (DS. TaS. karın ağrısını iyi etmek için kullanılan. otu). 1805. (TS. 1659) eci bücü: (< ? eci + bücü) Kırda kendi kendine yetişen ve yenebilen bir ot (DS. V. Yabanî yonca. (And. 1675. Tietze. Bir cins ot (DS. 2509) eğilce: (< T. Citrullus colocynthis.

ekin) Buğday (TaS. eğri + yavşan) Lavanta çiçeği (DS. eğrilce) Kuruduğunda insanları kaşındırarak rahatsız eden. III. V. örneği eğrelti otu olan bir bitki topluluğu (TS.: eylentü. eğrelti + otu + -giller) Damarlı çiçeksizlerden. 678. bir çeşit kır bitkisi (DS. 98. DS. 223-229) eğri kestane: (< T. kumlu yerlerde yetişen. 4491) eğrelti otu: (< T. 4491) eğrim: (< T. V. 1683) eğriboyun: (< T. 1403) eğrilce: (< T. eğri + boyun) Bitkinin gelişme dönemindeki taze uç sürgünleri eğilmektedir. V. 1. III. (Duran. 1408) . çok yıllık. 1694) ekin: (< T. V. Isatis tinctoria. kastania) Havlican (TaS. (TS. eğrilcen + otu) ğneli tohumlu. 678) eğri: (< T.309 eğlim: (< T. eğri + Yun. TBAS. XII. saçak köklü bir çeşit ot (DS. çiçeksiz ve otsu bir bitki. XII. 1685) eğri yavşan: (< T. eğrelti + otu). 1. 1684) eğrilcen otu: (< T. eğri) Sarı çiçek açan kısa boylu bir ağaç (DS. Ağz. V. tıpta bağırsak kurtlarını düşürmek için kullanılan. 1825) eğrelti otugiller: (< T. eğrim) Domates (DS. 150 cm kadar yükselebilen. eyraltu) Eğrelti otugillerden. 1686) ekır: (< ? ) Çam ağacına benzeyen zehirli bir çeşit ağaç (DS. (And. 104. Boynu bükük bir görünüm arz etmesinden dolayı “eğri boyun” adı verilmiştir. eğ(i)lim) Domates (DS. Driopteris flix-mas. V.

Morus nigra. Büyük. 2. ekşice) lkbaharda kurak yerlerde biten ekşi bir ot (DS. 686) ekşi hamur: (< T. III. Artocarpus incisa. eklemik) Sarmaşık denilen ot (TaS. huni biçiminde. I. 1. -sı) Gevrek ve sulu bir tür ayva (TS. 1. 687) ekşilice: (< T. 1698) ekşi elma: (< T. ekmek + ağacı) Dutgillerden. 223-229) ek kök: (< T. 1. ekşi + elma) Sert. V. 683) ekmek ayvası: (< T. sulu ve iri taneli bir çeşit üzüm. ekşi + kulak) hlk. 98) ekmek ağacı: (< T. 1698) ekşi kiraz: (< T. soğan köklü bir bitki (DS. 1. ekşig. ekşi + Yun. 1699) . (TS. ek + kök) Sapın yanlarından çıkan ince kök (TS. 687) ekşikulak: (< T. 683) ekşi: (< ET. 1411) ekli ot: (< T. 162) ekşikara: (< T. V. iri ve ekşi karadut (DS. 704) Limon (DS. Siyah. tūt + T. 1. ħamīr) Ekinlerin içinde yetişen ve yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. ekşilice) Sarı renkli. kerasi) Vişne (TS. meyvesi beyaz etli ve biraz unlu. 1. sulu ve şeker oranı düşük bir elma (TS. ekşi + Ar. besleyici bir bitki. 1698) ekşice: (< T. ābiyā + T. Kuzukulağı (TS. sulu. (Duran. -u) Meyvelerinin olgunlaşması ile ekinlerin biçilmesi aynı döneme rastladığından “ekin dudu” adını alan bir bitki. ekin + Far. ekmek + Far. V. sıcak ülkelerde yetişen.310 ekin dudu: (< T. ekli + ot) bk. ekşi + kara) 1. V. siyah. atkuyruğu (TBAS. 681) eklemik: (< T. Tietze.

1708) . V. 99) ekşi yoncagiller: (< T. XII. 1689) ekşi ot: (< T. 687) ekşimcik: (< T. 192) ekşioğlak: (< T. 1700) ekşi yonca: (< T.+ -mik. ekşilik (DS. 192) ekşimen: (< T. 4492) elâgöz: (< T. (ekşioğlak). 1689) ekşi limon: (< T. līmūn / Ar. ekşimcik) bk. ekşi + ? yonca) Ekşi yoncagillerden. V. (TS. V. ekşi + ot) Çiğ olarak yenilen bir çeşit ot (DS. Oxalis acetosella. üzümü) bk. ekşi + Far. V. ekşi + yonca + -giller) ki çeneklilerden. el + daş ?) Bir çeşit üzüm (eldaş üzümü). V. V. kuzukulağı (TBAS. 1. leymūn) Ekşiliği fazla olan ham limon (TS. V. 1. çok yıllık otsu ve beyaz çiçekli bir bitki. 1707) eldirek: (< ? ) Taneleri küçük. 687) ekşiza: (< T. kuzukulağı (TBAS. ekşi + oğlak) bk. rengi esmer bir çeşit buğday (DS. TBAS. yumuşak. V. yenmeyen bir çeşit ot (DS. 1702) eldaş: (< T.311 ekşilik: (< T. ekşice ?) Ekşi. (DS. 1707) eldaş üzümü: (< T. (DS. ekşilik) Yeşil köklü ve yuvarlak yapraklı mayhoş bir bitki. yapraklarında kuzukulağı asidi bulunan bir bitki familyası (TS. 1699) ekşimik: (< ekşi. eldaş (DS. Tietze. 687. el + daş + T. 1. ekşimen) Yeşil köklü ve yuvarlak yapraklı mayhoş bir bitki (DS. ala + göz) Çiğdemgillerden yumrusu yenen bir çeşit çiçek (DS. 704) bk.

20. 79. el + duran) 1. Türkçede alma biçiminin elma’ya çevrildiği göze çarpıyor. DS. E A. Krş. 62. V. halk arasında ilâç olarak kullanılan bir çeşit bitki (DS. K AT. 218. Ka. TaS. 125. Bayramlarda kabir taşlarına bağlanması görenek olan bir çiçek (DS. 243.A. ufak çekirdekli meyvesi. T YA.. 1.A. 2. V. el + kurtaran) Kökü çövene benzeyen. 200. V. ZBK A. 199. ETA. yoncaya benzer bir ot (DS. 12.312 elduran: (< T. Tietze. V. 304. < alma/elma ‘bazı araştırıcılara göre Türkçeye eski bir zamanda girmiş bir Hint-Avrupa kelimesi’. 571-578. . -sı) Ormanlarda yetişen. 1715) elik yoncası: (< T. < Kökenini bilmiyoruz. 70. Ağz. K A. Dağlarda yetişen ve çayı pişirilen bir çeşit ot. BTS. 217. 127. 92. Eski kaynaklarda ve yerel ağızlarda alma olarak kullanılır. 133. V. eflatun çiçekli. KYA. lapa yapılarak çıbanları oldurmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. 1709) elibayır: (< T. eli + ? bayır) Bir çeşit buğday (DS. 1717) elite: (< ? ) Bizlengiç de denilen bir çiçek (DS. EYAD. AVA. Orta Türkçede almıla. 157)..: alma) Gülgillerden. 147. 134. GD AT.Y. elik + ? yonca + T. Eren. 48. II. AAT. (And. Erz. 266.. 187. Moğolca alima biçimi Türkçeden alınmıştır. (TS. 1719) elma: (< elmanın menşeini Hint-Avrupa dillerine dayandıran görüşler dışında. I. kırmızıdan yeşile kadar türlü renkte. TBAS. 703. sert. 1708) eldüren: (< T. 23. 19. V. 226. 108) .Y. 493. 1719) elkurtaran: (< T. onun alfiilinden geldiğine inanan halk etimolojisi de bulunmaktadır. 10 m kadar yükselebilen. 1718) elkoğan: (< T. el + düren) Kaynatılıp ağrıyan yerlere sıcak sıcak sarılmak suretiyle. UA. tadı ekşi veya tatlı. el + kovan) Leylak (DS. 99. Pirus malus. 218.A. 135. ST AT. I. V. 29. 202. KBAYA. 183. kokusu hoş. 88. 51. Şen. 114. 182. çiçekleri pembe veya beyaz bir ağaç ve bu ağacın kabuğu parlak. 266. III. Eski Kıpçakçada da alma olarak geçer. OAAD. DA. dokusu gevrek.

V. 1733) emesken: (< ? ) Bir çeşit siyah küçük erik. 262) emirali: (< Ar. (And. mürdüm eriği (DS. 1. 714”) Ballıbaba denilen bir çeşit bitki (DS. lezzetli. V. 1736) emriz: (< Ar. Tietze. DS. is. “< ET. 2. 1726. sarı renkli bir çeşit üzüm (DS. “< ET. 1742) endirek ağacı: (< T. yaz kış dökülmeyen bir çeşit ağaç (DS. V. emr + öz.+ -ik. is. emrāz) Çayır otları arasında bulunan dikenli bir ot (DS. ada çayı da denilen bir bitki (DS. 722) 1. elmacık) Bir çeşit bitki (DS. 715. em-. 100. DS. Semiz otu. elma + çalısı) ri. emzik + otu. emecen. V. V. 1725) elma çalısı: (< T. V. Dişbudak ağacı. Ali) Kışa kadar saklanabilen. 1736) emirsultan: (< öz. Tietze. tavşan kirazı (TBAS. V. 3. 2519) eltieltiyeküstü: (< elti eltiye küstü) Bir tür bitki (TS. Ağz. pelit (DS. V.: ilemelik) 1. elmelik ?). 719”).313 elmacık: (< T. emr) bk. 1747) . VII. V. fındık kadar meyveleri olan. Yaban çitlembiği (DS. endir-ek ? + ağacı) Kabuğu ve meyvesi kırmızı olan. Emir + sulŧān) Yeşil soğan (DS. 1731) emen: (emen/emmen < Yun. Ağz. emüz. 2. 703) emecen: (< T. yaprağı ayva yaprağına benzeyip. 1734) emir: (< Ar. 1741) emzik otu: (< T. Meşe ağacı. (And. endomē’. Palamut meyvesi. V. V.: emzük otu) Onosma türlerine verilen genel ad (TBAS. Tietze. 1725) elmelik: (< Ar.

eneç < en + eç. XII. dikenli bir kültür bitkisi. Tietze. 1754) enginar: (< Yun. Akasya ağacı (DS. enfiyye. endürüz) 1. otu) Hodangillerden. V. ankinára. (And. V. 836) Kuru fasulye (DS. MBTS. 204) enir: (< kökü belli değildir. 1. 1760) ensin: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS. Ağz. 714) ennimene: (< ? ). (And. MBTS. V. (TS. 1761) epsemye: (< ? ) Şeker pancarı (DS. 1747. engilli ? + buğday. Ağz. Eren. Tietze. “< engil üzüm çubuklarının ince ve uzun dalları”) Ak buğday (DS. enek + ağacı) Uzun yapraklı.314 endirez: (< ? ). (And. 4496) eneç: (< T. V. V. V. DS. 723) Sarmaşık şeklinde. 2. Yabanî kiraz. yenilebilen bir çeşit ot (DS. XII. 135) Birleşikgillerden. Nişanyan. (TS. 725. Cynara scolymus. V. Ruscus aculeatus. 1747) enek: (< ET. 1. V. (TS. 1. Ağz. MBTS. 713. 115. 1749) enfiye: (< Ar. 1. çok yıllık.: ennemene) Bir çeşit mantar (DS. türleri süs bitkisi olarak yetiştirilen. 1764) . 1670) engerek otu: (< ? engerek + T. 1. yaprakları sert tüylü bir ot. eŋek. 713) engili buğday: (< T. yumru kökü meyve gibi yenilen bir çeşit bitki (DS. BTS. Tietze.: endiriz. 1. 723. Echium vulgare.: efiye) Güzel kokusu olan bir çiçek ve ot (DS. sebze olarak kullanılan. 4496) enek memesi: (< T. 857). 859) Bir tür yaban mersini.

Ağz. ergen) Kızılcık (DS. erenler + çiçeği) Kekik gibi kokan bir çiçek (DS. ergen (DS. otu) Havuç (DS.315 epsit: (< Yun. V. V. Tietze. 4497) erekleme: (< T. V. Tietze. 1765) erelik: (< T. beyaz taneli bir çeşit üzüm (DS. erekleme) Yabanî semiz otu (DS. istendiği zaman yaprakları sarılarak yenen bir çeşit ot (DS. kerasi) bk. V. 1768. V. 1767) ergenet: (< ? ). DS. 1767) erenler çiçeği: (< T. ergen + Far. 1766) erez: (< Yun. seyrek ve top top biten. 1766. ergen (DS.: eres) bk. 733). apsída. 730) Mantar (DS. V. V. 1774) ergenkirez: (< T. 1768) ergil: (< T. V. 1768) . Ağz. V. erken olgunlaşan bir çeşit üzüm (DS. ires. 1765) erekmek: (< ? ). (And. 1765) eren: (< T. 100) ergan üzümü: (< T.: erkenet) Kırmızı saplı. ergil) Muşmula. (And. XII. (And. Ağz. ere(k)lik) Yaprakları şeker pancarı yaprağına benzeyen. V. V. 1764) ereğil otu: (< ? ereğil + T. perçem + T. V.: eremeki) Kendi kendine biten bir çeşit bitki (DS. -i) Reyhan çiçeği (DS. V. ergen + üzümü) Küçük siyah taneli. 1768) ergen perçemi: (< T. döngel (DS. eren) bk. delice (TBAS. 1767) ergen: (< T. ergen + Yun.

448) erkek ağaç: (< T. 139) erişte: (< Far. ısırgan (TBAS. TBAS. MBTS. BTS. 1773) erkeçsakalı: (< T. Türkçeden Moğolcaya erük olarak geçmiştir. yapraklarını döken. 69. K AT. 719) erik: (< ET. 231. erik gibi yemişlere verilen ortak bir addır. GD AT. 1. TBAS. Tietze. erkek + ağaç) Yemiş vermeyen ağaç (TaS. Tietze. IX. erük. Nişanyan. 100. 1502) erkek üzüm: (< T. er avān. 246.: eriyh. rīşte. 118. BTS. Clauson. 737. mora kadar türlü renkte. “ET. Posidonia oceanica. güzel bir süs ağacı. eti sulu. 719. Eren. ZBK A. 155. 1. 1. 101. II. 735”) bk. III. 210. V. 367. 1778. erkeç üç dört yaşlarında enenmiş erkek keçi. Orta Türkçede erük olarak geçer. DA. eflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan. 97. 101. V.316 erguvan: (< Far. 733. < Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. erkek + üzüm) Şırası az çıkan. DS. 719. -giller) Almaşık yapraklı ağaç familyası (TS. 865) Baklagillerden. DS. 209. 253. 720) erinç: (< T. 87. 2-10 m yükseklikte. ETA. er avān + T. T YA. 1. Ağz. KMYA. 1. kalın kabuklu üzüm (DS. 271. 3352. (TBAS. Cercis siliquastrum. kayısı. mayhoş veya tatlı. Grunus domestica. (And. 137). kışın yapraklarını döken. 318. 1774) . DS. erinç) bk. örük) Gülgillerden. K A. ST AT. 342. (TS. DS. Nişanyan. tek ve sert çekirdekli yemişi. E A. 1714) erguvangiller: (< Far. 343. (TS. Batı ve Güney Anadolu’da doğal olarak yayılış gösteren. Kaşgarlı Mahmut’a göre şeftali. çayır melikesi (TS. Tietze. 118) Rizomlu ve çok yıllık bir deniz bitkisidir. 99. V. Yaprakları şerit şeklinde. V. 189) erika: (< ? ) Süpürge otu (TS. 207. erük. 222. sarıdan kırmızıya. eruk. 1. AAT. 277. beyaz çiçekli bir ağaç ve bu ağacın kabuğu ince. erkeç + sakalı. 1 cm kadar genişlikte ve 50 cm kadar uzunluktadır.

ersin. eş sözünün –gek. -u) bk. esmer + T. “< eşek Eski çağlardan başlayarak kullanılır (eşgek). V. 731) eşek baklası: (< T. V. Gülensoy. Eski Kıpçakçada eşek biçimi kullanılır. 325) Bir çeşit güzel kokulu bitki (DS. I. 1789) eşek çıtlığı: (< T. V. Lecokia cretica. -ları) Şeritleri bölmeli. Pedersen’e göre Ermeniceden alınmıştır. 1777) eryeten: (< T. eşek + ? baldıran + T. eşek + Ar. 102) eşekcuğa: (< T. eşek + ? cuğa) Mantar denilen bitki (DS. V. -ek küçültme ekiyle yapılmış bir türev olduğunu yazmıştır. 1789) . V. asrār + T. 1778) esbalı: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. -sı. yeşil renkli bir cins incir (DS. otu) Hint keneviri (TS. 138-139”) Bakladan küçük. -ı) Çok yıllık. is. Doerfer eşek sözünün büyük bir olasılıkla Türkçe bir türev olduğunu dile getirmiştir. Frenk kimyonu (TBAS. kemmūn + T. eşek + çıtlığı) Düzgün kamış gibi yetişen bir çeşit ot (DS. otsu. 1. (TBAS. beyaz çiçekli ve tüysü yapraklı bir bitki. eşyek olarak geçer.317 erkurtaran: (< T. Kökeni karışıktır. 1789) eşek baldıranı: (< T. koyu ve alaca renkli büyük bir çeşit fasulye (DS. er + yeten) Beyaz incirden daha büyük ve sivrice. Orta Türkçede eşgek. Eren. Bang ve Clauson. 101) Ermeni kimyonu: (< öz. su + ? yosun + T. 729) esrar otu: (< Ar. V. er + kurtaran) bk. 1778) esmer su yosunları: (< Ar. ersün. Ermeni + Ar. kısamahmut otu (TBAS. 1. kalın rizomlu. erşün. renkli esmer su yosunları (TS. 101) ersin: (< EAT. bā ilā + T.

iki yıllık. 734. tırmanıcı. eşek + eriği) Uçları sivri ve uzun bir çeşit yeşil erik (DS. ħiyār + T. 1789) eşek közlemesi: (< T. eşek kengeri (DS. V. (TS. 1789) eşek kalkanı: (< T. TBAS. Onopordum tauricum. eşek + ? kangal + T. 734. DS. yabani. eşek helvası (DS. -i) Meyvesi yenmeyen yabani incir (DS. eşek + kalkanı) bk. 1789) eşek gevreği: (< T. 1. ĥalvā + T. -sı) Enginara benzer bir çeşit bitki (DS. eşek + Far. 1789) eşek kömürdeği: (< T.318 eşek dikeni: (< T. (TS. eşek + Far. eşek + közlemesi) bk. encīr + T. 1. gul + T. Ecballıum elaterium. 102) eşek helvası: (< T. -ü) bk. dalları dikenli bir bitki (DS. V. 102. V. 102) eşek inciri: (< T. çok yıllık. lezzetsiz bir çeşit elma (DS. eşek + Far. 1789) eşek hıyarı: (< T. V. eşek + Ar. eşek + dikeni) 60-100 cm yükseklikte. TBAS. V. -ı) bk. V. V. otsu bir bitkidir. 1789) eşek elması: (< T. 1789) eşek eriği: (< T. eşek + Far. 1789) eşek kangalı: (< T. 1789) . V. eşek marulu (TBAS. V. 1789) eşek kengeri: (< T. -ı) Kabakgillerden. eşek + kömürdeği) Eşeklerin çok yediği bir çeşit ot (DS. sarı çiçekli ve otsu bir bitki. eşek + elması) Yazın yetişen. -i) Kökü tatlı. eşek kömürdeği (DS. V. ayı gülü (TBAS. 102) eşek gülü: (< T. kenger + T. eşek + gevreği) bk. dikenli ve pembe çiçekli. karalahana büyüklüğünde.

eşek + Yun. çiçekleri boyar madde olarak kullanılan. 734) eşek lâlesi: (< T. eşek + ? yonca + T. eşek + Yun. makedonesi + T. V. 1790) eşek turpu: (< T. siyaha yakın renkte olan meyvesi (DS. sütlü ve otsu bir bitkidir. -sı) Ekin tarlalarında yetişen. oval bir çeşit siyah üzüm (DS. eşek + Far. (TS. 103) eşek maydanozu: (< T. 103) eşek madımağı: (< T. matutak + T. 1790) eşek yoncası: (< T. -u) bk. 1. 103. DS. eşek + Yun. papadia + T. eşek + tırnağı) Kesildiğinde süt gibi sıvı çıkaran bir çeşit ot (DS. 103) eşektırnağı: (< T. eşek + otu) Evliya otu (TS. 734) eşek papatyası: (< T. bir veya iki yıllık. 40-250 cm yükseklikte. iki yıllık otsu bir bitki. navruz (TBAS. Anthriscus silvestrisis. -u) Hardal denilen ot (DS. V. eşek + Far. nevrūz + T. eşek + memesi) ri taneli. beyaz papatya (TBAS. eşek + Erm. eşek + kulağı) Karakafes (TS. 1789) eşek navruzu: (< T. kuşekmeği (TBAS. Sonchus oleraceus. -u) 10-150 cm yükseklikte. -ı) bk. süsen (TBAS. eşek + Far. 103) eşek marulu: (< T. V. 734) eşek memesi: (< T. V. 1. -u) Maydanozgillerden. 103) eşek otu: (< T. eşek + yağırı) Meşe ağaçlarının kabuklu ceviz büyüklüğünde. lāle + T. Melilotus officinalis. soluk sarı çiçekli. 734. -sı) bk. (TBAS. turb + T. bir veya iki yıllık. 1790) eşek yağırı: (< T. 1. maruli + T. 1790) . (TS.319 eşekkulağı: (< T. V. -si) bk. TBAS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 1.

avláki + Yun. 104) evlenme çiçeği: (< T. 1797) eterik: (< T. V. V. etli + Far. XII. et + Far. 741) et mantarı: (< T. 38) et şeftalisi: (< T. 4498) eşi: (< ? ) Nemli yerlerde biten bir çeşit ot (DS. -i + eriği) Pembe ve yeşil renkli. Çayır ve otlaklarda gruplar hâlinde yetişen ve yenen mantar türleri (TBAS. XII. -ı) Agaricus türlerine verilen genel ad. et + üzümü) Dolgun. II. ten + T. V. 1798) etli bitki: (< T. 1801) evlek mantarı: (< Yun. yaprakları ve sapları kalın bitki (TS. hafif buruk lezzetli bir erik çeşidi (DS. V. et + erik) Çok tatlı ve kırmızı renkli bir çeşit erik (DS. evlenme + çiçeği) bk. evci + kıran) Çok zehirli. yeşil renkli bir çeşit elma (DS. 1792) eşşekganağı: (< T. manitari + T. manitari + T. et + elması) Yazın yetişen. 1. 1800) et üzümü: (< T. etli + bitki) Kurak ortamda yaşayan ve dokuları içinde bol su depo eden. 1. 1. ayı mantarı (TBAS. 4499) et elması: (< T. Prunus persica duracina. mīva) Ortası etli ve sulu olan yemiş (TS.320 eşemene: (< ? ) Yabanıl kavun (DS. 587) . 742) etteni eriği: (< T. et + Yun. 741) etli meyve: (< T. -si) Eti çekirdeğinden ayrılmayan bir şeftali türü. V. sulu üzüm (DS. V. -ı) bk. bazin (DS. 1800) evcikıran: (< T. (TS. et + Far. şeft-ālū + T. beyaz renkli bir çeşit mantar (DS. eşek + kanağı) Bir çeşit bitki (DS.

ezertere) Anason (DS. V. V. V.321 evliya otu: (< Ar. fāre + T. ekşi + gece) Bir çeşit ekşi ot (DS. V. 1827) eyşi gece: (< T. (And. V. dikeni) bk. eğilcen + otu) Sulak yerlerde yetişen bir çeşit ot (DS. keten (TBAS. V. ezgil) Muşmula (DS.: ezentere. 1813) evren gülü: (< T. 747) evratı: (< T. V. (TS. hayvanlara yedirilmek için ekilen bir bitki (eşek otu). 1827) ezeltere: (< ? ). 1821) eysebak: (< iyi + ise + bak) ri taneli bir çeşit üzüm (DS. evren + Far. evliyā + T. -ü) bk. gul + T. ezgin) bk. otu) Baklagillerden. 1. 74) evrümçevrüm: (< T. 1828) ezgil: (< T. ezertene. 1830) -Ffadine: (< ? ) Kışlık kavun (DS. ak sarmaşık (TaS. 1831) falemin: (< ? ) Buğday (DS. 1829) ezgin: (< T. 106) . V. eğrelti) Eğrelti otu (DS. I. ev(i)rim + çev(i)rim) Papatya (DS. V. V. Ağz. 1814) eyilcan otu: (< T. V. 1830) ezzezze: (< ? ) Çayırlarda olan karahindiba bitkisi (DS. tavşan kirazı (TBAS. V. 1831) fakfakı: (< fak + fakı ?) ri ve sulu zerdali (DS. Onobrychis. 172) ezine: (< ? ) Bezelye (DS. 1841) fare dikeni: (< Ar.

111. 243. 164) fasulyegiller: (< Yun. 474. 4505. BÜYA. 1840) fattak: (< Ar. 221. Fatma + Far. AAT. 213. 761) farşak: (< ? ) Kalın kabuklu üzüm (DS. ETA... 129. Nişanyan. fat ?) Zakkum ağacı (DS. XII. 234. barbunya. -giller) Kapalı tohumlu. III. Ağz. fāre + T. çiçekleri mavi veya kırmızı renkli. 381. tohumu kuş yemi olarak kullanılan. bir yıllık. Erz. Ayşe kadın. III. 1. fasuliya. horoz gibi birçok türleri bulunan.A. iki çenekli. 390. 100.322 farekulağı: (< Ar.Y. bir yıllık. 273. 106) fare otu: (< Ar. ayrı taç yapraklı çiçekli bitkiler familyası (TS. is. (TS. taze ve kuru sebze olarak yenen. fasulia + T. II. otsu ve tırmanıcı bir bitki. 113. fasülye. E A. 301. 1. Phaseolus vulgaris. 267. 1840) favlak: (< ? ) Yeşil kabuklu ceviz (DS. K AT. 42. 154.A. şāl) Uzun bir sap üzerinde sıra ile gittikçe küçülerek çiçek açan bir çiçek (DS. 129. V. V.A. 227. 1837) fasulye: (< Yun. KMYA. 1. 764) fatmasaçı: (< öz. is. tohumları fare zehiri olarak kullanılan bir bitki (TS. 127). 170. çalı. Ka. 109. (TS.. meyveleri legümen tipte. fasēlos. DS. Gaz. ZBK A. 109. V. otsu ve çıplak bitkilerdir. venüssaçı (TBAS. V. kulağı) Çuha çiçeğigillerden. AA. SA. 150. 240. Krş. KBAYA. 53. TAYA. DS. V. 247. 1838. mavi çiçekli. otu) Sütleğengillerden. 127. T YA. fasilya. 163. pembe ya da mor çiçekli. 1840) . .A. fasulia = EYun.: fasılya. 761. TBAS. ADYA. 273. fāre + T. beyaz. saçı) bk. fosüla) Baklagiller familyasından. BTS. 135. Anagallis. fasulya. Fatma + T. 12. 222.Y.. (And. 319. 1. 1840) favli: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. fasille. 764. KYA. fasile. V. 106) fatmaşal: (< öz.

Akdeniz ülkelerinde yetişen. çi + tarağı) 2 m kadar bir boya erişebilen. TBAS. Eren. 130. iki ya da çok yıllık. TaS. 1845) ferik: (< Ar. 939) Taze fasulye (DS. V. Fenike + Fr. Dipsacus laciniatus. V.323 felika: (< ? ) Çiçeksiz lahana (DS. 1846) fesçitarağı: (< öz. beyaz veya pembe çiçekli. otsu. 769) fenerit üzümü: (< ? fenerit + T. 1. 223) fesleğen: (< Yun. park ve bahçelerde süs için kullanılan iri gövdeli bir bitki. yaprakları güzel kokulu. 771) feren: (< ? ) Lahana (DS. üzümü) Kırmızı renkli. Nişanyan. portugal + T. is. V. basilikos < basileus. V. 1848. felix) Palmiye yaprağına benzeyen. ülkemizde 10 cins ve 200 kadar türle temsil edilen. taç yaprakları 4-5 parçalı olan. (TS. is. nadiren çalımsı bitkiler (BTS. DS. (TS. beyaz veya soluk pembe çiçekli bir bitkidir. Phoenix canariersis. 144) Ballıbabagillerden. Fes “Fas ülkesi” + T. şaraplık bir çeşit üzüm (DS. çanak yaprakları 5-10 tane. MBTS. er dişi. is. 1. XII. 1843) Fenike portakalı: (< öz. bir yıllık ve otsu bir süs bitkisi. V. (TBAS. aken tipi meyveleri olan. 1. 775. 106) fesçitarağıgiller: (< öz. vasilikon < vasilikos = EYun. ferį k. Arapça yoluyla Rumca vasilikon’dan geldiği anlaşılıyor. -çi + tarağı + -giller) Yaprakları karşılıklı ya da dairesel dizilişli. otsu. 3193) . ince kabuklu. dikenli. bir. -ı) Fenike ve yöresinde yetiştirilen sulu ve kokulu bir tür portakal (TS. 10-40 cm yükseklikte. 1. 4502) feliks: (< Lat. ovaryum alt durumlu. Ocimum basilicum. Fes + T. iki yıllık. 106. çiçekleri toplu hâlde ve bir simetrili.

324 fesleğen üzümü: (< Yun.. kuzey yarım kürenin ılık yerlerinde ve yurdumuzun daha çok Doğu Karadeniz bölgesinde yetişen bir ağaççık ve bu ağaççığın sert bir kabuk içinde bulunan yağlı. GD AT. Pontikon karion “Karadeniz cevizi”. fısdık. pistek “şam fıstığı”. Corylus avellana. 308. 107) fık otu: (< ? fık + T.A. ZBK A. ST AT. aslanpençesi (TBAS. DS. III. AVA. otu) bk. fustuk. vasilikon + T. TBAS. 280. 1. Euphorbia apios. 104. BÜYA. 131). fıstıħ. 86. 279. fakat çok acı olan bir çeşit biber (DS. K AT. 231. püste) Antep fıstığı. (And. 107. 76. Nişanyan. beyaz sütlü. fundu + Yun. fustu ~ Far. 1851.: bunduk. 1859) fıstık: (< Ar. fırıldak + çiçeği) Çarkıfelek (TS. 778. BÜYA. (TS. K AT. fısırgan) Güzün yetişen patates (DS. fındıħ. 263. 60. hındık) Kayıngillerden. 76. 45. 782.A. 1. 1. vutsí + T. otu) Diken çileği. 1858) fıska: (< ? ) Olmamış incir (DS. nişastalı ürünü. fınduk. yumrulu. V. AVA. 104. ADYA. TaS. V. çam fıstığı veya yer fıstığı denilen yemişlerin genel adı (TS.Y. 2364. 107. 107) fındık: (< Ar. 1848) fıçı otu: (< Yun. TBAS. BTS. 85. 131). (And. AAT. 107) fırıldak çiçeği: (< T. 1853) fındık otu: (< Ar. Ka. VII.: fısdıħ. 703) fındık biber: (< Ar. DS. 231. 155. 148. III. AAT. V. böğürtlen (DS. 152. fundu + T. 155. fundu ~ OYun. 359.. 111. 223. (TBAS. I. Ka. TaS. Ağz. 3503) . V. T YA. 276. Nişanyan.A. 320.. otu) 30 cm kadar yükseklikte. üzümü) Fesleğen gibi kokan bir çeşit üzüm (DS. Gaz. IX.Y. otsu ve zehirli bir bitkidir. 780) fısırgan: (< T. fıstuk. KMYA. AA. V. pipéri) Küçük. Ağz. 1606.

phyton bitki < phyein. TS. < YUN. (TS. III. 1860) fıtık otu: (< Ar. 1863) fidan: (< Yun. 786) fil elması: (< Ar. DS. V. 117. Turunçgillerden. 1607) fide: (< Yun. V. 783. phideia) Bahçıvanlıkta yastıklarda tohumdan yetiştirilip başka yerlere dikilmek için hazırlanan sebze veya körpe çiçek (TS. fiton. III. fustu + şam’ + T. 961) (And. 1864. -ı) Çamgiller familyasından. 14. V. 784. fıt + T. 1. deniz seviyesinden 350 m kadar olan yüksekliklerde yetişen. 328. T YA. Ağz. 1. pīl + T. TaS. Bu ağacın yenilen meyvesi. (TS. phyt-. fīl ~ OFar. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen ağaççık. 107) ficik: (< ? ) 1. iğne yapraklı. Ekinler arasında yetişen fiğe benzeyen bir çeşit ot (DS. TBAS. V. 1. GD AT. 132. ADYA. ülkemizde Doğu Karadeniz. 2. 1. 221. 279. 107. 784) fiğ: (< Yun. (TS. ZBK A. 25 m kadar boylanabilen. 785. filbahri. 86. AAT. elması) 1. koyun otu (TBAS. AAT. 1607) filbahar: (< Far. 145) 1..: fik) Baklagillerden. Eren. (And.325 fıstık çamı: (< Ar. Hindistan’da yetişen bir ağaç. GBAA. EYAD. 787) . 224) fışfış: (< fış + fış) Zerdali (DS. BTS. Philadelphus. Ağz. hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki. 145). Ege ve Akdeniz bölgelerinde bulunan bir ağaç türü. fiton bitki < EYun. 1. TaS. 83. dikme (TS. (TS. 2. Ağacın filizi. MBTS. 1. Vicia sativa. ilkbaharda beyaz ve güzel kokulu çiçekler açan. Ağaç ve ağaççıkların yeni yetişeni. 785. 2. Başka bir yere dikilmek için bulunduğu yerden çıkarılan taze ağaç. 1. fışıldayık) Bir çeşit büyük boylu ot (DS. 1859) fışıldayık: (< T. akasma. 79. Pinus pinea. Marmara.: filbahri) Taşkırangillerden. otu) bk. Nişanyan. Eren. 1. her dem yeşil. fūl-bahār. Feronia elephantum.

phyllon yaprak ~ HAvr. 1. V. Fenike + T. 133) 1. 1869) firfirim: (< krş.bitki bitmek. pembe veya kırmızı çiçekli. V. 4504. MBTS.< *bhel. 790) firfil ağacı: (< Ar. firfį r < Yun. Caladium. yaprakları pulsu ve kışın kalıcı. TS. Yonca otu (DS. V. 787) filkulağı: (< Ar. 1869) . 1. 108) Firavun inciri: (< öz. Baklagillerden hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki (DS. beyaz.. -i) Frenk inciri (TS. firfį r < Yun. *bhol-yo. 2. encīr + T. Nişanyan. kulağı) Yılan yastığıgillerden. filiz < filo = EYun. 789. bā ilā + T. filisa yaprakçık. pīl + T. is. is. Nişanyan. 1. ağacı. Firavun “eski Mısır hükümdarı” + Far. ana yurdu tropikal Amerika olan. firfį r < Yun. -sı) 30-300 cm boyunda. ülkemizde Muğla civarında yetişen çalımsı ya da ağaçsı bitki. bir yıllık otsu bir bitkidir. 1. (TBAS. sürgün (TS. XII. tırmanıcı. deniz seviyesinden 400 m kadar olan yüksekliklerde. 2. V. V.326 filfil: (< Ar. Biber. 227) fink: (< ? fink. “< Ar. DS. 1866) Finike ardıcı: (< öz. 1865) filiz: (< Yun. fīl ~ OFar. 1. MBTS. 966”) Kavak ağacı (DS.. ardıcı) Servigiller familyasından. Böğrülce. 1867) fink baklası: (< ? fink + Ar. 133) Yeni sürmüş körpe ve küçük dal veya yaprak. + T. 787) filye: (< ? ) Sardunya çiçeği (DS. V. 1866) fin: (< ? ) Yaban bezelyesi (DS. Batı ve Güney Anadolu’da yetiştirilir. (TS. 966) 1. kökü yumrulu bir süs bitkisi. pirpirim ?) Bir çeşit çiçek (DS. (BTS. 1. Juniperus phoenicia. Vigna unguiculata.

V. fleole. 957) Ökse otu (DS. beyaz renkli ve boru gibi çiçek açan bir bitki (DS. 1877) fos mantarı: (< fos + Yun. 1872) fitri: (< Ar. V. V. -ı) bk. 110) . flora) Bir bölgede yetişen bitkilerin hepsi. 1. Ağz. 108) fiskilen: (< ? ) Erik (DS. (And. (DS. boş. V. bitey (TS. bitki örtüsü. V. arpacık soğanı (DS. 795) flora: (< Lat. is. 1874) fleol: (< Fr. 108) fosul: (< fos + T. V. Frenk) Domates (Frenk elması. 795) foskulak: (< fos “ses taklidi” + T. DS. TBAS. V. değirmi yapraklı ve yalnız çorbası yapılan bir bitki (DS. fıŧrį. fuska) Diken çileği. Frenk patlıcanı). çamlar arasında yetişen. 976”) Mantargillerden. is. “< fos ‘çürük. 1878) föü: (< ? ) Beyaz taneli çok ürün veren bir çeşit üzüm asması (DS. 130) fotanak: (< ? ) Karalahanaya benzeyen. böğürtlen (DS. 1879) Frenk: (< öz. 1. 1871) fiske: (< ? ). 4504. UA. XII. küçük bir çayır otu (TS. 1879) Fransola: (< öz. manitari + T. phleole) Buğdaygillerden. 1. MBTS. pos mantarı (TBAS. MBTS. V.: fisko. 1. -ul) Pişmiş armut (AA.327 fisil: (< ? ) Küçük soğan. Fransola) Güzel kokulu. V. kulak. içinde siyah toz bulunan bir çeşit mantar (DS. temelsiz’. 1868. kof. 1880.

109) Frenk lahanası: (< öz. 1868) Frenk inciri: (< öz. (TS. -u) Maydanozgillerden. Frenk + Ar. V. kemmūn + T. sarı çiçekli bir bitki. ülkemizde Güney ve Güneybatı Anadolu’da yetişen. 803) Frenk elması: (< öz. 1. Hesperis. is. bādincān < Far. kırmızı. 1869) Frenk çileği: (< öz. is. elması) bk. Frenk + Ar. -sı) Brüksel lahanası (TS. kalın kabuklu ve tatlı yemişi olan. 1. pipéri + T.328 Frenk asması: (< öz. Frenk + T. 1868) . çok yıllık. is. Frenk (DS. benefşe + T. çileği) Kokusuz. is. 109) Frenk menekşesi: (< öz. 803. V. -i) Kaktüsgillerden. Ampelopsis. 803) Frenk maydanozu: (< öz. is. 803. yuvarlak ve çok acı bir çeşit biber (DS. Frenk + Far. meyveleri baharat olarak kullanılan. 1. Frenk + Far. 1. -i) Küçük. beyaz veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. salata ve salçalarda kullanılan. (TS. çiçekleri güzel kokulu bir süs bitkisi. tüylü ve beyaz çiçekli bir bitki (TS. Frenk + Yun. Opuntia ficus-indica. (TS. is. Carum carvi. asması) Asmagillerden. -ı) bk. TBAS. is. is. -si) Turpgillerden. yaprakları etli ve yayvan dikenli. 802) Frenk biberi: (< öz. (TBAS. V. sonbaharda yaprakları güzel bir renk alan süs sarmaşığı. Frenk + Yun. Frenk + T. 1. makedonesi + T. Frenk + T. is. -u) 20-80 cm yükseklikte. çok yıllık. encīr + T. 1. Frenk (DS. is. 108) Frenk kimyonu: (< öz. bādingān + T. otsu. bir yıllık. Frenk + Yun. kırmızı iri meyve veren çilek türü (TS. 803) Frenk patlıcanı: (< öz. TBAS. lahano + T.

is. böğürtlen (TBAS. fūl) 1. 109) fujer: (< Fr. bayağı funda veya süpürge çalısı. 2. (TS. parçalı yapraklı ve kırmızı meyveli bir çalı bir çalı. 139) Süpürge otu (TS. Casmin sambac. 804) ful: (< Ar. Küçük taneli bir bakla türü. -lar) Fundagillerle birlikte bunlara benzeyen daha başka familyaları da içinde toplayan bir bitki takımı (TS. 233) Frenk yemişi: (< öz. gelgitli denizlerin kayalıklara yakın yerlerinde yetişen esmer bir yosun (TS. 1. 804) fulya: (< öz. nadiren dökmeyen. 1. Puglia ‘Güney talya’da bir bölge adı’. 805. yaprak döken. üzümü) 1. birçok türü bulunan ağaççık ve bunun güzel kokulu beyaz çiçeği. Nişanyan. 805) furuş: (< ? ) Çok olgunlaştığı için üzeri buruşuk olan incir (DS. (TS. Frenk + T. 1. Nişanyan. 1. Taşkırangillerden. 1. 804) fukuku: (< ? ) bk. V.329 Frenk üzümü: (< öz. 1880) . soğan köklü bir bitki ve bu bitkinin zerrin ve nergis adlarıyla da anılan güzel kokulu çiçekleri. Otranto (Pulia) fatihi Gedik Ahmet Paşa tarafından 1481 yılında stanbul’a getirilmiştir. 109) fukusgiller: (< Lat. Frenk inciri (TBAS. Fibes nigrum. 1. fukus + T. fondo. azelya. TBAS. 805) fundagiller: (< t. BTS. -giller) Su yosunlarından. fondo + T. koca yemiş gibi çoğu her zaman yeşil birçok çalı ve ağaççığı içine alan bir bitki familyası (TS. (TS. aşk merdiveni (TS. ülkemizde altı türü bulunan. bahçelerde yetiştirilen. Frenk + T. -giller) Fundalar takımından. fondo + T. 803. 804) funda: (< t. ülkemizde 8 cins ve 19 türle temsil edilen. yemişi) bk. 1. 234) fundalar: (< t. dikensiz. Taşkırangillerden. fougero) Eğrelti otu. 109. yaban mersini. is. Narcissus jonquilla. is. BTS. 1. 139) Nergisgillerden.

: gaħ) Yabani armut. 990) Gelincik (DS. 1. ādime) Tere (DS. 1890) gādime: (< Ar.330 -Ggaber: (< ? ) Gürgen ağacı (DS. 1899) galete: (< ? ). kaba + iğde) Kaba iğde (DS. (And. Ağz.: galdirik. 132) gara fatma: (< T. Ağz. VI. 4506) galo: (< ? ) Şeker pancarı (DS. Ağz. budu) Biçimi uzun olan karpuz türü (DS. parmak) Güzel kokulu parmak üzümü (DS. VI. galdurayak. gavete) Domates (DS. galduruk) Tüylü ve geniş yapraklı. XII. VI. (And. ahlat (DS. 1910) gapcuħ fasille: (< T. kapçık + Yun. 1918) . kara + öz. 1885) gabide: (< T. Fatma) Kökü yenen bir ot (DS. VI. VI. ses taklidi kelime olabilir”. VI. DS. 1890) gadın budu: (< Soğd. 1885) gadın barmak: (< Soğd. galdirek. 1893) gak: (< ? ).: gafete. VI. VI. 1892) gaggoç: (< ? ) Tarlada yetişen. 1900. fasulia) Kabuklu fasulye (AA. MBTS. yenen bir bitki (DS. 1895) galdırık: (< ? ). VI. kadın + T. VI. is. 1890) gagaç: (< gagaç < gaga “kökü belli değildir. kadın + T. galdireyik. 1904) gane: (< ? ) Havuç (DS. VI. VI. (And. 300-500 tanesi bir arada olan bir ot kökü (DS. VI. kırmızı ve yeşil saplı.

lāle) Karalâle (DS. 1922) gargakülülü: (< karga + ? külülü. 814) garellik: (< ? ) Gövdesi köşeli ve yaprakları tüylü bir çeşit ot (DS. 1920) gara ot: (< T. VI. VI. VI.: garagavık. kavunu) Zehirli bir ot (DS. 1. 1921) garayağı: (< T. ulb + T. VI. kara + yağı) Sulak yerlerde ve ark kenarlarında yetişen bir bitki (DS. 1918) garaħan: (< T. -u) Bahçelerde yetişen bir ot (DS. gardenia) 1. Ağz. kara + Far. sıcak bölgelerde yetişen bir ağaç veya ağaççık cinsi ve bu ağaççığın güzel kokulu çiçeği. 1920) garan kulpu: (< ? garan + Ar. 1925) . MBTS. 1925) garğa kavunu: (< karga + T.: garaħat) Küçük fundalıklarda ağaçların üzerinde olan salkım şeklinde bir bitki (DS. 2. (And.331 garagavuk: (< T. Ağz. VI. kara + ? ħan). 1578”) Baklagillere benzeyen ve çayırlarda yetişen bir çeşit bitki (DS. kara + kavuk). (And. VI. VI. VI. kara + ? hülü) Karadut (DS. (And. (TS. VI. garagavuħ) Beyaz kökü olan ve yenen bir ot (DS. bur(u)nu) Meyveleri karga gagasına benzeyen bir ot (DS. VI. Gardenia. VI. Ağz. “< karga ‘ses taklidi kelime’. 1919) garahülü: (< T. garagavlık. 1919) garamsa: (< ? ). Kök boyasıgillerden. 1920) garan: (< ? ) Maki cinsinden bir bitki (DS. VI. 1921) gardenya: (< Fr.: garamsal) Maydanoz (DS. 1923) garğaburnu: (< karga + T. 1919) garalâle: (< T. kara + ot) Şiddetli ağrılara ilaç için kullanılan bir çeşit ot (DS. VI.

1938) gavruk: (< T. karmak ?) Kara dut (DS. (Duran. XII. kav(u)ruk) Büyük köknar ağacı (DS. VI. 223-229) garmak: (< T. 1926) garip: (< Ar. Gövdesinin ince ve elastik olması. VI. arīb) Krizantem çiçeği (DS. kav(u)şak) Tohumunu kabarcıklı bir zar içinde saklayan. VI. 1931) gasil: (< ? ). VI.332 garık: (< ? ) Baharda erken yetişmesi için dikilen soğan (DS. 30 metreye kadar uzayabilmektedir. 1932) gaşşak: (< ? ) Kamış cinsinden bir bitki (DS. -ler + urganı) Bitki liyan (tırmanıcı) özelliğinde olup. urgan gibi kullanılmasından dolayı bu ismi almıştır. kav(u)şak) Buğday tarlalarında bulunan pembe ve sarı çiçekli bir çeşit ot (DS.: gasıl) Hayvan yemi olarak kullanılan ve başakları olgunlaşmadan biçilen arpa (DS. VI. 1941) gavşak (III): (< T. VI. -u) Kavun armudu (AA. VI. kav(u)şak) Kestane (DS. 4507) gartlı: (< T. 1941) gavun armudu: (< T. 1927) garipler urganı: (< Ar. üzeri gri çizgili bir ağaç (DS. VI. (And. VI. 1934) gavcar: (< ? ) Çok hafif ve lifli olan sapından şişe tıpası yapılan bir çeşit bitki (DS. kavun + Far. kabağa benzer yuvarlak bir bitki (DS. 1941) gavşak (II): (< T. emrūd + T. Periploca graeca. 134) . 1940) gavşak (I): (< T. kartlı) Süs için kullanılan. arīb + T. Ağz. VI.

VI. otu + -giller) Gebre otu gibi bitkileri kapsayan familya (TS. 1945) gazelboynuzu: (< Ar. -sı. -ı) bk. ilaç yapımında kullanılan ve sürekli yeşil kalan çalı görünümünde bir bitki. otu) Baldıran otu (DS. kiçe + biten) bk. 112) gazotu: (< Fr. otu) Kuzey Anadolu bölgesinde yetişen. kāfir veya Far. 1957) gebre otugiller: (< Yun. 112) gâvur hıyarı: (< Ar. (TS. gebr + Ar. MBTS. (kebere). 159) . yılanyastığı (TBAS.333 gâvur baklası: (< Ar. otu) Kayalık yerlerde yetişen. III. 112) gâvur haşhaşı: (< Ar. ban otu (TBAS. 823. gebr + T. gebr + ? tilkişen + T. kāfir veya Far. banjar + T. gebr + Far. sepik (TBAS. boynuzu) bk. azel + T. çok yıllık. 112) gazel otu: (< Ar. 1955) gebre otu: (< Yun. kāfir veya Far. Capparis. soğanı) bk. 112) gâvur soğanı: (< Ar. 112) gâvur tilkişeni: (< Ar. kāfir veya Far. kāfir veya Far. dağ sümbülü (TBAS. 1. sarmaşık (TBAS. DS. 1956. kara topalak (TBAS. bā ilā + T. VI. domuz baklası (TBAS. -i) bk. VI. kāfir veya Far. 1. ħaşħāş + T. (TBAS. ħiyār + T. gebr + Erm. VI. 866) gâvur pancarı: (< Ar. kapari + T. -ı) Eşek hıyarı (DS. 823) gecebiten: (< T. gebr + Ar. DS. Dictamnus albus. -ı) bk. azel + T. kapari + T. gaz + T. beyaz veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. kayın + anacık) Sarı çiçekleri olan dikenli bir ot (DS. 112) gaynanacuħ: (< T. gece < ET. 1. 1004”) bk. gebr ‘ateşe tapan’ . kāfir veya Far. “Ar.

geh+a+reng) bk. TBAS.334 gece gündüz çiçeği: (< T. 824) geharenk: (< Far. 1971) gelegemri: (< ? ) Kalın kabuklu bir çeşit üzüm (DS. pembe veya beyaz çiçekli. VI. benefşe + T. DS. 1977) geliç: (< T. gecem) Bir çeşit küçük elma (DS. otsu bir bitkidir. gündüz + Ar. VI. vatanı tropikal Amerika olan. 1959) gecesefasıgiller: (< T. gece + Ar. 1974) gelemir buğdayı: (< ? gelemir + T. 1. śafā + T. -si) 100 cm kadar yükselebilen. VI. VI. 1977) . geceleri açan pembe renkte bir çeşit çiçek (DS. (TS. VI. 230) gehte: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. VI. -sı + -giller) Örnek bitkisi gecesefası olan bir bitki (TS. küçük kokulu çiçekleri gece açan otsu bir bitki. Mirabilis jalapa. 1. Çiçeklerinin gece açması nedeniyle bu ad verilmiştir (TBAS. -sı) ki çeneklilerden. buğdayı) Küçük sarı buğday (DS. 1959) gecesefası: (< T. 113. renk otu (TBAS. kökü derinlere kadar giden boğumlu bir çeşit ot (DS. VI. iki yıllık. 824. gece + gündüz + çiçeği) lkbaharda açılan ve gece güzel koku yayan bir çeşit çiçek (DS. geliç) Ayrık otu cinsinden zehirli. cefā) Gündüzleri kapanan. 1975) geli: (< T. 1958) gecem: (< T. bahçe ve parklarda yetiştirilen. 113) gece sefa gündüz cefa: (< T. gece + Far. 1959) gece menekşesi: (< T. śafā + T. VI. śafā + T. gece + Ar. VI. gece + Ar. geli) Ardıç ağacının meyvesi (DS.

335 gelinarmudu: (< T. BTS. 1. 1627) gelincikgiller: (< T. boğan) Bir ahlat türü (TS. -i) Kuş kirazı (TS. VI. gelin + elması) Kırmızı. gelin + düğmesi) bk. 1. VI. 832) gelindili: (< T. gelin + T. 1980) gelindüğmesi: (< T. Papaver rhoeas. 241) gelincik mancarı: (< T. TaS. gelin + çiçeği) Zambakgillerden bir bitki. (TS. gelin + dili) Yaprağı mısır yaprağına benzeyen. kelin + Far. phanari + T. 1978. VI. gelincik + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. kırlangıç otu gibi bitkileri alan familya (TS. 241. genelde tek çiçekli ve ışınsal simetrili. 832) gelincik: (< T. 60 cm kadar yükselebilen. haşhaş. banjar + T. Fritillaria imperialis. TBAS. -ı) Yenilir bir çeşit ot (DS. gelinparmağı (TBAS. büyük bir çeşit elma (DS. ETA. VI. 1980) . gelin + eli) Gelincik çiçeği (DS. VI. -u) Allı ve küçük bir çeşit armut (DS. 1. 114) gelineli: (< T. kırmızı ve otsu bitki. 1980) gelinfeneri: (< T. (TS. gelin + güldüren) Portakalgillerden güzel kokulu bir ağaç (DS. TBAS. gelin < ET. kırmızı ve kokusuz çiçekleri olan bir çeşit saksı çiçeği (DS. dünyada 28 cins ve 250 kadar türle. gelin + Yun. 113. gelincik + Erm. DS. yaprakları almaşlı. gelincik) Yazın kırlarda. OAAD. 1. içine gelincik. 1979) gelinboğan: (< T. özellikle ekin tarlalarında yetişen. 243. 832. 832) gelingüldüren: (< T. 348. VI. emrūd + T. II. 1980) gelin çiçeği: (< T. VI. 1980. 114) gelinelması: (< T. 1. ülkemizde ise 5 cins ve 45 kadar türle temsil edilen. 832. III. BTS.

gelin + Far. gelin + Erm. gelincik (TBAS. III. 1981) gelin otu: (< T. 1980) gelinkadın: (< T. tel + T. gelin + tırnağı) Baharda kırlarda açan. Ayva ağacına benzeyen. 1982) gelinyanağı: (< T. VI.336 gelin gülü: (< T. dipleri beyaz bir çeşit çiçek (DS. VI. VI. VI. gelin + otu) Güveyfeneri (TS. mūm + T. 1981. gelin + Yun. 114) gelinteli mantarı: (< T. gelin + yemişi) 1. kırmızı elma (DS. 1982) . çiçekleri mor renkli. 113) gelin mantarı: (< T. gelin + Soğd. tellice (TBAS. TBAS. VI. (TS. bostanbozan (TBAS. yenilir bir çeşit mantar (DS. çiçeklerinin ucu mor. gelin + saçı) bk. 114. manitari + T. 1979. 1982) gelinyemişi: (< T. VI. zehirli mantar (TBAS. -ü) bk. 1. TaS. 1627) gelinsaçı: (< T. manitari + T. 114) gelin güveyi elması: (< T. -ı) bk. gelin + parmağı) 1. Sarı papatya. gelin + güveyi + elması) Tatlı. 114) gelinmumu: (< T. 114) gelintırnağı: (< T. Uzun taneli bir üzüm türü. gelin + yanağı) Portakal renginde. Sempervivum armenum. sarı çiçekli. kadın) bk. -ı) bk. 833. 2. fasulyeye benzer meyve veren bir çeşit ağaç (DS. gelin + Far. DS. çok yıllık ve otsu bir bitki. 1. VI. yaprakları etli. -u) Kırmızı renkte bir çeşit çiçek (DS. gul + T. Rozet yapraklı. 833) gelinparmağı: (< T. 2. çuha çiçeği (TBAS. -i + Yun. DS.

: gemri) Son turfanda yetişen sert kabuklu. 114) genepakla: (< T. Beziryağı çıkarılan bir çeşit bitki. VI. 1. -si) Acı badem (DS. 1990) gerce: (< ? ) Sarmaşık türünden bir çeşit bitki (DS. 1990) genegerçek otu: (< T. 1028”) bk. gerçek + Yun. 1995) gerçek mantarlar: (< T.337 gemre: (< ? ). VI. gence. VI. siyah bir çeşit üzüm (DS. 1. çok sulu bir çeşit bitki (DS. yaprakları dikenli ve uzun kökü havuca benzer. 1994) gercik: (< ? ) Böğürtlen (DS. renk otu (TBAS. 1996) geren dikeni: (< ? geren + T. VI. renk otu (TBAS. VI. Ağz. MBTS. geneç) bk. VI. gene < yine + gerçek + otu) bk. abdestbozan otu (TBAS. 2. “< geren ‘kökü belli değildir’. 114) genegerçek: (< T. 1035”) bk. kiŋ ‘geniş’. “gen < ET. gene < yine + Ar. 1999) . VI. MBTS. bā ilā) Üzeri benekli bir çeşit ufak fasulye. 1987) gence: (< T. (And. 115) gerensi: (< ? geren + T. -lar) Bağlarda mildiyu hastalığını yapan emeçleri iyi gelişmiş mantarlar. deniz börülcesi (TBAS. Hint yağı ağacı (TBAS. VI. manitari + T. (TS. Hint yağı tohumu (DS. gene < yine + gerçek) 1. otu) bk. 841) gerçemek: (< ? ) lkbaharda yetişen. börülce (DS. dikeni. 114) geneç: (< T. 1995) gerdenge: (< ? ) Çalılık yerlerde bulunan bir çeşit diken (DS. Peronospora viticola. 1. 115) geren otu: (< ? geren + T.

A. (And. 456. 2015. VI. TBAS. (TS. DS. geyik + dikeni) bk. 1676) geveş: (< ? ) Kiraza benzeyen. 2014) geyicek: (< T.Y. akdiken (TS. 116. gevre(k)cik) Kayalık yerlerde yetişen kokulu bir çeşit bitki (DS. 2014) gevriyen: (< T. VI. Eren. geyik elması (DS. VI. 848) . Ağz.. bulgur yapmaya yarayan bir çeşit buğday (DS. DS. DS. VI. 2009. Eren. 2778) geyik dikeni: (< T. kavan. 133. Krş. Ağızlarda keven biçimi de yaygın olarak kullanılır.: gevreyük) Hayvanların yediği sütlü bir çeşit ot (DS. keven) Baklagillerden. VI. 847. VIII. VI. Clauson. (And. VIII. TaS. 2005) germeşe: (< ? ger + Far. 1.338 gergendi: (< ? ) Kiraza benzer bir çeşit meyve (DS. 155). Erz. 2015) geyik: (< ET. Ağz. 2775.. keyik..A. Gaz.: keyik) Mavi çiçekli bir çeşit çiğdem (DS. 2000) germesik: (< ? ) Yabani kızılcık (DS. 2006) geven: (< Kökenini bilmiyoruz. dikenli ve yastık biçiminde dağ bitkileri.: gevenur.A. VI. 2005) gernik: (< ? ) Başak taneleri siyez gibi kabuklu olup. meyve veren bir çeşit dikenli çalı (DS. (And. bīşa) Bir çeşit meşe ağacı (DS. 1. VI. Ağz. gevreyen) Bir buçuk metre boyunda. VI. çok yıllık. 243. 755). 2013) gevreyik: (< T. 155. kestane yaprağına benzer bir çeşit ot (DS. . gevreyik). Astragalus. geyi(k)cek) bk. VI. fakat ondan iri ve parlak olan. 2010) gevrecik: (< T. III. VI. III. 2687. 477. III.

: kıcı) Tarlada biten ve yenilebilen. tereye benzer bir ot (TBAS. (TS. yenilen bir çeşit mantar (DS. 2022) gezgez: (< T. (MBTS. (And. 2467) . gezer) Havuç (DS. 117. geyik + Yun. ortası mor bir çeşit çiçek (DS. 2782. Fraxinus ornus. Kuzey ve Batı Anadolu’nun kıyı kesimlerinde yetişen. VI. geyik + sırtı) Geyik tüyü renginde. 116) geyik otu: (< T. otsu ve çiçeksiz bitkiler. -ı) Bolu bölgesinde yetişir ve bölge halkı tarafından yenir. yaprakları uzunca dil biçiminde. Ağz. (TS. (TBAS. Cicer isauricum. 2016) geyik tuzu: (< T. 223-229) gez ağacı: (< T. ısırgan (TBAS. Meyvelerinin dışı tuz tadındadır. 2015.339 geyikdili: (< T. AVA. 1. TBAS. Scolopendrium officinale. Dictamnus fraxinella. 1. geyik + elması) Yabani elma (DS. bahçelerde süs olarak yetiştirilen ıtırlı bir bitki. 323) geyik mantarı: (< T. IV. geyik + tuzu) Yetiştirilen nohut bitkisine çok benzemektedir. VI. Chroogomphus rutilus. 117) gıcı: (< gıcı “ses taklidi”). geyik + dili) Eğrelti otugillerden. VI. geyik + göbeği) Dağlarda biten boz renkli. 1044) gezer: (< T. VI. 848. geyik + otu) Sedef otugillerden. 116) geyik elması: (< T. 848) geyiksırtı: (< T. gez + ağacı) Ege ve Akdeniz sahillerinde yetişen. manitari + T. gez menni denen kudret helvası ve sarı boya elde edilen bir tür dişbudak ağacı. DS. TaS. rizomlu. 1. çok yıllık. Yörede geyiklerin besin kaynakları arasında bulunan bu bitkiye “geyik tuzu” denilir. gez + gez) bk. VIII. (Duran. 2015) geyik göbeği: (< T.

bir veya çok yıllık. 2043) gımı: (< ? ) Yaprakları maydanoza benzeyen. 30-80 cm yükseklikte. 117) gıcık hardalı: (< T. gıcıma < gıcı-ma. gıcıktan + otu) bk. VI. (DS. fındık büyüklüğünde. VI. 2041) gılıf ceviz: (< Ar. 117) gıldikli yonca: (< ? gıldikli + yonca) Yuvarlak tohumlu bir çeşit ot (DS. cevz) Yeşil kabuğundan kolay ayrılan. Silene alba. gıcıgıcı (TBAS. ħardel + T. 2. bk. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. glik (2). gıcıgıcı (TBAS. -ı) ri yapraklı ve dikenli bir çeşit ot (DS. VI. 117) gıcıkdan otu: (< T. VI. 2043) gılla: (< Ar. gıcık + Ar. 1046) bk. Ardıç ağacının meyvesi. 2043) gıli gıli: (< ? gıli + gıli) 1. VI. VI. 1. ilkbaharda yetişen bir çeşit yabani ot (DS. VI. 2026) gıcık otu: (< T. DS. olgunlaşmış ceviz (DS. ısırgan (TBAS. gıcık. 117) gıcime: (< T. ilāf + Ar. uyuz otu (TBAS. 1046”) bk. gıcime). 2042) gılımboz: (< ? ) Pancar (DS. “< gıcı-mak ‘kaşınmak’. (TBAS. MBTS. MBTS. gıcık + otu) bk.340 gıcıgıcı: (< gıcı + gıcı) Dağlarda yetişen. sapı oyularak yenilen bir çeşit ot (DS. galle < gılāl “tahıl. 1. gıcık < gıcı-k. VI. 2045) gıncırop: (< ? ) Kökü yenen. VI. (gıcı. 117. 2048) . 2025) gıcık: (< T. mahsul”) Ceviz (DS.

(TBAS. Silene vulgaris. VI. 118. VIII.: çığıştak. kıbışkan) 80 cm kadar yükselebilen. 2067) gıyşak: (< T. kıy(ı)şak) Yapraklarından yemek yapılan. VI. 2049) gıral ağacı: (< Sırp. 2061) gıvışgan otu: (< T. 2065) gıyık: (< T. VI. MBTS. 2055) gırħgünnüyh: (< kırk + T. kamış cinsinden ince saplı bir çeşit ot (DS. MBTS. VI.341 gındık: (< ? ) Kurutulup yakacak olarak kullanılan bir çeşit dikenli keven bitkisi (DS. günlük. “< kırk ‘Eski Türkçeden beri kullanılır’. ağacı) Akasya ağacı (DS. beyaz veya kırmızı çiçekli. 70. VI. VI. Ağz. kırçıl < kır + -çıl. 2061) gırtıl: (< gırt ‘ses taklidi’ + T. 2060) gırnık: (< ? ) Tohumları dışarıda ve dikenli olan bir ot (DS. (And. 2781) gıyan: (< ? ) Alçak yerlerde yetişen bir çeşit saz (DS. VI. VI. 2057) gırlangeç: (< T. kıyık) Hasır dokunurken ip olarak kullanılan bir çeşit ot (DS. 2052) gırçıl: (< T. kırlangıç) Küçük ve güzel kokulu süs kavunu (DS. -ıl) Suyu olmayan dağlarda yetişen. çok yıllık. VI. diminitis) Bir çeşit meyve (DS. baharda tarlalarda yetişen bir çeşit ot (DS. otsu bir bitkidir. 1678) Dağda taşlık yerlerde yetişen buğdaygillerden bir bitki (DS. kıbıçkan. VI. kral + T. 2069) . kıvışkan + otu). DS. 1681”) Kahverenkli bir çeşit fasulye (DS. VI. 2. 2059) gırmit: (< dilmit < Yun. 2.

dağlarda yetişen yaban baklası (DS. 2079) . Ağz. VI. 2075. 2078) gin: (< ? ) Maydanoz (DS. gedirgen) Yaprakları çalıya benzeyen. 2078) gille: (< ? ) Domates (DS. VI. gidilcen). TBAS. VI. kızlar + yağlığı) Geniş ve etli yapraklı. Vilburnum opulus. 118) gilaburu: (< ? ). kalın gövdesi soyulup yenilen bir çeşit bitki (DS. VI. 2-4 m yükseklikte. gi(t)işgen) bk. TBAS. yapraklar genellikle 3 parçalı. Ağz. 2076) gilgil: (< ? gil + gil) Mısır (GD AT. ısırgan (DS. (And. 111) gillan: (< ? ) Yuvarlak ve tatlı bir çeşit armut (DS. VI. çiçekler beyaz renkli. VI. 2078) gimi: (< ? ) Eğrelti otuna benzer gövdesi yenen bir bitki (DS. 119. (TS. 1967). ince dikenli. 118. gi(t)işgen + otu) bk. 2076) gildar: (< ? ) bk. 119) gilemaç: (< ? ). Ağz. 286. gilabada. 118) gidişgen otu: (< T. 2079) gineş: (< ? ) Siyah ve sulu bir çeşit üzüm (DS. VI.342 gızlar yağlığı: (< T. meyve olgunlukta kırmızı renkli bir ağaççık. 2076) gilappa: (< ? ) Frenk üzümü (DS. KBAYA. 191. 1973. 2071) gidilcen: (< T. UA. VI.: gilamaç) Bağlarda üzüm çubuklarına sarılarak onları kurutan bir çeşit sarmaşık (DS. (And. 854. 1967) gidişgen: (< T. DS. 2074. (DS. gilaburu (TBAS. 1. VI. (And. VI.: gedilgen. VI. VI. ısırgan (TBAS. gilebolu) Kuzey ve Orta Anadolu’da orman kenarlarında yetişen.: geleboru.

119) Girit otu: (< öz. Japonya. 1062) Nohut bitkisi (DS. 2081) Girit kekiği: (< öz. VI. kiyāh. Manisa lâlesi (TBAS. is. (TS. 856) Girit lâlesi: (< öz. günümüzde soyu tükenmekte olan bir ağaç türü. 2. Ginko + T. -i) Girit adasında yetişen. 2089) gocaş: (< ? ) Bir çeşit ahlat (DS. Girit + ? kekik + T. 854) girek: (< ? ) Seyrek salkımlı. Ot. 2086) gizven: (< ? ) bk. kazık köklü. tabii olarak Kuzey Çin ve Japonya’da yetişen. VI. is. is. ağacı) Ginkgoaceae familyasından. MBTS. Ağz. VI. otu) bk. koca + darı) Büyük taneli beyaz mısır (DS. Ginkgo biloba. Girit + Far.: giye) 1. (BTS. beyaz tüylü.343 Ginko ağacı: (< Lat. gazel otu (TBAS. MBTS. (TS. ufak taneli siyah bir çeşit üzüm (DS. Kore vb. ginseng) Uzak Doğu ülkelerinde (Çin. 119) gobar: (< ? ) Ufak yapraklı ve odun kısmı sert olan bir çeşit meşe (DS. Girit + T. Girit + Ar. 40 m kadar boylanabilen. pembe çiçekli ve çok yıllık bir bitki. 2088) gocadarı: (< T. 1059). kojux. VI. lāle + T. VI. -ı) bk. 1. 2089) . geleneksel tedavilerde kullanılan. is. yapraklarını döken. 119) Girit şakayığı: (< öz.) yetişen. buttum (TBAS. (And. Manisa lâlesi (TBAS. VI. Çamgillerden bir çeşit ağaç (DS. 1. 2089) gocuk: (< Bulg. -si) bk. Origanum dictamnus. Panax ginseng. 1. şa ā’i + T. 1. otsu ve çok yıllık bir bitki. 248) ginseng: (< Lat. 119) giya: (< Far.

GD AT. 2096) golağaz: (< ? ) Patatese benzeyen yumru kökü birkaç kilo gelen ve yenilen. 2092) godri: (< ? ) Bir çeşit yabani armut (DS. bırçalık. 1351. Ağz. MBTS. TS. 2. VI. 2. Nişanyan. 154. OAAD.344 godıl elması: (< ? godıl + T. VI. 2101) gonur: (< konur < ET. VI. bol sulu bir çeşit üzüm (DS. 83) goner: (< ? ) Küçük soğan (DS. 140. 2101) gongalak: (< ? ) Büyük yumurta biçiminde ceviz (DS. kalın kabuklu. -sı) Yaprakları uzunca bir pancar çeşidi (DS. VI. VI. 2102) gonyaşı: (< ? ) Yaprakları mısır yaprağı. VI.A. koŋur.: goncalo. pāzı + T. (And. 861. 2102) . 2093) goftigoda: (< ? ) bk. 2097) gollüce: (< T. tohumları darı gibi olan bir çeşit ot (DS. ST AT. tomurcuk (TS. VI. 2098) gonca: (< Far.. kol + Far. 2100. VI. 1. Ka. 149). iskorçina. yaprakları filkulağı bitkisinin yaprakları gibi olan bir çeşit bitki (DS. VI. DS. kolluca) Bir armut çeşidi (AA. 2098) golpezüğü: (< T. VI. konca) Henüz açılmamış veya açılmak üzere olan çiçek. VI. 1743) Siyah. elması) Yazın ve güzün yetişen yeşil renkli bir çeşit elma (DS. 137) golo: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. unce tomurcuk < uncīden toparlamak. goncuk. yemlik (TBAS. 115. 120) gokko: (< ? ) Çiçek (DS. sığdırmak.Y.

2205. 2126) . kövelek) Yenilen bir çeşit mantar (TS. göbek + T. DS. VI. 863. 157). VIII. 1. VI. göbeleyh. VI. 111. sakızı) Kökünden sakız yapılan bir bitki (DS. UA. gövdelek) Yaprakları ve yumrusu pancara benzeyen ve yumrusu çiğ olarak yenen bir çeşit bitki (DS. Eren. MBTS. 2120) göçkovan: (< T. VI.A. gömelek. ham domates (DS. 1. koçu) lkbaharda topraktan çıkarılarak yenen bir çeşit yer elması (DS. (TS. VI. TaS. VI. 301. 863) göbelek: (< T. 4570. AVA. 2126) göğ baldırcan: (< T. 2109) gozgoçu: (< koz < Far. 1.. VI. göbek + -lek küçültme eki. ayı mantarı. (And. 120) göbek otu: (< T. Umbilicus pendulinus. 2115) göbek elması: (< T. 1714) göcöz: (< ? ) Peygamber çiçeği (DS. göç + kovan) bk. Ağz.Y. manitari + T. VI. DS. DS. göbek. 487.345 govan sakızı: (< ? kovan + T. -ı) bk. köpelek. otsu bir bitki. 2113) göbek: (< ET. gövelek. III. EYAD. bādincān < Far. gök + Ar. VI. 2946. göbek + Yun. 2115.: gobelek. 120) gödelek: (< T. 1063) bk. GD AT. otu) Yaprakları etli. gök + türedi) Beyaz renkli dolgun çavdar (DS. 2114) göbek mantarı: (< T. göbelek (DS. 2124) gödüredi: (< T. köbelek. köbek. XII. Krş. bādingān) Yeşil. gawz + T. 234. 326. göbek + elması) Bir çeşit elma (DS. DS. 286. VI. kuzugöbeği (TBAS. güz çiğdemi (TBAS.

Böğürtlen (DS. 2133. 1065).: goğcek) nce kabuklu ve sık taneli beyaz üzüm (DS. Ağz. 2128. VI. 2127) göğelek: (< T. Ağz. 2127. göklemez) Tere gibi yenen. gökçe) Ağaçlarda görülen ve asalak olarak yaşayan bir bitki (DS. göğündürme). 1. 2131) göğlük: (< T. lāle + T. 2167) göğem: (< T. 2. 2095) göğdeli: (< T. göğemcik) Böğürtlen (DS. Ağz. VI. 2133) göğündürme: (< T. (And. VI.: göyen) 1. MBTS. Ağz. göğem < gök + -en.346 göğce: (< T. 2171) göğ erik: (< T. 2095) göğsulu: (< T. göveldek) bk. göğem + eriği) bk. (And. Ağz.: gökce.: gövelek. gökçe). göğem < gök+em. gök + erik) bk. VI. VI. 2126.: kündürme) Göz hastalığının tedavisinde kullanılan bir çeşit bitki (DS. göğündürme + Far. VI. göğündürme (DS. 1065). (And. VI. 2128) göğen: (< T. göğelek). 2240) göğemcik: (< T. 2126) göğcek: (< T. göklük ‘yeşillik’) Yeşil soğan (DS. VI. 2128) göğlemez: (< T. ekşi erik (DS. 2128. gövdeli) Bir çeşit zerdali (DS.: güven) Bir çeşit yabanî. gök + sulu) Aşılı armut (DS. Bir çeşit mantar. 2128) göğem eriği: (< T. VI. (And. (And. 2133) . VI. (And. 1. VI. VI. baharlı bir çeşit bitki (DS. VI. MBTS. göğce (DS. -si) bk. Ağz. 3037) göğündürme lâlesi: (< T. gökçek). DS. göğem (DS. VIII. göğem (DS. VI.

gökten + yağan) Parazit olan bu bitkinin kökleri bulunmaz. tatlı ve sulu bir çeşit zerdali (DS. 2135) gökbirik: (< T. yaprakları küçük ve dikenli bir çeşit ağaç (DS. gök + börülce) bk. 121) gökdün: (< T. VI. bā ilā) Taze. VI. 2135) gökbaş: (< T. 2. gök bakla (DS. gökçe) Taşlık alanda yetişen. 223-229) . VI. (DS. sanki gökten gelerek yerleşmiş izlenimi vermektedir. Toprakla direkt bağlantısı olmayan bitki. 2135) gök börülce: (< T. topuz (TBAS. gökçe + ağaç) 1.347 gök ala buğday: (< T. VI. gökdün) Beziryağı çıkarılan bir çeşit bitki (DS. 2. 2135) gök bakla: (< T. gök + sulu) 1. gök + dedem) Mavi çiçekli çiğdem (gökgız). gök + ala + buğday) Kırmızı ve iri olan buğday (DS. mavi çiçekli bir çeşit bitki. VI. 2136) gökdedem: (< T. 2135) gökçe: (< T. Gürgen ağacı. (DS. gök + kız) bk. gök + baş) Tarlalarda yetişen. gökdedem (DS. gök + Ar. yeşil fasulye (gök börülce). gök + diken) bk. peygamber çiçeği (DS. 2137) gökgız: (< T. Cuscuta planiflora. Yeşil renkli. 2135) gökçe ağaç: (< T. 2139) göktenyağan: (< T. VI. gök + ? birik) Bir çeşit sulu üzüm (DS. VI. Üzerinde yaşadığı bitkiden emeçleriyle besin ihtiyacını giderir. (Duran. VI. 2137) gök diken: (< T. Bundan dolayı bitkiye “göktenyağan” adı verilmiştir. Sulu ve yeşil renkli bir çeşit armut. Kayın ağacı (DS. VI. VI. VI. 2137) göksulu: (< T.

“< ET. MBTS. MBTS. gömülgen) bk. yumru şeklinde olan. 2141) göleğez: (< Yun. 1068) Ekinler içinde bulunan yabani ot (DS. 2143) gölezeriği: (< Yun. oğlaz. 2142) gölendir: (< ? ) Nane (DS. 2144) göl soğanı: (< T. soğan (TBAS. 3328) gölek: (< T. DS. DS. Bir çeşit papatya. kolokaz. VI. 1. kastania + T. göl + soğanı) bk. göleğiz.: golağaz. Eren. Trapa natans. 2141. VI. gömeç + eriği) Sonbaharda olgunlaşan büyükçe bir erik (DS. VI. gölevez. VI. 3. 1. 160). öleğez) Sulak yerlerde yetişen. VI. VI.348 gölcür: (< T. 2. Ebegümeci. çan çiçeği (TBAS. MBTS. gölge + bitkileri. 150”) Gelişmelerini en iyi gölgede yapan bitkiler (BTS. (TBAS. eriği) Küçük. VI. 2145) gömeç: (< ET. kara renkli bir çeşit tatlı erik (DS. -si) Suda yetişen ve kestane gibi yenilen. 3268. ölağaz. kolokaz + T. 2148) gömeçeriği: (< T. kararmak. (TS. Nişanyan. göl + Yun. 1. 869. VI. bir yıllık. yumrulu. 121. TBAS. 1069) 1. IX. Colocasia esculenta. 246) . otsu ve yaprakları ile su yüzünde yüzen bir bitki. 256) göl kestanesi: (< T. kömeç < köm-meç. 121. gölek < göl+ek. Bir çeşit erik (DS. 121) gölücür: (< ? ) Gövdesi ve yaprakları yapışkan bir ot (DS. Ağz. DS. 2148) gömülgen: (< T. 1068) Mantar (DS. büyük yapraklı ve patates gibi yenilen otsu bir bitki. (And. 1. kölige < kölimek gölgelenmek. 2144) gölge bitkileri: (< T. gölcül < göl+cül. VI.

VI. dōlāb + T. 2165) gövenşe: (< ? ) Sarı. gönü + kavun) Çabuk olgunlaşan kavun (DS. Baldıran otu (DS. pipéri) Yeşil biber (DS. 2158) götlek ormanı: (< T. gök + Yun. kevrek < kevre-. MBTS. III. VI. -ı)Bir çeşit çiçek (DS. 2168) gövercin göksü: (< T. VI. kögercin/köwercin < kökermek mavi veya grimsi mavi olmak.. 2171) . MBTS. VI. VI. köŋül + Far. güvercin + göğ(ü)sü. gömürgen) Yabani sarımsak (DS. uzun ve yumuşak bir çeşit kavun (DS. 2155) göre: (< ? ) Tarlalarda yetişen. 361) göybiber: (< T. 1071) Develerin yediği ve kitre denilen bir çeşit zamk yapılan dikenli bir bitki (DS. 2155) gönü kavun: (< T. 155”) bk. gönül < ET. gevrek “< ET. VI. Bir çeşit dikenli ot. “< ET. götlek + ormanı) Böğürtlen (DS. 690. Clauson.349 gömürgen: (< T. 2. VI. 1. 1042”) 1. kökürçgen/kökürçgün. 2151) gön: (< T. VI. VI. VI. 2170) göv sovan: (< T.A. VI. 2154) göngür: (< ? ) Buğdaylar içinde bir siyah tohumlu bitki (DS. 2169) gövrek: (< T. 2155) gönüldolabı: (< T. Nişanyan. kuzukulağından büyük. gönen) Çam ağaçlarının üst dallarında yetişen ve ot bulunmadığı zamanlar keçilere yedirilen asalak bir bitki (DS. VI. VI. güvercin + topuğu) Yemek yapılan bir çeşit ot (DS. 2152) gönen: (< T. kön. gövercin topuğu (DS. gök + soğan) Taze soğan (Gaz. suyu ve gölgeliği seven bir çeşit ot (DS. 1. 2169) gövercin topuğu: (< T.

lāle + T. VI. gözüm) Nane otu (DS. 1097”). VI. -si. VI. 1. Ağz. VIII. MBTS. 327) gözlükotu: (< T. “< Yun. 1. pāçak + T. göy(ü)nük. 122) gugu çiçeği: (< gugu “ses taklidi” + T. evlek mantarı (TBAS. -ı) Büyük lahana (DS. AVA. 897) guguk lâlesi: (< guguk + Far. çiçeği) Sarı ve turuncu renkli bir tür çiçek (Aksan. ruaferae (DS. VI. tadı acımsı meyvesi. 2171) göynük: (< T. VI. hüsnüyusuf (TS.350 göyemin: (< ? ) Yeşil renkli. gözenek) Soğanı yenilen. www. 2992) guguvak: (< gugu + vak “ses taklidi”) bk. 60. 2192) . Citrus decumana. (TS. 2184) gramofon çiçeği: (< Fr.: kuku) Bir çeşit lâle (DS. yuvarlak taneli. VI. DS. VI. turşusu yapılan bir çeşit üzüm (DS. VI. 2179. gramophone + T. 259) gucur: (< ? ) Patates (DS. 2111) gözenek: (< T.siyahkahve. 1083) Bir çeşit çalı (DS. 1. böğürtlen (TBAS. 122) guli bacağı: (< ? guli + OFar. (altıntop). 2190. dikeni. çiçeği) bk. BTS. MBTS. 2183) gözüm: (< T. çiğdeme benzer bir çeşit bitki (DS. kuka + T. (And. 2. Türkçenin Gücü.com) greyfurt: (< ng. kuka. 1779”) bk. 896. gözlük + otu) Lunaria biennis. 2187) guga dikeni: (< Yun. MBTS. 1. “< guguk ‘ses taklidi’. Grape-fruit) Turunçgillerden sıcak bölgelerde yetişen bir meyve ağacı ve bu ağacın kanarya sarısı renginde.

