P. 1
Turkiye Turkcesinde Bitki Adlari

Turkiye Turkcesinde Bitki Adlari

|Views: 793|Likes:
Yayınlayan: bozkurt
Turkiye Turkcesinde Bitki Adlari
(Fatih Alkayish) (Kayseri-2007)
Turkiye Turkcesinde Bitki Adlari
(Fatih Alkayish) (Kayseri-2007)

More info:

Published by: bozkurt on Feb 04, 2013
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

11/17/2013

pdf

text

original

T.C.

ERC YES ÜN VERS TES SOSYAL B L MLER ENST TÜSÜ

TÜRK YE TÜRKÇES NDE B TK ADLARI

Tezi Hazırlayan M. Fatih ALKAYIŞ

Tezi Yöneten Prof. Dr. Mustafa ARGUNŞAH

Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Doktora Tezi

Nisan, 2007 KAYSER

2

i

ÖN SÖZ Sait Faik’in bir sözü vardır: “Çiçek ve balık adlarını bilmeyen, hikâye yazamaz.” Buradaki çiçek kavramı, aslında bütün bitkiler için geçerlidir. Bitkilerin hayatımızda ne denli önemli bir yere sahip olduğunu hepimiz biliriz. Bitki adları bir milletin hayal gücünün derinliğini, kıvrak zekâsını, tabiata bakış açısını ve hayatı kavrayış biçimini ortaya koyan dil hazineleridir. Türkçede bitki adlarının önemli bir yeri vardır. Faydaları sayılamayacak kadar çok olan bitkiler, dilimizde büyük oranda yer tutmaktadır. Buna rağmen, şimdiye kadar bitki adlarını derli toplu ele alan bir dil çalışması yapılmamıştır. “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” başlıklı tezimizin konusunu, bitki adlarının etimolojik-morfolojik yapısı ve adlandırma yolları oluşturmaktadır. Bu çalışmada basit, türemiş ve birleşik yapılı bitki adları anlam ve şekil özelliklerine göre etraflıca incelenmiştir. Bunun yanında, bitki adlarının aldığı yapım ekleri ayrı bir bölüm olarak sunulmuştur. Bu ekler “isimden isim yapma, isimden fiil yapma, fiilden fiil yapma, fiilden isim yapma ekleri” başlıkları altında ele alınmıştır. Yine bu bölümde türemiş bitki adlarının yanı sıra, birleşik bitki adlarının aldığı yapım ekleri de gösterilmiştir. Tezin hazırlanmasına önce Sözlük kısmından başlanmıştır. Taranan kaynaklarda geçen bitki adları fişlenmiş ve ilk olarak Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü oluşturulmuştur. Aynı bitki adı için farklı eserlerde geçen çeşitli tanımlar birleştirilmiş ve bunlardan tek bir tanım elde edilmiştir. Sözlüğümüzde tanımların yanı sıra bitki adlarının etimolojik yapısı, Anadolu ağızlarındaki varyantları ve faydalanılan kaynaklar da verilmiştir. Ancak bazı bitki adlarının etimolojik yapısı tespit edilemediği için, bunların kökenleriyle ilgili bilgiler verilememiştir. Birleşik yapılı bazı bitki adlarının ayrı ya da bitişik yazımı konusunda kaynaklar arasında farklı yazılışlara rastlanmıştır. Bu tür durumlarda söz konusu kelimelerin TDK Türkçe Sözlük’teki yazılışları esas alınmıştır.

ii

Türk kültürüne ve Türk diline hizmet ettiğini düşündüğümüz bu tezin Etnobotanik, Ekoloji ve Eczacılık gibi alanlarla uğraşan bilim adamları için faydalı olacağını; bitki adlarıyla ilgili hazırlanacak çalışmalara da kaynaklık edeceğini düşünüyoruz. Tez çalışmamızın yürütülmesi ve tezin hazırlanması sırasında yardımlarını esirgemeyen, destek ve ilgisini sonuna kadar gösteren danışman hocam Sayın Prof. Dr. Mustafa ARGUNŞAH’a ve Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünün değerli öğretim üyelerine teşekkürlerimi sunmayı bir borç bilirim.

KAYSER , 2007

M. Fatih ALKAYIŞ

iii

TÜRK YE TÜRKÇES NDE B TK ADLARI M. Fatih ALKAYIŞ ÖZET “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” başlıklı tezimizde bitkilerin adlandırma yolları ile etimolojik ve morfolojik yapıları konu edilmiştir. Bitki adlarının şekil ve anlam yapılarıyla ilgili kapsamlı bir çalışma niteliğinde olan bu tezde “Giriş, nceleme, Bitki Adlarında Geçen Yapım Ekleri, Sözlük ve Sonuç” bölümleri yer almaktadır. nceleme bölümünde “basit, türemiş ve birleşik” yapılı bitki adları ele alınmıştır. Basit yapılı bitki adlarını “Türkçe kökenli olanlar ve Alıntılar” oluşturmaktadır. Bunlardan Türkçe kökenli olan basit yapılı bitki adları az yer tutmaktadır. Dilimizde kullanılan alıntı bitki adları “Arapça, Farsça, Ermenice, Latince, Yunanca, Fransızca, ngilizce, talyanca, spanyolca, Bulgarca, Çince, Gürcüce, Sırpça, Slavca, Moğolca, Rusça, Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. Türemiş yapılı bitki adları ayrı bir başlık altında verilmiştir. Birleşik yapılı bitki adları esas olarak “yapı ve kavram” bakımından incelenmiştir. Yapı bakımından birleşik bitki adları “isim tamlaması, sıfat tamlaması, sıfat-fiil grubu, isnat grubu, tekrar grubu ve cümle biçiminde olanlar” şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Kavram bakımından birleşik bitki adları ise “insana özgü özeliklerle; hayvan, organ, tür, yer, eşya-nesne adları ve benzetmelerle kurulanlar” başlıkları altında değerlendirilmiştir. Sözlükten hemen önce gelen yapım ekleri bölümü dört ana başlıktan oluşmaktadır: “ simden isim, isimden fiil, fiilden fiil ve fiilden isim yapma ekleri”. Bu bölümde bitki adları, aldıkları yapım eklerine göre listelenerek tahlil edilmiştir. Sözlük kısmında bitki adları madde başı yapılarak bunların tanımları, varyantları ve kaynaklarının yanı sıra bitki adları ile ilgili çeşitli etimolojik bilgiler verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yapı Bakımından Bitkiler, Kavram Bakımından Bitkiler, Bitki Adları Sözlüğü.

iv

THE PLANT NAMES IN TURKEY TURKISH M. Fatih ALKAYIŞ ABSTRACT The subject of the thesis, titled “The Plant Names in Turkey Turkish” is denomination ways of plants and etimological and morphological structure of plants. This thesis, which is a large study about meaning and structure forms of plants, containes those parts: “Introduction, Examining, Suffixex at the Plant Names and Result and Dictionary”. “Simple, Constructed and Compound” plant names are studied at the part of Examining. “Turkish origion plants and borrowed plants” are at the section of Simple Plant Names. There are just a few Turkish origion plant names. Borrowed plants names in Turkish are from “Arabic, Persion, Armenian, Latin, Greek, French, Italian, English, Spanish, Bulgarian, Chinese, Georgian, Serbian, Slavic, Mongolian, Russian, Portuguese and Polish”. Constructed plants names are given in another title. Compound plant names are examined about structure and meaning. Compound plant names about structure are formed with “noun groups, adjective groups, adjective-verb groups, imputation groups, repeating groups and sentences”. Compound plant names about meaning are formed with “human characteristics; animals, organs, places, objects names and imitation”. Suffixes part, coming before the Dictionary, has four main titles: “From noun to noun, from noun to verb, from verb to verb, from verb to noun”. Plant names are listed and examined at this section according to their suffixes. There are definitions, varieties, sources and etimological knowledges at the part of Dictionary for each plant names. Keywords: Plants about structure, Plants about meaning, Plant Names Dictionary.

v

Ç NDEK LER Sayfa Numarası ÖN SÖZ…………………………………………………………………………...i-ii TÜRKÇE ÖZET……………………………………………………………….…iii NG L ZCE ÖZET……………………………………………………………….iv KISALTMALAR L STES ………………………………………....................x-xii S MGELER ……………………………………………………………………xiii I. II. G R Ş…………………………………………………………………......1-7 NCELEME………………………………………………………………8107 1. Basit Yapılı Bitki Adları…………………………………………………….9-20 1.1. Türkçe Kökenli Bitki Adları………………………………………………9 1.2. Alıntı Bitki Adları………………………………………………….......10-20 1.2.1. Arapça Alıntı Bitki Adları………………………………………10-12 1.2.2. Farsça Alıntı Bitki Adları……………………………………….13-15 1.2.3. Ermenice Alıntı Bitki Adları………………………………………15 1.2.4. Yunanca Alıntı Bitki Adları…………………………………….15-17 1.2.5. Latince Alıntı Bitki Adları…………………………………………17 1.2.6. Fransızca Alıntı Bitki Adları……………………………………17-18 1.2.7. 1.2.8. 1.2.9. ngilizce Alıntı Bitki Adları……………………………………….18 talyanca Alıntı Bitki Adları………………………………………18 spanyolca Alıntı Bitki Adları…………………………………..18-19

1.2.10. Bulgarca Alıntı Bitki Adları……………………………………….19 1.2.11. Çince Alıntı Bitki Adları……………………………………..........19 1.2.12. Gürcüce Alıntı Bitki Adları………………………………………..19 1.2.13. Sırpça Alıntı Bitki Adları………………………………………….19 1.2.14. Slavca Alıntı Bitki Adları………………………………………….19 1.2.15. Yabancı Yer simleriyle Kurulan Bitki Adları…………………….20 1.2.16. Diğer Alıntı Bitki Adları…………………………………………..20 2. Türemiş Bitki Adları…………………………………………………………21-29 3. Birleşik Bitki Adları…………………………………………………….…30-107

vi

3.1.Yapı Bakımından Birleşik Bitki Adlarının Kuruluşu…………………........30-66 3.1.1. sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………30-50 3.1.1.1. Türkçe sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………………………………………30-50 3.1.1.2. Arapça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları....50 3.1.1.3. Farsça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları….50 3.1.2. Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………51-59 3.1.2.1. Türkçe Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………………………………………51-59 3.1.2.2. Arapça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………………………………………….59 3.1.2.3. Farsça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları……………………………………………………59 3.1.3. Sıfat-Fiil Grubu Biçiminde Kurulan Bitki Adları………………60-61 3.1.3.1. –An Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları…………….60-61 3.1.3.2. –DI Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları……………..61 3.1.3.3. –gAn Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları……………61 3.1.3.4. –mAz Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları…………...61 3.1.3.5. –miş Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları……………61 3.1.4. Tekrar Grubu Biçiminde Kurulan Bitki Adları…………………62-63 3.1.4.1. Aynen Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları……………….62 3.1.4.2. Yakın Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları………62-63

vii

3.1.4.3. Zıt Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları………….63 3.1.4.4. Pekiştirmeli Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları………….63 3.1.5. snat Grubu Biçiminde Kurulan Bitki Adları……………………64 3.1.6. Cümle Biçiminde Kurulan Bitki Adları……………………..65-66 3.1.6.1. ki Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları……65 3.1.6.2. Bir Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları……65-66 3.1.6.3. sim + Fiil ile Kurulan Bitki Adları…………………….66 3.1.6.4. Fiil + Fiil ile Kurulan Bitki Adları……………………...66 3.2. Kavram Bakımından Birleşik Bitki Adlarının Kuruluşu……………67-107 3.2.1. nsana Özgü Özelliklerle Kurulan Bitki Adları…………………67-75 3.2.1.1. Aile Durumuyla lgili Bitki Adları………………………….68 3.2.1.2. Akrabalık Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………….68-69 3.2.1.3. Beceriyle lgili Bitki Adları……………………………........69 3.2.1.4. Boy ve Millet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………69-70 3.2.1.5. Cinsiyet Belirten Bitki Adları………………………………..70 3.2.1.6. Din ve nançla lgili Bitki Adları…………………………….70-71 3.2.1.7. Dinî ve Edebî Şahsiyetlerle lgili Bitki Adları………….........71 3.2.1.8. Duygularla lgili Bitki Adları………………………………...71-72 3.2.1.9. Evlilikle lgili Bitki Adları……………………………………72 3.2.1.10. nsanın Fiziki Yapısıyla lgili Bitki Adları……………………72-73 3.2.1.11. nsan Hayatının Evreleri ile lgili Bitki Adları………………..73 3.2.1.12. nsanın Karakteriyle lgili Bitki Adları……………………......73 3.2.1.13. Kişi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………………………..73 3.2.1.14. Maddi Durumla lgili Bitki Adları…………………………….74

viii

3.2.1.15. Meslek ve Çalışmayla lgili Bitki Adları………………………74 3.2.1.16. Unvan Belirten Bitki Adları…………………………………..74-75 3.2.2. Hayvan Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………………76-80 3.2.2.1. Hayvan Adı + Bitki Adıyla Kurulanlar……………………..76-78 3.2.2.2. Hayvan Adı + Organ Adıyla Kurulanlar……………………78-80 3.2.2.3. Sadece Hayvan Adıyla Kurulanlar…………………………….80 3.2.2.4. çinde Hayvan Adı Geçenler…………………………………..80 3.2.3. Organ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………......81-85 3.2.3.1. Birinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları……………81-82 3.2.3.2. kinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları…………….82-84 3.2.3.3. Her ki Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları……….......84-85 3.2.4. Eşya-Nesne Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………86-93 3.2.4.1. Araç-Gereç Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………..86-87 3.2.4.2. Aydınlatma Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları………………87 3.2.4.3. Çalgı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………….87 3.2.4.4. Doğada Var Olan Nesne Adlarıyla Kurulan Bitki Adları.87-88 3.2.4.5. Ev Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları………………………88 3.2.4.6. Gıda Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………88 3.2.4.7. Giysi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………………..88-89 3.2.4.8. ş Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları……………………….89 3.2.4.9. Kap-Kacak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………….89 3.2.4.10. Kesici-Delici-Batıcı Alet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları.. 8990 3.2.4.11. Kırtasiye Malzemeleriyle Kurulan Bitki Adları………….90 3.2.4.12. Kumaş Yapımı Ürün Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…….90 3.2.4.13. Metal-Maden Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………….91 3.2.4.14. Oyuncak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…………………91 3.2.4.15. Patlayıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………… 91 3.2.4.16. Takı ve Süs Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları…………….92 3.2.4.17. Temizlik Aletleriyle Kurulan Bitki Adları………………..92

ix

3.2.4.18. Yakıcı ve Yanıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…92 3.2.4.19. Yapı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………93 3.2.5. Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları………………………………94100 3.2.5.1. nsana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları………………..94-95 3.2.5.2. Hayvana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları………………..95 3.2.5.3. Organa Benzetilerek Kurulan Bitki Adları……………….95-98 3.2.5.4. Nesneye Benzetilerek Kurulan Bitki Adları…………...98-100 3.2.5.5. Güzelliğe Dayalı Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları……..100 3.2.5.6. Hayalî Yaratıklara Benzetilerek Kurulan Bitki Adları……. 100 3.2.6. Tür Adlarıyla Kurulan Bitki Adları ………………………...101-102 3.2.6.1. +giller Ekiyle Kurulan Bitki Türleri……………….. .101-102 3.2.6.2. +lAr Ekiyle Kurulan Bitki Türleri…………………………102 3.2.7. Yer Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………...103-107 3.2.7.1. Bağ-Bahçe, Tarla ve Çeşitli Kara Parçalarıyla Kurulan Bitki Adları…………………………………………………103-104 3.2.7.2. Dağ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………………………104 3.2.7.3. Deniz, Göl ve Dere Adlarıyla Kurulan Bitki Adları…104-105 3.2.7.4. Dinsel Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları……………105 3.2.7.5. Ülke, Şehir, lçe, Semt Adlarıyla Kurulan Bitki Adları.105-106 3.2.7.6. Kapalı Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları………106-107 III. B TK ADLARINDA GEÇEN YAPIM EKLER ………………108-153 1. simden sim Yapma Ekleri………………………………………..109-127 2. simden Fiil Yapma Ekleri………………………………………128-129 3. Fiilden Fiil Yapma Ekleri………………………………………….130-133 4. Fiilden sim Yapma Ekleri………………………………………134-153 IV. V. VI. TÜRK YE TÜRKÇES B TK ADLARI SÖZLÜĞÜ…………..154-620 SONUÇ……………………………………………………………..621-622 B BL YOGRAFYA………………………………………………..623-628

x

KISALTMALAR L STES ESER ADLARI AA: AAT: ADYA: AVA: BTS: BÜYA: DA: DS: E A: Erz. .A. : ETA: EYA: EYAD: Gaz.A. : GBAA: GD AT: Ka.Y.A. : KBAYA: K A: K AT: KMYA: Krş.Y.A. : KYA: MBTS: Aybastı Ağzı Anadolu Ağızlarından Toplamalar Adıyaman ve Yöresi Ağızları Avşar Ağızları Biyoloji Terimleri Sözlüğü Bünyan ve Yöresi Ağızları Diyarbakır Ağzı Derleme Sözlüğü Edirne li Ağzı Erzurum li Ağızları Eskişehir Türkmen Ağızları Eskişehir ve Yöresi Ağızları Elazığ Yöresi Ağızlarından Derlemeler Gaziantep Ağzı III Güney Batı Anadolu Ağızları Güney Doğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar Kaman ve Yöresi Ağızları Keban-Baskil ve Ağın Yöresi Ağızları Kars li Ağzı Kuzeydoğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar Karaman ve Yöresi Ağızları Kırşehir ve Yöresi Ağızları Kütahya ve Yöresi Ağızları Misalli Büyük Türkçe Sözlük

EYun. Çağ. EErm. Çin. EFar. HAvr. Gürc. Hint. Almanca Arapça Aramice Bulgarca Çağatayca Çince Eski Anadolu Türkçesi Eski Ermenice Eski Farsça Eski Fransızca Ermenice Eski Türkçe Eski Yunanca Farsça Fransızca Gürcüce Hakanî Lehçesi Hint-Avrupa Dilleri Hintçe branice .xi OAAD: SA: ST AT: TaS: TBAS: TS: TAYA: T YA: UA: ZBK A: Orta Anadolu Ağızlarından Derlemeler Suluova Ağızları Sivas ve Tokat lleri Ağızlarından Toplamalar Tarama sözlüğü Türkçe Bitki Adları Sözlüğü Türkçe Sözlük Talas ve Yöresi Ağızları Tokat li ve Yöresi Ağızları Urfa Ağzı Zonguldak-Bartın-Karabük lleri Ağızları D L ADLARI Alm. ET. EFr. EAT. Hak. Erm. Far. Blg. Aram. Ar. br. Fr.

Sogd. Yun. t. sp. Moğ. OFar.Ağz. Lat. Sırp. dil. Sans. Sümer. is. OLat. T. öz. Anadolu Ağızlarında Çocuk Dili Özel sim karşılığı . ngilizce spanyolca talyanca Latince Moğolca Orta Farsça Orta Latince Osmanlıca Orta Türkçe Sanskritçe Sırpça Sogdca Sümerce Slavca Türkçe Yeni Türkçe Yunanca D ĞER KISALTMALAR And.xii ng. YT. Osm. çoc. Sl. OT. krş.

xiii S MGELER Uzun a Yunan alfabesinde kullanılan bir tür a sesi Arapça kelimelerde kullanılan h sesi ( ) Uzun e Kalın g ( ) ħ į Hırıltılı h ( ) Uzun i Kalın k ( ) ŋ ō ó ś ŧ ū Nazal n Uzun o Yunan alfabesinde kullanılan bir tür o sesi Arapça kelimelerde kullanılan sad sesi ( ) Arapça kelimelerde kullanılan tı sesi ( ) Uzun u Arapça kelimelerde kullanılan zı sesi ( ) ź Arapça kelimelerde kullanılan ze sesi ( ) ā á ĥ ē .

188). Menekşenin. kokusu ve görüntüsüyle çevremizi baştan başa saran bitkilerin tabiata sağladığı faydalar ve insana sunduğu nimetler saymakla bitmez. diğer yandan bitki odaklı bir bakış açısına sahip olduğumuzu ortaya koymaktadır. tanıma yetisine de sahiptir. toprağın korunması da bitkiye bağlıdır. şirketin veya takımın sembolüdür. Ağaç. 6). bir kültür mahsulüdür. dil yetisinin yanında çevresine. yazı”. 61. biçilen veya kendi kendine yetişen varlıklar da “bitki” adıyla tanımlanmıştır. tilki. gülün. Bitki kavramının ifade ettiği o kadar çok mana vardır ki. ekilmiş toprak parçasına da “tarla” denmektedir (Ögel. dünyadaki nesneleri sınıflandırmayı. ekilmemiş toprak parçasına “kır. elle tutulur bir varlık olarak görmekteydi (Ögel. Rengi. Bu tasnifin oluşturulmasında “bitki”nin esas alınması. G R Ş nsanoğlu dil gücünün. köpek. sardunyanın ortak niteliklerine dayanılarak yapılan bir sınıflandırma bizi bitki kavramına. bitkiler bazen edebiyatın konusu. tabiat ile medeniyeti uzlaştırmışlardır. Yani tabiatı isimlendirirken evrenin şekil yapısından ziyade. bazen renk ve koku. tavşan gibi yaratıklar ise hayvan kavramına ulaştırır (Aksan. nsan zihninde var olan bir yeti. Ekin ekme ve biçme işlerinde eskiden beri bilgi ve tecrübe sahibi olan Türkler. Türkçemizde. “toprağı” dünyayı baştan başa saran. bir yandan bizim bitkiye verdiğimiz önemi gösterirken. genel kavramlara ulaşmayı sağlar. yaşadığı dünyaya ait sürekli deneyimler edinme. inek. 93). Bitkiler hayatımızın her alanına girmiş varlıklardır. benzer özellikleri sayesinde tasnif edilmektedir. Tabiattaki varlıklar. Atalarımız ağaç ile mimariyi. bazen de bir ilin. Bitkiler içerisinde “ağaç” mimarimizin ve bütün hayatımızın en lütufkâr yardımcısıdır (Tanpınar. Ekilen. Caminin içine . Beş Şehir. üzerindeki bitki örtüsü esas alınmaktadır. Bitkinin yetişmesi toprağa. 40). Anlambilim. bazen sevgiliye sunulabilecek en güzel hediye. at. Her bitkinin ayrı bir değeri ve ayrı bir anlamı vardır. ürünün bereketini ve verimliliğini arttıran bir güçtür. Toprak bitkilere hayat veren. bazen duygularımızı anlatmanın en güzel yolu.1 I.

koyungözü. Örneğin ekşiliği anlatmak için “limon gibi”. kendilerine faydalı olanlardan başlayarak bütün bitki dünyasını adlandırmışlardır.2 ağacı ve suyu sokmuşlardır (Kaplan. keçisakalı. yüksükotu. nsanlar yakından uzağa doğru. öküzgözü. horozibiği. ayıkulağı. kuşburnu. buzağıburnu. Örneğin çiçeğinin biçimi aslanın ağzına çok benzeyen Anthirrinum bitkisi Türkçede “aslanağzı” adını alırken ngilizce (lion’s mouth). görünüşü ve yetiştiği ortam dikkate alınmaktadır (Duran. . yumuşaklığı belirtmek için “pamuk gibi”. çantaçiçeği. öküzdili (sığırdili). Hayvan organlarına dayanan. eşekkulağı. atkuyruğu. kadifeçiçeği. bitki adlarının Türkçede ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir. devetabanı. kuzukulağı. yıldızçiçeği. Bitkilerin adlandırılmasında bitkinin kullanılışı. Tabiatı şiire. resme ve çeşitli sanat dallarına sokan. gül gibi”. aslankuyruğu. 60). kaşıkotu” (Aksan. sığırkuyruğu. Bu adlandırmada faydacı bir yaklaşım esas alınmıştır. Sözlü ve yazılı dilde örnek gösterirken veya benzetme yaparken bitki adlarını çok sık kullanırız. Fransızcada hep “farekulağı” diye adlandırılır. Farsçada. tabiatı görünür ve izlenmeye değer kılar. çünkü bitkiler. Her dilde. 223-229). birçok bitkiye doğadaki nesnelerle benzerliklerine dayanılarak ad verildiği görülmektedir. 51). Türkçenin Gücü. aslında bitkilerdir. özellikle onların biçimlerini yansıtmak üzere doğadaki benzer nesnelerle ilişki kurma yoluna gidildiği. Yine bazı kelimelerde doğadaki nesnelerden bitkiye yönelik adlandırmalar vardır: “boruçiçeği. Almanca (löwenmaul) karşılıkları da aynıdır. Tabiat. itburnu. güzel bir kokuyu tanımlamak için “çiçek gibi. Sayılarını daha da arttırabileceğimiz bu örnekler Türk insanının ne kadar özgün ve nükteli benzetme ve adlandırmalar yapabildiğinin açık göstergeleri durumundadır. keçiboynuzu. turnagagası” gibi. incelik ve uzunluğu tasvir etmek için “fidan gibi” sözlerini kullanırız. aslanpençesi. Bir nesnenin özelliklerini daha da belirgin olarak anlatmak üzere başka bir nesneden faydalanma eğilimi diğer dillerde olduğu gibi Türkçede de çoğu zaman başvurulan bir yöntemdir. Yunancada. Çiçeği farenin kulağına bezeyen Auricula muris bitkisi de Latincede. Anlatımlarımızda bitki adlarını çok sık kullanmamız. doğaya bağlı anlatımın tanığı olan aşağıdaki bitki adları içinde de başka dillerdeki karşılıklarıyla anlamca yakınlığı bulunanlar vardır: “tavşankulağı. Arapçada. güzelliğini bitkilerden alır.

blogstop. Pek çok kültür ve medeniyete ev sahipliği yapmış olan Anadolu’nun zengin bir bitki dünyası vardır. Ayrıca belli bir merkezde değerlendirilmediği için dağınık ve zor ulaşılan yayınlar hâlinde kalmıştır (http://etnofertug. kültürlerin isimlendirme ve tasnif üzerindeki etkisini de araştırmaktadır. Rusya’da neredeyse hiç tüketilmez. Bu eksikliği gidermek için. Bu gibi çeşitli araç-gereçler de .blogstop. ekonomi uzmanları. görüş alış verişinde bulunmaları ve ortak değerlendirmeler yapmaları gerekmektedir. başka bir toplumda hiç el sürülmeyen bir bitki durumunda olabilmektedir. beslenme uzmanları.com). süpürge yapılabilmektedir. Dilimizi ve kültürümüzü daha iyi kavrayabilmemiz için. kök. Halkın binlerce yıldan beri kullandığı yabanî bitkiler ve tarıma alınmış bitkiler ile bu bitkilerin toplanma ve işlenme teknikleri etnobotanik kapsamına giren konulardır (http://etnofertug. arkeologlar ve genetikçiler tarafından şimdiye dek oldukça az araştırılmıştır. Bitki adları sadece dilcileri değil.com). bitkileri ve bitki adlarını konu edinen bütün bilim dallarını yakından tanımamız gerekmektedir. Örneğin kırmızıbiber (acı biber) Türkiye’de çok tüketilirken. Kırsal kesimde yabanî ot. Bunun yanında etnobotanik. Aslında bu zenginlik botanikçiler. eczacıları. Toplumların tüketim oranlarının ve kültürel yapılarının bitkileri tasnif etmekte oynadığı rolün önemi burada ortaya çıkmaktadır. meyve ve mantarlar gıda olarak kullanılmaktadır. Yapılan araştırmalar da ne yazık ki birçok yönden doyurucu olmaktan uzaktır.3 Tasnif yaparken her toplum kendi faydasını göz önünde bulundurmuştur. sepet. Ayrıca erozyonu ve çeşitli çevre felaketlerini önlemede en etkili çözüm olan bitkilerden hasır. halkın yakacağı ve hayvanların yemi olarak da kullanılabilmektedir. çevrebilimcileri ve özellikle de etnobotanikçileri yakından ilgilendirmektedir.blogstop. aynı zamanda antropologları.com). Kaldı ki. gıda olarak kullanılan bitkilerle tıp alanında kullanılan bitkiler arasında büyük bir örtüşme vardır (http://etnofertug. Bitkiler gıda ve ilaç olmak üzere iki temel kullanım alanına sahip bulunsa da. Aynı bitki bazı toplumlarda damak tadı olarak ön sıralarda gelirken. çeşitli alanlarda çalışan bilim adamlarının bir araya gelerek kendi çalışmalarını ortaya koymaları.

Bu sözlükte kayıtlı olan bitki adlarının birçoğu hâlen Anadolu’da kullanılmaktadır (Duran. öteden beri tarım ve hayvancılıkla uğraşması. gerekse yazı dilimizde bitki adlarının önemli bir yeri vardır. Slavca. Alıntı bitki adları ise “Arapça. Anadolu’nun Türk kültürü sayesinde nasıl yurt hâline getirildiğini algılamamıza yardımcı olacak kaynaklardır. Bitki adlarının önemli bir yer tutmasında Türk insanının doğayla iç içe yaşaması. Fransızca. Berlin Brent ve Diğerleri. Türkçenin Gücü. Yunanca. talyanca. . bizleri bitkilerle ilgili daha geniş bilgilere ulaştıracaktır.4 değerlendirmelerle ortaya çıkacak sonuçlar. Türkçe bitki adlarıyla ilgili ilk bilgiler 11. Türkiye Türkçesinde kullanılan bitki adlarını “Basit. Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. Ermenice. ngilizce. spanyolca. Gürcüce. 69). 1). Farsça. Gerek Anadolu ağızlarında. ekip biçtiği toprağı “sadık bir yâr” olarak görmesi gibi faktörler etkili olmuştur. Sırpça. Türkçe kökenli olan basit yapılı bitkiler dilimizde az yer tutmaktadır. Bu malzemeler. Basit yapılı bitki adlarını Türkçe kökenli olanlar ve Alıntı bitki adları oluşturmaktadır. 223-229). Anadolu’da gerek eski uygarlıklardan. Latince. “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” isimli doktora tezimizin amacı. Rusça. yüzyılda Kâşgarlı Mahmut tarafından yazılmış olan ve Türk dilinin ilk sözlüğü olarak kabul edilen Divanü Lûgat-it Türk’te bulunmaktadır. Bugün Anadolu ağızlarımız yazı diline oranla birkaç kat daha geniş bir söz varlığına sahiptir (Aksan. Moğolca. Çince. dilimizdeki bitki adlarını yapı ve kavram bakımından inceleyerek bitkilerin adlandırma yollarını belirlemek ve Türkçenin bitki zenginliğini ortaya koymaktır. Bulgarca. Türemiş ve Birleşik” yapılı olmak üzere üç ana başlık altında inceleyebiliriz. gerekse Türk kültürünün çeşitli gelişim dönemlerinden kalma derin bir kültür hazinesi bulunmaktadır. Anadolu ağızlarındaki bitki isimleri halk biyolojisinin en önemli malzemeleri durumundadır (halk biyolojisi için bk.

Organ adları dilin en eski kelimelerindendir. Adlandırma yaparken. Türk biberi”. tavuk otu. fiilden isim yapma ekleri”nden bir ya da birkaçını alarak kurulmuştur. Bunda organların şekil yapıları önemli ölçüde etkilidir. yapı ve kavram bakımından incelenebilmektedir. Hayvanların besin kaynağının bitkiler olması sebebiyle. bitkilerin adlandırılmasında çeşitli hayvan isimleri kullanılmıştır. eşek yoncası. Bitkilerde en çok rastlanan hayvan adları ayı. Yapı bakımından birleşik bitki adları şu kelime gruplarıyla oluşmuştur: “isim tamlaması. Bitkiler insan hayatını daha anlamlı kılan ve kolaylaştıran varlıklardır. yılanbaklası”. sıfat tamlaması. Bitkileri adlandırmanın diğer bir yolu da organ adlarından faydalanmaktır. isimden fiil. . Hayvan adlarıyla kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “ayı ardıcı. yılandili. kuş. sıfat-fiil grubu. dilin oluşum mantığından kaynaklanmaktadır. tavşan kirazı. hayvan. eşek. deve. Organ adlarıyla kurulmuş bitkilere “aslanağzı. tosbağa otu. bozoğlan. insanlar bitkilere kendi yaşayış ve kültürlerini yansıtmış. fiilden fiil. kurt. tekrar grubu. nsanın bitkileri organ adlarıyla tanımlaması. gülburnu. yapım ekleri bölümünde ayrıntılı olarak ele alınmış ve bitki adları tahlil edilmiştir. Özellikle benzetme yaparken organ adlarını çok sık kullanırız. peygamber üzümü.5 Türemiş bitki adları “isimden isim. Osmanlı lâlesi. domuz. deve elması. Kavram bakımından birleşik bitki adları ise “insana özgü özellikler taşıyanlar. Bu ekler. domuz baklası. bitkileri kendilerine çok yakın görmüşlerdir. hanımeli. Macar üzümü. deve dikeni. organ. eşya-nesne. Birleşik bitki adları. it. nsanların bitkilerden faydalanabilmeleri için öncelikle onları adlandırmaları gerekmekteydi. yılankuyruğu” kelimelerini örnek gösterebiliriz. tür. yer adları ve benzetmelerle kurulanlar” olmak üzere çeşitli yönlerden değerlendirilebilmektedir. cümle biçiminde kurulanlar”. kurt baklası. kulak otu. tavşan gibi kelimelerdir. Alman papatyası. Bu nedenle bitki adlarında insana özgü özellikler geniş yer tutmaktadır. nsana özgü özelliklerle kurulan bitki adlarına şu örnekleri verebiliriz: “dede gülü. kadınparmağı. itgülü. isnat grubu.

ayıparmağı. defnegiller. Tür adları Türkçede +giller ve +lAr ekiyle kurulmaktadır. etimolojik sözlükler . kaynakları. Her bitkinin kendine has bir yetişme alanı vardır. Eşya-nesne adlarıyla kurulmuş bitkilere “akbardak. Benzetmelerle kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “ağlayangelin. “Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü” kısmı tezimizin en önemli bölümlerinden biridir. bodurmahmut. Anadolu ağızlarındaki varyantlarının yanında. sultanküpesi”. şemsiye mantarı” kelimelerini örnek verebiliriz. Bunlar genellikle insanlara. Girit lâlesi. kozalaklılar. dağ kavağı. IX). etraflarındaki eşyalarla tanımlamaya başladılar. Bunlar bitkinin kaynağını. Bitkilere eşya-nesne adlarının verilmesindeki temel sebepler. çanakkıran. nereden geldiğini ve yayıldığını gösterir. nsanlar yerleşik hayata geçtikten sonra çeşitli araç-gereçlere ve ev eşyalarına sahip oldular. Tür adlarıyla kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “abanozgiller.6 Bitkilerin adlandırılmasında eşya-nesne adları çok kullanılmıştır. süsengiller. dutgiller. Yer adları. Benzetmelerle kurulan bitkilerin adlandırılmasında bitkinin rengi. Yeryüzünde aynı türe mensup olan ve yapı olarak birbirine benzeyen birçok bitki bulunmaktadır. zeytingiller. bitki adlarıyla ilgili etimolojik bilgiler de yer almaktadır. Yetişme alanından dolayı bazı bitkilerin adlandırılmasında yer isimleri kullanılmıştır. altınbaşak. nerede üretildiğini. bahçe teresi. borazan mantarı. görünümü ve kullanım özellikleri esas alınmaktadır. bir türün temsil ettiği bütün bitkileri içine alan ve bitki aileleri oluşturan eklerdir. Bir türe ait bütün bitkileri ifade edebilmek için tür adları kullanılır. kimileri hiç yetişmez. tek çenekliler. Bu sözlükte bitki adlarının kökenleriyle ilgili bilgi ve kaynaklar topluca bir arada bulunmaktadır. Bitki adlarının kökenleriyle ilgili bilgiler verilirken. papaztakkesi. bitkinin şekil benzerliği ve eşya-nesne yapımında kullanılmasıdır. Böylelikle tabiatı. bir milletin yerleşme (iskân) tarihi için en önemli belgelerden birisidir (Gülensoy. gelindili. aktavuk. Türkçe Yer Adları Kılavuzu. biçimi. hayvanlara. Burada bitki adlarının tanımları. çeşitli organ ve nesnelere benzetilerek kurulmaktadır. Bunlar. Yer adlarıyla kurulan bitkilere şu örnekleri verebiliriz: “ada soğanı. Halep çamı”. tohumlu bitkiler”. Kimi bitkiler bazı yörelerde rahatlıkla yetişebilirken.

dünyanın en eski ve en çok kullanılan dilleri arasında önemli bir yere sahiptir (Özkan. Kültür unsurlarımızı canlı tutan ve milli kimliğimizin oluşumuna katkıda bulunan en değerli varlığımızdır. Bitki dünyamızı ayrıntılarıyla ortaya koymamız ve bitkilerin adlandırma yollarını belirlememiz. Her millet. Bu sebeple bazı bitki adlarına kaynak gösterilememiştir. zor bir iştir. Özellikle Anadolu ağızlarında kullanılan bitki adlarında birçok ses değişmesi görüldüğünden. bitki adlarının asıl kökenlerine ulaşmak daha da zor olmuştur. binlerce yıldan beri nesilden nesile aktarılan yaşama düzenimizin. tabiatı tanıma ve algılama biçimimizin. 15).7 kaynak gösterilmiştir. Bitki adlarını oluşturan ek. Türk düşüncesini ve yaşadığımız coğrafyayı daha yakından tanıtacaktır. Türk Dilinin Yurtları. kök ve kelimeler ait oldukları dillere göre verilmiştir. bunların kökenleriyle ilgili bilgiler verilememiş. Bitki adlarının kökenini bulmak. çevresinde bulduğu ya da yetiştirdiği bitkileri kendi kültürüne göre kullanır ve kendi dil mantığına göre adlandırır. zihinden zihine süzülen kültür varlıklarımızın âdeta kelimelere damıtılmasıyla oluşmuştur. bizlere Türk dilini. sadece tanımları ve kaynakları belirtilmiştir. Sonuç olarak şunları söyleyebiliriz: Türkçe. Bu kelimeler kültür tarihimizin. . Ancak bazı bitki adlarının etimolojik yapılarıyla ilgili hiçbir kaynağa veya açıklamaya rastlanmadığından.

8 II. NCELEME .

bunlardan “arpa. iğde. kök durumunda olan ve herhangi bir türetme ekiyle genişletilmemiş bulunan tek kelimeden ibaret adlardır (Korkmaz. ot. ağu ala ardıç arpa aşı bağa bey bıyık boya bük cırt cız çağ çaşıt çet çiğ çim çomak çöğür çöpür dal darı dip düve ebe ekşi enek erik geyik gonur gön iğde kak kat kav kavun kayın kayır kök ot sası saz tilki tip tük üvez .9 1. 219). TÜRKÇE KÖKENL B TK ADLARI Basit kelimeler. erik. Basit yapılı bitki adları Türkiye Türkçesinde az yer tutmakla birlikte. çim. darı. kayın. saz” gibi bitkiler günlük hayatta çok geniş bir kullanım alanına sahiptir. kök. dal. BAS T YAPILI B TK ADLARI 1.1. kavun.

bā ilā) baytaran: (< Ar. ebūzanba ) acem: (< Ar. alıntı yapılan dillere göre listeledik. ‘uśfur) aşkar: (< Ar.2. Arapça Alıntı Bitki Adları ablak: (< Ar. buŧm) celep: (< Ar. cummayz) cümele: (< Ar. Ermenice. amber+būy). ‘abaytarān) berdi: (< Ar. talyanca. cevz) cılban: (< Ar.10 1. Bunlar arasında amberbu (< Far. Arapça za’ferān kelimesi Türkçeye safran olarak. ħiyār+çenber). 1. celeb) ceviz: (< Ar. culbān) cimcime: (< Ar.1. Farsça. ba am) bakla: (< Ar. ‘uśfur) aspir: (< Ar. ‘ādile) afat: (< Ar. cumel) . abla ) abuzambak: (< Ar. Türkiye Türkçesinde kullanılan alıntı kelimeler arasında çok sayıda bitki adı bulunmaktadır. hezaren (< Far. culbān) cücül: (< Ar. ‘acūr) adile: (< Ar. hıyarşembe (< Far. Slavca. Gürcüce. bezr) bilisura: (< Ar. ngilizce. Alıntı bitki adları dilimize girerken birtakım ses değişikliklerine uğramış ve Türkçenin yapısına uyum sağlamıştır. bardī) bezir: (< Ar. ‘acemî) acur: (< Ar. ‘ayān) ayıt: (< Ar. Yunanca. Çince. cumcuma) culban: (< Ar. dilimizde yapım ekleriyle genişletilmedikleri sürece basit kelimelerdir (Korkmaz. Rusça. ‘amme) anzarot: (< Ar. Sırpça. Örneğin. spanyolca. hezār+reng) gibi birleşik kelimeler de bulunmaktadır. Bunlar “Arapça. bil-‘usāre) buttum: (< Ar. 219). ‘araz) asfur: (< Ar. türemiş kelimeler olsalar bile. ‘acem) acemi: (< Ar. Moğolca. Fransızca. Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. eş ar) aşur: (< Ar. transkripsiyonlarıyla birlikte. ALINTI B TK ADLARI Başka bir dilden alınmış kelimelere alıntı kelimeler denir. āfāt) akri: (< Ar. ‘īd) bakam: (< Ar. culcul) cümbez: (< Ar. Alıntı kelimeler geldikleri dillerin kurallarına göre. ‘anzerūt) araz: (< Ar.2. Alıntı bitki adlarını. Latince. ‘āşūre) ayān: (< Ar. Bulgarca. Yunanca domáta kelimesi domates olarak geçmiştir. a ra) amme: (< Ar.

ilāf) kırmızı: (< Ar. ‘ibrān) ilhah: (< Ar. cawşīran) çitil: (< Ar. ħarrūb/ħarnūb) ħas: (< Ar. maĥmūde) mamıza: (< Ar. fustu ) filfil: (< Ar. ādime) galete: (< Ar. ħalā’i ) halfa: (< Ar. arīb) gasil: (< Ar. miśr) mışmış: (< Ar. maĥlūc) mahmude: (< Ar. melike) meliki: (< Ar. şaŧl) dımışkı: (< Ar. ĥalį c) hamıza: (< Ar. kam’a) kereviz: (< Ar. emrāz) enfiye: (< Ar. fıŧrį) ful: (< Ar. meydānį) mısır: (Ar. kināfe–künāfe) küşne: (< Ar. mercān) meydanî: (< Ar.11 çam: (< Ar. Dimaş /Dimiş +î) elmelik: (< Ar. fūl) gādime: (< Ar./Far. ĥāzık) hebil: (< Ar. ħāśś) haşhaş: (Ar. līmūn / Ar. firfir) fitri: (< Ar. elmelik) emir: (< Ar. ‘unnāb) ibran: (< Ar. ferį k) fındık: (< Ar. hindibā) hülübü: (< Ar. leymūn) mağara: (< Ar. kuşnā) leylâk: (< Ar. leylāk) limon: (< Far. ĥanžal) hardal: (< Ar. herį m) hıta: (< Ar. māmezā) maş: (< Ar. fundu ) fıstık: (< Ar. emr) emriz: (< Ar. incāz) kahve: (< Ar. ĥiltį t) hindiba: (< Ar. galle < gılāl) halayık: (< Ar. şam’) çaşıran: (< Ar. enfiyye) fattak: (< Ar. melikî) mercan: (< Ar. ħabl) herim: (< Ar. ĥalfe) halfat: (< Ar. kerefs) keten: (< Ar. ħatmi) hayır: (< Ar. ahve) kakule: (< Ar. fat ) ferik: (< Ar. mişmiş) . irmizį) künefi: (< Ar. ħardel) harnup: (Ar. ā ulle) keme: (< Ar. maĥleb) mahluç: (< Ar. māş) melike: (< Ar. ħayr) hazık: (< Ar. ħaşħāş) hatmi: (< Ar. ĥamį ze) hanzal: (< Ar. ilĥāĥ) incaz: (< Ar. asl) gılla: (< Ar. hülbî) hünnap: (< Ar. kettān) kılıf: (< Ar. me āre) mahlep: (< Ar. ĥalfe) haliç: (< Ar. allāt) garip: (< Ar. ħiŧŧa) hiltit: (< Ar.

sa‘leb) salman: (< Ar. uşrat) üşniye: (< Ar. śāmit) sandal: (< Ar. summāk) susam: (< Ar. zeytūn) zivan: (< Ar. reyĥān) safran: (< Ar. sevād) sınap: (< Ar. balluŧ) rasat: (< Ar. uşniyye) velvele: (< Ar. şı ) taflan: (< Ar. za ūm) zavrak: (< Ar. misk) nane: (< Ar. tu’m) tutya: (< Ar. śandal) savat: (< Ar. śināb) silk: (< Ar. ŧarħūn) tefarik: (< Ar. zevra ) zehni: (< Ar. sūsen) şahab: (< Ar. tefārī ) temsil: (< Ar. nārenc) narenciye: (< Ar. tevrįś) topuz: (< Ar. tesbį ’) tevris: (< Ar. mürte’iş) müşgül: (< Ar. mūz) mültüme: (< Ar. nebāt) nebatat: (< Ar. baŧbāŧ) pelit: (< Ar. velvele) zahter: (< Ar. zülbeyā) . nārenciyye) narınç: (< Ar. na’nā’) narenc: (< Ar. misvāk) mişkat: (< Ar. şihābî) şakayık: (< Ar. mültemi) mürdeşe: (< Ar. müşkil) müşk: (< Ar. diflā) tahıl: (< Ar. sa’tar) zakkum: (< Ar. şems + Far. rāzi į ) reyhan: (< Ar. śudūran) sumak: (< Ar. źihnį) zeytin: (< Ar. temŝį l) tesbi: (< Ar. zivān) zülbeya: (< Ar. nebātāt) patpat: (< Ar. nārenc) nebat: (< Ar. şa ā’i ) şamama: (< Ar. selmān) samit: (< Ar. mişkāt) muz: (< Ar. raśad) razakı: (< Ar. -āver) şıkık: (< Ar. şemāme) şemsaver: (< Ar. za’ferān) salep: (< Ar. dabbūs) tum: (< Ar.12 miski: (< Ar. daħl) tarhun: (< Ar. sīsām) süsen: (< Ar. tūtyā) uşrat: (< Ar. miskî) misvak: (< Ar. şihāb) şahabî: (< Ar. silk) suduran: (< Ar.

ħiyār) hıyarşembe: (< Far. sipandān) ışgın: (< Far. aşħūn) incir: (< Far. benefş) berge: (< Far. āzvāy) badem: (< Far. hezār+reng) hıyar: (< Far. çelān. sirīş) çükündür: (< Far. cį a) cumbur: (< Far.2. gul) gülâbi: (< Far. isfendān) . çaşma-zan) çevşen: (< Far. ālū) amberbu: (< Far. bāmiya) beneviş: (< Far. çūdār) çedene: (< Far. caudāna) çelem: (< Far. encīr) isfendan: (< Far. çunbul/çumbul) cücük: (< Far. birincāsf) bostan: (< Far. ħurmā) hülü: (< Far. emrūd/ermūd/enberūd) azat: (< Far. da da ān) dudiye: (< Far. ālūçe) alo: (< Far. behār) bāk: (< Far. ispandān. ħar) havlıcan: (< Far. hevīc) hevek: (< Far. bā bān) bahar: (< Far. çenār) çiriş: (< Far. gurz) ħar: (< Far. ħōş) hurma: (< Far. tūd) erguvan: (< Far. bādranbūya) bagmen: (< Far. būstān) cığa: (< Far. ereş-eriş) armut: (< Far. ça ale) çavdar: (< Far. bālābān) balsama: (< Far. cücek) çağla: (< Far. amberbūy) arış: (< Far. ābnūs/abanūs) aferin: (< Far. barga) birincivasıf: (< Far. ā uş) alıç: (< Far. āveng) hezaren: (< Far. ŧūŧīye) dut: (< Far. Farsça Alıntı Bitki Adları abanoz: (< Far.2. çelāna) çınar: (< Far. hulū) ıspatan: (< Far. şeltūk) çeşmezen: (< Far. ħāvlincān) havuç: (< Far. unce) gül: (< Far. er avān) erişte: (< Far. çelik) çeltik: (< Far. gulābī) gürz: (< Far. ħiyār-çenber) hoş: (< Far. āzād) azvay: (< Far. çu undur) dağdağan: (< Far. bādām) badıramba: (< Far. rīşte) filbahar: (< Far. şalam) çelik: (< Far. āferīn) ağuş: (< Far. bāk) balaband: (< Far.13 1. belesān) bamya: (< Far. fūl-bahār) giya: (< Far. cevşen) çılan: (< Far. tūt. kiyāh) gonca: (< Far.

lüle) mala: (< Far. peren) pesin: (< Far. gazar) keşkül: (< Far. māye) maye: (< Far. keşkūl) kişmiş: (< Far. kenger) keraviye: (< Far. nevrūz) naz: (< Far. mestān) meşe: (< Far. ħarbūza) kayısı: (< Far. perdebend) peren: (< Far. kāhį) karanfil: (< Far. nergis) nilüfer: (< Far. pį rāste) pirinç: (< Far. mercümek) merze: (< Far. aranfül) karpuz: (< Far. lāden) lâle: (< Far. piyāz) poy: (< Far. pālān) pamuk: (< Far. kund) küncü: (< Far. nuħūd) palan: (< Far. pāzı) perdeben: (< Far. kālak) kelem: (< Far. kūse) kunt: (< Far. rāvend) rezene: (< Far. aysī) kelek: (< Far. nārdīn) narven: (< Far. būy) pür: (< Far. sedīr) servi: (< Far. nefį r) nergis: (< Far. māye) mazı: (< Far. lāle) lülük: (< Far. serv) süde: (< Far. sunbul) şahten: (< Far. bādingān) payam: (< Far. pesį n) pir: (< Far. bīşa) meyve: (< Far. māle) maya: (< Far. mayva) nar: (< Far. gawz) köse: (< Far. nargį l) nardin: (< Far. rāziyāna) sebze: (< Far. panbu ) patlıcan: (< Far. kerāviye) keşir: (< Far. māzū) menekşe: (< Far. sūde) sümbül: (< Far. kişmiş) kişniş: (< Far. sebze < sebz) sedir: (< Far. merzengūş) mercimek: (< Far. mīva. į şān) kāhu: (< Far. nārven) navruz: (< Far. birinc) pirpirim: (< Far. pur) ravent: (< Far. ħarbuz. şahterre) . bādām) pazı: (< Far.14 işan: (< Far. nīlūfer) nohut: (< Far. parparam) piyaz: (< Far. nār / enār) narcil: (< Far. gizį r) koz: (< Far. nāz) nefirne: (< Far. şāhten) şahtere: (< Far. merz) mestan: (< Far. kuncud) lâden: (< Far. benefşe) mercanköşk: (< Far. pį r) pirasit: (< Far. kalam) kenger: (< Far. gişnīz) kizir: (< Far.

ayı’nga) badıç: (< Erm. tenbākū) turp: (< Far.2. e ic) hışır: (< Erm. alaf) zambak: (< Far. madik) mor: (< Erm. şal am) şebboy: (< Far. tel) akunduz: (< EYun. dārçīn) teberze: (< Far. ts’maħ) çomağ: (< Erm. mor/morm) moruk: (< Erm.2. cançul) çemen: (< Erm. tere) tiryaki: (< Far. turf) 1. teberze) tere: (< Far.3. mor/morm) mora: (< Erm. Yunanca Alıntı Bitki Adları ahlat: (< Yun. turb. tuħmugān) tömbeki: (< Far. ħozan) korunga: (< Erm. ananuħ) ayınga: (< Erm. dan gluħ) eğinç: (< Erm. kornkan) lâzut: (< Erm. şeb-būy) şeftali: (< Far. mōruk) pancar: (< Erm. banjar) pışat: (< Erm. lazut) madımak: (< Erm. abril) anık: (< Erm. zu āl) hozan: (< Erm. şį r) şireder: (< Far.15 şalgam: (< Far. Ermenice Alıntı Bitki Adları abrıl: (< Erm. zerrīn) zerringade: (< Far. akantos) . ç’ort’t’u) dangalak: (< ? Erm. zerd-ālū) zerde: (< Far. za īrak) zindiyan: (< Far. şeft-ālū) şikar: (< Far. zerde) zerdeçal: (< Far. turunc) yasemin: (< Far.4. zerrīngede) zeyrek: (< Far. zerdeçāv) zerrin: (< Far. şikār) şimşir: (< Far. yāsemen) yulaf: (< Far. ħosor) 1. şireder) tarçın: (< Far. turub. ts’maħ) çortu: (< Erm. matutak) madik: (< Erm. p’sat) tel: (< Erm. zindegān) zoğal: (< Far. zerāvend) zerdali: (< Far. ahlada) turunç: (< Far. şemşīr) şir: (< Far. tiryākī) töhmekan (< Far. zanba ) zeravent: (< Far. çaman) çımak: (< Erm. patic) cancur: (< Erm.

phideia) fiğ: (< Yun. piperiá) biberiza: (< Yun. anison) araka: (< Yun. kerasi) kiren: (< Yun. bànda) barbun: (< Yun. kukunaria < kukunara) kütner: (< Yun. fiton < EYun. tsiħórion) dafne: (< Yun. parténin/partén) beladan: (< Yun. daphnē) damaskene: (< Yun. tsimbidi) cimlā: (< Yun. ires) fasulye: (< Yun. kannavi) kerdeme: (< Yun. dáfni) dırağan: (< Yun. lahano) mantar: (< Yun. diminitis) dimenit: (< Yun. apidáki) boçça: (< Yun. drágana) dilmit: (< Yun. mukhlia) . apsída) erez: (< Yun. endomē’) enginar: (< Yun. kardamo) kiraz: (< Yun. murto) muşmula: (< Yun. bótsa) böbük: (< Yun. makedonesi) melisa: (< Yun. avátin/vatin) ayvadana: (< Yun. bizélia) biber: (< Yun. fasulia) fesleğen: (< Yun. melissa) mersin: (< Yun. filisa) gırmit: (< dilmit < Yun. halsphyton) ıhlamur: (< Yun. maruli) masura: (< Yun. kukunaria) lahana: (< Yun. piperitza) bidek: (< Yun. vasilikon < vasilikos) fidan: (< Yun. manitari) marul: (< Yun. kráno) köknar: (< Yun. ankinára) epsit: (< Yun. afáki) emen: (< Yun. ayiovotano) babır: (< Yun. kolokaz) halofit: (Yun. dafni < EYun. domáta) duduli: (< EYun. barbounia) barbunya: (< Yun. troħílos) efek: (< Yun. flamuri) ıspanak: (< Yun. spanaki) kantaron: (< Yun. mespilon) mühliye: (< Yun. diminitis) göleğez: (< Yun. bubúki) cimbiz: (< Yun. pipéri) biberiye: (< Yun. plátanos) bezelye: (< Yun. arakas < arakos) aşendos: (< EYun. kisón) çukur: (< Yun. xamofta) anadut: (< Yun. masuri) maydanoz: (< Yun. pápiri) banda: (< Yun.) filiz: (< Yun. mirsini) murt: (< Yun. diminitis) domates: (< Yun. áħerdos) avat: (< Yun. damaskino) amofta: (< Yun.16 amesken: (< EYun. tzímbla) çisan: (< Yun. kentauron) kenevir: (< Yun. phyton) fide: (< Yun. damáskino) defne: (< Yun. anadoti) anason: (< Yun. barbounia) bartun: (< Yun.

) ortanca: (< Lat. ipéca) jüt: (< Fr. algue) anemon: (< Fr. gardenia) ipeka: (< Fr. lotus) müşkülüm: (< Lat. curcas) lobelya: (< Lat. vagina) fujer: (< Fr. arachide) aspidistra: (< Fr. fleole. prinos) 1. cactus) kamelya: (< Fr.17 palamut: (< Yun. bassia) begonya: (< Lat. tomari) kürkas: (< Lat. Fransızca Alıntı Bitki Adları akasya: (< Fr. ananas) atol: (< Fr. jute) kakao: (< Fr. patate) bambu: (< Fr. begonia) centiyane: (< Lat. caoutchouc) keşbir: (< Fr. dahlia) drosera: (< Fr. flora) ginseng: (< Lat. gentiāna) çakır: (< Lat. sequoia) vanilya: (< Lat. muscarimi) okume: (< Lat. camelia) kapuçin: (< Fr. phleole) radika: (< Yun. botanique) dalya: (< Fr. cachemire) kola: (< Fr. fougero) gardenya: (< Fr. prinari) piren: (< Yun. anemone) araşit: (< Fr. Lobelia) lotus: (< Lat. acacia) ananas: (< Fr. hortensia) rezede: (< Lat. Gentiana) komatula: (< Lat. quassia) kauçuk: (< Fr. colza) . Latince Alıntı Bitki Adları basya: (< Lat. cacao) kaktüs: (< Fr. drosera) fleol: (< Fr. ginseng) kantiyane: (< Lat. ruca) sekoya: (< Lat.2. palamudi) papatya: (< Yun. papadia) pırasa: (< Yun.5. reseda) roka: (< Lat. radikia) şıka: (< Yun. aspidistra) badat: (< Fr. triphyllon) tomara: (< Yun. atoll) alg: ( < Fr.2. salvia) feliks: (< Lat. capucine) kavasya: (< Fr. felix) flora: (< Lat. sacer) çalba: (< Lat. Comatula) 1. cola) kolza: (< Fr. şıko veya şıka) tirfil: (< Yun.6. bambou) botanik: (Fr. prason) pırnal: (< Yun.

ophrys) okaliptüs: (< Fr. fondo) iskorçina: (< t. mycose) mimoza: (< Fr. patata) peçek: (< peçe < t. scorzone) maki: (< t. papyrus) petunya: (< Fr. datura) pik: (< ng. latania) liken: (< Fr. spanyolca Alıntı Bitki Adları avokado: (< sp.9. pezza) sardunya: (< t. muguet) ofris: (< Fr. talyanca Alıntı Bitki Adları açelya: (< t. pomidoro/pomodoro) mancana: (< t. Grapefruit) kivi: (< ng.7. mahonia) malto: (< manto < Fr. portugal) ratanya: (< Fr. guardiana) . ngilizce Alıntı Bitki Adları greyfurt: (< ng. mini) müge: (< Fr.2. paprika) 1.2. cornichon) küsküt: (< Fr. magnolia) maranta: (< Fr. maranta) margarita: (< Fr. bordo) ceran: (< t. pomidoro/pomodoro) belladonna: (< t. palmier) papirüs: (< Fr. macchi) 1. geranio) funda: (< t. starking) malatura: (< t.8. sardonya) veronika: (< t. mandarine) manolya: (< Fr.) patates: (< t. petunia) portakal: (< Fr. avocado) mini: (< Fr. mimosa) 1.2. eucalyptus) orkide: (< Fr. belladonna) borda: (< t. raffia) rambil: (< ng. cuscute) lâtanya: (< Fr. rami) starking: (< ng. kiwi) papaya: (< ng. manteau) mandalina: (< Fr. ratanhia) tatula: (< Fr. veronica) vardıyan: (< t. lichen) mahunya: (< Fr. orchidee) palmiye: (< Fr. marguerite) mikoz: (< Fr. azalea) banadura: (< t. papaya) paprika: (< ng. pig) rafya: (< ng.18 kornişon: (< Fr.

2.-Hırv.2. krumpí r) lâbada: (< Blg. popadica) kıral: (< Sırp.2. Çince Alıntı Bitki Adları aylandız: (< Çince ailanto’dan) çay: (< Çin. Gürcüce Alıntı Bitki Adları askil: (< Gürc. djanka) gocuk: (< Blg. stir) kumpir: (< Blg. askili) bitne: (< Gürc. çay) mantı: (< Çin. koçijaş) 1. Bulgarca Alıntı Bitki Adları biryedim: (< Blg. coca) 1.11.) vişne: (< Sl. mantu) 1. Slavca Alıntı Bitki Adları koçan: (< Sl. dombay) 1.12.-Hırv. vişnya) ıştır: (< Blg. Sırpça Alıntı Bitki Adları babaçça: (< Sırp.19 kınakına: (< sp. pelyn) . quinaquina) koka: (< sp. kral) koçaç: (< Sırp.2..Sırp. kojux) 1. p’it’na < *pinta) dombay: (< Gürc.2.10.14. bójur) canka: (< Blg. brekinya) bocur: (< Blg. loboda) pelin: (< Blg.13.-Sırp.

2. kartofel) mango: (< Port. Diğer Alıntı Bitki Adları acırga: (< Moğ. karağana) kartol: (< Rus. niemcy) .20 1. manga) nemisa: (< Lehçe. acırga) baobap: (< Afrika yerli dillerinden) karağan: (< Moğ. Yabancı Yer simleriyle Kurulan Bitki Adları agılı: (< Meksika’daki Akala şehrinin adından) anapa: (< belki bir yer isminden) fulya: (< Güney talya’da bir bölge adı) kalembek: (< Hint Denizi’nde bir ada) 1.2.16.15.

kelime kök ve gövdelerine ekler getirilerek değişik anlamda yeni kelimeler yapma yoludur (Korkmaz. ak+la-n) alaca: (< T. kelime türetme yoluyla elde edilir. arak + T. an+gıç) anslı: (< ? ans + T. çu) avurtlak: (< ? avurt + T. acı-ma) acımak: (< T. ay+dın) ayıcı: (< T. bal-tır-gan) ballı: (< T.21 2. al+ça) alçacık: (< T. fiilden isim yapma ekleri”. az-an) azırgan: (< T. acı+ca) acıma: (< T. art+lı) asma: (< T. bal+lı) ballıca: (< T. ak+ça) aklan: (< T. acı-mık) ağcaca: (< T. aşı+la-ma) atınaklı: (< ? atınak + T. ak+sıl) akça: (< T. lı) atmalı: (< T. al+lı+ca) almalık: (< T. ar-gın) arpağan: (< T. al+çak+cık) aldangeç: (< T. 31). art-ağan) artlı: (< T. Türemiş bitki adlarının aldığı yapım ekleri şunlardır: “ simden isim yapma ekleri. bal+lı+ca) ballık: (< T. acı-mak) acımık: (< T. lak) aydın: (< T. al+az) alça: (< T. lı) apırcak: (< ? apır + T. akşa-y-ık) aħsıl: (< T. man) argun: (< T. bağır-gan) bağırtlak: (< T. cak) arakçıl: (< Yun. alma + lık) altıncık: (< T. ala+ca) alaz: (< T. Türemiş bitki adları aşağıda listelenmiştir. acıca: (< T. altın+cık) angıç: (< T. ancak bu kelimeler yapım ekleri kısmında daha ayrıntılı bir şekilde tahlil edilmiştir. bakılda-k) baldırgan: (< T. az-ır-gan) azmuk: (< T. Türkçe bir yapım eki alıp da kökeni yabancı olan ya da bilinmeyen bitki adları da burada gösterilmiştir. fiilden fiil yapma ekleri. at-ma+lı) avukçu: (< ? avuk + T. as-ma) aşılak: (< T. TÜREM Ş B TK ADLARI Türemiş kelimeler. ayı+cı) azan: (< T. bal+lık) . aşı+lak) aşılama: (< T. bağ+la-ş-ık) bakıldak: (< T. arpa + gan) artıgan: (< T. al+dan-gaç) alluca: (< T. çıl) arcıman: (< ? arcı + T. ak+ça+ca) ağşayık: (< T. Bu yol. az-muk) bağırgan: (< T. bağır + t + lak) bağlaşık: (< T. isimden fiil yapma ekleri.

boz+a+mık) bozanak: (< T. bit-ki) bizlengiç: (< bizle-n-giç) bodurgan: (< T. bıyık+lı) bıyırgan: (< T. pipéri + T. bart+lak) başak: (< T. cız+la-ğan) cızlayık: (< T. ban-dır-ma) bardacık: (< T. çap-u-l) çatlağan: (< T. boz-dur-ma) bozuk: (< T. çal-ağan) çalak: (< T. buyur-gan) bızalık: (< ? bıza + T. baş+ak) batırgan: (< T. bit-en) bitiniş: (< T. lık) biberlice: (< Yun. cır+la-n-gıç) cırmılak: (< T. çat+la-n-gaç) . buğday+cık) buğdayık: (< T. lak) çakıldak: (< T. buyur-gan) büğrez: (< T. bur-gaç) buynuz: (< T. bür-gü+lü) bürük: (< T. lik) cırık: (< T. buğday+ık) burağan: (< T. çat+lak) çatlangaç: (< T. bur-ağan) burgacan: (< T. cırt+la-vuk) cızlağan: (< T. bıngıl+dak) benlik: (< T. boya+lık) bozamık: (< T. cır-ı-k) cırlangıç: (< T. bil-dik) biten: (< T. çek-i-r-gen) cıbarca: (< T. boz-u-k) böcü: (< T. boyun+u+z) buyurgan: (< T. boya+çın) boyalık: (< T. çal-ı) çalık: (< T. bardak+çı) bartlak: (< T. bür-ü-k) büzgülü (< T. begmāz + T. çat+la-ğan) çatlak: (< T. bat-ır-gan) bebekçik: (< bebe+k+çik) bekmezcik: (< Far. boz+anak) bozdurma: (< T. cız+la-yık) civcilik: (< civciv+ T. ben+ek) bengildek: (< T. cırt+lak) cırtlan: (< T. cik) benek: (< T. cırma+lak) cırtlak: (< T. cırt+la-n) cırtlavuk: (< T. büğrü+ez) bürgülü: (< T. bardak+cık) bardak: (< T.22 banak: (< T. bodur+gan) boyaçın: (< T. ban-ak) bandık: (< T. bur-ga+can) burgaç: (< T. çal-ak) çalı: (< T. bit-i-n-i-ş) bitirge: (< T. cıbır+ca / cıbıl+ca) cıcılık: (< cici + T. çakıl+da-k) çalağan: (< T. lik) coplak: (< Far. çal-ık) çapul: (< T. bit-i-r-ge) bitki: (< T. bart+ak) bardakçı: (< T. ben+lik) bıçgın: (< T. li+ce) bildik: (< T. büz-gü+lü) cegirgen:(< T. ban-dık) bandırma: (< T. çūb + T. bıç-kın) bıyıklı: (< T. bö+cü) buğdaycık: (< T.

çev-i-r-dik) çevrince: (< T. çiğin+dirik) çildirim: (< T. lık) çaylamık: (< Çin. çırp-ı) çıtımık: (< T. çirt+i) çirtik: (< çirt+ik) çitime: (< T. çök-er-en) çökülce: (< T. tavşan+cık) davulcu: (< Ar. çite-me) çitlek: (< T.23 çavdarlık: (< Far. cūl + T. çağır-gan) çıkart: (< T. dip+çin) . çu undur+T. darı+ca) darıcan: (< T. darı+can) davşancık: (< T. çay + mık) çekem: (< T. çük+lü+ce) çükündürük: (< Far. çūdār + T. cu) değirmenci: (< T. desti + T. demir+cik) demirli: (< T. deli+ce) demircik: (< T. dala-ğan) dallama: (< T. dağ+la-ma) dalağan: (< T. ük) dadırgan: (< T. dik-en+cik) dikme: (< T. dik-en) dikencik: (< T. çev(i)r-i-n-ce) çığırgan: (< T. çıldır-ım) çırlavuk: (< T. çık-ar-t) çıkıntı: (< T. değirmen+ci) delice: (< T. çev-i-k) çevirdik: (< T. ŧabl + T. çık-ma) çımkırık: (< T. dal+la-ma) damarcık: (< T. luk+ça) çüklüce: (< T. çır+la-vuk) çırpı: (< T. çıyan+cık) çibillik: (< ? çibil + T. dil+li+ce) dipçin: (< T. tat-ı-r-gan) dağarcık: (< T. çıt+la-mak) çıtlamık: (< T. çıldır-ım) çirti: (< T. mik) develik: (< T. dik-me) dillice: (< T. demir+le-y-en) destimik: (< Far. demir+li) demirliyen: (< T. çöpür+lü) çulluca: (< Ar. çömel-en) çöpleme: (< T. dağar+cık) dağlama: (< T. deve+lik) devrinti: (< T. cūl + T. luk) çullukça: (< Ar. damar+lı+ca) darıca: (< T. lik) çiçek: (< çeç-ek) çiğindirik: (< T. cūl + T. çıt+ı-mık) çıtlak: (< T. la-mık) çaymık: (< Çin. çit+lek) çitlembik: (< çitle-mik) çökeren: (< T. çay + T. çek-em) çekme: (< T. çıt-lak) çıtlamak: (< T. çıt+lık) çıyancık: (< T. çek-me) çetme: (< T. çöğür+ce) çömelen: (< T. çıt+la-mık) çıtlık: (< T. lu+ca) çulluk: (< Ar. çöp+le-me) çöpürlü: (< T. çet-me) çevik: (< T. devir-i-n-ti) diken: (< T. damar+cık) damarlıca: (< T. çımkır-ı-k) çildirim: (< T. çık-ı-n-tı) çıkma: (< T.

gen+ce) geneç: (< T. dür-me) dürülü: (< T. eğ-(i)-r-i+li+ce) eğrim: (< T. ez-gil) ezgin: (< T. gel-i-n+cik) gence: (< T. er-ek+le-me) erelik: (< T. dür-ü-l-ü) düvülcek: (< T. gel-i) geliç: (< T. duvak+lı+ca) düdüllük: (< ? düdül + T. ce) gercik: (< ? ger + T. ek-in) eklemik: (< T. cik) gevrecik: (< T. gevre-k+cik) . doğ-um) dolaman: (< T. lük) düğem: (< T. er-en) ergen: (< T. kavuş-ak) geli: (< T. kart+lı) gavruk: (< T. dökül-cen) dökülgen: (< T. ebe+li) ebelik: (< T. domáta + T. dongur-ak) dökülcen: (< T. er-ek+lik) eren: (< T. ez-gin) fısırgan: (< T. elma + cık) emecen: (< T. düğül+cek) düzgülü: (< T. cık) dutulga: (< T. diz-i) doğum: (< T.24 dişice: (< T. em-ecen) eneç: (< T. tut-u-l-ga) duvaklıca: (< T. düğme+cik) düğmeli: (< T. eğe+ce) eğecen: (< T. ekşi+li+ce) ekşilik: (< T. dökül-gen) durnacık: (< turna+T. ebe+lik) eğece: (< T. eğ-i-l-im) eğri: (< T. fış+ıl+da-yık) gagaç: (< gaga+ç) garmak: (< T. gel-i-ç) gelincik: (< T. lı) dongurak: (< T. kar-mak) gartlı: (< T. düğ-em) düğmecik: (< T. ekşi+m+cik) ekşimen: (< T. düz-gü+lü) ebeli: (< T. er-gen) ergil: (< T. dombay + T. er-i-n-ç) ezgil: (< T. eğ-i-l-ik) eğlim: (< T. gen+eç) gerce: (< ? ger + T. en+eç) erekleme: (< T. fısır-gan) fışıldayık: (< T. ek+le-mik) ekşice: (< T. eğ-i-r-im) ekin: (< T. ekşi+ce) ekşilice: (< T. dola-man) domalan: (< domal-an) domatça: (< Yun. eğ-i-r-i) eğrilce: (< T. ekşi+men) ekşimik: (< ekşi-mik) elmacık: (< T. düğme+li) dürme: (< T. eğ-ecen) eğilce: (< T. dişi+ce) dizi: (< T. ça) domaylı: (< Gürc. ekşi+lik) ekşimcik: (< T. eğ-i-l-cen) eğlik: (< T. er-gil) erinç: (< T. eğ-i-l-ce) eğilcen: (< T. kavur-uk) gavşak: (< T.

kol+lu+ca) göbelek: (< T. geyik+cek) gezer: (< T. gök+çek) göğdeli: (< T. il-mek) ilmen: (< T. göm-ü-l-gen) gömürgen: (< T. göğem+cik) göğen: (< T. il-im) ilişken: (< T. lap) haşlama: (< T. göz+enek) güllük: (< Far. göbek+lek) gödelek: (< T. lük) günsü: (< T. gök+dün) gölek: (< T. iv-ecen) . iğne+lik) iğnesil: (< T. göm-ü-r-gen) gönen: (< T. gök+çe) gökdün: (< T. git-i-l-cen) gidişgen: (< T. ışıl+dırık) ışılgan: (< T. gıcı-ma) gırçıl: (< T. ħiyār + T. gövde+li) göğelek: (< T. ısır-gan) ısırgı: (< T. la-ma) hohalak: (< ? hoh + T. ısır-gı) ısıtan: (< T. gök+en) göğlemez: (< T. kıy-ı-ş-ak) gidilcen: (< T. gök+çe) göğcek: (< T. ħiyār + T. gön+en) gövrek: (< T. (h)öl+lük) ırmık: (< T. haş+la-ma) havazla: (< ? havaz + T. cık) hıyarlama: (< Far. lak) hartlap: (< hart + T. alak) hölemez: (< höle-mez ?) höllük: (< T. gün+sü) hanaylı: (< Yun. göm-meç) gömülgen: (< T. gök+lük) göğündürme: (< T. iğ+cik) iğdiş: (< igit-iş) iğnecik: (< T. gevre-y-en) geyicek: (< T. gez-er) gıcık: (< T. ışıl+ak) ışıldırik: (< T. gevre-y-ik) gevriyen: (< T. gıcı-k) gıcime: (< T. kıy-ı-k) gıyşak: (< T. gul + T. ilet-ir) ilim: (< T. gök+em) göğemcik: (< T. er-mik ?) ısırgan: (< T. ışıl+gan) iğcik: (< T. iğne+sil) iletir: (< T. gök+le-mez) göğlük: (< T. ışı-ğan) ışılak: (< T. gök+elek) göğem: (< T. iğne+cik) iğnelik: (< T. gevre-k) gözenek: (< T. gök+ü-n-dür-me) gökçe: (< T. il-i-ş-ken) ilme: (< T. il-mik) ivecen: (< T. anoi + T. il-me) ilmek: (< T. ısı-t-an) ışığan: (< T.25 gevreyik: (< T. lı) hartlak: (< hart + T. il-men) ilmik: (< T. gövde+lek) göğce: (< T. kır+çıl) gıyık: (< T. la) hıyarcık: (< Far. göl+ek) gömeç: (< T. git-i-ş-gen) gollüce: (< T.

ce) kertme: (< T. il) kofurgalık: (< T. kabartla-k) kabartlama: (< T. kap+lı+ca) karaca: (< T. lik) kendirik: (< ? kendir + T. kara+ca) karacık: (< T. kavuş+lak) kayacık: (< T. kas-an) kavak: (< kav+ak) kavlağan: (< kavla-gan) kavuşlak: (< T. keçe+m+cik) keçemük: (< T. kes-me) kığıştak: (< kığış+ta-k) kılgın: (< T. kaymak+cık) kaymaklık: (< T. kan+lık) kapçık: (< T. kirtil + T. kıv-ı-r-ı-ş-ık) kıvışkan: (< T. kan+a-k) kanatma: (< T. kapan+cak) kaplıca: (< T. kıy-ak) kıyışak: (< T. kıv-ı-ş-kan) kıvrım: (< T. cak) kanlık: (< T. kızıl+ca) kızılcık: (< T. kara-n-tı ?) karavlık: (< ? karav + T. ez-me-li+ce) kabak: (< T. kaz-maç) keçemçik: (< T. kap+çık) kapıncak: (< T.26 izmelece: (< T. kok-ar) . keçe+mik) kekeremik: (< T. kır+lı) kıvırcık: (< T. -cen) kendillik: (< ? kendir + T. kir+li+ce) kirtil: (< kirt + T. kabar-gıç) kabartlak: (< T. kıvır+cık) kıvrışık: (< T. cık) kaymacık: (< T. kıy-ı-ş-ak) kızamık: (< T. kızıl+lık) kirlice: (< T. kara-maz) karamış: (< T. ħāyegįne + T. kırk+lık) kırlı: (< T. kofurga+lık) kokar: (< T. kaymak+lık) kazık: (< kaz-ı-k) kazmaç: (< T. kıl-gın) kılık: (< T. kak-ma) kamalak: (< kama+lak) kanak: (< T. kabartla-ma) kakalaşka: (< kaka+ T. kızıl+ak) kızılca: (< T. kekre+mik) kekilcen: (< Far. kara+cık) karalık: (< T. kert-me) kesercik: (< T. kar+çin) kasan: (< T. kab+ak) kabarcık: (< T. kara-mış) karamuk: (< T. kara+lık) karamaz: (< T. kan+a-t-ma) kangırcak: (< ? kangır + T. kızla-muk) kızılak: (< T. kır-ı-k) kırklık: (< T. ik) kertilce: (< Yun. kıl-ı-k) kırık: (< T. kızıl+cık) kızıllık: (< T. kıv-ı-r-ım) kıyak: (< T. kaya+cık) kayganacık: (< Far. laş-ka) kakma: (< T. kara+muk) karantı: (< T. kākül + T. kes-er+cik) kesme: (< T. lık) karçin: (< T. kabar+cık) kabargıç: (< T.

koy-guç) küllük: (< T. ör-me+ce) ötürge: (< T. iksia + T. panbu + T. śabr + T. ca) neferlik: (< Ar. küs-güç) kubatça: (< T. ca) oymalık: (< T. porsu-k) pürçüklü: (< T. ulle + T. ok+luk) orman: (< T. kül+lük) küpeli: (< T. cak) pamuça: (< Far. küpe+li) küseğen: (< T. lokur+da-k) mancarlık: (< Erm. lu) pamukluk: (< Far. pürçek+li) sabırlık: (< Ar. panbu + T. öt-ür-ge) özüllük: (< T. kuru-t-ma) kuşça: : (< T. nefer + T. kudur-uk) kulecik: (< Ar. pire+lik) porsuk: (< T. or+man) oturak: (< T. lık) parlacık: (< T. cık) papurtlama: (< ? papurt + T. banjar + T. lık) marulcuk: (< Yun. ok+çul) okluk: (< T. lak) pıtırca: (< pıtır + T. panbu + T. lık) meçikli: (< ? meçik + T. li) morca: (< Erm. maruli + T. kuru-gan) kurulgan: (< T. öz+lü+lük) paflak: (< paf + T. lık) sakalak: (< Ar. cık) kozalak: (< Far. nevbet + T. kok-ar+cık) koluncuk: (< ? kolon + T. cuk) mazlıħ: (< Far. otur-ak) ovaca: (< ? T. la-ma) paralık: (< Far. saka + T. oy-ma+lık) öğüm: (< T. oğul+duruk ?) okcül: (< T. kuş+lak) kuyguç: (< T. küs-eğen) kütür: (< T. bat-ı-r-ak) pirelik: (< T. pāre + T. lak) köpürcek: (< T. kubat+ça) kuduluk: (< T. -lek) öksüzce: (< T. kuş+ça) kuşulak: (< T. ca) sakızdırık: (< T. ça) pamuklu: (< Far. ör-üm) ökselek: (< Yun. köpü-r-ecek) köpürgen: (< T. çik) oğunduruk: (< T. banjar + T. māzū + T. luk) pancarcık: (< Erm. köpü-r-gen) kösgüç: (< T. pat+la-n-gıç) pıslak: (< pıs + T. kurt+lu+ca) kurudan: (< T. panbu + T. pat+la-k) patlangaç: (< T. küt+ür) lokurdak: (< T.27 kokarcık: (< T. ök+süz+ce) örmece: (< T. ova + T. kozak + T. lik) nevbetçik: (< Far. lak) sakarca: (< ? sakar + T. cik) kurtluca: (< T. kuru-t-an) kurugan: (< T. lak) pamucak: (< Far. pat+la-n-gaç) patlangıç: (< T. sakız+dırık) . mor/morm + T. bat-ı-r-gan) pıtrak: (< T. kur-u-l-gan) kurutma: (< T. ca) pıtırgan: (< T. parla-k+cık) patlak: (< T. cuk) kovancık: (< ? koğan + T.

şap+la-k) şarlık: (< Ar. suv+ar-ma) sıyırma: (< T. ce) tellice: (< Erm. suv+ar-ma+lık) süleymencik: (< Süleyman+cık) süngüllük: (< T. soy-u-k) soyulgan: (< T. sar+acak) sarıklık: (< T. sünük+lük ?) süpürge: (< T. sakız+lak) sakızlık: (< T. ca) saracak: (< T. tır-mık) toklu: (< T. süt+lü+cen) şakıldak: (< şak + T. danış-man) taraklık: (< T. cek) semizlik: (< T. top+çak) tomdurcuk: (< T. selmān + T. selle + T. top+alak) topalan: (< T. tok+lu) tomçak: (< T. süt+lü+ce) sütlücen: (< T. söğ-ecen) suluk: (< T. tomur+cuk) topaçça: (< T. topal+an) . sarmaş-ı-k) sazan: (< T. ıl+da-k) şangalak: (< T. sar-ma+lık) sarmaşık: (< T. ser+gen) sımak: (< T. tık-ı-ç) tırmık: (< T. li ?) tanışman: (< T. şa’r + T. lik) tetirli: (< ? tetir + T. li+ce) tespihlik: (< Ar. tat+lı) tekecen: (< ? teke + T. soy-u-l-gan) söbelek: (< ? söbe + T. semiz+lik) sepik: (< T. sıyır-ma) soğanak: (< T. soğu-k+luk) solgun: (< T. saz+an) selecek: (< Ar. li) tıkan: (< T. şiş-ti) takalak: (< T. tesbīĥ + T. soğan+cık) soğukluk: (< T. sakız+lık) salatalık: (< t. tık-an) tıkıç: (< T. somur-mak) soyuk: (< T. ŧa’m + T. tara-k+lık) tarma: (< T. tak+alak) takımcık: (< T. sar-ı-k+lık) sarmalık: (< T. salata + T. sırım+sız) sıvarma: (< T. lık) şikirdaklı: (< T. lek) söğecen: (< T. su+luk) suvarmılık: (< T. sür-t-mek) sütleğen: (< T. cen) teknecik: (< ? tekne + T. soğan+ak) soğancık: (< T. sı-mak) sırımsız: (< T. şang+alak) şaplak: (< T.28 sakızlak: (< T. top+aç+ça) topalak: (< T. tak-ım+cık) tamli: (< Ar. sol-gun) sormaħ: (< T. çekirdek+li) şişti: (< T. cik) telçe: (< Erm. süp-ü-r-ge) süpürgelik: (< T. sür-me+li) sürtmeğ: (< T. süt+le-ğen) sütlüce: (< T. süp-ü-r-ge+lik) sürmeli: (< T. serp-i-k) sergen: (< T. tel + T. tar-ma) tatarcık: (< Tatar+cık) tatlı: (< T. lık) salmanca: (< Ar. tel + T.

yel+li+ce) yemiş: (< T. yumur+ca) yumurcak: (< T. cik) yoğurtçuk: (< T. yoğurt+çuk) yordanlı: (< ? yordan + T. yas-mık) yaygın: (< T. cik) . yağ+lık) yakmuk: (< T. yum-ak) yumru: (< T. yum-ur+u) yumuk: (< T. tüy+lü+ce) ulama: (< T. yan+al) yanalak: (< T. yap-ur-gak) yasmık: (< T. yağ+lı+cak) yağlık: (< T. tur-ma) tüllü: (< Fr. üş-üş) üvezli: (< T. yak-muk) yalangı: (< T. yay-ı-l-gan) yazılı: (< T. yeşil+lik) yığınç: (< T. yan-dır-an) yandıraz: (< T. yapılda-k) yaprak: (< T. ur-u-ş-man) üşüş: (< T. yazı+lı) yeleşik: (< T. lak) zivircik: (< Far. lak) zıplak: (< zıp + T. yağ+lı+ca) yağlıcak: (< T. yem+lik) yeşillik: (< T. top+ul) tortçu: (< ? tort + T. ur-u-n-guç) uruşman: (< T. yumur+cak) yüksükçük: (< T. yaban + -tırak) yağlıca: (< T. yala-n-gı) yaldaş: (< ? yal + T. üvez+li) üzerlik: (< yüz-er+lik) üzüm: (< T. çu) toruk: (< T. yan-dır-az) yapılcan: (< T. yığ-ı-n-ç) yiğilcik: (< ? yiğil + T. yum-u-k) yumurca: (< T. un+lu+ca) urunguç: (< T. tüy+lü) tüylüce: (< T. top+aç) topuk: (< T. ula-ma) unluca: (< T. tulle + T. yay-gın) yayılgan: (< T. yal-dır-an) yanal: (< T. yap-ı-l-can) yapıldak: (< T. lü) türeme: (< T. üz-üm) üzümlü: (< T. yer+leş-ik) yellice: (< T. yan+alak) yandıran: (< T. zįver + T. top+uk) topul: (< T. tor-u-k) turma: (< T. top+lu+ca) topoç: (< T. üz-üm+lü) varcık: (< T. yüksük+çük) zartlak: (< zart + T. tüt-ü-n) tüylü: (< T. var+cık) yabantırak: (< Far. tür+e-me) tütün: (< T. ye-miş) yemişen: (< T.29 topluca: (< T. lı) yumak: (< T. daş) yaldıran: (<T. ye-miş+en) yemlik: (< T.

geriye kalanlar ise belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Belirtisiz ad tamlamaları. Tamlayan önce. S M TAMLAMASI B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI 3.1. tamlayanı belirli bir kişi ya da nesneye dar bir aitlik ilişkisiyle bağladığı hâlde. Türkçe sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları sim tamlaması. iki isim unsurunun meydana getirdiği kelime grubudur. tamlanan sonra gelir. Belirtili sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları madımağın oynaşı . Çünkü belirtili ad tamlamalarında. Yukarıda da belirttiğimiz gibi. Bir nesnenin başka bir nesnenin parçası olduğunu.1.1.1. bir nesnenin başka bir nesneye ait bulunduğunu veya bir nesnenin başka bir nesne ile tamamlandığını ifade etmek için bu kelime grubuna başvurulur.1. 381). B RLEŞ K B TK ADLARI 3.1. Bu adlardan yalnızca biri belirtili isim tamlaması. biri tamlanan unsurdur. belirtisiz ad tamlamalarında ilişki doğrudan doğruya belirsiz genel bir nesneye. Bu sebeple. isim tamlaması biçiminde kurulan bitki adları belirtisiz isim tamlaması kalıbındadır. belirtisiz isim tamlamaları birleşik kelime kurmaya çok elverişli olan kelime gruplarıdır. 139). Bir ismin manasının iyelik sistemi içinde başka bir isimle tamamlanması esasına dayanır. birleşik kelime kurmaya çok elverişli olan kelime gruplarıdır. bir tür adına yöneliktir (Korkmaz. tamlayana eklenen ilgi durumu eki. ki unsur iyelik sistemiyle birbirine bağlanır ve grubun temelini iyelik ifadesi teşkil eder (Ergin.30 3. sim tamlaması biçiminde kurulan bitki adlarını aşağıda listeler hâlinde sıraladık. YAPI BAKIMINDAN B RLEŞ K B TK ADLARININ KURULUŞU 3. Grubu meydana getiren iki isim unsurundan biri tamlayan.

31 Belirtisiz sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları abdestbozan otu abdüsselam otu abı kızı acamlar alması acem çiçeği acem kimyonu acem lâlesi acıgıcı kulağı ada çayı adamotu adamkökü ada soğanı Afrika menekşesi Afşar otu ağaç çileği ağaç ebegümeci ağaç göğsü ağaç kavunu ağaç küpesi ağaç mantarı ağaç minesi ağaç üzümü ağda çiçeği ağı çalısı ağı çiçeği ağı dalı ağı otu ağu ağacı ağukunduzu ağustos alması ağustos gülü aħbun otu ahırotu ahlat armudu akça armudu akçakızı ak kadın parmağı aklahna üzümü akşam sabah güzeli akşekeri ala kangalı alakavun otu alamangumpili alasit üzümü alatavşan üzümü alay çiçeği alaz armudu albalı Alibey buğdayı alim üzümü Allahekmeği allik taması almacık otu Alman papatyası alma yaprağı aloğlu altın ağacı altın çiçeği altın dikeni altın otu altın yumurta mantarı alvar eriği amber ağacı amber çiçeği Amerika bademi Amerika elması Amerikan armudu Amerika üzümü anababa kekiği anababa kokusu anaç tikeni Anadolu otu anakara üzümü anapa paħlisi andız otu anduz otu Antep fıstığı Antep karası Anzer çayı aptal baklası aptal otu Arabistan defnesi Arap buturağı Arap elması Arap mantarı Arap otu arapsaçı arapsiki Arap sümbülü Arap şalgamı araptaşağı Arap topalağı Arap yasemini .

32 ardıç burcu ardıç kıliği ardıç otu areb kozu arı çiçeği arı götü arı gülü arı otu arı pürü armut kabağı armut otu Arnavut biberi Arnavut darısı Arnavutköy çileği arpa armudu arpacık soğanı arpa elması arslanayağı asker borusu asker gülü askı düleği aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi asma kabağı asma üzümü aş eriği aş inciri aşk merdiveni aş otu at dikeni at elması ateş buğdayı ateş çiçeği ateş dikeni ateş yaprağı at kestanesi atkulağı atkuyruğu atlas çiçeği atmemesi at paklası at yoncası avcı üzümü avize ağacı avlu ağacı avrat otu Avşar otu avu çiçeği ay alması ayçiçeği aydın çiçeği aydın gülü aygün aşığı aygün çiçeği ayı ardıcı ayı asması ayıayağı ayı baldıranı ayı çiğdemi ayı çileği ayıeli ayı elması ayı eriği ayı fındığı ayı fıstığı ayı gülü ayıkulağı ayı liforu ayı ligarbası ayı mantarı ayıkulağı ayı otu ayıparmağı ayıpençesi ayı soğanı ayı şalgamı ayı üzümü ayı yemişi ayrık otu ayu mamuğu ayvaganı azak eğiri baba inciri bağa yaprağı Bağdat hurması bağırsak otu bahar otu bahçe domatesi bahçe hezareni bahçe kekiği bahçe nanesi bahçe teresi bakıldak otu bakır bağcığı baklaçalısı bakla çiçeği bal armudu .

33 balbardağı balçık hurması bal çiçeği baldıran otu balgam elması balık ağusu balık otu balık sütleğeni bal kabağı ballık otu bal mantarı bal üzümü bambul otu ban ağacı bandırma kabı bandırma üzümü ban otu bardacık eriği bardakçı inciri bardak eriği bartınya otu barut ağacı basbaşı basur otu bataklık nergisi bataklık süseni batı mazısı bayır turpu beğ börkü Bektaşî üzümü belerçe üzümü bengilik otu benli üzümü bere otu bertik otu Besni üzümü beşdamar otu beşparmak otu bey armudu beyazdikencik üzümü beyböreği beyolu beyzambağı bıcırgan otu bıldırcınbudu bıraş otu bidek ağacı bilader ağacı bilon otu bira çiçeği bit otu bodukmuhı bodur otu boğa dikeni boğan otu boğaz çiçeği boğumluca otu bohça çiçeği Bombay fasulyesi boncuk otu bor ağacı boranı elması borazan mantarı bortum üzümü boru çiçeği bosça otu bostan borusu bostan güzeli bostan karanfili bostan otu Boşnak eriği boyacı aspiri boyacı dikeni boyacı kökü boyacı papatyası boya çiçeği boya kökü boya otu boya pürü boy otu bozdoğan armudu böğrek eriği börek mantarı börek otu börtliyen dikeni Brüksel lahanası buğasiki buğdaycık otu buğday çiçeği buğday karamuğu buğdaylık otu buhur otu bulak otu bulut üzümü bunbul almasi Bursa buğdayı burut dimnidi buvur sakızı buy otu .

34 buzağıburnu buzağı otu buz karpuzu bük tudu bük üzümü bülbülyuvası büyü otu cadısüpürgesi cadı şimşiri cafa çiçeği camgüzeli camızmemesi cam otu camuskulağı camuz baklası canavar otu can eriği can otu cazu gülü cehennem zambağı cenik sovanı cennet biberi cennet otu cerik ağacı ceylan çiçeği Cezayir menekşesi cıngıravu elması cırdatan düleği cırtlak otu cırtlak sakızı cız dikeni cicik üzümü ciğer otu cimcik dikeni cinbiberi Cincife üzümü cin darısı cinek otu cingen dikeni cin mısırı cin otu cinsaçı civanperçemi cüce bağırsağı cül üzümü çadır çiçeği çadır uşağı çağman otu çakal armudu çakal çiğdemi çakal eriği çakal otu çakıl dikeni çakırca dikeni çakır dikeni çakşır otu çalgıcı otu çalıdibi çalı dikeni çalı fasulyesi çalıgagası çalı kızılcığı çalı navruzu çalı süpürgesi çal kirazı çaltı dikeni çam buğdayı çam fıstığı çam otu çam üzümü çanak çömlek otu çan çiçeği çangal fasilesi çanta çiçeği çarık dikeni çatlak otu çavdarmahmuzu çavuş üzümü çayır düğmesi çayır güzeli çayır mantarı çayır melikesi çayır otu çayır papatyası çayır sedefi çayır soğanı çayır teresi çayır tirfili çayır yulafı çayterüzüsü çay üzümü çeçik kulağı çekirken otu çeküm çileği çemen otu çengel otu çengel sakızı çetmi dikeni çetük otu .

35 çıbı işi çıkrık tekeri çınar mantarı çıngırak otu çıra üzümü çır şalgamı çıtçıtan ağacı çıyan otu çiçek lahanası çiçek otu çiçek soğanı çiçek yaprağı çilbir otu çilek üzümü Çin anasonu Çin gülü Çin karanfili Çin lahanası Çin leylâğı Çin tarçın ağacı çiriş otu çit sarmaşığı çivit otu çobançantası çobançırası çobandeğneği çobandüdüğü çobanekmeği çoban elması çobankaşığı çobaniğnesi çoban kösteği çobanpüskülü çobansüzgeci çobantakkesi çobantarağı çobantuzluğu çoban üzümü çocuk nefesi çöl turpu çömlek otu çöp bitkisi çöp içi çörek mantarı çörek otu çöre otu çör otu çubuk ağacı çuha çiçeği çulluoğlu dağ armudu dağbaklası dağ çamı dağ çayı dağ çileği dağ çöveni dağ dalak otu dağ elması dağ eriği dağ erik otu dağgülü dağ karanfili dağ kavağı dağ kestanesi dağ kimyonu dağ kirazı dağ lâlesi dağ marulu dağ misgisi dağ nanesi dağ nohudu dağ pırasası dağ reyhanı dağsabunu dağ sakızı dağ sarmaşığı dağ servisi dağ soğanı dağ sümbülü dağ üzümü dağ yemişi dakka otu dalak otu dal limonu damar otu damar yaprağı dam koruğu danaayağı danabaklası danaburnu danadili danagöbeği danagözü danakıran otu danakuyruğu danamemesi dancak otu dantel ağacı daraklık otu .

36 darıca otu darı mısırı davun otu Davut yaprağı dededeğneği dede gülü dedemsakalı dedesakalı dedesakalı mantarı defne yaprağı değirmen armudu değirmenci üzümü delialan maydanozu deli otu demir ağacı demir bıtırağı demir dikeni demir otu deniz börülcesi denizgülü deniz otu deniz pırasası deniz rezenesi deniz sarmaşığı deniz soğanı deniz teresi deniz üzümü deniz yosunu deper otu dere kabalağı dereotu deveboynu devecibardağı deve dikeni devedişi deve elması devegözü devegülü devekulağı develik otu deve mercimeği deveşaplağı devetabanı devetopalağı deveturpu diken ağacı diken başı diken çileği diken dutu dikenucu diken üzümü dilberdudağı dilberkirpiği dirlik otu diş bademi diş hilali diş otu Diyarbakır karpuzu doğu kayını doğu lâdini doğu mazısı dolama otu dolma otu dolu börülcesi dombay eriği domuzağırşağı domuz ayrığı domuz ayrık otu domuz baklası domuzbıtırağı domuz dikeni domuz elması domuz eriği domuzkuyruğu domuz lahanası domuz marulu domuz otu domuz pancarı domuzpotulağı domuz soğanı domuz turpu domuz üzümü dor otu doru otu döven otu döymeç otu duduburnu dulaptal otu dulavrat otu dulkarıgömleği duman otu durak otu dut çöğürü duvar fesleğeni duvar sarmaşığı duvar sedefi düğün çiçeği düğün otu düğün yaprağı .

37 dülekkazı ebecik otu ebegümeci ebekulağı ebembulguru ebembükü ebem ekmeği ebemekşisi ebucehil karpuzu efek otu eğir kökü eğrelti otu eğrilcen otu ekin dudu ekmek ağacı ekmek ayvası eldaş üzümü elik yoncası elma çalısı emzik otu endirek ağacı enek memesi engerek otu ereğil otu erenler çiçeği ergan üzümü ergen perçemi erkeçsakalı Ermeni kimyonu esrar otu eşek baklası eşek baldıranı eşek çıtlığı eşek dikeni eşek elması eşek eriği eşek gevreği eşek gülü eşek helvası eşek hıyarı eşek inciri eşek kangalı eşek kengeri eşek kömürdeği eşek közlemesi eşekkulağı eşek lalesi eşek madımağı eşek marulu eşek maydanozu eşek memesi eşek navruzu eşek otu eşek papatyası eşektırnağı eşek turpu eşek yağırı eşek yoncası eşşekganağı et elması et mantarı et şeftalisi etteni eriği et üzümü evlek mantarı evlenme çiçeği evliya otu evren gülü eyilcan otu fare dikeni farekulağı fare otu Fatmasaçı fenerit üzümü Fenike portakalı fesçitarağı fesliğan üzümü fıçı otu fık otu fındık otu fırıldak çiçeği fıstık çamı fıtık otu fil elması filkulağı Finike ardıcı fink baklası Firavun inciri firfil ağacı fos mantarı Frenk asması Frenk biberi Frenk çileği Frenk elması Frenk inciri Frenk kimyonu Frenk lahanası Frenk maydanozu Frenk menekşesi .

38 Frenk patlıcanı Frenk üzümü Frenk yemişi gadın budu garan kulpu garayağı garğaburnu garğa kavunu garipler urganı gavun armudu gâvur baklası gâvur haşhaşı gâvur hıyarı gâvur pancarı gâvur soğanı gâvur tilkişeni gazelboynuzu gazel otu gazotu gebre otu gece gündüz çiçeği gece menekşesi gecesefası gelemir buğdayı gelinarmudu gelincikmancarı gelin çiçeği gelindili gelindüğmesi gelineli gelinelması gelinfeneri gelin gülü gelin güveyi elması gelin mantarı gelinmumu gelin otu gelinparmağı gelinsaçı gelinteli mantarı gelintırnağı gelinyanağı gelinyemişi genegerçek otu geren dikeni geren otu geyik dikeni geyikdili geyik elması geyik göbeği geyik mantarı geyik otu geyiksırtı geyik tuzu gez ağacı gıcıkdan otu gıcık hardalı gıcık otu gıral ağacı gıvışgan otu gızlar yağlığı gidişgen otu Ginko ağacı Girit kekiği Girit lâlesi Girit otu Girit şakayığı godıl elması golpezüğü gonyaşı govan sakızı göbek elması göbek mantarı göbek otu göğündürme lâlesi gölezeriği gölge bitkileri göl kestanesi göl soğanı gömeçeriği gönüldolabı götlek ormanı gövercin göksü gövercin topuğu gözlükotu gramofon çiçeği guga dikeni gugu çiçeği guguk lâlesi guli bacağı gübre mantarı gül armudu gülburcu tikeni gülburnu güldibi gülgülü gülgülüm gülhatmi gülyağı .

39 gün çiçeği gündüz gülü gündüzsefası güneştopu gün gülü günlük ağacı güşad otu güvem eriği güveyfeneri güyeği keküğü güyeğü otu güylek cevizi güz armudu güz çiğdemi güzelavrat otu güzelhatun çiçeği güzgülü hacılar otu Halep çamı halıdokuyan çiçeği halsaçağı halus otu hamzan kökü hançer çiçeği hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hanımyaması hardal otu Hasankeyf tütünü hasekiküpesi hasır otu hasret çiçeği hatunmemesi hatunparmağı hatuntuzluğu havaotu havıt otu havvaanaeli haylan kabağı helep şalgamı helvacı çöveni helvacı kabağı helvacı kökü Hicaz buğdayı hilal otu Hindistan cevizi Hint armudu Hint bademi Hint baklası Hint bezelyesi Hint biberi Hint çiçeği Hint darısı Hint fıstığı Hint fulü Hint hıyarı Hint hurması Hint inciri Hint kamışı Hint keneviri Hint kirazı Hint leylâğı Hint pamuğu Hint pirinci Hint portakalı Hint safranı Hint yağı ağacı hocalar yemişi hodayı armudu holis otu Hollanda kavağı horozbudağı horozcuk otu horoz fasulyesi horozgözü horoz gülü horoz ibiği horoz karası horozkursağı horoz mantarı humma otu hurma eriği hurma üzümü Isparta gülü ıtır çiçeği idris ağacı idris otu iğ ağacı iğnelik otu ikbal çiçeği ikbal otu iletir sakızı imparator lâlesi imparator mantarı imparator otu inabut çalısı inci çiçeği inci sümbülü .

40 inekbiciği inek emceği inek memesi insan otu ipek ağacı ipek çiçeği ipek fidanı ipek gülü ipek mantarı ipkesiği irülü ız armudu sa dikeni ishal otu stanbul kekiği stanbul lâlesi stanbul şalgamı stanbul üzümü it alici itboncuğu itboruğu itburnu it cumurdu iteriği itgülü itinciri ithıyarı itkabağı itkişnişi itkuyruğu itnanesi itsarımsağı itsineği itsoğanı it üzümü izōlu armudu Japon armudu Japon ayvası Japon elması Japon gülü Japon hurması Japon kaktüsü Japon sarmaşığı Japon şemsiyesi Japon üzümü kabakarmudu kabakulak mantarı kabakulak otu kabaldızdikeni kabarcıkotu Kâbe süpürgesi kadıbaşı kadıngöbeği kadınparmağı kadıntuzluğu kadı otu kadife çiçeği kafesotu kâfur ağacı kâğıt ağacı kâğıt dutu kağşak otu kahkaha çiçeği kamış otu kanarya çiçeği kanarya otu kanavcı otu kandamlası kandıra ağacı kandıra otu kan dikeni kandil çiçeği kandil otu kangal dikeni kanlıca mantarı kan otu kan portakalı kantar kabağı kantartopu kantorbası kanyaşı kapçık otu kaplan postu kaplıngaba keleği karabaş otu karaburcu karaca darısı karaca occanı Karacaoğlan mantarı Karagöl buğdayı karakoruğu karakulak mantarı Karaman kimyonu karamoru karamuk dikeni karanfil elması karanfil kökü karantı dikeni kar ardıcı kara yosunları .

41 kara yosunu karcık üzümü kar çiçeği kardeşkanı ağacı kar dikeni kargabardağı karga bostanı karga cevizi karga düleği karga ibiği karga keleği karga kozağı kargasabunu karga soğanı kargayüreği kargıdalı kargı kamışı karğayamşağı karıngeveni karıyaşı karpuz armudu kartal ağacı kartopu karulaotu kasık otu kasnak meşesi kaşık otu katırazığı katır çiçeği katır çiğdemi katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu katırtırnağı katran ağacı katran ardıcı katran çamı katranköpüğü katran otu katran yoncası kavak elması kavak inciri kav mantarı kavurt otu kayayağı kaya kekiği kaya koruğu kaya sarımsağı kaya sarmaşığı kaya üzümü kaya yarpuzu kaygana çiçeği kayık çiçeği kayındili kayın mantarı kaymak otu kaynanadili kaynanayumruğu kazankarası kazankulpu kazayağı Kazdağı köknarı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçi emceği keçi kirazı keçi kömüreni keçi mantarı keçi marulu keçimemesi keçisakalı keçisedefi keçi söğüdü keçi yemişi kediayağı kedicibiği kediçırnağı kedi dutu kedigözü kedikınası kedikulağı kedikuyruğu kedi nanesi kedi otu keditırnağı kefe kimyonu kefe lâlesi keklik çiğdemi keklikganağı keklikgözü keklik otu kek otu kelçiçeği kelebek çiçeği kelebek otu kelemli otu keler kuyruğu kelkız çiçeği .

42 Kemer patlıcanı kendir otu kendir palmiyesi kene ağacı kenebörülcesi kene otu kengi otu kepir yavşanı kermes meşesi kese çiçeği kestane kabağı keşirlik otu keşiş otu keşişyemez armudu ketengömleği Kıbrıs akasyası kılıç kekiği kılıç otu kılkirişi kıl otu kına ağacı kına çiçeği kıngıra otu kınnap otu kıral eğreltisi kırçkırç otu kırgın otu kır gülü Kırkağaç kavunu kırkbaş otu kırkboğum otu kırkkilit otu kırksinir otu kır lâlesi kırlangıç otu kır menekşesi kır sakızı kır soğanı kır yasemini kısamahmut otu kısmet ağacı kışgözü kızgüzeli kışla dikeni kış mantarı kıyık elması kızılcadişi kızılgöz dikeni kızlargöbeği kızlar yemişi kızmemesi kızyanağı kibrit otu kilim ucu kiraz elması kirez armudu kocabaşı koçkuyruğu koçlama mantarı koç mantarı koç otu koçtaşağı koğuş ağacı kokar otu koku ağacı kola ağacı kovan otu koyun baklası koyun çiçeği koyundibi koyunekmeği koyungöbeği koyungözü koyun mantarı koyun otu koyun yumağı kozak üzümü köçet elması kök boyası kökçiçeği kök enfiye kömürcü şıkığı kömüşciciği köpekayası köpekcevizi köpekdili köpek elması köpekgülü köpeklolosı köpekmantarı köpekmemesi köpek otu köpek sarımsağı köpek soğanı köpektaşağı köpek üzümü köpük elması köse buğdayı köse otu .

43 köse tahılı köstüköpeği köyağı köy mantarı köy otu kralkandili kudret narı kuduz otu kukas otu kulak mantarı kulak otu kulunc otu kumacı otu kumarmudu kum çavdarı kum eriği kum otu kumpir üzümü kum zambağı kurbağa gözü kurbağa otu kurbağa zehiri kurşun otu kurtayağı kurtbağı kurtbağrı kurtbaharı kurt baklası kurt böğürtleni kurtkulağı kurt mantarı kurt otu kurtpençesi kurt soğanı kurttırnağı kurt yatağı kuşağzı kuş alıcı kuşayağı kuş böyreği kuşburnu kuşçırlığı kuş çubuğu kuşdili kuşekmeği kuş elması kuşfesleği kuşgözü kuşkerdimesi kuş kirazı kuşkuş otu kuş mancarı kuşnarı kuş otu kuşübüğü kuş üzümü kuşyemi kuş yemişi kuşyüreği kuyu fındığı kuzgun armudu kuzgunkılıcı kuzgun otu kuzubaşı kuzuböpreği kuzudili kuzu gevreği kuzugöbeği kuzu kestanesi kuzu kişnişi kuzukulağı kuzukürkü kuzu mantarı kuzu otu kuzu pıtrağı kuzu sarmaşığı küllüce otu kül otu kültür bitkileri küpe çiçeği küp evleği kürdan otu küre çiçeği küstüm otu kütük mantarı lâle ağacı lapaza çiçeği lastik ağacı Latin çiçeği lavanta çiçeği lazotu leblebi çiçeği leylekayağı leylekburnu leylekgagası leylim otu leylim yaprağı lif kabağı limonelması .

44 limonnanesi limon otu livikeriği loğusa çiçeği loğusa otu loparmudu lörotu Lübnan sediri maasuselması Macar biberi Macar üzümü mağzinelması mahmude otu mahmur çiçeği mahmuz çiçeği mahrabaşı Malta eriği mandadili mandaeriği mandakulağı Manisa lâlesi mantar ağacı mantar meşesi mantı çiçeği maralotu margarit çiçeği marsıvan otu mart yemişi mastı çiçeği masura kamışı masusaelması maya ağacı maya çiçeği maya otu mayasıl otu mayıs çiçeği mayıs dikeni mayıs papatyası mazı meşesi mazı otu mekrikarmudu melek otu melendere ayvası menekşe gülü menekşe kökü menendiarmudu mera bitkileri mercan ağacı mercan çiçeği mercan otu mercanüzümü Meryemana asması Meryemana dikeni Meryemanaeldiveni Meryem otu mesir otu meşe burçu meşe çiçeği meşe mantarı mevzek otu meyan kökü meyhaneci otu meyve ağacı mezarlık otu mezarlık servisi mezarlık zambağı mığırıkarmudu mıhtepesi mıhtepesi mantarı mıkbaşı mısır anasonu mısır baklası mısır darısı Mısır fulü Mısır yasemini mısmıl ağacı mine çiçeği mine çiçeğigiller miskiçelması misk soğanı mis üzümü muhabbet çiçeği mum ağacı mum çiçeği mum palmiyesi mut üzümü mübarek dikeni mübarek otu mürdüm eriği nane çiçeği nanedalı nar armudu nar gülü nazar otu nazik elması nemnem otu nemse kimyonu nergis zambağı nevruz otu .

45 nezle otu ninemelması nişasta buğdayı norzeriği nuteşir soğanı nuzlaotu oğlakkarası oğlakkulağı oğlanelması oğlan otu oğul otu oltu otu orakeriği orman gülü ormangüzeli orman liforu orman ligarbası orman sarmaşığı Osmanlı lâlesi osurgangülü osuruk ağacı osuruk çiçeği ot çayı oteriği otkökü oturakfasulyesi ova nergisi oya çiçeği oymalı yaprak öd ağacı öğrek otu öğür otu ökse otu öksürük otu öksüz çiğdemi öksüzoğlan çiğdemi öküz baklası öksüz çiçeği öküzdili öküzgöbeği öküzgötü öküzgözü öküzkütüğü öküzpörçüğü öksüzoğlan ölmez otu ölü soğanı ömür çiçeği ömür otu öveyikbuğdayı öz dikeni palamut meşesi pamuklıyanotu pamuk otu pancar otu panzehir otu papazkülahı papaztakkesi parmak üzümü paryavşanı pas mantarı paşa ağacı paşaçadırı paşakılıcı patarık otu patiçi patlıcan çiçeği patlıcan inciri patpat otu pazıbaşı peçelması pelesenk ağacı peygamber ağacı peygamber buğdayı peygamber çiçeği peygamber dikeni peygamber üzümü peynir ağacı peynir otu pıtraklı otu pimpiri mantarı pipo çiçeği pirenyavşağı pire otu pisikcırnağı pisik otu pisiktaşağı pisiktetiği pisiktırnağı pisi pisi otu polen çiçeği porsuk ağacı porukluk çalısı pos mantarı potuotu poy otu puf mantarı pürpürüm mantarı renk otu .

46 saat çiçeği saat otu sabahyıldızı sabun ağacı sabunçiçeği sabun otu saçak mantarı safran çiçeği safran çiğdemi sahil çamı sakal otu sakar otu sakız ağacı sakız baklası sakız dikeni sakız enginarı sakız kabağı sakız otu sakızözü saksıgüzeli salep otu salkım ağacı salkım çiçeği salon çamı sancakotu sancı çubuğu sancı otu sapankıran otu sapot ağacı sapsız meşe saray çiçeği saray menekşesi sarıayak mantarı sarıgöbek elması sarıhızır elması sarımsak hardalı sarımsak otu sarımsak salebi saz otu sebuzek dikeni sedef otu selam otu semiz otu sepetçi kavağı sepetçi söğüdü serçedili serçe otu sergi üzümü sıcak otu sıçan dikeni sıçankulağı sıçanotu sığır baldıranı sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu sığır otu sığırödü sığırsoğanı sığırtikeni sıraca otu sırık domatesi sırık fasulyesi sıtma ağacı sıtma otu sıyırmadikeni siğil otu sihirbaz otu silindirçiçeği sinekmantarı sinir otu sirken otu sivri kökü soğan çiçeği soğan ufağı soğan uşağı soğlaç buğdayı solucan eğreltisi solucan otu somrukotu soya fasulyesi söbelen mantarı söhsökü su baldıranı suçiçeği sugerdimesi sugözü otu su gülü suibriği su kabağı su kamışı su karanfili su kazayağı su kerdemesi su kestanesi su keteni su lâlesi sulandık otu sulfata ağacı .

47 sultan börkü sultanküpesi sultan otu suluyoncası su mantarları su mercimeği su nanesi su nergisi suoku su rezenesi susakkabağı su sarımsağı suşeridi su teresi suyarpuzu su yoncası su yosunu su zambağı süğüt elması Süleyman otu süluğotu sümbül çiçeği süpürge çalısı süpürge darısı süpürge kamışı süpürge otu sürme mantarları süs biberi süs bitkisi süslühanım çiçeği süt ağacı süt otu şagrak mantarı şahtuğu şalgam armudu şal kabağı şamdarı Şam fıstığı Şam razakısı Şam üzümü şark çöveni şehmelik otu şeker ağacı şekerci boyası şekerci çöveni şeker fasulyesi şeker kamışı şeker pancarı şemsiye mantarı şemsiye otu şerbet boyası şerbetçi otu şevket otu şeytan elması şeytan keleği şeytankulağı şeytan otu şeytanpatlıcanı şeytansaçı şeytan şalgamı şeytanteresi şeytantırnağı şeytan yağı şeytan zeytini şifa otu şomalop armudu taç yaprağı tahdik otu tahta yemişi tarakdalı tarakdikeni tarak otu tarhana otu tarla çöveni tarla gülü tarla mantarı tarla sarmaşığı taşarmudu taş bademi taş kekiği taşkıran çiçeği taşkıran otu taşlıoğlu buğdayı taş mantarı taş nanesi taş piyamı taş sarımsağı tatarbaşı tatlı bayram tatlı elması tatlı su gelinciği taun otu tavşanağzı tavşanbaşı tavşanbıyığı tavşancıl otu tavşançakıldağı tavşan elması tavşanfasulyası .

48 tavşan kirazı tavşankulağı tavşanmemesi tavşan meyvesi tavşanpaçası tavşantopuğu tavukbacağı mantarı tavuk çiçeği tavuk mantarı tavuk otu tavukpençesi tavukyastığı taze fasulye teke dikeni tekelpancarı tekerelması tekesakalı teleme otu telgraf çiçeği tel pancarı temre otu teperotu tespih ağacı tespih otu tik ağacı tilki kişnişi tilkikuyruğu tilki üzümü titrekotu tokaloğlu tömbeki tütünü tongarelması topbaş üzümü topuk çayı topus dikeni torasaninciri Toros sediri tosbağa otu toskafa kavunu tosunburnu tozağacı toz mantarı Trabzon çayı Trabzon hurması tuluħ mantarı tulukarmudu turnaayağı turnadili turnagagası turp lahanası turp otu turunçotu tükürük otu türbe eriği Türk biberi Türk meşesi Türk otu türüz otu tütünbulkarı tüylü dalak otu ulu avrat otu Uludağ köknarı un mantarı urgiye çiçeği uyuz otu ülkerçiçeği ülker üzümü ürkeğen otu üzümcü eriği üzüm eriği üzümotu valay armudu venüsçarığı venüssaçı verem otu vezirsalkımı viks çiçeği yaban ağacı yaban armudu yaban asması yaban ayvası yaban baklası yabandarısı yaban defnesi yaban elması yaban enginarı yaban eriği yaban fesleğeni yaban gülü yaban havucu yaban inciri yaban kabağı yaban keteni yaban maydanozu yaban mersini yaban nanesi yaban pancarı yaban pazısı yaban pırasası .

49 yaban sarımsağı yaban sarmaşığı yaban sinamekisi yaban soğanı yaban sümbülü yaban teresi yaban turpu yaban yasemini yabru armudu yağ marulu yağmurbastığı yağ şalgamı Yahudi baklası Yahudi hurması yakı ağacı yakı otu yakı sakızı yalı otu Yalova misketi yamaneyisi yapışkan otu yarpaħ armudu yaprak mantarı yaraaçan otu yara otu yarkökü yavruağzı yavşan otu yayarmudu yayla çayı yayla çiçeği yayla gülü yaylagüzeli yayla kekiği yayla kestanesi yayla otu yayla sarımsağı yayla tütünü yayla yavşanı yayoħu yazı mantarı yazıpancarı yazkışgövdesi yedi damar otu yegenaşısı yelkovan otu yelmeşük otu yel otu yer çamı yerdutu yer elması yer fesleğeni yer fıstığı yergöbeği yer iğdesi yer incisi yerküpelisi yer mantarı yermeseri yer meşesi yer narı yer otu yer palamudu yer pelidi yer pırasası yersakızı yer sarmaşığı yer servisi yer somunu yer şakayığı yer yenidünyası yer yoncası yeryumurtası yılanbaklası yılanbıçağı yılanboncuğu yılanburçağı yılancücüğü yılan çiçeği yılan dikeni yılandili yılanekmeği yılan gülü yılan kökü yılankuyruğu yılan otu yılanpancarı yılanyastığı yıldız anasonu yıldız çiçeği yıldızkökü yıldız yasemini yoğurt çiçeği yoğurt otu yonuz eriği yuka ağacı yumak otu yumurta boyası yumurta mantarı .

Arapça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları abuzambak < ebū-zanba 3.3.2.1.1. Farsça sim Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları aksışam aynısefa buyucan çarkıfelek demirhindi devriamber devramel hasmıhan < ‘aks-ı şām < ‘ayn-ı śafā’ < būy-ı cān < çark-ı felek < temr-i hindī < devr-i ‘anber < devr-i ‘amel < ħaśm-ı ħān hüsnüyusuf karnabahar mendilimelek sinameki < ĥusn-i Yūsuf < keremb-i bahār < mendil-i melek < sinā-i mekkī < şevket-i būstān < verd-i nār < zulf-i ‘arūs buhurumeryem < buħūr-ı Meryem mührüsüleyman < mühr-i Süleymān sümbül-ü Rūmî < sünbül-i Rūmį şevketibostan verdinar zülfaris .1.1.50 yüksük otu yün otu zamk ağacı zamk akasyası zavzara kirezi zemberek otu zembil çiçeği zembil otu zencefil kökü zerdali dikeni zerdeli aşması zeytinüzümü zıngırdak otu zomzom eriği zulfa otu 3.

2. 380). zehirli gibi çeşitli niteleme sıfartları kullanılmaktadır.1. yabanî. eğri. acı ağaç acı badem acı bakla acı cehre acı ceviz acı çiğdem acı düğlek acı elma acı günek acı hıyar acıkabalak acı kara acı karpuz acı kavak acı kavruk acı kavun acı kayısı acı kiraz acı koruk acı kök acıkulak acı mantar acı marul acı meyan acı ot acı pelin acı piyan acı soğan acı tere acı tilkişen . isim sonra getirilir.1. Türkçe Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları Türkiye Türkçesinde çok geniş bir yeri olan sıfatlar. sivri. En basit sıfat tamlaması. isim unsuru ise bir isim veya isim vazifesi gören bir kelime grubu olur. Her iki unsur da ek almadan doğrudan doğruya yan yana getirilir. asıl unsurdur. isim unsurunu vasıflandırmak veya belirtmek için getirilir. kara. mavi. Sıfat tamlamasında sıfat ismin başına gelir. alaca. boz. SIFAT TAMLAMASI B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI 3. bir sıfat ile bir isimden kurulan iki kelimelik tamlamadır (Ergin. Sıfat tamlaması. sarı. tüylü. tatlı. yardımcı. nasıl olduklarını gösteren veya çeşitli yönlerden belirten sözlerdir. Sıfat tamlaması biçiminde kurulan bitki adlarında en çok ak. Sıfatın anlam ve işlev bakımından kendi varlığını ortaya koyabilmesi için mutlaka bir adın önünde bulunması ve o adı nitelemesi veya belirtmesi gerekir (Korkmaz. yani sıfat önce. isim tamlanan. adlardan önce gelerek onları niteleyen. yalancı. Sıfat tamlayan. beyaz.1. mor. bir sıfat unsuru ile bir isim unsurunun meydana getirdikleri kelime grubudur. kırmızı. acı.51 3. kızıl. Sıfat tamlaması eksiz bir birleşmedir. büyük.2. 333). ala. yeşil gibi renk adları. Sıfat unsuru. ekşi gibi tat bildiren sıfatlar. Tamlamanın sıfat unsuru bir sıfat veya sıfat olarak kullanılan kelime grubu. bozca. küçük.

52 acı yavşan acı yonca adî ardıç adî papatya adî servi adî şebboy ağcabek ağdalak ağdirmit ağlayan çam ağlayangelin ağ mantarlar ağsüntere ağtop ağ yemşen ağ yonca akağaç ak alıç ak arpa akasma akbaba akbabaç akbacak akbadılcan akbakla ak baldır akbardak akbaş akbaşak akbaşlı akbıtırak akbörülce akbuğday akbulama akbulgar akburçak akbülgül akcabağ akçaağaç akçabardak akçabudak akça buğday akça elma akçakavak akça kesme akçalı akça mercimek akçavdar akçayazlık akçiçek akçöpleme akdarı akdene akdiken akdirmit akdut ak elma akfiğ akganak akgernaz akgevrek ak gök akguyruk ak gül ak güneyik ak hindiba akkanat akkavak akkayşak akkız akkozak akköse akkulak akkulut aklar ot akleyvaz akmandır ak mantar ak ot akova akpancar akparmak ak pas ak pelin akpusa ak sarmaşık ak sedef otu akser aksirke aksoğan aksöğüt aksulu aksünter aktaş aktavuk aktop aktopaç ak üzüm akyavşan .

53 akyazlık ak yıldız akzahran akzambak ala ayaş alabacak alabaş ala börülce alaca bakla alaca gök alaca kır alaca menekşe alaca ot alaca üzüm ala cehri alaçam alagöbek alagöz alakakaç alakoruk alamelek alaoğlak ala pakla ala pancar alasulu alatura alaz armut albadılcan algemre aliçehre alidede alim erik ali yonca al pehlivan altı kıran arpa altı köşe arpa altınbaş altınbaşak altıntop altı parmak alyanak al yonca Amerikan biber ağacı anahtar bitkiler Arapdede arcı ağaç arı saman arşın üzüm asılmışadam asma gabak aşağı bitkiler aşûra buğday ayaklı kekik aydede aydın buğday aydın göz aygır incir ayı köşk ayşekadın bakla soğan balaşlama balbardak balkadın ballıbaba ballı boynuz ballıdarı ballıkara balma üzüm baltabatak başlahana başlı ot bazitli mantarlar benekliköse benli belerce beşbıyık beşparmak beyaz çiriş beyaz çöpleme beyaz divlek beyaz harbak beyaz kamış beyaz kekik beyaz kızılcık beyaz mantar beyaz ot beyaz papatya beyaz püren beyaz salkım beyaz soğan biberli mantar bileşik meyve binkulaç birincivasıf bodurmahmut bodur ot boncuk fasulye boynuzlu dücük boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş .

54 boz ağaç boz armut bozbodur ot bozca ot boz darı boz elma bozik kenger bozkulak bozoğlan boz ot buğdaysı meyve buluti üzüm burmalı marıl bülçüklü sovan büyük kantaron büyük sarı can kesme çakırdiken çakmur buğday çalık kavak çarliston biber çatlaggara çıtır erik çıtnak kara çiçekli bitkiler çiçeksiz bitkiler çil pancar çil soğan çitili kavun çok yıllık çöti tiken dalfidan danadaşak danagöz daş kiraz dedebört delibadılcan deli batbat delibiber deliboynuz delibuğday delierik delikanlı delikara delikiraz deli lâle deli mantar deli maydanoz deli ot deli salep deli tütün deli yulaf delüce bakla demiryonca dıranı üzüm dikenli acı ot dikenli meyan dikenli mısır dikenli ot diplitura diri örtü dişbudak dişi çöven dişlek darı dogrukara dokuzbaşlı dokuzdonlu dokuztepeli dolaşık ot dolma biber dövülmüş avrat otu dözdömbelek duvaklı mantar düğmeli ot eğriboyun eğri kestane eğri yavşan ek kök ekli ot ekşi elma ekşi hamur ekşikara ekşi kiraz ekşikulak ekşi limon ekşimelek ekşioğlak ekşi ot ekşi yonca elâgöz emirali emirsultan engili buğday ergenkirez erkek ağaç erkek üzüm esmer su yosunları eterik etli meyve .

55 fatmaşal fındık biber gadın barmak gapcuħ fasille gara fatma garagavuk garaħan garaħat garalâle gara ot gelinkadın gıldikli yonca gılıf ceviz gocadarı gonca gül göğ baldırcan göğ erik göğsulu gök ala buğday gök bakla gökbaş gök börülce gökçe ağaç gökdedem gök diken gökgız göksulu gönü kavun göv sovan göybiber gülhatmi gülhatun gülibrişim gülnar gülnazik gülük üzüm gül üzüm gümüşdüğme gürüzüm güylek cevizi güzdede güzeloğlan güzlük buğday hafızali hacıbalbal hasbaldırcan hoşkuran hoşvaran hoşveren içlikız iğne yaprak iki çenekliler iki çenetliler inceniyar irikara kabaağaç kabatepek kadıbaş tiken kalıntı bitki kambak buğday kanlıpınar kapalı tohumlular karaağaç karaağır karaardıç kara asma karabacak karabadacık kara baldır karabaldırcan karabaş karabaşak karabaş kekik karabiber karaboğaz karabuğday karabulgar karabüzgül kara çörek karaca kovuk karaca ot karaçalı karaçam kara çavuş karaçayır karaçön kara derme kara diken karadut kara erik karagevrek kara göndürme karagöz karagülle karahindiba karahurma karahülün kara iskorçina karakabuk .

56 karakafes karakat kara kavak karakavruk karakavza karakayın karakazancık kara kekik kara keme karakılçık karakıllı karakovuk karakulak karalahana karamama karamanca kara mancar kara mantar kara mürver karanfilbaş tütün karaoğlan kara ot karaparmak karapazı karasergi karasirke kara şabla karatavuk karatombalak kara topalak karaturp kara üzüm karayandık kara yaprak kara yemiş kara yonca kargayürek kartallı eğrelti otu katağaç katmerli badem kayı soğan kayisi üzüm kedibaş kelbaş kelçiçek kelkaş kelleliot ketenköynek kılıçarpa kılkuyruk kıllı kozak kınalıparmak kırkboğum kırk budak kırk günlük kırkkanat kırkma kamış kırmızıbiber kırmızı gevrek kırmızı kantaron kırmızı kedi otu kırmızı kök kırmızı lahana kırmızı turp kısacamahmut kısacıkmahmut kıvırcık salata kıvrak buğday kıvrak darı kızhanım kızılağaç kızılbacak kızıl boya kızılburun kızılcırık kızılçam kızıldip kızıleğlim kızıl enik kızılgücük kızılkantaron kızıl kaytarma kızıl kök kızılot kızıl sarmaşık kızıl su yosunları kızılyaprak kirtik kiraz klimaks bitki koca ağaç koca bakla kocabaş koca buğday koca yemiş kokar ağaç kokar çaşır kokarganak kokar ot kokarzade .

57 kokceviz kokone buğday kokulu çayır otu kokulu kiraz kokulu narpis kokulu yonca kökelma kök karanfil köknar kökten çiçekli kömür tut körtiken köse buğday kösehalil kösesefer kud fasulya kumdarı kunduzağu kunduz buğday kuru fasulye kuruşakşak kurutakırdak kuşbudak kuşyürek küçük Hindistan cevizi küçük şalgam küllükara kütkütü kiraz lop incir malkadın maltepe mavi cincile mavi kantaron mavi lâdin miskicearmut mislibuğday morbaş morca süpürge mor çiçek mor dut mormenekşe mor salkım morşabla nebi dede on bir aylık otçam oymalı yaprak öksüzali öksüzoğlan ölmez çiçek parlak mantar perpertiken pırpılkavak piçgül piçkiren ruderal bitki saçak darı sağırkulak salkım başak salkım söğüt saplıcatinton saplı mantar saplı meşe saplıtinton sapsız meşe sarıbaş sarıcaerik sarı centiyan sarı çalı sarı çam sarı çiçek sarıçiğdem sarı çiriş sarı çubuk sarı diken sarı erik sarıfiğ sarı kantaron sarı kavak sarıkılçık sarıkoğuk sarı kokulu sarıkök sarı mantar sarımantı sarı mercimek sarı ot sarıoturak fasulye sarıpapatya sarıparmak sarıpatlıcan sarısabır sarısalkım sarı süsen sarı sütleğen sarı şebboy sarıtoppas sarıyazlık sarı yemiş .

58 sarı zambak semizebe semiz kabak sıksarı sırımağu sıyırma pakla sidikli meşe sinirli ot sivri biber sivri kekik siyah kimyon siyah ot siyah tirmit suluca armut sulucagümbet suluzırtlak südlüsarı sütlübiyan sütlü kengel sütlü ot şamakı tut şamdarı şatır arpa tallı bitkiler tatlıgöbek tatlı kenger tatlı kök tatlı limon tatlı ravent taze fasulye tekçekirdek tek çenekliler teknegöt telgömlek telot tergömlek terskulak tıbbî papatya tırtlıeşki titrek kavak tohumlu bitkiler tokalı dücük tok buğday tokmaküzüm topbaş toppancar topuklutiken tüylübaba tüylübarak tüylü boya tüylüceyumru tüylü çay tüylü dalak otu tüylü kanak tüylü meşe tüylütombalak tüylütoparlak uçkulak ulamayonca uzunalma uzunsap üçgül yabanbacı yabanî akdiken yabanî bezelye yabanî biber yabanî ceviz yabanî elma yabanî enginar yabanî erik yabanî hardal yabanî hindiba yabanî ıspanak yabanî incir yabanî kavun yabanî kereviz yabanî kimyon yabanî kiraz yabanî kuşkonmaz yabanî lahana yabanî mantar yabanî marul yabanî menekşe yabanî mercanköşk yabanî mersin yabanî pancar yabanî pırasa yabanî sarımsak yabanî sedef otu yabanî sinameki yabanî tere yabanî tirfil yabanî turp yabanî tütün yabanî üzüm yağlı dürülü yağlıısırgan yağlımancar yağlı ot .

59 yalancı akasya yalancı biber yalancı çiriş yalancı eğir yalancı havacıva yalancı ısırgan yalancıkeçi yalancı kenevir yalancı lavanta çiçeği yalancı öd ağacı yalancı porsuk bitkisi yalancı portakal ağacı yalancı safran yalancı sümbül yalancı tespih ağacı yapraklı kara yosunları yarma şeftali yavrubaş yazılı incir yazlık buğday yedideli yenibahar yenidünya yeşilbiber yeşil soğan yoksul buğday yongöbek yumrukara yüsüfefendi zehirli çiğdem zehirli mantar zeytinsi meyve 3. Farsça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları amberbu çeşmezen hezaren hıyarşembe navruz perdeben şebboy < amber-būy < çaşma-zan < hezār-reng < ħiyār-çenber < nev-rūz < perde-bend < şeb-būy < şeft-ālū < şems-āver < zer-āvend < zerd-ālū < zerde-çāv < zerrīn-gede şeftali şemsaver zeravent zerdali zerdeçal zerringade .2.2.1. Arapça Sıfat Tamlaması Biçiminde Kurulan Bitki Adları abdülleziz < ĥabbu‘l-leźīź 3.1.3.2.

nesne karşılayan kelimeler olarak sıfat-fiiller anlam bakımından isim cinsinden kelimeler arasına girer.1. sıfat-fiile bağlı unsurlar ise önce gelir.60 3. Sıfat-fiillerde hareket ifadesinden başka zaman ifadesi de vardır (Ergin. bunların kendinden sonraki ada bağlı olmadan yalın durumda bulunanları veya çokluk. Adlardan önce gelen sıfat-fiiller birer sıfat görevi yüklendikleri hâlde. nesnelerin hareket vasıflarını karşılayan fiil şekilleridir. 333). bir sıfat-fiil ve ona bağlı unsurlardan oluşan kelime grubudur. Hareket vasıflarını belirtmek suretiyle nesneleri karşıladıklarına göre. Sıfat-fiil grubu. Bu kelime grubunda sıfat-fiil eki sonda bulunur.3. -An Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları acı kokan akçalıbasan alma erdiren ayıboğan bacakkıran bağboğan bağbozan baklakıran balıkkıran balık öldüren belbağlıyan beslek kaçıran boğaz alan bostanbozan böcekkapan cırtatan çakalboğan çalıbasan çanakçatlatan çanakkıran çarıkkesen çobançökerten çobankaldıran çömlekçatlatan demirbozan demirdelen destebasan destebozan desteçürüten deveçökerten dilburan dilkanatan dilkiboğan eldüren elkoğan elkurtaran erkurtaran eryeten evcikıran gecebiten gelinboğan gelingüldüren göçkovan göktenyağan gübür kaldıran günebakan günetapan hamur kesen hapkesen haptutan hoşvaran hoşveren itboğan kalegezen kanburuyan kankurutan kaplanboğan .1. iyelik ve ad çekim ekleri ile genişletilmiş olanları ad görevindedir (Korkmaz.1. SIFAT-F L GRUBU B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI Sıfat-fiiller. 3.3. 910).

3.3. –miş Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları kazık yemiş .4.2. -gAn Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları bozbağırgan sütleğen 3.3. -DI Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları akberdi beybeğendi bulgarsıktı dalasıçtı dalbastı gündoğdu gündöndü kuzukemirdi paşabeğendi 3. -mAz Sıfat-Fiil Eki ile Kurulan Bitki Adları çalıbasmaz hüryemez kuşkonmaz yabanî kuşkonmaz 3.1.1.1.3.3.5.61 kardelen kargabüken kargadelen karıgezdiren kayışkıran kazandelen kendi biten kocadepen komşugezen kotankıran koyunkıran köle doyuran kurtboğan kuzukıran küpdüşen küpkıran namazbozan orakgıran sabankıran sakalçürüten sakalıslayan serpenekıran silisseven sinekkapan sinekkıran sinektutan tüylütapan uçkurutan yerebakan yerebatan yeregeçen yerekaçan yeryaran 3.1.

tömtöm”. hırhır. çömçöm. Türkçede hemen hemen her çeşit kelimeden tekrar yapılabilir.4.4. Aynen Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Aynen tekrarlar. denden. gilgil. Yansıma seslerden oluşmuş aynen tekrarlar şunlardır: “cırt cırt. aşıaşı cırt cırt çakçak çığçığ çibiçibi çömçöm denden divdiv fışfış gıcıgıcı gıli gıli gilgil güvegüve hılhıl hırhır kılkıl kırt kırt kişkiş mirtmirt nemnem pıtpıt pürüpürü şakşak vıccı vıccı tömtöm 3. divdiv. Fakat tekrara en elverişli kelime çeşitleri isimler. nemnem. kılkıl. sıfatlar. şakşak. çibiçibi.1. vıccı vıccı”. Bunlardan allıballı ve analı kızlı kelimeleri +lı…+lı ekiyle kurulmuştur: . pürüpürü. çokluk ve devamlılık (Ergin. Bunların dışında kalan aynen tekrarlar ise bir ismin yinelenmesi yoluyla oluşmuştur: “aşıaşı. mirtmirt. TEKRAR GRUBU B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI Tekrarlar aynı cinsten iki kelimenin arka arkaya getirilmesiyle meydana gelen kelime gruplarıdır. bir kelimenin ya da yansıma sesin art arda sıralanmasıyla oluşmuş kelime gruplarıdır. hılhıl. zarflardır. Bu tür bitki adları. 3.1. çakçak.62 3.4. yansıma seslerin tekrarlanması ya da aynı ismin iki kez bir araya gelmesi yoluyla oluşmuştur.1. çığçığ. fışfış.1. gıli gıli. Yakın Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Yakın anlamlı tekrarlardan oluşan bitki adları altı tanedir. 377). kırt kırt. gıcıgıcı. güvegüve.2. pıtpıt. kişkiş. Tekrarların başlıca üç fonksiyonu vardır: Kuvvetlendirme.

“talaşmalaş” örneğinde ise ikinci kelimenin başına “m” sesi getirilerek pekiştirme yapılmıştır. kabasaba cicibici patpatanak patpatik şakşakı talaşmalaş tıktıkı .4. tıktıkı” ilk üç sesin tekrarlanması yoluyla oluşmuştur. Pekiştirmeli tekrarlardan “kabasaba” ve “cicibici” örneklerinde “kaba” ve “cici” kelimeleri anlamlı.3.1. şakşakı.1. Pekiştirmeli Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Anlamı bir başka ek veya kelimeyle güçlendirilmiş olan tekrarlara pekiştirmeli tekrarlar denir. “saba” ve “bici” kelimeleri anlamsızdır.4. Zıt Anlamlı Tekrarlarla Kurulan Bitki Adları Zıt anlamlı tekrarlardan oluşan bitki adları sadece bir tanedir: akşam sabah 3.63 allıballı analı kızlı dildamak dildoku evrümçevrüm patküt 3.4. Pekiştirmeli tekrarlarla kurulan bitki adlarından “patpatanak. patpatik.

adıyaman aşıkara bağrıbütün bağrıkara boynuburuk boynubükük burnukızıl dibikara dibikıllı diliçıkık dilidüdük elibayır hamı tatlı içikızıl karnıkara sapısarı sapıuzun yanıkara yanıkızıl . sıfat olarak kullanılabilecek niteliktedir. Bu grup.1. 392).64 3. biri diğerine isnat edilen iki isim unsurunun meydana getirdiği kelime grubudur.5. SNAT GRUBU B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI snat grubu. Kendisine isnat edilen unsur yalın hâlde veya teklik üçüncü şahıs iyelik eki almış olarak bulunur (Ergin. kendisine isnat edilenden sonra gelir. snat edilen unsur isnat olunandan.

titregızım. Bunlardan “dönbaba.6. Cümlenin temel fonksiyonu. unutmabeni” örneklerinde emir anlamı birinci kelimede. ki Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları Her iki kelimesi de emir biçiminde olan bitki adları. 398). hüküm ifade etmektir (Ergin. kançal” örneklerinde ise ikinci kelimede bulunmaktadır.65 3. “unutmabeni” örneği olumsuzluk eki almıştır. “dağdel. bir düşünceyi.1. diğer bitki adlarında olumsuzluk eki bulunmamaktadır.6. dağdel demal dönbaba kançal titregızım unutmabeni < dağ del < dem al < dön baba < kan çal < titre kızım < unutma beni .1. CÜMLE B Ç M NDE KURULAN B TK ADLARI Cümle. Sadece “durdabak” örneğinde iki kelimenin arasına “da” bağlacı girmiştir.1. Bir Kelimesi Emir Biçiminde Kurulan Bitki Adları Yalnızca bir kelimesi emir biçiminde olan bitki adları.6. bir olayı tam olarak bir hüküm hâlinde ifade eden kelime grubudur. demal.1. teklik 2. Cümle biçiminde kurulan bitki adlarını birkaç başlık altında sınıflandırabiliriz: 3. şahıs emir kipiyle kurulmuştur. "gezgez” örneğinde ise her iki kelime de aynıdır: alyud durdabak gezgez kalkgit vargit < al yut < dur da bak < gez gez < kalk git < var git 3.2. bir hareketi. bir duyguyu. emir anlamının birinci ya da ikinci kelimede bulunması bakımından iki şekilde ele alınabilir.

66 3. Fiil + Fiil ile Kurulan Bitki Adları alyud durçalak durdabak gezgez kalkgit vargit < al yut < dur çalalım < dur da bak < gez gez < kalk git < var git .6.4.6.1.3. sim + Fiil ile Kurulan Bitki Adları dağdel demal eysebak gödüredi < dağ del < dem al < iyi ise bak < gök türedi eltieltiyeküstü < elti eltiye küstü 3.1.

nsanın fiziki yapısıyla ilgili bitki adları 11. bitkinin rengi. Duygularla ilgili bitki adları 9.2. 223-229). yetişme ve kullanım alanını da dikkate alarak isimlendirme yoluna gitmişlerdir (Duran. hayata bakış açıları. nsanlar. biçimi. özelliklerle kurulan bitki adlarını şu başlıklar altında tasnif edebiliriz: 1. NSANA ÖZGÜ ÖZELL KLERLE KURULAN B TK ADLARI Bitkiler. Din ve inançla ilgili bitki adları 7. Bu nedenle bitki adlarında insana özgü niteliklerin geniş yer tuttuğu görülür.1. Akrabalık adlarıyla kurulan bitki adları 3. hayatlarını avcılıkla sürdüren ilk insanlardan bu yana herkes için önemli bir geçim kaynağı olmuştur. Aile durumuyla ilgili bitki adları 2. hayat tarzını. nsan hayatının evreleri ile ilgili bitki adları nsana özgü . Evlilikle ilgili bitki adları 10. Bitkileri insanlar adlandırır. düşünce ve hayallerini ortaya koyar. duygu.2. yaşamak için bitkileri tanımak ve çeşitli sahalarda kullanmak zorundaydı. duygu ve düşünce dünyalarının yanı sıra. Dinî ve edebî şahsiyetlerle ilgili bitki adları 8. doğayla iç içe olan ve somut anlatıma dayanan bir dildir. KAVRAM BAKIMINDAN B RLEŞ K B TK ADLARININ KURULUŞU 3. Bu sebeple. Türkler bitkileri adlandırırken onlara kendilerinden birçok özellik katmışlar. Beceriyle ilgili bitki adları 4.67 3. Boy ve millet adlarıyla kurulan bitki adları 5. Türkçe. felsefesini. Bitkilerin adlandırılmasında her millet kendi bakış açısını. en iyi tanınması gereken bitkilere insana özgü vasıfların yüklenmesi gayet doğaldır. Cinsiyet belirten bitki adları 6.

kardeş. Bazılarında ise iki akrabalık adı birlikte kullanılmıştır: “anababa kekiği. hem sıfat. Akrabalık adı hem isim. Bunlardan en çok kullanılanı “dede” kelimesidir. Unvan belirten bitki adları 3. bazıları da isim tamlaması biçimindedir.1. diğer örnekler tür adlarıyla kurulmuştur. hem tamlayan. Ayrıca “Alidede” bitkisinde özel isim kullanılmışken. Kişi adlarıyla kurulan bitki adları 14. Akrabalık Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerde kullanılan akrabalık adları “ana. yeğen. analı kızlı”. Aile durumuyla ilgili olarak tespit edilen altı adet bitkiden sadece bir tanesi (öksüzali) özel isim almıştır. Alidede anababa kekiği anababa kokusu analı kızlı aydede baba inciri ballıbaba dedebört dededeğneği dede gülü dedemsakalı dedesakalı dedesakalı mantarı dönbaba gökdedem . Akrabalık adlarıyla kurulan bitki adlarından bazıları sıfat tamlaması. Aile Durumuyla lgili Bitki Adları Aile durumuyla ilgili olan bitki adları “öksüz” ve “piç” kelimeleriyle kurulmuştur. nine. Meslek ve çalışmayla ilgili bitki adları 16.2. b) Bir ana bitkinin çevresinde yeniden beliren sürgün ve filizler (TS. öksüzali öksüz çiğdemi öksüzoğlan öksüzoğlan çiğdemi piçgül piçkiren 3.1. kız” kelimeleridir. bacı.2.2.1. anababa kokusu. dede. Öksüz kelimesi Türkçede “annesi olmayan” anlamındadır. Farsça piç kelimesi ise bitkilerde şu anlamlara gelmektedir: a) Aşılı olmayan. baba. 1605).68 12. nsanın karakteriyle ilgili bitki adları 13. Bunlardan sadece bir tanesi (dönbaba) cümle biçiminde kurulmuştur. hem de tamlanan olarak kullanılabilmektedir. Maddî durumla ilgili bitki adları 15.

Beceriyle lgili Bitki Adları sakar otu 3.1.69 güzdede kardeşkanı ağacı kaynanacık kaynanadili kaynanayumruğu ninemelması tüylübaba yabanbacı yeğenaşısı 3. Latin. Arap.2. Amerikan.1. Frenk. bitkilerin yurdunu göstermektedir. diğerleri ise isim tamlaması biçimindedir. Bunlar. Arnavut. Macar.2. Bunlardan “Avşar” kelimesi bir boy adıdır. Ermeni. Avşar. Japon. Diğerleri ise birer millet adıdır. bazen sıfat. Boy ve Millet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitki isimlerindeki boy ve millet adlarını “Alman. Türk” kelimeleri oluşturmaktadır. Amerikan biber ağacı ve Arapdede bitkileri sıfat tamlaması. Osmanlı.4. Boy ve millet adları. bazen isim tamlamalarının tamlayanı görevindedir. Boşnak. Ayrıca “Latin” ve “Osmanlı” kelimeleri geçmişte yaşamış kavimlerin adı olup.3. Alman papatyası Amerikan armudu Amerikan biber ağacı Arapdede Arap elması Arap mantarı Arap otu arapsaçı arapsiki Arap sümbülü Arap şalgamı araptaşağı Arap topalağı Arap yasemini Arnavut biberi Arnavut darısı Avşar otu Boşnak eriği Ermeni kimyonu Frenk asması Frenk biberi Frenk çileği Frenk elması Frenk inciri Frenk kimyonu Frenk lahanası Frenk maydanozu Frenk menekşesi Frenk patlıcanı Frenk üzümü Frenk yemişi Japon armudu Japon ayvası Japon elması Japon gülü Japon hurması Japon kaktüsü Japon sarmaşığı Japon şemsiyesi Japon üzümü Latin çiçeği Macar biberi . diğerleri günümüz kavimlerine verilen isimlerdir.

70 Macar üzümü Osmanlı lâlesi Türk biberi Türk meşesi Türk otu 3. Din ve nançla lgili Bitki Adları Din ve inancın etkisi her alanda olduğu gibi.1. hoca. avrat. oğul. namaz”. dinî kimlik ve mensubiyet belirtenler “Bektaşî.5. papaz. Cinsiyet Belirten Bitki Adları Bitki adlarında kullanılan cinsiyetle ilgili kelimeler şunlardır: “kız. Bunlardan ibadetle ilgili olanlar “abdest. kadın. evliya. Bunlardan “kız. avrat. hanım. karı. oğlan”. hem de tamlanan görevinde kullanılabilmektedir. hacı. hatun. oğul.2. “er. erkek. akçakızı ak kadın parmağı akkız aloğlu avrat otu ayşekadın balkadın bozoğlan dövülmüş avrat otu dulavrat otu dulkarıgömleği erkek ağaç erkek üzüm erkurtaran gülhatun kadınparmak kadınbudu güzelavrat otu güzelhatun çiçeği güzeloğlan hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hanımyaması hatunmemesi hatunparmağı hatuntuzluğu içlikız kadıngöbeği kadınparmağı kadıntuzluğu karaoğlan karıgezdiren karıyaşı kızhanım kızlargöbeği kızlar yağlığı kızlar yemişi kızmemesi kızyanağı oğlanelması oğlan otu oğul otu süslühanım çiçeği titrekızım uluavrat otu 3. er. Cinsiyet belirten bu kelimeler. keşiş. oğlan” ise erkeklere özgü cinsiyet belirten kelimelerdir. hanım. .6. karı. kutsal mekân özelliği taşıyan “türbe”. kadın. hatun” bayanlara özgü. gâvur. bitki adlarında da kendini göstermektedir. sıfat ve isim tamlamaları içerisinde bulunarak hem tamlayan.2.1. erkek.

buhurumeryem Davut yaprağı Ebucehil karpuzu Havvaanaeli sa dikeni Karacaoğlan mantarı Meryemana asması Meryemana dikeni Meryemanaeldiveni Meryem otu mührüsüleyman sarıhızır elması 3. Meryem. yüzyıl Anadolu Türk Edebiyatının önde gelen temsilcilerindendir. Ebucehil. Bunlardan “Havva” ve “Meryem” kadın. Süleyman. abdestbozan otu Bektaşî üzümü evliya otu gâvur baklası gâvur haşhaşı gâvur hıyarı gâvur pancarı gâvur soğanı gâvur tilkişeni hacıbalbal hacılar otu hocalar yemişi keşiş otu keşişyemez armudu namazbozan papazkülahı papaztakkesi peygamber ağacı peygamber buğdayı peygamber çiçeği peygamber dikeni peygamber üzümü türbe eriği Yahudi baklası Yahudi hurması 3. bazen de .8. “gâvur” kelimesi ise Ar. Duygularla lgili Bitki Adları Duygularla ilgili olan bitki adlarını “ağlamak. hasret. namaz. kahkaha. Müslüman olmayanlara verilen genel bir addır.71 peygamber” kelimeleridir. Süleyman. Ebucehil. Bektaşî. papaz” kelimeleri Hristiyanlık ile ilgilidir.2. hoca. Din ile ilgili şahsiyetlerin isimleri (Davut. sa. “Yahudi” kelimesi Yahudilik ile. peygamber” kelimeleri slâmiyet ile.7. türbe. Hızır) Kur’an’da geçmektedir. “keşiş. Havva. sa. cefa. hacı.2. “Karacaoğlan” ise bir halk şairi olup. evliya. “Davut. Hızır” erkek şahsiyetlerdir. Ayrıca “abdest. Bunlardan “ağlamak” genellikle üzüntünün.1. Dinî ve Edebî Şahsiyetlerle lgili Bitki Adları Bu tür bitki adları dine ya da edebiyata mal olmuş kimselerin isimleriyle kurulmuştur. kāfir veya Far. muhabbet” kelimeleri oluşturmaktadır. 17.1. gebr’den gelme olup.

“sağır” işitmeyle ilgili bir kavramdır.2. evlenme” kelimeleridir. “evlenme” kelimesi ise evlilikle ilgili bir kavramdır.1. sağır”. ağlayan çam ağlayangelin cefa çiçeği hasret çiçeği kahkaha çiçeği muhabbet çiçeği 3.10.1.2. köse” kişinin görünümüyle. kelçiçek ve köse buğday sıfat tamlaması biçimindedir. dul. Evlilikle lgili Bitki Adları Bitki adlarında geçen evlilik ile ilgili kavramlar “gelin. cücekız kelbaş kelçiçeği kelçiçek kelkız çiçeği köse buğday . güvey” eşlerle. güvey.72 sevincin yol açtığı durumu. dulaptal otu dulavrat otu dulkarıgömleği evlenme çiçeği gelinarmudu gelinboğan gelin çiçeği gelindili gelindüğmesi gelineli gelinelması gelinfeneri gelingüldüren gelin gülü gelin güveyi elması gelinkadın gelin mantarı gelinmumu gelin otu gelinparmağı gelinsaçı gelinteli mantarı gelintırnağı gelinyanağı gelinyemişi güveyfeneri güvey kekiği güvey otu 3. köse buğdayı ile köse tahılı aynı anlamlara gelmektedir. Bunlardan “gelin. Bunlardan “cüce. “kahkaha” mutluluğu. kel. kelçiçeği. Bu bitkilerden kelçiçeği ile kelçiçek ve köse buğday. nsanın Fiziki Yapısıyla lgili Bitki Adları nsanın fiziki ve biyolojik özellikleri ile kurulmuş bitki adlarını oluşturan kelimeler şunlardır: “cüce. “cefa” sıkıntıyı. “dul” medeni durumla. “hasret” özlem duygusunu. köse buğdayı ve köse tahılı isim tamlaması. “muhabbet” sevgiyi ve yarenliği anlatır.9. kel. köse.

Mahmut. Nebi. yalancı akasya yalancı biber yalancı çiriş yalancı eğir yalancı havacıva yalancı ısırgan yalancıkeçi yalancı kenevir yalancı lavanta çiçeği yalancı öd ağacı yalancı porsuk bitkisi yalancı portakal ağacı yalancı safran yalancı sümbül yalancı tespih ağacı 3. Mahmut. Bunlardan “Ali.73 köse buğdayı kösehalil köse otu kösesefer köse tahılı sağırkulak 3. Yusuf” erkek adları.13. Nebi. dris.12.2. Süleyman.2. nsan Hayatının Evreleri ile lgili Bitki Adları çocuk nefesi delikanlı 3.2. Süleyman ve Yusuf”. Fatma. Meryem. nsanın Karakteriyle lgili Bitki Adları nsanın karakterini yansıtan bitki adlarını “yalancı” kelimesi oluşturmaktadır.1. Alibey buğdayı Alidede Aliöksüz ayşekadın bodurmahmut buhurumeryem fatmasaçı karafatma hafızali hüsnüyusuf dris ağacı dris otu kısacamahmut (kısacıkmahmut) kısamahmut otu Nebi dede Süleyman otu Yusufefendi . dris.1. Ayşe.11.1. Meryem” ise bayan adlarıdır. Kişi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitki adlarında kullanılan kişi adları şu isimlerden oluşmaktadır: “Ali. Fatma. “Ayşe.

çoban. imparator. avcı. Maddî Durumla lgili Bitki Adları yoksul buğday 3.14. sepetçi. üzümcü”. vezir. sultan. sihirbaz” kelimeleridir. kral. değirmenci. kadı. çoban. sihirbaz. Bu kelimeler isim ve sıfat tamlamalarında kimi zaman tamlayan. şah. Unvan Belirten Bitki Adları Bitki adlarında kullanılan unvanlar şunlardır: “bey.2. “bey. kömürcü. çalgıcı.74 3. üzümcü”. kimi zaman tamlanan olarak kullanılabilmektedir. sultan. imparator. efendi”. al pehlivan asker borusu asker gülü avcı üzümü çalgıcı otu çobançantası çobançırası çobançökerten çobandeğneği çobandüdüğü çobanekmeği çoban elması çobankaşığı çobaniğnesi çobankaldıran çoban kösteği çobanpüskülü çobanpüskülügiller çobansüzgeci çobantakkesi çobantarağı çobantuzluğu çoban üzümü değirmenci üzümü kömürcü şıkığı sepetçi kavağı sepetçi söğüdü sihirbaz otu şerbetçi otu üzümcü eriği 3. pehlivan.2. özel yetenek gerektirenler “çalgıcı. şerbetçi. Alibey buğdayı bey armudu beybeğendi beyböreği beyzambağı emirali emirsultan imparator lâlesi imparator mantarı . Meslek ve Çalışmayla lgili Bitki Adları Bitki adlarında yer alan meslek ve çalışma ile ilgili kavramlar şunlardır: “asker. kömürcü.16.1. kadı. şah. vezir” yönetimle ilgili. “emir.1. Bunlardan harekete. paşa. işe dayananlar “avcı. paşa.15. efendi” ise sosyal statülerle ilgili unvanlardır.2. hem erkeklere. Bunlardan “sultan” hem bayanlara. asker. sepetçi.1. değirmenci. diğerleri ise sadece erkeklere özgü unvanlardır. kral. pehlivan. emir. şerbetçi.

75 imparator otu kadıbaş diken kadıbaşı kadı otu kralkandili paşa ağacı paşabeğendi paşaçadırı paşakılıcı sultanküpesi sultan otu şahtuğu şehduran şehmelik otu vezir salkımı Yusufefendi .

tavşan gibi hayvan adları kullanılmaktadır. diğerleri ise belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. HAYVAN ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI nsanlar yerleşik hayata geçtikten sonra hayvanları evcilleştirmeye başlamışlardır.2. deve. kurt. Birlikte yaşadıkları hayvanlara çeşitli adlar verip. it.1.2. bir hayvan adı ve bir bitki adının yan yana gelmesiyle kurulmuş olan birleşik kelimelerdir. kuş. Sadece Hayvan Adıyla Kurulanlar 4. çinde Hayvan Adı Geçenler 3.76 3.2. Hayvan adlarıyla kurulan bitki adlarını şu başlıklar altında inceleyebiliriz: 1. eşek. bitkileri adlandırmakta çeşitli hayvan isimlerini kullanmışlardır. domuz. Hayvanların da besin kaynağının bitkiler olması sebebiyle. Bu bitki adlarından sadece kartallı eğrelti otu ve kunduz buğday sıfat tamlaması. Hayvan adları bitkilerin adlandırılmasında önemli ölçüde yer tutmaktadır. onları kendi yaşam alanlarına dâhil etmişlerdir. Hayvan Adı + Bitki Adıyla Kurulanlar 2. Hayvan Adı + Organ Adıyla Kurulanlar 3.2. Bitkilerin adlandırılmasında en çok ayı. Hayvan Adı + Bitki Adıyla Kurulanlar Bunlar. arı çiçeği arı gülü arı otu at baklası at dikeni at elması at kestanesi at yoncası ayı ardıcı ayı asması ayı baldıranı ayı çiğdemi ayı çileği ayı elması ayı eriği ayı fındığı ayı fıstığı ayı gülü ayı mantarı ayı otu ayı soğanı ayı şalgamı ayı üzümü ayı yemişi balık otu balık sütleğeni boğa dikeni buzağı otu camus baklası ceylan çiçeği .

77 çakal armudu çakal çiğdemi çakal eriği çakal otu danabaklası danakıran otu deve dikeni deve elması devegülü develik otu deve mercimeği deveturpu domuz ayrığı domuz ayrık otu domuz baklası domuzbıtırağı domuz dikeni domuz elması domuz eriği domuz lahanası domuz marulu domuz otu domuz pancarı domuz soğanı domuz turpu domuz üzümü eşek baklası eşek baldıranı eşek çıtlığı eşek dikeni eşek elması eşek eriği eşek gülü eşek hıyarı eşek inciri eşek kengeri eşek kömürdeği eşek lalesi eşek madımağı eşek marulu eşek maydanozu eşek otu eşek papatyası eşek turpu eşek yoncası fare dikeni fare otu fil elması filkulağı geyik dikeni geyik elması geyik mantarı geyik otu horozcuk otu horoz fasulyesi horoz gülü horoz mantarı italıcı iteriği itgülü itinciri ithıyarı itkabağı itkişnişi itnanesi itsarımsağı itsoğanı it üzümü kanarya çiçeği kanarya otu kaplumbağa keleği karga cevizi karga düleği karga keleği karga kozağı kargasabunu karga soğanı kartal ağacı kartallı eğrelti otu katır çiçeği katır çiğdemi keçi kirazı keçi kömüreni keçi mantarı keçi marulu keçi söğüdü keçi yemişi kedi dutu kedi nanesi kedi otu keklik çiğdemi keklik otu koç mantarı koç otu koyun baklası koyun çiçeği koyun mantarı koyun otu köpekcevizi .

78 köpek elması köpekgülü köpekmantarı köpek otu köpek sarımsağı köpek soğanı köpek üzümü kunduz buğday kurbağa otu kurt baklası kurt böğürtleni kurt mantarı kurt otu kurt soğanı kuş alıcı kuş elması kuş kirazı kuş mancarı kuşnarı kuş otu kuş üzümü kuşyemi kuş yemişi kuzgun armudu kuzgun otu kuzu kestanesi kuzu mantarı kuzu otu kuzu sarmaşığı pire otu pisik otu serçe otu sıçan dikeni sıçanotu sığır baldıranı sığırdikeni sığır otu sığırsoğanı sinekmantarı solucan eğreltisi solucan otu tavşancıl otu tavşan elması tavşanfasulyesi tavşan kirazı tavşan meyvesi tavuk çiçeği tavuk mantarı tavuk otu tosbağa otu yılanbaklası yılanburçağı yılan çiçeği yılan dikeni yılan gülü yılan otu yılanpancarı 3. Hayvan Adı + Organ Adıyla Kurulanlar Bu tür bitki adları bir hayvan ismi ve bir organ isminin bir araya gelmesiyle kurulmuş olup. Bunlardan danadaşak.2. kargayürek. danagöz. kedibaş ve kuşyürek sıfat tamlaması.2.2. genellikle iki kelimeden oluşmaktadır. arı götü arslanayağı aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi atkulağı atkuyruğu atmemesi ayıeli ayıkulağı ayıparmağı ayıpençesi bıldırcınbudu boğasiki buzağıburnu camuskulağı danaayağı . diğerleri ise belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Yalnızca “tavukbacağı mantarı” bitkisi üç kelimeden oluşmuştur.

79 danaburnu danadaşak danadili danagöbeği danagöz danagözü danakuyruğu danamemesi deveboynu devedişi devegözü devekulağı devetabanı domuzkuyruğu duduburnu eşekkulağı eşek memesi eşektırnağı farekulağı filkulağı geyikdili geyik göbeği geyiksırtı horozgözü horoz ibiği horozkursağı horozyüreği inekbiciği inek emceği inek memesi itburnu itkuyruğu kaplan postu karga ibiği kargayürek kargayüreği katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu katırtırnağı kazayağı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçi emceği keçimemesi keçisakalı kediayağı kedibaş kediçırnağı kedigözü kedikulağı kedikuyruğu keditırnağı keklikgözü koçkuyruğu koçtaşağı koyungöbeği koyungözü köpekayası köpekdili köpeklolosu köpekmemesi köpektaşağı kurbağa gözü kurtayağı kurtbağrı kurtkulağı kurtpençesi kurttırnağı kuşağzı kuşayağı kuşburnu kuşdili kuşgözü kuşyüreği kuşyürek kuzubaşı kuzuböbreği kuzudili kuzugöbeği kuzukulağı kuzukürkü leylekayağı leylekburnu leylekgagası pisikcırnağı pisiktaşağı pisiktırnağı serçedili sıçankulağı sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu sığırödü su kazayağı tavşanağzı tavşanbaşı tavşanbıyığı .

80 tavşankulağı tavşanmemesi tavşantopuğu tavukbacağı mantarı tavukpençesi turnaayağı turnadili turnagagası yılandili yılankuyruğu 3. Hayvan adından sonra gelen kelime ise ya bir hareket. arı pürü ayıboğan ayı liforu ayı ligarbası balıkkıran balık öldüren böcekkapan bülbülyuvası çakalboğan deveçökerten deveşaplağı devetopalağı eşek gevreği eşek helvası geyik tuzu horozbudağı horoz karası kaplanboğan kargabardağı karga bostanı kargabüken kargadelen kargasabunu kedikınası koyundibi koyunkıran koyun yumağı kurtbağı kurtbaharı kurtboğan kurt yatağı kuş çubuğu kuşkonmaz kuzgunkılıcı kuzukemirdi kuzukıran sinekkapan sinekkıran sinektutan tavşanpaçası tavukyastığı yılanbıçağı yılanboncuğu yılanekmeği yılanyastığı . Sadece Hayvan Adıyla Kurulanlar Sadece hayvan adıyla kurulan bir bitkimiz vardır: “akbaba”. ya bir nesne.2. çinde Hayvan Adı Geçenler çinde hayvan adı geçen bitki adları.2. Bu tür bitki adlarında ilk kelime hayvan adıdır. ya da bir durum belirtmektedir.3. belirtisiz isim tamlaması ve sıfat-fiil grubu biçiminde kurulmuştur.2.4.2. akbaba 3.

Organ adları dillerin en eski kelimelerindendir. Her ki Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları 3. hem insanlara özgü kelimelerdir. ORGAN ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI Türkçede bitkileri adlandırma yollarından biri de organ adlarından yararlanmaktır. sıfat tamlaması. kelime gruplarında tamlayan görevinde kullanılmaktadır. nsanın kendi çevresini organ adlarıyla tanımlaması. sim Tamlaması Biçiminde Olanlar diş bademi diş hilali diş otu kulak mantarı kulak otu . Bunda organların şekil ve kullanım özellikleri etkilidir. Türkiye Türkçesinde organ adlarının geçtiği bitkileri şu başlıklar altında toplayabiliriz: 1. Türkçede bitkilerin adlandırılmasında organ adları önemli ölçüde yer tutmaktadır.2. diğerleri ise hem hayvanlara. kinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları 3.81 3. kuyruk gibi organlar sadece hayvanlara. dilin oluşum mantığından kaynaklanmaktadır. Bitki adlarında geçen boynuz. Birinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları 2. gerekse hayvan organlarının çok kullanıldığını görürüz.2. Benzetme yaparken organ adlarını çok sık kullanırız.3.1. sıfat-fiil grubu ve isnat grubu biçiminde kurulmuştur. nsanlar önce organlara ad vermişlerdir. sosyal ve kültürel yapısını yansıtması bakımından önem arz etmektedir. Türkçede organ adlarının geçtiği bitki isimlerini incelediğimizde gerek insan organlarının. gaga.3. Birinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları Birinci kelimesi organ bildiren bitki adları isim tamlaması. Organ bildiren bu adlar. kanat. Bu durum Türk milletinin tabiata bakış açısını.

82 Sıfat Tamlaması Biçiminde Olanlar boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş dişbudak kelleliot Sıfat-Fiil Grubu Biçiminde Olanlar bacakkıran dilkanatan snat Grubu Biçiminde Olanlar boynuburuk boynubükük diliçıkık dilidüdük 3.3. kinci Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları kinci kelimesi organ bildiren bitki adları isim tamlaması ve sıfat tamlaması olmak üzere iki şekilde kurulmuştur.2. sim Tamlaması Biçiminde Olanlar ağaç göğsü akkadın barmağı arapsiki araptaşağı arı götü arslanayağı aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi atkulağı atkuyruğu atmemesi ayıeli ayıkulağı ayıparmağı ayıpençesi bıldırcınbudu boğasiki camuskulağı camusmemesi cüce bağırsağı çalıgagası danaayağı danaburnu danadili danagöbeği danagözü danakuyruğu danamemesi deveboynu devegözü devekulağı .2.

83 diken başı dilberdudağı dilberkirpiği domuzkuyruğu duduburnu durnadili ebekulağı eşekkulağı eşek memesi farekulağı filkulağı gazelboynuzu gelindili gelineli gelinparmağı gelinyanağı geyikdili geyiksırtı gülburnu hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hatunmemesi hatunparmağı havvaanaeli horozgözü horozibiği horozkursağı horozyüreği inekbiciği inek emceği inek memesi itburnu itkuyruğu kadınbudu kadıngöbeği kadınparmağı karga ibiği kargaburnu kargayüreği katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu kayındili kaynanadili kazayağı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçiemceği keçimemesi kediayağı kedigözü kedikulağı kedikuyruğu keklikgözü kızılcadişi kızlargöbeği kızmemesi kocabaşı koçkuyruğu koçtaşağı koyungöbeği koyungözü köpekayası köpekdili köpeklolosu köpekmemesi köpektaşağı kurbağa gözü kurtayağı kurtbağrı kurtkulağı kurtpençesi kuşağzı kuşayağı kuşburnu kuşdili kuşgözü kuşyüreği kuzubaşı kuzuböbreği kuzudili kuzugöbeği kuzukulağı leylekayağı leylekburnu leylekgagası mandadili mandakulağı oğlakkulağı öküzdili öküzgöbeği öküzgötü öküzgözü pazıbaşı pisiktaşağı serçedili sıçankulağı .

615) anlamına geldiği için bu başlık altında verilmiştir.3. Her ki Kelimesi Organ Bildiren Bitki Adları Her iki kelimesi de organ bildiren bitki adlarından sadece iki tane tespit edilmiştir. 1.84 sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu su kazayağı şeytankulağı tatarbaşı tavşanağzı tavşanbaşı tavşankulağı tavşanmemesi tavşantopuğu tavukpençesi tilkikuyruğu tosunburnu turnaayağı turnadili turnagagası yavruağzı yergöbeği yılandili yılankuyruğu Sıfat Tamlaması Biçiminde Olanlar acıkulak akkanat akkulak akkuyruk akparmak alabacak alabaş alagöbek alagöz altınbaş altı parmak alyanak ballı boynuz beşparmak bozkulak danadaşak danagöz deliboynuz dilberdudak dokuzbaşlı elâgöz foskulak gökbaş karabacak kara baldır karabaş karaboğaz karagöz karakulak karaparmak kargayürek kedibaş kelbaş kelkaş kılkuyruk kınalıparmak kırmızı bacaklı kızılbacak kızılburun kocabaş kuşyürek morbaş sarıbaş sarıparmak tatlıgöbek teknegöt terskulak topbaş uçkulak yavrubaş yongöbek 3. Doku. bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü (TS. damak ve doku kelimeleriyle kurulmuştur. Bu bitki adları dil. .2.3.

85 dildamak dildoku .

4. giysiler. doğada var olan nesneler. torba.1. kumaş yapımı ürünler. çalgılar. yay. metaller-madenler. yapılar. duyularla algılanabilen. ev eşyaları. ip. Bitkilere eşya-nesne adlarının verilmesindeki temel sebepler. tahta. kırtasiye malzemeleri.86 3. cam. emzik. kayış. tokmaküzüm sıfat tamlaması. oyuncaklar. Eşyanesneler. kapkacaklar. teknegöt. Bitki adlarında yer alan araç-gereç isimleri şunlardır: Boru. türlü amaçlarla kullanılan cansız varlıklardır. Bu araç-gereçler. şemsiye. kazık.2. hava durumu ile ilgili olanlar. Bitki adları. kayışkıran. tuzluk.2. asker borusu boru çiçeği camgüzeli cam otu çanakçatlatan çanakkıran çan çiçeği çayır düğmesi çobandeğneği çobantuzluğu dededeğneği emzik otu gelindüğmesi hatuntuzluğu ipkeseği . temizlik aletleri. değnek. kütük. 3. Araç-Gereç Adlarıyla Kurulan Bitki Adları nsanların ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli işlerde kullandıkları birtakım araçgereçler vardır. aydınlatma araçları. gıdalar. Hasır yapımında kullanılan bitkiye ise hasır otu denmiştir. kazık yemiş sıfat-fiil grubu. belli bir ağırlığı ve rengi olan. geri kalanlar ise belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. EŞYA-NESNE ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI nsanlar yerleşik hayata geçtikten sonra çeşitli araç-gereçlere ve ev eşyalarına sahip oldular. bitkinin şekil benzerliği ve eşya-nesne yapımında kullanılmasıdır. sırık. Bitkilerin adlandırılmasında eşya-nesne adları çok kullanılmıştır.4. kesici-delici-batıcı aletler. bazı bitkilerin adlandırılmasında da kullanılmıştır. takı ve süs eşyaları. çanakkıran. organ bildirenler. tekne. Bunlardan çanakçatlatan. düğme. kürdan. katı veya yumuşak hâlde bulunan. patlayıcı maddeler. genellikle şu tür eşya-nesnelerden kurulmuştur: Araç-gereçler. yakıcı ve yanıcı maddeler. lastik. çanak. Böylelikle tabiatı. çobandüdüğü şekil benzerliğinden verilmiş isimlerdir. etraflarındaki eşyalarla tanımlamaya başladılar. tokmak. Örneğin emzik otu. iş araçları.

2. Bu adlar benzetme yoluyla bitkilere verilmiştir. doğada var olan “kaya. gramofon ise bir tür müzikçalardır. Şekil benzerliğinden yola çıkılarak bitkilere bu adlar verilmiştir.3.2. kum.2. Çalgı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan çalgılar borazan. taş” gibi nesne isimleri yer almaktadır. Aydınlatma Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında iki çeşit aydınlatma aracı kullanılmıştır: Fener ve mum. gelinfeneri gelinmumu güveyfeneri mum ağacı mum çiçeği mum palmiyesi 3.4. aktaş daş kiraz kayayağı . bitkinin sertlik-yumuşaklık özelliği ve yetişme alanları göz önünde bulundurularak verilmiştir. Borazan ve düdük üflemeli türden çalgılardır.4.4. Bunlarla kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir: borazan mantarı çobandüdüğü gramofon çiçeği 3.2.87 kadıntuzluğu kantorbası kayışkıran kazık yemiş kürdan otu lastik ağacı öküzkütüğü sırık domatesi sırık fasulyesi şemsiye mantarı şemsiye otu tahta yemişi teknegöt tokmaküzüm yayarmudu yayoku 3.4. düdük ve gramofon kelimeleridir. Doğada Var Olan Nesne Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bazı bitki adlarında. Bu isimler.

2. Gıda Adlarıyla Kurulan Bitki Adları “Sirke. Ev Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adlarında yer alan ev eşyaları “dolap” ve “hasır” kelimeleridir. gömlek. kadife. eldiven ele. takke ve külah başa. mama. yün. Bunlardan “gönüldolabı” benzetme yoluyla kurulmuştur. . şeker. Bunlardan çarık ayağa. Ev eşyalarıyla kurulmuş iki tane bitki adı bulunmaktadır.4.5. gönüldolabı hasır otu 3.7. ekmek. kaymak. “hasır otu” bitkisi ise hasır yapımında kullanıldığı için bu adı almıştır. külah. bazı bitkilerin adlandırılmasında kullanılmıştır.6.2.2. Bu adlar.88 kaya kekiği kaya koruğu kaya sarımsağı kaya sarmaşığı kaya üzümü kaya yarpuzu kumarmudu kum çavdarı kumdarı kum eriği kum otu kum zambağı taşarmudu taş bademi taş kekiği taş mantarı taş nanesi taş sarımsağı 3. yumurta” kelimeleri birer gıda ismi olup. şal.4.4. Giysi Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan giyecekler şunlardır: Çarık. takke. bitkilere benzetme yoluyla verilmiştir. Kadife ve yün ise giyeceklerin yapımında kullanılan kumaşlardır. gömlek ve şal bedene giyilir. hamur. aksirke akşekeri çobanekmeği ekmek ağacı ekmek ayvası ekşi hamur karamama karasirke kaymak otu yeryumurtası yumurta boyası yumurta mantarı 3. eldiven.

Bu tür bitkilerde yer alan eşya-nesne isimleri şunlardır: Bardak.4.4. 2. ibrik. fıçı. tuluk. kaşık. iğne. Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kesici. tarlalar sürülürken sabanı tuttuğu için bu adı almıştır. Kesici-Delici-Batıcı Alet Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin kesici-delici-batıcı alet isimlerini almalarında hem şekil benzerliğinin.10. kazan.2. kılıç. hançer. Tuluk kelimesi bazı yiyecek ve içecekler için koruyucu kap olarak kullanıldığından buraya alınmıştır (TS. kap. Kökleri toprağa derince girip. Kap-Kacak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kap-kacaklar.4.89 çarık dikeni çarıkkesen çobantakkesi dulkarıgömleği fatmaşal kadife çiçeği meryemanaeldiveni papazkülahı papaztakkesi yün otu 3.9. küp. delici ve batıcı aletler şunlardır: Balta. mıh. ş Araçlarıyla Kurulan Bitki Adları ş araçlarıyla kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: sabankıran. genellikle mutfak eşyalarıdır. 2251). süzgeç.2.8. hem de kesici-delici ve batıcı özelliklerde olmalarının etkisi vardır. akbardak akçabardak balbardağı balbardak bandırma kabı bardak eriği çobankaşığı çobansüzgeci çömlekçatlatan çömlek otu fıçı otu karakazancık kargabardağı kazandelen kazankarası kazankulpu küp evleği küpkıran suibriği tulukarmudu tuluk mantarı 3. çömlek. . sabankıran 3. bıçak.2.

kese. Bunlardan çanta çiçeği ve çobançantası benzerlikten. Bu kelimelerle kurulan toplam dört tane bitki adı vardır. Bunlardan iğne ve mıh batıcı. Kumaş Yapımı Ürün Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kumaş yapımı ürünler şunlardır: Bohça. kilim. balta.90 orak. çanta çiçeği çobançantası kâğıt ağacı kâğıt dutu 3. bohça çiçeği çadır çiçeği çadır uşağı çulluoğlu diri örtü kese çiçeği kilim ucu paşaçadırı tavukyastığı . baltabatak çobaniğnesi hançer çiçeği iğne yaprak kılıçarpa kılıç kekiği kılıç otu mıhtepesi mıhtepesi mantarı orakeriği orakkıran paşakılıcı yılanbıçağı 3. kılıç ve orak kesici.11.2.2. kâğıt ağacı ve kâğıt dutu ise kâğıt yapımında kullanılmasından dolayı bu adları almıştır. çul. hançer ve bıçak ise delici aletlerdir.12.4. örtü. Kırtasiye Malzemeleriyle Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan kırtasiye malzemeleri çanta ve kâğıt kelimeleridir. çadır. yastık.4.

2.2.2. Bitkilere verilen altın kelimesi bitkilerin renginden kaynaklanmaktadır. bor ve gümüş maden. Bu kelimelerle kurulan iki tane bitki adı tespit edilmiştir. Patlayıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Patlayıcı madde isimlerini alarak kurulan bitki adları iki tane olup.4. tel ve demir ise metaldir. demir. Metal-Maden Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bazı bitkilerin adlandırılmasında kullanılan metaller ve madenler şunlardır: Altın. bakır. Bunlardan altın. Oyuncak Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bazı bitkilerin adlandırılmasında kullanılan oyuncak isimleri “topaç ve çıngırak” kelimeleridir. bor. aktopaç çıngırak otu 3. bakır.13.14. barut ağacı kurşun otu . tel. gümüş. altın ağacı altınbaş altınbaşak altın çiçeği altın dikeni altın otu altıntop altın yumurta mantarı bakır bağcığı bor ağacı demir ağacı demir bıtrağı demirbozan demirdelen demir dikeni demir otu demiryonca gümüşdüğme telgömlek tel pancarı 3. bunlarda geçen patlayıcı maddeler “barut” ve “kurşun” kelimeleridir.4.91 3.4.15.

Yakıcı ve Yanıcı Madde Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan yakıcı ve yanıcı maddeler “kibrit ve kömür” kelimeleridir.18. küpe. cadısüpürgesi çalı süpürgesi dağsabunu kargasabunu morca süpürge sabun ağacı sabunçiçeği sabun otu süpürge çalısı süpürge darısı süpürge kamışı süpürge otu 3.4. tarak. yüksük.2. tespih. inci. gözlük. saat. Takı ve Süs Eşyalarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan takı ve süs eşyaları şunlardır: avize.16. taç.4.92 3.2. oltu. dantel. Temizlik Aletleriyle Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan temizlik aletleri sabun ve süpürge kelimeleridir.2. Kibrit. sürme. pipo.17.4. avize ağacı boncuk fasulye boncuk otu çobantarağı dantel ağacı fesçitarağı gözlükotu hasekiküpesi inci çiçeği inci sümbülü itboncuğu küpe çiçeği oltu otu pipo çiçeği saat çiçeği saat otu sultanküpesi sürme mantarları taç yaprağı tarakdalı tarakdikeni tarak otu tespih ağacı tespih otu yılanboncuğu yüksük otu 3. kömür ise ısınmada kullanılan siyah renkli bir yakacak adıdır. ucu sert bir şeye sürtüldüğü zaman yanan çöp parçası. boncuk. kibrit otu kömür tut .

kafes. merdiven. Yapı Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan yapılar şunlardır: Duvar. aşk merdiveni duvar fesleğeni duvar sarmaşığı duvar sedefi kafesotu karakafes . Duvar ve merdiven betondan.2.93 3. kafes ise ya demirden ya da ahşaptan yapılır.19.4.

Organa Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 4. Güzelliğe Dayalı Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları 6. “dul. baba. melike. öksüz” ise hem bayanlara. kaynana. oğul. 269). oğlan. sultan” bayanlara özgü. oğlan. erkek. evliya. hanım. köse. biçimi. ana. Bunlardan “Ali. kadın. melike. gelin. hatun. imparator. Bu tür bitkiler genellikle insanlara. Mahmut.1. efendi.5.5. Yusuf” gibi insanı anlatan kelimelerdir. baba. kız. bacı. öksüz. gelin. bir şeyin niteliğini anlatmak için. kadın. erkek. Sefer. Ayşe. hem erkeklere özgü kavramlardır. hanım. Halil. avrat. nsana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adlarında kullanılan benzetme ögeleri “adam. Fatma. kaynana. dede. nsana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 2. 1. köse. hafız. çeşitli organ ve nesnelere benzetilerek kurulmaktadır. Ali. Benzetmelerle kurulan bitki adlarını şu başlıklar altında inceleyebiliriz: 1. BENZETMELERLE KURULAN B TK ADLARI Benzetme.2. Firavun. Hayvana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 3. delikanlı. imparator. hayvanlara. dul. Ayşe.94 3. Mahmut. pehlivan. Nesneye Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 5.2. “adam. efendi. Hayalî Yaratıklara Benzetilerek Kurulan Bitki Adları 3. Yusuf” kişi adları. sultan. pehlivan” erkeklere özgü. Firavun. o niteliği eksiksiz taşıyan bir şeyi örnek olarak gösterme işidir (TS. Benzetmelerle kurulan bitkilerin adlandırılmasında bitkinin rengi. avrat. Halil. evliya. “ana. görünümü ve kullanım özellikleri etkili olmaktadır. dede. adamotu ağlayangelin akçakızı akkız akköse Alidede Aliöksüz al pehlivan analı kızlı Arapdede asılmışadam aydede Ayşekadın balkadın ballıbaba . delikanlı. bacı. hatun. hafız. oğul. Fatma.

bağır. bacak. oğlak. burun. but. damak.5.2. boyun. cırnak. Bu tür bitkilerde kullanılan organ adları şunlardır: Ağız. akbaba aktavuk alaoğlak karatavuk 3. baş. dil. Organa Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Benzetmelerle oluşturulan bitki adlarından bazıları çeşitli organlara benzetilerek kurulmuştur.3.2.2. bicik. boynuz.95 beyoğlu bodurmahmut bozoğlan cücekız çayır melikesi delikanlı dövülmüş avrat otu dulaptal otu dulavrat otu emirali emirsultan erkek ağaç erkek üzüm evliya otu fatmasaçı fatmaşal Firavun inciri gelinkadın gökdedem gökkız gülhatun güzdede güzelavrat otu güzelhatun çiçeği güzeloğlan hafızali içlikız imparator lâlesi imparator mantarı imparator otu karaoğlan kaynanacık kelkız çiçeği kısacamahmut kısacıkmahmut kısamahmut otu kızhanım kösehalil kösesefer öksüzali öksüzoğlan öksüzoğlan çiğdemi süslühanım çiçeği titrekızım tüylübaba ulu avrat otu yabanbacı Yusufefendi 3.5. ayak. bağırsak. tavuk” kelimeleridir. hindi. . Bu bitkilerin dördü de sıfat tamlaması biçimindedir. diş. dalak. bıyık. Hayvana Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Hayvana benzetilerek kurulan dört tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlarda kullanılan hayvan adları “akbaba.

ayak. kelle. saç. kuyruk. topuk. kaş. cırnak. boğaz. gaga. tırnak. göbek. lolo. diş. göz. bağırsak. göz. burun. Bunlardan “boynuz. but. sik. kanat. bacak. yürek. sakal. göt. göt. tırnak. sik. dudak. kanat. kelle. yumruk. gaga. “bıyık. kirpik. meme. göğüs. el. topuk. taşak. parmak. sırt. kursak. kuyruk. boyun. kursak. göğüs. bicik. saç. dil. göbek. sakal” sadece insanlara özgü. kaş. kulak. taşak.96 dudak. kirpik. hem insanlara özgü organlardır. bağır. “ağız. yumruk. kulak. pençe. el. yürek” ise hem hayvanlara. baş. meme. dalak. lolo. parmak. pençe” sadece hayvanlara özgü. emcek. damak. sırt. acıgıcı kulağı acıkulak ağaç göğsü akbacak akbaş ak kadın parmağı akkulak akkuyruk alabacak alagöz altınbaş altı parmak alyanak arapsaçı arapsiki araptaşağı arı götü arslanayağı aslanağzı aslankulağı aslankuyruğu aslanpençesi atkulağı atkuyruğu atmemesi ayaklı kekik aydın göz ayıayağı ayıeli ayıkulağı ayıparmağı ayıpençesi ballı boynuz beşbıyık beşparmak beşparmak otu boğasiki boyacı katırtırnağı boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş bozkulak buzağıburnu camusmemesi cinsaçı cüce bağırsağı dalak otu danaayağı danaburnu danadaşak danadili danagöbeği danagöz danagözü danakuyruğu danamemesi dedemsakalı dedesakalı dedesakalı mantarı deliboynuz deveboynu devedişi devegözü devekulağı dilberdudağı dilberdudak dilberkirpiği dildamak dokuzbaşlı domuzkuyruğu duduburnu ebekulağı eğriboyun elâgöz eşekkulağı eşek memesi .

97 eşektırnağı farekulağı fatmasaçı filkulağı gelindili gelineli gelinparmağı gelinsaçı gelintırnağı gelinyanağı geyikdili geyik göbeği geyiksırtı gülburnu hanımağzı hanımeli hanımkirpiği hatunmemesi hatunparmağı horozgözü horozkursağı horozyüreği inekbiciği inek emceği inek memesi itburnu itkuyruğu kadıbaşı kadınbudu kadıngöbeği kadınparmağı karabaş karaboğaz karagöz karakulak karakulak mantarı karaparmak kargaburnu kargayüreği katırdaşağı katırkulağı katırkuyruğu katırtırnağı kayındili kaynanadili kaynanayumruğu kazayağı kazgagası keçibiciği keçiboynuzu keçi emceği keçimemesi keçisakalı kediayağı kedibaş kedigözü kedikulağı kedikuyruğu keditırnağı kelbaş kelkaş kelleliot kılkuyruk kınalıparmak kırkbaş otu kırkkanat kızılbacak kızılburun kızlargöbeği kızmemesi kızyanağı kocabaş kocabaşı koçkuyruğu koçtaşağı koyungöbeği koyungözü köpekdili köpeklolosu köpekmemesi köpektaşağı kurbağa gözü kurtayağı kurtbağrı kurtkulağı kurtpençesi kurttırnağı kuşağzı kuşayağı kuşburnu kuşdili kuşgözü kuşyüreği kuşyürek kuzubaşı kuzudili kuzugöbeği kuzukulağı leylekayağı .

gözlük. kürk. ibrik. şemsiye. püskül. yüksük. kaşık. urgan. eldiven. kılıç. çanta. düğme. tarak. süzgeç. yastık. bohça. teker. toka. kese. kılçık. topaç. boru. çark. küp. kazancık. taç. bıçak. kafes. külâh. dantel. gömlek. kömür. pipo. fener. düdük. şekil ve kullanım özellikleri etkilidir. kilit.98 leylekburnu leylekgagası mandadili mandakulağı oğlakkulağı öküzdili öküzgöbeği öküzgötü öküzgözü pisikcırnağı pisiktaşağı pisiktırnağı sarıayak mantarı sarıbaş sarıgöbek elması serçedili sıçankulağı sığırdili sığırgözü sığırkuyruğu şeytankulağı şeytansaçı şeytantırnağı tavşanağzı tavşanbaşı tavşanbıyığı tavşankulağı tavşanmemesi tavşantopuğu tavukbacağı mantarı tekesakalı teknegöt terskulak tilkikuyruğu toskafa kavunu tosunburnu turnaayağı turnadili turnagagası yavruağzı yavrubaş yergöbeği yılandili yılankuyruğu yongöbek 3. iğne. gülle. bardak. kütük. torba. borazan. Bitkilerin adlandırılmasında benzetme yapılan nesneler şunlardır: Altın. telgraf. takke. çömlek.2. kazan. değnek. çul. kayık. yay. çıngırak. tuzluk. çanak. Nesneye Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Nesnelere benzetilerek kurulan bitki adlarında renk. hançer.4. keten.5. ağaç küpesi ağtop akbardak akçabardak aktop aktopaç altın ağacı altınbaşak altın çiçeği altın dikeni altın otu altıntop altın yumurta mantarı asker borusu bakır bağcığı balbardağı balbardak bardak eriği . çadır. dolap. çarık. ibrişim. emzik. demir. tel. top. bağcık. çan. süpürge. küpe. sabun. mum. duvak. boncuk. bakır.

99 bohça çiçeği boncuk fasulye boncuk otu borazan mantarı boru çiçeği bostan borusu cadısüpürgesi çadır çiçeği çanak çömlek otu çan çiçeği çanta çiçeği çarık dikeni çarkıfelek çayır düğmesi çıkrık tekeri çıngırak otu çobançantası çobandeğneği çobandüdüğü çobaniğnesi çoban kaşığı çobanpüskülü çobansüzgeci çobantakkesi çobantarağı çobantuzluğu çömlek otu çulluoğlu dağsabunu dantel ağacı dededeğneği demir ağacı demir bıtrağı demir dikeni demiryonca devecibardağı dilidüdük dulkarıgömleği duvaklı mantar düğmeli ot emzik otu fesçitarağı fıçı otu garipler urganı gelindüğmesi gelinfeneri gelinmumu gönüldolabı gözlükotu gülibrişim gümüşdüğme güneştopu güveyfeneri hançer çiçeği hasekiküpesi hatuntuzluğu iğne yaprak itboncuğu Japon şemsiyesi Kâbe süpürgesi kadıntuzluğu kafesotu kantartopu kantorbası karagülle karakafes karakazancık kargabardağı kargasabunu kartopu kaşık otu kayık çiçeği kazankulpu kese çiçeği ketengömleği ketenköynek kırkkilit otu kömür dut kuzgunkılıcı kuzukürkü küpe çiçeği küp evleği kütük mantarı Meryemanaeldiveni morca süpürge öküzkütüğü papazkülahı papaztakkesi paşaçadırı paşakılıcı pipo çiçeği sabun ağacı sabunçiçeği sabun otu sarıkılçık suibriği sultanküpesi şemsiye mantarı şemsiye otu .

6.5. Hayalî Yaratıklara Benzetilerek Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adlarında kullanılan hayalî yaratıklar canavar ve cazı kelimeleridir. Her iki bitki adı da belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. camgüzeli çayır güzeli dünyagüzeli kızgüzeli 3. Güzelliğe Dayalı Benzetmelerle Kurulan Bitki Adları Güzelliğe dayalı benzetmelerle kurulan bitki adları toplam dört tane olup.5.100 tarakdalı tarakdikeni tarak otu taş kiraz tavukyastığı telgömlek telgraf çiçeği tokalı dücük venüsçarığı yayarmudu yılanbıçağı yılanboncuğu yılanekmeği yılanyastığı yüksük otu 3.2. bunların tamamı “güzel” kelimesiyle kurulmuştur ve belirtisiz isim tamlaması biçimindedir.2.5. Bu kelimelerle kurulan iki tane bitki adı vardır. canavar otu cazı gülü .

3. +giller Ekiyle Kurulan Bitki Türleri abanozgiller ananasgiller Antep fıstığıgiller asmagiller at kestanesigiller atkuyruğugiller atlas çiçeğigiller baklagiller ballıbabagiller bileşikgiller binbir delik otugiller boru çiçeğigiller buğdaygiller canavar otugiller cehrigiller cevizgiller çamgiller çan çiçeğigiller çarkıfelekgiller çaygiller çınargiller çit sarmaşığıgiller çobanpüskülügiller çuha çiçeğigiller dam koruğugiller defnegiller demir ağacıgiller demir dikenigiller deniz üzümügiller diş otugiller dolama otugiller dolma otugiller droseragiller dulaptal otugiller dutgiller düğün çiçeğigiller ebegümecigiller eğrelti otugiller ekşi yoncagiller erguvangiller fasulyegiller fesçitarağıgiller fukusgiller fundagiller gebre otugiller gecesefasıgiller gelincikgiller gülgiller gürgengiller hanımeligiller hasır otugiller hodangiller horoz ibiğigiller huş ağacıgiller hünnapgiller ıhlamurgiller ılgıngiller ısırgangiller ıspanakgiller iğdegiller kabakgiller kahkaha çiçeğigiller kakaogiller kaktüsgiller kantarongiller karaağaçgiller karabibergiller karabuğdaygiller karanfilgiller kayıngiller kazayağıgiller kebere otugiller .2. TÜR ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI Tabiatta birbirine yapı olarak benzeyen. Bir türe mensup bütün bitkileri ifade edebilmek için tür adları kullanılır.2.101 3.6. Tür adları +giller ve +lAr ekiyle kurulur. bir türün temsil ettiği bütün bitkileri içine alan ve bitki aileleri oluşturan eklerdir.1.6. Bunlar. aynı türden gelen birçok bitki bulunmaktadır.

2.6.102 kedi otugiller kendirgiller ketengiller kına çiçeğigiller kızılcıkgiller kızılkantarongiller kolagiller kök boyasıgiller kurbağa zehirigiller küpe çiçeğigiller lâdengiller loğusa otugiller manolyagiller maydanozgiller menekşegiller mersingiller mine çiçeğigiller muhabbet çiçeğigiller muzgiller nargiller nergisgiller nilüfergiller ökse otugiller palmiyegiller papatyagiller papirüsgiller pas mantarıgiller patlıcangiller porsukgiller sandalgiller sardunyagiller sarmaşıkgiller sedef otugiller serçediligiller servigiller sığırdiligiller sığırkuyruğugiller sıracagiller sinekkapangiller sinir otugiller söğütgiller suibriğigiller su kabağıgiller su kamışıgiller suokugiller susamgiller su servisigiller sürme mantarıgiller süsengiller sütleğengiller süt otugiller şahteregiller şakayıkgiller şekerci boyasıgiller şimşir ağacıgiller şimşirgiller tarak otugiller tespih ağacıgiller turpgiller turunçgiller yabanî kimyongiller yılanyastığıgiller zakkumgiller zambakgiller zencefilgiller zeytingiller 3.2. +lAr Ekiyle Kurulan Bitki Türleri ayrı çanak yapraklılar ayrı taç yapraklılar bitişik çanak yapraklılar bitişik taç yapraklılar gerçek mantarlar iki çenekliler iki çenetliler kozalaklılar tallı bitkiler tek çenekliler tohumlu bitkiler yapraklı kara yosunları .

Deniz. Bağ-Bahçe.7. Şehir. Kimi bitkiler bazı yörelerde rahatlıkla yetişirken. çayır. tarla ve çeşitli kara parçalarıyla kurulan bitki adlarında “ada. Bunlar bitkinin kaynağını. Tarla ve Çeşitli Kara Parçalarıyla Kurulan Bitki Adları Bağ-bahçe. Bitkilerin büyümesinde yetişme alanının çok büyük etkisi vardır. bataklık. kimi bitkiler hiç yetişmez.7. Ayrıca yayla adı olarak “Anzer ve Karagöl” kelimeleri geçmektedir. ada çayı ada soğanı Anzer çayı bahçe domatesi bahçe hezareni bahçe kekiği bahçe nanesi bahçe teresi bataklık nergisi bataklık süseni bayır turpu çayır düğmesi çayır güzeli çayır mantarı çayır melikesi çayır otu çayır otu çayır papatyası çayır sedefi çayır soğanı çayır teresi çayır tirfili çayır yulafı Karagöl buğdayı kara yosunları kara yosunu kır sakızı kır soğanı kır yasemini köygöçüren köy mantarı köy otu mera bitkileri . Yer bildiren bitki adlarını şu başlıklar altında toplayabiliriz: 1. mera. Ülke. kır. Dağ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 3. bayır.2. mezarlık.2. Dinsel Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 5. lçe. öyle ki bazı bitkilerin adlandırılmasında yer adları kullanılmıştır. köy. Semt Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 6. kara.1. YER ADLARIYLA KURULAN B TK ADLARI Her bitkinin kendine has bir yetişme alanı vardır. sahil. bahçe. nereden geldiğini ve yayıldığını gösterir. Tarla ve Çeşitli Kara Parçalarıyla Kurulan Bitki Adları 2.103 3. tarla” kelimeleri bulunmaktadır. Bağ-Bahçe. nerede üretildiğini. Göl ve Dere Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 4. Kapalı Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları 3.

Deniz. Kazdağı. Toros. deniz börülcesi denizgülü deniz otu deniz pırasası deniz rezenesi deniz sarmaşığı . belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. dere” kelimeleri kullanılarak kurulmuş olup. “Kazdağı.7. Bunlardan “dağ” kelimesi cins isim. diğerleri belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. “deredaban” bitkisi hariç. Uludağ” özel isimlerdir. göl. dağ armudu dağ baklası dağ çamı dağ çayı dağ çileği dağ çöveni dağ dalak otu dağ elması dağ eriği dağ erik otu dağ gülü dağ karanfili dağ kavağı dağ kestanesi dağ kimyonu dağ kirazı dağ lâlesi dağ marulu dağ nanesi dağ nohudu dağ pırasası dağ reyhanı dağsabunu dağ sakızı dağ sarmaşığı dağ servisi dağ soğanı dağ sümbülü dağ üzümü dağ yemişi Kazdağı köknarı Toros sediri Uludağ köknarı 3.2. Dağ adlarıyla kurulan bitkilerin tamamı.3.104 mezarlık otu mezarlık servisi mezarlık zambağı sahil çamı tarla çöveni tarla gülü tarla mantarı tarla sarmaşığı yayla çayı yayla çiçeği yayla gülü yaylagüzeli yayla kekiği yayla kestanesi yayla otu yayla sarımsağı yayla yavşanı 3. Göl ve Dere Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Bu tür bitki adları “deniz.2. Uludağ” kelimeleri kullanılmıştır. Toros. Dağ Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Dağ adlarıyla kurulan bitki adlarında “dağ.2.7.

2. Bursa.5. Hollanda. Isparta.4. Bu tür bitki adları toplam dört tane olup. Mısır. Fenike.7. Manisa. ilçe ve semt adları bitkinin kaynağını. Halep. “Bandırma. Şehir. Hint. Çin. cehennem ve Kâbe kelimeleri kullanılmıştır. cehennem zambağı cennet biberi cennet otu Kâbe süpürgesi 3. Hicaz. Besni. Bursa. Arabistan. Ülke. Kırkağaç” ilçe adları. Besni. Antep. Arnavutköy. Bitkilerde geçen ülke. Brüksel. Malta.7. ilçe ve semt adlarıyla kurulan bitki adları “Afrika. Çin. Girit. Arabistan. Cincife. üretildiği bölgeyi. Kıbrıs. Hindistan. Bu adları taşıyan bitkiler. Yalova” kelimeleriyle oluşturulmuştur. Diyarbakır. Fenike. . Trabzon. “Malta eriği”nin diğer erik türleri arasında ayrı bir yeri bulunmaktadır. Trabzon. “Cincife” ise bir köy adıdır. Amerika. Kemer. şehir. Hasankeyf. Amerika. Lübnan. Bandırma. Ayrıca “Bombay” bir eyalet adı. Diyarbakır. Halep. Hollanda. “Girit” ve “Malta” ise birer ada ismi olup. Cezayir. Brüksel. Dinsel Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Dinsel mekân bildiren bitki adlarında cennet. Hindistan. Bağdat. Şam.2. Kırkağaç. Mısır” ülke adları. Karaman. Semt Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Ülke. yayılma alanını gösterir. Yalova” şehir adları. Lübnan. “Antep. belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Bunlardan “Afrika. Hicaz. Karaman. “Anadolu” Türkiye’nin Asya kıtasında kalan bölümünün adı. “Malta” aynı zamanda bir devletin adıdır. Bombay. Anadolu. Kıbrıs. Bağdat. Cezayir. Isparta. Şam. Örneğin “Isparta gülü”nün diğer gül türleri arasında. stanbul. lçe. Manisa. stanbul. şehir.105 deniz soğanı deniz teresi deniz üzümü deniz yosunu deredaban dere kabalağı dereotu göl kestanesi göl soğanı 3. dünyanın diğer bölgelerinde yetişen aynı bitki türlerinden tat ve kalite olarak farklılık arz eder. Kemer. “Arnavutköy” semt adı.

. kapalı mekân adlarıyla kurulan bitki adlarını salon ve saray kelimeleri oluşturmuştur.7.2.106 Afrika menekşesi Amerika bademi Amerika elması Amerika üzümü Anadolu otu Antep fıstığı Antep karası Arabistan defnesi Arnavutköy çileği Bağdat hurması Bandırma kabı Bandırma üzümü Besni üzümü Bombay fasulyesi Brüksel lahanası Bursa buğdayı Cezayir menekşesi Cincife üzümü Çin anasonu Çin gülü Çin karanfili Çin lahanası Çin leylâğı Çin tarçın ağacı Diyarbakır karpuzu Fenike ardıcı Fenike portakalı Girit kekiği Girit lâlesi Girit otu Girit şakayığı Halep çamı Halep şalgamı Hasankeyf tütünü Hicaz buğdayı Hindistan cevizi Hint armudu Hint bademi Hint baklası Hint bezelyesi Hint biberi Hint çiçeği Hint darısı Hint fıstığı Hint fulü Hint hıyarı Hint hurması Hint inciri Hint kamışı Hint keneviri Hint kirazı Hint leylâğı Hint pamuğu Hint pirinci Hint portakalı Hint safranı Hint yağı ağacı Hollanda kavağı Isparta gülü stanbul kekiği stanbul lâlesi stanbul şalgamı stanbul üzümü Karaman kimyonu Kemer patlıcanı Kıbrıs akasyası Kırkağaç kavunu Lübnan sediri Malta eriği Manisa lâlesi Mısır fulü Mısır yasemini Şam fıstığı Şam razakısı Şam üzümü Trabzon çayı Trabzon hurması Yalova misketi 3.6. Kapalı Mekân Adlarıyla Kurulan Bitki Adları Kapalı mekânlar insanların oturdukları ve yaşadıkları yerler olup.

107 salon çamı saray çiçeği saray menekşesi .

108 III. B TK ADLARINDA GEÇEN YAPIM EKLER .

Bugün canlılığını kaybederek bulunduğu kelimelerde köke karışmış durumdadır. gönen karaoğlan oğlanelması oğlan otu öksüzoğlan sazan topalan yemişen +AnAk sim köklerine gelerek renk ve şekil benzerliği kuran bir ektir. 154). isimden isim yapma eklerinden ve fiilden isim yapma eklerinden sonra gelebilirler (Ergin. isimden yapılmış isim gövdelerine ve fiilden yapılmış isim gövdelerine eklenirler. ancak bir iki örnekte görülen bir ektir. sazan.109 1. Bunlardan bir kısmı az işlek eklerdir. Bu nedenle. Eski Türkçede bağlılık. Bu ek gönen. S MDEN S M YAPMA EKLER simden isim yapma ekleri isim kök ve gövdelerinden isim yapmak için kullanılan yapım ekleridir. Yani isimden isim yapma ekleri. Çok belirli bir fonksiyonu yoktur (Ergin. 33). 174). Bu ekler isim köklerine. topalan ve yemişen kelimelerinde görülmektedir. oğlan. türettikleri kelime sayısı oldukça sınırlıdır (Korkmaz. güçlendirme ve çokluk görevindeki bir ekin Türkiye Türkçesine uzanmış ve kökle kaynaşarak canlılığını yitirmiş bir kalıntısı niteliğindedir (Korkmaz. sim kök ve gövdelerinden türetme yapacak eklerin bir kısmı çok işlek. dolayısıyla canlı olan eklerdir. Bu ekle kurulmuş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: < gön+en < kara oğ(u)l+an < oğ(u)l+an elması < oğ(u)l+an otu < öksüz oğ(u)l+an < saz+an < topal+an < yemiş+en Karacaoğlan mantarı < Karaca oğ(u)l+an mantarı öksüzoğlan çiğdemi < öksüz oğ(u)l+an çiğdemi . 33). +An Bu ek işlek olmayan.

isim ve sıfat görevindedir. Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: acıca ağcaca akça akçaağaç akçabağ akçabardak akçabudak akça elma akçakavak akça kesme akçakızı < acı+ca < ak+ça+ca < ak+ça < ak+ça ağaç < ak+ça bağ < ak+ça bardak < ak+ça budak < ak+ça elma < ak+ça kavak < ak+ça kesme < ak+ça kızı akçayazlık alaca alluca ballıca biberlice börülce cıbarca çökülce çulluca çullukça çüklüce damarlıca darıca < ak+ça yazlık < ala+ca < allı+ca < ballı+ca < biberli+ce < böğürül+ce < cıbır+ca < çöğür+ce < çullu+ca < çulluk+ça < çüklü+ce < damar+lı+ca < darı+ca akça armudu < ak+ça armudu akça buğday < ak+ça buğday . 36). 175). Bu ekle kurulmuş toplam üç tane bitki adı tespit edilmiştir. 167).110 bozanak gözenek < boz+anak < göz+enek +gan şlek olmayan eklerden biridir (Ergin. Ekin getirildiği kelimeler. arpağan bodurgan ışılgan < arpa+gan < bodur+gan < ışıl+gan +cA. Eşitlik. benzerlik ve karşılaştırma görevinde kullanılan bir ektir (Korkmaz. +çA Aslında bir çekim eki olan bu ek klişeleşerek veya fonksiyon değiştirerek eskiden beri yapım eki hâlinde de kullanılmaktadır (Ergin.

Yapım eki olarak başlıca fonksiyonu küçültme ve sevgi ifade etmektir (Ergin. 165). Bu ekle kurulmuş toplam on bir tane bitki adı tespit edilmiştir: . +çAk Bu ek Türkçede başlangıçtan beri kullanılan. fakat işlekliği gittikçe azalan bir ektir.111 delice dişice dillice domatça duvaklıca eğece eğrilce ekşice ekşilice gence gerce gollüce gökçe izmelece kaplıca karaca karaca ot kertilce kızılca kızılca dişi kirlice kubatça kurtluca < deli+ce < dişi+ce < dilli+ce < domat+ça < duvaklı+ca < eğe+ce < eğ(i)rili+ce < ekşi+ce < ekşili+ce < gen+ce < ger+ce < kollu+ca < gök+çe < ezmeli+ce < kaplı+ca < kara+ca < kara+ca ot < kirtil+ce < kızıl+ca < kızıl+ca dişi < kirli+ce < kubat+ça < kurtlu+ca kuşça küllüce otu morca ovaca öksüzce örmece pamuça pıtırca sakarca salmanca sarıca erik < kuş+ça < küllü+ce otu < mor+ca < ova+ca < öksüz+ce < örme+ce < pamu(k)+ça < pıtır+ca < sakar+ca < salman+ca < sarı+ca erik morca süpürge< mor+ca süpürge saplıcatinton < saplı+ca tinton suluca armut < sulu+ca armut sulucagümbet < sulu+ca gümbet sütlüce telçe tellice topaçça topluca tüylüce yağlıca yellice yumurca < sütlü+ce < tel+ce < telli+ce < topaç+ça < toplu+ca < tüy+lü+ce < yağlı+ca < yelli+ce < yumur+ca kanlıca mantarı< kanlı+ca mantarı karaca kovuk < kara+ca kovuk kısacamahmut < kısa+ca mahmut tüylüceyumru < tüylü+ce yumru +cAk.

bir özelliği veya bir kabiliyeti ifade eden sıfatların türetilmesine yarar (Çeneli. Kullanım sahası çok geniş. 1). Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: avukçu ayıcı bardakçı boyacı aspiri boyacı dikeni boyacı katırtırnağı boyacı kökü < avuk+çu < ayı+cı < bardak+çı < boya+cı aspiri < boya+cı dikeni < boya+cı k < boya+cı kökü boyacı papatyası böcü çalgıcı otu davulcu değirmenci değirmenci üzümü deveci bardağı < boya+cı p < bö+cü < çalgı+cı otu < davul+cu < değirmen+ci <değirmen+ci ü < deve+ci bardağı . +çU Bu ek Türkçenin eskiden beri kullanılan ve işlekliğini kaybetmemiş bulunan isimden isim yapma eklerinden biridir. 157). kuvvetli bir eğilimi. +çI. işleklik derecesi çok yüksektir (Ergin. Bu ekle kurulmuş beş tane bitki adı tespit edilmiştir: burgacan darıcan kekilcen sütlücen tekecen < burga+can < darı+can < kākül+cen < sütlü+cen < teke+cen +cI +cU.112 apırcak düvülcek geyicek göğcek kangırcak kapıncak < apır+cak < düğül+cek < geyi(k)+cek < göğ+cek < kangır+cak < kapan+cak pamucak selecek tomçak yağlıcak yumurcak < pamu(k)+cak < sele+cek < top+çak < yağlı+cak < yumur+cak +cAn simden isim yapan +cAn eki. Başlıca fonksiyonu isimlerin sonuna gelerek meslek ve uğraşma ile ilgili isimler yapmaktır.

Başlıca fonksiyonları isimden küçültme ve sevgi ifade eden isimler yapmaktır (Ergin. 163). Ünlü ve ünsüz uyumlarına bağlı olup. +çUk Bu ek Batı Türkçesinin başından beri görülen ve son zamanlarda çok işlek hâle gelen bir ektir. +cUk.113 helvacı çöveni helvacı kabağı helvacı kökü kömürcü şıkığı sepetçi kavağı sepetçi söğüdü şerbetçi otu tortçu üzümcü eriği yalancı akasya yalancı biber yalancı çiriş < helva+cı çöveni < helva+cı kabağı < helva+cı kökü < kömür+cü ş < sepet+çi kavağı < sepet+çi söğüdü < şerbet+çi otu < tort+çu < üzüm+cü eriği < yalan+cı akasya < yalan+cı biber < yalan+cı çiriş yalancı eğir yalancı havacıva yalancı ısırgan yalancıkeçi yalancı kenevir yalancı öd ağacı < yalan+cı eğir < yalan+cı h < yalan+cı ısırgan < yalan+cı keçi < yalan+cı k < yalan+cı öd a yalancı lavanta çiçeği < yalan+cı l ç yalancı porsuk bitkisi < yalan+cı p b yalancı portakal ağacı < yalan+cı p a yalancı safran yalancı sümbül < yalan+cı safran < yalan+cı s yalancı tespih ağacı < yalan+cı t a +cIk. bitkilerin adlandırılmasında da kullanılmaktadır. +çIk. alçacık altıncık bardacık bebekçik bekmezcik buğdaycık çıyancık dağarcık damarcık davşancık demircik < alçak+cık dikencik durnacık düğmecik ebecik otu ekşimcik elmacık gelincik gercik gevrecik göğemcik hıyarcık iğcik < diken+cik < turna+cık < düğme+cik < ebe+cik otu < ekşim+cik < elma+cık < gelin+cik < ger+cik < gevre(k)+cik < göğem+cik < hıyar+cık < iğ+cik < altın+cık < barda(k)+cık < bebek+çik < pekmez+cik arpacık soğanı < arpa+cık soğanı bardacık eriği < barda(k)+cık eriği < buğday+cık < çıyan+cık < dağar+cık < damar+cık < tavşan+cık < demir+cik horozcuk otu < horoz+cuk otu .

babaç kelimelerinde görülür. anaç. akbabaç aktopaç anaç tikeni eneç gagaç geneç soğlaç < akbaba+ç < aktop+aç < ana+ç dikeni < en+eç < gaga+ç < gen+eç < soğla+ç . aktopaç sıfat tamlaması. 175). Bunlardan akbabaç. Bu ekle oluşturulmuş sekiz tane bitki adı tespit edilmiştir. Eskiden beri ataç.114 iğnecik kabarcık kabarcıkotu kapçık kapçık otu karacık kayacık kayganacık kaymacık keçemçik kesercik kıvırcık kızılcık kokarcık koluncuk < iğne+cik < kabar+cık < kabar+cık+otu < kap+çık < kap+çık otu < kara+cık < kaya+cık < kaygana+cık < kayma+cık < keçem+çik < keser+cik < kıvır+cık < kızıl+cık < kokar+cık < kolon+cuk kovancık kulecik marulcuk nevbetçik pancarcık parlacık soğancık takımcık tatarcık teknecik tomdurcuk varcık yiğilcik yoğurtçuk yüksükçük zivircik < kovan+cık < kule+cik < marul+cuk < nevbet+çik < pancar+cık < parla(k)+cık < soğan+cık < takım+cık < Tatar+cık < tekne+cik < tomur+cuk < var+cık < yiğil+cik < yoğurt+çuk < yüksük+cük < ziver+cik karakazancık < karakazan+cık süleymencik < Süleyman+cık kısacıkmahmut< kısa+cık mahmut kıvırcık salata < kıvır+cık salata +(A)ç Bu ek işlek olmayan eklerden biridir. Anlamı kuvvetlendirme fonksiyonu vardır (Ergin. anaç dikeni belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur.

115

topoç

< top+aç

+cıl, +çıl Ünlü ve ünsüz uyumlarına bağlı ve vurgulu, az işlek bir ektir. Eklendiği ada “bir şeye düşkünlük, alışkanlık, bağımlılık, benzerlik” işlevleri katan ad ve sıfatlar türetir (Korkmaz, 44). Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan tavşancıl otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. arakçıl gırçıl okcül < arak+çıl < kır+çıl < ok+çul

tavşancıl otu < tavşan+cıl otu

+çIn şlek olmayan bir isimden isim yapma ekidir, birkaç kelimede bulunmaktadır (MBTS, 3, 3526) Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir. boyaçın dipçin karçin < boya+çın < dip+çin < kar+çin

+daş simlerden “ortaklık, beraberlik” bildiren isim ve sıfatlar türeten bir ektir (Korkmaz, 46). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: yaldaş < yal+daş

116

+dın, +dün +dın, +dün eki ay ve gök kelimelerine gelerek kökün belirttiği anlamı pekiştiren ve bunlardan bitki adı kuran bir ektir. Ekin getirildiği kelimeler, isim ve sıfat görevinde kullanılmıştır. aydın aydın çiçeği aydın göz aydın gülü gökdün < ay+dın < ay+dın çiçeği < ay+dın göz < ay+dın gülü < gök+dün

aydın buğday < ay+dın buğday

+dIrIk, +duruk Bu ek organ adlarına gelerek onlarla ilgili alet isimleri yapar. -duruk eki durmak fiilinden gelme olup, tutan anlamını taşımaktadır (Banguoğlu, 170). Bu ekle kurulmuş toplam dört tane bitki adı tespit edilmiştir. -dIrIk eki bunlardan sadece çiğindirik (çiğin “omuz”) kelimesinde organ adına getirilmiştir. çiğindirik ışıldırik oğunduruk sakızdırık < çiğin+dirik < ışıl+dırık < oğul+duruk ? < sakız+dırık

+Il, +al Benzerlik gösteren, adlardan ad ve sıfat türeten bir ektir (Korkmaz, 49). Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: kızılağaç kirtil topul < kız+ıl ağaç < kirt+il < top+ul

117

yanal yeşilbiber

< yan+al < yaş+ıl biber

+lAk +lAk eki, isimden fiil yapmakta kullanılan +lA- ve fiilden isim yapan -ik eklerinin birleşmesinden oluşmuştur. sim ve sıfat yapmakta kullanılır (Banguoğlu, 186). Eklendiği kelimeye alışkanlık, süreklilik ve pekiştirme anlamı katan bir ektir. Genellikle ses taklidi kelimelere getirilmiştir. Bu ekle kurulan bitki adları şunlardır: avurtlak aşılak bağırtlak bartlak cırmılak cırtlak cırtlak otu coplak çatlak çatlak otu çıtlak çitlek göbelek < avurt+lak < aşı+lak < bağırt+lak < bart+lak < cırma+lak < cırt+lak < cırt+lak otu < cop+lak < çat+lak < çat+lak otu < çıt+lak < çit-lek < göbe(k)+lek gödelek kabalak kamalak kavuşlak kozalak kuşulak ökselek paflak patlak pıslak sakalak sakızlak söbelek zıplak < gö(v)de+lek < kaba+lak < kama+lak < kavuş+lak < kozak+lak < kuş+lak < ökse+lek < paf+lak < pat+lak < pıs+lak < saka+lak < sakız+lak < söbe+lek < zıp+lak

götlek ormanı < göt+lek ormanı

beslek kaçıran < bes(i)+lek kaçıran

cırtlak sakızı < cırt+lak sakızı

+Ak Eski Türkçedeki +GAk küçültme ve kuvvetlendirme ekiyle ilişkisi olan bu ek, genellikle tek heceli kelimelere gelerek benzetme ve küçültme işleviyle az sayıda adlar türetmiştir (Korkmaz, 35). Bu ekle kurulmuş on dört tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan saçak mantarı belirtisiz isim tamlaması, saçak darı sıfat tamlaması, çanakçatlatan sıfat-fiil grubu biçiminde kurulmuştur.

118

bardak başak benek gölek ışılak kabak kavak

< bart+ak < baş+ak < ben+ek < göl+ek < ışıl+ak < kab+ak < kav+ak

kızılak saçak darı sazak soğanak yangak

< kızıl+ak < saç+ak darı < saz+ak < soğan+ak < yan+ak

saçak mantarı < saç+ak mantarı

çanakçatlatan < çan+ak ç

+Az Küçültme işlevinde isimden isim türeten ve işlek olmayan bir ektir (Korkmaz, 36). Bu ekle kurulmuş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: büğrez < büğrü+ez alaz < al+az

+Ik, +Uk Küçültme işlevinde bazı isimler ve sıfatlar türeten bir ektir (Korkmaz, 47). Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir: buğdayık çirtik çükündürük kendirik kütük topuk < buğday+ık < çirt+ik < çukundur+uk < kendir+ik < küt+ük < top+uk

+i Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir:

119

çirti

< çirt+i

+AlAk +AlAk eki, küçültme anlamında isimler türeten ve bazı bitki adlarında kullanılan bir ektir (Banguoğlu, 174). Bu ekle kurulmuş yedi tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan kara topalak sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. göğelek hohalak kara topalak şangalak takalak topalak yanalak < gök+elek < hoh+alak < kara top+alak < şang+alak < tak+alak < top+alak < yan+alak

+lI, +lU Bu ek, işleklik derecesi çekim eklerine yakın olan (Ergin, 159), Türkiye Türkçesinin her isme gelebilen ve isimden isim ve sıfat türeten eklerinden biridir (Korkmaz, 53). Bitkilerin adlandırılmasında da çok sık kullanılan +lI, +lU eki, bunlardan isim, isim tamlaması, sıfat, sıfat tamlaması ve isnat grubu oluşturmuştur. Bu ekle kurulan bitki adları şunlardır: akbaşlı alasulu allıballı alluca analı kızlı anslı artlı atınaklı atmalı < akbaş+lı < alasu+lu < al+lı bal+lı < al+lı+ca < ana+lı kız+lı < ans+lı ? < art+lı < atınak+lı < atma+lı ayaklı kekik ballı ballı boynuz ballıca ballıdarı benekliköse benli belerce benli üzümü bıyıklı < ayak+lı kekik < bal+lı < bal+lı boynuz < bal+lı+ca < bal+lı darı < benek+li köse < ben+li belerce < ben+li üzümü < bıyık+lı

120

biberlice biberli mantar boynuzlu dücük boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş burmalı marul bürgülü büzgülü çitili kavun çöpürlü çulluca çulluoğlu çüklüce damarlıca daşlıca armut datlıbilem demirli dibi kıllı dikenli acı ot dikenli meyan dikenli mısır dikenli ot dillice dokuzbaşlı dokuzdonlu dokuztepeli domaylı duvaklıca duvaklı mantar düğmeli düzgülü ebeli eğrilce

< biber+li+ce < biber+li mantar < boynuz+lu d < boynuz+lu g < boynuz+lu h < burma+lı marul < bürgü+lü < büzgü+lü < çiti+li kavun < çöpür+lü < çul+lu+ca < çul+lu oğlu < çük+lü+ce < damar+lı+ca < taş+lı+ca armut < tat+lı bilem < demir+li < dibi kıl+lı < diken+li acı ot < diken+li meyan < diken+li mısır < diken+li ot < dilli+ce < dokuzbaş+lı < dokuzdon+lu < dokuztepe+li < dombay+lı < duvak+lı+ca < duvak+lı m < düğme+li < düzgü+lü < ebe+li < eğ(i)ri+li+ce

ekşilice gartlı gollüce göğdeli hanaylı içlikız izmelece kanlıca mantarı kaplıca karakıllı kartallı eğrelti otu katmerli badem kelleliot kıllı kozak kırlı kokulu çayır otu kokulu kiraz kokulu narpis kokulu yonca kurtluca küpeli meçikli mislibuğday Osmanlı lâlesi özüllük pamuklu pıtıraklı otu pürçüklü renkli ot saplı mantar saplı meşe saplıtinton sarı kokulu

< ekşi+li+ce < kart+lı < kol+lu+ca < gövde+li < hanay+lı < iç+li kız < ezme+li+ce < kan+lı+ca m < kap+lı+ca < karakıl+lı < kartal+lı e o < katmer+li b < kelle+li ot < kıl+lı kozak < kır+lı < koku+lu ç o < koku+lu kiraz < koku+lu narpis < koku+lu yonca < kurt+lu+ca < küpe+li < meçik+li < mis+li buğday < Osman+lı lâlesi < öz+lü+lük < pamuk+lu < pıtırak+lı otu < pürçük+lü < renk+li ot < sap+lı mantar < sap+lı meşe < sap+lı tinton < sarı koku+lu

121

sinirli ot sürmeli sütlüce şikirdaklı tamli tatlı tatlı bayram tatlı elması tatlıgöbek tatlı kenger tatlı kök tatlı limon tatlı ravent tatlı su gelinciği tellice tetirli tohumlu bitkiler tokalı dücük toklu topluca topuklutiken tüllü tüylü tüylübaba tüylübarak

< sinir+li ot < sürme+li < süt+lü+ce < çekirdek+li < ŧa’m+lı ? < tat+lı < tat+lı bayram < tat+lı elması < tat+lı göbek < tat+lı kenger < tat+lı kök < tat+lı limon < tat+lı ravent < tat+lı s g < tel+li+ce < tetir+li < tohum+lu b < toka+lı dücük < tok+lu < top+lu+ca < top+lu diken < tül+lü < tüy+lü < tüy+lü baba < tüy+lü barak

tüylü boya tüylüce tüylüceyumru tüylü çay tüylü dalak otu tüylü kanak tüylü meşe tüylütapan tüylütombalak tüylütoparlak unluca üvezli üzümlü yağlıca yağlıcak yağlı dürülü yağlıısırgan yağlımancar yağlı ot yazılı yellice yordanlı zehirli çiğdem zehirli mantar

< tüy+lü boya < tüy+lü+ce < tüy+lü+ce y < tüy+lü çay < tüy+lü d o < tüy+lü kanak < tüy+lü meşe < tüy+lü tapan < tüy+lü t < tüy+lü toparlak < un+lu+ca < üvez+li < üzüm+lü < yağ+lı+ca < yağ+lı+cak < yağ+lı dürülü < yağ+lı ısırgan < yağ+lı+mancar < yağ+lı ot < yazı+lı < yel+li+ce < yordan+lı < zehir+li çiğdem < zehir+li mantar

+lIk, +lUk Bu ek başlangıçtan beri Türkçenin belli başlı isimden isim yapma eklerinden biri olarak kullanılagelmiştir. Geçici olduğu gibi kalıcı isimler de yapar. Yani bir nesnenin bir vasfını bildirerek sıfat gibi kullanılan isimler yaptığı gibi, nesne adı olarak kalıcı isimler de teşkil eder. Başlıca fonksiyonları isimlerden yer, alet, topluluk isimleri ve sıfat yapmaktır (Ergin, 155). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan +lIk, +lUk eki isim,

122

sıfat ve isim tamlaması biçiminde bitki adları kurmuştur. Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: akçayazlık akyazlık almalık ballık ballık otu bataklık nergisi bataklık süseni benlik bızalık boyalık cıcılık civcivlik çavdarlık çibillik çıtlık çulluk daraklık otu develik düdüllük ebelik erelik ekşilik göğlük güllük paralık pirelik sabırlık sakızlık salatalık sarıklık < akçayaz+lık < akyaz+lık < alma+lık < bal+lık < bal+lık otu < batak+lık n < batak+lık s < ben+lik < bıza+lık < boya-lık < cici+lik < civciv+lik < çavdar+lık < çibil+lik < çıt+lık < çul+luk < tarak+lık otu < deve-lik < düdül+lük < ebe+lik < ere(k)+lik < ekşi+lik < gök+lük < gül+lük < para+lık < pire+lik < sabır+lık < sakız+lık < salata+lık < sarık+lık günlük ağacı höllük iğnelik iğnelik otu kanlık karalık karavlık kaymaklık kendilik kırklık kızıllık kofurgalık küllük mancarlık mazlıħ mezarlık otu mezarlık servisi mezarlık zambağı neferlik okluk on bir aylık oymalık özüllük pamukluk sarmalık semizlik soğukluk suluk suvarmılık süngüllük < gün+lük ağacı < (h)öl+lük < iğne+lik < iğne+lik otu < kan+lık < kara+lık < karav+lık < kaymak+lık < kendir+lik < kırk+lık < kızıl+lık < kofurga+lık < kül+lük < mancar+lık < mazı+lık < mezar+lık otu < mezar+lık s < mezar+lık z < nefer+lik < ok+luk < on bir ay+lık < oyma+lık < özlü+lük < pamuk+luk < sarma+lık < semiz+lik < soğuk+luk < su+luk < suvarma+lık < sünük+lük ?

123

süpürgelik şarlık taraklık tespihlik

< süpürge+lik < şa’r+lık < tarak+lık < tespih+lik

üzerlik yağlık yemlik yeşillik

< yüzer+lik < yağ+lık < yem+lik < yeşil+lik

+ ür Ses yansımalı köklerden yeni türetmeler yapılabilmesi için gövde oluşturan bir ektir (Korkmaz, 48). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: kütür < küt+ür

+mAn Bu ek, sıfatlardan kişileri niteleyen sıfatlar türeten bir ektir. Eklendiği sıfata “abartma, aşırılık” anlamı katar. şlek bir ek olmadığı için türettiği kelimeler oldukça sınırlıdır (Korkmaz, 58). Asıl fonksiyonu isimden isim yapmak olan bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı vardır: arcıman ekşimen orman < arcı+man < ekşi+men < or+man

+mIk, +mUk Bu ekin asıl görevi fiilden isim yapmaktır; ancak “bozamık, çaymık, destimik, karamuk, keçemük” kelimelerinde ekin isimden isim yapma görevinde kullanıldığı görülmektedir.

124

bozamık çaymık destimik karamuk keçemük

< boz+a+mık < çay+mık < desti+mik < kara+muk < keçe+mük

+tırak sim köklerine gelerek “gibilik, benzerlik, yakınlık” anlamları katan bir ektir (Korkmaz, 59). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir. yabantırak < yaban+tırak

+sü Eski Türkçeden beri dilimizde az işlek olarak kullanılan ve benzerlik sıfatları yapan bir ektir (Banguoğlu, 199). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: günsü < gün+sü

+sIl simden benzerlik fiili türeten +sI eki ile fiilden isim türeten -l ekinin kaynaşmasından oluşan bu birleşik ek, dilimizde bir iki kelime bırakmış ölü eklerdendir (Korkmaz, 63). Bu ekle türetilmiş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: aħsıl < ak+sıl

iğnesil < iğne+sil

+sIz, +sUz Bu ek, addan “yokluk, eksiklik” bildiren olumsuz anlamda sıfatlar türeten çok işlek bir ektir. “Sahip olma, kendinde bulundurma” görevindeki sıfat türeten +lI, +lU ekinin

125

karşıtıdır (Korkmaz, 64). Bu ekle türetilmiş sekiz tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan altı tanesini, kalıcı bir isim hâline gelmiş olan “öksüz” kelimesi oluşturmaktadır. Bu kelimede ekin belirttiği olumsuzluk anlamı kaybolmuştur. Diğer iki örnekte ise (sapsız, sırımsız) olumsuzluk anlamı bulunmaktadır. Aliöksüz öksüzali öksüzce < Aliök+süz < ök+süz Ali < ök+süz+ce

öksüz çiçeği < ök+süz çiçeği öksüz çiğdemi < ök+süz çiğdemi öksüzoğlan sapsız meşe sırımsız < ök+süz oğlan < sap+sız meşe < sırım+sız

+(I)z, +(U)z simlere ve sayı adlarına gelerek topluluk veya ikilik gösteren bir isimden isim yapma ekidir. Çok eski bir ek olduğu için işlekliğini kaybetmiş, günümüze kalıp hâlinde, eklendiği sözlerle birlikte gelmiştir (Korkmaz, 66). Bu ek sadece boynuz kelimesiyle kurulmuş bitki adlarında görülmektedir. ballı boynuz boynuzlu dücük boynuzlu gelincik boynuzlu haşhaş buynuz < ballı boyun+(u)z < boyun+(u)z+lu dücük < boyun+(u)z+lu gelincik < boyun+(u)z+lu haşhaş < boyun+(u)z

Ar. +î Nispet eki olan î, sonuna geldiği kelimelere “ait olan, ilgili, mensup, …niteliğinde olan” vb. anlamlar katar (MBTS, 2, 1332). Bu ek “Bektaş, meydan, tıp ve yaban” kelimelerine gelerek bitkilerin adlandırılmasında kullanılmıştır. Bunlardan Bektaş bir özel isim,

126

diğerleri ise cins isimdir. Bektaşî, meydanî ve tıbbî kelimeleriyle birer; yabanî kelimesiyle otuz iki tane bitki adı kurulmuştur.

Bektaşî üzümü meydanî tıbbî papatya yabanî akdiken yabanî bezelye yabanî biber yabanî ceviz yabanî elma yabanî enginar yabanî erik yabanî hardal yabanî hindiba yabanî ıspanak yabanî incir yabanî kavun yabanî kereviz yabanî kimyon yabanî kiraz yabanî kuşkonmaz yabanî lahana yabanî mantar yabanî marul yabanî menekşe yabanî mercanköşk yabanî mersin yabanî pancar yabanî pırasa yabanî sarımsak yabanî sedef otu yabanî sinameki

< Bektaş+î üzümü < meydan+î < tıbb+î papatya < yaban+î akdiken < yaban+î bezelye < yaban+î biber < yaban+î ceviz < yaban+î elma < yaban+î enginar < yaban+î erik < yaban+î hardal < yaban+î hindiba < yaban+î ıspanak < yaban+î incir < yaban+î kavun < yaban+î kereviz < yaban+î kimyon < yaban+î kiraz < yaban+î kuşkonmaz < yaban+î lahana < yaban+î mantar < yaban+î marul < yaban+î menekşe < yaban+î mercanköşk < yaban+î mersin < yaban+î pancar < yaban+î pırasa < yaban+î sarımsak < yaban+î sedef otu < yaban+î sinameki

kavim isimlerinin sonuna gelerek memleket adları yapar (MBTS. Bu ekle kurulmuş toplam üç tane bitki adı tespit edilmiştir: Arabistan defnesi Hindistan cevizi < Arab+istan defnesi < Hind+istan cevizi küçük Hindistan cevizi < küçük Hind+istan cevizi Moğ. bazı kelimelerin sonuna gelerek yer adları. 2. birer kavim adı olan Arap ve Hint kelimelerinin sonuna gelerek bitkilerin adlandırılmasında kullanılmıştır. +t süt < sü+t . 1441). Örneklerde de görüldüğü gibi.127 yabanî tere yabanî tirfil yabanî turp yabanî tütün yabanî üzüm < yaban+î tere < yaban+î tirfil < yaban+î turp < yaban+î tütün < yaban+î üzüm Far. +istan Bu ek.

Bitki adlarında yer alan isimden fiil yapma ekleri kelimenin sonunda kullanılamaz. hem t’li şekilleri vardı. Bu eklerle kurulmuş örnekler şunlardır: +AFazla işlek olmayan ve bazı kelimelerde görülen bir isimden fiil yapma ekidir. Eski Türkçede ekin hem d’li. isimden yapılmış isim gövdelerine ve fiilden yapılmış isim gövdelerine eklenirler (Ergin. bengildek çakıldak fışıldayık < bengil+de-k < çakıl+da-k < fışıl+da-yık kurutakırdak < kuru takır+da-k lokurdak şakıldak < lokur+da-k < şakıl+da-k fırıldak çiçeği < fırıl+da-k çiçeği zıngırdak otu < zıngır+da-k otu . 182).fiilinde kalmıştır (Ergin. 179).128 2. Batı Türkçesinde yalnız iste. 114). kurutakırdak sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. S MDEN F L YAPMA EKLER simden fiil yapma ekleri isim kök ve gövdelerinden fiil yapmak için kullanılan eklerdir. 3. t’li şekil. Bitki adlarında kullanılan isimden fiil yapma eklerinin sayısı fazla değildir. Bu ekler isim köklerine. çünkü isimden fiil yapma eklerinden sonra fiilden isim yapma eki gelmelidir. 3532). Bunlardan fırıldak çiçeği ve zıngırdak otu belirtisiz isim tamlaması. Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir: kanak kanatma türeme < kan+a-k < kan+a-t-ma < tür+e-me +dABirkaç tek heceli ad dışında ses yansımalı sözlerden ses yansımalı fiiller türeten bir ektir (Korkmaz. simlerden olma veya yapma ifade eden fiiller yapar (MBTS.

ekiyle kurulmuş çok sayıda bitki adı bulunmaktadır. Bu ek Türkçede eskiden beri hep aynı kalmıştır (Ergin. Hemen hemen her çeşit ismin sonuna gelerek yapma veya olma ifade eden fiiller yapar. 180). aklan aşılak aşılama bağlaşık cırlangıç cırtlak cırtlak otu cırtlan cırtlavuk cızlağan cızlayık coplak çatlağan çatlak çatlak otu çatlangaç çırlavuk çıtlak çıtlamak < ak+la-n < aşı+la-k < aşı+la-ma < bağ+la-şık < cır+la-ngıç < cırt+la-k < cırt+la-k otu < cırt+la-n < cırt+la-vuk < cız+la-ğan < cız+la-yık < cop+la-k < çat+la-ğan < çat+la-k < çat+la-k otu < çat+la-ngaç < çır-la-vuk < çıt+la-k < çıt+la-mak çıtlamık çöpleme dallama demirliyen dişlek darı erekleme göğlemez hartlap haşlama havazla hıyarlama kakalaşka papurtlama patlak patlangaç patlangıç sakızlak sütleğen şaplak zıplak < çıt+la-mık < çöp+le-me < dal+la-ma < demir+le-y-en < diş+le-k darı < erek+le-me < göğ+le-mez < hart+la-p < haş+la-ma < havaz+la! < hıyar+la-ma < kaka+la-şka < papurt+la-ma < pat+la-k < pat+la-ngaç < pat+la-ngıç < sakız+la-k < süt+le-gen < şap+la-k < zıp+la-k beslek kaçıran < bes(i)+le-k kaçıran götlek ormanı < göt+le-k ormanı cırtlak sakızı < cırt+la-k sakızı . +lA. isimden fiil yapma eklerinin en işlek olanıdır.129 +lABu ek.

alma erdiren bandırma bozdurma çobankaldıran gelingüldüren -r. Türkçede eskiden beri bulunan ve işlek olarak kullanılan fiilden fiil yapma eklerinden biridir. şleklik sahası. ünlüyle biten tek heceli fiillerle ünsüzle biten bütün fiil kök ve gövdelerini içine alır (Ergin. -dUr-. en çok kullanılanı bu ektir. -ar-r-. -dIr-. -tUrBu ek. Bu ek fonksiyonları tamamıyla birbirinin aynı olan ve bu yüzden aynı isim altında toplanan birkaç ekten biridir. Faktitif ekleri denilen bu ekler oldurma ve yaptırma ifade ederler. 209). F LDEN F L YAPMA EKLER Fiilden fiil yapma ekleri fiil kök ve gövdelerinden fiil yapmak için kullanılan eklerdir. -tIr-. Bu ekler fiil köklerine. -r.eki de Türkçede eskiden beri görülen ve işlek olarak kullanılan bir fiilden fiil yapma ekidir.. fiilden yapılmış fiil gövdelerine ve isimden yapılmış fiil gövdelerine eklenirler. azırgan batırgan < az-ı-r-gan < bat-ı-r-gan bitirge çevirdik < bit-i-r-ge < çev-i-r-dik < alma er-dir-en < ban-dır-ma < boz-dur-ma < çoban kal-dır-an < gelin gül-dür-en göğündürme yaldıran yandıraz < gök+ü-n-dür-me < yal-dır-an < yan-dır-az göğündürme lâlesi < gök+ü-n-dür-me l .gibi oldurma ve yaptırma ekidir. Ekin getirildiği kelimeler isim ve sıfat görevinde kullanılmaktadır. Yani olma veya yapma ifade eden fiillerden oldurma veya yaptırma ifade eden fiiller yaparlar (Ergin. 212).130 3. Faktitif ekleri içinde bugün en işlek olanı. göğündürme lâlesi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Bu ekle kurulmuş bitki adlarından alma erdiren. 200).ve -t. çobankaldıran ve gelingüldüren sıfat-fiil grubu. -ar. fakat çok geniş bir işleklik derecesine sahiptir (Ergin. Sayıları azdır.

136). . Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir. Türkiye Türkçesine uzanan birkaç kelimede kaynaşmış ve kalıplaşmış durumdadır (Korkmaz. Bu bitki adı belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir.131 çevrince çıkart eğriboyun eğrilce eğrilcen otu eğrim eğri yavşan gömürgen kıvrak buğday kıvrak darı kıvrışık köpürcek köpürgen köygöçüren < çev-i-r-ince < çık-ar-t < eğ-(i)-r-i boyun < eğ-(i)-r-i+li+ce < eğ-(i)-r-ilcen o < eğ-(i)-r-im < eğ-(i)-r-i yavşan < göm-ü-r-gen < kıv-(ı)-r-ak b < kıv-(ı)-r-ak darı < kıv-(ı)-r-ışık < köpü-r-ecek < köpü-r-gen < köy göç-ü-r-en ötürge pıtırgan pıtrak sıyırma sıyırma dikeni sıyırma pakla süpürge süpürge çalısı süpürge darısı süpürge kamışı süpürgelik süpürge otu < öt-ü-r-ge < bat-ı-r-gan < bat-ı-r-ak < sıy-ı-r-ma < sıy-ı-r-ma d < sıy-ı-r-ma pakla < süp-ü-r-ge < süp-ü-r-ge çalısı < süp-ü-r-ge d < süp-ü-r-ge k < süp-ü-r-gelik < süp-ü-r-ge otu -tBu ek de faktitif eklerinden biridir. Yani fiillerden oldurma ve yaptırma ifade eden fiiller yapar. Bunlardan çömlekçatlatan sıfat-fiil grubu biçimindedir. Türkçede eskiden beri görülen ve işlek olarak kullanılan bir fiilden fiil yapma ekidir (Ergin. çömlekçatlatan < çömlek çatla-t-an ısıtan kanatma < ısı-t-an < kana-t-ma kurudan kurutma sürtmeğ < kuru-t-an < kuru-t-ma < sür-t-mek -(i)zEski Türkçede de sayılı örnekler veren bir ettirgenlik ekidir. 211).

ekine de dönüşlülük eki adı verilir (Ergin. Edilgenlik ekinin geçtiği bitki adları şunlardır: asılmışadam dökülcen dökülgen dutulga dürülü -n. çekim sırasında faili olmayan.132 emzik otu < em-(i)z-ik otu -l. Bu ek geçişsiz. geçişsiz fiillere de getirilmektedir.(Dönüşlülük) Bu ek de Türkçede eskiden beri kullanılan çok işlek bir fiilden fiil yapma ekidir. Meçhul fiiller fail istemeyen. kalıntı bitki sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. yani olma ifade eden fiillerden meçhul fiiller yapar. aldangeç bandık bandırma cırlangıç çatlangaç < alda-n-gaç < ba-n-dık < ba-n-dırma < cırla-n-gıç < çatla-n-gaç çevrince çıkıntı devrinti göğündürme < çev(i)r-i-n-ce < çık-ı-n-tı < dev(i)r-i-n-ti < gök+ü-n-dürme < as-ı-l-mış adam < dök-ü-l-cen < dök-ü-l-gen < tut-u-l-ga < dür-ü-l-ü gömülgen kurulgan soyulgan yapılcan yayılgan < göm-ü-l-gen < kur-u-l-gan < soy-u-l-gan < yap-ı-l-can < yay-ı-l-gan dövülmüş avrat otu < döv-ü-l-müş a o göğündürme lâlesi < gök+ü-n-dürme l . Fonksiyonu edilgenlik ve meçhullük ifade eden fiiller yapmaktır. Edilgenlik ve meçhullük eki geçişli fiillere de. Aşağıdaki bitki adlarından asılmışadam ve dövülmüş avrat otu sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. 202). Karşıladıkları hareket o hareketi yapan veya olan nesnenin üzerinde döndüğü için -n. 204). gösterdiği hareketin kimin tarafından yapıldığı belli olmayan fiillerdir (Ergin. Fonksiyonu.(Edilgenlik) Türkçede eskiden beri işlek olarak kullanılan fiilden fiil yapma eklerinden biridir. Dönüşlülük ekiyle kurulmuş bitki adlarından göğündürme lâlesi ve sulandık otu belirtisiz isim tamlaması.eki ile yapılan bu fiillere dönüşlü fiiller ve -n. kendi kendine yapma veya olma ifade eden fiiller yapmaktır.

şteşlik ekiyle kurulmuş bitki adlarından bitişik çanak yapraklılar ve bitişik taç yapraklılar sıfat tamlaması.ekinin asıl ortaklaşma fonksiyonu iki şekilde ortaya çıkar. Türkçede eskiden beri çok işlek olarak kullanılan fiilden fiil yapma eklerindendir. birden fazla fail tarafından yapılan fiillerdir. iki tip ortaklık ifade eder: Karşılıklı yapılma. Ortaklaşma ifade eden fiiller müşterek yapılan. Yaptığı fiiller bir ortaklaşma veya bir oluş ifade ederler.133 kalıntı bitki patlangaç patlangıç sulandık otu -ş. -ş.( şteşlik) < kal-ı-n-tı bitki < patla-n-gaç < patla-n-gıç < sula-n-dık otu urunguç yalangı yığınç < ur-u-n-guç < yala-n-gı < yığ-ı-n-ç Bu ek. birlikte yapılma (Ergin. gidişgen otu belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. bağlaşık bitişik çanak yapraklılar bitişik taç yapraklılar gidişgen gidişgen otu ilişken kakalaşka kıvışkan kıvrışık kıyışak uruşman < bağla-ş-ık < bit-i-ş-ik çanak yapraklılar < bit-i-ş-ik taç yapraklılar < git-i-ş-gen < git-i-ş-gen otu < il-i-ş-ken < kakala-ş-ka < kıv-ı-ş-kan < kıv(ı)r-ı-ş-ık < kıy-ı-ş-ak < ur-u-ş-man . 207).

eskiden beri en geniş ölçüde kullanılan bir sıfat-fiil ekidir. Sıfat-Fiil Ekleriyle Kurulan Bitki Adları Sıfat-fiiller nesnelerin hareket vasıflarını karşılayan fiil şekilleridir.1. 333). Sıfat-fiil ekleri kalıcı adlar türetir. isimden yapılmış fiil gövdelerine ve fiilden yapılmış fiil gövdelerine eklenirler. En fazla -An ekiyle yapılmış örneklere rastlanır. Eski Türkçede -gAn şeklindeydi.134 4. isimden fiil yapma eklerinden ve fiilden fiil yapma eklerinden sonra gelebilirler. F LDEN S M YAPMA EKLER Fiilden isim yapma ekleri. Bitki adlarında kullanılan fiilden isim yapma eklerinin çoğunu sıfat-fiil ekleri ve fiil isimleri oluşturmaktadır. Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan fiilden isim yapma eklerinin tamamı şunlardır: 4. -AcAk Gelecek zaman ifade eden bu ek ile kurulmuş bir tane bitki adı bulunmaktadır: saracak < sar-acak -An Geniş zaman ifade eden bu ek. Bu şekildeki kullanışları da gayet geniştir. anlam bakımından isim cinsinden kelimeler arasına girer. Bu ekler fiil köklerine. zaman ifadesi de vardır (Ergin. Yani fiilden isim yapma ekleri. Sıfat-fiillerde hareket ifadesinden başka. fiil kök ve gövdelerinden isim yapmak için kullanılan eklerdir. Hareket vasıflarını belirtmek üzere nesneleri karşıladıklarına göre. Sıfat-fiil ekleriyle kurulan çok sayıda bitki adı bulunmaktadır. adetleri sayılamayacak kadar çoktur (Ergin. nesne karşılayan kelimeler olarak sıfatfiiller. Fiilden isim yapma ekleriyle yapılan isimler çok çeşitli olup. Geniş zaman sıfat-fiili yapmak için en çok bu ek kullanılır (Ergin. Bu ekle kurulmuş çok sayıda bitki adı bulunmaktadır: acı kokan < acı kok-an akçalıbasan < akçalı bas-an . 334). 184).

135 alma erdiren < alma erdir-en ayıboğan azan bacakkıran bağboğan bağbozan baklakıran balıkkıran belbağlayan biten boğaz alan böcekkapan cırtatan çakalboğan çalıbasan çanakkıran çarıkkesen < ayı boğ-an < az-an < bacak kır-an < bağ boğ-an < bağ boz-an < bakla kır-an < balık kır-an < bel bağla-y-an < bit-en < boğaz al-an < böcek kap-an < cırt at-an < çakal boğ-an < çalı bas-an < çanak kır-an < çarık kes-en diken dilburan dilkanatan dilkiboğan domalan eldüren elkoğan elkurtaran eren erkurtaran eryeten evcikıran gecebiten gelinboğan gevreyen göçkovan < dik-en < dil bur-an < dil kanat-an < dilkiboğ-an < domal-an < el dür-en < el koğ-an < el kurtar-an < er-en < er kurtar-an < er yet-en < evci kır-an < gece bit-en < gelin boğ-an < gevre-y-en < göç kov-an balık öldüren < balık öldür-en beslek kaçıran < beslek kaçır-an bostanbozan < bostan boz-an gelingüldüren < gelin güldür-en göktenyağan < gökten yağ-an gübür kaldıran < gübür kaldır-an günebakan günetapan hamurkesen hapkesen haptutan hoşkuran hoşvaran hoşveren ısıtan itboğan kalegezen kanburuyan kankurutan < güne bak-an < güne tap-an < hamur kes-en < hap kes-en < hap tut-an < hoş kur-an < hoş var-an < hoş ver-en < ısıt-an < it boğ-an < kale gez-en < kan buru-y-an < kan kurtar-an çanakçatlatan < çanak çatlat-an çobançökerten < çoban çökert-en çobankaldıran < çoban kaldır-an çökeren çömelen demirbozan demirdelen demirliyen destebasan destebozan < çöker-en < çömel-en < demir boz-an < demir del-en < demirle-y-en < deste bas-an < deste boz-an çömlekçatlatan< çömlek çatlat-an desteçürüten < deste çürüt-en deveçökerten < deve çökert-en kaplanboğan < kaplan boğ-an .

136

kardelen kargabüken kargadelen kasan kayışkıran kazandelen kendi biten kocadepen kotankıran koyunkıran kurtboğan kurudan kuzukıran küpdüşen küpkıran

< kar del-en < karga bük-en < karga del-en < kas-an < kayış kır-an < kazan del-en < kendi bit-en < koca dep-en < kotan kır-an < koyun kır-an < kurt boğ-an < kurut-an < kuzu kır-an < küp düş-en < küp kır-an

orakkıran sabankıran sakalıslayan silisseven sinekkapan sinekkıran sinektutan tıkan tüylütapan uçkurutan yaldıran yandıran yerebakan yerebatan yeregeçen yerekaçan yeryaran

< orak kır-an < saban kır-an < sakal ısla-y-an < silis sev-en < sinek kap-an < sinek kır-an < sinek tut-an < tık-an < tüylü tap-an < uç kurut-an < yaldır-an < yandır-an < yere bak-an < yere bat-an < yere geç-en < yere kaç-an < yer yar-an

sakalçürüten < sakal çürüt-en serpenekıran < serpene kır-an

karıgezdiren < karı gezdir-en

komşugezen < komşu gez-en

köle doyuran < köle doyur-an

namazbozan < namaz boz-an

-Ar, -Ir Çok işlek bir ektir. Bu ek, eklendiği fiilin gösterdiği işi bir özellik olarak “her zaman üzerinde bulundurma” niteliğinde sıfatlar ve bazı kalıcı adlar türetmiştir (Korkmaz, 104). -Ar eki gezer, kesercik, kokar ve üzerlik kelimelerinde; -Ir eki ise iletir ve yumru kelimelerinde kullanılarak bitki adları oluşturmuştur. Bu ekle kurulmuş on tane bitki adı tespit edilmiştir. gezer iletir kesercik kokar kokar ağaç < gez-er < ilet-ir < kes-er+cik < kok-ar < kok-ar ağaç

137

kokar çaşır kokar ot kokarzade üzerlik yumru

< kok-ar çaşır < kok-ar ot < kok-ar+zade < yüz-er+lik < yum-ur+u

-dI, -dU, -tI, -tU -DI, -DU geçmiş zaman ekinin kalıplaşması sonucu oluşan ve yapım eki olarak kullanılan bir sıfat-fiil ekidir (Korkmaz, 172). Bazı kalıcı isimlerde bulunan bu ek, son zamanlarda sıfat-fiil eki durumuna geçmiştir. Her hâlde bu ekin sıfat-fiil eki olduğunu ihtiyatla kabul etmek lazımdır (Ergin, 337). Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: akberdi beybeğendi bulgarsıktı dalasıçtı dalbastı < ak ver-di < bey beğen-di < bulgar sık-tı < dala sıç-tı < dal bas-tı gündoğdu gündöndü < gün doğ-du < gün dön-dü

kuzukemirdi < kuzu kemir-di paşabeğendi < paşa beğen-di şişti < şiş-ti

-dIk, -tık Geçmiş zaman ifade eden ve çok kullanılan bir sıfat-fiil ekidir. Bu ekin dikkati çeken tarafı, bilhassa iyelik eki alarak kullanılmasıdır. yelik eki, sıfat-fiil eki ile âdeta kaynaşmış durumdadır. Bu ek de şekil ve zaman eki durumuna geçmeyen bir sıfat-fiil ekidir (Ergin, 335). Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan “bildik ve karayandık” örneklerinde kalıcı isim yapma görevinde kullanılan ek, “yağmurbastığı” örneğinde sıfat-fiil eki fonksiyonundadır. sulandık otu bitkisi de belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. bildik karayandık < bil-dik < kara yan-dık

sulandık otu < sulan-dık otu yağmurbastığı < yağmurbas-tık-ı

138

-gAn, -kAn Bu ek, eskiden beri kullanılan ve bugün işlek olarak birçok kalıcı isim örneğinde görülen bir sıfat-fiil ekidir. Fonksiyonunda kuvvetli bir aşırılık manası vardır. Teşkil ettiği isimler çok yapan ve olanı ifade eder (Ergin, 190). Bu ekin fonksiyonunu aşağıda sıralanmış olan bitki adlarında da görmek mümkündür. bağırgan baldırgan bıyırgan bitgen buyurgan cegirgen cızlağan çatlağan çıçırgan çığırgan dadırgan dalağan dökülgen ergen fısırgan gidişgen < bağır-gan < baltır-gan < buyur-gan < bit-ken < buyur-gan < çekir-gen < cızla-gan < çatla-gan < çıçır-gan < çığır-gan < tatır-gan < dala-gan < dökül-gen < er-gen < fısır-gan < gitiş-ken gömülgen ısırgan ışığan ilişken kavlağan kıvışkan köpürgen kurugan kurulgan pıtırgan sergen soyulgan sütleğen yağlıısırgan yayılgan < gömül-gen < ısır-gan < ışı-gan < iliş-ken < kavla-gan < kıvış-kan < köpür-gen < kuru-gan < kurul-gan < batır-gan < ser-gen < soyul-gan < sütle-ğen < yağlı ısır-gan < yayıl-gan

bozbağırgan < boz bağır-gan

yalancı ısırgan < yalancı ısır-gan

-mAz Olumsuz geniş zaman partisip eki olan bu ek, Türkçede eskiden beri geniş ölçüde kullanılmaktadır. -mAz ekinin aslında -mA- olumsuzluk ve -z partisip veya isim yapma ekinin birleşmesinden ortaya çıktığı açıktır (Ergin, 336). Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan çalıbasmaz, hüryemez, kuşkonmaz ve yabani kuşkonmaz bitkileri sıfat-fiil grubu biçiminde kurulmuştur.

139

çalıbasmaz hölemez hüryemez karamaz kuşkonmaz yabanî kuşkonmaz

< çalı bas-maz < höle-mez < hür ye-mez < kara-maz < kuş kon-maz < yabanî kuş kon-maz

-mIş Geçmiş zaman ifade eden ve çok kullanılan bir sıfat-fiil ekidir. Bu ek de aynı zamanda şekil ve zaman eki durumuna geçen sıfat-fiil eklerindendir. Sıfat-fiil eki olarak bu ekin geçmiş zaman ifadesinde öğrenilen geçmiş zaman ifadesi pek yoktur. Sadece geçmiş zaman ifadesi vardır (Ergin, 335). Aşağıdaki bitki adlarında da görüldüğü gibi, -mIş eki karamış ve yemiş kelimelerinde geçmektedir. Bu ekle kurulmuş altı tane bitki adı tespit edilmiştir: kara yemiş karamış kazık yemiş koca yemiş sarı yemiş yemiş < kara ye-miş < kara-mış < kazık ye-miş < koca ye-miş < sarı ye-miş < ye-miş

4.2. Fiil simleriyle Kurulan Bitki Adları Fiil isimlerinin asıl fonksiyonu varlık, mefhum, eşya gibi nesne isimleri yapmak değil; hareket ve iş isimleri yapmaktır (Ergin, 187). Türkçede fiil ismi yapmak için şu üç ek kullanılır: -Iş; -mA; -mAk. Fiil isimleriyle kurulmuş bitki adları şunlardır:

140

-Iş, -Uş Bu ek -mA ve -mAk tipinde fiil isimleri yapan eklerden biridir. şleklik sahası onlar gibi bütün fiil kök ve gövdelerini içine alır. Tek ve çok heceli fiil kök ve gövdelerinden fiilin esas anlamını değiştirmeden, yapılan işin tarzını bildiren geçici kılış adları türetir (Korkmaz, 106). Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir: bitiniş iğdiş üşüş < bitin-iş < igit-iş < üş-üş

-mA şleklik sahası bütün fiil kök ve gövdelerini içine alan bir ektir. -mA ekinin fonksiyonu iş isimleri yapmaktır. ş de harekete göre bir çeşit nesnedir. Onun için -mA’lı isimler iş ifadesi yanında kalıplaşarak veya kalıplaşmadan birçok belirli nesne, eşya ismi olarak isim ve sıfat şeklinde kullanılırlar (Ergin, 186). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan bu ek bazı örneklerde isim ve sıfat tamlaması oluşturmuş; kimi zaman tamlayan, kimi zaman tamlanan görevinde kullanılmıştır. ezmelice ve suvarmalık örneklerinde -mA’nın üzerine yapım eki gelmiştir. acıma akasma akbulama akça kesme akçöpleme asma aşılama atmalı balaşlama bandırma bozdurma can kesme < acı-ma < ak as-ma < ak bula-ma < akça kes-me < ak çöple-me < as-ma < aşıla-ma < at-ma+lı < bal aşıla-ma < bandır-ma < bozdur-ma < can kes-me çekme çetme çıkma çitime çöpleme dağlama dallama dikme dolama otu dolma biber dolma otu dürme < çek-me < çet-me < çık-ma < çite-me < çöple-me < dağla-ma < dalla-ma < dik-me < dola-ma otu < dol-ma biber < dol-ma otu < dür-me

141

evlenme çiçeği< evlen-me çiçeği erekleme gıcime haşlama hıyarlama ilme izmelece kabartlama kakma kara asma kara derme kertme kesme < erekle-me < gıcı-ma < haşla-ma < hıyarla-ma < il-me < ez-me+lice < kabartla-ma < kak-ma < kara as-ma < kara der-me < kert-me < kes-me

kurutma oymalık papurtlama sıvarma suvarmılık sıyırma

< kurut-ma < oy-ma+lık < papurtla-ma < suvar-ma < suvar-ma+lık < sıyır-ma

göğündürme < göğündür-me

sıyırma dikeni < sıyır-ma dikeni sıyırma pakla < sıyır-ma bakla tarma türeme turma ulama < tar-ma < türe-me < tur-ma < ula-ma

yarma şeftali < yar-ma şeftali

-mAk stisnasız bütün fiil kök ve gövdelerine getirilen bu ek, eskiden beri Türkçenin fiilden isim yapma eklerinin başında gelir. Fonksiyonu, fiillerin hareket isimlerini yapmaktır (Ergin, 185). -mAk eki “acı-, ek-, il-, kar-, somur-, sürt-, tok-” fiillerine gelerek onlardan bitki adları kurmuş ve kalıcı isimler yapmıştır. Bunlardan ekmek ağacı ve ekmek ayvası belirtisiz isim tamlaması; tokmak üzüm ise sıfat tamlaması biçimindedir. acımak < acı-mak sımak sormaħ sürtmeğ < sı-mak < somur-mak < sürt-mek

ekmek ağacı < ek-mek ağacı ekmek ayvası < ek-mek ayvası garmak ilmek < kar-mak < il-mek

tokmak üzüm < tok-mak üzüm

142

4.3. Diğer Fiilden sim Yapma Ekleriyle Kurulan Bitki Adları

-Im, -Um Genellikle fiilin gösterdiği işi ada çeviren, o işle ilgili hareket adı yapan bir ektir. Başka bir anlatımla, fiilin gösterdiği işin adıdır. Bu ek ünlü ile biten fiillere yalnız -m olarak, ünsüz ile bitenlere, araya -I- / -U- bağlantı ünlüsü alarak eklenir (Korkmaz, 89). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan bu ek, örneklerde de görüldüğü gibi kalıcı isimler yapmıştır. Bunlardan kırkboğum ve sarısalkım sıfat tamlaması; salkım ağacı da belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. çildirim doğum eğlim eğrim ilim kırkboğum kıvrım < çıldır-ım < doğ-um < eğil-im < eğir-im < il-im < kırk boğ-um < kıvır-ım öğüm sarısalkım sırım takımcık üzüm < ör-üm < sarı sark-ım < sır-ım < tak-ım+cık < üz-üm

salkım ağacı < sark-ım ağacı

-em şlek olmayan, yalnızca birkaç kelimede görülen bir ektir (Korkmaz, 72). Bu ekle kurulmuş iki tane bitki adı tespit edilmiştir: çekem düğem < çek-em < düğ-em

-AğAn Daha çok tek heceli fiil köklerine gelen, eklendiği fiildeki hareketi sürekli ve çokça yapanı gösteren, abartma görevinde sıfatlar türeten birleşik bir ektir (Korkmaz, 69). Fonksiyon bakımından -gAn, -kAn’a benzer (Ergin, 191). Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir:

143

artıgan burağan çalağan küseğen

< art-ağan < bur-ağan < çal-ağan < küs-eğen

-cAn -cAn eki, getirildiği fiildeki işi sürekli ve çokça yapanı gösteren bitki adları kurmuştur. Bu ekle kurulmuş toplam beş bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan eğrilcen otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. dökülcen eğilcen eğrilcen otu gidilcen yapılcan < dökül-cen < eğil-cen < eğril-cen otu < git-il-cen < yapıl-can

-ce -ce eki fazla işlek olmayan ve fiilin gösterdiği hareketle ilgili isimler türeten bir ektir. Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı tespit edilmiştir: çevrince < çev(i)rin-ce

-ç, -aç Bu ek, getirildiği fiildeki hareketi yapanı, yapılan hareketi veya o hareketle ilgili bir niteliği, bir özelliği gösteren soyut isimler ve sıfatlar türetme görevi yüklenmiştir (Korkmaz, 76). Fonksiyonunda bir aşırılık ifadesi vardır (Ergin, 191). Bitkilerin adlandırılmasında kullanılan bu ek “erinç, yığınç” örneklerinde dönüşlü fiil gövdelerine getirilmiştir. Bu ekle kurulmuş beş tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan alakakaç bitkisi sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur.

144

alakakaç erinç geliç tıkıç yığınç

< ala kak-aç < erin-ç < gel-i-ç < tık-ı-ç < yığın-ç

-ecen Bu ek, getirildiği fiildeki hareketi çokça yapanı gösteren bir fiilden isim yapma ekidir. Bitkilerin adlandırılmasında çok kullanılan bir ek değildir. Bu ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir: eğecen emecen ivecen söğecen < eğ-ecen < em-ecen < iv-ecen < söğ-ecen

-gA Bu ek Türkçede eskiden beri görülen, eskiden çok kullanılan, fakat sonradan işlekliğini kaybeden bir ektir. Bugün görülen örnekleri fazla değildir. Hareketi yapanı, olanı veya yapılan nesneleri karşılayan isimler yapar (Ergin, 189). Bu ek “bitirge, gölge, ötürge, süpürge ve tutulga” kelimelerinde kullanılarak bitki adları oluşturmuştur. Bunlardan gölge bitkileri, süpürge çalısı, süpürge darısı, süpürge kamışı ve süpürge otu kelimeleri belirtisiz isim tamlaması biçimindedir. bitirge dutulga kakalaşka ötürge süpürge < bitir-ge < tutul-ga < kakalaş-ka < ötür-ge < süpür-ge süpürge çalısı < süpür-ge çalısı süpürge darısı < süpür-ge darısı süpürge kamışı< süpür-ge kamışı süpürgelik süpürge otu < süpür-ge-lik < süpür-ge otu

gölge bitkileri < köli-ge bitkileri

145

-gAç Eskiden beri görülen, fakat işlek olmayan bir ektir (Ergin, 190). Fiil kök ve gövdelerinden ad ve sıfatlar türetir. Eklendiği fiil gövdeleri genellikle -n- ve -r- çatı eki almış gövdelerdir (Korkmaz, 79). Bunlardan çobansüzgeci belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Diğerleri ise türemiş yapılı bitki adlarıdır. aldangeç angaç burgaç çatlangaç patlangaç < aldan-gaç < an-gaç < bur-gaç < çatlan-gaç < patlan-gaç

çobansüzgeci < çoban süz-geç-i

-gI, -gU; -kI, -kU Türkçede eskiden beri işlek olarak kullanılan eklerden biridir (Ergin, 189). Eklendiği fiilin son ses durumuna göre ön sesi tonlu ve tonsuz biçimler alabilen ek, genellikle tek heceli fiil kökleriyle çeşitli çatı ekleri almış fiil gövdelerinden adlar türeten çok işlek bir ektir. Bu ek, görevi bakımından çeşitli araç-gereç adları, çeşitli nitelikte somut ve soyut adlar türetir (Korkmaz, 80-81). Bu ekle kurulmuş bitki adları, örneklerde de görüldüğü gibi, sıfat ve isim görevinde kullanılmaktadır. “çalgıcı otu ve sergi üzümü” bitkileri birleşik yapılı kelimeler olup, belirtisiz isim tamlaması görevinde kullanılmıştır. Diğerleri ise türemiş yapılı bitki adlarıdır. bitki bürgülü büzgülü çalgıcı otu < bit-ki < bür-gü-lü < büz-gü-lü < çal-gı-cı otu düzgülü ısırgı yalangı < düz-gü-lü < ısır-gı < yalan-gı

sergi üzümü < ser-gi üzümü

146

-gIç, -gUç Türkçede eskiden beri görülen, fakat işlek olmayan bir ektir. Yapan, olan veya yapılan nesneleri karşılayan isimler yapar (Ergin, 190). Bu ekle kurulmuş sekiz tane bitki adı tespit edilmiştir. angıç bizlengiç cırlangıç kabargıç kösgüç kuyguç patlangıç urunguç < an-gıç < bizle-giç < cırlan-gıç < kabar-gıç < küs-güç < koy-guç < patlan-gıç < urun-guç

-gIl, -gUl -gIl, -gUl eki fiilden isim yapan; ancak bitkilerin adlandırılmasında çok az kullanılan bir ektir. Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir. Bunlardan kara büzgül bitkisi sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur. ergil ezgil karabüzgül < er-gil < ez-gil < kara büz-gül

-gIn, -gUn; -kUn Bu ek Türkçede eskiden beri kullanılan ve bugün birçok örneği bulunan işlek bir ektir. Esas itibarıyla tek heceli fiil köklerine getirilir. Birden çok heceli fiil kök ve gövdelerine getirilmesi çok nadirdir. Fonksiyonunda bir büyültme, bir aşırılık manası vardır. Teşkil ettiği isimler, olan veya yapılan nesneleri; yapılan işi karşılar (Ergin, 189). Bu ek, tek heceli bazı fiil köklerine getirilerek onlardan bitki adları türetmiştir. Bunlardan kırgın

147

otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. Bu ekle türetilmiş bitki adları şunlardır: argun bıçgın ezgin kılgın kırgın otu solgun yaygın < ar-gun < bıç-kın < ez-gin < kıl-gın < kır-gın otu < sol-gun < yay-gın

-I, -U Daha çok tek heceli geçişli ve geçişsiz fiillere gelen bu ek, çok işlek ve verimli bir ektir. şlev bakımından fiilin gösterdiği işin ürünü veya sonucu olan somut ve soyut adlar ve sıfatlar türetir (Korkmaz, 82). Eski Türkçedeki -g fiilden isim yapma ekinin Batı Türkçesinde düşmesi yüzünden yardımcı sesin fiilden isim yapma eki hâline gelmesiyle ortaya çıkmıştır (Ergin, 192). Bu ek “ayrı, batı, çalı, çırpı, diri, dizi, dolu, dürülü, eğri, geli, koku, örtü ve yakı” kelimelerine gelerek bitki adları kurmuştur. Bu kelimeler sıfat ve isim görevinde bulunmaktadır. -I, -U ekiyle kurulmuş bitki adları şunlardır: ayrı çanak yapraklılar < ay(ı)r-ı ç y batı mazısı çalı çırpı diri örtü dizi dolu börülcesi dürülü eğri < bat-ı mazısı < çal-ı < çırp-ı < dir-i ört-ü < diz-i < dol-u börülcesi < dürül-ü < eğ(i)r-i eğriboyun eğri kestane eğrilce eğri yavşan geli koku ağacı yakı ağacı yakı otu yakı sakızı < eğ(i)r-i boyun < eğ(i)r-i kestane < eğ(i)r-i+lice < eğ(i)r-i yavşan < gel-i < kok-u ağacı < yak-ı ağacı < yak-ı otu < yak-ı sakızı

-(I)k.148 -k. 188). Ekin getirildiği kelimeler sıfat ve isim görevinde kullanılmıştır. -(U)k Bu ek de eskiden beri çok işlek olan fiilden isim yapma eklerinden biridir. acı kavruk akçabudak akgevrek ak sarmaşık aşılak bağlaşık bakıldak bengildek bertik otu beslek kaçıran boynuburuk boynubükük bozuk bulak otu bürük büyük ayrık otu büyük kantaron büyük sarı cırık cırtlak cırtlak otu cırtlak sakızı çakıldak çalık çalık kavak < acı kav(u)r-u-k < akça buda-k < ak gevre-k < ak sarmaş-ı-k < aşıla-k < bağlaş-ı-k < bakılda-k < bengilde-k < bert-i-k otu < besle-k kaçıran < boynu bur-u-k < boynu bük-ü-k < boz-u-k < bula-k otu < bürü-k <büyü-k ay(ı)r-ı-k < büyü-k k < büyü-k sarı < cır-ı-k < cırtla-k < cırtla-k otu < cırtla-k sakızı < çakılda-k < çal-ı-k < çal-ı-k kavak çatlak çatlak otu çevik çımkırık çıtlak diliçıkık dişbudak dişlek darı dolaşık otu emzik otu fırıldak çiçeği gavruk gıcık gıyık götlek ormanı hartlak kabartlak kağşak otu kanak kara gevrek karakavruk kasık otu kaşık otu kayık çiçeği kazık < çatla-k < çatla-k otu < çev-i-k < çımkır-ı-k < çıtla-k < dili çık-ı-k < diş buda-k < dişle-k darı < dolaş-ı-k otu < em(i)z-i-k otu < fırılda-k çiçeği < kav(u)r-u-k < gıcı-k < kıy-ı-k < götle-k ormanı < hartla-k < kabartla-k < kağşa-k otu < kana-k < kara gevre-k <kara kav(u)r-u-k < kas-ı-k otu < kaşı-k otu < kay-ı-k çiçeği < kaz-ı-k . Yaptığı isimler genellikle fiilin gösterdiği harekete uğramış olan. bazen de o hareketten doğmuş bulunan veya o hareketi yapan çeşitli nesneleri karşılar (Ergin. Bu ekle kurulmuş çok sayıda bitki adı vardır.

ağşayık fışıldayık gevreyik < akşa-y-ık < fışılda-y-ık < gevre-y-ik -vuk Fazla işlek olmayan bu ek. 84). Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir. sadece iki tane bitki adında tespit edilmiştir: cırtlavuk < cırtla-vuk çırlavuk < çırla-vuk .149 kazık yemiş kılık kırık kırtık kıyık elması köpük elması kuduluk kurutakırdak kuşbudak lokurdak osuruk ağacı osuruk çiçeği öksürük otu paflak patlak porsuk sakızlak < kaz-ı-k yemiş < kıl-ı-k < kır-ı-k < kırt-ı-k < kıy-ı-k elması < köpü-k elması < kudur-u-k < kuru takırda-k < kuş buda-k < lokurda-k < osur-u-k ağacı < osur-u-k çiçeği < öksür-ü-k otu < pafla-k < patla-k < porsu-k < sakızla-k sepik soğukluk soyuk sünük şakıldak şaplak tarak dalı tarak dikeni tarak otu toruk tükürük otu tüylütoparlak yapıldak yeleşik yumuk zartlak zıngırdak otu < serp-i-k < soğu-k-luk < soy-u-k < sün-ü-k < şakılda-k < şapla-k < tara-k dalı < tara-k dikeni < tara-k otu < tor-u-k < tükür-ü-k otu < tüylü toparla-k < yapılda-k < yerleş-i-k < yum-u-k < zartla-k < zıngırda-k otu -(y)Ik Geçişli geçişsiz tek ve çok heceli fiillere gelerek sıfat ve adlar türeten işlek bir ektir (Korkmaz.

Bunlardan “çıngırak. donak. kavşak. Bu ek “çalak. 197). Bunlardan döymeç otu bitkisi belirtisiz isim tamlaması biçiminde kurulmuştur. yaprak” kelimeleri aynı zamanda nesne adı olarak kullanılmaktadır. döymeç otu gömeç kazmaç < döy-meç otu < göm-meç < kaz-maç . kıyak. pıtrak. 188). Bu ekle kurulmuş üç tane bitki adı tespit edilmiştir. Yaptığı isimler fiilin gösterdiği hareketi çokça yapanı.150 -Ak Bu ek de eskiden beri işlek olan ve birçok örneği bulunan bir ektir. kanak. -Ak ekiyle kurulmuş bitki adları şunlardır: banak çalak çıngırak otu çiçek dongurak durak otu gavşak gıyşak < ban-ak < çal-ak < çıngır-ak otu < çeç-ek < dongur-ak < dur-ak otu < kav(u)ş-ak < kıy(ı)ş-ak kıvrak buğday < kıv(ı)r-ak buğday kıvrak darı kıyak oturak pıtrak yaprak yumak < kıv(ı)r-ak darı < kıy-ak < otur-ak < batır-ak < yapur-(g)ak < yum-ak -mAç şlek olmayan bir fiilden isim yapma ekidir (Ergin. oturak. kıvrak. Ekin fonksiyonu. yaprak” kelimelerine gelerek bitki adı oluşturmuştur. fiilin tesirinde kalan çeşitli nesneleri karşılar (Ergin. çiçek. kökün belirttiği anlam doğrultusunda kelime türetmektir. çıngırak.

Ancak bazı örneklerde fiilden isim yapma görevinde kullanılmıştır: ilmen tanışman tolaman uruşman < il-men < danış-man < dola-man < uruş-man -mIk. Bu ekle kurulmuş toplam üç tane bitki adı tespit edilmiştir: çakmur buğday < çak-mur buğday kömür dut < kö-mür dut < acı-mık < az-muk < çayla-mık < çıtı-mık < çıtla-mık < çitle-mik < ekle-mik < ekşi-mik ırmık ilmik kekeremik kızamık tırmık yakmuk yasmık < er-mik ? < il-mik < kekre-mik < kızla-muk < tır-mık < yak-muk < yas-mık .151 -mAn Bu ek. 99). Bu ekle kurulmuş bitki adları şunlardır: acımık azmuk çaylamık çıtımık çıtlamık çitlembik eklemik ekşimik -mUr şlek olmayan eklerden biridir. -mUk Bu ek. 198). Ünlü uyumuna bağlanmamıştır (Ergin. Bıraktığı örnekler işlev bakımından daha çok fiilin gösterdiği işin sonucu olan “artıklık. tek veya iki heceli fiillerden isim türeten ve işlek olmayan bir ektir. küçüklük” ve “parça” anlamlı isimler türetmiştir (Korkmaz. aslında bir isimden isim yapma ekidir.

aklan bağrıbütün başıbütün cırtlan deli tütün düğün çiçeği düğün çiçeğigiller düğün otu düğün yaprağı ekin ekin dudu gelinarmudu gelinboğan gelin çiçeği gelindili gelindüğmesi gelineli gelinelması gelinfeneri -tI Türkçede eskiden beri işlek olarak kullanılan fiilden isim yapma eklerinden biridir. tütün” kelimelerine gelerek birçok bitki adı oluşturmuştur. olan veya yapılan çeşitli nesneleri karşılar (Ergin. Teşkil ettiği isimler yapan. Türkçede eskiden beri görülen fiilden isim yapma eklerinden biridir. olanı ve daha çok. bütün. Bu ek “aklan. gelin. ekin. yapılanı ifade eder (Ergin. Yaptığı isimler. 189). düğün. cırtlan. Bu < akla-n < bağrı büt-ü-n < başı büt-ü-n < cırtla-n < deli tüt-ü-n < düğ-ü-n çiçeği < düğ-ü-n ç < düğ-ü-n otu < düğ-ü-n yaprağı < ek-i-n < ek-i-n dudu < gel-i-n armudu < gel-i-n boğan < gel-i-n çiçeği < gel-i-n dili < gel-i-n düğmesi < gel-i-n eli < gel-i-n elması < gel-i-n feneri gelingüldüren gelin gülü gelin güveyi elması gelinkadın gelin mantarı gelinmumu gelin otu gelinparmağı gelinsaçı gelinteli mantarı gelintırnağı gelinyanağı gelinyemişi karanfilbaş tütün kızılburun tütün yabanî tütün < gel-i-n güldüren < gel-i-n gülü < gel-i-n g e < gel-i-n kadın < gel-i-n mantarı < gel-i-n mumu < gel-i-n otu < gel-i-n parmağı < gel-i-n saçı < gel-i-n t m < gel-i-n tırnağı < gel-i-n yanağı < gel-i-n yemişi < k baş tüt-ü-n < kızıl bur-u-n < tüt-ü-n < yabanî tüt-ü-n . fiilin gösterdiği hareketi yapanı. burun. 194).152 yağmurbastığı < yağ-mur-bastığı -n Bu ek.

195). çapul < çap-u-l -Az -Az eki. Türkiye Türkçesine kadar gelebilmiş örneklerde ek. çıkıntı devrinti kalıntı bitki karantı < çık-ı-n-tı < dev(i)r-i-n-ti < kal-ı-n-tı bitki < kara-n-tı ? -t Eski Türkçeden beri kullanılan. fakat işlek olmayan bir ektir (Ergin. karaboğaz yandıraz < kara boğ-az < yandır-az . Bunlardan kalıntı bitki örneği sıfat tamlaması biçimindedir. 109). Bu ekle kurulmuş bir tane bitki adı vardır: çıkart < çıkar-t -(u)l Türkçede eskiden beri görülen. bugün işlekliğini kabetmiş çok eski bir türetme ekidir. kökle iyiden iyiye kaynaşmış olduğundan çoğu kez varlığını duyurmaz olmuştur. Bu ek çapul kelimesine gelerek bitki adı kurmuştur. ancak Türkiye Türkçesinde fazla işlek olmayan bir ektir (Korkmaz. 107). “Fiilin gösterdiği işi yapan” veya “fiilin gösterdiği işten etkilenen” anlamında ad ve sıfatlar türetmiştir (Korkmaz. Bunlardan karaboğaz bitkisi sıfat tamlaması biçiminde kurulmuştur.153 ekle kurulmuş dört tane bitki adı tespit edilmiştir.

154 IV. TÜRK YE TÜRKÇES B TK ADLARI SÖZLÜĞÜ .

181. Örnek: elma: (< elmanın menşeini Hint-Avrupa dillerine dayandıran görüşler dışında. EYAD. KYA. 254.155 Sözlük Hakkında Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü kısmı. kavak < kav + -(a)k. Örnek: kavak: (< T. K AT. 256. etimolojik sözlükler kaynak gösterilmiştir. ETA. tanımları. Eski Kıpçakçada da alma olarak geçer. 204. BTS. AVA.A. Eren. kök ve kelimeler ait oldukları dillere göre verilmiştir. 571-578. TBAS. 163. 47. Bitki adlarının kökenleriyle ilgili bilgiler verilirken. Aynı bitki adı için yapılan farklı açıklamalar. Ka. Türkçede alma biçiminin elma’ya çevrildiği göze çarpıyor. 219. DS.Y. 345. sözlüğümüzde kaynaklarıyla birlikte yan yana verilmiştir. Bu özellikleri şu şekilde sıralayabiliriz: 1. 187. SA..: gabak. Orta Türkçede almıla. 107. E A. 1937. kavaħ) Söğütgillerden. sulak bölgelerde yetişen. ST AT. gavak. tezimizin en kapsamlı bölümünü oluşturmaktadır. Eren. Bazı etimolojik sözlüklerde bitki adlarının kökenleriyle ilgili farklı açıklamalara rastlanmaktadır. ADYA. Populus. < Kökenini bilmiyoruz. (And. gavaħ. 133. 267) 2. 217. 221. sırasıyla bitki adlarının etimolojisi. MBTS. 1241. 177. II. 201. Ağz. VI. kışın yaprağını döken. gavag. 2. 239. (TS. Sözlüğün oluşturulmasında her bir bitki adı madde başı yapılmış. 2. 1608). Anadolu ağızlarındaki varyantları. kerestesinden yararlanılan bir ağaç. 322. Eski kaynaklarda ve yerel ağızlarda alma olarak kullanılır. onun alfiilinden geldiğine inanan halk etimolojisi de bulunmaktadır. Tietze. 157) . 204. 94. 162. boyu bazı türlerinde otuz veya kırk m ye değin çıkan. KBAYA. < alma/elma ‘bazı araştırıcılara göre Türkçeye eski bir zamanda girmiş bir Hint-Avrupa kelimesi’. 59. Bitki adlarını oluşturan ek. 64. 106. Şen. AAT. Moğolca alima biçimi Türkçeden alınmıştır. T YA. Latince adları ve kaynakları verilmiştir. Bu sözlüğün kullanımında göz önünde bulundurulması gereken birtakım özellikler vardır.

gul + T. (And. 21. I. 4. Aynı kelime ya da kökle kurulmuş birçok bitki adı bulunmaktadır. gönderme yapılmış bitkilere bakmak gerekmektedir. domuz + Ar. Örnek: tarla çöveni: (< T. 93. geniş yapraklı. bir yıllık. tarla + sarmaşığı) 4. Eren.: adem otu) Patlıcangillerden. 1. adamotu (TBAS. 23. TBAS. Bunların etimolojileriyle ilgili bilgiler verilirken ilk sırada gelen kelime ya da köke kaynak gösterilmiş. 17) domuz baklası: (< T. (TS. 22. domuz baklası (TBAS. otu) bk. Mandragora autumnalis. DS. çok yıllık. Ağz. Örnek: abdüsselam otu: (< Ar. -sı) Baklagiller familyasından. kısaltmalarla verilmiştir. hoş kokulu ve zehirli bir bitki. acı + Ar. . tarla + ? çöven + T. bā ilā) bk. Bitki adlarının geçtiği kaynaklar parantez içinde. 21) adamotu: (< Ar. -ü) tarla mantarı: (< T.” kısaltması ile yapılmış göndermeler bulunmaktadır. otu). bā ilā + T. “< ET. birinci örnekte gösterilmiştir. tarla + Far. manitari + T. BTS. bitki’. Bu bitkilerin tanımları için. mavi çiçekli. Bazı bitki adlarında “bk. diğerlerinin ise ait oldukları dil belirtilmiştir. meyveleri suda kaynatıldıktan sonra yenen otsu bitkilerdir (TBAS. Aşağıdaki örneklerde de görüldüğü gibi “tarla” kelimesinin kökeniyle ilgili bilgiler her defasında tekrarlanmamış. beyaz veya mavi çiçekli. -ı) tarla sarmaşığı: (< T. -i. tarla + Yun. erik büyüklüğündeki meyveleri sarı renkli. 183) 5. bir kaynağı temsil etmektedir. ‘abdu‘s-selām + T. 64) acı bakla: (< T. Bunun yanında kaynağın cilt ve sayfa numarası da belirtilmiştir. BTS.156 3. Her bir kısaltma. ādem + T. 395”) tarla gülü: (< T. tarı +-la < tarı ‘ekin. tüylü.

3. TBAS. 338. is. Bitki adlarında. MBTS. Örnek: boy otu: Baklagillerden. 205. Elbistan ?) Kırmızı ve ufak taneli bir çeşit buğday (DS. Bazılarında ise şüphemizi soru işaretiyle gösterdik. kimi örneklerde ise en kapsamlı tanım hangisi ise o verilmiştir. 71) TS. I. TaS. (TS. Örnek: albustan: (< öz. sepet yapmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. Cilt 1. 52. Bu yüzden birçok kelimenin kökenini tespit edemedik. kurutulan tohumları çemen yapımında kullanılan. 643) . Trigonella faenum graecum. Sayfa 71. yüzyıldan beri kullanılmakta olan kelimenin kökü belli değildir’. ca. çiçekleri mavi. 208) avar: (< ? avar. 228) çıntar: (< ? ) Yenilen bir çeşit mantar (DS. Sözlük hazırlanırken kimi örneklerde farklı tanımlar birleştirilerek bunlardan tek bir tanım elde edilmiş. 2645”) 7. Tietze. otsu bitki. VI. 205: Türkçe Sözlük. 3377) sakarca: (< ? sakar + T. Aynı bitki adları. 1. 1. III. 45. Sayfa 205. BTS. IX. 6. 1. 1183) gılımboz: (< ? ) Pancar (DS. “< sakar ‘XIV. taranan çeşitli kaynaklarda farklı tanımlarla açıklanmıştır. BTS. bir yıllık. özellikle halk ağzında meydana gelen ses değişmeleri sebebiyle kelimelerin aslını tespit etmek zor.157 Örnek: baklagiller: … (TS. 10-15 cm yükseklikte. 2043) pafit: (< ? ) Asmaya benzer. 71: Biyoloji Terimleri Sözlüğü. I. sarı veya beyaz renkli.

kökleri şeker hastalığına karşı kullanılan. 80) Nisan ayında açan sarı çiçekli bir ot (DS. ābnūs/abanūs < Yun. 3) abdüsselam otu: (< Ar. abla . sert ve siyah renkli tahtası (TS. 31) abuzambak: (< Ar. 2. dalları dikenli bir çeşit ağaç ve meyvesi (DS. I. I. abril < Yun. adamotu (TBAS. 37) . 1. otu) bk. ĥabbu‘l-leźīź) 1. 1. (TS. (And. I. Nişanyan. Tietze. sıcak ülkelerde yetişen ve kerestesine abanoz denilen bir bitki familyası (TS. I. 1 m kadar boylanabilen. Akdeniz bölgesinde ve Afrika’da yetişen çok yıllık ve otsu bir bitki. aprilis. ebū “baba” + zanba ).: abızambak) Yaprağı astımlı hastalar tarafından sigara yapılarak içilen bir çeşit ot (DS. 79) yice kararmamış. ‘acem + T. 3. -giller) ki çeneklilerden. kızı) Gelincik çiçeği (DS. 2) abdestbozan otu: (< Far. olgunlaşmamış üzüm (DS. 21) ablak: (< Ar. ébenos. aprilis < Lat. ébenos + T. Poterium spinosum. tatlı ve yağlı ürünü (TS. 19) abılan: (< ? ) Ahlat büyüklüğünde. Tietze. -ler + elması) Kırmızı renkli bir çeşit elma (DS. siyah ve yeşil boya çıkarılan bir bitki. ābnūs/abanūs < Yun. 2) abanozgiller: (< Far. TBAS. I. 1. āb-dest + T. Tietze. 24) abrıl: (< Erm. 1. 33. I. 21) abı kızı: (< ? abı + T.158 Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü -Aabanoz: (< Far. ‘abdu‘s-selām + T. 23) acamlar alması: (< Ar. BTS. Ağz. Bu bitkinin yemiş gibi yenilen. 71) Abanozgillerin ağır. bozan + otu) Gülgiller familyasından. 1) abdülleziz: (< Ar. 1.

cehre) bk. acı + Far. güneş topu (TS.159 acem: (< Ar. DS. I. lāle + T. kabuğu ve odunu hekimlikte kullanılan küçük bir ağaç. acı + Ar. ‘acem + Far. ‘acem + kemmūn + T. 45) acı ayıt: (< T. 17) acıca: (< T. çiçeği) Gece safası çiçeği (DS. 1. acı + Ar. acı + Lat. I. ala cehri (TBAS. acı + ağaç) Sedef otugillerden. kavasya. cevz) Genellikle Kuzey Amerika’da yetişen. Amygdalus amara. 45) acı badem: (< T. acuce) lkbaharda su kenarlarında kendiliğinden yetişen ve yenilen baharlı bir ot (DS. (And. I. ‘acem + -î) ri. 8) acı bakla: (< T. çekirdeği tatlı kayısı (DS. salvia) Öksürüğe karşı kaynatılıp içilen bir dağ otu (DS. keskin kokulu meyvesi. Quassia amara. 44) acemi: (< Ar. -u) bk. güzel görünüşlü bir ceviz türü (TS. Gülgillerden bir meyve ağacı. yıllık ve çok yıllık türleri olan. acıca). 1. Bu ağacın acımtırak. I. 45) acıcalba: (< T. 45) acı cehre: (< T. I. bā ilā) bk. 2. tohumla saksıda ve tarlada üretilebilen bir süs bitkisi. 1. domuz baklası (TBAS. acı + Ar. acı + Far. ‘acem) Bir çeşit beyaz buğday (DS. Ağz. 17) acı ceviz: (< T. I. 17) acem lâlesi: (< Ar. 8. -si) Taşkırangillerden. 1. ‘īd) Kırlarda ve tarlalarda kendiliğinden biten ve hoş kokulu pembe çiçekleri olan küçük ağaç (DS. 44) acem kimyonu: (< Ar. turuncu ve sarı renkte çiçekli.: acice. I. bādām) 1. 7) acı ağaç: (< T. 44) acem çiçeği: (< Ar. 8) . sıcak ülkelerde yetişen. (TS. kimyon (TBAS. ‘acem + T. (TS.

Sık. 45) acı elma: (< T. I. 10-30 cm boyunda. 87”). 46) acıgıcı kulağı: (< T. Limon (DS. acıgıcı (DS. Colchicum autumnale. 1.160 acı çiğdem: (< T. acıgıcı (DS.: acı gara) 1. Turunç. Ağz.: acı hıyar. “< güneyik ‘kökü bulunamamıştır’. tohumları romatizma tedavisinde kullanılan. Ağz. BTS. 2. acı + ekşi) 1. (And. acıgıcı + kulağı) bk. Ağz. I. acı + çiğdem) Zambakgillerden. özellikle ilkbahar ya da sonbaharda çiçek açan zehirli. 45) acı ekşi: (< T. I. 48) acı kara: (< T. acıkulak. 8) acıgıcı: (< T. I. ħiyār) bk. TBAS. (TS. 8) acık: (< T. Ağz. ahlat (DS. 46) acı hıyar: (< T. acı + kara). 1. acıkıcı. 46) acı günek: (< T. (And. (And.: acıgıcı kulağı. acı + divlek) Zeytinyağı ile karıştırılarak ağrı ve sızı olan yerlere sürülen bir ot (DS. beyaz ya da pembe çiçekli. 8. ebucehil karpuzu (TS. (And. acık) Yaban armudu. I. 48) . acıgici. Lâbada. Tietze. yuvarlak ve küçük taneli bir çeşit ekşi üzüm. 17. yumrulu ve otsu bir çiğdem türü. 48) acıkabalak: (< T. acı + Far. I. 1. acı karpuz) bk. Bir çeşit elma (DS. MBTS. 1118”) bk. 2. acı günek. acı + kabalak). acı + güneyik.: acıkalabak) lâç olarak kullanılan geniş yapraklı bir ot (DS. 3) acı düğlek: (< T. Hindiba (DS. 2. acı + gıcı “acılı”. acı + elma). acımcak) 1. I. 1. I. ebucehil karpuzu (TS. “< gıcı “kafiyeli tekrar”.

acı + Far. sürünücü. acı + kulak) bk. 19) acıkulak: (< T. acı + kokan) Keklik otu (DS. acı + Far. 19) acı mantar: (< T. I. acımak) bk. acı + kök) bk. acı + Yun. hindiba (TBAS. 18) acı kavak: (< T. acı + ? Far. 49) acı koruk: (< T. I. (TS. 8) acı kavruk: (< T. 48) acı kavun: (< T. 8) acı kayısı: (< T. aysī) bk. maruli) Birleşikgillerden. manitari) bk. ħarbuz) Çok yıllık. 19) acı marul: (< T. 19) acımak: (< T. TBAS. 19) acı kokan: (< T. Meyveleri müshil olarak kullanılır. zerdali (TBAS. I. (TBAS. 1. hindiba (TBAS. eşek hıyarı (TS. tadı acı. acı + kavak) Dağ kavağı veya titrek kavak. acı + Yun. acı + kavun) bk. 49) acı kök: (< T. 8. dişli yapraklı. 1. I.161 acı karpuz: (< T. acı + Yun. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. Lactuca virosa. kerasi) bk. kiraz (TBAS. Citrullus colocynthis. Populus tremula. acı + kav(u)ruk) Kırlarda yetişen ve yenen bir ot (DS. 19) acı kiraz: (< T. acıma) bk. 19) . koruk) Üzüm (DS. kanlıca mantarı (TBAS. sürgününden çıkan sütü uyuşturucu ve yatıştırıcı olarak kullanılan iki yıllık bir bitki. loğusa otu (TBAS. (TS. acıgıcı (DS. 46) acıma: (< T.

(TS. acımık). (BTS. I. acemik. 20) acı tere: (< T. (And. BTS. 54) acı tilkişen: (< T. kaynamış suyu ağrılara ilaç olarak kullanılan. acımıħ. çok yıllık.: acara. 53) acı soğan: (< T. Ağz.162 acı meyan: (< T. Sophora. 3) acımık: (< T. acımuk. 10-40 cm yükseklikte. 2. toprak altında bilek kalınlığında kökü bulunan çok yıllık ve otsu bir bitki. Yenilmeyen. 19) acı ot: (< T. bir yıllık. çok yıllık. sarmaşık (TBAS. çok sık dallı. 44. acı + yavşan) 1. 19. I. otsu. murto) bk. I. Tamus communis. tohumları bazı yörelerimizde ezilip un edilerek ekmek hamuruna tat vermek için katılan bir bitki. Teucrium polium. 37. (And. acılga) 1. 50. acı + Yun. DS. ülkemizde iki türü yetişen otsu bitkiler. XII. 44.. Ağz. pelin otu (TBAS. DS. 10) acı pelin: (< T. acı + ? tilkişen) bk. 3. (And. DS. 238) acı yavşan: (< T. 1. acumuk) 100 cm kadar boylanabilen. ince bir çeşit armut (DS.: acı piyan) Baklagiller familyasından. acımığ. parçalı yapraklı. Eren. süt beyazı renkli çiçekli. sık tüylü ve beyaz çiçekli bir bitki. otsu. Yabanî turp. yılanyastığı (TBAS. I. pelemir. acı + soğan) bk. acırga < Moğ. 50. 20. bk. acı + ? meyan). acı + Yun. 10. 20) acırga: (< Çağ. acergan. 2). (TBAS. 1. AAT. tere) Maydanoz cinsinden bir ot (DS. acı + ot) Kuzey Anadolu dağlarının ormanlarında yetişen. acimık. Ağz. (TS. Cephalaria syriaca. pelinos) bk. tüylü dalak otu. acı ve fena kokulu. TBAS. 2.: acamık. 201) acı murt: (< T. 4405. acimik. 54) . acımuħ. 40. şekerci boyası (TBAS. acı + Far.

azalea < EYun. 23. azaléos “susamış. angur. (And. Urginea maritima. 4) adamotu: (< Ar. Salvia oflicinalis. yeşil veya sarı. acı + ? bicik) Kışın yaylalarda biten bir ot (DS. 4. 64) adamkökü: (< Ar. ncir. 2028. çok yıllık. I. (TS. 92. 1659. güzel renkli çiçekler açan bir bitki. adı + yaman). 10. acure. acir. Menyanthes trifoliata.: ediyaman) 1.163 acı yonca: (< T. UA. Ağz. kabuğu çizgili ve tüylü. 1. 4) ada çayı: (< T. acor. 1. DS. ancur. geniş yapraklı. 201) . cacur. soğanından ilaç olarak yararlanılan birtakım maddeler elde edilen. çalımsı veya otsu bitkilerdir. 4419. TBAS. 51. I. 21. çok yıllık. 22. azelya) Kokusuz. (TS. Tietze. irice bir çeşit hıyar. DS. 255. 23. 4. acur. (And. 1. Mandragora autumnalis. 3. (And. mavi çiçekli. AAT. 840. I. 9) açelya: (< t. acır. yurdumuzda çok yetişen. acı + ? yonca) Kızıl kantarongillerden. DS. XII. 21. 2. Ağz. Rhododendron. tüylü ve beyazımtırak yaprakları olan. (TS. 20. DS. BTS. TBAS. DS. 23) ada soğanı: (< T. 54) acibicik: (< T. ‘acūr. ada + Çin. DS. Cucumis flexuosus.: adem otu) Patlıcangillerden. ada + soğanı) Zambakgillerden. kökü) bk. çok yıllık. XII. erik büyüklüğündeki meyveleri sarı renkli. I. Şeftali. 2. TBAS. 90). 54) acur: (< Ar. 4. sarımtırak. Tietze. Havuç (DS. Badem.: acar. BTS. -ı) Ballı babagillerden. üzeri yeşil lekeli. 20. 1666. Eren. adamotu (TS. DS. DS. (TS. (TS. I. accor. 1. (And. VI. Ağz. hoş kokulu ve zehirli bir bitki. bataklık yerlerde yetişen. 1. ādem + T. (TS. V. 4406. Ağz.: açalya. 3. DS. 92). DS. BTS. III. Nişanyan. eccur) Kabakgillerden. AAT. 67. otu). TaS. 11. 11. I. 201. 1. beyaz çiçekli ve otsu bir bitki. BTS. hayvanlara yem olarak da verilebilen. susuzluktan yanan”. kökü kokulu ve çok acı yaprakları hekimlikte kullanılan bir bitki. I. 64) adıyaman: (< T. V. acuruk. 1. ādem + T. çay + T.

Çiçeklerinin iç kısmı esmer. (sarı şebboy). BTS.: Avşar otu) Çok yıllık. is. 67) adî papatya: (< Ar. mavi çiçekli ve otsu bir bitkidir. ‘ādį + Far. 6) adî şebboy: (< Ar. genelde yaygın olan çalı ve ağaççık. şeb-būy) Turpgiller familyasından. Ağz. çok yıllık. 68) afat: (< Ar. 22) . ‘ādile) Yemeği yapılan bir bitki (DS. pulsu yapraklı. ‘ādį + Yun. āferīn) Yer elması (DS. (BTS. evlerde saksıda yetiştirilen. serv) Servigiller familyasından. -si) ki çeneklilerden. tohumları kozalaklar içerisinde olan. 30. 50 cm kadar boylanabilen. pembe ve beyaz çiçekli. Afrika + Far. Zeki Velidi Togan’a göre bu kelime “avcı+er”den gelmektedir”. mezarlık servisi. benefşe + T. Cheiranthus.avsarobasi. www. (TS. ‘ādį + Far. ana vatanı Afrika olan. tüylü yapraklı. Aristolochiaceae. (TBAS. Saintpaulia ionantha. kışın yapraklarını dökmeyen. I. Gentianaceae. Toprak üstü kısımları iştah açıcı ve kurt düşürücü olarak kullanılır. 6) adu: (< Ar. (BTS. āfāt) 30 cm kadar yükseklikte. Anadolu’da mezarlıklarda yetiştirilen bir ağaç türü. mor. rizomlu otsu bir bitkidir. “Afşar/Avşar adı Wambery’e göre avşkökünden türeyip “toplayıcı” ve “zaptiye neferi. I. kültürü de yapılabilen süs bitkileri. otsu. ardıç) Servigiller familyasından. ‘ādį + T. 30 m kadar boylanabilen. 71) Afrika menekşesi: (< öz. 6) adile: (< Ar.com). ülkemizde Artvin ve Erzincan civarında yetişen. Afşar/Avşar + T. çok yıllık bir süs bitkisi. papadia) bk.164 adî ardıç: (< Ar. (TBAS. kırmızı renklidir. Cupressus sempervirens. darı (DS. (BTS. Toprak altı kısmı kusturucu ve balgam söktürücü olarak tanınmıştır. 22) aferin: (< Far. çiçekleri sarıdan turuncuya kadar değişen. Juniperus communis. (And. I. 1. papatya (TBAS. ‘adū) Mısır. otu. Gölgeli orman altlarında yetişir. 22) adî servi: (< Ar. 10) Afşar otu: (< öz. is. mübaşir” anlamlarına gelmektedir.

97. Turunçgillerden. KBAYA. DS. KYA. (TS. 22) agılı: (< Meksika’daki Akala şehrinin adından.“özsuyu. 254. Lavatere). āç. 57.Y. 584. AVA. 367) ağaç çileği: (< T. (And. I. 91.*sokwo. 154. 92. 149. (TS. agaç. Nişanyan. 1. āfyūn “afyon” ~ EYun. 72. K A. 1. 293. aaş. 198. EYA. 70. ST AT. 208. 78. ağaç + göğsü) Köknar ağacında biten ve yemeği yapılan bir çeşit mantar (DS. E A. Nişanyan. 17. BTS. 305. 35. 132. GD AT. 140. Ağz. 48. haşhaş (TBAS. ı aç / yı aç. ağeş. Tietze. 428. Akdeniz ülkelerinde yetişen. 29. 79. I. ayeç) Gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen çok yıllık bitkiler. 55. 32) ağaç ebegümeci: (< T. 32) ağaç göğsü: (< T. 155. 32) ağaç küpesi: (< T. 11. AA. ópion < ópos ~ HAvr.A. ağeç. III. āş. III. (TS.. agac.. 195. (Fr. 266. 6. 250. Clauson. ağaç + çileği) Ahududu (TS. II. I. Krş. küçük bir ağaç. 2. 1. 217. DS. . 48. DA. 201. 19. 227. ETA. 35. ağaç + kavunu) 1.: aaç. 32. 145. AAT.A. 147. 28. 1. ADYA. SA.. taç yaprakları mavimsi pembe. 65. 1.Y. 267. 208. 80. 107) bk. 183. 134. GBAA. 221. Erz. Bu ağacın iri bir limon görünüşündeki buruşuk kabuklu yemişi Citrus medica. 32) . 58. I.. Ka. K AT. 76) ağaç: (< ET. 95. 103. 115. MBTS. 18. boyu yüksek bir ot. EYAD. KMYA. 85. 295. akala (DS. ağaç + küpesi) Hatmi (TS. 4. 460. T YA. 28. TAYA. reçine”.A. 6. Tietze. 80) ağaç kavunu: (< T. 65) Bir nevi pamuk. OAAD. Gaz. ağaç + ebegümeci) Ebegümecigillerden. 1. 261.165 afyon (< Ar. 109).A. 73. aveç.

kırmızı. ak + dalak) Yol kenarlarında çalılar arasında biten bir çeşit ısırgan otu (DS. (And. “< döğü < ET. ağı + çiçeği) bk. ağı ağacı (TS. 23) ağı çiçeği: (< T. I. zakkum (TBAS. 22) ağdalak: (< T. 87. mor çiçekli bir ağaççık Lantana. -ı) Yaşlı ağaç kütükleri üzerinde gruplar hâlinde. dirmit/tirmit) Çok tatlı. 1. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. TBAS. ak + ? bıkeri) Bir çeşit üzüm (DS. ağaç + üzümü) Dut (DS. 23) ağı düğü: (< T. çiçeği) Çuha çiçeği (DS.: ağcabeğ. 34) ağı çalısı: (< T. 33) ağaç üzümü: (< T. 773”). ağaç + Yun. iri salkımlı bir çeşit üzüm (DS. I. ağı < ET. 33. 86) ağcabek: (< T. ağı + çalısı) bk. kokulu. TBAS. Collybia velutipes. I. (And. ağı + dalı) bk. 86) ağda çiçeği: (< Ar. akçaca) Baharda tarlalarda biten ve yemeği yapılan bir ot (DS. sonbahar ve kışın meydana gelen bazitli mantarlardır.166 ağaç mantarı: (< T. 1. tögi < tög-. 1. 86) ağcaca: (< T. a u + ağacı) Zakkum (TS. (TS. I. akça + bey). I. 22) ağaç minesi: (< T. I. 87) ağdirmit: (< T. I. -si) Mine çiçeğigillerden. (TS. ağaç + Far. minā + T. MBTS. 1. 89) . 34) ağı dalı: (< T. ak + Yun. 1. zakkum (TBAS. ağcebek) Börülce (DS. 88) ağı ağacı: (< T.: ağu düğü) Karın ağrısına ilaç olarak kullanılan sarı bir ot (DS. Ağz. 81) ağbıkeri: (< T. I. Ağz. manitari + T. ağı + düğü. ‘a īde + T.

Ağz.: ağacı) bk. Liliaceae.: ağışaħ. I. I. ağu + ağacı). 1. sarısabır (TBAS. turuncu çiçekli. ağı + Far. a u. ağlayan + Ar. 50 m kadar boylanabilen. 113) ağu: (< ET. (And. 51. akşayık) Kırda yetişen bir çeşit ot (DS. ak + Yun. 23. (BTS. 22. 114) bk. 113) ağşayık: (< T. Himalayaların ılıman bölgelerinde tabii olarak yetişen. ülkemizde kültürü yapılan bir tür.167 ağın: (< öz. her dem yeşil. 113) ağtop: (< T. manitari + T. 238) ağu ağacı: (< T. şam’) Çamgiller familyasından. Tietze. zakkum (TBAS. Pinus grifitthis. 102) ağ mantarlar: (< T. 23) . iğne yapraklı. 14) ağlayangelin: (< T. ağır + -şak. nār) Bir cins üzüm (KBAYA. Ağın) Bir üzüm türü (EYAD. 231) ağınar: (< T. 92) ağlayan çam: (< T. (TBAS. 34) ağırşaħ: (< T. (And. Ağz. ağırşak < T. I. ağışak) Bir çeşit elma (DS. ağlayan + gelin) Zambakgiller familyasından. otsu ve soğanlı bir bitkidir. 183) ağı otu: (< T. ak + top) Bir çeşit buğday (DS. ağı + otu) Baldıran (TS. -lar) nsan ve hayvanlarda hastalığa yol açan ve birçok türü içine alan ilkel bitkiler topluluğu (TS. 14) ağmağeni: (< ? ) Çam ağacına benzeyen bir çeşit ağaç (DS. BTS. 50-100 cm yükseklikte. ak + ? süntere) Bir cins buğday (DS. 4). 1. I. Eren. is. 44) ağsüntere: (< T. I.

Yer yoncası. salatalık (DS. Ağz. yuvarlak. akhrad. I. (And. 135) ahlat: (< Yun. ālad. ak + yem(i)şen) Yabancı bir ağacın beyaz renkli. 118). 127) ahgabak: (< T. ağu + kunduzu) bk. toprak üstüne yayılan kısa boylu bir çeşit yonca. otu) Gübreliklerde yetişen. I. augustus + Far. I. 116) ağ yonca: (< T. Tietze. 124) aħbun otu: (< Erm. ā uş) Asma filizi (DS. 115) ağ yemşen: (< T. I. 2. beyaz çiçekli. I. 6. kabukları soyulunca sapı yenebilen. DS. beyaz renkli bir cins kabak (DS. 115) ağustos alması: (< Lat. 130. Nişanyan. I. -ü) Yabani gül (TaS. āħur/āħūr + T. akhras. 115) ağustos gülü: (< Lat. 116) aħalak: (< ? ) Bir çeşit kara üzüm (DS. sarı çiçekli bir ot (DS.: ağlat. hahlat) Gülgillerden. ak + ? yonca) 1. tatlı ve kuşburnuna benzeyen meyvesi (DS. Eren. I. I.168 ağukunduzu: (< T. aħbun + T. akçöpleme ağure: (< ? ) Hıyar. I. ak + dam) Beyaz mısır (DS. Açık yeşil yaprakları olan. gul + T. otu) Çiçekleri papatyaya benzeyen. augustus + T. güzel kokulu. bozumsu yeşil renkli bir ot (DS. I. I. ağaç formunda. ahlet. . elması) Yumuşak ve mayhoş bir çeşit elma (DS. küçük beyaz çiçekli bir çeşit yabani ot (DS. 59) ağuş: (< Far. aklap. 129) ahırotu: (< Far. 127) ahdam: (< T. I. 7. ahlada = EYun. ak + kabak) Turşusu yapılan.

XII. bileşik veya basit yapılı. emrūd + T. 14. ak + asma) Düğün çiçeğigillerden. TBAS. -u. 8. 100 cm kadar bir yüksekliğe erişebilen. ak + Far. 158. dişbudağa benzer meyvesiz bir ağaç (DS. I. Rubus idaeus. DS. ak + arpa) Bir çeşit beyaz arpa (DS. 140) ak arpa: (< T. āhū + tūt + T. DS. āreste. 30-35 m yükseklikte. āreste ‘süslü’. AVA. acacia < Lat. E A. I. TaS.: aħsil) Yaprakları kızılcık yaprağını andıran. 1. 68) akasya: (< Fr. BTS. TBAS.: agasiya. 1. DS. 158”) Bir çeşit yumuşak buğday (DS. “< Far. 134) ahududu: (< Far. 133) aħsıl: (< T. BTS. 101. I. TBAS. < Fr. 132. Ağz. ahlat (TBAS. 50. 48. Clematis vitalba.169 meyveleri olgunlaştıktan sonra yenen yabani armut. (And. 1. çok yıllık bir bitki ve bu bitkinin duta benzeyen. acacia ~ EYun. Ağz. VII. 52. Betula alba. odunsu. tırmanıcı. I. . ahlada + Far. I. ak + Far. kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir ağaçtır. kışın yapraklarını döken. 124). 259) ahlat armudu: (< Yun. I. 24. Nişanyan. Nişanyan. BTS. 1. axısga. 53. alıç (DS. akakia < belki bir eski Mısır kelimesinden. akakia. XII. (TS. sulu ve kokulu yemişi. 24. (TS. 137) akarısta: (< T. 2252. (TS. Pirus piraster. 1. ālūçe) Dağlarda yetişen yabani ve dikenli bir ağacın meyvesi. aksıl). beyaz çiçekli. 23. 24) ahnıt: (< ? ) Otlaklarda yetişen ve çeşitli renklerde çiçekleri olan acı kabuklu bir ağaç (DS. -u) bk. 4410) akasma: (< T. 140. (TS. TBAS. acacia < EYun. DS. MBTS. 8) Gülgillerden. 304. Tietze. (And. beyaz çiçek veren. I. 17) ak alıç: (< T. 4410. Doğu Anadolu’nun meşe ormanlarında nadiren görülür. 17. 24) akağaç: (< T. kırmızı renkli. dikenli. bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen sarılıcı bir bitki. ak + ağaç) Gürgengillerden.

bk. ak + Ar. bādingān) Yeşil domates (DS. Chrozophora tinctoria. bk. bābā). ayvadana. I. 142) . DS. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. 4410) ak baldır: (< T. 141) akbardak: (< T. akbabaçya. DS. I. bā ilā).: ak baldıran. 25. . 80 cm kadar bir boya erişebilen. 142) akbaşlı: (< T. 25) akbacak: (< T. akbubaçya. DS. 146. DS. TBAS. akbaşlık. Ornithogalum narbonense. BTS. boya gibi maddelerinden yararlanılan beyaz çiçekli bir ağaç. Ağz. 1. ak pandur) Zambakgiller familyasından. akbaşlı. ak + Far. bk. I. DS. asıl vatanı Kuzey Amerika olmakla beraber. ak + başak) 1. pāçak) Çiğ olarak yenilen bir ot (DS. akbubetçe.: ahpahla. soğanlı. 2. DS. akbabaçça. ak + Far. akbaş. akpakla) Kuru fasulye (TS. I. ak + bardak) bk. (And.170 akısga) 25 m kadar yükselebilen. akbuleşce. I. ak + başlı) 1. I. akbubacca. 85. 25) akbaşak: (< T. Ağz. akpopatça) Papatya (DS. 53. akbubaç. 24. -ç) bk. III. 25) akbaş: (< T. ak + OFar. 53. akmubatça. 85. akbuğday. ak + baş) Bir yıllık ve otsu bir bitkidir. (TS. nce ve sık yapraklı. beyaz çiçekli bir yabanî ot. akbaba (DS. zamk. papatya (TBAS. I. akbubeşce. (TBAS. 27. I. 141) akbadılcan: (< T. 140) akbabaç: (< T. akbubaşça.: akbabacca. akbaşlı (I). (And. 2. Boyar madde olarak kullanılır. 18. akçababaş.. kardelen (TBAS. ak + baldır). 131. DS. akbubecik. ak + Far. (TBAS. akbubatça. sıcak iklimlerde birçok çeşidi yetişen ve tanen. Türkiye’de özellikle yol kenarlarında görülen. 141. 1. I. (And. (DS. çok yıllık. I. bābā + T. Robinia pseudoacacia. akbubecci. XII. akçıbaba. Ağz. Erz. 18) akbaba: (< T. akbabaç.A. I. 141) akbakla: (< T.

akbaşlı. akbuydey. ak + buğday). akbuldey. 4411) akça: (< T. 143. 145) akcıllıgarabalı: (< T. I. ak + burçak) Baklagillerden. 145) akbulama: (< T. 53. 1. akça buğday) Kurak iklime dayanıklı. I. 53) akbülgül: (< T. ak + bulgar) Büyük salkımlı. I. iki metre kadar boyu olan bir çalı (DS. Ağz. 143) akcabağ: (< T. (And. DS. 35. 142) akbuğday: (< T. ak + verdi) Bataklıklarda yetişen ve hasır dokumaya yarayan bir çeşit ot (DS. yumuşak bir çeşit ekmeklik buğday. Ağz. iri yuvarlak taneli beyaz üzüm (DS. ak + börülce). (And. 143) akbulgar: (< T. akçıllı + kara + balı) Erken olgunlaşan bir çeşit kiraz (DS. 142) akbörülce: (< T.: ābutırak) Tarlalarda yetişen zararlı ve dikenli bir ot (DS. 36) . küçük yapraklı bir çeşit sarmaşık (DS. I.171 akberdi: (< T. 32. börülce (DS. (And. sonbaharda ekilen. I. 142) akbıtırak: (< T. I. I. ak + bulama) Beyaz kabuklu. ak + pıtrak). burçağa yakın bir bitki cinsi. XII. akbaşak. (TS. 2. Lathyrus sativus. DS. akça) Derelerin içinde yetişen basit yapraklı.: akbaş. (TS. akça + bağ) Ağaçlara sarılan. büyük kışlık kavun. akbörül) 1. I. 1. beyaz kabuklu. beyaz divlek (DS. I. bk. I. I. güzel kokulu. 143) akburçak: (< T. Ağz. kırmızı çiçekli. Karnıkara.: akböğrülce. ak + ? bülgül) Çavuş üzümü (DS. DS. akbakla. yassı.