202. Ka. 30. K A. beyaz. kışın yapraklarını döken. VI. VI. VI. dişi) Bir bitki adı (AVA. 14. 2203) gut: (< ? ) Erken olgunlaşan sık taneli üzüm (DS. 180. pembe veya kırmızı çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir.Y. Rosa. 261. EYA. BTS. -ı) bk. AAT. SA. 1. 7. 65. 2202. 2198) gursalık: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. (And. 902. 188. Ağz.. kopria + Yun. 242. 228. TAYA. DA. kavrularak yemeği yapılan bir bitki (DS. OAAD. 2197) gurgum: (< ? ) Böğürtlen (DS.A. TBAS. 99. 2200) gurşeyik: (< ? ) lkbaharda bağ ve bahçelerde biten.351 gurante: (< ? ) Dağlarda yetişen yabani soğan (DS. 123) gübür kaldıran: (< Yun. GBAA. 2207) güdek: (< ? ) Pelit ağacının meyvesi (DS. kaldıran) Ormanlarda çam gübrelerinin altında çıkan bir çeşit mantar (DS. 2212) gül: (< Far. sarı.: gulya. 128. manitari + T. Ağz. 210. Bodur ardıç ağacı (DS. 34. VI. 201. II. guya) 1. Krş. 2.: gul) Gülgiller familyasından. T YA. 88) . gul).Y. 439. kopria + T. 17. 39. EYAD. söbelen mantarı (TBAS. UA. VI. 2200) gurundişi: (< ? gurun + T. 479. 10. dikenli. Yer elması.A. VI. 190. VI. (And. 2194.. 123. 160. E A. GD AT. ülkemizde 24 tür ile temsil edilen. 176. 327) gurya: (< ? ). VI. 48. (TS. 2203) gübre mantarı: (< Yun. 246. ETA.

burç/murç + T. 1108) Koyu kırmızı renkte gül (DS. ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. elma. yaprakları geniş ve yuvarlak. VI. VI. (And. çok yıllık otsu bir bitki. gul + Ar. boynuzlu gelincik (TBAS. VI. 1. bur(u)nu) Yabani gül meyvesi (DS. fākih. Niğde’de gülābi armudu olarak geçer (Eren. 165) gül armudu: (< Far. DS. 2217) gülbeşeker: (< Far. hatun) bk. gul-be-şeker. MBTS. örneği gül olan. VI. gul + Ar. (TS. gul + T. 124) gülgiller: (< Far. gulābī) Bir çeşit armut. fākihe ‘meyve. BTS. -giller) Çilek. 124) . 2219) gülhatun: (< Far. dibi) Tarlalarda biten pancargillerden bir bitki (DS. 1. ħaŧmī. gul + gul + T. MBTS. Ağz. gul + Sans. 2219) gülhatmi: (< Far. hıyar (DS. gul + emrūd + T. -üm) bk. gul + T. (TBAS. MBTS. Althaea rosea. 2217) gülburcu tikeni: (< Far. yemiş’. gülgülü (DS. ülkemizde 35 cins ve 242 kadar türle temsil edilen. 903.352 gülâbi: (< Far. badem gibi türleri içine alan. 2217) güldibi: (< Far. -ü) Gelincik (DS. gul + gul + T. soğanlı ve pembe çiçekli bir bitki. armut. VI. 903. 2217) gülbeser: (< Far. gul + ? beser) Salatalık. gul + T. VI. gul + T. 261) gülgülü: (< Far. 1. 2217) gülfaki: (< Far. VI. VI. “< Ar.: gülfatma) Ebegümecigillerden. VI. 1. -u + dikeni) Yabani gül fidanı (DS. Merendera kurdica. 2217) gülburnu: (< Far. çalımsı ya da ağaçsı bir bitki familyası (TS. çiçekleri büyük ve türlü renklerde olan. 2219) gülgülüm: (< Far. 1109). -u) Kırmızı renkli bir çeşit armut (DS. 1. otsu. 915”) 20 cm kadar yükseklikte.

çiriş (TBAS. gul + T. 2. 2220) gülür: (< ? ). nāsir. gün + çiçeği) bk. yağı) Itır çiçeği (DS. Bezelye. (And.: gülül. “< Ar. kün + Ar. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. MBTS.353 gülibrişim: (< Far. Mürdümük (DS. stamenleri soluk pembe renkli. Ağz. 1. gul + Ar. gul + nāzuk) Menekşe (DS. gün < ET. gümüş + düğme) 20-60 cm yükseklikte. 124) güllük: (< Far. nāsir. VI. 2219. gul + nār) Kiraz (DS. 2220. gülük + üzüm) Kırmızı renkli bir çeşit üzüm (DS. 2. VI. vatanı subtropikal Asya olan ve Kuzeybatı Anadolu’da süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaççıktır. ‘āşı ) Ayçiçeği (TS. 2221) gülyağı: (< Far. tüysü yapraklı. 2220) gülük: (< ET. gul + ebrīşum) 10 m kadar yükselebilen. XII. çiçek örtüsü yeşilimtırak. -lük) Eğrelti otu (DS. (And. MBTS. VI. gul + T. VI. 4513) gülnasir: (< Far. 2221) gümüşdüğme: (< T. 1. 909) gün çiçeği: (< T. 1111) bk.: gülyasır) Yabani gül (DS. kölük. Tanacetum parthenium. 2306”). VI. çok yıllık. (TBAS. TBAS. Ağz. 124) gülnar: (< Far. 2221. 173) . 125) günâşık: (< T. ayçiçeği (TS. 2221) gülnazik: (< Far. 193) gül üzüm: (< Far. VI. (TBAS. üzüm) Gül renkli üzüm (DS. Albizia julibrissin. 1. gul + T. VI. külür) 1. TBAS. 124) gülük üzüm: (< T.

910) günebakan: (< T. K AT. çiçek durumları tırtılsı. gelincik (TBAS. gün + doğdu) bk. Karadeniz kıyılarındaki ormanlarımızda çok yetişen ve kerestesi beğenilen bir ağaç. EYA. 262. -giller) ki çeneklilerden. 912) günsü: (< T. gürgen. yuvarlak. 65) gündöndü: (< T. 1118) Hindiba (DS. 1. gürgan. sulu. Carpinus betulus. 2230) gürgen: (< kökenini bilmiyoruz. gündüz + Ar. 1. (And. gul + T. güneş + topu) bk. 911) günetapan: (< T. gün + döndü) Ayçiçeği (TS. -ü) bk. śafā’ + T. küntüz + Far. (TS. gün + Far. huş. VI. günlük + ağacı) Asya’nın sıcak bölgelerinde (Styrax) ve Afrika’da yetişen (Boswelia) türlerinden günlük çıkarılan değişik cinste ağaçlara verilen ortak ad (TS. 1. gülgan. 125) gündüzsefası: (< T. gündüz < ET. kızılağaç gibi kerestelik ağaçları içine alan bir familya (TS. 913. 1. 2196) güneyik: (< kökü bulunamamıştır. 167. 125. 2229. Nişanyan. gülgen) Gürgengillerden. 69. 913) . 147. güne + bakan) Ayçiçeği (TS. 910) gündüz gülü: (< T. 125) gün gülü: (< T. siyah üzüm (DS. -sı) Kahkaha çiçeği (TS. 155). VI. gul + T. Acem lâlesi (TS. kışın yaprak döken. 1. Eren. ayçiçeği (BTS. MBTS. -ü) Gelincik (DS.: cürcen. 1.354 gündoğdu: (< T. 2229) günlük ağacı: (< T. MBTS. VI. TBAS. 910) güneştopu: (< T. 1. Ağz. VI. 1118) ri. fındık. TBAS. güne + tapan) Ayçiçeği (DS. günsü < gün+sü. 1. 1. 170. 326) gürgengiller: (< ? gürgen + T.

1. zehirli. TBAS. III. VI. MBTS. I. tosbağa otu (TBAS. çok yıllık. 1. MBTS. Türkçe *küde. küye. Colchicum. 2242) güz armudu: (< T. 222) güz çiğdemi: (< T. cevz + T. “< güve < ET. 126) güvegüve: (< T.kökünden –gü ekiyle türetildiği anlaşılıyor. 1065”) bk. akdiken (TS. VI. alidede (DS. 1. -u) bk. zater (güyeği keküğü). 915) güveyfeneri: (< T. Orta Türkçede de küdegü olarak geçer. 1. güyeğü otu güyeğü otu: (< T. “< güvey Eski çağlardan başlayarak kullanıldığını biliyoruz (küdegü). güvey + Yun. göğelek + Ar. güvey + ? kekik + T. MBTS. güz + dede) Hindiba (DS. güz < ET.355 gür üzüm: (< T. Eren. güvey + otu) Kekik otu. (TaS. güz + çiğdemi) Sonbaharda çiçek açan. küz + Far. 917. böğürtlen (TBAS. Eski Kıpçakçada küyegü biçimi kullanılır. -i) ri taneli ceviz (DS. “< gövem. Physalis alkekengi. (TBAS. 1121”) bk. 126) güyeği keküğü: (< T. otu) bk. 2243) . beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. emrūd + T. 2238) güşad otu: (< Far. (TS. güve + güve. 1121) Yaraları iyileştirmekte kullanılan iri yapraklı bir ot (DS. -i) bk. rizomlu. VI. acı bir çiğdem. phanari + T. gentiyane (TBAS. gurz. 168”) 30-60 cm yükseklikte. 1. 126) güvem eriği: (< T. -i. güşād + T. 126) güzdede: (< T. güvem + eriği. 126) gürz: (< Far. gür + üzüm) bk. 1889) güylek cevizi: (< T.

ülkemizde Karadeniz Bölgesi’nde doğal olarak yetişen. balbal. Atropa belladonna. TS. TBAS. VI. güzel + hatun + çiçeği) bk. is. güzel + Ar. TBAS. gul + T.356 güzelavrat otu: (< T. geç olgunlaşan bir cins üzüm (DS. 2248) hacılar otu: (< Ar. 100-150 cm yükseklikte. MBTS. ‘avret + T. 1. Ali) Seyrek taneli. 2244) -Hhafızali: (< Ar. güzlük + buğday) Sonbaharda ekilen sert ve koyu renkli bir çeşit buğday (DS. mor çiçekli ve otsu bir bitki. 127. nergis zambağı (TS. VII. DS. otu) Patlıcangillerden. 128) hadimala: (< Fadime hala ?) Dereotu (DS. güzel + oğ(u)lan) Yuvarlak kalın kabuklu. 2243) güzgülü: (< T. parlak siyah renkli. -ü) Kış mevsimine kadar dayanan. hacı + T. sarı renkli bir çeşit üzüm (DS. VI. 263. 1. 921”) Bir çeşit tatlı üzüm (DS. kalın kabuklu. meyveleri 1-2 cm çapında. “< Ar. 917. güz + Far. VII. 924) habalbilik: (< ? ) Yenince bağırsakları bozan bir çeşit ot (DS. 1. etli ve parlak altın sarısı renginde büyük taneli bir tür üzüm (TS. -lar + otu) bk. VII. 917) güzeloğlan: (< T. 2. ĥācc. 2245) hacıbalbal: (< Ar. 1154) Bir çeşit ot (DS. hacı + T. 1. VI. 128) halayık: (< Ar. 2243) güzelhatun çiçeği: (< T. 2250. VII. BTS. 2243) güzlük buğday: (< T. (TS. ĥāfıž + öz. VI. atropin denilen zehirli ilacın çıkarıldığı pis kokulu. ħalā’i . çok yıllık. adamotu (TBAS. 2257) .

) Buğdaygillerden. lifleri ip. her dem yeşil. VII. DS. 932) halfat: (< halfat < Ar. 2262) hamdakuka: (< ? ) Böğürtlen (DS. 2266. (BTS. -ı) Çamgiller familyasından. VII. Pinus halepensis. 2261) halus otu: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. deniz seviyesinden 100-150 m kadar yükseklerde yetişen. 1. Halep + Ar. TBAS. (TBAS. halı + T. Xanthogalum purpurascens. 2. VII. 1155”) Bir çeşit çiçek (DS. VII. deniz kıyılarında yetişen bitkiler (BTS. is. 128) . ĥalį c. Hals: tuz. 1156) 1. Kuzey ve Doğu Anadolu bölgelerinin dağ çayırlarında yetişir. VII. şapka gibi kısmı saçaklı olan bir çeşit mantar (DS. VII. 2260) halik: (< ? ) Domuz otu (DS. kalı < Far. Bu ad Hamsiköy-Trabzon’da kullanılmaktadır. (TS. şam’ + T. phyton: bitki) Tuzlu topraklarda. 2259) halıdokuyan çiçeği: (< Far. Sitipa tenacissima. halı + T. 2. MBTS. Boyu 4 metreye kadar erişebilir. 265) halevi: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. 25 m kadar boylanabilen. Yabanî armut. “halı < EAT. ahlat (DS. 2261) halofit: (Yun. MBTS. iğne yapraklı. ülkemizde Kozan civarında görülen bir ağaç türü. 2259) halfa: (< Ar. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. Yer elması (DS. VII. 2260) haliç: (< Ar. beyaz. saçağı) Büyük. dokuyan + çiçeği. 2262) halvan: (< ? ) Çok yıllık.357 Halep çamı: (< öz. 2. VII. ĥalfe < br. çuval ve kâğıt yapımında kullanılan bir bitki. VII. ĥalfe) Yabanî armut. 128. 266) halsaçağı: (< Far. ālī.

2271. Ağz.: hamtatlı) Yeşili çok. kirpiği) Kasımpatı (DS. 2267. ĥam an + T. ħancer + T. anoi. ĥamį ze) Kökünden çıkarılan sütü. Ufak buğday. güzel kokulu bir bitki. çalılıklarda yetişen. toparlak bir çeşit erik (DS. VII. sarı veya kırmızı çiçekli. hanım + T. 128) hançer çiçeği: (< Far. VII. kışın yaprak döken. anoi + T. “< hanay < Yun. karpuz yaprağına benzer yaprakları olan bir çeşit bitki (DS. TBAS. ülkemizde 7 doğal türle temsil edilen. Lonicera caprifolium. Ağz. 941. 1170. VII. 2270) hamzan kökü: (< Ar. 129. hanım + ağ(ı)zı) Aslanağzı çiçeği (DS. ħām + T. 1. (And. hanım + eli + -giller) ki çeneklilerden. karın ağrısı ve sıtmaya iyi gelen.358 hamı tatlı: (< Far. 2269) hamıza: (< Ar. kökü) Yağı ilaç olarak kullanılan. örneği hanımeli olan bir bitki familyası (TS. 2. (And. 1. çok yıllık. BTS. VII. 2. kesen) Dikenli yabani bir çeşit bitki (DS. korularda. 940) hanımağzı: (< T. 172”). VII. 2268) hamur kesen: (< Ar. 941) hanımkirpiği: (< T. VII. beyaz. çiçeği) Çiçekleri hançer sapını andırdığı için Latin çiçeğine verilen bir ad (TS. hafif pembe renkli. Eren. (TS. VII. MBTS. 267) hanımeligiller: (< T. DS. 2270) hanaylı: (< Yun. TBAS. 2267) hamofta: (< ? ) Yaban çileği (DS. sarmaşığa benzeyen bir çeşit bitki (DS. VII.: hamaylık) 1. tırmanıcı. 2274) hanımeli: (< T. 1. ħamīr + T. Ebegümeci (DS. -ı + tatlı). -lı. VII. 2274) . hanım + eli) Hanımeligillerden. 2264.

hart) Havuç (DS. yaması) Dulavrat otu (DS.359 hanımyaması: (< T. Nişanyan. (TBAS. VII. (TS. 946. 946) harım: (< ? ) Bodur. ħarrūb/ħarnūb ~ Aram. VII. 1. bir yıllık. 2281. tutan) Yaprakları kaynatılarak içilen ve bağırsak bozukluğu hastalığına iyi gelen bir çeşit bitki (DS. Gaz. -sı) Uzun iki çenetli meyve (TS.. 950) harsı: (< ? ) Çalı fasulyesi (DS. ħarrūb. ĥabb + T. 129) hapkesen: (< Ar. 2295) hartlak: (< T. 2296) . OAAD. kesen) Sancı geçirmek için kullanılan acı bir ot (DS. hanım + T. deriyi yakıcı nitelikte olan ve tohumu hekimlikte kullanılan. III. 129) hardalsı: (< Ar. 2289) harnup: (Ar. Brassica nigra. 2274. dikenli yaprakları olan palamut ağacı (DS. 162) Keçiboynuzu (TS. kırmızı meyvesi olan bir çeşit ağaç (DS. TBAS. VII. Sinapid arvensis. 211) hardal: (< Ar. tadı acı ve bir yıllık bir bitki. 1. 390) hardal otu: (< Ar. VII. Nişanyan. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. ħardel. otu) 20-60 cm yükseklikte. 1. VII. 2. ħardel + T. ħar) Diken (K A. TBAS. hartlak) Ceviz ağacına benzeyen kırmızı renkte. ĥabb + T. ĥanžal) Ebûcehil karpuzu veya acı hıyar denen bitki (MBTS.A. ħardel + T. 2280) haptutan: (< Ar. 244) ħar: (< Far. VII. 161) Turpgillerden 100-150 cm yükseklikte. VII. 2295) hart: (< T. 1175. 129) hanzal: (< Ar. sarı çiçekli.

KBAYA. Ağz. KYA. ħāśśa’nın Farsça mastar eki almış şekli ħāśśagį . 137) . 952) hasır otugiller: (< Ar. tütünü) bk. Ak gürgene benzer meşe ağacı. 2298) hasmıhan: (< Far. 33. 1. 1193. ħaśm-ı ħān) Dağlarda yetişen. (TS. VII. tohumlarından yağ çıkarılan otsu bir kültür bitkisi. 2414) ħas: (< Ar. kırmızı meyvesi olan bir çeşit ağaç (DS. ĥaśīr + T. UA. hasır ve zembil örmeye yarayan bir saz. Typa. Hasankeyf + T.5 m boyunda. VII. “ haseki < Ar. ĥasret + T. 2. bataklıklarda yetişen düz. ince uzun ve dayanıklı olan yaprakları kıtık yapmaya. hartlap).: hatlap. ħāśś + bādincān < Far. 87. deli tütün (TBAS. (TS. otu) Hasır otugillerden. (And. VII. 130) hasbaldırcan: (< Ar. 952) hasret çiçeği: (< Ar. ħaşħāş) Gelincikgillerden. 2300) haşhaş: (< Ar. su kamışı.: ħaz) Marul (DA. 119. 268. bir veya çok yıllık. 1-1. (TS. crassulaceae. 51) Hasankeyf tütünü: (< öz. BTS. 113) hasanı: (< öz. 97. VII. ħāśś. büyük ve kırmızı çiçekli. 145. Papaver somniferum. 2296. (And. Nişanyan. TS. 158. Hasan + Ar. kapsüllerinden afyon. is. 2300) hasekiküpesi: (< Ar. hortlap) 1. örneği hasır otu olan bir bitki familyası (TS. 951) hasır otu: (< Ar. haseki + T. 130. 1. 2. kiliz. 162). Senpervivum. Ağz. fındıktan küçük. Kocayemiş ağacı ve meyvesi (DS. 1. (DS.360 hartlap: (< T. is. 1. ĥaśīr + T. -î) Bir çeşit üzüm (EYAD. kofa. çiçeği) Dam koruğu bitkisi. TBAS. semerci sazı. MBTS. 2306. Aquilegia. 954. bādingān) Patlıcan (DS. küpesi. 852”) Düğün çiçeğigillerden bir süs bitkisi. otu + -giller) Su kıyılarında yetişen. SA. zembil otu.

karamuk (TBAS. 131) havacıva: (< hava + cıva “adlandırma sebebi bulunamamıştır”. Ağz. otu) Vücudun fazla ateşini almaya yarayan sabun köpüğü biçiminde bir çeşit bitki.30 cm yükseklikte. 2350) havaotu: (< Ar. hatunparmağı (DS. VII. sarı veya kırmızı çiçekli. 1. VII. VII. 159) hatunmemesi: (< T. (And. tüylü. (ağaç küpesi). (TS. 957. 959. sabun çiçeği (DS. “< Far. TBAS. Alkanna tinctoria. TBAS. Taze börülce (DS. Akdeniz bölgesinde yetişen ve köklerinden kırmızı boya elde edilen. bazı cisimlerinin kök ve çiçekleri hekimlikte kullanılan. hatun + tuzluğu) bk. VII. otsu bir bitki. 2304) hathul: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. (TS. 2. 2307) hatunparmağı: (< T. DS. hāvut. ħatmi) Ebegümecigillerden. 10. VII. Tütün fidesi.: havaza) Zeytin yaprağı gibi yaprakları olan. DS. hatun + parmağı) Uzun. hatun + memesi) bk. -la).361 haşlama: (< T. 962) . 238) havlıcan: (< Far. BTS. genellikle büyük. hāvut + T. MBTS. 131. çok yıllık. Aralık ayında beyaz çiçek açan bir çeşit Akdeniz Bölgesi bitkisi (DS. beyaz. bir veya çok yıllık. 268. 2305) hatmi: (< Ar. Althaea officinalis. 131. 1. 2. semer ve hasır yapılan ot (DS. TS. VII. Nişanyan. 144. KMYA. aynı adla anılan kök sapları baharat olarak kullanılan ıtırlı bir bitki. Galanga officinalis. haşlama) 1. VII. otu. çok yıllık. (DS. 2310) havıt otu: (< Far. 2307) hatuntuzluğu: (< T. VII. tüylü. mavi çiçekli. VII. hevā + T. 1. 863”) Sazlık ve bataklıklarda yetişen. 2309) havazla: (< ? havaz + T. 1211) Sığırdiligillerden. otsu bir süs bitkisi. beyaz bir çeşit üzüm (hatunmemesi). 2311. 164) Zencefilgillerden. 2389. DA. (TS. ħāvlincān.

ĥalvā + T. 164) Maydanozgillerden. Halep + Far. (TS. Havva + T. hevīc. III. DS. cı + ? çöven + T. AAT. pürçüklü). (TS. ĥalvā + T. tatlısı yapılan dışı boz. Genellikle uçurumlarda bulunan. 2324) helep şalgamı: (< öz. 2. VII. VII. 2312) havuç: (< Far. 977. şal am + T. 1. Ağz. 2. MBTS.A. VII. 2322) hebil: (< Ar. BTS. 2314) hayır: (< Ar. iri bir kabak türü.362 havsak: (< ? ) Kestane (DS. ħayr). kabağı) Asma kabağı (DS. pembemsi ya da sarı renkli. ana + eli) Küçük beyaz çiçekli bir yıllık bitki. VII. Gaz. VII. 2351. BTS. 43. Su yosunu. 1. Bir çeşit armut (DS. ĥāzık) Ham dut (DS. VII. koni biçimindeki etli kökü için sebze olarak yetiştirilen iki yıllık otsu bir kültür bitkisi. çöven (TBAS. 2. 963. Cucurbita maxima. Mısır yaprağı (DS. -i) bk. taç yaprakları beyaz. -ı) Yer elması (DS. 269. VII. sürünücü. 271) . 2334) helvacı çöveni: (< Ar. ħabl. Anastatica hierochuntia. 2331) helgog: (< ? ) Yabani bir dağ yemişi (KBAYA. 2317) haylan kabağı: (< ? haylan + T. (yeregeçen. 1. içi sarı renkli. tırmanıcı. 194) helis: (< ? ) Sütlü bir çeşit ot (DS. is. 1130) 1. (kestane kabağı). 395) havvaanaeli: (< öz. 963) havzal: (< ? ) 1. 2319) hazık: (< Ar. (And. Daucus carota. tek yıllık.: hayyır) ncir (DS. is. (TS.. cı + kabağı) Kabakgillerden. Nişanyan. 132) helvacı kabağı: (< Ar. kayaların üstüne yapışan bir çeşit sarmaşık. VII. VII.

2. ĥalvā + T. VII. VII. 2347) heses: (< ? ) Mercimek (DS. hercā’į + Far. yumuşak kabuklu. VII. beyaz renkte. 133) hevlek: (< evlek) Ağaç köklerinde yetişen bir çeşit mantar (DS.363 helvacı kökü: (< Ar. VII. 2345) hernük: (< ? ) Dikenler arasında bulunan. 2342) hergolik: (< ? ) Açık mavi çiçekli. fındığa benzer bir çeşit yemiş (DS. bir yıllık bir bitki. 980) herdemtaze: (< Far. 2.: hevg. her + dem + tāze) bk. mor. 1. hevk) 1. didik) Uçlarında yeşil yaprakları olan uzun saplı bir çeşit ot (DS. Fasulye (DS. 168). aklar ot (TBAS. 2351) . (alaca menekşe). sarkık. VII. cı + kökü) bk. VII. herį m. Viola tricolor. salkım”. 2348) heşdan: (< heşdan < Far. (And. 2344) herim: (< Ar. MBTS. (TS. Nişanyan. ölmez çiçek (TBAS. 1911) hercaî menekşe: (< Far. kökündeki yumruları yenilen bir çeşit ot (DS. çöven (TS. 2349) hevek: (< hevenk < Far. her + T. benefşe) Menekşegillerden. Ağz. heşt) Yenilen bir çeşit ot (DS. VII. III. 220) herdidik: (< Far. Kara üzüm. 1. VII. 1247) Domates (DS. menekşeye benzer çiçekleri olan. sarı. āveng “asılı şey. 977) hemil: (< ? ) Bir çeşit sarmaşık (TaS. 2350) hevhulma: (< ? ) bk.

VII. 1. MBTS. 2358) hılhıl: (< hıl + hıl) Tohumunda santonin maddesi bulunan bir ot (DS. 2371) hırnık: (< ? ) Kara hurma (DS. hezār-reng. VII. 2371. 2358) hıltan: (< ? ) Top durumundaki çiçekleri kuruduktan sonra sapları kürdan olarak kullanılan yabanî bir bitki (TS. tarlalarda yetişen. 2372) hırtı: (< hırtı < hırt) Küçük kavun. uzun bir çeşit üzüm (DS. yenilir bir çeşit ot (DS. bir veya çok yıllık. ekşi. TBAS. VII. -anış) Siyah. mor. VII. 2354) hezaren: (< Far. 2356) hılca: (< ? ) Taze mısır (DS. VII. sulu bir çeşit elma (DS. 1255) Delphinium türlerine verilen genel ad. karpuz (DS. beyaz veya sarı çiçekli bitkiler (TBAS. VII. 134) hırtanış: (< hırt “ses taklidi” + T. VII. 2368) hırhındilik: (< ? ) Dağlarda. VII.364 heylül: (< ? ) Kuşkonmaz otu (DS. 986) hınt: (< ? ) Arpa (DS. VII. Yaprakları parçalı. 2366) hırçan: (< ? ) Ham kavun (DS. 2373) hışdenep: (< ? ) Yazın yetişen. VII. hezār + tara) Dereotu (DS. 2. VII. 2369) hırladız: (< ? ) Sarmısak (DS. otsu. 133) hezertere: (< Far. 2376) . VII. 2369) hırhır: (< hır + hır) Kürdan olarak kullanılan bir çeşit ot (DS. VII.

178) Olgunlaşmamış kavun (DS. 250) hıyarcık: (< Far. otu) Diş otu. 88. sürüngen. ħiŧŧa. (TS. VII. MBTS. Krş. is. Cucumis sativus. –cık) bk. 4518) hıta: (< Ar. 2384) . Nişanyan.. MBTS. 134) hiliça: (< ? ) Taze mısır (DS. ħiyār-çenber) Baklagillerden. 1. 2. 223-229) hıyarlama: (< Far. –lama) Ham kavun. 84. 1263) nce. Hicaz + T. iri meyveli.365 hışır: (< Erm. MBTS. Umbelliflorae. . (TS. 2380) hıtır: (< hıtır “ses taklidi”. 2. 1. Koyu yeşil renkte yaprakları olan kokulu bir çeşit çiçek (DS.A. 2. 2383) hilal otu: (< Ar. Çam ağacı. 170) Kabakgillerden. GD AT. VII. 2. BTS. eşek hıyarı (TBAS. Ammi visnaga. ħiyār + T. ħiyār. ħiyār + ? dücük) Bitki taze döneminde hıyar (salatalık) gibi kokmaktadır. VII. hekimlikte kullanılan bir öz bulunan bitki. ħosor. Eren. hilāl + T. 134) hıyar dücük: (< Far. (DS. 2380) hıyar: (< Far. III. bir yıllık otsu bitki. VII. siyah renkte olan meyvelerinin içinde çekirdeklerden başka. Bu sebeple bölge söyleyişiyle “hiyar” adını almıştır. Erz. DA. AVA.A. 59. 990. ħiyār + T. 275.. (Duran. Trifolium resupinatum. VII. 209. TBAS. Cassia fistula. 106. uzun ve üzerinde uzunlamasına çizgiler olan açık yeşil renkte bir çeşit hıyar (DS. buğdayı) Beyaz ve büyük taneli bir çeşit buğday (DS. (salatalık). kelek (DS. KMYA. 2384. VII. 2381) hıyarşembe: (< Far. 1263. uzun.Y. 1263) 1. K AT. XII. 172. 990) Hicaz buğdayı: (< öz. (Hint hıyarı).

2. -i) Palmiyegillerden. Ricinus communis Euphorbiaceae. 1. mavi çiçekli. Hint + Ar. -i) Kakao (TS. pipéri + T. hindibā. VII. 996.: hiltik. TBAS. 1. 996) Hint biberi: (< öz. tropikal bölgelerde yetişen bir ağaç ve bu ağacın portakaldan büyük. 996) . Hindiyye) Kene otu. hitik) Fena kokulu bir çeşit zamk. Ağz. hindiba (TBAS. 996) Hindiye: (< öz. (TS. VII. (DS. 135) Hindistan cevizi: (< öz. Psidium. is. -i) Kırmızı biber (TS. tohumları fasulyeye benzeyen bir bitki (TS. Hint + Far. birkaç yıllık otsu bir bitki. bā ilā + T. MBTS. 178. 996) Hint baklası: (< öz. cevz + T. şeytan teresi (Devellioğlu. Hindistan + Ar. is. sıcak bölgelerde yetişen. is.366 hilik: (< ? ) ncir ağacı (DS. bādām + T. 2387) Hint armudu: (< öz. -sı) Hint yağı ağacı. VII. yaprakları haşlanarak salata gibi yenilebilen. 371. 2386) hingiç: (< ? ) Kestane (DS. (And. Cichorium endivia. is. TBAS. 20-100 cm kazık köklü. (TS. 134. 996) Hint bezelyesi: (< öz. Hint + Yun. Eren. hindibā) bk. emrūd + T. 134) hindibahar: (< Ar. Cocos nucifera. is. 1. -u) Mersingillerden. Hint + Yun. bizélia < t. çok sert kabuklu yemişi. 1. 1. 2384) hiltit: (< Ar. sıcak ülkelerde yetişen. (TS. ĥiltį t). 1. kene otu (TS. 135) hindiba: (< Ar. 996) Hint bademi: (< öz. 1274) Birleşikgillerden. meyvesi yenen. tahtası sert bir ağaç. 1. piselli + T. Hint + Far. is. -si) Baklagillerden. is.

leylāk + T. is. is. Hint + Yun. (TS. Hint + Ar. is. -sı) Palmiyegillerden. sıcak ülkelerde yetişen. -si) At kestanesi (TS. yalancı tespih ağacı (TBAS. 1. Hint + ? T. 996) Hint fıstığı: (< öz. Hint + T.367 Hint çiçeği: (< öz. Hint + Far. doğu ülkelerinde ekilen. (TS. kastania + T. 997) Hint inciri: (< öz. -ü) Beyaz renkli bir nilüfer türü. -ı) Kürkas (TS. 997) Hint fulü: (< öz. çiçeği) Hindistan’a özgü bir tür çiçek (TS. 997) Hint keneviri: (< öz. 997) Hint kamışı: (< öz. 997) Hint kirazı: (< öz. Hint + Yun. 997) Hint kestanesi: (< öz. Hint + Far. (TS. darıya benzeyen bir bitki. taneleri yenilen. 1. -ı) Bambu (TS. kamış + T. -ı) bk. is. 135) Hint pamuğu: (< öz. 1. is. 1. 1. (Mısır fulü). is. is. is. 997) Hint leylâğı: (< öz. ħurmā + T. Cannabis sativa. is. Hint + Far. -i) Yapraklarından esrar elde edilen bir tür kenevir. is. ħiyār + T. kerasi + T. 1. Borrassus. is. -i) Frenk inciri (TS. Sorghum vulgare. 1. encīr + T. Hint + T. Hint + Yun. Mangifera domestica. kannavi + T. meyvesinden reçel yapılan çok sert bir ağaç. fustu + T. (TS. Hint + Ar. fūl + T. -ı) Sumak familyasından. -ı) Hıyarşembe (TS. zeytin büyüklüğünde yenilir bir meyvesi olan büyük bir ağaç. 997) Hint hurması: (< öz. 997) . 1. is. 1. 1. -u) Hindistan’a özgü bir pamuk türü (TS. 1. Nelubrium. Hint + Ar. darısı) Buğdaygillerden. mango. (TS. is. panbu + T. taze filizleri Hindistan’da sebze gibi yenen. 996) Hint darısı: (< öz. Hint + Far. 997) Hint hıyarı: (< öz. 1.

DS. -ı) Zerdeçal (TS. ħāce + T. VII.368 Hint pirinci: (< öz. za’ferān + T. Borago officinalis. is. tropik bölgelerde 810 m yüksekliğe ulaşabilen. çiçekleri hekimlikte kullanılan ve kökü kavrularak yenilen. batıcı. Hint + ? taş) bk. Hint + Far. -ı) bk. -lar + yemişi) Taşlık yerde yetişen. Hindistan ve Etiyopya’da yetiştirilen. VII. Ricinus communa. 1. portugal + T. Eren. 279) hiren: (< ? ) nce. 178) Hodangillerden. bir yıllık. (TS. tohumlarından zehirli yağ elde edilen. Hint + Fr. otsu ya da çalı formundaki bitkiler. 997) Hinttaş: (< öz. VII. 1001. çiçekleri genellikle er dişi. birinc + T. TBAS. 135. kökü pancara benzer ve hardal yerine kullanılan bir çeşit ot (DS. uzun yapraklı. is. 997) Hint portakalı: (< öz. ayı elması (TBAS. VII. parçalı yapraklı. tüylü ve açık mavi çiçekli bir bitki. is. 135) Hint safranı: (< öz. 2390) hodan: (< kökenini bilmiyoruz. (TS. yağı + ağacı) ki çeneklilerden. 135. is. taneleri pirinç yerine kullanılan bir bitki (TS. -giller) ki çeneklilerden. 1. otsu. 30-60 cm yükseklikte. 135) Hint yağı ağacı: (< öz. Hint + Ar. 2389) hobban: (< ? ) Bir çeşit dikenli ot (DS. 1. VII. 2390) hocalar yemişi: (< Far. fındıksı ya da nadiren eriksi meyveleri . is. 997. çok yıllık. -i) Buğdaygillerden. BTS. 2392) hodangiller: (< ? hodan + T. Hint yağı ağacı (TBAS. 2388) hitiri: (< ? ) Bir çeşit erik (DS. yaprakları almaşlı ya da nadiren karşılıklı dizilişli. Hint + T. TBAS. kırmızı kiraza benzer meyveleri olan bir çeşit küçük ağaç (DS. 1.

ħurōs + Yun. VII. 282) hodayı armudu: (< Far. Eren. 1. Ağz. 2398) holusu: (< ? ) Kestane (DS. 1001. 2444) horozbudağı: (< Far. tarlalarda yetişen bir çeşit yonca (DS. büyük çekirdekli bir çeşit üzüm (DS. kalın kabuklu. (TS. 2405) hoppak: (< hoppak < hop). is. VII. Nişanyan. cuk + otu) Turpgillerden. 61) holos: (< ? ) Kökü derine inen. kavağı) bk. bardacık eriği (DS. ħurōs. ħurōs + T. “< Far. hayvan yemi olarak kullanılan bir çeşit ot (DS. (yaban teresi). VII. 174”) Siyah renkli. VII. 1. 2392) hoduk: (< ? ) Yeşil kabuklu fındık (DS. ülkemizde 32 cins ve 275 kadar türle temsil edilen. 1004) horoz fasulyesi: (< Far. 2393) hohalak: (< ? hoh + T. 2398) hopan: (< ? ) Bir çeşit erik. emrūd + T. ħodā + Ar. VII. ħurōs + T. VII. budağı. 1004) . 180. 1. 2412) horozcuk otu: (< Far.369 olan. VII. -u) Yazın yetişen sulu armut (DS.: hupbak) Portakal (DS. üzeri sert dikenlerle kaplı otsu ve ağaçsı bitkiler familyası (TS. (And. 2396) Hollanda kavağı: (< öz.-î + Far. 2397) holoz: (< ? ) Mor. beyaz ve sarı çiçek açan. bir metre boyunda ağaç (DS. VII. 2394) holis otu: (< ? holis + T. VII. Lepidium campestre. eskiden kuduzun ilacı sanılan ıtırlı bir dağ bitkisi. VII. otu) Ekin tarlalarında biten. -alak) Açmamış gonca (DS. fasulia + T. -si) Bir tür fasulye (TS. Hollanda + T. akkavak (TS. BTS. 1.

çanak yaprakları 3-5 tane. Seseli tortuosum.: ħoruz karası) Bir çeşit üzüm (TS. 286) horoz karası: (< Far. kapaklı kapsül. (TS. horuzyüreği) Keklik yumurtası büyüklüğünde bir çeşit üzüm (DS. ibiği) Horoz ibiğigillerden. fındıksı ya da bakka tipi meyveleri bulunan. 2412) horoz mantarı: (< Far. ülkemizde bir cins ve dokuz türle temsil edilen. ħurōs + T. aken. GD AT. 1. -ı) Yenilebilen bir cins mantar. VII. 135) horoz ibiği: (< Far. 2416) . manitari + T. 1. keklikgözü (TBAS. ħurōs + Far. Amaranthus. 1004. 1. ħurōs + T. ħurōs + T. taç yaprakları olmayan. karası). gözü) Maydanozgillerden. 135) horoz ibiğigiller: (< Far. 1. 2. ħurōs + T. (TS. ħurōs + T. -ü) bk. otsu. beyaz veya pembe çiçekli bir bitki. ħurōs + T. ovaryum üst durumlu. DS. TBAS. 1287) Tatlı limon (DS. nadiren çalı ya da ağaçsı bitkiler (TS. 2411) hostu: (< ? ) Taze mısır (DS. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli. otsu ve sarı çiçekli bir süs bitkisi. VII. ħurōs + Yun. MBTS. VII.: horizüré. bir yıllık. bir ya da çok yıllık.370 horozgözü: (< Far. Ağz. Cantherellus cibarius. 1. ħōş. kursağı) Bir çeşit ot (DS. 1004) horozyüreği: (< Far. 1004. (And. (TS. çiçekleri er dişi. 1004. 291) horozkursağı: (< Far. VII. (And. ibiği + -giller) Ispanakgiller takımından. kırmızı çiçekleri horoz ibiğini andıran. yüreği). 1004. BTS. gul + T. Ağz. 2412) horoz gülü: (< Far. örneği horoz ibiği olan. baharda açan. 2416) hoş: (< Far. VII.

371 hoşkuran: (< Far. 3. VII. VII. VII. veren) Ispanağa benzer bir çeşit ot (DS. 2443) hunk: (< ? ) Günlük ağacı (DS. 4519) hölemez: (< höle-mez ?) Mavi çiçekleri ve sedefe benzeyen yaprakları olan. (And. Ağz. 2432) höngül: (< ? ) 1. hormuz. ħōş + T.: haşran. 2417) hoşvaran: (< Far. karpuz. XII. (TS. (And. VII. 2. VII. Şalgam (DS. MBTS. VII. hoşveren (DS. 141) hoşulga: (< hoşurga < hoşur “ses taklidi”) Lahana (DS. DS. höllek) 1. haşuran. 2440. 2. Pancar. 2417) hozan: (< Erm. ħozan. DS. Yer elması. hozmur. bir yıllık. 2397. AA. 2416. ĥummā + T. 2430) hömbeles: (< ? ) Mersin bitkisi ve meyvesi (DS. VII. Ağz. ħōş + T. DS. çiçekleri ve dalları ıspanak gibi pişirilen. 1006. VII. XII. 2433) hözmür: (< ? ). VII. ħōş + T. DS. 4. 2417) hoşveren: (< Far. kuran). 2446. 2443) .: hazmur. VIII. VII. 2946.: holluk. hoşuran) Tarlalarda yetişen. 4520) hukar: (< ? ) Tohumu dövülüp toz hâline getirilerek çocuklara uyku vermesi için yedirilen tarakotu (DS. (h)öl+lük). 2. Pancar (DS. (And. otsu bir bitki. Amaranthus lividus. 1. otu) Sedef otu (DS. 2430) höllük: (< T. VII. VII. 2417. 1290) Tarlada kendi kendine biten uzun bir çeşit ot (DS. VII. varan) bk. Küçük kavun. 2441) humma otu: (< Ar. kozmur) Patates (DS. Patates. beyaz renkli deve dikeni bitkisi (DS. Ağz. 2304.

159. BTS. TBAS. 2449) hülü: (< Far. gelincik (TBAS. VII. 195. (And. karahurma (TBAS. E A. VI. Ağz. 1. 1. DS. Betula.A. 137. KBAYA. kışın yapraklarını döken. hülb + -î) Taze fasulye (DS. ADYA. 8) hurma eriği: (< Far. Ağz. (TS. ST AT. ince kabuklu. furma. V. 1. yaprakları almaşlı ve yapraklarını döken. ‘unnāb). iri çekirdekli. 5-10 m yükseklikte. kışın yapraklarını döken. 176) Gürgengillerden. 136) hülek: (< ? ) Domates (DS. eriği) bk. ülkemizde beş cins ve on iki türle temsil edilen bir familya (BTS. 1880. Nişanyan. ħurmā + T. Nişanyan. V. Eren. SA. VII. humma.. hulū. 2050) . eski çağlardan beri meyvesi için Kuzey Afrika’da kültürü yapılan bir bitki. TBAS. çiçekleri tek eşeyli. 2445) huş: (< ? huş. 1857. DA. 283. 1014. ħurma) Palmiyegillerden. 290. Phoenix dactylifera.372 hurma: (< Far. 287) hüddüdü: (< ? ) bk. ħurmā + T. dikenli ve çiçekleri sarı bir ağaççık. (TS. 182) Bir çeşit şeftali (DS. Zizyphus jujuba.Y. 136. VII. TBAS. (TS. 136) huş ağacıgiller: (< ? huş + T. 274. 1010. ovaryum alt durumlu. 188. yenilen meyvesi için özellikle Batı ve Güney Anadolu’da yetiştirilen. 30 m kadar yükselebilen ve kışın yaprak dökmeyen. 1010. 136) hurma üzümü: (< Far. beyaz bir çeşit üzüm (DS. K AT. ħurmā yemiş. üzümü) ri taneli.: fırma. 2449) hülübü: (< Ar. 193. OAAD.: gınnap) Hünnapgillerden. 2449) hünnap: (< Ar. Ka. VII. 55. ağacı + -giller) Bir evcikli. DS. DS. meyveleri fındıksı ya da kanatlı fındıksı tipte. kerestelik bir ağaç cinsi. (And. 88. 176). 236.

< Yun. flamuri + T. -giller) ki çeneklilerden. 2453) -Iıhlamur: (< Yun. DS. 1. AA.373 hünnapgiller: (< Ar. TBAS. yaprakları almaşlı dizilişli. ağaç. flamuri. TBAS. III. illamur. 1014) hüsnüyusuf: (< Ar. DS. 1. 2517. kışın yapraklarını döken. 107. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. bir ya da çok yıllık. 2460) . ĥurr + T. ülkemizde iki cins ve beş türle temsil edilen. 4031. çok yıllık. 2451) hüryemez: (< Ar. nadiren de otsu bitkiler (TS. Ağz. V. Erz. 291.A. örneği hünnap olan ve sıcak ülkelerde yetişen bir bitki familyası (TS. kerestesi beğenilen. TaS. 137) hüzmün: (< ? ) Patates (DS. büyük bir gölge ağacı. VII. çalı. 60-70 cm yükseklikte.. bazı türleri bahçelere süs olarak dikilen. örneği ıhlamur ağacı olan. 4503. 183). pembe çiçekli ve otsu bir bitki. ĥusn-i Yūsuf) Karanfilgillerden. 292) ıhlığ: (< ? ) Bir çeşit saz (DS. 1015. bakka. VII. Dianthus barbatus. 106. III. yemez) Bir çeşit elma (TS. ihlamır. . *flammula < flamma. 141. 180) ıhlamurgiller: (< Yun. fılambur. 1. Eren. 1. çiçekleri er dişi. her dem yeşil ya da yapraklarını döken. 2450) hürle: (< kökenini bilmiyoruz. 1932) hürmiye: (< ? ) Sarı erik (DS. ‘unnāb + T. 1014. sarımsı veya beyazımsı çiçekli. (And. eriksi ya da fındıksı tip meyveleri olan. 138. 1833. 1017. XI. ilamur. (TS. VII. flamuri ~ ? OLat. (TS. Eren. 182) Bir cins burçak (TS. 1. çiçekleri çay gibi içilebilen. DS. ıhlambur. Tilia. ovaryum üst durumlu. Nişanyan. BTS. 178. 1. nadiren tek eşeyli. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. 1017. DS. VII. ışınsal simetrili. bazen taç yaprakları olmayan. XII.: fambur. VII. 1014) hünük: (< ? ) Gelincik çiçeği (DS. felembur. BTS. uhlamur) Ihlamurgillerden.

VII. Akdeniz bölgesinde yetişen. 183). ılgın + -giller) Örnek bitkisi ılgın olan. (And. XI. 1018) ımık acı: (< ? ımık + T. VII. 2474) ıncak: (< ? ) Kara erik (DS. (And. 183) Kuş kirazı (TS. 2465) ılgın: (< T. yılgun) Ilgıngillerden. 2477) ıncalız: (< ? ) Turşusu yapılan bir tür küçük yaban soğanı (TS. Eren. VII. yenilebilir bir çeşit bitki (DS. VII. 1019) ıncık: (< ? ) Ceviz (DS. 1. VII. TaS. yılgın. VII. 138. 2477) ıngıldana: (< ? ) Hasta diş etlerini kanatarak tedavi etmeye yarayan bir çeşit ot (DS. çiçeği pembe mor renkli zararlı bir bitki (DS. TBAS. 2464) ıldırangıç: (< ? ) Dağlarda yetişen. 4522) ırhak: (< ? ). 1. (TS. Eren.: yılgım. 1018) ılgıngiller: (< T. 2478) ırbam: (< ? ) Yulaf (DS. Ağz. VII. 1018. 4582) ılgıncar: (< kökenini bilmiyoruz.: ırhah) Leylak ağacı (DS. karanfilgillerden.374 ıhnaz: (< ? ) Ekin tarlalarında biten. DS. ayrı taç yapraklı iki çenekli bitkiler familyası (TS. VI. 2485) . 4269. ılgın. 1. VII. XII. Türkçe ılgın sözüyle birleştirilmesi yanlıştır. Tamarix. Ağz. acı) Bir çeşit ot (DS. 2461) ılamık: (< ? ) Ayrık cinsinden bir çeşit ot (DS. 1. beyaz veya pembe çiçekli bir ağaç veya ağaççık cinsi.

BTS. 293. ispenāk “Batı dillerine Yunancadan geçmiştir”. bir yıllık bitki. Spinakion ~ OFar. 1024) Isparta gülü: (< öz. yapraklarından sebze olarak yararlanılan. 50-150 cm yükseklikte. gövde ve yapraklarında yakıcı tüyler taşıyan. 2487) ırmık: (< T. (TS. VII. otsu ya da çalımsı. AA.. 2492. 185. is. spanaki + T. 2488) ısırgan: (< T. çiçekleri tek ya da iki eşeyli olan. ısbanak. 293. 178). 12. ülkemizde iki cins ve dokuz türle temsil edilen. II. II. 2491. DS. VII. 1021. ısmanak. her tarafı sert tüylerle kaplı. ısmalak. (And. aken ya da eriksi tipi meyveleri olan. ısırgan + -giller) ki çeneklilerden. nadiren ağaç formundaki bitkiler (TS. 1024. 228. örnek bitkisi ıspanak olan. Ağz. 1. 364. 139) ısıtan: (< T. ısırgan (TBAS. gul + T. 293) ısırgı: (< T. bir ya da çok yıllık. DS. -ü) Isparta yöresinde yetişen. 2488) ırnık gordoş: (< ? ırnık + gordoş) Bir çeşit patates (DS. T YA. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişte. ısmınak. kendine özgü kokusu ve değişik renkleri ile tanınan bir tür gül (TS. VII. 1322) Isırgangillerden. 1. ısırgı) bk. Erz. 2. MBTS.375 ırkı: (< ? ) Yonca (DS. -giller) ki çeneklilerden. III. SA.A. pancar gibi başka türleri de içine alan bir familya (TS. bir veya çok yıllık otsu bitkiler. ermik ?) Olgun meyve (DS. 1. ovaryum üst durumlu. Urtica. 139. . BTS. 279) ısırgangiller: (< T. örneği ısırgan otu olan. 45. otsu. 3615. DS. BTS. 1021. 1. 1025) . KYA. VII. tüyleri kırılınca karınca asidi denilen çok kaşındırıcı bir madde çıkartan. iki evcikli. spanaki ~ OYun. 1975) ıspanak: (< Yun. 389) ıspanakgiller: (< Yun.: ısbanaħ. Nişanyan. ETA. DS. Isparta + Far. VII. ısır-gan. X. 670. 100. ıspanag) Ispanakgillerden. TBAS. Spinacia oleracea. 184. pazı. ısıtan) Hardal (TaS. III. (TS. TAYA. 1.

sipandān. AVA. kalın köklü. 2493. 1794. 1992) ışığan: (< T. 2494. kışın yapraklarını dökmeyen. DS. aşħūn. VII. VII. (And. yeşil bir bitki (DS. III. Erz. 2493) ıstat: (< ? ) Karabiber (DS. III. ışığan (TBAS. Ağz. mavi kırmızı çiçekli. 2494) ışgın: (< Far. 2493. DS. 30-40 cm yükseklikte. DS. DS. KBAYA. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. 184) Karabuğdaygiller familyasından. yaprakları ve kabukları yenen. DS. 194). 359) ıspıt: (< ? ). AA. 2493) ıspatan: (< Far. 40 cm kadar yükseklikte.A. V. V. 1792. ispatan. 142. 2495) ışılak: (< T. otsu ve kökü yenilebilir bir bitkidir. DS. 140. sarımsı beyaz çiçekli. yaprakların kenarı dikenli dişli ve meyvesi parlak kırmızı renkli. ışıldırık) Sazlık yerlerde biten. 2489.: ısbıt. Ilex colchica. çok yıllık. çalı görünüşünde bir bitkidir. DS. 140) .Y. 196.: ıstapan. VII. istepan) Yabani tere (DS. (TBAS. 139. ispandān. ışığan) 1-3 m boyda.376 ıspata: (< ? ) Yaprakları ayçiçeğininki gibi olan. VII. 4045. istapan. .. geniş yapraklı. Rheum ribes. rizomlu. VII. VII. Eren. ispit) Ballıbaba türünden. VII. ışılak) Geniş ve oval yapraklarının bir yüzü parlak olan bir çeşit ot (DS. VII. DS. VII. XI. (And. 163. ışılgan) bk. sarı ya da beyaz çiçekli bir çeşit bitki (DS. VII. Ka. 2496) ışıldırik: (< T. TaS. 2494. 142.A. BTS. 101. VII. Ağz.. Kuzey Anadolu bölgesinde yetişen. tüylü. Trachystenon orientale. DS. ADYA. 2496) ışılgan: (< T. 2554. 2559. AA. 330. (TBAS. 139. (TBAS. 294. Eren.

V. Pelargonium radicula. 238. 2. Prunus mahaleb. VII. 141) idris ağacı: (< öz. 2502) ibişgıbış: (< ? ibiş + ? gıbış. Ağz. VII.: ebibük) 1. kerestesi güzel bir kiraz türü. 1. AAT. III. 141) ibran: (< Ar. MBTS. ‘iŧr + T. 2497) ıtır çiçeği: (< Ar. Cymbopogon martinii. TaS. gıvışgan otu (TBAS. dris + T. DS. Eren. 1029) ızgın: (< kökenini bilmiyoruz. kokulu kiraz. ağacı) Meyvesi hoş kokulu. üpgük – üpük. DS. 2. 1047) idris otu: (< öz. “< ibiş ‘kökü belli değildir’. 2501) ibini: (< ? ) Fesleğen çiçeği (DS. (TS. 2503) içikızıl: (< T. 1047. 196) Ispanakgillerden. 1. 1656. 2. MBTS. (TS. Blitum capitatum. 140. 1. 2505) içlikız: (< T. VII. sapları etli. 1993) -ibibik: (< ET.377 ıştır: (< Blg. dris + T. Eren. VII. 185) 10-50 cm yükseklikte. mahlep. 1334). (TS. (TBAS. sarımsı renkli çiçekli. DS. Gelincik çiçeği (DS. ‘ibrān) Buğday tarlasında biten ve yenilince baş döndüren bir çeşit yulaf. içi + kızıl) Bir çeşit mantar (DS. deli yulaf (DS. (yaban pazısı). 1334”) bk. (And. çiçeği) Sardunyagillerden. bir yıllık ve otsu bir bitkidir. 2499. otu) Özellikle Hindistan’da yetiştirilen ve toprak üstü kısımlarından su buharı damıtması yoluyla idris yağı elde edilen bir tür ayrık otu. VII. VII. 1. is. (TS. TBAS. 1029. Sapının içi boş olan bir çeşit ot. rozet yapraklı. tohumlarından bezir yağı çıkarılan. TBAS. içli + kız) bk. çiçekleri türlü renklerde bir süs bitkisi. 140. is. yaprakları güzel kokulu. yemeği yapılan bir ot. 141) . Eruca cappadocia. stir. evlek mantarı (TBAS.

kömürü ile kara resim yapılan. iğcik) Yaprakları söğüt yaprağına benzeyen. 1. Ağz. K AT. III. 63) iğdegiller: (< T. VII. 2510) iğnecik: (< T. (TS. KYA. igdiş < igit-. 141.: ilek) Baba incir. iğ + ağacı) Ana yurdu Asya’nın dağlık bölgeleri olan. erkek incir (DS. çalı ya da ağaç formunda. 2507. Krş.378 ifdoğum: (< ? ) Sonbaharda ekilen buğday (DS. 176. kabuğu kırmızıya çalan sarı renkte. Eğrelti otu. 1050. VII. VII. Erz. Ağz. 256. Evonymus. 2508) iğ ağacı: (< T. Nişanyan. 187).A. VII. TBAS. zeytin biçiminde. Ka. Elaeagnus. (And..: iknecik) Bir çeşit ot (DS. 5-6 m kadar yükseklebilen küçük bir ağaç. . VII.. 217. BTS. niyde) ğdegiller familyasından. güzel kokulu çiçekleri olan bir çeşit ağaç (DS..A. yaprakları almaşlı dizilişte. 183). (And.: idiş) Armut (DS. 1. Ağz. VII. dikenli bitki familyası (TS. iğde + -giller) ki çeneklilerden. örneği iğde olan. DS. TAYA. çiçekleri ışınsal simetrili ve yaprak koltuklarından tek ya da demetler şeklinde çıkan. DS. yigde. VII. 2509) iğde: (< ET. 2509) iğcik: (< T. 336.Y. 1050. Ağz. bazı türlerinde yaprakları kışın dökülen. 278. AAT. çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. (And. (TS.A. Nişanyan. 10 m kadar boylanabilen. Kökü yirmi santimetre yüksekliğinde yeşil ot kümeleri (DS. beyaz unlu ve tadı mayhoş yemişi olan. VII. BTS. 141. Eren. basit ve stipülsüz. iğnecik). 2. 2517) .: īde. 235. dikenli ya da dikensiz. iyde. 2507) ifteri: (< ? ) 1. 1.Y. 2509) iğlek: (< ilik. 1050. odunu tornacılık ve kaplamacılıkta kullanılan. 9. 297. (And. 183). 297) iğdiş: (< ET. ovaryum alt durumlu. TBAS. 179.

1059) ilāğaç: (< ? ) Portakal büyüklüğünde güzel kokulu bir çeşit kavun (DS. VII. ince uzun. -liler.379 iğnelik: (< T. MBTS. iletir) Sahlep otu (DS. 2521) ilhah: (< Ar. ömür otu (TBAS. MBTS. otu) bk. 142) iğnesil: (< T. 2522) . BTS. 2513) ikbal çiçeği: (< Ar. MBTS. VII. sivri uçlu yaprak (TS. DS. VII. VII. 298) iki çenetliler: (< T. -liler. 2512. iki + ? çenet + T. ömür otu (TBAS. 2519) iletir: (< T. iğnelik) Erodium ve Geranium türlerine verilen genel ad. 2521) iletir sakızı: (< T. 142) ikbal otu: (< Ar. 2541. ilĥāĥ. iğnelik + otu) bk. 555”) Tohumlarında iki çenek bulunan kapalı tohumlu bitkiler sınıfı (TS. VII. çiçeği) bk. VII. 1. 1059. iğne + yaprak) Çam türlerinde görülen. iğnesil) Bir çeşit armut (DS. iki + ? çenek + T. VII. 1051) iğşe: (< ? ) Fidan (DS. 1. “< çenet ‘kökü ve eki belli değildir’. 142) iki çenekliler: (< T. i bāl + T. 2. 2544) iğnelik otu: (< T. 1. “< çenek ‘kökü ve eki belli değildir’. 141. iğnelik (TBAS. 1. 2517) ilekke: (< ? ) Mısır (DS. DS. VII. 1. 1385) Leylak (DS. VII. VII. iletir + sakızı) Kökünden sakız çıkarılan bir çeşit yabani ot (DS. Bir veya çok yıllık otsu bitkiler (TBAS. 2512) iğne yaprak: (< T. i bāl + T. DS. 555”) ki çenetli kabuklu yumuşakçalar sınıfı (TS.

ilmen) 1. ilmek) lkbaharda yetişen. imperator + T. 143) imparator otu: (< Lat. 2525) ilişken: (< T. 2533) imparator lâlesi: (< Lat. VII. 2532) ilmek: (< T.380 ilibitce: (< ? ). VII. Peucedaum imperatoria. (TS. VII. ağlayangelin (BTS. ilim) Tanelerinden çorba ve aş yapılan. imperator + Far. VII. böğürtlen. 2537) . baharlı ve yakıcı olan kökü hekimlikte kullanılan bir ot. -si) bk. 2. VII. VII. imperator + Yun. 2533. TBAS. manitari + T. VII. 2525) ilimaç: (< ? ) Asma kütüğüne sarılarak zarar veren. ilişken) Küçük dikenli tohumları olan bir çeşit ot (DS. -ı) bk. 142) imamselek: (< ? ) Kırlarda yetişen. (And. altın yumurta mantarı (TBAS. 2533) ilmik: (< T. kurutan bir çeşit ot (DS. yenilebilir bir çeşit ot (DS. lāle + T. havuca benzer bir çeşit bitki (DS. 14) imparator mantarı: (< Lat. 2527) ilme: (< T. 2523) ilim: (< T. ilmik) Ebegümeci (DS. Bağ ve tarlalardaki çalı. Ağz. VII. çalısı) Akasya ağacına benzer dikenli bir ağaç (DS. ilme) Diken (DS. 1077) inabut çalısı: (< ? inabut + T. otu) Maydanozgillerden. 2523) ilificce: (< ? ) Yabani afyon (DS. 2532) ilmen: (< T.: ilibiççe) Gelincik çiçeği (DS. 1. VII. başaklar içindeki küçük bir çeşit darı (DS. VII. Bir çeşit dikenli ağaç (DS. kedi kuyruğuna benzeyen. VII.

adamotu (TBAS. GD AT. 189. -i. encīr. Nişanyan. 2541) insan otu: (< Ar. < ? bicik. 1. V. 235) inceniyar: (< T. çok yıllık. otsu ve kökü yenir bir ot. 282. inek + memesi) ri taneli. VII.: incilob) lkbaharda yetişen. temren biçimindeki yaprakları arasında ince bir sap üzerinde küçük çan biçiminde beyaz çiçekler açan. 12. ince + Far. III. inek memesi (DS. Convallaria. . Banium microcarpum. Eren. çok yıllık. 10-35 cm yükseklikte. rizomlu ve otsu bir süs bitkisi. yumrulu. 721. Ficus carica. Clauson. (DS. sümbül (TBAS. yapraklarını döken. 103. 2538) inci çiçeği: (< Çin. 191) Dutgillerden. 87. 199. 143) . çiçeği. EYAD. 1082. VII. ZBK A. inek + ? bicik + T. 160. TBAS.A. çü. Eren. otu) bk. 2539. VII. Tietze. DS. (müge). inek + emceği) bk. erkek ve dişi bireyin ayrı ayrı bulunduğu ağaç formunda bir bitki. nigâr) Papatyaya benzer ince yapraklı bir çeşit çiçek (DS. Nişanyan. beyaz çiçekli. 182) inci sümbülü: (< Çin. 189.381 incaz: (< ? ) Erik (DA. asıl yurdu Akdeniz kıyıları olan. (And. 184.. sunbul + T. (TS. 1083. siyah bir çeşit üzüm (inek emceği). 2541) inek memesi: (< T. -ü) bk. DS. Tietze. 143) inekbiciği: (< T. iki evcikli. BTS. 336”) nek memesi şeklinde etli yaprakları olan bir ot (DS. VII. 143. 143) incir: (< Far. 189. 1745. çiçekleri etlenmiş çiçek tablası içinde bulunan ve etli kısım meyve olarak yenen. (TS. 143. 1. 303. Ağz. “< ET. 2541) inek emceği: (< T. Erz. 156. inci + T. (TBAS. K AT. insān + T. “< yinçü ‘inci’ < Çin. TBAS. ingek. sütlü. 187) incirop: (< ? ). Nişanyan. ADYA. VII. inci + Far. 190”) Zambakgillerden.

(TBAS. güzel çiçek açan bir bitki cinsi. 1093) ipek ağacı: (< T. çiçekleri kırmızımsı ve mor renkli bir bitkidir. -ı) Sarılıcı. -ı) bk. Portulaca grandiflora. (TS. ipek + Yun. ip + keseği) bk. sarı parıltılı. gülibrişim (TBAS. kerestesi ipek görünüşünde. 143) sa dikeni: (< öz. kayın mantarı (TBAS. iri + kara) ri taneli siyah bir çeşit üzüm (DS. 2549) irim: (< T. dikeni) bk. 1093) ipek çiçeği: (< T. 1. emrūd + T. ipéca) Altın kökü (TS. VII. 1. fiton + T. karaçalı (TBAS. 2550) irülü ız armudu: (< T. değerli bir mobilya ağacı (TS. bir armut çeşidi (AA. odunsu. ipek + Yun. 2546) irikara: (< T. yulafa benzer bitki (DS. ipek + ağacı. “< yip (> ip) + -(e)k. Eren. 144) ipek mantarı: (< T.382 ipeka: (< Fr. VII. -ü) bk. 144) ipni: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS. -u) rili kız armudu. Periploca graece. kışın yaprağını döken. ipek + çiçeği) Semizotugillerden. güzelavrat otu (TBAS. VII. 1098) . 1. VII. sa + T. irim < iri+m) Böğürtlen (DS. gul + T. 2546) iprom: (< ? ) Ekinlerin arasında biten. 1. is. 127. 144) ipkeseği: (< T. zehirli. ipek + Far. 192”) Ekvatoral bölgelerde yetişen. isfendān) Akçaağaç (TS. 144) ipek gülü: (< T. 144) isfendan: (< Far. 1094) ipek fidanı: (< T. manitari + T. irili + kız + Far. süt taşıyan.

ishot. stanbul + Far. 2. 2559) iskorçina: (< t. 144) isot: (< T. 2595) stanbul üzümü: (< öz. 2. TaS. beyaz ve pembe çiçekli.A. ince kabuklu bir çeşit üzüm. Sarıya yakın renkte beyaz. III. III. kalın kabuklu. otu) bk. 360. izot) Biber (DS. TBAS. 291. ADYA. çok yıllık bir bitki. VIII. VII. issat. istot. üzümü) Böğürtlen (DS. isut. DS. stanbul + Far. sarı renkli. VII. isotu. 2560) istiriç: (< ? ) Bir çeşit meşe (DS. Erz. (TS. Ağz. stanbul + T. lāle + T. 2559) stanbul kekiği: (< öz. VII. -si) bk. uzun bir çeşit üzüm (DS. kağmut (DS. is. VII. -i) Trakya. 186. AAT. 2555) isirik: (< ? ) Kayın ağacı (DS.. VII. issot. issiot. Gürgen ağacı. Akdeniz bölgesinde çok yetiştirilen bir bitki. stanbul + ? kekik + T. 237. uzun bir çeşit üzüm (DS. (TS. Bir çeşit meşe ağacı (DS. 2558. 235. 1101. ısı + ot). 2561) . VII. (And. VII. Osmanlı lâlesi (DS. VII. 2493. isiot. is. 185. Batı ve Güney Anadolu’da yetişen sık tüylü. 1. EYAD. şal am + T. 144) isirge: (< T. XII.383 ishal otu: (< Ar. 4525. ısırga ?) nce yapraklı. Scorzonera hispanica.: isrin) 1.: isat. 1. . isdotu. (And. Ağz. kuvvetli kokulu. Origanum heradeoticum. VII. isoduni. 1984) ispitiren: (< ? ) 1. venüssaçı (TBAS. lezzetli kökleri sebze olarak kullanılan. is. -ı) bk. is. isdot. 2555) isirin: (< ? ). 2555. GD AT. scorzone) Birleşikgillerden. Beyaz ya da siyah renkli. DS. ishāl + T. kokulu. 144) stanbul şalgamı: (< öz. 1103) stanbul lâlesi: (< öz.

Ağz. 436. AVA..384 işan: (< Far. 145) itboruğu: (< T. it üzümü (TBAS. -u) Bir çeşit ot (DS. ebucehil karpuzu (TS. 332. ālūçe + T. it + Far. -i) 100 cm kadar yükselebilen. 1122. 1. 197”) Yabani bir meyve (AAT. -ı) Acı elma. (And. III. DS. -u) bk.: ipburnu) Yaban gülünün meyvesi (TS. VII. III. acı hıyar. akdiken (TBAS. 145) . VII. encīr + T. gul + T. 2567) itburnu: (< T. 2569) ithıyarı: (< T. VII. 237) itboğan: (< T. Gaz. 1. VII. it + boğan) Kaplanboğan (TS. it + Far. it + Far. bir yıllık. 2568) itinciri: (< T. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. 145) itkişnişi: (< T. it + boncuğu) bk. -i) Yabani incir (DS. 2126) itcumurdu: (< T. 145) iteriği: (< T. Aethusa cynapium. it + Far. it + Far.A. VII. ıt. 1122) itboncuğu: (< T. (TBAS. 2545. it + ? boruk + T. it + ? cumurt + T. TaS. -u) Yabani gül (DS. Nişanyan. it + bur(u)nu). VII. it + kabağı) bk. ħiyār + T. 1122) itkabağı: (< T. 2561) işħan: (< ? ) Sonbaharda yetişen bir cins erik (DS. 2563) it alici: (< T. į şān) Çam ağacı (DS. -ı. gişnīz + T. 1. 2568) itgülü: (< T. it + eriği) Yabani erik (DS. şeytan şalgamı (TBAS. “< ET. VII.

ābiyā + T. 145. 237) itsarımsağı: (< T. 315) . 20-50 cm yüksekliğinde. 1. AAT. it + soğanı) bk. III. bir yıllık otsu ve beyaz çiçekli bir bitki. 2570. . it + Ar. emrūd + T. 1133) Japon ayvası: (< öz. 145) itsoğanı: (< T. -u) Bir armut çeşidi (AA. 2576) izōlu armudu: (< ? izōlu + Far. VII. it + kuyruğu) Kenarları düz şerit gibi yapraklı ve saplarının ucu koçanı andıran. (BTS.. ivecen) Diken gibi olan tohumları vücudu yakan bir çeşit yabani ot (DS. 188. it + sineği) bk. 2571) izmelece: (< T. Phleum. 237. III. başak çiçekli. ezmelice) Dikenlerinden yemek yapılabilen bir çeşit bitki (DS. 2570) itsineği: (< T. 1. DS. is. Japon + Far. it + üzümü) Patlıcangillerden. VII. Japon + Far. boz ot (TBAS. (TS. Chaenomeles speciosa. soğanak. (TS.A. is. -sı) Gülgiller familyasından. 2570) it üzümü: (< T. 1125. (DS. VII. Gaz. 1.. yapraklanmadan önce kırmızı renkli ve iri çiçekler açan.A. 143) -JJapon armudu: (< öz. bazı ilaçların yapımında kullanılan. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. it + sarımsağı) Soğanak da denilen keskin. fena kokulu bir çeşit ot (itsoğanı. Erz. yabanî sarımsak).385 itkuyruğu: (< T. meyveleri bezelye büyüklüğünde ve olgunlukta. VII. VII. TBAS. otsu bir bitki. -u) ki çenekliler sınıfından olup Japonya’da ve Çin’de yetiştirilen bir bitki türü (TS. emrūd + T. itsarımsağı (DS. -si) Yabani nane (DS. 1125) itnanesi: (< T. yaprakları oval ve kenarları testere dişli bir bitki türü. 2570. Solanum nigrum. VII. na’nā’ + T. AAT. 437) ivecen: (< T.

(TS. is. is. 1134) Japonika: (< öz. liflerinden yararlanılan bir bitki. Japon + -ika) bk. 1136. 1133) Japon hurması: (< öz. sülüklerinin ucu duvarlara tutunmak için genellikle daire biçiminde genişlemiş olan sarılıcı bir süs bitkisi. 1133) Japon gülü: (< öz.: kabaaç. is. Hint yağı ağacı (TBAS. VIII. cactus < Yun. 1. 1.386 Japon elması: (< öz. 147) jüt: (< Fr. kaba + eldaş ?) Bir çeşit üzüm (DS. sarmaşığı) Asmagillerden. şeker ağacı (TBAS. Eski Kıpçakçada da kabak biçimi kullanılır. is. + T. -si)bk. şemsiyye + T. Japon + Ar. Japon + T. 1136) -Kkabaağaç: (< T. Ağz. kabağaç) Kalın gövdeli meşe ağacı (DS. 1. ana yurdu Çin ve Japonya olan. Corchorus capsularis. Hint yağı ağacı (TBAS. -sı) Trabzon hurması (TS. Orta Türkçede kabak olarak geçer. is. gul + T. Japon + T. Japon + Far. Ampelopsis japonica. Japon + Far. VIII. 147) Japon kaktüsü: (< öz. 2577) kabaeldaş: (< T. Japon + T. 1134) Japon sarmaşığı: (< öz. 1134) Japon şemsiyesi: (< öz. 1. -ü) Sütleğen (TS. ħurmā + T. < Bengali dilinden. 147) Japon üzümü: (< öz. 1. Clauson’a göre kāb’ın küçültme biçimidir. (TS. is. TS. is. ip ve çuval yapımında kullanılan. Japon + Fr. 2577) kabak: (< Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. 203) Ihlamurgillerden. elması) Japonya’ya özgü bir bitki türü (TS. Hindistan ve Bangladeş’te yetişen. (And. kabaç. Doerfer de Türkçe kap (kāp) kökünün küçültme biçimi olarak değerlendirilebileceğini . is. kaba + ağaç). üzümü) bk. Nişanyan. jute < ng. 1. 1. -ü) Kamelya (TS.

kayın mantarı (TBAS. VIII. Türkçeden belli başlı komşu dillere de geçmiştir. kırda ya da su kenarlarında yetişen. 317. 209. 2579) kabaldızdikeni: (< T. hıyar gibi cinsleri içine alan. 1138. 317) kabakulak mantarı: (< T. 335. ZBK A. 1138. otsu bir bitki. 2578) kabakgiller: (< T. kaba + yıldız + dikeni) Ekinler kaldırılırken dikenleri yuvarlanarak uçan bir çeşit bitki (DS. kabak + -giller) ki çeneklilerden. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. çiçekleri huni şeklinde ve sarı renkli. 2614. karpuz. kabak + Far. EYA. 12. yuvarlak. kabalak) Geniş. 199). 2. çekirdekli bir çeşit üzüm (DS. DS. GBAA. VI. 2581) kabarcık (II): (< T. beyaz. 199. sürünücü ya da tırmanıcı. VIII. 2.387 açıklamıştır. -u) Bir çeşit armut (DS. çok yıllık.. etli ve olgunlukta açılmayan bakka tipi meyvesi olan.A. tüylü. K AT. T YA. 148) kabakulak otu: (< T. kaba + kulak + Yun. (TS. 85. etli. emrūd + T.: gabah. ovaryum alt durumlu. Ağz. XII. kavun. 1882. tohumlarında endosperm bulunmayan. -ı) bk. sürüngen ve sarılgan bir bitki familyası (TS. Tussilago farfara. yaprakları almaşlı dizilişte olan. geniş yapraklı. EYAD. DS. çiçekleri tek ya da iki eşeyli. 2. AVA. kabarcık) Soğan köklü. 57. AA. 148. 4527) kabarcık (I): (< T. DS. parlak yeşil yapraklı. ETA. TAYA. Erz. kabak yaprakları biçiminde yaprakları olan. zeravent (TS. (And. bakka ya da etli kapsül tipinde meyveleri olan. manitari + T. 130. . III. beyaz çiçek açan bir bitki (DS. kabaħ. 134. kambuk) Kabakgillerden. rizomlu. 115. 281. 178. E A. (TBAS. 1139) kabalak: (< T. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 2581) . kabak. VIII. GD AT. tek yıllık. gabaħ. VIII. gabak. 191. 320. eriksi. BTS. gavaħ. BTS. II. VIII. 140) kabakarmudu: (< T. Eren. Cucurbita. 364. kaba + kulak + otu) Loğusa otu. 45. kabarcık) nce kabuklu.

kara üzüm (DS. civanperçemi (TBAS. VIII. Ağz. 2590) kadıbaş tiken: (< Ar. Eren. başı) Lâle (DS. baş + diken) Küre biçiminde. 2590) . kaba + ? tevek. kabartlama) bk. “< Eski kaynaklarda teğek olarak geçer < teğ + ek ‘küçültme eki’. ā ī + T.388 kabarcıkotu: (< T.: gabasaba) lkbaharda yetişen bir çeşit yabani ot (DS. VIII. Gelincik yaprağı (DS. (And. 148) kabırcık: (< kabarcık) 1. 2582) kabartlama: (< T. ince. kabartlak) Olmamış incir (DS. VI. süpürgesi) bk. VIII. VIII. VIII. 2. kokulu bir çiçek (DS. uçlarına doğru gittikçe morumsu renkte olan dikenli bir bitki (DS. 2582) kabek: (< ? ) Mantar (DS. 2582) kabasaba: (< T. 2582) kabartlak: (< T. VIII. 2581) kabargıç: (< T. VIII. 2582) kabbar: (< ? ) Meyvesinden turşu yapılan dikenli bir bitki (DS. Mısır yaprağı. 405”) Kalın kabuklu. kaba + saba). 2583) kaçkırt: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. VIII. 2583) kabiye: (< ? ) Büyük kavun (DS. kabargıç) bk. is. VIII. kabartlak (DS. VIII. ā ī + T. kabarcık + otu) Yele karşı kullanılan zehirli bir ot (DS. 1884) kabatepek: (< T. 2582) Kâbe süpürgesi: (< öz. VIII. Kâbe + T. 2587) kadıbaşı: (< Ar. kabartlak (DS. 2582) kabesu: (< ? ) Yaprakları açık sarı. VIII. VIII.

ağacı) Defnegillerden. 1150) kado: (< ? ) Kabak (DS. 1149) kadı otu: (< Ar. 2591) kafesotu: (< Far. 2592) kâfur ağacı: (< Ar. Üç kulaklı ekşimsi bir ot (DS. göbeği. afes + T. ħātūn < ħātēn. tuzluğu) bk. Uzak Doğu’da yetişen. Bir cins mantar (DS. 2590) kadınparmağı: (< Soğd. Cinnamonum camphora. 1156) . otu) Yalancı havacıva otu. 1505”) 1. 2. ağacı. VIII. kātūn < Soğd. (TS. VIII. Tagetes. pişmeden de yenebilen bir ot (DS. “<Far. onosma. 1156) kağaver: (< ? ) Yaban otu (DS. 2592) kafete: (< ? ) Domates (DS. borraginaceae. 2590) kadıngöbeği: (< Soğd. VIII. (DS. kadın + T. VIII. sarı çalı (TS. kā ıd + T. yumuşak bir cins armut. kāfir + T. IV. Beyaz ya da siyah. MBTS. “< ET. 2590) kadıntuzluğu: (< Soğd. 2. kā ıd. kadın + T. çiçeği) Birleşikgillerden. MBTS. 2. çiçekleri genellikle parlak sarı renkte ve kadife görünümünde bir süs bitkisi. uzun. kâfur elde edilen ağaç. ince kabuklu bir çeşit üzüm. otu) Hindiba (TaS. kadın + T. 2.389 kadımalak: (< kadı + malak ?) Kırda yetişen. Kızılcık büyüklüğünde içi kılçıklı bir meyve. ā ī + T. parmağı) 1. 3. VIII. 2159) kadife çiçeği: (< Ar. 2. VIII. sulu. nce. 2593) kâğıt ağacı: (< Far. (TS. uzun. aŧīfe + T. 2. 2. VIII. 1513”) Kâğıt dutu (TS. 2. yabangülü meyvesi.

üst durumlu ovaryumdan gelişen lokulusit kapsül tipinde meyveleri olan.: guvşak) Tarlalarda görülen bir çeşit ot (DS. pomoea. kabuğundan kâğıt yapılan bir ağaç. 2595) kağşak otu: (< T. Broussenetia papyrifera. 1156) kağmut: (< ? ) Devetabanı ya da stanbul şalgamı denilen. (TS. turpgiller familyasından bir bitki ve meyvesi (DS. 149. TS. çoğu kenarları mavi bir çizgi ile çevrili beyaz. bir veya çok yıllık.: kakıl. 1517. 1520). meyveleri 1-2 tohumlu ve eriksi yapıda. otsu ya da çalımsı bitkiler (BTS. (< And. 1158. kā ıd + tūt + T. kak. 2. (And. ah aha + T. Çin’de ve Japonya’da yetişen. 1514”). 207) Kökboyasıgiller familyasından.390 kâğıt dutu: (< Far. VIII. 319) kak: (< ET. 149) kahkaha çiçeğigiller: (< Ar. tırmanıcı ve otsu bir süs bitkisi. -laşka) Bir çeşit acı biber (DS. 2. çiçeği) ki çeneklilerden. çanak ve taç yaprakları beşli. TBAS.: kaka) Yemiş (DS. (gündüzsefası). (TS. MBTS. tohumlarından kahve elde edilen. 60 kadar türü olan bir ağaç. kāhį ) Marul (DS. MBTS. 2598) kāhu: (< Far. VIII. VIII. 1159. BTS. VIII. -u) Dutgillerden. bir ya da çok yıllık. mavi. MBTS. VIII. 2601) kakali: (< ? ). koğşak < koğşa-k. XII. DS. 2596. Ağz. 4529) kahve: (< Ar. kakkil) Ceviz (DS. beyaz çiçekli. TBAS. 2. 2. 2. 2601. Ağz. Coffea arabica. pembe veya morumsu çiçekler açan. kağşak + otu. 2. 319) kahmuği: (< ? ) Yapraklarının alt yüzü beyaz tüylü bir cins kavak (DS. 2598) kakalaşka: (< kaka “ses taklidi” + T. ah aha + T. Nişanyan. VIII. 2602) . ahve. (And. ülkemizde 4 cins ve 38 doğal türle temsil edilen. VIII. sıcak iklimlerde yetişen. 74) kahkaha çiçeği: (< Ar. çiçeği + -giller) Yaprakları almaşlı ve basit. Ağz. TBAS. “< ET.

Nişanyan. 320) kakule: (< Ar. Ağz. VIII. 207) Zencefilgillerden.391 kakao: (< Fr. 149) kaktüs: (< Fr. ā ullu. 110. 4530) kalegezen: (< Ar. kakao ve kola elde etmek için yetiştirilen. Elettaria cardamomum. çok yıllık. BTS. VIII. gezen). 1160. çiçekleri er dişi. (TS.: kallegezen) Havuç (DS. 149) kalak: (< ? ) ri soğan (DS. cactus < Yun. aynı zamanda süs bitkisi olarak da kullanılan. -giller) Yaprakları almaşlı dizilişte. güzel. etli ve açılmayan kapsül tipi meyveleri olan bir ağaç. 30 cm boyunda. (Hint bademi). cacao + T. (TS. mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. sıcak iklimlerde yetişen ıtırlı bir bitki. Bir cins kokulu sandal ağacı. 320) kakma: (< T. parlak renkte çiçekler açan bir bitki. iki yıllık. 2605. Cactus. sıcak ve kurak ülkelerde yetişen. dikenli. şizokarp ya da kapsül tipi meyveleri olan. çalı. 2. TBAS. 2. 1162. 2. nadiren de otsu formdaki çok yıllık bitkiler (BTS. 2610) kalembek: (< Hint Denizi’ndeki bir adanın adından) 1. 1167) . 1162) kalabak: (< ? ). (TBAS. gövdesi ve yaprakları etli. al’a’ + T. ā ulle(t) ~ Aram. ~ Akad. XII. (atlas çiçeği). (atlas çiçeğigiller). Ağz. Bir cins mısır (TS.) Kaktüsgillerden. ağaç. 2. her dem yeşil. yalancı öd ağacı. Theobroma cacao. (And. 2.: galabak) 1 m kadar yükselebilen. kakma) Gelincik otu (DS. cactus + T. cacauati “Aztekçe ‘cacauati’ kelimesinden”) ki çeneklilerden. 2. (TS. (TS. 320) kakaogiller: (< Fr. Arctium minus. otsu ya da odunsu bir bitki familyası. Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen. yaprakları yayvan ve dikenli. (And. 1162) kaktüsgiller: (< Fr. 10 cm eninde. nadiren tek eşeyli. cacao < sp. BTS. -giller) ki çeneklilerden.