Çit yapılan bir çeşit diken. akça + kızı) bk. tahtası hafif ve sağlam bir ağaç. akça + Far. akça + ağaç + -giller) ki çeneklilerden. I. 1. akça + buğday) Beyaz. 54. XII. I. I. altın dikeni (TBAS.172 akçaağaç: (< T. 54. ovaryum üst durumlu. akça + kesme). (isfendan). BTS. çanak ve taç yaprakları 45 adet serbest ya da birleşik.: akçe kesme) Dağlarda yetişen ve keçiler tarafından yenilen çalı (DS. (And. ak + çalı) 1. 145) akça buğday: (< T. -u) Erken olgunlaşan. yaprakları karşılıklı dizilişli. Ağz. DS. I. I. akça + kavak) Akkavak (TS. DS. (TS. I. DS. 4411) akçabardak: (< T. ülkemizde 10 kadar türü bulunan. DS. 145) akça elma: (< T. I. örneği akçaağaç olan. kışın yaprak döken. 2. 145) akçakavak: (< T. 1. Aceraceae. etli ve sulu bir tür armut (TS. çiçekleri er dişi ya da tek eşeyli. sarı. DS. TBAS. 146) . ağaç ya da çalı formundaki bitkiler (TS. emrūd + T. 19. 69) akçaağaçgiller: (< T. şizokarp tipi meyvesi olan. kılçıksız bir çeşit buğday (DS. 54. akça + budak) Kerestesi sert ve sağlam olan bir ağaç. 30) akçalı: (< T. akça + ağaç) Akçaağaçgillerden. XII. I. 54) akça kesme: (< T. akça + bardak) bk. 86. 25. karaağaç (DS. çalı (DS. 144. 146) akçakızı: (< T. 1. BTS. 25) akçabudak: (< T. I. TaS. kardelen (TBAS. 19) akça armudu: (< T. Dalları yassı olan bir çeşit çalı. 1. 4411. ülkemizde 1 cins ve 11 türle temsil edilen. akça + elma) Bir çeşit elma (DS. ince kabuklu. 144. süs ağacı olarak da dikilen.

1. XII. Rhamnus cathartica. kazık köklü. akça + Far. TBAS. TBAS. 1. akça + ? Rodos) Bir çeşit beyaz buğday (DS. mercümek) ri taneli bir çeşit mercimek (DS. ak + çalı + basan) Bir çeşit buğday (DS. akça + yazlık) Martta ekilen yazlık buğday (DS. DS. Tietze. 4411) akdirmit: (< T. 146) akça mercimek: (< T. I. hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan bir bitki cinsi. I. www. Veratrum album. tohumları besin olarak kullanılan. ak + diken) Hünnapgillerden. ak + Far. 146) akçayazlık: (< T. dāne) 1. 26) akdarı: (< T. 146) akçarados: (< T. 54. tūt) Beyaz renkte olan dut (TS. ak + çiçek) Akasya ağacı (DS. 26. 54. 100 cm kadar bir yüksekliğe erişebilen. (TS. (TS. yaprakları uzun. çūdār) Bir çeşit çavdar (DS. 2. 146) akçiçek: (< T. Bir çeşit fasulye. I. ak + elma) Bir çeşit yuvarlak elma (DS. ak + Yun. ak + darı) Buğdaygillerden. 2-6 m yükseklikte. I.com) akdene: (< T. 1. 147) akdiken: (< T. küçük taneli bir çeşit üzüm (DS. 148) akdut: (< T. I. I. yeşilimsi beyaz çiçekli. 146) akçavdar: (< T. ak + Far. 137) . 54) ak elma: (< T. ak + çöpleme) Zambakgillerden. 146) akçöpleme: (< T. 125. I. kuraklığa dayanıklı bir bitki (TBAS. dirmit/tirmit ‘bir cins mantar’. I.173 akçalıbasan: (< T. Çorba için iri öğütülen arpa (DS. çok yıllık ve otsu bir bitki. dalları dikenli. 628) Beyaz. ak + Far. 26. I.draligus.

DS. ak + Far. ak + ? kadina) Papatyaya benzer sarı çiçekli bir ot (DS. ak + gevrek. 150) akguyruk: (< T. 149) ak gök: (< T. 149) akgut: (< T. ak + ? gernaz). I. yaprakları tüylü bir çeşit ot (DS. 4411) ak gül: (< T. Bir çeşit incir. ak + Soğd.174 akfiğ: (< T. 26) ak kadın parmağı: (< T. (And. “< kevre-k. ak + Yun. yarı olmuş yarı olmamış sebze veya meyve. ak + ? gut) ri taneli. 26) ak hindiba: (< T. I. I. ak + kanak) Kökü kesildiği zaman çıkan sütünden sakız yapılan. hindiba (TBAS. I. Ağz. Çeşitli sebze (DS. akkermaz. 149. I. akyarnaz. 149) akgernaz (< T. I. 149) akganak: (< T. gul) Beyaz gül (DS. XII. güzel kokulu bir çeşit beyaz üzüm (DS. ak + gök) 1. hindiba (TBAS. hindibā) bk. 4411) akgevrek: (< T. 690”) Beyaz. yi kötü. sert kabuklu. (And. 155) . 149. 4411) akglik: (< T. fiğ) Bezelye (DS. 1. MBTS. I. 150) ak güneyik: (< T. DS. 164. 150. Clauson. ak + kılık) Küçük. gevrek bir çeşit üzüm (DS. parmağı) Büyük salkımlı. “< güneyik ‘kökü bulunamamıştır’. I. Ağz. ak + güneyik. I. DS. 155) akkadina: (< T. uzun taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS. XII. ak + Ar.: ak günek) bk. boz renkli bir çeşit ağaç (DS. kadın + T. sarı meyveli. XII. I. 1118”). ak + kuyruk) yi cins çay (DS. akyannaz) Bir çeşit beyaz ve yumuşak buğday (DS.: akgernez. I. 3. 2.

ak + kulak) 1. 2. 157) aklan: (< T.: akgavak) Söğütgillerden. geniş dallı. lahano + T. Genger otunun tazesi. pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. 155) akkız: (< T. 3. I. bk. ayşekadın fasulyesi (DS. Beyaz mantar. tüylü mor çiçekli bir çeşit diken olup sapları soyularak yenir. Sütü kurutularak güzel kokulu sakız yapılan bir çeşit ot (DS. 1. I. ak + kanat) Ürün vermeyen mısır bitkisi (DS. 2. 61. Ağz. 157) aklahna üzümü: (< T. şevketibostan. 156) akköse: (< T. kūse) Sonbaharda ekilen. I. (TBAS. I. aklar + ot) 1-2 m yükseklikte. uzun yapraklı. Lythrum salicaria. ak + ? kulut) Yeşil renkli. çok yıllık. I. DS. 156) akkulut: (< T. Ağz. kalın gövdeli. boyu çok uzayan bir çeşit kavak. iri taneli bir çeşit üzüm (DS. (TS. Hollanda kavağı). 2. 27) akleyvaz: (< T. 155) akkavak: (< T. ūzek) Beyaz renkli afyon çiçeği (DS. Yaprakları kabız ve kan dindirici olarak kullanılır. aklan) Yeşil kabuğu kolay soyulan iyi cins ceviz (DS. dayanıklı bir çeşit beyaz üzüm (DS. ak + kavak). üzümü) ri yuvarlak taneli. 156) akkozak: (< T. ak + kız) 1. ak + Far. (akçakavak. 157) aklar ot: (< T. 85. ak + Yun. 158) . I. ak + Far. I. XII. soğuğa dayanıklı bir çeşit buğday (DS.175 akkanat: (< T. ak + ? leyvaz). yapraklarının altı beyaz olan.: ağlövlez) 1. (And. Populus alba. I. Yaylalarda yetişen ve kuruyunca içi boş kamış hâline gelen ot (DS. 4411) akkayşak: (< T. I. ak + kay(ı)şak) Bir çeşit mantar (DS. akbakla. I. Killi ve nemli toprakta yetişen. 156) akkulak: (< T. (And. kalın kabuklu.

śadef + T. ak + ? T. sakızlık (DS. 161) ak sarmaşık: (< T. pissa. I. 74) akova: (< T. ak + pus < Yun. 3. pissa. 62) akmeri: (< T. 2. I. I. mantra) Sütünden sakız yapılan ot. pelin (TS. ak + Erm. yabani bir ot (DS. ova) Bir çeşit yumuşak buğday (DS. MBTS. IV. 159) akmantar: (< T. I. ak + ? meri) Bir çeşit beyaz üzüm (DS. (TS. banjar) Ispanak gibi yenilen lezzetli. 1786) akpusa: (< T. turp. ak + sarmaşık) Evren gülü. ak + Ar. 159) ak ot: (< T. (TS. karnabahar gibi bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen. 159) akpancar: (< T. manitari) Tadı güzel ve besleyici bir tür mantar. Agaricus campestris. dökülgen (DS. 1. 63) akpelin: (< T. keçi mantarı. 160) akri: (< ? ) Kırmızı ve dayanıklı kerestesi olan bir çeşit orman ağacı (DS. 27) . ak + mandıra < Yun. özellikle semiz otugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar. 1. ak + parmak) bk. 74) ak sedef otu: (< T. I. acı yavşan (TBAS. I. şalgam. I. ak + ? pas) Lahana. 160) akparmak: (< T.176 akmandır: (< T. Albugo candida. ak + ot) Haşhaşın bir çeşidi (TaS. 1574) ak pas: (< T. I. ak + Yun. ak + Yun. 2534”) Bir çeşit beyaz buğday (DS. pelinos) bk. otu) bk. binkulaç ve ak asma da denilen sarmaşık (TaS. “< Yun.

162) aktahal: (< T. ak + Ar. şeker + T. śabāĥ + T. I. I. 162) aksünter: (< T. tavuk) Çiğdeme benzeyen ve ilkbaharda açan bir çeşit beyaz çiçek (DS. kardelen (TBAS. ‘aks-ı şām) Beyaz ve iri taneli bir çeşit buğday (DS. 27) aktavuk: (< T. I. Salix alba. 162) aktaş: (< T. sirke) Bir çeşit üzüm (DS. ak + Far. śabāĥ) Bir çeşit çiçek. (DS. I. I. I. (akşam sabah güzeli). 69) aksulu: (< T. 161) aksoğan: (< T. ak + ? sünter) Sonbaharda ekilen. akşam sabah (DS. daħl “tahıl”) Buğday (DS. 162) akşekeri: (< T. ak + Far. akşam + Ar. ak + ? T. kabukları eczacılıkta kullanılan bir söğüt türü. I.177 akser: (< T. 66) aksöğüt: (< T. 161) aksışam: (< Far. ak + taş) bk. tatlı bir çeşit armut (DS. (TS. ser) Başakları koyu sarı renkte olan bir çeşit sert buğday (DS. 162) akşam sabah güzeli: (< Sogd. 1. -i) Sarı renkli. kışa dayanıklı yumuşak bir çeşit buğday (DS. 162) akşam sabah (< Sogd. ak + Far. ak + sulu) Bir çeşit armut (DS. 163) . ak + söğüt) Söğütgillerden. 1. akşam + Ar. 161) aksirke: (< T. güzeli) bk. I. I. ak + soğan) Ada soğanı (TS. I.

I. I. beyaz çiçekli ve otsu bitkilerdir. 169) ala ayaş: (< T. (DS. 173) . I. 69) ala: (< ET. 163) aktopaç: (< T. ak + yazlık) Kellesi dört sıra olarak olgunlaşan sarı buğday (DS. 27) akzahran: (< T. I. safran < za’ferān). (TBAS. 165) akzambak: (< T. I. I. geniş yapraklı. (TS. otsu gövdeli. pāçak) 1. 165) akyazlık: (< T. ala + OFar. ak + topaç) bk. 171) alabaş: (< T. 1. alaca kır). DS. 163) akunduz: (< EYun.: aksarhan aksavran) Bir çeşit tohumluk buğday (DS. 1. meyve (alaca gök. ak + yıldız) Yumrulu. ala. Şeftali. süs bitkisi olarak yetiştirilen. aktop (DS. ak + Ar. I. ala + ayaş) Siyahlı beyazlı ve iri taneli bir çeşit üzüm (DS. Ornithogalum. ak + üzüm) Sık taneli. 171) alabacak: (< T. Tietze. zanba ) Zambakgillerden. ala + baş) Turpgillerden. büyük salkımlı bir çeşit beyaz üzüm (DS. Liliaceae. ak + top) Bir çeşit buğday. ak + yavşan) Karın ağrılarında ilaç olarak kullanılan bir çeşit kokulu ot. 86) Olgunlaşmamış ham kavun. acı yavşan (DS. 1. Biber (DS. 164) ak üzüm: (< T. karpuz. dalsız bitki (DS. (aktopaç). I. (DS. 70. Ağz. I. MBTS. yaprakları lahanaya benzeyen. ak + Ar. I. 2. I.178 aktop: (< T. kökü şalgamdan daha büyük olan ve yemeği yapılan bir çeşit bitki (TS. (And. 164) akyavşan: (< T. çiçeği diş ve yüz şişlerinin tedavisinde kullanılan bir bitki. akantos. Lilium candidum. 133) Yaylalarda yetişen. 161. 165) ak yıldız: (< T.

ala + börülce) Siyah benekli bir çeşit fasulye (DS. ala + göbek) Karaağaçlarda çıkan ve yemeği yapılan bir çeşit büyük mantar (DS. 176) alaca gök: (< T. cehre) Dikenli veya dikensiz. kılçıklı bir çeşit yaban otu (DS. erken olgunlaşan bir çeşit üzüm (DS. 1. 169) alaca kır: (< T. alaca + Far.. akbakla (DS. 187) alagöz (II): (< T. ala (DS. Rhamnaceae. I. 36. 178) alaca üzüm: (< T. Krş. kışın yaprak döken. (TBAS. ala + göz) Küçük taneli. ala (DS.179 ala börülce: (< T. 187) alagöbek: (< T. 178) alaçam: (< T. ala + Ar. 1. alaca + ot) Susuz yerlerde yetişen geniş yapraklı. alaca + üzüm) Bazı taneleri olgunlaşmış. 187) alagöz (I): (< T. 27. I. dikenli bir çeşit ot (DS. 2. I. I. III. alaca + kır) bk. 175) alaca bakla: (< T. alaca + gök) bk.. bk. 461) ala cehri: (< T. ekşice bir çeşit üzüm (DS. Gaz. XII. ala + Far. 4413) . 71) alaca ot: (< T. alaca + Ar. DS. 169) alaca menekşe: (< T. 174) alaca: (< T. şam’) Rengi kızıla yakın bir çam türü (TS. I. Beyaz börülce. I.A. bazıları yeşil olan bir çeşit üzüm (DS.Y. meyvesi yenmeyen ağaç veya ağaççıklardır. alaca) Ben düşmüş üzüm. I. benefşe) Hercaî menekşe (TS. ala + göz) Kırlarda biten ince. bā ilā) 1. 178. I. I. I. 71) alaganta: (< ? ) Domates (DS.A. I.

ala + Ar. 197) alaoğlak: (< T. koruk) Yarı olmuş üzüm (DS. 189) ala kangalı: (< T. 4414) alamelek: (< T. bā ilā) bk. I. 189) alakavun otu: (< T. ala + ? Far. banjar) Baharda görülen ve yemeği yapılan bir çeşit bitki (DS. I. I. 191) alamangumpili: (< öz. ala + Erm. ala + oğlak) Beyaz ve kahverenkli bir çeşit fasulye. 190) alakoruk: (< T. I. iyi bir çeşit patates (DS. sarı ve sert. I. -ı) Yaprakları geniş ve benekli. kenarları dikenli. XII. I. 193) alantın: (< ? ) Gürgenlerin dibinde veya alan yerlerde biten sütlü. I. beyaz renkli ve yemeği yapılan bir çeşit mantar (DS. (And.180 alahta: (< ? ) Büyük yapraklı bir çeşit bitki (DS. 197) alasit üzümü: (< ? alasit + T. yenebilen bir çeşit ot (DS. I. I. melek). iri taneli kiraz (DS. 197) ala pancar: (< T. ala + Ar. üzümü) nce kabuklu. ala + ? kangal + T. alaoğlak (DS. Krumpir + T. I. I. 199) . is. ala + kakaç) Gelincik çiçeği (DS. I. Alman + Blg. Ağz. 197) alapo: (< ? ) Akasya ağacına benzer bir çeşit ağaç (DS. (ala pakla) (DS. 197) ala pakla: (< T.: alamelik) Bir yanı kırmızı. ala + kavun + otu) Ezildiği zaman kavun gibi kokan bir çeşit ot (DS. bir yanı sarı. iri taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS. 189) alakakaç: (< T. -i) ri.

alaz”. 199) alatavşan üzümü: (< T. I. ahlat (alaz armudu. alaz + Far. çiçeği) bk. diminitis) Pembe renkli bir çeşit üzüm (DS. MBTS.181 alasulu: (< T. I. 209) aldimnit: (< T. al + Ar. I. I. 3. ala + sulu) Yeni olmaya başlamış meyve (DS. alaz < yalaz “alev. 205) alaz armut: (< T. al + Yun. 3354. I. -u) bk. 202) alavurt: (< ? ) Su kabağı (DS. 205. I. I. emrūd + T. alaz (DS. aldangaç) lkbaharda kırlarda yetişen ve patatesin küçüğüne benzeyen yenilebilir bir çeşit bitki (DS. Ağz. 207) albalı: (< T. Elbistan ?) Kırmızı ve ufak taneli bir çeşit buğday (DS. 23). alaz + Far. 203) alay çiçeği: (< Yun. Gülensoy. I. 209) aldangeç: (< T. (And. allágion + T. I. 220) alaz: (< T. ala + tura) Bir çeşit kırmızı üzüm (DS. I. 207) albustan: (< öz. 205) albadılcan: (< T. I. alaz armut). is. bādingān) Domates (DS. I. emrūd) bk. 101) alçacık: (< T. I. ala + tavşan + üzümü) Sarı renkli ve çilli bir çeşit üzüm (DS. 221) alaz armudu: (< T. erik (TBAS. 208) alça: (< T. 201) alatura: (< T. (DS.: alız)Yabani armut. ölmez çiçek (TBAS. I. alça(k)cık) Tarlada ekin arasında biten beyaz çiçekli bir ot (DS. alaz (DS. al + balı) Vişne (DS. 210) . bādincān < Far. alça) bk.

GD AT. 220) Alibey buğdayı: (< öz. I. DS. 28. 1. üzümü) Küçük ve sık taneli siyah üzüm (DS. 14) Su yosunu (TS. is. I. (TS. I. 214) alıç: (< Far. kırlarda yetişen. Nişanyan. meyvesi sarı. 222) alim üzümü: (< Ar. AVA. 81. TBAS. mor ya da siyah renkli yabani bir ağaç. Ali + T. I. 212) alguş: (< Yun.182 alevlet: (< ? ) Alıçtan büyük. bey + ? buğday + T. 221) alidede: (< öz. 222) Aliöksüz: (< öz. KBAYA. 202. Crataegus. Gaz. algue ~ Lat. I. 80) algemre: (< T. kışın yapraklarını döken. I. 1896) alısın: (< ? ) Tarlada ekine zarar veren yabancı otlar (DS. I. -ı) Bir çeşit buğday (DS. III. Nişanyan. 222) alim erik: (< Ar. ‘alį m + T. 222) . öksüz) bk. I. 1. VII.. çehre) Yuvarlak. afkos. al + ? gemre) Koyu kırmızı renkte. 29) ali yonca: (< Ar. Eren. I. güz çiğdemi (TBAS. 39. kırmızı. TaS. ‘alį m + T. bir yabani meyve (DS. AAT. I. 262. Ali + T. alga. üzüme benzer meyvesi olan ve dericilikte kullanılan bir ağaç (DS. is. I. 221) aliçehre: (< Ar. DS. 233. dayanıklı bir çeşit üzüm (DS. ‘ālī + ? yonca) Küçük yapraklı ve yoncaya benzer bir ot (DS.A. II. ETA. 29. 8) Gülgillerden. 246. ‘ālī + Far. III. erik) Aşılı ve tatlı bir çeşit erik (DS. 2262. is. 151) Bir çeşit iri bezelye (DS. 14. ālūçe küçük erik < alū erik. Ali + T. 92. 183. Tietze. küçük ve bir tarafı kırmızı armut (DS. 211) alg: ( < Fr. küçük ve siyah renkli. 585. dede) Güz armudu. BTS.

I. 223) allıballı: (< T. (And. XII. 228) almuħarı: (< T. beyaz bir ot (DS. allı + ballı) Üzümden daha iri taneli mayhoş bir çeşit meyve (DS. is. sarı renkli üzüm (DS. papadia + T. can eriği. yeşil. ekmeği) lkbaharda. al + oğ(u)lu) Yemeye ve şarap yapmaya yarayan kokulu. 228. 1. Ağz. vişneye benzer bir çeşit bitki (DS. 157) 1.: almalıħ) Büyük yapraklı bir çeşit ot (DS. 225) almacık otu: (< T. DS.183 alkakuca: (< ? ) Gelincik çiçeği (DS. I. (TS. Tietze. I. 228) alo: (< Far. is. I. I. -ı) Küçük ve tatlı bir çeşit erik (DS. (And. elma + yaprağı) Enli yapraklı bir çeşit bitki (DS. al + ? mümmük) Gelincik (DS. bk. I. Ağz. allık + ? tamas + T. 227) Alman papatyası: (< öz. I. 225) allik taması: (< T.: alluce) Yemeklere konulan yeşil erik (DS. 90) alma yaprağı: (< T. I. ālū. Anfhemis mobilis. I. 227) almalık: (< T. al + ? muħarı) Bir çeşit erik (DS. 225) alluca: (< T. elmacık + otu) Geniş yapraklı bir çeşit ot (DS. taş ve kayalık yerlerde görülen mantar cinsinden. 4416) aloğlu: (< T. Allāh + T. köksüz ve çocuklar tarafından yenen bir çeşit bitki (DS. 228) almümmük: (< T. Alman + Yun. 229) . -sı) Orta Avrupa’da yetişen bir papatya türü. 222) Allahekmeği: (< öz. 227) alma erdiren: (< T. almalık). allıca). I. I. I. çokça yağmur sonu. 2. Kara erik (DS. elma + erdiren) Dikenli. 228) aloruħ: (< ? ) Otların üzerinde görülen. I. I.

231) altın çiçeği: (< T. altan biçimlerinin Türkçe al (kızıl) ve Korece ton (değerli metal) sözlerinden oluştuğunu yazmıştır. altīran). 1677”) bk. altı + Far. 93. “< kıraŋ. Németh Türkçe altun’u Moğolca altan biçimiyle birleştirmekle yetinmiş. kıran + arpa) Sulu toprakta yetişen ve başağı altı sıralı olan arpa (And. DS. altı + T. 230) altı kıran arpa: (< T. < *āl + ton.A. altın + ağacı. Eren. kenār) bk. I. 30. Sarı. 231) altınbaşak: (< T. kıran ‘kenar. 159. altı kıran arpa (DS. altı kıran. altun. 9. < ET. ölmez çiçek. Ramstedt altun biçiminin başında Türkçe al (kızıl) sözünün geçtiğini dile getirmiştir. altın + baş) Daha çok Ege bölgesinde yetişen. Daha sonra ET. I. kabuğu sarı benekli. arpa) bk. 42) altı köşe arpa: (< T. Ancak Doerfer Türkçede ton (metal) sözünün geçmediğini vurgulayarak bu açıklamaya katılmamıştır. DS. 230. Ağz. altı + Far. I. III. altıncık) Latin çiçeği (DS. cehri (TBAS. I. 230) altı kıran: (< T. uç’. 230) altın ağacı: (< T. 229) altı kenar: (< T. (TBAS.184 al pehlivan: (< T. 3. (DS. I. altın + çiçeği) bk. Bu görüşü Räsänen de benimsemiştir. kıyı. kalın kabuklu bir çeşit lezzetli üzüm. Räsänen. altı + T. altı kenar. “< altın Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. kūşe + T. altı kıran arpa (DS. altun ve Moğ. 1. 29) altıncık: (< T.. 231) . I. MBTS. Tietze. altı kıran arpa (DS. al + Far. çok tatlı bir kavun türü 2.: altı gıran arpa. 10. Kökenini açık olarak bilmiyoruz. kökeni üzerinde durmamıştır. yuvarlak. I. Süpürge yapılan. Gaz. altı köşe arpa. mavi çiçekli bir ot (TS. 29) altınbaş: (< T. 18”) bk. altın + başak) bk. 2. I. Eski Kıpçakçada da altūn biçimi kullanılır. ölmez çiçek (TBAS. Orta Türkçede altūn olarak geçer. pehlevān) Bir çeşit kırmızı üzüm (DS.

tüylü.185 altın dikeni: (< T. -ı) stanbul civarında yetişir. 94) altın otu: (< T. uzun. Bir çeşit zerdali. TBAS. Ağz. al + var + eriği) Yaş ve kuru olarak yenen. (And. BTS. I. yaprakları idrar söktürücü ve kabız giderici olarak kullanılan. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. kırmızı. 232) alvala: (< ET. yuvarlak erik (DS. Amanita caesarea. 30) altı parmak: (< T. 234) alyanak: (< T. iri taneli bir çeşit kiraz (DS. DS. 232) altıntop (I): (< T. I. I. al + yanak) 1. altın + kökü) Güney Amerika’da yetişen. kusturucu niteliği olan bir kök. kız memesi. Cephaelis ipeca cuanha. 30) altın kökü: (< T. greyfrut. (TBAS. altın + yumurta + Yun. 3. 5-20 cm yükseklikte. altın + otu) Kaya boşluklarında ve nemli yerlerde yetişen. 1. tarla gülü (DS. Citrus decumana. ipeka. sıcak bölgelerde yetişen bir meyve ağacı. 4. 1. 32. Tietze. dikenli. altın + dikeni) 70-80 cm yükseklikte. vāla ‘bir cins ipekli’. al ‘kuvvetli açık kırmızı’ ve Far. greyfrut. altı + parmak + otu) Kısa saplı. (TS. 94) altın yumurta mantarı: (< T. Bir yanı kırmızı renkli elma (DS. Scolymus hispanicus. Turunçgillerden. altın + top) ki çeneklilerden. manitari + T. 235) . 5. I. (TS. Aspleniaceae. Ayşekadın fasulyesi. Bazı Amanita türleri ölüm ile sonuçlanan zehirlenmelere neden olmaktadır. 2. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. dikenli ve kürecikler hâlinde sapları olan bir kaktüs türü. 30) alvar eriği: (< T. tadı acımsı meyvesi. 1. (TBAS. (TS. Kırmızı kabuklu bir çeşit üzüm. 2. nce kabuklu. tatlı ve kırmızı renkli bir çeşit kiraz. çiçeksiz. 234. 160). Bu ağacın kanarya sarısı renginde. I. Trollius ranunculoides.: alvele) Gelincik. (TBAS. 94) altıntop (II): (< T. yenen bir mantardır. 30. altın + top) 1.

. Amerika + Far.186 al yonca: (< T. 1. Amerika’da yetişen bir ağaç ve bu ağacın badem biçiminde. yalancı biber ağacı (TBAS. (TS. elması) 1. emrūd + T. is. 98) Amerika armudu: (< öz. çekirdekli. 99) Amerika bademi: (< öz. bādām + T. armuda benzer yemişi. ran’da yetişen. 237) amber ağacı: (< Far. Defnegillerden. is. Amerikan) Bir çeşit buğday (DS. 24) amariken: (< öz. -u) 1. 99) Amerikan biber ağacı: (< öz. is. 1.: amasiya) Uzun zaman taze kalan bir çeşit üzüm (DS. 173) Hindistan’da. 237) Amasya: (< öz. pişince güzel bir koku veren. 235) alyud: (< T. is. pipéri + T. is. Nişanyan. ağacı) bk. 1. ‘anber + T. al + yut) Hindistan cevizi (Erz. Amerika + T. Amerika + Far. Ağz. altın sarısı renginde güzel kokulu çiçeği (TS. Persea gratissima. (TS. (And. Anacardium occidentale. I. Tietze. 279) . (bilader ağacı). 98) amber çiçeği: (< Far. I. fındık büyüklüğünde. Antep fıstığıgillerden. Amerikan + Yun. (TS. 1. 99) Amerika elması: (< öz. Bu ağacın armuda benzer yemişi. III. is. (TS. çiçeği) Amber ağacının toparlak.A. 98) amberbu: (< Far. Amerika’da yetişen bir ağaç. 1. I. Amasya). al + ? yonca) Hayvanların severek yedikleri kırmızı çiçekli bir ot (DS. Styrax americana. amber + T. 1. 16. ağacı) Baklagillerden bir cins mimoza. . amber + būy. iri ve uzun taneli bir tür pirinç (TS. Geum urbonum. -i) Aselbent ve zamk gibi maddeler veren bir sıcak iklim ağacı. 2. amber < Ar.

20) anababa kokusu: (< T. is. şekerci boyası (TS. kokusu) 1. Ağz. 244) anaç tikeni: (< T. Kır menekşesi. -i) bk. Tietze. Tietze. Yaprağı kekik otuna benzeyen. Amerika + T. 2083) amesken: (< EYun. 239) amofta: (< Yun. I. bābā + ? kekik + T. ince kabuklu bir çeşit üzüm (DS. 168) Dağ çileği (DS. xamofta. 2. I. 248) anahtar bitkiler: (< Yun. I. 247) Anadolu otu: (< öz. 105) anakara üzümü: (< öz. I. mercanguş da denilen bir çeşit çiçek (DS. 239) anababa kekiği: (< T. anaç + dikeni) Bir iki metre yüksekliğinde dikenli bir bitki (DS. 165). otu) bk. Ankara ? + T. üzümü) Şarapçılıkta kullanılan iri taneli. siyah erik (DS. 31) anadut: (< Yun. çay üzümü (TBAS.: amaskene. aniktiri + T. Tietze. 238) amme: (< Ar. 171) Yaşlı dut ağacı (DS. 238) amez: (< ? ) Bir çeşit güz armudu (DS. 1. ana + Far.187 Amerika üzümü: (< öz. 2. anadoti. turuncu renkli bir çeşit meyve (DS. I. üzümü) bk. ‘amme) Bağdat hurması veya Trabzon hurması denilen elma büyüklüğünde. bābā + T. I. (And. acı yavşan (TBAS. bitkiler) Mera üzerinde çok bulunan ve bunların doğru bir şekilde otlatılmaları ile tüm meranın doğru bir şekilde otlanmış olacağı kabul edilen bitki türleri (TS. I. ana + Far. ameskene) Bir çeşit küçük. Anadolu + T. 249) . I. is. is. damaskino.

otsu. 4418. (DS. beyaz çiçekli bir bitki. (And. Servi ağacı. aŋduz. Tietze. analı + kızlı) Salkımında irili ufaklı taneleri bulunan bir çeşit üzüm (DS. sıcak ülkelerde yetişen ve örneği ananas olan bitki familyası (TS. Antartika ?) Eflatun renkte meyvesi olan kara yemiş (DS. 173) Maydanozgillerden. TBAS. Nişanyan. bā ilā + T. I.: andiraz) lkbaharda ilk defa olgunlaşan.188 analı kızlı: (< T. 254) ancap: (< ? ) Bir çeşit yaban armudu (DS. 255) andatıka: (< öz. 19) Ananasgillerden. (TS. aneton. Ananas sativus. Tietze. 172. anīsūn/yansūn < EYun. KYA. yurdumuzda ekimi yapılan. < Brezilya Kızılderililerinden olan Guarani’lerin dilinde nana. anapa (DS. 60-120 cm kadar boylanabilen. 106. -sı) bk. Pimpinella anisum. Nişanyan. 172) Bir çeşit fasulye. 252) anason: (< Yun. Tietze. Nişanyan. meyvesi çam kozalağına benzeyen. 260. kokulu tohumu hamur işlerinde ve rakı yapımında kullanılan. 1. I. 2. 1. is. 176) 1. 106) anapa: (< belki bir yer isminden. anison = EYun. (TS. 1. otsu bitkiler. I. sıcak bölgelerde yetişen. Tietze. ananas < sp. 258) andıra: (< ? ). -giller) Bir çeneklilerden. 252) anapa paħlisi: (< anapa + Ar. (anapa paħlisi). BTS. 31. I. bir yıllık. < Ar. 251) ananas: (< Fr. 19. Ağz. I. çok yıllık. I. 41) ananasgiller: (< Fr. 207) anbak: (< ? ) Yeşil kabuklu taze ceviz (DS. XII. Yaprakları dikenli olan bir çeşit ardıç. acı kabuklu. (anduz . Cupressaceae. 19. ananas + T. 107. küçük meyveli bir kiraz ağacı (DS. BTS. 262) andız: (< ET. DS. I. 42. Kırlarda yetişen yabani bir otun kökü. 3. anethon/annethon.

tek yıllık. 109) anger: (< ? ) Bir çeşit armut (DS. fustu + T. (And. 268. I. 141) 1. (And. TBAS. Ağz. Antep + Ar. Erz. 280) Antep fıstığı: (< öz. 264) angıç: (< T. Bu ağacın ince ve sert kabuklu. 1-2 m yükseklikte. 2. Ağz. TaS. (TS. DS. 32. I. annuk. 1. 31) anemon: (< Fr.: anıh. 2477. 150) andız otu: (< T. I. VII. (TS. I. 116. DS. ananuħ. 4420. BTS. XII. 306) anis: (< ? ) Yaprağından ve meyvesinden yem olarak faydalanılan bir çeşit ağaç (DS. .A. K AT. andız + otu). Eren. gövdesi ardıca benzer bir çeşit orman ağacı (DS. 1. III. 109. 178). I. -ı) 1. 10 m kadar bir boya erişebilen ve kışın yaprak döken bir ağaç. DS. 25. 273) ankri: (< ? ) Yaprağı çama. (And.: angaç) Zakkum ağacı (DS. BTS.: anduz otu) Birleşikgillerden. -lı). kazık köklü. I. BTS. nemli yerlerde yetişen. (TBAS. MBTS. Ağz. Ziziphora. Ağz. TBAS. is. I. anıħ. Pistacia vera. aŋız “kökü belli değildir”. 2. 265) angız: (< ET. annuh. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. EYAD. yağlı yemişi. DS. mavi çiçekli. Antep fıstığıgillerin örnek bitkisi. 183. KBAYA. 13. anuħ. çok yıllık. I. 4419. 231. 261. yemeklere koku vermek için kullanılan bir bitki. anemone) Dağ lâlesi (TS. DS. yurdumuzda Gazi Antep ve Siirt bölgelerinde yetişen. 45) .: ansli) Fena kokulu bir çeşit ot (DS. 43. 1. anuk) Ballıbabagiller familyasından. 31. angıç). I. XII. 1. ğde ve kara çalının dikeni. Tarla kenarlarındaki otlar (DS. Tietze. 42.. (And. 271) anık: (< Erm. 32. (TS. 109. TBAS.189 ağacı). 1. 274) anslı: (< ? ans + T.

Çiğdem çiçeği. 285) apırcak: (< ? apır + T. Kuvvetli. otu) bk. 123) aragogik: (< ? ) Tarlalarda biten ve kestaneye benzeyen bir ot kökü (DS. -cak) Yeşil kabuklu ceviz (DS. I. is. -ı) Ballıbabagiller familyasından. ‘anzerūt. 283) apartu: (< ? ) Baharda erken biten beyaz çiçekli bir ot (DS. gür fidan. tipik örneği Antep fıstığı ağacı olan bir familya (TS. 116) Antep karası: (< öz. kuvvetli kokulu ve pembe çiçekli bir bitkidir. I. I. 185) Sıcak ülkelerde yetişen bodur bir ağaç. MBTS. dáfni + T. 280) anzarot: (< Ar. Labiataea. (TS. fustu + T. Doğu Karadeniz bölgesinde yaygın olan. I. bā ilā + T. 1. Antep + Ar.190 Antep fıstığıgiller: (< öz. 32. Tietze. kabukları hekimlikte kullanılan bir ağaççık. (TS. çiçek ve yaprakları çay olarak içilen. is. 23. 148) 1. 289) appa: (< ? ) Dağlarda biten bir çeşit yabani ot (DS. Biraz yükselmiş ekin (DS. Daphne gnidium. çok yıllık. I. ebdāl + T. -si) Dulaptal otugillerden. 13. Antep + T. is. is. (TBAS. 291) aptal otu: (< Ar. 10-25 cm yükseklikte. -ı + -giller) Ayrı taç yapraklılardan. ebdāl + Ar. Sarcocolla. 289) aptal baklası: (< Ar. 33) Arabistan defnesi: (< öz. Anzer + Çin. -sı) Bir çeşit bakla (DS. 1. Asya ve Afrika’nın sıcak bölgelerinde yetişen. 119) Anzer çayı: (< öz. I. 287) apotı: (< ? ) Patates (DS. karası) Bir çeşit kırmızı üzüm (DS. çay + T. 293) . Eren. 48) apalak: (< kökü bulunamamıştır. 1. Nişanyan. 2. BTS. I. 3. kenevir (TBAS. Arabistan + Yun. I. 1.

Kara kabuklu yer elması (DS. 298) Arapcan: (< öz. pıtrağı) Yüksek. II. -ı) 1. Arap + T. 2. 124. I. Arap + Far. -çıl) Sebuzek dikeni de denilen ve köylülerce süt süzgeci olarak kullanılan yumruk büyüklüğünde bir çeşit diken (DS. I. kısa dallı. ince uzun bir çeşit bitki (DS. Tietze. dede) bk. Arap + T. dikenli bir yaz bitkisi (DS. Araptaşağı (DS. -ı) bk. yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan. kiraz mevsiminde yetişen bir çeşit elma (DS. I. dağ sümbülü (TBAS. is. Arap + T. 298) Arap buturağı: (< öz. elması) rice. saçı) Küçük. cān) Su kenarında yetişen dikenli. 127) arapsiki: (< öz. 298) Arapdede: (< öz. Arap + T. Eren.191 araka: (< Yun. DS. 1. 292) Arap mantarı: (< öz. I. arakas < arakos. otu) bk. 1208) Arap otu: (< öz. manitari + T. is. sunbul + T. şal am + T. domalan (TaS. 299) Arap sümbülü: (< öz. siki) bk. -ü) bk. dağ sümbülü (TBAS. is. is. centiyane (TBAS. is. is. 294) arakçıl: (< ? arak + T. Siyah turp. 33) arapsaçı: (< öz. Arap + Far. Arap + T. is. I. Arap + Yun. Arap + T. Arap + Far. 191) ri taneli bezelye (TS. is. 1. is. 33) Arap şalgamı: (< öz. 33) Arap elması: (< öz. koyu kırmızı. 299) . I. 294) arani: (< ? ) Kavak ağacı (DS. I. mayhoş. 15. is. I. uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi (TS.

salkım şeklinde mor çiçekli bir kır çiçeği. nce uzun yapraklı. arachide) Yer fıstığı (TS. (Arapsiki). II. 2. is. 1. ETA. güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen. çok acı ve siyah renkli bir otun meyvesi. Arap + T. I. (And. ardıç burcu (DS. 34. yumru köklü bir çeşit ot. yuvarlak kara yemişleri ilâç olarak kullanılan bir ağaççık. yarı parazit bir bitkidir. I. I. ‘araz. 281. 204. 1. 33) araşit: (< Fr. ardıç + otu) Ardıç ağacının küçük bitkisi (TS. 159) Bir çeşit ot (DS. 128) ardıç burcu: (< T. I. 33) Arap yasemini: (< öz.192 araptaşağı: (< öz. yāsemen + T. 4. üzeri çizgili. MBTS. -u) 5-20 cm yükseklikte. I. Eren. yaprakları oğlaklara yedirilir (DS. (TBAS. 3. 128. 280. -man) Karaçalı (DS. KMYA. Arap + Far. (DS. 52. kışın yapraklarını dökmeyen. 1. Tietze. I. 302) arcıman: (< ? arcı + T. -i) bk. yasemin (TBAS. artuç. 298) Arap topalağı: (< öz. Juniperus. Arap + T. TBAS. I. (TS. ağaç) Kırlarda bulunan bodur bir çeşit ağaç olup. ardıç + T. DS. (ardıç kıliği). kara topalak (TBAS. Loranthaceae. Koni şeklinde. DS. 307. 1. burç < Sans. DS.: arduç. 25. 4423. 302. SA. ardıç + kılığı) bk. Tam olgunlaşmamış siyah incir. BTS. 33. 304) ardıç kıliği: (< T. Ağz. marica/marīca + T. 128) . Yeşil çiçekli. 193). I. is. Clauson. Nişanyan. 301) arcı ağaç: (< ? arcı + T. 15. DS. topalağı) bk. XII. is. ardunç) Servigillerden. 304) ardıç otu: (< T. taşağı) 1. 302) ardıç: (< ET. 127) araz: (< Ar.

ahlat (TBAS. EYAD. Ağz. 22. I. 314) arı götü: (< T.. 14. UA. 80. .Y. arıların da bal topladığı bir çeşit bitki (DS. 322. -ü) Gelincik (DS. 135. 239.. AA. 27. 51. Ağz. Erz. I. DS. 148... 315) arı otu: (< T. 34) arı çiçeği: (< T. 218. OAAD. gonca hâlinde toplu çiçekleri bulunan. çiçekleri beyaz. I. armıt) Gülgillerden. kılıç şeklindeki yaprakları hayvanlara yem olarak verilen bir çeşit bitki (DS. 55. 247. Asma. 1. Gelincik (DS. gul + T. 2. 228. 322) arı pürü: (< T. (And.102. MBTS. BTS. Tietze.A. pür + T. 91. arı + otu) 1. koyunların severek yediği. 237.A. I. Eren. Pirus communis.Y. Tietze. 461.A. en fazla 20 cm büyüklüğünde. arı + götü) Ekinlerin içinde çok bulunan bir çeşit dikenli ot (DS. 1. arı + Far. -u) Kabuklu taze ceviz (DS. 194) bk. sulu. arı + çiçeği) Kırlarda biten. I. Kırmızı. I. 315) arı gülü: (< T. Nişanyan. arı + saman) Beyaz buğday (DS. āmit. amıt. I. ST AT. 194. KMYA. Yenilebilen. 36.: almut. 19) . küçük ve tüylü yapraklı bir ot (DS. K A. (And. GD AT. āmut. I. gōz + T. 304) areb kozu: (< Ar. 338. ADYA. 27.193 ardık: (< ? ) Dağda yetişen. (TS. Krş. 322) arış: (< Far. emrūd/ermūd/enberūd. 165. 322) arı saman: (< T. 2. III. Ka. yaprağını döken. I.: arıs) 1. I. 28. 328. ‘Arab + Far. arıların çokça kondukları bir kır çiçeği. K AT. I. 409. ufak çekirdekli meyvesi. DA. arı + Far. I. 162). DS. 25. sarı renkli. III.A. 218. armıd. argun/arkun. ereş-eriş. -ü) Arı çiçeği (DS. Gaz. 324) armut: (< Far. 18. yumuşak. DS. yurdumuzun her yerinde yetişen bir ağaç ve bu ağacın rengi sarıdan yeşile kadar değişebilen tatlı. AVA. 199). T YA. 308) argun: (< ET.

. is. burç (TBAS.Y. EYAD. I. Arnavut + Far. 329) Arnavut biberi: (< öz. 219. 227. kabağı) Ürünü armut biçiminde olan bir süs kabağı (TS. yeşil renkli bir çeşit armut (DS. 275. “< Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. 58.194 armut kabağı: (< Far. 184. K A. 19”) Buğdaygillerden. bir yıllık otsu bitki. arpa + gan. 136) Arnavut darısı: (< öz. 118. kūy + T. emrūd + T. 9. AA. 486) arpa: (< ET. 135) armut otu: (< Far. AAT. 1. darısı) bk. 136. emrūd + T. II. 143) arpa armudu (< T. Ağz. taneleri ekmek ve bira yapımında kullanılan. hayvanlara yem olarak verilen. 136. kırmızı biber (TS. koyu mor renkli iri taneli bir çeşit üzüm (DS.A. is. Hordeum vulgare. 147. 169. ZBK A. darı (TBAS. 74. I. sulu. BTS. I. arpa + elması) Yazın yetişen bir çeşit elma (DS. AVA. 200. Bilimsel yayınlarda Hint-Avrupa dillerinden alındığı sıklıkla dile getirilmiştir. 130. 66. OAAD. (TS.: arpagan) Yabani arpa (TS. KYA. DS. 164. Eren. arpa. 330. 330) . ülkemizde geniş bir alanda kültürü yapılan. sulu. is. ETA. I. 180. arpacık + soğanı) Tohumdan yetiştirilen ve tohumluk olarak kullanılan küçük soğan (TS. 1. 105. pipéri + T. 248. K AT. 200. 70. Arnavut + T. çilek (TS. Ka. çileği) bk. 264. Eski Kıpçakçada da arpa biçimi kullanılır. 330) arpacık soğanı: (< T. ADYA. 34) arnad: (< ? ) Yuvarlak. Orta Türkçede arpa olarak geçer.: arparmıdı) Arpa zamanı yetişen. GBAA. otu) bk. -u). Clauson. Tietze. 103. 198. 1. 1. 136) arpa elması: (< T. (And. -i) Acı. Arnavut + Yun. DS. 19). emrūd + T. arpa + Far. GD AT. T YA. 1. Ağz. 55. 235. I. Eren. 43. 119. 330) arpağan: (< T. 34) Arnavutköy çileği: (< öz. SA. 1. (And.

arslan + ayağı) bk. aslanpençesi (TBAS. sarı çiçekli. ādem) Salepgillerden. ‘asker + Far. türlü renkte. arslan + ağ(ı)zı). 146. 1. askili. üzerinde kara çizgiler bulunan bir çeşit kavun (DS. 344) asker gülü: (< Ar. bitki (DS. 344) askı düleği: (< T. ‘asker + T. I. borusu) Çobandüdüğü de denilen bir çiçek (DS. -ü) Dağlarda yetişen bir çeşit yaban gülü (DS. ‘uśfūr. bir çeşit üzüm (DS. I. I. güzel. 1. 1. 333) artıgan: (< T. arşın + T. üzüm) Beyaz. çiçekleri asılmış bir insana benzeyen ve köklerinden salep çıkarılan bir bitki (TS. asılmış + Ar. I. askı + divleği) Sarı renkli. 208) Bahçelerde yetiştirilen. 34) arşın üzüm: (< Ar.: aslanāzı) Sıraca otugillerden. 143) asker borusu: (< Ar. artlı) Bol meyveli ağaç. 336) asfur: (< Ar. Ağz.195 arslanayağı: (< T. 344) askil: (< Gürc. I. uzun. Ağz. I. Tietze. (And. 345) aslanağzı: (< T. kokusuz çiçekleri olan bir bitki (TS. I. gul + T. 334) artlı: (< T.+ -ağan). I. arslan + kulağı) Bir sap üzerinde dizili sarı veya kırmızı çiçekli otsu bir bitki (TS. 146) . (And.: artığa) Yaprakları dövülerek ele kına gibi yakılan bir çeşit bitki (DS. DS. I. Tietze. 211) Kuşburnu meyvesi (DS. yemeklerde kullanılan bir bitki (DS. 341) asılmışadam: (< T. artağan < art. 345) aslankulağı: (< T.

345. Alchemilla. 345) asma: (< T. (yer pırasası).196 aslankuyruğu: (< T. asma + kabağı) 1. DS. 1. 346) aspidistra: (< Fr. sürüngen veya sarılgan. Leonurus. Orta Anadolu bölgesinde yetiştirilir. 247) asma gabak: (< T. çok yıllık. genellikle saksıda yetiştirilen. Lageneria vulgaris. 147) aspir: (< Ar. DS. 146) asma kabağı: (< T. ‘uśfūr. 2298. 4425. T YA. DS.A. MBTS. 391) . (TS. Vitis. 4425) asmagiller: (< T. XII. haspir) 25-50 cm yükseklikte. 23. dalları çardak üzerine yayılan bitkilere genel olarak verilen ad. arslan + Far. GD AT. 35. (TS. Ağz. 1. yaprakları doğrudan doğruya topraktan çıkan bir süs bitkisi (TS. 1. 2. asma) 1. Gaz. 347. 2. mevsimlik bir kabak türü. 146) aslanpençesi: (< T. asma + kabak) Bir çeşit süs kabağı (DS.: hasbir. 55) aslım: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. otsu. Kışın yenmek üzere hevenk şeklinde asılıp saklanan büyük taneli ve kalın kabuklu bir çeşit üzüm. 187). BTS. aspidistra) Zambakgillerden. III. TBAS. (And. Kabakgillerden. I. (TBAS. DS. turuncu çiçekli ve otsu bir bitkidir. K AT. 1. Çardaklara. 34. asma + -giller) ki çeneklilerden. 146. pençe + T. I. Carthamus tinctorius. 146) asma üzümü: (< T. -si) Gülgillerden. Belirli bir tür üzüm veren bitki. (TS. belli başlı türü asma olan bitki familyası (TS. 1. 1. 146. asma + üzümü) 1. arslan + kuyruğu) Ballıbabagillerden. I. XII. 1. Bu türün ince uzun.. tohumundan yağ çıkarılan. 105. I. VII. 2. eskiden hekimlikte terletici olarak kullanılan bir bitki. sebze olarak kullanılan ürünü (TS. sarı ve beyaz çiçekli bir yabani bitki. Asmagillerden. ağaç dallarına kadar uzayan üzüm (DS.

197 aster: (< ? ) Beyaz renkte açan bir yaban çiçeği (DS. 196) ri taneli. aşılama) Büyük ve sulu armut (DS. 265) aşkar: (< Ar. 215) Bir çeşit armut (DS. 1. fujer (TS. aş + Far. aşı + kara) bk. 191) Armut (DS. I. 358) aşk merdiveni: (< Ar. 352) aşenpilunç: (< ? ) Eğrelti otuna benzeyen bir çeşit ot (DS. (aşıkara). -ı) bk. I. aşağı + bitkiler) Su yosunları. mantarlar ve kara yosunları gibi su dışında fazla boy atmayan damarsız bitkiler (TS. 804) . aş + eriği) Bir çeşit iri erik (DS. áħerdos. (And. I. I. 352) aşı: (< T. 1. aşı + kara + Far. I. VII. MBTS. 1. I. (DS. 347) aşağı bitkiler: (< T. I. 352) aş eriği: (< T. 351) aşendos: (< EYun. ‘aş + Far. aşılak). aşı. 354. haşlak) Aşılanmış bitki (DS. DS. aşı karaköy (DS. DS. 353) aşıaşı: (< T. aşı + aşı) Tohum kapakları sert. çok tatlı bir çeşit üzüm (DS. 2304) aşılama: (< T. büyükçe bir ot (DS. I. 149) aşbak: (< ? ) Aşısız fidan (DS. nerdibān + T. I. I. kūy) Bir çeşit kara üzüm.: aşlak. 354) aşılak: (< T. 353) aşıkara: (< T. 1. I. I. Tietze. I. 359. encīr + T. Ağz. sert kabuklu. -i) Küçük cins incir (TaS. 354) aş inciri: (< T. MBTS. 354) aşı karaköy: (< T. I. eş ar.

MBTS. (TBAS. 369) atiçi: (< ? ) Küçük hıyar (DS.198 aş otu: (< T. bağa (TBAS. I. kastania + T. I. at + elması) 5-6 m yükseklikte bir ağaççıktır. 36) ateş buğdayı: (< Far. ‘āşūre. Meyveleri 3 cm kadar çapında. 197) Bir çeşit bitki (DS. Gazi Antep ve Kahraman Maraş bölgelerinde turşu yapılır. 363) at dikeni: (< T. Meyveleri yenir. gelincik (TBAS. ‘āşūre + T. 36) atınaklı: (< ? atınak + T. I. Aesculus hippocastanum. 1. -si) At kestanesigillerden. (TS. tavşan elması (TBAS. buğday) Rengi kırmızıya çalan bir çeşit buğday (DS. ātiş + T. geniş yapraklı. 35) at elması: (< T. 159. ātiş + T. 367) ateş çiçeği: (< Far. pembe ve beyaz noktalı. yaprağı) bk. -lı) Nergis çiçeği (DS. çiçeği) Ballı babagillerden. BTS. ateş kırmızısı renginde çiçekler açan bir süs bitkisi. buğdayı) Kırmızıya çalar renkte bir çeşit buğday (DS. at + Yun. boğa dikeni (TBAS. çiçekleri dik duruşlu ve salkım şeklinde. ātiş + T. 363) aşūra buğday: (< Ar. at + dikeni) bk. 15 ile 30 m yükseklikte. sarı renkli ve ekşidir. 61) . I. 36) ateş yaprağı: (< Far. Eriolobus trilobatus. Salvia splendens. 370) atitfel: (< ? ) Yaprakları farekulağına benzeyen bir çeşit bitki (DS. I. park ve caddelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir tür ağaç. 1. ātiş + T. dikeni) bk. 370) at kestanesi: (< T. 157) ateş dikeni: (< Far. 1. I. aş + otu) bk. (TS. 35) aşur: (< Ar.

beyaz. çiçeği) Uzun ve sarkık yapraklı. çok yıllık. uzun taneli. Ağz. 1. 2.. 26. -si + -giller) ki çeneklilerden. (And. (And. ekşimsi bir bitki. çok yıllık ve otsu bitkilerdir. 159. BTS. örneği atkuyruğu olan. aŧlas + T. 62) atlas çiçeği: (< Ar. yer elması (DS. yaprakları büyüme noktalarında kın şeklinde körelmiş. 1. MBTS. kastania + T. verimli gövdeler beyaz ya da kahverengimsi. I. I. MBTS.199 at kestanesigiller: (< T. 1. yeşil yapraklarından turşu yapılabilen bir bitki. parlak kırmızı çiçekler açan kaktüs (TS. rizomlu. biraz geniş yapraklı. 1. I. 159) atkulağı: (< T. camuskulağı (DS. 159. 368. BTS. 1. yuvarlak bir kış üzümü (DS. 372) . atoll < ng. I. meme. Equisetum arvense. at + kulağı). TBAS. at + memesi. 372) atol: (< Fr. TBAS. at + kuyruğu) Atkuyruğugillerden. “< çoc. gövdenin üzeri oluklu ve içi boş. aŧlas + T.: attol) Sürülmüş tarlalarda kendiliğinden biten. 160) atmalı: (< T. dil. atmalı) Kar altında bile varlığını koruyan. genellikle dere kenarlarında ya da nemli alanlarda yetişen ve ilâç olarak kullanılan rizomlu. 36) atkuyruğu: (< T.: atmemegi) ri. (And. 62) atkuyruğugiller: (< T. 372) atmen: (< ? ) Ekim ayında yenen bir çeşit armut (DS. sporla üreyen. otsu bitkiler (TS. Ağz. Ağz. ince kabuklu. I. 1996”). ülkemizde Equisetum cinsi ve bu cinse ait 7 türle temsil edilen. at + Yun. verimsizler yeşilimsi. 1. 160) atlas çiçeğigiller: (< Ar.: akkulağı) Kuzukulağına benzeyen. çiçeği + -giller) Kaktüsgiller (TS. örneği at kestanesi olan bir bitki familyası (TS. 210). (TS. beyaz bir çeşit üzüm (DS. kök sapı ömürlü olan. 36. at + kuyruğu + -giller) Eğrelti otugillerden. 372) atmemesi: (< T. tatlı yumruları çiğ ve pişmiş olarak yenilebilen.

Tietze. at + ? yoncası) Tarlalarda. 375. 36) avcı üzümü: (< T. ağacı) Zambakgillerden. I. -sı) Siyah. avize biçiminde sarkık. 36) av buğday: (< T. 36) avcı otu: (< T. bā ilā + T. 382) avize ağacı: (< Far. 228) 1. Ağz. kokusuz. I. I. I.200 at paklası: (< T. 63) . 379) avgıç: (< ? ). 2. sık dallı bir ağaççık (DS. I. Yucca glosiosa. (TS. BTS. I. 165. (And. 373) avadik: (< ? ) Melezleşmiş buğday (DS. 381) avı: (< agı / agu) Yabani zakkum (DS. 373) at yoncası: (< T. (TS. (And.: avgış. 378) avcar: (< ? ) bk. I. Ağz. 374) avar: (< ? avar. avátin/vatin. 1. büyük bakla (DS. iri ve beyaz çiçekli bir süs ağacı. 204) avat: (< Yun. āvīze + T. börülce gibi taneleri yenen bir ot (DS. 228) Böğürtlen (DS. 378. avguç) Bezelye. Amerika’dan dünyanın her yanına yayılmış olan. Tarladaki sebze. I. (yuka ağacı).: avceyil) Funda gibi kısa. kimyon (TBAS. I. AAT. Hıyar (DS. 1. Adonis. 164) avcıyel: (< ? ). avcı + otu) Düğün çiçeğigillerden. yaylalarda kendiliğinden yetişen ince yapraklı bir bitki (DS. TBAS. çay üzümü (TBAS. at + Ar. ak + buğday) Beyaz buğday (DS. Tietze. parlak zehirli bir bitki. sert. avcı + üzümü) bk.

ak + Ar. ayı elması (TBAS. 117) avşak: (< T. beyaz patates (AA. 395) avurtlak: (< ? avurt + T. güzelavrat otu (TBAS. I. Persea americana. 2. 165. 393) avşam: (< T. 2. 20 m kadar boylanabilen. I. ‘avret + T. Afşar/Avşar + T. (Amerikan armudu). ağacı) bk. 1. Ardıç çalısı gibi bir dağ çalısı. 37) avokado: (< sp. 37) avrizi: (< ? ) Deniz yosunu (DS. I. eriksi meyveleri olan bir tür. otu) bk. I. Nişanyan. ri taneli. kara kekik (TBAS. ayaklı + ? kekik) bk. 37) . Eski Türkçede adurt olarak geçer’. 26”) 1. av + kuş ?) Mürdük ve mürdümük de denilen bir bitki (TaS. lkbaharda çiğdemle birlikte açan. kokusuz. kalın kabuklu bir çeşit beyaz üzüm (DS. I. I. 384) ayaklı kekik: (< T. I. menekşeye benzer bir çiçek (DS. 283) avlu ağacı: (< Yun. (avu çiçeği). 391) avrus: (< ? ) Bir patates türü. BTS. avu (DS. is. avli + T. avocado. 63) avrat otu: (< Ar. şam’) Beyaz çiçekli kısa bir ağaç (DS. I. (DS. akşak) 1. mor renkli ve armut şeklinde. lak. 394) avukçu: (< ? avuk + T. Afşar otu (TBAS. agu) Ormanların taşlık yerlerinde yetişen zehirli bir bitki. “< avurt ‘kökünü bilmiyoruz. 394) avu çiçeği: (< T. Başak tutmak üzere olan ekin.201 avkuş: (< T. 33) Defnegiller familyasından. -çu). (TS. agu + çiçeği) bk. 394) Avşar otu: (< öz. Eren. otu) bk. Akdeniz Bölgesi’nde üzüm mevsiminde sarı çiçek açan geniş yapraklı bir ot (DS. 37) avu: (< T.

I. I. meyveleri kuruyemiş olarak yenen ya da yağ eldesinde kullanılan. aydın + göz) Siyah. aydın + buğday) Yassı ve beyaz bir çeşit buğday (DS. 414) aygün: (< T. günebakan). gün çiçeği. 408) ayçiçeği: (< T. I. otsu bir bitki türü. ETA. 65. gul + T. (TS. aydın çiçeği. kimi beyaz iri taneli üzüm (DS. ay + çiçeği) Birleşikgillerden. I. aydın + çiçeği) bk. ayçiçeği (DS. iri taneli. 236) bk. I. 411) aydın: (< ET. Clauson. I. SA. www. aydın gülü. II. “Parlak. ayçiçeği (DS. I. I. 318. 412) . aygün.ayas. ‘ayān. 412) aydın buğday: (< T. ayçiçeği (DS. adgır + Far. I. Krş. BTS.A. ay + gün) bk. (aydede. aygır < ET. 412) aydeçi: (< ? ) Ayrık otu (DS. Helianthus annuus. DS. 1. ayaş < ayas. 412) aydın gülü: (< T. I. 197. 405) ayān: (< Ar. 412) aydın göz: (< T. gürgene benzer bir çeşit ağaç (DS. aygün çiçeği çekirdek. acı meyveli. ay + elması) Kırmızı. ayçiçeği (DS.202 ay alması: (< T. günaşık. sarı renkli çiçeği çok iri olan. aygün aşığı. ay + dede) bk. I. Tietze. aydın. I.Y.tr”) Kimi siyah. gündoğdu. 407) ayaş: (< T. yurdumuzda çok yetiştirilen. Tietze. gündöndü. encīr) Erkek incir (DS. erken olan bir çeşit üzüm (DS.. -ü) bk. 173. 412) aygır incir: (< T. aydıŋ. 268. uzun saplı. 411) aydede: (< T. 460. aydınlık gece anlamına gelen Türkçe bir isimdir. 412) aydın çiçeği: (< T.bel. I. aydın + Far. ayçiçeği (DS. 234) Zakkum (DS. bir yıllık. 553.

203

aygün aşığı: (< T. aygün + Ar. āşı + T. -ı) bk. ayçiçeği (DS, I, 412) aygün çiçeği: (< T. aygün + çiçeği) bk. ayçiçeği (DS, I, 412) ayı ardıcı: (< T. ayı + ardıcı) Kış mevsiminde olgunlaşan meyveler ayılar tarafından besin olarak tüketilir. Meyvelerini ayıların yemesinden dolayı bu ismi almıştır, Juniperus drupacea, (Duran, 223-229) ayı asması: (< T. ayı + asması) Hanımeli çiçeği (DS, I, 416) ayıayağı: (< T. ayı + ayağı) Bitkinin parçalı yaprakları ayı ayağına benzemesinden dolayı bu ismi almıştır, Ptilostemon chamaepeuce, (Duran, 223-229) ayı baldıranı: (< T. ayı + ? baldıran + T. -ı) Yumru kökü zehirli bir ot, baldıran otu (DS, I, 416) ayıboğan: (< T. ayı + boğan) Yenmesi zor, boğaz tıkayan bir çeşit armut (DS, I, 416) ayıcı: (< T. ayıcı) Bir çeşit sarı mantar (DS, I, 416) ayı çiğdemi: (< T. ayı + çiğdemi) Çokça ormanlarda biten, seyrek dokulu, acı bir çiğdem çeşidi (DS, I, 416) ayı çileği: (< T. ayı + çileği) bk. güzelavrat otu (TBAS, 37) ayıeli: (< T. ayı + eli) bk. peynir otu (TBAS, 37) ayı elması: (< T. ayı + elması) Dutgiller familyasından, ana vatanı Amerika olan, bahçe kenarlarında çit bitkisi olarak yetiştirilen, meyveleri 10-15 cm çapında, portakal biçiminde, dikenli ve diyoik bir ağaç türüdür, Maclura pomifera, (TBAS, 37; BTS, 65; DS, I, 416)

204

ayı eriği: (< T. ayı + eriği) Yenmeye elverişli olmayan çok ekşi ya da çok acı bir erik çeşidi (DS, I, 416) ayı fındığı: (< T. ayı + Ar. fundu + T. -ı) Ayı fındığıgiller familyasından, 2-5 m kadar boyda, yaprakları büyük, gövdesi marangozluğa elverişli, beyaz çiçekli, meyveleri 1-2 tohumlu, tohumlarından yağ elde edilen ve tespih yapılan çalımsı bir bitki, Styracaceae, (TBAS, 37; BTS, 65; DS, I, 416) ayı fıstığı: (< T. ayı + Ar. fustu + T. -ı) Gürgen meyvesi (DS, I, 416) ayı gülü: (< T. ayı + Far. gul + T. -ü) ki çenekliler sınıfının düğün çiçeğigiller familyasından, çiçekleri büyük ve kırmızı renkli, çok yıllık, otsu ve rizomlu bir şakayık türü, Peconia corollina, (TS, 1, 174; TBAS, 37; DS, I, 416; DS, I, 432; TaS, I, 341) ayı köşk: (< T. ayı + Far. kōşk) Bir çeşit zehirli mantar (DS, I, 417) ayıkulağı: (< T. ayı + kulağı) Çok yıllık, sarı çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitki; çuha çiçeğinin bir türü, Primula auricula, (TS, 1, 174; TBAS, 38; DS, I, 416; TaS, I, 341) ayı liforu: (< T. ayı + ? lifor + T. -u) bk. güzelavrat otu (TBAS, 38) ayı ligarbası: (< T. ayı + Yun. ligarba + T. –sı; “< Yun. ligarba; www.ekshi.net”) bk. güzelavrat otu (TBAS, 38) ayı mantarı: (< T. ayı + Yun. manitari + T. -ı) Zehirsiz mantarlardan Boletus türlerine verilen genel ad. Yenen büyük mantarlardır, Boletaceae, (TBAS, 38; BTS, 65) ayınga: (< Erm. ayı’nga) Kaçak tütün, tütün (TS, 1, 175) ayı otu: (< T. ayı + otu) Geniş ve parlak yapraklı bir çeşit yaban ot (DS, I, 420) ayıparmağı: (< T. ayı + parmağı) 10-20 cm yükseklikte, otsu, parazit ve kırmızı çiçekli bir bitki, Phelypaea tournefortii, (TBAS, 38)

205

ayıpençesi: (< T. ayı + Far. pençe + T. -si) Ayıpençesigiller familyasından, çiçekleri kurutularak çaylara koku vermesi için katılan, çok yıllık, dikenli ve otsu bir bitki, Acanthus dioscoridis, (TBAS, 39; BTS, 66) ayı soğanı: (< T. ayı + soğanı) bk. ada soğanı (TBAS, 39) ayı şalgamı: (< T. ayı + Far. şal am + T. -ı) Dağ soğanı da denilen, ince, yeşil yapraklı, yumru köklü bir ot (DS, I, 420) ayıt: (< Ar. ‘īd; Eren, 176; Tietze, 237), (And. Ağz.: hayıt) Mine çiçeğigillerden, Akdeniz çevresinde yetişen, küçük, ince yapraklı, kokulu, mavi, beyaz veya menekşe renginde çiçekler açan, halk indinde kutsal sayılan, 1-2 m boyunda bir ağaççık, hayıt, Vitex agnuscastus, (TS, 1, 176, 968; DS, I, 421; TaS, I, 317) ayı üzümü: (< T. ayı + üzümü) Fundagillerden, 25 cm kadar boyda, küçük taneli yemişler veren, Karadeniz Bölgesi’nde yüksek kesimlerde orman altlarında yaygın olarak bulunan ve yaprak döken tüylü bir bitki, Arbutus uva ursi, (yaban mersini), (TS, 1, 176; BTS, 65) ayı yemişi: (< T. ayı + yemişi) Koca yemiş (DS, I, 421; TBAS, 39) aylandız: (< Çince ailanto’dan; TS, 1, 177) Sedef otugillerden, Avrupa’ya Çin’den getirilmiş, kısa zamanda yetişip boy attığı için bir gölge ağacı olarak dikilen, kötü kokan bir ağaç, kokar ağaç, Ailanthus glandulosa, (TS, 1, 177) aynısefa: (< Far. ‘ayn-ı śafā’) Birleşikgillerden, çiçekleri sarı renkli bir kır bitkisi, Calendula arvensis, (TS, 1, 178) ayrelli: (< ? Yun.) Kuşkonmaz çiçeği (DS, I, 430) ayrı çanak yapraklılar: (< T. ayrı + çanak + yapraklılar) Çanak yaprakları birbirine bitişmiş olmayan bitkiler (TS, 1, 179)

206

ayrık otu: (< T. ayrık < ET. adrık + otu) (And. Ağz.: aylık) Buğdaygillerden, kökü hekimlikte idrar söktürücü olarak kullanılan, çok yıllık, rizomlu, otsu ve yabani bir bitkidir, Agropyrum repens, (TS, 1, 179; TBAS, 39; BTS, 66; DS, I, 425; AVA, 246) ayrı taç yapraklılar: (< T. ayrı + Ar./Far. tāc + T. yapraklılar) Taç yaprakları birbirine bitişik olmayıp yan yana yer almış bulunan bitkiler (TS, 1, 181) ayşekadın: (< öz. is. Ayşe + Soğd. kadın), (And. Ağz.: ağşādın, ağşağadun, ağşa kadın, ayşagadın, ayşakadın) Kılçıksız, lezzetli bir tür fasulye (TS, 1, 181; DS, I, 113, DS, I, 431; DS, XII, 4426; Krş.Y.A., 272, 475) ayu mamuğu: (< T. ayı + ? mamuk + T. -u) Yabani can eriği (DS, I, 432) ayva: (< Far. ābiyā; Nişanyan, 34; Eren, 29; Tietze, 244), (And. Ağz.: eyva, hayva, heyva) Gülgillerden, çiçekleri iri ve pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç ve bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi, Cydonia vulgaris, (TS, 1, 181; BTS, 66; DS, VII, 2355; DS, XII, 4516; AA, 140; AAT, 56; DA, 120, 159; EYAD, 162; Gaz.A., III, 397; GD AT, 84, 288; Ka.Y.A., 252, 276; K AT, 222; Krş.Y.A., 218, 482; OAAD, 40, 160; ST AT, 243; T YA, 254; UA, 85, 113; TaS, III, 1907) ayvadana: (< Yun. ayiovotano; Eren, 29; Tietze, 244) Yüksekliği 15-70 cm, sık tüylü, soluk sarı çiçekli, çok yıllık ve otsu bir bitki, Archillea nobilis (TS, 1, 181) ayvaganı: (< Far. ābiyā + T. kanı) Beyaz çiçek açan, dere kenarlarında yetişen bir çeşit ağaç (DS, I, 433) azak: (< ? ) Domates (DS, I, 435) azak eğiri: (< ? azak + Yun. ákoron + T. -i) bk. eğir kökü (TBAS, 39)

207

azan: (< T. azan), (And. Ağz.: azgan, azzan) Dikenli, bol ve ufak sarı çiçekli bir çeşit çalı (DS, I, 435, 438, 443) azat: (< Far. āzād; MBTS, 1, 240) 1. Kırlarda yetişen tek ve büyük ağaç, 2. Yabani armut, 3. Ormanda, tarlada budanmadan büyümeye bırakılmış ağaç, 4. ri ağaç, 5. Palamut ağacı, 6. Budanmış büyük meşe, ardıç ağacı (DS, I, 435) azezi: (< Ar. ‘azį z + Ar. -î), (And. Ağz.: azazi) Taneleri sivri uçlu bir çeşit üzüm (DS, I, 437) azırgan: (< T. azırgan) Yol kenarlarında birbirine sarılarak büyüyen, boyu iki-üç metre kadar yükselebilen bir çeşit dikenli bitki (DS, I, 440) azmuk: (< T. azmuk), (And. Ağz.: azmuh) Bahçe ve bostanlarda biten yabani otlar (DS, I, 443) azor: (< ? ) Söğüte benzer bit ağaç (DS, I, 443) azraz: (< ? ) Ormanlarda kendiliğinden yetişen bir meyve ağacı ve bu ağacın küçük kahverengi meyvesi (DS, I, 443) azvay: (< Far. āzvāy; Tietze, 251; Eren, 30), (And. Ağz.: azvéy) Acı bir bitki, sarısabır (DS, I, 443) -Bbabaçça: (< Sırpça-Hırvatça popadica; Tietze, 253) 1. Papatya, 2. Pire öldüren bir çeşit ot (DS, II, 448; TBAS, 40) baba inciri: (< Far. bābā + encīr + T. -i) Olgunlaşmadan düşen erkek incir (DS, II, 450) babak: (< çocuk dili) Çocuk dilinde kabak, kavun, karpuz vb.ne verilen ad (DS, II, 450)

208

babır: (< Yun. pápiri; Tietze, 254), (And. Ağz.: babıra, babrik, barba) Göl kenarlarında biten bir çeşit saz (DS, II, 453; TBAS, 40) babut: (< ? ), (And. Ağz.: bacud) Taze fasulye (DS, II, 455) babutsa: (< ? ) Mısır inciri (DS, II, 455) bacakkıran: (< OFar. pāçak + T. kıran) Nemli bölgelerde yetişen yeşilimsi sarı çiçekli bir bitki, Narthecium, (TS, 1, 189) badat: (< Fr. patate “Eski zamanda Orta Amerika’da yaşayan Taino Kızılderililerinin dilindeki batata (patates) kelimesinden”; Tietze, 256) Birleşikgillerden, şekeri çok, bir tür yer elması (TS, 1, 190) baddem: (< ? ) Kaynatıldığında al renk veren bir çeşit ot (DS, XII, 4439) badem: (< Far. bādām; Nişanyan, 36; Eren, 32; Tietze, 256), (And. Ağz.: bayam, bayan, bıyam, paya, payam, payem, piyam) Gülgillerden, 6-8 m yükseklikte, yurdumuzun her yerinde yetişen, dikensiz, pembe veya beyaz çiçekli bir ağaç ve bu ağacın yaş veya kuru yenilen yemişi, Amygdalus communis, (TS, 1, 190; TBAS, 40; BTS, 68; DS, II, 578; DS, XII, 4449; DS, XII, 4640; DA, 136, 149; EYAD, 47, 76; EYAD, 237; Gaz.A., III, 550; GD AT, 301; Ka.Y.A., 202; Krş.Y.A., 464; UA, 128; TaS, I, 465; TaS, V, 3182) badıç: (< Erm. patic; Eren, 32; Tietze, 257) Bir çeşit ot (DS, XII, 4439) badıramba: (< Far. bādranbūya/bād-rang-būya; Tietze, 258) Arıların çok sevdiği güzel kokulu bir ot (DS, II, 467) badi: (< ? badik < badi) Ufak mısır, cin mısırı (DS, II, 470) badik: (< ? badik “kısa boylu, bodur, tıknaz”; Tietze, 258) Kuru fasulye (DS, II, 470)

209

bagmen: (< bağmen < Far. bā bān; Tietze, 262) Bir çeşit armut (DS, II, 472) bağa: (< ET. bāka “kurbağa”; MBTS, 1, 254) Yaprakları yaraları iyileştirmekte ve et dolması sarmakta sebze olarak kullanılan, bir veya çok yıllık otsu bitkiler (TBAS, 40; DS, II, 473) bağa yaprağı: (< bağa < ET. bāka + yaprağı) bk. bağa (TBAS, 41) bağboğan: (< Far. bā + T. boğan) Küsküt, şeytansaçı (TS, 1, 192) bağbozan: (< Far. bā + T. bozan) bk. bostanbozan (TBAS, 41) Bağdat hurması: (< öz. is. Bağdat + Far. ħurmā + T. -sı) bk. amme (DS, I, 239) bağırgan: (< T. bağırgan), (And. Ağz.: bağurganı) Tarla sarmaşığı (DS, II, 479) bağırsak otu: (< T. bağırsak < ET. bagırsuk + otu) Farekulağı (TS, 1, 195) bağırtlak: (< ET. bagırlak < bağır “göğüs” + -lak eki ‘Aradaki -t- eki fonetik bir ilâvedir’; Tietze, 261), (And. Ağz.: boğartlak, boğurtlak) 1. Yoncaya benzeyen bir ot, 2. Yeni çıkan başak (DS, II, 480, 723, 731) bağlaşık: (< T. bağlaşık) Sarmaşık (DS, II, 484) bağrıbütün: (< T. bağrı + bütün), (And. Ağz.: baribütün) Top çekirdekli bir çeşit kavun (DS, II, 484; 533) bağrıkara: (< T. bağrı + kara) bk. baldırıkara (TBAS, 41) bahar: (< Far. behār) 1. Zeytin çekirdeği ve ceviz büyüklüğündeki kavun, 2. Yeşillik, yenilebilen otlar, 3. Sigara tütünü (DS, II, 487) bahar otu: (< Far. behār + T. otu) bk. çuha çiçeği (TBAS, 41)

210

bahçe domatesi: (< Far. bā ça + Yun. domates + T. -i) Tarla ve bahçelerde sun’i gübre kullanmadan, doğal olarak yetiştirilen domates türü (TS, 1, 200) bahçe hezareni: (< Far. bā ça + Far. hezār-reng + T. -i) bk. hezaren (TBAS, 41) bahçe kekiği: (< Far. bā ça + ? kekik + T. -i) Bahçelerde özel yöntemlerle yetiştirilen kekik (TS, 1, 200) bahçe nanesi: (< Far. bā ça + Ar. na’nā’ + T. -si) Bahçelerde yetiştirilen bir nane türü (TS, 1, 200) bahçe teresi: (< Far. bā ça + Far. tere + T. -si) bk. tere (TBAS, 41) bāk: (< Far. bāk; MBTS, 1, 264) Esrar otu, afyon (DS, II, 489) bakam: (< Ar. ba am) Baklagillerden, odunundan kırmızı boya çıkarılan bir ağaç, bakkam, Haematoxylon campechianum, (TS, 1, 202) bakıldak: (< T. bakıldak ?) Taze fasulye (DS, II, 492) bakıldak otu: (< T. bakıldak + otu) Susam (DS, II, 492) bakır bağcığı: (< T. bakır + bağcığı) Dere kenarlarında yetişen bir çeşit sarmaşık (DS, II, 494) bakla: (< Ar. bā ilā; MBTS, 1, 267), (And. Ağz.: bağala, bahla, bala, bekle, boklo, paala, pağla, pahla, paħla, pakla, palaa, patla) Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, beyaz çiçekli, taneleri badıç içinde bulunan tek yıllık, otsu bir bitki ve bu bitkinin yeşil ürünü veya kuru tanesi, Vicia faba, (TS, 1, 205; BTS, 71; DS, II, 473, 494, 496; DS, IX, 3379, 3381; DS, XII, 4632; AA, 149; AAT, 205; AAT, 43; AVA, 340; Erz. .A., III, 254; Gaz.A., III, 547; GD AT, 178, 301; K AT, 18; OAAD, 254; SA, 184; T YA, 251; UA, 128; ZBK A, 164, 190)

211

baklaçalısı: (< Ar. bā ilā + T. çalısı) Ekin tarlalarında yetişen, yeşil meyveli, baklagillerden bir bitki (DS, II, 495) bakla çiçeği: (< Ar. bā ilā + T. çiçeği) Sarımtırak eflatuna çalan beyaz renkte olan bitki (TS, 1, 205) baklagiller: (< Ar. bā ilā + T. -giller) Bakla, fasulye, akasya, keçiboynuzu gibi badıçlı pek çok sebze ve ağaçları içine alan, yaprakları parçalı, çiçekleri er dişi, çanak yaprakları 5’li ve birleşik, 10 adet stamenli, legümen ya da lomentum tipi meyveleri olan, ülkemizde 68 cins ve 100 kadar türle temsil edilen, bir, iki ya da çok yıllık, otsu, çalımsı ya da ağaçsı bitkiler (TS, 1, 205; BTS, 71) baklakıran: (< Ar. bā ilā + T. kıran) bk. canavar otu (TBAS, 41) bakla soğan: (< Ar. bā ilā + T. soğan) Bakla zamanı çıkan bir çeşit soğan (DS, II, 495) balanur: (< ? ) ncir (DS, XII, 4441) balaband: (< Far. bālābān; Tietze, 269) Kaynatılarak içilen bir ot (DS, II, 497) baladız: (< ? ), (And. Ağz.: balardız, balarış, balarız, balaz, baldız) 1. Ağaç, asma filizi, sürgün, fışkın, piç, 2. Çalılar arasında yetişen, yakacak olarak kullanılan bir bitki (DS, II, 497) bal armudu: (< T. bal + Far. emrūd + T. -u) bk. balbardağı (DS, II, 500) balaşlama: (< T. bal + aş(ı)lama) bk. balbardağı (DS, II, 500) balbal: (< T. bal + bal) Beyaz ve yuvarlak taneli bir çeşit üzüm (DS, II, 500)

212

balbardağı (< T. bal + bardağı) 1. Erken olgunlaşan, yeşil renkli, çok sulu ve tatlı bir çeşit armut, 2. Küçük yapraklı, kırmızı çiçekli, kırıldığı zaman tatlı bir su salıveren zehirsiz bir ot, (DS, II, 500) balbardak: (< T. bal + bardak) bk. balbardağı (DS, II, 500) balçık hurması: (< OT. balçık + Far. ħurmā + T. -sı; “< OT. balçık < balk + -(a)ç; Eren, 35”) Mısır ve Irak’ta yetişen bir çeşit hurma (DS, II, 501) bal çiçeği: (< T. bal + çiçeği), (And. Ağz.: bal çiçē) Almaşık yapraklı, kırmızı veya kırmızıya çalar sarı renkli çiçekli ağaççık (TS, 1, 208; DS, II, 501) baldıran: (< kökü belli değildir; MBTS, 1, 271) Maydanozgillerden, nemli yerlerde yetişen, bir veya iki yıllık, beyaz çiçekli, parçalı yapraklı, kuvvetli kokulu ve otsu bir bitkidir, Conium maculatum, (TS, 1, 208; TBAS, 42; BTS, 73; DS, II, 501; DS, XII, 4442; AA, 118; E A, 259) baldıran otu: (< ? baldıran + T. otu) bk. baldıran (TBAS, 42) baldırgan: (< görünüşe göre bal-tır- fiilinin fiilsıfatı; Tietze, 270) 1-1.5 m yükseklikte, çok yıllık, özel kokulu, beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. Erzurum ve Kars bölgelerinde gövdesi, kabuğu soyulduktan sonra çiğ olarak yenir. Heracleum trachyloma, (TBAS, 42) baldırıkara: (< T. baldırı + kara) 10-25 cm boyunda, çok yıllık ve otsu bir bitkidir. Yaprak sapı dip kısımda siyah renklidir. Toprak üstü kısmı balgam söktürücü ve öksürük kesici olarak kullanılır. Asplenium adiantum-nigrum, (TBAS, 43) baldırıkız: (< T. baldırı + kız) Semiz otu (DS, II, 502) balgam elması: (< Ar. bal am + T. elması) Sarı renkli, iri ve tatlı bir çeşit elma (DS, II, 503)

213

balık ağusu: (< T. balık + ağusu) Sarı sütleğen denilen bitki (TaS, I, 390) balıkkıran: (< T. balık + kıran) Tohumu suya atıldığı zaman balıkları sersemleştirerek suyun yüzüne çıkmalarını temin eden sarı çiçekli ve sapları sütlü bir bitki (DS, II, 505) balık otu: (< T. balık + otu) Cava ve Malabar’da yetişen, zehirli meyvesiyle balıkları sersemleterek avlamaya yarayan bir bitki, Anamirta (TS, 1, 210) balık öldüren: (< T. balık + öldüren) Sarı sütleğen denilen bitki (TaS, I, 391) balık sütleğeni: (< T. balık + sütleğeni) bk. balıkkıran (DS, II, 505) balımışık: (< T. balım + ışık) Baharda yetişen ve yaprağından börek yapılan bir bitki (DS, II, 505) bal kabağı: (< T. bal + kabağı) çi turuncu, iri ve tatlı bir kabak çeşidi, Cucurbita moschata, (TS, 1, 211) balkadın: (< T. bal + Soğd. kadın) Yenilebilen bir çeşit mantar (DS, II, 507) balkıza: (< T. bal + kız + a) Yarısı kırmızı, yarısı beyaz veya karışık olarak meyve veren dut ağacı (DS, II, 508) ballı: (< T. ballı), (And. Ağz.: bāli) Koyu pembe renkli, ince kabuklu, çekirdeği orta büyüklükte, kısa saplı ve çok tatlı bir çeşit kiraz (DS, II, 506, 509) ballıbaba: (< T. ballı + Far. bābā) Ballıbabagillerden, boynuz gibi meyvesi olan ve tanelerinden tespih yapılan, beyaz çiçekli, bir ya da çok yıllık otsu bir bitki, Lamiumalbum, (TS, 1, 212; TBAS, 43; BTS, 375; DS, II, 509) ballıbabagiller: (< T. ballı + Far. bābā + T. -giller) Gövdeleri dört köşeli, yaprakları basit ya da parçalı, güzel kokan, aromatik yağ içermelerinden dolayı farmakoloji ve parfümeri sanayiinde kullanılan, ülkemizde 750 kadar türle temsil edilen, nane, lavanta

214

çiçeği, kekik gibi kokulu bitkileri içine alan, bir ya da çok yıllık, otsu ya da çalımsı bitkiler (TS, 1, 212; BTS, 75) ballı boynuz: (< T. ballı + boynuz) Bakla şeklinde ve kahve renkli, yenilebilen tatlı bir çeşit meyve (DS, II, 509) ballıca: (< T. ballıca) Bir çeşit armut (DS, II, 509) ballıdarı: (< T. ballı + darı) ncir (TS, 1, 212); ballık: (< T. ballık), (And. Ağz.: bollık) Baklagillerden, çiçeği emildiğinde tatlımsı bir madde çıkaran bitki (DS, II, 510, 735) ballıka: (< ? ) Soya fasulyesi (DS, II, 510) ballıkara: (< T. ballı + kara) Bir çeşit kara incir (DS, II, 510) ballık otu: (< T. ballık + otu) bk. ballıbaba (TBAS, 43) bal mantarı: (< T. bal + Yun. manitari + T. -ı) stanbul civarında (Belgrat ormanı) yetişir, yenen bir türdür, Armillariella mellea, (TBAS, 43) balma üzüm: (< ? balma + üzüm), (And. Ağz.: balma) Taneleri iri ve koni şeklinde olan kurutulmaya elverişli üzüm (DS, II, 510) balsama: (< Far. belesān) Misvak ağacı (TaS, I, 394) baltabatak: (< T. balta + batak; “< balta < ET. baltu ‘Hangi dilden alındığı kesin olarak belli değildir, kelime Türkçeden komşu dillere de geçmiştir’ MBTS, 1, 275; Eren, 37”) Kır sarmaşığı (DS, II, 511) bal üzümü: (< T. bal + üzümü) Kokulu ve yuvarlak taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS, II, 512; GD AT, 264)

279. 1. 515. 33.Y. Ar. Ka. (And. müsilaj bakımından zengin meyveleri hem taze olarak. 514. manya) Ebegümecigiller familyasından. Tietze. otu). 275). 3389. DS. bāmiya. Sepetçi söğüdü.. Heliotropium. 2. banada. bāmiyā/bāmiya. Tietze. Tietze.A. banak < ban-. (And. . DS.: bamıya.A. 214) banak: (< T. boyu 25 m kadar olabilen. Asya’nın tropik bölgelerinde ve Afrika’nın kuzeyinde yetişen. bambou) Buğdaygillerden. 516) . bamiye. 3388) bambu: (< Fr. TAYA.A. Gaz. manator. DS. 275) Zambak (DS. II. banadore. 274). sorkun (TS. III. 146. bandura. panadora. banya. 463. sıcak ülkelerde yetişen. Ağz. panadura) Domates (DS. Ağz. IX. Gelincik çiçeği (DS. 1. 71. 214. IX. 3115) bamya: (< Far. 4443) ban ağacı: (< Ar. 514) bambul otu: (< ? bambul + T. bonadura. 75) bambul: (< ? bambul. 12.215 bambal: (< ? ). baston gibi birçok eşyanın yapımında kullanılan bir tür kamış. DS. Ağz. (TS.: mambalotu) Sıcak ve ılıman bölgelerde yetişen otsu veya çalı türü bir bitki. bamle. (And.: bamador. banatura. mobilya. bamile.. banadur. çiçekleri salkım durumunda. BTS. hem de kurutularak yenilen bir bitki. XII. Moringa oleifera. manadura. ülkemizde kültürü yapılan. mamya. 1.A.Y. Tietze. mamador. II. banadora. mamye. meyvesinden kokusuz bir yağ elde edilen ağaç. 513. banadara. 3116. Ağz. II. IX. Erz. 1. II. II. ağacı) 1. merdiven. Hibiscus esculentus. bān + T. DS. yaprakları telek damarlı. 214. III. 214..: pampal) Karaağacın meyve veya çiçekleri. 2. BTS. pomidoro/pomodoro. (TS. (TS. DS.. banader. (And. 175) banadura: (< t. 37. 3116. Bambusa vulgaris. ZBK A. Krş. IX. 75. 275) Marul (DS.

Kuzey Afrika ve Avrupa’nın sıcak bölgelerinde yetişen. II. bandırma (DS. Tietze. 41. II. 517. (TS. Bandırma + T. 20-100 cm yükseklikte. 276). bandık) Genişçe yapraklı yabani bir ot (DS. yumuşak tüylü. Nişanyan. II. bànda < t. DS. is. Eren. 518) Bandırma kabı: (< öz. Ağz. (barbun). bondırma) ri taneli beyaz üzüm. II. 217) bara barmak: (< T. 41. barbone < Lat. (And. Adansonia digitata. sıcak ülkelerde yetişen. TBAS. 1. TBAS. Elmadan küçük. üzümü) bk. ekşimtırak bir meyve. is. 2. bandırma üzümü). II. Ağz. *bhardha. oval veya yassı. bān + T. elmanın ufağı (DS. 522) baobap: (< Afrika yerli dillerinden) Ebegümecigillerden. BTS. II. Hyoscyamus. barbone < Lat.: bandurma. yaprakları ağrı kesici olarak kullanılan. 517) Bandırma: (< öz. 75) banraz: (< ? ) Kayın ağacı (DS. banda. 222) bandık: (< T. 527) barbunya: (< Yun. 524) barbun: (< Yun. 44. 1. razakı (bandırma kabı. 527) barcaş: (< ? ) Pekmez yapmaya elverişli. 518) ban otu: (< Ar. kabı) bk.: banga. bandırma (DS. *bhardha. gövdesinin çevresi 20 m yi aşabilen bir ağaç. panta) 1. banta. 518) Bandırma üzümü: (< öz. kırmızı benekli bir tür fasulye. Nişanyan. 218. çok yüksek olmamakla birlikte. 40) Taneleri yuvarlak. (DS. sulu. 527) . otu) Asya. bara barmak ?) Bir çeşit ot (DS. II. barba ~ HAvr. barbounia ~ t. Eren. (TS. ahlat.216 banda: (< Yun. Bandırma + T. (TS. (And. II. beyaz üzüm çeşidi (DS. Yabanî armut. 40) Barbunya (fasulye) (DS. II. is. 519. 1. 216. barbounia ~ t. zehirli ve otsu bir bitki. II. barba ~ HAvr. Bandırma).

219) barnak: (< T. 535) bartlak: (< T. 77) basbaşı: (< ? bas + T. Taze incir. Tietze. Uzun. 44. 538) . parténin/partén. II. sarı veya mor renkte bir çeşit erik (DS. II. Eren. 30-35 cm yüksekliğinde bir bitki (DS. 284) Yiyen hayvanları öldürebilen zehirli bir ot (DS. kap” + -ak küçültme eki. 280) bk. (DS. 527) bardakçı inciri: (< T. dikensiz bir ağaççıktır. -i) bk. 527) bardacık eriği: (< T. pyritēs “barut” + T. bardakçı + Far. II. otu) Mısır tarlalarında yetişen. 527) bardak: (< ET. 1. 527) bardakçı: (< T. kokulu. Tietze. 348) Havuç (DS. bart “testi. (DS. II. II. 535) barut ağacı: (< Yun. kabukları müshil olarak kullanılan. bartlak). II. Nişanyan. 535) bartun: (< Yun. (DS. BTS. bardacık – 1. 529) bardak eriği: (< T. Tietze. 535) bartınya otu: (< EYun. II. parténion + T. ağacı) Cehrigiller familyasından. (And. bardakçı) bk. başı) Gözerin üstüne gelen tohumluk iri buğday (DS.: bartlek) lkbaharda tarlalarda kendiliğinden yetişen ve sarı çiçek açan yabani bir ot (DS. II. bardak + -cık “küçültme eki”. bardacık –1. Frangula alnus. II.217 bardacık: (< T. parmak. bardak + eriği) ri ve tatlı bir tür erik (TS. (DS. 280) 1. Ağz. II. 2-3 m yükseklikte. (TBAS. 325. 2. bardacık – 1. encīr + T. bardakçık + eriği) bk. bardacık – 1.

kozalakları olgunlaştığında dikdörtgenimsi olan. Brassica oleracea. 239) başlı ot: (< T.. (TS. Asya’da yetişen bir ağaç (TS. DS. (TS. 1. baş + Yun. sarımsı ya da mavimsi yeşil. 1.Y. nemli ormanlarda biten. lahano) Yaprakları sıkı./Far. 228) basya: (< Lat. BTS. Ranunculus ficaria. 571) . (TS. 468) batısabak: (< ? ) Taç yaprakları bitişik bir çiçek (DS. 463) başıbütün: (< T. 235. 244. Eren. 43. (TS. sūsen + T. sarı çiçek açan küçük bir bitki. yuvarlak başlı lahana. başı + bütün) Kırmızı pancar (DS. 565. Tietze. batırgan) Yaprağı maydanoza benzeyen ve sapı soyularak yenen bir bitki (DS. Spika. -i) Rizomlu. 559) başlahana: (< T. 244) bataklık süseni: (< T. (BTS. II. 1. II. 290) Arpa. II. -i) Avrupa ve Kuzey Amerika’da güneşli su kıyılarında yetişen çok yıllık bir bitki. bataklık + Far. otu) Düğün çiçeğigillerden. Dere ve bataklık kenarlarında yetişir. E A. tohumlarından sabunculukta kullanılan bir yağ elde edilen. II. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. Iris pseudacorus. (TBAS. Krş. Clauson.218 basur otu: (< Ar. buğday. çok yıllık. bataklık + Ar. Caltha palustris. köklerinde basur memelerine iyi gelen bir madde bulunan. ana vatanı Kuzey Amerika olan. 378. 564) bataklık nergisi: (< T. batı + Far. māzū + T. baş + ak “küçültme eki”. bāsūr + T. başlı + ot) Ekinler arasında biten yabani ot (DS. nergis + T. yaprakları salgılı. 196. yulaf gibi ekinlerin taneleri taşıyan kılçıklı başı. -sı) Servigiller familyasından. 1. 1. bassia) Sapotugillerden. 228) başak: (< T. ülkemizde park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen ağaç ya da çalımsı bitkiler.A. 77. 80) batırgan: (< T. II. 44) batı mazısı: (< T. Thuja occidentalis.

DS. asrın başında şöhret kazanan Fransız kaptan Bougainville’in adından. II. 1. ‘abaytarān. II. kulağı) Ekşimsi tadı olan bir ot (AVA. -li + Yun. II. 300) Gelincik çiçeği (DS. 593) bediren: (< ? ). dekoratif yaprakları ve renkli çiçekleri olan. 1. pek çok çeşitleri bulunan sıcak ülke bitkisi. 255) . II.: baytıran. Ağz. 1. 596) begonvil: (< 19. II. Tietze.: bedren) 1. Sakız ağacının meyvesi (DS. 590) becik kula: (< ? becik + T. (TS. -u) ri bir turp türü. 3416. TS. 255) begonya: (< Lat. 251) bebekçik: (< bebe “çocuk dili” + T.219 bavala: (< ? ) Sarı renkli zehirli bir çiçek (DS. 587) bazitli mantarlar: (< Fr. ahlat (DS. II. basique. “Kâbe süpürgesi” de denilen bir bitki (DS. (And. (And. Çitlembik ağacının çiçeği. 248) baytaran: (< Ar. manitari + T. 3417) bazik: (< Fr. 2. 595. baside + T. -lar) Sporları bazitlerin içinde bulunan mantarlar grubu (TS. paytar. Cochlearia armoracia. 1. 1. güzel kokulu. 251) Yaban armudu. 573) bayır turpu: (< ? bayır + Far. (TS. turb + T. Tietze. Begonia. paytaran) nce yapraklı. IX. 304) Akdeniz bölgesinde yaygın bir çiçek (TS. begonia “Michel Begon’un adından”) Begonyagillerden. 73). Tietze. 585. 587) bazin: (< ? ) Evlenme çiçeği de denilen bir çiçek (DS. -kçik “küçültme eki”. Ağz. 308) beçğı: (< ? ) Bir çeşit ağaç (DS. II.

horozibiği de denilen çiçek (TaS. XII. 255) beğ börkü: (< T. Cephalaria syriaca. 309). belerce (DS. (And. 258) beladan: (< Yun. Ribes grossularia. mavi kantaron. 480) bekmezcik: (< Far. 3154. 3155) belen: (< EAT. 615) . MBTS. (DS. DS. piladan) 1. (And. beleŋ-bileŋ. II. 612) belerce: (< ? belerce. küçük çekirdekli. is. MBTS. kadife. begonia + T. çiçekleri mavimsi renkte bir yıllık bir bitki. Meşe köklerine sarılan güzel kokulu. 613) belestik: (< ? ) Ele sürünce sabun gibi köpüren bir çeşit bitki (DS.: meleden. 4648) belbağlıyan: (< T. Ağz. “OT. 2. örneği begonya olan bir bitki familyası (TS. begmāz. Bu çalının mayhoş. 333). 613) belerçe üzümü: (< ? belerce + T. (And. Tietze. II.220 begonyagiller: (< Lat. çavuş üzümü (DS. belem) Kokulu. DS. “kökü kesin olarak belli değildir”. Tietze. plátanos. Ağz. (TS. Ağz. Bektaşî + T. sarmaşık gibi bir bitki (TBAS. 1. 2480”) Tarlarlarda yetişen bir çeşit ot (DS. 45. bey + börkü. II.: melemir) Orta Anadolu’da tarlalarda yetişen. Tietze. 260. 3. -cik. 308. DS. 2. Taşkırangillerden bir çalı. Eren. 1. peygamber çiçeği. nohut büyüklüğünde. (TS. bekmes/pekmes < Far. 606) belemir: (< ? belemir. bel + bağlayan) Beyaz renkli bir çeşit üzüm (DS. börk. üzümü) bk. I. üzümü) 1. 305) Rengi sarımtırak beyaz olan. ak veya kara yemişi. Bir çeşit çınar. 414”) Bostangüzeli. 1. II. 323). 1. II. “< ET. 610. -giller) ki çeneklilerden. iri beyaz taneli bir çeşit üzüm. ince kabuklu üzüm (belerçe üzümü). begmāz + T. 1. IX. II. 604) Bektaşî üzümü: (< öz. MBTS. IX.

II. 1. dikenli ve sarı çiçekli bir ot (DS. 330”). benefş “menekşe renginde. Tietze. 512) berdi: (< Ar. MBTS. Tietze. 627) beneviş: (< Far. bardī. 311) Güzelavrat otu (TS. 45) bengilik otu: (< Far. “< Far. 4454) . II. 627) benekliköse: (< T. 317) Suda yetişen. 45. 629) berç: (< ? berç. 508) bengildek: (< T. Tietze. bengi ‘esrar’. MBTS. Tietze. ban otu (TBAS. I. II. kūse) Tanelerinin karın kısmında benekler bulunan bir çeşit fasulye (DS. 3163) benli belerce: (< T. kırmızı benekli bir çeşit üzüm (DS. benlik) Kırlarda yetişen. mor”. DS. 1. 629) benlik: (< T. 1. 314) Çitlembik (TaS. benek) Bir çeşit ot (DS. ben + benlik) Hasır sandalye ve hasır örmeye yarayan bir çeşit ot (DS. benli + üzümü) Tanelerinin üzerinde benler bulunan bir çeşit üzüm (DS. belladonna < bella “güzel” + donna “kadın”. II. benli + ? belerce) Beyaz renkte. 317) Macar üzümü denilen meyvedir ki bundan ökse adı verdiğimiz yapışkan madde çıkarılır (TaS. bıngıldak < bıngıl “anlatıma güç katan söz”. (And.221 belladonna: (< t. benekli + Far. I. 355) bk. kamışa benzer bir çeşit ot (DS. 264) bembenlik: (< T. II. bengi + T.: mengilik otu) Bir çeşit ağılı ot (TBAS. 629) benli üzümü: (< T. Ağz. 624) benek: (< T. II. lik + otu. XII. IX.

Şeftali (DS. 84) berge: (< Far. 1. yapışkan otu (TBAS. kokulu ve tatlı bir armut türü (TS. Tietze. üzümü) En iyisi Besni’de yetişen. (And. Citrus bergamia. Besni + T. çok tatlı. taze meyvelerinden bergamut esansı elde edilen ve parfümeri sanayiinde kullanılan ağaçsı bitkiler. Asparagus officinalis. II.: berke) 1. 94) beşbıyık: (< T. -u) ri. Ağz. II. beş + parmak) Ayıt adı verilen küçük bir ağaç (DS. otu) bk. II. II. 1. 645) beşparmak otu: (< T. çekirdeksiz. 276) beşdamar otu: (< T. 640) Besni üzümü: (< öz. zerdali. beslek + kaçıran. III. 1. BTS. 640. beş + parmak + otu) Gülgillerden. 637) beslek kaçıran: (< T. 45) beşparmak: (< T. beş + damar + otu) bk. 271. kabuklarından reçel yapılan. (DS. bertik + otu) Yaraların tedavisinde kullanılan bir çeşit ot. (TS. “< besi+le-mek < bisü+le-mek. II.A. emrūd + T. (TS. EYAD. 277) bey: (< ET. Potentilla reptans. Kayısı. 4455) bey armudu: (< T. bere + T. 633. beş + bıyık) ri muşmula (TS. yuvarlak taneli bir çeşit üzüm (DS. yol kıyılarında ve çayırlarda yetişen. MBTS. is. XII. 220) bertik otu: (< T. 2. kuru soğan (DS. beğ armudu) Turunçgiller familyasından. sürgüne karşı kullanılan bir bitki. Tietze.. Gaz. bağa (TBAS. bergamotto < T. kurt pençesi. 341”) Çok küçük. bēg. ST AT. 51. 304) Bir çeşit mısır (DS.222 bere otu: (< ? ET. 45) bergamot: (< t. bey + Far. 231. 1. 1. 279) . barga. 318).

DS. kızılcık (TBAS. Batı ve Güney Anadolu’da kekik yerine kullanılır. ada soğanı (TBAS. Anthemis chia. acı yavşan (TBAS. 826”) bk. 46) beyaz ot: (< Ar. küçük çekirdekli. 46) beyaz kekik: (< Ar. bayā + Yun. 143) beyaz harbak: (< Ar. çöpleme) bk. 46) beyaz kamış: (< Ar. 46) beyaz mantar: (< Ar. bayā + T. (TBAS. Coridothymus capitatus. akçöpleme (TBAS. bayā + T. bayā + Yun. çiriş otu (TBAS. kekik kokulu. 647) beyaz kızılcık: (< Ar. bayā + T. sirīş) bk. 46) beyazdikencik üzümü: (< Ar. mor çiçekli. 47) beyaz soğan: (< Ar. 46) beyaz papatya: (< Ar. bayā + ħarba ) bk. kamış (TBAS. soğan) bk. 87) beyaz püren: (< Ar. bayā + ? kekik) 50 cm kadar yükseklikte. biberiye (TBAS. “< sarkım < sark-. ot) bk. (TBAS. prinos) bk. II. I. otsu ve parçalı yapraklı bir tür. akçöpleme (TBAS. bayā + Far. bayā + T. bayā + ? T. 46) beyaz salkım: (< Ar. kızılcık) bk. 46.223 beyaz çiriş: (< Ar. çok yıllık ve çalımsı bir bitkidir. manitari) bk. akasya (TBAS. BTS. salkım. Clauson. dikencik + üzümü) nce kabuklu. 47) . papadia) Papatyagiller familyasından. bir yıllık. II. bayā + T. 10-35 cm yükseklikte. bayā + Yun. bayā + T. bayā + T. un mantarı (TBAS. divlek) bk akbulama (DS. sivri taneli ve geç olan üzüm (DS. 647) beyaz divlek: (< Ar. 46. 46) beyaz çöpleme: (< Ar. kamış) bk.

com) bezelye: (< Yun. K AT. II. Ağz. 339) bezir: (< Ar. www. “ET. bey + Ar. 50) Acı. otu.: beybeyendi) Kokusuz. MBTS.google. II. (And. beyaz. 651. (TS. 653) bıcırgan otu: (< ? bıcırgan + T. biçkin < bıçkın) Bir yabanıl ot (DS. piselli. DS. 332”) Bir armut çeşidi (DS. yurdumuzun her yanında yetiştirilen. bezerne) Baklagillerden. leylâk ve kırmızımsı çiçekleri olan. 309. II. Nişanyan. II. bezerna baklası. bereme. 1. Lilium candidum. 88. 664) . BTS. bey + oğ(u)lu) Bir çeşit üzüm (DS. bizélia < t. 647) beylerce: (< ? “Belki bir yer adından”. 647) beyböreği: (< T. yuvarlak taneli ve kokulu bir çeşit üzüm (DS. zanba + T. 649. II. -ı) Güney ve Batı Anadolu’da 10-1300 metrede kireç taşları ve kum taşları üzerinde yapraklarını döken ağaçlardan oluşmuş orman ve çayırlıklar arasında yetişen ve mayıs ayında çiçek açan bir bitki. kokulu ve ilaç olarak kullanılan zehirli bir ot (DS. bıldırcın + budu. Tietze. II. II. 354”) Nanegillerden. II. 632.224 beybeğendi: (< T. Pisum sativum. Tietze. bezene.: bedene. II. 655) bıldırcınbudu: (< T. Tietze. (DS. tırmanıcı bir bitki ve bu bitkinin yuvarlak tanesi. II. Ağz. 1. bey + böreği) Bir çiçek türü (DS. 648) beyzambağı: (< T. 647) beydug: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. bey + beğendi). bezr. 329) (And. 655) bıçgın: (< T. türlü renklerde olan bir çiçek (DS. 648) beyolu: (< T. beyaz. budursun (buldursun ?) Clauson. II. “< bıcırgan ‘kökü belli değildir’. 305) Büyük. 283. tohumluk patlıcan (DS.

burçalar. 673) bıyırgan: (< T. III. 52). 665) bılkaz: (< ? ) Yuvarlak taneli. 674) biber: (< Yun. TAYA. 52. 673) bıyıklı: (< T. 55. II. DS. Ağz. II. 224. bırçılak. Capsicum annuum. Tietze. pırçalık. purçalık) Çok yıllık. 362. (TBAS. II. burçak kelimesinin bir varyantı. 673) bızalık: (< ? bıza + T.225 bılka: (< ? ) ri ve çizgili yapraklı bir kır bitkisi (DS. 43. 115. DS. II. burçalık. Tietze. 209. 47. Ağz. BTS. 669) bırçalık: (< ET. pipéri < EYun.A. çiçeği. E A. II. 5) .: bırçalak. II. IX. II. yemişi mürverinkine benzeyen bir metre boyunda acı bir ot (DS. buyurgan ?) Yaprağı söğüt yaprağına. 333) Asma filizi (DS. (And. (And. 89. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 335. 1. burçalak. purçalak. yumru köklü. büver) Patlıcangillerden. Eren. 795. 3202. murçalıh. 234. (And. 288. Tietze. (TS. 245. 501) bıtım: (< ? ). ETA. büber. KMYA. II.: bibar. murçalık. 665) bıraş otu: (< ? bıraş + T. porçalık.: bıttım) Fıstık cinsinden meyve (DS. 253.. -lık) Yerde. 38. yeşil üzüm (DS. AVA. tazeyken sebze olarak yenilen veya kurutulup baharat olarak yararlanılan ürünü. 671) bıydım: (< ? ) Sarımsı. 3220. DS. mircalık. II. 811. bürçelek. 669. bıyıklı) Çalı fasulyesi (DS. otu) Dokumada kullanılan bir ot (DS. bibe. yurdumuzda çok yetişen bir bitki ve bu bitkinin. yaprakları ince. 673) bıyık: (< ET. 397). II. KYA. AAT. Gaz. 132. péperi < Eski Hintçe pippali. II. EYA. yapışık küçük yapraklı bir ot (DS. BÜYA. kırmızı bir dağ çiçeği (DS. Scorzonera mollis. bıdık. II. Nişanyan. 171. rizomlu. 51. Ağz. 825.

335) Ballıbabagiller familyasından. Rosmarinus officinalis. birāder + T. Palamut. Gülensoy. (And. II.: biddik) 1. Krş. 2. 291) bildik: (< T. Tietze.Y. piperiá. II. 89) biberiza: (< Yun. 690. 2. Ardıç ağacının meyve ve tohumu. -li + Yun. Küçük. 1. manitari) bk. Bir çeşit ufak üzüm (DS. lezzetli olan bazı Lactarius türlerine verilen genel ad. ağacı) Amerika elması (TS. 678) bicibici: (< bici + bici. ağacı) Ardıç (DS. bildik). 337).: bıldık. II. 48. 48) biberli mantar: (< Yun. XII. II. “< bici ‘yansıma ses’. EYAD. beyaz veya kirli yeşil renklidir (TBAS. kışın yapraklarını dökmeyen. BTS. 683) bidek: (< Yun. 111”) 1. 684. barbunya (DS. II. 3.226 biberiye: (< Yun.A. Tietze. Yabanıl ağaçların yenmeyen meyvesi. II. mor çiçekli ve çalı görünümünde bir bitkidir.. piperitza. 4458) biberlice: (< Yun. 185) . 335) Yaprağı bibere benzeyen. KBAYA. Domates (DS. II. sık yetişen bir çeşit ot. Ağz. Şapka huni biçiminde. balık avlamakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. pipéri + T. 100 cm kadar yükseklikte. I. apidáki + T. Ağz. Tietze. apidáki. -lice) Acı. pipéri + T. 231. 680) biçinçizılkı: (< ? ) Mart ayında göğeren bir çeşit ufacık bitki (DS. 48) bibodca: (< ? ) Kışın hayvan yemi olarak kullanılan bir ot (DS. 689) bilader ağacı: (< Far. (TBAS. Kırmızı benekli fasulye. 464) bidek ağacı: (< Yun. koyu yeşil yapraklı. biberlice (TBAS. 2. dere kıyılarında yetişen. 684) bijiyo: (< ? ) Çam ve köknar ağaçlarının meyvesi (DS. (And. biddik) 1.

bi’l-‘usāre “özlü”) Bazı yaraları iyileştirmekte kullanılan genişçe yapraklı bir bitki (DS. mīva) ncir ve dut gibi. çiçeği) bk. çanak ve taç yaprakları beş parçalı.: birki) 1. birleşik + Far. 90) binbiryaprak otu: (< T. 693) bilon otu: (< ? bilon + T. 2. 701. bin + bal) Koyu kırmızı renkli ve tatlı bir cins kiraz (DS. 697) birgi: (< ? birgi). 90) bilisura: (< Ar. bin + kulaç) bk. bin + bir + delik + otu + -giller) Yaprakları basit. 48) binkulaç: (< T. II. Ağz. kokulu ya da kokusuz yağ damlacıklarına sahip. ülkemizde bin bir delik otu cinsi ve bu cinse ait 70 kadar türle temsil edilen otsu ya da çalımsı bitkiler. 1. birleşik + -giller) Bitişik yapraklı iki çeneklilerden. bin + bir + delik + otu) bk. II.227 bileşikgiller: (< T. otu) ştah açmak için kaynatılarak içilen bir çeşit ot (DS. birra < Alm. tohumlarında besi doku bulunmayan. II. Ufak taneli siyah üzüm. 48) binbir delik otugiller: (< T. (And. karşılıklı dizilişli ya da nadiren dairesel dizilişli. meyve toplulukları (BTS. bin + bir + yaprak + otu) bk. kantaron (TBAS. Tarlalarda yetişen ve taze iken turşusu yapılan dikenli bir ot (DS. bazı cinsleri uçucu yağ veya süt taşıyan bir familya (TS. 695) binbal: (< T. (BTS. 48) bira çiçeği: (< t. 293) bileşik meyve: (< T. 702) . II. 695) binbir delik otu: (< T. yumuşak ve alt tarafı tüylü bir bitki (DS. şeytan şalgamı (TBAS. sık çiçek durumundan meydana gelen meyveler. 48) birbamba: (< ? ) Yaprağı yuvarlak. II. çiçekleri kömeç durumunda toplu olarak bulunan. civanperçemi (TBAS. Hypericaceae. bier + T. şerbetçi otu (TBAS.

+ -ki. 1. 615. II. II. (And.-Hırv. bitirge) Kayısı (DS. Kocayemiş (TaS.: piredin. biten). barancāsaf. II. 711) bitirge: (< T. bitişik + çanak + yapraklılar) Çanak yapraklıları birbirine bitişmiş bulunan bitkiler (TS.228 birincivasıf: (< Far. ot. Tietze. -cık) Tarlalarda yetişen ve hayvan yemi olarak kurutulan bir çeşit ot (DS. birincāsf/birincāsb < Ar. 310) birkım: (< ? ) Dağ armudu (DS. 1. bitişik + Ar. Ağz. 359) Bir ot çeşidi (DS. yosun.-Sırp. 315) bitne: (< Gürc. 54. pireytin) 1. Ağz. II. 1. nebat (TS. 316) . 2. 702) biryedim: (< Bulg. hekimlikte kullanılan bir bitki (TS. yapraklılar) Taç yaprakları birbirleriyle yandan bitişik olan bitkiler (TS. 359) Bulunduğu yere kökleriyle tutunup gelişen. 2. 1. ağaç gibi canlıların genel adı. 314) bitki: (YT. 711) bitişik taç yapraklılar: (< T. < bit. bit + otu) Sıracagillerden. piretin. DS. 352). birçok çeşitleri bulunan ve kuzey yarım kürede yetişen bir bitki (TS. 1.: bitgen) 1. I. tāc + T. 710) bitiniş: (< T. 712) bit otu: (< T. piretün. Alıç. Bir çeşit dikenli ot (TaS. DS. brekinya. 354) Birleşikgillerden. Tietze. 314) bitişik çanak yapraklılar: (< T. 609. (And. bitiniş) Kazayağı da denilen bir ot (DS. 703) biten: (< T. Tietze. II. p’it’na < *pinta. Tietze. IX. döl veren ve hayatını tamamladıktan sonra kuruyarak varlığı sona eren. bitki. II. Nebat. 3458) bisamcık: (< ? bisam + T. I. Nişanyan.

çayırda küme küme yetişen bir mantar çeşidi (DS. 716) boçça: (< Yun. 364) 1. 316) biyofitler: (< Yun. 722) bodurmahmut: (< T. Tietze. II. 715) boce: (< ? ) Gelincik (DS. Teucrium labiatac. II. II. II. bios “hayat” + phyton “bitki” + T. daha çok akvaryumlarda bulundurulan su bitkisi (TS. 720) bodukmuhı: (< ? boduk + Far.-Hırv. -ler) Parazit bitkiler (BTS. bodurgan) Tatlı. Tietze. II. güve için tütsü yapılan bir çeşit ot. siyah renkli bir yemiş (DS. Bamya çiçeği. Tietze. II.229 biyaprak: (< ? ) Yaprakları halka dizilişli.Sırp. II. 715) bobo: (< ? ) Fasulye (DS. Salatası yapılan bir bitki (DS. 722) . laç olarak kullanılan. 363) Şakayık. II. 715) bobruk: (< ? ) Kırmızı ve sütlü bir mantar (DS. mīħ + T. butık. II. II. II. Bakla. Mahmut) 1. bodur + öz. 722) bodurgan: (< T. 3. Yabani bezelye. 94) bizlengiç: (< bizle. 2. 363) Yabanî badem (DS. 716) bocur: (< Bulg. bótsa. Tietze.“(hayvanları) övendire ile yütütmek” + -geç/-giç. Fiğlerin çiçekleri dökülünce görülen meyveleri. 717) boduç: (< ET. taze bakla (DS. 715) bobotinca: (< ? ) Bir ot çeşidi (DS. 1. is. 3. -ı) lkbaharda. kırmızı renkli bir çiçek (DS.. 361) Bir armut çeşidi (DS. 2. bójur.

(TBAS. II. Ajuge chamaepytis labiatae. Eryngium. 49) boğazkere: (< T. çok yıllık. 731) Bombay fasulyesi: (< öz. kırmızı çiçekli. boğumluca + otu) bk. boğa + dikeni) Maydanozgiller familyasından. fasulia) Bir tür iri taneli fasulye (TS. is. Denizli. 49) bohça çiçeği: (< Far. Acunitum napellus. özellikle kökünde akonitin adında bir zehir bulunan bitki. 722) bodur otu: (< T. Hayvanlarda zehirlenme yapar. boğan + otu) Düğün çiçeğigillerden. boğça + T. II. boğaz + ? kere) Bir çeşit üzüm (EYAD. 1. Bombay + Yun. otsu. boncuk/moncuk + Yun. 722) bodur ot: (< T. mührüsüleyman (TBAS. Cionura arecta. Sulu olmayan bir çeşit ayva. 99. Bir çeşit armut (DS. 100) boncuk fasulye: (< ET. 2. su kenarlarında biten. yılan sokmasında ilaç yerine kullanılan. Burdur ve Isparta dolaylarında kültürü yapılan. papatya (TBAS. bodur + oğlu) ri taneli üzüm (DS. tırmanıcı bir bitki. 49) boğa dikeni: (< T. 49. BTS. fasulia + T. -si) Baklagiller familyasından. kurtboğan otu. (TBAS.230 boduroğlu: (< T. çok yıllık. II. (TS. boğaz + alan) 1. boğaz + çiçeği) bk. Phaseolus coccineus. beyaz çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir. çiçeği) Bir çeşit çiçek (DS. 320) boğaz alan: (< T. 727) boğaz çiçeği: (< T. (BTS. 326) . II. bodur + otu) Çok yıllık. meyveleri legümen tipte. DS. otsu ve dikenli bitkilerdir. II. 1. (DS. 51) boğumluca otu: (< T. bodur + ot) Kurak yerlerde yetişen ve fazla büyümeyen bir ot. ham ayva. 779) boğan otu: (< T.

Moğolcadan veya Yunanca pori’den gelmiş olabilir. 398”) Nohut yaprağı gibi yuvarlak yapraklı. 371) Sarı çiçekli. 742) . (TBAS. 101) borcabahar: (< ? bor + T. manitari + T. yakılabilen bir ot (DS. bordo. elması) Yeşil renkli yaz elması (DS. 49. II. kokulu. üzümü) ri taneli. 740) borcak: (< burçak ?. otsu ve zehirli bir bitkidir. şapkalı. II. II. 372) Dağlarda yetişen. 50) boru çiçeğigiller: (< T. TBAS. 740) borda: (< t. 1. MBTS. -ca + Far. ağacı. Bir veya çok yıllık. 50. beyaz çiçekli. 1. otu) Dağlarda yetişen ve hayvanlara ilaç yapmakta kullanılan beyaz çiçekli bir ot (DS. -ı) Cantharellaceae familyasından. Craterellus cornucopioides. II. 330. MBTS. Tietze. borgu + çiçeği) 50-200 cm boyunda. II. BTS. süpürgeye benzer. boru + Far.231 boncuk otu: (< T. II. süpürge ve yakacak olarak kullanılan çalı. bahār) Müshil olarak kullanılan ince köklü bir ot (DS. 740) bortum üzümü: (< ? bortum + T. otsu ve mavi çiçekli bitkilerdir (TBAS. yenen bir mantar. Datura stramonium. boncuk + otu) Myosotis türlerine verilen genel ad. II. 737) boranı elması: (< Erm. 1. siyah renkli. 1. borani/porani + T. ot (DS. 739) borazan mantarı: (< T. II. sarı çiçek açan ve meyvesi çocuklar tarafından patlatılarak oynanan bir ağaç (DS. huni biçiminde. “< bor kökü karışıktır. 400) Yuvarlak taneli bir üzüm (DS. 736) bor ağacı: (< bor + T. 330) boruk: (< ? boruk. zan + Yun. DS. II. boru + çiçeği + -giller) Çan çiçeğigiller (TS. 741) boru çiçeği: (< T. bir yıllık. siyah üzüm (DS. boru < ET. (TS. Tietze. 741) bosça otu: (< ? bosça + T.

salatalık. pırasa aralarında yetişen bir çeşit ot. II. II. II. güzeli) 1. būstān + T. . 742) bostan karanfili: (< Far. botanique < Yun. 1. būstān) Hıyar. 51) bostan otu: (< Far. otu) 1. Küçük.A. 207. 48) bostan borusu: (< Far. -i) bk. Çiçekleri sarı renkli boyar madde olarak kullanılır. 4463. 50) bostan güzeli: (< Far. bozan) Cuscuta türlerine verilen genel ad. 742. morumsu bir erik çeşidi (DS. būstān + T. 2. būstān + arnfül + T. yuvarlak. DS. aspir (TBAS. būstān + T. 2. Semizotu (DS. nebatat (TS. ‘uśfūr + T. karpuz (bostan borusu). -i) bk. Genista tinctoria. boya) Bir çeşit ağaç (DS. II.. 742) bostanbozan: (< Far. boyacı + Ar. (TBAS. Bahçelerde. kokulu bir çeşit kavun. boyacı + kökü) bk. is. eriği) Elle kolayca bölünebilen ve çekirdeği ayrılan. boyacı + dikeni) bk. Boşnak + T. III. klorofilsiz ve asalak bitkilerdir (TBAS. cehri (TBAS. 743) botanik: (Fr. borusu) bk. 334) boya: (< T.) Bitki bilimi. II. XII. Bu türler bir veya çok yıllık. çok yıllık ve çalı görünüşünde bir bitkidir. būstān + T.232 bostan: (< Far. oval. 51) boyacı kökü: (< T. 742) Boşnak eriği: (< öz. Erz. Tarlalarda yetişen hardala benzer kırmızı çiçekli bir ot (DS. 51) . bostan (DS. boyacı + katır + tırnağı) Sarı çiçekli. II. 51) boyacı katırtırnağı: (< T. AAT. 744) boyacı aspiri: (< T. 51) boyacı dikeni: (< T. (DS. boru çiçeği (TBAS. kök boyası (TBAS.

boyapürü). II. boyaçın (DS. 51) . boynuzlu + gelincik) Glaucium türlerine verilen genel ad. sarıpapatya (TBAS. -sı) bk. Menekşe (DS. boyaçın (DS. -ü) bk. Çiçekleri Sivas bölgesinde boyar madde olarak kullanılır. Bir veya çok yıllık. 744) boyapürü: (< T. boy(u)nu + buruk) 1. boya + çili) bk. 744) boynuburuk: (< T. kök boyası (TBAS. pür + T. boyaçın (DS. 746) boynubükük: (< T. boynuzlu + ? dücük) Bitkinin olgunlaşan meyveleri kıvrılarak boynuz şeklini almaktadır. sapı bükülmüş incir (boynubükük). çiçekleri turuncu.233 boyacı papatyası: (< T. Meyvelerinin kıvrılmasından dolayı bu isim verilmiştir. boyalık) bk. kırmızı veya mor renkli. (DS. boynuburuk (1). (DS. 51) boyalık: (< T. Tchihatchewia isatidea. meyvesi boynuz biçiminde otsu bitkilerdir (TBAS. boya + Far. 51) boyaçın: (< T. II. 51) boyaçili: (< T. 744) boya kökü: (< T. boyacı + Yun. Coronilla grandiflora. Dalında olmuş. boyaçın) Kökünden boya yapılan bir çeşit ot (boyaçili. 744) boya çiçeği: (< T. boya otu. 746) boynuzlu dücük: (< T. II. mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. (TBAS. II. (Duran. papadia + T. boya + kökü) bk. 744) boya otu: (< T. II. boyalık. boyaçın (DS. 223-229) boynuzlu gelincik: (< T. boya + çiçeği) ki veya çok yıllık. II. 2. boya + otu) bk. II. boy(u)nu + bükük) bk.

II. boz + ağaç) bk. (And. bir çeşit ufak armut (DS. (And. 52) boz darı: (< T. 749) bozamık: (< T. 59. 750) boz bodur ot: (< T. bozca + ot) bk.: bay. II. 338. 52) bozdoğan armudu: (< T. II. boz + ? boruk + T. yaprakları tüylü bir ot (DS. TaS. boy) Baklagillerden.: bozdığan. emrūd + T. bozdurma) Bir çeşit üzüm (DS. 1. otu. darı (TBAS. bozamık (DS. 750) bozca ot: (< T. 750) bozdurma: (< T. otsu bitki. Tietze. Ağz. “< Far. sarı ve iyi cins bir armut (DS. 749) bozbağırgan: (< T. boz + darı) bk. ahlat) Ahlat. iri. būy + T. Ağz. II. 375”). boz + bodur + ot) bk. 749) boz armut: (< T. boz + bağırgan) Sarmaşık gibi. 750) . būy. (DS. II. kurutulan tohumları çemen yapımında kullanılan. boynuzlu + Ar. Trigonella faenum graecum. yakılan bir ot (bozanak). -u). boz renkli. sarı veya beyaz renkli. 52) bozboruk otu: (< T. bozdurğan) Yazın olan. ħaşħāş) bk. II. 643) boz ağaç: (< T. 10-15 cm yükseklikte. bozamık) Ufak. bozanak) bk. boz + doğan + Far. köknar (TBAS. 749) bozanak: (< T. boz + Yun. Eren. otu) Dağlarda biten ve yem olarak kullanılan bir yabanıl ot (DS. TBAS. I. 52. bir yıllık. 52) boy otu: (< Far. II. 45. boz + Far. boynuzlu gelincik (TBAS. 52) bozalkat: (< T. (TS. yer çamı (TBAS. emrūd) Dağ armudu (DS. çiçekleri mavi. II. yer çamı (TBAS.234 boynuzlu haşhaş: (< T.

sindirmeye elverişli olan bitkilerin ortak adı (TS. (And. karaağaca benzer bir ağaç (DS. boz + kulak) bk. II. büldürgen. kenger) Dere boylarında. börtlüyen. 52. böcek + kapan) Örnek bitkisi drosera olan ve bazı organları böcek yakalamaya. büğürtlen. 754) böcekkapan: (< T. II. 52) bozoğlan: (< T. 1. bahçe çitlerinde ve . kalın gövdeli. II. sığırkuyruğu (TBAS. II. BTS. börtlenge. Gülensoy. bögörtlen. (And. buğurtlen. böğürtlen. böğürtlemen. böğürtlem. 751) bozik kenger: (< ? bozik + Far.235 boz elma: (< T. Nişanyan. boz + oğ(u)lan) bk. büyürlen) Gülgillerden. 104. Marrubium vulgare. I. 343. 755) bödük: (< ? ) Havuç (DS. sık tüylü ve beyaz çiçekli bir bitkidir. 1-2 m yükseklikte. bubumka. II. börtliyem. bö+cü. boz + ot) Ballıbabagiller familyasından. bortlen. bögürtlen. böğürtlen. 60 cm kadar yükseklikte. Ağz. baharat olarak kullanılan. BTS. bubúki. bövürtlen. böğürtleğen. böbrek + eriği) Can eriği (TaS. uzun bir çeşit ot (DS. 52) boz ot: (< T.: boğürtlen. II. börtliyen. ölmez çiçek (TBAS. 106) böcü: (< T. I. börtleğen.: böci) Yüksek yerlerde yetişen. 751) böbük: (< Yun. börtlen. 141). 57). 751) bozuk: (< T. bögürtleğen. Tietze. bozuk) Armut (DS. 387) Çiçek (DS. Ağz. DS. 750) bozge: (< ? ) Tahıl çimlendirmeye yarayan bir ot (DS. 757) böğrek eriği: (< T. çok gübreli yerlerde yetişen ve geniş yapraklı. boz + elma) Kış elması (DS. 664) böğürtlen: (< ET. (TBAS. II. II. çok yıllık. 751) bozkulak: (< T.

Ağz. 53. 326) börek mantarı: (< ? T. 769) börek otu: (< ? T. börek + Yun. Brüksel + Yun. börüce. II. bubu. 203. 772) börülce: (< T. 414). börek + otu) Dereotu. < Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. börülce. II. (And. ST AT. 413”) Yufka arasına konularak yemek yapılan tatlı mantar (DS. 418) Brüksel lahanası: (< öz. Vigna sinensis. 343. 4465) bubu: (< ? çoc. is. börügüç. börtleyen + dikeni) Böğürtlen çalısı. börgüce. II. II. 61. 1. dut üzümü (DS. Tietze. DS. T YA. BTS. dil. boğa + siki) Ormanda. olgunlaşınca kararan mayhoş yemişi. K AT. II. 1. böğürce. börçe. 4464. 769) börtliyen dikeni: (< T. MBTS. Orta Türkçede buğdāy olarak geçer. 309. “< börek ‘Kökü kesin olarak belli değildir. (Frenk lahanası). -ı. böyrülçe) Fasulyeye benzer bir bitki ve bu bitkinin sebze olarak yararlanılan yeşil ürünü. Eren. 348) bubahca: (< ? ) Sarı çiğdeme benzeyen. 775) bubumka: (< ? ) Böğürtlen. 346. böğrülce. Türkçeden Farsça ve Rusçaya da geçmiştir’. (TS. bövülce. 1. Kelime.236 yol kenarlarında kendiliğinden yetişen. T YA. 387) Dut (DS. Brassica oleracea gemmifera. buğday . AA. 819. K AT. böğülce. DS. 775) buğasiki: (< T. XII. II. 120.: bogülce. 1. -sı) Ceviz büyüklüğünde bir lahana türü. (TS. 21. börücek. (TS. II. TBAS. KYA. taç yaprakları yenilebilen bir çeşit dağ çiçeği (DS. bu day. dikeni (DS. maydanoz cinsinden bir ot (DS. MBTS. manitari + T. dikenli. bölce. 1. böğce. çok yıllık bir çalı ve bu bitkinin önce kırmızı iken. 779) buğday: (< ET. lahano + T. 79. 105. 59. 765. 312. bödek. Eski Kıpçakçada būday. 120.AA. dağda yetişen. II. Türkçe böğür’den geldiği anlaşılıyor. Rubus caesus. bölcen. 107. Nişanyan. Clauson. GBAA. 20-100 cm boyunda bir ot (DS. XII. DS.

53. yabanıl buğday (buğdayık. kamış. 681) buğdaycık: (< T. 238. 109) buğdayık: (< T. 144. Gaz. ülkemizde 142 cins ve 520 kadar türle temsil edilen. 118. II. 153. büyük bir bitki familyası (TS. (TS. 147. BTS. buide. 58. ZBK A. BTS.Y. buğday + -ık “küçültme eki”. 780) . çiçekleri başak durumunda. bir yıllık. buğdaycık (DS. buğday çiçeği (TBAS. AA. 780) buğdaycık otu: (< T. 110. 106. (And. buğdaycık) Buğdaya benzeyen bir çeşit ot. 235. Moğolca buğudai biçimi Türkçeden alınmıştır. tohumları kullanılan. EYAD.237 biçimleri göze çarpar. Eren. bir ya da çok yıllık. būdey. TaS. II. 154. çavdar. 164. 149. 350. bulday. KMYA. arpa. buğdaylık otu). 84. buğde. 94. 780) buğday karamuğu: (< T. 182. kökleri saçak şeklinde. buğday + çiçeği) 50-75 cm yükseklikte. 76. 56. Tietze. buldey. II. 277. buğdaycık (DS. poğday. OAAD. örneği buğday. ayrık ve çayır otları. AAT. puğday) Buğdaygiller familyasından. buydey. yulaf. 155. 54) buğdaylık otu: (< T. 780) buğdaygiller: (< T. 116. 62). 251. büdey. 269. 98. II. 39. 200.A.. 417. ADYA. puğda. 114. pirinç. gövdelerinin içi boş. buğday + karamuğu) bk.A. bugday. ülkemizde geniş bir alanda kültürü yapılan. ilkbaharda buğday tarlasında biten. 227. 86. 109.. yaprakları kılıçsı ve paralel damarlı. 105.: boyday. seyrek tüylü. DA. mısır. bir yıllık otsu bitki. Ağz. K A. (DS. buğday + -giller) Bir çeneklilerden. buğdaycık + otu) Eşek kengeri (DS. Agrostemma githago. DS. E A. KBAYA. morumsu kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir. buydar. AVA. 267. Triticum. 136. 4466. 155. KYA. GBAA. 245. 119. 589. 202. buğda. bambu olan. K AT. būday. çiçeklenmesi başak şeklinde. ST AT. 151. II. buyde. 1. buğdaylık + otu) bk. 121. 100. II. 35. 222. 81. ETA. 340. GD AT. 58. Kökenini bilmiyoruz. 113. DS. 780) buğday çiçeği: (< T. 309. T YA. 1. I. Ka. 389) bk. 350. SA. 42. 87. XII. (TBAS. 337. III. buğdey. UA.

789) buluti üzüm: (< T. II. 109) buhur otu: (< Far. KYA. buğdaysı + Far. 3487. 794) burç: (< ET.: bullumbuç. 397) Ökse otu (TS. Tietze. karyopsis (BTS. sarı çiçekli. II. bir veya çok yıllık. elması) Kırmızılı yeşilli tatlı elma (DS. Ağz. (DS. KMYA. burağan) Buruk tatlı armut (DS. yakılabilen otsu bitkilerdir. 397. buħūr < Ar. 515.238 buğdaysı meyve: (< T. domuzağırşağı (TBAS. bulut + Ar. bulgar + sıktı) Yer elması (DS. bulut + Ar. 788) bullumbıççık: (< ? ). II. 791) bunbul almasi: (< ? bunbul + T.-î. IX. II. bulak + otu) Su gözlerinde biten. Tietze. bulutu (DS. murç/burç < Sans. 359) burçak: (< ET. 795. bulutu (DS. mercimeğe benzeyen. Vicia. ST AT. DS. 54) bulak otu: (< T. II. bulumbuşşuk) lkbaharda yaylalarda yetişen ve böreğe konulan. baħūr + T. (And. II. buħūr-ı Meryem) bk.-î + T. 54. 783) buhurumeryem: (< Far. 357) Baklagillerden. 785) bulgarsıktı: (< T. bulut üzümü). II. üzüm) bk. marica/marīca. Clauson. II. DS. burçak. 394) Özel bir rengi olan iri taneli üzüm (buluti üzüm. bulumbuç. hayvan yemi olarak da kullanılan. açılmayan kuru bir meyve. 791) bulutu: (< T. (TBAS. 162) . otu) Bir çeşit ot (DS. 1. 792) burağan: (< T. 791) bulut üzümü: (< T. 161. mīva) Üst durumlu bir ovaryumdan gelişen ve tohum kabuğunun meyve kabuğundan ayrılmayacak bir şekilde birleştiği tek tohumlu. ETA. Tietze. 227. II. soğan çeşidinden bir sebze (DS. II. 219. II. hoş kokulu ve yemeklerde kullanılan bir ot (DS. bulut + üzümü) bk.

otu) bk. aşısız fıstık ağacı ve bunun meyvesi.239 burgacan: (< T.: burnuğızıl) 1. 98) buvur sakızı: (< Ar. bıtım. II. 808) buy otu: (< Far. buyurgan) Sultan otu da denilen bir ot (DS. II. bıttım. bur(u)nu + kızıl). Gaz. II. buğdayı) ri. Bir çeşit erik. 806. baħūr “buhur” + T. 801) burnukızıl: (< T. 55. 65. maruli) Göbekli marul (DS. buddum.com) . (TBAS.A. Eren. III. UA. 801) burut dimnidi: (< ? burut + Yun. Ağz. burgacan) Dikenli bir ot (DS. 796) burgaç: (< T. Bursa + T. II. Türkçenin Gücü. DS. Anacardiaceae. 6-7 m yükseklikte ve kışın yapraklarını döken yabani. burmalı + Yun. 55) buyucan: (< Far. (And. 118. Kızılcık (DS. 801) Bursa buğdayı: (< öz. 809) buzağıburnu: (< ? buzağı + T. www. açık sarı taneli buğday (DS. 805) buttum: (< Ar.. Ağz. diminitis + T. -i) Bir çeşit üzüm (DS. XII. butum) Gazi Antep çevresinde çok yetişen. II. 2. buŧm. boynuz) Güzel çiçekli ağaç (DS. günlük de denilen bir bitki (DS. 806. burgaç) Mercimeğe benzeyen. burnu) bk. II. 402). II. 55) buyurgan: (< T. danaburnu (Aksan. 807) buynuz: (< T. II. 60. DS. II. Tietze. būy-ı cān) bk.google.: bıdım. hayvan yemi olarak kullanılan bir çeşit bitki (DS. II. is. (And. būy + T. boy otu (TBAS. sakızı) Tütsü olarak kullanılan. 4466) burmalı marıl: (< T. civanperçemi (TBAS.

404) Böğürtlen (bük tudu. Tietze. II.: böğelek) Sarmaşık şeklinde yabani bir ot (DS. Ağz. II. 813) büğrez: (< T. bellimbebek. yuvası) Büyük kırmızı gül (DS. II. II. 814) bülbülyuvası: (< Far. 366. 55) buzalabut: (< ? ) Baharda kırlarda açan mor bir çiçek (DS. 1. II. 809) buz karpuzu: (< T. bürük). bellinebenek. II. (And. DS. II. II. -u) bk. II. 827) . 199) bük tudu: (< T. bük + üzümü) bk. (And. pürçekli + soğan) Yeşil soğan (DS. bellümbebek) Papatya (DS. -cük). 810) büğelek: (< kökü kesin olarak belli değildir.: bülücek. 819) büllümbebek: (< ? ). bulbul + T. (And. Eski Türkçe bög ‘böcek’le ilişkili olabilir. 814) bük: (< ET. 821) bürgülü: (< T. bürgülü) Büyük taneli bir çeşit üzüm (DS. 761. bük + Far. Ağz. II. SA. açılıp güneşe konulduğunda buz gibi soğuyan karpuz (DS. bük (DS. tūt + T. 1. bük. büğrez) Eğri büyüyen ağaç (DS. 819) bülbüze: (< ? ) Yabani menekşe (DS. 820) bülücük: (< ? bülü + T. bülücüyh. ħarbuz + T. -u) Beyaz çekirdekli. (TS. yılanyastığı (TBAS. bük (DS. bülürcüyh) Fasulye (DS. 434). 814) bük üzümü: (< T.240 buzağı otu: (< ? buzağı + T. bük üzümü. Ağz. II. II. 819) bülçüklü sovan: (< T. otu) bk. MBTS. buz + Far. 814. II.: belimbebek.

443. 2. III. lkbaharda tarlalarda biten ve yenilebilen otlar. domuz ayrık otu (TBAS. 814) büyük ayrık otu: (< T. büyük + ay(ı)rık + otu) bk. centiyane (TBAS. (And. 50) büzgülü (< T. 1. 412) bk. kentauron) bk. boru çiçeği (TBAS. dolayısıyla meyve verimine engel olan asklı mantar. ufak. -i) Yaprakları daima yeşil. çiçeği) Sarmaşık (DS. III. (And. (TS. büyük + Yun. büyü + otu) bk.: çabala) Böreğe konulan bir çeşit ot (DS. 833) büyü otu: (< T. süpürgesi) Emeçleri özellikle dal uçlarındaki kabuk altında sıkı bir ağ örerek çekirdekli yemiş ağaçlarının çiçeklenmesine. 376) cadı şimşiri: (< Far. 3. II. dayanıklı siyah üzüm (DS. III. şemşīr + T. II. 58) büyük sarı: (< T. sivri dikenli bir bitki (DS.: büzgüle. Yabanî mantar (DS. 837) cabcıl: (< ? ) Beyaz çiçekli bir ot (DS. 56) büyük kantaron: (< T. büzgüllü) Kalın kabuklu. Tietze. 838) cacık: (< kökü belli değildir. bük (DS. uzun taneli. büyük ve irmik yapmakta kullanılan buğday (DS. 839) cadı: (< Far. 411) 1. Semiz otu. cādū/cāźū + Far. acı yavşan (TBAS. büzgülü). cefā + T. Tietze. Ağz. 834) -Ccabana: (< ? ). III. cādū/cāźū. 840) . MBTS.241 bürük: (< T. III. 1. 840) cafa çiçeği: (< Ar. Ağz. büyük + sarı) Sert. Taphrina cerasi. 57) cadısüpürgesi: (< Far. II. bürük) bk. cādū/cāźū + T.

otu + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. kulağı) 30–40 cm boyunda. Orobanche ramosa. domuz baklası (TBAS. 855) . 1. 384.: çançur) Kırmızı. Türkiye’de 40 kadar türü bulunan. 455) 1. memesi) bk. 416). otu) Canavar otugiller familyasının örnek türlerinden olan. 853) camburt: (< ? ) Yaylalarda yetişen ve kökünden hayvan bitini öldürmeye yarayan ilaç yapılan bir ot (DS. BTS. 1. Tietze. siyah erik (DS. cānvar/cānvār + T. MBTS. III. 855) can eriği: (< Yun.242 cambıt: (< ? ) Bağ bozulduktan sonra yetişen küçük taneli. cām + T. otu) bk. döküntü üzüm (DS. 1. cançul. tarım bitkilerine zarar veren asalak bir bitki familyası (TS. 118) canavar otugiller: (< Far. 57) canavar otu: (< Far. kırmızı çiçekler açan bir tür kına çiçeği. pembe. Tietze. cāmūs/cāmūş + Ar. 57) camuz baklası: (< Far. gövdeleri kırmızının değişik tonlarında olabilen. III. 853) camgüzeli: (< Far. (TS. cānvar/cānvār + T. 118) cancur: (< Erm. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. sulu bir tür erik. 57) camuskulağı: (< Far. 83) cam otu: (< Far. cāmūs/cāmūş + T. 2. dağ sümbülü (TBAS. Ağz. TBAS. otsu formda. değişik türlerin kökleri üzerinde yaşayan ve klorofil taşımayan çiçekli bir bitki. güzeli) Evlerde süs olarak yetiştirilen. DS. III. kuş otu (TBAS. 1. bā ilā + T. Sedum telephium. 383. cām + T. 417. (TS. BTS. (TBAS. Kayısı (TS. cāmūs/cāmūş + T. (And. 1. Genellikle yeşilken yenen sert. -sı) bk. etli yapraklı. 57. III. 378) camızmemesi: (< Far. tzaneriki. yeşilimsi beyaz çiçekli. 383. Impatiens sultanı.

djanka. III. gēhinnōm + Ar. III. çanak yaprakları 4-5 birleşik. iri armut (DS. 875) cehennem zambağı: (< Ar. 871) cef: (< ? ) Mercimek büyüklüğünde meyve veren yabani bir cins ağaç (DS. TBAS. Pancar. taç yaprakları 4-5 serbest ya da bazen bulunmayan. -ü) Yaban gülü (DS. -ı) Süsen çiçeği (DS. 252) cehri: (< Far. 1. Rhamnus infectorius. 857) carhala: (< ? ). 864) cayrak: (< ? ) Ağustosta yetişen bir çeşit sulu. 2. 870) cazu gülü: (< Far. nadiren de otsu türleri olan bir familya (BTS. (TS. 3 m kadar yükselebilen. kesme) Sonbaharda yetişen bir çeşit buğday (DS. Ispanak. cān + T. cahannam < br. sarı bir çeşit erik (DS. 874) cegirgen: (< T. III. III. TBAS. DS. 861. 1271) catıra: (< ? ) Yakacak olarak kullanılan bir dağ bitkisi (DS.< çek-) Isırgan otu (DS. III. cehre + T. BTS. 69) Kök boyasıgillerden. 392. III. dünyada yaklaşık 58 cins ve 900 kadar türle. er dişi. 119) . zanba + T. 2.243 canka: (< Bulg. çekirgen < çekir.: calhala. 876) cehrigiller: (< Far. Eren. meyve. ışınsal simetrili. otu) 1. Ağz. Tietze. cehre. III. III. cān + T. 857) can otu: (< Far. kabuk veya odunundan güzel kırmızı renk elde edilen dikenli bir ağaççıktır. çorħala) 1. çarhala. Pazı (DS. cādū/cāźū + gul + T. çiçekler genellikle yaprak koltuklarında korimboz ya da kimoz durumda. Madımalak (DS. III. 58. 875. çargala. 119. III. kapsül ya da kanatlı fındık tipi meyveleri olan. ülkemizde ise 4 cins ve 25 kadar türle temsil edilen ağaç. bakka. 857) can kesme: (< Far. (And. çalı. III. 417) Küçük. -giller) Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı.

887) ceviz: (< Ar. geviz.: cevez. genişçe biçimli bir cins soğan (DS. Ağz. 72. Gentiana lutea. cöyüz. 58) ceran: (< t. uzun ömürlü. Ağz. Tietze. yedi sekiz metre yükselen ve kömüründen barut yapılan bir cins ağaç (DS. cennet + Yun. 39. 88. gentiāna. cevüz. marul tadında bir cins ot (DS. III. III. 430). javuz) Cevizgiller familyasından. 122. ağacı) (And. (TBAS. 236. 878) ceneği: (< ? ) Yüksek yerlerde yetişip yaprakları hayvanlara yedirilen bir cins ağaç (DS. kerestesi değerli. AAT. (TS. 878) celkek: (< ? ) Koparıldığında süt çıkaran bir cins kır bitkisi (DS. 1. otu) Yuvarlak ve ince yapraklı. III. yurdumuzda çok yetişen bir ağaç. 30 m kadar yükselebilen. 395) cennet otu: (< Ar. 434). celeb. Eren. awz.: caran) Kırmızı renkli. cooz.244 celep: (< Ar. cevuz. (And.: cerk) Su kenarında yetişen. 1. 58. iyi kokan bir çeşit çiçek (DS. III. 466) Aşılanmamış meyve (DS. Nişanyan. MBTS. cauz < Far. III. -i) Zencefilgillerden karabiber tadında bir bitki (TS. TBAS. meyvesi için yetiştirilen. (And. cevz ~ OFar. 886) cetlemük: (< T. 881) cenik sovanı: (< ? cenik + T. III. 67. cövüz. 882) cennet biberi: (< Ar. Ağz. AA. < Ar. 121. mor renkli. rizomlu ve sarı çiçekli bir dağ bitkisidir. 430) Çok yıllık. gövdesi kalın. 400. cavz. III. . III. 209. Tietze. 1. < Ar. çitlembik) Bir çeşit armut (DS. geranio < Lat. Juglans regia. Tietze. 884) cerik ağacı: (< ? cerik + T. soğanı) Tatlımsı. ADYA. cennet + T. pipéri + T. 69. 883) centiyane: (< Lat. BTS. geranium. auz. 859.

cevz + T. -si) Zakkumgillerden. Vinca. 121) cevzeni: (< ? ) Bir üzüm türü (EYAD. 223. GBAA. taçsız iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS. (TS. 163. EYAD. Ağz. OAAD. 60. ceylān + T. 363”) Yaprağı beş köşeli olup. 400. 121) cıbarca: (< T. 51. 191. Tietze. çiçeği. 145) cevizgiller: (< Ar. GD AT. 232) ceylan çiçeği: (< Moğ. III. 37. culbān. “< cıbır/cıbıl ‘çıplak’ kelimesiyle aynı kökten gelmiş olması muhtemeldir. 440. çok türlü bir cins ot (DS. erkek ve dişi çiçekleri ayrı ayrı olan. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. 900) cığra: (< ? ) Bir cins dikenli ot (DS. III. 485). K AT. TBAS. III. T YA. 2. 402. 1. ETA. Burçak (DS. MBTS. KMYA.245 E A. 908) cılık: (< cılık < cılk “ses taklidi”. 1. benefşe + T. 45.. 237. 912) . 889) cıcılık: (< cici “çocuk dili” + T. 437). 485”) Bir cins eğrelti otu (DS. . BTS. II. ceylān. KBAYA. 56. is. III. 888) Cezayir menekşesi: (< öz. çıçırgan (TBAS. -giller) Örneği ceviz olan. Yabanî bezelye. 437) ncir (DS. açık. (And. cį a. Erz. III.A. 76. ZBK A. MBTS. MBTS. “< Moğ. ST AT. 905) cılban: (< Ar. 59. 58) cığa: (< Far. kendine özgü mavi.: cilban) 1. 1. 190. ince uzun yapraklı. 482. TS. III. BTS. çok yıllık. (And. Tietze. 899. cıbırca/cıbılca. Ağz.: cığan) Beyaz ve sarı renkte. çalımsı veya otsu bir bitki. -lik) bk. 256. pembe çiçek açan bir bitki (DS. mor renkli çiçekleri ve ortası çukur taç yaprakları olan. 1. 71. 311. III. Cezayir + Far. 1. 181. yaprakları almaşlı dizilişte ve parçalı. 233.

DS. cırtlak. Yenmeyen. çiynak) Çobançantası denilen ot (DS. cırt + atan) 1. 923) cırdatan düleği: (< T. elması) Sallanınca içinde çekirdekleri ses çıkaran bir çeşit elma (DS. 937) cırık: (< T. 576). Ağz. cırtatan (DS. 2487) cırmılak: (< T. (And. III. 938) cırtlak: (< T. III.: cırtıgaz) Ekilmeyen tarlalarda yetişen geniş yapraklı. 929) cırlangıç: (< T. başaklarından olgunlaşınca sıkıldığı zaman tohum ve su fışkıran bir bitki. cırt cırt. cırlangeç. pat pat otu (DS. yenilmeyen. güzel kokulu. cırtatan (DS. cırlangıç). yaprakları sarılarak yemek yapılan geniş yapraklı bir bitki (cırdatan düleği. çırlangıç): (DS. 939) . yabani bir meyve (DS. III. 935) cırnak: (< T. cırt. cırık < cır-. 936. III. cırtatan (DS. III. hatmi çiçeğine benzeyen çiçekler açan bir bitki (DS. (And. ırlangıç) bk. Gelincik otuna benzer. Mayhoş tadı olan. cırtlan. III. 937) cırtatan: (< T. Tietze. çırlangıç. cırtdangaz). tırnak. 3. cırt + atan + divleği) bk. cırt + cırt) bk. 1. Ağz. cırtatan (DS. VII. III. kavuna benzeyen. Ağz. III. 438) Turunçgillerden. III. 937) cırtdangaz: (< T. portakal büyüklüğünde kavun cinsinden bir meyve. 937) cırt cırt: (< T. III. 937) cırtlak otu: (< T. cırtlavuk. cırmalak) Yemeği yapılan küçük mantar (DS. 2. cırtlak) bk. 945) cırt: (< cırt “yansıma ses”) bk. cırtlak + otu) Nohuda benzer acı bir ot. cırtlavak.246 cıngıravu elması: (< ? cıngıravu + T. III. MBTS. (And. III. 937.: cıynak. cırlangıç. güzel kokulu. 1187. cırtatan (DS.: cırlangeç.

247 cırtlak sakızı: (< T. cırtlavuk). III. 937) cıvak: (< ? ) Şeytantırnağı (DS. 946) cızcız dikeni: (< T. 937) cırtlavuk: (< T. 443. Ağz. cız (DS. 958) cicik üzümü: (< ? cicik “meme” + T. 946) cızlağan: (< T. (And. III. 959) ciğarı: (< ? ) Kırmızı tohumları olan. 957) cicibici: (< cici + bici “çocuk dilinde” Tietze. III. III. cırtlak + sakızı) Sakız çıkarılan bir cins ot (DS. 955) cibille: (< ? ) Semiz otu (DS. (DS. MBTS. cızlayık) Bir çeşit bitki (DS. III. cırtatan (DS. 955) cicamık: (< ? ) Ardıç ağacı ve meyvesi (DS. III. 489) Yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. 942) cıvrıncık: (< ? cıvrın + T. cız + cız + dikeni) bk. III.: cırtlavak) bk. 951) cibik: (< ? ) Cin mısırı (DS. 962) . III. III. -cık) bk.: cızgan) Isırgan otu (DS. gıvışgan otu (TBAS. 1. III. cırtlan) bk. üzümü) Parmak gibi uzun olan bir çeşit üzüm (DS. 939) cırtlan: (< T. 59) cız: (< cız “ses taklidi”) Tohumları oraya buraya yapışan. 950) cızlayık: (< T. (And. III. böğürtlene benzeyen bir çeşit ağaç (DS. cırtatan (DS. cızlağan). III. tarlalarda görülen bir çeşit ot (cızcız dikeni). III. Ağz. III.

pipéri + T. Tietze. 968) cimcik dikeni: (< Moğ. 919. tzímbla. ciğer + T. III. DS. cinn + Yun. Ağz. Tsingános “çingene” + T. III. (DS. 973) cinbiberi: (< Ar. 979) .248 ciğer otu: (< Far. 978) cingen dikeni: (< Yun. 1. 447) Cin mısırı (DS. (And. 407. Tietze. MBTS. -i) Süs biberi (DS. dikeni. 975) cin darısı: (< Ar. yaprakları buğday yaprağına benzeyen bir çeşit ot (cinek otu). 970) cimcime: (< Ar. 486) Kurutulduktan sonra gövdesi kürdan gibi kullanılan bitki (DS. cinek (DS. zehirsiz mantarlardır (TBAS. küçük taneli. 978) cinek otu: (< ? cinek + T. otu) bk. III. cimcik + T. cin mısırı (TS. şarap yapmakta kullanılan bir çeşit üzüm (DS. cimcik. III. cumcuma. III. “< Moğ. 976) cincile: (< ? ).: cıncıla) Bazı Tricholoma türlerine verilen genel ad. 447) Başı şemsiye şeklinde olmayan mantar (DS. cinn + T. III. otu) Düğün çiçeğigillerden. 60. BTS. 1. çok yıllık otsu bir bitki. 122) cimbiz: (< cımbız < Yun. 1. Tietze. 60) cimlā: (< Yun. Genellikle yenebilen. III. darısı) bk. 971) cimit: (< ? ) Keten (TBAS. DS. 447”) Böğürtlen (DS. Marchantia polymorpha. üzümü) Kırmızı. III. III. is. 975) Cincife üzümü: (< öz. tsimbidi. 410) cinek: (< ? ) Mısır tarlalarında biten. III. dikeni) Dikenli bir çeşit ağaç (DS. (TS. III. Cincife + T.