Eski Kıpçakçada kamış biçimi göze çarpar. gamalak.: gamalaħ. 2. is. VIII. (TS. g‘am‘al‘ak) Sarı katran çıkarılan bir çeşit çam ağacı (DS. kabak) Bir çeşit kış kabağı (DS. 2610) kamalak: (< kamalak < kama+la-mak “iki parçayı kamalar aracılığıyla birbirine bağlamak”. 324) kamış: (< En eski çağlardan başlayarak kullanıldığını biliyoruz. 2614) kambaz: (< ? ) Armut (DS. kalk + git) bk. buğday) Bir çeşit kılçıksız buğday (DS. 2. 1540). 2610) kalpak: (< Lehçelerde kullanılan kalıp “kapak. 1526) Kavak ağacı (DS. 2614) kamberiz: (< öz. 2. Eren ve Clauson ‘sap’ olarak kullanılan Çuvaşça xămăl . BTS. 1905. etli yaprağı şapka gibi olan yumru köklü bir bitki (DS. VIII. VIII. kalamos. Gaz. (And. 2. VIII. DS.A. 2614) kamelya: (< Fr. günümüzde bu özelliklerini kaybetmiş. 2609) kalıntı bitki: (< T. yer yer bulunan bitkiler (BTS. (Japon gülü. VIII. III.392 kaleme: (< Ar. dayanıklı yapraklı bir bitki. 287) kambak buğday: (< ? kambak + T. VIII. VIII. 1538) Baharda duvarlarda çıkan. VIII. büyük. kelle + T. kalıntı + bitki) Geçmiş dönemlerde dünya florasında yaygın hâlde bulunurken. 1179. Ağz. pembe veya kırmızı renkte çiçekler açan. alem < Yun. beyaz. MBTS. 150) kallekabak: (< Far. bu ad Moğolca bir alıntıdır. camelia) Çaygillerden. 2610) kalmi: (< ? ) Domates (DS. 2612. Çin gülü). örtü”den küçültme ekiyle kalıp+ak. xumăş komşu diyalektlerden alınmıştır. Yakutlar xomus yanında kulusun adını da kullanırlar. Camellia japonica. 322) kalkgit: (< T. Orta Türkçede kamış olarak geçer. Çuvaşça xămăş. MBTS. anber + ? -iz) Karamık ağacı (DS. 10 m kadar boylanabilen. güz çiğdemi (TBAS. MBTS. VI..

125) kamış otu: (< ? T.: gamış) Buğdaygillerden. 1184) kanarya otu: (< sp. Phragmites australis. GBAA. MBTS. sarı veya turuncu çiçekli ve otsu bir bitki.. VIII. (And. 150) kanatma: (< T.393 biçimini Türkçe kamış’ın karşılığı olarak vermiştir. 204. boğumlu. Alsine media. 229. kan + ağacı) Zakkum ağacı (DS. 2617. Türkçe kamış komşu dillere de geçmiştir. 2619) kandamlası: (< T. bir veya çok yıllık. 321. TBAS. TBAS. sert gövdesi olan. tosbağa otu (TBAS. K AT. VIII. TBAS. 1186. 2. 2620) . 120. (And. 1180. çok yıllık otsu bitkiler. VIII. TBAS. kan + damlası) Asya ve Avrupa’da ılıman bölgelerde yetişen. kan + çal) Bir çeşit diken (DS. TBAS. 150) kamşan: (< ? ) bk. Adonis. 237. 3 m kadar yükselebilen. DS. VIII. (TS. (TS. kan + buruyan) bk. kenger (TBAS. Tropaeolum peregrinum. 112. kamış (TBAS. 124. dere ve bataklık kenarlarında yetişen. 1184. 151) kanburuyan: (< T. Eren. 150) kanarya çiçeği: (< sp. VIII. 73. 2. 2. otu) bk. OAAD. otu) Çuha çiçeğigillerden.A. kenger (DS. kamış + T. -cı + otu). canario + T. E A. ST AT. otsu bir bitki. 151) kanavcı otu: (< ? kanav + T. 150) kanak: (< T. Gaz. çiçeği) Çan çiçeğigillerden. III. tavşancıl otu (TBAS. canario + T. ADYA. (TS. 288. 1542). sarı renkli bir çiçek. (TS. Ağz. 150. kanak) Kökünden sakız elde edilen sütlü bitkilere verilen genel ad. 2617. 2. göl. tohumları kafes kuşlarına yem olarak verilen. 151) kançal: (< T. kırmızı veya sarı çiçekli. kanatma) bk. Ağz. 43. 2. 150) kan ağacı: (< T. sakız otu. 2617.: kanaçı) Uzun yapraklı bir ot (DS.

. 117. candela + T. MBTS. Nişanyan. 598. “< Lat. 1550. (TS. VIII. 2622) kangal dikeni: (< ? kangal + T. kanlıca + Yun. Deve dikeni. candela ‘mum’. MBTS. ıtırlı bir süs bitkisi. Dikenli bir çeşit ot. (TS. 2. Yabani enginar. kandıra + T. 2. 1186) kan dikeni: (< T. VIII. 170) kandil çiçeği: (< Lat. VIII. 2. yenilen bir çeşit mantar. 2. kenger (TBAS. ETA. Erz. 1186) kandıra otu: (< Lat. 151. 2. 1911. 1188) kanlıca mantarı: (< T. bir karış boyunda bir çeşit ot (DS. Lactarius. Lipia citriodora. 2917. “< Ar. Krş.394 kandıra ağacı: (< Lat. (kangal dikeni). VIII. 211”) Civanperçemi (TS. ağacı. 2621) kangal: (< kökünü bilmiyoruz. çiçeği. otu) Ballıbabagillerden bir bitki. III. Calamagrostis. DS. 2.A. sürünücü. Eren.A. VIII. 151) kangırcak: (< ? kangır + T. 3. (DS. 475) kangala: (< kangala < ? kangal) Gelincik çiçeği (DS. (TS. 2. DS. 2622. indīl < Lat. 207) 1. 299. DS. lâle (DS. 2622) kankurutan: (< T. VI. 2. manitari + T. VIII. VIII. 2621. kan + dikeni) bk. VIII. 1550”) Mine çiçeğigillerden. kangal (DS. ballo ta acetabulosa labiatae. kan + kurutan) Adamotu (TS. otsu bir bitki. otu) Buğdaygillerden. (TBAS. II. 2622) kangılız: (< ? ) Gelincik. kandıra + T. . çok yıllık.. DS. 1187. 2626) . -ı) Kırmızı renkli.Y. TBAS. candela + T. -cak) Tazeyken yenen. kandıra. dikeni) bk. 1186) kandil otu: (< Lat.

151) kanlıpınar: (< T. çanak yaprakları 4-5 tane olup birleşik. 1553”) Bir çeşit armut (DS. 1189) kan portakalı: (< T. 1189) kantar aşlama: (< Lat. 2627) kantiyane: (< Lat. 1191) kantorbası: (< T. çok yıllık. çok yıllık. kalın köklü. kırmızı çiçekli türleri bulunan otsu bir bitki. TBAS.. sarı. 3. (TBAS. MBTS. 2626) kan otu: (< T. (TS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. (TS. VIII. torba + T. kantar + T. VIII. tatlı kavun (DS. buŋar. 2. Centaurea. mavi. VIII.. MBTS. “< ET. kentauron + T. topu) Küçük.395 kanlık: (< T. bir. -giller) Yaprakları karşılıklı. kantar + T. kan + Hint. birleşme yerinden açılan kapsül tipi meyveleri olan. aş(ı)lama. zehirli bir bitki (TS. kantar + T. kanlı + pınar. çiçekleri er dişi. 1190) kantaron: (< Yun. otsu ya da çalımsı bitkiler (BTS. Scorzonera sublanata. kabağı) Su kabağı (TS. ovaryum üst durumlu. kentauron) 1. -ı) çi kırmızı bir portakal türü (TS. 2628) . 332”) Kısa saplı kırmızı renkli bir çeşit kiraz (DS. 2. “< Ar. inŧār < Yun. “< Far. Gentiana) Kızıl kantarongillerden. tōbre < Hint. 2. hekimlikte iştah açıcı olarak kullanılan bir tür bitki. Gentiana lutca. kanlık) 10-25 cm yükseklikte. 328) kantartopu: (< Lat. 2. 2. hekimlikte kullanılan. 2. ülkemizde 7 cins ve 24 türle temsil edilen. kan + otu) Gelincikgiller familyasından kan kırmızı renkte. 3186”) Kırmızı turp (DS. 2627) kantar kabağı: (< Lat. 1190. acı köklü. sarı çiçekli. -sı. VIII. taç yaprakları 4-12 tane ve birleşik. iki ya da çok yıllık. küçük bir bitki. Birleşikgillerden. portugal + T. Kızıl kantarongillerden. 152) kantarongiller: (< Yun. Tietze. 2. kan + Fr. < Lat.

VI. kālak + T. otsu ve zehirli bir bitkidir. -u) Koyu turuncu. kan + yaş) Yaprakları kamış yaprağına benzeyen. kap+çık) bk. Clauson. “< kaplān ‘Eski Türkçede geçmeyen bir kelimedir. Ağz. 152) kapıncak: (< T. 2. -lular) Açık tohumlularla tohumlu bitkileri içine alan bitkiler âleminin bir alt şubesi (TS. -i. Eren. kan + yaşı) bk. DS. 2635) kapuçin: (< Fr. MBTS. Sorghum halepense. 2634) kaplan postu: (< ? kaplan + Far. üzerinde siyah benekleri olan bir çeşit susam çiçeği (DS. 2. capucine) Latin çiçeği (TS. 152) kapalı tohumlular: (< T. 1194) kapçık: (< T. 1200. 1562”) Bir çeşit bitki (DS. VIII. gelincik (TBAS. 152. VIII. Triticum monococcum. 152) kapçık otu: (< T. DS. (And. Bazı hayvan isimlerinin sonunda –lān eki vardır’. (TBAS. kaplıca) Taneleri ufak. rizomlu. kapurcak) bk. 153) kaplanboğan: (< ? kaplan + T. bulgurluk bir çeşit buğday. gelincik (TBAS. 2634) kaplıngaba keleği: (< T. kapçık + otu) bk. çok yıllık. pōst + T. kapancak). 30-150 cm yükseklikte. kanyaş (TBAS. Kökenini bilmiyoruz. boğan. 1915. VIII. DS. 152. kapalı + Far. VIII. 2. “< T. tuħm + T. gelincik (TBAS. kaplumbağa + Far. 1201) . 2. 2628) kanyaşı: (< T. sulak yerlerde biten. (TS.: kapırcak. 209”) Ekin tarlalarında yetişen afyon büyüklüğünde meyvesi olan bir bitki (DS.396 kanyaş: (< T. 2634) kaplıca: (< T. VIII. kaplu bağa ‘kaplumbağa’. 584.

VIII. 153. Ağz. Eren. Baldırıkara denilen. çitlembik gibi cinsleri içine alan. VI. karaağaç. 2637) karaardıç: (< T. 334. Bir cins ot. kara + asma) bk. Zatülcemp hastalığında kaynatılarak içilen. 19) karaağaçgiller: (< T. ülkemizde ise Karadeniz ve Akdeniz bölgeleri ile kısmen ç Anaddolu bölgesinde yetişen. karabaşak –1. kara + Ar. 2. VIII. sarmaşık (TBAS. kara + ağır. kara + ağaç). bādingān) Patlıcan (DS. DS. DS. 2637) karabadacık: (< T. VI. 219.: gağaç. (And. 1203. 2. DS. bk. Mısırlarda olan bir mantar (DS. kara + OFar. 153) karabaldırcan: (< T. BTS. eğreltiotugillerden bir ot (DS. VIII. 1918. 2637) karabaldır: (< T. 2638) . VIII. 334) karaağır: (< T. 2643. 3. (TS. bādincān < Far. Ağz. Ulmus. TBAS. (And. karageç) Karaağaçgillerin örnek bitkisi olan. yaprakları dişli. 2637) karabahnı: (< T. 1203. Juniperus sabina. 2. kara + ? bahnı) Bir çeşit üzüm (DS. VIII. AVA. kara + baldır) bk. 1893. E A. (TS. “< ağ. BTS. çiçekleri demet durumunda ve meyveleri kapçık meyve olan. 4. 30-40 m kadar yükselebilen. pāçak) 1. kara + baş) 1. 153) karabacak: (< T.: gara arduç) Servigiller familyasından. karāç. T YA. Pancar. kara + ağaç + -giller) ki çeneklilerden. 2. çalı şeklinde bir bitki türü. çok yıllık. 4”) Yapraklarını dökmeyen. garageç. 2.+ -(ı)r. kerestesi değerli bir ağaç. 3. çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. 1203. pulsu yapraklı. maydanozgillerden bir bitki. (TS. mor çiçek açan bir çeşit ağaç (DS. VIII. kara + ardıç). Bir cins lahana. kara + bardakçık) Mürdüm eriği (DS. 233) kara asma: (< T. baldırıkara (TBAS. 2637) karabaş: (< T. yerde yatık.397 karaağaç: (< T. dünyada Güney Avrupa’da. VIII.

tırmanıcı bitkiler. kara + boğaz. boğuz < boğ. (TS. 2638) karabaş kekik: (< T. Ağz. 2. 58. II. 56”) Bir çeşit soğan (DS. Eren. çiçekleri er dişi ya da tek eşeyli. yaprakları almaşlı. (And. 1204. 4533) karabuğday: (< T.Y. kara + buğday + -giller) Taçsız iki çeneklilerden. ravent. tohumları için yetiştirilen. 153) karabiber: (< T. Piper nigrum. 2. kurtpençesi. 2. Fagopyrum. 335. Ka. pipéri + T. tırmanıcı. karabiberle türlerini içine alan. 59. çobandeğneği ve karabuğday gibi sapları boğumlu. Bir cins pirinç (DS. kara + baş + otu) Yaprak ve çiçeklerinden uçucu yağ elde edilen. OAAD. kara kekik (TBAS. GBAA. kara + başak) 1. 376) karabibergiller: (< T. (TS. mor çiçekli ve çalımsı bitkidir. 2. AAT. ülkemizde doğal olarak yayılış göstermeyen. baharat olarak kullanılan. çok yıllık. BTS.: garabiber.+ (u. VIII. 12. çiçekleri başak veya salkım durumunda bazı türleri hekimlikte kullanılan bitkileri içinde toplayan bir familya (TS. BTS. (TBAS. 172.. 153) karabaş otu: (< T. 34. Lavandula stoechhas. 252. çiçekleri genellikle er dişi. kara + buğday) Karabuğdaygillerden. XII. TAYA. kara + Yun. 50 cm kadar yükselebilen. Güney Doğu Asya’da yayılış gösteren. kara + Yun. Kışa dayanıklı sert buğday (karabaş). -giller) Taçsız iki çeneklilerden. ETA. 374. 72. uzun. KMYA. dik ya da tırmanıcı. pipéri). bir yıllık bitki. taç yaprakları olmayan. bazen karşılıklı dizilişte. garbiber) Karabibergiller familyasından. 335) karaboğaz: (< T. T YA. 1204. kara + baş + ? kekik) bk. 71. 2. tohumları olgunlaşmadan önce toplanıp ezilerek karabiber. kuzukulağı. nadiren ağaçsı bitkiler (TS. “< ET. 1204) . olgunlaştıktan sonra toplanıp soyularak beyaz biber elde edilen. otsu ya da çalımsı. 1204) karabuğdaygiller: (< T.a)z.398 karabaşak (< T.A.

BTS. Panicum milliaceum. Ege. VIII. karaca + ot) Çörek otu (TS. 1204. Karacaoğlan + Yun. (DS. XII. iğne yapraklı. karaca) bk. kayın mantarı (TBAS. çiçekleri altın sarısı renginde. 154) karaca ot: (< T. karacık) Buğday tarlalarında biten yuvarlak. VIII. 1204) karacık: (< T. Ka.399 karabulgar: (< T. kara + büzgül) bk. 2638) karaburcu: (< T. kara + bulgar) Küçük salkımlı bir cins üzüm (DS.Y. VIII. karaca + kovuk) bk. 154) Karacaoğlan mantarı: (< öz. is. 2640. (TS. DS. pekmez yapmaya elverişli bir cins üzüm (DS. TBAS. Pinus nigra. VIII. 2638) karaca: (< T. manitari + T. (TS. kara + Ar. 1204) karaca kovuk: (< T. şam’) Çamgiller familyasından. kokulu. 2. VIII. 332) .A. deniz seviyesinden 1500 m kadar olan yüksekliklerde yetişen. -u) Küçük taneli.. 2638) karabüzgül: (< T. 2. 4533) karaçalı: (< T. kurak yerlerde yetişen. 2638) karaca darısı: (< T. kara + T. 2. karaca + ? occanı) bk. 2. 4533. Marmara. Akdeniz ve yer yer Orta Anadolu’da ormanlar oluşturan bir ağaç türü. hayvanlara yedirilmek için ekilen bir bitki. marica/marīca + T. karaburcu (DS. 2-4 m yükseklikte. dikenli bir bitki. (TS. karaburcu (DS. kışın yaprağını döken. çengel sakızı (TBAS. (karagülle). kara tohumlu bir çeşit bitki. XII. burç < Sans. 153) karaca occanı: (< T. 154. DS. çörekotu (TBAS. kara + çalı) Hünnapgillerden. Paliurus spinosa. 191) karaçam (I): (< T. -ı) bk. karaca + darısı) Buğdaygillerden. her dem yeşil. 30 m kadar boylanabilen. 1204. ülkemizde Karadeniz.

şam’). 2641) kara çörek: (< T. 1204) karaçayır: (< T. VIII. Silifke bölgesinde kara göndürme adıyla tanınan. Sanguisorba minor. çimen biçiminde veya geniş çayır olarak yetiştirilen bir park bitkisi. kara + gevrek. 2642) karadut: (< T. VIII. sert dikenleri olan bir ot (DS. “< ET. Karagöl + buğdayı) Karamsı. kara + diken) Çok sivri. kara + Ar. kara + Far. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. 1205) kara erik: (< T. X. is. (TS. 155) . kara + derme) bk. tamas –2. kara + göndürme) 10-75 cm yükseklikte. 2. tūt) Siyah renkte olan dut (TS. 154) kara derme: (< T. kevrek < kevre-. 1205) karaçön: (< T. 3817) karagevrek: (< T. VIII. 2643) kara göndürme: (< T. baklagillerden bir bitki (DS. 690”) Bir çeşit üzüm (TS. (TBAS. Lolium. 2643) Karagöl buğdayı: (< öz. DS. Clauson.400 karaçam (II): (< T. kara + ? çayır) Buğdaygillerden. (And. 2. boz ot (TBAS. 2. kara + çörek) bk. sert bir çeşit buğday (DS. kara + ? çön) Amasya elmasına benzeyen bir çeşit kış elması (DS. 2640) kara çavuş: (< T. VIII. 154) kara diken: (< T.: karaçan) Sarı çiçekli. 1205. (DS. Ağz. kara + erik) bk. çörek otu (TBAS. VIII. kara + çavuş) Bir tür üzüm (TS. 2.

401 karagöz (I): (< T. 2643) karagözmancarı: (< T. bodur funda boyunda dikensiz bir bitki (DS. 2643) karagülle: (< T. TBAS. kara + Far. 657) 1. VIII. kara + t. karagöz (I) (DS. uzun ve dişli yapraklı. 2. 2643) karagözfasulye: (< T. 155) karahurma: (< T. karağana. kara + Ar. Taraxacum. 2645) kara iskorçina: (< T. 2. 5. karagöz (I) (DS. Clauson. Ebegümeci. “< Far. VIII. 4. 2643) karagözçiçeği: (< T. kışın yapraklarını döken. MTS. 1205. çiçekleri sarı ve kömeç biçiminde. sarımsı beyaz çiçekli bir ağaçtır. 144) karaişgildi: (< T. 2. kara + göz + Erm. 2645) . VIII. çok yıllık. odunu çok sağlam olan bir cins ağaç (DS. kara + göz + çiçeği) bk. sert tüylü bir bitki. 1310”) Karadut (DS. Yapışkan ve kokulu yaprağı olan. VIII. kara + Far. Fasulye. Başı kara bir çeşit buğday. otsu bir bitki. Fırça gibi kullanılan. kara + hülün < Far. scorzone) bk. (TS. VIII. karacık (DS. 2644) karahindiba: (< T. 155) karahülün: (< T. -ı) bk. VIII. 3. 4533) karağan: (< kara:ka:n < Moğ. kara + göz) Nohuttan büyük meyveleri yenen. kara + göz + Yun. iskorçina (TBAS. Bir çeşit çiçek (DS. kara + ? işgildi) Yaban mersini (DS. fasulia) bk. hindibā) Birleşikgillerden. Diospyros lotus. VIII. 2643) karagöz (II): (< T. 2. hulü. gūle) bk. banjar + T. Börülce. (TBAS. hulü. kara + göz) 1. karagöz (I) (DS. ħurmā) 15 m kadar yükselebilen. VIII. XII.

MBTS. 2646) karakazancık: (< T. 2. Kuzukulağı. 1206) karakayın: (< T. sert taneli buğday (TS. DS. VIII. çiçekleri beyaz ve menekşeye çalar kırmızı renkte. kara + kayın) Yemişli ağaç (DS. Kestane. otsu ve tüylü bitkiler. Thymbra spicata. kara + Ar. 4534) karakıllı: (< T. “keme < Ar. TBAS. 2. TBAS. afes) Sığırdiligillerden. 2646. eczacılıkta kullanılan. mor veya pembe çiçekli ve kuvvetli kokulu bir bitkidir. kara + kılçık) Kılçıkları siyah olan. 2. Symphytum. 156) karakavuk: (< T. kaz an. VIII. VIII. (TS. karakabuk (DS. (TBAS. 156) karakat: (< T. kem’e. DS. kara + ? kekik) 10-40 cm yükseklikte. 1206. kara + kav(u)ruk) bk. 4. ab a) Yaban havucu (TS. çengel sakızı (TBAS. çok yıllık. 2. VIII.402 karakabuk: (< T. kara + kıllı) bk. Hindiba. 2645) kara kavak: (< T. VIII. kabuğu koyu renkli bir kavak türü. 1206) karakavruk: (< T. kara + kazancık. VIII. kara + kavak) 35 m’ye kadar yükselebilen. çok yıllık. VIII. 1623”) Gelincik çiçeği ve bitkisi (DS. Populus nigra. kara + kavuk) 1. (TS. 2. Tarçın (DS. kırmızı veya beyaz. Çörekotu. kem’e. kara + kabuk) 1. 1206. 156) kara kekik: (< T. “< kazan < ET. soğuğa dayanıklı. karakabuk (DS. 2. 2. 2646. 156) kara keme: (< T. XII. 2. 2645) . kara + Ar. 3. 2645) karakafes: (< T. Sakızotu (DS. MBTS. 2. 1639”) Yer mantarı (TS. kara + kat) bk. 1206) karakılçık: (< T. 2646) karakavza: (< T. kara + Far.

2648) karalahana: (< T. banjar) bk. Karaman + Ar. -u) bk. kara + kovuk. 2. MBTS. karalık) Bir cins üzüm (DS. 2650) kara mancar: (< T. Frenk kimyonu (TBAS. 2. kara + kurut. 1803”) Karaardıç ağacı (DS. VIII. 2647) karakulak mantarı: (< T. üstü kirli sarı ve uçları kömür karası renkli bir mantardır. Karadeniz bölgesi ormanlarında. VIII. kara + kulak) Zambak cinsinden bir çeşit çiçek (DS. (TBAS. kara + mama) Böğürtlen çalısı (DS. 2650. 1755”) Su kıyılarında yetişen. MBTS. VIII. “< ET. maydanozgillerden. TBAS. kara + ? Far. kurut. -u) bk. -ı) bk. Polyporus squamosus.403 kara koruğu: (< T. 1207) karalık: (< T. alt kısmında ince delikler bulunan. 157) . kara + Yun. Pazarlarda satılır. 157) karakovuk: (< T. devrilmiş ağaç gövdeleri üzerinde gruplar hâlinde yetişir. 157) kara mantar: (< T. kemmūn + T. VIII. VIII. kayın mantarı (TBAS. kara + Yun. Genç iken yenir. kovuk. 2647) karakulak: (< T. VIII. “< ET. 164) karakurut: (< T. kara + Erm. manitari) Yelpaze veya yassı huni biçiminde. manitari + T. kara + kulak + Yun. is. 2649) karamama: (< T. lahano) Yaprakları koyu yeşil olan bir tür lahana (TS. 2. VIII. koruk + T. böbrek taşı düşürmek için suyu içilen bir bitki (DS. karamanca (DS. kara + Erm. 2650) Karaman kimyonu: (< öz. deniz börülcesi (TBAS. 157) karamanca: (< T. banjar) Kara lahana (DS.

321. 2651) karamuk: (< T. 15. Gülensoy. 1572). KMYA. baş + tütün) Yaprakları ince bir cins tütün (DS. 298. 1572). DS. 95. 185. 238. Nişanyan. Ağz. Molük adalarında. MBTS. 158) kara mürver: (< T. garafil. karefil. yaprakları karşılıklı. (TS. gızambaħ. III. gıranbuħ. ekin tarlalarında biten. karamaz) Damlara örülen bir çeşit yabanıl bitki (DS. EYAD. AVA. güzel renkli çiçekler açan. 1920. kara + Erm. 1209. UA. VIII. karamuk + dikeni) bk. VIII. 166. 83. 123) karanfilbaş tütün: (< Far. 158) karan: (< ? ) Yaban nanesine benzeyen bir bitki (DS. XII. BTS. çok dikenli ve zararlı bir bitki. 2053. 2. gelemfil. 2. AVA.A. karamfil) 1. DS. çiçeği pembe mor renkte. Karanfilgillerden. TaS. DS. 2 m kadar yükselebilen. 336. kara + ? mürver) bk. galefir. ganefil. 159. TBAS. karamuk (TBAS. 373. 1900. 281. mürver (TBAS. 2663. VIII. 215. 157. bazılarının kültürü yapılan. 2650. Dianthus caryophyllus. 2. Filipinlerde ve Hindistan’da yetişen bir ağaç. (And. Erz. 30. Agrostemmagithago. 440. 2651) karanfil: (< Far. 2. 234. VIII. karamuk < kara+muk. galenfil..: garamık. Caryophyllus aromaticus. MBTS. aranfül + T. 2650) karamaz: (< T. karamuh. 1209. VI. DS.Y.A. -u) Bir çeşit armut (DS. VI. 170.. AAT. 105. (TS. 4534) karamoru: (< T. ETA. 466. < ? karamuk “kökü bulunamamıştır. . VIII. 2269) karamuk dikeni: (< T.: galafil. VIII. 178. bir ya da çok yıllık bir süs bitkisi. 2650) karamış: (< T. I. K AT.404 karamarı: (< T. ST AT. mor + T. karanbuk) Karanfilgillerden. 222. 119. T YA. karamık. OAAD. 220. 423. GD AT. VIII. 82. (And. IV. 2651) . Ka. Ağz. ülkemizde doğal olarak yetişen 67 türü bulunan. aranfül ~ Hind. II. Mersingillerden. 2.. karamış) Kocayemiş (DS. genefil. kara + ? marı) Bir cins siyah üzüm (DS. çok yıllık. 321. 157.

karasergi (DS. 223-229) . 2. IV. VIII. kara + ot) Sarılık hastalığının iyileşmesinde kullanılan ot (DS. 1209) karanfil kökü: (< Far. karantı + dikeni) bk. kar + ardıcı) Araştırma alanında (Antalya – Akseki) orman sınırının üzerinde hemen göze çarpan ağaç formundaki tek bitki türüdür. 2651) karanfilgiller: (< Far. VIII. kara + oğ(u)lan) Patlıcan (DS. kokulu bir cins elma (DS. Juniperus foetidissima. VIII. -giller) ki çeneklilerden. VIII. (DS. 2651) karantı: (< T. böğürtlen (TBAS. sabun otu ve benzeri cinsleri içine alan bir familya (TS. (Duran. 2652) kara ot: (< T. VIII. 158) karaoğlan (I): (< T. kara + parmak) bk. 2652) karaoğlan (II): (< T. aranfül + T. kök karanfil (TBAS.405 karanfil elması: (< Far. 158) karantı dikeni: (< T. kara + oğ(u)lan) Zeytin (karatavuk. pāzı) Koyun sarmaşığı denilen ot. aranfül + T. 2652) karaparmak: (< T. örnek bitkisi karanfil olan. karatombalak). uzun boylu bir ağaç (DS. VIII. sirken (TaS. karamuk. elması) Yazın yetişen. yeşil renkli. böğürtlen (TBAS. 2277) kar ardıcı: (< T. Kar yağışının çok olduğu yüksekliklerde bulunmasından dolayı bu isim verilmiştir. kökü) bk. çöven. kara + Far. karantı) bk. 2652) karapazı: (< T. aranfül + T. 158) karanıt: (< ? ) Geniş yapraklı.

(And. tombalak < topalak. -lık). karasergi (DS. 2652) kara topalak: (< T. ekşi bir çeşit üzüm (karaparmak. 2653) karatavuk: (< T. (DS. kara + ? şabla). “< T. sulu bir cins üzüm (DS. 3. 2652) karasirke: (< T. (TBAS. 2653) karatamas: (< T. VIII. Cyperus rotundus. Ağz. VIII. tıkız < tık-ı-z. etli. yuvarlak. ısırgan otuna benzer bir ot (DS. 2653) kara şabla: (< T. 3. 2654) karayandık: (< T. ekşimsi bir çeşit armut (DS. (DS. kara + tıkız. karaoğlan –II. MBTS. 1212. VIII. 2653) karatombalak: (< T. 2654) . 1212) kara üzüm: (< T. Ağz.: kara şapla) Yaprağından siyah boya elde edilen kötü kokulu. VIII. kara + suluk) Beyaz. VIII. kara + yandık). 2. kara + Far. otsu bir bitkidir. karasirke). MBTS. kara + sergi) Siyah. 2652) karatıkız: (< T. 2.406 karasergi: (< T. “< T. turb) Turpgillerden. taze yumruları yenen. 177) karavlık: (< ? karav + T. 2652) karasuluk: (< T. 3179”) bk. kara + tombalak. VIII.: karayantak) Deve dikeni (TS. karaoğlan –II. VIII. Ağz. kara + üzüm) Kara üzüm (EYA. iri beyaz köklü çok yıllık bir bitki. DS. sirke) bk. Raphanus sativusvar niger.: karavluk) Kökünden sakız elde edilen bir ot (DS. VIII. VIII. (DS. (And. Mürdüm eriği (DS. kara + Far. kara + ? T. kara + ? tamas). kara + topalak) Çok yıllık. 159) karaturp: (< T. (TS. VIII. tavuk) bk. 3161”) Az tatlı. (And.

Taze veya kurutulmuş hâlde.407 kara yaprak: (< T. beyaz ve pembe çiçekler açan soğanlı bitki. erken ilkbaharda kardan hemen sonra ya da karın üzerinde çiçek açan. BTS. 2. karçin) Yaban armudu. “< ET. 1213) karcık üzümü: (< T. Meyveler önce kırmızı. 334) kara yosunu: (< T. 2. kar + delen) Nergisgillerden. birleşim veya spor verme yoluyla üreyen. TBAS. 1214) karçin: (< T. en çok Asya’nın sıcak bölgelerinde yetişen bir ağaç. kışın yaprağını dökmeyen. Laurocerasus officinalis. kara + ? yosun + T. 2655) kara yosunları: (< T. (TS. karındaş. Leuconium. 1577”) Baklagillerden. 160. MBTS. gerçek anlamda kök. otsu. yumrulu. BTS. (TS. 2655) kar çiçeği: (< T. Galanthus nivalis. 337) kardeşkanı ağacı: (< T. kışa dayanıklı bir çeşit üzüm (DS. VIII. VIII. 2. Clauson. kara + yemiş) 5-6 m kadar yükselebilen. nemli yerlerde yetişen. kardeş + kanı + ağacı. 1214) . pek çok türleri bulunan bir bitki familyası (TS. karcık + üzümü) Beyaz. ahlat (DS. kar + çiçeği) Süsengillerden. 2654) kara yemiş: (< T. 2656) kardelen: (< T. (TS. yuvarlak taneli. 662. Olgun meyveleri yenir. (TBAS. kara + ? yonca) Yaban yoncası (DS. 2. 159) kara yonca: (< T. -ları) Bitkiler âleminin çiçeksiz bitkiler sınıfından. Draceane draco. VIII. beyaz çiçekli bir ağaççıktır. 2. gövde ve yaprak gibi yapıları olmayan. sonra siyahımsı renklidir. kara + yaprak) Bir çeşit elma (DS. beyaz çiçekli ve soğanlı bir bitki. VIII. -u) Çayır ve ormanlarda yumuşak bir bitki oluşturan çiçeksiz bitki (TS. Kuzeydoğu Anadolu bölgesinde pazarlarda satılır. kara + ? yosun + T. 2. 1214. 1213. eczacılıkta kullanılan.

2658) karga cevizi: (< karga + Ar. “< karga ‘ses taklidi kelime’. 160) kargasabunu: (< karga + Ar. çiçekleri talkım durumunda olan. iri yaprakları su ile ele sürülünce köpüren bir ot (DS. VIII. kar + dikeni) Diş otugillerden.408 kar dikeni: (< T. üzerinde meyveleri olan bir yaban otu (DS. śabūn + T. Acantholimon echinus. eşek hıyarı (TBAS. -ı) bk. ūzek + T. -ı. 2657) karga bostanı: (< karga + Far. keleği) bk. 2. 160) karga keleği: (< karga + T. bardağı. yaprakları karşılıklı. 1216) karga ibiği: (< karga + T. 1216. VIII. (TS. VIII. divleği) Acı hıyar (TS. 1215) kardoş: (< ? ) Domates (DS. ūzek. 160) karga kozağı: (< karga + Far. eşek hıyarı (TBAS. “< Far. pis kokulu. 2. MBTS. 1578”) Tarlalarda biten. VIII. ibiği) bk. büken) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. būtsān + T. 2657) kargabardağı: (< karga + T. (TS. eşek hıyarı (TBAS. meyvesi zehirli bir ağaç. delen) Kabuğunun çok gevrek olması dolayısıyla kolay kırılan bir tür badem (TS. -u) Su kenarlarında çıkan. 160) kargabüken: (< karga + T. 2. Stryhnos nuxvomice. eşek hıyarı (TBAS. 2. 2659) . MBTS. -i) bk. 1216) karga düleği: (< karga + T. 2. DS. 2. 160) kargadelen: (< karga + T. eşek hıyarı (TBAS. 1759”) bk. cevz + T. pembe çiçekli bir tür çalı.

“< ET. 2661) karıngeveni: (< T. toprak altında kök salan bir yaban bitkisi (DS. VIII. II. (And. 2657. 2659) kargı: (< ET.: kardıhal) Mısır (DS.409 karga soğanı: (< karga + T. VI. karın. kargı (TBAS. -ı) bk. VIII. VIII. karı + gezdiren) Bir çeşit börülce (DS. VIII. karın + ? geven + T. 2664) karide: (< ? ) Ceviz (DS. BTS. 470”) Karın ağrısında kullanılan. 2663) karıyaşı: (< T. (TS. Ağz. 2. 2659) kargı kamışı: (< T. Arundo donax. 2661) karıgezdiren: (< T. Gülensoy. 2660) karğayamşağı: (< karga + ? yaşmak + T. VIII. 2664) . VIII. soğanı). DS.: garga soğanı) Yumrulu. karı + yaşı) Sığırlara gaz sancısı veren. dağlarda biten bir bitki (DS. 161. kargayürek (DS. VIII. 653) Buğdaygiller familyasından. -ı) Toprak yüzüne yayılan bir çeşit sarmaşık (DS. Ağz. TBAS. karğu < karğuy < karğuŋ. 338) kargıdalı: (< T. VIII. 1923) kargayürek: (< karga + T. (And. yüreği) bk. 161) karğakülülü: (< karga + ? külülü) Buğday tarlalarında biten yaban bezelyesi (DS. (TBAS. kargı + ? T. rizomlu ve çok yıllık bir bitki. gövdesinden kaval ve ney yapılan. 1216. (DS. 2659) kargayüreği: (< karga + T. VIII. yürek) Kara ve uzunca bir çeşit üzüm (karğayüreği). 160. çok yıllık ve otsu bitkiler. 5-6 m yüksekliğe erişebilen. kamış + T. Clauson. -i. Gladiolus. kargı + dalı).

ADYA. . VI. Brassica oleracea botrytis. 230. Eren. 274. 76. II. VIII. 2756) karpuz: (< Far. MBTS. otsu bir bitki. 161. VIII. keremb-i bahār. ħarbuza. karpız. VIII. ħarbuz + T. temmuzda olgunlaşan bir çeşit armut (DS. 69. Citrullus vulgaris. 65. Erz. 145. Ağz. 1586). ħarbūza. KYA. 266. III.. KMYA. garpız. OAAD. 2. (TS.. (And. KBAYA. VIII.. 2667) kars: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS. 2667) karpuzcuk: (< Far. AAT. emrūd + T. ETA. Ağz. ceviz büyüklüğünde meyvesi olan bir çeşit bodur ağaç (DS. 2664) karnabahar: (< Far. 233. MBTS. SA. T YA. 78. DA. 1223.: garnabahar) Turpgillerden. (And. harpuz. BTS. 2. 49.: garpıs.A. 322. karnı + kara. DS. 390.410 karkalak: (< ? ) Fundalıkta yetişen. (And. (TS. 1587) Börülce (TS. Krş. 2666) karoz: (< ? ). 341. sarı ve sulu. 70. VII. 123. 69.A. 28. 248.Y. ZBK A. DS. 305. 42) karnıkara: (< T. garpuz. 136. ST AT. 475.: keroz) Maydanoz (DS. AVA.A. Ağz. Ka. 2668) . -cuk) Düğün çiçeği (DS. VIII. 2295. 121. III. 2667) karsamba: (< ? ) Büyük yapraklı nane (DS. E A. VIII. VIII. gövdesinin içi yumuşak.Y. 131. VI. 315. Gaz. yaprakları lahana yaprağına benzeyen. 214).. 115. 2668) karsbağ: (< ? ) Kılçıklı siyah buğday (DS. 2. 2. DS. VIII. -u) Büyük. kapıs) Kabakgillerden. çiçekleri etli ve tanecikleri bir görünüşte olan. 433. K AT. 1222. EYAD. 1223. 190.A. sürüngen gövdeli. 182. tek yıllık. K A. 1929. GBAA. GD AT. 235. sebze olarak kullanılan bir bitki. 174) karpuz armudu: (< Far. DS. ħarbuz. 1929. 2. 300. iri ve sulu meyvesi olan. ħarbuz + Far. 2667. 207. 101.

sonbahardan kışa değin açan. Clauson. 1594”) Karanfilgillerden. SA. kardu. kertol. 2671) karulaotu: (< ? karula + T. 1229) kasımpatı: (< kökü bulunamamıştır. (krizantem). güzel çiçekler açan. 2. kartul. büyük yapraklı bir eğrelti türü.: gartol. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak kullanılan. 2671. MBTS. kardof. (And. kerto. kortol. 1226) kartallı eğrelti otu: (< T. yaprak sapının enine kesiti mikroskop altında iki başlı bir kartalı andıran. XII.sozluk. 2085. otu. kartof. VIII. girtüp. katmerli ve türlü renkte. K A. VIII. Chyrsanthemum. saz biçiminde ince sapları olan. tek yıllık. ST AT. 2. VIII. 1226) kartol: (< Rus. 209. katut. 2672) karus: (< ? ) Maydanoz (DS. kartoffel. BTS. 1229. 1594) Birleşikgillerden.tr. 4536. kortal. otu) Ağrı giderici olarak kullanılan bir çeşit ot (DS. VI. 376. 133) kartopu: (< T. 649. < kartal ‘kökü belli değildir. 2. (TS. 2. kar + topu) Kasımpatı çiçeği (DS. cılız buğday (DS. kasan) nce samanlı. 2673) kasgur: (< ? ) Yenilebilen yaban pancarı (DS. 2674) kasık otu: (< ? kasık + T. otsu bitkiler. kartal + ağacı.411 kartal ağacı: (< T. kasık yaralarına yararlı sayılan bir bitki.web. kartallı + eğrelti + otu) Yurdumuzun kıyı bölgelerinde sık rastlanan. (TS. www. 235. çiçekleri iri. kardoğ. odunu öd ağacı gibi kokan bir ağaç (TS. MBTS. 206. “< kasık ‘kökü bulunamamıştır’. 2. Ağz. VIII. VIII. kartop. 2. kartopu. VIII. 2672) kasan: (< T. Pteridium aquilinium. DS. kastul. DS. 343) . MBTS. kartal. Hindistan’da yetişen. karton. kastil.com). EYAD. kartof < Alm. kostil) Patates (DS. (TS. Herniaria hirsuta. “< kartal < kara tal.almancasozluk. www. 2. 1591”) Dulaptal otugillerden.

katı + kara). (And. 162) katırkulağı: (< T. kasnak + Far. kat + ağaç) Meşe ağacı (DS. Eren. kaşık + otu. VIII. katır + çiğdemi) bk. VIII. katır + taşağı) bk. 343) kasnı: (< kökü bulunamamıştır. MBTS. 161. 216”) Turpgillerden. 1596”) Kayıngiller familyasından. (TS. (TBAS. yaprakları kaşığı andıran. 25-30 m kadar boylanabilen. otsu. gövdesi soyularak yenen. 1. güzel çiçekler açan bir bitki. katır + azığı. 2683) . 1233) kat: (< T. 161) katır çiğdemi: (< T. iskobüte karşı kullanılan. Kütahya.: gatıgara) Kalın kabuklu. “< ET. Ağz. 2682. büyük yapraklı. Quercus vulcanica. (BTS. yaprak döken ve yapraklarının alt yüzeyinde yıldız şeklinde tüyler bulunan. parçalı yapraklı ve sarı çiçekli bir bitkidir. acı çiğdem (TBAS. 242”) bk. Nişanyan. özel kokulu. kat) Bir çeşit çiçek (DS. Cochlearla officinalis. 604. MBTS. katır. Ferula szowitsiana. yuvarlak ve kara renkli bir kış üzümü (DS. MBTS.412 kasnak meşesi: (< ? T. VIII. “< kasnak < ? kas-ı-n-ak. katır + kulağı) Yapraklarından dolma yapılan bir bitki (DS. azuk. kaşuk < kaşı-. “< ET. acı çiğdem (TBAS. -si. iri. 162) katırdaşağı: (< T. 2. bīşa + T. ülkemizde Konya. DS. Clauson. DS. 4507) katırazığı: (< T. 2676) kaşık otu: (< T. acı çiğdem (TBAS. çok yıllık. 161) katır çiçeği: (< T. 1596) 30-70 cm yükseklikte. 2681) katıkara: (< T. Isparta ve Afyon’da doğal olarak yetişen endemik bir tür. < ET. VIII. VIII. katır + çiçeği) bk. 2. 2. 2681) katağaç: (< T. buğday çiçeği (TBAS. 221. XII.

Juniperus oxycedrus. aŧrān + T. 2. 2. Genista scoparia. 1240) katran otu: (< Ar. 1240) katran ardıcı: (< Ar. ülkemizin her tarafında bozuk orman ve orman açıklıklarında yetişen çalı şeklindeki bir bitki türü. çalı görünüşünde bir bitki. 2. bazı türleri hekimlikte idrar söktürücü olarak kullanılan. XII. ardıcı) Servigiller familyasından. 162. (TS. Tietze. (TS. katır + kuyruğu) Baklagillerden. dalları çok ince. (TS. 345. aŧrān + T. yaprakları dikenli ve kışın kalıcı. yaprak döken. tohumları zehirli. otu) bk. 1237) katırtırnağı: (< T. 2. Anagyris foetida. aŧrān + Ar. 1239) katran ağacı: (< Ar. katran yoncası (TBAS. -ı) Gemilerde kullanılan katranın çıkarıldığı çam türü. aŧrān + T. 2. 1237. tırŋak. köpüğü) Çayır mantarlarından. 1240) katranköpüğü: (< Ar. (TBAS. bādām. -li + Far. 610”) Baklagillerden. çok yıllık. (BTS. 162) . 345) katran çamı: (< Ar. aŧrān + T. -sı) Çok yıllık. çiçekleri sarı. “< ET. Polyporus igniarius. aŧrān + ? yonca + T. Psoralea bituminosa. morumsu mavi çiçekli ve üç parçalı yapraklı bir bitkidir. 2. 1-3 m kadar boyda. 2683. çiçekleri sarı ve şemsiye durumunda olan acı bir bitki. 1607”) Çiçekleri güzel bir tür süs çalısı (TS. “< katmer < kat+mar ‘halk ağzında kullanılmaktadır’. 2. kuvvetli katran kokulu. 162) katran yoncası: (< Ar. BTS.413 katırkuyruğu: (< T. (TS. ağacı) Lübnan ve Toroslarda yetişen bir sedir türü. TBAS. Pinus rigida. MBTS. (TS. şam’ + T. DS. DS. VIII. katır + tırnağı. Cedrus libani. 4537) katmerli badem: (< katmer + T. meyvelerinden andız katranı elde edilen. şapkasının alt yüzü dilim dilim ve bir halka ile çevrili bulunan bir cins mantar.

ormanlık yerlerde biten bir çeşit mantar (DS. 204. kavlağan < kavla. kerestesinden yararlanılan bir ağaç.+ -gan. Populus. 2687) kavasya: (< Fr. 1937. VIII. AAT. (TS. kavak + Far. ADYA. gavag. öz suyu yapışkan.414 kattak: (< ? ) Taflan ağacı (DS. (And. Ağz. 219) Çınar ağacı (TS. TBAS. 254. TBAS. 2686) kavak inciri: (< T. -i) Açık mor renkli bir tür incir (TS. süt kıvamında. 20 m kadar boylanabilen. kavak + elması) Orta sertlikte. Eren. 2.. 4538) kavak: (< T. AVA. (TS. yaprakları oval biçimli. 1243) . 2. Eren. vatanı Doğu Hindistan olmakla beraber. 2. 219. 162. 59. 322. gövdesi odunsu. VIII. ETA. KBAYA. II. 256. caoutchouc < sp. VIII. KYA. kavak < kav + -(a)k. 345) kav: (< T. 181.A. 2. K AT. 201. ST AT. parlak ve kalın. sulak bölgelerde yetişen. 204. E A. DS. 106. 2. 1241. kışın yaprağını dökmeyen. kolay yanan.Y. 1241) kavanez: (< ? ) Domates (DS.) Acı ağaç (TS.) Sütleğengiller familyasından. 64. 107. encīr + T. 2688) kavlağan: (< T. 163. 177. gavaħ. 47. 1242) kavdan: (< ? ) Gövdesi uzun bir çeşit ot (DS. kavaħ) Söğütgillerden. 1240. gavak. quassia < Lat. VIII. 2. 1608). Ficus elastica. Ka. 345. SA. BTS. XII. EYAD. 187. Güney Anadolu sahillerinde yetiştirilen bir sıcak ülke bitkisi. 221. ekşimsi ya da tatlı bir çeşit elma (DS. VI. 267) kavak elması: (< T. 162. 217. 239. BTS.: gabak. MBTS. T YA. kav) Eskiden taşlı çakmaklarda kullanılan. boyu bazı türlerinde otuz veya kırk m ye değin çıkan. (lastik ağacı). kışın yaprağını döken. 2685) kauçuk: (< Fr. 94.

220). gavun. Kökenini açık olarak bilmiyoruz. Cucum. (TS. KYA. AVA.A. 59) kavurt otu: (< T. (TS. Fomes fomentarius. 13. II.. 163) kavuşlak: (< T. 49.Y. 1246) . çok yıllık. VIII. 2108. OAAD. 306. Satureja thymbra. VII. goun. uyuz otu (TBAS. Ostrya carpinifolia. 322. 12. 163. Gülensoy. 163) kaya kekiği: (< T. tek yıllık bir bitki. 163) kavun: (< ET. Allium ampeloprasum. VI.A. 14. genellikle güzel kokulu. 133. Sedum (TBAS. kara üzüm gibi meyveleri olan.: gavın. Clauson. gon. 2099. DS. Eren. BTS. 136. AA. Eski Kıpçakçada kāwun (ve kowun) biçimi kullanılır. sürüngen gövdeli. “< ET. DS. TAYA. 101. 1244. ka un. 1243. 1246) kaya sarmaşığı: (< T. mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. Orta Türkçede kāğūn olarak geçer. 163) kaya koruğu: (< T. 482. manitari + T. kaya + ? kekik + T. -u) Ekşi. 1608”) Bazitli mantarlardan. bir veya çok yıllık. kayalık yerlerde biten. VI. -i) 20-40 cm yükseklikte. kaya + sarımsağı) Genç yaprakları sarımsak yerine kullanılan bir tür yaban sarımsağı. ağaçların gövdesinde veya dallarında yetişen ve kurusu kav olarak kullanılan. kaya < *kada < *kad-. Ka. MBTS.. kaya + ? Far. 2696) kaya sarımsağı: (< T. otsu bir yaban bitkisi. 2. 674”) 20 m kadar yükselebilen ve kışın yaprak döken bir ağaç. (TS. kuvvetli kokulu. 2. K AT.415 kav mantarı: (< kav + Yun. 345. kayacık. (TBAS. EYAD. DS. DA. “< kav ‘Eski Türkçeden beri kullanılır’. kavuşlak) Mor renkli yaban menekşesi (DS. sulu ve etli meyvesi olan. 1941. 2694) kayacık: (< T. koruk + T. 88. 2. DS. Gaz. 2313. at ayağı biçiminde bir mantardır. TBAS. 232. VI. 2. < Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. -ı. 73. 2. III. DS. VIII. (TBAS. Ağz. (And. ülkemizde kültürü yapılan. havun) Kabakgillerden. kavurt + otu) bk. kaya + sarmaşığı) Kayalıklarda biten sarımsak (TS.

palamut diye adlandırılan meyveleri yüksüksü bir kadehçik içinde duran. kerestesi beyaz bir orman ağacı.: gaysı. kayışkıran (TBAS. Eren. 2698) kayayağı: (< T. kaya üzümü (DS. ħāyegįne + T. Eren. 164) kayın: (< ET. Nişanyan. 2699) kaygana çiçeği: (< Far. 260) kayganacık: (< Far. yuvarlak yapraklarının içinden çıkan filizlerin ucunda sarı çiçek açan. kadhıŋ. 1248. 1248. 222). kaya + ? yarpuz + T. < kayın < Ana Türkçe *kadıŋ. yapraklarını döken. 222) Kayıngillerin örnek bitkisi olan. 2. ħāyegįne + T. 1617) ncir (DS. çalı ya da ağaçsı bitkiler (TS. MBTS. Nişanyan. 164) kayır: (< ET. kayın + Yun. cık) bk. . -u) bk. VIII. 222. 347) kayın mantarı: (< T. -ı) Pleurotus türlerine verilen genel ad (TBAS. 2701) kayısı: (< Far. Fagus orientalis. (kayayağı) (DS. manitari + T. 30-40 m kadar bir boya erişebilen. özsuyu beyaz bir yaban bitkisi. kestane gibi çoğu kerestelik orman ağaçlarını içine alan. kayır “çiğnenmiş toprak. yaprak döken. VIII. kum”. kaysi) Gülgiller familyasından. kayın + dili) Bir çeşit kaktüs (DS. TBAS. 2. 2699) kayık çiçeği: (< T. kaygana çiçeği (DS. VIII. çiçeği) Geniş.416 kaya üzümü: (< T. Ağz. meşe. 2. kışın yaprak döken. aysī. kaya + yağı) bk. ülkemizde de kültürü yapılan. (kayganacık). kayık + çiçeği) bk. 2698) kaya yarpuzu: (< T. kaya + üzümü) Kırlarda biten. VIII. kayın. ana vatanı Çin olan. BTS. meyvesi dövülerek yaralara sarılan bir çeşit bitki. VIII. 222. VIII. 2700) kayıngiller: (< T. (TS. (DS. 164) kayındili: (< T. (And. her dem yeşil. taş nanesi (TBAS. kayın + -giller) ki çeneklilerden.

aysī + T. 106. (TS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. Opopanax hispidus. kazankulpu (TBAS. 164) kaynanadili: (< T. 164) kaymak otu: (< T. kayın + ana + dili) Dil biçiminde yassı ve dikenli dalları olan bir kaktüs türüne halkın verdiği ad (TS. ETA. 2701) kaymacık: (< T. (TBAS. Prunus armeniaca. 1252) kaynanayumruğu: (< T. 302) kayışkıran: (< T. “< ET. 9. 341. II. kayış + kıran) Baklagillerden. VIII. 479”) bk. 2. kaymakcık) Yaprakları enginar yaprağına benzer. idrar arttırıcı ve taş düşürücü olarak bilinen. Onosis spinosa. Eren. çok yıllık ve dikenli bir bitki. 165) . 458. çok yıllık. TBAS. güzel kokulu ve açık turuncu renkli meyveleri eriksi tipte olan bir bitki. KYA. yumruk. kaymaklık) bk. MBTS. 1249. Nişanyan. 2703) kaymaklık: (< T. 1623”) bk. VIII. 162. kökleri toprağa derince girerek tarlalar sürülürken sabanı tutan. 164. DA. 154. kaymak + otu) 1-3 m yükseklikte. 1616”) Yeşil soğan (DS. kayı + soğan. kaz an. üzüm) Yerli bir üzüm cinsi (GD AT. “< kayı. 2. kayın + ana + yumruğu. BTS. çiçekleri kırmızı.417 eti sulu. (TS. kavrularak yenen bir ot (DS. TAYA. 1249. “< T. 2701) kayisi üzüm: (< Far. kaymak otu (TBAS. 347. VIII. MBTS. 2. ortası marul gibi sarı göbekli. 59) kayı soğan: (< T. 165) kayşalak: (< ? ) Beyaz mantar (DS. 2. DS. 2. 2708) kazandelen: (< T. VIII. kazan + delen. Frenk inciri (TBAS.

kazık (DS.. kaz + ? gaga + T. (DS. kazan + karası) lkbaharda kırlarda biten. kazan + Ar. 2712) kazmaç: (< T. kaz + ayağı. otsu ya da çalımsı bitkiler. ovaryumları genellikle üst. nadiren alt durumlu. Çok yıllık.: gazayağı.418 kazankarası: (< T. kaz. TBAS. ülkemizde doğal olarak 27 cins ve 71 türle temsil edilen. Chenopodium. yaprakları kaz ayağına benzeyen. Ağz. sadece Kaz Dağı’nda (Balıkesir) yetişen. VIII. yumrulu ve tüysüz bitkiler (TBAS.A. otsu. (And.. 2712) kazık yemiş: (< T. genç sürüngenleri Doğu Anadolu Bölgesi’nde ıspanak gibi pişirilerek veya turşu yapılarak yenen. . 124. Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli. kazık + yemiş) bk. -ı) Çamgiller familyasından. III. Chenopodiaceae. çiçekleri ışınsal simetrili. 348) kazgagası: (< T. dağlarda yetişen bodur ağaç (DS. meyveleri etli yapı ile çevrlmiş fındıksı ya da kapsül tipte. Abies nordmanniana subsp. 165) kazayağı: (< T. 165) kazık: (< ET. 312) kazayağıgiller: (< T. 165. kazayak. kazmaç) Kış yaz yapraklarını dökmeyen. OT. 1256. 2710) kazankulpu: (< T. kaz + ayağı + -giller). -u) 90-120 cm yükseklikte. Cirsium ciliatum. III. 490”). Gülensoy. ulb + T. gazyak. -sı) Corydalis türlerine verilen genel ad. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. 348) Kazdağı köknarı: (< öz. VIII. Erz. is. equi-trojani. (BTS. iğne yapraklı. II. yapraklarını dökmeyen. yemeği yapılan bir bitki (DS. (TBAS. kazuk < kaz-. “< ET. Gaz. genellikle tuzlu topraklarda yetişen. (BTS. kukunaria + T. Kazdağı + Yun. Clauson. ülkemize özgü bir orman ağacı. kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir. VIII.A. iki ya da çok yıllık. 2713) . dikenli. gazeyağı. (TS. iki yıllık. gazayak. 1953. bir. kazıyak) Ispanakgillerden. taç yaprakları olmayan. VIII. 25-100 cm yükseklikte. iki veya çok yıllık. VI. 681) Havuç (kazık yemiş). 2. DS.. kazağ.

keçileri çağırmak için söylenen keç keç sözünden geldiği ileri sürülmektedir’. 348) keçemçik: (< T. VIII. dağ marulu (TBAS. 1259) keçi marulu: (< T. ak mantar (TS. 2716) keçi kirazı: (< T. (TBAS. keçi + ? bicik + T. 2716) keçiboynuzu: (< T. keçi + kömüreni) Yaprakları soğan yerine kullanılan bir tür yaban sarımsağı (TS. 2716) keçi kömüreni: (< T. keçi + Yun. taç yaprakları 4 tane ya da olmayan. 2715) keçemük: (< T. -ı) bk. VIII. tüylü ve otsu bir bitkidir. ‘Orta Türkçeden beri kullanılır. 166. VIII. beyaz çiçekli. 2.419 kazrek: (< ? ) Çiğ olarak yenilen bir çeşit ot (DS. maruli + T. 2. keçi + Yun. keçemik) Sütlü ve tatlı bir çeşit ot (DS. iki yıllık. Ceratonia. DS. keçi + emceği) Siyah renkli bir çeşit incir (DS. keçi + boynuzu) Baklagillerden. 3-10 m yükseklikte. 1259. 166) keçi emceği: (< T. -u) bk. basit ya da birleşik. TBAS. çanak yaprakları 4-8 tane olup serbest ya da birleşik. keçemcik) Taş aralarında biten ve yenen bir cins ot (DS. 1259) keçi mantarı: (< T. Capra + T. 1628”) 100-150 cm yükseklikte. 2716) keçibiciği: (< T. ovaryum üst durumlu. kerasi + T. 2713) kebere otugiller: (< Lat. 166) . VIII. -i. yeşilken pişirilip yenilen. VIII. şekerli olan yemişi. Michauxia campanuloides. 2. VIII. ülkemizde 2 cins ve 3 türle temsil edilen bitkiler (BTS. kapsül ya da bakka tipi meyveleri olan. (harnup) (TS. bileşik yapraklı. 2. “< keçi. -ı) Kiraza benzer küçük meyveleri olan bir ağaç (DS. manitari + T. otu + -giller) Yaprakları almaşlı nadiren karşılıklı. MBTS. keçi + Yun. kerestesi marangozlukta kullanılan bir ağaç ve bu ağacın baklamsı.

Gülgillerden. Pancar. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaççık. keçi + sakalı) 1.420 keçimemesi: (< T. VIII. 1259) keçisakalı: (< T. VIII. nemli yerlerde yetişen. Yoncaya benzeyen. (TS. 2. gözü) bk. Salix caprea. 238) kedi dutu: (< ? kedi + Far. MBTS. keçi + Ar. 167) kedigözü: (< ? kedi + T. 2. toprakları mızraksı ve çizgili. 2. çiçekleri mavimtırak veya mor renkte lâden bitkisinin bir türü. sık tüylü bir bitki. 2717) kediçırnağı (< ? kedi + T. beyaz veya kırmızımsı bir çeşit üzüm (TS. Spiraea aruncus. 1259) kedene: (< ? ) Dökülen tahıldan kendi kendine biten ekin (DS. güzel kokulu çiçekleri olan bir çeşit yaban otu. 2. iri taneli. yumuşak. (kedigözü. keditırnağı). -i) Havuç (DS. VIII. Antennaria dioica. 2717) kediayağı: (< ? kedi + T. uzunca. 2717) kedicibiği: (< ? kedi + ? bicik + T. baş) Bir cins elma (DS. 1260) kedibaş: (< ? kedi + T. VIII. 2. 1259) keçi söğüdü: (< T. śadef + T. AAT. kediçırnağı (DS. çayırlarda. (TS. 1259) keçi yemişi: (< T. “< kedi ‘kökü belli değildir’. 2. VIII. 2718) . 2. keçi + yemişi) Yaban mersini (TS. 2. ayağı. TBAS. beyaz veya pembe çiçekli. tūt + T. 2718. 2. (DS. 1259) keçisedefi: (< T. -i) Keçisakalı (TS. -u) Böğürtlen (DS. keçi + memesi) Sert kabuklu. erkeçsakalı. Lâdengillerden. 2717. tırnağı) 1. çayırmelikesi. VIII. (TS. süs bitkisi olarak da yetiştirilen. beyazımsı. Cistus ciretius. 1629”) Birleşikgillerden. keçi + söğüdü) Bataklıklarda ve nemli ormanlarda çok bulunan bir söğüt türü.

150 cm kadar bir boya erişebilen. kedilerin kokusundan çok hoşlandığı bir bitki. kedikulağı (DS. -sı) Dövülüp ezilince kına gibi boyalı suyu çıkan bir cins ot (DS. 2718) kedikuyruğu: (< ? kedi + T. kuyruğu) bk. yüzyılda stanbul’da satılan bir lâle çeşidi. çok yıllık. 2. -si) Kırım’ın güneyinde bir şehir olan Kefe’de yetiştirilen ve 17. 168) kekeremik: (< T. 2718) kefe kimyonu: (< Ar. 1260) keditırnağı: (< ? kedi + T. kulağı) 60-70 cm uzunluğunda. iki çenekli bitkiler familyası (TS. TBAS. Nepeta cataria. 2718) kedi nanesi: (< ? kedi + Ar. (DS. kök sapı hekimlikte kullanılan. 167) kefe lâlesi: (< Ar. Valeriana. -si) Ballıbabagillerden. 1260) kedi otu: (< ? kedi + T. otu + -giller) Yaprakları sapsız olan otsu bitkileri. keffe + Far. BTS. Olgun meyveleri baharat olarak kullanılır. otu) ki çeneklilerden. 349) kedi otugiller: (< ? kedi + T. VIII. Tulipa schrenkii regel türünün bir çeşidi olmalıdır (TBAS. 2. VIII. tüysüz ve beyaz çiçekli bir bitkidir. kediçırnağı (DS. 2. -u) 50-120 cm yükseklikte. yaprağı el büyüklüğünde bir ot (kedikuyruğu). ĥinnā + T. (TS. VIII. 167. 1260. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. (TS. tırnağı) bk. kekremik) Kokulu bir cins ot (DS. VIII. (yaban sümbülü). VIII. çok yıllık. lāle + T. 2722) . Özellikle çam ormanlarının altında yetişir. (TBAS.421 kedikınası: (< ? kedi + Ar. seyrek olarak da çalı durumundaki bitkileri kapsayan bitişik taç yapraklı. Laser trilobum. keffe + kemmūn + T. na’nā’ + T. 2718) kedikulağı: (< ? kedi + T. kırlarda yetişen. otsu.

kel + T. TBAS. MBTS. baş. 169. 2. 4542) keklikgözü: (< T. Eren. 2. çiğ yenen bir kır bitkisi (DS. Thymus vulgaris. kel + T. 1263”) Sarı zambak (DS. çiçek) Papatya (DS. karşılıklı küçük yapraklı. (TBAS. kel. VIII. kākül. 224. 168) kekilcen: (< Far.422 kekik: (< kökenini bilmiyoruz. keklik + kanağı) Bir çeşit bitki (DS. karga soğanı (TBAS. keklik + otu) bk. kelçiçek (DS. kel + T. 168) keklik otu: (< T. (TS. keklik + gözü) Adonis türlerine verilen genel ad. keklik + çiğdemi. III. 2724. kırmızı başak durumunda çiçekleri olan ve çiçeği bahar gibi kullanılan. XII. DS. 349. 2725) . Gülensoy. 227. Acroptilon repens. kākül + T. XII. Erz. . 1262. keklik/kekelik. dikensiz. pembe. 194) kelbaş: (< Far. MBTS. çiçeği) bk. çok yıllık ve otsu bir bitki. 1633) Ballıbabagillerden. 2398) keklik çiğdemi: (< T. 143. yaprakları acı olan. beyaz. 2. 168. II. “< Far. 227”) bk. kekre. -cen. ülkemizde 38 türle temsil edilen. 2724) kek otu: (< kekik + otu) bk. pembe.. Eren. VIII. Otsu. VIII. BTS. TS. kuvvetli kokulu ve çok yıllık bir bitki. Nişanyan. TaS. VIII. kekik (TBAS. 1634) Birleşikgillerden. 4543) kelçiçeği: (< Far. 2723) keklikganağı: (< T. 2. 168. bir veya çok yıllık ve kırmızı çiçekli bitkilerdir (TBAS. kekre (DS.A. “< ET. “kekil < Far. IV. 168) kekre: (< ET. odunsu saplı. VIII. 498”) Tekesakalı da denilen. AA. kırmızı ve nadiren beyaz çiçekli. < kekliğin çıkardığı sesten geldiği anlaşılıyor. 2725) kelçiçek: (< Far.

-li + ot) Bir çeşit arpa (DS. 135. çorbalara konulan. 2. Nişanyan. 2737) . DS. (And..A. 2. keler. kalam + T. . 227”) ki çeneklilerden. II.423 kelebek çiçeği: (< T.A. gövdesi büyük bir çeşit ot (DS. OAAD. VIII. kelebek + çiçeği. ETA. Ağz. E A. 500”) Yaprağı küçük. 4543.: keleyh) Ham kavun. Krş. kel + T. 195. 1263) kelek: (< Far. 2728) keler kuyruğu: (< T. T YA. XII. 1263) kelebek otu: (< T. 127.A. kalam. tat) Bir çeşit ot (DS. kelebek + otu) Bir cins yaban yoncası (TS. 235. Eren. kel + T. EYAD.Y. kaş) Karnabahar (DS. kız + çiçeği) Papatya (DS. 485) kelem: (< Far. “kelebek < OT. 194. 2729) kelkaş: (< Far. VIII. DS. 195) kelemli otu: (< Far. (And. 423. 1264.. keler. Erzurum ve Kars bölgelerinde sebze olarak kullanılan bazı bitkilere verilen genel ad (TBAS. < OT. 225. II. “< ET. mor çiçekler açan bir bitki (DS. Eren. VIII. Erz. 2403) kelemenkeşir: (< ? ). Ağz. TaS. keler + kuyruğu. III. VIII. Gülensoy. . 169. 608. Lahana (TS. 2735) kemçik: (< ? ) Bayırlarda biten. 2734) kelleliot: (< Far. -li + otu) Tarlalarda biten. 249. 2728) kelemne: (< ? ) Papatya (DS. karpuz (DA.. aydınlık oda ve salonlarda zengin renkli ve çok dallı bir süs bitkisi (TS. 2734) keltat: (< Far. Erz. VIII. SA. IV. VIII. DS. Eren. 248. VIII. VIII. VIII. kālak. 2. 228). VIII. 2734) kelkız çiçeği: (< Far. kel + T. yenen bir çeşit bitki (DS. kelle + T. III. 228). kepēli. 2727.: kelemekeşir) Kırlarda biten. 2728.

Patatese benzeyen bir çeşit mantar. tropik bölgelerde yetişen. kanah. 229). Kenevir. 1646. bādingān + T. 331) kendi biten: (< T. palmiye (BTS. Ağz. kam’a. (And. 230. Yaban armudu. 2741. is. 1267) kemezen: (< ? ) Sarımtırak bir erik cinsi (K AT. -lik) Kenevir (DS.: kenek) Sütleğengillerden. Beyaz ve iri taneli bir cins üzüm (DS. VIII. DS. “< Far. palmier + T. kendir. 2.424 keme: (< Ar. 2. TBAS. otu) bk. VIII. Eren. börülcesi) Bir çeşit fasulye (DS. Sütleğengillerden Hint yağı çıkarılan bitki (TS. (And. lkbaharda yetişen bir çeşit ot (DS. Eren. -giller) ki çeneklilerden. VIII.: kem) 1. 2. ağaç veya ağaççık durumunu alabilen. VIII. 1273) kendirgiller: (< ? kendir + T. VIII. kenevir (TBAS. Kene otu. 3. bādincān < Far. -ik) 1. 169) kendir: (< kökenini bilmiyoruz. 2741) kendillik: (< ? kendir + T. 506) kene ağacı: (< Far. VIII. Clauson. Eren. 2742) kendir otu: (< ? kendir + T. Ağz. -ı) Bir çeşit ince uzun patlıcan (TS. şerbetçi otu. Yer elması. 2742) kenebörülcesi: (< Far. 230”) 1. 1273) kendirik: (< ? kendir + T. 2742) kene otu: (< Far. 1273. Hint keneviri gibi bitkileri içine alan bir familya (TS. 2. kanah + T. 170) kendir palmiyesi: (< ? kendir + Fr. kanah + T. -si) bk. 2. otu). kanah + T. 2. Börülce (DS. tohumlarından koyu bir . kendi + biten) 1. 2736. 2. 729) Kenevir (TS. MBTS. 2. ağacı. 2738) Kemer patlıcanı: (< öz. 2. Kemer + Ar.

DS. DS. 1648) Bodur ağaç (DS. UA. kardamo. (TBAS. sütlü. VIII. kangar. DS. iki evcikli. ilkbaharda yetişen. çuval gibi kaba örgüler yapılan. 2743. Eren. (TS. 4545. TaS. gerdime. 2752. VIII. VI. IV. BTS. 170. (TS. III. 2751) keraviye: (< Far. germide) 20-50 cm yükseklikte. 2. 171) kera: (< ? ) Bir çeşit turfanda armut (DS. otsu ve yabani bir bitki. 2. 2439) kengi otu: (< Far.425 bitkisel yağ elde edilen. MBTS. 20-100 cm yükseklikte. kannavi = EYun. 116. 2440) . IV. 1996. 2744) kepir: (< kökü belli değildir. 170) kep: (< ? ) Kuru soğan (DS. Lepidium sativum. 226. TBAS. 232). 354) kenger: (< Far. otu) bk. Nişanyan. 2. (TS. 2005. VIII. TaS. bir yıllık ve otsu bir bitkidir. 231) Birleşikgillerden. yavşanı) bk. kenger + T. kerāviye. Cynara cardunculus. 1273. Eren. VIII. 170. Nişanyan. Ağz. (And. VIII. 3. kannabis ~ HAvr. tohumları. acı yavşan (TBAS. kenger (TBAS. AVA. 226) Kendirgillerden. Ricinus comminus. TBAS. 171) kerdeme: (< Yun. gerdüme. Frenk kimyonu (TBAS. Cannabis sativa. 171. kangar. 50-350 cm yükseklikte. < Far. yaprakları dikenli. tere. XII. DS. *kannabis. sapındaki liflerden halat. erkek ve dişi çiçekleri esrar yapımında kullanılan. kenger = OFar. çok yıllık. taze sürgünleri. 2. 1273. DS. 2749) kepir yavşanı: (< ? kepir + T. 1273. DS. bir yıllık ve otsu bir bitki. 1991. beyaz veya pembe çiçekli. bir yıllık otsu bir bitki. VIII. 1649) bk. 333. VI.: gerdeme. 1138. MBTS. DS. 2742) kenevir: (< Yun.

(TS. kertme < kert-. iki yıllık ve otsu bir bitki. Marmara. 1991. Quercus coccifera. -ce. 738. 354) kerpize: (< ? ) Dağlarda yetişen kekiğe benzer kokulu. Phillyrea latifolia. çiçeği) Süs için yetiştirilen ve demet olarak çiçek açan bitki. 226). yaprakları dikenli. -si) Kayıngiller familyasından. ufak incir. çiğdem (DS. DS. VIII. 2. ahlat (TBAS. (TBAS. 2756) kersin: (< ? ) Yemeklere konulan bir çeşit bitki (DS. kereöz. 2754) kerik: (< ? ) Bir çeşit sert. Ceanothus. kesme) Kışın yaprağını dökmeyen. VI. Nişanyan. 1652) bk. kartalos. 2. VIII. VIII. 1278) kesercik: (< T. Ege ve Akdeniz bölgelerinde geniş bir yayılış gösteren. (And. VIII. VIII. her dem yeşil. kökleri ve yaprakları sebze olarak kullanılan. 2753. 2757) kertme: (< T. küçük yapraklı bir çeşit ot (DS. kermesse + Far. kokulu. krepsā. VIII. kerefs ~ Aram. 2762) kesme: (< T. (BTS. kireviz) Maydanozgillerden. Akdeniz bölgesinde yaygın olan ve 5 m kadar yükselebilen bir ağaççık. TBAS. MBTS. 171. 1714”) Labada (DS. AAT. 2. 1276. MBTS. makinin en baskın bitkilerinden biri.: geneviz. DS. 2757) kertilce: (< Yun. 2766) . 2754) kermah: (< ? ) Atlara yedirilen besleyici bir ot (DS. VIII.426 kereviz: (< Ar. kirtil + T. 43) kerğaş: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS./Far. Clauson. baba incir (DS. DS. VIII. VIII. 171) kese çiçeği: (< Far. 2. 30-100 cm yükseklikte. bīşa + T. “< Yun. Apium graveolens. 2755) kermes meşesi: (< Fr. kį se + T. (TS. 172. Ağz. kesercik) Karçiçeği.

172. 357) . MBTS. 2772) keşiş otu: (< Far. emrūd + T. 117. VIII. otu) bk. 172) keşişyemez armudu: (< Far. 2. 9. 2. (And. lifleri dokumacılıkta kullanılan. keşkūl. -u) Yeşil renkli. Ağz. kestene) Kayıngillerden. iyi bir çeşit yaz armudu (DS. cachemire < ng. VIII. . (And. karabaş otu (TBAS.. 211. 1283) keşbir: (< Fr. UA. 2. 197.. ZBK A. Eren. 2772) keşkut: (< ? ) Baharda dere kenarlarında biten. kitūm ~ Sümer. 144. BTS. 2772) keten: (< Ar. (TS. Nişanyan. otsu bir bitki. VIII. kişir) Havuç (DS. kask kestane. kastania < Erm.: kesdane. kışın yapraklarını döken. VIII.A. 25-30 m kadar boylanabilen. 234). 1600) Üzüm türü (EYAD. 2. (TS. 2772) keşkül: (< Far. IV. Erz. 172. özellikle tohumu için yetiştirilen. 228) Ketengillerden. 10. keşür. keşį ş + T. keşį ş + T. “Keşmir yer adından”. MBTS. gazar + T. kesdene. IV. kettān ~ Aram. K AT. TaS. 235) keşir: (< Far. Eren. 2454) kestane kabağı: (< Yun. Castanea sabva. 10-100 cm yükseklikte. 235). III. çiçekleri mavi renkte ve beş taç yapraklı. Linumusitatissimum. 2. VIII. 1662) Su kabağı (DS. TBAS. kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı ve bu ağacın yenilebilen meyvesi. 108. TBAS.427 kestane: (< Yun. gazar. tohumu kaynatılarak hastalara içirilen bir çeşit bitki (DS. 1285. 2771. BTS. 51. TaS. kaskeni kestane ağacı. ılıman iklimlerde yetişen. DS. 1283. kastania + T.: keşşir. 19. -lik + otu) Hoş kokulu. Ağz. yemez + Far. kökü yenilen bir çeşit yaban bitkisi (DS. kabağı) Helvacı kabağı (TS. 2768. AAT. 2457) keşirlik otu: (< Far. VIII. bir veya iki yıllık. kettān/kittūnā ~ Akad. 357.

4551) kıldır: (< ? ) 1. kettān + T. çalı görünüşünde bir ağaççıktır. Kıbrıs + Fr. 2773. VIII. erkek organları 4-5 adet. DS. VIII. (TBAS.428 ketengiller: (< Ar. gömlek) Bir çeşit armut (DS. 1669) Sinir hastalığının iyileştirilmesinde kullanılan. 173) kıdıman: (< kıdı+man ?) Çiğdem (DS. çiçekler sarı renkli. VIII. 2. Yeşil domates. 173) kevren: (< ? ) Yer elması (DS. is. Alyssum corsium. 1285. kaynatılarak suyu içilen bir bitki (DS. VIII. VIII. 2773) ketiğen: (< ? ) Bir çeşit dikenli ot (DS. otsu ya da çalımsı bitkiler. VIII. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli. -sı) 3-5 m yükseklikte. VIII. tatlı bir çeşit incir (DS. keten ve benzeri türleri içine alan.: kılamuk) Kurak yerlerde yetişen bir çeşit ot. 2790) kılamık: (< ? ). MBTS. 2777) Kıbrıs akasyası: (< öz. çiçek durumu küremsi şekilli ve 10-15 mm çapında. ayrık otu (DS. Vatanı Güneybatı Avustralya olmakla beraber Akdeniz bölgesi sahil kumlarında yetişir. BTS. çok yıllık. 2. Batı Anadolu bölgesinde yaygın olan. 2. Ağz. ülkemizde 2 cinsle temsil edilen. 2795) . 2774) kevke: (< ? ) 60 cm kadar yükselebilen. 2787) kığıştak: (< ses taklidi kığış’tan “kığış+ta-k”. kettān + T. 3. XII. 117) ketenköynek: (< Ar. Domates. (TS. UA. Acacia cyanophylla. 2792. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. (And. acacia + T. 3-5 karpelli ve ovaryum üst durumlu. kapsül tipinde meyveleri olan. (TBAS. 357) ketengömleği: (< Ar. çiçekleri ışınsal simetrili. Yapraklar çıplak. Küçük domates (DS. VIII. gömleği) nce kabuklu. kettān + T.

Yaraları iyileştirmekte kullanılan. (And. 1673). kılıç + ? kekik + T. Bir çeşit küçük mantar. VI. Ağz. uzunca bir çeşit arpa (DS. 2800) kılkuyruk: (< T. 2800) . kılınboz) Pancar (DS. “< ET.: kılımbaz. 3. 2. 2043. Fındık büyüklüğünde. kıl + kirişi) Yaban soğanı (DS. VIII. 173) kılıç otu: (< T. Palamut. 1672”) Hayvanlara yedirilen sivri. VI.. 2077. kılgın) Serviye benzer. kılıç. 198) kılkirişi: (< T. kaya kekiği (TBAS. ardıç vb. XII. VIII.: gılik) 1. 2. (TS. 2. MBTS. VI. 1291) kılıtır: (< ? ) ncir. VIII. 2798) kılımboz: (< ? ). Kuru fasulye 3. kıl + kıl) Mısır (DS. 2799) kılkıl: (< T. 2. (And. 2. meşe. bir yıllık ve özel kokulu otsu bir bitki. III. Yaprakları kamışa benzeyen. MBTS. 2798) kılıf: (< Ar. 1673) Taze fasulye (DS. kılık. incir dizisi (DS. 2077.429 kılgın: (< T. ilāf. VIII. -i) bk. DS. turşusu ve reçeli yapılan bir yaban meyvesi. Arapsaçı otu (DS. Ammi visnaga. söğüt yaprağı gibi yaprakları ve sarı çiçekleri olan bir ot. 2798) kılık: (< ET. VIII. ağaçların meyveleri (DS. kenarları keskin ve kısa bir ot. DS.A. 4. VIII. MBTS. VIII. kılıç + otu) 1. 2798) kılır: (< ? ) Maydanozgillerden. 2800. kendine özgü kokusu ve tozu olan. Çam. DS. Ağz. 5. 2796) kılıçarpa: (< T. 4552) kılıç kekiği: (< T. . 2. VIII. Erz. dere kıyılarında yetişen ince yapraklı bir ağaç (DS. kıl + kuyruk) Tohumluk olarak kullanılmaya elverişli olmayan buğday (DS. kılıç + arpa. VIII.

2802) kımi: (< ? ). Hindistan ve Endonezya’da da yetiştirilen. 2.: gimi. (And. kurutulmuş yapraklarından kına elde edilen. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. Lawsonia inermis. (TS. Pancar (DS.: kındıl. 1675). VIII. ucu diken gibi. 2808. Eren. (TS. kundur) 1. TaS. kabuğundan kinin çıkarılan bir ağaç. kıllı + Far. 2. 2. ĥinnā + T. ağacı) ki çeneklilerden. 2801) kıl otu: (< T. 173) kına ağacı: (< Ar. 1292) kımçırık: (< ? ) Mürver ağacı (DS. ĥinnā + T. 2. 1292. 2.: gındıra. VIII. VI. gındırga. VIII. ūzek) Kestane (DS. VIII. 2. 237.430 kıllı kozak: (< T. koyu renkli bir çeşit çayır otu (DS. 2808. -lı + parmak) Havuç (DS. 1293) kınakına: (< sp. (And. VIII. kındırka. DS. Gaz. kıl + otu) Dağlık çayırlarda yetişen ince ve sert yapraklı bir bitki. 2809. ĥinnā + T. 1293) kınalıparmak: (< Ar. beyaz çiçekli. örneği bahçelerde yetişen kına çiçeği olan bir familya (TS. çiçekleri türlü renkte olan. 2049. quinaquina) Kök boyasıgillerden. 3001) kındıra: (< kökenini bilmiyoruz. tropikal bölgelerde yetişen. 4552) kındır: (< kökenini bilmiyoruz. Cinchona.. Kevene benzer dikenli bir çeşit ot. asıl yurdu Güney Amerika olan. Balsamina hortensis. çiçeği) Kına çiçeğigillerden. DS. ĥinnā + T. MBTS.A. 1675). 2. 2. bir veya çok yıllık otsu bitki. küçük bir ağaç. kemi. Ağz. Ağz. III. (TS. gındırık. 2492) . TBAS. yumru köklü. 1292) kına çiçeğigiller: (< Ar. 173) kına çiçeği: (< Ar. iki yıllık. XII. Nardus. Ağz. kıntır. (TS. MBTS. 326. kandıra) Sulu yerlerde biten ince uzun yapraklarının kenarları keskin. AVA. IV. Chaerophyllum bulbosum. (TBAS. dikenli. çiçeği + -giller) ki çeneklilerden. 324. (And. 2812. kimi) 60-90 cm yükseklikte.

VIII. kırmızı çiçekleri olan ve davarlara yedirilen kır otu (DS. Kırkağaç + T. VIII. MBTS. 2810) kınnap otu: (< Ar. 2824) Kırkağaç kavunu: (< öz. 2. 2819) kırgın otu: (< T. 1299) . kırç + kırç + otu) lkbaharda yetişen. 2. inneb + T. 2817) kırçkırç otu: (< T. 2. 2814) kıral eğreltisi: (< Sırp. VIII. küçük meyveleri olan bir çeşit funda (DS. MBTS. 1296) kırık: (< T. 1676”) bk. 2815) kırbıdak: (< ? ) Yenilen bir çeşit ot (DS. Osmunda regalis. tilkişen (TBAS. kır + Far. inneb. VIII. 267) kır gülü: (< T. kral + T. (TS. çiçeksiz ve otsu bir bitkidir. 174) kıramık: (< kıra-muk ?) Hamken yeşil. gul + T. kırgın + otu) bk. olgunlaşınca siyah. 2. VIII. eğreltisi) Çok yıllık. “< Ar. otu. kırık) Bir çeşit kılçıksız başaklı buğday (DS. rizomlu. kral. 174) kıra: (< ? ) Fasulye (DS.431 kıngıra otu: (< ? kıngıra + T. VIII. 1771) Akasya ağacı (DS. 2814) kıral: (< Sırp. Fumana. (TBAS. VIII. kenevir otu (TBAS. ince uzun yaprakları. -ü) Çorak bölgelerde biten ve gün gülüne benzeyen bir tür çiçek. is. kavunu) Kabuğu alacalı sarı renkte olan bir tür kavun (TS. otu) Baş ağrısını iyileştirmekte kullanılan bir çeşit ot (DS.

su kenarlarında. kırk + baş + otu) 10-80 cm yükseklikte. VIII. i līd + T. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. VIII. tanelerinden asitsiz bir yağ elde edilen. 174) kırlangıç otu: (< T. Manisa lâlesi (TBAS. VIII. 2828) kırkboğum otu: (< T. kamış) Sulak yerlerde yetişen. VI. Nişanyan. kırk + Ar.432 kırkat: (< ? ). 174) kırklık: (< T. 238”) Gelincikgillerden. kırlangıç + otu. 2828. kırklık) Kırk günde yetişen bir çeşit kırmızı buğday (DS. kirkat) Kırmızı ya da kestane rengi meyveleri olan. Ağz. 174) kırkboğum: (< T. 211. 2830) kırkma kamış: (< T. kır + Far. VIII. bağa (TBAS. 4555) kırksinir otu: (< T. sütü . lāle + T. XII. Loentice leontopetalum.: gırgat. yaprakları damarlı bir ot (DS. 2829) kırk günlük: (< T. “< ET. boğumlu gövdesinden kaval yapılan bir çeşit kamış (DS. çayırlarda biten. çok yıllık. Eren. atkuyruğu (TBAS. 174) kır lâlesi: (< T. kanat. boğum boğum olan dalları süpürge çöpüne benzeyen ve yiyen hayvanları ishale uğratan bir ot (DS. VIII. karlaguç. -si) bk. 174) kırk budak: (< T. kırk + sinir + otu) bk. TBAS. 2056. 2829) kırkkanat: (< T. DS. yumrulu. kırk + budak) Fesleğen çiçeği (DS. kırk + boğum + otu) bk. “< ET. Eren. atkuyruğu (TBAS. otu) bk. kırkma + ? T. kırk + günlük) Mayıs ayında çıkan ve kırk günde yetişen bir çeşit bakla (DS. 205”) Yaraları iyileştirmek için kullanılan. 262) kırkbaş otu: (< T. çiçekleri altın ve limon sarısı renginde olan. kırk + kanat. 2830) kırkkilit otu: (< T. muşmulaya benzer küçük dikenli ağaç (DS. kırk + boğum) Tilkikuyruğu da denilen. VIII. (And. (TBAS.

irmizį . kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir. Ağz. turb) Turpgillerden. irmizį + T. 174) kırmızı: (< Ar. 175) kırmızı lahana: (< Ar. 240) kırmızı bacaklı: (< Ar. lahano) Rengi kırmızı olan bir tür lahana (TS. gevrek. kök boyası (TBAS.. 275. Ka. Yatıştırıcı ve uyutucu olarak kullanılır. kentauron) 50-80 cm kadar yükselebilen. 136. pipéri) Patlıcangillerden bir biber türü (TS. 2. (TS.A. 175) kırmızı kök: (< Ar. 1302) kırmızı turp: (< Ar. (TS. 2. (TBAS. TBAS. Chelidonium majus.A. 2. -si) bk. kökü kırmızı olan bir turp türü. irmizį + Far. kevrek < kevre-.433 siğillere karşı kullanılan. 174) kırlı: (< T. 2832) kır menekşesi: (< T. kır + Far. çok yıllık. irmizį + Yun.: gırmızı) Domates (DS. benefşe + T. Clauson. rizomlu. kırlı) Sebze fidesi (DS. domuzağırşağı (TBAS. irmizį + OFar. pāçak + T. 1300. Centranthus ruber. 2834) kırmızıbiber: (< Ar. 2834) kırmızı kantaron: (< Ar. 4509. (And. Raphanus sativus varradicula.Y. otu) 50-80 cm yükseklikte. (temre otu). 226. AA. Centaurium erythraea. VIII. -lı) Yaban çileği gibi toprak üstünde uzanan. çok yıllık ve otsu bir bitki. ştah açıcı olarak kullanılır. kırmızı veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. 174) kırmızı kedi otu: (< Ar. VIII.Y. irmizį + T. 690”) Kırmızı ile siyah arası şaraplık üzüm (DS. irmizį + ? kedi + T. irmizį + Yun. dalları ezilerek yaralara sarılan kırmızı renkli bir ot (DS. irmizį + Yun. iki yıllık. XII. VIII. 1301) kırmızı gevrek: (< Ar. 2. 1301).. Krş. “< ET. (TBAS. 2. kök) bk. 477. TS. 1302) . OAAD.

V. DS. DS. otsu. 2062. gısga. VIII. Ağz. Mahmut) bk. 175) kırtık: (< T. kısaca + öz. gısğa. yāsemen + T. XII. 4556. (And. kır + sakızı) bk. Teucrium chamaedrys. tohumluk küçük soğan (DS. Buna karşılık Tizitzilis Rumcadan geldiğini yazmıştır.434 kırna: (< ? ) Yaban zambağı (DS. 324.A. gısha. 2838) kır yasemini: (< T. 4556) kırt kırt: (< kırt + kırt “ses taklidi”) Havuç (DS. çok yıllık. fisge. kırmızımtırak mor çiçekli bir bitki. yaban yasemini (TBAS. (TBAS. VIII. Gaz. 2839) kısamahmut otu: (< T. DS. III. VIII. ağacı) Bütün sıcak ülkelerde sık rastlanan tırmanıcı ve iri gövdeli ağaç. Mahmut) Tütüne karıştırılıp içilen. VI. fıska. kır + soğanı) bk. AVA. soğan (TBAS. kısacıkmahmut (DS. Mahmut + T. sarılık hastalığında kullanılan yaban otu (DS. Eren.: fısga. VIII. 1858. gıska) Arpacık soğanı. is. 175. 2839) kıska: (< Kökeni karışıktır. 1307) kışgana: (< ? ) Karadut (DS. VIII. Clerodendron. kanlık (TBAS. 2.. 2834) kır sakızı: (< T. kısacık + öz. kısa + öz. is. 50 cm kadar yükselebilen. kır + Far. ısmet + T. 175) kısacamahmut: (< T. -i) bk. 2839) kısacıkmahmut: (< T. Tietze’ye göre Ar. 151) kır soğanı: (< T. VIII. kırtık) Yapraksız çalı (DS. 240). 334) kısmet ağacı: (< Ar. gizĥa biçiminden alınmıştır. 2845) . otu) ştah açıcı ve mide ağrılarını giderici olarak kullanılan. (TS. is. XII.

2. kıvrak + darı) nce taneli.: kıvırşık) 1. çok patlayan bir çeşit mısır (DS. gıvışgan otu (TBAS. Pazı bitkisi. salata) Yeşil salata. kıv(ı)rışık). sütlü ve sarı çiçekli bir bitki. 2. 175) kıtış: (< ? ) Küçük. kışla + dikeni) bk. 2848) kıvırcık: (< T. 2848) kıtleyük: (< ? ) Kiraz (DS. 2852) kıvrım: (< T. sonbahar ekimi ile beraber yetişen buğday (DS. VIII. 2. VIII. VIII. kıvırcık (TS. 2845) kışla dikeni: (< T. VIII. kıvırcık + t. 2850) kıvışkan: (< T. 1311) kıvırcık salata: (< T. manitari + T. karaçalı (TBAS. 2852) kıvrak darı: (< T. kara bir çeşit mantar (DS. çok yıllık. 176) kıvşıyık: (< ? ) bk. otsu. 175) kış mantarı: (< T. ağaç mantarı (TBAS. (TBAS. kış + gözü) Sonbahar ve kış aylarında bahçelerde kendiliğinden yetişen ve kavrularak yaprakları yenilen bir ot (DS. (And. yaprakları kıvırcık bir tür marul. kış + Yun. Pancar yaprağı (DS. -ı) bk. VIII. VIII. kıvırcık salata (TS. kıv(ı)rışkan) bk. kalın köklü. 2850) kıvrak buğday: (< T. VIII. 176) . kıv(ı)rım) 15-45 cm yükseklikte. 1311) kıvrışık: (< T.435 kışgözü: (< T. kıvrak + buğday) lkbaharda ekilip. kıvrışık (DS. kıvırcık) bk. Ağz. Scorzonera semicana.

kerestesi kolay işlenebilir bir ağaç. 176) . TBAS. kızıl + OFar. kızıl + boya) bk. VIII. TaS. Orta Türkçede kızlamuk olarak geçer. erkek çiçekleri püskül biçiminde olan. DS. kız + hanım) Hüsnüyusuf. 2. BTS. 2. 2863) kızılbacak (II): (< T. 2860) kızgüzeli: (< T. VIII. 60) kızhanım: (< T. pāçak) Yapıncak üzümü (DS. 2856) kıyışak: (< T. 366. kız + güzeli) Bir çeşit bitki (Aksan. kıyışak) Ebegümecigillerden bir çeşit ot (DS. (And. (TS. 2857) kızamık: (< T. Eren. kıyak < kıy-ak. 2863) kızıl boya: (< T. VIII. Gülgillerden alıç ağacı ve meyvesi. VIII. Kızılcık ağacı ve meyvesi. 242. VIII. Çin karanfili (DS. Alnus. (DS. pāçak) Yemeği yapılan. karamuk (TBAS. kır pancarı (DS. kök boyası (TBAS. Orta Türkçede geçen kızlamuk biçimindeki -l-’nin erken bir çağda düştüğü anlaşılıyor.: kızambuk) bk. kıyık + elması) Yaban elması (DS. 176. VIII. 2854) kıyık elması: (< T. Rosaceae crataegus. Ağz. VIII. kökle gövde arası turuncu olan bir çeşit yaban otu. kızamık. hayvanların çok aç kalmadıkça yemediği kalın ve kuruduğu zaman yanları keskinleşen bir çayır otu (DS. 176. Türkçenin Gücü. MBTS. IV. 2863) kızılbacak (I): (< T. VIII. 1318. 2862) kızılağaç: (< T. kızılak) 1. < kızlamuk < T. Türkçe kızıl kökünden geldiği açıktır. Clauson. Türkçede –mık ekiyle yapılmış birçok türev vardır. 2539) kızılak: (< T. kızıl + OFar. dişi çiçekleri küçük ve sarımtırak. kızıl. kızıl + ağaç) Gürgengillerden. kışın yapraklarını döken ve 20 m kadar yükselebilen.436 kıyak: (< T. 1695) Sazlık yerlerde biten. 684). 2.

2864) kızılçam: (< T. gızılcuħ) Kızılcıkgillerden. “< kızıl + -cık. BTS. reçeli ve şerbeti yapılan. kışın yaprağını döken. VIII. 2863) kızılca (I): (< T. şam’) Çamgiller familyasından. VIII. beyaz çiçekli bir ağaççık (Cornus senguinea). 1318. kızılcık.. kızılca) Kızıla çalan bir çeşit buğday (TS. Pinus brutia. tek çekirdekli. ülkemizde kısmen Karadeniz. Yaprakları geniş ve tohumları şeker pancarına benzeyen bir ot. 1318. 2. 176. Erz. kızılca) 1. kırmızı renkli. kırmızı. çalı ya da yarı çalımsı bitkiler (TS. (And. güzel kokulu bir çeşit erik (DS. genellikle eriksi tip meyveleri olan. 1318. VIII. TBAS. kızılcık + -giller) ki çeneklilerden. AA. 2. 2864) kızılca (II): (< T. 2. 2864. Eren. (TS. 1318. DS. 139) kızılcıkgiller: (< T. VIII. beyaz çiçekli bir ağaç ve bu ağacın güzün olgunlaşan. (TS. iğne yapraklı. kızılca + dişi) 4-5 m yükseklikte. 364) kızıldip: (< T. kızıl + Ar. . 2. 243”). her dem yeşil. kızıl + burun) Pembemsi yeşil renkli. 2864) . III. Pazı bitkisi (DS. kızıl + cırık) Tarlalarda biten. VIII. Ağz. 25 m kadar boylanabilen.: gızılcıħ.A. lahana büyüklüğünde. zararlı bir çeşit ot (DS. çoğu iri gövdeli. Marmara. 2. 136. VIII.437 kızılburun: (< T. 2864) kızıleğlim: (< T. Cornus mas. 1318) kızılcık: (< T. BTS. 366) kızılcırık: (< T. 2. buruk bir tadı olan yemişi. yaprakları karşılıklı ya da almaşlı. diken yapraklı. ülkemizde bir cins ve iki türle temsil edilen ağaç. Ege ve Akdeniz bölgelerinde ormanlar oluşturan bir ağaç türü. (TS. kızıl + eğ(i)lim) Domates (DS. kızıl + dip) Pancar (DS. 2864) kızılcadişi: (< T. deniz seviyesinden 1200 m kadar olan yüksekliklerde yetişen. DS. VIII.

kızıl + Yun. karşılıklı yapraklı. 2. 2. 4559) kızıl işgildi: (< T. Eryhraea centaurium. kızıl + ot) Havuç (DS. sap ve yaprakları hekimlikte kullanılan. -ları) Denizlerin yaklaşık 200 m derinliklerinde yaşayan kırmızı renkli su yosunları (TS. kızıl + ? işgildi) Kırmızı yaban mersini (DS. VIII. güveyfeneri (TBAS. 10-50 cm yükseklikte. altın dikeni. 2866) kızıl ot (I): (< T. VIII. 2865) kızılgücük: (< T. 2. 1319) . 2866) kızıl ot (II): (< T.438 kızılenik: (< T. 177) kızıl su yosunları: (< T. kızıl + kaytarma) bk. VIII. kızıl + Çuv. (TS. VIII. kızıl + su + ? yosun + T. Bir çeşit ot. 3. kızıl + Yun. kızıl + sarmaşık) bk. kızıl + göz + dikeni) Sarı diken. kök boyası (TBAS. Scolymus compositae. “< Çuv. 1318) kızıl kaytarma: (< T. Eğrelti otu. Eren. -giller) ki çeneklilerden. 2864) kızılgöz dikeni: (< T. kırmızı çiçekli. kızıl + ot) 1. 2866) kızıl sarmaşık: (< T. 177) kızıllık: (< T. acı yonca cinsleri içine alan bir bitki familyası (TS. VIII. Bağlarda teveklere sarılan sarmaşıkgillerden bir ot (DS. 177) kızıl kök: (< T. 2865) kızılkantaron: (< T. (DS. kentauron) Kızılkantarongillerin örnek bitkisi olan. VIII. XII. kızıl + küçük) Havuç (DS. 1318) kızılkantarongiller: (< T. kentauron + T. iki yıllık otsu bir bitki. bostanbozan (TBAS. 2. kızılkantaron. 136”) Kökünden kırmızı boya çıkarılan bir ot (DS. kızıllık) Üzerinde kızılcığa benzer meyvesi biten bir çalı (DS. anç k ‘enik’. enik. kızıl + kök) bk.

1320) kızyanağı: (< T. VIII. 446. 177) kızmemesi: (< T. 2869) kialan: (< ? ) ğde yaprağı gibi yaprakları. beyaz çiçeği olan. III. ıtırlı ve otsu bir bitki. BTS. haziran ayında dağlarda görülen bir bitki (DS. Eren. çivit otu (TBAS. (TS. Kuzeydoğu Anadolu dağlarının ormanlarında bulunan. (TS. Cuminum cyminum. yuvarlak taneli. kız + yanağı) Pembe renkli. 2. beyaz veya pembe çiçekli. kızlar + yemişi) bk. kemmūn < Yun. IV. Bir tür şeftali (TS. (TBAS. Agrimonia eupatorium. 2. 368. VIII. kibrį t + T. 2873) . 50 cm kadar yükseklikte. 177) kilim ucu: (< Far. meyveleri baharat olarak kullanılan. ince kabuklu bir çeşit üzüm (DS. bir yıllık. 2869) kialmas: (< ? ) bk.. 244) bk. gilį m + T. sarı çiçek açan bir bitki. ucu) Itır çiçeği (DS. Altıntop. VIII. kızlar + göbeği) bk. VIII. Gaz. kızıl + yaprak) Gülgillerden.A. 2869) kibrit otu: (< Ar. 1325. TaS. Lycopodium clavatum. 2869) kibre: (< gebre ) Bir çeşit ot (DS.439 kızılyaprak: (< T. 178. 2. alıç (TBAS. TBAS. otsu ve çiçeksiz bir bitkidir. otu) Gövdenin ikiye dallanarak uzamasıyla kolayca tanınan. 2871) kiliz: (< kökenini bilmiyoruz. diken (DS. ahlat (DS. VIII. yol kenarlarında biten. 177) kızlar yemişi: (< T. greyfrut. 2572) kinkar: (< ? ) Devedikeni. 1319) kızlargöbeği: (< T. kofa (TS.) Maydanozgillerden. 2. VIII. 1338) kimyon: (< Ar. 2. ana vatanı Mısır olan. kız + memesi) 1.

2. 233. VIII. 302) kiraz elması: (< Yun. 144) kirez armudu: (< Yun. (And. VIII. kiriş.440 kiraz: (< Yun. elması) Kırmızı. Ağz. 2879. beyaz veya pembe çiçekli bir meyve ağacı. tek çekirdekli meyvesi olan. VIII. 2876. Eren. DS. (And. dikenli veya dikensiz. 3. 697). (And. 2877) kiriş: (< ET. sulu. 2. 73. TaS. tatlı ve gevrek bir çeşit üzüm (DS. AA. 245. kerasi + T.: eğren. Nişanyan. 2. < Yun. VIII. 2. 280. üzeri benekli. (TS. DS. 178.kiraz. gören. T YA. yenilen bir çeşit mantar (DS. VIII. 149. 183. VI. kıren.: gilyaz. 108. VIII. (And. TBAS. DS. Ağz. VIII. -u) Kiraz zamanı yetişen bir çeşit armut (DS. 1882. 2235. 369. TaS. VIII. 244). 1327) kiren: (< Yun. 3 m kadar yükselebilen. 178) kirkit: (< ? ). VI. evlek mantarı (TBAS. kerasi = EYun. *ker. 1327. Taşlar arasında biten bir çeşit ot. kirlice) Şarap ve sirke yapmaya yarayan. IV. yapıncak denilen bir çeşit üzüm (DS. 2877) kirlice: (< T. giraz. Ağz. 16. kráno. III. Tietze. 2879) kirmit: (< ? ) Ağaçların arasında biten. K AT. 331. 2754. EYAD. emrūd + T. Pırasa. Cerasus avium. Havuç (DS. MBTS. etli. kerasi. 2877. 36. 233). 2881) . 2878) kirkin: (< ? ) bk. 2078. 2575) kiresep: (< ? ) Bir armut çeşidi (AA. AAT.: keriş) 1.: kirgit) Badem şekeri biçiminde. GBAA. OAAD. 1713. 144. Nişanyan. kerasi + Far. kerasos ~ HAvr. giren. 21. Ağz. küçük ve sert bir elma türü (TS. Eren. kirez) Gülgillerden. BTS. DS. kiran) Kızılcık (DS. güren.

371) kizir: (< Far. bā ilā) Bir çeşit bakla (DS. 247).: hırtıl) Havuç (DS. 1333. Ağz. çok yıllık. 2. DS. 2891) . bir yıllık. 1498) Çayırlarda biten. 2888) klimaks bitki: (< Ing. VIII. 1718) Kökü ve yaprağı yenilen küçük bir ot (DS. Coriandrum sativum. gişnīz (kişnīz). kiwi. 2890) koca bakla: (< T. Nişanyan. 2890) kobuk: (< T. Ağz. DS. patatese benzeyen bir bitki (DS. 239) kivi: (< ng. kerasi) Geç olgunlaşan sert bir çeşit kiraz (DS. (TS. meyveleri baharat olarak kullanılan ve üzeri şeker ile kaplanarak kişniş şekeri yapılan. BTS. 2373. 2. kabuk. VIII. kahverengi tüylü kabuğu soyularak yenen. 372) kobar: (< ? ) Meşe ağacı (DS. 179. VIII. C vitamini bakımından zengin meyve. otsu. kertik + Yun. koca + Ar. VIII. 233) Ana vatanı Çin olan. XII. -il). Actinidia chinensis. 2. climax + T. VIII. 247) Küçük taneli bir tür çekirdeksiz siyah üzüm (TS. VII. (And. VIII. (And. MBTS. 2883) kirtil: (< kirt “ses taklidi” + T. yeşil renkli. gizį r. yaprakları dikenli ve yassı. 2886) kitir: (< kıtır “ses taklidi”) Salatalık (AAT. (TBAS.: kişkiş) 20-50 cm yükseklikte. Eren. kişmiş. sulu. 4561) kişmiş: (< Far. bitki) Bir iklim bölgesinde en iyi yetişen ve verimi en fazla olan bitki (BTS. Eren.441 kirtik kiraz: (< T. Türkçede benzeşme sonunda kişniş biçimini almıştır. 2. beyaz veya pembe çiçekli bir bitkidir. 1332) kişniş: (< Far. MBTS.

2894) koçkuyruğu: (< T. 180) koçaç: (< Sırpça. manitari + T. 4510. -ı) Russula türlerine verilen genel ad (TBAS. 1337. manitari + T. 2. bk. koca + tepen) Sulu. koca + buğday) ri taneli. (TBAS. Astragalus subrobustus. Ağz. kışın yapraklarını dökmeyen bir ağaççık ve bu ağacın 1-2 cm çapında. 2891) koca buğday: (< T. MBTS. 180) koç otu: (< T.: goçotu) Yaylalarda yetişen kokulu bir çeşit ot (DS. VIII. 3. 2. bazıları da zehirlidir (TBAS. 2891. TBAS. 2891) koca yemiş: (< T. Lahana. Bazı türler yenilebilir. SA. 1722) Yer elması (DS. kocabaş (–1). TBAS.. 1722) Armut (DS. koçan. 3-6 m yükseklikte. 2. 171. koca + başı) 1. VIII. Arbutus uneda. Mavi renkli çiçeği ve nohut büyüklüğünde tohumu olan bir buçuk metre boyundaki dikenli bir ot (DS. pembe veya mor çiçekli bir bitkidir. ayrıca Türkçe koç kelimesinden türemiş olabileceği de ileri sürülmüştür. 2. VIII. 180) . 2891) kocadepen: (< T. koçlama + Yun. (DS. 180) koç mantarı: (< T. çiçekleri beyaz veya pembe. koç + otu). (And. VIII. 208. 2893) koçan: (< Muhtemelen Slav dillerinden alınmıştır: Rus. 237) kocabaşı: (< T. VIII. MBTS.442 kocabaş: (< T. ST AT. Bulg. XII. VIII. kırmızı renkli meyvesi. koç + kuyruğu) Çok yıllık. 2. koca + yemiş) Fundagillerden. yumuşak ve sarımsı bir çeşit buğday (DS. koçijaş < Macarca. koç + Yun. Pancar (kocabaşı). Turp. kabukları ince ve küçük bir çeşit armut (DS. -ı) Bazı Clitocybe türlerine verilen genel ad. 180) koçlama mantarı: (< T. koçan. (TS. koca + baş) 1.

2904) kokar çaşır: (< T. 2. kofurgalık “< ET. “< koğuş ‘kökü bulunamamıştır’. 2. 2. 20 m kadar yükselebilen.443 koçtaşağı: (< T. (TS. 249) Hasır otu. dallarından ok ve yay yapılan bir çeşit ağaç. kokar + kanak) Kötü kokulu bir çeşit ot (kokarzade). VIII. TBAS. 2904) kokar ağaç: (< T. kokarcık) Arpacık soğanı. 2904) kokar: (< T. 1339. koç + taşağı) bk. kokar + Far. saz. çiçekleri küçük ve sarımtırak. kof ‘içi boş’. kiliz (TS. 1723”) Bodur ağaç (DS. 2. 1339. 4563) kofurgalık: (< T. küçük soğan (DS. (TS. XII. en çok Peru’da yetişen bir bitki. Scrophularia myriophylla. VIII. Bu özelliğinden dolayı “kokar çaşır” denilmiştir. coca “Peru dilinden”) ki çeneklilerden. ağacı. 2903) koka: (< sp. kamış. kokar + ağaç) Uzak doğuda yetişen. “Türkçede isimden isim yapan +l eki yoktur. 2. VIII. 2. 2904) kokarcık: (< T. MBTS. (DS. kokar) Domates (DS. Eren. 2900) koğuş ağacı: (< ? koğuş + T. DS. VIII. 181. büyük bir ağaç. MBTS. ilkbaharda sarı çiçek açan ve harman süpürgesi yapılan bir çeşit bitki (DS. yapraklarından kokain çıkarılan. Erytrroxylon. pis kokulu. 180) kofa: (< kökünü bilmiyoruz. kışın yapraklarını döken. 223-229) kokarganak: (< T. MBTS. (Duran. kayın ağacı (DS. koçkuyruğu (TBAS. 1338) koful: (< kof+u+l. DS. 4563) . zeytine benzer meyvesi kırmızı renkte olan. VIII. gāwşīr ‘çakşır’) Yaprakları çaşır yaprağına benzeyen bitkinin hoş olmayan bir kokusu vardır. VIII. XII. zehirli. 1723”) Dağlarda yetişen. Ailantthus. 1723”) Dağ yamaçlarında yetişen.

kokar ot –1 (DS. VIII. kokulu + Yun. 249) Mısır (TS. Eren. VIII. 2905) kokone buğday: (< Yun. cola “Sudan dilinden”) Kolagillerden. 2. 2906) kokulu yonca: (< T. kokar + otu) bk. “< Yun. kokulu + ? çayır + T. Afrika’nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan. 2. IV. kokar + ot) 1. VIII. 249) bk. 2. 2906) kokoroz: (< Balkan ve Avrupa dillerinde yaygın olarak geçen bu sözün kökenini bilmiyoruz. Eren. çekirdekleri kahveden daha . Kereviz (DS. 181) kola: (< Fr. kabuk + Ar. VIII. 2. 1340) kokoz: (< kökenini bilmiyoruz. MBTS. kerasi) bk. 2608) kokulu çayır otu: (< T. 12 m kadar boylanabilen. kokona. çayırlarda yetişen. 181) koku ağacı: (< T. cevz) Kabuklu ceviz (DS. koku + ağacı) Öd ağacı (TaS. 1725”) Çok tane veren bir çeşit buğday (DS. XII. buğday. kokulu + ? yarpuz) Nane (DS. kokarganak (DS. 4563) kokaz: (< ? ) Yaban pırasası (DS. kokulu + ? yonca) bk. (TS.444 kokar ot: (< T. 2. 2905) kokar otu: (< T. VIII. hayvanlar için iyi bir yem olan ıtırlı bitki. 2905) kokceviz: (< T. 1341) kokulu narpis: (< T. kokona + T. 2905) kokarzade: (< T. 1340) kokulu kiraz: (< T. kokar + Far. zāde) bk. Anthoxanthum odoratum. VIII. Kokulu bir yaban otu. idris ağacı (TS. otu) Buğdaygillerden. ahlat (TBAS. eşek yoncası (TBAS.

bir çeşit sarımsak (DS. cola + T. “< Fr. 177. -cuk. Brassica napus. yağlı tohumlu mevsimlik bitki. (BTS. 2911) koluncuk: (< Fr. VIII.: guluncak) Kadınparmağı denilen ot (DS. 2. 376) kola ağacı: (< Fr. (TS. kolon + T. 2. (kola ağacı).445 uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki. iri ve mor çiçekleri olan zehirli bir ağaççık. 3-5 m boyunda. 2. Hododendron ponticum. büyük ve küçük kola ağaçları gibi birçok türü içine alan bir bitki familyası (TS. 2. MBTS. 379) komşugezen: (< T. DS. genç evrede saplı. 376) kolagiller: (< Fr. 2913) komatula: (< Lat. VIII. komşu + gezen) Evde küçük alanlarda yetişen ve her tarafa kol atarak uzayan bir süs bitkisi (DS. kola (BTS. 2907) koloz: (< ? ) Bir çeşit sarı buğday (DS. Comatula. (TS. 2. 1342) kolak: (< ? ) Ekşi ve iri bir çeşit kış elması (DS. 1348) komallug: (< ? ) Bir ağaç nevi (K AT. ergin hâlde serbest hareketli türleri olan bir derisi dikenli cinsi. 2914) korman: (< ? ).: kormen) Yaban pırasası. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. 1734) Kuzey Anadolu dağlarında yetişen. 2193. Cola acuminata. (And. colza) Turpgillerden. 2. 1731”). BTS. Comatula) Deniz lâleleri sınıfından. VIII. cola + T. VIII. colonne. 2926) . VIII. DS. 1348. (And. kışın yapraklarını dökmeyen. VI. TBAS. 2912) kolza: (< Fr. (TS. ağacı) bk. VIII. 342) komar: (< kökü bulunamamıştır. MBTS. Ağz. 1342. 182. Ağz.

2. Bu ad “olmamış yemiş” olarak da kullanılır. parlak pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. Farsça talx üzerinde duruyor. 2. TaS. (TBAS. 1370. Ağz. Centaurea glastifolia. Eren. MBTS. (And. 2. yabancı bir dilden alındığı açıktır. -cık. Ağz. (TBAS.: goğa. kōt’an + T. Lathyrus tuberosus. 2. DS. VI. cornichon) Kabuğunun üzeri pürtüklü. 1750). 2901. kıran. kökünde yumrular bulunan. 1371) . gōra). VIII. DS. 183) kovan otu: (< ? koğan + T. kor + Far. DS. 1365) koruk: (< Scherner’e göre Farsçadan alınmıştır (< Far. 1366. TBAS. 2672. kov a < ? kovı içi boş kof. Eren.: korangal. 1755”) bk. çok yıllık. 185) koşkoz: (< ? ) 30-80 cm yükseklikte. MBTS. tirfil (TS. DS. VIII. 2094. VIII. (DS. Ağz. 253. Clauson’a göre. 2934) kotankıran: (< Erm. 602) korunga: (< Erm. 2602) kovancık: (< ? koğan + T. 2. DS. II. Clauson. 343) kornişon: (< Fr. 4567. kōt’an. nār) Bir ağaç cinsi (K AT. XII. 182) kova: (< ET. VIII. 1754”) 100 cm kadar yükselebilen. 2. 2933) koşni: (< ? ) Diş hilali otu. VIII. DS. kornkan. DS. hasır otu (TS. 253). < kökü belli değildir. koringön. karuk) Henüz olgunlaşmamış ekşi üzüm (TS. koğa) Bataklıklarda yetişen bir çeşit saz. DS. tarka adı verilir. Orta Türkçede koruğa talka. otu) Oğul otu (TS. 2925. 4563. körigen) Yabanî yonca. “< Erm. 247). govuk. Nişanyan. 2106.446 kornar: (< T. ETA. MBTS. Ancak Farsça gōra’nın Türkçe koruk biçimini ses bakımından karşılamadığı açıktır. 2.: goruħ. XII. (And. 1367. IV. goruk. sarı kokulu (TBAS. 182. Ammi visnaga (Umbelliferae). otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. VIII. (And. DS. lezzetli bir tür turşuluk hıyar (TS. 2. 2938. 2924. VI. “< kovan ‘kökü belli değildir’.

sarı kantaron (DS. 2. -ı) Bir çeşit mantar (DS. 2944) koyunkıran: (< T. TBAS. “< ET. 1758) Ceviz (TS. VIII. 2. VIII. 2111. domuz baklası (TBAS. VIII. 183) koyundibi: (< T. MBTS. 183) koyungöbeği: (< T. 183) koz: (< Far. koyun + Yun. Erz. 1757”) bk. Eren. -sı. koyun + çiçeği) bk..A. 144. yumak otu (TBAS. TaS. Nişanyan. VIII.447 koyun baklası: (< T. Agrimonia eupatoria. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. DS. 1373. (And. koyun + yumağı) bk. çok yıllık. 2. koyun + dibi) Bir çeşit ot (DS. koyun + kıran) lâç yapmakta kullanılan bir çeşit bitki. 2944) koyun mantarı: (< T. kalın köklü.: goyungözü) Birleşikgillerden. 2. MBTS. VI. koyun + otu) 20-120 cm yükseklikte. beyaz ve iri bir papatya türü. parçalı yapraklı. manitari + T. 2943. DS. 183) koyun çiçeği: (< T. 1373) koyungözü (I): (< T. TBAS. rozet yapraklı. 247. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. bā ilā + T. koyun mantarı (TS. (TS. 2943) koyunekmeği: (< T. tüylü. gawz ‘Arapça yoluyla Türkçeye ceviz olarak da geçmiştir’. . çok yıllık. IV. 255. çok yıllık. koyun + Ar. 2. (DS. 183) koyun yumağı: (< T. 183. VIII. (TBAS. III. Ağz. koyun + gözü) ri ve yassı taneli bir çeşit kara üzüm (DS. VIII. 2686) koyungözü (II): (< T. Malabaila secacul. koyun + göbeği) Bir çeşit mantar. 2944. rizomlu. koyungözü – I. 2944) koyun otu: (< T. 1373) . Matricaria parthenium. koy/koyn (viii). koyun + ekmeği) 15-75 cm yükseklikte. (TBAS. koyun + gözü).

VIII. iri taneli. kök) 1. 51. VIII. siyah ya da beyaz bir çeşit üzüm (DS. Flubia tinctorum.: gozlak) Kozalaklıların çoğu dibi yuvarlak. 1-2 m uzunluğunda. ūzek. Ağz. 1759”) Kalın kabuklu.448 kozak üzümü: (< Far. gövdesi sert dikenli. rizomlu. 1374) köbür: (< T. -lak). üzümü. ūzek + T. çalı görünüşünde. “< Far. çabuk çürümeyen. TBAS. VIII. 235) kök: (< ET. kök + boyası) Kök boyasıgillerden. Pancar. gökrek) lkbaharda dağlarda biten. altın kökü gibi birçok cinsleri ve bunlara bağlı dört bin kadar türü içine alan bir familya (TS. VI. 2. 2947) köğrek: (< T. kömür) Karadut (DS. 2946) köçet elması: (< ? köçet + T. VIII. sert ve sulu bir çeşit elma (DS. (TS. 2. 2950) köhnar: (< ? ) Susam (DS. soluk sarı çiçekli. (And. porsukgilleri. yaprakları iğnemsi. kozak + T. kınakına. 2945) kozalak: (< Far. 1-2 metre uzunluğunda. 2951). servigilleri. II. DS. MBTS. 2113) kozalaklılar: (< Far. kozak + T. 2. 1374. VIII. 608) kök boyası: (< T. VIII. 184) kök boyasıgiller: (< T. 1376) . meyveleri zeytinsi olan ve kahve ağacı. yemişleri kozalak biçiminde. yaprakları karşılıklı. iğne yapraklılar (TS. 1952. 2. göbeği kuruyunca dik ve mantar gibi olan bir çeşit bitki (DS. tepsi koni biçiminde ve odunsu dokulu meyvesi (TS. yoğurt otu. 2950) köhnü: (< ? ) Bir üzüm türü (EYAD. 2. Pancar (ETA. Salep kökü (DS. 1376. kök boyası. çamgilleri içine alan bir bitki takımı. kök + boyası + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. laklılar) Açık tohumlulardan. çekirdekli. 2. elması) Sonbaharda yetişen. çok yıllık bir bitki.

ilkbaharda açan kırmızı renkli bir çeşit kır çiçeği. TBAS. sarımsağa benzer bir yaban otu. (TS. BTS. Eren. (TBAS. VIII. VIII. yüksek bölgelerde yetişen. kömür < köm. kukunaria < kukunara.449 kökçiçeği: (< T.: günar) Çamgillerden. (And. VIII. 2951) kökelma: (< T. 387. kök + Ar. reçineli ve kozalaklı. 247. Allium rotuntum. 184) kök karanfil: (< T. 257) Çiğ olarak yenilen. kökten + çiçekli) Çiçekleri kök saptan veya kök yanından süren bitki çeşitlerine denir (TS. 184) köknar: (< Yun. anfīya. rengi hafif yeşil olan. tūt) Kara renkli dut (DS. 2953) kömürcü şıkığı: (< T. köle + doyuran) ri ve yuvarlak taneli. Orthurus heterocarpus. kök + elma) ri ve yeşil renkli bir çeşit elma (DS. 2967. 2957) kömüren: (< T. (TS.+ -(ü)r. 2. 724”) bk. 2957) . 2. kök + Far. Nişanyan. anfīya.+ -gen. DS. 248”) nce saplı. 256). DS. VIII. köpürgen < köpür. çok yıllık. DS. 184. DS. 4511. “< Ar. Kurutulmuş kökleri karanfil kokulu olup. 2. Ağz. şıkık + T. 1377. gösterişli bir orman ağacı. iğne yaprakları kısa. VIII. bir çeşit gelincik (DS. Abies. çaya koku vermek için kullanılır. Tietze. 256. 1378. kömür + Far. Eren. VIII. Nişanyan. VIII. Eren. “< ET. 3026) kökten çiçekli: (< T. koyu renkli bir çeşit üzüm (DS. 4569) kömür tut: (< T. kışın yaprağını dökmeyen. kömürcü + Ar. -ı. akçöpleme (TBAS. 30-35 m yükseklikte. yassı olan. XII. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. 2951) kök enfiye: (< T. aranfül) 15-45 cm yükseklikte. 124. 1377) köle doyuran: (< T. ince yapraklı. XII. kök + çiçeği) Salep çiçeği (DS.

köpek + Yun. 2958) köndar: (< ? ) Kayalıklarda biten güzel kokulu bir ot (DS. adamotu (TBAS. VIII. Solanum nigrum. köpek + Far. köpek + memesi) Kimi ilâçların yapılmasında kullanılan patlıcangillerden bir bitki. köpek ‘kelimenin köpeğin çıkardığı sesten geldiği ileri sürülmektedir’. 1763”) Ballı babagillerden. köpek + dili) bk. 2960) köpekdili: (< T. 185) köpekgülü: (< T. 2. “< Eski Kıpçakça. 2. 2. 227) köpek elması: (< T. pisiktetiği (TBAS. köpek + lolosu. Marrubium vulgare. VIII. cevz + T. gāvmį ş + ? cicik “meme” + T. (TS. 2960) köpek otu: (< T. köpek + elması) bk.450 kömüşciciği: (< Far. 2960) köpekmemesi: (< T.gul + T. -i) Tohumu baş ağrısı için koklanan bir çeşit bitki (DS. 2960) köpeklolosı: (< T. 1379) köpekcevizi: (< T. VIII. çiçekleri sap çevresinde demet durumunda toplanmış. -ı) Bir çeşit zehirli mantar (DS. -ü) Yaban gülü (DS. itüzümü. MBTS. VIII. VIII. VIII. (DS. 2959) könik: (< ? ) Hindiba (DS. VIII. -i) Uzun taneli bir çeşit kara üzüm (DS. köpek + otu) bk. 2958) köner: (< ? ) Çamfıstığı ağacı ve meyvesi (DS. “< lolo ‘ses taklidi’. 2959) köpekayası: (< T. ıtırlı birçok türü olan bir bitki. köpek + Ar. manitari + T. 1876”) Gelincik (DS. MBTS. boz ot (TBAS. köpek + ayası. 2960) köpekmantarı: (< T. VIII. VIII. 185) .

sabun otu (TBAS. 2962) köpürgen: (< T. 185) körek: (< ? ) Baldıran otu (DS. 185) köpek üzümü: (< T. köpek + sarımsağı) bk. 2960) köpek soğanı: (< T. köpürgen. TBAS. diken) Kaba yapılı. köpürecek) Sabun gibi suda köpüren bir çeşit ot (DS. DS. 2971) köse buğdayı: (< Far. VIII. 248”) bk. MBTS. VIII. köpek + üzümü) t üzümü (TS. VIII. 2972) . VIII. 2. buğdayı) bk. kūse + öz. 2. 1385. 2968) köse: (< Far. Clauson. köse tahılı). 2. köpek + taşağı) bk. köse buğday (DS. VIII. 2961) köpürcek: (< T. 2. 248”) Sonbaharda yetişen kırmızı renkli. köse buğday (DS. köpük + elması. 2963. “< ET. VIII. gūr + T. 687. buğday) Başağı kılçıksız bit çeşit buğday (köse. yuvarlak taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS. VIII. köpük < köpük < köp-. ekşimsi. 1380) köpektaşağı: (< T. Nişanyan. adamotu (TBAS. (TS. 1380) köpük elması: (< T. VIII. 185) körtiken: (< Far. 2971) kösehalil: (< Far. 1767) bk. “< ET. kūse. gayet sık. is. köse buğdayı. kömüren (DS. köpürmek < köpmek.451 köpek sarımsağı: (< T. bozumsu yeşil renkte ve çalı gibi dikenli bir çeşit bitki (DS. 2971) köse buğday: (< Far. köpek + soğanı) Yaban sarımsağı (TS. kūse + T. VIII. kūse + T. dayanıklı bir çeşit elma (DS. Halil) Çok tatlı. Nişanyan.

(And. 2972) köse tahılı: (< Far. kral + Lat. XI. Sefer) Dolmalık bir çeşit kabak (DS. taneleri birbirinin üstüne sıkışmış. otsu. manitari + T. otu) Kuraklık nedeniyle büyüyemeyen ot (DS. sulu ve tatlı bir çeşit pekmezlik üzüm (DS. AA. 186) köse otu: (< Far. VIII. kūse + Ar. ekinler arasında görülen ve ürüne zarar veren. VIII. 2987) kubatça: (< T. çok yıllık. domuzağırşağı (TBAS. köse buğday (DS. yün otu (DS. -ı) bk. -i) bk. 186. yün boyamaya yarayan bir çeşit sarı yosun (DS. Cirsium arvense. VIII. ağı) Yuvarlak. kuşekmeği (TBAS. kūy + T. daħl + T. köygöçüren (TBAS. candela + T. 2988) . toprak altındaki güzel kokulu yumru kökü yenilebilen bir çeşit bitki (DS. VIII. (TBAS. 186) kösüm: (< ? ) Siyah kayaların üstünde biten. 144) köy mantarı: (< Far. 104) köy otu: (< Far. 186) kralkandili: (< Sırp. 2978) köyağı: (< Far. is.452 kösemen: (< Far. 2972) köstüköpeği: (< ? köstü + T. köpeği) bk. 2972) kösesefer: (< Far. VIII. kūse + öz. VIII. küsgüç) Tarlalarda kendiliğinden yetişen. 2971) kösgüç: (< T. VIII. evlek mantarı (TBAS. kūy + T. DS. kūy + Yun. göçüren). kūse + -men) bk. -ı) bk. kubatça) Papatya (DS. kūy + T. kūse + T.: koygoçüren) 20-100 cm kadar yükselebilen. 4331) kubar: (< ? ) Meşe ağacı (DS. sık dikenli ve pembe çiçekli bir bitkidir. otu) bk. VIII. Ağz. VIII. 2983. 2983) köygöçüren: (< Far.

kutuz. Ağz. 2995) kulumcak: (< ? kulum + T. ulle + T. kulgak. VIII. süs bitkisi olarak yetiştirilen. VIII. boz ot (TBAS.453 kud fasulye: (< ? kud + Yun. manitari + T. 187) kulecik: (< Ar. VIII. kulak < ET. (TS. 2990) kudoru: (< ? ) Fasulye (DS. 4571) kulak mantarı: (< T. 2. 1397) kukas otu: (< ? kukas + T. -cak) Yenilen bir çeşit yaban bitkisi (DS. TBAS. 2990) kudret narı: (< Ar. –cik. fasulia) Kılçıksız fasulye (DS.: kulfar) Mor zambak (DS. -ı) bk. VIII. kulak + otu) bk. VIII. 2997) . camuskulağı (TBAS. önce yeşil ve sonra parlak sarı veya turuncu renkli meyvesi olan. kulak + Yun. 2995) kulfal: (< ? ). “< Ar. kayın mantarı (TBAS. 2991) kuduz otu: (< T. 2. otu) bk. XII. -ı) 10-15 cm uzunlukta. 2992) kukuruz: (< kokoroz ?) Mısır buğdayı (DS. 1396. Eren. yemeği yapılan bir çeşit ilkbahar bitkisi (DS. ulle. tırmanıcı ve bir yıllık otsu bir bitki. Momordica charantia. 187) kukuk: (< guguk “ses taklidi”) Mor renkli bir çeşit kır çiçeği (DS. 264) Çamlıklarda biten. 187) kuduluk: (< T. kuduruk ?) Sazlıkta biten iki metre yükseklikte otlar (DS. MBTS. deli otu (TS. VIII. iğ biçiminde. üzeri pürtüklü. udret + Far. 2993) kulak: (< T. VIII. (And. “< ET. kuduz + otu. 252”) bk. parçalı yapraklı. Nişanyan. nār + T. 187) kulak otu: (< T. 1784”) Kırda yetişen bir çeşit mantar (DS. sarı çiçekli. VIII. 2.

-u) Sarı renkli bir yaz armudu (DS. süs bitkisi olarak kullanılan. ince gövdeli. 2999) kumdarı: (< T. VIII. 2729) kumacı otu: (< ? kuma+T. kum + otu) Uyuz otu (TS. Eren. (TBAS. çūdār + T. 187) kumda: (< ? ) Sulak yerlerde yetişen. zanba ~ OFar. kum + Far. zanbak + T. otu. kum + eriği) Yaban eriği (DS. soğanlı. VIII. kum + Ar. VIII. karaçalı (TBAS. 266) Patates (DS. kum + darı) Tanelerinin uçları sivri ve küçük mısır (DS. “< ? kuma. 2999) kum otu: (< T.454 kulunc otu: (< Ar. 2999) kumarmudu: (< T. cı + otu. emrūd + T. Nişanyan. kısamahmut otu (TBAS. Leymus racemosus. 187) kunar: (< ? ) bk. kum + Far. VIII. ūlenc + T. 1405) kumpir: (< Blg. 187) kumara: (< ? ) Dağ çileğine benzer meyveleri olan bir bitki (DS. -ı) Kumluk sahillerde yetişen. VI. VIII. çok yıllık. ūlenc. IV. 187) . 252”) Havlican (TaS. krumpí r. 2999) kum çavdarı: (< T. 2999) kum eriği: (< T. VIII. Eren. krumpí r + T. -ı) Deniz kenarındaki kumluklarda yetişir. üzümü) Çavuş üzümü (DS. “< Ar. uzun ve yumuşak sarmaşık ağaççığı (DS. (TBAS. 2. 2195) kumpir üzümü: (< Blg. 265”) bk. Pancratium maritimum. 3000) kum zambağı: (< T. otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir.

MBTS. Nişanyan. kunduz. kunduz + ağu. VIII. kurbağa + otu) Düğün çiçeğigillerden bir bitki. Nişanyan. 1409) kurbağa zehiri: (< T. 3003) kurbağa gözü: (< T. 3001) kunduz ağu: (< T. DS. 327) . MBTS. -i) Kurbağa zehirigillerden. 1409) Kureyş: (< öz. 3001) kunt: (< Far. 635. bütünü veya bir kesimi su içinde yaşayan. kurbağa + Far. TBAS. kunduz + buğday) Kalın. kurbaka < baka ‘kurbağa. 2. Ağz. kund. 2. ureyş ‘kabile adı’. Bufonia. zehir + T. çok yıllık ve otsu bir süs bitkisi. VIII.: gundulu. “< ET. 1790) Beyaz. gundürü) Başağı dört sıralı bir çeşit sert. zehir + T. Ağz. 187) kunduz buğday: (< T. Yaban armudu. Clauson. (TS. -i + -giller) Bir çeneklilerden. 3008. (TS. 254. sık taneli bir çeşit üzüm (DS. 3005) kurbağa otu: (< T. is. küçük. gunduri. 188) kurbağa zehirigiller: (< T. Hydrocharis. VIII. 2. çekirdekli meyveleri olan bir yaban ağacı (DS. “< ET. 253”) bk. 3007) kurmut: (< ? ). yuvarlak taneli bir çeşit üzüm (DS. AVA. akçöpleme (TBAS.455 kunduru: (< ? ). < kurbaka < kur + baka. tatlı sularda yaşayan. kaplumbağa’. kurbağa + Far. (And. VIII. VIII. kurbağa zehri ve benzeri su bitkilerini içine alan bir familya (TS. 2196. yürek biçimi yapraklı. VIII. beyaz çiçekli. 2. 2. sarı buğday (DS. 1794) Geç olgunlaşan. 1409. 2. Kırmızı. kurbağa + gözü.: gurmut) 1. kısa ve yuvarlak taneli bir çeşit buğday (DS. VI. 646”) Küçük beyaz taneli bir çeşit üzüm (DS. (And. gunduru. Clauson.

“kurşun < ET. Ballıbabagillerden. 1797”) Damarlı çiçeksizlerden. 2. Clauson.: gurtgulağı) Kulak biçiminde meyveleri olan. çit yapmakta kullanılan bir süs bitkisi. 1415) . 2. DS. su sarımsağı. -ı) 3 m kadar bir boya erişebilen. Ligustrum vulgare. 188. Loğusa otu. kurt/kurd. kokulu ve salkım durumunda olan. dalsız gövdeli ve tek çiçekli. rizomlu. 3010. zeravent (TS. 586. güzelavrat otu (TBAS. göl ve akarsu kıyıları gibi nemli yerlerde yetişen bir bitki. (TBAS. çiçekleri beyaz. korogşin. yenilen bir bitki. (TBAS. küçük yapraklarla örtülü. 188) kurt baklası: (< T. -sı) Acı bakla (TS. 2201. kurşun + otu. 1413) kurtayağı: (< T. 188) kurt böğürtleni: (< T. ince bir sap görünüşünde olan bir bitki.456 kurşun otu: (< T. EYAD. 648. çok yıllık. 2. 1414) kurtbağı: (< T. 236) kurtluca: (< T. Oncocyclus. 2. tırmanıcı sarı çiçekleri olan. MBTS. behār + T. 2. kurt + bağ(ı)rı) Zeytingillerden. kurt + Ar. kurt + ayağı. yer meşesi. Gülensoy. kurt + bağı) bk. Lycopodium clavatum. diş otu (TS. “< ET. (TS. (And. (TS. meşecik. VIII. 2. yaprakları mızrağa benzer. kurt + kulağı). II. DS. 188) kurtkulağı: (< T. 2. 188) kurtbağrı: (< T. Nişanyan. 1414) kurtbaharı: (< T. 2. 1414. geniş yapraklı. kalın köklü. kurt + Far. Kuzey ve Orta Anadolu bölgelerinde orman açıklıklarında yetişir. bā ilā + T. kurtluca) 1. VI. morumsu veya koyu mavi çiçekli bir bitki. sırımağu (TBAS. kokusu sarımsağı andıran. Ağz. otsu. (TS. çalı görünüşünde ve beyaz çiçekli bir ağaççıktır. Aconitum napellus. yer palamudu. kurt + böğürtleni) bk. TBAS. 1414) kurtboğan: (< T. 254”) bk. kurt + boğan) 50-100 cm yükseklikte.

kurudan) Patlıcana benzer bir ot (TaS. kuru + Yun. (TS. kuru + takırdak) Ceviz (kuruşakşak). VIII. (TS. (And. 2. (And. 189) kurttırnağı: (< T. fasulia.: kurulkan) Kalkan dikeni de denilen uzun saplı. 1415. sap ve kökünde bol tanen bulunan. Lycopodium clavatum. kurugan) Ekin içlerinde biten. kurtpençesi (TS. kuru + şak + şak “ses taklidi”) bk. “kuru < ET. 2747) kuru fasulye: (< T. MBTS. (TS. kurt + soğanı) bk. 2. kurtboğan (TBAS. bazitli bir mantar. manitari + T. 253) kurugan: (< T. (And. VIII. yemeği yapılan bir bitki (DS. Ağz. TBAS. 236) . kuru . Ka. kurt + otu) bk. beyaz renkli. 1415) kurt yatağı: (< T. ak yıldız (TBAS. 2. 189) kurt soğanı: (< T. 2. 3012) kurutakırdak: (< T. kurutma). yuvarlak biçimli. 2. 3011) kurulgan: (< T. Ağz. pembe çiçekleri salkım biçiminde. 1416. 2. pençe + T.: guru fasille) Fasulye bitkisinin beyaz tohumu (TS. -si) Kara buğdaygillerden. küçük kırmızı çiçekler açan dikenli bir bitki (DS.457 kurt mantarı: (< T.. VIII. kurulgan). küçük yapraklarla örtülü ince bir sap görünüşünde olan bitki. Ağz. IV. kökü kabız ve kan dindirici olarak kullanılan. 3012) kuruşakşak: (< T. olgunlaştığında basılınca sporlar saçan. 1415) kurt otu: (< T. çok yıllık. 189) kurtpençesi: (< T. 1414) kurudan: (< T.Y. Polygonum bistorta. Lycoperdon. 51. VIII. 3013) kurutma: (< T. kurt + yatağı) Damarlı çiçeksizlerden.: gurutma) Bir üzüm türü (EYAD. kurt + Yun. 20-50 cm yükseklikte. kurutakırdak (DS. otsu bir bitki. kurt + tırnağı) bk. (DS. -ı) Tazeyken yenebilen.A. 1799”). kurt + Far.

3014) kuş böyreği: (< T.. tavşan elması (TBAS. kabalak (TBAS. kuşça) Küçük hıyar (DS. 2. kuş + ekmeği) Turpgillerden. katırtırnağı (TBAS. çorak yerlerde yetişen. DS. VI. 398. 3014) kusut: (< ? ) bk. kuş + çubuğu) bk. eskiden hekimlikte kullanılmış olan. 276) kuşça: (< T.Y. 3014) kuşburnu: (< T. kuş + budak) Keresteye elverişli. VIII. bir yıllık. 3014) kuşbudak: (< T. kuş + bur(u)nu). çalı şeklinde bir yaban gülü ağacı ve meyvesi. 2. -ı) bk. kuş + çırlığı < ? çırnağı) Yenilir bir cins mantar (DS. VIII. 1422) kuşekmeği: (< T.458 kuskusa: (< ? ) Siklamen çiçeği. ālūçe + T. boyar madde elde edilen. 2202. yapraklarını döken.: gışburnu. 3015) kuşçırlığı: (< T. beyaz ya da pembe çiçekli. kuş + böbreği) Mor renkli. guşbunnu. dikenli. Cyclamen Primulaceae. (DS. VIII. iri taneli. kuş + dili) Bir tür dişbudak (TS. 2062. VIII. ülkemizde yaygın olarak bulunan. VIII. 190) kuşdili: (< T. 1422. gevrek bir çeşit üzüm (DS. Ka. 201. Rosa canina. beyaz veya mor çiçekli. 3014) kuş alıcı: (< T. BTS. 3015) kuş çubuğu: (< T. VIII. Ağz. (And. kuş + ayağı) Böreğe konulan bir çeşit ot (DS. 148) kuşağzı: (< T. VI. guşgurnu) Gülgiller familyasından. 190) kuşayağı: (< T. uzun koyu yeşil yapraklı çok sert bir ağaç (DS. kuş + Far. DS. (TS. VIII. kuş + ağ(ı)zı) Aslanağzı çiçeği (DS. guşburnu. otçul .A.

(TS. 3015) kuşgözü (I): (< T. kuş + gözü) lkbaharda çıkan. beyaz veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. kuş otu (TBAS. 4574. bir veya iki yıllık. 2.A. ince ve küçük yapraklı bir süs bitkisi. -ı). 2. VI.. yaprak açmadan önce beyaz çiçek veren. IV. kuş + konmaz) 1. kuşkuş otu (TBAS. (TBAS. kuş + elması) 10-35 cm yükseklikte. kerasi + T. DS. TBAS. 3015) kuşkerdimesi: (< T. Trifolium ambiguum. uç dalları yapraksı görünüşte. VIII. 191) kuş mancası: (< T. 3015. (ılgıncar.459 bitki. Zambakgillerden. saksılarda yetiştirilen. kuşkuş otu (DS. 2. Ağz. 3015) kuşgözü (II): (< T. VIII. çok yıllık. 190) kuş kirazı: (< T. 3016) kuşmak: (< ? ) bk. 190. 190) kuşfesleği: (< T. Erz. III. 191) . 3015) kuşkonmaz: (< T. uzun saplı. Thlaspi. 2753) kuş elması: (< T. DS. Cerasus padus. (TS. kuş + Yun. VIII.: guşkirazı) Gülgillerden. VIII. (And. 2202. 149. banjar + T. 1422. kuş + Erm. yemeği yapılan bir ot (DS. DS. kuş + kuş + otu) 50 cm kadar yükselebilen. . -i) Yaban bezelyesi (DS. beyaz veya pembe çiçekli otsu bir bitkidir. 3015. -sı) bk. VIII. vasilikon + T. 1422. 2. TBAS. DS. kuş + Yun. gelinfeneri). XII. kuş + gözü) Kuş üzümü (DS. Aynı familyadan. DS. meyvesinden reçel ve likör yapılan. kaplamacılıkta kullanılan yabani ağaç. kuş + Yun. -si) bk. VIII. kardamo + T. (TBAS. Asparagus plumosus. (TS. 191. TaS. toprak altı kök saplarından çıkan taze sürgünleri yenen bir bitki. Asparagus officinalis. VIII. Capsella bursa-pastoris. rozet yapraklı. 1422) kuşkuş otu: (< T.

küçük yapraklı. kuş + yürek) Tavukların sevdiği açık yeşil yapraklı bir çeşit ot (DS. 192) kuşyürek: (< T. kuş + yemi) Buğdaygillerden. yumurta biçiminde. alıç (TBAS. -ı) Çekirdeksiz tatlı nar (DS. kuş + yüreği) Bir yıllık. (TS. TBAS.460 kuşnarı: (< T. 192) kuşyüreği: (< T. 1424) kuşyemi: (< T. 3017) kuşübüğü: (< T. 3017) kuyguç: (< T. kuş + yemişi) bk. 1428) kuzgun armudu: (< T. beyaz çiçekli. 3016) kuş otu: (< T. Phalaris canariensis. VIII. otsu ve basit yapraklı bir bitki. emrūd + T. 2. Stellaria media. kuş + ibiği) Aslanağzı çiçeği (DS. (TBAS. 1423. Theligonum cynocrambe. 2. 20-80 cm yükseklikte. 2. çok ufak taneli çekirdeksiz bir üzüm çeşidi (TS. 3017) kuşulak: (< T. kuzgun + Far. kuşlak) Böreğe konan bir çeşit ot (DS. DS. TBAS. nār + T. durgun sularda yetişen. (TS. VIII. koyguç < koy-) nce saplı. 3017) kuş üzümü: (< T. fundu + T. baharda çıkan beyaz çiçekli bir kır otu (DS. bir yıllık ve otsu bir bitki. -u) Sert. 3019) kuyu fındığı: (< T. kuş + otu) Yol kenarları. 191) kuş yemişi: (< T. 191. 1424. VIII. VIII. kuş + Far. duvar dipleri ve bahçelerde yetişen. 3021) . sarı renkli bir çeşit armut (DS. VIII. kuş + üzümü) Siyah. VIII. 2. VIII. kuyu + Ar. otsu ve bir yıllık bir bitki. -ı) Yeşilken toprağa gömülerek ayrı bir çeşni verilen fındık (TS.

1429. 2. lezzetli bir kestane türü (TS. kuzu + böbreği) Sert taneli. kantaron (TBAS. Taban yaprakları . 3022) kuzu gevreği: (< T. küçük. 2. glayöl. kemür-.461 kuzgunkılıcı: (< T. 3022) kuzu kestanesi: (< T. özel kokulu ve otsu bir bitkidir. 192) kuzu kişnişi: (< T. kuzu + kıran) bk. kuzgun + kılıcı) Süsengillerden. kuzu + kemirdi. 2. 1816”) bk. 3022) kuzudili: (< T. kuzu + dili) Bir cins bitki (DS. -si) Yabani ağaçlardan elde edilen. VIII. 192) kuzugöbeği: (< T. yuvarlak bir çeşit üzüm (DS. kuzu + göbeği) Sulak çayırlarda yetişen. “< ET. halk tarafından pazarlanan ve yenen bir mantar çeşidi. Türkiye’de dört tür ile temsil edilen. 2. kuzu + gevreği) bk. 1429) kuzukıran: (< T. kuzu + Far. siyah. 401. VIII. uzun. “< ET. şapkası kalın ve etli. VIII. (kuzu mantarı). kurtkulağı (DS. kazık köklü. kurtkulağı (DS. 192. Gladiolus illyricus. DS. (TS. 3022) kuzubaşı: (< T. -i) Çok yıllık. 3022) kuzuböpreği: (< T. kastania + T. kuzu + Yun. gişnīz + T. kuzgun + otu) Eğrelti otu (DS. Büyük kayaların çatlakları arasında yetişir. BTS. eşek marulu (TBAS. 1429) kuzgun otu: (< T. 3022) kuzukemirdi: (< T. bütün türleri lezzetli olan. ensiz ve sivri yapraklı bir süs bitkisi. TBAS. kozı. VIII. 1641”) bk. 2. VIII. kuzu + başı. VIII. 3021) kuzla: (< ? ) Kar çiçeği (DS. MBTS. (TS. VIII. Agaricus compestris. MBTS. sarı çiçekli.

1429. 2. 2. kuzu + kulağı) Kara buğdaygillerden. küllüce + otu) bk. küllük) Eğrelti otu (DS. eşek marulu (TBAS. kuzu + pıtrağı) bk. 236. (TS. 1430) küçük Hindistan cevizi: (< T. UA. kuzu + otu) Reseda türlerine verilen genel ad. (TS. cevz + T. koyun otu (TBAS. sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç. Brassica rapa. EYAD. TBAS. DS. Rumex acetosa. Boletus edulis. 3030) . 193) kuzu sarmaşığı: (< T. kolzaya benzeyen bir bitki. 1431) küçük şalgam: (< T. VI. kanarya otu (TBAS. ekşi yapraklı bir bitki. sulak yerlerde yetişen. 2. 2. kuzu + sarmaşığı) Boyu 3 m kadar olabilen. kuzu + Yun. Hindistan + Ar. ki çeneklilerden. Canvolvulus arvensis. kalın. Bu ağacın baharat olarak da kullanılan ceviz biçimindeki yemişi. sulak yerlerde yetişen. küçük + Far. küçük + öz. 103) kuzu mantarı: (< T. 192) kuzukulağı: (< T. 2. pürüzlü.462 ilkbaharda Bozkır (Konya) pazarında kişniş adıyla satılır ve salata olarak yenir. tohumlarından ışık araçlarında ve sabun yapımında kullanılan bir yağ çıkarılan. Bir veya çok yıllık. çok yıllık. yenilir bir mantar. (TS. Myristica frangrans. koni biçiminde. 192. 2. 15-40 cm yükseklikte. 2205. Ferulago trachycarpa. otsu ve sarı çiçekli türler (TBAS. -i) 1. 1430) kuzu otu: (< T. 1432) küllüce otu: (< T. şapkası etli. çok yıllık ve otsu bir bitki. manitari + T. (TBAS. VIII. tırmanıcı. şal am) Turpgillerden. kuzu + kürkü) bk. (TS. çiçekleri kokulu. -ı) Bazitli mantarlardan. çayırlarda. 124) kuzukürkü: (< T. çiçekleri iki evcikli ve kırmızımtırak. (TS. beyaz sütlü. 193) küllük: (< T. 193) kuzu pıtrağı: (< T. is. (yağ şalgamı).

2. Fuchsia. küpe + çiçeği + -giller) Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden. güncük. culture + T. MBTS. 2. 194) küpkıran: (< T. (And. küp + düşen). AVA. 2. XII. 224.: göncü. VI. kül + otu) bk. mor veya beyaz renkli çiçeği. kürcü) Susam (TS. 193) kültür bitkileri: (< Fr.A. 2. göl kestanesi gibi bitkileri içine alan bir familya (TS. 3031) kül otu: (< T. Bu bitkinin kırmızı. DS. 2233. DS. VI.: külefi) Pembe renkli. 1438. evlek mantarı (TBAS. 3041) küp evleği: (< T. yuvarlak bir üzüm ki. 258”) bk. “< ET. VIII. dağ nanesi (TBAS. 194) . VIII. 198. yakı otu. Küpe çiçeğigillerin örneği olan süs bitkisi. güncü.463 küllükara: (< T. VI. 3041) kür: (< ? ) bk. KBAYA. Ağz. bitkileri) nsanlarca yetiştirilen bitkilerin bütünü (TS. (TS. (And. “< ET. Ağz. küpe. UA. küncüt. 2152. kupdüşen) Kaz yumurtası büyüklüğünde tatlı bir çeşit kış armudu (DS. güpdüşen. küllü + kara) Bir çeşit kara üzüm (DS. 1826). böğürtlen (TBAS. güzel bir cins değildir (Gaz. 334. Ağz.: gupdüşen. 2225. VIII. 1439) küpeli: (< T. 2. küp + Yun. MBTS. 119) künefi: (< Ar. 2. avláki + T. 3036. Nişanyan. 1436) küncü: (< Far. VIII. 2197.. pembe. küp. küpe + çiçeği. 2. küpe çiçeği.. 4577. III. küpeli) ki renkli bir çeşit çiçek (DS. 3003. -i. kināfe–künāfe. 3040) küpe çiçeği: (< T. kuncud). 470) küpdüşen: (< T. 1827”) 1. DS. 1439) küpe çiçeğigiller: (< T. III.A. künci. ADYA. DS. DS. (And. VIII. 469. küp + kıran) Gelincik çiçeği (DS. 85. Gaz.

IV. 1442. II. çiçeği) Globularia türlerine verilen genel ad (TBAS. küseğen. DS. 738. 194) küre çiçeği: (< Ar. Clauson. küstüm + otu) Baklagillerden. TaS. 2. 194) kürkas: (< Lat. klorofilsiz bir asalak bitki. kürt ‘kerestelik bir tür ağaç’. (şeytansaçı). meyve çekirdekleri zehirli bir bitki. DS. VIII. 3047) küseğen: (< T. küstüm otu (TS. cuscute) Çit sarmaşığıgillerden. Eren. VIII. VIII. 1442. küstüm) Eflatun renkli bir çeşit boru çiçeği (DS. kuşnā. Mimosa pudica. 2. 2. curcas. böğürtlen (TBAS. 1442) küsküt: (< Fr. 276) Kara burçak (TS. VIII. 194) kürt: (< Hak.464 kürdan otu: (< Fr. 3051) küşne: (< Ar. diş otu (TBAS. (küseğen. VIII. 1831) bk. (Hint fıstığı). (TS. XII. 2. 3046) kürüç: (< ? ) Bir çeşit sert ağaç (DS. DS. 2. 2778) küte: (< ? ) Bir çeşit salatalık. küstüm). VIII. DS. 3053. yaban hıyarı (DS. 3051) küstüm otu: (< T. (TS. 2. 1441) kürmez: (< ? ) bk. ince uzun ipliksi saplarıyla. asma. < OT. Cuscuta. 1830) Sütleğengillerden. dokunulduğunda yaprakları pörsüyen bir bitki. Gülensoy. 1443. 606) Dağlık ve kayalık yerlerde yetişen. Jatropha curcas. siyah üzüm gibi meyveleri olan sağlam kerestelik bir ağaç (DS. 2980. 2. baklagiller ve bazı meyve ağaçlarına sarılarak onları sömüren. 4579) . MBTS. cure-dent + T. kürt. 3051) küstüm: (< T. VIII. MBTS. otu) bk. kure + T. (TS.

197. Gülensoy. Yenen bir türdür.465 kütkütü kiraz: (< kütkütü “ses taklidi söz” + Yun. 607. 1837.: kötük) Lahana (DS. (And. 2. VII. Pholiota mutabilis. 2522) lâden: (< Far. VIII. otsu ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki. 3056) -Llâbada: (< Yun. Akdeniz ülkelerinde yetişen. DS. 2. MBTS. 408) lâdin: (< kökü belli değildir. I. VIII. köknar (DS. kütük + Yun. -ı) Yaşlı ağaç kütükleri üzerinde ve gruplar hâlinde yetişir. (And. lāden + T. ışınsal simetrili. 50-60 m kadar yükseklikte olan. Ağz. alapata.: ledin) Çamgillerden. karşılıklı ya da almaşlı dizilişli. BTS. Nişanyan. sulak çayırlarda kendiliğinden yetişen. 2519) lâdengiller: (< Far. VII. 194) kütür: (< T. 1445. 2. ilābada. 172. Ağz. 1446. kütük. beyaz veya pembe çiçekli. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS. 2982. loboda. (TBAS. (TS.: ildan) Lâdengillerden. 260). Eren. Ağz. 2. 2. bir ya da çok yıllık. manitari + T. 2517. VIII. kerasi) Bir çeşit sert kiraz (DS. dere kıyılarında. ilibadabi) Karabuğdaygillerden. 3054) kütner: (< Yun. < Blg. lapathon. VIII.: alabada. 3055) küvrüç: (< ? ) Dayanıklı ve uzun boylu bir çeşit ağaç (DS. DS. Akdeniz ülkelerinde yetişen tüylü ve genellikle yapışkan yapraklı. (And. 3055) kütük mantarı: (< T. Cistus creticus. VIII. Rumex petientia. 260. yaprakları basit. reçinesi hekimlikte kullanılan bir bitki. Nişanyan. ülkemizde doğal olarak 5 cins ve 28 türle temsil edilen. MBTS. Doğu . TBAS. lapato = EYun. (TS. 3054) kütük: (< T. çiçekleri er dişi. 1834). II. Ağz. kütür) Olmuş karpuz (DS. kışın yapraklarını dökmeyen. DS. 277). lāden). 195. -giller) ki çeneklilerden. kukunaria) Siyah çam. (And. 1446. çok yıllık.

53. kelem. 260. TBAS. 63. DS. Brassica oleracea. çam türüne çok yakın bir orman ağacı. lāle + T. 195. Nişanyan. lāle) Zambakgillerden. nahna) Turpgillerden. 310. DS. 20. 4602. 250. ETA. ilahana. 2.466 Karadeniz bölgesi dağlarında yetişen. yaprakları uzun saplı ve alt kısmı beyazımtırak . laxano. IX. ilahna. düz gövdeli. IX. ZBK A. III. IX. 121. 126. Liriodendron tulipifera. yaprakları uzun ve mızraksı. 2. otsu. (TS. havuca benzer yabanıl bir bitki (DS. 2517. VII. çiçeği) Kuzeydoğu Anadolu dağlarının rutubetli. kozalağı aşağıya doğru sarkık. E A. ana yurdu Güney Amerika olan. bir süs bitkisi. TBAS. DS. Türkiye’de 18 kadar yabani türü yetişen. kerestesi ve reçinesi çok beğenilen. 1849) Taze incir (DS. (TS. soğanlı. ST AT. lapaza + T. (And. 370. II. ilana. XII. çiçekleri lâleye benzeyen bir süs ağacı. 3062) lap: (< lap “ses taklidi”. 3064) lapaza: (< Lat. nahana. 3065) lapaza çiçeği: (< Lat. lapa “ses taklidi”) Denizin dibinde yetişen ve beyaz çiçek açan bir bitki (DS. 4523) lahana: (< Yun. (TS. MBTS. 3070. Tulipa Gesneriana. DS. çiçekleri kadeh biçiminde.A.: ilaane. UA. K A. nahma. OAAD. lakhanon. 2. 210. 42. IX. 2. 1449. 123) lâle ağacı: (< Far. OAAD. 247.. . lahano = EYun. IX. lapaza) Yaprakları uzun ve enli bir bitki (DS.. XII. 187) lâle: (< Far. ADYA. 24. IX. 1446. GD AT. TAYA. 3234. gölgeli ve kayalık yerlerinde yetişen. (TS. KMYA. Erz. 506. Ağz. 269. türlü renkte. çok yıllık. AAT. güz ve kış sebzesi olarak yetiştirilen ve birçok türü olan otsu bir bitki. IX. DS. 96. 195. AAT. 3061. 2. 345. ağacı) Manolyagillerden. < Yun. 278). BTS. 155. DS. 409. Picea orientalis. 3064) lapa: (< T. 1451) lamsan: (< ? ) Ekin tarlalarında kendiliğinden yetişen ve sığırlara yedirilen. 1451. Eren. 5. III.A. Gaz.

çiçeği) Ballıbabagillerden. IX. latania “Karaip dilinden”) Bazı türleri evlerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. eflatun veya pembe renkte. 197) leylâk: (< Ar. lazud) Mısır (TS. is. 1455) latır: (< ? ). 198) leblebi çiçeği: (< Far. sulu ve tatlı bir çeşit üzüm (DS. rizomlu. Lazca lazudi ve Mingrelce lazeti karşılıklarını da vermiştir. 1458. seylak) Zeytingillerden. 3067) Latin çiçeği: (< öz. kışın yaprak döken. . ölmez çiçek (TBAS. çok yıllık. 3065) lapra: (< ? ) Kara. lavantin) Lavanta çiçeğinin bir başka türü (TS. 2. tabanda çalımsı. IX. 280). park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. kalkan biçiminde yuvarlak yapraklı. IX. Lavandula angustiflia.467 tüylü. (TS. 3066) lastik ağacı: (< Fr. 2. lazotu. leblebū + T. siyahımsı mor renkli çiçekleri olan. Tropeoalum. 236. Ağz. bazı türlerinden de dokumalık iplik elde edilen bir tür palmiye. güzel kokulu çiçekleri olan. 2. Yonca. 1457) lazotu: (< ? ) bk. ağacı) Kauçuk (TS. mavi veya mor çiçekleri koku sanayiinde kullanılan. (TBAS. Eren. leylāk). BTS. Bezelye (DS. 2. latur) 1. 3069) lâzut: (< Dankoff Ermenice lazut ‘corn’ biçimiyle birleştirmiş. KBAYA. 1456. 2. 3069. 2. Akdeniz kökenli bir bitki.: lazıt. DS. (TS. çiçeği) Latin çiçeklerinden. Latania rubra.: leyla. (TS. Latin + T. DS. EYAD. leylah. sarı ve kırmızı çiçekli bir süs bitkisi. lâzut (DS. 196.: latir. Ağz. (And. Ağz. 412) lavantin: (< t. Petasites albus. beyaz. leyleyh. (And. IX. 1454) lâtanya: (< Fr. 1456) lavanta çiçeği: (< t. lazot. koni durumunda toplanmış. kuvvetli kokulu. 2. çiçeği) bk. IX. otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir. lavanda + T. (And. élastique + T.

DS. Ağz.. leylim + T. lichen ~ EYun. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. BTS. ayağı. 265”) Kuruyunca incecik sapları kendi üzerinde kıvrılan saatçiçeği bitkisi (DS.: ilfar. olgunlaştıktan sonra banyo süngeri gibi kullanılan bir bitki. TBAS. 197) leylim otu: (< Ar. Syringa vulgaris.A. IX. X. 1464) lil: (< ? ) Su yosunu (DS. 2. 416) lifor: (< ? ). dişi çiçekleri tek. kabağı) Kabakgiller familyasından. (And. leylim + T. DS. yalancı ısırgan (TBAS. 335. (TBAS. 415. IX. 3079) lilpar: (< ? ) Sulak yerlerde yetişen. 3075) leylekgagası: (< Ar. IX. Nişanyan. la la + T. 2521. IX. IX. DS. la la ‘leylek’. IX. 3075) leylekburnu: (< Ar. meyveleri çok lifli olan. VII. lįf + T. bur(u)nu) Uzun yapraklarının uçları kuruduktan sonra kıvrılarak leylek gagasına benzeyen yabanıl bir ot (DS. Caltha polypetala. 3598. 3075. . 197) leylim yaprağı: (< Ar. 2. 212) leylekayağı: (< Ar. Erz. 1462.468 küçük bir ağaççık. 266) Bir mantarla bir su yosununun ortak yaşamasıyla ortaya çıkan bitkilerin genel adı (TS. Menekşe. Luffa cylindrica. lifar) 1. otu) bk. la la + ? gaga + T. la la + T. AVA. 197. 3078) liken: (< Fr. çok yıllık. III. 3. iğnelik (TBAS. leikhen < leikhein. saçma büyüklüğündeki meyveleri yenilebilen küçük bir ağaç 2. “< Ar. (TS. 197) leylingiç: (< ? ) Bir çeşit dut (DS. Nişanyan. 3075) lif kabağı: (< Ar. Zambak (DS. (BTS. -sı) bk. ilifar. yalancı ısırgan (TBAS. (devrinti). Dağda yetişen. yaprağı) bk. 198) .

Citrus limonum. 3080) livik: (< ? livik). lumun) Turunçgillerden. leymūn + T.: nevik. (And. 477. beyaz çiçekli bir ağaç. DS. III. III. līmūn / Ar. 3057. 281. AA. (And. līmūn / Ar. DA. VII. C vitamini bakımından oldukça zengin meyveleri olan. IX.: libye. (And. nünnük) Mısır yaprağına benzeyen yapraklarının tadı ekşi ve buruk olan. 3093. IX. IX. 4580. salkım çiçekli bir ağaççık. nunuk. elması) Bir çeşit elma (DS. otu) Kışın yapraklarını döken. 3-5 m yükseklikte. eriği) Büyük ve ekşi bir çeşit erik (DS. 2.. nünük. IX. 3079) limon otu: (< Far. 3081) livinç: (< ? ) Yaban pancarı. labiye. leymun. kışın yapraklarını dökmeyen. BTS. 2525. DS. leymūn. 3081) lobelya: (< Lat. TAYA. K A. 3253. DS. Lobelia “Alman botanikçisi Matthias de Lobel’in adından”. Gaz. 131. léymun. DS. MBTS.. . IX. Lobelia. Lippia citriodora. 275. 147) livikeriği: (< ? livik + T. līmūn / Ar. 2. lobiya. 3079) limonnanesi: (< Far. yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. kara bir çeşit üzüm (DS. 3257. 2. IX. Ağz. 212) . XII.A. lobiye. (TS. Ağz. 266). 313.A. oğul otu (DS. 12. leymūn + T. 417. 3081) livon: (< ? ) Mezarlık otu (DS. IX.: iliman. (TS. IX. 294. Nişanyan. lübye) Salkım durumunda mavi çiçekleri bulunan bir veya çok yıllık Kuzey Amerika bitkisi. lobbak. Ağz. 3081. (TS. Erz. 1466. 1466) linlingara: (< ? ) Küçük. ST AT. GD AT. na’nā’ + T. IX. 1873). Eren. 3078. 164. IX. 131. ülkemizin Akdeniz ve Ege bölgelerinde yetişen. lobik. 3080. 1469.469 limon: (< Far. DS. pazı (DS. 21) limonelması: (< Far. līmūn / Ar. lobya. nivik. leymūn + Ar. 2. -si) Melissa officinalis.

1470) loğusa otugiller: (< Yun. Gaz. 236. otu + -giller) Yaprakları basit. tazeyken hayvanların yemediği bir bitki (DS. çok yıllık. lülez. IX. 295. loĥúsa + T. çiçekleri er dişi. (TS. luvaz. tırmanıcı bir bitki. encīr) ri ve yumuşak bir tür incir (TS. loğlas. IX. lokurdak) Beyaz renkli bir çeşit üzüm (DS. 3088) . levles. -u) Yazın yetişen. XII. otsu bitkiler. kapsül tipi meyveleri olan. MBTS. 3684. otu) ki çeneklilerden. IX. loloz. 480. GD AT. (And. 3084) longur: (< langır. lüles. çiçekleri pipo görünüşünde olan ve bazı türlerinin kökleri tedavide kullanılan. lehaz.A. Ağz. loĥúsa + T. Taze ya da kuru fasulye. IX. III. ışınsal ya da tek simetrili. loĥúsa + T. 198) loğusa otu: (< Yun. 125) loğusa çiçeği: (< Yun. 2. 3087) lop incir: (< T. lölez. DS. yeşil ve büyük yapraklı. 1848) Patates (DS. levlaz. sarı renkli ve sulu bir armut çeşidi (DS. taç yaprakları az ya da hiç olmayan. lovlaz. IX.: lavlaz. X. levlez. UA. IX. emrūd + T. Aristolochia. lotos) Nilüfer cinsinden birçok bitkiye verilen genel ad (TS. lop + Far. loylaz. leyvaz. DS. yatık.470 loğlaz: (< ? ). EYAD. löleş. lop + Far. ovaryum alt durumlu. 4580. börülce. 242. lövlez.. löylez. Aristolochia. çanak yaprakları birleşik. almaşlı. 3083. lotus < Yun. sürünücü. 2. 2. 2. 1472) lover: (< ? ) Bir metre uzunluğunda. Bezelye (DS. 2. çiçeği) Yaprakları genellikle kalp biçiminde. 1472) lotus: (< Lat. 3084) lokurdak: (< T. levaz. lolaz. 3086) loparmudu: (< T. kokulu. leylaz. otsu ya da odunsu bitkiler (BTS. 421) lokko: (< lokko < lok “ses taklidi”) Ham incir (DS. söylez) 1. çiçekleri koyu kahverengi ve pis kokulu. (TBAS.

Eren. üzümü) bk. is. IX. is. 3061. I. 3095) lüzi: (< ? ) Karaağaç (DS.A.. 285). 512) maççez: (< ? ) Çok olgunlaşmış.: lalik. badima. IX. Ağz. Macar) Koyu sarı renkli. (And. Lübnan + Far. otu) Su kıyılarında biten güzel görünüşlü bir ot (DS. lollik) Domates (DS. ekşimiş üzüm (DS. is. matutak. 3085.: badıma. -i) Hafif acı kırmızı biber (TS. 1880). pipéri + T.471 lozi: (< ? ) Zerdalinin tatlı ve güzel kokulu bir çeşidi (DS. lolik. is. badimaħ. badımak. IX. Macar) Küçük taneli kırmızı buğday (DS. 3098) Macar biberi: (< öz. -i) bk. Macar + Yun. üstünde kırmızı benekler olan fasulye (DS. berç (TaS. matutak + T. (And. madamak. madımalah. III. sedir (BTS. 578) lülük: (< lülük < Far. -ın + oy(u)naşı) bk. lūr + T. IX. 481) lörotu: (< Far. 3100) madımağın oynaşı: (< Erm. 1478) Macar üzümü: (< öz. MBTS. IX. lüle. 2. 3088) löggiye: (< ? ) Sardunya denilen çiçek (Gaz. is. badımalak. sedīr + T. 3100) maçır: (< ? ) Ekin tarlalarında kendiliğinden yetişen dikenli bir ot (DS. IX. madık. Macar + T. 2. madımanaħ. 3093) Lübnan sediri: (< öz. kuşekmeği (TBAS. IX. madımalağı. Ağz. . 3096) -MMacar (I): (< öz. 190) madımak: (< Erm. 3098) Macar (II): (< öz. IX. madımalak.