III. -ı) Bir tür ufak taneli mısır. 100 cm kadar yükselebilen. aŧīfe) Bir çeşit kadife çiçeği (DS. Achillea millefolium. 980) cinik: (< ? ) Küçük hıyar (DS. otsu. çivek) Küçük taneli. otu) bk. yeşil. III. boru çiçeği (TBAS. cevān + perçem + T. 991) . cingil + Ar. çok yıllık. III. 60) cipil: (< ? ) Gelişigüzel yetişen fidan (DS. 988) civek: (< ? ). 1. (And. siyah yabani üzüm (DS. BTS. III. beyaz veya sarı çiçekli ve kuvvetli kokulu bir bitkidir. 983) citteli keçi: (< ? citte + T. III. birçok türü olan. 60) cinsaçı: (< Ar. 412. III. Bir çeşit elma. tüylü. küçük bir cins fasulye (DS.249 cingil kadife: (< Yun. 980) cin mısırı: (< Ar. 988) civelek: (< ? civelek. 987) civanperçemi: (< Far. li + keçi) Gelincik çiçeği (DS. 60. III. Tietze. 979) cingiş: (< ? ) Deve dikeni (DS. cinn + T. 123) civcilik: (< civciv “ses taklidi” + T. cinn + T. Gelincik otu (DS. saçı) bk. III. -lik) Yemeği yapılan beyaz çiçekli kır otu (DS. 410) cin otu: (< Ar. cin darısı (TS. 451) 1. bostanbozan (TBAS. III. TBAS. -i) Birleşikgillerden. cinn + miśr + T. 988) ciyner: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS. Ağz. 2.: cüvek. III. 980) cinibiz: (< ? ) Ufak. (TS. 1.

börülce). MBTS. III. III. Ağz. 62) . Tietze. cūce + T. 992) col: (< ? ). 995) coplak: (< Far. Eren. III.: cizvit börülce) Bir çeşit beyaz fasulye (DS. (And. (And.: cola) Yabanî çilek (DS. 1020) cüce bağırsağı: (< Far. -lak) Geniş yapraklı bir bitki (DS. culcul. cūce + T. cülbant. cücek ‘yavru’. III. bağırsağı) nce. 999) coruk: (< ? ) Fidan (DS. burçak (DS. 1021) cücekız: (< Far. III. cunbut) Gonca (DS. çunbul/çumbul. Tietze. 1016) cumurd: (< ? ) bk. 1012) cumbur: (< Far. (And. Ağz. kıvrık yapraklı. (And. çulbant. tavukbacağı mantarı (TBAS.: cümbüt.: culbant. ağaç mantarı (TBAS. 1024) cücül: (< Ar. cülbent. culbat. yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. Ağz. 504) Dağ çileği (DS. culvan. 61) cücük: (< Far. Ağz. 539). 61) curta: (< ? ) Yabani kiraz (DS. (And. çūb + T. III. III. III. çulhat): Yabani bezelye. 457) bk. 1015) cumbut: (< ? ). çumbul) Küçük taneli yabani üzüm (DS. akdiken (TBAS. 3. kız) bk. 61) culban: (< Ar. Ağz. culbān.250 cizgit börülce: (< ? cizgit + T.: cumburt. III. 1019) cuşka: (< ? ) Bir cins yuvarlak biber (DS. 1002) cöcce: (< ? ) Çörek otu (TBAS. III. III. 72).

cummayz. TaS. MBTS. çādar + T. saçtı) Funda cinsinden dikenli. 1. 1027) cümele: (< Ar. yemeği yapılan bir ot (DS. darı) nce. pembe ve beyaz çiçekli bir bitki. 420. cüvek). 1026) cüvür: (< ? ) Eylül ayı sonunda yetişen iri. incire benzer meyveleri olan bir ağaç (DS. sert bir çeşit ağaç (DS. 458) Tropik bölgelerde yetişen. (TS. III. cumel. 1. cül üzümü (DS. 1029) -Ççactı: (< T. kırmızı kabuklu bir çeşit şeftali (DS. 506) Pancara benzer. 1024) cülük: (< ? ) Yabani bezelye (DS. 782) . büyük yapraklı. 1028) cürük: (< ? ) Yer elması (DS. III. III. III. Çin ve Amerika ırmaklarında yetişen. 1031) çadır çiçeği: (< Far. 1027) cünül: (< ? ) bk. 1026) cürgül: (< ? ) Bir çeşit mısır (DS. Tietze. Euryaleferox. III. ufak darı (DS. (DS. cül üzümü (DS. III. açık renkli bir cins üzüm (cünül. II. III. çadır şeklinde açan. (paşaçadırı).251 cücül darı: (< Ar. cūl + T. III. üzümü) Şarap yapımında kullanılan ince kabuklu. 1026) cümbez: (< Ar. çiçeği) Nilüfergillerden. III. culcul + T. III. III. 1026) cül üzümü: (< Ar. 1028) cüvek: (< ? ) bk.

ham yemiş. otu) Suyu. Ağz. 420) çağ: (< ET. şri āla + T. < Far. 515) Taze fasulye (DS. 72) Yaprakları hayvanlara yedirilen bir bitki (DS.: çağıldak) 1. Conyza bonariensis. 60 cm kadar yükselebilen. 423) çakal otu: (< Far. 76. 63) çakal eriği: (< Far. ça ale “ham meyve”. 1. çak + çak) bk. 1. zehirlenen hayvanlara içirilen bir çeşit ot (DS. 1. şa āl < Sans. eriği) Çok ekşi. Tietze. otu) Bir yıllık. tüylü ve otsu bir bitkidir. çağala. Nişanyan. 422) çağman otu: (< ? çağman + T. bk.252 çadır uşağı: (< Far. (And. sert. MBTS. (TS. Sakız kabağı. Prunus spinosa. çādar + T. (TS. iri çekirdekli bir erik türü. 1. şa āl < Sans. şa āl < Sans. şri āla + T. Nişanyan. 1043) çakıldak: (< T. ahlat (TS. 63) çakçak: (< T. 462) 1. şri āla + T. -u) Yabanî armut. kayısı. 1. şa āl < Sans. çakıl “ses taklidi kelime”. < Far. boğan) Kırlarda rastlanan bir bitki (TS. (TBAS. 423) çakal çiğdemi: (< Far. 466). 423) çakalboğan: (< Far. uşağı) Maydanozgillerden. ça “ses taklidi”. Eren. laç yapmakta kullanılan. zar içinde tohumları olan. Dorema ammoniacum. 2. çiğdemi) bk. şri āla + T. erik gibi tek çekirdekli yemişlerin körpe iken yenilebilen ham şekli (TS. . ça āna. acı çiğdem (TBAS. 1037) çakal armudu: (< Far. 1032) çağla: (< Far. 63) çakıl: (< T. Tietze. Olmamış. ça āla. öz suyu hekimlikte kullanılan bir bitki. 2. çakıl+da-k. emrūd + T. Badem. III. baklagillerden bir bitki. şa āl < Sans. 3. III. 1. şri āla + Far. hindiba (TBAS. 72. III.

4. otsu ve çok yıllık bir bitki. BTS. 469). 1044) çakırdiken: (< Ar. 1044) çakır: (< Ar.: calba. cawşīr/cāwşīr < Far.253 3. Ferula Umbelliferae cinsine ait. çanşır. 64) çakşır otu: (< Ar. 1036. 409) Isırgan otu (DS. uzun ve sert sapı olan diken (çakıl dikeni). (DS. gāwşīr + T. çay . çalı görünüşünde. Kırlarda yetişen. şabla. (TS. Börülce. köklü. 69. şa r + T. otu). çalağan) Isırgan otu (DS. ağır bir çeşit buğday (DS. 1. 1048) çalak: (< T. şa r + T. III. Küçük karpuz. çalak). çakıl + dikeni) bk. çaşur. Clauson. 64. 1046) çakmuz: (< ? ) 10-30 cm yükseklikte.: çağşır. mor çiçekli. (TBAS. Arctium tomentosum. çeşir) Maydanozgiller familyasından. (DS. Geranium tuberosum. hekimlikte kullanılan bir bitki. (And. Olmamış karpuz (DS. 2. III. çarşu. ca + dikeni) Sarı çiçek açan. şa r + T. çakırca dikeni (DS. abdestbozan otu (TBAS. şalba) Ballıbabagiller familyasından. parçalı yapraklı. III. çok yıllık. Ağz. çiçekli ve yağlı bir çeşit ot. sacer. (And. genelde sarı çiçekli bitkiler (TBAS. 1044) çakırca dikeni: (< Ar. 424) çakır dikeni: (< Ar. 129. dikeni) bk. Ağz. 1084) çalağan: (< T. DS. çavşır. çok yıllık. salvia. (And. III. şa r < Lat. III. çakşur. çakmur + buğday) ri. pembe veya sarı renkli. çaveşir. 63) çakmur buğday: (< T. çiçekleri mor. yumruları çiğ olarak yenen ve süs bitkisi olarak dış ülkelere satılan. Tietze.: calak) 1. III. III. Ağz. çarşır. 1043) çakıl dikeni: (< T. III. Colutea arborescens. 1048) çalba: (< Lat. diken) Maydanozgillerden. 1038.

65) . karaçalı (TS. ADYA. çalı + dikeni) bk. -si) Kılçıklı bir çeşit fasulye (TS. AA. 129. . Sisymbrium. 1054) çalıdibi: (< T. böğürtlen. Gülensoy. Gaz. 129.. 518).Y. XII. 61. çalgıcı + otu) Turpgillerden. Labiatea. 65) çalıgagası: (< T. 427) çalı: (< T. çalı + basmaz) Kara kılçıklı buğday (DS. çıçırgan (TBAS. 1.254 olarak içilen yaprakları tam ve sık tüylü bitkiler. (TBAS. Ka. 67) çalıbasan: (< T. 67. DS. 125) çalgıcı otu: (< T. BTS. ahu dudu gibi ağaççıktan küçük. DS. çalık) Kırlarda biten. III. çalı + ? gaga) ğde (DS. DA. çalı + kızılcığı) bk. Nişanyan. 1054) çalı kızılcığı: (< T. 428) çalıgaga: (< T. çalu) Boyları 1-3 m kadar olan. 338. III. 1054) çalı dikeni: (< T. 3732. MBTS. 190 . BTS. 4475.. çalı + dibi) Çalılıklarda biten. III. 1054) çalıbasmaz: (< T. 64. III. 428) çalı fasulyesi: (< T.A. dalları çok çatallı ve sapları odunsu. III. < kökü belli değildir. alaca”. (TS. 122.. çalı “çal siyah-beyaz karışık renkli. 1050. DS. 75. 1. çalı + basan) ri ve sert taneli.A. I. yumru kökü yenilen kırmızı çiçek açan bir bitki (DS. 1. 427. 3739. < ? T. kurak yerlerde yetişen bir bitki cinsi. TBAS. çalı + Yun. 1. Ağz.A. -sı) bk. fasulia + T. uzun saplı ve kılçıklı bir cins buğday (DS. III. (And. III. 1054. Erz. III. yemeği yapılan bit ot (DS. çalı + ? gaga + T. çok yıllık bitkiler (TS. 72. çalı < çal-ı. kızılcık (TBAS. X. 65) çalık: (< T.: çali.

çalık + kavak) Dalları sepetçilikte kullanılan bir kavak türü. 45. şam’ + T. -ı) Fıstık çamının kozalak biçimindeki meyvesinden çıkarılan sert kabuklu. (TBAS. III. 1. nevrūz + T. 77). buğdayı) Açık kırmızı renkli. Eren. yağlı ve nişastalı tohum (TS. III. çaltı (DS. Pinus. iğne gibi ince ve uzun yapraklarını yaz kış dökmeyen. -ı. 428) çalı navruzu: (< T. 201. mavi veya morumsu çiçekli bir bitki. DS. SA. III. EYAD. “< çal ‘taşlık yer. (TS. 90. kerasi + T. 1058) çaltı: (< Yalnız Anadolu ağızlarında kullanıldığı anlaşılıyor. TS. OAAD. 385”) Beyaz kiraz (DS. . çalı + Far. -giller) Kozaklılardan. 1062) çam: (< Arapçadan kalma bir alıntı olduğu anlaşılıyor < Ar. ufak taneli buğday (DS. III. Ağz. şam’ + T. 7. 77. çal + Yun. 65) çalı süpürgesi: (< T. 1. her dem yeşil. rizomlu. çıplak tepe’. 138. 4522. kışın yaprak dökmeyen ve yurdumuzda birçok türü yetişen. T YA. çok yıllık. DS. 471) Diken. Türkçe çalı sözüyle çaltı arasındaki benzerlik düşündürücüdür. GBAA. çaltı + dikeni) bk. 4719. kozalaklı bir orman ağacı. XII. 1. TBAS. Tietze. 1264.: çom) Çamgillerin örnek bitkisi olan. < ??. 1. şam’ “mum”. 87. 432) çamgiller: (< Ar. 1. 315. iğne yapraklı. K A. -u) 15-40 cm yükseklikte.255 çalık kavak: (< T. 130. 65. KMYA. çalı (TS. çam. (And. 431) çaltı dikeni: (< T. şam’ + fustu + T. 431. tohumları çıplak olarak kozalak pulları üzerinde bulunan. DS. (TS. çalı + süpürgesi) Kırmızı çiçekleri olan ve süpürge yapımında kullanılan bir bitki (TS. 429) çal kirazı: (< T. 107. BTS. 1064) çam fıstığı: (< Ar. Eren. 312) çam buğdayı: (< Ar. XII. 189. AAT. KYA. 53. Iris unguicularis. (sepetçi kavağı).

1. otu) bk. şıra için kullanılan üzüm (DS. çengāl + Yun. 1070) çanta çiçeği: (< Yun. çan + çiçeği. BTS. 1. üzümü) Kırmızı renkli. 1067) çanak çömlek otu: (< T. 1. çanak + çatlatan. BTS. çanak + ? çömlek + T. bir ya da çok yıllık. atkuyruğu (TBAS. III. 66) çan çiçeği: (< T. -si) Sırık fasulyesi (DS. süs bitkisi olarak ekilen. 434. çiçeği) ki çeneklilerden. MBTS. gelincik (TBAS. “< çan kelimesi eski çağlardan başlayarak kullanılmaktadır. TBAS. 78”) Çan çiçeğigillerden. III. 434. çan + çiçeği + -giller) Bitişik taç yapraklılardan. ladin gibi bitki türlerini içine alan reçineli ağaçlar familyası (TS. küçük taneli. 1. erguvanî veya sarı renkli bir süs bitkisi (TS. 130) çam otu: (< Ar. beyaz. 435) çaplançanak: (< ? çaplan + T. Eski Kıpçakçada da çaŋ biçimi kullanılır. çiçekleri er dişi. otu) bk. geanta + T. “< T. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS. 524”) Gelincik çiçeği (DS. Campanella. 131) çangal fasilesi: (< Far. 66) çanakkıran: (< T. III. ban otu (TBAS. 36) çam üzümü: (< Ar. çanak) bk. 66) . yaprakları almaşlı. örneği çan çiçeği olan. 1. 1066) çanakçatlatan: (< T. çan+ak. ovaryum alt durumlu. boynuzlu gelincik (TBAS. fasulia + T. çanak + kıran) bk. soğanlı. Orta Türkçede çaŋ olarak geçer. Çanın çıkardığı sesten geldiği anlaşılıyor. 432. 66) çan çiçeğigiller: (< T. beyaz çiçekli. çiçekleri çan biçiminde olan. çok yıllık ve otsu bir bitki. şam’ + T. (TS.256 köknar. Eren. şam’ + T.

-giller) Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden. Tietze. Cotinus coggyria. III. 1. çatlağan) Bu bitki odunlarının yakılması esnasında patlayarak çatırtılı sesler çıkarmaktadır. çarık + dikeni) bk. 66) çarkıfelek: (< Far. Tietze. (Duran. (TS. III. 1. 439) çarliston biber: (< ng. çanak) Baklagillerden bir bitki (DS. 196) Göl veya çay kenarlarında yetişen ot (DS. Gülensoy. Bu özelliği sebebiyle “çatlağan” denilmiştir. pipéri) Çarliston adı verilen bir biber türü (TS. 439) çaşıran: (< çaşıran < Ar. Ağz. büyük. III. çatlak) bk. cacıran) Geniş. 480) Üzüm (DS. III. 223-229) çatlak: (< T. 1. köygöçüren (TBAS. parlak kırmızı çiçekleri olan. 1078) çardımçanak: (< ? çardım + T. 1085) çaşıt: (< ET. çatlak otu (DS. 476. çark-ı felek + T. çaşut. (And. I. 1081) çarık dikeni: (< T. demir dikeni (TBAS. duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi. çapul < çap-u-l. (fırıldak çiçeği). charleston + Yun. 1091) . 66) çarıkkesen: (< T.257 çapul: (< T. Passiflora caerulea. 123) çatlağan: (< T. çarık + kesen) bk. 439) çarkıfelekgiller: (< Far. cawşīr + -an). çark-ı felek) Çarkıfelekgillerden güzel. çatlak + kara) Bir kiraz çeşidi. 1085) çatlaggara: (< T. siyah kiraz (AA. yuvarlak yapraklarından dolma yapılan bir çeşit ot (DS. örneği çarkıfelek olan bir bitki familyası (TS. 840. III.

81. Eren.258 çatlak otu: (< T. çūdār + T. (And. 1093) çavdarmahmuzu: (< Far. ADYA. Eren. -lık) Çavdar bitkisi kadar büyüyen. 74. iri taneli bir tür beyaz üzüm (TS. 67) çattımçanak: (< T. 1091) çatlangaç: (< T. başak verdiği hâlde tanesi olmayan. 210. Bongardia chrysogonum. Tietze. çekirdeği ufak. her dem yeşil. (And. az çok kıvrık. çattım + çanak). ülkemizin Doğu Karadeniz bölgesinde kültürü yapılan. (TS. III. -u) Buğdaygillerden ve en çok çavdarın başağı üzerinde türeyip koyu mor renkte bir horoz mahmuzunu andıran. 447. mihmāz + T. hindiba (TBAS. taç yaprakları 5 ya da daha fazla . genç yaprakları toplanıp özel metotlarla kurutularak içecek olarak kullanılan. (TBAS. çūdār. 485. (TS. 539) Buğdaygillerden. -giller) Yaprakları basit ve alternat dizilişli. AAT. 228) çavdar: (< Far. çatlangaç). KMYA. 1. DS. kapsül tipi meyveleri olan. unlu tane veren bir bitki. BTS. OAAD. 1092. III. nadiren tek eşeyli. çalı içlerinde yetişen bir çeşit bitki (DS. 148) çavdarlık: (< Far. 485. 1-4 cm uzunlukta. Ağz. Thea chinensis. OAAD. ışınsal simetrili. MBTS. ağaççık ya da çalı formundaki bitkiler. çatlak + otu) 30-50 cm yükseklikte. 447) çay: (< çay < Çin. 447) çavuş üzümü: (< T. çay + T. 333. 1. kökünde patates gibi yumrular bulunan. Nişanyan. çok yıllık. çiçekleri er dişi. çiçekleri genellikle er dişi ya da tek eşeyli. 132) çaygiller: (< Çin. 227. çūdār + Ar. çavuş + üzümü) Kabuğu ince. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. III. özel kokulu.: çattımçanah) Gelincik çiçeği (DS. (çatlak). Ağz. ça. Tietze. 1. 67. Secale cereale. Claviceps purpurea. 447. 1. kolayca kırılabilen. 81) Çaygiller familyasından. asıl vatanı Çin ve Japonya olan. 2-7 mm genişlikte.: çatlankoz) bk. (TS. 1. silindir yapılı çubuklar hâlinde olan ve hekimlikte kullanılan asklı mantarlardan biri.

fleol. soğan (TBAS. otu) 1. (TBAS. 448. çalı ya da ağaçsı bitkiler (TS. -sı) bk. Cardemina pratensis. Thalictrum. otsu bitkiler. 448) çayır mantarı: (< ? çayır + Yun. kökü iç sürdürücü olarak kullanılan. -i) Düğün çiçeğigillerden. keçisakalı (TS. manitari + T. hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki. tere + T. (TS. 448) çayır otu: (< ? çayır + T. 449) . Sanguisorba. 132) çayır düğmesi: (< ? çayır + T. meyveleri kapsül tipinde. her dem yeşil. (delialan maydanozu). -si) Erkeçsakalı. 1. śadef + T. yenilebilen ve zehirli de olabilen mantar türlerinin ortak adı (TS. 2. triphyllon + T.259 parçalı. güzeli) Buğdaygillerden bir bitki. beyaz çiçekli. Erogrostis major. papadia + T. 1. çok yıllık ve pennat yapraklı bitkilerdir. 67) çayır teresi: (< ? çayır + Far. 67) çayır sedefi: (< ? çayır + Ar. Doğu Karadeniz bölgesinde kültürü yapılan. 1. 1. yabani bir bitki. 448) çayır papatyası: (< ? çayır + Yun.67) çayır soğanı: (< ? çayır + T. (TS. melīke + T. (TS. (TS. sulak yerlerde yetişen. 1. (TS. düğmesi) Otsu. TBAS. -si) Turpgillerden. 448. 449) çayır tirfili: (< ? çayır + Yun. -i) Baklagillerden. Buğdaygillerden kuru ve kireçli yerlerde yetişen küçük bir çayır otu. BTS. 1. 67) çayır güzeli: (< ? çayır + T. 1. çok yılık. 1. soğanı) bk. koyungözü – I. Çayır oluşturan çeşitli bitkilerin genel adı. (TBAS. 448) çayır melikesi: (< ? çayır + Ar. Phleum pratense. Trifolium pratense. -ı) Şapkasının alt yüzü ince dilimli. genellikle rizomlu.

çekirken + otu). çay + Far. Keten tohumu.: cedene) 1. Ağz. III. 68) çayterüzüsü: (< Çin. Tietze. III. (And..: çaylambuk) Kökleri sağlam bir ot. Sakız ağacı meyvesi. 1105) çedene: (< Far. . dikensi. (And. 63) çekme: (< T. 1212. 1097) çaymık: (< Çin. çekme) Geven bitkisi otu (DS. (And. çay+la-mık). XII. 3. 1115) . Tietze.: çekkem) Yeşil yapraklı. Vaccinium arctostaphylos. caudāna. (TBAS. Avenastrum. -ı) Buğdaygillerden. ayrık otu (DS. 4476) çay üzümü: (< Çin. Ağz. III. -si) Bir çeşit hıyar (DS. 1114. ayçiçeği (BTS. III. Erz. TBAS. 450. 449) çaylamık: (< Çin. III. II. fıstık’. 486). 1098. 1101) çeçik kulağı: (< ? çeçik + T. TaS. terāzū “terazi” + T. 75.260 çayır yulafı: (< ? çayır + yulaf + T. yulafa benzeyen bir kır bitkisi. < ses taklidi kelimelerden. kenevir tohumu. (And. 760) çekem: (< T. çalab+î ?) Çay kenarlarında kendi kendine yetişen ağaç. Ağz. çınar (DS. 65) çekirken otu: (< T. söğüt (DS. (TS. üzümü) 1-6 m yükseklikte. 68) çeblebi: (< T. DS.A. çay + T. şekirtük ‘fındık. beyaz çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir. III. III. III. çalı. çikirken) lkbaharda tarlalarda çıkan bir ot (DS. kulağı) Semizotuna benzer bir cins ot (DS.: çekire. ateşe atıldığında çatırdayarak yanan bir bitki (TS. 1. Kendir. çekem < çek-em. Ağz. 4. Çam kozalağı (DS. çay + mık). 1105. 2.: çaynuğ) bk. 1. Ağz. kışın yaprak döken. 491) bk. Nişanyan. 489). III. 1114) çekirdek: (< ET. (And. 1106. Tietze.

458) çemen: (< Erm. Chondrilla juncea. III. çengāl + T. 1120) çelik: (< Far. 553) Maydanozgillerden bir bitki ve bunun kokulu tohumu. çengāl + T. 497) Ballanmış armut. 1116) çeküm çileği: (< T. şalam. Tietze. 3. otu) bk. Tietze. XII. 1119) çelepeten: (< ? ) Kırlarda yetişen yabani bir ot türü (DS. III. 1. 492) 1. kenger (TBAS. Ağz. Pancar. 1122) çeltik: (< Far. 1. 1. III. 1117) çele: (< ? ) Taze fasulye (DS. 1129) çengel otu: (< Far. çaşma-zan. III. Kırmızı turp (DS. çaman + T. Kavun (DS. (TBAS. çelik) ğde ağacı (DS. III. beyaz sütlü ve sarı çiçekli bir tür. III. 2.: cerenük) Erik (DS. III. 1145) çermayı: (< ? ) Yazın olgunlaşan yeşil renkli bir armut çeşidi (DS. 69) çemiş: (< ET. MBTS. Tietze. şeltūk) Kabuğu ayıklanmamış pirinç (TS. (TS. 69) . 4477) çeşmezen: (< Far. çaman. (And. çepiş. otsu. 69) çeremük: (< ? ). 2. III. boy otu (TBAS. sakızı) 40-100 cm yükseklikte. karaçalı (TBAS.261 çekmer: (< ? ) Ardıç cinsinden bir ağaç (DS. Şalgam. iki veya çok yıllık. 459) çemen otu: (< Erm. çekim + çileği) Siyah renkli bir tür çilek (DS. otu) bk. 500) bk. III. Cuminum cyminum. 69) çengel sakızı: (< Far. 1147) çeş: (< ? ) Kabuklu fındık (DS. 1118) çelem: (< Far.

Prosopis farcta. DS. 561) Ökse otu (DS. 1155) çeyem: (< ? ) Yaprakları çama benzeyen. Tietze. genellikle sarı çiçekli ve otsu bitkiler. III. (And. 70) çevşen: (< Far. 1155) çıbı işi: (< ? çıbı + T. III. 500) Ormanlarda büyük ağaçlar arasında yetişen gövdesi ve dalları elastiki bir cins küçük ağaç (DS. yarmak” < ET. 1. dikenli ve sarı çiçekli bir çalıdır. III. işi) Üzüm (DS. 1149) çeti: (< ? çeti. 69. 1157) . III. nohut büyüklüğünde kırmızı meyveleri olan. 500). Ağz.: çedi) 30-100 cm yükseklikte. bir metre boyunda bir çeşit ağaç (DS. 1150) çetin: (< kökü belli değildir. III. çet < ET. çetme < çet. Afşar otu (TBAS. 69) çetrez: (< ? ) Geven cinsinden dikenli bir ot (DS. III. 1152) çevrince: (< T. 1152) çetük otu: (< ? çetük + T. III. Bir veya çok yıllık. 481) Yaprağı sarma yapmak için elverişli bir çeşit üzüm (DS. MBTS. Tietze. meyvelerin sarmal biçimde olması nedeniyle verilmiş olmalıdır (TBAS.262 çet: (< Çağ. çit. 70) çevik: (< T. 1. 500) Olmamış karpuz (DS. çevik < çev-ik. 1151) çetmi dikeni: (< ? çeti + T. cevşen. çeti (TBAS. dikeni) bk. MBTS. III. 501) Palamut (DS. çev(i)rince) Medicago (Leguminosae) türlerine verilen genel ad. 1152) çevirdik: (< T. çevirdik) Kısa boylu gürgen ağacı (DS. III. otu) bk. Bu ad.“kesmek. III. Tietze. ket-. 1151) çetme: (< T. Tietze. (TBAS.

1161) çıkart: (< T. III. III. çığ + çığ) Atkuyruğu bitkisi (DS. Eren. Ağz. III. III. 1170) çılan: (< Far. 70. sarı çiçekli bodur ağaç (DS. çıkrık + tekeri) Taş aralarında yetişen. çelāna. meyvesi yuvarlak ve dikenli olan bir ot (DS. ts’maħ. Ağz.263 çıçırgan: (< T. Hippophae rhamnoides. 1165. III. 474) çımak: (< Erm. 1158) çıdar: (< ? ) Çam ağacı (DS. 1167) çıkma: (< T. çıkma) Çavuş üzümü (DS. III. 1158) çıdik: (< ? ) Yabani asma üzümü (DS. çığırgan < çağırgan) Yabani menekşe (DS. 1170) çıkrık tekeri: (< T. TBAS. 74. 1176) . III. III. 1158) çığçığ: (< T. kuruyunca çocuklar mızrak gibi kullanırlar (DS. 1159. III. (And. (TBAS. 1158) çıfın: (< ? ) Fundalıklarda olan. DS. çaçırgan < saçırgan). (And. 70) çığırgan: (< T.: cıkart) Yer elması (DS. 493) Bit öldüren zehirli bir ot (DS. Tietze. 1175) çımçıtlık: (< çım + çıtlık) Sakız çıkarılan bir bitki çeşidi (DS. çıkıntı) Afyonun fena bir cinsi (DS. 905) çıkıntı: (< T. 1. III. çıkart). 1170) çılak: (< ? ) Üzerinde morumsu top top dikenler olan ve boyu bazen 1.: çişkan) Kışın yapraklarını döken. III. çok dikenli bir çalı veya ağaççık. 89) ri bir çeşit çiğde (TS. III. III. çelān.5 metreyi geçen bir bitki ki.

çenār + Yun. 1251. çenār. Çan çiçeğigiller familyasından. 475. III. 475. BTS. ülkemizde de çınar türü ile temsil edilen. ST AT. 89. III. huni biçiminde. geniş yapraklı. 1177) çınar: (< Far. 129. Türkiye’de 100 kadar yabani formu bulunan bir ya da çok yıllık otsu bitkiler (TBAS. dünyada 1 cins ve 10 kadar tür ile. üzümü) Taneleri beyaz ve üstü kırmızı olan. 509”) Campanula türlerine verilen genel ad. tek evcikli. 1. Küçük erik. “ET. yapraklarını döken ağaçlar (TS. 137) çınar mantarı: (< Far. Tietze. süs ağacı olarak yetiştirilen büyük ve gösterişli bir ağaçtır. uzun ömürlü. mor ya da erguvan renkli.264 çımkırık: (< T. çıŋrak < çıŋra-. manitari + T. 70. 1179. çiçekleri beyaz. (TBAS. 1. çerā + T. III. 1187) çırpı: (< T. III. BTS. DS. çenār + T. 511) Yaprak (DS. (TS. -giller) Yaprakları basit ya da elsi bölmeli. 137. 40. TBAS. 1183) çıra üzümü: (< Far. -ı) Sarımtırak veya deve tüyü renkli. Tietze. Küçük domates (DS. 69. su kenarlarında. 134. 30 m’ye kadar uzayabilen. 70) çıngırak otu: (< T. sarı renkli bir ot (DS. gövdesi kalın. 2. OAAD. 138) çıntar: (< ? ) Yenilen bir çeşit mantar (DS. 70. üzeri esmer lekeli. 475. ince saplı ve yumuşak etli bir mantardır. çırpı < çırp-ı. çan çiçeği cinsine ait. 509) 1. 1. Tietze. 509) ki çeneklilerden. çımkırık < çımkır-ık. T YA. III. 76. EYA. çıngırak + otu. Platanus. III. GD AT. BTS. 1186) çırlavuk: (< T. park ve bahçelerde gölgesinden faydalanmak için yetiştirilen. şıra yapmakta kullanılan bir çeşit üzüm (DS. çırlavuk) Yaprakları yarım metreye uzayan. 1189) . Tietze. III. Eren. 357) çınargiller: (< Far. DS. TS. çiçekleri tek eşeyli ve aşağıya doğru sarkan küre şeklindeki başaklarda bulunan. mavi. Clitocybe squamulosa. EYAD.

1151. III. 513”) bk. III. III. 2. Bunias orientalis. çır + Far. -ı) Çok yıllık. 1192) çıtımık: (< T.265 çırpız: (< ? ) 1. erik) Çarşamba’da yetişen bir çeşit erik (DS. (And. 1198) çıyancık: (< T. DS. 3. çıtlamık) Bir çeşit mürver ağacı (DS. kara) Ufak taneli bir çeşit siyah üzüm (DS. Tietze. III. ağacı) Çitlenbik ağacı (DS. 914) çıtnak kara: (< ? çıtnak + T. III. çıtlak). 1193) çıtır: (< ses taklidi kelime. çıyancık.: cıltık) Çitlembik (TS. 71) . Ağz. 1194) çıtlak: (< T. Tietze. III. “çıyan < ET. Ağaç filizi (DS. otsu ve sarı çiçekli bir tür. Ağz. III. (TBAS. 1192) çıtçıtan ağacı: (< ? çıtçıtan + T. TBAS. 71) çıyan otu: (< T. 1196) çıtlık: (< T. 71) çıtlamak: (< T. 1190) çır şalgamı: (< T. Nişanyan. 77”) ncir ağacının yaprak vermeden önce verdiği ilk meyve (DS. çıyan + otu) bk. III. III. kurtpençesi (TBAS. 1. 480. çadan. 1196) çıtlamık: (< T. filizlenen buğday. 512) nce çalı (DS. şal am + T. çıtlık). Sonbaharda ekilip sulanarak erken yeşillenen. (And. kurtpençesi (TBAS.: çetlek) Sakız ağacının meyvesi (DS. çıtlamak) Alıca benzeyen bir yemiş (DS. XII. 4478) çıtır erik: (< çıtır + T. 71) çıtçıt: (< çıtçıt “çıtırtı sesi. III. çıtımık) Sakız ağacının meyvesi (DS. Çavdar.

88. 2. AAT. özel biçimler gösteren yaprak (TS.Y. 171. Bir bitkinin. 1. 1205. 293. TAYA. III.kökünden gelir. 368. Ağz. 30. 482) çiçek soğanı: (< T. Clauson. 209. 190. çiçek + Yun. 4479) çiçeksiz bitkiler: (< T. çibil (DS. 276. 514. GD AT. üreme organları gizli olan bitkiler sınıfı (TS.A. çicek. renkli bölümü. 355) çiçek lahanası: (< T. 1202) çibil: (< ? ) Su içinde yetişen bir çeşit ot (çibillik). II. SA. çiçek + yaprağı) Çiçek sapı üzerinde ve çiçeğe yakın. T YA. 77. 442) Söğüt ağacının çiçeği (DS. 18. (DS. 283. 1. 231. 150. 482) çiçek otu: (< T. 482) çifek: (< ? ) Kırlarda. -sı) Karnıbahar (DS. EYA. çiçeğ. 276. 482) çiçek yaprağı: (< T. AVA. III. 104. lahano + T. III.: çeçek. çiçeksiz + bitkiler) Mantarlar ve eğrelti otları gibi. 138. III. III. OAAD. (And. çiçek + otu) Karnabahar (DS. Ka. 1. üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu. 1. BTS. çiçeg. 93. 207. 1. çifek çitçeg) 1. -lik) bk. III. KYA. DS. 1203) çiçek: (< ET. çiçek + soğanı) Lâle gibi çiçeklerin ekim zamanı köklerinde oluşan soğan biçimindeki yumru filiz (TS. DS. 91-92). 7. 220. KMYA. Tietze. 1202) çibindirik: (< T. 1105. 18. XII. 1202) çibillik: (< ? çibil + T. K AT. Eren. çéçek. ST AT. 400. 191. Tietze. DA. cibindirik < cibin + dirik. K A. 1205) . 1203) çiçekli bitkiler: (< T. GBAA. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi (TS. III. 481. ormanlarda yetişen bir çeşit yaban üzümü (DS.. < Türkçede “çeçek” çeç< seç. 109. 115.266 çibiçibi: (< çibi + çibi) Bir çeşit ot (DS. Nişanyan. E A. ETA. III. 117. çiçekli + bitkiler) Tohumlu bitkiler (TS.

? yilek/ciğlek/çiğelek. BTS. 178. 368. Tietze. ST AT. yumruları yenen. 102) çiğelek: (< ET. III. yigde. Tietze. 517). 1206) çiğde: (< ET. hünnap (TBAS. Ağz. 170. III. 74. çilek (DS. III. 485. 71) çiğdem: (< ET. Tietze. AAT. III. 414) Kuru fasulye (DS. 77. 3. 1208) çiğirdik: (< ? ) Ökse otu (DS. türlü renklerde çiçek açan bir kır bitkisi. 1205) çiğ: (< ET. Ağz. yumrulu. bazı türlerinden safran elde edilen.: çivtan) Zambakgillerden.267 çifin: (< ? ). çig. Nişanyan. cil. III. ormanlarda yetişen 3-4 m boyunda olan ve zehirli bir çiçek (DS.: cil) 1. (And. T YA. 246. Tietze. 77) bk. < ET. yaprakları dikenli ve üst tarafında haşhaş başı gibi yuvarlak bir başı olan ot türü (DS. III. 72. Topraktan yeni çıkan bitki. 516) bk. EYA. ran kökenli bir ögedir. II. Ağızlarda çiğirt ( > çiğirdek) biçimleri de göze çarpar. Doerfer’e göre tipik bir kültür sözü olarak Türkçeden çok. 212. 77). Tazeyken yenilen dikenli bir çeşit ot (DS. 515) Köylerde süt süzmeye yarayan. Eren. 139. III. (TS. çigdem. 92. çiğindirik < çiğin+dirik. 1210) çil: (< Erm. UA. Clauson. DS. Bu biçimlerdeki –r-’ler sonradan türemiştir. 1. Colchicum. ETA. (And. bir iki metre uzunlukta. çok yıllık. taze yaprak (DS. Ağz. 217. 1249. III. çigit. 414. 1209) çiğit: (< Eski kaynaklarda çığıt olarak geçer.: cifin) Fundalıklarda. 1206) çiğindirik: (< T. (And. GD AT. ekin. Clauson. Tietze. 2. 516. TBAS. Yaprakları sebze olarak kullanılan labadanın çok tazesi. Nişanyan. 211. 1208) çiğirdek: (< çekirdek) Olmamış kavun (DS. OAAD. 1213) . 486) Filiz. III.

(TS. 487) çilgi: (< ? ) Siyah üzüm (DS. XII. cil + T. 487. Tietze. bahçelerin yeşillendirilmesinde yararlanılan çok yıllık bitki. III. 1. soğan) Taze soğan (DS. 1. 139. 965. Çin + Yun. DS. sapları sürüngen. Eren. 73) çilbirtir: (< ? ) bk. tsvabur. 1206. DS. sarı renkteki çiçekleri anason kokan bir ağaççık. “< ? Erm. Fragaria xananassa. < ET. BTS. 1. III. (TS. Illicium anisatum. (TS. 2.. III.268 çilbaş: (< Erm. III. çım. III. TBAS. III. 486. 76”) Semiz otu (DS. TBAS. 153. cil + T. Bu bitkinin güzel kokulu. 4479) çilek: (< T. çınar (DS. 518) Buğdaygillerden. bazen de haşlanıp salata yapılarak yenen bir ot (DS. 1224) Çin anasonu: (< öz. 488) çingiş: (< ? ) Arapsaçı da denen ota benzeyen ve bazen çiğ. Nişanyan. T YA. 1214. Lolium. Gaz. pembe. anison + T. is. çiçekleri beyaz bir bitki. Gülgillerden. III. cil + banjar) Labadaya benzeyen bir bitki (DS. 138) çilek üzümü: (< T. tsvabur ‘çılbır’ + T. otu. çıldırım) Çay kıyılarında yetişen bir ot (DS. III. 1217) çil pancar: (< Erm. 93) 1. çilek + üzümü) Bir tür üzüm (TS. 73) çildirim: (< T. 73. kırmızı renkli meyvesi. 1214. 77. çilek < çiğelek. 1220) çim: (< ET. K AT.A. III. 1. yavşan otu (TBAS. baş) bk. 282) çilbir otu: (< ? Erm. 1220) çil soğan: (< Erm. çim veya çım. 378) çimit: (< ? ) Siyah susam (DS. III. 1228) . -u) Manolyagillerden. Nişanyan.

4479. 3788. şatl. X. tarçın + T. yumrulu. Genç yaprakları sebze olarak kullanılır. çıtlık) Kökünden sakız yapılan ot (DS. Ağz. lahano + T.269 Çin gülü: (< öz. 500). Çin + Far. AVA. Çin + Ar. -i) bk. DS. -sı) Çin’de yetiştirilen bir tür lahana (TS. Tietze. çok yıllık.: şitil) Fidan. sirīş “tutkal” < sirīşten = OFar. III. 134) . otu) Zambakgillerden. 144. (And. 2. Eremurus spectabilis. 489. leylāk + T. BTS. çirti) Dikenli ardıç ağacı (DS. III. 94) 100–150 cm yükseklikte. -ı) Tespih ağacı (TS. 1236) çirti: (< T. 1228) Çin karanfili: (< öz. 73) Çin lahanası: (< öz. is. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. Nişanyan. < Far. Eren. 368. III. 140) çiriş: (< Far. 4698. gövde ve dal kabukları baharat olarak kullanılan bir tür. DA. aranfül + T. 313) çiriş otu: (< Far. Tietze. sirīş. III. kisón. 100 cm kadar yükselebilen. EYAD. 232. TBAS. ADYA. is. çiçekleri yaprak koltuklarında ya da dal uçlarında bulunan. 73. 187. 140. Asphodelus. 390. parlak yapraklı. III. 1179) çini çıtlık: (< ? çini + T. 74. DS. (And. DS. çirtik) Kuş üzümü (DS. ağacı) Defnegiller familyasından. XII. 1238) çirtik: (< T. 171. hüsnüyusuf (TBAS. DS. UA. 1. 1. 1. is. 489) Çin tarçın ağacı: (< öz. sriştan. DS. (BTS. sarımsı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 1238) çisan: (< Yun. gul + T. Eren. Çin + Far. KBAYA. 489) Çin leylâğı: (< öz.: çişan) Sarmaşık (DS. (TS. 522). -ü) bk. fide (DS. is. 1235. 1239) çitil: (< Ar. Çin + Yun. 307. sirīş + T. Ağz. 1243. III. XII. GD AT. kamelya (TS. 78. (TBAS. Cinnamonum cassia. Çin + Far. is. III.

95”) Baklagillerden. Ağz. çit + sarmaşığı + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. tüysüz ve uzun saplı. çivit + otu. 40–90 cm yükseklikte. salis tinctoria. TBAS. 491) çivit otu: (< T. Capsella bursa pastoris. kabuğunun üzerinde sık ve birbirini kesen küçük yarıklar bulunan tatlı bir kavun cinsi (DS. sarılıcı. geanta + T. BTS. çiteme < çite-me. III. “< Orta Türkçede çüwit. (TS. III. 1. iki veya çok yıllık.112) çivit’i ? işaretiyle Uygurca yipin. çitemik) Karaağaçgillerden. 141) çobançantası: (< Far. 1254) . BTS. çōbān + Yun. 141. küsküt gibi bitkileri içine alan bir familya (TS.270 çitili kavun: (< T. Räsänen (s. TBAS. 270) çitlembik: (< T. (TS. daha çok tarla kenarlarında yetişen. -sı) Turpgillerden. DS. beyaz çiçekli. 1246. ancak kökenini bilmediğini dile getirmiştir. 494) çobançırası: (< Far. çit sarmaşığı. 1246) çitlevik: (< T. 1244) çitime: (< T. -sı) Kuşkonmaz denilen bitki (DS. 1. çōbān + çerā + T. çörtleük) (DS. III.: çitemek. mercimekten az büyük. 74. 523). mahmude. (TS. kışın yapraklarını döken ağaççıklar. çitlembik) Fındık (And. 74. parlak sarı çiçekli. TBAS. 492. çüvit olarak geçer. 74) çit sarmaşığıgiller: (< T. çitili + kavun) Bir çeşit kokulu kavun (DS. 1293. 1. yemişleri torbayı andıran bir yaban bitkisi. Tietze. (And. otsu kısmından mavi renkli çivit boyası elde edilen bir bitki türü. kahkaha çiçeği.. 1. Tietze. çit + sarmaşığı) Çit sarmaşığıgillerin örnek bitkisi olan.: çörlövük. çitlembik < çitle-mik. buruk lezzette meyvesi olan. III. Celtis. 523) Gri renkli. Eren. 1. Ağz. III. 1244) çitlek: (< T. Clauson ise alıntı olduğu olasılığı üzerinde durmuş. Convolvulus sepium. 491. yipün biçimiyle karşılaştırmıştır. 491. (TS. çitlek) Ayçiçeği (Ka.A. 1294) çit sarmaşığı: (< T. çok yıllık ve otsu bir bitki.Y.

III. 494) çobanekmeği: (< Far. -i) Kara buğdaygillerden. otsu bir kır bitkisi. III. çōbān + T.: çobankalgıdan) Bir veya çok yıllık. çökerten) Karpuz teveği gibi yarım metre kadar uzunlukta. -ü) Çobanpüskülügillerden bir süs bitkisi. (TS. çōbān + Far. soluk pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir.271 çobançökerten: (< Far. çōbān + kaşığı) Dağlarda biten bir çeşit bitki olup. Polygonum aviculare. 1. (TS. 1254) çoban elması: (< Far. nemli yerlerde yetişen bir bitki. meyhaneci otu. dikenli. 494) çobankaldıran: (< Far. (TS. olgunlaşınca meyveleri kaşık şeklini alır (DS. 1255) çobanpüskülü: (< Far. 494) . iğnesi) Itır çiçeği cinsinden kokulu bir bitki. Llex aquifolium. çōbān + T. beyaz veya pembe çiçekli. 494) çobandüdüğü: (< Far. DS. 1. 1255) çobankaşığı: (< Far. elması) Ufak boylu ağacın mısır büyüklüğündeki kırmızı meyvesi (DS. katmerli içi çok sulu bir bitki (DS. düdüğü) ki çeneklilerden. 1. Centaurea calcitrapa. çōbān + T. çōbān + Yun. (And. Asarum europaeum. (TS. opuscolo + T. -i) Karamama denilen bir bitki (DS. III. 1254) çobaniğnesi: (< Far. 1. sap ve yapraklarında keskin bir koku ve acı bir tat olan. 75. çōbān + T. (TBAS. ekşimsi. çōbān + t. ekmeği) Dağlarda yetişen. dekanós + T. 1254) çoban kösteği: (< Far. Geranium. dalları dikenli ve dokunduğu yeri kızartan bir ot (DS. kūstek + T. III. III. Ağz. yürek biçimi yapraklı. 1254) çobandeğneği: (< Far. III. çōbān + T. çōbān + T. kaldıran).

tuzluğu) Sarı çalı (TS. 499) çolaka: (< ? ) Ebegümeci (DS. toprak mantarına benzeyen huni şeklindeki ağzı yukarı olan bir çeşit ot (DS. (TBAS. III.: çomağ) 1. III. çōbān + T. -ü + -giller) ki çeneklilerden. III. 75) çocuk nefesi: (< T. beyaz çiçekli bir bitki. Vaccinium myrtillus. Scandix. ilkbaharda minik. beyaz çiçek açan bitki (DS. 529). çok + yıllık) Yıllarca toprak üstünde ve toprak altında canlılığını sürdürebilen bitki (TS. 1262) çomak: (< ET. 1255) çobantarağı: (< Far. 1255) çokal: (< ? çokal. 1259) çok yıllık: (< T. 1. -si) Dağlarda ve kırlarda yetişen. III. ŧā iye + T. Tietze. 1. III. çocuk + Ar. (TS. çalı görünüşünde ve soluk yeşilimsi pembe çiçekli bir bitki. opuscolo + T. 596. çōbān + t. çomak. 1. -i) nce. Ağz. süzgeci) Yoğurt otu (TS. çōbān + T. çōbān + Ar. kokusuz. üzümü) Kışın yapraklarını döken. tarağı) Maydanozgillerden. 494) çobansüzgeci: (< Far. 1. çōbān + T. 495) çoban üzümü: (< Far. 1. MBTS. 1. 30 cm kadar yükseklikte. Tietze. 527) Kızılcık (DS.272 çobanpüskülügiller: (< Far. nefes + T. örnek bitkisi çobanpüskülü olan bitki familyası (TS. III. (< And. 2. çōbān + T. 495) çobantakkesi: (< Far. 1268) . Zehirli bir bitki. 1265) çonça: (< ? ) Sarımsak (DS. 495) çobantuzluğu: (< Far. Kılçıksız. taneleri içli bir çeşit buğday (DS. ufak yapraklı. tarlalarda çok rastlanan.

III. yapıları nitrat anyonunca zengin olan bitkiler (ruderal bitki). dağlarda biten bir çeşit diken (DS. III. 1289) çöpkanak: (< T. III. Ahlat dikeni (DS. III. III. Maydanozgillerden. III. Tietze. is. 179) çortu: (< Erm. çükür/çügür. 2. 146) çöp içi: (< T. 532) (And. 2. Tietze. çatlatan) bk.: çolar) 1. 76) . Ağz. Bodur ağaç. III. 1270. boynuzlu gelincik çömlek otu: (< ? çömlek + T. 1286) çömlekçatlatan: (< ? çömlek + T. çöl + Far. DS. bir çeşit dikenli yaban bitkisi. 531) Yabani ardıç ağacı (DS. 500. 1276) çöğür: (< Çağ. Ağz. Yabani zeytin ağacı. 1. (And. III. III. III. Tohumdan yetişmiş küçük fidan. çöp + içi) Kocakarı ilacı yapmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS.: çöğül) 1. 1280) çökeren: (< T. dut çöğürü. 1285) çömelen: (< T. çöp + kanak) bk. (TS. 1281) çökülce: (< T. otu) bk.273 çoral: (< ? ). 1273) çorum: (< öz. ç’ort’t’u. yabanî turp (DS. çömelen) Kılçıksız bir çeşit fasulye (DS. (BTS. çökeren) Kırlarda. çöğürce) Çiğdem (DS. 76) çöp bitkisi: (< T. EYA. çengel sakızı (TBAS. 1282) çöl turpu: (< Moğ. Çorum) Soya fasulyesi (DS. ban otu (TBAS. 1284) çömçöm: (< çöm + çöm) Süpürge yerine kullanılan bir cins ot (DS. -u) bk. çöp + bitkisi) Genellikle çöplüklerde ve terk edilmiş yerlerde yetişen. III. 3. 1273) çöbek: (< ? ) Kökünden sakız çıkarılan bir çeşit ot (DS. turb + T.

cövür. çortük. çörek. çörek + Yun. 396. -ı. çörek + T. bir yıllık. yeşil çöpleme ve sarı çöpleme gibi türleri olan. çördüğü. (And. 1291. Krş. TBAS. kara çöpleme. < ??.. “< ET. çörtük. çöyür) 1. Tietze. çertük. kökleri iç sürdürücü olarak kullanılan.Y. 469. Muşmula (DS. çörek + T. topraklı fasulye (DS. 503) çörek otu: (< T. (marulcuk). BTS. Tietze. 1297) çötüre: (< ? ) Yeşil domates (DS. 2. çertik. yaprakları geniş ve parçalı. ülkemizde iki türle temsil edilen. (TS. 1. III. manitari + T. cürdük. otu) bk. Ağz. BTS. çöpürlü) Çöplü. III. 1297) . 237) çöre otu: (< T. 1291) çördük: (< Türkçe bir türev olduğu anlaşılıyor. Nigella damascena. çörek otu (TBAS. 1290) çöpür: (< ET. 25-50 cm yükseklikte. çövür. Yabanî armut. çötür. Helleborus. 504. diken) Kırmızı renkli. 535) Kırlarda yetişen meyvesiz bir çeşit ağaç (DS. çöpür. 77) çört: (< ? ) Meşe ağacına benzeyen bir çeşit ağaç (DS. III. çörtüh. T YA. otu) Düğün çiçeğigillerden. ahlat. çok yıllık. 147. 1295. (TS. III. 77. çördik. çortuk. III. mavi çiçekli ve otsu bir bir bitki. 503. 536). 1. 1291) çöpürlü: (< T. 1292. Eren. 536”) Ormanlık alanlarda yetişen bir mantar (TS. TBAS. meyvesi yenilmeyen bir çeşit çalı (DS. 100. çöpleme) Düğün çiçeğigillerden. III. 1293) çöti tiken: (< ? çöti + T.A. 77) çörek mantarı: (< T. otsu bitkiler. Tietze.274 çöpleme: (< T. III. 146) çöplöv: (< ? ) Ayçiçeği (DS.: cördük. 1.

1302) çulluca: (< Ar. cūl. kir temizleyici bir bitki. 4481) çözümelek: (< ? çöz-ü melek) Büyük mantar (Ka. yeşil biber (DS. kapsül tipi meyveleri olan.275 çöven: (< ? çoğan. 270) çubuk ağacı: (< T. III. 1256) çövre: (< ? ) Çitlembik (DS. 506. içi delik olan dalları çubuk gibi kullanılan bir ağaççık. 1. 79. III. saçak mantarı (TBAS.: çevgen) Pembe veya beyaz çiçekli. III. Tietze. ovaryum üst nadiren orta durumlu. 455”) bk. TBAS. Bir çeşit kırmızı biber. çiçeği + -giller) ki çeneklilerden. 147) çuha çiçeğigiller: (< Far. (And. bir ya da çok yıllık. BTS. 147) çukur: (< Yun. salatası yapılan ot. Mabea. Eren. 505) çubukboya: (< T. (TS. değişik renkli çiçekleri ve rozet yaprakları olan. 78) çuçka: (< ? ) 1. 2. çūħa + T. cūl + T. çiçekleri ışınsal simetrili. beyaz. Primulaceae. Nişanyan. 1. 78. örneği çuha çiçeği olan. kökü ve dalları suyu köpürten. 538). nce uzun. < çöven < çöğen “kökünü bilmiyoruz”. DS. Saponaria officinalis. dere kenarlarında da yetişen. (TS. 506. ülkemizde 9 cins ve 40 türle temsil edilen. acı. TS. 77. -luca. hindiba (DS.A. 504. Ağz. tsiħórion. 70. 1303) . (TS. çūħa + T. çok yıllık. çanak ve taç yaprakları 4-9 parçalı. 78) çulluk: (< Ar. Ağz. çubuk + ağacı) Sütleğengillerden. çiçeği) ki çeneklilerden. 1. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS. 101) (And. BTS. sarı. XII.Y. 1. 1300) çuha çiçeği: (< Far. TBAS.. çubuk + boya) bk. yaprakları karşılıklı ya da dairesel dizilişli. kök boyası (TBAS. “< Ar. cūl + T. -luk) Meyvesi müshil yerine kullanılan bir çeşit ağaç (DS. pembe veya mor çiçekli bir süs bitkisi. er dişi. III.: çuhur) Yeşil ve taze iken yenen.

III. Lahana (TS. 1309) çüttöyuħ: (< ? ) Peygamber çiçeğine benzer bir çeşit ot (DS. III. çükündür – 1 (DS. IV. III. -lukça) bk. 79) çüşka: (< ? ) Küçük. 1303) çüçerka: (< ? ) Küçük.A. çükündürük). XII. cūl + T. DS. 1317) dadel: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS. 78) çulluoğlu: (< Ar. 1307) çülül: (< ? ) Kuş üzümü (DS. saçak mantarı (TBAS. yuvarlak acı biber (DS. III.. III. 212. tadırgan) Tarlalarda kendiliğinden yetişen ve yenilebilen büyük yapraklı bir çeşit ot (DS. Trollius ranunculinus. III. Eren. 3. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. 1320) . 960) çükündürük: (< Far. 508.276 çullukça: (< Ar. III. 176. III. 1. Pancar (çüklüce. 1. AAT. DS. 1306) çüklüce: (< T. çu undur + -ük) bk. Havuç. 1310) -Ddadah: (< ? ) Yumruları yenilebilen tatlımsı bir bitki (DS. 2. IV. -lu + oğ(u)lu) Bir çeşit üzüm (DS. Gaz. III. 102). IV. 1308) çünk: (< ? ) Çok yıllık. çu undur. (TBAS. Sulak yerlerde yetişir. TaS. 1307) çükündür: (< Far. 1307. çükündür –1 (DS. 4481. 1319) dadırgan: (< T. çüklüce) bk. cūl + T. II. yuvarlak acı biber (DS.

gövde ve çiçekleri kaynar suya katılıp çay olarak içilen. gilaburu (TBAS. ağacı) bk. 149. sarı. 149) dağarcık: (< T. sarı çiçekli ve çok yıllık bir dağ bitkisidir. 1324. Kışın yaprak döken veya dökmeyen. ta + Far. dağ + dalak + otu) 5-10 cm yükseklikte. IV. dağarcık < ET. 260) dağ çileği: (< T. -ı) Ballıbabagiller familyasından. çay + T. dağ + Çin. yer yatık ve çiçekleri soluk sarı renkli bir dalak otu türü. IV. dağ + çileği) Dağda yetişen çilek. sarı veya pembe çiçekli ve çalı görünüşünde bitkilerdir. BTS. 1324) dağdağan ağ: (< Far. DS. 611) Dağlarda yetişen yabani bir yemiş (DS. DS. 1325) . IV. -ı) Dağda yetişen çam türü (TS. 1323) dağ armudu: (< T. Scorzonera rigida. Thymelaceae. AVA. -i) 10-30 cm yükseklikte. 85) Daphne türlerine verilen genel ad. MBTS. 545) 1. dağ + Ar. şam’ + T. eflatun renkli. Nişanyan. 511. 511) dağdel: (< T. 511) dağ çayı: (< T. 80. dağ < ET. 1. 1. dağ + Ar. (TBAS. kuvvetli kokulu ve çalı görünüşünde bitkilerdir (TBAS. dağ + ? çöven + T.277 dafne: (< Yun. çok yıllık. IV. emrūd + T. ahlat (TS. -u) Yabani armut. Tietze. BTS. Kömürü çok kuvvetli olan bir ağaç (DS. tagar+cık. IV. 119) dağ dalak otu: (< T. tüylü. (TBAS. 80. 1323) dağ çamı: (< T. 1. 511) dağ çöveni: (< T. bā ilā + T. 1. 81) dağdağan: (< Far. 1. 2. otsu. da da ān + T. 1323) dağbaklası: (< T. Çitlembik ağacı ve meyvesi. da da ān. IV. yeşilimsi. (TS. daphnē. kalın köklü. -sı) Ekin tarlalarında biten. Teucrium montana. yaban çileği (TS. dafni = EYun. fasulyeye benzer taneleri olan yabani bir bitki (DS. dağ + del) Yaban cevizi (DS. beyaz.

dağ + eriği) Yabanî erik (TS. dağ + elması). otsu bitki. kemmūn + T. -si) Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen sert yapılı ağaç ve bu ağacın meyvesi. dağ + Yun. (BTS. IV. yaprakları basit ya da hafif parçalı. sarı çiçekli ve otsu bitkilerdir (TBAS. 82) . -u) bk. 82) dağ lâlesi: (< T. dairesel dizilişli. 8) dağ kestanesi: (< T. kiraz (TBAS. 1. lāle + T. -u) 10-25 cm yükseklikte. fındıksı tipte meyveleri olan. dağ + Far. 149) dağgülü: (< T. (And. çok yıllık. kefe kimyonu (TBAS. dağlama) Bazı chrysanthemun türlerine verilen genel ad. kerasi + T. Sloane berteriana. Ağz. 1325) dağ karanfili: (< T. (TBAS. 1. -i) Toprak üstü kısımları Doğu Anadolu Bölgesi’nde süpürge olarak kullanılan bir bitki. dağ + erik + otu) Ballıbabagiller familyasından. 1. dağ + Far. 1321) dağ eriği: (< T. maruli + T. dağ + Ar. aranfül + T. dağ + Far. kastania + T. 82) dağ kirazı: (< T. 513) dağ kimyonu: (< T. dağ + Yun. mor renkli. dağ + kavağı) bk. 1. IV. (TBAS. Xeranthemum annuum. 511. 1. (TS. gul + T.: dağalması)Yabani elma (TS. Prunella vulgaris. çan biçimi tüylü çiçekleri olan otsu bir bitki. Anemone vulgaris.278 dağ elması: (< T. çok yıllık. DS. anemon. 513) dağlama: (< T. acı kavak (TS. (TS. bir yıllık. -ı) bk. 511) dağ erik otu: (< T. -ü) Gelincik (DS. -si) Düğün çiçeğigillerden. 82) dağ marulu: (< T. 81) dağ kavağı: (< T. dağ + Yun. Hyoseris radiata. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 20-70 cm yükseklikte.

çiriş (TBAS. bodur otu (TBAS. dağ + Far. mavimsimor çiçekli ve otsu bir bitki. praso + T. dağ + Far. sık beyaz tüylü. kanlık (TBAS. 1930) dağ soğanı: (< T. 2. Scilla hyacinthoides. dağ + Ar. dağ + Far. reyĥān + T. 82) dağ reyhanı: (< T. kuvvetli nane kokulu. Toprak üstü kısımları bitkisel çay olarak kullanılır (TBAS. 83) dahat: (< ? ) Lahana (DS. -sı) bk. Yapraklar kuvvetli kokulu. Cyclotrichium niveum. koca yemiş (TBAS. nuħūd + T. -si) bk. dağ + sarmaşık + T. 514. dağ + ? misgisi) bk. sedir (TS.279 dağ misgisi: (< T. -ı) Ziziphora (Labiatae) türlerine verilen genel ad. 82) dağ pırasası: (< T. 83) dağ servisi: (< T. TBAS. dağ + soğanı) 100 cm kadar yükseklikte. çok yıllık ve otsu bir bitki. -u) Bir çeşit ot (DS. (TBAS. Arap otu ve Bellavalia cinslerinin türlerine verilen genel ad. -si) Yüksekliği 20-50 cm arasında olan. na’nā’ + T. 83) dağ sümbülü: (< T. IV. BTS. 82) dağsabunu: (< T. -ı) bk. śabūn + T. sunbul + T. IV. dağ + Ar. 1326) dağ sakızı: (< T. -u) bk. 82) dağ nanesi: (< T. (TS. dağ + yemişi) bk. 82) dağ nohudu: (< T. 1. nohut (TBAS. (TBAS. dağ + üzümü) Pekmezi yapılan siyah bir çeşit üzüm (DS. Bir veya çok yıllık otsu bitkiler. 152) dağ sarmaşığı: (< T. 83. dağ + Yun. dağ + Ar. büyük soğanlı. 1328) . 150) dağ üzümü: (< T. -ü) Zambakgiller familyasından. dağ + sakızı) bk. çiçekler morumsu kırmızı renklidir. serv + T. müşkülüm (TBAS. 1326) dağ yemişi: (< T. IV.

IV. 550) Isırgan otu (DS. dallama) Papatya (DS. 1347) . Akdeniz çevresinde kuru yerlerde yetiştirilen. dala + sıçtı) Çok çabuk olgunlaşıp kendiliğinden düşen ve dallara çarpıp patlayan bir cins sarı erik (DS. 517) dalik: (< ? ) Ham kavun (DS. iğnelik (TBAS. IV. 489) Ağaç (KBAYA. Tietze. IV. 1329) dakırdalak: (< ? dakır + T. güçlendirici. otu) bk. Teucrium chamaedrys. 83) dal: (< ET. IV. IV. Tietze. fiton) Taze ve yeni fidan (TS. dal + bastı) Bir çeşit iri. 1345) dallama: (< T. 1340) dalfidan: (< T.+ -gan/-ğan “insana saldıran. dal + Yun. ısırgan (TBAS. 553) Yıldız çiçeği (DS. 517) dalasıçtı: (< T.280 dahlı: (< ? ) ncir (DS. 1345) dal limonu: (< T. dal + Far. Clauson. -u) Dalından düşüp yerden toplandığı için pek makbul tutulmayan limon (DS. 83) dalak otu: (< T. uyarıcı ve yara sağaltıcı olarak kullanılan otsu veya odunsu bitki. dalak) bk. ısıran”. 1. IV. 549. leymūn + T. līmūn / Ar. 83) dakka otu: (< ? dakka + T. duvar sedefi. yüz kadar türü bulunan. (TS. aşılı kiraz (DS. 1335. 188) dalağan: (< dala. 1346) dalya: (< Fr. IV. 1. dalak < ET. IV. Tietze. 1338) dalbastı: (< T. talak + otu) Ballıbabagillerden. dahlia. TBAS. tal.

566”) Tohumu tespih taneleri gibi olan bir çeşit bitki (DS. 82. 1. dana + T. damar + yaprağı) bk. tane bakla (DS. taşak < taş+ak. yaprakları lekeli bir tür bitki. dam < ET. Tietze. IV. DS. eski yapıların üzerinde yetişen ve bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan. tam + ? Far. 1350) dam koruğu: (< T. Tietze. dana + T. 555) Bir çeşit erik (DS. iltihaplı yaraların tedavisinde kullanılan bir ot (DS. 1350) damarlıca: (< T.281 damarcık: (< ET. -u + -giller) ki çeneklilerden örnek bitkisi dam koruğu olan bir bitki familyası (TS. 525) danaayağı: (< ? T. koruk + T. IV. dana + T. < ? EFar. (TS. damar + otu) Sulak yerlerde biten. dili) bk. damar otu (DS. 1355) danadili: (< ? T. bağa (TBAS. IV. “< ? ET. Tietze. daenu ‘inek’. damarlıca) bk. 1. ince damarlı. 508. bur(u)nu) Aslanağzı çiçeği (TS. ayağı. ılık iklimlerde yetişen otsu bir bitki. 1353) dam koruğugiller: (< T. tana. geniş yapraklı. Arum. 554) bk. taşak. IV. -u) Dam koruğugillerden. 526) danabaklası: (< ? T. Tietze. Sedum. Clauson. koruk + T. IV. damáskino. dana + T. -sı) Koca bakla. bir veya çok yıllık türleri olan. geyikdili (TBAS. 1350) damar otu: (< T. 84) . 1. “< ET. 526) danadaşak: (< ? T. 1355) danaburnu: (< ? T. Nişanyan. 84) damaskene: (< Yun. damar otu (DS. iç bakla. dana + Ar. 1350) damar yaprağı: (< T. dam + ? Far. IV. bā ilā + T. tamar/tamır < tam-. 557”) Yılanyastığıgillerden. 1. 525. (TS. IV.

Bu ağacın çitlembik büyüklüğünde. IV. dentelle + T. 2. danagöz (DS. bataklık yerlerde yetişen bir bitki. domuzağırşağı (TBAS. dana + T. dan gluħ. 1367) dardağan: (< “dağan” dağınık’tan “dar + dağan”. dana + T. göz) Bir çeşit ekşi. 1. kara. 1. 1. 1356) danakıran otu: (< ? T. 1363) dantel ağacı: (< Fr. (TS. ısırgan (TBAS. memesi) 1. Antillerde yetişen. Bir çeşit kara üzüm. sünger gibi kullanılan. Epipactis. sert çekirdekli tatlı yemişi. dana + T. 139) dangalak: (< ? Erm. 558) Ispanağa benzeyen bir bitki (DS. IV. dana + T.282 danagöbeği: (< ? T. 633) 1. Çiğdem gibi bir bitki (DS. 527) daraklık otu: (< T. sığırkuyruğu (TBAS. 84) danamemesi: (< ? T. taraklık + otu) Anasongillerden bir bitki (DS. IV. Lagetta. 1356) dancak otu: (< ? dancak + T. Milium effusum. 1356) danagözü: (< ? T. kıran + otu) Salepgillerden. (TS. kuyruğu) bk. MBTS. dana + T. 1359) dantara: (< ? ) Bir cins beyaz erik (DS. IV. IV. otu) bk. IV. 526) danakuyruğu: (< ? T. gözü) bk. 84) danagöz: (< ? T. kabuk lifleri dantele benzeyen bir ağaç. sulu üzüm (danagözü). Tietze. (TS. (DS. ağacı) Dulaptal otugillerden. 529) . Palmiye cinsinden bir ağaç 2. 1. dana + T. göbeği) bk.

5 m kadar yükselebilen. IV. (TBAS. Nişanyan.: davşımak) 1. 85) darıcan: (< T. III. GBAA. 192. 1433) darı: (< ET. bir yıllık. 32. 31. DA. kuş yumurtası gibi meyvesi olan kokulu bir bitki (DS. miśr + T. Ağz. 1369.+ . 2. 1382) .: derende) 1. IV. 106. 136. 152. is. darıca otu (TBAS. Cistaceae. kuraklığa dayanıklı. darı + Ar. tarı. 1370) darı mısırı: (< T. Kendisi ve çekirdeği uzun ve tatlı. IV. 125. tavşancık) Kolay yanabilen. Funda. Eren. Ağz. sulak yerlerde ve pirinç tarlaları içinde yetişen. 85. 33. 85) darıca otu: (< T. 1382) davşancık: (< T. BTS. 153. tarı < T. IV. darıca + otu) Sulak yerlerde biten. taşlıca + Far. otsu bir bitki. 1. 2. sivri uçlu mısır (DS. tohumları gereğinde buğday yerine besin olarak kullanılan. Gaz. IV. taş + Yun. az sulu bir üzüm çeşidi (DS. 1. AA. çok kokulu iyi cins bir kayısı çeşidi. 1377) daşlıca armut: (< T. Yaprağı yapışkan bir ot. (And. 3. kerasi) Bir çeşit kiraz (DS. darıca) bk. IV.A. IV. 85. Panicum. hardala benzer iri yaprakları olan ve yemeği yapılan.. Darende). darıca otu (TBAS.283 darende: (< öz. meyveleri için yetiştirilen. IV. ufak taneli. 1370. -ı) Cin mısırı. darıcan) bk. ahlat (DS. DS. (TS. 1371) daş kiraz: (< T. Koyu kırmızı renkli. 1377) datlıbilem: (< T. 82) Buğdaygillerden. EYAD. (And. (DS. tek yıllık. 314) darıca: (< T.. 100. DS. emrūd) Yabani armut. 1378) davşanak: (< ? ). K AT. IV. tatlı + bilem) Kırlarda. 90. 530. Echinochloa crusgalli. ırmak kıyılarında kendiliğinden biten tatlı meyveli bir bitki (DS. otsu bir bitki. Pırnal ağacı. TBAS.

594) . 1383) dedebört: (< T. is. çok yıllık. Dāvūd + T. (TBAS. Asphodeline tenuior. 1398) dedesakalı: (< T. dede + ? bört) Şapkası sütlü. ŧabl + T. mavi çiçekli. Tietze. IV. davulgu. gul + T. 86) dededeğneği: (< T. Lepiota procera. II. dede + sakalı) Kırlarda yetişen.284 davulcu: (< Ar. 569). (TBAS. Hint yağı ağacı (TBAS. Ağz. tavılku. XII. IV. IV. Ağz. dede + ? mene) bk. üzerinde koyu renkli parçacıklar bulunan. (DS. DS. 86) dedemsakalı: (< T. yaprağı) Sulak yerlerde yetişen. otu). dede + Far. dede + Yun. 1382) davulga: (< ET. 1383. 86) dede gülü: (< T. IV. -i) Çok yıllık. Kırmızı kabuklu. 86) dedemene: (< T. -ü) Bodur. (TBAS. sert ve dayanıklı bir ağaç (DS. dekaniki < dekanós + T. yumrulu. domates. Jurinella moschus. 2. 1398.: dovun) Mısır. büyük yaprakları bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan bir ot (DS. Tietze. kahverengi veya beyaz. IV. 1382) davulgu: (< ET. beyaz çiçekli ve otsu bir tür. dedem + sakalı) bk.: davılga) 1. asalak bir ot (DS. (And. yenilebilen bir ot (dedemsakalı). -cu) Böğürtlen (DS. Köklerinden çiriş elde edilir. 569) Kocayemiş ağacı ve meyvesi (DS. havuca benzeyen. 1379. 4487) Davut yaprağı: (< öz. bk. otsu ve pembe çiçekli bir bitkidir. IV. dedesakalı (DS. (And. 1382) davun otu: (< ? davun + T. tavılku. karpuz gibi bitkilerin köküne yapışarak büyüyen. kavun. IV. ETA. ortasında mememsi bir çıkıntısı olan ve yenilebilen bir mantar.

285 dedesakalı mantarı: (< T. (TBAS. değirmenci (DS. 1. değirmenci) Siyah bir üzüm çeşidi. 1401) değirmenci üzümü: (< T. 85) Defnegillerden. 1406) delialan maydanozu: (< T. 1410) . -ı) Çok dallanmış. 1. makedonesi + T. IV. -giller) Örnek bitkisi defne olan. 153) defne yaprağı: (< Yun. bādingān) Domates (DS. 86. çayır sedefi (TBAS. -u) Yazın olgunlaşan ve yeşil renkli olan bir armut çeşidi (DS. dede + sakalı + Yun. tegirmen + Far. 537. 1. IV. bādincān < Far. 537) değirmen armudu: (< T. 575. BTS. 86) defne: (< Yun. (TS. yumru köklü. tatlı ve yenilebilen bir bitki (DS. TBAS. 1401) dek: (< ? ) Şeker pancarına benzeyen. iki çeneklilerin ayrı taç yapraklılarından. (değirmenci üzümü). 1406) dekavun: (< ? ) Servi. sarı ya da beyaz çiçekli. IV. 2-5 m yükseklikte. değirmen < ET. 1401) değirmenci: (< T. deli + Ar. Tietze. kar beyazı veya soluk sarı renkli bir mantardır. IV. dáfni. dáfni + T. Laurus nobilis. dalları üzerinde dikenli çıkıntılar bulunan. dáfni + T. IV. kavak ağacı (DS. 537. deli + alan + Yun. BTS. birçok türü içine alan bir bitki familyası (TS. yaprakları güzel kokulu ve yaz kış yeşil olan bir ağaç. Nişanyan. yaprakları kokulu. emrūd + T. (DS. yaprağı) Çeşitli yiyeceklere güzel koku versin diye katılan yaprak (TS. IV. manitari + T. -u) bk. meyvelerinden yağ elde edilen. Hericium coralloides. 153) defnegiller: (< Yun. 86) delibadılcan: (< T. değirmenci + üzümü) bk.

IV. (TBAS. 87) deliot: (< T. II. deli + Yun. 87) deli mantar: (< T. lāle) bk. deli otu (DS. 87. IV. deli + ? bardağan) bk. 155) deli maydanoz: (< T. zehirli olmakla beraber öldürücü olmayan bir mantar (TBAS. ban otu (TBAS. deli + Yun. pipéri) Kırmızı. 1412) deli lâle: (< T. baŧbāŧ ) bk. deli + buğday) Kunduru denilen buğday çeşidi. deli + erik) Çakal eriği (DS. manitari) Şapkası kırmızı veya turuncu renkli. bir yıllık. deli + kanlı) Kına çiçeği. deli + Ar. deli + Yun. delice) 50-100 cm yükseklikte. otsu ve yabani bir bitki. TaS. 1411) delikanlı: (< T. IV. BTS. lâle (TBAS. IV. ban otu (TBAS. 1411) deliboynuz: (< T. Lolium temulentum. makedonesi) 30-60 cm yükseklikte. 1413) . IV. deli + kara) Bir çeşit siyah üzüm (DS. deli + Yun. 87. deli + boynuz) bk. 1411. 1412) delikiraz: (< T. IV. 87) delibuğday: (< T. 86) delibiber: (< T. deli + ot) bk. IV. 1411) delice: (< T. acı biber (DS. kadife çiçeği (DS. kerasi) Bir çeşit kiraz (DS. erguvan (TBAS. Oenanthe pimpinellodies. DS.286 delibardağan: (< T. 86) deli batbat: (< T. Rozet yaprakları sebze olarak kullanılır. kırmızı buğday (DS. 1069) delierik: (< T. 1412) delikara: (< T. (TBAS. IV. yumru köklü. deli + Far. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir.

DS. yabani yonca (DS. 87. 1. Colchicum cilicium. 94) demal: (< Far. Casuarina. 88) demirdelen: (< T. domuz baklası (TBAS. (TS. sivri yapraklı bir dağ otu. çok yedikleri zaman da onları patlatan. delice + Ar. temir + ağacı) ki çeneklilerden. sa‘leb) Dammer türünün kurutulmuş yumrularıdır. çok yıllık bitkiler. bā ilā) bk. deli + otu) Turpgillerden. deli + tütün) Domatesgiller familyasından. (TBAS. 2503) delüce bakla: (< T. (BTS. 218. 1. 88) demirbozan: (< T. 375) demir ağacı: (< T. 87) deli tütün: (< T. demir + pıtrağı) bk. 1413) deli yulaf: (< T. Nicotiana rustica. BTS.287 deli otu: (< T. demir + ağacı + -giller) Yaprakları dairesel dizilişli. dem + T. 88) . deli + ? yulaf) bk. bahçelere süs olarak dikilen. odunu sert olan ve süs eşyası yapımında kullanılan. demir ağacı türü Batı ve Güney Anadolu’da yetişen. 155. demircik) bk. demir + delen) bk. IV. IV. erkek ve dişi çiçekleri ayrı ayrı olan. 1413) deli salep: (< T. ibran (DS. (TS. Göksun bölgesinde elde edilir ve salep yerine satılır. 547. DS. dişbudak (TBAS. büyük yapraklı ve yeşilimsi sarı çiçekli bir tütün türüdür. demir dikeni (TBAS. 550) demir ağacıgiller: (< T. al) Küçük yaban eriği (K A. VII. Alyssum. (TBAS. 150 cm kadar yükselebilen. kuduz otu. koyu yeşil renkli. demir + bozan) Tirfil. IV. kayışkıran (TBAS. Casuarinaceae. at ve eşeklerin az yediklerinde ağızlarını köpürten. deli + Ar. demir < ET. 155) demir bıtırağı: (< T. 1417) demircik: (< T. ana yurdu Avustralya olan bir evcikli veya iki evcikli bir ağaç.

gul + T. demir dikeni (DS. demirli) Büyük dut ağacı (DS. deniz + Far. kanatlı fındık. ülkemizde beş cins ve altı türle temsil edilen. 551. Bu ağacın meyvesi. TBAS. bir ya da çok yıllık bitkiler (BTS. 158) . IV. Actinia. demir + otu) Ayrık otu (DS. IV. kırmızı. 88. demir + dikeni + -giller) Yaprakları karşılıklı ya da almaşlı dizilişte. otsu ve sürünücü bir bitki. 1. Baklagillerden. 87) 1. çiçekleri ışınsal simetrili. deniz < ET. 2. çiçekleri küçük ve açık sarı renkli. ovaryum üst durumlu. mavi.288 demir dikeni: (< T. otsu ya da çalımsı. 88) denizgülü: (< T. sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç. 1418) denden: (< den + den) Bir çeşit kır meyvesi (DS. IV. 1. Tamarindus indica. 1420) deniz börülcesi: (< T. teŋiz + börülcesi) 40 cm kadar yükseklikte. TBAS. boynuz şeklinde sivri uçlara sahip. yeşil renkli. TBAS. 155) demir dikenigiller: (< T. (TS. meyvesi 10 mm kadar çapında. demir + dikeni) Toprak üzerinde yatık olarak bulunan. Nişanyan. çanak ve taç yaprakları beşli ve serbest. Salicornia europaea. demirleyen) bk. temr-i hindī “Hint hurması” < temr hurma. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. 88) demiryonca: (< T. er dişi. -ü) Sölenterlerden knidliler filumunun. 88) demir otu: (< T. 155) demirhindi: (< Far. yalnız yaşayan türleri içine alan bir cins. Eren. mercanlar sınıfından dokunaçları oldukça kısa. 1418. demir + ? yonca) Yoncaya benzeyen bir ot (DS. (TS. 108. 1418) demirliyen: (< T. çok yıllık. IV. (BTS. 1418. BTS. 551) demirli: (< T. Tribulus terrestris. kapsül nadiren de üzümsü meyveleri olan. (TBAS. IV.

158) deniz yosunu: (< T. 559) deper otu: (< T. sürünücü ya da tırmanıcı bitkiler (BTS. 158) deniz üzümügiller: (< T. zengin dallanma gösteren. -sı) Denizlerde yetişen bir tür yosun (TS. 558) deniz sarmaşığı: (< T. IV. 89) deniz teresi: (< T. -u) Denizlerde biten ve genellikle kıyılarda ve kayalıklarda yoğun olarak görülen bir bitki türü (TS. ıtırlı bir bitki. 89) deniz üzümü: (< T. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. 1. Crithmum maritimum. 1. kırmızı ve nadiren sarı renkli. tere + T. Ephedromajor. IV. beyaz sütlü ve otsu bir bitki. 1-2 m yükseklikte. deniz + üzümü + -giller) ki ya da bir evcikli. deniz + Far. (TS. çalı görünüşünde. Convolvulus soldanella. BTS. 1. yaprakları pulsu ve kın hâlinde dalları sarmış. 558) deniz rezenesi: (< T. sarımsı çiçekli. dik dallı. rāziyāna + T. deniz + Far. deniz + Yun. 558) deniz soğanı: (< T. 558. praso + T. meyveleri eriksi tipte. çok yıllık bir bitki. deniz + sarmaşığı) Çok yıllık. 1428) derdik: (< ? ) Bir çeşit şalgam (DS. deniz + otu) Deniz kenarındaki bataklık yerlerde yetişen ve turşusu yapılan sivri yapraklı bir ot (DS. -si) Maydanozgillerden. 1432) . yaprakları nodlarda pul şekline dönüşmüş. dalları yeşil renkli. (TS. 89. deniz kumsallarında bol olarak yetişen. deniz + üzümü) Deniz üzümügiller familyasından. teper + otu) Havuç (DS. (TBAS. ada soğanı (TBAS. TBAS. (TS. 1. meyvesi bezelye büyüklüğünde. 1. 2 m kadar boylanabilen.289 deniz otu: (< T. IV. sürünücü. 1424) deniz pırasası: (< T. -si) 50 cm kadar yükseklikte. Deniz kenarlarındaki kayalar üzerinde yetişir. Crithmum maritimum. deniz + soğanı) bk. deniz + ? yosun + T.

dere + T. otu) Maydanozgillerden. MBTS. bozan) Hindiba (DS. sarı çiçek açan. güzel kokulu. yaprakları kabak yaprağına benzeyen yabani bir bitki (DS. BÜYA. sarı çiçekli. IV. IV. 468) de bu birleştirmeye katılmıştır. Türkçe teve ile Moğolca temegen arasındaki bağ bilimsel yayınlarda türlü tartışma ve açıklamalara yol açmıştır. -mik) Yuvarlak. T YA. 162. fena kokulu bir ilkbahar çiçeği (DS. bir yıllık ve otsu bir bitki. BTS. ince yapraklı. 1. IV. 89. güzel kokulu bir çeşit tatlı kavun (DS. desti + T. kabalağı) Su kenarlarında yetişen. 1432) dere kabalağı: (< Far. Clauson. dere + T. Anethum. 110”) Süsen cinsinden. 60 cm kadar yükseklikte. 1437) destimik: (< Far. basan) Erken olgunlaşan bir armut çeşidi (DS. IV. 562. çürüten) Ekin tarlalarında yetişen yabani bir bitki (DS. deste + T. deste + T. 593. Bu kelime Türkçeden komşu dillere de geçmiştir. IV. dere + T. 1432) dereotu: (< Far. “deve < teve Eski çağlardan başlayarak kullanılır. 672”) Kaya aralıklarında yetişen ve kök kısmı yenilen bir çeşit çiçek (DS. TBAS. IV. 1440) . deste + T.290 deredaban: (< Far. 1440) devecibardağı: (< T. 237) destebasan: (< Far. Eren. (TS. 1. IV. küçük. 114. IV. Tietze. < Far. eski çağlarda Türkçeden Moğolcaya geçtiğini dile getirmiştir. deveci + bardağı) Armut şeklinde meyvesi olan yabani bir bitki (DS. 1437) deveboynu: (< T. “dere < Far. derre. Ramstedt Moğolca temegen’i Türkçe teve (> deve) ile birleştirmiştir. 1436) desteçürüten: (< Far. uzun sapı deve boynuna benzeyen. derya. taban. 1436) destebozan: (< Far. meyveleri gaz söktürücü olan. deve + boy(u)nu. Räsänen (s.

sarı çiçekli ve çok dikenli yabanî bir ot (DS. 1441) devegülü: (< T. IV. Nişanyan. IV. çivit otu (TBAS. 1440) deve dikeni: (< T. 262”) bk. 30-100 cm yükseklikte. deve + dikeni) Birleşikgillerden. sulu. develik) bk. develik + otu) bk. iri taneli bir buğday çeşidi. mercümek + T. 2. deve + langır “çalkalama sesi. deve + dişi) 1. 2. 90) develik otu: (< T. deve + Far. 90) develik: (< T. 1-2 yıllık ve otsu bir bitki.291 deveçökerten: (< T. Limonium meyeri. Sarı. deve + şaplağı) bk. 90) devetabanı: (< T. ebegümeci (TBAS. 90) deveşaplağı: (< T. Silyum marianum. -ü) Hatmi denilen bitki (DS. deve + elması) Çakırdiken (TS. 1441) deve elması: (< T. deve + Far. kabuğu kalın ve sert siyah üzüm. deve + gözü) 1. deve + tabanı) Birleşikgillerden. 90) develangır: (< T. (TS. kabalak (TBAS. IV. 90. (TS. mavimsi mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. yol ve tarla kenarlarında yetişen. büyük taneli. 1. ri. -i) bk. 1. 571) devegözü: (< T. çok yıllık. yılan otu (TBAS. (TBAS. deve + kulağı) 40-90 cm yükseklikte. Kalın kabuklu. geniş yapraklı bir süs bitkisi. ebegümeci (TBAS. 286) deve mercimeği: (< T. IV. 571) devedişi: (< T. Phlodentron. deve + çökerten) Kurak ve sert topraklı yerlerde yetişen. ri taneli mısır (DS. 1441) devekulağı: (< T. 1. yuvarlak taneli. beyaz üzüm (DS. 572) . gul + T.

IV. MBTS. “< Dimaş /Dimiş Suriye’deki Şam şehrinin adı”. 608) Geç olgunlaşan. dızdığı) Ahlat.: deydikli. sert bir kiraz çeşidi (DS. IV. 623) Kuşkonmaz çiçeği (DS. 306. 1466) dıranı üzüm: (< ? dıranı + T. 209) dıngıl: (< dingil “ses taklidi”. üzüm) Erken olgunlaşan. Ağz. (And.A. sarı renkli. Dimaş /Dimiş + î. 4484.. 1442) deveturpu: (< T. IV. siyah renkli. 1442) devramel: (< Far. sert bir çeşit üzüm (DS. TBAS. IV.: devrianber) Ayçiçeği (DS. Tietze. 91) dığrak: (< ? ) Erken olgunlaşan. devr-i ‘anber). 1475.A. IV. 1446. III. 1. Tietze.. XII. deve + Far. dev(i)rinti) Leylâk ağacı (DS. Ağz. Krş. 1451. deve + topalağı) Kırlarda yetişen. -u) lkbaharda kırlarda yetişen.Y. 694). uzun saplı. is. 217. IV. yaban armudu (DS. 1463) dıngıra: (< ? ) Zambak (DS. beyaz. Tietze. KMYA. 1461. turb + T. pembe renkli. 1445) dığdığı: (< ses taklidi kelime.Y. dığdak. 471) dırbalan: (< ? ) bk. IV. 1452. (DS. tatlı ve uzunca bir üzüm (nebi dede).. 607) ri taneli. dıydıklı. 470) devrinti: (< T. yer elması gibi yumru kökleri olan yabani bir bitki (DS. 91) . tere gibi baharlı olan yaprakları yenilebilen bir ot (DS.A. 1444) devriamber: (< Far. IV. kısa saplı bir çeşit buğday (DS. IV. 1465) dırağan: (< Yun. 1467. Gaz. IV. kanlıca mantarı (TBAS. IV. 1453) dımışkı: (< öz.292 devetopalağı: (< T. (And. devr-i ‘amel) Ayçiçeği (DS. Krş. drágana.

672. IV.. 348. 582. AVA. tiken) 1. 311. GD AT. K AT. 137) diken ağacı: (< T. 232) dibikara: (< T. 581) diga: (< ? ) Yalnız ilkbaharda ekilen bir buğday çeşidi (DS. ufak ve sık taneli bir çeşit üzüm (DS. 144. Tietze. 175. diken + ağacı) Akasya (DS. 48. 93. KYA. (And. 259. 9. III. III. ucu sivri ve batıcı çıkıntılardan her biri.. AAT.Y. X. IV. Erz. IV. ADYA. 1. 1480) dida: (< ? ) Tuzla yenilen bir çeşit ot (DS. 23. Bazı bitkilerin dal. Gaz. IV. 1486) dikenbaşı: (< T. (TS. dikencik).A. 1469) dırik: (< ? ) Böğürtlen (EYAD. meyve kabuğu gibi bölümlerinde ve bazı hayvanların derisinde bulunan sert. 258. IV.Y. 1. Clauson. 2. 1479) dibikıllı: (< T. Dikeni çok olan bitki (TS. topuz (TBAS. UA.A. IV. yaprak. 309. DS. 615). dibi + kıllı) Domates (DS. 201. Dieffenbach) Yapraklarının güzelliği nedeniyle sera ve salonlarda yetiştirilen bir süs bitkisi. 1482) diken: (< ET. IV. E A. diken + başı) bk. 1486) . 1481) difenbahya: (< öz. IV.: dikencük) Ufak taneleri olan. Nişanyan. Ka. 1479) dibiz: (< ? ) Kuru soğan (DS.293 dırı: (< ? ) Gül fidanına benzeyen dikenli bir çalı (DS. 77.A. ST AT. Ağz.. Ağz. ardıca benzeyen bir çeşit ağaç (DS. Krş.: tikān. (And. OAAD. 106. 93. 417. 208. 129. 299. 339. dibi + kara) Kalın kabuklu. 59.. 91) dikencik: (< T. is. DS. 3930. . EYAD. tiken < *tikgen < tik-. 483. XII. 4762.A. 499.

dilber + T. dikenli + ? meyan) Bir iki metre yükseklikte. (TS. dilber + T. böğürtlen (TBAS. diken + çileği) bk. 1486) dikenucu: (< T. 1486) dikenli ot: (< T. dikme < tik-me. diken + ucu) Meyvelerinden sakıza öz. Doerfer’e göre Türkçe *tōtak biçiminden yola çıkmak gerekir.294 diken çileği: (< T. 3. 1491) . 1486) diken üzümü: (< T. 1. 482) 1. IV. IV. 91) diken dutu: (< T. 582) dikenli acı ot: (< T. 1. Glycyrrhiza echinata. Fidanlıktan çıkmış ağaç. diken + Far. Türkçe dudak gibi. Eski ve yeni diyalektlerde dudak olarak erin adının kullanıldığını görüyoruz. 1488) dilberdudağı: (< Far. dudağı. 1491) dilberkirpiği: (< Far. yeni sürgünlerinden de turşu. 91) dikenli meyan: (< T. tüysü yapraklı çok yıllık bir bitki. yeni dikişmiş fidan. Budanmış palamut ve meşe ağacı (DS. IV. miśr) Arpa şeklinde küçük taneli bir çeşit mısır (DS. IV. diken + üzümü) bk. IV. Fidan. -u) Böğürtlen (TS. “< dudak Eski Kıpçakçadan başlayarak kullanılır. dikenli + Ar. erin’in de kökünü bilmiyoruz. 4. 1491) dilberdudak: (< Far. tilkişen (TBAS. 122”) Sarmaşık çiçeği (DS. kirpiği) Nergis çiçeği (DS. IV. Eren. Clauson. compositae (DS. 2. IV. yemek yapılan bir çeşit bitki (DS. Çelikleme yoluyla dikilen kavak ve söğüt fidanı. 91) dikme: (< T. dudak) Nergis çiçeği (DS. dikenli + ot) Cynara cardunculus. karamuk (TBAS. tūt + T. dikenli + acı + ot) bk. dilber + T. beyazımsı mor çiçekli. 583) dikenli mısır: (< T.

1499) . tillice) Yenilebilen bir çeşit mantar (DS. tilki + boğan) Kırmızı renkli. IV. uçlarından salata. yemek yapılan yabani bir bitki (DS. 620) En iyi cins buğday (DS. 1491) dildamak: (< T. 232) dilve: (< ? ) Kavun (DS. susuz ve kekremsi tadı olan bir üzüm çeşidi (DS. IV. IV. 1494) dilit: (< ? ) Taneleri irili ufaklı olan bir çeşit üzüm (DS. 1492) dildoku: (< T. IV. 3938. üstü dikenli bir ot (DS. Tietze. til + buran) 1. IV. dil + doku) Salep çiçeği (DS. Burçak çiçeği (DS. 3932) dilmit: (< Yun. IV. 1494) dilidüdük: (< T. dil < ET. dimlit. Yerken insanın dilini yakan. diliçıkık (DS. Kına çiçeği. tirimit) 1. Çok tatlı. diminitis. 1495) dillice: (< T. Ağz. 1495) dilkiboğan: (< T. dimrit. dili yakan bir çeşit kavun. mavimsi renkli bir çeşit mantar (DS. Erken olgunlaşan bir çeşit siyah üzüm. Ağz. sarmaşık gibi ağaçlara sarılarak uzayan. dirmit. 1519. dimnit.295 dilburan: (< T. 1495) dilkanatan: (< T. 3. 3. IV. dili + çıkık) Aslanağzı çiçeği (dildamak. 621). (And. Taneleri ufak olan bir çeşit zeytin (DS. 2. Siyah ve uzun olan bir çeşit üzüm. IV. 2. diliçıkık. IV. IV. dil + kanatan). dilidüdük). 2. dimnid. bk. X. IV. Tietze. IV. OAAD. dili + düdük) bk. dirnit. IV. dil + damak) 1.: dimbit. DS. X. 1495) dilkimen: (< T. (And.: dilkanadan) Sarmaşık gibi büyüyen. DS. (DS. 1498. 1498) dimenit: (< Yun. 1492) diliçıkık: (< T. tilkimen) Ormanlarda yetişen. diminitis.

IV. tiş + Far. 2. IV. II. 92. şeker pancarı (DS. 1503) dip: (< ET.: dib. yenilirse insanı sersem eden bir bitki. 602. dipçin) Filiz (DS. 1509. 4. IV. < Yalnız Anadolu ve Balkan alanında kullanıldığı anlaşılıyor. diş + Ar. 1502) dingdingkara: (< ding ding “ses taklidi” + T. GD AT. -i) bk. Ağz. 273. Tietze. Eren. 602) dişbudak: (< T. 189. TaS. IV. diş otu (TBAS. çırpı veya odunsu bitkiler (TS. dirlik + otu) Ölüme karşı ilaç olan sağlık otu (TaS. -i) Kabuğu ince olduğu için dişle kırılabilen bir badem türü (TS. (TS.296 dinep: (< ? ) Buğday tarlalarında yetişen ve arpaya benzeyen. 1180) diş bademi: (< T. (And. 611). 1. IV. 1511) diri örtü: (< T. diş + budak. div) 1. kökü iltihaplı yaraların tedavisinde kullanılan bir bitki (DS. dipli + ? tura) Çobançantası bitkisi (DS. tüb. 5. II. Şalgam. 1. Havuç. II. kara) Kök tarafında tüylü yaprakları olan. Fraxinus excelsior. 1. Lahana. EYAD. kerestesi sert ve değerli bir ağaç. 186. TBAS. IV. bādām + T. Yer elması. (And. 1343) diş hilali: (< T. K AT. “sertliğinden dolayı dişe benzer”. 1503) dinge: (< ? ).: dingi) Fidan (DS. KBAYA. hilāl + T. diş < ET. 1510) diplitura: (< T. BTS. 176. 92) . 599) dirlik otu: (< T. Tietze. TaS. gösterişli. 3. diri + örtü) Ormanlık bölgelerde ağaçların altında yeşeren çalı. Pancar ve kökü. 40 m kadar yükselebilen. 232. kırmızı açan çiçekleri yavaş yavaş mavi ve mor renk alan. 629. Ağz. 114) Zeytingillerden. 1164) dipçin: (< T. delice (DS.

IV. 175) diş otugiller: (< T. ħarbuz + T. 1. düylek. düvlek. doğu + kayını) Doğu bölgelerinde yetişen bir tür kayın ağacı (TS. 1531) dogrukara: (< T. 1526) divlek: (< T. Diyarbakır + Far. dayanıksız bir üzüm çeşidi (DS. divlek “Türkçeden Balkan dillerine de geçmiştir”. düğlek. is. dişice. TBAS. siyah küçük taneli ve tatlı.A. 115). düzlek): 1. Olgun. IV. 1. 471. Clauson. 1525) diş otu: (< T. düğelek. Kalın kabuklu. 233. dişi + ? çöven) bk. olgun kavun. EYAD. diş + otu + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. düğülek. 1523) dişi çöven: (< T. 1. 20–100 cm yükseklikte. Ağz. 613) . 1535) doğu kayını: (< T. II. 132) dizi: (< T. çöven (TBAS. düklek. düvelek. TaS. tişi+çe. Tietze. doğru + kara) nce kabuklu. Krş.: diblek. akdarı gibi bitkiler (DS. dizi. -u). 1527. Eren. örneği diş otu olan ve genellikle sıcak ve kurak yerlerde yetişen bitkilerden oluşan familya (TS. OAAD. BTS. 1302) Diyarbakır karpuzu: (< öz. IV. dülek. dişlek + darı) ri taneli mısır (DS. Ağz. beyaz çiçekli ve otsu bir bitki. (TS. 634”) ncir (DS. 2..297 dişice: (< T. diş + otu) Diş otugillerden. 1615. (And.: Diyarbekir karpuzi) Diyarbakır karpuzu (DA. IV. IV. IV. Plumbago europea. “< ET. 92) dişlek darı: (< T. 560”) Otundan faydalanmak için ekilen darı.Y. (And. dövelek. 603. düglek. düyülek. divlik. 603) divdiv: (< div + div) Dikenli bir bitki (DS. 232. duvdak. divle. 92. ufak kavun (DS. düyüleg. çok yıllık. “< ET. tizig. kurak ve çorak yerlerde yetişen.

Ağz. 35 m kadar boylanabilen. (And. Thuja orientalis. 2. Picea orientalis. yaprakları tamamen yeşil. (BTS. dolama + otu) Dolama otugillerden. doğum). dolaman). kozalakları 6-8 pullu. kozalakları aşağı sarkan. akçöpleme (TBAS. ülkemizde Doğu Karadeniz bölgesinde yetişen bir ağaç türü.: dugum) Frenk üzümü (DS. IV. -sı) Servigiller familyasından. her dem yeşil. dolma + Yun. hanımeli (TBAS. 617) dolama otugiller: (< T. dokuz + tepeli) bk. 1545) dolma biber: (< T. X. akçöpleme (TBAS. 1. örnek bitkisi dolama otu olan ve içine kasık otunu da alan karanfilgillerin alt familyası (TS. IV. 617) dolaşık ot: (< T. dolama + otu + -giller) ki çeneklilerden. Ağz. 181) dokkuk: (< ? ) Lâle (DS. çiçekleri küçük. 93) dokuzdonlu: (< T. -i) Çamgiller familyasından. doğu + ? lâdin + T. pipéri) Dolma yapmaya uygun. TBAS. 1540) dokuzbaşlı: (< T. (TS. 1. Patatese benzeyen ve yenilebilen bir çeşit mantar. park ve bahçelerde yetiştirilen çalımsı bitkiler. IV. Lâle (DS. DS. Paronychia serpilifolia. yeşil veya beyaz bir bitki. yaprakları uzun sürgünler üzerinde almaşık olarak dizili. 1543. ana vatanı Çin olan. 3952. 621) . (And. (BTS. 93) dokuztepeli: (< T.: tolaman) 1. 181) doğum: (< T. dolaşık + ot) Kır sarmaşığı (DS. dokuz + donlu) bk. doğu + Far. 1. 93) dolaman: (< T. māzū + T. büyük biber türü (TS. IV. dokuz < ET. tokuz/tokkuz + başlı) bk. 268) dolama otu: (< T. 1539) doğu mazısı: (< T.298 doğu lâdini: (< T. iğne yapraklı.

BTS. domate. 4767. (TS. XII. 1550. -an) 1. 622. DS. -ça) Patates (DS. domáta + T. Lycopersion esculentum. 376. 132. 621) dolma otugiller: (< T. Bu bitkinin yenilen ürünü. XII. 643). 643). 61. 221. (TS. ZBK A. X. 228. KMYA.: domadız. E A. 369. E A. 1550) . dolma + otu + -giller) ki çeneklilerden. tomatis. tomata. ADYA. IV. vitamince zengin. Tietze. toprak içinde yumru biçiminde yetişen. IV. 171. Tietze. dombay + T. 622. IV. 161. 1. DS. IV. DS. 197. 2. tamates. III. 341. dolma + otu) Dolma otugillerden. yuvarlak bir fasulye çeşidi (DS. IV. (And. Salep (DS. domat. Tuber melanosporum.A. 3875. 1533. Ağz. dolu + börülcesi) Beyaz. domata. keme. 4482. KYA. 1547) domalan: (< T. örnek bitkisi dolma otu olan ve içine kasık otunu da alan karanfilgillerin alt familyası (TS. 4487) domatça: (< Yun. Patlıcangillerden. XII. DS. AAT.. kırmızı ürünü için yetiştirilen bir bitki 2. tomata < sp. II. II. KBAYA. AVA.299 dolma otu: (< T. 284. 113. ETA. 1. IV. 1. domal-an. domáta + T. tamatis. 145. 1. DS. 43. domatis. 314. 4736. SA. tomatiz) 1. çiçekleri küçük. tomatas. 183. temetos. TaS. Paronychia serpilifolia. yaprakları tüylü. domas. Yumru köklü bir çeşit bitki. 621) dolu börülcesi: (< T. DS. Ağz. tamata. 114. 191) domaylı: (< Gürc.: tomalan) Asklı mantarlardan. 312. DS. 133. 91. sarı çiçekleri salkım durumunda. –lı) Süs kavunu (DS. . XII. domáta < t. (And. 204. T YA. 28. 1549. yeşil veya beyaz bir bitki. 370. 252. 1208) domatan: (< ? Yun. Erz. 234. yer mantarı. 1550) domates: (< Yun. (TS. yağmurdan sonra çıkan ve yenilebilen bir bitki.

Ağz. DS. 623. Kökeni karışıktır. Cynodon dactylon.: domuzpıtrağı. IV. Tietze. domuzağırşağı (TBAS. 1555) domuz dikeni: (< T. 93) domuz ayrık otu: (< T. domuz + ağırşakı. Eski ve yeni diyalektlerde ‘yağlı. 93.300 dombay: (< Gürc. IV. 1555) domuz ayrığı: (< T. rizomlu. iri bir çeşit erik (DS. semiz. domuz + Ar. -sı) Baklagiller familyasından. çok yıllık ve otsu bitkilerdir (TBAS. TBAS. Xanthium strumarium compositae. (TS. toŋuz. “domuz < ET. Eren. beyaz veya mavi çiçekli. IV. şişman’ olarak kullanılan toŋ (> don) köküyle toŋuz adı arasındaki bağ üzerinde özel olarak durulmaya değer. 92. 1552) domuzağırşağı: (< T. dombay + T. DS. dombay “yaban öküzü”. 118”) Cyclamen türlerine verilen genel ad. IV. domuz + ay(ı)rık + otu) Buğdaygillerden. domuz + elması) bk. 1556) domuz elması: (< T. domuz + pıtrağı). (And. Yumrulu. Eski çağlardan başlayarak kullanılır. 1552) dombay eriği: (< Gürc. bir yıllık. tüylü. 183) domuzbıtırağı: (< T. meyveleri suda kaynatıldıktan sonra yenen otsu bitkilerdir (TBAS. (DS. donuzbıtırağı) Uçları iğne gibi dikenli bir çeşit bitki. domuz + dikeni) Yaprakları sapsız ve dikenli. 643) Küçük ve yuvarlak bir çeşit hıyar (DS. domuz + eriği) Yabanî erik (DS. 1. pembe veya beyaz çiçekli. 94) domuz eriği: (< T. bā ilā + T. 1562) . domuz + ay(ı)rığı) bk. IV. domuz ayrık otu (TBAS. çiçekleri etli otsu bir bitki (TS. IV. 1. tarıma zararlı. 93) domuz baklası: (< T. Orta Türkçede ve Eski Kıpçakçada toŋuz biçimi geçer. içi sarı renkli. çok yıllık ve otsu bir bir bitki. eriği) Kabuğu mor. BTS. güzel kokulu. 623.

yılanyastığı (TBAS. -ı) bk. 1. Muscari armeniacum. dongurak) Domates (DS. büyük yabani bir ot (DS. maruli + T. Zehirli bir bitkidir. 94) domuz üzümü: (< T. Domuzların bu bitki soğanlarını çok yemesinden dolayı bu isim verilmiştir. Meyveler 10 mm kadar çapta ve parlak siyah renkli. ayı. 3. domuz + potu(k)lağı. yılanyastığı (TBAS. domuz + üzümü) Çok yıllık. IV. domuzağırşağı (TBAS. 2525”) Yumru kökü yenilebilen yabani bir bitki (DS. köpek. banjar + T. lahano + T. TBAS. turb + T. otsu. 94) domuz marulu: (< T. Actaea spicata. IV. -u) bk. 1556) domuz lahanası: (< T. 623) domuz pancarı: (< T. 1560) doran: (< ? ) Mısır çiçeği (DS. domuz + kuyruğu) Beyaz tüylü. domuz + Yun. 287) domuz otu: (< T. IV. -sı) Yılanyastığı denilen bitki (DS. manda. domuz ve özellikle deve yavrusu’. domuz + soğanı) Çevredeki yaban hayatının bir parçası olan domuzlar bu bitkinin soğanlarını toprak altından çıkararak yemektedir. (TBAS. 223-229) domuz turpu: (< T. domuz + otu) Kumsallarda ve kayalıklarda yetişen sarı çiçekli ot (TS. IV. domuz + Erm. domuz + Far. (Duran. 1557) domuz soğanı: (< T. 94) dongurak: (< T. IV. rizomlu ve beyaz çiçekli bir bitki. -u) bk. 1556. domuz + Yun. 287) domuzpotulağı: (< T.301 domuzkuyruğu: (< T. “< potuk ‘halk ağzı. 1563) . MBTS.

1594) drosera: (< Fr. 639) . IV. 1574) dökülgen: (< T. 630. dereotu (TBAS. Ağz. IV. DS.) Droseragillerden. IV. Drosera rotundifolia. (TS. yaprakları söğüt yaprağından daha kalın olan meyvesiz bir ağaç (DS. DS. 95) döymeç otu: (< T. 1564) dor otu: (< Far. otu) bk. Ağz. 1. 1. 94) dökülcen: (< T. 3982) dövdes: (< ? ) Taze fasulye (DS. 1594) dözdömbelek: (< ? ) Dikenli bir bitkinin kırmızı renkli ve yenilebilen meyvesi (DS. otu) bk. ince kabuklu. X. otu) bk. bābā) Turnagagası bitkisi (DS.: töngel) Muşmula (TS. 94) doru otu: (< Far. dön + Far. IV. 1574) dönbaba: (< T. drosera < Yun. IV. 653. 1592) dövülmüş avrat otu: (< T.: dökürgen) Beyaz. sarmaşık (TBAS. IV. dere + T. Tietze. döymeç + otu) Yakı gibi kullanılan. IV. topuz biçimindeki yapraklarının üst yüzeyi böcekleri yakalayan yapışkan tüyler ile örtülü otsu bir bitki. 1592) döven otu: (< T. 753) (And. IV. 633. IV. MBTS. döven + otu) Yakı otu (DS. sarı çiçekli bir çeşit ot (DS. DS. 1541. 1581) döngel: (< kökü belli değildir. dereotu (TBAS. ‘avret + T. (And. küçük yapraklı.302 doranı: (< ? ) Söğüt ağacına benzeyen. dere + T. akparmak da denilen bir çeşit üzüm (TS. 1. 1. dökülgen). dökülcen) Bir çeşit kış elması (DS. dövülmüş + Ar.

Arctium tomentosum.: donak otu. Ağz. dul + Ar. örnek bitkisi drosera olan bitki familyası (TS. Kuzeydoğu Anadolu dağlarında yetişen. Ağz. IV. dorak otu) bk. 635) lkbaharda tarlalarda yetişen ve yemeği yapılan bir ot (DS. IV. ele alındığında çiçeği titreyen bir kır çiçeği (DS.303 droseragiller: (< Fr. 1602) durak otu: (< T. IV. Tietze. otsu ve kırmızı çiçekli bir bitki. IV. Ağz. duman + otu) Baklagiller içinde çok çıkıp fideleri kurutan asalak bir ot (DS. IV. dul + karı + gömleği) Büyük yapraklı.: dunbak) Kestane meyvesi (DS. 95) . bur(u)nu) Zeynibostan çiçeği (DS. 641) dulaptal otugiller: (< T. 1595) dulaptal otu: (< T. BTS. akarsu kenarlarında yetişen. dul < ET. -giller) ki çeneklilerden. (TS. otu) Dulaptal otugillerin örnek bitkisi olan. dikenli. ‘avret + T. 1602) dumbak: (< ? ). otu) Birleşikgillerden. durak + otu). 639) dudiye: (< Far. ebdāl + T. çok yıllık bir bitki. 641. drosera + T. (And. 1. troħílos. az çiçekli bir çeşit ot (DS. çalı görünüşünde. ŧūŧī + T. çiçekleri güzel kokan. 95. IV. 1. iki yıllık.: duduya) Yaylalarda. 1595) duduli: (< EYun. (TS. ŧūŧīye). 1. 1. tul + Ar. 30-60 cm yükseklikte. TBAS. Daphne mezereum. taçsız iki çeneklilerden bir familya (TS. dul + Ar. 187) dulkarıgömleği: (< T. ebdāl + T. 94. 1563. 641) dulavrat otu: (< T. (And. (And. karanfilgillerden. 1595) duduburnu: (< Far. IV. 1598) duman otu: (< T. TBAS. otu + -giller) Örnek bitkisi dulaptal otu olan. dereotu (DS.

-cık) Parmak uzunluğunda yaprakları olan ve beyaz çiçek açan bir ot (DS. 166. Gaz. (TS. bazen taç yaprakları bulunmayan. TBAS. IV. EYA. tutulga < tutul-) Buğday tarlalarında yetişen. 124”) Yenilebilen. 188) dutulga: (< T. BTS. tohumu zehirli yabani bir bitki (DS. dut.A. tuğ ‘örtü. 158. kışın yapraklarını döken büyük ağaçlar. yaprak ve meyvesi için bütün Türkiye’de yetiştirilen. UA. IV. 11. 130. X. K AT. tūt. KMYA. 233. 1614) duvaklı mantar: (< T. ST AT. evlek mantarı (TBAS. dur + da + bak) Fesleğen çeşidinden bir çiçek (DS. 1. KBAYA. 3997. 350. Eren. tūd. tūt. “< OT. 185. Tietze. tūt + T. tūt + T. çöğürü) bk. tut-a + elma) Dalından elle koparılarak toplanan elma (DS. 118. 128. 13. IV. ZBK A. IV. eriksi ya da küçük kapçık şeklinde. Eren. 1605) durnacık: (< turna + T. duvaklı + Yun. E A. duvaklıca. Morus. DA.. manitari) bk. 1613) duvaklıca: (< T. 646. incir ve benzeri cinsleri içine alan iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS. 95) . 1. 665) Dutgillerden. 1605) durdabak: (< T. 132) duta elma: (< T. IV. tek evcikli. 95. 188. 500) dutgiller: (< Far. 4015. 646. < Far. 1611) dut çöğürü: (< Far. 139. DS.304 durçalak: (< T. OAAD. DS. kuzey yarım kürenin genellikle ılıman bölgelerinde yetişen. 72. 208. yapraklarıyla ipek böceği beslenen. Türkçede tuğak biçimi duğak > duvak olarak gelişmiştir. BTS. X. EYAD. tūt < Ar. 1. IV. III. dur + çalak) Devetabanına benzeyen. kapak’ + -(a)k ‘küçültme eki’. lezzetli bir çeşit mantar (DS. 206. -giller) Ağaç ya da çalı formunda olup. TAYA. çöğür (TS. 124. 1606) dut: (< Far. halk arasında sıtma tedavisinde kullanılan bir bitki (DS. meyveleri fındıksı. 685.

Tietze. alt yüzü açık yeşil renkli. Kara nohut kadar yuvarlak tohumu olan bir çeşit çayır otu (DS. IV. meyvesi bezelye tanesi büyüklüğünde etli. 1615) düdek: (< ? ) 1. Ham incir. yapışkan otu (TBAS. -i) bk. düğmecik “< ET. çok yıllık. dīvār + T. śadef + T. gelincik (DS. 1. II. 96. sert ve derimsi. Ekinlerin içinde biten. otsu ve genellikle parlak sarı çiçekli bitkiler. 3. sarı veya morumsu siyah renkli. 652. TBAS. düğmeli + ot) bk. IV. çiçeklerini döktükten sonra meydana çıkan küçük meyveleri. yaprakları oval biçimde olan ve mavi renkli çiçek açan bir ot. dīvār + Ar. 2. 95. ham meyve. 4. 1. düğem < düğ-em) Çamgillerden meyveli bir çeşit ağaç (DS. Hedera helix. dalak otu (TS.305 duvar fesleğeni: (< Far. TaS. düğmeli) Yapraklarının üzeri benekli olan ve çoğunlukla su kıyılarında bulunan. 281) duvar sarmaşığı: (< Far. tügün + çiçeği) Bazı çeşitleri süs bitkisi olarak yetiştirilen. 1. bir veya çok yıllık. Ağaçların. IV. 647. üst yüzü koyu. 1621) düğmeli: (< T. küçük çiçekli. IV. 1622) düğmeli ot: (< T. vasilikon + T. 1622) düğün çiçeği: (< T. dīvār + Yun. 1618) düğem: (< T. IV. gövde yaprakları saplı. hayvanlara yedirilen bir çeşit ot (DS. tügme. düğün < ET. Meşe ve çam palamudu (DS. TBAS. Leylak renginde ve kokusuz çiçekleri olan bir bitki. sarmaşığı) Yaprak dökmeyen. 669”) 1. 1616) düdüllük: (< ? düdül + T. Kızıl ağaç meyvesi. 3. 1306) . 188) duvar sedefi: (< Far. tırmanıcı ve zehirli bir bitki. IV. 647) dübe: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. Ranunculus. (TS. (TS. 1620) düğmecik: (< T. 2. IV. BTS. -lük) Özü yumuşak bir çeşit ağaç (DS. -i) bk.

tüge. ebe. Ham eriklerin arasından daha önce olgunlaşıp. 1652) . hermafrodit. 1642) düzgülü: (< T. şekerci boyası (TBAS. IV. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. 1. 668. IV. düğün + yaprağı) Dere kenarlarında biten geniş yapraklı bir ot (DS. otsu. dürme) Lahana (DS. 1627) dünyagüzeli: (< Ar. V. ebecik + otu) Bir çeşit tarla otu (DS. düğülcek < tüğülcek ?) Nar ağacının çiçeği (DS. dünyā + T. Nişanyan. düğün + otu). IV. divlek + kazı) Bir çeşit küçük incir (DS. bir ya da çok yıllık. IV. 1646) -Eebe: (< ET. nadiren bir eşeyli. yaprakları parçalı ve karşılıklı dizilişli. Tietze. dut gibi taneleri olan bitki (DS. 105) 1. Ağz. düğün + çiçeği + -giller) ki çeneklilerden. 189) düğün otu: (< T. BTS. 1625) dülekkazı: (< T. IV. aken ya da folikül meyveli. bazı türleri süs bitkisi olarak kullanılan. ışınsal ya da bilâteral simetrili. 1650) ebecik otu: (< T. IV. dürülü) Marul (DS. Bir çeşit mantar (DS. 1572) düğün yaprağı: (< T. V. IV. 1637) düve: (< ET. (And. güzeli) bk. dünyada 50 cins ve 1800 türle.: döğün otu) Yara işletmekte kullanılan yapraksız. 669) Küçük karpuz (DS. 96) dürme: (< T. yenebilen ekşi erik. 1634) dürülü: (< T. ülkemizde ise 17 cins ve 180 kadar türle temsil edilen. 2. IV. nadiren çalımsı ya da tırmanıcı özellik gösteren bitkiler (TS.306 düğün çiçeğigiller: (< T. 1640) düvülcek: (< T. düzgülü) Beyzi taneli bir çeşit üzüm (DS.

3.. V. 1654) ebem ekmeği: (< T. Tütüne benzeyen bir bitki. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS. 1654) ebembükü: (< T. ebem + Yun. Uzunca yassı yapraklı. ebe + gümeci) Ebegümecigillerden. DS. V. V. 1653) ebeli: (< T. Yaralara sarılan ve yarayı yumuşatmaya yarayan geniş yapraklı bitki (DS. Yabani pancar. 4. BTS. 1383) ebegümecigiller: (< T. AVA. ebeli) Yer elması (DS. TBAS. ebem + ekmeği) Ebegümecine benzeyen bir bitki (DS. 1652. yenilebilen bir kır bitkisi. tavşan elması (TBAS.A. TaS. çiçekleri ilaç. ebem + bükü) bk. bir ya da çok yıllık. ebe + kulağı) Kuzuların yediği küçük yapraklı bir ot (DS. 1. sapının dip tarafı kırmızı ve ekşi tatta. III. 2. ebem + ? bülük) Yaprakları hindibaya benzeyen. Gaz. 97) ebembülük: (< T. V. 1654) ebişek: (< ? ) Bir çeşit mantar (DS. 361. V. Ebegümeci. II. BTS. V. DS. 668. sarı çiçek açan sütlü bir bitki (DS.307 ebegümeci: (< T. 246. 1657) . 1654) ebembulguru: (< T. 1654) ebemekşisi: (< T. 97. 239. V. örnek bitkisi ebegümeci olan. ebem + ekşisi) Kuzukulağı (DS. 668. çok yıllık. yaprakları sebze olarak kullanılan. kendiliğinden yetişen. III. 5. V. 1654. 1654) ebelik: (< T. V. -u) Bük üzümü (DS. 191) ebekulağı: (< T. ebegümeci + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. pligúre + T. 191. ülkemizde 10 cinsle temsil edilen. Malva siylvestris. mor çiçekli ve otsu bir bitki. 1. ETA. V. (TS. ebelik) 1.

Ebūcehil + Far. III. DS. TBAS. evelik) bk. DS. 1. 695) Dere ve durgun su kenarlarında yetişen. 1659) eci bücü: (< ? eci + bücü) Kırda kendi kendine yetişen ve yenebilen bir ot (DS. V. “< Yun. V. otu). DS. kökü. 1675. ákoron + T. Citrullus colocynthis. V.: efelek otu. V. Ağz. 689). 1675) eğecen: (< T. eğece) Buğdaygiller familyasından bir çeşit kılçıklı bitki (DS. 1672) eğinç: (< Erm. 1819. iğecen) Büyüyüp kuruyunca tohumları iğne gibi insanın üstüne sıvışan bir çeşit çayır otu (DS. (And. efeng) 1. V.308 ebucehil karpuzu: (< öz. karın ağrısını iyi etmek için kullanılan. 1651) ebzeköget: (< ? ) Yemişi olan bir ağaç (DS. (And. egic. efek (DS. V. otsu ve rizomlu bir su bitkisi. ħarbuz + T. 2. Tietze. 2509) eğilce: (< T. -u) Kabakgillerden. 668. Acorus calamus. efelik otu. 2510) eğilcen: (< T. 1805. eğecen). 676. 1655. (TS. 98.: eyecen. Ağz. afáki. Yabanî yonca. çok yıllık. 4499) eğece: (< T. havacıva (TBAS. 1667. ákoron. 98) . Tietze. (And. 1661) efek: (< Yun. afáki + T. V. V. eğilce) Arpa başağına benzeyen bir ot (DS. 1. eğ(i)lik). 50-125 cm yüksekliğinde. 1668) efek otu: (< Yun. Ağz. V. TaS. ishal yapıcı bir bitki. XII. 1395) eğlik: (< T. (TS. fiğ. eğilcen) Çayır cinsinden bir ot (DS. Ağz. 1667. Bir cins ot (DS. VII. VII. elma büyüklüğündeki meyvesi çok acı ve iç sürdürücü. 695) Isırgan otu (DS. (And.: ebenk. is. Tietze.: eğnik) bk. 1678) eğir kökü: (< Yun.

104. 1686) ekır: (< ? ) Çam ağacına benzeyen zehirli bir çeşit ağaç (DS. III. V. eğrim) Domates (DS. 1684) eğrilcen otu: (< T. eğrilce) Kuruduğunda insanları kaşındırarak rahatsız eden. 1. eğri + yavşan) Lavanta çiçeği (DS. ekin) Buğday (TaS. 1408) . Isatis tinctoria. Boynu bükük bir görünüm arz etmesinden dolayı “eğri boyun” adı verilmiştir. V. (TS. 1. eğri + boyun) Bitkinin gelişme dönemindeki taze uç sürgünleri eğilmektedir. kastania) Havlican (TaS. 1825) eğrelti otugiller: (< T. 150 cm kadar yükselebilen. eğrelti + otu + -giller) Damarlı çiçeksizlerden. 678) eğri: (< T. TBAS. Driopteris flix-mas. V. 4491) eğrelti otu: (< T. eğri + Yun. kumlu yerlerde yetişen. 1683) eğriboyun: (< T. eğ(i)lim) Domates (DS. eğrelti + otu). 678. 1403) eğrilce: (< T. çiçeksiz ve otsu bir bitki. 4491) eğrim: (< T. V. çok yıllık. 98. 1694) ekin: (< T. tıpta bağırsak kurtlarını düşürmek için kullanılan. bir çeşit kır bitkisi (DS. V. III. eğrilcen + otu) ğneli tohumlu. V. XII. XII. saçak köklü bir çeşit ot (DS. 1685) eğri yavşan: (< T. (Duran. Ağz. eğri) Sarı çiçek açan kısa boylu bir ağaç (DS.: eylentü. DS. örneği eğrelti otu olan bir bitki topluluğu (TS. eyraltu) Eğrelti otugillerden. (And. 223-229) eğri kestane: (< T.309 eğlim: (< T.

sulu ve iri taneli bir çeşit üzüm. Siyah. sıcak ülkelerde yetişen. ekşi + Yun. ħamīr) Ekinlerin içinde yetişen ve yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. iri ve ekşi karadut (DS. kerasi) Vişne (TS. I. 681) eklemik: (< T. 223-229) ek kök: (< T. Tietze. 687) ekşilice: (< T. 98) ekmek ağacı: (< T. -u) Meyvelerinin olgunlaşması ile ekinlerin biçilmesi aynı döneme rastladığından “ekin dudu” adını alan bir bitki. Kuzukulağı (TS. 1. sulu. ekşi + elma) Sert. ek + kök) Sapın yanlarından çıkan ince kök (TS. 683) ekşi: (< ET. meyvesi beyaz etli ve biraz unlu. 1. 686) ekşi hamur: (< T. ekşi + Ar. 1. ekşice) lkbaharda kurak yerlerde biten ekşi bir ot (DS. 1698) ekşice: (< T. 683) ekmek ayvası: (< T. -sı) Gevrek ve sulu bir tür ayva (TS. V. 1699) . ekşi + kulak) hlk. siyah. ekşig. 704) Limon (DS. ekşilice) Sarı renkli. Morus nigra. 2.310 ekin dudu: (< T. 1698) ekşi kiraz: (< T. atkuyruğu (TBAS. 1. ekmek + Far. V. 1. besleyici bir bitki. Büyük. ekşi + kara) 1. (Duran. V. III. 1. Artocarpus incisa. 1411) ekli ot: (< T. 687) ekşikulak: (< T. soğan köklü bir bitki (DS. 162) ekşikara: (< T. tūt + T. huni biçiminde. V. (TS. ekmek + ağacı) Dutgillerden. eklemik) Sarmaşık denilen ot (TaS. ekli + ot) bk. ābiyā + T. sulu ve şeker oranı düşük bir elma (TS. ekin + Far. 1698) ekşi elma: (< T.

V. 1707) eldirek: (< ? ) Taneleri küçük. üzümü) bk. yumuşak. ekşi + ? yonca) Ekşi yoncagillerden. ekşilik (DS. 1702) eldaş: (< T. V. V. ekşimen) Yeşil köklü ve yuvarlak yapraklı mayhoş bir bitki (DS. 687. (TS.311 ekşilik: (< T. ekşi + ot) Çiğ olarak yenilen bir çeşit ot (DS. el + daş + T. 99) ekşi yoncagiller: (< T. (DS. ekşimcik) bk. ekşi + oğlak) bk. 1. yenmeyen bir çeşit ot (DS. V. 1. V. 704) bk. 1689) ekşi limon: (< T. eldaş (DS. V. (ekşioğlak). rengi esmer bir çeşit buğday (DS. yapraklarında kuzukulağı asidi bulunan bir bitki familyası (TS. 1708) . līmūn / Ar. 192) ekşimen: (< T. ekşi + Far. çok yıllık otsu ve beyaz çiçekli bir bitki. 1707) eldaş üzümü: (< T. 1689) ekşi ot: (< T. 4492) elâgöz: (< T. V. 687) ekşimcik: (< T. TBAS. 1. XII.+ -mik. ala + göz) Çiğdemgillerden yumrusu yenen bir çeşit çiçek (DS. Tietze. Oxalis acetosella. (DS. leymūn) Ekşiliği fazla olan ham limon (TS. ekşi + yonca + -giller) ki çeneklilerden. 192) ekşioğlak: (< T. 1699) ekşimik: (< ekşi. kuzukulağı (TBAS. 687) ekşiza: (< T. V. kuzukulağı (TBAS. el + daş ?) Bir çeşit üzüm (eldaş üzümü). ekşilik) Yeşil köklü ve yuvarlak yapraklı mayhoş bir bitki. 1700) ekşi yonca: (< T. ekşice ?) Ekşi.

48. Şen. OAAD. 134. 92. V. GD AT. K A. ST AT. halk arasında ilâç olarak kullanılan bir çeşit bitki (DS. ZBK A. TBAS. K AT. 99. sert.: alma) Gülgillerden. 199. çiçekleri pembe veya beyaz bir ağaç ve bu ağacın kabuğu parlak. T YA. Eski kaynaklarda ve yerel ağızlarda alma olarak kullanılır. 1719) elkurtaran: (< T. Ağz. E A. KBAYA. 147. Orta Türkçede almıla. 23. Moğolca alima biçimi Türkçeden alınmıştır. 79. 70. TaS. V. 182. el + duran) 1. 10 m kadar yükselebilen. AVA. 2.312 elduran: (< T. lapa yapılarak çıbanları oldurmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS.. 217. 200. Ka. 218. onun alfiilinden geldiğine inanan halk etimolojisi de bulunmaktadır. Bayramlarda kabir taşlarına bağlanması görenek olan bir çiçek (DS. 20. -sı) Ormanlarda yetişen. BTS. 29. EYAD. 19. Pirus malus. V. 62. 114. el + kurtaran) Kökü çövene benzeyen. 243. Krş. 51. kokusu hoş. 1718) elkoğan: (< T. eflatun çiçekli. I. Eski Kıpçakçada da alma olarak geçer. < alma/elma ‘bazı araştırıcılara göre Türkçeye eski bir zamanda girmiş bir Hint-Avrupa kelimesi’. (And. I. Dağlarda yetişen ve çayı pişirilen bir çeşit ot. Eren.A. DA.A. ETA. 1717) elite: (< ? ) Bizlengiç de denilen bir çiçek (DS. ufak çekirdekli meyvesi. Erz. AAT. 1715) elik yoncası: (< T. tadı ekşi veya tatlı. 1709) elibayır: (< T. 202. 226. V. V. 135. < Kökenini bilmiyoruz. . yoncaya benzer bir ot (DS. dokusu gevrek.A. 703. III. 183. Tietze. 304. 218. elik + ? yonca + T. 1708) eldüren: (< T. V. 1719) elma: (< elmanın menşeini Hint-Avrupa dillerine dayandıran görüşler dışında. DS. Türkçede alma biçiminin elma’ya çevrildiği göze çarpıyor. UA. II. (TS. 187. V. 127. el + kovan) Leylak (DS. 125. 1. 157). KYA.. 88. 12. 266. el + düren) Kaynatılıp ağrıyan yerlere sıcak sıcak sarılmak suretiyle. 571-578.Y. kırmızıdan yeşile kadar türlü renkte. 108) . 266. 133. eli + ? bayır) Bir çeşit buğday (DS.Y.. 493.

V. 1725) elmelik: (< Ar. 1731) emen: (emen/emmen < Yun. (And. 100. 1733) emesken: (< ? ) Bir çeşit siyah küçük erik. VII. V. Meşe ağacı. pelit (DS. Semiz otu. endomē’.: emzük otu) Onosma türlerine verilen genel ad (TBAS. Palamut meyvesi. 2. 2. mürdüm eriği (DS. “< ET.: ilemelik) 1. DS. 262) emirali: (< Ar. lezzetli. 1742) endirek ağacı: (< T. endir-ek ? + ağacı) Kabuğu ve meyvesi kırmızı olan. emzik + otu. emr + öz.+ -ik. is. V. 719”). elma + çalısı) ri. 722) 1. 715. Tietze. Dişbudak ağacı. 3. elmelik ?). V. is. (And. 1734) emir: (< Ar. 1726. 2519) eltieltiyeküstü: (< elti eltiye küstü) Bir tür bitki (TS. DS. ada çayı da denilen bir bitki (DS. emr) bk. Ağz. V. 1736) emirsultan: (< öz. 1725) elma çalısı: (< T. Tietze. V. Emir + sulŧān) Yeşil soğan (DS. 714”) Ballıbaba denilen bir çeşit bitki (DS. sarı renkli bir çeşit üzüm (DS. Yaban çitlembiği (DS. 1736) emriz: (< Ar. tavşan kirazı (TBAS. emüz. yaprağı ayva yaprağına benzeyip. elmacık) Bir çeşit bitki (DS. emrāz) Çayır otları arasında bulunan dikenli bir ot (DS. V. 1741) emzik otu: (< T. fındık kadar meyveleri olan. 1747) . V. Tietze. emecen.313 elmacık: (< T. V. 1. Ağz. em-. 703) emecen: (< T. V. yaz kış dökülmeyen bir çeşit ağaç (DS. “< ET. V. Ali) Kışa kadar saklanabilen.

723. DS. 1749) enfiye: (< Ar. Tietze. türleri süs bitkisi olarak yetiştirilen. V. Nişanyan. (And. Yabanî kiraz. Tietze. eŋek. 1764) . Cynara scolymus. Akasya ağacı (DS. Eren. 1. (And. enek + ağacı) Uzun yapraklı. 725. BTS. 1. ankinára.: efiye) Güzel kokusu olan bir çiçek ve ot (DS. 204) enir: (< kökü belli değildir. 857). 2. endürüz) 1. 1. otu) Hodangillerden. XII. 135) Birleşikgillerden. 1760) ensin: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS. (And. 713. V. (TS. Echium vulgare. engilli ? + buğday. eneç < en + eç.: ennemene) Bir çeşit mantar (DS. yumru kökü meyve gibi yenilen bir çeşit bitki (DS. 836) Kuru fasulye (DS. 1670) engerek otu: (< ? engerek + T. yaprakları sert tüylü bir ot.: endiriz. 714) ennimene: (< ? ). Ağz. 1754) enginar: (< Yun. 115. 1. 1761) epsemye: (< ? ) Şeker pancarı (DS. 4496) eneç: (< T. V. MBTS. enfiyye. V. Ağz. 713) engili buğday: (< T. dikenli bir kültür bitkisi. 1. Ruscus aculeatus. 1747) enek: (< ET. V. V. V. (TS. Tietze. yenilebilen bir çeşit ot (DS. “< engil üzüm çubuklarının ince ve uzun dalları”) Ak buğday (DS. Ağz. sebze olarak kullanılan. 1747. 723) Sarmaşık şeklinde.314 endirez: (< ? ). MBTS. XII. 4496) enek memesi: (< T. V. 859) Bir tür yaban mersini. (TS. 1. çok yıllık. MBTS.

1774) ergenkirez: (< T. Ağz. 1768. V. döngel (DS. V. 1764) ereğil otu: (< ? ereğil + T. ergen + Far. 733). ergen) Kızılcık (DS. eren) bk. Ağz. Tietze. ergen + Yun. 4497) erekleme: (< T. 1765) erekmek: (< ? ). 730) Mantar (DS. 1767) ergen: (< T. V. XII. apsída. ires. 100) ergan üzümü: (< T. ergil) Muşmula.: erkenet) Kırmızı saplı.: eremeki) Kendi kendine biten bir çeşit bitki (DS. ere(k)lik) Yaprakları şeker pancarı yaprağına benzeyen. erenler + çiçeği) Kekik gibi kokan bir çiçek (DS. 1766) erez: (< Yun. 1768) ergil: (< T. 1767) erenler çiçeği: (< T. (And. ergen + üzümü) Küçük siyah taneli. DS. 1765) eren: (< T. (And. -i) Reyhan çiçeği (DS. V. 1768) . istendiği zaman yaprakları sarılarak yenen bir çeşit ot (DS. 1766. ergen (DS. (And. Ağz. otu) Havuç (DS. V. V. V. kerasi) bk. V.315 epsit: (< Yun. Tietze. perçem + T. 1765) erelik: (< T. V. erekleme) Yabanî semiz otu (DS. 1767) ergenet: (< ? ).: eres) bk. V. beyaz taneli bir çeşit üzüm (DS. V. delice (TBAS. V. 1768) ergen perçemi: (< T. ergen (DS. seyrek ve top top biten. V. erken olgunlaşan bir çeşit üzüm (DS.

Tietze. erkek + üzüm) Şırası az çıkan. 222. 1. 118. DS. güzel bir süs ağacı. mayhoş veya tatlı. Türkçeden Moğolcaya erük olarak geçmiştir. 3352. TBAS. ısırgan (TBAS. 318. 253. 1774) . 737. yapraklarını döken. 69. 99. “ET. ST AT. V. er avān. Posidonia oceanica. 246. (TS. Orta Türkçede erük olarak geçer. kışın yapraklarını döken. eti sulu. 719. 1714) erguvangiller: (< Far. 101. kayısı. erik gibi yemişlere verilen ortak bir addır. TBAS. 719) erik: (< ET. er avān + T. 719. MBTS. 1 cm kadar genişlikte ve 50 cm kadar uzunluktadır. DS. IX. 1773) erkeçsakalı: (< T. Nişanyan. (And. erinç) bk. 720) erinç: (< T. II. V. kalın kabuklu üzüm (DS. DA. beyaz çiçekli bir ağaç ve bu ağacın kabuğu ince. 100. eruk. 231. 189) erika: (< ? ) Süpürge otu (TS. 210. erkek + ağaç) Yemiş vermeyen ağaç (TaS. örük) Gülgillerden. (TBAS. 1. 1778. 1. Batı ve Güney Anadolu’da doğal olarak yayılış gösteren.316 erguvan: (< Far. eflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan. erkeç üç dört yaşlarında enenmiş erkek keçi. < Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. 865) Baklagillerden. rīşte. 367. erkeç + sakalı. 101. erük. V. Cercis siliquastrum. 735”) bk. 277. GD AT. Ağz. Kaşgarlı Mahmut’a göre şeftali. (TS. ETA. 118) Rizomlu ve çok yıllık bir deniz bitkisidir. Yaprakları şerit şeklinde. 87. Grunus domestica. K A. 1502) erkek üzüm: (< T. DS. -giller) Almaşık yapraklı ağaç familyası (TS. KMYA. sarıdan kırmızıya. erük. mora kadar türlü renkte. Eren. T YA. E A. 448) erkek ağaç: (< T. 342. 271. Tietze. 209. V. BTS. AAT. 137). Nişanyan. 1. 97. 207.: eriyh. K AT. çayır melikesi (TS. tek ve sert çekirdekli yemişi. 155. 139) erişte: (< Far. Tietze. Clauson. 1. BTS. ZBK A. DS. 2-10 m yükseklikte. 1. III. 343. 733.

eşek + ? baldıran + T. 101) ersin: (< EAT. Ermeni + Ar. kalın rizomlu. 1778) esmer su yosunları: (< Ar. V. koyu ve alaca renkli büyük bir çeşit fasulye (DS. kısamahmut otu (TBAS. otsu. 1789) eşek baldıranı: (< T. 1789) eşek çıtlığı: (< T. V. 1. er + yeten) Beyaz incirden daha büyük ve sivrice. Kökeni karışıktır. V. 102) eşekcuğa: (< T. Doerfer eşek sözünün büyük bir olasılıkla Türkçe bir türev olduğunu dile getirmiştir.317 erkurtaran: (< T. -u) bk. V. eş sözünün –gek. Gülensoy. ersin. is. 729) esrar otu: (< Ar. beyaz çiçekli ve tüysü yapraklı bir bitki. er + kurtaran) bk. eşyek olarak geçer. asrār + T. 325) Bir çeşit güzel kokulu bitki (DS. 101) Ermeni kimyonu: (< öz. bā ilā + T. V. (TBAS. Bang ve Clauson. ersün. -ek küçültme ekiyle yapılmış bir türev olduğunu yazmıştır. eşek + Ar. -ı) Çok yıllık. erşün. 1778) esbalı: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. Frenk kimyonu (TBAS. kemmūn + T. eşek + ? cuğa) Mantar denilen bitki (DS. yeşil renkli bir cins incir (DS. 138-139”) Bakladan küçük. -ları) Şeritleri bölmeli. Eski Kıpçakçada eşek biçimi kullanılır. esmer + T. I. 1. eşek + çıtlığı) Düzgün kamış gibi yetişen bir çeşit ot (DS. su + ? yosun + T. Pedersen’e göre Ermeniceden alınmıştır. 731) eşek baklası: (< T. “< eşek Eski çağlardan başlayarak kullanılır (eşgek). 1777) eryeten: (< T. otu) Hint keneviri (TS. 1789) . renkli esmer su yosunları (TS. V. Orta Türkçede eşgek. Lecokia cretica. Eren. -sı.

Onopordum tauricum. lezzetsiz bir çeşit elma (DS. V. 734. eşek helvası (DS. karalahana büyüklüğünde. V. V. eşek + kömürdeği) Eşeklerin çok yediği bir çeşit ot (DS. TBAS. 102) eşek helvası: (< T. dalları dikenli bir bitki (DS. V. kenger + T. 1789) eşek elması: (< T. eşek + Far. eşek + gevreği) bk. 1789) eşek kangalı: (< T. -sı) Enginara benzer bir çeşit bitki (DS. 1789) eşek gevreği: (< T. dikenli ve pembe çiçekli. 102) eşek gülü: (< T. encīr + T. -i) Meyvesi yenmeyen yabani incir (DS. V. eşek + dikeni) 60-100 cm yükseklikte. eşek + Far. çok yıllık. gul + T. tırmanıcı. eşek + Far. 1789) eşek kalkanı: (< T. eşek + eriği) Uçları sivri ve uzun bir çeşit yeşil erik (DS. (TS. V. 1789) eşek kömürdeği: (< T. 1. 1789) eşek hıyarı: (< T. 1789) eşek kengeri: (< T. V. V. -ı) bk. ayı gülü (TBAS. eşek marulu (TBAS. eşek kömürdeği (DS. otsu bir bitkidir. yabani. 1789) eşek közlemesi: (< T. -ü) bk. ħiyār + T. 1. 102. V. V. eşek + kalkanı) bk. 102) eşek inciri: (< T. (TS. -i) Kökü tatlı. Ecballıum elaterium. eşek + Ar. -ı) Kabakgillerden. eşek kengeri (DS. sarı çiçekli ve otsu bir bitki. 734. 1789) . eşek + közlemesi) bk. iki yıllık. TBAS. eşek + elması) Yazın yetişen. ĥalvā + T.318 eşek dikeni: (< T. eşek + Far. DS. eşek + ? kangal + T. 1789) eşek eriği: (< T.

eşek + Yun. 1790) eşek yoncası: (< T. eşek + Yun. eşek + kulağı) Karakafes (TS. 1. eşek + memesi) ri taneli. eşek + Far. siyaha yakın renkte olan meyvesi (DS. 1. 40-250 cm yükseklikte. bir veya iki yıllık. 734. 1790) . sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. beyaz papatya (TBAS. 734) eşek memesi: (< T. TBAS. -u) bk. matutak + T. V. Sonchus oleraceus. eşek + ? yonca + T. oval bir çeşit siyah üzüm (DS. eşek + Erm. maruli + T. lāle + T. Melilotus officinalis. -u) Maydanozgillerden. iki yıllık otsu bir bitki. (TS. eşek + otu) Evliya otu (TS. eşek + tırnağı) Kesildiğinde süt gibi sıvı çıkaran bir çeşit ot (DS. (TBAS. eşek + Yun. süsen (TBAS. 103. -u) Hardal denilen ot (DS. 1790) eşek turpu: (< T. papadia + T. eşek + yağırı) Meşe ağaçlarının kabuklu ceviz büyüklüğünde. sütlü ve otsu bir bitkidir. 1789) eşek navruzu: (< T. turb + T. 103) eşek otu: (< T. 734) eşek papatyası: (< T. 103) eşektırnağı: (< T. 1790) eşek yağırı: (< T. 103) eşek marulu: (< T. nevrūz + T. 103) eşek madımağı: (< T. navruz (TBAS. makedonesi + T. 103) eşek maydanozu: (< T. eşek + Far.319 eşekkulağı: (< T. Anthriscus silvestrisis. soluk sarı çiçekli. -sı) bk. 734) eşek lâlesi: (< T. 1. V. -sı) Ekin tarlalarında yetişen. V. -si) bk. eşek + Far. V. -ı) bk. (TS. çiçekleri boyar madde olarak kullanılan. bir veya iki yıllık. kuşekmeği (TBAS. V. 1. -u) 10-150 cm yükseklikte. DS.

ayı mantarı (TBAS. 1797) eterik: (< T. evci + kıran) Çok zehirli. et + Far. 1801) evlek mantarı: (< Yun. et + Yun. et + üzümü) Dolgun. 104) evlenme çiçeği: (< T. XII. yaprakları ve sapları kalın bitki (TS. 1800) et üzümü: (< T. II. 1. manitari + T.320 eşemene: (< ? ) Yabanıl kavun (DS. sulu üzüm (DS. etli + bitki) Kurak ortamda yaşayan ve dokuları içinde bol su depo eden. avláki + Yun. hafif buruk lezzetli bir erik çeşidi (DS. V. 4498) eşi: (< ? ) Nemli yerlerde biten bir çeşit ot (DS. V. XII. evlenme + çiçeği) bk. beyaz renkli bir çeşit mantar (DS. et + erik) Çok tatlı ve kırmızı renkli bir çeşit erik (DS. -i + eriği) Pembe ve yeşil renkli. -si) Eti çekirdeğinden ayrılmayan bir şeftali türü. bazin (DS. 4499) et elması: (< T. 587) . mīva) Ortası etli ve sulu olan yemiş (TS. 1. eşek + kanağı) Bir çeşit bitki (DS. Çayır ve otlaklarda gruplar hâlinde yetişen ve yenen mantar türleri (TBAS. 1792) eşşekganağı: (< T. V. Prunus persica duracina. V. V. manitari + T. (TS. şeft-ālū + T. et + elması) Yazın yetişen. 742) etteni eriği: (< T. etli + Far. et + Far. ten + T. yeşil renkli bir çeşit elma (DS. 38) et şeftalisi: (< T. 1. 741) etli meyve: (< T. 741) et mantarı: (< T. 1798) etli bitki: (< T. -ı) bk. 1800) evcikıran: (< T. -ı) Agaricus türlerine verilen genel ad. V.

eğilcen + otu) Sulak yerlerde yetişen bir çeşit ot (DS. eğrelti) Eğrelti otu (DS. ezgin) bk. ak sarmaşık (TaS. dikeni) bk. 1813) evren gülü: (< T. 1827) ezeltere: (< ? ). 74) evrümçevrüm: (< T. gul + T. 1831) fakfakı: (< fak + fakı ?) ri ve sulu zerdali (DS. 1828) ezgil: (< T. Onobrychis. 1829) ezgin: (< T. I. 1841) fare dikeni: (< Ar. 1821) eysebak: (< iyi + ise + bak) ri taneli bir çeşit üzüm (DS. (And. 1827) eyşi gece: (< T. ekşi + gece) Bir çeşit ekşi ot (DS. V. 1830) ezzezze: (< ? ) Çayırlarda olan karahindiba bitkisi (DS. V. 747) evratı: (< T. V. otu) Baklagillerden.321 evliya otu: (< Ar. V.: ezentere. 172) ezine: (< ? ) Bezelye (DS. V. V. 1830) -Ffadine: (< ? ) Kışlık kavun (DS. Ağz. keten (TBAS. ev(i)rim + çev(i)rim) Papatya (DS. ezertere) Anason (DS. V. ezertene. hayvanlara yedirilmek için ekilen bir bitki (eşek otu). (TS. 1814) eyilcan otu: (< T. tavşan kirazı (TBAS. evliyā + T. V. V. V. -ü) bk. fāre + T. ezgil) Muşmula (DS. V. V. 106) . evren + Far. 1. 1831) falemin: (< ? ) Buğday (DS.

761) farşak: (< ? ) Kalın kabuklu üzüm (DS. 135. 53. V. çiçekleri mavi veya kırmızı renkli.A. 164) fasulyegiller: (< Yun. Ağz. . otsu ve tırmanıcı bir bitki. 1840) favli: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. 247. 129.322 farekulağı: (< Ar. 764) fatmasaçı: (< öz. 474. Krş. 106) fare otu: (< Ar. Nişanyan. 273. bir yıllık. 109. 273. 227. XII. Ka. venüssaçı (TBAS. otsu ve çıplak bitkilerdir. 129. 267. fasuliya. 1840) . fāre + T. 240. 1838. ZBK A.. V. TBAS. 764. Phaseolus vulgaris. 170. 4505. fasēlos. taze ve kuru sebze olarak yenen.. BÜYA. K AT. fasülye. AAT. V. 222. 163. Fatma + T. 1. saçı) bk. Anagallis. fosüla) Baklagiller familyasından. KMYA. meyveleri legümen tipte. fāre + T. iki çenekli. AA. BTS. 111. 243. III. 1837) fasulye: (< Yun. 381. 1. kulağı) Çuha çiçeğigillerden.A. 234. V. fasille. is. II. Gaz. beyaz. fasile.A. 221. is.Y. 319. 106) fatmaşal: (< öz. (TS. tohumu kuş yemi olarak kullanılan. 113. TAYA. 1840) favlak: (< ? ) Yeşil kabuklu ceviz (DS. fasilya. pembe ya da mor çiçekli. 1. 127. ETA. -giller) Kapalı tohumlu. fasulia = EYun. KYA. T YA. bir yıllık.. fasulya. Fatma + Far. 154. çalı. KBAYA. 109.. 301. 150. (And. tohumları fare zehiri olarak kullanılan bir bitki (TS. 100.A. 761. E A. DS. 12. otu) Sütleğengillerden. Ayşe kadın. 390. şāl) Uzun bir sap üzerinde sıra ile gittikçe küçülerek çiçek açan bir çiçek (DS. fasulia + T. Erz. 127). V. horoz gibi birçok türleri bulunan. 1840) fattak: (< Ar. 42. ADYA. ayrı taç yapraklı çiçekli bitkiler familyası (TS. V. SA. fat ?) Zakkum ağacı (DS.: fasılya. 213. 1. barbunya. III. (TS. DS.Y. mavi çiçekli.

1. 3193) . 4502) feliks: (< Lat. Fenike + Fr. Phoenix canariersis. ince kabuklu. taç yaprakları 4-5 parçalı olan. Dipsacus laciniatus. 106. -çi + tarağı + -giller) Yaprakları karşılıklı ya da dairesel dizilişli. Arapça yoluyla Rumca vasilikon’dan geldiği anlaşılıyor. V. 1843) Fenike portakalı: (< öz. çanak yaprakları 5-10 tane. basilikos < basileus. (TS. yaprakları güzel kokulu. 771) feren: (< ? ) Lahana (DS. ülkemizde 10 cins ve 200 kadar türle temsil edilen. is. Nişanyan. dikenli. -ı) Fenike ve yöresinde yetiştirilen sulu ve kokulu bir tür portakal (TS. 769) fenerit üzümü: (< ? fenerit + T. üzümü) Kırmızı renkli. bir. TBAS. 1. bir yıllık ve otsu bir süs bitkisi. V. iki ya da çok yıllık. is.323 felika: (< ? ) Çiçeksiz lahana (DS. 223) fesleğen: (< Yun. aken tipi meyveleri olan. 106) fesçitarağıgiller: (< öz. Ocimum basilicum. 1848. 144) Ballıbabagillerden. iki yıllık. (TBAS. er dişi. V. V. felix) Palmiye yaprağına benzeyen. is. beyaz veya soluk pembe çiçekli bir bitkidir. V. XII. 939) Taze fasulye (DS. şaraplık bir çeşit üzüm (DS. 1845) ferik: (< Ar. nadiren çalımsı bitkiler (BTS. Fes + T. MBTS. park ve bahçelerde süs için kullanılan iri gövdeli bir bitki. çi + tarağı) 2 m kadar bir boya erişebilen. vasilikon < vasilikos = EYun. 1846) fesçitarağı: (< öz. ferį k. ovaryum alt durumlu. 10-40 cm yükseklikte. otsu. beyaz veya pembe çiçekli. TaS. 1. Akdeniz ülkelerinde yetişen. Fes “Fas ülkesi” + T. DS. (TS. 1. portugal + T. 775. 130. çiçekleri toplu hâlde ve bir simetrili. Eren. otsu.

vutsí + T. ZBK A. 782. 263. Ağz. hındık) Kayıngillerden. 1. III. ST AT. 359. fundu + Yun. fınduk. 85. 107) fındık: (< Ar. 320. 148. Ka. 86. 2364. KMYA. 778. otu) bk. 231. VII. 76. fustu ~ Far. 104. kuzey yarım kürenin ılık yerlerinde ve yurdumuzun daha çok Doğu Karadeniz bölgesinde yetişen bir ağaççık ve bu ağaççığın sert bir kabuk içinde bulunan yağlı. TBAS. 131). fustuk.Y. V. 152. vasilikon + T. BTS. (TS. 155. fakat çok acı olan bir çeşit biber (DS. 3503) . BÜYA. 111. 703) fındık biber: (< Ar. 1859) fıstık: (< Ar. pistek “şam fıstığı”. AAT. üzümü) Fesleğen gibi kokan bir çeşit üzüm (DS.. 276. fundu + T. 1606. otu) Diken çileği. AAT. püste) Antep fıstığı. V. V. 107.: fısdıħ. Euphorbia apios. AVA. TaS.A.A. V. fısırgan) Güzün yetişen patates (DS. AVA. 60. 780) fısırgan: (< T. Ağz. 107) fık otu: (< ? fık + T.: bunduk. fırıldak + çiçeği) Çarkıfelek (TS. fısdık. TaS.. 1. 223. Ka. 1848) fıçı otu: (< Yun. Nişanyan. 279. fıstuk. otsu ve zehirli bir bitkidir. 76. (TBAS. nişastalı ürünü. 107. 280.324 fesleğen üzümü: (< Yun. 104. otu) 30 cm kadar yükseklikte. Pontikon karion “Karadeniz cevizi”.Y. aslanpençesi (TBAS. (And. fıstıħ.. yumrulu.A. Corylus avellana. fundu ~ OYun. 155. 231. T YA. 1853) fındık otu: (< Ar. TBAS. 308. (And. pipéri) Küçük. DS. beyaz sütlü. Nişanyan. BÜYA. 107) fırıldak çiçeği: (< T. 1851. I. böğürtlen (DS. GD AT. 45. 1858) fıska: (< ? ) Olmamış incir (DS. DS. fındıħ. K AT. K AT. Gaz. çam fıstığı veya yer fıstığı denilen yemişlerin genel adı (TS. 131). 1. ADYA. IX. III. V. AA.

TaS. Ekinler arasında yetişen fiğe benzeyen bir çeşit ot (DS. 107) ficik: (< ? ) 1. 1. 1607) fide: (< Yun. iğne yapraklı. (TS. 784) fiğ: (< Yun. otu) bk. 1. Feronia elephantum. TS. 2. Marmara. Eren. TaS. 2. 145) 1. hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki. Başka bir yere dikilmek için bulunduğu yerden çıkarılan taze ağaç. < YUN. 784. fiton bitki < EYun. phyton bitki < phyein.: fik) Baklagillerden. phideia) Bahçıvanlıkta yastıklarda tohumdan yetiştirilip başka yerlere dikilmek için hazırlanan sebze veya körpe çiçek (TS. 1. 79. Pinus pinea.: filbahri) Taşkırangillerden. 1.325 fıstık çamı: (< Ar. deniz seviyesinden 350 m kadar olan yüksekliklerde yetişen. V. ZBK A. filbahri. 783. 1607) filbahar: (< Far. AAT. elması) 1. 1863) fidan: (< Yun. 1. ADYA. ilkbaharda beyaz ve güzel kokulu çiçekler açan. 224) fışfış: (< fış + fış) Zerdali (DS. T YA. 785. fışıldayık) Bir çeşit büyük boylu ot (DS. Eren. koyun otu (TBAS. Philadelphus. V. pīl + T. V. dikme (TS. (And. Ağz. fustu + şam’ + T. akasma. 14. Ağaç ve ağaççıkların yeni yetişeni. 221. phyt-. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen ağaççık. TBAS. (TS. fūl-bahār. 25 m kadar boylanabilen. 785. 279. 1864. 786) fil elması: (< Ar. III. 1. 328. 107. fīl ~ OFar. GBAA. BTS. ülkemizde Doğu Karadeniz. 1859) fışıldayık: (< T. 2. 1860) fıtık otu: (< Ar. her dem yeşil. 132. -ı) Çamgiller familyasından. GD AT. (TS. 1. 86. Hindistan’da yetişen bir ağaç. Ege ve Akdeniz bölgelerinde bulunan bir ağaç türü. Turunçgillerden. fıt + T. 117. AAT. Ağz. 145). 787) . V. 961) (And. Nişanyan. Vicia sativa. DS. MBTS. (TS. EYAD. fiton. 83. 1. III.. Ağacın filizi. Bu ağacın yenilen meyvesi.

133) Yeni sürmüş körpe ve küçük dal veya yaprak. is. kulağı) Yılan yastığıgillerden. bir yıllık otsu bir bitkidir. V. Nişanyan.. ana yurdu tropikal Amerika olan. -sı) 30-300 cm boyunda. firfį r < Yun. ülkemizde Muğla civarında yetişen çalımsı ya da ağaçsı bitki. Böğrülce. sürgün (TS. pirpirim ?) Bir çeşit çiçek (DS. Biber. Vigna unguiculata. 1869) firfirim: (< krş. 1. XII. Caladium. (BTS. (TBAS. 1869) . DS. MBTS. *bhol-yo. 1866) fin: (< ? ) Yaban bezelyesi (DS. -i) Frenk inciri (TS. V. Baklagillerden hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki (DS. yaprakları pulsu ve kışın kalıcı. (TS. kökü yumrulu bir süs bitkisi.326 filfil: (< Ar. 1. bā ilā + T. MBTS. encīr + T. firfį r < Yun. 1867) fink baklası: (< ? fink + Ar. Batı ve Güney Anadolu’da yetiştirilir. 1. 790) firfil ağacı: (< Ar. V. ardıcı) Servigiller familyasından. V. Fenike + T.< *bhel. 789. 2. 227) fink: (< ? fink. + T. 787) filye: (< ? ) Sardunya çiçeği (DS. is. “< Ar. filisa yaprakçık. Yonca otu (DS. phyllon yaprak ~ HAvr. 1865) filiz: (< Yun. 966) 1. 1.bitki bitmek. TS. 1. beyaz. deniz seviyesinden 400 m kadar olan yüksekliklerde. Firavun “eski Mısır hükümdarı” + Far. 2. pembe veya kırmızı çiçekli. V. tırmanıcı. firfį r < Yun.. 1866) Finike ardıcı: (< öz. 787) filkulağı: (< Ar. ağacı. 133) 1. 108) Firavun inciri: (< öz. Nişanyan. 1. pīl + T. filiz < filo = EYun. 966”) Kavak ağacı (DS. 4504. Juniperus phoenicia. V. fīl ~ OFar.

is. küçük bir çayır otu (TS. 130) fotanak: (< ? ) Karalahanaya benzeyen. bitki örtüsü. fuska) Diken çileği. 795) foskulak: (< fos “ses taklidi” + T. 4504. (DS. 1. V. değirmi yapraklı ve yalnız çorbası yapılan bir bitki (DS. kulak. 1. UA. böğürtlen (DS. MBTS. 976”) Mantargillerden. phleole) Buğdaygillerden. fleole.: fisko. V. is. boş. beyaz renkli ve boru gibi çiçek açan bir bitki (DS. 1879) Fransola: (< öz. 1868. TBAS. V. flora) Bir bölgede yetişen bitkilerin hepsi. fıŧrį. içinde siyah toz bulunan bir çeşit mantar (DS. pos mantarı (TBAS. 1878) föü: (< ? ) Beyaz taneli çok ürün veren bir çeşit üzüm asması (DS. 1871) fiske: (< ? ). MBTS. bitey (TS. Ağz. Fransola) Güzel kokulu. 1880. XII. 110) . V. 957) Ökse otu (DS. 108) fosul: (< fos + T. “< fos ‘çürük. DS. 1874) fleol: (< Fr. çamlar arasında yetişen. 1. V. -ı) bk. manitari + T. V. V. Frenk) Domates (Frenk elması. 1877) fos mantarı: (< fos + Yun. kof. -ul) Pişmiş armut (AA.327 fisil: (< ? ) Küçük soğan. 1872) fitri: (< Ar. temelsiz’. (And. Frenk patlıcanı). 108) fiskilen: (< ? ) Erik (DS. V. 795) flora: (< Lat. 1. arpacık soğanı (DS. V. 1879) Frenk: (< öz.