çok yıllık. Ka. 2. 1904). maĥmūde) bk. mardımalak) lkbaharda kırlarda yetişen. madmalak. DS. IX. (TS. 3169) mahluç: (< Ar. IX. 279) madik: (< Erm. 1893) Tarlalarda kendiliğinden biten. 200) mahmur çiçeği: (< Ar. nohut büyüklüğünde yemişi olan. (And. 3113. 2. DS. 467. madimak. 4439. “< Far. 6-10 m yüksekliğinde.. mağlıç. 3102) mağara: (< Ar. BÜYA. madumah. AAT. MBTS. II. IX. 2.: merhep) Gülgillerden. MBTS. DS. MBTS. IX. Prunus mahaleb. 200. II. beyaz çiçekli bir ağaç. (And. Convolvulus scammonia. çiçeği) Çiğdem (TS. maduk. 2. maĥlūc. XII. temmuz ortalarında olgunlaşan bir çeşit elma (DS. 1486. maĥmūr + T. kırmızılı beyazlı çiçekler açan. IX. Ağz. meyve ve dalları özel kokulu. çok yıllık.A. ıspanak gibi yenilen. 1487) . 1481. XII. mahmude otu (TS. 1486) mahmude otu: (< Ar. mağzin + T. 1895”) Orta büyüklükte ve oval biçimli. 361. otu) Süt rengi veya soluk sarı renkli çiçekleri olan. TBAS. maĥleb). kalın köklü ve otsu bir bitki. 1486. madik. 2.472 madınak. otsu ve pembe çiçekli bir bitki (TS. ufak yeşil yapraklı. 2. ma z ‘kabuklu meyvelerin içi’. MBTS. ETA. sürünücü. TBAS. 3101. TBAS. maĥmūde + T. me āre. Arpaya benzeyen bir çeşit kabuklu buğday. 4583) mahmude: (< Ar. 2. 240. Pamuk (DS. 2. IX. 199. 60. DS. (TS.: mağlaç. 130. 3102) madrap: (< ? ) ncir (DS. 2. 3103) mağzinelması: (< Far. malıç) 1. mahlaç. elması. IX. kökleri çok yayılan yabanıl bir bitki (DS.Y. Ağz. 3104) mahlep: (< Ar. 3105. 1890) Kara üzüm (DS. 2. DS.

kokulu ve salkım durumunda olan. pembe veya beyaz çiçekler açan iki yıllık otsu bir bitki. (TS. 3106. köklerinden sarı boya çıkarılan bir süs bitkisi. macchi. 2. 3107) malaşa: (< ? ) Ebegümeci (DS. 1488) maki: (< t. 2.: marhabaşı) Mor renkli bir çeşit üzüm (DS. Ağz. IX. tadı değişik bir bitki (DS. 2. 2. 4584) malhamı: (< ? ) Şubatta ekilen buğday (DS. sarı renkli. MBTS. IX. “< ? mahra. kalın köklü. 2. iri çekirdekli. 1496) maltepe: (< Ar. Bu ağacın erik büyüklüğündeki. 3111) maler: (< ? ) Bir çeşit yaban pancarı (DS. māle. yenilebilir bir çeşit mantar (DS. mihmez/mihmāz + T. 1487) mahrabaşı: (< ? mahra + T. māl + Soğd. çiçeği) ki çenekliler familyasından Akdeniz bölgesinde yetişen kırmızı. (And. (TS. 1492) Kuraklığa dayanıklı çalımsı bitki topluluklarının oluşturduğu Akdeniz Bölgesi’ne özgü bitki toplulukları (TS. 3111) malatura: (< t. XII. BTS.473 mahmuz çiçeği: (< Ar. Centranthus. çiçekleri sarı renkte. 3113) malkadın: (< Ar. sulu ve mayhoş yemişi (TS. is. IX. 274) Biçimi dereotuna çok benzeyen. 1492. 3129) mahunya: (< Fr. Gülgillerden bir ağaç. yeni dünya. māl + T. IX. 3113) Malta eriği: (< öz. kadın) Üstü saman renginde. Mahonia. 2. Tietze. 2. tepe) Yenilen bir çeşit mantar (DS. 2. 3114) . 425) mala: (< Far. Eriobotrya japonia. TS. MBTS. IX. eriği) 1. IX. pomidoro/pomodoro. 1923) Mısır (DS. IX. başı. 1907”). Malta + T. içi beyaz. mahonia “botanikçi Mc Mahon’un adından”) ki çeneklilerden.

200) mandalak: (< ? ) 1. güzel kokulu ve yumuşak bir çeşit erik (DS. 2. Yaban eriği. banjar + T. Ağz. mamuk. Bir çeşit kara üzüm (DS. (TS. ince köklü bir çeşit labada (DS. kökü kesilince süt gibi suyu çıkan yabanıl sarmaşık (DS. MBTS. mananuh) bk. manteau < Lat. 2. Manzenilla. 3114) malyar: (< ? ). 3115) mamık: (< ? ). māmezā. 200) mancana: (< t. 3115. (And. 3159) mamıza: (< Ar. dili. Ağz. mor renkli. IX. 1927) Beyaz çiçekli. 152. 3114) mamak: (< mamak < kabak) 1. 3118) mandadili: (< ? manda + T. 2. memik) 1. çok zehirli bir ağaç. (And. Ağz. Yer elması. eriği) ri. hardal otu (TBAS.: malyer) Yaylalarda yetişen bir çeşit meşe (DS. -lık) nce yapraklı. içi sarı. (And. Yabanıl havuç (DS. MBTS.: mamuħ. IX. 2. IX. 3119) mandaeriği: (< ? manda + T. 3120) . 1499) mancarlık: (< Erm. küçük yapraklı. camuskulağı (TBAS. kulağı) bk.474 malto: (< manto < Fr. IX. 334) manamık: (< ? ). Yenilen yumru köklü bir bitki. IX. 2. 2. 1936) Çok büyük bir çeşit patates (DS. IX. 3119) mandakulağı: (< ? manda + T. MBTS. dağ eriği. IX. Antil Adalarında yetişen.. “< manda ‘kökü belli değildir’. 1929”) Bir çeşit kaktüs.: mananık. Kabak (DS. IX. 2. IX. 3115) mamula: (< ? ) Kırmızı meyveleri bulunan bir diken ağacı (K AT. kaynanadili (DS. manzenilla) Sütleğengillerden.

büyük çiçekli ve otsu bitkiler. 207. ağacı) Turunçgillerden. müsteşar’ < Sans. 3125. kokulu.475 mandalina: (< Fr. 2. 277) 1. IX. manitari < EYun. manolya gibi çoğu güzel kokulu bitkileri içine alan familya (TS. Turunçgillerden. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. yaprakları almaşık. 2. 2. parçalı yapraklı. magnolia + T. 1502. 1503) . emeçleri bir gövde ve bunun üstünde bir şapka biçiminde gelişmiş. kırlarda yetişen. E A.: mansur) Mantarlardan. BTS. manitari + T. güzel çiçeği. 2. mantri ‘danışman. Eren. 287. 2. DS. süngerimsi. (TS. beyaz ve limon kokusunda. Manolyagillerden. Bu ağacın çok iri. çok yıllık. içinde zehirlileri de bulunan. Anemone pulsatilla. (TS. kerestesi çok gözenekli. (TS. lezzetli meyvesi. mantra ‘Eskiden Çin yönetici sınıfı üyelerinin giydiği portakal rengi giysiden dolayı’. Ağz. TBAS. 1499) mandana: (< ? ) Su kabağı (DS. Phelloderidron amurerıse. 428) manolyagiller: (< Fr. 2. 279). 1502) mantar: (< Yun. 2. Nişanyan. (And. 2. TBAS. 1502. is. IX. Citrus nobilis. IX. magnolia “Pierre Magnol’un adından”) 1. (TS. portakala çok benzeyen bir ağaç. açık sarı renkli bir ağaç. Magnolia grandiflora. Bu ağacın tatlı. amanites. manga) Hint kirazı (TS. Nişanyan. 2. lāle + T. Manisa + Far. (TS. 201. 3123) Manisa lâlesi: (< öz. 3120) manduruş: (< ? ) Maydanoz (DS. 1502. K A. klorofil taşımayan ilkel bitkilerin genel adı. mandarine ‘turunçgillerden Çin kökenli bir meyve’ < mandarin ‘eskiden Çinli yönetici sınıfına mensup kişi’ < Hind. 233) mantar ağacı: (< Yun. 201) manolya: (< Fr. 1501) mani: (< ? ) Küçük fındık (DS. iri ve parlak yeşil renkte bir süs ağacı. -si) Düğün çiçeğigillerden. korularda. 3121) mango: (< Port. Fungi. IX.

2. MBTS. yenilen bir çeşit ot (DS. sert köklü. Şebboy (DS. 3126) maralotu: (< Moğ.: mantıvar. XII. 3128) . 249. Sararmış hıyar. 220) mantırıç: (< ? ) Mart inciri (DS. IX. IX. 4586) mare: (< ? ) Böğürtlen (DS. kara renkli yabanıl üzüm (DS. 3126) mantik: (< ? ) Hayvana yedirilen dikenli bir çeşit ot (DS. Amerika yerlilerinin ok yaralarını iyileştirmede kullandıkları. 1938. 4586) mantuvar: (< ? ). dere kıyılarında biten. çiçekleri güzel kokulu ve sarı renkli bir kır bitkisi (DS. 2. IX. IX. mantüvar) Kulak ağrısını geçirmek için kullanılan. IX. ölmez çiçek (TBAS. “< Moğ. IX. Maranta arundinacea denen cinsinin kök yumrularından ararot isimli nişasta elde edilen bir tropikal iklim bitkisi (MBTS. 1503) mantı: (< mantu “Çin-Kore kökenli bir kelime”. IX. 2. bīşa + T. mantu + T. manitari + Far. Kalın. otu. 3125) mantı çiçeği: (< Çin. güzel yapraklarından dolayı süs bitkisi olarak yetiştirilen. 3126) manuk: (< ? ) Maydanoz (DS. ekilmiş tarlalara zarar veren bir ot. 334) mardağıl: (< ? ) Dağlarda biten.476 mantar meşesi: (< Yun. XII. çiçeği) bk. (And. maral ‘dişi geyik’. 1938”) Kayalıklarda. 2. 2. Kasımpatı. maral + T. Quercus suber. maranta “Botanikçi Bartolemeo Maranta’nın adından”) Zencefilgiller familyasından. 1935) 1. -si) Batı Akdeniz bölgesinde yetişen bir tür meşe. 3126) mara: (< ? ) 1. 2. (TS. K AT. ayrık otu (DS. MBTS. Ağz. 3127) maranta: (< Fr.

KYA. maruli + T. 281. IX. 22. Eren. MBTS. -cuk) bk. Ka. maruli. çiçeği) Öküzgözü (TS. 3129) marseni: (< ? ) Kuşburnu ağacı (DS. maruli ~ Lat. + T. Ağz. IX.: marıl. Lactuca sativa. bir veya çok yıllık. 201) margarit çiçeği: (< Fr. 288). 202. XII. marsama otu. Ağz. Tanacetum balsamita. beyaz sütlü ve sarı çiçekli otsu bitkiler.: masıra) Küçük hıyar. “< Far. 1939) bk. marseme. Frenk inciri (TBAS. çöpleme (TS. çiçeği) bk. martius + T.477 margarita: (< Fr. DS. IX. 250. marguerite < Lat. beyaz papatya (TBAS. Gaz. (TS. 487. yemişi) bk.. amarulla < amarus. MBTS. 2. masuri. beyaz papatya (TBAS. mārul) Birleşikgillerden. 44. 310) marulcuk: (< Yun. 201) margul: (< ? ) Havuç (DS. marsımana. 4587. III. TBAS. 202) marul: (< Yun.Y. geniş ve uzun olan yeşil yaprakları taze olarak yenilen. otu. merzübān. 3170) marsili: (< ? ) Patates (DS. 1513) masura: (< Yun. sert bir çeşit üzüm (DS.A. 225. 2. 1.. TBAS. 2.A. BTS. T YA. Ağz. marguerite < Lat. 252) .. < Yun. merseme) Birleşikgillerden bir cins kokulu bitki.: barsama otu. 199. Nişanyan. 2. merzübān + T. 503) marzıvat: (< ? ) Beyaz. kabak (DS. 1508. IX. 1950). (And. 430. oval taneli. marsıma. (TS. 3125. 1942”) (And. 3130) mart yemişi: (< Lat. (And. 3130) marsıvan otu: (< Far. ST AT. 171. 201. maste + T. marol. mansımana. 2. 2. MBTS. 1509. IX. 3131) mastı çiçeği: (< Yun.

mā’į + ? lâdin) Çamgiller familyasından. 1950). belemir. (And. māye + T. 431) maya: (< Far. çiçeği) Peynir mayası yapılan çiçek (DS. 3097. Centaurea cyanus. IX. Laccaria amethystina. IX. ekşi bir çeşit elma (DS. yenilebilen bir bitki. baharda buğday tarlalarında mor renkli çiçekler açan bir bitki. 4587. (And. kentauron) Birleşikgillerden. Ağz. māye + T. 3140. Gaz. 30 m kadar boylanabilen. -ı) bk. DS. IX. Phaseolus aureus. (TS. (TS. MBTS. peygamber çiçeği. (TS. her dem yeşil. IX. 3139) . kargı (TBAS. kırmızı renkli. Swietenia mahagoni. 1959) ncir (DS. 3133. III. ağacı) Meyvelerinden yemek yağı çıkarılan bir tür hurma ağacı. māye + T.: marş) Baklagillerden. 202) mavi kantaron: (< Ar. IX. 3133) maş: (< Ar. yenen bir türdür. mā’į + ? cincile) Gençken koyu mor renkli. otu) bk. 202) masusaelması: (< ? masusa + T. 2. maya çiçeği (DS. 490) maya otu: (< Far. dayanıklı. Elaels. elması). 2. Picea pungens.. 3139) maya ağacı: (< Far.A. yaşlanınca solan. 1516) mavi cincile: (< Ar. EYAD.478 masura kamışı: (< Yun. MBTS. 2. kamış + T. 2. māye. 2. (TBAS. Ağz. Hindistan ve Honduras’ta yetişen büyük bir orman ağacı. mā’į + Yun. (TS.: maasuselması) Kışın yetişen. masuri + ? T. 236) maun: (< Amerika yerlilerinin dillerinden) Tespih ağacıgillerden. 3139) mayana: (< ? ) Anason (DS. XII. 3130. 1517) maya çiçeği: (< Far. yaprakları mavimsi yeşil. 1517) mavi lâdin: (< Ar. 1513. 2. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir tür. māş. IX. DS. (BTS. ana vatanı Kuzey Amerika olan.

bahteniz. 61. ma ā + Far. 3140) mayıs çiçeği: (< Lat. 312. 264. papatya (TBAS. 1518. 467.: badınos. 50-80 cm yükseklikte. DS. özel kokulu iki yıllık otsu bir bitki. 2. emrūd + T. KMYA. 1518. 231. altın otu (BTS. māzū. behteniz. maius + Yun.A.. -giller) Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden. 3141) mayıs papatyası: (< Lat. GD AT. -u) Bir armut çeşidi (AA. EYAD. maydanos. 2. ufak yeşil yapraklı. Gaz. IX. III. IX. 67. nadiren çalımsı bitkiler (TS. 431) maye: (< Far. 145) mazı: (< Far. OAAD. çiçeğinin tomurcukları tespih tanesine benzeyen. papadia + T. bakdanos. MBTS. XII. bahdeniz. gövdesinin içi yumuşak öz ile dolu bir bitki (DS.A. 361. 250. maius + T. bodünüs. BTS. 222) maza armudu: (< Ar. sarı çiçekli. kereviz. baktenis. 3141) mayıs dikeni: (< Lat. . 165. 114. badınoz. iki ya da çok yıllık. 96) maydanozgiller: (< Yun.. madunus. Ka. II. bektenis. Eren.Y. çiçeği) Çayırlarda biten. 137.. DA. ülkemizde 97 cins ve 400 kadar türle temsil edilen. bir. 164. -sı) bk. 291) Servigiller familyasından. 279. III. madünüs. sürgünleri şişkin. otu. 431. Erz. DS. mağdanos. II. dikeni) Kırlarda kendiliğinden biten. 2. 214. (And. maius + T. mādanıs. otsu. TAYA. IX. anason. yaraların iyileştirilmesi için yakı gibi kullanılan bir bitki (DS. II. kozalakları dikdörtgenimsi veya . 290). bahtunez. 3100. 12.479 mayasıl otu: (< Ar. IX. “< Ar. madenis. 431) maydanoz: (< Yun. yaprakları karşılıklı ya da çarpraz pulsu ve kiremit dizilişli. 214. 24. mā-yesį l. UA. 1959”) bk. DS. Eren. BTS. gülgillerden. ETA. 2. 4582. makedonesi + T. Ağz. BÜYA. maydanoz ve kimyon gibi bitkileri içine alan. maydunus) Maydanozgillerden. makedonesi. 1518. bahtenis. mā-yesįl + T. DS. 489. TS. SA.A. māye) Domates (DS. mādinoz. 35. maadanüs. bahtenes. çiçekleri şemsiye durumunda olan. (TS. KYA. Petroselinum crispum.

māzū + bīşa + T. māzū + T. Quercus infectoria. 203. BTS. pulları ince ve bükülebilen. IX. DS. küçük ağaç ya da çalılar. -u) Sarı renkli. yaprakları dikenli ve çiçekleri morumsu kırmızı renkli olan bir bitki. IX. taneleri dağınık bir çeşit üzüm (DS. 4590) mekrikarmudu: (< ? mekrik + Far. Cirsium rhizocephalum. Bundan dolayı “mazı otu” denilmiştir. 3145) meçikli: (< ? meçik + T. her pulda beş kadar tohum olan. mekge. IX.: meke. IX. yaprak dökmeyen çalı ya da ağaççıklar. -lık) Bir çeşit çiçek (DS. 432. 3148) medeş: (< ? ) Salkımı büyük. 3152. DS. kırlarda biten. (BTS. IX. emrūd + T. 3145) mazı meşesi: (< Far. % 40 oranında tanen içeren. XII. (TBAS. (TS.480 konik. Ağz. IX. (Duran. Juncus gerardi. -si) Kayıngiller familyasından. Medine) Kına çiçeği (DS. 432) mazı otu: (< Far. 3-10 çiçek durumlu. DS. 1520. is. yaprak döken. birçok sanayi dalında kullanılan. meki) Mısır bitkisi ve tanesi (DS. Mekke). çok yıllık. Thuya. otu) Erkek incir çiçeklerinin (mazı) dişi incirin çiçeklerini döllemesi için dişi incirin dallarına asılır. 1-6 m kadar boylanabilen. (And. māzū + T. is. 223-229) mazlıħ: (< Far. IX. Mazı adı verilen erkek çiçeklerin dişi incire asılmasında bu bitkinin gövdesi ip gibi kullanılmaktadır. genç dallarının Cynips gallea tinctoria adlı böcek tarafından sokulmasıyla şişkin mazılar oluşan. 3149) medine: (< öz. 3149) medik: (< ? ) Gövdesi 15 cm kadar uzunlukta. -li) Tütünlerin dibinde biterek onları kurutan asalak bir ot (DS. 2. 3149) mekke: (< öz. küçük yaz armudu (DS. 3153) . IX.

ince dallarından yumurta ile kavrularak yemek yapılan dikenli bir ot (DS. MBTS. 70-200 cm yükseklikte. 1528. (And. çok yıllık. yenilen bir çeşit mantar (DS. kalın köklü bir bitki. IX. melocan. Ağz. 223) . 3156. Angelica sylvestris. IX.: meleviçen. 3158) melevcen: (< ? ). 3158) mencekibuğday: (< ? menceki + T. (And. Ağz. MBTS. 3156) melike: (< Ar. IX. 2. (And. çorbası yapılan bir ot (DS. otu) Maydanozgillerden.: mendeyh) 1. . çiçekleri yeşilimtırak beyaz. güzel kokulu bir çeşit üzüm (DS. (kekire). (TS. IX. Erz. melikî). 2. 1994). melissa. (And. melek + T. IX. TBAS.: meliki) Kırmızı renkli. 3157) melisa: (< Yun. 1529) melles: (< kökü bulunamamıştır. (And. Ağz. 203) melendere ayvası: (< ? melendere + Far. ābiyā + T. 291) Oğul otu (TS. 3159) mendek: (< ? ).. IX. 1993) Sulu ve ekşimsi yaz elması (DS. 3155) melesir: (< ? ) Mürver ağacı (DS. IX. III. melike. IX. 2. 3160. yapraklarından dolma. Baldıran otu.: melötre) Dereotuna benzeyen ve yenilen bir bitki (DS. 2. lkbaharda kırlarda kendiliğinden biten. 3157) meliki: (< Ar. Ağz. melövcan) Eflatun renginde küçük çiçekler açan. Ağz.A. tespih tanesi büyüklüğündeki meyveleri kırmızı. ısırgana benzer. buğday) ri taneli ve başağı kırmızı bir çeşit buğday (DS. 2. su kenarlarında yetişen.: melki) Çam ve çalı diplerinde biten. kırmızı renkli. Eren. -sı) Bir okka ağırlığında bir çeşit ayva (DS. 3156) meletüre: (< ? ).481 melek otu: (< Ar. IX.

menevşe. MBTS. III. menövşe. kökü) bk. mor renkli. benefşe < OFar. BTS. benefşe + gul + T. 556.A. (And. benefşe + T. 3160) menekşe: (< Far. Nişanyan. II.: melangeç. DS. 493. 45. bir veya çok yıllık otsu bitki. mellengeç. Erz. -u) Yazın yetişen yeşil renkli. IX. 211. 2. 292. 204) menendiarmudu: (< Far. 335. GD AT. mellengiç. 90. 118. vanavşak. emrūd + T. 1993). -giller) Yaprakları almaşlı dizilişte. III. domuzağırşağı (TBAS. -ü) Tırmanıcı. 489. (TS. IX. 1532. ışınsal simetrili. menefşe. 2. ovaryum üst durumlu. menend + Ar. er dişi. IX. melencük. mendil-i melek) Birkaç renkli yaprakları çiçek gibi duran bir bitki (DS.. 251.Y. (And.A. 3160) mendilimelek: (< Far. II. taç ve çanak yaprakları 5 parçalı. 2. 88. olgunlaştıkça sararan bir çeşit armut (DS. melmeşe. 3158. Chaerophyllum macropodum. melenküş. Ağz. minevşe) Menekşegillerden. Viola tricolor. 1532. ETA. 224.. Krş. IX. AAT. SA. 14. bazı kültür formları süs bitkisi olarak kullanılan. . 436) menekşe gülü: (< Far. nadiren tırmanıcı çalı formundaki bitkiler (TS. benefşe + T. K AT. 91. melencüyh. 313. 2. DS. 241. Rosa chinensis.. Tietze. T YA. (TBAS. 193. TaS. ülkemizde menekşe cinsi ve bu cinse ait 22 türle temsil edilen. kapsül ya da bakka tipi meyveleri olan.-î + Far. iki yıllık. Gaz. 246. 128. DS. 3161) menengiç: (< kökü bulunamamıştır. OAAD. IX. güzel kokulu çiçeği olan. melekşe. 628. 2001). otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir. melenkiç.A. 3162. bir ya da çok yıllık. küçük çiçekli bir gül. DS.482 mendi: (< ? ) 40-120 cm yükseklikte. tekli ya da kümeler hâlinde çiçekleri olan. menegüç. 1532) menekşe kökü: (< Far. Ağz. MBTS. 2803) menekşegiller: (< Far. 288. 204. 2. 165. K A. 204. (TS. tadı ve kokusu güzel. melengiş.: benevşe. . ST AT. menemşe. TBAS. benöyşe. dış kabuğu soyularak özü yenilen. 363. 64. IV. DA. otsu. melengiç. benövşe.

merzengūş. çiçeği) Mercan isimli çiçekten esinlenerek yapıldığı için halk arasında aynı isimle bilinen çiçek (Aksan. 3155. 1535) mercan: (< Ar. Origanum majorana. III. Çavdar (DS. şile. (And. IX.483 menekiş. 3162) menevrek: (< ? ). Sonbaharda ekilen buğday. 3165) mera bitkileri: (< Ar. merlengiç. 3162) menize: (< ? ) Domates (DS. 3166) mercan ağacı: (< Ar. 3162) mengen: (< ? ) 1. menengiş. ağacı) Fasulyegillerden. 3161. güzel kokulu bir saksı bitkisi. menengüç. (TS. bitkileri) Meralarda kendiliğinden yetişen ve sun’i olarak yetiştirilen. (TS. IX. merengiç. 2. mendevrek) Hıyar (DS. IX. Nişanyan. IX. Erz. IX. 2011. Ağz. meneviş. 222) menevit: (< ? ) Kestane (DS. (And. 1528.. yem değeri olan veya olmayan tüm bitki türleri (TS. 2. 205. DS. merzengūş) Ballıbabagillerden. tırmanıcı bir süs bitkisi. Türkçenin Gücü. 6 m kadar yükselebilen ve kışın yapraklarını döken bir ağaç veya ağaççık. menengeç. menevş. 3072.gov. merlengeç. MBTS. + T.A. menevrik. TS.tr) mercanköşk: (< Far. 1536) mercan çiçeği: (< Ar. 3164) mentir: (< ? ).: lenevrek. meniç.akmb. mercān < br. sıcak ülkelerde yetişen. Pistacia terebinthus. küçük yapraklı. IX. 290) Bir çeşit fasulye (DS. 1536) . mineç) Genç sürgünleri pazarlarda satılan. IX. Ağz. çiçekleri parlak kırmızı.: mentur) Şebboy (DS. (TBAS. 2.. + T. 2. meneş. . 60. mer’ā + T. www. 2. Erythrina. mercān < br. mercān < br. 2.

144. III. ufak. (And. 5 m kadar yükselebilen. 43. 242. 12. iri taneli kiraz (DS. (TS. bir yıllık ve otsu bir tarım bitkisi. Baklagillerden. 3169. 290). zehirsiz bir çeşit mantar (DS. çok yıllık otsu bir bitki. 252) merki: (< ? ) Yenilen. 192. IX. mersin. TAYA. 337. yuvarlak ve yassıca tohumu. -giller) ki çeneklilerden. yaprakları karşılıklı. KBAYA. 2. Sagyna procumbens. nemli yerlerde yetişen. + T. IX. 2. beyaz üzüm (DS. AVA. ana + asması) bk. 296. 1537. 199. Meryem + T. EYAD. 184. yasmık. IX.: meni) 1. Ağz. 491. çekirdekli üzüm. Nişanyan. 1540. ADYA. 44. yaprakları yaz kış yeşil kalan. ST AT. 80. besin değeri yüksek. 1536) mercanüzümü: (< Ar. is. beyaz. 56. (And. BTS. 437. Ağz. + T. AAT. myrton. SA. karanfil.: marcimag. 2. Lens culinaris. beyaz çiçekli bir ağaç. mirsini < EYun. Gaz. 163. Beyaz. 2. is. mēcimek. Aşılı. mirsini + T. 237. 1541) . 1541) meryemana dikeni: (< öz. Bu bitkinin. T YA. deve dikeni (TS. KMYA. mercān < br. 135. 2. 200. GBAA. eflatun çiçekleri olan. ana + dikeni) bk. 400) meri: (< ? ). mercān < br. çiçekleri beyaz.. mercümek) 1. mavimsi. 206) mersingiller: (< Yun. yeşil veya kahverenkli. ak asma (TS. okaliptus gibi yaprakları almaşık. 2. otu) Karanfilgillerden. TBAS. (TS. Nişanyan. 2. 2. 291) Mersingillerden. Myrtus communis. 3170) mersin: (< Yun. iri taneli. Güney ve Batı Anadolu dağlarında yetişen.484 mercan otu: (< Ar. çiçekleri genel olarak talkım durumunda bulunan ıtırlı bitkileri içine alan bir familya (TS. 3166) mercimek: (< Far.A. Meryem + T. üzümü) Tanesi ve çekirdeği küçük. GD AT. (TS. KYA. 145. mercümek. 1541) meryemana asması: (< öz.

E A. 207) mevzek otu: (< ? mevzek + T. Companula medium. IX. 207) meşe çiçeği: (< Far. (TS. 85) meşe burçu: (< Far. XII. Loranthus europaeus. < baştaki b. 207) meskenye: (< ? ) Mercimek (DS.485 meryemanaeldiveni: (< öz. KYA. 3172) mestan: (< Far. iki yıllık. acı yavşan (TBAS. GD AT. yumuşak tüylü. OAAD.. mesį r + T. bīşa. 4593) meşe: (< Far. K AT. 1544. Tietze. -ı) bk. AAT. is. bīşa + T. otu) 30-100 cm yükseklikte. is. 207. marica/marīca + T. 360. 293) Kayıngillerden. 207) merze: (< Far. Meryem + T. 33. mestān) Çok küçük kavun (DS. ADYA. kökü. 34. 181. TBAS. XII. 207) meyan kökü: (< ? meyan + T. 7. merz.Y. MBTS. Meryem + T. 1541) meryem otu: (< öz. ince uzun yapraklı bir çeşit bitki (DS. -u) 50 cm kadar yükselebilen. 294”) . “< ? meyan ‘başka bir dilden gelmiş olabilir’. Delphinium staphisagria. IX. IX. 150.sesi benzeşme sonunda m-’ye çevrilmiştir. 52. kışın yapraklarını döken. hoş kokulu. ana + eldiveni) Çan çiçeğinin bir türü. 3172) meşe mantarı: (< Far. 214. Eren. 3172. Quercus. üç yüz kadar türü arasında. otu) Anason (DS. özellikle meşe ve kestane türlerinin üzerinde yaşayan yarı asalak bir bitkidir. bīşa + T. (TS. 252. kirli mavi çiçekli ve otsu bir bitki. 2. (TBAS. TBAS. tavukbacağı mantarı (TBAS. çiçeği) Kasımpatı (DS. Ka. (TBAS. manitari + T. bīşa + Yun.A. kerestesi dayanıklı bir orman ağacı. burç < Sans. 2. 4592) mesir otu: (< Ar. otu) bk. 2020) Köfteye konulan. kış yaz yapraklarını dökmeyenleri de bulunan. 2. Eren.

301. 2054) Bir tür çiçek (TS. mavimsi. 441. zanba + T. -lık + otu) Çok yıllık. Bu ad Doğu Anadolu Bölgesi’nde kullanılmaktadır.. -lık + Far. ci + otu) Çobandüdüğü (TS. 1553. Ağz. K AT. süsen (TBAS.. 194. tatlı olan toprak altı bölümleri hekimlikte ve serinletici içkilerin yapımında kullanılan. mayva. II. Erz. T YA. 3177) . III. 6) mezarlık zambağı: (< Ar. meyħāne + T. çıplak ve beyaz çiçekli bir bikti. 2. 271. tüysü yapraklı. ağacı) Meyve veren ağaç (TS. (TS. 304) meyve ağacı: (< Far. mīva + T. 246. -si) bk. MBTS. Gaz. 2. 208) mezarlık servisi: (< Ar.: meyma. yemiş (TS. meyva) Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan organ. 2.A. mezār + T. 1552) meyhaneci otu: (< Far. -lık + Ar. 65. . IX. 3177) mezmeze: (< ? mez + meze) Sert kabuklu. (And. (TBAS. “< Far. 131. ETA. -ı) bk. is. 253. 120) meydanî: (< Ar.A. otsu. 1299”) Nane (DS. mezār + T. serv + T. üzerinde dilim biçiminde çizgiler olan bir çeşit kavun (DS. 137. Meryem + Far. ħurd. XII. AAT. 2. 4593) meyve: (< Far. Telephium imperati. II. ST AT. AVA. BTS. 2. 165. 2. uzun. IX. 3205. adî servi (BTS. DS. 208. meydānį . ħurd. DA.. 1554) mezarlık otu: (< Ar. mezār + T. K A. kerestesinden yapılarda yararlanılan bir çeşit ağaç (DS. Ka. 672. 1553) meyremhurt: (< öz. IX. çok yıllık otsu bir bitki. EYA. 2. 73. 227. MBTS.Y. III. TBAS. Glycyrrhiza glabra. Eren. DS. 294).486 Fasulyegillerden. mīva. 1551. 208) mezla: (< ? ) Dağlarda yetişen. 30-60 cm yükseklikte. mor çiçekli.A.

219. 229. 3187) mısır: (< Ar. manitari + T. diş otu (TBAS. 280. 127. bir yanı kırmızı. anison + T. 2. is. DS. 497.Y.Y.: misir) Buğdaygillerden gövdesi kalın. GBAA. K AT. tepesi) bk. TS. 997) Mısır yasemini: (< öz. A. çayırlarda birçoğu bir arada yetişen ve yenen bir mantar. 33.A. 171.A. darısı) Mısır. T YA. 208) mısır baklası: (< Ar. Krş. III. DS. Ağz. mıhtepesi mantarı (TBAS. -ı) Şapkası kızılımsı sarı renkli. Mısır + Far. . 3186) mırık: (< ? ) 1. karanfil gibi kokan.. içi beyaz renkte. miśr + T. 3182) mıhtepesi mantarı: (< Far. 3203. erkek çiçekleri tepede salkım durumunda.A. 2. 146. yasemin (TBAS. 208. 125. 76. boyu yaklaşık 2 m olabilen. 1. 173. (TS. 125. emrūd + T. Mısır + Ar. yāsemen + T. başı) bk. KMYA.. BTS.. 254. 204. 193. özellikle Karadeniz Bölgesi’nde tohumları için kültürü yapılan bir bitki ve bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü. miśr + Yun.487 mığırıkarmudu: (< ? mığırık + Far. IX. KYA. 38. Gaz. 396. AVA. 442. E A. IX. IX. miśr. ZBK A. Hint fulü (TS.. bā ilā + T. OAAD.. mīħ + T. -u) Bir yanı açık sarı. 215. Erz. K A. domuz baklası (TBAS. yaprakları büyük. 3180) mıhtepesi: (< Far. 208) mırgıl: (< ? ) Patates (DS. is. IX. fūl + T. -u) bk. AAT. tepesi + Yun. (TBAS. IX. 134. (And.A. mısır buğdayı (Gaz. 238. AA. içi kumlu bir çeşit armut (DS. mıhtepesi mantarı (DS. IX. 63. III. 1557. 3182) mıkbaşı: (< Far. mīħ + T. 209) . SA. -sı) bk. 189) mısır anasonu: (< Ar. -ü) bk. Ka. Domates. III. Zea mays. dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan. 76. 69. -i) bk. 197. 497) Mısır fulü: (< öz. 242. 1390). 208) mısır darısı: (< Ar. Marul (DS. 227. Merasmius oreades. 32. mīħ + T. miśr + Ar.

215. IX. pak şey’. çiçeği + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. MBTS. 1567) mini: (< Fr. 2064”) Mürver ağacı (DS. 448) mindiraç: (< ? ) Mürver ağacı (DS. minā + T. çiçekleri sarı ve bazı türleri beyaz veya menekşe renginde. 3199) mikoz: (< Fr. 363. 499) mihra: (< ? ) Böğürtlen (DS. 2. yaprakları karşılıklı ve oymalı. 2. 3192) mışkat: (< ? ) Ebegümeci çiçeği (DS. 3191) mışka: (< ? ) Yaz armudu (DS. 15 m kadar boylanabilen. çiçekleri başak durumunda alacalı. 3197) milkide: (< ? ) Salatası yapılan bir çeşit ot (DS. 4597. XII. IX. mavi veya menekşe renginde. 2. IX. 1561) mimoza: (< Fr. 1559. mycose) Mantar (TS. yaprakları akasya yaprağına benzeyen bir süs bitkisi. (TS. ağacı. mısmıl + T. IX. sapı dört köşeli olan ıtırlı bir bitki.. 295) Kayısı veya zerdali (TS.A. 1567) mine çiçeğigiller: (< Far. 2. 3201) . mısmıl ‘temiz. III. Eren. IX. “< Far. BTS. IX. mine çiçeği ve benzeri türleri içine alan bir bitki familyası (TS. 2. mimosa) Baklagillerden. 1566. 3200) mine çiçeği: (< Far. MBTS. Mimosa (TS. mişmiş. 2. mini. 2.488 mısmıl ağacı: (< Far. 2078) Çamların iğde büyüklüğündeki meyvesi (DS. çiçeği) Mine çiçeğigillerden. IX. DS. Verbana. minā + T. 3192) mışmış: (< Ar. Gaz. ADYA.

(TS. 3203) misk soğanı: (< Ar. IX.: murmut. 2. IX. 3201) miravulcan: (< ? ) Baharda süren filizleri yenilen bir çeşit diken (DS. IX. mis + T. ce + Far. DS. Ağz. IX. IX. 1571) mişkat: (< Ar. müşkülüm (TBAS. -li + buğday) Kırmızı buğday (DS. sarı bir çeşit elma (DS. üzümü) Kokulu üzüm (TS. MBTS. 3202) mirtmirt: (< mirt + mirt “ses taklidi”). IX. miskî. 2. 3201) minkiriç: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS. 3204) mitik: (< ? ) Yıldızçiçeği ve bitkisi (DS. 209) mislibuğday: (< Ar. mırmıt) 1. ran ve Hindistan’da yetişen dikensiz küçük bir ağaç. IX. Salvadora persica. 1571) misvak: (< Ar. güzel kokulu bir çeşit armut (DS.489 minimeç: (< ? ) Çitlembik (DS. güzel kokulu bir çeşit üzüm. Nişanyan. 3203) miskicearmut: (< Ar. 3204) . XII. 3202) mircilik: (< ? ) Devetabanı bitkisi (DS. miskî + T. güzel kokulu. emrūd) Yumurta biçiminde ve büyüklüğünde. Hayvanların çok sevdiği küçük bir ot. ce + elması) Küçük. 3. 3188. misk + T. 3203) miskiçelması: (< Ar. IX. mişkāt. 2086) Sardunya çiçeği (DS. 3203) mis üzümü: (< Ar. IX. misk + T. 2. (And. soğanı) bk. Ekşi limon (DS. 2. IX. miskî + T. 300) Kuzey Afrika. Pembe renkli. 2. Diken (DS. Armudun küçüğü. MBTS. 2. 2084) 1. misvāk. IX. tatlı. 4600) miski: (< Ar. 3203.

1577) . Clauson. 210) mormenekşe: (< Erm. böğürtlen. salkım. mor/morm + T. süpürge yapılan bir çeşit ot (DS. mor. 3209) moramık: (mora < Erm. 3210) morbaş: (< Erm. mor/morm + T. IX. 1577. (And. beyaz. IX. Ağz. benefşe). salkım < sarkım < sark-.karadut. ca + süpürge) Pembe çiçek açan. (TS. 20 metreye kadar uzayabilen çok yıllık bir sarmaşık. -mık) Bahçe çevresinde çit yerine kullanılan. mor/morm + T. DS. 210) mor salkım: (< Erm. *moro. mor/morm + Far. Nişanyan. IX. güz çiğdemi (TBAS. 3210. 2. IX. 2. salkım durumunda mavi. pembe renkli çiçekler açan. 209) mor dut: (< Erm. 3209) mora: (mora < Erm. 3206) moloş: (< ? ). IX. mor/morm + T. mor renkli meyveleri olan çalılar (DS. IX. 303) Patlıcan (DS. çiçekleri yoğurt çorbalarına renk vermek için kullanılır. dut (TBAS. tūt) bk. mor/morm + T. morminik) Rengi mora çalan bir tür menekşe (TS. Consolida orientalis. “< T. 209) morca: (< Erm. Yaban çileği (DS. 826”) Baklagillerden. IX. TBAS. boz renkli. mor menik. IX. mor/morm karadut veya böğürtlen ~ HAvr. Wisteria sinensis.: moloşa) Ebegümeci (DS. DS. Sivas bölgesinde. 3210. 2. otsu ve koyu mor renkli çiçekli bir bitkidir. mor/morm + T. Böğürtlen.: mormeni. baş) bk. dağ sümbülü (TBAS. 3210) mor çiçek: (< Erm. 209) morca süpürge: (< Erm. ca) bk.490 miyasıl: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. mor/morm + Far. çiçek) 20-75 cm yükseklikte. (TBAS. Ağz. (And. 3208) mor: (< Erm. mor/morm) 1. bir yıllık.

2. yaprakları hurma yaprağına benzeyen bir ağaç. otsu. (TS. iki veya çok yıllık bir süs bitkisi. Bir çeşit diken. çiçeği) Muhabbet çiçeğigillerden. 1583. mavi çiçekli bir çeşit ot (DS. IX. 210) mum palmiyesi: (< Far. 297”) Sıcak ülkeler ile Kuzey ve Batı Avrupa’da yetişen bir tür mum palmiyesi. 1591) mumuzak: (< ? ) Kırda biten dikenli bir bitkinin böğürtlene benzeyen kırmızı meyvesi (DS. IX. 2. mūm + T. “< Far. çiçeği) ki çeneklilerden. etli yapraklı. mūm + Fr. (TS. 2. gövdesi boyunca 1 cm kalınlığında bir mum katmanı bulunan. çiçeği + -giller) Yaprakları almaşlı. 3210) muhabbet çiçeği: (< Ar. (TS. basit ya da parçalı. 2. Myrica cerifera. -si) Ilıman bölgelerde yetişen. kapsül ya da bakka tipi meyveleri olan. Eren. 3210) moruk (I): (< Erm. Reseda odorata. mōruk) 1. palmier + T. 1583) muhabbet çiçeğigiller: (< Ar. ovaryum üst durumlu. mūm + T. Cerinthe minor ve Cerinthe retortra. güzel kokulu bir süs bitkisi. 1591) mum çiçeği: (< Far. mōruk. BTS. 1591. 3210) moruk (II): (< Erm. adaçayına benzer bir çeşit ot (DS. TBAS. mūm. boya ve parfümeri sanayiinde kullanılan ve süs bitkisi olarak da yetiştirilen. IX. ekleri yeşilimtırak beyaz. 2. dünyada 6 cins ve 75 türle. MBTS. mor/morm + Lat. IX. 2. Sazlık yerlerde yetişen. meĥabbet + T. şemsiye biçiminde küçük beyaz çiçekler açan. 3219) murmurik: (< ? ) Böğürtlen (DS. 3221) . salvia) Kırda yetişen. suyu mayasılı iyileştirmekte kullanılan. 457) mum ağacı: (< Far. çanak ve taç yaprakları serbest ya da bazen olmayabilen. güzel kokulu.491 morşabla: (< Erm. (TS. 2095) Leylâk (DS. meĥabbet + T. Cerexylon andicola. sarılıcı. ağacı. ülkemizde ise muhabbet çiçeği cinsi ve bu cinse ait 13 türle temsil edilen bir familya (TS. IX. 2.

mespilon) Gülgillerden. uzun meyvesi olan. 3226) muz: (< Ar. muguet < EFr. IX. besleyici. dikenli. dikeni) bk. buruk ve beş çekirdekli meyvesi olan. üzümü) Çekirdeği kolay ezilen siyah ve gevrek bir çeşit üzüm (DS. 2. Mut + T. 1599. (TS. 1604) . XII. Corchlorus olitorius. Nişanyan. özellikle muzları içine alan bir çenekliler familyası (TS. mūz. 298) Mersin ağacı (TS. 312) nci çiçeği (TS. 210) mübarek otu: (< Ar. olgunlaşıp çürüdükten sonra yenilebilen. yuvarlak. 2. IX.Y. şevketibostan (TBAS. tropik ve subtropik bölgelerde doğal olarak yetişen. 4600. BTS. mayhoş. (TS. (TS. küçük bir ağaççık. sarı çiçekli. mübārek + T.492 murt: (< Yun. 2. Nişanyan. Mespilus germanica.A. 2. BTS. 2. MBTS.. bir yıllık ve otsu bir bitki. 459. mūz + -giller) Sıcak bölgelerde yetişen. tatlı. 1603) mühliye: (< Yun. Eren. 195) mutrum: (< ? ) Bir çeşit armut (DS. DS. kendine özgü hoş kokulu. 2. IX. otu) Birleşikgillerden. mugue/musc. (TS. 1593) muşmula: (< Yun. is. Ka. 459) muzgiller: (< Ar. 2. mukhlia. Cnicus benedictus. murto. kalın kabuklu. 2. 3226) mübarek dikeni: (< Ar. 1599) muzkurt: (< ? ) Palamut (DS. 2-3 m yükseklikte. 1595. mübārek + T. tek çenekli ve çok yıllık bir bitki. 1600) müge: (< Fr. 3226) mut üzümü: (< öz. Musa sapientum. 2193) Adana bölgesinde yetiştirilen ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki. 310) Muzgillerden.

1604. akdiken (TBAS. (TS. açık mavi veya mor çiçekli bir bitkidir. misk) Güzel kokulu. eriği. 2822) mürver: (< kökü belli değildir. 2.: mordik. MBTS. DS. Polygonatum multiflorum. otsu kısmı hayvan yemi olarak kullanılan. IX. 4068. MBTS. parlayan”. meyvesi zeytine benzer bir ağaççık. beyaz. 4–10 m yükseklikte. 2.493 mührüsüleyman: (< Far. 210) mültüme: (< Ar. Hyrus sativus. 1610. yazın ekilen. 2204) Bir çeşit ot (DS. 2. müşkil. 2227) Hanımeligillerden. IV. 2. 211) mürdüm eriği: (< ? mürdüm + T. 2. yaprakları karşılıklı. 211) müşk: (< Ar. XI. DS. demet durumundaki beyaz çiçeklerinden hekimlikte yararlanılan. TaS. 30–80 cm yüksekliğinde. Sambucus nigra. 211) mürdeşe: (< ? ) bk. 2222”) Reçeli veya hoşafı yapılan bir cins küçük ve kara erik (TS. 2. dede gülü (TBAS. dikenli bir ot (DS. 3228. tüysüz. (TS. 211. 2222). ürdümük) Baklagillerden. 3228) mümülü: (< ? ) Gelincik çiçeği (DS. mültemi “parlak. 2249) bk. 1612. (boğumluca otu). “< mürdüm ‘kökü belli değildir’. mühr-i Süleyman) Kuzey Anadolu’da orman ve çalılıklar altında bulunan. IX. 211) müşekkire: (< ? ) Kuşkonmaz otu (DS. IX. Ağz. 2. 3229. 2. (And. IX. MBTS. IX. 3210. 3231) müşgül: (< Ar. 3231) . çok yıllık ve otsu bir bitki. (TS. bir yıllık. 3228) mülye: (< ? ) Domates (DS. MBTS. TBAS. MBTS. TBAS. 3221. TBAS. IX. TBAS. 2. 1610) mürdümük: (< kökü belli değildir.

küçük bir ağaç. (And. ıtırlı. MBTS. Urfa bölgesinde yetiştirilir ve meyveleri. yaprakları karşılıklı. gaz söktürücü ve süt arttırıcı olarak kullanılır. bir yıllık. 462. muscarimi) Sümbülgillerden. 160. 1632. 67. fındıksı tip meyveleri olan. 301. çok yıllık ve otsu bir kültür bitkisi. 211. EYA. 3239) . mor çiçek (TBAS. 98. kırmızımtırak sarı sert bir kabukla örtülü. Nişanyan.494 müşküle: (< kökenini bilmiyoruz) Kalınca kabuklu. sulu taneler bulunduran yuvarlak yemişi olan. 213) nane: (< Ar. Mentha piperita. nār + emrūd + T. 13) nar armudu: (< Far. 213. 37. IX. dalı) Lahana (DS. otsu ve beyaz çiçekli bir bitki. IX. na’nā’ + T. Punica granatum. 2. 508. koyu kırmızı renkte. 298) müşkülüm: (< Lat. IX. TAYA. yumrulu ve otsu bir bitkidir. 10-20 cm yükseklikte. Nişanyan. Muscari muscarimi. 127. GD AT. K A. 3238) nanahan: (< ? ) 10-70 cm yükseklikte. AVA. çiçekleri büyük. içinde çok sayıda kırmızımtırak. sarımtırak renkli çiçekleri güzel kokan. ilkbaharda kayalıklarda biten. (TBAS. 2. TBAS. 12) nane çiçeği: (< Ar. -u) ri. OAAD. iri ve uzun taneli bir çeşit üzüm (Eren. 176.: namzan) Bir çeşit pancar (DS. Ağz. MBTS. TAYA. 2. 321. na’nā’ + T. 3239) nar: (< Far. ülkemizde 7 türle temsil edilen. BTS. 2300. 3231) -Nnamazbozan: (< Ar. ETA. DS. 1631. 1629) namzam: (< ? ). nemāz + T. 2. (TS. II. (TS. BTS. yaprakları sapsız. rutubetli yerlerde yetişen. çiçekleri beyaz veya menekşe renginde. Trachyspermum ammi (TBAS. na’nā’. çiçeği) bk. 213) nanedalı: (< Ar. kırmızı ve sarı renkli armut (DS. 2. IX. 2301) Nargillerden. nār / enār. DA. AAT. 463. 321) Ballıbabagillerden. bozan) Eğrelti otu türünden bir bitki (TS.

hermafrodit. 2303) Karaağaç (TS. çayırlarda yetişen ve hayvanlara yem olarak verilen. (And. MBTS. MBTS. çanak yaprakları 5-8 loplu ve kırmızı. taç yaprakları 5-7 parçalı. lk nargileler Hindistan cevizi meyvesinden yapılmıştır (TBAS. 1633) . 3239) narınç: (< Ar. IX. IX. dünyada punica cinsi ve bu cinse ait iki türle. Eryngium campestre. nārven. nār / enār + T. meyvesi için kültürü yapılan. Farsça nargil kelimesinden gelir. 3240) narven: (< Far. tatlı bir üzüm çeşidi (DS. 3239) narcil: (< Far. ışınsal simetrili. -giller) Yaprakları karşılıklı ya da kümeler hâlinde. nargį l. Tütün içmekte kullanılan nargile adı da bu kökene bağlıdır. IX. 1632) nargiller: (< Far. 3239) nartük: (< ? ) Mısır (DS. 2. çiçekleri uçta tek ya da kimoz durumlarda. -ü) Nar ağacına benzeyen bir ağacın gül gibi olan çiçeği (DS. 2. 463) nar gülü: (< Far. basit ve stipulasız. MBTS. (TS. 2. Ağz. nār + gul + T. nārdīn) Maydanozgillerden. ülkemizde de nar türü ile temsil edilen familya (BTS. 2. nārenc. başakçıkları tek çiçekli küçük bir bitki. 1632) narenciye: (< Ar. nārenc) Turunç (TS. 2. nārenciyye) Turunçgiller (TS. 2301) Hindistan cevizi ağacının meyvesi. 2. 213) nardin: (< Far.: narince) Pembe. 3239) narbis: (< ? ) Zambak (DS. 1632) narenc: (< Ar. IX.495 narat: (< ? ) Çam ağacı (DS. 2302). 2. yuvarlak taneli. IX. bakka tipi meyvesi olan.

2.496 navçağan: (< Far. IX. çok yıllık. IX. DS. pek beğenilmeyen üzüm (DS. nevrūz. Ağz. 4607) nemisa: (< Lehçe. Nebi). Datura. nefer + T. 254) naz: (< Far. 2. 2. 325) Erken ilkbaharda çiçek açan. 3244. 2309) Çiçekleri katmerli ve mor renkte olan bir tatula türü. Nişanyan. 2. üzerlik (TBAS. 3246) . 3242) nebat: (< Ar. nebāt) Bitki (TS. nefį r “boru”. Nebi + T. 1639) nebatat: (< Ar. (TBAS.A. 3243) nefirne: (< nefirne < Far. 209. küçük taneli. MBTS. AAT. 2. IX. 209) nedrebol: (< ? ) nce kabuklu üzüm (DS. 2. tadı buruk bir ot (DS. IX. DS. 1639) nebi: (< öz. AVA. IX. 3243) neferlik: (< Ar. 3246) nemnem: (< Far. 2. elması) Yazın yetişen kırmızı renkli bir çeşit elma (DS. 2309) Çam ağacı (DS. 3242. 338. 214) nazik elması: (< Far. 243. sarı çiçekli bir çeşit nane (DS. III. MBTS. KMYA. MBTS. botanik (TS. MBTS. (And. yumrulu. otu) bk. nāv “içi oyuk şey” ve küçültme eki –çe ile nāvçe’den (?). dımışkı (Gaz.: nüfürne) Ufak salkımlı. IX. IX. XII. MBTS. (And. dede) bk. nāzuk + T. niemcy. na ar + T. Ağz. ST AT. Bitki bilimi. is. is. IX.: nevi) Mısır (DS. 2. küçük ve otsu bitkiler. -lik) Büyük yapraklı. IX. mor veya kirli sarı çiçekli. 2328) Ayşekadın fasulyesi (DS. Bitkiler. 1635) navruz: (< Far. nāz. 2. nebātāt) 1. 2342. (TS. nem + nem) Büyük yapraklı. 3242) nazar otu: (< Ar. 214. 3242) nebi dede: (< öz. 2324).

2. 1646) nergis zambağı: (< Far. 169. otu) bk. Ağz. bazılarında sarı renkte. TBAS. narkissos < narke. otu) ki çeneklilerden. Erz. nem + nem + T. III. 2. fulya. (güzelhatun çiçeği). 1651) nilüfer: (< Far. Nişanyan. nergis < EYun. 255. 214) nemse kimyonu: (< Lehçe. 241. kemmūn + T. açılmadan önce bir yenle örtülü bulunan ve bazı türlerinde beyaz. Nymphea. çiçekleri beyaz. 2331). 94. sularda yetişen. OAAD. pirekapan (TS. nevbet + T. (TS. taşıdığı glikozit sebebiyle iç söktürücü olarak kullanılan. kardelen gibi çoğu küçük ve kokulu çiçekleri içine alan bir bitki familyası (TS. (TS.497 nemnem otu: (< Far. 1654. iri ve güzel çiçekli bir süs bitkisi. nezle + T. yaprakları yuvarlak ve geniş. nargöz. 50–60 cm yükseklikte. 2. çiçekleri ayrı veya bir kök sap üzerinde şemsiye durumunda. BTS. EYAD. 39. otu) Boğaz ağrılarına karşı kullanılan. MBTS. pembe renkte. 300) Nilüfergillerden. 324.A. 1646. (TS. TBAS. Narcissus. 215) nezle otu: (< Ar. mavi. 326. türlü renkte. ST AT. nergiz) Nergisgillerden. IX. 188. 214) nergis: (< Far. 2. Ballota saxatilis. 214. IX. -u. 2. 2. 3248) nevruz otu: (< Far. Nişanyan. Frenk kimyonu (TBAS. 2. zanba + T. Eren. nergis + Ar. nergis. 1646) nevbetçik: (< Far. 3239. sarı. nergis + T. yumrulu. 1650.. (TS. niemcy. çik) Papatya (DS. E A. soğanlı ve çok yıllık bir süs bitkisi. çok yıllık bir kır bitkisi. 20-80 cm yükseklikte. -ı) Soğanla üretilen. -giller) Bir çeneklilerden. (TBAS. nevrūz + T. durgun sularda veya havuzlarda yetişen bir su bitkisi. . niemcy + Ar. MBTS. Amaryllis. GD AT. 467. çok yıllık. otsu ve pembe çiçekli bir bitkidir. “< Lehçe. (And. 2. 215) . 28. çiçekleri aslanağzına benzeyen. 255) nergisgiller: (< Far. DS. AVA. 2328”) bk.: nargoz. Linaria vulgaris. nīlūfer. TBAS.

145.498 nilüfergiller: (< Far. GBAA.. 1656) nohut: (< Far.Y. kuzukulağı (TBAS. 469. (dağ nohudu). -m + elması. 150. Nişanyan. örümcek gibi birtakım böcekleri andıran. ufak taneli. 4606) -Oofris: (< Fr. ST AT. 189) norzeriği: (< ? norz + T. nohud. 130. 242. -giller) ki çeneklilerden. nīlūfer + T. dağlık yerlerde yetişen bir buğday türü (TS. 170. 232. çiçekleri sinek. 2352”) Temmuzda olgunlaşan. Cicer arietinum. soğanı). meyvesi baklamsı. 44. 2. TAYA. yuvarlak taneli. Ophrys. (TS. Ka. KMYA. noud. SA. BTS. yuvarlak ve kepekli bir çeşit elma (DS. 1659. (And. ada soğanı (TBAS. 198. oğlak + karası. AAT. MBTS. oğlak + kulağı) bk. GD AT. 12. 147. 331. 1671) oğlakkarası: (< T. örnek bitkisi nilüfer olan bir familya (TS. XII.. Krş.Y. 216) nuzlaotu: (< ? nuzla + T. 3267) oğlakkulağı: (< T. 2. AVA. buğdayı) Kaplıcayı andıran. 3252) nişasta buğdayı: (< Far. 2. 111. Nişanyan. bol nişastalı. 163. 2378”) Kara üzüm (DS. 215. 3255) nuteşir soğanı: (< ? nuteşir + T.A. ophrus) Salepgillerden. 185. (And. nohıt. nohot. IX. KBAYA. 280. IX. 129. ophrys < Yun. çiçekleri sarımtırak renkte. 158. 244. 1654) ninemelması: (< nene “çocuk dilinde” + T. E A. nufut) Baklagillerden. 413. 111. nişastası çok.A. otsu bir bitki. ZBK A. o lak < oğul. 3.: nōd. 217) . AA. “< ET. TBAS. birleşik telek yapraklı. MBTS. eriği) Sarı ve acı bir çeşit erik (DS. 314. Ağz. nuħūd. (TS. 227. yumrulu. nişeste + T. otsu bir bitki. “< nine. 327).: loteşir soğanı) bk. OAAD. 20-40 cm yükseklikte. noħut. ADYA. nout. dişeti hastalığında kullanılan bir çeşit ot (DS. 2. 24. otu) Kayaların çatlak ve oyuklarında biten. 210. Ağz. IX. 2.

oğul+duruk ?. melisa. (TS. oğul + (a)n. 3275) okume: (< Lat. Aucoumea. oğlan + otu) Ağız ve karın ağrılarını geçirmek için kullanılan bir çeşit yabanıl ot (DS. 3286) .) Mersingillerden. pire otu (TBAS. 217) okaliptüs: (< Fr. 148) okluk: (< T. okçul) Bir ot (AA. 2388”) bk. < ET. kerestesi parlak. 1676) oltu otu: (< ? oltu + T. asıl yurdu Avustralya olan. on + bir + aylık) bk. 20–150 cm yükseklikte. “< oltu’nun kökü bulunamamıştır. IX. dış odunu pembe renkli bir ağaç. 1672) oğunduruk: (< T.499 oğlanelması: (< T. IX. (TS. 3270) ohşaran: (< ? ) bk. kamış (DS. boyu 100 m’yi aşabilen. oğlan + elması. Nişanyan. IX. “< ET. tıpta yapraklarından yararlanılan çok yıllık ve otsu bir bitki. 2395”) Mürdümeriği (DS. otu. (TS. 2379) Taze çam (DS. o ul. öz odunu mor. tilkikuyruğu (TBAS. 3. 2. IX. 217) on bir aylık: (< T. 3. Eren. oğul + otu. 2. 3268) oğul otu: (< T. 331”) Ballı babagillerden. eucalyptus < Yun. 331. Eucalyptus globulus. Nişanyan. 3268) oğlanotu: (< T. Melissa officinalis. “< or ak. MBTS. 1686) orakeriği: (< T. 1673) okcül: (< T. 2. kovan otu. 3. çuha çiçeği (TS. orak + eriği. o lan < oğul. “< ET. MBTS. 304”) Yaban gülünün fındık büyüklüğündeki kırmızı renkli meyvesi (DS. 2. IX. toprağın suyunu çekerek yerin bataklık duruma gelmesini önleyen bir ağaç.) Afrika’da yetişen. okluk) Bir çeşit saz. MBTS.

-ü) Avrupa. -u) bk. IX.) Salepgillerden. 2. kalın kabuklu. orman + güzeli) Kökü lahana köküne benzeyen. Ağz. 3290) orum: (< ? ). or+man. IX. 3290) orun: (< ET. 1694) ormangüzeli: (< T. XII. 3288. ligarba + T. orchidee < Yun. orman + Far. MBTS. 1694) orman: (< T. 3.500 orakgıran: (< T. 2. çay üzümü (TBAS. 1700) oruka: (< ? ) Taze mısır (DS. gul + T. orun. Karamuk bitkisi (DS.: oram. -sı) bk. IX. 2403) Yuvarlak. orman + sarmaşığı) bk. DS. 3290) . 2. 3. 217) ortanca: (< Lat. orman + ? lifor + T. çiçeklerinin güzelliği dolayısıyla camlıklarda yetiştirilen birtakım bitki türlerinin ortak adı (TS. Nişanyan. (TS. 3288) orman liforu: (< T. 2397. çay üzümü (TBAS. 217) orman sarmaşığı: (< T. sert köklü bir çeşit ot (DS. 4614) orkide: (< Fr. gölgelik yerlerde yetiştirilen bir süs bitkisi. XII. suyu az bir üzüm çeşidi (DS. 4615) orman gülü: (< T. 2. orım) 1. kırmızı. Asya dağlarında yetişen açelyaya benzer bitki (TS. MBTS. IX. özsuyu yakıcı bir ot (DS. hortensia) Taşkırangillerden. Hydrangea hortensia. 3288. Bir buğday çeşidi. 3. 217) orman ligarbası: (< T. orman + Yun. 3286. duvar sarmaşığı (TBAS. pembe veya mor renkli çiçeklerini yaz başında açan. orak + kıran) Ekinle birlikte tarlada biten sivri yapraklı. Ekinler arasında yetişen bir çeşit zararlı bitki. IX. 335) Böğürtlen ağacı (DS. (And.

207. -ı) bk. osurmak. 218) oteriği: (< T. ot + Ar. otur-ak. XII. 3. 56. GD AT. 80. osuruk + çiçeği) lkbaharda kırlarda yetişen. çörek otu (TBAS. Biz bu adı. tadı ekşimsi bir armut çeşidi (DS. MBTS. aylandız (DS. T YA. Osmanlı döneminde bu lâle çeşidine lâle-i Rūmî adı veriliyordu. 218) ot çayı: (< T. gul + T. IX. 167. çay + T. is. -si) XVI-XVIII. osurgan + Far. IX. 310. 84. yüzyıllar arasında stanbul’da elde edilmiş olan ve 1500 kadar adlandırılmış çeşidi bulunan lâle formlarına verilen genel ad. -ü. 4615) osuruk ağacı: (< T. 2406) Armutla ahlat arasında. BÜYA. bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkilere verilen ortak ad (TS. 336”) Kırlarda yetişen.501 Osmanlı lâlesi: (< öz. K AT. 2. Nişanyan. 217) osurgangülü: (< T. şam’) bk. dağ çayı (TBAS. “< ET. KBAYA. bu çeşitlerin Osmanlı döneminde ve yalnız stanbul’da yetiştirilmesine dayanarak stanbul lâlesi olarak çevirmeyi uygun bulduk (TBAS. EYAD. 15. 3296) . OAAD. Clauson. IX. pis kokulu. ot. 3291) osuruk çiçeği: (< T. Eren. 254) otçam: (< T. Osmanlı + Far. 130. Nişanyan. E A. 1702. ot + Çin. ETA. SA. 129. 3293) oturak (I): (< T. 155. 251. sarı çiçekli bir çeşit bitki (DS. 164. lāle + T. pis kokulu bir bitki (DS. AAT. 336) Toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan. 3293) otkökü: (< T. ot + kökü) Pancar (DS. IX. Clauson. 3291) ot: (< ET. 289. K A. 34. ilkbaharda bitip. IX. 91. osuruk + ağacı) Yaprakları pis kokulu bir ağaç. II. ot + eriği) Çok erken olgunlaşan tatlı bir çeşit erik (DS. beyaz çiçekli.

odunu ve kabuğu hoş kokulu bir ağaç. IX. oya.: olturak) Çam fidanı (DS. ova + T. 3319) . nergis + T. Ağz. IX. -si) Bir çeşit fasulye (DS. 3. 3317) öğüm: (< T. ‘ūd < Hintçe. -i) Ak ya da sarı çiçek açan kır zambağı (DS. 3297) ovaca: (< ? T. 4617) ova nergisi: (< ? T. otur-ak). “MBTS. dinî törenlerde yakılan ve yanarken güzel koku veren. yapraksız bir çeşit yabanıl ağaç (DS. -ca. 3302) oymalı yaprak: (< T. oymalık) Dolmalık biber (DS. (TS. 2. ağacı.502 oturak (II): (< T. XII. 2409”) Koyu menekşe veya pembe renkte çiçekler açan süs bitkisi. ova ‘kökü kesin olarak belli değildir’. 1709) ozuga: (< ? ) Tropikal Afrika ve ormanlık alanlarda yetişen ince dokulu bir ağaç türü. ova + Far. 1716) öğrek otu: (< T. 2408”) Bir çeşit kara armut (DS. Aquilaria agallocha. IX. 2. Saccoglottis gabonensis. fasulia + T. oya + T. MBTS. DS. 2. 3296. oymalı + yaprak) Meşe yaprağı gibi kenarları girintili çıkıntılı olan yaprak (TS. 3. (TS. tropik bölgelerde yetişen. çiçeği. 1714) -Ööd ağacı: (< Ar. (TS. IX. Lagerstroemia indica. 1708) oymalık: (< T. XII. “< ? Moğ. örüm) nce dallarından sepet örülen. 3. MBTS. öğ(ü)rek + otu) Ağılı ot (DS. oturak + Yun. 2416”) Dulaptal otugillerden. “< ? ET. (And. IX. 4612) oturakfasulyesi: (< T. sıcak ülkelerde yetişen. 4617) oya çiçeği: (< ? Moğ. + T. 2. XII.

3327) öksüzoğlan çiğdemi: (< T. “< öküs+ü+r+mek ‘ses taklidi’. -lek) Elma. öksüz + çiçeği) bk. 2. IX. Viscum album. BTS. öksüz + oğ(u)lan) Çiğdeme benzer. iksia + T. 219. DS. otu) Ökse otugillerden. öksüzoğlan (DS. 497. IX. IX. 2419”). IX. 3326) ökse otu: (< Yun. 1722) öksüzali: (< T. Eren. 3326) öksüz çiğdemi: (< T. (And. 3327) öksüzoğlan: (< T. armut. 4621) ökselek: (< Yun. kardelen (DS. ekin tarlaları için zararlı. öksüz + öz. 2. is. güz çiğdemi (TBAS. çalılar ya da ağaçlar üzerinde yarı parazit olarak yaşayan. iksia + T. Ali. bölük’. elma. Tussilago farfara. IX. 3326) ökse otugiller: (< Yun. öksüzce (DS. “< ET. 1722. 314”) bk. 219) . 2. “< ET. 498) öksürük otu: (< T. XII. ögür ‘sürü. iksia + T. Ağz.: ögür otu) bk. BTS. (TS. öksüzce) Çiğdem (öksüz çiğdemi). 3. MBTS. sarı çiçekli. 3. IX. otu + -giller) Taçsız iki çeneklilerden. armut ağaçlarında görülen ve hastalık yapan bir ot. canavar otu (TBAS. 3327) öksüzce: (< T. kiraz. meyveleri tekli ve eriksi yapıda olup yapışkan bir madde ile kaplı olan. DS. çok yıllık ve otsu bir bitki. IX. üzüme benzer yemiş veren. ögsüz < ög + -süz. (TS. öksüz + çiğdemi) bk. ıhlamur. ökse otu (DS. saplarından ökse otu çıkarılan zararlı bitki. 1722. öğür + otu.503 öğür otu: (< T. öksürük + otu. 3327) öksüz çiçeği: (< T. MBTS. beyaz ya da mor çiçek açan bir kır çiçeği. her dem yeşil bir familya (TS. (DS. erik gibi ağaçların dalları üzerinde asalak olarak yaşayan. 2420”) Gövdesi pullarla kaplı. öksüz + oğ(u)lan + çiğdemi) Afyon bitkisi (DS.

ölmez + çiçek) Basit ve tüylü yapraklı. Ömer + T. AAT. papatyayı andırır bir çiçek ve onun bitkisi. Kızılcık (DS. 2. 4623) öküzdili: (< T. (TS. 1726. öküz + götü) 1. bā ilā + T. 2. 3334) Ömer otu: (< öz. parlak sarı çiçekleri uzun zaman saklanabilen. 2. DS. mor veya firfiri çiçek açan otsu bitki. öküzgöbeği. öküz + Ar. öküz + gözü) Birleşikgillerden. sığırkuyruğu (TBAS. 2. dağlarda kendiliğinden biten bir çalı ve bunun kırmızı renkli.504 öküz baklası: (< T. 1723) öküzgöbeği: (< T. ölmez + otu) Beyaz. “< ET. ölü + soğanı) Mezarlara dikilen mor çiçekli bir zambak (DS. öküz + kütüğü) Yaprakları boz renkli ve kozalarının içi boş olan. 246) ölü soğanı: (< T. II. öküz + dili) Sığırdili (TS. 3328. 668. 1726. 1723) öküzkütüğü: (< T. bk. sığırgözü. IX. (TS. 220. sarı renkte. 3330) ölmez otu: (< T. 315”) Bir çeşit yabanıl bakla (DS. Ramstedt ise Altayca *pökü-r biçiminden çıktığını ileri sürmüştür. otu) bk. 2. IX. Eren. öküz. Helichrysum. mastı çiçeği. < öküz Kökeni karışıktır. (DS. arnika. 3328) öküzgözü: (< T. öküz + pürçeği) bk. 4623) öküzgötü: (< T. is. 3328) öküzpörçüğü: (< T. 220) ölmez çiçek: (< T. XII. özel kokulu. (TS. IX. yalnız odunundan yararlanılan bir ağaç (DS. Gülensoy. öküz + göbeği) Kırlarda. TBAS. Xeranthemum. çok yıllık ve otsu bir bitki. Németh. Arnica montana. DS. XII. şerbetçi otu (TBAS. yayla gülü. IX. Clauson ve Menges Toharcadan geldiğini dile getirmiş. -sı. 220) . IX. küçük yuvarlak meyvesi (öküzgötü).

öz + dikeni) Dikenli. -î. Smilax aspara. IX. DS. üvez. IX. Ağz. IX. ötürge) Bir erik cinsi (ST AT. 256) öveyikbuğdayı: (< ? üveyik + T. IX. Orta ve Doğu Anadolu bölgelerinde yetişen. Eren. 1744) özüllük: (< T. sert bir çeşit buğday (DS. 3363) öz dikeni: (< T. 3376) paçkar: (< ? ) Ormanlarda yetişen ve yaprakları hayvanlara yedirilen bir bitki (DS. sepet yapmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. ‘ömr + T. 3376) pafit: (< ? ) Asmaya benzer. 3280”) Üveyik renginde. iki yıllık ve otsu bir bitkidir. 3373) -Ppaçık: (< ? ) Ebegümeci (DS. IX. kırmızı çiçekli. ömür otu (TBAS. üvez + Ar. tüylü. (TBAS. IX.505 ömür çiçeği: (< Ar. IX. dip yaprakları rozet biçiminde bir araya toplanmış olan. 3. ‘ömr + T. MBTS. IX. 2. 3334. (And. “< üveyik ‘kökü belli değildir’. Sedum sempervivoides. -lak) Akan kanı durdurmak için kullanılan bir çeşit bitki (DS. “< T. çiçeği) bk. iri taneli. 429”) Bir çeşit üzüm (DS. 220) örmece: (< T. 3378) pahe: (< ? ) Patates (DS. (TS. 3363. buğdayı. tırmanıcı ve kışın yapraklarını dökmeyen bir bitki. IX. XII. 4629) övezi: (< T. 3380) . özlülük) çi özlü bir çeşit ağaç (DS. 3377) paflak: (< paf “ses taklidi” + T. örmece). 220) ömür otu: (< Ar. kırmızı ve küçük taneli kılçıklı buğday (DS.: ömece) Başakları örgü biçiminde. diken otu. otu) 20 cm kadar yükseklikte. 3348) ötürge: (< T.

299. -giller) Genellikle sıcak bölgelerde yetişen. 3383) palmiye: (< Fr. Erz. TBAS. TaS.: palağ. DS. çok yıllık ve otsu bir bitki. AAT. 3. 10-15 m boyunda. 2. MBTS. BTS.11. balamut. 4634.. MBTS. AA. DS. 2449) Süpürge otu (DS.. III.A. 257. palaħ) 30-80 cm yükseklikte. odunsu çalı ya da ağaç şeklinde. IX. Valonea. 499.506 palak: (< ? ). 128. BTS. II. 314. Akdeniz ve Ege sahillerinde park ve caddelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir tür ağaç (kendir palmiyesi). pelit. pelut. erken olgunlaşan kara üzüm (DS. . yurdumuzun batı bölgesinde yetişen 5–10 m yüksekliğinde. DS. pelik. 101.. hurma ve Hindistan cevizi ağaçlarını içine alan bir familya (TS. 341. 1756. bīşa + T. boli. Nişanyan. 507) pambılba: (< ? ) Hindiba (DS. UA. -si) Kayıngiller familyasından. ana vatanı Çin ve Japonya olan. 3. özellikle Doğu Anadolu bölgesinde yetişen. 221. 735. 1755. fındığa benzeyen. AAT. pālān. 2.: balamıt. 221. bir yüksük içinde bulunan. Gaz.A. IX. BTS. T YA. 322). (And. IX. (TS. tanen bakımından zengin meyvesi. (TS. V. sert ve pürüzlü. Ağz. IX. palıt. palmier + T. palmier < Lat. 3185) palamut meşesi: (< Yun. 2451. 1754. Stipa hohenackeriana. III. 3388) . DS. 2. IX. Ağz. 248. 1756. (TS. 92. 150. yuvarlağımsı ve parçalı yapraklı. ST AT. KMYA. 343) Palmiyegiller familyasından. (TBAS. 547. pölüt) Yurdumuzda yetişen meşe türlerinin uzunca. 254. 506) palmiyegiller: (< Fr. yaprak tabanları kalıcı. balemit. XII. basit bir kon gövde ve bu gövdenin tepesinde yelpaze biçiminde telek damarlı yaprakları olan. 3382. 205. palut. 505) palan: (< Far. 3382) palamut: (< Yun. (And. 2. Eren. palamudi. başakları süs olarak kullanılan. AVA. çiçekleri ikili ya da dörtlü gruplar hâlinde. palamudi + Far. 3388) pamit: (< ? ) nce kabuklu. yaprak kenarları dişli olan ve kışın yapraklarını döken bir meşe türü. meyveleri kalp şeklinde. DA.

yenilen bir bitki. pencer) Ispanakgillerden. 3389) pamuça: (< Far. Ağz. SA. 553. 146. sıcak bölgelerde yetişen. Ağz. BTS. (TS. DS. KMYA. panbığ. Gossypium. -lu) Çiçeklerinin çok nazik ve yumuşak olması sebebiyle bu isim verilmiştir. Eren. panbu + T. -ça) Hayvanlara yedirilen. panbu + T. 3117. 365. 218. layan + otu) Pamuk gibi çiçekleri olan bir kır bitkisi (DS. UA. (Duran.507 pampara: (< ? ) lkbaharda kırlarda yetişen. panbu + T. pamık. 1757. IX. beş dilimli olan.: mancar. 255. IX. E A. E A. AAT. 301. iri taneli bir çeşit buğday (DS. 3389) pamuklu: (< Far. 2. AA. 128. 3389) pamucak: (< Far. ETA. 4634) pamuk otu: (< Far. ADYA. IX. 217.. K A. II. dört. boz yapraklı bir çeşit ot (DS. 323). pambuk. tohumlarından yağ elde edilen. DA. GBAA. tohumları üzerindeki beyaz tüyler pamuk olarak kullanılan. panbu + T. 3390.A. 3389) pamuk: (< Far. AVA. 105. otsu ya da yarı çalımsı türleri olan bir cins.: banbık. (And. bir yıllık. 101. panbu ). vitamince zengin. K AT. 378. panbu + T. (TS. (And. 221) pancar: (< Erm. Pembe veya beyaz çiçekli ve çalı görünüşünde bitkiler (TBAS. yaz kış yaprağını dökmeyen. 3391. otu) Cistus türlerine verilen genel ad. TaS. yaban gülüne benzer bir çeşit küçük ağaç (DS. pambık. 2. Erz. V. yemeği veya turşusu yapılan. 7. koza biçimindeki meyvesi üç. pammuğ. IX. 223-229) pamukluk: (< Far. IX. GD AT. sütlü bir çeşit ot (DS. . . T YA. Cistus creticus. 3175) pamuklıyanotu: (< Far. DS. banjar. 179. 77. XII. pamuğ. -cak) Sarı renkli. 129. 167. 102. ülkemizde bazı türlerinin kültürü yapılan. 1758. IX. Beta vulgaris. III. IX. 507. DS. panbıh) Ebegümecigillerden. 313. pambuħ. DS. yoncaya benzer. 3387. 46. 35. IX. 340. panbu + T. -luk) Ormanlarda yetişen.

BTS. otu) bk. K A. çalımsı. otsu. 3393. (TS. çok yıllık ve otsu bitki. taç yaprakları 4–5 tane olup tüpsü ya da dilsi. -ı. külāh + T. ZBK A. ülkemizde 130 cins ve 1100 kadar türle temsil edilen. -cık) Yaban pancarı (DS. IX. -si) bk. K AT. UA. ETA. 222) panzehir otu: (< Far. centiyane (TBAS. 3175) papatyagiller: (< Yun.508 EYAD. 2. banjar + T. 74. 356. papas + Far. basit ya da birleşik ayalı. sütlü ya da sütsüz. çanak yaprakları tüy şekline dönüşmüş. 307. papas + Far. 188) pancarcık: (< Erm. banjar + T. 2. 274. 345) Bir tür meyve (TS. 2. ŧā ye + T. pād-zehr + T. 137. iki ya da çok yıllık. I. TaS. iğ ağacı (TBAS. otu) Küçük. (TS. DS. papas. bir. ortası sarı kömeçli. 1761) papazkülahı: (< Yun. 296. 1760) papatya: (< Yun. 3. iğ ağacı (TBAS. 279. çiçekleri idrar arttırıcı. IX. beyaz çiçekli. 3393) papirüs: (< Fr. 1761) . papadia + T. nadiren de ağaçsı bitkiler (BTS. IX. papyrus < Yun. TBAS. 231. (TS. TaS. II. Cyperus papirus. baharda çiçek açan. 509) papaya: (< ng. “< Yun. Matricaria chamomilla. 2. -giller) Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı. 1760. 222) papır: (< ? ) Nane (DS. 222) papaztakkesi: (< Yun. V. 227. Nişanyan. T YA. bir yıllık otsu bir bitki.) Papirüsgillerden. 3390) pancar otu: (< Erm. Cynanchum acutum. papadia) Birleşikgillerden. çiçekleri bir kapitulum üzerinde bulunan. 509. 20–50 cm yükseklikte. papaya. Nil kıyılarında yetişen bir bitki. taç yaprakları beyaz. iştah açıcı ve haricen yara iyi edici olarak kullanılan. SA. 2455”) bk. 222. aken tipi meyveleri olan. 160. kökü zehirli. 129. MBTS.

Yenen türlerdir (TBAS. 2. parlak + Yun. Medicago orbicularis. 348”) Uzun taneli bir üzüm türü (TS. 2464) bk semiz otu (TBAS. -lama) Kırlarda yetişen. “< ET. 222) partal: (< kökü belli değildir. parmak + üzümü. 3. 3. IX. 3. örneği papirüs olan otlu bitkiler familyası (TS. 3397) parlak mantar: (< T. parla(k)cık). 2. MBTS. yaprakları ıtır yaprağı biçiminde ve güzel kokulu bir bitki (DS. Eren. 2465) ri yapraklı. MBTS. 3394) paprika: (< ng. 2456) Eğrelti otu (DS. sarı çiçekli. IX. 325. 1761) papurtlama: (< ? papurt + T. 2. 222) parmak üzümü: (< T. Sonbaharda çayırlarda yetişir. (And. 1761) papra: (< papra < ? papura “kökü belli değildir”. 3394) paralık: (< Far. 3402) . papyrus + T. (Duran. MBTS. Nişanyan. manitari) Hygrophorus türlerine verilen genel ad. paprika) Acısı az bir çeşit kırmızı biber (TS. erŋek parmak. 223-229) pardinç: (< ? ) Taze fasulye (DS.: parlacuħ) Sulak yerlerde yetişen. -lık) Meyveleri yuvarlak metal paralara benzediğinden “paralık” denilmiştir. pāre + T. geniş yapraklarından yemek yapılan bir çeşit bitki (DS. yer fesleğeni (TBAS. IX. Ağz. değersiz tütün (DS.509 papirüsgiller: (< Fr. 222) parşen: (< ? ) bk. 1770) parpar: (< par + par “ses taklidi söz”. IX. IX. -giller) Bir çeneklilerden. 3396) parlacık: (< T.

I. yer fesleğeni (TBAS. 3403. 1774) pas mantarıgiller: (< ? pas + Yun. 463. genellikle kaplama olarak kullanılan değerli bir mobilya ağacı (TS. Uromyces. 3. manitari + T. (BTS. DS.510 partem: (< ? ) bk. 1775) paşabeğendi: (< ? paşa + T. kasımpatına benzeyen bir çiçek (TS. 3405) paşaçadırı: (< ? paşa + Far. 285) pas mantarı: (< ? pas + Yun. yeşilimsi renkte. gri şeritli. Sanseviera. IX. IX. beğendi) Kasımpatı (DS. kılıcı) Zambakgiller familyasından. -ı + -giller) Bitkilerin üzerinde yaşayarak pas denilen lekeler yapan asalak bir mantar takımı (TS. yavşanı). 2. 1774) paşa ağacı: (< ? paşa + T. 514) pat: (< ? pat. (TS. 3406) patamak: (< ? ) Olmamış incir (DS. 222) paryavşanı: (< ? par + T. 1775) paşakılıcı: (< ? paşa + T. üstü koyu yeşil. 3. çādar + T. iri gözenekli. II. 2. Ağz. kalp biçimindeki yapraklarının altı kırmızımtırak.: badanak) Ispanağa benzer bir çeşit bitki (DS. 2. IX. IX. rizomlu bitkiler. 2. -ı) Begonyagillerden. DS. 2466”) Pas mantarıgillerden. 2469) Birleşikgillerden. (TS. ağacı) Kerestesi açık sarı. buğdaygillerde ve baklagillerde pas hastalığına sebep olan mantar. MBTS. manitari + T. (And. IX.: apar yavşanı) Yavşan otu (DS. gümüş. Begonia feasti.DS. 1775. 2. (And. -ı. “< pas ‘kökü belli değildir’. Ağz. yaprakları yeşil. MBTS. gövdesi sürünücü ve etli bir süs bitkisi. 3407) patanak: (< ? ). 3408) .

514. E A. iri taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS. (TS. bayincan. beyaz ya da pembe çiçekli. 3408.A. 571. tek yıllık. III. otsu bir bitki. ülkemizde geniş alanda kültürü yapılan. 274. Krş. AA.. toprak altı yumruları sebze olarak kullanılan. 2. baldırcan. 376. otsu. BTS. 514. Ağz. patlangıç. çiçekleri tekli. 3411. uzun. 3412) patlıcan: (< Ar. ETA. AVA. 4441. batcan. pıtına) Patlıcangillerden. II. III. ADYA. IX. XII. DA. 2. 207. 66. . TAYA. (And. 42. (And. çi boş dallarından mekik yapılan. batlican. 4652. DS. 466. patata < Amerika yerlilerinin dilinden. 251. 3. ETA. otu) Meyveleri balon gibi şişkin olan. (And. 443. Coluteocarpus vesicaria. 207. küçük yapraklı bir ağaç. IX. 92. Solanum tuberosum. DS. Ağz. 1776. GBAA. 256. KMYA. AAT. IX. 127. patana. 149. (TS. 76. 234. 3411) patlangıç: (< T. 158. 65. 38.: batlangoz. EYA. patdis. IX. patalak. DS. bādingān). patatis. 223) patates: (< t. KYA. 1778. (TBAS. baldıcan. 327) patiçi: (< ? pat + T. DS. bk. patlangaç. XII. bādincān < Far. patlangaç).. yuvarlaksı. patlak). kalın saplı. BÜYA. IX. Ağz. 102. II. DS. Ağz. pıtata. II.Y. 549. padılcan. 502. patele. II.A.: pata.. patlangıç) 1. patelek. 12. Gaz. patlankuç) Mürver ağacı (DS.. 364. balcan. 1776). patıko. BTS. 3470) patlangaç: (< T. DS. T YA. 158. patlican) Patlıcangillerden. yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki. DS. AAT.A. 3377. 2. patlıçan. . 247. funda. IX. 2. 3410) patküt: (< pat + küt “ses taklidi söz”) Kasımpatı (DS. . patatiz. IX.511 patarık otu: (< ? patarık + T. Kırmızı ve beyaz çiçekli bir çeşit gelincik (DS. içi) Taze fasulye (DS. Erz. TS. 307. 4. pıtana. (And.: portlak) Yuvarlak. 248. Solanum melongena. 3411) patlak: (< T. 205. Erz. II. beyaz çiçekli ve tüysüz bir tür. Çalı. mor ya da siyahımsı bakka tipi meyveleri olan ve kültürü yapılan. 340. badımcan. çok yıllık.: badılcan. III. 167.A.

BTS. bıyam. patates. çiçeği) Patlıcan çiçeği (Aksan.: batbat otu) Küçük. K AT. 464. II. Ağz. KBAYA.: bayam. MBTS. GBAA. 4640. 267. (And. (And.A. piyam) bk. bādingān + Far. bādām. 158. Tietze. 189. zehirli bir çeşit bitki (DS. III. paya. Krş. 1778. payem. ışınsal simetrili. tütün gibi birçok bitkiyi alan bir familya (TS. ağız tarafı geniş. TBAS. baŧbāŧ . bādingān + T. batbat. -giller) ki çeneklilerden. IX. XII. 145. 1780) . II. 227. 103..: balcan inciri) ncirin. 463. 44.A. Ağz.Y. badem (TS. -i). ülkemizde 9 cins ve 25 türle temsil edilen. 2473).. 69.A. 264. 4639) payam: (< Far. TAYA. 104. yaprakları almaşlı dizilişte. Ağz. K AT. 60) patlıcangiller: (< Ar. 44) patpatanak: (< ? ) Baharda dağlarda yetişen. içine domates. batbit) Kökü yumru şekilde şişkin. biber. çanak ve taç yaprakları 5 parçalı ve parçaları birleşik. 307. çiçekleri er dişi. GD AT. 53. (And. kokusuz bir çiçek (DS. 94) patlıcan çiçeği: (< Ar. iri ve mor bir türü (TS. 1778. encīr + T. 293). bādincān < Far. otu). örnek bitkisi patlıcan olan. Ağz. (And. DS. 3.. Doğu Anadolu’da yetişen bir bitki (TS. DS. TBAS. bādincān < Far. 184. ovaryum üst durumlu. KMYA. bayan. baŧbāŧ + T. bādingān + T. 2. 570) patpat otu: (< Ar. sap tarafı sivri. XII. yuvarlak meyveli. 501) patpat: (< Ar. uzun yapraklı.: badbad. 12.Y. 2. 2. UA. lâleye benzer ak çiçek açan. 2. 167. Ka. bādincān < Far. Türkçenin Gücü. 3412) patpatik: (< ? ) Mürver ağacı (DS.512 Gaz. 1779. katmerli sümbüle benzer. 514) patlıcan inciri: (< Ar.

hekimlikte kullanılan çok yıllık ve otsu bir bitki. belesān. Eren. 2. 1. DS. IX. 1786) pelin: (< Yun. pāzı. (And. çok yıllık. TBAS. IX.Y.513 pazı: (< Far. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. pelinos ~ Slav. 3427) peçek: (< peçe < t. 4641. 2480”) Kızıldeniz’in Afrika ve Asya kıyılarında yetişen ve kışın yapraklarını dökmeyen. gürgene benzer bir çeşit bitki (DS. 323) 100 cm kadar yükselebilen. 1786. pazik. V. 3439. ağacı. pelin. 515. tüylü ve pembe çiçekli bir bitkidir. 224) . 493. MBTS. Artemisia absinthium. Beta vulgaris varcicla. 1782. yaprakları sebze olarak kullanılan. “< Far. (TBAS. 327). doğramacılıkta kullanılan bir ağaç. Commiphora opobalsamum. pezük) Ispanakgillerden.A. 3418) peçelması: (< t. (TS. 444. MBTS. 257. pezza. DS. 352. pelyn. ıtırlı bir madde bulunan. pezi. XII. Ağz. DS. < Blg. 3194) pazıbaşı: (< Far.: bazi. 100 cm kadar yükselebilen. 3419) pelemir: (< kökü belli olmayan kelime yabancı bir dilden gelmiş olmalıdır. Ağz. IX. hatta vişne çürüğü olabilen. ST AT. 224. (TBAS. 328) Birleşikgillerden. değerli kerestesi kahverengi. 2477) 40–150 cm yükseklikte. 650. bir yıllık. Eren. Nişanyan. 3417) pebik: (< ? ).. IX. 3418. mor veya esmer. yabanî ıspanak). 3. 329) bk. 587. II. Eren. Anthriscus nemorosa. MBTS.: pepük) Sancı dindirmekte kullanılan. (TS. Cephalaria syriaca. elması) Yazın yetişen kırmızı renkli bir çeşit elma (DS. başı) Pancar yaprağı (DS. (TS. beze. Krş. 2. DS. yapraklarında ve öteki bölümlerinde çok acı. 3417. IX. belesān + T. pāzı + T. peçe + T. bir ya da çok yıllık otsu bitki. balluŧ. 224) pelesenk ağacı: (< Far. BTS. 2. palamut (TBAS. Tohumlarından yağ elde edilir ve tohum unu lezzet vermesi için ekmek ununa karıştırılır. 3. (yaban pancarı. TaS. 224) pelit: (< Ar. (And.

2495) Su yosunu (DS. küçük taneli pekmez üzümü. pesį n. çobanyastığı da denilen bir bitki (DS. MBTS. BTS. 3427) perdeben: (< Far. 3427) pepir: (< ? ) Kuş üzümü (DS. 3. 224) perpir: (< ? ) 1. 3. pey ām-ber + T. IX. (TS. Antil Adalarında ve Vanezuela’da yetişen. IX. IX. 2488) Fidan (DS. 2484”) Hindibaya benzer bir ot (DS. Guaiacum of cicinale. kokulu bir süs bitkisi. IX. çeşitli renkte çiçekler açan. 3429) perese: (< kökü belli değildir. 10-15 m yükseklikte. 3425) pepekuş: (< pepe + T. 1798) peygamber buğdayı: (< Far. “< pepe ‘ses taklidi kelime’. 2. Petunia. Kara ya da beyaz. (DS. IX. kuş.) Patlıcangillerden. IX. (TS. XII. IX. 3434) petunya: (< Fr. perver + T. reçinesinden gayakol çıkarılan bir ağaç. MBTS. DS. perde + bend) Bir çeşit çiçek (DS. 3431) pesin: (< Far. Güney Amerika kökenli. 4643) perpertiken: (< Far. 1797. 3. kışın yapraklarını dökmeyen. MBTS. pey ām-ber + T. 2487) Gri yeşil renkli ve tüylü. Kuş üzümü. ağacı) Yabani kimyongillerden. IX. 522) peygamber ağacı: (< Far. petunia < Lat. diken) bk semiz otu (TBAS. 3431. peren. 3428) peren: (< Far. 3. 2. 3437) . MBTS. 2. IX. buğdayı) Yabanıl buğday (DS.514 pençer: (< ? ) Ebegümeci (DS.

Bombax criodendron. 12. praso = EYun. DS. tropikal bölgelerde yetişen. Allium porrum. pey ām-ber + T. 4654. 332) Kayıngiller familyasından. Centaurea cyanus.: bırasa. 2408. (TBAS. Ağz. çok yıllık. (TS. haransa. Ağz. Eren. 283. Quercus ilex. Zosima absinthifolia. E A. iri üzüm (TS. IX. 2285. çiçeği) Mavi kantaron. beyaz ve parlak olan kavak ağacı (DS. 2. 114) pırnal: (< Yun. 1798) peygamber üzümü: (< Far. dikeni) bk. otsu ve sık tüylü bir bitkidir. Karadeniz Bölgesi’nde doğal olarak yayılış gösteren. otu) 30–100 cm yükseklikte. XII. IX. 2. 1798) peygamber dikeni: (< Far. pey ām-ber + T. soğanlı. 3448) . Eren. 2. 332). < Yun. BTS. (TS. 225) pırasa: (< Yun. DS. belemir. TAYA. purnari/prinari = EYun. AA. IX. 357. (TS. purasa) Zambakgillerden. prīnos. 155. yabanıl iğde (DS. çok yıllık bir kış sebzesi. . Eren. pirısa. prinari. 3395. 3443) pıslak: (< pıs “ses taklidi” + T. kozalarında kısa lifli pamuk bulunan ağaç. 42. kışın yapraklarını dökmeyen bir tür meşe çalısı. 1798. Nişanyan. -lak) Mantara benzer bir çeşit bitki (DS. pırısa. 1799. IX.515 peygamber çiçeği: (< Far. DS. (And. 524. prason. kavak) Yaprakları küçük. pey ām-ber + T. AAT. penį r + T. 111. 3438) peynir ağacı: (< Far. penį r + T. 357. horansa. < Yun. 1799) peynir otu: (< Far. 134. bir çeşit tatlı. IX. 2. prason. kalın köklü. p’sat. 333). parasa. SA. 1800. DS. üzümü) Bağcılarca da beğenilen. 2. ağacı) Ebe gümecigillerden. 2. (And. 10–15 m kadar boylanabilen. IX. 3447) pışat: (< Erm. (TS.: puşat) ğde. 524. II. deve dikeni (TS. gövdesi ve yaprakları sebze olarak kullanılan. K AT. 49. 184. 669. EYA. DS. Nişanyan. BTS. ZBK A. 3464) pırpılkavak: (< ? pırpıl + T. VII. DS.

II. 129. IX. 3. UA. 588. yeşil yapraklı. pıtrak (TBAS. IX. batırgan) bk. II.516 pışpışik: (< T. 161. DS. BTS. pıtraklı otu). IX. DS. ETA. 4648) pik: (< ng. -ı. (pıtırgan. Xanthium. 3493. -ca). 3450) pıtrak: (< ET. IX. pıtırah. bir yıllık. 3449. pıtraklı + otu) bk. 87. beççe < beçe + Yun. ST AT. 3448) pıta: (< pıta < pıt “ses taklidi”) 1. (TBAS. 3. pıtrak (TBAS. I. IX. XII. 3451) piçkiren: (< Far. kráno) Kızılcığa benzeyen bir çeşit ağaç (DS. dikenli bir ot (DS. (And. 150) pinar: (< pinar < Far. DS. beççe < beçe + gul) Yaban gülü (DS. 3464) pıtırgan: (< T. 226. 2506) Bezelye (DS. nār) Nar ağacı ve meyvesi (DS. pıtırak) Papatyagiller familyasından.: bıtırak. pig. 806. 2507”) Bir mantar türü (AA. manitari + T. meyveleri dikenli ve yapışıcı olan. MBTS. 722) pıtraklı otu: (< T. buturgak. IX. IX. “< pimpirik/pinpirik ‘kökü belli değildir’. 3449. (And. MBTS. Tietze. IX. ekinler içinde biten. bıtırık.: pitirca) Baharda açan koyu pembe renkli bir çeşit çiçek (DS. Çam ağacı. Çam fidanı. 524. çam sürgünü (DS. Ağz. TaS. 3454) . 3452) pimpiri mantarı: (< ? pimpirik + Yun. 3448) pıtırca: (< pıtır “ses taklidi” + T. piş + pişik) Tazeyken kavrularak yenilen. Ağz. 226) pıtpıt: (< pıt + pıt “ses taklidi”) Patates (DS. 402). 226) piçgül: (< Far. otsu bir bitki. IX. bıtrak. 2.

bazı türlerinden böcek öldürücü bir toz elde edilen. loğusa otu (TBAS. pippo < Lat. 699) pirenyavşağı: (< Yun. II. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. 90. 168. prinos. 3. çok yıllık bitki. pırınç. (MBTS. BTS. pirem. 2509) pirelik: (< T. 2. 269. 109. kasımpatına benzer. TBAS. 247. çiçeği) bk. AAT. kökleri bol su içinde yetişen bir bitki ve bu bitkinin besin olarak kullanılan tanesi. 3457) pirekapan: (< T. Tietze. K A. DS. Ka. 111. Clauson. 4649) pire otu: (< T. prinos + T. pire + kapan. birinc. KBAYA. ETA. 3. Ağz. kökünden kömür yapılan küçük bir ağaç (TS. 1805. 3458. Gaz. 1834. IX. 2507) 1. Zeytin yaprağı. IX. 1805. pürene) 1. 72.. 2. EYA. pire + otu) Yaklaşık 25-50 cm yükseklikte. (TS. Pyrethrum. güç verdiğine inanılan bir çeşit eğreltiotu (DS. Havuç yaprağı. 3. 341). 2. 557. yavşağı. piriş) Buğdaygillerden. pį r. 208. IX. II. DS. 2. 353).. MBTS. AVA. Oryza sativa. DS. 91. 282. III. pirinc. 362. 3.: birem. IX. 406”) ki çenekliler sınıfının birleşikgiller familyasından. 3. 3498. 613. 3456) pipo çiçeği: (< t. MBTS. 3458. IX. 3458) pirinç: (< Far. DA. otsu. donatılmış”. 140. püren. 334. nezle otu. Eren. 526. 199. 226) pir: (< Far. 4. parçalı yapraklı. soluk veya koyu pembe çiçekli bir bitki. beyaz çiçekli. 234. 5. süpürge otu. DS.A. EYAD. Hanımeline benzeyen beyaz çiçekleri güzel kokulu. BÜYA.Y. çok yıllık. 3457) pirasit: (< pirasit < Far. 2. bin + Ar. ADYA. (And. Tietze. bürge ‘pire’. (oltu otu). 226. 87. 3388”) Kaynatılarak suyu içilen. Sebze yaprağı. . pirinş. Asma yaprağı. Eren. pį rāste “süslenmiş. Tanacetum coccineum.: birinç. Ağz. piriç. pirelik) Papatya (DS. 229. 3458) piren: (< Yun. Çam yaprağı (DS. IX. bā ilā) Bezelyeye benzeyen bir çeşit bakla (DS. “< yavşak < yapış-ak. “< ET. (TS. IX. 2508) Fidan (DS. (And. XII.517 pinpakla: (< T.A. MBTS. + T.

otu. tırnağı) bk.Y. 12. Nepeta racemosa. 3. KYA. 251. ST AT. 227. 444. 566”) Çok yıllık. 181. 9 mm kadar uzunlukta. tırnağı.518 275. üzeri sık tüylü. 227) pisiktaşağı: (< pisik + T. -i) 80-100 cm yükseklikte. koyu mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. otu) 25-50 cm yükseklikte. IX. SA. 202) pitana: (< ? ) Patates (DS. 335) bk. 258. (TBAS. “< pisik ‘ses taklidi kelime’. 227) pisik otu: (< pisik + T. “< pisi pisi ‘ses taklidi söz’. 10-45 cm yükseklikte. batıcı tüylü. 493. p’rp’rem < Far. tarla ve yol kenarlarında kendi kendine biten bir tür arpa. taşağı. 46. (TS. “< ET. DS. Eren. K AT. 3463) . 2. 33. 217. pisiktetiği (TBAS. semiz otu (DS. Hordeum murnium. 227) pisko: (< ? ) Böğürtlen (DS. iki yıllık. 158. Krş. MBTS. IX. XII. pisiktetiği (TBAS. TAYA. 4649) pisikcırnağı: (< pisik + T. IX. Onobrychis argyrea. 3461) pişot: (< ? ) ğde (KBAYA.. 227) pisi pisi otu: (< pisi pisi + T. OAAD. 2511”) Buğdaygillerden. taşak ‘taş + -ak’. çok yıllık. IX. Tohumları yenir. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. koyu kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir. (TBAS. 314. 136. parparam’. T YA. TBAS. 111. KMYA. 3459) pisar: (< ? ) Asalak bir çeşit ot (DS. 2510”) bk. 227) pisiktırnağı: (< pisik + T. (TBAS. MBTS. 66. 1806.A. kuvvetli kokulu. 91. Tietze. 3461) pisiktetiği: (< pisik + ? tetik + T. 40 cm kadar yükseklikte. 3. 376) pirpirim: (< Dankoff’a göre Ermeniceden alınmıştır ‘Erm. Meyve küremsi şekilli. Cynoglossum officinale. 218.

ETA. III. 536) portakal: (< Fr. IX. 3467) polen çiçeği: (< Lat. BTS. 338. toparlak veya söbe. kırmızı ve etli kozalaklı. ST AT. IX. portakıl. 131. TBAS.519 piyaz: (< Far. portahal. IX. IX. kötü mantar (DS. yaprakları iğne biçiminde. her dem yeşil bir ağaç ve bu ağacın kırmızıya çalan sarı. ovülleri 1-2 tane olgun tohum veren. 226. kabuğu güzel kokulu meyvesi. ülkemizde adi porsuk türü ile temsil edilen bir familya (TS. BTS. portugal “Portekiz”). Ağz. borsmuk. mahlep (DS. 2. BTS. -luk + çalısı) Dikenli bir çeşit ot (DS. 2. porsuk + ağacı) Porsukgillerden. IX. II. Erz. 3475. potukal) Turunçgillerden. kışın yapraklarını dökmeyen. 536. 613. çiçeği) Bal özü oluşturmayan. Citrus aurantium. porsuk + -giller) Açık tohumlulardan. 3470) porsuk ağacı: (< T. 228. (TS. 1818. portikal.A. IX. 3437) pocğı: (< ? ) Yaprakları hayvanlara yedirilen bir orman bitkisi (DS.: portağal. MBTS. Akdeniz ülkelerinde yetişen. 3464) pohur: (< ? ) Kabuğu yakıldığında güzel kokan bir bitki. örneği porsuk ağacı olan. 2521) Kırlarda biten içi dolu. K AT. portekel. E A. XII. zehirli bir orman ve süs ağacı. 131) porukluk çalısı: (< ? boruk + T. ülkemizde park ve bahçelerde yetiştirilen. 531) ponpaz: (< ? ) Nevruz çiçeği (DS. (TS. Ağz. DS. Nişanyan. meyvelerinin üzeri aril denilen etli bir tabaka ile kaplı olan. Pollen “ince un” + T. 536) porsukgiller: (< T. DS. 20 m kadar boylanabilen.. 274. . 83. (And. ancak çok fazla çiçek tozu oluşturarak böcekleri çeken çiçek (BTS. 359). DA. 260. yapraklarında reçine kanalları olmayan. 3468) porsuk: (< ET. IX. 1818. 193. piyāz. KBAYA. 168. 1817. OAAD. ADYA. 3. 2. (And. 85. 3471) .: pervaz) Soğan (DS. 4651. Taxus baccata. her dem yeşil.

Sarı renkli boyar madde elde etmek için kullanılır. fesçitarağı (TBAS. MBTS. IX.520 posalak: (< ? posa + T. -ı. Polygonum bellardii. -ı) Lycoperdom türlerine verilen genel ad. Trigonella joenumgraecum. 3476) pöstük: (< ? ) Erik (DS. 229) pun: (< ? ) Yabanıl nane (DS. Kuzey Anadolu bölgesinde yetişir (TBAS. pūst < post + Yun. 228) potuk: (< kökünü bilmiyoruz. manitari + T. manitari + T. 3472) pos mantarı: (< Far. 2. 339) 20-60 cm yükseklikte. 2535) Çam fidanı (DS. 3476) poy: (< Far. IX. IX. -lak. pos mantarı (TBAS. Eren. 10-15 cm yükseklikte. 3482) puf mantarı: (< puf + Yun. 3492) . IX. MBTS. bir yıllık. otsu ve tüysüz bir bitkidir. IX. būy + T. 1822. MBTS. “< puf ‘ses taklidi kelime’. IX. 3481) pucda: (< ? ) Fide (DS. 228) pukiç: (< ? ) bk. 3. IX. otu) bk. but ‘put’tan (?). otu) Yapraklarından kara boya elde edilen bir çeşit ot (DS. 2532”) bk. XII. (TS. (TBAS. poy (DS. DS. 228) potuotu: (< ? potuk + T. 3476) poy otu: (< Far. karabiberle karıştırılarak pastırma çemeninde kullanılan bir bitki. “< posa “kökü belli değildir”. 4654) puta: (< Far. 2522) Kuruyunca toz gibi ufalanan bir çeşit mantar (DS. būy) Tohumları kırmızı bibere benzeyen. 3. çemen otu. 3.

3. MBTS. 251) rasat: (< Ar. pürçekli. “< ET. ardıç. Çam ağacı. 3. 2555) Fide (DS. 2536) 1. nohut büyüklüğündeki meyvesi acı olup yenmeyen bir orman ağacı. 3. bürçük. 3494. 3494) pür: (< Far. IX. IX. 60-70 yılda bir en görklü tek çiçeğini veren bitki (TS. 371. IX. 3499) pürpürüm mantarı: (< Erm. IX. rami “Malezya dilinden”. 2553) Bir nevi ottur (AAT. radikia. IX. 2. 2543) Yaprakları salata olarak yenen baharlı. iri gövdeli. 2. 2. Bodur ardıç ağacı (TS. funda (DS. TBAS. raffia “Madagaskar yerlilerinin dilinden”) Afrika ve Amerika’da yetişen. 1838) rafya: (< ng. çok yıllık bir bitki. manitari + T. -ı) lkbaharda ormanlarda yetişen bir çeşit mantar (DS. Çam. MBTS. lâdin ağaçlarının iğne gibi ince yaprakları. 4. 3500) -Rradika: (< Yun. 3. MBTS. IX. pur. 3. 3494) pürçüklü: (< T. 1833. 357”) hlk. (TS. 2. MBTS. bürçek < bür-. p’rp’rem < Far. 2. 1833) pülü: (< ? ) Süpürge otu. Havuç (TS. raśad. DS.521 puya: (< ? ) And dağlarında yetişen. 229) pünpürün: (< ? ) Patates (DS. 1840) rambil: (< ng. 3505) . Nişanyan. 1834) pürpürü: (< pür + pürü “ses taklidi”) Bir çeşit ısırgan otu (DS. uzun yapraklı palmiye. Raphie. IX. (TS. Taraxacum officinale. Yaz kış yapraklarını dökmeyen. parparam + Yun. 2. 3499) pürüpürü: (< pürü + pürü “ses taklidi”) Çam fidanı (DS. Clauson.

522 ratanya: (< Fr. 1847) ravent: (< Far. otsu ve özel kokulu bir bitki.5 m yüksekliğinde. kökü sürgün kesici olarak kullanılan ağaççık. büyük yapraklı. (TS. 251) renk otu: (< Far. AAT. (TS. Rheum officinale. Feoniculum vulgare. TBAS. 1-2 m yükseklikte. (TS. hekimlikte gaz söktürücü olarak yararlanılan çok yıllık. (TBAS. beyaz çiçekli. çiçeklerinden sarı boya çıkarılan otsu bir bitki. çıplak. yaprakları iplik biçiminde parçalı hoş kokulu. reng + T. çok yıllık. rāzi į ). 230) renkli ot: (< Far. 2. 3506) riyo: (< ? ) Sphagnum türlerine Doğu Karadeniz bölgesinde verilen genel ad (TBAS. Datisca cannabina. 343) reyhan: (< Ar. 231) . 1. Ağz. baharlı meyveleri anason gibi yemeklerde ve bazı içkilerde tat verici olarak kullanılan. 249. 1848) razakı: (< Ar. uzun iri taneli bir üzüm cinsi (MBTS. reng + T. 2. 230. rāvend) Karabuğdaygillerden. sarı çiçekli. tohumlarından kandil yağı. 344) Maydanozgillerden. çıplak ve bileşik yapraklı otsu bir bitkidir. -li + ot) bk. 2. Eren. otu) 1-2 m yükseklikte. 1-2 m yüksekliğinde. ratanhia “Peru dilinden”) Kara buğdaygillerden. reyĥān) Fesleğen (TS. 2. (And. IX. 20-40 cm yükseklikte. basit yapraklı.: rızaħı) Kalın kabuklu. 1860) rezede: (< Lat. reseda) Muhabbet çiçeğigillerden. (TS. 2. 1860. Reseda luteola. Van bölgesinde iplik boyamak için kullanılır. 230) reyhalaya: (< ? ) Bir çiçek adıdır (K AT. çok yıllık ve otsu bir bitki. 2560. 1860) rezene: (< Far. DS. renk otu (TBAS. 3. rāziyāna. Krameria triandra.

232) . çöp bitkisi (BTS. beyaz ve pembe çiçekli. (TS. otsu. saban + kıran. 3507) saçak darı: (< T. 232) sabahyıldızı: (< Ar. çöğenotu. 2. TBAS. śabūn + T. sebze olarak bahçelerde yetiştirilen. bitki) bk. 2. Saponaria officinalis. 232. “< saban < sap+an. 146) -Ssaat çiçeği: (< Ar. 1877. 1874) saat otu: (< Ar. 566. X. (TS. Saponaria officinalis. 2. DS. 232) sabun otu: (< Ar. sarısabır (TBAS. 231. 1877) sabun çiçeği: (< Ar. 563) ruderal bitki: (< Lat. 2. 1875) sabankıran: (< T. ruca) Turpgillerden. saçak + darı) bk. çiçeği) Sabun otu. 1875) sabırlık: (< Ar. idrar söktürücü olarak da kullanılan. 20-40 cm yüksekliğinde. śabāĥ + T. X. 2615”) Kayışkıran (TS. beyazımtırak veya sarımtırak çiçekli. otu) Karanfilgiller familyasından.523 roka: (< Lat. sā’at + T. TBAS. yaprakları salata gibi yenen. 3507. parçalı yapraklı. 1864. ağacı) Öz suyu köpüren ağaçlara verilen ad. çok yıllık. (TS. yıldızı) Afrika’da yetişen sert ve kaba dokulu. (TS. Sapindaceae. BTS. 3. 232) sabun ağacı: (< Ar. 30-70 cm yükseklikte. ruderal + T. darı (TBAS. BTS. 2. kokulu ve otsu bir bitki. iğnelik (TBAS. otu) bk. TBAS. MBTS. -lık) bk. 2. śabr + T. otsu bir bitki. Nauclea didemichii. Eruca sativa. (DS. śabūn + T. sā’at + T. turuncu sarı renkli ağaç. çok yıllık. çiçeği) Bir tür çiçek (TS. śabūn + T.

şam’ + T. Pinus maritima. Nişanyan. “< Eski çağlardan başlayarak kullanılır (sakal). 233) safran çiğdemi: (< Ar. safran (TBAS. 2630. sakal + T. 568) sahran: (< ? ) Altın sarısı renginde bir çeşit buğday (DS. safran (TBAS. saçak + Yun. -lak. sağır < saŋır < saŋar ‘tek kulaklı’. (TS. MBTS. “< Ar. -ı) Çamgiller familyasından. 3509) safran: (< Ar. 3517) sakalçürüten: (< ? T. X. otu) Dereotu (DS. sakal + T. 388) Süsengillerden. MBTS. safran. sağır + kulak. za’ferān + çiğdemi) bk. 3517) sakal otu: (< ? T. lokum ve ilaç yapımında kullanılan. 190) safran çiçeği: (< Ar. 2. 233) sağırkulak: (< T. ıslayan) Çok tatlı bir çeşit sulu armut (DS. X. 3516) sakalak: (< Ar. sa y > sa ā. X. ZBK A. X. TBAS. X. her dem yeşil. za’ferān + T. Crocus sativus. yaprağı kavak yaprağına benzeyen bir çeşit ot (DS. 2644”) Bir çeşit sulu şeftali (DS. 348”) Tarlalarda ekin arasında biten. ülkemizde de kültürü yapılan bir ağaç türü. sahillerde yetişen. -ı) Clavaria ve Ramaria türlerine verilen genel ad (TBAS. Eren. saka + T. 3. 3517) sakalıslayan: (< ? T. çürüten. 233) . 3. iğne yapraklı. (BTS. “< T. 40 m kadar boylanabilen. 3513) sahil çamı: (< Ar. 232) saçkıl: (< T.524 saçak mantarı: (< T. TBAS. Eren. 3517. 20-30 cm boyunda. saç + kıl) ri darı (DS. 232. 2643) Mantar (DS. X. sāĥil + Ar. çiçeği) bk. baharda mor renkli ve büyük çiçekler açan. soğanlı ve yumrulu bir kültür bitkisi. X. za’ferān. manitari + T. MBTS. 3. sakal + T. 1882. 350. asıl vatanı Güneybatı Avrupa olan.

X. V. MBTS. 1892) sakızdırık: (< T. 351”) Antep fıstığıgillerden. menengiç (TBAS. (sakızlık). 3518. 2. X. -sı) Uzun ve ince. sakız biçimleri geçer. sakız + Ar. sakız + ağacı. 1892) sakız enginarı: (< T. 2. Kökünü bilmiyoruz. 233) . Cucurbita pepo. sakız + dikeni) Sakız çıkarılan bir tür diken (TS. kenarları düzgün. 2645”). 2. (TS. 150) sakar otu: (< ? sakar + T. “< ET. 2. 1-5 m yükseklikte.: saħarca) Çiğdem (DS. (And. 233. TBAS. 1890) sakava: (< ? ) lkbaharda çıkan çiçekli bir ot (DS. 389. 1892) sakız kabağı: (< T. pembe veya beyaz çiçekli çalı tipi bir bitki. AA. sakızdırık) bk. sakızlak) bk. < Eski Türkçeden başlayarak kullanılır.525 sakarca: (< ? sakar + T. meyvesi üzümsü ve yağlı. 3. Orta Türkçede sağız. sakız. Eren. sakızlık –1 (DS. -ı) Yaprakları sivri. bodur bir ağaç. Ağz. sakız + Yun. Pistacia lentiscus. otu) Yuvarlak başlı. 2. 3256) sakız baklası: (< T. Ege ve Akdeniz bölgelerinde yaygın olarak yetişen. lezzetli bir enginar türü (TS. Nişanyan. ca. (TS. 1892) sakızlak: (< T. Eski Kıpçakçada da sakız olarak kullanılır. yüzyıldan beri kullanılmakta olan kelimenin kökü belli değildir’. (TS. X. 3518) sakız ağacı: (< T. (TaS. sakız + kabağı) Sebze olarak kullanılan kabak. ankinára + T. kışın yaprak dökmeyen. çok lezzetli turfanda bakla çeşidi (TS. Dorycnium. 1892. 2. bā ilā + T. “< sakar ‘XIV. 3519) sakız dikeni: (< T.

fıstık tadında bir çeşit sakız ağacı. (salep otu). saksı ‘kökü belli değildir’. sinekkıran. 1897) salkım çiçeği: (< T. orkide. salkım + çiçeği) Silene türlerine verilen genel ad. salep (TBAS. X. 3520) saksıgüzeli: (< T. 3. 2. -giller) Güzel çiçekli. 1893) salatalık: (< t.526 sakızlık: (< T. sa‘leb + T. MBTS. Clauson. Ophrys ve Dactylorhiza türlerine veya bu türlerin. çiçekleri başak biçiminde bir süs bitkisi. sa‘leb + T. venüsçarığı. 234) salepgiller: (< Ar. 2. sakızlık) 1. 2. yaprakları etli. 2. MBTS. 1896. “< T. sakız + özü) Böğürtlen (DS. Çitlembik de denilen. sa‘leb. 235) . 234) salkım ağacı: (< T. 2654) Bazı Orchis. salep gibi bitkileri kapsayan. X. Nişanyan. X. 3519) sakız otu: (< T. tek çeneklilerden bir familya (TS. “< t. haşlandıktan sonra kurutulmuş olan yumrularına verilen genel ad. 2. salkım + başak) Tek veya birleşik başakların salkım şeklinde oluşturduğu bitki (TS. salata’. 3520) sakızözü: (< T. salkım + ağacı. 390”) Hıyar (TS. “< sarkım < sark-. (TS. -lık. otu) bk. sinektutan adı verilmektedir (TBAS. Hindiba (DS. saksı + güzeli. 2650”) Dam koruğugillerden. salata + T. 1897) salkım başak: (< T. TBAS. kökünden sakız alınan bir bitki (DS. 1896) salep otu: (< Ar. salata ‘tuzlanmış şey. vanilya. 3. 2. mercimek büyüklüğünde meyveleri burukça. 826”) Akasya (TS. Cotyledon umbilicus. salepgillerin örnek bitkisi. sakız + otu) Büyük ve tüylü yapraklı. (TS. 1895) salep: (< Ar. Gövdesi yapışkan olan ve bu nedenle de üzerine küçük sineklerin yapıştığı türlere sinekkapan. 2.

3529. Salix babylonica. XII. bostan güzeli de denilen bir bitki ve meyvesi (DS. sarı). selmān + T. “< ET. Ağz. somit) Dereotu (DS. -ı) Küçük çam şeklinde. 392”) Isırgan otu (DS. 3530) samardala: (< ? ) Yaban pırasası (DS. sançı < sanç-. şam’ + T. aşılanmış bir çeşit armut (DS. 3529. sancı + çubuğu. Ağz. 4667) salon çamı: (< Fr. XII. 4667) salmanca: (< Ar. 392”) Zencefil (DS. X. kayalar arasında biten. X. śāmit. X. selmān) Bir çeşit üzüm (DS. 3529) samala: (< ? ) Karpuza benzer. X. (TS.527 salkım söğüt: (< T. 2. 3533. 2. 2664). 3535) . 1897) salman: (< Ar. DS. şubat sonlarında çıkan bir çeşit yayla çiçeği (DS. X.: salmansara) Kuruyunca solmayan. Ara ucaria. Nişanyan. “< ET. XII. X. selmān + T. 4667) salmansarı: (< Ar. (And.: samuk. 3. X. DS. 3533) sancakotu: (< T. X. 235) samruk: (< ? ) Bir çeşit yaban çiçeği (DS. 3531) samit: (< Ar. TBAS. (TS. 1899) saltapla: (< ? ) Meyvesi tatlı. + Ar. 3535) sancı çubuğu: (< T. X. sancak < sanç-. salkım + söğüt) Dalları ve yaprakları yere sarkan bir çeşit söğüt. (And. MBTS. sancak + otu. salon < Lat. dalları üzerinde diken bulunan bir süs bitkisi. Nişanyan. -ca) Söğüt yaprağına benzeyen yapraklarının arkası beyaz bir çeşit bitki (DS.

3539) saparna: (< sapa’rna “Amerika yerlilerinin dilinden”) Eskiden kökü hekimlikte kullanılmış olan. 235) saplı meşe: (< T. bīşa) Kayıngiller familyasından. 3. (TS. X. 2. 3541) saplıcatinton: (< T. saplıcatinton (DS. (TS. saplı + Far. 3541) sapıuzun: (< T. sapan + kıran + otu. meyveleri uzun bir sap üzerinde bulunan. X. Santalum album. śandal) Sandalgillerden. Patlıcan. 3542) saplı mantar: (< T. 571) saplıtinton: (< T. mıhtepesi mantarı (TBAS. saplıca + tinton). sapı + sarı) Bir çeşit üzüm (DS.528 sancı otu: (< T. iki yüzden çok türü olan taçsız iki çenekli bitkiler familyası (TS. dikenli ve tırmanıcı. 2. saplı + Yun. śandal + T. 1907) sapısarı: (< T. bir ya da iki yılda olgunlaşabilen bir meşe türü. (saplıtinton) 1. X. 2. saplı + tinton) bk. 3542) . BTS. X. X. zambakgillerden. Smilax. Quercus robur. yeşilimsi çiçekli. çok yıllık bir bitki. sancı + otu) Tüylü dalak otu (TS. 25 m kadar boylanabilen. “< saban < sap+an. yapraklarını döken. manitari) bk. sapı + uzun) Bir çeşit armut (DS. yurdumuzda yetişen. MBTS. -giller) Tropikal ve ılıman bölgelerde yaşayan. 2615”) Bir çeşit ot (DS. 1903) sapankıran otu: (< T. (TS. 2. Dağ elması (DS. 2. kerestesi sert ve kokulu bir ağaç. 2. 1903) sandal: (< Ar. 1903) sandalgiller: (< Ar. 1908.

sapote + T. (TS. sarāy + Far. çiçeği. 1910) . Callistephus sinensis. sardonya) Sardunyagillerden. ağacı) Sapotgillerin örnek bitkisi olan. 3542. Geranium. sardonya + T. otsu bir bitki. bazı cinslerinden gütaperka çıkarılan bir bitki familyası (TS. sarāy + ? pat + T. -si) Gösterişli ve bol çiçekli bir tür menekşe (TS. 30 m kadar boylanabilen. meyve sapı olmayan. 2. 356”) Hezaren (TS. (BTS.529 sapot ağacı: (< Fr. 1908) sapotgiller: (< Fr. 2. ülkemizin hemen her tarafında yayılış gösteren bir tür. yaprakları elsi bölmeli. 3542) saracak: (< T. 2. (TS. 2. -ı) Güzel çiçekleri için yetiştirilen bir süs bitkisi. kerestesi küçük bir çam (DS. çoğunlukla pembe çiçekler açan. çok yıllık. saracak) Ebegümeci (DS. sıcak ülkelerde. 1910. 235) saray çiçeği: (< Far. 1910) sardunya: (< t. TBAS. süs bitkisi olarak yetiştirilen. 571) sar: (< ? ) Sahillerde yetişen. sapsız + Far. 571) sardunyagiller: (< t. sardunya. BTS. Quercus petraea. 2. 2. 2. 1910) saraypatı: (< Far. sarāy. 1910) saray menekşesi: (< Far. “< Far. Eren. Achras sapota. lezzetli meyvesi ve çiklet yapımında kullanılan sütlü salgısı için sıcak ülkelerde yetiştirilen bir ağaç. örnek bitkisi sapot ağacı olan. -giller) ki çeneklilerden. genellikle Orta Amerika’da yetişen. gövde ve yaprakları üzerinde hoş kokulu salgı tüyleri taşıyan. yaprak döken. -giller) ki çeneklilerden. (TS. bīşa) Kayıngiller familyasından. ıtır. 1908) sapsız meşe: (< T. benefşe + T. turna gagası gibi bitkileri içine alan bir familya (TS. sarāy + T. sapote “Antil Adaları dilinden” + T. X. X.

sarıca + erik) Ekşi. sarı + Ar. manitari + T. turşusu yapılan bir çeşit sarı üzüm (DS. (TBAS. iğne yapraklı. 270) sarıbuzğulu: (< T. 5-15 m kadar boyda. sarı + ağu. 3544) sarıayak mantarı: (< T. 3544. (BTS. çiriş (TBAS. Erzincan ve Sarıkamış’ta orman oluşturan bir ağaç türü. 1911) sarı çiriş: (< T. şam’) Çamgiller familyasından. 2. sarı + ayak + Yun. sirīş) bk. centiyane (TBAS.: saribaş) 1 m kadar yükselebilen. çok yıllık. bodur bir çeşit ağaç (DS. çok sulu bir çeşit erik (DS. sarıg. kadıntuzluğu. -ı) Yenen bir mantardır. 100-2700 m yüksekliklerde ve ülkemizin Karadeniz bölgesinde. “< ET. kısmen de Sivas. amberbaris. 236) sarıçalı: (< T. Berberis vulgaris. 3545) sarı centiyan: (< T. çiçekleri sarı. kabuğu ve kökü solucan düşürücü ilaç olarak kullanılan bir bitki. gentiāna) bk.A. Ağz. sarı + büzgülü) Sert kabuklu. X. 236. 1911) sarıçiğdem: (< T.. (And. 235) sarıbaş: (< T. (TS. 2. 572) sarıçiçek: (< T. X. sarıca + Lat. sarı + Far. 2. Nişanyan. sarı + çiğdem) Çiçekleri sarı renkli çiğdem (TS. meyvesi ekşi ve kırmızı renkte. sarı + çalı) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. Pinus sylvestris. 1911) sarı çam: (< T. DS. III. sarı + çiçek) Ölmez çiçek (TS. 3544) sarıcaerik: (< T. Çiçekleri boyar madde olarak kullanılır. 394”) Sarı çiçekli ve yaprakları ağılı. (TBAS. Erz. . X.530 sarıağu: (< T. Gomphidius viscidus. her dem yeşil. Centaurea macrocephala. sarı + baş). X. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 236) .

tüylü. sarı + Yun. elması). Ağz. (TBAS. 1911) sarıerik: (< T. 1912) sarıfiğ: (< T. X. sarı + kılçık) Bir çeşit pirinç (DS. is. sarı + öz. Özellikle Güney ve Doğu Anadolu dağlarında yetişir. sarı + kavak). sarı + diken) Dikenli. kantaron (TBAS. otsu ve çok yılık bir bitkidir. Eranthis hyemalis. Ağz. 4672) . 236) sarıkök: (< T. sarıklık) Çiğdem (DS. X. 1912) sarıgöbek elması: (< T. 2. 2. X. 3545) sarıhızır elması: (< T.531 sarı çubuk: (< T. X. kentauron) bk. 2. 223-229) sarıdiken: (< T. sarı + erik) Kayısı (TS. (kovancık). Scolymus hispanicus. iki veya çok yıllık otsu bir bitki. zerdeçal (DS. (And. 3545) sarı kantaron: (< T. sarı + kök) Zencefilgillerden bir çeşit bitki. X. (TS. Hıdır + T. sarı + kovuk) Bir çeşit incir (DS. sarı + göbek + elması) Sarımsı yeşil sonbahar elması (DS. 3545) sarı kokulu: (< T. XII. (Duran. sarı çiçekli. sarı + kokulu) 5-15 cm yükseklikte. 3315) sarıkılçık: (< T. sarı + çubuk) nce ve çubuk şeklindeki gövdeleri sarı renklidir. fiğ) Sarı renkli fiğ (TS. yumrulu.: saru kavak) Çınar (TaS. sarı + Yun. Fontanesia philliraeoides. (And.: sarıhıdır elması) Bir çeşit elma (DS. Gövde özelliklerine bağlı olarak “sarı çubuk” adı verilmiştir. V. 3545) sarıklık: (< T. 3545) sarıkoğuk: (< T. 236) sarı kavak: (< T.

271.532 sarı mantar: (< T. DS. TBAS. sarımsak + Ar. (TS.A.kökünden geldiği yolundaki açıklaması kuşkuludur. çiçekleri uçta şemsiye şeklinde olan. Erz. AAT.: sarrot) 30 cm kadar yükselebilen. 1912) sarımsak: (< ET. sarı + Far. DS. 3533. 384. T YA. (TBAS. küçük çiçekli. esmer benekli ve zehirli olmayan bir mantar türü. X. Krş. sarımsak + Ar. fasulia) Sırığa sarılmayan bir çeşit fasulye (DS. 228. 237. Ekin tarlaları içinde yetişir. 20-80 cm yükseklikte. sarı + oturak + Yun. 3546) sarı mercimek: (< T. manitari) Şapkası soluk sarı. bir yıllık. < OT. 12. ħardel + T. 244) sarımsak hardalı: (< T. ST AT. AA. mercümek) Sarı renkli bir tür mercimek (TS. Alliaria petolata. 237) sarı ot: (< T. (BTS. 2. sarı + ot). 25-100 cm yükseklikte. Gaz. -i) bk. yapraklarında. . X. deli salep (TBAS. 207. 252. 577. Boreava orientalis. III. sarı + Yun. taze ya da kuru olarak yenen bir kültür bitkisi. X. 853) Zambakgillerden. AVA. ETA. 2. BÜYA. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. -ı) bk. saplarında ve toprak altındaki soğan biçimli sürgünlerinde kokulu yağ bulunan. 1913. Amanita citrina. sarımsak otu (TBAS. III. Ağz. (TS. 395. 209. Nişanyan. 260. 3546) . 237) sarımsak salebi: (< T.Y. 574. 251. 1913.. E A. sarımsak + otu) Turpgillerden. 237 BTS. beyaz. 3548) sarıoturak fasulye: (< T. (And. iki yıllık bir bitki. TAYA. Eren. 573) sarımantı: (< T. KYA. II. 151. 494. 237) sarımsak otu: (< T. sarmusak / samursak Zajaczkowski’nin Türkçe sar.. sarı + mantı “< mantu ‘Çin-Kore kökenli bir kelime’) Şebboy çiçeği (DS. TBAS. X.A.A. Clauson. 357. ovulduğunda sarımsak kokusu veren.. < sarumsak < *sarum. 115. saĥleb + T. sarmusak / sarumsak / samursak. Allium sativum. 2. (sarımsak hardalı).

2. TBAS. 3546) sarıpatlıcan: (< T. çok yıllık. sarı + salkım) Baklagillerden. vatanı Kuzeydoğu Afrika olan. X. śabr) Zambakgillerden. ülkemizde Akdeniz Bölgesi’nde yetişen. sık tüylü. 3546) sarısabır: (< T. 2. 3316) sarı şebboy: (< T. X. yapraklarından elde edilen sıvı müshil olarak kullanılan. bk. bk. bataklık süseni (TBAS. (TS. sarı + Yun. 2. sarı + Ar. TBAS. 238. zağar. sarı + ? toppas) Sarı ve kılçıklı buğday (DS. 499”) Çiğdem (DS. X. şebboy. (ağu. Anthemis tinctoria. X. 6) sarıtoppas: (< T. 3546) sarızağar: (< T. X.533 sarıpapatya: (< T. papadia) Çiçekleri sarı renkli. sıcak bölgelerde yetişen. BTS. 237) sarıparmak: (< T. 3546) sarı yemiş: (< T. X. bādingān) Domates (DS. 20–45 cm yükseklikte. çok yıllık bir süs bitkisi. bādincān < Far. V. sarı + sütleğen) Dereotuna benzer bir ot (TaS. salkım durumunda sarı çiçekleri bulunan. 3546) sarıyazlık: (< T./Far. Laburnum anagyroides. 574. yaprakları oldukça yüksek bir sapın tepesinde rozet biçiminde toplanmış bulunan. şeb-būy) 1. Aloe vera. sarı + Ar. 1913. DS. 3546) sarısalkım: (< T. (TS. 2. Nişanyan. sarı + yazlık) Az taneli ak buğday (DS. zağar ‘av köpeği’. sarı + yemiş) Şeftali (DS. X. sarı + parmak) Havuç (DS. BTS. sarı + ? Far. otsu bir çeşit papatya. 1913) sarı süsen: (< T. “< ? Far. 3546) . sarı + Far. 1913. adî şebboy (TBAS. 238) sarı sütleğen: (< T. sūsen) bk. (TS. 238. sarı + Ar. sabırlık). bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaç.

sası < sası. sarmalık) bk. X. 239) savat: (< Ar. sarı + ? söpü. TBAS. 151) sası: (< T. hasır otu. 3. küçük çiçekli ve otsu bir bitki. sarı + oğul) Yaban eriği (DS. Ağz. DS. 2688) Şalgam (DS. 21. kalın köklü. sarmaşık < sarmaş-. “< söbü ‘kökü belli değildir’. . kiliz. 2834”) Bir armut çeşidi (AA. sarmaşuk) Sarmaşıkgillerden. 3547. ‘yumurta şeklinde olan. sap) 25-40 cm yükseklikte. 3549) sav: (< sav < T. 2697) nce kamış. çok yıllık. 3. Ranunculus polyanthemos. sarı + Ar. 2. MBTS. çok yıllık. sāz.A. kokuşmuş”. değişik biçimli yaprakları olan. III. 238) sarmaşık: (< T. 1913) sarioza: (< T. 3553) sayut: (< ? ) Mısır (DS. 2684) Bir çeşit ot (DS. (TS. düz yerlere yapışarak tırmanan. MBTS. (And. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. 1915) sarol: (< T. 3561) saz: (< T. yılanyastığı (TBAS. sap ve dallarından çıkan küçük ek köklerle dik. 238. AAT. kofa (TS. sarımsı yeşil. 2. zanba ) Sarı çiçekli zambak (TS. 2. 3548) sarusöpü: (< T. 3. X. 395). X. MBTS. siyahlık”. Nişanyan. X. sarmaşık + -giller) Örnek bitkisi sarmaşık olan. 1915. X. sevād “karartı. Hedera helix. 270) sarmalık: (< T.. (TBAS.: sarmaşu. iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS. 2. oval’.“çürümüş. bozulmuş. 3. sarı + ? oza) Sarısabır denilen bitki (Erz. 1925) . GD AT. MBTS. 239) sarmaşıkgiller: (< T.534 sarızambak: (< T.

I. II. AVA. 4355. çalı görünüşünde. TBAS. Toros ve Antitoros dağlarında bulunan. zepze) Çürümeye bırakıldıklarında mantar oluşturan. KMYA. 2697) Saz bitkisi (DS. XI. (TS. MBTS. II. 578) seftila: (< ? ) Kırmızı renkli şeker pancarı (DS. 365. 2. (And. su kenarlarında yetişir. örnek bitkisi sedef otu ve alt familyası turunçgiller olan geniş bir bitki familyası (TS. boyu 40 m kadar olabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılan iğne yapraklı bir orman ağacı. (TBAS.535 sazak: (< T. TBAS. çok yıllık bir ağaççık. 74. śadef + T. 213.Y. tatlı bir çeşit armut (DS.: savzu. 397) Kozalaklılardan. X. Gülensoy. 70. 239) sebze: (< Far. 4677) sazat: (< ? ) Mısır (DS. Nişanyan. Nişanyan. 3562. SA. 1929. TBAS. Schoenoplectus lacustris. 4675. DS. 239. X.. 1930. otu + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. 3. sebze < sebz. pişirilerek yenen bitkiler veya bunların taneleri (TS. BTS. 2. genellikle yeşil renkli. 239) sazan: (< T. arakçıl (DS. (TS. 1927. 733) Mersin ağacı (DS. 3567) . BTS. 1929) sedir: (< Far. DS. dikeni) bk. 49. 239. 50 cm kadar yükselebilen. 577) sedef otugiller: (< Ar. kışın yaprağını dökmeyen. XII. 396. Cerrust. 190) sebuzek dikeni: (< ? sebuzek + T. sazan < saz+an ‘küçültme eki’. ETA. 294) sedef otu: (< Ar. sazak < saz+ak. 577. özel kokulu. hekimlikte kullanılan. otu) Sedef otugillerden. XII. X. 254. saz + otu) 40–300 cm yükseklikte. zebze. śadef + T. Ka. sarı çiçekli. 3564) seke: (< ? ) Yuvarlak. X. Eren. 3562) saz otu: (< T. 2. 2. Ağz. KYA. Ruta graveolens. sedīr.A. 358). BTS. çok yıllık ve otsu bir bitki.

400. X. Eren. “< ET. sapad + T. 2. 830”) bk semiz otu (TBAS. 100-130 m boyunda. semiz + ebe. X. Lotus corniculatus. Kaliforniya’da yetişen.536 sekoya: (< Lat. selām + T. “< Far. çalık kavak (TS. dalları sepet örmeye elverişli bir söğüt türü. 3580) semiz otu: (< T. (And. 3380) sepetçi kavağı: (< Far. MBTS.: selna) Kereviz (DS. 257) . DS. V. 2. Clauson. 10–20 cm boyunda. < semiz “Etimolojik olarak semri. selle. sequoia “Kaliforniya yerlilerinin dilinden”) Kozalaklıların porsukgiller familyasından. X. (And. 1941) sepik: (< T. 1939. (TS. büyük bir orman ağacı. (TS. Ağz. 1. yaprakları uzun. hekimlikte kullanılan bir bitki. çi + söğüdü) Söğütgillerden. Levisticum. selle + T. serp-i-k). semiz. 240) semizlik: (< T. (TBAS. sapad/sabad.: şerpik) 50 cm kadar yükseklebilen. şeytan şalgamı (TBAS. semiz + otu) Semiz otugillerden. 2. Portulaca oleracea. pis kokulu.fiiliyle bağlantısı vardır. -cek. 2. 3578) semizebe: (< T. 1-2 m boyunda. 3576. “< Ar. çi + kavağı. (TS. semiz + kabak) bk. 1933) selam otu: (< Ar. otu) Maydanozgillerden. Ağz. 3580. X. etli ve mayhoş yaprakları sebze olarak yenilen otsu ve bir yıllık bitki. sapad + T. 1935) selecek: (< Ar. TaS. çok yıllık ve sarı çiçekli bir bitki. TBAS. 3575) selina: (< ? ). 361”) bk. 240. Nişanyan. 428) sepetçi söğüdü: (< Far. 3. DS. (TS. 240) semiz kabak: (< T. semizlik) Semiz otu (DS. Sequoia. X. 2720”) Erguvan çiçeği (DS. hayvanlarda zehirlenmelere neden olan. 240. sokrun. Salix viminalis.

KYA. 4680.A.: sepenekıran) nce kabuklu. 169. (TBAS. 3590) serpenekıran: (< T. (TS. Nişanyan. (DS. kozalakları kabız olarak kullanılan. 362”) bk. ovaryumları üst durumlu. 3583. topuz (TBAS. Cupressus sempenvirens. 86. ülkemizde 3 cins ve bu cinslere ait 16 türle temsil edilen. mazı gibi ağaçları içine alan. 1949. X. otsu. selmi. serçe + dili. 117. X. XI. 240) serçediligiller: (< T. Eren. DA. -giller) Kozalaklılardan. çiçekleri bir veya iki evcikli bir bitki familyası (TS. 257. 403. caryophllaceae. servi. 241) servi: (< Far. sergi + üzümü) Kalın kabuklu bir çeşit üzüm (DS. serçe + otu) Bir çeşit bitki. GD AT. serpene + kıran). III. yuvarlak taneli bir çeşit ak üzüm (DS. TBAS. 261) servigiller: (< Far. 4359. Puschkinia scilloides. “< T. 2. K AT. Ka. XII. kışın yapraklarını dökmeyen. otsu. ST AT. 112. 3589) serhişing: (< ? ) Soğanlı. çok yıllık ve mavi çiçekli bir bitki. selfi. (And. bir ya da çok yıllık. DS. Erz. X. serçe. (BTS. 60. 363).A. (And.. 304.537 serçedili: (< T. 3586) sergen: (< T. DS. 3588) sergi üzümü: (< T. X. X.Y. bazen de çalımsı bitkiler. DS. 241. OAAD. 166. Ağz. sevlü. Akdeniz bölgesinde çok yetişen. 29. Eren.: selbi. 275. ince uzun bir ağaç. selvi. 3590) serteş: (< ? ) bk. serv + T. AAT. 190.. Sileneinflata. 3577. X. 583) serçe otu: (< T. şırası az bir çeşit üzüm (DS. sevli. X. 344. serçe + dili + -giller) Hermafrodit çiçekli ya da tek eşeyli. . serv. 1949) . kuş otu (TBAS. zelvi) Servigillerden. Thymelaeaceae. Ağz. sergen) Kırmızı. 241) serkile: (< ? ) Mavi çiçeklerinden kara boya çıkarılan ot (DS. 2. DS. ardıç.

seyrek + ? siççe. “< sağır ‘sığır’ < sağ-+-(ı)r. sıçan + otu) hlk. 3. kısamahmut otu (TBAS. 2764”) Uzun taneli. bazı türlerin çiçekleri balgam söktürücü. “< ET. Anchusa officinalis. X. çok yıllık ve otsu. 3. 2. sıçan + dikeni. X. 3. 2. sigir/siyir. 2. ak bir çeşit üzüm (DS. Eren. sığır + gözü) bk. 1960) sıdılak: (< ? ) Ağustos ayında yetişen. sıç an < sıç-mak.538 seyreksiççe: (< T. 3601) sığır baldıranı: (< T. Clauson. 241) sıçan dikeni: (< T. 241) sığırdiligiller: (< T. 3603) sığırdili: (< T. 3600) sıçankulağı: (< T. X. 1958) sıcak otu: (< T. 1962. “< sıcak < ısıcak. 814”) Bir çeşit baldıran otu (DS. ülkemizde yabani olarak birçok türleri yetişen. 3603. sığır + dili) Sığırdiligillerden. 1960) sıçan otu: (< T. farekulağı (TS. çiçekli dalları idrar arttırıcı olarak kullanılan. sığır + dili + -giller) ki çeneklilerden. seyrekleşmek’. X. sığır dili ve havacıva bitkilerini içine alan familya (TS. sedrek < sedre-mek ‘incelmek. 2768”) Bir çeşit dikenli bitki. (DS. X. 364. batıcı tüylü ve mavi çiçekli bir bitki. 2768”) bk. -ı. sığır + kuyruğu) Sıracagillerden. sığır + ? baldıran + T. çavuş üzümünden küçük taneli bir çeşit ak üzüm (DS. 2. “< ET. MBTS. sığırkuyruğu (DS. < ET. 30-60 cm yükseklikte. sıçan + kulağı) bk. Acenthoides. 1962) sığırgözü: (< T. mantar meşesi (TS. (TS. sıcak + otu. MBTS. TBAS. Arsenik (TS. 241) sığırkuyruğu: (< T. 3598) sezü: (< ? ) bk. TBAS. bazılarının tohumları balık . 2. MBTS. Cardinis.

3. 588) sığır otu: (< T. (TS. 1967. sığır + soğanı) Soğan gibi kokan bir çeşit yaban otu (DS. tek simetrili. TBAS. 3604) sığla: (< ? ).. sī-mak. (TS. 2778) Küçük yapılı bir çeşit elma (DS. 2. Ağz. ovaryum üst durumlu. sıknaz < sık-) Sık. ülkemizde 30 cins ve 480 kadar türü bulunan. çanak yaprakları 4-5 adet. śināb < Yun. (And. 3608) sınap: (< Ar. X. (TS. MBTS. sığırkuyruğu (TBAS. 2.: sıncar. 243. çalımsı. 4689) sıncan: (< kökü bulunamamıştır. XII. sığır + dikeni) Sığırlarda yağ yapan bir çeşit bitki (DS. 20 m yüksekliğe erişebilen. 2777) Bir çeşit bitki (DS. Liquidambar orientalis. DS. Ağz. (And.: sigala) Ülkemizde Muğla ilinde yetişen. 3610) . Astragalus. X. 242. sincan) Sakızlı bir tür dikenli çalı. X. 1962. 244. 2. sığır + kuyruğu + -giller) Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli. kapsül tipi meyveleri olan. X. sarı çiçekli bir kır bitkisi. 2. 3603) sığırkuyruğugiller: (< T. otsu. sığır + otu) bk. (BTS. nadiren 6-8 adet. 2801). nadiren ağaçsı olan ototrof ya da parazit bitkiler. DS. 3604) sığırtikeni: (< T. MBTS. 588. çınar görünüşünde bir ağaç. 3607) sıksarı: (< T. iki ya da çok yıllık. X. X. ‘ūd < Hintçe. sık + sarı) Bir çeşit sarı ve yuvarlak taneli üzüm (DS. TBAS. silcan. 3607) sımak: (< ET. BTS. + T. 3. yuvarlak. 242) sığırödü: (< T. 1962) sığırsoğanı: (< T. Verbascum. X.539 avlamada zehir olarak kullanılan. ak taneli bir çeşit üzüm (DS. sığır + Ar. 1962) sıknaz: (< T. 3. çiçekleri er dişi. bir. Scrophulariaceae. tüylü yapraklı. -ü) Kırlarda görülen bir tür çalı cinsi bitki (TS. MBTS.

2786”) Eucalyptus türlerine verilen genel ad. X. (TS. “< OT. 243) . 1972) sırım: (< OT. X. sırım + ağu. Scrophularia. iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS. sırımsız) Ayşekadın fasulyesi (DS. ince. 3618) sıtma ağacı: (< T. fasulia + T. sıruk + Yun. domates + T. 2. 2783) Bataklık kıyılarında biten. bazı türleri Güney ve Batı Anadolu sahil şeridinde yetiştirilen ve kışın yaprak dökmeyen ağaçlar (TBAS.: sırımbağı) 50-100 cm yükseklikte. uzun. (And. bit otu gibi bitkileri içine alan. 3. sıtma + ağacı. “< sıtma < ısıtma. 3. 3616) sırımağu: (< T. -i) Dalları sırıkla desteklenerek yetiştirilen. Vatanı Avustralya olan. 242) sırımsız: (< T. 1971) sırık fasulyesi: (< T. 3616) sırsıdi: (< ? ) Çok kokulu bir çeşit çiçek (DS. 2. 2. yaprakları ve meyveleri zehirli olan. 3. 2780) Kimyon ve buna benzer kokulu bir ot (DS. MBTS. MBTS. 2781”) Sıraca otu. sırık + Yun. X. Daphne pontica. kılçıksız bir tür fasulye (TS. MBTS. 1970) sırık domatesi: (< T. sert yapraklı bir çeşit bitki (DS. MBTS. 2783”). 1970) sıraca otu: (< ? sıraca + otu) Sıracagillerden. X. kışın yapraklarını dökmeyen.540 sıra: (< kelimenin Yunancadan (sira) Türkçeye geçtiğini ileri sürenler varsa da Türkçe asıllı olması daha kuvvetli bir ihtimaldir. Ağz. sırık < ET. iri. -giller. birçok türünün kökleri hekimlikte kullanılmış olan bir bitki. sıdrım. MBTS. sıdrım ‘kayış’. -si) Dalları sırıkla desteklenerek yetiştirilen. (TBAS. 3. “< sıraca ‘kökü bulunamamıştır’. 2. 3614) sıracagiller: (< ? sıraca + T. düzgün ve etli meyve veren bir tür domates (TS. 3. sarımsı yeşil çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir.

yumuşak tüylü. 2790. 1 m kadar yükselebilen. 3. 3633) silindirçiçeği: (< Fr. 2788) 1. AVA. 3635) . 407”) Yanarken su çıkaran bir meşe türü (TS. 3625. 243. MBTS. sıyırma + Ar. X. siĥ r + Far. DS. X. DS.541 sıtma otu: (< T. 50) silar: (< ? ) Yaban eriği (DS. X. MBTS. çalı görünüşünde. suvarma < sūv “su”) Sulak yerlerde yetişen kavun (DS. seven) Silisli toprakları seven bitki (TS. otsu. MBTS. 3625) sidikli meşe: (< T. 2792”) Heliotropium (Boraginaceae) türlerine verilen genel ad. 3. otu) bk. sıtma + otu) Birleşikgillerden. sıyırma + dikeni) Deve dikeni (DS. 243) sihirbaz otu: (< Ar. beyaz veya sarımtırak çiçekli bitkiler. X. MBTS. bā ilā) Taze kara bakla (DS. 2. Nişanyan. cylindre + T. (DS. X. 2. 343) sıyırmadikeni: (< T. 3632) sile: (< ? ) Bataklıkta çıkan dikenli bir çeşit ot (DS. (TBAS. Eupatorium cannabinum. 3622) sıyırma: (< T. Taze börülce. 2. 1983) silk: (< Ar. “< ET. 2796) Pancar (DS. 4693. 1979) siğil otu: (< T. sarı çiçekli. X. 3. XII. X. Bir veya çok yıllık. silice + T. “< ET. 3635) silisseven: (< Fr. Hayvanlara yedirilen bir çeşit dikenli bitki. sigil. 3625) sıyırma pakla: (< T. sidikli + Far. sıdırma. X. siğil + otu. tüylü. Türkiye’de 15 kadar tür bulunmaktadır. bāz + T. sıyırma < ET. acı köklü ve çok yıllık bir bitki. 3. Taze yaprağının ezilmesi ile elde edilen usare siğilleri yok etmek için siğil üzerine sürülür. X. Taze fasulye. (TBAS. boru çiçeği (TBAS. silk. çiçeği) Hatmi çiçeği (DS. sidük < sį d-mek. bīşa. 3621) sıvarma: (< T. 3.

bağa (TBAS. X. (TS. 409) Baklagillerden. almaşlı ya da nadiren karşılıklı dizili. 60–100 cm kadar boylanabilen. bir ya da çok yıllık. böcekleri sıkıp emen bir bitki. -ı) Bir mantar türü (TS. (TS. siŋir”) bk. sinek + tutan) bk. (TS. 1989) sinir otugiller: (< T. salkım çiçeği (TBAS. özellikle bataklıklarda böcekle beslenen bitkileri içine alan bir bitki familyası (TS. 244) . manitari + T. 593) sinekkapan: (< T. çiçekleri tek bir sapın ucunda başak durumunda. sinir + otu) Sinir otugillerden. genelde otsu nadiren çalımsı bitkiler (TS. 2. 1987) sinektutan: (< T. 597) sinsek: (< ? ) bk. Nişanyan. 1987) sinekkıran: (< T. 244) sinir otu: (< T. sinek + Yun. sinek < ET. “< ET. çalımsı bir bitki. Kuzey Karolina bataklıklarında yetişen. bağa (TBAS. 3637) sinameki: (< Far. BTS. Cassia. Dionaea muscicapa. 2. birçok yabanî türü bulunan ve hekimlikte kullanılan bir bitki. siŋek + kapan) Droseragillerden. 1986. 1989. sinirli + ot. sinek + kapan + -giller) Sıcak ve ılıman bölgelerde. 2. 3639) sinek mantarı: (< T. 244) sinirli ot: (< T.542 simişka: (< ? ) Ayçiçeği (DS. sinir + otu + -giller) Yaprakları basit. 2. 1987) sinekkapangiller: (< T. Plantago. X. dörtlü çanak ve taç yaprakları olan. sinek + kıran) Tarlalarda biten bir çeşit ot (DS. kapsül ya da fındıksı meyveleri bulunan. sinā-i mekkī ‘Mekke sinası’ < sinā ‘kabuğu kullanılan bir tür ağaç’. yapraklarına konan sinekleri. yaprakları ve meyveleri eczacılıkta müshil yapımında kullanılan çok yıllık. BTS. 2. ana vatanı Arabistan ve Somali olan. 2.

245) sivri biber: (< T. 246) siyah tirmit: (< Far. XII. 4699) soç: (< ? ) Lâdin (DS. 245) sivri kökü: (< T. X. MBTS. AVA. TaS.: sirmo) Yaban soğanı (DS. bir yıllık ve otsu bitkilerdir. 3653. pipéri. siyāh + Yun. 246) siyeç: (< ? ) Kara ve ufak taneli erik (DS. TBAS. 766) Kırmızı ya da sarı çiçek açan bir çeşit bitki (DS. 3650) siyek: (< T. 3060 cm yükseklikte. siyāh + T. sinek. DS. 3650. centiyane (TBAS. 2. XII. 1992. 245) sirmik: (< sirmik < Far. 245. 370). kırmızı veya morumsu çiçekli bir bitkidir. sį r “sarımsak”. 2807). Ağz. 3489) sirken otu: (< ? sirken + T. toprak üstü kısımları ıspanak gibi pişirilerek sebze olarak kullanılan. (TS. Eren. 246) siyah ot: (< Far. TBAS. sivri + ? kekik) bk. 2. DS. (And.: sirkene. sirkeyen) Kazayağıgiller familyasından. sivri + kökü) bk. 3. sirken (TBAS. kemmūn) bk. 3646. 152. siyāh + Ar. 2812”) Uzunca ve ince yeşil biber (TS. sivri + Yun. 3. Salvia nemorosa. Chenopodium album. MBTS. 10150 cm yükseklikte. 1995) sivri kekik: (< T. XII. AA. 3646. BTS. Ağz.543 sirken: (< kökünü bilmiyoruz. X. 343. otsu. (And. Gülensoy. DS. borazan mantarı (TBAS. çörek otu (TBAS. ot) Toprak üstü kısımları iplik boyamak için kullanılan. X. X. X. süvri. 599. V. çok yıllık. dirmit/tirmit) bk. II. “< ET. 4700) . DS. kaya kekiği (TBAS. (TBAS. otu) bk. 245) siyah kimyon: (< Far. 4698.

163. ETA. “< T. < Räsänen (s. BTS. 114. 4702) . 415. TBAS. Ka. 131. çok yıllık. 163. III. 253.Y. 4700. 3654) soğlaç buğdayı: (< T. 43. K AT. Gaz. soğlaç + buğdayı. 496. Krş. II. E A. soğukluk) Semiz otu (DS. 247) soko: (< ? ) Mantar (DS. Gülensoy. X. 259. sohan. 118.. kardelen (TBAS. soğanlı. AAT. 382.. 158. 246) soğan: (< ET. Brockelmann soğan ve soğun biçimlerini –gan ve –gun ekleriyle yapılmış türevler arasında saymıştır. 12. VII. solgun) Yabanıl söğüt ağacı (DS. 607. 161.544 sofur: (< ? ) bk. Allium cepa. 766”) Soğla yerde yetiştiği için özsüz olan ve beğenilmeyen buğday (DS. X. 3654) soğukluk: (< T. 339. BÜYA. 376. 421. itsarımsağı (DS. KYA. X.: soan. II. suvan) Zambakgillerden. 2000. soğlaç. 164. X. sogan. 61. soğanak) bk. Clauson’a göre Türkçeden Moğolcaya soŋgina olarak geçmiştir. 252. sögan. soğan ufağı (DS. 3654) soğan uşağı: (< T. DA. Eren. 2570) soğancık: (< T.A. 209. soğan + ufağı) Arpacık soğanı (soğan uşağı). soğancık) bk. yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan. Nişanyan. DS. so un / so an. özel kokulu. suğan.A. AVA. 2000) soğan ufağı: (< T. 372). 71. 345. 131. otsu ve ıtırlı bir bitki. 170. Ağz. SA. sovan.A. 283. XII. 168. GD AT. (TS.. 610. soğan + çiçeği) Fulya (TS. TAYA. yaban yasemini (TBAS. XII. TBAS. 107. X. 412. 3655.Y. 2. 425) ve Ramstedt “? işaretiyle” Moğolca soŋgina’dan alındığını belirtse de. soğan + uşağı) bk. 190) soğanak: (< T. (DS. KMYA. 306. 247) soğan çiçeği: (< T. 2. (And. 246. 140. 3658) solgun: (< T. ZBK A. Dimitriev’in soğan’ı Moğolca bir alıntı sayması yanlıştır. T YA.

2. Ağz. (TS. soja + Yun. 3665) soya: (< Fr. Ağz. som(u)ruk + otu. 2006. X. 3671) . çalıya benzer bir çeşit söğüt (TS. Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde yetişen. 612) soyuk: (< T. 3664) sorkun: (< kökü bulunamamıştır. 3661) solucan eğreltisi: (< T. tek yıllık otsu bir tür fasulye. soja < Mançiu dilinden). ülkemizde tohumlarından yağ elde etmek için kültürü yapılan. somurmak) Beyaz çiçekli.545 solik: (< ? ) Domates (DS. “< somur. suluncan/suvlacan ‘solucan’. Pelargonium endlicherianum. 3668) soya fasulyesi: (< Fr. 2012. “< ET.< sömür-”) Saçak köklü. 247) solucan otu: (< T. 2. X. bal gibi tatlı bir çeşit yabanıl ot (DS. Nişanyan. EYAD. Taze dut (DS. DS. 15-35 cm yükseklikte. Taze hıyar. X. ng. 3665. ST AT. solucan + eğreltisi. BTS. -si) Baklagiller familyasından. soyuk) 1. 3663) somrukotu: (< T. 3. soja. X. X. X. Soia hispida. 2830). (And. solucan + otu) Birleşikgillerden. (TS.: sorhun. sepet yapımında kullanılan. 3663) sonrun: (< ? ) Buğday (DS. 132. MBTS. 11. TBAS. X. DS. 3671) soyulgan: (< T.: soy) Fasulyeye benzer bir bitki. 2016. X. sorħun) Irmak kenarlarındaki kumsallıkta yetişen. soyulgan) Tarlada biten bir çeşit ot (DS. fasulia + T. Soja hispida. (And. (TS. 2016. sarı çiçekli ve içinde tatlımsı su bulunan bir çeşit ot (DS. 413”) bk. Kökeni Çin ve Japonya’ya uzanan. ince uzun yapraklı. 262) sormaħ: (< T. 2. 2. yuvarlak yapraklı çiçekleri solucan düşürücü olarak kullanılan çok yıllık ve otsu bir bitki. eğrelti otu (TBAS. 247) somoder: (< ? ) Bir çeşit buğday (DS. 2. X.

32. 248.546 söbelek: (< ? söbe + T. 3672) söbüsülek: (< ? söbü + ? sülek) bk. len + Yun. ZBK A. 284. “< sökü’nün kökü bulunamamıştır. 110. Orta Türkçede artık ‘söğüt’ olarak geçer. sügüt. genellikle almaşlı dizilişte. 314. BTS. söbelen mantarı (TBAS. söğöt. ETA. kalpsi ayalı. 181. DS. DS. 2835”) Çoğunlukla pınar başlarında ve sulak yerlerde biten. söğüt. 3675. akarsu kenarlarında yetişen. OAAD. 254.A. 150. 203. söt. 165. KYA. 40. yenilebilen bir çeşit mantar. T YA. 4705. 615. 2834”) bk. 613) söhsökü: (< ? söh + sökü. EYAD. sövüt. 415. 59. Gaz. sögüt. Ermeniceden alındığı yolundaki sav yanlıştır. 775. Türkiye’de 25 kadar türü bulunan. MBTS. 117. “< söbe/söbü ‘kökü belli değildir’. söğecen) Menekşeye benzer. Eski Kıpçakçada da ‘söğüt’ olarak kullanıldığı göze çarpıyor. zöüt) Söğütgillerden. Kökünü bilmiyoruz. söğürt. 88. XI. (And. 2. 2018. 3682. 375). yaprakları almaşık ve alt yüzleri havla örtülü büyük bir ağaç. Erz. DS. söğüt + -giller) ki çeneklilerden. sögüt. Ağz. 3675) . DS. Bolu bölgesinde çok yetişen. 128. kışın yaprak döken. DS. (TS. 198. III. DS. BTS. 613. (TBAS. 248) söğecen: (< T. . KMYA. BÜYA.. 3. 306. 4399. 346.: sögürd. II. X. 191) söğütgiller: (< T. GD AT. -ı) Tarlalarda biten. < Uygurcada ‘ağaç’ olarak kullanılır. 248) söbelen mantarı: (< ? söbe + T. 365. 2.A. lek. XII. kavak ve benzeri türleri içine alan. 89. hoş kokulu bir çeşit dağ çiçeği (DS. Eren. X. AAT. baklava dilimli. X. II. 236. X. yaprakları kılıçsı. manitari + T. söbelen mantarı (TBAS. Salix. 3674) söğüt: (< ET. pembe ve ak. Nişanyan. 248. 2018. MBTS. III. çiçekleri tek eşeyli. X. kara boya yapımında kullanılan bir çeşit bitki (DS. X. 3. AVA.. yaprak döken ağaç ya da çalı şeklindeki bitkiler (TS. söüd. TBAS. KBAYA. 3672. taç yaprakları olmayan. Coprinus comatus. Gülensoy.

2038) . MBTS. çuha çiçeği (TBAS. “< ET. yenilebilen uzun yapraklı bir ot (DS. su + çiçeği) bk. 3688) su gülü: (< T. 2. Nepenthes destillatoria. (TS. X. X. śudūr “ortaya çıkma” + -an. 248) suduran: (< Ar. (su rezenesi). 2852) lkbaharda kırlarda ve dağlarda yetişen. semizotuna benzer bir bitki (DS. -i + -giller) ki çeneklilerden. 2. su + Ar. su + Far. 3. 3680) sövdek: (< ? ) Bir çeşit ak üzüm (DS. 2038) suibriğigiller: (< T. gul + T. X. ibrī + T. 2. 3680) söysek: (< ? ) Bir çeşit söğüt ağacı (DS. 2030) su baldıranı: (< T. -i) Suibriğigillerden. su kıyılarında ve bataklıklarda yetişen. sıcak ülkelerde yetişen. (TS. su + gözü + otu) Bataklıkta biten bir çeşit bitki (DS. X. yaprak ayası ibrik biçiminde gelişmiş olan. ibrī + T. kardamo + T. X. su + ? baldıran + T. 249) suibriği: (< T. sapları uzun ve sülüksü. 3688) sugerdimesi: (< T. yaprakları almaşık. nilüfer (TBAS. Clauson. otsu bir bitki. su + Yun. Cicuta virosa. sub < sūv. -si) Akarsu kıyılarında biten ve yenilebilen. 783. zehirli. -ü) bk. 2846”) Maydanozgillerden. MBTS. 3688) sugözü otu: (< T. 3. X. -ı. 3677) sösük: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS. X. 2035) suçiçeği: (< T. tırmanıcı bir bitki. otuz kadar bitki türünü içine alan ve örnek bitkisi suibriği olan bitki familyası (TS. 2. 3684) starking: (< ng. su + Ar.547 söldane: (< ? ) Uzun kavak (DS. star + king) Bir çeşit elma (TS.

(TS. V. (TS. lāle + T.5 m kadar olabilen. Geum urbanum. tırmanıcı. kamış + T. Eupatorium cannabinum. bir türü pembe çiçekli bitki. TBAS. otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir. UA. 20-50 cm yükseklikte. 2. -si) bk. su + Far. su + ? T. 2. göl kestanesi (TBAS. 2038) su karanfili: (< T. 133) su kabağıgiller: (< T. (TS. kastania + T. suda ve bataklıklarda yetişen. 3700. (TBAS. 2038) su kamışıgiller: (< T. su + Yun. 249) su keteni: (< T. 249) su kazayağı: (< T. kamış + T. Lagenaria vulgaris. boyu 1. 2038. bileşik yapraklı ve beyaz çiçekli bir bitkidir. alt bölümü şişkin. yaprakları almaşık. 249) . 249. otsu. su + Yun. dişi ve erkek çiçekleri ayrı başaklar durumunda toplanmış küçük bir bitki. Typha. Batı Anadolu’da yetiştirilen. yaprakları şeritsi ve genellikle tabanlardan çıkan. ülkemizde sukamışı cinsi ve bu cinse ait 6 türü bulunan. kettān + T. çok yıllık.548 su kabağı: (< T. birçok yerde kurutulup su kabı olarak kullanılan. BTS. Sium sisarum. su + ? T. dişi çiçekler aşağıda yer alan. 249) su kerdemesi: (< T. rizomlu. erkek çiçekler koçanların yukarısında. kardamo + T. (yaban keteni). 2. 2038. -ı + -giller) Bir çeneklilerden. nilüfer (TBAS. su + kabağı + -giller) Bataklıklarda ve su kenarlarında yetişen. TBAS. -si) Maydanoz ve su teresi (TaS. 2. -i) Birleşikgillerden. su kamışı. sarı çiçekli. bir yıllık. 3571) su kestanesi: (< T. türleri içine alan bir familya (TS. su + Ar. su + Far. çok yıllık otsu bitkiler (BTS. 2. çok yıllık ve otsu bir bitki. DS. su şeridi vb. aranfül + T. 620) su kamışı: (< T. -i) Ormanlarda. -ı) Su kamışıgillerden. X. sulak yerlerde yetişen. (TS. kökleri kabız ve kuvvet verici olarak kullanılan. su + kaz + ayağı) 60-100 cm yükseklikte. 2039) su lâlesi: (< T. akarsu ve göl kenarlarında yetişen. -si) bk. su + kabağı) Kabakgillerden. 620.

3692) suluk: (< T. 3692) suluyoncası: (< T. DS. 619. . X. 1. MBTS. 4708) sumak: (< Ar. Ağz.: samaħ. “< zırt ses taklidi”) Limon. X. 249) sulfata ağacı: (< t.. 414”) Beybörkü de denilen bir çiçek adı (TaS. BTS. X. börk. kabalak (TBAS. sumaç. sulandık + otu) bk. sulu + ? yonca + T. 3691) sultan börkü: (< Ar. Rhus coriafia. “< ET. X. çalı görünüşünde bir ağaççıktır. dirmit/tirmit) Kırmızımtırak. summāk). ağacı) Okaliptüs ağacı (DS. 3573) sultandimlik: (< Ar. X. börkü. 3576) . 3693. 3692) sulucagümbet: (< T. somak. 1-3 m yükseklikte. III. DS. 3691) sultan otu: (< Ar. yaprakları dericilikte kullanılan. suluca + Far. küpesi) Bir çeşit saksı çiçeği (DS. 4702. 2041. sulu + zırtlak. XII. kabuğu hekimlikte. hayvanları besleyen bir çeşit ot (DS. 3711. Gaz. XII. kırmızı ve ekşi meyveleri olan. emrūd) Bir çeşit armut (DS. suluca + Far. 623. otu) bk. X. Erz. 2. sulŧān + T. III. 269. bileşik yapraklı. 249. gunbed) Karpuz (DS. X. sulŧān + Yun. sulŧān + T..549 sulandık otu: (< T. yemeklik. V. 3691) sultanküpesi: (< Ar. 4708) suluzırtlak: (< T. tadı güzel bir çeşit üzüm (DS. sümek) Antep fıstığıgillerden. (TS. 249) suluca armut: (< T. sulfato + T. genç dalları tüylü. XII. 3530. portakal (DS. (And. samak. V. sıcak bölgelerde yetişen. DS. TaS. X.A. 3662. sulŧān + T. mürver (TBAS.A. -sı) Sulak yerlerde biten. TBAS. suluk) Yaban dereotu (DS.