Frenk + Yun. kalın kabuklu ve tatlı yemişi olan. benefşe + T. -sı) Brüksel lahanası (TS. lahano + T. 1. kemmūn + T. 109) Frenk menekşesi: (< öz. Frenk + Ar. 1. elması) bk. is. is. -si) Turpgillerden. sonbaharda yaprakları güzel bir renk alan süs sarmaşığı. TBAS. is. V. (TS. 803. (TS. is. 1. is. TBAS. 1869) Frenk çileği: (< öz. Frenk + Far. 1868) Frenk inciri: (< öz. -ı) bk. is. beyaz veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. 803. sarı çiçekli bir bitki. is. 1868) . Opuntia ficus-indica. -i) Küçük. 109) Frenk lahanası: (< öz. 1. is. Frenk (DS. 803) Frenk elması: (< öz. 108) Frenk kimyonu: (< öz. (TS. yaprakları etli ve yayvan dikenli. tüylü ve beyaz çiçekli bir bitki (TS. is. Frenk + T. pipéri + T. (TBAS. çok yıllık. ülkemizde Güney ve Güneybatı Anadolu’da yetişen. Frenk (DS. bādincān < Far. çok yıllık. Frenk + T. -u) Maydanozgillerden. Carum carvi. çileği) Kokusuz. yuvarlak ve çok acı bir çeşit biber (DS. 803) Frenk patlıcanı: (< öz. otsu. bādingān + T. kırmızı iri meyve veren çilek türü (TS. 803) Frenk maydanozu: (< öz. 1. salata ve salçalarda kullanılan. makedonesi + T. Frenk + Yun. -u) 20-80 cm yükseklikte. V. kırmızı. Hesperis. Ampelopsis. encīr + T. Frenk + Far.328 Frenk asması: (< öz. asması) Asmagillerden. 1. -i) Kaktüsgillerden. Frenk + T. Frenk + Yun. çiçekleri güzel kokulu bir süs bitkisi. meyveleri baharat olarak kullanılan. is. Frenk + Ar. 802) Frenk biberi: (< öz. bir yıllık. V.

ülkemizde altı türü bulunan. 1. fūl) 1. Fibes nigrum. yemişi) bk. 1. 1. 233) Frenk yemişi: (< öz. BTS. bayağı funda veya süpürge çalısı. 2. aşk merdiveni (TS. yaprak döken. soğan köklü bir bitki ve bu bitkinin zerrin ve nergis adlarıyla da anılan güzel kokulu çiçekleri. 803. 109) fujer: (< Fr. Narcissus jonquilla. fondo. parçalı yapraklı ve kırmızı meyveli bir çalı bir çalı. Otranto (Pulia) fatihi Gedik Ahmet Paşa tarafından 1481 yılında stanbul’a getirilmiştir. is. azelya. (TS. birçok türü bulunan ağaççık ve bunun güzel kokulu beyaz çiçeği. TBAS. Frenk inciri (TBAS. ülkemizde 8 cins ve 19 türle temsil edilen. is. dikensiz. Taşkırangillerden. 1. 804) fulya: (< öz. Taşkırangillerden. 804) fukuku: (< ? ) bk. 804) ful: (< Ar. 804) funda: (< t. (TS. 1. fondo + T. Frenk + T. bahçelerde yetiştirilen. üzümü) 1. (TS. Puglia ‘Güney talya’da bir bölge adı’. fondo + T. 1. -lar) Fundagillerle birlikte bunlara benzeyen daha başka familyaları da içinde toplayan bir bitki takımı (TS. 109) fukusgiller: (< Lat. 234) fundalar: (< t. is. Frenk + T. 1880) . nadiren dökmeyen. Nişanyan. 1.329 Frenk üzümü: (< öz. fougero) Eğrelti otu. fukus + T. yaban mersini. V. 805) furuş: (< ? ) Çok olgunlaştığı için üzeri buruşuk olan incir (DS. Nişanyan. BTS. Casmin sambac. 805. 805) fundagiller: (< t. -giller) Su yosunlarından. 109. 139) Süpürge otu (TS. Küçük taneli bir bakla türü. -giller) Fundalar takımından. koca yemiş gibi çoğu her zaman yeşil birçok çalı ve ağaççığı içine alan bir bitki familyası (TS. böğürtlen (TBAS. 139) Nergisgillerden. 1. gelgitli denizlerin kayalıklara yakın yerlerinde yetişen esmer bir yosun (TS.

galdurayak. gavete) Domates (DS. Ağz. kaba + iğde) Kaba iğde (DS. 1893) gak: (< ? ). 1885) gadın barmak: (< Soğd. is. 1899) galete: (< ? ). 300-500 tanesi bir arada olan bir ot kökü (DS. (And. 1895) galdırık: (< ? ). 1890) gadın budu: (< Soğd. MBTS. parmak) Güzel kokulu parmak üzümü (DS. (And. Ağz. kara + öz. 1918) . kırmızı ve yeşil saplı. budu) Biçimi uzun olan karpuz türü (DS. (And. XII. VI. ādime) Tere (DS.: galdirik. kadın + T.330 -Ggaber: (< ? ) Gürgen ağacı (DS. 1910) gapcuħ fasille: (< T. VI. 1885) gabide: (< T. VI. VI. VI. VI. 4506) galo: (< ? ) Şeker pancarı (DS. VI. ahlat (DS. VI. DS. kadın + T. fasulia) Kabuklu fasulye (AA. galdireyik. VI. VI. galdirek. Ağz. VI. 1. 1900. 1890) gagaç: (< gagaç < gaga “kökü belli değildir. 1892) gaggoç: (< ? ) Tarlada yetişen. 1904) gane: (< ? ) Havuç (DS. VI. 132) gara fatma: (< T. ses taklidi kelime olabilir”.: gafete. 990) Gelincik (DS.: gaħ) Yabani armut. Fatma) Kökü yenen bir ot (DS. VI. kapçık + Yun. galduruk) Tüylü ve geniş yapraklı. 1890) gādime: (< Ar. yenen bir bitki (DS.

kara + ? ħan). Kök boyasıgillerden. ulb + T. 2. VI. sıcak bölgelerde yetişen bir ağaç veya ağaççık cinsi ve bu ağaççığın güzel kokulu çiçeği. Ağz. Gardenia. (And. 1920) gara ot: (< T.: garaħat) Küçük fundalıklarda ağaçların üzerinde olan salkım şeklinde bir bitki (DS. Ağz. VI. VI. 1. kara + yağı) Sulak yerlerde ve ark kenarlarında yetişen bir bitki (DS. kara + ? hülü) Karadut (DS. 1922) gargakülülü: (< karga + ? külülü. 1921) garayağı: (< T. VI. 1921) gardenya: (< Fr. VI. kara + kavuk). VI. VI. gardenia) 1. garagavlık. VI. kara + ot) Şiddetli ağrılara ilaç için kullanılan bir çeşit ot (DS. 1920) garan kulpu: (< ? garan + Ar.: garagavık. 1920) garan: (< ? ) Maki cinsinden bir bitki (DS. (And. Ağz.: garamsal) Maydanoz (DS. 1918) garaħan: (< T. (TS. 1919) garahülü: (< T. bur(u)nu) Meyveleri karga gagasına benzeyen bir ot (DS. kavunu) Zehirli bir ot (DS. MBTS. (And. kara + Far. VI.331 garagavuk: (< T. 1925) . 1925) garğa kavunu: (< karga + T. “< karga ‘ses taklidi kelime’. VI. 1578”) Baklagillere benzeyen ve çayırlarda yetişen bir çeşit bitki (DS. -u) Bahçelerde yetişen bir ot (DS. lāle) Karalâle (DS. 1919) garamsa: (< ? ). VI. VI. 1923) garğaburnu: (< karga + T. VI. 814) garellik: (< ? ) Gövdesi köşeli ve yaprakları tüylü bir çeşit ot (DS. 1919) garalâle: (< T. garagavuħ) Beyaz kökü olan ve yenen bir ot (DS.

urgan gibi kullanılmasından dolayı bu ismi almıştır. VI. 134) . 1938) gavruk: (< T. -ler + urganı) Bitki liyan (tırmanıcı) özelliğinde olup. kav(u)şak) Kestane (DS. emrūd + T. VI. üzeri gri çizgili bir ağaç (DS. kartlı) Süs için kullanılan. VI. VI. VI. Periploca graeca. VI. 1941) gavşak (III): (< T. kabağa benzer yuvarlak bir bitki (DS. VI.332 garık: (< ? ) Baharda erken yetişmesi için dikilen soğan (DS. 1941) gavun armudu: (< T. VI. Ağz. 1940) gavşak (I): (< T. 1941) gavşak (II): (< T. kav(u)şak) Buğday tarlalarında bulunan pembe ve sarı çiçekli bir çeşit ot (DS. 30 metreye kadar uzayabilmektedir. 1934) gavcar: (< ? ) Çok hafif ve lifli olan sapından şişe tıpası yapılan bir çeşit bitki (DS. 4507) gartlı: (< T. kav(u)ruk) Büyük köknar ağacı (DS. (And. 1927) garipler urganı: (< Ar. Gövdesinin ince ve elastik olması. XII. VI. kav(u)şak) Tohumunu kabarcıklı bir zar içinde saklayan. VI. arīb + T. 1931) gasil: (< ? ). (Duran. kavun + Far. 223-229) garmak: (< T.: gasıl) Hayvan yemi olarak kullanılan ve başakları olgunlaşmadan biçilen arpa (DS. arīb) Krizantem çiçeği (DS. 1926) garip: (< Ar. -u) Kavun armudu (AA. karmak ?) Kara dut (DS. 1932) gaşşak: (< ? ) Kamış cinsinden bir bitki (DS.

-ı) Eşek hıyarı (DS. kāfir veya Far. VI. 1957) gebre otugiller: (< Yun. -ı) bk. kāfir veya Far. DS. otu) Kuzey Anadolu bölgesinde yetişen. bā ilā + T. azel + T. gebr + Ar. otu) Baldıran otu (DS. sarmaşık (TBAS. 866) gâvur pancarı: (< Ar. 112) gâvur hıyarı: (< Ar. 112) gâvur soğanı: (< Ar. kapari + T. kara topalak (TBAS. kāfir veya Far. domuz baklası (TBAS. Capparis. 112) gâvur tilkişeni: (< Ar. DS. Dictamnus albus. beyaz veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. -i) bk. 1004”) bk. kiçe + biten) bk. VI. VI. kāfir veya Far. 159) . VI. gebr ‘ateşe tapan’ . gece < ET. 1. 1955) gebre otu: (< Yun. gebr + T. ħiyār + T. soğanı) bk. 1. 112) gâvur haşhaşı: (< Ar. kāfir veya Far. (TBAS. dağ sümbülü (TBAS. azel + T. 112) gazotu: (< Fr. gebr + Far. kāfir veya Far. ilaç yapımında kullanılan ve sürekli yeşil kalan çalı görünümünde bir bitki. -ı) bk. 1956. (kebere). MBTS. sepik (TBAS. kāfir veya Far. 823. kayın + anacık) Sarı çiçekleri olan dikenli bir ot (DS. 1. 823) gecebiten: (< T. kapari + T. otu) Kayalık yerlerde yetişen. otu + -giller) Gebre otu gibi bitkileri kapsayan familya (TS. “Ar. 1945) gazelboynuzu: (< Ar. gebr + ? tilkişen + T. ban otu (TBAS. boynuzu) bk. gaz + T. 112) gaynanacuħ: (< T. gebr + Ar. banjar + T. 112) gazel otu: (< Ar. (TS.333 gâvur baklası: (< Ar. III. gebr + Erm. yılanyastığı (TBAS. -sı. çok yıllık. ħaşħāş + T.

113) gece sefa gündüz cefa: (< T. VI. TBAS. VI. DS. gece + gündüz + çiçeği) lkbaharda açılan ve gece güzel koku yayan bir çeşit çiçek (DS. VI. śafā + T. gecem) Bir çeşit küçük elma (DS. -sı + -giller) Örnek bitkisi gecesefası olan bir bitki (TS. 1. benefşe + T. 1959) gecesefası: (< T. buğdayı) Küçük sarı buğday (DS. kökü derinlere kadar giden boğumlu bir çeşit ot (DS. Çiçeklerinin gece açması nedeniyle bu ad verilmiştir (TBAS. 1. geli) Ardıç ağacının meyvesi (DS. küçük kokulu çiçekleri gece açan otsu bir bitki. VI. 230) gehte: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. geh+a+reng) bk. gece + Ar. gündüz + Ar. pembe veya beyaz çiçekli. 824) geharenk: (< Far. renk otu (TBAS. otsu bir bitkidir. VI. 1977) . VI. gece + Far. 1975) geli: (< T. Mirabilis jalapa. (TS. 1977) geliç: (< T. śafā + T. gece + Ar. śafā + T. -sı) ki çeneklilerden. VI.334 gece gündüz çiçeği: (< T. gece + Ar. iki yıllık. vatanı tropikal Amerika olan. 1958) gecem: (< T. cefā) Gündüzleri kapanan. bahçe ve parklarda yetiştirilen. -si) 100 cm kadar yükselebilen. geliç) Ayrık otu cinsinden zehirli. 1971) gelegemri: (< ? ) Kalın kabuklu bir çeşit üzüm (DS. VI. 1959) gece menekşesi: (< T. 824. VI. 1974) gelemir buğdayı: (< ? gelemir + T. 1959) gecesefasıgiller: (< T. geceleri açan pembe renkte bir çeşit çiçek (DS. 113.

OAAD. boğan) Bir ahlat türü (TS. VI. gelin + eli) Gelincik çiçeği (DS. DS. BTS. gelin + elması) Kırmızı. gelin + Yun. ülkemizde ise 5 cins ve 45 kadar türle temsil edilen. 832. gelin + çiçeği) Zambakgillerden bir bitki. (TS. 1. gelinparmağı (TBAS. 1. -i) Kuş kirazı (TS. 832) gelincik: (< T. 1980) gelin çiçeği: (< T. 1. 348. 1. TBAS. -ı) Yenilir bir çeşit ot (DS. 243. genelde tek çiçekli ve ışınsal simetrili. 241. 60 cm kadar yükselebilen. (TS. gelin + T. 832) gelindili: (< T. VI. 832) gelingüldüren: (< T. 114) gelinelması: (< T. III.335 gelinarmudu: (< T. kelin + Far. VI. haşhaş. Papaver rhoeas. 1627) gelincikgiller: (< T. büyük bir çeşit elma (DS. VI. gelin + güldüren) Portakalgillerden güzel kokulu bir ağaç (DS. -u) Allı ve küçük bir çeşit armut (DS. kırmızı ve otsu bitki. 1980) . TaS. 1980. TBAS. gelincik) Yazın kırlarda. 1. 1979) gelinboğan: (< T. VI. VI. 241) gelincik mancarı: (< T. 1980) gelindüğmesi: (< T. banjar + T. gelincik + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. yaprakları almaşlı. ETA. emrūd + T. VI. 1978. gelin + düğmesi) bk. 114) gelineli: (< T. Fritillaria imperialis. içine gelincik. 113. II. dünyada 28 cins ve 250 kadar türle. kırlangıç otu gibi bitkileri alan familya (TS. gelin < ET. BTS. kırmızı ve kokusuz çiçekleri olan bir çeşit saksı çiçeği (DS. özellikle ekin tarlalarında yetişen. gelin + dili) Yaprağı mısır yaprağına benzeyen. 832. phanari + T. gelincik + Erm. 1980) gelinfeneri: (< T.

114) gelinteli mantarı: (< T. DS. VI. 114) gelinmumu: (< T. VI. VI. 1980) gelinkadın: (< T. Ayva ağacına benzeyen. manitari + T. 114. Sarı papatya. gelin + yanağı) Portakal renginde. yaprakları etli. 833. gelin + yemişi) 1. 113) gelin mantarı: (< T. gelin + Soğd. gelincik (TBAS. kadın) bk. gelin + güveyi + elması) Tatlı. -ı) bk. çok yıllık ve otsu bir bitki. -u) Kırmızı renkte bir çeşit çiçek (DS. 1982) gelinyanağı: (< T. 1981. Sempervivum armenum. çuha çiçeği (TBAS. -ü) bk. VI. -ı) bk. gelin + Yun. (TS. 114) gelin güveyi elması: (< T. gelin + Far. gelin + Erm. çiçeklerinin ucu mor. manitari + T. gelin + Far. gelin + parmağı) 1. III. mūm + T. TaS. DS. gelin + saçı) bk. 2. 833) gelinparmağı: (< T. kırmızı elma (DS. bostanbozan (TBAS. fasulyeye benzer meyve veren bir çeşit ağaç (DS. VI.336 gelin gülü: (< T. sarı çiçekli. 2. 1. gelin + otu) Güveyfeneri (TS. 1982) . 1981) gelin otu: (< T. 1979. 1. gul + T. dipleri beyaz bir çeşit çiçek (DS. gelin + tırnağı) Baharda kırlarda açan. TBAS. zehirli mantar (TBAS. yenilir bir çeşit mantar (DS. -i + Yun. VI. 114) gelintırnağı: (< T. tellice (TBAS. Rozet yapraklı. Uzun taneli bir üzüm türü. 1982) gelinyemişi: (< T. VI. 1627) gelinsaçı: (< T. tel + T. çiçekleri mor renkli.

deniz börülcesi (TBAS. MBTS. 1995) gerçek mantarlar: (< T. VI. Hint yağı ağacı (TBAS. 115) geren otu: (< ? geren + T. siyah bir çeşit üzüm (DS. abdestbozan otu (TBAS. -si) Acı badem (DS. gence.: gemri) Son turfanda yetişen sert kabuklu. gene < yine + gerçek) 1. 1995) gerdenge: (< ? ) Çalılık yerlerde bulunan bir çeşit diken (DS. VI. kiŋ ‘geniş’. 1. Ağz. VI. (And. manitari + T. gene < yine + Ar. gene < yine + gerçek + otu) bk. renk otu (TBAS. geneç) bk. çok sulu bir çeşit bitki (DS. Hint yağı tohumu (DS. 114) geneç: (< T.337 gemre: (< ? ). 114) genegerçek: (< T. 1987) gence: (< T. 1028”) bk. 1994) gercik: (< ? ) Böğürtlen (DS. gerçek + Yun. -lar) Bağlarda mildiyu hastalığını yapan emeçleri iyi gelişmiş mantarlar. 2. VI. 1990) genegerçek otu: (< T. renk otu (TBAS. VI. bā ilā) Üzeri benekli bir çeşit ufak fasulye. otu) bk. dikeni. 841) gerçemek: (< ? ) lkbaharda yetişen. börülce (DS. (TS. 1999) . 1990) gerce: (< ? ) Sarmaşık türünden bir çeşit bitki (DS. “< geren ‘kökü belli değildir’. 1035”) bk. 114) genepakla: (< T. Beziryağı çıkarılan bir çeşit bitki. MBTS. Peronospora viticola. 1996) geren dikeni: (< ? geren + T. VI. “gen < ET. VI. 1. 1. 115) gerensi: (< ? geren + T. VI. yaprakları dikenli ve uzun kökü havuca benzer.

155. III. VI. 2014) gevriyen: (< T. akdiken (TS. gevre(k)cik) Kayalık yerlerde yetişen kokulu bir çeşit bitki (DS. VI. geyik elması (DS. kestane yaprağına benzer bir çeşit ot (DS.Y. Krş. Erz.338 gergendi: (< ? ) Kiraza benzer bir çeşit meyve (DS. 1676) geveş: (< ? ) Kiraza benzeyen. (And. VI. VI. VIII. 848) . Eren. keven) Baklagillerden.: gevenur. VI. 2775. VIII. III.: gevreyük) Hayvanların yediği sütlü bir çeşit ot (DS.A. VI. VI. VI. VI. 2005) gernik: (< ? ) Başak taneleri siyez gibi kabuklu olup. 2013) gevreyik: (< T. gevreyen) Bir buçuk metre boyunda. 456. 2006) geven: (< Kökenini bilmiyoruz. DS. 755). VI. Astragalus. 2778) geyik dikeni: (< T. dikenli ve yastık biçiminde dağ bitkileri. bīşa) Bir çeşit meşe ağacı (DS. geyik + dikeni) bk. 2015.: keyik) Mavi çiçekli bir çeşit çiğdem (DS. 847. meyve veren bir çeşit dikenli çalı (DS. 2014) geyicek: (< T.. TaS.. Ağz. Ağızlarda keven biçimi de yaygın olarak kullanılır. çok yıllık. (And. Ağz. VI. 243. III. DS. 2009. 155). 1. kavan. keyik. 1. 2015) geyik: (< ET. bulgur yapmaya yarayan bir çeşit buğday (DS.A.A. fakat ondan iri ve parlak olan. 116. Ağz. 477. Clauson. .. 2005) germeşe: (< ? ger + Far. geyi(k)cek) bk. 2687. DS. (TS. TBAS. gevreyik). 2000) germesik: (< ? ) Yabani kızılcık (DS. 133. (And. 2010) gevrecik: (< T. Eren. Gaz.

yaprakları uzunca dil biçiminde. 848. gez menni denen kudret helvası ve sarı boya elde edilen bir tür dişbudak ağacı. (Duran. 116) geyik elması: (< T. (TS. (MBTS. Ağz. geyik + sırtı) Geyik tüyü renginde.: kıcı) Tarlada biten ve yenilebilen. Scolopendrium officinale.339 geyikdili: (< T. geyik + elması) Yabani elma (DS. Meyvelerinin dışı tuz tadındadır. 2467) . Dictamnus fraxinella. Yörede geyiklerin besin kaynakları arasında bulunan bu bitkiye “geyik tuzu” denilir. 2782. IV. (TS. manitari + T. Fraxinus ornus. TaS. 2016) geyik tuzu: (< T. çok yıllık. 117. Cicer isauricum. (And. geyik + Yun. 1044) gezer: (< T. (TBAS. geyik + göbeği) Dağlarda biten boz renkli. Chroogomphus rutilus. VIII. 848) geyiksırtı: (< T. TBAS. geyik + dili) Eğrelti otugillerden. gez + gez) bk. geyik + tuzu) Yetiştirilen nohut bitkisine çok benzemektedir. 1. geyik + otu) Sedef otugillerden. Kuzey ve Batı Anadolu’nun kıyı kesimlerinde yetişen. 116) geyik otu: (< T. ısırgan (TBAS. 2022) gezgez: (< T. AVA. 2015. 1. otsu ve çiçeksiz bitkiler. gez + ağacı) Ege ve Akdeniz sahillerinde yetişen. VI. yenilen bir çeşit mantar (DS. tereye benzer bir ot (TBAS. bahçelerde süs olarak yetiştirilen ıtırlı bir bitki. gezer) Havuç (DS. ortası mor bir çeşit çiçek (DS. -ı) Bolu bölgesinde yetişir ve bölge halkı tarafından yenir. 223-229) gez ağacı: (< T. VI. rizomlu. 323) geyik mantarı: (< T. 1. VI. DS. 117) gıcı: (< gıcı “ses taklidi”). 2015) geyik göbeği: (< T. VI.

(DS. 2043) gımı: (< ? ) Yaprakları maydanoza benzeyen. 2045) gıncırop: (< ? ) Kökü yenen. gıcık < gıcı-k. glik (2). gıcıgıcı (TBAS. “< gıcı-mak ‘kaşınmak’. VI. 117) gıcık hardalı: (< T. MBTS. bk.340 gıcıgıcı: (< gıcı + gıcı) Dağlarda yetişen. VI. (gıcı. 2048) . 2043) gıli gıli: (< ? gıli + gıli) 1. ilkbaharda yetişen bir çeşit yabani ot (DS. VI. uyuz otu (TBAS. gıcıma < gıcı-ma. MBTS. 117) gıldikli yonca: (< ? gıldikli + yonca) Yuvarlak tohumlu bir çeşit ot (DS. (TBAS. 1046) bk. sapı oyularak yenilen bir çeşit ot (DS. VI. galle < gılāl “tahıl. VI. 117. 2042) gılımboz: (< ? ) Pancar (DS. -ı) ri yapraklı ve dikenli bir çeşit ot (DS. olgunlaşmış ceviz (DS. 1046”) bk. 2025) gıcık: (< T. cevz) Yeşil kabuğundan kolay ayrılan. fındık büyüklüğünde. 30-80 cm yükseklikte. gıcıktan + otu) bk. mahsul”) Ceviz (DS. VI. VI. gıcık. ħardel + T. gıcıgıcı (TBAS. 117) gıcime: (< T. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. 2043) gılla: (< Ar. Ardıç ağacının meyvesi. DS. VI. Silene alba. bir veya çok yıllık. gıcık + Ar. 1. ilāf + Ar. 2026) gıcık otu: (< T. gıcime). 1. 117) gıcıkdan otu: (< T. gıcık + otu) bk. 2. VI. ısırgan (TBAS. 2041) gılıf ceviz: (< Ar.

çok yıllık. 2049) gıral ağacı: (< Sırp. 1681”) Kahverenkli bir çeşit fasulye (DS. VI. VI. DS. VI. 2060) gırnık: (< ? ) Tohumları dışarıda ve dikenli olan bir ot (DS. Silene vulgaris. 2065) gıyık: (< T. VI. kıvışkan + otu). Ağz. 118.341 gındık: (< ? ) Kurutulup yakacak olarak kullanılan bir çeşit dikenli keven bitkisi (DS. (TBAS. MBTS. kral + T. kıy(ı)şak) Yapraklarından yemek yapılan. beyaz veya kırmızı çiçekli. kamış cinsinden ince saplı bir çeşit ot (DS. (And. -ıl) Suyu olmayan dağlarda yetişen. VI. 2069) . “< kırk ‘Eski Türkçeden beri kullanılır’. VI. 2. kırçıl < kır + -çıl. MBTS. VI. kıbıçkan. kıbışkan) 80 cm kadar yükselebilen. ağacı) Akasya ağacı (DS. kırlangıç) Küçük ve güzel kokulu süs kavunu (DS. diminitis) Bir çeşit meyve (DS. VI. günlük. 2781) gıyan: (< ? ) Alçak yerlerde yetişen bir çeşit saz (DS. 70. baharda tarlalarda yetişen bir çeşit ot (DS. 2067) gıyşak: (< T. VI. otsu bir bitkidir. kıyık) Hasır dokunurken ip olarak kullanılan bir çeşit ot (DS. 2061) gırtıl: (< gırt ‘ses taklidi’ + T. 2057) gırlangeç: (< T. 2. 2052) gırçıl: (< T. VI. 2059) gırmit: (< dilmit < Yun.: çığıştak. VI. 2055) gırħgünnüyh: (< kırk + T. VIII. 1678) Dağda taşlık yerlerde yetişen buğdaygillerden bir bitki (DS. 2061) gıvışgan otu: (< T.

meyve olgunlukta kırmızı renkli bir ağaççık. TBAS. çiçekler beyaz renkli. 1967) gidişgen: (< T. 2078) gin: (< ? ) Maydanoz (DS. ısırgan (TBAS. gilabada. Vilburnum opulus. VI. VI. VI. UA. VI. Ağz. 2076) gildar: (< ? ) bk. VI. gedirgen) Yaprakları çalıya benzeyen. VI. 118) gidişgen otu: (< T. gi(t)işgen + otu) bk. 2071) gidilcen: (< T.: gilamaç) Bağlarda üzüm çubuklarına sarılarak onları kurutan bir çeşit sarmaşık (DS. (And. ince dikenli. 119. (DS. dağlarda yetişen yaban baklası (DS. 286. Ağz. VI. kalın gövdesi soyulup yenilen bir çeşit bitki (DS. 2078) gimi: (< ? ) Eğrelti otuna benzer gövdesi yenen bir bitki (DS. DS. KBAYA.342 gızlar yağlığı: (< T. TBAS. 118. VI. 2076) gilappa: (< ? ) Frenk üzümü (DS. kızlar + yağlığı) Geniş ve etli yapraklı. Ağz. 191. 119) gilemaç: (< ? ). 111) gillan: (< ? ) Yuvarlak ve tatlı bir çeşit armut (DS. yapraklar genellikle 3 parçalı. VI. 118) gilaburu: (< ? ). VI. 2075.: geleboru. 1. 2079) gineş: (< ? ) Siyah ve sulu bir çeşit üzüm (DS. 2079) . ısırgan (DS. 1967). 2074.: gedilgen. 854. gilebolu) Kuzey ve Orta Anadolu’da orman kenarlarında yetişen. gi(t)işgen) bk. (And. 2-4 m yükseklikte. 2076) gilgil: (< ? gil + gil) Mısır (GD AT. (TS. 1973. VI. gilaburu (TBAS. 2078) gille: (< ? ) Domates (DS. (And. gidilcen). VI.

248) ginseng: (< Lat. günümüzde soyu tükenmekte olan bir ağaç türü. yapraklarını döken. -si) bk. 1062) Nohut bitkisi (DS. Ot. -i) Girit adasında yetişen. 2081) Girit kekiği: (< öz. otsu ve çok yıllık bir bitki. VI. (And. VI. 119) Girit otu: (< öz. buttum (TBAS. gazel otu (TBAS. lāle + T. -ı) bk. Girit + Far. MBTS. 1. 119) gobar: (< ? ) Ufak yapraklı ve odun kısmı sert olan bir çeşit meşe (DS. 2088) gocadarı: (< T. is. is. is. tabii olarak Kuzey Çin ve Japonya’da yetişen. Manisa lâlesi (TBAS. 1. Japonya. kojux. VI. 2089) gocuk: (< Bulg. 1. 119) Girit şakayığı: (< öz. 2086) gizven: (< ? ) bk. VI. geleneksel tedavilerde kullanılan. 2089) gocaş: (< ? ) Bir çeşit ahlat (DS. 2089) . (BTS. Manisa lâlesi (TBAS. otu) bk.: giye) 1. (TS. 854) girek: (< ? ) Seyrek salkımlı. Origanum dictamnus. is. 119) giya: (< Far. beyaz tüylü. şa ā’i + T.) yetişen. ağacı) Ginkgoaceae familyasından. 856) Girit lâlesi: (< öz. Girit + T. Ağz. 1059). Çamgillerden bir çeşit ağaç (DS. 40 m kadar boylanabilen. Girit + ? kekik + T. Ginko + T. Panax ginseng. MBTS. kiyāh. kazık köklü. koca + darı) Büyük taneli beyaz mısır (DS.343 Ginko ağacı: (< Lat. VI. 2. ginseng) Uzak Doğu ülkelerinde (Çin. Kore vb. VI. 1. ufak taneli siyah bir çeşit üzüm (DS. pembe çiçekli ve çok yıllık bir bitki. Ginkgo biloba. (TS. Girit + Ar.

VI. VI. 2102) gonyaşı: (< ? ) Yaprakları mısır yaprağı. kol + Far. bol sulu bir çeşit üzüm (DS. 2101) gongalak: (< ? ) Büyük yumurta biçiminde ceviz (DS.A. 2102) . VI. tohumları darı gibi olan bir çeşit ot (DS. 120) gokko: (< ? ) Çiçek (DS. 2. elması) Yazın ve güzün yetişen yeşil renkli bir çeşit elma (DS. OAAD. 1351. Nişanyan. VI. VI. iskorçina. 2097) gollüce: (< T.Y. Ka. VI. 2093) goftigoda: (< ? ) bk. 137) golo: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. GD AT. 1. 154. MBTS. 83) goner: (< ? ) Küçük soğan (DS. VI. VI. yemlik (TBAS. 2096) golağaz: (< ? ) Patatese benzeyen yumru kökü birkaç kilo gelen ve yenilen. VI. 115. tomurcuk (TS.: goncalo. konca) Henüz açılmamış veya açılmak üzere olan çiçek. 1743) Siyah. VI. Ağz. 2100. kolluca) Bir armut çeşidi (AA. unce tomurcuk < uncīden toparlamak. 2098) golpezüğü: (< T. TS. DS. koŋur. kalın kabuklu. 2092) godri: (< ? ) Bir çeşit yabani armut (DS. -sı) Yaprakları uzunca bir pancar çeşidi (DS. 140. 861. ST AT. 2. 149).. yaprakları filkulağı bitkisinin yaprakları gibi olan bir çeşit bitki (DS. 2098) gonca: (< Far. sığdırmak.344 godıl elması: (< ? godıl + T. pāzı + T. goncuk. (And. VI. 2101) gonur: (< konur < ET. bırçalık.

göbek + T. 157). gövdelek) Yaprakları ve yumrusu pancara benzeyen ve yumrusu çiğ olarak yenen bir çeşit bitki (DS. 2126) göğ baldırcan: (< T. 863. gawz + T. bādincān < Far. kövelek) Yenilen bir çeşit mantar (TS. III. gövelek. DS. gök + Ar.A. DS. köbelek. 863) göbelek: (< T. UA. 120) gödelek: (< T. göbelek (DS. manitari + T. 2205. 301. otu) Yaprakları etli. göbek + -lek küçültme eki. 2113) göbek: (< ET. göbek + Yun. ham domates (DS. VI. güz çiğdemi (TBAS. 4570. 234. 487. 120) göbek otu: (< T.. DS. 2115) göbek elması: (< T. gök + türedi) Beyaz renkli dolgun çavdar (DS. VI. VI.345 govan sakızı: (< ? kovan + T. VI. VI. TaS. 2126) . 1. göbeleyh. 286. Ağz. MBTS. VI. ayı mantarı. (TS. -ı) bk. gömelek. Eren. göbek. EYAD. Krş. koçu) lkbaharda topraktan çıkarılarak yenen bir çeşit yer elması (DS. 2115. VI. 326. bādingān) Yeşil. VI. VI. otsu bir bitki. GD AT. göç + kovan) bk. köbek. AVA. 2114) göbek mantarı: (< T. 1063) bk. Umbilicus pendulinus. 111. 2109) gozgoçu: (< koz < Far. göbek + elması) Bir çeşit elma (DS.Y. köpelek. XII. kuzugöbeği (TBAS. (And. 2946. 1. DS. 2124) gödüredi: (< T. 2120) göçkovan: (< T. 1714) göcöz: (< ? ) Peygamber çiçeği (DS.: gobelek. 1. VIII. sakızı) Kökünden sakız yapılan bir bitki (DS. VI.

2127. VI. (And. gök + sulu) Aşılı armut (DS. Ağz. göveldek) bk. Ağz. VI. 2133. (And. Böğürtlen (DS. göğem (DS. 2128. göğem < gök + -en. Ağz. VI. Ağz.: kündürme) Göz hastalığının tedavisinde kullanılan bir çeşit bitki (DS. ekşi erik (DS. 1. (And. VI. göklük ‘yeşillik’) Yeşil soğan (DS. gökçe) Ağaçlarda görülen ve asalak olarak yaşayan bir bitki (DS. 2133) göğündürme: (< T. gök + erik) bk. göğündürme (DS. VI. 2240) göğemcik: (< T. (And. baharlı bir çeşit bitki (DS. 2126.: goğcek) nce kabuklu ve sık taneli beyaz üzüm (DS. VI. 2095) göğsulu: (< T. VI. VI. 1. 2126) göğcek: (< T.: göyen) 1. göğce (DS.346 göğce: (< T. 2095) göğdeli: (< T.: gövelek. 1065). 3037) göğündürme lâlesi: (< T. 2128) göğem eriği: (< T. 2127) göğelek: (< T. gökçe). 2167) göğem: (< T. göğelek). göğündürme + Far. 2171) göğ erik: (< T. Ağz.: güven) Bir çeşit yabanî. VI. göklemez) Tere gibi yenen. 2128) göğlemez: (< T. VIII. VI. 2131) göğlük: (< T. DS. göğemcik) Böğürtlen (DS. VI. Ağz. VI. MBTS. Bir çeşit mantar. göğem + eriği) bk. 2. 1065). VI. (And. göğem (DS. 2128) göğen: (< T. VI.: gökce. lāle + T. MBTS. göğem < gök+em. -si) bk. 2133) . (And. gövdeli) Bir çeşit zerdali (DS. 2128. gökçek). göğündürme).

VI. VI. 2136) gökdedem: (< T. yaprakları küçük ve dikenli bir çeşit ağaç (DS. peygamber çiçeği (DS. 2. gökten + yağan) Parazit olan bu bitkinin kökleri bulunmaz. Toprakla direkt bağlantısı olmayan bitki. 2137) gökgız: (< T. gök + dedem) Mavi çiçekli çiğdem (gökgız). VI. Gürgen ağacı. gök + sulu) 1. 2135) gökçe ağaç: (< T. 2137) göksulu: (< T. gökçe) Taşlık alanda yetişen. 2135) gökbaş: (< T. 2137) gök diken: (< T. tatlı ve sulu bir çeşit zerdali (DS. 2135) gök bakla: (< T. 2135) gök börülce: (< T. Üzerinde yaşadığı bitkiden emeçleriyle besin ihtiyacını giderir. bā ilā) Taze. 121) gökdün: (< T. sanki gökten gelerek yerleşmiş izlenimi vermektedir. 2. 223-229) . Sulu ve yeşil renkli bir çeşit armut. VI. yeşil fasulye (gök börülce). gök + kız) bk. gök + baş) Tarlalarda yetişen. VI. gökdedem (DS. Yeşil renkli. Cuscuta planiflora. 2139) göktenyağan: (< T. VI. (DS. gök bakla (DS. VI. (Duran. 2135) gökbirik: (< T. VI. gök + ala + buğday) Kırmızı ve iri olan buğday (DS. gökdün) Beziryağı çıkarılan bir çeşit bitki (DS. Bundan dolayı bitkiye “göktenyağan” adı verilmiştir. mavi çiçekli bir çeşit bitki. gök + diken) bk. gök + ? birik) Bir çeşit sulu üzüm (DS. (DS. gök + börülce) bk.347 gök ala buğday: (< T. gökçe + ağaç) 1. topuz (TBAS. 2135) gökçe: (< T. VI. Kayın ağacı (DS. gök + Ar. VI. VI.

kararmak. DS. 2145) gömeç: (< ET. 2. bir yıllık. oğlaz. kolokaz + T. MBTS. 3328) gölek: (< T. kara renkli bir çeşit tatlı erik (DS. (TBAS. 256) göl kestanesi: (< T. MBTS. Ebegümeci. Bir çeşit erik (DS. çan çiçeği (TBAS. gömülgen) bk. VI. “< ET. öleğez) Sulak yerlerde yetişen. 2144) göl soğanı: (< T. 2141) göleğez: (< Yun. Eren. göleğiz. yumrulu. TBAS. göl + Yun.: golağaz. VI. 1. 2142) gölendir: (< ? ) Nane (DS. kastania + T. 2148) gömülgen: (< T. DS. VI. kömeç < köm-meç. IX. Bir çeşit papatya. 121. eriği) Küçük. kolokaz. 2143) gölezeriği: (< Yun. yumru şeklinde olan. 1069) 1. (TS. 3268. VI. (And. 1068) Ekinler içinde bulunan yabani ot (DS. 1068) Mantar (DS. 1. DS. VI. VI. soğan (TBAS. kölige < kölimek gölgelenmek. 2144) gölge bitkileri: (< T. 121. VI. otsu ve yaprakları ile su yüzünde yüzen bir bitki.348 gölcür: (< T. Colocasia esculenta. göl + soğanı) bk. -si) Suda yetişen ve kestane gibi yenilen. 160). 2148) gömeçeriği: (< T. gömeç + eriği) Sonbaharda olgunlaşan büyükçe bir erik (DS. gölek < göl+ek. gölge + bitkileri. MBTS. 150”) Gelişmelerini en iyi gölgede yapan bitkiler (BTS. 121) gölücür: (< ? ) Gövdesi ve yaprakları yapışkan bir ot (DS. 3. 1. ölağaz. VI. 1. 869. gölcül < göl+cül. gölevez. Nişanyan. büyük yapraklı ve patates gibi yenilen otsu bir bitki. 2141. Ağz. VI. 246) . Trapa natans.

349 gömürgen: (< T. gövercin topuğu (DS. VI. 2171) . 2170) göv sovan: (< T. VI. uzun ve yumuşak bir çeşit kavun (DS. 1042”) 1.. 2154) göngür: (< ? ) Buğdaylar içinde bir siyah tohumlu bitki (DS. 2155) gönü kavun: (< T. VI. VI. VI. VI. pipéri) Yeşil biber (DS.A. kögercin/köwercin < kökermek mavi veya grimsi mavi olmak. 2169) gövercin topuğu: (< T. 2155) göre: (< ? ) Tarlalarda yetişen. VI. VI. gömürgen) Yabani sarımsak (DS. kevrek < kevre-. kön. 1. 2165) gövenşe: (< ? ) Sarı. “< ET. MBTS. 2169) gövrek: (< T. kuzukulağından büyük. güvercin + topuğu) Yemek yapılan bir çeşit ot (DS. 2155) gönüldolabı: (< T. gök + soğan) Taze soğan (Gaz. güvercin + göğ(ü)sü. III. Clauson. köŋül + Far. 361) göybiber: (< T. gönen) Çam ağaçlarının üst dallarında yetişen ve ot bulunmadığı zamanlar keçilere yedirilen asalak bir bitki (DS. dōlāb + T. Baldıran otu (DS. 2151) gön: (< T. -ı)Bir çeşit çiçek (DS. VI. VI. 1071) Develerin yediği ve kitre denilen bir çeşit zamk yapılan dikenli bir bitki (DS. 2168) gövercin göksü: (< T. gönül < ET. gök + Yun. MBTS. götlek + ormanı) Böğürtlen (DS. VI. gevrek “< ET. VI. 2. kökürçgen/kökürçgün. gönü + kavun) Çabuk olgunlaşan kavun (DS. 1. VI. Nişanyan. 690. 2152) gönen: (< T. suyu ve gölgeliği seven bir çeşit ot (DS. Bir çeşit dikenli ot. 2158) götlek ormanı: (< T. 155”) bk.

lāle + T. (TS. çiçeği) bk. Citrus decumana. VI. Grape-fruit) Turunçgillerden sıcak bölgelerde yetişen bir meyve ağacı ve bu ağacın kanarya sarısı renginde. 2187) guga dikeni: (< Yun. evlek mantarı (TBAS. 1083) Bir çeşit çalı (DS. Türkçenin Gücü. hüsnüyusuf (TS. kuka. pāçak + T. VI. -si. 2190. 122) guli bacağı: (< ? guli + OFar. gözlük + otu) Lunaria biennis. çiçeği) Sarı ve turuncu renkli bir tür çiçek (Aksan. (And. 897) guguk lâlesi: (< guguk + Far. MBTS. www. ruaferae (DS. 2183) gözüm: (< T. 1. gramophone + T. gözüm) Nane otu (DS. VI. “< guguk ‘ses taklidi’. 1. “< Yun. tadı acımsı meyvesi. 2184) gramofon çiçeği: (< Fr. göy(ü)nük. 259) gucur: (< ? ) Patates (DS. 1097”).siyahkahve. VI. 1779”) bk. turşusu yapılan bir çeşit üzüm (DS. 896. MBTS. 122) gugu çiçeği: (< gugu “ses taklidi” + T. VI. gözenek) Soğanı yenilen. 2992) guguvak: (< gugu + vak “ses taklidi”) bk. AVA. böğürtlen (TBAS. çiğdeme benzer bir çeşit bitki (DS. 327) gözlükotu: (< T. -ı) Büyük lahana (DS. 2192) . 1. MBTS. 2179.com) greyfurt: (< ng. 60. VI. 2171) göynük: (< T. VIII. 2111) gözenek: (< T. DS.: kuku) Bir çeşit lâle (DS. 2. (altıntop). BTS.350 göyemin: (< ? ) Yeşil renkli. yuvarlak taneli. Ağz. dikeni. kuka + T. VI. 1. VI.

VI.351 gurante: (< ? ) Dağlarda yetişen yabani soğan (DS. Yer elması. 439. manitari + T. Ka. 210. 2203) gut: (< ? ) Erken olgunlaşan sık taneli üzüm (DS. (And. -ı) bk. Ağz. VI. 123) gübür kaldıran: (< Yun. TAYA. 65. 246. 88) . BTS. 202. 479. 188. 2. gul). 34.Y. GD AT. guya) 1. 48. TBAS.: gulya. II. 99. 2202. 2212) gül: (< Far. 17. 1. kavrularak yemeği yapılan bir bitki (DS. pembe veya kırmızı çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir. T YA. UA. VI. kopria + T. söbelen mantarı (TBAS. AAT. EYA. 2198) gursalık: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. 2197) gurgum: (< ? ) Böğürtlen (DS. VI. 128. beyaz. ülkemizde 24 tür ile temsil edilen. 902. 190. 261. 180.. 201. 2207) güdek: (< ? ) Pelit ağacının meyvesi (DS. kışın yapraklarını döken. 228.A. Ağz. 327) gurya: (< ? ). 10. 30.: gul) Gülgiller familyasından. 242. dikenli. Rosa. kaldıran) Ormanlarda çam gübrelerinin altında çıkan bir çeşit mantar (DS. dişi) Bir bitki adı (AVA. 2200) gurşeyik: (< ? ) lkbaharda bağ ve bahçelerde biten. DA.A. sarı. EYAD. 2200) gurundişi: (< ? gurun + T. 176. VI. GBAA. K A. 7. kopria + Yun. ETA. OAAD. 39. VI. Krş. 2203) gübre mantarı: (< Yun. VI. 123. SA.. (TS. 2194. 160. 14. (And.Y. Bodur ardıç ağacı (DS. E A. VI.

dibi) Tarlalarda biten pancargillerden bir bitki (DS. ülkemizde 35 cins ve 242 kadar türle temsil edilen. “< Ar. BTS. 124) gülgiller: (< Far. ħaŧmī. (And. 1108) Koyu kırmızı renkte gül (DS. gul + T. gul + Sans. 124) . badem gibi türleri içine alan. armut. gul + Ar.352 gülâbi: (< Far. VI. 1. -u + dikeni) Yabani gül fidanı (DS. 915”) 20 cm kadar yükseklikte. gul + gul + T. gülgülü (DS. 2217) gülburnu: (< Far. (TS. VI. 2219) gülhatmi: (< Far. soğanlı ve pembe çiçekli bir bitki. DS. VI. yaprakları geniş ve yuvarlak. ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. 1109). 2219) gülhatun: (< Far. gul + T. 2217) gülfaki: (< Far.: gülfatma) Ebegümecigillerden. 2217) gülbeser: (< Far. 1. 2217) güldibi: (< Far. 1. -giller) Çilek. burç/murç + T. 903. hıyar (DS. fākihe ‘meyve. VI. -u) Kırmızı renkli bir çeşit armut (DS. Ağz. gul + gul + T. 261) gülgülü: (< Far. gulābī) Bir çeşit armut. fākih. çiçekleri büyük ve türlü renklerde olan. 903. 1. gul + T. çok yıllık otsu bir bitki. Niğde’de gülābi armudu olarak geçer (Eren. 165) gül armudu: (< Far. gul + emrūd + T. VI. Althaea rosea. Merendera kurdica. elma. 2217) gülbeşeker: (< Far. gul + Ar. VI. bur(u)nu) Yabani gül meyvesi (DS. (TBAS. -üm) bk. gul + T. yemiş’. MBTS. çalımsı ya da ağaçsı bir bitki familyası (TS. MBTS. örneği gül olan. 2219) gülgülüm: (< Far. VI. hatun) bk. MBTS. boynuzlu gelincik (TBAS. VI. otsu. -ü) Gelincik (DS. gul-be-şeker. gul + ? beser) Salatalık. VI. 1. 2217) gülburcu tikeni: (< Far.

: gülül. 4513) gülnasir: (< Far. VI. gul + nār) Kiraz (DS. Tanacetum parthenium. kün + Ar.353 gülibrişim: (< Far. (And. gul + T. (TBAS. MBTS. 2220) gülür: (< ? ). kölük. VI. 193) gül üzüm: (< Far. külür) 1. çok yıllık. gün < ET. VI. MBTS. Ağz. vatanı subtropikal Asya olan ve Kuzeybatı Anadolu’da süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaççıktır. 2306”). 2220) gülük: (< ET. ayçiçeği (TS. (TBAS. Bezelye. nāsir. gul + T. 124) gülük üzüm: (< T. gul + nāzuk) Menekşe (DS. gul + Ar. 1. stamenleri soluk pembe renkli. ‘āşı ) Ayçiçeği (TS. 2. -lük) Eğrelti otu (DS.: gülyasır) Yabani gül (DS. VI. (And. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. çiçek örtüsü yeşilimtırak. VI. 125) günâşık: (< T. TBAS. 2219. 1. çiriş (TBAS. 2221) gülnazik: (< Far. tüysü yapraklı. XII. gul + ebrīşum) 10 m kadar yükselebilen. 2221. 2. gülük + üzüm) Kırmızı renkli bir çeşit üzüm (DS. TBAS. yağı) Itır çiçeği (DS. nāsir. 1111) bk. 2221) gümüşdüğme: (< T. Ağz. 909) gün çiçeği: (< T. 2221) gülyağı: (< Far. VI. Mürdümük (DS. gün + çiçeği) bk. Albizia julibrissin. 173) . üzüm) Gül renkli üzüm (DS. gümüş + düğme) 20-60 cm yükseklikte. 1. 124) güllük: (< Far. “< Ar. 124) gülnar: (< Far. VI. 2220. gul + T.

gün + döndü) Ayçiçeği (TS. 1. 1. 911) günetapan: (< T. -giller) ki çeneklilerden. gündüz + Ar. Eren. 155). kızılağaç gibi kerestelik ağaçları içine alan bir familya (TS. 125) gün gülü: (< T. 65) gündöndü: (< T. gündüz < ET. 2229) günlük ağacı: (< T. TBAS. güneş + topu) bk. 125) gündüzsefası: (< T. 910) güneştopu: (< T. Carpinus betulus. VI. 1. fındık. gülgen) Gürgengillerden. MBTS. EYA. kışın yaprak döken. günlük + ağacı) Asya’nın sıcak bölgelerinde (Styrax) ve Afrika’da yetişen (Boswelia) türlerinden günlük çıkarılan değişik cinste ağaçlara verilen ortak ad (TS. 262. 1118) ri. 1. gürgen. VI. yuvarlak. TBAS. Nişanyan. -ü) bk.354 gündoğdu: (< T. gürgan. gul + T. VI. gul + T. 910) gündüz gülü: (< T. 170. 326) gürgengiller: (< ? gürgen + T. -ü) Gelincik (DS. 125. K AT. güne + bakan) Ayçiçeği (TS. 1. 1. 2229. 913. ayçiçeği (BTS. Ağz. (And. güne + tapan) Ayçiçeği (DS. gün + Far.: cürcen. çiçek durumları tırtılsı. sulu. huş. 910) günebakan: (< T. siyah üzüm (DS. Acem lâlesi (TS. 167. (TS. Karadeniz kıyılarındaki ormanlarımızda çok yetişen ve kerestesi beğenilen bir ağaç. -sı) Kahkaha çiçeği (TS. śafā’ + T. MBTS. gülgan. VI. 1. gün + doğdu) bk. 913) . 69. gelincik (TBAS. 1. 1. 912) günsü: (< T. 147. 1118) Hindiba (DS. 2196) güneyik: (< kökü bulunamamıştır. 2230) gürgen: (< kökenini bilmiyoruz. günsü < gün+sü. küntüz + Far.

1121) Yaraları iyileştirmekte kullanılan iri yapraklı bir ot (DS. 1889) güylek cevizi: (< T. gurz. Orta Türkçede de küdegü olarak geçer. güz + çiğdemi) Sonbaharda çiçek açan. phanari + T. 1. 1. 126) gürz: (< Far.kökünden –gü ekiyle türetildiği anlaşılıyor. tosbağa otu (TBAS. 2238) güşad otu: (< Far. TBAS. rizomlu. güşād + T. Eski Kıpçakçada küyegü biçimi kullanılır. (TBAS. MBTS. 915) güveyfeneri: (< T. güvey + Yun. 2243) . güve + güve. (TS. (TaS. acı bir çiğdem.355 gür üzüm: (< T. MBTS. 1. güz + dede) Hindiba (DS. 1. MBTS. “< güve < ET. gentiyane (TBAS. zehirli. emrūd + T. 168”) 30-60 cm yükseklikte. 1065”) bk. küz + Far. otu) bk. göğelek + Ar. gür + üzüm) bk. çok yıllık. güvem + eriği. güvey + ? kekik + T. cevz + T. böğürtlen (TBAS. güvey + otu) Kekik otu. 126) güvegüve: (< T. akdiken (TS. 917. -u) bk. güz < ET. -i. güyeğü otu güyeğü otu: (< T. -i) ri taneli ceviz (DS. VI. 2242) güz armudu: (< T. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. alidede (DS. küye. Colchicum. III. 126) güvem eriği: (< T. I. “< gövem. VI. 1. Türkçe *küde. zater (güyeği keküğü). 1121”) bk. “< güvey Eski çağlardan başlayarak kullanıldığını biliyoruz (küdegü). -i) bk. 222) güz çiğdemi: (< T. VI. Eren. 126) güzdede: (< T. Physalis alkekengi. 126) güyeği keküğü: (< T.

921”) Bir çeşit tatlı üzüm (DS. VII. güzlük + buğday) Sonbaharda ekilen sert ve koyu renkli bir çeşit buğday (DS. güz + Far. hacı + T. 100-150 cm yükseklikte. 2243) güzgülü: (< T. adamotu (TBAS. geç olgunlaşan bir cins üzüm (DS. atropin denilen zehirli ilacın çıkarıldığı pis kokulu. parlak siyah renkli. TBAS. meyveleri 1-2 cm çapında. MBTS. nergis zambağı (TS. sarı renkli bir çeşit üzüm (DS. VI. 1. 2. 924) habalbilik: (< ? ) Yenince bağırsakları bozan bir çeşit ot (DS. 2250. hacı + T. VI. ĥāfıž + öz. Ali) Seyrek taneli. -ü) Kış mevsimine kadar dayanan. 2245) hacıbalbal: (< Ar. TS. 2244) -Hhafızali: (< Ar. kalın kabuklu. gul + T. VI. ülkemizde Karadeniz Bölgesi’nde doğal olarak yetişen. 127. VII. BTS. (TS. -lar + otu) bk. ‘avret + T. güzel + oğ(u)lan) Yuvarlak kalın kabuklu. Atropa belladonna. 128) hadimala: (< Fadime hala ?) Dereotu (DS. VII. 2248) hacılar otu: (< Ar. 2243) güzelhatun çiçeği: (< T. 2257) . is. VI. 1. güzel + Ar.356 güzelavrat otu: (< T. VII. DS. çok yıllık. 1. 917. TBAS. 2243) güzlük buğday: (< T. güzel + hatun + çiçeği) bk. ħalā’i . etli ve parlak altın sarısı renginde büyük taneli bir tür üzüm (TS. 1. otu) Patlıcangillerden. ĥācc. 263. “< Ar. 1154) Bir çeşit ot (DS. 128) halayık: (< Ar. 917) güzeloğlan: (< T. mor çiçekli ve otsu bir bitki. balbal.

ālī. 1155”) Bir çeşit çiçek (DS. 128) . Halep + Ar. (TS. 2260) haliç: (< Ar. Sitipa tenacissima. 2. beyaz. ahlat (DS. Boyu 4 metreye kadar erişebilir. 1156) 1. Kuzey ve Doğu Anadolu bölgelerinin dağ çayırlarında yetişir. 25 m kadar boylanabilen. 2262) hamdakuka: (< ? ) Böğürtlen (DS. VII. deniz seviyesinden 100-150 m kadar yükseklerde yetişen. Pinus halepensis. 266) halsaçağı: (< Far. phyton: bitki) Tuzlu topraklarda. iğne yapraklı. 128. 2260) halik: (< ? ) Domuz otu (DS.) Buğdaygillerden. şapka gibi kısmı saçaklı olan bir çeşit mantar (DS. Xanthogalum purpurascens. TBAS. şam’ + T. 265) halevi: (< ? ) Bir çeşit ot (DS.357 Halep çamı: (< öz. 2. (BTS. VII. VII. is. saçağı) Büyük. Bu ad Hamsiköy-Trabzon’da kullanılmaktadır. 2261) halus otu: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. 1. 2259) halıdokuyan çiçeği: (< Far. VII. 2266. “halı < EAT. halı + T. deniz kıyılarında yetişen bitkiler (BTS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. ĥalfe < br. kalı < Far. lifleri ip. çuval ve kâğıt yapımında kullanılan bir bitki. ülkemizde Kozan civarında görülen bir ağaç türü. her dem yeşil. VII. dokuyan + çiçeği. Yer elması (DS. 2262) halvan: (< ? ) Çok yıllık. 2. VII. (TBAS. MBTS. 2261) halofit: (Yun. DS. -ı) Çamgiller familyasından. halı + T. VII. 932) halfat: (< halfat < Ar. ĥalį c. ĥalfe) Yabanî armut. VII. VII. MBTS. Hals: tuz. Yabanî armut. 2259) halfa: (< Ar.

128) hançer çiçeği: (< Far. Eren. DS. ħamīr + T. 2267) hamofta: (< ? ) Yaban çileği (DS. hanım + T. 2. çalılıklarda yetişen.358 hamı tatlı: (< Far. toparlak bir çeşit erik (DS. Ağz. sarı veya kırmızı çiçekli. çok yıllık. 2267. ĥamį ze) Kökünden çıkarılan sütü. VII. 172”). kökü) Yağı ilaç olarak kullanılan. hafif pembe renkli. ĥam an + T. 2269) hamıza: (< Ar. VII. VII. VII. hanım + eli + -giller) ki çeneklilerden. Lonicera caprifolium. karın ağrısı ve sıtmaya iyi gelen. 2. 2270) hanaylı: (< Yun. 1. -lı. anoi + T. VII. “< hanay < Yun. VII. 941. sarmaşığa benzeyen bir çeşit bitki (DS. Ufak buğday. VII. 267) hanımeligiller: (< T.: hamtatlı) Yeşili çok. (And. 2274) hanımeli: (< T. 1. (TS. beyaz. kesen) Dikenli yabani bir çeşit bitki (DS. TBAS. 2268) hamur kesen: (< Ar. kışın yaprak döken. VII. korularda. çiçeği) Çiçekleri hançer sapını andırdığı için Latin çiçeğine verilen bir ad (TS. 129. VII. 2274) . Ebegümeci (DS. Ağz. 941) hanımkirpiği: (< T. TBAS. 1. 1170. BTS. hanım + eli) Hanımeligillerden. hanım + ağ(ı)zı) Aslanağzı çiçeği (DS. karpuz yaprağına benzer yaprakları olan bir çeşit bitki (DS. ülkemizde 7 doğal türle temsil edilen. MBTS. kirpiği) Kasımpatı (DS. anoi. ħām + T. 2270) hamzan kökü: (< Ar. örneği hanımeli olan bir bitki familyası (TS. güzel kokulu bir bitki. (And. tırmanıcı.: hamaylık) 1. -ı + tatlı). ħancer + T. 940) hanımağzı: (< T. 2271. 2264.

VII. otu) 20-60 cm yükseklikte. hanım + T. ĥanžal) Ebûcehil karpuzu veya acı hıyar denen bitki (MBTS. 946) harım: (< ? ) Bodur. 2295) hart: (< T. 162) Keçiboynuzu (TS. III. VII. -sı) Uzun iki çenetli meyve (TS. hart) Havuç (DS. 129) hanzal: (< Ar. TBAS. 1. ħardel + T.A. 1175. TBAS. Sinapid arvensis. (TBAS. OAAD. kırmızı meyvesi olan bir çeşit ağaç (DS. 161) Turpgillerden 100-150 cm yükseklikte. ħar) Diken (K A. 2295) hartlak: (< T. VII. 2. 1. (TS. 390) hardal otu: (< Ar. ĥabb + T. VII. 2296) . bir yıllık. tutan) Yaprakları kaynatılarak içilen ve bağırsak bozukluğu hastalığına iyi gelen bir çeşit bitki (DS. VII. 129) hapkesen: (< Ar. yaması) Dulavrat otu (DS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir.. Nişanyan. 2274. ħarrūb/ħarnūb ~ Aram. ħarrūb. Nişanyan. VII. Gaz. 1. 129) hardalsı: (< Ar. ĥabb + T. 2289) harnup: (Ar. 946. ħardel. 2281. VII. kesen) Sancı geçirmek için kullanılan acı bir ot (DS. ħardel + T. deriyi yakıcı nitelikte olan ve tohumu hekimlikte kullanılan. 244) ħar: (< Far. 211) hardal: (< Ar. sarı çiçekli. 950) harsı: (< ? ) Çalı fasulyesi (DS. 2280) haptutan: (< Ar. dikenli yaprakları olan palamut ağacı (DS. Brassica nigra.359 hanımyaması: (< T. tadı acı ve bir yıllık bir bitki. hartlak) Ceviz ağacına benzeyen kırmızı renkte.

268. 952) hasret çiçeği: (< Ar. bataklıklarda yetişen düz. tütünü) bk. MBTS.360 hartlap: (< T. tohumlarından yağ çıkarılan otsu bir kültür bitkisi. otu) Hasır otugillerden. (And. 2296. 1. deli tütün (TBAS. VII. 1193. ħaśm-ı ħān) Dağlarda yetişen. hortlap) 1. Aquilegia. -î) Bir çeşit üzüm (EYAD. “ haseki < Ar. 1-1. haseki + T. çiçeği) Dam koruğu bitkisi. 119. zembil otu. VII. ħaşħāş) Gelincikgillerden. 145.: hatlap. otu + -giller) Su kıyılarında yetişen. 2300) hasekiküpesi: (< Ar. is. 951) hasır otu: (< Ar. kiliz. 87. (TS. ĥaśīr + T. BTS. bādingān) Patlıcan (DS. 158. Hasan + Ar. 2300) haşhaş: (< Ar. Senpervivum. UA. kırmızı meyvesi olan bir çeşit ağaç (DS. Ağz. Ak gürgene benzer meşe ağacı. 954. (TS. hasır ve zembil örmeye yarayan bir saz. 852”) Düğün çiçeğigillerden bir süs bitkisi. (DS. 2306. 97. TS. semerci sazı. ħāśśa’nın Farsça mastar eki almış şekli ħāśśagį . 1. ħāśś. bir veya çok yıllık. kapsüllerinden afyon. ĥasret + T. 2298) hasmıhan: (< Far. 1. 952) hasır otugiller: (< Ar. 2.5 m boyunda. KYA. kofa. Papaver somniferum. SA. 51) Hasankeyf tütünü: (< öz. Hasankeyf + T. ince uzun ve dayanıklı olan yaprakları kıtık yapmaya. crassulaceae. 113) hasanı: (< öz. hartlap). 2414) ħas: (< Ar. is. 33. 130. 1. KBAYA. Ağz. 162). fındıktan küçük. (And. VII. Typa. küpesi. ħāśś + bādincān < Far. 130) hasbaldırcan: (< Ar. VII. (TS. büyük ve kırmızı çiçekli.: ħaz) Marul (DA. ĥaśīr + T. örneği hasır otu olan bir bitki familyası (TS. su kamışı. Nişanyan. Kocayemiş ağacı ve meyvesi (DS. 2. TBAS. 137) .

hatun + parmağı) Uzun. sabun çiçeği (DS. sarı veya kırmızı çiçekli. otu. 863”) Sazlık ve bataklıklarda yetişen.: havaza) Zeytin yaprağı gibi yaprakları olan. 1. hāvut + T. mavi çiçekli. Akdeniz bölgesinde yetişen ve köklerinden kırmızı boya elde edilen. DA. VII. 1211) Sığırdiligillerden. VII. karamuk (TBAS. bir veya çok yıllık. 1. 268. 2310) havıt otu: (< Far. hevā + T. TBAS.361 haşlama: (< T. genellikle büyük. beyaz bir çeşit üzüm (hatunmemesi). DS. 2307) hatuntuzluğu: (< T. MBTS. aynı adla anılan kök sapları baharat olarak kullanılan ıtırlı bir bitki. hāvut. 238) havlıcan: (< Far. 962) . otsu bir süs bitkisi. bazı cisimlerinin kök ve çiçekleri hekimlikte kullanılan. hatun + tuzluğu) bk. 2304) hathul: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. TS. 957. 164) Zencefilgillerden. 2309) havazla: (< ? havaz + T. Galanga officinalis. (ağaç küpesi). VII. 2. (TS. 159) hatunmemesi: (< T. (And. semer ve hasır yapılan ot (DS. Alkanna tinctoria. “< Far. otu) Vücudun fazla ateşini almaya yarayan sabun köpüğü biçiminde bir çeşit bitki. 2389. beyaz. ħāvlincān. haşlama) 1. (TS. DS. 144. çok yıllık. VII. çok yıllık. (TS. Ağz. 959. 131. TBAS. VII. Tütün fidesi. VII. 10. 2305) hatmi: (< Ar. 2350) havaotu: (< Ar. VII. tüylü. Taze börülce (DS. KMYA. 2307) hatunparmağı: (< T.30 cm yükseklikte. Nişanyan. Althaea officinalis. hatun + memesi) bk. -la). ħatmi) Ebegümecigillerden. (DS. otsu bir bitki. VII. 2. Aralık ayında beyaz çiçek açan bir çeşit Akdeniz Bölgesi bitkisi (DS. 131. 1. tüylü. 131) havacıva: (< hava + cıva “adlandırma sebebi bulunamamıştır”. 2311. BTS. hatunparmağı (DS. VII.

tatlısı yapılan dışı boz. VII. AAT. MBTS. VII. III. cı + ? çöven + T. ĥalvā + T. VII. 2. Bir çeşit armut (DS. taç yaprakları beyaz. Havva + T. 2351. koni biçimindeki etli kökü için sebze olarak yetiştirilen iki yıllık otsu bir kültür bitkisi. 1. 2324) helep şalgamı: (< öz. 43. 1. Halep + Far.: hayyır) ncir (DS. 2. 271) . Anastatica hierochuntia. 164) Maydanozgillerden. 2.. 963. Mısır yaprağı (DS. VII. ĥalvā + T. BTS. 395) havvaanaeli: (< öz. (And.A. Genellikle uçurumlarda bulunan. iri bir kabak türü. ħabl. 2322) hebil: (< Ar. 2314) hayır: (< Ar. pembemsi ya da sarı renkli. şal am + T. ana + eli) Küçük beyaz çiçekli bir yıllık bitki. (TS. Cucurbita maxima.362 havsak: (< ? ) Kestane (DS. 1130) 1. VII. 977. 2334) helvacı çöveni: (< Ar. kabağı) Asma kabağı (DS. -i) bk. 194) helis: (< ? ) Sütlü bir çeşit ot (DS. Su yosunu. -ı) Yer elması (DS. 132) helvacı kabağı: (< Ar. çöven (TBAS. 2312) havuç: (< Far. 2317) haylan kabağı: (< ? haylan + T. is. Nişanyan. 1. ĥāzık) Ham dut (DS. (TS. (TS. VII. BTS. DS. is. hevīc. tek yıllık. VII. (yeregeçen. Daucus carota. sürünücü. Gaz. 2331) helgog: (< ? ) Yabani bir dağ yemişi (KBAYA. kayaların üstüne yapışan bir çeşit sarmaşık. 2319) hazık: (< Ar. cı + kabağı) Kabakgillerden. ħayr). (kestane kabağı). pürçüklü). tırmanıcı. Ağz. VII. 963) havzal: (< ? ) 1. 269. içi sarı renkli. VII.

III. sarı. salkım”. Viola tricolor. sarkık. 2344) herim: (< Ar. 168). kökündeki yumruları yenilen bir çeşit ot (DS. ĥalvā + T. VII. (TS. 1911) hercaî menekşe: (< Far. benefşe) Menekşegillerden. bir yıllık bir bitki. heşt) Yenilen bir çeşit ot (DS. didik) Uçlarında yeşil yaprakları olan uzun saplı bir çeşit ot (DS. VII. 2347) heses: (< ? ) Mercimek (DS. VII. 2. yumuşak kabuklu.363 helvacı kökü: (< Ar. cı + kökü) bk. 2351) . 2342) hergolik: (< ? ) Açık mavi çiçekli. 1247) Domates (DS. 2345) hernük: (< ? ) Dikenler arasında bulunan. Kara üzüm. hercā’į + Far. 977) hemil: (< ? ) Bir çeşit sarmaşık (TaS. her + T. 2349) hevek: (< hevenk < Far. fındığa benzer bir çeşit yemiş (DS. VII. beyaz renkte. VII. (alaca menekşe). aklar ot (TBAS. Fasulye (DS. āveng “asılı şey. Ağz. (And.: hevg. VII. çöven (TS. 1. mor. VII. her + dem + tāze) bk. 2. ölmez çiçek (TBAS. 133) hevlek: (< evlek) Ağaç köklerinde yetişen bir çeşit mantar (DS. Nişanyan. menekşeye benzer çiçekleri olan. 2350) hevhulma: (< ? ) bk. herį m. 220) herdidik: (< Far. 980) herdemtaze: (< Far. 2348) heşdan: (< heşdan < Far. MBTS. 1. hevk) 1. VII.

ekşi. beyaz veya sarı çiçekli bitkiler (TBAS. MBTS. 2356) hılca: (< ? ) Taze mısır (DS. VII. uzun bir çeşit üzüm (DS. 2368) hırhındilik: (< ? ) Dağlarda. VII. VII. 2369) hırladız: (< ? ) Sarmısak (DS. VII. Yaprakları parçalı. 134) hırtanış: (< hırt “ses taklidi” + T. VII. 2371. TBAS. hezār-reng. 2372) hırtı: (< hırtı < hırt) Küçük kavun. VII. bir veya çok yıllık. 1. VII. 2369) hırhır: (< hır + hır) Kürdan olarak kullanılan bir çeşit ot (DS. 2366) hırçan: (< ? ) Ham kavun (DS. VII. 2358) hıltan: (< ? ) Top durumundaki çiçekleri kuruduktan sonra sapları kürdan olarak kullanılan yabanî bir bitki (TS.364 heylül: (< ? ) Kuşkonmaz otu (DS. VII. 2. yenilir bir çeşit ot (DS. sulu bir çeşit elma (DS. VII. VII. mor. VII. 2373) hışdenep: (< ? ) Yazın yetişen. tarlalarda yetişen. 1255) Delphinium türlerine verilen genel ad. hezār + tara) Dereotu (DS. 2376) . karpuz (DS. 2358) hılhıl: (< hıl + hıl) Tohumunda santonin maddesi bulunan bir ot (DS. -anış) Siyah. VII. 2371) hırnık: (< ? ) Kara hurma (DS. otsu. 986) hınt: (< ? ) Arpa (DS. 133) hezertere: (< Far. 2354) hezaren: (< Far.

250) hıyarcık: (< Far.A. Krş. 172. 990) Hicaz buğdayı: (< öz. 1. Çam ağacı. K AT. 1263. sürüngen. 2380) hıyar: (< Far. VII. ħiyār + T. VII. 2384. III. VII. Cucumis sativus. ħosor. is. bir yıllık otsu bitki. eşek hıyarı (TBAS. ħiyār + ? dücük) Bitki taze döneminde hıyar (salatalık) gibi kokmaktadır. iri meyveli. (DS.365 hışır: (< Erm. 275. DA. ħiyār. hilāl + T. 1263) 1. buğdayı) Beyaz ve büyük taneli bir çeşit buğday (DS. 84. Erz. (TS. hekimlikte kullanılan bir öz bulunan bitki. uzun. 134) hiliça: (< ? ) Taze mısır (DS. Eren. –cık) bk. GD AT.Y. Hicaz + T. 88. 2381) hıyarşembe: (< Far. Umbelliflorae. XII. Bu sebeple bölge söyleyişiyle “hiyar” adını almıştır. ħiyār + T. 106. KMYA. 178) Olgunlaşmamış kavun (DS. –lama) Ham kavun. (Hint hıyarı). Trifolium resupinatum. VII. 4518) hıta: (< Ar. kelek (DS. (Duran. 59. (TS. otu) Diş otu.A. ħiŧŧa. Ammi visnaga. (salatalık). 1. ħiyār-çenber) Baklagillerden. 2. BTS. 1263) nce.. MBTS. MBTS. . 990. VII. 2384) . 134) hıyar dücük: (< Far. 223-229) hıyarlama: (< Far. Koyu yeşil renkte yaprakları olan kokulu bir çeşit çiçek (DS. siyah renkte olan meyvelerinin içinde çekirdeklerden başka.. 2. Nişanyan. 2380) hıtır: (< hıtır “ses taklidi”. 2. 2. uzun ve üzerinde uzunlamasına çizgiler olan açık yeşil renkte bir çeşit hıyar (DS. TBAS. 2383) hilal otu: (< Ar. MBTS. AVA. Cassia fistula. 170) Kabakgillerden. VII. 209.

Psidium. Hindiyye) Kene otu. 178. piselli + T. (TS. bādām + T. 20-100 cm kazık köklü. VII. is. 1274) Birleşikgillerden. hitik) Fena kokulu bir çeşit zamk.: hiltik. VII. sıcak ülkelerde yetişen. is. pipéri + T. 1. -u) Mersingillerden. is. 996) Hint biberi: (< öz. TBAS. 135) hindiba: (< Ar. 996. 2387) Hint armudu: (< öz. Hint + Ar. Ağz. 1. 134) hindibahar: (< Ar. 1. mavi çiçekli. Hint + Yun. 996) Hint bezelyesi: (< öz. 1. Hint + Far. MBTS. VII. 996) Hindiye: (< öz. (TS. Cocos nucifera. 135) Hindistan cevizi: (< öz. tahtası sert bir ağaç. tohumları fasulyeye benzeyen bir bitki (TS. tropikal bölgelerde yetişen bir ağaç ve bu ağacın portakaldan büyük. şeytan teresi (Devellioğlu. kene otu (TS. emrūd + T. -i) Kakao (TS. 371. is. 2. 1. bā ilā + T. Cichorium endivia. 2386) hingiç: (< ? ) Kestane (DS. 996) Hint bademi: (< öz. is. Hint + Far. 2384) hiltit: (< Ar.366 hilik: (< ? ) ncir ağacı (DS. 134. Eren. 1. 996) Hint baklası: (< öz. (TS. sıcak bölgelerde yetişen. cevz + T. birkaç yıllık otsu bir bitki. ĥiltį t). is. hindiba (TBAS. TBAS. is. yaprakları haşlanarak salata gibi yenilebilen. hindibā. (And. (DS. Hint + Yun. çok sert kabuklu yemişi. Hindistan + Ar. -sı) Hint yağı ağacı. 1. -si) Baklagillerden. bizélia < t. meyvesi yenen. 996) . -i) Kırmızı biber (TS. -i) Palmiyegillerden. hindibā) bk. Ricinus communis Euphorbiaceae.

darıya benzeyen bir bitki. Hint + Ar. taneleri yenilen. 1. -ı) Hıyarşembe (TS. 1. meyvesinden reçel yapılan çok sert bir ağaç. -ı) bk. kerasi + T. sıcak ülkelerde yetişen. ħurmā + T. taze filizleri Hindistan’da sebze gibi yenen. fustu + T. is. -i) Frenk inciri (TS. is. 1. 997) . zeytin büyüklüğünde yenilir bir meyvesi olan büyük bir ağaç. doğu ülkelerinde ekilen. Hint + Yun. 1. Hint + ? T. 1. 996) Hint darısı: (< öz. is. 1. 997) Hint kestanesi: (< öz. Hint + Yun. 1. (TS. yalancı tespih ağacı (TBAS. Hint + Far. ħiyār + T. is. fūl + T. is. -i) Yapraklarından esrar elde edilen bir tür kenevir. çiçeği) Hindistan’a özgü bir tür çiçek (TS. -ı) Sumak familyasından. (TS. is. -ı) Bambu (TS. is. Hint + T. 1. is. 997) Hint kirazı: (< öz. Hint + Far. Cannabis sativa. 997) Hint hıyarı: (< öz. 1. (TS. -u) Hindistan’a özgü bir pamuk türü (TS. kannavi + T. -ı) Kürkas (TS. 997) Hint keneviri: (< öz. panbu + T. -ü) Beyaz renkli bir nilüfer türü. kastania + T. 997) Hint fulü: (< öz. Hint + Yun. Hint + Ar.367 Hint çiçeği: (< öz. -si) At kestanesi (TS. Sorghum vulgare. is. Hint + Far. is. (TS. (TS. Borrassus. is. 997) Hint hurması: (< öz. leylāk + T. 135) Hint pamuğu: (< öz. Hint + Ar. kamış + T. 997) Hint inciri: (< öz. Hint + T. mango. darısı) Buğdaygillerden. Nelubrium. Hint + Far. 1. is. Mangifera domestica. (Mısır fulü). 997) Hint leylâğı: (< öz. 1. encīr + T. -sı) Palmiyegillerden. is. 1. 996) Hint fıstığı: (< öz. 997) Hint kamışı: (< öz.

taneleri pirinç yerine kullanılan bir bitki (TS. kökü pancara benzer ve hardal yerine kullanılan bir çeşit ot (DS. 2388) hitiri: (< ? ) Bir çeşit erik (DS. -giller) ki çeneklilerden. Hindistan ve Etiyopya’da yetiştirilen. 1001. tüylü ve açık mavi çiçekli bir bitki. 30-60 cm yükseklikte. batıcı. Hint + T. 1. otsu. otsu ya da çalı formundaki bitkiler. 135) Hint safranı: (< öz. bir yıllık. 2390) hodan: (< kökenini bilmiyoruz. 997) Hinttaş: (< öz. Hint + Fr. ħāce + T. TBAS. 2390) hocalar yemişi: (< Far. is. za’ferān + T. 135. 135. 2392) hodangiller: (< ? hodan + T. DS. uzun yapraklı. VII. -i) Buğdaygillerden. VII. 997. Hint + ? taş) bk. 2389) hobban: (< ? ) Bir çeşit dikenli ot (DS. 178) Hodangillerden. -lar + yemişi) Taşlık yerde yetişen. parçalı yapraklı. birinc + T. 279) hiren: (< ? ) nce. portugal + T. 1. VII. -ı) Zerdeçal (TS. is. 997) Hint portakalı: (< öz. Hint yağı ağacı (TBAS. ayı elması (TBAS. TBAS. (TS. Borago officinalis. Hint + Ar. is. fındıksı ya da nadiren eriksi meyveleri .368 Hint pirinci: (< öz. tohumlarından zehirli yağ elde edilen. kırmızı kiraza benzer meyveleri olan bir çeşit küçük ağaç (DS. çiçekleri genellikle er dişi. Hint + Far. yaprakları almaşlı ya da nadiren karşılıklı dizilişli. çiçekleri hekimlikte kullanılan ve kökü kavrularak yenilen. 135) Hint yağı ağacı: (< öz. is. (TS. Eren. 1. Ricinus communa. VII. BTS. -ı) bk. 1. VII. yağı + ağacı) ki çeneklilerden. is. tropik bölgelerde 810 m yüksekliğe ulaşabilen. çok yıllık.

: hupbak) Portakal (DS. akkavak (TS. ülkemizde 32 cins ve 275 kadar türle temsil edilen. 2392) hoduk: (< ? ) Yeşil kabuklu fındık (DS.-î + Far. kalın kabuklu. VII. 2393) hohalak: (< ? hoh + T. eskiden kuduzun ilacı sanılan ıtırlı bir dağ bitkisi. BTS. VII. Eren. 1004) . bardacık eriği (DS. 2398) holusu: (< ? ) Kestane (DS. tarlalarda yetişen bir çeşit yonca (DS. ħurōs + T. 1. VII. beyaz ve sarı çiçek açan. VII. 2397) holoz: (< ? ) Mor. (And. ħurōs + T. ħodā + Ar. büyük çekirdekli bir çeşit üzüm (DS. VII. 61) holos: (< ? ) Kökü derine inen. 2405) hoppak: (< hoppak < hop). 1. VII. 180. budağı. 2412) horozcuk otu: (< Far. cuk + otu) Turpgillerden. VII. 282) hodayı armudu: (< Far. “< Far. Hollanda + T. 1001. -u) Yazın yetişen sulu armut (DS. fasulia + T. üzeri sert dikenlerle kaplı otsu ve ağaçsı bitkiler familyası (TS. ħurōs + Yun. 2394) holis otu: (< ? holis + T. emrūd + T. Nişanyan. Lepidium campestre. otu) Ekin tarlalarında biten. (yaban teresi). 2398) hopan: (< ? ) Bir çeşit erik. hayvan yemi olarak kullanılan bir çeşit ot (DS. VII. bir metre boyunda ağaç (DS. 1004) horoz fasulyesi: (< Far. VII. is. VII. Ağz. -si) Bir tür fasulye (TS. 1. ħurōs. (TS. 2396) Hollanda kavağı: (< öz. kavağı) bk. -alak) Açmamış gonca (DS. 174”) Siyah renkli.369 olan. 1. 2444) horozbudağı: (< Far.

370 horozgözü: (< Far. ħurōs + T. VII. ħurōs + Yun. BTS. 1. ülkemizde bir cins ve dokuz türle temsil edilen. 2. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli. 1004. ovaryum üst durumlu. horuzyüreği) Keklik yumurtası büyüklüğünde bir çeşit üzüm (DS. keklikgözü (TBAS. Amaranthus. çiçekleri er dişi. 291) horozkursağı: (< Far. otsu ve sarı çiçekli bir süs bitkisi. 135) horoz ibiği: (< Far. kırmızı çiçekleri horoz ibiğini andıran. ħōş. baharda açan. (And. ħurōs + T. ħurōs + T. (TS.: horizüré. 2412) horoz gülü: (< Far. ħurōs + T. VII. 1004) horozyüreği: (< Far. fındıksı ya da bakka tipi meyveleri bulunan. MBTS. yüreği). DS. 1. 2416) hoş: (< Far. Cantherellus cibarius. bir ya da çok yıllık. karası). ħurōs + T. 286) horoz karası: (< Far. gözü) Maydanozgillerden. nadiren çalı ya da ağaçsı bitkiler (TS. 135) horoz ibiğigiller: (< Far. 2411) hostu: (< ? ) Taze mısır (DS. Ağz. -ü) bk. örneği horoz ibiği olan. beyaz veya pembe çiçekli bir bitki. 1. manitari + T. kapaklı kapsül. -ı) Yenilebilen bir cins mantar. ħurōs + Far. 1004. taç yaprakları olmayan.: ħoruz karası) Bir çeşit üzüm (TS. çanak yaprakları 3-5 tane. VII. kursağı) Bir çeşit ot (DS. (And. ibiği + -giller) Ispanakgiller takımından. 2412) horoz mantarı: (< Far. VII. ħurōs + T. otsu. gul + T. Ağz. 1004. VII. bir yıllık. 1287) Tatlı limon (DS. 2416) . 1004. Seseli tortuosum. 1. ibiği) Horoz ibiğigillerden. (TS. TBAS. (TS. 1. aken. GD AT.

DS. ħōş + T. 1006. VII.: holluk. otsu bir bitki. otu) Sedef otu (DS. VII. 2432) höngül: (< ? ) 1. çiçekleri ve dalları ıspanak gibi pişirilen. hormuz. 2416. kozmur) Patates (DS. 2430) höllük: (< T. VII. 2417) hoşveren: (< Far. 4. 1. VII. 2417. (TS. haşuran. 2. 2443) . hozmur. 2433) hözmür: (< ? ). MBTS. varan) bk. VII.: hazmur. 2. 2304. 1290) Tarlada kendi kendine biten uzun bir çeşit ot (DS.371 hoşkuran: (< Far. 2441) humma otu: (< Ar. ħozan. 2397. 2443) hunk: (< ? ) Günlük ağacı (DS. Patates. (And. 2440. ħōş + T. 3. hoşuran) Tarlalarda yetişen. XII. 2417) hoşvaran: (< Far. karpuz. VII. VII. Ağz. 2417) hozan: (< Erm. ĥummā + T. 2430) hömbeles: (< ? ) Mersin bitkisi ve meyvesi (DS. 2446. VII. VII. höllek) 1. VII. veren) Ispanağa benzer bir çeşit ot (DS.: haşran. kuran). Amaranthus lividus. DS. AA. (And. VII. DS. DS. Küçük kavun. beyaz renkli deve dikeni bitkisi (DS. 2. (h)öl+lük). VII. XII. Ağz. 2946. hoşveren (DS. VII. Ağz. ħōş + T. 4520) hukar: (< ? ) Tohumu dövülüp toz hâline getirilerek çocuklara uyku vermesi için yedirilen tarakotu (DS. (And. VIII. 141) hoşulga: (< hoşurga < hoşur “ses taklidi”) Lahana (DS. 4519) hölemez: (< höle-mez ?) Mavi çiçekleri ve sedefe benzeyen yaprakları olan. Şalgam (DS. bir yıllık. Yer elması. Pancar (DS. Pancar.

KBAYA. 1. (TS. karahurma (TBAS. ħurmā + T. (TS. ovaryum alt durumlu. DS. ülkemizde beş cins ve on iki türle temsil edilen bir familya (BTS. humma. V. Ka. Zizyphus jujuba. DA. (TS. 2449) hülü: (< Far. hülb + -î) Taze fasulye (DS. 137. 287) hüddüdü: (< ? ) bk. ħurmā + T. hulū. çiçekleri tek eşeyli. SA. 193. 136) hülek: (< ? ) Domates (DS. 1857. ADYA. 188. 176) Gürgengillerden. 136) hurma üzümü: (< Far. 136) huş ağacıgiller: (< ? huş + T.. DS. 1010. ‘unnāb). ince kabuklu. (And. Nişanyan. 236.: fırma. 30 m kadar yükselebilen ve kışın yaprak dökmeyen. Eren. 176). Nişanyan. 2445) huş: (< ? huş. Ağz. Phoenix dactylifera.A. VII. kışın yapraklarını döken. 55.: gınnap) Hünnapgillerden.372 hurma: (< Far. E A. (And. 136. 1. ħurma) Palmiyegillerden. DS. TBAS. beyaz bir çeşit üzüm (DS. gelincik (TBAS. V. yenilen meyvesi için özellikle Batı ve Güney Anadolu’da yetiştirilen. 8) hurma eriği: (< Far. eriği) bk. üzümü) ri taneli. 2449) hünnap: (< Ar. VI. dikenli ve çiçekleri sarı bir ağaççık. 182) Bir çeşit şeftali (DS. 283. 2449) hülübü: (< Ar. furma. VII. TBAS. VII. K AT. OAAD. 195. 2050) . 290. Betula. iri çekirdekli. 159. TBAS. kışın yapraklarını döken. ağacı + -giller) Bir evcikli. kerestelik bir ağaç cinsi. 88. Ağz. 274. 1010. eski çağlardan beri meyvesi için Kuzey Afrika’da kültürü yapılan bir bitki. VII. BTS. ħurmā yemiş. ST AT. meyveleri fındıksı ya da kanatlı fındıksı tipte. yaprakları almaşlı ve yapraklarını döken. 1880. 5-10 m yükseklikte. 1.Y. 1014.

bakka. nadiren de otsu bitkiler (TS. her dem yeşil ya da yapraklarını döken. 1833. III. çiçekleri er dişi. ihlamır. 183). ĥurr + T. VII.A. DS. 1017. 2517. . 141. 1. 1017. yemez) Bir çeşit elma (TS. ülkemizde iki cins ve beş türle temsil edilen. BTS. (And. yaprakları almaşlı dizilişli. BTS. 137) hüzmün: (< ? ) Patates (DS. DS. Eren. DS. ovaryum üst durumlu. Eren. 2453) -Iıhlamur: (< Yun. VII. DS. 4031. flamuri. Nişanyan. -giller) ki çeneklilerden.: fambur. nadiren tek eşeyli. illamur. kışın yapraklarını döken. bazı türleri bahçelere süs olarak dikilen. 138. 1014. 178. (TS. bir ya da çok yıllık. felembur. 107. Tilia. sarımsı veya beyazımsı çiçekli. TBAS. (TS.373 hünnapgiller: (< Ar. 1. bazen taç yaprakları olmayan.. büyük bir gölge ağacı. ĥusn-i Yūsuf) Karanfilgillerden. 180) ıhlamurgiller: (< Yun. flamuri ~ ? OLat. kerestesi beğenilen. Dianthus barbatus. çalı. çok yıllık. flamuri + T. eriksi ya da fındıksı tip meyveleri olan. uhlamur) Ihlamurgillerden. ‘unnāb + T. XI. 291. 2450) hürle: (< kökenini bilmiyoruz. III. 106. AA. pembe çiçekli ve otsu bir bitki. V. 60-70 cm yükseklikte. ilamur. çiçekleri çay gibi içilebilen. 1. 1. < Yun. *flammula < flamma. ıhlambur. 1014) hüsnüyusuf: (< Ar. 1015. XII. ağaç. 1. fılambur. 2451) hüryemez: (< Ar. 1. TaS. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. Ağz. VII. 2460) . örneği ıhlamur ağacı olan. 182) Bir cins burçak (TS. TBAS. 1014) hünük: (< ? ) Gelincik çiçeği (DS. 1932) hürmiye: (< ? ) Sarı erik (DS. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. ışınsal simetrili. VII. Erz. VII. 292) ıhlığ: (< ? ) Bir çeşit saz (DS. 4503. örneği hünnap olan ve sıcak ülkelerde yetişen bir bitki familyası (TS.

VII. VII. yenilebilir bir çeşit bitki (DS. 4522) ırhak: (< ? ). DS. XI. karanfilgillerden. Tamarix. 4269. VII. 1. 183). VI. 1. TaS.374 ıhnaz: (< ? ) Ekin tarlalarında biten. VII. 2474) ıncak: (< ? ) Kara erik (DS. Akdeniz bölgesinde yetişen. acı) Bir çeşit ot (DS. TBAS. Eren. 4582) ılgıncar: (< kökenini bilmiyoruz. yılgın. 1019) ıncık: (< ? ) Ceviz (DS. Ağz. Ağz. 2477) ıncalız: (< ? ) Turşusu yapılan bir tür küçük yaban soğanı (TS. 2485) . 2465) ılgın: (< T. beyaz veya pembe çiçekli bir ağaç veya ağaççık cinsi. VII. ılgın + -giller) Örnek bitkisi ılgın olan. 138. 2461) ılamık: (< ? ) Ayrık cinsinden bir çeşit ot (DS. (And.: yılgım. Eren. 1. 2477) ıngıldana: (< ? ) Hasta diş etlerini kanatarak tedavi etmeye yarayan bir çeşit ot (DS. (TS. VII. (And. ayrı taç yapraklı iki çenekli bitkiler familyası (TS. ılgın. yılgun) Ilgıngillerden. 183) Kuş kirazı (TS. VII. çiçeği pembe mor renkli zararlı bir bitki (DS. Türkçe ılgın sözüyle birleştirilmesi yanlıştır. VII. 1018. XII. 1. 2464) ıldırangıç: (< ? ) Dağlarda yetişen. 1018) ılgıngiller: (< T. 2478) ırbam: (< ? ) Yulaf (DS.: ırhah) Leylak ağacı (DS. 1018) ımık acı: (< ? ımık + T.

1.A. aken ya da eriksi tipi meyveleri olan. 12. spanaki + T. BTS. (TS. DS. (TS. 1. 2488) ısırgan: (< T. Spinakion ~ OFar. yapraklarından sebze olarak yararlanılan. III. bir yıllık bitki. 1. bir veya çok yıllık otsu bitkiler. 50-150 cm yükseklikte. 389) ıspanakgiller: (< Yun. 178). ısmınak. tüyleri kırılınca karınca asidi denilen çok kaşındırıcı bir madde çıkartan. 100. VII. 1024. 2. spanaki ~ OYun. ısıtan) Hardal (TaS. X. örnek bitkisi ıspanak olan. ermik ?) Olgun meyve (DS. örneği ısırgan otu olan. VII. Nişanyan. ısır-gan. ısırgan (TBAS. MBTS. çiçekleri tek ya da iki eşeyli olan. Isparta + Far. DS. 2488) ırnık gordoş: (< ? ırnık + gordoş) Bir çeşit patates (DS. 1. BTS. VII. 293) ısırgı: (< T.: ısbanaħ. 279) ısırgangiller: (< T. kendine özgü kokusu ve değişik renkleri ile tanınan bir tür gül (TS. is. 184. -giller) ki çeneklilerden. gövde ve yapraklarında yakıcı tüyler taşıyan. ısırgı) bk. 670. VII. pazı. 139. VII. ısırgan + -giller) ki çeneklilerden. 1024) Isparta gülü: (< öz. Spinacia oleracea. Urtica. II. III. iki evcikli.. TAYA. (And. ısmanak. ısbanak. nadiren ağaç formundaki bitkiler (TS. ispenāk “Batı dillerine Yunancadan geçmiştir”. 2491. ısmalak. T YA. II. ülkemizde iki cins ve dokuz türle temsil edilen. 293. 1025) . DS. pancar gibi başka türleri de içine alan bir familya (TS. SA. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişte. . ETA. Ağz. 228. 364. 139) ısıtan: (< T. KYA. 2487) ırmık: (< T. 1021. bir ya da çok yıllık. 1322) Isırgangillerden. ovaryum üst durumlu. her tarafı sert tüylerle kaplı. 3615. BTS. otsu ya da çalımsı.375 ırkı: (< ? ) Yonca (DS. -ü) Isparta yöresinde yetişen. 2492. DS. TBAS. AA. 1975) ıspanak: (< Yun. 185. 1. 1021. otsu. gul + T. 293. Erz. ıspanag) Ispanakgillerden. 45.

çok yıllık ve otsu bir bitkidir. VII. 101. 184) Karabuğdaygiller familyasından. 1992) ışığan: (< T. mavi kırmızı çiçekli. Trachystenon orientale. V. sarımsı beyaz çiçekli. 4045. 139. VII.: ısbıt. Ka. ışıldırık) Sazlık yerlerde biten. VII. Ağz. Ilex colchica. DS.376 ıspata: (< ? ) Yaprakları ayçiçeğininki gibi olan. ışığan (TBAS. tüylü. DS. VII. 140) . yaprakları ve kabukları yenen. geniş yapraklı. Eren. DS. 294. 196. 2494) ışgın: (< Far. 40 cm kadar yükseklikte.A. sarı ya da beyaz çiçekli bir çeşit bitki (DS. AA. 2495) ışılak: (< T. rizomlu. . DS. (And. çok yıllık. ADYA. 2493) ıstat: (< ? ) Karabiber (DS. DS. 2493. VII. III. (TBAS. DS. otsu ve kökü yenilebilir bir bitkidir. sipandān. 139. VII. XI.A. istepan) Yabani tere (DS. ispandān. 2489. AA. 2496) ışıldırik: (< T. AVA. kalın köklü. V. ışılgan) bk. DS. VII. ispit) Ballıbaba türünden.. (TBAS. Kuzey Anadolu bölgesinde yetişen. DS. Erz. istapan. 2494. VII.Y.: ıstapan. ışığan) 1-3 m boyda. III. 1794. VII. (And. 2496) ışılgan: (< T. 2493) ıspatan: (< Far.. 2559. 140. 330. 2554. 359) ıspıt: (< ? ). 142. Ağz. 194). KBAYA. yaprakların kenarı dikenli dişli ve meyvesi parlak kırmızı renkli. aşħūn. ispatan. TaS. VII. çalı görünüşünde bir bitkidir. (TBAS. 2493. yeşil bir bitki (DS. kışın yapraklarını dökmeyen. Rheum ribes. 30-40 cm yükseklikte. 163. ışılak) Geniş ve oval yapraklarının bir yüzü parlak olan bir çeşit ot (DS. DS. 142. Eren. VII. 1792. 2494. BTS.

rozet yapraklı. DS. Pelargonium radicula. 140. 1. 2. V. (TS. 141) . stir. sapları etli. 185) 10-50 cm yükseklikte. deli yulaf (DS. Gelincik çiçeği (DS. 2505) içlikız: (< T. 1334”) bk. 1656. 2503) içikızıl: (< T. (TS. 2502) ibişgıbış: (< ? ibiş + ? gıbış. evlek mantarı (TBAS. “< ibiş ‘kökü belli değildir’. VII. bir yıllık ve otsu bir bitkidir. kokulu kiraz.377 ıştır: (< Blg. 2499. (And. (TBAS. dris + T. 1029. DS. VII. 196) Ispanakgillerden. AAT. is. 2. (yaban pazısı). Eruca cappadocia. MBTS. is. 2497) ıtır çiçeği: (< Ar. Cymbopogon martinii. DS. ‘iŧr + T. üpgük – üpük. 141) idris ağacı: (< öz. 1993) -ibibik: (< ET. mahlep. 2. 2501) ibini: (< ? ) Fesleğen çiçeği (DS. Ağz. içi + kızıl) Bir çeşit mantar (DS. (TS. TBAS. kerestesi güzel bir kiraz türü. 1047) idris otu: (< öz. III. çiçekleri türlü renklerde bir süs bitkisi. otu) Özellikle Hindistan’da yetiştirilen ve toprak üstü kısımlarından su buharı damıtması yoluyla idris yağı elde edilen bir tür ayrık otu. 1334). 141) ibran: (< Ar. 1. içli + kız) bk. 140. Sapının içi boş olan bir çeşit ot. VII. tohumlarından bezir yağı çıkarılan. Prunus mahaleb. yemeği yapılan bir ot. 1. 1. TaS. VII. dris + T. ağacı) Meyvesi hoş kokulu. ‘ibrān) Buğday tarlasında biten ve yenilince baş döndüren bir çeşit yulaf. Blitum capitatum. (TS. 1029) ızgın: (< kökenini bilmiyoruz. 238. 1047. Eren. Eren.: ebibük) 1. TBAS. gıvışgan otu (TBAS. yaprakları güzel kokulu. MBTS. sarımsı renkli çiçekli. çiçeği) Sardunyagillerden. VII. VII.

1050.. (And. Eğrelti otu. (TS. kabuğu kırmızıya çalan sarı renkte. Nişanyan. VII. beyaz unlu ve tadı mayhoş yemişi olan. 2510) iğnecik: (< T. 9. 141. erkek incir (DS. TAYA. yaprakları almaşlı dizilişte. Krş. 297. ovaryum alt durumlu.378 ifdoğum: (< ? ) Sonbaharda ekilen buğday (DS.Y. VII. 235. AAT. kömürü ile kara resim yapılan.: iknecik) Bir çeşit ot (DS.Y. 297) iğdiş: (< ET. Erz. 176. . 141.: ilek) Baba incir. Ağz. iğnecik). 183). Ka. VII. yigde. 2509) iğlek: (< ilik. basit ve stipülsüz.A. Evonymus. (And. 2. çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. BTS. 63) iğdegiller: (< T. niyde) ğdegiller familyasından. 2507. 336. 256. III. iğ + ağacı) Ana yurdu Asya’nın dağlık bölgeleri olan. 2517) . güzel kokulu çiçekleri olan bir çeşit ağaç (DS. VII. zeytin biçiminde. 10 m kadar boylanabilen. 2509) iğcik: (< T. TBAS. 179. 1. 1050. iğde + -giller) ki çeneklilerden. 2509) iğde: (< ET. odunu tornacılık ve kaplamacılıkta kullanılan.: idiş) Armut (DS. çalı ya da ağaç formunda. iğcik) Yaprakları söğüt yaprağına benzeyen. 5-6 m kadar yükseklebilen küçük bir ağaç. TBAS. VII. KYA.. 2508) iğ ağacı: (< T. DS.: īde. K AT. VII. iyde. 1. dikenli bitki familyası (TS. dikenli ya da dikensiz. bazı türlerinde yaprakları kışın dökülen. igdiş < igit-. örneği iğde olan. Eren.A. (And.. (TS. 183). (And. 1050. 187). Nişanyan. Ağz. BTS. Kökü yirmi santimetre yüksekliğinde yeşil ot kümeleri (DS. 1. 217.A. VII. Ağz. DS. Elaeagnus. 2507) ifteri: (< ? ) 1. Ağz. 278. çiçekleri ışınsal simetrili ve yaprak koltuklarından tek ya da demetler şeklinde çıkan. VII.

298) iki çenetliler: (< T. 1. “< çenet ‘kökü ve eki belli değildir’. 142) ikbal otu: (< Ar. VII. 142) iki çenekliler: (< T. iğnelik + otu) bk. 1059. 555”) ki çenetli kabuklu yumuşakçalar sınıfı (TS. 1059) ilāğaç: (< ? ) Portakal büyüklüğünde güzel kokulu bir çeşit kavun (DS. i bāl + T. 2519) iletir: (< T. 2522) . otu) bk. VII. VII. 2513) ikbal çiçeği: (< Ar. 2544) iğnelik otu: (< T. 141. 1051) iğşe: (< ? ) Fidan (DS. 1. 2512) iğne yaprak: (< T. iki + ? çenet + T. -liler. 2517) ilekke: (< ? ) Mısır (DS. MBTS. ince uzun. 1.379 iğnelik: (< T. VII. VII. VII. MBTS. VII. VII. iletir) Sahlep otu (DS. ömür otu (TBAS. -liler. sivri uçlu yaprak (TS. BTS. i bāl + T. 2512. 1. MBTS. Bir veya çok yıllık otsu bitkiler (TBAS. ömür otu (TBAS. iki + ? çenek + T. iğne + yaprak) Çam türlerinde görülen. 142) iğnesil: (< T. 2541. 555”) Tohumlarında iki çenek bulunan kapalı tohumlu bitkiler sınıfı (TS. DS. 1. iğnesil) Bir çeşit armut (DS. DS. iğnelik) Erodium ve Geranium türlerine verilen genel ad. çiçeği) bk. ilĥāĥ. VII. 2. 2521) iletir sakızı: (< T. DS. 1385) Leylak (DS. iletir + sakızı) Kökünden sakız çıkarılan bir çeşit yabani ot (DS. iğnelik (TBAS. 2521) ilhah: (< Ar. “< çenek ‘kökü ve eki belli değildir’. VII.

(And. 2523) ilim: (< T.380 ilibitce: (< ? ). VII. VII. kedi kuyruğuna benzeyen. VII. 2537) . altın yumurta mantarı (TBAS. VII. ilmen) 1. TBAS. -ı) bk. VII. Ağz. 2533) ilmik: (< T. VII. 143) imparator otu: (< Lat. (TS. Bağ ve tarlalardaki çalı. imperator + T. çalısı) Akasya ağacına benzer dikenli bir ağaç (DS. yenilebilir bir çeşit ot (DS. imperator + Yun. 2532) ilmen: (< T. Bir çeşit dikenli ağaç (DS. 2533) imparator lâlesi: (< Lat. 2532) ilmek: (< T. baharlı ve yakıcı olan kökü hekimlikte kullanılan bir ot. lāle + T. böğürtlen. Peucedaum imperatoria. VII. VII. 2. ağlayangelin (BTS. ilmik) Ebegümeci (DS. 1. 142) imamselek: (< ? ) Kırlarda yetişen. otu) Maydanozgillerden. VII. ilim) Tanelerinden çorba ve aş yapılan. VII. 2525) ilişken: (< T. 2523) ilificce: (< ? ) Yabani afyon (DS. 2527) ilme: (< T. ilişken) Küçük dikenli tohumları olan bir çeşit ot (DS. 1077) inabut çalısı: (< ? inabut + T. 2525) ilimaç: (< ? ) Asma kütüğüne sarılarak zarar veren. 2533. 14) imparator mantarı: (< Lat. ilmek) lkbaharda yetişen. kurutan bir çeşit ot (DS. havuca benzer bir çeşit bitki (DS.: ilibiççe) Gelincik çiçeği (DS. VII. -si) bk. manitari + T. ilme) Diken (DS. imperator + Far. başaklar içindeki küçük bir çeşit darı (DS.

adamotu (TBAS. -i. çiçekleri etlenmiş çiçek tablası içinde bulunan ve etli kısım meyve olarak yenen. Nişanyan. 2541) inek memesi: (< T. 199. 182) inci sümbülü: (< Çin. (DS. K AT. TBAS. 282. DS. 2539. 160. III. VII. Erz. inek + emceği) bk. BTS. -ü) bk. inek memesi (DS. Eren. (TS. 189. inek + memesi) ri taneli. 2538) inci çiçeği: (< Çin. 103. 1. 12. Convallaria. “< ET. inci + Far. 2541) insan otu: (< Ar. otsu ve kökü yenir bir ot. insān + T. encīr. 190”) Zambakgillerden. Tietze. Ficus carica. (TS.. TBAS. 87. GD AT. 1082. 189. Banium microcarpum.: incilob) lkbaharda yetişen. inci + T. siyah bir çeşit üzüm (inek emceği). erkek ve dişi bireyin ayrı ayrı bulunduğu ağaç formunda bir bitki. . 1745. 191) Dutgillerden. 143) . çü.A. otu) bk. 10-35 cm yükseklikte. < ? bicik. V. 2541) inek emceği: (< T. 143. 143) incir: (< Far. 189.381 incaz: (< ? ) Erik (DA. nigâr) Papatyaya benzer ince yapraklı bir çeşit çiçek (DS. 303. 143) inekbiciği: (< T. temren biçimindeki yaprakları arasında ince bir sap üzerinde küçük çan biçiminde beyaz çiçekler açan. Nişanyan. asıl yurdu Akdeniz kıyıları olan. yumrulu. EYAD. ADYA. Eren. rizomlu ve otsu bir süs bitkisi. 143. ince + Far. 721. ingek. (TBAS. sümbül (TBAS. Ağz. 235) inceniyar: (< T. ZBK A. sunbul + T. çok yıllık. DS. Clauson. sütlü. VII. (müge). (And. çiçeği. 1. yapraklarını döken. inek + ? bicik + T. VII. VII. 187) incirop: (< ? ). 156. iki evcikli. “< yinçü ‘inci’ < Çin. 184. 336”) nek memesi şeklinde etli yaprakları olan bir ot (DS. çok yıllık. beyaz çiçekli. Nişanyan. VII. 1083. Tietze.

(TBAS. dikeni) bk. 1093) ipek çiçeği: (< T. Eren. 127. 144) ipni: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS. irim < iri+m) Böğürtlen (DS. isfendān) Akçaağaç (TS. yulafa benzer bitki (DS. 1. 144) isfendan: (< Far. VII. 2546) irikara: (< T. odunsu. ipek + Yun. 1. kayın mantarı (TBAS. VII. süt taşıyan. 144) ipkeseği: (< T. irili + kız + Far. 1. 2546) iprom: (< ? ) Ekinlerin arasında biten. 1. kerestesi ipek görünüşünde. “< yip (> ip) + -(e)k. 144) ipek mantarı: (< T. 1094) ipek fidanı: (< T. zehirli. 1098) . 143) sa dikeni: (< öz. kışın yaprağını döken. gul + T. 2549) irim: (< T. is. 144) ipek gülü: (< T. (TS. ipek + çiçeği) Semizotugillerden. ipek + ağacı. sa + T. Periploca graece. karaçalı (TBAS. -ı) Sarılıcı. VII. -ı) bk. ipek + Yun.382 ipeka: (< Fr. bir armut çeşidi (AA. -ü) bk. 1093) ipek ağacı: (< T. -u) rili kız armudu. gülibrişim (TBAS. değerli bir mobilya ağacı (TS. ipéca) Altın kökü (TS. manitari + T. iri + kara) ri taneli siyah bir çeşit üzüm (DS. 192”) Ekvatoral bölgelerde yetişen. güzel çiçek açan bir bitki cinsi. 2550) irülü ız armudu: (< T. çiçekleri kırmızımsı ve mor renkli bir bitkidir. güzelavrat otu (TBAS. ipek + Far. ip + keseği) bk. VII. emrūd + T. Portulaca grandiflora. sarı parıltılı. fiton + T.

186. üzümü) Böğürtlen (DS. VII. çok yıllık bir bitki. Ağz. 1101. TBAS. VII. stanbul + ? kekik + T. 1. (And. 2. -ı) bk. 1984) ispitiren: (< ? ) 1. EYAD. Beyaz ya da siyah renkli. sarı renkli. kalın kabuklu. 291. III. TaS. issat. Bir çeşit meşe ağacı (DS. izot) Biber (DS. venüssaçı (TBAS. isdot. DS. stanbul + T. VIII. 185. (TS. otu) bk. VII. 2555. issiot. (And. ADYA. AAT. ısı + ot). 360. . istot. 2558. Ağz. 2.A. 2555) isirik: (< ? ) Kayın ağacı (DS. uzun bir çeşit üzüm (DS. stanbul + Far.: isat. stanbul + Far. lezzetli kökleri sebze olarak kullanılan.. -i) Trakya. 1. beyaz ve pembe çiçekli. DS. VII. 2595) stanbul üzümü: (< öz. 2555) isirin: (< ? ). ishāl + T. 4525. is. 235. XII. Akdeniz bölgesinde çok yetiştirilen bir bitki. 144) isot: (< T. uzun bir çeşit üzüm (DS. Sarıya yakın renkte beyaz. 1103) stanbul lâlesi: (< öz. 144) isirge: (< T. issot. Erz. kuvvetli kokulu. ince kabuklu bir çeşit üzüm. isoduni. isdotu. Origanum heradeoticum. VII. Gürgen ağacı. 2559) iskorçina: (< t. isotu. Batı ve Güney Anadolu’da yetişen sık tüylü. isut. kağmut (DS. 144) stanbul şalgamı: (< öz. VII. lāle + T. is. 2560) istiriç: (< ? ) Bir çeşit meşe (DS. isiot. VII. Scorzonera hispanica. -si) bk. Osmanlı lâlesi (DS. ishot. GD AT. VII. is. 2559) stanbul kekiği: (< öz. kokulu. ısırga ?) nce yapraklı. 2493. (TS. III.: isrin) 1. scorzone) Birleşikgillerden. şal am + T. VII. 237. 2561) .383 ishal otu: (< Ar. is.

it + boğan) Kaplanboğan (TS. gul + T. 436. gişnīz + T. Aethusa cynapium. it + Far. 145) . DS. it + ? cumurt + T. 2567) itburnu: (< T. it + Far.A. -i) Yabani incir (DS. -ı) Acı elma. į şān) Çam ağacı (DS. it üzümü (TBAS. it + Far. -u) Bir çeşit ot (DS. (TBAS. 1. VII. ıt. -i) 100 cm kadar yükselebilen. 2569) ithıyarı: (< T. (And. 1122. -u) Yabani gül (DS. VII. 145) itboruğu: (< T. 1. VII.. it + bur(u)nu). 1122) itboncuğu: (< T. 237) itboğan: (< T. VII. -ı. VII. VII. 2561) işħan: (< ? ) Sonbaharda yetişen bir cins erik (DS. -u) bk.384 işan: (< Far. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. 145) iteriği: (< T. şeytan şalgamı (TBAS. ebucehil karpuzu (TS. it + ? boruk + T. it + kabağı) bk.: ipburnu) Yaban gülünün meyvesi (TS. acı hıyar. VII. 2545. 2563) it alici: (< T. ħiyār + T. 332. AVA. Ağz. 197”) Yabani bir meyve (AAT. it + boncuğu) bk. 145) itkişnişi: (< T. 2568) itgülü: (< T. bir yıllık. it + eriği) Yabani erik (DS. ālūçe + T. III. 1122) itkabağı: (< T. it + Far. Nişanyan. III. 2126) itcumurdu: (< T. Gaz. 2568) itinciri: (< T. “< ET. TaS. encīr + T. it + Far. 1. akdiken (TBAS.

(TS. it + soğanı) bk. boz ot (TBAS. 1125. ezmelice) Dikenlerinden yemek yapılabilen bir çeşit bitki (DS. VII. it + üzümü) Patlıcangillerden. Solanum nigrum. 1.A. . meyveleri bezelye büyüklüğünde ve olgunlukta. 1125) itnanesi: (< T. ivecen) Diken gibi olan tohumları vücudu yakan bir çeşit yabani ot (DS. -si) Yabani nane (DS. 237) itsarımsağı: (< T. yabanî sarımsak). Japon + Far. DS. 143) -JJapon armudu: (< öz. 237. Erz. 315) . yaprakları oval ve kenarları testere dişli bir bitki türü. (TS. 2571) izmelece: (< T. it + sineği) bk. it + sarımsağı) Soğanak da denilen keskin. fena kokulu bir çeşit ot (itsoğanı. (DS.. Chaenomeles speciosa. emrūd + T. VII. bir yıllık otsu ve beyaz çiçekli bir bitki. VII. AAT. (BTS. TBAS. 20-50 cm yüksekliğinde. başak çiçekli. 1.A. it + Ar. na’nā’ + T. 2570) it üzümü: (< T. 1. 2570. is. 2570) itsineği: (< T. III. -sı) Gülgiller familyasından. 145) itsoğanı: (< T. 1133) Japon ayvası: (< öz. VII. Phleum. otsu bir bitki. 188. emrūd + T. VII.385 itkuyruğu: (< T. Japon + Far. is. ābiyā + T. 2576) izōlu armudu: (< ? izōlu + Far. yapraklanmadan önce kırmızı renkli ve iri çiçekler açan. 145. itsarımsağı (DS. AAT. -u) ki çenekliler sınıfından olup Japonya’da ve Çin’de yetiştirilen bir bitki türü (TS. 2570. VII. soğanak. 437) ivecen: (< T. Gaz.. it + kuyruğu) Kenarları düz şerit gibi yapraklı ve saplarının ucu koçanı andıran. bazı ilaçların yapımında kullanılan. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. III. -u) Bir armut çeşidi (AA.

(And. 1. jute < ng. Hint yağı ağacı (TBAS. 147) Japon üzümü: (< öz.: kabaaç. 1. 203) Ihlamurgillerden. Hint yağı ağacı (TBAS. 1. TS. 1. şemsiyye + T. 1. 1134) Japon sarmaşığı: (< öz. is. Japon + T. is. ip ve çuval yapımında kullanılan. is. Japon + Far. elması) Japonya’ya özgü bir bitki türü (TS. Clauson’a göre kāb’ın küçültme biçimidir. VIII. 147) Japon kaktüsü: (< öz. -si)bk. 1133) Japon hurması: (< öz. 1133) Japon gülü: (< öz. 1. sülüklerinin ucu duvarlara tutunmak için genellikle daire biçiminde genişlemiş olan sarılıcı bir süs bitkisi. kabaç. VIII. ana yurdu Çin ve Japonya olan. 1136. 147) jüt: (< Fr. + T. Corchorus capsularis. Orta Türkçede kabak olarak geçer. is. is. kaba + eldaş ?) Bir çeşit üzüm (DS. kabağaç) Kalın gövdeli meşe ağacı (DS. kaba + ağaç). şeker ağacı (TBAS. (TS. üzümü) bk. Eski Kıpçakçada da kabak biçimi kullanılır. -sı) Trabzon hurması (TS. Japon + Fr. Nişanyan. gul + T. Japon + T. cactus < Yun. 2577) kabak: (< Eski Türkçeden başlayarak kullanılır.386 Japon elması: (< öz. ħurmā + T. is. -ü) Sütleğen (TS. Doerfer de Türkçe kap (kāp) kökünün küçültme biçimi olarak değerlendirilebileceğini . < Bengali dilinden. 1134) Japon şemsiyesi: (< öz. Japon + -ika) bk. 1. is. liflerinden yararlanılan bir bitki. -ü) Kamelya (TS. 1136) -Kkabaağaç: (< T. Japon + Far. 1134) Japonika: (< öz. is. Japon + T. (TS. Hindistan ve Bangladeş’te yetişen. Japon + Ar. sarmaşığı) Asmagillerden. 2577) kabaeldaş: (< T. Ağz. Ampelopsis japonica.

çiçekleri tek ya da iki eşeyli. 1882. 2614. çiçekleri huni şeklinde ve sarı renkli. 4527) kabarcık (I): (< T. 2578) kabakgiller: (< T. yuvarlak. DS. kaba + yıldız + dikeni) Ekinler kaldırılırken dikenleri yuvarlanarak uçan bir çeşit bitki (DS. 2581) . 2581) kabarcık (II): (< T. etli. 281.. AVA. 199. karpuz. parlak yeşil yapraklı. kırda ya da su kenarlarında yetişen. 2579) kabaldızdikeni: (< T. XII. -u) Bir çeşit armut (DS. eriksi. sürüngen ve sarılgan bir bitki familyası (TS. 1138. 1138. çanak ve taç yaprakları beş parçalı. (TBAS. VI. kabak. gavaħ. Erz. yaprakları almaşlı dizilişte olan. II. T YA.A. GBAA. kabak yaprakları biçiminde yaprakları olan. kayın mantarı (TBAS. DS. kaba + kulak + otu) Loğusa otu. 2. 57. çok yıllık. (TS. sürünücü ya da tırmanıcı. tohumlarında endosperm bulunmayan. 148. kabak + Far. E A. 209. hıyar gibi cinsleri içine alan. gabaħ. 320. . 115. bakka ya da etli kapsül tipinde meyveleri olan. 317) kabakulak mantarı: (< T. beyaz çiçek açan bir bitki (DS. 364. çekirdekli bir çeşit üzüm (DS. 45. VIII. gabak. 199). tüylü. EYA. tek yıllık. 317. zeravent (TS. VIII. VIII. 12. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. Eren. beyaz. TAYA. kabalak) Geniş. kavun. K AT. kabarcık) Soğan köklü. (And. etli ve olgunlukta açılmayan bakka tipi meyvesi olan. kabak + -giller) ki çeneklilerden. rizomlu.387 açıklamıştır. emrūd + T. kambuk) Kabakgillerden. 130. 178. 148) kabakulak otu: (< T. otsu bir bitki. EYAD. Ağz. ETA. -ı) bk. ZBK A. Türkçeden belli başlı komşu dillere de geçmiştir. 191. kabaħ. kabarcık) nce kabuklu. manitari + T. III. GD AT. 2. BTS. DS. 335. VIII. 2. kaba + kulak + Yun. 140) kabakarmudu: (< T. VIII. Tussilago farfara. ovaryum alt durumlu.: gabah. 134. 1139) kabalak: (< T. BTS. 85. geniş yapraklı. AA. Cucurbita.

VIII. ince. 2582) kabartlak: (< T. ā ī + T. VI. ā ī + T. 2581) kabargıç: (< T.: gabasaba) lkbaharda yetişen bir çeşit yabani ot (DS. 2582) Kâbe süpürgesi: (< öz. 2. 2582) kabek: (< ? ) Mantar (DS. 2590) kadıbaş tiken: (< Ar. kaba + ? tevek. VIII. kabargıç) bk. 2582) kabesu: (< ? ) Yaprakları açık sarı. VIII. is. 2587) kadıbaşı: (< Ar. kabartlak) Olmamış incir (DS. 148) kabırcık: (< kabarcık) 1. 1884) kabatepek: (< T. Eren. (And. kabartlak (DS. VIII. 2583) kabiye: (< ? ) Büyük kavun (DS. VIII. kaba + saba). süpürgesi) bk. “< Eski kaynaklarda teğek olarak geçer < teğ + ek ‘küçültme eki’. 2582) kabasaba: (< T. başı) Lâle (DS. VIII. Gelincik yaprağı (DS. kabarcık + otu) Yele karşı kullanılan zehirli bir ot (DS. 2583) kaçkırt: (< ? ) Bir çeşit ot (DS. VIII. VIII. civanperçemi (TBAS. kokulu bir çiçek (DS. VIII. Ağz. VIII. VIII. 405”) Kalın kabuklu. 2582) kabartlama: (< T. VIII. VIII. kabartlama) bk.388 kabarcıkotu: (< T. kabartlak (DS. kara üzüm (DS. 2582) kabbar: (< ? ) Meyvesinden turşu yapılan dikenli bir bitki (DS. Kâbe + T. Mısır yaprağı. baş + diken) Küre biçiminde. uçlarına doğru gittikçe morumsu renkte olan dikenli bir bitki (DS. 2590) .

kadın + T. ağacı. çiçeği) Birleşikgillerden. Kızılcık büyüklüğünde içi kılçıklı bir meyve. 3. kadın + T. kā ıd. çiçekleri genellikle parlak sarı renkte ve kadife görünümünde bir süs bitkisi. 1156) . kātūn < Soğd. pişmeden de yenebilen bir ot (DS. “< ET. tuzluğu) bk. 1156) kağaver: (< ? ) Yaban otu (DS. 2590) kadıntuzluğu: (< Soğd. kadın + T. 2. VIII. 2592) kâfur ağacı: (< Ar. uzun. Tagetes. Cinnamonum camphora. 1505”) 1. kā ıd + T. VIII. aŧīfe + T. göbeği. sulu. uzun. VIII. ħātūn < ħātēn.389 kadımalak: (< kadı + malak ?) Kırda yetişen. yumuşak bir cins armut. Uzak Doğu’da yetişen. 2. 2592) kafete: (< ? ) Domates (DS. borraginaceae. onosma. 1149) kadı otu: (< Ar. (TS. parmağı) 1. otu) Hindiba (TaS. 1150) kado: (< ? ) Kabak (DS. VIII. VIII. Üç kulaklı ekşimsi bir ot (DS. MBTS. 2590) kadınparmağı: (< Soğd. VIII. 2. IV. otu) Yalancı havacıva otu. 2. 2591) kafesotu: (< Far. sarı çalı (TS. 2159) kadife çiçeği: (< Ar. “<Far. VIII. Bir cins mantar (DS. 2593) kâğıt ağacı: (< Far. yabangülü meyvesi. (DS. afes + T. MBTS. kâfur elde edilen ağaç. 2. 2. ince kabuklu bir çeşit üzüm. 2590) kadıngöbeği: (< Soğd. 2. kāfir + T. ā ī + T. 2. Beyaz ya da siyah. (TS. nce. 1513”) Kâğıt dutu (TS. ağacı) Defnegillerden.

2. (And. tohumlarından kahve elde edilen. DS. 4529) kahve: (< Ar. 319) kahmuği: (< ? ) Yapraklarının alt yüzü beyaz tüylü bir cins kavak (DS. MBTS. Coffea arabica. kakkil) Ceviz (DS. -u) Dutgillerden. 2601. pembe veya morumsu çiçekler açan. turpgiller familyasından bir bitki ve meyvesi (DS. (< And. sıcak iklimlerde yetişen. VIII.: kakıl. VIII. bir ya da çok yıllık.390 kâğıt dutu: (< Far. Nişanyan. Broussenetia papyrifera. Ağz. 149) kahkaha çiçeğigiller: (< Ar. beyaz çiçekli. 1520). otsu ya da çalımsı bitkiler (BTS.: guvşak) Tarlalarda görülen bir çeşit ot (DS. çiçeği) ki çeneklilerden. üst durumlu ovaryumdan gelişen lokulusit kapsül tipinde meyveleri olan. 2595) kağşak otu: (< T. kāhį ) Marul (DS. 2602) . ahve. VIII. 2. kağşak + otu. 2. 2. 2601) kakali: (< ? ). MBTS. çoğu kenarları mavi bir çizgi ile çevrili beyaz. Çin’de ve Japonya’da yetişen. 2596. 319) kak: (< ET. VIII. pomoea. VIII. 60 kadar türü olan bir ağaç. (gündüzsefası). kā ıd + tūt + T. (TS. 149. çanak ve taç yaprakları beşli. (TS. kak. TBAS. 2. 2598) kāhu: (< Far. mavi. TS. 2. kabuğundan kâğıt yapılan bir ağaç. TBAS. çiçeği + -giller) Yaprakları almaşlı ve basit. tırmanıcı ve otsu bir süs bitkisi. ah aha + T. TBAS. MBTS. 2598) kakalaşka: (< kaka “ses taklidi” + T. 1158. Ağz. “< ET. koğşak < koğşa-k. 1517. bir veya çok yıllık. ülkemizde 4 cins ve 38 doğal türle temsil edilen. 74) kahkaha çiçeği: (< Ar. 207) Kökboyasıgiller familyasından. XII. 1514”). VIII. Ağz. ah aha + T. VIII. 1156) kağmut: (< ? ) Devetabanı ya da stanbul şalgamı denilen. (And. -laşka) Bir çeşit acı biber (DS. BTS. 1159. meyveleri 1-2 tohumlu ve eriksi yapıda.: kaka) Yemiş (DS.

yalancı öd ağacı. 110. otsu ya da odunsu bir bitki familyası. TBAS. cacao < sp. çok yıllık. çiçekleri er dişi. Ağz. cacauati “Aztekçe ‘cacauati’ kelimesinden”) ki çeneklilerden. nadiren tek eşeyli. 2. Cactus. 2610) kalembek: (< Hint Denizi’ndeki bir adanın adından) 1. sıcak ve kurak ülkelerde yetişen. 2. 207) Zencefilgillerden. dikenli. Theobroma cacao.391 kakao: (< Fr. (Hint bademi). ā ullu. 1162) kaktüsgiller: (< Fr. (TS. çalı. 2. 320) kakma: (< T. güzel. Bir cins mısır (TS. şizokarp ya da kapsül tipi meyveleri olan. 2. ~ Akad. cacao + T. parlak renkte çiçekler açan bir bitki. 1160. ağaç. ā ulle(t) ~ Aram. Nişanyan. 2605. Arctium minus. nadiren de otsu formdaki çok yıllık bitkiler (BTS. 320) kakule: (< Ar. gövdesi ve yaprakları etli. 1167) . iki yıllık. -giller) Yaprakları almaşlı dizilişte. 4530) kalegezen: (< Ar. Bir cins kokulu sandal ağacı. -giller) ki çeneklilerden. al’a’ + T. 320) kakaogiller: (< Fr. 10 cm eninde. (And. cactus + T. Ağz. 149) kaktüs: (< Fr. (And. (atlas çiçeği). 30 cm boyunda. 2.: kallegezen) Havuç (DS. (TS. cactus < Yun.: galabak) 1 m kadar yükselebilen. mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. VIII. her dem yeşil. kakao ve kola elde etmek için yetiştirilen. 149) kalak: (< ? ) ri soğan (DS. 1162. Elettaria cardamomum. (TBAS. gezen). XII. kakma) Gelincik otu (DS. etli ve açılmayan kapsül tipi meyveleri olan bir ağaç. BTS. yaprakları yayvan ve dikenli. VIII. Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen. aynı zamanda süs bitkisi olarak da kullanılan. (atlas çiçeğigiller). (TS. 1162) kalabak: (< ? ). sıcak iklimlerde yetişen ıtırlı bir bitki.) Kaktüsgillerden. (TS. 2. BTS.

: gamalaħ. VIII. buğday) Bir çeşit kılçıksız buğday (DS. alem < Yun. 10 m kadar boylanabilen. Orta Türkçede kamış olarak geçer. g‘am‘al‘ak) Sarı katran çıkarılan bir çeşit çam ağacı (DS. 2. MBTS.392 kaleme: (< Ar. 2610) kalpak: (< Lehçelerde kullanılan kalıp “kapak. kalamos. Camellia japonica. Ağz. 1179. VIII. etli yaprağı şapka gibi olan yumru köklü bir bitki (DS. VIII. Gaz. Çin gülü). 324) kamış: (< En eski çağlardan başlayarak kullanıldığını biliyoruz. günümüzde bu özelliklerini kaybetmiş. MBTS. VIII. VIII. gamalak. Eren ve Clauson ‘sap’ olarak kullanılan Çuvaşça xămăl . 2. kelle + T. kabak) Bir çeşit kış kabağı (DS. kalıntı + bitki) Geçmiş dönemlerde dünya florasında yaygın hâlde bulunurken. 2614) kambaz: (< ? ) Armut (DS. BTS. anber + ? -iz) Karamık ağacı (DS. kalk + git) bk. 287) kambak buğday: (< ? kambak + T. (TS. bu ad Moğolca bir alıntıdır. 2610) kalmi: (< ? ) Domates (DS. 150) kallekabak: (< Far. 2614) kamelya: (< Fr. III. 2610) kamalak: (< kamalak < kama+la-mak “iki parçayı kamalar aracılığıyla birbirine bağlamak”. 2. camelia) Çaygillerden. is. VIII. Eski Kıpçakçada kamış biçimi göze çarpar. 1538) Baharda duvarlarda çıkan. dayanıklı yapraklı bir bitki. 1526) Kavak ağacı (DS. 2. VIII. 322) kalkgit: (< T. 1540). örtü”den küçültme ekiyle kalıp+ak. 2612. 1905. yer yer bulunan bitkiler (BTS.A. güz çiğdemi (TBAS. beyaz. büyük. xumăş komşu diyalektlerden alınmıştır. VI. VIII. 2609) kalıntı bitki: (< T. pembe veya kırmızı renkte çiçekler açan. Yakutlar xomus yanında kulusun adını da kullanırlar. 2614) kamberiz: (< öz. Çuvaşça xămăş. DS.. (And. (Japon gülü. MBTS.

-cı + otu). kırmızı veya sarı çiçekli. E A. boğumlu. TBAS. 2. göl. 43.. 120. VIII.A. (TS. 2619) kandamlası: (< T. kamış (TBAS. 2620) . kan + ağacı) Zakkum ağacı (DS. 150) kanak: (< T. 150) kan ağacı: (< T. canario + T. 3 m kadar yükselebilen. VIII. 150. 1186. otsu bir bitki. (And. kenger (DS. VIII. Phragmites australis. kenger (TBAS.: kanaçı) Uzun yapraklı bir ot (DS. 288. çiçeği) Çan çiçeğigillerden. TBAS. 151) kançal: (< T. 1184) kanarya otu: (< sp. canario + T. tosbağa otu (TBAS. 150) kamşan: (< ? ) bk. TBAS. MBTS. 2. (And. 237. 2617. sarı veya turuncu çiçekli ve otsu bir bitki. 1542). bir veya çok yıllık. Alsine media. 1184. 2. sarı renkli bir çiçek. 2617. 112. DS. Ağz. Gaz. Ağz. (TS. Tropaeolum peregrinum. ADYA. çok yıllık otsu bitkiler. 204. 150) kanatma: (< T. Türkçe kamış komşu dillere de geçmiştir. 124. Adonis. 2. kamış + T. kan + buruyan) bk.393 biçimini Türkçe kamış’ın karşılığı olarak vermiştir.: gamış) Buğdaygillerden. sakız otu. 151) kanavcı otu: (< ? kanav + T. VIII. 73. sert gövdesi olan. kanak) Kökünden sakız elde edilen sütlü bitkilere verilen genel ad. kan + çal) Bir çeşit diken (DS. 1180. kan + damlası) Asya ve Avrupa’da ılıman bölgelerde yetişen. OAAD. Eren. GBAA. otu) bk. dere ve bataklık kenarlarında yetişen. TBAS. 2617. VIII. otu) Çuha çiçeğigillerden. 125) kamış otu: (< ? T. 321. 2. 151) kanburuyan: (< T. tohumları kafes kuşlarına yem olarak verilen. 229. kanatma) bk. (TS. tavşancıl otu (TBAS. (TS. ST AT. K AT. III. 150) kanarya çiçeği: (< sp. TBAS.

otu) Ballıbabagillerden bir bitki. 2622) kangılız: (< ? ) Gelincik.. 1186) kandıra otu: (< Lat. Lipia citriodora. 151) kangırcak: (< ? kangır + T. -cak) Tazeyken yenen. Krş. VIII. indīl < Lat. bir karış boyunda bir çeşit ot (DS.A. Eren. DS. (TS. DS. Erz. “< Ar. kangal (DS. Dikenli bir çeşit ot. 151. çiçeği. 1550”) Mine çiçeğigillerden. (DS. 2622. Nişanyan. 2. II. 117.. (kangal dikeni). (TS. ıtırlı bir süs bitkisi. 2. -ı) Kırmızı renkli. (TS. 598. kan + kurutan) Adamotu (TS. “< Lat. DS. MBTS. VIII. MBTS. 475) kangala: (< kangala < ? kangal) Gelincik çiçeği (DS. kandıra + T. çok yıllık. 2622) kangal dikeni: (< ? kangal + T. 2622) kankurutan: (< T. 2. candela ‘mum’. kanlıca + Yun. 1186) kan dikeni: (< T. kandıra. VIII. VIII. candela + T. TBAS. ETA. 299. Yabani enginar. VIII. 1186) kandil otu: (< Lat. 2621. Calamagrostis. 2. 2. sürünücü. DS. kenger (TBAS. manitari + T. 1550. kandıra + T. lâle (DS. Deve dikeni. 170) kandil çiçeği: (< Lat. ballo ta acetabulosa labiatae. 2621) kangal: (< kökünü bilmiyoruz. 207) 1. 2. candela + T. otu) Buğdaygillerden. Lactarius. 1187. III. 211”) Civanperçemi (TS. (TBAS. 2. yenilen bir çeşit mantar.A. otsu bir bitki. kan + dikeni) bk.394 kandıra ağacı: (< Lat. 2917. dikeni) bk. 1911. 3. VIII. 2626) . ağacı.Y. VIII. VI. 2. 1188) kanlıca mantarı: (< T. VIII. .

kan + otu) Gelincikgiller familyasından kan kırmızı renkte. kanlık) 10-25 cm yükseklikte. kırmızı çiçekli türleri bulunan otsu bir bitki. (TS. iki ya da çok yıllık. Scorzonera sublanata. hekimlikte iştah açıcı olarak kullanılan bir tür bitki. -ı) çi kırmızı bir portakal türü (TS. otsu ya da çalımsı bitkiler (BTS. 3. Tietze.395 kanlık: (< T. 3186”) Kırmızı turp (DS. acı köklü. 1190) kantaron: (< Yun. “< Ar. 2. 2. VIII. 2. 2626) kan otu: (< T. 2628) . inŧār < Yun. Gentiana) Kızıl kantarongillerden. kentauron) 1. topu) Küçük.. kantar + T. TBAS. kanlı + pınar. hekimlikte kullanılan. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. ülkemizde 7 cins ve 24 türle temsil edilen. tatlı kavun (DS. 152) kantarongiller: (< Yun. VIII. 2627) kantiyane: (< Lat. Birleşikgillerden. kantar + T. kan + Hint. çok yıllık. portugal + T. 2. çok yıllık. mavi. “< Far. çanak yaprakları 4-5 tane olup birleşik. 1553”) Bir çeşit armut (DS. bir. 328) kantartopu: (< Lat. kan + Fr. VIII. zehirli bir bitki (TS. sarı. Kızıl kantarongillerden. torba + T. 2. (TBAS. ovaryum üst durumlu. Centaurea. 1189) kantar aşlama: (< Lat. “< ET. -sı. kalın köklü. 2. çiçekleri er dişi. tōbre < Hint. 332”) Kısa saplı kırmızı renkli bir çeşit kiraz (DS. 2627) kantar kabağı: (< Lat. 1191) kantorbası: (< T. 151) kanlıpınar: (< T. kabağı) Su kabağı (TS. birleşme yerinden açılan kapsül tipi meyveleri olan. küçük bir bitki. buŋar. < Lat. sarı çiçekli.. kentauron + T. 1189) kan portakalı: (< T. MBTS. MBTS. 1190. kantar + T. VIII. Gentiana lutca. (TS. aş(ı)lama. 2. -giller) Yaprakları karşılıklı. taç yaprakları 4-12 tane ve birleşik.

bulgurluk bir çeşit buğday. (TS. gelincik (TBAS. VI. “< kaplān ‘Eski Türkçede geçmeyen bir kelimedir. 1915. kaplumbağa + Far. -lular) Açık tohumlularla tohumlu bitkileri içine alan bitkiler âleminin bir alt şubesi (TS. kālak + T. 2634) kaplıca: (< T. 2628) kanyaşı: (< T. kan + yaş) Yaprakları kamış yaprağına benzeyen. (And. capucine) Latin çiçeği (TS. 1562”) Bir çeşit bitki (DS. tuħm + T. Sorghum halepense. 1201) . DS. kanyaş (TBAS. pōst + T. DS. kapurcak) bk. 152. rizomlu. Clauson. 2. -u) Koyu turuncu. Triticum monococcum. 2. VIII. 2. DS. kapancak). VIII. Kökenini bilmiyoruz. otsu ve zehirli bir bitkidir. üzerinde siyah benekleri olan bir çeşit susam çiçeği (DS. boğan. VIII. kapçık + otu) bk. -i. 1194) kapçık: (< T. 152) kapıncak: (< T. VIII. kapalı + Far. 209”) Ekin tarlalarında yetişen afyon büyüklüğünde meyvesi olan bir bitki (DS. 2634) kaplıngaba keleği: (< T. 1200. sulak yerlerde biten. gelincik (TBAS. 152) kapalı tohumlular: (< T. “< T. 152. VIII. 584. gelincik (TBAS. Eren. çok yıllık. 2. Ağz. 153) kaplanboğan: (< ? kaplan + T. MBTS. Bazı hayvan isimlerinin sonunda –lān eki vardır’. kaplıca) Taneleri ufak. 2635) kapuçin: (< Fr. 152) kapçık otu: (< T. kaplu bağa ‘kaplumbağa’. kan + yaşı) bk.396 kanyaş: (< T. 30-150 cm yükseklikte. (TBAS.: kapırcak. kap+çık) bk. 2634) kaplan postu: (< ? kaplan + Far.

3. 30-40 m kadar yükselebilen. yaprakları dişli. 2.: gara arduç) Servigiller familyasından. 2. bādincān < Far. DS. sarmaşık (TBAS. pāçak) 1. DS. kara + ağaç + -giller) ki çeneklilerden. VI. “< ağ. (TS. (And. karaağaç. 153. T YA. kara + Ar. BTS. VIII. TBAS. VI. 2637) karabaldır: (< T. 2. dünyada Güney Avrupa’da. 2643. Baldırıkara denilen.+ -(ı)r. 4”) Yapraklarını dökmeyen. Ağz. 1918. baldırıkara (TBAS. (TS. kerestesi değerli bir ağaç. (And. 3. VIII. 1203. kara + OFar. 2. ülkemizde ise Karadeniz ve Akdeniz bölgeleri ile kısmen ç Anaddolu bölgesinde yetişen. çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. kara + baş) 1. karageç) Karaağaçgillerin örnek bitkisi olan. 153) karabacak: (< T. kara + ? bahnı) Bir çeşit üzüm (DS. VIII. Ağz. 219. 2. 2637) karabadacık: (< T. BTS. 233) kara asma: (< T. VIII. karāç. VIII. 1203. 2637) karabaş: (< T. kara + ağır. mor çiçek açan bir çeşit ağaç (DS. 334. 153) karabaldırcan: (< T. çitlembik gibi cinsleri içine alan. 334) karaağır: (< T. AVA. Zatülcemp hastalığında kaynatılarak içilen. Mısırlarda olan bir mantar (DS. karabaşak –1. Bir cins ot. 1203. Juniperus sabina. 2637) karabahnı: (< T. maydanozgillerden bir bitki. 2637) karaardıç: (< T.397 karaağaç: (< T. kara + ardıç). yerde yatık. kara + ağaç). çalı şeklinde bir bitki türü. E A. kara + bardakçık) Mürdüm eriği (DS. çiçekleri demet durumunda ve meyveleri kapçık meyve olan. DS. kara + baldır) bk. eğreltiotugillerden bir ot (DS. Ulmus. VIII. pulsu yapraklı. 19) karaağaçgiller: (< T. 1893. kara + asma) bk. VIII. Eren. (TS. Pancar. 2638) . Bir cins lahana. bādingān) Patlıcan (DS. çok yıllık. garageç. bk.: gağaç. 4.

1204. karabiberle türlerini içine alan. 335. çok yıllık. ETA. bir yıllık bitki. pipéri + T. çiçekleri genellikle er dişi. tırmanıcı bitkiler. 12. kara + Yun. 2. 172. 72. GBAA. kara + buğday + -giller) Taçsız iki çeneklilerden. tohumları olgunlaşmadan önce toplanıp ezilerek karabiber. 374. (And. -giller) Taçsız iki çeneklilerden. Bir cins pirinç (DS. uzun. “< ET. T YA. olgunlaştıktan sonra toplanıp soyularak beyaz biber elde edilen. tohumları için yetiştirilen. Fagopyrum. 252. garbiber) Karabibergiller familyasından. çiçekleri başak veya salkım durumunda bazı türleri hekimlikte kullanılan bitkileri içinde toplayan bir familya (TS. OAAD. tırmanıcı. pipéri). (TBAS. XII. VIII. kara kekik (TBAS. 34. kara + buğday) Karabuğdaygillerden. boğuz < boğ. 58. ravent. 59. BTS. 2. 153) karabaş otu: (< T.Y. 2. 1204. 1204) karabuğdaygiller: (< T. baharat olarak kullanılan. KMYA. kara + baş + ? kekik) bk. 56”) Bir çeşit soğan (DS. II. dik ya da tırmanıcı. 2. yaprakları almaşlı. Ağz. Piper nigrum. 2638) karabaş kekik: (< T. bazen karşılıklı dizilişte. (TS. kuzukulağı. Kışa dayanıklı sert buğday (karabaş). 50 cm kadar yükselebilen. kurtpençesi. taç yaprakları olmayan. kara + Yun. otsu ya da çalımsı. TAYA. 335) karaboğaz: (< T. çiçekleri er dişi ya da tek eşeyli. Lavandula stoechhas. 2. kara + boğaz. AAT.a)z. 4533) karabuğday: (< T.+ (u. BTS. kara + başak) 1. 71. Eren. Güney Doğu Asya’da yayılış gösteren. çobandeğneği ve karabuğday gibi sapları boğumlu. nadiren ağaçsı bitkiler (TS. Ka. kara + baş + otu) Yaprak ve çiçeklerinden uçucu yağ elde edilen.. (TS.: garabiber.398 karabaşak (< T. 153) karabiber: (< T. 376) karabibergiller: (< T. mor çiçekli ve çalımsı bitkidir.A. 1204) . ülkemizde doğal olarak yayılış göstermeyen.

karaca) bk. karaca + kovuk) bk. 2640. Pinus nigra. kayın mantarı (TBAS. çörekotu (TBAS. 154. Ege. Akdeniz ve yer yer Orta Anadolu’da ormanlar oluşturan bir ağaç türü. (karagülle). VIII. (DS. karaca + ? occanı) bk. ülkemizde Karadeniz. (TS. 2. karaca + ot) Çörek otu (TS. 2. 154) Karacaoğlan mantarı: (< öz.399 karabulgar: (< T. kara + çalı) Hünnapgillerden. kara + T. 2638) karaca: (< T. kara tohumlu bir çeşit bitki. karaburcu (DS. XII. marica/marīca + T. Paliurus spinosa. 2-4 m yükseklikte. DS. iğne yapraklı. şam’) Çamgiller familyasından. 2. XII. kara + Ar. 1204) karacık: (< T. dikenli bir bitki. BTS.Y. kurak yerlerde yetişen. 2. karacık) Buğday tarlalarında biten yuvarlak. Ka. 4533) karaçalı: (< T. 1204.A. deniz seviyesinden 1500 m kadar olan yüksekliklerde yetişen. -ı) bk. 2638) karaburcu: (< T. Panicum milliaceum. (TS. burç < Sans. VIII. kışın yaprağını döken. Marmara. is. 332) . her dem yeşil. 2638) karabüzgül: (< T. -u) Küçük taneli. 154) karaca ot: (< T. TBAS. karaburcu (DS.. 30 m kadar boylanabilen. çengel sakızı (TBAS. kara + bulgar) Küçük salkımlı bir cins üzüm (DS. karaca + darısı) Buğdaygillerden. kokulu. pekmez yapmaya elverişli bir cins üzüm (DS. 191) karaçam (I): (< T. (TS. DS. VIII. 1204. hayvanlara yedirilmek için ekilen bir bitki. 2638) karaca darısı: (< T. VIII. 153) karaca occanı: (< T. kara + büzgül) bk. 4533. manitari + T. çiçekleri altın sarısı renginde. Karacaoğlan + Yun. VIII. 1204) karaca kovuk: (< T.

çimen biçiminde veya geniş çayır olarak yetiştirilen bir park bitkisi. VIII. kara + çörek) bk. 2.400 karaçam (II): (< T. (TBAS. Ağz. 2643) Karagöl buğdayı: (< öz. 3817) karagevrek: (< T. Clauson. kara + gevrek. şam’). 1205) kara erik: (< T. kara + derme) bk. 2643) kara göndürme: (< T. kara + Ar. 2641) kara çörek: (< T. baklagillerden bir bitki (DS. Sanguisorba minor. 2. (And. 154) kara derme: (< T. Lolium. 690”) Bir çeşit üzüm (TS. 155) . kara + erik) bk. X. VIII. Silifke bölgesinde kara göndürme adıyla tanınan. VIII. 154) kara diken: (< T. Karagöl + buğdayı) Karamsı. (TS. kara + ? çön) Amasya elmasına benzeyen bir çeşit kış elması (DS. sert bir çeşit buğday (DS. 2640) kara çavuş: (< T. VIII. kara + ? çayır) Buğdaygillerden. “< ET. 2. 1204) karaçayır: (< T. kara + diken) Çok sivri. tūt) Siyah renkte olan dut (TS. 2. VIII. kara + Far.: karaçan) Sarı çiçekli. kevrek < kevre-. DS. kara + çavuş) Bir tür üzüm (TS. kara + göndürme) 10-75 cm yükseklikte. sert dikenleri olan bir ot (DS. 2642) karadut: (< T. tamas –2. (DS. is. 1205. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. 1205) karaçön: (< T. çörek otu (TBAS. boz ot (TBAS.

VIII. 5. kara + ? işgildi) Yaban mersini (DS. fasulia) bk. VIII. karagöz (I) (DS. Fasulye. VIII. TBAS. Bir çeşit çiçek (DS. banjar + T. (TS. VIII. Başı kara bir çeşit buğday. karağana. 2643) karagülle: (< T. kara + göz) 1. VIII. 2. çiçekleri sarı ve kömeç biçiminde. 1205. kara + göz) Nohuttan büyük meyveleri yenen.401 karagöz (I): (< T. karagöz (I) (DS. 2645) kara iskorçina: (< T. hindibā) Birleşikgillerden. 155) karahurma: (< T. sert tüylü bir bitki. odunu çok sağlam olan bir cins ağaç (DS. XII. hulü. 4. scorzone) bk. 2644) karahindiba: (< T. 3. karacık (DS. kara + hülün < Far. VIII. kışın yapraklarını döken. (TBAS. kara + t. 657) 1. kara + göz + Yun. Fırça gibi kullanılan. Clauson. Börülce. sarımsı beyaz çiçekli bir ağaçtır. kara + göz + Erm. hulü. gūle) bk. kara + Ar. 2. 2. uzun ve dişli yapraklı. 2643) karagöz (II): (< T. kara + göz + çiçeği) bk. VIII. 2. -ı) bk. karagöz (I) (DS. Diospyros lotus. MTS. iskorçina (TBAS. 2645) . ħurmā) 15 m kadar yükselebilen. Yapışkan ve kokulu yaprağı olan. 155) karahülün: (< T. çok yıllık. kara + Far. bodur funda boyunda dikensiz bir bitki (DS. VIII. Taraxacum. 2643) karagözfasulye: (< T. 2643) karagözmancarı: (< T. otsu bir bitki. Ebegümeci. 2643) karagözçiçeği: (< T. 4533) karağan: (< kara:ka:n < Moğ. 1310”) Karadut (DS. 144) karaişgildi: (< T. kara + Far. “< Far.

2646. ab a) Yaban havucu (TS. kaz an. kabuğu koyu renkli bir kavak türü. Symphytum. çok yıllık. Thymbra spicata. (TS. VIII. 2646) karakazancık: (< T. Kuzukulağı. karakabuk (DS. kırmızı veya beyaz. kara + Far. Sakızotu (DS. 156) kara kekik: (< T. 156) karakat: (< T. Tarçın (DS. 2645) . (TS. MBTS. kara + kıllı) bk. Çörekotu. 2. afes) Sığırdiligillerden. MBTS. 4534) karakıllı: (< T. 2. 2. kara + kayın) Yemişli ağaç (DS. sert taneli buğday (TS. çok yıllık. 2645) kara kavak: (< T. VIII. 156) kara keme: (< T. 2646) karakavza: (< T. otsu ve tüylü bitkiler. kara + kat) bk. karakabuk (DS. kem’e. kem’e. “< kazan < ET. “keme < Ar. kara + Ar. DS. kara + kılçık) Kılçıkları siyah olan. kara + kabuk) 1. VIII. 2. VIII. (TBAS. TBAS. XII. 2. 2. 2645) karakafes: (< T. 156) karakavuk: (< T. 2. Populus nigra. kara + kavak) 35 m’ye kadar yükselebilen. 2. kara + kazancık. 1206. mor veya pembe çiçekli ve kuvvetli kokulu bir bitkidir. kara + Ar. VIII. 3. 1623”) Gelincik çiçeği ve bitkisi (DS. çengel sakızı (TBAS. VIII. VIII. Hindiba. 1206. 1639”) Yer mantarı (TS. DS. Kestane. çiçekleri beyaz ve menekşeye çalar kırmızı renkte. 1206) karakayın: (< T. 1206) karakılçık: (< T. soğuğa dayanıklı. kara + kav(u)ruk) bk. kara + ? kekik) 10-40 cm yükseklikte. 1206) karakavruk: (< T. eczacılıkta kullanılan. kara + kavuk) 1. 2646. 4. 2.402 karakabuk: (< T. TBAS.

1803”) Karaardıç ağacı (DS. Karaman + Ar. 2648) karalahana: (< T. VIII. Polyporus squamosus. Frenk kimyonu (TBAS. “< ET. VIII. 2. Genç iken yenir. 2647) karakulak: (< T. banjar) bk. 2650. kara + Yun. (TBAS. VIII. 1207) karalık: (< T. karalık) Bir cins üzüm (DS. kovuk. 1755”) Su kıyılarında yetişen. maydanozgillerden. 157) karakovuk: (< T. 2. is. -u) bk. 2650) Karaman kimyonu: (< öz. böbrek taşı düşürmek için suyu içilen bir bitki (DS. banjar) Kara lahana (DS. kara + ? Far. kara + kulak + Yun. -u) bk. kemmūn + T. 2. MBTS. VIII. 157) kara mantar: (< T. Pazarlarda satılır. 157) karamanca: (< T. kara + Yun. VIII. kara + mama) Böğürtlen çalısı (DS. alt kısmında ince delikler bulunan. manitari + T. devrilmiş ağaç gövdeleri üzerinde gruplar hâlinde yetişir. TBAS. 2650) kara mancar: (< T. 2647) karakulak mantarı: (< T. karamanca (DS. kara + kurut. kara + kovuk. manitari) Yelpaze veya yassı huni biçiminde. deniz börülcesi (TBAS. kara + Erm. kayın mantarı (TBAS. lahano) Yaprakları koyu yeşil olan bir tür lahana (TS. 2649) karamama: (< T. kara + Erm. 164) karakurut: (< T. VIII. “< ET. MBTS. koruk + T. Karadeniz bölgesi ormanlarında. kara + kulak) Zambak cinsinden bir çeşit çiçek (DS. VIII. kurut.403 kara koruğu: (< T. 157) . üstü kirli sarı ve uçları kömür karası renkli bir mantardır. -ı) bk.

aranfül + T. VIII. genefil. 178. kara + Erm. 158) kara mürver: (< T. ülkemizde doğal olarak yetişen 67 türü bulunan. 321. DS. mor + T. çok dikenli ve zararlı bir bitki. karamaz) Damlara örülen bir çeşit yabanıl bitki (DS. 159. 105. AVA. 158) karan: (< ? ) Yaban nanesine benzeyen bir bitki (DS.Y. 1900. DS. 2663. Caryophyllus aromaticus. . garafil. 222. Ka. VIII. 123) karanfilbaş tütün: (< Far. BTS. Nişanyan. 83. aranfül ~ Hind. 2. (TS. 2053. VI. 321. Gülensoy. yaprakları karşılıklı. KMYA. AVA. 2651) karamuk: (< T. 1920. II. 1209. Erz. 95. 2650. bazılarının kültürü yapılan. ganefil. I. Ağz. ST AT. VIII. galenfil. (And.. < ? karamuk “kökü bulunamamıştır.A. 2651) karanfil: (< Far. -u) Bir çeşit armut (DS. gelemfil. DS. 30. gızambaħ. kara + ? mürver) bk. ETA. TBAS. AAT. 440.: galafil. IV. VIII. 238. çiçeği pembe mor renkte. 336. 373. 220. karamuk + dikeni) bk. kara + ? marı) Bir cins siyah üzüm (DS. EYAD. (And. MBTS. 4534) karamoru: (< T. Agrostemmagithago. karanbuk) Karanfilgillerden. mürver (TBAS. karefil. Ağz. TaS. 2 m kadar yükselebilen. 466. 1572).404 karamarı: (< T. 170. 166. 2. 157. III. Filipinlerde ve Hindistan’da yetişen bir ağaç. 2269) karamuk dikeni: (< T.. 185. UA. Karanfilgillerden. çok yıllık. karamuk < kara+muk. 2. Molük adalarında. 234. 215. 2651) . karamuk (TBAS. karamfil) 1. VIII. 1572).A. 119. XII. DS. Dianthus caryophyllus. K AT. 2. VI. GD AT.. 298.: garamık. 15. galefir. VIII. 1209. VIII. 2650) karamış: (< T. 423. bir ya da çok yıllık bir süs bitkisi. MBTS. karamış) Kocayemiş (DS. (TS. 2650) karamaz: (< T. karamuh. baş + tütün) Yaprakları ince bir cins tütün (DS. Mersingillerden. 82. ekin tarlalarında biten. T YA. OAAD. karamık. 281. gıranbuħ. 2. 157. güzel renkli çiçekler açan.

VIII. kara + oğ(u)lan) Zeytin (karatavuk. Juniperus foetidissima. 158) karanıt: (< ? ) Geniş yapraklı. uzun boylu bir ağaç (DS. 158) karantı dikeni: (< T. karantı + dikeni) bk. kökü) bk.405 karanfil elması: (< Far. 2651) karanfilgiller: (< Far. elması) Yazın yetişen. 1209) karanfil kökü: (< Far. kokulu bir cins elma (DS. karatombalak). 2. (DS. çöven. sirken (TaS. -giller) ki çeneklilerden. kara + parmak) bk. VIII. örnek bitkisi karanfil olan. sabun otu ve benzeri cinsleri içine alan bir familya (TS. kar + ardıcı) Araştırma alanında (Antalya – Akseki) orman sınırının üzerinde hemen göze çarpan ağaç formundaki tek bitki türüdür. VIII. 2652) karaparmak: (< T. aranfül + T. 158) karaoğlan (I): (< T. 223-229) . böğürtlen (TBAS. 2652) kara ot: (< T. kara + Far. 2651) karantı: (< T. böğürtlen (TBAS. pāzı) Koyun sarmaşığı denilen ot. 2652) karapazı: (< T. kara + ot) Sarılık hastalığının iyileşmesinde kullanılan ot (DS. Kar yağışının çok olduğu yüksekliklerde bulunmasından dolayı bu isim verilmiştir. VIII. aranfül + T. IV. aranfül + T. kök karanfil (TBAS. karantı) bk. VIII. karasergi (DS. VIII. (Duran. yeşil renkli. 2277) kar ardıcı: (< T. karamuk. 2652) karaoğlan (II): (< T. kara + oğ(u)lan) Patlıcan (DS.

Raphanus sativusvar niger. kara + yandık). VIII. kara + sergi) Siyah. 2. 1212. kara + tıkız. 2652) karatıkız: (< T. karaoğlan –II. Ağz. otsu bir bitkidir. karaoğlan –II.406 karasergi: (< T. 2652) karasirke: (< T. 2654) karayandık: (< T. VIII. VIII. VIII. VIII. (And. 2652) karasuluk: (< T. sulu bir cins üzüm (DS. tavuk) bk. 159) karaturp: (< T. tombalak < topalak. etli. VIII. kara + Far.: karayantak) Deve dikeni (TS. sirke) bk. kara + üzüm) Kara üzüm (EYA. Cyperus rotundus. kara + topalak) Çok yıllık. 1212) kara üzüm: (< T. kara + ? tamas). 2653) karatombalak: (< T. 2653) karatamas: (< T. DS. 2. (TS. 3161”) Az tatlı. VIII. 2653) kara şabla: (< T. Ağz.: kara şapla) Yaprağından siyah boya elde edilen kötü kokulu. yuvarlak. 3. iri beyaz köklü çok yıllık bir bitki. kara + Far. “< T. MBTS. taze yumruları yenen. tıkız < tık-ı-z. ekşimsi bir çeşit armut (DS. 2653) karatavuk: (< T. 3179”) bk. kara + ? T. (DS. turb) Turpgillerden.: karavluk) Kökünden sakız elde edilen bir ot (DS. kara + tombalak. 177) karavlık: (< ? karav + T. (And. (And. (TBAS. VIII. ekşi bir çeşit üzüm (karaparmak. kara + suluk) Beyaz. karasirke). 2654) . 2652) kara topalak: (< T. “< T. (DS. VIII. Ağz. ısırgan otuna benzer bir ot (DS. VIII. kara + ? şabla). MBTS. karasergi (DS. 3. -lık). (DS. Mürdüm eriği (DS.