250. iri taneli. BTS. 2041. su + Ar. (TS. su + Yun. lilpar (TBAS. sıŋkur. otsu. su + Far. X. Lemna. 2042) su rezenesi: (< T. 2. 2041) su mercimeği: (< T. 2041) suna: (< kökü belli değildir. (TS. manitari + T. TBAS. -i) bk. -i + -giller) Bir çeneklilerden. örnek bitkisi su mercimeği olan küçük bir bitki familyası (TS. 2042. kurutulunca yenilebilen. Mentha aquatica. mercümek + T. X. 2. TBAS. 621) su mercimeğigiller: (< T. 250) suokugiller: (< T. 2858) Yaprakları ince. su + oku + -giller) Bir çeneklilerden. 3. 2859) Ak. maydanoza benzer bir bitki (DS. 2. 2. 3. 3696) suoku: (< T. 3696) su nergisi: (< T. su + Far. örnek bitkisi suoku olan ve yetmiş kadar türü bilinen bir bitki familyası (TS. nergis + T. su + oku) Suokugillerden. MBTS. su baldıranı (TS. yaprakları saplı ve kuvvetli kokulu. az veya çok tüylü. -si) 20 ile 90 cm yükseklikte. 250) sungur: (< ET. mercümek + T. kök sapları taze iken kekre olan. tatlı ve sulu bir çeşit üzüm (DS. MBTS. 2035) . (yarpuz). 2. -si) bk. na’nā’ + T. -i) Su mercimeğigillerden. DS. su + Far. (TS. 2. bataklık bölgelerde ve su kenarlarında yetişen. X. rāziyāna + T. 2041. çok yıllık. 2. 3695) su nanesi: (< T. küçük bir bitki. çok yıllık ve otsu bir bitki. Sagitteria. -ları) Klorofilleri olmadığından su içindeki bozulmuş organik madde üzerinde saprofit veya su canlıları üzerinde parazit olarak yaşayan su bitkileri (TS.550 su mantarları: (< T. mercimeğe benzeyen yaprakları suların yüzünü kaplayan bir su bitkisi. su + Far. kırmızımtırak renkli.

3703. suvarmalık. 10-90 cm uzunlukta. Taxodiaceae. X. 2. -u) Su nanesi (DS. -i) Su kamışıgillerden. çok yıllık bir su bitkisi. su + Far. su + Ar. MBTS. TBAS. 1 m ye kadar uzayabilen. X. X. (TS.551 susakkabağı: (< T. -giller) ki çeneklilerden. Sparmanaum. (TS. X. GBAA.+ . (TS. çok yıllık ve otsu bir bitki. salkım çiçekli. “< suv+ar-ma+lık. yaprakları karşılıklı ya da üst taraflarda almaşlı. -sı) Yaprakları üç yaprakçıklı. 378”) Su kabağı (DS. erkek kozalakları yaprak koltuklarında. EYAD. 2865”) Dişbudak ağacı (DS. DS. -si) Turpgillerden. 2. 622. tacı beyaz. Nasturium officinale. (TS. Eren. tere + T. 251) suyarpuzu: (< T. genellikle her dem yeşil. 3619. susak + kabağı. -si + -giller) Yaprakları iğnemsi olup sarmal dizilişli. 2044. sīsām) Susamgillerden. V. 2046) su teresi: (< T. süsen (TBAS. şeridi andıran. sıcak bölgelerde yetişen küçük bir bitki.ak. DS. TBAS. su + Far. 251) . 33. 3. BTS. Menyanthes trifoliata. bir ya da çok yıllık. otsu. sus + kal) bk. 133) su yoncası: (< T. su + sarımsağı) Kurtluca (TS. 3702. 3700) susam: (< Ar. su + ? yonca + T. UA. 3590) susamgiller: (< Ar. su kenarlarında yetişen. “< sus. 250) suşeridi: (< T. 2044. bazen yapraklarını döken ağaç ya da nadiren çalımsı bitkiler. 621) suskal: (< T. dişi kozalak uçlarda bulunan. 2047. BTS. X. sīsām + T. TaS. 2. beyaz çiçekli. 2046. şerīŧ + T. en önemli ve örnek bitkisi susam olan. (yabanî tere). 2. 3701) suvarmılık: (< T. tereye benzeyen. 2044) su servisigiller: (< T. su + ? yarpuz + T. 2. TBAS. 250. (TS. Sesamum indicum. 73. (BTS. yaprakları açık yeşil renkte sucul bir bitki. nadiren çalımsı bir bitki familyası. bir evcikli. serv + T. 624) su sarımsağı: (< T. 2.

344) süleymencik: (< öz. Ağz. K AT. 2. -u) Su yosunlarından. şalūk. 2. taş nanesi (TBAS. X. cık) Kırmızı çiçekli. TBAS. soğanla üretilen. su + ? yosun + T.: sünbül. 4842. tatlı ve durgun sularda. GD AT. çiçekleri kuvvetli kokulu ve türlü renkli. zalūk ‘a leech’. 3706) Süleyman otu: (< öz. 251) . 379”) Bir çeşit bitki (DS. sūde. 2047) su zambağı: (< T. X. 3705) südlüsarı: (< T. 3708) sümbül: (< Far. Eren. 15-20 cm yükseklikte. zanba + T. otu) Bir tür ot (AVA. Süleyman + T. MBTS. DS. X. 2049. (TS. sunbul + T. zümbül) Zambakgillerden. X. 71. Hyacinthus orientalis. sütlü + sarı) Kışa kadar kalan bir çeşit sarı incir (DS. BTS. sunbul). 67. EYAD. üşniye. 73. çiçeği) bk. Süleyman + T. 142. sülük + T. 38. -ı) bk. AAT. 90) sümbül çiçeği: (< Far. yaprak veya tel biçiminde tallı bitkiler alt şubesi. 251. su + Ar. alg (TS. GBAA. 2. 14. 2047) su yosunu: (< T. 251) süde: (< Far. is. 211. 69. otu. su + ? yosun + T. 53. söğüt + elması) Söğüt elması da denilen yeşil renkli yaz elması (DS. 68. (And. K A. XII. klorofilli bitki. 626. OAAD. 3708) süluğotu: (< Far. algler (TS. otsu bir süs bitkisi. -ları) Denizlerde. yumru köklü bir bitki (DS. 2852) Hayvanların yediği bir çeşit ot (DS. “< Far. ST AT. 3705) süğüt elması: (< T. 28.552 su yosunları: (< T. daha çok su yüzeyinde yaşayan. nilüfer (TBAS. çok yıllık. 298. 3. is. X.

Eren. X. Ağz. süynük) Ihlamur ağacı (DS. süğnük. kamış + T. 2. 3675. (TS. 2052) süpürge kamışı: (< T. çalı görünüşünde bir bitki. kışın yaprağını dökmeyen. X. süpürge + otu) Fundagillerden. 2052) süpürge darısı: (< T. sünük) Mantar (DS. 792) Yabanıl mısır (DS. XII. 3582.: seniter. sümter) Kırmızı renkli. Ağz. sunter. X. manitari + T. 3716. TBAS. süğüllik. 3706. sarı çiçekli ve çok yıllık bir bitkidir. sipir-. süpürge + ? T. süpürge + çalısı) bk.553 sümbül-ü Rūmî: (< Far. -ı) bk. 3717) süpürge: (< T. süpürgelik) 15–70 cm yükseklikte. kökünden ağızlık. 3716) süpsöber: (< ? ) Mantar (DS. (TS. 3722) sürme mantarıgiller: (< T. çiçekleri küçük bir çana benzeyen. 2056) . sünüklük ?. süpürge + darısı) Buğdaygillerden. 252) süpürge otu: (< T. Chamaecytisus austriacus. süpürge otu. çalı görünüşünde. DS. sıcak bölgelerde yetişen ve çiçek saplarından süpürge yapılan. sülük. 2. 3697. 3715. 3717) süpürge çalısı: (< T. (And. X. 252) süpürgelik: (< T. 2052. 3729) sünter: (< kökenini bilmiyoruz. -ı + -giller) Sürme mantarlarından bir familya (TS. darıya benzeyen bir bitki (TS. (TBAS. süğünük. . 2. dallarından kaba süpürge yapılan. çavdara benzer bir çeşit sert buğday (DS. 3712) sünük: (< T. 252. Nişanyan.: söğünük. X. 422). (And. sürme + Yun. kamış (TBAS. 379). sürmeli) Bir çeşit buğday (DS. süpürge < ET. X. Clauson. sünbül-i Rūmį) bk. 2. sümbül (TBAS. 4713) sürmeli: (< T. Erica. işlenmemiş topraklar üzerinde yetişen. 251) süngüllük: (< T.

çiçekleri ışınsal ya da tek simetrili. yaprakları kılıç biçiminde. çanak ve taç yaprak ayrımı olmayan. sürme + Yun. 2059) süsen: (< Ar.554 sürme mantarları: (< T. 2. 628) süslühanım çiçeği: (< ? süs + T. 250. 2056) sürsülük: (< ? ) Kırmızı alıç (DS. 2. BTS. -ları) Bitkilerin. şūşan/şūşanā ~ Akad. 2. Ağz. 3725) süs bitkisi: (< ? süs + T. 252. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak da yetiştirilen. TBAS. 628) süsengiller: (< Ar. özellikle tahılların dokularında yaşayan sürme veya rastık denilen hastalığı yapan. 3722) sürtmeğ: (< T. 2059.: sursal) Süsengillerden./Far. BTS. soğanlı ya da soğansı gövdeli. -giller) Bir çeneklilerden. X. çok yıllık. bitkisi) Yerleşim bölgesinde iç ve dış dekorasyonu sağlayan bitki (TS. XII. ris germanica. alt ve üst yüzü ayırt edilemeyen. 424). ülkemizde 6 cins ve 85 kadar türle temsil edilen. kapsül tipi meyveleri olan. (And. pipéri + T. şeşanu. 2. -i) Acı olmayan. kırmızı çiçekler açan bir bitki (DS. sūsen ~ Aram./Far. manitari + T. -lü + hanım + çiçeği) Yaz kış küçük. gövdesinin kabuğu soyularak yenilen bir çeşit bitki (DS. 4714) süs biberi: (< ? süs + Yun. çok yıllık bir bitki. otsu nadiren çalı formunda olan bitkiler (TS. X. ovaryum alt durumlu. yalnız rengi için yemeklerde kullanılan kırmızı biber (DS. bazitli asalak mantarlar takımı (TS. güzel görünüşlü ve kokulu. X. sūsen + T. sürtmek) Mayıs ayının sonlarına doğru çöllerde yetişen. Nişanyan. 2059. mezarlıklarda. yaprakları kılıç şeklinde. çiçekleri iri ve mor renkli. rizomlu. (TS. 3725) .

süt + ağacı. kekre ve yakıcı bir öz su bulunan. BTS. 628. 2. 3727. X. 2. süt + otu + -giller) Sarılgan gövdeli ot ve çalıları içine alan. almaşlı. Polygala vulgaris. X. kelime sonundaki –t’nin Moğolca bir çokluk eki olduğunu söyler: Eren. bazı türleri sebze olarak kullanılan. sütlüce) Düğün çiçeği (TS. 2061.: süddübiyan) Yaprak ya da sapı kırılınca sütü çıkan bir çeşit ot. XII. DS. 4715. Eren. 4710) sütlüce: (< T. (TS. XII. DS. iki çenekli. bir veya çok yıllık bir bitki. sütleğen + -giller) ki çeneklilerden. manyok gibi önemli bitkileri içine alan bir familya. Galactodendron. sütlü + Far. 2. 253. şizokarp tipte meyveleri olan. BTS. 2061. X. 3727) sütlü kengel: (< T. “< s t. 2061) süt otu: (< T. 2061) sütlü ot: (< T. 2. sütleğen. Ağz. Kuzey Amerika’da yetişen. sütlücen) Bir çeşit ilkbahar bitkisi (DS. nadiren karşılıklı dizili. 2. 2062) . 628) sütlübiyan: (< T. yaprak sap ve köklerinde süt görünüşlü. TBAS. (TS. X. ballıbaba (DS. 344. sütlü + ot) Çuha çiçeğigillerden. 380”) Isırgangillerden. 2061. 3726. ayrı taç yapraklı çiçekli bitkiler familyası (TS. (TS. (And. verdiği öz su türlerine göre hekimlikte ve sanayide kullanılan. sütlü + ? meyan). kenger) Deve dikeni (TS. yaprakları salata gibi yenilen bir bitki. 2. DS. 3727) sütlücen: (< T. kauçuk. (TS. AVA. kökleri hekimlikte kullanılan otsu bir bitki. Glaux maritima. süt + otu) Süt otugillerden. yaprakları basit. Euphorbia. Güney Amerika ormanlarında yetişen. 700 kadar türü bilinen. 2. DS. 2060) sütleğen: (< T. (TS.555 süt ağacı: (< T. 2061) süt otugiller: (< T. sütlü öz suyu çok olan bitki. bazılarından boyar madde elde edilen. 2. 315) sütleğengiller: (< T. süt+le-ğen “çok süt veren”) Sütleğengillerden. KMYA.

X. X. 3732) şabılat: (< ? ) Tarlada biten. 3732. şakrak + Yun. 3. parçalı yapraklı. şahterre + T. (tilki kişnişi). mayhoş bir meyve (DS. tū . TBAS. 426”) bk. Fumaria officinalis. X. -ı. çok yıllık ve otsu bir bitki. X. -man) Parlak. şahterre) Şahteregillerden. XII. 3. şāh + T. şābı) ri taneli. 2067) şahtuğu: (< Far. 2. 255) şahtere: (< Far. Ağz. 255) şahabî: (< Ar. -giller) ki çeneklilerden. 2. X. “< ET. X.: şaabı. “< şakrak < şakı-. Ağz. (And. büyükçe çekirdekli. evlek mantarı (TBAS. çiçekleri hekimlikte kullanılan. MBTS. MBTS. TBAS. geç olgunlaşan bir çeşit kırmızı üzüm (DS. DS. ağlayangelin (TBAS. 20-40 cm yükseklikte. olgunlaştığında sarı renkli. aslanpençesi (TBAS. 255) şakatur: (< ? ) Eriğe benzeyen. 630. şāh + T. (And. tarla ve yol kenarlarında yetişen. 255) şahab: (< Ar. 3735) şahteregiller: (< Far. 3735) . şihāb. 2067. 4662) şahman: (< Far. 3732) şabir: (< ? ) nce saz otu (DS. şihābî). şāh + ten) bk.556 -Şşabbalıt: (< ? ) Şeftali (DS. tuğu. DS. sert. manitari + T. 3734) şahten: (< Far. 2897). 3734. (TS. iri yapraklı bir çeşit ot (DS. 3196”) bk. BTS. kırmızı özlü bir çeşit buğday (DS. X.: şabah) Badem (DS. 255. 3732) şagrak mantarı: (< T. sert. şahtere ve benzeri türleri içine alan küçük bir bitki familyası (TS. Nişanyan. X.

X. AAT. kelek (Krş. III. (And. çok yıllık güzel bir süs bitkisi. insan ve hayvanlar için besin olarak kullanılan etli ve tatlı kökü olan bir bitki. Ağz. çakılgan). Eren. 2070. 630) şakıldak: (< şak “ses taklidi” + T. şa ā’i + T. Ağz. (And. 383. 4722. Eren. 204) şalak: (< kökenini bilmiyoruz. 2904) 1. 238. BTS. KBAYA. OAAD.A. Ağz. 383). (TS. ülkemizde 6 türü bulunan. şağlom. X. 3739) . Sarı çiçekli bir bitki. 2905). şakkalhan) Ayçiçeği (DS. erkek organları çok sayıda ve sarmal dizilişli. (TS. X. 2069) şakayıkgiller: (< Ar. Ağz. (turp lahanası). yeşil renkli orta büyüklükte bir çeşit armut (DS. şağlam. 3522) şalgam: (< Far. çiçekleri türlü renkte. -ıldak) Kabuğundan sele. sepet örülebilen bir ağaç (DS.557 şakayık: (< Ar.A. X. Erz. EYAD. 3733. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. meyve kabuğu etli olan. 2. MBTS. şakkalham.: şakık. 3736) şakşak: (< şakşak “ses taklidi”. şēlim) Turpgillerden.: şakgalham. MBTS. 630. (And. 3.Y. DS. şal am + emrūd + T. şa ā’i ) Düğün çiçeğigillerden. 3738. 2. 289. XII.: salak.: şakşaka) Fındık (DS. Paeonia mascula. -u) Kışın yetişen. (And. 258. şal am. 497. DS. 42. X. . (And. şakuka) Bir armut türü (DS. GBAA. 3738) şakuk: (< şakuk < şak “ses taklidi”).: çalgam. X. şakok. Dağlarda biten. şalaħ) Kabuğu kıllıca olan ham kavun. -giller) Yaprakları birleşik ve almaşlı dizilişli. yenilebilir bir ot (DS. X. 3737) şakşakı: (< şakşak + -ı). 3736) şakkalgan: (< T.. Brassica rapa. ekşimsi. 97) şalgam armudu: (< Far. X. 2.. otsu ya da çalımsı bitkiler (BTS. DS. 3. Ağz. çok yıllık.

2.-î + Far. is.. şemelek. şimama) 1. X. üzümü) Kalın kabuklu bir çeşit üzüm (Şam razakısı). X. rāzi į + T. Ağz. 3740) şamama: (< Ar. DS. is.: şalkaba. 3742) Şam üzümü: (< öz. Şam üzümü (DS. 2. 3742) şangalak: (< T. . TS. 292. şām + Ar. 256) şamak: (< ? ) Su kıyılarında. Güzel kokulu bir tür küçük kavun. X. X. Gaz. X. şamom. (And. (And. X. 3742) . acı. Erz.: şamama.558 şal kabağı: (< Far. darı) Mısır (DS. 3741) şamik: (< ? ) Domates (DS.A. 3740) şamakı tut: (< ? şamakı + Far. tūt) Hafifçe moraran bir çeşit dut (DS. + T. X. tūt) Kara dut (DS. 4719. Cucumis trigonus. 2. Kavuna benzer bir yıllık otsu ve sürüngen bir bitki. 2071). şāl < Hint. şangalak < şang+alak) Yer elması (DS. 204) şamdarı: (< Far.A. (TS. Şam + Ar. Cucumis dudaim. is. -ı) Antep fıstığı (TS. Şam + T. şalgaba) Meyveleri 2-4 cm çapında. 3742) Şam razakısı: (< öz. 3741) şampurt: (< ? ) Yer elması (DS. KBAYA. Şam + Ar. III. Ağz. kabağı). lezzetli ve küçük bir kavun görünüşünde olan. 2071. bir yıllık. 3741) Şam fıstığı: (< öz.. şām + T. bataklıklarda top top büyüyen yuvarlak gövdeli saz (DS. X. fustu + T. (TBAS. şemāme. sürünücü ve sarı çiçekli bir tür. şememe. -sı) bk. 2. otsu. X. III. XII. (DS. şemen. 2072) şamı tud: (< Far. 639.

şevtali. şeft-ālū. X. -i) bk. Ağz. 179. 3756) şeftali: (< Far. şefdali. çöven (TBAS. aslanpençesi (TBAS. X. DS. 8-10 m yükseklikte. 2. büyük yapraklı bir ot (DS. T YA. 256) şarlık: (< Ar. III. şeh + T. 1106. 270. 257) şehmelik otu: (< Far. 385). 2081. 631) şefit: (< ? ) Kızılcık (DS. 429. X. -lık. şefdeli. 3744) şaptal: (< ? ) Kayısı (DS. 1155. Gaz. Cheiranthus cheiri. 121. şaplak) Deveşaplağı da denilen boz renkli. TS. çok yıllık. X. çevtali. GBAA. X. ST AT. 3753) şebboy: (< Far. BTS. 30. K AT. otsu ve turuncu çiçekli bir bitkidir. 312. 256. 3747) şark çöveni: (< Ar. DA. bazı kültür formları süs bitkisi olarak yetiştirilen. 2081. ılıman bölgelerde yetişen. (TS.. BTS. DS. “< Ar. III.: çefdeli. III. 35. Nişanyan. şefdelü. GD AT.559 şaplak: (< T. 171. (And. şeh + Ar. 256. 3756. şevteli) Gülgiller familyasından. şar + ? çöven + T. 263. DS. AAT. 638. şa’r ‘kıl’. 3. X. 50 cm kadar yükselebilen. (TBAS. 3756) . tatlı ve sulu meyvesi olan. 51. 2910”) Havuç (DS. 87. 2. duran) bk. şefteli. arpa) Dayanıklı bir çeşit arpa (DS. melik + T. MBTS. Eren. 631. 247) şehduran: (< Far. ana vatanı Çin olup ülkemizde de kültürü yapılan. 14. Persica vulgaris. 3750) şatır arpa: (< Ar.A. şaŧ r + T. pembe renkli bir ağaç. X. EYAD. şeb-būy “gece kokan”) Turpgiller familyasına ait. otu) Bir metre boyunda söğüt yaprağına benzer yaprakları olan ve hayvan yemi olarak kullanılan kokulu bir ot (DS. 36. 3750) şarmuk: (< ? ) Ballıbaba (DS. X. şa’r + T.

257) şekerci boyası: (< Far.560 şeker ağacı: (< Far. şeklî) Havuç (DS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. çok yıllık. 3757) şeker kamışı: (< Far. yumrulu. tohumu yuvarlak ve beyaz bir tür fasulye (TS. 8-10 m yükseklikte. çöven (TBAS. kamış + T. şeker + ? T. 3757) . şeker + T. çiçekleri salkım durumunda başakçıklar oluşturan. otsu. T YA. 257) şekerci boyasıgiller: (< Far. ci + boyası) Şekerci boyasıgillerden. iki yıllık. 2083. şeker + Ar. (TBAS. 2. şeker + Yun. 2083. Saccarum officinarum. 2083) şekeri: (< Far. 257) şeker fasulyesi: (< Far. Hovenia dulcis. 2083) şekerci çöveni: (< Far. 2. 2083. ci + ? çöven + T. Phytolacca americana. -ci + boyası + -giller) Ispanaklar takımına giren. -ı) Buğdaygillerden. fasulia + T. 2. öz suyundan şeker çıkarılan. etli kökünden şeker elde edilen. (TS. tüylü. -î) Çok tatlı. beyaz veya yeşilimtırak renkli çiçekli bir bitki. X. şeker + T. 2. 631. rizomlu. şeker + T. (TS. şeker + T. KMYA. ufak bir çeşit armut (DS. 2. 257) şeker pancarı: (< Far. 2. çok yıllık bir bitki. (TS. şeker + Erm. BTS. 283) şekli: (< Ar. BTS. -li + ot) 15-50 cm yükseklikte. 227. Inula oculus-christi. otsu bir bitki. -i) bk. (TS. 631) şekerli ot: (< Far. banjar + T. 2-3 m yükseklikte. üzümsü meyvesinden şarapları boyamak için kırmızı boya çıkarılan çok yıllık. X. şekerci boyası vb. şeker + T. ağacı) Vatanı Doğu Asya olmakla beraber Güney Anadolu’da bazı bahçelerde yetiştirilen. bitkileri içine alan bir bitki familyası (TS. Beta vulgaris var rapa. kökü iç sürdürücü olarak kullanılan. yeşilimsi beyaz çiçekli bir ağaçtır. 10 m ye kadar uzayabilen. -si) Badıcı etli. 2082. Kastamonu köylerinde toprak üstü kısmı su ile kaynatılır ve elde edilen su hülasa tatlandırıcı olarak kullanılır. -ı) Ispanakgillerden. Adana ve civarında kültürü yapılan. TBAS. TBAS.

-i) bk. X. Ağz. X. tüylü. 3760. -āver. (And. eşek hıyarı (TBAS. 258) şeytan elması: (< Ar. otu) bk. DS. 257) şerbetçi otu: (< Ar. 2. çiçekleri yumurtamsı kozalaklara dönüşen ve kozalaklarından bira yapımında yararlanılan. çok yıllık. şemşamel. 32”). sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. bir yıllık. 258) şeytankulağı: (< Ar. şemsiyye + T. şemşamer) 1. Ayçiçeği . baldıran (TBAS. şemsiyye + Yun. şerbet + T. -ı) Kuzey Anadolu. otu) bk. (TBAS. elması) Tatula (TS. 258) şevket otu: (< Ar. kulağı) Kuzukulağı da denilen yabanıl ot (DS. Nişanyan. XII. 257) şemsaver: (< Ar. tırmanıcı ve otsu bir bitki. çi + otu) Yaprakları karşılıklı. 3765) .: şengar) Acur (DS. şeyŧān + T. 2086. (TS. boyası) bk. TBAS. 2. şekerci boyası (TBAS.561 şemsiye mantarı: (< Ar. şevket + T. 4722) şenger: (< ? ). Bolu ve stanbul civarı ormanlarında yetişen ve yenen bir mantardır. sapı sarılgan olan. 2090) şeytan keleği: (< Ar. (TBAS. X. -āver ‘getiren. “< Far. şeyŧān + T. şems + Far. 257) şemsiye otu: (< Ar. Cnicus benedictus. 257) şevketibostan: (< Far. manitari + T. Lepiota procera. 2.: şemsamer. kālak + T. sahip olan’. şerbet + T. Yer elması (DS. şeyŧān + Far. Ağz. Humulus lupulus. 3760) şerbet boyası: (< Ar. şevket-i būstān) 35 cm kadar yükselebilen. (And. şevketibostan (TBAS.

(Duran. çok yıllık. otsu. Orta Asya’da ve Akdeniz ülkelerinde yetişen. -ı) Hatmi çiçeği (DS. kalın köklü. 2. -ı) Kabakgillerden. şeyŧān + T. şeyŧān + Far. tere + T. nişastadan oluşan. Hayalet şeklindeki çok zor görünen bu bitkiye “şeytan yağı” denilmiştir. 3767) şırlop: (< şır + lop “ses taklidi”) ncir (DS. şeyŧān + Far. mavi çiçekli çok yıllık bir bitki. 2. X. bādingān + T. 2091) şeytan yağı: (< Ar. yalancı tespih ağacı (TBAS. X. şal am + T. Ferula assafoetida. Bupleurum subuliflorum. 2090) şeytanpatlıcanı: (< Ar. TBAS. X. 223-229) şeytan zeytini: (< Ar. 3773) . şeyŧān + T. (TS. 2091) şeytantırnağı: (< Ar. 3766) şıkık: (< Ar. 3766) şılar: (< ? ) Ham erik (DS. yağı) Bitkinin gövde ve dallarının çok ince ve dağınık olmasından. pis kokulu bitki. X.562 şeytan otu: (< Ar. birçoğu dağlarda yetişen bir çeşit bitki. küsküt (TS. saçı) bk. kök sapından müshil olarak yararlanılan. sarı çiçekli. şı ) Gelincik (DS. Phyteuma. (TS. 385) ncir (DS. nemli yerlerde yetişen. (TS. Seabiosa ukranica. şeyŧān + Ar. otu) Maydanozgiller familyasından. tırmanıcı. Bryonia diocia. 258) şeytanteresi: (< Ar. (TS. X. -i) bk. 2091. iri ve etli. şıko veya şıka. 2091) şeytan şalgamı: (< Ar. -si) Maydanozgillerden. görülmesi oldukça zordur. şeyŧān + Ar. zeytūn + T. Eren. 3765) şeytansaçı: (< Ar. yeşilimsi sarı çiçekli ve meyveleri olgunlukta siyah renkli olan bir süs bitkisi. 2. şeyŧān + T. bādincān < Far. 258) şıka: (< Yun. 2. tırnağı) Çan çiçeğigillerden. şeyŧān + T.

X. 2. 2953) Yaban gülü (DS.: şibzi) Kırmızıbiber (DS. ülkemizde 1 cins ve 2 türle temsil edilen. XII. 2. 3775) şifan: (< ? ). (And. Erigeron.: şıfan) Yulaf (DS. MBTS.563 şibiji: (< ? ). X. X. ağacı + -giller) Bir ya da iki evcikli. Ağz. 2. 3776. 632) şimşirgiller: (< Far. şifā’ + T. yaprakları her mevsim yeşil kalan. odunu sarımsı renkli ve çok sert olan. 4726) şikar: (< Far. ovaryum üst durumlu. DS. (TS. X. TBAS. Ağz. 3776. (And. 3777) şilfuni: (< ? ) Kırmızıya bakan bir çeşit üzüm (DS. 3. 3776) şikirdaklı: (< T. taç yaprakları olmayan. 4724) şifa otu: (< Ar. II. DS. nadiren de otsu bitkiler (BTS. 921) şimşir ağacıgiller: (< Far. X. TaS. -giller) ki çeneklilerden. şemşīr + T. Ağz. ağaç. 258. X. şemşīr). X. 3777) şilop: (< ? ) Yulaf (DS. her dem yeşil. örnek bitkisi şimşir olan ve şimşir türlerini içine alan bir bitki familyası (TS. otu) Demet hâlinde çiçek açan ve küçük bir saraypatına benzeyen otsu bir bitki. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı. taşlık. çalı. şikār. 2097) . XII. 2096. 3778) şimşir: (< Far. çekirdekli) çindeki çekirdekleri oynayan uzun bir çeşit elma (DS. (TS. (And.: çimşir) Şimşirgillerden. çorak bölgelerde kendiliğinden yetişen veya bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. 2094) şifi: (< ? ) Fidan (DS. 1-5 m yükseklikte bir ağaççık. lokukusit kapsül tipi meyveleri olan. Buxus sempervirens. şemşīr + T. çanak yaprakları dörtlü ve tabanda birleşik.

-u) Güz mevsiminde yetişen.: şişirka) Biber (DS. namtik) Yemeği yapılan. 3238../Far. 2111. MBTS. olgunlaşınca kararan bir çeşit armut (DS. tehennavı. Gaz. 3786. Ağz. (And. tāc + T. X. X. X. tatlı bir çeşit üzüm (DS. X. (And. EYAD. is. X.A. süs bitkisi olarak bahçelerde yetiştirilen küçük bir ağaç. Nebi). diflā ~ ? EYun.: şileder) Bir çeşit üzüm (DS. şişti) Mürver çiçeği (DS. 259) . ternebi) Uzun. emrūd + T. otu). 3. kırmızı renkli bir çeşit ot. kışın yapraklarını dökmeyen. sarı. X. DS. 3784) şişarka: (< ? ). (TS. 2958) Sarımsak (DS. 3798.: nahtik. 2958). DS. 3800) tahannebi: (< ? tahan + öz. TBAS. IX. 238. XII. X. Ağz. taĥdį + T.564 şir: (< Far. 3784) şirite: (< ? ) lkbaharda açan ak. Nişanyan. 3790) -Ttaç yaprağı: (< Ar. 2-6 m yükseklikte.: t‘ah‘annebi. Ağz. (And. 3801. Prunus laurocerasus. 3. III. 3788) şomalop armudu: (< ? şomalop + Far. yaprağı) Tacı oluşturan yaprakçıklardan her biri (TS. 2111) taflan: (< Ar. küçük çiçekli bir bitki (DS. DS. (And. 2. 3800. 3234. DS. Ağz. daphne “defne”. X. 436) Gülgillerden. 3943) tağun: (< ? ) Çitlembik (DS. X. küçük çekirdekli. şį r. X. şireder < şį re ‘şıra’. çiçekleri salkım durumunda ve beyaz olan. MBTS. 3787) şişti: (< T. 4728) şireder: (< Far. 3860. 649) tahdik otu: (< Ar. sabun otu (DS. tazeyken yeşil. 2. X.

562”) bk. X. X. tamuş. Tietze. 442. takalak) Domates (DS. ŧa’m “tat. 2.: tamaz. TS. 3. lezzet”. takımcık) Çardak genişliğinde yayılabilen. Bardak eriği (DS. thalle. X. Erik. Ağz. 3812) talaşmalaş: (< ? talaş + malaş) Küçük. yulaf. 3807) tahta yemişi: (< Far. tomas) 1. DS. Ağz. -li ?. 3831) . daħl. 2. 3018”) Fındık ağacı (DS. “< Fr. X. mısır. tarak + dalı. hafif kokulu bir çiçek (DS. thalle + T. yemişi) bk. 259) takalak: (< T. ak çiçek açan bir çeşit bitki (DS. 2124”) Kök. “< ET. tar ak < tara-. X. 3.565 tahıl: (< Ar. Kara erik. 3806) takımcık: (< T. X. “< Ar. X. tarak + dikeni) Ağrı ve sızıları gidermeye yarayan bir çeşit dikenli bitki (DS. çavdar. 3814) tallı bitkiler: (< Fr. 3817) tamli: (< Ar. tāħte + T. 2113. X. yaprak gibi ana organlardan yoksun bulunan ve çoğu asalak veya çürükçül yaşayan ilkel bitkiler topluluğu (TS. 391). tanışman < danışman) Salatası yapılan bir çeşit ot (DS. 3818) tanışman: (< T. X. 2. hububat (TS. (And. dereotu (TBAS. arpa. 2. 3821) tarakdalı: (< T. pirinç gibi ürünlerin genel adı. Frenk inciri (TBAS. (And. 2126) tamas: (< ? ). Eren. ŧa’m + T. gövde.: takıl) Buğday. Nişanyan. 259) tarakdikeni: (< T. -lı + bitkiler. MBTS. yabanıl elma (DS. 3808) takulen: (< ? ) Güzel.

çöven (TBAS. parçalı yapraklı. 2. 4740) . III. mahmude otu (TBAS. taraklık). -i. 2139. tarla + Far. AVA. bitki’. “< ET. tarla + ? çöven + T. tarla + sarmaşığı) bk. tarak + otu) Tarak otugillerden otsu bir bitki. 2.A. III. 395) Birleşikgillerden. DS. manitari + T. (TS. 2138. zmir pazarlarında satılır.. 2137) tarbaz: (< ? ) Uzun. Eren. 395”) bk.A.. otu) 60-100 cm yükseklikte. 3832) tarak otu: (< T. 191) tarhana otu: (< Far. X. 2137) tarak otugiller: (< T. Erz. evlek mantarı (TBAS. dār-ı çīn “Çin ağacı”.: daraklık) Acımsı. Çorba ve yemeklere koku vermek için kullanılır. Eren. TBAS. 209. 234) tarla mantarı: (< T. 259) tarhun: (< Ar. ıtırlı. tarak + otu + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden bir familya (TS. 373. 260) tarla sarmaşığı: (< T. Gaz. II. X. 260. 300) tarla çöveni: (< T. 638. Ağz. -ü) bk. Artemisia dracunculus. tarħūn. tarħāna + T. kuvvetli kokulu. Cinnamomum. 2. Eren. sarı çiçekli ve çok yıllık bir bitkidir. tarma) Asma üzümü (DS. IV. dārçīn. tarı +-la < tarı ‘ekin. alvala (DS. XII.566 taraklık: (< T. tarla + Yun. 260) tarla gülü: (< T. 2. Dipsacus. ETA. I. -ı) bk. 1367. < Far. hekimlikte kullanılan. kokulu bir çeşit elma (DS. Hippomarathrum cristatum. BTS. yenilebilir bir çeşit mantar (DS. . (TS. (And. Nişanyan. 395) Defnegillerden bir ağaç. çok yıllık ve sarımtırak çiçekli bir bitki. 60-120 cm yükseklikte. 260) tarma: (< T. 79. (TS. gul + T. (TBAS. 442. 3833) tarçın: (< Far.

TBAS. 2. taşlı + oğ(u)lu + buğdayı) Ak ve büyük taneli bir çeşit buğday (DS. Yetişme ortamının özelliğine göre bu bitki taş piyamı (taş bademi) şeklinde isimlendirilmiştir. Saxifraga. taş + ? kekik + T. taş + kıran + otu) Taşkırangillerden. -ı) Bu bitki taşlık alanlar ile kaya çatlaklarında yetişmektedir. 4741) taş bademi: (< T. bādām + T. (TS. Eren. -u. na’nā’ + T. emrūd + T. -ı) Bir tür mantar (TS. (Duran. 3841) taş mantarı: (< T. (TS. saplarının parçalanmasıyla üreyen bir bitki. 223-229) taş sarımsağı: (< T. örnek bitkisi taşkıran otu olan. taş + Far. taş + Far. -i) bk. 2. -i) Kabuğu çok sert bir tür badem (TS. 2149) taş nanesi: (< T. -si) 10-50 cm yüksekliğinde. 2149) taşlıoğlu buğdayı: (< T. 2. Micromeria fruticosa.567 taşarmudu: (< T. XII. 556”) Kırlarda yetişen bir çeşit armut (DS. 260) taşkıran çiçeği: (< T. bazı türleri süs bitkisi olarak yetiştirilen. taş + sarımsağı) Genç yaprakları soğan yerine kullanılan bir soğan türü. 2. taş + Ar. tüylü ve çok yıllık. kaya kekiği (TBAS. taş + kıran + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. taş + Yun. 2. taş + Far. taş + kıran + çiçeği) Taşkırangillerden. (TS. Amygdalus graeca. bir ya da çok yıllık. 396. manitari + T. tāş. 2147) taş kekiği: (< T. (TS. BTS. 2. 260) taş piyamı: (< T. ülkemizde 3 cins ve 22 türle temsil edilen. 2150. 2149. Allium scorodoprasum. 2149) taşkırangiller: (< T. Clauson. otsu bitkiler familyası (TS. 2150) . bādām + T. 2500 m den yukarı yerlerde sert kayaları yarıp yetişen bir çiçek. beyaz çiçekli bir bitki. X. 641) taşkıran otu: (< T. nane kokulu. Leontopodium alpinum. 2. “< ET.

mavi veya morumsu mavi çiçekli bir bitkidir. 3844) tatlı kenger: (< T. X. is. tatlı + ? meyan). ışgın (TBAS. tatlı + göbek) bk. X. (And. X. 2153) . kaynatılarak içilen. 3844) tatlı: (< T. 1320. Lxiolirion tataricum. Tatar + T. 2153) tatlı ravent: (< T. tatlı + Far. IV. 3844) tatlıgöbek: (< T. X. yazın yetişen bir çeşit elma (tatlıgöbek). 3844) tatlı bayram: (< T. tatlı + kök) bk. tatlı elması (DS. līmūn / Ar. Ağz. 3842) tatarcık: (< öz. tatlı) ncir (DS. BTS. 261. 641) tatıramba: (< ? ). yumrulu. 261) tatlı limon: (< T. 261) tatlı kök: (< T. tatlı + elması) Yeşil renkli. (DS. leymūn) Suyu tatlı olan bir tür limon (TS. çok yıllık. X.: dadiranba) Isırgan otuna benzer yaprakları olan. meyan kökü (TBAS. Ağz. tatlı + su + gelinciği) Tatlı sularda biten bir tür gelincik (TS. kenger (TBAS. 2. 2. başı) çi yenilebilen bir diken (DS. (And. küçük ve ak çiçekli. 260) tatlı elması: (< T. kenger) bk. -cık) Amaryllidaceae familyasından. meyan kökü (TBAS. (TBAS. Tatar + T. rāvend) bk. tatlı + Far. 15-40 cm yükseklikte. is. 261) tatlı su gelinciği: (< T. otsu. DS. kokulu bir bitki (DS.: tatlı biyan) bk. tatlı + Far.568 tatarbaşı: (< öz.

Pyracantha coccinea.569 tatula: (< Fr. 3848) tavşanbıyığı: (< T. 262) tavşançakıldağı: (< T. ŧ ā‘ūn + T. 3845) taun otu: (< Ar. 3842. 3848) tavşan elması: (< T. nemli yerlerde yetişen. X. 2. canavar otu (TBAS. 2156) tavşanbaşı: (< T. fasulia + T. yavşan otu (TBAS. 262. 261) tavşan: (< ? ) bk. DS. otu) bk. 2. Ağz. (TS. Heracleum. 3. tavşanların yediği dikenli ve beyaz çiçekli bir bitki. X. datura). X. atlamak. 282) tavşanağzı: (< T. Bir çeşit elma. çok yıllık. X. küremsi şekilli. Bir çeşit büyük armut. çiçekleri beyaz veya mor renkte. tavşan + çakıldağı) Sarı çiçekleri olan küçük bir ağaç (DS.: tatala. X. tavşan + ağ(ı)zı. bir yıllık ve otsu bir bitki. tavışgan < tavış-/tabış. 2154. 3848) tavşanfasulyesi: (< T. tavşan + bıyığı) Bir yonca türü (TS. 3 m kadar yükselebilen. 3848) . 2.‘koşmak.: davşan elması) Meyveleri 5-7 mm çapında. meyveleri dikenli. DS. tatüle) Patlıcangillerden. 397”) Pembe renkli bir tür çiçek (TS. (TS. körpesi bazı yerlerde hayvan yemi olarak kullanılan. sıçramak’ + . DS. Bir çeşit ayva (DS. IV. Ağz. otsu. tavşan + başı) 1. tavşancıl + otu) Maydanozgillerden. -si) Taneleri kurutularak yenen ve ağaca sarılmadan yetişen bir çeşit fasulye (DS.an. beyaz çiçekli ve kuvvetli kokulu bir bitki. Eren. 2156) tavşancıl otu: (< T. Datura stramonium. 2. 1-2 m yükseklikte. tavşan + elması). TBAS. 2. (TBAS. 1382. (And. tavşan + Yun. (And. 2156. “< ET.

çok yıllık ve otsu bir bitkidir. tavuk + çiçeği) Batı Anadolu bölgesinde yetişen. 263) tavuk otu: (< ? T. serçedili. takağu tavuk “Kökenini bilmiyoruz”. Bolu ve stanbul bölgelerinde yetişir. -ı. (TS. 2. sarı çiçekli. 3849) tavşanpaçası: (< T. yaprak biçimindeki dalları sert ve batıcı olan. takığu ~ OT. Kırlarda biten. tavşan + Far. X. çok yıllık bir bitki. 3850) . pembe. pāçak + T. domuzağırşağı (TBAS. (TS. “~ ET. kalp biçiminde geniş yapraklı. Stellarie media coryophllaceae. meyveleri küre biçiminde ve kırmızı renkli. pā-çe + T. tavşan + Yun.570 tavşan kirazı: (< T. Cyclamen. 2. otu) 1. tavukbacağı mantarı (TBAS. kışın yapraklarını dökmeyen bir ağaççık. Ruscus aculeatus. Eren. 398. şarap rengi çiçekli bir bitki. tavşan elması (DS. 2. Cantharellus cibarius. güzel kokulu. 2156) tavşanmemesi: (< T. 2156) tavşan meyvesi: (< T. 40 cm boyunda. tavşan + memesi) 30-100 cm yükseklikte. sarı kır çiçeği. 3849) tavukbacağı mantarı: (< ? T. -si) bk. tavuk + Yun. kökü soyularak yenilen bir çeşit yabanıl ot (DS. yumrulu. manitari + T. X. 3. kerasi + T. -ı + Yun. (TBAS. 3057”) Karadeniz bölgesi. Böreğe konulan bir çeşit ot (DS. Ruscus aculeatus. X. 263) tavuk çiçeği: (< ? T. Top biçiminde. Camotu. çalı görünüşünde. siklamen. pazarlarda satılır ve halk tarafından yenir. -sı) bk. tavşan + Far. buhurumeryem. 262) tavşankulağı: (< T. Sternbergia sicula. beyaz. tavuk + OFar. (TBAS. MBTS. manitari + T. kışın yaprak dökmeyen. tavşan + kulağı) Çuha çiçeğigillerden. 263) tavuk mantarı: (< ? T. 2. 263) tavşantopuğu: (< T. (TBAS. -ı) 20-50 cm yükseklikte. -ı) bk. mīva + T. yaban mersini. tavuk + T. tavşan + topuğu) 1.

3858) tehnel: (< ? ). X. tavuk + T. 3862) tek çenekliler: (< T.571 tavukpençesi: (< ? T. 2166) tefek: (< teğek < teğ ‘asma’ ve +ek ‘küçültme eki’. 2. 3244. büyük yapraklı ve beyaz çiçekli bir bitki. tek + çekirdek) Az çekirdekli. 3066) Kurutmaya elverişli.Asma. 2. teber.: nehtel. -liler. (And. 643) . gıvışgan otu (TBAS. tefārī ) 60-100 cm yüksekliğinde. TBAS. palmiyeler. MBTS. Ağz. tek + ? çenek + T. IX. pençe + T.: tebük) 1. çok tatlı kayısı (DS. 4745) tebik: (< ? ). 214) tekçekirdek: (< T. muzgiller gibi bitkilerin önemli bir sınıfı. XII. tavuk + Far. Pogostemon patchouly. XII. X. MBTS. ananasgiller. iri taneli bir çeşit ak üzüm (DS. 3856. 2. Ağz. X. (And. zambakgiller. 2. -si) Tropikal bölgelerin karakteristik çim bitkisi (TS. 3801. teynel) Defne (DS. tāze + Yun. 1. Yaprak (DS. TBAS. MBTS. 2170. 3855. 4745) tefarik: (< Ar. fasulia) Fasulye bitkisinin taze ve turfanda olanı (TS. DS. BTS. (TS. ncir. 2157) tavukyastığı: (< ? T. tefrün. yastığı) bk. 555”) Buğdaygiller. 263) tee: (< ? ) Dağlarda yetişen bir çeşit yabanıl ağaç (DS. salepgiller. (TS. 2. Ebegümeci (DS. 263) taze fasulye: (< Far. 3150) 1. tahnal. X. tenhel. 2. 3. 3. “< ? çenek. 2159) teberze: (< teberze < Far. 3861.

X. 2. X. X. tırmanıcı ve mor çiçekli bir bitki. göt) Yassı. DS. XII. X. al saplı ince ve küçük yapraklı bir çeşit ot (DS. (TBAS.572 tekecen: (< ? teke + T. 2170. Türkiye’de 20 kadar türü bulunan. X. mor veya sarı çiçekli. cik.: dekesakalı. 4747) tekerelması: (< T. tel.: tekercen. (TS. 4747) teke dikeni: (< ? teke + T. 3. -ı) Yaban pancarı (DS. 3865) teknecik: (< ? tekne + T. X. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. teker + elması. 3. Tragopogon porrifolius. X. çok sulu bir çeşit armut (DS. 3868) . yüksek çalı biçiminde. tel + T. DS. IV. Medicago orbicularis. tekersakalı. 3867) telçe: (< Erm. 3863) tekelpancarı: (< T. 3863) tekesakalı: (< ? teke + T. X. teksakal) Birleşikgillerden. 264) teknegöt: (< ? tekne + T. “< teke ‘kökü belli değildir’. tekkesakalı. 3. 3088”) Yeşil renkli. tek + el) Kırlarda biten. X. MBTS. DS. 1407. küçük bir çeşit armut (DS. Ağz. 264) tekel: (< T. 2172. DS. 3866) tel: (< Erm. MBTS. 3088”). yassı bir çeşit elma (DS. dikeni) Patlıcangiller familyasından. banjar + T. X. sulu. (And. tekesakallı. 3863. “< tekne ‘kökü belli değildir’. (And. sakalı). DS. otsu bir bitki. Ağz. MBTS. 3863. -cen. 3. 3864) tekkeş: (< ? ) Sulak yerlerde yetişen. TBAS. dikenli. “< ET. (TS. 3092”) Bir yıllık. 264. bir veya çok yıllık. XII. MBTS. ce) Bir çeşit ot (DS. 3865. tegre ‘teker’. büyük. tek + el + Erm. tekilcan) Tarlalarda biten ve yenilebilen bir çeşit ot (DS. kökleri sebze olarak kullanılan. 2. TBAS. 3094) Kavurması ya da bulgurla karışık çorbası yapılan. yumuşak ve geniş yapraklı bir bitki (DS.

3. X. gömlek) Büyük bir çeşit armut (DS. temregü < *temre-gü < temür. otu. tel + T. bir yıllık. yapraksız. “< teleme < deleme ‘kökü belli değildir’. 3. XII. “< ET. temre otu (DS. 3097”) bk. boğumlu sarkık dallı. télégraphe + T. 4749. (TBAS. 305) temre otu: (< T. DS. temriye < temregü + otu) bk. küçük ve çok yapraklı. bir çeşit yabanıl bitki (DS. mavi veya pembe çiçekli bir süs bitkisi. tel + banjar + T. tepelik “?”) Yumuşak toprakta yetişen. beyaz. ot) Tel gibi ince dallı. Erz. 3877) tepenik: (< T. –lice) Küçük taneli mantar (DS. -ı) 20-150 cm yükseklikte. çiçeği) Bir çeneklilerden. 4750) tenbilik: (< ? ) Patates (DS. temśį l. yemeği yapılan. XII. 3870) telgraf çiçeği: (< Fr. sulu bir çeşit ot (DS.A. MBTS. X. tel + T. temriye + otu. tüylü ve yabanıl bir çeşit ot. 3872) telot: (< Erm. uçları sivri. küçük yapraklı. pembe çiçekli bir bitki (DS. 3. 3872) tel pancarı: (< Erm. bazı türlerinde yaprakların alt ve üst yüzü mor ve gümüşî yollu. . XII. X. (TS. otsu. III. MBTS. X. 3109”) Temriye hastalığını iyileştirmek için kullanılan. 264) telgömlek: (< Erm. 4749) tellice: (< Erm. 3883) . Chenopodium album. X. tel + T. MBTS. 264. 2.573 teleme otu: (< ? teleme + T. 3109) Mercimek (DS. 2180) teli: (< ? ) Diken (DS. Tradescantia. güveyfeneri (TBAS. yaprakları etli. 3876) temsil: (< Ar.. 3876) temrekil otu: (< T. X. X.

2. X. X. (And. ETA. 265. XII. Eren. nce kabuklu. tergöynek) 1. 2197. 4753) terme: (< kökenini bilmiyoruz. 309. (And. XII. 3883) tepsi: (< ET. XII. 649. MBTS. ağacı) Tespih ağacıgillerden. 3887) tercan: (< ? ) Kırmızı buğday (DS. 3130”) Bir çeşit mantar (DS. Ağz. 4754) tesbi: (< Ar. Hindistan’da ve Avrupa’nın sıcak bölgelerinde yetişen. DS. X. (And. 3891. Lepidium. teper + otu). 3135). ters + kulak. 3891. 386. meyvesi zehirli. 404. 3. X. V. 3792) tergömlek: (< T. 3120) Dağlarda yetişen.. X. “< ET. MBTS. 3895) tesçe: (< ? ) Bir çeşit kara üzüm (DS. tergönek. Ağz. 3893) termiye: (< T. boz yapraklı. fındık biçimindeki meyvesi su ile köpüren bir çeşit ağaç (DS. 3.: tespi) Yaylalarda yetişen. X. pembe bir çeşit üzüm. DS. 2. X. fındıktan büyük meyvesi olan ve çekirdeğinin içindeki ak madde sabun gibi kullanılabilen bir çeşit çalı (DS. (TS. 3896) tespih ağacı: (< Ar. bir ya da iki metre boyunda. GD AT. 2205) . Ağz. baharlı bir bitki. ters.: tergömek. bir yıllık ve otsu bir bitkidir. yaprakları salata olarak yenen. XII. kabukları ateş düşürücü bir ağaç. Eren. (TS. 267. tepelotu) Havuç (DS. tere. al ya da sarı renkli bir çeşit elma. 3. Çin leylâğı. MBTS. DS. temriye < temregü).: tirmis) 100 cm kadar yükselebilen. ter + gömlek). 4753. 3. (And. tesbīĥ + T.574 teperotu: (< T. tek yıllık. tesbį ’. 3. 3888) tere: (< Far. DS. DS. 3129) Yabanıl turp (DS. nce kabuklu kabak (DS. Lupinus albus. BTS. TaS. 2. II. 1432. Ağz. 404) Turpgillerden. nce kabuklu. IV. beyaz çiçekli. (TBAS. MBTS.: teberotu. 4754) terskulak: (< T. tüylü. X. tevsi < Çin.

3909) tıkıç: (< T. tıbbî + Yun. (TBAS. (DS. (And. 3923) tırtlıeşki: (< ? tırt + T. 2. 265) tetirli: (< ? tetir + T. -li. X. tıkıç) Dolgun. 222) tıkan: (< T. ağacı + -giller) ki çeneklilerden. bir yıllık. 3. 3910) tıktıkı: (< tık + tıkı “ses taklidi”) Ham incir (DS. X. Ağz. “< tetir ‘kökü belli değildir’. 165) tevris: (< Ar. otsu bir bitki. 3896. 4761) tırmut: (< ? ) Yenilen mantar (DS. 3900) tevenk: (< teğek < teğ ‘asma’ ve +ek ‘küçültme eki’. tarmak. tırmık < ET. X.575 tespih ağacıgiller: (< Ar. XII. 3150) Bir çeşit üzüm (EYAD. 3. X. -lik) Ayı fındığı ağacı. 2205) tespihlik: (< Ar. 3925) . otu) Meyvelerinden tespih yapmak için yararlanılan. tevrįś. tıkan). tıhıl)Domates (DS. 3147”) Kayalık yerlerde yetişen ve boyasından yararlanılan bir çeşit bitki (DS. 3903) tıbbî papatya: (< Ar. tesbīĥ + T. 3. X. Coix lacrima-jobi. papadia) bk. X. 265) tespih otu: (< Ar. Styrax officinalis. MBTS. MBTS. tesbīĥ + T. MBTS. yuvarlak fasulye (DS. 3167) Bir çeşit dikenli bitki (DS. tesbīĥ + T.: tıhı. X. 3153) Domates (DS. MBTS. TBAS. tespih ağacı ve maun ağacı ile benzer cinsleri içine alan bir bitki familyası (TS. X. 3912) tırmık: (< T. -lı + ekşi) Bir çeşit limon (DS. papatya (TBAS. 3.

Asparagus acutifolius. 266) tilkikuyruğu: (< T. 2224) tilkişen: (< ? ) Meyveleri küre biçiminde ve olgunlukta siyah renkli olan. (And. hekimlikte kullanılan bir bitki. Tectona grandis. Paris incompleta. Birleşikgillerden. kaplamada kerestesinden yararlanılan. Timur + T. razakı üzümü (DS. tilki + Far. top ?) 1. 2. 3933. 3940) . 2. 1156) tilye: (< ? ) Ihlamur (DS. hoşkuran.: dilkü üzümü) Meyveleri olgunlukta siyah renkli. Turp (DS. Maranthus. ekşi. çok yıllık. X. çok yıllık. korunga. TBAS. Ağz. tilkü. 267) tilki üzümü: (< T. 2226) tiryaki: (< Far. teck. TaS. tek < Port. -i) bk. X. Clauson. 2223) tilki: (< ET. Pancar. II. 4762) tilki kişnişi: (< T. Uzun salkımlı bir çeşit üzüm (TS. dalları yeşil renkli ve dikenli bir bitkidir. 498. 3936) tirfil: (< Yun. otsu bir bitki. yuvarlak. 2. DS. 267) tinton: (< tin + ton) Ahlata benzer. (TBAS. tilki + kuyruğu) 1. gişnīz + T. X. Ağz. 267. zamanla havada kendiliğinden koyulaşan bir sıcak iklim ağacı. 3958) Timur dikeni: (< öz. çobankaldıran (TBAS. X. 2. is. X. tilki + üzümü). (TS. 619) Yosun (DS. ağacı) Çift çeneklilerden. 3936) tip: (< T. 2. Nişanyan. (TS. tiryākī. 2. yabanıl bir çeşit meyve (DS. teca + T. şahtere (TBAS.576 tik ağacı: (< Fr. dikeni) bk. XII. X. üçgül (TS.: tomun) Kara erik (DS. Tietze. (And. triphyllon) Yabanî yonca. 459) Oval taneli bir çeşit üzüm. 2224. 3932) timun: (< ? ). doğal rengi sarı.

tokalı + oğ(u)lu. iri taneli üzüm (DS. 4765) tokalı dücük: (< T. 410) Üç yapraklı. sert. titrek + kavak) Bütün Avrupa. Japonya ve Türkiye’nin bütün orman bölgelerinde yetişen. 3941) tohumlu bitkiler: (< Far. X. 460”) Bir çeşit kayısı (DS. Trifolium cherleri. Nişanyan. 3948) toklu: (< OT. 2. 460”) Kara. “< ET. 268) . iri buğday (DS. X. 223-229) tokat: (< tokat “kökenini bilmiyoruz”. ebegümeci (TBAS. çiçekli bitkiler (TS. toku < ? tokımak. “< ET. 3949) tolik: (< ? ) bk. tokmak + üzüm. tokalı + ? dücük) Bitkinin çiçek durumu yuvarlak tokalara benzemektedir. toklı. çalı veya ağaççık hâlinde bir kavak türü (TS. 4766) tok buğday: (< T. ıspanağa benzer bir çeşit ot (DS. Sibirya. titre + kızım) Gelincik (DS. Ön Asya.577 tita: (< ? ) Ormanda yetişen yenilir bir çeşit mantar (DS. Eren. 2227) titrekotu: (< T. X. 2. XII. TBAS. iri. eylülde yetişen bir çeşit üzüm (DS. XII. -lu + bitkiler) Bitkiler dünyasının büyük bir şûbesi. 2228) tokaloğlu: (< T. 267) titrek kavak: (< T. tuħm + T. X. tok + buğday) Tam olgunlaşmamış. Nişanyan. Kafkasya. tokımak. X. 3940) titregızım: (< T. X. Aradaki bu benzerlik bitkinin adını “tokalı dücük” olarak yaygınlaştırmıştır. Eren. titrek + otu) Kurusu süs olarak kullanılan bir çeşit kır çiçeği (DS. 3948) tokmaküzüm: (< T. Kuzey Afrika. (Duran. 3941. 410) Bir çeşit uzun.

3. X. elması) Bir tanesi yarım kilo gelecek kadar büyük. Pancar. 3956) tomçak: (< T. 4580) topalak: (< T. 3955. Ağz. X. 2. topalan) Uzun yapraklı bir çayır otu (DS. Ağz. 3178) Pazıya benzer. 3955) tombatın: (< tumbadız “kökü bulunamamıştır”. tonbatın.578 tomak: (< kökü bulunamamıştır. tomçak < top+çak).: tambatın. 3959) topaçça: (< T. 3954. topalak). XII. kendi kendine yetişen bir çeşit bitki (DS. 3956) tomsuk: (< ? ) Bataklıklarda yetişen. Rhamnus clorophorus globosus. 3954) tombak: (< T. X. (And.: tomşak) Gonca (DS. bir yanı kırmızı olan bir çeşit elma (DS. tomari. Yer elması (DS. MBTS. 3962) . tonbayan. 2233. X. 3964) topalan: (< T. 2. X. X. sapları pişirilerek yenen. 3. büyük çekirdekli bir çeşit kiraz (DS. tomatça) Papatya (DS. topaçça). 3958) tombuş: (< T. 3817. X. MBTS. X. X. Ağz.: toplalak) Hünnapgillerden. X. 3. 3179) Kayısı (DS. Ağz. DS. X.: lobatça. 3200). (And. tombatum. DS. tumbatun) 1. 3178) Uzun biber (DS. 3961. ucu dikenli ve buğday sapına benzer yaprakları olan bir bitki (DS. X. X. (And. tomurcuk) Gelincik çiçeği (DS. MBTS. DS. (And. 3957) tongarelması: (< ? tongar + T. tombuş < tonbuş) Koyu pembe renkli. 3954) tomara: (< tomara < Yun. 3. MBTS. yapraklarından yeşil boya çıkarılan bir bitki. tombalak < top+alak. 3956) tomdurcuk: (< T. (TS.

X. is. 3965) topuk çayı: (< T. Akasya fidanı (DS. Toros + Far. Toros + Far. 268. 412) Badem ve ceviz büyüklüğünde yumru kökleri olan bir çeşit ot (DS. 2. 3965) topul: (< T. Tietze. dikeni) bk. top + -(u)k. X. X. banjar) Lahana (DS. X. 50-100 cm yükseklikte. 3964. Eren. sedīr + T. top + baş) 1. 4769) torasaninciri: (< torasan < öz. encīr + T. topluca) Yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. 3963) topluca: (< T. dabbūs < Far. 268) topuklutiken: (< T. dabbūs < Far. 3964) toppancar: (< T. X. sapının tepesindeki kurşuni renkli dikenleri soyularak yenilebilen. topuklu + diken) Sapı sert tüylerle kaplı. sedir (TBAS. iyi cins buğday. 3964) topoç: (< T. 3968) Toros sediri: (< öz. yumru köklü. 3965. DS. DS. (TBAS. -i) Patlıcan incirinden küçük. -ı) bk. iki yıllık ve otsu bitkiler. topuk + Çin. topuz (TBAS. 269) . X. 268) topuz: (< Ar. 3965) topus dikeni: (< Ar. -i) bk. top + baş + üzümü) ri taneli. Ak. K AT. is. XII.579 topbaş: (< T. dabūs. dikenli. şıra yapılan ak üzüm (DS. yumuşak. topaç) Karpuz (DS. taş nanesi (TBAS. X. topul) Ham domates (DS. 571) Köke yakın yerinde birkaç yaprağı olan. X. top + Erm. 349) topuk: (< T. 3963) topbaş üzümü: (< T. çay + T. morumsu renkte. X. dabūs + T. tatlı bir incir (DS. X. meyvesi koza biçiminde olan bir çeşit diken (DS.

3969) tortçu: (< ? tort + T. tütünü) bk. bur(u)nu. 100). tenbākū + T. 3188”) Bir çeşit elma (DS. 3189”) Kavak ağacı (DS. 3972) toskafa kavunu: (< tos + Ar. 269) tosunburnu: (< ? tosun + T. (And. BTS. 3. kaplumbağa’. X. X. 269. DS. Alkanna orientalis. (And. 3969) toruk: (< ET. X. “ET. dikenli ve süt gibi suyu olan bir ot (DS. DS. tenbākū) Özellikle ran’da yetişen ve nargile ile içilen bir tütün türü. 269) . “< tosun ‘kökü belli değildir’. afā’ + T. 2. tuħmugān.“zayıflamak”. baka + otu. Nişanyan. “< tos ‘ses taklidi’ + ET. toru) Yeni yetişen çam ağacı. X. deli tütün (TBAS. X. Ağz. tōz. töymeken): Semiz otu (DS. (And. X. un mantarı (TBAS. (TBAS. 3973) totuk: (< ? ) bk. Ağz. (TS. Nicotiana persica.580 tort: (< ? tort) Kalın yapraklı. MBTS. Nişanyan. köklerinden kırmızı boya elde edilen. -ı) bk. manitari + T. tökmekan.: toççu) ri ve sert taneli. DS. sık tüylü. 3943. 269) tozağacı: (< T. X. 3978) tömbeki: (< Far.: doruk. 30-50 cm yükseklikte. toruk < tor. Ağz. X. toz + Yun. Eren. XII. X. DS. töhmeken. beyaz veya sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir.: töğmeken. 462”) Hodangiller familyasından. -çu). 3976) toz mantarı: (< T. kavunu) bk. 3972. baka ‘kurbağa. fidan (DS. 3970. MBTS. toz + ağacı. 269) töhmekan (< Far. Orhun Abideleri. 3972. adamotu (TBAS. 3. 417). bol ürün veren kırmızı bir çeşit buğday (DS. töymekan. 4487) tosbağa otu: (< tos + T. nargile tütünü. ahududu (TBAS. 660. Ergin. 116. 2244) tömbeki tütünü: (< Far.

kısa”.toplanmak”. 2. X. X. Diospyros kaki. (TS. Ham incir. turma < tur-ma “tur. yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. 2. 3. X. 870) Turp (DS. -u) Yazın yetişen. tömek “alçak. (Japon hurması).581 tömek: (< T. emrūd + T. 155) turma: (< ET. çay + T. 2. çay üzümü (TBAS. Gelincik çiçeği. 3198”) Bir çeşit mantar (DS. II. 418”) bk. 4774) tulukarmudu: (< tuluk + Far. X. 2254) turnadili: (< turna + T.: durnadili) Uzun taneli bir çeşit buğday (DS. 3987) tuluħ mantarı: (< tuluk + Yun. Ağz. -ı. turuncu renkte. 3995) turnaayağı: (< turna + T. 3988) tum: (< Ar. Erkek incir (DS. DS. tu’m) 1. 2245) tulkuk: (< ? ) 1. -sı) 1. dili). Trabzon + Far. XII. Trabzon + Çin. nce uzun yapraklı. hafif tüylü. düğün çiçeği (TS. II. X. 269) Trabzon hurması: (< öz. 3995. is. olgunlaşınca tatlılaşan meyvesi. 865) Küçük ardıç ağacı (DS. manitari + T. “< turna adının. kuşun çıkardığı sesten geldiği anlaşılıyor. Gülensoy. X. -ı) bk. is. Türk + yemez) Bir armut çeşidi (AA. 3981) Trabzon çayı: (< öz. IV. sarı renkli bir armut (DS. ayağı. 3989) turkyemez: (< öz. Eren. Bu ağacın elma büyüklüğünde. “< tuluk ‘Eski Türkçeden beri kullanılır’. Abanozgillerden 15 m kadar yükselebilen büyük bir ağaç. 2. ħurmā + T. X. sarımsı yeşil renkte. MBTS. 2. (And. 1606) . 3981) tömtöm: (< töm + töm) Papatya (DS. Gülensoy. ham iken kekre olan. is.

(TS. turp + T. 2. 270) turşkiraz: (< Far. portakal. şalgam (BTS. kaşık otu gibi bitkileri içine alan geniş bir familya (TS. yaprakları güzel kokulu bir bitki. turp. 2. mandalina ve benzerlerini içine alan bir alt familyası. -giller) Sedef otugillerin. beyaz. X. hardal. (TS. turunç. Geranium robertianum. (TS. BTS. 2254) turp: (< Far. pembe veya sarı çiçekli. ülkemizde 85 cins ve 460 kadar türle temsil edilen. çanak ve taç yaprakları 4 parçalı. turp + Yun. tūtyā. limon. -giller) ki çeneklilerden. 2255) turunçotu: (< Far. 2254. meyveleri açılan ya da açılmayan kapsül tipinde olan. çiçekleri beyaz. 15-50 cm kadar boylanabilen. otu) 15-50 cm yükseklikte. 43. Raphanus raphanistrum. yaprakları almaşlı dizilişte. lahano + T. 4775) tutya: (< Ar. kerasi) Vişne (DS. kışın yaprağını dökmeyen bir ağaç ve bu ağacın portakala benzeyen. TBAS. -sı) Sardunyagillerden. 419) Turpgillerden. 2254. tohumlarının ucunda turna gagasına benzer ince uzun bir uç bulunan. BTS. turş “ekşi” + Yun. yaprakları tüylü. 252. 2. suyu acımtırak meyvesi. 3210). turb. etli ve yenilen kökü olan. 670) turunçgiller: (< Far. lahana. bütün Akdeniz ülkelerinde yetişen. tek yıllık. MBTS. 3995) turunç: (< Far. turunc + T. turp + T. turf. (And. otu) Kokulu bir çeşit ot (DS. 118) turpgiller: (< Far. 2. AAT. sarı ve mor renkli. 2. Citrus aurantium amara. BTS. 2. bir yıllık ve otsu bir bitkidir.: tutça) bk.582 turnagagası: (< turna + ? gaga + T. turunc) Turunçgillerden. 670) turp lahanası: (< Far. 2254. turunc + T. otsu bitkiler. karnabahar. Raphanus sativus. AVA. -sı) bk. 670. çiçekleri er dişi. çuha çiçeği (TBAS. 270) . (TS. XII. ıtır çiçeği. 630) turp otu: (< Far. narenciye (TS. Eren. 3. Ağz. turub. DA. 2255.

X. kırmızı. Türk + Far. tatlı. MBTS. meyveleri iki yılda olgunlaşan. etinden kolay sıyrılabilen bir erik çeşidi (TS. ülkemizin her tarafında görülebilen bir tür. kökü belli değildir. -i) Kırmızı biber (TS. 2267. turba. -lü) ncir (DS. yapraklarını döken. 3211) nce saplarının uçlarında bir yanı açık kozaları bulunan bir çeşit yabanıl ot (DS. X. (TS. 270) türbe eriği: (< Ar. X. 875) Yosun (DS. 2266) türeme: (< T. Eren. (And. otsu ve çok yıllık bir bitki. 4014. kokulu bir bitki (DS. 20-30 cm yükseklikte. tulle + T. 2. bīşa + T. -si) Kayıngiller familyasından. 3. is. 4009) tümmüssemek: (< ? ) Aslanağzı da denilen bir çiçek (DS. türeme) Boz renkli bir ot (DS. şāħ) Çiçekleri eflatun renkli. X. küçük. X. tüylü + Far. 4006) tükürük otu: (< T. 2263) tüllü: (< Fr. 4003) tüçça: (< ? ) Bir ot cinsi (ST AT. touloupa. 25 m kadar boylanabilen. X. 3199) Pamuk (DS. beyaz veya sarı çiçekli. 2. 420”) Gülgillerden. küçük çekirdekli. 265) tük: (< T. X. X. turba + T. X. 4011) tüppek: (< ? ). 4009) tülüşah: (< T. 3.: türppek) Hardal otu (DS. 66. 672) . 4008) tülüp: (< Yun. Gülensoy. eriği. II. BTS. is. 2267) Türk meşesi: (< öz. 4013) Türk biberi: (< öz. TBAS. (TS. 2. tüy < tük. MBTS. Ağz. Quercus cerris. Ornithogalum umbellatum.583 tuzak: (< Eski Türkçeden beri kullanılır. tükürük + otu) Zambakgillerden. 4009) tülüş: (< ? ) Bir çeşit buğday (DS. 2. “< Ar. Türk + Yun. pipéri + T.

yeşil yapraklı bir çeşit bitki (DS. tüylü + barak. EYAD. tüylü + Ar. 3217) Hanımeligillerden. ETA. 89. 2268) tüsü: (< ? ) bk. 470. 2269. Nicotiana tabacum. 135. 144. 231. tüdün. 3 m kadar boylanabilen. 30. ince. park. 672. 2. fakat üzerinde gayet ince tüyler bulunan meyve (Gaz. Ağz. Türk + T. 350. K A. bābā) 1. Kır çiçeği. 4016) tüvlü ‘acir: (< T. E A. Nişanyan. GBAA. 4017) tüylübaba: (< T. tütün. DS. tütün + ? bulkar + T. 271) tütün: (< ET. MBTS. Tietze. 4008.: tülü) Toprak altında yetişen ak. (tüylübarak). boğa dikeni (TBAS. X. 310) tütünbulkarı: (< T. ‘acūr) Hıyara benzeyen. (TS. Kırmızı lâle. BTS. 2. XII. X. -ı) Kahverengiye yakın bir çeşit üzüm (DS. KBAYA. III. 79. otu.: tutun. kırmızı çiçekli. 230. X. (DS. andız. 248. (TS. Ağz. tüylübaba (DS. 4017) tüylübarak: (< T. yaprakları yenen ve yemişi olan bir bitki. 4778) türüz otu: (< ? türüz + T. II. 211. sarı. zencefil (TaS. 73. X. tüylü + Far. X. 679.. (DS. barak. 2. 457). yumru gövdesi yenilen. OAAD. T YA. 189. Leonicera japonica. 67. 1. (And. güzel kokulu ve tırmanıcı bir süs bitkisi. K AT. 689) tüylü: (< T. 87.A. 64. DA. 4017) .584 Türk otu: (< öz. ST AT. 3875) türtü: (< ? ) Çalı cinsinden. Clauson. 138. 3. “< ET. otu) Eğir. AA. MBTS. is. birleşiminde nikotin bulunan. (And. 280”) bk. 107. tüylü). V. GD AT. 4014. bahçe ve yol kenarlarında süs bitkisi olarak yetiştirilen otsu bir bitki. tütun) Patlıcangillerden.