VIII. VIII. kar + delen) Nergisgillerden. kara + ? yosun + T. Kuzeydoğu Anadolu bölgesinde pazarlarda satılır. -u) Çayır ve ormanlarda yumuşak bir bitki oluşturan çiçeksiz bitki (TS. kardeş + kanı + ağacı. -ları) Bitkiler âleminin çiçeksiz bitkiler sınıfından. karcık + üzümü) Beyaz. ahlat (DS. (TS. Olgun meyveleri yenir. 2. Leuconium. sonra siyahımsı renklidir. yumrulu. Clauson. Laurocerasus officinalis. gövde ve yaprak gibi yapıları olmayan. 1214. 2.407 kara yaprak: (< T. kışın yaprağını dökmeyen. 2. karçin) Yaban armudu. Meyveler önce kırmızı. (TS. gerçek anlamda kök. eczacılıkta kullanılan. 334) kara yosunu: (< T. BTS. VIII. 2. kara + yaprak) Bir çeşit elma (DS. yuvarlak taneli. otsu. 1213) karcık üzümü: (< T. kar + çiçeği) Süsengillerden. 2. 1577”) Baklagillerden. 2656) kardelen: (< T. kara + ? yonca) Yaban yoncası (DS. nemli yerlerde yetişen. TBAS. 1213. “< ET. 1214) . beyaz ve pembe çiçekler açan soğanlı bitki. beyaz çiçekli bir ağaççıktır. beyaz çiçekli ve soğanlı bir bitki. VIII. erken ilkbaharda kardan hemen sonra ya da karın üzerinde çiçek açan. Taze veya kurutulmuş hâlde. karındaş. 337) kardeşkanı ağacı: (< T. Draceane draco. (TS. birleşim veya spor verme yoluyla üreyen. 2655) kar çiçeği: (< T. kışa dayanıklı bir çeşit üzüm (DS. 159) kara yonca: (< T. 2654) kara yemiş: (< T. 2655) kara yosunları: (< T. 160. 2. 1214) karçin: (< T. 662. BTS. Galanthus nivalis. kara + ? yosun + T. pek çok türleri bulunan bir bitki familyası (TS. kara + yemiş) 5-6 m kadar yükselebilen. en çok Asya’nın sıcak bölgelerinde yetişen bir ağaç. MBTS. (TBAS.

2657) kargabardağı: (< karga + T. -i) bk. “< Far. 1578”) Tarlalarda biten. ūzek + T. ūzek. 160) kargasabunu: (< karga + Ar. 2. 2659) . 160) karga kozağı: (< karga + Far. pembe çiçekli bir tür çalı. 1215) kardoş: (< ? ) Domates (DS. eşek hıyarı (TBAS. divleği) Acı hıyar (TS. DS. 2. 160) kargabüken: (< karga + T. VIII. Acantholimon echinus. śabūn + T. Stryhnos nuxvomice. meyvesi zehirli bir ağaç. 160) kargadelen: (< karga + T. būtsān + T. pis kokulu. eşek hıyarı (TBAS. -ı) bk. büken) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. 2. 2657) karga bostanı: (< karga + Far. 1759”) bk. -ı. MBTS. iri yaprakları su ile ele sürülünce köpüren bir ot (DS. 2. 2. VIII. keleği) bk. 2. ibiği) bk. -u) Su kenarlarında çıkan. 1216. cevz + T. eşek hıyarı (TBAS. VIII. kar + dikeni) Diş otugillerden. MBTS. (TS. 1216) karga ibiği: (< karga + T. “< karga ‘ses taklidi kelime’. 1216) karga düleği: (< karga + T. delen) Kabuğunun çok gevrek olması dolayısıyla kolay kırılan bir tür badem (TS.408 kar dikeni: (< T. çiçekleri talkım durumunda olan. üzerinde meyveleri olan bir yaban otu (DS. VIII. eşek hıyarı (TBAS. bardağı. 160) karga keleği: (< karga + T. 2658) karga cevizi: (< karga + Ar. (TS. eşek hıyarı (TBAS. yaprakları karşılıklı.

kargı + ? T. karın + ? geven + T. DS. VIII. 2659) kargayüreği: (< karga + T. 2661) karıngeveni: (< T. yürek) Kara ve uzunca bir çeşit üzüm (karğayüreği). karğu < karğuy < karğuŋ. 470”) Karın ağrısında kullanılan. kargayürek (DS. kargı + dalı). karı + yaşı) Sığırlara gaz sancısı veren. -ı) Toprak yüzüne yayılan bir çeşit sarmaşık (DS. (TS.: kardıhal) Mısır (DS. 161. -ı) bk. VIII. VIII. toprak altında kök salan bir yaban bitkisi (DS. 338) kargıdalı: (< T. Clauson. çok yıllık ve otsu bitkiler. 653) Buğdaygiller familyasından. BTS. 5-6 m yüksekliğe erişebilen. 2. 2657. (And. VIII. gövdesinden kaval ve ney yapılan. “< ET. karın. kargı (TBAS. TBAS. Arundo donax. VIII.409 karga soğanı: (< karga + T. soğanı). (And. 160. Gladiolus. kamış + T. VIII. -i. VIII. 2661) karıgezdiren: (< T. (TBAS. (DS. 2659) kargı kamışı: (< T.: garga soğanı) Yumrulu. 2664) . 1923) kargayürek: (< karga + T. VI. 2664) karide: (< ? ) Ceviz (DS. Ağz. VIII. rizomlu ve çok yıllık bir bitki. II. 2660) karğayamşağı: (< karga + ? yaşmak + T. Ağz. VIII. 1216. Gülensoy. 2659) kargı: (< ET. yüreği) bk. karı + gezdiren) Bir çeşit börülce (DS. 161) karğakülülü: (< karga + ? külülü) Buğday tarlalarında biten yaban bezelyesi (DS. 2663) karıyaşı: (< T. dağlarda biten bir bitki (DS.

Ağz. 2667) karpuzcuk: (< Far. EYAD. 1587) Börülce (TS. 315. 266. çiçekleri etli ve tanecikleri bir görünüşte olan.: keroz) Maydanoz (DS. harpuz. 2295. 341. GD AT. 2666) karoz: (< ? ). sarı ve sulu. OAAD. ħarbuz + T. 300. VIII. gövdesinin içi yumuşak. sürüngen gövdeli. kapıs) Kabakgillerden. VIII.. VIII. 161. K A. garpız. 2756) karpuz: (< Far. III. AAT. 1586). Erz. VII. VIII. 70. ceviz büyüklüğünde meyvesi olan bir çeşit bodur ağaç (DS. Citrullus vulgaris. 207. temmuzda olgunlaşan bir çeşit armut (DS. 145. 214). ETA. ST AT. MBTS. 1929. 390. -cuk) Düğün çiçeği (DS. III.A. Eren. MBTS.. ħarbuza. SA. ZBK A. VIII. 69. 1223. Ka. BTS. VI. ħarbuz + Far. (TS. 2. ħarbūza. T YA. DS. 121. GBAA. DS. KMYA. 233. KYA. 182. 42) karnıkara: (< T. 2667. 1223. Krş. yaprakları lahana yaprağına benzeyen. 230. 2667) karsamba: (< ? ) Büyük yapraklı nane (DS. 136. 1222. 78. 274. . otsu bir bitki. 2667) kars: (< ? ) Dişbudak ağacı (DS. 174) karpuz armudu: (< Far. 123. AVA. 49. 2. VIII. 248. 65. DA. (And. DS. Ağz. 433. VI. 76. karpız. 235.Y.. 2668) .: garnabahar) Turpgillerden. 475. iri ve sulu meyvesi olan. VIII. 115. -u) Büyük. 101. DS. Brassica oleracea botrytis. 322. ħarbuz. 2668) karsbağ: (< ? ) Kılçıklı siyah buğday (DS. keremb-i bahār.A. 131.410 karkalak: (< ? ) Fundalıkta yetişen. ADYA. (TS..: garpıs. emrūd + T. karnı + kara. 305. VIII. 2.A. 2664) karnabahar: (< Far. tek yıllık. KBAYA.Y. sebze olarak kullanılan bir bitki. 28. (And. Gaz.A. E A. (And. 2. K AT. II. 190. Ağz. 2. 1929. garpuz. 69.

2672) kasan: (< T. kertol. Hindistan’da yetişen. saz biçiminde ince sapları olan. kartopu. kartof. 2671.: gartol.almancasozluk. SA. Herniaria hirsuta. (TS. 1226) kartol: (< Rus. 2673) kasgur: (< ? ) Yenilebilen yaban pancarı (DS. cılız buğday (DS. “< kasık ‘kökü bulunamamıştır’. VIII. DS. katmerli ve türlü renkte. VI. 1594”) Karanfilgillerden. kartul. yaprak sapının enine kesiti mikroskop altında iki başlı bir kartalı andıran. kartal. kardoğ. 2. karton. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak kullanılan. Clauson. kortol. güzel çiçekler açan. otsu bitkiler. 2. (krizantem). odunu öd ağacı gibi kokan bir ağaç (TS. 235. 1591”) Dulaptal otugillerden.com). büyük yapraklı bir eğrelti türü. kerto. ST AT. (And. kartal + ağacı. 2. VIII. girtüp. katut. kartallı + eğrelti + otu) Yurdumuzun kıyı bölgelerinde sık rastlanan. MBTS. 2. < kartal ‘kökü belli değildir. 2674) kasık otu: (< ? kasık + T. kasık yaralarına yararlı sayılan bir bitki. DS. (TS. kastul. kastil. BTS. 206. (TS. 649. VIII. 2671) karulaotu: (< ? karula + T. VIII. otu. K A. tek yıllık. kortal. kartop. kardof. 2085. www. kartoffel. EYAD. Ağz. 2672) karus: (< ? ) Maydanoz (DS. www. 1226) kartallı eğrelti otu: (< T. 209. 4536. 1229. çiçekleri iri. 1594) Birleşikgillerden. 343) . 2. kasan) nce samanlı. sonbahardan kışa değin açan. 376. otu) Ağrı giderici olarak kullanılan bir çeşit ot (DS. kardu. “< kartal < kara tal. kostil) Patates (DS.411 kartal ağacı: (< T. Chyrsanthemum. kartof < Alm. MBTS. 2.sozluk. VIII.tr. VIII.web. 1229) kasımpatı: (< kökü bulunamamıştır. 2. XII. kar + topu) Kasımpatı çiçeği (DS. 133) kartopu: (< T. MBTS. Pteridium aquilinium.

“< kasnak < ? kas-ı-n-ak. katır + çiğdemi) bk. kat + ağaç) Meşe ağacı (DS. < ET. kaşık + otu. 216”) Turpgillerden. 161. “< ET. 2681) katağaç: (< T. 604. 2682. (BTS. Nişanyan. 161) katır çiğdemi: (< T. güzel çiçekler açan bir bitki. MBTS.412 kasnak meşesi: (< ? T. 221. büyük yapraklı. MBTS. 2681) katıkara: (< T. VIII. acı çiğdem (TBAS. yaprakları kaşığı andıran. çok yıllık. 162) katırdaşağı: (< T. 1596) 30-70 cm yükseklikte. kasnak + Far. (TS. XII. katır. -si. özel kokulu. 2. 4507) katırazığı: (< T. VIII. Ağz. 162) katırkulağı: (< T. (And. Ferula szowitsiana. “< ET. acı çiğdem (TBAS. katı + kara). 161) katır çiçeği: (< T. MBTS. Clauson. bīşa + T. Cochlearla officinalis. Isparta ve Afyon’da doğal olarak yetişen endemik bir tür. 1596”) Kayıngiller familyasından. kaşuk < kaşı-. DS. iri. acı çiğdem (TBAS. katır + azığı. DS. 2676) kaşık otu: (< T. yuvarlak ve kara renkli bir kış üzümü (DS. gövdesi soyularak yenen. katır + taşağı) bk. katır + kulağı) Yapraklarından dolma yapılan bir bitki (DS. Quercus vulcanica. katır + çiçeği) bk. kat) Bir çeşit çiçek (DS. 25-30 m kadar boylanabilen. buğday çiçeği (TBAS. Kütahya. 1. iskobüte karşı kullanılan. (TBAS. yaprak döken ve yapraklarının alt yüzeyinde yıldız şeklinde tüyler bulunan. 1233) kat: (< T. 343) kasnı: (< kökü bulunamamıştır. otsu. 2683) . VIII. azuk. 242”) bk. ülkemizde Konya. VIII. Eren. VIII. 2. 2.: gatıgara) Kalın kabuklu. parçalı yapraklı ve sarı çiçekli bir bitkidir.

1239) katran ağacı: (< Ar. 1-3 m kadar boyda. çiçekleri sarı. 4537) katmerli badem: (< katmer + T. MBTS. aŧrān + T. otu) bk. meyvelerinden andız katranı elde edilen. Cedrus libani. 1237) katırtırnağı: (< T. aŧrān + ? yonca + T. yaprakları dikenli ve kışın kalıcı. şam’ + T. -li + Far. 2683. 162) . (TS. 345) katran çamı: (< Ar. tırŋak. bādām. Genista scoparia. aŧrān + T. “< katmer < kat+mar ‘halk ağzında kullanılmaktadır’. 610”) Baklagillerden. 2. 2. TBAS. (TBAS. (TS. köpüğü) Çayır mantarlarından. 1607”) Çiçekleri güzel bir tür süs çalısı (TS. çiçekleri sarı ve şemsiye durumunda olan acı bir bitki. Tietze. katran yoncası (TBAS. 2. 2. morumsu mavi çiçekli ve üç parçalı yapraklı bir bitkidir. aŧrān + T. -sı) Çok yıllık. 345. ülkemizin her tarafında bozuk orman ve orman açıklıklarında yetişen çalı şeklindeki bir bitki türü. şapkasının alt yüzü dilim dilim ve bir halka ile çevrili bulunan bir cins mantar. Psoralea bituminosa. (TS. Juniperus oxycedrus. Pinus rigida. “< ET. yaprak döken.413 katırkuyruğu: (< T. aŧrān + Ar. 2. 2. ardıcı) Servigiller familyasından. 162. (TS. 162) katran yoncası: (< Ar. 1240) katranköpüğü: (< Ar. Anagyris foetida. kuvvetli katran kokulu. katır + kuyruğu) Baklagillerden. BTS. VIII. dalları çok ince. çalı görünüşünde bir bitki. bazı türleri hekimlikte idrar söktürücü olarak kullanılan. ağacı) Lübnan ve Toroslarda yetişen bir sedir türü. çok yıllık. tohumları zehirli. 1240) katran otu: (< Ar. katır + tırnağı. Polyporus igniarius. aŧrān + T. 1240) katran ardıcı: (< Ar. DS. (BTS. -ı) Gemilerde kullanılan katranın çıkarıldığı çam türü. DS. 1237. XII. (TS. 2.

VIII. BTS. kerestesinden yararlanılan bir ağaç. ADYA. K AT. 107. KYA. Ficus elastica. 267) kavak elması: (< T.) Sütleğengiller familyasından. gavak.+ -gan.) Acı ağaç (TS. Populus. 1241) kavanez: (< ? ) Domates (DS. 1608). VI. 2686) kavak inciri: (< T. Eren. ekşimsi ya da tatlı bir çeşit elma (DS. (And. 204. SA. kavak + elması) Orta sertlikte. 2. 345) kav: (< T. 2. 254. (TS. ormanlık yerlerde biten bir çeşit mantar (DS. 94. Güney Anadolu sahillerinde yetiştirilen bir sıcak ülke bitkisi. 162. 217.: gabak. Ağz. öz suyu yapışkan. VIII.414 kattak: (< ? ) Taflan ağacı (DS. 1937. MBTS.Y. 163. kavak + Far. caoutchouc < sp. gövdesi odunsu. encīr + T. 2. 2685) kauçuk: (< Fr. AVA. 181. 219. kışın yaprağını döken. kavaħ) Söğütgillerden. Ka. (TS. 59. kolay yanan. 2. VIII. 204. kav) Eskiden taşlı çakmaklarda kullanılan. 201. Eren. gavaħ. gavag. quassia < Lat. BTS. E A. 47. 2687) kavasya: (< Fr. II. 177. 221. XII. 64. ST AT. VIII. KBAYA. TBAS.A. kavak < kav + -(a)k. kışın yaprağını dökmeyen. 2. 2688) kavlağan: (< T. -i) Açık mor renkli bir tür incir (TS. TBAS. 1243) . 4538) kavak: (< T. T YA. yaprakları oval biçimli. 1241. 345. boyu bazı türlerinde otuz veya kırk m ye değin çıkan. 187.. AAT. 106. 20 m kadar boylanabilen. 1240. kavlağan < kavla. 2. sulak bölgelerde yetişen. süt kıvamında. vatanı Doğu Hindistan olmakla beraber. ETA. 322. 219) Çınar ağacı (TS. 1242) kavdan: (< ? ) Gövdesi uzun bir çeşit ot (DS. DS. 256. (lastik ağacı). 162. EYAD. parlak ve kalın. 239.

-u) Ekşi. sulu ve etli meyvesi olan. 133. 88. koruk + T. 163) kavun: (< ET. 1941. 2. 2108. 1246) . kavuşlak) Mor renkli yaban menekşesi (DS. kara üzüm gibi meyveleri olan. uyuz otu (TBAS. kaya + ? kekik + T. Gülensoy. 101. ağaçların gövdesinde veya dallarında yetişen ve kurusu kav olarak kullanılan. kuvvetli kokulu. 482. bir veya çok yıllık. kaya + sarımsağı) Genç yaprakları sarımsak yerine kullanılan bir tür yaban sarımsağı. kaya + sarmaşığı) Kayalıklarda biten sarımsak (TS. VI. kayalık yerlerde biten. Ağz. 2694) kayacık: (< T. EYAD. 2. ka un. Ostrya carpinifolia. DS. sürüngen gövdeli. TAYA. 2696) kaya sarımsağı: (< T. 1243. ülkemizde kültürü yapılan.415 kav mantarı: (< kav + Yun. kavurt + otu) bk. Cucum. 232. Gaz. kaya < *kada < *kad-. (TS. at ayağı biçiminde bir mantardır.A. Kökenini açık olarak bilmiyoruz.A. Sedum (TBAS. VIII. gavun. mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. AVA. AA. 306. KYA. 136.: gavın. (TS. goun. VIII. 2. 163) kaya koruğu: (< T. Ka. BTS. K AT. 163) kaya kekiği: (< T. çok yıllık. OAAD. kaya + ? Far. gon. Clauson.. 2. 2099. Eski Kıpçakçada kāwun (ve kowun) biçimi kullanılır. DS. -ı. VI. 345. Fomes fomentarius. 49.Y. (TBAS. “< kav ‘Eski Türkçeden beri kullanılır’. 163. (TBAS. 1244. -i) 20-40 cm yükseklikte. Allium ampeloprasum. DS. 163) kavuşlak: (< T. 12. (TS. VII. Orta Türkçede kāğūn olarak geçer. (And. 1246) kaya sarmaşığı: (< T. III. < Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. 73. 2. DS. DS. 14. 13. TBAS. “< ET. Eren. VI. 674”) 20 m kadar yükselebilen ve kışın yaprak döken bir ağaç. manitari + T. 220).. otsu bir yaban bitkisi. genellikle güzel kokulu. kayacık. 2313. II. 1608”) Bazitli mantarlardan. tek yıllık bir bitki. MBTS. havun) Kabakgillerden. DA. 59) kavurt otu: (< T. 322. Satureja thymbra.

kaya + yağı) bk. VIII. (TS. kaysi) Gülgiller familyasından. kaya + ? yarpuz + T. yapraklarını döken. kadhıŋ. palamut diye adlandırılan meyveleri yüksüksü bir kadehçik içinde duran. çalı ya da ağaçsı bitkiler (TS. meşe. 347) kayın mantarı: (< T. çiçeği) Geniş. ħāyegįne + T. (kayganacık). aysī. VIII. yaprak döken. 1248. TBAS.: gaysı. ana vatanı Çin olan. 1617) ncir (DS. Nişanyan. kum”. kayın. ħāyegįne + T. 222. (And. VIII. VIII. 2700) kayıngiller: (< T. Eren. 2. 164) kayın: (< ET. 1248. . (kayayağı) (DS. 164) kayır: (< ET. Eren. 222). VIII. Ağz. kaya + üzümü) Kırlarda biten. 222) Kayıngillerin örnek bitkisi olan. -u) bk. Nişanyan. kaya üzümü (DS. VIII. meyvesi dövülerek yaralara sarılan bir çeşit bitki. 2699) kayık çiçeği: (< T. 222. 2699) kaygana çiçeği: (< Far. Fagus orientalis. ülkemizde de kültürü yapılan. kışın yaprak döken. cık) bk. 2698) kaya yarpuzu: (< T. özsuyu beyaz bir yaban bitkisi. 30-40 m kadar bir boya erişebilen. kestane gibi çoğu kerestelik orman ağaçlarını içine alan. kaygana çiçeği (DS. kayık + çiçeği) bk. (DS. 2. kerestesi beyaz bir orman ağacı. kayın + Yun. 2. manitari + T. taş nanesi (TBAS. -ı) Pleurotus türlerine verilen genel ad (TBAS. yuvarlak yapraklarının içinden çıkan filizlerin ucunda sarı çiçek açan. kayın + dili) Bir çeşit kaktüs (DS. 260) kayganacık: (< Far. kayışkıran (TBAS. 2701) kayısı: (< Far. BTS. her dem yeşil. 164) kayındili: (< T. kayır “çiğnenmiş toprak. kayın + -giller) ki çeneklilerden.416 kaya üzümü: (< T. < kayın < Ana Türkçe *kadıŋ. 2698) kayayağı: (< T. MBTS.

2701) kayisi üzüm: (< Far. 1249. çok yıllık ve dikenli bir bitki. “< ET. II. çok yıllık. Frenk inciri (TBAS. VIII. (TS. kayın + ana + yumruğu. kaymak + otu) 1-3 m yükseklikte. 302) kayışkıran: (< T. 1249. 2708) kazandelen: (< T. 2701) kaymacık: (< T. (TBAS. 164. kayı + soğan. kayış + kıran) Baklagillerden. 479”) bk. yumruk. kazankulpu (TBAS. TAYA. MBTS. 2. DA. MBTS. BTS. Prunus armeniaca. Nişanyan. idrar arttırıcı ve taş düşürücü olarak bilinen. 1616”) Yeşil soğan (DS. DS. 106. Opopanax hispidus. üzüm) Yerli bir üzüm cinsi (GD AT. kaymaklık) bk.417 eti sulu. (TS. VIII. kavrularak yenen bir ot (DS. 1623”) bk. 165) kayşalak: (< ? ) Beyaz mantar (DS. 164) kaymak otu: (< T. 458. güzel kokulu ve açık turuncu renkli meyveleri eriksi tipte olan bir bitki. 154. 1252) kaynanayumruğu: (< T. VIII. “< T. 347. kaymak otu (TBAS. kaz an. 165) . 2. KYA. ortası marul gibi sarı göbekli. ETA. 2. kökleri toprağa derince girerek tarlalar sürülürken sabanı tutan. 341. 162. 59) kayı soğan: (< T. 9. aysī + T. kaymakcık) Yaprakları enginar yaprağına benzer. 2. 164) kaynanadili: (< T. kazan + delen. Eren. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 2. çiçekleri kırmızı. TBAS. kayın + ana + dili) Dil biçiminde yassı ve dikenli dalları olan bir kaktüs türüne halkın verdiği ad (TS. “< kayı. 2703) kaymaklık: (< T. VIII. Onosis spinosa.

348) Kazdağı köknarı: (< öz. iğne yapraklı. dağlarda yetişen bodur ağaç (DS. 348) kazgagası: (< T. II. VIII. VIII.. Clauson. 312) kazayağıgiller: (< T. (TS.: gazayağı. Chenopodium. 2713) . 25-100 cm yükseklikte. bir.A. ovaryumları genellikle üst. kazuk < kaz-. (And. -sı) Corydalis türlerine verilen genel ad. VIII. kazağ. otsu ya da çalımsı bitkiler. (BTS.A. 165) kazık: (< ET. 2712) kazmaç: (< T. III. gazeyağı. kazayak. equi-trojani. III. kazık (DS. gazyak. kazan + Ar. çiçekleri ışınsal simetrili.. 1953. TBAS. iki veya çok yıllık.418 kazankarası: (< T. 165. “< ET. Cirsium ciliatum. 2710) kazankulpu: (< T. (TBAS. ulb + T. kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir. yumrulu ve tüysüz bitkiler (TBAS. (DS. nadiren alt durumlu. DS. kukunaria + T. kaz + ayağı. Gaz. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. Çok yıllık. yapraklarını dökmeyen. VI. taç yaprakları olmayan. ülkemizde doğal olarak 27 cins ve 71 türle temsil edilen. (BTS. -ı) Çamgiller familyasından. iki ya da çok yıllık. kazıyak) Ispanakgillerden. kazan + karası) lkbaharda kırlarda biten. . kaz + ? gaga + T. genç sürüngenleri Doğu Anadolu Bölgesi’nde ıspanak gibi pişirilerek veya turşu yapılarak yenen. sadece Kaz Dağı’nda (Balıkesir) yetişen. 2712) kazık yemiş: (< T. yaprakları kaz ayağına benzeyen. Gülensoy. -u) 90-120 cm yükseklikte. Chenopodiaceae. meyveleri etli yapı ile çevrlmiş fındıksı ya da kapsül tipte. ülkemize özgü bir orman ağacı. iki yıllık. kaz. Abies nordmanniana subsp. Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli. gazayak. is. 1256. kaz + ayağı + -giller). otsu. kazık + yemiş) bk. kazmaç) Kış yaz yapraklarını dökmeyen. VIII. Ağz. OT. Erz. dikenli. yemeği yapılan bir bitki (DS. 124. Kazdağı + Yun. 490”).. 2. 681) Havuç (kazık yemiş). genellikle tuzlu topraklarda yetişen. 165) kazayağı: (< T.

dağ marulu (TBAS. 166) keçi emceği: (< T. -i. (TBAS. ovaryum üst durumlu. “< keçi. 2716) keçi kömüreni: (< T. VIII. kerestesi marangozlukta kullanılan bir ağaç ve bu ağacın baklamsı. maruli + T. Ceratonia. ak mantar (TS. -u) bk. keçi + boynuzu) Baklagillerden. DS. 2716) keçi kirazı: (< T. 166. tüylü ve otsu bir bitkidir. 2713) kebere otugiller: (< Lat. keçemik) Sütlü ve tatlı bir çeşit ot (DS. 1259) keçi marulu: (< T. 2. keçi + Yun. keçi + emceği) Siyah renkli bir çeşit incir (DS. ülkemizde 2 cins ve 3 türle temsil edilen bitkiler (BTS. VIII. 2716) keçiboynuzu: (< T. VIII. keçi + Yun. manitari + T. keçi + kömüreni) Yaprakları soğan yerine kullanılan bir tür yaban sarımsağı (TS. çanak yaprakları 4-8 tane olup serbest ya da birleşik. kerasi + T. iki yıllık. VIII. ‘Orta Türkçeden beri kullanılır. VIII. -ı) bk. 2716) keçibiciği: (< T. VIII. TBAS. 2715) keçemük: (< T. bileşik yapraklı. -ı) Kiraza benzer küçük meyveleri olan bir ağaç (DS. taç yaprakları 4 tane ya da olmayan. basit ya da birleşik. 2. 2. (harnup) (TS. MBTS. keçemcik) Taş aralarında biten ve yenen bir cins ot (DS. otu + -giller) Yaprakları almaşlı nadiren karşılıklı. beyaz çiçekli. keçi + ? bicik + T. 1259.419 kazrek: (< ? ) Çiğ olarak yenilen bir çeşit ot (DS. 1628”) 100-150 cm yükseklikte. kapsül ya da bakka tipi meyveleri olan. şekerli olan yemişi. 3-10 m yükseklikte. keçi + Yun. keçileri çağırmak için söylenen keç keç sözünden geldiği ileri sürülmektedir’. 1259) keçi mantarı: (< T. Capra + T. 166) . 2. Michauxia campanuloides. 348) keçemçik: (< T. yeşilken pişirilip yenilen.

(TS. VIII. VIII. (TS. 2. Cistus ciretius. çiçekleri mavimtırak veya mor renkte lâden bitkisinin bir türü. (kedigözü. -u) Böğürtlen (DS. 238) kedi dutu: (< ? kedi + Far. 2718. 2. 2. 2. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaççık. nemli yerlerde yetişen. yumuşak. süs bitkisi olarak da yetiştirilen. 1259) keçisedefi: (< T. 1259) keçi söğüdü: (< T. iri taneli. keçi + sakalı) 1. tırnağı) 1. keçi + memesi) Sert kabuklu. śadef + T. 2. 1260) kedibaş: (< ? kedi + T. sık tüylü bir bitki. 2. güzel kokulu çiçekleri olan bir çeşit yaban otu. beyaz veya pembe çiçekli. 2717) kedicibiği: (< ? kedi + ? bicik + T. gözü) bk. 1629”) Birleşikgillerden. çayırmelikesi. keçi + söğüdü) Bataklıklarda ve nemli ormanlarda çok bulunan bir söğüt türü. -i) Keçisakalı (TS. VIII. 167) kedigözü: (< ? kedi + T. Lâdengillerden. 2. Gülgillerden. keditırnağı). uzunca. TBAS. VIII. çayırlarda. beyazımsı. ayağı. 1259) keçisakalı: (< T. erkeçsakalı. 2717. VIII. Salix caprea. 2717) kediçırnağı (< ? kedi + T.420 keçimemesi: (< T. beyaz veya kırmızımsı bir çeşit üzüm (TS. -i) Havuç (DS. 2. MBTS. 1259) kedene: (< ? ) Dökülen tahıldan kendi kendine biten ekin (DS. Yoncaya benzeyen. (TS. 2. keçi + Ar. Spiraea aruncus. toprakları mızraksı ve çizgili. Pancar. tūt + T. 2717) kediayağı: (< ? kedi + T. 2718) . VIII. 1259) keçi yemişi: (< T. (DS. Antennaria dioica. kediçırnağı (DS. “< kedi ‘kökü belli değildir’. AAT. baş) Bir cins elma (DS. keçi + yemişi) Yaban mersini (TS.

167. kediçırnağı (DS. 1260) kedi otu: (< ? kedi + T. 2718) kefe kimyonu: (< Ar. BTS. çok yıllık. 2718) kedi nanesi: (< ? kedi + Ar. 167) kefe lâlesi: (< Ar. Nepeta cataria. Olgun meyveleri baharat olarak kullanılır. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. iki çenekli bitkiler familyası (TS. 1260. kırlarda yetişen. 2718) kedikuyruğu: (< ? kedi + T. ĥinnā + T. kulağı) 60-70 cm uzunluğunda. kedilerin kokusundan çok hoşlandığı bir bitki. kuyruğu) bk. 2. (DS. na’nā’ + T. -sı) Dövülüp ezilince kına gibi boyalı suyu çıkan bir cins ot (DS. Özellikle çam ormanlarının altında yetişir. (TBAS. VIII. VIII. 168) kekeremik: (< T. yaprağı el büyüklüğünde bir ot (kedikuyruğu). kedikulağı (DS. tüysüz ve beyaz çiçekli bir bitkidir. VIII. kök sapı hekimlikte kullanılan. otu) ki çeneklilerden. kekremik) Kokulu bir cins ot (DS. (TS. yüzyılda stanbul’da satılan bir lâle çeşidi. Laser trilobum. tırnağı) bk. -si) Ballıbabagillerden. Tulipa schrenkii regel türünün bir çeşidi olmalıdır (TBAS. 150 cm kadar bir boya erişebilen. otsu. otu + -giller) Yaprakları sapsız olan otsu bitkileri. Valeriana. TBAS. lāle + T. 2718) kedikulağı: (< ? kedi + T. 1260) keditırnağı: (< ? kedi + T. -u) 50-120 cm yükseklikte. (yaban sümbülü). (TS. VIII. 349) kedi otugiller: (< ? kedi + T. VIII. -si) Kırım’ın güneyinde bir şehir olan Kefe’de yetiştirilen ve 17. 2. keffe + kemmūn + T. keffe + Far.421 kedikınası: (< ? kedi + Ar. 2. seyrek olarak da çalı durumundaki bitkileri kapsayan bitişik taç yapraklı. 2722) . çok yıllık.

2724. keklik + otu) bk. TaS. baş. MBTS. 498”) Tekesakalı da denilen. beyaz. MBTS. 4543) kelçiçeği: (< Far.. 227. XII. çiçek) Papatya (DS. 2724) kek otu: (< kekik + otu) bk. kākül. kel + T. karga soğanı (TBAS. 224. kuvvetli kokulu ve çok yıllık bir bitki. pembe.A. kekik (TBAS. III. yaprakları acı olan. 1634) Birleşikgillerden. 2725) kelçiçek: (< Far. 2398) keklik çiğdemi: (< T. 1633) Ballıbabagillerden. (TS. kırmızı ve nadiren beyaz çiçekli. II. 168. kelçiçek (DS. keklik + kanağı) Bir çeşit bitki (DS. çok yıllık ve otsu bir bitki. TBAS. çiğ yenen bir kır bitkisi (DS. TS. “< ET. keklik/kekelik. Nişanyan. Eren. karşılıklı küçük yapraklı. keklik + çiğdemi. 194) kelbaş: (< Far. 168) kekre: (< ET. Acroptilon repens. kırmızı başak durumunda çiçekleri olan ve çiçeği bahar gibi kullanılan. 2. 169. Thymus vulgaris.422 kekik: (< kökenini bilmiyoruz. ülkemizde 38 türle temsil edilen. 1262. VIII. 349. kel + T. < kekliğin çıkardığı sesten geldiği anlaşılıyor. 227”) bk. DS. VIII. bir veya çok yıllık ve kırmızı çiçekli bitkilerdir (TBAS. 168. BTS. Otsu. Erz. 1263”) Sarı zambak (DS. 2723) keklikganağı: (< T. VIII. dikensiz. kekre. kekre (DS. 2. “< Far. 168) keklik otu: (< T. -cen. (TBAS. VIII. pembe. 2. Eren. 2725) . IV. kel. Gülensoy. odunsu saplı. 143. 4542) keklikgözü: (< T. XII. . çiçeği) bk. keklik + gözü) Adonis türlerine verilen genel ad. AA. 168) kekilcen: (< Far. kel + T. 2. kākül + T. “kekil < Far. VIII.

: kelemekeşir) Kırlarda biten. Krş. çorbalara konulan. Lahana (TS. . 2729) kelkaş: (< Far. kaş) Karnabahar (DS. VIII. T YA. 2727. kız + çiçeği) Papatya (DS. Erzurum ve Kars bölgelerinde sebze olarak kullanılan bazı bitkilere verilen genel ad (TBAS. keler. kālak. 2728) keler kuyruğu: (< T. 4543. II.A.A. Eren. 248. mor çiçekler açan bir bitki (DS.: keleyh) Ham kavun. VIII. VIII. (And. kelebek + çiçeği. Ağz. kepēli. VIII. 423. VIII. Eren. DS.. kel + T. kelle + T. 608. 2734) kelleliot: (< Far. E A. IV. 2734) kelkız çiçeği: (< Far. karpuz (DA. 2. III. 2734) keltat: (< Far. keler + kuyruğu. 1263) kelebek otu: (< T. 195. VIII. “kelebek < OT. Eren. kalam.A. Nişanyan. -li + ot) Bir çeşit arpa (DS. . 135. 2735) kemçik: (< ? ) Bayırlarda biten. EYAD..423 kelebek çiçeği: (< T. DS. kel + T. VIII. XII. < OT. “< ET. 500”) Yaprağı küçük. 2737) . 2.. SA. kalam + T. II. 485) kelem: (< Far.Y. yenen bir çeşit bitki (DS. aydınlık oda ve salonlarda zengin renkli ve çok dallı bir süs bitkisi (TS. 227”) ki çeneklilerden. 228). gövdesi büyük bir çeşit ot (DS. 249. 195) kelemli otu: (< Far. 2728. 1263) kelek: (< Far. (And. VIII. 2403) kelemenkeşir: (< ? ). 127. VIII. ETA. Erz. tat) Bir çeşit ot (DS. keler. DS. III. Ağz. Gülensoy. Erz. 2728) kelemne: (< ? ) Papatya (DS. 1264. 235. TaS. kelebek + otu) Bir cins yaban yoncası (TS. 225. 2. 194. OAAD. -li + otu) Tarlalarda biten. VIII. 228). kel + T. 169.

Sütleğengillerden Hint yağı çıkarılan bitki (TS. kanah. Kenevir. bādincān < Far. 3. 2741. VIII. (And. Ağz. (And. 2. 229). Beyaz ve iri taneli bir cins üzüm (DS. -ik) 1. ağaç veya ağaççık durumunu alabilen. 506) kene ağacı: (< Far. Hint keneviri gibi bitkileri içine alan bir familya (TS. kenevir (TBAS. otu). -ı) Bir çeşit ince uzun patlıcan (TS. Kemer + Ar. MBTS. 2.424 keme: (< Ar. kendir. -lik) Kenevir (DS. 1273) kendirgiller: (< ? kendir + T. lkbaharda yetişen bir çeşit ot (DS. DS.: kenek) Sütleğengillerden. VIII. 2738) Kemer patlıcanı: (< öz. 1646. Eren. VIII. kanah + T. Kene otu. Ağz. 2. VIII. otu) bk. “< Far. 2741) kendillik: (< ? kendir + T. Yer elması. 170) kendir palmiyesi: (< ? kendir + Fr. Clauson. TBAS. börülcesi) Bir çeşit fasulye (DS.: kem) 1. Yaban armudu. 729) Kenevir (TS. şerbetçi otu. palmier + T. 2. 2742) kene otu: (< Far. 230”) 1. -giller) ki çeneklilerden. Eren. palmiye (BTS. Patatese benzeyen bir çeşit mantar. 2. 331) kendi biten: (< T. 1267) kemezen: (< ? ) Sarımtırak bir erik cinsi (K AT. VIII. kanah + T. 1273) kendirik: (< ? kendir + T. is. kendi + biten) 1. 2742) kenebörülcesi: (< Far. 1273. 2. 2. bādingān + T. 169) kendir: (< kökenini bilmiyoruz. 2742) kendir otu: (< ? kendir + T. 2. tohumlarından koyu bir . 2. kanah + T. Eren. 2736. tropik bölgelerde yetişen. 230. Börülce (DS. ağacı. kam’a. VIII. -si) bk.

VIII. IV. 354) kenger: (< Far. AVA. 170) kep: (< ? ) Kuru soğan (DS. UA. Frenk kimyonu (TBAS. (TS. 2752. gerdüme. 1273. otsu ve yabani bir bitki. VI. kerāviye. 1991. TaS. Nişanyan. 2005. MBTS. bir yıllık ve otsu bir bitki. 170. 2. Cannabis sativa. sütlü. 116. (TBAS. 20-100 cm yükseklikte. 3. Cynara cardunculus. 232). VIII. VIII. 226) Kendirgillerden. 333. Ağz. erkek ve dişi çiçekleri esrar yapımında kullanılan. 1648) Bodur ağaç (DS. 2743. IV. TaS. BTS. gerdime. 171) kera: (< ? ) Bir çeşit turfanda armut (DS. yaprakları dikenli. DS. 2. 50-350 cm yükseklikte. sapındaki liflerden halat. 2. germide) 20-50 cm yükseklikte.: gerdeme. 4545. 226. VIII. DS. 1649) bk. 2742) kenevir: (< Yun. Eren. DS. 1273. çuval gibi kaba örgüler yapılan. 1996. ilkbaharda yetişen. beyaz veya pembe çiçekli. Nişanyan. kannavi = EYun. yavşanı) bk. 2749) kepir yavşanı: (< ? kepir + T. (TS. Ricinus comminus. bir yıllık ve otsu bir bitkidir. DS. Lepidium sativum. DS. kangar. 2751) keraviye: (< Far. acı yavşan (TBAS. 1138. *kannabis. XII. 2744) kepir: (< kökü belli değildir. III. 171) kerdeme: (< Yun. TBAS. tere. VIII. VIII. çok yıllık. kannabis ~ HAvr. (TS. bir yıllık otsu bir bitki. 2. 231) Birleşikgillerden. 2440) . kenger = OFar. MBTS. TBAS. otu) bk. VI. (And. iki evcikli. 171. Eren. DS. tohumları. taze sürgünleri. 170. kenger (TBAS.425 bitkisel yağ elde edilen. < Far. 1273. kardamo. kenger + T. kangar. 2439) kengi otu: (< Far. DS.

VIII. kökleri ve yaprakları sebze olarak kullanılan. 1991. 226). Ege ve Akdeniz bölgelerinde geniş bir yayılış gösteren. yaprakları dikenli. Apium graveolens. her dem yeşil. (BTS. TBAS. 2. 2755) kermes meşesi: (< Fr. kesme) Kışın yaprağını dökmeyen.: geneviz. Marmara./Far. VIII. Clauson. (TBAS. kirtil + T. 354) kerpize: (< ? ) Dağlarda yetişen kekiğe benzer kokulu. VIII. MBTS. 171) kese çiçeği: (< Far. -ce. 2. 2754) kerik: (< ? ) Bir çeşit sert. 738. 2756) kersin: (< ? ) Yemeklere konulan bir çeşit bitki (DS. Ceanothus. bīşa + T. Quercus coccifera. kį se + T. makinin en baskın bitkilerinden biri. -si) Kayıngiller familyasından. iki yıllık ve otsu bir bitki.426 kereviz: (< Ar. Nişanyan. VIII. VIII. VI. krepsā. kereöz. 2754) kermah: (< ? ) Atlara yedirilen besleyici bir ot (DS. (TS. 171. DS. VIII. 30-100 cm yükseklikte. 1278) kesercik: (< T. 2762) kesme: (< T. VIII. MBTS. (And. AAT. VIII. 1276. 2766) . DS. kokulu. DS. 1714”) Labada (DS. 2. Phillyrea latifolia. 172. çiğdem (DS. kermesse + Far. 2. 43) kerğaş: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS. kesercik) Karçiçeği. Akdeniz bölgesinde yaygın olan ve 5 m kadar yükselebilen bir ağaççık. VIII. Ağz. “< Yun. (TS. ufak incir. küçük yapraklı bir çeşit ot (DS. kartalos. 2757) kertilce: (< Yun. ahlat (TBAS. 2753. baba incir (DS. kerefs ~ Aram. kireviz) Maydanozgillerden. 1652) bk. 2757) kertme: (< T. kertme < kert-. çiçeği) Süs için yetiştirilen ve demet olarak çiçek açan bitki.

Erz. kastania + T. 357. Eren. 1283. kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı ve bu ağacın yenilebilen meyvesi. TaS. yemez + Far. 2. 2772) keten: (< Ar. 1662) Su kabağı (DS. 10. 25-30 m kadar boylanabilen. kitūm ~ Sümer. . 235). “Keşmir yer adından”. 9. 235) keşir: (< Far. 2. 1600) Üzüm türü (EYAD. III. çiçekleri mavi renkte ve beş taç yapraklı. MBTS. (And. DS. kabağı) Helvacı kabağı (TS. TaS. Linumusitatissimum. kestene) Kayıngillerden. -lik + otu) Hoş kokulu. kettān ~ Aram. BTS. ılıman iklimlerde yetişen. 2771. VIII. kettān/kittūnā ~ Akad. lifleri dokumacılıkta kullanılan. Ağz. UA. gazar. 2454) kestane kabağı: (< Yun. TBAS. 172) keşişyemez armudu: (< Far.. Castanea sabva. 10-100 cm yükseklikte. 2772) keşkut: (< ? ) Baharda dere kenarlarında biten. 234). kişir) Havuç (DS. 211. (TS. 228) Ketengillerden. otu) bk. cachemire < ng. 144. VIII. emrūd + T. kışın yapraklarını döken. keşį ş + T. TBAS.: kesdane. AAT. kask kestane. VIII. 2457) keşirlik otu: (< Far. kökü yenilen bir çeşit yaban bitkisi (DS. (And. 1283) keşbir: (< Fr. gazar + T. 2772) keşiş otu: (< Far. BTS. 357) . keşį ş + T. K AT. kesdene. 2. VIII. MBTS.: keşşir. (TS. 19. 117. özellikle tohumu için yetiştirilen. 51. -u) Yeşil renkli. 1285. ZBK A.. keşkūl. tohumu kaynatılarak hastalara içirilen bir çeşit bitki (DS. keşür. 197.427 kestane: (< Yun. Ağz. IV. 2772) keşkül: (< Far. otsu bir bitki. 172. iyi bir çeşit yaz armudu (DS. IV. kaskeni kestane ağacı. 2. VIII.A. 108. karabaş otu (TBAS. Nişanyan. 2768. VIII. kastania < Erm. Eren. 2. 172. bir veya iki yıllık.

(TBAS. gömlek) Bir çeşit armut (DS. 1669) Sinir hastalığının iyileştirilmesinde kullanılan. is. 3-5 karpelli ve ovaryum üst durumlu. (TBAS. ülkemizde 2 cinsle temsil edilen. kettān + T. 2773) ketiğen: (< ? ) Bir çeşit dikenli ot (DS. VIII. Ağz. 2. VIII. VIII. 2777) Kıbrıs akasyası: (< öz. 2. VIII. keten ve benzeri türleri içine alan. 2792. acacia + T. erkek organları 4-5 adet.: kılamuk) Kurak yerlerde yetişen bir çeşit ot. Alyssum corsium. 3. 2787) kığıştak: (< ses taklidi kığış’tan “kığış+ta-k”. Yapraklar çıplak. 357) ketengömleği: (< Ar. 173) kıdıman: (< kıdı+man ?) Çiğdem (DS. MBTS. 2795) . (TS. VIII. Domates. 1285. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli.428 ketengiller: (< Ar. DS. ayrık otu (DS. Yeşil domates. UA. çiçekleri ışınsal simetrili. (And. kettān + T. VIII. 2. XII. kaynatılarak suyu içilen bir bitki (DS. VIII. BTS. 117) ketenköynek: (< Ar. -sı) 3-5 m yükseklikte. VIII. çiçek durumu küremsi şekilli ve 10-15 mm çapında. Kıbrıs + Fr. kettān + T. otsu ya da çalımsı bitkiler. Batı Anadolu bölgesinde yaygın olan. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. Vatanı Güneybatı Avustralya olmakla beraber Akdeniz bölgesi sahil kumlarında yetişir. Acacia cyanophylla. çok yıllık. tatlı bir çeşit incir (DS. 2773. gömleği) nce kabuklu. çiçekler sarı renkli. Küçük domates (DS. 173) kevren: (< ? ) Yer elması (DS. kapsül tipinde meyveleri olan. 2774) kevke: (< ? ) 60 cm kadar yükselebilen. çalı görünüşünde bir ağaççıktır. 2790) kılamık: (< ? ). 4551) kıldır: (< ? ) 1.

Bir çeşit küçük mantar. Arapsaçı otu (DS. 2800. Ağz. kılgın) Serviye benzer. Fındık büyüklüğünde. MBTS. söğüt yaprağı gibi yaprakları ve sarı çiçekleri olan bir ot. 2043. 1291) kılıtır: (< ? ) ncir. kaya kekiği (TBAS. 2798) kılık: (< ET. VIII. kılıç + otu) 1. VI. 2. Kuru fasulye 3. 2. 2800) . incir dizisi (DS. turşusu ve reçeli yapılan bir yaban meyvesi. 2798) kılıf: (< Ar. 2798) kılımboz: (< ? ). uzunca bir çeşit arpa (DS. 2799) kılkıl: (< T. DS. 5. 2798) kılır: (< ? ) Maydanozgillerden. 4. -i) bk. XII. 1673) Taze fasulye (DS. VIII. 2077. meşe. kıl + kuyruk) Tohumluk olarak kullanılmaya elverişli olmayan buğday (DS. VI. kılık. dere kıyılarında yetişen ince yapraklı bir ağaç (DS. 4552) kılıç kekiği: (< T. 2. MBTS. kenarları keskin ve kısa bir ot. VI. Palamut. 2796) kılıçarpa: (< T. MBTS. DS. kendine özgü kokusu ve tozu olan. 2800) kılkuyruk: (< T. Erz. kıl + kirişi) Yaban soğanı (DS. kılıç + arpa. VIII. VIII. 173) kılıç otu: (< T. 198) kılkirişi: (< T. kılınboz) Pancar (DS. Yaraları iyileştirmekte kullanılan. VIII. Ağz. ilāf. kılıç + ? kekik + T. 1673).: gılik) 1. ardıç vb. 2. (TS. Yaprakları kamışa benzeyen. kıl + kıl) Mısır (DS. kılıç. DS.. Ammi visnaga. III. 2. VIII. “< ET.A. (And. ağaçların meyveleri (DS. VIII. 3. VIII. 2. bir yıllık ve özel kokulu otsu bir bitki. (And. VIII.429 kılgın: (< T. 1672”) Hayvanlara yedirilen sivri. Çam.: kılımbaz. 2077. .

yumru köklü. 1292) kımçırık: (< ? ) Mürver ağacı (DS. VIII.430 kıllı kozak: (< T. 237. TaS. (TS. 326. 2. ĥinnā + T. (TS. kemi. örneği bahçelerde yetişen kına çiçeği olan bir familya (TS. kundur) 1. 2808. çiçekleri türlü renkte olan. 2. gındırık. 1292. (TS. Pancar (DS. 173) kına çiçeği: (< Ar. (And. Balsamina hortensis. Ağz. tropikal bölgelerde yetişen. VIII. kıntır. Hindistan ve Endonezya’da da yetiştirilen. AVA. Eren. bir veya çok yıllık otsu bitki. 1675). kandıra) Sulu yerlerde biten ince uzun yapraklarının kenarları keskin. ĥinnā + T. 2. kimi) 60-90 cm yükseklikte. kabuğundan kinin çıkarılan bir ağaç. 1293) kınalıparmak: (< Ar. dikenli. 2. 324. 1675). kındırka. MBTS. 1292) kına çiçeğigiller: (< Ar. 2802) kımi: (< ? ). kıl + otu) Dağlık çayırlarda yetişen ince ve sert yapraklı bir bitki. ucu diken gibi. çiçeği + -giller) ki çeneklilerden. 2801) kıl otu: (< T. TBAS. kıllı + Far. küçük bir ağaç.: kındıl. Nardus. 1293) kınakına: (< sp.A. (TS. 2. Ağz. DS. 2808. (And. (And. 3001) kındıra: (< kökenini bilmiyoruz. ĥinnā + T. VIII. MBTS. quinaquina) Kök boyasıgillerden. -lı + parmak) Havuç (DS. 4552) kındır: (< kökenini bilmiyoruz. Lawsonia inermis. koyu renkli bir çeşit çayır otu (DS. Kevene benzer dikenli bir çeşit ot. VIII. Chaerophyllum bulbosum. VI. VIII. ağacı) ki çeneklilerden. 173) kına ağacı: (< Ar.: gimi. (TBAS. DS. çiçeği) Kına çiçeğigillerden. beyaz çiçekli. 2809. Ağz. 2049. asıl yurdu Güney Amerika olan. 2. 2812. 2. Cinchona. iki yıllık. ūzek) Kestane (DS. IV. 2. Gaz. XII.: gındıra. 2492) . kurutulmuş yapraklarından kına elde edilen. gındırga. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir.. III. ĥinnā + T.

Osmunda regalis. MBTS. MBTS. kral. kırık) Bir çeşit kılçıksız başaklı buğday (DS. 2819) kırgın otu: (< T. kırç + kırç + otu) lkbaharda yetişen. 1299) . 174) kıra: (< ? ) Fasulye (DS. VIII. eğreltisi) Çok yıllık. (TBAS. is. küçük meyveleri olan bir çeşit funda (DS. kral + T. “< Ar. 1296) kırık: (< T. 267) kır gülü: (< T. 174) kıramık: (< kıra-muk ?) Hamken yeşil. VIII. 1676”) bk. -ü) Çorak bölgelerde biten ve gün gülüne benzeyen bir tür çiçek. otu. ince uzun yaprakları. 2. kır + Far. çiçeksiz ve otsu bir bitkidir. kavunu) Kabuğu alacalı sarı renkte olan bir tür kavun (TS. VIII. 2824) Kırkağaç kavunu: (< öz. 2. 2814) kıral: (< Sırp.431 kıngıra otu: (< ? kıngıra + T. Fumana. inneb + T. kırmızı çiçekleri olan ve davarlara yedirilen kır otu (DS. 2810) kınnap otu: (< Ar. otu) Baş ağrısını iyileştirmekte kullanılan bir çeşit ot (DS. 1771) Akasya ağacı (DS. VIII. tilkişen (TBAS. (TS. rizomlu. 2. 2. gul + T. Kırkağaç + T. kırgın + otu) bk. 2814) kıral eğreltisi: (< Sırp. kenevir otu (TBAS. olgunlaşınca siyah. VIII. VIII. inneb. 2817) kırçkırç otu: (< T. 2815) kırbıdak: (< ? ) Yenilen bir çeşit ot (DS. VIII.

çiçekleri altın ve limon sarısı renginde olan. 174) kırklık: (< T. kırk + sinir + otu) bk. boğum boğum olan dalları süpürge çöpüne benzeyen ve yiyen hayvanları ishale uğratan bir ot (DS. VIII. (And. tanelerinden asitsiz bir yağ elde edilen. VIII.432 kırkat: (< ? ). Eren. XII.: gırgat. kirkat) Kırmızı ya da kestane rengi meyveleri olan. çok yıllık. Manisa lâlesi (TBAS. 205”) Yaraları iyileştirmek için kullanılan. çayırlarda biten. VIII. kırk + boğum + otu) bk. 2829) kırkkanat: (< T. yumrulu. 262) kırkbaş otu: (< T. atkuyruğu (TBAS. 174) kır lâlesi: (< T. kırk + Ar. Ağz. 2829) kırk günlük: (< T. Nişanyan. 2828. 238”) Gelincikgillerden. boğumlu gövdesinden kaval yapılan bir çeşit kamış (DS. bağa (TBAS. kırklık) Kırk günde yetişen bir çeşit kırmızı buğday (DS. kanat. 4555) kırksinir otu: (< T. i līd + T. kırk + boğum) Tilkikuyruğu da denilen. kırkma + ? T. otu) bk. kır + Far. VIII. karlaguç. VIII. 2830) kırkkilit otu: (< T. kırlangıç + otu. -si) bk. kırk + baş + otu) 10-80 cm yükseklikte. 211. kırk + günlük) Mayıs ayında çıkan ve kırk günde yetişen bir çeşit bakla (DS. muşmulaya benzer küçük dikenli ağaç (DS. lāle + T. 174) kırlangıç otu: (< T. TBAS. 2830) kırkma kamış: (< T. 2828) kırkboğum otu: (< T. Eren. Loentice leontopetalum. kırk + kanat. sütü . atkuyruğu (TBAS. (TBAS. DS. 174) kırk budak: (< T. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. kamış) Sulak yerlerde yetişen. VIII. “< ET. kırk + budak) Fesleğen çiçeği (DS. yaprakları damarlı bir ot (DS. 174) kırkboğum: (< T. su kenarlarında. 2056. “< ET. VI.

benefşe + T. kök boyası (TBAS. VIII. (And. 2834) kırmızı kantaron: (< Ar. çok yıllık ve otsu bir bitki. 477. 2. AA. Raphanus sativus varradicula. 240) kırmızı bacaklı: (< Ar. Krş.Y. VIII. kır + Far. irmizį + Yun. (TBAS. 2. ştah açıcı olarak kullanılır. gevrek. irmizį + Yun. 226. 275. pipéri) Patlıcangillerden bir biber türü (TS. Centranthus ruber. TBAS. TS.. 175) kırmızı kök: (< Ar. “< ET. 1300. 1302) kırmızı turp: (< Ar. 1302) . domuzağırşağı (TBAS. irmizį + ? kedi + T. çok yıllık. kök) bk. rizomlu. irmizį + Yun. Chelidonium majus. irmizį + T. 2.A. irmizį + T. irmizį . (temre otu).A. turb) Turpgillerden. VIII. irmizį + OFar. kökü kırmızı olan bir turp türü. Ağz. irmizį + Far. kırlı) Sebze fidesi (DS. 136. iki yıllık. XII. 2. 175) kırmızı lahana: (< Ar. 1301) kırmızı gevrek: (< Ar. (TBAS. pāçak + T. 2832) kır menekşesi: (< T. dalları ezilerek yaralara sarılan kırmızı renkli bir ot (DS. 1301). Yatıştırıcı ve uyutucu olarak kullanılır.Y.. lahano) Rengi kırmızı olan bir tür lahana (TS. kevrek < kevre-. (TS. Ka. -si) bk. 2. kentauron) 50-80 cm kadar yükselebilen. 4509. (TS. -lı) Yaban çileği gibi toprak üstünde uzanan.433 siğillere karşı kullanılan. Clauson. kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir. kırmızı veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. 174) kırmızı kedi otu: (< Ar. Centaurium erythraea. 690”) Kırmızı ile siyah arası şaraplık üzüm (DS. 174) kırlı: (< T.: gırmızı) Domates (DS. 174) kırmızı: (< Ar. 2834) kırmızıbiber: (< Ar. otu) 50-80 cm yükseklikte. OAAD.

Buna karşılık Tizitzilis Rumcadan geldiğini yazmıştır. V. Tietze’ye göre Ar.434 kırna: (< ? ) Yaban zambağı (DS. kır + sakızı) bk. VIII. 175) kırtık: (< T. 4556. XII. VIII. 2834) kır sakızı: (< T. AVA. VI. 334) kısmet ağacı: (< Ar. is. gizĥa biçiminden alınmıştır. DS. gısha. kırmızımtırak mor çiçekli bir bitki. kısaca + öz. yāsemen + T. 240). is. yaban yasemini (TBAS. 2845) . Mahmut) Tütüne karıştırılıp içilen. 2. Clerodendron. Teucrium chamaedrys. 2838) kır yasemini: (< T. kırtık) Yapraksız çalı (DS. (And. VIII. 50 cm kadar yükselebilen. otsu. (TBAS. soğan (TBAS. DS. 1858. Eren. gısğa. VIII. ağacı) Bütün sıcak ülkelerde sık rastlanan tırmanıcı ve iri gövdeli ağaç.: fısga. kır + soğanı) bk. -i) bk. 2839) kısamahmut otu: (< T. III. 2839) kıska: (< Kökeni karışıktır. 2839) kısacıkmahmut: (< T. kısacıkmahmut (DS. Ağz. çok yıllık. kanlık (TBAS. Mahmut + T. tohumluk küçük soğan (DS. ısmet + T. 4556) kırt kırt: (< kırt + kırt “ses taklidi”) Havuç (DS. XII. Mahmut) bk. VIII. Gaz. kısa + öz. DS. 175. fisge. 324. gısga. 151) kır soğanı: (< T. sarılık hastalığında kullanılan yaban otu (DS. (TS. gıska) Arpacık soğanı. kısacık + öz.A.. VIII. fıska. 1307) kışgana: (< ? ) Karadut (DS. otu) ştah açıcı ve mide ağrılarını giderici olarak kullanılan. is. 2062. 175) kısacamahmut: (< T. kır + Far.

: kıvırşık) 1. (TBAS. kışla + dikeni) bk. ağaç mantarı (TBAS. sütlü ve sarı çiçekli bir bitki. 175) kış mantarı: (< T. karaçalı (TBAS. kıvrışık (DS. kış + Yun. çok yıllık. 1311) kıvırcık salata: (< T. kıvrak + darı) nce taneli. kıv(ı)rışkan) bk. 2. 2852) kıvrak darı: (< T. 2850) kıvışkan: (< T. Ağz. 2845) kışla dikeni: (< T. çok patlayan bir çeşit mısır (DS.435 kışgözü: (< T. 1311) kıvrışık: (< T. otsu. VIII. 2848) kıvırcık: (< T. Pancar yaprağı (DS. salata) Yeşil salata. kıvırcık) bk. kalın köklü. kıv(ı)rışık). Scorzonera semicana. sonbahar ekimi ile beraber yetişen buğday (DS. kıvırcık (TS. 176) kıvşıyık: (< ? ) bk. kıvırcık + t. kıvrak + buğday) lkbaharda ekilip. 176) . gıvışgan otu (TBAS. 2848) kıtleyük: (< ? ) Kiraz (DS. VIII. yaprakları kıvırcık bir tür marul. Pazı bitkisi. manitari + T. 2852) kıvrım: (< T. (And. kış + gözü) Sonbahar ve kış aylarında bahçelerde kendiliğinden yetişen ve kavrularak yaprakları yenilen bir ot (DS. 2. -ı) bk. VIII. VIII. VIII. 175) kıtış: (< ? ) Küçük. kıv(ı)rım) 15-45 cm yükseklikte. 2. VIII. VIII. kara bir çeşit mantar (DS. kıvırcık salata (TS. 2850) kıvrak buğday: (< T.

kız + hanım) Hüsnüyusuf. Kızılcık ağacı ve meyvesi. 176. 2857) kızamık: (< T. 2854) kıyık elması: (< T. Çin karanfili (DS. (DS. Rosaceae crataegus. VIII. kızamık. kerestesi kolay işlenebilir bir ağaç. 1318. 60) kızhanım: (< T. 176. (And. VIII. 2. kıyak < kıy-ak. kıyık + elması) Yaban elması (DS. Gülgillerden alıç ağacı ve meyvesi. kır pancarı (DS. VIII. Orta Türkçede geçen kızlamuk biçimindeki -l-’nin erken bir çağda düştüğü anlaşılıyor. 2856) kıyışak: (< T. 684). 2863) kızıl boya: (< T. 2539) kızılak: (< T. VIII. VIII. 2863) kızılbacak (I): (< T. VIII. (TS. DS. 2863) kızılbacak (II): (< T. Türkçe kızıl kökünden geldiği açıktır. dişi çiçekleri küçük ve sarımtırak. kızıl + boya) bk. 2860) kızgüzeli: (< T. Eren. pāçak) Yapıncak üzümü (DS. BTS. kız + güzeli) Bir çeşit bitki (Aksan. Türkçenin Gücü. 242. 2. TBAS. hayvanların çok aç kalmadıkça yemediği kalın ve kuruduğu zaman yanları keskinleşen bir çayır otu (DS. Clauson. kızıl + OFar. kökle gövde arası turuncu olan bir çeşit yaban otu. Ağz. 1695) Sazlık yerlerde biten. TaS. 176) . Türkçede –mık ekiyle yapılmış birçok türev vardır. IV. kızılak) 1. kıyışak) Ebegümecigillerden bir çeşit ot (DS. pāçak) Yemeği yapılan. kızıl. Alnus. 2862) kızılağaç: (< T. karamuk (TBAS. < kızlamuk < T. Orta Türkçede kızlamuk olarak geçer. VIII. kışın yapraklarını döken ve 20 m kadar yükselebilen. kök boyası (TBAS. 2. 366.436 kıyak: (< T. kızıl + ağaç) Gürgengillerden.: kızambuk) bk. erkek çiçekleri püskül biçiminde olan. MBTS. VIII. kızıl + OFar.

kızılcık + -giller) ki çeneklilerden. 176. DS. 364) kızıldip: (< T. beyaz çiçekli bir ağaç ve bu ağacın güzün olgunlaşan. reçeli ve şerbeti yapılan. kışın yaprağını döken. 1318) kızılcık: (< T. 2864) kızıleğlim: (< T. zararlı bir çeşit ot (DS. 2864) kızılçam: (< T. Cornus mas. Ege ve Akdeniz bölgelerinde ormanlar oluşturan bir ağaç türü. kızıl + burun) Pembemsi yeşil renkli. 2. Pazı bitkisi (DS. kızıl + eğ(i)lim) Domates (DS. 2. ülkemizde kısmen Karadeniz. kızılca + dişi) 4-5 m yükseklikte.. VIII. Erz. VIII. 366) kızılcırık: (< T. III. diken yapraklı. 1318. 136. BTS. 2864) kızılca (II): (< T. . 2. 2864) kızılcadişi: (< T. AA. Eren.: gızılcıħ. deniz seviyesinden 1200 m kadar olan yüksekliklerde yetişen. beyaz çiçekli bir ağaççık (Cornus senguinea). lahana büyüklüğünde. 1318. kızıl + cırık) Tarlalarda biten. 139) kızılcıkgiller: (< T. 2864) . 25 m kadar boylanabilen. VIII. kızıl + dip) Pancar (DS. tek çekirdekli. VIII. Marmara.437 kızılburun: (< T. gızılcuħ) Kızılcıkgillerden. VIII. VIII. (TS. DS. her dem yeşil. VIII. kırmızı. 243”). 2863) kızılca (I): (< T. Yaprakları geniş ve tohumları şeker pancarına benzeyen bir ot. genellikle eriksi tip meyveleri olan. 2. Ağz. “< kızıl + -cık. iğne yapraklı. ülkemizde bir cins ve iki türle temsil edilen ağaç. (TS. buruk bir tadı olan yemişi. 1318. güzel kokulu bir çeşit erik (DS. kızıl + Ar. 1318. yaprakları karşılıklı ya da almaşlı. 2864. 2. (TS. Pinus brutia.A. şam’) Çamgiller familyasından. kızılcık. çoğu iri gövdeli. kırmızı renkli. 2. (And. TBAS. kızılca) Kızıla çalan bir çeşit buğday (TS. kızılca) 1. BTS. çalı ya da yarı çalımsı bitkiler (TS.

2866) kızıl sarmaşık: (< T. kızıl + kök) bk. 2866) kızıl ot (I): (< T. -ları) Denizlerin yaklaşık 200 m derinliklerinde yaşayan kırmızı renkli su yosunları (TS. anç k ‘enik’. güveyfeneri (TBAS. 1318) kızılkantarongiller: (< T. kırmızı çiçekli. kök boyası (TBAS. 177) kızıl su yosunları: (< T. Eren. 2865) kızılkantaron: (< T. 1318) kızıl kaytarma: (< T. Eryhraea centaurium. kızıl + sarmaşık) bk. VIII. acı yonca cinsleri içine alan bir bitki familyası (TS. karşılıklı yapraklı. 2864) kızılgöz dikeni: (< T. Bağlarda teveklere sarılan sarmaşıkgillerden bir ot (DS. “< Çuv. 177) kızıl kök: (< T. altın dikeni. 10-50 cm yükseklikte. 1319) . kızıl + göz + dikeni) Sarı diken. kızıl + ot) Havuç (DS. Bir çeşit ot. 2. (TS. kentauron + T. 2866) kızıl ot (II): (< T. Scolymus compositae. iki yıllık otsu bir bitki. 2865) kızılgücük: (< T. VIII. 3. kentauron) Kızılkantarongillerin örnek bitkisi olan. kızıllık) Üzerinde kızılcığa benzer meyvesi biten bir çalı (DS. kızıl + su + ? yosun + T. kızıl + ot) 1. VIII. 2. enik. (DS. bostanbozan (TBAS. -giller) ki çeneklilerden. kızıl + Çuv. 136”) Kökünden kırmızı boya çıkarılan bir ot (DS.438 kızılenik: (< T. VIII. sap ve yaprakları hekimlikte kullanılan. kızıl + kaytarma) bk. kızıl + küçük) Havuç (DS. kızıl + Yun. 2. kızıl + ? işgildi) Kırmızı yaban mersini (DS. VIII. kızıl + Yun. Eğrelti otu. VIII. 4559) kızıl işgildi: (< T. kızılkantaron. XII. 2. 177) kızıllık: (< T.

439 kızılyaprak: (< T. 1325. kibrį t + T. otu) Gövdenin ikiye dallanarak uzamasıyla kolayca tanınan. Agrimonia eupatorium. 2869) kialan: (< ? ) ğde yaprağı gibi yaprakları. (TS. 2873) . VIII. Bir tür şeftali (TS. 244) bk. 446. 1319) kızlargöbeği: (< T. Eren. beyaz veya pembe çiçekli. Kuzeydoğu Anadolu dağlarının ormanlarında bulunan. kemmūn < Yun. 1320) kızyanağı: (< T. IV. 2. 2. 177) kızlar yemişi: (< T. kızlar + yemişi) bk. III. kız + memesi) 1. çivit otu (TBAS. haziran ayında dağlarda görülen bir bitki (DS. 50 cm kadar yükseklikte. 2572) kinkar: (< ? ) Devedikeni. ahlat (DS. 2. ince kabuklu bir çeşit üzüm (DS. 2869) kibrit otu: (< Ar. TBAS. meyveleri baharat olarak kullanılan. 178. Gaz. yol kenarlarında biten. 2. otsu ve çiçeksiz bir bitkidir. kızlar + göbeği) bk. Lycopodium clavatum. gilį m + T. VIII. (TBAS. 2871) kiliz: (< kökenini bilmiyoruz. ucu) Itır çiçeği (DS. alıç (TBAS. kız + yanağı) Pembe renkli. ana vatanı Mısır olan. kızıl + yaprak) Gülgillerden. 177) kilim ucu: (< Far. VIII. 1338) kimyon: (< Ar. diken (DS. TaS. BTS. VIII. (TS. 2869) kibre: (< gebre ) Bir çeşit ot (DS. 177) kızmemesi: (< T. kofa (TS. greyfrut. 2869) kialmas: (< ? ) bk. VIII. beyaz çiçeği olan.) Maydanozgillerden. ıtırlı ve otsu bir bitki.A. bir yıllık. Cuminum cyminum.. sarı çiçek açan bir bitki. 368. Altıntop. VIII. 2. yuvarlak taneli.

VIII.: keriş) 1. -u) Kiraz zamanı yetişen bir çeşit armut (DS. 2. Ağz. VIII. 3. kerasos ~ HAvr. 2879. DS. 2754. kerasi. 73. VI. Eren. 2879) kirmit: (< ? ) Ağaçların arasında biten. Nişanyan. K AT. evlek mantarı (TBAS. III. TaS. 3 m kadar yükselebilen. (And. 331. 2078. emrūd + T. dikenli veya dikensiz. TBAS. Ağz. AA. VIII. 149.: kirgit) Badem şekeri biçiminde. 178.: gilyaz. DS. DS. güren. VIII. 2881) . MBTS. 233. VIII. Ağz. 108. tatlı ve gevrek bir çeşit üzüm (DS. (And. VIII. küçük ve sert bir elma türü (TS. 280. 2877) kiriş: (< ET. Tietze. 144. elması) Kırmızı. OAAD. 1327) kiren: (< Yun. Cerasus avium. 1327. 2877. 183. TaS. IV. kráno. üzeri benekli. kerasi = EYun. DS.440 kiraz: (< Yun. Taşlar arasında biten bir çeşit ot. AAT. 21. 16. VI. (And. < Yun. 178) kirkit: (< ? ). sulu. kerasi + Far. 245. BTS. 144) kirez armudu: (< Yun. T YA. 2. yenilen bir çeşit mantar (DS. 302) kiraz elması: (< Yun. giraz. GBAA. yapıncak denilen bir çeşit üzüm (DS. kirlice) Şarap ve sirke yapmaya yarayan. VIII. 2235. Ağz. VIII. EYAD. beyaz veya pembe çiçekli bir meyve ağacı. kiriş. 2876. 1882. (TS. Nişanyan. 1713. gören. kirez) Gülgillerden. 2. *ker. giren. 233).: eğren. 2877) kirlice: (< T. etli. 697). kiran) Kızılcık (DS. tek çekirdekli meyvesi olan. Eren.kiraz. (And. 244). kerasi + T. 369. 36. 2575) kiresep: (< ? ) Bir armut çeşidi (AA. 2878) kirkin: (< ? ) bk. Pırasa. Havuç (DS. 2. kıren.

VIII. meyveleri baharat olarak kullanılan ve üzeri şeker ile kaplanarak kişniş şekeri yapılan. yeşil renkli. (And. Türkçede benzeşme sonunda kişniş biçimini almıştır. VII. Actinidia chinensis. yaprakları dikenli ve yassı. kahverengi tüylü kabuğu soyularak yenen. 239) kivi: (< ng. 371) kizir: (< Far. (TBAS. VIII. (And. DS.441 kirtik kiraz: (< T. 247). 2890) koca bakla: (< T. 2890) kobuk: (< T. 1332) kişniş: (< Far. 2. kabuk. 2. bitki) Bir iklim bölgesinde en iyi yetişen ve verimi en fazla olan bitki (BTS. Coriandrum sativum. (TS. VIII. 1498) Çayırlarda biten. kertik + Yun. Ağz. 1718) Kökü ve yaprağı yenilen küçük bir ot (DS. 2888) klimaks bitki: (< Ing. 233) Ana vatanı Çin olan. kerasi) Geç olgunlaşan sert bir çeşit kiraz (DS. patatese benzeyen bir bitki (DS. 2. çok yıllık. 2883) kirtil: (< kirt “ses taklidi” + T. Eren. C vitamini bakımından zengin meyve. VIII. beyaz veya pembe çiçekli bir bitkidir. XII. kiwi. otsu. 2373.: hırtıl) Havuç (DS. MBTS. climax + T.: kişkiş) 20-50 cm yükseklikte. gizį r. bir yıllık. VIII. 1333. Eren. gişnīz (kişnīz). koca + Ar. DS. MBTS. kişmiş. 2. 4561) kişmiş: (< Far. BTS. 2886) kitir: (< kıtır “ses taklidi”) Salatalık (AAT. VIII. 2891) . 179. 247) Küçük taneli bir tür çekirdeksiz siyah üzüm (TS. Nişanyan. bā ilā) Bir çeşit bakla (DS. Ağz. -il). sulu. 372) kobar: (< ? ) Meşe ağacı (DS.

1722) Yer elması (DS.. koca + tepen) Sulu. 2. koçijaş < Macarca. SA. (And. kabukları ince ve küçük bir çeşit armut (DS. 2894) koçkuyruğu: (< T. VIII. koca + buğday) ri taneli. pembe veya mor çiçekli bir bitkidir. MBTS. 180) koç mantarı: (< T. koca + başı) 1. 180) koç otu: (< T. VIII. 2891) kocadepen: (< T. 4510. Astragalus subrobustus. koç + Yun. 171. 1337. 208. Pancar (kocabaşı). koç + otu). 3. koç + kuyruğu) Çok yıllık. 1722) Armut (DS. (DS. 2. (TS. koçan. kırmızı renkli meyvesi. koca + yemiş) Fundagillerden. 180) koçlama mantarı: (< T. 2891. Mavi renkli çiçeği ve nohut büyüklüğünde tohumu olan bir buçuk metre boyundaki dikenli bir ot (DS. VIII. kocabaş (–1). VIII. koçan. -ı) Bazı Clitocybe türlerine verilen genel ad.: goçotu) Yaylalarda yetişen kokulu bir çeşit ot (DS. Lahana. ayrıca Türkçe koç kelimesinden türemiş olabileceği de ileri sürülmüştür. 2891) koca yemiş: (< T. koçlama + Yun. TBAS. MBTS. Arbutus uneda. çiçekleri beyaz veya pembe. manitari + T. 2. kışın yapraklarını dökmeyen bir ağaççık ve bu ağacın 1-2 cm çapında. yumuşak ve sarımsı bir çeşit buğday (DS. VIII. Bazı türler yenilebilir. bazıları da zehirlidir (TBAS. 180) koçaç: (< Sırpça. 2893) koçan: (< Muhtemelen Slav dillerinden alınmıştır: Rus. 2. 2. koca + baş) 1. XII. TBAS. Bulg. bk. 237) kocabaşı: (< T. (TBAS. Turp. manitari + T. ST AT. VIII. -ı) Russula türlerine verilen genel ad (TBAS. Ağz. 180) .442 kocabaş: (< T. 2891) koca buğday: (< T. 3-6 m yükseklikte.

4563) kofurgalık: (< T. kiliz (TS. 2904) kokar ağaç: (< T. 2. yapraklarından kokain çıkarılan. 1338) koful: (< kof+u+l. koç + taşağı) bk. kayın ağacı (DS. küçük soğan (DS. Eren. VIII. kofurgalık “< ET. gāwşīr ‘çakşır’) Yaprakları çaşır yaprağına benzeyen bitkinin hoş olmayan bir kokusu vardır. en çok Peru’da yetişen bir bitki.443 koçtaşağı: (< T. Bu özelliğinden dolayı “kokar çaşır” denilmiştir. Ailantthus. kışın yapraklarını döken. VIII. VIII. Scrophularia myriophylla. 2. DS. 1339. kokar + kanak) Kötü kokulu bir çeşit ot (kokarzade). 2. “Türkçede isimden isim yapan +l eki yoktur. kokar) Domates (DS. VIII. 180) kofa: (< kökünü bilmiyoruz. dallarından ok ve yay yapılan bir çeşit ağaç. ilkbaharda sarı çiçek açan ve harman süpürgesi yapılan bir çeşit bitki (DS. 1723”) Bodur ağaç (DS. “< koğuş ‘kökü bulunamamıştır’. 181. 2900) koğuş ağacı: (< ? koğuş + T. coca “Peru dilinden”) ki çeneklilerden. MBTS. 2904) kokar: (< T. 2. ağacı. (DS. 2. MBTS. kokarcık) Arpacık soğanı. koçkuyruğu (TBAS. 2904) kokar çaşır: (< T. TBAS. kokar + Far. 1723”) Dağlarda yetişen. 249) Hasır otu. 1723”) Dağ yamaçlarında yetişen. 2903) koka: (< sp. 2904) kokarcık: (< T. (TS. kokar + ağaç) Uzak doğuda yetişen. kamış. kof ‘içi boş’. zehirli. pis kokulu. (TS. büyük bir ağaç. 20 m kadar yükselebilen. (Duran. MBTS. XII. 2. 4563) . XII. zeytine benzer meyvesi kırmızı renkte olan. VIII. çiçekleri küçük ve sarımtırak. saz. 223-229) kokarganak: (< T. VIII. DS. 1339. Erytrroxylon.

2905) kokceviz: (< T. zāde) bk. VIII. 4563) kokaz: (< ? ) Yaban pırasası (DS. 249) bk. VIII. 2. kokar + ot) 1. idris ağacı (TS. koku + ağacı) Öd ağacı (TaS. kabuk + Ar. hayvanlar için iyi bir yem olan ıtırlı bitki. çekirdekleri kahveden daha . cevz) Kabuklu ceviz (DS. 181) kola: (< Fr. 2. 2. 1340) kokulu kiraz: (< T. 2905) kokar otu: (< T. 2906) kokoroz: (< Balkan ve Avrupa dillerinde yaygın olarak geçen bu sözün kökenini bilmiyoruz. 2608) kokulu çayır otu: (< T. 1340) kokoz: (< kökenini bilmiyoruz. kokulu + Yun. Anthoxanthum odoratum. çayırlarda yetişen. VIII. cola “Sudan dilinden”) Kolagillerden. Eren. buğday.444 kokar ot: (< T. “< Yun. kokulu + ? çayır + T. 2. Eren. IV. Kokulu bir yaban otu. VIII. XII. ahlat (TBAS. eşek yoncası (TBAS. 2905) kokarzade: (< T. kerasi) bk. 1341) kokulu narpis: (< T. MBTS. VIII. Afrika’nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan. kokona + T. kokarganak (DS. (TS. 249) Mısır (TS. 2906) kokulu yonca: (< T. 12 m kadar boylanabilen. kokulu + ? yonca) bk. kokar + otu) bk. kokar ot –1 (DS. otu) Buğdaygillerden. 2905) kokone buğday: (< Yun. kokona. kokulu + ? yarpuz) Nane (DS. VIII. 181) koku ağacı: (< T. Kereviz (DS. 2. kokar + Far. 1725”) Çok tane veren bir çeşit buğday (DS.

TBAS. 2193. (TS. 177. ergin hâlde serbest hareketli türleri olan bir derisi dikenli cinsi. bir çeşit sarımsak (DS. yağlı tohumlu mevsimlik bitki. (kola ağacı). Ağz. 379) komşugezen: (< T. 2. (And. BTS. 376) kola ağacı: (< Fr. 1342. “< Fr. 2907) koloz: (< ? ) Bir çeşit sarı buğday (DS. cola + T. 1342) kolak: (< ? ) Ekşi ve iri bir çeşit kış elması (DS. 2926) . 2. colza) Turpgillerden. MBTS. 342) komar: (< kökü bulunamamıştır. Ağz. ağacı) bk. 2. colonne. VIII. 1731”). (TS. cola + T. kışın yapraklarını dökmeyen.: guluncak) Kadınparmağı denilen ot (DS. VI. 2913) komatula: (< Lat. 2912) kolza: (< Fr. 1348) komallug: (< ? ) Bir ağaç nevi (K AT. Comatula. Cola acuminata. VIII. VIII. 376) kolagiller: (< Fr. komşu + gezen) Evde küçük alanlarda yetişen ve her tarafa kol atarak uzayan bir süs bitkisi (DS. 2. Comatula) Deniz lâleleri sınıfından. 2. 2914) korman: (< ? ). 2911) koluncuk: (< Fr. VIII. (And. 182. DS. kolon + T. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. DS. Brassica napus. -cuk. Hododendron ponticum. (TS. genç evrede saplı.445 uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki. VIII. MBTS. 2. 3-5 m boyunda.: kormen) Yaban pırasası. iri ve mor çiçekleri olan zehirli bir ağaççık. 1734) Kuzey Anadolu dağlarında yetişen. büyük ve küçük kola ağaçları gibi birçok türü içine alan bir bitki familyası (TS. (BTS. kola (BTS. VIII. 1348.

183) kovan otu: (< ? koğan + T.446 kornar: (< T. 2925. -cık. “< Erm. DS. DS. 2938. MBTS. TaS. kor + Far. VIII. MBTS. 2934) kotankıran: (< Erm. Eren. kökünde yumrular bulunan. Ağz. II. hasır otu (TS. kov a < ? kovı içi boş kof. Orta Türkçede koruğa talka. 2. cornichon) Kabuğunun üzeri pürtüklü. Clauson’a göre. TBAS. 602) korunga: (< Erm. 1370. 2094. sarı kokulu (TBAS. (TBAS. 182) kova: (< ET. 253. VIII. IV. 2672.: goğa. 247). 343) kornişon: (< Fr. (And. VI. 2. Ancak Farsça gōra’nın Türkçe koruk biçimini ses bakımından karşılamadığı açıktır. 1366. MBTS. Farsça talx üzerinde duruyor. Nişanyan. kıran. Ağz. Centaurea glastifolia. otu) Oğul otu (TS. karuk) Henüz olgunlaşmamış ekşi üzüm (TS. kornkan. 4567. koringön. yabancı bir dilden alındığı açıktır. “< kovan ‘kökü belli değildir’.: korangal. DS. Ağz. tarka adı verilir. 2. (DS. 2. 1367. 182. VIII. çok yıllık. DS. (TBAS. 2. 2106. 2. < kökü belli değildir. VIII. 2. VIII. 185) koşkoz: (< ? ) 30-80 cm yükseklikte. 2602) kovancık: (< ? koğan + T. 253). DS. lezzetli bir tür turşuluk hıyar (TS. VIII. DS. kōt’an + T. gōra). Lathyrus tuberosus. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. 2901.: goruħ. XII. Ammi visnaga (Umbelliferae). Clauson. koğa) Bataklıklarda yetişen bir çeşit saz. govuk. körigen) Yabanî yonca. kōt’an. 1365) koruk: (< Scherner’e göre Farsçadan alınmıştır (< Far. parlak pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. 1755”) bk. 1754”) 100 cm kadar yükselebilen. ETA. 1371) . nār) Bir ağaç cinsi (K AT. (And. (And. goruk. tirfil (TS. 2933) koşni: (< ? ) Diş hilali otu. DS. Eren. 2924. DS. XII. Bu ad “olmamış yemiş” olarak da kullanılır. 2. VI. DS. 4563. 1750).

IV. 1373. Matricaria parthenium. 2. Nişanyan. TaS. -ı) Bir çeşit mantar (DS. 2943. koyun + Yun. koyun mantarı (TS. koyun + gözü) ri ve yassı taneli bir çeşit kara üzüm (DS. 2944) koyunkıran: (< T. 2944) koyun mantarı: (< T. VIII. Erz. 183) koyun yumağı: (< T. koyun + kıran) lâç yapmakta kullanılan bir çeşit bitki. TBAS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. TBAS. (TS. VIII. . 183) koyungöbeği: (< T. bā ilā + T. Ağz. rizomlu. DS. koyungözü – I.. 2. tüylü. 183) koyundibi: (< T. 183) koz: (< Far. (And. 2. 247. kalın köklü. MBTS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. parçalı yapraklı. 183) koyun çiçeği: (< T. koyun + gözü). manitari + T. 1758) Ceviz (TS. çok yıllık. (DS. VIII. DS. (TBAS. rozet yapraklı. koy/koyn (viii).A. Eren. VIII. sarı kantaron (DS. koyun + yumağı) bk. koyun + göbeği) Bir çeşit mantar. 1757”) bk. yumak otu (TBAS. 1373) koyungözü (I): (< T. 2686) koyungözü (II): (< T. VIII. 1373) . 2. (TBAS. koyun + ekmeği) 15-75 cm yükseklikte. çok yıllık. çok yıllık. 2. domuz baklası (TBAS.447 koyun baklası: (< T. VIII. koyun + Ar. -sı. Malabaila secacul. 2944) koyun otu: (< T. III.: goyungözü) Birleşikgillerden. 2943) koyunekmeği: (< T. beyaz ve iri bir papatya türü. gawz ‘Arapça yoluyla Türkçeye ceviz olarak da geçmiştir’. koyun + çiçeği) bk. VI. 255. 144. 183. 2111. “< ET. koyun + dibi) Bir çeşit ot (DS. 2944. koyun + otu) 20-120 cm yükseklikte. Agrimonia eupatoria. MBTS.

VIII.448 kozak üzümü: (< Far. kök + boyası) Kök boyasıgillerden. (And. yaprakları iğnemsi. 1952. 2. Flubia tinctorum. soluk sarı çiçekli. siyah ya da beyaz bir çeşit üzüm (DS. DS. 2. çamgilleri içine alan bir bitki takımı. gövdesi sert dikenli. kök + boyası + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden. sert ve sulu bir çeşit elma (DS. 608) kök boyası: (< T. 1374) köbür: (< T. “< Far. elması) Sonbaharda yetişen. 1374. yaprakları karşılıklı. VIII. yoğurt otu. kozak + T. Ağz. porsukgilleri. kök boyası. 51. 2950) köhnar: (< ? ) Susam (DS. 1-2 metre uzunluğunda. 1759”) Kalın kabuklu. gökrek) lkbaharda dağlarda biten. 2945) kozalak: (< Far. MBTS. VIII. II. ūzek + T. kök) 1. 1376) .: gozlak) Kozalaklıların çoğu dibi yuvarlak. 2951). laklılar) Açık tohumlulardan. Pancar. Salep kökü (DS. üzümü. VIII. göbeği kuruyunca dik ve mantar gibi olan bir çeşit bitki (DS. Pancar (ETA. 2113) kozalaklılar: (< Far. 2946) köçet elması: (< ? köçet + T. 2. 235) kök: (< ET. kınakına. (TS. 1-2 m uzunluğunda. 184) kök boyasıgiller: (< T. servigilleri. -lak). yemişleri kozalak biçiminde. çalı görünüşünde. VIII. VIII. TBAS. 2. tepsi koni biçiminde ve odunsu dokulu meyvesi (TS. 2947) köğrek: (< T. VI. rizomlu. 2. kömür) Karadut (DS. çabuk çürümeyen. meyveleri zeytinsi olan ve kahve ağacı. ūzek. kozak + T. çok yıllık bir bitki. altın kökü gibi birçok cinsleri ve bunlara bağlı dört bin kadar türü içine alan bir familya (TS. iri taneli. iğne yapraklılar (TS. çekirdekli. 2. 1376. 2950) köhnü: (< ? ) Bir üzüm türü (EYAD.

2957) . kök + elma) ri ve yeşil renkli bir çeşit elma (DS. BTS. Eren. kök + çiçeği) Salep çiçeği (DS. 3026) kökten çiçekli: (< T. 2. gösterişli bir orman ağacı. VIII. kök + Ar. Nişanyan. DS. (And. kökten + çiçekli) Çiçekleri kök saptan veya kök yanından süren bitki çeşitlerine denir (TS. DS. yassı olan. köle + doyuran) ri ve yuvarlak taneli. Eren. VIII. şıkık + T.+ -gen. Eren. Abies. “< ET. Tietze. 2967. DS. çok yıllık. kukunaria < kukunara. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. 124. 248”) nce saplı. çaya koku vermek için kullanılır. 4511. yüksek bölgelerde yetişen. rengi hafif yeşil olan. 387. Kurutulmuş kökleri karanfil kokulu olup.449 kökçiçeği: (< T. VIII. 1377. 2. koyu renkli bir çeşit üzüm (DS. Allium rotuntum. DS. 2951) kökelma: (< T. 4569) kömür tut: (< T. 184) kök karanfil: (< T. sarımsağa benzer bir yaban otu. 724”) bk. (TBAS. kışın yaprağını dökmeyen. 2957) kömüren: (< T. XII. anfīya. kömürcü + Ar.+ -(ü)r. 184) köknar: (< Yun. 2951) kök enfiye: (< T. “< Ar. 2. Nişanyan. 1377) köle doyuran: (< T. aranfül) 15-45 cm yükseklikte. kömür + Far. 256). TBAS. VIII. XII. reçineli ve kozalaklı. 256. (TS. -ı. 257) Çiğ olarak yenilen. 247. akçöpleme (TBAS. 1378. kömür < köm. ince yapraklı. (TS. kök + Far. iğne yaprakları kısa. köpürgen < köpür.: günar) Çamgillerden. VIII. bir çeşit gelincik (DS. anfīya. 30-35 m yükseklikte. Orthurus heterocarpus. 2953) kömürcü şıkığı: (< T. ilkbaharda açan kırmızı renkli bir çeşit kır çiçeği. VIII. VIII. 184. tūt) Kara renkli dut (DS. Ağz.

VIII. MBTS. -ı) Bir çeşit zehirli mantar (DS. 185) köpekgülü: (< T. köpek + memesi) Kimi ilâçların yapılmasında kullanılan patlıcangillerden bir bitki. köpek + Far. VIII. (TS. VIII.450 kömüşciciği: (< Far. Marrubium vulgare. itüzümü. VIII. 2960) köpekmantarı: (< T. 1379) köpekcevizi: (< T. 227) köpek elması: (< T. VIII. 1763”) Ballı babagillerden. köpek + otu) bk. 2958) köndar: (< ? ) Kayalıklarda biten güzel kokulu bir ot (DS. 2960) köpek otu: (< T. köpek + elması) bk. köpek + Ar. VIII. 2. Solanum nigrum. ıtırlı birçok türü olan bir bitki. -i) Tohumu baş ağrısı için koklanan bir çeşit bitki (DS. VIII. çiçekleri sap çevresinde demet durumunda toplanmış. “< Eski Kıpçakça. -ü) Yaban gülü (DS. MBTS. boz ot (TBAS. pisiktetiği (TBAS. 2. 2960) köpeklolosı: (< T. 2959) könik: (< ? ) Hindiba (DS. 185) .gul + T. 2958) köner: (< ? ) Çamfıstığı ağacı ve meyvesi (DS. VIII. gāvmį ş + ? cicik “meme” + T. adamotu (TBAS. 1876”) Gelincik (DS. (DS. “< lolo ‘ses taklidi’. köpek + lolosu. 2959) köpekayası: (< T. -i) Uzun taneli bir çeşit kara üzüm (DS. köpek + ayası. cevz + T. köpek + dili) bk. köpek ‘kelimenin köpeğin çıkardığı sesten geldiği ileri sürülmektedir’. köpek + Yun. VIII. 2. 2960) köpekmemesi: (< T. 2960) köpekdili: (< T. manitari + T.

köpük + elması. gayet sık. 248”) bk. 687. 2972) . DS. köpürmek < köpmek. köse buğday (DS. yuvarlak taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS. VIII. 2971) kösehalil: (< Far. köpek + sarımsağı) bk. 185) körtiken: (< Far. 185) köpek üzümü: (< T. kūse + T. köpek + soğanı) Yaban sarımsağı (TS. köse buğday (DS. kūse + T. “< ET. 2. 2961) köpürcek: (< T. (TS. köpek + üzümü) t üzümü (TS. VIII. gūr + T. adamotu (TBAS. kūse + öz. sabun otu (TBAS. VIII. 2971) köse buğdayı: (< Far. 2971) köse buğday: (< Far. TBAS. kömüren (DS. kūse. buğdayı) bk. diken) Kaba yapılı. VIII.451 köpek sarımsağı: (< T. 2. VIII. ekşimsi. dayanıklı bir çeşit elma (DS. Nişanyan. 2968) köse: (< Far. köpük < köpük < köp-. VIII. 185) körek: (< ? ) Baldıran otu (DS. Nişanyan. 2962) köpürgen: (< T. bozumsu yeşil renkte ve çalı gibi dikenli bir çeşit bitki (DS. is. köpek + taşağı) bk. VIII. 2. köpürgen. 2. VIII. 1380) köpektaşağı: (< T. köse tahılı). köse buğdayı. 1767) bk. “< ET. 1385. VIII. 2960) köpek soğanı: (< T. MBTS. 248”) Sonbaharda yetişen kırmızı renkli. buğday) Başağı kılçıksız bit çeşit buğday (köse. köpürecek) Sabun gibi suda köpüren bir çeşit ot (DS. 2963. 1380) köpük elması: (< T. Clauson. Halil) Çok tatlı.

kubatça) Papatya (DS. kral + Lat. 144) köy mantarı: (< Far. -i) bk. Sefer) Dolmalık bir çeşit kabak (DS. candela + T. VIII. ekinler arasında görülen ve ürüne zarar veren. kūse + Ar. VIII. göçüren). köygöçüren (TBAS. VIII. -ı) bk. XI. ağı) Yuvarlak. köse buğday (DS. Cirsium arvense. 186) kralkandili: (< Sırp. evlek mantarı (TBAS. sık dikenli ve pembe çiçekli bir bitkidir. taneleri birbirinin üstüne sıkışmış. 104) köy otu: (< Far. 186) köse otu: (< Far. 2978) köyağı: (< Far. 2972) köstüköpeği: (< ? köstü + T. VIII. VIII. toprak altındaki güzel kokulu yumru kökü yenilebilen bir çeşit bitki (DS. otsu. küsgüç) Tarlalarda kendiliğinden yetişen. -ı) bk. kūy + T. 2971) kösgüç: (< T. kūse + T. 2983. kūse + öz. (And. domuzağırşağı (TBAS. VIII. is. 2987) kubatça: (< T. VIII. çok yıllık.: koygoçüren) 20-100 cm kadar yükselebilen. yün otu (DS. kūy + Yun. Ağz. kūy + T. kūy + T. kūse + -men) bk. otu) bk. manitari + T. otu) Kuraklık nedeniyle büyüyemeyen ot (DS. DS. 186. 4331) kubar: (< ? ) Meşe ağacı (DS. kuşekmeği (TBAS. köpeği) bk.452 kösemen: (< Far. (TBAS. VIII. yün boyamaya yarayan bir çeşit sarı yosun (DS. 186) kösüm: (< ? ) Siyah kayaların üstünde biten. sulu ve tatlı bir çeşit pekmezlik üzüm (DS. 2988) . AA. 2972) kösesefer: (< Far. 2972) köse tahılı: (< Far. daħl + T. 2983) köygöçüren: (< Far. VIII.

VIII. 1784”) Kırda yetişen bir çeşit mantar (DS. ulle. udret + Far. 4571) kulak mantarı: (< T.: kulfar) Mor zambak (DS. 2. otu) bk. nār + T. “< ET. fasulia) Kılçıksız fasulye (DS. üzeri pürtüklü. VIII. kulak < ET. 187) kukuk: (< guguk “ses taklidi”) Mor renkli bir çeşit kır çiçeği (DS. kulgak. (And. kuduruk ?) Sazlıkta biten iki metre yükseklikte otlar (DS. MBTS. iğ biçiminde. “< Ar. tırmanıcı ve bir yıllık otsu bir bitki. kulak + Yun. 2991) kuduz otu: (< T. 1396. kayın mantarı (TBAS. sarı çiçekli. 187) kulecik: (< Ar. (TS. kutuz. deli otu (TS. kulak + otu) bk. VIII. VIII. 2997) . Eren. VIII. 2990) kudret narı: (< Ar. parçalı yapraklı. Ağz. manitari + T. yemeği yapılan bir çeşit ilkbahar bitkisi (DS. 2993) kulak: (< T. boz ot (TBAS. -ı) 10-15 cm uzunlukta. 2992) kukuruz: (< kokoroz ?) Mısır buğdayı (DS. –cik. 2995) kulfal: (< ? ). 2995) kulumcak: (< ? kulum + T. 187) kulak otu: (< T. VIII. 187) kuduluk: (< T. 1397) kukas otu: (< ? kukas + T. 2. 2990) kudoru: (< ? ) Fasulye (DS. önce yeşil ve sonra parlak sarı veya turuncu renkli meyvesi olan. Momordica charantia. Nişanyan. -ı) bk. 2. TBAS. VIII. 264) Çamlıklarda biten. -cak) Yenilen bir çeşit yaban bitkisi (DS. 252”) bk. camuskulağı (TBAS. XII. ulle + T. süs bitkisi olarak yetiştirilen.453 kud fasulye: (< ? kud + Yun. kuduz + otu. VIII.

187) . kum + otu) Uyuz otu (TS. VIII. 2999) kumarmudu: (< T. üzümü) Çavuş üzümü (DS. 187) kunar: (< ? ) bk. VIII. otu. -u) Sarı renkli bir yaz armudu (DS. ince gövdeli. Leymus racemosus. 3000) kum zambağı: (< T. 266) Patates (DS. 2999) kumdarı: (< T. 187) kumda: (< ? ) Sulak yerlerde yetişen. VIII. 265”) bk. Eren. -ı) Kumluk sahillerde yetişen. ūlenc. emrūd + T. 2. VIII. kum + Far. 187) kumara: (< ? ) Dağ çileğine benzer meyveleri olan bir bitki (DS. 1405) kumpir: (< Blg. 2999) kum eriği: (< T. cı + otu. süs bitkisi olarak kullanılan. VI. (TBAS. -ı) Deniz kenarındaki kumluklarda yetişir. Eren. çok yıllık. VIII.454 kulunc otu: (< Ar. krumpí r + T. (TBAS. 2195) kumpir üzümü: (< Blg. çūdār + T. VIII. kum + Far. “< Ar. soğanlı. zanbak + T. 2729) kumacı otu: (< ? kuma+T. kum + Ar. uzun ve yumuşak sarmaşık ağaççığı (DS. Pancratium maritimum. kısamahmut otu (TBAS. 2999) kum otu: (< T. karaçalı (TBAS. “< ? kuma. zanba ~ OFar. ūlenc + T. 2999) kum çavdarı: (< T. Nişanyan. krumpí r. kum + eriği) Yaban eriği (DS. otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir. 252”) Havlican (TaS. kum + darı) Tanelerinin uçları sivri ve küçük mısır (DS. IV.

1794) Geç olgunlaşan. (And. Bufonia. kund. -i) Kurbağa zehirigillerden. -i + -giller) Bir çeneklilerden. sık taneli bir çeşit üzüm (DS. VIII. 253”) bk. Nişanyan. MBTS. 3001) kunt: (< Far. VIII. MBTS. kunduz + ağu. < kurbaka < kur + baka. akçöpleme (TBAS. çok yıllık ve otsu bir süs bitkisi. 2. 1790) Beyaz. gunduru. 2196. kaplumbağa’. Ağz. VIII. gundürü) Başağı dört sıralı bir çeşit sert. Yaban armudu. Ağz. 646”) Küçük beyaz taneli bir çeşit üzüm (DS. kurbaka < baka ‘kurbağa. Clauson. AVA. 2. 188) kurbağa zehirigiller: (< T. 254. bütünü veya bir kesimi su içinde yaşayan. yürek biçimi yapraklı.455 kunduru: (< ? ). kısa ve yuvarlak taneli bir çeşit buğday (DS. 327) . VIII. TBAS. 2. VIII. 3007) kurmut: (< ? ).: gurmut) 1. beyaz çiçekli. 3001) kunduz ağu: (< T. 2. Kırmızı. yuvarlak taneli bir çeşit üzüm (DS. 2. (TS. zehir + T. tatlı sularda yaşayan. gunduri. is. 2. ureyş ‘kabile adı’. Hydrocharis. kurbağa + Far. 3008. kunduz. kurbağa + gözü. 635. Clauson. 1409. küçük. 1409) kurbağa zehiri: (< T. çekirdekli meyveleri olan bir yaban ağacı (DS. 3005) kurbağa otu: (< T. VI.: gundulu. “< ET. kunduz + buğday) Kalın. kurbağa + otu) Düğün çiçeğigillerden bir bitki. VIII. DS. kurbağa zehri ve benzeri su bitkilerini içine alan bir familya (TS. zehir + T. 3003) kurbağa gözü: (< T. 187) kunduz buğday: (< T. (And. sarı buğday (DS. “< ET. (TS. 1409) Kureyş: (< öz. kurbağa + Far. Nişanyan.

Ağz. 586. 1414) kurtboğan: (< T. kurt + bağı) bk. 2201. (TS. kokusu sarımsağı andıran. 2. geniş yapraklı. 1414. diş otu (TS. bā ilā + T. Oncocyclus. meşecik. Kuzey ve Orta Anadolu bölgelerinde orman açıklıklarında yetişir. kurt + bağ(ı)rı) Zeytingillerden. Gülensoy. kurt + Far. (TS. 1797”) Damarlı çiçeksizlerden. Clauson. Loğusa otu.456 kurşun otu: (< T. VI. Ballıbabagillerden. kurt + Ar. 188) kurtbağrı: (< T. Lycopodium clavatum. DS. “< ET. yer palamudu. dalsız gövdeli ve tek çiçekli. 2. “kurşun < ET. (TBAS. kurt/kurd. rizomlu. 1414) kurtbaharı: (< T. 188) kurt böğürtleni: (< T. 236) kurtluca: (< T. zeravent (TS. çiçekleri beyaz. MBTS. kurt + boğan) 50-100 cm yükseklikte. ince bir sap görünüşünde olan bir bitki. 2. (TBAS. 254”) bk. kurt + ayağı. su sarımsağı. kalın köklü. sırımağu (TBAS. 1414) kurtbağı: (< T. DS. (TS. (And. VIII. 188) kurtkulağı: (< T. çalı görünüşünde ve beyaz çiçekli bir ağaççıktır. kurt + böğürtleni) bk. 2. 2. korogşin. 2. Nişanyan. morumsu veya koyu mavi çiçekli bir bitki. 188. kurt + kulağı). II. -ı) 3 m kadar bir boya erişebilen. 188) kurt baklası: (< T. yenilen bir bitki. kurtluca) 1. güzelavrat otu (TBAS. kurşun + otu. göl ve akarsu kıyıları gibi nemli yerlerde yetişen bir bitki. yaprakları mızrağa benzer. behār + T. -sı) Acı bakla (TS. tırmanıcı sarı çiçekleri olan. küçük yapraklarla örtülü. 3010. 1415) .: gurtgulağı) Kulak biçiminde meyveleri olan. 648. çok yıllık. kokulu ve salkım durumunda olan. EYAD. Aconitum napellus. çit yapmakta kullanılan bir süs bitkisi. 1413) kurtayağı: (< T. 2. TBAS. otsu. Ligustrum vulgare. yer meşesi. 2.

Ağz. bazitli bir mantar. VIII. ak yıldız (TBAS. 189) kurtpençesi: (< T. 51. 1415) kurt yatağı: (< T. çok yıllık. kurutakırdak (DS. pembe çiçekleri salkım biçiminde. 236) .Y. MBTS. sap ve kökünde bol tanen bulunan. 2. 2. 1414) kurudan: (< T. (And. Ka. (And. 2. olgunlaştığında basılınca sporlar saçan. 3011) kurulgan: (< T. (DS. kurugan) Ekin içlerinde biten. 3013) kurutma: (< T.: gurutma) Bir üzüm türü (EYAD. kuru . (And. kuru + Yun. (TS. küçük yapraklarla örtülü ince bir sap görünüşünde olan bitki.457 kurt mantarı: (< T. manitari + T. kurudan) Patlıcana benzer bir ot (TaS. kurt + yatağı) Damarlı çiçeksizlerden. -si) Kara buğdaygillerden. pençe + T. 1415) kurt otu: (< T. beyaz renkli. 20-50 cm yükseklikte.. Ağz. 2. 1799”). kurtboğan (TBAS.: kurulkan) Kalkan dikeni de denilen uzun saplı. kuru + şak + şak “ses taklidi”) bk. 1415. yemeği yapılan bir bitki (DS. VIII. -ı) Tazeyken yenebilen. 2. kurulgan). kurutma). Polygonum bistorta. (TS. VIII. 1416. kurt + Far. otsu bir bitki. kurt + Yun. 3012) kurutakırdak: (< T. IV. fasulia. kurt + soğanı) bk. VIII. kurt + tırnağı) bk. TBAS. 2747) kuru fasulye: (< T. kuru + takırdak) Ceviz (kuruşakşak). 189) kurttırnağı: (< T. “kuru < ET. 2. (TS. yuvarlak biçimli. 253) kurugan: (< T. küçük kırmızı çiçekler açan dikenli bir bitki (DS. Lycoperdon. Ağz. 3012) kuruşakşak: (< T. kökü kabız ve kan dindirici olarak kullanılan.: guru fasille) Fasulye bitkisinin beyaz tohumu (TS. 189) kurt soğanı: (< T. Lycopodium clavatum.A. kurtpençesi (TS. kurt + otu) bk.

guşbunnu. çalı şeklinde bir yaban gülü ağacı ve meyvesi. VIII. 2202.Y. kuş + budak) Keresteye elverişli. guşgurnu) Gülgiller familyasından. Rosa canina. 276) kuşça: (< T. DS.: gışburnu. tavşan elması (TBAS.. 2. VIII. kabalak (TBAS. 398. uzun koyu yeşil yapraklı çok sert bir ağaç (DS. katırtırnağı (TBAS. 2. 3014) kuş alıcı: (< T. yapraklarını döken.A. kuş + bur(u)nu). (TS. kuş + ayağı) Böreğe konulan bir çeşit ot (DS. gevrek bir çeşit üzüm (DS. VIII. VI. kuşça) Küçük hıyar (DS. Cyclamen Primulaceae. 3014) kuşburnu: (< T. 1422) kuşekmeği: (< T. 1422. kuş + ağ(ı)zı) Aslanağzı çiçeği (DS. 3014) kusut: (< ? ) bk. beyaz veya mor çiçekli. çorak yerlerde yetişen. kuş + çırlığı < ? çırnağı) Yenilir bir cins mantar (DS. (And. Ka. kuş + çubuğu) bk. VIII. BTS. ālūçe + T. eskiden hekimlikte kullanılmış olan. 201. 3015) kuşçırlığı: (< T. VI. -ı) bk. dikenli. DS. 148) kuşağzı: (< T. guşburnu. VIII. 3014) kuş böyreği: (< T. 190) kuşayağı: (< T. beyaz ya da pembe çiçekli. 3014) kuşbudak: (< T. kuş + böbreği) Mor renkli. iri taneli. ülkemizde yaygın olarak bulunan. Ağz. otçul . 3015) kuş çubuğu: (< T. kuş + dili) Bir tür dişbudak (TS. VIII.458 kuskusa: (< ? ) Siklamen çiçeği. (DS. VIII. 2062. kuş + Far. boyar madde elde edilen. 190) kuşdili: (< T. kuş + ekmeği) Turpgillerden. bir yıllık.

Asparagus officinalis. -i) Yaban bezelyesi (DS. 3015) kuşkonmaz: (< T. VIII. 2. Erz. yemeği yapılan bir ot (DS. kuş otu (TBAS. kuş + konmaz) 1. Trifolium ambiguum. kuş + Yun. Cerasus padus. Capsella bursa-pastoris. yaprak açmadan önce beyaz çiçek veren. kuş + gözü) lkbaharda çıkan. 149. kuşkuş otu (DS. Ağz. kuş + Erm. VIII. -ı). TBAS. 190. DS. 2. 191) . Asparagus plumosus. IV. banjar + T. 2. çok yıllık.. -si) bk. meyvesinden reçel ve likör yapılan. kaplamacılıkta kullanılan yabani ağaç. 3015) kuşkerdimesi: (< T. 3016) kuşmak: (< ? ) bk. 3015. 2202. bir veya iki yıllık. DS. (TS. 3015) kuşgözü (II): (< T. DS. kuş + elması) 10-35 cm yükseklikte. uç dalları yapraksı görünüşte.: guşkirazı) Gülgillerden. 1422) kuşkuş otu: (< T. -sı) bk. ince ve küçük yapraklı bir süs bitkisi. (And. 3015) kuşgözü (I): (< T. toprak altı kök saplarından çıkan taze sürgünleri yenen bir bitki. (TBAS. VI. kuşkuş otu (TBAS. (TS. TaS. gelinfeneri). 191) kuş mancası: (< T.A. kuş + gözü) Kuş üzümü (DS. 3015. DS. Zambakgillerden. 190) kuşfesleği: (< T. TBAS.459 bitki. Thlaspi. kuş + Yun. uzun saplı. kardamo + T. kerasi + T. VIII. rozet yapraklı. saksılarda yetiştirilen. VIII. XII. 190) kuş kirazı: (< T. 2753) kuş elması: (< T. . vasilikon + T. DS. (TS. 191. kuş + Yun. 1422. 2. VIII. (TBAS. VIII. VIII. beyaz veya pembe çiçekli otsu bir bitkidir. 1422. (ılgıncar. III. beyaz veya pembe çiçekli ve otsu bir bitkidir. Aynı familyadan. 4574. kuş + kuş + otu) 50 cm kadar yükselebilen.

baharda çıkan beyaz çiçekli bir kır otu (DS. yumurta biçiminde. -ı) Çekirdeksiz tatlı nar (DS. kuş + Far. emrūd + T. küçük yapraklı. TBAS. kuş + yüreği) Bir yıllık.460 kuşnarı: (< T. kuş + yemi) Buğdaygillerden. sarı renkli bir çeşit armut (DS. 3017) kuşulak: (< T. 192) kuşyüreği: (< T. koyguç < koy-) nce saplı. VIII. VIII. kuşlak) Böreğe konan bir çeşit ot (DS. VIII. 1423. 191) kuş yemişi: (< T. alıç (TBAS. 3017) kuşübüğü: (< T. 192) kuşyürek: (< T. Phalaris canariensis. durgun sularda yetişen. bir yıllık ve otsu bir bitki. 2. beyaz çiçekli. 3016) kuş otu: (< T. kuş + yürek) Tavukların sevdiği açık yeşil yapraklı bir çeşit ot (DS. 2. 3019) kuyu fındığı: (< T. nār + T. 2. DS. -u) Sert. VIII. otsu ve bir yıllık bir bitki. otsu ve basit yapraklı bir bitki. kuyu + Ar. 2. -ı) Yeşilken toprağa gömülerek ayrı bir çeşni verilen fındık (TS. 1428) kuzgun armudu: (< T. 1424) kuşyemi: (< T. TBAS. VIII. Stellaria media. duvar dipleri ve bahçelerde yetişen. 191. (TBAS. 20-80 cm yükseklikte. kuş + ibiği) Aslanağzı çiçeği (DS. 3021) . 3017) kuyguç: (< T. (TS. kuş + üzümü) Siyah. kuzgun + Far. Theligonum cynocrambe. (TS. çok ufak taneli çekirdeksiz bir üzüm çeşidi (TS. VIII. kuş + otu) Yol kenarları. VIII. fundu + T. 1424. 3017) kuş üzümü: (< T. kuş + yemişi) bk.

401. kastania + T. 192) kuzu kişnişi: (< T. VIII. 3021) kuzla: (< ? ) Kar çiçeği (DS. (TS. “< ET. (TS. kurtkulağı (DS. glayöl. DS. kuzu + dili) Bir cins bitki (DS. VIII. 3022) kuzubaşı: (< T. uzun. kozı. gişnīz + T. kurtkulağı (DS. VIII. kemür-. kuzu + Far. eşek marulu (TBAS. 2. VIII. 1641”) bk. VIII. 3022) kuzukemirdi: (< T. kuzu + kemirdi. kuzu + göbeği) Sulak çayırlarda yetişen. Gladiolus illyricus. küçük. TBAS. 192) kuzugöbeği: (< T. Türkiye’de dört tür ile temsil edilen. (kuzu mantarı). Taban yaprakları . “< ET. siyah.461 kuzgunkılıcı: (< T. VIII. MBTS. 1816”) bk. 2. kuzu + kıran) bk. 3022) kuzuböpreği: (< T. halk tarafından pazarlanan ve yenen bir mantar çeşidi. 1429. yuvarlak bir çeşit üzüm (DS. MBTS. özel kokulu ve otsu bir bitkidir. kuzu + böbreği) Sert taneli. BTS. lezzetli bir kestane türü (TS. 3022) kuzu gevreği: (< T. bütün türleri lezzetli olan. 2. ensiz ve sivri yapraklı bir süs bitkisi. Büyük kayaların çatlakları arasında yetişir. kuzu + gevreği) bk. -si) Yabani ağaçlardan elde edilen. 192. 2. sarı çiçekli. 3022) kuzudili: (< T. -i) Çok yıllık. kuzgun + kılıcı) Süsengillerden. 1429) kuzukıran: (< T. 2. 3022) kuzu kestanesi: (< T. şapkası kalın ve etli. kuzgun + otu) Eğrelti otu (DS. kantaron (TBAS. kuzu + başı. Agaricus compestris. kuzu + Yun. kazık köklü. 1429) kuzgun otu: (< T. VIII.

beyaz sütlü. UA. 193) kuzu sarmaşığı: (< T. küllük) Eğrelti otu (DS. otsu ve sarı çiçekli türler (TBAS. Bu ağacın baharat olarak da kullanılan ceviz biçimindeki yemişi. kolzaya benzeyen bir bitki. (TS. kanarya otu (TBAS. (TBAS. kalın. sulak yerlerde yetişen. is. manitari + T. 15-40 cm yükseklikte. yenilir bir mantar. ki çeneklilerden. çok yıllık.462 ilkbaharda Bozkır (Konya) pazarında kişniş adıyla satılır ve salata olarak yenir. 124) kuzukürkü: (< T. (TS. koni biçiminde. 2. 1429. Rumex acetosa. Canvolvulus arvensis. 193) küllük: (< T. (TS. küllüce + otu) bk. -i) 1. koyun otu (TBAS. 2. kuzu + Yun. Hindistan + Ar. 2. şal am) Turpgillerden. 193) kuzu pıtrağı: (< T. çayırlarda. 2. kuzu + otu) Reseda türlerine verilen genel ad. EYAD. sulak yerlerde yetişen. 103) kuzu mantarı: (< T. 2205. pürüzlü. çok yıllık ve otsu bir bitki. (yağ şalgamı). Brassica rapa. 2. (TS. TBAS. küçük + Far. VI. 192. 1430) küçük Hindistan cevizi: (< T. çiçekleri kokulu. 236. kuzu + pıtrağı) bk. küçük + öz. Myristica frangrans. tohumlarından ışık araçlarında ve sabun yapımında kullanılan bir yağ çıkarılan. (TS. 1431) küçük şalgam: (< T. 2. Bir veya çok yıllık. VIII. Boletus edulis. sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç. kuzu + kulağı) Kara buğdaygillerden. tırmanıcı. kuzu + sarmaşığı) Boyu 3 m kadar olabilen. çiçekleri iki evcikli ve kırmızımtırak. 1430) kuzu otu: (< T. ekşi yapraklı bir bitki. şapkası etli. kuzu + kürkü) bk. eşek marulu (TBAS. 3030) . 1432) küllüce otu: (< T. 192) kuzukulağı: (< T. Ferulago trachycarpa. cevz + T. DS. -ı) Bazitli mantarlardan.

avláki + T. 3041) küp evleği: (< T. 119) künefi: (< Ar. culture + T. 1436) küncü: (< Far. KBAYA. XII. 2152. 198. 3040) küpe çiçeği: (< T. DS.. kupdüşen) Kaz yumurtası büyüklüğünde tatlı bir çeşit kış armudu (DS. (And. VIII. 2. küp. yuvarlak bir üzüm ki. 2. (TS. küp + kıran) Gelincik çiçeği (DS. 258”) bk. böğürtlen (TBAS. küp + Yun. UA. III.: külefi) Pembe renkli. mor veya beyaz renkli çiçeği. 2197. DS. (And. 469. evlek mantarı (TBAS. göl kestanesi gibi bitkileri içine alan bir familya (TS. 224. bitkileri) nsanlarca yetiştirilen bitkilerin bütünü (TS. 194) küpkıran: (< T. 2233. pembe. Fuchsia. dağ nanesi (TBAS. 470) küpdüşen: (< T.A. 2. VI. -i. AVA. künci.A. 1438. Ağz. güpdüşen. 4577. kuncud). küp + düşen). 194) . 2. kināfe–künāfe. VI. kürcü) Susam (TS. küncüt. güzel bir cins değildir (Gaz. ADYA. 2. küpeli) ki renkli bir çeşit çiçek (DS. 1827”) 1. Nişanyan.463 küllükara: (< T. “< ET. 2225. VIII. küpe + çiçeği. Gaz. küpe. Ağz. 85. güncü. yakı otu. 3031) kül otu: (< T. 1439) küpeli: (< T. 193) kültür bitkileri: (< Fr. Küpe çiçeğigillerin örneği olan süs bitkisi. DS. küllü + kara) Bir çeşit kara üzüm (DS. III. 3036. güncük. 3041) kür: (< ? ) bk. 3003. Bu bitkinin kırmızı. 2. kül + otu) bk. 334. VIII. VIII.: gupdüşen. VI. küpe çiçeği. MBTS. DS.. küpe + çiçeği + -giller) Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden. 1826). 2. (And. 1439) küpe çiçeğigiller: (< T. Ağz. “< ET. DS. MBTS.: göncü. VIII.

< OT. VIII. 2. VIII. VIII. VIII. Gülensoy. 2778) küte: (< ? ) Bir çeşit salatalık. 2. 3046) kürüç: (< ? ) Bir çeşit sert ağaç (DS. 1442. DS. küstüm otu (TS. asma. 2. Clauson. 1443. küstüm). diş otu (TBAS. dokunulduğunda yaprakları pörsüyen bir bitki. VIII. otu) bk. (TS. 2. Cuscuta. 738. DS. siyah üzüm gibi meyveleri olan sağlam kerestelik bir ağaç (DS. MBTS. klorofilsiz bir asalak bitki. DS. (Hint fıstığı). XII. küstüm + otu) Baklagillerden. VIII. II. çiçeği) Globularia türlerine verilen genel ad (TBAS. 3051) küstüm: (< T. 2. Jatropha curcas. 3051) küşne: (< Ar. 606) Dağlık ve kayalık yerlerde yetişen. curcas. 1831) bk. kuşnā. 2. küseğen. (TS. 194) küre çiçeği: (< Ar. Mimosa pudica. 1830) Sütleğengillerden. küstüm) Eflatun renkli bir çeşit boru çiçeği (DS. 1442) küsküt: (< Fr. yaban hıyarı (DS. DS. kure + T. 276) Kara burçak (TS. kürt ‘kerestelik bir tür ağaç’. 4579) . (TS. (şeytansaçı). 2980.464 kürdan otu: (< Fr. VIII. 3051) küstüm otu: (< T. baklagiller ve bazı meyve ağaçlarına sarılarak onları sömüren. 3047) küseğen: (< T. kürt. cuscute) Çit sarmaşığıgillerden. Eren. 3053. 1441) kürmez: (< ? ) bk. 194) kürkas: (< Lat. cure-dent + T. (küseğen. TaS. 2. meyve çekirdekleri zehirli bir bitki. böğürtlen (TBAS. IV. 194) kürt: (< Hak. ince uzun ipliksi saplarıyla. 1442. MBTS.

1837. reçinesi hekimlikte kullanılan bir bitki. loboda. BTS. kışın yapraklarını dökmeyen. 277). 2. 1446. Ağz. ilābada. 3056) -Llâbada: (< Yun. otsu ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki. 2519) lâdengiller: (< Far. 2517. 260). 2. (And. kukunaria) Siyah çam.: kötük) Lahana (DS. Nişanyan. 408) lâdin: (< kökü belli değildir. VIII. ülkemizde doğal olarak 5 cins ve 28 türle temsil edilen. (TS. MBTS. kütük + Yun.: ledin) Çamgillerden. Pholiota mutabilis. 50-60 m kadar yükseklikte olan. Eren. -ı) Yaşlı ağaç kütükleri üzerinde ve gruplar hâlinde yetişir. (And. Gülensoy. köknar (DS. VIII. 2522) lâden: (< Far.465 kütkütü kiraz: (< kütkütü “ses taklidi söz” + Yun. (And. VIII. manitari + T. < Blg. 3055) küvrüç: (< ? ) Dayanıklı ve uzun boylu bir çeşit ağaç (DS.: alabada. lapathon. yaprakları basit. 2. (TBAS. TBAS. Ağz. sulak çayırlarda kendiliğinden yetişen. 172. Akdeniz ülkelerinde yetişen. DS.: ildan) Lâdengillerden. Rumex petientia. 3055) kütük mantarı: (< T. otsu ya da çalımsı bitkiler (TS. 1446. beyaz veya pembe çiçekli. 194) kütür: (< T. DS. 2. dere kıyılarında. MBTS. 195. ilibadabi) Karabuğdaygillerden. 3054) kütük: (< T. VII. karşılıklı ya da almaşlı dizilişli. Akdeniz ülkelerinde yetişen tüylü ve genellikle yapışkan yapraklı. Nişanyan. Ağz. 260. alapata. 2. lāden). VIII. -giller) ki çeneklilerden. (And. 197. 3054) kütner: (< Yun. Doğu . lāden + T. kerasi) Bir çeşit sert kiraz (DS. VII. kütür) Olmuş karpuz (DS. II. 2982. 607. kütük. 1445. Yenen bir türdür. Cistus creticus. çiçekleri er dişi. ışınsal simetrili. (TS. bir ya da çok yıllık. VIII. I. lapato = EYun. 1834). çok yıllık. DS. Ağz.

1849) Taze incir (DS. 2. DS. TBAS. TAYA. TBAS. Gaz. K A. ETA.. kozalağı aşağıya doğru sarkık. 3061. IX. 4523) lahana: (< Yun. nahana. 20. 1451) lamsan: (< ? ) Ekin tarlalarında kendiliğinden yetişen ve sığırlara yedirilen. OAAD. Picea orientalis. DS. (And. Brassica oleracea. çiçeği) Kuzeydoğu Anadolu dağlarının rutubetli. XII. AAT. 2. ADYA. 126. 96. 4602. 63. 370. 42. 250. 345. 3234. 1451. IX. 210. (TS. DS. VII. 187) lâle: (< Far. 506. ST AT. ZBK A.A.A. kelem.. 3062) lap: (< lap “ses taklidi”. havuca benzer yabanıl bir bitki (DS. IX. 260. 53. IX. nahna) Turpgillerden. < Yun. 269. 3065) lapaza çiçeği: (< Lat. 155. GD AT. 3064) lapaza: (< Lat. çiçekleri lâleye benzeyen bir süs ağacı. 1449. yaprakları uzun ve mızraksı. lāle + T. 310. 123) lâle ağacı: (< Far. (TS.: ilaane. 247. III. KMYA. ağacı) Manolyagillerden. lapaza) Yaprakları uzun ve enli bir bitki (DS. gölgeli ve kayalık yerlerinde yetişen. Liriodendron tulipifera. (TS. 2. Türkiye’de 18 kadar yabani türü yetişen. kerestesi ve reçinesi çok beğenilen. III. . lāle) Zambakgillerden. UA. çiçekleri kadeh biçiminde. BTS. düz gövdeli. soğanlı. 1446. laxano. DS. Tulipa Gesneriana. bir süs bitkisi. lakhanon. çok yıllık. nahma. 2. 2. Ağz. E A. lapaza + T. IX. 3064) lapa: (< T. 121. IX. (TS. 278). Nişanyan. çam türüne çok yakın bir orman ağacı. otsu. 409. XII. ilahna. MBTS. ilahana. DS. AAT.466 Karadeniz bölgesi dağlarında yetişen. 24. yaprakları uzun saplı ve alt kısmı beyazımtırak . IX. 195. lahano = EYun. 5. türlü renkte. 3070. Erz. ilana. OAAD. güz ve kış sebzesi olarak yetiştirilen ve birçok türü olan otsu bir bitki. ana yurdu Güney Amerika olan. lapa “ses taklidi”) Denizin dibinde yetişen ve beyaz çiçek açan bir bitki (DS. Eren. 2517. DS. 195. II.

Ağz. kalkan biçiminde yuvarlak yapraklı. Latin + T. (TS. beyaz. sulu ve tatlı bir çeşit üzüm (DS. çok yıllık. lazotu. 3065) lapra: (< ? ) Kara. DS. Petasites albus. Ağz. 412) lavantin: (< t. KBAYA. (And. 2. sarı ve kırmızı çiçekli bir süs bitkisi. latania “Karaip dilinden”) Bazı türleri evlerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. Eren.: lazıt. 3067) Latin çiçeği: (< öz. 3069) lâzut: (< Dankoff Ermenice lazut ‘corn’ biçimiyle birleştirmiş. ölmez çiçek (TBAS. güzel kokulu çiçekleri olan. lazud) Mısır (TS. (TS. Tropeoalum. mavi veya mor çiçekleri koku sanayiinde kullanılan.: latir. eflatun veya pembe renkte. IX. 197) leylâk: (< Ar. 1456. 196. leblebū + T. lavantin) Lavanta çiçeğinin bir başka türü (TS. IX. 2. kışın yaprak döken. Ağz. leylāk). lavanda + T. 1455) latır: (< ? ). çiçeği) bk. 1456) lavanta çiçeği: (< t. ağacı) Kauçuk (TS. Lavandula angustiflia. seylak) Zeytingillerden. 1454) lâtanya: (< Fr. kuvvetli kokulu. is. IX. 2. (And. 2. siyahımsı mor renkli çiçekleri olan. EYAD. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. 2. . Latania rubra. 236. latur) 1. 1457) lazotu: (< ? ) bk. élastique + T. (And. çiçeği) Latin çiçeklerinden. IX. (TS. Yonca. rizomlu. otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir. koni durumunda toplanmış. Lazca lazudi ve Mingrelce lazeti karşılıklarını da vermiştir. çiçeği) Ballıbabagillerden. BTS. 2. Akdeniz kökenli bir bitki. lazot. (TBAS. 198) leblebi çiçeği: (< Far. leylah. lâzut (DS. 280). Bezelye (DS. 1458. 3069.: leyla. DS. leyleyh. 3066) lastik ağacı: (< Fr. tabanda çalımsı. IX.467 tüylü. bazı türlerinden de dokumalık iplik elde edilen bir tür palmiye. 2.

(TBAS. 3075) leylekgagası: (< Ar. kabağı) Kabakgiller familyasından.: ilfar. yaprağı) bk. (And. leikhen < leikhein. yalancı ısırgan (TBAS. 3. iğnelik (TBAS. 212) leylekayağı: (< Ar. Erz. DS. Syringa vulgaris. 2. Menekşe. lįf + T. la la ‘leylek’. IX. ilifar. otu) bk. 2521. 1462. lichen ~ EYun. (devrinti). IX. 415. 3075) leylekburnu: (< Ar. ayağı. 3079) lilpar: (< ? ) Sulak yerlerde yetişen. 3598. leylim + T. bur(u)nu) Uzun yapraklarının uçları kuruduktan sonra kıvrılarak leylek gagasına benzeyen yabanıl bir ot (DS. .468 küçük bir ağaççık. Zambak (DS. -sı) bk. 197) leylim yaprağı: (< Ar. IX. VII. Caltha polypetala. leylim + T. 335. X.. BTS. (BTS. TBAS. “< Ar. Nişanyan. IX. la la + T. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. 416) lifor: (< ? ). 3075. 197) leylim otu: (< Ar. çok yıllık. saçma büyüklüğündeki meyveleri yenilebilen küçük bir ağaç 2. 197) leylingiç: (< ? ) Bir çeşit dut (DS. Dağda yetişen. meyveleri çok lifli olan. 197. DS. 3075) lif kabağı: (< Ar. DS. 1464) lil: (< ? ) Su yosunu (DS. 2. 265”) Kuruyunca incecik sapları kendi üzerinde kıvrılan saatçiçeği bitkisi (DS. 266) Bir mantarla bir su yosununun ortak yaşamasıyla ortaya çıkan bitkilerin genel adı (TS. yalancı ısırgan (TBAS. 198) . Nişanyan. la la + T. AVA. la la + ? gaga + T. (TS. IX. dişi çiçekleri tek. lifar) 1. Luffa cylindrica. Ağz. IX. 3078) liken: (< Fr. olgunlaştıktan sonra banyo süngeri gibi kullanılan bir bitki. III.A.

1466. GD AT. IX. BTS. (TS. DA. 3057.: libye. 3081) lobelya: (< Lat. kara bir çeşit üzüm (DS.A. 3080. nunuk. (TS. eriği) Büyük ve ekşi bir çeşit erik (DS. 3081. 275. lobik. 3081) livon: (< ? ) Mezarlık otu (DS. . 3257. 4580. VII. TAYA. IX. 3081) livinç: (< ? ) Yaban pancarı. DS. 1469. oğul otu (DS. beyaz çiçekli bir ağaç. IX. lobiye.: nevik. 147) livikeriği: (< ? livik + T. 212) . yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. K A. 313. Lobelia “Alman botanikçisi Matthias de Lobel’in adından”. lübye) Salkım durumunda mavi çiçekleri bulunan bir veya çok yıllık Kuzey Amerika bitkisi. 164. MBTS. līmūn / Ar. III. 477. leymūn + T. 3079) limon otu: (< Far. 2. 3078. ülkemizin Akdeniz ve Ege bölgelerinde yetişen. lumun) Turunçgillerden.A. IX. Citrus limonum. leymūn + T. 281. (TS. 131. Eren. lobiya. 2. Erz. (And. AA.. leymūn + Ar. Lippia citriodora. pazı (DS. nünnük) Mısır yaprağına benzeyen yapraklarının tadı ekşi ve buruk olan. 266). elması) Bir çeşit elma (DS. 12. 2. IX. XII. DS. lobya. IX. 3080) livik: (< ? livik). labiye. 2525. -si) Melissa officinalis. 417. līmūn / Ar. IX. otu) Kışın yapraklarını döken. 1873). nünük. lobbak. 131. 2. leymūn. salkım çiçekli bir ağaççık. Lobelia. (And. na’nā’ + T. Gaz. (And. nivik. III. 1466) linlingara: (< ? ) Küçük. Nişanyan.: iliman. līmūn / Ar. DS. 3079) limonnanesi: (< Far.469 limon: (< Far. leymun. DS. léymun. IX. ST AT. 3253. Ağz.. 3093. IX. līmūn / Ar. Ağz. C vitamini bakımından oldukça zengin meyveleri olan. 3-5 m yükseklikte. 21) limonelması: (< Far. IX. DS. 294. Ağz. kışın yapraklarını dökmeyen.

loğlas. Bezelye (DS. levaz.470 loğlaz: (< ? ). börülce. lotos) Nilüfer cinsinden birçok bitkiye verilen genel ad (TS. Gaz. lovlaz. MBTS. ovaryum alt durumlu. 2. sarı renkli ve sulu bir armut çeşidi (DS. UA. IX. loĥúsa + T. IX. yeşil ve büyük yapraklı. lolaz. Ağz. lotus < Yun. sürünücü. 236. 1472) lover: (< ? ) Bir metre uzunluğunda. tazeyken hayvanların yemediği bir bitki (DS. otsu bitkiler. otu) ki çeneklilerden. (TBAS. çiçeği) Yaprakları genellikle kalp biçiminde. löleş. GD AT. -u) Yazın yetişen. kokulu. 1848) Patates (DS. encīr) ri ve yumuşak bir tür incir (TS. leyvaz. Taze ya da kuru fasulye. söylez) 1. 3086) loparmudu: (< T. Aristolochia. 3084) lokurdak: (< T. X. (And. 3088) . 198) loğusa otu: (< Yun.: lavlaz. tırmanıcı bir bitki. lop + Far. EYAD. IX. 125) loğusa çiçeği: (< Yun. otsu ya da odunsu bitkiler (BTS. IX. 421) lokko: (< lokko < lok “ses taklidi”) Ham incir (DS. 2. lölez. DS. 3084) longur: (< langır. löylez. leylaz. XII. lüles. 2. DS. 1470) loğusa otugiller: (< Yun. III. loĥúsa + T. lokurdak) Beyaz renkli bir çeşit üzüm (DS. IX. (TS. taç yaprakları az ya da hiç olmayan. loĥúsa + T. otu + -giller) Yaprakları basit. luvaz. çiçekleri pipo görünüşünde olan ve bazı türlerinin kökleri tedavide kullanılan. 242. emrūd + T. lehaz. 4580. 1472) lotus: (< Lat.. lop + Far. çiçekleri koyu kahverengi ve pis kokulu. 480. lülez. kapsül tipi meyveleri olan. çok yıllık. Aristolochia.A. 3083. IX. 2. levles. loylaz. çanak yaprakları birleşik. yatık. levlaz. 3684. 3087) lop incir: (< T. çiçekleri er dişi. 2. almaşlı. 295. ışınsal ya da tek simetrili. lövlez. levlez. loloz.

madımalak. Ağz. matutak. madık. Macar) Koyu sarı renkli. IX. kuşekmeği (TBAS. Macar + T. MBTS. Lübnan + Far. 3085. ekşimiş üzüm (DS.: badıma. berç (TaS. 3061. -i) Hafif acı kırmızı biber (TS. badimaħ. 2. IX. 3093) Lübnan sediri: (< öz. IX. üzümü) bk. lūr + T. 481) lörotu: (< Far. 3098) Macar (II): (< öz. lollik) Domates (DS. 3096) -MMacar (I): (< öz. 3100) madımağın oynaşı: (< Erm. 3088) löggiye: (< ? ) Sardunya denilen çiçek (Gaz. (And.A. is. I. lolik. IX.. IX. Eren. . -i) bk. IX. madımalah. 3098) Macar biberi: (< öz. badımak.471 lozi: (< ? ) Zerdalinin tatlı ve güzel kokulu bir çeşidi (DS. 190) madımak: (< Erm. madımanaħ. is. III. IX. 578) lülük: (< lülük < Far. -ın + oy(u)naşı) bk. (And. Macar + Yun. 3100) maçır: (< ? ) Ekin tarlalarında kendiliğinden yetişen dikenli bir ot (DS. 2. pipéri + T. 3095) lüzi: (< ? ) Karaağaç (DS. lüle. matutak + T. badima. 1880). otu) Su kıyılarında biten güzel görünüşlü bir ot (DS. badımalak. madımalağı. madamak. üstünde kırmızı benekler olan fasulye (DS. 1478) Macar üzümü: (< öz. is. Ağz. sedir (BTS. IX. Macar) Küçük taneli kırmızı buğday (DS.: lalik. 285). is. 512) maççez: (< ? ) Çok olgunlaşmış. sedīr + T. is.

2. 3169) mahluç: (< Ar. 3101. kökleri çok yayılan yabanıl bir bitki (DS. 6-10 m yüksekliğinde. DS. mahlaç. DS. otsu ve pembe çiçekli bir bitki (TS. XII. DS. 2. 240. otu) Süt rengi veya soluk sarı renkli çiçekleri olan. 200. 4583) mahmude: (< Ar. II. DS. kalın köklü ve otsu bir bitki. BÜYA. (And. MBTS. IX. DS. TBAS. 2. 2. (And. Ağz. me āre. 2. 2.472 madınak.. malıç) 1. çok yıllık. 3102) mağara: (< Ar. madmalak. sürünücü. TBAS. 2. 1487) . “< Far. çiçeği) Çiğdem (TS. 199. 60. (TS. temmuz ortalarında olgunlaşan bir çeşit elma (DS. 1895”) Orta büyüklükte ve oval biçimli. madik. 1890) Kara üzüm (DS. IX. 2. mahmude otu (TS. 2. maĥlūc. Ağz. IX. kırmızılı beyazlı çiçekler açan. 1481. çok yıllık. 130. 1893) Tarlalarda kendiliğinden biten. maĥmūr + T. maĥleb). nohut büyüklüğünde yemişi olan. (TS.: mağlaç.A. maduk. 467. 1486) mahmude otu: (< Ar. Prunus mahaleb. 279) madik: (< Erm. 1486. 3105. 3103) mağzinelması: (< Far. elması. Ka. Convolvulus scammonia. IX. 3104) mahlep: (< Ar. mağzin + T. 1486. Arpaya benzeyen bir çeşit kabuklu buğday. TBAS.: merhep) Gülgillerden. MBTS. ufak yeşil yapraklı. 3102) madrap: (< ? ) ncir (DS. mardımalak) lkbaharda kırlarda yetişen. ma z ‘kabuklu meyvelerin içi’. 361. madimak. madumah. mağlıç. ETA. beyaz çiçekli bir ağaç. 4439. maĥmūde) bk. 2. maĥmūde + T. Pamuk (DS. IX. meyve ve dalları özel kokulu. 3113. 200) mahmur çiçeği: (< Ar. 1904). II. ıspanak gibi yenilen. IX.Y. MBTS. XII. MBTS. IX. AAT.

kokulu ve salkım durumunda olan. 1492. köklerinden sarı boya çıkarılan bir süs bitkisi. 3111) malatura: (< t. IX. macchi. mihmez/mihmāz + T. 1487) mahrabaşı: (< ? mahra + T. yenilebilir bir çeşit mantar (DS. 1923) Mısır (DS. māle. 2. IX. (TS. 3114) . 3113) malkadın: (< Ar. Tietze. 2. Ağz. Centranthus. IX. kadın) Üstü saman renginde. pomidoro/pomodoro. TS. 274) Biçimi dereotuna çok benzeyen. Mahonia. Gülgillerden bir ağaç. 2. IX. başı. is. IX. tepe) Yenilen bir çeşit mantar (DS. yeni dünya. pembe veya beyaz çiçekler açan iki yıllık otsu bir bitki. içi beyaz. IX. eriği) 1. 2. Eriobotrya japonia. māl + T. Malta + T. 3113) Malta eriği: (< öz.: marhabaşı) Mor renkli bir çeşit üzüm (DS. 3107) malaşa: (< ? ) Ebegümeci (DS. māl + Soğd. çiçeği) ki çenekliler familyasından Akdeniz bölgesinde yetişen kırmızı. 2. kalın köklü. 1907”). (And. 1496) maltepe: (< Ar. (TS. 2. MBTS. MBTS. BTS. 4584) malhamı: (< ? ) Şubatta ekilen buğday (DS. 425) mala: (< Far. XII. 2. çiçekleri sarı renkte. mahonia “botanikçi Mc Mahon’un adından”) ki çeneklilerden. 3106. sarı renkli. “< ? mahra. tadı değişik bir bitki (DS.473 mahmuz çiçeği: (< Ar. 3111) maler: (< ? ) Bir çeşit yaban pancarı (DS. 3129) mahunya: (< Fr. sulu ve mayhoş yemişi (TS. IX. 2. Bu ağacın erik büyüklüğündeki. 1492) Kuraklığa dayanıklı çalımsı bitki topluluklarının oluşturduğu Akdeniz Bölgesi’ne özgü bitki toplulukları (TS. iri çekirdekli. 1488) maki: (< t.

güzel kokulu ve yumuşak bir çeşit erik (DS. 2. -lık) nce yapraklı. Manzenilla.: malyer) Yaylalarda yetişen bir çeşit meşe (DS. 1936) Çok büyük bir çeşit patates (DS. 1929”) Bir çeşit kaktüs. Ağz. MBTS. 334) manamık: (< ? ). 3120) . kulağı) bk. IX. içi sarı. Bir çeşit kara üzüm (DS. dağ eriği. 2. 3115. Antil Adalarında yetişen. kaynanadili (DS. küçük yapraklı. 2. IX. (And. eriği) ri. IX. 3119) mandaeriği: (< ? manda + T. (TS. IX. māmezā. 3114) malyar: (< ? ). MBTS. mamuk.. IX. IX.474 malto: (< manto < Fr. 2. MBTS. manteau < Lat. IX. “< manda ‘kökü belli değildir’. Yenilen yumru köklü bir bitki. Yabanıl havuç (DS. 3159) mamıza: (< Ar. 2. ince köklü bir çeşit labada (DS. Yaban eriği. Ağz. Ağz. mor renkli. çok zehirli bir ağaç. memik) 1. IX. mananuh) bk. 152. (And.: mamuħ. manzenilla) Sütleğengillerden. dili. 2. 3119) mandakulağı: (< ? manda + T. 3115) mamula: (< ? ) Kırmızı meyveleri bulunan bir diken ağacı (K AT. Kabak (DS. 3118) mandadili: (< ? manda + T.: mananık. banjar + T. 200) mandalak: (< ? ) 1. 3114) mamak: (< mamak < kabak) 1. 3115) mamık: (< ? ). camuskulağı (TBAS. 1499) mancarlık: (< Erm. kökü kesilince süt gibi suyu çıkan yabanıl sarmaşık (DS. hardal otu (TBAS. IX. (And. 2. 1927) Beyaz çiçekli. 200) mancana: (< t. Yer elması.

2. kerestesi çok gözenekli. emeçleri bir gövde ve bunun üstünde bir şapka biçiminde gelişmiş. beyaz ve limon kokusunda. iri ve parlak yeşil renkte bir süs ağacı. 3120) manduruş: (< ? ) Maydanoz (DS. manolya gibi çoğu güzel kokulu bitkileri içine alan familya (TS. (TS. lāle + T.475 mandalina: (< Fr. klorofil taşımayan ilkel bitkilerin genel adı. (And. manga) Hint kirazı (TS. 2. Citrus nobilis. 1502. is. mantri ‘danışman. Fungi. manitari < EYun. 3125. güzel çiçeği. manitari + T. 2. IX. portakala çok benzeyen bir ağaç. 1499) mandana: (< ? ) Su kabağı (DS. Manolyagillerden. 277) 1. E A. müsteşar’ < Sans. 233) mantar ağacı: (< Yun. süngerimsi. büyük çiçekli ve otsu bitkiler. magnolia “Pierre Magnol’un adından”) 1. Bu ağacın tatlı. (TS. amanites. Manisa + Far. mandarine ‘turunçgillerden Çin kökenli bir meyve’ < mandarin ‘eskiden Çinli yönetici sınıfına mensup kişi’ < Hind. (TS. çok yıllık. 2. Turunçgillerden. magnolia + T. (TS. 2. Phelloderidron amurerıse. Ağz. IX. içinde zehirlileri de bulunan. 287.: mansur) Mantarlardan. 2. IX. -si) Düğün çiçeğigillerden. 3121) mango: (< Port. DS. Magnolia grandiflora. TBAS. yaprakları almaşık. 201. parçalı yapraklı. 1502) mantar: (< Yun. Nişanyan. Nişanyan. Bu ağacın çok iri. 1501) mani: (< ? ) Küçük fındık (DS. lezzetli meyvesi. BTS. 1502. 279). 1503) . ağacı) Turunçgillerden. TBAS. kırlarda yetişen. Eren. 2. 201) manolya: (< Fr. K A. Anemone pulsatilla. açık sarı renkli bir ağaç. kokulu. 2. 2. IX. mantra ‘Eskiden Çin yönetici sınıfı üyelerinin giydiği portakal rengi giysiden dolayı’. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. 3123) Manisa lâlesi: (< öz. (TS. 207. 1502. korularda. 428) manolyagiller: (< Fr.

: mantıvar.476 mantar meşesi: (< Yun. 2. 3128) . maral + T. 3125) mantı çiçeği: (< Çin. Şebboy (DS. 249. IX. mantüvar) Kulak ağrısını geçirmek için kullanılan. dere kıyılarında biten. kara renkli yabanıl üzüm (DS. 334) mardağıl: (< ? ) Dağlarda biten. Ağz. güzel yapraklarından dolayı süs bitkisi olarak yetiştirilen. XII. Quercus suber. IX. ekilmiş tarlalara zarar veren bir ot. Kalın. ölmez çiçek (TBAS. manitari + Far. maranta “Botanikçi Bartolemeo Maranta’nın adından”) Zencefilgiller familyasından. IX. 3126) manuk: (< ? ) Maydanoz (DS. -si) Batı Akdeniz bölgesinde yetişen bir tür meşe. ayrık otu (DS. çiçekleri güzel kokulu ve sarı renkli bir kır bitkisi (DS. 3126) mantik: (< ? ) Hayvana yedirilen dikenli bir çeşit ot (DS. 2. sert köklü. Amerika yerlilerinin ok yaralarını iyileştirmede kullandıkları. 2. 1938. 1938”) Kayalıklarda. otu. XII. IX. bīşa + T. yenilen bir çeşit ot (DS. Maranta arundinacea denen cinsinin kök yumrularından ararot isimli nişasta elde edilen bir tropikal iklim bitkisi (MBTS. 220) mantırıç: (< ? ) Mart inciri (DS. 4586) mantuvar: (< ? ). çiçeği) bk. (And. maral ‘dişi geyik’. K AT. 1935) 1. 3127) maranta: (< Fr. 1503) mantı: (< mantu “Çin-Kore kökenli bir kelime”. IX. 4586) mare: (< ? ) Böğürtlen (DS. mantu + T. Sararmış hıyar. (TS. 2. MBTS. Kasımpatı. IX. 2. “< Moğ. MBTS. 3126) maralotu: (< Moğ. IX. 2. 3126) mara: (< ? ) 1.

A. 1939) bk. marseme. 3129) marseni: (< ? ) Kuşburnu ağacı (DS. (And.: marıl. 1942”) (And. merseme) Birleşikgillerden bir cins kokulu bitki. 1513) masura: (< Yun. KYA. Tanacetum balsamita. 503) marzıvat: (< ? ) Beyaz. (TS.. Nişanyan. mansımana. III. IX. Ağz. 202. 201) margul: (< ? ) Havuç (DS. beyaz sütlü ve sarı çiçekli otsu bitkiler. IX. maruli + T. mārul) Birleşikgillerden. marsımana. marol. 201. maruli. 201) margarit çiçeği: (< Fr. 199. otu. Gaz. 225. maruli ~ Lat. 2. 3131) mastı çiçeği: (< Yun. maste + T. 2. çiçeği) bk. 1. Ağz. 3125. beyaz papatya (TBAS. IX. + T. kabak (DS. DS. Eren. bir veya çok yıllık. 202) marul: (< Yun. < Yun. Ka. Frenk inciri (TBAS. MBTS. 22. 310) marulcuk: (< Yun. beyaz papatya (TBAS. 2. 4587. T YA.. marsıma. TBAS. MBTS. 250. MBTS.: barsama otu. 2. 3170) marsili: (< ? ) Patates (DS. Ağz. marguerite < Lat. 281. 3130) marsıvan otu: (< Far. 1508. (And. ST AT. martius + T.477 margarita: (< Fr. masuri. 3130) mart yemişi: (< Lat. çiçeği) Öküzgözü (TS. “< Far. sert bir çeşit üzüm (DS. çöpleme (TS. marsama otu. TBAS. XII. (TS. 430. 2. amarulla < amarus. 487. -cuk) bk. 1509.A.Y. yemişi) bk. IX. 44. marguerite < Lat. oval taneli. 2. 171. merzübān + T. 252) .: masıra) Küçük hıyar. BTS. 1950). 288).. geniş ve uzun olan yeşil yaprakları taze olarak yenilen. IX. merzübān. Lactuca sativa.

ana vatanı Kuzey Amerika olan.A. yenilebilen bir bitki. IX. māş. (TS. çiçeği) Peynir mayası yapılan çiçek (DS. mā’į + ? lâdin) Çamgiller familyasından. kamış + T. 2. MBTS.: maasuselması) Kışın yetişen. 1517) mavi lâdin: (< Ar. belemir. 3139) . māye. 236) maun: (< Amerika yerlilerinin dillerinden) Tespih ağacıgillerden. 202) mavi kantaron: (< Ar. IX. 1950). 202) masusaelması: (< ? masusa + T. 3097. 1516) mavi cincile: (< Ar. 2. Laccaria amethystina. 1513. kargı (TBAS. peygamber çiçeği. IX. Centaurea cyanus. DS. IX. yaprakları mavimsi yeşil.478 masura kamışı: (< Yun. 431) maya: (< Far. Elaels.: marş) Baklagillerden. māye + T. 30 m kadar boylanabilen. ekşi bir çeşit elma (DS. dayanıklı. Ağz. 3139) maya ağacı: (< Far. māye + T. XII. 3133. yenen bir türdür. IX. IX. 3140. -ı) bk. Ağz. 1959) ncir (DS. Gaz. 4587. Swietenia mahagoni. mā’į + Yun. baharda buğday tarlalarında mor renkli çiçekler açan bir bitki. (TS. (And. III. ağacı) Meyvelerinden yemek yağı çıkarılan bir tür hurma ağacı. 2. 2. 2. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir tür. 3130. elması). (TS. (BTS. kırmızı renkli. otu) bk. masuri + ? T. mā’į + ? cincile) Gençken koyu mor renkli. her dem yeşil. maya çiçeği (DS. DS. (TS. EYAD. kentauron) Birleşikgillerden. 1517) maya çiçeği: (< Far. (TBAS. 3139) mayana: (< ? ) Anason (DS. 2. Picea pungens. MBTS. māye + T. 3133) maş: (< Ar.. 490) maya otu: (< Far. yaşlanınca solan. (And. Hindistan ve Honduras’ta yetişen büyük bir orman ağacı. Phaseolus aureus.

DA. DS. 312. özel kokulu iki yıllık otsu bir bitki. 2. 431. (TS. MBTS. 61. 165. BTS. IX. bahtunez. 250. ma ā + Far.A. 3100. KYA. II. ülkemizde 97 cins ve 400 kadar türle temsil edilen. -giller) Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden. TAYA. 291) Servigiller familyasından. anason.A. SA. 214. bahteniz. 290). 35. gülgillerden. maadanüs. 222) maza armudu: (< Ar. DS. 1959”) bk. (And. māye) Domates (DS. KMYA. dikeni) Kırlarda kendiliğinden biten. ufak yeşil yapraklı.Y.. 96) maydanozgiller: (< Yun. 145) mazı: (< Far. -u) Bir armut çeşidi (AA. otu. altın otu (BTS. papadia + T. UA. IX. BÜYA. otsu. emrūd + T. 50-80 cm yükseklikte. makedonesi + T. 164. 214. yaprakları karşılıklı ya da çarpraz pulsu ve kiremit dizilişli. BTS. sarı çiçekli. 12. maius + T. 489. mādanıs. çiçekleri şemsiye durumunda olan. bakdanos. mādinoz. mağdanos. 2. OAAD. maius + Yun. maydunus) Maydanozgillerden. çiçeğinin tomurcukları tespih tanesine benzeyen. GD AT. TS. 137. 1518. Petroselinum crispum. 431) maye: (< Far. Erz. baktenis. XII. papatya (TBAS. madunus. 1518. Ağz.: badınos. sürgünleri şişkin. maydanoz ve kimyon gibi bitkileri içine alan. 24. II. bahtenis. II.. bodünüs. 467. DS. yaraların iyileştirilmesi için yakı gibi kullanılan bir bitki (DS. nadiren çalımsı bitkiler (TS. DS. III. makedonesi. 2. IX. gövdesinin içi yumuşak öz ile dolu bir bitki (DS. . 114. mā-yesįl + T. 2. 4582. kereviz. III. Eren. 231. Gaz. iki ya da çok yıllık. māzū. -sı) bk. bahdeniz. 279. 3141) mayıs dikeni: (< Lat. 431) maydanoz: (< Yun. ETA. badınoz.. bahtenes. behteniz. madenis. “< Ar. madünüs. mā-yesį l. 1518.A. 361. EYAD. maydanos. IX. kozalakları dikdörtgenimsi veya . 3141) mayıs papatyası: (< Lat.479 mayasıl otu: (< Ar. çiçeği) Çayırlarda biten. 264. 67. maius + T. 3140) mayıs çiçeği: (< Lat. bektenis. Eren. bir. Ka.

(TS. Quercus infectoria. 203. 3148) medeş: (< ? ) Salkımı büyük. Ağz. IX. IX. 1-6 m kadar boylanabilen. küçük yaz armudu (DS. -u) Sarı renkli. DS. emrūd + T. BTS. (And. pulları ince ve bükülebilen. IX. is. Juncus gerardi. Thuya. 3145) meçikli: (< ? meçik + T. 3145) mazı meşesi: (< Far. % 40 oranında tanen içeren. IX. -lık) Bir çeşit çiçek (DS. mekge. -si) Kayıngiller familyasından. 3153) . çok yıllık. māzū + T. 3-10 çiçek durumlu. IX. māzū + T. Cirsium rhizocephalum. IX. 3152. meki) Mısır bitkisi ve tanesi (DS. XII. 2. 432) mazı otu: (< Far. her pulda beş kadar tohum olan. DS. DS. IX. genç dallarının Cynips gallea tinctoria adlı böcek tarafından sokulmasıyla şişkin mazılar oluşan. Mekke). 3149) medik: (< ? ) Gövdesi 15 cm kadar uzunlukta. yaprakları dikenli ve çiçekleri morumsu kırmızı renkli olan bir bitki. 3149) mekke: (< öz. yaprak dökmeyen çalı ya da ağaççıklar. is. birçok sanayi dalında kullanılan. (Duran. 1520. 4590) mekrikarmudu: (< ? mekrik + Far. māzū + bīşa + T. kırlarda biten. -li) Tütünlerin dibinde biterek onları kurutan asalak bir ot (DS.480 konik. (BTS. (TBAS. Bundan dolayı “mazı otu” denilmiştir.: meke. 432. 3149) medine: (< öz. yaprak döken. 223-229) mazlıħ: (< Far. Medine) Kına çiçeği (DS. IX. Mazı adı verilen erkek çiçeklerin dişi incire asılmasında bu bitkinin gövdesi ip gibi kullanılmaktadır. otu) Erkek incir çiçeklerinin (mazı) dişi incirin çiçeklerini döllemesi için dişi incirin dallarına asılır. taneleri dağınık bir çeşit üzüm (DS. küçük ağaç ya da çalılar.

Ağz. melek + T. çiçekleri yeşilimtırak beyaz. 3155) melesir: (< ? ) Mürver ağacı (DS. kırmızı renkli. Erz. IX. 2. IX. Baldıran otu. 2. -sı) Bir okka ağırlığında bir çeşit ayva (DS. yapraklarından dolma. IX. güzel kokulu bir çeşit üzüm (DS. (kekire). 3156) meletüre: (< ? ). Ağz.A. TBAS. çok yıllık. 3157) melisa: (< Yun. melike. III. 2. (And. 291) Oğul otu (TS. Ağz.: melki) Çam ve çalı diplerinde biten. yenilen bir çeşit mantar (DS. 223) . IX.: mendeyh) 1. çorbası yapılan bir ot (DS.: melötre) Dereotuna benzeyen ve yenilen bir bitki (DS. lkbaharda kırlarda kendiliğinden biten. ısırgana benzer. MBTS. ābiyā + T. tespih tanesi büyüklüğündeki meyveleri kırmızı. (TS.: meleviçen. melocan. 2. su kenarlarında yetişen.. ince dallarından yumurta ile kavrularak yemek yapılan dikenli bir ot (DS. 3158) mencekibuğday: (< ? menceki + T. (And. 1529) melles: (< kökü bulunamamıştır. IX. IX. IX. otu) Maydanozgillerden. (And. Ağz. Angelica sylvestris. . 1994). melissa. (And. 3156. 70-200 cm yükseklikte. 3159) mendek: (< ? ). 3160.481 melek otu: (< Ar. 3157) meliki: (< Ar. kalın köklü bir bitki. Ağz. 3156) melike: (< Ar. buğday) ri taneli ve başağı kırmızı bir çeşit buğday (DS. MBTS. 2. (And. 203) melendere ayvası: (< ? melendere + Far. melövcan) Eflatun renginde küçük çiçekler açan. 1528. IX. melikî). 3158) melevcen: (< ? ). 1993) Sulu ve ekşimsi yaz elması (DS. IX. Eren.: meliki) Kırmızı renkli.

güzel kokulu çiçeği olan. Tietze. 224. benefşe + T. melencük. (TS.A. 3162. tekli ya da kümeler hâlinde çiçekleri olan. IX. III. 246. melengiş. emrūd + T. minevşe) Menekşegillerden. 313. K A. 211. taç ve çanak yaprakları 5 parçalı. 335. bir ya da çok yıllık. Nişanyan. 489. 2. 3160) mendilimelek: (< Far. .482 mendi: (< ? ) 40-120 cm yükseklikte. 128. ülkemizde menekşe cinsi ve bu cinse ait 22 türle temsil edilen.. (TBAS. domuzağırşağı (TBAS. -ü) Tırmanıcı. MBTS. mellengiç. Erz. 165. TBAS. 251. 556. 64. vanavşak. 3158. tadı ve kokusu güzel. mor renkli. iki yıllık. GD AT. DS. Rosa chinensis. AAT. Ağz. 2. küçük çiçekli bir gül. 90. 3160) menekşe: (< Far. 288. 2. melenküş. menend + Ar. menövşe. 2803) menekşegiller: (< Far. 204) menendiarmudu: (< Far. 292. bazı kültür formları süs bitkisi olarak kullanılan. Chaerophyllum macropodum. III.Y. ışınsal simetrili. benefşe + gul + T. Gaz. IX. . 241. II.: benevşe.: melangeç. 628. IV. kapsül ya da bakka tipi meyveleri olan. 193.A.A. menefşe. DS. (TS. melenkiç. T YA. melengiç. 436) menekşe gülü: (< Far. mellengeç. benövşe. 14. 3161) menengiç: (< kökü bulunamamıştır. Ağz. ovaryum üst durumlu. DA. 91. kökü) bk. benefşe < OFar. 118. -u) Yazın yetişen yeşil renkli. 1532. 2. (And. menemşe. 2. er dişi. 88. 493. 45. ETA. 363. TaS. OAAD. IX. 1532) menekşe kökü: (< Far. SA. ST AT. nadiren tırmanıcı çalı formundaki bitkiler (TS. benefşe + T. -giller) Yaprakları almaşlı dizilişte. DS. IX. K AT. II. Viola tricolor. olgunlaştıkça sararan bir çeşit armut (DS. 204.. (And. otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir. melencüyh. DS. bir veya çok yıllık otsu bitki. menegüç.. otsu. melmeşe. 2001). mendil-i melek) Birkaç renkli yaprakları çiçek gibi duran bir bitki (DS. menevşe.-î + Far. 204. MBTS. IX. BTS. 1532. Krş. benöyşe. 1993). dış kabuğu soyularak özü yenilen. melekşe.

290) Bir çeşit fasulye (DS. 3162) mengen: (< ? ) 1. mendevrek) Hıyar (DS. ağacı) Fasulyegillerden. menengüç. 3162) menevrek: (< ? ). 6 m kadar yükselebilen ve kışın yapraklarını döken bir ağaç veya ağaççık.. Erz.gov. Çavdar (DS. menengiş. 2. 2. Nişanyan. mercān < br. + T. (And. merlengiç. IX. DS. merlengeç. 2.tr) mercanköşk: (< Far. 2. güzel kokulu bir saksı bitkisi. menevş. mercān < br. yem değeri olan veya olmayan tüm bitki türleri (TS. Sonbaharda ekilen buğday. meniç. Ağz.: lenevrek. mineç) Genç sürgünleri pazarlarda satılan. IX. merzengūş. merengiç. 222) menevit: (< ? ) Kestane (DS. IX. mer’ā + T. Türkçenin Gücü.483 menekiş. 3165) mera bitkileri: (< Ar. www.akmb. 2011. tırmanıcı bir süs bitkisi. küçük yapraklı. mercān < br. menevrik.. sıcak ülkelerde yetişen.A. 3166) mercan ağacı: (< Ar. IX. Ağz. IX. + T. (And. çiçekleri parlak kırmızı. merzengūş) Ballıbabagillerden. IX. 3155. 3161. 205. bitkileri) Meralarda kendiliğinden yetişen ve sun’i olarak yetiştirilen. 2. III. 60. 1536) . Erythrina. (TS. 1535) mercan: (< Ar. 2. 3164) mentir: (< ? ). 1528. IX. menengeç. TS. (TS.: mentur) Şebboy (DS. meneviş. çiçeği) Mercan isimli çiçekten esinlenerek yapıldığı için halk arasında aynı isimle bilinen çiçek (Aksan. 3072. . Origanum majorana. meneş. şile. 3162) menize: (< ? ) Domates (DS. (TBAS. 1536) mercan çiçeği: (< Ar. Pistacia terebinthus. MBTS.

80. 184. 206) mersingiller: (< Yun. iri taneli kiraz (DS. 2. 1541) meryemana dikeni: (< öz. mersin. 43. mavimsi. Nişanyan. 242. karanfil. çiçekleri genel olarak talkım durumunda bulunan ıtırlı bitkileri içine alan bir familya (TS. zehirsiz bir çeşit mantar (DS. is. AAT. 2. deve dikeni (TS. 1541) . yaprakları karşılıklı. mercümek. GD AT. 199. TBAS. 5 m kadar yükselebilen. AVA. IX. 200. beyaz çiçekli bir ağaç. + T. 237. Ağz. EYAD.: meni) 1. eflatun çiçekleri olan. TAYA. Bu bitkinin. is. 44. yeşil veya kahverenkli. otu) Karanfilgillerden. 2. Meryem + T. ADYA. 252) merki: (< ? ) Yenilen. KMYA. KYA.: marcimag. 163. 1540. Myrtus communis. III. beyaz üzüm (DS. 2. mercümek) 1. 3169. 1541) meryemana asması: (< öz. ufak. -giller) ki çeneklilerden. iri taneli. bir yıllık ve otsu bir tarım bitkisi. 2.. 12. BTS.484 mercan otu: (< Ar. (TS. Güney ve Batı Anadolu dağlarında yetişen. + T. GBAA. Beyaz. Baklagillerden. çiçekleri beyaz. KBAYA. 1536) mercanüzümü: (< Ar. IX. mirsini < EYun. Ağz. 491. 3170) mersin: (< Yun. ST AT. Lens culinaris. 437. 145. mirsini + T. T YA. çok yıllık otsu bir bitki. beyaz. mēcimek. myrton. yaprakları yaz kış yeşil kalan. mercān < br. 144.A. mercān < br. yuvarlak ve yassıca tohumu. çekirdekli üzüm. Aşılı. 290). IX. besin değeri yüksek. SA. 337. ana + dikeni) bk. (TS. Meryem + T. yasmık. (And. Nişanyan. ana + asması) bk. 2. Sagyna procumbens. 291) Mersingillerden. 135. 1537. 3166) mercimek: (< Far. (TS. nemli yerlerde yetişen. 56. (And. 400) meri: (< ? ). ak asma (TS. 2. 296. 192. Gaz. okaliptus gibi yaprakları almaşık. üzümü) Tanesi ve çekirdeği küçük. 2.

85) meşe burçu: (< Far. merz. ana + eldiveni) Çan çiçeğinin bir türü. ince uzun yapraklı bir çeşit bitki (DS. 52. TBAS.Y. “< ? meyan ‘başka bir dilden gelmiş olabilir’. 207) meyan kökü: (< ? meyan + T.A. Meryem + T. 181. IX. Quercus. kışın yapraklarını döken. TBAS. KYA.sesi benzeşme sonunda m-’ye çevrilmiştir. is. AAT. Loranthus europaeus. 2. kış yaz yapraklarını dökmeyenleri de bulunan. kirli mavi çiçekli ve otsu bir bitki. 293) Kayıngillerden. 1544. 207) merze: (< Far. otu) 30-100 cm yükseklikte. 2020) Köfteye konulan. 150. 294”) . 252. 34. 207. 7. çiçeği) Kasımpatı (DS. Ka. 207) meşe çiçeği: (< Far. XII. 207) mevzek otu: (< ? mevzek + T. (TS. burç < Sans. otu) Anason (DS. K AT. otu) bk. is. -ı) bk. yumuşak tüylü. kökü. mesį r + T. 360. hoş kokulu. Delphinium staphisagria. IX. üç yüz kadar türü arasında. < baştaki b. Meryem + T. mestān) Çok küçük kavun (DS. ADYA. (TBAS. Companula medium. acı yavşan (TBAS. GD AT. 4593) meşe: (< Far. bīşa + T. 2. kerestesi dayanıklı bir orman ağacı. 214. 3172) meşe mantarı: (< Far. özellikle meşe ve kestane türlerinin üzerinde yaşayan yarı asalak bir bitkidir. IX. 3172) mestan: (< Far. bīşa. E A. manitari + T. 4592) mesir otu: (< Ar. 207) meskenye: (< ? ) Mercimek (DS. 2. 3172. bīşa + T. XII. 33. MBTS. iki yıllık. Tietze. tavukbacağı mantarı (TBAS.. marica/marīca + T. bīşa + Yun. -u) 50 cm kadar yükselebilen.485 meryemanaeldiveni: (< öz. Eren. Eren. OAAD. (TBAS. 1541) meryem otu: (< öz. (TS.

IX. 253. (TS. Erz. 1554) mezarlık otu: (< Ar.A. tatlı olan toprak altı bölümleri hekimlikte ve serinletici içkilerin yapımında kullanılan. ħurd. DS. Glycyrrhiza glabra. çıplak ve beyaz çiçekli bir bikti. IX. 2. 6) mezarlık zambağı: (< Ar. tüysü yapraklı. 4593) meyve: (< Far. 294). II. III. 165. (TBAS. 137. mayva. Eren. “< Far.486 Fasulyegillerden. 120) meydanî: (< Ar. XII. 271. ħurd. ETA.: meyma.. (And. 441.Y. .A. mezār + T. 73. is. 3177) . MBTS. II. Ağz. üzerinde dilim biçiminde çizgiler olan bir çeşit kavun (DS. mavimsi. 2. mezār + T. Meryem + Far. 2054) Bir tür çiçek (TS. DS. T YA. meyħāne + T. 2.. K A.A. -lık + otu) Çok yıllık. 131. ST AT. 2. yemiş (TS. 30-60 cm yükseklikte. 304) meyve ağacı: (< Far. 2. BTS. 672. 194. süsen (TBAS. 2. AVA. 3205. serv + T. 246. -ı) bk. mor çiçekli. IX. AAT. 65. çok yıllık otsu bir bitki. 208) mezla: (< ? ) Dağlarda yetişen. kerestesinden yapılarda yararlanılan bir çeşit ağaç (DS. 1553. 1553) meyremhurt: (< öz. 1551. 1552) meyhaneci otu: (< Far. EYA. uzun. ci + otu) Çobandüdüğü (TS. 208. ağacı) Meyve veren ağaç (TS. mezār + T. Ka. Telephium imperati. Bu ad Doğu Anadolu Bölgesi’nde kullanılmaktadır. meydānį . otsu. zanba + T. mīva + T. Gaz. -lık + Ar. 301. TBAS. meyva) Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan organ. 227.. III. 2. -si) bk. mīva. 208) mezarlık servisi: (< Ar. DA. MBTS. 1299”) Nane (DS. -lık + Far. adî servi (BTS. K AT. 3177) mezmeze: (< ? mez + meze) Sert kabuklu.

146.. manitari + T. DS. Merasmius oreades. mıhtepesi mantarı (TBAS. 1557. 227. IX. Hint fulü (TS. yaprakları büyük. 2.. K AT. 3182) mıkbaşı: (< Far. (TS. DS. 125. çayırlarda birçoğu bir arada yetişen ve yenen bir mantar. miśr + Ar. K A. 442. Ka. Krş.: misir) Buğdaygillerden gövdesi kalın. dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan. IX. 125. boyu yaklaşık 2 m olabilen. IX.. anison + T. bir yanı kırmızı. tepesi) bk. fūl + T. 1.. 497) Mısır fulü: (< öz. Erz. 208) mırgıl: (< ? ) Patates (DS. KYA. Ağz. Zea mays. 204. T YA.487 mığırıkarmudu: (< ? mığırık + Far. mīħ + T. miśr + Yun. 76. 3186) mırık: (< ? ) 1. darısı) Mısır. (TBAS. -ı) Şapkası kızılımsı sarı renkli. 3187) mısır: (< Ar. AA. Mısır + Far. 219. 208. Marul (DS. AAT.A. OAAD.Y. -i) bk. 497. SA. 238. 69. diş otu (TBAS.A. 396. -ü) bk. 280. 3203. içi beyaz renkte. mıhtepesi mantarı (DS. 193. 173. 32.A. A. miśr + T. 208) mısır darısı: (< Ar. karanfil gibi kokan. III. Gaz. 209) . is. başı) bk. 127. III. E A. mısır buğdayı (Gaz. III. tepesi + Yun. 254. 208) mısır baklası: (< Ar. IX. GBAA. ZBK A. BTS. Domates. özellikle Karadeniz Bölgesi’nde tohumları için kültürü yapılan bir bitki ve bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü. 3182) mıhtepesi mantarı: (< Far. mīħ + T. 1390). KMYA.Y. bā ilā + T. 134. AVA. 229. . 215. emrūd + T.A. 197. yasemin (TBAS. -u) Bir yanı açık sarı.. -u) bk. 33. IX. 171. domuz baklası (TBAS. 997) Mısır yasemini: (< öz. miśr. (And. erkek çiçekleri tepede salkım durumunda. TS. 2. 3180) mıhtepesi: (< Far. mīħ + T. 38. içi kumlu bir çeşit armut (DS. 189) mısır anasonu: (< Ar. 63. 76. IX. yāsemen + T. is. -sı) bk. 242. Mısır + Ar.

“< Far. mısmıl + T. 2. pak şey’. IX. yaprakları akasya yaprağına benzeyen bir süs bitkisi.488 mısmıl ağacı: (< Far. Eren. IX. mini. 3200) mine çiçeği: (< Far. 3191) mışka: (< ? ) Yaz armudu (DS. III. 448) mindiraç: (< ? ) Mürver ağacı (DS. yaprakları karşılıklı ve oymalı. 1559. mavi veya menekşe renginde. 1561) mimoza: (< Fr. 2. 2. Gaz. 363. 3197) milkide: (< ? ) Salatası yapılan bir çeşit ot (DS. mine çiçeği ve benzeri türleri içine alan bir bitki familyası (TS. IX. 295) Kayısı veya zerdali (TS. 4597. 2. 1566. 3199) mikoz: (< Fr. 2. 3201) . 215. çiçeği) Mine çiçeğigillerden. ağacı. XII. IX. mycose) Mantar (TS.. mısmıl ‘temiz. (TS. DS. 1567) mine çiçeğigiller: (< Far. BTS. 2064”) Mürver ağacı (DS. mişmiş. 2078) Çamların iğde büyüklüğündeki meyvesi (DS. çiçekleri sarı ve bazı türleri beyaz veya menekşe renginde. MBTS. mimosa) Baklagillerden. Mimosa (TS. 3192) mışkat: (< ? ) Ebegümeci çiçeği (DS. MBTS. IX. 3192) mışmış: (< Ar. minā + T.A. çiçekleri başak durumunda alacalı. 1567) mini: (< Fr. sapı dört köşeli olan ıtırlı bir bitki. ADYA. minā + T. IX. 15 m kadar boylanabilen. 499) mihra: (< ? ) Böğürtlen (DS. 2. IX. 2. Verbana. çiçeği + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden.

IX. 3203) misk soğanı: (< Ar. soğanı) bk. 3. IX. 3204) mitik: (< ? ) Yıldızçiçeği ve bitkisi (DS. DS. Nişanyan. 3202) mircilik: (< ? ) Devetabanı bitkisi (DS. sarı bir çeşit elma (DS. müşkülüm (TBAS. IX. misk + T. miskî. mişkāt. 209) mislibuğday: (< Ar. IX. 300) Kuzey Afrika. 3203. Ağz. ce + elması) Küçük. misk + T. ran ve Hindistan’da yetişen dikensiz küçük bir ağaç. mis + T. (TS. 2. 1571) mişkat: (< Ar.: murmut. IX. 3204) . MBTS. IX. misvāk. 2. Salvadora persica. 3201) minkiriç: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS. 2. 2084) 1. 4600) miski: (< Ar. 3202) mirtmirt: (< mirt + mirt “ses taklidi”). 3203) miskiçelması: (< Ar. MBTS. mırmıt) 1. IX. miskî + T. 3201) miravulcan: (< ? ) Baharda süren filizleri yenilen bir çeşit diken (DS. 3188. IX. tatlı. güzel kokulu bir çeşit armut (DS. emrūd) Yumurta biçiminde ve büyüklüğünde. 2086) Sardunya çiçeği (DS. Armudun küçüğü. 2. güzel kokulu bir çeşit üzüm. 3203) mis üzümü: (< Ar. güzel kokulu. Hayvanların çok sevdiği küçük bir ot. IX. üzümü) Kokulu üzüm (TS. 2. IX. ce + Far. -li + buğday) Kırmızı buğday (DS. 3203) miskicearmut: (< Ar. IX. 2. Pembe renkli. Diken (DS. Ekşi limon (DS.489 minimeç: (< ? ) Çitlembik (DS. 1571) misvak: (< Ar. (And. XII. miskî + T.

Ağz. IX.karadut. mor. çiçek) 20-75 cm yükseklikte. Yaban çileği (DS. 210) mor salkım: (< Erm. benefşe). DS. 210) mormenekşe: (< Erm. dağ sümbülü (TBAS. bir yıllık. (TBAS. 209) morca süpürge: (< Erm. ca + süpürge) Pembe çiçek açan. Clauson. güz çiğdemi (TBAS. 2. (TS. 1577) . 20 metreye kadar uzayabilen çok yıllık bir sarmaşık. (And. mor/morm + T. böğürtlen. boz renkli.: mormeni. IX. morminik) Rengi mora çalan bir tür menekşe (TS. 1577. pembe renkli çiçekler açan. çiçekleri yoğurt çorbalarına renk vermek için kullanılır. baş) bk. “< T. 3210. 3208) mor: (< Erm. IX. salkım. Sivas bölgesinde. 209) morca: (< Erm. 3209) moramık: (mora < Erm. mor renkli meyveleri olan çalılar (DS. mor/morm karadut veya böğürtlen ~ HAvr. mor/morm + T. 826”) Baklagillerden. IX. Böğürtlen. *moro. IX. mor/morm + T. Consolida orientalis. 3210) mor çiçek: (< Erm. süpürge yapılan bir çeşit ot (DS. mor menik. 3206) moloş: (< ? ). tūt) bk. mor/morm) 1. dut (TBAS. 209) mor dut: (< Erm. mor/morm + T. 303) Patlıcan (DS. otsu ve koyu mor renkli çiçekli bir bitkidir. mor/morm + Far. beyaz. ca) bk. 3210) morbaş: (< Erm. Wisteria sinensis. 2. 3210. 3209) mora: (mora < Erm. 2. mor/morm + T. IX. mor/morm + T. Nişanyan. salkım durumunda mavi. IX. (And. IX.: moloşa) Ebegümeci (DS. -mık) Bahçe çevresinde çit yerine kullanılan.490 miyasıl: (< ? ) Bir çeşit üzüm (DS. DS. Ağz. mor/morm + Far. salkım < sarkım < sark-. TBAS.

1591) mum çiçeği: (< Far. 2. yaprakları hurma yaprağına benzeyen bir ağaç. 297”) Sıcak ülkeler ile Kuzey ve Batı Avrupa’da yetişen bir tür mum palmiyesi. IX. MBTS. güzel kokulu. sarılıcı. etli yapraklı. meĥabbet + T. ekleri yeşilimtırak beyaz. 3210) muhabbet çiçeği: (< Ar. otsu. ağacı. Bir çeşit diken. 210) mum palmiyesi: (< Far. meĥabbet + T. TBAS. (TS. Reseda odorata. salvia) Kırda yetişen. mōruk) 1. 1583) muhabbet çiçeğigiller: (< Ar. kapsül ya da bakka tipi meyveleri olan. 3219) murmurik: (< ? ) Böğürtlen (DS. mūm + T. mōruk. Cerexylon andicola. palmier + T. gövdesi boyunca 1 cm kalınlığında bir mum katmanı bulunan. ovaryum üst durumlu. IX. Sazlık yerlerde yetişen. adaçayına benzer bir çeşit ot (DS. çiçeği) Muhabbet çiçeğigillerden. mūm + T. mavi çiçekli bir çeşit ot (DS. dünyada 6 cins ve 75 türle. IX. ülkemizde ise muhabbet çiçeği cinsi ve bu cinse ait 13 türle temsil edilen bir familya (TS. mūm. IX. IX. Cerinthe minor ve Cerinthe retortra. 2. 2. çiçeği) ki çeneklilerden. “< Far. çanak ve taç yaprakları serbest ya da bazen olmayabilen. 2095) Leylâk (DS. (TS. şemsiye biçiminde küçük beyaz çiçekler açan. BTS. 2. Eren. 3221) . iki veya çok yıllık bir süs bitkisi.491 morşabla: (< Erm. 457) mum ağacı: (< Far. (TS. güzel kokulu bir süs bitkisi. 3210) moruk (I): (< Erm. Myrica cerifera. (TS. 3210) moruk (II): (< Erm. 1591) mumuzak: (< ? ) Kırda biten dikenli bir bitkinin böğürtlene benzeyen kırmızı meyvesi (DS. 1583. -si) Ilıman bölgelerde yetişen. 2. 2. mor/morm + Lat. basit ya da parçalı. 2. mūm + Fr. çiçeği + -giller) Yaprakları almaşlı. boya ve parfümeri sanayiinde kullanılan ve süs bitkisi olarak da yetiştirilen. 1591. suyu mayasılı iyileştirmekte kullanılan.

459) muzgiller: (< Ar. dikeni) bk. BTS.492 murt: (< Yun. 4600. mübārek + T. 2. DS. tatlı. 2. BTS. MBTS. 1604) .. 310) Muzgillerden. olgunlaşıp çürüdükten sonra yenilebilen. şevketibostan (TBAS. muguet < EFr. dikenli. 459. 2. 312) nci çiçeği (TS. buruk ve beş çekirdekli meyvesi olan. mūz. tropik ve subtropik bölgelerde doğal olarak yetişen. Nişanyan. Musa sapientum. 2193) Adana bölgesinde yetiştirilen ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki. yuvarlak. otu) Birleşikgillerden. besleyici. 3226) mübarek dikeni: (< Ar. 298) Mersin ağacı (TS. 2. IX. murto. 2. Nişanyan. 1603) mühliye: (< Yun. 2. kalın kabuklu. uzun meyvesi olan. 2. Cnicus benedictus. sarı çiçekli. bir yıllık ve otsu bir bitki. 210) mübarek otu: (< Ar. 3226) mut üzümü: (< öz.A. XII. is. (TS. Eren. üzümü) Çekirdeği kolay ezilen siyah ve gevrek bir çeşit üzüm (DS. (TS. IX. 1599. 1593) muşmula: (< Yun. Ka. küçük bir ağaççık. mugue/musc. mayhoş. mukhlia. Mespilus germanica. mūz + -giller) Sıcak bölgelerde yetişen. mübārek + T.Y. (TS. mespilon) Gülgillerden. 1595. 2-3 m yükseklikte. 2. 3226) muz: (< Ar. Corchlorus olitorius. 1599) muzkurt: (< ? ) Palamut (DS. Mut + T. IX. özellikle muzları içine alan bir çenekliler familyası (TS. 195) mutrum: (< ? ) Bir çeşit armut (DS. kendine özgü hoş kokulu. (TS. 1600) müge: (< Fr. tek çenekli ve çok yıllık bir bitki.

2822) mürver: (< kökü belli değildir. 2222). IX. IX. 1604. 3228) mülye: (< ? ) Domates (DS. 3231) . (TS. MBTS. (TS. misk) Güzel kokulu. XI. 2. (And. TBAS. MBTS. 3210. 2. eriği. TBAS. 4068. Ağz. IV.493 mührüsüleyman: (< Far. 211) müşekkire: (< ? ) Kuşkonmaz otu (DS. tüysüz. 2. beyaz. ürdümük) Baklagillerden. parlayan”. TaS. IX. bir yıllık. MBTS. Sambucus nigra.: mordik. DS. 2. dikenli bir ot (DS. açık mavi veya mor çiçekli bir bitkidir. 2. otsu kısmı hayvan yemi olarak kullanılan. 2249) bk. (TS. IX. 4–10 m yükseklikte. meyvesi zeytine benzer bir ağaççık. dede gülü (TBAS. 3221. demet durumundaki beyaz çiçeklerinden hekimlikte yararlanılan. Polygonatum multiflorum. 1610. 3228. MBTS. 211) mürdeşe: (< ? ) bk. 2204) Bir çeşit ot (DS. 2. 211) müşk: (< Ar. TBAS. (boğumluca otu). mültemi “parlak. müşkil. 3228) mümülü: (< ? ) Gelincik çiçeği (DS. IX. 30–80 cm yüksekliğinde. 1610) mürdümük: (< kökü belli değildir. 2. 2. 2222”) Reçeli veya hoşafı yapılan bir cins küçük ve kara erik (TS. akdiken (TBAS. mühr-i Süleyman) Kuzey Anadolu’da orman ve çalılıklar altında bulunan. 2227) Hanımeligillerden. MBTS. “< mürdüm ‘kökü belli değildir’. DS. 2. yazın ekilen. 1612. 211. 3231) müşgül: (< Ar. Hyrus sativus. yaprakları karşılıklı. IX. 210) mültüme: (< Ar. TBAS. 211) mürdüm eriği: (< ? mürdüm + T. 3229. çok yıllık ve otsu bir bitki.

2. gaz söktürücü ve süt arttırıcı olarak kullanılır. nār / enār. 10-20 cm yükseklikte. 127. bozan) Eğrelti otu türünden bir bitki (TS. Mentha piperita. 160. Muscari muscarimi. nār + emrūd + T. TAYA. yaprakları karşılıklı. (TBAS. MBTS. 1629) namzam: (< ? ). ilkbaharda kayalıklarda biten. sarımtırak renkli çiçekleri güzel kokan. IX. 462. -u) ri. 301. 37. yumrulu ve otsu bir bitkidir. na’nā’. ıtırlı. IX. 213. na’nā’ + T. çiçekleri büyük. iri ve uzun taneli bir çeşit üzüm (Eren. 12) nane çiçeği: (< Ar. 3239) . 3239) nar: (< Far. sulu taneler bulunduran yuvarlak yemişi olan.494 müşküle: (< kökenini bilmiyoruz) Kalınca kabuklu. rutubetli yerlerde yetişen. Urfa bölgesinde yetiştirilir ve meyveleri. Nişanyan. 1631. AAT. (And. EYA. mor çiçek (TBAS. TBAS. otsu ve beyaz çiçekli bir bitki. 2300. 3231) -Nnamazbozan: (< Ar. 2. 2. koyu kırmızı renkte. IX. GD AT. (TS. II. 321) Ballıbabagillerden. çiçekleri beyaz veya menekşe renginde. yaprakları sapsız. OAAD. 508. 298) müşkülüm: (< Lat. Trachyspermum ammi (TBAS. DS. çiçeği) bk. 98. 213) nane: (< Ar. 1632. BTS. (TS. IX. kırmızı ve sarı renkli armut (DS. küçük bir ağaç. 321. dalı) Lahana (DS. 176. 463. 3238) nanahan: (< ? ) 10-70 cm yükseklikte. bir yıllık. 2. Ağz. MBTS. na’nā’ + T. nemāz + T. çok yıllık ve otsu bir kültür bitkisi. 67. kırmızımtırak sarı sert bir kabukla örtülü. ülkemizde 7 türle temsil edilen. 13) nar armudu: (< Far. Nişanyan. TAYA. 2. 2301) Nargillerden. içinde çok sayıda kırmızımtırak. BTS. DA. ETA. fındıksı tip meyveleri olan. 211. K A. AVA. 213) nanedalı: (< Ar.: namzan) Bir çeşit pancar (DS. muscarimi) Sümbülgillerden. Punica granatum.

463) nar gülü: (< Far. nār + gul + T. başakçıkları tek çiçekli küçük bir bitki.495 narat: (< ? ) Çam ağacı (DS. MBTS. nārdīn) Maydanozgillerden. 2.: narince) Pembe. 2. 2. 2. hermafrodit. -giller) Yaprakları karşılıklı ya da kümeler hâlinde. nārven. 3239) narbis: (< ? ) Zambak (DS. nārenc) Turunç (TS. dünyada punica cinsi ve bu cinse ait iki türle. nārenciyye) Turunçgiller (TS. 2302). 1632) narenciye: (< Ar. Ağz. MBTS. (TS. nār / enār + T. 2. 2301) Hindistan cevizi ağacının meyvesi. lk nargileler Hindistan cevizi meyvesinden yapılmıştır (TBAS. 2. 2303) Karaağaç (TS. IX. 1632) narenc: (< Ar. nārenc. yuvarlak taneli. çiçekleri uçta tek ya da kimoz durumlarda. 2. (And. ışınsal simetrili. Eryngium campestre. 3239) narcil: (< Far. 1633) . IX. 3239) nartük: (< ? ) Mısır (DS. IX. Tütün içmekte kullanılan nargile adı da bu kökene bağlıdır. 3240) narven: (< Far. taç yaprakları 5-7 parçalı. tatlı bir üzüm çeşidi (DS. nargį l. 213) nardin: (< Far. çayırlarda yetişen ve hayvanlara yem olarak verilen. çanak yaprakları 5-8 loplu ve kırmızı. basit ve stipulasız. 3239) narınç: (< Ar. ülkemizde de nar türü ile temsil edilen familya (BTS. MBTS. IX. IX. 1632) nargiller: (< Far. -ü) Nar ağacına benzeyen bir ağacın gül gibi olan çiçeği (DS. meyvesi için kültürü yapılan. Farsça nargil kelimesinden gelir. bakka tipi meyvesi olan.

nem + nem) Büyük yapraklı. IX. IX. 1639) nebi: (< öz.A. 2309) Çam ağacı (DS. Bitki bilimi. yumrulu. IX. Nebi). (TBAS. 2. 3242. IX. 2. nāv “içi oyuk şey” ve küçültme eki –çe ile nāvçe’den (?). MBTS. 209) nedrebol: (< ? ) nce kabuklu üzüm (DS. Ağz.: nüfürne) Ufak salkımlı. dımışkı (Gaz. 214) nazik elması: (< Far. AAT. 2. küçük taneli. MBTS. çok yıllık. nebātāt) 1. mor veya kirli sarı çiçekli. is. dede) bk. IX. 3243) nefirne: (< nefirne < Far. MBTS. 2. DS. is. pek beğenilmeyen üzüm (DS. MBTS. 338. (And. otu) bk. 214. nebāt) Bitki (TS. (TS. 3246) nemnem: (< Far. -lik) Büyük yapraklı. 3244. 2. IX. 3242) nebi dede: (< öz. 243. XII. nefį r “boru”.: nevi) Mısır (DS. küçük ve otsu bitkiler. IX. 3242) nazar otu: (< Ar. IX. KMYA. nevrūz. 3242) nebat: (< Ar. Nişanyan. 2309) Çiçekleri katmerli ve mor renkte olan bir tatula türü. Ağz. 2. nefer + T. 325) Erken ilkbaharda çiçek açan. 2328) Ayşekadın fasulyesi (DS. 2324). nāz. Bitkiler. 2. botanik (TS. Nebi + T. 4607) nemisa: (< Lehçe. 209. na ar + T. üzerlik (TBAS. tadı buruk bir ot (DS. 1639) nebatat: (< Ar. ST AT. elması) Yazın yetişen kırmızı renkli bir çeşit elma (DS. 3246) . DS. AVA. III. MBTS. 2. nāzuk + T. (And. IX. 2. sarı çiçekli bir çeşit nane (DS.496 navçağan: (< Far. 2342. 1635) navruz: (< Far. niemcy. 3243) neferlik: (< Ar. Datura. 254) naz: (< Far.

215) . 50–60 cm yükseklikte. durgun sularda veya havuzlarda yetişen bir su bitkisi. (TS. 39. nergis < EYun.497 nemnem otu: (< Far. niemcy. kemmūn + T.A. Frenk kimyonu (TBAS. (TBAS. 1650. (TS. nargöz. fulya. otu) bk. iri ve güzel çiçekli bir süs bitkisi. AVA. DS. nergis. III. Erz. 94. 28. pembe renkte. çok yıllık. (TS. çiçekleri aslanağzına benzeyen. 241. 2. bazılarında sarı renkte. TBAS. sarı. türlü renkte. . 214. 467. otu) Boğaz ağrılarına karşı kullanılan. 1651) nilüfer: (< Far. 3248) nevruz otu: (< Far. (güzelhatun çiçeği). 214) nergis: (< Far. taşıdığı glikozit sebebiyle iç söktürücü olarak kullanılan. çok yıllık bir kır bitkisi. Nişanyan. Ballota saxatilis. -ı) Soğanla üretilen. OAAD. nīlūfer. Linaria vulgaris. 2328”) bk. Amaryllis. 255. 1646) nevbetçik: (< Far. 2. -giller) Bir çeneklilerden. çiçekleri beyaz. 2. 188. 2. 2. 215) nezle otu: (< Ar. Nymphea. (TS. IX. Narcissus. 1646. 169.: nargoz. 2331). zanba + T. Eren. mavi. Nişanyan. otsu ve pembe çiçekli bir bitkidir. 2. 324. yaprakları yuvarlak ve geniş. çik) Papatya (DS. -u. 20-80 cm yükseklikte. yumrulu. niemcy + Ar. “< Lehçe. (And. BTS. GD AT. narkissos < narke. EYAD. 1654. IX. nevrūz + T. 255) nergisgiller: (< Far. nergiz) Nergisgillerden. kardelen gibi çoğu küçük ve kokulu çiçekleri içine alan bir bitki familyası (TS. nergis + Ar. MBTS. nevbet + T. 1646) nergis zambağı: (< Far.. TBAS. sularda yetişen. çiçekleri ayrı veya bir kök sap üzerinde şemsiye durumunda. nergis + T. nezle + T. 2. 326. 300) Nilüfergillerden. 3239. Ağz. pirekapan (TS. 214) nemse kimyonu: (< Lehçe. 2. soğanlı ve çok yıllık bir süs bitkisi. E A. otu) ki çeneklilerden. ST AT. açılmadan önce bir yenle örtülü bulunan ve bazı türlerinde beyaz. nem + nem + T. TBAS. MBTS.

BTS. otu) Kayaların çatlak ve oyuklarında biten. 111. 413. 216) nuzlaotu: (< ? nuzla + T. E A. AA. 4606) -Oofris: (< Fr. 185. AAT.A.A. 3. eriği) Sarı ve acı bir çeşit erik (DS. 1659. 150. birleşik telek yapraklı. GD AT. yuvarlak taneli.. oğlak + karası.: loteşir soğanı) bk. nişeste + T. 2352”) Temmuzda olgunlaşan. Ophrys. “< ET. 170. 44. nuħūd. ufak taneli. ophrys < Yun. 3252) nişasta buğdayı: (< Far. ADYA. 210. noud. GBAA. Ağz. 147. çiçekleri sarımtırak renkte. meyvesi baklamsı. -m + elması. (dağ nohudu). AVA. TBAS. yumrulu. 1654) ninemelması: (< nene “çocuk dilinde” + T. Nişanyan. Nişanyan. 331. 314. Ağz. ST AT. 163. o lak < oğul. dağlık yerlerde yetişen bir buğday türü (TS. nohıt. MBTS. otsu bir bitki. SA. Krş. ZBK A. IX. 227. nufut) Baklagillerden. 244. 2378”) Kara üzüm (DS. 20-40 cm yükseklikte. IX. “< nine.498 nilüfergiller: (< Far.. 1656) nohut: (< Far. 1671) oğlakkarası: (< T. XII. noħut. çiçekleri sinek. (TS. 215. nohot. 469. MBTS. TAYA. soğanı). 130. ophrus) Salepgillerden. 327). (And. yuvarlak ve kepekli bir çeşit elma (DS. 3255) nuteşir soğanı: (< ? nuteşir + T. oğlak + kulağı) bk. KBAYA.: nōd. 280. 129. OAAD. bol nişastalı.Y. 24. KMYA. 12. kuzukulağı (TBAS. 145. 3267) oğlakkulağı: (< T. IX. 2. nohud. buğdayı) Kaplıcayı andıran. nīlūfer + T. örnek bitkisi nilüfer olan bir familya (TS. 2. 189) norzeriği: (< ? norz + T. 242. 2. (And. 158. Cicer arietinum. ada soğanı (TBAS. örümcek gibi birtakım böcekleri andıran. dişeti hastalığında kullanılan bir çeşit ot (DS. nout. 2. (TS. -giller) ki çeneklilerden. 111. 2. Ka.Y. 217) . 232. otsu bir bitki. nişastası çok. 198.

okluk) Bir çeşit saz. 2395”) Mürdümeriği (DS. okçul) Bir ot (AA. 2. boyu 100 m’yi aşabilen. < ET. Aucoumea. orak + eriği. 1673) okcül: (< T. MBTS. 2. öz odunu mor. 2. pire otu (TBAS. asıl yurdu Avustralya olan. tilkikuyruğu (TBAS. 3. 2388”) bk. melisa. Nişanyan. “< oltu’nun kökü bulunamamıştır. “< or ak. oğul+duruk ?. dış odunu pembe renkli bir ağaç. (TS. 331. kamış (DS. 304”) Yaban gülünün fındık büyüklüğündeki kırmızı renkli meyvesi (DS. 3. oğul + (a)n. 1676) oltu otu: (< ? oltu + T. 20–150 cm yükseklikte. eucalyptus < Yun. Melissa officinalis. MBTS. “< ET. 331”) Ballı babagillerden. çuha çiçeği (TS. kovan otu. 3270) ohşaran: (< ? ) bk. IX. IX. otu. “< ET. Eren. 1672) oğunduruk: (< T. o ul. (TS. IX. tıpta yapraklarından yararlanılan çok yıllık ve otsu bir bitki. (TS. on + bir + aylık) bk. 3. IX. 148) okluk: (< T. kerestesi parlak. MBTS. 2. 2379) Taze çam (DS. IX. oğul + otu. o lan < oğul. Nişanyan. 217) okaliptüs: (< Fr.499 oğlanelması: (< T. 3268) oğul otu: (< T. 3275) okume: (< Lat. 3268) oğlanotu: (< T.) Afrika’da yetişen. toprağın suyunu çekerek yerin bataklık duruma gelmesini önleyen bir ağaç. 3286) .) Mersingillerden. oğlan + elması. oğlan + otu) Ağız ve karın ağrılarını geçirmek için kullanılan bir çeşit yabanıl ot (DS. 217) on bir aylık: (< T. Eucalyptus globulus. 1686) orakeriği: (< T.

kırmızı. orman + Far. MBTS. 3288. orman + ? lifor + T. 1694) orman: (< T. 3286. IX. 4615) orman gülü: (< T. suyu az bir üzüm çeşidi (DS. orchidee < Yun. gul + T.) Salepgillerden. or+man. 2397. (And. 3288. 3. ligarba + T. 3290) orun: (< ET. orman + sarmaşığı) bk. hortensia) Taşkırangillerden. XII. 2. pembe veya mor renkli çiçeklerini yaz başında açan. 3. çay üzümü (TBAS. 1694) ormangüzeli: (< T.: oram. orım) 1. 217) orman ligarbası: (< T. XII. 217) orman sarmaşığı: (< T. -u) bk. sert köklü bir çeşit ot (DS. Karamuk bitkisi (DS. IX. Ekinler arasında yetişen bir çeşit zararlı bitki. 1700) oruka: (< ? ) Taze mısır (DS. duvar sarmaşığı (TBAS. orak + kıran) Ekinle birlikte tarlada biten sivri yapraklı. 2. IX. Bir buğday çeşidi. 3288) orman liforu: (< T. -ü) Avrupa. çay üzümü (TBAS. kalın kabuklu. orman + güzeli) Kökü lahana köküne benzeyen. MBTS. (TS. Nişanyan. 3. çiçeklerinin güzelliği dolayısıyla camlıklarda yetiştirilen birtakım bitki türlerinin ortak adı (TS. 3290) . özsuyu yakıcı bir ot (DS. gölgelik yerlerde yetiştirilen bir süs bitkisi. 2403) Yuvarlak. 4614) orkide: (< Fr.500 orakgıran: (< T. Hydrangea hortensia. IX. orun. -sı) bk. orman + Yun. DS. 217) ortanca: (< Lat. 2. Asya dağlarında yetişen açelyaya benzer bitki (TS. Ağz. IX. 2. 335) Böğürtlen ağacı (DS. 3290) orum: (< ? ).

OAAD. 2. II. şam’) bk. AAT. IX. yüzyıllar arasında stanbul’da elde edilmiş olan ve 1500 kadar adlandırılmış çeşidi bulunan lâle formlarına verilen genel ad. E A. Osmanlı + Far. lāle + T. -ü. 1702. 3296) . bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkilere verilen ortak ad (TS. ETA. otur-ak. osurmak. 289. 336”) Kırlarda yetişen. aylandız (DS. EYAD. 56. Clauson. KBAYA. IX. 15. gul + T. 4615) osuruk ağacı: (< T. dağ çayı (TBAS. 164. is. BÜYA. 34. tadı ekşimsi bir armut çeşidi (DS. çay + T. SA. sarı çiçekli bir çeşit bitki (DS. IX. -ı) bk. pis kokulu bir bitki (DS. MBTS. Biz bu adı. K A. GD AT. IX. 3291) ot: (< ET. 84. 3. osuruk + çiçeği) lkbaharda kırlarda yetişen. 336) Toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan. 218) ot çayı: (< T. 2406) Armutla ahlat arasında. IX. 251. 129. 217) osurgangülü: (< T. 167. 155. ot + eriği) Çok erken olgunlaşan tatlı bir çeşit erik (DS. pis kokulu. 80. -si) XVI-XVIII. ot.501 Osmanlı lâlesi: (< öz. çörek otu (TBAS. osurgan + Far. 218) oteriği: (< T. T YA. bu çeşitlerin Osmanlı döneminde ve yalnız stanbul’da yetiştirilmesine dayanarak stanbul lâlesi olarak çevirmeyi uygun bulduk (TBAS. 3293) oturak (I): (< T. ilkbaharda bitip. beyaz çiçekli. K AT. Osmanlı döneminde bu lâle çeşidine lâle-i Rūmî adı veriliyordu. 91. 130. 254) otçam: (< T. ot + kökü) Pancar (DS. XII. 3291) osuruk çiçeği: (< T. ot + Çin. Nişanyan. Eren. 207. Clauson. Nişanyan. ot + Ar. 3293) otkökü: (< T. “< ET. osuruk + ağacı) Yaprakları pis kokulu bir ağaç. 310.

MBTS. oymalı + yaprak) Meşe yaprağı gibi kenarları girintili çıkıntılı olan yaprak (TS. 3319) . IX.: olturak) Çam fidanı (DS. 3317) öğüm: (< T. XII. IX. 2409”) Koyu menekşe veya pembe renkte çiçekler açan süs bitkisi. IX. 2. “< ? Moğ. ‘ūd < Hintçe. (TS. 2416”) Dulaptal otugillerden. oya + T. Saccoglottis gabonensis. oymalık) Dolmalık biber (DS. çiçeği.502 oturak (II): (< T. öğ(ü)rek + otu) Ağılı ot (DS. (TS. 3. DS. odunu ve kabuğu hoş kokulu bir ağaç. 2. Ağz. + T. Lagerstroemia indica. “< ? ET. 2408”) Bir çeşit kara armut (DS. -si) Bir çeşit fasulye (DS. 3. Aquilaria agallocha. otur-ak). 1709) ozuga: (< ? ) Tropikal Afrika ve ormanlık alanlarda yetişen ince dokulu bir ağaç türü. 2. 1716) öğrek otu: (< T. “MBTS. (TS. -i) Ak ya da sarı çiçek açan kır zambağı (DS. MBTS. örüm) nce dallarından sepet örülen. 3. 3297) ovaca: (< ? T. XII. IX. nergis + T. oturak + Yun. 1708) oymalık: (< T. 1714) -Ööd ağacı: (< Ar. fasulia + T. 3296. ova ‘kökü kesin olarak belli değildir’. ova + Far. ağacı. XII. sıcak ülkelerde yetişen. IX. 4617) ova nergisi: (< ? T. dinî törenlerde yakılan ve yanarken güzel koku veren. 2. oya. 3302) oymalı yaprak: (< T. 4617) oya çiçeği: (< ? Moğ. 4612) oturakfasulyesi: (< T. yapraksız bir çeşit yabanıl ağaç (DS. -ca. (And. ova + T. tropik bölgelerde yetişen.

ekin tarlaları için zararlı. 3327) öksüz çiçeği: (< T. MBTS. öksüzoğlan (DS. (DS.: ögür otu) bk. 498) öksürük otu: (< T. armut ağaçlarında görülen ve hastalık yapan bir ot. otu) Ökse otugillerden. “< ET. erik gibi ağaçların dalları üzerinde asalak olarak yaşayan. Ağz. 3326) ökse otu: (< Yun. IX. 3327) öksüzce: (< T. meyveleri tekli ve eriksi yapıda olup yapışkan bir madde ile kaplı olan. elma. 3327) öksüzoğlan: (< T. IX. canavar otu (TBAS. 3327) öksüzoğlan çiğdemi: (< T. iksia + T. (And. 3326) öksüz çiğdemi: (< T. IX. öksüz + öz. bölük’. ökse otu (DS. öksürük + otu. öksüz + oğ(u)lan) Çiğdeme benzer. kiraz. saplarından ökse otu çıkarılan zararlı bitki. 2419”). çok yıllık ve otsu bir bitki. çalılar ya da ağaçlar üzerinde yarı parazit olarak yaşayan. öksüzce) Çiğdem (öksüz çiğdemi). (TS. is. MBTS. üzüme benzer yemiş veren. (TS. IX. IX. her dem yeşil bir familya (TS. 2. ögsüz < ög + -süz. 2. IX. 1722. 3. 3326) ökse otugiller: (< Yun. IX. öksüz + çiğdemi) bk. 4621) ökselek: (< Yun. Eren. DS. 1722) öksüzali: (< T. ıhlamur. 219) . Viscum album. 497. Ali. ögür ‘sürü. öksüz + çiçeği) bk. 2. iksia + T. öksüzce (DS. XII. BTS.503 öğür otu: (< T. -lek) Elma. kardelen (DS. beyaz ya da mor çiçek açan bir kır çiçeği. iksia + T. “< öküs+ü+r+mek ‘ses taklidi’. öksüz + oğ(u)lan + çiğdemi) Afyon bitkisi (DS. armut. sarı çiçekli. DS. “< ET. 3. 2420”) Gövdesi pullarla kaplı. BTS. öğür + otu. 219. otu + -giller) Taçsız iki çeneklilerden. güz çiğdemi (TBAS. 314”) bk. Tussilago farfara. 1722.

504 öküz baklası: (< T. Németh. DS. bk. sarı renkte. Eren. Ömer + T. öküzgöbeği. 3328) öküzgözü: (< T. 220) ölmez çiçek: (< T. < öküz Kökeni karışıktır. Clauson ve Menges Toharcadan geldiğini dile getirmiş. IX. 2. Kızılcık (DS. IX. ölmez + çiçek) Basit ve tüylü yapraklı. II. XII. IX. öküz + Ar. IX. XII. 4623) öküzgötü: (< T. 220) . şerbetçi otu (TBAS. ölü + soğanı) Mezarlara dikilen mor çiçekli bir zambak (DS. 1723) öküzgöbeği: (< T. öküz + pürçeği) bk. Helichrysum. “< ET. Arnica montana. 1726. 1723) öküzkütüğü: (< T. öküz + göbeği) Kırlarda. öküz + kütüğü) Yaprakları boz renkli ve kozalarının içi boş olan. 2. 4623) öküzdili: (< T. parlak sarı çiçekleri uzun zaman saklanabilen. AAT. TBAS. 3334) Ömer otu: (< öz. yalnız odunundan yararlanılan bir ağaç (DS. (TS. (TS. Xeranthemum. sığırkuyruğu (TBAS. yayla gülü. (DS. otu) bk. DS. 668. sığırgözü. arnika. 2. 3328) öküzpörçüğü: (< T. öküz. Gülensoy. (TS. 2. öküz + gözü) Birleşikgillerden. 1726. bā ilā + T. 220. küçük yuvarlak meyvesi (öküzgötü). 3330) ölmez otu: (< T. 246) ölü soğanı: (< T. mastı çiçeği. papatyayı andırır bir çiçek ve onun bitkisi. dağlarda kendiliğinden biten bir çalı ve bunun kırmızı renkli. 315”) Bir çeşit yabanıl bakla (DS. -sı. is. Ramstedt ise Altayca *pökü-r biçiminden çıktığını ileri sürmüştür. çok yıllık ve otsu bir bitki. ölmez + otu) Beyaz. mor veya firfiri çiçek açan otsu bitki. 2. IX. öküz + dili) Sığırdili (TS. öküz + götü) 1. 3328. özel kokulu.

buğdayı. örmece). Orta ve Doğu Anadolu bölgelerinde yetişen. 2. tırmanıcı ve kışın yapraklarını dökmeyen bir bitki. -lak) Akan kanı durdurmak için kullanılan bir çeşit bitki (DS. 3363. IX. üvez. -î. öz + dikeni) Dikenli. IX. Ağz. sert bir çeşit buğday (DS. sepet yapmakta kullanılan bir çeşit bitki (DS. diken otu. dip yaprakları rozet biçiminde bir araya toplanmış olan. IX. Sedum sempervivoides. IX. 256) öveyikbuğdayı: (< ? üveyik + T. ömür otu (TBAS. IX. 3373) -Ppaçık: (< ? ) Ebegümeci (DS. 1744) özüllük: (< T. 4629) övezi: (< T. iri taneli. ötürge) Bir erik cinsi (ST AT. XII. tüylü. 3348) ötürge: (< T. 3378) pahe: (< ? ) Patates (DS. MBTS. iki yıllık ve otsu bir bitkidir. IX. (TBAS. Smilax aspara. IX. 429”) Bir çeşit üzüm (DS. 3380) . 3280”) Üveyik renginde. kırmızı çiçekli. özlülük) çi özlü bir çeşit ağaç (DS. IX. 3376) paçkar: (< ? ) Ormanlarda yetişen ve yaprakları hayvanlara yedirilen bir bitki (DS. üvez + Ar. 3376) pafit: (< ? ) Asmaya benzer. IX. 3377) paflak: (< paf “ses taklidi” + T. çiçeği) bk. “< üveyik ‘kökü belli değildir’. 220) örmece: (< T. ‘ömr + T. 3334. (And.505 ömür çiçeği: (< Ar. 3363) öz dikeni: (< T.: ömece) Başakları örgü biçiminde. ‘ömr + T. Eren. DS. (TS. kırmızı ve küçük taneli kılçıklı buğday (DS. 3. 220) ömür otu: (< Ar. otu) 20 cm kadar yükseklikte. “< T.

341. 1756. 1756.. bīşa + T. (TS. Stipa hohenackeriana. Nişanyan. BTS. fındığa benzeyen. -si) Kayıngiller familyasından. balemit. 221. palut. 2451. 257. BTS.. 150. 10-15 m boyunda.A. (TS. AA.: palağ. pelut. çiçekleri ikili ya da dörtlü gruplar hâlinde. palmier < Lat. IX. TBAS. 3185) palamut meşesi: (< Yun. 92. DS. 3. yaprak kenarları dişli olan ve kışın yapraklarını döken bir meşe türü. yuvarlağımsı ve parçalı yapraklı. T YA. 221. MBTS. tanen bakımından zengin meyvesi. hurma ve Hindistan cevizi ağaçlarını içine alan bir familya (TS. DS. palmier + T. 735. 205.: balamıt. pölüt) Yurdumuzda yetişen meşe türlerinin uzunca. özellikle Doğu Anadolu bölgesinde yetişen. DS. Akdeniz ve Ege sahillerinde park ve caddelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir tür ağaç (kendir palmiyesi). 4634. BTS. 3382) palamut: (< Yun. 248. 128. palamudi. boli. pālān. KMYA. çok yıllık ve otsu bir bitki. III. IX. 314.A. ana vatanı Çin ve Japonya olan. IX. 343) Palmiyegiller familyasından. (TS. (And. başakları süs olarak kullanılan. 101. balamut. 3388) pamit: (< ? ) nce kabuklu. pelit. 3388) . 2. bir yüksük içinde bulunan. MBTS. III. . 2449) Süpürge otu (DS. -giller) Genellikle sıcak bölgelerde yetişen. IX. erken olgunlaşan kara üzüm (DS. basit bir kon gövde ve bu gövdenin tepesinde yelpaze biçiminde telek damarlı yaprakları olan. DS. ST AT. (And. Eren. Erz. II. UA. palamudi + Far. 2. AAT. pelik. palaħ) 30-80 cm yükseklikte. 3383) palmiye: (< Fr. 3. 547. 299. V. 3382. 2.506 palak: (< ? ). palıt. 506) palmiyegiller: (< Fr. sert ve pürüzlü. AVA. yurdumuzun batı bölgesinde yetişen 5–10 m yüksekliğinde. (TBAS. meyveleri kalp şeklinde. 2. 507) pambılba: (< ? ) Hindiba (DS. Ağz. IX. 1755. 499. Ağz. XII. 505) palan: (< Far. odunsu çalı ya da ağaç şeklinde. AAT. 254..11. Valonea. DA. Gaz. TaS. 322). yaprak tabanları kalıcı. 1754.

banjar. Beta vulgaris. 3390. panbu + T. Eren. -lu) Çiçeklerinin çok nazik ve yumuşak olması sebebiyle bu isim verilmiştir.A. panbu + T. III. ülkemizde bazı türlerinin kültürü yapılan. ADYA. yemeği veya turşusu yapılan. (TS. panbığ. yenilen bir bitki. IX. 223-229) pamukluk: (< Far. 179. UA. 217. 3389) pamucak: (< Far. panbu + T. 3389) pamuça: (< Far. 2. 129. 218. 146. 4634) pamuk otu: (< Far. panbu ). 1758. tohumlarından yağ elde edilen. Ağz. yaban gülüne benzer bir çeşit küçük ağaç (DS. II. -luk) Ormanlarda yetişen. panbu + T.: banbık. otu) Cistus türlerine verilen genel ad. DS.: mancar. DS. panbu + T. AA. pamuğ. -cak) Sarı renkli. IX. yoncaya benzer. yaz kış yaprağını dökmeyen. IX. 323). tohumları üzerindeki beyaz tüyler pamuk olarak kullanılan. K AT. 301. pambık. IX. vitamince zengin. 313. GD AT. E A. 221) pancar: (< Erm. Erz. layan + otu) Pamuk gibi çiçekleri olan bir kır bitkisi (DS. 46. BTS. 128. 105. 101. IX. Cistus creticus. pamık. 255. panbıh) Ebegümecigillerden. 378. Ağz. (Duran. 3389) pamuk: (< Far. boz yapraklı bir çeşit ot (DS. bir yıllık. 3391. (TS. iri taneli bir çeşit buğday (DS. T YA. GBAA. DS. . AAT.. pambuħ. Gossypium. -ça) Hayvanlara yedirilen. 102. V. AVA. beş dilimli olan. 3175) pamuklıyanotu: (< Far. sıcak bölgelerde yetişen. E A. 507. 1757. DS. K A. pammuğ. (And. 7. IX. XII. (And. SA. panbu + T. 35. 2. 3117. Pembe veya beyaz çiçekli ve çalı görünüşünde bitkiler (TBAS. ETA. pambuk. IX. 365. pencer) Ispanakgillerden. .507 pampara: (< ? ) lkbaharda kırlarda yetişen. 3389) pamuklu: (< Far. IX. koza biçimindeki meyvesi üç. otsu ya da yarı çalımsı türleri olan bir cins. DA. 3387. TaS. 77. 553. 167. sütlü bir çeşit ot (DS. 340. KMYA. dört.

ortası sarı kömeçli. 3175) papatyagiller: (< Yun. IX. I. 20–50 cm yükseklikte. BTS. 2455”) bk. banjar + T. 345) Bir tür meyve (TS. 279. II. 3. 1760. çiçekleri bir kapitulum üzerinde bulunan. DS. 222) papır: (< ? ) Nane (DS. 1760) papatya: (< Yun. papas + Far. 307. bir. 129. 137. basit ya da birleşik ayalı. 160. ETA. papyrus < Yun. papas. TaS.508 EYAD. banjar + T. Nişanyan. “< Yun. (TS. TBAS. külāh + T. UA. 2. -si) bk. 274. çiçekleri idrar arttırıcı. -cık) Yaban pancarı (DS.) Papirüsgillerden. -giller) Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı. centiyane (TBAS. 231. nadiren de ağaçsı bitkiler (BTS. Cyperus papirus. 188) pancarcık: (< Erm. otu) bk. 356. 3390) pancar otu: (< Erm. papadia) Birleşikgillerden. K A. IX. iğ ağacı (TBAS. taç yaprakları 4–5 tane olup tüpsü ya da dilsi. (TS. ülkemizde 130 cins ve 1100 kadar türle temsil edilen. papaya. çanak yaprakları tüy şekline dönüşmüş. T YA. bir yıllık otsu bir bitki. 2. Nil kıyılarında yetişen bir bitki. MBTS. 296. papadia + T. 222) papaztakkesi: (< Yun. iki ya da çok yıllık. V. SA. 3393. ZBK A. kökü zehirli. 1761) . beyaz çiçekli. otsu. taç yaprakları beyaz. 509) papaya: (< ng. sütlü ya da sütsüz. ŧā ye + T. 3393) papirüs: (< Fr. baharda çiçek açan. 222. 2. çok yıllık ve otsu bitki. otu) Küçük. 222) panzehir otu: (< Far. 509. pād-zehr + T. 74. iğ ağacı (TBAS. papas + Far. K AT. Cynanchum acutum. çalımsı. aken tipi meyveleri olan. 2. 227. -ı. TaS. (TS. IX. Matricaria chamomilla. 1761) papazkülahı: (< Yun. iştah açıcı ve haricen yara iyi edici olarak kullanılan.

MBTS. 1761) papra: (< papra < ? papura “kökü belli değildir”. 2456) Eğrelti otu (DS. örneği papirüs olan otlu bitkiler familyası (TS. değersiz tütün (DS. 2465) ri yapraklı. IX. Sonbaharda çayırlarda yetişir. 2464) bk semiz otu (TBAS. Eren. 3396) parlacık: (< T. 348”) Uzun taneli bir üzüm türü (TS. 3. 2. parlak + Yun. sarı çiçekli. paprika) Acısı az bir çeşit kırmızı biber (TS. IX. IX. papyrus + T. parla(k)cık). 222) parmak üzümü: (< T.: parlacuħ) Sulak yerlerde yetişen. -lama) Kırlarda yetişen. 3394) paprika: (< ng. “< ET.509 papirüsgiller: (< Fr. 3394) paralık: (< Far. Medicago orbicularis. -giller) Bir çeneklilerden. 3. pāre + T. IX. IX. parmak + üzümü. 1761) papurtlama: (< ? papurt + T. -lık) Meyveleri yuvarlak metal paralara benzediğinden “paralık” denilmiştir. Nişanyan. 223-229) pardinç: (< ? ) Taze fasulye (DS. MBTS. Ağz. 3402) . Yenen türlerdir (TBAS. 325. MBTS. 3. 1770) parpar: (< par + par “ses taklidi söz”. 222) partal: (< kökü belli değildir. erŋek parmak. (And. manitari) Hygrophorus türlerine verilen genel ad. (Duran. 2. yer fesleğeni (TBAS. 2. yaprakları ıtır yaprağı biçiminde ve güzel kokulu bir bitki (DS. geniş yapraklarından yemek yapılan bir çeşit bitki (DS. 222) parşen: (< ? ) bk. 3397) parlak mantar: (< T.

2. 2. MBTS. Sanseviera. 463. 2466”) Pas mantarıgillerden. gövdesi sürünücü ve etli bir süs bitkisi. 3. IX. I. beğendi) Kasımpatı (DS. kılıcı) Zambakgiller familyasından. MBTS. 3. 1775) paşabeğendi: (< ? paşa + T. -ı. 1774) pas mantarıgiller: (< ? pas + Yun. Ağz. IX. 3405) paşaçadırı: (< ? paşa + Far. 2. genellikle kaplama olarak kullanılan değerli bir mobilya ağacı (TS. 222) paryavşanı: (< ? par + T. 1774) paşa ağacı: (< ? paşa + T. 1775. ağacı) Kerestesi açık sarı. (And. (TS. gümüş. 3406) patamak: (< ? ) Olmamış incir (DS. üstü koyu yeşil. kasımpatına benzeyen bir çiçek (TS. (BTS. buğdaygillerde ve baklagillerde pas hastalığına sebep olan mantar. 3407) patanak: (< ? ). “< pas ‘kökü belli değildir’. manitari + T. 2469) Birleşikgillerden. -ı) Begonyagillerden. 2. Begonia feasti. çādar + T. manitari + T. Ağz. yer fesleğeni (TBAS. iri gözenekli.: apar yavşanı) Yavşan otu (DS. 3403. (TS. Uromyces. 2. DS. IX.510 partem: (< ? ) bk. 3408) . rizomlu bitkiler. gri şeritli. 285) pas mantarı: (< ? pas + Yun. 1775) paşakılıcı: (< ? paşa + T. (And. IX. yeşilimsi renkte. kalp biçimindeki yapraklarının altı kırmızımtırak. yaprakları yeşil. 514) pat: (< ? pat. -ı + -giller) Bitkilerin üzerinde yaşayarak pas denilen lekeler yapan asalak bir mantar takımı (TS.: badanak) Ispanağa benzer bir çeşit bitki (DS.DS. DS. IX. yavşanı). II.

batcan. II. 127. batlican. Coluteocarpus vesicaria. patlangıç. DS. IX. KYA. Solanum tuberosum. 4.: portlak) Yuvarlak. DS. Gaz. . EYA. 327) patiçi: (< ? pat + T. AAT. 2. patlankuç) Mürver ağacı (DS. II. 443. DS. 167. 4652. bayincan. DS. otsu. ETA. 571. Solanum melongena. II. (And.. bk. BTS. (And. toprak altı yumruları sebze olarak kullanılan.. bādingān). 2. 38. pıtana. çi boş dallarından mekik yapılan. 42. IX. 466. 514. yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki. patıko. Erz. 4441.511 patarık otu: (< ? patarık + T. III. 3411) patlangıç: (< T. 92. beyaz çiçekli ve tüysüz bir tür. 1776. 3411. 248. patatis. Krş. 76. (And. XII. (TS. 205.A. IX. Ağz. . 149.: batlangoz. DS. III. 3377. 102. 376. 12. 3410) patküt: (< pat + küt “ses taklidi söz”) Kasımpatı (DS. IX. 3.. DS. çok yıllık. DS. baldıcan. 223) patates: (< t. beyaz ya da pembe çiçekli. 340. içi) Taze fasulye (DS. 256.A. II. patana. padılcan. 207.A. otu) Meyveleri balon gibi şişkin olan. E A. II. uzun. patele. patlak). 502. AAT. 364. Ağz. Ağz. badımcan. 1778. GBAA. KMYA. pıtına) Patlıcangillerden. DA. ADYA. BÜYA. 158. Çalı. III. 3408. TS. patelek. 274. tek yıllık. patalak. 3470) patlangaç: (< T. bādincān < Far. Kırmızı ve beyaz çiçekli bir çeşit gelincik (DS.A. funda. 234. ülkemizde geniş alanda kültürü yapılan. iri taneli bir çeşit beyaz üzüm (DS. (TS. 2. 251. XII. 247. 207. T YA. (And. 307. 3411) patlak: (< T. 65. patatiz. balcan. Erz. IX. patlıçan.Y. patlangaç). 549. 2. . Ağz. 66.: badılcan. 1776). ETA. küçük yapraklı bir ağaç. baldırcan. IX. 158. otsu bir bitki. patlangaç. patlangıç) 1. BTS. mor ya da siyahımsı bakka tipi meyveleri olan ve kültürü yapılan. IX. patata < Amerika yerlilerinin dilinden. (TBAS. AA. TAYA. patdis. kalın saplı..: pata. AVA. patlican) Patlıcangillerden. 514. yuvarlaksı. pıtata. çiçekleri tekli. 3412) patlıcan: (< Ar.

53. 4640. iri ve mor bir türü (TS. 464. 1780) . batbit) Kökü yumru şekilde şişkin. bādincān < Far. 570) patpat otu: (< Ar. tütün gibi birçok bitkiyi alan bir familya (TS. (And. K AT. ülkemizde 9 cins ve 25 türle temsil edilen. Tietze. II. paya. 44. KMYA. MBTS. bādingān + T.: balcan inciri) ncirin. 2. 293). 189. 44) patpatanak: (< ? ) Baharda dağlarda yetişen.A. 103. GD AT. II. TBAS. 3412) patpatik: (< ? ) Mürver ağacı (DS. bıyam. içine domates. payem. GBAA. XII. 12. 307. Ağz.: badbad. 1779. 2. ağız tarafı geniş. 264. 3. badem (TS. Türkçenin Gücü. 104. bādām. 69. K AT. 514) patlıcan inciri: (< Ar. TBAS.Y. 1778. 227. ışınsal simetrili. ovaryum üst durumlu. çiçekleri er dişi. otu). katmerli sümbüle benzer.Y. 463..A. KBAYA. IX.A.. patates. Ağz. 2473). çiçeği) Patlıcan çiçeği (Aksan. DS. lâleye benzer ak çiçek açan.. Doğu Anadolu’da yetişen bir bitki (TS. 4639) payam: (< Far. 145. piyam) bk. uzun yapraklı. 267. 2. (And. baŧbāŧ + T. UA. -i). sap tarafı sivri.512 Gaz. zehirli bir çeşit bitki (DS. Ağz. çanak ve taç yaprakları 5 parçalı ve parçaları birleşik. encīr + T. TAYA. 167. BTS. DS. (And. baŧbāŧ . Ağz. bādingān + T. 158. yaprakları almaşlı dizilişte. batbat. 1778. -giller) ki çeneklilerden. 501) patpat: (< Ar. bayan. Krş. kokusuz bir çiçek (DS. biber. bādincān < Far.: batbat otu) Küçük. 60) patlıcangiller: (< Ar.: bayam. örnek bitkisi patlıcan olan. yuvarlak meyveli. 2. bādincān < Far. Ka. XII. 184. bādingān + Far. III. (And. 94) patlıcan çiçeği: (< Ar.

Eren. başı) Pancar yaprağı (DS. 3427) peçek: (< peçe < t. (TS. pāzı + T. mor veya esmer. (TBAS. (And. Ağz. 323) 100 cm kadar yükselebilen. bir ya da çok yıllık otsu bitki. Cephalaria syriaca. pelyn. BTS. doğramacılıkta kullanılan bir ağaç. Anthriscus nemorosa. 224) . IX. pelinos ~ Slav. pāzı. XII. 3418. 2. (TS. (TBAS. 1. DS.: pepük) Sancı dindirmekte kullanılan. 2. çok yıllık. 4641.513 pazı: (< Far. peçe + T. TaS. 1782. 587.A. 224. 3439. 1786. Ağz. (TS. ıtırlı bir madde bulunan.. (yaban pancarı. V. 3417. 3. 515. Nişanyan. tüylü ve pembe çiçekli bir bitkidir. yabanî ıspanak). IX. 3. “< Far. II. balluŧ. < Blg. değerli kerestesi kahverengi. 2477) 40–150 cm yükseklikte. yaprakları sebze olarak kullanılan. beze. pezi. pazik. MBTS. DS. 328) Birleşikgillerden. 2480”) Kızıldeniz’in Afrika ve Asya kıyılarında yetişen ve kışın yapraklarını dökmeyen. pezza. belesān + T. elması) Yazın yetişen kırmızı renkli bir çeşit elma (DS.: bazi. pelin. IX. 650. 224) pelit: (< Ar. 3417) pebik: (< ? ). pezük) Ispanakgillerden. gürgene benzer bir çeşit bitki (DS. 3418) peçelması: (< t. IX. 3419) pelemir: (< kökü belli olmayan kelime yabancı bir dilden gelmiş olmalıdır. Beta vulgaris varcicla. hekimlikte kullanılan çok yıllık ve otsu bir bitki.Y. palamut (TBAS. 257. 327). ST AT. 224) pelesenk ağacı: (< Far. 1786) pelin: (< Yun. 2. hatta vişne çürüğü olabilen. bir yıllık. 493. Eren. 100 cm kadar yükselebilen. 352. DS. 3194) pazıbaşı: (< Far. DS. (And. belesān. Eren. Krş. beyaz çiçekli ve otsu bir bitkidir. IX. Commiphora opobalsamum. 444. Tohumlarından yağ elde edilir ve tohum unu lezzet vermesi için ekmek ununa karıştırılır. TBAS. MBTS. Artemisia absinthium. yapraklarında ve öteki bölümlerinde çok acı. 329) bk. MBTS. ağacı.

10-15 m yükseklikte. kokulu bir süs bitkisi. buğdayı) Yabanıl buğday (DS. 3427) pepir: (< ? ) Kuş üzümü (DS. 2495) Su yosunu (DS. 3431) pesin: (< Far. çobanyastığı da denilen bir bitki (DS. IX. IX. 1797. 3. MBTS. petunia < Lat. 522) peygamber ağacı: (< Far. IX. (TS. pesį n. 3429) perese: (< kökü belli değildir. MBTS. DS. 3427) perdeben: (< Far. kışın yapraklarını dökmeyen. MBTS. 2488) Fidan (DS. Antil Adalarında ve Vanezuela’da yetişen. BTS. XII. 2. (TS. pey ām-ber + T. 3. MBTS. 4643) perpertiken: (< Far. Güney Amerika kökenli. reçinesinden gayakol çıkarılan bir ağaç. IX. pey ām-ber + T. 2484”) Hindibaya benzer bir ot (DS. IX. IX.) Patlıcangillerden. “< pepe ‘ses taklidi kelime’. 1798) peygamber buğdayı: (< Far. çeşitli renkte çiçekler açan. 224) perpir: (< ? ) 1. 3434) petunya: (< Fr. küçük taneli pekmez üzümü. kuş. 3428) peren: (< Far. IX. 3437) . 3425) pepekuş: (< pepe + T. Kuş üzümü. diken) bk semiz otu (TBAS. IX. peren. Guaiacum of cicinale. Petunia. 2. 3.514 pençer: (< ? ) Ebegümeci (DS. 3431. ağacı) Yabani kimyongillerden. IX. 2. 2487) Gri yeşil renkli ve tüylü. 3. perver + T. perde + bend) Bir çeşit çiçek (DS. Kara ya da beyaz. (DS.

çiçeği) Mavi kantaron. K AT. 3395. Ağz. SA. < Yun. 2. 332) Kayıngiller familyasından. 114) pırnal: (< Yun. II. belemir. BTS. 3448) . (TS. kalın köklü. (TBAS. prīnos. otu) 30–100 cm yükseklikte. VII. gövdesi ve yaprakları sebze olarak kullanılan. bir çeşit tatlı. IX.: puşat) ğde. parasa. AAT. 3464) pırpılkavak: (< ? pırpıl + T. pey ām-ber + T. prason. çok yıllık. ZBK A. DS. (And. Karadeniz Bölgesi’nde doğal olarak yayılış gösteren. 357. (TS. DS. 3447) pışat: (< Erm.515 peygamber çiçeği: (< Far. haransa. -lak) Mantara benzer bir çeşit bitki (DS. 2285. 333). 12. kozalarında kısa lifli pamuk bulunan ağaç. üzümü) Bağcılarca da beğenilen. praso = EYun. p’sat. 1798) peygamber dikeni: (< Far. IX. 3443) pıslak: (< pıs “ses taklidi” + T. Eren. purasa) Zambakgillerden. 669. IX. (TS. TAYA. 2408. pirısa. iri üzüm (TS. yabanıl iğde (DS. çok yıllık bir kış sebzesi. E A. Eren. 2. IX. DS. pey ām-ber + T. 1800. deve dikeni (TS. 1799. 184. Nişanyan. Ağz. 283. 49. 225) pırasa: (< Yun. beyaz ve parlak olan kavak ağacı (DS. dikeni) bk. DS. Nişanyan. kavak) Yaprakları küçük.: bırasa. Bombax criodendron. Eren. XII. 2. tropikal bölgelerde yetişen. penį r + T. 2. 2. pey ām-ber + T. Allium porrum. soğanlı. 357. Centaurea cyanus. 155. 1798) peygamber üzümü: (< Far. 1799) peynir otu: (< Far. 42. 2. penį r + T. IX. purnari/prinari = EYun. < Yun. 524. 3438) peynir ağacı: (< Far. 111. DS. 1798. otsu ve sık tüylü bir bitkidir. prinari. DS. 524. . 134. Zosima absinthifolia. AA. 332). (TS. ağacı) Ebe gümecigillerden. IX. horansa. pırısa. (And. Quercus ilex. EYA. prason. 10–15 m kadar boylanabilen. BTS. 4654. kışın yapraklarını dökmeyen bir tür meşe çalısı.

IX. piş + pişik) Tazeyken kavrularak yenilen. Tietze. MBTS. 3451) piçkiren: (< Far. IX. (And. TaS. çam sürgünü (DS. yeşil yapraklı.: bıtırak. 524. meyveleri dikenli ve yapışıcı olan. pıtırak) Papatyagiller familyasından. 3454) . IX. otsu bir bitki. 3. 402). 87. DS. 3449. “< pimpirik/pinpirik ‘kökü belli değildir’. 129. IX. pıtraklı otu). 3493. I. pıtırah. ekinler içinde biten. -ca).516 pışpışik: (< T. DS. dikenli bir ot (DS. 2. bir yıllık. Çam ağacı. manitari + T. pig. 3448) pıtırca: (< pıtır “ses taklidi” + T. ST AT. 4648) pik: (< ng. bıtırık. IX. beççe < beçe + Yun. pıtrak (TBAS. 3452) pimpiri mantarı: (< ? pimpirik + Yun. kráno) Kızılcığa benzeyen bir çeşit ağaç (DS. 150) pinar: (< pinar < Far. 2507”) Bir mantar türü (AA. 806. pıtrak (TBAS. 3450) pıtrak: (< ET. pıtraklı + otu) bk. nār) Nar ağacı ve meyvesi (DS. bıtrak. DS. 3. IX. 3448) pıta: (< pıta < pıt “ses taklidi”) 1. batırgan) bk. 226. 3464) pıtırgan: (< T.: pitirca) Baharda açan koyu pembe renkli bir çeşit çiçek (DS. IX. 3449. (pıtırgan. (And. II. IX. beççe < beçe + gul) Yaban gülü (DS. buturgak. 2506) Bezelye (DS. -ı. IX. MBTS. 722) pıtraklı otu: (< T. UA. Xanthium. 161. XII. (TBAS. II. BTS. 226) piçgül: (< Far. ETA. Çam fidanı. 226) pıtpıt: (< pıt + pıt “ses taklidi”) Patates (DS. Ağz. Ağz. 588.

Clauson. 3. prinos. AVA. çok yıllık. + T.517 pinpakla: (< T. beyaz çiçekli. ADYA.A. III. 199. II.: birinç. MBTS. birinc. 1805. DA. Ağz. Hanımeline benzeyen beyaz çiçekleri güzel kokulu. 341). 526. 247. 109. “< ET. pirelik) Papatya (DS. kökleri bol su içinde yetişen bir bitki ve bu bitkinin besin olarak kullanılan tanesi. Çam yaprağı (DS. pirinc. 3. bürge ‘pire’. pürene) 1. püren. (MBTS. Asma yaprağı. soluk veya koyu pembe çiçekli bir bitki. Tanacetum coccineum.. donatılmış”. güç verdiğine inanılan bir çeşit eğreltiotu (DS. 3457) pirekapan: (< T. 3388”) Kaynatılarak suyu içilen. IX. pį r. Tietze. DS. 1805. ETA. parçalı yapraklı. 208. 226. loğusa otu (TBAS. 111. II. Zeytin yaprağı. pį rāste “süslenmiş. BÜYA. 2. 2508) Fidan (DS. 3. 2509) pirelik: (< T. pire + otu) Yaklaşık 25-50 cm yükseklikte. 362.A. 2. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen. çiçeği) bk. 168. 699) pirenyavşağı: (< Yun. . MBTS. 1834. pirinş. piriç. (TS. 87. otsu. 3458. KBAYA. 90. kasımpatına benzer. 2. EYA. çok yıllık bitki. Oryza sativa. 3456) pipo çiçeği: (< t. K A.Y. IX. IX. Pyrethrum. pire + kapan. Sebze yaprağı. DS. DS. 2. Eren.: birem. Ağz. (oltu otu). DS. piriş) Buğdaygillerden. 3458) piren: (< Yun. bazı türlerinden böcek öldürücü bir toz elde edilen. Tietze. Gaz. (And. 229. Eren. 3498. bin + Ar. IX. bā ilā) Bezelyeye benzeyen bir çeşit bakla (DS. 3. 353). 2507) 1. 3458. 4649) pire otu: (< T. süpürge otu. 140. AAT. yavşağı. pirem. 72. “< yavşak < yapış-ak. pırınç. 2. 282. 613. nezle otu. XII. kökünden kömür yapılan küçük bir ağaç (TS. 5. 234. IX. 269. 3458) pirinç: (< Far. prinos + T.. 334. TBAS. BTS. IX. IX. 406”) ki çenekliler sınıfının birleşikgiller familyasından. (And. 3457) pirasit: (< pirasit < Far. 3. EYAD. 91. 226) pir: (< Far. 557. Havuç yaprağı. (TS. MBTS. 4. pippo < Lat. Ka.

111. 218. p’rp’rem < Far. IX. Onobrychis argyrea. XII. (TS. üzeri sık tüylü. 227) pisiktırnağı: (< pisik + T. MBTS. pisiktetiği (TBAS. parparam’. 493. 136. taşağı. (TBAS. 314. 258. 202) pitana: (< ? ) Patates (DS. batıcı tüylü. kuvvetli kokulu. tarla ve yol kenarlarında kendi kendine biten bir tür arpa. Hordeum murnium. Eren. Nepeta racemosa. koyu kırmızı çiçekli ve otsu bir bitkidir. T YA. TBAS. iki yıllık. IX. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. Meyve küremsi şekilli. pisiktetiği (TBAS. 46. IX. 2511”) Buğdaygillerden. çok yıllık. 2. Tohumları yenir. 40 cm kadar yükseklikte. 33.Y. 227) pisko: (< ? ) Böğürtlen (DS. Krş. K AT. 4649) pisikcırnağı: (< pisik + T.A. 227) pisiktaşağı: (< pisik + T. “< pisi pisi ‘ses taklidi söz’. -i) 80-100 cm yükseklikte. KMYA. (TBAS. taşak ‘taş + -ak’. 227. otu) 25-50 cm yükseklikte. 227) pisik otu: (< pisik + T. OAAD. 3459) pisar: (< ? ) Asalak bir çeşit ot (DS. 444. “< pisik ‘ses taklidi kelime’. 91. (TBAS. 3461) pişot: (< ? ) ğde (KBAYA. Tietze. “< ET. 9 mm kadar uzunlukta. Cynoglossum officinale. DS. otu.518 275. 566”) Çok yıllık. SA. 3. TAYA. ST AT. 12. koyu mor çiçekli ve otsu bir bitkidir. 251. 66. 376) pirpirim: (< Dankoff’a göre Ermeniceden alınmıştır ‘Erm. tırnağı) bk. 3461) pisiktetiği: (< pisik + ? tetik + T. IX. 10-45 cm yükseklikte. MBTS. 3. 1806. 335) bk. 2510”) bk. 217. KYA. 227) pisi pisi otu: (< pisi pisi + T. semiz otu (DS. 3463) . 158. tırnağı. 181..

E A. 536) porsukgiller: (< T. II. . 83. 3471) .: pervaz) Soğan (DS. kabuğu güzel kokulu meyvesi. 3468) porsuk: (< ET. IX. mahlep (DS. porsuk + -giller) Açık tohumlulardan. 274. meyvelerinin üzeri aril denilen etli bir tabaka ile kaplı olan. (And. 168. Citrus aurantium. 1818. BTS. 228. örneği porsuk ağacı olan. Ağz. portahal. ülkemizde park ve bahçelerde yetiştirilen. 193. DA.. zehirli bir orman ve süs ağacı. Taxus baccata. IX. Erz. porsuk + ağacı) Porsukgillerden. BTS. 85. IX. ovülleri 1-2 tane olgun tohum veren. 3467) polen çiçeği: (< Lat. ADYA. 260. (TS. portakıl. yapraklarında reçine kanalları olmayan.519 piyaz: (< Far.A. 359). III. TBAS. 226. ST AT. 536. 531) ponpaz: (< ? ) Nevruz çiçeği (DS. IX. Pollen “ince un” + T. 2. potukal) Turunçgillerden. OAAD. Ağz. MBTS. kötü mantar (DS. 2. ülkemizde adi porsuk türü ile temsil edilen bir familya (TS. 338.: portağal. KBAYA. portekel. 3464) pohur: (< ? ) Kabuğu yakıldığında güzel kokan bir bitki. DS. DS. 2. 131. 613. 4651. 3470) porsuk ağacı: (< T. XII. IX. -luk + çalısı) Dikenli bir çeşit ot (DS. her dem yeşil. IX. kırmızı ve etli kozalaklı. 3475. (TS. çiçeği) Bal özü oluşturmayan. ETA. 3437) pocğı: (< ? ) Yaprakları hayvanlara yedirilen bir orman bitkisi (DS. 1817. (And. her dem yeşil bir ağaç ve bu ağacın kırmızıya çalan sarı. toparlak veya söbe. 1818. kışın yapraklarını dökmeyen. 3. Akdeniz ülkelerinde yetişen. borsmuk. ancak çok fazla çiçek tozu oluşturarak böcekleri çeken çiçek (BTS. K AT. piyāz. portikal. 536) portakal: (< Fr. 2521) Kırlarda biten içi dolu. 20 m kadar boylanabilen. Nişanyan. 131) porukluk çalısı: (< ? boruk + T. IX. BTS. yaprakları iğne biçiminde. portugal “Portekiz”).

3. bir yıllık. otsu ve tüysüz bir bitkidir. DS. 3481) pucda: (< ? ) Fide (DS. 3492) . 2532”) bk. pūst < post + Yun. “< posa “kökü belli değildir”. 228) potuk: (< kökünü bilmiyoruz. IX. -ı) Lycoperdom türlerine verilen genel ad. but ‘put’tan (?). IX.520 posalak: (< ? posa + T. IX. 339) 20-60 cm yükseklikte. Kuzey Anadolu bölgesinde yetişir (TBAS. 10-15 cm yükseklikte. -ı. IX. 4654) puta: (< Far. MBTS. manitari + T. 2. pos mantarı (TBAS. çemen otu. MBTS. (TBAS. IX. manitari + T. karabiberle karıştırılarak pastırma çemeninde kullanılan bir bitki. Polygonum bellardii. 2522) Kuruyunca toz gibi ufalanan bir çeşit mantar (DS. otu) bk. poy (DS. 3476) poy: (< Far. Eren. 1822. 3476) poy otu: (< Far. Sarı renkli boyar madde elde etmek için kullanılır. Trigonella joenumgraecum. 3. IX. -lak. XII. 3476) pöstük: (< ? ) Erik (DS. “< puf ‘ses taklidi kelime’. 3472) pos mantarı: (< Far. otu) Yapraklarından kara boya elde edilen bir çeşit ot (DS. būy) Tohumları kırmızı bibere benzeyen. IX. 228) pukiç: (< ? ) bk. 3482) puf mantarı: (< puf + Yun. būy + T. fesçitarağı (TBAS. 2535) Çam fidanı (DS. 229) pun: (< ? ) Yabanıl nane (DS. (TS. MBTS. 3. 228) potuotu: (< ? potuk + T.

raffia “Madagaskar yerlilerinin dilinden”) Afrika ve Amerika’da yetişen. Çam. IX. 3494) pürçüklü: (< T. 3494) pür: (< Far. IX. pur. 2. bürçük. uzun yapraklı palmiye. 3499) pürüpürü: (< pürü + pürü “ses taklidi”) Çam fidanı (DS. 2. 3505) . rami “Malezya dilinden”. bürçek < bür-. 3499) pürpürüm mantarı: (< Erm. 251) rasat: (< Ar. Havuç (TS. Çam ağacı. 2. 60-70 yılda bir en görklü tek çiçeğini veren bitki (TS. IX. Taraxacum officinale. IX. 2555) Fide (DS. 2. nohut büyüklüğündeki meyvesi acı olup yenmeyen bir orman ağacı. IX. çok yıllık bir bitki.521 puya: (< ? ) And dağlarında yetişen. 3. 3. 1833) pülü: (< ? ) Süpürge otu. 2. (TS. p’rp’rem < Far. Bodur ardıç ağacı (TS. 2543) Yaprakları salata olarak yenen baharlı. iri gövdeli. parparam + Yun. “< ET. funda (DS. 2536) 1. 1834) pürpürü: (< pür + pürü “ses taklidi”) Bir çeşit ısırgan otu (DS. 357”) hlk. MBTS. TBAS. IX. DS. 229) pünpürün: (< ? ) Patates (DS. 3. 2553) Bir nevi ottur (AAT. 2. MBTS. pürçekli. MBTS. 1838) rafya: (< ng. 3. Yaz kış yapraklarını dökmeyen. raśad. Nişanyan. Clauson. manitari + T. radikia. (TS. 3494. 1840) rambil: (< ng. Raphie. 1833. 371. lâdin ağaçlarının iğne gibi ince yaprakları. 3. -ı) lkbaharda ormanlarda yetişen bir çeşit mantar (DS. ardıç. 3500) -Rradika: (< Yun. MBTS. IX. 4.

çıplak ve bileşik yapraklı otsu bir bitkidir. rāzi į ). çiçeklerinden sarı boya çıkarılan otsu bir bitki. rāziyāna.: rızaħı) Kalın kabuklu. 230. Eren. (TS. 1-2 m yükseklikte.522 ratanya: (< Fr. 2. reng + T. reyĥān) Fesleğen (TS. hekimlikte gaz söktürücü olarak yararlanılan çok yıllık. 2. (TS. -li + ot) bk. 2. 230) reyhalaya: (< ? ) Bir çiçek adıdır (K AT. Datisca cannabina. büyük yapraklı. Reseda luteola. sarı çiçekli. beyaz çiçekli. yaprakları iplik biçiminde parçalı hoş kokulu. 344) Maydanozgillerden. TBAS. Van bölgesinde iplik boyamak için kullanılır. 1860. Krameria triandra. renk otu (TBAS. Feoniculum vulgare. çok yıllık ve otsu bir bitki. Ağz. otsu ve özel kokulu bir bitki. 2560. AAT. çıplak. uzun iri taneli bir üzüm cinsi (MBTS. reseda) Muhabbet çiçeğigillerden. 2. baharlı meyveleri anason gibi yemeklerde ve bazı içkilerde tat verici olarak kullanılan. 1. 3506) riyo: (< ? ) Sphagnum türlerine Doğu Karadeniz bölgesinde verilen genel ad (TBAS. 1-2 m yüksekliğinde. 1860) rezene: (< Far. 251) renk otu: (< Far. DS. reng + T. 343) reyhan: (< Ar. 2. çok yıllık. (TS. tohumlarından kandil yağı. 1848) razakı: (< Ar. kökü sürgün kesici olarak kullanılan ağaççık. 249. 1860) rezede: (< Lat. rāvend) Karabuğdaygillerden. 3. 230) renkli ot: (< Far. (TBAS. IX. 231) .5 m yüksekliğinde. otu) 1-2 m yükseklikte. 20-40 cm yükseklikte. Rheum officinale. (TS. basit yapraklı. 1847) ravent: (< Far. ratanhia “Peru dilinden”) Kara buğdaygillerden. (And.

232) sabun ağacı: (< Ar. MBTS. (DS. 232) sabahyıldızı: (< Ar. 1875) sabankıran: (< T. 2. śabūn + T. Saponaria officinalis. 563) ruderal bitki: (< Lat. 3. 3507. 2. X. saçak + darı) bk. 1877. śabūn + T. otu) bk. Nauclea didemichii. (TS. otsu. yaprakları salata gibi yenen. 30-70 cm yükseklikte. yıldızı) Afrika’da yetişen sert ve kaba dokulu. 566. śabr + T. çiçeği) Bir tür çiçek (TS. X. 1877) sabun çiçeği: (< Ar.523 roka: (< Lat. 232) . idrar söktürücü olarak da kullanılan. 1864. sebze olarak bahçelerde yetiştirilen. TBAS. saban + kıran. (TS. BTS. çöğenotu. 2. ruderal + T. sā’at + T. sarısabır (TBAS. 2. darı (TBAS. 2615”) Kayışkıran (TS. TBAS. Sapindaceae. çöp bitkisi (BTS. BTS. 3507) saçak darı: (< T. 146) -Ssaat çiçeği: (< Ar. śabāĥ + T. śabūn + T. beyaz ve pembe çiçekli. çiçeği) Sabun otu. (TS. bitki) bk. Eruca sativa. 232) sabun otu: (< Ar. çok yıllık. “< saban < sap+an. -lık) bk. TBAS. ağacı) Öz suyu köpüren ağaçlara verilen ad. turuncu sarı renkli ağaç. 2. ruca) Turpgillerden. otsu bir bitki. iğnelik (TBAS. kokulu ve otsu bir bitki. Saponaria officinalis. parçalı yapraklı. çok yıllık. 1874) saat otu: (< Ar. otu) Karanfilgiller familyasından. beyazımtırak veya sarımtırak çiçekli. 232. 2. (TS. 20-40 cm yüksekliğinde. 1875) sabırlık: (< Ar. 231. sā’at + T. DS.

TBAS. sakal + T. sakal + T. şam’ + T. 3. safran. çürüten. “< Eski çağlardan başlayarak kullanılır (sakal). 2644”) Bir çeşit sulu şeftali (DS. saka + T. 568) sahran: (< ? ) Altın sarısı renginde bir çeşit buğday (DS. sağır < saŋır < saŋar ‘tek kulaklı’. 232) saçkıl: (< T. soğanlı ve yumrulu bir kültür bitkisi. X. Pinus maritima. X. manitari + T. iğne yapraklı. sağır + kulak. -ı) Clavaria ve Ramaria türlerine verilen genel ad (TBAS. ülkemizde de kültürü yapılan bir ağaç türü. X. lokum ve ilaç yapımında kullanılan. 348”) Tarlalarda ekin arasında biten. za’ferān + T. Eren. X. 3517. 3517) sakal otu: (< ? T. sāĥil + Ar. sa y > sa ā. Crocus sativus. 3516) sakalak: (< Ar. Nişanyan. za’ferān. sahillerde yetişen. 3513) sahil çamı: (< Ar. 20-30 cm boyunda.524 saçak mantarı: (< T. 2643) Mantar (DS. MBTS. 350. MBTS. 388) Süsengillerden. 190) safran çiçeği: (< Ar. saçak + Yun. 3517) sakalçürüten: (< ? T. baharda mor renkli ve büyük çiçekler açan. (TS. 233) sağırkulak: (< T. saç + kıl) ri darı (DS. 3. X. sakal + T. (BTS. X. 1882. “< Ar. 3. otu) Dereotu (DS. 3509) safran: (< Ar. safran (TBAS. -ı) Çamgiller familyasından. X. za’ferān + çiğdemi) bk. TBAS. 233) . 232. -lak. ıslayan) Çok tatlı bir çeşit sulu armut (DS. yaprağı kavak yaprağına benzeyen bir çeşit ot (DS. 2630. asıl vatanı Güneybatı Avrupa olan. 40 m kadar boylanabilen. safran (TBAS. “< T. 3517) sakalıslayan: (< ? T. ZBK A. çiçeği) bk. 233) safran çiğdemi: (< Ar. Eren. 2. her dem yeşil. MBTS.

V. -sı) Uzun ve ince. Cucurbita pepo.525 sakarca: (< ? sakar + T. 1892) sakız kabağı: (< T. Eski Kıpçakçada da sakız olarak kullanılır. ca. 1892) sakız enginarı: (< T. 1892) sakızdırık: (< T. menengiç (TBAS. 233. (sakızlık). Nişanyan. ankinára + T. X. sakız + kabağı) Sebze olarak kullanılan kabak. “< ET. (TaS. 3519) sakız dikeni: (< T. sakız + dikeni) Sakız çıkarılan bir tür diken (TS. 3256) sakız baklası: (< T. 150) sakar otu: (< ? sakar + T. 1-5 m yükseklikte. MBTS. 1892. 3518. (And. X. 2645”). sakızlık –1 (DS. < Eski Türkçeden başlayarak kullanılır. 1892) sakızlak: (< T. otu) Yuvarlak başlı. sakızdırık) bk. sakız + Ar. kışın yaprak dökmeyen. sakızlak) bk. (TS. bā ilā + T. -ı) Yaprakları sivri. 2. 2. Pistacia lentiscus. X. AA. 351”) Antep fıstığıgillerden. Kökünü bilmiyoruz. sakız biçimleri geçer. Ege ve Akdeniz bölgelerinde yaygın olarak yetişen. pembe veya beyaz çiçekli çalı tipi bir bitki. Eren. 2. sakız + ağacı. lezzetli bir enginar türü (TS. meyvesi üzümsü ve yağlı. 2. 2. TBAS. Orta Türkçede sağız. 3518) sakız ağacı: (< T. çok lezzetli turfanda bakla çeşidi (TS. Ağz. yüzyıldan beri kullanılmakta olan kelimenin kökü belli değildir’. 2. (TS. bodur bir ağaç. sakız. 1890) sakava: (< ? ) lkbaharda çıkan çiçekli bir ot (DS. 3. (TS.: saħarca) Çiğdem (DS. Dorycnium. 233) . “< sakar ‘XIV. sakız + Yun. kenarları düzgün. 389.

sinekkıran. X. 234) salepgiller: (< Ar. çiçekleri başak biçiminde bir süs bitkisi. 2650”) Dam koruğugillerden. salkım + başak) Tek veya birleşik başakların salkım şeklinde oluşturduğu bitki (TS. saksı + güzeli. kökünden sakız alınan bir bitki (DS. Ophrys ve Dactylorhiza türlerine veya bu türlerin. salata’. yaprakları etli. TBAS. 1897) salkım çiçeği: (< T. 2. fıstık tadında bir çeşit sakız ağacı. 1893) salatalık: (< t. salkım + çiçeği) Silene türlerine verilen genel ad. salepgillerin örnek bitkisi. Çitlembik de denilen. sakız + otu) Büyük ve tüylü yapraklı. vanilya. sakızlık) 1. “< sarkım < sark-. haşlandıktan sonra kurutulmuş olan yumrularına verilen genel ad. 3520) sakızözü: (< T. Gövdesi yapışkan olan ve bu nedenle de üzerine küçük sineklerin yapıştığı türlere sinekkapan. sakız + özü) Böğürtlen (DS. (TS. tek çeneklilerden bir familya (TS. salkım + ağacı. 2. 1896) salep otu: (< Ar. “< t. 1896. (salep otu). otu) bk. mercimek büyüklüğünde meyveleri burukça. salata + T. Clauson. 2654) Bazı Orchis. -giller) Güzel çiçekli. 2. 3. sinektutan adı verilmektedir (TBAS. saksı ‘kökü belli değildir’. sa‘leb + T. salep gibi bitkileri kapsayan. salep (TBAS. orkide. “< T. X.526 sakızlık: (< T. (TS. sa‘leb + T. 3520) saksıgüzeli: (< T. 235) . 2. 826”) Akasya (TS. 3519) sakız otu: (< T. Nişanyan. 2. 2. -lık. 390”) Hıyar (TS. salata ‘tuzlanmış şey. MBTS. venüsçarığı. 1895) salep: (< Ar. 3. Hindiba (DS. 234) salkım ağacı: (< T. 1897) salkım başak: (< T. MBTS. X. Cotyledon umbilicus. sa‘leb. 2.

X. 3529. bostan güzeli de denilen bir bitki ve meyvesi (DS. şubat sonlarında çıkan bir çeşit yayla çiçeği (DS. 3535) sancı çubuğu: (< T. 1899) saltapla: (< ? ) Meyvesi tatlı. Nişanyan. XII. X.527 salkım söğüt: (< T. 3530) samardala: (< ? ) Yaban pırasası (DS. X. selmān + T. X. 3531) samit: (< Ar. aşılanmış bir çeşit armut (DS. selmān) Bir çeşit üzüm (DS. 3535) . (TS. 4667) salmansarı: (< Ar. XII. 4667) salon çamı: (< Fr. śāmit. “< ET. somit) Dereotu (DS. 235) samruk: (< ? ) Bir çeşit yaban çiçeği (DS. sançı < sanç-. 2. XII. 3529. MBTS. DS. 3533. Nişanyan. 392”) Isırgan otu (DS. Ağz. X. kayalar arasında biten. 2664). salon < Lat. 3529) samala: (< ? ) Karpuza benzer.: samuk. + Ar. sarı). X. sancak < sanç-. Ara ucaria. X. -ca) Söğüt yaprağına benzeyen yapraklarının arkası beyaz bir çeşit bitki (DS. (TS. salkım + söğüt) Dalları ve yaprakları yere sarkan bir çeşit söğüt. şam’ + T. (And. sancak + otu. Salix babylonica. 3533) sancakotu: (< T. 3. 1897) salman: (< Ar. 392”) Zencefil (DS. DS. X.: salmansara) Kuruyunca solmayan. TBAS. (And. 2. “< ET. -ı) Küçük çam şeklinde. sancı + çubuğu. Ağz. X. selmān + T. dalları üzerinde diken bulunan bir süs bitkisi. 4667) salmanca: (< Ar.

2. saplı + tinton) bk. 3541) saplıcatinton: (< T. çok yıllık bir bitki. Smilax. 3. Quercus robur. 3539) saparna: (< sapa’rna “Amerika yerlilerinin dilinden”) Eskiden kökü hekimlikte kullanılmış olan. -giller) Tropikal ve ılıman bölgelerde yaşayan. dikenli ve tırmanıcı. Patlıcan. 2615”) Bir çeşit ot (DS. Santalum album. (saplıtinton) 1. X. 3541) sapıuzun: (< T. 2. (TS. meyveleri uzun bir sap üzerinde bulunan. sancı + otu) Tüylü dalak otu (TS. X. śandal + T. “< saban < sap+an. bir ya da iki yılda olgunlaşabilen bir meşe türü. sapan + kıran + otu. saplı + Far. 25 m kadar boylanabilen. 1903) sapankıran otu: (< T. yurdumuzda yetişen. manitari) bk. (TS. 1903) sandalgiller: (< Ar. 2. yapraklarını döken. bīşa) Kayıngiller familyasından. X. 3542) saplı mantar: (< T. sapı + sarı) Bir çeşit üzüm (DS. iki yüzden çok türü olan taçsız iki çenekli bitkiler familyası (TS.528 sancı otu: (< T. Dağ elması (DS. zambakgillerden. 235) saplı meşe: (< T. 1907) sapısarı: (< T. kerestesi sert ve kokulu bir ağaç. 1908. 1903) sandal: (< Ar. 2. saplıcatinton (DS. 2. X. MBTS. 2. yeşilimsi çiçekli. sapı + uzun) Bir çeşit armut (DS. saplıca + tinton). mıhtepesi mantarı (TBAS. śandal) Sandalgillerden. X. saplı + Yun. 3542) . 571) saplıtinton: (< T. (TS. BTS.

X. -ı) Güzel çiçekleri için yetiştirilen bir süs bitkisi. 1910) saray menekşesi: (< Far. -giller) ki çeneklilerden. 3542) saracak: (< T. süs bitkisi olarak yetiştirilen. sapote + T. 1908) sapotgiller: (< Fr. örnek bitkisi sapot ağacı olan. sarāy + ? pat + T. 2. X. yaprakları elsi bölmeli. Geranium. Achras sapota. -si) Gösterişli ve bol çiçekli bir tür menekşe (TS. Callistephus sinensis. 1910) sardunya: (< t. (TS. benefşe + T. sarāy + Far. 1910) . çok yıllık. 571) sardunyagiller: (< t. bazı cinslerinden gütaperka çıkarılan bir bitki familyası (TS. 571) sar: (< ? ) Sahillerde yetişen. sapsız + Far. -giller) ki çeneklilerden. 2. genellikle Orta Amerika’da yetişen. 1908) sapsız meşe: (< T. 2. sarāy + T. Quercus petraea. (TS. yaprak döken. 2. saracak) Ebegümeci (DS. sapote “Antil Adaları dilinden” + T. 356”) Hezaren (TS. çoğunlukla pembe çiçekler açan. sarāy. (TS. 2. Eren. turna gagası gibi bitkileri içine alan bir familya (TS. 2. ağacı) Sapotgillerin örnek bitkisi olan. 30 m kadar boylanabilen.529 sapot ağacı: (< Fr. lezzetli meyvesi ve çiklet yapımında kullanılan sütlü salgısı için sıcak ülkelerde yetiştirilen bir ağaç. (BTS. sıcak ülkelerde. çiçeği. bīşa) Kayıngiller familyasından. kerestesi küçük bir çam (DS. 2. meyve sapı olmayan. 1910) saraypatı: (< Far. 3542. sardonya) Sardunyagillerden. sardonya + T. 235) saray çiçeği: (< Far. 1910. gövde ve yaprakları üzerinde hoş kokulu salgı tüyleri taşıyan. otsu bir bitki. “< Far. ıtır. TBAS. BTS. sardunya. ülkemizin hemen her tarafında yayılış gösteren bir tür.

sarı + Far. Centaurea macrocephala. 236) . sarıca + Lat. X. 236. (TBAS. çok sulu bir çeşit erik (DS. amberbaris. DS. çok yıllık. 3544) sarıcaerik: (< T. -ı) Yenen bir mantardır.. kısmen de Sivas. meyvesi ekşi ve kırmızı renkte. 2. turşusu yapılan bir çeşit sarı üzüm (DS. 5-15 m kadar boyda. 1911) sarı çam: (< T. 3545) sarı centiyan: (< T. (TS. sarı + Ar. sirīş) bk. (TBAS. Pinus sylvestris. 3544) sarıayak mantarı: (< T. Gomphidius viscidus. manitari + T. sarıg. X. Nişanyan. Erzincan ve Sarıkamış’ta orman oluşturan bir ağaç türü. şam’) Çamgiller familyasından. 1911) sarı çiriş: (< T. . sarıca + erik) Ekşi. sarı + çiğdem) Çiçekleri sarı renkli çiğdem (TS. çiriş (TBAS. iğne yapraklı. 235) sarıbaş: (< T. çiçekleri sarı. 100-2700 m yüksekliklerde ve ülkemizin Karadeniz bölgesinde. 2.: saribaş) 1 m kadar yükselebilen. sarı + büzgülü) Sert kabuklu. X. centiyane (TBAS. 394”) Sarı çiçekli ve yaprakları ağılı. Berberis vulgaris. Ağz. bodur bir çeşit ağaç (DS. sarı + baş).A. sarı + ağu. Erz. “< ET. (BTS. 236) sarıçalı: (< T. Çiçekleri boyar madde olarak kullanılır. 1911) sarıçiğdem: (< T. 2. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. kadıntuzluğu. 270) sarıbuzğulu: (< T. 3544. 572) sarıçiçek: (< T. sarı + çalı) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. sarı + çiçek) Ölmez çiçek (TS. sarı + ayak + Yun. (And. kabuğu ve kökü solucan düşürücü ilaç olarak kullanılan bir bitki. III. X. her dem yeşil. gentiāna) bk.530 sarıağu: (< T.

V. Scolymus hispanicus. (And. 3545) sarıkoğuk: (< T. Ağz.: sarıhıdır elması) Bir çeşit elma (DS. 3315) sarıkılçık: (< T. tüylü. sarı çiçekli. X. Gövde özelliklerine bağlı olarak “sarı çubuk” adı verilmiştir. 2. Hıdır + T. sarı + çubuk) nce ve çubuk şeklindeki gövdeleri sarı renklidir. 236) sarıkök: (< T. sarıklık) Çiğdem (DS. sarı + kavak). Özellikle Güney ve Doğu Anadolu dağlarında yetişir. 1912) sarıfiğ: (< T. 1912) sarıgöbek elması: (< T. iki veya çok yıllık otsu bir bitki. sarı + Yun. zerdeçal (DS. (TBAS. sarı + öz. 2. sarı + erik) Kayısı (TS. X. sarı + diken) Dikenli. sarı + kovuk) Bir çeşit incir (DS.: saru kavak) Çınar (TaS. is. (Duran. sarı + kök) Zencefilgillerden bir çeşit bitki. sarı + kılçık) Bir çeşit pirinç (DS. X. 2. 3545) sarıklık: (< T. XII. 3545) sarıhızır elması: (< T. (kovancık). (TS. kentauron) bk. 236) sarı kavak: (< T. 3545) sarı kokulu: (< T. Ağz. X. 4672) . otsu ve çok yılık bir bitkidir. elması). (And.531 sarı çubuk: (< T. fiğ) Sarı renkli fiğ (TS. kantaron (TBAS. sarı + Yun. sarı + göbek + elması) Sarımsı yeşil sonbahar elması (DS. 223-229) sarıdiken: (< T. yumrulu. 1911) sarıerik: (< T. X. sarı + kokulu) 5-15 cm yükseklikte. Fontanesia philliraeoides. 3545) sarı kantaron: (< T. Eranthis hyemalis.

sarımsak + Ar. KYA. 573) sarımantı: (< T. (BTS. Boreava orientalis. sarı + Far. 3546) sarı mercimek: (< T. 384. ETA. X. beyaz. 251. 2. E A. 271. bir yıllık. 1913. 237 BTS. ST AT. sarmusak / sarumsak / samursak. (sarımsak hardalı). 244) sarımsak hardalı: (< T. Gaz. fasulia) Sırığa sarılmayan bir çeşit fasulye (DS. mercümek) Sarı renkli bir tür mercimek (TS.. II. Clauson.532 sarı mantar: (< T. Erz. sarı + oturak + Yun.. 151. < OT. 3548) sarıoturak fasulye: (< T. iki yıllık bir bitki. X. -ı) bk. sarı + Yun. yapraklarında. 1913. 2. sarımsak + Ar. 209. 1912) sarımsak: (< ET. 12. Amanita citrina. 252.A. 237) sarı ot: (< T.kökünden geldiği yolundaki açıklaması kuşkuludur. manitari) Şapkası soluk sarı. BÜYA. TAYA. 853) Zambakgillerden.. 494. 20-80 cm yükseklikte. 574. çiçekleri uçta şemsiye şeklinde olan. küçük çiçekli. -i) bk. DS. (And. 228. Nişanyan. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. < sarumsak < *sarum. Eren. 357. ovulduğunda sarımsak kokusu veren. 577. sarımsak + otu) Turpgillerden. III. TBAS. sarımsak otu (TBAS. sarı + ot).A. 237) sarımsak otu: (< T. . sarmusak / samursak Zajaczkowski’nin Türkçe sar. ħardel + T. Allium sativum. X. DS. 207. sarı + mantı “< mantu ‘Çin-Kore kökenli bir kelime’) Şebboy çiçeği (DS. taze ya da kuru olarak yenen bir kültür bitkisi. 25-100 cm yükseklikte. 115. AAT.A. 3533. 395. saĥleb + T. saplarında ve toprak altındaki soğan biçimli sürgünlerinde kokulu yağ bulunan. Krş. 260. (TS. TBAS. AVA. III. (TS. 237.: sarrot) 30 cm kadar yükselebilen. deli salep (TBAS. (TBAS. Alliaria petolata. AA. Ağz.Y. T YA. Ekin tarlaları içinde yetişir. 237) sarımsak salebi: (< T. 2. esmer benekli ve zehirli olmayan bir mantar türü. X. 3546) .

yaprakları oldukça yüksek bir sapın tepesinde rozet biçiminde toplanmış bulunan.533 sarıpapatya: (< T. bādingān) Domates (DS. yapraklarından elde edilen sıvı müshil olarak kullanılan. sūsen) bk. 238. bataklık süseni (TBAS. bk. sabırlık). zağar. sarı + Ar. sıcak bölgelerde yetişen. papadia) Çiçekleri sarı renkli. sarı + salkım) Baklagillerden. 20–45 cm yükseklikte. çok yıllık. sarı + yazlık) Az taneli ak buğday (DS. X. şebboy. 1913. sarı + parmak) Havuç (DS. X. salkım durumunda sarı çiçekleri bulunan. ülkemizde Akdeniz Bölgesi’nde yetişen. TBAS. 238. sık tüylü. 1913. 3546) sarı yemiş: (< T. Anthemis tinctoria. 3546) sarızağar: (< T. 3316) sarı şebboy: (< T. 3546) sarısalkım: (< T. X. X. Aloe vera. 238) sarı sütleğen: (< T. 2. X. X. 3546) sarıyazlık: (< T. sarı + Far. bādincān < Far. zağar ‘av köpeği’. BTS. Laburnum anagyroides. “< ? Far. 2. 2. TBAS. sarı + ? Far. 2. 574. sarı + sütleğen) Dereotuna benzer bir ot (TaS. DS. şeb-būy) 1. (TS. 237) sarıparmak: (< T. sarı + Ar. sarı + Ar. 3546) sarısabır: (< T. 1913) sarı süsen: (< T. (TS. śabr) Zambakgillerden. sarı + ? toppas) Sarı ve kılçıklı buğday (DS. bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaç. otsu bir çeşit papatya. X. vatanı Kuzeydoğu Afrika olan. sarı + yemiş) Şeftali (DS. sarı + Yun. V. bk. Nişanyan. adî şebboy (TBAS. BTS. 3546) . 499”) Çiğdem (DS./Far. (TS. 6) sarıtoppas: (< T. (ağu. çok yıllık bir süs bitkisi. 3546) sarıpatlıcan: (< T.

3547. sarı + ? söpü.A. sāz. 1925) . III. 2688) Şalgam (DS. oval’. kofa (TS. 2. siyahlık”. Ranunculus polyanthemos. 2. sarımsı yeşil. çok yıllık. bozulmuş.“çürümüş. sarmaşık + -giller) Örnek bitkisi sarmaşık olan. DS. sarmaşuk) Sarmaşıkgillerden. 2. Nişanyan. MBTS. sarı + Ar. 3561) saz: (< T. 151) sası: (< T. 1915) sarol: (< T. 3548) sarusöpü: (< T. X. X. GD AT. sap ve dallarından çıkan küçük ek köklerle dik. 21. sarı + oğul) Yaban eriği (DS. 238) sarmaşık: (< T. 2697) nce kamış. MBTS. 1913) sarioza: (< T. çok yıllık. hasır otu. Hedera helix. 238. MBTS. sevād “karartı. iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS.534 sarızambak: (< T. X. 3549) sav: (< sav < T. (TS. kalın köklü. 3. . MBTS. (TBAS. 270) sarmalık: (< T. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. sap) 25-40 cm yükseklikte. 3. düz yerlere yapışarak tırmanan. X. zanba ) Sarı çiçekli zambak (TS. 2684) Bir çeşit ot (DS. kokuşmuş”. sarmalık) bk. 2.. “< söbü ‘kökü belli değildir’. 239) sarmaşıkgiller: (< T. Ağz. 1915. 3. 239) savat: (< Ar. 3. TBAS. yılanyastığı (TBAS. 3553) sayut: (< ? ) Mısır (DS. (And. kiliz. sası < sası. AAT. 2834”) Bir armut çeşidi (AA. küçük çiçekli ve otsu bir bitki. sarı + ? oza) Sarısabır denilen bitki (Erz. 395).: sarmaşu. ‘yumurta şeklinde olan. değişik biçimli yaprakları olan. X. sarmaşık < sarmaş-.

(TS. 70. 49. 733) Mersin ağacı (DS. ETA. 1930. zepze) Çürümeye bırakıldıklarında mantar oluşturan. 2. śadef + T. KYA. 74. II. genellikle yeşil renkli. sedīr. (TBAS. I. X. sebze < sebz. 239) sazan: (< T. boyu 40 m kadar olabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılan iğne yapraklı bir orman ağacı.A. Gülensoy. X. pişirilerek yenen bitkiler veya bunların taneleri (TS. 4355. Eren. 4677) sazat: (< ? ) Mısır (DS. 1927. BTS. 254. 3. Ağz. Schoenoplectus lacustris. SA. śadef + T.. saz + otu) 40–300 cm yükseklikte. 578) seftila: (< ? ) Kırmızı renkli şeker pancarı (DS. Ruta graveolens. 4675. 1929) sedir: (< Far. 213. 190) sebuzek dikeni: (< ? sebuzek + T. 365. XII. 577. 3562.535 sazak: (< T. 294) sedef otu: (< Ar.: savzu. 2. II. 2697) Saz bitkisi (DS. sarı çiçekli. su kenarlarında yetişir. çok yıllık ve otsu bir bitki. BTS. MBTS. XII. TBAS. 358). 239. otu + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. X. 2. 3562) saz otu: (< T. dikeni) bk. kışın yaprağını dökmeyen. hekimlikte kullanılan. tatlı bir çeşit armut (DS. sazan < saz+an ‘küçültme eki’. KMYA. TBAS. çalı görünüşünde. 2. TBAS. Cerrust. AVA. zebze. özel kokulu. arakçıl (DS. Toros ve Antitoros dağlarında bulunan. BTS. (TS. 397) Kozalaklılardan. örnek bitkisi sedef otu ve alt familyası turunçgiller olan geniş bir bitki familyası (TS. otu) Sedef otugillerden. 3567) . Nişanyan. X. 577) sedef otugiller: (< Ar. Ka. 396. 3564) seke: (< ? ) Yuvarlak. 239. DS. 50 cm kadar yükselebilen. (And. 239) sebze: (< Far.Y. sazak < saz+ak. DS. 1929. çok yıllık bir ağaççık. XI. Nişanyan.

X. < semiz “Etimolojik olarak semri. Clauson. hekimlikte kullanılan bir bitki. (TBAS. sapad + T. Eren. 3576. Ağz. 2. TBAS.: şerpik) 50 cm kadar yükseklebilen. DS. semiz + kabak) bk. sapad/sabad. sapad + T. MBTS. (And. (And. TaS.fiiliyle bağlantısı vardır. 100-130 m boyunda. 3580. X. etli ve mayhoş yaprakları sebze olarak yenilen otsu ve bir yıllık bitki. selle + T. “< Far. 3580) semiz otu: (< T. şeytan şalgamı (TBAS. 1941) sepik: (< T. büyük bir orman ağacı. hayvanlarda zehirlenmelere neden olan. X. 240. DS. semizlik) Semiz otu (DS. 1939. yaprakları uzun. 10–20 cm boyunda. 2. 2. Ağz. Nişanyan. “< Ar. çok yıllık ve sarı çiçekli bir bitki. serp-i-k). V. 3578) semizebe: (< T. semiz. Sequoia. (TS.: selna) Kereviz (DS. selle. 240) semizlik: (< T. semiz + otu) Semiz otugillerden. (TS. 3380) sepetçi kavağı: (< Far. 1935) selecek: (< Ar. 3575) selina: (< ? ). “< ET. çalık kavak (TS. dalları sepet örmeye elverişli bir söğüt türü. 3. 1933) selam otu: (< Ar. 400. 2720”) Erguvan çiçeği (DS. 428) sepetçi söğüdü: (< Far. -cek. otu) Maydanozgillerden. Portulaca oleracea. 240. pis kokulu. çi + kavağı. selām + T.536 sekoya: (< Lat. X. 830”) bk semiz otu (TBAS. (TS. 257) . sokrun. Kaliforniya’da yetişen. çi + söğüdü) Söğütgillerden. Salix viminalis. Lotus corniculatus. 240) semiz kabak: (< T. sequoia “Kaliforniya yerlilerinin dilinden”) Kozalaklıların porsukgiller familyasından. (TS. Levisticum. 1-2 m boyunda. 2. semiz + ebe. X. 361”) bk. 1.

(TBAS. çok yıllık ve mavi çiçekli bir bitki. Nişanyan. kuş otu (TBAS. 3590) serteş: (< ? ) bk. ovaryumları üst durumlu. 1949.: selbi. (TS. kozalakları kabız olarak kullanılan. Ağz. 166. 257. X. 2. serçe + dili + -giller) Hermafrodit çiçekli ya da tek eşeyli. 29. kışın yapraklarını dökmeyen. çiçekleri bir veya iki evcikli bir bitki familyası (TS. bir ya da çok yıllık. 362”) bk. 190. 403. X. sergi + üzümü) Kalın kabuklu bir çeşit üzüm (DS. 3586) sergen: (< T. 240) serçediligiller: (< T. Puschkinia scilloides. AAT. DS. Sileneinflata. ülkemizde 3 cins ve bu cinslere ait 16 türle temsil edilen. 4359. Cupressus sempenvirens. III.Y. serv + T. DS. mazı gibi ağaçları içine alan. X. topuz (TBAS. Eren. Erz. selfi. Thymelaeaceae. 241. 275. OAAD. XI. Akdeniz bölgesinde çok yetişen. 169. DS. 3583. (BTS. 261) servigiller: (< Far. 1949) . serv. ince uzun bir ağaç. otsu. 241) serkile: (< ? ) Mavi çiçeklerinden kara boya çıkarılan ot (DS.A. (And.. 3577.A. yuvarlak taneli bir çeşit ak üzüm (DS. .: sepenekıran) nce kabuklu. 3590) serpenekıran: (< T. 3589) serhişing: (< ? ) Soğanlı. otsu. TBAS. serçe. 86. 304. ST AT. (DS. 3588) sergi üzümü: (< T. 117. 583) serçe otu: (< T. 241) servi: (< Far. sergen) Kırmızı. 60. XII. serçe + otu) Bir çeşit bitki. ardıç. sevlü. serçe + dili. 112. GD AT. K AT. Eren. DA. zelvi) Servigillerden. şırası az bir çeşit üzüm (DS. servi. KYA. sevli. selmi. X. (And. -giller) Kozalaklılardan. selvi. Ka. serpene + kıran). caryophllaceae. 344. X. 4680. DS. 363).. 2. “< T. X. X.537 serçedili: (< T. bazen de çalımsı bitkiler. Ağz.

Cardinis. sıcak + otu. ak bir çeşit üzüm (DS. sığır + dili) Sığırdiligillerden. “< sıcak < ısıcak. çavuş üzümünden küçük taneli bir çeşit ak üzüm (DS. MBTS. X. -ı. 2. < ET. sıç an < sıç-mak. 2. TBAS. MBTS. Eren. sığır + ? baldıran + T. (TS. 1960) sıdılak: (< ? ) Ağustos ayında yetişen. X. seyrekleşmek’. seyrek + ? siççe. 3598) sezü: (< ? ) bk. sığırkuyruğu (DS. “< ET. 3. bazı türlerin çiçekleri balgam söktürücü. kısamahmut otu (TBAS. 2. X. 3603. sıçan + otu) hlk. Acenthoides. sıçan + kulağı) bk. ülkemizde yabani olarak birçok türleri yetişen. 30-60 cm yükseklikte. 1958) sıcak otu: (< T.538 seyreksiççe: (< T. (DS. sıçan + dikeni. batıcı tüylü ve mavi çiçekli bir bitki. 241) sıçan dikeni: (< T. X. çok yıllık ve otsu. MBTS. 241) sığırkuyruğu: (< T. 1960) sıçan otu: (< T. farekulağı (TS. 1962) sığırgözü: (< T. 2768”) Bir çeşit dikenli bitki. 2764”) Uzun taneli. sedrek < sedre-mek ‘incelmek. 241) sığırdiligiller: (< T. TBAS. Anchusa officinalis. 2. 3. 364. 3601) sığır baldıranı: (< T. “< ET. Clauson. 3603) sığırdili: (< T. “< sağır ‘sığır’ < sağ-+-(ı)r. bazılarının tohumları balık . sığır dili ve havacıva bitkilerini içine alan familya (TS. çiçekli dalları idrar arttırıcı olarak kullanılan. sığır + dili + -giller) ki çeneklilerden. 814”) Bir çeşit baldıran otu (DS. 3600) sıçankulağı: (< T. X. mantar meşesi (TS. Arsenik (TS. 2. sigir/siyir. 2768”) bk. 3. sığır + gözü) bk. 1962. sığır + kuyruğu) Sıracagillerden.

3. 3604) sığla: (< ? ). TBAS. 3607) sımak: (< ET. (TS. MBTS. Liquidambar orientalis. 2777) Bir çeşit bitki (DS. çınar görünüşünde bir ağaç. (And. (TS. X. 3. Scrophulariaceae. 2778) Küçük yapılı bir çeşit elma (DS. X. 588. ovaryum üst durumlu. (And. tüylü yapraklı. 1962) sıknaz: (< T. çanak yaprakları 4-5 adet. kapsül tipi meyveleri olan. bir. Verbascum. sığır + Ar. TBAS. otsu. sığır + soğanı) Soğan gibi kokan bir çeşit yaban otu (DS. 2. 3608) sınap: (< Ar. sincan) Sakızlı bir tür dikenli çalı. 4689) sıncan: (< kökü bulunamamıştır. sığır + kuyruğu + -giller) Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli. BTS. 1962) sığırsoğanı: (< T.. X. silcan. śināb < Yun. X. Ağz. tek simetrili. 242. 1967. MBTS. 243.: sigala) Ülkemizde Muğla ilinde yetişen. (TS. 588) sığır otu: (< T. XII. sığır + otu) bk. X. 3603) sığırkuyruğugiller: (< T. sık + sarı) Bir çeşit sarı ve yuvarlak taneli üzüm (DS. ülkemizde 30 cins ve 480 kadar türü bulunan. çiçekleri er dişi. sarı çiçekli bir kır bitkisi. nadiren 6-8 adet. Ağz. (BTS. X.: sıncar. 3610) . Astragalus. ak taneli bir çeşit üzüm (DS. -ü) Kırlarda görülen bir tür çalı cinsi bitki (TS. 244. 242) sığırödü: (< T. MBTS.539 avlamada zehir olarak kullanılan. 3607) sıksarı: (< T. 2. 2. 20 m yüksekliğe erişebilen. sığır + dikeni) Sığırlarda yağ yapan bir çeşit bitki (DS. + T. iki ya da çok yıllık. 1962. çalımsı. 3604) sığırtikeni: (< T. nadiren ağaçsı olan ototrof ya da parazit bitkiler. sığırkuyruğu (TBAS. sī-mak. 2801). DS. 3. sıknaz < sık-) Sık. yuvarlak. 2. DS. ‘ūd < Hintçe. X.

domates + T. 2781”) Sıraca otu. 2783) Bataklık kıyılarında biten. X. fasulia + T. 3. 1971) sırık fasulyesi: (< T. “< sıraca ‘kökü bulunamamıştır’. uzun. 2780) Kimyon ve buna benzer kokulu bir ot (DS. 3. birçok türünün kökleri hekimlikte kullanılmış olan bir bitki. MBTS. sırık < ET. sıdrım. X. 3616) sırımağu: (< T. 1970) sırık domatesi: (< T. 2. MBTS. ince. 1972) sırım: (< OT. iki çeneklilerden bir bitki familyası (TS. Ağz. 1970) sıraca otu: (< ? sıraca + otu) Sıracagillerden. 3616) sırsıdi: (< ? ) Çok kokulu bir çeşit çiçek (DS. sarımsı yeşil çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitkidir. sıruk + Yun. yaprakları ve meyveleri zehirli olan. 3618) sıtma ağacı: (< T. 2786”) Eucalyptus türlerine verilen genel ad. sırım + ağu. -i) Dalları sırıkla desteklenerek yetiştirilen. bazı türleri Güney ve Batı Anadolu sahil şeridinde yetiştirilen ve kışın yaprak dökmeyen ağaçlar (TBAS. 3. (And. sert yapraklı bir çeşit bitki (DS. Vatanı Avustralya olan. sırımsız) Ayşekadın fasulyesi (DS.540 sıra: (< kelimenin Yunancadan (sira) Türkçeye geçtiğini ileri sürenler varsa da Türkçe asıllı olması daha kuvvetli bir ihtimaldir. 2783”). sıdrım ‘kayış’. Daphne pontica. sırık + Yun. X. (TBAS. -si) Dalları sırıkla desteklenerek yetiştirilen. Scrophularia. X. 3. -giller. iri. 2. kılçıksız bir tür fasulye (TS. “< OT.: sırımbağı) 50-100 cm yükseklikte. “< sıtma < ısıtma. kışın yapraklarını dökmeyen. 2. 243) . 3614) sıracagiller: (< ? sıraca + T. MBTS. MBTS. 3. bit otu gibi bitkileri içine alan. düzgün ve etli meyve veren bir tür domates (TS. MBTS. 2. (TS. sıtma + ağacı. 242) sırımsız: (< T.

243) sihirbaz otu: (< Ar. 2788) 1. X. 3. Taze yaprağının ezilmesi ile elde edilen usare siğilleri yok etmek için siğil üzerine sürülür. X. Eupatorium cannabinum. 3635) silisseven: (< Fr. (DS. (TBAS. sidük < sį d-mek. boru çiçeği (TBAS. 407”) Yanarken su çıkaran bir meşe türü (TS. Nişanyan. MBTS. 3625. suvarma < sūv “su”) Sulak yerlerde yetişen kavun (DS. MBTS. sıyırma + dikeni) Deve dikeni (DS. 3. sıtma + otu) Birleşikgillerden. sidikli + Far.541 sıtma otu: (< T. siğil + otu. Hayvanlara yedirilen bir çeşit dikenli bitki. 3625) sidikli meşe: (< T. siĥ r + Far. MBTS. Türkiye’de 15 kadar tür bulunmaktadır. 243. Bir veya çok yıllık. 3. beyaz veya sarımtırak çiçekli bitkiler. X. otu) bk. silice + T. MBTS. 3632) sile: (< ? ) Bataklıkta çıkan dikenli bir çeşit ot (DS. 3. DS. bāz + T. 3635) . tüylü. 343) sıyırmadikeni: (< T. 2790. sigil. Taze börülce. X. DS. 3621) sıvarma: (< T. “< ET. sarı çiçekli. acı köklü ve çok yıllık bir bitki. “< ET. cylindre + T. sıyırma < ET. 3633) silindirçiçeği: (< Fr. çalı görünüşünde. 1979) siğil otu: (< T. 2. 1983) silk: (< Ar. 4693. AVA. X. X. 2792”) Heliotropium (Boraginaceae) türlerine verilen genel ad. sıyırma + Ar. bā ilā) Taze kara bakla (DS. 3. (TBAS. 2. çiçeği) Hatmi çiçeği (DS. X. X. seven) Silisli toprakları seven bitki (TS. XII. 50) silar: (< ? ) Yaban eriği (DS. 2. X. 3625) sıyırma pakla: (< T. otsu. yumuşak tüylü. Taze fasulye. 3622) sıyırma: (< T. silk. bīşa. 1 m kadar yükselebilen. sıdırma. 2796) Pancar (DS.

çiçekleri tek bir sapın ucunda başak durumunda. Kuzey Karolina bataklıklarında yetişen. böcekleri sıkıp emen bir bitki. sinir + otu + -giller) Yaprakları basit. 2. X. genelde otsu nadiren çalımsı bitkiler (TS. 2. 409) Baklagillerden. kapsül ya da fındıksı meyveleri bulunan. 1986. sinek + kapan + -giller) Sıcak ve ılıman bölgelerde. 244) sinir otu: (< T. siŋir”) bk. sinek < ET. yapraklarına konan sinekleri. 1989) sinir otugiller: (< T. (TS. bağa (TBAS. “< ET. sinirli + ot. 244) . Dionaea muscicapa. (TS. 2. ana vatanı Arabistan ve Somali olan. 3639) sinek mantarı: (< T. Nişanyan. siŋek + kapan) Droseragillerden. 2. sinek + tutan) bk. 244) sinirli ot: (< T. sinek + kıran) Tarlalarda biten bir çeşit ot (DS. 60–100 cm kadar boylanabilen. 1987) sinekkıran: (< T. 597) sinsek: (< ? ) bk. sinā-i mekkī ‘Mekke sinası’ < sinā ‘kabuğu kullanılan bir tür ağaç’. 2. -ı) Bir mantar türü (TS. çalımsı bir bitki. birçok yabanî türü bulunan ve hekimlikte kullanılan bir bitki. salkım çiçeği (TBAS. sinek + Yun. Cassia. 1989. 1987) sinektutan: (< T. 593) sinekkapan: (< T. manitari + T. özellikle bataklıklarda böcekle beslenen bitkileri içine alan bir bitki familyası (TS. dörtlü çanak ve taç yaprakları olan. Plantago. X. bir ya da çok yıllık. bağa (TBAS. yaprakları ve meyveleri eczacılıkta müshil yapımında kullanılan çok yıllık. sinir + otu) Sinir otugillerden.542 simişka: (< ? ) Ayçiçeği (DS. 2. BTS. almaşlı ya da nadiren karşılıklı dizili. BTS. (TS. 3637) sinameki: (< Far. 1987) sinekkapangiller: (< T.

sivri + kökü) bk. DS. otu) bk. sinek. AVA.: sirmo) Yaban soğanı (DS. Chenopodium album. 246) siyah ot: (< Far. çörek otu (TBAS. 3060 cm yükseklikte. 2812”) Uzunca ve ince yeşil biber (TS. Salvia nemorosa. XII. borazan mantarı (TBAS. (And. dirmit/tirmit) bk. çok yıllık. 3650. X. siyāh + Ar. 246) siyah tirmit: (< Far. TBAS. “< ET. (TBAS. (And. 4699) soç: (< ? ) Lâdin (DS. DS. 1992. XII. bir yıllık ve otsu bitkilerdir. X. 3. toprak üstü kısımları ıspanak gibi pişirilerek sebze olarak kullanılan. kaya kekiği (TBAS. XII. II. 2807). 3653. 4700) . 245) sivri biber: (< T. sirkeyen) Kazayağıgiller familyasından. X. 3646. Ağz. 245. 245) sivri kökü: (< T.: sirkene. otsu. siyāh + Yun. V. centiyane (TBAS.543 sirken: (< kökünü bilmiyoruz. 2. X. 3. (TS. 245) siyah kimyon: (< Far. 4698. 766) Kırmızı ya da sarı çiçek açan bir çeşit bitki (DS. ot) Toprak üstü kısımları iplik boyamak için kullanılan. kemmūn) bk. 599. sį r “sarımsak”. Ağz. X. AA. 1995) sivri kekik: (< T. DS. sirken (TBAS. siyāh + T. Eren. 246) siyeç: (< ? ) Kara ve ufak taneli erik (DS. Gülensoy. 152. TaS. BTS. 245) sirmik: (< sirmik < Far. MBTS. 370). MBTS. kırmızı veya morumsu çiçekli bir bitkidir. DS. 3489) sirken otu: (< ? sirken + T. 3646. 2. 343. 10150 cm yükseklikte. sivri + ? kekik) bk. TBAS. pipéri. 3650) siyek: (< T. süvri. sivri + Yun.

345. 43. Allium cepa. sogan.: soan. 610. 209. 12. TAYA.Y. soğanak) bk. Ağz. soğan ufağı (DS. X. TBAS. 118. X. 3655. II. < Räsänen (s. çok yıllık. VII. 421. 168.544 sofur: (< ? ) bk. Ka. sovan. Clauson’a göre Türkçeden Moğolcaya soŋgina olarak geçmiştir. 306. özel kokulu. 382. Gaz. soğlaç. TBAS. 246) soğan: (< ET. 3654) soğan uşağı: (< T. soğanlı. 61. 107. 170.. sohan. solgun) Yabanıl söğüt ağacı (DS. suvan) Zambakgillerden. sögan. II. DS. X. 161. Gülensoy. 246. 247) soko: (< ? ) Mantar (DS. 164. AAT. XII. 259. KYA. yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan. Nişanyan. X. X. soğancık) bk. otsu ve ıtırlı bir bitki. 2. 114. itsarımsağı (DS. 376. GD AT. DA. 253. 3654) soğlaç buğdayı: (< T. kardelen (TBAS. ETA. soğlaç + buğdayı.A. KMYA. 415. 4702) . 252. E A. 4700.Y. (And. suğan. Krş. III. SA. 3658) solgun: (< T. Brockelmann soğan ve soğun biçimlerini –gan ve –gun ekleriyle yapılmış türevler arasında saymıştır. AVA. Dimitriev’in soğan’ı Moğolca bir alıntı sayması yanlıştır. 131. 2000) soğan ufağı: (< T. 496. BÜYA. so un / so an. T YA. XII. 283. 163. 766”) Soğla yerde yetiştiği için özsüz olan ve beğenilmeyen buğday (DS. “< T. soğan + uşağı) bk. 372). (TS. 2. 607. 2000. yaban yasemini (TBAS. 2570) soğancık: (< T.. K AT. 163. 140. 3654) soğukluk: (< T. ZBK A. 425) ve Ramstedt “? işaretiyle” Moğolca soŋgina’dan alındığını belirtse de. 247) soğan çiçeği: (< T.. BTS. soğukluk) Semiz otu (DS.A. 71. 190) soğanak: (< T. soğan + ufağı) Arpacık soğanı (soğan uşağı). 131. soğan + çiçeği) Fulya (TS. (DS. 158.A. 339. Eren. 412.

Taze hıyar. “< ET. tek yıllık otsu bir tür fasulye. somurmak) Beyaz çiçekli. -si) Baklagiller familyasından. 3671) soyulgan: (< T. 3661) solucan eğreltisi: (< T. X. solucan + otu) Birleşikgillerden. 612) soyuk: (< T. Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde yetişen. 2. EYAD. Taze dut (DS. (And. 2006. Pelargonium endlicherianum. TBAS. (TS. (And. 15-35 cm yükseklikte. X. X. sepet yapımında kullanılan. Nişanyan. DS. 2830). MBTS. 2. Ağz. 2016. 413”) bk.545 solik: (< ? ) Domates (DS. Kökeni Çin ve Japonya’ya uzanan.: soy) Fasulyeye benzer bir bitki. sorħun) Irmak kenarlarındaki kumsallıkta yetişen. yuvarlak yapraklı çiçekleri solucan düşürücü olarak kullanılan çok yıllık ve otsu bir bitki. Soja hispida. sarı çiçekli ve içinde tatlımsı su bulunan bir çeşit ot (DS. 3663) sonrun: (< ? ) Buğday (DS. Ağz. Soia hispida. ince uzun yapraklı. BTS. 2012. X. suluncan/suvlacan ‘solucan’. 3663) somrukotu: (< T. 2016. soja < Mançiu dilinden). X. som(u)ruk + otu.< sömür-”) Saçak köklü. soyulgan) Tarlada biten bir çeşit ot (DS. 3. 247) somoder: (< ? ) Bir çeşit buğday (DS. X. 3665. (TS. ng. ST AT. 3664) sorkun: (< kökü bulunamamıştır. fasulia + T. X. soja + Yun. 262) sormaħ: (< T. eğrelti otu (TBAS. soyuk) 1. çalıya benzer bir çeşit söğüt (TS. X.: sorhun. ülkemizde tohumlarından yağ elde etmek için kültürü yapılan. 132. 2. bal gibi tatlı bir çeşit yabanıl ot (DS. 2. 3665) soya: (< Fr. 3668) soya fasulyesi: (< Fr. DS. solucan + eğreltisi. soja. (TS. 247) solucan otu: (< T. 11. 2. “< somur. X. 3671) .

II. Orta Türkçede artık ‘söğüt’ olarak geçer.. -ı) Tarlalarda biten. 3672) söbüsülek: (< ? söbü + ? sülek) bk. 110. “< söbe/söbü ‘kökü belli değildir’. MBTS. Coprinus comatus. len + Yun. AVA. kalpsi ayalı. kara boya yapımında kullanılan bir çeşit bitki (DS. < Uygurcada ‘ağaç’ olarak kullanılır. 346. akarsu kenarlarında yetişen. Nişanyan. Eski Kıpçakçada da ‘söğüt’ olarak kullanıldığı göze çarpıyor. sügüt. X. ETA.A. 2834”) bk. 2. X. OAAD. pembe ve ak. 59. 4399. 3. 248. söbelen mantarı (TBAS. 613) söhsökü: (< ? söh + sökü. 248. 254. DS. Türkiye’de 25 kadar türü bulunan. 415. genellikle almaşlı dizilişte. Eren. KMYA. DS. 306. Gaz. 3. zöüt) Söğütgillerden. 3682. 4705. 89. 284. (TS. kışın yaprak döken. 2018. (And. 2. TBAS. söğürt. DS. 236. yaprak döken ağaç ya da çalı şeklindeki bitkiler (TS. 375). 365. 203.A. söğüt + -giller) ki çeneklilerden. X. 775. söğecen) Menekşeye benzer. X. XII. 88. 198. 615. Gülensoy. Salix. taç yaprakları olmayan. EYAD. 3675) . . 2018. 248) söbelen mantarı: (< ? söbe + T. sövüt. yenilebilen bir çeşit mantar. lek. Ağz. GD AT. DS. 3674) söğüt: (< ET. 248) söğecen: (< T. “< sökü’nün kökü bulunamamıştır. sögüt.: sögürd. 314. Kökünü bilmiyoruz. DS. XI. (TBAS. X. Ermeniceden alındığı yolundaki sav yanlıştır. yaprakları almaşık ve alt yüzleri havla örtülü büyük bir ağaç. BÜYA. kavak ve benzeri türleri içine alan. 181. 3675. 32. BTS. BTS. 2835”) Çoğunlukla pınar başlarında ve sulak yerlerde biten. çiçekleri tek eşeyli. MBTS. AAT. söt. 40. 117. manitari + T. 3672. söğüt. baklava dilimli. sögüt. KBAYA. söbelen mantarı (TBAS. DS. T YA. II.. 128. Erz. III. hoş kokulu bir çeşit dağ çiçeği (DS. ZBK A. X. söüd. III. 613. 165. 150. Bolu bölgesinde çok yetişen. yaprakları kılıçsı. KYA. söğöt.546 söbelek: (< ? söbe + T. 191) söğütgiller: (< T.

3688) sugözü otu: (< T. Clauson. 3. kardamo + T. 3688) sugerdimesi: (< T. -si) Akarsu kıyılarında biten ve yenilebilen. su + gözü + otu) Bataklıkta biten bir çeşit bitki (DS. (TS. -ü) bk. yaprakları almaşık. “< ET. 3684) starking: (< ng. 2852) lkbaharda kırlarda ve dağlarda yetişen. su kıyılarında ve bataklıklarda yetişen. sub < sūv. 2038) suibriğigiller: (< T. su + çiçeği) bk. su + Far. X. X. gul + T. tırmanıcı bir bitki. sapları uzun ve sülüksü. su + Ar. otuz kadar bitki türünü içine alan ve örnek bitkisi suibriği olan bitki familyası (TS. 2035) suçiçeği: (< T. (su rezenesi). X. 2. (TS. X. 3688) su gülü: (< T. MBTS. yaprak ayası ibrik biçiminde gelişmiş olan. 249) suibriği: (< T. 3680) sövdek: (< ? ) Bir çeşit ak üzüm (DS. zehirli. çuha çiçeği (TBAS. X. -ı. 248) suduran: (< Ar. 3677) sösük: (< ? ) Bir çeşit bitki (DS. 3680) söysek: (< ? ) Bir çeşit söğüt ağacı (DS. Nepenthes destillatoria. -i) Suibriğigillerden. semizotuna benzer bir bitki (DS. 2.547 söldane: (< ? ) Uzun kavak (DS. 2030) su baldıranı: (< T. X. 2846”) Maydanozgillerden. Cicuta virosa. sıcak ülkelerde yetişen. 2. 783. 2. X. ibrī + T. su + Ar. -i + -giller) ki çeneklilerden. nilüfer (TBAS. śudūr “ortaya çıkma” + -an. 3. su + ? baldıran + T. yenilebilen uzun yapraklı bir ot (DS. star + king) Bir çeşit elma (TS. MBTS. su + Yun. otsu bir bitki. ibrī + T. 2038) .

(TBAS. dişi çiçekler aşağıda yer alan. -si) bk. 133) su kabağıgiller: (< T. 249) su kazayağı: (< T. -si) bk. 2. kökleri kabız ve kuvvet verici olarak kullanılan. (TS. Lagenaria vulgaris. suda ve bataklıklarda yetişen. (TS. tırmanıcı. kastania + T. kardamo + T. bir yıllık. 2038. su + kabağı) Kabakgillerden. BTS. su + Yun. çok yıllık ve otsu bir bitki. Geum urbanum. çok yıllık otsu bitkiler (BTS. alt bölümü şişkin. 620) su kamışı: (< T. çok yıllık. 2038) su karanfili: (< T. 20-50 cm yükseklikte. -ı) Su kamışıgillerden. Sium sisarum. 249) . 2. 2. bileşik yapraklı ve beyaz çiçekli bir bitkidir. birçok yerde kurutulup su kabı olarak kullanılan. otsu ve beyaz çiçekli bir bitkidir. türleri içine alan bir familya (TS.548 su kabağı: (< T. Typha. 249) su kerdemesi: (< T. kamış + T. kamış + T. V. (yaban keteni). -i) Ormanlarda. UA. 249. su + kaz + ayağı) 60-100 cm yükseklikte. bir türü pembe çiçekli bitki. su + kabağı + -giller) Bataklıklarda ve su kenarlarında yetişen. lāle + T. Eupatorium cannabinum. DS. göl kestanesi (TBAS. TBAS. aranfül + T. TBAS. su + ? T.5 m kadar olabilen. 2038. nilüfer (TBAS. ülkemizde sukamışı cinsi ve bu cinse ait 6 türü bulunan. su + ? T. akarsu ve göl kenarlarında yetişen. 249) su keteni: (< T. 620. Batı Anadolu’da yetiştirilen. su + Yun. 2039) su lâlesi: (< T. X. sulak yerlerde yetişen. su + Ar. otsu. sarı çiçekli. -i) Birleşikgillerden. su kamışı. boyu 1. su şeridi vb. rizomlu. (TS. su + Far. yaprakları almaşık. su + Far. 2. 3700. erkek çiçekler koçanların yukarısında. yaprakları şeritsi ve genellikle tabanlardan çıkan. -si) Maydanoz ve su teresi (TaS. dişi ve erkek çiçekleri ayrı başaklar durumunda toplanmış küçük bir bitki. kettān + T. 2038) su kamışıgiller: (< T. -ı + -giller) Bir çeneklilerden. 3571) su kestanesi: (< T. 2. (TS.

3692) suluk: (< T. 269. 3530. MBTS. Erz. 3692) sulucagümbet: (< T. BTS. kabuğu hekimlikte. Ağz. börk. sulŧān + T. 414”) Beybörkü de denilen bir çiçek adı (TaS. XII. Gaz. III. TaS. sulu + ? yonca + T. somak.A. 2. yemeklik. mürver (TBAS. X. emrūd) Bir çeşit armut (DS. kabalak (TBAS. 4708) suluzırtlak: (< T. 623. 3691) sultan börkü: (< Ar. kırmızı ve ekşi meyveleri olan. 3692) suluyoncası: (< T. X. ağacı) Okaliptüs ağacı (DS.. . X. (And. börkü. III. dirmit/tirmit) Kırmızımtırak. 3576) . genç dalları tüylü. X. sumaç. (TS. DS. 249) sulfata ağacı: (< t. suluca + Far. sulŧān + T. sulŧān + T. sulfato + T. sulŧān + Yun. X. TBAS. X. V. sulu + zırtlak.: samaħ. sulandık + otu) bk. 3662.549 sulandık otu: (< T. Rhus coriafia. çalı görünüşünde bir ağaççıktır. V. otu) bk. 1-3 m yükseklikte. portakal (DS. sümek) Antep fıstığıgillerden. yaprakları dericilikte kullanılan. DS. 4702. 3711. 1. DS. 3691) sultanküpesi: (< Ar. -sı) Sulak yerlerde biten. XII. küpesi) Bir çeşit saksı çiçeği (DS. samak. 3573) sultandimlik: (< Ar. 3693. XII. suluca + Far. 3691) sultan otu: (< Ar. “< ET. suluk) Yaban dereotu (DS.A.. summāk). “< zırt ses taklidi”) Limon. 4708) sumak: (< Ar. sıcak bölgelerde yetişen. 249) suluca armut: (< T. gunbed) Karpuz (DS. X. tadı güzel bir çeşit üzüm (DS. 619. 2041. bileşik yapraklı. X. hayvanları besleyen bir çeşit ot (DS. 249.

su + Ar. mercümek + T. 3. TBAS. -i) bk. -ları) Klorofilleri olmadığından su içindeki bozulmuş organik madde üzerinde saprofit veya su canlıları üzerinde parazit olarak yaşayan su bitkileri (TS. bataklık bölgelerde ve su kenarlarında yetişen. 2858) Yaprakları ince. X. yaprakları saplı ve kuvvetli kokulu. su + Far. lilpar (TBAS. X. (TS. 3696) su nergisi: (< T. su + Far. 621) su mercimeğigiller: (< T. -si) 20 ile 90 cm yükseklikte. 3696) suoku: (< T. 2. nergis + T. örnek bitkisi suoku olan ve yetmiş kadar türü bilinen bir bitki familyası (TS. su + Yun. MBTS. 2. manitari + T. su + oku + -giller) Bir çeneklilerden. örnek bitkisi su mercimeği olan küçük bir bitki familyası (TS. BTS. X. 250) sungur: (< ET. sıŋkur. (TS.550 su mantarları: (< T. 2035) . rāziyāna + T. küçük bir bitki. 2041. su + Far. mercümek + T. iri taneli. (TS. tatlı ve sulu bir çeşit üzüm (DS. 250. otsu. mercimeğe benzeyen yaprakları suların yüzünü kaplayan bir su bitkisi. 2042. -si) bk. su + oku) Suokugillerden. 2041. çok yıllık. 2. MBTS. kurutulunca yenilebilen. 2. 3695) su nanesi: (< T. kırmızımtırak renkli. 2041) su mercimeği: (< T. az veya çok tüylü. maydanoza benzer bir bitki (DS. 2042) su rezenesi: (< T. 2. 250) suokugiller: (< T. 3. 2. TBAS. su baldıranı (TS. 2859) Ak. DS. su + Far. 2. -i + -giller) Bir çeneklilerden. kök sapları taze iken kekre olan. 2041) suna: (< kökü belli değildir. Mentha aquatica. -i) Su mercimeğigillerden. na’nā’ + T. (yarpuz). çok yıllık ve otsu bir bitki. Sagitteria. Lemna.

-sı) Yaprakları üç yaprakçıklı. Nasturium officinale. 2. (BTS. 133) su yoncası: (< T. sīsām) Susamgillerden. bir ya da çok yıllık. otsu. -giller) ki çeneklilerden. X.551 susakkabağı: (< T. V. BTS. (TS. 378”) Su kabağı (DS. su + Ar. 3590) susamgiller: (< Ar. su + sarımsağı) Kurtluca (TS. su + Far. 2. suvarmalık. TBAS. 1 m ye kadar uzayabilen. şeridi andıran. -u) Su nanesi (DS. süsen (TBAS. BTS. 33. TaS. -si + -giller) Yaprakları iğnemsi olup sarmal dizilişli. TBAS. şerīŧ + T. yaprakları karşılıklı ya da üst taraflarda almaşlı. “< suv+ar-ma+lık. 3619. (TS. 621) suskal: (< T. tere + T. 3703. Sesamum indicum. 2044. (yabanî tere). UA. sus + kal) bk. bazen yapraklarını döken ağaç ya da nadiren çalımsı bitkiler. 2865”) Dişbudak ağacı (DS. 73. sīsām + T. 3700) susam: (< Ar. erkek kozalakları yaprak koltuklarında. su + ? yarpuz + T. X. 2. 2044. 2047. (TS. EYAD. yaprakları açık yeşil renkte sucul bir bitki. su + ? yonca + T. 250. 251) suyarpuzu: (< T. 3701) suvarmılık: (< T. su kenarlarında yetişen. 2046) su teresi: (< T. Menyanthes trifoliata. 10-90 cm uzunlukta. 250) suşeridi: (< T. tereye benzeyen.ak. 2. çok yıllık bir su bitkisi. su + Far. nadiren çalımsı bir bitki familyası. 2044) su servisigiller: (< T. Taxodiaceae. (TS. 3. 2046. -i) Su kamışıgillerden. DS. sıcak bölgelerde yetişen küçük bir bitki. salkım çiçekli. 622.+ . susak + kabağı. 3702. 251) . Sparmanaum. genellikle her dem yeşil. GBAA. TBAS. 624) su sarımsağı: (< T. X. bir evcikli. 2. 2. (TS. en önemli ve örnek bitkisi susam olan. MBTS. -si) Turpgillerden. beyaz çiçekli. dişi kozalak uçlarda bulunan. çok yıllık ve otsu bir bitki. serv + T. Eren. tacı beyaz. “< sus. X. DS. X.

142. ST AT. 38. 15-20 cm yükseklikte. tatlı ve durgun sularda. MBTS. 251) süde: (< Far. cık) Kırmızı çiçekli. GD AT. BTS. 251. yumru köklü bir bitki (DS. XII. is. K A. 69. 53. X. 2047) su yosunu: (< T. çiçeği) bk. 68. zümbül) Zambakgillerden. 211. Süleyman + T. TBAS. -u) Su yosunlarından. EYAD. algler (TS. yaprak veya tel biçiminde tallı bitkiler alt şubesi.552 su yosunları: (< T. otu) Bir tür ot (AVA. 3706) Süleyman otu: (< öz. OAAD. AAT. 71. sunbul + T. 251) . 298. Ağz. sülük + T. çiçekleri kuvvetli kokulu ve türlü renkli. sunbul). şalūk. 2047) su zambağı: (< T. Süleyman + T. 3705) süğüt elması: (< T.: sünbül. (And. 3708) sümbül: (< Far. otsu bir süs bitkisi. alg (TS. taş nanesi (TBAS. otu. X. su + ? yosun + T. 2. çok yıllık. 73. 2049. 14. söğüt + elması) Söğüt elması da denilen yeşil renkli yaz elması (DS. nilüfer (TBAS. (TS. K AT. su + ? yosun + T. 90) sümbül çiçeği: (< Far. soğanla üretilen. -ı) bk. su + Ar. “< Far. üşniye. 28. 4842. 344) süleymencik: (< öz. 3. Eren. DS. X. sütlü + sarı) Kışa kadar kalan bir çeşit sarı incir (DS. -ları) Denizlerde. zanba + T. X. daha çok su yüzeyinde yaşayan. klorofilli bitki. 3708) süluğotu: (< Far. 379”) Bir çeşit bitki (DS. 626. X. 2. Hyacinthus orientalis. sūde. GBAA. is. zalūk ‘a leech’. 3705) südlüsarı: (< T. 67. 2. 2852) Hayvanların yediği bir çeşit ot (DS.

sünüklük ?. TBAS. 3712) sünük: (< T. sürmeli) Bir çeşit buğday (DS. 252) süpürgelik: (< T. 252) süpürge otu: (< T. (And. kamış + T. (TBAS. süpürge otu. 2052) süpürge kamışı: (< T. sülük. 792) Yabanıl mısır (DS. XII. Eren. .: söğünük.553 sümbül-ü Rūmî: (< Far. sunter. kökünden ağızlık. 379). sümter) Kırmızı renkli. süğünük. sıcak bölgelerde yetişen ve çiçek saplarından süpürge yapılan. 2056) . X. 251) süngüllük: (< T. çalı görünüşünde bir bitki. süpürge + darısı) Buğdaygillerden. sürme + Yun. süpürgelik) 15–70 cm yükseklikte. 3697. süpürge < ET. sipir-. (TS. kışın yaprağını dökmeyen. 3706. (TS. sünbül-i Rūmį) bk. sünük) Mantar (DS. 2.: seniter. süynük) Ihlamur ağacı (DS. 3675. Clauson. Ağz. -ı) bk. X. çavdara benzer bir çeşit sert buğday (DS. X. 3717) süpürge: (< T. 3729) sünter: (< kökenini bilmiyoruz. Erica. (And. 2052. Chamaecytisus austriacus. X. 422). 3722) sürme mantarıgiller: (< T. çalı görünüşünde. DS. 4713) sürmeli: (< T. 2. işlenmemiş topraklar üzerinde yetişen. sarı çiçekli ve çok yıllık bir bitkidir. süpürge + çalısı) bk. dallarından kaba süpürge yapılan. X. süğnük. kamış (TBAS. 252. 3716. Ağz. X. süpürge + ? T. çiçekleri küçük bir çana benzeyen. -ı + -giller) Sürme mantarlarından bir familya (TS. sümbül (TBAS. süğüllik. 3582. darıya benzeyen bir bitki (TS. süpürge + otu) Fundagillerden. manitari + T. 3715. 2052) süpürge darısı: (< T. 2. 2. Nişanyan. 3716) süpsöber: (< ? ) Mantar (DS. 3717) süpürge çalısı: (< T.

yaprakları kılıç biçiminde. (And. çiçekleri iri ve mor renkli. gövdesinin kabuğu soyularak yenilen bir çeşit bitki (DS. 3725) süs bitkisi: (< ? süs + T. 4714) süs biberi: (< ? süs + Yun. özellikle tahılların dokularında yaşayan sürme veya rastık denilen hastalığı yapan. X. pipéri + T. yaprakları kılıç şeklinde. BTS. bitkisi) Yerleşim bölgesinde iç ve dış dekorasyonu sağlayan bitki (TS. 3725) . 2. 2. Ağz./Far. park ve bahçelerde süs bitkisi olarak da yetiştirilen. çok yıllık. (TS. kırmızı çiçekler açan bir bitki (DS./Far. 252. XII.554 sürme mantarları: (< T. X. 2. manitari + T. şeşanu. 3722) sürtmeğ: (< T. çok yıllık bir bitki. soğanlı ya da soğansı gövdeli. 2056) sürsülük: (< ? ) Kırmızı alıç (DS. -lü + hanım + çiçeği) Yaz kış küçük. -giller) Bir çeneklilerden. ülkemizde 6 cins ve 85 kadar türle temsil edilen. mezarlıklarda.: sursal) Süsengillerden. rizomlu. -ları) Bitkilerin. 2059) süsen: (< Ar. bazitli asalak mantarlar takımı (TS. 628) süslühanım çiçeği: (< ? süs + T. sürtmek) Mayıs ayının sonlarına doğru çöllerde yetişen. 424). ovaryum alt durumlu. çiçekleri ışınsal ya da tek simetrili. 2. sürme + Yun. sūsen + T. 2059. -i) Acı olmayan. TBAS. BTS. alt ve üst yüzü ayırt edilemeyen. çanak ve taç yaprak ayrımı olmayan. ris germanica. 628) süsengiller: (< Ar. şūşan/şūşanā ~ Akad. 250. otsu nadiren çalı formunda olan bitkiler (TS. Nişanyan. 2059. yalnız rengi için yemeklerde kullanılan kırmızı biber (DS. sūsen ~ Aram. kapsül tipi meyveleri olan. X. güzel görünüşlü ve kokulu.

sütleğen + -giller) ki çeneklilerden. Güney Amerika ormanlarında yetişen. 4710) sütlüce: (< T. 2061) süt otu: (< T. sütlü + ot) Çuha çiçeğigillerden. yaprak sap ve köklerinde süt görünüşlü. 2061. sütlü + Far. TBAS. DS. 2. DS. KMYA. sütleğen. kauçuk. kökleri hekimlikte kullanılan otsu bir bitki. 253. kelime sonundaki –t’nin Moğolca bir çokluk eki olduğunu söyler: Eren. Polygala vulgaris. 315) sütleğengiller: (< T. nadiren karşılıklı dizili. ballıbaba (DS. X. 3727) sütlü kengel: (< T. 2061. XII. yaprakları basit. süt + otu) Süt otugillerden. verdiği öz su türlerine göre hekimlikte ve sanayide kullanılan. 700 kadar türü bilinen. 2. yaprakları salata gibi yenilen bir bitki. sütlücen) Bir çeşit ilkbahar bitkisi (DS. DS. sütlü öz suyu çok olan bitki. 2. 628. 2061. Glaux maritima. almaşlı. bazı türleri sebze olarak kullanılan. 3726. BTS. ayrı taç yapraklı çiçekli bitkiler familyası (TS. Eren. 2. X. (TS. bir veya çok yıllık bir bitki. 3727. Galactodendron. 4715. DS. XII. 2060) sütleğen: (< T. Kuzey Amerika’da yetişen. 380”) Isırgangillerden. 2. sütlü + ? meyan). (TS. 3727) sütlücen: (< T. X. 628) sütlübiyan: (< T. kekre ve yakıcı bir öz su bulunan. “< s t. (TS. X. BTS.555 süt ağacı: (< T. süt+le-ğen “çok süt veren”) Sütleğengillerden. AVA. (TS. Euphorbia. manyok gibi önemli bitkileri içine alan bir familya. sütlüce) Düğün çiçeği (TS. şizokarp tipte meyveleri olan.: süddübiyan) Yaprak ya da sapı kırılınca sütü çıkan bir çeşit ot. kenger) Deve dikeni (TS. süt + ağacı. Ağz. 2062) . 2061) sütlü ot: (< T. 2. iki çenekli. bazılarından boyar madde elde edilen. 2. (And. (TS. 2061) süt otugiller: (< T. 344. 2. süt + otu + -giller) Sarılgan gövdeli ot ve çalıları içine alan.