585

tüylü boya: (< T. tüylü + boya) bk. havacıva (TBAS, 271) tüylüce: (< T. tüylüce) Yaprağı tüylü, kökü çiğdeme benzeyen bir çeşit ot (DS, XII, 4777) tüylüceyumru: (< T. tüylüce + yumru) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017) tüylü çay: (< T. tüylü + Çin. çay ) Yörede ada çayı olarak kullanılan bu bitkinin çiçeklenme kısmında uzun ve yumuşak tüyleri vardır. Dikkati çeken uzun tüyleri sebebiyle “tüylü çay” denilmiştir, Stachys lavandulifolia, (Duran, 223-229) tüylü dalak otu: (< T. tüylü + dalak + otu) 10-40 cm yüksekliğinde, yatık veya dik, gri veya beyaz tüylü, çok yıllık bir dalak otu türü, Teucrium polium, (TS, 2, 2270) tüylü kanak: (< T. tüylü + kanak) Genellikle bir yıllık, 10-60 cm yükseklikte, sarı çiçekli, beyaz tüylü ve otsu bir bitki, Crepis foetida, (TBAS, 271) tüylü meşe: (< T. tüylü + Far. bīşa) Kayıngiller familyasından, 4-5 m kadar boylanabilen, yaprak döken ve yapraklarının alt yüzü sık tüylerle örtülü olan, fındıksı tipte meyveleri olan, ülkemizin her tarafında yetişen bir tür, Quercus pubescens, (TS, 2, 2270; BTS, 672) tüylütapan: (< T. tüylü + tapan) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017) tüylütombak: (< T. tüylü + tombak) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017) tüylütombalak: (< T. tüylü + tombalak) Şeftali (tüylü, tüylüceyumru, tüylütapan, tüylütombak, tüylütoparlak) (DS, X, 4017; DS, X, 4009) tüylütoparlak: (< T. tüylü + toparlak) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017)

586

-Uuccam: (< ? ) Çörek otu (DS, XI, 4019) uçkulak: (< T. uç + kulak) Çayır arasında biten bir ot (DS, XI, 4021) uçkurutan: (< T. uç + kurutan) Turunçgillerden, özellikle limonlarda gelişerek, dal uçlarının kurumasına yol açan ve birkaç yıl içinde ağacın ölmesine sebep olan bir tür mantar (TS, 2, 2273) uğur: (< kökü belli değildir; MBTS, 3, 3230) Ceviz ağacı (DS, XI, 4030) ulama: (< T. ulama; MBTS, 3, 3233) Sulak yerlerde yetişen bir çeşit ot (ulamayonca), (DS, XI, 4032) ulamayonca: (< T. ulama + ? yonca) bk. ulama (DS, XI, 4032) uluavrat otu: (< T. ulu + Ar. ‘avret + T. otu) bk. dulavrat otu (TBAS, 272) Uludağ köknarı: (< öz. is. Uludağ + Yun. kukunaria + T. -ı) Çamgiller familyasından, iğne yapraklı, yapraklarını dökmeyen, Marmara, Batı Karadeniz ve Orta Karadeniz bölgesinde yetişen, ülkemize özgü bir orman ağacı, Abies nordmanniana, (BTS, 675) unluca: (< T. unluca; “< ET. ūn; MBTS, 3, 3239”), (And. Ağz.: unnuca) Dal ve yaprakları unlu gibi tüylü olan, 2 m kadar yükselebilen, bir yıllık ve otsu bir bitkidir, Atriplex nitens, (TBAS, 272; DS, XI, 4040) un mantarı: (< T. un + Yun. manitari + T. -ı) Yenen bir mantar türüdür, Clitopilus prunulus, (TBAS, 272) unutmabeni: (< T. unutma + beni) ki çeneklilerden, küçük mavi çiçekler açan bir bitki, Myosotis palustris, (TS, 2, 2283; BTS, 676) urgiye çiçeği: (< ? urgiye + T. çiçeği) Bir çeşit çiçek (DS, XI, 4041)

587

urumtut: (< öz. is. Rum + Far. tūt) Karadut (EYAD, 238) urumu: (< öz. is. Rum + Ar.-î) Ak, yuvarlak üzüm (DS, XI, 4042; Gaz.A., III, 699; GD AT, 311) urunguç: (< T. urunguç), (And. Ağz.: ulunkuş) Bir armut çeşidi (DS, XI, 4035, 4042) uruşman: (< T. uruşman) Ekinler arasında biten bir sarı çiçek (DS, XI, 4042) uşkun: (< kökü bulunamamıştır; MBTS, 3, 3247) Karabuğdaygillerden, yaprakları yürek biçiminde, kökü dıştan sincabî ve içten sarı renkte olan bir ravent türü, Rheum rhaponticum, (TS, 2, 2288) uşrat: (< Ar. uşrat < ‘uşį r) Salatası yapılabilen, güzel kokulu bir kır bitkisi (DS, XI, 4045) uyuz otu: (< T. uyuz + otu; “< ET. uduz; MBTS, 3, 3255”) Fesçitarağıgiller familyasından, hekimlikte uyuza karşı kullanılan, Türkiye’de 30 kadar türü bulunan, bir veya çok yıllık, beyaz, sarı veya pembe çiçekli bir bitki, Scabiosa rotata, (TS, 2, 2297; TBAS, 272; BTS, 678)

uzunalma: (< T. uzun + elma) Armut (DS, XI, 4053) uzunsap: (< T. uzun + sap) Çok iri, uzun saplı bir armut çeşidi (DS, XI, 4054) -Üüçgül: (< T. üç + Far. gul; Eren, 427) Yaban yoncası, tirfil, Trifolium, (TS, 2, 2304) üğüm: (< ? ) Fındık ağacı (DS, XI, 4061) ülkerçiçeği: (< ? ülker + T. çiçeği; “< ülker ‘kökü belli değildir’; MBTS, 3, 3266”) Yıldız biçiminde küçük parçaları olan iri bir çiçek (DS, XI, 4063)

588

ülker üzümü: (< ? ülker + T. üzümü) Baharda asma dallarının ucu kırılarak ikinci kez alınan üzüm (DS, XII, 4793) ülübe: (< ? ) 1. Patates, 2. Fasulye (DS, XI, 4064; DS, XII, 4793) ülüngür: (< ? ) Kırda yetişen ve yemeği yapılan, pancara benzer bir bitki (DS, XI, 4064) ümbürek: (< ? ) Kara üzüm (DS, XI, 4065) üngülüz: (< ? ) Bir ahlat çeşidi (DS, XI, 4066) ürge: (< ? ) Bir ağaç çeşidi (DS, XI, 4069) ürkeğen otu: (< T. ürkeğen + otu) Mavi çiçekli bir kır bitkisi (DS, XI, 4069) üsgündür: (< ? ), (And. Ağz.: üsküdür) Ufak armut (DS, XI, 4073; DS, XI, 4073) üsküle: (< ? ), (And. Ağz.: üskülen) Büyümemiş, küçük soğan (DS, XII, 4796) üskülü: (< ? ) Kökü fazla büyümeyen, tadı güzel bir çeşit marul (DS, XI, 4074) üşniye: (< Ar. uşniyye) Su yosunları (TS, 2, 2320) üşüş: (< T. üşüş) Papatya (Erz. .A., III, 323) ütküy: (< ? ) Üzüm (DS, XI, 4079) üven: (< ? ) Zeytin tanesi iriliğinde kara ve buruk tatta bir çeşit erik (DS, XI, 4082) üveyik: (< kökü belli değildir; MBTS, 3, 3280), (And. Ağz.: eveyik) Sarı renkli, özlü bir çeşit buğday (DS, V, 1806; DS, XII, 4798)

589

üvez: (< ET. uyaz; Nişanyan, 477; < T. üvez; Eren, 429), (And. Ağz.: eyvaz, gövez, ivaz, ivez, oğaz, övez, uvaz, üwez) Gülgiller familyasından, muşmulaya benzer meyveleri yenen, kışın yapraklarını döken, dikensiz, basit ya da bölmeli yapraklı, beyaz çiçekli ağaç ya da ağaççıklar, Pirus sorbus, (TS, 2, 2321; TBAS, 273; BTS, 685; DS, VI, 2169; DS, VII, 2571; DS, IX, 3267; DS, IX, 3363; DS, XI, 4047; Erz. .A., III, 323; TaS, VI, 4127) üvezli: (< T. üvezli) Bir çeşit kavak (DS, XII, 4798) üzerlik: (< ET. yüzerlik; Nişanyan, 477; < yüzerlik < yüzer < yüz-; Clauson, 988) Sedef otugillerden, 30-70 cm yükseklikte, yaprakları almaşık, çiçekleri beyaz renkte, susama benzeyen tohumları acı olan, halk hekimliğinde tedavi ettiğine inanılan, meyveleri toplanarak nazarlık yapımında kullanılan, çok yıllık, otsu bir bitki, Peganum harmala, (TS, 2, 2323; TBAS, 273; BTS, 685; DS, XI, 4085; AAT, 262; Krş.Y.A., 501) üzüm: (< ET. üzüm < üz- “kesmek, koparmak” + -(ü)m; Eren, 431; Nişanyan, 477; Clauson, 288), (And. Ağz.: cüzüm, üzim, üzum, yüzüm) Asmagiller familyasından, meyveleri taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan, ülkemizde 3 tür ve pek çok kültür çeşidi ile temsil edilen, tırmanıcı gövdeli, çalı formundaki bitkiler (TS, 2, 2324; BTS, 685; DS, III, 1029; AAT, 26; ADYA, 279; AVA, 165; BÜYA, 95, 124; DA, 87, 88, 91, 175; ETA, II, 370; EYAD, 56; GBAA, 53; Ka.Y.A., 201; KBAYA, 114, 139; K AT, 34, 139, 287; KMYA, 159; Krş.Y.A., 218; KYA, 136; OAAD, 7, 8, 107; SA, 133; ST AT, 27, 176; TAYA, 9; T YA, 247; ZBK A, 118) üzümcü eriği: (< T. üzümcü + eriği) bk. üzüm eriği (DS, XI, 4086) üzüm eriği: (< T. üzüm + eriği) Küçük, kara erik (üzümcü eriği, üzüm erik), (DS, XI, 4087) üzüm erik: (< T. üzüm + erik) bk. üzüm eriği (DS, XI, 4087) üzümlü: (< T. üzümlü) Ak renkli, ortası sarı bir börülce çeşidi (DS, XI, 4086)

590

üzümotu: (< T. üzüm + otu) Güzel çiçekleri olan yabanıl bir bitki (DS, XI, 4087) -Vv‘ahv‘ah: (< Ar. vāh + vāh; ‘ses taklidi söz’; MBTS, 3, 3286) Zambağa benzer bir çeşit soğan ki sonbaharda, kışa doğru sarı çiçek açar (Gaz.A., III, 714) valay armudu: (< Far. vālā + emrūd + T. -u) Yumuşak, sarı renkli bir armut çeşidi (DS, XI, 4089) valve: (< ? ) En iyi cins kestane (DS, XI, 4089) vanilya: (< t. vanilla ~ sp. vainilla ~ Lat. vagina; Nişanyan, 479) Salepgillerden, hava kökleri olan, meyvelerinde yağ, reçine ve vanilin bulunan, likör, pasta ve dondurmaya lezzet verici olarak katılan, tropiklerde yetişen, çiçekleri beyaz, kokulu, tırmanıcı, küçük bir bitki, Vanilla planifolia, (TS, 2, 2330; BTS, 687) varcık: (< T. varcık) Sulu yerlerde biten, yaprağı kamışa benzeyen bir ot (DS, XI, 4091) vardıyan: (< t. guardiana < Lat.; MBTS, 3, 3297) Ayçiçeği (DS, XI, 4091) vargit: (< T. var- + git-) bk. güz çiğdemi (TBAS, 274) varı: (< ? ) Mısır (DS, XI, 4091) vayıyo: (< ? ) Ihlamura benzeyen, daha ufak boyda bir ağaç (DS, XI, 4093) velvele: (< Ar. velvele; MBTS, 3, 3314) Kına çiçeği (DS, XI, 4095) venki: (< ? ) Yuvarlak taneli bir üzüm çeşidi (DS, XI, 4095)

591

venüsçarığı: (< Fr. vénus + T. çarığı) Salepgillerden, esmer kırmızımtırak renkte olan, çiçekleri çarığa benzeyen güzel bir süs bitkisi, Ceypripedium calceolus, (TS, 2, 2340) venüssaçı: (< Fr. vénus + T. saçı) Nemli ortamlarda yetişen, balgam söktürücü ve öksürük kesici olarak kullanılan, çok yıllık, rizomlu ve çiçeksiz bir bitki, Adiantum capillus-veneris, (TBAS, 274; BTS, 689) verdinar: (< Far. verd-i nār “nar gülü”) bk. köknar (TBAS, 274) verem otu: (< Ar. verem + T. otu) bk. canavar otu (TBAS, 274) veronika: (< t. veronica) Yavşan otu (TS, 2, 2344)

vezirsalkımı: (< Ar. vezį r + T. salkımı) Akasya (DS, XI, 4098) vıcı vıcı: (< vıcı + vıcı “ses taklidi söz”) Gelincik bitkisi (DS, XI, 4098; TBAS, 274) viks çiçeği: (< ? viks + T. çiçeği) bk. taş nanesi (TBAS, 274) vişne: (< Sl. vişnya; TS, 2, 2349; < Slav dillerinden alınmıştır; Eren, 436), (And. Ağz.: fisne, fışna, fışne fişne) Gülgillerden, yapraklarını döken, ekşimtırak meyvelerinden reçel ve şerbet yapılan, dalları kırmızımtırak, çiçekleri beyaz renkte, kiraza benzer bir ağaç, Cerasus vulgaris, (TS, 2, 2349; BTS, 691; DS, V, 1873; ETA, II, 251; KBAYA, 54, 191; K AT, 320; KYA, 225, 247; T YA, 304, 326; UA, 110)

-Yyaban ağacı: (< Far. yaban + T. ağacı; “< Far. biyābān < OFar. viyāpan; Eren, 437”) Akasya (DS, XI, 4112) yaban armudu: (< Far. yaban + emrūd + T. -u) Dağlarda veya sert toprakta yetişen bir armut türü (TS, 2, 2358)

592

yaban asması: (< Far. yaban + T. asması) Akasma (TS, 2, 2358) yaban ayvası: (< Far. yaban + ābiyā + T. -sı) bk. ayı fındığı (TBAS, 275) yabanbacı: (< Far. yaban + ? bacı) Baklagillerden bir bitki (DS, XI, 4112) yaban baklası: (< Far. yaban + Ar. bā ilā + T. -sı) bk. domuz baklası (TBAS, 275) yabandarısı: (< Far. yaban + T. darısı) Semer otu da denilen bir çeşit kamış (DS, XI, 4112) yaban defnesi: (< Far. yaban + Yun. dáfni + T. -sı) ki çeneklilerden, çiçekleri beyaz, sarı veya pembe renkli, orman ve çayırlarda yetişen bir süs bitkisi, Daphne pontica, (TS, 2, 2359) yaban elması: (< Far. yaban + T. elması) bk. elma (TBAS, 275) yaban enginarı: (< Far. yaban + Yun. ankinára + T. -ı) Deve dikeninin bir türü (TS, 2, 2359) yaban eriği: (< Far. yaban + T. eriği) Sert çekirdekli ve sert kabuklu bir tür erik, çakal eriği (TS, 2, 2359) yaban fesleğeni: (< Far. yaban + Yun. vasilikon + T. -i) Yer fesleğeni (TS, 2, 2359) yaban gülü: (< Far. yaban + Far. gul + T. -ü) Gülgillerden, çiçekleri soluk pembe, beyaz, yemişi parlak kırmızı renkte bir bitki, Rosa canina, (TS, 2, 2359) yaban havucu: (< Far. yaban + Far. hevīc + T. -u) Maydanozgillerden, kökleri yenilebilen, hayvan yemi olarak da kullanılan, yıllık veya çok yıllık otsu bitki, Pastinaca sativa, (karakavza), (TS, 2, 2359)

593

yabanî akdiken: (< Far. yaban + Ar.-î + T. ak + diken) Hünnapgillerden, yaprakları almaşık, kırmızı renkli yemişi olan bir bitki, Rhamnus frengula, (TS, 2, 2359) yabanî bezelye: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. bizélia < t. piselli) bk. cılban –1, (DS, III, 908) yabanî biber: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. pipéri) bk. güveyfeneri (TBAS, 275) yabanî ceviz: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar. cevz) bk. kokar ağaç (TBAS, 275) yabanî elma: (< Far. yaban + Ar.-î + T. elma) bk. dağ elması (TS, 1, 511) yabanî enginar: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. ankinára) Kengel, kenger, eşek dikeni, domuz dikeni, diken enginarı, büyük deve dikeni olarak da bilinen bitki (TS, 2, 2359) yabanî erik: (< Far. yaban + Ar.-î + T. erik) bk. dağ eriği (TS, 1, 511) yabanî hardal: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar. ħardel) bk. hardal otu (TBAS, 276) yabanî hindiba: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar. hindibā) bk. hindiba (TBAS, 276) yabanî ıspanak: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. spanaki) Pazı (TS, 2, 2359) yabanî incir: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. encīr) 1. ncir ağacının yabani türü, 2. Yaban inciri (TS, 2, 2359) yabanî kavun: (< Far. yaban + Ar.-î + T. kavun) bk. şal kabağı (TBAS, 276) yabanî kereviz: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar./Far. kerefs) Smyrnium türlerine verilen genel ad (TBAS, 276) yabanî kimyon: (< Far. yaban + Ar.-î + kemmūn) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, Doğu Anadolu’da yetişen, kurt düşürücü olarak kullanılan, 20-60 cm yükseklikte, çok

594

yıllık, otsu, beyaz veya turuncu çiçekli bir bitki, Zygophyllum fabago, (TS, 2, 2359; TBAS, 276; DS, XI, 4112) yabanî kimyongiller: (< Far. yaban + Ar.-î + kemmūn + T. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, yabanî kimyon, peygamber ağacı gibi bitkileri içine alan bir familya (TS, 2, 2359) yabanî kiraz: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. kerasi) Ülkemizde yetişen bir kiraz türü, Cerasus microcarpa, (TS, 2, 2359) yabanî kuşkonmaz: (< Far. yaban + Ar.-î + T. kuş + konmaz) bk. tilkişen (TBAS, 276) yabanî lahana: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. lahano) Turpgillerden, kumlu yerlerde yetişen ve sebze gibi yenen bir bitki (TS, 2, 2359) yabanî mantar: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. manitari) bk. cacık –3, (DS, III, 839) yabanî marul: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. maruli) 50-150 cm yükseklikte, sarı çiçekli, beyaz sütlü, iki yıllık otsu bir bitki, Lactuca serriola, (yağ marulu), (TS, 2, 2359) yabanî menekşe: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. benefşe) Menekşe çiçeğinin yabanî bir türü (TS, 2, 2359) yabanî mercanköşk: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. merzengūş) Mercanköşk çiçeğinin yabanî bir türü, Origanum vulgare, (TS, 2, 2359) yabanî mersin: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. mirsini) bk. tavşan kirazı (TBAS, 277) yaban inciri: (< Far. yaban + Far. encīr + T. -i) 1. Dutgillerden, Mısır’da yetişen ve kerestesi eski Mısırlılarca mumyalara sanduka yapmakta kullanılmış olan bir ağaç, 2. Bu ağacın meyvesi (TS, 2, 2359)

595

yabanî pancar: (< Far. yaban + Ar.-î + Erm. banjar) Tazeyken kavrulup yemek yapılan bir bitki (DS, XI, 4112) yabanî pırasa: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. praso) bk. çiriş (TBAS, 277) yabanî sarımsak: (< Far. yaban + Ar.-î + T. sarımsak) bk. itsarımsağı (DS, VII, 2570) yabanî sedef otu: (< Far. yaban + Ar.-î + śadef + T. otu) bk. üzerlik (TBAS, 273) yabanî sinameki: (< Far. yaban + Ar.-î + sinā-i mekkī) 5 m kadar yükselebilen, kışın yapraklarını döken, yaprakları müshil olarak kullanılan, meyveleri şişkin ve sarı çiçekli bir ağaççık, Colutea cilicica, (TBAS, 277) yabanî tere: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. tere) bk. su teresi (TBAS, 277) yabanî tirfil: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. triphyllon) Kara yonca, dağ yoncası (TaS, VI, 4181) yabanî turp: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. turb) Yaban turpu, acırga (TS, 2, 2360) yabanî tütün: (< Far. yaban + Ar.-î + T. tütün) Patlıcangiller familyasından, 3 m kadar yükselebilen, Batı ve Güney Anadolu’da yetişen, sarı çiçekli, çalı görünüşünde, zehirli bir bitkidir, Nicotiana glauca, (TBAS, 277; BTS, 697) yabanî üzüm: (< Far. yaban + Ar.-î + T. üzüm) bk. böğürtlen (TBAS, 53) yaban kabağı: (< Far. yaban + T. kabağı) bk. şeytan şalgamı (TBAS, 258) yaban keteni: (< Far. yaban + Ar. kettān + T. -i) Su keteni (TS, 2, 2360) yaban maydanozu: (< Far. yaban + Yun. makedonesi + T. -u) Baldıranın maydanoza benzeyen bazı türlerine verilen ad (TS, 2, 2360)

596

yaban mersini: (< Far. yaban + Yun. mirsini + T. -i) Fundagillerden, çiçekleri beyaz veya pembe, yaprakları taneli bir bitki, keçi yemişi, Vaccinium myrtillus, (TS, 2, 2360) yaban nanesi: (< Far. yaban + Ar. na’nā’ + T. -si) Yabanî bir tür nane (TS, 2, 2360) yaban pancarı: (< Far. yaban + Erm. banjar + T. -ı) Pazı (TS, 2, 2360) yaban pazısı: (< Far. yaban + Far. pāzı + T. -sı) Iştır (TS, 2, 2360) yaban pırasası: (< Far. yaban + Yun. praso + T. -sı) Gâvur soğanı (DS, III, 867) yaban sarımsağı: (< Far. yaban + T. sarımsağı) bk. kömüren (TS, 2, 1378) yaban sarmaşığı: (< Far. yaban + T. sarmaşığı) bk. akasma (TBAS, 277) yaban sinamekisi: (< Far. yaban + sinā-i mekkī + T. -si) bk. yabanî sinameki (TBAS, 277) yaban soğanı: (< Far. yaban + T. soğanı) Peynire de konulan, sarımsak tadında bir ot (DS, XI, 4112) yaban sümbülü: (< Far. yaban + Far. sunbul + T. -ü) Kedi nanesi (TS, 2, 2360) yaban teresi: (< Far. yaban + Far. tere + T. -si) Horozcuk otu (TS, 2, 2360) yabantırak: (< Far. yaban + “-tırak” eki) Sulak yerlerde yetişen bir tür dereotu, Anethum graveolens, (TS, 2, 2360) yaban turpu: (< Far. yaban + Far. turb + T. -u) Turpgillerden, kökü ve yaprakları baharlı, beyaz çiçek açan bir bitki, Raphanus raphanistrum, (TS, 2, 2360)

ya mā / yā mā. XI.597 yaban yasemini: (< Far. yağlık) Yer elmasına benzer. yağ + Yun. lkbaharda yetişen. çiğ yenilen bir bitki (DS. yağlı + Erm. mor çiçekli. 4122) yağlık: (< T. maruli + T. Püren de denilen yeşil süpürge otu. TBAS. 3343) Kocayemiş (DS. 4122) yağlı dürülü: (< T. 4123. sapı çiğ olarak . yağlı + dürülü) Marul (DS. yağlı + ağaç) Bir turp çeşidi (DS. yağlı + ot) bk. XII. yağ + ardıç. XI. 895”) Güzel kokulu. MBTS. emrūd + T. kayalık ve sert topraklarda biten. yumru köklü bir çeşit bitki (DS. 4116) yağlaç: (< T. 4808) yağlımancar: (< T. 2365) lkbaharda kendiliğinden yetişen ve yemeği yapılan bir bitki. Scrophulariaciae. “< ET. Clauson. XI. tırmanıcı. zehirli ve çok yıllık bir bitki. Stipites dulcamara. yaban + yāsemen + T. -i) Patlıcangillerden. köşeli gövdeli. -u) Bir armut çeşidi (AA. geniş yapraklı. XI. 2360. yāğ. 2. banjar) Yemeği yapılan bir ot (DS. 2. 2. sulak yerlerde ve çit kenarlarında yetişen. 4123) yağlı ot: (< T. yenilen bir ot (DS. 278) yağ marulu: (< T. yağlıca) 1. 3. 4121) yağlıca: (< T. yağlı + ısırgan) Sukestane otu. yağlıcak) Kırda yetişen. yağlı bir ardıç çeşidi (DS. 278) yabru armudu: (< ? yavru + Far. 4121) yağlıcak: (< T. XI. -u) Yabanî marul (TS. 278) yağma: (< Far. (DS. XI. 2 m kadar yükselebilen. XI. 157) yağardıç: (< T. 4122) yağlıısırgan: (< T. TBAS. XI. (TS. 3. yalı otu (TBAS.

2370. yalancı + Fr. 698) yakı sakızı: (< T. TBAS. BTS. kırmızı veya pembe çiçekli. 3348”) Kabukları yakı olarak kullanılan defne türünden bir ağaç. yakı < yak-mak. bā ilā + T. pipéri) Akdeniz ülkelerinde süs ağacı olarak yetiştirilen. -sı) Acı bakla (TS. yakı otu (TBAS. 25 m kadar boylanabilen. 3353”) Baklagiller familyasından. MBTS. 2. is. yol kenarlarında süs bitkisi olarak kullanılan. 4130) yalancı akasya: (< T. (TBAS. 2368) yakı otu: (< T. acacia. Esmer mavi renkli ve müsilajlı bir görünümü vardır. XI. -ı) bk. 2366) Yahudi hurması: (< öz. (TS. 2. (TS. sulak yerlerde yetişen. MBTS. “< ET. sirīş) bk. karahurma (TBAS.598 yağmurbastığı: (< T. 278) yağ şalgamı: (< T. 3. 2. 2373. Schimus mollis. otsu. “< ET. yalancı + Yun. yakmuk) Asma yaprağı (DS. Clauson. Eren. 1432) Yahudi baklası: (< öz. yaklaşık 60 cm kadar boylanabilen. küçük şalgam (TS. yakı + ağacı. yal an. 279) . TBAS. (Allahekmeği). Yahudi + Far. yakı + sakızı) bk. yakı + otu) Küpe çiçeğigillerden. BTS. şal am + T. 279) yalancı çiriş: (< T. Epilobium. 278) yakı ağacı: (< T. 903”) Mavi alglerden bir Nostoc türü. çiçekleri kabızlığa karşı yatıştırıcı ve safra arttırıcı olarak kullanılan bir ağaç türü. çiriş otu (TBAS. sarımsı çiçekli küçük bir ağaççık. Yahudi + Ar. çok yıllık. 2373. yağmur + bastığı. Daphne quidium. 2. “< yağmur < yağ. (TS. 3. 279. yağ + Far. 2. ħurmā + T. -sı) bk. is. 2. 5-10 m yüksekliğinde. kışın yaprak dökmeyen. 279) yakmuk: (< T. 439.+ -mur. Yağmurlardan sonra ortaya çıkar. 699) yalancı biber: (< T. küçük bir süs bitkisi. beyaz çiçekli. (TS. yalancı + Far. Robinia pseudoacacia.

Ballota nigra. hevā + Far. 4139. küçük bir ağaç. yalancı + ısırgan) 100 cm kadar yükselebilen.cį ve) bk. 280) yalancı sümbül: (< T. XI. (And. karabaş otu yalancı öd ağacı: (< T. tüylü. 279) yalancı lavanta çiçeği: (< T. renk otu (TBAS. Ağz. 279) yalancı havacıva: (< T. çiçeği) bk. lavanda + T. jį ve. 15 m kadar boylanabilen. otsu ve kırmızı çiçekli bir tür. 279) yalancı safran: (< T. bataklık süseni (TBAS. XI. sunbul) bk. tesbīĥ + T. 279) yalancıkeçi: (< T. dağ sümbülü (TBAS. ‘ūd < Hintçe. Melia azedarach. ağacı) bk.599 yalancı eğir: (< T. yalancı + t. kannavi) bk. yapraklarını dökmeyen erkek ve dişi kozalakları ayrı ayrı bitkilerde bulunan bir çalı ya da ağaç türü (BTS. meyveleri olgunlukta sarı renkli. yalancı + Ar. za’ferān) bk. yalancı + Ar. ağacı) Kalembek (TS.: yalanı. yalancı + Ar. yalankı) Dağlarda biten ve süpürge yapılan bir ot (DS. aspir (TBAS. 280) yalangı: (< T. yalancı + Ar. yalangı). OAAD. pennat yapraklı. yalancı + keçi) Erguvan ağacı ve çiçeği (DS. yalancı + Fr. + T. emzik otu (TBAS. 4139) yalancı kenevir: (< T. ákoron) bk. (TBAS. 279) yalancı ısırgan: (< T. ağacı) Ege ve Akdeniz bölgelerinde yetiştirilen. bir yıllık. yalancı + Far. 280) yalancı tespih ağacı: (< T. yalancı + Yun. 261) . yalancı + porsuk + bitkisi) Porsukgiller familyasından. 2373) yalancı porsuk bitkisi: (< T. 699) yalancı portakal ağacı: (< T. (TBAS. ayı elması (TBAS. portugal + T. 2. yalancı + Yun.

Ağz. yaman + iyisi) Şalgam (DS. Lamium Amplexicule Labiate. 4139) yaldaş: (< ? yal + T. 4160) yandık: (< ? yandık. muscat + T. Mürver ağacı. Aylandız da denilen. 3. 3354) bk. 4159) yanal: (< T. MBTS. (TBAS. kerestelik bir ağaç (DS. XI. 280. 2. yana düşen”. 3355”). 3361) Bir elma cinsi (ST AT. (DS. (yağlı ot). 4153) yanabidildamak: (< ? ) Beyaz ısırgan otu. yanal < yan+al “yan tarafta olan. 3. karpuz (DS. Ipomoea stolonifera. (DS. XI. XI. otu. sıcak ve kurak bölgelerde yetişen. 2. Yalova + Fr. (TS. MBTS. 3. Ağz. XI.: yalotu) Güney Anadolu sahillerinin kumluklarında yetişen. Alhagi maurorum. MBTS. XI. 4163) . -daş. yalos ‘yalı’. 2. otsu. MBTS. yandıran) Köpek üzümü. (And. beyaz veya sarı çiçekli bir tür.: yalankoz) 1. suda yetişen. 4143) yaldıran: (< T. “< Yun. 3352) Bir üzüm çeşidi (DS. yalos + T. 280) yandıran: (< T. Solanum nigrum Solanaceae. yanalak) Bir yanı çökük kavun. 4149) Yalova misketi: (< öz. sarımtırak küçük tohumlarından kudret helvasına benzer bir madde elde edilen bitki. 3362). TBAS.600 yalangoz: (< T.: yandak) Baklagillerden. yalangoz). bir veya çok yıllık. (And. it üzümü (TBAS. Ağz. (And. yaldıran < yal-dır-an. “< yal “kökü belli değildir”. kökü bulunamamıştır. 269) yanalak: (< T. 2382. 2377) yamaneyisi: (< T. 3. 3. DS. XI. 145) yalı otu: (< Yun. is. MBTS. 192. -i) Bir çeşit üzüm (TS. XI.

yapraklı + kara + ? yosun + T. 99. TBAS. 334. K AT. 4181. 702. 4168) yanıkızıl: (< T. 82. MBTS. 2. OAAD. 76. ağaç kabuklarının yüzünde halı tüyleri gibi sık biten kara yosunları (TS. Ağz. 14. yaprak + Far. ADYA. 4189. manitari + T. 4177. terleme gibi olayların oluştuğu. bataklık yerde yetişen. 163. yapılcan) Dikenli ardıç (DS. 281) . bir veya çok yıllık. 68. (TS. 4179) yapraklı kara yosunları: (< T. 4177) yapıldak: (< T. duvarlar üzerinde gelişen. XI. DS. Börülce. 4178) yarpaħ armudu: (< T. yaprag. 71. enli ve çok yapraklı bir çeşit kamış (DS. yapıldak ?) Sıcak. 352. 2389.A. 269. 879.Y.601 yandıraz: (< T. ETA. EYA. 492). Krş. III. . 4164) yanıkara: (< T. DS. 193.A. 281. -ı) bk. XI. 502. (TS. karbon özümlenmesi. 224. 2. BTS. 335. yaŋak. yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. 106) yaprak (II): (< T. ST AT. DS. Ka. II. 2391.: yapık. AA. yanı + kızıl) Bir yanı kızarık yaz armudu çeşidi (DS. çoğu klorofilli. DS. SA. yarbak. yanak < ET. XI. 158. Erz.. 3361) Ceviz (DS. 312. EYAD. 4168) yapılcan: (< T. kayın mantarı (TBAS. 158) yaprak (I): (< T.. ZBK A. 12. 45. TAYA. XI. 286. XI. yanı + kara) 1. XI. 2392) yaprak mantarı: (< T. 97. yarpaħ. 140. Folium. 4177) yapışkan otu: (< T. yapışkan + otu) Isırgangillerden.A. yaprak + Yun. 194. yaprak < ET. yumuşak tüylü. Clauson.. GD AT. 2. Fasulye (DS. -u) Bir armut çeşidi (AA. otsu ve yaprakları yapışkan bir bitki. Nişanyan. emrūd + T. 3. yandıraz) Mültüme de denilen bir bitki (DS. 2. XI. XI. yarpak) Bitkilerde solunum. XI. 4163) yangak: (< T. yaprak) Bodur meşe ağacı (DS. yapraħ. yapur ak < yapur-. Parietaria. (And. 365. XI. -ları) Kayaların.Y. XI.

açan + otu. yāsemen) Zeytingillerden. XI. MBTS. yer yarığı’. otu) Halk arasında yaralara iyi geldiğine inanılan bitki (TS. yara + T. 2402) yasemin: (< Far. (TS. 3. yasmık < yas-muk. “< ET. 753) yasmık: (< T. MBTS. 2. çayır otuna benzer bir ot (DS. güzel kokulu bir bitki. 281) yara otu: (< ? T. TBAS. 2. (TS. 4205) . yarma + Far. ince başaklı. baş) Çayırda yetişen. beyaz. VI. Clauson. 4371) yavruağzı: (< ? yavru + T. Mentha pulegium. 4189) yarpuz: (< kökü belli değildir. MBTS. 2404. 3. (And. 3371”) bk. şeft-ālū) Eti çekirdeğinden kolayca ayrılan şeftali (TS. 975) Mercimek (TS. 4205) yavrubaş: (< ? yavru + T. XI. yavruağız. XI. BTS. kırmızı veya sarı renkli çiçekleri güzel kokulu olan bir ağaççık. Ağz. 3. kısa saplı. 704. MBTS. düğün çiçeği (TBAS. 3379) Ballıbabagillerden. XI. kışın yaprak döken veya dökmeyen. yara + T. TaS. 2. 2404. 2402) yarnaz: (< ? ) Kırmızı buğday da denilen bir çeşit buğday (DS.. 4186) yarma şeftali: (< T.: yavrağzı. Jasminum. “< yara ‘yar-mak’ fiilinden türemiş olduğu şüphelidir. Gaz. ağ(ı)zı.602 yaraaçan otu: (< ? T. 3371”) Havuç (DS. 3388”). 281. çiçekleri birbirinden ayrı halka durumunda. III. 2394) yarkökü: (< T. yār ‘dik ve derin uçurum. nane türünden.A. 2. 3. az veya çok tüylü. 2. yar + kökü. yavraz) Sarı çiçekli bir kır bitkisi (DS. “< yavru ‘kökü kesin olarak belli değildir’.

A. 2. XI. Artemisia. yabçan-yavçan ‘kökü kesin olarak belli değildir’. yayla + ? kekik + T. iki veya çok yıllık. AA. STJa *yabış. Pritsak ise yavşan’ın yap-ış-çan’dan geldiğini ortaya atmıştır. . 4207.: yaykın. Erz. yay + Far. 4210) yayla çayı: (< T. TBAS. yavçan. 158) yayarmudu: (< T. katmer yapraklı bir bitki (DS. VI. 3. 4206. Ağz. ateş düşürücü. küçük. yayla + Far. sıtmaya karşı ve iştah açıcı olarak kullanılan. otu. yayla + Çin. yayla + Yun. Helichrysum. emrūd + T. 2./ yapış.603 yavşan otu: (< T. kurt düşürücü. Räsänen *yabı-ş-ğan biçiminden geldiğini yazmıştır. “< yavşan Orta Türkçeden başlayarak kullanılır: yabçan. 3. yayla + güzeli) Boncuk gibi. bir. yekin) Kızılağaç (DS. 2. kırmızı çiçekli. 4229) yayılgan: (< T. 282. -ı. KMYA. 2416) yayla gülü: (< T. 2413. -i) bk. XI. gul + T. DS. 4212) yayla kekiği: (< T. BTS. 2416) yaylagüzeli: (< T.kökünden yola çıkılabileceğini söylemiştir. XI. DS. Eski Kıpçakçada da yavşan olarak geçer. dağ çayı (TBAS. mercanköşk (TS. çay + T. 2416) yayla kestanesi: (< T. 4407. TaS. MBTS. yayla . 3388”). III. XI. < ET. 4211. otsu veya çalımsı bir bitki. (TS. özel kokulu çok yıllık ve otsu bir bitki. 3391”) bk. 706.. -ü) bk. yavşağan) Sıracagillerden. (TS. kastania + T. 4209) yaygın: (< T. yayla + çiçeği) Çiçekleri sarı renkte. ölmez çiçek. 444. yayılgan) Sarmaşık (DS. 2. XI. -u) Erken olgunlaşan bir çeşit armut (DS. XI. Eren. 336.: yavsun. (And. çiğdem (TBAS. 282) . -si) bk. Türkiye’de 20 kadar türü yetişen. MBTS. yaygın). “< ET. 282) yayla çiçeği: (< T. 316. mavi ve beyaz renkte çiçekler açan. yavşan + T. (And. ölmez çiçek (TS. Ağz.

283) . 1082”) Meyve ağaçlarının gövdesinde biten asalak ot (DS. 4217) yazlık buğday: (< T. yayla + sarımsağı) Bu bitkinin cinsi ile kullandığımız sarımsağın cinsi (Allium sativum) aynıdır.604 yayla otu: (< T. 283) yazıpancarı: (< T. Kokuları da birbirine çok benzemektedir. yay + oku) Öküzkuyruğu da denilen bir bitki (DS. manitari + T. sert bir çeşit buğday (DS. yazı + Erm. Yörenin yaylalarında yetişen bu bitkiye “yayla sarımsağı” denilmiştir. banjar + T. XI. 4217) yazılı incir: (< T. yaz + kış + gövdesi. (And. ölmez çiçek (TBAS. 1. XI. “< ET. yedi + damar + otu) bk. XI. (Duran. Yörenin yaylalarında yetişmesinden dolayı “yayla tütünü” denilmiştir. 4217) yazkışgövdesi: (< T. kövdöŋ ‘gövde’. (Duran. yayla + otu) bk. yazlık + buğday) lkbaharda ekilen. Solenanthus stamineus. -ı). yemeği yapılan yeşil otların tümü (DS. küçük taneli. yazılı) Börülce (DS. yayla + yavşanı) Tüylü dalak otu (TS. 283) yayla sarımsağı: (< T. yazılı + Far. 223-229) yayla yavşanı: (< T. 4217) yazı mantarı: (< T. 2417) yayoħu: (< T. encīr) Olgunluktan yarılmış. 4218) yedi damar otu: (< T. Ağz. XI. yazı + Yun. XI. 4214) yazılı: (< T.: yazupancarı) lkbaharda kırda biten. -ı) bk. evlek mantarı (TBAS. bağa (TBAS. 2. MBTS. yayla + tütünü) Bitkinin yaprakları kurutulup tütün olarak kullanılır. XI. 223-229) yayla tütünü: (< T. patlıcan inciri de denilen mor renkli incir (DS.

503. XI. XI. yeleşik < yerleşik) Tatula da denen bir bitki (DS.A. XI. 3402”) Mor çiçekli dikenli bir ot (DS. kasımpatına benzer. dikenli bir bitki (TS.+ miş. DS. Clauson. XI. 4242. yemlik < yém < yé-. yel + kovan + otu) Sardunyaya benzer yabanıl bir bitki (DS. XI.: emlik. III. MBTS. 98) yelpenek: (< ? ) Hıyar (DS. 339. eğir kökü (TBAS. yaprakları kısa saplı. yelmiyh. 495) 1. yemliyh. GD AT. . Erz. XI. Ağz. meyve. yellice) bk. kök karanfil (TBAS. 4238) yel otu: (< T. Nişanyan. 283) yellimkara: (< yellim + T. 262. (And. 4239) yemiş: (< ET. OAAD. Eren. 934).. yémiş “meyve” < ye. 2. yumurtamsı biçimde ve kenarları dişli olan. 2. yel + otu) bk. otu) Sancı. 4242) yemlik: (< T. XI. Ağz.605 yedideli: (< T. AA. yemiş + -(e)n. 2. kokusuz bir çiçek (DS. ağrı gidermede ve tahtakurularına karşı kullanılan bir ot (DS. 4602) yemişen: (< T. DS. yimlik) Papatyagiller familyasından. 3. 451. 2430. Krş. AVA. 352. yelmük. VI. “< yellim ‘ses taklidi kelime’.: yemişan) Gülgillerden. XI. 4221) yegenaşısı: (< T. 88. 4233) yelkovan otu: (< T. Eren. 14. 452). yaprakları . yelebük. yeğen + aşısı) Bir çeşit kayısı ağacı (DS.. döllenme sonunda çiçeği meyve yapraklarından oluşan ve tohumu taşıyan organ. TaS.Y. XI. (And. kara. ncir (TS. 4237) yelmeşük otu: (< ? yelmeşük + T. 4223) yeleşik: (< T. yermük. 4236) yellice: (< T.A. 2430. meyvesi elmaya benzeyen. Bitkilerde. yedi + deli) Türlü renklerde açan. yelmik.

(TS. ana vatanı Çin ve Japonya olan. Gaz. XI. terletici veya yara iyi edici olarak kullanılan. yeni + Far. yer + Ar. (TS.: yerebaħan) Küpeçiçeği gibi. MBTS. yerebatan (DS. II.. III. Gaz. yį r. (DS. III. -ı. Pimenta officinalis. 265. bir yıllık.A. yere + bakan). 4819. DS. 140. XI. 4248) yepelek: (< ? ) Yulaf (DS. limon sarısı renkli. 4243. yer + Far. 2432. sarı renkli. XI. XI. DS. ülkemizde 18 türle temsil edilen. . AAT. 621. toplanıp yenilebilen gümüş renkli bir ot (DS.. baş aşağı çiçek açan bir çeşit kır çiçeği (DS. otsu bir bitki. şam’ + T. XI. -u) Böğürtlen (DS. yere + geçen) bk. 1739. K AT. sulu ve mayhoş yemişi olan her dem yeşil bir ağaç. 4253. 2. 4250) .A. 2. 707. BTS. DS. 2437. yeni + Ar. behār) Mersingillerden.606 ipliksi ve paralel damarlı. 4250) yerekaçan: (< T. 339. III. ülkemizde kültürü yapılan. 2. Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen bir bitki. aken tipi meyve taşıyan. 708. BÜYA. yerebatan (DS. 353) yer çamı: (< T. bir ya da çok yıllık otsu bitkiler (TBAS. 3. tūt + T. 4248. (Malta eriği). XII. 284. TBAS. 4250) yerebakan: (< T. Ağz. 4245. erik büyüklüğünde. AVA. yere + kaçan) bk. 4250) yerebatan: (< T. 750) yepel: (< ? ) Kırda yetişen. 2431) yenidünya: (< T. (TS. XI. 3408”) 5-10 cm yüksekliğinde. V. 4250) yeregeçen: (< T. iri çekirdekli. 284) yerdutu: (< T. dunyā) Gülgillerden. Erz. kuvvet verici. XI.A. yerekaçan). Eriobotrya Japonica. ETA. çiçekleri uzun bir sap üzerinde bulunan. “< ET. Ajuga chamaepitys. BTS. XI. XI. 246. DS. 748) yenibahar: (< T.. yere + batan) Havuç (yeregeçen. (And.

yer palamudu (TS. 2439) yermeseri: (< T. kök sapları yumru durumunda olan bir bitki. 709) yergöbeği: (< T. yer + Far. 4253) yer mantarı: (< T. -si) 1. nār + T. 2438. hayvanlarda zehirlenmelere neden olan. -i) Ak erik (DS. (TS. 377) yer fesleğeni: (< T. XI. 285) yer fıstığı: (< T. KBAYA. AA. bīşa + T. yer + Ar. vasilikon + T. XI. DS. 4253) yer meşesi: (< T. yer + Yun. yer + Çin. yer + T. VI. 208.607 yer elması: (< T. yer + Yun. Mercurialis. yer + Far. -si) nci çiçeği (TaS. (TBAS.: yer alması) Birleşikgillerden. inci + T. 2. çiçekleri döllendikten sonra toprağa gömülerek meyve veren. sarı çiçekli. XI. 10-50 cm yükseklikte. 4539) yerküpelisi: (< T. tek yıllık. 2. 159. XI. hlk. XI. 2. DS. 2437. BTS. 4249. 285) yer incisi: (< T. (TS. -ı) Baklagillerden. AVA. 2. XI. bahçede yetiştirilen bir çiçek (DS. 246. yer + Ar. Cytinus hypocistis. Dalak otu. T YA. yer + iğdesi) bk. küpelisi) Küpeçiçeğine benzeyen. (TS. yer + elması). fustu + T. 2438. 2439) yermeşik: (< ? ) Gelincik (DS. çıçırgan (TBAS. 2. sürüngen gövdeli bitki. 4250. 4253) yer narı: (< T. 4251) yer iğdesi: (< T. TBAS. otsu bir tarım bitkisi. yer palamudu. -ı) Cistus türlerinin köklerinde parazit olarak yaşayan bir bitkidir. (And. Helianthus tuberosus. Kurtluca. 2. -ı) bk. domalan (TS. Arachis hypogaea. mesir + T. otsu veya odunsu. yer + göbeği) Bakla tarlasında köklerden beslenen bir asalak ot (DS. 285) . manitari + T. -i) Sütleğengillerden. Ağz.

608 yer otu: (< T. yer + sarmaşığı) Gebre otugillerden. domuzağırşağı (TBAS. 4254) yer yenidünyası: (< T. (DS. praso + T. 2440) yersakızı: (< T. palamudi + T. Dalak otu. -sı) bk. Ağz. yer + Yun. Sebze (DS. nemli yerlerde. yer meşesi. serv + T. XI. -ı) bk. 2440) yer pırasası: (< T. -i) Yer meşesi (TS. yer + sakızı) Kökünden kara renkli sakız çıkarılan bir ot (DS. aslankuyruğu (TS. 285) yer yoncası: (< T. yer + Yun. Ağz. 2. yer + otu). 37) yeryaran: (< T. 2. yer + Ar. hlk. dunyā + T. 285) yer somunu: (< T. 4253) yer palamudu: (< T. -sı) bk. 4254) yeşilbiber: (< T. duvar diplerinde yetişen bir bitki. -u) bk. yer + Ar. balluŧ + T. psomion + T. (And. (And. -sı) bk. -si) bk. 2. XI. pipéri) Yeşil renkli taze. 2440) yer servisi: (< T. 2441) yeşillik: (< T.: yir otu) Havuç (DS. sivri ve dolma biber (TS. adamotu (TBAS. XI. 2. yer + ? yonca + T. I. yer + yaran) Bir çeşit mantar (DS. yer çamı (TBAS. Kurtluca. yer + yeni + Ar. XI.: yişillik) 1. 2440) yer pelidi: (< T. Cleome. -u) 1. yeşillik). yer + Yun. XI. ayı gülü (TBAS. şa ā’i + T. yer meşesi (TS. Hıyar. yer + yumurtası) Patates (DS. yeşil + Yun. (TS. 4254) yer sarmaşığı: (< T. 2. yer + Far. 116) yeryumurtası: (< T. 285) yer şakayığı: (< T. ağ yonca –1. 2. 4256) . 2.

yılan + Ar. 88. XI. Arisarum vulgare. Dracunculus vulgaris. 2. cücek + T. 4264) yılancücüğü: (< T. VII. yılan + dili) Küçük eğrelti otu. XI. yılanyastığı (TBAS. çok yıllık ve otsu bir bitki. Yaban baklasına benzer bir bitki. çiçekleri karanfile benzeyen. Clauson. 286) . -i) Yılan otu da denilen. XI. (TBAS. yılan + burçağı) 1. 930”) Fiğe benzer bir bitki (DS. 2448) yılanekmeği: (< T. 4262) yılanbaklası: (< T. (And. 285. DS. 286) yılanburçağı: (< T. uzun parlak yapraklı. yılan + boncuğu) bk. Ağz.609 yeşil soğan: (< T. DS. < “ET. yılan + ekmeği) Yaprakları uzun saplı ve ok biçiminde. 2. (TS. 10-20 cm yükseklikte. yılanbıçağı (DS. Ophioglossum. Batı ve Güney Anadolu’da bulunan. 286) yılandili: (< T. boğa dikeni (TBAS. XI. yığınç) Isırgan otu (DS. yılan + Far. (TBAS. kayalık yerlerde biten enli. bk. yılan + çiçeği) Mide ve barsak hastalıklarına iyi geldiği sanılan. bā ilā + T. 4265) yılan çiçeği: (< T. yeşil + soğan). -ü) bk. 4265) yılan dikeni: (< T. kokusuz. 118) yığınç: (< T. XI. kırmızı başaklı bir çeşit ot (DS. DS. yılan + dikeni) bk. ölmez çiçek (TBAS.: yeşil sögan) Yeşil soğan (DA. 4264) yılanbıçağı: (< T. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. 4264) yılanboncuğu: (< T. 286) yılan gülü: (< T. -sı. 2517. yumruları süs bitkisi olarak dış ülkelere satılan. 2. yılan + bıçağı) Genellikle mezarlıklarda. 496. 2448. yılan. yılan + Far. Nişanyan. sarımsağa benzer yumrulu. XI. gul + T. kıvrımlı eğrelti otunun bir türü (TS.

4266) yılan otu: (< T. llicium anisatum. 2. (TBAS. (TS. -u. yılan kuyruğuna benzeyen ve sarmaşık gibi uzayan bir ot (DS. meyveleri zehirli bir ağaççık. 2448. 4266) yılanyastığıgiller: (< T. XI. danaayağı. XI. Dahlia. (TS. yāsemen + T. 287. (dalya). TBAS. anison + T. BTS. XI. Clauson. 2. yıldız + Yun. sulak ve nemli yerlerde yetişen. 4268) yıldız yasemini: (< T. çok yıllık. 712. 712) yıldız anasonu: (< T. XI. Japonya’da yetişen. -ı) Gövdede oluşan şişleri iyileştirmek için üstüne konulan bir ot (DS. 2. Aristolochia hirta. yultuz. cinsleri içine alan bir bitki familyası (TS. BTS. Dracunculus vulgaris. 922”) Manolyagillerden. çiçekleri katmerli. DS. yumrulu. basit ya da parçalı yapraklı. yılan + kökü) bk. kurtpençesi (TBAS. (TS. -i) Zakkumgiller familyasından her mevsim yeşil olma özelliğini koruyan odunsu bir bitki (TS. yıldız + kökü) Yer elması (DS. yılan + otu) Kökü yılan sokmasına karşı kullanılan. 2450) . banjar + T. XI. yılan + yastığı + -giller) Bir çeneklilerden. bakka tipi meyveleri olan. DS. 4266) yılanpancarı: (< T. 286) yılankuyruğu: (< T. çok yıllık. kök sapında süt görünüşünde. 4266) yılanyastığı: (< T. “< ET. yılan + kuyruğu) Baharda biten. ülkemizde 11 türle temsil edilen. yılanyastığı vb. 286. 2. yılan + yastığı) Yılanyastığıgillerden. mısır koçanı şeklinde çiçeklenen. yakıcı ve acı bir öz su bulunan. silindrik köklü. yıldız biçiminde ve türlü renkte bir süs bitkisi. 2. 2449) yıldız çiçeği: (< T. yıldız + Far.610 yılan kökü: (< T. yaprakları sebze olarak kullanılan. 15-50 cm yükseklikte. yıldız + çiçeği) Birleşikgillerden. 2449) yıldızkökü: (< T. 2448. zehirli bir bitki. yılan + Erm. esmer-yeşil çiçekli ve otsu bir bitki.

(TS. DS. Bu biçimde -r. XII. 621. AA. 4823) yonca: (< Eski Türkçede yorunçğa olarak kullanılır. 4288) yonan: (< öz. yoğurt + çiçeği) Papatya (TS. 4271) yidin: (< ? ).: yıllıgıç) Şamama. 4283. (And. kavuna benzeyen.611 yıllığıç: (< ? ). TBAS. ülkemizde 95 kadar türle temsil edilen. Bitki adlarında kullanılan –nçğa ekiyle yapıldığı anlaşılıyor. yoğurt + otu) Kök boyasıgillerden. Oğuzlar ise yorınca biçimini kullanırlar. -cik) Meşe (DS. bir veya çok yıllık. güzel kokulu ama yenilmeyen meyve (DS. Kaşgarlı Mahmud’a göre Orta Türkçede yorınçğa biçimi geçer. otsu. AVA. 287) yoğurt otu: (< T. 2. yivdim. Yunan) Yunan buğdayı da denilen iri başaklı bir çeşit buğday (DS. 713. is. KYA. 2456) yoksul buğday: (< T. Türkçe yonca biçiminin yorınca’dan geldiği açıktır. 107) yongöbek: (< ? yon + T. Eren. XI. yivdin) Frenk üzümü iriliğinde meyvesi olan zehirli bir bitki (DS. Manisa lâlesi (TBAS. 159) yiğilcik: (< ? yiğil + T. 2456) yoğurtçuk: (< T. 457) Baklagillerden. ST AT. 2462. II. XI. Trifolium. yoksul + buğday) Başağı dört köşe. 2. XI. 288. 2. XI. ETA. 4276) yoğurt çiçeği: (< T. (And. çiçekli dal uçlarında sütü kestirmekte kullanılan bir maya bulunan. XI. 197. 4276. göbek) yi çeşit yemeklik mantar (DS. XI. 170. 237. yoğurtçuk) bk. Ağz. ak renkli. BTS. bir yıllık veya çok yıllık otsu bitki. Galium. Ağz. kara kılçıklı bir çeşit buğday (DS. EYAD. (TS. KBAYA. yaprakları genellikle üç yaprakçıklı olan bitkiler.düşmüştür.: yiğdin. 246. Kökünü açık olarak bilmiyoruz. 4294) . başak durumundaki çiçekleri kırmızı veya mor renkli.

yumak otu (DS. 33. Malta eriği (DS. -lı ‘yordamlı’. çoğu sularda yetişen. 2465.612 yonuz eriği: (< ? yonuz + T. 3. 4825) yumru: (< T. yosmuk. 3. ikinci bölümünü ise Arapçadan kalma Farsça alaf “ot. 714. Ağz. 497). BTS. Ekşi yaban eriği. 4316) . eriği). ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad (TS. MBTS. 265. 2464. (TBAS. XI. en çok hayvan yemi olarak yetiştirilen.Y. GBAA. 2. 500. 227. Buğdaygillerden. Ağz. XI. XI. 2.: ılaf. 4825) yumak otu: (< T. 283) yumak: (< ET. yumru) Domates (DS. yolaf) 1. (And. Krş. “< yordam ‘kökü bulunamamıştır’. Clauson.: yonuz erī) 1. yem” biçiminden getirmiştir. DS. 714. 3438”). 307. yoz “kısır”. DS. yum ak < *yum-. avize ağacı (BTS. (And.: yoğsun. Bu bitkinin tanesi. (And. birinci bölümünü Farsçada arpaya verilen cau adıyla birleştirmiş. XII. 4297. Nişanyan. T YA. 4302) yuka ağacı: (< Lat.. XI. BTS. 4316) yumrukara: (< T. XI. XI. 63) yulaf: (< Tzitzilis’e göre Rumcadan alınmıştır. DS. 4299) yoz: (< ET. STJa. (TS. MBTS. yosul) Tallı bitkilerin. Dimitrieva’ya göre Ermeniceden alınmıştır. KMYA.: yorduma) Lâle. 2469.TBAS. 3. Ağz. gelincik (DS. 288) yosun: (< kökü belli değildir. nemli topraklar ve ağaç gövdeleri üzerinde yaşayan. 2. bir yıllık. Festuca. DS.A. VII. 288. Avena sativa. yumru + kara) Bir çeşit kara üzüm (DS. yumak + otu) Kaya aralıklarında yetişen. 2. çime benzer bir çeşit ot. yilaf. Eren. Ağz. 3440) Meyvesiz ağaç (DS. XI. 4295) yordanlı: (< ? yordan + T. AAT. (And. Yucca + ağacı) bk. 4298. otsu bitki. XII. 936) bk. ulaf. 3440. MBTS. 457).

XI. (DS. XI. XI. 4316) yumurca: (< T. is. MBTS. Verbascum scrophulariaceal. 4334) yüsüre: (< yüsrü “kökü bulunamamıştır”. 4316) yumuk: (< T. 938”) bk. yüksük biçiminde. 288) yumurta boyası: (< T. Eren. XI. 717. kalp hastalarında dijitalin adıyla kullanılan bir alkaloit veren. 4318) yusufu: (< öz. MBTS. ülkemizde dokuz türü bulunan. 4328) yün otu: (< T. XI. DS. 4334) . 288. 3444) Anasonun arasında yetişen kokulu bir bitki (DS. MBTS. -ı) Çok lezzetli bir mantar çeşidi (DS. kişniş (TBAS. otsu bir bitki. 4331) yüsüfefendi: (< öz. (DS.< *yum-. XI. 288) yumurta mantarı: (< T. 3454”) Sığırkuyruğu. 3458) Yasemin (DS. BTS. yumurcak < yumruk+ cak. 4322) yüksükçük: (< T. XI. TBAS.613 yumrut: (< ? ) Üvez meyvesi (DS. Digitalis purpurea. Nişanyan. “< ET. 4328) yüksük otu: (< T. Digitalis purpurea. aféndis) Mandalina (DS. gül goncası (DS. 4317) yumurcak: (< T. kök boyası (TBAS. yuŋ. 498”) Yüksük otu. iki yıllık. (yüksükçük). MBTS. 2480. 2. yüksük + otu) Sıracagillerden. Yusuf + Yun. yumurta + Yun. 462. is. yumurta + boyası. sarı ve kırmızı çiçekleri olan. manitari + T. yüksük < yik ‘dikiş’ + -sik eki. Yusuf + Ar. yımırtğa/yumurtğa < *yumurt. yüksükçük. 3. Clauson. XI. 3. XI. (TS. 3. “< ET. “< ET. 3444) bk. yumuk) Açılmamış çiçek. kralkandili denilen bir ot. XI. yün + otu. -î) Limon (DS. 3. yumurca < yumruk + ca.

. -giller) Bir çeneklilerden. 4344) zalıkıldı: (< ? zalı + T. KYA. sa’tar. ülkemizde 4 cins ve 6 türle temsil edilen. kıldı) Çalı cinsinden bir bitki (DS. XI. 4831. çiçekleri beyaz veya pembe renkli. 466) bk. za ūm) Zakkumgiller familyasından.614 -Zzabıt: (< Ar. 719) . Nişanyan. ışınsal simetrili. kapsül ya da nadiren bakka tipi meyveleri olan. 2. 719) zakota: (< ? ) Yabanıl sarımsak (DS. 6 m kadar yükselebilen. III. er dişi. 780. 289..A. bakka ya da eriksi tip meyveleri olan. dik ya da tırmanıcı gövdesi olan. DS. çiçekleri tekli. 3. 2. zanba + T. BTS. TBAS. BTS. XI. 719. otsu. -giller) ki çeneklilerden. çiçekleri ışınsal ya da tek simetrili. 499) Zambakgillerden. folikül. çiçek örtü yaprakları iki daire etrafında dizilmiş 6 parçalı. güzel ve iri çiçekli. III. zanba ~ OFar. 2. XII. 352) zakkumgiller: (< Ar. 2495. 2. kara kekik (TBAS. Akdeniz ülkelerinde yetişen. 150. TBAS. 90-100 cm yüksekliğinde. Türkiye’de 6 türü bulunan. 4340) zaguda: (< ? ) Soğanın küçüğü (DS. 23) zambakgiller: (< Ar. kapsül. çanak ve taç yaprakları 5 parçalı ve parçalar birleşik. otsu ya da ağaçsı bitkiler (TS. XI. Nerium oleander. Gaz. abŧ. XI. soğanlı. Cezayir menekşesi gibi türleri içine alan. Lilium candidum. 289) zakkum: (< Ar. çok yıllık bir süs bitkisi. MBTS. kışın yapraklarını dökmeyen zehirli bir ağaççık. 289. za ūm + T. BTS. (TS. çok yıllık. 4341) zahter: (< Ar. 2496. UA. 3465) Süpürgeotu (DS. (TS. zakkum. 2497. Eren. ovaryum alt ya da orta durumlu. ülkemizde 43 cins ve 420 kadar türle temsil edilen. zanbak. çok yıllık. Erz.A. yaprakları karşılıklı ya da dairesel. 719. 4345) zambak: (< Ar. 2495. süt içeren.. nadiren çalı formundaki bitkiler (TS. BTS.

ağacı) Akasya. Leylâk. zavza. zevrak. 4352. mimoza gibi zamk veya reçineli zamka benzeyen maddeler veren okaliptüslere ve daha birçok ağaca verilen ad. zarzalak. Erguvan çiçeği (DS. 2. 268.: zarvak. 2497) zamzak: (< ? ) Mısır. 290) zehirli mantar: (< Far. OAAD. şam + T. 4348. manitari) nsan ve hayvanlarda hafif veya ölümle sonuçlanan zehirlenmelere neden olan mantarlar (TBAS. 4347. (And. AAT. kavun. 4351. zavarak. 3. 3. 290) zehni: (< Ar. şam + Fr. XI. TBAS. (And. XI. domates. 4355) zehirli çiğdem: (< Far. -li + Yun. XI. Ağz. Kızılcık. XI. źihnį. acacia + T. 2. karpuz gibi bitkilere sarılarak büyüyen ve mavi çiçekler açan bir asalak bitki (DS. -sı) bk. 4351) zavrak: (< Ar. Akasya. 160) zegur: (< ? ) Çileğe benzer bir meyve (DS. acı çiğdem (TBAS. 4346) zandak: (< ? ) Yeşil diken (DS. Ağz. 239) zemberek otu: (< Far. 3505) Bir üzüm türü (EYAD. -li + çiğdem) bk. XI. Tespih ağacı. MBTS. 3497). zavzu. -lak) Domates (DS. zamk akasyası. XI. kerasi + T. 2504) . zıvrak) 1. 2. 4354. 2. 2497) zamk akasyası: (< Ar. zehr + T. Limon (DS. 264) zavzara kirezi: (< ? zavzara + Yun. Havuç. otu) Atkuyruğu (TS. -alak). zamk ağacı (TS. zavrah. 4. zavzak. 4347) zangalak: (< zang “ses taklidi” + T. 2. zenbūrek + T. 4383.615 zamk ağacı: (< Ar. zevra . zavzı. (TS.: zamzalak. 290) zartlak: (< zart “ses taklidi” + T. MBTS. 3. zanzalak. 3. -ı) Bir kiraz cinsi (AA. Hıyar. zazalak) 1. zehr + T. 4.

çok yıllık. 2. 4361. 4361) zerde: (< Far.A.: zerdeli. XI. -li + Far. XI. 2505. DS. dikenli. zenbį l + T. zencebīl + T. çorak yerlerde yetişen bitki. 3. 2. (TS. (And. zerd-ālū. Briza. dikeni) 60-150 cm yükseklikte. (TS. kamış görünüşünde. DS.. 3492). 291) zeravent: (< Far. XI. XII. zerdeçal gibi ıtırlı bitkileri içine alan bir familya (TS. MBTS. MBTS. Centaurea sostitialin. zencebīl + T. 4832) . *zengepīl. Gaz. Ağz. 4361. zencebīl ~ OFar. 502). (And./Far. 468. zer + T. 3492) bk. gawz + gawz) Ceviz (DS. 2506. ayrık otuna benzeyen. 2506. Ağz. 291. 291) zembiligozgoz: (< Far. XI. 782./Far.: zerdek) Havuç (DS. 2505) zencefil kökü: (< Ar. III. 145. Nişanyan. 4359) zembil otu: (< Far. zenbįl + T.Y. zerdili) Kayısı ağacının Akdeniz ülkelerinde yetiştirilen. 505) zerdali dikeni: (< Far. 184) zerana: (< Far. 292. tadı acı ve çekirdekli meyvesi olan bir türü. etli. III. 198) zerdali: (< Far. Nişanyan. TBAS. Erz.A. ana) Sütleğen (DS. Hindistan ve Malezya’da yetişen. . Krş. 2. 4361. 502) Zencefilgillerden. XI. 148. çok yüksek ve otsu bir bitki. zerāvend. 15 m kadar yükselebilen. Zingiber officinale. 2. Armeniaca vulgaris. 31. kökü) bk... TBAS. 349. (TBAS. otsu ve sarı çiçekli bir bitki./Far. DS. kakule. 175) zencefilgiller: (< Ar. loğusa çiçeği (TBAS. (TS. yaklaşık 100 cm yüksekliğinde. 88. TS. Eren. 3. zencefil. kök karanfil (TBAS. GBAA. K AT. otu) Buğdaygillerden. -giller) Bir çeneklilerden. zerd-ālū + T. 296. 2.A. hodan (TBAS. 2504) zencefil: (< Ar. çiçeği) bk. zerde.616 zembil çiçeği: (< Far. DA. sarı. zenbį l + T.

XI. badem gibi tek çekirdekli meyvelerin genel adı (TS. 158. 6. zerde-çāv. TS. (Hint safranı). XII. 207. sonradan kararan.A. 4362. 721) zeytinsi meyve: (< Ar. -si + Far. Ağz. KYA. 2506) zerringade: (< Far. 2508) . zeytun. BTS. Eren. tadı az bir çeşit üzüm (DS. 2. 2. zeytūn + T. çiçekleri sarı renkte. keten (TBAS. kiraz. 21. meyveleri kapsül. Olea europea. 2. ZBK A. ETA. zegerek. (And. (TS. segrek. XI. Curcuma longa. 136. Zeytingillerden.. II. XI. 502) Zencefilgillerden. III. zeytūn + T. 73. 127. siyrek. çok yıllık bir bitki. 264. 468. (TS. ülkemizde 7 cinsle temsil edilen bir familya. eriksi ya da üzümsü olan. DS. -giller) ki çeneklilerden. 4833) zevik: (< ? ) Kışa doğru yetişen. zerd-ālū + T. 2506. OAAD. zeğrek) bk. 349. yüksek besin değeri taşıyan yağlı meyvesi. zeytün. 3593. 467). BTS. DS. kanatlı fındıkçık. zerrīn) Fulya (TS. Bu ağacın taze iken yeşil. K AT. BÜYA. seyelek. çiçekleri ışınsal simetrili. 7. 721. 2508. sert. 187. aşılaması) Kayısı (DS. E A. XI. (TS. TBAS. TAYA. AA. sebze < sebz “yeşil”) Tohumdan yetişen yeşil soğan (DS. Nişanyan. GBAA. X. GD AT. 2. kök saplarından safranı andıran boyalı bir madde çıkarılan. 72. (And. 4363) zeyrek: (< Far. zarek. 125. Ağz.: seğelek. zefdin.: setin. 292. dalları dikensiz. şarap rengi. genellikle ağaç ya da bazen çalı formunda olabilen. yapraklarını döken. . zetin. Erz. zevtin. kayısı. EYA. zerrīn + -gede) Turuncu lâle (DS. 4363) zevze: (< Far. her dem yeşil. Eren. küçük ve gümüş renginde. za īr + -(a)k küçültme eki. 172) zeytin: (< Ar. 102) zeytingiller: (< Ar. zītin) 1. mīva) Erik. 134. 386. 2. 2. 2508. uzun ömürlü bir ağaç. yaprakları karşılıklı. Akdeniz ülkelerinde yetişen. 160. 2506) zerdeli aşması: (< Far. 2. 10-20 m yüksekliğinde. zeytūn).617 zerdeçal: (< Far. yaprakları sivri uçlu. 4361) zerrin: (< Far.

Rhododendron luteum. 4369) zımbıldik: (< ? ) Akarsu kıyılarında yetişen bir çeşit ot (DS. 4366) zıka: (< ? ) Hardal otu (DS. 4367) zılgar: (< ? ) Genç çam ağacı (DS. 4386) . XI.618 zeytinüzümü: (< Ar. XI. 293) zifin: (< ? ) Kışın yapraklarını döken. “< zıngır ses taklidi kelime”) Tahıla zararlı bir ot (DS. 4373) zınzov: (< ? ) Dağ menekşesi (DS. yaprağından sarma yapılan bir kış sebzesi. XI. 4373) zıplak: (< zıp “ses taklidi” + T. 4366) zılbıt: (< ? ). XI. 4370) zıngırdak otu: (< zıngırdak + T.: zılbırt) Yemeği yapılan bir kır bitkisi (DS. XI. DS. XI. Ağz. tatlı bir çeşit üzüm (DS. (And. XI. zeytūn + T.: zira) bk. 4367) zılcan: (< ? ) Bir çeşit diken (DS. zehirli bir bitkidir. kimyon (TBAS. XI. üzümü) Tanesi zeytine benzer kara. XI. XI. 293. 4363) zığlan: (< ? ) Uzun çam ağacı (DS. XI. buğday (DS. (TBAS. XI. 4367) zılk: (< ? ) Marula benzeyen. XI. 4375) zıra: (< ? ). sarı çiçekli ve çalı görünüşünde. 292. pazı (DS. otu. -lak) Pancar (DS. 4385) zile: (< ? ) Nemli yerde kendiliğinden çıkan arpa. Ağz. (And.

: siyircik) Akdeniz Bölgesi’nde yetişen. zindegān. dolgun taneli hevenk üzümü (DS. (And. çiçekleri sarı renkli. Ağz. zimilas) Kışın yemiş veren bir çeşit diken (DS. 4388) zindiyan: (< Far.. III. genellikle deniz kıyılarında biten. kuvvetli kokulu bir çalı. 4393) zongula: (< zongula < zonk “ses taklidi”) Ağısız mantar (DS. XII. 4393) . 3508) Pırnal meşesi ağacı (Gaz. XI. 4390) zivircik: (< Far. yapışkan yapraklı. kötü kokulu bir ot (DS.: zimerit. “< zom ‘kökü belli değildir’. Ağz. 785) zingit: (< ? ) Yabanıl armut ağacı (DS. zinebit. zu āl) Kızılcık (Eren. 4390) zivan: (< Ar. (And. -cik). zenbį l + T. 4389) ziron: (< ? ) Kılçıksız buğday (DS. XI. 4389) zirge: (< ? ) Sert. 3. tohumları zehirli. Ağz. ağacı). 4699) zoğal: (< Far. 471) zomzom eriği: (< zom + zom + T. 2. 3512”) Bir çeşit erik (DS. (And. XI. 470) Buğday tarlalarında biten tohumu acı bir ot (DS. MBTS. XI. 293) zimilacı: (< Far.A. zįver + T. 100-300 cm yüksekliğinde. eriği. 2517. XI. MBTS.619 zimbit: (< ? ). zivān. XI. TBAS. zinemit) Sarı çiçekli. XI. dallarından süpürge yapılan. DS. XI. (TS. yaprakları 3 yaprakçıklı.: zimbilaçı. yaprağı yenilebilen ve sarı çiçeği kumaş boyamada kullanılan bir ot (DS. Eren. XI. 4387. 3. Anagyris foetida. TBAS. 4388) zincilip: (< ? ) lkbaharda biten. 293.

nane gibi. dolu”). çorbalara koku ve tat vermek için kullanılan. (And. 2522) . mavimsi çiçekli bir bitki. Phaseolus caracalla. 294) zulfar: (< ? ) Susam (DS. 294) zülbeya: (< Ar. çok yıllık. 20-40 cm yükseklikte. 4401. 4400) zumagu: (< ? ) bk. beyaz renkli. otu) Yaprakları. 4402) zülfaris: (< Far.620 zulfa otu: (< Ar. XI.: züllee) Geç olgunlaşan kara ve küçük bir erik çeşidi (DS. mor. zulf-i ‘arūs) Baklagillerden bir süs bitkisi ve bunun güzel kokulu. zulfe + T. (TBAS. saç lülesi görünüşünde olan kıvrıntılı çiçeği. zülbeyā “< beyā dolmuş. (TS. Ağz. XI. 2. akçöpleme (TBAS. tüylü. Hyssopus officinalis.

kıvrak zekâsını. fiilden fiil. Türemiş ve Birleşik” yapılı olmak üzere üç temel bölümden oluşmakta. tabiata bakış açısını ve hayatı kavrayış biçimini ortaya koyan dil hazineleridir. cümle biçiminde kurulanlar” şeklinde incelenmiştir.621 V. isnat grubu. Geniş bir coğrafyada binlerce yıldan beri yaşayan Türk milleti. oldukça hacimli bir bitki koleksiyonu oluşturmuştur. Türkçe kökenli olan basit yapılı bitkiler dilimizde az yer tutmaktadır. Sırpça. basit ve türemiş bitki adlarına oranla daha geniş yer tutmuş ve daha teferruatlı olarak ele alınmıştır. Fransızca. Bitki adları bir milletin hayal gücünün derinliğini. Latince. Türemiş bitki adları “isimden isim. talyanca. Kavram bakımından . Birleşik bitki adları. bunlar da kendi aralarında alt başlıklara ayrılmaktadır. Çince. Rusça. ngilizce. Gürcüce. Alıntı bitki adları ise “Arapça. 3. Bulgarca. tekrar grubu. yabancı dilden gelerek yapım eki alanlar da vardır. fiilden isim” yapma eklerinden bir ya da birkaçını alarak kurulmuştur. Farsça. Moğolca. 2. sıfat tamlaması. Bunlar arasında kökü Türkçe olanların yanı sıra. Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. Yunanca. 4. isimden fiil. 6. Ermenice. sıfat-fiil grubu. espri anlayışını. spanyolca. Bitkilere verdiğimiz isimler. bizleri geçmişimize götüren kopmaz bağlardır. Yapı bakımından birleşik bitki adları “isim tamlaması. Bu çalışma ışığında. 5. tıpkı kendi çocuklarımıza verdiğimiz isimler gibi. SONUÇ “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” isimli doktora tezimizde bitki adları yapı ve kavram bakımından ele alınmış ve Türkçenin zengin bir bitki kültürüne sahip olduğu görülmüştür. Slavca. Basit yapılı bitki adlarını Türkçe kökenli olanlar ve Alıntı bitki adları oluşturmaktadır. bitki adlarıyla ilgili olarak şu sonuçlara varılmıştır: 1. Türkiye Türkçesinde kullanılan bitki adları “Basit.

“Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü” kısmı. insan hayatının da vazgeçilmez unsurlarıdır. şekil özelliklerinin yanında. yer adları ve benzetmelerle kurulanlar” olmak üzere birçok bakımdan değerlendirilmiştir. etimolojileri.622 birleşik bitki adları ise “insana özgü özellikler taşıyanlar. Alfabetik sıraya uygun olarak hazırlanmış bu sözlük. Bu sebeple insanın bitkiye bakışı ve onları adlandırma yolları çok çeşitlilik arz etmektedir. aldıkları yapım eklerine göre listelenerek tahlil edilmiştir. Türk insanının adlandırmada ve tabiatı algılamada göstermiş olduğu ustalığı ortaya koymaktadır. . Anadolu ağızlarındaki varyantları ve kaynakları belirtilmiştir. Her madde başında derin bir kültür birikimi bulunan bitki adları sözlüğümüz. Bu bölümde bitki adları madde başı yapılarak bitkilerin tanımları. hem de birleşik bitki adlarının aldığı ekler gösterilmiştir. 7. hayvan. Ayrıca bu eklerin işlevleri de kaynak gösterilerek belirtilmiştir. bitkilerle ilgili çalışma yapan bütün bilim adamlarının rahatlıkla faydalanabilecekleri bir çalışma niteliğindedir. organ. tezde en çok yer tutan bölümdür. “Bitki Adlarında Geçen Yapım Ekleri” başlıklı bölümde hem türemiş. 8. Bitki adları. Tabiatın dengesini sağlayan bitkiler. eşyanesne. tür.

Besim. Ettuhfet-üz-Zekiyye fi’l-Lûgat-it-Türkiyye. Türkiye Türkçesinin Dünü. stanbul. 1994. s. Aysu. TDK Yayınları. 2. Doğan. Ankara. Ata. Bilgi Yayın Evi. ndeks. TDK Yayınları. Aybastı Ağzı ( nceleme-Metin-Sözlük). Engin Yayın Evi. ----------. zmit’in Taşköprü. Kenan. Ehliman. Türk Dil Devriminin Kendine Özgü Yönleri: Uygulamalı Dilbilim Açısından Türkçenin Görünümü. 1998-1999. Nehcü’l-Ferâdıs Cennetlerin Açık Yolu III (Dizin-Sözlük). ----------.baskı. Aksoy. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. TDK Yayınları.1999. TDK Yayınları. Arat. Her Yönüyle Dil. 1998. TDK Yayınları. lhan. Gaziantep Ağzı I (Fonetik-Morfoloji-Sentaks). 3 cilt. TDAY – Belleten. 1945. Misalli Büyük Türkçe Sözlük. stanbul. ----------. 300+91. ----------. Yüksek Lisans Tezi. 2005. Aksan. 1996. Yarını. ----------. 63-68. Tezcan. Ankara. Reşit Rahmeti. ----------. Ankara. Ankara.1998. Bölge Ağızlarından Atasözleri ve Deyimler I-II. 1988. TDK Yayınları. Mehmet. . (Faksimile). TKAE Yayınları. Gaziantep Ağzı III. Ankara. Deyimler. TDK Yayınları. Meşhur Sözler. TDK Yayınları. 1945. TDK Yayınları. Anlambilim. Aydın. B BL YOGRAFYA Acar. Ayverdi. 1999. Semih. Beddualar. Azerbaycan Halk Yazını Örnekleri. Ahundov. ----------. Kubbealtı Neşriyatı. Ankara. stanbul. Kâşgarlı Mahmut: Divanü Lûgat’it Türk Dizin: "Endeks" IV. stanbul. stanbul. Kâşgarlı Mahmut: Divanü Lûgat’it Türk Tercümesi I-III. Engin Yayın Evi. Bugünü. Türkçenin Gücü. 1999. . 2002. Ankara. Atasözleri. TDK Yayınları. Ankara. TDK Yayınları. Bilgi Yayınevi. Başka Diller ve Ağızlarla lgili Halk Ağzından Parçalar. 1996. 1994. Ova ve Balören Ağızları. Ankara. 2003. Ömer Asım. Gaziantep Ağzı II. Atalay. stanbul. ----------. Kutadgu Bilig III. Ankara. Ağız Araştırmaları Bilgi Şöleni (9 Mayıs 1997). ----------. 1946.623 VI. ----------. 1979. 1999. 1945. Dualar. Ankara. Türkçenin Sözvarlığı. Ankara.

Ankara. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Üzerine Araştırmalar II (Ağızlar). Kitâb al. TDK Yayınları. Türklük Bilimi Araştırmaları. An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth-Century Turkish. Banguoğlu. ---------. TDK Yayınları. 1944.624 Azmun. Keban. Eski Uygur Türkçesi Sözlüğü. Ankara. 1995. I. Türkçenin Grameri. A. Biray. cilt. General Principles of Classification and Nomenclature in Folk Biology. 1972. TDK Yayınları. DTCF Yayınları. XV+186+158. 1968. Moskova. Tahsin.1999. Ja. 1995. Raven. Ana Çizgileriyle Türkmence Dilbilgisi. (Ses Bilgisi). Batı Grubu Türk Yazı Dillerinde sim. A.drâk li-lisân al-Atrâk. TDK Yayınları. 1995. M. 1995. Abû-Hayyân. 1992. 1999. Anadolu Ağızlarından Toplamalar. TDK Yayınları. Borjakow. Yusuf. London. Başdaş. Karryev. Clauson. TDK Yayınları. Ankara. Morfologiya. Kuzeydoğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar. ----------. 1960. 1973. Güneydoğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar. Ahmet. stanbul. 1969. ----------. 1994. Peter. Ankara. Ankara. ----------. Cahit. 1997.baskı. Türkmen Dilinin Grammatikasy. Ankara. TDK Yayınları. Ahmet. Brent. Ankara. 1997. H. ----------. Şeref. California Univercity. N. Caferoğlu. Aşgabat. TDK Yayınları. 1983. ----------. (2). Ankara. “Karacaoğlan’da Hayvan ve Bitki Adlarının Fonksiyonları”. 1996. ----------. Doğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar. Boğaziçi lmi Araştırmalar Serisi: 8. Oxford At The Clarendon Press. 225-250. A. Ankara. Berlin. TDK Yayınları. . Ankara. 2. Yüksek Lisans Tezi. Orta Anadolu Ağızlarından Derlemeler. ----------. TDK Yayınları.. Turhan.. nönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Baytop. B. Buran. stanbul. ----------. 1992. Himmet. Boyraz. Sivas ve Tokat llerinden Toplamalar. Baskil ve Ağın Yöresi Ağızları / ELAZIĞ /. Akçadağ Yöresi Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözdizimi). ve Diğerleri. 1931. Türkçe Bitki Adları Sözlüğü. 1994.. Baskakov. E. ----------. Anadolu lleri Ağızlarından Derlemeler. TDK Yayınları. Ankara-2000. stanbul. Sanglax – A Persian Guide to the Turkish Language by Muhammad Mahdî Xân (Facsimile Text). Turkmensko-Russkiy Slovar. Dennis. stanbul. Sir Gerard. Breedlove. Hamzaev. TDK Yayınları. stanbul.

1991. G. TDK Yayınları. Gül. Hasan. Bünyan ve Yöresi Ağızları. Kaynak. Ankara. Abdullah. Erzurum li Ağızları . Ercilasun. Efrasiyap. 1983. TDK Yayınları. stanbul. TDK Yayınları. Akkışla ve Yöresi Ağızları (Dil-Folklor-Etnik Unsurlar) Yüksek Lisans Tezi. ----------. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. TDK Yayınları. “Türkçede Bazı Bitki Adlarının Veriliş Sebepleri”. Gagauz Türkçesinin Sözlüğü. Türk Lehçeleri Sözlüğü. Duran. Erten. Elgün. Uygarlık ve Bitki Adları. 1993. Ankara. stanbul. 1988. Bayrak Yayınları. Ankara. Doğru. Türkische und Mongolische Elemente im Neupersischen. Türk Dilinin Etimolojik Sözlüğü. ----------. Yüksek Lisans Tezi. Tarih ve Toplum. Köken Bilgisi Sözlüğü I-II (Etimolojik Sözlük Denemesi). Ankara. Yayınları. Kudret. 1993. Kültür Bakanlığı Yay. Ankara. 1991. 1995. brahim.. cilt. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Abdülmecit. Ergin. Emiroğlu. TDK Yayınları. Mart-1998. smail.(9). Ankara.Bartın–Karabük lleri Ağızları. 32-35. Tuncer. ----------. ----------. Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Yayınları. 1995. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 1992. 1991. Emin. Ankara-2005.625 Derin. Zonguldak. (555). Yüksek Lisans Tezi. Wiesbaden. 1987. baskı. ( nceleme-MetinSözlük). Rıza. Türk Dili. Ankara. Marcel. Derleme Sözlüğü. Türkçe Yer Adları Kılavuzu. II cilt. Erzurum. Doerfer. Wiesbaden. Ankara. Ü. Ahmet. TDK Yayınları. Erzurum li Ağızları II. Diyarbakır Ağzı. Kütahya ve Yöresi Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözlük). Eren. G. Muharrem. Kültür Bakanlığı Yayınları. Gülensoy. Gemalmaz. Ercilasun. 1999. Erdal. smail (Aktaranlar). 1995. Yüksek Lisans Tezi. Ankara. TDK Yayınları. 1995. 1-4. 1994. . 223-229. 1993. Erzurum li Ağızları III. 1995. 1. Eren.. Acıpayam ve Çameli (Denizli) lçeleri Ağızları. 1963-1975. Kars li Ağzı. Old Turkic Word Formation. Kilis Merkez ve Köy Ağızları. ----------. 1984. Ahmet Bican. Ankara. Ankara. Türkmence Metinler. Ahmet Bican ve diğerleri. Münir. 1997. Türk Dil Bilgisi. Doğan. Ankara. 1991. Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. TDK Yayınları. I-XII.

TDK Yayınları. Ula ve Yöresi Ağızları. Türk Milletinin Kültürel Değerleri. Hürmüzlü. Bartın ve Yöresi Ağızları. DTCF Yayınları. . TDK Yayınları. Edirne li Ağzı. Mirzezade. ----------. 1994. Batı Grubu Türk Yazı Dillerinde Fiil. 1992. Hanser. TDK Yayınları. Edip.baskı. Ses Bilgisi. I. 1998. TDK Yayınları. 2003. Ahmet. Yüksek Lisans Tezi. Korkmaz. Karol. Kaplan. Küçüker. 2000. Morfolojik nceleme-MetinlerSözlük).626 Gülensoy. 2003. Ankara. MEB Yayınları. Elazığ ve Yöresi Ağızlarından Derlemeler I. Türk Dilleri Araştırmaları Dizisi: 17. Ayşen. Urfa Ağzı. Ankara. Ali. Canan. Oskar. Tunceli ve Yöresi Ağızlarından Derlemeler. (çev. TDK Yayınları. Ankara. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. ----------. Kerkük Vakfı Yay. Güney-Batı Anadolu Ağızları (Fonetik).TDK Yayınları. Azerbaycan Dilinin Tarıhı Grammatikası. Ankara. Bingöl Merkez lçe ve Köyleri Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözlük).. Günşen. stanbul. 2001. Boğaziçi lmi Araştırmalar Serisi:14. Korkmazlar. 2003. Biyoloji Terimleri Sözlüğü.. Türkiye Türkçesi Ağızları Bibliyografyası. Emin. H. leri. Kalay. 1997. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 1994. Habib. Alaaddin. lker. 2003. TDK Yayınları. Yüksek Lisans Tezi. Ercan. 1993. Gülensoy. Leylâ. Ankara. Elazığ. Yüksek Lisans Tezi. Ankara. Türkmence El Kitabı. Kırşehir ve Yöresi Ağızları. TDK Yayınları. Nevşehir ve Yöresi Ağızları. Paki. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 1994. 1996. Avşar Ağızları. Kırlı. Talas ve Yöresi Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözlük). Ahmet. Yüksek Lisans Tezi. Buran. ----------. Ayşe. 1994. Mehmet. Karahan. 1991. Tuncer. Ankara. Anadolu Ağızlarının Sınıflandırılması. Ankara. Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 1990. Ankara. Tuncer. Alkaya. 2. TDK Yayınları. Kürkçüoğlu. Zeynep.2000. Sevinç ve Diğerleri. Türkiye Türkçesi Grameri (Şekil Bilgisi). 1991. ----------. Kılıç. Ankara. TDK Yayınları. Yüksek Lisans Tezi. Cilt. 1956. Akçağ Yayınları. Ankara. Ankara. K. Eskişehir Türkmen Ağızları (Fonetik. Ankara. stanbul. Kerkük Türkçesinin Sözlüğü. Ankara. 1991. 1998. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.: Zühal Kargı Ölmez). Bakı.

brahim Ethem. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Uigurisches Wörterbuch. Ankara-2002. ----------. 357-392. Drevnetyurkskiy Slovar’.. Sadi. 1988. Etimologiçeskiy slovar’ tyurkskih yazıkov. Özkan. Hülya. 1987. Martti. Müntahab-ı Şifâ I (Giriş-Metin). Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Ankara. Yüksek Lisans Tezi. Özkan. Doktora Tezi. Anadolu Ağızlarında sim ve Fiil Dışı Kullanılan Kelimeler. Versuch Eines Etymologischen Wörterbuchs Der Turksprachen.. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. N. Ankara. 1980-1989. 2000. I-IV. vol. Nadalyayev. Burhan. Türk Dilinin Yurtları. Yüksek Lisans Tezi. 1991. Bahaeddin. 1990. Yüksek Lisans Tezi. ve diğerleri. Adam Yayınları. Röhrborn. 1977-1988. . (413). Moskova. ----------. Sprachmaterial der vorislamischen türkischen Texte aus Zentralasien. Sevortyan. TDK Yayınları. Derya Örs. 2002. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Harvard Üniversity. stanbul. 1-4. Moskova 1974.627 Mütercim Âsım Efendi. Helsinki. Mürsel Öztürk. . Eskişehir ve Yöresi Ağızları. Lieferung. 1996. TDK Yayınları. Adıyaman ve Yöresi Ağızları. 1994. Akçağ Yayınları. ----------. Ardanuç Yöresi ve Ağızları.V. Ankara. Yüksek Lisans Tezi. 1991. Nişanyan. Sözlerin Soyağacı: Çağdaş Türkçenin Etimolojik Sözlüğü. Nevzat. Ankara. Hikmet. K.M. V. Leningrad. Ögel. Kültür Bakanlığı Yayınları. Gagavuz Türkçesi Grameri. Kitabevi Yayınları. Ankara. Hazırlayanlar: Prof. E. Sevan. ----------. Journal of Turkish Studies. Cevat Rüştü’den Bir Güldeste. [Fahir z Armağanı]. 1969. 1994. 51. 1969. 2001. Dr. Pilancı. Önler. Dr. “Hacı Paşa’nın Müntehâb-ı Şifâ Adlı Eserinde Geçen Bitki Adları Üzerine”. TDK Yayınları. Türk Çiçek ve Ziraat Kültürü Üzerine. “XIV ve XV.. Türk Dili. Wiesbaden. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Sivas lbeyi Ağzı ( nceleme-Metinler-Sözlük). 1991. Burhân-ı Kâtı. Nakipoğlu. Zafer. Pehlivanova. K. Polat. Grammatika Russkogo Yazıka. 403-406. Räsänen. 1990. Paçacıoğlu. Mayıs-1986. Yüzyıl Anadolu Türkçesi Botanik Terimleri”. Türk Kültür Tarihine Giriş II.14.

Yeşilöz. Feridun. stanbul. Türk Dilleri Araştırmaları Dizisi: 9. Türk Lehçelerinin Karşılaştırmalı Dilbilgisi. TDK. 2002. A-E. Tekin. TDK. Tarihi ve Etimolojik Türkiye Türkçesi Lugati. Battal Gazi ve Malatya Çevresi Halk Kültürü Sempozyumu (1921. 2 cilt. “Elma Kelimesi Üzerine”. Mesut. Toparlı. 2 cilt. Ankara-2006. Simurg.nceleme-Metin-Sözlük). Türkçe Sözlük. “Malatya’da Bir Yazma Tıp Kitabı ve Türk Bitki Adlarının Kaynakları”. Ankara. 1993. stanbul-Wien. Osman Nedim. Ankara. Ankara. cilt I. Türkmence-Türkçe Sözlük. 1987.10. Orhon Türkçesi Grameri. Malatya. Tekin. Ferhat. (Çev. Yüksek Lisans Tezi. Tarama Sözlüğü. Tietze. Kaman ve Yöresi Ağızları (Giriş. Kıpçak Türkçesi Sözlüğü. I-VIII. TDK. Zafer. ----------. Talat ve diğerleri. 2000. Ankara. 2003. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 1996. Yüksek Lisans Tezi. 1995.1987). TDK Yayınları. Simurg.: Yusuf Gedikli). 1993. . Büyük Türk Kurultayı Bildirileri. Zeynalov. 1999. Türk Dilleri Araştırmaları Dizisi:18. Ankara. Tuna. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 1994. Azerbaycan Dialektoloji Lüğeti. Recep ve Diğerleri. Ürgüp ve Avanos Yöresi Ağızları. Cem Yayınevi.628 Şen. Ankara. Andreas. 1998.

Fatih ALKAYIŞ. Danışmanı Prof. 1999 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Türk Dili yüksek lisans programını kazandı. Yeni Uygur Türkçesi alanında hazırlamış olduğu “Ziya Semediy’in Örük Gülligen Çağda Adlı Hikâyesinde Aktarma Meseleleri” başlıklı tezini sunarak 2002 yılında yüksek lisansını tamamladı. biri uluslar arası olmak üzere toplam üç bildirisi ve hakemli dergilerde yayımlanmış iki makalesi bulunmaktadır. Dr. 30. “Adıyaman li Ağzı” adlı bitirme teziyle 1999 yılında bu bölümden mezun oldu. ngilizce bilen M.01. 2002 yılında Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Türk Dili doktora programını kazandı. Mustafa ARGUNŞAH’ın yönetiminde “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” isimli doktora tezini hazırladı.com 0 536 265 43 98 . E-Posta: Telefon: fatihalkayis@mynet. Çeşitli kurultaylarda sunmuş olduğu ikisi ulusal. lk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra 1995 yılında Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü kazandı. dört kişilik bir ailenin ilk çocuğu olarak Adıyaman’da dünyaya geldi. Fatih ALKAYIŞ’ın. yazıp oynattığı birçok tiyatro eseri vardır.1975 tarihinde.629 ÖZ GEÇM Ş M.