: şabah) Badem (DS. geç olgunlaşan bir çeşit kırmızı üzüm (DS. şakrak + Yun. (TS. 255) şakatur: (< ? ) Eriğe benzeyen. (tilki kişnişi). Ağz. 255) şahtere: (< Far. 2. 3734) şahten: (< Far. Fumaria officinalis. X. “< şakrak < şakı-. şāh + ten) bk. sert. TBAS. iri yapraklı bir çeşit ot (DS. tū . MBTS. olgunlaştığında sarı renkli. mayhoş bir meyve (DS. DS. çiçekleri hekimlikte kullanılan. 255) şahabî: (< Ar. X. 630. tarla ve yol kenarlarında yetişen. X. ağlayangelin (TBAS. 2067. 3. 3732) şabılat: (< ? ) Tarlada biten. 2. şihābî). -man) Parlak. Ağz. XII. (And. kırmızı özlü bir çeşit buğday (DS. 2067) şahtuğu: (< Far.556 -Şşabbalıt: (< ? ) Şeftali (DS. aslanpençesi (TBAS. -giller) ki çeneklilerden. şahterre) Şahteregillerden. 3196”) bk. 3735) şahteregiller: (< Far.: şaabı. 255) şahab: (< Ar. Nişanyan. şahtere ve benzeri türleri içine alan küçük bir bitki familyası (TS. -ı. X. “< ET. X. şahterre + T. DS. X. X. (And. 3. MBTS. tuğu. sert. X. 255. çok yıllık ve otsu bir bitki. BTS. 3735) . manitari + T. 426”) bk. şābı) ri taneli. 2897). 4662) şahman: (< Far. evlek mantarı (TBAS. parçalı yapraklı. TBAS. şāh + T. 3732) şagrak mantarı: (< T. 3734. 3732. şihāb. 3732) şabir: (< ? ) nce saz otu (DS. şāh + T. büyükçe çekirdekli. 20-40 cm yükseklikte.

2. meyve kabuğu etli olan.A. (TS. 2905). kelek (Krş. şakkalham. 3736) şakkalgan: (< T. DS. 258. 3738) şakuk: (< şakuk < şak “ses taklidi”). Paeonia mascula.Y.: şakgalham. X. 630. 204) şalak: (< kökenini bilmiyoruz. Eren. 289. şakuka) Bir armut türü (DS. 97) şalgam armudu: (< Far. X. Ağz. 238. 383. . şal am + emrūd + T. III. X. 3736) şakşak: (< şakşak “ses taklidi”. EYAD. GBAA. erkek organları çok sayıda ve sarmal dizilişli.: salak. şağlom.557 şakayık: (< Ar. şalaħ) Kabuğu kıllıca olan ham kavun. 42.. -giller) Yaprakları birleşik ve almaşlı dizilişli. şakok. Ağz. Ağz. Ağz. yeşil renkli orta büyüklükte bir çeşit armut (DS. insan ve hayvanlar için besin olarak kullanılan etli ve tatlı kökü olan bir bitki. otsu ya da çalımsı bitkiler (BTS. 3522) şalgam: (< Far. MBTS. sepet örülebilen bir ağaç (DS. 2070.. X. -u) Kışın yetişen. X. OAAD. 3733. DS.: şakşaka) Fındık (DS.: şakık. 630) şakıldak: (< şak “ses taklidi” + T. 2904) 1. 4722. yenilebilir bir ot (DS. Erz. (And. Ağz. çiçekleri türlü renkte. AAT. şal am. çakılgan). 2. şa ā’i + T. çok yıllık güzel bir süs bitkisi. 3737) şakşakı: (< şakşak + -ı). -ıldak) Kabuğundan sele. X. (turp lahanası). çanak ve taç yaprakları beş parçalı. Sarı çiçekli bir bitki. (And. BTS. 3738. 3. 3. şakkalhan) Ayçiçeği (DS. MBTS. X. şa ā’i ) Düğün çiçeğigillerden. Brassica rapa. (And. 2. KBAYA.A.: çalgam. çok yıllık. (And. 383). (And. 3739) . DS. şağlam. (TS. X. XII. 497. ekşimsi. Eren. ülkemizde 6 türü bulunan. 2069) şakayıkgiller: (< Ar. Dağlarda biten. şēlim) Turpgillerden.

üzümü) Kalın kabuklu bir çeşit üzüm (Şam razakısı). şām + Ar. darı) Mısır (DS. 3740) şamakı tut: (< ? şamakı + Far. Gaz. sürünücü ve sarı çiçekli bir tür. şalgaba) Meyveleri 2-4 cm çapında.. TS. DS. 3741) şamik: (< ? ) Domates (DS. 3742) . 256) şamak: (< ? ) Su kıyılarında. (TS. (And. Kavuna benzer bir yıllık otsu ve sürüngen bir bitki. X. Şam + Ar. 3741) Şam fıstığı: (< öz.-î + Far. bataklıklarda top top büyüyen yuvarlak gövdeli saz (DS. şāl < Hint. X. Şam + Ar. şamom. 2072) şamı tud: (< Far. X. Cucumis trigonus. 3740) şamama: (< Ar. 3741) şampurt: (< ? ) Yer elması (DS. 204) şamdarı: (< Far.A. otsu. (And.558 şal kabağı: (< Far. Erz. lezzetli ve küçük bir kavun görünüşünde olan. Cucumis dudaim. 2. 3742) şangalak: (< T. + T. 2. . kabağı). şimama) 1. 292. şemelek. III.A. Ağz. 3742) Şam üzümü: (< öz. 2071). Ağz. 3742) Şam razakısı: (< öz. 2.. şemen. (TBAS. Güzel kokulu bir tür küçük kavun. X. -ı) Antep fıstığı (TS. X. şangalak < şang+alak) Yer elması (DS.: şamama. rāzi į + T. X. tūt) Hafifçe moraran bir çeşit dut (DS.: şalkaba. şememe. -sı) bk. X. is. (DS. bir yıllık. şemāme. Şam üzümü (DS. KBAYA. acı. şām + T. Şam + T. is. III. XII. X. 2071. 2. tūt) Kara dut (DS. 4719. fustu + T. 639. is. X.

559 şaplak: (< T. X. Nişanyan. 51. şefteli. melik + T. 8-10 m yükseklikte. şefdelü. 3753) şebboy: (< Far. T YA. 3756. 2910”) Havuç (DS. 429. şaŧ r + T. bazı kültür formları süs bitkisi olarak yetiştirilen. 2. (TBAS. 2081. X. Cheiranthus cheiri. şevtali. DA. şeh + Ar. şa’r + T. otu) Bir metre boyunda söğüt yaprağına benzer yaprakları olan ve hayvan yemi olarak kullanılan kokulu bir ot (DS. 179. X. -lık. 631. 30. çöven (TBAS. GD AT. 3750) şarmuk: (< ? ) Ballıbaba (DS. Gaz. şaplak) Deveşaplağı da denilen boz renkli. 3756) şeftali: (< Far. şefdali. 256. X. 1106. şar + ? çöven + T. III. Eren. ST AT. çevtali. DS. III. TS. arpa) Dayanıklı bir çeşit arpa (DS. 2081. otsu ve turuncu çiçekli bir bitkidir. 312. şefdeli. 35.A. şeft-ālū. 87. “< Ar. 263. 638. çok yıllık. X. 270. 247) şehduran: (< Far. 1155. GBAA. 631) şefit: (< ? ) Kızılcık (DS. duran) bk. 3750) şatır arpa: (< Ar. şeb-būy “gece kokan”) Turpgiller familyasına ait. (TS. 14. AAT. X. 50 cm kadar yükselebilen. 256) şarlık: (< Ar. tatlı ve sulu meyvesi olan. BTS.: çefdeli. EYAD. 2. MBTS. 171. K AT. DS. 3756) . ana vatanı Çin olup ülkemizde de kültürü yapılan. (And. 3744) şaptal: (< ? ) Kayısı (DS. DS. 36. şevteli) Gülgiller familyasından. pembe renkli bir ağaç. III. -i) bk.. 3747) şark çöveni: (< Ar. X. BTS. Persica vulgaris. aslanpençesi (TBAS. 121. ılıman bölgelerde yetişen. 256. şa’r ‘kıl’. 385). 257) şehmelik otu: (< Far. büyük yapraklı bir ot (DS. X. 3. şeh + T. Ağz.

2. çok yıllık bir bitki. şeker + T. 2. şeker + Erm. beyaz veya yeşilimtırak renkli çiçekli bir bitki. iki yıllık. ci + ? çöven + T. -ci + boyası + -giller) Ispanaklar takımına giren. şeker + T. -ı) Ispanakgillerden. Kastamonu köylerinde toprak üstü kısmı su ile kaynatılır ve elde edilen su hülasa tatlandırıcı olarak kullanılır. (TBAS. öz suyundan şeker çıkarılan. 283) şekli: (< Ar. 2083) şekeri: (< Far. X. 10 m ye kadar uzayabilen. ağacı) Vatanı Doğu Asya olmakla beraber Güney Anadolu’da bazı bahçelerde yetiştirilen. 2083) şekerci çöveni: (< Far. şeker + T. 257) şekerci boyasıgiller: (< Far. 8-10 m yükseklikte. çok yıllık. Phytolacca americana. 2-3 m yükseklikte. otsu bir bitki. şeker + T. 2. şeklî) Havuç (DS. çöven (TBAS. Adana ve civarında kültürü yapılan. tüylü. otsu. kamış + T. (TS. ci + boyası) Şekerci boyasıgillerden. 631) şekerli ot: (< Far. 2. 2. 257) şeker pancarı: (< Far. 2083. -li + ot) 15-50 cm yükseklikte. etli kökünden şeker elde edilen. bitkileri içine alan bir bitki familyası (TS. X. 2082. Hovenia dulcis. banjar + T. üzümsü meyvesinden şarapları boyamak için kırmızı boya çıkarılan çok yıllık. BTS. 631. 3757) şeker kamışı: (< Far. Beta vulgaris var rapa. şeker + ? T. Saccarum officinarum. kökü iç sürdürücü olarak kullanılan. (TS. -i) bk. T YA. yumrulu. 227.560 şeker ağacı: (< Far. çiçekleri salkım durumunda başakçıklar oluşturan. 257) şeker fasulyesi: (< Far. rizomlu. şeker + T. yeşilimsi beyaz çiçekli bir ağaçtır. 257) şekerci boyası: (< Far. KMYA. 2. tohumu yuvarlak ve beyaz bir tür fasulye (TS. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. TBAS. ufak bir çeşit armut (DS. BTS. (TS. fasulia + T. 2083. 2083. şeker + Yun. TBAS. Inula oculus-christi. -si) Badıcı etli. şekerci boyası vb. -î) Çok tatlı. 3757) . (TS. şeker + Ar. -ı) Buğdaygillerden.

şerbet + T. -āver. şerbet + T. şeyŧān + Far. 2. 2086. X. eşek hıyarı (TBAS. şemsiyye + Yun. Bolu ve stanbul civarı ormanlarında yetişen ve yenen bir mantardır. 258) şeytankulağı: (< Ar. (And. X. 3760) şerbet boyası: (< Ar. şekerci boyası (TBAS. 257) şerbetçi otu: (< Ar. şemşamer) 1. 3760. Nişanyan. otu) bk. 258) şevket otu: (< Ar. -ı) Kuzey Anadolu.: şengar) Acur (DS. -āver ‘getiren. -i) bk. X. şeyŧān + T.: şemsamer. kālak + T. manitari + T. 258) şeytan elması: (< Ar. sahip olan’. baldıran (TBAS. otu) bk. DS. şevket + T. Ayçiçeği . bir yıllık. şevketibostan (TBAS. tüylü. çok yıllık. (TS. “< Far. Cnicus benedictus. çiçekleri yumurtamsı kozalaklara dönüşen ve kozalaklarından bira yapımında yararlanılan. şevket-i būstān) 35 cm kadar yükselebilen. (And. 2. şems + Far.561 şemsiye mantarı: (< Ar. sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. 2090) şeytan keleği: (< Ar. şeyŧān + T. elması) Tatula (TS. Ağz. Humulus lupulus. Ağz. 3765) . (TBAS. TBAS. 257) şemsaver: (< Ar. 257) şemsiye otu: (< Ar. 2. XII. şemsiyye + T. 4722) şenger: (< ? ). 257) şevketibostan: (< Far. Yer elması (DS. çi + otu) Yaprakları karşılıklı. 32”). kulağı) Kuzukulağı da denilen yabanıl ot (DS. tırmanıcı ve otsu bir bitki. sapı sarılgan olan. (TBAS. boyası) bk. Lepiota procera. şemşamel.

sarı çiçekli. 258) şeytanteresi: (< Ar. 3767) şırlop: (< şır + lop “ses taklidi”) ncir (DS. şeyŧān + Far. 2090) şeytanpatlıcanı: (< Ar. tere + T. bādingān + T. şeyŧān + T. küsküt (TS. X. yağı) Bitkinin gövde ve dallarının çok ince ve dağınık olmasından. (TS. şıko veya şıka. saçı) bk. Phyteuma. 2. Bryonia diocia. birçoğu dağlarda yetişen bir çeşit bitki. 3765) şeytansaçı: (< Ar. Bupleurum subuliflorum. kalın köklü. 3773) . 2091) şeytan yağı: (< Ar. Ferula assafoetida. şeyŧān + Ar. 258) şıka: (< Yun. TBAS. Eren. 2091) şeytantırnağı: (< Ar.562 şeytan otu: (< Ar. 2091. X. tırnağı) Çan çiçeğigillerden. (Duran. Hayalet şeklindeki çok zor görünen bu bitkiye “şeytan yağı” denilmiştir. kök sapından müshil olarak yararlanılan. X. 2. şeyŧān + Ar. X. otsu. (TS. 385) ncir (DS. tırmanıcı. şı ) Gelincik (DS. 2. nemli yerlerde yetişen. pis kokulu bitki. çok yıllık. 2091) şeytan şalgamı: (< Ar. Seabiosa ukranica. şeyŧān + T. -si) Maydanozgillerden. (TS. şeyŧān + Far. iri ve etli. 3766) şılar: (< ? ) Ham erik (DS. şeyŧān + T. şal am + T. -ı) Hatmi çiçeği (DS. Orta Asya’da ve Akdeniz ülkelerinde yetişen. -i) bk. -ı) Kabakgillerden. bādincān < Far. 2. yalancı tespih ağacı (TBAS. 223-229) şeytan zeytini: (< Ar. otu) Maydanozgiller familyasından. mavi çiçekli çok yıllık bir bitki. zeytūn + T. nişastadan oluşan. (TS. yeşilimsi sarı çiçekli ve meyveleri olgunlukta siyah renkli olan bir süs bitkisi. 3766) şıkık: (< Ar. X. şeyŧān + T. görülmesi oldukça zordur.

şemşīr + T. şemşīr + T. 2094) şifi: (< ? ) Fidan (DS. 4724) şifa otu: (< Ar. 2097) . 3776) şikirdaklı: (< T. nadiren de otsu bitkiler (BTS. (TS. 921) şimşir ağacıgiller: (< Far. ağaç. şifā’ + T. XII. X. 4726) şikar: (< Far. X. yaprakları almaşlı ya da karşılıklı. Buxus sempervirens. 3775) şifan: (< ? ). 2. 2953) Yaban gülü (DS. Ağz. X. Ağz. X. 258. 3. -giller) ki çeneklilerden. 2096. ülkemizde 1 cins ve 2 türle temsil edilen. 2. her dem yeşil. şemşīr). çalı. taşlık. DS. X. çorak bölgelerde kendiliğinden yetişen veya bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen.: çimşir) Şimşirgillerden. 3776. XII. 2. lokukusit kapsül tipi meyveleri olan. çanak yaprakları dörtlü ve tabanda birleşik.563 şibiji: (< ? ). şikār. TaS. otu) Demet hâlinde çiçek açan ve küçük bir saraypatına benzeyen otsu bir bitki. Erigeron. (And. 3777) şilop: (< ? ) Yulaf (DS. II. örnek bitkisi şimşir olan ve şimşir türlerini içine alan bir bitki familyası (TS. DS. Ağz. taç yaprakları olmayan.: şibzi) Kırmızıbiber (DS. 3778) şimşir: (< Far. 632) şimşirgiller: (< Far. odunu sarımsı renkli ve çok sert olan. 1-5 m yükseklikte bir ağaççık. (TS. ovaryum üst durumlu. çekirdekli) çindeki çekirdekleri oynayan uzun bir çeşit elma (DS. yaprakları her mevsim yeşil kalan. (And. 3776. (And. ağacı + -giller) Bir ya da iki evcikli. MBTS. X. TBAS. 3777) şilfuni: (< ? ) Kırmızıya bakan bir çeşit üzüm (DS.: şıfan) Yulaf (DS. X.

(And. (And. diflā ~ ? EYun. X. MBTS. EYAD. otu). taĥdį + T. şį r. 238. olgunlaşınca kararan bir çeşit armut (DS. -u) Güz mevsiminde yetişen. 2111) taflan: (< Ar. Ağz. is. 3784) şişarka: (< ? ). DS. kırmızı renkli bir çeşit ot. çiçekleri salkım durumunda ve beyaz olan.: şileder) Bir çeşit üzüm (DS. X. 436) Gülgillerden. X. X. DS. sabun otu (DS.: nahtik. 2. X. süs bitkisi olarak bahçelerde yetiştirilen küçük bir ağaç.564 şir: (< Far..: t‘ah‘annebi. Ağz. küçük çekirdekli. tazeyken yeşil. X. X. X. X. IX. sarı. şireder < şį re ‘şıra’. 3800. 3234. 4728) şireder: (< Far. 3798. 3790) -Ttaç yaprağı: (< Ar. TBAS. 2958). 3800) tahannebi: (< ? tahan + öz. 3238. 3801. 2111. Prunus laurocerasus. kışın yapraklarını dökmeyen. ternebi) Uzun. tatlı bir çeşit üzüm (DS. MBTS. (And.A. 3786. tāc + T./Far. 3787) şişti: (< T. X.: şişirka) Biber (DS. 3. küçük çiçekli bir bitki (DS. 3788) şomalop armudu: (< ? şomalop + Far. 3784) şirite: (< ? ) lkbaharda açan ak. 2-6 m yükseklikte. namtik) Yemeği yapılan. DS. daphne “defne”. 649) tahdik otu: (< Ar. 3943) tağun: (< ? ) Çitlembik (DS. (TS. 3860. 3. III. emrūd + T. 259) . 2. Ağz. şişti) Mürver çiçeği (DS. yaprağı) Tacı oluşturan yaprakçıklardan her biri (TS. Nebi). X. tehennavı. Nişanyan. Ağz. 2958) Sarımsak (DS. Gaz. XII. DS. (And.

“< ET. “< Fr. 3. X. tar ak < tara-. 3812) talaşmalaş: (< ? talaş + malaş) Küçük. X. ak çiçek açan bir çeşit bitki (DS. MBTS. X. yabanıl elma (DS. 2. tanışman < danışman) Salatası yapılan bir çeşit ot (DS. X. 3821) tarakdalı: (< T. 2124”) Kök. X. takalak) Domates (DS. thalle. Ağz. 2. 259) tarakdikeni: (< T.: tamaz. X. Kara erik. 2. Frenk inciri (TBAS. X. ŧa’m “tat. yemişi) bk. -li ?. 442. çavdar. 3807) tahta yemişi: (< Far. takımcık) Çardak genişliğinde yayılabilen. Ağz. yulaf. mısır. 562”) bk. 2. ŧa’m + T. Tietze. dereotu (TBAS. tarak + dikeni) Ağrı ve sızıları gidermeye yarayan bir çeşit dikenli bitki (DS. X. hafif kokulu bir çiçek (DS. tamuş. Eren. Nişanyan. tomas) 1. 3018”) Fındık ağacı (DS. thalle + T. 259) takalak: (< T. 3831) . 3818) tanışman: (< T. yaprak gibi ana organlardan yoksun bulunan ve çoğu asalak veya çürükçül yaşayan ilkel bitkiler topluluğu (TS. 391). 3817) tamli: (< Ar. “< Ar. gövde.565 tahıl: (< Ar. 3806) takımcık: (< T. X. pirinç gibi ürünlerin genel adı. 3808) takulen: (< ? ) Güzel. 3. daħl. DS. lezzet”. (And. tarak + dalı. tāħte + T. -lı + bitkiler. Bardak eriği (DS.: takıl) Buğday. TS. (And. 2126) tamas: (< ? ). Erik. arpa. 2113. 3814) tallı bitkiler: (< Fr. hububat (TS.

tarla + sarmaşığı) bk. 259) tarhun: (< Ar. II.A. gul + T. X. Nişanyan. evlek mantarı (TBAS. 60-120 cm yükseklikte. taraklık). tarla + Yun. . (TS. (And. ıtırlı. 638. kuvvetli kokulu. tarak + otu + -giller) Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden bir familya (TS.A. Çorba ve yemeklere koku vermek için kullanılır. TBAS. 373. 2137) tarak otugiller: (< T. yenilebilir bir çeşit mantar (DS. tarħūn. BTS. 2139.566 taraklık: (< T. Ağz. 2. 2137) tarbaz: (< ? ) Uzun. dār-ı çīn “Çin ağacı”. ETA. III. tarma) Asma üzümü (DS. 2. 234) tarla mantarı: (< T. 442. Dipsacus. 260. tarħāna + T. 395) Birleşikgillerden. 4740) . dārçīn. 209. tarla + ? çöven + T.: daraklık) Acımsı. kokulu bir çeşit elma (DS. 3833) tarçın: (< Far. 260) tarla sarmaşığı: (< T. 260) tarma: (< T. XII. -i. (TS. Eren. parçalı yapraklı. I. tarı +-la < tarı ‘ekin. mahmude otu (TBAS. çok yıllık ve sarımtırak çiçekli bir bitki. Eren. 260) tarla gülü: (< T. 1367. < Far.. Artemisia dracunculus. 79. (TBAS. bitki’. 2. -ü) bk. 300) tarla çöveni: (< T. çöven (TBAS. manitari + T. (TS. otu) 60-100 cm yükseklikte.. 395) Defnegillerden bir ağaç. X. sarı çiçekli ve çok yıllık bir bitkidir. -ı) bk. hekimlikte kullanılan. Gaz. 191) tarhana otu: (< Far. tarak + otu) Tarak otugillerden otsu bir bitki. III. 2. 395”) bk. tarla + Far. DS. Cinnamomum. IV. 2138. 3832) tarak otu: (< T. AVA. alvala (DS. zmir pazarlarında satılır. Eren. “< ET. Erz. Hippomarathrum cristatum.

2149. “< ET. 2150. -u. 2. kaya kekiği (TBAS. 2147) taş kekiği: (< T. 641) taşkıran otu: (< T. -ı) Bir tür mantar (TS. XII. 2149) taşkırangiller: (< T. taş + kıran + -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden. 2. 2. 260) taş piyamı: (< T. 2150) . taş + sarımsağı) Genç yaprakları soğan yerine kullanılan bir soğan türü. bazı türleri süs bitkisi olarak yetiştirilen. BTS. 556”) Kırlarda yetişen bir çeşit armut (DS. Clauson. (TS. Amygdalus graeca. 2. 2. taş + Far. tüylü ve çok yıllık. taş + ? kekik + T. 260) taşkıran çiçeği: (< T. TBAS. -si) 10-50 cm yüksekliğinde. taş + kıran + otu) Taşkırangillerden. Micromeria fruticosa. 2. beyaz çiçekli bir bitki. nane kokulu. 2149) taş nanesi: (< T. manitari + T. -ı) Bu bitki taşlık alanlar ile kaya çatlaklarında yetişmektedir. 2149) taşlıoğlu buğdayı: (< T. Leontopodium alpinum. bādām + T. taş + Far. na’nā’ + T. 3841) taş mantarı: (< T. Allium scorodoprasum. 2500 m den yukarı yerlerde sert kayaları yarıp yetişen bir çiçek. Saxifraga. (Duran. X. (TS. (TS. ülkemizde 3 cins ve 22 türle temsil edilen. bādām + T. 4741) taş bademi: (< T. bir ya da çok yıllık. 396. taş + kıran + çiçeği) Taşkırangillerden. taş + Ar. Eren. taşlı + oğ(u)lu + buğdayı) Ak ve büyük taneli bir çeşit buğday (DS. örnek bitkisi taşkıran otu olan. -i) Kabuğu çok sert bir tür badem (TS. taş + Yun. 223-229) taş sarımsağı: (< T. saplarının parçalanmasıyla üreyen bir bitki.567 taşarmudu: (< T. tāş. taş + Far. otsu bitkiler familyası (TS. Yetişme ortamının özelliğine göre bu bitki taş piyamı (taş bademi) şeklinde isimlendirilmiştir. (TS. -i) bk. 2. emrūd + T.

tatlı + Far. 15-40 cm yükseklikte. Tatar + T. 261. tatlı + Far. otsu. Ağz. (DS. IV. līmūn / Ar. tatlı + Far. 3844) tatlı bayram: (< T. -cık) Amaryllidaceae familyasından. 641) tatıramba: (< ? ). BTS. is. 3844) tatlı: (< T. meyan kökü (TBAS. 3844) tatlı kenger: (< T. tatlı + elması) Yeşil renkli. 261) tatlı kök: (< T. 2. tatlı elması (DS. 3844) tatlıgöbek: (< T. mavi veya morumsu mavi çiçekli bir bitkidir. yumrulu. kenger (TBAS. tatlı) ncir (DS. X. X. 261) tatlı su gelinciği: (< T. 1320. 2153) . X. rāvend) bk. X. (And. 2153) tatlı ravent: (< T. is. kaynatılarak içilen. başı) çi yenilebilen bir diken (DS. meyan kökü (TBAS. Ağz. Tatar + T. kenger) bk. tatlı + su + gelinciği) Tatlı sularda biten bir tür gelincik (TS. 2. çok yıllık. Lxiolirion tataricum. 260) tatlı elması: (< T. leymūn) Suyu tatlı olan bir tür limon (TS. X. 261) tatlı limon: (< T. (And. tatlı + göbek) bk. ışgın (TBAS.: dadiranba) Isırgan otuna benzer yaprakları olan. 3842) tatarcık: (< öz. (TBAS. tatlı + ? meyan). DS. kokulu bir bitki (DS. tatlı + kök) bk.568 tatarbaşı: (< öz.: tatlı biyan) bk. yazın yetişen bir çeşit elma (tatlıgöbek). küçük ve ak çiçekli.

3 m kadar yükselebilen. DS. 2. Pyracantha coccinea. beyaz çiçekli ve kuvvetli kokulu bir bitki. atlamak. “< ET. (And. nemli yerlerde yetişen. (And. Ağz. tavşancıl + otu) Maydanozgillerden. çiçekleri beyaz veya mor renkte. tavışgan < tavış-/tabış.: davşan elması) Meyveleri 5-7 mm çapında. bir yıllık ve otsu bir bitki. X. X. 2156) tavşanbaşı: (< T. 2. sıçramak’ + . Bir çeşit büyük armut. 2156. 3848) . 3845) taun otu: (< Ar. Bir çeşit elma. 397”) Pembe renkli bir tür çiçek (TS. tavşan + çakıldağı) Sarı çiçekleri olan küçük bir ağaç (DS. Heracleum. meyveleri dikenli. Eren. yavşan otu (TBAS. 262. 282) tavşanağzı: (< T. 3. (TBAS. çok yıllık. 2154. fasulia + T. -si) Taneleri kurutularak yenen ve ağaca sarılmadan yetişen bir çeşit fasulye (DS. IV. DS. TBAS. 262) tavşançakıldağı: (< T.569 tatula: (< Fr. Bir çeşit ayva (DS.an. tatüle) Patlıcangillerden. X. tavşanların yediği dikenli ve beyaz çiçekli bir bitki.: tatala. tavşan + bıyığı) Bir yonca türü (TS. 3848) tavşanbıyığı: (< T.‘koşmak. 1382. küremsi şekilli. 3848) tavşanfasulyesi: (< T. 2. tavşan + Yun. datura). canavar otu (TBAS. otu) bk. tavşan + başı) 1. 3842. Datura stramonium. Ağz. 2156) tavşancıl otu: (< T. X. otsu. 261) tavşan: (< ? ) bk. (TS. (TS. ŧ ā‘ūn + T. 2. 3848) tavşan elması: (< T. tavşan + elması). DS. körpesi bazı yerlerde hayvan yemi olarak kullanılan. X. 1-2 m yükseklikte. tavşan + ağ(ı)zı. 2.

tavşan + memesi) 30-100 cm yükseklikte. X. domuzağırşağı (TBAS. Cyclamen. tavşan + Far. tavşan elması (DS. 2156) tavşanmemesi: (< T. 2156) tavşan meyvesi: (< T. 2. kerasi + T. yaban mersini. 2. tavuk + T. sarı kır çiçeği. 3057”) Karadeniz bölgesi. beyaz. tavşan + kulağı) Çuha çiçeğigillerden. serçedili. Stellarie media coryophllaceae. -ı. kökü soyularak yenilen bir çeşit yabanıl ot (DS. 3849) tavukbacağı mantarı: (< ? T. 2. 3849) tavşanpaçası: (< T. yumrulu. 3850) . tavukbacağı mantarı (TBAS. Bolu ve stanbul bölgelerinde yetişir. -ı) bk. 3. 263) tavuk mantarı: (< ? T.570 tavşan kirazı: (< T. Eren. siklamen. -ı + Yun. takağu tavuk “Kökenini bilmiyoruz”. mīva + T. manitari + T. -si) bk. otu) 1. kışın yaprak dökmeyen. Cantharellus cibarius. tavşan + Yun. pā-çe + T. “~ ET. kalp biçiminde geniş yapraklı. 40 cm boyunda. Sternbergia sicula. 2. yaprak biçimindeki dalları sert ve batıcı olan. kışın yapraklarını dökmeyen bir ağaççık. X. takığu ~ OT. 263) tavuk otu: (< ? T. -ı) 20-50 cm yükseklikte. tavşan + topuğu) 1. X. sarı çiçekli. güzel kokulu. Kırlarda biten. Ruscus aculeatus. tavuk + Yun. tavşan + Far. çok yıllık bir bitki. (TBAS. (TBAS. 263) tavuk çiçeği: (< ? T. pāçak + T. -sı) bk. manitari + T. meyveleri küre biçiminde ve kırmızı renkli. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. 262) tavşankulağı: (< T. tavuk + çiçeği) Batı Anadolu bölgesinde yetişen. şarap rengi çiçekli bir bitki. (TS. 263) tavşantopuğu: (< T. tavuk + OFar. (TBAS. MBTS. Top biçiminde. Böreğe konulan bir çeşit ot (DS. pazarlarda satılır ve halk tarafından yenir. (TS. buhurumeryem. Camotu. çalı görünüşünde. Ruscus aculeatus. pembe. 398.

: nehtel. 3858) tehnel: (< ? ). BTS. 555”) Buğdaygiller. yastığı) bk. MBTS. 3861. XII. (TS. tefrün. 3856. çok tatlı kayısı (DS. TBAS. tavuk + T. XII. “< ? çenek. 2. (TS. MBTS. teynel) Defne (DS. 263) tee: (< ? ) Dağlarda yetişen bir çeşit yabanıl ağaç (DS. muzgiller gibi bitkilerin önemli bir sınıfı. 2166) tefek: (< teğek < teğ ‘asma’ ve +ek ‘küçültme eki’. (And. 2. tahnal. X. 214) tekçekirdek: (< T. 3150) 1. X. 4745) tebik: (< ? ). 3. palmiyeler. 3862) tek çenekliler: (< T. tek + ? çenek + T. 2157) tavukyastığı: (< ? T. pençe + T. (And. 2. 2170. Ağz. 2. büyük yapraklı ve beyaz çiçekli bir bitki.Asma. 3066) Kurutmaya elverişli. IX. X. 3855. 2. tek + çekirdek) Az çekirdekli. 4745) tefarik: (< Ar. DS. iri taneli bir çeşit ak üzüm (DS. MBTS.: tebük) 1. X. 3244. 643) . tefārī ) 60-100 cm yüksekliğinde. 3801. ananasgiller. ncir. tavuk + Far. teber.571 tavukpençesi: (< ? T. 2159) teberze: (< teberze < Far. fasulia) Fasulye bitkisinin taze ve turfanda olanı (TS. salepgiller. Ağz. gıvışgan otu (TBAS. 2. Ebegümeci (DS. 263) taze fasulye: (< Far. TBAS. 1. tāze + Yun. Yaprak (DS. zambakgiller. -liler. -si) Tropikal bölgelerin karakteristik çim bitkisi (TS. 3. Pogostemon patchouly. tenhel.

3865. 3. -ı) Yaban pancarı (DS. IV. Ağz. “< ET. 3863. ce) Bir çeşit ot (DS. MBTS. TBAS. XII. 3092”) Bir yıllık. al saplı ince ve küçük yapraklı bir çeşit ot (DS. otsu bir bitki. 264) teknegöt: (< ? tekne + T. 3865) teknecik: (< ? tekne + T. 3088”). “< tekne ‘kökü belli değildir’. X. X. sakalı).: tekercen. “< teke ‘kökü belli değildir’. X. 3863) tekelpancarı: (< T. 4747) teke dikeni: (< ? teke + T. 3868) . (And. DS. göt) Yassı. tekersakalı. X. (And. (TBAS. 3866) tel: (< Erm. büyük. 3088”) Yeşil renkli. 3863. MBTS. 2. Ağz. DS. tek + el) Kırlarda biten. yumuşak ve geniş yapraklı bir bitki (DS. tel. MBTS. 2. DS.572 tekecen: (< ? teke + T. bir veya çok yıllık. DS. 3864) tekkeş: (< ? ) Sulak yerlerde yetişen. (TS. 3. tekilcan) Tarlalarda biten ve yenilebilen bir çeşit ot (DS. 264) tekel: (< T. dikenli. çok sulu bir çeşit armut (DS. 2170. X. otsu ve sarı çiçekli bir bitkidir. DS. 3. tekkesakalı. 3863) tekesakalı: (< ? teke + T. X. 4747) tekerelması: (< T. -cen. teker + elması. Tragopogon porrifolius. kökleri sebze olarak kullanılan. 3. tel + T. 1407. X. Medicago orbicularis. TBAS. 3867) telçe: (< Erm. tegre ‘teker’. sulu. banjar + T. tırmanıcı ve mor çiçekli bir bitki. mor veya sarı çiçekli. X. yassı bir çeşit elma (DS. dikeni) Patlıcangiller familyasından. küçük bir çeşit armut (DS. tek + el + Erm. (TS. X. 2172. tekesakallı. 264. teksakal) Birleşikgillerden. X. yüksek çalı biçiminde. MBTS. XII.: dekesakalı. Türkiye’de 20 kadar türü bulunan. cik. 3094) Kavurması ya da bulgurla karışık çorbası yapılan.

X. Tradescantia.. temregü < *temre-gü < temür. Erz. 3. pembe çiçekli bir bitki (DS. tüylü ve yabanıl bir çeşit ot. télégraphe + T. boğumlu sarkık dallı. MBTS. otsu. –lice) Küçük taneli mantar (DS. temriye + otu. 2180) teli: (< ? ) Diken (DS. 3883) . 3872) tel pancarı: (< Erm. (TS. 3870) telgraf çiçeği: (< Fr. 3. X. X. küçük yapraklı. gömlek) Büyük bir çeşit armut (DS. XII. DS. tel + T. -ı) 20-150 cm yükseklikte. XII. 2. XII. sulu bir çeşit ot (DS. otu. tepelik “?”) Yumuşak toprakta yetişen. (TBAS. 305) temre otu: (< T. mavi veya pembe çiçekli bir süs bitkisi. “< ET. 3872) telot: (< Erm. ot) Tel gibi ince dallı. 4749) tellice: (< Erm. temriye < temregü + otu) bk. yapraksız. 3097”) bk. 264) telgömlek: (< Erm. 3109”) Temriye hastalığını iyileştirmek için kullanılan. 3877) tepenik: (< T. X. 3876) temrekil otu: (< T. X.573 teleme otu: (< ? teleme + T. temre otu (DS. X. yaprakları etli. tel + T. uçları sivri. “< teleme < deleme ‘kökü belli değildir’. 3. küçük ve çok yapraklı. beyaz. temśį l. . 3876) temsil: (< Ar. 264. Chenopodium album. tel + T. bir çeşit yabanıl bitki (DS. güveyfeneri (TBAS. tel + banjar + T. yemeği yapılan. bir yıllık. X. III. MBTS. bazı türlerinde yaprakların alt ve üst yüzü mor ve gümüşî yollu. 4749. çiçeği) Bir çeneklilerden. 3109) Mercimek (DS. 4750) tenbilik: (< ? ) Patates (DS.A. MBTS.

tek yıllık. Çin leylâğı. V. II. 3135). BTS. 3. 2. 3. temriye < temregü). yaprakları salata olarak yenen. ters. 649. tepelotu) Havuç (DS. XII. 4754) terskulak: (< T. X. tevsi < Çin. 2. pembe bir çeşit üzüm. DS.: tergömek.: teberotu. Lupinus albus. Eren. (TS. beyaz çiçekli. 265. XII. 2197. (TS. fındıktan büyük meyvesi olan ve çekirdeğinin içindeki ak madde sabun gibi kullanılabilen bir çeşit çalı (DS. nce kabuklu kabak (DS. 3120) Dağlarda yetişen. bir ya da iki metre boyunda. X. DS. (And. 1432. 3130”) Bir çeşit mantar (DS. 3.: tespi) Yaylalarda yetişen. 386. 3896) tespih ağacı: (< Ar. TaS. Lepidium. Ağz. MBTS. 2. tesbīĥ + T. 4754) tesbi: (< Ar. 3895) tesçe: (< ? ) Bir çeşit kara üzüm (DS. (And. 3891. 3129) Yabanıl turp (DS. 3893) termiye: (< T. 3792) tergömlek: (< T. ters + kulak. DS. X. (And. “< ET. al ya da sarı renkli bir çeşit elma.. X. tüylü. 267. GD AT. XII. X. X. 4753. meyvesi zehirli. bir yıllık ve otsu bir bitkidir. 4753) terme: (< kökenini bilmiyoruz. IV. nce kabuklu. Ağz. XII. 3888) tere: (< Far.: tirmis) 100 cm kadar yükselebilen. Ağz. tergönek. baharlı bir bitki. tere. 2205) . DS. X. 3. 404) Turpgillerden. tergöynek) 1. tesbį ’. 309. Eren. (TBAS. MBTS. DS. fındık biçimindeki meyvesi su ile köpüren bir çeşit ağaç (DS. teper + otu). 3883) tepsi: (< ET. 3887) tercan: (< ? ) Kırmızı buğday (DS. 404. Ağz. nce kabuklu. X. ETA. 3891. boz yapraklı. MBTS. 3. kabukları ateş düşürücü bir ağaç. (And. MBTS.574 teperotu: (< T. Hindistan’da ve Avrupa’nın sıcak bölgelerinde yetişen. ağacı) Tespih ağacıgillerden. ter + gömlek).

265) tetirli: (< ? tetir + T. 3896. Ağz. tıbbî + Yun. 3147”) Kayalık yerlerde yetişen ve boyasından yararlanılan bir çeşit bitki (DS. tesbīĥ + T. X. tarmak. bir yıllık. 3925) . tıhıl)Domates (DS. tespih ağacı ve maun ağacı ile benzer cinsleri içine alan bir bitki familyası (TS. 265) tespih otu: (< Ar. TBAS. ağacı + -giller) ki çeneklilerden. otsu bir bitki. -li. XII. X. tıkan). 3. papadia) bk. 3912) tırmık: (< T. papatya (TBAS. 3909) tıkıç: (< T. 3923) tırtlıeşki: (< ? tırt + T. tesbīĥ + T. 3900) tevenk: (< teğek < teğ ‘asma’ ve +ek ‘küçültme eki’. MBTS. tıkıç) Dolgun. -lı + ekşi) Bir çeşit limon (DS. 4761) tırmut: (< ? ) Yenilen mantar (DS. 3903) tıbbî papatya: (< Ar. 2205) tespihlik: (< Ar. X. Styrax officinalis. X. X. 3150) Bir çeşit üzüm (EYAD. 222) tıkan: (< T. 3. X.: tıhı. tevrįś. X. X. 3. “< tetir ‘kökü belli değildir’. 165) tevris: (< Ar. tırmık < ET. MBTS. 3. otu) Meyvelerinden tespih yapmak için yararlanılan. MBTS. 3167) Bir çeşit dikenli bitki (DS. Coix lacrima-jobi. (And. -lik) Ayı fındığı ağacı. 2. (DS. (TBAS. yuvarlak fasulye (DS. 3153) Domates (DS. tesbīĥ + T. 3910) tıktıkı: (< tık + tıkı “ses taklidi”) Ham incir (DS. MBTS.575 tespih ağacıgiller: (< Ar.

triphyllon) Yabanî yonca. tiryākī. 2224. Nişanyan.576 tik ağacı: (< Fr. Turp (DS. otsu bir bitki. TaS. teca + T. 459) Oval taneli bir çeşit üzüm. X. ağacı) Çift çeneklilerden. top ?) 1. Tietze. tilkü. is. dalları yeşil renkli ve dikenli bir bitkidir. çok yıllık. 3933. tilki + Far. Birleşikgillerden. Uzun salkımlı bir çeşit üzüm (TS. 267) tinton: (< tin + ton) Ahlata benzer. DS. 2. TBAS. 3958) Timur dikeni: (< öz. gişnīz + T. (TBAS. doğal rengi sarı. 498. hekimlikte kullanılan bir bitki.: dilkü üzümü) Meyveleri olgunlukta siyah renkli. 2. üçgül (TS. tilki + kuyruğu) 1. 2. Clauson. -i) bk. 3940) . X. X. yuvarlak. X. 1156) tilye: (< ? ) Ihlamur (DS. 267) tilki üzümü: (< T. (TS. 2223) tilki: (< ET. zamanla havada kendiliğinden koyulaşan bir sıcak iklim ağacı. 2224) tilkişen: (< ? ) Meyveleri küre biçiminde ve olgunlukta siyah renkli olan. 2. Ağz. çobankaldıran (TBAS. (TS. 267. Tectona grandis. Pancar. razakı üzümü (DS. çok yıllık. XII. Maranthus. 2226) tiryaki: (< Far. (And. 619) Yosun (DS. şahtere (TBAS. tek < Port. 4762) tilki kişnişi: (< T. Asparagus acutifolius. Timur + T. 3932) timun: (< ? ). kaplamada kerestesinden yararlanılan. hoşkuran. korunga. 2. 266) tilkikuyruğu: (< T. dikeni) bk. X. ekşi. yabanıl bir çeşit meyve (DS. 3936) tip: (< T. X. (And. 3936) tirfil: (< Yun. tilki + üzümü). teck.: tomun) Kara erik (DS. Paris incompleta. 2. II. Ağz.

Kuzey Afrika. “< ET. 268) . XII. 410) Bir çeşit uzun. sert. titrek + kavak) Bütün Avrupa. ebegümeci (TBAS. X. Trifolium cherleri. -lu + bitkiler) Bitkiler dünyasının büyük bir şûbesi. Sibirya. XII. Eren. X. 4766) tok buğday: (< T. Nişanyan. 3941) tohumlu bitkiler: (< Far. 267) titrek kavak: (< T. 2228) tokaloğlu: (< T. X. Japonya ve Türkiye’nin bütün orman bölgelerinde yetişen. Aradaki bu benzerlik bitkinin adını “tokalı dücük” olarak yaygınlaştırmıştır. Ön Asya. 3941. X. 3940) titregızım: (< T. X. Eren. 460”) Bir çeşit kayısı (DS. tok + buğday) Tam olgunlaşmamış. 3949) tolik: (< ? ) bk. Nişanyan. (Duran. eylülde yetişen bir çeşit üzüm (DS. “< ET. toklı. tokalı + ? dücük) Bitkinin çiçek durumu yuvarlak tokalara benzemektedir. çalı veya ağaççık hâlinde bir kavak türü (TS. 2. 3948) tokmaküzüm: (< T. 410) Üç yapraklı. tokmak + üzüm. titrek + otu) Kurusu süs olarak kullanılan bir çeşit kır çiçeği (DS. tuħm + T. 2227) titrekotu: (< T. iri taneli üzüm (DS. TBAS. 2. toku < ? tokımak. tokalı + oğ(u)lu. 223-229) tokat: (< tokat “kökenini bilmiyoruz”. 3948) toklu: (< OT. titre + kızım) Gelincik (DS. 4765) tokalı dücük: (< T. X. ıspanağa benzer bir çeşit ot (DS. çiçekli bitkiler (TS. iri buğday (DS.577 tita: (< ? ) Ormanda yetişen yenilir bir çeşit mantar (DS. Kafkasya. 460”) Kara. tokımak. iri.

tumbatun) 1. X. X.: toplalak) Hünnapgillerden. ucu dikenli ve buğday sapına benzer yaprakları olan bir bitki (DS. tombatum. 3956) tomçak: (< T. 3956) tomsuk: (< ? ) Bataklıklarda yetişen. 3959) topaçça: (< T. X. (TS. topalak). 3955.578 tomak: (< kökü bulunamamıştır. (And. elması) Bir tanesi yarım kilo gelecek kadar büyük. X. 3954) tomara: (< tomara < Yun. 3. X.: tomşak) Gonca (DS. X. XII. bir yanı kırmızı olan bir çeşit elma (DS. tonbayan.: lobatça. tombuş < tonbuş) Koyu pembe renkli. X. DS. X. 2. 3958) tombuş: (< T. DS. 3179) Kayısı (DS. 3200). 3955) tombatın: (< tumbadız “kökü bulunamamıştır”. X. büyük çekirdekli bir çeşit kiraz (DS. X. MBTS. MBTS. tombalak < top+alak. 2. (And. 3. 3957) tongarelması: (< ? tongar + T. tomçak < top+çak). 3961. 3178) Uzun biber (DS. (And. tomari. 3954) tombak: (< T. sapları pişirilerek yenen. X. topalan) Uzun yapraklı bir çayır otu (DS. Ağz. MBTS. 3956) tomdurcuk: (< T. 3178) Pazıya benzer. Ağz. MBTS. 3817. Pancar. 2233. 3. DS. X.: tambatın. X. 3962) . 4580) topalak: (< T. Ağz. yapraklarından yeşil boya çıkarılan bir bitki. tonbatın. 3. Yer elması (DS. Ağz. Rhamnus clorophorus globosus. tomatça) Papatya (DS. (And. tomurcuk) Gelincik çiçeği (DS. 3954. topaçça). kendi kendine yetişen bir çeşit bitki (DS. 3964) topalan: (< T.

3965. topuz (TBAS. X. yumru köklü. K AT. sedīr + T. 3964. topul) Ham domates (DS.579 topbaş: (< T. 3968) Toros sediri: (< öz. 349) topuk: (< T. 2. dabūs + T. X. (TBAS. 50-100 cm yükseklikte. encīr + T. X. dabbūs < Far. sedir (TBAS. topluca) Yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. sapının tepesindeki kurşuni renkli dikenleri soyularak yenilebilen. 3964) topoç: (< T. şıra yapılan ak üzüm (DS. 3963) topbaş üzümü: (< T. 268) topuz: (< Ar. 3963) topluca: (< T. is. X. Toros + Far. -i) bk. 3964) toppancar: (< T. Ak. meyvesi koza biçiminde olan bir çeşit diken (DS. morumsu renkte. DS. iyi cins buğday. Akasya fidanı (DS. top + baş) 1. top + -(u)k. 3965) topus dikeni: (< Ar. 4769) torasaninciri: (< torasan < öz. 269) . dabūs. çay + T. X. topuk + Çin. X. DS. 3965) topul: (< T. -i) Patlıcan incirinden küçük. X. X. tatlı bir incir (DS. top + baş + üzümü) ri taneli. topuklu + diken) Sapı sert tüylerle kaplı. Eren. Tietze. X. top + Erm. 268) topuklutiken: (< T. -ı) bk. is. XII. X. taş nanesi (TBAS. dikeni) bk. Toros + Far. dikenli. topaç) Karpuz (DS. iki yıllık ve otsu bitkiler. 3965) topuk çayı: (< T. dabbūs < Far. banjar) Lahana (DS. yumuşak. 268. 571) Köke yakın yerinde birkaç yaprağı olan. 412) Badem ve ceviz büyüklüğünde yumru kökleri olan bir çeşit ot (DS.

ahududu (TBAS. 269) tozağacı: (< T. 3970. (TBAS. 100). 3188”) Bir çeşit elma (DS. fidan (DS. tenbākū + T. tenbākū) Özellikle ran’da yetişen ve nargile ile içilen bir tütün türü. kaplumbağa’.: doruk. manitari + T. deli tütün (TBAS. (TS. töhmeken. 269) . töymekan. töymeken): Semiz otu (DS. X. 3972. (And. 30-50 cm yükseklikte.“zayıflamak”. toz + ağacı. 2. 3969) toruk: (< ET. 3973) totuk: (< ? ) bk. Nişanyan. XII. Ağz. köklerinden kırmızı boya elde edilen. adamotu (TBAS.580 tort: (< ? tort) Kalın yapraklı. tuħmugān. 660. toz + Yun. afā’ + T. X. kavunu) bk. 3. beyaz veya sarı çiçekli ve otsu bir bitkidir. X. 462”) Hodangiller familyasından. 417). sık tüylü. toru) Yeni yetişen çam ağacı. Alkanna orientalis.: toççu) ri ve sert taneli. “ET. tütünü) bk. bol ürün veren kırmızı bir çeşit buğday (DS. 269) töhmekan (< Far.: töğmeken. DS. X. 116. baka ‘kurbağa. 3972. 269) tosunburnu: (< ? tosun + T. (And. X. tōz. 3976) toz mantarı: (< T. 3. X. Ağz. Orhun Abideleri. X. 3943. “< tos ‘ses taklidi’ + ET. DS. Eren. bur(u)nu. Nicotiana persica. X. DS. 4487) tosbağa otu: (< tos + T. 2244) tömbeki tütünü: (< Far. Nişanyan. toruk < tor. 3978) tömbeki: (< Far. 3189”) Kavak ağacı (DS. baka + otu. 3969) tortçu: (< ? tort + T. “< tosun ‘kökü belli değildir’. MBTS. Ergin. 3972) toskafa kavunu: (< tos + Ar. Ağz. -ı) bk. DS. BTS. -çu). nargile tütünü. un mantarı (TBAS. (And. 269. tökmekan. dikenli ve süt gibi suyu olan bir ot (DS. X. MBTS.

2245) tulkuk: (< ? ) 1. is. 418”) bk. 3981) tömtöm: (< töm + töm) Papatya (DS. Erkek incir (DS. DS. turma < tur-ma “tur. kısa”. XII. 4774) tulukarmudu: (< tuluk + Far. 1606) . Abanozgillerden 15 m kadar yükselebilen büyük bir ağaç. düğün çiçeği (TS. nce uzun yapraklı. Bu ağacın elma büyüklüğünde. 3995) turnaayağı: (< turna + T. X. “< tuluk ‘Eski Türkçeden beri kullanılır’. is. olgunlaşınca tatlılaşan meyvesi. 3981) Trabzon çayı: (< öz. ayağı. 2. MBTS. Eren. II. 2. 3995. Ağz. Gelincik çiçeği. yemeği yapılan bir çeşit ot (DS. (And. 269) Trabzon hurması: (< öz. çay + T. X. IV. 3988) tum: (< Ar. -sı) 1. Ham incir. hafif tüylü. -ı) bk. “< turna adının.: durnadili) Uzun taneli bir çeşit buğday (DS. II. 155) turma: (< ET. kuşun çıkardığı sesten geldiği anlaşılıyor. is. çay üzümü (TBAS. X. turuncu renkte. 3987) tuluħ mantarı: (< tuluk + Yun. X. -ı. tömek “alçak. 2. 3. sarı renkli bir armut (DS. X. X. ham iken kekre olan. (Japon hurması). (TS. Trabzon + Far. X. Gülensoy. 870) Turp (DS. 2254) turnadili: (< turna + T. emrūd + T. -u) Yazın yetişen. 3989) turkyemez: (< öz. sarımsı yeşil renkte. 3198”) Bir çeşit mantar (DS. Türk + yemez) Bir armut çeşidi (AA. Diospyros kaki. dili). Gülensoy. ħurmā + T. Trabzon + Çin. 2.toplanmak”. tu’m) 1. manitari + T.581 tömek: (< T. 2. 865) Küçük ardıç ağacı (DS.

2. turp. turp + Yun. çanak ve taç yaprakları 4 parçalı. 2. otu) Kokulu bir çeşit ot (DS. etli ve yenilen kökü olan. AAT. tohumlarının ucunda turna gagasına benzer ince uzun bir uç bulunan. turunç. (TS. tūtyā. portakal. çiçekleri er dişi. karnabahar. turunc) Turunçgillerden. turub. 670) turunçgiller: (< Far. 670) turp lahanası: (< Far. 2254. bütün Akdeniz ülkelerinde yetişen. beyaz. (TS. narenciye (TS. kerasi) Vişne (DS. ıtır çiçeği. 419) Turpgillerden. 3995) turunç: (< Far. sarı ve mor renkli. çuha çiçeği (TBAS. 3. 270) turşkiraz: (< Far. 2. otu) 15-50 cm yükseklikte. (And. 670. çiçekleri beyaz. DA. bir yıllık ve otsu bir bitkidir. mandalina ve benzerlerini içine alan bir alt familyası. kışın yaprağını dökmeyen bir ağaç ve bu ağacın portakala benzeyen. (TS. 43. 2. Raphanus raphanistrum. 252. 118) turpgiller: (< Far. 270) . suyu acımtırak meyvesi. turb. -giller) Sedef otugillerin. yaprakları güzel kokulu bir bitki. 4775) tutya: (< Ar. kaşık otu gibi bitkileri içine alan geniş bir familya (TS. şalgam (BTS. -sı) Sardunyagillerden. hardal. 2.: tutça) bk. AVA. Ağz. meyveleri açılan ya da açılmayan kapsül tipinde olan. 2. turp + T. Raphanus sativus. yaprakları tüylü. 2255. MBTS.582 turnagagası: (< turna + ? gaga + T. turunc + T. turf. Eren. 3210). BTS. tek yıllık. 2255) turunçotu: (< Far. turş “ekşi” + Yun. 630) turp otu: (< Far. XII. pembe veya sarı çiçekli. -sı) bk. 2254. 15-50 cm kadar boylanabilen. BTS. ülkemizde 85 cins ve 460 kadar türle temsil edilen. X. 2254. BTS. 2254) turp: (< Far. yaprakları almaşlı dizilişte. turunc + T. (TS. otsu bitkiler. TBAS. Citrus aurantium amara. limon. lahana. lahano + T. Geranium robertianum. -giller) ki çeneklilerden. turp + T.

3. 4009) tümmüssemek: (< ? ) Aslanağzı da denilen bir çiçek (DS. 20-30 cm yükseklikte. turba. X. şāħ) Çiçekleri eflatun renkli. küçük çekirdekli. Gülensoy. 25 m kadar boylanabilen. etinden kolay sıyrılabilen bir erik çeşidi (TS. kokulu bir bitki (DS. Türk + Far. MBTS. TBAS. (TS. 2267) Türk meşesi: (< öz. 4013) Türk biberi: (< öz. X. ülkemizin her tarafında görülebilen bir tür. eriği. otsu ve çok yıllık bir bitki. 2. X. 2. 3. BTS. -si) Kayıngiller familyasından. 420”) Gülgillerden. X. X. tükürük + otu) Zambakgillerden. X. 2. touloupa. 4008) tülüp: (< Yun. 3199) Pamuk (DS. (TS. X. Eren. X. tatlı. kökü belli değildir. 265) tük: (< T. 4009) tülüşah: (< T. “< Ar. 2266) türeme: (< T. 66. 2263) tüllü: (< Fr. 875) Yosun (DS.583 tuzak: (< Eski Türkçeden beri kullanılır. 270) türbe eriği: (< Ar. Ağz.: türppek) Hardal otu (DS. meyveleri iki yılda olgunlaşan. pipéri + T. 2267. is. türeme) Boz renkli bir ot (DS. II. küçük. tüy < tük. tulle + T. 4003) tüçça: (< ? ) Bir ot cinsi (ST AT. 4011) tüppek: (< ? ). yapraklarını döken. Ornithogalum umbellatum. -i) Kırmızı biber (TS. 2. kırmızı. 3211) nce saplarının uçlarında bir yanı açık kozaları bulunan bir çeşit yabanıl ot (DS. is. 4006) tükürük otu: (< T. 4014. Quercus cerris. MBTS. X. 672) . 4009) tülüş: (< ? ) Bir çeşit buğday (DS. -lü) ncir (DS. beyaz veya sarı çiçekli. bīşa + T. (And. Türk + Yun. tüylü + Far. turba + T.

679. 672. 2268) tüsü: (< ? ) bk. zencefil (TaS. tüylübaba (DS. “< ET. OAAD. tüylü + barak. 2. sarı. yaprakları yenen ve yemişi olan bir bitki. barak. X. 350. 470. 4778) türüz otu: (< ? türüz + T. -ı) Kahverengiye yakın bir çeşit üzüm (DS. 1. bahçe ve yol kenarlarında süs bitkisi olarak yetiştirilen otsu bir bitki. Leonicera japonica.584 Türk otu: (< öz. boğa dikeni (TBAS. tütun) Patlıcangillerden. 3217) Hanımeligillerden. park. 73. AA. X. ETA. ‘acūr) Hıyara benzeyen. 4014. X. Ağz. is. Nişanyan. (TS. Kırmızı lâle. 2. 138. 248. (TS. 4016) tüvlü ‘acir: (< T. EYAD. (tüylübarak). yeşil yapraklı bir çeşit bitki (DS. K AT. XII. tüylü). X. 189. yumru gövdesi yenilen. 107. 3 m kadar boylanabilen. 3875) türtü: (< ? ) Çalı cinsinden. kırmızı çiçekli. 4017) tüylübaba: (< T. ST AT. (DS. Clauson. güzel kokulu ve tırmanıcı bir süs bitkisi. (DS.: tutun. birleşiminde nikotin bulunan. 3. (And.. Türk + T.A. MBTS. 457). 30. 2269. 4008. tüdün. bābā) 1. KBAYA. otu) Eğir. 211. II. 87. 271) tütün: (< ET. ince. 4017) tüylübarak: (< T. V. GBAA. BTS. Tietze. andız. DA. E A. 89. III. GD AT. 64. Kır çiçeği. DS. 310) tütünbulkarı: (< T. X.: tülü) Toprak altında yetişen ak. 4017) . 231. 135. fakat üzerinde gayet ince tüyler bulunan meyve (Gaz. 689) tüylü: (< T. tüylü + Far. tütün. tütün + ? bulkar + T. Nicotiana tabacum. tüylü + Ar. 230. T YA. K A. MBTS. Ağz. (And. 280”) bk. otu. 2. 144. 67. 79.

585

tüylü boya: (< T. tüylü + boya) bk. havacıva (TBAS, 271) tüylüce: (< T. tüylüce) Yaprağı tüylü, kökü çiğdeme benzeyen bir çeşit ot (DS, XII, 4777) tüylüceyumru: (< T. tüylüce + yumru) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017) tüylü çay: (< T. tüylü + Çin. çay ) Yörede ada çayı olarak kullanılan bu bitkinin çiçeklenme kısmında uzun ve yumuşak tüyleri vardır. Dikkati çeken uzun tüyleri sebebiyle “tüylü çay” denilmiştir, Stachys lavandulifolia, (Duran, 223-229) tüylü dalak otu: (< T. tüylü + dalak + otu) 10-40 cm yüksekliğinde, yatık veya dik, gri veya beyaz tüylü, çok yıllık bir dalak otu türü, Teucrium polium, (TS, 2, 2270) tüylü kanak: (< T. tüylü + kanak) Genellikle bir yıllık, 10-60 cm yükseklikte, sarı çiçekli, beyaz tüylü ve otsu bir bitki, Crepis foetida, (TBAS, 271) tüylü meşe: (< T. tüylü + Far. bīşa) Kayıngiller familyasından, 4-5 m kadar boylanabilen, yaprak döken ve yapraklarının alt yüzü sık tüylerle örtülü olan, fındıksı tipte meyveleri olan, ülkemizin her tarafında yetişen bir tür, Quercus pubescens, (TS, 2, 2270; BTS, 672) tüylütapan: (< T. tüylü + tapan) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017) tüylütombak: (< T. tüylü + tombak) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017) tüylütombalak: (< T. tüylü + tombalak) Şeftali (tüylü, tüylüceyumru, tüylütapan, tüylütombak, tüylütoparlak) (DS, X, 4017; DS, X, 4009) tüylütoparlak: (< T. tüylü + toparlak) bk. tüylütombalak (DS, X, 4017)

586

-Uuccam: (< ? ) Çörek otu (DS, XI, 4019) uçkulak: (< T. uç + kulak) Çayır arasında biten bir ot (DS, XI, 4021) uçkurutan: (< T. uç + kurutan) Turunçgillerden, özellikle limonlarda gelişerek, dal uçlarının kurumasına yol açan ve birkaç yıl içinde ağacın ölmesine sebep olan bir tür mantar (TS, 2, 2273) uğur: (< kökü belli değildir; MBTS, 3, 3230) Ceviz ağacı (DS, XI, 4030) ulama: (< T. ulama; MBTS, 3, 3233) Sulak yerlerde yetişen bir çeşit ot (ulamayonca), (DS, XI, 4032) ulamayonca: (< T. ulama + ? yonca) bk. ulama (DS, XI, 4032) uluavrat otu: (< T. ulu + Ar. ‘avret + T. otu) bk. dulavrat otu (TBAS, 272) Uludağ köknarı: (< öz. is. Uludağ + Yun. kukunaria + T. -ı) Çamgiller familyasından, iğne yapraklı, yapraklarını dökmeyen, Marmara, Batı Karadeniz ve Orta Karadeniz bölgesinde yetişen, ülkemize özgü bir orman ağacı, Abies nordmanniana, (BTS, 675) unluca: (< T. unluca; “< ET. ūn; MBTS, 3, 3239”), (And. Ağz.: unnuca) Dal ve yaprakları unlu gibi tüylü olan, 2 m kadar yükselebilen, bir yıllık ve otsu bir bitkidir, Atriplex nitens, (TBAS, 272; DS, XI, 4040) un mantarı: (< T. un + Yun. manitari + T. -ı) Yenen bir mantar türüdür, Clitopilus prunulus, (TBAS, 272) unutmabeni: (< T. unutma + beni) ki çeneklilerden, küçük mavi çiçekler açan bir bitki, Myosotis palustris, (TS, 2, 2283; BTS, 676) urgiye çiçeği: (< ? urgiye + T. çiçeği) Bir çeşit çiçek (DS, XI, 4041)

587

urumtut: (< öz. is. Rum + Far. tūt) Karadut (EYAD, 238) urumu: (< öz. is. Rum + Ar.-î) Ak, yuvarlak üzüm (DS, XI, 4042; Gaz.A., III, 699; GD AT, 311) urunguç: (< T. urunguç), (And. Ağz.: ulunkuş) Bir armut çeşidi (DS, XI, 4035, 4042) uruşman: (< T. uruşman) Ekinler arasında biten bir sarı çiçek (DS, XI, 4042) uşkun: (< kökü bulunamamıştır; MBTS, 3, 3247) Karabuğdaygillerden, yaprakları yürek biçiminde, kökü dıştan sincabî ve içten sarı renkte olan bir ravent türü, Rheum rhaponticum, (TS, 2, 2288) uşrat: (< Ar. uşrat < ‘uşį r) Salatası yapılabilen, güzel kokulu bir kır bitkisi (DS, XI, 4045) uyuz otu: (< T. uyuz + otu; “< ET. uduz; MBTS, 3, 3255”) Fesçitarağıgiller familyasından, hekimlikte uyuza karşı kullanılan, Türkiye’de 30 kadar türü bulunan, bir veya çok yıllık, beyaz, sarı veya pembe çiçekli bir bitki, Scabiosa rotata, (TS, 2, 2297; TBAS, 272; BTS, 678)

uzunalma: (< T. uzun + elma) Armut (DS, XI, 4053) uzunsap: (< T. uzun + sap) Çok iri, uzun saplı bir armut çeşidi (DS, XI, 4054) -Üüçgül: (< T. üç + Far. gul; Eren, 427) Yaban yoncası, tirfil, Trifolium, (TS, 2, 2304) üğüm: (< ? ) Fındık ağacı (DS, XI, 4061) ülkerçiçeği: (< ? ülker + T. çiçeği; “< ülker ‘kökü belli değildir’; MBTS, 3, 3266”) Yıldız biçiminde küçük parçaları olan iri bir çiçek (DS, XI, 4063)

588

ülker üzümü: (< ? ülker + T. üzümü) Baharda asma dallarının ucu kırılarak ikinci kez alınan üzüm (DS, XII, 4793) ülübe: (< ? ) 1. Patates, 2. Fasulye (DS, XI, 4064; DS, XII, 4793) ülüngür: (< ? ) Kırda yetişen ve yemeği yapılan, pancara benzer bir bitki (DS, XI, 4064) ümbürek: (< ? ) Kara üzüm (DS, XI, 4065) üngülüz: (< ? ) Bir ahlat çeşidi (DS, XI, 4066) ürge: (< ? ) Bir ağaç çeşidi (DS, XI, 4069) ürkeğen otu: (< T. ürkeğen + otu) Mavi çiçekli bir kır bitkisi (DS, XI, 4069) üsgündür: (< ? ), (And. Ağz.: üsküdür) Ufak armut (DS, XI, 4073; DS, XI, 4073) üsküle: (< ? ), (And. Ağz.: üskülen) Büyümemiş, küçük soğan (DS, XII, 4796) üskülü: (< ? ) Kökü fazla büyümeyen, tadı güzel bir çeşit marul (DS, XI, 4074) üşniye: (< Ar. uşniyye) Su yosunları (TS, 2, 2320) üşüş: (< T. üşüş) Papatya (Erz. .A., III, 323) ütküy: (< ? ) Üzüm (DS, XI, 4079) üven: (< ? ) Zeytin tanesi iriliğinde kara ve buruk tatta bir çeşit erik (DS, XI, 4082) üveyik: (< kökü belli değildir; MBTS, 3, 3280), (And. Ağz.: eveyik) Sarı renkli, özlü bir çeşit buğday (DS, V, 1806; DS, XII, 4798)

589

üvez: (< ET. uyaz; Nişanyan, 477; < T. üvez; Eren, 429), (And. Ağz.: eyvaz, gövez, ivaz, ivez, oğaz, övez, uvaz, üwez) Gülgiller familyasından, muşmulaya benzer meyveleri yenen, kışın yapraklarını döken, dikensiz, basit ya da bölmeli yapraklı, beyaz çiçekli ağaç ya da ağaççıklar, Pirus sorbus, (TS, 2, 2321; TBAS, 273; BTS, 685; DS, VI, 2169; DS, VII, 2571; DS, IX, 3267; DS, IX, 3363; DS, XI, 4047; Erz. .A., III, 323; TaS, VI, 4127) üvezli: (< T. üvezli) Bir çeşit kavak (DS, XII, 4798) üzerlik: (< ET. yüzerlik; Nişanyan, 477; < yüzerlik < yüzer < yüz-; Clauson, 988) Sedef otugillerden, 30-70 cm yükseklikte, yaprakları almaşık, çiçekleri beyaz renkte, susama benzeyen tohumları acı olan, halk hekimliğinde tedavi ettiğine inanılan, meyveleri toplanarak nazarlık yapımında kullanılan, çok yıllık, otsu bir bitki, Peganum harmala, (TS, 2, 2323; TBAS, 273; BTS, 685; DS, XI, 4085; AAT, 262; Krş.Y.A., 501) üzüm: (< ET. üzüm < üz- “kesmek, koparmak” + -(ü)m; Eren, 431; Nişanyan, 477; Clauson, 288), (And. Ağz.: cüzüm, üzim, üzum, yüzüm) Asmagiller familyasından, meyveleri taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan, ülkemizde 3 tür ve pek çok kültür çeşidi ile temsil edilen, tırmanıcı gövdeli, çalı formundaki bitkiler (TS, 2, 2324; BTS, 685; DS, III, 1029; AAT, 26; ADYA, 279; AVA, 165; BÜYA, 95, 124; DA, 87, 88, 91, 175; ETA, II, 370; EYAD, 56; GBAA, 53; Ka.Y.A., 201; KBAYA, 114, 139; K AT, 34, 139, 287; KMYA, 159; Krş.Y.A., 218; KYA, 136; OAAD, 7, 8, 107; SA, 133; ST AT, 27, 176; TAYA, 9; T YA, 247; ZBK A, 118) üzümcü eriği: (< T. üzümcü + eriği) bk. üzüm eriği (DS, XI, 4086) üzüm eriği: (< T. üzüm + eriği) Küçük, kara erik (üzümcü eriği, üzüm erik), (DS, XI, 4087) üzüm erik: (< T. üzüm + erik) bk. üzüm eriği (DS, XI, 4087) üzümlü: (< T. üzümlü) Ak renkli, ortası sarı bir börülce çeşidi (DS, XI, 4086)

590

üzümotu: (< T. üzüm + otu) Güzel çiçekleri olan yabanıl bir bitki (DS, XI, 4087) -Vv‘ahv‘ah: (< Ar. vāh + vāh; ‘ses taklidi söz’; MBTS, 3, 3286) Zambağa benzer bir çeşit soğan ki sonbaharda, kışa doğru sarı çiçek açar (Gaz.A., III, 714) valay armudu: (< Far. vālā + emrūd + T. -u) Yumuşak, sarı renkli bir armut çeşidi (DS, XI, 4089) valve: (< ? ) En iyi cins kestane (DS, XI, 4089) vanilya: (< t. vanilla ~ sp. vainilla ~ Lat. vagina; Nişanyan, 479) Salepgillerden, hava kökleri olan, meyvelerinde yağ, reçine ve vanilin bulunan, likör, pasta ve dondurmaya lezzet verici olarak katılan, tropiklerde yetişen, çiçekleri beyaz, kokulu, tırmanıcı, küçük bir bitki, Vanilla planifolia, (TS, 2, 2330; BTS, 687) varcık: (< T. varcık) Sulu yerlerde biten, yaprağı kamışa benzeyen bir ot (DS, XI, 4091) vardıyan: (< t. guardiana < Lat.; MBTS, 3, 3297) Ayçiçeği (DS, XI, 4091) vargit: (< T. var- + git-) bk. güz çiğdemi (TBAS, 274) varı: (< ? ) Mısır (DS, XI, 4091) vayıyo: (< ? ) Ihlamura benzeyen, daha ufak boyda bir ağaç (DS, XI, 4093) velvele: (< Ar. velvele; MBTS, 3, 3314) Kına çiçeği (DS, XI, 4095) venki: (< ? ) Yuvarlak taneli bir üzüm çeşidi (DS, XI, 4095)

591

venüsçarığı: (< Fr. vénus + T. çarığı) Salepgillerden, esmer kırmızımtırak renkte olan, çiçekleri çarığa benzeyen güzel bir süs bitkisi, Ceypripedium calceolus, (TS, 2, 2340) venüssaçı: (< Fr. vénus + T. saçı) Nemli ortamlarda yetişen, balgam söktürücü ve öksürük kesici olarak kullanılan, çok yıllık, rizomlu ve çiçeksiz bir bitki, Adiantum capillus-veneris, (TBAS, 274; BTS, 689) verdinar: (< Far. verd-i nār “nar gülü”) bk. köknar (TBAS, 274) verem otu: (< Ar. verem + T. otu) bk. canavar otu (TBAS, 274) veronika: (< t. veronica) Yavşan otu (TS, 2, 2344)

vezirsalkımı: (< Ar. vezį r + T. salkımı) Akasya (DS, XI, 4098) vıcı vıcı: (< vıcı + vıcı “ses taklidi söz”) Gelincik bitkisi (DS, XI, 4098; TBAS, 274) viks çiçeği: (< ? viks + T. çiçeği) bk. taş nanesi (TBAS, 274) vişne: (< Sl. vişnya; TS, 2, 2349; < Slav dillerinden alınmıştır; Eren, 436), (And. Ağz.: fisne, fışna, fışne fişne) Gülgillerden, yapraklarını döken, ekşimtırak meyvelerinden reçel ve şerbet yapılan, dalları kırmızımtırak, çiçekleri beyaz renkte, kiraza benzer bir ağaç, Cerasus vulgaris, (TS, 2, 2349; BTS, 691; DS, V, 1873; ETA, II, 251; KBAYA, 54, 191; K AT, 320; KYA, 225, 247; T YA, 304, 326; UA, 110)

-Yyaban ağacı: (< Far. yaban + T. ağacı; “< Far. biyābān < OFar. viyāpan; Eren, 437”) Akasya (DS, XI, 4112) yaban armudu: (< Far. yaban + emrūd + T. -u) Dağlarda veya sert toprakta yetişen bir armut türü (TS, 2, 2358)

592

yaban asması: (< Far. yaban + T. asması) Akasma (TS, 2, 2358) yaban ayvası: (< Far. yaban + ābiyā + T. -sı) bk. ayı fındığı (TBAS, 275) yabanbacı: (< Far. yaban + ? bacı) Baklagillerden bir bitki (DS, XI, 4112) yaban baklası: (< Far. yaban + Ar. bā ilā + T. -sı) bk. domuz baklası (TBAS, 275) yabandarısı: (< Far. yaban + T. darısı) Semer otu da denilen bir çeşit kamış (DS, XI, 4112) yaban defnesi: (< Far. yaban + Yun. dáfni + T. -sı) ki çeneklilerden, çiçekleri beyaz, sarı veya pembe renkli, orman ve çayırlarda yetişen bir süs bitkisi, Daphne pontica, (TS, 2, 2359) yaban elması: (< Far. yaban + T. elması) bk. elma (TBAS, 275) yaban enginarı: (< Far. yaban + Yun. ankinára + T. -ı) Deve dikeninin bir türü (TS, 2, 2359) yaban eriği: (< Far. yaban + T. eriği) Sert çekirdekli ve sert kabuklu bir tür erik, çakal eriği (TS, 2, 2359) yaban fesleğeni: (< Far. yaban + Yun. vasilikon + T. -i) Yer fesleğeni (TS, 2, 2359) yaban gülü: (< Far. yaban + Far. gul + T. -ü) Gülgillerden, çiçekleri soluk pembe, beyaz, yemişi parlak kırmızı renkte bir bitki, Rosa canina, (TS, 2, 2359) yaban havucu: (< Far. yaban + Far. hevīc + T. -u) Maydanozgillerden, kökleri yenilebilen, hayvan yemi olarak da kullanılan, yıllık veya çok yıllık otsu bitki, Pastinaca sativa, (karakavza), (TS, 2, 2359)

593

yabanî akdiken: (< Far. yaban + Ar.-î + T. ak + diken) Hünnapgillerden, yaprakları almaşık, kırmızı renkli yemişi olan bir bitki, Rhamnus frengula, (TS, 2, 2359) yabanî bezelye: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. bizélia < t. piselli) bk. cılban –1, (DS, III, 908) yabanî biber: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. pipéri) bk. güveyfeneri (TBAS, 275) yabanî ceviz: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar. cevz) bk. kokar ağaç (TBAS, 275) yabanî elma: (< Far. yaban + Ar.-î + T. elma) bk. dağ elması (TS, 1, 511) yabanî enginar: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. ankinára) Kengel, kenger, eşek dikeni, domuz dikeni, diken enginarı, büyük deve dikeni olarak da bilinen bitki (TS, 2, 2359) yabanî erik: (< Far. yaban + Ar.-î + T. erik) bk. dağ eriği (TS, 1, 511) yabanî hardal: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar. ħardel) bk. hardal otu (TBAS, 276) yabanî hindiba: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar. hindibā) bk. hindiba (TBAS, 276) yabanî ıspanak: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. spanaki) Pazı (TS, 2, 2359) yabanî incir: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. encīr) 1. ncir ağacının yabani türü, 2. Yaban inciri (TS, 2, 2359) yabanî kavun: (< Far. yaban + Ar.-î + T. kavun) bk. şal kabağı (TBAS, 276) yabanî kereviz: (< Far. yaban + Ar.-î + Ar./Far. kerefs) Smyrnium türlerine verilen genel ad (TBAS, 276) yabanî kimyon: (< Far. yaban + Ar.-î + kemmūn) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, Doğu Anadolu’da yetişen, kurt düşürücü olarak kullanılan, 20-60 cm yükseklikte, çok

594

yıllık, otsu, beyaz veya turuncu çiçekli bir bitki, Zygophyllum fabago, (TS, 2, 2359; TBAS, 276; DS, XI, 4112) yabanî kimyongiller: (< Far. yaban + Ar.-î + kemmūn + T. -giller) Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, yabanî kimyon, peygamber ağacı gibi bitkileri içine alan bir familya (TS, 2, 2359) yabanî kiraz: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. kerasi) Ülkemizde yetişen bir kiraz türü, Cerasus microcarpa, (TS, 2, 2359) yabanî kuşkonmaz: (< Far. yaban + Ar.-î + T. kuş + konmaz) bk. tilkişen (TBAS, 276) yabanî lahana: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. lahano) Turpgillerden, kumlu yerlerde yetişen ve sebze gibi yenen bir bitki (TS, 2, 2359) yabanî mantar: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. manitari) bk. cacık –3, (DS, III, 839) yabanî marul: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. maruli) 50-150 cm yükseklikte, sarı çiçekli, beyaz sütlü, iki yıllık otsu bir bitki, Lactuca serriola, (yağ marulu), (TS, 2, 2359) yabanî menekşe: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. benefşe) Menekşe çiçeğinin yabanî bir türü (TS, 2, 2359) yabanî mercanköşk: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. merzengūş) Mercanköşk çiçeğinin yabanî bir türü, Origanum vulgare, (TS, 2, 2359) yabanî mersin: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. mirsini) bk. tavşan kirazı (TBAS, 277) yaban inciri: (< Far. yaban + Far. encīr + T. -i) 1. Dutgillerden, Mısır’da yetişen ve kerestesi eski Mısırlılarca mumyalara sanduka yapmakta kullanılmış olan bir ağaç, 2. Bu ağacın meyvesi (TS, 2, 2359)

595

yabanî pancar: (< Far. yaban + Ar.-î + Erm. banjar) Tazeyken kavrulup yemek yapılan bir bitki (DS, XI, 4112) yabanî pırasa: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. praso) bk. çiriş (TBAS, 277) yabanî sarımsak: (< Far. yaban + Ar.-î + T. sarımsak) bk. itsarımsağı (DS, VII, 2570) yabanî sedef otu: (< Far. yaban + Ar.-î + śadef + T. otu) bk. üzerlik (TBAS, 273) yabanî sinameki: (< Far. yaban + Ar.-î + sinā-i mekkī) 5 m kadar yükselebilen, kışın yapraklarını döken, yaprakları müshil olarak kullanılan, meyveleri şişkin ve sarı çiçekli bir ağaççık, Colutea cilicica, (TBAS, 277) yabanî tere: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. tere) bk. su teresi (TBAS, 277) yabanî tirfil: (< Far. yaban + Ar.-î + Yun. triphyllon) Kara yonca, dağ yoncası (TaS, VI, 4181) yabanî turp: (< Far. yaban + Ar.-î + Far. turb) Yaban turpu, acırga (TS, 2, 2360) yabanî tütün: (< Far. yaban + Ar.-î + T. tütün) Patlıcangiller familyasından, 3 m kadar yükselebilen, Batı ve Güney Anadolu’da yetişen, sarı çiçekli, çalı görünüşünde, zehirli bir bitkidir, Nicotiana glauca, (TBAS, 277; BTS, 697) yabanî üzüm: (< Far. yaban + Ar.-î + T. üzüm) bk. böğürtlen (TBAS, 53) yaban kabağı: (< Far. yaban + T. kabağı) bk. şeytan şalgamı (TBAS, 258) yaban keteni: (< Far. yaban + Ar. kettān + T. -i) Su keteni (TS, 2, 2360) yaban maydanozu: (< Far. yaban + Yun. makedonesi + T. -u) Baldıranın maydanoza benzeyen bazı türlerine verilen ad (TS, 2, 2360)

596

yaban mersini: (< Far. yaban + Yun. mirsini + T. -i) Fundagillerden, çiçekleri beyaz veya pembe, yaprakları taneli bir bitki, keçi yemişi, Vaccinium myrtillus, (TS, 2, 2360) yaban nanesi: (< Far. yaban + Ar. na’nā’ + T. -si) Yabanî bir tür nane (TS, 2, 2360) yaban pancarı: (< Far. yaban + Erm. banjar + T. -ı) Pazı (TS, 2, 2360) yaban pazısı: (< Far. yaban + Far. pāzı + T. -sı) Iştır (TS, 2, 2360) yaban pırasası: (< Far. yaban + Yun. praso + T. -sı) Gâvur soğanı (DS, III, 867) yaban sarımsağı: (< Far. yaban + T. sarımsağı) bk. kömüren (TS, 2, 1378) yaban sarmaşığı: (< Far. yaban + T. sarmaşığı) bk. akasma (TBAS, 277) yaban sinamekisi: (< Far. yaban + sinā-i mekkī + T. -si) bk. yabanî sinameki (TBAS, 277) yaban soğanı: (< Far. yaban + T. soğanı) Peynire de konulan, sarımsak tadında bir ot (DS, XI, 4112) yaban sümbülü: (< Far. yaban + Far. sunbul + T. -ü) Kedi nanesi (TS, 2, 2360) yaban teresi: (< Far. yaban + Far. tere + T. -si) Horozcuk otu (TS, 2, 2360) yabantırak: (< Far. yaban + “-tırak” eki) Sulak yerlerde yetişen bir tür dereotu, Anethum graveolens, (TS, 2, 2360) yaban turpu: (< Far. yaban + Far. turb + T. -u) Turpgillerden, kökü ve yaprakları baharlı, beyaz çiçek açan bir bitki, Raphanus raphanistrum, (TS, 2, 2360)

278) yabru armudu: (< ? yavru + Far. 157) yağardıç: (< T. (TS. 4121) yağlıcak: (< T. XI. yağ + Yun. 3. 3343) Kocayemiş (DS. tırmanıcı. yağlıca) 1. yağlı + dürülü) Marul (DS. yağlı + ot) bk. yalı otu (TBAS. -u) Bir armut çeşidi (AA. 4121) yağlıca: (< T. sulak yerlerde ve çit kenarlarında yetişen. sapı çiğ olarak . 2. XI. -u) Yabanî marul (TS. yağlı + ağaç) Bir turp çeşidi (DS. yağlıcak) Kırda yetişen. Scrophulariaciae. 4122) yağlı dürülü: (< T. XI. yumru köklü bir çeşit bitki (DS. 4116) yağlaç: (< T. 278) yağma: (< Far. -i) Patlıcangillerden. ya mā / yā mā. emrūd + T. 2 m kadar yükselebilen. 4122) yağlık: (< T. XII. banjar) Yemeği yapılan bir ot (DS. geniş yapraklı. MBTS. XI. 895”) Güzel kokulu. TBAS. 2. yağ + ardıç. XI. Stipites dulcamara. “< ET. XI. lkbaharda yetişen. 4808) yağlımancar: (< T. 4123. 4122) yağlıısırgan: (< T. Clauson. yenilen bir ot (DS. mor çiçekli. çiğ yenilen bir bitki (DS. maruli + T. 2365) lkbaharda kendiliğinden yetişen ve yemeği yapılan bir bitki. 3. 2360. (DS. yağlı + ısırgan) Sukestane otu. yağlı + Erm. yağlı bir ardıç çeşidi (DS. yaban + yāsemen + T. köşeli gövdeli. 2.597 yaban yasemini: (< Far. kayalık ve sert topraklarda biten. yāğ. TBAS. 4123) yağlı ot: (< T. Püren de denilen yeşil süpürge otu. zehirli ve çok yıllık bir bitki. XI. 278) yağ marulu: (< T. XI. yağlık) Yer elmasına benzer.

otsu. 2. 278) yağ şalgamı: (< T. 2368) yakı otu: (< T. 279) yalancı çiriş: (< T. 2370. Esmer mavi renkli ve müsilajlı bir görünümü vardır. yakı + otu) Küpe çiçeğigillerden. -sı) bk. BTS. 3353”) Baklagiller familyasından. 5-10 m yüksekliğinde. is. çiriş otu (TBAS. kışın yaprak dökmeyen. Yağmurlardan sonra ortaya çıkar. çok yıllık. 2. Clauson. yakı + ağacı. yağ + Far. küçük şalgam (TS. 2. “< yağmur < yağ. şal am + T. Eren. sarımsı çiçekli küçük bir ağaççık. yaklaşık 60 cm kadar boylanabilen. (Allahekmeği). 699) yalancı biber: (< T. (TS. yakı + sakızı) bk. -ı) bk. (TS. 2. TBAS. 3. acacia. kırmızı veya pembe çiçekli. is. 2. 2373. 25 m kadar boylanabilen. “< ET. 698) yakı sakızı: (< T. MBTS. Yahudi + Ar. yal an. ħurmā + T. yakmuk) Asma yaprağı (DS. Epilobium. TBAS. yalancı + Fr. 2373. 279. Robinia pseudoacacia. XI. yalancı + Yun. 2366) Yahudi hurması: (< öz. 279) . Yahudi + Far. yol kenarlarında süs bitkisi olarak kullanılan. MBTS. (TBAS. çiçekleri kabızlığa karşı yatıştırıcı ve safra arttırıcı olarak kullanılan bir ağaç türü. 3. karahurma (TBAS. 2. (TS. bā ilā + T. -sı) Acı bakla (TS. sirīş) bk. 439. (TS. 278) yakı ağacı: (< T. 903”) Mavi alglerden bir Nostoc türü. yakı otu (TBAS.+ -mur. küçük bir süs bitkisi. yağmur + bastığı. beyaz çiçekli. 3348”) Kabukları yakı olarak kullanılan defne türünden bir ağaç. yalancı + Far. Daphne quidium.598 yağmurbastığı: (< T. 279) yakmuk: (< T. sulak yerlerde yetişen. pipéri) Akdeniz ülkelerinde süs ağacı olarak yetiştirilen. “< ET. 4130) yalancı akasya: (< T. Schimus mollis. 1432) Yahudi baklası: (< öz. BTS. yakı < yak-mak.

279) yalancı safran: (< T. (And. karabaş otu yalancı öd ağacı: (< T. 15 m kadar boylanabilen. 4139. 2. yapraklarını dökmeyen erkek ve dişi kozalakları ayrı ayrı bitkilerde bulunan bir çalı ya da ağaç türü (BTS. XI. ákoron) bk. yalancı + Ar. tesbīĥ + T. 279) yalancı lavanta çiçeği: (< T. bir yıllık. yalancı + t. ağacı) Kalembek (TS. XI. 280) yalancı sümbül: (< T. küçük bir ağaç. Ağz. OAAD. yalancı + Yun. emzik otu (TBAS. 280) yalancı tespih ağacı: (< T. pennat yapraklı. otsu ve kırmızı çiçekli bir tür. yalangı). yalancı + Yun. yalancı + Ar. ağacı) Ege ve Akdeniz bölgelerinde yetiştirilen. aspir (TBAS. sunbul) bk. (TBAS.599 yalancı eğir: (< T. 279) yalancı ısırgan: (< T. (TBAS. ayı elması (TBAS. Ballota nigra. jį ve. portugal + T. dağ sümbülü (TBAS. hevā + Far. kannavi) bk. 280) yalangı: (< T. ‘ūd < Hintçe. za’ferān) bk. yalancı + Fr. yalankı) Dağlarda biten ve süpürge yapılan bir ot (DS. 261) . yalancı + ısırgan) 100 cm kadar yükselebilen. Melia azedarach. renk otu (TBAS. 4139) yalancı kenevir: (< T. bataklık süseni (TBAS. ağacı) bk. 279) yalancıkeçi: (< T. tüylü. yalancı + keçi) Erguvan ağacı ve çiçeği (DS. 2373) yalancı porsuk bitkisi: (< T. meyveleri olgunlukta sarı renkli. yalancı + Far. yalancı + Ar. yalancı + Ar.cį ve) bk. lavanda + T. + T.: yalanı. çiçeği) bk. 699) yalancı portakal ağacı: (< T. yalancı + porsuk + bitkisi) Porsukgiller familyasından. 279) yalancı havacıva: (< T.

3. 3352) Bir üzüm çeşidi (DS. 4153) yanabidildamak: (< ? ) Beyaz ısırgan otu.600 yalangoz: (< T. bir veya çok yıllık. Mürver ağacı. it üzümü (TBAS. 3355”). 3354) bk. yalos + T. Lamium Amplexicule Labiate. yanal < yan+al “yan tarafta olan. yalangoz). 2377) yamaneyisi: (< T. yalos ‘yalı’. (TBAS. is. sarımtırak küçük tohumlarından kudret helvasına benzer bir madde elde edilen bitki. otu. -i) Bir çeşit üzüm (TS. (TS. 2. 269) yanalak: (< T. -daş. (DS. (yağlı ot).: yalotu) Güney Anadolu sahillerinin kumluklarında yetişen. Solanum nigrum Solanaceae. (And. 280. MBTS. XI. 3. 3. Aylandız da denilen. 192. 3361) Bir elma cinsi (ST AT. muscat + T. Yalova + Fr. MBTS. yaldıran < yal-dır-an. “< yal “kökü belli değildir”. suda yetişen. 4159) yanal: (< T. 2. yaman + iyisi) Şalgam (DS. Ağz. kerestelik bir ağaç (DS. Ağz. (And. XI. XI.: yandak) Baklagillerden. MBTS. 4160) yandık: (< ? yandık. MBTS. (And. otsu. 2. XI. MBTS. XI. “< Yun. XI. 3.: yalankoz) 1. (DS. DS. Alhagi maurorum. yana düşen”. 280) yandıran: (< T. 4163) . kökü bulunamamıştır. XI. TBAS. 3. 145) yalı otu: (< Yun. yanalak) Bir yanı çökük kavun. 3362). 4143) yaldıran: (< T. sıcak ve kurak bölgelerde yetişen. yandıran) Köpek üzümü. 2382. 4139) yaldaş: (< ? yal + T. 4149) Yalova misketi: (< öz. Ağz. karpuz (DS. Ipomoea stolonifera. beyaz veya sarı çiçekli bir tür.

yarbak.A. karbon özümlenmesi. yanı + kızıl) Bir yanı kızarık yaz armudu çeşidi (DS. Börülce. SA. 2389. kayın mantarı (TBAS. III. ağaç kabuklarının yüzünde halı tüyleri gibi sık biten kara yosunları (TS. 193. Krş. XI. DS. Erz. 312. 3. 2.: yapık. 2391. çoğu klorofilli. bir veya çok yıllık. manitari + T. 194. ETA. yumuşak tüylü. XI. 4168) yanıkızıl: (< T. 140. yapur ak < yapur-. Ağz. DS. 4163) yangak: (< T. 492). yaprak) Bodur meşe ağacı (DS. .. ADYA. enli ve çok yapraklı bir çeşit kamış (DS. 224. 4179) yapraklı kara yosunları: (< T. yanı + kara) 1. 4168) yapılcan: (< T. yaprag. 12. 286. XI.A. GD AT. 269. 2. 76. duvarlar üzerinde gelişen.. 334. MBTS. terleme gibi olayların oluştuğu. Ka. TAYA. K AT. XI. XI. yapıldak ?) Sıcak. yaprak + Far. yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. yapraklı + kara + ? yosun + T. 2. 281) . 158. yapılcan) Dikenli ardıç (DS. AA. 82. BTS. yapraħ. 702.Y. XI. yandıraz) Mültüme de denilen bir bitki (DS. 352.601 yandıraz: (< T. 97. TBAS. Fasulye (DS. yarpak) Bitkilerde solunum. XI. 14. 4181. XI. 158) yaprak (I): (< T. (And. 4177) yapışkan otu: (< T. yarpaħ. -ları) Kayaların. ST AT. 99. yanak < ET. XI. 502. (TS. II. yapışkan + otu) Isırgangillerden. 335. Nişanyan. -u) Bir armut çeşidi (AA. 4177. 4177) yapıldak: (< T. 2392) yaprak mantarı: (< T. Parietaria. 71. 106) yaprak (II): (< T. 45. yaprak + Yun. 4164) yanıkara: (< T. 4189.. yaŋak. 4178) yarpaħ armudu: (< T. DS. yaprak < ET. ZBK A. Folium. 281. XI. Clauson. (TS. otsu ve yaprakları yapışkan bir bitki. 879.A. 163. bataklık yerde yetişen. 365. DS. 68. -ı) bk. EYA. OAAD. emrūd + T.Y. EYAD. XI. 2. 3361) Ceviz (DS.

Mentha pulegium. XI. nane türünden. 3371”) bk. yara + T. MBTS. yarma + Far. açan + otu. güzel kokulu bir bitki. MBTS. MBTS. düğün çiçeği (TBAS. “< yara ‘yar-mak’ fiilinden türemiş olduğu şüphelidir. TaS. “< yavru ‘kökü kesin olarak belli değildir’. Jasminum. otu) Halk arasında yaralara iyi geldiğine inanılan bitki (TS.A. (TS. VI. az veya çok tüylü. (And.. 753) yasmık: (< T. yavraz) Sarı çiçekli bir kır bitkisi (DS. 281. yara + T. 2404. 704. XI. 3. Gaz.: yavrağzı. XI.602 yaraaçan otu: (< ? T. 281) yara otu: (< ? T. yāsemen) Zeytingillerden. çiçekleri birbirinden ayrı halka durumunda. 3371”) Havuç (DS. baş) Çayırda yetişen. 2. Ağz. beyaz. 2404. 2. şeft-ālū) Eti çekirdeğinden kolayca ayrılan şeftali (TS. “< ET. 4205) . Clauson. 2. kışın yaprak döken veya dökmeyen. 3379) Ballıbabagillerden. çayır otuna benzer bir ot (DS. TBAS. yavruağız. kırmızı veya sarı renkli çiçekleri güzel kokulu olan bir ağaççık. ağ(ı)zı. BTS. yar + kökü. 4186) yarma şeftali: (< T. 3388”). 2402) yasemin: (< Far. 3. 975) Mercimek (TS. ince başaklı. kısa saplı. 2402) yarnaz: (< ? ) Kırmızı buğday da denilen bir çeşit buğday (DS. 2. III. yasmık < yas-muk. 4371) yavruağzı: (< ? yavru + T. XI. 3. (TS. 4189) yarpuz: (< kökü belli değildir. 4205) yavrubaş: (< ? yavru + T. yār ‘dik ve derin uçurum. 2394) yarkökü: (< T. 2. yer yarığı’. MBTS. 3.

Eren. otu. 4207. Räsänen *yabı-ş-ğan biçiminden geldiğini yazmıştır. 4212) yayla kekiği: (< T.: yavsun. yavşan + T. 4229) yayılgan: (< T. yayla . 282) yayla çiçeği: (< T. Erz.A. çay + T. DS. 706. . (And. 3388”). 4209) yaygın: (< T. 2. 2. MBTS. sıtmaya karşı ve iştah açıcı olarak kullanılan. gul + T. VI. Ağz. küçük. < ET. dağ çayı (TBAS. XI. 2416) yaylagüzeli: (< T. AA. yabçan-yavçan ‘kökü kesin olarak belli değildir’. Türkiye’de 20 kadar türü yetişen. Eski Kıpçakçada da yavşan olarak geçer. 4211. 2. (TS. -ı.. 2. XI. (And. TBAS. III. TaS. 282) . -si) bk. Helichrysum. yavşağan) Sıracagillerden. iki veya çok yıllık. yaygın). DS. 316. kastania + T. 4206. (TS. 282. -i) bk. 3391”) bk. yay + Far. mavi ve beyaz renkte çiçekler açan. 444. yekin) Kızılağaç (DS. BTS. çiğdem (TBAS. -ü) bk. ölmez çiçek. yayla + Yun. XI. STJa *yabış. 3. bir. Pritsak ise yavşan’ın yap-ış-çan’dan geldiğini ortaya atmıştır. 4210) yayla çayı: (< T. 158) yayarmudu: (< T./ yapış. yayılgan) Sarmaşık (DS. yayla + çiçeği) Çiçekleri sarı renkte. 4407. 2413. XI. yayla + Çin. 3. Ağz. mercanköşk (TS. özel kokulu çok yıllık ve otsu bir bitki. kurt düşürücü. MBTS. kırmızı çiçekli.: yaykın. KMYA. 2416) yayla kestanesi: (< T. -u) Erken olgunlaşan bir çeşit armut (DS. otsu veya çalımsı bir bitki. yavçan. yayla + güzeli) Boncuk gibi. “< yavşan Orta Türkçeden başlayarak kullanılır: yabçan. 336. Artemisia. 2416) yayla gülü: (< T. XI. XI. yayla + ? kekik + T. ateş düşürücü. ölmez çiçek (TS.603 yavşan otu: (< T. katmer yapraklı bir bitki (DS. emrūd + T. yayla + Far.kökünden yola çıkılabileceğini söylemiştir. “< ET.

4217) yazkışgövdesi: (< T. 2417) yayoħu: (< T. MBTS. Yörenin yaylalarında yetişen bu bitkiye “yayla sarımsağı” denilmiştir.604 yayla otu: (< T. XI. XI. XI. yazı + Erm. -ı) bk. 283) yazıpancarı: (< T. 4218) yedi damar otu: (< T. -ı). bağa (TBAS. yayla + sarımsağı) Bu bitkinin cinsi ile kullandığımız sarımsağın cinsi (Allium sativum) aynıdır. küçük taneli. 4217) yazılı incir: (< T. yayla + yavşanı) Tüylü dalak otu (TS. 283) yayla sarımsağı: (< T. yedi + damar + otu) bk. kövdöŋ ‘gövde’. manitari + T. ölmez çiçek (TBAS. Solenanthus stamineus. encīr) Olgunluktan yarılmış. sert bir çeşit buğday (DS. 4217) yazlık buğday: (< T. “< ET.: yazupancarı) lkbaharda kırda biten. 223-229) yayla tütünü: (< T. yazı + Yun. yay + oku) Öküzkuyruğu da denilen bir bitki (DS. yayla + otu) bk. XI. XI. evlek mantarı (TBAS. yayla + tütünü) Bitkinin yaprakları kurutulup tütün olarak kullanılır. yazılı) Börülce (DS. 1082”) Meyve ağaçlarının gövdesinde biten asalak ot (DS. (And. 283) . patlıcan inciri de denilen mor renkli incir (DS. banjar + T. 4217) yazı mantarı: (< T. 4214) yazılı: (< T. 1. Kokuları da birbirine çok benzemektedir. yazlık + buğday) lkbaharda ekilen. yaz + kış + gövdesi. yazılı + Far. XI. Yörenin yaylalarında yetişmesinden dolayı “yayla tütünü” denilmiştir. 223-229) yayla yavşanı: (< T. 2. (Duran. yemeği yapılan yeşil otların tümü (DS. (Duran. Ağz.

XI. yeğen + aşısı) Bir çeşit kayısı ağacı (DS. XI. 352. GD AT. Nişanyan. kara.: emlik. meyve. XI.A. 2430. XI. yimlik) Papatyagiller familyasından. yelebük. yelmik. yeleşik < yerleşik) Tatula da denen bir bitki (DS. 2. 4602) yemişen: (< T. yaprakları .. 4242) yemlik: (< T. (And. AVA. 451.+ miş. XI. XI. XI. 495) 1. Eren. meyvesi elmaya benzeyen. OAAD. yemiş + -(e)n. Ağz. 4233) yelkovan otu: (< T. DS. MBTS. Clauson. yemlik < yém < yé-. Krş. DS.A. (And. III. 4242. 14.. 3. otu) Sancı. yel + kovan + otu) Sardunyaya benzer yabanıl bir bitki (DS. XI. Ağz. dikenli bir bitki (TS. AA. eğir kökü (TBAS. 4239) yemiş: (< ET. “< yellim ‘ses taklidi kelime’. kasımpatına benzer. 4223) yeleşik: (< T. 3402”) Mor çiçekli dikenli bir ot (DS. 2. 262. 4236) yellice: (< T. yelmiyh. Erz. kokusuz bir çiçek (DS. 283) yellimkara: (< yellim + T. 4221) yegenaşısı: (< T. . yermük. yémiş “meyve” < ye. 934). TaS. 503. yel + otu) bk. yellice) bk. Eren. 4237) yelmeşük otu: (< ? yelmeşük + T. 4238) yel otu: (< T.Y. VI. yumurtamsı biçimde ve kenarları dişli olan. 339.605 yedideli: (< T. yelmük. ağrı gidermede ve tahtakurularına karşı kullanılan bir ot (DS. 98) yelpenek: (< ? ) Hıyar (DS. yaprakları kısa saplı. kök karanfil (TBAS. Bitkilerde. yemliyh. ncir (TS. 452). 2430. yedi + deli) Türlü renklerde açan. 2. XI.: yemişan) Gülgillerden. döllenme sonunda çiçeği meyve yapraklarından oluşan ve tohumu taşıyan organ. 88.

DS. (Malta eriği). baş aşağı çiçek açan bir çeşit kır çiçeği (DS. II. 2431) yenidünya: (< T. 284. behār) Mersingillerden. AAT. 4253. III. 284) yerdutu: (< T. toplanıp yenilebilen gümüş renkli bir ot (DS. ETA. 4250) yeregeçen: (< T. ülkemizde 18 türle temsil edilen. Gaz. (And.: yerebaħan) Küpeçiçeği gibi. (TS. -ı. XII. MBTS. 265. yerebatan (DS. 2. sarı renkli. 2. yere + batan) Havuç (yeregeçen. 748) yenibahar: (< T. erik büyüklüğünde. yerebatan (DS. 621.. 3. yer + Far. yer + Ar. AVA. XI.. sulu ve mayhoş yemişi olan her dem yeşil bir ağaç. Eriobotrya Japonica. bir ya da çok yıllık otsu bitkiler (TBAS. Ağz. XI. 4250) . Erz. yerekaçan). 4243. yere + geçen) bk. yere + bakan). şam’ + T. 2. ülkemizde kültürü yapılan. BTS. III. 246. (TS. XI. iri çekirdekli. dunyā) Gülgillerden. 2432. DS. 4250) yerebakan: (< T. XI. limon sarısı renkli. yeni + Ar. K AT. bir yıllık. 708. tūt + T. kuvvet verici. ana vatanı Çin ve Japonya olan. XI. DS. TBAS. XI. BÜYA. yeni + Far. 4250) yerekaçan: (< T. 4819. yį r. 140. 4248. (DS. 4248) yepelek: (< ? ) Yulaf (DS.A. terletici veya yara iyi edici olarak kullanılan. XI. 707. otsu bir bitki.. BTS. 2437.A. Pimenta officinalis. Amerika’nın sıcak bölgelerinde yetişen bir bitki. 339. 353) yer çamı: (< T. XI. Ajuga chamaepitys.606 ipliksi ve paralel damarlı. Gaz. -u) Böğürtlen (DS. aken tipi meyve taşıyan. “< ET. 750) yepel: (< ? ) Kırda yetişen. (TS. III. V. XI. çiçekleri uzun bir sap üzerinde bulunan. . DS. 4250) yerebatan: (< T.A. 3408”) 5-10 cm yüksekliğinde. 1739. yere + kaçan) bk. 4245.

246. 285) yer incisi: (< T. 4253) yer narı: (< T. yer + Ar. 2439) yermeşik: (< ? ) Gelincik (DS. 4253) yer meşesi: (< T. -si) 1. (TS. domalan (TS. 4251) yer iğdesi: (< T. 10-50 cm yükseklikte. 4253) yer mantarı: (< T. çıçırgan (TBAS. fustu + T. tek yıllık. yer + T. sarı çiçekli. çiçekleri döllendikten sonra toprağa gömülerek meyve veren. Dalak otu. Helianthus tuberosus. -i) Ak erik (DS. 2. T YA. yer + Çin. KBAYA. 4539) yerküpelisi: (< T. 2. DS. mesir + T. sürüngen gövdeli bitki. 285) yer fıstığı: (< T. XI. XI. BTS. XI. nār + T. küpelisi) Küpeçiçeğine benzeyen. 2438. yer + Yun. -i) Sütleğengillerden. (TS. 4250. 2439) yermeseri: (< T. Cytinus hypocistis. bīşa + T. AA. VI. Arachis hypogaea. (TS. 2. yer + elması). XI. yer palamudu. -ı) Baklagillerden. inci + T. DS. yer + Far. 2438.: yer alması) Birleşikgillerden. kök sapları yumru durumunda olan bir bitki. Ağz. yer palamudu (TS. 377) yer fesleğeni: (< T. 2. TBAS. 285) . yer + Far. -si) nci çiçeği (TaS. 2437. 709) yergöbeği: (< T. bahçede yetiştirilen bir çiçek (DS. (And. otsu bir tarım bitkisi. vasilikon + T. otsu veya odunsu. hayvanlarda zehirlenmelere neden olan. 2. hlk. 4249. -ı) bk. yer + göbeği) Bakla tarlasında köklerden beslenen bir asalak ot (DS. 208.607 yer elması: (< T. XI. 2. yer + Ar. XI. yer + iğdesi) bk. Kurtluca. 159. yer + Yun. (TBAS. Mercurialis. AVA. -ı) Cistus türlerinin köklerinde parazit olarak yaşayan bir bitkidir. manitari + T.

yer + Yun. yer meşesi (TS. 4254) yer sarmaşığı: (< T. 285) yer yoncası: (< T. -u) bk. yeşil + Yun. yer + Far. 2. yer + Ar. 2440) yer pırasası: (< T. 4256) .: yişillik) 1. 37) yeryaran: (< T. yer + Yun. yer + ? yonca + T. 2. XI. yer + sakızı) Kökünden kara renkli sakız çıkarılan bir ot (DS. palamudi + T. -si) bk. 2440) yer servisi: (< T. -i) Yer meşesi (TS. -sı) bk. sivri ve dolma biber (TS. XI. hlk. 285) yer şakayığı: (< T. (And. 2441) yeşillik: (< T. yer + otu). yer meşesi. XI.: yir otu) Havuç (DS. praso + T. (DS. 2. yer + sarmaşığı) Gebre otugillerden. 4254) yer yenidünyası: (< T. balluŧ + T. yer + Ar. yer + yaran) Bir çeşit mantar (DS. Ağz. duvar diplerinde yetişen bir bitki.608 yer otu: (< T. serv + T. dunyā + T. yeşillik). 2440) yer pelidi: (< T. aslankuyruğu (TS. ayı gülü (TBAS. 116) yeryumurtası: (< T. 2440) yersakızı: (< T. yer + Yun. şa ā’i + T. 4254) yeşilbiber: (< T. Cleome. domuzağırşağı (TBAS. -sı) bk. Sebze (DS. -sı) bk. yer çamı (TBAS. ağ yonca –1. yer + yumurtası) Patates (DS. 285) yer somunu: (< T. yer + yeni + Ar. -u) 1. Dalak otu. psomion + T. 2. -ı) bk. nemli yerlerde. Kurtluca. (And. pipéri) Yeşil renkli taze. adamotu (TBAS. Hıyar. 2. (TS. I. 2. 2. Ağz. XI. XI. 4253) yer palamudu: (< T.

kayalık yerlerde biten enli. XI. kokusuz. 4264) yılancücüğü: (< T. uzun parlak yapraklı. kırmızı başaklı bir çeşit ot (DS. < “ET. yılan + dikeni) bk. 4265) yılan dikeni: (< T. Ağz. sarımsağa benzer yumrulu. yılan + Far. (TS. XI. (TBAS.609 yeşil soğan: (< T. yılanbıçağı (DS. yılan + boncuğu) bk. 10-20 cm yükseklikte. Dracunculus vulgaris. XI. gul + T. Yaban baklasına benzer bir bitki. 4265) yılan çiçeği: (< T. yılan + Ar. yılanyastığı (TBAS. yılan + dili) Küçük eğrelti otu. Nişanyan. (And. Ophioglossum. Batı ve Güney Anadolu’da bulunan. 285. çok yıllık ve otsu bir bitkidir. 2. 88. yılan. -sı. Arisarum vulgare. XI. çiçekleri karanfile benzeyen. VII. DS. XI. ölmez çiçek (TBAS. DS. 2448) yılanekmeği: (< T. yılan + bıçağı) Genellikle mezarlıklarda. XI. Clauson. 286) yılandili: (< T. yılan + ekmeği) Yaprakları uzun saplı ve ok biçiminde. bk. yılan + burçağı) 1.: yeşil sögan) Yeşil soğan (DA. yılan + Far. 286) yılanburçağı: (< T. (TBAS. 930”) Fiğe benzer bir bitki (DS. 2517. bā ilā + T. yılan + çiçeği) Mide ve barsak hastalıklarına iyi geldiği sanılan. cücek + T. -ü) bk. 2. -i) Yılan otu da denilen. kıvrımlı eğrelti otunun bir türü (TS. boğa dikeni (TBAS. DS. 286) . çok yıllık ve otsu bir bitki. 4264) yılanboncuğu: (< T. yeşil + soğan). 286) yılan gülü: (< T. 4264) yılanbıçağı: (< T. 2448. 4262) yılanbaklası: (< T. yumruları süs bitkisi olarak dış ülkelere satılan. 2. yığınç) Isırgan otu (DS. 118) yığınç: (< T. 496.

yıldız + çiçeği) Birleşikgillerden. 4268) yıldız yasemini: (< T. -u. (dalya). yılan kuyruğuna benzeyen ve sarmaşık gibi uzayan bir ot (DS. yaprakları sebze olarak kullanılan. 4266) yılanpancarı: (< T. (TS. XI. yultuz. cinsleri içine alan bir bitki familyası (TS. 4266) yılanyastığıgiller: (< T. 286. yılanyastığı vb. XI. 2. sulak ve nemli yerlerde yetişen.610 yılan kökü: (< T. yılan + yastığı + -giller) Bir çeneklilerden. yumrulu. 2449) yıldız çiçeği: (< T. 286) yılankuyruğu: (< T. 2. çok yıllık. yılan + kökü) bk. “< ET. yāsemen + T. yılan + yastığı) Yılanyastığıgillerden. Japonya’da yetişen. bakka tipi meyveleri olan. TBAS. zehirli bir bitki. silindrik köklü. 712. -ı) Gövdede oluşan şişleri iyileştirmek için üstüne konulan bir ot (DS. yıldız + Far. çok yıllık. (TS. (TBAS. XI. Dahlia. XI. 4266) yılanyastığı: (< T. DS. yıldız + kökü) Yer elması (DS. 4266) yılan otu: (< T. yıldız + Yun. kök sapında süt görünüşünde. Aristolochia hirta. yılan + kuyruğu) Baharda biten. DS. yılan + Erm. 287. yılan + otu) Kökü yılan sokmasına karşı kullanılan. BTS. ülkemizde 11 türle temsil edilen. 2. banjar + T. BTS. meyveleri zehirli bir ağaççık. esmer-yeşil çiçekli ve otsu bir bitki. 2450) . 2448. 2449) yıldızkökü: (< T. XI. 922”) Manolyagillerden. (TS. mısır koçanı şeklinde çiçeklenen. yıldız biçiminde ve türlü renkte bir süs bitkisi. 712) yıldız anasonu: (< T. Dracunculus vulgaris. Clauson. basit ya da parçalı yapraklı. llicium anisatum. anison + T. çiçekleri katmerli. 2448. yakıcı ve acı bir öz su bulunan. 15-50 cm yükseklikte. 2. danaayağı. 2. kurtpençesi (TBAS. -i) Zakkumgiller familyasından her mevsim yeşil olma özelliğini koruyan odunsu bir bitki (TS.

KYA. bir yıllık veya çok yıllık otsu bitki. EYAD. yoğurt + çiçeği) Papatya (TS. II. (TS. XI. Ağz. Eren. is. ülkemizde 95 kadar türle temsil edilen. 107) yongöbek: (< ? yon + T. 2. TBAS. 246. yivdim. başak durumundaki çiçekleri kırmızı veya mor renkli.: yıllıgıç) Şamama. 4276. yoksul + buğday) Başağı dört köşe. 4288) yonan: (< öz. XI. XI. XII. Kaşgarlı Mahmud’a göre Orta Türkçede yorınçğa biçimi geçer. kavuna benzeyen. yaprakları genellikle üç yaprakçıklı olan bitkiler. -cik) Meşe (DS. 288. çiçekli dal uçlarında sütü kestirmekte kullanılan bir maya bulunan. Bu biçimde -r. Galium. 4294) . XI. göbek) yi çeşit yemeklik mantar (DS. DS. 170. 621. BTS. ST AT. Kökünü açık olarak bilmiyoruz. 713. Manisa lâlesi (TBAS. Oğuzlar ise yorınca biçimini kullanırlar. (And. AVA. ak renkli. 2. Bitki adlarında kullanılan –nçğa ekiyle yapıldığı anlaşılıyor. KBAYA. 4283. AA. 4276) yoğurt çiçeği: (< T. yoğurtçuk) bk. 237.düşmüştür. 2456) yoğurtçuk: (< T. 457) Baklagillerden. 197. güzel kokulu ama yenilmeyen meyve (DS. XI. Ağz. 2. bir veya çok yıllık. 159) yiğilcik: (< ? yiğil + T. yoğurt + otu) Kök boyasıgillerden. 2462. (TS. 4271) yidin: (< ? ). otsu. kara kılçıklı bir çeşit buğday (DS. Yunan) Yunan buğdayı da denilen iri başaklı bir çeşit buğday (DS. Türkçe yonca biçiminin yorınca’dan geldiği açıktır. 287) yoğurt otu: (< T.: yiğdin. Trifolium. 2456) yoksul buğday: (< T.611 yıllığıç: (< ? ). 4823) yonca: (< Eski Türkçede yorunçğa olarak kullanılır. (And. ETA. yivdin) Frenk üzümü iriliğinde meyvesi olan zehirli bir bitki (DS. XI.

4297. nemli topraklar ve ağaç gövdeleri üzerinde yaşayan. 4825) yumru: (< T. Ağz. Clauson. DS.A. Dimitrieva’ya göre Ermeniceden alınmıştır. 4299) yoz: (< ET. eriği). XI. 714. (TS.Y.TBAS. 3440) Meyvesiz ağaç (DS. MBTS. 3438”). 3. gelincik (DS. Buğdaygillerden. yumak otu (DS. 4316) . MBTS. 3440. 4316) yumrukara: (< T.: ılaf. ikinci bölümünü ise Arapçadan kalma Farsça alaf “ot. GBAA. yilaf. Nişanyan. 3. Festuca. 4302) yuka ağacı: (< Lat. ulaf. XI. (TBAS. 33. 4295) yordanlı: (< ? yordan + T. Ağz. yum ak < *yum-. 2. XII. KMYA. 936) bk. 288. 3. AAT. Eren. BTS. VII. -lı ‘yordamlı’. 283) yumak: (< ET. STJa. otsu bitki. yosul) Tallı bitkilerin. 307. DS. Ekşi yaban eriği. Bu bitkinin tanesi. en çok hayvan yemi olarak yetiştirilen. XII. Krş. T YA. BTS. MBTS. 714. 2. 4298. yoz “kısır”. 265. 2464. 2469. DS. bir yıllık. yolaf) 1. Ağz. yumru) Domates (DS. 288) yosun: (< kökü belli değildir. yumru + kara) Bir çeşit kara üzüm (DS. ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad (TS. XI. yem” biçiminden getirmiştir. 4825) yumak otu: (< T. 457). birinci bölümünü Farsçada arpaya verilen cau adıyla birleştirmiş. avize ağacı (BTS. (And. (And. 500. yosmuk. XI. Yucca + ağacı) bk. 2. XI.: yoğsun.: yorduma) Lâle. 63) yulaf: (< Tzitzilis’e göre Rumcadan alınmıştır. çime benzer bir çeşit ot. Avena sativa. XI. 2. 2465. “< yordam ‘kökü bulunamamıştır’. 497). çoğu sularda yetişen. DS. (And. XI. Ağz.: yonuz erī) 1. yumak + otu) Kaya aralıklarında yetişen. Malta eriği (DS. 227.. (And.612 yonuz eriği: (< ? yonuz + T.

3444) bk. Verbascum scrophulariaceal. Yusuf + Yun. yumurta + Yun. 2. yüksük biçiminde. XI. otsu bir bitki. 4328) yün otu: (< T. 4316) yumurca: (< T. yumurca < yumruk + ca. 288) yumurta mantarı: (< T. 938”) bk. yumurta + boyası. XI. 288) yumurta boyası: (< T. “< ET. 3454”) Sığırkuyruğu. (TS. Clauson. -î) Limon (DS. yumurcak < yumruk+ cak. 4316) yumuk: (< T. is. yumuk) Açılmamış çiçek. Digitalis purpurea. 498”) Yüksük otu. yün + otu. MBTS. 4317) yumurcak: (< T. 462. 4318) yusufu: (< öz. aféndis) Mandalina (DS. “< ET. (yüksükçük).613 yumrut: (< ? ) Üvez meyvesi (DS. yüksük < yik ‘dikiş’ + -sik eki. kralkandili denilen bir ot. XI. “< ET.< *yum-. MBTS. yüksük + otu) Sıracagillerden. XI. XI. sarı ve kırmızı çiçekleri olan. 4334) yüsüre: (< yüsrü “kökü bulunamamıştır”. manitari + T. Eren. kök boyası (TBAS. ülkemizde dokuz türü bulunan. 717. XI. BTS. yüksükçük. -ı) Çok lezzetli bir mantar çeşidi (DS. iki yıllık. gül goncası (DS. is. 3444) Anasonun arasında yetişen kokulu bir bitki (DS. MBTS. yımırtğa/yumurtğa < *yumurt. 4331) yüsüfefendi: (< öz. 4322) yüksükçük: (< T. 4334) . XI. XI. XI. 3. MBTS. 288. yuŋ. 3. TBAS. kalp hastalarında dijitalin adıyla kullanılan bir alkaloit veren. (DS. 3. XI. Digitalis purpurea. (DS. Nişanyan. 3. 4328) yüksük otu: (< T. kişniş (TBAS. 2480. 3458) Yasemin (DS. DS. Yusuf + Ar.

çiçekleri tekli. ışınsal simetrili. Lilium candidum. XI. za ūm) Zakkumgiller familyasından. 4831. 2495. 3. kıldı) Çalı cinsinden bir bitki (DS. 780. çok yıllık bir süs bitkisi. zanba + T. 719. (TS. Erz. 90-100 cm yüksekliğinde. abŧ. 499) Zambakgillerden. TBAS. Nerium oleander. kara kekik (TBAS. çok yıllık. ovaryum alt ya da orta durumlu. 150. 3465) Süpürgeotu (DS. kapsül ya da nadiren bakka tipi meyveleri olan. 289. Akdeniz ülkelerinde yetişen. ülkemizde 4 cins ve 6 türle temsil edilen. dik ya da tırmanıcı gövdesi olan.. süt içeren. TBAS. 4345) zambak: (< Ar. çiçek örtü yaprakları iki daire etrafında dizilmiş 6 parçalı. çanak ve taç yaprakları 5 parçalı ve parçalar birleşik. UA. 23) zambakgiller: (< Ar. 2497. Gaz. (TS. 719) zakota: (< ? ) Yabanıl sarımsak (DS. MBTS. 4341) zahter: (< Ar. 2. XI. 2. sa’tar. 2. . 289. ülkemizde 43 cins ve 420 kadar türle temsil edilen. -giller) Bir çeneklilerden. 352) zakkumgiller: (< Ar. bakka ya da eriksi tip meyveleri olan.. folikül.A. BTS. çok yıllık. XI. BTS. za ūm + T. 6 m kadar yükselebilen. 719) . 466) bk. kışın yapraklarını dökmeyen zehirli bir ağaççık. 4340) zaguda: (< ? ) Soğanın küçüğü (DS.A. Türkiye’de 6 türü bulunan. otsu ya da ağaçsı bitkiler (TS. 2495. DS. zanba ~ OFar. KYA. kapsül. 2496. III. zanbak. 2.614 -Zzabıt: (< Ar. BTS. nadiren çalı formundaki bitkiler (TS. güzel ve iri çiçekli. çiçekleri ışınsal ya da tek simetrili. otsu. III. 289) zakkum: (< Ar. zakkum. 719. Eren. XI. çiçekleri beyaz veya pembe renkli. er dişi. 4344) zalıkıldı: (< ? zalı + T. yaprakları karşılıklı ya da dairesel. -giller) ki çeneklilerden. BTS. Nişanyan. Cezayir menekşesi gibi türleri içine alan. soğanlı. XII.

Havuç. otu) Atkuyruğu (TS. AAT. zarzalak. 4354. MBTS. -li + Yun. 3. -lak) Domates (DS. zevra . Akasya. Tespih ağacı. şam + Fr. źihnį. XI. -sı) bk. manitari) nsan ve hayvanlarda hafif veya ölümle sonuçlanan zehirlenmelere neden olan mantarlar (TBAS.615 zamk ağacı: (< Ar. 4348. 4346) zandak: (< ? ) Yeşil diken (DS. -alak). kavun. Hıyar. 2497) zamk akasyası: (< Ar. domates. 3. zavza. 3505) Bir üzüm türü (EYAD. 2. zenbūrek + T. zavzu. OAAD. 290) zehirli mantar: (< Far. 239) zemberek otu: (< Far. zıvrak) 1. 4. 160) zegur: (< ? ) Çileğe benzer bir meyve (DS. 268. 4352. karpuz gibi bitkilere sarılarak büyüyen ve mavi çiçekler açan bir asalak bitki (DS.: zarvak. zamk ağacı (TS. ağacı) Akasya. Kızılcık. Leylâk. zavzak. zehr + T. 3497). MBTS. 2504) . 3. zamk akasyası. 2. zavarak. 4383. 4355) zehirli çiğdem: (< Far. XI. 3. 2. mimoza gibi zamk veya reçineli zamka benzeyen maddeler veren okaliptüslere ve daha birçok ağaca verilen ad. zavzı. -li + çiğdem) bk. 2. 4347) zangalak: (< zang “ses taklidi” + T. 264) zavzara kirezi: (< ? zavzara + Yun. (TS. Ağz. 2. şam + T. 4351) zavrak: (< Ar. 2497) zamzak: (< ? ) Mısır. XI. XI. -ı) Bir kiraz cinsi (AA. acacia + T. zazalak) 1. 4347. acı çiğdem (TBAS. Limon (DS. kerasi + T. XI.: zamzalak. zavrah. zanzalak. (And. zehr + T. (And. 4351. Erguvan çiçeği (DS. Ağz. 290) zartlak: (< zart “ses taklidi” + T. 4. XI. TBAS. zevrak. 290) zehni: (< Ar.

III. Centaurea sostitialin. XII. zenbį l + T. 31. 3492)./Far. 2. zerd-ālū + T. dikenli. TBAS. gawz + gawz) Ceviz (DS. zencebīl ~ OFar. loğusa çiçeği (TBAS.Y. 198) zerdali: (< Far. sarı. 349. Gaz./Far. TS. zerdili) Kayısı ağacının Akdeniz ülkelerinde yetiştirilen. MBTS. 505) zerdali dikeni: (< Far. Erz. XI. (And. 2.: zerdeli. Ağz. zerd-ālū. Armeniaca vulgaris. zer + T. 292. zenbįl + T. XI. DS. zerāvend. MBTS. çorak yerlerde yetişen bitki. XI. otu) Buğdaygillerden. dikeni) 60-150 cm yükseklikte.A. kökü) bk. 291) zeravent: (< Far. 148. -li + Far. ayrık otuna benzeyen. 2505. Nişanyan.. Ağz. 88. zenbį l + T. ana) Sütleğen (DS. 4361. zerde. DS. 184) zerana: (< Far. -giller) Bir çeneklilerden. 145. Briza. çok yıllık.A. 15 m kadar yükselebilen. 3492) bk. Nişanyan. K AT. *zengepīl. . 2506. çiçeği) bk. 782. 3. tadı acı ve çekirdekli meyvesi olan bir türü. 296. GBAA. TBAS. zencebīl + T. Eren. (TS.A. otsu ve sarı çiçekli bir bitki. 4832) . 4359) zembil otu: (< Far. zencebīl + T. XI. 175) zencefilgiller: (< Ar. 2. 4361. III. 502). 291. (TBAS. 2. 2504) zencefil: (< Ar. zencefil. zerdeçal gibi ıtırlı bitkileri içine alan bir familya (TS. kakule. (TS.: zerdek) Havuç (DS. 2505) zencefil kökü: (< Ar.. yaklaşık 100 cm yüksekliğinde. XI. 291) zembiligozgoz: (< Far. 4361) zerde: (< Far. (And../Far. (TS. Krş. Zingiber officinale. 3. 4361. hodan (TBAS. DA. kamış görünüşünde.616 zembil çiçeği: (< Far. 502) Zencefilgillerden. DS. 468. çok yüksek ve otsu bir bitki. 2506. etli. kök karanfil (TBAS. Hindistan ve Malezya’da yetişen. 2.

264. 4361) zerrin: (< Far. Erz. Nişanyan. sebze < sebz “yeşil”) Tohumdan yetişen yeşil soğan (DS. 21. Zeytingillerden.A. dalları dikensiz. AA. zītin) 1. meyveleri kapsül. 7. zerrīn + -gede) Turuncu lâle (DS. GBAA. yüksek besin değeri taşıyan yağlı meyvesi. 187. Eren. her dem yeşil. E A. zetin. zeytun. ZBK A. 721) zeytinsi meyve: (< Ar. (Hint safranı). za īr + -(a)k küçültme eki. çiçekleri ışınsal simetrili. XI. TAYA. 2506) zerdeli aşması: (< Far. 4363) zevze: (< Far. uzun ömürlü bir ağaç. (TS. Ağz. Olea europea. BTS. 73. EYA. segrek.: seğelek. 134. BÜYA. siyrek. kayısı. zerd-ālū + T. 2. XI. 2508. -giller) ki çeneklilerden. keten (TBAS. zeytün. 4833) zevik: (< ? ) Kışa doğru yetişen. Eren. Ağz. 349. mīva) Erik. . şarap rengi. 2506) zerringade: (< Far. 2. 6. (TS. 2508) . K AT. zerrīn) Fulya (TS. XI. 2. kanatlı fındıkçık. sert. zegerek. III. TBAS. 721. zarek. 136. ülkemizde 7 cinsle temsil edilen bir familya. 160. BTS. 4362. kök saplarından safranı andıran boyalı bir madde çıkarılan. 4363) zeyrek: (< Far.. 127. 2506. çok yıllık bir bitki. yaprakları sivri uçlu. 125. GD AT. 386. 10-20 m yüksekliğinde. X. XII. Akdeniz ülkelerinde yetişen. 207. genellikle ağaç ya da bazen çalı formunda olabilen. küçük ve gümüş renginde. Curcuma longa. 468. zeytūn + T. kiraz. tadı az bir çeşit üzüm (DS. KYA. 158. yapraklarını döken. (And. 2508. zeytūn + T. zeytūn). 102) zeytingiller: (< Ar. çiçekleri sarı renkte.617 zerdeçal: (< Far. seyelek. badem gibi tek çekirdekli meyvelerin genel adı (TS. 3593. 2. 292. 502) Zencefilgillerden. XI. 2. 172) zeytin: (< Ar. zeğrek) bk. DS. 2. 467). 72. DS. (And. OAAD. II. zevtin. (TS. ETA. Bu ağacın taze iken yeşil. yaprakları karşılıklı. sonradan kararan. 2.: setin. eriksi ya da üzümsü olan. zefdin. TS. zerde-çāv. aşılaması) Kayısı (DS. -si + Far.

(TBAS. zehirli bir bitkidir. 4367) zılcan: (< ? ) Bir çeşit diken (DS. XI. 4385) zile: (< ? ) Nemli yerde kendiliğinden çıkan arpa. 4370) zıngırdak otu: (< zıngırdak + T. 4373) zınzov: (< ? ) Dağ menekşesi (DS. “< zıngır ses taklidi kelime”) Tahıla zararlı bir ot (DS. XI. tatlı bir çeşit üzüm (DS. pazı (DS. Rhododendron luteum. üzümü) Tanesi zeytine benzer kara. XI. otu. buğday (DS. 4367) zılk: (< ? ) Marula benzeyen. 4366) zılbıt: (< ? ).: zira) bk. -lak) Pancar (DS. XI. 4369) zımbıldik: (< ? ) Akarsu kıyılarında yetişen bir çeşit ot (DS. XI. XI. (And. 4386) . 4366) zıka: (< ? ) Hardal otu (DS. XI. XI. 4367) zılgar: (< ? ) Genç çam ağacı (DS. 293. XI. zeytūn + T. XI. 4375) zıra: (< ? ). DS. 293) zifin: (< ? ) Kışın yapraklarını döken. (And. sarı çiçekli ve çalı görünüşünde. Ağz. 4363) zığlan: (< ? ) Uzun çam ağacı (DS. XI. kimyon (TBAS. 4373) zıplak: (< zıp “ses taklidi” + T.: zılbırt) Yemeği yapılan bir kır bitkisi (DS. XI.618 zeytinüzümü: (< Ar. yaprağından sarma yapılan bir kış sebzesi. XI. Ağz. 292.

470) Buğday tarlalarında biten tohumu acı bir ot (DS. zu āl) Kızılcık (Eren. XI. 4393) . XI. (And. Ağz.: zimbilaçı.. tohumları zehirli. Anagyris foetida. dolgun taneli hevenk üzümü (DS. XII. yapışkan yapraklı. MBTS. Eren. 4393) zongula: (< zongula < zonk “ses taklidi”) Ağısız mantar (DS. dallarından süpürge yapılan. zinemit) Sarı çiçekli. 3508) Pırnal meşesi ağacı (Gaz. 4389) zirge: (< ? ) Sert.: siyircik) Akdeniz Bölgesi’nde yetişen. 4388) zindiyan: (< Far. 2517. XI. XI. 4390) zivan: (< Ar. XI. eriği. Ağz. 100-300 cm yüksekliğinde. kötü kokulu bir ot (DS. yaprağı yenilebilen ve sarı çiçeği kumaş boyamada kullanılan bir ot (DS. zenbį l + T. genellikle deniz kıyılarında biten. 2. XI. III. yaprakları 3 yaprakçıklı. XI. zinebit. 785) zingit: (< ? ) Yabanıl armut ağacı (DS. 4699) zoğal: (< Far. zimilas) Kışın yemiş veren bir çeşit diken (DS.: zimerit. (And. “< zom ‘kökü belli değildir’. TBAS. -cik). çiçekleri sarı renkli. MBTS.A. 293. (TS. 4389) ziron: (< ? ) Kılçıksız buğday (DS. 471) zomzom eriği: (< zom + zom + T. DS. 4388) zincilip: (< ? ) lkbaharda biten. 4390) zivircik: (< Far. 293) zimilacı: (< Far. zivān. (And. 3. XI. ağacı). XI. TBAS. Ağz. 4387. zįver + T.619 zimbit: (< ? ). zindegān. kuvvetli kokulu bir çalı. 3. 3512”) Bir çeşit erik (DS.

: züllee) Geç olgunlaşan kara ve küçük bir erik çeşidi (DS. XI. mavimsi çiçekli bir bitki. 4402) zülfaris: (< Far. 2522) . çorbalara koku ve tat vermek için kullanılan. 294) zulfar: (< ? ) Susam (DS. (TS. zulfe + T. dolu”). Phaseolus caracalla. otu) Yaprakları. mor. 4401. saç lülesi görünüşünde olan kıvrıntılı çiçeği. zulf-i ‘arūs) Baklagillerden bir süs bitkisi ve bunun güzel kokulu. Ağz. nane gibi. çok yıllık. XI. akçöpleme (TBAS. tüylü. (TBAS. zülbeyā “< beyā dolmuş. 20-40 cm yükseklikte.620 zulfa otu: (< Ar. Hyssopus officinalis. 294) zülbeya: (< Ar. 2. (And. beyaz renkli. 4400) zumagu: (< ? ) bk.

Sırpça. oldukça hacimli bir bitki koleksiyonu oluşturmuştur. Moğolca. bitki adlarıyla ilgili olarak şu sonuçlara varılmıştır: 1. Rusça.621 V. tıpkı kendi çocuklarımıza verdiğimiz isimler gibi. ngilizce. bunlar da kendi aralarında alt başlıklara ayrılmaktadır. Alıntı bitki adları ise “Arapça. SONUÇ “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” isimli doktora tezimizde bitki adları yapı ve kavram bakımından ele alınmış ve Türkçenin zengin bir bitki kültürüne sahip olduğu görülmüştür. Yunanca. 5. sıfat tamlaması. tekrar grubu. Latince. 4. talyanca. Türemiş ve Birleşik” yapılı olmak üzere üç temel bölümden oluşmakta. Türemiş bitki adları “isimden isim. Bitki adları bir milletin hayal gücünün derinliğini. yabancı dilden gelerek yapım eki alanlar da vardır. kıvrak zekâsını. 6. Ermenice. isimden fiil. tabiata bakış açısını ve hayatı kavrayış biçimini ortaya koyan dil hazineleridir. fiilden fiil. Farsça. Kavram bakımından . isnat grubu. 2. Bulgarca. Yapı bakımından birleşik bitki adları “isim tamlaması. Türkçe kökenli olan basit yapılı bitkiler dilimizde az yer tutmaktadır. 3. Türkiye Türkçesinde kullanılan bitki adları “Basit. bizleri geçmişimize götüren kopmaz bağlardır. sıfat-fiil grubu. Portekizce ve Lehçe” kökenlidir. basit ve türemiş bitki adlarına oranla daha geniş yer tutmuş ve daha teferruatlı olarak ele alınmıştır. Basit yapılı bitki adlarını Türkçe kökenli olanlar ve Alıntı bitki adları oluşturmaktadır. Çince. Bitkilere verdiğimiz isimler. Gürcüce. cümle biçiminde kurulanlar” şeklinde incelenmiştir. Bunlar arasında kökü Türkçe olanların yanı sıra. Geniş bir coğrafyada binlerce yıldan beri yaşayan Türk milleti. espri anlayışını. Bu çalışma ışığında. Birleşik bitki adları. fiilden isim” yapma eklerinden bir ya da birkaçını alarak kurulmuştur. spanyolca. Fransızca. Slavca.

Anadolu ağızlarındaki varyantları ve kaynakları belirtilmiştir. . tezde en çok yer tutan bölümdür. organ. hem de birleşik bitki adlarının aldığı ekler gösterilmiştir. Her madde başında derin bir kültür birikimi bulunan bitki adları sözlüğümüz. eşyanesne. bitkilerle ilgili çalışma yapan bütün bilim adamlarının rahatlıkla faydalanabilecekleri bir çalışma niteliğindedir. Bu sebeple insanın bitkiye bakışı ve onları adlandırma yolları çok çeşitlilik arz etmektedir.622 birleşik bitki adları ise “insana özgü özellikler taşıyanlar. Alfabetik sıraya uygun olarak hazırlanmış bu sözlük. tür. yer adları ve benzetmelerle kurulanlar” olmak üzere birçok bakımdan değerlendirilmiştir. Tabiatın dengesini sağlayan bitkiler. Türk insanının adlandırmada ve tabiatı algılamada göstermiş olduğu ustalığı ortaya koymaktadır. aldıkları yapım eklerine göre listelenerek tahlil edilmiştir. Bitki adları. şekil özelliklerinin yanında. insan hayatının da vazgeçilmez unsurlarıdır. hayvan. 8. Ayrıca bu eklerin işlevleri de kaynak gösterilerek belirtilmiştir. 7. etimolojileri. “Türkiye Türkçesi Bitki Adları Sözlüğü” kısmı. Bu bölümde bitki adları madde başı yapılarak bitkilerin tanımları. “Bitki Adlarında Geçen Yapım Ekleri” başlıklı bölümde hem türemiş.

B BL YOGRAFYA Acar. Başka Diller ve Ağızlarla lgili Halk Ağzından Parçalar. Gaziantep Ağzı II. ----------. Kâşgarlı Mahmut: Divanü Lûgat’it Türk Dizin: "Endeks" IV. ----------. 1979. 63-68. Bilgi Yayınevi. (Faksimile). Ata. s. TKAE Yayınları. 1999. Aksan. Ankara. Semih. 2002. Bölge Ağızlarından Atasözleri ve Deyimler I-II. Ankara. TDK Yayınları. Ağız Araştırmaları Bilgi Şöleni (9 Mayıs 1997). stanbul. Türkçenin Gücü. Ankara. Ankara. 1946.623 VI. ----------. 1994. ----------. Deyimler. Arat. TDK Yayınları. 3 cilt. Aybastı Ağzı ( nceleme-Metin-Sözlük). 1945. Besim. stanbul. TDK Yayınları. Kutadgu Bilig III. 1998-1999. Ankara. Aksoy. Tezcan. Beddualar. Aydın. TDK Yayınları. Dualar. Nehcü’l-Ferâdıs Cennetlerin Açık Yolu III (Dizin-Sözlük). Doğan. Ehliman. Her Yönüyle Dil. Ankara. 1999. TDAY – Belleten. TDK Yayınları. Bugünü. Kubbealtı Neşriyatı. ----------. Gaziantep Ağzı I (Fonetik-Morfoloji-Sentaks). Ankara. 1945. Atasözleri. 1998. Yarını. ----------. Ankara. TDK Yayınları. Türk Dil Devriminin Kendine Özgü Yönleri: Uygulamalı Dilbilim Açısından Türkçenin Görünümü. Ankara. Misalli Büyük Türkçe Sözlük. Ankara. Kâşgarlı Mahmut: Divanü Lûgat’it Türk Tercümesi I-III. 1994. Engin Yayın Evi. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Ayverdi. 2005. Atalay. TDK Yayınları. 2. Ettuhfet-üz-Zekiyye fi’l-Lûgat-it-Türkiyye. . Kenan. TDK Yayınları.baskı. lhan. TDK Yayınları.1998. stanbul. Gaziantep Ağzı III. stanbul. ----------. 1996. Ömer Asım. Yüksek Lisans Tezi. TDK Yayınları. Ankara.1999. 1988. Ahundov. ndeks. Aysu. TDK Yayınları. stanbul. Mehmet. 2003. 300+91. 1996. Bilgi Yayın Evi. Ova ve Balören Ağızları. 1945. ----------. 1999. ----------. ----------. Türkiye Türkçesinin Dünü. Engin Yayın Evi. Azerbaycan Halk Yazını Örnekleri. Anlambilim. Meşhur Sözler. stanbul. zmit’in Taşköprü. Türkçenin Sözvarlığı. Ankara. . Reşit Rahmeti.

1931. N. TDK Yayınları. Batı Grubu Türk Yazı Dillerinde sim. (Ses Bilgisi). Ana Çizgileriyle Türkmence Dilbilgisi. 1969. Ankara. TDK Yayınları. Clauson. California Univercity. Moskova. Ankara. XV+186+158. DTCF Yayınları. 1992. 1973. TDK Yayınları. Buran. ----------. ----------. cilt. 1992. Ja. Kitâb al. Ankara. 1997. Himmet. stanbul. Baytop. I.. TDK Yayınları. ----------. “Karacaoğlan’da Hayvan ve Bitki Adlarının Fonksiyonları”. Ankara. Şeref. Banguoğlu. 1997. Anadolu Ağızlarından Toplamalar. Raven. Anadolu lleri Ağızlarından Derlemeler. General Principles of Classification and Nomenclature in Folk Biology. ----------. Sir Gerard. Morfologiya. Orta Anadolu Ağızlarından Derlemeler. Peter. Berlin. Hamzaev. 225-250. Yüksek Lisans Tezi. TDK Yayınları. stanbul. ----------. 1996. 1999. A. 1994. TDK Yayınları. ----------. Ahmet. TDK Yayınları. stanbul. Boğaziçi lmi Araştırmalar Serisi: 8.1999. H.624 Azmun.baskı. Türkçenin Grameri. Keban. Türkçe Bitki Adları Sözlüğü. ve Diğerleri. Kuzeydoğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar. Borjakow. Tahsin. Türkmen Dilinin Grammatikasy. A. Caferoğlu. Ankara-2000. ----------. Aşgabat. . ----------. Türklük Bilimi Araştırmaları. 1995. ---------. ----------. Akçadağ Yöresi Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözdizimi). Turhan. Breedlove. 1995. Ahmet.. Baskakov. London. Abû-Hayyân. 1995. 1968. 1972. A. 1944. Güneydoğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar. TDK Yayınları. E. Ankara. 1995. Boyraz. Yusuf. Sanglax – A Persian Guide to the Turkish Language by Muhammad Mahdî Xân (Facsimile Text). 1983.drâk li-lisân al-Atrâk. An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth-Century Turkish. Ankara. TDK Yayınları. B. Ankara. Ankara. TDK Yayınları. (2). nönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. TDK Yayınları. 1960. stanbul. Başdaş. Brent. Eski Uygur Türkçesi Sözlüğü. Cahit. Doğu llerimiz Ağızlarından Toplamalar. TDK Yayınları. M. Oxford At The Clarendon Press. Biray. Baskil ve Ağın Yöresi Ağızları / ELAZIĞ /. Dennis. 1994.. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Üzerine Araştırmalar II (Ağızlar). 2. Sivas ve Tokat llerinden Toplamalar. Turkmensko-Russkiy Slovar. Karryev. Ankara. Ankara. stanbul.

1984. Tuncer. Kars li Ağzı. Eren. stanbul. Kilis Merkez ve Köy Ağızları. Ankara. Yüksek Lisans Tezi. cilt. Marcel. TDK Yayınları. Ergin. Türk Dilinin Etimolojik Sözlüğü. Türkische und Mongolische Elemente im Neupersischen. TDK Yayınları. Erzurum li Ağızları II. ----------. Rıza.. Ankara. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 1991. 1995. Ankara. TDK Yayınları. Uygarlık ve Bitki Adları. 1991. Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Yayınları. Kültür Bakanlığı Yay. Ankara. Wiesbaden. Duran. Elgün. 1995. Kaynak. Emiroğlu.625 Derin. TDK Yayınları. TDK Yayınları. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Kütahya ve Yöresi Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözlük). Akkışla ve Yöresi Ağızları (Dil-Folklor-Etnik Unsurlar) Yüksek Lisans Tezi. Ankara. Türkçe Yer Adları Kılavuzu. 1983. ----------. Abdullah. Yüksek Lisans Tezi. Kudret. Ankara. Ercilasun. Zonguldak. I-XII. Erten. Gülensoy. Abdülmecit. ----------. 1993. Hasan. Doğan. Wiesbaden. 1987. Erzurum.(9). Yayınları. Ankara. Muharrem. Doğru. Münir. Erzurum li Ağızları III. 1995. Acıpayam ve Çameli (Denizli) lçeleri Ağızları. Bünyan ve Yöresi Ağızları. 223-229. Ü. TDK Yayınları. 1991. 1988. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Türk Dili. Eren. 32-35. Mart-1998. ----------. 1-4. brahim. Diyarbakır Ağzı. Tarih ve Toplum. Ankara. Ankara. Kültür Bakanlığı Yayınları. “Türkçede Bazı Bitki Adlarının Veriliş Sebepleri”. Türkmence Metinler. Derleme Sözlüğü. Efrasiyap. Ercilasun. Ankara. Gül. Yüksek Lisans Tezi. Gemalmaz. stanbul. Doerfer. smail. (555). Erdal. 1. Ahmet Bican ve diğerleri. TDK Yayınları. 1997. Ankara. 1991. 1999. ( nceleme-MetinSözlük). 1993. II cilt. Old Turkic Word Formation. Ahmet. Türk Lehçeleri Sözlüğü.Bartın–Karabük lleri Ağızları.. Gagauz Türkçesinin Sözlüğü. Bayrak Yayınları. smail (Aktaranlar). Ahmet Bican. TDK Yayınları. Emin. Erzurum li Ağızları . . 1995. baskı. Türk Dil Bilgisi. G. Ankara-2005. 1963-1975. Ankara. 1992. G. Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 1993. 1994. Köken Bilgisi Sözlüğü I-II (Etimolojik Sözlük Denemesi). ----------. 1995.

Mirzezade. 1993. Bakı. lker. 1990. Sevinç ve Diğerleri. Kalay. Ankara. TDK Yayınları. Alaaddin. Türkmence El Kitabı. Yüksek Lisans Tezi. Ankara. Edip. Kılıç. Ankara. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Edirne li Ağzı. Habib. Hanser. Paki. Canan. Leylâ. Korkmazlar. 2003. Ankara. Emin. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Elazığ ve Yöresi Ağızlarından Derlemeler I. Türk Dilleri Araştırmaları Dizisi: 17.. Alkaya. Oskar. leri. 2. Zeynep. 2003. Bartın ve Yöresi Ağızları. 2003. Azerbaycan Dilinin Tarıhı Grammatikası. I. TDK Yayınları. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Ankara. Günşen. TDK Yayınları. TDK Yayınları. Yüksek Lisans Tezi. Ayşen. Elazığ.2000.626 Gülensoy. Cilt. 1991. Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Tuncer. Avşar Ağızları. 1994.. Güney-Batı Anadolu Ağızları (Fonetik). Türkiye Türkçesi Ağızları Bibliyografyası. Ankara. 1998. Ula ve Yöresi Ağızları. Urfa Ağzı. 1994. TDK Yayınları. Yüksek Lisans Tezi. MEB Yayınları. Ankara. TDK Yayınları. Kerkük Türkçesinin Sözlüğü. Ali. 2000. Ayşe. Eskişehir Türkmen Ağızları (Fonetik. Kaplan. Hürmüzlü.: Zühal Kargı Ölmez). 2001. Yüksek Lisans Tezi. Türkiye Türkçesi Grameri (Şekil Bilgisi). Tuncer. 1998. (çev. Kırlı. Mehmet. H. Batı Grubu Türk Yazı Dillerinde Fiil. 1997. Nevşehir ve Yöresi Ağızları. Bingöl Merkez lçe ve Köyleri Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözlük). Ahmet.baskı. Ses Bilgisi. stanbul. TDK Yayınları. Ahmet. Türk Milletinin Kültürel Değerleri. TDK Yayınları. K. stanbul. Tunceli ve Yöresi Ağızlarından Derlemeler. Küçüker. Ankara. 1992. Ankara. Ankara. Karol. ----------. 1994. Biyoloji Terimleri Sözlüğü. 1994. ----------. TDK Yayınları. Ankara. 1956. Karahan. 2003. Yüksek Lisans Tezi. Ankara. 1991. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Anadolu Ağızlarının Sınıflandırılması. Morfolojik nceleme-MetinlerSözlük). Buran. Kerkük Vakfı Yay. Akçağ Yayınları. Kırşehir ve Yöresi Ağızları. ----------.TDK Yayınları. Ankara. 1996. Ercan. Ankara. ----------. Korkmaz. Kürkçüoğlu. 1991. Gülensoy. Boğaziçi lmi Araştırmalar Serisi:14. . DTCF Yayınları. Talas ve Yöresi Ağızları ( nceleme-Metinler-Sözlük).

1994. Räsänen. Akçağ Yayınları. Türk Çiçek ve Ziraat Kültürü Üzerine. “XIV ve XV. Eskişehir ve Yöresi Ağızları. Önler. 403-406.14. Sivas lbeyi Ağzı ( nceleme-Metinler-Sözlük). Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Lieferung. Moskova 1974. Nakipoğlu. Sadi. 1991.. Ankara-2002. Grammatika Russkogo Yazıka. 2000. 1991. vol. V. “Hacı Paşa’nın Müntehâb-ı Şifâ Adlı Eserinde Geçen Bitki Adları Üzerine”. TDK Yayınları. Türk Kültür Tarihine Giriş II. Leningrad. ve diğerleri. 1996. Adıyaman ve Yöresi Ağızları. Bahaeddin. Türk Dili. Yüksek Lisans Tezi. Yüzyıl Anadolu Türkçesi Botanik Terimleri”. 1994. Ankara.. Nişanyan. (413). Burhan. Sprachmaterial der vorislamischen türkischen Texte aus Zentralasien.627 Mütercim Âsım Efendi. E. Sevan. . Nadalyayev. 1969. 1990. TDK Yayınları. Helsinki. Yüksek Lisans Tezi. ----------. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Nevzat. Sözlerin Soyağacı: Çağdaş Türkçenin Etimolojik Sözlüğü. K. Hikmet. Versuch Eines Etymologischen Wörterbuchs Der Turksprachen. brahim Ethem. K. Gagavuz Türkçesi Grameri. Drevnetyurkskiy Slovar’. Ankara. Uigurisches Wörterbuch. Dr. Ankara. 1991. Cevat Rüştü’den Bir Güldeste. Doktora Tezi. 1969. Kültür Bakanlığı Yayınları. 2001. Pehlivanova. TDK Yayınları. ----------. Röhrborn. Ankara. Müntahab-ı Şifâ I (Giriş-Metin). 1980-1989..M. Pilancı. Türk Dilinin Yurtları. Harvard Üniversity. Martti. N. I-IV. Paçacıoğlu. Adam Yayınları. Wiesbaden. Journal of Turkish Studies. Mürsel Öztürk. 357-392. Anadolu Ağızlarında sim ve Fiil Dışı Kullanılan Kelimeler. ----------. Kitabevi Yayınları. Hülya. Mayıs-1986. Burhân-ı Kâtı. 2002. stanbul. Ankara. Dr. . ----------. [Fahir z Armağanı].V. 1987. 1977-1988. Ardanuç Yöresi ve Ağızları. Hazırlayanlar: Prof. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Derya Örs. Özkan. 1988. Polat. Yüksek Lisans Tezi. Özkan. Ögel. Zafer. Etimologiçeskiy slovar’ tyurkskih yazıkov. 1-4. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Yüksek Lisans Tezi. 1990. 51. Moskova. Sevortyan.

Ankara. Tarama Sözlüğü. TDK. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Ferhat. Toparlı. 2000. cilt I. 1987. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Simurg. Azerbaycan Dialektoloji Lüğeti. Feridun. ----------. Malatya. 2 cilt. Yüksek Lisans Tezi. Ankara. 1993. Ankara-2006. Orhon Türkçesi Grameri. 2 cilt. Tekin. Talat ve diğerleri. Recep ve Diğerleri. “Elma Kelimesi Üzerine”. (Çev.10. Türk Dilleri Araştırmaları Dizisi: 9. 2003.1987). Zeynalov. stanbul. stanbul-Wien. . Türk Dilleri Araştırmaları Dizisi:18. A-E. 1995. Ankara. Simurg. Tuna. Tekin. “Malatya’da Bir Yazma Tıp Kitabı ve Türk Bitki Adlarının Kaynakları”. Tarihi ve Etimolojik Türkiye Türkçesi Lugati. 1999. Türk Lehçelerinin Karşılaştırmalı Dilbilgisi. 1998. 1994. Türkmence-Türkçe Sözlük. Kıpçak Türkçesi Sözlüğü. TDK.nceleme-Metin-Sözlük). Büyük Türk Kurultayı Bildirileri. Tietze. Kaman ve Yöresi Ağızları (Giriş. Osman Nedim. Battal Gazi ve Malatya Çevresi Halk Kültürü Sempozyumu (1921. Ürgüp ve Avanos Yöresi Ağızları. Ankara. Zafer. I-VIII. Ankara. Andreas. Yüksek Lisans Tezi. 1993. Ankara. 2002.628 Şen. TDK Yayınları. Türkçe Sözlük. Mesut. Cem Yayınevi. Yeşilöz. TDK. 1996.: Yusuf Gedikli).

01. 2002 yılında Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Türk Dili doktora programını kazandı. yazıp oynattığı birçok tiyatro eseri vardır. Yeni Uygur Türkçesi alanında hazırlamış olduğu “Ziya Semediy’in Örük Gülligen Çağda Adlı Hikâyesinde Aktarma Meseleleri” başlıklı tezini sunarak 2002 yılında yüksek lisansını tamamladı.com 0 536 265 43 98 . Dr. 1999 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Türk Dili yüksek lisans programını kazandı. Fatih ALKAYIŞ. Fatih ALKAYIŞ’ın. lk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra 1995 yılında Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü kazandı.1975 tarihinde.629 ÖZ GEÇM Ş M. ngilizce bilen M. 30. E-Posta: Telefon: fatihalkayis@mynet. dört kişilik bir ailenin ilk çocuğu olarak Adıyaman’da dünyaya geldi. Danışmanı Prof. biri uluslar arası olmak üzere toplam üç bildirisi ve hakemli dergilerde yayımlanmış iki makalesi bulunmaktadır. “Adıyaman li Ağzı” adlı bitirme teziyle 1999 yılında bu bölümden mezun oldu. Çeşitli kurultaylarda sunmuş olduğu ikisi ulusal. Mustafa ARGUNŞAH’ın yönetiminde “Türkiye Türkçesinde Bitki Adları” isimli doktora tezini hazırladı.